Giriş
(4)

tv'de youtube önerilerini kapatma

yetkili birine benzeyen abi
tv'de youtube'u kullanırken oturum açmadan giriyordum ve arama geçmişimi ve izlediğim kanalların yeni videolarını bana gösteriyordu.şimdi kendi hesabımla girdim ve youtube premium'a geçtim ama arama kutusunda saçma dizi önerileri, müge anlı vs. çıkıyor. muhtemelen tr'de en çok izlenilenleri öneriyor
tv'de youtube'u kullanırken oturum açmadan giriyordum ve arama geçmişimi ve izlediğim kanalların yeni videolarını bana gösteriyordu.

şimdi kendi hesabımla girdim ve youtube premium'a geçtim ama arama kutusunda saçma dizi önerileri, müge anlı vs. çıkıyor. muhtemelen tr'de en çok izlenilenleri öneriyor ve benim arama geçmişim yok. önerileri kapatmaya nasıl yaparım?

bunu internette arattım ama arama geçmişi silmeyi anlatan içerikler çıkıyor. ben arama geçmişim bilakis kalsın istiyorum sadece arama kutusunda ve videolarda benimle alakasız içerikler önerilmesin istiyorum.
0
yetkili birine benzeyen abi
(25.10.23)
Youtube arama geçmişmi açıp kapama işini google hesabınızdan yapıyorsunuz.

Google hesap ayarlarına girdikten sonra veriler ve gizlilik -> yaptıklarınız ve gittiğiniz yerler -> youtube geçmişi

Yukardaki adımları mobile göre söyledim, siz de mobilden bakın.

Yerel öneriler benim de sinirimi bozuyor. Bu yüzden youtube music'i bıraktım. Ayrıca youtube'un shorts'u gözümün içine sokmasındam da gına geldi. Bu dev markaların hepsinin sonu böyle başlıyor, hayırlısı bakalım.
0
akhenaten
(25.10.23)
konumu ABD yaptım düzelmedi.

mobilde ayarlarda böyle bişey yok.
gizlilik ve güvenlik diye bir şey var onda da YouTube geçmişi yok.
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(25.10.23)
adamın yazdığını kimse okumamış şaka gibi alkdjasdjakdja.

youtube arama geçmişini kapatmak istemiyor adam.

kardeşim kapatamazsın. izleyeceksin bir algoritma oluşacak sonra düzelir.
0
MustafaCan
(25.10.23)
Benim tecrübe ettiğime göre Youtube geçmişini kapatmak, diğer bütün cihazlarda işe yararken, Televizyondaki önerileri kapatmak için bir işe yaramıyor, neden böyle anlamadım. Televizyon her şekilde lokasyonunuza göre saçma sapan önerilerde bulunuyor.
0
yeninesiltupcu
(25.10.23)
(5)

black friday dönemi

kondansator
malum eticaret siteleri için kampanya dönemleri geliyor. bu dönemde sizi cezbedecek kampanya türleri neler olur, neler görmek istersiniz bir tüketici olarak? kargo bedava kampanyaları mı, 3 al 2 öde mi? neler dikkatinizi çeker, sizi satışa götürür
malum eticaret siteleri için kampanya dönemleri geliyor. bu dönemde sizi cezbedecek kampanya türleri neler olur, neler görmek istersiniz bir tüketici olarak? kargo bedava kampanyaları mı, 3 al 2 öde mi? neler dikkatinizi çeker, sizi satışa götürür
0
kondansator
(24.10.23)
biz 4-5 senedir 100 liralık ürünü 500 liraya alıyoruz zaten artık yüzde 200-300 indirimden başkası bir indirim gibi gelmiyor artık.
0
ayseee
(24.10.23)
Aklımda bir ürün var. Alıp almama konusunda kararsızım. Güzel bir indirim yakalarsam sanki alacak gibiyim.

Dün baktım 1195 liraydı. Senin duyurunu görünce 'Dur bi daha bakayım dedim.
1254 olmuş.

Tavsiye ederim. Aklında bir ürün varsa Kara Cuma falan bekleme.

www.akakce.com
0
Mirket
(24.10.23)
kargo zaten bir çok üründe ücretsiz oluyor o veya bu şekilde. ben 3 al 2 öde gibi kampanyalarda sırf kampanyadan yararlanmak için ihtiyacım olmayan ürün almam mesela. dümdüz yüzdelik indirimler dikkatimi çeker sadece.
0
brakgn
(24.10.23)
Zaten almam gereken teknolojik şeyler varsa "gerçek" indirim bekliyorum ve bulursam alıyorum.

Sürekli kullanılan temizlik malzemesi mutfak malzemesi vs. bir şey ise 3 al 2 öde tarzı şeyler etkili olabilir ama yine mesela 10 liralık şey gerçekten markette 8-10 lira olmalı, ve 3 tane alıp 20 lira ödemeliyim.
0
nhk ni youkosu
(24.10.23)
İndirimsiz satılan bir ürün yok ki piyasada zaten. Siz görüyor musunuz? Ben görmüyorum :D

Gerçek bir indirim görürsem değerlendiririm.
0
akhenaten
(24.10.23)
(2)

samsung'un yeni amiral gemisi hangisi

izole
bilenler bilir galaxy s3 bir zamanlar amiral gemisi gemisi olarak adlandırılırdı çok tutulduğu için. halen ben de kullanıyorum yıllardır taş gibi telefondur. ama androig sürümü eski olduğu için artık güncelleme almıyor ihtiyacım olan birçok uygulamayı yükleyemiyorum. dolayısıyla yeni bir telefon alm
bilenler bilir galaxy s3 bir zamanlar amiral gemisi gemisi olarak adlandırılırdı çok tutulduğu için. halen ben de kullanıyorum yıllardır taş gibi telefondur. ama androig sürümü eski olduğu için artık güncelleme almıyor ihtiyacım olan birçok uygulamayı yükleyemiyorum. dolayısıyla yeni bir telefon almam lazım. refurbished olarak satılan cihazlardan almayı düşünüyorum. telefon gurularının tavsiyesine ihtiyacım var.
0
izole
(22.10.23)
Amiral gemisi tanımı çok tutulan modeller için kullanılmıyor ki. Bir makanın ana akım en üst segment telefon modelleri böyle adlandırılıyor.

Samsung'un en yeni amiral gemisi modeli s23.
0
akhenaten
(22.10.23)
S ultra serisi amiraldir. S23 sonuncusu. S23 ultra üstü yok şu anda.
0
baldan kaymak
(22.10.23)
(3)

Üniversitede öğretim görevlilerine "bay", "hanım" diye hitap edilemiyor mu?

summerof69
illa "hocam" mı denilmeli? "ahmet hocam" yerine "ahmet bey" desek olmuyor mu? saygısızlık mı oluyor?
illa "hocam" mı denilmeli? "ahmet hocam" yerine "ahmet bey" desek olmuyor mu? saygısızlık mı oluyor?
0
summerof69
(21.10.23)
Saygısızlık olur, bunu saygısızlık olarak görmeyecek nevi şahsına münhasır birkaç hoca varsa bile sorunuz genel olduğu için dümdüz böyle bir şey olamaz deyip geçebiliriz sanırım.

Tabi öğrencisi olduğunuzu varsayarsak böyle. Yoksa hocam demenize lüzum yok tabi, ancak yine de hocam demek tercih sebebi ve ortamda sessiz, tuhaf bir gerginlik yaratmadan işin içinden sıyrılmanın en kolay yolu.
0
akhenaten
(21.10.23)
en temizi hocam diyip geçmek. Öyle bir alışkanlık olmuş ki "dekan hoca", "rektör hoca" gibi kullanımlar var :D Normalde rektör bey diyebilirdim ben mesela.

Bu tür egoların çarpıştığı ortamlarda standart olanı de geç.
0
nhk ni youkosu
(21.10.23)
normalde kamuda belli sektörlerde protokol adabı olarak "iş ünvanı + bey/hanım" deniyor profesyonel düzeyde.

müdür bey / doktor hanım / savcı hanım vs.

hiyerarşide alt seviyelere indiğimizde bu kural yok oluyor tabi "X abi", " Y ablaya" kadar gider.

üniversitede de memuriyet kısmı hariç öğretim görevlilerinin olduğu kısımda işte bu olay "kişi ismi / iş ünvanı + hoca" şeklinde yer edinmiş.

yani bu ortamlarda genel geçer olan "kişi ismi / iş ünvanı + hoca" formülü.

@nhk ni youkosu'nun da dediği gibi aslında "dekan bey" olcakken "dekan hoca" olmuş ordan siz de kendi yolunuzu bulun.

bu arada ek olarak bence de "rektör bey, dekan hanım" falan olmalı o. idari görevden gelen ünvanlar sonuçta bunlar da işte yine de çok da şey etmeyip ortama uymak gerek. yanlış anlaşılmalara sebebiyet verebilir.
0
AlsterWasser
(21.10.23)
(6)

borsada 2000-3000 civarı zarardayım, ne yapayım?

birsorusorayim
Selam, öncelikle konulara hiç hakim olmadığımı belirteyim. yaklaşık bir buçuk ay önce, bist otuzda yer alan beş altı tane hisse aldım.https://hizliresim.com/m61j6ta her biri için ortalama iki üç bin civarı alım yaptım, yani 14 bin tl lik bir yatırımım olmuştu. ilk hafta bu 15 bin tl olunca sevindim,
Selam, öncelikle konulara hiç hakim olmadığımı belirteyim. yaklaşık bir buçuk ay önce, bist otuzda yer alan beş altı tane hisse aldım.


hizliresim.com

her biri için ortalama iki üç bin civarı alım yaptım, yani 14 bin tl lik bir yatırımım olmuştu. ilk hafta bu 15 bin tl olunca sevindim, ne kadar kolaymış diye de düşündüm. üç hafta önce de önce 14 500 e sonra 14 derken şimdiki durum 13 bin tl

hizliresim.com

siz olsanız ne yaparsınız, maaşlı özel sektör çalışanıyım her ay 5bin tl gibi bir para atmayı düşünüyordum ama hevesim kaçtı böyle olunca. bu parayı borsadan çekip dolara euroya mı yatırayım, tavsiyelere ihtiyacım var teşekürler.
0
birsorusorayim
(21.10.23)
Hocam borsa sonsuza kadar yükselmez sonsuza kadar düşmez, geçen ay insanlar "mala giremiyoruz durmadan yükseliyor" diyordu, şimdi de "yav çok düşüyor ne yapacağız" diyor, bu böyle bi döngü. Yani yapacak bir şey yok bu düşüşü bir noktada fırsat görüp elindeki değerini kaybetmiş hisselere, eğer nakitin varsa, tekrar yatırım yapıp maliyetini düşürebilirsin ya da beklersin.
0
Bir ben var benden şurada
(21.10.23)
Market fiyatlamak ile ugrasacaksiniz girmeyin hiç.

Ben misal ayda bir kere bakiyorum ne olmuş diye çünkü kısa dönemli bir yatırım yapmiyorum. 7-8 sene sonrasına bakıyorum en az.

Tavsiye; uzun dönemli yatırı yapın. Kısa dönemli olacaksa kaybetmeniz daha olası. Buna ek olarak daha stresli. Gerek yok trader degilseniz.
0
logisticsmanager
(21.10.23)
Uzun vadeli borsa yatırımını şurada Türkcell özelinde çok güzel anlatmış. Kısacası çok mantıklı bir şey değil.

Kısa vade olayı, trade konusu da büyük paralıların işi. Takip edenler görüyordur. BOFA bir süredir borsanın tozunu atıyor.
Küçük yatırımcıysan ya köpek balıklarının yanında dolaşıp artanlarla beslenen balıklar gibi olacaksın ya da yem olup gideceksin.

Senin kazandığın para ya yeni gelenin ya da kaybedenin parası. Küçük yatırımcı olup kazanabilmek için, konuya çok hakim olup seans boyu derinlikleri takip edebilmen gerek. Hem bilgi ve hem de çok vakit gerektirir.

Onun dışında kazandım diyen ya yalan söylüyordur ya da şans eseri bir çıkış anı girip karını alıp çıkmıştır. Ki buna insan psikolojisi pek elvermediği için algoritmalar, robotlar geliştirilmiş.

Kısaca, uzak durun derim.

www.youtube.com
0
Mirket
(21.10.23)
kar ve zarar vadeye göredir, uzun vadeciyseniz tutun, borsa yükselişe geçtiğinde kara mutlaka geçersiniz.

Yok sabrım yok, para lazım diyorsanız, borsa haberlere bağlı, kötü haberler gelirse dahada dip, yok aksi olursa tekrar yükselişe geçer.
0
Rao
(21.10.23)
Bu yatırdığınız paraya ne kadar süre sonra ihtiyacınız olacağı önemli.

Örneğin bu parayı borsaya sokarken düşünceniz bir telefon almışsınız da o parayı harcamışsınınız gibi miydi? Yoksa "Üç beş ay sonra bu para bana lazım, borsaya koyayım da biraz kar da olsun" gibi miydi?

Gördüğünüz gibi o parayla telefon olmasa da gerçekten bir şey satın aldınız aslında. Elinizde hisse senetleriniz var. Bu şirketin batacağını düşünmüyorsanız neden aldığınız fiyattan daha aşağısına satmaya razı olacağınıza dair bir tespitiniz var mı? Örneğin "Bu para bana lazım, daha da düşerse zor durumda kalacağım" diyorsanız satmak için haklı bir gerekçe bu.

Ancak bu para size lazım değilse, neden satacaksınız? Bence siz cevaplayın bunu.
0
akhenaten
(21.10.23)
fiyat aldatir

arkadaslara katiliyorum, kucuk yatirimciysaniz, ortaya yuksek meblada para koyamiyorsaniz, sermaye olarak zaman koymaniz gerekiyor

buda beklemek demek
0
foster
(22.10.23)
(7)

Tuvalete telefonla mı gidiyorsunuz

ikikerekac
Daha doğrusu telefona bakmıyor musunuz tuvalette
Daha doğrusu telefona bakmıyor musunuz tuvalette
0
ikikerekac
(21.10.23)
evet telefonla gidip twitter yutub takılıyorum

çocukluktan beri tuvalete dergi ve kitapla giderim, bu iş deterjan kutularını okuyarak başladı :) ne bileyim dışardan tuhaf görünüyor ama tuvalette bir şeyler okumanın ayrı bir keyfi var
0
freebird5406_2
(21.10.23)
telefonsuz gitmiyorum
0
hrskrs
(21.10.23)
Su an tuvaletten yazıyorum:)
0
mirty
(21.10.23)
Aklıma gelirse telefonla gidiyorum, ama genelde gelmiyor :D
0
akhenaten
(21.10.23)
uzun kalacaksam telefonu alırım yoksa aklıma bile gelmez
0
basond
(21.10.23)
Hicbir zaman, belki 1-2 kez girmisimdir. Erkeklerin tuvalete nasil telefonla girdiklerini de pek anlamadim acikcasi :)
0
songforsomeone
(21.10.23)
küçüklüğümden beri tuvalete okuyacak bir şeyle giderim.. hatta sıkıştığımda o acil durumda bile sağa sola koşturup tuvalete götürmek için okuyacak bir bulmaya çalıştığım olur.. daha doğrusu olurdu.. daha çok gazete ve dergi bakardım..

şimdi ise banko telefon :D
0
tabudeviren
(22.10.23)
(5)

Altın fonu vs altın sertifikası

Rao
Merhaba, Kısa vadeli olarak hangisi avantajlı ve fon olarak hangi altın fonunu tavsiye edersiniz , teşekkürler.
Merhaba, Kısa vadeli olarak hangisi avantajlı ve fon olarak hangi altın fonunu tavsiye edersiniz , teşekkürler.
0
Rao
(20.10.23)
Fonlar çeşit çeşit içeriğine bakmanız lazım.

Mesela bazı altın fonlarının içinde günlük repo, diğer kıymetli madenler gümüş vb gibi katkılar da oluyor. Bu sayede bazı durumlarda altından bile fazla artabiliyor.

Tefas üzerinden kıyaslayın içeriklere bakın.
0
anten
(20.10.23)
borsa viop foreks derken şimdi de altına mı sardın? :) kafan çok karışık çok zarar edeceksin. paranı koy günlük mevduata zamanı gelince hisse fonlarını alırsın. altın maltın hikaye bunlar dönemsel yükselir anca savaş mavaş olacak da ölme eşeğim ölme.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(20.10.23)
Kısa vade altın için en uygunu, Darphanenin altın sertifikası. ALTINS1 koduyla hisse senedi gibi anlık olarak alınıp satılabiliyor ve makası 1 kuruş
0
Mirket
(20.10.23)
Altın fonu için çok bilgim yok ancak altın sertifikası gerçek altından ucuz mu pahalı mı diye hesaplayıp, ucuzsa veya gerçek değere yakınsa almak mantıklı.

Bunun için de kısa yoldan saf gram altın fiyatını 0,995 ile çarpıp altın sertifikasının dayanak altın tipi olan 24 ayar gram altının gerçek değerini bulup bunu da 0,01 ile çarpıp sertifika başına gerçek değere ulaşıyorsunuz. Sertifika bundan pahalıysa pahalıdır, ucuzsa ucuzdur.
0
akhenaten
(20.10.23)
@yazar yazmaz yazan yazar:

Teşekkürler, sarmadım aslında sazan gibi bir karekterim yok, temkinli hareket ederim genelde amacım, işin en doğrusunu öğrenmek.

Forex te demo hesap kullanıyorum halen, voip te ufak tefek aldım sattım kar var zarar yok, borsadan saten savaş
haberlerinin ilk saatlerinde tamamen çıkmıştım. Çok şükür hiç bir şeyden zarar yok şuan :)

Amacım dönemsellikten ve trendlerden faydalanmak hepsi o kadar.

Herkese teşekkürler,

Altın sertifikası, altından bağımsız olarak hisse senedi gibi hareket ediyor gördüğüm kadarı ile, yani alıcı çoksa yükseliyor, satıcı varsa düşüyor.

Bugün biraz altın sertifikası birazda fon aldım, bakalım hangisi daha karlı olacak.
0
🌸Rao
(20.10.23)
(12)

Sabahları sevmeyen var mı?

playing star again
Ben hayatımın önemli kısmını çoğunuz gibi sabah kalkıp okula gitmekle geçirdim. Mecburen erkenden kalkar yarı uyur yarı uyanık okula giderdim. Üniversitede falan sabah ders yoksa pek erken kalkmazdım veya uyansam da yatakta bir iki saat debelenirdim, sabahları ne yapılır bilemezdim. Hiçbir zaman sab
Ben hayatımın önemli kısmını çoğunuz gibi sabah kalkıp okula gitmekle geçirdim. Mecburen erkenden kalkar yarı uyur yarı uyanık okula giderdim. Üniversitede falan sabah ders yoksa pek erken kalkmazdım veya uyansam da yatakta bir iki saat debelenirdim, sabahları ne yapılır bilemezdim. Hiçbir zaman sabah kalkıp ders çalışan biri olmadım mesela, genelde gece çalışırdım herkes uyurken.

Sonraki dönemlerde mecburiyet yoksa pek erken kalkmadım. Sabah erken kalkmak beni huzursuz ediyor sanki. Mesela pandemide bir ara çalışma düzenim 20.00-00.00 arası idi. Gündüz saat 12 gibi kalkar evde kitap mitap okurdum. Toplantı falan varsa öğleden sonra onlara girerdim, ıvır zıvır işim varsa onları hallederdim ama aktif çalışmaya saat 20.00'de başlardım. Hatta bir ara ramazan da denk geldi ve aktif çalışma düzenim gece 12.00-04.00 oldu. Gece sessizliği daha verimli çalışmamı sağlıyor sanırım. Sabahları çok fazla dikkat dağıtıcı şey var sanki ve yataktan çıkıp hayata başlamak zor geliyor açıkcası.

Neyse şu an yine belli dönemler dışında erken kalkma zorunluluğum yok çoğunlukla. Kalksam da sabahları kös kös duruyorum ne yapacağımı bilemeden. Sabahın köründe pc açıp iş başına geçmem çok zor verimli şekilde. Hadi hazırlanıp gideyim ofise erkenden bitireyim işleri diyorum ama tatsız tutsuz sası sası geliyor o vakit ve yoğun bir anksiyete basıyor. Bir de sanki sabahları kafam çalışmıyor gibi geliyor. Bu durumu daha gençken sürdürmek kolaydı ama şu an o kadar kolay değil. Tabi bir de normal insanların çalışma düzeni 09.00-17.00 olduğu için hayata adapte olmak, insan içine karışmak, partnerle saatleri denkleştirmek zorlaşıyor.

Ey 09.00-17.00 çalışıp kafanızı yormanız gereken işler yapanlar (biraz da özdisiplin gerektiren işler yapanlar özellikle), siz sabah normal çalışabiliyor musunuz? Hani kağıt kürek vs işler yine yapılıyor sabahları da analiz sentez, yaratıcılık, çözüm gerektiren şeyler sanki patlıyor gibi.. çözüm de istemiyorum aslında ama sadece merak ettim benzer şeyler hissedenler var mı diye.
0
playing star again
(19.10.23)
11'e kadar beynim çalışmıyor benim, hele ki az uyuduysam ve hava kötüyse iş konusunda kimseyi yanıma yaklaştırmıyorum.
Öğle yemeğini yiyip sigara kahve yapıp öyle girişirim kafa yormalı işlere.

Bu arada bence saatle değil uyandıktan sonra geçen süreyle ilgisi var. 5te kalksan 9'da verimli çalışırsın bence.
0
Bruce
(20.10.23)
hocam tam olarak ben de böyleyim, sabah güneşinin açısını duvara yansıyan rengini bile sevmiyorum, sarısı bile çiğ geliyor bana yani bu kadar sevmeyen yoktur :)

uykumu alsam da kafam henüz açılmış olmuyor güne başlayamıyorum

bazıları da sabahı daha çok seviyor enerjik oluyor zihinleri açılmış oluyor onları da anlıyorum
0
freebird5406_2
(20.10.23)
Tam tersini dusunuyorum.
Kafa patlatma gerektiren isleri sabah erken yapiyorum. Sabah 8 den oglene kadar beynimi patlatacak isteri yapiyorum. Cok da verim aliyorum.
Oglersn sonra kagit kurekler ve 5 gibi bitiris.
Sonrasi sosyallesme, oyun, yemek vs.

Ama ben universitede de boyleydim. Yani iki tip insan var bu konuda ertesi gune yetistirmesi konu varsa gece uyumayip calisanlar ve gece uyuyup erken kalkip calisanlar.

Ben 2. Gruba giriyordum. Suanda da ben ogleden sonra kafa batlatacak bie isi cok zor yapiyorum. Hele de 7 den 8 den sonra asla yapamam.

Ama bu hayat duzeninde uzun suredir bulunmanin verdigi sartlanmislikta var biraz. Yani belki bu sartlanmisligi asabilsek ben aksam daha verimli olurum sen sabah daha verimli olursun. Ama arrik tercihler oturdu.
0
zimbirik
(20.10.23)
Ben de tam tersi durumdayım. Tatillerde bile 5:45-6:00 civarı uyanırım. Şu sıralar günler kısaldı diye 6:30'u buluyor, o saatten sonra yatak batıyor bana.

Uyandığımda da hiçbir problem yaşamam, uyanmam için nadiren alarm gerekir. En verimli olduğum zamansa öğle yemeğine kadarki zaman. Yemekten sonra gün geçmez.
0
akhenaten
(20.10.23)
Çok klişe iki sınıf var işte baykuşlar ve tavuklar diye. Bu sınıflandırmanın bilimselliği ne kadar var tartışılır ama olayı basitleştirmek için etkili bir yöntem. Siz baykuşsunuz, ben de öyleyim. Lisede, üniversitedeyken yaz tatillerinde sabah 6 gibi uyuyup öğlen 2 gibi uyanırdım ve hayatımda en keyif aldığım dönemdi. Sabah gün doğarken uyumanın keyfine bayılıyordum.

