Giriş
(3)

Hafif Beyazlamış Saçlardaki Kirli Görüntü

french lover
Beyaz desen değil, siyah desen değil. Griye çalan bir renge sahip ve sanki kirliymişim gibi bir görüntü oluşuyor. Buna ne yapmak lazım. Siyaha boyatmak istemiyorum. Bu saçlara canlılık katmanın bir yolu var mı?
Beyaz desen değil, siyah desen değil. Griye çalan bir renge sahip ve sanki kirliymişim gibi bir görüntü oluşuyor. Buna ne yapmak lazım. Siyaha boyatmak istemiyorum. Bu saçlara canlılık katmanın bir yolu var mı?
0
french lover
(16.11.23)
Sorunun kaynağı renk ve sizin bakış açınızın birleşimi olduğu için ya saçınızı boyatmalısınız ya da bakış açınızı değiştirmelisiniz.

Çünkü saçınız kirli değil ve kirli de görünmüyor aslında. Size öyle geliyor. Haliyle bunun gerçek bir çözümü yok.
0
akhenaten
(16.11.23)
bahsettiğiniz kırçıllı saç olarak adlandırılan saçsa eğer bu zamanında george clooney, richard gere, behzat uygur gibi çok beğenilen erkeklerin çokça beğenilen saçlarının sahip olduğu renk şekli. sizde bir şekilde çirkin bir kırçıllı renk oluşmayı başardıysa bilemiycem ama normalde karizmatik bir olaydır. bir şey yapmanıza gerek olmayabilir yani.
0
pietro crespi
(16.11.23)
lütfen grilerinize dokunmayınız.
0
penceredengorunenmorbina
(17.11.23)
(7)

Arabam için yağ tavsiyesi?

ahmedemirel
Öncelikle merhaba. Umarım doğru yere açıyorumdur.Biraz acemiyim burada. Araç 2008 model Honda Civic.Lpgli 183 binde. Şuan ki yağ 10 40 koyulmuş.Hangi yağ marka almalıyım nereden alabilirim?Filtreleri internet üzerinden alsam takarlar mı?
Öncelikle merhaba. Umarım doğru yere açıyorumdur.
Biraz acemiyim burada. Araç 2008 model Honda Civic.
Lpgli 183 binde. Şuan ki yağ 10 40 koyulmuş.
Hangi yağ marka almalıyım nereden alabilirim?
Filtreleri internet üzerinden alsam takarlar mı?
0
ahmedemirel
(16.11.23)
İnternetten almayın sahtesi çok var, benzinlik ya da bayiilerin kendisinden alın. Filtrelerin de sahtesi çok mümkünse bayiiden alın.
0
mirty
(16.11.23)
Telefonla müşteri ilişkileri kanalından ulaşınca birçok marka bu konuda bilgi veriyor.
0
akhenaten
(16.11.23)
araba parçacısına gidebilirsin. motor yağın da arabanın kitapçığında ya da motor kapağında yazar.
0
Bir cebinde das kapital
(16.11.23)
Once arabanin el kitapcigindan uygun yag hangisi ona bak. 10-40 ne bu kamyon mu? Orada yağın sinif kriterleri yazar. O kriterlere gore bence castrol ya da motul al. Alacaksan da yetkili bayiden al. Ben internetten orijinal buluyorum ama riske değmez yine de.
0
prole
(16.11.23)
getjerry.com

Google'a göre bunlar. 10-40 alakasiz gibi duruyor.
Internetten almayın.
0
logisticsmanager
(17.11.23)
Kitapçıkta yazandan başkasını sakın alma! Orijinalliğinden emin değilsen asla alma, düşük fiyata kanma!
0
halitkin
(17.11.23)
2008 model araba kitapçık falan hak getire. :) 5.30 koyacam muhtemelen forumlarda genelde bu yağı önermişler. 10 40 yerine.
0
🌸ahmedemirel
(17.11.23)
(3)

Biri-Birisi kullanımı

Bir ben var benden şurada
Cümle içinde kullanırken bunlardan hangisi neye göre seçiliyor acaba?
Cümle içinde kullanırken bunlardan hangisi neye göre seçiliyor acaba?
0
Bir ben var benden şurada
(16.11.23)
biri kelimesi daha belirsiz bir kişiyi işaret ediyor. birisi ise biri'ye göre daha belirli bir kişiyi. ama bazen anlamları birbirine çok yakın hatta aynı olabiliyor bağlama göre. kullanımı sanırım biraz ezbere oluyor, belki farkında olmadan fonetik açıdan uygun bulduğumuzu kullanıyoruzdur.
0
orient blue
(16.11.23)
Kağıt üstünde birisi sadece insan için kullanılır. TDK tanımına da bakarsanız "herhangi bir kimse" anlamına geliyor.

Ancak pratikte biri ve birisi eş anlamlı. "ayakkabılarımdan birisinin altı delinmiş" deseniz de garipsenmez. Halbuki burada biri kullanılmalı.
0
akhenaten
(16.11.23)
Birisi uydurmasyon degil miydi?
Biri dogrusu diye biliyorum.
Tek bir dogru yoksa da birisi cok itici geliyor bana ve kullanmiyorum
0
Kittie
(16.11.23)
(4)

Kışın Kıbrıs’a gidilir mi?

aynenbencede
Aralık’ta Kıbrıs’a gitsek nasıl olur? Gezecek görecek yerleri dolaşmak için 2 günlüğüne, araç sorun değil ama hava şartlarından emin olamadık.
Aralık’ta Kıbrıs’a gitsek nasıl olur? Gezecek görecek yerleri dolaşmak için 2 günlüğüne, araç sorun değil ama hava şartlarından emin olamadık.
0
aynenbencede
(16.11.23)
Kişiden kişiye göre değişir elbette ama kışın Kıbrıs'a gitmenin, kışın Antalya'ya gitmekten pek farkı yok bence. Kıbrıs gibi yerler şehir turizmi için uygun yerler değil pek. Şehirden çok doğa ve "yazlık tatil mekanı" turizmi için tercih ediliyor. Tabi Kıbrıs özelinde kumarhane vs. gibi ek şeçenekler var eğer ilgi alanınıza giriyorsa.

Kıbrıs'ın doğasında kış yok. Atıyorum Stockholm veya Oslo imaj olarak zaten soğuk bölgeler. Bu şehirlerin kış görünümlerini bir kartpostala falan basabilirsiniz, ruhlarında kış var. Onun için kışın görmek ayrı bir zevk verebiliyor ancak Kıbrıs açısından durum böyle değil bence. Yapacak çok bir şey bulacağınızı sanmam.
0
akhenaten
(16.11.23)
Gidilir elbette. Özellikle yazın sıcaktan dolayı gezemeyeceğiniz, yürüyemeyeceğiniz tarihi yerleri gezmek için ideal olur.
0
emininsel
(16.11.23)
Kibris’ta kisin bunaltici hava yokken harika gezilir.
Girne, Magusa vb gezmesi inanilmaz guzel yerler.

Havaysa eger yagmura denk gelmezseniz yumusak ve guzel olur. Yani havayi nasil diyelim ki aralikta denize giren cok insan da var sonucta.
0
kuehles blondes
(16.11.23)
kıbrısa kışın gidilir
0
jamswety
(16.11.23)
(5)

Fransizcam, ingilizcemi etkilemeye basladi...

Yourcousinmarvinberry
Ayni anda birden fazla dili kullananlar iyi bilir, yeni ögrenilen ikincil dil, kendinden öncekini asimile etmeye baslar.ingilizce benim major dilim ve yeri asla doldurulamaz, degistirilemez.Yalniz cümle okumasi yaparken gözüm sürekli Fransizca sözcük veya kip arar oldu.Bu durumdan kurtulmak mümkün m
Ayni anda birden fazla dili kullananlar iyi bilir, yeni ögrenilen ikincil dil, kendinden öncekini asimile etmeye baslar.

ingilizce benim major dilim ve yeri asla doldurulamaz, degistirilemez.

Yalniz cümle okumasi yaparken gözüm sürekli Fransizca sözcük veya kip arar oldu.

Bu durumdan kurtulmak mümkün mü ?
0
Yourcousinmarvinberry
(15.11.23)
Kendi kendi geçiyor

Ben de fransızca öğrenirken ingilizcemin fransız aksanına kaydığını söyleyen birbiriyle alakasız insanlar olmuştu. İşin garibi ingilizcede hiçbir zaman native bir aksanım da olmamıştı zaten :D

Sonra geçti. Sanırım bir dil öğrenme sürecinde ister istemez çok odaklandığınız için böyle şeyler oluyor.

Dediğiniz gibi ben de fransızca sözcük tespit etmeye başlamıştım. Hatta bir noktada ingilizcesini bilmediğim sözcükleri fransızcalarla ikame etmeye başlamıştım, çünkü zaten çoğu fransızca sözcük ingilizce sözlüklerde yer alabiliyor.

Her neyse :D geçici durum telaşlanmayın.
0
akhenaten
(15.11.23)
Oluyor ya. Günümün çoğu ingilizce ile Fransızca arasında atlayarak geçiyor. Haliyle aksan vs kayabiliyor.
Beni de rahatsız ediyor bazen o yüzden odaklanmak, dikkat etmek gerekiyor.
Misal for example yerine par exemple diyorum bazen =d
0
logisticsmanager
(15.11.23)
Genelde bir dile daha cok abaninca oluyor.

Egerki mesela kitap okurken / dinleme calisirsan vs 1 saat fransizca 1 saat ingilizce okursan / dinlersen yani esit ve dengeli tuketirsen beyin ayrimi daha iyi yapiyor. Ben boyle astim.
0
Zetnikov
(15.11.23)
türkçeni bile etkiler hahaha. bazen türkçe kelime aklıma gelmiyor almancası geliyor. bazen almanca konuşurken ingilizcesi geliyor. 2-3 dili karışık kullanıyorsan şaşırtıcı değil. ben hızlı konuşuyorum biraz yabancı dilleri de. yavaşlasam düzelir gibi geliyor.
0
bohr atom modeli
(15.11.23)
C1 seviyesinde ingilizcem var. Yakında Almanca ve Latince öğrenmek istiyordum. Bu postu görünce korktum açıkçası.
0
anaphylacticshock
(15.11.23)
(5)

5 Haftalık İnziva

parcaliham
Eğer sizi başka bir ülkede, ormanın derinliklerinde güzel bir evde 5 hafta ağırlasalar... Günde 3 öğün yemeğiniz kapınıza gelse ve tüm masraflarınız karşılansa, bu 5 haftada ne yapacağınız sadece size bırakılsa... ne yapardınız?
Eğer sizi başka bir ülkede, ormanın derinliklerinde güzel bir evde 5 hafta ağırlasalar... Günde 3 öğün yemeğiniz kapınıza gelse ve tüm masraflarınız karşılansa, bu 5 haftada ne yapacağınız sadece size bırakılsa... ne yapardınız?
0
parcaliham
(14.11.23)
yürüyüş, spor ve kitap. (sıfır sosyal medya ve internet ile)

sanırım bill gates her yıl 2 haftalık böyle bir inzivaya çekiliyor.
0
orpheus
(14.11.23)
plantnet diye bir uygulama var, ormanda gördüğüm bütün bitkileri tarayıp listelerim. Mantar, meyve ve çeşitli otları toplayıp kolay birkaç av yaparak yemeğe gerek olmadığını ama biraz yağ gönderirlerse çok makbule geçeceğini söyleyip teşekkür ederim.

Değişik yaprak tiplerinden örneklerle eve dönüp boş vakitte bunların detaylarına falan bakarım.

çevredeki kayaçları incelerim, tiplerini tahmin etmeye çalışırım. yakın plan fotoğraflarını çekip kataloğuma eklerim. beğendiğim bir şey görürsem bir parça eve getirip zımparalayıp parlatmak için falan uğraşırım yine boş zamanda.

böcek türlerine bakarım vs. vs.

valla harika :D ben bunu belgrad'ta yapmaya çalışıyorum zaten, ama 5 hafta kesintisiz kalacağım bir yer olsa sevinirdim cidden.
0
akhenaten
(14.11.23)
mümkün olduğunca evde kalmamaya çalışırım. evde kaldığım anlarda bol bol dinlenir, düşüncelere dalar, kendi kendime konuşurum. :)

hiçbir sosyal medya kullanmam.
dinlendirici müzik dinlerim.
doğa yürüyüşü yaparım.
0
tabudeviren
(14.11.23)
hep okumak isteyip ertelediğim tüm kitapları yanımda götürür, yoga - pilates, müzik, ormanda yürüyüş, dans ve mümkünse de birkaç güzel film izlerim.
0
Kediyi üzdün
(14.11.23)
internete izin var di mi? Ormanda yürüyüş falan asla yapmam. Ormanları kavramsal olarak sevsem de bir ormanın yakınında kendimi mutlu hissetmiyorum pek :D En fazla evin verandasına falan çıkıp temiz hava alırım arada. Onun dışında kendi evimde ne yapıyorsam onu yaparım. Yani oyun oynayıp internette takılırım. Sosyal medya detoksuna falan giremem uğraşmam öyle işlerle :D
0
nundu
(14.11.23)
(2)

YÖK Tez Kataloğu'nda erişime kapalı tezlere nasıl ulaşabilirim?

santimantal
İst.da yaşıyorum.Kapalı tezlerin dijital ya da basılı formlarına İst.da ulaşabilmem mümkün müdür?
İst.da yaşıyorum.
Kapalı tezlerin dijital ya da basılı formlarına İst.da ulaşabilmem mümkün müdür?
0
santimantal
(13.11.23)
Kütüphane +1 tezin biir kopyasını kütüphaneye veriyorsunuz yazınca. Farklı şehirdeki bir üniversiteyse sorun oluyor tabi.

Başka bir seçenek de tezi yazan kişiye online olarak ulaşmak. Linkedin veya academia profili var mı diye bakabilirsiniz. Birçok kişi tezini academia'da da paylaşıyor zaten.
0
akhenaten
(13.11.23)
Kendi üniversitenizin kütüphanesine gidin, TÜBESS üzerinden diğer üniversite kütüphanesinden talep ediyorlar ve size dijital bir kopya sunuyorlar.
0
armagan abanuz
(13.11.23)
(4)

şu masaj aletlerinden olup memnun kalan var mı?

alt4y
şu mikrofona benzeyen yeni nesil masaj aletlerinden kullanıp memnun kalan var mı?bir yerde 10 dk yaptırdım bütün sırt ağrım gitti şenlendim. tabii geri geldi ama iyi gelmişti.kullanıp memnun kalan var mı?https://m.media-amazon.com/images/I/61x06yWJpeL._AC_SL1500_.jpg
şu mikrofona benzeyen yeni nesil masaj aletlerinden kullanıp memnun kalan var mı?
bir yerde 10 dk yaptırdım bütün sırt ağrım gitti şenlendim. tabii geri geldi ama iyi gelmişti.

kullanıp memnun kalan var mı?

m.media-amazon.com
0
alt4y
(13.11.23)
Böyle şeyler yeni alınca ilk bir ay falan yoğun olarak kullanılıyor.
0
Mirket
(13.11.23)
Bunlardan değil ama bir süre şu elektrotlu olanlardan kullanmıştım. Sırtınıza elektrotları takıyorsunuz programı açıyorsunuz, baya iyi oluyor.
0
akhenaten
(13.11.23)
Ekleme: Şu cihazlardan bahsediyorum www.hepsiburada.com
0
akhenaten
(13.11.23)
Aynısını kullanıyorum. Çok memnunum.
0
plastik turambar
(14.11.23)
(6)

Şikayet sebebi ya da memnun olunamama sebebi mi? (Medical park Kocaeli)

hede hodo
Check up yaptırmaya karar vermiştim. Fiyat olarak da medical park Kocaeli uygundu.Tüm testler incelemeler tahlilller iyiydi. Fakat her girdiğim doktor kreatin değerinin biraz yüksek olduğunu, bu sebeple daha fazla su içmemin iyi olacağını tavsiye ettiler.Tüm doktorlarla görüştükten sonra check up do
Check up yaptırmaya karar vermiştim. Fiyat olarak da medical park Kocaeli uygundu.
Tüm testler incelemeler tahlilller iyiydi. Fakat her girdiğim doktor kreatin değerinin biraz yüksek olduğunu, bu sebeple daha fazla su içmemin iyi olacağını tavsiye ettiler.
Tüm doktorlarla görüştükten sonra check up doktoru; bu pek su ile alakalı değil; dahiliye doktoruna görünmemin faydalı olacağını önerdi.
Ben de aynı gün 1900 tl verip hemen randevu aldım.
Dahiliye doktoru da tahlillerime filan bakıp, lütfen su içme oranınızı arttırın tekrar görüşelim dilerseniz diye 2 dk bile dolmadan beni yolladı.
Bir muayene filan olmaz mıydı? Açıkçası biraz kafama takılmadı değil.
Hastaneden arıyorlar şimdi. Değerlendirmem için. Bana göre 1 puan ama yanlış da düşünüyor olabilirim. Bilemedim.
0
hede hodo
(13.11.23)
Tabii ki paylaştım. 11.30 da check up bitti 12.25 de dahiliye randevu almıştım. Check up doktorunun tavsiyesi üzerine geldim diye tabii ki belirttim ve dosyayı da verdim zaten kendisine. Muayene olabilir miydi olmaz mıydı onu da bilmiyorum:) sadece tüm doktorların gördüğü eksikliği o da bakarak su içmem gerektiğini ifade etmesinin dışında başka bir şey de ilave edebilir miydi onu düşündüm sadece.
0
🌸hede hodo
(13.11.23)
Sorunun en bilindik sebebi su içmedeki eksiklikse siz de içtiğiniz su miktarını söylediyseniz ve bu cidden bu sorunun oluşması için yeterli bir düşüklük seviyesindeyse her şeyden önce bir süre su içme oranınızı artırdığınızda neler olduğuna bakmak çok daha mantıklı değil mi sizce de?

Siz de ekstra tahliller için daha fazla ödeme yapmamış olursunuz.

Eğer su içtiğinizde sorun ortadan kalkmadıysa diğer olası sebeplere bakılır.

Yani sonuçta şu senaryoyu da düşünün, ek tahliller yapıldığı halde sorun su eksikliğinden kaynaklı çıksaydı bu da sizde olumsuz bir intiba uyandırabilirdi.
0
akhenaten
(13.11.23)
Check up bir sorun varsa tespit ile ilgili birime yönlendirmek için yapılır. Tedaviye ilişkin herhangi bir uygulamayı kapsamaz.

Bu durumda Check up hekiminin de Dahiliye hekiminin de yaptığında, söylediğinde bir yanlışlık yok.

Daha önce Çok su içmen lazım diyenler hadlerini aşmış ve boşboğazlık etmiş.

Olayın bir yanı bu. Diğer yanı ise, Özel hastaneler öyle ya da böyle kar amaçlı kuruluşlar. Parası kıymatli olanların, yani bizlerin biraz da kendi kendimizin doktoru olmamız gerekiyor. İnternet de elimizin altında. Kan tahliline bakıp neyin anormal olduğunu görüp konuyu internette biraz araştırsak kreatinin ne olduğunu da ne kadara kadar idare edebileceğimizi, ne kadardan sonra hekim kontrolünün gerekli olacağını tespit edermişiz gibi geliyor bana.
0
Mirket
(13.11.23)
Hede hodo, siz dışarıdan takviye olarak keratin almıyor musunuz?

Alıyorsanız, bunu doktora söylediniz mi?
0
saturn
(13.11.23)
üre susuz kalmaktan kolay etkilenir ama kreatinin o kadar kolay yükselmez. Emin olmak, gözden kaçırmamak için yönlendirmişlerdir dahiliyeye. Dahiliyeci de pek önemli olmadığını düşanmüş demek. Onca para verip ilgi görmemek rahatsız etmiş sizi anlaşılan
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(13.11.23)
bol su içip 1 hafta sonra kontrol tahlil yaptırın
yapılmadıysa üriner usg yaptırın. değerlerde düzelme varsa onlar haklı yoksa araştırılması gerekir

ek olarak ailede diyalize giren ya da böbrek hastalığı öyküsü olan kimse var mı?
0
SPQR
(13.11.23)
(2)

Faizsiz Taksitli Nakit Avans nedir? (Mala anlatır gibi)

dedeminhirkasi
Nedir bu? Mala anlatır gibi anlatır mısınız.
Nedir bu? Mala anlatır gibi anlatır mısınız.
0
dedeminhirkasi
(13.11.23)
Bankaların ara sıra müşterilerine, ya da müşteri olanlara yaptığı küçük bir kıyak.

Çok büyük paralar değiller, 10-15-20 bin tl gibi bir miktarı faizsiz veriyor, taksitle geri alıyor.
0
John Bloor
(13.11.23)
0- Nakit avans kredili bir üründür.

1- Faizsiz kredi demek kredi verenin verdiği bu krediyi nominal tutardan geri alması demek. Yani 10 bin lira kredi çektiyseniz 10 bin lira geri ödeme yaparsınız.

2- Bu kredinin ödemesi taksitli olacağı için de bütün olarak aldığınız bu krediyi taksit taksit geri ödersiniz. örneğin 10 bin lirayı 2 taksit olarak 5+5 bin lira şeklinde ödeyebilirsiniz.

3- Nakit avans, avansı çekeceğiniz kredi kartının limitinden fazla olamaz. Avansı çektiğinizde çektiğiniz tutar kart limitinden düşer.

4- Kredi kartıyla ödeme kabul etmeyen birinden alışveriş yapmanız gerekiyorsa mantıklıdır. Aynı alışverişi kredikartıyla da yapabiliyorsanız mantıksızdır çünkü olası bir gecikme durumunda nakit avans gecikme faizleri kredi kartının standart gecikme faizinden genelde daha fazla olur
0
akhenaten
(13.11.23)
(5)

Sizce din degistiren yada farkli dine gecen birisini insanlar bilmeli mi?

Zetnikov
Merak ettigim su mesela siz budist oldunuz bunu icinizdemi yasamalisiniz yoksa yeri gelince ben budistim mi demelisiniz. Yasanilan ortamin musaitsizligide hesaba katilabilir. Kimseye soylemedende bu sekil yasanir miLutfen arti eksi sekliyle yorum yaparsaniz sevinirim
Merak ettigim su mesela siz budist oldunuz bunu icinizdemi yasamalisiniz yoksa yeri gelince ben budistim mi demelisiniz. Yasanilan ortamin musaitsizligide hesaba katilabilir. Kimseye soylemedende bu sekil yasanir mi

Lutfen arti eksi sekliyle yorum yaparsaniz sevinirim
0
Zetnikov
(13.11.23)
Bunu sınıflandırmak sizce de biraz anlamsız değil mi?

Yani din değiştiren birinin üstünde reklam panosu gibi ben şu dine geçtim diye ortalıkta dolaşması pek tabi ki anlamsız bir hareket olur.

Diğer taraftan özellikle gizlemeye çalışması da çeşitli sorunlara işaret ediyor olabilir. Mahalle baskısından mı çekiniyor? Yaptığı şeyi henüz kanıksayamamış mı? Yoksa böyle tercih ettiği için mi bunu yapıyor bu önemli.

Neticede sağlıklı olan konusu geldiği yerde hangi inanca sahip olduğunuzu ya da bir inancınız olup olmadığını çekinmeden söyleyebiliyor olmanızdır.

Ama izlenmesi gereken bir prosedür yok yani bu konuda.
0
akhenaten
(13.11.23)
En azından yakın çevren bilsin ki, ölürsen ne şekil gömeceklerini bilsinler.
0
Mirket
(13.11.23)
Mirket+
onun dışında dini inancı kimsenin bilmesine gerek yok bence de
0
kondansator
(13.11.23)
genel olarak tepkilerden çekiniliyorsa veya çekinme olmasa bile çok milletin yorumlarıyla uğraşmak istenilmiyorsa bile aileden ve arkadaşlardan yakın 1'er 2'şer kişiye muhakkak söylenmeli bence. bunun ölümü var kalımı var çeşitli özel durumları var yani orada sizin durumunuzu bilen birileri olmalı. onun dışında da çekincen yoksa konusu gelirse söylenir veya konusu gelmese bile paylaşılabilir tabi bu durumda. çekincen varsa insanlardan gerisine söylemesen de çok önemli değil neticede senin için önemli hale geleceği noktada fikrini değiştirip söyleme şansın var hala.
0
pietro crespi
(13.11.23)
Çevredeki insanların bilmesini isteyebilir, dinini yaymak isteyebilir, sadece samimi olduğu insanlara bilmeden münasebetsizlik yapmasınlar diye söyleyebilir, hak vaki olduğunda nasıl gömülmesi gerektiği konusu sebebiyle söyleyebilir ya da insanların tepkisinden çekindiği için söylemeyebilir... Tek bir doğrusu yok bu işin. Kişi içinden nasıl geliyorsa ona karar vermeli.
0
SiyamkedisiZorro
(13.11.23)
(11)

Yuksek bi yerdeyken gelen atlama istegi

Kittie
Sizde de oluyor mu? Yaygin bir seymis. Burada yasayan var mi merak ettim.ne siklikla yasiyorsunuz. Bende hep var.Metro beklerken de metro onune atlama istegi, istek de degil de oyle bir his. Atlamak da istemiyorum. Kendimden korkup sari cizginin iyice gerisine geciyorum. Sanki kendime engel olamayac
Sizde de oluyor mu? Yaygin bir seymis. Burada yasayan var mi merak ettim.ne siklikla yasiyorsunuz. Bende hep var.

