Giriş
(8)

Yüz yüze yürüyüp mesajlarıma cevap vermiyor

ceann deas
Yan yanayken sürekli muhabbeti o açmaya çalışıyor bazen bunalıp yanından kaçıyorum o derece darlıyor. Sanalda ise tam tersi mesajlarıma ya da story yanıtlarıma o mesafeli cevap veriyor/görüldü atıyor. Var mıdır bunun bir sebebi yoksa seninle mi uğraşıcağım diyip iletişim kesilmeli miyim?
Yan yanayken sürekli muhabbeti o açmaya çalışıyor bazen bunalıp yanından kaçıyorum o derece darlıyor. Sanalda ise tam tersi mesajlarıma ya da story yanıtlarıma o mesafeli cevap veriyor/görüldü atıyor. Var mıdır bunun bir sebebi yoksa seninle mi uğraşıcağım diyip iletişim kesilmeli miyim?
0
ceann deas
(21.10.22)
Bazı insanlar sanalda bildiginiz asosyalligin dibi. Gerçek hayatın tam zıttı. Benim mesela çok geniş bir sosyal ortamım çevrem var fakat sosyal medya hesabım hiç yok. Eve girdigimde telefonu çekmeceye koyar hiç ilgilenmem bile. Muhtemelen arkadaşınız da böyle. Gördügüm kadarıyla oldukça uyumsuz bir ikilisiniz. Uzatmaya gerek yok. İletişimi kesin gitsin
0
limonlu eksi
(21.10.22)
En tehlikeli tür. Mesajları kaydediyor, o yüzden mesafeli.

Muhtemelen evli ya da sevgilisi var. Sizinle sadece takılmak için yürüyor. Bunu fark ettiğinizde sevgilisine her şeyi anlatmayın diye size mesaj üzerinden delil bırakmamaya çalışıyor.

Bu reelde samimi mesajda mesafeli olan tipler ekseriyetle problemli tiplerdir. Genelde geçmişte skandalları olmuştur, o sebeple aşırı dikkatli mesajlaşırlar.
Siz ilişkisi olduğunu fark ederseniz size "Yooo senle sadece arkadaştık, sen kafanda hayal kurmuşsun" diyecek.
Sevgilisine de "aşkım ceann deas bana iftira atıyor, bak mesajlaşmalarımıza kıza hep mesafeli yazdım o bana asıldı" diyecek.

Ayrıca mesajlarınızı ekran görüntüsü alıp başkalarına gösteriyor olabilir. Bu yüzden bilerek soğuk cevap kurguluyor olabilir. Her şekilde tehlikeli tür.

Benim yakın arkadaşlarımda şahit olduğum örneklerin hepsi bu şekildeydi.
0
ekinuzbay
(21.10.22)
Uzaklaş
0
thatisthedoctor
(22.10.22)
halihazırda ilişkisi olabilir.
0
zgrydn
(22.10.22)
İlişkisi vardır
0
Hallegadola
(22.10.22)
İnstagram hesabı olup aktif kullanmayabilir, arada girip bakıp çıkıyordur vs. Ancak tarif ettiğiniz kadar hevesli birinin whatsapp'tan görüldü atması falan çok saçma. Normalde kullanmıyor olsa dahi sizin mesajlarınıza o hevesle dönüş yapması beklenirdi, olağanı bu.

İlişkisi olabilme ihtimali var, farklı farklı gün ve zamanlarda telefon etmeyi deneyin. Eğer telefonları açmazsa size nasıl geri dönüş yapacak buna bakın. Şüphe uyandırıyorsa bir sebebi vardır.

Bir de sizin yanınızdayken kendisine gelen aramalara ve mesajlara cevap verip vermediğine bakın. Yine sizin yanınızdayken sosyal medyasını kontrol edip etmediğine bakın. Konuşmalar sırasında "instagram grubunda muhabbeti geçmişti" falan gibi şeyler anlatıp anlatmadığına dikkat edin.

Bunların hepsi birbirini tamamlıyorsa gerçekten altında bir şey vardır. Ya da sadece size karşı ilgisi yoktur. Her türlü de boşverin gitsin.
0
akhenaten
(22.10.22)
Konuşmalar sırasında "instagram grubunda muhabbeti geçmişti" falan gibi şeyler anlatıp anlatmadığına dikkat edin.

ben duyuru sahibi değilim ama bunu anlamadım, bunu açıklar mısınız, işe yarar bir bilgiyse bunu da kullanalım.
0
ekinuzbay
(22.10.22)
Anladığım kadarıyla instagramdaki aktifliğini anlamak için dikkat etmek gerekiyor. Böyle bir cümle kuruyorsa instagramda aktif ama sana cevap vermiyor.
0
🌸ceann deas
(22.10.22)
(7)

nasıl eliyorsunuz

bir soru sorcam
dış görünüşü, muhabbeti ya da bazı özellikleri tam aradığınız gibiama diğer özelliklerinin uyması imkansız ve büyük problemolur da ama olmaz da gibiorta nokta bulunabilir mi belirsizinsanlar büyük ihtimalle değişmezbu gibi durumlarda denemek yerine direk pas geçmeyi başarabiliyor musunuzaklıma çaktı
dış görünüşü, muhabbeti ya da bazı özellikleri tam aradığınız gibi
ama diğer özelliklerinin uyması imkansız ve büyük problem
olur da ama olmaz da gibi
orta nokta bulunabilir mi belirsiz
insanlar büyük ihtimalle değişmez

bu gibi durumlarda denemek yerine direk pas geçmeyi başarabiliyor musunuz
aklıma çaktırmadan tanımaya çalışıp karar vermek geliyor ama bir noktada yine aynı acaba döngüsü
0
bir soru sorcam
(21.10.22)
18-23 yaşlarında toz pembe gözlüklerle bir şeyler deneyip ağzınızın payını alıyorsunuz, ondan sonra neyin sorun olup neyin olmayacağını anlıyorsunuz.

Hazır bunları yaşamış biri olarak konuşursam, eğer "sorun olur gibi de olmaz gibi de" diye kararsız kalıyorsanız genellikle sorun olur. Böyle durumlarda flört döneminde bu kişinin size kendini anlatmasına müsade eden ortamlar yaratın, eğer yaptığı şeyleri neden yaptığı hakkındaki yorumları kafanıza yatarsa sorun olmaz, sonuçta hayat böyle bir şey. Ama hala kararsızsanız kesinlikle sorun olur.

Orta nokta bulunabilir mi acaba? Deyip sorunları ertelememelisiniz, orta nokta bulunabiliyor mu buna bakmalısınız. Flört dönemi bunun için var.
0
akhenaten
(21.10.22)
evet. yabancı dil, kariyer, eğitim çok önemli. nasıl tartıştığı çok önemli. sevgisiz tavırlar deal breaker. gereksiz bir egosu olması da öyle. bununla birlikte özgüvenli olmasını da isterim. olmuyorsa uzatmaya gerek yok. tanırsam severim diye bir şey yok.
0
gabe h coud
(21.10.22)
Muhabbeti keyifliyse pas geçmiyorum. İnsanı tanımak hemen olan bir şey değil, tanıyana kadar geçen süre keyifli oluyorsa(ki güzel muhabbet bunu sağlıyor) tanımayı tercih ediyorum ben.

Günümüz ilişkileri hebele hübele demeyeceğim ama direkt pas geçmek noktası insan bu tarz ilişkilerin yıpranma payını arttırıyor diye düşünüyorum. Pas-sıradaki kafasıyla geçirdiğim yılların etkisinin bir noktadan sonra negatif olduğunu fark ettim.

Bu arada pas geçmek başarabilmek olarak görülecek kadar zor değil, aksine en kolayı pas geçmek. Ghosting ya da değil, bizden olmadı ya demek kadar basit.
0
Bruce
(21.10.22)
benim sistem denemekle basliyor, sozde bilincliyim olmayacagini biliyorum falan sonra deli gibi asik olup körlesmek en son aglaya zirlaya ayrilik. pas gecemiyorum flortlerime cok deger veriyorum. evlenip piyasadan cekilmem lazim
0
ala09
(21.10.22)
Dört dörtlük insanı da eliyorum. Çünkü ilişkilerin kendisine inanmıyorum. Şu durumdayken bana uymayan birine bir günümü dahi ayırmak istemezdim. İnsan ilişkileri hele de duygusal ilişkiler büyük bir angarya.
0
ruhen hastayim ben
(21.10.22)
yabancı dilin, kariyerin, eğitimin hiçbir önemi yok.
ne doktorlar, ne mühendisler, avukatlar tanıdım, hepsi kalas gibi tiplerdi.

önemli olan hayatın içinde kendini eğitimli veya eğitimsiz şekilde bir yere getirebilmiş, hayata tutunabilmiş olması.
cv'yle ilişki olmaz, onu ancak yanında dolaştırırsın, ruhsuz bir ilişki olur.
duygusal kapasite, bir ruhunun olması, espri anlayışı, görgülü-bilgili olması, oturmayı kalkmayı bilmesi, hayat tarzının benzer olması önemli.

onun dışında, özellikle erkekler için varlıklı bir ailesi olsa bile mesela arabasını kendisi almış ya da işini kendisi kurmuş olmalı.
yani bağımsızlığını ilan edebilmiş, birey olabilmiş olması da çok önemli.

yabancı dil belki aynı şeyi izleyip dinleyebilmek açısından biraz önemli olabilir ama diğer saydıklarım uyuyorsa ve ingilizcesi yoksa hiç takılmam bile.

ilişkilerde birebir uyumdan ziyade, ortak paydada buluştuktan sonra, sende olmayanın onda olması da çok hayati.
bu yüzden "diğer özelliklerin uyması imkânsız ve büyük problem" derken kasıt ne?
aynı müziği dinlememek mi, aynı siyasi görüşe sahip olmamak mı?
birinci 30'lara gelince önemini yitirirken, ikinci çok önemli mesela.

insan ilişkiler aracılığıyla gelişen, evrilen ve ruhsal olarak inancınız varsa, tekâmül eden bir varlık.
o yüzden biriyle ilişkiyi bazı deneyimler doğrultusunda pas geçmekle, o kişiyi gerçekten istememekle, istediğin hâlde ilişkiden ve mücadeleden/terk edilmekten/sevilmemekten/eski deneyimleri şimdiye taşıyarak korkup istemiyormuş gibi yapmak aynı şey değil.
insanın bu açıdan kendini fark edip kendine karşı dürüst olması lazım.
yani gerçekten karşımdaki bana göre değil mi, yoksa onun beni sokacağı mücadeleden veya incinme riskinden mi korkuyorum?
bu açıdan son derece kişiye özel durumlar.
0
blatta hiberna
(21.10.22)
"Bu arada pas geçmek başarabilmek olarak görülecek kadar zor değil, aksine en kolayı pas geçmek."

aslında başarı kelimesi doğru değilmiş
denemeyip akılda kalması açısından zor benim için
ya da zaman geçiyor olduğu kadar deme tehlikesi

--
"bu yüzden "diğer özelliklerin uyması imkânsız ve büyük problem" derken kasıt ne?
aynı müziği dinlememek mi, aynı siyasi görüşe sahip olmamak mı?"

"uymadığı özellikler sizin kırmızı çizgileriniz mi? tolere edebileceğiniz şeyler mi?"

evet burada red flag devreye giriyor
sigara içen biriyle bile yürümez mesela en basitinden
ama tanışırken kendi sağlığı için bırakır mı bilinmez

ya da dini değerler
sonradan dine önem verenler de var vazgeçenler de nadir örnekler olsa da
30lu yaşlara doğru dine yönelim biraz daha fazla diyebilirim bu 2si arasında
0
🌸bir soru sorcam
(21.10.22)
(2)

Word ile Vocabulary arasındaki fark var mı?

put it in your appropriate place
Word ile Vocabulary arasındaki fark var mı? Türkçede sözcük ve kelime karşılığı gibi mi? Gerçi sözcük ile kelime arasındaki farkından tam emin değilim.
Word ile Vocabulary arasındaki fark var mı? Türkçede sözcük ve kelime karşılığı gibi mi? Gerçi sözcük ile kelime arasındaki farkından tam emin değilim.
0
put it in your appropriate place
(20.10.22)
Word sözcük ya da kelime demek

Vocabulary kelime haznesi
0
akhenaten
(20.10.22)
Sözcük ile kelime arasında anlam farkı yok. Sözcük Türkçe, kelime Arapça "klm"den geçme. Kelam, kalem falan hep aynı kökten.

Vocabulary (kişinin) kelime haznesi +1 ayrıca bir dilde var olan bütün kelimeler anlamına geliyor.
0
kobuzchu kiz
(20.10.22)
(13)

Havuçu meyve gibi yemiyor musunuz?

birmilyonunvarmi
Ben hep marketten alır meyve gibi kıtır kıtır yerdim. Sözlükte gördüm az önce meyve tabağında havuç olmasıyla dalga geçilmiş. Havuç zaten meyve değil mi?
Ben hep marketten alır meyve gibi kıtır kıtır yerdim. Sözlükte gördüm az önce meyve tabağında havuç olmasıyla dalga geçilmiş. Havuç zaten meyve değil mi?
0
birmilyonunvarmi
(20.10.22)
kalıplardan etkilenmeden söyleyebilirim ki bende de meyve tabağında havuç görmek meyve tabağında domates görme etkisi bırakır yalan yok. ki o gerçek bir meyve.
0
onemoremile
(20.10.22)
yerim severim o şekerli tadını, hem de kıtır kıtır
0
freebird5406_2
(20.10.22)
Çocukken çok yerdim. Meyve olduğunu düşünerek yemedim hiç. Havuç havuçtur.
0
dissendium
(20.10.22)
Havuç ne genel algıda ne de biyolojik açıdan meyve değil. Aynı patates gibi havuç da bitkinin kök kısmı, bildiğiniz kök yani, meyve olmaya en uzak şey :D Patates, kereviz, soğan, pancar, sarımsak, turp ne kadar meyveyse havuç da o kadar meyve.

Ama yerseniz yersiniz, ben de arada yiyorum çok da severim ama meyve yerine hiç koymamıştım. İlk kez sizden duydum bunu.
0
akhenaten
(20.10.22)
Salatasını yapmak haricinde havucu soyarım ve kıtır kıtır yerim ama meyve tabağı hazırlarken havuç koymam. Aklıma dahi gelmemişti şimdiye kadar. Elma, armut, üzüm, havuç? Alakasız baya.
Benim için havuç bir kök sebzedir, meyve değildir. Havucun kankaları da kendisi gibi diğer kök sebzelerdir: patates, kereviz, pancar, vs.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.10.22)
bi tane soyup yersin de doğrayıp meyve tabağına koymak abes.
0
jelly bear
(20.10.22)
Valla biz ufak ufak kesip salataya koyuyoruz ya da elde yiyoruz. Meyve tabağına çok nadir girmiştir. Ama girdiğinde de ailede kimsenin bu ne aq diyeceğini sanmıyorum yenir yani.

Ben de geçenlerde eşimin memleketinde kahvaltıda karpuz yenmesini anlamamıştım.

Bizim oralarda yemekte veya yemekten sonra yenir. Ya da öğlen sıcağında falan.

Oluyor yani farklılıklar isteyen yesin ne olacak..
0
ananiyimioguz
(20.10.22)
Kıtır kıtır yenir tabii, çok da güzel olur. Ama meyve tabağında görürsem ben de dalga geçerim, herhangi bir meyvenin yanına yakışacağını hayal edemedim.

Bitkinin çekirdeğini/tohumunu barındıran şey meyve. Domates, biber, patlıcan falan biyolojik olarak meyve çünkü içlerinde tohum var. Ama havuç kök sebze, meyve değil.
0
kobuzchu kiz
(20.10.22)
akhenaten+1

havuc dedigin koktur, meyve dalda yetisir. ha bu alip kitir kitir yenmesine engel degil tabi ama elma, portakal vs yanina da havuc koyup yemem.
0
bay b
(20.10.22)
havuç hiç yemem. sadece salataya rendelenmişse ayırmam yerim.
0
naksidil
(20.10.22)
Havuç sade haliyle yemek için çok tatlı geliyor bana. Hele yemekte pişirilince iyice şekeri ortaya çıkıyor. Salata içinde rendelenmiş haliyle ya da yoğurtlu mezede falan severim de onun dışında çok sevdiğim bi sebze değil. Meyve zaten değil arkadaşlar açıklamış. Meyve tabağına girse şaşırmam ama zaten meyve çok sevmediğim için meyve tabağı kültürüm yok. Sevdiğim bi iki meyveyi ayrı ayrı yemeyi severim.

Bu arada kışın meyve sularına havuç suyu ekleniyor özellikle portakal suyuna. Yine meyve yapmaz tabii onu ama meyve tabağına eklenmesi için bi bahane olabilir :d
0
nundu
(20.10.22)
Kitir kitir yerim ama meyve tabagina koymam.
0
ahm1
(20.10.22)
Salata yapmaya üşendiğim için yemeğin yanında yerim. Meyve niyetine yemem. Bence meyve tabağına yakışmıyor.
0
ruhen hastayim ben
(20.10.22)
(4)

marmaray durak mesafe - Küçükyalı Yenikapı arası

iddaaci
Merhaba kaç dakika sürer?
Merhaba kaç dakika sürer?
0
iddaaci
(20.10.22)
trene bindikten sonra yarım saat falan sürer. 10 dakikaya kadar da treni beklemek gerekebilir.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(20.10.22)
duraklar arası mesafe genelde 1,5 - 2 dk gibi.
0
solskjaer
(20.10.22)
20-30dk arası, bekleme sürenize göre değişir.
0
akhenaten
(20.10.22)
duraklar arası 2.5 dakika. ayrılık çeşmesi yeni kapı ise 13 15 dakika kadar.
0
trt2deki ressam
(20.10.22)
(12)

sizli bizli mi senli benli mi? (online)

lemmiwinks
sorum ozellikle online ortamlar icin. bazi insanlar sizli bizli konusmayinca aliniyor. "siz" neden saygi ifade ediyor? neden "sen" deyince saygisizlik yapmis oluyoruz? size "sen" denmesinden neden rahatsizsiniz?ben gunluk hayatimda neredeyse hic "siz" kullanmiyorum. is hayatinda da kullanmiyordum, a
sorum ozellikle online ortamlar icin. bazi insanlar sizli bizli konusmayinca aliniyor. "siz" neden saygi ifade ediyor? neden "sen" deyince saygisizlik yapmis oluyoruz? size "sen" denmesinden neden rahatsizsiniz?

ben gunluk hayatimda neredeyse hic "siz" kullanmiyorum. is hayatinda da kullanmiyordum, artik "you" kullaniyorum ama o her durumda kullaniliyor zaten :D bana "siz" demek cok samimiyetsiz, duygusuz, uzak geliyor. burada bazen "sen", bazen "siz" kullaniyorum duruma gore. ama cok zaman arada kaliyorum.

sizce hangisini kullanmali genel olarak online ortamlarda?
0
lemmiwinks
(19.10.22)
ingilizce pek problem olmaz bence, karşı taraf nasıl istiyorsa öyle gitmek genel alışkanlık benim için, senin için nasıl uygunsa öyle devam et.
0
âlâ
(19.10.22)
online olsa da yüzyüze olsa da yeni tanıştığım herkese siz diye hitap ederim. samimiyetsiz, duygusuz, uzak gelmesi normal çünkü neden hiç tanımadığım insana samimiyetle yaklaşayım.

burada birine cevap verirken de restaurantta garsona sipariş verirken de siz şeklinde hitap ederim. sözlükte biriyle mesajlaşırken de müşteri temsilcisiyle telefonla konuşurken de. aramızda belli bir samimiyet eşiği geçilmemiş herkese siz derim.

benimle senli benli konuşuluyor olması rahatsızlık vermiyor bana.
0
coldegezenkutupayisi
(19.10.22)
samimiyetsiz, duygusuz ve uzak olmak için siz diyorum ben zaten. samimi, duygudaş ve yakın olmak istediklerime sen diyorum, online veya fiziksel genel ortam, yeni tanıştıklarım, iş ortamları böyle olmak istediğim insanlardan oluşmuyor ilk etapta. sınır olması güzel, saygıyla direkt bi alakası yok.
0
summer timetable
(19.10.22)
genel olarak siz olarak hitap ediyorum. instada birinin yaptığı yoruma yorum yazacaksam bile siz diyorum. saygı/saygısızlık olarak değil ama tanımadığım ya da yeni tanıştığım birine sen diyerek o kadar samimiyet vermek saçma geliyor. konuşmanın akışına göre sen e dönülebilir
0
chanandler bong
(19.10.22)
"Siz"ciyim, bastan soyleyeyim. Her ortamda, her yerde sizciyim. Cok yakin arkadaslik kurmayacaksak sizde kalmayi hep tercih ederim.

Metroda yaniniza oturan kisiyle, garsonla, yoldaki sürücüyle ne gibi bir duygu ve samimiyet bagi kurulmasini beklersiniz? Samimiyet kurmayacagim insanlarla nicin senli benli konusayim? Online icin de ayni durum soz konusu.

Siz kelimesinin dilde getirdigi olculu bariyer harika bir konfor alanidir iki taraf icin de. Siz diye baslanip kufur edilebilir mi mesela?
0
buf-e kür
(19.10.22)
Sizciyim gereksiz samimiyet sevmem hatta siz dememe ragmen sen diyene beraber bot mu bagladik diye terslemisligim cok. Zaten samimi oldugum biri olsa sen derim. Gereksiz samimi davranmaya calisanlara karsi mikemmel bir sozcuk.
0
kuzey li
(19.10.22)
siz neden mi saygı ifade ediyor? sizin olayı o zaten tanımadığım yakın olmadığın birine langır lungur sen dememek için olan bir şey. online ortamı bilemem günlük hayatta çoğu zaman iş hayatında da her zaman siz diye hitap eder karşımdakinden de aynısını beklerim olmazsa kibarca uyarır ya da düzeltirim. kimse babamızın oğlu değil sonuçta her şeyin bir sınırı var. kimseyle gereksiz samimi olmanın lüzumu yok özellikle de iş hayatında. sonra adamla senli benli konuştun diye başına bela oluyor.
0
bay b
(19.10.22)
Bana "mesafeli ve uzak" geliyor demişsiniz. Bunu saygılı bir hitap şekli yapan bu zaten. Çünkü konuştuğunuz kişi de size mesafeli ve uzak. Çünkü eğer siz demeniz gereken bir ortamdaysanız bu kişiyi ya tanımıyor olmalısınız ya da profesyonel bir ilişkiniz olmalı. Tanımadığınız ya da samimi olmadığınız insanlarla da mesafenizi korumalısınız.
0
akhenaten
(19.10.22)
Valla ben ayar oluyorum açıkçası tanımadığı biriyle senli benli konuşanlara. Yukarıda yazanlara katılıyorum, tanımadığım, samimi olmadığım birine neden sen diye hitap edeyim?

Sözlükte de öyle, mesaj atıp sen diye hitap eden birine daha baştan cevap yazasım gelmiyor.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(19.10.22)
Üslup da önemli bana kalırsa. Sadece siz diye hitap etmek gayriciddi olmayı tek başına engelleyemiyor. Öteki tarafta da benzer şekilde illa da hadsiz biri olacak değilim ya da olacak değil karşımdaki.

Ama nedense bazılarının gözü kulağı bunu çok seçiyor. Bu durumla ilgili asıl tuhaf bulduğum şey bu.

Açıkçası kendi adıma genel bir tutumum ve beklentim yok. İçeriğe ve üsluba bakıyorum. Benim ne kullandığım da o an sezgisel olarak gelişen bir şey oluyor.
0
encokbenisevinnolur
(19.10.22)
ben de siz demeyi tercih ederim genelde. internette tanımadığım biriyle samimi olmak gibi bir planım zaten yok. samimiyetsiz olmasında bir sakınca yok yani, aksi bana biraz lakayt geliyor.
0
roket adam
(19.10.22)
Ülkede insanlar "senli, benli" olduktan sonra "saygısızca" davranma haklarını kendilerinde gördüğü için siz diye hitap eder, aynı cevabı beklerim tanımadığım insanlardan.

Yani ekstra bir saygı istemiyorum siz'li konuşarak da, sen-ben olunca askerlik arkadaşından beter oluyor. Saçma sapan muhabbetler, özel sorular, yersiz şakalar filan.
0
burfak
(20.10.22)
(35)

ekşi duyuruda geçirilen süre

rakicandir
kaç yıldır ekşi duyuruya düzenli şekilde giriyorsunuz?not: benim de ilk cevabım 10 yıl önceymiş, belki daha öncesi bile vardır ama silmiş olabilirim.
kaç yıldır ekşi duyuruya düzenli şekilde giriyorsunuz?
not: benim de ilk cevabım 10 yıl önceymiş, belki daha öncesi bile vardır ama silmiş olabilirim.
0
rakicandir
(19.10.22)
10 olmasi lazim
0
der meister
(19.10.22)
bir duyuruya ilk kez cevap verdigim tarihten itibaren burada oldugumu varsayarsak 2008'den beri giriyorum diyebilirim o duyurunun tarihine bakarak. ustuste hic girmedigim 2-3 ay oldu sadece.

ilk cevap verdigim duyuru (git: 25690)
0
supergirl
(19.10.22)
ilk cevap verdiğim duyuru 2008 yılındaymış, o günden şimdiye yaklaşık 11700 giriş, düzenli olarak da neredeyse aralıksız buralardaydım.
0
hypathia
(19.10.22)
Aşırı düzensiz olarak 7 sene.
0
nawar
(19.10.22)
2011 yılından beri buradayım.

29569 kere giriş sağlamışım.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(19.10.22)
10 yılı geçti. 2010 civarından beri buradayım.
0
lesmiserables
(19.10.22)
2008
0
baldur2
(19.10.22)
İlk cevabımı 14 Ocak 2007'de vermişim.
0
pispinti
(19.10.22)
7 yıl olmuş
0
veritaslibertas
(19.10.22)
Ilk cevabı 2011 yılında vermişim
0
mirty
(19.10.22)
8-9 yıl olmuş :O
0
ananiyimioguz
(19.10.22)
2007 mayis ilk cevabim. ilk zamanlar duzenli girmiyor olsam, 2008'den beri hemen hemen duzenli diyebilirim. ara verdigim zamanlar olmustur ama uzun degildir.
0
lemmiwinks
(19.10.22)
10 yıldan fazla
0
elma
(19.10.22)
ilk cevabım 29.06.2011 ama sildiklerim olmuştur. yine de en fazla 2010 diyebilirim. valla baya ciddi mesai harcamışız buraya duyuru bize maaş bağlasın. :) eyt'den emekli etsin. :)
0
naksidil
(19.10.22)
Hesabım çok eski ama iki üç aydır falan heralde düzenli giriyorum
0
akhenaten
(19.10.22)
4 yıl olmuştur.
0
black holes in the sky
(19.10.22)
14 olmak üzere.
0
zgrydn
(19.10.22)
10 yıldan fazla, 14-15 olabilir.
0
blatta hiberna
(19.10.22)
2007 galiba ilk kurulduktan 1 hafta sonra girmistim. o zamandan beri farklı nicklerle ara ara giriyorum.
0
tadellesever
(19.10.22)
15-16 yil olmus. Vays.

Ilk sordugum soruya da compumaster ve yersen cevap vermis.
0
brkylmz
(19.10.22)
8-10 vardır
0
gabe h coud
(19.10.22)
10 yıl olmuş :')
0
theseachange
(19.10.22)
2 yil olmasi lazim. 1 senedir cok takiliyorum burada
0
ala09
(19.10.22)
9 yıl.
0
ruhen hastayim ben
(19.10.22)
10 yıl benim de
0
peki madem
(19.10.22)
6 yıldır/düzensiz
0
iwasbornonamountainside
(19.10.22)
2009 dan beri düzenlı gırıyorum.
0
deepness
(19.10.22)
13 yıl falan oldu. Burada yaşlandık resmen :)
0
msb
(19.10.22)
12

Edit: 2020'de yasadigimizi sandigim icin 12 demisim. 14 demek.
0
sopiro
(20.10.22)
18.02.2008, 4 ay sonra 15 yıl.
0
phonex
(20.10.22)
2007'den beri duzenli giriyorum, o da sanirim 7. nesil yazar alinima falan denk geliyordur. sozlugun okunmaz hale gelmeye basladigi zamanlar kacmak icin kullaniyordum, sozluk iyice batakliga donunce daha cok zaman gecirmeye basladim. .ilk soruyu 2008'de sormusum. 15 sene diyebiliriz.
0
cooperr
(20.10.22)
11 yıl
0
false pretension
(20.10.22)
2006 aralığında ilk cevabımı vermişim, 16 yıl...
0
montreal
(24.10.22)
2010'dan bu yana 12 sene, aşırı düzensiz
0
elvan abeyiylegezse
(25.10.22)
sözlük hesabı ile beraber 11 olmuş

yaw beni herkes tanırdı yaw.
0
duyurukullanıcısı
(25.10.22)
(24)

Sizce şu olayda kim haklı?

psmstc
Eşinizle avmye gidelim diyorsunuz. Öncesinden ben sana “kışlık kıyafet” hediye alayım içimden geldi diyorsunuz. Sonra o mağazaları geziyor siz bekliyorsunuz. Size ayakkabı fotoğrafı atıyor üç tane. Bunlardan hangisi sence diye. Bir yıl önce bi bot almışsınız. Oysa Sonbahar için mevsimlik bota benzer
Eşinizle avmye gidelim diyorsunuz. Öncesinden ben sana “kışlık kıyafet” hediye alayım içimden geldi diyorsunuz.
Sonra o mağazaları geziyor siz bekliyorsunuz. Size ayakkabı fotoğrafı atıyor üç tane. Bunlardan hangisi sence diye. Bir yıl önce bi bot almışsınız.