Üniversite bitip tus çalıştığım dönem pandemiye denk geldi ve zorunluya gitmediğim için evdeydim. Gece 10'da çalışmaya başlayıp sabah 6'ya kadar ufak molalarla çalışıyordum ve en etkili çalışabildiğim dönem oydu günlük 6-7 saat ortalamalarla. Normal şartlarda 4 saati geçemiyordum pek (tus'a günde 10 saat ortalamayla çalışan insanlar oluyor yani çok abartı değil benimki :D )

Şimdi çalışırken de sabah kalkmaktan NEFRET ediyorum. Çalıştığım bölüm gereği öyle çok erken kalkmama gerek yok. 8'de kalkıp 9 gibi işte olsam yeter. O 8'de kalkmak bile bana zulüm geliyor. 5 tane alarmla anca uyanabiliyorum, uyansam da yataktan çıkmaya üşeniyorum tekrar uyuyakalıyorum falan dsjds zaten öğle arasına kadar da ayılamıyorum düzgün. Ama geceleri de en verimli olduğum zamanlar oluyor.

Burada sabah erken işini halledip verimli çalışan arkadaşlar da yorum yapmış. Onlar da tavuk grubunda işte (hakaret olarak tavuk demiyorum ki çok özeniyorum da kendilerine, günümüz dünyası daha çok onlara uygun şekilde dizayn edilmiş durumda). Sabah erken kalkıp güne başlamaktan keyif alan, gece 11'den sonra önemli bi şey olmaz diyip kafasını vurup yatan insanlar var ve bu hayattan maksimum verim alabiliyorlar gibi geliyor bana :D

Şu an yaptığım işte bu dönemde spesifik olarak beynimi kullanmam gereken pek işim yok ama olduğu dönemler sabahları bir şekilde kendimi zorlayarak yapabiliyorum ama yine de çok keyifli olmuyor tabii ki :D
0
nundu
(20.10.23)
Herkese teşekkürler.

@nundu ben de büyük oranda böyleyim. Sabah iş varsa uyanırım, hatta önemli bir iş varsa kaygıdan kendiliğimden uyanırım ama sabahları salgılanan kortizol seviyesinden mi bilmiyorum ama aşırı mutsuz kaygılı uyanıyorum. Ve direkt kafam dağılsın diye bişiler dinlemeye (bu ara fatih altaylı mesela xd) başlıyorum hazırlanırken.


Mesela bugün 09.30 gibi uyandım ama hala yataktayım. İşler de var aslında ama kalksam kafamı toplayamayacağımı biliyorum az çok, tabi motivasyonsuzluk da var biraz inkar etmeyeyim.

Yine öğleden sonraya ve akşama kaldı bizim işler...


Bu arada bu tavuk ve baykuş olayının biyolojik temeli vardı diye hatırlıyorum. Sirkadyen ritmi farklı oluyordu sanırım baykuş diye tabir edilen bizim gibilerin.
0
🌸playing star again
(20.10.23)
Sabahları seven var mı?
Var gerçi biliyorum birkaç tanesini ama çoğunluk sabah erken kalkmaktan şikayetçi.
0
SiyamkedisiZorro
(20.10.23)
Başlıpa cevap Acun Ilıcalı var benim bildiğim en son bu minvalde açıklamalarına denk geldim.
0
AlsterWasser
(20.10.23)
Ben sizin gibiydim, tüm öğrencilik hayatım geceleri ders çalışarak, geceleri proje hazırlayarak, geceleri yazı yazarak geçti. Neredeyse on yıldır çalıştığım sektörde de (bir yıl dışında) sürekli uzaktan çalıştığım için, toplantı koordinasyon vs derdim de olmadığı için sabah kalk, kahve iç, bi şeyler izle, oyalan, sonra bir ara otur işe başla... şeklinde çalışıyordum.

Son birkaç aydır çoğu sabah en geç 6'da (en erken 4.30'da) uyanıyorum, baktım ki uykumu almışım ve kafam da çalışıyor gibi, kalkıyorum. O saatte kalkınca da "e çalışayım bari" diye bilgisayarı açıp işin başına oturuyorum. İşim rutin değil, her an kafamın çalışması gerekiyor ve sabahın karanlığı da bana gece herkes yattıktan sonra karanlıkta çalışmakla aynı hissi veriyor. Bazen sabah 10'da o gün yapmam gereken bütün iş bitmiş oluyor, eşim mesaisini bitirene kadar ayaklarımı uzatıp dizi izliyorum. 39 yaşımdan bildiriyorum: sabah erken kalkıp çalışabilmek aslında şahane bir şeymiş.
0
kobuzchu kiz
(20.10.23)
sabah erken kalkmaktan nefret ediyorum. sırf bu yüzden, iş hayatımı buna göre kurgulamak için senelerce farklı girişimlerde bulundum. tam rayına girdi, artık erken kalkmamı gerektiren bir durum yok diyordum ki, bir bebeğimiz oldu. sanırım yine aynı kısır döngüye geri döneceğim gibi duruyor :/
0
silent enigma
(21.10.23)
Bol kahve ve bol şekerli birşey yersem sıkıntı olmuyor. Sabah kahvaltısıyla sorunum var. Yumurta, peynir sevmiyorum.
0
roe
(22.10.23)
sabahları apar topar kalkıp işe veya okula giden birinin sabahtan nefret etmesi çok doğaldır. ama sabah keyifli bir yere gitmek, veya evde rahat rahat kahvaltı edip bir şeyler içmek bambaşka. bence geceleri de eğer yalnızsanız ve yapacak bir şeyiniz yoksa daha kötü, sabahın koşuşturması vs. derken çabuk geçiyor ama geceleri depresif mod, yalnızlık daha kötü etkiliyor.
0
babemsi
(23.10.23)
(4)

garanti bes getiri hesabı

kondansator
selamlar, garanti bese aylık 1000tl atıyorum. toplam 3000 olduğu zaman devlet getirisi hariç 400-500 tl gibi bir getiri görüyordum. şu an toplam 5000tl yatırmışım. devlet katkısı tutarı 600tl. devlet katkısı hariç birikim de 5140,77tl. hemen hemen ayda bir fonları değiştiriyorum. fonları da hiçbir z
selamlar, garanti bese aylık 1000tl atıyorum. toplam 3000 olduğu zaman devlet getirisi hariç 400-500 tl gibi bir getiri görüyordum. şu an toplam 5000tl yatırmışım. devlet katkısı tutarı 600tl. devlet katkısı hariç birikim de 5140,77tl. hemen hemen ayda bir fonları değiştiriyorum. fonları da hiçbir zaman aylık oranda - görmedim. tutarın düşmesini neye bağlamalıyım
0
kondansator
(19.10.23)
Kendiniz tarih girerek günlük ve haftalık da bakabiliyorsunuz.

Fon değişikliği yapıldığında sizin 2 gün önce geçtiğiniz fon aylık %30 getiri sağlamış görünüyor olabilir ancak siz geçtiğinizden beri 2 gündür düşüyordur örneğin. Siz bir ay boyunca o fonda değilseniz aylık görünüm sizin için hatalı olur.

Özellikle hisse senedi fonları varsa aylıkta pozitif ancak kısa vadede negatif olabilir.
0
akhenaten
(19.10.23)
devlet katkısı kümüle tutardan değil aylık yatırılan üzerinden hesaplanıp hesabınıza yatırılıyor, fonlar negatife düşebiliyor dolayısı ile beste kayıpta mevcut devlet katkınız ayrı fonda değerleniyorsa kontrol edin hangi fonda.
0
eja
(19.10.23)
her ay değiştirmeyin+1
yılda 1 bilemedin 2 kez değiştiriyorum.

www.tefas.gov.tr adresinden emeklilik fonlarına da bakıp kıyaslama yapabilirsiniz.

kendi yatırımımı beşe böldüm sadece %20'si garanti fonunda gerisi başka kurum fonlarda.

garanti BES'te tek derdim; devlet katkısı kısmını yönetmeyi beceremiyorum.
tercihim yatırımım+devlet katkısı şeklinde olmasına rağmen, dağılımda devlet katkısı hep "standart" görünüyor. ilk önce ayrı ayrı yönetmeyi de denedim ama ne yaptıysam değiştiremedim, o yüzden devlet katkısının getirisi hep düşük kaldı. kendi yatırımımda fon değişikliği oluyor, devlet katkısı "standart katkı efy" midir, nedir, hep o.
0
late viper
(19.10.23)
@late viper

"Yatırım + Devlet katkısı" değil de "Birikim + Katkı Payı" için istiyor olsanız gerek. Oradaki katkı payı devlet katkısı değil, sizin aylık ödediğiniz katkı payı. Birikimse ödediğiniz katkı payının değerlenmesiyle oluşan birikiminiz.

Devlet Katkısı için yasal olarak fon seçeneği sınırlı, sadece faizli ya da faizsiz seçenekleri var.
0
akhenaten
(20.10.23)
(3)

halka arzcılara bir soru

stationary traveller
selamlar, halka arz edilen hisseleri alıp, 7-10 gün sonra kar zirveye ulaştığında satıyorlar gördüğüm kadarıyla. karları 100-200 tl civarı oluyor. bu biraz saçma değil mi? kaçırdığım nokta nedir? evet ayda 4-5 halka arzdan böyle kar etsen yorulmadan havadan 500 tl kazanıyorsun ama bilemiyorum. bu ko
selamlar, halka arz edilen hisseleri alıp, 7-10 gün sonra kar zirveye ulaştığında satıyorlar gördüğüm kadarıyla. karları 100-200 tl civarı oluyor. bu biraz saçma değil mi? kaçırdığım nokta nedir? evet ayda 4-5 halka arzdan böyle kar etsen yorulmadan havadan 500 tl kazanıyorsun ama bilemiyorum. bu konuda düşüncelerinizi merak ediyorum. teşekkürler
0
stationary traveller
(17.10.23)
Saçma tabi. Zaten halka arzların son 3 aydır bir esprisi kalmadı geliri yüzünden. 4-5 sene önce de halka arzlara giren biri olarak o zamanlar bu kadar hisseler tavan gitmese bile bir kaç günde iyi paralar bırakabiliyordu ki o zamanlar evin bir aylık tüm faturaları çıkıyordu. Şimdi ise portföyde kalabalık yaratmasın diye çoğuna bile girmiyorum.
0
dream
(18.10.23)
Halka arz edilen kağıdın, tavan tavan gideceğine dair bir kaide yok. Yükselebilir de, düşebilir de.

Aylar önce 'Halka arz edilen kağıt tavan tavan gider.' şeklinde bir algı oluştu. Bu algı sonucu duyan geldi. Gelenler arttıkça tavanlar oluştu. Tavanlar oluştukça yeni duyanlar geldi Bu böyle sürüp gidiyor.
Borsa İstanbul, halka arzlarda eşit dağılım yapılacak kuralı koydu. Arzedilecek kağıt, talep eden sayısına eşit olarak dağıtılıyor. Pastadan fazla pay kapmak isteyenler, anasını, babasını, kaynanasını borsacı yapıp onlar üzerinden de halka arz talebi oluşturur oldular. Böylece sayı durmadan artıyor. Talep eden sayısı arttıkça da, pastanın dilimi ufalmaya başladı.

Bakalım bu çılgınlık nereye kadar devam edecek.
0
Mirket
(18.10.23)
Anlaması çok zor değil aslında, "halka arzcılar" dediğiniz grup büyük oranda "borsa yatırımcısı" değil zaten.

Halka arzların büyük kısmının 4-5 tavan gittiği bir süreç var ortada. İnsanlar da bunun farkında oldu konuşula konuşula.

Şimdi normalde riskli yatırım yapmayan insanlar, öğrenciler hatta bu popülaritenin bir sebebi olarak hiç yatırımla ilgili bir şey düşünmeyen insanlar dahi 100-200 lira koyuyorsun, 200-400 lira alıyorsun. Bedava para, niye yapmayasın ki? Diyerek halka arzlara katılıyor.

Haliyle sizin yatırımcılık söylemleriyle kurduğunuz mantığın işlediği bir ortam yok zaten şu an. Çünkü yatırım amacı yok ortada.

Haftada 3 şirket halka arz olmaya devam ettikçe bu furya da devam eder. Özellikle öğrenciler için halka arzlar para koyunca para veren otomat gibi bir şey şu an çünkü.
0
akhenaten
(18.10.23)
(6)

LinkedIn'de yabancıların eklemesi

nic cage
Yeni hesap actim sayilir, baglantim az. Tanımadığım, ortak bi noktamın olmadığı insanlar ekliyor. Reddediyorum ama ne alaka anlamadim. Linkedln boyle bi yer mi yani ortak bi sey yokken de baglanti olsun diye eklenir mi boyle? Siz tanimasaniz da kabul ediyor musunuz kariyeri/konumu iyi insanlari vs?
Yeni hesap actim sayilir, baglantim az. Tanımadığım, ortak bi noktamın olmadığı insanlar ekliyor. Reddediyorum ama ne alaka anlamadim. Linkedln boyle bi yer mi yani ortak bi sey yokken de baglanti olsun diye eklenir mi boyle? Siz tanimasaniz da kabul ediyor musunuz kariyeri/konumu iyi insanlari vs?
0
nic cage
(16.10.23)
Linkedn bir networking aracı. Birbirini tanımayan kişilerle dolu. Ben alanımla ilgili olanları kabul ediyorum, genelde de öyle olur.
0
crimson man
(17.10.23)
Ben herkesi ediyorum hocam, sonrasında abuk subuk paylaşım yapan çıkarsa o zaman bağlantıyı siliyorum
0
overthinker
(17.10.23)
tanimadigimi eklemem, en az 150-200 red vermisimdir.
0
cooperr
(17.10.23)
Linkedin'in amacı bu zaten bir yerde.

Instagram gibi sosyal ağlar aksi belirtilmedikçe kişisel alandır, insanların çevresi, tanıdıkları ve tanımak istedikleriyle etkileşimde olması gerekir. Paylaşımlar kişisel ve özeldir.

Linkedin iş bulmak, iş çevresinde görünür olmak, yeni iş bağlantıları edinmek için olan bir ağ ve kendi iş sahanız içinde gördüğünüz her yerden insanla resmi, kişisel olmayan bir iletişim kurarsınız. Çok fazla özel alan değildir, başkaları tarafından fark edilip iş teklifleri almak, tekliflerinizi iletmek vs. için kullanırsınız. Paylaşımlar resmi ve duyulması istenen şeylerdir.
0
akhenaten
(17.10.23)
Yabancı/Türk diye ayırayım.

Yabancılar iş pozisyonları için ulaşıyor veya cv havuzu oluşturuyorlar. Ulaştılarsa bazı fırsatları beraberinde getirebilir. Ben onları eklerim, bazen de ben onları buluyorum ve ekliyorum :) Özellikle İK şirketlerinden danışmanları.

Hintli satışçılar bazen ekliyor onları direk reddediyorum. Sağlayabileceğim bir fayda yok.

Türkler için de direk ekler geçerim reddetmenin gereği yok. Genelde İK şirketleri ekliyor, bana uygun pozisyonları oldukça iletişime geçiyorlar faydalı oluyor. Ayda 2-3 firma genellikle ulaşıyor ve görüşmek istiyorlar. Mevcutta çalıştığım pozisyon için Linkedin aracılığıyla bana ulaştılar, iyi ki de ulaşmışlar.
0
Lethe
(17.10.23)
daha önce ekledim ve bu sayede ingiltere'den birkaç freelance iş aldım.
0
anten
(17.10.23)
(17)

İşine önem göstermek enayilik midir?

skr1292
Kiminle konuşsam aldığın para kadar çalış, çok çalışıyormuş gibi görün ama keyfine bak, ufacık bir şey yapsan bile bağıra bağıra anlat vs vs diyorlar.bana saçma geliyor bu. ben ise her zaman elinden geleni yap abi aldığın para düşük olsa bile sen çalış sonra hakkını ara, işten ayrılacaksan da arkand
Kiminle konuşsam aldığın para kadar çalış, çok çalışıyormuş gibi görün ama keyfine bak, ufacık bir şey yapsan bile bağıra bağıra anlat vs vs diyorlar.

bana saçma geliyor bu. ben ise her zaman elinden geleni yap abi aldığın para düşük olsa bile sen çalış sonra hakkını ara, işten ayrılacaksan da arkandan çalışmadı demesinler kafasında olan biriyim.

hangisi doğru sizce.
0
skr1292
(15.10.23)
Çalışmak yıpratıyor insanı.
0
roe
(15.10.23)
sana verilen para=deger. az sevilip hayvan gibi fedakarlik yapmak gibi bi sey enayilik mi sana kalmis cunku callsarak fazla tatmin oluyo olabilirsin. benim icin kesinlikle enayilik. hakkindan az para almanin anlami=birilerinin havadan cebini doldurmak yani baskasi zengo olsun diye daha iyi calisiyosun sonra da yorulacaksin
0
mess
(15.10.23)
Senin düşüncen doğru.
Atatürk'ten geliyor;
Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır.
Emeğinin karşılığını alamadığını düşünüyorsan ya zam istersin ya da ayrılırsın işinden.
Görevi iyi yapmak başka olay, bunun maddi değeri bambaşka bir olay. Herkes bu ikisini aynı gördüğü için tembel, hasut, geri kalmış bir toplum olduk.
0
etna
(15.10.23)
Uluslararası şirketlerde çalışmayı hedef edinin. Özellikle Amerikan, Alman, Japon.

Bu ozelliklerinizle hem rahat eder, hem de başarılı olur ve para kazanırsınız.
0
alfired
(15.10.23)
Enayilik falan değil. Haklısın burada.
Az çok bir işyerinde gerçekten kişinin yaşadığı bazı haksızlıklar sebebiyle işine karşı gereken önemi vermemesini, motivasyonsuzluğunu anlarım. Bu ayrı konu.
Diğer yandan normal koşullarda gevşeklik, tembellik ve kişinin kendi rahatlığına verdiği önemden dolayı iş yapmamazlığı ise artık bir tür hobi ve cidden bulaşıcı bir nitelik taşıyor.

Buna benzer şeyler yaşadım. Çoğu insanımız ucuz yollu, az emek vererek, az iş yaparak çok kazanma derdinde.
Verilen para kadar çalış.. demeden az evvel işssizken, ne iş olsa yapıyorduk oysa.

Ürün aldığımızda "f/p" değerine dikkat ederiz. Çalışma hayatında ise kazanma ölçütümüz:

az iş / prim+ikramiye+fazla mesai+iş yerinden zimmete geçirilenler+ bizden biraz fazla kazanan arkadaşı aylarca kıskanmak+kredi kartları borcumu banka silse de rahatlasam arzusu+iş arkadaşından alınan borcu bilerek unutmak+ işe geç gelmek+ işten erken gitmek+ hastane gibi acil işlerimiz bitse bile keyfi olarak dışarıda fazladan bir kaç saat daha geçirip iş yerine öyle gitmek+ silsilenin üstü ile yakınlığı tamamen iş adına değil de kişisel menfaat için kullanmak, şirin görünerek onlardan takdir beklemek

abartı gelecek ama gerçek bunlar.

evinde yatağından kalkmadan, sadece dışarıdaki hayatında bir kadro işgal ettiği için aylık maaşını atm'de hazır bekleyenlerin olduğunu düşünmemek elde değil.
0
diyecevaplandı
(15.10.23)
İşini düzgün yapmak insanın kendine saygısıdır bence.
Paran azdır çoktur onlar başka konu. Ya iş değiştir ya zam iste. Ama param az diye düzgün iş yapmamak ahlaksızlık.
0
Gradient_tabanlı_mor
(15.10.23)
Düzgün yapmak kendine saygıdır.

Parası azdır çoktur kalitelidir değildir o ayrı mevzu.

Genel yargı ise çalışmanın yıpratmasından kaynaklı.
0
baldan kaymak
(15.10.23)
işine önem göstermek en az tabirle iyi ahlak göstergesidir, hakkınızı alamadığınızı düşünüyorsanız gidin kendinizi anlatıp konuşun, hakkınızı isteyin.

Eğer alamıyorsanız, arkadaşların dediği gibi çalışana değer veren firmalarda ki çalışanlarına şirket hissesi veren firmalar bile var, bu firmalara girmeyi deneyin, oda olmadıysa imkanınız var ise yurtdışında olabilir.

ülkemizde maalesef bir çok şey kokuşmuş durumda, iş yerinde yalakalar, ispiyoncular, yalayıcılar daha çok maaş alıyor.


Ayrıca bir seçenek olarak işini iyi yapan insanların kendi işlerini kurduklarında başarılı olma ihtimalleri de yüksektir, ancak tabiki tek başına yeterli değil.
0
Rao
(15.10.23)
enayilik değildir.
enayilik olarka gören tüm arkadaşlarım şuan benimle aynı yaşta ve sürünüyorlar. ben belki geçmişimde daha fazla çalıştım ama şuan çok daha rahat bir pozisyondayım ve geleceğim daha parlak.
0
tchuck
(15.10.23)
Onların söylemek istediği "kendini kullandırtma, herkesin işini yüklenmene sebep olacak şekilde öne çıkma, ortalığın düzenini olumlu yönde bile olsa bozma çünkü zaten hepimiz kullanılıyoruz (enflasyon sürekli maaşlarımızı yiyor) bir de sen kendini gereksiz yorma, bizi de töhmet altında bırakma".

Seni de kendilerini de korumaya çalışıyorlar, bunu bizzat kardeşim yaşadı oradan biliyorum. Bir departmanın 1 haftada yapacağı işi kardeşim yarım günde bitiriyordu, ona çok fazla yük yüklediler, yaptıkça da kötü davranıp sürdüler. Gerek yok evet.

Yoksa işine saygı göstermek iyi çalışmak en doğru şey. Dengeleri bozmadan yapmak lazım. Bazen her insan senin yeteneğinde de olmayabiliyor, çoğunluk orta seviyede olabiliyor sen sırıtabiliyorsun... denge gözetmek en doğrusu.
0
muhayyer divan
(15.10.23)
Benim anlamadığım bazı şeyler var.

İş yerinde yaptığınız bir şeyi anlatmak ve aldığınız para kadar çalışmak ne açıdan işe özen göstermemekle ilgili ki?

İşe özen göstermek işi vaktinde ve doğru şekilde bitirmekle görünür olan bir durum. Bu saydıklarınız işi belirlenen sürede ve doğru olarak bitirmenin önünde engel değil.

"Çok çalışıyormuş gibi görün ama keyfine bak" kısmı da yanlış ifade edilmiş bence.

İşten kaytarmak ayrı bir konu ve uygunsuz. Ancak mesele hızsa işinizi hasta, sağlıklı, mutlu, üzgün her çeşit ruh halinde sürdürebileceğiniz bir tempoda yapmazsanız enerjik bir dönemde yaşadığınız parlamanın sonuçlarını, enerjik olmadığınız bir dönemde çekersiniz.

Sizin sağlığınızı kimse düşünmez @skr1292 yarın ölseniz iş yerinde yaratacağı şaşkınlıktan sonra kimsenin umrunda olmazsınız. Hal böyleyken hayatta daha önemli şeyler var.
0
akhenaten
(15.10.23)
yeteneğinin ve çalışmanın karşılığını verecek iş yeri bulabilmekle ilgili bu
mevcut işte yeni bir şeyler öğrenmiyorsan, yaptığın az iş de yeterliyse zaten çatışma yok
ama ilerleme de olmaz
0
bir soru sorcam
(15.10.23)
Türkiye'de çalışırken böyle yorumlar duydum ama şimdi düşününce ne kadar saçma olduğunu görüyorum.