Metro beklerken de metro onune atlama istegi, istek de degil de oyle bir his. Atlamak da istemiyorum. Kendimden korkup sari cizginin iyice gerisine geciyorum. Sanki kendime engel olamayacakmisim gibi garabet bir his iste. Terasli yuksek bir yere gittigimde mesela ki gecen gittim biriyle ilk bulusmamdi. Korkuluklara oyle tutundum ki manzaraya bakarken adam yukseklik korkun var galiba dedi. Evet diyip gecistirdim. Aslinda atlamaktan korktum :)

Internette bu durumu intihara meyilli olmakla iliskilendirmis yazilar goruyorum. Veya saldirganlikla ilgili oldugu soylenmis. Bi bilirkisiden bununla ilgili bilgi almis olan var mi aramizda? Veya sizce neden bu his?
0
Kittie
(12.11.23)
Yani öyle kendimden korkup bir yerlere tutunacak kadar olmadı hiç ama evet bahsettiğiniz hissi biliyorum.

"Atlama isteği" değil de oradan düşme ihtimali bulunduğu gerçeğini bi an idrak edince, hani böyle bir şeyin sıcak olup olmadığını anlamaya çalışırken bi tereddütle elinizle hızlıca dokunup çekmek gibi bir tepkinin devreye girmesi korkusu geliyor. Anlık bir ürperti.
0
akhenaten
(12.11.23)
(bkz: call of the void)

olur öyle arada.
0
inheritance
(12.11.23)
Psikolojik anlamda kötü hissettiğim dönemlerde bu tarz hisler ve fobiler bende artış gösteriyor
0
personaa
(12.11.23)
0
Amaranta ursula
(12.11.23)
Korkudan ziyade sanrı oluyordu bir ara. Atlarsam sonrasında ne olur diye. What If, kafamda canlıyordu.
0
put it in your appropriate place
(12.11.23)
Sen ucuruma bakarsan ucurum da sana bakar.
0
brkylmz
(12.11.23)
koşa koşa psikiyatriste koşa koşa.
0
yurtsuz john
(12.11.23)
Yurtsuz john: soyle isinin ehli birini bi bulsam kosa kosa gidicem de...
0
🌸Kittie
(12.11.23)
Bana da oluyor bu, hele metroda anlattığınız her seferinde oluyor. Adı da "intrusive thought" bildiğim kadarıyla. Türkçesini bulamadım.
0
peki madem
(13.11.23)
normalde canım tatlıdır, canımı yakacağını bildiğim herhangi bir şey varsa sağlık açısından elzem olsa dahi yapmamak veya kaçınmak için elimden geleni yaparım.

ama bu durum bende de oluyor; vapurdayken aniden aşağı atlama, metro gelirken önüne atlama, balkondan ya da yüksek katlı bir yerin penceresinden aşağı bakarken atlama isteği geliyor. ayrıca bunu YAPMAK KESİNLİKLE İSTEMİYORUM ama mesela bebek tutarken, bıçak tutarken vs de tehlikeli şeyler aklıma gelebiliyor. Sonra da insanların ne kadar aciz olduğunu ve kolayca ölebileceğini görüp çok üzülüyorum açıkçası.
0
m e b
(13.11.23)
Bende sonradan sonraya yükseklik korkusu gelişti. Bendeki en azından "call of the void" gibi. Maazallah ya düşersem, korkusu. Ama bir yandan da dibine kadar gidip bakıyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(13.11.23)
(6)

Istanbul Havalimani'ndan Sabiha'ya transfer

14
Yurticinde bir sehirden (ADA) yurtdisina gidecegim.THY'de en ucuz secenek ADA-IST - SAW-FRA seklinde.Tavsiye eder misiniz boyle bir sey? Istanbul havalimanindan Sabiha'ya otobus varmis ve 2 saat suruyormus diye okudum. Bir gecikme olmazsa 2 ucus arasinda 5 saat var. Valizim vs yok, onu beklemeyecegi
Yurticinde bir sehirden (ADA) yurtdisina gidecegim.

THY'de en ucuz secenek ADA-IST - SAW-FRA seklinde.

Tavsiye eder misiniz boyle bir sey? Istanbul havalimanindan Sabiha'ya otobus varmis ve 2 saat suruyormus diye okudum. Bir gecikme olmazsa 2 ucus arasinda 5 saat var. Valizim vs yok, onu beklemeyecegim.

Adana'dan kalkan ucak gecikirse ve Sabiha'dan kalkan ucaga gec kalirsam THY bunu idare edip beni baska ucaga iletir mi?
0
14
(10.11.23)
Bağlı uçuş alamazsan ve rötar vs nedeni ile kaçırırsan thy soeumluluk almaz
Yol 2 saat olabilir ama o yola çıkmak içinde en az 1 saat harcayacaksın ve otobüsün kalkmasını bekleyeceksin. Ben riskli derim fiyata göre risk alınabilir yada bir gün önceden gelinebilir belki
0
basond
(10.11.23)
Ucus bagli ucus. Tek bilet, thy uzerinden aliyorum.
0
🌸14
(10.11.23)
Tek vesait yoksa havaist ile yenisahra yapıp, oradan havabus ile saw'a geçmeyi deneyebilirsin. Yenisahra'dan önce, ortak bir durak varsa o da olur.
0
hububrad
(10.11.23)
@hububrad
www.hava.ist

tek vesait gosteriyor burada ben yanlis anlamadiysam.
0
🌸14
(10.11.23)
5 saat riskli göründü bana. Yol 2 saat ama 15dk ordan geç kalksanız, istanbul havalimanına inince 20dk taksi süresi olsa valiz alıp havaiste gelince hemen o anda kalksa bile istanbulun bir ucundan diğerine giderken yolda her türlü sorunu yaşama ihtimaliniz olacak.

Sabihaya ulaştınız diyelim, giriş bölgesinde otobüs içinde ve indikten sonra zaman kaybınız olacak.

Çok fazla etken var... Ben böyle bir risk almazdım. İneceğiniz saatler de çok önemli. Örneğin İstanbul'a saat 15'i geçe inecekseniz 2 saatte sabihaya gidilebileceğini hiç sanmıyorum, özel aracınızla bile gidemezsiniz o saatlerde.
0
akhenaten
(10.11.23)
İlk uçak gece 10'la sabahın 3'ü arasında inecekse ve yağmursuz/karsız/kazasız bomboş yolda gidecekseniz BELKİ, sabah 3-4'ten sonra, akşam 9-10'a kadar herhangi bir saatte inecekse çok riskli. Arada çok ciddi fiyat farkı yoksa hiç uğraşmayın.
0
kobuzchu kiz
(10.11.23)
(10)

Tüm maaşı yemek?

dejame
Özellikle İstanbul dışı için soruyorum. Büyükşehirlerde kira ve temel ihtiyaçlar maaşın çoğunu götürüyor. Öğretmen olarak atanan çok bekar arkadaşım var, hepsi ekside. Her gün internetten kıyafet ve popüler tüm ürünler alınıyor, günde birkaç kargo geliyor, her gün dışarıdan yemek sipariş ediliyor.Dü
Özellikle İstanbul dışı için soruyorum. Büyükşehirlerde kira ve temel ihtiyaçlar maaşın çoğunu götürüyor. Öğretmen olarak atanan çok bekar arkadaşım var, hepsi ekside. Her gün internetten kıyafet ve popüler tüm ürünler alınıyor, günde birkaç kargo geliyor, her gün dışarıdan yemek sipariş ediliyor.

Dünyaya bir kez geliyoruz, insanlar çalıştıktan sonra rahat bir yaşam istiyor ama bu durum bana biraz tuhaf geliyor. Siz ne düşünüyorsunuz?
0
dejame
(09.11.23)
Dünyaya bir kez geldiğimiz için birikim yapmak önemli bence. Bazı şeylerin telafisi olmuyor. Ben de tuhaf karşılıyorum. Cesaret mi öngörüsüzlük mü bilemiyorum artık ama ortada bir gözü karalık var.

İnsanlar kendi gençliklerinde anne babalarının kendilerine sağladığı standartlardan ayrılamadığı için böyle yapıyorlar sanırım ancak ülkecek fakirleştiğimiz bir gerçek. Normalde birçok kişi ailelerinin eskiden olduğundan daha az alım gücüne sahip aslında, ancak bunun farkında olmadıkları için olması gerektiği gibi yaşadıklarını düşünüyorlar gibi geliyor.
0
akhenaten
(09.11.23)
Şimdi kisitli zamanda ekonomi 101 dersi yapamayız ama çok basit örnek vereyim.

Eğer bankaya 1000 lira borcunuz varsa bu sizin sorununuz, eğer bankaya 100000 borcunuz varsa bu bankanın sorunu demişler.

Bir noktada ve bu enflasyonda bende lükslerime ihtiyaçlarimdan daha fazla para harcıyorum. Bana mesela tek kişilik mutfak masrafi için aylık 2000 tl vermek koyuyor ama Mesela üst üste 2 ay arayla Nike ayakkabiya 8500 tl veriyorum,

Tabi bunlar hep kredi cekip. Yani bu enflasyonist ortamda olur böyle şeyler.
0
marjinal kereste
(09.11.23)
internetten het gun cer cop kiyafet almakla dunyaya bir kez geliyoruz'un arasindaki baglantiyi ben de pek kuramiyorum. eve ayakkabi doldurmak hayat kalitesi arttiran bir sey degil.

bu econ 101 degil personal finance konusu ve mevzu finansal okuryazarlik acigi. "enflasyonist ortam", "birim para"nin yerini aldi sanirim. kredi cekip ihtiyac olmayan bir sey almak fakirlik dongusunde kalmayi garantilemek demek.
0
hot potato
(09.11.23)
Çok kısaca

Çok süratli fakirleştik ve fakirleşiyoruz.
Orta gelir grubu insanların bir kısmı alışkanlıklarını bu fakirleşmeye göre yeniden dizayn etme becerisinden ve öngörüden yoksunlar.
0
Mirket
(09.11.23)
Hak veriyorum. Çevremden de biliyorum. Bazı haller olur insan zor durumda kalır maddi olarak.
Bu bu durum anlaşılabilir. Diğer yandan harcama yapmaya meyilli, borçlu olmayı adeta hobi haline getirmiş çoğu kimse gün içinde de zaten maddi konuları konuşur.
Hayatı buna odaklı.

Reklam vs. bir çok tanıtıma dikkat edilirse, ihtiyacı karşılamaya yönelik değil, ihtiyaç hissi oluşturmaya dayalı yayınlanıyor.
0
diyecevaplandı
(09.11.23)
alışkanlıklar kolay değişmiyor. 2015'lere kadar olan şeyleri devam ettiriyorlar.

Ayrıca umutları yok, para biriktirip ne yapacaklarını bilemedikleri için harcıyorlar. (birikse ev-araba alamayacaklar, biriken parayla yine iphone falan alacaklar. Tatil yapmak bile lüks, yurtiçi pahalı, yurtdışı vizesi bilmemnesi ile aşırı uğraş)
0
nhk ni youkosu
(09.11.23)
Emeğin karşılığı git gide azalırken , kapitalin önemi gitgide artıyor, yani zenginler paralarına kolayca para katarak çok kolay bir şekilde dahada zenginleşiyor.

Zamanını ve emeğini satan insanlarda maalesef kapitalın gücü ve paranın değersizliği karşısında ezildikçe eziliyor.

Aslında bu kapitalist sistemin ve bununla birlikte karşılıksız basılan kağıt parçalarının ( paranın ) bir sonucu hepimizin bildiği gibi.

Üstüne sistemin tüm araçları ile bizi sürekli tüketime yönlendirdiği için de tasarruftan çok tüketiyoruz.

Aslında en nihayetinde bu bir tercih , yani tasarruf etmeke , tüketmekte tercihlerimizin bir sonucu ancak tüketim yönende manipüle edildiğimiz için bu eğilim daha çok tüketimle sonuçlanıyor.

Robert Kiyosaki kitaplarında bu konuları kitaplarında iyi bir şekilde açıklıyor, yani önce kendimize ödemez isek asla tasarruf ve yatarım yapamayız. Bunu yapmadığımız zaman ise bu döngüden asla çıkamayız.
0
Rao
(09.11.23)
bunun adı dünyaya bir kez geliyoruz değil hesap kitap bilmemektir. dengesiz yaşamaktır. zor durumlar için dahi olsa kenarda üç beş kuruş olmasının verdiği finansal özgüven hiçbir şey de yok.
0
anlamsiz geliyor
(09.11.23)
Tasarruf yapan, evde yemek yiyen vs vs bir insan olarak biriktirdiğimin hiçbir kıymetinin olmadığını fark ediyorum. Daha kenara koyarken bile değeri düşüyor. Her ay kenara maaşınızdan 10 bin tl koymak, o 10 bin tl'yi harcamaktan daha değersiz şu anda. Bilhassa yatırım finans araçlarını kullanmayan-kullanamayan kişiler için para biriktirmek sadece acil durum akçesi olarak anlamlı, yoksa maalesef değil...
0
silverleaf
(10.11.23)
muhtemelen taşrada. taşrada yapacak bir şey yok para harcamaktan başka.
biriktirse ne anlamı var? bugünün o yükselen faiziyle hesaplayalım.
kenara her ay 20k atsın. 240k yapar yıllık. en iyi ihtimalle mevduatta 340k falan alacaktı. borsa altın şu bu hadi çok iyi atlara oynasın 440k yapsın.
ne yapacak bu parayla? belki citroen ami alır.
eskiden de çok farklı değil de ama en azından hayal satılabiliyordu. para biriktir evin peşinatı çıksın, arabanın yarısını nakit alırsın falan filan. şimdi o hayallere kimseyi ikna edemiyorlar.
ya harcayacak ya da devlet harcamadığı 5 kuruşunu 3 kuruşa çevirecek kaşla göz arasında.
0
Whily
(11.11.23)
(1)

İzmir’de annemi gezdirme sorunsalı

kondansator
Hafta sonu annem istanbuldan İzmir’e geliyor. 4 5 gün kalacak. Tesettürlü, haliyle alkol içerikli programlar kapsam dışı. Genelde evde oturuyor. Ne yapsak nereye götürsek dersiniz
Hafta sonu annem istanbuldan İzmir’e geliyor. 4 5 gün kalacak. Tesettürlü, haliyle alkol içerikli programlar kapsam dışı. Genelde evde oturuyor. Ne yapsak nereye götürsek dersiniz
0
kondansator
(08.11.23)
Çok gezmeyi seven biri değilse bornova yakaköy taraflarındaki kahvaltıcılara gidebilirsiniz. Havalar şu an izmir'de nasıl bilmiyorum gerçi.

İlk kez gelecekse kasik konak turu olur konak metrodan başlarsınız, kızlarağasında bir türk kahvesi içersiniz, çankaya, kordon, alsancak'ta da bir yemek ve kapanış.
0
akhenaten
(08.11.23)
(1)

Şu laptop mu yoksa desktop mı almak daha mantıklı olur?

ananiyimioguz
Selamlar herkese, 2 gün önce normalde hiç aklımda yokken indirimi görünce şu laptoptan alıverdim ufak bir gazla.https://www.hepsiburada.com/msi-katana-15-b12vgk-087xtr-intel-core-i7-12650h-16gb-1tb-ssd-rtx4070-freedos-15-6-fhd-144hz-tasinabilir-bilgisayar-p-HBCV00003UCGXQ?magaza=HepsiburadaHenüz ürü
Selamlar herkese, 2 gün önce normalde hiç aklımda yokken indirimi görünce şu laptoptan alıverdim ufak bir gazla.

www.hepsiburada.com

Henüz ürün gelmedi ama 39k ya aldım. Piyasaya göre 5-10k daha ucuz.

3 ay sonra ödemeye başlama ve +6 taksit ile gelecek. benim elimde nakit olmadığı için güzel bir detay bu.

Normalde şirket bilgisayarı ile idare ediyordum macbook pro ya windows da kurmuştum oyun için :D yetiyordu bana aslında. çok da oyun oynamıyorum ama warzone-lol-witcher falan tadımlık giriyorum, iş görüyor.

Benim eski msi gs60 laptop u (870m vardı onda) hanıma verdim iş yerinde kullanıyor. Onu 2015te falan almıştım o zamandan beri pc almıyorum, ihtiyaç da duymadım.

Fakat şimdi hem yeni çıkan oyunları ve haliyle teknolojiyi deneyemiyorum içim biraz buruk hem de vr gözlük alıp ona uygulama geliştirmeyi düşünüyorum. Sanal ortamlar falan tasarlayayım diyorum unreal engine 5 veya unity ile. Böyle bir pazar var.

Şimdi bunu da göz önünde bulundurursak o aldığım 4070li laptop bana yeter aslında. Biraz da o yüzden alayım dedim. Bir arkadaş bu işi 3070 desktop ile rahat rahat yapıyor çünkü oradan biliyorum.

Fakat insan oğlu aç gözlü bugün itopya com da indirime girmiş bir desktop pc gördüm.

www.itopya.com

rtx4070 desktop 29k olarak duruyor karşımda. ufak bir eklemeyle 33k ya çıkardım kasayı. Üstüne bir de 6 veya 9 taksit eklediğimde 40k ya çıktı bunun da fiyatı biraz saçma oldu ama olsun benim ödediğim rakamla aynı.

şimdi laptop u iptal edip bunu mu alsam diye bir düşünce oluştu. harici monitör ve klavye-mouse falan var zaten elimde direkt takıp kullanıcam.

niye derseniz oyunlardaki test sonuçlarına baktım, %50 falan fps farkı var laptop rtx4070 ile desktop rtx4070 arasında. Kaldı ki o aldığım msi laptopta 4070 in en az watt değerli versiyonu kullanılmış. yani aslında rtx 3080 laptop gpu performansında çalışıyor. Bunu da düşünürsek fark açılır.

güncel oyunlarda hepsini yüksek ayarda bu saydıklarımın hepsi açıyor ama %50 fark beni yıl geçtikte daha da kurtarabilir ayrıca yetmedi diyelim kasaya ileride 5070 takar devam ederim misal.

şimdi teknik olarak dekstop un daha iyi olduğu konusunda hem fikiriz sanırım.

fakat benim bu soruyu sormamın asıl nedeni şu, ben aslında desktoptan nefret eden bir insanım. 2008den beri desktop kullanmıyorum. Gerekirse biraz daha performanssız olsun ama çantamda taşıyayım, tatile, köye, arkadaşların yanına vs. götüreyim benim için daha iyi kafasındayım. veya kafam esti götüreyim hemen tv ye bağlayım diyebiliyorum rahatlıkla.

hal böyle olunca mobility tarafı yine ağır basıyor. ama gel gelelim son zamanlarda evden çalışıyorum zaten. büyük ihtimalle de öyle devam eder. çoğunlukla da normal işler için şirket laptopunu kullanıyorum. Oyun ve freelance işler için de sabit olsun ne olacak.. gideyim desktop alayım desem yılda 1 kere bile alıp götürmem gereken bir durum olursa üzülür müyüm bilemiyorum biraz fikre ihtiyacım var. Mesela o oyun ve sanallaştırma ile uğraşan arkadaşların ofisi sabit. Bir sorun olduğunda laptopu sırtıma atıp yanlarına gidebilirim, birlikte bakabiliriz.
0
ananiyimioguz
(07.11.23)
Sizin odak noktanız oyunların çalışıp çalışmaması olmamalı bence. Her iki bilgisayar da yeterli. Zaten çalışırken uzun saatler oyun oynamak zor oluyor.

Yaşınız kaç bilmiyorum ama 27-35 gibi bir aralıktaysanız bizim dönemimizde mobil bilgisayar = laptop'tu. Artık böyle değil artık mobil bilgisayar = telefon.

Evnizde güçlü bir desktop bulunması bence her halükarda daha faydalı. İş bilgisayarınız var zaten, telefonu da geri kalan her şey için kullanabilirsiniz. Kırk yılda bir bir misafirliğe giderseniz bir şey izlemek için netflix'i tv'ye yansıtmanız kafi. Başka bir şey için de ben olsam onu da yapmayıvereyim derim şahsen.

İnsan genel olarak 40 yılda bir yapacağı şeyler için yıllarca düzenli yapacağı kesin şeylerden feragat edebiliyor nedense.

Zararsızca iade edip desktopa geçme şansım olsa sizin durumunuzda ben böyle yapardım.
0
akhenaten
(07.11.23)
(3)

gözlem konusu seçme

penceredengorunenmorbina
sekiz hafta bir şey gözlemlemeniz gerekse gözlemlerdiniz?her hafta bir iki saat boyunca gözlemlemeniz gerekiyor. avmde yemek yiyen 3-6 yaş çocuklar, metrodaki liseliler, iş arkadaşınız vs. şeklinde örnekler verebilirim. ama o gün o saatte avmde çocuk yoksa veya bindiğiniz metroda liseliler yoksa pat
sekiz hafta bir şey gözlemlemeniz gerekse gözlemlerdiniz?
her hafta bir iki saat boyunca gözlemlemeniz gerekiyor. avmde yemek yiyen 3-6 yaş çocuklar, metrodaki liseliler, iş arkadaşınız vs. şeklinde örnekler verebilirim. ama o gün o saatte avmde çocuk yoksa veya bindiğiniz metroda liseliler yoksa patlayabilir.
patlamayacak seçeneklere açığım.

edit: özellikle insan olması gerekmiyor.
0
penceredengorunenmorbina
(05.11.23)
İşe gidiş saatinde Karşıyaka vapur iskelesi önündeki gevrekçi ve müşterileri
0
Mirket
(05.11.23)
8 hafta uzun bir süre, daha genel bir çerçeve daha işe yarar olur. Ayrıca AVM'de yemek yiyen 3-6 yaş çocukları 8 hafta boyunca gözlemlemeye kalksanız bu dikkat çekici bir durum da doğurabilir. Bunu da gözardı etmeyin. Aynı şey sabit bir yerde satış yapan bir simitçi için de geçerli bence, adam sizi fark edip sorsa "8 hafta seni gözlemleyeceğim abi" demeniz çok etkili bir çözüm olmaz sanırım.

İşlek bir vapur iskelesindeki, otobüs durağındaki yolcuları falan gözlemleyebilirsiniz. Belli başlı bir caddeden geçen insanlar da olabilir, ya da cadde üzerinde bir stop noktası varsa oradaki insanlar olur. İzmir örneği için "sevinç pastanesi önü" bir seçenek mesela hem orda banklar da var. İstanbul için de beşiktaş iskelesi olabilir.
0
akhenaten
(06.11.23)
zamaninda market alisverisi yapan inasnlari gozlemistim ben. 8 hafta degildi, ama tam covid sirasinda degisen aliskanliklara denk gelmisti. maskeler, milletin biseyleri elledikten sonra hemen ellerini sanitizer ile silmeleri, sosyal mesafe, onceden verilmis siparislerin temasiz teslimi, otopark kargasasi vs keyifli olmustu. detaylandirmak isterseniz yas grubuna ve demografik yapiya gore detaylandirabilirsiniz.

haftada 2 saat olacaksa siz de kendi isinizi gordugunuz bir zamana denk getirecek bisey bulabilirsiniz buna benzer. kuafor, spor salonu, toplu tasima soforleri vs.
0
taurina
(06.11.23)
(5)

ilk date sonrası kibarca reddetmek

anlamsiz geliyor
selam duyuru ahalisi. bugün ilk date'mize çıktık hanfendiyle. açıkçası çok fazla bir şey hissetmedim kendisine karşı. ayrıca bazı konularda da oldukça farklı düşünüyoruz. belki de yeterince hazır değilim yeni bir ilişkiye. şimdi daha fazla görüşmek çok mantıklı gelmiyor. kibarca nasıl reddedebilirim
selam duyuru ahalisi. bugün ilk date'mize çıktık hanfendiyle. açıkçası çok fazla bir şey hissetmedim kendisine karşı. ayrıca bazı konularda da oldukça farklı düşünüyoruz. belki de yeterince hazır değilim yeni bir ilişkiye. şimdi daha fazla görüşmek çok mantıklı gelmiyor. kibarca nasıl reddedebilirim?
0
anlamsiz geliyor
(05.11.23)
Ben bu durumda date sonrası hiç mesaj yazmıyorum. o yazarsa da bi tık daha geç cevap veriyorum ya da muhabbeti tıkayacak şeyler yazıyorum. Bi süre sonra kendiliğinden bitiyor zaten. Çok kibar değil aslında ama direkt olarak daha görüşmeyelime girmiyorum.
0
asap raki
(05.11.23)
En kibarı açıkça söylemek, insanlar bunu nasıl göremiyor anlamıyorum.