Oysa Sonbahar için mevsimlik bota benzer ara bir ayakkabı beğenmiş yine. Eski ayakkabısı sağlam. Sizin de çok yetecek paranız yok gibi. O da fazla yük olmamaya çalışıyor. Neyse diyorsunuz ki bizim burada ara mevsim yok gibi ve bu mevsimlik ayakkabı sanki birazcık israf olur gibi. Zaten bulunduğumuz bölgede ara mevsim yok ya kış ya yaz.

Sonra bir kahve alalım diyor. Gidiyorsunuz kahve almaya ne içersin diye soruyorsunuz. Beraber içmek üzere bir büyük kahve alalım diyoruz. Siz kafeinsiz içiyordunuz. Kalmamış. Eşiniz de kasadan uzaklaşmış. Sırada insanlar var. Küçük boy kahve alıyorsunuz.

Hemen niye küçük boy aldın diyor. Daha açıklamanıza fırsat vermeden. Kafeinsiz yokmuş diyorsunuz. O zaman ben filtre alırdım bilseydim diyor. Az önce cappucinoya olur dedin Deyince; ama ben beraber içeceğiz diye dedim diyor. E ben açıklayamadım ki uzaklaştın diyorsunuz. Biraz da kararsız karşıdakinin ağzından çıkan ilk olası alternatifi kabul ediyor. Kendi isteklerini uyum sağlıyorum düşüncesiyle hep kenara koyuyor.

Yemek katına çıkıyorsunuz. Suratı asık. 10 dakika sonra Diyorki ben israfçı mıyım? hakikaten de öyle biri değil.
Olmadığını söylüyorsunuz. Ama artık sitem yemekten de yoruluyorsunuz. Ayakkabı konusunda fakir insanlarla ilgili durumu anlatıyorsunuz. İsrafçı olmadığını ama bu almak istediği şeyin doğru bir ihtiyaç olmadığını tekrar ifade ediyorsunuz. En azından size göre böyle. Ona göre ise değil. Sonra gereksiz biçimde siz de yorulup tartışıyorsunuz. Eve dönüyorsunuz. Avm gezintiniz hiç olmuş.

Sizce kim haklı?

Edit: Hepinize teşekkür ederim. Bana ışık tuttunuz. Kesin bir biçimde hatalı olduğumu farkettim. Bu konuda aklımı, zihin yapımı, yaklaşımımı, bütün bir biçimde baştan ayağa herşeyimi kesinlikle acil bir şekilde değiştirmem gerekli. Fazlasıyla üzgünüm.

Tekrar sağolun.
0
psmstc
(18.10.22)
Ayakkabının da israf olduğunu ilk kez duyuyorum. Durduğu yerde bozulan bir şey mi ayakkabı? Benim rengi bile aynı bir sürü spor ayakkabım var mesela. O an bi model beğendiysem israf olur diye düşünmem. Eşin ayakkabı için heveslenmiş ve tüm hevesini kursağında bırakmışsın. Yetecek paran yoksa bilemem ama "ara mevsim yok" bana aşırı ucuz bir bahane olarak geldi. Yemekte 10 dakika sonra ben israfçı mıyım diye sorması zaten her şeyi açıklıyor. O ana kadar sürekli bunu dert etmiş. Almak istediği şeyin doğru bir ihtiyaç olmadığını tekrar ifade ederek de sanki kendi başına bunu düşünemeyecek biriymiş gibi davranmışsın. Karşında 5 yaşında çocuk varmış gibi böyle açıklama yapman daha büyük falso.

Kahve detayını geçiyorum. Gereksiz bir detay. Bir büyük kahveyi paylaşmak da ilginç geldi de neyse.
0
himmet dayi
(18.10.22)
Eşiniz haklı. Kadını salın. Bir ayakkabı, kahve için laf çoğaltmak çok gereksiz şeyler. Şu dünyada yiyip içmeyeceksek, alıp giymeyeceksek ne diye yaşıyoruz. Zaten dünyanın hali ortada. Nefes alsın kadın.
0
ruhen hastayim ben
(18.10.22)
bazı kelimelerin suçlayıcı etkisi oluyor. israf kelimesi yerine ihtiyacımız bu değil, gereksiz harcama, durumumuz olduğunda bakalım gibi ifadeler kullanılsaydı sorun yaşanmazdı. ben olsam takılmazdım ama israf dediğinizde bir tık suçlayıcı, agresif kelime olduğunu düşünüyorum. Eşinle buna benzer başka olaylar yaşamışsınız ve iletişim kurulmamış, sonuç alınmamış, içinde kalmış ve artık kolaylıkla sitem etmeye evrilmiş. bu bir aşama, bir eşikten geçilmiş. bundan sonra da basit konularda kolaylıkla sitem edildiğini göreceksiniz. oturup konuşmaktan, geçmiş olayları da olumlu bir şekilde kapatmaktan başka çare yok. içeride biriktirdiği küçük, basit ama kapanmamış konular onu kolaylıkla yükseltiyor.

siz de kelimelerinize dikkat edin. bir kere ağızdan çıkınca geri alması çok zahmetli.

alışveriş konusunda size katılmıyorum. tamamen kendisinin karar vermesi onun hakkıdır. ben olsam; beğenip beğenmediğimi söylerim ama alıp almaması kendi kararı. yetişkin insanlarsınız ve eşim diyorsunuz. ne karar verirse arkasında durmak lazım. ağzınızın tadını basit konularla bozmayın. hep güzel, hep olumlu düşünün ve söyleyin. olumsuz bir şey söylerken bile sevgi dolu söylenebilir. bir de bunu düşünün.
0
gabe h coud
(18.10.22)
paraya kıymak psikolog masrafından kurtarıyor

aşırı fiyatlardan dolayı hak verirdim ama
para harcama teklifleri senden gelmiş
0
bir soru sorcam
(18.10.22)
Eşiniz haklı. Israrla kadıncağızda bir kusur bulmak için burada kaç kere duyuru açtınız. Kadın iyi sabrediyor.
0
GoodMorningTeacher
(18.10.22)
Abi her zaman ihtiyacı yokken alan biriyse evet derim sitem edin ama ben yazdığından hanımefendinin öyle biri olmadığını anladım. Hevesi kursağında kalmış, hem de hediye edeyim diyip yan çizmişsin.
0
bigcaptain
(18.10.22)
Kadın iyi sabrediyor +1

eşinize daha yumuşak davranabilirsiniz bence. Burdan epey agresif görünüyor.
0
kaptan maydanoz
(18.10.22)
hem istediğini alcam diyorsun hem de o olmaz hayır diyorsun bende benimkine cimri diyordum benim adam aşeviymiş meğer.

aynı renk bir sürü ayakkabım var hepsinin de işlevi farklı biri daha yüksek topukludur biri nubuktur biri laciverttir illa farklı olan bir yeri vardır.

ha şu da var alınmış kahve için cırlamazdım ben ama kadında birikmiş bazı şeyler bence.

yemekte ne yediniz?
0
Hallegadola
(18.10.22)
Satır aralarınızı okuyorum:
"Size ayakkabı fotoğrafı atıyor üç tane. Bir yıl önce bi bot almışsınız."
"Sonbahar için mevsimlik bota benzer ara bir ayakkabı beğenmiş yine. Eski ayakkabısı sağlam"

"Hadi gel sana kışlık kıyafet alalım" diyip eşinizle AVM'ye gidelim diyip sonra beğendiği bir ayakkabı için bir torba laf etmişsiniz. Burada bize soruyu sorarken bile "daha geçen sene bot aldık, ayakkabısı da sağlam ama yine ayakkabı bakıyor" falan diyorsunuz. Net bir şekilde haksızsınız.

Kahve konusunda şu cümleleriniz de garip: "Biraz da kararsız karşıdakinin ağzından çıkan ilk olası alternatifi kabul ediyor. Kendi isteklerini uyum sağlıyorum düşüncesiyle hep kenara koyuyor" E az önce ayakkabı konusunda eşinizin isteği vardı siz onu "israf" olarak nitelendirdiniz?

Belki aklınızdan geçenler bambaşkaydı ama yaptıklarınız/söyledikleriniz sizi hiç tanımayan birisinde şu an böyle yansımış durumda.
0
pispinti
(18.10.22)
eşiniz çalışıp kendi ihtiyaçlarını kendisi almalı. bu şekilde birinin eline bakmak, çocuk gibi hissettirilmek çok fena. bilmiyorum farkında mısınız ama o da sizin gibi yetişkin ve siz babası değilsiniz.
0
deartheodosia
(18.10.22)
paran yoksa avm gitmeyin hem icimden geldi bi seyler alalim sonra o olmaz bu boyle soyle. usttekileri okumadim sizin de kendinizce bi freniniz var ama o hatunda bi seyler birikmis daraltmissiniz gibi. alamayacaksan hic bulasma. ha kahve icin ise bi arasaydin ama ben normalde kahve olayina triplenmezdim iste kadinin siniri bozulmus. biraz daha dusunceli davranabilirsiniz

parasiz erkek cok geriyor beni ya. hem hakli, yoksa yoktur, hem itici oluyor sozum meclisten disari :(
0
ala09
(18.10.22)
dostum insanın parası ve maddi durumu olmayabilir bu çok doğal bir şey, burada bir sıkıntı yok. ama paran yokken avm'ye gidip, üstüne bir de "kışlık bakalım içimden geldi" dedikten sonra, bu tanıma uyan bir şeyi reddetmen (bot) hayal kırıklığı yaratmış olabilir. bana sorarsan maddi durumunuz iyi değilse avm'lere gitmeyin. insanın ihtiyacı yoksa bile canı çeker, özenir. özenip alamadıktan sonra canı sıkılır. kahve konusu da önceki konunun devamı, önemli bir mevzu değil, ana konu bu.
0
roket adam
(18.10.22)
Ben de şunu anlamıyorum diyelim ki 2 bin tl niz var. Yol parası + yemek + içecek + sinema + kaliteli bir kışlık mont ile eldekini bitireceksiniz.

Ki benim de ucu ucuna yaşadığım zamanlar oluyor bu tarz kafamda günü planladığım ama farklı şeyler çıkarsa sorun ettiğim.. çünkü cidden nakit + kart dolmuşum yani ne yapayım, bir ayakkabı ne olmuş diyen var da zaten o ne olmuş bu ne olmuş diye diye veya derler diye boğazınıza kadar doldurmuşsunuz kendinizi.

Neyse ne diyordum, benim anlamadığım; eşiniz bu durumu biliyor ise, sizden neden ayrıca bir ayakkabı istiyor? İstiyorsa paranız var da siz mi pintilik yapıyorsunuz? Yok eğer paranız gerçekten yoksa eşiniz neden "sevgilim bunu da çok beğendim mont yerine bunu alsak veya bunun fotoğrafını çektim bir dahaki gelişimize de bundan alalım internetten falan da bakalım.." vs. neden demiyor?

Kahvecideki eşinizin tepkisinden içindeki birikmişliği anlayabiliyoruz. Demek ki hep yapıyorsunuz bunu. Mesela eşim de bana kızıyordu aşırı planlı ve hesapçı gittiğim zamanlar. Ama fark etti ki param olunca ile kısıtlı kaynaklar ile yürüttüğüm zamanki davranışım farklı, haa dedi demek ki bu sürekli yaptığı bir davranış değil. Siz sanki sürekli yapıyorsunuz gibi duruyor.

Ya dışarı çıkarken kendinizi +500 +1000 TL gibi esnetin öyle plan yapın. Ya da baştan oturun konuşun bence.

Ben param olunca eşim sormadan ona bir şeyler alıyorum zaten, onu görünce ön yargıları kırıldı. Ben hesap yapınca anlıyor artık paranın tükendiğini :D Yoksa zor bir durum yani kadının veya çevrenin diline düşmek.
0
ananiyimioguz
(18.10.22)
evlenince bütçe ortak olmalı. kazanılan parayı birlikte harcıyorsunuz. ebeveyn ilişkisi kurulmamalı +1 para durumunuza ikiniz de aynı ölçüde hakim olmalısınız. ihtiyaçlarınızı da listeleyin. neyin ne zaman alınacağına beraber karar verin. böylelikle ikiniz de nötr olursunuz olaya. ilişkinizi sabote etmeyin.
0
gabe h coud
(18.10.22)
abi son zamanlarda gördüğüm en haksız insan sensin. dua et yenge sormuyor bu soruları yarın boşanma celbini göndertirdik kadına.
0
coldegezenkutupayisi
(18.10.22)
üsttekilerin hepsi+1
ayrıca ala09+1

koskoca kadının kendi ayakkabısından botundan haberdar olduğunu düşünüyorum.
ne istediğine kendisi karar verir, ki zaten bu tip giyim kuşam işlerinde erkeklerle kadınların hem zevkleri, hem bakış açıları farklıdır.
ilişkide sınır ihlâli yapıyorsunuz.

bunun dışında, bir kahveyi paylaşmak, tek kişi için alındığında küçüğünden almak falan olacak iş değil.
bu parasızlık ve hesap yapmanın ötesinde bir şey, bir kafa yapısı.
cebinizde bir kahve parası bile olsa, alır eşinize ısmarlarsınız en kötüsü.
üstelik kadın uyum sağlamaya çalışırken siz hâlâ hesap kitap peşindesiniz.
0
blatta hiberna
(18.10.22)
A101 reklamı gibi. Yüzde 101 haksızsın.
0
dissendium
(18.10.22)
Cimriliğe dayanamadığım için bir kere daha yazıyorum. Herkes yazarın çalışıp eşinin çalışmadığını düşünmüş ancak durum tam tersi görünüyor. Önceki sorularınızdan hatırlıyorum eşiniz memur sizin ise düzenli bir geliriniz yok. Zaten eşiniz kendi ayakları üzerinde durmayı başarabilmiş bir kadınken bir de “ihtiyaçlarımız, isteklerimiz” diye çocuk yerine koyuluyor. Bence eşinize akıl vermek yerine önce ailelerden aldığınız destek olmadan kendi başınızın çaresine bakmayı öğrenin. Sonra hediye almaya da zaman gelir.
0
ruhen hastayim ben
(18.10.22)
eşiniz haklı bence de.
0
drako
(18.10.22)
eski sorularınızı yeniden okudum ve sizi hatırladım. umarım iyi bir psikiyatristten düzenli terapi alıyorsunuzdur. eşinizin sabrına hayranım sizi gerçekten seviyor. umarım siz de sağlıklı kafa yapısına sahip olursunuz tez zamanda
0
Hallegadola
(18.10.22)
"Hepinize teşekkür ederim. Kesin bir biçimde hatalı olduğumu farkettim. Niyet olumlu olsa da üslup ve kelime seçimleri durumu batırabiliyor. Bu konuda daha çok çalışmam gerekli."

Şaka gibi bir sonuç gerçekten. Hocam senin üslubunda mı sorun var sadece sence? İsraf dememiş olsan ne fark eder? Kadın bir şey almak istemiş, sanki karşında çocuk var gibi davranıyorsun. Dünyanın en güzel cümleleri ile söylesen de bunu bir şey değişmiyor. Bu kadın sana bu kadar zamandır nasıl sabrediyor gerçekten çok şaşırıyorum. Umarım şizofren falan değilsindir de senin zihnindeki bir kadın için dertlenmiyoruzdur burada.
0
himmet dayi
(18.10.22)
Hocam allah kolaylık versin eşinize. Hem düzenli geliri getiren taraf eşiniz, hem de siz aileye gerekenleri belirliyorsunuz. Ve kadınına hediye almayı teklif ediyorsunuz (kimin parası ile kime hediye alıyorsunuz, ailenin parasını iki tarafta özgürce harcar, hediye almak istediyseniz onu sevindirecek bir sürpriz hediye alırsınız, dilenciye sadaka vermiyorsunuz sonuçta)(? Onun kazandığı parayla onu alışverişe götürmeyi teklif ediyorsunuz ) sizin istediğinizi almadığı için de ona kötü hissettiriyorsunuz vs. Olay üslup kesinlikle değil. Umarım eşiniz gördüğü bu tavrın doğru olmadığını bir gün farkeder.
0
zimbirik
(18.10.22)
Ben şu kısmı çok anlamadım; "Biraz da kararsız karşıdakinin ağzından çıkan ilk olası alternatifi kabul ediyor. Kendi isteklerini uyum sağlıyorum düşüncesiyle hep kenara koyuyor."

Şimdi siz burada eşiniz size kahve konusunda hak verdi diye mi söylediniz bunu? Eğer öyleyse bana biraz garip geldi bu tutum.

Yazınızda eşinizin istekleri bence garip değil, ortama uymuş. Gittiğiniz yerin tadını çıkarmaya çalışmış ancak siz hep negatif bir tavır takınmışsınız. Sonunda da gezinin hiç olduğundan yakınmışsınız.

Ne kadar doğrudur bilmiyorum, ama ben bu yazıyı okuyunca aslında ayrılmak isteyen ama bunun adını henüz koyamamış birinin hislerini anlamlandırma çabasını okuduğumu hissettim. Sanki kendinizi bu fikre ikna etmeye çalışıyor, bunun için vicdanınızı rahatlatacak haklı bir sebep arıyor gibisiniz.
0
akhenaten
(18.10.22)
Hatalısınız, bir sene önce alınan ayakkabının / botun israf olduğu suçlamasını yaptıktan sonra günün iyi geçmesini ummak abes.
Eşinizin babası da kontrolcü sizin babanız da. Kadıncağız o yüzden uyum sağlıyor; çocukken ezilmiş. Siz de babanızdan gördüğünüzü evlilik hayatınızda devam ettiriyorsunuz. Eşinizin gözü açılana kadar devam eder de bu kafayla devam ederseniz ayrılmasanız bile mutlu olamaz ve huzur bulamazsınız.
0
SiyamkedisiZorro
(21.10.22)
(3)

Güçlü Kadın temalı kitap önerisi

alaimisema
Selam arkadaşlar,Roman türünde "kendi ayakları üstünde, güçlü kadın" ana karakterli kitap öneriniz var mı? Kendine sıfırdan yeni bi hayat kuran bi yakınıma armağan edicem yüreklendirici ve mutlu sonlu bir roman arıyorum.
Selam arkadaşlar,

Roman türünde "kendi ayakları üstünde, güçlü kadın" ana karakterli kitap öneriniz var mı? Kendine sıfırdan yeni bi hayat kuran bi yakınıma armağan edicem yüreklendirici ve mutlu sonlu bir roman arıyorum.
0
alaimisema
(16.10.22)
Mutlu sonla biten dediğiniz için aklıma sadece Jane Eyre geldi.

Mutlu sonla bitmek zorunda değilse Yalnız Kadınlar Arasında (Cesare Pavese) ve Bilmemek (Milan Kundera) söylediğiniz şartlara uyuyor gibi.
0
stronzo
(17.10.22)
Fureyya, Adi Aylin/Ayse Kulin'in kitaplari
0
balpolen
(17.10.22)
Geceyarısı kütüphanesi var, ama genel eleştirileri olayın çok yüzeysel işlenmiş olması üzerine, yine de son yılların en çok satan kitaplarından. Ana karakter de çok güçlü bir insan değil. En azından başta değil, ama sonra güçlü biri haline geliyor ve mutlu sonla bitiyor.

-- Spoiler (kitabın sonunu da içerir) --

Ana karakter kitabın başında hayatına katlanamayıp intihar ediyor. Sonra geceyarısı kütüphanesi diye bir mekana gidiyor. Orada kitaplar var işte, her biri bu kişinin alternatif bir hayatını içeriyor, sonsuz seçenek var. Bu intihar eden kişi geçmişte yapıp da pişman olduğu şeyleri yapmasaydı nasıl hayatlar yaşardı bunlara bakıyor. En sonunda fark ediyor ki bu hataları yapmasaydı (ki aslında bunların hata bile olmadığını fark ediyor) kendisi gibi davranmış olmayacaktı ve yaşayacağı başka hayatlar da kendine yabancı gelen hayatlar olacaktı. En sonunda anlıyor ki aslında mutsuz olduğunu düşündüğü hayatında mutsuz değil, sadece çabalamaktan vazgeçmiş. Sonra kendi yaşadığı hayata geri dönüp pişmanlıklarını kabulleniyor ve istediği hayatı kurup mutlu oluyor.

-- Spoiler --
0
akhenaten
(17.10.22)
(28)

Kendinizi beğeniyor musunuz?

south park in kapusonlu uyesi
Fiziksel olarak. Cevabınız hayırsa neyi değiştirmek isterdiniz?
Fiziksel olarak. Cevabınız hayırsa neyi değiştirmek isterdiniz?
0
south park in kapusonlu uyesi
(16.10.22)
giderim var. cildim çok hassas ve kuru oldugu icin sorun oluyor komple cildimi değiştirebilirmişim
0
ala09
(16.10.22)
hayır. pek çok şeyi değiştirmek şeyi isterdim.
0
candide
(16.10.22)
Kendimle ilgili nötr hislere sahibim. Fakat daha uzun olmak isterdim. 1.63’üm :’)

Edit: Himmet dayi yalan söylüyor.
0
ruhen hastayim ben
(16.10.22)
adamın olmadığı yerde adam yerine koyulurum gibi geliyor, fiziksel olarak.
0
coldegezenkutupayisi
(16.10.22)
Memnunum. Dönemsel olarak gelen şurası böyle olsa fena olmazdı diyebiliyorum ama uzun sürmüyor. Özetle kendimle barışığım.
0
Amaranta ursula
(16.10.22)
beğeniyorum, gögüslerim biraz daha büyük olsa on numara olurdu
0
hopp
(16.10.22)
Kendimi beğeniyor muyum, bilmiyorum. Boyum uzun olsun isterdim. Mümkünse 1.70.
0
Kahvedesu
(16.10.22)
Beğenmiyorum ama bir şeyi değiştirmezdim.

edit 1: ruhen hastayim ben kendi için nötr diyerek yalan söylüyor, normalde kendini beğenmiş biridir.

edit 2: sonradan aklıma geldi. dermatit var bende, ayda bir yüzümde ufak tefek kızarıklıklar oluyor. artık nasıl benimsediysem hemen aklıma gelmedi. ondan kurtulmak isterdim. hemen yeri gelmişken söyleyeyim 'carnovore diet' önereni üzerim.
0
himmet dayi
(16.10.22)
Beğenmiyorum. Sanırım baştan aşağı her şeyi değiştirmek isterdim.
0
hayalhayal
(16.10.22)
Zaman zaman beğeniyorum, bazen aynaya bakınca iyi görünüyorum gözüme gaza geliyorum. Bazen de beğenmiyorum, kızıyorum saldın iyice diye.

Boyumu azcık daha uzatmak isterdim.
0
akhenaten
(16.10.22)
Zaman zaman ayna baktığımda ya aslında bir tipim var dediğim oluyor.

Genel olarak Kendimle ilgili nötr hislere sahibim. Fakat daha uzun olmak isterdim +5. Zira 1.64'üm.
0
put it in your appropriate place
(16.10.22)
Çok beğenirim kendimi. Bu aralar yaşlandım ama göz altlarım belirginleşti gibi.
0
Hallegadola
(16.10.22)
hayır. mümkün olsa her şeyi değiştirmek isterdim sanırım
0
alaimisema
(16.10.22)
beğenmiyorum, ama bi şey değiştirecek kadar umrumda olmayan bi yaşta ya da dönemdeyim.
0
pide
(16.10.22)
ben beğeniyorum ama boyum kısa diye kadınlar beğenmiyor sanırım:)
0
nothing in my way
(16.10.22)
Evet kendimi beğeniyorum. Türkiye’den ayrılıp, yurtdışına yerleşince, burada insanların dış görünüş konusunda Türkiye’deki kadar takıntılı olmadığını görünce, insanların kendilerini sevmeleri için yapılan beden olumlama seanslarına katılınca vücudumu beğenmeyi ve sevmeyi öğrendim. Zaten bir kere kendimi sevdikten sonra spora başladım, sağlıklı yemeye başladım ve farkında olmadan fitleştim. Değiştirsem bacaklarımı değiştirirdim ama daha uzun olsunlar isterdim.
0
you are my lethe
(16.10.22)
Kaş düşüklüğüm ve göz çevrem dışında beğeniyorum ya adam olana çok bile
0
ananiyimioguz
(16.10.22)
Çoğunlukla beğenmiyorum. Rötuş yapmak istediğim bazı kusurlar tespit edebiliyorum kendimde. Çenemdeki eğrilik gibi mesela, hafif kamburluğum gibi. Ama bu değişikliklerle de tatmin edici bir fiziksel görünüme kavuşacağımı sanmıyorum. Dış görünüşümdeki sıradanlığı yırtmak için bambaşka bir simaya bürünmem lazım.
0
huçi kuçi
(16.10.22)
Yüz olarak beğeniyorum 36 yaşındayım ama sakalsız 20 yaşında sanıyorlar dolayısıyla sürekli sakallı geziyorum. Baba olunca spora vakit ayıramıyorum göt göbek salmış durumdayım o kötü.
0
mirty
(17.10.22)
Begeniyorum.
Bacaklarimda catlaklarim var, onlar olmasaydi daha ozguvenli olurdum herhalde.
0
sopiro
(17.10.22)
hayir, hic begenmedim.
dudaklarimi inceltirim, boyumu da en az 5 cm uzatirim.
0
cooperr
(17.10.22)
halihazırda fena değilim. sadece bacak boyuma 3-4 santim, vücuduma da eser miktarda kas kütlesi ekleyecek olsalar bana göre mükemmelliği yakalarım.
0
zgrydn
(17.10.22)
Valla şu gıdığım gitse ve bir 5 kilo daha versem giderim var.
0
curukturpkokusu
(17.10.22)
Ayrı ayrı kusurlu olan yerlerim birleşince tuhaf bi sekilde fena durmuyor. Aynaya baktığımda himm bugün güzelim dediğim oluyor. Beğeniyorum genelde. Ama bazen o kusurlu kısımları sorun edip beğenmiyorum. Onları degistirebilirdim.
0
ddenizz
(17.10.22)
Beğenmiyorum, hatta bu sebeple zorunlu olmadıkça fotoğraf bile çekinmem.
0
Erestor
(19.10.22)
hayır, ellerim hariç her şeyi değiştirmek isterdim.
0
rakicandir
(19.10.22)
şu anki halimi fazla kilolardan dolayı beğenmiyorum ama hammaddeyi (yani normal kilodaki vücudumu/tipimi) beğenirim. bakanın dönüp tekrar bakacağı bir tip değilim ama kompleks yapıp üzülecek kadar kötü olduğumu da düşünmüyorum açıkçası.
0
der meister
(19.10.22)
10 kilo versem 10 numara olacağım. Boyum kısa, ona yapacak bir şey yok.
0
SiyamkedisiZorro
(21.10.22)
(10)

4 ay sonra anneyle tanışmak

meraklitursucu
Birbirini hiç tanımayan 2 kişi ilişkiye başladı. Kadın kişisi 2 ay sonra annemle tanışırsın demeye başladı. Yani ilişkiden sonra 4. Ayda tanışmis olacaklar. Rken değil mi sizce? Yaşlar kadın 26 erkek 31.
Birbirini hiç tanımayan 2 kişi ilişkiye başladı. Kadın kişisi 2 ay sonra annemle tanışırsın demeye başladı. Yani ilişkiden sonra 4. Ayda tanışmis olacaklar. Rken değil mi sizce? Yaşlar kadın 26 erkek 31.
0
meraklitursucu
(16.10.22)
Degil evlenmeyi dusunuyor. Yasi gecmesin istiyor.
0
halk
(16.10.22)
bana göre de erken ama türkiyede 25-35de genel durum bu cinsiyet fark etmeksizin.

bir taraf apar topar evlenmek istiyorsa böyle işte.
0
AlsterWasser
(16.10.22)
cok asiri erken
0
ala09
(16.10.22)
kadın ailesiyle mi yaşıyor?
kadının uzun süreli bir ilişkisi yeni mi bitmiş?
kadın bir önceki ilişkisinde aldatılmış mı?

hiçbir şart altında normal değil ama yukarıdaki gibi tetikleyici bir neden de varsa erkek tarafı bir kez daha düşünsün ilişkiyi.
0
coldegezenkutupayisi
(16.10.22)
Tanış ne olacak illa evlenmek zorunda değilsin. İyi bir gözlem olur senin için.
0
komando kani var bende
(16.10.22)
Çok erken.
0
dissendium
(16.10.22)
Tanışınca evlenmek zoeunda değilsin. Yine de kadın kişisi ile evlilik düşünülmüyorsa bunu açık açık konuşmakta fayda var. İnsanların ilişkiden beklentileri farklı olabilir ileride iki taraf da acı çekeceğine baştan yollar belli olmalı.
0
ceann deas
(16.10.22)
Erken. Yukarıda da birisi yazmış 1 yıllık ilişki, evlilik düşünüyorduk diye. Bu millete ne oluyor bilmiyorum. Aile maile diyen birinden şener şen’in topuklayarak kaçtığı gibi kaçardım ben.
0
ruhen hastayim ben
(16.10.22)
Aile yapısına ve kişiye göre değişir. Yani kadın için bu çok büyük bir adım olmayabilir. Bunu onla konuşmanız daha mantıklı.