Aslinda olay doğru yerde çalışmak. Doğru yerde calisinca olay win-win oluyor. Misal şu an çalıştığım yerde durum aynen böyle haliyle isimin en iyisini yapmaya çalışıyorum ama ben buraya isimin en iyisini yaparak geldim, paramin karsiligini yaparak değil.

Örnek verirsem ilk satin alma yapiyordum ve Fransa'da memur işi gibi; sabah 9 aksam 5 bitti, iki saat öğle arası. Ama ben fazlasını yaptim, daha fazlasini öğrenmek istedim. Şirket bunu gördü ve sonrası iyi bir kariyer gelişimi.
Ama cevremdekileri dinlesem heralde hala satin almaci ya da iste key user takilip dururdum.

Bu arada iki adet yüz bin+ kisinin olduğu sirkette calistim. Ikisinde de isinizi ne kadar iyi yaptiginiz kadar bunun ne kadar görüldüğü de önemli dendi. Bu sebepten benim müdürlerim yaptığım işleri üst yönetime sunarken benim yaptığımı söylerlerdi, ben de böyle bir eğitim aldığım için bir calisanim bir şey yaparsa kesinlikle onun yaptığını söylerim hatta ben bile yapmış olsam işi beraber yaptık derim misal.

Kısacası sizin yapmaniz gereken karakterinizi dandik is yerleri için degistirmemek. Siz işini düzgün yapan biriyseniz işini düzgün yapana doğru parayi veren yerde calismalisiniz. Dediğiniz doğru ama buradaki tek sıkıntı karsiligini vermeyince ayrilmamak. Bunu yapan çok insan olduğu için boyle konusuluyor ama karşılığını alamadığı zaman başka yere geçse çoğu kişi böyle sıkıntı olmaz
0
logisticsmanager
(15.10.23)
Verdiğin ekstra emeğin karşılığını alıyorsan tabii ki enayilik değil.

Herhangi bir kariyer hırsı olmayan, severek yaptığı mesleğine devam eden biriyken içinde bulunduğum kurumun çalışana değer veren yapısı sayesinde çok çalıştım çünkü karşılığını alacağımı biliyordum. Ondan önceki şirketim ise öyle değildi ayrıldım.
Kadirşinas şirketteki başarım karşılık buldu, sonraki iş seçimlerimi de benzer yaptım ve 32 yaşında direktör oldum.
Doğru organizasyona doğru yatırım yaparsan emeğinin karşılığını alıyorsun, buna inandığın yerde çok çalışmanın bir zararı yok.

İşsizlik çok, rekabet çok ve herkesin arasından sıyrılmak için işini en iyi biçimde yapman lazım. Evet bunu göstermen de lazım ama bu yalakalık yapmak anlamına gelmiyor.
En çıkmaz durumda başka şirketlerle görüşüp pazardaki ağırlığını ölçerek bundan daha fazlasını yapabilir miyim, benim değerimi anlayacaklar mı diye bakıp düzenli iş görüşmeleri yaparak bi sonraki seviyeye atlayabilirsin.
0
Bruce
(15.10.23)
benim gördüğüm herkes kaç paralıksa onun karşılığını alıyor. o sızlanıp duranların çapı aslında o kadar. eğer yerini beğenmiyorsan ve ağaç değilsen yerini değiştirirsin. eğer yerini değiştirmiyorsan veya bunun için gerekli çabayı sarf etmiyorsan aslında orada olmak senin de işine geliyor bi şekilde. benim gördüklerim sızlanıp duruyorlar ama durumlarını iyileştirmek için bulundukları şirket içinde hiç bir reaksiyon göstermiyorlar, şirket dışı fırsatlar için de kollarını kıpırdatmıyorlar. böylelerine söylenecek tek şey var. sürünün ....
0
krmzbvl
(15.10.23)
hangisinin dogru oldugu sana ve senin hayatta ne gerceklestirmek istedigine bagli.

memur zihniyetli adam cok calisiyormus gibi gorun keyfine bak, ne kadar az calisirsan senin icin kardir der.

yirtici piyasa adami ise bu tazr hesaplara girmez, isin sonunda yapacagi paraya bakar. bazi aylar cok calisirsin bazi tohumlar dikersin, hemen meyvasini yiyemezsin ama ilerde donusu buyuk olur.
0
cooperr
(15.10.23)
Artık bazı mesleklerde çok çalışmak bir zorunluluk. Eğer senin gibi çok eleman varsa, yaptığın işi yapabilecek çok adam varsa o zaman çok çalışmak zorundasın.

Başarılı bir cerrah günde 1 ameliyat yapar. Onda da bir sürü naz yapar. Hastayı azarlar, çevreyi azarlar. Kimse ona ses edemez. Böyle bir konumda değilsen sıradan bir beyaz yaka için çalışma koşullarını eleştirme hakkı yok gibi.
0
roe
(15.10.23)
(8)

İnançlı olmayan biri için haram/helal yerine ne kullanılır

naksidil
evet inançlı olmayan biri için bu kavramlar yerine ne konulabilir. ahlak?mesela işinden istifa eden birinin işten çıkartılmış gibi gösterilip işsizlik parası alması inançlı birine o para haram diye anlatılırken inançsız birine nasıl/hangi kavramlarla anlatılabilir.
evet inançlı olmayan biri için bu kavramlar yerine ne konulabilir. ahlak?

mesela işinden istifa eden birinin işten çıkartılmış gibi gösterilip işsizlik parası alması inançlı birine o para haram diye anlatılırken inançsız birine nasıl/hangi kavramlarla anlatılabilir.
0
naksidil
(11.10.23)
doğru ile yanlışı ayırt edebilme yetisine vicdan diyoruz ama bu günlük hayatta çok kullanıldığı için kelimenin gücü düşük kalıyor

adaletli değil denebilir ahlaki değil denebilir
0
freebird5406_2
(11.10.23)
etik/etik değil
0
inheritance
(11.10.23)
Dogru yanlis
Ahlaki ahlaki degil
Etik etik degil
insani insani degil

Yapilan sey haksiz yere para almak, hile yani.
0
duyurukullanıcısı
(11.10.23)
eger turkse haram, gunah ifadesi kaliplasmis sadece islami bi kavram degil. mesela hasta, yavru bi kedi gordun "ayy gunah" diyebilirsin. sevmedigim bi kullanim ama terim olmadan kullanim icin ornekti
0
mess
(11.10.23)
kul hakkı, karma

o para milyonlarca vatdanşın vergileriyle karşılanıyor
sen de o kişilerin hakkına girmiş oluyorsun şeklinde
harcadığın bütçe kadar eksik sosyal yardım yapılacak ya da para basılacak
0
bir soru sorcam
(11.10.23)
Helal, haram kavramları özelleşmiş kavramlar. Bunların bir karşılığı yok, örneğin domuz eti yemek de aynı kavramla, haram diye ifade ediliyor ancak böyle bir konuyla alakası pek yok. Haram dinen yasak şeyleri tanımlıyor. Bir şeyin "kötü" olması için dinen yasak olması gerekmiyor. Bilakis, inançsız insanlardan bazıları dinen serbest olan şeyleri de kötü bulabilir.

Bunun yerine ne anlatmak istiyorsanız onu anlatacaksınız.

Örneğin istifa etmiş birisinin kendini işten çıkarılmış gibi göstermesi sizin bakış açınıza uygun olarak yanlış, karaktersizce, uygunsuz olabilir.

Bu kişiye "o parayı hak etmedin diyebilirsiniz. o para hakkın değil, o parayı alman doğru değil, bu yaptığın yanlış, bu yaptığın hatalı, hiç doğru değil, çok yanlış, usulsüz, etik dışı ya da başka birçok şekilde meramınızı anlatabilirsiniz.

Neden bu kadar arada kalmış hissettiniz bu konuda anlamadım.
0
akhenaten
(11.10.23)
Yasal, yasa dışı.

Etik, etik değil meselesi çok kişisel, helal haram kadar genel bir kanuna bağlanmıyor, havada kalıyor.
0
kesmekes laleler
(11.10.23)
Kul hakkı dersin o da biraz dini cevap gibi ama insanın hakkı da denir.
0
mikahakkinen
(11.10.23)
(8)

dizilerde filmlerde meshur olmus sarkilar

lemmiwinks
neredesin firuze - ya evde yoksanleyla ile mecnun - bu kiza kadarabuzer kadayif - cak cakulan istanbul - yanarimgibi baska ne sarkilar var?
neredesin firuze - ya evde yoksan
leyla ile mecnun - bu kiza kadar
abuzer kadayif - cak cak
ulan istanbul - yanarim

gibi baska ne sarkilar var?
0
lemmiwinks
(11.10.23)
filmde mi meşhur oldu, zaten meşhur muydu bilmiyorum ilk aklıma gelen youtu.be
0
gule gule
(11.10.23)
yabancı damat - üstüme basıp geçme yar
0
freebird5406_2
(11.10.23)
çak çak abuzer kadayıf için üretilen bir şarkı zaten filmde meşhur olmuş diyince önceden olup film dizi sayesinde meşhur olmuş şarkıları soruyosun gibi anladım.

kavak yelleri - pinhani şarkıları
av mevsimi - hayde gidelum
kaybedenler kulübü - bağrı yanık dostlara
ıssız adam - anlamazdın
bir başkadır - gündüzüm seninle (önceden de meşhurdu ama o ara x10000 oldu meşhurluğu)

bunlar geldi aklıma
0
semaforo de medianoche
(11.10.23)
ya evde yoksan orhan gencebay'ın şarkısı. diğer 3üyle aynı kategoride değil.

film için yapılmış ve meşhur olmuş şarkıları mı soruyorsunuz yoksa filmle beraber patlamış hali hazırda varolan şarkıları mı?
0
brkylmz
(11.10.23)
bir günah gibi (ajda pekkan) - aşk-ı memnu
unut beni (gece yolcuları)- hayat bilgisi
0
matilda
(11.10.23)
yalan dünya - yakalarsam tık tık

türkçe olmak zorunda değilse:

stranger things - running up that hill
supernatural - carry on wayward son
the bodyguard - i will always love you
0
knight of cydonia
(11.10.23)
fırat ağıtı-eşkiya
fasulye-eyvah eyvah
organize işler bunlar-organize işler
gel ya da git-unutursam fısılda
shape of my heart-leon (hep türkçeden gidilmiş ama yazmasam olmazdı)
0
zihua
(11.10.23)
Şu sıralar netflix'teki kulüp yoluyla janet-jak esim'in şarkıları çok popi olmaya başladı. Ben bu insanları fi tarihinden beri severek dinliyordum, bi allahın kulu da tanımazdı. Şimdi arada açınca "aa bu kulüpte çalan şarkı di mi çok güzel" diyorlar :D

Kendi bilinirliklerinin artmasına sevindim ama ben bu konuda hiç iyi hissetmiyorum :D

örnek: yo era ninya
0
akhenaten
(12.10.23)
(7)

dövüş sanatları ustaları neden ringlere çıkmıyorlar ?

duyurukullanıcısı
mma vs bir çok dövüş stili var ve işte bizim hep duyduğumuz kara kuşak vs gibi ustalar neden ringlere çıkmıyorlar ?eskiden işte boks, karate vs farklı denilirdi de şimdi karma dövüş sanatlarını kabul eden bir sürü yarışmacı var.türkiye'de değilde daha çok usa ve avrupa'yı kast ediyorum aslında.
mma vs bir çok dövüş stili var ve işte bizim hep duyduğumuz kara kuşak vs gibi ustalar neden ringlere çıkmıyorlar ?

eskiden işte boks, karate vs farklı denilirdi de şimdi karma dövüş sanatlarını kabul eden bir sürü yarışmacı var.

türkiye'de değilde daha çok usa ve avrupa'yı kast ediyorum aslında.
0
duyurukullanıcısı
(11.10.23)
biz günlük kullanımda kısaltsak da bu sanatların çoğunun ismi karate-do, taekwan-do, aiki-do, bushi-do, ju-do

sondaki japonca do kelimesini araştırırsan belki cevabı bulabilirsin
0
freebird5406_2
(11.10.23)
Youtube xu xiaodong yazın :) gerçeklerle yüzleşin.

6 aylık mma geçmisi olan çinli adam çin diyarında dövmedigi master usta kalmadı.
0
Fritz-X
(11.10.23)
Neden resmi müsabaka düzenlenmiyor diye mi soruyorsunuz? Amatör olarak yapılan birçok şey var çünkü.

Ancak resmi müsabaka olması için bir komitenin/federasyonun toplanıp kuralları kaideleri belirlemesi gerekir, organizasyon hazırlanmalı vs. Ancak çok çok farklı disiplinler var hangi ikisi için bir prosedür oluşturacaksınız ki? Çok fazla masraf ve bürokrasi var işin içinde. Hadi deyince olacak bir iş değil pek.
0
akhenaten
(11.10.23)
Tek bir still yeterli olmuyor ufc de dövüşecek adamlar için. Düşük ranklarda kalıyorlar en azından. Hem yumruk atmayı hem tekme atmayı hem de güreşmeyi bilmeleri gerekiyor yüksek ranklara gelmeleri ve efso paralar kazanmalari için. Yoksa var yani bir sürü sporcu ufc de. YouTube da votesport kanalı var sporcuların hikayesini ve maçlarını anlatan güzel bir kanaldır.
0
hasmetizm
(11.10.23)
Cidden bilmedigimden soruyorum

Bu dovus sanatlarinin olayi savunma degil mi? O zaman karsisinda boksor mu guresci mi ? Olacagi fark eder mi? Etmeli mi ?

Birde elbette kurallar onemli ama mma da falan gordugumuz kadari ile adamlar kafa goz giriyorlar. Benim turna teknigim, kaplan pencem iste yildirim tekmem yani teknigim cok iyidir diyen biri icin kural fark eder mi ? Yani zaten karsisinda tum kuralsizliklari kabul etmis biri olacak.

Eskiden anliyorum herkesin bir teknigi vardi o klasmanda yarisiyorlardi ama simdi karma dovus sanatlarinda bu klasmanin anlami kalmadi cunku karsida herseyi kabul etmis biri var
0
🌸duyurukullanıcısı
(11.10.23)
Fasa fiso cunku
0
baldur2
(11.10.23)
Zamanın ötesinden gelen cevap:
Kafa göz girmiyorlar. Parmaksız eldiven kullanıyorlar. (Çıplak el dövüşleri de var o da meshur oldukça) Kafa atmak, boynun arkasına vurmak, kasiklara vurmak, göze parmak sokmak, rakibin dizleri yerdeyken diz atmak vb adam öldürmeyi yasaklayan kurallar var. Bunlar zaman içinde koyuldu. İlk zamanları çok daha vahşiymiş ufc'nin. Ayakkabı ile surata tekme atıyorlarmış falan.
Senin dediğin kuralsız versiyonlar da var ve yasak dövüş elbette, dövüş kulübü filminden esinlenerek yapıyorlar kavgayı seven tipler. YouTube da king of streets kanalına bak, oradakiler de dövüş eğitimi almış insanlar ama daha manyakları. Tek kural bayilmadan bırakamıyorsun xd. Yine de orada bile kimse apış arasına tekme atmaz, kişisel saldırıya girer ve olaylar çok büyür kanki.
Kartal pençesi neden işe yaramaz diyorsan da adamın yüzünü kolunu çizmek etkili bir saldırı değildir.
0
hasmetizm
(14.11.23)
(21)

Kaç tane arkadaşınız var

sanguine
Bu öyle sabah kalktım şunu yaptım, bunu yedimden öteye gitmeyen sohbetleri yaptığınız insanlar değil. Böyle onlarca var zaten.Kötü hissettiğimiz zaman aradiginiz, Travmalarınizi paylasabildiginizManevi olarak Sırtınızı dayayabileceginiz Hakkımızda kötü düşünmediğinden emin olduğunuzSizi asla -tartis
Bu öyle sabah kalktım şunu yaptım, bunu yedimden öteye gitmeyen sohbetleri yaptığınız insanlar değil. Böyle onlarca var zaten.

Kötü hissettiğimiz zaman aradiginiz,
Travmalarınizi paylasabildiginiz
Manevi olarak Sırtınızı dayayabileceginiz
Hakkımızda kötü düşünmediğinden emin olduğunuz
Sizi asla -tartisma sirasinda dahi- rencide edecek şeyler söylemeyecek
Sizi mevcut ozelliklerinizle kabul eden

Vb vb

Kaç tane arkadaşınız var

Kaçını 30 yasindan sonra edindiniz
0
sanguine
(10.10.23)
Bende hiç yok gibi. Zamanımın çoğu iş harici yalnız geçer.

Hoşa giden şeyleri değil de ister istemez toplumda herkesin bildiği ama herkesin dillendirmediği olumsuz gerçekleri ifade etmekten dolayı sanırım.
Ne de olsa toplum içinde herkes dürüst,temiz,saygıdeğer(!)
İyilikler bile artık gönülden değil, karşılığında alınacak şeyler için yapılır hale geldi.
Bu aslında, kir bulaşmış bir alış veriş.

Neyse.. yine de tavsiyem,
30-35 yaşa kadar vakti olan o tür değerli insanları arasın bulsun. Yoksa sonrası zaten daha zor olur.
0
diyecevaplandı
(10.10.23)
4 max
0
olaylar olaylar
(10.10.23)
sıfır.

30 olmadım daha
0
Erestor
(10.10.23)
1- 3
2- 0
0
akhenaten
(10.10.23)
hiç yok, 29
0
mark greg sputnik
(10.10.23)
4-2
0
mor oje
(10.10.23)
0.

Ablam ve kız kardeşim olduğu için hiçbir zaman en yakın arkadaşa ihtiyaç duymadım.
0
ruhen hastayim ben
(10.10.23)
4.
Biri lise, 2si üniversite, 1'i de 28 sonrası.

Henüz 30 olmadım.
0
Amaranta ursula
(10.10.23)
bahsettiğiniz tüm kriterleri sağlayan dört kişi sayabildim. bunlardan ikisiyle 21, ikisiyle 29 yaşımda tanışmışım.

bir de çok iyi dost olabilecekken flört olaylarına girip ziyan ettiğim insanlar var.
0
sailor
(10.10.23)
2
0
zimbirik
(10.10.23)
Kaç tane arkadaşınız var
> yazdığınız anlamda 1 tane, üniversiteden..

Kaçını 30 yasindan sonra edindiniz
> 0
0
tabudeviren
(10.10.23)
eski bir arkadaşım var ama onu da dert keder konularında aramam. Hiç yok maalesef.
0
kondansator
(11.10.23)
kendileri icin bo$ kagida imza atabilecegim 4-5 kisi var.

hepsi 30 oncesi, en az 15 senedir tanidigim elemanlar.
0
cooperr
(11.10.23)
Yaşlandıkça azalıyor. Benim 5-6 tane.
0
prole
(11.10.23)
3_1
Not: Birisine hazmedeceğinden iyi veya kötü davranınca bozulur. Bu üç kişiyle ayarlarımızı biliyoruz. Kaçırdığımızda otomatik fabrika ayarlarına dönebiliyoruz. Saygı duymadığınız insanlarla arkadaşlık etmeyin.
0
sadegazoz
(11.10.23)
5 kişi var. 1 tanesini 30'dan sonra edindim. 1'i üniversiteden. Kalan 3'ü, 20'lerin ortasında çalıştığım iş yerinden.
0
inawen
(11.10.23)
1 tane, çocukluk arkadaşım.
+ annem ve eşim
+ kızım :)
0
snd88
(11.10.23)
1 tane var. Tanıştığımızda 29 yaşındaydım bir yılla kaçırdım hahaha
0
peki madem
(11.10.23)
eskiden 4 5 taneydiler, şu an bilmiyorum 1 2 galiba. yakın arkadaşlarımla zor dönemlerden geçiyorum. evet hepsiyle aynı anda
0
Mossy
(11.10.23)
30larıma yeni geçtim
ve hiç yok.
0
alaimisema
(12.10.23)
2 tane. Henüz 30 değilim
0
jjimyl
(13.10.23)
(6)

Bir köpek korkusu sorusu

magni
Köpek fobisi olan biriyim. Küçük köpeklerden korkmuyorum ama tasmasız ve büyükçe köpeklere dair güçlü bir fobim var, elimde değil.Yürüyüş yaparken birden karşımdan bir sokak köpeği geldiğini görünce sakince karşı kaldırıma geçiyorum mesela, köpek de benimle birlikte o kaldırıma geçiyor. Bunu fark et
Köpek fobisi olan biriyim. Küçük köpeklerden korkmuyorum ama tasmasız ve büyükçe köpeklere dair güçlü bir fobim var, elimde değil.

Yürüyüş yaparken birden karşımdan bir sokak köpeği geldiğini görünce sakince karşı kaldırıma geçiyorum mesela, köpek de benimle birlikte o kaldırıma geçiyor. Bunu fark ettiğimde bu kez başka bir yere yöneliyorum, köpek de yine peşimden benle oraya geliyor. O anlarda oralarda benden başka yürüyen insanlar da oluyor ama nedense birden bana fokuslanıyorlar. Birden fazla kez bu durum başıma gelince merak ettim.

1- Köpekler kendilerinden korktuğumu hissediyorlar mı?

2- Neden benim peşime takılıyorlar? Şayet onlardan korktuğumu hissediyorlarsa "Aha benden korktu" şeklinde üzerime üzerime giderek bunu bir güç gösterisi haline falan getirip bu durumdan keyif alıyor olabilirler mi?
0
magni
(10.10.23)
Evet hissederler, kacmaya başladığınız zaman onun gözünde av konumuna geçiyorsunuz muhtemelen
0
mirty
(10.10.23)
bak şimdi bir kaldırımdan yürüyorsun karşında sakince neşeli-mutlu yürüyen bir insan var bu seni ne kadar gerginleştirir ? bir de karşıdan gelen insanın sinirli-pis bakışlı ve yumruklarını sıka sıka yürüdüğünü düşün bu durumda ne yaparsın o kişiyi göz hapsinde tutarsın acaba bana zarar vrecek mi diyor. köpek de aynısını yapıyor.

kaçmaya başladığında gözünde av konumuna geçmiyorsun, zayıf ve alt edebileceği pozisyona geçiyorsun. bunu da şöyle düşün trafikte kavga ettin arabadan 2 metrelik dev bir adam indi ne oldu sinirlerin alınmış gibi anında sakinleştin değil mi ? ama o arabadan 1.55'lik bir adam inse o kadar da sakinleşmeyecektin. karşıdakini ne pozisyonda gördüğün vereceğin duygusal tepkinin zeminini oluşturuyor.

aslında ihtiyacın olan korkunu yenmek ve köpeklerin beden dilini biraz okumayı becermek. bu sayede hangi köpek saldırgan hangisi değil çözersin.
0
orpheus
(10.10.23)
@mirty Esasında panik imajı çizmemek için ilk etapta gayet sakince kaldırım değiştiriyorum ama gerçekten sanki hissediyorlar ve peşime takılıyorlar. O andan itibaren de nabzım 150 oluyor tabii, yine sakin yürümeye çalışıyorum ama gerildikçe geriliyorum. Şükür şimdiye kadar başıma iş almadan kurtulabildim.

@orpheus Son cümlenize: Bu yaştan sonra köpek korkumu yenmem imkansız maalesef. Bir aralar biraz hafiflemişti ama son dönemlerde haberler ve internet mecralarına düşen köpek saldırı görüntülerinden sonra fobim daha da güçlenmiş durumda.
0
🌸magni
(10.10.23)
Her seferinde mi böyle oluyor ki?

Yani ben köpekten korkmam mesela, bazen takip ederler, bazen bakışır geçeriz, bazen hiç tınlamazlar.