Buluştuğunuz kişinin sizi ghostlayarak, soğuk yaparak, kaçamak cevaplar vererek dışlamasını mı tercih edersiniz yoksa gayet açık şekilde uyuşamadığınızı düşündüğünü söyleyip geçirdiğiniz zaman için teşekkür edip kenara çekilmesini mi?

Ben çok net şekilde ikinciyi tercih ederim :D O yüzden 18-19 yaşlarımdaki post-ergenlik döneminden sonra hep böyle yaptım. Hiç de bir kötülüğünü görmedim.
0
akhenaten
(05.11.23)
En guzeli duzgun bir mesaj yazmak. Ghosting cagimizin en buyuk gunahi :) cok uyusamayacaginizi dusundugunuzu, ileriye goturmek isteyecek kadar guclu hissedemediginizi soyleyip tesekkur edip konuyu kapatabilirsiniz.
Ne konu uzar, ne karsi taraf allak bullak olur. Bu yontemi denedigim oldu; karsi taraf da net bicimde anladi ve kabul etti, benim de kafam rahat oldu.
0
mor oje
(05.11.23)
Görüştükten sonra hiç mesaj yazmamak, yazilan mesajlara geç cevap vermek vs ghostingin bir tık hafif versiyonu ve bence herhangi bir insana yapılmaması gerekilen bir şey. 20 yaşı geçmiş insanların ilişkilerinde de bunlara yer olmamali.

Bu işin en güzeli teşekkür edip açıkça uyusmadiginizi ve devam etmek istemediğinizi söylemek. Böyle soyleyince kaba olanın bu olduğu dusunulebilir ama en azından durust olacaksınız ve karşıdaki kişiyi "anlık" olarak kötü hissettireceksiniz. Öteki türlü zamana yayılan bir kötü hissettirmekten bahsediyoruz, açıkçası biraz da saygisizlik oluyor bu.


Akhenaten çok güzel söylemiş, siz size nasıl davranılmasını isterdiniz? Ben de direkt soylenilmesini tercih ederim. Kimseyi ghostlamayin:)
0
fraise
(05.11.23)
Ilk kez burada gordum soguk yapildigini. Neyse ki basima gelmedi. Cok kotu bi sey olurdu. Saygisizlik. O kisiyle date'e ciktigim icin kendime kizardim.

Direkt soyle uyusamadigini nazik bir iki cumleyle cok uzatmadan. Normali bu zaten.
0
Kittie
(06.11.23)
(3)

Gürültü engelleyici

amsterdam otlu sigarası
SelamlarÇalıştığım ortam sağır edici derecede olmasa da genel olarak gürültülü. Alkışlar, efektler mevcut. Okuduğumu anlayamıyorum. Beni dışarıdaki gürültüden izole edecek ve konsantrasyonumu korumama yardım edecek bir kulaklık veya benzeri eşyaya ihtiyacım var. Bunun müzik çalması zorunlu değil çün
Selamlar

Çalıştığım ortam sağır edici derecede olmasa da genel olarak gürültülü. Alkışlar, efektler mevcut. Okuduğumu anlayamıyorum. Beni dışarıdaki gürültüden izole edecek ve konsantrasyonumu korumama yardım edecek bir kulaklık veya benzeri eşyaya ihtiyacım var. Bunun müzik çalması zorunlu değil çünkü zaten kulaklıkla müzik dinlememi doktor tinnitus sebebiyle yasakladı.

Gürültüyü engellemek için tavsiyelerinizi yazarsanız mutlu olurum.
0
amsterdam otlu sigarası
(04.11.23)
3m'in koruyucu kulaklıkları var sesi tamamen kesen. Kafamda onunla gezmeyeyim diyorsanız da pasif(ve tabi bütçeye göre aktif) gürültü engelleyici müzik kulaklıkları da var.

Yine 3m'in kulak içi kulaklıkları da var ama uzun kullanımda ağrı yapabilir.
0
dr doofenshmirtz
(04.11.23)
3mnin turuncu kulak tıkaçları iş görür.
www.trendyol.com
0
jelly bear
(04.11.23)
Kulak içine giren tıkaçlar bulunduğu yerde kendi varlığını baya hissettiriyor. Ayrıca düzenli olarak uzun süreli kullanımda kulak kanalında ağrı yapıyorlar. Ayrıca siz bunu çalıştığınız ortamda kullanacaksanız çıkar tak yapmanız gerekeceği için hiç pratik olmaz, çıkarması takması ayrı dert. Hem de temiz tutması çok zor ki temiz tutmalısınız yoksa enfeksiyona yol açabilir. Ayrıca temiz tutabildiniz diyelim, sık sık çıkarıp takarsanız kulağınızı tahriş eder. Bu tip tıkaçlar tek seferlik uzun süreli kullanım için uygun.

Kulaküstü kulaklıklar takıp çıkarmak için çok daha uygun kuşkusuz. İş güvenliği kulaklıklarına bakın +1
0
akhenaten
(05.11.23)
(2)

İngilizce Dergi

put it in your appropriate place
İngilizce kitap okuyorum ama ara ara İngizlice'de dergi okumak istiyorum. The Economy var. Başka ne olabilir?Maksat, okuduğumu anlamayı geliştirmek. Biraz da yds tarzı sınavlara hazırlık. The Economy'i bunun için örnek olarak verdim.
İngilizce kitap okuyorum ama ara ara İngizlice'de dergi okumak istiyorum. The Economy var. Başka ne olabilir?

Maksat, okuduğumu anlamayı geliştirmek. Biraz da yds tarzı sınavlara hazırlık. The Economy'i bunun için örnek olarak verdim.
0
put it in your appropriate place
(04.11.23)
En güzeli Remzi Kitabevi gibi bir kitapçıdaki yabancı dergi bölümünden ilginizi çeken konulardaki dergileri karıştırıp karar vermek.
0
fotrsapka
(04.11.23)
Bloomberg okuyup dinliyorum. Size de tavsiye ederim. The economist güzel ama belli aralıklarla çıktığı için güncel kalmak zor. Bloomberg son dakika gittiği için günlük hayatta işinize de yarıyor eğer yurtdışı fon yatırımları yapıyorsanız. 3 aylık bir kampanyası var, 1.99 dolar aylık aboneliği. Çeşit çeşit newsletterları var hergün e postanıza geliyor seçtikleriniz. Bunlar da bir çeşit dergi görevi görüyor. Hem de dergi yazılarına göre daha kısa ve işlevsel yazılar.
0
akhenaten
(05.11.23)
(3)

Black friday'de ne alcaksiniz

lapaz
Soru erken ama merak ettim
Soru erken ama merak ettim
0
lapaz
(03.11.23)
Philips hue play + hdmi sync box
0
Bruce
(03.11.23)
Galaxy buds
0
akhenaten
(03.11.23)
500 tl'ye düşerse bundan almak istiyorum

www.hepsiburada.com
0
xu
(03.11.23)
(15)

Ateist olmaktan çok yorulmak, benim gibi olan var mı?

Zetnikov
Yazılacak çok şey var ama özetin de özetini geçecegim edebiyat parçalamak istemiyorum.bi kaç şey yazacağım belki ne demek istediğimi anlarsınızlise çağlarından sonra bi anda olmadı zamanla ateistliğe geçtim şuanda 37 yaşına ve bastım olaylar karşısında güçlü duramadığımı farkettim artık duygusal ola
Yazılacak çok şey var ama özetin de özetini geçecegim edebiyat parçalamak istemiyorum.bi kaç şey yazacağım belki ne demek istediğimi anlarsınız

lise çağlarından sonra bi anda olmadı zamanla ateistliğe geçtim şuanda 37 yaşına ve bastım olaylar karşısında güçlü duramadığımı farkettim artık duygusal olarak sürekli zayıf düşüyorum ve toparlanması güç hale geliyor.

çok basit bir olayda bile en güçlü ben olmak zorundayım.


Kötü bir olay olduğunda yakın kaybetmek, kaza geçirmek, sakat kalmak, hastalık, hatta uçağa binmek karşısında aşırı çaresiz kalıyorum

olaylara karşı savunmanız yok

siz kolunuzu kaybettiniz oturdunuz kahroldunuz ama bir başkası diger kolum var diyip şükredebiliyor ve hayata geri dönüş yapabiliyor siz yapamıyorsunuz işte

aynı şekil annenizi kaybettiniz diyelim bu acıyı sizden ne alabilir? annem sonsuza kadar yok oldu demek mi yoksa annem öteki dünyaya göç etti demek mi sizi tekrar hayata tutundurabilir?

uçak mevzusu ve esprisi zaten var biliyorsunuz şiddetli türbülans olsun ankisiyete atağı geçiriyorsunuz yapabileceginiz bişey yok korkudan ölmezseniz seyahat tamamlanmış oluyor.

bir tarafımda diyor bunca sene ateist kafayla yaşamış bir insan gidipte nasıl inanç seçsin bilemiyorum çıkmazdayım fikri olan söylesin arkadaşlar.
0
Zetnikov
(03.11.23)
Abi senin kafan çok karışmış hiç öyle bir şey yok, yani ateistiz diye oturup kahrolmuyoruz ölene kadar ya da ateist olmayanlar her acısında şükrederek çıkış yoku bulmuyor, hiç alakası yok yani.
0
Bir ben var benden şurada
(03.11.23)
İnançlı olsanız da benzer krizleri yaşayabilirsiniz.
Evrende değiştirebileceğiniz çok az şey var uçak alegorisi güzel her gün yüz bin uçak inip kalkıyor hepsinin de bir elektronik ve mekanik çalışma prensibi var arada bazıları türbülansa giriyor. Yolcuların kimisi dua ediyor, pilot işini yapıyor bilim tarihinin ve binlerce insan emeğinin sonucu uçak bunu atlatıyor peki insan ne diyor. Oh Allah buda Jesus Evren korudu? Belki de öyledir bilemeyiz inanıyorsanız ve bu sizi rahatlatıyorsa hiç bir şey diyemeyiz. Birini seçtiğinizde yine kalan %99.9 unu reddetmiş olacaksınız.
0
anon1m
(03.11.23)
Bir tanrıya inanmaktan korkmayın. Nasılını falan boşverin. Güvende hissedecekseniz ve sizi işitip kolladığına inanacaksanız, dua edin ona, size yol göstersin...
0
maydanoz sararır nane kararır
(03.11.23)
Eskiden daha inançlıydım. O günleri özlüyorum. İnsana bir var olma amacı veriyor güçlü inanç, psikolojik olarak da başaçıkabilme gücünü artırıyor. Keşke o günlere dönebilsem.
0
pembe mezarlık
(03.11.23)
İnançlı olmak iyidir inanmak isteyen inansın zaten inancın temelinde bir şeye adanmışlık var. Bilim istediği kadar çürütsün bir maneviyat arıyor insan. Bir ateist olarak bu eksikliği arıyorum. Ha inancında içimde şüphe yine olacak ama bunu farklı bir maneviyata yöneltmek de bir seçenek. Aile bağları, kültür, dostluk ilişkileri bunlar da maneviyat.
0
olaylar olaylar
(03.11.23)
ateist bir tanıdığım reenkarnasyona inanıyor. bu sayede delirmekten kurtuldum diyor.
0
izole
(03.11.23)
Hocam siz ateist değilsiniz ki?

Ateizm, hadi tanrının olmadığını kabul edip ona göre yaşayalım gibi bir şey değil ki?

Diyelim akşam yemek yapacaksınız, o yemek için domates gerekiyor. Siz evde domates olmadığının farkındasınız. Evde domates varmış gibi düşününce eve gidip o domatesli yemeği yapabilecek misini? Hayır yapamayacaksınız. Domates yoksa yoktur, buna göre yeni bir çözüm geliştirip gidip domates almalısınız.

Ailenizden birini kaybetmek elbette kötü, ancak siz onların başka bir yerde yaşamaya devam ettiğine inanmaya çalışsanız inanabilecek misiniz? Yani bunu kendinize anlatabilecek misiniz? Eğer cevap evetse ateist değilsinizdir ki zaten.

Evde domatesin olmadığını bilirken domatesli yemeği yapacağıma ne kadar kendimi ikna edebiliyorsam ölümden sonra hayat olduğuna da o kadar ikna edebiliyorum ben. Yani edemiyorum. Bu benim elimde olan bir şey değil artık esasen. Varmış gibi yapmak hiçbir şeye çözüm değil, yas gibi süreçlerle baş etmenin birçok yolu var. Baş etmeye çalıştığınız zorlukları hayatınızda bir tanrının olmayışına bağlamaktan vazgeçmelisiniz. Bu sizi bir çözüme götürmez.
0
akhenaten
(03.11.23)
Hocam siz anksiyetenize ve mutsuzluğunuza bahane buluyorsunuz konuyu ateizme bağlayarak. Ama konunun ateizmle alakası yok.

Bir kolumu kaybettiğimde tabi ki bir ateist olarak bende ikinci kolumun yerinde duruyor olmasına mutlu olabilirim. Tanrı inancıyla en alakasız konu bu anlattıklarınızın arasında. Bu sizin düşünme tarzınızla alakalı, allaha inanıp inanmamanızla alakalı değil ki.

Birini kaybetmenin üzüntüsü ile alakalı;
İnanç üzüntüye değil pişmanlığa iyi geliyor. Birini kaybettiğinizde eğer elinizden geleni yapmadıysanız o kişi için, o zaman inançlıysanız, kader diyebiliyorsunuz, kısmet diyebiliyorsunuz, alın yazısı, vadesi gelmiş diyebiliyorsunuz, allah almak istedi, konunun benimle alakası yok diyebiliyorsunuz, bunlar hep pişmanlığa iyi gelen şeyler. Ama anneninizin yanında olmamasının üzüntüsünü inançlı da olsanız, inançsız da olsanız yaşayacaksınız.

Eğer annenizin hastalığında ona gereken doktorun bulunması için yeterli desteği göstermediyseniz, belki de son günlerinde yarında olmadıysanız o zaman düştünüz vicdanı sorundan sizi inanç kurtarır.
Ama eğer bu sorumluluğun bilincinde bir ateistseniz siz elinizden geleni zaten anneniz ölmeden yaparsınız, vadesi gelmiş diye düşünmezsiniz, kaderi buymuş demezsiniz, allahın dediği olur demezsiniz, olayların akışını kendiniz yönlendirdiğinizin farkında olursunuz ve gerekli aksiyonları alırsınız. Anneniz vefat edince de geriye kendinize yalan söylemenizi gerektiren bir pişmanlık hissi değil sadece annenizi kaybetmenizin üzüntüsü kalır. O konuya zaten çare yok.

Konuyu allaha bırakıp beklemek yerine, gerekli aksiyonları alırsanız kötü olaylar gerçekleşmeye bilir. Gerçekleştiğinde de sizin kendinize yalan söylemenizi gerektirecek bir “acaba” durumu olmaz ortada
0
zimbirik
(03.11.23)
Demek ki ateist degilsiniz dua edin kurtulun. Anneniz hastayken ya da ölünce icinizden gelerek dua edebiliyorsaniz ya da edebilecekseniz neden kasiyorsunuz. Ben babam hastayken dua edecek merci bulamamıştım mesela, olunce de cennet temasinin gercek olmasini istemistim ama bir avuntu olma ihtimali cok daha yuksek geldi. Oturup aksama kadar da ateistim diye kahroluyorsaniz bununla barisik degilseniz ateist degilsinizdir.
0
instant crush
(03.11.23)
Mavi ve kırmızı hap arasındaki seçimin aynısı. Seçim sizin.
Ancak burada dini inanç ve hayat görüşünün dışında daha temel bir boşlukta hissetme durumu var gibi.
0
crinix
(03.11.23)
@akhenaten +1

siz ateist değilsiniz. ateizm olgusu zamanında size karizmatik gelmiş ve kendinizi buna zorlamışsınız. şu an kendinizi boşlukta ya da güçlükler karşısında çaresiz hissediyor olmanız bilinçaltınızda hala bir mutlak güç olduğu kabulünden kaynaklanıyor. siz istemeden bir tanrının var olduğuna inanıyorsunuz ama inanmıyorum diye kendiniz kandırıyorsunuz. ateizm 'tanrıya inanmamak' değil. tanım olarak bu yanlış. çünkü bu tanım aslında bir tanrının var olduğu ama kişinin ona inanmadığı anlamını doğuruyor. bu yanlış. ateizm bir tanrının varlığını toptan reddeder. siz yanlış olan tanımda takılı kalmışsınız. bir güce sığınma ihtiyacı duymanızın nedeni bu.
0
Flybutter
(03.11.23)
Sen ateist değilsin ki.
İnkar etmişsin sadece.
Şu anki duygusal boşluğunu ya da çöküntünü de buna bağlamışsın.
Çözüm basit.
Tövbekar ol. Dinine geri dön.
Olsun bitsin.
0
Mirket
(03.11.23)
zimbirik +1
ateist olup olmadiginizi bilemem ama sizi rahatsiz eden durum bambaska bir sey bence. kaldi ki birini kaybettigimizde gidene degil, kendimize ve kendimizin onsuz kalma haline uzuluruz buyuk cogunlukla, giden zaten gitmistir ve farkinda degildir ne oldugunun.
0
kassiopeia
(03.11.23)
Ateist değilsin diyen herkes +1

Sizi mutlu edecek şey dinse dine geri dönün. Ateizm ızdıraplar içinde tek başına yaşamak demek değil. Herhangi bir durumda aklıma son gelecek şey tanrı varlığı olur. Sizde böyle değil, farklı sorunlariniz da var o yüzden dua edin rahatlayin.
0
logisticsmanager
(03.11.23)
batınilik çok güzel gelsenize
0
emresh
(11.11.23)
(11)

Borsa bağımlısı baba için ne yapılabilir?

dedeminhirkasi
Arkadaşlar annem yeni ameliyat oldu, şimdi evde, yavaş yavaş iyileşmeye çalışıyor kadın fakat babamın bilgisayar başında kalkıp da bir ihtiyacın var mı dediği bile yok. Sabah borsa açılınca bilgisayar başına geçiyor, akşam kapanana kadar odadan çıkmıyor 65 yaşındaki adam. Annem de strese giriyor ist
Arkadaşlar annem yeni ameliyat oldu, şimdi evde, yavaş yavaş iyileşmeye çalışıyor kadın fakat babamın bilgisayar başında kalkıp da bir ihtiyacın var mı dediği bile yok. Sabah borsa açılınca bilgisayar başına geçiyor, akşam kapanana kadar odadan çıkmıyor 65 yaşındaki adam. Annem de strese giriyor ister istemez. Ona da üzülüyorum ama koca adama yapacak bir şey yok. Ne yapsak nasıl bir yol izlesek bilemedim. Yanımızda olduğu zamanlarda da sürekli telefondan takip ediyor. Soru soruyorsun yüzüne bakmadan cevap vermek için cevap veriyor. Böyle bir durum var. Tavsiyeleriniz var mı bu durumla ilgili. Teşekkürler.
0
dedeminhirkasi
(01.11.23)
modem ayararından modemin internete bağlantı ayarlarını zamanlayın.hatta bilgisayar telefon hepsini istediğiniz gibi ayarlarsınız.en azından bi süre anneyle ilgilenir.
0
jamswety
(01.11.23)
İnternette herhangi bir sıkıntı yaşadığı anda hemen telekomculari arayıp şikayet ediyor.
0
🌸dedeminhirkasi
(01.11.23)
borsayı bırakamıyorsa borsa robotu alsın. robot kendisi için alım satım yapsın.
0
false pretension
(01.11.23)
bağımlılık tedavisi görmesi lazım.
0
orpheus
(01.11.23)
Bir sebebi olabilir mi bu durumun? Belki babanızın da yaşanan olaylarla ilgili bir sıkıntısı, tedirginliği vardır ve bu şekilde kaçıyordur.

Bırak şunu, bizimle ilgilen, yüzümüze bile bakmıyorsun falan gibi bir yaklaşım gösteriyorsanız tam tersi babanızın rahatlatılmaya ihtiyacı olduğunu düşünüp bir de ona göre bir şeyler deneyin bence başka bir şeye kalkışmadan.
0
akhenaten
(01.11.23)
@aman üstüme geliyorlar, haftasonu iyi, oturuyor güzel muhabbetini ediyo, haftaici iptal.
0
🌸dedeminhirkasi
(01.11.23)
büyük para kaybetmiştir, geri almak için çırpınıyor, çarpındıkçada batıyordur.
0
ayseee
(01.11.23)
@ayseee 'ye katılıyorum. Eksiden kurtarmaya çalışıyor kendisini, annenizin ameliyat olması para kaygısını arttırdığı için daha da yoğunlaşmıştır...
0
silverleaf
(01.11.23)
Para kaybetmiştir + 1
Çaktırmadan,para önemli değil sağlık önemli, hep birlikteyiz en önemlisi bu gibi hafif telkinler belki işe yarar.
0
parka
(01.11.23)
büyük para kaybı söz konusu olma ihtimalı +1

değilse sürekli al sat yapıyorsa, varsa borsa işlerinden anlayan güzel öğüt verecek bir yakın veya dosttan yardım almaya çalışın

Ancak babanız bunu bilmemeli, sanki fikir alıyormuş soran kişi kendiside öğrenmek istiyormuş gibi danışmalı.

Muhabbet ileri gidince kişi zaten kendini belli eder, varsa para batırma durumu muhtemelen renk verecektir.

Ayrıca bu sürekli ilgilenme ne zaman başladı, özellikle filistin savaşı sonrası arttı ise , para kaybetme ihtimalinde o kadar fazla düşünebilirsiniz.
0
Rao
(01.11.23)
Dostlar, adam uzun yıllar böyle. Annemin ameliyatı bir nebze düzeltir dedik. O da etkilemedi. Al sat konumunda oynuyordu bu aralar. Dediğiniz gibi para batırmış bir hali var. Dediğiniz gibi odada çırpınip duruyor. Normalde borsa iyi olsun kendi kendine türküsünü söyler çayını içer. Fakat şuanda yemek yerken bile çocuklar hızlı hizli yer de kaçar ya. Aynen öyle...
0
🌸dedeminhirkasi
(01.11.23)
(2)

sözlükte bi entry bulmaca

asisamus
almanya'da çalışan biri yazmıştı.türkiye'deki ailesinin uzunca bir zamandan sonra yanına gelmesini istemiş ama aile düzenini bozmak istememişti ya da almanya'ya taşınmışlardı ama mutsuz olmuşlardı geri dönmek istemişlerdi falan sanırım, tam hatırlamıyorum.var mıdır entry'yi bulduracak olan?
almanya'da çalışan biri yazmıştı.
türkiye'deki ailesinin uzunca bir zamandan sonra yanına gelmesini istemiş ama aile düzenini bozmak istememişti ya da almanya'ya taşınmışlardı ama mutsuz olmuşlardı geri dönmek istemişlerdi falan sanırım, tam hatırlamıyorum.
var mıdır entry'yi bulduracak olan?
0
asisamus
(31.10.23)
Doğrudan bilen varsa yazacaktır zaten ama eğer olmazsa google'dan deneyebilirsiniz.

Metnin içinde geçen hatırladığınız tek bir cümleyi google'a tırnak içinde yazıp sonuna inurl:eksisozluk1923.com şeklinde aratın.