Sizin için aile tanışması = evliliktir onun için sadece tanışmadır, dışarda kimle olduğunu söylediğinde evdekilerin kafasında bir imaj olmasıdır vs.

Bunları bilmiyoruz.
0
akhenaten
(16.10.22)
Erken
0
Hallegadola
(16.10.22)
(4)

Diş Beyazlatmak için Opalescence mi Marvis mi Önerirsiniz?

halitkin
Peşinen söyleyeyim signal white now, colgate optik beyaz vs. market ürünlerini denedim ancak istediğim sonucu alamadım. Yaptığım araştırmalar sonucunda karşıma opalescence ve marvis çıktı. Pahalı oldukları için almadan önce size danışmak istedim. Hangisini önerirsiniz? Eğer kayda değer bir fark yar
Peşinen söyleyeyim signal white now, colgate optik beyaz vs. market ürünlerini denedim ancak istediğim sonucu alamadım. Yaptığım araştırmalar sonucunda karşıma opalescence ve marvis çıktı. Pahalı oldukları için almadan önce size danışmak istedim. Hangisini önerirsiniz? Eğer kayda değer bir fark yaratmayacaksa market macunlarını kullanmaya devam edeceğim.

Bu arada dişlerim o kadar sarı değil aslında, sigara kullanmıyorum. Sadece bir ton beyazlasın istiyorum.

Opalescence - 170 TL: www.trendyol.com

Marvis - 125 TL: www.trendyol.com
0
halitkin
(10.10.22)
Marvisi bilmiyorum ama gittiğim iki farklı diş hekimine en iyi beyazlatıcı etkisi olan macunu sorduğumda opalescence önerip, özellikle diş beyazlatma işleminden sonra ben bunu öneriyorum demişti.
0
akhenaten
(10.10.22)
Opalescence kullanıyorum. Bir nebze farkediyor ama asıl olay günde en az 2 kere fırçalamaktan geçiyor.
0
gabe h coud
(10.10.22)
Arkadaşım bundan kullanıyor. Bembeyaz www.trendyol.com
0
Kahvedesu
(10.10.22)
Opalascance kullaniyorum fakat gunde 1 kere onla, digerinde baska macunla fircaliyorum. Hassasiyet yaratabiliyor, guclu bir dis macunu
0
balpolen
(10.10.22)
(7)

1 dönemde 8 doktora dersi zulüm mudur?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlarYeterlilik öncesi 90 akts almış olmak gerekliymis. Ben de 8 ders alma gafletinde bulundum. Haftanın 4 günü okul olacak. Uzaktan çalışıyorum ama 8 dersi vermek hayal mi cidden? Evim dışında bir şehirdeyim haliyle 1 dönemde bunlardan kurtulayım diyorum. Gelecek döneme 1 uygulama der
Merhaba arkadaşlar

Yeterlilik öncesi 90 akts almış olmak gerekliymis. Ben de 8 ders alma gafletinde bulundum. Haftanın 4 günü okul olacak. Uzaktan çalışıyorum ama 8 dersi vermek hayal mi cidden?

Evim dışında bir şehirdeyim haliyle 1 dönemde bunlardan kurtulayım diyorum. Gelecek döneme 1 uygulama dersi kalmış olacak böylece. Bu 8 dersin biri de uygulama dersi görece geçmek kolay bir kaç rapor yazmak gerek sadece. Ama geri kalan 7 ders biraz düşündürdü.

Biraz inek biriyim, daha önce yüksek lisansta 7 ders verme rekorun var ama o zaman çalışmıyodum haliyle emin değilim. Deneyimli olanlar yapılır ya da çıldırdın mı, diye fikrini yazarsa çok sevinirim. Zira ekle sil haftasındayiz şimdi çıkarabilirim.

Cevaplar için şimdiden çok teşekkür ederim.
0
Amaranta ursula
(10.10.22)
valla hangi okul, hangi bölüm olduğuna göre bayağı bir değişir bu durum. Bazı okullarda 10 ders bile zaman almak dışında pek sallamaz, ama belli okul ve bölümlerde 3-4 ders ötesi hayal olur.

Bu arada eğer 8 ders hiç yapılamayacak bir şey olsaydı danışmanının bir dur ne yapıyorsun diyeceğini düşünüyorum. Bu nedenle bölümünüz için 8 dersin bir problem olmadığını tahmin ediyorum.
0
yeninesiltupcu
(10.10.22)
Duyulan haliyle çok zor, ancak derslerden ne beklendiğine bağlı tamamen. Ben kendi deneyimimden yola çıktım. Yüksek lisans ve doktora dersleri genelde sunum hazırlama, makale yazımı üstünden yürür. Bu sunum ve makalelerin de belli bir zemine oturtulması gerekir kaynakçanızda kullandığınız yayınlar önem taşır. Lisansla kıyas yapmak doğru değil. Düzgün bir sunum hazırlamak aman aman zor demesek bile zaman alan bir iş ve sizde de bu zamandan son derece kısıtlı bir miktar var.

Haftada 4 gün ders olacak diyorsunuz, yani bazı günlere birden fazla ders düşüyor. Bu sunum dönemleri de büyük ihtimalle üst üste gelecek ve siz bir de çalışıyormuşsunuz.

Ben kendi okul deneyimimle kıyaslayınca nasıl olup da bu işin içinden çıkılacağını anlamadım. Ancak başta dediğim gibi, derslerde sizden ne beklendiğine bağlı daha çok. Yüksek lisansınızı aynı yerde yaptıysanız orasıyla bir kıyas yapıp, onun biraz daha üstü bir tempoya kendinizi ayarlayın. Ekle sil geçmediyse bence düşürün ders sayısını.
0
akhenaten
(10.10.22)
Benim zamanımda toplam 8 ders alınıyordu. Ben 4-4 iki dönemde bitirmiştim bazıları ona bile hızlı demişti çünkü millet 2 yılda bitiriyor ders dönemini.

Tabii aynı zamanda çalışıp çalışmadığına göre değişir. Ama 8 çok bence.

edit: fakat bazı hocalar bazen iki haftada bir ders yapabilir veya size bişeyler dağıtıp Şu haftalar gelin sunum yapın diyebilir vs. o tür şeyler belki seni rahatlatabilir. Hocalarla konuşsan iyi olur gibi.
0
nhk ni youkosu
(10.10.22)
@akhatenan
Evet yükseği de aynı yerde yaptım. Bizde de makale/ ödev+ sunum şeklinde ilerledi hep. Bu tempoyu biliyorum. İsim de az biraz benzer olduğu için biraz pratik kazandığımi düşünüyorum. Sanki zor olur ama olur gibi geliyor ama etrafımda herkes ölürsün filan şeklinde tepki verince tirsmadim değil:/
0
🌸Amaranta ursula
(10.10.22)
okul, bölüm, derslerin zorluğu, hocaların beklentileri vs. en önemli kriterler.
bunları bilmeden verilecek her cevap yanlış olacak.
en mantıklısı bu dersleri daha önceden almış birisine sormak.
ancak dersler kolay değilse çok zor bir dönem olacağı açık.
0
ted
(10.10.22)
Ben de Hacettepe'de doktoradayım. Sizin 7 doktora dersi alma sebebiniz tam olarak nedir. 2 YL + 8 doktora dersi almanız yeterli toplam AKTS'yi tamamlamak için. Bütün dersleri doktoradan almasanız da olur.

4 dönem içerisinde AKTS'lerinizi tamamlamanız gerekiyor. Aynı zamanda 1 dönem de doktora yeterlilik sınavına hazırlık dersini kodlayarak ek bir dönem daha alıyorsunuz. Yani yeterliğe kadar 5 döneminiz var. Ama doktora yeterlik sınavına hazırlık dönemi öncesi 2 dönemde dersleri bitirip kalan iki dönem de boş geçiremiyorsunuz diye biliyorum.

Bölüm hocaları çok zorluyorsa farklı enstitülerden mesela Siyasal'dan Ruhtan hoca veya Mete Kaan Kaynar'dan da ders alabilirsiniz ki çok keyifli geçiyor.
0
juan pablo pino
(10.10.22)
4-3-2 şeklinde alarak 1.5 yılda bitirdim. Alan işletme. Öğr. Gör. olarak çalışıyorum aynı zamada. En yoğun geçen dönem son 2 dersi aldığım dönemdi. Makale yazma ya da haftalık aşırı ağır dili olan ing makaleler okumak ve çevirmek perişan ediyor. Ve bu yoğunluk tamamen hocaya ve sizden beklentisine bağlı. Hatta dersi kaç kişiyle kiminle aldığınız da önemli. Ben bir dönemde 8 dersi asla almazdım.

Kendimce zorluk sıralamasını da yapayım hadi.

Yeterlilik>tezi yazmak>Doktoraya kabul alabilmek>bir dönemde 8 ders alıp geçmek?>bir dönemde 4 ders alıp geçmek>tez izlemeler>mezuniyet işlemleri
0
buzbebek
(10.10.22)
(9)

birikim mi gezi mi?

kondansator
günaydın herkese, kenarda üç-beş birikmişimiz var. aman aman bir mebla değil de, bir yurtdışı tatili yaptırır. daha önce, bugün gideriz yarın gideriz diye diye yurtdışına gidemedik, daha doğrusu neredeyse 5 senedir gidemedik. şimdi de malum, biriktirdiğimiz paralar eriyor gidiyor, yarın böyle bir im
günaydın herkese, kenarda üç-beş birikmişimiz var. aman aman bir mebla değil de, bir yurtdışı tatili yaptırır. daha önce, bugün gideriz yarın gideriz diye diye yurtdışına gidemedik, daha doğrusu neredeyse 5 senedir gidemedik. şimdi de malum, biriktirdiğimiz paralar eriyor gidiyor, yarın böyle bir imkana sahip olmamız imkansızlaşıyor. sizce biriktirmeye devam mı, yoksa bu bütçeyi bir yurtdışı planına ayırmak mı?
0
kondansator
(10.10.22)
Benzer bir konu açmıştım belki yardımcı olur.
www.eksiduyuru.com
Not: gittim
0
grabbing hands
(10.10.22)
Harcanan paranın dönüşü biriken paradan daha fazla oluyor. Özellikle de deneyim ve eğitim için. Çünkü çevreniz ona göre oluşuyor ve beklenmedik yerden beklenmedik kapılar açabiliyor. Kilo verilir, para kazanılır. O yüzden gençlik ve sağlık varken yaşamak lazım. Zaman geçip her şeyi yoluna koyduğunuzda kimse size zamanınızı ve sağlığınızı geri vermeyecek.
0
vaveylababa
(10.10.22)
Önceden olsa hem gezin, hem de biriktirin derdim.

Şimdi önümüzde ekonomik olarak zor günler var. Kesinlikle biriktirin. Bir kaç sene sonra işsizlik, enflasyon vs. çok sıkıntılı dönemler bizi bekliyor.



.
0
kartallar yuksek ucar
(10.10.22)
Gitme planınız varmış epeydir. Ben bu senaryoda giderdim. Dönünce biriktirmeye devam ederdim. Zaten çok yüksek bir meblağ değilmiş
0
Amaranta ursula
(10.10.22)
THY'nin şu an promosyonu var. Gidiş dönüş 149 euro.
0
Kahvedesu
(10.10.22)
Ben şöyle düşünüyorum, biriktirdiğiniz parayı düzenli yönetip en azından enflasyon oranında değerini koruyabiliyor musunuz? Eğer koruyabiliyorsanız kalsın.

Eğer koruyamuyorsanız zaten maaşlara bu sene 6 ayda zam yapıldı, önümüz yeniyıl yine zamlar olacak. Kenarda 5 yılda biriktirirdiğiniz paranın belki daha fazlasını çok daha kısa zamanda yerine koyacaksınız.

Kenarda öylece duran paralar ne yazık ki toza dönüyor şu ortamda.
0
akhenaten
(10.10.22)
Biz eşimle sürekli geziyoruz. Doğru düzgün birikim yapamadık hiç. Bu sebeple gittim bir araba aldım yatırım için dursun kenarda diye. Şimdi bir taraftan borç öderken gezemiyoruz.
Hiç gezdiğim için pişman olmadım ama. Bir sürü ülke onlarca şehir gezdik, hepsini de iyi ki gezmişiz diyoruz. Çünkü zaman geçtikçe gezmek de pahalılaşıyor. Geçen sene 30-40 eurolara düzgün oteller bulabiliyorduk nereye gidersek gidelim. Şimdi 50-60’tan başlıyor. 10 euronun altına uçak biletleri aldık kaç defa şimdi imkansız. Bütçe dostu internet sitelerini paylaşabilirim otel ve uçak için.
0
but that was just a dream
(10.10.22)
gezin hocam napacaksınız biriktirip zaten anlamı kalmıyor. gezin tozun eğlenin.
0
summer timetable
(10.10.22)
birikime devam.
0
gabe h coud
(10.10.22)
(6)

C Harddiskte Yeterli Boş Alan Kalmaması

silah taciri
Merhaba. C harddiskte boş alan 600 kb görünmekte. Normal boyut 95,3 gb olarak görünmekte. Ben bu gereksiz çer çöpü nasıl temizleyebilirim? C'de yüklü oyun vs. yok. Komplike programlar da yok.
Merhaba. C harddiskte boş alan 600 kb görünmekte. Normal boyut 95,3 gb olarak görünmekte. Ben bu gereksiz çer çöpü nasıl temizleyebilirim? C'de yüklü oyun vs. yok. Komplike programlar da yok.
0
silah taciri
(10.10.22)
Bu www.jam-software.com
ya da şu windirstat.net
yardımcı olur.
0
archmage mahmut
(10.10.22)
Yapmışsınızdır ama yapmadıysanız önce çöpü boşaltın.
0
kibritsuyu
(10.10.22)
ccleaner
www.ccleaner.com
Ve yine sürücüdeki dosyaları boyutlarına göre görmek için belirtildiği gibi
windirstat.net

Yalnız harddisk boyutunuz belirttiğiniz kadar küçük ise her şekilde sorun yaşarsınız gibi geliyor.
0
yeninesiltupcu
(10.10.22)
Büyük ihtimalle eski windows sürümleri büyük yer kaplıyordur. Standart windows temizleme aracını çalıştırın, ancak sistem dosyaları bölümünden eski windows sürmlerini temizle seöeneğini de işaretleyin.

Sonra önerilen diğer programlarla derin temizlik yaparsınız
0
akhenaten
(10.10.22)
Bir de bazen temp klasörü içerisinde durdukça şişen bir dosya oluyor, adını unuttum. Onu kontrol edin, bazen bazı programlar çok fazla şişiriyor bunu.
0
John Bloor
(10.10.22)
Teşekkür ederim cevaplar için. Bilgisayarım ekranına girince boş alanda farklılık oluyor. Bazen 400 mb, bazen 150 mb.. çoğu programı zaten d’ye yüklemiştim.
0
🌸silah taciri
(10.10.22)
(6)

Yapay Zeka ile Yapılan Görseller

hsktr
Aylar öncesinde bu konuyla ilgili videolar ve makaleler çıkmıştı ancak şimdilerde daha da gelişmiş gözüküyor bu teknoloji: https://www.reddit.com/r/StableDiffusion. Reddit sayfasına baktığımda aklım çıktı. Image2Image tekniğiyle çizdiğiniz basit bir resmi mükemmel bir şekilde baştan tasarlayabiliyor
Aylar öncesinde bu konuyla ilgili videolar ve makaleler çıkmıştı ancak şimdilerde daha da gelişmiş gözüküyor bu teknoloji:

www.reddit.com

Reddit sayfasına baktığımda aklım çıktı. Image2Image tekniğiyle çizdiğiniz basit bir resmi mükemmel bir şekilde baştan tasarlayabiliyor yazılım. Muhtemelen burada bu işin geek'i kimseler vardır diye umuyorum. Benim kafama takılan ya da bulmaya tembellik ettiğim, sizden yardım isteyeceğim soru;

huggingface.co bu sitede basit aramalar yaparak genel olarak yüzleri belli belirsiz görseller elde edebiliyoruz. Halka açık bir sayfa. Şimdi girip herkes yapabilir. Ancak redditte paylaşılan stablediffusion'a millet nasıl erişiyor?

Bunu herkes bedava yapabilir mi? Nereden indirmeliyiz? Ne kadar acayip işler çıkmış! Heyecanlanmamak elde değil.

Hem bu soruya cevap bulmak hem de konuyla ilgili görüşlerinizi öğrenmek isterim. Teşekkürler.
0
hsktr
(08.10.22)
ya aslında database-algoritmalar ve learning ile çözülen bir şey.

yani şimdi layer layer düşün. girilen her kelime için bir layer ve o layerın sıralaması var.

engineer on the train
ile
engineer in the train

de algoritma databaseden farklı layerlardan seçim yapıyor ve kelimeye göre sıralıyor böylelikle image generate edilmiş oluyor

tabiki mantıklı resimler oluşturabilmek için belli bir süre algoritmaya bu iyi bu kötü demek gerekiyor

yani aslında öyle aman aman bir şey değil

"A pikachu fine dining with a view to the Eiffel Tower"

demiş mesela

pikachu layerı seç
fine dining layerı seç
pikachu table'ın üstünde mi? yanında mı? altında mı? önünde mi? eğer yazmamış ise yanında seç
view to the Eiffel Tower dediğine göre background layerı seç

tüm layerları tanımla ve görseli yarat.

işte database ne kadar genişse o kadar çok kombinasyon ortaya çıkar.

o sebeple database'i olmayan görsellerde bocalar bu sistemler.

edit:
bu da bonus
i.hizliresim.com

huggingface.co kötüymüş baya mesela
i.hizliresim.com
0
duyurukullanıcısı
(08.10.22)
şimdi girdim reddit communitysi uçmuş, paylaştığınız site de sürekli yoğun görünüyor, o da benim şansım.
0
ckisc
(08.10.22)
@duyurukullanıcı peki bu insanlar hangi sistemle yapıyorlar bu über resimleri? www.reddit.com şurada görülen sanırım? bunu ben bilgisayarıma nasıl kuracağım? pyhton var.
0
🌸hsktr
(08.10.22)
midjourney'e bak
ve discord'daki python forumlarını falan araştır kesin vardır bir şeyler.
0
duyurukullanıcısı
(08.10.22)
Bu aralar dalle 2 ücretsiz 50 resim çizfirme hakkı veriyor, her ay da 15 adet ücretsiz vermeye devam edecekmiş mesela.

openai.com
0
akhenaten
(08.10.22)
dall-e'ye üyeyim ama bu sayfalardaki arkadaşlar prompt dedikleri talimatları kendileri giriyorlar. fotoğraf upload edip, çizim yapıp onun üzerinden bir fotoğraf kompozisyonu özelleştiriyorlar. Dall-E sayfasında böyle bir seçenek sunmuyor bize.
0
🌸hsktr
(08.10.22)
(1)

storytelden kısa kitaplar tavsiye eder misiniz

theconqueror
klasik olur ya da beğendiğiniz başka bir kitap olur.Referans uzunluk: kürk mantolu madonna.teşekkürler.
klasik olur ya da beğendiğiniz başka bir kitap olur.
Referans uzunluk: kürk mantolu madonna.

teşekkürler.
0
theconqueror
(08.10.22)
Okumayanı dövüyorlar serisinden fahrenheit 451 var, bir distopya.

İlerde okumayanı dövecekeler serisine girmesi muhtemel geceyarısı kütüphanesi var. Konu olarak çok güzel ama zayıf kurguyla harcanmış bir kitap bence.

Stefan zweig'ın kitaplarına bakabilirsiniz. Satranç çok popülerdir.

Tam olarak kapsam belirtmediğiniz için birinin "bunu da okumuşsundur heralde" diyebileceği popüler örneklerden yazdım.
0
akhenaten
(08.10.22)
(11)

Sağ muhafazakarların elinde neden sanata dair bir şey yok

aretwoane
Rahmetli grup yorum emekçisi diyordu yiyorsa bize sanatla cevap verin ama yapamazsınız elinizde sanata dair hiçbir şey yok. Şimdi düşünüyorum da akp başta olmak üzere muhafazakar kesimin hiçbir sanatsal bilimsel etkinliği yok neden tüm sanatçılar soldan çıkıyor, örneğin pir sultan adam aşmış bir Oza
Rahmetli grup yorum emekçisi diyordu yiyorsa bize sanatla cevap verin ama yapamazsınız elinizde sanata dair hiçbir şey yok. Şimdi düşünüyorum da akp başta olmak üzere muhafazakar kesimin hiçbir sanatsal bilimsel etkinliği yok neden tüm sanatçılar soldan çıkıyor, örneğin pir sultan adam aşmış bir Ozan ve aydın. Osmanlı tarafından katledildi.
0
aretwoane
(07.10.22)
sanata dair çoğu şey tu kaka da ondan. sanatsal faaliyetlerin çoğu şiir, hattatlık ve mimari ile sınırlı ki onlarda belli bir dairenin içinde yapılmak kaydıyla.
0
lazpalle
(07.10.22)
Bu tür provokatif başlıklar prim yapıyor heralde ;) grup yorum gibi protest müzikler sosyalist başkaldırı kökenli olduğu için olmasın ? Ama bu sosyalist olmayanların elinde sanata dair bir şey olmadığı anlamına gelmez sadece tarz, üslup farkı olabilir. Katledildi dediğin kişiler isyan çıkardılar ve cezalarını gördüler tıpkı Atatürk'ün iç isyanları bastırması ve isyancıları cezalandırması gibi lütfen mezhepçilik yapmayın.
0
beemaker
(07.10.22)
Pir Sultan Abdal'ın solcu olduğunu nereden çıkardınız:)
Pir sultan abdal 1400'lerde yaşamış.
"solculuk" kavramı 19. yüzyılda çıkmış.

Sanat uygarlık tarihinden beri var. Sağ-sol ideolojisi ise sanayi devrimiyle gelmiş, belki de bir süre sonra unutulacak kavramlar. Yani sanat ideolojilerin üstündedir.
Sanat her zaman politik olmak zorunda da değildir. Bizde öyle bir yanılgı var.

Ha neden birçok sanatçı düzene muhalefet eder diye sorabilirsiniz? Sanatçı, bilim adamı, düşünce adamları genelde toplumun birkaç adım önünde yürür. Bu yüzden bazen toplumun kabullenmeyeceği, henüz hazır olmadığı fikirler ortaya sunar.
Haliyle mevcut düzene muhalif bir duruma düşer.

Ha bazen de sanatçılar siyasi kavgalara dahil olur. O da sanatlarından bağımsız bir durum bence. Muhafazakarlık ya da aydın olmalarıyla alakası yok bu siyasetin.

Bu yüzden sanatçıların ya da sanatın hep muhalif olması gerekiyormuş gibi düşünür birçok insan.

Ama dünya tarihinde tam tersi aşırı muhafazakar sanatçılar da var. Mesela Finlandiyalı besteci Jean Sibelius ciddi manada milliyetçi muhafazakar bir çizgidedir hatta sanatı da bu yönde ilerlemiştir.

Hatta romantik dönem ve barok dönem bestecilerin çoğu Bach vs milliyetçi ve dindar muhafazakarlardı.

Bugün bile global manada sol görüşlü ya da sağ görüşlü sanatçılar mevcut. ABD'de, ingiltere'de, Türkiye'de bu hep böyle.

Bence sanatçıları sağcı&solcu diye sınırlamak çok dar bir bakış açısına götürür bizi. Özellikle de sağ sol kavramlarını sadece bugünkü ideolojilerle değerlendirmek.

Genel olarak bizde ideolojik körlük mevcut. Yani sol görüşlü, özellikle de bunu yaşam tarzı haline getirdiyse, kitle sağ görüşlü kitleyi aşağı görüyor. O yüzden sadece kendi fikrine uyan sanatçıları dinliyor, izliyor. Ama dinlemiyorsunuz ya da beğenmiyorsunuz diye eserler yok sayılamaz.

Aynı hatayı sağ görüşlüler de yapıyor.

Sanat ideolojiler üstüdür ve sanat eseri kişisel beğeniyle değil, kendi bağlamı içinde değerlendirilir.

Örneğin en bilinen örnekle başlayalım. tüm Türkiye'nin bağrına bastığı barış manço koyu bir ülkücüdür. Üstelik bunu saklamadı da. Adamın mehter marşlarını söylediği albümleri var. Şimdi bu onun eserlerini, "modern bir ozan" olduğu gerçeğini değiştiriyor mu?

Ya da ömer seyfettin muhafazakar bir karakterdi. İstiklal marşı'nın yazarı mehmet akif ersoy muhafazakardı hatta cumhuriyet devrimlerinin bazılarını da çok kabullenmediği söylenir.

Ama bunlar kalemi, sesi, edebiyatı kuvvetli isimler. Şimdi Ömer Seyfettin'in edebiyatına gölge mi düşüyor? Aziz Nesin'in ateist olmasının onun eserlerinin değerini düşürmeyeceği gibi.

Ama işte Türkiye'deki sorun bu. Bir taraf ateist diye Aziz'i okumuyor.
Bir taraf dindar oldu diye Necip Fazıl'a küsüyor.

Bence ideolojik körlükten kurtulmak lazım. Dünya artık çok evrensel bir noktada
ve biz evrensel kültürden kendimizi koparttık kendi günlük siyasetimiz etrafında konuşuyoruz.

Prof. Dr. Ahmet Arslan'ın Yunan Felsefesi üzerine podcastini dinlemenizi öneririm.
O zaman bizim günlük sağcı solcu, muhafazakar-modernist kavgamızın anlamsızlığını görebilirsiniz.

Açıkcası grup yorumun bu yorumunu da biraz ideolojik körlüğe bağlıyorum.

Dünya siyah ve beyaz olamaz. Yani bir insan sanatçıysa solcu olmalıdır, solcuysa şöyle bir ideolojisi olmalıdır gibi beklentiler komik ve güncel değil. Dünya çok hızlı değişiyor. Bizdeki solculuk ve sağcılığın bile karşılığı yok aslında günümüzde.
0
anten
(07.10.22)
Anten tebrik ederim keşke herkes sizin gibi objektif bakış açısına sahip olabilse herşey daha güzel olurdu. Bu arada Mehmet Akif Ersoy "siyasal İslamcı" düşünceye sahipti.
0
beemaker
(07.10.22)
Hazir sözlük trolu objektiflik kasmaya calisirken söyleyeyim;
Mevcut hükümet ve maaşlılarına bakmayin. Sağcı olup çok iyi olan sanatçı da dolu. Bunun sagcilik solculuk ile alakasi yok. Kısacası mevcut hükümet adamlari dışında grup yorum ile aynı şeyi düşünmeyip onlara cevap verecek hatta onlarla aynı cümlede kullanilmayacak kadar değerli insanlar var.

Bir insanin sanat yapıp yapmamasi zekaya bile bakmiyor zaten. O yüzden siyasi ya da dünya görüşlerinin mantıkli ya da modern olup olmamasini beklemek sacma.
0
logisticsmanager
(07.10.22)
Hangi açıdan baktığınıza bağlı. Sağ muhafazakarlar daha ziyade hat ve kaligrafiyle ilgileniyor, en azından günümüzde geniş bir çevre tarafından ilgi gören alan bu. Geçmişte şiir, edebiyat, ebru ve minyatür gibi dönemin sanatları da yaygındı ancak bugün ele avuca gelir bir şey yok bunla ilgili. Olanlar neredeyse sadece nostaljik "tarihi yaşatalım" kafasıyla yapılan şeyler.

Resim, heykel gibi klasik sanatlarda sağ muhafazakar olmalarından ötürü uzaklık var.

Gününüzdeki moda, fotoğrafçılık, modern tiyatro, dans gibi alanlara sağ muhafazakarların çok ilgisi yok haliyle sanatçı da çıkarmıyorlar. Modern edebiyat ve şiir alanında bulunanlar var ancak onlar da dar çevrelerce takip ediliyor. Sinema konusunda üretim var ancak bunlar daha ziyade tüketime yönelik televizyon yapımları. "Sinema sanatı" içinde ele alınacak aklıma gelen bir şey yok.

Müzik konusunda hareket var. Daha çok ney, kanun gibi enstrumanlara yöneliyorlar ancak yine bestecilikten çok eski eserleri yeniden ve yeniden çalmaya yönelik işler çıkıyor.

