Giriş
(8)

Kumru denen yiyeceğin nesini bu kadar abarttiniz

dedeminhirkasi
İzmire gidince şurada mutlaka Kumru ye, aman ha kumrusu harikadır es geçme. Immm harika bisey arkadaşlar mutlaka deneyin. Gittim denedim dostlar ne buldunuz bu Kumru denen kuru sert damak yaralayan ekmekli içi kaşar sucuklu garip şeyden. Bildiğin tost gibi bisey. Ha tost daha iyi o ayrı.
İzmire gidince şurada mutlaka Kumru ye, aman ha kumrusu harikadır es geçme. Immm harika bisey arkadaşlar mutlaka deneyin.
Gittim denedim dostlar ne buldunuz bu Kumru denen kuru sert damak yaralayan ekmekli içi kaşar sucuklu garip şeyden. Bildiğin tost gibi bisey. Ha tost daha iyi o ayrı.
0
dedeminhirkasi
(26.07.24)
Ankara'da da Goralı vardı. Gittim baktım Goralı denince amerikan salatalı sosisli getiriyorlar. Bence bu tarz yemekler günümüze adapte oldu. O geçmişten gelen ve isim yapan olayları yerine sadece isimleri kaldı. Hint ve Meksika mutfağının Hint ve Meksika değil, Amerikan versiyonu ile geldi bizim ülkeye de. Mutfaklar böyle yayılıyor. Almanya'da da döner diye ekmek arası dönerli salata yiyorlar mesela :)
0
nawar
(26.07.24)
Bir sokak lezzeti olarak güzel, ıslak hamburger gibi düşün tek başına anlamsız ama o an güzel bir seçenek

Arkadaşlarla gece dışardayken mideniz kazındı yenir, içtikten sonra sabaha karşı yenir, denizden çıktın yenir
0
grimavi
(26.07.24)
Kumruyla 30 yaşımda tanıştım sayilir, ba yıl dım
0
abuzer
(26.07.24)
Kumru ekmeğin adı. Ben kahvaltılık versiyonunu seviyorum, içinde izmir tulum, iyi bi domates ve çok çok acı olmayan sivri biberle favori kahvaltılığım izmirdeyken. İzmir dışında da en çok özlediğim gıdalardan biri.

Ama senin dediğin ve "Çeşme Kumrusu" diye popüler olan tost versiyonu yaanii pek aramam. Onun yerine karışık İzmir sandviç yerim yumurtalı falan :d dediğin gibi kumru ekmeği tost yapılınca çok kuruyor.

Bi de kumru dediğimiz şey yani ekmek işte ekmeğin mayası, hamuru, susamlı olması falan ordaki olay ama günümüzde ne kadar dikkat ediliyor, tost yapıp içine kaşar vs koyunca tadı ne kadar alınıyor tartışılır. Beklentiyi yüksek tutmaya da gerek yok
0
nundu
(26.07.24)
Güzel olanı çok güzel oluyor bence ama ender bulunuyor.
0
peki madem
(26.07.24)
nerde yediniz, pasaj içinde nohut ekmeğinden yapılan yerde ekmeği tam tersine çok güzeldi, bir kere daha başka yerde deneyin derim. ilçe adını unuttum bu açık pasajlı dükkanların olduğu yerdi.
0
eja
(26.07.24)
Ben de sevmem o kumruyu.
Sevdiğim tek kumru peynir, domates, biber olan özellikle feribota binip yeneni daha güzel geleni.
0
logisticsmanager
(26.07.24)
Kumru ekmeğin adı +1 kumru sandviç dendiğinde kumru ekmeği ile yapılan sandviçten bahsediliyor. Tombik döner gibi.

İçerik olarak sizin bahsettiğiniz şey aslında yengen. Karışık sandviç olarak da satılıyor.

Bu teknik bilgiden sonra esas olaya gelirsek :D sadece insanlar beklentinizi çok yükseltmiş. Kendiniz öylesine rastlayıp yeseydiniz daha çok severdiniz bence. Neticede bu sokak yemeği ya da ayaküstü yenen bir şey; ânı kurtarmak için. Ne kadar güzel olabilir ki? En şahane yarım ekmek döner ne kadar şahane mesela? Bilemiyorum. Ben seviyorum, gayet yenebilir bir şey.
0
akhenaten
(26.07.24)
(16)

Ahlaksızlık görüyor musunuz etrafınızda?

michael_knight
Dünyanın her yerinde ahlaksızlık var, ama Türkiye’de ahlaksızlık sanki utanılacak bir şey olmaktan çıkmış gibi. İnsanlar, yaptıkları uyanıklıkları, hırsızlıkları ve yalanları bir marifetmiş gibi anlatıyor ve merakla takip ediliyorlar.- Siz de etrafınızda veya medyada övünçle ahlaksızlıklarını anlata
Dünyanın her yerinde ahlaksızlık var, ama Türkiye’de ahlaksızlık sanki utanılacak bir şey olmaktan çıkmış gibi. İnsanlar, yaptıkları uyanıklıkları, hırsızlıkları ve yalanları bir marifetmiş gibi anlatıyor ve merakla takip ediliyorlar.

- Siz de etrafınızda veya medyada övünçle ahlaksızlıklarını anlatan insanlara rastlıyor musunuz?
- Türkiye’nin bu konuda dünyanın geri kalanından daha kötü durumda olduğunu düşünmekte yanılıyor muyum?

Not: Ahlaksızlık derken seksle ilgili şeylerden bahsetmiyorum; seks konusunu dışarıda tutalım lütfen.
0
michael_knight
(26.07.24)
evet her yerdeler ve normalleştirmiş durumdalar.
şaşırıyorum
Türkiye, dünyanın kalanından kötü durumda değil bence genel olarak bir rezillik var. bence dünya üzerinde her yerde artık ahlaksızlık diz boyu.
0
mantarliborekk
(26.07.24)
geri kalmislikla alakali. ekonomi kotuyse hirsizlik ahlaksizliktan cikar, bunun gibi
0
ala09
(26.07.24)
Çok görüyorum geçende müdürlük sınavı hakkında konuşuyoruz. Konu mülakatlardan açıldı herkes torpil bulmanın peşinde. Dindar görünen namaz kılıp oruç tutanlar bile torpili savunuyor. Torpil kul hakkına girmez mi? diye sordum. Herkes ben torpil bulmasam başkası bulacak benim yerime girecek diyor. Artık herkese torpil mevzusu normal geliyor.
Böyle olunca kendimi enayi gibi hissediyorum. Dünyada bir enayi ben kaldım sanırım diyorum.
0
komando kani var bende
(26.07.24)
Ahlaklı insanlar her zaman azınlıktaydı. Şimdi de farklı değil durum. ahlak kelimesi farklı anlamda kullanılıyor artık, seks hiç bir Zaman ahlakla ilgili değildi zaten.
0
hasmetizm 2046
(26.07.24)
Ahlaksızlık olarak değerlendirdiğim şeyler görmüyorum, ama iş etiğine kendimce aykırı bulduğum çok şey oluyor. Adam otelde masaj yaptırıyor, şirkete fatura ediyor mesela. Bana ters. :)
0
auroraaurora
(26.07.24)
türkiye'de ahlaksizlik, adam kayirma, kücüp hesaplar pesinde kosma, torpil kol geziyor.

yere cöp atmak bile ahlaksizlik, terbiyesizliktir benim gözümde.

gecen sene yazin sahilde otururken önümden bir sürü süt misir, cekirdek falan satan cocuk gecti. bundan daha büyük bir ahlaksizlik olabilir mi? cocuklari koruyamiyoruz. bu zaten basli basina en büyük ahlaksizlik. sonra kirmizi isikta arabaya mendil falan satmak icin gelen cocuklar...

türkiye'de yasayabilmen icin bunlara göz yumman lazim. bu da ahlaksizliktir
0
sonsuz
(26.07.24)
sonsuz +1

Ben de kendimce ahlaksız bulduğum bir dünya şeyle karşılaşıyorum gün içinde. Dün mesela işlek bir sokakta yürürken yolun tam ortasında boş bir cam soda şişesi gördüm. O şişenin üstünden geçip lastiğini parçalayacak bir araç mutlaka olur. Bunu akıl etmek çok zor olmasa gerek. Tamam hadi, yine yere at çöpünü, geri dönüşüm falan hiç düşünme ama yolun ortasına da atma mesela. Bu tip detaylar beni çok rahatsız ediyor. Kolay çünkü o çöpü oraya atmamak.
0
sekizdokuzon
(26.07.24)
Ahlaksızlık yapmakla kalmayıp övünmek var. Arkadaş çevremde yok ama günlük hayatta denk geliyorum. En büyük sorun bunun ahlaksızlık olduğunu fark etmeyip/kabul etmeyip bunu pratik zeka, kurnazlık, yolunu bulmak vs. sanmak. Bir trafikte herhangi bir şey için sıra halinde bekleyenlerin yanından geçip ilerde bir yerde kaynak yapmak büyük ahlaksızlıklardan mesela.

İnanılmaz derecede normalleştirilmiş. Kaçak elektrik kullanımı, alınan yiyeceği farklı kategoriden göstererek yapılan KDV kaçakçılığı, vergi kaçırma, iftira, rüşvet, torpil, ayıplı mal satmak, dolandırıcılık hepsi ahlaksızlık ve hepsi iliklerine kadar işlemiş milletin.
0
nawar
(26.07.24)
Hani rusların meşhur bir sözü var ya;

çeçenden canını, azeriden paranı, rusdan karını.. diye

bu üç milletin 2 si türk...dünyada zirve yapmışızdır...
0
digits
(26.07.24)
sokağa, alışverişe, dışarı kısacası topluma çıktığımda her türlü ahlaksızlığı görüyorum. biri bin para. çöp atan, başkasını her türlü rahatsız eden, kendinden başkasını düşünmeyen vs.

ancak kendi çevreme baktığımda (kısıtlı bi iş, arkadaş ve aile çevrem var), böyle buram buram bi ahlaksızlık görmüyorum.

muhakkak yaptığımız yanlışlıklar ya da farkına varmadan verdiğimiz rahatsızlıklar oluyordur ancak o konuda oldukça dikkat ediyorum.

olaya ahlak/ahlaksızlık olarak değil de, başkasına herhangi bi konuda rahatsızlık vermek/kötülük yapmak olarak yaklaştım
0
biseysorcaktim
(26.07.24)
Görüyorum ve çok bunalmış vaziyetteyim.

Torpilden çok kere bahsedilmiş, ancak ne kadar bahsedilse az. Torpil saklanacak bir şey bile değil artık. Çok normal bir şey olmuş. Bu tür insanlara bunun ne kadar olağandışı bir şey olduğunu anlatamıyorum bile, garipseniyorum.

Sosyal medyada yapılan yorumlara bakıyorum, torpil ve din ilişkisi bile kurulmuş. Akrabaları, komşuları kollamak gerekir tarzı hadislerle bağdaştırılmış torpil artık. Adam kayırmak kollamak olarak görülüyor. Bu şahit olması çok yıpratıcı bir şey.

Özellikle alt gelir grubu erkekler arasında ise aldatmak son derece normal. Sadece alt gelir grubu aldatıyor demiyorum, her kesimde yaygın sadakatsizlik; ancak bu kişiler saklanmıyor. Hatta övünüyorlar. Her yerde anlatıyor bu "maceraları." Yazık evde eşleri oturup aile, çocuk düşünüyor. Bayramda falan ne yapmak gerekir bunlara kafa yoruyor. Zaten kocalarının sıkı denetimi altındalar. Kocalarsa her fırsatta "arada olacak tabi hocam" denen "kaçamaklar" peşinde. Sadakat diye bir şey yok. Sadakat olmadığı gibi eşlerin birbirine bakış şekli de çok çirkin. Resmen çirkin yani. Mide bulandırıcı. Bu insanlar aynı zamanda eşlerini her fırsatta aldatıp yine dinden imandan bahsedip cumalara falan gidiyor. Gerçekten insanın karnına kramp giriyor şahit oldukça.

Yine firmalarda kadın çalışanların arkasından yapılan muhabbetler tiksinti verici. Gerçek anlamda tiksinti verici.

Türkiye'de çalışma kanunu da boşuna var. Mavi yaka dışında nerdeyse kimse mesai almıyor. İş güvenlikçileri boşuna var. İş güvenliği önlemleri dalga konusu. İşverenler bunların gereksizliğine çene yorarken işçiler de bunlara uymamakla, iş güvenlikçilere verdikleri ayarlarla övünüyor. İhbar, kıdem tazminatları ödenmiyor, çok az yer ödeme yapıyor. Maaşlar elden veriliyor birçok yerde. Mavi yakanın aldıkları mesailerde de pazar mesaisi düşük veriliyor çoğu zaman. Esnaf vergi falan vermiyor. Kaçak işçi çalıştırılıyor birçok yerde.

Olmayan ne var ki?

İnsanlarda bir boşlamışlık... Herkes kendini nimetten sayıyor. Hakkında açılan suç dosyasıyla övünen tipler ortalıkta kol geziyor. Trafikte maganda dolu, çakarlı araç dolu. Makas atan dolu. Daha dün kamyonun biri kırmızı ışığı beklememek için kamyonla kaldırıma tırmanıp döndü döneceği yere. Kaldırıma çıktı ya kamyonla. 1 dakika fazla beklememek için.

Saya saya bitiremem. Gerçekten iğrenerek yaşıyorum.
0
akhenaten
(26.07.24)
sosyal(!) paylaşım yaptıkları mecralara bakarsanız ahlaksızlıkları anlatmayı geçin bunu övünçle sergiliyorlar bile, ülkenin özeti resmen. gecenin köründe drift atanlar, motor bağırtıp milleti rahatsız edenler ve işin trajikomik kısmı bunların binlerce beğeni alması. bunu beğenenler var ya düşünsenize binlerce.
0
Improbable
(26.07.24)
cahillik, fakirlik, açgözlülük, denetimsizlik, kutuplaşma ve dinin saptırılmasının doğal sonucu bu.
0
parka
(26.07.24)
mesela torpilli bir kadin vardi ben yuksek lisans yaparken. atiyorum Kars'ta ogretim gorevlisi ama Izmir'de doktora yapiyor.
Haliyle Kars'ta falan calismadan maas aliyor.
projeye eklemisler oradan da para aliyor.
yuksek lisansi, tezsiz, okulun yonetmeligine aykiri vs. vs.
doktora yaptigi bolum, onun lisans bolumunu normalde kabul etmiyor, yine usulsuz.

Zaten kendi saklamiyordu, ben de diger detaylari herkese anlattim. Diger arkadaslar da gariban yuksek lisans ogrencisi, atama bekliyor, ales vs ugrasiyor, tuzu kuru tipler degiller ama buna saygili davrandilar, hatta hocam falan diyorlardi ki torpilden bagimsiz kadinin birsey bildigi yok, turist gibi takiliyordu.
Bu bence onun yaptigi ahlaksizliktan cok daha buyuk ahlaksizlik.
buna kopek ceken bir tek ben vardim ve bilin bakalim kim dislandi?
0
spherical
(26.07.24)
Dünyanın başka yerlerinde farklı bir şey olduğuna pek de inanasım yok.

Sorun ahlaksızlık kısmından ziyade utanmama kısmı sanki. Yani ahlaksızlık kol gezse ama daha gizli saklı olsa bir dönüşüm mümkün dersiniz, ama pişkinlik ve utanmazlık var.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.24)
adalet bakanlığına bağlı memurum, kurumun içinde öyle bir torpil dönüyor ki. yalakalar ve arkası sağlam olanları kayıran idare yüzünden kurumdaki düzgün iş yapan insanlar bıktı ve eah ben mi düşünecem devletin işini, ben mi kurtarıcam dünyayı ben de yapmıyom lan modunda herkes. şeflerden birinin yüzüne ben kendim direkt dedim sizin gibi insanlar yüzünden sistem çöküyor ülke çöküyor diye. hepinizin aq dedim iş yerimde odamdan çıkmıyorum midem bulanıyor ikiyüzlülerden.

ülkenin geneli de bu model, her şeyde her yerde ahlaksızlık var. hem hak yeme hem de çarpık ilişkiler anlamında. artık evimden de çıkmıyorum insan içine. ülke dışını bilemiyorum ama ülkenin çivisi çıkmış durumda malesef
0
a gun and a pack of sandwiches and nothing
(27.07.24)
(8)

Kalçadan 1 tane kortizon vurulacağım tavsiye eder misiniz?

HellKeePer
Ortopedi doktoru vuralım diyor, dahiliye doktoru yan etkileri olur, gerek yok diyor. 1 tane kortizon vurulup pişman olan var mı? Ağrım var ama bu ağrıyla hayatıma devam edebiliyorum.
Ortopedi doktoru vuralım diyor, dahiliye doktoru yan etkileri olur, gerek yok diyor. 1 tane kortizon vurulup pişman olan var mı? Ağrım var ama bu ağrıyla hayatıma devam edebiliyorum.
0
HellKeePer
(25.07.24)
Yan etkilerin ne olacağını sorup buna göre karar vermeniz en doğrusu. Yani illa ki yan etkiler vardır. Her ilacın yan etkisi var, ancak gerekiyorsa kullanılıyor. Herkeste yan etkiler ortaya çıkmıyor veya aynı yoğunlukta ortaya çıkmıyor ama bazen de çıkıyor. Neticede kimse garanti veremez. Doktor da bu yan etkileri gözetmek durumunda sizi bilgilendirirken. Diğer taraftan, hayatı boyunca düzenli kortizon kullanan hastalar var sonuçta. Elbette etkiliyordur ama faydası zararından fazla olacaksa neden yapmayasınız?
0
akhenaten
(25.07.24)
MR temiz çıktı fakat o bölgede doku probleminden şüpheleniyor doktor. Bunun ameliyatı yok diyor tek çare steroid kortizon iğne ile bölgeyi rahatlamak dedi. 1.5 yıldır çekiyorum ağrıyı.
0
🌸HellKeePer
(25.07.24)
kas arası kortizon mu? eğer cevapta anladığım gibi ise normal ağrı kesici gibi popodan vurulan iğne değil bu, ultrason yardımı ile o bölgenin iltihabını veya kas ödemini azaltmak kortizon enjekte ediyorlar.
omuz tendiniti için olmuştum sonra farklı bir doktor ben önermiyorum prp ya da kortizon dedi ama ağrıya iyi geldiği kesin.
0
eja
(25.07.24)
Kesinlikle gerek yok diyeni dinlerdim
0
hebanon
(25.07.24)
Dailiye doktoru "Yan etkileriyle sonra biz uğraşıyoruz. şekeri, tansiyonu yükseltiyor. ben tavsiye etmiyorum" dedi. Ortopedi doktoru "sorun olmaz hele ki 1 dozdan hiçbir şey olmaz" diyor.


Sannırım 1 doz vurduracağım.
0
🌸HellKeePer
(25.07.24)
Kortizon kortizolün sentetik halidir, kortizol başta sabah saatleri olmak üzere günün her saati vücutta salgılanabilir, başlıca görevleri arasında stres anında sistemin mevcut düzene uyumunu sağlamaktır misal adrenalinden önce salgılanır ve vücudun enerji seviyesini arttırmak ister bunu da karbon yapılı olmayan yağ (gliserol) ve aminoasitlerden (alanin) glikoz üretip kan şeker düzeyini arttırır, sağlıklı bir düzende bu döngü kişiye zarar vermez ama ekstrem yükselen kartizol hormonu sürekli yüksek düzeyde seyrediyorsa çok fazla protein yıkımına neden olacaktır bu da öncelikle kas kayıplarına neden olur devamında ise bu yıkımlar lenf sistemindeki proteinlere sıçrayacağı için T hücrelerinin zayıflamasına ve bağışıklığın düşüp hastalıklara açık hale gelinmesine neden olacaktır. Bunları neden anlatıyorum? Başta da dediğim gibi kortizon kortizolün sentetik halidir, sürekli salgılanan kortizol düşük seviyede salgılandığında hayat kurtarır ama periyodik olarak yüksek seviyelerde salgılanırsa aynı derecede yıkıcıdır, kortizon da bir kereden bir şey yapmaz belki aynı mantıkla süreklilik haline gelirse sıkıntı olabilir ama sen muhtemelen iltihaplanma nedeniyle kullanacaksın ama o da biraz tedavide kestirme yoldur. Yani vücudun yeterli kortizolü üretiyorsa kortizona gerek yok ilk aşamada iltihap giderici anti-enflamatuvar ilaçlar kullanılmadıysa yine gerek yok, kafadan kortizol kullanmak "bence" sıkıntı ama ben hekim değilim tabii onlar daha iyi bilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.07.24)
bacak/kalca agrisindan dolayi 4-5 defa kortizon yaptirdim.
bende bir ise yaramiyor malesef.

10 senelik agri deneyimim sonucunda ulastigim nokta su, mekanik arizalarda tip isi cozebiliyor, yani MRda bariz sikinti gozukuyorsa sikinti yok. Ama norolojik bir sikinti var ise goremedikleri icin caresizler, deneme yanilma ile gidiyorlar, kicin basin elege donuyor.

ilacla idare ediyoruz, yapcak bisey yok..
0
cooperr
(25.07.24)
Bosuna parani ve zamanini harcama annem dizine yaptirdi bosa para verdik bi ise yaramadi bide annemi cok kotu etkiledi bu kortizon zikkimi
Tavsiye etmiyorum
0
Zetnikov
(26.07.24)
(18)

Kisinin memleketini sorup etiketi yapistirmak sizce dogru bisey mi?

Zetnikov
İlk zamanlar cok kiziyordum memleket soranlaraSimdi anliyorum ki cogu insan memleketine bakinca ortalama fikir sahibi olunabiliyorMisa A sehrinden gelenler genelde yalanciB sehrinden gelenler tutucu vs oluyor.Bu sekilde etiket yapistiran insanlarin memleket sormasina cok sahit oldumCok az da belki h
İlk zamanlar cok kiziyordum memleket soranlara
Simdi anliyorum ki cogu insan memleketine bakinca ortalama fikir sahibi olunabiliyor
Misa A sehrinden gelenler genelde yalanci
B sehrinden gelenler tutucu vs oluyor.

Bu sekilde etiket yapistiran insanlarin memleket sormasina cok sahit oldum
Cok az da belki hemseri cikmak icin soruyordur belki

Memlekete gore etiketi yapistirir misiniz yorumlariniz nedir
0
Zetnikov
(25.07.24)
yapıştırmam. çünkü bolca istisnalar oluyor
0
jelly bear
(25.07.24)
Memleket çok sorarım ama etiket yapıştırmak için değil. Hatta insanların bu amaçla memleket sorduğunu çok yeni öğrendim ve üzüldüm ben de böyle mi anlaşılıyorum diye :')

Ben muhabbet olsun, gidip gördüğüm bi yerse muhabbetini yapmak; görmediğim bi yerse de orayla ilgili bi şeyler öğrenmek için soruyorum çünkü coğrafya, şehirler vs ilgi alanım yani severim bu muhabbetleri.

Ha bi de yüz hafızam çok kötü olduğu için tanıştığım insanları memleketine göre pinliyip kafamda tutuyorum :d


edit: mesela ilkokul/lisede öğretmeninin meslek sormasının altında yatan amaçları da yıllaaar sonra, üniversite okurken falan öğrenmiştim ve şok olmuştum. Benim için gayet masum bir soruydu ve her okul döneminde severdim yani yeni gelen öğretmenin tanışmak için sıradan sorduğu soruları. Çok saf bi çocuktum, bundan rahatsız olabilecek arkadaşlarım olduğunu da fark etmemiştim ki sosyoekonomik olarak kötü bir sınıfta okudum ilkokulda :(
0
nundu
(25.07.24)
Farklı bölgelerin farklı kültürleri var bu doğru, sonuçta bir yerde yetişen insan "büyük oranda" oranın hayata bakışını farkında olarak ya da olmayarak ediniyor. Ancak aynı şehirde bile bir mahalle diğerini tutmayabiliyor. Sosyal statü, kişisel değerler vs. gibi şeylerin de etkisi var kuşkusuz. O kadar istisna var ki "memleket fikir edinmek için etkilidir" demek yanlış geliyor bana.

Ancak bazı meslekler bazı şehirlerde yaygın, şehirlerin ötesinde o şehrin belli bir köyünde yaygın hatta; bu kadar daralabiliyor kapsam. Onun için bu tip mesleklerde böyle bir yanılgı oluşuyor bence. Adam "X'liler" şöyledir diyor ama halbuki X'liler diye tanıdığı herkes birbirinin köylüsü. Haliyle çok benziyorlar ve o meslek içerisinde X'li birisi denildiğinde az çok fikir oluşuyor.

Ben sormuyorum, özel bir hissasiyetim de yok :D sadece merak etmiyorum.
0
akhenaten
(25.07.24)
Aklıma 'Var Bunlar' dizisindeki şu diyalog geldi:

- arkadaşım, kardeşim bak uzatmayalım olur mu? tamam mı? yani ben adanalıyım sinirlenince çok iyi bir insan olamıyorum
- ben de izmitliyim, sanayileşiyorum. ne ki şimdi bu!?


Dünyanın her yerinde vardır bu indirgemecilik. Tabii ki sağlıklı değil ama yapıyoruz.
0
sekizdokuzon
(25.07.24)
Etiket değil de az çok fikir sahibi olmak için öğrenmek isterim ama nerelisin diye sormam.

Örneğin çok belirgin bir olumsuzluk görmüyorsam üç şehrin insanına güvenirim.
0
hebanon
(25.07.24)
Bir de hayatımız boyunca onlarca kişiyle tanışıyoruz, çoğunu çok ayrıntılı tanımamıza, anlamamıza gerek yok. Öyle olunca da kaba bir sınıflandırma yapmak gerekiyor; cinsiyeti, memleketi, tuttuğu takım, burcu, boyu poşu vs. Genellikle insanla alakası olmayan izlenimler edinip sınıflandırıyoruz ama işte hayatımızı kolaylaştırıyor. Herkesi tanıyamaz, anlayamayız. İslevselse devam.
0
sekizdokuzon
(25.07.24)
Olumlu anlamda yapıştırırım :)
0
gabe h coud
(25.07.24)
Yapıştırmıyorum ama nereli olduğunu sorarım, bir fikir edinmeyi severim. Bu insanları kafamda sınıflandırmak için değil içinde büyüdüğü kültür üzerinden karakter yapısını az çok anlamak için yaptığım bir şey. Ben de dahil istisnalar çok çıkıyor. Artık eskisi gibi kendi içine kapalı kültür nerdeyse kalmadı.
0
muhayyer divan
(25.07.24)
Ünivetsiteye kadar saçma bulurdum, üniversiteden sonra anladım ki haklılık ve doğruluk payı var maalesef. Tabi ki istisnalar var ve memleket insanı kötü de yapmaz ama belli tipik özelliklere sahip olunuyor.
0
black holes in the sky
(25.07.24)
Eğer mikro milliyetçilik yapıyorsa ya da anne-babası o memleketten ilgili kişi doğmadan yaklaşık 10 yıl önce ayrılmadıysa memleket üzerinden ön yargılı yaklaşmak çok büyük oranda tutuyor. Aksi halde doğru tespit ihtimali çok düşük. Her halükarda burç sorup genellemekten çok daha akıllıca bir hareket.

Ek bilgi: kimseye memleketini sormam.
0
nawar
(25.07.24)
Ben hiç bilmem ki nerenin insanı nasıldır.
Bir etiket yapıştıramayacağım için de sormam ve önemsemem.

Kafamda bazı cümleler var mesela;
Konya insanı çok kapalı dindardır.
Kayserili kesin pintidir...

Bunlar bana çok garip geliyor, bir karakter yapısını bir ille bağdaştırmak çok saçma bilmiyorum.
Kimseye nereli olduğunu sormam.
Bana sorulunca da garip karşılıyorum ne bileyim ben İstanbul'da doğdum ve burada yaşadım, ailemin kütüğü bir yerde diye oralı mı oluyorum saçma. Bunu kabul etmiyorlar illa soruyorlar baban nereli, annen nereli o zaman diye. Bu ısrar ne.

Ben bir de il milliyetçiliği sevmem, bunlar övünülecek gururlanılacak ya da tersi utanılacak şeyler değil. Anlamıyorum bu konuyu kafam çok karışık.
0
mutekebbir
(25.07.24)
çok saçma bence de. ben de afyonluyum ama önünden geçmişliğim yok. kütük orada yani.
yalnız nedense erkekler pek bir meraklı ve hakim memleket konularına. işte atıyorum "sivaslı mı aaa onunla çalışılmaz" veya "antepli mi aman onlar hırsız oluyor" şehirleri attım da böyle muhabbetler çok duyuyorum.
0
neira
(25.07.24)
ben yapıştırırım. memleket karakter ve yaşam tarzı konusunda ipucu veriyor
0
abelardo
(25.07.24)
Taksiciler cok yapiyor tam lafi sokucaklar memleket soruyorlar once bakiyorlar arkan saglam mi ondan sonra boşalmaya başliyorlar sana
0
🌸Zetnikov
(26.07.24)
ben yapıştırırım ve genelde de tutar
0
mantarliborekk
(26.07.24)
Ben çorumluyum :D ve yeterince naif, düzgün bir insanım, küfür dahi etmem. Muhafazakar da değilim. Babam da öyle.

Ama memleketi söyleyince bi garip oluyor.
0
ananiyimioguz
(26.07.24)
@ananiyimioguz

bizim burada "senin yaptıgını corumlu yapmaz" diye bi söz var. nedenini bilmiyorum. aydınlatabilir misin?
0
🌸Zetnikov
(26.07.24)
@ Zetnikov, bir sürü varyasyonu olsa da aslında kayserilere sallayacakken çorumlulara da denk gelmesi olayıdır.

Genelde hikayede biri birine ufak da olsa ihanet ediyor, aldatıyor, hırsızlık veya düzenbazlık yapıyor. Sonra aynı adam kayseriliye denk geliyor. kayserili daha beterini yapıyor ve diyor ki "pü senin ben anon senin yaptığını çorumlu yapmadı be!"

çorum olarak biraz kırıldım açıkçası www.youtube.com

yani "çorumdan zaten adam çıkmaz onu anladık da senden de bu kadarını beklemiyordum" gibi bir anlam çıkıyor.
0
ananiyimioguz
(27.07.24)
(4)

30 yaş üstü öğrenciler abonman (mavi kart) indiriminden faydalanacak mı?

s0phiesw0rld
SB, anladığım kadarıyla tek basışlarda sadece yüzde 10 indirim uygulanacak. peki ya abonman indirimi, o da yüzde 10 indirim mi olacak sadece? İkinci sorum da metro, otobüs, vapur vs arasında fark olacak mı tek basışlarda?Teşekkürler
SB, anladığım kadarıyla tek basışlarda sadece yüzde 10 indirim uygulanacak. peki ya abonman indirimi, o da yüzde 10 indirim mi olacak sadece?

İkinci sorum da metro, otobüs, vapur vs arasında fark olacak mı tek basışlarda?

Teşekkürler
0
s0phiesw0rld
(25.07.24)
Doktoradaki bir arkadaşım daha bu sabah mesaj attı 250tl'ye abonman yeniledim diye.
0
akhenaten
(25.07.24)
mevcut öğrenci kartları büyük ihtimal yıl sonuna kadar devam edecek 30 yaş üstü


yıl başında vizeleme sonrası %10 geçerli olacak.


bu lisanstan mezun olunca da bu şekilde devam etti yüksek lisanstan da..
0
jülsezar
(25.07.24)
valla ibb denen rezil kurum o kadar kotu calisiyor ki bunu hala kimse bilmimyor. bazi haberlerde abonmandaki indirim ayni tek basislarda %10 yaziyor bazilarinda o yazmiyor herkes abonman da %10 olacak anliyor.

yakin zamanda hala 250'den abonman yapanlar var mesela, bu ilerde degisir mi kimse bilmiyor cunku adamlar aciklama yapmiyor.

mesela adamlara abonman yenileme kac gun kala aktif olur ve yeni abonman mevcutun bitisinden itibaren mi olur yoksa yenileme gununden mi diye soru sordum 1 haftadir cevap verecekler bu kadar basit bir soruya.
0
bay b
(25.07.24)
İETT ve belbim çürümüş bir yapı malesef.

Kişi başı 700 lira alsalar kimse AÖF ye naylon öğrencilik yapmaz

Bu karar mahkemeden dönecek zaten her şekilde en fazla bir ay uygulanır. Henüz bir düzenleme yok

AÖF AUZEF 1 milyara yakın paradan olmak istemez
0
topkapiaksaray
(25.07.24)
(10)

Bir daha asla yapmam dediğiniz bir şey var mı?

sekizdokuzon
Ben bir daha yaz mevsimine parasız ve işsiz girmem. Bu sıcakta bütün gün baba evinde oturmak dünyanın en korkunç şeyi cidden. Hayatımda kendimi bu kadar aciz hissettiğim pek çok an olmuştur ama bu durum beni ayrı bir yordu, hırpaladı. Bütün hayatımı yazın parasız ve işsiz kalmamak üzerine programlıy
Ben bir daha yaz mevsimine parasız ve işsiz girmem. Bu sıcakta bütün gün baba evinde oturmak dünyanın en korkunç şeyi cidden. Hayatımda kendimi bu kadar aciz hissettiğim pek çok an olmuştur ama bu durum beni ayrı bir yordu, hırpaladı. Bütün hayatımı yazın parasız ve işsiz kalmamak üzerine programlıyorum bu saatten sonra.

Sizin var mı böyle "Bir daha asla!" dediğiniz bir şey?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(24.07.24)
Bir daha hamileliğin son aylarını yaza denk getirmem. Tövbe olsun.
0
Gradient_tabanlı_mor
(24.07.24)
Bağlanmam. Çok sevmem.
0
gabe h coud
(24.07.24)
Yok, çünkü dersem yaparım :3
0
ananiyimioguz
(24.07.24)
Bir erkeğe açılmam artık, onun için şehir de değiştirmem.
0
Kahvedesu
(24.07.24)
Asla asla demem. Büyük konuşmam. :)
0
naksidil
(24.07.24)
Arada sağlıksız sandviçler söylediğim bir büfe vardı. Son siparişimde sandviçi 40dk sonra içeceksiz getirdi. Kurye çocuk hemen getiriyorum diye gitti yarım saat sonra getirdi. Sonra da karttan çekim olmamış galiba bankadan bir bakabilir misiniz diye aradılar arkadan.