Belki de sadece sizi takip ettikleri anlar dikkatinizi çekiyordur. Nihayetinde takibi bırakıp başka bir şeye odaklanıyorlar değil mi?
0
akhenaten
(10.10.23)
Tam olarak hissetmek denilemese de kopeklerin insanların duygu ve davranışlarını cozumleyebildiklerine dair çalışmalar mevcut. Yani korktugunuzu anlamis olabilecekleri gibi beden diliniz onlara korkutucu da geliyor olabilir. Çift taraflı tetikte olma gibi düşünün. Bu noktada sizi takip etme ihtiyacı hissediyorlardir. Aslında sakince geçip gitseniz, onlar da sizi takip etmeyecek.

Ayrıca sosyal hayatınızı gerçekten etkilediğini düşünüyorsanız bilişsel davranısci terapilerde yapılan çalışmalarla fobilerin sönme/ cozumlenme oranı çok cok yüksektir, gayet basarili sonuclar elde edilir. Bir uzmandan destek de alabilirsiniz bu konuyla ilgili.
0
fraise
(10.10.23)
Köpek edinin ya da köpeği olan bir arkadaş edinin. Hayvan korkusunun en büyük nedenlerinden biri hayvanları tanımamak. Tanıyınca korkulacak köpeği gözünden anlarsın. Ne yapacağını da büyük oranda kestirirsin. İnsan ilişkileri gibi:)

Ayrıca her köpeğin ayrı bir karakteri var. Bir gün hiç unutmam, Sarıyer'de fırtınalı bir havada gece (eski) sevgilimi beklerken iri bir sokak köpeği sabaha kadar benimle birlikte beklemiş, nereye gidersem peşimden gelmişti. O sırada o hayvanın ihtiyaç duyduğu şey yalnız kalmamaktı mesela. Bazen de hiç tanımadığınız bir köpek sizi koruma güdüsü de gösterir. Ama bazen de kalabalık bir köpek grubu saldırgan davranışlar sergileyebilir. Hayvanlarla ilişki kurdukça bu dinamiklere daha fazla vakıf olursunuz.
0
prole
(11.10.23)
(4)

İngilizce sorusu "Have to" ile ilgili

put it in your appropriate place
Have to kelimesi bildiğimiz gibi mecburi şart anlamına kullanıyor. Have ile to cümle içerisinde birbirinden ayrı gayrı kullanabilir mi?Örnek cümle....is it difficult? What do lips taste like? These are all questions that now, in this moment, I have the answers to. These are all questions that now, i
Have to kelimesi bildiğimiz gibi mecburi şart anlamına kullanıyor. Have ile to cümle içerisinde birbirinden ayrı gayrı kullanabilir mi?

Örnek cümle.

...is it difficult? What do lips taste like? These are all questions that now, in this moment, I have the answers to. These are all questions that now, in this moment, I "have" the answers "to".


Var mıdır ayrı gayrı kullanmak?
0
put it in your appropriate place
(09.10.23)
hayır.

"I have the answers to" tamamen anlamsız bir cümle.
0
AlsterWasser
(09.10.23)
bu cümledeki have to zorunluluk anlamında değil yalnız. burada cevaplarına sahip olduğum, cevaplarını bildiğim anlamında kullanılmış.

I have the answers to these questions şeklinde devrik olmadan yazınca anlaşılıyor.

yoksa I have to do this - bunu yapmak zorundayım örneğindeki gibi bir kullanımda have ve to ayrılmaz.
0
orient blue
(09.10.23)
Cümleyi daha da kısaltınca; "These are all questions that I have the answers to"

Bu şekilde daha anlaşılır oluyor.

Questions ve answers olarak cümledeki çoğul kullanımları da "answer to questions" öbeğinin bağlı olduğunu gösteren bir gösterge aslında.

Sizin dediğiniz anlamı vermesi için "These are all questions that I have to have answers to" olmalıydı ancak bu da kulak tırmalayan bir yapı olacağı için cümle "I must have answers to" gibi başka bir kalıpla ifade edilirdi.
0
akhenaten
(09.10.23)
"I have the answers to" anlamsız bir cümle degil. "cevaplarına sahip olduğum" anlamına geliyor. ama mecburiyet anlamındaki have to ile ilgisi yok. "have" sahip olmak anlamındaki fiil, "to" da "questions" için kullanılmış bir edat.
0
sir gawain
(10.10.23)
(8)

Büyük harfle mesaj atmak bağırmak mıdır?

Greycrescent
Özetleyeyim tamamen; Mesajla kurulan bir iletişimde, diğer cümleler küçük yazılmışken yeni gönderilen bir paragrafın tamamı büyük harfle yazılmışsa bu karşı tarafın bağırdığını mı gösterir yoksa bu cümleye vurgu yaptığını mı?ankete de katılabilirsiniz direkt, açıklama da yapabilirsiniz. teşekkürler.
Özetleyeyim tamamen; Mesajla kurulan bir iletişimde, diğer cümleler küçük yazılmışken yeni gönderilen bir paragrafın tamamı büyük harfle yazılmışsa bu karşı tarafın bağırdığını mı gösterir yoksa bu cümleye vurgu yaptığını mı?

ankete de katılabilirsiniz direkt, açıklama da yapabilirsiniz. teşekkürler.

take.supersurvey.com
0
Greycrescent
(09.10.23)
bence bu tartışmaya yer bırakmaksızın bağırmaktır. bir cümleye vurgu yapmak için büyük harfle yazıldığına hiç şahit olmadım. vurgu yapılmak isteniyorsa başta burası çokommelli diye belirtilebilir. biri bana tamamen büyük harflerle yazsa niye bağırdığını sorarım.
0
Flybutter
(09.10.23)
mesajla bağırmak diye bir şey olmaz.
0
jelly bear
(09.10.23)
2000lerin başından başından beri ünlü mIRC chat programında da bilinen bit şeydir ki bağırmak manasına gelir. Kanal operatörleri başta uyarır devamında ise kick sebebi olabilir.
Vurgu da ise çift tırnak daha çok kullanılır.
İnternet kullanımını pek bilmeyenler ise göze daha iyi görünsün diye büyük harfi kullanır.

Ankete de katıldım.
0
diyecevaplandı
(09.10.23)
evet, arada yazim yanlisi vs. varsa burnundan soluyordur hatta, buyuk harflerin arasina karisan kucuk harfler de varsa tutmayin kucuk enisteyi..
0
gule gule
(09.10.23)
whatsapp'ta bazen telefondan bilgisayara geçiyorum ve bilgisayarda caps lock açıksa mesajımın büyük harflerle yazıldığını ancak gönderdikten sonra fark edebiliyorum. dolayısıyla bu tür bir şeyden de kaynaklanmış olabilir diyorum.
0
hrskrs
(09.10.23)
Ozel iletişimde olabilir. Ama bizim iş grubunda büyük harf herkesin dikkat etmesi gereken önemli bir şey söylüyorum anlamına gelir. Hatta çok önemli ise üst üst aynı mesajı büyük harfle atarsın.
0
allah yazdiysa bozsun
(09.10.23)
Mesajla bağırmak oluyor aslında, genel kabule göre taa imternetin ilk günlerinden beri büyük harflerle agresif tonda yazılmış bir yazı o yazıyı yazan kişinin agresif tavrını dışa vuruşu olarak kabul ediliyor. Teamüllerde böyle :D

Haliyle siz öyle olmadığını iddia etseniz bile bunu böyle anlayan çok sayıda insan olacaktır. Onun için yapmamakta fayda var. Uğraşırsınız.
0
akhenaten
(09.10.23)
Şöyle bir de ekleme yapmak istedim internetten önce dahi çizgi romanlarda falan bu böyle kullanıldı.

Esasında bu da yazılan şeye dikkat çekmek için yapılan bir şey, ancak sizin söylediğinizden tek farkı agresif olması. Diğer amaçlar için tırnak işaretleri ve aşt çizgi kullanmak bence hem okunurluk hem de üslup açısından daha doğru olur.
0
akhenaten
(09.10.23)
(8)

Sayisalcilara homojenlik sorusu

duyurukullanıcısı
1kg badem1kg findik2kg aycekirdegi1kg antep iHicbir kuruyemis birbirinin uzerine gelmeyecek kadar genis bir tepsiye yerlestirdim ve karistirici ile karistirmaya basladim. Karistirici normal bir hiz ile ezmeden kuruyemisleri karistiriyorButun hepsiyi gorebilecek sekilde 6 tane yuksek cozunurluklu kam
1kg badem
1kg findik
2kg aycekirdegi
1kg antep i

Hicbir kuruyemis birbirinin uzerine gelmeyecek kadar genis bir tepsiye yerlestirdim ve karistirici ile karistirmaya basladim. Karistirici normal bir hiz ile ezmeden kuruyemisleri karistiriyor

Butun hepsiyi gorebilecek sekilde 6 tane yuksek cozunurluklu kamera yerlestirdim ve goruntu isleme yontemleri ile su komutu girdim

- bademlerin hepsi bir tarafa toplandiginda karistiriyici durdur!

Karistirma islemini sonsuza kadar surdurebilecegimizi varsayarsak bademlerin bir araya gelebilme ihtimali var midir?
0
duyurukullanıcısı
(09.10.23)
Sonsuzluktan bahsediyorsak var. Maymun ve daktilo ile yapilan bir benzetme vardı bununla alakalı. Sonsuza kadar daktilonun tuşlarına rastgele basan bir maymun, o rastgelelik içinde tüm edebi klasikleri hiç harf hatasız yazabilir diye. Sonsuzluk öyle bir kavram çünkü :)
0
nundu
(09.10.23)
Bence yok. Karıştırıcı konumları sürekli değiştiriyor. Belirli bir saniye için bir araya gelmiş bademler bir sonraki saniyede dağılacaktır.
0
dissendium
(09.10.23)
karistiricinin bir kurali yoksa ve rastgele(bu ayri bir konu) karistiriyorsa, bademlerin bir araya gelebilme ihtimali vardir.
0
gule gule
(09.10.23)
olaya sonsuzluk kavramı üzerinden bakarsak vardır. sonsuz bir zamanda sadece bademler de değil, sonsuz bir zamanda tüm kuruyemişler birbirinden net olarak ayrılabilir de.

maymun-daktilo benzetmesi tam olarak bunun için. ya da pi sayısının sonsuza giden basamakları içinde bütün sülalenizin telefon numarasını, tc kimlik numarasını bulabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(09.10.23)
pi örneğinden gidersek ilk 10 milyon basamakta benim tc kimlik numaramın 6 hanelik kısmı ve telefon numaramın 9 hanelik kısmı var örneğin. Telefon numaramın sadece 1 hanesi eksik :D ve bu sadece sonsuzluğun 10 milyonluk kısmı. Evet, teorik olarak bademlerin de hepsi bir araya gelebilir.

Bu arada pi'nin 10 milyonluk kısmı için; introcs.cs.princeton.edu

edit: alan kodu girmeyince numaramın hepsi de varmış :D
0
akhenaten
(09.10.23)
BEnim ne tc ne telefon çıktı. Gizli bir bireyim hattızatında.
0
godless frog
(09.10.23)
böyle mevzulara ilgi duyuyorsanız richard dawkins'in kör saatçi diye bir kitabı var. tübitak çıkarmıştı ama hala var mıdır bilmiyorum, başka yayında vardır belki.
0
kibritsuyu
(09.10.23)
Karistiricini belirtmemissin.
0
dunal
(09.10.23)
(3)

gelecek 3 yılın enflasyon tahmini için öngörüler

Rao
Selamlar, geçmişte enflasyondan çok dayak yemiş biri olarak, ekonomiye biraz kafayı takmış durumdayım :) Mevcut ekonomi politikalarına ve ülkenin ekonomik göstergelerine göre, eğer olağandışı bir durum olmaz ise ( afet vs. ) gelecek 3 yılın, yıllık minimum enflasyonunu tahminini nasıl yapabiliri
Selamlar, geçmişte enflasyondan çok dayak yemiş biri olarak, ekonomiye biraz kafayı takmış durumdayım :)


Mevcut ekonomi politikalarına ve ülkenin ekonomik göstergelerine göre, eğer olağandışı bir durum olmaz ise ( afet vs. ) gelecek 3 yılın, yıllık minimum enflasyonunu tahminini nasıl yapabiliriz, bunun ile ilgili bir algoritma vb. veya sizin kişisel öngörüleriniz var mıdır ?

Örneğin, şu an tl aşırı değerli (doların baskılanması ) , seçim sonrası gerçek değerine gelmesi bekleniyor, buda tl nin mart sonu yaklaşık %50 değer kaybetmesi anlamına geliyor, yani bugünden mart sonu enflasyonuna en az %50 civarında diyelim, sonrasında parasal sıkılaşmanın devam edeceğini düşünürsek, enflasyon azalacak ancak, yinede yılda min. %25 olacağını öngörürsek , gelecek 3 yıl için en az %100 enflasyon oranı ortaya çıkıyor bu hesapla

Sizin bu konuda tahminleriniz nelerdir ?


Teşekkürler
0
Rao
(08.10.23)
bununla ilgili algoritma yok. döviz fiyatı ile enflasyonu aynı hesap atmak yanlış sonuç verebiliyor. kaldı ki döviz fiyatının ne olacağı da belli değil. fed faiz indirimlerini tamamlayınca dolarda gevşeme sürpriz olmaz.

tcmb enflasyon tahminleri şöyle:
2023 yıl sonu için yüzde 58, 2024 yıl sonu için yüzde 33 ve 2025 yıl sonu için yüzde 15

yeni ekonomi yönetimi için enflasyonu düşürmek birinci öncelik. bu yüzden çok sıkı para politikası izliyorlar. önümüzdeki mart ayında seçim var. seçime kadar para politikası çok disiplinli olmayabilir ancak ondan sonra dört sene boyunca seçim olmayacak. akp sıkı bir para politikası izleyerek enflasyonu iki senede normale çekebilir. yani bu enflasyon hedeflerine göre hareket edebilirsiniz bence
0
abelardo
(08.10.23)
Uluslararası Para Fonu (IMF) 4. Madde değerlendirmesi olarak adlandırılan yıllık üye ülke ekonomik değerlendirme çalışmalarında görüşmeleri tamamladı. 25-29 Eylül tarihleri arasında Türkiye’de görüşmelerde bulunan heyet ilk değerlendirmesine ilişkin basın bülteni yayımladı. Burada 2024 enflasyonu yüzde 46,0 olarak tahmin etti. IMF açıklamasında, politika faizlerinin piyasa faiz oranlarına kadar yükseltilmesi gereği savunuldu.
0
biravekahve
(08.10.23)
Bu hesaplamalar için ülkeler ve şirketler ilgili uzmanlara tonla para akıtıyor ancak yine de sağlıklı sonuçlara ulaşmak zor oluyor. Haliyle yön bazında "yukarı, aşağı" şeklinde geniş bir perspektiften tahmin yapmak bence çok daha sağlıklı bireysel bazda.

Bir de geleceğe yönelik ekonomik tahminler gerçekten objektif olmaktan çok subjektif. Örneğin siz net şekilde TL aşırı değerli demişsiniz ama JP Morgan daha bu cuma TL adil değerinden ucuz diye görüş bildirip TL alımı yaptıklarını söyledi.

www.birgun.net
0
akhenaten
(08.10.23)
(2)

Tüm vergi borçlarımızı görüp ödeyebileceğimiz bir site var mıdır?

psmstc
Gelir, emlak, mtv, trafik sigortası hepsini sorgulayıp ödeyebileceğimiz bir site kısacası.Ve bunları vergi dairesine gidip ödemek mi daha güvenilir? siteden mi? Ve onlineda alınan sanal dekontlar ihtilaf durumları için geçerli midir? Teşekkürler.
Gelir, emlak, mtv, trafik sigortası hepsini sorgulayıp ödeyebileceğimiz bir site kısacası.


Ve bunları vergi dairesine gidip ödemek mi daha güvenilir? siteden mi? Ve onlineda alınan sanal dekontlar ihtilaf durumları için geçerli midir?

Teşekkürler.
0
psmstc
(07.10.23)
e-devlet
0
erty_ksk
(07.10.23)
Dijital vergi dairesi var zaten, edevlet bilgilerinizle giriş yapıp her şeyi görüyorsunuz.

dijital.gib.gov.tr

Vergi dairesine gidip ödemek çok gereksiz bir iş.
0
akhenaten
(07.10.23)
(6)

Gönderici Amazon.com.tr sahte çıkma ihtimali nedir?

not sure if serious
Güvenmeli miyim sizce?
Güvenmeli miyim sizce?
0
not sure if serious
(07.10.23)
güvenmelisin
0
jelly bear
(07.10.23)
Şu an için nadir güvenilir seçeneklerden
0
Unde bach canim
(07.10.23)
Gönderici amazon ama satıcı örnegin bilmem ne filan elektronikse şüpheyle yaklaşmalısın. Ama satıcı da amazonsa sahte olma ihtimali hiç yok

Amazonun sitesinde her ürünü amazon kendi satmıyor yerel magazalar da var. Onlar da ürün gönderirken amazonun kendi alt yapısını kullanıyor o yüzden böyle ürünlerde gönderici amazon yazar. Asıl önemli olan satıcının da amazon olması
0
limonlu eksi
(07.10.23)
güvenli, baktınız dandik 30 gün içinde iade var. gönder gitsin.
0
erty_ksk
(07.10.23)
Gönderici de satıcı da Amazon

Ürün tekstil ürünü
0
🌸not sure if serious
(07.10.23)
Sahte değil ama bir kere aldığım güneş kreminin batch kodunu kontrol ettirdiğimde raf ömrünün geçmiş olduğunu fark edip iade istemiştim. Bir keresinde de aldığım ayakkabı lekeli geldi, zannedersem benden önce de biri alıp iade etmiş.

İki ürünü de iade aldılar, hatta güneş kremini geri yollamanıza gerek yok dediler. İki ürün de amazon tarafından satılıp gönderiliyordu.
0
akhenaten
(07.10.23)
(12)

dyson mu ? robot süpürge mi ?

Rao
Merhaba, Şu an mevcut alan 1+1 geçiçi olarak ,daha sonra daha büyük bir alana taşınma durumu var, temizlik için bir alet ihtiyacımız var, fiyat fayda, pratiklik, performans, temizlik psikolojisi açısından düşünüldüğünde hangi tip ürün veya modeli tercih etmeliyiz ?Teşekkürler.
Merhaba,

Şu an mevcut alan 1+1 geçiçi olarak ,daha sonra daha büyük bir alana taşınma durumu var, temizlik için bir alet ihtiyacımız var, fiyat fayda, pratiklik, performans, temizlik psikolojisi açısından düşünüldüğünde hangi tip ürün veya modeli tercih etmeliyiz ?

Teşekkürler.
0
Rao
(07.10.23)
Kesinlikle dyson.
Bende ikisi de var, dyson’i daha cok kullaniyorum. Hem cok pratik, hem cok iyi temizliyor, hem de robotun giremedigi noktalar da oldugu icin dyson’la nerdeyse her noktaya giriyorum. Mop disinda robotun cok bir olayi yok eger evde kilim, masa, sandalye vs varsa. Bircok noktada islevsiz kaliyor robot
0
mor oje
(07.10.23)
Normal bildiğimiz elektrikli süpürge kesin lazım.
Buna ek olarak bazı durumlarda kullanım kolaylığı açısından kendi önceliklerine göre dyson ya da robot.

Ama eğer evinde hiç bi süpürge yoksa ilk alacağın şey normal kaliteli bir elektrikli süpürge olur. Dikey süpürge ya da robot süpürge değil.
0
zimbirik
(07.10.23)
Genel temizlik için normal süpürge illa gerekli oluyor. Robot daha çok zamanınız olmadığında siz evde yokken bile kırıntıları alsın, üstten bir temizlik yapsın diye. Dyson derim
0
black holes in the sky
(07.10.23)
su an 2+1 yaklasik 90 m2evde oturuyorum. evde 2 buyuk 1 kucuk hali var. kedi de var.
dyson V12 kullaniyorum, simdiye kadar da hic normal supurgeye ihtiyacim olmadi.
temizlik yapacagim zaman once bir odanin tozunu alip supuruyorum ve supurgeyi sarjina takiyorum.
diger odayi toparlarken o yeniden sarj oluyor ve sonra orayi toparliyorum.

robot supurgem de var genelde kullanmiyorum. dysonin avantaji, her an elinizin altinda olmasi. normal supurgeyi acmaya useniyorsunuz bir sure sonra.
0
65 derece
(07.10.23)
Tek bir süpürge olacaksa dyson kesinlikle. Robot süpürge ara sıra kabasını almaya yarıyor ancak.
0
chavezding
(07.10.23)
birisi elektrikli bisiklet birisi s class mercedes. kesinlikle dyson
0
dirildimde geldim
(07.10.23)
Söylenenlere katılıyorum, robot süpürge temizlik sıklığınızı azaltmak için var. Nihayetinde elinize süpürgeyi alıp temizliğe girişmek gerekiyor her koşulda.

Dolayısıyla her ikisi de olamıyorsa dyson.
0
akhenaten
(07.10.23)
dyson in v8 i bile en kral robotu sollar. robot supurgeden nefret ettim iki saatte robotun yarim yamalak supurecegi yeri dysonla 3 dk da halledersin
0
mess
(07.10.23)
Yedek parçası olmayan ve sürekli arızalanan ve tamir de edilemeyen güçsüz ve pahalı bir makine almak istiyorsan dyson al.
0
Bir cebinde das kapital
(07.10.23)
Dyson
0
basond
(07.10.23)
Evde başka hiç süpürge yoksa dyson ya da benzeri. Yok kablolu dahi olsa bi süpürgen varsa robot.
0
elorelia
(07.10.23)
her ikisi de var. öncelik dyson net.

ev kücük ve eşyalar çoksa robot süpürgeyi hiç dünüşümeyin zaten.
0
nuisance
(08.10.23)
(6)

Bu ofsaytın doğru bir tanımı değil mi?

Bir ben var benden şurada
"Top ayaktan çıktığı anda pası alan oyuncuyla kale arasında en az 2 rakip oyuncunun olmaması durumunda ofsayt olur" Bi arkadaşım bana sordu biliyor muyum bile bu şekilde tarif ettim yok öyle değil diyor, nasıl peki diyorum bana aynı bu anlama gelen ama daha karışık bir tanım yapıyor, lan aynısı işte
"Top ayaktan çıktığı anda pası alan oyuncuyla kale arasında en az 2 rakip oyuncunun olmaması durumunda ofsayt olur"

Bi arkadaşım bana sordu biliyor muyum bile bu şekilde tarif ettim yok öyle değil diyor, nasıl peki diyorum bana aynı bu anlama gelen ama daha karışık bir tanım yapıyor, lan aynısı işte diyorum hala yok diyor bu doğru mu değil mi bana çok doğru gibi geliyor çünkü.
0
Bir ben var benden şurada
(06.10.23)
siz doğrusunuz
0
lament
(06.10.23)
Doğru işte. Biriniz kulağı normal tutmuş diğeriniz kafanın üstünden diğer elle tutmuş. 3-4 tanımını yaparım ama bu da doğru. Onun dediği muhtemelen “top ayaktan çıkınca oyuncunun kaleye ve kaleciye en yakın oyuncu olması” vs demiştir.
0
avatar is back
(06.10.23)
Şurayı otorite kabul edip konuyu tatlıya bağlayın bence

www.footballrules.com
0
akhenaten
(06.10.23)
Evet ya kaleye sondan 2. oyıncudan daha yakın olursa ofsayt olur diyor, olm aynı şeyi anlatıyoruz işte diyorum gurur mu yaptı ne yaptı anlamadım kabul ettiremedim burayı okutayım, teşekkür ederim.
0
🌸Bir ben var benden şurada
(06.10.23)
bu tanım tamamen doğru, karmaşıklaştırmaya gerek yok.

burada şöyle bir durum var çok istisna ama bazen kaleci ileri açılmış oluyor bu durumda mesela geride bir tane defans oyuncusu olması ofsaytı bozmuyor.
0
nuisance
(06.10.23)
kısmi eksik var tabirinizde.

kaleci ofsaytta sayılmıyor. Bu sebeple iki oyuncu deniyor ama defans oyuncusu tek olabilir. Bu durumda da ofsayt olmuyor.

on-side tabiri ile bakarsak: kaleci hariç olmak üzere; pas atılan oyuncuya pasın başladığı an kabul edilen ayaktan çıkma anında kale çizgisine paralel bakışta, kale çizgisiyle arasında en az 1 rakip oyuncudan daha uzak olma durumu on-side'dır.

off-side tabiri ile bakarsak: kaleci hariç olmak üzere; pas atılan oyuncuya pasın başladığı an kabul edilen ayaktan çıkma anında kale çizgisine paralel bakışta, kale çizgisiyle arasında rakip oyuncuların tamamından daha yakın olma durumu off-side'dır.