Örneğin; "sonra ailem almanya'ya geldi ama yapamadılar" inurl:eksisozluk1923.com
0
akhenaten
(31.10.23)
@akhenaten'ın yazdığı arama kelimelerini kullanınca ilk çıkan başlık şu, sizin de aradığınız bu olsa gerek :)

eksisozluk1923.com
0
shadowfollower
(31.10.23)
(5)

pişmanlıklarınızla nasıl mücadele ediyorsunuz?

sarisinvekotlu
sb.
sb.
0
sarisinvekotlu
(30.10.23)
Pişmanlığı atlatmak için özfarkındalık ve üzerine düşünerek karar vermek lazım. Bu sayede "O anda yapılması gereken en mantıklı şey oydu ve yaptım, günahıyla sevabıyla benim karar, canım sağ olsun" diyebiliyorsun.

Bi de oldu bitti, kendini yıpratmanın bir anlamı yok. Bi daha aynı hatayı yapmamak için, karşına sonra çıkacak benzer durum için kendini hazırlamaya bak.
0
Bruce
(30.10.23)
Etmiyorum :D "iyi halt yemişsin bir daha yapma" diyorum kendime.
0
akhenaten
(30.10.23)
Yapılan hata çok hayati bir meseleye dokunmadıysa şayet ders çıkartıp önüme bakıyorum. Fakat ciddi bir durumla karşı karşıya kaldıysam yapılan hata sonucunda o pişmanlıkla baş etmek gerçekten zor. Onun ilacı da zaman.
0
dedeminhirkasi
(31.10.23)
Bu güne kadar pişmanlığım olmadı. Ama genelde her yaptığıma ve söylediğime çok dikkat ettim, bu da oldukça yıpratıcı ama pişman olmaktan iyidir.
0
babemsi
(31.10.23)
Bir konudan pişman olunduysa geçmişte yaşanmış ve bitmiş bir konu demektir.

- Eğer telafi etme imkanı varsa, bu hayatın herhangi bir alanında olabilir, telafi etmeye çalışırım.

- Eğer telafi etme imkanı yoksa, yaşanmışlık ve tecrübedir derim geçerim. Bu konudan ne dersler çıkardım, ne gibi hatalar yaptım, gelecekte yapmamak için nelere dikkat etmem lazım diye düşünüp ona göre hayatımı şekillendiririm.

Her iki noktada da önemli olan devamlı olarak geçmişe takılmamak ve hayıflanmamak. Sürekli pişman olduğun konuları düşünürsen hayatı kendine zehir edersin, bugünü ve yarını kaybedersin belki sağlığın dahi olumsuz etkilenir. Hayatta herşey var, geçmişten dersler çıkar ve önüne bak. İnsanoğlu hata yapmaya çok müsaittir hatalarından ders çıkarıp kendini düzeltmeye çalıştığın sürece iyiye gidersin.
0
Lethe
(31.10.23)
(4)

168-115 tansiyon

faberkastelli
dün öğleye doğru ensemden inanılmaz bir ağrı girdi, tansiyonuma baktım 175-115 civarıydı. neyse soğuk duş, limon vs biraz düştü 140-100'lere kadar. Biraz önce yine ölçtüm 168-114 çıktı ama öyle baş ağrısı veya başka bir semptom yok. Doktora gitmeli miyim yoksa 2-3 gün daha takip edip ona göre mi kar
dün öğleye doğru ensemden inanılmaz bir ağrı girdi, tansiyonuma baktım 175-115 civarıydı. neyse soğuk duş, limon vs biraz düştü 140-100'lere kadar. Biraz önce yine ölçtüm 168-114 çıktı ama öyle baş ağrısı veya başka bir semptom yok. Doktora gitmeli miyim yoksa 2-3 gün daha takip edip ona göre mi karar vermeliyim? Tavsiyeleriniz için teşekkürler.
0
faberkastelli
(30.10.23)
11 küçük tansiyon için baya yüksek bir değer, doktora gitmelisiniz.
0
akhenaten
(30.10.23)
geçmiş olsun. büyük tansiyonunuz da yüksek. muhtemelen tansiyon hastasısınız. normalde doktora gittiğinizde doktor 1 hafta boyunca sabah akşam ölçmenizi ve not almanızı ister, 1 hafta sonra tekrar gelin der ama sağlığınızla ilgili sıkıntı yaşamamak için doktora bi görünün öncesinde isterseniz. randevuyu birkaç gün sonraya almak durumunda kalırsanız o zaman yine sabah akşam ölçer doktora gösterirsiniz.
0
matilda
(30.10.23)
Bacak şişliği, mide ağrısı, bulantısı, Sirt ağrısı varsa ayrıca kalpten de şüphelenin. Yüksek tansiyon kalp damarlari için de sıkıntılı.
0
dedeminhirkasi
(30.10.23)
Git doktora.
Tansiyonun normal değil
0
basond
(30.10.23)
(4)

yüz şeklim hangisine giriyor?

ahm1
son saç sorusu duyurum bu soruya yol açtı.şu sitede yüz şeklinizi foto düzenlemeyle çizin demiş: https://www.bantonframeworks.co.uk/blogs/guides/glasses-for-bald-men (sayfada, aşağılarda yüz şekilleri de yer alıyor)çizdim: https://i.hizliresim.com/fnym9gw.jpgama round mu, square mı karar veremedim.
son saç sorusu duyurum bu soruya yol açtı.

şu sitede yüz şeklinizi foto düzenlemeyle çizin demiş: www.bantonframeworks.co.uk (sayfada, aşağılarda yüz şekilleri de yer alıyor)

çizdim: i.hizliresim.com

ama round mu, square mı karar veremedim. sizce hangisi? gözlük seçimi için mühim.

tepe round, gerisi square gibi benim :)

round ise kare, square ise yuvarlak gözlük alıcam.
0
ahm1
(30.10.23)
yüz ölçülerini oranlayarak şekli söyleyen hesaplar var, onlara da bakabilirsin
0
lambırcek
(30.10.23)
Hangi siteler onlar?
0
🌸ahm1
(30.10.23)
Bir tane şu var mesela;

faceshapedetector.com

Bunun gibi birkaç siteden deneyebilirsiniz
0
akhenaten
(30.10.23)
foster
(30.10.23)
(4)

pc oyun tavsiyeleri

selimcigimisik
selam,yıllardır bilgisayarda oyun oynamadım. steam avantajı kaybolmadan birkaç oyun almak istedim. witcher 3 ve the elder scrolls v skyrim gördüm en beğenilen oyunlar olarak. bunlar her türlü keyifli midir yoksa belirli bir kitleye hitap eden oyunlar mıdır? cod, cs falan oynamışlığım var sevdiğim am
selam,

yıllardır bilgisayarda oyun oynamadım. steam avantajı kaybolmadan birkaç oyun almak istedim. witcher 3 ve the elder scrolls v skyrim gördüm en beğenilen oyunlar olarak. bunlar her türlü keyifli midir yoksa belirli bir kitleye hitap eden oyunlar mıdır? cod, cs falan oynamışlığım var sevdiğim ama dediğim gibi çok uzun zaman oldu.

teşekkürler
0
selimcigimisik
(29.10.23)
Ikisi de 70-90 saat tarzi oyunlar. Süper oyunlar ama herkes oynamaz çünkü herkesin o kadar zamani yok.

Biraz izleyin youtube falan ona göre alın. Open world çok güzel olsa da baya uzun sürüyor.
0
logisticsmanager
(29.10.23)
BioShock collection (1-2-3), Dishonered, ve Portal 2'yi çok tavsiye ederim ama yine youtube'dan biraz bakıp alın. Tarzı hoşunuza giderse hikayelerinin ve tasarımlarının çok iyi olduğuna kefil olabilirim.

Ben pek oyun bitiremeyen biriyim, bunları çok sevdim ve aslında bunlara göre çok uzun süren GTA 5, Red Dead Redemption 2 'yi de tavsiye ederim harika oyunlar.
0
nhk ni youkosu
(29.10.23)
Withcher 3 ve Skyrim fantastik temalı oyunlar içinde kült kabul edilen oyunlar. Bu tarz fantastik temalı açık dünya oyunlarını seviyorsanız bunları da seversiniz ancak artık eskidiler.

Bir kişi ne kadar bilim kurgu severse sevsin star trek sevmeyebilir örneğin, çünkü bu artık nostaljik bir unsur. Skyrim 12 yıllık, witcher 3'se 8 yıllık oyun. Star trek kadar eski değiller kuşkusuz ama günümüz oyunlarından farklı kaldıkları kesin, oyunların hikayeleriyse çok daha eskiye dayanıyor. Çıktıkları tarihten beri bu oyunları oynayanlar hala severek oynuyor ama siz ilk kez oynayacaksanız bunu göz önünde bulundurmakta fayda var.

Red Dead Redemption 2 fantastik değil, vahşi batı temalı bir açık dünya oyunu eğer severseniz son yıllarda en çok tutulanlardan biri.

Yarış oyunu seviyorsanız forza horizon serisi tutulan başka bir oyun serisi. En son 5.si çıktı.

Daha yeni fantastik oyunlar içinde elden ring var.

Assassins creed serisi seviyorsanız odyssey, origins ve valhalla son yıllarda çok popülerdi.

Harry Potter seviyorsanız hogwarts legacy en çok konuşulan oyun.
0
akhenaten
(29.10.23)
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com

bir de almayı düşündüğünüz oyunlar için mutlaka başka yerlerde kontrol edin.
misal Alan Wake Remastered epic games üzerinde 16.17tl(remastered steam'de yok).
ya da superhot etail'de 11.7tl(steam'de indirimi yok, 179tl) gibi.
0
late viper
(29.10.23)
(1)

Yarınki donanme geçişi nerden güzel izlenir

regina phalange
Kandilli sahil olur mu mesela?
Kandilli sahil olur mu mesela?
0
regina phalange
(28.10.23)
Anadolu ve Rumeli Hisarı civarları boğazın en dar olduğu yerler ama başlangıç marmaradan olacağı için bekletebilir.

Bir de ben hala anlamadım programı tam olarak. Marmaradan başlayıp karadenize kadar gidecekler mi yoksa yarıda bir yerde duracaklar mı? Ya da top atışları olacak deniyor, onlar hangi konumda? Bilen biri yazsa keşke.
0
akhenaten
(28.10.23)
(6)

Findeks notum düşmüş

parka
Bir anda 200 puan düşüp 1500e gelmiş.Ne olmuş olabilir?Bu ay ekstra biraz harcamam oldu ama ödeyememe durumu yok.Ufak bir su faturasını bilerek ödemedim.
Bir anda 200 puan düşüp 1500e gelmiş.
Ne olmuş olabilir?

Bu ay ekstra biraz harcamam oldu ama ödeyememe durumu yok.
Ufak bir su faturasını bilerek ödemedim.
0
parka
(28.10.23)
faturalar findeks notunu etkilemez. muhtemelen borçluluk oranı artmıştır, o yüzden düşmüş olabilir. örneğin toplam limit 100 lirayken borç miktarı 20’den 30’a çıktıysa düşebilir.
0
orient blue
(28.10.23)
Borçlu haliniz borçsuz halinize göre daha risklidir.

Yeni kredi, kredi kartı vs. aldıysanız, kredi limitinizde yakın zamanda yükseliş olduysa riskiniz geçici olarak artabilir. Düzenli ödemelerinize uygun olarak geri düşer.

Gecikmiş ödemeler dışında kalan ana sebepleri bunlar.
0
akhenaten
(28.10.23)
O zaman kredi kartlarımın limitlerini arttırırsam yükseliir?
0
🌸parka
(28.10.23)
borçluluk oranı +1
0
Rao
(28.10.23)
Bir de limit artışına başvurup artmazsa da oluyor
0
applaudo
(28.10.23)
borç/limit oranınız yükselmiştir.
0
jelly bear
(28.10.23)
(4)

Güven kırılmasını aşmak hakkında

@stubborn inferno
Bir süredir bir ilişki içindeyim. Sevgilimle hayatımın zor bir döneminde tanıştık ve birbirimize çok iyi geldik. Hayata karşı bakışımız, zevklerimiz, değer yargılarımız, mizah anlayışımız vs hemen hemen her şey ortak. Farklı olan tek şey onun benden önce çok eşli ilişkiler yaşamak istediği bir dönem
Bir süredir bir ilişki içindeyim. Sevgilimle hayatımın zor bir döneminde tanıştık ve birbirimize çok iyi geldik. Hayata karşı bakışımız, zevklerimiz, değer yargılarımız, mizah anlayışımız vs hemen hemen her şey ortak. Farklı olan tek şey onun benden önce çok eşli ilişkiler yaşamak istediği bir döneminde olmasıydı. Daha genç olduğum zamanlarda ben de benzer tecrübeler yaşamış ve yaşam tarzı olarak buna karşı olmayan, saygı duyan biriyim ama kendi hayatımda artık tercih etmiyorum böyle bir ilişki şeklini. İlişkimiz başlamadan önce bir gün bana biriyle buluşacağını, alınıp alınmayacağımı sordu, ben de üzüldüm ama engel olmak için bir şey yapmadım tabi ki. Aynı günün akşamı vazgeçtiğini,bunu yapamayacağını,beni aldatıyor gibi hissettiğini söyledi. Ben de kendisine açıkça belirttim,eğer bir ilişkiye gireceksek üçüncü şahısların varlığının olmaması gerektiğinde anlaştık.

Bundan kısa süre sonra, ben işim için şehir dışındayken biriyle mesajlaştığını,buluşmadıklarını ama hayatında biri olduğunu da söylemediğini anlattı (onu da ben huzursuz hissedip sorunca anlattı) ben de istediği insanlarla elbette arkadaşlık kurup gezip tozabileceğini, bunun onun özel hayatı olduğunu, sadece bir başkasıyla benimle birlikteyken duygusal fiziksel bir şey yaşamamasını ve varlığımdan bahsetmesinin yeterli olacağını söyledim. Önceden konuştuğumuz şeylerin üzerinden yine geçtim. Ama ara ara konusu açıldıkça (hatta bazen açılmadığında da) "ileride belki böyle bir şey yaşamak isterim" gibi şeyleri hoşuma gitmeyen sıklıklarda dile getirmesinden rahatsız oluyorum. Israrla gelecekte ne olacağını bilmediğimizi, öyle bir şey seçmek isterse bana söylemesini ve kendi yollarımız gideceğimizi söylüyorum. Aynı şeyleri dile getirip durmak canımı sıkmaya başladı. İçimde bir "acaba" dönüp duruyor, eskiye kıyasla artık çok rahatım ama henüz gözüm kapalı güvenemiyorum. Sanırım ne istediği konusunda bazen kafası karışıyor. Yanlış bir şey yapmayacağını düşünsem de konu kafamı meşgul ediyor zaman zaman. Sizce ne yapmalı? Benzer şeyleri yaşayanınız var mı?

Not: boğan kısıtlayan kıskanç biri değilim, neredesin kimlerlesin fotoğraf at konum at huylarım yoktur, kendime güvenim ve saygım var. Kendisiyle aramızdaki ilişki de gerçekten sevgi ve değer verme üzerine kurulu. Gayet açık bir iletişimimiz var. Kavga gürültü etmeden tartışıp birbirini anlayan ve haklı değil mutlu olmayı hedefleyen insanlarız
0
@stubborn inferno
(27.10.23)
istekler uymuyorsa uymuyordur. bunu uydurmaya çalışmanın manası yok. zorlama veya karşıdaki istiyor diye verilen tüm tavizler bir gün mutlaka patlar. iyi anlaşan, iyi vakit geçiren iki insan her zaman iyi bir çift olamayabiliyor.
0
orpheus
(27.10.23)
Muhtemelen sizin de farkında olduğunuz şeyleri size söyleyeceğim.

Bir insan, duygusal anlamda, hayatının bir döneminde bir şey yaşamayı kafasına bir kere soktuysa çok yüksek ihtimalle bunu yapmak isteyecektir. Ama bugün, ama yarın.

Bu hep böyle değil mi ki zaten?

Sizinle aynı yaşanmışlıklara sahip ve bunun sonucunda sizinle aynı sonuçlara varmış insanlarla çok daha kolay anlaşırsınız. Tam tersine, sizinle aynı kafa yapısına sahip ancak sizinle aynı yaşanmışlıklara sahip olmayan insanlar sizi yaralama ihtimali en kuvvetli olanlar, çünkü bu kişiler sizden de etkilenerek bu arayışlarını gerçekleştirmeye daha yatkın olacak.

Bu kişi ne istediğini biliyor gibi, sadece sizi kaybetmek istemiyor gibi görünüyor. Bunu sevgiden mi, garanticilikten mi, konfor alanından çıkamadığı için mi ya da başka sebeple mi yapmıyor siz daha iyi bilirsiniz. Büyük ihtimalle siz onun bu isteğine olumlu dönüş yapsanız sevinçten havalara uçar, ancak ben tarafların birinin istemeden bir konuda ortaklaşıp da sağlıklı şekilde yürüyen bir ilişkiye rastlamadım. Bu kişi bundan zihnen vazgeçmediği sürece aranızdaki ilişkiyi kendini sınırlandıran bir etken olarak görmeye başlaması da yüksek ihtimal.

Buna göre siz de ya bekleyip ne olacağını görebilir ya da ben bu filmi biliyorum deyip ne olacağını görmemeyi seçebilirsiniz.

Geleceği bilemeyizle başlanan bu laflar bana hep niyetleri gizlemeye ya da anlaşmazlığı ertelemeye yarayan boş laflar gibi gelir. Geleceği bilemeyiz, bu net bir bilgi. Bunu vurgulamanın bir anlamı yok. Haliyle önemli olan bugünkü niyet ve bugün gelecekten ne beklendiğidir. Eğer insan bu konuda net olamıyorsa geleceği biliyordur aslında.
0
akhenaten
(27.10.23)
Bu olay cozulmez. Kişinin isteği aynı anda farklı iliskiler ise ve sizin degilse cuckold falan olmadiginiz sürece yurumez, boşuna üzülür ve kafaniza takarsiniz.

Ikinizin de nasıl yaşamak istediği konusunda bir yanlışlık yok ama çok temel bir uyumsuzluk bu, cozulemez.
0
logisticsmanager
(27.10.23)
Çok eşlilik yaşayan biri belirli çizgileri, sınırları vs. aşmış oluyor. Güven olmaz. Erkek veya kadın farketmez. One thousand cock stare olayı. Seni aldatacak veya aldatmadan önce ayrılacaksın. Erkekse atıyorum nirvanayı görmüş birini daha aşağısı ile tatmin etmek imkansız. Kadınsa yine aynısı geçerli ama şahsen öyle bir kadına sıfır saygı duyarım.
0
Shepard
(28.10.23)
(8)

Telefonum çalındı

life is not fair
Herkese selamlar, Dün akşam Fenerbahçe maçına giderken yüksek ihtimalle trençkotumun cebinden hengamede telefonum çalındı. Direkt olarak telefonu kapatmış. O yüzden iphoneumu bul çalışmıyor. Dünden beri telefon kapalı. Açılıp internete bağlandığında otomatik olarak kilitlenecek. Bunun dışında polise
Herkese selamlar,

Dün akşam Fenerbahçe maçına giderken yüksek ihtimalle trençkotumun cebinden hengamede telefonum çalındı. Direkt olarak telefonu kapatmış. O yüzden iphoneumu bul çalışmıyor. Dünden beri telefon kapalı. Açılıp internete bağlandığında otomatik olarak kilitlenecek.

Bunun dışında polise çalıntı bildiriminde de bulunmak istiyorum. Bunu yapmam için stadın mıntıkasındaki polise mi gitmem lazım yoksa herhangi bir polis karakolu olur mu? bir de faturasını atmıştım garantisi bitince ama kutusu duruyor. Kutuda imei vs. yazıyor her şey. Bu şekilde bildirimde bulunabilir miyim?

Bir de ekstra şunu da yap dediğiniz aklınıza gelen bi şey varsa paylaşır mısınız?

Teşekkürler
0
life is not fair
(27.10.23)
Çalınan telefondan ümidi kesin, çok net. Hem kendim yaşadım hem de yakın zamanda bir akrabamın başına geldi. Polis de bir şey çıkmaz diyecek zaten size.

Tek çaresi imei değiştirilmeden önce iptal edilmesini sağlamak. O zaman da geri dönmez ama en azından çalan da kullanamaz.

Bunun için de e devletten bilgi teknolojileri iletişim kurumunun menüsünden kayıp/çalıntı ihbar bildirimi yapmanız lazım ama telefonu çalıp hemen kapatan birisi şu ana kadar çoktan yeni imei atamıştır telefona.

Geçmiş olsun. Siz yine de şikayette bulunun, en azından benzeri olayların artışına dair istatistiğe katkınız olur.
0
akhenaten
(27.10.23)
99% yedek parçaya dönüşecek o cihaz. kilitlendiğinde açıp kullanılamayacağı için bütün haliyle işlerine yaramaz. istiyorsan git tabi yine başvurunu yap ama pek de umudun olmasın bulunması için. o telefonu açıp internete bağlanmaları için en ufak bir sebep yok sonuçta.

bizim çalınan bir telefon bulundu ama kilitsizdi o, aktif olarak kullanımdaymış çalınmasıyla bulunması arasında geçen süreçte.
0
konetsu
(27.10.23)
Yazmayı unutmuşum, biz polise gittiğimizde "olayın gerçekleştiği yerin bağlı olduğu karakola şikayette bulunacaksınız" demişlerdi.
0
akhenaten
(27.10.23)
iPhone’umu bul telefon kapalı da olsa pili tamamen bitmediği sürece çalışır aslında. Tabii sim kartı çıkartınca ne oluyor bilmiyorum. E-sim olsaydı her şekilde internetle haberleşirdi sanırım. Siz iCloud’dan kayıp olarak işaretlediniz herhalde.

Karakol konusunda bilgim yok ama mantıken herhangi bir karakol olmalı. Faturayı da aldığınız yerden tekrar temin edebilirsiniz sanırım. Geçmiş olsun.
0
orient blue
(27.10.23)
herkese bilgiler ve dilekler için teşekkür ederim.

imei çalıntı ihbarını yaptım, benim anlamadığım şarjı vs. olduğu halde iphone kilitli de olsa kapatılabiliyor mu? bildiğim kadarıyla olmuyordu böyle bi şey. direkt kapalı olduğu için de görmüyor iphoneumu bul uygulaması. kayıp olarak işaretledim, öyle kilitledim.
0
🌸life is not fair
(27.10.23)
kapatamaz tabii kilitli telefonu ama vakit kaybetmeden söküp pilini çıkarmış olabilir. geçmiş olsun.
0
oldtimer
(27.10.23)
niye kapatamasın kilitli telefonu ya? iphone kullanmadım ama universal sayılır güç tuşuna basılı tuttuğunda cihazların kapanması veya yeniden başlaması olayı. ses ve güç tuşunu basılı tutarak en olmadı recovery mode'a boot eder o modda da şebekeyle bağlantı kurmuyor normalde telefonlar, yine iphoneda farklıysa bilemem ama sanmıyorum. herhangi bir bug sonucu cihaz kilitlenirse restart edebilmek için güç tuşuna uzun basma olayı kullandığım her pc ve telefonda vardı.

iphone kullanıcısı olanlar deneyip kesin cevabı verebilir tabi. kilitliyken ses ve güç tuşlarını basılı tutun bakalım recovery'e giriyor mu, giriyorsa da o moddayken iphone'u bulma özelliği çalışıyor mu...
0
konetsu
(27.10.23)
telefonu kayip moduna aldiysaniz, ekrana bir mesaj koymussunuzdur eminim. hah simdi o numaraya cesitli sms'ler gelebilir. (ya da icindeki sim kart numaraniza)
gonderen Apple, iCloud, iPhone'u bul vs olacak ve mesaj "iPhone'unuzun konumu algilandi. gormek icin tiklayin" gibi. o linkler Apple sitesi gibi gorunen sahte sitelerdir, iCloud'unuzu girersiniz ve kendi ellerinizle iPhone'u bul'u kapatirsiniz. Apple asla sms atmiyor boyle bir sey icin. smsleri ciddiye almayin.

iPhone kilitliyken kapatilabiiyor mu?
- tabi ki, neden kapatilmasin? hatta kontrol merkezi bile acilabiliyor eger onun sinirlandirmasini yapmadiysaniz. yani internet bluetooth vb seyler de kapatilabilir duruma gore.

iPhone'unuz cok eski model bir sey degilse ve "find my network" acikti ise yakinlarindaki diger iPhone'lar sayesinde size konumunu gosterebilir. internetinin acik olmasina gerek yok bunun icin.