Bir daha asla :D
0
akhenaten
(24.07.24)
Kimseye borç vermem.
0
pispinti
(25.07.24)
bir daha asla master ve isi ayni anda yapmam. ciddi anlamda bunaldim.
yaprak kimildasa aglayacak durumdayim, cok doluyum.
insanlar bunu dert olarak da görmüyorlar ona da uyuz oluyorum.
0
sonsuz
(25.07.24)
asla demiyorum ama bir erkeğe tamamen sırtımı yaslamayi düşünmüyorum
0
yuvarlanantencereninkapagi
(25.07.24)
eğer şu anki ilişki olmayan ilişkim biterse, bir daha asla böyle saçma bir ilişki içine girmem. özet: fwb.

mantığım ve kalbim zıt. kalbimi dinlemekte ısrar ediyorum.
0
art cat chocolate
(26.07.24)
(9)

Kiracılara sorum var...

magni
Ev sahibiniz, oturmakta olduğu evinin kentsel dönüşüm kapsamında yıkılacağını ve şu an sizin kirada oturduğunuz evine dönmek istediğini söylerse;1. Durumu anlayışla karşılayıp başınızın çaresine bakacak yolları araştırmaya mı geçersiniz?2. "Çıkmıyorum. Sen kendi başının çaresine bak, istersen ver ma
Ev sahibiniz, oturmakta olduğu evinin kentsel dönüşüm kapsamında yıkılacağını ve şu an sizin kirada oturduğunuz evine dönmek istediğini söylerse;

1. Durumu anlayışla karşılayıp başınızın çaresine bakacak yolları araştırmaya mı geçersiniz?

2. "Çıkmıyorum. Sen kendi başının çaresine bak, istersen ver mahkemeye." mealinde bir tavırda mı olursunuz?
0
magni
(24.07.24)
Kesinlikle 2, sadece daha kibarca paylaşırdım. Kira bir ticarettir, sözleşme yapılır, bunları başta düşünmeliydi. Kentsel dönüşüm için kira yardımı alacak, kendisi de çıksın kiraya sizi zor durumda bırakacağına. Mahkeme kararı olmadan kesinlikle çıkmayın, ev sahibi dürüst olmayabilir.
0
ZZ
(24.07.24)
eğer amacının beni evden çıkartıp, daha pahalıya yeni kiracı bulmak olduğunu düşünürsem hayatta çıkmam. ama gerçekliğinden eminsem ve evi kentsel dönüşüme girecekse, 3-5 ay ister yoluma bakarım.
0
gitdaddy
(24.07.24)
@ZZ @gitdaddy Evin yıkılacağı kesin. Ortada bir blöf durumu yok yani.
0
🌸magni
(24.07.24)
1.5

ortasını bulup 1-2 ay zaman isteyip taşınma masrafları ile ilgili pazarlık ederdim.
0
biravekahve
(24.07.24)
Blöf olmadığına eminsek madem ne sen madur ol ne ben madur olayım der güzel bir pazarlıkla yeni ev bakarım
0
cilekli pasta
(24.07.24)
Kentsel dönüşüm kapsamında yıkım olacaksa size imzalı bir şeyler gösterebilir. Bu durumda ben boşaltırdım. Eğer göstermezse aptal yerine koyuyordur besbelli, böyle yapanla da ben uğraşırım.
0
akhenaten
(24.07.24)
Kiracısı ne zaman taşınmış kaç aydır oturuyor o önemli.

Eğer çıkmama hakkım varsa 2'yi yaparım ama doğru söyleme ihtimali vardır, iç işlerini bilemem, sert davranmam.
0
muhayyer divan
(24.07.24)
İyi niyetle yaklaşır ama hakkımı da yedirmemeye çalışırdım.
Aklıma ilk gelen taşınmanız karşılığında ev sahibinden para istemeniz. Bunu bir "şantaj parası" gibi düşünenler var, öyle düşünmeyin.

Bu ev değişikliğinin size olacak maliyetinin %70'ini ondan talep ederdim (bir yıllık kiranın da farkı. Mesela 10 bine oturuyorsanız ve yeni evler 20 bin liraysa ayda 10 bin lira fark var)
10 binden 20 bine kira için;
15 bin lira nakliye parası + 20 bin lira emlakçı parası + 120 bin lira bir yıllık kira farkının %70'i olan 108 bin lirayı talep ederdim. Ona da bu parayı nasıl hesapladığımı anlatırdım.

Sonuçta kentsel dönüşüm denen şey birkaç haftada olmuyor. Aylardır böyle bir şey olacağının farkında. Ayrıca kentsel dönüşüm yapılsın diye büyük ihtimalle oy verdi, evi yeniden yapılınca müthiş değer kazanacak. Yani bu işten karlı çıkacak kişi o. Zaten (yanlış bilmiyorsam) 60 bin lira kira yardımı alacak devletten, bunun üzerine 50 bin lira daha ekleyip size ödeme yapsın ve evine geçsin.

Buna yanaşmazsa, bu konuda ters konuşursa "kusura bakmayın, taşınabilecek maddi gücüm yok" deyin. Sohbeti uzatmayın.

Not: Bütün bu dediklerim eğer siz 2-3 yıllık kiracıysanız geçerli. Eğer daha evi bu yıl tuttuysanız kesinlikle çıkmayın. Siz masraf edip karar verip kendinize orada bir hayat kurdunuz. Değiştirmeyin. İlle o evde oturmak istiyorsa az önce dediğimden daha fazla para versin size.
0
michael_knight
(24.07.24)
tek evi oysa zaten ihtiyaçtan tahliye davası açabilir. boşuna ayak diretmenin manası yok. benzer durum için 1den devam ettik.
0
elorelia
(25.07.24)
(11)

iş başvurularında neden maaş yazmıyor?

hsktr
sb. amaçları ne ki? niye yazmazlar? baştan bileyim ona göre başvurayım...
sb. amaçları ne ki? niye yazmazlar? baştan bileyim ona göre başvurayım...
0
hsktr
(24.07.24)
maliyeti düşürmek.
0
jelly bear
(24.07.24)
Mehmet hakli, calisanlarin maasinin paylasmasini da ayip/yasak olarak goren bircok yer var. Ayni sebep. Kimsenin gelip de, falanciyla ayni isi yapiyorum, neden daha az aliyorum sorusunu cevaplamakla ugrasmak isteyecegini sanmiyorum. Ozune inilince hep acik acik soylenmek istenmeyen seylerden kacinma goruyorum.
0
mbond
(24.07.24)
İşinize gelmeyen, sizi zarara sokacak bir şeyi yasal zorunluluk olmadıkça yapmazsınız çünkü, neden yapasınız ki bunu?
0
akhenaten
(24.07.24)
Bu biraz kültürle, biraz da ekonomiyle alakalı. Ekonomisi stabil, enflasyon oranı düşük ülkelerin bazılarında ilanlarda maaç aralığı yazıyor çünkü piyasadaki maaş belli. Bu maaş hiçbir zaman içerde aynı işi yapan insanlarından uçuk derecede yüksek olmuyor. Halbuki enflasyonun yüksek olduğu Türkiye gibi bir ülkede piyasadaki maaş ortalaması içerdeki maaşlardan daha hızlı artıyor. Maaş gizliliği geyiği biraz da bu "Mevcut çalışanların maaşını enflasyona ezdiriyoruz ama yeni aldığımız elemanlara piyasadaki yüksek maaşı veriyoruz, aman herkes çenesini tutsun da huzursuzluk çıkmasın" durumu. Ha işe yarıyor mu? Kimse salak olmadığı için yaramıyor tabi ki.
0
salihdt
(24.07.24)
Türkiye özel sektörü köle aradığı için asla yazmaz.
0
ferenc
(24.07.24)
Cunku yazacaklari maas cok dusuk olacak ve kimsede basvuru yapmayip s*k gibi ortada kalacaklari icin.

Bide sen basvurunca onlar seni secmis oluyor yada eliyorlar buda ayri bi zevksel döngü

Sen is ariyorken mecbur basvuruyorsun diyelim cagirdilar seviniyorsun gidiyorsun sana asgari ucret vericez diyorlar sende o kadar yorulmusun zaten kabul ediyorsun

WELCOME TO KÖLELİK OWWWW YEEEAH BRO
0
Zetnikov
(24.07.24)
1- Çalışanın maaş bilgisi de kişisel veridir. Siz o işe başvurup girdiğinizde, firmanın çalışanları ve ilanı görenler dahil herkesin maaşınızı öğrenmesi gibi durum ortaya çıkıyor.
2- Firmaların bazı pozisyonlar ve işlerde görece bazılarında ise net bütçeleri olur. Bunların bir kısmı başka ihtiyaçları karşılamak için ayrılan bütçeden geri döner. Kalan durumlarda ise firmaya kar olarak döner.
3- Mevcut çalışanların, benzer pozisyonlardayken farklı maaşlar almaları sebebiyle zam talebi ile gelmesinin önüne geçmek.
4- O pozisyona başlayan Olabildiğince düşükten maaş vermeye çalışmak. Bu da anlaşılabilir. Sonuçta burada da ilanlarını ve duyurularını gördüğümüz gibi herkes her işi en ucuza yaptırmaya çalışıyor. Hepimiz bir tamir işi olduğunda son derece kalifiye bir ustaya 50000 TL'den iş yaptırmak yerine 5000 liraya iyice öldürmeyecek usta arıyoruz sonuçta.

Vicdan ve mağduriyet sıralaması ile yazdım :)
0
nawar
(24.07.24)
çünkü düşük yazsa kimse başvurmaz, ayrıca aynı pozisyona sahip şirketler arasında açık bir rekabet olur ve maaşlar yükselir.

yüksek yazsa düşük maaşa razı olan adamları kandırıp düşük maaş veremez.
mesela o pozisyon için bütçesi 100bin lira olan şirkete başvuran adam bunu bilmezse 70bin lira isteyebilir, şirket 30bin lira daha düşük maaşla eleman çalıştırmış olur. köle arayan özel sektör için bulunmaz nimet
0
abelardo
(24.07.24)
yaklaşık 1 aydır yeğenimle almanya'da ilanlara bakıyoruz. bazı ilanlarda saat ücreti yazıyor bazılarında maaş aralığı brüt olarak tabiki. bazılarında ise hiç yazmıyor. zaten çalışanlar da birbiriyle maaş konuşmuyormuş hiç. türkiye'deki durum ise bambaşka yukarda arkadaşlar yazmış zaten.
0
izole
(24.07.24)
Mehmettheslim+1

almanya, abd, türkiye fark etmez. bunun tek sebebi pazarlıkta çalışan kısmın elini güçlendirmemektir. bakın kaç ay önce yazmışız: eksisozluk.com
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.07.24)
Isveren, isciyi daha iyi somursun diye.
0
Kittie
(25.07.24)
(13)

63 yaşında anneme dadanan sapık, ne yapalım?

dejame
90'lı yıllarda annem çalışırken aynı birime Tokat'tan birinin tayini çıkıyor. Bu kadın geldiği günden beri herkesin kendisine büyü yaptığını iddia ediyor, her yerde domuz kanı olduğunu söylüyor, sürekli kendini zehirlemeye çalıştıklarını öne sürüyor.1995 gibi bu kadını memleketine geri yolluyorlar,
90'lı yıllarda annem çalışırken aynı birime Tokat'tan birinin tayini çıkıyor. Bu kadın geldiği günden beri herkesin kendisine büyü yaptığını iddia ediyor, her yerde domuz kanı olduğunu söylüyor, sürekli kendini zehirlemeye çalıştıklarını öne sürüyor.

1995 gibi bu kadını memleketine geri yolluyorlar, aradan 30 yıl geçtikten sonra bize bir telefon geliyor. Bu kadın annemi bulmak için Aydın'a gelmiş, her yerde annemi arıyormuş. 8 sayfalık bir mektup bırakmış, hayatını mahvettiğini ve sürekli kendisini zehirlemeye çalıştığını söylüyormuş. Sanırım polise de gitmiş, 30 yıl önceki sanrılarını anlatıp annemi şikayet etmiş ama polis bu kişiyi başından savmış duyduğumuza göre.

Üstelik ailem o kadar naif ve kimseye zararı olmayan, inanılmaz kibar insanlardır ki, bu olay karşısında gerçekten sinirlerim bozuldu.

En büyük kaygım bu kadının anneme fiziksel zarar verme ihtimali. Polise gitsek bir şey olmayacak. Kadın şizofren gibi bir şey anladığım kadarıyla. Ne yapsak?
0
dejame
(24.07.24)
Kadının ailesi ile konuşma imkanınız var mı? Eşi, çocukları vs? Annenize sahip çıkın, saçma şeyler yapıyor demek işe yarayabilir.
0
amortisman
(24.07.24)
Ne kadar özenli yaşarsa yaşasın insan bir şekilde böyle saçma sapan, hiç olmadık bir şeyin içine düşebiliyor. Çok üzüldüm yaşadıklarınıza.

Bu tip sanrıları olan insanlarla iletişime geçip aktif uzaklaştırma yöntemlerine başvurursanız kafasındaki senaryoları daha da artıracak malzeme vermiş olursunuz sadece. Polise başvurun, şimdilik bir şey yapmayacak olsalar bile aşama aşama şikayetçi olursanız her şey patlak verdikten sonra bir anda başvuru yapaya kıyasla daha rahat ve tutarlı bir süreç olur. Ayrıca elinizde gösterebileceğiniz, bir sürece yayılmış daha sağlam kanıtlarınız olur bu kişi iyice saçmalamaya başlarsa.
0
akhenaten
(24.07.24)
Ailesi bulunmalı ve hastaneye yatırmaları sağlanmalı.
Resmi makamlar en azından bunun için yardımcı olabilir belki.
Şikayet dilekçesi verin.
Telefonla arayan kim?
0
pro9it9is9
(24.07.24)
direk bulup uzaktan gözleyin. tehlikesiz biriyse gidin konusun. tehlikeliyse toplanıp zorla otobüse bindirip gözünü korkutup memleketine postalayın.
0
xrated
(24.07.24)
Siz yinede polise gidin şikayetçi olun, her ihtimale karşı şikayeti siz yapın annenizin adresini vermeyin birşekilde ulaşmayı başarırsa adrese.

delinin ailesine ulaşsanızda bişey olacağını düşünmüyorum demekki ailesi başından atmış bu kadını yoksa nasıl şehir değiştirsin.

benim sık geçtiğim bir yerde böyle olay olmuştu, deli evinden kaçıp milleti kovalıyordu, geçen gün birisi ayağını kötü kırmış yine bu deli yüzünden ambulans gelmişti. ilk kaçtığında bildirilseydi böyle problem olmazdı.
0
eja
(24.07.24)
ne demek zarar verebileceği durumda değil ya? bu ülkede bir kadın şizofren biri tarafından katana ile öldürüldü! mental rahatsızlığa sahip bireyler zarar verme yetisinden yoksunmuş gibi bir algı yaratıp zarar verebilecek önerilerde bulunmayın lütfen.

mektubu nereye bırakmış? telefon kimden geldi size, direkt kadının kendisinden mi? polise gidip şikayetçi olun, bunlar sizi rahatsız ettiğini kanıtlamanıza yetecek sebepler. uzaklaştırma kararı çıkarttırın. annenizi yalnız bırakmayın. kadın size tekrar ulaştığında da tutuklanır zaten.
0
nolmus yani
(24.07.24)
kadini korkutun ama yüzyüze yapin bunu. yazili falan asla degil. düs yakamizdan yoksa senin üstüne yedi alemin cinlerini salariz, kirk bela büyüsü yapariz, ne bu dünyada ne öte dünyada cözebilen yoktur onu, falan diyin. bizi arar sorar, geldigimiz sehre gelirsen seni lanetleriz diyin.

kirk bela büyüsü nedir ya da yedi alem nerelerdir ben de bilmiyorum ama anladiniz demek istedigimi. arastirarak bulamayacagi seyler sallayin kadina ki korksun.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.07.24)
şikayetçi olun, ailesine vesaire siz kendiniz ulaşmaya çalışırsanız ailesi de sorunlu tiplerse konu bambaşka noktalara gider, kendinizi belalı/sorunlu tiplerin ortasında bulursunuz. her ne yapılacaksa resmi yollardan ilerlemeye çalışın. sakın kendiniz kadını bulup kolundan tutma, otobüse bindirmeye çalışma vesaire hareketlerde bulunup haklıyken haksız duruma düşmeyin.

uzaklaştırma kararı bu gibi durumlarda da geçerli olabilir, bunu da araştırın.

edit: paranoid şizofreni teşhisi olan bir ablam vardı, öyle bela okuma, korkutma falan daha çok trigger eder onları. sakın diyorum, sakınnn.
0
Phoebe
(24.07.24)
polise şikayet ve twitterdan olayı yaymak geldi aklıma. eşi dostu varsa gelsin toplasın kadını, böyle şey mi olur. akıl hastaları bildiğim kadarıyla bir yakınına zimmetleniyor, onun sürekli denetimi altında olması gerekiyor.
0
titanyum22
(24.07.24)
bu insan paranoyak sizofren muhtemelen.

annenize zarar verebilir. kesinlikle uzak durun.
yüzlesmek, yok üzerine cin salarim falan sacma sapan düsüncelerini iyice tetikler.
0
sonsuz
(24.07.24)
Sakın tedbir almayın bırakmayın. Hiçbir iletişime de geçmeyin, herhangi bir cümlenizle kolayca tetiklenebilir.

Ayrıca annenize zarar verebilecek durumda değil diyen kişinin kendisi de bir şizofren, bu insanların vereceği dönüşü olmayan zararları bu saçma sapan önerilerden bile anlayabilirsiniz. Bu ülkede bir kadın sokak ortasında ruh hastası bir şizofren tarafından kılıçla öldürüldü yahu.

Yaşadığınıza çok üzüldüm. Bazen insan çaresiz kalıyor, o yüzden bu tarz mental rahatsızlıklara sahip insanların çok büyük bir kısmının tecrit edilmesi gerekli.
0
duygusalatasi
(24.07.24)
Belli ki zihinsel-psikolojik sorunları var ve Annenize zarar vermeye teşebbüs etme ihtimali yüksek. Ailesini bulmanın pek bir faydası olacağını sanmıyorum. Ailelerindeki tedavi görmesi gereken kişileri saklama ya da belki düzelir diye evlendirme, evde tutma, işe sokma ya da yoksayma gibi aptalca hareketleri var ülkemdeki insanların. Ailesi zaten belirli bir kavrama seviyesinde olsa çoktan tedaviye yöneltmişlerdi.

Cin musallat olması, çarpması, nazar göz vs. söz konusu olunca koşa koşa hacı-hoca tecavüzüne uğramaya gidenler söz konusu psikiyatri yolu olunca 400 takla atıyor. Kolluk kuvvetlerine haber verin konuyla ilgili. Gerçi ne olur ne olmaz diye ailesi ile iletişime geçmeniz belki kısa bir süre için başkasının başına bela olmasını sağlayabilir.

Annenizin naif ve kimseye zararı olmayan olmasına gerek yok. Her yerde domuz kanı olduğunu ve kendisine büyü yapıldığını iddia ederek 30 yıl boyunca buna takılı olan biri ile sokaktaki rastgele bir insan arasında taraf tutacak olsam da sokaktaki insanı tutarım zaten.
0
nawar
(24.07.24)
tehlikeli bir durum. yakinlarina ulasilmali ve tedavi almalı +1
0
yuvarlanantencereninkapagi
(25.07.24)
(4)

Geceye 2 soru bırakıyorum

ananiyimioguz
1- Hayvanlar birbirlerine isim takabiliyorlar mı? Yoksa genelde ortalığa sesleniyorlar da gelen geliyor.. şeklinde mi davranıyorlar?Sanırım her yunusun bir ses imzası varmış ona göre tanıyorlarmış. Veya şempanzeler belli sesler çıkararak belli kişileri kastedebiliyorlarmış.Ama başka bir örnek bulama
1- Hayvanlar birbirlerine isim takabiliyorlar mı? Yoksa genelde ortalığa sesleniyorlar da gelen geliyor.. şeklinde mi davranıyorlar?

Sanırım her yunusun bir ses imzası varmış ona göre tanıyorlarmış. Veya şempanzeler belli sesler çıkararak belli kişileri kastedebiliyorlarmış.

Ama başka bir örnek bulamadım. Şempanze ve yunuslarda bilinç düzeyi iyiymiş diyebilir miyiz?

2- Sizce atalarımız dil gelişmeden önce birbirlerine etiket takabiliyorlar mıydı? Gerçi anlamsız ses ve hareketler de bir dildir ama ilk başlarda nasıl anlaşıyorlardı bilen veya tahminde bulunacak var mı?

Yani şöyle bir dönem geçirmiş olmamız olasıdır değil mi? www.youtube.com

Yoksa sesler yerine herkesin bir işareti vardı da ona göre mi çağırıyorlardı? Yani mesela nah yapınca biri geliyor, yumruk yapınca başka biri geliyor... gibi.
0
ananiyimioguz
(24.07.24)
Hayvanların enerji okuduklarını biliyoruz, kediler köpekler kuşlar atlar büyük ve küçük baş hayvanlar, vs vs. Ses okuyanlar da var (ses de bir enerji elbette) koku okuyanlar da var (köpekler) filan. Mutlaka Kızılderililer'deki gibi isimlendirmeler olmuştur diye düşünüyorum. Oturan boğa, demir ayak :)

Bence bütün hayvanlardaki bilinç düzeyi insanlardaki bilinç düzeyleri gibi. Aynı grupta, ufak farklılıklar var.
0
muhayyer divan
(24.07.24)
papağangillerin her bir yavru için farklı tonda ses çıkardıklarını anlatan bi belgesel izlemiştim.
0
sinek kral
(24.07.24)
İlk konunun uzmanı değilim ama mantıken hayvanların hepsi için ortak bir şey olmasa gerek. Sonuçta bireysel yaşayanlar var, toplu yaşayanlar var, ciğerlerinden çıkan havayla ses çıkaran var, ses dalgaları yoluyla iletişim kuran var, hatta kimi türler biyokimyasal salgılarla iletişim kuruyor. Örneğin Yunus ve şempanzelerden bahsetmişsiniz. Bunlar birbirlerinden her açıdan farklı canlılar.

Ses tonları etkili olabilir, temas ve bakışmalar etkili olabilir. Eminim bunların her birinin ayrı ayrı ya da bir arada bulunduğu iletişim yöntemleri vardır farklı türlerde. Ya da doğrudan birey-birey iletişimi olmayıp daha çok alarm seviyesinde topluluğu harekete geçiren sinyallerle birey-topluluk iletişimini sürdüren de vardır. Bu durumda isme zaten gereksinim yok.

Demek istediğim "hayvanlar" diye bir genelleme üzerinden konuşmak yanlış olur.

2. Soru hakkında daha fazla şey söyleyebilirim. İletişimin ötesinde, konuşma dilleri kültürel bir üretim, dolayısıyla insanın soyut düşünme yeteneği kazanmasıyla doğrudan ilişkili. İnsanların yaklaşık olarak kompleks bir dil geliştirecek yetkinliğe ne zaman ulaştıklarıyla ilgili birkaç şey söylenebiliyor.

En önemli kıstaslar taş alet teknolojilerindeki gelişme. Bilinen en erken taş aletler Lomekwi kültürü diye adlandırılan bir grupta 3.3 milyon yıl önce ortaya çıkıyor. Bunun ardından 3 milyon yıl önce Oldowan endüstrisi denen alet teknolojisi geliyor. Bu iki grup taş aletin üretimiyle ilgili deneyler var. Taş alet yapmayı bilmeyen insanları bir odaya alıyorlar ve odaya bir ödül koyuyorlar. Odada taşlar da dahil çeşitli materyaller var. ve modern insanlar ödüle ulaşmak için bu taşları kullanarak Oldowan aletlere benzer kaba taş aletleri o odada icat edebiliyorlar. Bunun için ekstra bir şey öğrenmeye ihtiyaç duyulmuyor.

Ancak 1.95 milyon yıl civarında aşölyen taş alet teknolojisi gelişiyor. Bunlar taşların önlü arkalı olarak yontulup çift yüzeyli, planlı şekillendirildiği aletler. Haliyle bir uzmanlık ve öğrenme süreci gerektiriyorlar. Bu noktada artık temel şeylerden ziyade sofistike bir kültürel aktarım sürecinin başlamış olduğu görülebiliyor.

Dilin kendisi de pek tabi ki komple bir paket olarak gelemez. Her şey gibi bir gelişim süreci olduğunu varsaymak en akla yatkın durum. İsimler de bu gelişim sürecinin bir noktasında ortaya çıkıyor haliyle. Ancak süreç bir gün önce dil yoktu, bir gün sonra artık dil var denemeyecek kadar geniş bir geçiş sürecini de içeriyordu. Haliyle isim takmayı da pekala doğrudan dilin varlığıyla ilişkilendirebilirsiniz. Dil öncesi isimler, dil sonrası isimler diye ayırmak açıklaması güç başka sorulara yol açacaktır. Bunun yerine bilgisayar programlama dilleri gibi daha temel seviyelerdeki dillerden ve daha kompleks dillerden bahsetmek daha düzenli bir kategorilendirme olur.

Ancak atalarımızdan kastettiğiniz şey de önemli. Doğrudan homo sapiens özelinde konuşacaksak büyük olasılıkla daha en baştan itibaren yetkin şekilde sözlü iletişim kurabiliyorduk. Çünkü yukarda anlattığım taş alet teknolojilerini geliştirenler sapiens değil. Lomekwi ve Oldowan aletler için habilis ve kenyantropus en olası seçenekler. Aşölyen aletleri ise erektus geliştiriyor ve sonrasında neanderthaller tarafından üretimi de yaygın biliniyor. Daha sonrasında ise bunu daha kompleks mousteryen aletlerin yapımında öncül olarak kullanıyor neanderthaller. Bilinen en erken sapiensler ise 300.000 yıl önceye ait. Haliyle sizin hangi kısmı sorduğunuz önemli. Örneğin 3.3 milyon yıl önce lomekwi kültürünün 3 milyon yıl önce oldowan endüstrisinin oluştuğundan bahsetmiştik. İşte bilinen en erken sapiens fosillerinden günümüze kadar geçen süre de bu kadar. Haliyle Lomekwi taş aletleriyle ilk sapiens fosiller arasındaki süre gerçekten devasa. Bu süreçte gelişen şeyleri zaten edinmiş olarak var olduk.
0
akhenaten
(24.07.24)
geçenlerde internette fillerin birbirlerine isimleriyle hitap ettiğine dair bir haber okumuştum.

bence insan denen tür, yazılımında dil becerisi ve bilinçle dünyaya geldi ve geldikleri andan itibaren iletişim başladı.
0
kullanıcı adı
(25.07.24)
(21)

Bu aralar ne izliyorsunuz?

sevilen progressive türkücü
Film, dizi fark etmez. Yeni yapım olması önemli değil. İzlenecek neler var?
Film, dizi fark etmez. Yeni yapım olması önemli değil. İzlenecek neler var?
0
sevilen progressive türkücü
(23.07.24)
Var Bunlar izledim. Ba yıl dım!
0
sekizdokuzon
(23.07.24)
Family Guy'i izliyorum. İki sene içerisinde 19.sezonun ortalarına kadar izledim.
0
put it in your appropriate place
(23.07.24)
Chicago Med (8. Sezon amazon prime ve bein connect’te yok, kalpler kirik)
prens <3
0
mor oje
(23.07.24)
The Boys'un son sezonu bitti, House of the Dragon devam ediyor, Walking Dead'e başladık.
0
prole
(23.07.24)
@mirket perfect days güzel ama beklentim daha fazlaydı.
0
🌸sevilen progressive türkücü
(23.07.24)
İzleyecek hiçbir şey bulamadığım için geçmişte izlediğim bir diziye başladım tekrar. Unutmuşum bir sürü şeyi iyi oldu akıyor gidiyor.
How to get away with murder

Succession hala bitirmedim son sezondayım bitmesine üç bölüm kaldı ve bitmemesi için bölük pörçük izliyorum.

House of the dragon ilk 4 bölüm eh işteydi sezon bitince tamamını bitirmek üzere bıraktım şimdilik.
0
mutekebbir
(23.07.24)
Bizimkilere başladım YouTube'da var 70 bölüm falan izledim ama sonra gota Sarınca 8 sezon bitirdim
Yeni hiçbir şey sarmıyor
0
eja
(23.07.24)
iki gundur master chef izliyorum:(
0
ala09
(23.07.24)
prens izledim çok beğendim. 2. sezonu da çok iyi.
0
neira
(23.07.24)
vakit buldukça fallout. bluey.
0
deartheodosia
(23.07.24)
Explore with us diye bir youtube kanalı var true crime videoları yapan. Onu izliyorum son zamanlarda
0
cay koy geliyorum
(24.07.24)
anne with an e'yi bitirdim bugun cok cok sevdim. simdi ne izleyecegimi bilmiyorum ben de bosluktayim :/
0
in vino veritas
(24.07.24)
young sheldon
prens
var bunlar
punisher
0
ananiyimioguz
(24.07.24)
şahsiyet
prens
regular show (10. kez izliyor olabilirim)
0
oekuklu
(24.07.24)
Gyeongseong Creature'a başladım ve çok beğendim. Netflix ve Prime Video üyeliğim var. İzleyecek doğru düzgün bir şeyler bulmakta zorlanıyorum yaz başından beri.
0
auroraaurora
(24.07.24)
boş kaldıkça çimen show izliyorum, kafam dağılıyor. özellikle fazlı eğlenceli adam.
0
mustafakesekci
(24.07.24)
Ekmek teknesi izliyorum, harika diziymiş meğersem :)
0
but that was just a dream
(24.07.24)
Star Trek'e başlamıştım. Birbiriyle bağlantılı 5 dizi var, izle izle bitmez demiştim. Çok memnunum :D uzun zamandır ne izlesem derdim yok. İzledikçe çok da hoşuma gitti. İlk ilk dizi biraz eski, ancak 2. diziden itibaren gayet de güzel bir şeye dönüştü. Şimdi geriye 1,5 sezonum kaldı. Bilim kurgu seviyorsanız güvenli seçim.
0
akhenaten
(24.07.24)
var bunlar (dehşet bayıldım.)
the boys (7 bölüm oldu süper kahraman dizisi ama içindeki olaylar çok değişik geldi bana)
prens (1 bölüm izledim ama çok sardı devam edicem kesinlikle)
0
gencfb
(24.07.24)
The Bear
House of the Dragon
Mystery to Iunakare
0
gnosis
(24.07.24)
jujutsu kaisen
sukuna obsession <3
0
mizore
(24.07.24)
(6)

Marketteki fiyat farkını kime şikayet edebilirim telefon ya da online?

Cesario
Böyle bir birim var mı tüketici mahkemesine gitmeden?30 tl yazan sodayı kasaya gelince 55 tl olduğunu gördüm, ödedim. Sen yanlış görmüşsündür dediler.Kontrol ettim 30 yazıyor. Kasa kapandı falan dediler yarın öğlenden sonra fiyat farkını veririz falan dediler pişkin pişkin.25 tlsinde değilim de yapı
Böyle bir birim var mı tüketici mahkemesine gitmeden?

30 tl yazan sodayı kasaya gelince 55 tl olduğunu gördüm, ödedim. Sen yanlış görmüşsündür dediler.

Kontrol ettim 30 yazıyor. Kasa kapandı falan dediler yarın öğlenden sonra fiyat farkını veririz falan dediler pişkin pişkin.

25 tlsinde değilim de yapılan muameleye uyuz oldum.

Cimer, bimer, maliye vs şikayet edebiliyor muyuz fiyat farkını online ya da telefonla?
0
Cesario
(23.07.24)
Eğer zincir marketse en hızlı ve sorunsuz sonuç alma ihtimaliniz markanın müşteri iletişim merkezine şikayet iletip oradan çözüm beklemek olur. Bu noktada çözüm olmazsa bu konuşmayı / yazışmayı da alıntılayarak cimere yazarsınız ancak şikayetin doğası gereği çok bir sonuç çıkmaz. Gerekli uyarılar yapılmıştır diye bir dönüş alırsınız zannediyorum.
0
akhenaten
(23.07.24)
Fiyat farkını değil de marketi şikayet et bence. Bu nasıl bir laubalilik?
0
nawar
(23.07.24)
ben fırın ekmeği pahalıya satıyor diye şikayet etmek için aradım fakat serbest piyasa, yapacak bişi yok cevabını aldım.
0
neira
(23.07.24)
ha pardon postu okumamıştım. etiketleri yanlış yere koyabiliyorlar ya da kasada fark edeceksin başka türlü bir yolu yok. geçen gün başıma geldi ve kasadaki adam "eee şimdi ne yapacağız" diye bana sordu :D
0
neira
(23.07.24)
muameleye bir şey diyemem ama başında sahibinin durduğu mahalle bakkalına gitmediyseniz personelin bi kastı yok bu durumda. zammı onlar yapmıyor, işin işleyişine onlar belirlemiyor.
0
elorelia
(24.07.24)
Dün trt de ticaret bakanının röportajı vardı. Bakanlığın ihbar hattı mevcut. Alo 175. Arayın yönlendirirler muhtemelen.
0
o kadar da degil aga
(24.07.24)
(18)

Futbol sizin için ne ifade ediyor?

sekizdokuzon
Benim çok uzak olduğum bir alan ama baktığımda en mahalle çocuğu da kendinden bir şey buluyor bu sporda, en entelektüel, kelli fellisi de. Belli ki futbol yalnızca futbol değil. Sizdeki karşılığı nedir?Teşekkür ederim.
Benim çok uzak olduğum bir alan ama baktığımda en mahalle çocuğu da kendinden bir şey buluyor bu sporda, en entelektüel, kelli fellisi de. Belli ki futbol yalnızca futbol değil.

Sizdeki karşılığı nedir?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(23.07.24)
Futbol > Hayattaki bazı diğer şeyler.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.07.24)
Dünya Kupası ve ve EuroCup dışında hiç bir şey.
0
Yourcousinmarvinberry
(23.07.24)
Hayatımda gençliğime dair tüm güzel anıların 1.objesi

Herşeyde Galatasaray var. Yaşam biçimi gibi.

Kadınlar gider, Galatasaray kalır.
0
baldan kaymak
(23.07.24)
dunyanin en buyuk ve onemli sporu. dunyanin her yerinde herkesin oynadigi ve baglanabildigi bir oyun. tek bir top ile, top olmadiginda ezilmis kutu kola, hatta pet sise kapagi ile bile oynanabiliyor. diger sporlar gibi pota, file, sopa gibi ekipman derdi yok.

accessible ve populer. bayiliyorum. dunya kupasini olimpiyatlardan daha cok kisi izliyor. bu serefe nail tek spor.

turkiye ligini 15 yildir izlemiyorum. turkiye'de yuksek para donen her sektorde oldugu gibi asiri kokusmus bir ortam. o yuzden istanbul takimlarini da, turkiye ligini de cok umursamiyorum. gonul bagiyla bagli oldugum zamaninda formasini terlettigim sanli genclerbirligi'dir.

ama milli takimlari, sampiyonlar ligini, ve ingiltere premier ligini severim. futbol tarihini de iyi bilirim.

oynamasini da cok severim. futbol hayatimda cok onemli bir yer kapliyor.
0
antikadimag
(23.07.24)
Derbi ve dünya kupası maçları dışında bakmıyorum.

Küçüklüğümden beri galatasaraylıyım, her dönem sadece 3-4 oyuncuyu biliyorum.

Takımı say desen sayamam. Pes Fifa oynarım ama zevkine. Çok fazla bir alakam yok futbol ile.

Zaten tr de oynanan futbol da leş bence. Oyunu ayrı seyircisi ayrı fanatiği ayrı leş.
0
ananiyimioguz
(23.07.24)
Hayatımda baştan sona izlediğim iki maç var, 2002 dünya kupası türkiye - senegal ve türkiye - brezilya. Onlar da hangi maçtı diye az önce google'dan baktım :D 2002 kupasında ülke genelinde çok aşırı büyük bir ilgi vardı, bana kadar gelmiş işte düşünün.