Not: sadece topa dokunması belirlenen uzuvlar geçerli. Eller değil. Ayak, omuz, kafa vb. Ayrıca kaleci ile karşı karşıya kalınan pozisyonlarda da kale çizgisine paralel bakışta pas alınan oyuncunun pası verdiği çizgiye göre topun gerisinde olunmalıdır.
0
baldan kaymak
(06.10.23)
(3)

Sebze tohumu nerelerden alabilirim?

santimantal
Balkonumda saksılarda maydanoz, biber, domates vb. sebzeler yetiştirmeye karar verdim. Bunların tohumu nerelerde satılır?Ek soru: Kişniş tohumu bulabilir miyim? Nerden bulabilirim?(İstanbul Anadolu yakasında yaşıyorum.)
Balkonumda saksılarda maydanoz, biber, domates vb. sebzeler yetiştirmeye karar verdim. Bunların tohumu nerelerde satılır?

Ek soru: Kişniş tohumu bulabilir miyim? Nerden bulabilirim?

(İstanbul Anadolu yakasında yaşıyorum.)
0
santimantal
(06.10.23)
Aktarlarda, pazar yerlerindeki aktar benzeri tezgahlarda ve internette satılır.

Plastik ayakkabı kutusu içine yerleştirilmiş karton bardaklar içinde yeşertebilirsiniz. Ayakkabı kutusu sera etkisi yapar.
0
Mirket
(06.10.23)
Karşıya geçerseniz mosır çarşısı civarında her çeşidi mevcut
0
akhenaten
(07.10.23)
Biber, domates, hıyar gibi meyveleri tohumdan yetiştirmek oldukça zordur. Özel bir alan, kap, ışıklandırma vs gerekiyor doğal şartlar olmayınca.

Mevsimi gelince bahar ayında biber domates ve hıyar için hazır fide alabilirsiniz, her yerde satılıyor zamanı gelince. Pazarlarda, bir milyoncularda vs.

Ama kış sebzelerini tohumdan balkonda saksıda yetiştirmek görece daha kolay olur. Aktarlar, bir milyoncular, elbetteki mısır çarşısı +1
0
John Bloor
(07.10.23)
(3)

Ertesi gün iş görüşmesine gidecekken bugün başka yerden gelen iş teklifi vs

FreSh
Aktif iş arama sürecindeydim. sürekli başvurular yapıp görüşmelere çağıran firmalara gidip görüşüyordum. Bu iki ay böyle sürdü, gorustuklerimden olumlu cevap gelmedi. Salı günü iki farkli yer aradı biri Perşembe yani bugün için, diğeri yarın için görüşmek istediklerini söylediler. Tabiki kabul ettim
Aktif iş arama sürecindeydim. sürekli başvurular yapıp görüşmelere çağıran firmalara gidip görüşüyordum. Bu iki ay böyle sürdü, gorustuklerimden olumlu cevap gelmedi. Salı günü iki farkli yer aradı biri Perşembe yani bugün için, diğeri yarın için görüşmek istediklerini söylediler. Tabiki kabul ettim zaten sürekli görüşme halindeyim. Bugün görüşme yaptığım firma çok büyük müthiş bir firma. Görüşmem de iyi geçti ikinci aşamaya cagirabilirler(toplamda tüm süreç 4 asamadan olusuyormus). Bunun dışında 2 hafta önce görüştüğüm bir yer vardı. Bugünkü görüşme üzerinden bir iki saat geçtikten sonra arayıp sizinle çalışmaya karar verdik vs diyip maaş teklifi sundular. Kabul eder misiniz dediler kabul ettim direkt, yine orası da istediğim ve beni geliştirebilecek bir yer.
Yarınki is görüşmesine yine de gitmeli miyim? Orası da kabul ettiğim firma ayarında fakat daha çok tanınan bir şirket ama pozisyon olarak kabul ettiğim firma daha iyi. Yarınki işyeri toplu taşıma ile 3 saat sürüyor, arabam yok. Başka bir işi kabul ettiğim halde sadece görüşmek için yol eziyetini çekmeye değer mi? Sabah arayıp başka teklif aldığımi söylemem kötü mü olur? Yoksa yine de görüşmeli miyim?
Ayrıca son soru bugün görüştüğüm tüm firmaların içindeki en en süper firma ikinci görüşmeye falan cagirirsa ve diğer yerde ise baslamis olursam bu fırsatı kacirdigim için hep pişman olur muyum?

Çok uzun ve karisik yazdım galiba, okuyacak ve tavsiye verecek olan olursa çok teşekkür ederim şimdiden.
0
FreSh
(05.10.23)
Kendi adıma cevaplayayım,

yarın olan görüşme kabul ettiğine eşdeğer olduğu için ben olsam yarın olanı iptal ederdim

bugün olanla süreci devam ettirir olumlu olması durumunda bugün kabul ettiğim işi bırakır oraya geçerdim
0
pislick0
(05.10.23)
@pislick0 +1

Anlattıklarınızın özeti

1- İlk firma isim yapmış, güzel bir şirket. Bulunduğum yere 3 saat mesafede, ayrıca işe alım süreci devam ediyor.

2- İkinci firma ilkine denk kalitede ve gelişimime katkı sağlayacak, ancak bilinirliği daha az. Burası bana doğrudan iş teklif etti, ayrıca pozisyonum da daha iyi olacak ve diğerine göre daha yakın.

Cevap;

1- 2. firma.
2- Hayır kötü olmaz, devam eden süreçlerden birinin olumlu sonuçlandığını söyleyin. Bu normal bir durum.
3- Komşunun tavuğu komşuya kaz görünürmüş, eğer iki firma arasında ciddi fark yoksa ikinci firmadaki şartlarınız çok daha iyi duruyor. Neden pişman olacaksınız? Buna geçerli bir cevap verebiliyor musunuz? Önemli olan bu bence.
0
akhenaten
(06.10.23)
@pislick0 teşekkürler ben de iptal etmeyi düşünüyordum bu konuda desteklenmek iyi oldu:)
@akhenaten eşdeğer olan bugün görüşeceğim firmayla görüşmeyi güzel bir dille iptal ettim zaten sizin de dediğiniz gibi kabul ettiğim firma benim için daha iyi olacak öbürüne boşa zaman harcamaya gerek yok.
Ama bu ikisi dışında devasa bir firma var o apayrı onunla ilk görüşmemi dün kabul ettiğim yer aramadan önce gerceklestirmistim. Olumlu olup olmayacağı belli değil ve daha önümde 3 aşama var. Görüşmeye cagirirlarsa ve diğer yerde başlamış olursam görüşmeye gitmek icin izin almak ise yeni başladığım yerde sıkıntı olur. Ben de elimdeki bulgurdan olmamak adına kesin olmayan bir şey için görüşmelere gitmeyebilirim en son böyle karar verdim herkesin ve sizin fikirleriniz sonrası.

Teşekkür ederim:)
0
🌸FreSh
(06.10.23)
(18)

Ev arkadaşının sevgilisi

Mossy
Ara sıra gelip kalıyor diyelim, bazen 2 3 haftada bir gün bazen de daha sık gelip birkaç gün boyunca kalıyor. Kaldığı süreçte odadan sadece tuvalete gitmek için çıkıyor, onun dışında su almaya bile çıkmıyor. Yemeği odada yiyorlar vb. Evde siz varken duş falan almıyor. Bu kişinin varlığından rahatsız
Ara sıra gelip kalıyor diyelim, bazen 2 3 haftada bir gün bazen de daha sık gelip birkaç gün boyunca kalıyor. Kaldığı süreçte odadan sadece tuvalete gitmek için çıkıyor, onun dışında su almaya bile çıkmıyor. Yemeği odada yiyorlar vb. Evde siz varken duş falan almıyor. Bu kişinin varlığından rahatsız olur musunuz?
0
Mossy
(05.10.23)
olurum, evde yabancı biri olunca nefes almasa bile insan kendi evi rahatlığında hareket edemiyor
0
freebird5406_2
(05.10.23)
birisinin bana dis kapinin mandali muamelesi yaptigi her yerde rahatsiz olurum. belli bir yastan sonra eger finansal olarak mumkunse yalniz yasamak en sagliklisi.
0
cooperr
(05.10.23)
Yani bu olabildiğince rahatsızlık vermeme çabası iyi niyetini gösterir ama uzun süre kalması can sıkıcı olabilirdi.2-3 hafta uzun bi süre
0
olaylar olaylar
(05.10.23)
"Ev arkadaşıyla" yaşadığım yerde bu kadarından rahatsız olmam.

Evde gayet rahat hareket etmeye başlarsa rahatsız olurum. Rahat hareket derken, örneğin gürültü patırtı artarsa ya da ortak alanları sanki evde yerleşik biriymiş gibi kullanmaya başlarsa rahatsız olurum.
0
akhenaten
(05.10.23)
akhenaten +1

belli ki size saygılı, iyi niyetli şekilde minimum miktarda rahatsızlık vermeye çalışıyor.
ortak alanlarda hiç zararı yok. ev arkadaşınızın odasına da müdahale etmeye girer dahası.
0
patronaj1
(05.10.23)
@olaylar olaylar 2-3 hafta kalmıyor, bazen 2 3 haftada bir gün geliyor, bazen haftada 2 3 gün geliyor belli olmuyor.
0
🌸Mossy
(05.10.23)
Rahatsız olmam, zaten rahatsız etmemek için baya özen gösteriyorlar gibi. Senin mutfağı banyoyu bir yeri kullanmanı kısıtlayacak veya rahatsız hissettirecek davranışı varsa o zaman rahatsız olunur.
0
nhk ni youkosu
(05.10.23)
Olmam herhalde.

Ama ben duş alacağım zamanı ona göre belirliyorsam olurum. Absurd bir durum.

Kadın olsaydım kesin rahatsız olurdum.
0
baldan kaymak
(05.10.23)
en azından benim tecrübeme göre ev arkadaşlığıyla ilgili bütün meselelerde kuralları baştan nasıl koyarsanız öyle devam ediyor. siz bir kere tamam gelsin dediğiniz anda olay buna dönüyor. ben olurdum, eve iki kişi çıktım sonuç olarak haftada 2-3 gün üçüncü kişiyi görmek istemem ama bir kere tamam demişsiniz. yine de sizi olabildiğince rahatsız etmemeye çalışıyormuş. yine de evde ev arkadaşınız varken bile istediğiniz her şeyi yapamayabiliyorsunuz -en basitinden sesli bir şekilde müzik açıp dans etmek gibi- üçüncü bir kişi olunca da aynı rahatsızlığı hissetmeniz normal, hissediyorsanız.
0
black holes in the sky
(05.10.23)
Para varsa bu rezillik çekilmez. Ev arkadaşlığı zaten kötü bir şey üzerine sevgilisi geliyor.
0
ruhen hastayim ben
(05.10.23)
Bu anlattigindan rahatsiz olup ev arkadasini yollarsan yerine gelen eskisini cok aratir o kadar soyliyeyim.
0
hot potato
(05.10.23)
Ruhen hasta biraz abartmıyor musun sen de :d
0
🌸Mossy
(05.10.23)
Ev arkadaşının eklentisi gibi olduğu için rahatsız olmazdım, tam tersi ben ev arkadaşımın her arkadaşıyla konuşmak zorunda değilim sonuçta.
0
sanguine
(05.10.23)
yarın öbür gün senin sevgilin geldiğinde sen de aynı haklara sahip olacaksın. %80 öğrenci evinde de bu işler böyle ilerler. bir dönem sevgilisi olur ilk aylarda gelir kalır vs. yani geliyor 10 gün gitmiyor desen, içiyo ses çıkarıyo desen anlarım ama şu durumda senin kendi çekingenliğin dışında seni rahatsız edeceği bir olay yaşanmıyor.
0
orpheus
(05.10.23)
Sen erkeksin ve ev arkadaşının kız arkadaşı iki seks arası senle de muhabbet etsin mi istiyorsun, boşta bekar arkadaşı vardır belki? Böyle bi rahatsızlık mı? Yoksa sen kızsın ve evde bir adam var yiyeceğime içeceğime ilaç katıp bana tecavüz eder mi diye mi rahatsızlık?
0
sifir
(05.10.23)
Ev içinde fazla dolaşmayarak, göze görünmeyerek gösterdikleri saygının aynısını cinsel aktivitelerinin ses sınırları konusunda da gösteriyorlarsa eğer gayet tolere edilebilir bir şey. Rahatsız olacağımı sanmıyorum.
0
beyfendi
(05.10.23)
Benim eski ev arkadaşımın sevgilisi de böyle geliyordu, haftada en az 3 gün gibi, duş da alıyordu hahahaha. Ben de kendim odaya kapanmıştım evde. Yemekleri falan da dışarıda yiyip geliyordum çünkü ikimiz de çalışıyorduk ve ben geldiğimde ev arkadaşım mutfakta ikisine yemek yapıyor oluyordu (mutfağımız çok küçüktü). O zaman çok takmayıp idare ediyordum ama şimdi yalnız yaşıyorum ve geri dönüp düşününce ne saçma işmiş diyorum.
0
peki madem
(06.10.23)
Valla beni rahatsız eder. Sevgilisi olan birlikte ev tutabilir. Hem sevgilisiyle yaşar hem de kirayı bölüşür.
0
roe
(07.10.23)
(4)

Green Card başvurusunda fotoğrafın nasıl çekildiği önemli mi?

lodlest23
Arkadaşlar, selam.. Biraz saçma bir soru olacak ama ben ve abim 2 seneden beri Green Card (DV Lottery) çekilişine başvuruyoruz. Ancak bu zamana kdfar hep evde telefonla fotoğraf çekip daha sonra bunları bilgisayardan kırpıp o şekilde Green Card başvurusu sayfasına yükledik.Biliyorsunuz Green Card ba
Arkadaşlar, selam.. Biraz saçma bir soru olacak ama ben ve abim 2 seneden beri Green Card (DV Lottery) çekilişine başvuruyoruz. Ancak bu zamana kdfar hep evde telefonla fotoğraf çekip daha sonra bunları bilgisayardan kırpıp o şekilde Green Card başvurusu sayfasına yükledik.

Biliyorsunuz Green Card başvuruları tekrar başladı. Sizce vesikalığın fotoğrafçıda çekilmesi bir fark yaratır mı? (Yani Green Card kazanma olasılığını artırır mı?)
0
lodlest23
(05.10.23)
Pek tabi ki önemli, sitelerinde de zaten detaylı açıklamalar mevcut.

Örneğin siz arkaplanı nesne taşımayla değiştiriyorsanız bu reddedilme sebebi. Arkaplan demişken, beyaz veya kırık beyaz olmalı ve herhangi bir desen, doku, gölge içermemeli. Saç uzunsa yüzü kapatmamalı, yüze gölgesi düşmemeli, çözünürlük ve dosya boyutu ve formatı gibi şartlar da var.

Şuradan bakabilirsiniz; travel.state.gov
0
akhenaten
(05.10.23)
Hocam ben aslında fotoğrafın kendimiz çekip editlemek yerine direk fotoğrafçıya gitsek daha iyi mi olur demiştim biraz. Ama yine verdiğiniz cevap bunu açıklıyor.
0
🌸lodlest23
(05.10.23)
Kendiniz istenilen kriterlerde çekerseniz yeterli olur. Açıkçası onun için fotoğrafçıya gitmek bana absürd geliyor. Üner bir şey istemiyorlar zaten
0
Unde bach canim
(05.10.23)
"Yani Green Card kazanma olasılığını artırır mı"

hayir.
0
hot potato
(05.10.23)
(2)

Görselden Japonca Çeviri

onemoremile
Resimde AWT ve AQ1'in sağında ne yazıyor olabilir. Not: Ürün şırıngaya benzer bir şey. Makina ekipmanı, telin içinden 0,2 mm başka tel geçiyor gibi bir şey.https://hizliresim.com/pktk6de
Resimde AWT ve AQ1'in sağında ne yazıyor olabilir.

Not: Ürün şırıngaya benzer bir şey. Makina ekipmanı, telin içinden 0,2 mm başka tel geçiyor gibi bir şey.

hizliresim.com
0
onemoremile
(05.10.23)
Selam alanla bir alakam yok ama japoncayla eskiden kalan bir mazim var. Daha yetkin biri gelene kadar dursun.

Karakterler şunlar "AWT バイブ AQ 1型"

AWT vibrasyon, AQ 1-tip

Alttaki kısım da çapı gösteriyor.
0
akhenaten
(05.10.23)
Teşekkürler yeterli.
Malzemenin özellikleri yazıyormuş, teknik adı yazmıyormuş.
0
🌸onemoremile
(05.10.23)
(11)

Kıskançlık krizi sonrası

Unde bach canim
Kız arkadaşım benden önce kendisi ile görücü usulü evlenmek isteyen kuzenini tabii ki reddetmiş fakat kuzeni ve ailesi fransada yaşıyorken buraya da ziyarete geliyorlar. Annesinden bunların geleceğini öğrenmiş ve bana haber verdi. Tabii ki adamın ayağına ket vuracak halim ve kız arkadaşımı bu sebepl
Kız arkadaşım benden önce kendisi ile görücü usulü evlenmek isteyen kuzenini tabii ki reddetmiş fakat kuzeni ve ailesi fransada yaşıyorken buraya da ziyarete geliyorlar. Annesinden bunların geleceğini öğrenmiş ve bana haber verdi. Tabii ki adamın ayağına ket vuracak halim ve kız arkadaşımı bu sebeple suçlayacak durumum yok kıskançlık yapıp. Fakat bunu duyunca akrabası olması nedeniyle “onunla görüşecek misin diye sordum.
Bu arada öylesine bir ilişki değil bizimkisi, evlilik planlıyoruz.

Her neyse, soruya cevaben bana “bilmiyorum” dedi ve ben sinirlenmeye başladım. “Hayır” dese benim için hiçbir problem olmayacak şekilde konu kapanacaktı fakat bilmiyorum diyerek, zoraki de olsa beni zor durumda bırakacak (daha önce de benzer sorunlar yaşadık) bir şey.
Facetime üzerinden konuşurken kendime engel olamayarak normalde hiç yapmadığım bir şekilde suratına telefonu kapattım. Daha sonra bana zaten görüşmeyeceğini fakat kendi evlerine gelirse görüşmek zorunda kalacağını falan söyledi.

Kendisi de benim gibi çok kıskanç biri. 10 dk cevap vermesem başlıyor işin yoktu neden yazmadın ne yapıyordun demeye. Ben böyle bir durumda kalmak istemediğimi söylüyorum ama tamam deyip yine benzer ve başka bir durumun içinde buluyorum kendimi. Biliyorum büyük bir sorun değil ama kıskançlığıma bu konuda engel olamıyorum. “Ben çocuğu umursamıyorum neden sorun ediyorsun” dediğinde daha çok sinirleniyorum. Etraf zaten sapık dolu.

Neyse, siz olsanız nasıl davranırdınız? Çok mu tepki veriyorum?

Edit: soru silindi tekrar ekledim.
0
Unde bach canim
(04.10.23)
ben olsam soruyu size gelirlerse çok muhattap olmazsın di mi diye sorup ön alırdım. siz biraz yanlış yerden girmişsiniz sanki.

fakat şu noktada çok fazla üstüne gitmeyip dillendirmeden ilerlemek daha sağlıklı görünüyor. sonuçta akrabalık var ve yurt dışından gelinecek denk gelme mecbur olacaktır. üstüne çok giderseniz ters tepebilir.
0
golgi aygıtı
(05.10.23)
İletişim problemi olmuş olabilir mi? Anladığım kadarı "ben görüşmeyi tercih etmem ama akrabamız olduğu ve eve misafir olacağı için isteğim dışında mecburi bir görüşme olabilir" demek istemiş. Bu görüşmenin olmamasına yönelik bir fikriniz varsa onu iletirsiniz. İletişime kapalı olmak evlilik sonrası da çok problem yaratabilir bence.
0
havadakarada
(05.10.23)
Kız arkadaşınızı ne sebeple suçlayacak durumunuz yok anlayamadım. Yani bir akraba grubu uzak bir yerden ziyarete geliyor diye mi suçlayamazsınız? E tabi ki suçlayamazsınız? Yoksa görüşmek durumunda kalabileceği için mi suçlayamam dediniz, ancak suçlamışsınız davranışınızla.

Gördüğünüz gibi içinde olduğunuz durum standartların dışında. Bu kişi yabancı biri değil, kız arkadaşınızın çevresinin bir parçası. Bu ilişkiyi bunun farkında olarak sürdürmelisiniz. Bu durum ne kadar normaldir, ne kadar değildir farklı bir tartışma konusu, sizin sorunuz bununla alakalı olmadığı için hiç değinmeyeceğim ama eğer bu ilişkiyi bu durumu sorun ederek ilerletmeyi düşünüyorsanız bu durum yıllar boyunca bir problem olarak tekrar tekrar karşınıza çıkacaktır. Yani kız arkadaşınız özellikle bu misafirliklere eşlik etmese bile bu durum her gündeme geldiğinde daha bir yük olmaya başlar.

Kız arkadaşınız sizden bu geçmişini gizlememiş, kız arkadaşınız bu kişiyi de istememiş zaten. Aynı şekilde kız arkadaşınız bu ziyareti de gizlememiş. Bence üstüne düşeni yapmış. Bu şartlar altında kıskanıyor olmanız anormal değil, ancak bu kıskançlıktan doğan hislerinizi sinirli şekilde karşıya yansıtmanız anlamsız geldi bana.
0
akhenaten
(05.10.23)
çok tepki veriyorsunuz. standart erkek niteliklerinden negatif yönde uzaklaşıyorsunuz. hayır dese sonra kuzeni ve ailesi annesinin evine gelse size yalancı durumda kalacak. toksik bir ilişkidesiniz ve ilişkinizi acilen düzeltmeniz gerektiğinin de farkındasınız.
0
gold gold gold
(05.10.23)
hayır demesini beklerdim ben yaşıyor olsaydım, Fair olmamış hissederdim sizin paylaştığınız yanıt gibi bir yanıtı ben alıyor olsaydım.

Görüşeceğim ama böyle şeyler olmaz, biz buluşalım mı? demesi normalde duymam gereken olurdu bence.
0
baldan kaymak
(05.10.23)
Abartmışsn, çünkü 20-26 aralığında olan ve sevgilisi olduğunu bilmeyen akrabalar tarafından bir kız için görücü olunabilir bu çok çok normal, bana ve kız kardeşlerime de haber gelmişti yurtdışındaki akrabalardan vs.ama annem şu an evli olduğum eşimi bildiği için yok diyordu, (bu arada ben kim haber göndermiş vs onu bile hatırlamıyorum şu an) konu kapanıyordu, o zamanlar türkiye tatiline geldiklerinde bizim eve gelseler ne yapacağız mecbur misafiri ağırmak zorundasın.
Ha ben gidip bana haber gönderen adamla bize geldiklerinde başbaşa görüşemem yürüyüşe filan gidemem ya da bir yerde buluşup oturamam bu mümkün değil zaten. Ama aileler öylesine oturmaya gelmiş, çay içmiş bi yemek yenmiş gitmişler bunda bişey yok.