Bunun sebebi sanırım sağ muhafazakarların sanata olan ilgisizliği en başta. Ben kitlesel olarak; şiir okuyayım, bir sergi gezeyim, akşam müzik dinletisine gideyim yönünde bir talep göremiyorum zaten muahafazakar kesimde. Talep yokken üretim olması da garip olurdu zaten.
0
akhenaten
(07.10.22)
sanatı sol keşfetti çünki
bi pir sultan abdal'a bakın
muzikonair.com
bi de dönüp sağcılara...
0
comp
(07.10.22)
sadece mesajımı bırakmak için yazıyorum, sorunuzu direkt olarak yanıtlamayacağım.
ideolojik çatışma, bir fikri savunma ya da herhangi mesaj kaygısı içeren eserleri sanat saymıyoruz. sanatçılardan da bunu beklemesek daha iyi. yanılıyor olabilirim. çok az düşünüp konuşuyorum. ancak böyle inanıyorum. topluma propoganda ya da eğitimle anlatılamayan şeyleri anlatacak kapasitede şahıslar mevcuttur. evet sanatsız da bunu yapamazlar, (diğer metodların başarısız olması da sanatsızlığındandır) ancak zaten bunu sanatla yapmaya çalışırlarsa da yaptıkları şey ''ruha dokunan propoganda'' olarak adlandırılır. sanatın definition'ı ile çelişir, bence.
//hakikaten çok az düşünüyorum, dilerim kızmazsınız.
0
Etanglement
(07.10.22)
biat kültürü ile alakalı, sanat özgür bir zihinle sınırları kaldırarak geliştirilir, bilim de keza öyle; biat kültürünü bırakmadan sanat ve bilimde başarılı olunamaz.
0
gezegen olan pluton
(07.10.22)
sanatin gelismesi icin

a- özgür düsünce,
b- cemaat (dini cemaati kastetmiyorum) merkezli degil insan merkezli düsünce,
c- deneme, yanilma, yeniden deneme icin özel alan ve kisiye ait boş zaman,
d- kutsalın yerle bir edilmesi, geleneğin sorgulanması ve ötesine gecilmesi gerekiyor.

muhafazakar düsüncenin (sol ya da sag muhafazakarlık fark etmez) ruhuna ters bunlar. ayrica
a) pir sultan solcu degil.
b)türkiyede islamcilar arasinda cok iyi sairler var, sezai karakoc, ismet özel gibi, cemil meric ve rasim özdenöeren gibi düsünür ve yazarlari var, murat menteş ve hakan albayrak gibi nevi sahsina münhasir yazarlar var. ama dikkat ederseniz bunlarin büyük cogunlugu yüzü batiya dönük, batidan beslenen müslümanlardır, türkiyedeki müslüman kitlenin bu müslüman aydınlardan haberi bile yoktur, ya da kendilerinden kabul etmezler. türkiyede islamcilik ve islamci aydinlarla ilgili giris babında tanıl bora'nın "cereyanlar" kitabina bir göz atabilirsiniz, libgen'de bulunuyor.
0
tadellesever
(07.10.22)
Tüm sanatçılar soldan çıkmıyor, kendini sol içinde konumlandıran bazıları sol olmayanları sanattan ve sanatciliktan aforoz etme yetkisini her nasılsa kendinde görüyor.

Sanat hep intellect ile çatışti ve öyle yaşadı. Dante de caravaggio da Baudelaire de Nedim de Orhan Veli de böyle yaptı.

Kayda değer bulmasam da sorunuza doğrudan cevap olan bir şeyler de yazmaya çalışacağım:
0
encokbenisevinnolur
(08.10.22)
(2)

Bilgi disinda parti uyeligi

summer timetable
Radyodan duydugum kadariyla insanlar bilgileri disinda parti uyesi olduklarini goruyorlarmis edevlete bakinca. Bunun anlami ne? Yani insanlari niye parti uyesi yapmis olabilirler ki? Gundemi takip etmiyorum normalde, konunun oncesi bi temeli vs varsa bilmiyorum ama merak ettim.
Radyodan duydugum kadariyla insanlar bilgileri disinda parti uyesi olduklarini goruyorlarmis edevlete bakinca. Bunun anlami ne? Yani insanlari niye parti uyesi yapmis olabilirler ki? Gundemi takip etmiyorum normalde, konunun oncesi bi temeli vs varsa bilmiyorum ama merak ettim.
0
summer timetable
(07.10.22)
Benim tahmin ettiğim kadarıyla ilçe teşkilatlarındaki aşırı samimiyetten kaynaklanıyor bu.

Örneğin sizin o teşkilatta bir arkadaşınız, akrabanız, tanıdığınız var ve gidip "ya yaz bizim x, y, z var onları da alalım, bir şey olmaz ben söylerim. Yaz babacım yaz, bizim adam ya ne olacak" diyor ve işlem tamam.
0
akhenaten
(07.10.22)
Ben @akhenaten'in dediği kadar masumca olduğunu düşünmüyorum. Ailemin bbp bayrampaşa teşkilatında üye olduğunu tesadüfen fark ettik. Ne biz ne çevremizden birinin bırakın bbpyi herhangi bir sağ partiyle işi olmaz, Bayrampaşa ne alaka çözemedik.
0
housedaki topal doktor
(07.10.22)
(9)

Oje süren erkekler gay mi ?

garavel
Ev arkadaşı olmak için evi görmeye birisi geldi, honofobik falan değilim tartışma başlatma amacım da yok. Sadece merak ediyorum, dışarıda da gördüğüm ve ilk defa oturup konuştuğum için bir çeşit tarz mı değil mi yoksa gaylik sembolü mü merak ettim. Lokasyon londra, sarı uzun saçlı film karakteri göz
Ev arkadaşı olmak için evi görmeye birisi geldi, honofobik falan değilim tartışma başlatma amacım da yok. Sadece merak ediyorum, dışarıda da gördüğüm ve ilk defa oturup konuştuğum için bir çeşit tarz mı değil mi yoksa gaylik sembolü mü merak ettim. Lokasyon londra, sarı uzun saçlı film karakteri gözlüklü tam avrupalı diyebileceğimiz bir arkadaş geldi elinde mavi ojeler. Gay gibi de değildi de hafif bi feminenlik de vardı. Bunu gayler mi yapıyor özetle yoksa tarz mı?
0
garavel
(06.10.22)
Nasıl bir cevap bekliyorsunuz bilmiyorum ama tanıdığım, gördüğüm hiçbir gay erkeğin oje sürdüğünü görmedim. Bu sizin sorduğunuz kişinin heteroseksüel olduğunu mu gösterir peki? Hayır.

Bilemeyiz. Sormadan siz de bilemezsiniz, burda sizi tatmin edip hiç ona sorma ihtiyacı hissetmeyeceğiniz nasıl bir cevap alabilirsiniz ki zaten.
0
akhenaten
(06.10.22)
punk, emo vs gibi tarz sahibi insalarda rastlamışlığım var. cinsel değil tarzla alakalı bence
0
sttc
(06.10.22)
Hayır. Aksesuar nasıl anlamlandırdığımızla alakalıdır fakat gaylik ve feminenlik için bir karinedir.
0
beemaker
(06.10.22)
Oje suren erkek arkadaslarim var. Gay olmayani da var. Tirnak boyamanin veya makyajin kadinlara has bilinegelmesine anlam veremiyorlar. Begendikleri icin de bazen birkac parmaga bazen parmanklarin tamamina oje suruyorlar.
0
summer timetable
(06.10.22)
Tarz
0
Hallegadola
(06.10.22)
bilgilendirme : gaymiş..
0
🌸garavel
(06.10.22)
Maskulen erkek işi olmadığı kesin.
0
olaylar olaylar
(07.10.22)
oho ne "taş fırın" adamlar var gay olduğu anlaşılmayan. İlk bakışta yağız delikanlı, sevgilisinin yanında tam bir leydi.

O işler çok karışık. Özellikle lonndra gibi bir yerde. Büyük ihtimalle değildir, tarzı öyledir. "Feminen" görünüp kadın mıknatısı haline gelen adamlar da var. Ya da kadınlarla birlikte olup arada bunu da deneyenler var.

O yüzden takılmayın.
0
anten
(07.10.22)
oje feminenlik değildir.
0
ShadowOfMoon
(07.10.22)
(5)

Doktorlar muayene sırasında pc'ye ne yazıyor?

ya ben lan neyse
tanının dışında bazen bir şeyler yazıyorlar. nedir o?bir de o yazdıkları sonsuza kadar saklanıyor mu?
tanının dışında bazen bir şeyler yazıyorlar. nedir o?

bir de o yazdıkları sonsuza kadar saklanıyor mu?
0
ya ben lan neyse
(05.10.22)
Anamnez alıyorlar, hasta öyküsünü yazıyorlar siz anlattıkça. Sizin şikayetlerinizi sizin ağzınızdan çıkana göre tanımlıyorlar.

Prosedürü bilmiyorum, hastaneler ne kadar süre kayıt tutuyorsa o kadar süre kalıyordur.
0
akhenaten
(05.10.22)
E nabızdan bulabilirsin ne yazdığını
0
Hallegadola
(05.10.22)
@Hallegadola: nerede hocam?
0
🌸ya ben lan neyse
(05.10.22)
bazen şu yazılıyor,

hasta ısrarla antibiyotik istedi
hasta ilaç suistimal ediyor
hasta usulsüz rapor talep etti.
hastaya bu seferlik ilaç verdim ama bir daha yapmayacağımı söyledim.
hasta kendi gelmedi torunu ilaç yazdırmaya geldi

uzar da uzar.
0
bir ileti paylastim
(05.10.22)
Örnek olarak;

Öksürük şikayeti olan 25 yaş hasta
Ek hastalık yok
Bulgular (tansiyon oksijen nabız vb) normal
Şikayetinin 2 aydır olduğunu söylüyor. Herhangi bir doktora başvuruda bulunmamış.
2 paket gün sigara kullanıyor.
Öksürüğü sabah uyanınca artiyormus.

Akciğer sesleri normal-kaba-vb
Röntgen istendi.
Sonuçlarla değerlendirilecek ya da xyz ilacı ile taburcu edildi kontrole gelecek.

Şeklinde.
0
thatisthedoctor
(06.10.22)
(6)

İş görüşmesi sorusu

dissendium
Sizi X ilanına yaptığınız başvurudan buluyorlar ama Y ilanı için görüşmek istiyorlar. X ilanında bilginiz var, Y ilanında bilginiz yok. CV'nizde de bu durum belli. Gideceğiniz yer çok uzak. İki otobüs ve yürüme. Çok uluslu bir şirket. Açıkçası işe alınma ihtimaliniz düşük. Yine de gidilmeli mi? Nede
Sizi X ilanına yaptığınız başvurudan buluyorlar ama Y ilanı için görüşmek istiyorlar. X ilanında bilginiz var, Y ilanında bilginiz yok. CV'nizde de bu durum belli. Gideceğiniz yer çok uzak. İki otobüs ve yürüme. Çok uluslu bir şirket. Açıkçası işe alınma ihtimaliniz düşük. Yine de gidilmeli mi? Neden çağırmış olabilirler?
0
dissendium
(05.10.22)
mayış <3

başka alternatifler yoksa veya şimdilik ufukta yoksa, işsizlikten iyidir.
0
tabudeviren
(05.10.22)
Ben olsam giderdim. Hem Y isi ile ilgili yer/lojistik ogrenmis olurdum hem de mulakat tecrubesi olurdu. Her ihtimale karsi neden (hangi pozisyon vs) cagirdiklarini da aradim teyit ederdim. Insan kaynaklari bolumleri cogu isi cv vs detayina bakmadan yaptigi icin insanlari magdur etmekle meshurdur.
0
parcxerox
(05.10.22)
Gidilmelidir
0
beemaker
(05.10.22)
Hocam ben zamanında bir ilana basvurdum. Araci kurum üzerinden. Kadın beni aradi ben sizin cvyi su erp key user isine de yollamak istiyorum dedi. Ya ben o kadar bilmiyorum erp 1 sene tecrübem var dedim. Olsun dedi. Ben olmaz diye şey yaptim, oldu. Şu an firmada hayvan gibi ilerledim, 4 sene içinde ilk isimdeki paranin 2 katına yakin kazanir olacağım gibi.

Yani "olmaz olmaz demeyin" demek istiyorum. Gidin.
0
logisticsmanager
(06.10.22)
Benim başıma da benzeri gelmişti. Baya adı bilinen bir hazır giyim firması ulaştı. Kendi alanım da satış, pazarlama, tekstil gibi şeylerle tamamen alakasız bambaşka bir dünya. Yardımcı müdür pozisyonu için çağırdılar, müdürlükle falan da hiçbir alakam yok. Sosyal bilimciyim.

Sırf meraktan gittim :D Bir kahve içtim, biraz antropoloji konuştuk falan alakasızca. Sonra üst beden ölçünüz nedir dedi, dedim bilmiyorum ne bileyim ceket falan giymem gerekmiyor bile... Olmadı tabi :D

Ama hatırladıkça gülüyorum. Bence o yolu gitmeye değer.
0
akhenaten
(06.10.22)
Şimdiki işime bu şekilde girdim.
Meğersem benim pozisyon için yalnızca iç ilan varmış, IK'da görevli kişi uygun olabileceğimi düşünerek dahili ilanı bana yollayıp, bir de böyle bir pozisyon var, ilginizi çeker mi demişti.
Sonuç, geçtiğimiz ay 9 yıl doldu.
0
burfak
(06.10.22)
(2)

İş Yerinde Can Sıkan Şeyler

auroraaurora
Merhaba,Bu işle ilgili sorduğum kaçıncı soru, hesabı tutamıyorum artık.Tesadüfen aynı işi yaptığım kişilerin benden %25 fazla maaş aldığını öğrendim. Biri işe başlayalı 1 ay oldu. Diğeri benimle hemen hemen aynı kıdemde.7 aydır işten ayrılan birini yedekliyorum. Yani diğerlerinden dörtte bir az maaş
Merhaba,
Bu işle ilgili sorduğum kaçıncı soru, hesabı tutamıyorum artık.
Tesadüfen aynı işi yaptığım kişilerin benden %25 fazla maaş aldığını öğrendim. Biri işe başlayalı 1 ay oldu. Diğeri benimle hemen hemen aynı kıdemde.
7 aydır işten ayrılan birini yedekliyorum. Yani diğerlerinden dörtte bir az maaşa iki kişinin işini yapıyorum.
Boş pozisyonun birkaç hafta içinde dolma ihtimali var. Dolmazsa artık yedekleme yapamayacağımı kesinlikle söyleyeceğim. Ayrıca, bu maaş adaletsizliğini bildiğimi hissettirmek istiyorum. Sakin ve profesyonel bir dille bu şartlarda çalışmaya devam etmeyeceğimi nasıl ifade edebilirim? Bir yandan harıl harıl iş bakıyorum.
Teşekkür ederim.
0
auroraaurora
(05.10.22)
Yaptınız mı bilmiyorum ancak öncelikle maaş zammı talebi ileterek işe başlayabilirsiniz. Neden olarak da piyasa araştırması yaptığınızı ve yaptığınız işin ücretinin istediğiniz seviyede olduğunu söylersiniz. Eğer iş arkadaşlarınız maaşını bilmiyormuş gibi lafı kıvırırlarsa zaten bu aşamada saygısızlık yapmış olurlar ve sizin de hafiften sertleşmeniz gerekir. Bu doğal bir şey çekinecek bir durum yok. Aynı anda iki iş yaparken zaten yorulduğunuzu ve yeni başlayan arkadaşınızın maaşını öğrendiğinizde de kendinizi haksızlığa uğramış hissettiğinizi belirtirsiniz.
0
akhenaten
(05.10.22)
işe başlarken pazarlık yapılır. işteyken pazarlık yapacaksan, bir nevi istifa etmiş olursun. eğer istifa etmeyi göze alıyorsan gidip ben maaşımı bu rakam istiyorum diyebilirsin. ama işsiz kalmayı göze almak istemiyorum dersen bence 1. zam dönemine kadar idare et en azından.
0
roket adam
(05.10.22)
(1)

askerlik

tabii lan manyak mısın
tecilimi bozdurdum yoklama başvurusu yaptım muayene oldum şu anda başvurduğum takdirde kasım celbine yetişebilir miyim?
tecilimi bozdurdum yoklama başvurusu yaptım muayene oldum şu anda başvurduğum takdirde kasım celbine yetişebilir miyim?
0
tabii lan manyak mısın
(05.10.22)
Yetişmeniz mesele değil, kaç kişi alınacağı önemli. Bu tip soruların bir cevabı yok malesef. Biraz ertelemek isterken hop diye alınan da var, bir an evvel gidip geleyim diye her şeyini halledip aylarca bekleyen de. Asker alma birimiyle de konuşsanız net cevap alamazsınız bu konuda.
0
akhenaten
(05.10.22)
(2)

Espri nedir volume 59595848?

speedy
https://twitter.com/9GAG/status/1577419043992223750
0
speedy
(05.10.22)
son karede koltuktaki kişi yanıma otur sarılalım diye koltuğa vuruyor, çok komik değil ama tatlı
0
freebird5406_2
(05.10.22)
Espri yok, ne görüyorsanız o. Böyle insanın içini yumuşatan meme'ler, karikatürler falan çok yaygın. Bu da onlardan biri.

Çocuğun sarılmak sırnaşmak dışında hiçbir şeye ihtiyacı yokmuş o anda, bunu anlayıp oy oy kuzu demeniz gerekiyor.
0
akhenaten
(05.10.22)
(5)

Ayni anda iş okul spor

sanguine
Asla olmuyor, yapan nasıl yapıyor?Yarım biraktigim bir lisans programı vardı şimdi ona devam etmeye başladım daha ilk hafta. Işim için zaten erken kalkıyorum, aslında işle dersler de biraz oranda (her ders yerine 2-3 derse gidersem) örtüşüyor. Okula kayıt olurken de heyecanliydim. Diğer yandan spora
Asla olmuyor, yapan nasıl yapıyor?

Yarım biraktigim bir lisans programı vardı şimdi ona devam etmeye başladım daha ilk hafta. Işim için zaten erken kalkıyorum, aslında işle dersler de biraz oranda (her ders yerine 2-3 derse gidersem) örtüşüyor. Okula kayıt olurken de heyecanliydim. Diğer yandan spora da gidiyorum, gitmek istiyorum. Ama hiçbir şekilde enerjim yok. Dersler ilgimi çekmesine, işte yorulmamama rağmen. Çok merak ediyorum insanlar işten cikip yüksek lisansa, oradan puba gidip bir iki bir sey içiyor arkadaşlariyla bir de spor da yapıyorlar. Yıllarca özel sektörde surundugum için mi bilmiyorum şimdi görece rahat bir işim oldugu için mi herhangi bir şey için efor sarf etmek içimden gelmiyor. Kitap bile okumuyorum son zamanlarda, geçici midir? Işe gidip gelip sadece yatınca da kendimi kötü hissediyorum boşa yaşıyorum diye. Yurtdışına gidemeyip buraya saplı kalınca havam değişsin diye biraz da okula gitmek istedim. Dersler falan da sıkıcı değil güzel, işin tuhaf kısmı.
0
sanguine
(05.10.22)
Ben spora gittiğim günler evdeki saatlerimi kullanamıyorum. Çünkü salonda geçiyor, haliyle eve dönünce direkt uyuyup sabah yine işe gidiyorum.

Böyle oluyor yani :D sonuçta yoktan zaman yaratamıyor insan.

Nasıl oluyor da yapıyorsun diye sorarsanız ilk başlarda zordu. Ama yorgunken dahi ertelemeden düzenli gittikçe alıştım. Artık doğal geliyor süreç.

Spora gittiğiniz günler kolay hazırlanabilir yemekler belirlemelisiniz. Örneğin ben tavukları belli porsiyonlarda kesip tek tek torbalıyorum buzlukta. Eve gelince tek yaptığım porsiyonu tavanın üstüne bırakmak. Hazırlık süreci yok. Yanına da genelde biraz sebze haşlayıp yumurta falan kırıyorum. Onlar pişerken ertesi günkü kıyafetimi hazırlıyorum. Duşu da salonda alıp eve dönünce yatağa atlıyorum. O yorgunlukla güzel uyunuyor. Spora devam ettikçe enerji dozunuz artıyor zaten.

Eğer eve gelip sıfırdan yemek yapmaya falan çalışırsanız olmaz ama o iş. İyi planlamalısınız.
0
akhenaten
(05.10.22)
yaş kaç hocam? az uyumakla mümkündür, ben de 20 li yaşlarımad okul iş müzik spor hepsini birlikte geçirip kalan zamanda da uyumak yerine bara gidip eğlenirdim. şimdi bunların ikisini aynı gün yapsam pert oluyorum :)
0
entropik
(05.10.22)
Sporun içeriğini degistirebilirsiniz, haliyle yuklenme vs. body building'den bahsediyorsanız, tam zamanlı konsantre veya enerji veremeyecekseniz, planlamanız bitene kadar trx, vücut ağırlığı programlarından gidin sonrasında hem faydasını görürsünüz hem de vites arttırırsınız.
0
evimin paspasi
(05.10.22)
20 yaşında üniversitede okurken dersten çıkıp spora gidiyordum. Şimdi 29 yaşındayım. İşten çıkıp eve geldiğimde yatağa uzanınca bir daha kalkamıyorum. :) Kısaca yaş engel oluyor bir noktadan sonra. Sporu boş güne bırakın. Pazar gibi.
0
dissendium
(05.10.22)
iş okul spor üçlüsünü kim yapıyor ki düzenli bir şekilde:) bence çok, yapılması çok mümkün değil. bir koltukta kaç karpuz hikayesi
0
kenarortay
(05.10.22)
(5)

Narsist ve empat kavramları çok saçma değil mi?

psmstc
Narsistler yaptıkları davranışları sorduğunuzda en içten bir şekilde, yemin ederek kötü bir niyetle, kasıtla yapmadıklarını söylüyorlar. Ki bence bu doğru. Sadece empati yapmadan, kendi bakış açılarından doğru olan neyse ona göre davranıyorlar. Şimdi biz narsist kişiye diyelim ki: "neden böyle davra
Narsistler yaptıkları davranışları sorduğunuzda en içten bir şekilde, yemin ederek kötü bir niyetle, kasıtla yapmadıklarını söylüyorlar. Ki bence bu doğru.

Sadece empati yapmadan, kendi bakış açılarından doğru olan neyse ona göre davranıyorlar.



Şimdi biz narsist kişiye diyelim ki: "neden böyle davrandın?" ,

daha fazla empati yap,

hep alıcı değil, biraz daha verici davran.

Karşıdakinin ihtiyaçlarını gözet.


Fakat sonuçta kasıtlı, kötü niyetli ve sürekli kötü davranan biri olmamasına rağmen, bunları diyoruz.

(Narsist de üzülüp, zaten olmayan özsevgisi, öz saygısı paramparça olarak öfkeleniyor.)


Bir de üstüne tamamen teması kesiyoruz. (O bunu kesinlikle sessiz cezalandırma olarak algılıyor, ki her insan böyle algılar.)

Yani özetle şiddetine karşılık bir şiddet gösteriyoruz.


Normal bir ilişki gibi oturup konuşmuyor, davranmıyoruz. (Kafamızda narsist etiketi var zira)


Fakat hiç bu kurguları yapmayıp, (o gün bir isteğimiz varsa), ben bugün şunu şunu yapayım diyebilirdik. Yanlış davranışını mümkün mertebe kırmadan ifade edebilirdik.

Yani günlük konuşma içinde böyle diyaloglar çok sık olur malum.

Narsistçe davranan bir insana bir empatın (nezaket, ilgi beklediği için) kızması,

üzülmesi yerine, (karşıdaki kasıtlı, kötü niyetli olmadığına inanıyor bir de)


empatın kendi ihtiyaçlarını gözetmeyi,

karşıdakiyle günlük diyaloglar içinde (karşıdakini etiketlemeden) normal bir biçimde konuşması,

narsisti de, her ne kadar o korkuyorsa da, yavaş yavaş kendi kendisini sevmeye, bireysel vakit geçirmeye teşvik etmesi gerekmez mi?


Bir de baştan karşıdakine narsist deyince,

7x24 sürekli toksik, bağıra çağıra davranan bir insan var mı?

Bundan bahsetmiyorsak,

her normal insanın zaman zaman toksik, karşıdakini kötü hissettirecek şekilde davranabildiği gerçeği de var.


özetle herkesin içinde bir narsist çekirdek varken,

ilişkilerin günlük rutinde (o narsisttir, ben empatımdır diye etiketlemeden) konuşularak çözülmesi daha doğru değil mi?


Zira narsist diye birini etiketleyince,

o kişinin her davranışı artık sorgulanmaya başlıyor.

Halbuki gerçekten empati yapıp davrandığı zamanları da oluyor.

O zamanları da "empatı tekrar kendine bağlamak için yapıyor" diye hemen bir kurgu oluşturuyoruz.

Karşıdakine sorsan kurana el basar gerçekten seni düşünerek davrandım diye.

Bu duruma ne diyorsunuz?
0
psmstc
(04.10.22)
Narsistler arasında narsist olduklarının farkında olanları, bunun için terapi alıp davranışlarını kontrol etmek için uğraşanları esas sorun değil zaten. Sizin tanımladığınız narsist tipi narsist olduğunun bilincinde olan bir tip. Ya da daha doğrusu sizin dediğiniz yöntemlerin işe yaraması için böyle varsaydığınız bir tip gibi görünüyor. Bir denge kurma çabasından bahsediyorsunuz yazınız boyunca.

Gerçekte birçok narsist kendini haklı görüp davranışlarını düzeltmeye değil, bütün olumsuz davranışlarıyla kabul görmeye çalışıyor. Bunun karşısında diğer insanlardan psikolog gibi davranmasını bekleyemeyiz. İnsanlar nerede, hangi durumda ne yapılmasını nasıl hareket edilmesi gerektiğini kestiremez. Psikolog be psikiyatristler dahi söz konusu olan kendi bireysel hayatları olduğunda profesyonel karar veremeyebilirler, hayatın doğal akışına aykırı bir şey bu zaten.

Narsizm bir hastalık değil, bir kişilik bozukluğu olarak sınıflandırılıyor. Yani diyelim ki narsizm içermeyen başka tür sorunlu, problemli bir ilişkiniz var ya da çevrenizde sizi tüketen bir iletişim ağı içerisindesiniz, o halde size zarar veren herkesin davranışlarını "düzeltmek" için çaba mı harcamanız gerekir yoksa bunları bir kenara bırakıp hayatınıza devam mı etmelisiniz? Elbette bir nebze karşınızdakine derdinizi anlatıp uyumlu bir yol geliştirmeye çalışırsınız, peki sonra? Hala olmuyorsa?

Narsizm durumunda olan şey çoğunlukla işte bu "hala olmuyor olması" durumu.

Bir insan ortada bir problem olduğunu kabul etmeden onunla uyumlu hale gelmeniz olanaksız.
0
akhenaten
(04.10.22)
akhenaten +1

sosyal ilişkiler içerisinde herkes psikolog gibi davranmak zorunda değil ki davranamaz da. sevdiğiniz, değer verdiğiniz insana mümkün mertebe anlayışlı yaklaşsanız bile bir süre sonra farkında olmadan zarar veriyor olabilirsiniz.

kişilik bozuklukları, psikolojik rahatsızlıklar için bu sorunları (eğer deneyimleyen kişi sorun olarak görüyorsa) çözmeye yardımcı olacak profesyoneller var. kişi bu davranışları sorun olarak görmüyor ve normal olduğunu düşünüyorsa kendisiyle etkileşim kuran sıradan insanlar söylediğiniz gibi dikkatli yaklaşamayabilir. bu çok insani bir şey, herkesin limitleri var.
0
coldegezenkutupayisi
(04.10.22)
cezaevinde çalışan bir ruh sağlığı çalışanı olarak bize mahkum hakkında söylenen ilk cümle şu oluyor: 'aslında özünde çok iyi biri' herkesin özünde biraz iyilik var zaten.

@coldegezenkutupayisi +1 sosyal ilişkiler içerisinde herkes psikolog olarak davranmak zorunda değil.

burada önemli olan şey sıkıntılı olduğunu düşündüğünüz kişinin gerçekten kendisinin davranışlarının sıkıntılı olduğunu kabul etmesidir.
0
mikahakkinen
(04.10.22)
Eski sevgilim narsist olduğuma inandirmisti beni. Davranış ve düşünce bozukluklarım vardı, empatik düşünce yerine sempatik düşünce yapısına sahiptim. Utanç anında önce kapanır sonra suçlama yapardım. Empati yapamadığım için narsist olduğumu düşünen çok insan oldu. Şiddetsiz iletişim eğitimleri alıyorum, empatiyi hayatıma entegre etmeme, düşünce yapımı yeniden oluşturmama inanılmaz faydası oldu. Narsist de tüm psikolojik etiketler gibi aşağılayıcı ve tetikleyici geliyor bana. İnsanları rahatsız eden davranışlarım bir kelime ile tarif edilemez, bu bir etikettir, bu bir yargıdır. Etiket ve yargı içermeyen bir gözlem ile rahatsız olduğunuz konuyu içtenlikle dile getirirseniz karşı taraf sizinle empati kurup kendinin daha iyi bir versiyonu için eğitim/tedavi/öğreti alabilir. Eşim şiddetsiz iletişim bildiği, sözlerim ve davranışlarım arkasındaki gerçek ihtiyaçlarımı görebildiği için ona hayran kaldım ve ben de şiddetsiz iletişim öğrenmeye başladım. Doğru ile yanlışın ötesinde bir yer var, orada buluşalım.
0
hasmetizm 2046
(04.10.22)
Bu arada bir parantez açmak istedim. Popülerleşen her türlü kavram, konsept, fikir eninde sonunda bir "halk arasında" kullanılan anlama sahip olup sınıflandırılmış bilimsel ya da ideolojik tanımının dışına çıkıyor. Engelli, özürlü gibi sözcükler ya da feminizm gibi ideolojiler yahut başka şeyler nihayet o kadar popülerleşiyor ki artık kavramın kendisinin ifade ettiği şeyler için kullanılmamaya başlanıyor.