İşte bu kadar :D

Edit: Bir de Liverpool Beşiktaş vardı, onu unutmuşum. İnsanların tepkileri maçtan daha çok ilgimi çekmişti. İlginç de bir maçtı cidden. Evde herkes toplandı diye izlemek durumunda kalmıştım, pişman olmadım ne yalan söyleyeyim :D
0
akhenaten
(23.07.24)
Data olsun diye yazayım.

Hiçbir şey ifade etmiyor. Hayatımın herhangi bi evresinde ilgi duymadım.

Ayıptır söylemesi çok sevdiğim biri futbol muhabbeti yapınca içimden piii de diyorum :D
0
hedep
(23.07.24)
İzlemesi çok güzel, eğlenceli. Sürprizlere açık yapısı heyecanı yüksek tutuyor.

Türkiye'deki ortam leş ama normalde arkadaşlarla dalga geçmek, karşılıklı sataşmak açısından müthiş bir eğlence kaynağı.

Sırf farklı takımı tutuyor diye düşmanlık beslemek ise aptalca. Bizde son zamanlarda yaratılmak istenen ortam bu maalesef.
0
pispinti
(23.07.24)
Hangi takımlısın dediklerinde Beşiktaş derim ama sorsan bir tane futbolcu bilmem.
Futboldan çok hoşlanmıyorum.

Siyasi sebeplerden sempati duyduğum iki takım var;
Adana demirspor
Amed spor

Futbolla ilgim bu kadar :)

Voleybol, basketbol, tenis vs izlemek daha keyifli geliyor bana. Bir de genel olarak holiganlıktan hiç hoşlanmıyorum futbolu sevmeme sebebim de biraz bu holigan kitle.
0
mutekebbir
(23.07.24)
Adana Demirspor'daki fonetikte ben de çok varım.
0
🌸sekizdokuzon
(23.07.24)
Futbolu takip etmeyi, hikayelerini okumayı, peri masallarına tanık olmayı seviyorum ama maç izlemeyi sevmiyorum. Beşiktaşlıyım, son 1-2 sene öncesine kadar da baya iyi beşiktaşlıydım ama hayatımın hiçbir evresinde düzenli maç izleyen biri olmadım. Beşiktaş kazanırsa özet izle, kaybederse bir hafta mutsuz gez tadında beşiktaşlıydım hep. Artık milli takım turnuvaları dışında neredeyse hiç maç izlemiyorum. CL finalini bile izlemedim ama Euro 2024'te maç kaçırmadım neredeyse.

Yani Eurolar ve Dünya kupası hariç maç izlemeyen, sahanın dışına çok hâkim, sahanın içinden her geçen sene kopan biriyim.

Yine de hayatımda en mutlu anlar listesi yapsam ilk 10'a iki üç tane futbol anısı girer. Bunun sorusunu da sordum birkaç ay önce. Mesela çocukluğumdan beri kariyerini takip ettiğim, öz abim dediğim Messi'nin dünya kupasını kazanmasına evdeki sevincimi Buenos Aires halkı görse biraz abarttın abi der yani öyle diyim :d bu ayıplanacak ya da hor görülecek bi şey de değil çünkü futbol sevinci apayrı bir tür. Hayatımda mutlu anlarım, kişisel başarılarım, sevdiklerimle geçirdiğim güzel günler çok oldu ama tuttuğun takımın şampiyonluk getiren son dakika golü apayrı bir olay. Rasyonel bir açıklaması yok ama onun yerine koyacak bi şey de bulamıyosun kolay kolay
0
nundu
(23.07.24)
@nundu: Sanırım bütünün parçası olma hissinin verdiği vecd hali. Ben insan olmayı böyle yerlerde arıyorum, muazzam bence.
0
🌸sekizdokuzon
(23.07.24)
Hobi olarak bakıyorum.

Tablo incelemek çok hoşuma gittiği için puan durumlarına baktığım oluyor.
0
put it in your appropriate place
(23.07.24)
hiçbir şey.
0
inheritance
(24.07.24)
Sadece dunya kupasina bakarim oda vaktim olursa yasa mesela ronaldinho gibi futbolcular olur mersk ederim bakarim internetten

Bunun disinda bi anlami yok

Turkiyede herseyde fanatik oldugumuz icin futboldada boyleyiz heralde
0
Zetnikov
(24.07.24)
babamla cocukluktan beri en yakin oldugumuz anlar hep futbol izlerken futbol konusurken oldu. orta yasa geldim babam da iki katim. hala bugun bile konusacaksak ilk futboldan baslariz.
ayni sekilde gozlerimi acar acmaz, evimizde hep bir kitaplik hep bir (doneme gore) plak/kaset/cd arsivi olurdu, babamin icini doldurdugu. ayni bakis acisiyla bugun hala muzigi de edebiyati da cok seviyorum.
babamla iliski kurabilmeme yardimci oldugu icin cok seviyorum sanirim futbolu. sadece futbolu degil, muzigi ve edebiyati da.
0
lanetolasibeyaz
(24.07.24)
Ailemde fanatik futbol izleyicileri var. Babam beni küçükken birçok maçı izlemeye kahveye/lokale falan götürürdü. Severdim o ortamı koca koca amcaların hop oturup hop kalkmasını, gol olunca delice sevinmesini :)

E biz de oynardık tabi evde, sokakta, okulda, okul çıkışı, köyde bulduğumuz her şeyle.

Oynayınca daha da takip edesin geliyor, "profesyoneller" nasıl pas veriyor, nasıl sahada konumlanıyor, frikik veya korneri nasıl kullanıyor. Taktikler, verkaçlar, ara paslar...

Bir de stada maç izlemeye gitmeye başlayınca iş bambaşka bir boyut alıyor. On binlerce kişiyle aynı tezahüratı yapmak, maç öncesi/sonrası etkinlikleri, o dumanlı köftenin lezzeti, yenilgi sonrası boynu bükük bir sürü adamla aynı otobüste/metroda gitmek vs. bir bağ kuruyorsun takımla, semtle ve o insanlarla.

Passolig geldiğinden beri hiçbir maça gitmedim. Galatasaray maçlarını takip ediyorum ama alışkanlıktan o da. Eskisi gibi zevk almıyorum şampiyonluklar gelse de.

Hafta sonu zevkli olabileceğini düşündüğüm İngiltere, İspanya ve bazı İtalya ligi maçlarını izliyorum. Bizim lige göre daha çok keyif veriyor o taraf da eskisi gibi olmamasına rağmen.
0
chicha_v2
(24.07.24)
İticilik, çirkinlik.
0
michael_knight
(24.07.24)
(5)

yeni alınan monitördeki piksel sorunu

ikilem
Bir veya iki piksel (iki ise yan yana) kırmızı gözüküyor. Buna stuck pixel deniyormuş. Şu an en yakın fiyat 600 TL civarı daha fazla. Siz olsanız iade eder miydiniz?
Bir veya iki piksel (iki ise yan yana) kırmızı gözüküyor. Buna stuck pixel deniyormuş. Şu an en yakın fiyat 600 TL civarı daha fazla. Siz olsanız iade eder miydiniz?
0
ikilem
(23.07.24)
Ederdim, iki gün önce ben de monitör aldım. Henüz gelmedi, şimdiden bir sorun çıkmasa bari derdine düştüm :D
0
akhenaten
(23.07.24)
Her baktığında uyuz olacaksiniz kendinize
0
topkapiaksaray
(23.07.24)
bu tip şeylere takılan insanlardansanız hemen değiştirin yoksa çok sorun olmaz
0
sweetoffice
(23.07.24)
Değişime zorlarım, olmazsa iade ederim iade günüm geçmediyse. Çünkü servis kabul etmiyor 3-4 taneden fazla olmazsa diye biliyorum. Hep gözünüze takılır.
0
ananiyimioguz
(23.07.24)
monitörü ne için aldın. oyun için aldıysan çok bir sorun olmaz.
ama kurgu, post production, retouch için aldıysan değişim talep et.
0
my fault
(23.07.24)
(9)

Ben neden hasta olmuş olabilirim?

la traviata
Yazlıktayım.İnanılmaz bir boğaz ağrısı, yutkunma sorunu ve ağrı ile devlet hastanesine gittim. doktorun başında yüzlerce hasta vardı, zaten bana da sıra 1,5 saatte geldi.hızlıca baktı ve enfeksiyon olduğunu, antibiyotik ve ağrı kesiciler yazacağını söyledi ve gönderdi. herhangi başka bir tektik yapı
Yazlıktayım.

İnanılmaz bir boğaz ağrısı, yutkunma sorunu ve ağrı ile devlet hastanesine gittim. doktorun başında yüzlerce hasta vardı, zaten bana da sıra 1,5 saatte geldi.

hızlıca baktı ve enfeksiyon olduğunu, antibiyotik ve ağrı kesiciler yazacağını söyledi ve gönderdi. herhangi başka bir tektik yapılmadı. ilaçları kullanmaya başladım.

4 şeyden şüpheleniyorum

1- günde belki en fazla 1-2 saat açık kalan klima.
2- denize gittiğimde (ege) soğuk da olsa her girişimde 1-2 saat denizden çıkmadan kalmam.
3- aldığımız-içtiğimiz sular. (sebil erikli, çay vs ise arıtmaya bağlı suyla yapılıyor.)
4- bir gece çok bunalmıştım ve iki pencere arası uyumuştum sabaha kadar. o gece de çok esiyordu.


Diyelim 1 haftada iyileştim. Neye dikkat etmem lazım bunlardan?

Siz nasıl önlemler alıyorsunuz bu tarz bir hastalık yaşamamak için? yaz vakti ilk defa böyle bir şey yaşıyorum. geçen gün izlediğim videoda doktorlar soğuk su içmek ve soğuğa maruz kalmak hasta etmez diyordu.


bonus olarak da boğaz yumuşatıcı tavsiyelerinizi alırım.

serin günler. teşekkürler.
0
la traviata
(23.07.24)
Geçmiş olsun.
Soğuk hasta etmez diyorlar evet de pratikte gayet ediyor. Bence vücut alıştığından fazla soğuğa maruz kalınca kendini korumak maksatlı ekstra çabalıyor bu da bağışıklık sisteminizin zayıflamasına ve var olan virüslere karşı güçsüz düşmene sebep oluyor.

Boğaz için önerim de şu:
Biraz bal, zencefil, limonu karıştırarak macun gibi yapıp yiyebilir veya bu karışımı içtiğiniz ılık içeceklere karıştırabilirsiniz.
0
Kediyi üzdün
(23.07.24)
Çok detaylı düşünmüşsünüz, ancak salgın var. Yakalananlar hep baş ve boğaz ağrısından şikayetçi. Son 2-3 haftada hasta olan birçok insan tanıyorum. Doktor da enfeksiyon var demiş zaten. Kapmamak için elimden geleni yapıyorum.
0
akhenaten
(23.07.24)
Hasta olmakla ilgili mızmızlanmıyorum aslında. Geçer elbet.

Fakat aynı salaklığı yaparak tekrar bu hale gelmek istemiyorum.

Bir süre soğuktan uzak duralım bakalım.
0
🌸la traviata
(23.07.24)
doktor enfeksiyon olduğunu söyleyince tatmin olmadınız mı da kendinize başka sebepler arıyosunuz?

Saydıklarınızın hiçbiri hasta etmez, mikroplar hasta eder. Birinden mikrop kapmışsınızdır. Cevap bu kadar basit. Ama hadi seçenek seçenek gidelim;

1- Klimanın bakımı ve temizliği yapılmıyorsa ve bakteri üretimi gerçekleştiyse belki bir ihtimal ama yine de sanmıyorum.
2- Denizin soğuk olması hasta etmez, deniz suyu da iyi bir sinüs temizleyicidir. Plajda hasta birisi varsa ondan kapabilirsiniz
3- Eriklide de, sebilde de bakteri olduğunu sanmıyorum.
4- İstediği kadar essin, boğazınızda enfeksiyon yapamaz.

Yani sonuç olarak muhtemelen başka birinden kaptınız işte :)
0
nundu
(23.07.24)
şu an salgın var +1.

çevremde çok hasta var böyle.

hatta covid'in değişik bir varyantının dolaştığı söyleniyor. ben ilk covid'i yaz sıcağında geçirmiştim mesela :/

çok şiddetli boğaz ağrısı kolay kolay denizden, klimadan olmaz. birinden ya virüs ya bakteri kaptınız muhtemelen.

ama tabii başkasından virüs / bakteri kaptığınızda bir de rüzgarda, soğukta falan kalırsanız bünye güçten düşüyor kediyi üzdün'ün dediği gibi.
0
la lykia
(23.07.24)
aynısı başıma geldi.
cumartesi sabahı bir uyandım yutkunamıyorum boğazımın acısından. dedim herhalde klima çarptı. ama sadece boğaz ağrısı var. sıcak bişeyler içip yumuşatmaya çalıştım geçer dedim ama geçmedi, dün doktora gittim çok kötü kızarmış ve iltihap olmuş dedi, antibiyotik, ağrı kesici ve gargara yazdı.

boğazınızı yumuşatmak için gargara alın. tantum verde gargara verdi bana, yaptıkça ağrı geçiyor.
0
veritaslibertas
(23.07.24)
nundu'nun dediği kısmen doğru ama kısmen de yanlış. evet bakteriler, virüsler bizi hasta eden ama bunlar neden bizi bazen hasta ederken bazen etmiyor bunun da sebepleri var tabi. kış günü saçınızı yıkayıp ıslak ıslak dışarı çıkıp bir yarım saat gezerseniz hasta olursunuz mesela çünkü bu mikroplar için elverişli bir ortam oluşturup direnmenizi zorlaştırıyorsunuz. saydıklarınız üzerinden gidersek:

1- normalde 1-2 saat klima o kadar da etkilemez ama bazı bünyeler ekstra hassas olabiliyor klimaya. bir de nasıl çalıştığı önemli çok güçlü ayarda direk ağzınıza ağzınıza estiriyorsanız mesela o zaman farklı.

2- soğukken denize girmek ve hem de uzun kalmak hastalığı tetikleyebilir evet. sanırım üşüme hissetmiyorsunuz ki uzun uzun kalıyorsunuz ama yapmasanız daha iyi. yaparsanız da hemen ılık bir duş alıp çok iyi kurulanın.

3- hazır sularda bir sıkıntı olmaz, arıtma suda da olmaması lazım zaten çayda kaynatıyorsunuz bir de. bunda sıkıntı olduğunu sanmıyorum hazır suların enfekte olması durumunda çok daha toplu bir salgın olur zaten.

4- ceryanda saatlerce uyuyup hasta kalmamak için taş gibi bir bağışıklığa sahip olmak gerekiyor sanırım.

özetle yazdıklarınızdan en kaçınılması gereken maddeler 4 ve 2.
0
semaforo de medianoche
(23.07.24)
Ben 2 hafta önce boğaz iltihabı olmuştum doktor bulaşıcı birisinden kapmışsın dedi.
0
komando kani var bende
(23.07.24)
tüm cevapları özenle okudum. bir çoğuna da dikkat edeceğim.

ama insan sevdiği şeyden (ki sebep onun olup olmadığı da belli değil) feragat istemiyor ilk hasta olduğu anda.

mesela denizde ilk girişte en az 1-2 saat olmak benim için terapi gibi. tek başına düşünmek, kurmak veya çevremden birileriyle sohbet etmek. bundan feragat etmek istemiyorum.
fakat bir süre klima kullanılmayabilir o sorun değil.

yakın zamanda çok yakından bir temizlik ürünü solumadım bundan olduğunu düşünmüyorum @geveze.

bu cevaplardan ve öğrencilerimin ailelerinden geri dönüşlerinden anladım ki bu ara bu sorunu yaşayan çok.
geçmiş olsun herkese.
0
🌸la traviata
(23.07.24)
(14)

Taziyeye giderken ne götürülür

hrvl
Uzun zamandır görüşmediğim bir arkadaşımın annesi vefat etti. 10 gün kadar oldu, arkadaşımın kendi evine taziyeye gideceğiz, cenaze evi değil yani. Ne götürmek uygun olur? Bizim adetlerde çay şeker falan gider normalde ama orası taziye evi değil, çay şeker saçma mı olur? Börektir kektir bir şey götü
Uzun zamandır görüşmediğim bir arkadaşımın annesi vefat etti. 10 gün kadar oldu, arkadaşımın kendi evine taziyeye gideceğiz, cenaze evi değil yani. Ne götürmek uygun olur? Bizim adetlerde çay şeker falan gider normalde ama orası taziye evi değil, çay şeker saçma mı olur? Börektir kektir bir şey götürsek sanki bize koyması için götürmüşüz gibi geliyor o da. Sizce ne götürmeli?
0
hrvl
(23.07.24)
yemek götürülür genelde. onlar üzgün vs yapamaz diye. çay şeker saçma.
0
jelly bear
(23.07.24)
Yemek yapmakla uğraşmasınlar diye yemek götürülür diye öğrendim ben de hep.

Dondurucuda saklanabilir yemekler götürebilirsiniz. Tabi neyi ne kadar yapabilirsiniz bilmiyorum ama içli köfte çok elverişli bu iş için. Bir tepsi yapsanız birkaç gün götürür. Hem besleyici hem de pişirmesi kolay oluyor. Acıkınca ister haşlarlar ister kızartırlar. Börek türevleri de dondurmaya uygun. Bizim evde bulunur hep, özellikle sigara böreği falan şeyleri çözülmesini beklemeden yağda pişirebiliyorsunuz. Dondurmaya uygun yemeklere bir göz atın bence. Yapabileceğiniz bir şey bulursanız öyle yaparsınız. Mantı da buna uygun bir yemek. Daha basit olarak köfteler yine dondurmaya uygun. Çorba yapıp konserveleyebilirsiniz, birkaç kavanoz domates çorbası olabilir.

Verirken bunları dondurucuda bulundur, acıkınca hemen hazırlarsın diye belirtirsiniz.
0
akhenaten
(23.07.24)
Cenaze evine götürülür yemek, evdekiler uğraşmasın diye siz cenaze evine gitmiyorsunuz aradan 10 gün geçmiş bence bir şey götürmeyebilirsiniz garip kaçmaz.
0
Kediyi üzdün
(23.07.24)
Cenaze evine bişey götürülmez. Yemek de götürülmez. 10 kişilik götürürsün 20 kişi varsa ne olacak?
Oraya git, taziyelerini sun, yapacak bişey, herhangi bir eksik var mı diye sorarsın. Hatta hemen yemek yaptırıp geleyim diye teklifte bulunursun.
Allah rahmet etsin
0
etna
(23.07.24)
çay şeker de götürülür, bu da bir imecedir. taziye nedeniyle gelen giden çok olur, ikramların (her ne kadar saçma gibi gelse de uzak yoldan geleni var, hastası yaşlısı bebeği var gibi gibi) tüm maliyeti ev sahibinin üstüne kalmasın mantığıyla yapılır. hatta yoğurt bile götürülür iç anadoluda, ayran yapılır misafirlere diye.

ben olsam güzel bir kolonya da eklerdim.

yemek ilk hafta doğrudan cenaze evine götürülür, sizin durum biraz farklı.
0
Phoebe
(23.07.24)
taziye evi olmadığı için yemek falan götürmeyin. ufak tefek badem şekeri tarzı özel bir atıştırmalık olabilir. size çay falan ikram eder yanında ağzınız tatlanır mantığı.
0
paintov
(23.07.24)
normal misafirliğe gidiyor gibi eli boş gitmemek adına bir şey götürebilirsiniz.

yani eğlenceye gidiyor gibi pasta almayın tabii ama ne bileyim börek, baklava, kuru pasta, çayın yanına ikram edilmelik bir şeyler götürebilirsiniz.
0
kibritsuyu
(23.07.24)
baklava maklava götürmeyin abi düğüne mi gidiyorsunuz?

çok uzak olmayan bir zamanda kayıp yaşadığım için cenaze evinde ne ihtiyaç olduğunu az çok biliyorum.

Bizim eve gelirken birileri yemek getirmiş olsa sevinirdim. yemek yapılmıyor zaten, o an yemek yemek de kimsenin aklına gelmiyor. dolayısıyla bi yemek olsa cenaze sahipleri karınlarını doyursa güzel bir jest olmuş olur.

bu arada bu yemek cenazenin sahiplerine kadar yapılsa kafi. dıdısının dıdısını düşünmeye gerek yok. elinizden geldiğince.
0
oekuklu
(23.07.24)
yemek goturulur. seker olayini bilmiyorum. amac gune gider gibi gitmek ya da bize koysunlar demek degil, o durumda insanin yemek yapma enerjisi ve hali olmuyor, hatta kendini sucluyor 'annem olmus bir de yemek dusunuyorum' diye. yardim olsun, iki isitip hemencecik yesin diye goturulur. ben cenazem oldugunda cok isterdim insanlar bana yemek getirsin acikcasi. cok koyuyor kendine bir sey yapmak, halimin olmamasindan ayri, acikmak bile koymustu bana, bu halde neden acikiyorum diye kendimden utanmistim bir de.
seker de herhalde cok gelen giden olur masrafa ortak olmak gibi sanirim.
0
kassiopeia
(23.07.24)
Yemek hazırlama zahmetinden kurtulsunlar diye kır pidesi götürmüştüm. Yenir, yenmezse de dolaba atılır diye düşünmüştüm. Benden önce biri börek götürdü diye pide almıştım. Kolonya da iyi fikir. Başınız sağolsun.
0
boyalı kuş
(23.07.24)
arkadaşlar bu dedikleriniz cenaze evi için. yani olay taze iken ölü evine gidiyorsanız yemek götürülür, pide götürülür, yemek yapacak imkanları yoktur diye.

telaş bitmiş, acı bir miktar hafiflemiş, insanlar yavaş yavaş günlük hayatlarına dönmeye başlamış. siz taziye ziyaretine gidiyorsunuz artık ne yemeği? elinde zeytinyağlı dolma ile misafirliğe gidilmez ki.

siz artık normal misafirliğe gidiyorsunuz. cenaze olmasaydı ne götürecektiyseniz onu götürün, sadece eğlence içerikli olmasın. şampanya, viski, pasta falan götürmeyin. börek, tatlı vs götürün.
0
kibritsuyu
(23.07.24)
geçenlerde cevap verdiğim bu soru aklıma geldi ve yine bir ekleme yapayım istedim.

size ne ikram edilsin istiyorsanız onu götürün.

pazartesi günü babamı kaybettik. sağolsunlar her gelen börek, baklava türü şeyler getirdi. gelen misafirleri kendi getirdikleri baklava börek ile ağırladık.

aradan 5 gün geçti, ilk 2 gün gelen baklava börek bitti. şimdi ilk anda gelemeyen kişiler ziyarete geliyor ve ziyaret yoğunluğu ilk günkü gibi olmadığı için evde ikram edecek bir şey yok. şimdi çıkıp bir şeyler ayarlayacağım ama gelen kişinin getirdiği şey kendi ikramlıkları olacak.

eli boş gelirlerse sadece benim ayarladığım şeyi ikram edeceğim. börek çörek getirirlerse onu da koyarız tabağa.
0
kibritsuyu
(27.09.24)
kibrit başın sağolsun
0
titanyum22
(27.09.24)
ilk 2 hafta eğer yoğun bir cenaze eviyse peçete, havlu selpak, çay gibi o an bitebilen şeylerden alırız. Daha durulmuş zamansa da kuru pasta gibi ola ki gelen olursa ikram edilmesi için bir şeyler götürürüz.
0
Cremisi
(27.09.24)
(5)

gerçek doğal taş takı nereden alınır?

mizore
geçen gün kuyumcudan bir doğal taşlı takı aldım, renkli cam çıktı. bildiğiniz güvenilir satışçı var mı?
geçen gün kuyumcudan bir doğal taşlı takı aldım, renkli cam çıktı.
bildiğiniz güvenilir satışçı var mı?
0
mizore
(23.07.24)
Bu tip konular cidden sıkıntı, bence önerilere de çok güvenmeyin. İnsanlar genelde kendileri nereden alıp güveniyorsa orayı gerçek kabul ediyor. Taştan tutun, zeytinyağına kadar böyle bu.

Cam ve taşı ayırt etmek çok zor değil aslında, çok basit rehberler var internette. Ciddi bir bilgi gerektirmiyor. Temel olarak cam içerisinde hava kabarcıkları var taşlar ise mineral yapıda olduklarından dolayı görsel olarak farklı. Ayrıca tırnağınızla dokunarak da rahatça anlaşılıyor. Ufak aramalarla baya açıklayıcı kaynaklar bulabilirsiniz.
0
akhenaten
(23.07.24)
aydogank
(23.07.24)
tassandigi'ndan mavi renk akik bileklik almıştım. birkaç ay sonra maviler seffaflasti. cam gibi oldu. bilmiyorum belki akigin özelliği budur :D bi ara akhenaten in yazdığı testlere bakayım.
0
tabudeviren
(23.07.24)
izmir için kemeraltı
0
erty_ksk
(24.07.24)
taş sandığı bana da doğru gelmedi. fiyatları doğal taş fiyatı olamaz. ayrıca nereden aldıkları konusunda şeffaf değiller, bilgi yok
0
🌸mizore
(24.07.24)
(6)

telefon yerine bir şeyler okumak için tablet mi laptop mu?

logisticsmanager
Şimdi telefondan biraz uzaklaşmak istiyorum, özellikle bir şeyler okumak için.Is laptopum var ama onu da böyle canımın istediği şeyleri okumak/arastirmak için kullanmak istemem.Bu noktada su klavye mouse takılabilen tablet gibi şeylerden mi alsam dedim.Bir adet laptop var ama daha çok oyun için ya d
Şimdi telefondan biraz uzaklaşmak istiyorum, özellikle bir şeyler okumak için.
Is laptopum var ama onu da böyle canımın istediği şeyleri okumak/arastirmak için kullanmak istemem.

Bu noktada su klavye mouse takılabilen tablet gibi şeylerden mi alsam dedim.
Bir adet laptop var ama daha çok oyun için ya da hanımın işi için.
Harbiden amacim salonda otururken bir şeyler okumak ve küçük telefon sevdiğim için de bunu yapmak zor oluyor zaten.
0
logisticsmanager
(23.07.24)
ipad air. Neden klavye mouse'a gerek duyacağını düşünüyorsun?

eğer ciddi bi araştırma yapacaksan o zaman macbook air derim. Kucağa alınacak hafif ama güzel bi laptop lazım yani o durumda.

edit: evet online bişey değil de kitap okunacaksa kobo, kindle vb. harika tabii.
0
nhk ni youkosu
(23.07.24)
Tabii ki bir şeyden okumaktan bahsediyorsak kesinlikle kindle ve türevi olan elektronik mürekkepli bir cihaz topladı
0
kisa
(23.07.24)
Bir şey okumak derken kitap demek istememistim. Misal örnek;
Openculture.com
lithub.com

Bu tarz şeylere bakmak, bir foruma girip bir şeyler okumak, misal yeni bir araştırmaya bakmak falan.

Belki biraz not tutmak falan hani ileride unutmamak için bazı linkleri bookmark yapmak vs vs.

Yani aslında bana laptop lazim gibi ama tablet olayi daha hafif, daha mobil diye ona yöneldim galiba.
0
🌸logisticsmanager
(23.07.24)
Tablet daha iyi, ancak okumanın süresi baya önemli. Eğer vakit geçirmek için bir şeyler karıştırmaksa tablet en iyisi. E kitap cihazlarından çok daha iyi hatta. Özellikle dergiler için falan.

Ancak odaklanılacak roman, hikaye vs. okumak için kesinlikle kobo veya kindle şart. Yoksa gözler çok zorlanıyor.
0
akhenaten
(23.07.24)
Yok kitap değil. Kindleim var uzun süre kullandim ama bozuldu. Bozulunca kitaba geriye döndüm ve hoşuma gitti gene. Şimdilik fiziksel kitaptayim.

Lenovo p12 falan iyi diyolar böyle kullanmak için bir de samsung yeni cikanlar pc gibi de oluyormuş falan. Fena değil gibiler.
0
🌸logisticsmanager
(23.07.24)
honor pad x9 kullanıyorum memnunum tavsiyedir + tv yerine kullanıyorum masada falan çok iyi oluyor bi şeyler izlemesi
0
aydogank
(23.07.24)
(18)

Selamın Aleyküm

michael_knight
Selamın Aleyküm diyor musunuz veya demiyor musunuz? Neden?Duyduğunuzda veya duymadığınızda ne düşünüyorsunuz?Sizce nasıl olmalı?
Selamın Aleyküm diyor musunuz veya demiyor musunuz? Neden?
Duyduğunuzda veya duymadığınızda ne düşünüyorsunuz?

Sizce nasıl olmalı?
0
michael_knight
(22.07.24)
ben karşımdakinin eğitim seviyesine göre ve günlük kaç insan gördüğüne göre selam veriyorum. pazarcıya dolmuşçuya bakkala selamınaleyküm diyorum. bende para olduğunu sezdiği anda beni yolacak birine mutlaka selamınaleyküm diyorum. böyle demezsen "aha entel dantel geldi, bunda para vardır" derler. örnek: sanayi.

diğerlerine merhaba, kolay gelsin, iyi akşamlar vb
0
AWD
(22.07.24)
Demiyorum. Muhafazakarlik bir yana kadinlarin diyecegi bir laf gibi gelmiyor bana. Muhafazakar da degilim. Ama soyleyenler oluyor tabii mesela basi kapali bi teyze adres soracak s.a. diye baslayabiliyor. A.s. diyorum tarzim olmasa da.

Bence hic kimse kullanmasin. Turkce degil sonucta.
0
Kittie
(22.07.24)
Çol yadırgamayacağını düşündüğüm herkese, her ortama girerken selamın aleyküm diyorum. Özellikle büyüklerime. Tutup 60-70 yaşında adamlara “Selamlarrr” diye gelmek hoşuma gitmiyor.
0
hrvl
(22.07.24)
Demem. Müslüman değilim. Arap da değilim.

Çevremde sa diyecek kimse yok. Biri ayda yılda bir bana derse sorun çıkartmam as derim.
0
gabe h coud
(22.07.24)
Türküm, müslümanım, "selamı yayınız" diye bir hadis-i şerif vardır ve Selam Allah'ın isimlerindendir, birine selam vermek ona "benden sana zarar gelmeyeceğini taahhüt ediyorum" anlamına gelen bir söz vermektir ve yerine getirmek de gerekir. Bu sebeple selamı yaymak adına muhakkak selamlaşırım ama çok büyük çoğunlukla "selamlar" derim. Özellikle bir mekana girerken. "selamün aleyküm"ü evde kullanıyorum, sabahları uyanır uyanmaz mutfakta olduğunu bildiğim anneme sataşırken :)

Bana göre "selamlar" ya da "selam" iyidir, selam vermekle verilmiş bulunan sözü tutmak şartıyla. O sözü tutmayacaksa insan hiç selam vermesin daha iyi.
0
muhayyer divan
(22.07.24)
Demiyorum. Arap mıyım da diyeyim.
0
pianeta
(22.07.24)
selam vermem ama selam alırım, cinsliğin lüzumu yok.
0
dr doofenshmirtz
(22.07.24)
sadece babamla selamlaşma şeklimizdir. başkasıyla kullanmıyorum ama diyen olursa aleykümselam derim geçerim kasmam. arapçı değilim de yani artık bunun bizim dilimize yerleşmiş bir ifade olduğunu düşünüyorum. çok şaapmamak lazım.
0
titanyum22
(22.07.24)
Kendim ateist bir insanım bir ortama girerken genelde "merhaba" derim ama bana biri selamın aleyküm derse de nezaketen aleyküm selam der geçerim bunu karakter meselesi yapmam.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.07.24)
Demiyorum. Çünkü arap değilim. Kullananlara karşı da aşırı ön yargılıyım. Genelde merhaba diyorum. Selam demekte de sorun yok. İkisi de arapça kökenli olsa da Türkçeye geçmiş kelimeler. Araplaştırmanın gereği yok. Duyduğumda ön yargılı oluyorum. Tatavasını çekmemek için tipine göre aleykümselam, as ya da selam diyorum. Etkileşimi başlatmaya sebep olan konudan 1 saniye fazla geçirmek istemiyorum.

@muhayyer divan'ın dediği gibi "es-selam" Allah'ın adlarından biri. Barış getiren anlamında. Selam (Salam) ise kelime olarak barış ve esenlik zaten. Haliyle selam deyince karşısındakinin kafir olduğunu düşünen ve cevap vermeyen ama selamın aleyküm deyince "ALLAH'IN SELAMINI VERİYORUZ ONU DA MI ALMIYORSUNUZ? TÖVBE TÖVBE" diyen çomarları adam yerine koymuyorum.

Bu arada sırf Arapça değil. Datee çıkmak, lovebombing yapmak falan gibi lümpen İngilizce-Türkçe karışımı ifadelerden de rahatsız oluyorum. Türkçesi olmayan ya da anlamı uzak kalan şeylerde kullanılmasından o kadar rahatsız değilim tabii. Yapacak bir şey yok.
0
nawar
(22.07.24)
kaleci saçlı forvet icardi +1
0
baldan kaymak
(22.07.24)
merhaba diye cevap veririm :d
0
yuvarlanantencereninkapagi
(22.07.24)
Tanıdığım biriyle selamlaşırken ya da biri bir şey soracağı zaman ağız alışkanlığıyla doğal şekilde söylerse karşılık veriyorum. Ancak bazen bunu ideolojik kullananlar var. Yolda random tipler durduk yere selam veriyor. O zaman sert bir bakış atıp devam ediyorum. Bu insanlardaki bu kadar yakınlaşma isteği, bu kadar her yerde bir temas kurma dürtüsü çok rahatsız edici. Selamı yayın diye hadis varsa bile eminim önünüze gelene selam verin anlamında söylenmemiştir, yeri geldiğince selam verilmesi istenmiştir. Çünkü tuhaf yani. Kimse böyle bir şey istemez kimseden. Birileri yine kendine vazife çıkarıp en müslüman benim kafasına girmiş belli ki.