Dediğim gibi zaten okul bitmisse 22den sonra her kıza haber gelir yani gelmeyen yoktur bence. He haber gelmesi de ailelerin ısrarı ile olan bi şey konu kişilerin konuşup görüşmesiyle olN bi şey olmadığı için kız yok istemiyorum diyince olay kapanır kimse hatırlamaz bile bi daha.
0
turuncu tonlarda
(05.10.23)
Cenaze değil, düğün değil, zorunlu bir hal değil, toplu bir organizasyon değil. Kıza talip olmuş kişi ve ailesi ile kızın ailesinin misafirlik durumu bu. Haliyle kabul edilemez. Yorumları okuduğumuzda “e akraba neticede ne yapsın” falan diyenleri görüyorum. Sapla samanı karıştırmaktır bu. Akraba ise akrabalığını bilip akraba gibi davranılacak. Hem kıza talip olup, hem de iş olmayınca akraba ayaklarına yatılmayacak. Bu ikisini bi kere ayıralım.

Ben (elemanın da gelip gelmeyeceğini sormadan) öncelikle ailesine onların misafir olarak çağırılmamasını söylemesini ister ve beklerdim. Bunun için koşullar uygun değil ise, misafirlik süresince evde bulunmaması yahut ortaya çıkmaması, her ne olursa olsun o insanlarla (yalnızca kuzen değil aile de talip oluyor unutma) kesinlikle muhatap olmamasını ister ve beklerdim.

Dediğim gibi talip olduktan sonra, karşındakine “kadın” gözüyle baktıktan sonra, statün artık değişiyor. Eski işyerinde sevgiline yazan ama reddedilen adamın misafirliğe gelmesiyle AYNI şey bu. Yurtdışıymış, akrabaymış geç artık. (Bir de burada bile bitmek Üzereyken senelerce Avrupa’da yaşayıp hala daha kuzenine talip olabilmek nasıl bir cehalet, nasıl bir köylülüktür? İnsan biraz olsun etrafına bakmaz mı? Bunlar kafa diye ne taşıyor?)

Hasılı, makul olan aslında hiç gelmemeleri. Ama eğer buna müdahale edemiyor ise kız arkadaşın kendisini izole etmekle YÜKÜMLÜ. Kendisi rahatsızlık duymayacak yahut sabır gösterebilecek olsa bile sana karşı sorumluluğundan ötürü böyle yapmalı. Yok ayıp olur, yok babam kızar falan gibi şeyler söylerse kendisine de ilişkisine de saygısı olmayan, sınırlarını belirleyemeyen bir insanlar karşı karşıyasın demektir. Yarın öbür gün ailesi evliliğine de burnunu sokacak cesareti bulur.

Kesinlikle abarttığını düşünmüyorum ve eğer kız bu hassasiyetlere karşılık vermez ise pekala da kızılacak şeyler var. İlişki karşılıklı sorumluluklar da demek aynı zamanda.

Eleman eve geldiğinde sessiz sessiz içinden neleri hesap edeceğini anlatıp seni ekran başında deliye döndürmeyeyim. Ya onlar gelmiyor ya kız görünmüyor. Bu kadar net.
0
hüseyin aga
(05.10.23)
Bu durumda eğer akraba tarafı hala evlilikte ısrar etmiyorsa, talebinden vazgeçmişse, görüşmelerinde bir sıkıntı yok. Herkes, herkesle evlenmek isteyebilir. Taleplerini dile getirmişler, kız arkadaşınız reddetmiş, konu kapanmış.

Çok gereksiz bir kıskançlık olmuş.


.
0
kartallar yuksek ucar
(05.10.23)
@
Görücü usulü şu. Akrabaları çocuklar doğduğundan beri zaten fransada. Bu yüzden çok yakın değiller. Tabii ki biliyorlar birbirlerini ama görücü usulü teklif bu yanıma daha çok uyuyor olsa gerek.

Ayrıca hayır dendikten sonra konu kapanmış. Benim takıldığım nokta kendini adamdan izole etme/etmeme noktasında hemfikir olamamamızdı.
0
🌸Unde bach canim
(05.10.23)
toksik bir iliskiye donmus, iki taraftan
bu kadar kiskanclik, gereksiz sanki
0
foster
(05.10.23)
@tnz evet daha ailesiyle tanışmadım, kız arkadaşıma güveniyorum zaten. Ama erkek tarafının bu akrabalık ilişkisini suistimal ederek yavşaması ihtimali var. Kendisini tanımıyorum ama bazı erkekler maalesef böyle. Daha önce de iki yan dükkan sahibinin taciz etmeye çalışması nedeniyle polislik oldu. Hiçbir zaman bu olaylardan dolayı kendisini suçlamadım hatta destekledim. Çünkü hiçbir suçu yoktu. Hatta çocuk birkaç gün hapis yatıp çıktığında bile “başka bir iş bul lütfen” demekle yetindim. O da kabul etti fakat hiç bir girişimde bulunmadı ve ben de kendisine bu yönde baskı yapmadım. Bu arada çalıştığı yer akrabasının restaurantı ve orada yönetici olduğu için daha korunaklı diye de çok baskı yapmadım. Başka yerde patronu bile sapık çıkabilir. Her neyse ben sadece bilmiyorum lafına takılmıştım. Mesela “ben buluşmam/buluşmak istemem ama zoraki denk gelebiliriz dese yine anlaşılabilirdi. Bir de biraz gülerek söyledi bunu kıskanç olduğumu bilerek sanki inadına söyler gibi gelmişti.
0
🌸Unde bach canim
(05.10.23)
(3)

Günlük konuşma dilindeki ufak bir değişim

akhenaten
Bir süredir gördüğüm bir şey var, dikkatimi çekti. Sadece benim mi dikkatimi çekti diye merak ettim.Soru zarfının alışılmış haliyle cümle başında kullanıldığı bazı soru kalıplarında artık fiilden önce kullanıldığını görmeye başladım. Hatta bunu daha çok erkekler ve özellikle de genç erkekler yapıyor
Bir süredir gördüğüm bir şey var, dikkatimi çekti. Sadece benim mi dikkatimi çekti diye merak ettim.

Soru zarfının alışılmış haliyle cümle başında kullanıldığı bazı soru kalıplarında artık fiilden önce kullanıldığını görmeye başladım. Hatta bunu daha çok erkekler ve özellikle de genç erkekler yapıyor sanırım.

Örneğin "Nasıl ünlü olurum?" diye sormak yerine "Ünlü nasıl olurum?" diye soruyorlar. Ya da mesela "Nerede rahat uyurum?" gibi bir biçim yerine "Rahat nerede uyurum?" şeklinde bir biçim kullanıyorlar. "Kazık nereye çakayım?", "Reçel neyle yiyeyim?" tarzında şeyler...

Google'a soru sorar gibi geldi :D Sizin gözünüze çarpıyor mu bu?
0
akhenaten
(03.10.23)
Sanırım alışkanlıktan ayrı olarak ulama kaynaklı. İster istemez bitiştiriyoruz kelimeleri.

Ünlü nasılolurum? gibi.

Kelimeleri tek tek söylemek yerine kısaltıyoruz.
0
diyecevaplandı
(03.10.23)
Bir de ''ricalar'' var. Benden başka duyan var mı?
0
Kahvedesu
(03.10.23)
@Kahvedesu, duymadım galiba hiç :D o nasıl oluyor?
0
🌸akhenaten
(03.10.23)
(4)

type c neden bu kadar abartılıyor?

0zlem
Samsung apple ile dalga geçmiş type yi şu kadar zamandır kullanıyorum diyesadece şarj etmiyor muyuz ne olscak telefon uçacak mı type c gelince anlamadım
Samsung apple ile dalga geçmiş type yi şu kadar zamandır kullanıyorum diye

sadece şarj etmiyor muyuz ne olscak telefon uçacak mı type c gelince anlamadım
0
0zlem
(01.10.23)
Olayın özeti şu

1- Apple type-c kullanmıyordu.

2-Apple type-c'nin standartlaşmasına karşıydı ve bunun ar-ge faaliyetlerini kısıtlayacağını savunuyordu.

3- Buna rağmen AB type-c'yi standartlaştırdı

4- Apple type-c kullanmak durumunda kalınca bu şekilde çıkardığı ilk ürünü bir gelişim, bir inovasyon yapmış havasında tanıttı, yani bu beklenen bir şey aslında. Mecbur kaldık kullandık, artık siz de razı olun diyemezdi müşteriye.

5- Hal böyle olunca espri konusu oldu
0
akhenaten
(01.10.23)
Hem şarj hem veri transferi açısından çoook daha verimli. Hadi veri transferi pek kabloyla yapılmıyor artık (ki ben kolayıma geldiği için yapıyorum hâlâ) ama şarj olma konusunda veriler vardı apple lightning cable ile c type arasında. C type çok daha hızlı şarj ediyordu. Ha bi de tabii ki günümüzde tüm ürünler c type'a uygun şekilde üretiliyor. Her şeyini tek bir kabloyla şarj edebilmek varken apple ürünü için ikinci bir kablo bulundurmak gereksiz yük. Mesela samsung telefonumun şarj kablosu bozuldu ama evde başka teknolojik aletlerden çıkan bi dünya kablo var, onlarla şarj edebiliyorum. Apple olsa yenisini almam gerekirdi
0
nundu
(01.10.23)
1 sarj aleti ile (typec) herseyi sarj etmek mi daha iyi
Yoksa
Bir suru sarj aleti ile sarj kullanmak mi daha iyi

Typec standartlastirilmasi bence harika bi olay
0
Zetnikov
(02.10.23)
Şu da unutulmamalı. Apple şarj kablosunu ayrı satmaya başlamıştı ve pahalıydı. Şimdi orijinal ve daha ucuz bir kablo ile şarj etmek mümkün. Bu pratikliğin ticarete karşı bir zaferi aslında.
0
dissendium
(02.10.23)
(9)

apartman katlarına kamera

dedim ben sana
yönetici katlara kamera taktırmak istiyor. istemezsem ve benim katıma kamera takarsa ne gibi haklarım vardır? teşekkür ederim.
yönetici katlara kamera taktırmak istiyor. istemezsem ve benim katıma kamera takarsa ne gibi haklarım vardır? teşekkür ederim.
0
dedim ben sana
(01.10.23)
Ortak karar takılsın olursa hayır bile desen ödemek zorundasınız
0
basond
(01.10.23)
@basond yazılı bi karar yok yapalım mı hadi yapalım diye sadece sözlü konuşma var.
0
🌸dedim ben sana
(01.10.23)
kat mülkiyeti kanunundan doğan ve ayrıca kat malikleri kurulu toplantı kararlarından doğan yetki ve sorumlulukları var yöneticinin. oralardan, kamera için kaynak veya dayanak olabilecek bir hüküm bulabilir. siz de kanunu ve kurul kararlarını kendi açınızdan dayanak bulabilmek için okuyun.
0
sagini solunu bilmez cahil
(01.10.23)
Sebep olarak ne sunuyor? Yani durdurmaya çalıştınız mı önce?

Atıyorum ara katlara doğrudan giriş imkanı yoktur, giriş kapısına ve yangın merdivenine taktırılan iki kamera yeterli olacaktır o halde ara kata kamera takılmasının masraftan başka bir etkisi olmaz. Ayrıca ara kata kamera takılıp ne yapacak milletin kapısını, gelenini gidenini mi gözleyecek? Sorunlu bir istek. Bence burdan yürüyün.
0
akhenaten
(01.10.23)
Ha site yönetim defterine yazılmadıysa o zaman olmaz ben hep resmi olarak tamamlanan işlerden bahsediyorum o zaman kafasına göre yaptım oldu diyemez. Kurul yapılacak oylama yapılacak karar defterine yazılacak anca o zaman ek bitçe ile yapılır.
0
basond
(01.10.23)
@akhenaten geçen yıl evinin kapısını zorlamışlar hırsızlara caydırıcı olsun diye yaptıralım diyor. diğer kat malikleri ok demiş ama hep sözlü. yapılabilir ama böyle kafasına göre hareket etmesinden hoşlanmıyorum. 10 daireli küçük bi apartmanız biz. gelen gidenimin gözetlenmesi hissiyatından hoşlanmadım. apartman çevresinde, asansöre ve katlara koyduracağını söylüyor.

@basond tek apartmanız ve 10 daireyiz. hırsızlara caydırıcı olsun diyor. ama hoşlanmadım tavrından. caydırıcı olacağını da düşünmüyorum başta sürekli otopark kapısı ve apartman kapısı zaten sürekli açık bunu dile getirdim kem küm etti. sözlü olarak yapalım edelim para toplayalım vs. benimle aynı katta annesi de oturuyor siz para vermeseniz de benim için sorun değil o kata taktırırım diyor. oldu ki taktırdı ne yapılabilir?
0
🌸dedim ben sana
(01.10.23)
kapıları görecek şekilde takmak yasak diye biliyorum. Bizim eski apartmanda giriş kapısını gören, garaj kapısı ve içini gören, bahçeyi gören kameralar vardı, katlarda yoktu.
0
nhk ni youkosu
(01.10.23)
kat malikleri kurulunda 'aidat x tldir' diye karar yoksa, yönetim 'işletme projesi' diye bir gider tahmin detayı hazırlayıp kat maliklerinin onayına sunmalı göreve başlayınca. buna itiraz olmazsa bu aidat miktarı kesinleşir ve yönetim kafasına göre azaltıp artıramaz. bu parayı kendine verilen görev ve yetkiler dışında kullanamaz. sizin durumda, 'güvenlik' diye gerekçe gösterecektir ama siz de binanın giriş hoktalarına kamera takmanın yeteceğini, kapının güçlendirilmesini vs belirtin. Ve hatta, bunları yapmadan katlara takarsa parayı çar çur ediyor diye savcilıga suç duyurusunda bulunacağınızı belirtin.
Bir de, kasada para yoksa bunun için sizden kafasına göre para isteyemez.
Kat mülkiyeti kanunu size yol gösterir
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(02.10.23)
sadece bilgi olarak, evinizin önü ve diğer tüm evlerin önü ortak alan olarak eşit hisselidir. (ideal şartlarda tabi)

buna göre yönetim kararı alırsa sizin katınız da kapınızın başladığı yere kadar ortak alan sayılır muhtemelen. kamera özellikle kapı açıldığında vs evin içini görmüyorsa özel hayatın gizliliği de saymayabilirler. tamamen mantık yürüttüm.

ancak mutlaka kuralına göre yapmadığı işler vardır, tehdit eder çözersiniz.
0
enteg
(02.10.23)
(2)

ihbar süresini kısaltma

axl
Merhaba,Özel sektör çalışanıyım. İstifayı verdikten sonra 6 haftalık ihbar sürem var. Şirketim pek kısaltmaya yanaşmazsa eğer aşağıdaki şekillerde kısaltmam mümkün olur mu?- Yıllık izin hakkımı ihbardan düşmek. Örneğin 20 gün iznim var bu durumda 2 hafta ihbar süresi olur.- Sürenin bir kısmı için şi
Merhaba,

Özel sektör çalışanıyım. İstifayı verdikten sonra 6 haftalık ihbar sürem var. Şirketim pek kısaltmaya yanaşmazsa eğer aşağıdaki şekillerde kısaltmam mümkün olur mu?

- Yıllık izin hakkımı ihbardan düşmek. Örneğin 20 gün iznim var bu durumda 2 hafta ihbar süresi olur.
- Sürenin bir kısmı için şirkete maaşım oranında ödeme yapmak.

Biraz uç örnekler olmuş olabilir. Öğrenmek istediğim iyi niyet, ikili anlaşma dışında iş büyürse yasal olarak nasıl bir hakkım var. Teşekürler.
0
axl
(29.09.23)
İhbar tazminatını ödeyip çıkmak yasal hakkınız zaten, bu konuda uzlaşma gerekmiyor. 20 gün izin alacağınız varsa 22 gün de üstüne ekleyerek 42 günlük tazminatı ödeyebilirsiniz. Uç örnekler değil aslında, yani eğer ihbar süresi boyunca çalışmanızı istiyorlarsa ancak siz çalışmak istemiyorsanız bunun usulü bu ödemeyi yapmak. Normalde izin süreleri ihbardan sayılmıyor ancak işten çıkarken firma ya da tersine işten çıkarılırken siz buna razı oluyorsanız anlaşma geçerli oluyor. Ha "izinleri ihbardan sayalım" demek yerine siz toptan 6 haftalık tazminatınızı öder, üstüne 20 gün izin ücreti alırsınız yine aynı hesaba gelir.

Ama bence bunu gündeme getirmeden önce ihbar süresince çalışmanızı isteyip istemediğinizi söylemelerini bekleyin.
0
akhenaten
(29.09.23)
izin kullandırma şirketin insiyatifinde.

Ama iş arama izni istifa sebebi ne olursa olsun hakkınız. Bunu talep edebilirsiniz.
0
anten
(29.09.23)
(10)

Bu kazada kim hatalı

Topalordek
2 şeritli yol, trafik lambasından kalktık gidiyoruz. Ben sol şeritteyim, kavşağa geldim ama sinyal vermedim ve düz devam ediyorum. Yanımdaki araç sinyal vermiş ki görmem imkansız ve aniden dönmek için önüme kırdı, ufak bir sürtüşme oldu. Soldayim diye dönmek zorunda mıyım, trafik işareti yok hangi ş
2 şeritli yol, trafik lambasından kalktık gidiyoruz. Ben sol şeritteyim, kavşağa geldim ama sinyal vermedim ve düz devam ediyorum. Yanımdaki araç sinyal vermiş ki görmem imkansız ve aniden dönmek için önüme kırdı, ufak bir sürtüşme oldu. Soldayim diye dönmek zorunda mıyım, trafik işareti yok hangi şerit döner dönmez diye. Adam madem dönecek niye sağ şeritte?
0
Topalordek
(29.09.23)
Hayır solda dönmek zorunda değilsiniz ama o döneceği için sol sinyal verip, sol şeride geçip hatta sol şeridin soluna yanaşmak zorunda. Mevzuatta dönüş kuralı bu.

Sol şeritte olduğunuz için dönmek zorunda olmama hakkınız zaten dönüş yapacak aracı sağ şeritten geçme serbestliğiyle de korunuyor. Normalde aracın sağdan geçilmesi yasak, bunun serbest olduğu tek durum önünüzdeki aracın dönüş yapacak olması. Dönüş yapmayacaksan soldan gidemezsin çok absürt bir argüman olmuş eğer size bunu bu kişi söylediyse. Ayrıca iki şeritli yolda kavşağa gelseniz ya sağa ya sola dönmek zorundasınız o zaman bu mantığa göre :D

Edit: Ayrıca dönüş kurallarına uymadığı için bir aracın diğerinin önüne kırıp kazaya sebep olması çok yaygın bir kaza senaryosu. Bu senaryoda önünüze kıran araç bariz haksız. Zaten yanınızdaki aracın sinyalini göremezsiniz. Dikkatli olmak ayrı bir konu, yanınızdaki aracın kuralsız hareket edeceğini öngörseniz kaza olmayabilirdi ancak bunu öngörememiş olmak bir hata değil.
0
akhenaten
(29.09.23)
haklı haksıza girmiyorum ama ben düz gideceğim halde sol şeritte kaldıysam dikkat ederim sağdakine dönerse diye. he sola dönecekken sağda kaldıysam da soldakine dikkat ederim üzerine kırmiyim diye yada elimi falan çıkarır işaret ederim sinyalimi göremez diye.
0
hobarey
(29.09.23)
sağdaysa sol sinyal verdiğini zaten göremez. yani sola döneceğni bilemez. soldaysa sola dönecektir gibi düz mantık yapan insanlarla dolu bir ülke burası. haksız bariz o taraf. benim de benzeri oldu. sağdan gelip önüme kırıp sola girdi ben de sola giriyorken. tek şerit ama orası. kaza an meselesiydi.
0
ShadowOfMoon
(29.09.23)
Karşı taraf haksız. Sizin geçişinizi kontrol edip uygun bir zamanda şerit değiştirip dönmekle yükümlü.

www.sbm.org.tr
0
kimlanbu
(29.09.23)
Haklı olan sizsiniz ama bu çok sık yapılan bir şey o sebeple soldayken dönmeyeceksem biraz ağırdan alıp sağ şerittekinin hareketini görmeye çalışırım. İnsanlar çok sorumsuz çünkü.
0
Gradient_tabanlı_mor
(29.09.23)
sağdan sola dönülür mü yav. siz haklısınız. öyle bir trafik yok.
0
bohr atom modeli
(29.09.23)
Sola dönmeyecekseniz sizin solda ne işiniz var?

Diğer kişi düz gitmeyecekse veya sağa dönmeyecekse onun sağda ne işi var?

Bana kalırsa ikiniz de mantıksız yerlerdesiniz ama kaza hali olduğu için kanunen siz daha haklısınız gibi duruyor.

Çarpan kişi büyük ihtimalle çakallık yapıp sağa geçti ve o psikoloji ile hızlı davranmak istedi. Sizin için de bu solda zaten döner, ben de peşine hemen döneyim dedi ama sizin düz gitmeniz arkadaşı trollemiş gibi olmuş biraz, o da çarpmış.

Tamam eleştiriyoruz ama biz de yapıyoruz, sadece dedikleri gibi yapınca da diğer tarafı gözlemliyoruz. "Ulan solda durdum ama düz gidicem sinyalimi vereyim, elim de kornada dursun, gerekirse göz kontağı kurup elle anlatalım" diyoruz.

Sağda durunca da aynı şekilde diğer araçlara gözümüz tetikte duruyor akış dışı bir şey yapacaksak.

Burada ikiniz de beklenen dışı davranmışsınız. İkiniz de tetikte hareket etmemişsiniz.

Edit: Bana kalırsa sağa sinyal verseydiniz adam anlardı mesela o da bir hata.

O arkadaş sinyal verdiyse ve görmediyseniz o da sizin hatanız.

Bu arada ben ışıktan kalkış gibi düşündüm daha çok. Kavşağa girip çıkma konusunda çok da suçlu sayılmazsınız evet.
0
ananiyimioguz
(29.09.23)
sola dönecekse kavsaga gelmeden sol serite gecmesi gerekiyordu diger arabanin. gel kaldiysa da yanindaki arabayi kontrol etmesi gereken yine kendisi. sizin hicbir kusurunuz yok.
0
sir gawain
(29.09.23)
"Sola dönmeyecekseniz sizin solda ne işiniz var?"

bu soru o kadar yanlış ki...
hemen bir örnek vereyim: cdn-uym.ibb.gov.tr

görüldüğü gibi iki şeritli yollarda dönüş tarafındaki şeritte hem dönebilirsin hem de düz gidebilirsin işareti var. dönmeyecek kişi bu şeride giremez diye bir işaret yok. o durumda zaten dönüş tarafında çok kısa bir ek şerit olur viraja yakın, oraya geçip düz gidemezsin. bu kazada haksız olan tek taraf sağ şeritten sola dönmeye çalışan sürücü.
0
Flybutter
(29.09.23)
@Flybutter, ben sola dönüş için ayrılmış şerit içeren ışıklı yollar oluyor ya o case gibi algılayıp söylemiştim ama burada durum biraz farklıymış evet
0
ananiyimioguz
(29.09.23)
(8)

Ne demek istemiş - (ingilizce)

roe
"Oh ok, so volunteering" burada bir laf sokma mı var sizce? O kadar gönüllüsün ki gibi mi
"Oh ok, so volunteering" burada bir laf sokma mı var sizce? O kadar gönüllüsün ki gibi mi
0
roe
(28.09.23)
context lazım.
0
AlsterWasser
(28.09.23)
bilemeyiz.