Narsist sözcüğü de son zamanlarda olur olmaz kullanılmaya başlanmış olabilir, başlamasa da başlaması yakındır. Ne var ki bir de sözcüğün orjinalinde ifade ettiği çerçeve var. Diğer insanlar için çeşitli yönlerden zarar verici etkileri bulunan sınırları çizilmiş, gruplanmış bir kişilik bozukluğuna sahip insanları tanımlamak için kullanılıyor.

Bu açıdan birisi tarafından hatalı şekilde narsist olarak tanımlanmak, narsist kişiliğe sahip insanlara koşulsuz bir kabullenişle yaklaşmayı gerekli kılmıyor. Eşi, arkadaşı ya da bir dergideki anketle narsist olduğu söylenen kişi narsist olacak diye bir şey söz konusu değil. Zaten tam da bu yüzden "insanlara psikolog, psikiyatrist" muamelesi yapamayız. Hal buyken zaten kişiye "narsist olduğu için" değil, zarar verici davranışları için sınır çekilmeli eğer çekilecekse.

Ancak narsist terimi gittikçe günlük bir sözcük olmaya başladı. Bunun sonucunda ne olur? Muhtemelen ilerde bilimsel tanım değişir, narsist denmez ancak atıyorum; "B3 tipi kişilik" olarak tanımlanır ve gerçekte ifade ettiği anlam bu şekilde devam eder.

İnsanlara teşhis koymak yanlış ve yapılmaması gereken bir şey. Ancak burada sorulan birinin narsist olup olmadığına karar vermek değil zaten, tanımlanmış narsist tipine karşı ne yapılmasının uygun olduğu.
0
akhenaten
(04.10.22)
(14)

Columbia'ya para bayılmaya değer mi?

put it in your appropriate place
Mont alacağım. Değer mi o kadar para bayılma? Altıktan sonra tabii rahat bi 5 sene kullanacağım.
Mont alacağım. Değer mi o kadar para bayılma? Altıktan sonra tabii rahat bi 5 sene kullanacağım.
0
put it in your appropriate place
(03.10.22)
bende 2-3 sene önce aldığım kalitelilerinden var gayet güzel ama yarı fiyatına hatta daha da azına yerli markalardan iyi olanlardan da var neredeyse aynıya yakın. alacağın çok spesifik özel değilse iyi yerliler daha performanslı oluyor.
0
avatar is back
(03.10.22)
Ben 10 yılı aşkındır kullanıyorum bir tane model. kendiminkini de tarz olarak çok sevdiğimi söyleyemem ama pratik (bol cepli, su geçirmez vs.), nispeten her şeye uyan bir tarzı var. Sıcak da tutuyor tabi, dolayısıyla kışlarımın vazgeçilmezi diyebilirim. Bendekinin tek sorunu çok ağır olması. Belki yenilerde bu sorun giderilmiştir ama kaz tüyüne geçince baya rahatlıyorum mesela. Bugün alsam columbia yerine patagonia alabilirdim belki, bu tarz outdoor montta.
0
mirafiori
(03.10.22)
alacağım çok spesifik özel değil. Düz boyner'e gideyim o zaman.
0
🌸put it in your appropriate place
(03.10.22)
Beden ortalamadan farklıysa, S veya XXL gibi, outlet mağazalarına bir bakmanızı öneririm aynı montu yarı fiyatına bulabiliyorsunuz.
0
uvcray
(03.10.22)
decathlon fiyat konusunda 8 de 1 fark var. columbiada kalite süper değil sonuçta. düzgün temizlenirse makinada dışını yıkamazsanız decathlonda 5 sene idare eder.
0
fukka
(03.10.22)
Abd’den almıştım bir mevsimlik columbia 20 dolara 3 yıldır giyiyorum hiç eskimedi, su geçirmez, sağlam ve şık. Ama aynı dönemde aldığım decathlon için de aynılarını söyleyebilirim. Columbia TR’de ve Avrupa’da çok pahalı, bence o kadar para vermeye değmez. Decathlon da aynı işlevi görüyor.
0
but that was just a dream
(03.10.22)
Amazonda güzel indirimler oluyor. En az yarı fiyatına hatta 3te 1 fiyatına alabilirsiniz. Almanyadan gönderiyorlar.
0
jepa
(03.10.22)
valla dostum eğer Erzincan'da falan yaşıyorsan belki evet ama istanbul sakini birisi olarak bir monta 5-6 bin lira vermeyi gereksiz buluyorum. decathlon'daki montlar fazlasıyla işimi görüyor. 5 sene idare etmezse de gider yenisini alırım. 10 sene idare etsin gibi bir takıntım yok, modası da geçiyor zaten, 10 senelik montla gezmek de istemem.
0
roket adam
(03.10.22)
Euro 3 lirayken 25 euroya bir Columbia termal yelek almıştım. Hala kullanıyorum ve taş gibi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.10.22)
Mont bilmem ama benim geçen sene asgari 3500 falan iken 1600 lira gibi bi para verip aldığım bot 3 ay gibi basit şehir kullanımında yırtıldı, bildiğin yırtıldı yani. Normalde doğa sporları ile uğraşan insanların aldığı bir ürün. Geri gönderdim kontrole ama yapabileceğimiz bir şey yok diyerek bana geri yolladılar. Bana göre pişmanlık
0
bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
(04.10.22)
Ben almadım, nedenini anlatayım.

Askında geçen sene gözümü karartıp alacaktım bi denemek için ama ısınamadığım iki şey var. Birincisi günlük kullanım için tasarımlarını hiç beğenmiyorum. Marka zaten outdoor üretiyor, haliyle o tasarımlar da daha çok doğa yürüyüşlerine falan uygun.

İkincisi çok üşüyen bir insanım ve o incecik şeyler hiç beni korur gibi gelmiyor hala. Ama insanlar kaz tüyü hiç üşütmüyor vs. diyordu hep ancak almaya gittiğim gün mango man'de tam istediğim gibi baya kalın, kapüşonu ve içi yünlü baya güzel bir mont gördüm hem de bu da kaz tüyü :D kaz tüyü olunca da kapkalın olabilen mont oluyormuş demek ki dedim ve baktım ki fiyatı da 900 lira. O sırada columbia montlar 3.500-4.000 arasındaydı.

Mangodan aldım çıktım, mutluyum. :D
0
akhenaten
(04.10.22)
illa columbia alıcam diyosan metro marketlerde de indirimler oluyo. 1000 liraya dün kadın kışlık mont vardı.
bence değmez bu arada. kuzey avrupa ülkelerinde yaşamıyoruz sonuçta. hem o kdr sert kış yaşamıyoruz hem de gelir düzeyimiz aynı değil:)
0
sirkelimon
(04.10.22)
değmez.

son zamanlarda aldığım Columbia ayakkabı polar filan eskisi gibi kaliteli değil. onun yerine craighoopers alıyorum.
0
babilfish
(04.10.22)
2010'da aldığım columbia montumu halen canavar gibi kullanıyorum.
kışın sadece içime bir tişört giyip atıyorum kendimi sokaklara.

bir tane de north face var. o da aynı şekilde.

farklı alternatifleri denemedim ama her ikisi de verdiğim paranın hakkını sonuna kadar veriyor.
0
teritori
(04.10.22)
(9)

İlişkiye bir hafta bilinçli ara verme

dakota
Eskiden beri aşık olduğum hatun kişi ile yaklaşık bi 40 gündür falan tekrar konuşmaya başladık. Biraz agrasivitesi yüksek bi kişi. Doktora yapıyor ve proje için başka bir şehire bir haftalığına gitti. Gitmeden önce de bu stresli dönemlerde çok sinirli olduğunu ve kırıcı olabildiğini söyledi. Çok yoğ
Eskiden beri aşık olduğum hatun kişi ile yaklaşık bi 40 gündür falan tekrar konuşmaya başladık. Biraz agrasivitesi yüksek bi kişi. Doktora yapıyor ve proje için başka bir şehire bir haftalığına gitti. Gitmeden önce de bu stresli dönemlerde çok sinirli olduğunu ve kırıcı olabildiğini söyledi. Çok yoğun olacağını ve her şeyi bir hafta sonra döndüğü zaman anlatacağını söyledi. Ben de tamam dedim kolay gelsin. Bir hafta yarın dolacak ve hiçbir şey yazmadık birbirimize aramadık da. Ben aşırının aşırısı meşgul olduğunu söylediği için aramadım. Kendi zaten aramadı. Doktora tezi aralıkta bitiyor. Merak ettiğim doktora tezi olan herkes böyle mi yani yemek yiyecek zaman bulamıyorlar mı? Ya da günde bi 5 dk bi insana nasılsın demek bu kadar mı vakitlerini alıyor ve doktora sürecinde bu kadar gergin oluyorlar?
0
dakota
(03.10.22)
gergin olduğu için kavga edersiniz diye yazmak istememiştir belki ama günde beş dakika hal hatır soracak kadar vakit bulunamayan bir meşguliyet dünya üzerinde yok. kişinin öncelikleri farklıdır, boş vakitlerini sizinle konuşmak yerine başka şeylerle değerlendiriyordur ama yemek yiyemeyecek kadar boş vakit bulamamak dümdüz yalan. maddenin doğasına aykırı bu durum.
0
coldegezenkutupayisi
(03.10.22)
Ne kadar iş biriktirdiğine, hangi konuda çalıştığına, danışmanının nasıl bir tip olduğuna kadar çok şeyin etkisi olur yoğunluğuna. Bir şey demek doğru olmaz, ancak söylediği şeyin doğru olma ihtimali yüksek.

Bir de nasılsın, merhaba demekle de olmuyor ki. Birine dikkatini yöneltmeden nasılsın, merhaba vs. yazınca ilişki yıpranıyor. Eğer karşılıklı sohbet edecek vakit yoksa bence de anlaşıp görüşmeye ara vermek daha sağlıklı. Bir hafta çok da anlaşılmaz bir süre değil bunun için. Ama ilişkiye ara vermek sayılmaz ki bu? Yani birisi size çok yoğunum bir süre bana müsaade et dediğinde ilişkiye ara vermiş oluyor musunuz ki? Bence olmaz. "İlişkiye ara verme" konusu genelde ilişkinin kendisinin yarattığı bunalımdan, kafa karışıklığından kaynaklı tanımlanmış bir konsept.

Yani "ben hayvanları severim" ve "ben hayvanseverim" arasındaki fark gibi bir şey gibi bu da bence.

Çok takmayın, insanların nefes alamayacak zamanları olabilir. Aranız iyiyse iyidir zaten.
0
akhenaten
(03.10.22)
valla dostum kızma ama bence arkadaş seni çok önemsemiyor. Birine 5 dk nasılsın demek çok vakit almaz. + olarak agrasivitesi yüksek insanlar doğru kişiyi bulunca kuzu gibi oluyorlar merak etme. bence sal gitsin. enerjine, dikkatine değecek bir kişi değil belli ki.
0
roket adam
(03.10.22)
“ Doktora tezi aralıkta bitiyor.”
Kilit cümle bu. Doktoranın son aylarında herkes eve kapanıp deliriyor gerçekten yıkıcı bir süreç. Yıllarca çalıştığın şeyin hala bişeyleri eksik çıkıyor danışman bişey diyor şekil şartlarını ayarlamak zorluyor vs derken evet kafa yedirir.

Tabii çok seven yapmaz diyebiliriz ama 4-5-6 yıldır doktorayla ilişkisi var, 40 gündür tekrar yazıştığı kişiyi öne almaz kimse.
0
nhk ni youkosu
(03.10.22)
@roketadam +1
0
havadakarada
(03.10.22)
Yani evet ara vermek değil tam olarak. Onu da anlıyorum. Ben olsam belki daha da bi gergin olabilirdim çünkü biliyorum ki sabah 7’den akşam 1-2’ye kadar sürekli tez ile uğraşıyor. Söylediğiniz gibi, tam olarak da sevgili değiliz evet ama özlüyorum be ne yapayım.
Bu noktadan sonra da @roketadam +1 de benden.
Aslında ben kendisinden beş kat daha agrasifim ama bu zat-I şahaneye karşı pambık gibiyim ve bu da beni şaşırtıyor açıkçası. Sanırım kartları yeniden karmam lazım. Ona patronun kim olduğunu göstermem falan mı gerekiyor ya ne yapayım kafam çok karışık. Kırmak da istemiyorum.
0
🌸dakota
(03.10.22)
ben akhenaten gibi dusunuyorum. bazen kafanda bin tane sorun/soru varken dikkatini vermeden nasilsin demek olmuyor. herkes ayni degil, olmak zorunda da degil. bu nedenle bence genelleme yapmak dogru da degil:)
cok ozlediyseniz eger bir karsilik beklemeden "sadece ozlendigini bil istedim" gibi cevap verilmesi gerekmeyen/beklenmeyen bir mesaj atin. bunun karsi tarafta bir karsiligi varsa eger size geri donus yapmasi muhtemeldir, bence.
0
65 derece
(03.10.22)
Soru belirsiz. Hem ilişki demişsiniz hem de tekrar konuşmaya başladık demişsiniz. Eski sevgili mi yani? Ne kadar ayrı kaldınız? Eskiden beri aşıksanız hiç sevgili olmadınız mı? Bunlara göre değişir cevap. Çok yoğunum deyip bir hafta hiç konuşmamak olmaz. Arayın bence.
0
dissendium
(03.10.22)
ne olursa olsun isteyen istediğine vakit ayırır. gerekirse 2 dk arar konuşur. kimse o kadar yoğun olamaz.
0
jelly bear
(03.10.22)
(2)

HIV şüphesi olan birinin kullandığı nargileyi sipsisiz kullanmak?

Bartebly
Bunu bir arkadaşım yapmış. Birkaç defa aynı nargile başlığını eliyle ya da kıyafetiyle silerek kullanmışlar. Şimdi arkadaşinin HIV olduğundan şüpheleniyoruz başka nedenlerden dolayı. Kan testi olmaya gerek var mı sizce?
Bunu bir arkadaşım yapmış. Birkaç defa aynı nargile başlığını eliyle ya da kıyafetiyle silerek kullanmışlar. Şimdi arkadaşinin HIV olduğundan şüpheleniyoruz başka nedenlerden dolayı. Kan testi olmaya gerek var mı sizce?
0
Bartebly
(02.10.22)
Coook dusuk risk. Parasini verin gerekirse de en erken testi cok erken yaptirmsyin, testte hemen pozitif olmuyor
0
bir ileti paylastim
(02.10.22)
Düşük risk bile denemez, bu yüzden sağlık kitapçıklarında vs. hiv hangi yolla bulaşmaz bölümlerinde bu tip şeylere yer verebiliyorlar.

Ama salyadan herpes kapabilirsiniz, yapmayın böyle şeyler. Dudağınızda her uçuk çıktığında nargile gecenizi hatırlarsınız sonra.

Riskli ya da risksiz, eğer aktif cinsel hayatınız varsa her sene test yaptırın.
0
akhenaten
(02.10.22)
(3)

masaüstü bilgisayarın bazen açılmaması

tabudeviren
masaüstü bilgisayar bazen açılmıyor. şöyle ki, çalışıyor ama monitöre görüntü gitmiyor. ram çıkarıp takıyorum veya her şeyi çıkarıp kontrol kalemi ile deşarj ediyorum anca düzeliyor. ama neden oluyor anlamıyorum.tüm şartlar ayniyken bi açılıyor bi açılmıyor..evin toprak hattında problem olabilir mi?
masaüstü bilgisayar bazen açılmıyor. şöyle ki, çalışıyor ama monitöre görüntü gitmiyor. ram çıkarıp takıyorum veya her şeyi çıkarıp kontrol kalemi ile deşarj ediyorum anca düzeliyor. ama neden oluyor anlamıyorum.
tüm şartlar ayniyken bi açılıyor bi açılmıyor..
evin toprak hattında problem olabilir mi?
0
tabudeviren
(01.10.22)
Harici ekran kartınız varsa onu söküp birkaç kere açıp kapatmayı deneyin eğer sorun çözüldüyse ekran kartındandır. Aynı sorunu şirket bilgisayarında yaşadım. Sürekli ram söküp takmaktan gına gelmişti, meğer esas sorun ekran kartıymış.
0
akhenaten
(01.10.22)
Statik elektrikten olabilir, komple kasayı bi topraklayın, deneyin.
0
John Bloor
(01.10.22)
daha basit bir sorun olma ihtimaline baktınız mı? vga veya hdmi kabloda sorun olabilir.
iş bilgiyasarındaki monitör için vga/hdmi dönüştürücü kullanılmış. aynısı bana oluyordu. üç dört resetten sonra ekrana görüntü geliyordu. dönüştürücü olduğunu görene kadar jeton düşmedi. sonra onu değiştirdik sorun düzeldi.
0
lazpalle
(01.10.22)
(4)

Ekstre atlatma nedir

biseysorucam
Selamlar arkadaşla rKredi kartının minimum tutarını ödedim tamamını ödeyemeyeceğim aylık şu kadar faiz karşılığında ekstre atlar seçeneği çıktıBildiğim kadarıyla kredi notum negatif etkilenmiyor zatwn minimum ödeyinxsBu atlatmanın avantajı ne olacak benim için?
Selamlar arkadaşla r

Kredi kartının minimum tutarını ödedim tamamını ödeyemeyeceğim aylık şu kadar faiz karşılığında ekstre atlar seçeneği çıktı

Bildiğim kadarıyla kredi notum negatif etkilenmiyor zatwn minimum ödeyinxs

Bu atlatmanın avantajı ne olacak benim için?
0
biseysorucam
(01.10.22)
Minimum ödeyince kredi notu negatif etkilenir. Ekstre atlatmak bunu engelliyor.
0
orient blue
(01.10.22)
kredi kartının asgarisini ödemek sizi icra takibine alınmaktan kurtarır, ama bankaya GECİKMİŞ bir borcunuz olmaktan kurtarmaz. kredi notuna negatif etkisi vardır, zira gecikmiş bir borcunuz vardır, vadesi geçmiştir ve gecikme faizi işlemektedir.

ekstre atlattığınızda banka size der ki "borcunun üstüne şu kadar faizi ben ekleyeyim, vadesini de 1 ay uzatayım". siz gecikmiş borca gecikme faizi vermek yerine borcunuzu gecikmemiş hale getirip, o faizi (belki daha fazlasını) bankaya verip vadesini uzatırsınız. borcunuz artık gecikmiş bir borç olmadığı için kredi notunuza negatif etki yapmaz.
0
kibritsuyu
(01.10.22)
Asgari ödeme kredi notunu negatif etkilemez. Önceden belirlenmiş bir tutarı ödemiş olursunuz.

www.findeks.com:~:text=Minimum%20%C3%B6deme%20kredi%20kartlar%C4%B1%20i%C3%A7in,hesaplar%C4%B1n%C4%B1z%C4%B1n%20limit%20a%C5%9F%C4%B1m%C4%B1na%20da%20ge%C3%A7memelisiniz.

"Minimum ödeme kredi kartları için yeterlidir. Kredi kartına minimum ödemeyi yaptığınız takdirde notunuz pozitif olarak etkilenir. Ancak minimum ödemeyi gerçekleştirmezseniz negatif olarak etki görülür. Kredi kartlarınızın ve kredili mevduat hesaplarınızın limit aşımına da geçmemelisiniz"

Ancak kalan borcunuza faiz işlemeye devam eder.

Ekstre erteleme birikmiş borçlar için daha uygun faiz seçeneği sunuyor. Eğer borcunuzu hemen ödeyemiyorsanız totalde daha az faiz ödemiş oluyorsunuz. Ayrıca borcu taksitlendirme seçenekleri de oluyor. Aynı zamanda bankalar peşinizde koşturmamış oluyor, yasal işlem başlatılmıyor ve borcunuz başka kurumlara satılmıyor.
0
akhenaten
(01.10.22)
kesin bilmediğimiz şeyleri söylemeyelim. Asgari ödeme haktır, kredi notunu negatif etkilemez...asgariyi de geç öderseniz etkiler.
ekstre atlatmada asgari de ödemeden o ayki ödemeyi erteliyorsunuz.
0
alicandan
(01.10.22)
(3)

bir ilişkide sıkışıp kalmak..

sana bir sarki yazdim fernando
evet. tam olarak böyle tarif edebilirim. sıkışıp kaldım bir ilişkide.eskiden böyle şeyler duyunca ayrıl ya derdim. ayrıl. nolucak. o kadar kolay değilmiş. seviyorum çünkü hala onu. değer veriyorum. özlüyorum. merak ediyorum. ama aşık mıyım? gelmiyor içimden. eskisi gibi kur yapmak gelmiyor mesela iç
evet. tam olarak böyle tarif edebilirim. sıkışıp kaldım bir ilişkide.

eskiden böyle şeyler duyunca ayrıl ya derdim. ayrıl. nolucak. o kadar kolay değilmiş. seviyorum çünkü hala onu. değer veriyorum. özlüyorum. merak ediyorum. ama aşık mıyım? gelmiyor içimden. eskisi gibi kur yapmak gelmiyor mesela içimden. cıvıl cıvıl sohbetler de etmiyorum artık. öyle. çok enerjik de değilim yanına giderken. ama diyorum ya, bir yanım hala seviyor onu.

bir yanım da işte.. korkuyor. yani yeniden yalnız kalmaktan korkuyor. onun gidişiyle açılacak boşluğun beni yutmasindan korkuyor. onsuz olmayalı çok uzun zaman oldu. tek başıma kalacak olmaktan korkuyorum. ve merak da ediyorum, acaba o özlem dediğim, sevgi dediğim onu o olduğu için mi, yoksa beni yalnızlığa düşüp kafayı yemekten kurtarıyor olduğu için mi?

aslında bilmiyorum da. yalnızlığa düşüp kafayı yiyecek miyim? ne malum. ama ne bileyim. olmadı değil çünkü eskiden. ve onsuz kalmayalı gerçekten öyle uzun zaman oldu ki. yani onsuz hayatımın olduğu kısımlarda ben çocuktum zaten. onunla büyüdüm, büyüdük.

şu sıralar onu da üzüyorum galiba. o hala iyi. neşeli. özlüyor, seviyor, kur yapıyor. belli. ama bende o enerji kalmadı artık. utanıyorum da ama içimde ben de özlüyorum onları. yeni bir ilişkinin heyecanı, birisiyle yeniden öyle cıvıl cıvıl olabilmek.. ama hepsi buraya bağlanmıyor mu diyorum kendime. yani aşk sönüp böyle bir duyguya, bağlılığa dönüşüyordur belki de. nereye kadar flört, yeni insanlar.. bir yerde durulmak lazım diyorum. sonra da diyorum ki daha gençsin. ne durulması.

bir soru yok. iç dökmek istedim. belki başından böyle bir şey geçenler varsa anlatır. yoksa da bir şeyler anlatmak isteyenler anlatsın, konuşalım dertleşelim.
0
sana bir sarki yazdim fernando
(01.10.22)
Henüz ciddi ilişkiye hazır değilsiniz. Kırmadan derdinizi anlatın kendinizi de onu da kandırmaya gerek yok
0
olaylar olaylar
(01.10.22)
Kaç yaşındasınız bilmiyorum ama belli ki uzun süredir berabersiniz.

Sanırım ilişkilerde direnç noktaları var yani biriyle tanışıyorsunuz her şey çok güzel ancak bir yerden sonra bir aşama geliyor o heyecanı korumak için artık o bağın adını koymak gerekiyor çünkü insan yaşadığı şeyin gerçekten "bir şey" olup olmadığını anlamak istiyor. Adını koyarsanız devam ediyor, yoksa sönüyor. Sonra başka bir aşama geliyor bu sefer sözlerin devreye girmesi gerekiyor, söz verirseniz ilişkiniz gelişiyor, yoksa ayrılıyorsunuz. Başka bir aşamada aile tanışıyor, nişan oluyor, evleniyorsunuz ya da bakış açınıza göre evlilik yerine geçen bir söz veriyorsunuz "biz artık hep beraberiz" gibi mesela.

Bu aşamaların adı değişebilir, ancak temelde bunlar aynı yönde ilerlediğinizin bir onayı. Karşılıklı onay veriyorsunuz.

Bu aşamaların herhangi birinde bazen çiftlerden biri takılıyor. Daha ileri taşımak istemiyor ilişkiyi. Sizde de olan bu sanırım. Ne kadar severseniz sevin daha sıkı bağlanma arzunuz yok gibi.

Bu bazen bir hata da olabilir, kısa değil ama uzun ilişkilerde dikkate almak gerek brnce bunu. Yani bu şey gibi de olabilir; bazı insanlar olur kronik mutsuz. Her zaman bir şey hedefleyip "bu olursa ben mutlu olacağım, iyi olacağım" der ama o şey olunca hiçbir şey değişmez ve yeni bir hedef belirler. İş değiştirir, eş değiştirir, araba alır, yurtdışına taşınır, iş kurar ama olmaz. Eğer sizin için durum bu değilse sanırım ilişkinizin sonu da görünmüş sizin için.
0
akhenaten
(01.10.22)
Abi bi yedeğin bi alternatifin şu an için olmadığından ayrılasın gelmiyor. En ufak bi flört edinsen direkt sepet havası çalarsın hiç telaş yapma.
0
Deathrow
(01.10.22)
(9)

Sunni biri sonradan alevi olabilir mi?

kilisedeşarapiçenimam
Merhaba,Soru başlıkta aslında ama araştırdığımda çok farklı şeyler çıkıyor. Merak ettiğim sonradan alevi olunabiliyor mu? Olunabiliyorsa nasıl bir yol izlemek gerekiyor? Teşekkürler.
Merhaba,

Soru başlıkta aslında ama araştırdığımda çok farklı şeyler çıkıyor. Merak ettiğim sonradan alevi olunabiliyor mu? Olunabiliyorsa nasıl bir yol izlemek gerekiyor?

Teşekkürler.
0
kilisedeşarapiçenimam
(30.09.22)
kişisel olarak ben okudum düşündüm artık alevi inancına mensubum diyebilirsin fakat aleviliğin de belli ritüelleri var, bunlar için bir gruba ve cemevine ihtiyacın var, türkiyede haklı olarak aleviler kapalı birer topluluk bu yüzden dahil olman zor olabilir

özetle teoride olursun, pratik etmede zor
0
freebird5406_2
(30.09.22)
Benim bildiğim kadarıyla olunmaz.
0
beemaker
(30.09.22)
Alevi ölçer mi var ya da Alevi standartları enstitüsü? Aleviyim diyen alevidir. Bizim bir tanıdık vardı, evlendikten sonra Alevi olan. Cok Alevi gördüm, bir gün cemevine bir gün camiye giden. Kimse de sen ne ayaksın demedi. Ama yukarıda belirtildiği gibi aleviler daha kapali bir toplum olduğu için selamun aleyküm diyip cemevine girince kimsin sen diyebilirler. Tanidikla gider hemen ortama uyum sağlarsın.
0
allah yazdiysa bozsun
(30.09.22)
Düşünce olarak zaten ben aleviliği benimsemiş ve kabul etmiş oluyorum,evet aleviyim diyen alevidir.benim istediğim usulüyle yerine getirip,alevi topluluğunda cem evin de dedenin izni ile aleviliğe kabul edilip edilemeyeceğim.
0
🌸kilisedeşarapiçenimam
(30.09.22)
bu aleviliğin e-devleti falan olmadığı için ben aleviyim deyip alevi olabilirsin bence. yani cem evine gidip ben aleviyim ama hep uzak yaşadım artık öğrenmek istiyorum dersen sana yardımcı olurlar bence. ama sivil polis tipin yoksa :)
0
paintov
(30.09.22)
Toplumdaki genel kaninin burada yazilanlardan farki oldugunu dusunuyorum. Burada olunabildigini ogredim. Benim onceden bildigim şu internette yazdigi gibiydi:

"Alevîlik ve Bektaşîlik, inanç bakımından birçok ortak özellik taşır. Bununla birlikte Bektaşîlik, temel prensip ve âyinleri olan sufî bir tarikat olduğu halde Alevîlik, Hz. Ali soyundan olmaya önem veren bir kimliktir. Bektaşîlik önceleri herkese açık bir tarikatken, Alevîlik gizliliği esas almıştır."

Hatta tuncel kurtiz'i kusculara gommemislerdi vs.
0
WithWorth
(30.09.22)
@freebird5406_2'nin söylediği nokta çok önemli. Sadece alevilik için değil, her din için bu geçerli.

Dini yapılar bireysel kabullerden çok toplumsal bir örüntünün parçası olmakla ilgili.

Örneğin türkiye'de hristiyan olmak, alevi olmaktan daha kolay çünkü hristiyanlar dinlerine yeni insan kabul etmeye çok istekliler. Bu sayede kiliseler yeni gelen kimseleri bünyelerine alıp onlara hristiyan kültürünü vermek ve onlardan bir komünite kurmak için aktif çaba harcıyor. Haliyle siz ben hristiyan olmak istiyorum diye bir kiliseye gittiğinizde kendinizi eğitimler, sizi kabul etmek için bekleyen bir cemaat, çeşitli ritüeller ve törensel bir vaftiz zinciri içinde buluyorsunuz. Birkaç aydan birkaç yıla kadar bir süre içinde de bir topluluğa adapte edilmiş oluyorsunuz.