Kendim kullanmam.
0
akhenaten
(22.07.24)
Herhangi bir yere girerken merhaba der geçerim, selamün aleyküm demem, bende anısı var, lisede yatılı okurken cemaatçi tipler pansiyondaki odalara girerken yüksek sesle selamün aleyküm derlerdi, aleykümselam demediğinde de triplere girerlerdi, hey gidi günler:)
0
blue rebel motorcycle club
(22.07.24)
Müslüman değilim. selamın aleyküm'ü, kültürel bir alışkanlıkla kullanan köylü bir amucaysa örneğin tabii ki aleyküm selam diye karşılık veririm ama bu genelde çok küçük bir kesimi oluşturur. Onun dışında selamın aleykümü kültürel bir asimilasyon olarak kullanmaya çalışan pek çok dallama mevcut, onlara merhaba poğaçacı şeklinde cevap veririm genelde.
0
thracia
(23.07.24)
Ben de dalgasına esselamu aleyküm ve rahmetullah diye girerim bazı ortamlara. 3 kez tekrar ediyorum hatta. :) Şunun selamı var dediklerinde aleyküm selam derim. Kasmıyorum.
0
auroraaurora
(23.07.24)
bunun arap olmakla ilgisi yok, selam ve merhaba kelimeleri nasıl Türkçeye yerleşmişse yüzyıllardır kullanılan selamun aleyküm ifadesi de Türkçeye yerleşmiştir. Araplar başındaki Elif lam takısı ile birlikte esselamu aleykum olarak kullanır zaten bizden farklı olarak. Selamlaşmayı Peygamber efendimiz tavsiye ediyor, bu her selamun aleyküm diyenin müslüman olması gerektiği anlamına gelmiyor. zira yahudiler de ibranicede neredeyse aynı olan şalom aleyhim ifadesini kullanır.
merhaba diyene aleyküm selam diyip kıllık yapmam, selamun aleyküm dediğimde merhaba diye karşılık verene kıllık yapmam ama selam vererek girdiğim yerde adam buyrun diye karşılık veriyorsa ayar olurum. nasıl karşılık verdiğin önemli değil be adam, nezaketen bir karşılık ver en azından. sözün özü, elimden geldiğince selam veririm.
0
mustafakesekci
(23.07.24)
bana selam verildiğinde aleyküm selam derim ama kendim hiçbir zaman s.a demedim kimseye. sonuçta bu da bir selamlaşma şekli, sadece dili farklı. çok düşünmüyorum üstüne bu yüzden. inançsız olduğumu bilen tanıdıklarım da farkında olmayarak bu şekilde selam veriyorlar. insanlarda "selam", "merhaba" deme kültürü pek yok sanırım...
0
dilhun
(23.07.24)
(8)

samsung galaxy buds 2'yi işitme cihazı olarak kullanmak

kibritsuyu
kulakları kesinlikle duymayan ama duyduğunu fakat anlamadığını iddia ettiği için işitme cihazı takmayı reddeden inatçı bir babam var.her söylediğime haa? demesinden, aynı şeyi tekrar edip durmaktan, tane tane konuşup iletişim kurmaya çalışmaktan yoruldum.telefonla konuşurken daha rahat anlıyor. yani
kulakları kesinlikle duymayan ama duyduğunu fakat anlamadığını iddia ettiği için işitme cihazı takmayı reddeden inatçı bir babam var.

her söylediğime haa? demesinden, aynı şeyi tekrar edip durmaktan, tane tane konuşup iletişim kurmaya çalışmaktan yoruldum.

telefonla konuşurken daha rahat anlıyor. yani sesleri dijitize edip kulağının içine yollayacak bir sistem beni biraz rahatlatır.

samsung galaxy buds 2 bluetooth kulaklığım var. onu da takmaz ama bir denemek istiyorum. telefona ve aramaya gerek kalmadan bu kulaklığın sesi alıp kulağına telefondan geliyor gibi yollatmasının bir yolu var mı işitme cihazı gibi?
0
kibritsuyu
(22.07.24)
Transparency modu var, dışarıdaki sesi iletiyor Low mid high diye seçeneği var ama High yapınca normalden daha yüksek oluyor mu emin değilim. Akşam bi denerim.
0
nhk ni youkosu
(22.07.24)
soruya direkt cevap değil ama bu videoyu izleyin derim
www.youtube.com

bu duyma işi çok büyük risk. babam kullanmaya başladı ve hayat kalitesi çok arttı. kulaklık ise dikkatli bakılmadığı sürece görülebilen bir şey değil.

kbb ci arkadaşım hastalarına kullanırsa ne olacağını değil, kullanmazsa ne olacağını anlattığını söyledi.
demans, algılama güçlüğü, depresyon, yalnızlık vs vs.
0
kisa
(22.07.24)
Benim kulaklarımdan birisi daha az duyuyor, günlük hayatımı etkileyen bir boyutta değil ama %10 fark var. Buds2 kulaklığım da var. Haliyle benim aklıma gelmişti bu da ve denedim :D

Hiçbir etkisi yok. Evet dış ses artıyor ancak bu tamamen işlevsel, sadece duyup önlem almanıza yarıyor. Müzik dinlerken araç sesi, korna falan duymak için. Ancak gelen dış ses kaliteli olmaktan çok uzak ve çok hışırtılı. Özellikle otobüs falan gibi ortamlarda konuşmalardan çok motor sesini artırıyor daha kötü oluyor. Sizde de varmış zaten kulaklık biliyorsunuzdur. Öncekinden daha çok "ha?" diyebilir yani.
0
akhenaten
(22.07.24)
Ben de babama bir ara galaxy buds plus takmıştım. Dış sesi alma özelliğini en yükseğe getirmiştim. Bbaya iyi duyuyordu.

Zaten ondan sonra gitmiş philips işitme cihazı almış :D

Sadece biraz utangaçlık gelişti, cihaz gözüksün istemiyor. O yüzden çok minimal bir kablo ile kulağın en içine giren bir cihaz almış, cihazın kendisi de kulağın arkasında duruyor çok belli olmuyor.

yani özet olarak işitme cihazı kadar olmasa da işe yarıyor.
0
ananiyimioguz
(22.07.24)
hocam kulaklıkla normal duyuyorsa sorun kulak kepçesinin ses dalgalarını kulak yoluna iyi iletememesinden kaynaklı olabilir. @nhk'nin bahsettiği transparan modu deneyin bence. eğer sorun bahsettiğim gibiyse ses yükseltmesine gerek kalmadan da düzgün duyar. ama bu tarz kulaklıkların da sürekli takılması çok sağlıklı değil, kulak içerisinde bakteri+akıntı oluşumunu artırır.
0
shadowfollower
(22.07.24)
Geçmiş olsun

Bluetooth kulaklıklar ile işitme cihazları arasındaki radyasyon (veya neyse işte) seviye farklarını bir ölçmeden bence böyle bir çözüme girişme. Belki daha çok zarar görür bilemiyoruz. Ben bluetooth kulaklık kullanmıyorum, beyne zarar verdiği söylentileri çok var.
0
muhayyer divan
(22.07.24)
peki bu işitme cihazlarının gözlükteki miyop, astigmat gibi türleri, gözlük numarası gibi dereceleri var mı? yani cihaz kişiye özel ayrlanıp hazırlanıyor mu, yoksa gidip dükkandan hazır aldığımız bir şey mi?

yani çok zor yürüyor, tuvalete zor kalkıyor. doktora gitmeye ikna etsem bile götürmek getirmek kendisine eziyet oluyor. sırf bu yüzden diş yaptırmadı, ağzındaki porselenler çıktıktan sonra gidip gelme derdi yüzünden dişsiz gezmeye razı oldu.

direkt gidip alıp, al bunu tak kullan diyebiliyor muyum, ya da kbb doktorunu eve getirsem oracıkta ölçüp "şunu al" diyebilir mi bana?

@muhayyer: abicim 89 yaşındaki adamın beynine bluetooth'un vereceği zarardan ne olacak şu saatten sonra?
0
🌸kibritsuyu
(22.07.24)
denedim bence sesi artırmıyor, high ayarda kendi kulağınla duyduğun gibi oluyor. Kulakiçine kulaklık girince oluşan izolasyonu kaldırmış oluyor kendince.

Bence tıbbi cihazlara bak, hem onların pil ömrü vs. çok daha iyidir. Buds2 kulağımda 2-3 saat takılı kalsa pili bitiyor kutusuna koyup şarj ediyorum ben. Şişli'de vs. rasgele yürürken işitme cihazı satan bir yer gördüğümü hatırlıyorum ama sizin oralarda var mı, direkt bişey verip gönderirler mi bi sor bence. Çok da kişiye özel olamaz gibi geliyor bana. (ama kulak tıkanıklığının çeşitleri varsa hastalığa özel cihazlar olabilir belki)
0
nhk ni youkosu
(22.07.24)
(20)

Okumayı Öğrenen Çocuk

princess eugenie
Merhaba,5.5 yaşında bir oğlumuz var, kendiliğinden okumayı öğrenmiş. 2018 ekim doğumlu. ekim doğumlu olduğu için eylülde 2019'lular ile bir yıl daha anaokulu okuyacaktı ama okumayı da söktüğüne göre acaba ilkokula mı yollasak diye düşünmeye başladık. Diğer konularda da gelişimi iyi bir çocuk, ancak
Merhaba,

5.5 yaşında bir oğlumuz var, kendiliğinden okumayı öğrenmiş. 2018 ekim doğumlu. ekim doğumlu olduğu için eylülde 2019'lular ile bir yıl daha anaokulu okuyacaktı ama okumayı da söktüğüne göre acaba ilkokula mı yollasak diye düşünmeye başladık. Diğer konularda da gelişimi iyi bir çocuk, ancak yazıp çizme ilgisi pek yok.
0
princess eugenie
(22.07.24)
Okula erken başlayanlara genelde bu konuyu sorarım. Neredeyse %90'ı bu durumdan şikayetçidir.
Bir uzmanın ne düşündüğü elbette daha önemli ama ben çocuğu okula erken yazdırmanın onun hayatını zorlaştırdığına inanıyorum.
0
michael_knight
(22.07.24)
Beni herkesden 1 sene once okula yazdirdilar ve hayatim karardi


1 yas kucuk yastaki cocuk icin cok buyuk bir fark cok sikinti yasar hayat boyu
0
Zetnikov
(22.07.24)
Uzman değilim ama daha önceden okuduğum bir makalede Kanada'da buz hokeyi sporunda başarılı olan çocukların neredeyse tamamının ocak-şubat-mart doğumlu olduğunu çünkü küçük yaşlarda birkaç ayın bile vücut koordinasyonuna büyük ölçüde etki ettiğini ortaya koyuyordu.

Diğer yandan okuma yazma bilen çocuklarda ADHD yatkınlığı konusunda da çalışmalar var. Akranlarıyla sıkılıp dikkat eksikliği de yaşayabilir yani ilerleyen hayatında.

O nedenle en mantıklı olan şey bir uzmana danışıp, çocuğa özel bir karar vermek gibi görünüyor.
0
marla is in my head
(22.07.24)
Bu olay biraz kumar sanırım. Ben de erken başlayanlardanım. Benim hoşuma gidiyordu, üniversite bitene kadar her ortamda en küçük ben oldum. İnsanların beklentileri daha kolay karşılanıyordu. "Aaa daha kaç yaşındasın sen" muhabbeti çok dönüyordu ben de "yaa evet evet" deyip geçiyordum. Bir ortamdaki en genç insan olmakla ilgili bir problemim yoktu. Arkadaşlarımla aramda zaten sorun olmadı hiç. Bu tarz muhabbetler genelde hocalarla falan yapılıyor.
0
akhenaten
(22.07.24)
Ben de kendi kendimi ogrenmisim. Anaokuluna yazdirmaya goturmustu annem. Mudur ilkokula alalim demisti. Bana siniflari gostermisti. Bak burada oyuncak var, burada defter kitap var demisti. Ben birinci sinifi tercih etmistim. Annem daha kucuk diyip (cilizdim da) anaokuluna vermisti. Bende ters tepti. Yasim gelince ilkokula bi gectim kimse bi sey bilmiyor. Cok sikiliyordum. Ve butun yil ogretmen benle dogru duzgun ilgilenmedi bile. Cunku ben her seyi hemen yapiyordum. Yanima ugramiyordu. Sen zaten yapmissindir diye. Millet heceliyor (normal olarak) bana cok salak geliyordu herkes. Cocukluk iste. Hep bi adim onde oldum siniftakilerden. Zaten caliskan ve akilliydim yasitlarima gore hep ama ekstra bi sey olusturmustu bu durum. Kendimi farkli hissediyordum kotu anlamda. Garip bi duyguydu.

Bir yastan bi sey olmaz onun disinda. Vardi lisede bizden bir yas kucukler. Hic sorun olmuyordu.
0
Kittie
(22.07.24)
Ben de 5 yaşında öğrendim ama normal zamanda okula başladım, o zamanlar 7 yaştı. Sınıftakiler bilmiyor, ben biliyordum ancak öğretmen bunu farketmedi bile sessiz bir çocuk olduğumdan. Açıkçası kendi kendine okuma yazma öğrendi diye herkes genius çıkacak diye bir şey yok. Her şey vaktinde güzel, bence zamanında başlasın. İçimde hiç 'ayy keşke 1 sene erken yazılsaydım' hissi ya da pişmanlığı olmadı. Hayata 1 sene erken atılmaya bence gerek yok, oyununu oynasın çocuk.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(22.07.24)
2011 kasım dogumlu kızımı beklemeyip erken baslattık. okuması vardı, tekrarlı aktivitelerden sıkılıyordu, yeniden ana sınıfı onu bayar diye düşündük asıl etken, fiziksel olarak yasının ilerisindeydi. yani bir sonraki sene göndersem sınıfın en irisi olabilirdi. bu denklemde bir sorun yaşamadık. benim çevremde gördüğüm okula erken başlayan çocuk minyon ise büyüklerin arasında baya zorlanıyor, eğer mental ve de fiziken büyük duruyorsa gönderebilirsiniz. ek not, her çocuk kendi içinde değerlendirilmeli , siz yine kendi durumunuza bakın. son not, erken okuması eğitim hayatında acayip bir fark yaratmadı, dikkatli bir öğrenci o kadar.
0
delidiyorum
(22.07.24)
Okula bir şekilde gidecektir. Çocuktaki saklı becerileri ortaya çıkarmaya bakın. Yıllar süren sınavlar sonunda değil de , şimdiden belirli bir meslek hususunda ayrıca yönlendirme yapın.
0
diyecevaplandı
(22.07.24)
Beni de yaşıtlarımdan iri olduğum için 5.5 yaşında okula gönderdi ailem. Zorbalanma gibi bir durumla karşılaşmadım. Üniversitede de hazırlık atladım. Benden en az 2 yaş büyüklerle okudum. Sınıfın gerisinde kalmadım.
0
gnosis
(22.07.24)
ben yanlış mı biliyorum diye düşündüm ama zaten okul yaşı gelmiş, göndermek istemiyorsanız dilekçe vermeniz gerekecek, adresine bağlı okula kaydı düşmüştür bile. 2018 kasım doğumlu kızımızı yazdırıyoruz biz bu sene.
0
Improbable
(22.07.24)
Devlet okulunda zorbalık görür. Ayrıca çocuğunuz üstün yetenekli - üstün zekali olabilir. Bence bu konuda profesyonel bir destek alın.

Zorbalık riskine karşı uzaktan eğitim veya özel okul en temizi. Ayrıca sınıf atlamayı da düşünün.
0
ferenc
(22.07.24)
Bazı arkadaşlar sorun yaşamadık vs yazmış. bişeyler söylemek istiyorum.

ben 86 dogumluyum. 6 yasında okula yazdırıldıktan sonra ilk okulda herkes benden iriydi ezilmek kaçınılmaz oldu. orta okul ve lisede de o dönemde bilenler bilirler doğudan cok fena göç vardı. bu göç eden cocuklar okullarda gruplasarak teror estiriyorlardı.
devletin okullarından bahsediyorum. hele ki cok gelısmemıs yada varoşumsu bi yerde cok göç almıs bı yerde ise bu okul cocugunuzu baya ezerler.

dersenki bu durum bize uymuyor o zaman gönderin.
0
Zetnikov
(22.07.24)
Sınıf öğretmeniyim, yazdırmayın. Okul sadece okuma yazmadan ibaret değil. Yazıp çizmeyle arası yok demişsiniz çünkü ince motor becerileri henüz gelişmedi. Yaşını beklemeden gönderirseniz ite kaka bir şekilde sınıftakilere uyum sağlar ama ön plana çıkan bir çocuk olma ihtimali düşer. Kendi yeğenimi de bir yıl bekletmiştim hiçbir zararı olmadı.
0
ruhen hastayim ben
(22.07.24)
Bazı aileler hiç okula vermeden evde eğitimi tercih ediyorlar. Bunu da düşünebilirsiniz. Okulun sosyalleşme yönü olsa da bazı açıdan zaman israfı. Şimdi sınıfında suriyeli olacak falan.. hiç gerek yok.
0
ferenc
(22.07.24)
ben de 5,5 yasinda baslamistim -ki basladigimda okuma yazma biliyordum. bir avantaji oldugunu dusunmuyorum. hatta onlardan kucuk oldugum icin sinif arkadaslarim dalga geciyorlardi. lisede bile siniftakiler dogumgunumde fenerbahce formasi alip arkasina dogum yilimi yazdirmislardi bu nedenle. ahaha

4 yil lise okuyup 21 yasinda muhendislik fakultesini bitirdim. o yasta avrupa'daki genclerin yarisi okula yeni basliyor.
0
bohr atom modeli
(22.07.24)
Bir hoca özellikle böyle çocukları istiyordu. Sonra bu öğrencileri yarışmalara, olimpiyatlara vs. girdirip madalya topluyordu. Bu çocuklar sonradan çok iyi bölümlere girdiler. Eğer çocuğun herhangi bir alanda yetenekli olduğunu düşünüyorsanız, o yönünü desteklemeye çalışın. Erken yaşta alınan kaliteli ve verimli bir eğitimin yerini tutacak hiçbir şey yoktur. Elalemin yaramaz çocukları bizimkini ezer korkusuyla çocuğun potansiyelini harcamayın.
0
emirleblebikemir
(22.07.24)
okul öncesi öğretmeniyim, yazdırmayın +1

ekim kasım aralık ayı doğumlular için ilkokulu öteleme hakkı tanıyor devlet. benim mottom her zaman devlet bi hak tanırsa kullanmak yönündedir. yılın son 3 ayında doğmuş çocuğu olan velilere bu hakkı kullanmalarını salık veriyorum. kimi dinliyor kimi dinlemiyor. dinlemeyenler 1.dönemin sonuna doğru ağlayarak geri geliyor. hocam siz demiştiniz ama biz yine de yazdırdık çocuğu ama olmadı öğretmeni oturmuyor diyor dersleri dinlemiyor evde ödev yaptıramıyoruz diyerek geliyorlar. normal çünkü çocuk henüz o hazırbulunuşlulukta değil. okuma-yazma öğrenmek ilkokula başlamak için kriter değildir. bizim çocuğun boyu uzun, bizim çocuk çok okula gitmek istiyor, bize çanta bile aldırdı, sayı saymayı biliyor, renkleri biliyor 1.sınıfa göndericez diyip götüren çok. ha uyum sağlayan da yok mu tabiki var. ama ne gerek var. 1 sene daha anaokuluna gitmesinde hiçbir sakınca yok. kasım doğumlu yeğenim ertelemeden başladı şu an 3.sınıfa geçti annesi inanılmaz zorlanıyor, çocuk da öyle. hep bişeylere yetişme derdinde. sınıftakilerin kolayca yapabildikleri, anlayabildikleri şeyleri o daha fazla efor sarfederek yapmaya çalışıyor. bi yerde de bırakmak istiyor çünkü alfa kuşağı her şeyden çok çabuk sıkılıyor.

çok uzun yazdım bilmem okur musunuz ama her zaman söylerim, ebeveyn olarak çocuğunuz için en iyisini siz bilirsiniz. çocuğunuzu en iyi tanıyan sizsiniz. çocuğun iyiliğine olacaksa yapın. 1 yıl eğitim-öğretimi ötelemek çocuğunuza hiçbir şey kaybettirmez.
0
dedim ben sana
(22.07.24)
Annem babam bir köyde ilkokul öğretmeniydi. (1-2-3 ve 4-5 birleştirilmiş sınıflar) , köy yeri olunca derslere kafama göre girip çıkıyormuşum , öğrencilerde bana bakıyormuş falan. Ben de beş yaşında öğrenmiştim okumayı. İlkokul birinci sınıfta yediğim dayağın haddi hesabı yoktu , sanırım sıkılıyordum millet okuma öğrenmeye çalışırken onlara sarıyordum.
Bende kötü olmuştu bu durum.

Bence anaokuluna gitsin , zaten yazma ayrı bir olay. Bu yaşta ince motor becerileri eksiktir , ondan size öyle geliyor. Her şey yaşında güzel.
0
ketcapli dondurma
(23.07.24)
herkese teşekkürler. öğretmeniyle de konuştum. bir yıl daha anaokulu okuyacak.
0
🌸princess eugenie
(24.07.24)
ben de 4 yaşında annem abime fişleri öğretirken öğrenmişim, yaşıtlarımla okula gönderildim ve iyi ki öyle yapmışlar. asla erken gönderilmeyi istemezdim. kendi oğlumu da 1 yıl geç göndermeyi düşünüyorum. kaçıracağı hiçbir şey yok.
0
deartheodosia
(24.07.24)
(22)

Aileniz maaşınızı biliyor mu?

respect
Aile derken anne babadan bahsediyorum, eşiniz değil.
Aile derken anne babadan bahsediyorum, eşiniz değil.
0
respect
(21.07.24)
Yaklaşık olarak biliyorlar.
0
mbond
(21.07.24)
Yaklaşık biliyorlar evet ama asla net hesap vermiyorum, deşmeye kalkarlarsa karışmayın bu benim hesabım diyorum.
0
muhayyer divan
(21.07.24)
Ablam biliyor
0
gabe h coud
(21.07.24)
Kuruşu kuruşuna bilirler, hiç saklamam.
0
gnosis
(21.07.24)
Bilmemeliler. Bilgi, yorumlarıyla birlikte gelir. "Maaşı şu kadar. 3 ay uğraşsa öder aslında" yorumlarla senin yerine hesap yapmaya başladıklarında, nazik ve vefalı olacağım diye ekonomik özgürlüğünü kaybedersin. Ekonomik özgürlük, sadece kişinin parayı kendi kazanması demek değil. Kazandığı para hakkında plan yapabilmesi de dahil özgürlüğe.

Parayı yönetmeyeceklerse -ki yönetmeyecekler- bilmelerine gerek yok. En iyisi bir şey bilmemeleri ve acil durumlarda yardım istemeleri. Bu senin varlığına ve bağımsızlığına saygı göstergesi.
0
nejdet c
(21.07.24)
Benim aylık kazancım her ay farklı oluyor ama ortalamayı biliyorlar az çok.
0
ms brownstone
(21.07.24)
No, yillardir hic bilmezler. Ne gerek var ki bu bilgiye?
0
mor oje
(21.07.24)
Sorduklarında söylerim. Ailemle ilişkim bu açıdan mesafelidir zaten çok karışmazlar bana. Karışmaya çalışırlarsa da daha inatla bildiğimi okurum genelde. Biraz ergence biliyorum ama kendi hayatım konusunda beni dinlemediklerini hissettiğimde delleniyorum. Çok çok karışırlarsa daha konuşmam zaten.
0
peki madem
(21.07.24)
Biliyorlar, olumlu ya da olumsuz herhangi bir etkisini görmedim.
0
akhenaten
(21.07.24)
Bilmeleri negatif olarak donebiliyor diger arkadasi dedigi gibi yorum yapiyorlar bu sefer ve seni degerlendirebiliyorlar en ufak seyde
0
Zetnikov
(21.07.24)
biliyorlar. neden bilmesinler ki? is arkadaslarim haric sorana soyluyorum ben. bu kimseye soylemem triplerini de hic anlamamisimdir. para benim istedigim gibi harcarim. yorum yapacaklarmis, yapsinlar kime ne?
0
bohr atom modeli
(21.07.24)
evet.

tek cocugum ve annemle konusuruz her seyi. birikmis parami falan da bilir.
ben de onunkini ayni sekilde.

bazi insanlarin ailesi de bilmez ailesi de onunkini hic bilmez. hangisi dogru bilmiyorum.
0
robert bosch
(21.07.24)
yaş ve medeni durum önemli.
bilmiyorlar, sormuyorlar da.
0
nuisance2
(21.07.24)
36 yaşındayım, bekarım, yaklaşık 15 yıldır çalışıyorum diyebilirim.
eskiden söylüyordum ancak artık söylemiyorum.

maalesef çok üzücü ama ekonomik istismara çok yatkın bir ailem var. ve son yıllarda ciddi ekonomik istismara uğradım.

yani tüm maaşımı onlara adamam gerektiği gibi bir moda girdiler. bana söylemeden harcama yapmalar, borca girmeler. la lykia var nasıl olsa kafası.

ekonomik özgürlüğümü tamamen kaybettim. maaşımdan 1000 tl bile bana kalmamaya başlamıştı. ne özel hayatım kaldı, ne sosyal hayatım. 4 yılım onların borçlarını ödemekle geçti ve kendileri takip bile etmiyordu neye ne ödediğimi.

başlarda pandemi atlattık, ekonomi bitik, annem babamdır diye çok normal görüyordum ancak bir aydınlanma anı geldi. aha dedim ben ne yapıyorum. çünkü tüm maaşımı onlara adayınca otomatik olarak tüm hayatımı da onlara adamış oldum. evli de olmadığım için bunu normalleştirmeleri, yapacak tabii modunda olmaları çok kırıcı oldu.

anne baba da olsa herhangi bir konuda maddi, manevi, istismara yatkınlarsa sınır koymak şart.
0
la lykia
(21.07.24)
Bilmezler. Ama bu özellikle sakladığım bir şey değil. Bir sürü şeyi bilmiyorlar. Ev aldığımı, araba aldığımı alımlar tamamlandıktan sonra öğrendiler mesela.

Aramız kötü değil ama anne-babasına her şeyi anlatan bir tip olmadım hiç.
0
pispinti
(21.07.24)
Bilirler, bir artisi ya da eksisi yok maksat bilgi.
Ben de onlarin maaslarini, kenardaki paralarini bilirim özellikle annemin üstünde teyzemin paralari falan da var, bir şey olursa bak bunlar bizim değil teyzenin diye soyler.
0
logisticsmanager
(21.07.24)
hic sormadilar ama ben surekli agladigim icin biliyorlar</3
0
ala09
(21.07.24)
biliyorlar, kimse de istismar etmedi. ama edilen arkadaşlarım var. o konuda aileden yana şanslıyım.

bu arada iş arkadaşlarım dışında herkes bilir maaşımı eş dost falan.

çünkü çok yüksek değil. belki laf edilebilecek düzeyde kazansam söz etmezdim. ne demişler, çok para sessizlik getirir miydi? Para konuşur, servet fısıldar mıydı neydi öyle bir şey vardı.
0
ananiyimioguz
(21.07.24)
Evet ama maaşım kesintiler, vergi vb nedenler yüzünden değişken o yüzden laf anlatamıyorum. Para istemiyorlar tabi
0
pembediken
(21.07.24)
Bilmiyorlar.
Böyle şeyleri konuşmayız sorsalar söylerim de aile içinde böyle bi diyaloğumuz yok.
0
mutekebbir
(21.07.24)
tam olarak

ananiyimioguz +1
0
art cat chocolate
(22.07.24)
kuruşu kuruşuna biliyorlar.
iyi kazandığımı da biliyorlar. buna rağmen sürekli bana para vermeye çalışıyorlar. para veremezlerse bir şeyler almaya uğraşıyorlar.
babam daha yeni kendi kartı üstünden bana çıkardığı ek kartı yeniletmiş. evli barklı insanım, ihtiyacım olduğundan değil ama akıllarında hep "ya ihtiyacı olursa?" ihtimali var. ödleri patlıyor birine muhtaç olurum diye.
annesi babası tarafından suistimal edilenleri görünce üzülüyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.07.24)
(9)

LGBT normalleşti mi Türkiye'de?

ferenc
Sarıgül'ün LGBT kaset söylentileri hiç ilgi görmedi. Sanki normalleşti gibi. Ne düşünüyorsunuz?
Sarıgül'ün LGBT kaset söylentileri hiç ilgi görmedi. Sanki normalleşti gibi. Ne düşünüyorsunuz?
0
ferenc
(18.07.24)
Sarıgül edilgen konumda olmadığı için olay büyümedi bence.
0
Bir ben var benden şurada
(18.07.24)
Sana bir tr gercegi soyleyeyim mi

Gay lezbiyen yada trans insanlarin sayisi gercekten baya fazla

Ama cogu gizlenerek yasiyorlar insanlarin cogu zannediyor ki lgbt sadece nadiren gorunen bisey

Aslinda cevremize baktigimizda amcamiz dayimiz teyzemiz yengemiz kardesimiz abi ablalarimiz daha bir cogu lgbt olabilir fakat dedigim gibi insanlar gizleniyor yada ne yapacaklarini bilmiyorlarkisa gorunur degiller

Herkes birer lgbt adayidir ben taksimde cok takildim ne insanlarla tanistim ünlü yada ünsüz anlatsam klavye yetmez burada
0
Zetnikov
(18.07.24)
Sarıgül "aktif" olduğu için yayanların umduğu kadar ilgi görmedi. Anadolu irfanı, aktif olunca gay olmadığını sanıyor.
0
nawar
(18.07.24)
Ben de öyle düşünüyorum. Pasif olsaydı daha büyük etki yapardı
0
🌸ferenc
(18.07.24)
Neredeyse köpeklerin terörist ilan edildiği bir ülkede lgbt'nin normalleştiğini düşünmek çok iyimserce gibi geldi bana.
0
nick konusunda kararsizim
(18.07.24)
Ücretli trans bireylerin kazandığı paraları baz alırsan ülkedeki potansiyeli tahmin edebilirsin.
0
HellKeePer
(18.07.24)
Şu anda Türkiye'de ne olduğu fark etmeksizin herhangi bir görüş, kimlik, yaşam tarzı marjinalize olmuş durumda. Siz sayın ben de o da marjinal diyeyim. Marjinalize olmayan herhangi bir şey yok. Resmen ergenlik bunalımındayız.
0
akhenaten
(18.07.24)
Sarıgül'ün siyaseti domine edecek bir gücü yok. Güçlü birisi olsaydı şu anda tüm troller medya harekete geçer işini bitirirlerdi.
0
komando kani var bende
(18.07.24)
lgbt'den ziyade seks kasedi olayı sıradanlaştı.

çok sevişken erkek arkadaşlarım var. merak ediyorlar trans bireylerle ilişkiyi ama anlatamıyorsun. o zaman sen de gay oluyorsun deyince itiraz ediyorlar :))

x'de biri yazmış, seyredince benimki kımıldadı diye.
olay bu. ülke olarak bastırılmış cinsellik altındayız.
0
janderzel zartanyan
(19.07.24)
(2)

Cep telefonu sorusu

mirty
Samsung s20+ kullanıyordum, elimdeyken bir anda beyaz ekrana döndü. meğerse kronikmis 5 yıldır problem yokken bir anda telefonsuz kaldım. Samsung a gıcığım artık bir daha almiycam. Iphone larda cok pahalı malum, bütçeyle ilgili problemim yok ama yüksek meblağ ödemekte istemiyorum. Şarjı uzun giden p
Samsung s20+ kullanıyordum, elimdeyken bir anda beyaz ekrana döndü. meğerse kronikmis 5 yıldır problem yokken bir anda telefonsuz kaldım. Samsung a gıcığım artık bir daha almiycam. Iphone larda cok pahalı malum, bütçeyle ilgili problemim yok ama yüksek meblağ ödemekte istemiyorum. Şarjı uzun giden parasını hak ettiğini düşündüğünüz telefon önerisi alırım.
0
mirty
(18.07.24)
Redmi note 13 düşünebilirsin .
0
diyecevaplandı
(18.07.24)
5 yıl problem çıkarmayacaksa ben Samsung'a geçerim şahsen :D Bence Samsung'tan devam edin. Sizi frenlemeye geldim. "5 yıldır problem yoktu" diyebileceğiniz pek bir şey yok.
0
akhenaten
(18.07.24)
(13)

Askerde ilginç bir şeyle karşılaştınız mı?

michael_knight
Askerliğinizi yaparken ilginç bir insanla, olayla karşılaştınız mı?
Askerliğinizi yaparken ilginç bir insanla, olayla karşılaştınız mı?
0
michael_knight
(18.07.24)
İki tane hırsız vardı bizde. Meslek olarak yani, kendisi öyle diyordu. Birinin bi numarası yoktu, diğeri akşam haberlerini kaçırmazdı, sektördeki gelişmeleri takip ettiğini söylüyordu. Haberdeki hırsızları teknik açıdan değerlendiriyordu falan. Bizim bir şeyimizi çalmadı şükür. Zaten etik olarak doğru olmazmış. Sağolsun etik değerleri de vardı.
0
akhenaten
(18.07.24)
Askerde normal bir şey yok ki, bizim kısa dönemlerin arasında hakim savcı falan vardı ilkokuk mezunu uzun dönem "dede"ler bunları kantine gönderip meyve suyu aldırıyorlardı, biri "ulan 2 ay önce müebbet ceza veriyordum bugün gördüğümüz şu muameleye bak" deyip ağlıyordu.
0
Bir ben var benden şurada
(18.07.24)
bi elemanın içine cin kaçmıştı diye bi olay olmuştu. herkes inanınca da insan da etkileniyordu :))
0
high hopes of the sozluk
(18.07.24)
anadolulu geyler. yumusak diye tabir edilen ama bir sekilde de korunup kollanan insanlar vardi. anadoluda ancak o kadar gey olunabiliyor demek ki demistim.
0
antikadimag
(18.07.24)
Cinayet işlemiş, adam vurmuş tipler vardı. Hatta bana bir tanesi silah kullanmak için özel ders vermişti.

Savcı vardı bir tane bizim bölükte. Ona herkes işlediği suçlarla ilgili sorular soruyordu. Her tipte suç vardı. Adam bıçaklama, komşuyu dövme falan bir sürü olay.
0
ferenc
(18.07.24)
Ben 2009'da yaptım askerliği. Bizim bölükte ta o zamanlar türk vatandaşlığına geçmiş bir arap vardı, bizim bölükte daha önce bordo bereli olan bir başçavuş vardı. Başçavuş bu araptan kendisine arapça öğretmesini istiyordu ve hergün 1-2 saat arapça dersi veriyordu bu bordo bereli astsubaya. Şimdi düşünüyorumda devlet ta o zaman suriye'de olayların çıkacağını tahmin ediyor muydu? bu bordo bereli astsubay ondan mı arapça kursu alıyordu.
0
komando kani var bende
(18.07.24)
1 - hic yikanmayan insan

Bu kisi kokmaya baslamisti sikayet ettik ve yikanicani ogrenince kaciyordu bi gun banyoya bagladik anadan dogma soyduk baktik bas edemiyoruz itfaiye hortumuyla yikadik tazzikli. Yer fircasiyla fircaladik imana getirinceye kadar

2 - bana egitimin onemini ogretmis olay

Normal askerler resmen yardiriyorduk yapmadigimiz sey yoktu ama askere kisa donem savci vs birileri geldi asker. Komutan ugrwsamicani anladi galiba onlari askeriyeden uzak bir kulebeye verdi. Kulube yerde sadece sandalye telefon ve masa var. Bu telefon 3 ayda belki 1 defa calar calmaz. Bu sekilde hic bisey yaomadan tezkere cerdiler bu adamlara ve hic gorev vermediler. Egitimlilere pek bisi yaptirmiyorlardi digerleri ise asiri calisiyordu
0
Zetnikov
(18.07.24)
* ayağında mantar olduğu halde çamaşırlarını insanlarla aynı filede makineye atmak isteyen biri vardı. eleman mantarın bulaşıcı olduğunu bilmiyor muydu yoksa umursamıyor muydu bilmiyorum.