"Bul ağı (find my network dedigim seyin turkcesi), çevrimdışı olsa bile eşyanızı bulmanıza yardımcı olabilecek yüz milyonlarca Apple aygıtından oluşan şifreli ve anonim bir ağdır. Yakındaki aygıtlar, kayıp aygıtınızın konumunu güvenli bir şekilde iCloud'a gönderir. Bu sayede, aygıtı Bul uygulamasında bulabilirsiniz. Herkesin gizliliğini korumak amacıyla tüm işlemler anonim ve şifrelidir."
support.apple.com
0
supergirl
(27.10.23)
(11)

galiba uyuz kaptım

nolmus yani
evet sonunda bu da oldu.. ptesi randevum var fakat sizlerin de verecegi bilgileri merak ettim. geceleri cildiran bir kasinti basladi tum vucutta, bacaklar basta olmak uzere. tek emin olamadigim nokta, sivrisinek isirigindan daha buyuk kabarikliklar cikiyor. simdilik aloe vera ile sakinlestirmeye ca
evet sonunda bu da oldu.. ptesi randevum var fakat sizlerin de verecegi bilgileri merak ettim. geceleri cildiran bir kasinti basladi tum vucutta, bacaklar basta olmak uzere. tek emin olamadigim nokta, sivrisinek isirigindan daha buyuk kabarikliklar cikiyor. simdilik aloe vera ile sakinlestirmeye calisiyorum, hafif azalıyor.
neler yapayım? çarşafı falan yarın halledecegim, baska neler yapmam lazim?
0
nolmus yani
(27.10.23)
kükürtlü sabun ile yıkanmanız lazım.
0
elorelia
(27.10.23)
Üniversitede arkadaşların evine gitmiştim 3 gün finallere çalışmıştık. O eforun hediyesi uyuz olmuştu bana da :D

Bir ilacı var, losyon. Adını hatırlayamıyorum şimdi, eczacı bilir. Onu sürüyorsunuz, 2 güne halloluyor.

İşin tuhafı ben uyuzsam siz nasıl değilsiniz diye arkadaşları soruşturunca aslında hatır hatır kaşındıklarını ama hiç oralı olmadıklarını öğrendim. :D o aşamadan sonra bir daha gitmedim evlerine
0
akhenaten
(27.10.23)
merhaba, geceleri başlıyorsa ve özellikle genital bölgeye yakın kısımlar deli gibi kaşınıyorsa, uyuz olmuşsunuz.

Bundan çekmiş birisi olarak, size bir merhem verecekler berbat kokuyor 3 gün mangal yellemiş gibi. Onu tüm vücuda sürüyorsunuz ve 3 gün boyunca yıkanmadan tekrar ediyorsunuz. Her yerinize sürün ama nokta kalmasın. Evde dokunduğunuz kılık kıyafet havlu vs. ne varsa yüksek ısıda yıkayıp kuruduktan sonra 1 hafta ağzı kapalı çöp poşetinde bekletiyosunuz. Yoksa uyuzlar tekrardan ürer.

3. günün sonunda yıkanabilirsiniz. Umarım tekrar etmez.

Geçmiş olsun.
0
life is not fair
(27.10.23)
ürtiker olabilir gibi geldi bana da, acile gidin eğer ürtiker ise iğne yaparlar ve geçer.
0
o sopa bi gun elimize gecmez mi
(27.10.23)
ozellikle el bileklerinde ve karinda kasinma varsa, ve parmak aralarinda ufak ufak baloncuklar varsa uyuzdur. kwellada sampuan alip yikanip sureceksiniz, talimatlar icinde yazar. onun disinda butun kiyafetleri havlulari nevresimleri falan da yikamak lazim.

ellerdeki kabarciklari anlamak icin google imagesdan yardim alabilirsiniz.
0
bay b
(27.10.23)
bir sürü uyuz çeşidi varmş, o yüzden alacağınız ilaç işe yaramayabilir.

bir de pahalı şeyler 1500 liraya uyuz ilacı alıp tedavi olan arkadaşım oldu.
0
killerbee
(27.10.23)
cevaplar için teşekkür ederim. elbette doktora gitmeden kafama göre ilaç falan almayacağım. şu an aldığım önlemler her şeyi yüksek ısıda yıkamak kurulamak, ortalığı güzelce silmek gibi normal şeyler. tabi bunları tekrar edeceğim uyuz olduğum kesinleşirse.

özellikle geceleri başlıyor, hele sıcak suyla duş alırken dayanamıyorum soğuğa çevirmem gerekiyor. parmak aralarımda baloncuklar yok. kollarımda, omuzlarımda, belimde ve en çok bacaklarımda var. kabarıklıkların boyutları 25 kuruş kadar ve dokununca sertler, ve kızarıklar.

eşimde yok bu arada. 2-3 gün önce "of geceleri çok kaşınıyorum" dediğine eminim ama bu sabah "yok yav bir iki kaşındım geçti" dedi :D
0
🌸nolmus yani
(27.10.23)
Özellikle bacaklar dediğin için ekleyeyim dedim. Benim de başıma böyle bir şey gelmişti. Evdeki kedim pirelenmiş. Normalde hayvan pireleri insanlara musallat olmuyor ama bazı özel türleri özellikle bacaklara saldırıyormuş. Bahsettiğin gibi sivrisinek ısırığından büyükçe izler ve yanan bir kaşıntı sıkıntım üzerine farkettim. Market ürünleri ile de yok edilebilen bir tür değildi, haşere ilaçlama çağırmak zorunda kaldım yine normalden farklı bir ilaç ile ilaçlama yapılınca çözüldü.

Evde ya da çevrede evcil hayvan varsa bu ihtimali de göz önünde bulundur. Pire olsa görürdüm deme, halılı evde zor farkedilebiliyor.

edit: Benzer vakaların görsel araması: www.google.com

edit 2: Bana doktor mevcut kabarıklıklar için ovadril isimli merhemi vermişti. Baya faydalıydı, evde bulunduruyorum artık hep, sinek vs için de iyi oluyor.
0
diyanet takvimi
(27.10.23)
valla evde kedim yok ama bahçemde baktığım bir sürü kedim var, 4-5 gün önce açık bıraktığım kapıdan biri girip yatak odasına seğirtmişti ama yatağa çıkar çıkmaz kovaladım. o ara pire döktüyse bilemem. bu ihtimal aklıma gelmemişti ama görsellere çok benziyor bacağımdaki izler
0
🌸nolmus yani
(27.10.23)
Kurdesen olabilir mi
0
Okcomputer
(27.10.23)
Hocam benim geçen sene denemediğim yöntem, krem vs kalmadı en sonunda özel hastanedeki doktorum karışım reçete yazdı ve 1 haftada kurtuldum.
Hemen reçeteyi paylaşayım zaten eczaneler bu kremi yapıyorlar.
Baum de peru 6g
Tale 7 g
Vazelin ve lanolin 30g

Ben yıkanmadan 3 gün üst üste sürdüm 1 gün yıkandım tekrar 3 gün sürdüm ve kurtuldum. Normal krem yazıyorlar kesinlikle uyuzla filan savaşmıyor o yazdıkları klasik kremler.
Nevresimleri yıkama yatağı silme olayını zaten yaparsınız.
0
Weeze3r
(27.10.23)
(16)

Kendinizden kac yas buyuk/kucukle cikarsiniz?

lapaz
+-7'ye dogru gidiyorum ama biraz da heyecanliyim
+-7'ye dogru gidiyorum ama biraz da heyecanliyim
0
lapaz
(26.10.23)
Max 10 yaş küçük
0
olaylar olaylar
(26.10.23)
+7 olur. yaştan ziyade karakter en önemli şey.
0
babemsi
(27.10.23)
Küçükle no. +10
0
Amaranta ursula
(27.10.23)
21-28 ile 30-37 arasında büyük fark var. Yaşlar yükseldikçe pek problem değil.

edit: fakat yaşa takılıp kendini engellemeye değmez. Kendin deneyimle.
0
nhk ni youkosu
(27.10.23)
+/- 4 dışında düşünemedim ben hiç.
0
ananiyimioguz
(27.10.23)
30 yaşında bir erkek olarak böyle keskin rakamlarım yok ama ideal şartlarda min 25+ birisiyle olmak isterim ancak 23 yaşında biri çıkıp 25'liklerden daha da olgun gelebilir. ama 23'ten küçüğü ciddi ilişkide olmaz gibi ya çok çocuk hissettirir yani o seviye. şimdilik -7 gibi o yüzden ama 35 olduğumda da 25+'ya okey olurum gene o yüzden değişiyor - kısmı. + kısmı sabit ama 2 ya da 3 civarında kalır 4'e çıkması zor.
0
pietro crespi
(27.10.23)
alt legal sınır belli. üst sınır ise vucuda bağlı. vucut sağlamsa limit yok.
0
roe
(27.10.23)
39 yaşında bir erkek olarak ciddi bir ilişki için en fazla 30 yaş. benden büyük veya yakın yaşlarda biriyle olmaz.

ciddi bir şey yoksa 18-45
0
tabudeviren
(27.10.23)
Aradaki farka takılmam, 27-40 arasında olması yeterli.
0
Bruce
(27.10.23)
-2 / +3
0
akhenaten
(27.10.23)
+12, -10 deneyimlerim oldu. Yaşa takılan biri değilim ama 27-28 yaş üstü olması iyidir, ergenlik bitmiş oluyor en azından.
0
astrid
(27.10.23)
+- 20
0
Bir cebinde das kapital
(27.10.23)
4 yaş küçük için daha neler derken 7 yaş küçükte buldum kendimi. İlgin varsa kapılıp gidiyorsun,yaş filan hikaye oluyor.
0
asteriks
(27.10.23)
kendimden kücükle olmaz, +10 a kadar olabilir, yas aldikca arada cok fark olmasini istemem. k.
0
Ley
(27.10.23)
benden 8 yaş büyük biriyle 3 sene takıldım. benden 3 yaş küçüğüne 1 hafta dayanamadım.
0
nolmus yani
(27.10.23)
40 yaşındayım ve 26 yaşındaki sevgilimle müthiş bir uyum içersindeydik. Abuk subuk bir sebepten bitsede yaş olayına çokta takılmamak gerektiğini düşünüyorum.
0
thesomberlain
(28.10.23)
(8)

annenin tarlalarını üzerine geçiren kuzen

Mirabel
Merhaba,Annenizin çok sevdiği bir yeğeni var diyelim. Babası öldüğü için annemin ona zaafı var. Geçen hafta annenizin onun üzerine bazı tarlaları verdiğini öğrenseniz tepkiniz ne olurdu? Annenize sorduğunuzda ben ona sattım diyor ama babam verdi ona diye ağzından kaçırdı. Zaten kuzen anasının gözü z
Merhaba,
Annenizin çok sevdiği bir yeğeni var diyelim. Babası öldüğü için annemin ona zaafı var. Geçen hafta annenizin onun üzerine bazı tarlaları verdiğini öğrenseniz tepkiniz ne olurdu? Annenize sorduğunuzda ben ona sattım diyor ama babam verdi ona diye ağzından kaçırdı.
Zaten kuzen anasının gözü zaten kendi kardeşinden bile mal kaçırdı. Konuşmuyorlar. Fransadan çıktı geldi noter işlemleri için gizli gizli.
Abime mesaj düşüyor o da notere gidiyor bu mesaj ne deyince öğreniyor. O gün annem de kuzenim de nerede olduğuna dair sürekli yalan söyledi zaten.
Abimin çocuğu oldu 5 gün önce ona altın bile takmamış annem para yok diye. Benim zaten kronik hastalığım var çocukluk dönemi kanser geçirdim 6 ayda bir tedaviler kontroller oluyor. Babam ameliyat olacak para yok diye devlet hastanesinde sıra bekledi aylarca. Her anlamda kuzen denen kişiden daha mağduruzdur jdhjsjw.
Parasında da değiliz artık da bu olaya tepkiniz ne olurdu? Hiç haber verilmeden yapılması vb… ayrıca kızın da parası var zaten memleketteki kiralarla fransada yaşayan çalışmayan bi tip.
Kuzen babamı arayıp sünir krizi geçirmiş. Yeter artık benden ne istiyosunuz ben onları kardeşim gibi bildim ayağı çekmiş ağlayarak. Bu kız sürekli mağduru oynayarak yalakalık yaparak tırnakçılık yapıyor.
Ne yapmalı?
0
Mirabel
(26.10.23)
Mal kaçırma davası açılabiliyordu bu durumda ama mirasçısı olacağınız anneniz hayattayken açılabiliyor mu bilmiyorum. Hayatta değilken süre sınırı olmadan açılıyor da… ortada gerçek bir satış var ve ispatlanabilirse, bağış yapıldıysa ve siz mala tedbir koydurana kadar birkaç el değiştirirse işiniz çok zor.

eduhukuk.com
0
filipis
(26.10.23)
Bağış da yapmış olabilir hakkımı veriyorum falan gibi bir şey vermiş olabilir.
Kuzen, teyze ve annenizle konuşur muydunuz bir daha?
0
🌸Mirabel
(26.10.23)
Kuzenle konuşmazdım, anneme de çok ciddi tepki gösterirdim
0
playing star again
(27.10.23)
Nedense aklıma tuncer ustael geldi :D

Çok geçmiş olsun, benim okurken sinirim bozuldu. Fransadan gizli geldi aşamasında hepten gittim. Fransa'da tek başına yaşayabilen birinin buradan bir tarlaya ihtiyacı olabileceğini düşünmek için sadece zaaf yetmez bence, anneniz baya kontrollü şekilde manipüle ediliyor olabilir. Hayır tarlanın bu kişinin günlük hayatını idame ettirmesine nasıl faydası olacak ki zaten eğer satıp harcamayacaksa?

Ben olsam annemin kendi malıdır istediğine verir diyemem bu durumda çünkü baya dolandırıcılık hikayesi gibi bir hava var anlattıklarınızda. Yani hariçten bir dolandırıcılık olayında ne şekilde müdahil olursam bunda da o şekilde müdahil olurum. Diğer detaylarla da birleştirince baya sinir harbi yaşatan bir durum olsa gerek. Geçmiş olsun.
0
akhenaten
(27.10.23)
dava acilabiliyosa hukuki yola basvur. ben bu aile ici hukuksuzlarin cozumunu ne gordum ne duydum
0
mess
(27.10.23)
Kuzeni de annemi de silerdim sanırım, olay sadece para/mal değil, sinsi sinsi gizlice iş çevirmeleri bile büyük ayıp.

Mağdur olsa, gariban olsa, ne ala. Fransa'da yaşayan ve para sıkıntısı olmayan birine neden tarla vereyim?

Çok absürt gelebilir ama aklıma bişey geldi, kuzen sandığınız kişi gerçek kardeşiniz olabilir mi? Hani zamanında doğan bebeğin çocuğu olmayan yakın bir akrabaya verilmesi anadolu topraklarında çok yaygın.

Tamam çok fazla Müge Anlı izlememin yan etkisi olabilir bu bendeki evham, ama yani kendi çocuğu dururken yeğene mal vermek, kaçırır gibi!
0
John Bloor
(27.10.23)
yakinda ben de bir duyuru acacagim, icimde cözemiyorum cunku.
benzer hikayede ben de var;
annem 200 bin lira borc veriyor 10 yil önce teyzeme, verme dememe ragmen. üstelik o zaman ben 500 lira istemistim vermemistim ielts sinavi icin.
simdi 200 bin olarak, 10 yil sonra ödendi o para, ama o zaman iki tane ev parasiydi. simdi ne parasi?
kuzenimin hayatini kurdu, zaten zenginler bunlar, fakir vs degiller, kredi cekebilirlerdi. babasinin yerleri, akrabalari zaten zengin.
ben kendimi satsam ev alacak param olmaz. baska seylerde var. bu yüzden annemi sildim, hicbir sekilde görüsmüyorum, kime annelik yaptiysa, kimin hayatini garantilediyse ona gitsin.
hatta dogum günümde haber göndermis ona bilezik alacagim gelirse dogum günü hediyesi diye. agzima geleni saydim. teyzemin asalak ogluna ev paralarini verip, bana bilezik mi layik görmüs, köpek gibi calisiyorum ben, onlar kira yiyip bana hava atiyorlar. hala sinirim gecmedi.
insanlar -aa para icin mi görüsmüyorsunuz. benim annemle arama para meselesi giremez falan diyor ama, bu para meselesi degil. kibris'a kumara gittim dese benim icin problem olmaz.

benzer durumun icinde olan biri olarak ne o kuzenin ne de annen vazgecmeyecek, ve kendi annemden bildigim daha verecek birseyi varsa vermeye de devam eder.
sen de üstüne arazi iste vermezlerse seni kaybedeceklerini bisinler, ise yarar mi bilmiyorum ama en azindan o varosluktan uzak olursun.
yapabilecegin ne var ki zaten, kuzenin -aglayarak günlügüne yazabilirsin- der gecer.

bir de annen narsist olabilir belki. kuzen parlak cocuk, sense istenmeyen gibi birseyler olabilir.
0
Ley
(27.10.23)
bu kolay birsey degil ya hem tapuya para ödeniyor az birsey degil, belki vergi dairesine falan da, bilen arkadaslar yazsin , ben cok bilmiyorum. bunlar kim ödemis olnari da sor.

babanla bir tek konus, ayrintilari ögren, sinir krizi gecir, onun silahi magduru oynamaksa sende evin camlarini yere indireceksin, anne konu komsuya rezil olmaktan korkacak, belli ki seni sallayan yok. ve ambargo uygulayacaksin, engelle annenin telefonundan konusturma. konusurlarsa triplere gir falan. arsa almak kolay mi?
0
durgunfoton
(27.10.23)
(6)

işveren i maaş alamadığım için dava etme hk.

bu yolun yolcusu
merhaba, mühendis olduğum için bir müteahhit firmasına ihaleli bir iş için noterden taahhütname vererek saha mühendisi olduğuma dair evrak aldım. 3 ay boyunca sigortam yattı ancak ben bu işten hiç para alamadım. Şimdi işten noter aracılığıyla istifa ettim ve sgk dan çıkış yapılmış.Sgk dökümlerini gö
merhaba, mühendis olduğum için bir müteahhit firmasına ihaleli bir iş için noterden taahhütname vererek saha mühendisi olduğuma dair evrak aldım. 3 ay boyunca sigortam yattı ancak ben bu işten hiç para alamadım. Şimdi işten noter aracılığıyla istifa ettim ve sgk dan çıkış yapılmış.

Sgk dökümlerini göstererek avukat aracılığıyla bu işverenden maaş almadığım için tazminat davası açabilir miyim? Açsam kazanır mıyım? Sigortam asgari ücretten yatırılmış ancak devletin belirlediği mühendis maaşı üzerinden alacağım tutar hesaplanır mı?
0
bu yolun yolcusu
(26.10.23)
Ücret alacakları 5 yıllık zamanaşımına tabidir yani tabi ki ücret alacağınızı talep edebilirsiniz. Dava açmadan önce arabuluculuk yoluna gitmek zorunlu. Bu işçilik alacağı davası. Siz ücret almadiginizi, işveren ödediğini ispat edecek. Kazanmamaniz için bir sebep yok. Mahkeme ücret konusunda sizin beyanınizla bağlı olabilirdi eğer işveren davayı kabul etseydi ama o ben asgari ücret verdim vs diyecek muhtemelen. Mahkeme de işinizle alakalı sendika ve işçi örgütlerine yazı yazarak ücret araştırması yapacak. Devletin kendi personeline verdiği maaşın bununla bir alakası yok. Özel sektordeki rakamlar esas alınır.

Ben asgari ucretten daha fazla para aldım ama primlerim asgariden yatırıldı bunun da düzeltilmesini istiyorum diyorsanız bu sefer açacağınız dava prime esas kazancın tespiti davası, bunda arabuluculuk yoluna gitmek mümkün değil, çünkü davalı iki tane, biri işveren diğeri SGK. Fakat bu davayı açmadan önce SGK'ya başvurmak gerekiyor . Bu iki davayı beraber de açabilirsiniz ya da işçilik alacağı davası sonlandiktan sonra da, beklemek daha mantıklı olur zira bunda zamanaşımı yok.
0
sanguine
(26.10.23)
çok teşekkür ederim, en kötü asgari ücret üzerinden hesaplanacak anladığım kadarıyla. Primde görünen o çünkü.

Peki ben başlangıçta arabulucu üzerinden istediğim rakamı teklif edebilir miyim?
0
🌸bu yolun yolcusu
(26.10.23)
Avukata danışırsanız o da biliyordur ancak sizin de aklınızda olsun nitelikli işçinin asgari ücretle çalıştırılması hayatın olağan akışına aykırı kabul ediliyor mahkemelerce. Bunla ilgili emsal kararlar var, kendiniz de bir bakın.

Yani sizin sgk kaydınızdaki meslek kodunuz mühendis veya alakalı yönetici ya da teknik pozisyonda bir meslekse asgari ücret için de ayrıca itiraz edebilirsiniz.
0
akhenaten
(26.10.23)
Ek olarak firmanın sgk primlerini eksik yatırması yüksek idari para cezası var ve olası sgk teşviklerini yok ediyor bu ceza. Arabulucu sürecinde bununla da tehdit edebilirsiniz
0
fistikthecat
(26.10.23)
Üstte yazilmis ancak onemli oldugu icin altini cizeyim tekrar. Siz maas aldiginizi ispat etmek zorunda degilsiniz, isveren maas verdigini ispat etmek zorunda.Elinizde is teklifi yada soylesme varsa her sekilde o parayi alirsiniz
0
turkuaz
(26.10.23)
hocam sizin verdiğiniz taahhütnamede veya müteahhitin idareye verdiği anahtar teknik personel taahhütnamesinde sizin branşınızdaki asgari ücret ile çalışacağınıza dair bir ibare olabilir. veya bir maaş da yazabilir. benim eski çalıştığım işlerde verdiğim taahhütnameler bu şekildeydi. dolayısıyla siz davanızı açın, sigorta asgari ücretten yatmış dediğiniz 11bin ise zaten oradan işveren hata etmiş durumda, maaşınıza gelince de inşaat mühendisi asgarisi olarak davada size bilirkişi maaş belirleyecektir.
0
malheiros
(26.10.23)
(18)

Sevgilimin mesajlaştığı kız

Mossy
Sevgilimle 1 buçuk yıldır beraberiz. Başta uzak mesafeydik 8-9 aydır o da İstanbulda yaşıyor genelde boş vakitlerimizi beraber geçiriyoruz. Gel gelelim o buraya yeni taşındığı için hiç arkadaşı yoktu. Kendisinin öyle bir kaygısı yoktu ama bütün zamanını benimle geçirmesi başka hiç sosyal ortamı olma
Sevgilimle 1 buçuk yıldır beraberiz. Başta uzak mesafeydik 8-9 aydır o da İstanbulda yaşıyor genelde boş vakitlerimizi beraber geçiriyoruz.

Gel gelelim o buraya yeni taşındığı için hiç arkadaşı yoktu. Kendisinin öyle bir kaygısı yoktu ama bütün zamanını benimle geçirmesi başka hiç sosyal ortamı olmaması falan bana uzun vadede mantıklı gelmedi ve sevgilimi arkadaş edinmeye teşvik ettim. Neyse bu arada kıskanç bir insan değilim normalde. Ama benim sevgilim instagramdan kendisini takip eden (kendisi çok iyi bir elektrogitarist olduğu için bir takipçi kitlesi var) bir kızla müzik muhabbeti yapmaya başlamış sonra da bestelerini atmış, Instagram o formatları desteklemeyince whatsappa geçmişler vesaire. Bana da kızdan arkadaşım arkadaşım diye bahsedipduruyordu. Bugün dikkatimi cezbetti sordum kaçtır bahsediyorsun kimmiş bu arkadaş diye. Anlattı işte, sen bana arkadaş edin diyordun ben de insanlarla sohbet ediyorum ilgi alanlarımı paylaşıyorum falan dedi. OKEY HER SEY COK GUZEL BU NOKTAYA KADAR. Sevgilim yokken bi whatsappını kurcaladım içime kurt düştü. Yapacağım iş değil normalde. Ama kızla 2 haftadır her gün kısa kısa da olsa muhabbet etmişler, herrr gün. Bunların bazılarında sabah uyanır uyanmaz kıza yazmış günaydınlaşmışlar. Mesaj yerine ses kaydı atmış ki huyu değildir ses atmaz. Zaten hobileri müzik olduğu için bir dünya şarkı atılıyor karşılıklı. Atılan emojiler affedersiniz bi hoşuma gitmedi anlatabiliyor muyum. Okurken bi kıskandım, ilk kez kıskandım kendisini.