Yahudilik gibi dinler ya da alevilik gibi mezheplerse genişleme arayışı içinde değiller. Haliyle bunlar daha kapalı komünitelerden müteşekkil yapılar. İçlerine dahil olmanız, kabul görmeniz için bu insanların arasında yaşamalı, onlarla sosyal ilişkiler geliştireceğiniz bir ortam yaratmalı ve kendinizi defalarca kere kanıtlamalısınız. Bütün bu uğraş ve çaba sizin üstünüze bırakılıyor. İnsanlar sizi dışlamayacaktır, ancak dediğim gibi iki durum arasındaki farkı anlatabildim sanırım.

Siz kendi kendinizi istediğiniz inanç içerisinde tanımlayabilirsiniz. Bunun için hiçbir dinde kimsenin onayı gerekmiyor. Bunun ne kadar gerçek olup olmadığı sizin hislerinize bağlı. Ancak diğer insanların sizi o inançtan sayması ve ona göre muamele göstermesi başka bir konu.
0
akhenaten
(30.09.22)
Olur da neden? Bunu çevremden biri yapsa gülerdim.
0
ruhen hastayim ben
(30.09.22)
@ruhen e binaen
Tam da yazdığı gibi oldu. Alevi olan kişiye, aleviler dahil herkes güldü. Ben Sünni oldum diyen Alevi görmedim. Bayramlarda ya da cuma camiye gelen Alevi arkadaşım oldu. Kimse umursamadı:)
0
allah yazdiysa bozsun
(30.09.22)
(2)

saglik bakanligi psikolojik destek hatti

sparkle kiddle
Merhaba,sozlukte yaşça küçük, sorunlar yaşamış, yaşayan ve soylenen herhangi bir seyi dinlemeyip dertlerini kisir dongu icinde aktaran birisine denk geldim.anlatis seklim hos olmayabilir ama hoduk bir insan degilim esasen.saglik bakanliginin bir danisma hatti olmasi gerektigini dusundum ancak bulama
Merhaba,

sozlukte yaşça küçük, sorunlar yaşamış, yaşayan ve soylenen herhangi bir seyi dinlemeyip dertlerini kisir dongu icinde aktaran birisine denk geldim.

anlatis seklim hos olmayabilir ama hoduk bir insan degilim esasen.

saglik bakanliginin bir danisma hatti olmasi gerektigini dusundum ancak bulamadim. mor cati da uyhun degil. akliniza gelen bir oneri var midir?
0
sparkle kiddle
(29.09.22)
Çok bilinmiyor ancak çoğu acil serviste psikiyatrik vaka girişi yapılıyor aslında. Yani kendinize zarar vermeyi düşünüyorsanız, kendime zarar vermeyi düşünüyorum diye giriş yapabiliyorsunuz.

Sizin öneriniz de kesinlikle güzel olurdu, ancak psikolojik destek hattı açtığınız zaman burada nitelikli personel istihdam etmelisiniz ve bu hat ülke geneline açık olacağı için çok fazla nitelikli personel istihdam etmelisiniz. Aynı şekilde bu personelin ödemesini de uygun şekilde yapmalısınız. Bu sanırım en büyük sorunu oluşturuyor.

Kesinlikle yapılabilir ancak bu "hadi böyle bir hizmet de oluşturalım" denerek yapılacak şey değil. Uzun vadeli bir sağlık politikası geliştirilip onun içine entegre edilerek yapılabilir. Bu da çok geniş kapsamlı bir şey olur. Yasalarda düzenleme yapılacak, uzun vadeli istihdam planları oluşturulacak, ilgili personelin ataması için eğitim ve sınavlar geliştirilecek vs. daha birçok şey.

Keşke olsa.
0
akhenaten
(29.09.22)
Akhenaten'e katılıyorum ayrıca bu hizmeti İBB veriyor. Bu fikir muhakkak düşünülmüştür planlanmıştır ama yukarıdaki malum sebeplerden dolayı kolay bir iş değil siz bu fikrinizi cimer'e iletin.
0
beemaker
(29.09.22)
(8)

toki hakkında fikirler

benibulmanlazim
ne düşünüyorsunuz. kimisi büyük fırsat olduğunu düşünüyor, kimisi fiyatın asbit olmaması yüzünden büyük problemler çıkacağını düşünüyor. siyasi fikirlerden arınmış biçimde sizin fikriniz nedir. bir de son başvuru tarihi ne zaman.
ne düşünüyorsunuz. kimisi büyük fırsat olduğunu düşünüyor, kimisi fiyatın asbit olmaması yüzünden büyük problemler çıkacağını düşünüyor. siyasi fikirlerden arınmış biçimde sizin fikriniz nedir. bir de son başvuru tarihi ne zaman.
0
benibulmanlazim
(28.09.22)
Genc kategorisine uyuyorum. Basvurmayi dusunmuyorum. Kendimce sebeplerim var:
1. 20 yil taksit odemek igrenc bi fikir gibi geliyor. Bence ev 20 yil taksitle degil, hadi olsun olsun 2 senede alinabilen bi sey olmali. Kira oder gibi ev sahibi olmak seklinde de gormuyorum, cunku zaten bi yandan kira da oduyor olacagim. Olme esegim olme.
2. Sureci takiple ugrasmak istemiyorum. Burasi turkiye, paralari alip ev yok hadi yallah diyebilirler guvenmiyorum. Ucunda ev olsa bile surecin gereksiz uzayacagini, can sikacagini dusunuyorum, ugrasmak, buna para vermek istemiyorum.
3. Ev almak gibi bi hayalim yok, annem babamin israriyla yapay bi hayal kurmak istemiyorum.
4. Evi alsam da tasinmayacagim icin kendim gitmedigim yerlerde ev kiralamakla satmakla ugrasmak istemiyorum.
5. Her ay oraya verecegim 2-3-?k tl'yi kiyafete, teknolojik alete, gezmeye tozmaya veririm coooooook daha mutlu olurum. En onemli sebep bu.
6. Isim sabit degil, issiz kalirsam taksitleri odeyemem. Gerci kimin 20 sene is garantisi var zaten, 20 senede ev sahibi mi olunur ya cok sacma. 3 sene sonra ölsem 3 sene keyif yapacagim parayi tokiye vermis olucam. Hell no.

Bi gun zengin olursam o zaman ev alirim, o zamana dek kiraya devam.
0
summer timetable
(28.09.22)
tokiden ev aldık. normal projesinden, ama ödeme mantısı aynı. ilk iki-üç sene ödedikçe borcunuz artıyor, çünkü altı ayda bir zam var. fakat bu zam enflasyonun çok altında. ama bir yerden sonra yokuş aşağı inmek gibi oluyor ödemeler. şöyle düşünün, bundan beş sene önce aylık bin lira taksit ödeyen adamın ödediği miktar (hesap makinesiyle yapmıyorum hesabı, atıyorum) şu an 3 bin olmuştur. aylık üç bin, sosyal konut olmayan, normal satıştaki bir ev için çok iyi, o evi almamış olsanız, kirada otursanız, kirası bile bunun üç katı olur zaten.

evet, yirmi yıl ödeme çok basıyor insanı. lafı bile kötü. ama siz bakmayın söylenenlere. tokinin iyi tarafları var. söylenilen zamandan genelde erken yapılıyor ev. bizim ev üç sene önce teslim edildi mesela, şu an kiracının ödediği miktar taksiti geçmiş durumda.
bunun yanında, fiyatın sabitlenmesi, enflasyon olan bir ülkede çok zor. şimdi ayda beş bin ödeseniz çok dokunur belki, ama beş yıl sonra beş bin belki asgari maaşın dörtte biri olacak.

bir de, iki sene sonra parayı toplu ödeyip kapatabiliyorsunuz. o aşamada kredi çekip kapatıyorlar genelde. krediyi sabit ödeyerek kapatıyorsunuz. hasılı, summer timetable'ın dediklerini anlıyorum, ama imkanınız varsa girin. hatta bu olmazsa tokinin diğer açık arttırmalarına bakın. aldığınız şey illaki değer kazanacak ve şimdi zorlansanız bile, en kötü ihtimal üç sene sonra rahat ödüyor hâle geleceksiniz. ömür boyu kira ödemek çok daha zor.
0
lovemyself
(28.09.22)
Devlet uygun fiyata ve uygun ödeme yöntemiyle ev satıyor.
Alabiliyorsanız kaçırmayın, alın.

Bu kadar insanın mağdur edilmesine hiçbir hükümet izin vermez.
(Galiba, çünkü Türkiye'deyiz. Hiçbir şey kesin değil)
0
michael_knight
(28.09.22)
şansım olsa girerdim yatırım olarak. normalde ev alma şansı olmayan insanlar için güzel bir fırsat.
0
roket adam
(28.09.22)
2019'un sonunda duyurulan proje için kur'alar çekildi, proje başlamadı. ödemeler de başlamadı tabi. sıfır.
en azından bölgelerden birisinde durum bu, twitirda anlatıyordu kurayı kazanan birisi

bir de yakın zamanda yapılan sitelerin hukuki konumu biraz farklı. mahalle olmadıkları için tokinin belirlediği sahtekar yöneticilik şirketlerine mahkumsunuz gibi bir şey.
+ başka işgüzarlıklar. ha ama eviniz oluyor o ayrı.
www.gazeteduvar.com.tr
0
comp
(29.09.22)
Bu konuda görüşümü defaatle yazmıştım aratıp bulabilirsiniz projeye itiraz edenler genelde bilgi sahibi olmayan veya resmi kaynaklar yerine sosyal medya dezenformasyonlarına inanan kitle. Ben projeyi kesinlikle tavsiye ediyorum hatta malik olmasaydım şartları sağlıyor olsaydım gözü kapalı başvururdum o derece karlı alırken kazandıran ve her açıdan avantajli bir proje sadece maliyetinin (karının değil) %40 altında verilmesi bile girmek için bir sebep. Itiraz edenlerin konut fiyatlarından mortgagedan, kredilerden vs haberleri yok devlet garantili projeye inanmayıp saçma sapan ihtimalleri sunuyorlar böylesi fırsat yüz yılda bir gelir itiraz edenler mortgage ile ev alamazlar.
0
beemaker
(29.09.22)
Ev almak gibi bir hedefiniz, arzunuz isteğiniz varsa proje sizin için mantıklı. Çünkü alternatif ev sahibi olma yöntemleri daha pahalı.

20 sene ödeme uzun bir süreç, ama 20 sene barınma için zaten para harcamayacak mısınız?

Aynı muhabbetler birkaç sene önce yine dönüyordu, o süreçte ev alanlar hayatlarından gayet memnun. Benim gördüklerim öyle en azından.

Şartlar daha kolay olabilirdi diye talepte bulunmak ayrı bir konu, buna katılabilirim ancak şartların alternatif seçeneklerden daha kötü olduğunu söylemek başka bir konu. Ben böyle olduğunu düşünmüyorum.
0
akhenaten
(29.09.22)
Tokiye girerken şöyle bir madde var proje uygulanmazsa vs. Verdiğiniz para geri ödenirken gecikme faizi uygulanmadan ödeme yapılıyor. Yani verdiğiniz para kuş oluyor. Böyle güvensiz bir ortamda benim aklıma gelen ilk şey bu.
0
cilekli krep
(29.09.22)
(11)

İlişkiye ara vermek

jonas
Sorunların baş gösterdiği bir ilişkiye anlaşarak ara vermek, tarafların bir süre birbirini özlemesi, belki de yokluklarında değerini daha da bir fark etmeleri gibi şeyler, bir ilişkiyi kurtarabilir mi? Yoksa bu ara verme kararı sonu belli olan bir filmin, yani o ilişkinin bitişinin bir adımı olmakta
Sorunların baş gösterdiği bir ilişkiye anlaşarak ara vermek, tarafların bir süre birbirini özlemesi, belki de yokluklarında değerini daha da bir fark etmeleri gibi şeyler, bir ilişkiyi kurtarabilir mi?

Yoksa bu ara verme kararı sonu belli olan bir filmin, yani o ilişkinin bitişinin bir adımı olmaktan öteye gidemez mi?

Ne düşünüyorsunuz?
0
jonas
(28.09.22)
sorunları beraber atlatabilirseniz o ilişki daha da güçlenir. öbür türlü araya soğukluk girer.

evlilikte öyle bir şey yapma şansımız yok tabi. ya çözüyoruz ya boşanıyoruz ya da halının altına süpürüp ileride patlamasını izliyoruz.
0
lazpalle
(28.09.22)
ara verme teklifini GENELDE hayatında bir süre sorumluluk altında olmak istemeyen tarafın teklif ettiğini gözlemliyorum. o taraf genelde ilişkiyi bitirmeye daha yakın taraf oluyor. bir ilişki ciddiye bindikten sonra araya 'nasıl olsa ayrıyız' gibi bir dönemin girmemesi gerektiğini düşünüyorum.

kafayı bir ay toplama ihtiyacı hissettiren bir ilişki sağlıklı bir ilişki değildir gibi geliyor bana. ayrıl barış, ara ver devam et ilişkileri büyük çoğunlukla hüsranla neticeleniyor ve herkes kendi ilişkisinin büyük çoğunluk içinde olmadığı düşünerek hareket ediyor.
0
coldegezenkutupayisi
(28.09.22)
Ayrılıp barışıp daha sonra sorunsuz giden bir ilişkiye şahit oldum, ama ara verilip de süren bir ilişki ben görmedim.

Neye ara veriliyor ki ben bunu da çok anlamıyorum. Yani eğer kendinize alan açmak ve biraz düşünüp taşınmak ya da gerçekte neler olup bittiğini sorgulamak istiyorsanız bunu ilişkiniz içinde yapabilirsiniz, insan zaman zaman kendi başına kalmak isteyebilir. Seksi ve ten temasını azaltabilirsiniz ara vermeden, zaten hep aynı tempoda gitmesi gerekmez ki? E seviyorsanız sevmeye ara verebilir misiniz örneğin, nasıl olacak ki bu?

Ara vermek bana hep "şimdi aniden ayrılırsak çok boşta kalacağım, brexit gibi planlı bir çıkış yapalım" isteği gibi geliyor. Bunu kötü bulduğumdan değil ama bu ara verme konuları açılınca genelde söz edilen niyet bu olmuyor.

Ortada bir sorun varsa bu o sorun çözülmeden bekletilerek düzelmez bundan emin olabilirsiniz. Bu sorunları konuşup bir ortak noktaya varmalısınız ya da sorunların çözülemeyeceğini kabullenip yolunuza bakmalısınız. Ya da eğer sevginiz kalmadıysa kendi kendine geri geleceğini çok sanmıyorum, ilişkiye ara verince kimse kimseyi özlemiyor. Ayrılmaya meyilli olan taraf kendi ilişki sonrası hayatını hazırlayıp ayrılığa yaklaşırken, bu ara verme teklifine hazırlıksız yakalanan taraf boş umutla sağlıksız duygular geliştiriyor.
0
akhenaten
(28.09.22)
Nerede olduğunu, ne yaptığını bir ay, iki ay, neyse bilmediğin birine nasıl tekrar sevgili gibi davranacaksın? Bunun mantıklı bir açıklaması yok bana göre. Bu aynı zamanda bir risk. Belki hiç özlemedim diyecek. İlişki içinde kalarak, güveni yok etmeden iletişimi biraz azaltmak bana daha mantıklı geliyor. Sorun varsa kişiler kendilerini, davranışlarını düzeltmeli. Ara vermek sorunları sadece ertelemek olur.
0
dissendium
(28.09.22)
Aksine. Ara vermek bir ayrılık provası olur ve kişi ayrılığı benimser. Gözden ırak gönülden de ırak misali.
0
ruhen hastayim ben
(28.09.22)
Ara verilen ilişki bitmiş demektir. Eger ara verilecek bir durum var ise ilişkide iletişim ile çözülemeyecek bir durum vardır.
0
mirty
(28.09.22)
Ara verme talebi kimden geliyorsa ayrılalım diyemeyen odur. Ara vermek ayrılmanın yolunu yapmaktır. Öyle olmasaydı ara vermek kimsenin aklının ucuna dahi gelmezdi.
0
muhayyer divan
(28.09.22)
Karşılıklı anlaşıldıysa belki olur
Ama ben şahsen böyle ara vrelim olayına asla girmem
0
basond
(29.09.22)
kurtarmaz. kızı bıraktıgından daha geniş bulman olası.
0
abelardo
(29.09.22)
Ara verme kararı aldıktan sonra tekrar dönüp ilişkinin düzelmesine %3 falan ihtimal veririm. Taraflardan biri o sırada başkasını bulamazsa geri döner. Yoksa ilişki dediğin şey bir yerden sonra sevgiden çok alışkanlığa dönüyor. Onsuz yapabildiğini anlayan çiftler bir yerden sonra özleme değil ilişki sırasında bilinçli ya da bilinç dışı şekilde göz ardı ettikleri sorunları fark etmeye başlıyorlar.
0
nawar
(29.09.22)
Bu olay tamamen kolpa. Ara verince komple kopuyor. Mantıklı bir şey değil.
0
westblack
(29.09.22)
(4)

balık yağı-omega 3 takviyeleri hakkında

bay b
ne düşünüyorsunuz? gereksiz ve abartılı bir takviye mi yoksa gerçekten iş görüyor. hiçbir faydası olmadığını söyleyen de çok, alınması gerektiğini savunan da. kişisel fikirler nedir merak ettim.
ne düşünüyorsunuz? gereksiz ve abartılı bir takviye mi yoksa gerçekten iş görüyor. hiçbir faydası olmadığını söyleyen de çok, alınması gerektiğini savunan da. kişisel fikirler nedir merak ettim.
0
bay b
(27.09.22)
Şahsi fikrimi söyleyeyim.

Gıda takviyeleri hakkında yapılan bilimsel araştırmaların, yazılan makalelerin tamamının birileri tarafından fonlandığını düşünüyorum.

Gıda takviyesi sektörü o kadar büyük ki. Bir anda yok olduğunu düşünsek eczanelerin yarı vitrini boşalır. Böyle bir gücün istediği araştırmayı manüpile edebileceği, istediği makaleyi yazdırabileceği ortada.

Onun için hiçbirine güvenim ve inancım yok. Bence hepsi çöp. (sağlık bakanlığı onaylılara sözüm yok, sözüm tarım bakanlığı onaylı olanlara)
0
Mirket
(27.09.22)
Evet balık yağı faydalı kötü kolesterolü düşürüyor mesela. Tabii siz bunu haftada iki gün balık tüketerek de alabilirsiniz

Mirket'in yazmış olduğu gibi gıda takviyeleri büyük bir pazar aslında çoğu insan gereksiz yere takviye tüketiyor hem de bilinçsice tüketiyor temel sorunumuz beslenme düzenimizin bozulması sağlıklı beslenirsek bu tür takviyelere ihtiyaç yok diye düşünüyorum.
0
beemaker
(27.09.22)
Öncekilere ek olarak şunu da eklemek istiyorum güçlemdirmek adına.

Gıda takviyelerinin pohpohlanması doğal, çünkü bu ticari bir iş. Önceden bunlar sadece eczanelerde ve reçeteli satılıyordu. Uzun bir süredir eczane zorunluluğu kalktı ve reçetesizler.

Haliyle pazarlama devreye giriyor. Bu olağan bir şey. Bu noktada sizin bilmeniz gereken şey şu, eğer bünyenizde gıda takviyelerinin sağladığı maddelerden birisi eksik değilse, gıda takvitesi sizin çok bir işinize yaramıyor. Çünkü eksiklik yok zaten...

Multi-vitaminler, antioksidanlar, probiyotikler, besleyici yağlar; hepsi sağlıklı şeyler, bu doğru. Ancak vücudunuzda bir eksiklik yoksa bunlar size ekstra bir güç kuvvet vermiyor. Kazanımları son derece minimal. Ama zaten hayatı bu kadar sınırda yaşamıyoruz ki? Hatta depo edilen vitaminleri düzenli kullandığınızda zarar verici bile olabiliyor.

Eğer halsizseniz, bitkinlik çekiyorsanız bunların en büyük sebebi genelde uyku eksikliği/bozukluğu, psikolojik sorunlar, stres, düzensiz beslenme ve hareketsizlik kaynaklı oluyor.

Eğer 8 saat uyuyorsanız, spor yapıyorsanız, düzgün besleniyorsanız, stres altında değilseniz ve psikolojik sıkıntı da çekmiyorsanız o zaman bir doktora gidip kan testi yaptırır ve eksikliğini çektiğiniz bir besin varsa takviye alıp faydasını görebilirsiniz. Bunun dışında çözmeniz gereken sorunlar belliyse (yukarda saydıklarım) o zaman rahatsızlığınız sebebi orada yatıyor demektir.
0
akhenaten
(27.09.22)
doğru takviyeyi alırsan çok fark ediyor ama etkiyi görmek için uygun doz ve en az 15-20 gün süre gerekli. bu etki bir anda ortaya çıkmadığı için de tam olarak fark edilemiyor.
efa s1200 kullanıyorum, denediklerim içinde en iyisi.
0
orpheus
(28.09.22)
(2)

Güzel ama ingilizce bir video

die so slowly
https://m.youtube.com/watch?v=tFMWGf65Rj8Dediklerini az çok anlıyorum ama maddeler halinde kısaca ve anlaşılır şekilde yazabilecek olan var mı?
m.youtube.com

Dediklerini az çok anlıyorum ama maddeler halinde kısaca ve anlaşılır şekilde yazabilecek olan var mı?
0
die so slowly
(27.09.22)
İlk adım ona değerinizi göstermektir diye söze başlıyor, kendinden bir örnek veriyor. En yakın zamanda kendi başından geçen örneği veriyor. Kyle diye tatlı bir eczacıya hasta anneannesi adına bir reçete götürerek kendi değerinin ne olduğunu ona göstermiş; bu reçete için eczaneye gelmesi onun iyi bir insan ve iyi bir torun olduğunu gösteriyormuş.

Bundan sonra çıkma teklifinde bulunun diyor. Çıkma teklifinden sonra ikinci aşama geliyormuş, bu da fiziksel temas kurmak. Burada fiziksel temas için dışarda buluşmanın gereksiz masraf olduğunu düşündüğü için tercih etmediğini söylüyor. Bunun yerine rezervasyon kabul etmeyen bir restorana (ki bu tip restoranlar elit ve cool bir hava veriyormuş) gitme teklifinde bulunup onun kapalı olduğunu bildiği pazar gününe denk getiriyormuş buluşmayı. Restoranı kapalı görünce de hadi bi pizza alıp eve geçelim film falan izleriz diye oldu bittiye getiriyormuş. Sonra ekliyor; yatağa geçtiğimiz anda oyun bitmiş oluyor. Bu aşamada ten temasına geçin ve cinsel elektriklenme artmaya başlasın diyor.

bu aşamada sahne değişiyor, orada çok iyi senden çok şey öğreniyorum falan diye ufak bir yağ çekişi geliyor arkadaşından

sonraki aşama onun size geliştirdiği bağlılığı okşamak diye başlıyor. bu aşamada kendi kişisel tercihi kadına ona tehditkar yaklaşan ama aslında gerçekte olmayan komşu figürleri olduğunu benimsetip (not: yani gaslighting yapıp) bu işi sizin halledebileceğiniz izlenimini vermekmiş. (yani bir koruyucu hissi yaratın diyor)

Sıradaki aşamada bütün teması koparın, aramayın sormayın o kadar yükseltmişken birden bütün varlığınızı ondan çekin diyor. Bırakın o yarattığınız güvenilmez koşu imajları karşısında yalnız kaldığını hissetsin vs.

(ek not: bu yukardaki son iki madde klasik love bombing - ghosting aşamaları, temel narsisistik manipülasyon)

sonraki aşamada o umudunu kaybetmişken kapısına gidip umut verin diyor. sahnede "senden kaçmamın nedeni kalbimin kırılacağını düşünmemdi, korkmuştum ama artık korkmuyorum seni seviyorum, sana ihtiyacım var" falan diye anlatıyor

sonra da (argo tabirle) çakışma zamanının geldiğini söylüyor. o seks çok iyi olacakmış çünkü kız artık çok duygusal bir durumdaymış çünkü sert bir adamın kabuğunu kırıp ona eriştiğine inanıyormuş.

sonra da çekip gidiyor ve bir daha hiç aramıyormuşsunuz.

buna da dennis sistemi diyormuş. tüm kadınların kalbini kazanmanın yoluymuş.

Ben şimdi bunu neden yaptım acaba :D
0
akhenaten
(27.09.22)
@akhenaten emeğine sağlık bu kadarını beklemiyordum :D teşekkürler
0
🌸die so slowly
(27.09.22)
(10)

Aldatadan evli kadının fake hesabına girilebilir mi?

ananiyimioguz
Fakülteden bir hocam ulaştı erkek bir kuzeninin eşi bir süredir kendisini aldatıyormuş. Karısının fake hesabını şans eseri telefonu açık iken şüphelenip yakalıyor ama o an görüntü falan alamıyor çaktırmadan bırakıyor.Gördüğü kadarı ile yakınlarda bir adam ile kendilerine ev açmışlar. Kendisi işteyke
Fakülteden bir hocam ulaştı erkek bir kuzeninin eşi bir süredir kendisini aldatıyormuş. Karısının fake hesabını şans eseri telefonu açık iken şüphelenip yakalıyor ama o an görüntü falan alamıyor çaktırmadan bırakıyor.

Gördüğü kadarı ile yakınlarda bir adam ile kendilerine ev açmışlar. Kendisi işteyken bu kadın arkadaşıma gidiyorum deyip o evde diğer adam ile takılıyorlarmış, yoğurt lazım mı ekmem lazım mı diye konuşmalarını falan da görmüş.

Şimdi boşanma yoluna gitmek istiyor ama bana şeyi sordu, elimizde hem eşinin fake hesabı hem de adamın fake hasabının adresleri var.

Bunlara girilip de konuşmaları delil olarak alabilir miyiz? Ücreti mukabilinde yapabilir misin diyor. Ben de öyle bir şey mümkün mü bilmiyorum hocam hiç girişmedim belki fake bir link atılır, oltalama yapılır açılan linke hesap bilgileri isteni o şekilde alınabilir ama başka nasıl olur bilmiyorum bir araştırayım dedim.

Şimdi bunun için kendi çabalarıyla bir şekilde birisi yardımıyla hesaplara girmek mantıklı mı? Yapılabilir mi?

Yoksa savcılığa durumu anlatsak bu fake hesaplara girebilme yetkileri var mı? Eğer varsa hiç gerek yok aksiyona onlar ulaşsın işte.
0
ananiyimioguz
(26.09.22)
Sakın böyle bir şeye bulaşma. Adam karısının telefonunda baya zaman geçirmiş, öyle bir anlık değil baya kurcalamış, tekrar kurcalayıp ekran görüntüsünü kendi telefonundan bile çeker. Kadın demeyecek mi bana komplo kurdular hesap bana ait değil diye. Bu arada öyle erkekler evliliklerinde aldatılmalarını bu kadar yaymazlar. Alır telefonu avukata gider. Bu işin altından başka şeyde çıkabilir gibi geldi bana. Avukatını yanına alıp o evde bassa daha mantıklı.
0
GoodMorningTeacher
(26.09.22)
Konunun savcılıkla falan ilgisi yok. Aldatma işlerine savcılar bakmıyor.

Böyle bir durumda madem ev vs var birisini takip ettirip fotoğraf çektirsin.
0
ihanet kac kisilik
(26.09.22)
Hayır usülsüz aldığınız için delil sayılmaz.

barandogan.av.tr

Ancak mahkeme gerekli gördüğü takdirde operatörlerden veri talep ediyor. Ancak bu veri konuşmanın içeriğini değil ne sıklıkla bağlantı kurulduğu, hangi saatlerde bağlantı kurulduğu, kadar süre konuşulduğu gibi şeyleri içeriyor.

www.pinarileri.com
0
akhenaten
(26.09.22)
Özel dedektifler var. Takip edip belgeyle fotoğrafla dosya veriyorlar.
Yapılması gereken bu ve bir avukatla konuşmak.
0
kisa
(26.09.22)
siber güvenlik alanında çalışan biri olarak yazıyorum, bir üçüncü kişi olarak senlik hiç bir şey yok. ne yaparsan yap bu işten zararlı çıkma ihtimalin yüksek. kesinlikle karı koca arasına girme.

soruna gelirsek, savcılığın fake hesaplara girebileceğini sanmıyorum. daha fazla delil lazım, o da özel dedektifle falan hallolur herhalde.
0
roket adam
(26.09.22)
Postegro var. Arada acin bakin.
0
Kahvedesu
(26.09.22)
Girilir de. Siz neden giriyorsunuz? Suç.
0
ruhen hastayim ben
(26.09.22)
Savcıyla işi yok bu durumun savcılık uğraşmaz zaten adam açısından bakarsak çok haklı fakat şekillendirmek zor bir de delillerin hukuka uygun şekilde toplanması lazım.
0
beemaker
(26.09.22)
Örnek karar geziyordu internette ama siz aslı astarı için avukata yönlendirin. Şifresini ele geçirip mesajları ede ederseniz bu suç ama yanımda telefonu vardı yabancı bir adamdan mesaj geldi baktım bu suç değil. Düzenek kurulmaması gerekiyor.
Boşanma alanında uzman bir avukattan 1 seans danışmanlıkla çözer bu işi o hack işleri hem size zarar hem kendisine
0
cilekli pasta
(26.09.22)
Hayır usülsüz delil elde ettiniz sayılmaması gerekli.