* aynı eleman ayak tırnaklarını zeminde kesip altına bir şey koymuyordu. tırnakları sağa sola fırlıyordu ve günün sonunda aynı koğuş arkadaşları temizliyordu orayı.

* mesleği imam olan 4 kişi vardı 60 kişilik koğuşta ve hiçbiri birbiriyle konuşmuyordu. bir tanesine nedenini sorduğumda, bu meslek grubunda böyle olur genelde demişti.

* mesleği makine mühendisi olan bir eleman vardı adam ayakta durmaya bile üşeniyordu ve olur olmadık yerde çömeldiği için sürekli ceza yiyordu. Boş vakitlerde de yemek hariç bir yere gittiğini görmedim sürekli yatıyordu ve koğuş içerisinde sesli bir biçimde gaz çıkarıyordu. Lakap takmışlardı "yorgun" diye.
0
biravekahve
(18.07.24)
Bir komutan var. Mhpli belli. Genç yeni astsubay. Bir gün cumartesi içtima alıyor. Bir anda neresinden çıktıysa din min konuşmaya başladı. Böyle dua falan soruyor. Bana sordu, dedim bilmiyorum. Başka dua sordu bilmiyorum. Dua biliyor musun dedi, bilmiyorum dedim. Artık doluyorum tabi, sen müslüman misin dedi, dedi degilim. Allah'a inanıyor musun, dedim inanmıyorum.
Sonra oradan konuşma basladi, icimizdeki isidci iki tip (harbi isidci bunlar destekliyordu fransa saldırısıni falan) ayıplıyor vs.
Sonra komutan odasına çağırdı. Bildiğin insan gibi konustuk, ben kendi düşüncelerimi anlattım adama, o da dinledi. Hiçbir sorun da olmadi, asıl sorun bu iki mal ile oldu onlarin da biri camide hoca diğeri din bilgisi öğretmeni iki boş adam.

Sonra Bir çocuk vardı. Doğu'da çoban. Pkk kaçırmış bunu, bize çalışacaksin diye. Reddetmis, hapse atmislar. Orada da demisler bak bunlara yardim et yoksa oldururler. Sonunda yardim etmeye baslamis. En sonunda da bir gün asker karakoluna kaçıp anlatmis olanlari.

Okuma yazmasi yok, okul okumamis. Askere yollamislar, PKK geçmişi olduğu bilgisi sonradan gelince verilen silahi da almislar. Silahsiz nöbet tutuyordu.

Neyse bu benim dinsiz olduğumu öğrenince bana kurulmuş. Ben de yaziciydim, nöbetleri bugün mrp planlama Nasıl yaparsam öyle yapardim hak gecmesin diye. Önceden çünkü devrecilik olurmus.

Son nobetlerimden biri, bu çocukla beraber nöbet denk geldi. Çocuk bana "sen dinsizsin diye ben sana çok kızdım. Ama sonra genel Halin, nobetlerde adaletli olman falan fikrimi degistirdi. Belki de allah'a inanmak iyi insan olmak için önemli degildir" dedi.

Şu iki hikayeyi hayatım boyunca beklemezdim. Yani bana çok şey katmış hikayedir, arada aklıma gelir. Bakış açımı etkiledi.

Komik/trajikomik olarak da;
Ana birlige varicam. Iste dagitim merkezinde kim nereye gidiyor konusuluyor. Bir eleman da aynı yere gidiyor. Abi naber nasılsın neyse, nerelisin x. Aa ben de x. Hangi üni? Y. Anaa ben de y. Sonra muhabbet derken aynı erasmuslu kizla takildigimizi anladık. Herifle 4.5 ay aynı ranzayi paylastik sonra. Iletisimi kaybettik ama çok komik yani.

Trajikomik olarak da; komutan üstünden alkol aldim, dedim komutanım icmeyecegim (yukaridaki hikayede geçen astsubay). Harbiden icmeyecektim...
Bir abimiz vardı, yasi 35-36. Bir kizla evlenecek, askerlik yapmadi diye istememis kiz. Bu da is yerini vs kapatip askerlige geliyor. Çok sevdigimiz bir abimizdi.
Neyse cephanelikte silah veren vsydi bu. Bir baktık agliyor herif. Kiz bunu terk etmis. Dedim sokarim, açtım tekilayi. Bir nöbetçi iki de normalde yatakta olması gereken adam limonsuz tuzsuz bir sise tekila içtik. Abi düzeldi biraz tabi.
Sonra yatağa döndük ama nasıl karnimiz açıktı. Bende topkek vardi, iki tane adam topkek paylaştık gülerek.

Aklima gelenler bunlar.
0
logisticsmanager
(18.07.24)
tuvalette durduk yere vucudunun üst kısmını jiletleyen bir eleman vardı. gayet soğukkanlı bir şekilde. aynı şekilde içtimada altına yapan bir eleman vardı. hayatımda görüp görebileceğim, görmeyi hayal edemeyeceğim değişik tiplerle karşılaştım
0
kondansator
(19.07.24)
jandarma eri olarak

adliye koridorlarında mübahşir gibi isim bağıra bağıra gezmek,

zaman zaman mahkum transferi yapmak,

tehlikeli kimyasal taşıyan konvoylara eskortluk yapmak,

köyde kavga ayırmaya çalışmak,

araç geçmeyeli aylar olmuş yollarda devriye atmak,

minare tepelerine çıkıp video çekmek (ortalama bir imamdan çok minareye çıkmışımdır)

gece nezaret nöbeti tutmak,

devlet hastanesinde hasta mahkumun odasında sabaha kadar nöbet tutmak,

düşen askeri uçağı aramak için bele kadar karda dağlarda dolaşmak,

osiloskop lazım olduğu için (evet çok alakasız yukarıdakilerle) vestel, arçelik teknik servisi, üniversite kampüsü gezmek,



altı ay bunlara rağmen çok yavaş geçti.
0
nop
(19.07.24)
bir de robokop kıyafeti giyip maçlarda kale arkasında dikilme misyonu vardı unutmuşum
0
nop
(19.07.24)
Biri nöbete gitmemek için sag el tetik parmağını vurup parçalamışti. 1 yıl askerlik yapacakken iki yıl hapse gitti. İlginç gelen kısmı, bu hesabı hangi sebeple yapamaz olduğu.
0
encokbenisevinnolur
(19.07.24)
(6)

çok acil ms office torrent

kakamelsokoban
selam arkadaşlar, office 360a erişemiyorum normalde oradan yapardım işlerimi. çok acil bir dilekçe yazmam gerekiyor işyerime, normalde ücretsiz izindeyim. sisteme de yalnızca office üzerinden yazılanları yükleyebiliyoruz, diğerlerini kabul etmiyor. elinizde güvenilir torrent varsa iletebilir misiniz
selam arkadaşlar, office 360a erişemiyorum normalde oradan yapardım işlerimi. çok acil bir dilekçe yazmam gerekiyor işyerime, normalde ücretsiz izindeyim. sisteme de yalnızca office üzerinden yazılanları yükleyebiliyoruz, diğerlerini kabul etmiyor. elinizde güvenilir torrent varsa iletebilir misiniz? acele edip virüs doldurmak istemiyorum bilgisayarı. zipli kurulum dosyası da olabilir. şimdiden teşekkürler
0
kakamelsokoban
(18.07.24)
Sadece dilekçe içinse daha hızlı bir çözüm olarak telefona yükleyebilirsiniz ms word'u.
0
akhenaten
(18.07.24)
@akhenaten onu da denedim ama dilekçeye eklediğim resmi sanırım çözümleyemedi, sisteme yükleyemedim mobil versiyonda.
0
🌸kakamelsokoban
(18.07.24)
Word online yazip googlea bi baking isterseniz
0
meyve parcacikli kadin
(18.07.24)
@meyve parcacikli kadin onu yaptığım zaman otomatik olarak office 360a atıyor ama oturum açmak istediğimde bilgilerimi doğru girmeme rağmen bu hizmet geçici olarak kullanılamiyor daha sonra tekrar deneyin yazıyor. bir türlü giriş yapamadım.
0
🌸kakamelsokoban
(18.07.24)
1337xto.to sitesinden bakabilirsin.

Alternatif librefoffice yükleyip, doc, docx olarak da kaydedebilirsin.

google docs üzerinden hazırlayıp, docx olarak indirebilirsin.
0
sealth
(18.07.24)
Google docs her derde derman torrent'ten indireceğin ofis sana faydadan çok zarar getirebilir.

Oradan docx falan indirebiliyorsun hazırladığın dosyayı öyle yüklersin.
0
chicha_v2
(18.07.24)
(6)

bu dövmenin motivasyonu

WithWorth
geçenlerde şu dövmenin bacak versiyonunu gördüm:https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQgF3MvHtaMuctJrtYilpVjxJMlIDPqy_Hd-g&sbir insan bunu kendine neden yapar anlam veremedim.çiçek böcek dövmesinden farklı bir konumda görünüyor bana.yorumunuz nedir ?
geçenlerde şu dövmenin bacak versiyonunu gördüm:

encrypted-tbn0.gstatic.com

bir insan bunu kendine neden yapar anlam veremedim.
çiçek böcek dövmesinden farklı bir konumda görünüyor bana.

yorumunuz nedir ?
0
WithWorth
(18.07.24)
Hocam suratı yüzü gözünün içi dahil komple dövme yaptıran dilini kestiren kafasına implantla boynuz taktıran insanlar var muhtemelen psikolojileri normal olmayan sorunlu tipler ama senin gösterdiğin normal bence özel bir motivasyona ihtiyaç duymamıştır.
0
Bir ben var benden şurada
(18.07.24)
Valla ben normalde çok dövme sevmem, yaptırmak gibi bir düşüncem de yok hatta istemem. Ama bu örnekteki baya hoş duruyor bence. Sadece bilekte o kadar düz bir hat olmasa daha iyi olurmuş. Bence figüratif, bitkisel ve yazılı şeylerdense bu tür dekoratif dövmeler daha güzel.
0
akhenaten
(18.07.24)
Farklı olduğunu, çok orijinal bir şey yaptığını düşünmüş olabilir. Eleştirmem ben.

Çok kötü görünüyor o ayrı.
0
pispinti
(18.07.24)
Bu arkadaş nereli bilmiyorum ama Polinezya kültürlerinde geleneksel olarak var olan bir dövme şekli diye biliyorum. Daha sonra dünyada yaygınlaşmış. Bazen insanlar eski dövmelerini kapatmak için de yaptırıyorlarmış çünkü sildirmekten daha ucuz oluyormuş.
0
peki madem
(18.07.24)
Önceki dövmelerini kapattırmak isteyenler yapıyor. Motivasyon bu.
0
sir william jones
(19.07.24)
Onceden siyahileri asagiliyorlardi simdi adamlar koluna kapkara komple dovme yaptiriyor sacma sapan
0
Zetnikov
(19.07.24)
(1)

Macbook ve microsoft office hep mi uyumsuz?

nefertarii
Macbook pro 16 inch m1 max çip kullanıyorum, 32 gb ram var. Yani baktığınızda canavar gibi, ama word’de hele de doküman uzun ve bol tablolu vs bir şeyse donuyor ve force quit yapmak zorunda kalıyorum bazen. Güncellemeler filan yapılıyor zaten düzenli olarak, ve office de lisanslı. Neden böyle oluyor
Macbook pro 16 inch m1 max çip kullanıyorum, 32 gb ram var. Yani baktığınızda canavar gibi, ama word’de hele de doküman uzun ve bol tablolu vs bir şeyse donuyor ve force quit yapmak zorunda kalıyorum bazen. Güncellemeler filan yapılıyor zaten düzenli olarak, ve office de lisanslı.

Neden böyle oluyor ve ne yapabilirim?
0
nefertarii
(18.07.24)
Öncelikle firavundan firavuna selamlıyorum :D

Şurada sizinle aynı sorunları yaşayan insanlar bir konuşmuşlar;
answers.microsoft.com

Birkaç aydır bilinen bir sorunmuş. Muhtemelen eski bir sürümü yüklemeniz gerekecek çözülene kadar.
0
akhenaten
(18.07.24)
(2)

macbook aldim, napayim?

icim urperiyor
Selam duyuru.Yillardir windows kullanan, altini ustune getirmis birisiyim. formatti, yukseltmeydi, crack, oyun, yazilim, donanim hepsiyle ugrastim eskiden. Son yillarda laptop kullanimim minimuma indi, tarayicidan islerimi halletmek, email- excel-word, torrentten eski dizileri indirip TV'ye yansitip
Selam duyuru.

Yillardir windows kullanan, altini ustune getirmis birisiyim. formatti, yukseltmeydi, crack, oyun, yazilim, donanim hepsiyle ugrastim eskiden. Son yillarda laptop kullanimim minimuma indi, tarayicidan islerimi halletmek, email- excel-word, torrentten eski dizileri indirip TV'ye yansitip izlemek %99'unu olusturuyor. Gayet yeni dell latitude laptopum bu islerde bile zortlamaya baslayinca "eytarabe!" diyip M1 macbook air aldim cunku sorunlarin cogu windows kaynakli. halihazirda iphone ve airpods da kullaniyorum. ipad de var ama sadece uzun yolculuklarda dizi-film izlemek icin kullaniliyor.

Dun actim baktim, gayet guzel kibar laptop. Ne guzel fotograflarima notlarima direkt erisebiliyorum. guzelmis diyip kapattim.

bu zimbirtiyi en ideal sekilde kullanmak icin nasil bi yol izleyeyim? Aklimda ruhumu apple'a teslim etmek var, Gmail ve google servislerini birakip safari ve apple muadillerine gecmek, torrent VPN ve ekran yansitma icin harici programlari indirmek, excel-word icin hem windows hem macosta sikintisiz kullanabilecegim (iki sistemde de dosyayi acip editleyebilecegim) bir cozum bulmak var. Baska yapilabilecek bisey var mi? "sunu bunu yap daha pratik olur" diye verebileceginiz bir tavsiye varsa sevinirim.

imza; bir apple fanboy
0
icim urperiyor
(18.07.24)
Şuradan başlayın; www.youtube.com
0
akhenaten
(18.07.24)
erişilebilirlik seçeneklerinden "three finger drag" özelliğini aktif et. Tabii "tap to click" zaten kullanıyorsundur. birden fazla desktop kullan. screenshot kısayollarını öğren (birden fazla var, hepsi farklı işe yarıyor). masaüstüne sağ tıkla "use stacks". klasörleri sütunlar halinde göster (google görsellerde mac finder columns diye arayabilirsin).

tot, copyclip, timeout, rectangleapp güzel ufak programlar.

@ işareti yapayım derken programı kapatma. cmd+q programı kapatır.

Program indirdin, .dmg uzantılı bir dosya. Onu açtığında bilgisayara cd takmışsın gibi düşün. İçindeki programı applications klasörüne sürükle-bırak yapman gerekiyor. Ama dosyayı açtığında (genellikle) sana kolaylık olsun diye applications klasörünü de gösteriyor. Direkt oraya sürükle bırak yapıyorsun. Sonra kapattın. Noldu, bilgisayarda "cd takılı kaldı". Desktopta ona sağ tık, eject yap.

Word excel yerine google docs / sheets kullansana. Çok pratik.
0
kanepeee
(19.07.24)
(6)

kahvalti ne demek

antikadimag
kahve alti derken kahveden once yenen anlamina mi geliyor sonra yenen anlamina mi?
kahve alti derken kahveden once yenen anlamina mi geliyor sonra yenen anlamina mi?
0
antikadimag
(18.07.24)
Kahveye altlık yapiyosun, sonra kahveyi yerlestiriosun
0
abuzer
(18.07.24)
kahvenin altlığı. kahveden önce, sırf kahvenin tadı daha güzel çıksın diye üç beş bi şey atıştırmak manasında.
0
kel aynak kusu
(18.07.24)
Eskiden uyanırdın, hacetini giderip dışarı çıkarsın tarlaya. 2-3 saat çalışırdın, sonra eve yemek yemek için dönerdin. Yemekten 2 lokma alır sigara yakardın. O kahvaltı işte. Sonra yemeğe devam. Akabinde biraz uyku, sonra yardır akşama kadar.
0
numlock
(18.07.24)
Sigara altı denilen bir şey var, sigara içmeye hazırlık gibi düşün.
Kahve altı da böyle, kahve içmeye hazırlık.
0
etna
(18.07.24)
jülsezar
(18.07.24)
Ben de sigara altı örneğini vermeye gelmiştim.

Bugün bunu eşlikçi diye kullanıyor insanlar. Bizim kahvaltı anlayışımız atıyorum bir İngiliz kahvaltısından farklı zaten. İngiliz kahvaltısı kendi başına bir öğün. Bizim kahvaltılıklarımız meze gibi, ufak kaplarda çeşitli atıştırmalıklardan oluşuyor. Kahveyse ana eleman olarak görülmüş. Bugün olsa çayaltı denirdi. Sabah kahvenin ya da çayın yanında atıştırdığınız şeyler anlamına geliyor. Esas olayınız kahve içmek, yediğiniz şeyler de bu olayı zenginleştiren ve midenizi tutan yan unsurlar.

Bu yüzden 40 çeşit kahvaltılık var, çünkü yediğiniz şeyin ne olduğu çok önemli değil ve bunlar aslında tam takım yer almıyor sofrada. Yöreye göre, zamana göre, mevsime göre değişiyorlar. Şimdi, bu, serpme kahvaltı adıyla her şey bir araya toplanarak daha farklı bir şekil aldı ancak aslında öyle tıka basa yemeye yönelik bir kahvaltı kültürü yok önceleri.
0
akhenaten
(18.07.24)
(12)

Turkiye'deki sigara fiyatlari

baldur2
Niye absurd derecede dusuk? Resmen en iyi sigara 2 dolar bile degil. Ickinin sigaradan pahali olmasi bir cok ulkede gorulmus bir sey degil mesela.Nedir sebep? Ekmek gibi millet Isyan etmesin diye ozellikle mi bu kadar dusuk tutuluyor?
Niye absurd derecede dusuk? Resmen en iyi sigara 2 dolar bile degil. Ickinin sigaradan pahali olmasi bir cok ulkede gorulmus bir sey degil mesela.

Nedir sebep? Ekmek gibi millet Isyan etmesin diye ozellikle mi bu kadar dusuk tutuluyor?
0
baldur2
(18.07.24)
Aslında 20 yıl önceki fiyatlara göre bayağı yüksek. Çeşit çeşit sigara vardı ve aralarında da fiyat farkı vardı.

Sigara içen çok fazla, 20lik paket sigaranın 16 dalı vergi diye biliyorum, buradan bir de yakıttan gelen verginin geliri muazzam. Fiyat arttırırken bunu da düşünüp arttırıyorlar bence, sigara fiyatlarını iki katına çıkartsalar herkes kaçak tütüne kayar ya da sigarayı bırakır, bu da devlet bütçesinde büyük gedik açar.
0
lamborcini
(18.07.24)
Alkolün pahalı olma sebebi politik, bunu bilmeyen yok sanıyorum genel bir bilgi bu. Artık şaşırmıyor olmalısınız buna.

Sigara ise farklı, öncelikle dini açıdan net bir kapsama girmiyor ve tüketen çok sayıda insan var, tüketen insanlar her kesimden. sigara fiyatlarına haddinden fazla zam yapıldığında bu içenlerin sigarayı bırakmasına sebep olmuyor bu da defalarca kere görüldü bu ülkede. Kimse isyan etmiyor zaten, ama bunun yerine kaçak sigara tüketimi artıyor. Hem insanlar sigara içmeye devam ediyor, hem de devlet daha az vergi almış oluyor. Bu istenen bir şey değil haliyle.

Ayrıca "o kadar da ucuz" değil. Maaşları da dolar cinsinden düşünün. Sigara fiyatları akaryakıt gibi maliyetleri üzerinden belirlenmiyor. İnsanların alım gücüne göre zorlayıcı bir seviyede tutuluyor. Haliyle ucuzu pahalısı nedir diye düşünürken maliyet hesabı yapıyormuş gibi düşünmemelisiniz. Avrupa'da 2 dolara satılması farklı, Türkiye'de 2 dolara satılması farklı.
0
akhenaten
(18.07.24)
Ne olsun istiyorsun, sigara içmiyorsan sana ne?
Türkiye dünyada en çok sigara tüketen ülken. Çoğu markalar da burada üretiliyor.
0
numlock
(18.07.24)
bugün hep birlikte sigarayı bırakalım, yarın benzin 100 lira. ülkenin en büyük gelir kaynaklarından biri sigaradan alınan vergi. bakmayın reisin milletin cebinden paketi aldığına. yenisini alsın da vergi versin diye yapıyor öyle :D
0
mustafakesekci
(18.07.24)
@lamborcini aslında sigara fiyatları reel olarak epey bir düştü. www.verikaynagi.com
Mesela 2013’te ortalama sigara 7.50 3 euro yani. 2016’da 11,25 3 euro’dan da fazla. Şu an 2 euro’nun altında.

@akhenaten çok sayıda çalışma var sigara fiyatları arttıkça bırakan insan sayısı da artıyor, istersen birkaçını bulur gönderirim. Bu sebeple mesela Hollanda’da sigara halihazırda çok pahalı (8-10 euro civarı) ancak 30 euro’ya çıkarmayı tartışıyorlar.

@numlock İşte tam da bu yüzden, Türkiye’nin dünyada en çok sigara içen ülke olması nedeniyle, devlet sorumluluğu olan halk sağlığı konusunda yeni politikalar üretmeli ve günlük, kısa vadeli çıkar odaklı değil de uzun vadede sigara tüketimini azaltacak, bilimsel olarak kanıtlanmış yollara gitmeli. Buna daha fazla zam da dahil.
0
but that was just a dream
(18.07.24)
Dunyadaki en ucuz sigara turkiye'de arkadaslar belki de. Bunu sormamda bir absurdluk gormuyorum.



@numlock

Sorun da o zaten.
0
🌸baldur2
(18.07.24)
Ben şeyi merak ediyorum, Avrupa'da pahalı olan sigarayla Türkiye'deki birebir aynı mı yoksa yine ucuza getirmeye çalışıp daha da kanserojen mi yapıyorlar acaba.

Bu arada sigara pahalı olunca vape denen şeye dadanıyorlar veya boş sigara tüpleri kağıtları alıp kendileri tütün ve/veya ot vb. şeyler içiyorlar. İçen yine yolunu buluyor. Sigara dünyası acayipmiş, AB üretimi bir sürü sigara tüpü, doldurma makinesi, filtresi vs var ve hepsinin İtalyan İspanyol Polonya markası falan olması fena güldürmüştü beni haha sen pahalı yaparsın başka yerden patlar.
0
nhk ni youkosu
(18.07.24)
Vergi olayi zaten soylenmis.
Bu benim sigara firmasında çalışan arkadaslarimdan bilgidir;
Sigara firmalari malum lobici. Lobisi güçlü olan yerde zaten elektronik sigara yasaklatiyor vs. Sonra da sigarayi dayiyor.

Lobisi güçlü olmayan yerlerde "sigara çok kötü icmeyin elektronik için " diyor.

Kısacası sigara lobisinin de etkisi var ama tabiki devlet bu konuda sağlık falan değil kendi çıkarlarıdm düşünülüyor. halkın zaten hobiymis, alkolmus, disari cikmaymis vs yapabilecek bir parası yok, insanlar fakir Tek parasi cay/kahve/sigara. Bundan sigarayi da alirsan sıkıntı çıkar. O çıkmasın diye. Yoksa emin ol daha fazla vergi için verirlerdi zami.
0
logisticsmanager
(18.07.24)
romanya'da camel 25 lei.
cluj-napoca'da herkesin maaşının ortalaması 1000 euro (hemen hemen 5000 lei).
ortalama 1+1 ev kirası otopark dahil 2500 - 3000 lei (500 - 600 euro arası).
ben valla romanya'da sarma sigara alıyorum.
1 kilo tütün kargo dahil 200 lei'ye denk geliyor.
2 ay aşağı yukarı idare ediyor beni.
günde 1 paketten fazla sigaraspor.
0
rain when i die
(18.07.24)
@but that was just a dream, buraya bir parantez açmak istiyorum, bunu gösteren araştırmalar yok demedim. Elbette ki var, zaten sigaranın komple yasaklanmasındansa fiyatlarının yükseltilmesinin sebebi bu tür araştırmalar. Bu bir sır değil. Ancak araştırmalar yapıldığı bölgelerin gerçekliğini yansıtıyor. Bunları doğrudan buraya uyarlayamayız. Hiçbir araştırmaya gerek olmadan zaten bir malın fiyatı ortalama alım gücünün üstüne çıkarsa ona erişimin kısıtlanacağını söyleyebiliriz, ancak kaçakçılıkla mücadele ve halkın tutumu da bu sonuçları etkileyen faktörlerden birisi.

Bunun en yakın dönemdeki örneğini 2010'lu yıllarda bizzatihi yaşayarak gördük aslında. Sigara fiyatları yükseldi ve her köşe başında kaçak tütün satan dükkkanlar türedi, bu tütünler bir şekilde dolaşımda kalmayı başarabildi. Aynı zamanda fiyatları da sigaraya gelen zamlarla sürekli yükselmeye devam etti. Sonuç olarak kayıt dışı ekonomide artış meydana geldi.

Toplumun genel duruşu da bu olayın yaşanmasını engelleyecek bir yapıda değil. İnsanların geneli "sigara kötü bir şey", "içmesen daha iyi" demekten öte bir duruşa sahip değil. Sigaraya karşı hassasiyet gösteren ve hatta genel olarak sağlıklı yaşamanın önemine vurgu yapan insanlar genel çerçevede, kaba bir tanımla plaza insanlarından oluşuyor. Diğer kesimlerdeki insanlarda bu kadar belirgin bir hassasiyet yok. Ben göremiyorum en azından. Sadece sigara değil her türlü gıda maddesine karşı ve ayrıca sağlıklı diyet yapılarına ve yaşam tarzlarına karşı böyle bir umursamazlık hakim. Hal böyleyken daha detaylı programlar olmadan sadece fiyatları yükseltmek çözüm olsun sanmıyorum.
0
akhenaten
(18.07.24)
Türkiye'de gerçekten çok ucuz. Alkollü içeceklerden ucuz olması ise tamamen siyasi-dini sebeplerden.

Gelişmemiş ülkeler ve bu ülkelerden yoğun göç alan ülkelerde sigara tüketimi fazla olur. Hele bir de halk sağlığı temelli sigara fiyatlandırma politikası yoksa. Biz bu üçüne de tik atıyoruz. Haliyle Dünya'da en çok sigara içilen ülkelerden biri Türkiye. Sigaradaki yüksek vergi sayesinde fiyat bu seviyede. Vergi olmasa sudan ucuz.

Kayda değer bir vergi kaynağı oluşturuyor. Bizde halktan alınan vergi, halk sağlığından önemli olduğu için fiyat böyle. Çünkü fiyatı arttırırsa sigara içen azalacak. Ayrıca alternatif yöntemlere (kaçak sigara, tütün vb.) yönelen artacağı için paket alan düşecek ve vergi geliri düşecek. Başka sebepten değil.
0
nawar
(18.07.24)
Her ülkenin maliye politikası ve öncelikleri farklıdır neden benzer veya aynı olsun ki! Tekel ürünleri ekemk gibi temel tüketim malı değildir faydalı değildir dolayısıyla ekmek gibi faydalı nimetlerle mukayese edilemez. Tekel ürünleri toplum sağlığına zararlı olduğu için caydırıcı vergi politikası uygulanır.
0
doharkoman
(18.07.24)
(5)

Google neden iyi bir arama motoru değil

dunyatuhaf
Ben teknolojiden çok anlamıyorum ama neden Google hala saçma sapan sonuçları ilk sıralarda çıkarıyor,Para kazanıyordur reklam alıyordur, fakat bu kadar alakasız sonuçların Çıkması çok saçma değil mi .Clickbet sitelerden geçilmiyor, (sanırım öyle deniyordu )Ben ürün arıyorum atıyorum kitap .Bana göst
Ben teknolojiden çok anlamıyorum ama neden Google hala saçma sapan sonuçları ilk sıralarda çıkarıyor,
Para kazanıyordur reklam alıyordur, fakat bu kadar alakasız sonuçların Çıkması çok saçma değil mi .
Clickbet sitelerden geçilmiyor, (sanırım öyle deniyordu )
Ben ürün arıyorum atıyorum kitap .
Bana gösterdiği sonuçlarda bulamadığım kitabı belki dolap uygulamasının içine girince bulabiliyorum .
Görsel arama hala çok kötü , tersinden aramadan bahsediyorum .
Yapay zeka bu kadar gelişmişlikten farklı arama motorları Çıkmazı mı ?
Google ın yerini alamaz mı ?
Alsa sa benim için farketmez ama neden ben ,
Ebay a dolap a sahibindene ayrı ayrı bakıyorum .
Sizin daha iyi arama motorlarınız var mı ?

Yok mu hepsini benim için arayacak bir sistem ?
0
dunyatuhaf
(18.07.24)
2000 - 2008 arasını bilirim internetten yaptığım aramalarda. O zamanlar sonuçlarda daha özgün, kişisel siteler ilk sayfalarda denk gelirdi. Şimdi seo vs derken parayı bastıran öne çıkıyor.
Başka arama sitelerinden aradığım şey uzakdoğudaki bir forum sitesinde bile çıkıyordu. google sonuçlarında ise çıkmıyordu.

Benim anladığım google algoritması gereği aslında aradıklarımızı göstermiyor.
Kendi filtrelediklerini gösteriyor. Ve gittikçe alanında tekel halini alıyor.
Dünya dili ingilizce olarak söylenir ve ABD nin adı çok her alanda çok duyulurken arama sonuçlarında abd den daha fazla sonuçların öne çıkması lazım ama çıkmıyor nedense.

Kısacası eskiye oranla sonuç gösyeriminde çok farklar var ve google ile sınırlı kalmamak lazım diye düşünüyorum.
0
diyecevaplandı
(18.07.24)
woke culture'la hiçbir bağlantısı yok, hatta bu ikisi birbirine ters zaten. reklamcılık sektörünün güncel durumuyla ilgili. gördüğünüz reklamlar gerçek ürünleri bile göstermiyor artık. insanların ilgisini çekecek bir şeyler koyuluyor, gerçekteki içerik tamamen farklı. SEO sistemi de sırf gerekli kriterleri taşıdıklarından ötürü aramalarda alakasız siteleri ön plana çıkarıyor. Aynı şey gazeteler için de geçerli. Arama motorlarının çalışma mantığına uygun hazırladıkları hiçbir bilgi vermeyen "lorem ipsum'dan" hallice doldurma yazılarla ön sıralarda çıkıyorlar. Gazetelerin websiteleri gerçek manada çöp.

Ayrıca şu sıralar alışveriş siteleri de arama sonuçlarında doğrudan aradığınız ürünü göstermiyor. Satılması daha düşük ihtimal olan kenarda köşede kalmış ürünlerle karışık olarak karşınıza çıkarıyorlar.

Bunlara ek olarak google'ın spam filtresi de düzgün çalışmıyor. Kendi yarattığı karmaşada boğulmak üzere. Birkaç ay önce arama sonuçlarında gerçek websitelerinden daha çok spam siteleri gösteriyordu.

İnsanlara gına gelip yaygın şekilde dalga konusu olana kadar değişebilecek bir şey değil bu ne yazık ki. Google gözden düşme tehlikesi olduğunu düşünmüyor şu anda.

Ama bunun bir çözümü var. Atıyorum Amazon'da aradığınız şeyi bulamıyorsunuz, google'da da bulamıyorsunuz. Ancak aradığınız şeyi google'da ararken sonuna amazon ibaresi eklerseniz doğrudan o ürünü getiriyor.

Ya da reddit'te bir şey arayacaksınız; google'ı açıp [aradığınız şey] reddit yazarsanız reddit'ten o şeyi önünüze getirir.

bunun dışında akakçe, ucuzu vb. siteleri kullanabilirsiniz.
0
akhenaten
(18.07.24)
duyurunu okuyunca fark ettim ne kadar boktan bir arama motoru olduğunu. gerçi artık sadece yer imlerine kaydettiğim yerelre takılıyorum o ayrı. ama yine de search e mecbur kalınca, son dönemde bir kere bile mutlu olmadım.

herhalde yandex search e geçmeli
0
kel aynak kusu
(18.07.24)
Google gene kötünün iyisi.
Hanımın mesleği sebebiyle ben de biraz içli dışlıyım, vallaha yandex zaten çöp. Spam denmis daha ilk sayfadan tıkladığınız linklerde spam başlıyor. Yandex çok "free" diye seviliyor, yani bunu insan 60 yaşında birine Verse yarin telefon spam uygulama dolar.
Keza bing. Son hali ile kendimi bicaklayacagim yani arayüz olarak da çok kötü.

Google'i akhenaten çok iyi ozetlemis. Buna ek olarak en son yapılan core update'ler ile ne kadar iyice bozsa da belli şeyler yapmaya calisiyorlar, özellikle ai articlelara karşı.
0
logisticsmanager
(18.07.24)
Google a eklenti yuklerseniz ad yazan reklamlari blokluyor.

Birde site blocker tarzi bisi var
Mesela surekli e kitap aratiyorsunuz yalanci siteler geliyor yaninda isarete basip bloga aliyorsunuz
Bidaha cikmiyorlar
0
Zetnikov
(18.07.24)
(16)

Neden Kapadokya'ya gidiyorlar?

michael_knight
Yabancı turistler neden Kapadokya'ya bu kadar ilgi gösteriyor anlayamıyorum.Yerli turist olarak benim hiçbir zaman ilgimi çekmedi. İlginç şekilli taşlardan oluşan bir arazi olarak görüyorum. Yeraltı şehri de var. İlginç değil demiyorum ama çok daha ilginç yerler var bence Türkiye'de.Ayasofya, Efes a
Yabancı turistler neden Kapadokya'ya bu kadar ilgi gösteriyor anlayamıyorum.
Yerli turist olarak benim hiçbir zaman ilgimi çekmedi. İlginç şekilli taşlardan oluşan bir arazi olarak görüyorum. Yeraltı şehri de var. İlginç değil demiyorum ama çok daha ilginç yerler var bence Türkiye'de.