Sevgilim de şöyle bir insan çok iyi tanıdığım için söylüyorum, iyi niyetli cidden bazen saf denecek kadar. Etik değerleri çok güçlü ve bana aşık olduğunu herkesin bildiği bir adam. Bugüne kadar hiçbir güven sorunu yaşamadık. Simdi durup dururken yılmazı msnden sileceksin triplerine girmek istemiyorum ama rahatsız oldum yani yeni tanıştığı biriyle bu şekilde samimiyet kurmasına. Sevgilimi tanımasam ve gelip kendisi bana anlatmasa şüphe edicem ama edemiyorum da.

Ne tepki vermeliyim sizce çok asabım bozuldu.
0
Mossy
(26.10.23)
Şüphe varsa şüphe yoktur. Amma bu aşamada ne yapılır bilmem
0
olaylar olaylar
(26.10.23)
uyuyan arıyı siz uyandırmışsınız anladığım kadarıyla, çiçeklerin tadını aldı mı bal toplamaya başlar artık :D

ne yapacaksınız, karşınıza çekip konuşacaksınız rahatsızım diye. erkekler de kadınlar gibi daha iyisini bulduklarında ya da sandıkları zaman çekilmeye eğilimliler, o yüzden konuşurken karşıdakini çok büyütmemeye dikkat edin derim. onun ilgisi üzerinden belirtin rahatsızlığınızı.
0
gule gule
(26.10.23)
Açıkçası sevgilimin konuşmalarını okumuş olmamı tasvip etmiyorum ve bunu gidip ona açıkça söylemek istemem çünkü benlik bir hareket de değil. İkincisi böyle bir konuşma birbirimiz üzerinde fazladan hak iddia etmemize ve ilişkiyi boğucu bir noktaya götürmemize sebep olur diye endişeliyim. Bundan sonra her arkadaş dendiğinde birbirimizi sorguya çeker konuma gelmek istemiyorum.

O yüzden de iki arada bir deredeyim
0
🌸Mossy
(26.10.23)
tekrar konusu gecince arkadasim dedigi kisiden ne aekilde bahsediyo? arkadaslar ama yazisarak mi sadece? bizim de sanal sohbetlerimiz oluyor ama instadan takipledigim biri falan diye aciklarim arkadasim demem. normalde asosyalse ayari tutturamaz ipin ucu kacar. tek edindigi arksdas bu mu? bence silceesin yerine bunun siradandan fazla oldugunu niyetinden emin oldugunu ama karsi taraf bunu ilgi olarak gorecegini vs konusmalisin. onun sana gostermesini saglaman lazim tabi konusma sıklıgını
0
mess
(26.10.23)
Kimse arkadaşına durduk yere sabah uyanıp günaydın diye mesaj atmaz. Bazı şeyler nettir bence. Ben bunu hoşlantı kabul ederim, geri kalan şeylere bakmama gerek kalmaz.

Diğer taraftan, insan hoşlanır bu elinde olmayabilir ancak bunun ilişkisine zarar verecek boyuta ulaşmasına izin verip vermemek kendi seçimi ve kendi elinde olan bir şeydir. Sizin sevgiliniz baya muhabbete dalmış görünüyor. Daha diğer taraftan 1,5 yılda ve bu 1,5 yılında daha kısa süresi beraber geçmişken böyle bir şey oluyorsa o ilişkiye umut bağlamazdım ben.

Burada karar sizin, onun yaptıklarını değiştiremezsiniz. Ya buna göz yumup daha ileriye taşınmasını beklersiniz ya da uygunsuz bulup bitirirsiniz.
0
akhenaten
(26.10.23)
İlişkiler başlar, gelişir ve zamanı geldiğinde son bulur. Önce bunu kabul etmek lazım bence. En kötü taraflardan biri öldüğünde bitecek, ben böyle bakmaya başlayınca biraz kafam açıldı. Eğer zaten ilişkiniz sizin müdahaleleriniz, çabalarınız ve yoğun bakımınız sayesinde yürümeye devam edecekse; bunları sağlayamadığınız ilk an yine bitecek. Bir noktada bitecek ilişkiden şu an güzel vakitler biriktirmek yerine, ileride olabilecek kötü bir ihtimalle bugünlerdeki güzellikleri de hiç etmemenizi öneririm. Anın keyfine varın derim.

Süper kahraman değilsiniz, ilişki içerisinde bir bireysiniz. Karşı taraf nasıl sizi zorla ilişkide tutması etik değilse, sizin de tutmanız etik olmayacaktır. Zaten bu etik sınırlar ihlal edildiğinde ilişki toksik bir tarafa doğru gidiyor.

Bahsini etmişsiniz zaten, partneriniz iyi ve sizi seven biri. O zaman buna odaklanıp anın kıymetini bilin. Olası bir gönül kayması durumunda yaşayacağınız (ve belki hiç olmayacak) duygu hırpalanmaları ile kendinizi bugünden hırpalamayın. Burada en temel olgu sizin iyi olma halinizin zarar görmemesidir. Kendi kendinizin iyi olma haline zarar veriyorsunuz gibi gördüm şu anda. Bunun bir ileri adımı daha sık whatsappları kontrol etmek, sosyal medyada darlamak, bazen gözünüze çarpmayacak şeylerin artık batıyor olması vs. bunlar giderek büyüyecektir.

Partnerinizin belli ki tutku duyduğu müzik gibi bir alan var. Bu alanda tutkusunu paylaştığı kişilerle normal kişiler arasındaki ilişkilerden daha yoğun ilişkiler olabilir. Ama bu illa arkadaşlık ötesine geçecek diye bir durum yok. Arkadaşlık ötesine geçecek bir duruma gelirse zaten partneriniz o kadar da ilişkiye sadık biri değilmiş demektir ve ne yaparsanız yapın bunu değiştiremezsiniz. O anda da yol vermek en iyisi olacaktır. Ama bunları şimdiden düşünüp kendinizi hırpalamayın.

Kendinize iyi bakın <3
0
ManikD
(26.10.23)
hocam ben bu konudan dili yanmış biri olarak, hatta ne dili kalbi komple kendisi yanmış biri olarak fikir beyan edeyim. benim de böyle dünyalar kadar güvendiğim o kadar ki sorsalar kendinden herkesten çok kime güvenirsin deseler direkt aklıma gelen isim eski sevgilimdi. o dünya iyisidir, dürüsttür, yalanı dolanı olmaz, aldatmaz vs vs imkansız yani ben yaparım o yapmaz derdim. ilişkimiz sürerken bu sevgili kişisinin bi arkadaşı vardı, mesajlaşıyorlardı zaman zaman. bi keresinde bana başka bir konuyla alakalı olarak mesajlaşmalarını göstermişti bu kızla. kız samimi samimi konuşuyordu, benimki de terslemiyordu. ama hani arkadaşlarıyla samimi olanlar okusa belki ne var bunda da denebilecek tarzda konuşmalar. ben o gün ona insan arkadaşıyla böyle konuşur mu diye sormuştum da işte arkadaşıdır, benimki de nasılsa güvenilir diye uzamamıştı konu. gel zaman git zaman biz ayrıldık, biliniz bakalım sevgili kişisi hemen kiminle sevgili oldu? :) yani sizi doldurmak vs katiyen istemem de sevgilisi olan insanın karşı cinsle sürekli ve samimi iletişimi, münasebeti hayra alamet değildir. bu kadar güvenmeyin, sonra daha çok üzülüyorsunuz. bence sevgilinizle konuşun, sizi de rahatlatacak şekilde kendisine çeki düzen verirse ne ala, ama yok sevgilisi dururken arkadaşım da arkadaşım diye tutturursa (hem de yeni tanıştığı biri için) geçmiş olsun yol yakınken ayrılmak en güzeli.
0
nic cage
(26.10.23)
Az tanıdığın ve de ustelik internetten tanisigin insanla her gun mesajlasma gunaydinlasma flörttür. Sarki paylasimi zaten olayı romantik boyuta cekmeye cok musait. Kıza senden bahsetmis mi hic bu konuşmalarda?
0
instant crush
(26.10.23)
benim de çok sevdiğim kız arkadaşlarım var. hiç biriyle ayda 3 kere wsp'den konuşmadık. dışarda buluşmamız wsp'de konuşmadan fazladır.

ciddi bir şey olmasa bile, günlük flörtvari konuşmalar, sürekli günaydınlaşmalar ilişkiyi yıpratan, insanın başkasına olan değerini törpülemesine neden olur.

yapacağın şey basit, bir defa kız yazdığında "ben mossy, sevgilisiyim kendisi müsait olunca size döner" dersin ya da aradığında açarsın buyrun kendisine iletmemi istediğiniz bişey varsa söyleyin dersin olur biter. kızın da kafası çalışıyorsa, iletişimi azaltır
0
avatar is back
(26.10.23)
Hic kimse arkadaslarina her gun gunaydin mesaji atmaz +1
Sevgiliniz de olaylarin farkinda olmali ki sucluluk psikolojisiyle bu yeni arkadasini sizinle paylasmaya calisiyor ama bu sonucu degistirmez.
Politically correct kasmaya gerek yok.Sevgilinizi karsiniza alip konusacaksiniz rahatsizliginizi ileteceksiniz.Baska bir yolu yok bu isin.
0
turkuaz
(26.10.23)
Gitaristler aldatır. Çoktan boynuz yemiş olabilirsin. Yemediysen de dikkat et yakındır.
0
adwokat
(26.10.23)
ummadık taş baş yarar.
yüz verme arsız olur, az verme hırsız olur.
bir elin nesi var iki elin sesi va.. dur bu yanlış oldu.

tepki vermeye gerek yok bu tip durumlara bırakacaksın, bir halt yerse hah diyeceksin bu da elendi, yoluna bakacaksın.
0
ananiyimioguz
(26.10.23)
Ya bunun şüphe duyulacak yanı kalmamış ki.
Sor bakalım kaç kişi sabah uyanınca karşı cins arkadaşlarına günaydın mesajı atıyor. Sadece ve sadece hoşlandığın kişiye atarsın. Başka bir açıklaması yok. Ben çok sevdiğim çok iyi anlaştığım arkadaşlarıma bile her sabah günaydın yazıp her gün sektirmeden mesajlaşmam

Geçmiş olsun.
0
Gradient_tabanlı_mor
(26.10.23)
"Partnerinizin belli ki tutku duyduğu müzik gibi bir alan var. Bu alanda tutkusunu paylaştığı kişilerle normal kişiler arasındaki ilişkilerden daha yoğun ilişkiler olabilir. Ama bu illa arkadaşlık ötesine geçecek diye bir durum yok. Arkadaşlık ötesine geçecek bir duruma gelirse zaten partneriniz o kadar da ilişkiye sadık biri değilmiş demektir ve ne yaparsanız yapın bunu değiştiremezsiniz. O anda da yol vermek en iyisi olacaktır. Ama bunları şimdiden düşünüp kendinizi hırpalamayın "

Kaşe imza mühür sirküler ektedir.
MannikD çok güzel yazmış.
Bu kadar güvendiğin bir erkek arkadaşını şu aşamada öcüleştirmek ikinize de haksızlık olur.
Aralarındaki iletişim sıklığını ve gücünü daha legal yollardan ortaya dökebilirsin, gözünün önünde yaşanmasını sağla ve bunun böyle devam etmesi durumunda masum bir kıskançlık belirtisi göster. Bunda kezbanlık da yok, çok masumane bir şey. Tepkisi ne olacak, mesafe mi koyacak yoksa üste mi çıkmaya çalışacak, içini mi rahatlatacak gör.
0
Bruce
(26.10.23)
Haklısın sizin iş bitmiş uzatmadan bitir
0
basond
(26.10.23)
sen internetten tanıştığın bi erkekle her gün gün mesajlaşsan, günaydınlaşsan o ne düşünürdü? bence hoş karşılamazdı. normal bi durum da değil zaten. erkekler ve kadınlar arkadaş olabilir tabi ki ama her gün mesajlaşacak kadar değil ki bunlar çocukluk arkadaşı değil, daha dün internetten tanışmışlar. erkek arkadaşını saf, iyi niyetli filan gibi tanımlaman komiğime gitti :D saf olan sen olabilirsin bunu düşündün mü?

okuduğunu açık edemeyeceksen gel şu arkadaşınla bi tanışalım filan deyip akışına bırakacaksın.
0
elorelia
(26.10.23)
Çocuğun gönlü biraz o tarafa doğru kaymış. Bu senden vazgeçtiği ya da vazgeçeceği anlamına gelmez.
Al karşına konuş. Bu durum sana normal geliyorsa ki öyle değil, benim gözüme hoş görünmedi ve ben buna müsaade etmem de. Kem küm edebilir ama anlayacaktır hatasını. Sonra yolunuza devam edersiniz.
Öyle bir kafa karışıklığı oldu diye ilişki sonlandırılmaz. Ama göz yumulacak bir durum da yok ortada.
0
Tina
(26.10.23)
Bence üçümüz buluşalım diye bir teklif et bakalım ne yapacak, senden bahsetmiş mi kıza bunu bi anlamaya çalış, 1-2 hafta çaktırmadan üzerine git, bir şeylerin farkında olduğunu ancak gözlem yaptığını hissettir, dönerse senindir, dönmezse hiç senin olmamıştır, önümüzdeki maçlara bakacağız.
0
turuncu tonlarda
(26.10.23)
(11)

Kız arkadaşım manipülasyoncu mu gerçekci mi?

marjinal kereste
Merhaba sevgili hafiyelerve stalk konusunda pro olan kız arkadaşlar. İçinde bulunduğum durumda hafiyelik ve ajanlık statüm yetersiz kaldığı için size danışayım.Şimdi haftasonunda cumartesi günü san francisco Amerika'dan İstanbul'a kız arkadaşım gelecekti. Bana Uçak biletinin fotosunu atti ve direkt
Merhaba sevgili hafiyelerve stalk konusunda pro olan kız arkadaşlar.

İçinde bulunduğum durumda hafiyelik ve ajanlık statüm yetersiz kaldığı için size danışayım.

Şimdi haftasonunda cumartesi günü san francisco Amerika'dan İstanbul'a kız arkadaşım gelecekti. Bana Uçak biletinin fotosunu atti ve direkt uçuş yerine san francisco'dan katar doha aktarmali. Katar'dan da sabiha Gökçen dedi ve Bende farklı şehirde olduğum için havaalaninda karşılamak için 700 km yol gittim. Cumartesi ve pazar günü 24 saat 2 koca gün bekledim ve doha'dan gelen uçuşlarda içinde o kız yoktu.

Bana dün kendisini doha'da katar'da memur olarak tanıtan birisi xxx xxxx adlı kız yanında en az 200 dolar nakit para olmadan seyahat etmek, ve aktarmalı bir uçuş olarak havaalanından çıkmaması gerekiyordu, ancak kendisi Katar havaalanı yakınındaki alışveriş merkezine giderken yakalandı ve şuan tutuklu maili geldi.

Ve aynı gün içinde bu sefer tanımadığım bir kadın mail hesabından ben xxx xxxx şuan tutuklandim ve bana sözde katar memurundan gelen benzer bahanelerle şuan an itibariyle tutuklandim diyen mail attı.

Şimdi dananın kuyruğu burada kopuyor. Her aklı başında insan gibi bende kızın tezinin doğruluğunu çürütmek için sorular sordum.

-Aynı aktarmayla gelen her yolcuları da tutukladilar mi? Hayır ben ve başka kişi dedi.

- Bana sözde katar'da memur olduğunu söyleyip mail atan adami face, instagram, linkedin'de stalk yaptım ama teyit edeceğim kişi çıkmadı.

- Ben cia, fbi, mi6 veya ingiliz konsolosu değilim (kendisi ingiliz) sen ingiliz vatandaşı olduğun için bir katarli kolay kolay ingiliz vatandaşını neden kaçak mülteci olarak tutuklasin. Kendi ülkenin konsoloslüğundan yardım iste dedim.

- şuan çantam ve telim dahil olmak üzere her seyimi aldılar dedi. Bende eğer yanındaki yyyy yyyy kadininin mail adresinden mail atabiliyorsan onun telini almadilar da sadece senin telini mi aldılar dedim? O burada çalışan bir kadin ve çok ağladığım için bana yardımcı olmak için telini verdi. Onun mail adresinden sana mail attım dedi.

- Aynı şekilde o kadının da adını şanını google'da stalkladim ama doğruluğunu teyit edecek bir gerçek kişiye ulaşamadım.


- Ben hayatımda katar'da yanında 200 dolar nakit bulundurmama suçu olduğunu duymadım. Madem paran yoktu neden havaalanindan çıkıp doha dışında avm'ye alışveriş yapmaya gittin dedim. Acıktım ve yiyecek için dedi.

Kendisi İngiltere vatandaşı olup malum ingilizlerin meşhur manipülasyon yeteneği çok olduğundan hala daha gerçek mi fake mi kararsizim.

An itibariyle hala daha durum devam ediyor ve olayın bana kalırsa %60 fake ama %40 gerçeklik olduğuna inanıyorum.

Durumun gerçek olup olmadığını nasıl teyit edebilirim? Başka hangi soruları sorarak veya resmi kanallardan teyit edip etmeme hakkında siz değerli hafiye arkadaşlarımdan yardım bekliyorum.

Son 5 gündür dallas dizisi içindeyim gibi hissediyorum.

Bir el atın please.
0
marjinal kereste
(25.10.23)
ilk buluşmanız mı olacaktı? öyleyse geçmiş olsun dolandırılmaya çalışılıyorsunuz. yok, kız arkadaşım derken baya canlı kanlı görüştüğünüz güvendiğiniz vs bi kız arkadaşsa ve sizden para istiyorsa yine geçmiş olsun bi dolandırıcıyla sevgili olmuşsunuz. inanmayın hocam saçma sapan şeyler.
0
nic cage
(25.10.23)
Bence bu kız ingiliz vatandaşı da değil. Bir ingiliz vatandaşını telefonunu falan vermeden, telen açmaya izin de vermeden hapse atacaklarına ben inanmıyorum.

Ayrıca bu kızın nasıl hiç parası olmaz. Yani banka hesabında bile 200 dolar yokken nasıl yola çıktı bu kız, nasıl avm ye gidip yemek yedi. Avmye de taksiyle gitmiştir falan. Ayrıca büyük ihtimalle pasaport polisinden geçip ülkeye gitmiştir. Eğer sorun olsa onun hava limanından çıkmasını engellerlerdi.
Yok eğer hesabında para varsa ama yanında nakit olması gerekiyorsa senin attığın paranın da bir paydası olmayacak.
0
zimbirik
(25.10.23)
Bu arada başlığa ithafen

“Senin bir kız arkadaşın yok”
0
zimbirik
(25.10.23)
Yani hikaye kolpa da kanitlamak istiyosan pnr numarasini isteyip ucusunu sorgula (soyadini biliyorsundur zaten).

Gercekten ucuslarini gerceklestirmis mi onu gorursun en azindan.

Ha tabi cevabi da hazirdir simdi, "telefonumu aldilar, emailme giremiyorum" diyecek. Tabi sana mail atan kizin telefonundan girmek de aklina gelmeyecek vs vs.
0
brkylmz
(25.10.23)
Yemin ediyorum bu ingilizlerde manipülasyon ata sporları olsa gerek.

Artık eminim %99 fake taxi :))
0
🌸marjinal kereste
(25.10.23)
bu olayın ingiliz milletinin karakteristik özellikleriyle falan alakası yok yalnız. sakin kafayla okuyunca senin de farkedebileceğin üzere klişe dolandırıcılık öykülerinden biri. yarın bir gün nijerya prensinden mail gelirse ona da inanma mesela, o da dolandırıcı.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(25.10.23)
Benim merak ettiğim soruyu ne siz bu kıza sormuşsunuz ne de cevaplayanlar size sormuş.

Bu kişi neden size ulaşıyor? Yani sizin yanınıza geliyor olması bir bahane değil ki? Kaç yaşında insan; annesi, babası, kardeşi, yakın arkadaşı bilmem nesi yok mu da daha hiç yüz yüze gelmediği birinden yardım istiyor? Hem de emanet telefonla. Yapmayın allaşkına ne yüzde kırk gerçekliği. Düpedüz bir işler karıştırıyor işte.
0
akhenaten
(25.10.23)
kereste karde$

aktarmali ucusta, havaalanindan cikmamasi gereken birisi nasil pasaport kontrolunu asip cikiyor?

Sazan.avi
Umarim para kaptirmamissindir.
0
cooperr
(25.10.23)
manipülasyon değil ki bu dolandırıcılık
yalan söylediğini düşündüğünüz birine soru sorarak gerçekleri öğrenmeye çalışmanız dipsiz kuyu
0
bir soru sorcam
(25.10.23)
Kankam bu çok çok yaygın bir dolandırıcılık yöntemidir.
0
adwokat
(26.10.23)
Hala kimse “elimde kelepir köprü var” esprisini yapmadı mı?

Dolandırıcık ile karşı karşıyasın.
0
Gradient_tabanlı_mor
(26.10.23)
(4)

tv'de youtube önerilerini kapatma

yetkili birine benzeyen abi
tv'de youtube'u kullanırken oturum açmadan giriyordum ve arama geçmişimi ve izlediğim kanalların yeni videolarını bana gösteriyordu.şimdi kendi hesabımla girdim ve youtube premium'a geçtim ama arama kutusunda saçma dizi önerileri, müge anlı vs. çıkıyor. muhtemelen tr'de en çok izlenilenleri öneriyor
tv'de youtube'u kullanırken oturum açmadan giriyordum ve arama geçmişimi ve izlediğim kanalların yeni videolarını bana gösteriyordu.

şimdi kendi hesabımla girdim ve youtube premium'a geçtim ama arama kutusunda saçma dizi önerileri, müge anlı vs. çıkıyor. muhtemelen tr'de en çok izlenilenleri öneriyor ve benim arama geçmişim yok. önerileri kapatmaya nasıl yaparım?

bunu internette arattım ama arama geçmişi silmeyi anlatan içerikler çıkıyor. ben arama geçmişim bilakis kalsın istiyorum sadece arama kutusunda ve videolarda benimle alakasız içerikler önerilmesin istiyorum.
0
yetkili birine benzeyen abi
(25.10.23)
Youtube arama geçmişmi açıp kapama işini google hesabınızdan yapıyorsunuz.

Google hesap ayarlarına girdikten sonra veriler ve gizlilik -> yaptıklarınız ve gittiğiniz yerler -> youtube geçmişi

Yukardaki adımları mobile göre söyledim, siz de mobilden bakın.

Yerel öneriler benim de sinirimi bozuyor. Bu yüzden youtube music'i bıraktım. Ayrıca youtube'un shorts'u gözümün içine sokmasındam da gına geldi. Bu dev markaların hepsinin sonu böyle başlıyor, hayırlısı bakalım.
0
akhenaten
(25.10.23)
konumu ABD yaptım düzelmedi.

mobilde ayarlarda böyle bişey yok.
gizlilik ve güvenlik diye bir şey var onda da YouTube geçmişi yok.
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(25.10.23)
adamın yazdığını kimse okumamış şaka gibi alkdjasdjakdja.

youtube arama geçmişini kapatmak istemiyor adam.

kardeşim kapatamazsın. izleyeceksin bir algoritma oluşacak sonra düzelir.
0
MustafaCan
(25.10.23)
Benim tecrübe ettiğime göre Youtube geçmişini kapatmak, diğer bütün cihazlarda işe yararken, Televizyondaki önerileri kapatmak için bir işe yaramıyor, neden böyle anlamadım. Televizyon her şekilde lokasyonunuza göre saçma sapan önerilerde bulunuyor.
0
yeninesiltupcu
(25.10.23)
(5)

black friday dönemi

kondansator
malum eticaret siteleri için kampanya dönemleri geliyor. bu dönemde sizi cezbedecek kampanya türleri neler olur, neler görmek istersiniz bir tüketici olarak? kargo bedava kampanyaları mı, 3 al 2 öde mi? neler dikkatinizi çeker, sizi satışa götürür
malum eticaret siteleri için kampanya dönemleri geliyor. bu dönemde sizi cezbedecek kampanya türleri neler olur, neler görmek istersiniz bir tüketici olarak? kargo bedava kampanyaları mı, 3 al 2 öde mi? neler dikkatinizi çeker, sizi satışa götürür
0
kondansator
(24.10.23)
biz 4-5 senedir 100 liralık ürünü 500 liraya alıyoruz zaten artık yüzde 200-300 indirimden başkası bir indirim gibi gelmiyor artık.
0
ayseee
(24.10.23)
Aklımda bir ürün var. Alıp almama konusunda kararsızım. Güzel bir indirim yakalarsam sanki alacak gibiyim.