"he yani gönüllülük.." demiş de olabilir. konuşmanın öncesine ihtiyac var
0
king lizard
(28.09.23)
iş ilanına başvuran biri işin gönüllü(beleş) olduğunu öğrenince bunu yazabilir.
0
nhk ni youkosu
(29.09.23)
gönüllüsünüz ya hammınağğ
0
abi bi dizi buldum on numara
(29.09.23)
context lazim +1
0
cooperr
(29.09.23)
Geneli görmeden bir şey demek zor +1

Bu kadar kısımdan anlaşılan şey, bu kişi sizin bu anlattığınız şeyin gönüllülük esasına dayandığının farkına bu cümleyi kurduğu an varmış.

Ama bu sizin eski bir çalışmanız mı, yeni başvuru yaptığınız yerde mi gönüllü çalışmak istiyorsunuz, hatta bunun çalışmayla bir ilgisi var mı, bu kişi şaşırmış mı, alay mı etmiş, takdir mi etmiş, küçük mü görmüş tek cümleden anlaşılabilecek bir şey değil takdir edersiniz ki.
0
akhenaten
(29.09.23)
laf sokma yok gibi bence. yani konuşma zaten gerilimli değilse laf sokma değil derdim.
0
bohr atom modeli
(29.09.23)
bana kinayeli gibi geldi
0
ananiyimioguz
(29.09.23)
(2)

Mousepad - kir tutmayan vs.

tchuck
ya ne aldıysam olmadı. bana mousepad önerir misiniz?şu 1 metreye 40cm'likler de olur. veya normal düz mousepad de olur. kir tutmayan veya tutsa da, basitçe silinebilir bir mousepad arıyorum.
ya ne aldıysam olmadı. bana mousepad önerir misiniz?

şu 1 metreye 40cm'likler de olur. veya normal düz mousepad de olur. kir tutmayan veya tutsa da, basitçe silinebilir bir mousepad arıyorum.
0
tchuck
(28.09.23)
Ben geçen sene aldım bir tane, açıkçası hiç beklentim olmadan sadece mouse pad olsun diye almıştım ama şu an çok memnunum, sipariş geçmişinden bulup linkini koydum.

Kumaşı inanılmaz kolay temizleniyor, nemli bezle azıcık sürtünce hiçbir şey kalmıyor. Belli başlı bir özelliği var mıdır bilmiyorum, hiçbir araştırma yapmadım dediğim gibi, siz kontrol edersiniz. Malzeme olarak polivinil klorür, kumaş adına da interlok yazmışlar.

www.amazon.com.tr
0
akhenaten
(28.09.23)
Ben mouse pad yerine plastik kesme matlarindan kullaniyorum, maketciler icin olandan, ustunde gridi ve olculer olan. Kirlenmiyor ve temizligi kolay.
0
mirafiori
(28.09.23)
(3)

BES devlet katkısı

tchuck
BES için normalde istediğimiz fonu seçiyoruz. emtia olur, yabancı hisse ağırlıklı olur vs.peki, devlet katkısı nasıl oluyor?yani şimdi ben bu yıl 140bin tl BES'e para yatırırsam 40bin tl devlet katkısı var. ama bu 40bin TL nasıl değerlendirilecek? TL olarak mı kalacak? yoksa bunu da bulunduğumuz fon
BES için normalde istediğimiz fonu seçiyoruz. emtia olur, yabancı hisse ağırlıklı olur vs.

peki, devlet katkısı nasıl oluyor?
yani şimdi ben bu yıl 140bin tl BES'e para yatırırsam 40bin tl devlet katkısı var. ama bu 40bin TL nasıl değerlendirilecek? TL olarak mı kalacak? yoksa bunu da bulunduğumuz fonlara mı dağıtıyorlar?

eğer TL mevduata göre tutmuyorsa, bu yıl az para atmışım BES'e. kalan 3 ay 100bin tl atıp tüm devlet katkısını almayı planlıyorum. yoksa hiç ellemeyeceğim.
0
tchuck
(26.09.23)
devletin belirlediği getirisi en az olan fonlarda tutuluyor, o fonların ağırlığı zararına devlet tahvili alıyor.

kısaca devlet katkısı uzun vade düşünülünce özellikle yüksek enflasyon ortamında katkısı sıfıra yakın.
0
nuisance
(26.09.23)
Devlet katkısı için sadece faizli ve faizsiz tercihi yapabiliyorsunuz. Zaten fon dağıtırken görüyor olmanız lazım.
0
akhenaten
(26.09.23)
o zaman ne yatırıyorsak 2-3 yıl kala yatırmak lazım demek ki. anca o zaman manası olur. o da 2045 :)
0
🌸tchuck
(26.09.23)
(3)

Yaşça küçük sizden az deneyimli meslektaşınız sizi eziklemeye çalışırsa

psmstc
Sizinle idarecilerle yapılan toplantılarda diğer hemcinsiyle birlikte gırgır geçmeye çalıştığını hissettiniz nasıl davranırsınız anlık ve genel olarak soruyorum teşekkürler
Sizinle idarecilerle yapılan toplantılarda diğer hemcinsiyle birlikte gırgır geçmeye çalıştığını hissettiniz nasıl davranırsınız anlık ve genel olarak soruyorum teşekkürler
0
psmstc
(25.09.23)
Ben böyle şeyler yaşamıştım, 1-2 kez. Genelde bu cesaret karşısında şok geçiriyorum önce. Anlık tepki vermekte zorlanıyorum. Susup bakıyorum böyle ne saçmalıyosun der gibi, sonra da intikamımı işle ilgili bi şey sorduğunda alıyorum, kuyruğunu kıstırıp yanıma gelecek nasıl olsa. Bildiğim şeyi öğretmiyorum ve mesafe koyuyorum.
0
turuncu tonlarda
(25.09.23)
o ortamda doğrudan ağzının payını veririm. misal verdiği gereksiz akıl ve fikirden sonra napolyonun daha önce dediği gibi o yerler parmakla alınabilseydi ben de öyle yapardım tarzı bir cevap veririm. baktınız ders almıyor çürük elmayı bütün sepeti çürütmeden önce sallandırın.
0
bravoteam
(25.09.23)
Yönetici güvendiğim biriyse iplemem. Bazen bir konuda bir karar vermek gerekiyor, kararın neticesi her zaman en iyi sonuca varmayabilir. Bu genç ve az deneyimli kişinin önerdiği şey o gün daha olumlu bir sonuca sebep olduğunda havalara giriyorsa bu onun deneyimsizliğinden kaynaklıdır. Ancak önemli olan aldığınız kararların toplamda pozitif etki gösteriyor olması. Eğer yönetici bunun farkında olan biriyse benim için sorun yok, zaten bocalayacağı zaman geldiğinde kendisi de fark edecek.

Eğer yöneticime güvenmiyorsam sıkıntı büyük.
0
akhenaten
(25.09.23)
(6)

Yedek subay yapmak mantıklı mı çıkma oranı

optimistbakunin
Selam. Askerliği 1 yıl maaşlı yapmak 6 ay yapmaktan mantıklı degil mi? Ama şartları var. Mesela tıplar disciler oncelikliymiş. Iibfli sosyal bilim alanındakilerin yedek subay yapma ihtimali nedir? güncel ne kadar aliyorlar ocaktan sonra ne kadar olacaktir
Selam. Askerliği 1 yıl maaşlı yapmak 6 ay yapmaktan mantıklı degil mi? Ama şartları var. Mesela tıplar disciler oncelikliymiş. Iibfli sosyal bilim alanındakilerin yedek subay yapma ihtimali nedir? güncel ne kadar aliyorlar ocaktan sonra ne kadar olacaktir
0
optimistbakunin
(24.09.23)
Mantık açısından bakmak doğru olmaz. Askerlik zor iş. Bana göre en kısa sürede bitirmek mantıklı. Şansımın çok yüksek olduğu bir bölüm bitirdim (makine mühendisliği) ve 6 ay yaptım. İnsanı yıpratan bir şey. Çok zayıflamıştım. Bir de ben iyi bir yerde askerlik yaptım. Terör görmedim. Her hafta sonu çarşı iznine çıkıp her şeye ulaşabildiğim bir yerdi. Kötü bir yer olsaydı daha zor olacaktı. Bu konuda en kötüyü düşün. Asteğmenlikte yer değiştirme de var. Bir yılda iki yer görürsün.
0
dissendium
(24.09.23)
Askerlik zor iş +1.

Emin ol aldığın paradan fazla giderin olacak. Normalde kola içmiyosan askerde 2-3 tane içeceksin. Arada tost, patates falan derken her türlü para gidecek.
0
roe
(25.09.23)
Ben çalıştığım iş yerinden uzak kalmak için yedek subay yaptım 1 sene kafa dinledim. Sağlıkçı olduğum için hastanedeydim, tek sıkıntı erzincan gibi sıkıcı bir şehirde sıkılmaktı. Olaya bakış açın önemli öncelik para mı? Süre mi?
0
mikahakkinen
(25.09.23)
Ben de bu ikilemi yaşamıştım, asker arkadaşlarımın %90'ını sevmem. Şimdi düşününce 6 ay o çileyi çekeceğime, 1 sene asteğmen olup kendi halimde takılmayı %100 tercih ederdim. Başvursam da gelmese bu kadar acımazdım, ama başvuru da yapmamıştım.

Askerlik zor, ama askerliğin zorluğu çok büyük oranda oradaki tiplerden kaynaklı oluyor. Asteğmen olmak askerliğin zorluğunu ciddi anlamda düşüren bir şey. Hele de bizimkiler gibi Kıbrıs'ta tek başına karakol komutanı olarak görev yaparsanız zorluk bir yana kolay bile oluyor.
0
akhenaten
(25.09.23)
onlar meslekci olarak yapiyor, meslekci yapmak nispeten rahat ben de ogretmen olarak yapmistim. ama muharip sinif yd subayligi zor bence. hem acemi egitimi daha uzun hem de sonrasinda muharip birlikte gorev aliyorsunuz.
0
bay b
(25.09.23)
Peki giderleriniz ne kadardi? Geliri tatmin edici miydi? Kalacak yer neresi oluyor bir de muhtemelen gunumuzde nere olursa olsun kira her yerde cok
0
🌸optimistbakunin
(25.09.23)
(2)

Yatırım strateji ve teknikleri

Rao
Merhaba, Bildiğimiz gbi yatırım konunu çok geniş bir konu ve gelir, risk, bilgi birikimi vb. gibi durumlarda dolayı kişilerin farklı yatırım stratejileri var. Dönemsellik, piyasa şartların değişmesi ( enflasyon, faizler, seçimler vb. ) durumlar yatırım davranışlarımızıda değiştirmemizi gerektiriyo
Merhaba,

Bildiğimiz gbi yatırım konunu çok geniş bir konu ve gelir, risk, bilgi birikimi vb. gibi durumlarda dolayı kişilerin farklı yatırım stratejileri var.

Dönemsellik, piyasa şartların değişmesi ( enflasyon, faizler, seçimler vb. ) durumlar yatırım davranışlarımızıda değiştirmemizi gerektiriyor.

Kısa, orta ve uzun vadede doğru yatırım stratejileri nasıl olmalı, özellikle bursa ve fonlarda al , sat, tut gibi durumları hangi şartlarda neye göre değiştirmemiz en doğrusu olur.

Özellikle az zaman ayırarak daha az riskle daha fazla kazanç elde etmek için, ne gibi yöntemler uygulamalıyız.

Teşekkürler,
0
Rao
(24.09.23)
Orta vadede haber akışlarını ve aracı kurum raporlarını takip etmek en az zamanla en istikrarlı yol sanırım. Özellikle piyasanın içinde olan bir işiniz yoksa, örneğin temel bilimlerde bir alanda çalışıyorsanız çok bir seçenek kalmıyor.

Ekonomik takvim uygulamaları var, istediğiniz ülkeleri filtreleyip o gün açıklanacak verileri görebiliyorsunuz. Hangi uygulama olduğu çok önemli değil, hepsi az çok aynı. Ben kendi adıma Türkiye, ABD, Eurozone ve Çin verilerini takip ediyorum. Bunu çalıştığınız kurumun size yolladığı raporlarla birleştirince ve güncel haberlere de biraz dikkat kesilince az çok bir bakış açısı kazandırıyor.

Kısa vadede az zaman ayırmak çok mümkün değil ne yazık ki.
0
akhenaten
(24.09.23)
(9)

Bu arkadaş ile konuşayım mi?

logisticsmanager
Şimdi ofise yeni bir Türk arkadaş geldi. Çok iyi çocuk.Yalniz bir konuda biraz Fransız kültürüne aykırı gibi geliyor; servis.Fransa'da servis kültürü amerika ya da Türkiye aksine "isine gelirse bebegim".Birkaç hareketinde kültüre uymadigini düşünüyorum.1- binada bbq yapıldı. Sonunda yemek artti. Ded
Şimdi ofise yeni bir Türk arkadaş geldi. Çok iyi çocuk.
Yalniz bir konuda biraz Fransız kültürüne aykırı gibi geliyor; servis.
Fransa'da servis kültürü amerika ya da Türkiye aksine "isine gelirse bebegim".

Birkaç hareketinde kültüre uymadigini düşünüyorum.
1- binada bbq yapıldı. Sonunda yemek artti. Dediler paketlere koyacagiz isteyen alsın. Arkadaş iki tane almış, başka iki tane alan görmedim. Yemekte de herkese x miktar veriliyor, arkadaş biraz daha istedi falan.
2-ilk geldiğinde yemekte ekstra yumurta istedi spora gitmeden yesin diye. Neyse buldular buna o gün satilmamis bir salatadan çıkarıp. Tabi parasini istediler (sonuçta restoran çalışanı bunlar sahibi değil). Bedava değil mi ya diye şaka yapti da öyle algilanmadi. Sonra kahve almaya gittik, ben de çalışanları tanirim, ilk defa kahve alacaktim onlardan, bana gosterdi kiz. Sonra bu benden olsun dedi, ben dedim odeyeyim falan yok dedi. Bana sanki önceki olayla alakali gibi geldi neyse.
3-simdi her yemekte yumurta istiyor ama sürekli. En son cuma salata satilmayan gün istedi. Calisanlarin artik illallah ettiği belliydi hal ve hareketlerden. Calisan bugün salata yok dedi, sonra arkadaş da ya sizin müdür hep buluyor bana bir baksaniz falan dedi. Kiz da artik dolapta falan buldu verdi. Ama hem kizin hem Müdürünün yüz ifadeleri "yumurtana sokayim bu kadar isimizin arasinda"ydi.

Ben bu arkadaş ile konuşsam mi bilemedim çünkü böyle saçma sebepten sorun yaşasın istemem. Burada kalmak istiyor ama kültüre ayak uydurmak önemli. Hele yabanciyken aksine fransizdan daha nazik ve saygılı olmak lazım ki karşı taraf ile o ilişki kurulsun.
0
logisticsmanager
(24.09.23)
Aç gözlü insanı değiştiremezsin. Konuşmana gerek yok. Bu yaşa kadar kendisinin düşünmediği şeyi sen mi düşündüreceksin. Ben iletişimimi azaltırım. Bunun Fransız kültürüyle bir ilgisi yok bu arada. Türkiye'de de benzer hareketleri yapsa hoş karşılamazlar.
0
dissendium
(24.09.23)
Bence konuşmak için erken. “Yeni” diyorsunuz. Alışır bence.
Ha alışamasa bile öneri istemeyen birisine öneri verilmemesi taraftarıyım. Çünkü biz kötü oluyoruz sonrasında.
Eğer çalışanlar her gün yumurta vermekten rahatsızsa bunu ona söyleyebilir. “Efendim bu şekilde bir yumurta satışımız yok” demek onlar için basit bir durum.

Hareketleri gerçekten garipseniyorsa ve o da bundan rahatsız olursa size zaten kendisi gelir “Abi bunlar bana niye böyle davranıyor?” der, siz de oturtursunuz karşınıza “bak bro, benim hanım da fransız; ben bu adamların ciğerini bilirim. Bunlar şu şu şu hareketlerden rahatsız olur.” tarzında bir konuşma yaparsınız.
0
irene
(24.09.23)
Bizim patron sesten ve ofiste sohbet edilmesinden pek hoşlanmıyor, ofiste mutfak kısmında falan arkadaşlar çok ses yapınca ben de iyi niyetli bi şekilde gidip "arkadaşlar sesiniz te içeri kadar geliyor xx bey kızar filan az sessiz olun" diyorum, ama bunu söyleyebileceğim samimiyette kişilerse söylerim herkese söylemem. Bunun gibi bi durum, bence kırmadan söylenebilir.

Bir daha senin yanında yumurta istediğinde "kanka bunlar ağzını yüzünü buruşturuyor, galiba yumurta istemenden hoşlanmıyorlar" diyebilirsin. Eğer o cevap olarak "ya ben de farkındaym ama spora gittiğim için mecburen istiyorum" derse yapacak bi şey yok, ama "aa öyle mi hiç fark etmedim" derse böyle şeylere fransızların pek hoş bakmadığını ve ilerleyen aşamalarda ona sıcak davranmayabileceklerini kibarca ve kişisel bi saldırı algılanmayacak şekilde söyleyebilirsiniz bence 1-2 cümleyle
0
turuncu tonlarda
(24.09.23)
Arkadaş burada yeni ve bana böyle yanlış bir şey yaparsam falan söyle demişti benden genç ve binada iki turkuz ben 6 yıldır buradayim. Yani iş vs için diyorum da bu bana çok uç nokta geldi emin olamadım.

Ki bana harbiden bir adet yumurta istemek garip geliyor yani, ofiste buzdolabi var. Yanında ek yiyecek bir şey getirip buzdolabina koyup akşam spora gitmeden yemek yaptığım bir olay. Çünkü öğle yemeğindeki protein benim sporum için yeterli değil. Olmadı Boyle diyeceğim yani böyle ugrasacagina kuru etlerden ya da paketli pişmiş göğüs etlerinden falan getir dolaba koy diye.
0
🌸logisticsmanager
(24.09.23)
Kulturle alakasini goremedim, turkiye'de de hos karsilanmaz (en azindan benim gordugum is ortamlarinda karsilanmazdi) ve ustelik burada birisi muhakkak lafini da sakinmazdi. O yuzden kultur soku degil, ortamina gore hareket edememe, adap bilmeme sorunu var gibi e o da sizi ilgilendirmemeli. Rahatsiz olanlar illa ki bi yerde patlar, kendileri soylesin. Oyle bi durumda da ortami yumusatmak icin Turkiye'de boyle falan diye savunmayin bence. Bosverin.
0
nic cage
(24.09.23)
Yani şöyle Türkiye'de böyle diyorum çünkü bizim başka ülkedeki bir restoranda bu işi yapan abla türk. Yemin ediyorum bir Türk teyze nasıl yönetirse öyle yönetiyor herkese canim ablam diye herkes de hastası kadının.

Yani Türkiye'de ben denk geldim iş yerlerinde daha cana yakin abla/teyze olan kişilerde biraz farklı oluyo, ortam para/cokomel iliskisi gibi olmuyor.

Burada da çocuk yabanci vs diye biraz alttan alıyor gibiler. Yoksa yani ben çocuk her yumurta istediğinde yuzlerini görüyorum.

Türkiye'de her yer böyle değil de yani örnek verirsem burada ne zaman türk dönerciye gitsem "al hadi bu da bizden olsun. Tamam 12 euro 10 ver gec." Ortami oluyor. Daha hayatımda fransiz dükkanında bu ortama denk gelmedim. Aslında demek istediğim bu. Benim eşim de Türkiye'de yaşarken denk geliyordu bu da bizden olsun falan gibi şeylere. Demek istediğim kültürü farki ondan. Yoksa is yerleri üç aşağı bes yukarı ayni tabi.
0
🌸logisticsmanager
(24.09.23)
huu arkadaşım hayırdır sen burada kümes felan olduğunumu sanıyorsun ne bu rahatlık ? derdim hadi eyvallah tavırlarından hoşlanmadım uzak dur direk çat çat.
0
jamswety
(24.09.23)
Sizlik bir şey yok ki, yaptığının Fransız kültürüne aykırı olmasıyla da bir alakası yok, aynı şeyi burda yapsa burda da bir noktadan sonra hoş karşılanmaz. Büyük ihtimalle ordakinden daha kısa sürerdi hatta.

Yani konuşacaksanız "buranın kültüründe böyle şeyler yok" diye konuşmanız garip olur bence. Çünkü alakası olduğunu sanmıyorum. Diğer türlü "ya sen ne iş" temasında konuşsanız da bir şey değişmez çünkü zaten bu kişi zaten daha önce benzer konularda uyarı, eleştiri almıştır bu zamana kadar.

Yani ortada çok net şekilde "sizin bu kişiyle ne işiniz var ki?" Durumu var. Çok iyi çocuk olabilir ama karakter olarak farklısınız belli ki, yanında utanıp sıkılıp durmaktansa bazı alanlarda biraz mesafe koyabilirsiniz.
0
akhenaten
(24.09.23)
bazi insanlar bu konularda cok hassas olamiyor.

boyle durumlarda duzgun bir dille hocam belki fark etmiyorsun ama boyle bir durum vardir buralarda haberin olsun diye uyariyorum ben. yani sizde bir bilgi var ve eleman bunu fark edemiyor. kapasitesi yetmiyor demek ki, daha fazla friction yaratmamak adina soylenmeli diye dusunuyorum. bu bilgiyle ne yapacagi ona kalmis.
0
antikadimag
(24.09.23)
(11)

İstanbuldaki evi satmak mantıklı mı?

ananiyimioguz
4.Leventin orada (Emniyetevleri) bir dairemiz var. Geçen aylara kadar annem oturuyordu fakat emekli olunca orayı yakınlardaki plazada çalışan bir gence kiraya verdi. Kendisi de komple didime yerleşti.Fakat deprem riski olduğu için ben oradaki evin didimden müstakil bir villa alabileceğini, yatırımı
4.Leventin orada (Emniyetevleri) bir dairemiz var. Geçen aylara kadar annem oturuyordu fakat emekli olunca orayı yakınlardaki plazada çalışan bir gence kiraya verdi. Kendisi de komple didime yerleşti.

Fakat deprem riski olduğu için ben oradaki evin didimden müstakil bir villa alabileceğini, yatırımı oraya kaydırıp istersen yine yıllık kiralayarak gelir edebileceğini söyledim.

Ama annem istanbulun daha değerli olduğunu, ileride belki siz geçersiniz, o tarz merkezi bir yerden nasıl ev alacaksınız bir daha falan diyor.

Ama annemin bizi düşündüğünü de sanmıyorum öyle olsa maddi ve manevi sıkıntıda olduğumuz zamanlarda yardım ederdi. Neden o tarz bir bahaneye baş vurdu bilmiyorum.

Bina 10 yıllık. Belki depremde yıkılmaz ama önündeki arkasındaki yıkılabilir.

O yüzden acaba daha risksiz bir yere taşınmalı mı yoksa kalmalı mı sizce ne diyorsunuz? Depremde yıkıldı veya hasar gördü diyelim, bizim için bir kayıp olmaz mı?
0
ananiyimioguz
(23.09.23)
4. levent'teki ev satılıp didim'den falan ev alınır mı hocam allah aşkına :)
0
brkylmz
(23.09.23)
annen %100 haklı.

hatta annen çoğu konuda çok haklı büyük ihtimalle, kadın 4. leveltten ev yapabilmiş zamanında. siz ise evi yok etmeye çalışıyorsunuz :)

bence finansal konulardaki kararlarda işi annenize bi bırakın.
istanbul nere didim nere.

istanbul depremde yıkılsa, atom bombası düşse, gök taşıyla yerlebir olsa bile didimle mukayese edilemez.

hele ki olası bir depremde ayakta kalmış binaların değeri sabahına 3 katına çıkar.
0
whatdreamsnevercome
(23.09.23)
Şehirden ev satıp köyden ev alınmaz.
0
dissendium
(23.09.23)
4. Levent'ten ev satıp Didim'den ev almak cidden üstüne birkaç kez düşünülmesi gereken bir şey olur sanırım. Hele ki 10 yıllık bir binadan.