Ayasofya, Efes antik kenti, Pamukkale, Topkapı Sarayı, Göbeklitepe gibi yerlerin neden ilgi çektiğini anlayabiliyorum ama Kapadokya'yı anlayamıyorum.
Neden bu kadar ilgi duyuyorlar?
0
michael_knight
(17.07.24)
çünkü senin kültür anlayışınla onların anlayışı bir değil.
sen tatil deyince avm, alışveriş, kafe vs. kültürüyle yetiştin
onlar ise gerçek turizm kültürüyle yetişti. senin gibi tatilde avm'ye koşmuyorlar. yeni kültür, farklı yaşamlar, farklı hayatlar peşindeler.
0
sizofren06
(17.07.24)
kapadokya guzel
0
ala09
(17.07.24)
Kapadokya'nın kendisinin 50 milyon yıllık bir tarihi var, o bölge komple yanardağ patlamasıyla açığa çıkan küllerin milyonlarca yıl üst iste binmesiyle oluşan bir bölge, bazen o tabakalar çökünce de o şekilli şüküllü taşlar ortaya çıkmış, sence bu ilgi çekici bir doğa olayı değil mi?
0
Bir ben var benden şurada
(17.07.24)
@sizofren benim tatil anlayışım hakkında bir tahminde bulunup bu anlayışı da aşağılamaya çalıştığını hissediyorum, doğru mu anlamışım?
0
🌸michael_knight
(17.07.24)
Ya bu duyuru çok ilginç insanlarla dolu ya bir sorudan hemen size karakter analizi yapıyorlar djdjdjfj

Bildiğim kadarıyla oradaki kiliseler hristiyanlar için çok kutsal bu birinci sebep ikincisi de doğal oluşum bir yapı var bence de çok ilgi çekici üstelik neden yerin altına öyle şehir kurdukları hala bilinmiyor böyle bir gizemi görmek istiyorsunuz haliyle tıpkı küçücük göbekli tepe gibi. Mesela efes, topkakı vs bu kategoride asla olamaz çünkü onlar bir gizem taşımıyor. Bilinmeyene olan ilgi her zaman farklıdır.
Üçüncü sebebim de biraz ig popülaritesi ivme kazandırdı bence. Balonlar, atlar, doğal yapıların arasında kırmızı elbiselerle pozlar tam olarak günümüz sosyal medyasının fenomenlerin aradığı şeyler.
Ha bence üçüncü sebep olmasa da ilgiyi hak ediyor sonuna kadar.
0
Kediyi üzdün
(17.07.24)
Saydığın örneklerde Pamukkale olmasa kendi içinde tutarlı bulup kişiden kişiye değişir tabii derdim ama bence pamukkale ve kapadokya turizm olarak eşlenik yerler ya. İkisi de doğal güzellik üstüne binen tarihi doku şeklinde tanımlanacak yerler. Yani Pamukkale de dünyada başka bi yerde kolay kolay göremeyeceğin bir yapı, Kapadokya da öyle. İkisinde de antik dönemden tarihi eserler var. Birini beğenenin diğerini de beğenmesi gerekiyormuş gibi geliyor bana.

Ama yani doğal güzellikler konusunda da seçici olabilir tabii insan düşününce. Karadeniz coğrafyası bence turistik değil, ne öyle hep orman dese biri "aa ne alaka" demem yani olabilir derim. Belki beyaz traverten hoşuna gidiyodur ama volkanik tüften oluşan kolonlar ilgini çekmemiştir
0
nundu
(17.07.24)
Qanqi Kapadokya bayaaa güzel.. hele yeraltı şehirleri beni büyülemisti

Pamukkale daha boş.. tamam traverten güzel, su, havuzlar vs.. okey.. ama kalkip japonyadan gelinmez etrafı bombos
0
abuzer
(17.07.24)
turistik yer diye. turist turistik yerlere gider. :)

senin soruna karşı yazmadım bu arada. turist aklı böyle yani. balon turları da cabası işte. ama burayı ilginç bulmayan turist de olabilir. insan kendi ülkesindeki turistik yerlere de daha mesafeli yaklaşıyor. ben kapadokya'ya çok daha sonradan gitmiştim, ve ikinci gidişim de daha çok şey keşfedip beğenmiştim.
0
ermanen
(17.07.24)
@abuzer

Pamukkaledeki hierapolis antik kenti benim Türkiye sınırları içinde gördüğüm en güzel antik kentlerdendi ya, ki batı anadoluda ismi bilinen antik kentlerin hemen hepsini + pek çok ufak tefek antik kenti gezdim. Antik kentle beraber bence baya büyüleyici bir yer.
0
nundu
(17.07.24)
@nundu, :( ben pek sevmedim. ben de epey gezdigimi gördüğümü düşünüyorum, ilgi çekici bı yanı yoktu benceee... Acaba hikayesine hakim oldugun için mi etkiledi
0
abuzer
(17.07.24)
kapadokya baya ilgi çekici bir yer. 2 kere gittim bir fırsatım olsa yine giderim. Yeraltı şehirleri bile başlı başına gitmeye değer binlerce yıllık belki çok daha fazlası yatıyor oralarda. Kültürel turizm ise konu kapadokya epey üst sıralarda olur.

Bunlardan hariç sosyal medya manyakları için de iyi bir yer. Balonlar, "ilginç şekilli taşlar" fotoğraf çekilmek için iyi "arka plan" oluyor. Üstelik yıllar içinde turist ala ala konaklama hizmetleri de ilerledi. her bütçeye uygun otel var.

Özetle, gitmek için epey sebep var.
0
ilgeru
(17.07.24)
Kapadokya ve Pamukkale bence mükemmel güzel.
Neden sevildiğini anlamıyor olman turizm anlayışının farklı olmasından kaynaklanıyor. Herkes aynı şeylerden hoşlanacak diye bir şey yok.
0
kaptan maydanoz
(17.07.24)
Herkesin ilgisini çeken şey farklı sonuçta. Kapadokya doğal sit olarak dünyada örneği az olan bir yer. Bir de buna tarihsel kimliğini de eklediğinizde objektif olarak eşsiz bir yer. Ayrıca balona binebiliyorsunuz.

Herkesin seyahat motivasyonu farklı. Kimi doğa temelli hareket eder, kimi yeme-içme, kimi deniz kum güneş, kimi tarih arayışındadır vs. vs.

Sizin örnek verdiğiniz yerler, pamukkale hariç, arkeolojik ve tarihsel kimliği birinci derece ön planda olan yerler. Jeolojik bir ilgisi olan, doğal güzellik peşinde koşan insanlara hitap etmiyorlar. Hitap etseler de bu insanların öncelik sıralamasında daha aşağıda yer alıyorlar. Ki saydığınız yerler de yeterince talep görüyor zaten.

Yani özetle, doğa kaygısıyla geziyorsanız dünyanın çeşitli yerlerinde deniz, dağ, orman, çöl, göl vs. için öne çıkan çok daha ilginç yerler var. Ancak kendi klasında kapadokya dünyada iyi bilinen bir yer. Bu amaçla Türkiye'ye gelinecekse tercih edilmesinden doğal bir şey yok. Pamukkale güzel elbette ama pamukkale sadece gidip görülecek "bir yer." Kapadokya ise komple içinde yaşanılanilen bölgesel bir alan. Genel bir atmosfer.
0
akhenaten
(17.07.24)
Gitmeden önce ben de öyle düşünüyordum.

Bence daha çok tanıtımı yapılmalı, yabancı heyetleri buraya götürüp tanıtım gezisi düzenliyoruz çok beğeniyorlar.

Başka ülkede olsa daha popüler bir yer olurdu
0
Hallegadola
(17.07.24)
Orada bazı elit gruplar pagan ayinleri yapıyorlar.
0
füt
(18.07.24)
Gitmeden önce en çok görmeyi istediğim yerlerden biriydi. Üstte de yazılmış bence ilgi çekici bir doğa olayı. Gün doğumu, gün batımı manzarası müthiş bence. Sırf bunun için kilometrelerce gidilir mi bana kalırsa gidilir gittim de. Evlerin, otellerin mimarisi güzel. Balon türü, atv kiralama da sonuçta farklı aktiviteler. Kapadokya değil sadece çevresindeki yerler de ilgi çekici. Birkaç gün ayrılsa Ihlara yakınında Aksaray'da kalan Niğde sınırındaki bölgede çok fazla kilise, katedral var. Gidene kadar Selime'yi duymamıştım beni orası da büyüledi. Yeraltı şehirleri vs gördükçe bizden binlerce yıl önce yaşayan insanları her haliyle tasavvur etmeye çalışıyorum... Bilmiyorum Aksaray, Nevşehir çevresi beklemediğim kadar şaşırtıcı ve etkileyiciydi benim için. Efes, Hierapolis gibi yerlerden de etkilendim ama bilmiyorum herhalde Kapadokya ve çevresi daha mistik ve bilinmez geldi bana.
0
black holes in the sky
(18.07.24)
(9)

Tetanoz

gnosis
Dünyanın en sakar insanlarından biriyim. Kapan kurarken elimi kestim. Kapan yeni, metal, paslı değil. Yara derin:( En son 2021 Aralık ayında tek doz tetanoz aşısı oldum. Şimdi gidip aşı olmam gerekiyor mu?
Dünyanın en sakar insanlarından biriyim. Kapan kurarken elimi kestim. Kapan yeni, metal, paslı değil. Yara derin:( En son 2021 Aralık ayında tek doz tetanoz aşısı oldum. Şimdi gidip aşı olmam gerekiyor mu?
0
gnosis
(17.07.24)
Daha öncesinde üç doz aşı olduysanız, sonrasında 2021'de olduysanız gerekmiyor. Ama yara derinse ve kirlendiyse pansuman yaptırın siz yine de. Tetanoz dışında bakteri bulaşı olabilir, antibiyotik vs gerekebilir
0
nundu
(17.07.24)
Aşınız olsa da problemli kesik durumlarında gidip aşı olmalısınız zaten. Önleyici olarak aşı yapılıyor bu ayrı, ancak riskli durumlarda tetanoz aşısı yenileniyor.

Tetanoz aşısı sürekli yenilenebilen bir aşı. Özellikle saha çalışması olan meslek gruplarında aşınız olsa da olmasa da bir işe girince aşı olursunuz. Arkeoloji gibi bin yıllık paslı metallerin kesik tehlikesi yarattığı meslekler buna örnek.
0
akhenaten
(17.07.24)
Hep tek doz yapıldığını hatırlıyorum. Çocukken yaptılarsa da enabizda göremedim.
Yarın gideyim yarayı göstereyim en iyisi.
0
🌸gnosis
(17.07.24)
Daha 3 yıl önce aşı olmuşsunuz.
Koruyuculuğu 5-10 yıl gibi bir şey galiba. Çocuklukta aşı olup olmadığınıza göre değişiyor olmalı ama olmuşsunuzdur.
Askere gittiyseniz askerde de aşı olmuşsunuzdur.

Bir doktora sormanız en doğrusu elbette ama 3 yıl önce aşı olduğunuz için gerek olmadığını söyleyecekler sanırım.
0
michael_knight
(17.07.24)
travmatik durumlarda koruyucu aşı setine bakmıyorlar ve son 1 ay içinde tetanoz aşısı olmadıysanız aşı yapıyorlar. yani aşı olmanız gerekiyor en geç 3 gün içinde.
0
surprise
(18.07.24)
aile sağlığı merkezlerinde tetanoz yapıldığı yazıyor ama okul çocuklarını aşıladıklarından aşılar çabuk tükeniyormuş. benim bağlı olduğum asm’de aşı kalmamıştı. acile gittim sonuç: tetanoz+ pansuman yapıldı.
0
🌸gnosis
(18.07.24)
@gnosis aşı olmanın gerekliliği, koruyuculuğun süresi hakkında bir şey söylediler mi? Söyledilerse biz de öğrenelim.
0
michael_knight
(18.07.24)
Pek işinize yaramayacak ama yazayım. Aile hekimim daha önce 3 doz aşı oldunuz mu diye sordu. Bilmediğimi söyledim. Yabani hayvan kapanı deyince risk almayın aşıyı yaptırın dedi.

Acil kalabalık olduğundan pek sohbet muhabbet ortamı yoktu. Orada en son ne zaman aşı oldunuz diye sorup yaptılar. 3 doz aşı oldunuz mu diye sormadılar.
0
🌸gnosis
(18.07.24)
tek doz tetanoz 1 yil korur sadece.

full doz yaptirip uzun 10 senelik koruma almak lazim. simdi sizin tekrar olmaniz gerekiyor.
0
antikadimag
(18.07.24)
(3)

Hoşlantılar karşılıksız kalınca

karanlik yanim
Ben ne zaman birisinden hoşlanır gibi olsam ama karşıdan aynı ilgiyi görmesem, ya da tam tersi bana ilgisi bariz birisine aynı şekilde hoşlantı duyamasam, arkadaşların yorumu hep şöyle oluyor: Bilinçaltın seni senden hoşlanmayacak kişilere yönlendiriyor, erişilmez olana çekim duyuyorsun, seninle sev
Ben ne zaman birisinden hoşlanır gibi olsam ama karşıdan aynı ilgiyi görmesem, ya da tam tersi bana ilgisi bariz birisine aynı şekilde hoşlantı duyamasam, arkadaşların yorumu hep şöyle oluyor: Bilinçaltın seni senden hoşlanmayacak kişilere yönlendiriyor, erişilmez olana çekim duyuyorsun, seninle sevgili olmaya müsait ve düzgün insanlardan kaçıyorsun, senin değerini göremeyen kişilere kendini sevdirmeye çalışıyorsun.

Buna ne kadar katılıyorsunuz? Benim mantığım daha düz çalışıyor: Bazı insanlar güzellikleri veya diğer özellikleriyle bana daha ilgi çekici geliyor ama onların gözü benden daha yukarıda olabiliyor. Diğer insanları daha az arzuluyorum ama bu onların beni beğenip beğenmemesiyle çok alakalı bir durum değil, bana ilgi gösterdi diye normalde arzulayacağım birine ilgim kayboluyormuş gibi gelmiyor bana. Bu konularda her şeyi bilinçaltıyla, travmalarla, kendini sevme gibi şeylerle açıklamaya çalışmak biraz gereksiz komplike geliyor. Siz ne düşünüyorsunuz?
0
karanlik yanim
(17.07.24)
Sen haklısın. Düzgün diye herkesle çıkcak diyiliz ;)
0
abuzer
(17.07.24)
Efendi erkek yerine piç tercih ediyorsun galiba. ''bilinçaltıyla, travmalarla, kendini sevme gibi şeylerle açıklamaya çalışmak biraz gereksiz'' demişsin ama tam anlamıyla bunla ilgili. Konunun uzmanları yazar ama sorun bizde.
0
Kahvedesu
(17.07.24)
Anlattığınız şey bir yargıya varacak kadar bilgi içermiyor. İki taraf da haklı olabilir. Yani her şeyi travmayla açıklamak yanlış tabi ki, ancak travmaları sebebiyle yanlış partner seçiminde ısrar eden insanlar da var sonuç olarak.

Siz ne hissettiğinizden eminseniz devam edin. Ancak zaman içinde çok enerji harcadığınız halde hiçbir sonuca ulaşamadığınızı hissetmeye başlarsanız bunu da dikkate alın.

Bazen insanlar "her şeyi de..." diye başlayan cümleleri o her şeyin tam tersinin doğru olduğuna kendini inandırmak için yanlış şekilde de kullanabiliyor. "her şeyi bilinçaltıyla, travmalarla, kendini sevme gibi şeylerle" açıklayamayız evet ancak bu "hiçbir şeyi bunlarla açıklayamayız" demek de değil. Kendinizden komple şüphe etmeyin, ancak arkadaşlarınızın sizi gerçekten tanıdığına inanıyorsanız da bu dediklerini en azından bir gözden geçirin. Zaten bu kişiler anladığım kadarıyla "hoşuna gitmese de sırf senden hoşlanıyor diye biriyle birlikte ol" dememişler. Kriterlerinizin sorunlu olabileceğini söylemişler. Bu gerçekten de olabilir, ancak dediğim gibi. Bunu biz bilemeyiz.

Sizin sorunuz sırf buna katılıyor musunuz ise ancak bu dediklerinizin ikisi de mümkün denebilir. Arkadaşlarınız sizi ne kadar doğru tanıyıp değerlendiriyor, siz kendinizi ne kadar dürüstçe değerlendirebiliyorsunuz bunlar önemli.

En azından hoşlandığınız insanların aralarındaki patternleri bulmaya çalışın. Eğer bu insanlar olumsuz karakter özellikleri benzer olan kişilerse bu bir ölçüt olabilir. Olumsuz özellikleri birbirlerine benzerken, olumlu yönleri birbirlerinden farklıysa gerçekten sizin ilginizi çeken şeyin aslında bu olumsuzluklar olabileceğini ciddi ciddi oturup düşünebilirsiniz.
0
akhenaten
(18.07.24)
(19)

Motivasyonunuz ne?

mutekebbir
Ne kaldı elinizde mesela.Hala tutunabildiğiniz bir dalınız, hobiniz, merakınız, aktiviteniz kaldı mı?Ben bitmişim galiba. Festivaller dışında sinemaya gitmiyorum.Tiyatroya ara verdim, sezonda 4-5 oyun anca izliyorum.Neredeyse bütün platformlara üyeyim ama ne izliyorsun derseniz hiç. Pandemi başından
Ne kaldı elinizde mesela.
Hala tutunabildiğiniz bir dalınız, hobiniz, merakınız, aktiviteniz kaldı mı?

Ben bitmişim galiba.
Festivaller dışında sinemaya gitmiyorum.
Tiyatroya ara verdim, sezonda 4-5 oyun anca izliyorum.
Neredeyse bütün platformlara üyeyim ama ne izliyorsun derseniz hiç.
Pandemi başından beri okuduğum kitapları toplasan 20 yapmaz.
Bu yılın başı bi hareketlendim ama şimdilerde yine duruldum kendimde o enerjiyi bile bulamıyorum.

Neredeyse iki aydır spora başlayacağım başlayamıyorum yıllık üyeliğimin başında 3 ay kadar gittim sonra saldım. Ekim'de üyeliğim bitecek, diyorum en azından önümdeki süreci değerlendireyim ama o ilk adım var ya o asla atılamıyor.
Kendime o an o kadar mantıklı bahaneler buluyorum ki :)

Siz ne yapıyorsunuz?
Böyle, size gerçekten iyi geleceğine inandığınız ama bir türlü fırsat bulamadığınız! şeyler için nasıl harekete geçiyorsunuz?

Ben sanki içten içe kendimi baltalıyormuşum gibi hissediyorum bunu bir türlü kıramıyorum.

Cevap veren herkese şimdiden teşekkürler.
0
mutekebbir
(17.07.24)
Her şeyi anlarım da sinema ve tiyatroya ara neden?
0
abuzer
(17.07.24)
@abuzer;
Sinema gereksiz pahalı. Bir filmi merak edip gidiyorsun kötü çıkıyor bekleseydim keşke bir platforma gelmesini diyorsun. Sadece bilet olarak düşünme sinema dediğin şey insanın yarım gününü yiyor, e bir onunla bitmiyor yemek yiyorsun bir şeyler içiyorsun.
Filmden verim almadıysan bütün modun düşüyor.

Ben de festival dışı gitmiyorum festivallerde toplu bilet alırım atıyorum bir haftam full filmle geçiyor bazen günde 4 film bazen günde iki film bir de yarısından fazlası tatmin ediyor o haftayı genel olarak güzel kapatıyorsun.
E yılda iki tane festival var yaşadığım şehirde zor oluyor.
Bu yıl tatilimi Ayvalık film festivaline denk getirdim beni istanbul ve filmekiminde rahatlatsın diye.


Tiyatro; büyük sahnelerdeki oyunlar çok pahalı ve birçoğu tatmin etmiyor.
Ben de küçük sahnelerdeki puanı yüksek oyunlara gitmeye çalışıyorum.
Bu da sınırlı oluyor işte.
0
🌸mutekebbir
(17.07.24)
Biraz kızını zorla yüzmeye yollayan Deniz Akkaya vibe'ı aldım sizden :D üstünüze çok gitmeyin. Canınız isterse yaparsınız. Bazen istemez, bazen sadece tembellik yaparsınız. Sonra sıkılınca yeni zevkler edinirsiniz ya da eskilere geri dönersiniz.

Ulvi bir amaç bulmaya, hayatınızı her daim "verimli" geçirmeye çalışmayın. Çoğu insanın söylemekten utandığı leş zevkleri vardır. Bunlar genele göre saçma sapan boş işlerdir. Belki biraz bu tarafa dönmeye ihtiyacınız vardır.
0
akhenaten
(17.07.24)
hobim, merakım ve aktivitem kaldı. bunlar gerşek anlamda çok sevdiğim, her türlü zorluğuna rağmen severek yaptığım şeyler. bir kısmını çocukluğumdan beri yapıyorum. ama yanlış anlaşılmasın öyle über süper üst seviye bir öz disiplin isteyen şeyler değil. kolaylıkla başarabildiğim için devam ettiğim şeyler.

bir de kolaylıkla başaramadığım öz disiplin isteyen konular var, onlarda tam bir patatesim. (muhtemelen bana kolay gelecek şeklini bulsam bu konularda da motivasyon eksikliği yaşamayacağım. aydınlandım)
düzenli antreman şeklinde yüzmek istiyorum mesela, ama 1-2 yapıp bırakacağımı bildiğimden parasını bahane edip araştırmıyorum bile.

kolaylıkla başarabileceğin bir şeylere yönel, bu duruma alışıp konfor alanını daraltma, daraldı mı genişletmesi daha zor. gerekiyorsa eşlik edecek birini bul, yardımcı olur.
0
nwnd
(17.07.24)
@akhenaten; Bu benzetme beni ne kadar üzse de maalesef hak veriyorum :/
Çocuk sahibi olmayı asla düşünmeme sebebim de kendimi tanıyor olmam :/

Guilty pleasure derinliklerindeyim bir aydır.
Çıkmak istiyorum :/


@nwnd;
İnsan anlıyor demek ihtiyacı olanı farkında olmadan tam olarak bunu yaptım. Yakın bir arkadaşımla birlikte squash oynamaya başlayacağız o benim salmama izin vermez birlikte toparlarız diye umuyorum.
0
🌸mutekebbir
(17.07.24)
@mutekebbir: Akademisyen ya da öğretmensen yazın aynı buhranı hepimiz yaşıyoruz.

youtu.be
0
sekizdokuzon
(17.07.24)
@sekizdokuzon; Değilim, ama çok rahat bir işte çalışıyorum. Saatlerimi kendim belirliyorum istediğimde gelip istediğimde gelmiyorum.
Şimdi "derdini sikeyim" diyecekler ama gerçekten bana biraz bu rahatlık batar. Biraz hareket lazım, mesela geçen hafta çalıştığım yere bakanlıktan denetime geleceklerdi, onunla ilgili çalışmalar, denetim, hareket bunlar bana o kadar iyi geldi ki. Ben böyle yoğunluğu çok severim. Ama aksilik sevmem işte yoğun işe tamamım ama başka sorunlar beni düşürür.
%100 mükemmel bir iş değil tabii ki sıkıntılarım da var.
Şu an iş değiştirme durumum yok :/

Video için de ayrıca teşekkür ederim ama geçen konuşmamızı hatırlarsanız ben bu kişi için de hemen hemen aynı şeyleri düşünüyorum adhahdhadh
0
🌸mutekebbir
(17.07.24)
Gezme konusuna ne dersin?

Bana tatil az geliyo valla, yetmiyo yapmak istediklerime...

Sinema için hak verdim. Tiyatro da evet, doğru... Ama güzel bir ülkeyi/şehri keşfetmek? Buna da üseniosan öehh artık tedavi edilemezsinnn

Sevdiğin, keyif aldigin şeyleri iyi belirlemen gerekiyo sanirim

Spor için de motivasyonum şöyle "düşünme, hadi yola çık" :)))) sonrasında iyi hissediom çünkü

Ve diss'e hak verecegimi hiç dusunmezdim ama sebgilin vardır inş?
0
abuzer
(17.07.24)
@abuzer; Bunun için de adımlar attım.
Ağustos sonu iki günlük de olsa bi Sinop planım var.
Eylül'de geçen sene planladığım bir Belgrad tatilim ve Ayvalık film festivali var (henüz filmlere bilet bulabilecek miyim belli değil ama o tarihlerde tuttum evimi en kötü gider dinlenirim :))

Ben sanki spora başladığım an bu detaylarla da birlikte toparlayacağım gibi hissediyorum ya. Şu an tek eksiğim buymuş gibi hissediyorum ona fena sardım da bakalım ne zaman adım atacağım.

Yalnızım ahdhadhad
0
🌸mutekebbir
(17.07.24)
Tm, spor için düşünme. Düşünmeden atla. Hiç üzerine düşünmeden bı salona kayıt yaptır ve hemen git xd

Sonrasında vücudunu iyi hissedip, kendini aynada beğendiğinde her şey daha keyifli oluyo... Tatil yapmak bile daha güzel, istediğim elbiseleri giyip iyi hissediom misss
0
abuzer
(17.07.24)
@abuzer; Üyeliğim var zaten hatta bitmek üzere Ekim’de bitecek o zamana kadar değerlendirmek istiyorum işte :/
Dediğiniz gibi yapmayı deneyeceğim.
0
🌸mutekebbir
(17.07.24)
Hadi, uzerine düşünmeden ayakkaplari giy cantani suyunu havlunu al disariiiii
0
abuzer
(17.07.24)
Merak etmek. Sonunu merak ediyorum.
0
pispinti
(17.07.24)
bende de son yıllarda tam tersi bir durum oluştu, hiçbir şey yapmadığım bir gün bitince kendimi çok kötü hissediyorum. son 2 yıldır tüm opera gösterimlerine gittim mesela, benim için bambaşka bir keyif haline geldi. günlük tüm dertlerden, sıkıntılardan uzaklaşıp rengarenk bir dünyaya giriyorum 2-3 saatliğine de olsa. ancak yaz dönemleri maalesef olmuyor. eylül gibi devam edeceğim.

onun dışında evde sürekli bir puzzle olur, en fazla 2 gün kalıyor masada, sonra yapığımı bozup kutuya kaldırıp başkasını açıyorum. hobi gibi değil de benim için dinlenmek, meditasyon yapmak gibi puzzle.

bunun dışında bu aralar örgüye sardım, daha öne hiç yapmamıştım o da çok sakinleştirici, keyifli bir hobiymiş, işe yarasın yaramasın sürekli bişeyler örmeye çalışıyorum,

denemediğim bilmediğim yemekleri yapmaya çalışıyorum. kış için domates sosu vs gibi hazırlıklar yapmayı seviyorum.

beklediğim yazarların kitapları çıkmışsa onları takip ediyorum, okuyorum. evde temizlik ya da düzenleme yapıyorum. haftada bir ya da iki gün sevdiğim canlı müzik gruplarını izlemeye gidiyorum, bağıra bağıra şarkı söyleyip dans ediyorum, eğleniyorum.

bunların hiçbirini yapmak istemiyorsam ve hava da aşırı sıcak değilse kulaklıkları takıp, müzik dinleyerek yürüyüşe çıkıyorum.

bunlar için motivasyonu nasıl buluyorum kısmını düşünüyorum da galiba bunları yapmadığımda o hissettiğim "hiçbir işe yaramayan, depresif ve mutsuz" halimi bildiğim ve bu halimden nefret ettiğim için enerjim olmasa bile en azından bir ya da iki tanesini gün içinde yapmaya çalışıyorum.
0
hypathia
(17.07.24)
Spora giderken seni de mesajla darlayayım ister misin? :p
0
sekizdokuzon
(17.07.24)
Valla ben doğru yaşamaya ve kendim için yaşamaya çalışıyorum. Kendimi onceleyince çeşitli fırsatlar yaratmaya çalışıyorum.
0
Amaranta ursula
(17.07.24)
yok ya ben bitiğim, sadece geri dönülmez bir noktada olmadığıma inandığım için devam ediyorum. akranım olan kuzenim intihar etmişti zamanında. biraz da işte onun yarattığı yıkımı yakından gördüğüm için aynısını aileme yapmak istemiyorum. yoksa şu an bi motivasyonum, hedefim, aktivitem vs. yok yani mal gibi yaşıyorum. en çok üzüldüğüm nokta da ekonomik durum sebebiyle iyiden iyiye endişelenen anneme destek olamamak, "yau bizim paramız var ya işte anne ne dert ediyon sokağa mı atıcaz seni" diyebilecek maddi duruma bile sahip olmamak. onun dışında kendi durumumu pek de önemsemiyorum yani. düzelir ama herhalde hayatta hep bi şeyler değişiyo.
0
mark greg sputnik
(17.07.24)
Kendimi de yönetiyorum. Sanki o bahaneler bulan başka biriymiş gibi davranıyorum. Özellikle kendimi bir şeylerin ortasında bırakırım. Arkadaşlarımla buluşmak için yazıştığımda bugün akşam tabii olur hatta şurası olsun derim ama düşünmeye zamanım olsa bahane bulurum ya da bahane bulan içimde biri vardır, onu dikkate almam. Sustururum. Konuşmasına izin vermem.
0
gabe h coud
(17.07.24)
youtube.com

Bu şekilde düşünüyorum o yüzden takılmıyorum bu motivasyon işlerine
0
Hallegadola
(17.07.24)
(6)

Arkadaşa Ev Hediyesi

isiaha
Merhaba, Elimizde eksiğine, ihtiyacına dair çok bir bilgi yok. Hediye olarak ne götürmeli? İhtiyacını öğrenmenin bir yolu var mı sizce? Teşekkürler.
Merhaba,
Elimizde eksiğine, ihtiyacına dair çok bir bilgi yok. Hediye olarak ne götürmeli? İhtiyacını öğrenmenin bir yolu var mı sizce? Teşekkürler.
0
isiaha
(17.07.24)
Paşabahçeden değişik bardak vs olabilir
0
jülsezar
(17.07.24)
yakın arkadaşsa kibarca sorulabileceğini düşünüyorum neye ihtiyacın var diye.
yoksa porselen çay fincanı gibi şık durabilecek şeyler olabilir.
0
black holes in the sky
(17.07.24)
Benim için en güzel hediye "güzel ama gereksiz" dediğim bir şeyi birinin getirip hediye etmesi. Bazı şeyler böyledir, ahşap yontu figür mesela. Kendim gidip hayatta almam, lüzumsuz harcama gibi gelir. Alsam da öylece durur, bir özelliği olmaz ısınmam. Ama biri hediye olarak getirse bayıla bayıla koyarım bir yere. İşlevsel hediyeden daha çok hoşuma gider. Hem uzun süre kalıyor, hem anısı oluyor hem de şık. Yarın bir gün çoluğa çocuğa bile gösterilir ev hediyesi olarak gelmişti diye.

Ya da Paşabahçe'de özel koleksiyon vazolar var mesela. Kendiniz bir vazoya o kadar para verip almazsınız. Ama hediye ederken mantıklı. Siz işlevsel bir şey de alsanız hemen hemen aynı parayı cebinizden çıkaracaksınız. O kişi bir süre bunu kullanacak, sonra eskiyip gidecek. Hiç var olmamış olacak. Halbuki o vazo yeri gelir ömür boyu durur.
0
akhenaten
(17.07.24)
Güzel bir koltuk/TV battaniyesi. Bunun ihtiyaç fazlalığı olmaz, her evde bulunur ve mutlaka bir şekilde kullanılır. Güzel ve indirimli bir tanesi: www.zara.com
0
silverleaf
(17.07.24)
Tepsi çok güzel bir hediye bence.

Hem evde asla yeteri kadar tepsi olmaz hem de yıllarca o evde yaşar ve hediye eden kişi hatırlanır. Bir başka güzelliği de neredeyse hiç yer kaplamaması, kırılacak derdi olmaması.
Çok şirin, çiçekli, esprili seçenekler de var.
Misafirliğe gittiğinizde "sizin tepsiyle getireyim çayları" diyerek ev sahibi de siz de mutlu olursunuz.

Paşabahçeden bardak, vazo, tahta süs eşyası gibi hediyeleri bana alsanız ben üzülüyorum. Gerçek bir üzüntüden bahsediyorum. Çünkü ona evde yer ayırmam lazım. Her geleceğinde "isiaha'nın vazoyu ortaya koyayım da kırılmasın" diye düşünmem gerekiyor. Hayatıma da yük oluyorlar. Öyle kalabalık, yer işgal eden ve işe yaramayan şeyleri hiç sevmiyorum. Almıyorum.
0
michael_knight
(17.07.24)
Yakın arkadaşım evlendiği zaman evli arkadaşlarıma genelde neye ihtiyacınız oluyor diye sormuştum. Pike pike pike diye cevap verdiler. Ben pike almıştım. Diğer alternatiflerim ise kahvaltı takımı(çay keyfi seri diye de geçebilir), nevresim, battaniye ve pikeydi.
0
tulumba
(17.07.24)
(12)

Ne zaman evleneceksin yada neden evlenmiyorsun sorularina ne soylenir?

Zetnikov
Zaten ozel bir durumum var bunu insanlar soylemek imkansizSurekli olarak neden evlenmiyorsunNe zaman evleneceksinGibi sorular gercekten insanin canini sikabiliyorGenelde insanlarla muhattap olmuyorum ama siz belkide bi parkta cay icerken ailenizle, gelip pat diye neden evlenmiyorsun diye sorabiliyor
Zaten ozel bir durumum var bunu insanlar soylemek imkansiz

Surekli olarak

neden evlenmiyorsun
Ne zaman evleneceksin

Gibi sorular gercekten insanin canini sikabiliyor

Genelde insanlarla muhattap olmuyorum ama siz belkide bi parkta cay icerken ailenizle, gelip pat diye neden evlenmiyorsun diye sorabiliyorlar.

Hakaret etmeden ne gibi cevaplar verilebilir fikrinizi almak istedim yabi bu insanlar nasil real de bloklanabilir
0
Zetnikov
(17.07.24)
"Kısmet" deyince konu kapanır genelde.
0
dolantindr
(17.07.24)
"Şu anda öyle bir düşüncem yok" diye ciddi bir ifadeyle söylüyorum. Normalde kimse üstelemiyor; olur da yaşlı akraba vb. biraz daha üstüne giderse "Olursa haberiniz olur zaten, merak etmeyin" diyorum. Normalde kimseyi ilggilendiren bir şey olmadığı için "Sanane" demek lazım aslında... Ama diğer yandan nazik olayım diye bahane üretmekle, yalan söylemekle de uğraşmanın anlamı yok bence.Onlar daha kötü, çünkü bu sefer gidip o bahaneyi deşmeye başlıyorlar.
0
salihdt
(17.07.24)
sohbetimizin sonuna geldik, yine bekleriz diyip kalkıyorum. flört, sevgili, akraba, arkadaş farketmiyor. bir daha buluşmam max.

örnekteki ilk iki aptalla zaten olmaz, öteki insanlara da ne ise sanki.

anne, baba’yı eğittim sayılır. darlamamaya başladılar ama nerede bir kız görseler ‘bu o!’ modundalar. yıldırdı onlar da.
0
baldan kaymak
(17.07.24)
ben aynı baskıyı çok yaşıyorum.