Dün baktım 1195 liraydı. Senin duyurunu görünce 'Dur bi daha bakayım dedim.
1254 olmuş.

Tavsiye ederim. Aklında bir ürün varsa Kara Cuma falan bekleme.

www.akakce.com
0
Mirket
(24.10.23)
kargo zaten bir çok üründe ücretsiz oluyor o veya bu şekilde. ben 3 al 2 öde gibi kampanyalarda sırf kampanyadan yararlanmak için ihtiyacım olmayan ürün almam mesela. dümdüz yüzdelik indirimler dikkatimi çeker sadece.
0
brakgn
(24.10.23)
Zaten almam gereken teknolojik şeyler varsa "gerçek" indirim bekliyorum ve bulursam alıyorum.

Sürekli kullanılan temizlik malzemesi mutfak malzemesi vs. bir şey ise 3 al 2 öde tarzı şeyler etkili olabilir ama yine mesela 10 liralık şey gerçekten markette 8-10 lira olmalı, ve 3 tane alıp 20 lira ödemeliyim.
0
nhk ni youkosu
(24.10.23)
İndirimsiz satılan bir ürün yok ki piyasada zaten. Siz görüyor musunuz? Ben görmüyorum :D

Gerçek bir indirim görürsem değerlendiririm.
0
akhenaten
(24.10.23)
(2)

samsung'un yeni amiral gemisi hangisi

izole
bilenler bilir galaxy s3 bir zamanlar amiral gemisi gemisi olarak adlandırılırdı çok tutulduğu için. halen ben de kullanıyorum yıllardır taş gibi telefondur. ama androig sürümü eski olduğu için artık güncelleme almıyor ihtiyacım olan birçok uygulamayı yükleyemiyorum. dolayısıyla yeni bir telefon alm
bilenler bilir galaxy s3 bir zamanlar amiral gemisi gemisi olarak adlandırılırdı çok tutulduğu için. halen ben de kullanıyorum yıllardır taş gibi telefondur. ama androig sürümü eski olduğu için artık güncelleme almıyor ihtiyacım olan birçok uygulamayı yükleyemiyorum. dolayısıyla yeni bir telefon almam lazım. refurbished olarak satılan cihazlardan almayı düşünüyorum. telefon gurularının tavsiyesine ihtiyacım var.
0
izole
(22.10.23)
Amiral gemisi tanımı çok tutulan modeller için kullanılmıyor ki. Bir makanın ana akım en üst segment telefon modelleri böyle adlandırılıyor.

Samsung'un en yeni amiral gemisi modeli s23.
0
akhenaten
(22.10.23)
S ultra serisi amiraldir. S23 sonuncusu. S23 ultra üstü yok şu anda.
0
baldan kaymak
(22.10.23)
(3)

Üniversitede öğretim görevlilerine "bay", "hanım" diye hitap edilemiyor mu?

summerof69
illa "hocam" mı denilmeli? "ahmet hocam" yerine "ahmet bey" desek olmuyor mu? saygısızlık mı oluyor?
illa "hocam" mı denilmeli? "ahmet hocam" yerine "ahmet bey" desek olmuyor mu? saygısızlık mı oluyor?
0
summerof69
(21.10.23)
Saygısızlık olur, bunu saygısızlık olarak görmeyecek nevi şahsına münhasır birkaç hoca varsa bile sorunuz genel olduğu için dümdüz böyle bir şey olamaz deyip geçebiliriz sanırım.

Tabi öğrencisi olduğunuzu varsayarsak böyle. Yoksa hocam demenize lüzum yok tabi, ancak yine de hocam demek tercih sebebi ve ortamda sessiz, tuhaf bir gerginlik yaratmadan işin içinden sıyrılmanın en kolay yolu.
0
akhenaten
(21.10.23)
en temizi hocam diyip geçmek. Öyle bir alışkanlık olmuş ki "dekan hoca", "rektör hoca" gibi kullanımlar var :D Normalde rektör bey diyebilirdim ben mesela.

Bu tür egoların çarpıştığı ortamlarda standart olanı de geç.
0
nhk ni youkosu
(21.10.23)
normalde kamuda belli sektörlerde protokol adabı olarak "iş ünvanı + bey/hanım" deniyor profesyonel düzeyde.

müdür bey / doktor hanım / savcı hanım vs.

hiyerarşide alt seviyelere indiğimizde bu kural yok oluyor tabi "X abi", " Y ablaya" kadar gider.

üniversitede de memuriyet kısmı hariç öğretim görevlilerinin olduğu kısımda işte bu olay "kişi ismi / iş ünvanı + hoca" şeklinde yer edinmiş.

yani bu ortamlarda genel geçer olan "kişi ismi / iş ünvanı + hoca" formülü.

@nhk ni youkosu'nun da dediği gibi aslında "dekan bey" olcakken "dekan hoca" olmuş ordan siz de kendi yolunuzu bulun.

bu arada ek olarak bence de "rektör bey, dekan hanım" falan olmalı o. idari görevden gelen ünvanlar sonuçta bunlar da işte yine de çok da şey etmeyip ortama uymak gerek. yanlış anlaşılmalara sebebiyet verebilir.
0
AlsterWasser
(21.10.23)
(6)

borsada 2000-3000 civarı zarardayım, ne yapayım?

birsorusorayim
Selam, öncelikle konulara hiç hakim olmadığımı belirteyim. yaklaşık bir buçuk ay önce, bist otuzda yer alan beş altı tane hisse aldım.https://hizliresim.com/m61j6ta her biri için ortalama iki üç bin civarı alım yaptım, yani 14 bin tl lik bir yatırımım olmuştu. ilk hafta bu 15 bin tl olunca sevindim,
Selam, öncelikle konulara hiç hakim olmadığımı belirteyim. yaklaşık bir buçuk ay önce, bist otuzda yer alan beş altı tane hisse aldım.


hizliresim.com

her biri için ortalama iki üç bin civarı alım yaptım, yani 14 bin tl lik bir yatırımım olmuştu. ilk hafta bu 15 bin tl olunca sevindim, ne kadar kolaymış diye de düşündüm. üç hafta önce de önce 14 500 e sonra 14 derken şimdiki durum 13 bin tl

hizliresim.com

siz olsanız ne yaparsınız, maaşlı özel sektör çalışanıyım her ay 5bin tl gibi bir para atmayı düşünüyordum ama hevesim kaçtı böyle olunca. bu parayı borsadan çekip dolara euroya mı yatırayım, tavsiyelere ihtiyacım var teşekürler.
0
birsorusorayim
(21.10.23)
Hocam borsa sonsuza kadar yükselmez sonsuza kadar düşmez, geçen ay insanlar "mala giremiyoruz durmadan yükseliyor" diyordu, şimdi de "yav çok düşüyor ne yapacağız" diyor, bu böyle bi döngü. Yani yapacak bir şey yok bu düşüşü bir noktada fırsat görüp elindeki değerini kaybetmiş hisselere, eğer nakitin varsa, tekrar yatırım yapıp maliyetini düşürebilirsin ya da beklersin.
0
Bir ben var benden şurada
(21.10.23)
Market fiyatlamak ile ugrasacaksiniz girmeyin hiç.

Ben misal ayda bir kere bakiyorum ne olmuş diye çünkü kısa dönemli bir yatırım yapmiyorum. 7-8 sene sonrasına bakıyorum en az.

Tavsiye; uzun dönemli yatırı yapın. Kısa dönemli olacaksa kaybetmeniz daha olası. Buna ek olarak daha stresli. Gerek yok trader degilseniz.
0
logisticsmanager
(21.10.23)
Uzun vadeli borsa yatırımını şurada Türkcell özelinde çok güzel anlatmış. Kısacası çok mantıklı bir şey değil.

Kısa vade olayı, trade konusu da büyük paralıların işi. Takip edenler görüyordur. BOFA bir süredir borsanın tozunu atıyor.
Küçük yatırımcıysan ya köpek balıklarının yanında dolaşıp artanlarla beslenen balıklar gibi olacaksın ya da yem olup gideceksin.

Senin kazandığın para ya yeni gelenin ya da kaybedenin parası. Küçük yatırımcı olup kazanabilmek için, konuya çok hakim olup seans boyu derinlikleri takip edebilmen gerek. Hem bilgi ve hem de çok vakit gerektirir.

Onun dışında kazandım diyen ya yalan söylüyordur ya da şans eseri bir çıkış anı girip karını alıp çıkmıştır. Ki buna insan psikolojisi pek elvermediği için algoritmalar, robotlar geliştirilmiş.

Kısaca, uzak durun derim.

www.youtube.com
0
Mirket
(21.10.23)
kar ve zarar vadeye göredir, uzun vadeciyseniz tutun, borsa yükselişe geçtiğinde kara mutlaka geçersiniz.

Yok sabrım yok, para lazım diyorsanız, borsa haberlere bağlı, kötü haberler gelirse dahada dip, yok aksi olursa tekrar yükselişe geçer.
0
Rao
(21.10.23)
Bu yatırdığınız paraya ne kadar süre sonra ihtiyacınız olacağı önemli.

Örneğin bu parayı borsaya sokarken düşünceniz bir telefon almışsınız da o parayı harcamışsınınız gibi miydi? Yoksa "Üç beş ay sonra bu para bana lazım, borsaya koyayım da biraz kar da olsun" gibi miydi?

Gördüğünüz gibi o parayla telefon olmasa da gerçekten bir şey satın aldınız aslında. Elinizde hisse senetleriniz var. Bu şirketin batacağını düşünmüyorsanız neden aldığınız fiyattan daha aşağısına satmaya razı olacağınıza dair bir tespitiniz var mı? Örneğin "Bu para bana lazım, daha da düşerse zor durumda kalacağım" diyorsanız satmak için haklı bir gerekçe bu.

Ancak bu para size lazım değilse, neden satacaksınız? Bence siz cevaplayın bunu.
0
akhenaten
(21.10.23)
fiyat aldatir

arkadaslara katiliyorum, kucuk yatirimciysaniz, ortaya yuksek meblada para koyamiyorsaniz, sermaye olarak zaman koymaniz gerekiyor

buda beklemek demek
0
foster
(22.10.23)
(7)

Tuvalete telefonla mı gidiyorsunuz

ikikerekac
Daha doğrusu telefona bakmıyor musunuz tuvalette
Daha doğrusu telefona bakmıyor musunuz tuvalette
0
ikikerekac
(21.10.23)
evet telefonla gidip twitter yutub takılıyorum

çocukluktan beri tuvalete dergi ve kitapla giderim, bu iş deterjan kutularını okuyarak başladı :) ne bileyim dışardan tuhaf görünüyor ama tuvalette bir şeyler okumanın ayrı bir keyfi var
0
freebird5406_2
(21.10.23)
telefonsuz gitmiyorum
0
hrskrs
(21.10.23)
Su an tuvaletten yazıyorum:)
0
mirty
(21.10.23)
Aklıma gelirse telefonla gidiyorum, ama genelde gelmiyor :D
0
akhenaten
(21.10.23)
uzun kalacaksam telefonu alırım yoksa aklıma bile gelmez
0
basond
(21.10.23)
Hicbir zaman, belki 1-2 kez girmisimdir. Erkeklerin tuvalete nasil telefonla girdiklerini de pek anlamadim acikcasi :)
0
songforsomeone
(21.10.23)
küçüklüğümden beri tuvalete okuyacak bir şeyle giderim.. hatta sıkıştığımda o acil durumda bile sağa sola koşturup tuvalete götürmek için okuyacak bir bulmaya çalıştığım olur.. daha doğrusu olurdu.. daha çok gazete ve dergi bakardım..

şimdi ise banko telefon :D
0
tabudeviren
(22.10.23)
(5)

Altın fonu vs altın sertifikası

Rao
Merhaba, Kısa vadeli olarak hangisi avantajlı ve fon olarak hangi altın fonunu tavsiye edersiniz , teşekkürler.
Merhaba, Kısa vadeli olarak hangisi avantajlı ve fon olarak hangi altın fonunu tavsiye edersiniz , teşekkürler.
0
Rao
(20.10.23)
Fonlar çeşit çeşit içeriğine bakmanız lazım.

Mesela bazı altın fonlarının içinde günlük repo, diğer kıymetli madenler gümüş vb gibi katkılar da oluyor. Bu sayede bazı durumlarda altından bile fazla artabiliyor.

Tefas üzerinden kıyaslayın içeriklere bakın.
0
anten
(20.10.23)
borsa viop foreks derken şimdi de altına mı sardın? :) kafan çok karışık çok zarar edeceksin. paranı koy günlük mevduata zamanı gelince hisse fonlarını alırsın. altın maltın hikaye bunlar dönemsel yükselir anca savaş mavaş olacak da ölme eşeğim ölme.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(20.10.23)
Kısa vade altın için en uygunu, Darphanenin altın sertifikası. ALTINS1 koduyla hisse senedi gibi anlık olarak alınıp satılabiliyor ve makası 1 kuruş
0
Mirket
(20.10.23)
Altın fonu için çok bilgim yok ancak altın sertifikası gerçek altından ucuz mu pahalı mı diye hesaplayıp, ucuzsa veya gerçek değere yakınsa almak mantıklı.

Bunun için de kısa yoldan saf gram altın fiyatını 0,995 ile çarpıp altın sertifikasının dayanak altın tipi olan 24 ayar gram altının gerçek değerini bulup bunu da 0,01 ile çarpıp sertifika başına gerçek değere ulaşıyorsunuz. Sertifika bundan pahalıysa pahalıdır, ucuzsa ucuzdur.
0
akhenaten
(20.10.23)
@yazar yazmaz yazan yazar:

Teşekkürler, sarmadım aslında sazan gibi bir karekterim yok, temkinli hareket ederim genelde amacım, işin en doğrusunu öğrenmek.

Forex te demo hesap kullanıyorum halen, voip te ufak tefek aldım sattım kar var zarar yok, borsadan saten savaş
haberlerinin ilk saatlerinde tamamen çıkmıştım. Çok şükür hiç bir şeyden zarar yok şuan :)

Amacım dönemsellikten ve trendlerden faydalanmak hepsi o kadar.

Herkese teşekkürler,

Altın sertifikası, altından bağımsız olarak hisse senedi gibi hareket ediyor gördüğüm kadarı ile, yani alıcı çoksa yükseliyor, satıcı varsa düşüyor.

Bugün biraz altın sertifikası birazda fon aldım, bakalım hangisi daha karlı olacak.
0
🌸Rao
(20.10.23)
(12)

Sabahları sevmeyen var mı?

playing star again
Ben hayatımın önemli kısmını çoğunuz gibi sabah kalkıp okula gitmekle geçirdim. Mecburen erkenden kalkar yarı uyur yarı uyanık okula giderdim. Üniversitede falan sabah ders yoksa pek erken kalkmazdım veya uyansam da yatakta bir iki saat debelenirdim, sabahları ne yapılır bilemezdim. Hiçbir zaman sab
Ben hayatımın önemli kısmını çoğunuz gibi sabah kalkıp okula gitmekle geçirdim. Mecburen erkenden kalkar yarı uyur yarı uyanık okula giderdim. Üniversitede falan sabah ders yoksa pek erken kalkmazdım veya uyansam da yatakta bir iki saat debelenirdim, sabahları ne yapılır bilemezdim. Hiçbir zaman sabah kalkıp ders çalışan biri olmadım mesela, genelde gece çalışırdım herkes uyurken.

Sonraki dönemlerde mecburiyet yoksa pek erken kalkmadım. Sabah erken kalkmak beni huzursuz ediyor sanki. Mesela pandemide bir ara çalışma düzenim 20.00-00.00 arası idi. Gündüz saat 12 gibi kalkar evde kitap mitap okurdum. Toplantı falan varsa öğleden sonra onlara girerdim, ıvır zıvır işim varsa onları hallederdim ama aktif çalışmaya saat 20.00'de başlardım. Hatta bir ara ramazan da denk geldi ve aktif çalışma düzenim gece 12.00-04.00 oldu. Gece sessizliği daha verimli çalışmamı sağlıyor sanırım. Sabahları çok fazla dikkat dağıtıcı şey var sanki ve yataktan çıkıp hayata başlamak zor geliyor açıkcası.

Neyse şu an yine belli dönemler dışında erken kalkma zorunluluğum yok çoğunlukla. Kalksam da sabahları kös kös duruyorum ne yapacağımı bilemeden. Sabahın köründe pc açıp iş başına geçmem çok zor verimli şekilde. Hadi hazırlanıp gideyim ofise erkenden bitireyim işleri diyorum ama tatsız tutsuz sası sası geliyor o vakit ve yoğun bir anksiyete basıyor. Bir de sanki sabahları kafam çalışmıyor gibi geliyor. Bu durumu daha gençken sürdürmek kolaydı ama şu an o kadar kolay değil. Tabi bir de normal insanların çalışma düzeni 09.00-17.00 olduğu için hayata adapte olmak, insan içine karışmak, partnerle saatleri denkleştirmek zorlaşıyor.

Ey 09.00-17.00 çalışıp kafanızı yormanız gereken işler yapanlar (biraz da özdisiplin gerektiren işler yapanlar özellikle), siz sabah normal çalışabiliyor musunuz? Hani kağıt kürek vs işler yine yapılıyor sabahları da analiz sentez, yaratıcılık, çözüm gerektiren şeyler sanki patlıyor gibi.. çözüm de istemiyorum aslında ama sadece merak ettim benzer şeyler hissedenler var mı diye.
0
playing star again
(19.10.23)
11'e kadar beynim çalışmıyor benim, hele ki az uyuduysam ve hava kötüyse iş konusunda kimseyi yanıma yaklaştırmıyorum.
Öğle yemeğini yiyip sigara kahve yapıp öyle girişirim kafa yormalı işlere.

Bu arada bence saatle değil uyandıktan sonra geçen süreyle ilgisi var. 5te kalksan 9'da verimli çalışırsın bence.
0
Bruce
(20.10.23)
hocam tam olarak ben de böyleyim, sabah güneşinin açısını duvara yansıyan rengini bile sevmiyorum, sarısı bile çiğ geliyor bana yani bu kadar sevmeyen yoktur :)

uykumu alsam da kafam henüz açılmış olmuyor güne başlayamıyorum

bazıları da sabahı daha çok seviyor enerjik oluyor zihinleri açılmış oluyor onları da anlıyorum
0
freebird5406_2
(20.10.23)
Tam tersini dusunuyorum.
Kafa patlatma gerektiren isleri sabah erken yapiyorum. Sabah 8 den oglene kadar beynimi patlatacak isteri yapiyorum. Cok da verim aliyorum.
Oglersn sonra kagit kurekler ve 5 gibi bitiris.
Sonrasi sosyallesme, oyun, yemek vs.

Ama ben universitede de boyleydim. Yani iki tip insan var bu konuda ertesi gune yetistirmesi konu varsa gece uyumayip calisanlar ve gece uyuyup erken kalkip calisanlar.

Ben 2. Gruba giriyordum. Suanda da ben ogleden sonra kafa batlatacak bie isi cok zor yapiyorum. Hele de 7 den 8 den sonra asla yapamam.

Ama bu hayat duzeninde uzun suredir bulunmanin verdigi sartlanmislikta var biraz. Yani belki bu sartlanmisligi asabilsek ben aksam daha verimli olurum sen sabah daha verimli olursun. Ama arrik tercihler oturdu.
0
zimbirik
(20.10.23)
Ben de tam tersi durumdayım. Tatillerde bile 5:45-6:00 civarı uyanırım. Şu sıralar günler kısaldı diye 6:30'u buluyor, o saatten sonra yatak batıyor bana.

Uyandığımda da hiçbir problem yaşamam, uyanmam için nadiren alarm gerekir. En verimli olduğum zamansa öğle yemeğine kadarki zaman. Yemekten sonra gün geçmez.
0
akhenaten
(20.10.23)
Çok klişe iki sınıf var işte baykuşlar ve tavuklar diye. Bu sınıflandırmanın bilimselliği ne kadar var tartışılır ama olayı basitleştirmek için etkili bir yöntem. Siz baykuşsunuz, ben de öyleyim. Lisede, üniversitedeyken yaz tatillerinde sabah 6 gibi uyuyup öğlen 2 gibi uyanırdım ve hayatımda en keyif aldığım dönemdi. Sabah gün doğarken uyumanın keyfine bayılıyordum.

Üniversite bitip tus çalıştığım dönem pandemiye denk geldi ve zorunluya gitmediğim için evdeydim. Gece 10'da çalışmaya başlayıp sabah 6'ya kadar ufak molalarla çalışıyordum ve en etkili çalışabildiğim dönem oydu günlük 6-7 saat ortalamalarla. Normal şartlarda 4 saati geçemiyordum pek (tus'a günde 10 saat ortalamayla çalışan insanlar oluyor yani çok abartı değil benimki :D )

Şimdi çalışırken de sabah kalkmaktan NEFRET ediyorum. Çalıştığım bölüm gereği öyle çok erken kalkmama gerek yok. 8'de kalkıp 9 gibi işte olsam yeter. O 8'de kalkmak bile bana zulüm geliyor. 5 tane alarmla anca uyanabiliyorum, uyansam da yataktan çıkmaya üşeniyorum tekrar uyuyakalıyorum falan dsjds zaten öğle arasına kadar da ayılamıyorum düzgün. Ama geceleri de en verimli olduğum zamanlar oluyor.

Burada sabah erken işini halledip verimli çalışan arkadaşlar da yorum yapmış. Onlar da tavuk grubunda işte (hakaret olarak tavuk demiyorum ki çok özeniyorum da kendilerine, günümüz dünyası daha çok onlara uygun şekilde dizayn edilmiş durumda). Sabah erken kalkıp güne başlamaktan keyif alan, gece 11'den sonra önemli bi şey olmaz diyip kafasını vurup yatan insanlar var ve bu hayattan maksimum verim alabiliyorlar gibi geliyor bana :D

Şu an yaptığım işte bu dönemde spesifik olarak beynimi kullanmam gereken pek işim yok ama olduğu dönemler sabahları bir şekilde kendimi zorlayarak yapabiliyorum ama yine de çok keyifli olmuyor tabii ki :D
0
nundu
(20.10.23)
Herkese teşekkürler.

@nundu ben de büyük oranda böyleyim. Sabah iş varsa uyanırım, hatta önemli bir iş varsa kaygıdan kendiliğimden uyanırım ama sabahları salgılanan kortizol seviyesinden mi bilmiyorum ama aşırı mutsuz kaygılı uyanıyorum. Ve direkt kafam dağılsın diye bişiler dinlemeye (bu ara fatih altaylı mesela xd) başlıyorum hazırlanırken.


Mesela bugün 09.30 gibi uyandım ama hala yataktayım. İşler de var aslında ama kalksam kafamı toplayamayacağımı biliyorum az çok, tabi motivasyonsuzluk da var biraz inkar etmeyeyim.

Yine öğleden sonraya ve akşama kaldı bizim işler...


Bu arada bu tavuk ve baykuş olayının biyolojik temeli vardı diye hatırlıyorum. Sirkadyen ritmi farklı oluyordu sanırım baykuş diye tabir edilen bizim gibilerin.
0
🌸playing star again
(20.10.23)
Sabahları seven var mı?
Var gerçi biliyorum birkaç tanesini ama çoğunluk sabah erken kalkmaktan şikayetçi.
0
SiyamkedisiZorro
(20.10.23)
Başlıpa cevap Acun Ilıcalı var benim bildiğim en son bu minvalde açıklamalarına denk geldim.
0
AlsterWasser
(20.10.23)
Ben sizin gibiydim, tüm öğrencilik hayatım geceleri ders çalışarak, geceleri proje hazırlayarak, geceleri yazı yazarak geçti. Neredeyse on yıldır çalıştığım sektörde de (bir yıl dışında) sürekli uzaktan çalıştığım için, toplantı koordinasyon vs derdim de olmadığı için sabah kalk, kahve iç, bi şeyler izle, oyalan, sonra bir ara otur işe başla... şeklinde çalışıyordum.