Deprem riskini somut bir dayanağa oturtabiliyor musunuz bilmiyorum ama ciddi bir risk varsa dengi bir muhitten, dengi bir daire almayı düşünebilirsiniz. Ama bu risk faktörü yanındaki binalar yıkılabilir olmamalı bence.
0
akhenaten
(23.09.23)
Shdhfjg bana kalsa aileyi batiricam o zaman.

Öyle demeyin didimdeki evi bitcoin sayesinde aldirmistim. Para %300 yapmisti. Gerci biraz da sansa oldu ama olsun normalde paralari faizdeydo o kadar kar gelmezdi oradan.

Simdi de kot farkindan oturu omundeki yuksekte bulunan bina baya eski. Ustune yikilabilir. Aslinda teyzemler tasdelen taraflarinin com guzel evler aldilar orada da guzel yerler var hem deprem riski dusuk hem de sehir kasvetinden uzakta. Oraya da kaydirilabilir.

Didim neden dedim, acikcasi buyuk sehrin bir cazibesi kalmadi bizim icin. Didimde 3 sene once 500e aldigimiz ev suan 5 milyon ediyor.

İleride bir bodrum bir kusadasi gibi olursa va insanlar buyuk sehirlerden kacip bu tarz daha kirsal ve yazlik bir yasam surmek isterlerse daha da degerlenir gibi geldi ondan öyle dedim.
0
🌸ananiyimioguz
(23.09.23)
Ben nedense yazılanlara katılmadım. Elimde olsa satar sakin bir yerden ev alırdım. 4. Levent lüks bir yer değil. İstanbul’un albenisi kalmadı.
0
ruhen hastayim ben
(23.09.23)
annenizin malı hakkında tasarrufta bulunma hakkınız yok önce onu eleştirmeniz boşuna.

ayrıca büyükler sizce haksız bile olsa bir bildikleri vardır.
0
nuisance
(23.09.23)
Oncelikle depremin ertesi gunu levent'te hasar almamis bir binanin degeri katlanmayacak. İstanbul'da karadeniz'i goren bir yerde eviniz olsa degeri katlanabilirdi ama levent'teki evin degeri katlanmayacak.

Cunku orasinin depremden az etkilenmemesi mumkun degil. Ongorulemeyen cok sey olabilir belki ama muhtemelen birakin arabayi, yuruyerek bile zor sokak degistireceksiniz.

Kisa vadede zararli bile cikabilirsiniz (işyeri yikilan kiraciniz belki memleketine donecek ya da bir akrabasinin evine gidecek). Evinizi satma ihtimaliniz bana pek olasi gelmiyor. Satin alabilecek kisilerin cogu oturdugu evi veya evlerini satip parayi denklestirebilecek insanlar zaten. E onlarin evi hasarliysa zaten satamayacaklar. Hasarli degilse de zaten oturmaya devam ederler. Zenginlerin ise varolan evlerine muhtemelen bir sey olmayacak, olsa bile en kuzeye, en etkilenmemis yerlere giderler.

Orta vadede degerlenir mi bilmiyorum. Bence depremde degerlenip degerlenmeyecegini bir kenara birakin. Ben bile rahatsiz oldum yazarken. Zaten oradaki ev su an da iyi para eder. Ben olsam sirket kurmayacaksam, mirasci sayisi cok degilse 3-5'in hesabini yapmazdim. En kotu satar, parayi yersiniz omur boyu.
0
ahm1
(23.09.23)
türk insanı kadar ev fetişisti millet yok vallahi, depremi kimse düşünmüyor.
0
nothing in my way
(23.09.23)
Antepteyiz, burada 2.1 milyona çok güzel bir ev görmüştüm depremden önce.

Çok ya antepte o para verilmez dedik borca girmeye değmez.

Depremden sonra 4.5 milyon olmuş. şaka gibi. otoparkındaki kolonlar yarık. Binanın duvarları yarık. kimse takmıyor.

Ama şeyin de etkisi olabilir, büyük deprem oldu ya, bidaha artık 100-200 sene sonra olur raadııız abiii modunda da çok insan gördüm. Haklılık payı olabilir ama yine de antepte betonların arasında bir eve o rakamları kim niye veriyor anlamıyorum.

Yani istanbulda da "yıkılmadım ayaktayım" binaları deli dehşet değer görebilir belki bilemiyorum emin olamadım o yüzden sorayım dedim.
0
🌸ananiyimioguz
(24.09.23)
Bilemiyorum, ben de tahminlerimde hatali olabilirim ama bence dusunceniz depremden kâr saglamaya kaymasin artik. Ben olsam, tek mirasci da ben isem ozellikle bir yastan sonra satarim evi, parasini da yerim, nedir yani? 100 tane eviniz olsa ne olacak?
0
ahm1
(24.09.23)
(2)

giysi vakumlamak

1195
yakında taşınacağım için bulabildiğim her şeyi vakumlamam gerek. mont vakumlasam şeklini şemalını bozar mıyım? hangi tür giysilerde dikkat etmeliyim?
yakında taşınacağım için bulabildiğim her şeyi vakumlamam gerek. mont vakumlasam şeklini şemalını bozar mıyım? hangi tür giysilerde dikkat etmeliyim?
0
1195
(22.09.23)
bir sey olmadi bende de. 1-2 defa vakumlamistim. gayet ise yarar bir yontem.
0
baldur2
(23.09.23)
Valla ben visco yastığımı bile vakumluyorum, hiçbir sorun olmadı.
0
akhenaten
(23.09.23)
(7)

50'li yaşlarındaki bir kadına hitap

Piukh
İş vesilesiyle 3 yıl önce tanıştığımız emekli albay bir abi var. İş ile alakalı münasebetimiz kalmadı ama ara ara telefon ile hal hatır sorduk, muhabbet ettik. Şimdi de eşiyle birlikte yaşadığım yere geliyorlar, seni de bir göreyim dedi. Benim yaşım 30 bu arada.Bu telefon görüşmesini yaparken aaa ne
İş vesilesiyle 3 yıl önce tanıştığımız emekli albay bir abi var. İş ile alakalı münasebetimiz kalmadı ama ara ara telefon ile hal hatır sorduk, muhabbet ettik. Şimdi de eşiyle birlikte yaşadığım yere geliyorlar, seni de bir göreyim dedi. Benim yaşım 30 bu arada.

Bu telefon görüşmesini yaparken aaa ne iyi yengeyle de tanışmış oluruz dedim. Bunu duyan kız arkadaşım da yenge nalaka gencom benim yaptı yandan.

Siz olsanız ne derdiniz, diyorsunuz?
0
Piukh
(22.09.23)
yenge cirkin, varos bir kelime ya. esinle/esinizle derdim. adama abi desem de karisina x hanim derim bulusunca da.
0
Kittie
(22.09.23)
Eşiniz ya da hanımefendi.
0
heritage
(22.09.23)
yenge ancak o adamla oturup tavla oynarken zeki müren kapısı falan geyiği yaptıysanız denebilir. ya da beraber karpuz seçip akşam rakıyla yediyseniz falan... öyle bir ortamın kelimesi.

"eşiniz hanımefendiler" ya da "eşiniz hanımefendi" güzel. en olmadı "hanımefendi" dersin.
0
alperz
(22.09.23)
Abla
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(22.09.23)
yenge derdim.
0
enteg
(22.09.23)
Bu kişiye abi diye hitap ediyor olsanız da eşiyle bir tanışıklığınız yok sonuçta.

Ben telefonla "eşinizle de tanışmış oluruz" derdim. Doğrudan eşine hitap ederken de "x hanım" derdim.

Eğer tanışıklık ilerlerse, eşinin karakterine uyum sağlarım. bana karşı "ahkenaten çocum bi su alabilir miyim" moduna geçerse ben de "x abla" demeye başlarım. Resmi ya da resmi ama canayakın modda kalırsa ben de resmi kalırım.

Yenge yok, yenge ölü bir sözcük. Yenge diye sadece ellerinde büyüdüğüm amcamın, dayımın eşine hitap ediyorum, o da eskiden beri öyle geldiği için. Kardeşimin eşi olsa adıyla hitap ederim. Arkadaşlarımın eşlerine adıyla hitap ediyorum. Yenge sözcüğü moda olan "o senin yengen olur" furyasıyla hayatını kaybetti :D karikatürize bir hal aldı.
0
akhenaten
(23.09.23)
Asker eşiyse hanımefendi ya eşiniz doğru tabirler.
0
boyalı kuş
(23.09.23)
(1)

KKM nedir? Dezavantajı ne?

plastic_angel
1000 USDyi mevduatta tutmak ile KKMye çevirmek arasında ne fark var? Hangisi daha avantajlı?
1000 USDyi mevduatta tutmak ile KKMye çevirmek arasında ne fark var? Hangisi daha avantajlı?
0
plastic_angel
(22.09.23)
Döviz dönüşümlü kkm yaparsanız ve dolar düşerse size verilen faiz oranına göre faiz alırsınız. Eğer dolar yükselirse 1000 dolarınız sabit kalır vadesiz hesapta bekletmiş gibi olursunuz. Bu tür kkm "elimde dolar var ama acaba düşer mi?" endişesi taşıyanlara yönelik bir şey.

Eğer dolarınızı işletmiyorsanız, dolar üzerinden faiz almıyorsanız, dolarla bir yatırım yapmıyorsanız, hesabınızda öylece duruyorsa mantıklı.
0
akhenaten
(22.09.23)
(7)

Trafik Kazası - Suç kimde?

lazpalle
Görseldeki ana caddede mavi renkli araçların şeridinde yoğun trafik vardı.Kırmızı renkli araç benim çarpan araç sarı.Sıkışık şeritteki bir araç bana yol verince dönüşe başladım ve sağdan gelip bana çarpan aracı da görüyordum ve dönüş yapacak kadar aramızda mesafe vardı.Eşimin söylediğine göre adamın
Görseldeki ana caddede mavi renkli araçların şeridinde yoğun trafik vardı.
Kırmızı renkli araç benim çarpan araç sarı.
Sıkışık şeritteki bir araç bana yol verince dönüşe başladım ve sağdan gelip bana çarpan aracı da görüyordum ve dönüş yapacak kadar aramızda mesafe vardı.

Eşimin söylediğine göre adamın kafası öne eğikmiş, muhtemelen telefona bakıyordu.
Yani hiç yavaşlamadan ve fren yapmadan direkt benim sağ çamurluk tarafından çarptı.
Kaza sonrası ilginç bir şekilde iki araç da yanyana paralel bir konum aldı.

Tabi telefona baktığını ispat etmemiz çok zor. Herhangi bir fren izi yok çünkü fren yapmadığına adım gibi eminim.

Diğer taraftan adam ana yoldan geliyor bu nedenle her türlü kusur bende çıkar gibime geliyor. Sizin görüşünüz nedir?

Kroki i.ibb.co
Kaza sonrası (kahverengi araç benimki) i.ibb.co
0
lazpalle
(22.09.23)
Geçmiş olsun. sizlerde yaralanma vb olmaması işin en ve tek güzel yanı olsun. mala gelen bir şekilde halledilir.
kısıtlı bilgimle, yan yoldan çıkanın ana yoldakine yol vermesi gerektiğini söyleyebilirim. sizin çıktığınız yer sokak, diğeri caddeyse diğerinin önceliği var. orası 4 yol ağzı değil de 3 yol ağzı ise siz dönüyorsunuz o düz gidiyor, öncelik onda. 4 yol ağzıysa ve kontrolsüz kavşaksa (ikinizden birine 'dur' veya 'yol ver' yoksa) diğeri sağda olduğundan yine öncelik onda. telefona bakıp yola bakmadığını ispatlayabilirseniz sizin için hafifletici bir durum omur mu emin değilim.
şöyle düşünün: bir arabaya, takip mesafesini koruyamayıp arkadan çarptınız. kusur tamamen sizde. öndeki aracı kullananın ehliyeti sahibi olmaması sizin hata oranınızı, kusur paylaşımını etkilemiyor, yine %100 siz kusurlu oluyorsunuz. denetim vb sıkı olup da ehliyetsiz adam trafiğe çıkmayaydı bu kaza olmazdı diyemiyoruz.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(22.09.23)
Suç sizde. Tali yoldan çıktığınız için. Ana yoldaki araca yok vermek zorundasınız.
Geçmiş olsun, canda bir şey yoksa gerisi mühim değil
0
etna
(22.09.23)
Kağıt üstünde suç size kalıyor evet, yolda ışık olmadığını varsayarsak pratikte de nasıl ki krokideki mavi araçlar size yol verdiyse sizin de sağınızı kontrol edip hiç de duracak gibi olmayan o sarı araca yol vermeniz gerekirdi.

Bir de fotoğrafta size çarpan araç sağ şeritten geliyormuş gibi duruyor. sola dönerken döndüğünüz yoldaki sağ şeride mi giriyordunuz? Eğer öyle yapıyorsanız bu da sizin payınıza hata olarak yazılır. Sol şeride giriyor olmalıydınız.

Geçmiş olsun.
0
akhenaten
(22.09.23)
@akhenaten
gidiş geliş birer şeritlik yol.
kaza sonrası benim araç biraz orta yerde kaldı.
0
🌸lazpalle
(22.09.23)
suç sizin, ana yol önceliklidir
0
mirty
(22.09.23)
anayol olmasa dahi suç sizde, sarı aracın solundan geliyorsunuz. kontrolsuz kavsaklarda geçiş üstünlüğü sağdan gelen araçtadır.
0
hasansabbah
(19.12.23)
%100 sizde malesef.
0
cooperr
(19.12.23)
(11)

Evdeki koltuklarınızda örtü kullanıyor musunuz? Fiyatlar vs. koruma alma?

winston insani
Merhabalar4-5 ay önce salona çok kullanmadığım bir oturma takımı almıştım.Fiyatlar vs. acayip artıyor ve artık 2 katına bile alamam bu takımı. Bu nedenle koruyucu bir örtü kullanmak istiyorum ikili koltuk ve berjerlerde.Fakat örtü biraz eskide mi kaldı sizce? Siz hala koltuk örtüsü kullanıyor musunu
Merhabalar

4-5 ay önce salona çok kullanmadığım bir oturma takımı almıştım.

Fiyatlar vs. acayip artıyor ve artık 2 katına bile alamam bu takımı. Bu nedenle koruyucu bir örtü kullanmak istiyorum ikili koltuk ve berjerlerde.

Fakat örtü biraz eskide mi kaldı sizce? Siz hala koltuk örtüsü kullanıyor musunuz?
0
winston insani
(21.09.23)
ben kullanıyorum. örtünün eskide kalmasını pek umursamıyorum, bence işlevsel :)

bu arada koltuklar eskimesin diye değil, örtüleri sık sık makineye atabildiğim için işime geliyor.
0
asisamus
(21.09.23)
Aksine. O kadar para verip beğenerek aldığım koltuğu hayatta örtmem. Göz zevki > para
0
ruhen hastayim ben
(21.09.23)
ben de her hafta yıkayıp değiştirebildiğim için ve kolay temizlendiği için örtü kullanıyorum. ayrıca sigara içen biri olduğum için kül vs dökülmesi durumunda ya da evde kedi köpek vs yaşaması durumunda tüy temizliğinde örtü çok daha rahat bir çözümn. neredeyse etrafımdaki tüm arkadaşlarımın evlerinde de koltuk örtüsü oluyor, sanırım temizlik en önemli etken.
0
hypathia
(21.09.23)
Valla ben nasıl yataklarımızı örtüp haftalık nevresimleri yıkıyorsak özellikle sürekli kullandığım kanepeyi de aynı şekilde görüyorum. Benim mantığıma göre koltuğu örtüp örtüsünü düzenli değiştirmiyorsak aynı şeyi yatağa da uygulayabiliriz.
0
denizgonen
(21.09.23)
bazı döşemeciler, üzerinde hiç kılıf yokmuş gibi dikim yapabiliyorlar. öyle bir ustaya denk gelirse yaptır.
0
etna
(21.09.23)
Kullanıyorum. Koltuk örtüleri artık eski çekyat döşemelikleri gibi olmak zorunda değil. İnce dokuma, desensiz, yumuşak olanları tercih ediyorum. Koltuk, kılıflı bir model ve her parçası yıkanabilir olmasına rağmen çok çabuk kirleniyor ve o sıklıkta değiştirmek meşakkatli. Yıpranma payını da düşününce örtü, pratik ve temiz oluyor.
0
from where i ride
(22.09.23)
Kullanmıyorum. Şu ana kadar güzel bir koltuk örtüsü hiç görmedim. Koltuklarım keten, keten olmasını seviyorum. Üzerini örtsem başka bir kumaşa oturmuş olacağım. 3-4 ayda bir koltuk yıkamacı çağırıyorum, öyle temizletmiş oluyorum.
0
irene
(22.09.23)
Ben koltuğu aldığım yerden aynı zamanda koltuğun kendi kumaşından satın alıp örtü diktirdim. Örtü olup olmadığı belli bile olmuyor.

İkea'dan falan aldıysanız böyle bir şansınız olmaz heralde ama mobilyacıdan aldıysanız büyük ihtimal ellerinde kumaş vardır.
0
akhenaten
(22.09.23)
hazır eşyalı evde oturuyorum. Evi tuttuğumda koltukları da yıkattım ama yine de örtü kullanıyorum. Kendi beğenip aldığım koltuklar olsa kullanmazdım ama muhtemelen
0
nundu
(22.09.23)
Eskimesine üzüleceğim kadar pahalı koltuk almıyorum. Paralayanileceğim, yıpranınca yenisini alabileceğim koltuk alıyorum.
Yani örtü kullanmıyorum.
0
zimbirik
(22.09.23)
koltuk yıkattırmak kadar zor bişey yok.

günlükte örtü hep kullanıyorum, temizlik içinde örtü kullanmak daha avantajlı, bişey mi dökültü at yıka ser. biraz yaşam kalitesi ile alakalı ya, ben koltuk sürekli sildirmem lazım gözü ile bakarım örtük kullanmazsam, sürekli oturduğum yer illaki pislenicek o singerler falan köpürterek yıkanmadan silinerek bile temiz olmaz bence (ps. temizlik hastası asla değilim)

etrafımda da yeni evlenen arkadaşlarım, teyzeler evcil hayvan sahipleri herkes örtü ile kullanıyor.
trendyolda çok örtü modeli yok, hep karşına çıkan likralı düz ya da büzgülü modeller biraz ince, semt pazarında oluyor bakırköy cumartesi pazarında güzel koltuk örtücüler var hatta altı silikonlular kaydırmazlar var hemde çok sade şık modeller.

evcil hayvan var diye ben pazardan 1200 tl ye çok dandik likralı tüm koltuğu kaplayan(trendayoldaki en çok çıkanlar) aldım, koltuğu düz renk ile kaplıyorum üzerine güzel bir model örtüyü üçgen seriyorum.

koltuk eskimesi ile alakalı değil tamamen temizlik gözü ile bakyıyorum örtü kullanmaya güzel modeller var
0
eja
(25.09.23)
(9)

kimlik numarasini mahkeme ile degistirmek istesek?

buenosdias
atiyorum saga sola sacilan verilerde kendi kimlik numarami gordum. vatandas olarak dava acip kimlik numarami degistirmek istiyorum desem ne olur?
atiyorum saga sola sacilan verilerde kendi kimlik numarami gordum. vatandas olarak dava acip kimlik numarami degistirmek istiyorum desem ne olur?
0
buenosdias
(21.09.23)
Zaruri sebepler varsa isimle birlikte değiştirmek daha mantıklı gibi ama zaman içinde veriler yine sağa sola bir şekilde saçılacaktır. Bir çok kurum ve firmanın bir çok verisi internette ve ortalıkta .
0
diyecevaplandı
(21.09.23)
Ben de okuyunca merak ettim baktım. Fakat; Nüfus Hizmetleri kanunu Md.46 demiş ki; "Kimlik numarası, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının nüfus kayıtları arasında bağ kurmak, kişilerin kaydına ulaşmak ve kamu kuruluşlarında tutulan kayıtlar arasında ilişki sağlamak amacını taşıyan bir numara sistemidir. Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası kişiye bir defa verilir ve değiştirilemez."
0
koskoca kirpi
(21.09.23)
2016'da sözlükte birisi daha sormuş

eksisozluk1923.com

Oradaki entrylerden birinin söylediği şey hala geçerli, tc kimlik numarası kişiye bir kere verilir ve değiştirilemez.

Bence de değişebilir olmalı ancak tc kimlik numarası esasında isimden farksız kullanılıyor. Aynı isimde olan insanların böylelikle karışma şansı olmuyor örneğin. Yoksa kimse sadece tc kimlik numaranızı biliyor diye adınıza işlem yapamaz. Yine de haklısınız.

Aslında istense authenticator tarzı rastgele üretilen tc kimlik numarası sistemi bile kurulabilir ve tc kimlik numarası kimlik doğrulamada daha etkin hale getirilebilir ama bunun riski çok daha büyük olacaktır, insanların kullanmayı becerememesi de cabası.

Onun için şimdiki gibi değiştirilmesinin çok da bir esprisi olmayacak düşük profilli bir tc kimlik numarası daha iyi bir şey.
0
akhenaten
(21.09.23)
Kişisel verilerinizi sizin izniniz olmadan yayımlayan web sitesini uyarmanız değiştirmiyorsa sulh ceza hakimliği vasıtasıyla sayfa engelletmeniz de bir çözüm
0
fistikthecat
(21.09.23)
tc kimlik numaraları rastgele verilen numaralar değil, belirli bir düzen içinde ilerliyor. son 2 hanesi, diğer 9 hane üzerinden modüler aritmetik kullanılarak oluşturulan bir formüle göre belirleniyor. bir çeşit kontrol mekanizması. ilk 9 hanesi ise 29999'ar artıp azalıyor.

yani tc kimlik numaranızın son 2 hanesini atın, kalan 9 haneden 29999 çıkarın (veya ekleyin), yeni bulduğunuz 9 haneli sayıya o modüler aritmetik formülünü uygulayarak son 2 hanesini de bulun, ta taaa ailenizdeki bir başkasının (muhtemelen sizden önce veya sonra doğan kişinin) tc kimlik numarasını buldunuz. 29999 ekleyip çıkararak ve son 2 haneyi hesaplayarak kütüğünüzdeki herkesin tc kimlik numarasını bulabilirsiniz.

o yüzden değişmez, değişemez. bir sırası, düzeni var.
0
kibritsuyu
(21.09.23)
tc kimlik vermekle ad soyad vermek arasında fark yok güvenlik açısından
0
tchuck
(21.09.23)
inan ki değiştirirsen burnun boktan çıkmaz. bir sürü devlet dairesinde sorun çekersin. sistemlerde hata alırsın. bankasal işlemlerde problem çıkar. sonuç olarak daha kötü olur.
0
mr.goodcat
(21.09.23)
www.nvi.gov.tr
"Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası kişiye bir defa verilir ve değiştirilemez."
0
swteam
(22.09.23)
kibritsuyu +1

ben bu sekilde bazi aile uyeleriminkini buldum.

TCKN cok gizli bir bilgi degil ki zaten? malum sahisinki bile internette bulunabiliyor.

ps: eksisozluk nickini degistiremedigimiz dunyada tckno degistirmeyi istemek hayal gibi bir sey.
0
supergirl
(23.09.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.