1. Method
sallama ileri bir tarih veriyorum. net söyleyince milet şaşırıyor.

örneğin bugün 17.07.2024
-ne zaman evleniyorsun? yok mu birileri
+ 15 kasım 2029

2. Method
-ne zaman evleniyorsun? yok mu birileri
+ Devlet Bahçelinin dediği gibi ölümle nikahın günü belli olmaz. :)
0
alp9900
(17.07.24)
"Ben de bilmiyorum, bakarız bakayım. [buraya konuyu değiştirmek istediğinizi belli eden şekilde ölü bir muhabbet geliyor: Hava da çok sıcak değil mi?]
0
akhenaten
(17.07.24)
Var biri görüşüyorum ama uğuru kacmasin diye anlatmayayım. Deyiver.
0
halk
(17.07.24)
Tebessüm ederek
"Bunu neden öğrenmek istiyorsunuz"
deyin. Susun, tebessüme devam.
0
alfired
(17.07.24)
ben aşağılıyorum, zayıf yanlarından vuruyorum.
0
numlock
(17.07.24)
ev işlerini kitleyecek birini bulunca evlenicem de :P
şaka şaka kafa dengi birini bulamadım henüz de geç
0
neira
(17.07.24)
Boşanmasını bekliyorum
0
michael_knight
(17.07.24)
"Her düğünde 'artık sıra sende' diyen yaşlılara cenazelerde 'artık sıra sende' demeye başlayınca 'sıra sende' demeyi bıraktılar"

-anonim
0
d max
(17.07.24)
önümüzdeki yaz diyorum istisnasız. bi şok geçiriyolar. sonrasında "kısmet"
0
chanandler bong
(17.07.24)
(4)

tüy dökücü krem ve özel bölgeler

biseysorcaktim
tüy dökücü krem pek kullanan biri değilim, geçen koltuk altı için kullandım, kolayıma geldi ve ambalaj üzerinde yapılmaması gerektiği söylenmesine rağmen kasıklarıma da sürdüm. sadece kasıklar değil penis çevresi ve testislere falan da bulaştı ben de iyice sıvadım. kısaca hassas olan her yerimin iyi
tüy dökücü krem pek kullanan biri değilim, geçen koltuk altı için kullandım, kolayıma geldi ve ambalaj üzerinde yapılmaması gerektiği söylenmesine rağmen kasıklarıma da sürdüm. sadece kasıklar değil penis çevresi ve testislere falan da bulaştı ben de iyice sıvadım. kısaca hassas olan her yerimin iyice tüy dökücü kremle kaplanmasını sağladım.

kısa bi süre bekletip temizleyecektim ki, bir işim çıktı ve aşağı yukarı bi saat kadar krem oralarda durdu.

kasıklarda ya da vücudumun başka bir yerinde sorun yokken, testislerimde yanık ya da su toplamaya benzer bi acı oluştu. hatta bir ya da iki tane sivilce gibi yaralar oluştu. bacaklarıma sürttükçe acı veriyordu o yüzden yara bandı yapıştırıp pansuman yaptım, biraz da silverdin sürdüm. ertesi gün geçti.

şimdi bi rahatsızlığım yok, her şey geçti ama biraz içim ürperdi.
bu tarz ürünler hassas bölgeyi tahriş edebileceği için mi bu bölgelere uygulanmamalı yoksa kanser, kısırlık ya da benzeri başka problemlere yol açma ihtimalleri var mı? açıkçası ikinci ihtimalden korktum. bir kereden bi şey olmaz dimi?
0
biseysorcaktim
(16.07.24)
Hocam ben sürekli tüy dökücü krem kullanırım o bölgelere. Sürdükten sonra michalenjolo amcanın Davut heykeli gibi 15 dk banyoda dururum. Sonra durula tamamdır. Çok beklersen yakar
0
dedeminhirkasi
(16.07.24)
tahriş ediyor, düzenli kullanım için uygun olmaz. siz çok uzun tutmuşsunuz. normalde bu tür uyarılar en hassas bünyelere uygun şekilde yazılıyor. ortalama bir teni referans almıyorlar. ortalamayı referans alırsanız zaten teni hassas olan birçok insanda ciddi şikayetler oluşur. o yüzden genelde belirtilen sürelerde hassas bölgede de kullanıyor birçok kişi. Sadece her seferinde yapmamak gerek.
0
akhenaten
(16.07.24)
Sorun bölgede değil, uzun zaman kalmasında. Kolunuzda da bir saat bekletseniz yine aynı reaksiyonu gösterirdi. Kanser gibi bir probleme sebep olacağını sanmıyorum çünkü emmiyor. Sadece cildinizi tahriş edersiniz.
0
duygusalatasi
(16.07.24)
valla ben gratis'ten almıştım bir tane. popoya süreyim dedim cayır cayır yandı:) alacaksan özel bölgeler için olanlardan al. üzerinde yazar zaten.
0
nothing in my way
(16.07.24)
(4)

Türkiye ve sigorta primi

logisticsmanager
Şimdi ben "sigorta yüksekten iyidir" kültürü ile büyüdüm ailem tarafından. Onlar da ilk emekli oldukları zaman en düşük emeklinin iki üç katı aliyorlardi (su an bu gidisle en düşüğe esitlenir)Ama gördüğümüz üzere bitti artık ülkede o iş. En az primi ödeyen de yüksek ödeyen de eninde sonunda bir ikti
Şimdi ben "sigorta yüksekten iyidir" kültürü ile büyüdüm ailem tarafından. Onlar da ilk emekli oldukları zaman en düşük emeklinin iki üç katı aliyorlardi (su an bu gidisle en düşüğe esitlenir)
Ama gördüğümüz üzere bitti artık ülkede o iş. En az primi ödeyen de yüksek ödeyen de eninde sonunda bir iktidar tarafından eşitlenebiliyor.

Bu mantıkla ülkede sizce emeklilik komple temel bir maaş olup herkesten aynı prim alınıp herkese aynı para verilen bir sistem gelir mi? Yani amaç emekli maaşı olayını bitirip çok cüzi bir maaşa düşürüp her koyun kendi bacağından asılır yapmak. Bu şekilde yok yüksek prim vs bitti. Misal herkes 10 bin, yetmiyorsa da yetmiyor gg wp.

Ya da hiç olmaz, devlet paraları toplamaya devam eder, 30 sene sonra da hakkını gasp eder, hiç kimseye de dert anlatamazsın mı?
Çünkü Türkiye'de olmasam da ben elden maaş alan ve maaşı asgariden gösterenleri haklı bulmaya başladım. Sonuçta devlet paranın üstüne yatiyor ileride, üç kuruş ödeyen de azıcık yıl ödeyen de yıllarca üstten ödeyen de aynı yere çıkıyor. En azından elden alırsan bu parayi fonlara yatirirsin, paranı kendin yonetirsin, bir iktidar gelip hupletmez.

Nedir sizce bu işin yolu? Siz bundan sonraki hükümetlere güvenir misiniz? Sonuçta yolu açıldıktan sonra canı isteyen gene yapar bunu simdiki gider bu sefer bıyıkları daha uzun biri gelir gene yapar.
0
logisticsmanager
(16.07.24)
Diğerleri bir yana elden maaş veren ve maaşı asgariden gösterenler işverenler. Bunun haklı bir tarafı yok. Sonuçta alınan maaş çeşitli nedenlerle tabanda eşitlenecek olsa bile arada geçen sürede üstüne konulan para yine çalışanın hak ettiği para.

Maaşın bir kısmını devlet eritiyorsa, diğer kısmına da şirketler konuyor akbaba gibi. Dışardan bakınca ciddi anlamda dram aslında bu. Yıllarca çalışıyorsunuz, neticede yaşlanıp iş göremez hale gelince al neyine yetmiyor diye üç kuruş veriyorlar.
0
akhenaten
(16.07.24)
En son 1,7 çalışanın 1 emekliye tekabul ettiği açıklanmıştı. Dahası da varsa takip edemedim. Ama nüfusumuz hızla yaşlandığına göre her geçen günün bir öncekinden kötü olacağı. Konya ovasından petrol fışkırmadığı sürece de daha iyisini beklemek, sonraki hükümetlerden medet ummak hayal.

Asgari emekli maaşında buluşulmasa bile fark komik kalmak zorunda gibi duruyor.

Bu durumda herkesin kendi emekli veya iş göremez hale gelme gününü bugünden düşünüp tedbir alması gerekiyor. Bunun da yolu, S&P ye abanmak ve Euorbond biriktirmekle olur diye düşünüyorum.

Geçen gün bir bileşik faiz hesabı duyurusu vardı. Oradaki grafiğin iyi incelenmesi ona göre gecikmeden tedbir alınması gerekir. BES falan biraz hikaye gibi geliyor bana. Herkes kendi tedbirini almalı.
0
Mirket
(16.07.24)
Valla ben senin söylediğin gibi olacak diye düşünüyorum.
0
numlock
(16.07.24)
@numlock; sabit emekli maaşı mı? Yani zaten planlı da olabilir; emekli sistemini böyle bitir, sorun yarat. Çözüm olarak da emeklilik sistemini komple bitir böyle.

Oyun büyügg...
0
🌸logisticsmanager
(16.07.24)
(14)

Alkollüyken yazdıklarımı hatırlamıyorum

gabe h coud
Bir kaç gün önce alkol aldım. Prosecco, Aperol vs. Gece burada cevaplar vermişim ve arkadaşlarıma mesajlar atmışım. Hiç hatırlamıyorum ama sarhoş falan değildim, çakırkeyif en fazla. Daha önce böyle bir şey yaşamamıştım. Kendimi kaybetmiş olsam anlayacağım ama tamamen kendimdeydim. Sanırım. Yani ken
Bir kaç gün önce alkol aldım. Prosecco, Aperol vs. Gece burada cevaplar vermişim ve arkadaşlarıma mesajlar atmışım. Hiç hatırlamıyorum ama sarhoş falan değildim, çakırkeyif en fazla. Daha önce böyle bir şey yaşamamıştım. Kendimi kaybetmiş olsam anlayacağım ama tamamen kendimdeydim. Sanırım. Yani kendimde olduğumu düşünüyorum ama değilmişim demek ki. Kendimden şüphelenmeye başladım. En Büyük Şaban filmindeki gibi bir durum mu yaşıyorum :)

Sizin başınıza benzer bir şey geldi mi? Tamamen kendinizde olduğunuzu düşündüğünüz bir günde hatırlamadığınız bir şey yaptığınız oldu mu?
0
gabe h coud
(16.07.24)
Kötü mesajlar mı attın arkadaşlarına, ya da burada kötü olmaması gereken tarzda mı cevaplar verdin?
0
rock n roll
(16.07.24)
Hayır, aynı çizgimi korumuşum fkfkfk ama belli yani biraz eksik akılla yazmışım.
0
🌸gabe h coud
(16.07.24)
Yok valla hiç olmadı, ben arkadaş grubunda "ne kadar içse de kendinde kalıp diğerlerini hizada tutan tip" olarak işlev gördüm yıllarca. Heralde ordan kalma dürtülerle alkollü hafızam normal güne göre daha iyi :D
0
akhenaten
(16.07.24)
Aynı çizgini koruduysan kesin çok sarhoşsundur :))

Sarhoşken yapılan ve söylenen her şey hatırlanırmış. Hatta sarhoşken söylediğimiz her şey gerçek dusuncelerimizmiş.

Neyse bugünkü iğneleme kotamı doldurduğuma göre artık gidebilirim :)
0
rock n roll
(16.07.24)
Alkollüyken yaşayıp ayıkken yasamamayi tercih ettiğin bir duygudurumunu bastırmışsındır.
0
sekizdokuzon
(16.07.24)
Başıma benzer bir olay gelmedi. Çok içmediyseniz normal değil. Doktora gidin.
0
gnosis
(16.07.24)
Edit: benim başıma hiç gelmedi.
0
rock n roll
(16.07.24)
Edit: Uyku için aldığım ilaçları alkol ile birleştirince ortaya böyle bir durum çıkmış olabilir.
0
🌸gabe h coud
(16.07.24)
Black out olmussun gabe’cigim.
Bu bana oldu, hatta salsa bile yapmisim (salsa bilmiyorum) hatirlamiyorum shsjsj. Arkadasima da zaman zaman oluyor; o esnada cok derin, felsefi tartismalar bile yapiyormus, birkac kere ses kaydi almisti hatirlamayinca.
Bu cok ya da az icmekle ilgili degil, beyinde bir sey kapaniyor sanirim bir tetiklenmeyle. Norolojik bir sey aslinda. Psikiyatr arkadasima ilac verdi ama detayini bilmiyorum.
0
mor oje
(16.07.24)
Dışarı çıkmadan önce hızlı hızlı votka içtim, çok sarhoş olmuşum, arkadaşlarım bari evde içelim demişler.

Ertesi gün baktığımda 70'lik votkayı nerdeyse bitirmişim.

Problem burada başlıyor, fatih ürek haydi lilili de bir oynamışım, videodaki benim ama o anları hayal meyal bile hatırlamıyorum, günümüzde olsa yapay zekaya hazırlatmışlar videoyu diyeceğim.
0
kimlanbu
(16.07.24)
Sarhoşmuşsun demek :)
0
numlock
(16.07.24)
İlaçla etkileşime girmiş olabilir sadece alkolle de oluyor ama çok veya hızlı hızlı içmen lazım onun için aç karna vs.
0
chicha_v2
(16.07.24)
ona film kopması deniyor, hiç başıma gelmedi. içkine bişey katmış olmasınlar.
0
orpheus
(16.07.24)
ilginç olan, gece 00.15 gibi yattığımı, uykuya geçtiğimi hatırlıyorum. nasıl olmuşsa, 01.00-01.30 arasında mesajlar atmışım, duyuru cevaplamışım. hiç yok bunlar bende. yarım saat bir saat kadar kayıp.
0
🌸gabe h coud
(16.07.24)
(6)

Eskiden Şehirde at kullanimi

WithWorth
Atlar en son ne zaman şehirde şahsi kullaniliyordu ?Sadece kalburustu kesim mi kullaniyorduNormal bir ciftci ailesi de istanbulda bir yere gidecegi zaman atla mi gidiyorduBesiktastan, eminonune mesela.Eski istanbul evlerinde ahir da olmasi gerekiyor degil mi
Atlar en son ne zaman şehirde şahsi kullaniliyordu ?

Sadece kalburustu kesim mi kullaniyordu
Normal bir ciftci ailesi de istanbulda bir yere gidecegi zaman atla mi gidiyordu
Besiktastan, eminonune mesela.

Eski istanbul evlerinde ahir da olmasi gerekiyor degil mi
0
WithWorth
(16.07.24)
Sorunuzun cevabı biraz karışık, hala atla gidebilirsiniz. At arabaları hala kullanılıyor. Küçük şehirlerde ise hala çeşitli hayvanlarla ulaşım var. Sorunun diğer karışık kısmı da burası. İlla bir at sahibi olmanız gerekmiyor.

At tercih sebebi, ancak at binmek yetenek isteyen bir şey. Herkes atla seyahat etmiyor. Hem maddi durum açısından, hem de binicilik açısından. Eşek, katır ulaşımı da yaygın. At ve öküz arabaları da var.

Bu dönemi "at dönemi" değil de "otomobil öncesi dönem" olarak düşünmek daha doğru.

Ancak yukarda da dediğim gibi belli bir keskin değişim periyodu yok bunun. Otomobiller yaygınlaştıkça ve ulaşılabilir hale geldikçe hayvanların kullanımı da azalıyor. İlla belli bir nokta baz alınacaksa mevzuatın oluşum sürecine bakabilirsiniz.

Ben kısaca bir baktığımda otomobillerin şehir içi kullanımını regüle eden ilk düzenlemelerin 1913'te ortaya çıktığını gördüm. Karayolları trafik kanunu ise 1983'te çıkıyor. Aradaki bu 70 yıllık dönemi bir geçiş dönemi olarak düşünebilirsiniz.

www.aa.com.tr:~:text=Osmanl%C4%B1%20Devleti'nde%201900'lerin,%C5%9Fof%C3%B6rlerin%20s%C4%B1nava%20tabi%20tutulmalar%C4%B1%20istenmi%C5%9Fti.
0
akhenaten
(16.07.24)
Doğuda 90'ların sonuna kadar at arabası yaygındı. İstanbul'da filmlerden gördüğümüz kadarıyla 70-80'lerde en son kullanım zamanları. At üstünde bir yerden bir yere gitmek çok daha eskidir.
0
gabe h coud
(16.07.24)
Sarıyer Çayırbaşı'nda sokak köpeği gibi Sokak Atı mevzusu yakın zamana kadar vardı hala vardır belki.

Onun dışında şehir içinde çingene mahallesi denilen yerlerde hala at oluyor ama artık ufak kamyonetler, triportörler yerlerini aldı.
0
nop
(16.07.24)
Şu trafik levhası hala kullanılıyor.
Hayvanların binek olarak kullanılması dönemi ile otomobil dönemi arasında bir çizgi yok. Biri rantabl olmadığı için azalarak bitmiş. Belirli bir tarih de yok. İzmirin çöpçü eşekleri daha 20 yıl kadar önce emekli edildi. Faytonların kaldırılması da daha dün gibi.

İmtiyazlı sınıf diye bir şey de yok. Parası olan, ihtiyacı olan at alıyor. İzmir çingeneleri hala at kullanıyorlar.

www.ileritrafik.com
0
Mirket
(16.07.24)
Ben at arabası gördüm şöyle takriben 5-6 sene önce, İstanbul'da. Bizim orada kentsel dönüşüm durumu var, bir dolu inşaat var, oradan "esmer vatandaş"lar malzeme götürüyor arabayla. Onlardan biri at arabasıyla gelmişti. Hoş atın iskeleti çıkmıştı direkt, o ayrı...uzatmaları oynuyordu hayvancağız.
0
d max
(16.07.24)
İstanbul'un kırsal kesimlerinde at hala var, her gün görüyorum diyebilirim. Bunun dışında İstanbul'da en güncel örnek Adalar sanırım, kaldırılalı çok olmadı.
0
zemberek
(16.07.24)
(25)

"bayağı"yı bilinçli olarak mı "baya" şeklinde yazıyorsunuz?

m e b
selamlar.bugünkü eften püften ama dikkatimi çeken ve aynı zamanda canımı sıkan bir derdimi sizlerle paylaşmak istiyorum.mesela burada, bilumum sosyal medya platformlarında yazıyı yazan kişinin yazdıklarına bakıyorum; yazısını kusursuz bir imlayla yazmış, noktalama işaretlerini tam da olması gerektiğ
selamlar.
bugünkü eften püften ama dikkatimi çeken ve aynı zamanda canımı sıkan bir derdimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

mesela burada, bilumum sosyal medya platformlarında yazıyı yazan kişinin yazdıklarına bakıyorum; yazısını kusursuz bir imlayla yazmış, noktalama işaretlerini tam da olması gerektiği yerde kullanmış. ama nedense "baya", "bişi", "diil" gibi bozuk kelimeler kullanmış. hani, olay konuşma dili gibi üslup takınmaksa diğer kelimeleri çok düzgün, ama sadece bun(lar)a istisna tanımış. yine de bilhassa bayağıya takığım çünkü en çok da gözüme çarpan o.

neden 10/10'luk yazınızda "baya" diye yazıyorsunuz? bilinçli bir hareket midir bu?
0
m e b
(15.07.24)
imla ve noktalamaya genellikle dikkat etsem de bisi ve diil'i ben de kullanirim resmi olmayan yazismalarda. ama baya konusunda takintiliyim sanirim :) baya yazinca hosuma gitmiyor, bayagi yazinca da cumle baglamindan sasiyor bana gore. ben o yuzden ikisini de kullanmiyorum, epey kelimesini kullaniyorum onun yerine :)

bu kadar yazdim soruya cevap vermemisim :) kullanmayarak cozuyorum o sorunu ama bu kadar takik olmasam ona, baya seklinde de kullanirdim nolacak :)
0
in vino veritas
(15.07.24)
De, da, ki'ler haric dikkat etmiyorum bu tarz yerlerde yazima.
Baya, bayagiya gelince baya yazarim boyle yerlerde.
Gercek dunyada ise bu kelimeyi kullanmayi tercih etmiyorum. Bayagi daha cok adi anlaminda oldugundan oldukca falan derim onun yerine.
0
Kittie
(15.07.24)
yazması daha kolay olduğu içindir. mesela sen de cümleye "ama" ile başlamışsın. mesela ben de/da birleşik yazılınca uyuz oluyorum ama bir yerine bi yazarım. çünkü öyle alışmışım 2000lerde mırç vardı böyle konuşuyorduk :P
0
neira
(15.07.24)
özellikle olsun ya da olmasın böyle yazanları engelliyorum.

tm, ok vs. bende kullanıyorum da baya ne demek? kelime anlamı anlamı da yok benim dil lügatımda. türkçe dersinde çok sorun yaşadığımdan o -ğı eki gelecek :)
0
baldan kaymak
(15.07.24)
İmla noktalamaya diqqat, gerisini yardir +7
0
abuzer
(15.07.24)
Evet ve çok kullanırım resmi olmayan yazışmalarda benim için bayadır :)
0
grimavi
(15.07.24)
çoğu imla kurallarına ve sözcükleri düzgün kullanmaya dikkat etsem de, neredeyse tek istisnam "baya" kelimesinde. bunu bazen bayağı şeklinde kullansam da, çoğu zaman biliçli olarak baya diyorum. en büyük sebebi bayağı'nın basit, sıradan, aşağılık gibi olumsuz anlamları var. bazen buna çağrışım yapabiliyor.

bazen baya yazmak rahatsız ediyor beni de, epey diyorum o vakitlerde.
0
biseysorcaktim
(15.07.24)
eskiden bilinçli olarak yazıyordum ama şöyle bilinçli,

bayağı: adi, basit
baya: alenen, açıkça

böyle bir ayrım var sanıyordum ahaha. hiç kontrol etmemiştim. "böyle bayağılıklara gerek yok" ve "sen baya baya delirmişsin" şeklinde kullanırdım mesela.

sonradan öğrendim baya diye bir kelime yokmuş ama hala her iki bağlamda da "bayağı" demek garip geliyor, hiç alışamadım.
0
mark greg sputnik
(15.07.24)
bişeysoracaktım +1
Bilerek bayağı yazmıyorum, kendimce baya ayrı bir kelime. Galatı meşhur olarak yoluna devam edip ileride bu hale evrilecektir.
0
Bruce
(15.07.24)
@mark greg sputnik +1

Tam olarak böyleydi bende de. Sonra kendimi alıştırdım. Bayağı kelimesi, "çok, pek çok" anlamını karşıladığını da düşününce, "pespaye" anlamını çağrıştırdığı için diğer anlamlarda kullanmakta zorlanıyorum. Ama kendimi zorluyorum.
0
muhayyer divan
(15.07.24)
Birseysoracaktim +1

Bayağı=adi
Baya=epey, alanen vs

Benim için ağabey/abi konusu gibi biraz. Doğru yazımı ağabey ama asla öyle yazmam cümle içinde. Şimdi örnek olarak yazarken bile rahatsız hissettim.

Diil, bişi vs pek yazmam. Bir yerine bi yazıyorum tabii ki ya da burada yerine burda falan bazen ama genelde konuşma etkisi vermek için. Baya ise bilinçli tercih çünkü sondaki -ğı kısmının kelimeyi bozduğunu düşünüyorum.

İmla takıntılı değilim ama kurallara uyarım hani grammar nazilikten değil de öteki türlüsü hoşuma gitmiyor.

Bu arada konuşma dilinde de değil'in doğrusu diil diye geçiyor ama ben bastıra bastıra değil demeyi seviyorum. TRT spikerlerinin uydurduğu "doğru Türkçe telaffuzu" mevzusuna çok kılım. Açık e, kapalı e ayrımı gibi şeylere dikkat ederim ama yapacağım yerine yapıcam demezsen seni afaroz eden ekibe ayrı kılım :D
0
nundu
(15.07.24)
Çok dikkat edersem Osmanlıcaya kayıyorum. Onun için biraz sallapati oluyor.
'de','da' ve 'ki' konusunda takıntılıyım ama.
0
Mirket
(15.07.24)
Gündelik konuşurken bilinçli şekilde baya yazan takımdanım ben de.

Bayağı sözcüğünü daha ziyade olumsuz anlamıyla ilişkilendiren cevapları verenlerle sebeplerim aynı.

Abi yazmak gibi bir şey benim için de.
0
akhenaten
(15.07.24)
Ekmeğimi Türkçe bilgimle kazanıyorum, alışkanlıkla noktalamaya, eklerin yazımına, düzeltme işaretine uyarım, bunları düşünmeden yapıyorum. Ama gündelik yazışmalarda konuşma dilini yazıya aktarmayı kusur görmüyorum, ben de yapıyorum. Baya bilinçli olarak baya yazıyorum yani :)
0
kobuzchu kiz
(15.07.24)
Maksimum 20 seneye TDK tarafından onaylanır bu şekildeki kullanım.
0
sekizdokuzon
(15.07.24)
burada Sözlük’ten gelen alışkanlık ve kültürle cümlenin ilk harfini küçük yazıyorum. arada telefonun düzeltmesiyle büyük yazdığım da oluyor, o zaman hepsini büyük yapıyorum. genel olarak imla kurallarına çok dikkat ederim. “baya” hiç kullanmadım, kullananlara gıcık oluyorum. de, da eklerini ayrı yazmayı bilmeyenler kültürsüz, dikkatsiz, özensiz, cahil geliyorlar, kusura bakmasınlar. benim bir yanlışımı gören olur da düzeltirlerse, çok olumlu tepki veririm.

Bazı “entitled” kadınlar bahsedildiği gibi yazıyor, onlar da gözümden düşüyor.
0
gabe h coud
(15.07.24)
evet cünkü notere dilekce degil internete bos bos seyler yaziyoruz.

bayaa diye yazilir hatta. :D
0
robert bosch
(15.07.24)
evet doğrusunu bilerek genelde "baya" yazıyorum. Dil yaşayan bir şey, belki de ileride sözlüğe bu şekilde geçer.

Mesela ilkokuldan sonra hiç ağabey yazmadım.

Ben yazdığın diğer kelimeleri kullanmıyorum ama "di mi/dimi" yazıyorum.
0
nhk ni youkosu
(15.07.24)
imla kurallarina takintili bir grammer nazi olarak ben de "cok, epey" anlaminda kullanirken baya yaziyorum. bayagi'yi adi anlaminda kullanirken uzun uzun yaziyorum. bayadir baya yaziyorum yani.
0
antikadimag
(15.07.24)
Evet "bayağı" yazınca "adi" kelimesi aklıma geldiğinden bile isteye "baya" şeklinde yazıyorum, illa yazmam gerekiyorsa. Eklerin yazımına, gereksiz kelime kısaltmalarına ben de takıntılıyım. Ama bu bana normal ve böyle olmalı gibi geliyor yazışırken :)
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(15.07.24)
Tüm kurallara uyarak yazmaya çalışsam da bayağı konusunda yukarıdaki arkadaşlara katılmaktan alıkoyamıyorum kendimi. Bayağı kelimesi, baya baya adi anlamına geliyor çünkü aslfahsfj. Ayıp olur karşı tarafa.
0
brkylmz
(15.07.24)
eğer "epey, oldukça" anlamında kullanacaksam bilinçli olarak baya yazıyorum.
bayağı ve baya arasında fark olması gerektiğini düşünüyorum. bu yüzden baya yazımı benim için bilinçli bir galat-ı meşhur.

bayağı: adi, basit
baya: epey, oldukça
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.07.24)
Tdk göreve!
0
prole
(15.07.24)
Bayağı yazmayı sevmiyorum. Ağabey yazmak gibi tuhaf geliyor.
"De, da" bağlaç ya da eklere takıntılıyım. Yanlış yazmışsam silerim ya da düzeltirim. Dikkat etmeyenler gözüme batar ama unuturum sonra :)
0
sevilen progressive türkücü
(16.07.24)
çoğu kişi doğrusunu "baya" zannederek yazıyor. "iddia" kelimesinin doğrusunu da "iddaa" zanneder aynı güruh.
0
adivar
(16.07.24)
(15)

İstanbul Boğazının Büyüleyici Etkisi

isiaha
Merhaba İstanbullular, İstanbul boğazının büyüleyici etkisinin sebebi nedir sizce? 3 hafta önce Venedikte bulunmuş biri olarak soruyorum soruyu. Evet Venedik çok güzel ama çok farklı bir kategoride ama bizim boğazın sahip olduğu etkileyecilik yok bence. Zevkler tartışılmaz ama Boğazın bu guzelliğin
Merhaba İstanbullular,
İstanbul boğazının büyüleyici etkisinin sebebi nedir sizce? 3 hafta önce Venedikte bulunmuş biri olarak soruyorum soruyu. Evet Venedik çok güzel ama çok farklı bir kategoride ama bizim boğazın sahip olduğu etkileyecilik yok bence. Zevkler tartışılmaz ama Boğazın bu guzelliğin kaynağı nedir?
0
isiaha
(14.07.24)
Kıvrıla kıvrıla gidiyor yılan gibi, bence ondan.
0
sekizdokuzon
(14.07.24)
Boğaz bence abartılacak bişey değil. Ben her baktığımda sadece bir "köprü" görüyorum. İstanbuldan nefret etmem belki bunda etken.
Venedikte cüzdanımı çaldırmama rağmen orası bence daha güzel.
0
numlock
(14.07.24)
Mecazi yüklenen anlamını saymazsak (iki kıtanın sınırı) çok da bir numarası yok diye düşünüyorum. Yani salt manzara olarak öyle aman ama bir özelliği yok ama bi taraf Asya, bi taraf Avrupa diyince wow oluyosun.
0
nundu
(14.07.24)
Ben bazen seviyorum, bazen sevmiyorum. İstanbul boğazını istanbul boğazı yapan benim o anki keyfim sanırsam. Bir de hava durumu. Çok rüzgar olmadığında, hava çok sıcak veya soğuk olmadığında güzel oluyor.

Yaprak kıpırdamayan ama havanın serin olduğu, hafif sisli bir bahar sabahı güzel.

Ortalık çok hareketliyse, hava çok sıcak veya soğuksa, görüntü HD kalitedeyse kötü.
0
akhenaten
(14.07.24)
Tam tersi. Boğazı her gördüğümde onu hiç ettiğimiz geliyor aklıma. Çarpık kentleşme, biriyle alakasız eciş bücüş binalar ve yeşilden çok grinin hakim olması… Bence güzel bir görüntü yok ortada. Hele o çamlıca kulesi falan berbat.
0
ruhen hastayim ben
(14.07.24)
Şimdi bence burada kişinin o şehre olan ilgisinin, bağının önemi var.

Ben misal istanbul bogazindan buyulenirim ama çok acayip güzel gözüktüğü vs için değil (gözükebilirdi ama yapilasma...) ama çok büyük yani böyle hani her yerde göremeyeceğin bir şey.

Misal insanlar eiffel kulesine "bu ne" diyor ya, aynı şekilde ilk gördüğümde altindan "oha lan" diyip çok buyulenmistim. Aynısını new York'a gidince yasayanlar olduğunu da duydum gidenlerden.

Kısacası bence bu yapilarin (dogal ya da yapay) büyüklüğü falan bizi cok etkiliyor.
Misal beni büyük makine, rüzgar gülleri falan da etkiler :) su an yaşadığım yerdeki daglara da bakip "bu ne abi ya hayvan gibi dağ" diyorum her baktigimda.
0
logisticsmanager
(15.07.24)
Boğazı çevreleyen tepelerdeki selatin camileri, kız kulesi, beyazıt kulesi, galata kulesi bunlar ayrı bir hava katıyor.
0
hebanon
(15.07.24)
Hocam yurtdisinda yasadim bence senin kastettigin sey "enerji" mevzusu. Ben mesela bogaza gidince bir huzur bi cosku geliyor icime nedendir bilmiyorum. Falat bu yurtdisinda falan gittim bogaz tarzi yerlerde hic enerji alamiyorum.
Belki ayni kafayi yasiyoruzdur.
0
Zetnikov
(15.07.24)
Boğazın güzelliği ve çirkinliği baktığın yere göre değişir.
Yeşilliğin bol olduğu ve aradan eski yalıların ve köşklerin göründüğü otantik hali güzel.
Yüksek binaların çok olduğu, yeşilliğin neredeyse olmadığı ve sahili araba trafiğiyle dolu hali çirkin.
Ayrıca modern köprüler (tarihi, heykelli işlemeli vs. olmadıkça) insanlara neden güzel gelir hiç anlamam.
0
merhum
(15.07.24)
Boğaz güzeldir ama dünyada ne güzellikler var öyle aman aman büyütülecek dünyanın incisi bebeği vs konumlanacak bir durumu yok
0
basond
(15.07.24)
güzel esiyor
0
bir soru sorcam
(15.07.24)
Köprüden metrobüsle geçenken bile o güzellik karşısında büyüleniyorum. Çok seviyorum ben de görsel olarak çok güzel ama tam o kıyı kısımları ve deniz :) Biraz daha açını genişlettiğinde berbat bir kent o kadar karışık ki bakarken bile yoruluyorum.
Boğaz manzaralı bir evde oturmak ister miydim mesela sanırım orman manzarasını tercih ederim ama deniz kıyısına yakın olmak yürümek oturup izlemek bana hep iyi gelmiştir severim.
Bence boğaz gayet güzel ama bu noktada @ruhen hastayım ben'e katılmamak elde değil asla kıymetini bilemediğimiz güzellikte bir şehir burası, başka ellerde olsa çok daha güzel olabileceğini düşünürüm hep.
0
mutekebbir
(15.07.24)
insanlar istanbuldaki kalabalıktan ve stresten o kadar bıkmış ki gerçekçi yaklaşamıyorlar bu güzelliğe.
mesela istanbul beton deyip duruyorlar, elbette öyle de zaten. ama boğaz hiç de öyle değil. belli kısımları hariç genel olarak gayet yeşil ve özellikle bazı günler çok güzel görünüyor. köşkler, saraylar, yalılar boğaz'ı boğaz yapan özellikler. birçok farklı tarzda çok estetik yalılarla dolu.
coğrafi olarak bu su yolunun özelliği zaten ortada. biz ezelden beri kafamızda çok normalleştirdiğimiz için iki kıtayı birbirine bağlayan bu yolun ne kadar özel olduğunu unutuyoruz.
0
nathanieltroy
(15.07.24)
dunyada cografi olarak istanbul'dan guzel sehir bulamadim ben. cok essiz bir sehir. belki san francisco ki o da bir bogaza sahip ufak da olsa.

istanbul cok guzel. hem deniz var, hem tepeler var bogaza bakan, hem de kiyidan bakinca gordugun karsi kiyi manzarasi var ki o da tepelik.

genelde deniz kenarindaki sehirler denizden bakinca guzel gozukur. istanbul'da kiyidan bakinca karsi tarafi gorebildigin icin iceriden de guzel.
0
antikadimag
(15.07.24)
bogaz dunyanin nadir guzelliklerinden biri, insan elindekinin kiymetini bilmiyor.

yurtdisinin lansmani herzaman iyidir, oraya gidersin bu ne lan dersin. cocuklugum boyunca gidip gorme hayali kurdugum, gidince bu ne lan mevzu bu muymus dedigim cok yer oldu.

eger istanmbul/bogaz bir ucuncu dunya ulkesinin degilde gelismis bir ulkenin elinde olsaydi, isvicre falan gibi, dunyanin 1 numarali turizm merkezlerinden biri olurdu. ama biz icine ettik.
0
cooperr
(15.07.24)
(8)

hayat tarzı size ters olan ama görüştüğünüz arkadaşlarınız var mı?

la lykia
sizin hayata bakış açınız, ilkeleriniz, düşüncelerinize ters bir hayat yaşayan ancak size bir zararı olmayan ve saygısızlık yapmayan arkadaşlarınız var mı?aklıma gelen en basit örnek: diyelim ki alkollü araba kullanmaya, trafikte makasa falan çok karşı birisiniz. arkadaşınız da kendi hayatında sürek
sizin hayata bakış açınız, ilkeleriniz, düşüncelerinize ters bir hayat yaşayan ancak size bir zararı olmayan ve saygısızlık yapmayan arkadaşlarınız var mı?

aklıma gelen en basit örnek: diyelim ki alkollü araba kullanmaya, trafikte makasa falan çok karşı birisiniz. arkadaşınız da kendi hayatında sürekli alkollü araba kullanıyor ama sizin yanınızda yapmıyor.

ve önemli nokta: bunun gibi bir sürü örnek de var diyelim ki.

bu kişi ile bana bir zararı yok diye görüşür müsünüz yoksa arkadaşlık ortak yönler, özellikler, ortak dünya görüşüdür diye düşünüp görüşmeyi keser veya çok azaltır mısınız?
0
la lykia
(14.07.24)
Hayatımdaki hemen hemen herkesle görüşüm farklı. Gerektiği yerde de tepkimi gösteriyorum ama görüşmemek için bir sebep değil.
0
numlock
(14.07.24)
Bir kadın arkadaşım eşini aldatıyor. Hem de öyle birkaç kere değil. Tinder bile açmış. Bana son derece ters.
0
Kahvedesu
(14.07.24)
@kahvedesu; tam olarak bu gibi durumları kastetmiştim. görüşmeyi kestiniz mi, tepki verdiniz mi?
0
🌸la lykia
(14.07.24)
Eşine desem adam belki farkında ama umursamıyor. Gece 12'de eşini merak etmiyor musun? Yabancı arkadaşlarım bile ayıplıyor ve olay Türkiye'de yaşanıyor.
0
Kahvedesu
(14.07.24)
Şeriatçı bir arkadaşım var. Önceden ateistti, hristiyan oldu, Tevrat, Zebur ne varsa okudu. Yahudi olmak istedi, olamadı :) Sonra müslüman oldu ama şeriatçı oldu bu sefer de. Yeni bir arkadaş olsa görüşmem ya da hiç iletişimim olmaz ama bu eski ve can dostu bir arkadaş. Hayatta yolunu bulmaya çalışıyor. Sevgim, saygım azalmaz. Onun da bana karşı durumu aynı. “Yanacaksın oğlum” der, gülerek.
0
gabe h coud
(14.07.24)
Eşini aldatan ve cesitli maddeler kullanan bağyan cinsiyetli cok yakin bir arkadasim var. Ben de evli çocuklu dumduz yasayan bir insanim. Benimle gorusurken ayık kafayla ve edepli bir haliyle bulundugu ve hayat standartlarimi tehdit etmediği surece sorun etmem biraz riskli gormekle beraber sevdiğim bir arkadasim.
0
instant crush
(14.07.24)
Çocukluktan kalan arkadaşlarım var böyle. Daha henüz herhangi bir görüşümüz oluşmadan başladığım arkadaşlıklar. Zaman içinde herkes değişiyor tabi, ancak bu kişilerle olan ilişkimde aramıza bu tür şeyler girmiyor. Girebileceği kadar konuya yükselemiyoruz zaten. Zaten o beni olduğum gibi kabul etmiş, ben onu. Fikirsel açıdan soracak, tartışacak bir şey yok. Zaten bu kadar eski arkadaşlıklarda bu konular sıkıcı oluyor, yapacak daha güzel şeyler var. Toplum ölçeğinde olması istenen yaşam şekli yani. Herkesin fikri kendine. :D

Ancak üniden itibaren bu şekilde arkadaşım yok. Çünkü zaten fikirler oluşmuş artık, bir araya gelemiyorsunuz. Gelseniz birlikte yapacak bir şey bulamıyorsunuz. Samimi olmadığınız, içini bilmediğiniz biri bir konuda bir şey söyleyince önyargılar oluşuyor, uyuşmuyorsunuz, tanımak istemiyorsunuz, tanımak mümkün de değil zaten. Ne yapacaksınız? Ben seni sevmedim ama belki severim, istemeden de olsa vakit geçirelim denmez sonuçta. Garip olur.