Ancak mahkeme veya savcılık gerekli gördüğü durumda telefon operatörlerden veri talep ediyor. Ancak bu veri konuşmanın içeriğini değil ne sıklıkla arama yapıldığı, hangi saatlerde bağlantı kurulduğu, kaç dakika konuşulduğu vb. şeyleri içeriyor.

bence kvk verileri gereğince uzak durmalısınız. suça iştirak olabilir.

muratkiziloz.com.tr
0
hmk50
(10.10.22)
(11)

Yilda nasil 80-100kg et yenebiliyor?

fakyoras
Selam,Az once db'de bi entry gordum, avrupalilar amerikalilar vs yilda 80-100kg et yiyormus ortalama. Ben kendimi etcil bilirim, haftada 2 kere et yiyorumdur sanirim. 200er gram desek 400 gr. Yilda 20kg ediyor anca. Hadi bi de etli yemek olsa toptamda 500gr. Desek yilda 25kg civari. Gunde 2 ogun yiy
Selam,

Az once db'de bi entry gordum, avrupalilar amerikalilar vs yilda 80-100kg et yiyormus ortalama.

Ben kendimi etcil bilirim, haftada 2 kere et yiyorumdur sanirim. 200er gram desek 400 gr. Yilda 20kg ediyor anca. Hadi bi de etli yemek olsa toptamda 500gr. Desek yilda 25kg civari. Gunde 2 ogun yiyorum, kahvaltida et yok zaten genelde, aksam yemeginde yeme firsatim var bir tek.

Daha fazla yememin-yemememin sebebi maddi durum degil, canim sebze ister bu kadar etten sonra. Yilda 80kg icin haftada 1.5kg et yemek lazim ki bu cok fazla. Yurtdisindayim ve cevremdeki kimse bu kadar yemiyor. Hatta vegan/ vejetaryenleri dusunsek ortalama daha da duser.

Kim bu ortalamayi yukseltenler? Bir insan nasil duzenli olarak haftada 1.5kg et yiyebiliyor? Bunu yapan var mi hic?
0
fakyoras
(26.09.22)
Etten kastınız tavuk, domuz (sarkuteri ve normal et) vs de dahilse ben yiyorum.
Günde en az 300-400 gr et yiyorum spor sebebiyle. Tatil şu bu vs her şeyi atsan bile rahatça bu rakamı yaparım. Hatta bu rakamı asarım bile şarküterilerle.
Ama tek et olarak zor. O kadar et yiyemem.

Bu arada herkes değil, benim hanım misal sizin kadar yiyordur heralde.
0
logisticsmanager
(26.09.22)
Amerikalılar ve Rus'lar falan yiyor. Avrupalılar o kadar yemiyor.

Bu arada 200 gr ne hocam. Adamların bir steak zaten 350-400 gr.

Haftada 2 fazla değil ki. Haftada 3-4 yeseler zaten senin hesaba geliyor.
0
ihanet kac kisilik
(26.09.22)
Etten kastim hayvansal olan etler. Kirmizi et degil bir tek.

@ihk, avrupada genelde steakler 200gr civarinda, napalim bunu yiyoruz :(
0
🌸fakyoras
(26.09.22)
hah ağzına sağlık, ben de aynı sebepten mesaj yazdım arkadaşa. yıllık 100kg demek haftada 2 kilo demek. bir bifteğin porsiyonu 200 gram olsa, haftada 10 porsiyon biftek yemem lazım. hiç aklıma yatmıyor bu hesap, bence bir yanlışlık var bu hesapta. sporcu vs olmadığın sürece günde yarım kilo et yemem çok zor ya.

yani işin parasal yönünü tamamen boşver, bedava olsa bile bence kişi başı yıllık 100 kg et yiyemeyiz.
0
roket adam
(26.09.22)
Marketlerin unlu mamul reyonlarında, ekmek bizim sandviç ekmeğinden biraz büyük ekmek var. Onun da yüzüne bakan yok. Bizim buralardan gidenler alıyor.

Et reyonunda biftek için steak kestirmek istedim, kasap beceremedi. Bi sonraki müşteriye baktım. Benim steak dediğimin beş katı kalınlığında kesiyor.

Sulu yemek denen şeyi zaten bilmiyorlar.

Sebzeyi o etin yanına azıcık garnitür olarak kullanıyorlar.

Çok pişirmiyorlar. İçi resmen çiğ et. Kanlı kanlı yiyorlar.

Bizim yemek kültürümüzü esas alıp düşünürsen mantıksız geliyor da, adamın kültürü de o.
0
Mirket
(26.09.22)
Bir biftek 200 gr değildir. En az iki parmak kalınlığında olanları 450-500 gram gelir. Amerikanların en az 3 parmak kalınlığında steak tükettiğini düşünürseniz 650-750 gramı bulur.
750 gr et bir öğünde rahat yenilebilir, kendimden biliyorum.
0
durbidakka
(26.09.22)
işin maddi yönü yemek kültürüne şekil veriyor

işin dini yönü yemek kültürüne şekil veriyor, domuzun önüne çöp koysan yiyor, zaten otel artıklarını çöpleri toplayıp koyuyorlar, yetiştirmesi ucuz, eti de ucuz. trde de kışlanın yemek artıklarını ihaleyle toplayıp domuz çiftliğine götürenler vardı şuan ne durumda bilmiyorum. böylece en büyük mesele olan yem maliyeti sıfıra yakınsadı.

ama büyükbaşa onu yedirirsen hayvan zehirlenir. o hayvan özen istiyor. malları olan bir arkadaşın varsa sor.

hristiyanlar için mahzuru yok, yedikleri etin yarısı domuz mesela, isviçrede domuz tüketimi yüzde 45in altına düşmemiş son~ 50 senede. avrupa ve amerika böyle. asya da böyle. et ucuz olursa yenir.
www.fhnw.ch

diyetin yarısı domuz olunca aslında maliyet de düşüyor, büyükbaş eti hep pahalıydı, aynı tabloda yüzde 42den yüzde 30a gerilemiş 50 senede. isviçre de olsan 3-5 kişi nüfusun da olsa maliyet önemli.

trde zenginlik olsa, maliyetler ucuzlasa bizde de böyle olur. hatta bakılsın 2005-2013 civarı ortalama et tüketimi bugünden garanti fazladır.

sadece biftek çiğnemek olarak düşünme, hamburger köftesini günde kiloyla yutarsın, yağ gibi akar.
0
comp
(26.09.22)
@Mirket +1

Bizim mutfağımızda "etli yemek" kavramı daha yaygın. Amerika'da ve Avrupa'nın çoğu yerinde yemeğin kendisi etten ve yanındaki garnitürden oluşuyor. Bir örnek olarak texas smoked brisket diye youtube'dan aratıp bakabilirsiniz.

Et kesimleri bizden çok farklı. Bizde eti daha çok kemiklere göre ayırıyorlar, amerika'da (güney, kuzey fark etmez) etin bütünlüğünü koruyup kemikleri de etle birlikte kesiyorlar çoğu zaman. Örneğin bizde kaburgalar tek tek ayrılıp kemirilirken, arjantin'de falan enlemesine şerit halinde kesiyorlar.

Porsiyonları da hayli büyük.

Buraya kadarki kısım mutfak alışkanlığıyla ilgiliydi, bu alışkanlığa fiyat farkı da eklenince hayli fark etmesi doğal bence.
0
akhenaten
(26.09.22)
Haftada 2 kere mangal yapıyoruz hanımla , 1,600 gram altında hiç et almıyorum. Sadece ızgara tüketimi bu , haftanın diğer günleri yediklerimiz (köfte,kebap,tavuk,balık vs.) hariç. Tüketilebilir bir oran.
0
synax
(26.09.22)
3 öğünün 1 öğününde mutlaka et olmalı zaten. ona da 100-200 gram desek. haftada 1 kilo yapıyor en az. bu da yılda "en az" 52 kiloya denk geliyor zaten.
0
tchuck
(26.09.22)
haftada 2 et çok az. benim her gün bir öğünümde mutlaka et olmalı. bu illa pirzola şeklinde olmak zorunda değil, kıyma şeklinde de olabilir. yemeklere de katılıyor kıyma zaten her türlü. bence bu sayı normal.
0
sta
(26.09.22)
(3)

Arkadaş edinme sorunsalı

kondansator
Okul, iş vasıtasıyla soğan tanışıklıklar dışında nasıl arkadaşlık kuruyorsunuz, çift olarak düşünelim. Eşim eski arkadaşları ile pek görüşmüyor, sadece birbirleri ile instagram üzerinden iletişim kuruyorlar. Ben zateb şehirde yeniyim arkadaşım yok. Eşim de yeni çevre yaratalım yeni insanlar tanıyalı
Okul, iş vasıtasıyla soğan tanışıklıklar dışında nasıl arkadaşlık kuruyorsunuz, çift olarak düşünelim. Eşim eski arkadaşları ile pek görüşmüyor, sadece birbirleri ile instagram üzerinden iletişim kuruyorlar. Ben zateb şehirde yeniyim arkadaşım yok. Eşim de yeni çevre yaratalım yeni insanlar tanıyalım derdinde ama bir alternatif üretemedik.
0
kondansator
(26.09.22)
belli bir yaştan sonra kolay değil ama arkadaş bulabileceğiniz yer ve durumlar;;

bina/sitedeki komşular
sık sık gidilen yerlere sizin gibi sık gelen müdavimler
spor salonları
kurslar, hobi için yapılan aktiviteler

aklıma gelenler bunlar.
0
orient blue
(26.09.22)
Devamlılık olmadan arkadaşlık mümkün değil sanırım. Çünkü arkadaşlık bir sözleşmeyle kurulmuyor, zamanla inşa ediliyor.

Okul, kurs, arkadaşların arkadaşlarıyla düzenli buluşmalar, gönüllü topluluklarında bulunmak vb. Belli insanlarla, "aranızda rekabet ya da hiyerarşi bulunmayan" bir ortamda düzenli şekilde vakit geçirmelisiniz. Bu sebeple iş arkadaşlarından arkadaş çıkması da çok zor çünkü arada çıkarların çatışması ya da çakışma potansiyeli var ve kurulan iletişim de resmi.

Evli olduğunuzda çok daha kısıtlanmış oluyorsunuz çünkü toplumsal yapı bunu kolaylaştırmıyor. Sizin için sorun olmayan şeyler çevrenizdeki birçokları için sorun oluyor.

Kısaca bir kursa kaydolun ya da düzenli gönüllü aktivitelerde bulunan.
0
akhenaten
(26.09.22)
@akhenaten + 1

önemli olan fiziksel olarak birlikte zaman geçirmeniz. bunun için de düzenli olarak evinizin dışında bi yerde, diğer insanlarla birlikte olmanız gerekiyor.

ben mesela son zamanlardaki bütün arkadaşlarımı spor salonundan ve düzenli olarak çalışmaya gittiğim kafeden edindim.
0
plutongezegendegilmi
(26.09.22)
(13)

çamaşırları makineye ters çevirip mi atıyorsunuz

ShadowOfMoon
bazılarının kılavuzunda ters çevirip yıkayınız diyor ve benzer renktekilerle yıkayınız diyor.1-mavi tişörtü pembe ile yıkıyor musunuz mesela.2-ters çevirip yıkıyor musunuz3- ters çevrili şekilde mi asıyorsunuz
bazılarının kılavuzunda ters çevirip yıkayınız diyor ve benzer renktekilerle yıkayınız diyor.

1-mavi tişörtü pembe ile yıkıyor musunuz mesela.
2-ters çevirip yıkıyor musunuz
3- ters çevrili şekilde mi asıyorsunuz
0
ShadowOfMoon
(24.09.22)
açık / koyu renklileri ayırabilirim onun dışında hayır.
0
anon1m
(24.09.22)
çevirmekle her seferinde uğraştığım tek şey çoraplar oluyor ama tişörtü şortu pantolonu filan tersse ters düzse düz atıyorum direkt. baskılı tişörtlerde vs. belki sürtünüp aşınmasın diye mantıklı olabilir o kısmı iç tarafa almak onun dışında incecik kumaş zaten nasıl etkilesin temizliğini?
renk ayrımı yapmıyorum her şeyi tek seferde yıkıyorum boya akması vs. olmadı siyah yeşil mavi vs. çamaşırlarla onlarca kez yıkandığı halde beyaz tişörtlerim hala beyaz.
0
konetsu
(24.09.22)
2 ve 3: ters çevirip yıkarım ve ters asarım.
1: Mavi ile pembeyi birlikte yıkamam. Benzer renkleri birlikte yıkarım.
0
pro9it9is9
(24.09.22)
Özellikle baskılı tişörtleri ve kotları makineye atarken ters çeviriyorum, yine ters asıyorum.

Açıklar, koyular ve siyahlar olarak ayırıyorum. Koyu renkli ve yeni giysileri özellikle ayırıyorum, en çok boya akıtma riski onlarda var.
0
kobuzchu kiz
(24.09.22)
1. Hayır
2. Evet
3. Evet
0
black holes in the sky
(24.09.22)
@konetsu, ben çorapları özellikle ters çevirmeden atıyorum. Kirli kısmı dışta kalsın da temizlensin istiyorum. Bana değen değil de yerlere değen kısmı çok daha kirli oluyor.

@Shadow
1- Evet yıkıyorum.
2- Kıymet verdiklerimi ters çeviriyorum, diğerleri nasıl denk geldiyse.
3- Makineden çıktığı şekilde asıyorum. Gömlek, tişört gibi askıya asılabilecek şeyler varsa onları önce askıya geçirip o şekilde kurutuyorum. Bazıları bu şekilde ütü gerektirmiyor, ütü gerektirenler için de işler çok kolaylaşıyor.
0
michael_knight
(24.09.22)
Ben direkt üstümden çıkarırken ters çevirerek çıkarıp atıyorum kirli sepetine.

Renklere dikkat etmiyorum eğer beyaz yoksa. Beyazları ayırıyorum.

Ters çevrili şekilde kurutmaya atıyorum, çıkarınca da düzeltip katlayıp koyuyorum.
0
akhenaten
(24.09.22)
1. Mavi ve pembeye bagli. Toz mavi ve toz pembeyi acik renklilerle beraber gayet yikarim. Beyazlar, acik renkliler ve koyu renkliler olarak ayiriyorum genelde.
2. Sevdigim bi kiyafetse ters ceviririm, artik umidi kestigim bir seyse nasil denk gelirse.
3. Makineden nasil ciktiysa aynen asiyorum.
0
summer timetable
(24.09.22)
Valla ben ters cevirmiyorum olduğu gibi atıyorum makineye. İçeride her yerinin ıslanıp yıkandığı, mıncıklandiğı bir makinede bu çevirme olayı bana pek mantıklı gelmiyor açıkçası.
Sadece renkli/ beyaz diye ayırıyorum. Yani mavi ve pembe tişörtü birlikte yıkıyorum.
0
Amaranta ursula
(24.09.22)
1- beyazlar, açık ve koyu renkliler olarak 3'e ayırıyoruz.
2- kendi kıyafetlerimden her şeyi ters çevirip sepete atıyorum. Ters çevrilmeyen kıyafetler iyi yıkanmıyor.
3-ters şekilde asıyorum.
0
sevilen progressive türkücü
(24.09.22)
Yıkarken tersse bile düz çeviriyorum. Asarken çorap dahil hepsini ters çeviriyorum.
Renkleri solabilir diye korkuyorum.
Ayrıca astığım yerden alıp alıp katlıyorum, astığım yerden direkt sepete toplamıyorum. Kırışıklık daha az oluyor böylece.

Hatta çamaşır konusunda öyle takıntılıyım ki. Mesela makinadan çıkanları elimle dakikalarca düzeltiyorum ütülü formu veriyorum, asarken mandal kullanmıyorum.
Yünlüleri tek tek elimle ütüleyip koltukların üzerine serip kurutuyorum.
Daha bir gün asmadım. :)
Çok kullanmadığımız bir oda var renklileri kışın oraya yazın kapalı balkona asıyorum camı kapıyı açıp kurutuyorum. Havasız ortamda bırakmıyorum. Astım rinkine karşı.
Beyazları yazın açık balkona asıyorum ama takip ediyorum sürekli zaten güneşte erken kuruyor. Kuruyanı direkt toplayıp katlıyorum.
Çamaşırın renginin solmasına tahammülüm yok.
0
kirmizipilotkalem
(24.09.22)
Renkler hiç umrumda değil, zaten açık renkli şeyim yok pek.
Ters çeviririm genelde.
Asarken düz asarım.
0
hedep
(25.09.22)
Asarken ters şekilde asmak sıkıntı değil mi. tene değen şeye toz vs gelecek. üstteki komşunun attığı bir şey
0
🌸ShadowOfMoon
(25.09.22)
(13)

bu yalana ortak olmak mi olur

Kittie
bi arkadasim var. universitede birlikte okuduk ama kendisi bitirmedi. 4 yillik diplomasi yok. calistigim yere basvurdu. bana elbet sorarlar. bi sey demeyi dusunmuyorum bu konuda. sizce yalanda payim olur mu? bana olur gibi geliyor. sonucta bolum arkadasindi e bitirmemis haberin yok muydu denir manti
bi arkadasim var. universitede birlikte okuduk ama kendisi bitirmedi. 4 yillik diplomasi yok. calistigim yere basvurdu. bana elbet sorarlar. bi sey demeyi dusunmuyorum bu konuda. sizce yalanda payim olur mu? bana olur gibi geliyor. sonucta bolum arkadasindi e bitirmemis haberin yok muydu denir mantik olarak. napsam?

not: napican evrak tesliminde dedim. kayip diye gecistiricem, sonra aciklicam durumu. benden vazgeceklerini sanmam. diploma olmadan da o isi yaparim sonucta diyor. o kismi dogru. bi muhendislik isi falan degil bu.
0
Kittie
(24.09.22)
kayıp demesinin bir anlamı yok, diploma kayıt örneği almasını isterler okuldan.
0
durbakalim
(24.09.22)
durbakalim: belki zaman aliyor falan diyecektir. ben de gecici belge isterler dedim ama laf kaynadi arada.
0
🌸Kittie
(24.09.22)
E devlette diploma artık var, bu durum işe yaramayacaktır zaten, siz de yanmayın durduk yere. Bölümden arkadaşım demenizde sakınca yok tabii nereden bileceksiniz tek dersini verdi mi vermedi mi vs ama arkadaşınızın planı işe yaramayacak teknolojik gelişmeler sebebiyle.
0
kullanıcıadımbuolsun
(24.09.22)
E devlet +1

Kendi isimi ve guvenilirligimi baskasi icin tehlikeye atmam.
0
kuzey li
(24.09.22)
Evet o işi diploma olmadan da yapabilir ama bu diplomam kayıp, şöyle böyle diye yalan söylemesini gerektirmez kesinlikle. Yalana alet olmayın, siz de yanarsınız.
0
black holes in the sky
(24.09.22)
@black holes in the sky +1

Yalana ortak değil alet olmuş olursunuz. Yalana ortak olan birinin ondan çıkarı olmalı, sizse karşılıksız olarak kendinizi riske atıyorsunuz. Müdahil olmak istemiyorsanız soran olursa bölümden arkadaşımdı, çok tanımıyorum deyip geçin.
0
akhenaten
(24.09.22)
Diploma istenmiyor zaten. E-Devlet'ten mezuniyet belgesi isteniyor. 10 saniyelik iş o da. Kısaca yalana ortak olmak olur.
0
dissendium
(24.09.22)
Bu devirde bu söylediğini yapabileceğini zannetmesi enteresan, o yalan çok kısa sürede ortaya çıkacaktır hiç ortak olmayın.
0
uvcray
(24.09.22)
Siz işe başlarken edevletten mezun belgesi istemediler mi?
Edevletten alınabildiğini bilmediğinize göre ordan istemediler muhtemelen.
Mezun olup olmadığıyla ilgili hiçbir şey demeyin.
0
sevilen progressive türkücü
(24.09.22)
Benim eski is yerinde benzer bir şekilde çalışanın evrak eksiği olduğunu öğrendikleri anda cat diye işten çıkardılar, hiç karışmayın.
0
mirty
(25.09.22)
sana sormadılarsa ölü numarası yapabilirsin ama senin arkadaşın olduğu aktif görüştüğünüz biliniyorsa pek saklamanı önermem.
0
basond
(25.09.22)
tek seferlik mailler işte bu yüzden var :)
0
rakicandir
(25.09.22)
şirketten sorarlarsa kendisi hakkında pek bilgim yok dersin, kesinlikle sorumluluk alma.
0
tantunisultansuleyman
(26.09.22)
(31)

Okuyarak enayilik mi yaptık?

birmilyonunvarmi
Dün berbere gittim. Klasik mahalle arası berberi. Hatta tek kendisi var. Çalışanı dahi yok. İphone 13'ü var bunun. Karısında da samsung s21 varmış. Yurtdışına karısıyla gidip iphone 14 alacakmış onu anlatıyor.Ben elektronik mühendisi oldum. 150 milyon dolar cirolu şirketin argesinde çalışıyorum. 26
Dün berbere gittim. Klasik mahalle arası berberi. Hatta tek kendisi var. Çalışanı dahi yok. İphone 13'ü var bunun. Karısında da samsung s21 varmış. Yurtdışına karısıyla gidip iphone 14 alacakmış onu anlatıyor.

Ben elektronik mühendisi oldum. 150 milyon dolar cirolu şirketin argesinde çalışıyorum. 26 yaşımda bu halimle ay sonunu getiremiyorum. Bırak sıfır arabayı 15 yaşında araba almak bile benim için çok zor.

Konuya dönelim, bizler okuyarak enayilik mi yaptık?
0
birmilyonunvarmi
(24.09.22)
Hem evet, hem hayır. Hayır, enayilik yapmadınız çünkü denge tekrar kendini bulacaktır, şu an herkes niteliksiz iş gücünün ya da zanaatkarların çok iyi kazanıyor olduğunun farkında ve üniversitelere olan eğilim gittikçe azalıyor. Eğer bu eğilim doğru yönetilir de tekrar nitelikli insan enflasyonu oluşturulmazsa orta vadede düzelme başlar. Umarım artık doğru düzgün bir istihdam planlaması yapmanın önemi kavranmıştır. Türkiye çok yanlış bir şey yaptı, bir yandan "biz ara eleman ülkesiyiz, bizden mucit çıkmaz" mottosu savunulurken bir yandan da yeterli iş planı olmadığı halde çok fazla sayıda üniversite açarak eğitim siyaseti yaptı. Hal bu oldu.

Evet, enayilik yaptınız çünkü muhtemelen bu düzelme bizim neslimizi ilgilendirmez. Biz hayatın çoktan gerisinde kaldık. Sadece bir nebze toparlanma olur her şey yolunda giderse. Yani evet, niteliksiz iş gücünün patladığı, tarihteki bu ender dönemlerin birinde yanlış bir tercih yaptınız.

Ama sizi rahatlatacaksa, 17-18 yaşında bunun böyle olacağını bilemezdiniz.
0
akhenaten
(24.09.22)
sizin berber olup tek başınıza bir dükkanı işletebileceğiniz ne malumdu? artık telefon modeline göre statü belirlemeyi birakalım ayrıca. lise ögrencileri ip11 kullanıyor ceplerinde 5 lira yok. eskiden arabasına saatine vs göre bi şeyler ayırt edici gibi görünürdü bu işin telefona düşmesi aslında hepimizin ne kadar fakirleştiğinin göstergesi. 10-20bin liralık şeylerle zengin sanıyoruz he
0
ala09
(24.09.22)
Kısmen evet.
0
OrangeYellow
(24.09.22)
karsindaki adam kendi isini yapiyor, sen birinin yaninda calisiyorsun. en buyuk temel fark bu. oradan baslayarak hesabini yapabilirsin.
0
idexo
(24.09.22)
Net cevap; evet.
0
etna
(24.09.22)
Kendimi de dahil etmek uzere evet, uluslararası firmada çalışıyorum, elektronik haberleşme sektöründe ve dediğin gibi ay sonu gelmiyor, ama aşağımızdaki kuruyemisci bu dönemde sıfır Peugeot 508 aldı. Üstelik iş stresi de yok.
0
mirty
(24.09.22)
Eğer mühendis olma, okul okuma sebebiniz çok kazanmaksa evet hata yaptınız.

O berber hem işinde sizden daha tecrübeli hem de kendi işini yapıyor. Ayrıca fiziksel de bir iş, ofiste masabaşı bir iş değil.

Bir berberin yanında çalışsaydı büyük ihtimalle sizden az kazanacaktı. Siz de bir mühendislik şirketi kurarsanız büyük ihtimalle berberden fazla kazanacaksınız. Diploma ile para arasında bu kadar net bir ilişki olması gerektiğini düşünmeyin.
0
michael_knight
(24.09.22)
Ben okudum ve üniversite deneyimini,yurt hayatını, gurbeti öğrendim. Daha üniversitenin ikinci ayında ihtiyacım olmadigi halde işe girip çalıştım sırf insan ilişkilerim guclensin diye. Üniversitede işimi kurdum. Şimdi bir muhendisin on katı kazanıyorum ama üniversite yıllarımı doğru degerlendirmeme borçluyum hepsini. İyi ki okumuşum
0
alimcgraw
(24.09.22)
Soruya cevap değil ama telefon örneğiniz üzerinden konuşursak, kime ailesinden neler kaldığını bilemeyiz. Her kazanç mesleki kazanç olmayabiliyor yani. Çok alakasız, para etmez diyeceğimiz araziler çok büyük paralara satıldı geçtiğimiz 10 - 15 senede.
0
cometome
(24.09.22)
bu ne kadar sığ bir yaklaşım. berberin (ki yaşı ailesi v.s. belli değil, belki aileden desteği v.s. var veya geçmiş birikimi) bir iphone alıp bir de yurtdışına çıkabilmesi böyle bir karşılaştırmaya neden olmuş.

okuyarak enayilik yapmışsınız çünkü maalesef size pek bir şey katmamış en azından böyle karşılaştırmalar yapmayacak kadar.
0
nuisance
(24.09.22)
Herkes sadece berber örneğine odaklanmış ancak berber burada sadece bir örnek. Soruyu soran arkadaş da gördüğü tek bu örnek üzerinden bir sonuca varmamıştır eminim.

İçinde olduğumuz durumda resmi verilere göre ülkenin %50 civarındaki bir kısmı asgari ücretle çalışıyor. Beden işçilerine yüksek bir talep var. Çoğu şantiyede beden işçileri başlarındaki mühendisle neredeyse aynı maaşı alıyor, hatta mühendisten fazla maaş aldıkları örnekleri bizzat kendi gözlerimle gördüm. Bugünkü durumda somut olarak, yüksek öğrenim görmek çok da çekiciliği kalmamış bir durum.

"Sen iyi olduktan sonra her şekilde kazanırsın" gibi şeyler söylenebilir ancak alanında çok iyi olan insanlar zaten her zaman, her yerde, her koşulda kazanır. Burada problem en iyisi olmak değil, problem ortalama bir hayat sürmenin çok zorlaşmış olması. Yani ya çok iyi olacaksınız ya da hiçbir şey olmayacaksınız durumu var.

Sorunun bir cevabı da bu aslında. "Orta direk" değil artık kimse. Okumak, okumamak önemli değil. Hal böyleyken insan ben neden bunu yaptım diye sorabilir elbette.
0
akhenaten
(24.09.22)
berber imkansizliktan ya da kendi seciminden dolayi okumamis olabilir ve islerini kurmus belli bi gelir seviyesine cikmis olabilir. inanamiyorum en az lisans mezunu birinin iphonu, samsungu kistas yapip okula gitmeyi enayilik gormesine.
kisaca cevap: asla degil ama sizinki enayilik olmus +1
0
Kittie
(24.09.22)
hayır.
0
ya ben lan neyse
(24.09.22)
Okumasaydin otomatik olarak berber olmayacaktin ki?

Berberlik muhendislikten daha zor, pis ve ogrenmesi cok daha mesakkatli bir is ve bu kucumseme durumu garip olmus.

Okumasaydin gerceklesme ihtimali en yuksek ihtimaller soyle:
1. asgari ucretle herhangi bir is
2. tumden issizlik

Okuyarak hata yaptim, bak futbolcular benin 1 yilda kazandigimi 1 haftada kazaniyor diye hayiflanmak kadar sacma.
0
hot potato
(24.09.22)
@hot potato + 1

toplumda sizin mesleğinize göre albenisi daha kötü gözüken bir çok meslek var sizden 90910295 kat daha fazla kazanıyor. çünkü bunun da bir nedeni var.

yani siz mühendis oldunuz diye toplumun çoğundan daha iyi kazancaksınız diye bir şey yok. buna kanıp mühendis olduysanız o zaman hata yapmışsınız. aksi halde belli bazı ön koşullar, yetiler vs. yok ise sizin de çoğumuz gibi yüksek tahsil yaparak iş piyasına dahil olmaktan başka çareniz yoktu.
0
AlsterWasser
(24.09.22)
Berber aslında şirket sahibi, sen ise bir şirkette çalışansın.

Sen eğer bir berberde çalışırsan çok daha kötü bir hayatın olur şuandakine göre. Ama eğer kendi çalıştığın gibi bir şirket açarsan o zaman daha iyi şeyler kazanabilirsin.