Son birkaç aydır çoğu sabah en geç 6'da (en erken 4.30'da) uyanıyorum, baktım ki uykumu almışım ve kafam da çalışıyor gibi, kalkıyorum. O saatte kalkınca da "e çalışayım bari" diye bilgisayarı açıp işin başına oturuyorum. İşim rutin değil, her an kafamın çalışması gerekiyor ve sabahın karanlığı da bana gece herkes yattıktan sonra karanlıkta çalışmakla aynı hissi veriyor. Bazen sabah 10'da o gün yapmam gereken bütün iş bitmiş oluyor, eşim mesaisini bitirene kadar ayaklarımı uzatıp dizi izliyorum. 39 yaşımdan bildiriyorum: sabah erken kalkıp çalışabilmek aslında şahane bir şeymiş.
0
kobuzchu kiz
(20.10.23)
sabah erken kalkmaktan nefret ediyorum. sırf bu yüzden, iş hayatımı buna göre kurgulamak için senelerce farklı girişimlerde bulundum. tam rayına girdi, artık erken kalkmamı gerektiren bir durum yok diyordum ki, bir bebeğimiz oldu. sanırım yine aynı kısır döngüye geri döneceğim gibi duruyor :/
0
silent enigma
(21.10.23)
Bol kahve ve bol şekerli birşey yersem sıkıntı olmuyor. Sabah kahvaltısıyla sorunum var. Yumurta, peynir sevmiyorum.
0
roe
(22.10.23)
sabahları apar topar kalkıp işe veya okula giden birinin sabahtan nefret etmesi çok doğaldır. ama sabah keyifli bir yere gitmek, veya evde rahat rahat kahvaltı edip bir şeyler içmek bambaşka. bence geceleri de eğer yalnızsanız ve yapacak bir şeyiniz yoksa daha kötü, sabahın koşuşturması vs. derken çabuk geçiyor ama geceleri depresif mod, yalnızlık daha kötü etkiliyor.
0
babemsi
(23.10.23)
(4)

garanti bes getiri hesabı

kondansator
selamlar, garanti bese aylık 1000tl atıyorum. toplam 3000 olduğu zaman devlet getirisi hariç 400-500 tl gibi bir getiri görüyordum. şu an toplam 5000tl yatırmışım. devlet katkısı tutarı 600tl. devlet katkısı hariç birikim de 5140,77tl. hemen hemen ayda bir fonları değiştiriyorum. fonları da hiçbir z
selamlar, garanti bese aylık 1000tl atıyorum. toplam 3000 olduğu zaman devlet getirisi hariç 400-500 tl gibi bir getiri görüyordum. şu an toplam 5000tl yatırmışım. devlet katkısı tutarı 600tl. devlet katkısı hariç birikim de 5140,77tl. hemen hemen ayda bir fonları değiştiriyorum. fonları da hiçbir zaman aylık oranda - görmedim. tutarın düşmesini neye bağlamalıyım
0
kondansator
(19.10.23)
Kendiniz tarih girerek günlük ve haftalık da bakabiliyorsunuz.

Fon değişikliği yapıldığında sizin 2 gün önce geçtiğiniz fon aylık %30 getiri sağlamış görünüyor olabilir ancak siz geçtiğinizden beri 2 gündür düşüyordur örneğin. Siz bir ay boyunca o fonda değilseniz aylık görünüm sizin için hatalı olur.

Özellikle hisse senedi fonları varsa aylıkta pozitif ancak kısa vadede negatif olabilir.
0
akhenaten
(19.10.23)
devlet katkısı kümüle tutardan değil aylık yatırılan üzerinden hesaplanıp hesabınıza yatırılıyor, fonlar negatife düşebiliyor dolayısı ile beste kayıpta mevcut devlet katkınız ayrı fonda değerleniyorsa kontrol edin hangi fonda.
0
eja
(19.10.23)
her ay değiştirmeyin+1
yılda 1 bilemedin 2 kez değiştiriyorum.

www.tefas.gov.tr adresinden emeklilik fonlarına da bakıp kıyaslama yapabilirsiniz.

kendi yatırımımı beşe böldüm sadece %20'si garanti fonunda gerisi başka kurum fonlarda.

garanti BES'te tek derdim; devlet katkısı kısmını yönetmeyi beceremiyorum.
tercihim yatırımım+devlet katkısı şeklinde olmasına rağmen, dağılımda devlet katkısı hep "standart" görünüyor. ilk önce ayrı ayrı yönetmeyi de denedim ama ne yaptıysam değiştiremedim, o yüzden devlet katkısının getirisi hep düşük kaldı. kendi yatırımımda fon değişikliği oluyor, devlet katkısı "standart katkı efy" midir, nedir, hep o.
0
late viper
(19.10.23)
@late viper

"Yatırım + Devlet katkısı" değil de "Birikim + Katkı Payı" için istiyor olsanız gerek. Oradaki katkı payı devlet katkısı değil, sizin aylık ödediğiniz katkı payı. Birikimse ödediğiniz katkı payının değerlenmesiyle oluşan birikiminiz.

Devlet Katkısı için yasal olarak fon seçeneği sınırlı, sadece faizli ya da faizsiz seçenekleri var.
0
akhenaten
(20.10.23)
(3)

halka arzcılara bir soru

stationary traveller
selamlar, halka arz edilen hisseleri alıp, 7-10 gün sonra kar zirveye ulaştığında satıyorlar gördüğüm kadarıyla. karları 100-200 tl civarı oluyor. bu biraz saçma değil mi? kaçırdığım nokta nedir? evet ayda 4-5 halka arzdan böyle kar etsen yorulmadan havadan 500 tl kazanıyorsun ama bilemiyorum. bu ko
selamlar, halka arz edilen hisseleri alıp, 7-10 gün sonra kar zirveye ulaştığında satıyorlar gördüğüm kadarıyla. karları 100-200 tl civarı oluyor. bu biraz saçma değil mi? kaçırdığım nokta nedir? evet ayda 4-5 halka arzdan böyle kar etsen yorulmadan havadan 500 tl kazanıyorsun ama bilemiyorum. bu konuda düşüncelerinizi merak ediyorum. teşekkürler
0
stationary traveller
(17.10.23)
Saçma tabi. Zaten halka arzların son 3 aydır bir esprisi kalmadı geliri yüzünden. 4-5 sene önce de halka arzlara giren biri olarak o zamanlar bu kadar hisseler tavan gitmese bile bir kaç günde iyi paralar bırakabiliyordu ki o zamanlar evin bir aylık tüm faturaları çıkıyordu. Şimdi ise portföyde kalabalık yaratmasın diye çoğuna bile girmiyorum.
0
dream
(18.10.23)
Halka arz edilen kağıdın, tavan tavan gideceğine dair bir kaide yok. Yükselebilir de, düşebilir de.

Aylar önce 'Halka arz edilen kağıt tavan tavan gider.' şeklinde bir algı oluştu. Bu algı sonucu duyan geldi. Gelenler arttıkça tavanlar oluştu. Tavanlar oluştukça yeni duyanlar geldi Bu böyle sürüp gidiyor.
Borsa İstanbul, halka arzlarda eşit dağılım yapılacak kuralı koydu. Arzedilecek kağıt, talep eden sayısına eşit olarak dağıtılıyor. Pastadan fazla pay kapmak isteyenler, anasını, babasını, kaynanasını borsacı yapıp onlar üzerinden de halka arz talebi oluşturur oldular. Böylece sayı durmadan artıyor. Talep eden sayısı arttıkça da, pastanın dilimi ufalmaya başladı.

Bakalım bu çılgınlık nereye kadar devam edecek.
0
Mirket
(18.10.23)
Anlaması çok zor değil aslında, "halka arzcılar" dediğiniz grup büyük oranda "borsa yatırımcısı" değil zaten.

Halka arzların büyük kısmının 4-5 tavan gittiği bir süreç var ortada. İnsanlar da bunun farkında oldu konuşula konuşula.

Şimdi normalde riskli yatırım yapmayan insanlar, öğrenciler hatta bu popülaritenin bir sebebi olarak hiç yatırımla ilgili bir şey düşünmeyen insanlar dahi 100-200 lira koyuyorsun, 200-400 lira alıyorsun. Bedava para, niye yapmayasın ki? Diyerek halka arzlara katılıyor.

Haliyle sizin yatırımcılık söylemleriyle kurduğunuz mantığın işlediği bir ortam yok zaten şu an. Çünkü yatırım amacı yok ortada.

Haftada 3 şirket halka arz olmaya devam ettikçe bu furya da devam eder. Özellikle öğrenciler için halka arzlar para koyunca para veren otomat gibi bir şey şu an çünkü.
0
akhenaten
(18.10.23)
(6)

LinkedIn'de yabancıların eklemesi

nic cage
Yeni hesap actim sayilir, baglantim az. Tanımadığım, ortak bi noktamın olmadığı insanlar ekliyor. Reddediyorum ama ne alaka anlamadim. Linkedln boyle bi yer mi yani ortak bi sey yokken de baglanti olsun diye eklenir mi boyle? Siz tanimasaniz da kabul ediyor musunuz kariyeri/konumu iyi insanlari vs?
Yeni hesap actim sayilir, baglantim az. Tanımadığım, ortak bi noktamın olmadığı insanlar ekliyor. Reddediyorum ama ne alaka anlamadim. Linkedln boyle bi yer mi yani ortak bi sey yokken de baglanti olsun diye eklenir mi boyle? Siz tanimasaniz da kabul ediyor musunuz kariyeri/konumu iyi insanlari vs?
0
nic cage
(16.10.23)
Linkedn bir networking aracı. Birbirini tanımayan kişilerle dolu. Ben alanımla ilgili olanları kabul ediyorum, genelde de öyle olur.
0
crimson man
(17.10.23)
Ben herkesi ediyorum hocam, sonrasında abuk subuk paylaşım yapan çıkarsa o zaman bağlantıyı siliyorum
0
overthinker
(17.10.23)
tanimadigimi eklemem, en az 150-200 red vermisimdir.
0
cooperr
(17.10.23)
Linkedin'in amacı bu zaten bir yerde.

Instagram gibi sosyal ağlar aksi belirtilmedikçe kişisel alandır, insanların çevresi, tanıdıkları ve tanımak istedikleriyle etkileşimde olması gerekir. Paylaşımlar kişisel ve özeldir.

Linkedin iş bulmak, iş çevresinde görünür olmak, yeni iş bağlantıları edinmek için olan bir ağ ve kendi iş sahanız içinde gördüğünüz her yerden insanla resmi, kişisel olmayan bir iletişim kurarsınız. Çok fazla özel alan değildir, başkaları tarafından fark edilip iş teklifleri almak, tekliflerinizi iletmek vs. için kullanırsınız. Paylaşımlar resmi ve duyulması istenen şeylerdir.
0
akhenaten
(17.10.23)
Yabancı/Türk diye ayırayım.

Yabancılar iş pozisyonları için ulaşıyor veya cv havuzu oluşturuyorlar. Ulaştılarsa bazı fırsatları beraberinde getirebilir. Ben onları eklerim, bazen de ben onları buluyorum ve ekliyorum :) Özellikle İK şirketlerinden danışmanları.

Hintli satışçılar bazen ekliyor onları direk reddediyorum. Sağlayabileceğim bir fayda yok.

Türkler için de direk ekler geçerim reddetmenin gereği yok. Genelde İK şirketleri ekliyor, bana uygun pozisyonları oldukça iletişime geçiyorlar faydalı oluyor. Ayda 2-3 firma genellikle ulaşıyor ve görüşmek istiyorlar. Mevcutta çalıştığım pozisyon için Linkedin aracılığıyla bana ulaştılar, iyi ki de ulaşmışlar.
0
Lethe
(17.10.23)
daha önce ekledim ve bu sayede ingiltere'den birkaç freelance iş aldım.
0
anten
(17.10.23)
(17)

İşine önem göstermek enayilik midir?

skr1292
Kiminle konuşsam aldığın para kadar çalış, çok çalışıyormuş gibi görün ama keyfine bak, ufacık bir şey yapsan bile bağıra bağıra anlat vs vs diyorlar.bana saçma geliyor bu. ben ise her zaman elinden geleni yap abi aldığın para düşük olsa bile sen çalış sonra hakkını ara, işten ayrılacaksan da arkand
Kiminle konuşsam aldığın para kadar çalış, çok çalışıyormuş gibi görün ama keyfine bak, ufacık bir şey yapsan bile bağıra bağıra anlat vs vs diyorlar.

bana saçma geliyor bu. ben ise her zaman elinden geleni yap abi aldığın para düşük olsa bile sen çalış sonra hakkını ara, işten ayrılacaksan da arkandan çalışmadı demesinler kafasında olan biriyim.

hangisi doğru sizce.
0
skr1292
(15.10.23)
Çalışmak yıpratıyor insanı.
0
roe
(15.10.23)
sana verilen para=deger. az sevilip hayvan gibi fedakarlik yapmak gibi bi sey enayilik mi sana kalmis cunku callsarak fazla tatmin oluyo olabilirsin. benim icin kesinlikle enayilik. hakkindan az para almanin anlami=birilerinin havadan cebini doldurmak yani baskasi zengo olsun diye daha iyi calisiyosun sonra da yorulacaksin
0
mess
(15.10.23)
Senin düşüncen doğru.
Atatürk'ten geliyor;
Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır.
Emeğinin karşılığını alamadığını düşünüyorsan ya zam istersin ya da ayrılırsın işinden.
Görevi iyi yapmak başka olay, bunun maddi değeri bambaşka bir olay. Herkes bu ikisini aynı gördüğü için tembel, hasut, geri kalmış bir toplum olduk.
0
etna
(15.10.23)
Uluslararası şirketlerde çalışmayı hedef edinin. Özellikle Amerikan, Alman, Japon.

Bu ozelliklerinizle hem rahat eder, hem de başarılı olur ve para kazanırsınız.
0
alfired
(15.10.23)
Enayilik falan değil. Haklısın burada.
Az çok bir işyerinde gerçekten kişinin yaşadığı bazı haksızlıklar sebebiyle işine karşı gereken önemi vermemesini, motivasyonsuzluğunu anlarım. Bu ayrı konu.
Diğer yandan normal koşullarda gevşeklik, tembellik ve kişinin kendi rahatlığına verdiği önemden dolayı iş yapmamazlığı ise artık bir tür hobi ve cidden bulaşıcı bir nitelik taşıyor.

Buna benzer şeyler yaşadım. Çoğu insanımız ucuz yollu, az emek vererek, az iş yaparak çok kazanma derdinde.
Verilen para kadar çalış.. demeden az evvel işssizken, ne iş olsa yapıyorduk oysa.

Ürün aldığımızda "f/p" değerine dikkat ederiz. Çalışma hayatında ise kazanma ölçütümüz:

az iş / prim+ikramiye+fazla mesai+iş yerinden zimmete geçirilenler+ bizden biraz fazla kazanan arkadaşı aylarca kıskanmak+kredi kartları borcumu banka silse de rahatlasam arzusu+iş arkadaşından alınan borcu bilerek unutmak+ işe geç gelmek+ işten erken gitmek+ hastane gibi acil işlerimiz bitse bile keyfi olarak dışarıda fazladan bir kaç saat daha geçirip iş yerine öyle gitmek+ silsilenin üstü ile yakınlığı tamamen iş adına değil de kişisel menfaat için kullanmak, şirin görünerek onlardan takdir beklemek

abartı gelecek ama gerçek bunlar.

evinde yatağından kalkmadan, sadece dışarıdaki hayatında bir kadro işgal ettiği için aylık maaşını atm'de hazır bekleyenlerin olduğunu düşünmemek elde değil.
0
diyecevaplandı
(15.10.23)
İşini düzgün yapmak insanın kendine saygısıdır bence.
Paran azdır çoktur onlar başka konu. Ya iş değiştir ya zam iste. Ama param az diye düzgün iş yapmamak ahlaksızlık.
0
Gradient_tabanlı_mor
(15.10.23)
Düzgün yapmak kendine saygıdır.

Parası azdır çoktur kalitelidir değildir o ayrı mevzu.

Genel yargı ise çalışmanın yıpratmasından kaynaklı.
0
baldan kaymak
(15.10.23)
işine önem göstermek en az tabirle iyi ahlak göstergesidir, hakkınızı alamadığınızı düşünüyorsanız gidin kendinizi anlatıp konuşun, hakkınızı isteyin.

Eğer alamıyorsanız, arkadaşların dediği gibi çalışana değer veren firmalarda ki çalışanlarına şirket hissesi veren firmalar bile var, bu firmalara girmeyi deneyin, oda olmadıysa imkanınız var ise yurtdışında olabilir.

ülkemizde maalesef bir çok şey kokuşmuş durumda, iş yerinde yalakalar, ispiyoncular, yalayıcılar daha çok maaş alıyor.


Ayrıca bir seçenek olarak işini iyi yapan insanların kendi işlerini kurduklarında başarılı olma ihtimalleri de yüksektir, ancak tabiki tek başına yeterli değil.
0
Rao
(15.10.23)
enayilik değildir.
enayilik olarka gören tüm arkadaşlarım şuan benimle aynı yaşta ve sürünüyorlar. ben belki geçmişimde daha fazla çalıştım ama şuan çok daha rahat bir pozisyondayım ve geleceğim daha parlak.
0
tchuck
(15.10.23)
Onların söylemek istediği "kendini kullandırtma, herkesin işini yüklenmene sebep olacak şekilde öne çıkma, ortalığın düzenini olumlu yönde bile olsa bozma çünkü zaten hepimiz kullanılıyoruz (enflasyon sürekli maaşlarımızı yiyor) bir de sen kendini gereksiz yorma, bizi de töhmet altında bırakma".

Seni de kendilerini de korumaya çalışıyorlar, bunu bizzat kardeşim yaşadı oradan biliyorum. Bir departmanın 1 haftada yapacağı işi kardeşim yarım günde bitiriyordu, ona çok fazla yük yüklediler, yaptıkça da kötü davranıp sürdüler. Gerek yok evet.

Yoksa işine saygı göstermek iyi çalışmak en doğru şey. Dengeleri bozmadan yapmak lazım. Bazen her insan senin yeteneğinde de olmayabiliyor, çoğunluk orta seviyede olabiliyor sen sırıtabiliyorsun... denge gözetmek en doğrusu.
0
muhayyer divan
(15.10.23)
Benim anlamadığım bazı şeyler var.

İş yerinde yaptığınız bir şeyi anlatmak ve aldığınız para kadar çalışmak ne açıdan işe özen göstermemekle ilgili ki?

İşe özen göstermek işi vaktinde ve doğru şekilde bitirmekle görünür olan bir durum. Bu saydıklarınız işi belirlenen sürede ve doğru olarak bitirmenin önünde engel değil.

"Çok çalışıyormuş gibi görün ama keyfine bak" kısmı da yanlış ifade edilmiş bence.

İşten kaytarmak ayrı bir konu ve uygunsuz. Ancak mesele hızsa işinizi hasta, sağlıklı, mutlu, üzgün her çeşit ruh halinde sürdürebileceğiniz bir tempoda yapmazsanız enerjik bir dönemde yaşadığınız parlamanın sonuçlarını, enerjik olmadığınız bir dönemde çekersiniz.

Sizin sağlığınızı kimse düşünmez @skr1292 yarın ölseniz iş yerinde yaratacağı şaşkınlıktan sonra kimsenin umrunda olmazsınız. Hal böyleyken hayatta daha önemli şeyler var.
0
akhenaten
(15.10.23)
yeteneğinin ve çalışmanın karşılığını verecek iş yeri bulabilmekle ilgili bu
mevcut işte yeni bir şeyler öğrenmiyorsan, yaptığın az iş de yeterliyse zaten çatışma yok
ama ilerleme de olmaz
0
bir soru sorcam
(15.10.23)
Türkiye'de çalışırken böyle yorumlar duydum ama şimdi düşününce ne kadar saçma olduğunu görüyorum.

Aslinda olay doğru yerde çalışmak. Doğru yerde calisinca olay win-win oluyor. Misal şu an çalıştığım yerde durum aynen böyle haliyle isimin en iyisini yapmaya çalışıyorum ama ben buraya isimin en iyisini yaparak geldim, paramin karsiligini yaparak değil.

Örnek verirsem ilk satin alma yapiyordum ve Fransa'da memur işi gibi; sabah 9 aksam 5 bitti, iki saat öğle arası. Ama ben fazlasını yaptim, daha fazlasini öğrenmek istedim. Şirket bunu gördü ve sonrası iyi bir kariyer gelişimi.
Ama cevremdekileri dinlesem heralde hala satin almaci ya da iste key user takilip dururdum.

Bu arada iki adet yüz bin+ kisinin olduğu sirkette calistim. Ikisinde de isinizi ne kadar iyi yaptiginiz kadar bunun ne kadar görüldüğü de önemli dendi. Bu sebepten benim müdürlerim yaptığım işleri üst yönetime sunarken benim yaptığımı söylerlerdi, ben de böyle bir eğitim aldığım için bir calisanim bir şey yaparsa kesinlikle onun yaptığını söylerim hatta ben bile yapmış olsam işi beraber yaptık derim misal.

Kısacası sizin yapmaniz gereken karakterinizi dandik is yerleri için degistirmemek. Siz işini düzgün yapan biriyseniz işini düzgün yapana doğru parayi veren yerde calismalisiniz. Dediğiniz doğru ama buradaki tek sıkıntı karsiligini vermeyince ayrilmamak. Bunu yapan çok insan olduğu için boyle konusuluyor ama karşılığını alamadığı zaman başka yere geçse çoğu kişi böyle sıkıntı olmaz
0
logisticsmanager
(15.10.23)
Verdiğin ekstra emeğin karşılığını alıyorsan tabii ki enayilik değil.

Herhangi bir kariyer hırsı olmayan, severek yaptığı mesleğine devam eden biriyken içinde bulunduğum kurumun çalışana değer veren yapısı sayesinde çok çalıştım çünkü karşılığını alacağımı biliyordum. Ondan önceki şirketim ise öyle değildi ayrıldım.
Kadirşinas şirketteki başarım karşılık buldu, sonraki iş seçimlerimi de benzer yaptım ve 32 yaşında direktör oldum.
Doğru organizasyona doğru yatırım yaparsan emeğinin karşılığını alıyorsun, buna inandığın yerde çok çalışmanın bir zararı yok.

İşsizlik çok, rekabet çok ve herkesin arasından sıyrılmak için işini en iyi biçimde yapman lazım. Evet bunu göstermen de lazım ama bu yalakalık yapmak anlamına gelmiyor.
En çıkmaz durumda başka şirketlerle görüşüp pazardaki ağırlığını ölçerek bundan daha fazlasını yapabilir miyim, benim değerimi anlayacaklar mı diye bakıp düzenli iş görüşmeleri yaparak bi sonraki seviyeye atlayabilirsin.
0
Bruce
(15.10.23)
benim gördüğüm herkes kaç paralıksa onun karşılığını alıyor. o sızlanıp duranların çapı aslında o kadar. eğer yerini beğenmiyorsan ve ağaç değilsen yerini değiştirirsin. eğer yerini değiştirmiyorsan veya bunun için gerekli çabayı sarf etmiyorsan aslında orada olmak senin de işine geliyor bi şekilde. benim gördüklerim sızlanıp duruyorlar ama durumlarını iyileştirmek için bulundukları şirket içinde hiç bir reaksiyon göstermiyorlar, şirket dışı fırsatlar için de kollarını kıpırdatmıyorlar. böylelerine söylenecek tek şey var. sürünün ....
0
krmzbvl
(15.10.23)
hangisinin dogru oldugu sana ve senin hayatta ne gerceklestirmek istedigine bagli.

memur zihniyetli adam cok calisiyormus gibi gorun keyfine bak, ne kadar az calisirsan senin icin kardir der.

yirtici piyasa adami ise bu tazr hesaplara girmez, isin sonunda yapacagi paraya bakar. bazi aylar cok calisirsin bazi tohumlar dikersin, hemen meyvasini yiyemezsin ama ilerde donusu buyuk olur.
0
cooperr
(15.10.23)
Artık bazı mesleklerde çok çalışmak bir zorunluluk. Eğer senin gibi çok eleman varsa, yaptığın işi yapabilecek çok adam varsa o zaman çok çalışmak zorundasın.

Başarılı bir cerrah günde 1 ameliyat yapar. Onda da bir sürü naz yapar. Hastayı azarlar, çevreyi azarlar. Kimse ona ses edemez. Böyle bir konumda değilsen sıradan bir beyaz yaka için çalışma koşullarını eleştirme hakkı yok gibi.
0
roe
(15.10.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.