Haliyle durum bu :D
0
akhenaten
(15.07.24)
Var tabii ki. Genellikle ideolojik ayrılıklarımız var, bu ayrılıkların yaşam tarzına doğrudan yansıdığı arkadaşlıklarım da var. Ama kısasın şöyle, insani ve ahlaki kurallar bakımından bir noktaya gelmiş, bazı temel kriterleri taşıyan arkadaşlarım ne ideolojide olurlarsa olsunlar arkadaşımdır. Ama kendine hiçbir şey kalmamış, cahil, empati yoksunu vs bir kişi ile aynı fikirde olsam da arkadaşlık kurmam.
Arkadaşımın yaşam tarzı ve ideolojisi benden farklıysa benimki de ona göre farklı. O da beni böyle kabul ediyor. Demekki başka noktalarda buluşmuşuz, paylaştıklarımız bu farklardan daha üstün şeyler.
0
curukturpkokusu
(15.07.24)
(4)

Fabrikaların öncülleri neydi?

stringer
Nasıl bir gelişim geçirdiler? Aynı özelliklere sahip bir üründen belli miktarda üretilmek istendiğinde nasıl bir yol izleniyordu?
Nasıl bir gelişim geçirdiler? Aynı özelliklere sahip bir üründen belli miktarda üretilmek istendiğinde nasıl bir yol izleniyordu?
0
stringer
(14.07.24)
Kırılma noktası herhalde Ford’un model T ile seri üretim modelini geliştirmesi. Oradan harekete araştırabilirsiniz.
0
orient blue
(14.07.24)
Marx Kapital cilt 1. Fabrika öncesinde manifaktür üretimi vardı. Ama kalitalizme geçişe ilişkin değişik teoriler var. Yine de başlaman gereken yer Kapital 1. Ardından bkz. Geçiş tartışmaları.
0
prole
(15.07.24)
Size doğrudan ilk fabrika şuydu, şu yenilikleri getirdi diyemem ancak sorduğunuz kadarıyla fabrikaların zeminini hazırlayan şey birkaç çalışanla iş yürüten ufak üretim atölyelerinin iş bölümüne ve uzmanlaşmaya dayalı üretim modellerini benimsemeye başlamasıyla oluyor.

Bir kişinin yaptığı kompleks haldeki çeşitli işleri doğrudan bir makinaya devredemezsiniz. Ancak bir kişinin yaptığı tek bir işi makinaya devredebilirsiniz. Uzmanlaşma ve iş bölümü bunun anlaşılmasını sağladı.

Bu iş bölümü aynı zamanda verimliliği de artırıyordu, bu da fark edildi. Aynı zamanda işçinin nitelikli olması gereksinimini de azaltıyordu. Herkes bir alet üretemez, ancak herkes atıyorum bir demir parçasını eşit uzunlukta kesebilir.

Adam Smith'in çivi fabrikası örneği bunu çok detaylı ele alıyor.

Yani temel olarak bir işçinin a'dan z'ye tek bir aletin üretimini gerçekleştirmesiyle 10 işçinin o aletin üretim aşamasında sadece tek bir işi yapması (eritme, dövme, kesme, şekil verme vs.) verimlilik açısından çok büyük farka yol açıyordu. iş bölümüne dayalı çalışma işin hızını çok büyük oranda artırıyor. İş bölümüne dayalı bu sistemse icat edilen yeni sanayi araçlarının işçilerin yerini almasına yol açıyor.

Neticede fabrikalar ortaya çıkıyor.

Yani fabrikalardan önce atölyeler vardı. Atölyeler çalışan sayılarını artırıp iş bölümünü geliştirdikçe fabrikavari geniş üretim tesisleri haline geldiler ve iş bölümüyle basit parçalara bölünen her task için çalışanlar yerine makinalar atanmaya başladı. Bundan da seri üretim yapabilen fabrikalar oluştu.
0
akhenaten
(15.07.24)
Engels'in "İngiltere'de Emekçi Sınıfların Durumu" kitabı da sanayiye dönüşümü güzel anlatıyor. En azından tekstil bazında, İngiltere için:

İlk başlarda üretim lokal, evde ve neredeyse tamamen insan gücüyle sınırlı. Bir yandan tarımsal aktiviteler de devam ediyor.

Önce "Jenny" diye bir makine icat ediliyor geliyor. Bu makine üretim sürecini baya bir hızlandırıyor; bu üretim artışı son ürün fiyatlarını düşürüyor, tekstil ürünlerine talep arttığı için dokuma işini yapacak insanların gelirleri yükseliyor. Bu insanlar tarımı bırakıp ailece dokuma işine odaklanmaya başlıyorlar ve sadece bu işle geçinen işçiler ortaya çıkıyor.

Bu arada "Jenny" denilen makine sürekli geliştiriliyor ve"Katır" (Mule) diye başka, daha güçlü bir makine daha icat ediliyor. Evinde üretim yapan işçi sınıfı bu yenilikleri takip etmekte zorlanıyor. Sermayesi olan kişiler dağıtık üretimi ufak ufak ortak alanlarda toplamaya başlıyorlar (1700 lerin ikinci yarısı) böylece de fabrikalar ortaya çıkıyor.
0
salihdt
(15.07.24)
(5)

Doğurdugu bebegi çöpe atmanin mantigi nedir?

Zetnikov
Bu tipler neden birisinin kapisina koyup zile bas kac mesela yada git guvenlige birak kaldirimda buldum de kaç. Neden cope atiyor yasayan bebegi mantik kuramiyorum.Bebegi gormeseler cop aracinda makinaya giricek ezilicek misal?
Bu tipler neden birisinin kapisina koyup zile bas kac mesela yada git guvenlige birak kaldirimda buldum de kaç. Neden cope atiyor yasayan bebegi mantik kuramiyorum.

Bebegi gormeseler cop aracinda makinaya giricek ezilicek misal?
0
Zetnikov
(14.07.24)
Mantık kuramamalısınız zaten, sağlıklı düşünememek böyle bir şey. Bu tür olaylar olağan değil. Bunu anlamlandıramıyor olmanız beklenen ve olması gereken şey.

1978 yılında Jonestown'da 918 kişi, bir kişinin, bir tane kült liderinin sözlerinde mantık bulduğu için çoluk çocuk siyanür içerek intihar ediyorlar. Kimse de "ya biz ne yapıyoruz" demiyor. Bu olayın ses ve video kayıtları da internette var bu arada.

Sosyopatlar, psikopatlar için de geçerli bu. Sağlıklı bir kişinin bu tarz bir düşünce akışını anlamıyor olması doğal. Sorun anlayabildiğiniz noktada başlıyor.
0
akhenaten
(14.07.24)
İşte ezilsin görülmesin anlaşılmasın diye çöpe atıyor
0
jülsezar
(14.07.24)
Her doğuran sağlıklı bir zihne sahip olmuyor. Kendi doğurduğu bebekten korkup kaçan var. Bir de bebeği insansan görmeyen de var. O kadar anlamsız buluyor ki insan olmayı, kendini bile değerli bulmuyor bir insan olarak. Bebeklerin de anlamı olmuyor filan. Çok fazla doğuranlarda olur bu.
0
muhayyer divan
(14.07.24)
Üzerine düşünüp anlayabileceğimiz bir psikolojide değiller. Neler yaşadıklarını bilmiyoruz. Ne şartlar altında gebe kalındı, neden gizlemesi gerekti, insanların onca takviyeyle destekle zorlandıkları bir şeyi kimseye belli etmeyecek şekilde yaparken ne acılar çektiklerini anlayamayız.
Bu konular oturduğumuz yerden yorum yapabileceğimiz ve insanları yargılayabileceğimiz konular değil.
Her şey olması gerektiği gibi giderken bile doğumdan sonra psikolojisi alt üst olmuş insanlar varken bir de bu zor şartlarda bunları yaşamış biri için özellikle biraz daha dikkatli konuşmak lazım bence.
0
mutekebbir
(14.07.24)
Çünkü ülkede bu konuda eğitim verilmiyor, verilmeye çalışıldığında da tabu olarak görülüyor ve ayıplanıyor.
Çünkü ülkemizde, bazı ülkelerdekinin aksine, bebekleri güvenli bir şekilde bırakabileceğin kutular bulunmamakta.
Çünkü ülkemizde bu kutular olsaydı bile haddi olmadığı halde kamera kayıtlarından bırakanı bulup ayıplayacak, ifşa edecek yobaz insanlar çok fazla var.
Çünkü ülkemizde doğurduğu bebekle bağ kuramamayı, istememeyi normalleştiremiyoruz. Bunu çok ayıp, günah, iğrenç bir şey olarak görüyoruz.

Toplumun büyük bir çoğunluğu kürtajı günahlarken, aynı çoğunluk "bebeği istemiyorduysan doğurmayacaktın" da diyor.

Bu saydıklarımın olmadığı "refah" ülkelerinde bile anneler doğum sonrası depresyon nedeniyle bebeklerine zarar verebiliyorken, bir de bizim şartlarımız bu psikoloji üzerine eklendiğinde, ortaya böyle kaotik sonuçlar çıkıyor.
0
nolmus yani
(14.07.24)
(41)

Eşinizin yada sevgilinizin yaninda sesli osurabiliyor musunuz?

Zetnikov
Bunun bazi kademeleri vardir heraldeMesela evlendikten sonra yatakta mayismiskrn osurmak icin lavaboya kalkip herseferinde gitmiyorsunuzdur diye dusunuyorum. Yoksa osurugunu tutup farkli odada mi saliyorsunuz merak ediyorum.Ayni sekil sadece erkekler degil bayanlar napiyor onuda merak ediyorumDogrus
Bunun bazi kademeleri vardir heralde

Mesela evlendikten sonra yatakta mayismiskrn osurmak icin lavaboya kalkip herseferinde gitmiyorsunuzdur diye dusunuyorum. Yoksa osurugunu tutup farkli odada mi saliyorsunuz merak ediyorum.

Ayni sekil sadece erkekler degil bayanlar napiyor onuda merak ediyorum

Dogrusu nedir sizce anlatabilirsiniz
0
Zetnikov
(13.07.24)
Osurmuyorum. Ben zaten osurmuyorum.

Yanımda osursa gülerdim :))
0
rock n roll
(13.07.24)
Doğrusunu ne bilelim ilişkiden ilişkiye değişir.

youtu.be
Devamı: www.youtube.com

Yukarıdaki animasyonda diğeri de yapıpı gülebilirlerdi ama öyle olmadı.

Fakat bana pek hoş gelmiyor hala 3 yıl oldu, tutuyorum. Hanım da öyle. Çünkü serbest olsa bokunu çıkarırım işin iyice asker arkadaşı moduna bağlanır iş.

O yüzden biz hala dikkat ediyoruz. Kimisine bu samimiyetsiz gelir, kimisine de gayet saygılı gelir. İlişkiye bağlı.
0
ananiyimioguz
(13.07.24)
Yapmam. Ayrılık sebebidir :)
0
gabe h coud
(13.07.24)
İlla ki osurmak için ıkınmıyordur diye düşünüyorum ama bazen kaçabilir bu sorun değil.
0
rock n roll
(13.07.24)
Osurarak istiklal marşı söyleyemeyenden olmaz.
0
sekizdokuzon
(13.07.24)
Olm şaka mı cevaplar
Yapılır mı lan öyle şey
0
Cezcez
(13.07.24)
Ayrılık sebebi
0
Mirket
(13.07.24)
@sekizdokuzon ve rock roll yakıştıramadım size hanımlar
0
Cezcez
(13.07.24)
@Cez: Şu tip bir aydınlanma yaşıyorsun sanisam: youtu.be

0:43'den itibaren.
0
sekizdokuzon
(13.07.24)
@Cezcez; ben osurmam.

Sevgilim de kasıtlı osurmaz ama osurursa da gülerim. Kim osursa refleks olarak gülersin zaten. Geğirmek de aynı ona da gülerim. Biraz eğlenin arkadaşlar, hayatı çok protokol yaşıyorsunuz.
0
rock n roll
(13.07.24)
Ben ikircikli olduğum için osurmam ama benim yanımda osurulacaksa sesli osurulmasını tercih ederim sessizi ölüm gibi bir şey oluyor ama kimse ölmüyor.
0
Bir ben var benden şurada
(13.07.24)
Eşimin yanında osurmuyorum, o da osurmuyor. Ama gece uyku arasında cartlatıyor bazen, denk gelince gülüyorum, sonra da söylüyorum gece serenat yaptın diye gülüyoruz. Kendisi de beni benzeri durumlarda yakalıyor tabi. Ama bilinç açık halde ikimiz de yapmıyoruz, yapsak da ayrılık sebebi olmazdı şu saatten sonra.
0
pianeta
(13.07.24)
eski sevgilim sag olsun beni tuvalete goturup basimda bekledigi icin gayet asinaydi ama baska iliskimde yasanmamisti. simdi olmazsa garipserim hele evlilerin red flagleriymis gumlettiniz yine beyler. bir seyleri guzellestirmeye/dusunmeye buradan baslayabilirsiniz zira seks yaparken bile oluyor as you know
0
ala09
(13.07.24)
Osurmam kalkar tuvalete ya da balkona giderim gaz çıkaracaksam

Kadınların bu duruma daha toleranslı olması da ilginç geldi

Sevişirken neler yapmıyoruz ki fakat o durumda çıkan ses de gaz değil hava, cinsellik konsepti içinde kabul edilebilir bir şey :)
0
grimavi
(13.07.24)
Bana hiç osuran denk gelmedi. Bana sorarsan kadınlar osurmuyor.
0
gabe h coud
(13.07.24)
@grimavi; valla dediğim gibi kimse sevgilisinin yanında kasıtlı osurmaz. Tabii ki tolerans göstereceksin. Seni terk ediyorum çünkü osurdun. Böyle bir şey olur mu?

Yarın, bir gün eşim hasta olsa ya da kaza geçirse yatağa bağımlı olsa altından bezini alacağım, bez bağlayacağım daha kötü hallerini göreceğim.
0
rock n roll
(13.07.24)
@rock

Hocam bu hastalık durumları ya da gecenin bi körü uykudan kalkıp koşarak tuvalete gitsin demedim, neticede insanız hepimizin akıntısı kokusu çıktıları var ama salonda otururken gaz çıkarma rahatlığı da sevmiyorum, ben kendi ilişkim için konuşuyorum, bu durumdan da rahatsız olmayan çiftler olabilir

Bir de bu konuyu uçlarda tartışıyorsun kafanda, bu insani durum yüzünden kavga edilsin ayrılınsın boşanılsın demedim :) sevgilimin yanında osursam özür dilerim yani bunda gülünecek bir şey bulamadım bu hayatı biraz protokol yaşıyorum galiba :p
0
grimavi
(13.07.24)
Yanında rahatça osurmadığın insanla hayat mı geçer, cevaplara bak. Hunharca osuruyoruz 6 yılı evli olmak üzere 9 yıldır oldukça mutluyuz.
0
mirty
(13.07.24)
@grimavi; ben de senin gibi düşünüyorum, rahat rahat salsa ben de kızarım. İstemeden gaz çıkarırsa bir şey demem.
0
rock n roll
(13.07.24)
Evliler yapıyor arkadaşlar, yapmıyorum diyen şuanda tribünlere oynayan tipler. Sevgilinin yanında olmaz, çünkü hala sevgiline kendini beğendirme, kabul ettirme durumlar devam ediyor. O alfa takılan veya mini minicik kibar kızlar da evlenince zatir zutur yapıyorlar bu işi birbirlerinin yanında. Yok yanından kalkıp tuvalete gider yaparım.... He canım he
0
dedeminhirkasi
(13.07.24)
@dedem

Osuruk savaşçısı gibi oldum ama cumartesi gecesi goygoyu olsun :) hocam bundan rahatsızlık duymayan çiftlere diyebileceğim bir şey yok tabi ama bana göre bazı şeyler sadece kendini beğendirmek için değil, hem kendine hem yanındaki kişiye saygı olarak görülür, sizin için bu bir saygı parametresi olmayabilir bunu gözardı ettiğiniz bir ilişki dinamiğiniz vardır bu da olabilir
0
grimavi
(13.07.24)
Abartmayalım, gaz yapan yiyecek ve içecekleri bir müddet menünüzden çıkarırsınız.

Ben bugün kuru fasulye yedim.

Sevgilim/ eşim olsa yemezdim mesela.
0
rock n roll
(14.07.24)
Mirty +1
Bunu böyle tabu haline getirecek kişiyle evlenmezdim. Osurmayi bile babadan gizli sigara içer gibi yapmak olan bir hayat bana Çok garip geldi.
0
logisticsmanager
(14.07.24)
Hayır. Yanımda bile isteye sesli osuran, geğiren ne bileyim özensiz eski püskü ev kıyafeti ile gezen kişiye çekim hissedemem. Bir olur iki olur üçüncüde kardeş moduna bağlar insan. Asgari düzeyse saygı ve özeni hepimiz hak ediyoruz bence.
0
ruhen hastayim ben
(14.07.24)
@grimavi; gaz çıkarırsa gülerim. Komik bulurum o yüzden bir de gaz çıkarınca kötü hisseder ya insan kendini o vaziyetten çıkması için de gülerim. Kötü hissetmesin kendini diye. Espri falan yaparım.

Daha kötü hissedermiş adam. En son ağlayarak evi terkedermiş :))
0
rock n roll
(14.07.24)
Siz o kadınla o adamla 30 sene aynı evde yasiyacaksiniz. Bu üst perdeden konuşmayı bırakın allah aşkına. Siz ayhan sicimoglu musunuz. Tamam 30 sene saklambaç oynarsınız evde osurmak için.
0
dedeminhirkasi
(14.07.24)
Tuvalete gitmek neden bu kadar zor :) yalnızken bile tuvalet dışında gaz çıkarmam.
0
gabe h coud
(14.07.24)
Ben duyurunun bu kadar üst seviye bir yer olduğunu bilmiyordum vallaha. Bundan sonra takım elbise ile login yapacağım.

Şu an her duyurucu şu oldu gözümde;
youtu.be
0
logisticsmanager
(14.07.24)
Bunun için için tuvalete gitmek zor bir şey değil bence de. Nasıl ki işerken her seferinde tuvalete gidiliyorsa osururken de gidilir. Yük olmamalı bu bence, tuvalet neticede. Bu işler için var. Hayat böyle geçer, neden geçmesin. Atla deve değil.

@ruhen'e katılıyorum. bir olur, iki olur. Kaçırır, önemli değil. Ama her seferinde yanımda bilinçli şekilde osuran birine hissettiğim çekimi uzun zaman koruyabileceğimi sanmıyorum ben de. Fazla paspal bir şey, bazı şeyleri umursamalı bence insan :D ne bileyim. Ben şu yaşıma kadar kimsenin yanında bile isteye osurmadım, bir kere de "ya hayat böyle geçer mi, çile resmen" gibi bir şey düşünmek aklımın ucundan dahi geçmedi.
0
akhenaten
(14.07.24)
Herkese saygi duyarim ama

Düşünüyorum hani 20 sene gecmiş.
Yaninda eşin var ve osuramiyorsun.

Bana sanki çok kasinti bi hayat gibi geliyor.

Ben şahsen hem herseyimle kabullenilmek isterdim. Birgun 60+ olunca bu insan beziniz vs olur degistirmez sizden ayrilir gibi geliyor. Sozum herkese degil ama bence esler arasinda rahat olunmali yoksa baska nerede bi insan rahat olabilir?

Kafamda deli sorular
0
🌸Zetnikov
(14.07.24)
Tabi ki sırayla karşılıklı osuruyoruz. Tutması daha kötü. Ben bağırsak sorunu yaşayan biriyim zaten tutamıyorum hiç.

Bana cevaplar absürt geldi. Gözümü çizdirdim, elimi kedi cırmaladı bir hafta kullanamadım, yıkanmamdan tuvalet işlerime kadar hep eşim yardım etti. Ben de aynı şekilde her şeyini yaparım. Bana aile olmak, yani iki kişinin tek hale gelmesi için bunların yapılması gerekiyor gibi geliyor.
0
Hallegadola
(14.07.24)
@Hallegadola, hastalık örneği yukarda da verilmiş ancak sıra dışı durumlar bunu değiştirmez gibi geliyor bana ya.

Neticede hastalık durumunda yukarda da dendiği gibi yeri gelir altını temizlersiniz. Ama bu durum mecburi ve kötü bir şeyi, yolunda olmayan sağlığı, normalde yaşanmamasını isteyeceğiniz bir süreci ifade ediyor. Ne yapan ne yapılan kişi bundan memnun olarak geçirmez bu süreci. Böyle ekstrem bir durumla diğerini karşılaştırmak doğru değil bence. Hastayken eşinize tuvalete kadar eşlik edersiniz, ancak hasta değilken ne o bunu ister ne de siz istersiniz heralde, bunun altında yatan bir neden olmalı değil mi?
0
akhenaten
(14.07.24)
Gözünüz mikrop kapar arkadaşlar, pink eye olursunuz. Gaz çıkarmak hijyenik bir şey değil. Gaz çıkarıp o halde yemek yemeye, film izlemeye, sevişmeye devam mı ediyorsunuz. Çok ilginç. Anında kıdemini, ihbarını veririm.
0
gabe h coud
(14.07.24)
Bu galiba ailede ne gordugunle ilgili. Ben bunu "saygı" olarak gören taraftayim, çişin gelince tuvalete gidiosan bunun için de gitmelisin gibi...

Ama asıl başka bişi soylicem, tuvaletle ugrasamicak kadar fazla yasiyorsaniz bu durumu doktora gidebilirsiniz bence. Aklına gelmeyenler, bunun garip olduğunu fark etmeyenler için söylüyorum. Helikobakter pilori buna sebep olabiliyormuş ve Türkiye'de 3/4 insanda bu bakteri olduğu belirtiliyo. Bı dahiliye doktoruna gidin rahatlayin
0
abuzer
(14.07.24)
Hayatım boyu bir kadınla 8 sene, 4 kadınla da en az 6 ay birlikte yaşadım.
Hiçbiriyle böyle bir şey konu da edilmedi, olmadı da.
Hastalıkta yatağa kustum, temizledi, alkol nedeniyle üstüme ve arabaya kustu temizledim. Hastalık, yaşlılık, mecburiyet konuları ayrı bir şey, bile isteye böyle bir rahatlık ayrı. Karıştırılmamalı bence.
Yukarılarda bir yerde birlikte tuvalet gibi bir şey denmiş, öyle bir şey de olmadı.
Çocukluğumda yıllarca Dayımda yaşadım. Onun ailesinde de yoktu böyle bir şey. Kendi ailemde de görmedim. Kardeşler arasında da çok küçük yaşı bilemiyorum da, olmadı ve olmaz.

Burda iki zıt görüşün birbirini anlamakta güçlük çektiğini gördüm. Bu bir aile öğretisi sanıyorum. Diğer türlüsü garip ve kendi yaptığı normal geliyor.

Beni şaşırtan rahatlıktan yana olanların bu kadar çoğunluk olup bana bugüne kadar rastlamamış olması. Allahtan da rastlamamış.

Bu arada çocuğun yanında bile o rahatlıkta olunmaması gerektiği düşüncesindeyim. Ama tabi herkesin kendi yaşantısında istediği gibi davranmasına saygı duyarım.
0
Mirket
(14.07.24)
Yaparsiniz yapmazsiniz bilemem de rica edecegim su sacmaligi "aile olmak"la iliskilendirmeyin. O zaman Hindistan aile baglari en kuvvetli yer mi diyelim simdi.

Guzel de kilif bulunmus olaya ha, aileyiz biz "kasmiyoruz". Bi zahmet gotunuzu de tutun olm sevdiginiz kadinin adamin yaninda.
0
brkylmz
(14.07.24)
Bu konu çok uzadı arkadaşlar :))

Tuvalete gidecek vakti bile bulamayabilir bazen insan. Özellikle yaparsa ayrı dünyaların insanlarıyız diyerek ceketinizi alın çıkın.

Kahvaltı yapamadım bu mevzu yüzünden, iştahım kapandı :))
0
rock n roll
(14.07.24)
bunun insanlarin birbirine ne kadar yakin olduguyla ilgisi yok. bu civikliktan baska bir sey degil.
bu mantikla romeo ve juliet'in el ele siciyor olmasi gerekirdi.
0
bohr atom modeli
(14.07.24)
3 yıllık evliyim. İkimiz de gündüz bilinçli olarak osurmuyoruz birbirimizin yanında. Ne münasebet yani samimi olalım diye s*çsaydık bir de :D
Ama gece oluyor yalan değil. Eşim sabah söyler ben de hadi ya filan derim. Eşim yaparsa da gece gülerim o da uyanıp pardon filan yapar. Sorun olmaz. Ama bilinçli olanı nooo.
Saygısızlık ben hiç hoşlanmam böyle şeylerden ki hastalık va durumlarında ne iğrençlikler yaptık ama osuruk olmaz.
0
Gradient_tabanlı_mor
(14.07.24)
Bu durumda “biz bir aileyiz” diyen patron şirketinde osurup osurup ipe diziliyor olmalı. Dundee Awards aklıma geldi. Pam osuruk kraliçesi seçiliyormuş. Samimiyetten hep.
0
gabe h coud
(14.07.24)
Ben sevgililerimin yanında yapmam (k) onlar da yapsın istemem evlenince de bile isteye yapılsın istemem, kalk oda değiştir banyoya git bir süre orda otur derim.
Ablam mesela hem benim hem eşinin yanında yapıyor ksgjskjg onlar aşmış bu konuları 10 yıllık evliliklerinde.
0
Kediyi üzdün
(16.07.24)
(10)

Ev internetini az kullanıyorum, kapatıp komşununkini ortak mı kullansam?

santimantal
Cep telefonunda da internet olduğu için ev internetini oldukça az kullanıyorum. Bazı aylar evde bile olmuyorum.Komşuma, ben kapatayım, seninkini ortak kullanalım diye teklif edesim var.Ama nedense kibar bir teklif olmayabilir gibi geliyor.Böyle bir şey yapmayı deneyen var mı? Negibi sıkıntılar çıkab
Cep telefonunda da internet olduğu için ev internetini oldukça az kullanıyorum. Bazı aylar evde bile olmuyorum.

Komşuma, ben kapatayım, seninkini ortak kullanalım diye teklif edesim var.

Ama nedense kibar bir teklif olmayabilir gibi geliyor.

Böyle bir şey yapmayı deneyen var mı? Negibi sıkıntılar çıkabilir?

Pişman olur muyum?

Not: Benimkini kapatırsam yeniden açtırınca aynı fiyattan olmayacak.
0
santimantal
(13.07.24)
en düşük hıza ve pakete geç. komşun yasal olmayan bir şey yapsa sana da üşüşürler. 200-300 lira için bu riske değer mi?
0
mr.goodcat
(13.07.24)
Komşun arkandan “cimriye bak” diye etrafa anlatabilir. Üç kuruş için milletin kapısına gitmezdim ben olsam ki ben de çoğu zaman kendi internetimi doğru düzgün kullanmıyorum.
0
ruhen hastayim ben
(13.07.24)
kötü bir teklif, adam neden güvenip de internetini paylaşsın? ya yasa dışı işler yapıyorsan? bu devirde internet paylaşımı riskli, kimseye güvenilmez.
0
hrskrs
(13.07.24)
200-300tl için ortak internet almaya değmez. yarın bir gün kasar eder, evde yüklenirler sen sıkıntı çekersin.
0
kondansator
(13.07.24)
yasal değil, cezası var.
0
false pretension
(13.07.24)
Komşuyla yakınlığınız nedir bilmiyorum ama benim çok yakın arkadaşım bile olsa düzenli ortak ödeme yapılacak bir şey kullanmak istemem birlikte. Kafa rahatlığı her şeyden önemli, özellikle de evle ilgili şeylerde.

Yarın birgün pakette anlaşamazsınız, taahhütte anlaşamazsınız, birisi çıkar şu daha iyi der. Hizmet sağlayıcısı değiştirmek istenir. Ödeme aksar, ne bileyim modem bozulur yenilemek için strese girilir ortak kullanılıyor sonuçta, kafana göre bu ay dursun bakalım bir denmez. Olur olmaz saatte komşu arar bi kapatıp açsak mı falan diye.

Dert yani. Yapmayın bence.
0
akhenaten
(13.07.24)
Berbat bir fikir.

Komşuyla internet bağlantısı paylaşılmaz. Teknik olarak yanlış, yasal olarak yanlış, sosyal olarak yanlış, her türlü yanlış.
0
pispinti
(13.07.24)
pispinti + 1
0
alfired
(13.07.24)
(9)

Kendi kendine konusma seviyeniz, normal mi

optimistbakunin
Nerelerde ne siklikla kendinizle konusursunuz. Mesela biriyle konusuyor gibi hafifce el kol oynar mi arada.
Nerelerde ne siklikla kendinizle konusursunuz. Mesela biriyle konusuyor gibi hafifce el kol oynar mi arada.
0
optimistbakunin
(12.07.24)
Nerelerde derken mesela cevrenizde de insaarin oldugu yemek masasi, ne biliyim toplu tasima sokak vs vs gibi alanlarda
0
🌸optimistbakunin
(12.07.24)
Bilgisayar başında iş yaparken hata yaptığımda kendime kızarım mırıldanma şeklinde. Elim kolum pek oynamaz. Nadiren parmağımla alnıma vururum "ne yaptın be salak" der gibi.
0
pispinti
(12.07.24)
@pispinti harfi harfine beni yazmış.
0
new day new life
(13.07.24)
Hep konuşurum. Beynimin içinde zaten durmaksızın, onun dışında evde tek başımayken, dışarda bi yere yürürken, işte yine sağa sola giderken ve yakınımda biri yoksa vs her ortamda konuşuyorum. Çevremde insanlar varken dışımdan konuşmuyorum en fazla mırıldanıyorumdur.

Elim kolum oynar, bazen soruyu Türkçe sorup ingilizce cevap vermek gibi aksiyonlara girerim. İşin içine eğlence katıyorum :d
0
nundu
(13.07.24)
Hahaha bu soru biraz rahatlzttı beni, çünkü ben de çok yapıyorum. Hatta @nundu gibi bazen İngilizce de konuşuyorum. Genelde kendi başımayken yapıyorum ama eşim diğer odadan sesimi duyarsa bazen korkuyor delirdim mi diye.
0
playing star again
(13.07.24)
Bilgisayar başında yanlış iş yaptığımda +1 bu da monolog şeklinde değil de, ortaya söylenmiş bir cümle şeklinde oluyor.
0
akhenaten
(13.07.24)
Bana yakışmıyor kendi kendime konuşmak, yapmamaya çalışıyorum.
0
sekizdokuzon
(13.07.24)
Eskiden cok konusurdum. Bos kaldigim an, etrafta kimse yokken icimden konusurdum gerci ama yine de etrafta kimse olmamasina dikkat ederdim. Spordayken hele surekli konusurdum icimden. Bazen spora ayirdigim sureyi gecerdim. Bu duyuruyu okuyunca fark ettim ki terapiye basladigimdan beri hic yapmiyorum bunu. Su an soktayim.fark etmemisim bile bu olayi biraktigimi.
0
Kittie
(13.07.24)
@kittie

Nasil bi terapi hocam banada boyle bisey lazim.

Zaten bipolar hastasiyim.
0
Zetnikov
(13.07.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.