Ama şirket sahibi olmak her zaman zordur, meşakatlidir. Daha risklidir. Ticaret kafası da gerektirir. Öyle dükkan işletmek de kolay şey değil yani. oturmuş bir dükkanı devralmak kolay. Ama sıfırdan bir zanaat öğrenip, buna uygun bi işletme açmak vs kolay değil.

Bir işe girip çalışmak, bir dükkan açmaktan daha güvenli bir seçim, bu yüzden de daha az kazandırıyor doğal olarak.
0
zimbirik
(24.09.22)
Ek olarak, benim kuaförüm çocuğunu 14 yaşında yanında part time çalıştırmaya başladı. 18 yaşın bu işi öğrenmeye başlamak için çok geç bir yaş olduğunu söylüyordu. Yani o meslek de o kadar kolay değil
0
zimbirik
(24.09.22)
diploma sahibi olup maaşlı çalışmak ile okumayıp zanaatkar olmak seçimlerini yaparken incelenen parametreler 20 yıl önce başkaydı, bugün başka. çocuklarını bir ustaya değil de bir öğretmene teslim edenler bugünlerin geleceğini bilmiyorlardı. çünkü o anne ve babalar, bir memurun ya da okuyup bankada çalışan, fabrikada mühendis olan, plazada beyaz yakalı olan bir diplomalının maaşıyla, kendi ömür sınırları dahilinde ev, araba ve hatta yazlık alabildiğini, nispeten de orta sınıf hayatı yaşadğını biliyor ve görüyorlardı. belki kendileri de bu şansa sahip olmuşlardı. bu yüzden enayilik diyemeyiz. öngörüsüzlük de diyemeyiz. koca bir ülkenin sosyo-ekonomik yapısını değiştirebilecek kadar kötü bir yönetimin başa gelip 20 yıl gitmeyeceğini öngörebilmek mümkün değil. yani sahil kenarından, denizi gören, denize sıfır bir ev alıyorsun. sonra birileri senin evinin önündeki deniz kıyısına beton dolgu yapıyor metrelerce ve oraya gökdelen dikiyor. ve senin yapacak bir şeyin yok. bu enayilik değil yani, talihsizlik.
0
durbakalim
(24.09.22)
@durbakalim iyi bir noktaya değinmiş.

Bundan 10 yıl önce Rusya ile Ukrayna'nın savaşacağını, Türkiye'de darbe yapılmaya çalışılacağını çok az kişi tahmin edebilirdi. Bize 3. Dünya Savaşı çok uzak geliyor, olmaz diyoruz, ama o da olabilir. Bugüne kadar iki kez oldu, üçüncüsü niye olmasın. Bugüne göre değerlendirmek doğru değil. Değerinin bilindiği bir ülkede okuduğun için çok mutlu olabilirsin.

Ben kendi adıma enayilik yaptığımı düşünmüyorum. İnsan karakteri neye uygunsa onu seçer. Benim karakterimde üniversite eğitimi almak vardı. Okuduğum için mutluyum istediğim gibi işler bulamasam da.

Bazı berberlerin iyi kazandığı doğru. Ama ben uğraşmazdım bu işle.
0
dissendium
(24.09.22)
araba tamircisi ve oto elektrikçi olan 2 arkadaşım çocuklarının ilköğretimden sonra çıraklık eğitime verdi. oto elektrikçi olan arkadaşın çocupu 18 yaşına geldi, bayan kuaförü, resmen para altında.

ötekisi de hem çalışıyor hem çıraklık eğitime gidiyor, 14 yaşındaki çocuk 3 kuruş maaşla hayat geçmez diye söyleniyor şimdiden. tabi bunun babasına haftada 3 tane motoru patlak araba gelse en az 60 lira kar bırakır. bi yağ bakımından 500 lira alıyolar, günde 4 5 tane kesin geliyor, ufak tefeği yok parçacıdan geçirmesi, yok eline kalan çıkma parçalar derken, toplayınca deli para oluyor.
0
killerbee
(24.09.22)
Çoğu mesleğin "bazisi" iyi kazanıyor.
Benim de berber tanıdıklarım var mutlu değiller. Ama berber olup deli mutlu olan da var. Yani bu garanti değil ki.

Ama hep böyle başarılı örnekler göz önüne sokulur hiç değişmez. Avrupa için de iste mavi yaka/zanaatkar goygoyu var ama kimse o noktaya gelinene kadar kaç para alınıyor vs bakmıyor. Herkes 4-5 bin euro kazanıyor saniyorlar.

Neyse yani bir örneğe bakıp hata mı yaptım demek saçma. Bu mantıkla ben de size izmir'de müdürlerine 80-100 bin lira veren, dövizle para veren, yöneticilere a3 veren yerler söylerim. Ama bunlar da başarılı örnekler gene.

Ha herkesin üniversite okumasının saçma olduğuna inanıyorum ama bu herkesin iş yeri sahibi olması gerektiği düşüncesi kadar saçma.
0
logisticsmanager
(24.09.22)
Ne okuduğuna bağlı. Mesela benim üniversite okumama gerek yoktu. Burslu olarak okudum ama bana tek faydası %100 ingilizce olduğu için bana ingilizce katması oldu. Toplamda 6 sene okudum, 4 senesi çöp. Evet çöp olan kısmı lisans kısmı. Aile ve toplum baskısı+merak diyebilirim okulumu bitirmemi sağlayan şeyin.

Ben şahsen gerçekten eğitim veren 3-5 üniversite haricinde türkiye'de üniversite okumanın gereksiz olduğunu düşünüyorum. Ortalık her meslekten ortalama okuldan mezun olmuş insan kaynıyor. Gerçekten bu kadar mühendise, mimara, avukata, iktisatçıya, ve sözel puanla alan herhangi bir bölümden mezuna ihtiyaç yok.

Çok net diyorum bu ülkede 100 üniversite varsa 90'ı kapatılmalı. 100 akademisyen varsa 95'i kapı önüne konmalı. Bu ülkenin en büyük fabrikası boş beleşten üniversiteler.
0
denizgonen
(24.09.22)
Mezun enflasyonu mağdurusu , ve berber vergi ödemiyor, üstüne kaçırıyor. Türkiye'de parayı bulabilmenin yegane yolu, ticaret ~= vergi kaçırmak.
0
wiekannich
(24.09.22)
berberlerin işi de epey düştü
kendi traş olmayı öğrenenler
genel olarak saçları problemli zaten ülkenin
artan traş ücretleri

işinde en iyi olmadıktan sonra zengin olamazsın
0
bir soru sorcam
(25.09.22)
Uzunca bir süre bende böyle düşündüm. Sonra farkettim ki şu an sahip olduğum statüyü okumadan elde etmem mümkün değildi.

Rakiplerim dahi hayal edemezlerdi. Hepsini yenince herşey çok başkalaşıyor. Az okumak, öz okumak lazım.
0
baldan kaymak
(25.09.22)
bence evet. türkiyede üniversite okumaya çok büyük önem atfediliyor. herkes okuyup masa başı iş, memuriyet peşinde koşuyor. senin bölümünden veya benim bölümümden her sene binlerce mezun çıkıyor. benim durumum iyi ancak bizi kandırdılar ve yıllarca oyaladılar. benim berberim de çıkan her iphone u alacak gücü var. bugün 13 pro max almış. ama benim bir sürü meslektaşım alamıyor. okuyan ve çalışan arkadaşlarım da alamıyor. insanları bir hayalle kandırdılar. şimdi köle gibi çalıştırıyorlar.
0
paintov
(25.09.22)
Brolar sakin. Bana amma sallamışsınız :d

Ezberci eğitimin getirdiği klasik beyaz yakalılıkla çoğunuz ana fikri dahi anlamamışsınız. Berber burada sadece bir örnek. Kırtasiyeci de benden fazla kazanıyor, kuruyemişçi de benden fazla kazanıyor. Ben ise az kazanmıyorum, hatta burada bana sallayanların çoğundan fazla kazandığımı düşünüyorum ama bu para bana yetmiyor. Gidip iphone 14 alamıyorum. Ayrıca mesleğimde kendi yaş grubumun en başarılılarından biri olduğumu söyleyebilirim. O yüzden bana sallamayı kesin.

Ayrıca berberi küçümsediğimi nereden çıkardınız? Ben bluetooth le ile lorawan ile wifi ile ethernet ile iot projeleri geliştirirken o adam saç kesiyor antep fıstığı satıyor. Sadece daha fazla kazanmayı hak ettiğime inanıyorum.

Bir de bana para için mi okudun demiş üstte biri. Yok kanka hayrına okudum ben. Ne parası?
0
🌸birmilyonunvarmi
(25.09.22)
@birmilyonunvarmi o iş öyle olmuyor maalesef, ticaret > maaşlı çalışmak. Atomu da parçalasan bir sistemin parçasısın ve işveren seni başka biri ile değiştirebilir.

Kimin ne kadar kazanmayı hak ettiği çok farklı bir konu, sonuçta iş kuran insan ortaya bir sermaye koyuyor. Ticari risk alıyor. Bir ara 3-5 lokmacı köşeyi döndü 300 tane lokmacı açıldı. Sonra hepsi kapandı. Piyasada da kimseye bedava para yedirmiyorlar.

Daha çok para kazanmayı geçtim, bence teknokrasi ile yönetilmemiz lazım ama o işler de öyle olmuyor.

Boşuna mı okuduk? Bence mesleki olarak tatmin olduğun bir iş yapıyorsan; hayır. Aldığın eğitim sayesinde yurt dışında iş bulabiliyorsan; hayır
0
archmage mahmut
(25.09.22)
kısmen evet.
eğitimli olmak güzel şey ama bu devirde eğitimi paraya çevirmek meşakkatli ve zor iş.
0
benibulmanlazim
(25.09.22)
Okumak iyi para kazanacağınız anlamına gelmez zanaat her zaman kazançlıdır ayrıca artık alaylı zanaatkar yetişmediği için zanaat günden güne değer kazanıyor.
0
beemaker
(25.09.22)
berber dediğin adam sanatçıdır, vasıfsız işçi gözüyle bakma. sende o yetenek ya da o heves var mı? olmadığı için mühendis olmuşsun zaten. mühendis olarak iyi para kazanmanın yükselmenin yolları var, o yolların peşinden koşacaksın. ulan berber bile bizden fazla alıyor berber olaydım keşke dersen aldığın diplomaya yazık. x kişi elektronik mühendisi dolar kazanıyor, ben nasıl öyle olabilirim diye düşünmen lazım.

mesleğinde kendi yaş grubunda en iyilerden biri olsaydın, ulan berber bile benden fazla kapanıyor gibi sığ bir tespitle gelmezdin dostum. acı ama gerçek maalesef.
0
roket adam
(25.09.22)
(6)

windows lisans fiyatı mantıksızlığı

tukenmez adam
microsoft un kendi store unda veya hepsiburada da 3000 tl - 5000 tl olan lisans ücreti aşağıdaki gibi sitelerde nasıl 20 tl civarında olabiliyor.(siteden alışveriş yapmadım ancak bunun gibi bir sürü site var.)https://www.hepsiburada.com/microsoft-windows-10-pro-turkce-64bit-oem-fqc-08977-pm-by51192?
microsoft un kendi store unda veya hepsiburada da 3000 tl - 5000 tl olan lisans ücreti aşağıdaki gibi sitelerde nasıl 20 tl civarında olabiliyor.
(siteden alışveriş yapmadım ancak bunun gibi bir sürü site var.)
www.hepsiburada.com
netlisans.com
0
tukenmez adam
(24.09.22)
piyango biraz

answers.microsoft.com
0
comp
(24.09.22)
ucuza satılan lisanslar OEM olarak adlandırılan, bilgisayar üreticileri veya toptancıları için onlara daha uyguna satılan ve kutulu satılan bilgisayarlarda kullanılmak üzere dağıtılan lisanslardır. üreticilerin elinde kalan, satılan bilgisayarda kullanılmayacak olan lisans anahtarları ucuz yollu olarak gösterdiğiniz sitelerde satılıyorlar.

aldığınız lisansın çalışma garantisi yok veya belirli bir süre sonra devre dışı bırakılmayacağının garantisi yok. zira microsoft kullanılmasını tavsiye etmiyor ve yarın bir gün oem lisanslar için ek bir denetimle hepsinin fişini çekebilirler.
0
bravoteam
(24.09.22)
"Bu anahtarların bazıları lisansların daha ucuz olduğu diğer ülkelerden elde ediliyor. Buna gri piyasa anahtarı da denir. Örneğin Windows lisansları bir zamanlar Çin'de çok daha ucuzdu. Buradan alınan anahtarlar, ülkemizde de uygun fiyatlarla satışa sunulabilir.

Ancak bu en iyimser senaryomuz.

Çeşitli internet sitelerinden satın alacağınız lisans anahtarları çalıntı kredi kartı numaraları ile satın alınmış olabilirler. Bir kişi çalıntı kredi kartı numaraları ile anahtar satın alıp, bunları üçüncü parti satıcılarda satmayı düşünebilir. Kredi kartlarının çalındığı bildirildiğinde ve ters ibrazlar gerçekleştiğinde Microsoft, bu anahtarları devre dışı bırakır. Ancak satın aldığınız kişi tabii ki de bir para iadesi yapmayacaktır.

Bazı lisans anahtarları öğrenciler için sunulan ancak çeşitli sahtekarlıklarla elde edilenlerden oluşabilir. Diğerleri tek tek satılmaması gereken toplu lisans anahtarları olabilir."
0
comp
(24.09.22)
bir kısmı lisans kodu üreten programdan aldığı kodu veriyor :D tutmaz ise bir tane daha
0
yeninesiltupcu
(24.09.22)
çok teşekkür ederim cevaplar için. valla hocam anladığım kadarıyla biraz kazı kazan. ama 5000 tl lik lisans alacağıma. 20 tl lik iki kere kazı kazan oynamak daha mantıklı :) yani harcayacağım meblağ 200 tl 300 tl olsa çöpe gitse üzülürsün. ama 20 tl gofret parası.
tabi denetime tabi şirket kurum vs de kullanılmaz.
0
🌸tukenmez adam
(24.09.22)
Microsoft o 20 liraya satılan lisansları geçerli saymıyor aslında. Tespit ettiklerini de iptal ediyor.

Şuraya bakabilirsiniz; www.howtogeek.com

Yani crackli windows kullanmaktan bir farkı yok bunun. Çünkü en başta bu ucuz anahtarlar hiçbir zaman sizin elinize geçmemiş olmalıydı. Şu anda windows'un mevcut değeri ms store'da ya da teknoloji mağazalarında satılanlar. Sistemin ederi aslında o. Haliyle siz ister 20 liraya alın ister onu da vermeden crack yapın aynı şey.

Neden ucuzu varken pahalı olanı alayım ki sorusunun cevabı bunla ilgili. Çünkü orjinal windows kullanmanın bedeli 4-5 bin lira civarında. Eğer o 20 liralık ürün anahtarlarından aldıysanız, yasal olarak tanınan bir sürüm kullanmıyorsunuz demektir, bu da sizin seçiminiz. "Torrent'le indirebilecekken neden streaming platform kullanayım ki" demekle aynı olur bu.
0
akhenaten
(24.09.22)
(2)

Abd de yaşayan gemide çalışan burak bey

emfuzi
MerhabaGeçen yıl abd de yaşayan Burak isimli bir arkadaşla tanışmıştık. Gemide çalışıyordu yanılmıyorsam. Mesajlar silindiği için ulaşamıyorum kendisine. Tanıyan eden var mıdır?
Merhaba

Geçen yıl abd de yaşayan Burak isimli bir arkadaşla tanışmıştık. Gemide çalışıyordu yanılmıyorsam. Mesajlar silindiği için ulaşamıyorum kendisine. Tanıyan eden var mıdır?
0
emfuzi
(24.09.22)
Herhangi bir entrysinden bir kesit hatırlıyorsanız google'dan

"entryden hatırladığınız bir cümle inurl:eksisozluk.com"

Şeklinde bir arama yapıp çıkanları tarayabilirsiniz.
0
akhenaten
(24.09.22)
Northern mariner mi ne öyle bir kullanıcı vardı. O mu acaba?
0
inheritance
(24.09.22)
(6)

Arkadaşlarımın toplum içindeki bazı halleri beni rahatsız hissettiriyor

norules
Merhaba. Çok uzun yıllardır arkadaşım olan arkadaşlarım/arkadaş grubumuz var. Birebir insani yönden çok sevdiğim adamlar fakat toplum, topluluk içerisindeki bazı hal ve hareketleri beni oldum olası geriyor biraz.Mesela bir cafeye gideriz; gereğinden yüksek sesle konuşmalar, küfürlü ifadeler, yüksek
Merhaba. Çok uzun yıllardır arkadaşım olan arkadaşlarım/arkadaş grubumuz var. Birebir insani yönden çok sevdiğim adamlar fakat toplum, topluluk içerisindeki bazı hal ve hareketleri beni oldum olası geriyor biraz.

Mesela bir cafeye gideriz; gereğinden yüksek sesle konuşmalar, küfürlü ifadeler, yüksek kahkahalar. Bazı insanlar hep bizim masaya bir döner bakar falan. Ben bu tür bize bakmalara da denk gelince "İnsanlar rahatsız oluyor" diye bir gerilirim. Hepimizin yaşlar da 30+, ufak çocukları ikaz eder gibi bir şey de demek istemiyorum yani. Bu sebeplerden dolayı ev buluşmalarımızda çok daha rahat hissediyorum mesela, ben de rahatça komple salıyorum kendimi :)

Arkadaşları arasında benimle benzer konumda olanlar var mı aramızda? Hiç ekibinize uyarı falan yaptığınız oluyor mu? Merak ettim.
0
norules
(23.09.22)
Kafede böyle bir grup görsem bir daha oraya gitmem. Bu kadar diyeyim. Seviyeyi çok düşüren hareketler bunlar. Günümüzde liseliler bile böyle hareketler yapmıyor. Sizin durumunuzda olsam uyarırdım. Devam ederlerse bir daha onlarla kafeye gitmezdim. Benim arkadaşlarım genelde efendi tipler oluyor. Taşkınlığa denk gelmedim hiç.
0
dissendium
(23.09.22)
Kendimi bildim bileli arkadaşım olan yakın arkadaşlarım arasında yok, ama diğer arkadaşlar içinde var.

Ben konuşan kişinin konsantrasyonunu bozmadan hafif sırıtıp, kafamı "evet, dinliyorum" der gibi sallarken elimle de sesi alçalt diye hafifçe yukarı aşağı hareket yapıyorum. Bu zamana kadar hep işe yaradı. Deneyin bence.
0
akhenaten
(23.09.22)
Ben uyarıyorum özellikle toplu taşımadaysak sesini alçalt, yavaş gül vs. diye.
0
black holes in the sky
(23.09.22)
O arkadaşlarınızdan biriyim. Bence böyle şeylere gerek yok kasma kendini derdim eğer beni ikaz etseydiniz bu konuda. Yok ille de olmasın derseniz de yakinligimiza bağlı, bilemedim napicagimi. Yani mesela kahkaha zaten "ayarlı" bir şey olarak çıkmıyor, kafeye uygun desibelde kahkaha diye bir şey varsa da o bende yok. Özetle bunlari derdim ama sonra nolurdu bilmiyorum.

Söz konusu ayaküstü oturduğumuz bir kafeyse bunu düşünmenin mantığını anlamıyorum. Cafe biraz böyledir, gürültülü uğultulu. Bazıları müzik kullanır bastırmak için, mekanin akustiği de zannediyorum ayarlanabilir bir şeydir ama hiç böyle bir yere rastlamadım.
0
encokbenisevinnolur
(23.09.22)
küfür yok da çok yüksek sesli konuşmayı seven adamlar var. arada uyarıyorum, ya da kendim iyice kısık sesle konuşuyorum onlar da bir tık düşsün diye. bu konudaki fikrim, ara sıra elbette espri olur yüksek sesle gülünür ama iyi sıkı arkadaşlar olunca çoğunlukla konuşulanlar özel konular oluyor zaten, bu konuşmaların rahatsızlık verecek seviyede yayınlanıyor olması gerer beni. vaiz miyiz biz herkese sesimizi duyuyoruz, toplum yararına bir şey mi konuşuyoruz. bir de konuştuğu konuya göre söz gelimi kendini övme fırsatı veren bir konu olunca ses yükseltenler var ki allahtan öyle tipler yok benim etrafımda.
0
kaichi
(24.09.22)
Ben uyarırdım. Ve aslında evde rahat olmanıza anlam veremedim. Mesela sizin evinizde toplanıldı, o yüksek sesli kahkahalar, bağırış çağırış sizin evinizde yaşanıyor. Bunda problem yok mu? Eğer eviniz müstakilse tamam ama değilse cafedeki gürültü değil evdeki gürültü falsolu.
Konşularınıza çok ayıp edersiniz. Kafe dediğimiz yerdeki çıkan gürültü daha masum, çünkü ortam zaten kamuya açık.

Ben bu insanları kafede belki uyarırım, şşşt falan derim. Elle işaret yaparım. Ama eve asla almam. Evde gürültü yapılmaz. Yapılmamalı. Kafe bi seviyeye kadar okay. Ama evde bu seviye daha düşük. Evde daha rahat olmanızı anlayamadım.
0
zimbirik
(24.09.22)
(2)

MS programlarını nerden öğrenebilirim.

dakota
MS word, office, Excel, PowerPoint gibi programları baştan başlayarak öğrenebileceğim ve geliştirebileceğim neresi var. YouTube’da baya bi video var ancak çok karmaşa yaşıyorum. Tavsiyeleriniz nelerdir ?
MS word, office, Excel, PowerPoint gibi programları baştan başlayarak öğrenebileceğim ve geliştirebileceğim neresi var. YouTube’da baya bi video var ancak çok karmaşa yaşıyorum. Tavsiyeleriniz nelerdir ?
0
dakota
(23.09.22)
Udemy'den puanı yüksek, öğrencisi çok eğitimlere başlayabilirsin. Ancak mutlaka indirim bekle. 60-70 lira civarına alırsın her birini.
0
himmet dayi
(23.09.22)
Skillshare'de de güzel kurslar var. Özellikle excel için çok deneyimli bir adamın dersi vardı bana çok faydası olmuştu ama şu an siteyi kullanmadığım için içeriği göremiyorum ve adamın adını söyleyemiyorum.

1 aylık ücretsiz üyelikleri var, alıp bakın bir.
0
akhenaten
(23.09.22)
(11)

En yaşanılası olduğunu düşündüğünüz ülke

cosmicgadin
Hangisi? Sebepleriyle lütfen.
Hangisi? Sebepleriyle lütfen.
0
cosmicgadin
(23.09.22)
Yeni Zelanda

Dünyanın hareketli bölgelerinden izole ancak bilinçli, sosyal olarak uyumlu insanlar yaşıyor. Hayat standartları benim için güzel.

Kanada da başka bir seçenek. Aynı ABD gibi dünyanın diğer bölgeleriyle arasında iki tane okyanus var ama ABD gibi kendi içinde kurtlar sofrası değil. İnsanları daha mülayim.

Yani anlayacağınız gibi benim için en önemli noktayı gününüz toplumsal normlarını yansıtan ancak çok göz önünde olmayan ülkeler oluşturuyor.

Norveç, İsveç gibi ülkeler her geçen gün artan gerilimlerin içinde daha da çok kalmaya başladılar; onun için artık onları saymıyorum.
0
akhenaten
(23.09.22)
İsrail/Katar
-Havası güzel.
-Yemekler güzel.
-Deniz/plaj.
-Güvenli (özellikle Katar).
-Haklı refah içinde, görece zengin ülkeler.
-TR'ye yakın.
-İş imkanları gani.
0
heritage
(23.09.22)
ABD. Her açıdan daha çok olanak var.
0
dissendium
(23.09.22)
nasil yasayacagimiza gore


chill bir emekli hayati icin en yasanilir ulke tayland

sosyo politik dinamik ve bu acidan besleyici bir hayat icin fransa

sadece izdirap icin turkiye
0
hewit
(23.09.22)
ABD. Her eyaleti bir ülke gibi.

Demokratların azınlıkta olduğu herhangi bir eyalette nispeten rahat yaşayabilirsiniz. Mülteci sorunundan kaçmak daha kolay.

Maaşları yüksek, şehirlerinde başıboş hayvan sorunu yok. Şehirde çalışmak istemeyenler için imkanları çok daha fazla, büyük şirketler kasaba gibi yerlere ofis açabiliyorlar.

Pasaportu çok güçlü, herhangi bir Avrupa ülkesinde haftalarca tatil yapabilirsiniz.

Araba ve yakıt ucuz. Et ucuz. Her türlü dünyaca ünlü müzik gruplarını dinlemek ve çeşit çeşit sosyal aktivite mümkün.

Bu biraz kişisel ama müstakil ev çok yaygın.

Avrupa mülteci cenneti, ayrıca tek tip hükümetler olduğu için halka zorla herhangi bir şeyi dayattırabiliyorlar. Yani Hollanda’nın yaptığı gibi eti yasakladık, tarım yapamazsınız dediklerinde gidebileceğiniz alternatif bir şehir yok. ABD de bu durum daha zor. Eyalet bazlı kararlar veriliyor. Bunaldığınız bir noktada başka bir yere taşınabilirsiniz.

ABD de zengin olmak daha kolay, Avrupa vergi cenneti.

Özetle, Avrupa’ya gidecekseniz Türkiye de kalın daha mantıklı bence. Tek hedefiniz ABD olsun.
0
sarahkerrigan
(23.09.22)
rusya. başkalarından devşirme faşizm yerine bizzat evde yapılmış sağlıklı ve organik faşizmi tercih ediyorum çünkü. normalde sıkı avrupacıydım, ülke fark etmezdi. gel deseler yine giderim herhalde ama siyaset işine hiç girmemem lazım, yoksa nefis dayaklar yerim. ben o yüzden rusya ve ardından balkanlar diyorum. öncelik sırbistan, plase hırvatistan.

herkesin fikrine ve isteğine saygım sonsuz ama ben ABD'yi idealize eden biriyle merhabalaşmanın ötesine geçmem mesela. bi ricası, isteği olursa yardımcı olurum. o kadar.
0
der meister
(23.09.22)
bastira bastira soyluyorum kesinlikle commonwealth olamaz, reklami iyi, abartiliyor.

bizim gibi akdeniz insanina, italya, portekiz, fransa gibi ulkeler uygun.
fransizlar cinstir, ispanyollar ve italyanlar ile iyi anlasiriz.

yok avrupa'dan cikmak istiyorum diyorsaniz, ya Amerika (pasifik sahili) ya da Rusya.

obur taraftan haliniz vaktiniz isiniz gucunuz yerinde ise ben olsam turkiye'den en fazla 2 haftaligina tatil icin kacarim, bir nefes alir cukura geri donerim.
0
cooperr
(23.09.22)
Bence bu konuya mikro ölçekte bakmak lazım. Yani yaşadığın şehir hatta mahalleye göre değişir. Senin beklentilerine göre de.

Yani ABD diyelim mesela. New York'ta yaşayacağın hayatla, New Orleans'taki bir olmayacak. Hatta New York'ta merkezde yaşayanla civarında yaşayan new jersey gibi insanın da hayatı ve mutluluğu farklıdır.

Bu her ülkede böyle. Maddi kaynaklarınız güçlüyse, tuhaf afrika ülkeleri dışında hemen her ülke yaşanılasıdır dünya üzerinde.
0
anten
(23.09.22)
Katar, İsveç, BAE, İsviçre, Norveç, Avustralya, Yenizelanda
0
beemaker
(23.09.22)
Kişiden kişiye çok değişecek bir olay.
Misal para isteyen kişinin gitmek isteyeceği yerler belli. Ha zor duruma düşersen yardım eden yok oralarda ama risk budur.

Ben pek bilmiyorum neresi. Türkiye olmadığından eminim çünkü hayatta baktığım tek şey para değil. Ayda 8-10 bin eurodan aşağıya türk insani ile günlük muhatap olmam. Iki hafta tatilden döndüm, dünya varmış.
Akdeniz ülkeleri insan olarak bize uyumlu katılırım. Misal almanlar ile olan ortamlar bana biraz daha zor geliyor fransiz/ispanyollara falan göre.
Ama nedense hem bana yakın olması hem paranın Çok olması hem Avrupa'da olması hem Türkiye'ye gidiş dönüş kolay olması falan derken İsviçre olabilir. Ama Fransa'da da sorunum yok yani.
Amerika olmadığından da eminim de onu eleştirmek için vakit harcayamam.
0
logisticsmanager
(24.09.22)
@romario, herkes insan gibi cevap yazmış, hayret kimse ukalalık yapmamış derken senin ender rastlanacak derecede boş cevabını gördüm. Her soruya böyle kime göre neye göre kafasında, beyin yakan, hiç bir faydaya hizmet etmeyen ve varsayımsal bir şekilde yaklaşmanıza sebep olan beyin fonksiyonlarınızda arıza olduğunu düşünüyorum. Biliyor musun, ortaya savurduğun saçma cümlelerin biraz zıttı olacak ama Avrupa'da 8 sene yaşadım, altımda son model iki arabayla. Garsonluk falan aramıyorum, insanların fikrini öğrenmek için bir soru sordum, bilmişlik taslamalarına meydan açmak için değil. Soru gördüğünde cevap vermek zorunda hissetme kendini olur mu?
0
🌸cosmicgadin
(24.09.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.