Giriş
(7)

Emlakçıya ev göstermeme hakkı

damladamla
Ev sahibi iki kardeş evi farklı emlakçılara vermişler. İki emlakçı da evi görmek istiyor, haklarım neler?Örneğin yatak odamın fotoğrafını çektirmem göstermem diyebilir miyim
Ev sahibi iki kardeş evi farklı emlakçılara vermişler. İki emlakçı da evi görmek istiyor, haklarım neler?
Örneğin yatak odamın fotoğrafını çektirmem göstermem diyebilir miyim
0
damladamla
(19.08.22)
Türk borçlar kanunu:

MADDE 319/2- Kiracı, bakım, satış ya da sonraki kiralama için zorunlu olduğu ölçüde, kiraya verenin ve onun belirlediği üçüncü kişinin kiralananı gezip görmesine izin vermekle yükümlüdür.
MADDE 319/3- Kiraya veren, çalışmaları ve kiralananın gezilip görüleceğini uygun bir süre önce kiracıya bildirmek ve bunların yapıldığı sırada kiracının yararlarını göz önünde tutmak zorundadır

Kanuna karşı gelemezsiniz.
0
Mcfly
(19.08.22)
Diyemezsin, kanun net.
0
roket adam
(19.08.22)
her hafta şu gün akşam müsaitim diyebilirsin. Haftada bir gün belli saatte gelen gelir mesela. Göstermeyen kiracılarla ilgili açılan davalarda hakim ayda 2-3 göstermeyi bile kabul etmiş. Öyle örnekler görmüştüm. Kimi ev fotoğraftan bile satılıyor. Oturmak için alacak kişi de kiracılı evi pek istemiyor.

Ben iyi niyetimle haftada 3-5 gösterdim şimdi keşke göstermeseydim diyorum.(o evden çoktan çıktım) Bir ara emlakçılar azıtmıştı arayıp kendileri gelmeden sadece ziyaret edecek kişiyi gönderiyorlardı vs. Bu kadar izin verme. Ben bir kere verdim o yüzden diyorum.
0
nhk ni youkosu
(19.08.22)
Göstermemekle fotoğraf çektirmemek aynı şey olmamalı (bence). Kanun "gezip görmesine izin vermek" diyor fotoğraf çekebilir demiyor.
0
encokbenisevinnolur
(20.08.22)
@encokbenisevinnolur +1

Fotoğraf çekmek mantıken tutarsız bir şey. Sizin ev halinizin, eşyalarınızın olduğu fotoğrafları ortalıkta kullanmaları doğru gelmiyor kulağa.

Eve yapılacak ziyaretin uygun bir süre önce bildirilmesi de zorunlu. Bu madde sizin evinizi bir düzene sokmanız için var, haliyle sizin çalıştığınız bir gün sabahtan arayıp akşam iş dönüş saatinde geliyoruz da diyemezler. Evi temizleyip toparlayacak vaktinizin olması gerekiyor ya da gideceğiniz geleceğiniz yerleri planlayacak bir vakit olması gerekiyor. Bu madde bunun için koyulmuş zaten.
0
akhenaten
(20.08.22)
Kanunda fotoğraf dememişse de satış demiş.
Satış için usül haline gelmiş fotoğraflama işlemine karşı çıkmanız pek mümkün değil gözüküyor.
Eve yapılacak ziyaretin uygun bir süre önce bildirilmesi de zorunlu.Bu doğru. 1 saat öncesinden bu bildirim işleminin yapılması toparlanmak için yeterli görünüyor. Tabi çalışıyorsanız mesai dışı olacaktır.
Bunun fazlası ricacı olmakla olur.
0
Mirket
(20.08.22)
her iki kardeşin de imzasının olduğu o emlakçı yetki belgesini isteyin. hangi emlakçıdaysa sadece o gelsin, fotilerini çekip gitsin. haftada 1 de gösterirsiniz, olur biter.
0
ahmet oturum cerezi
(20.08.22)
(4)

İnsanların birbirini öldürmesi neden tuhaf karşılanıyor?

ananiyimioguz
Merak etmeyin psikopat falan değilim veya şiddete meyilli birisi değilim.Ama bizler sonuçta canlı bir organizmayız. Başka canlı organizmalar birbirlerini veya farklı cinsten, türden canlılar öldürdüğünde buna doğanın dengesi, kuralı diyoruz da.. biz de özünde primat değil miyiz aklımız vicdanımız ol
Merak etmeyin psikopat falan değilim veya şiddete meyilli birisi değilim.

Ama bizler sonuçta canlı bir organizmayız. Başka canlı organizmalar birbirlerini veya farklı cinsten, türden canlılar öldürdüğünde buna doğanın dengesi, kuralı diyoruz da.. biz de özünde primat değil miyiz aklımız vicdanımız olsa da doğamızda ölmek, doğmak, doğurmak, öldürmek gibi kavramların olması normal değil mi? Uydurduğumuz kurallar çerçevesinde kalmaya çalışsak da doğamıza aykırı olabilir mi? Ölümden çok korkuyoruz. Acaba sık ölümlerin ve cinayetlerin yaşandığı bir kabilede büyüseydik normal gelmez miydi?

Normal gelebilme ihtimali varsa, böyle düşünenlere cani, anormal gözüyle bakmak, önce akışa müdahale edip, doğru/yanlış veya duygu, vicdan gibi yetilerimizi büyürken manipüle edip, sonra uymayanları suçlamak biraz kendimiz çalıp kendimiz oynuyoruz olmuyor mu? Mesela afrikanın bazı şehirlerinde küçük çocuk ölümleri gayet normal karşılanıyor. Yine bazı şehirlerde cenazeler eğlenilerek yapılıyor. Bunlar insan değil mi, bunlarda vicdan merhamet default gelmemiş mi? Demek ki bazı duyguları biz mi yüklüyoruz acaba kendimize? Çok mu bağlanıyoruz yaşama, insanlara? Tersi de yapılabilir. O da normal olmalı biraz uzaydan dünyaya baktığımızda. Kaos çıkar diye mi böyle bir sistemde ilerliyoruz? Ölmeyen, çalışan insanlar mı lazım?
0
ananiyimioguz
(19.08.22)
Hocam yazının başıyla sonu bambaşka konular belli ki bu konularda okuyup düşünüyorsun fakat şu an zihnin çok dağınık, çorba olmuş

ilk kısmı için çünkü bizim aklımız ve bilincimiz var ve başka insanların da bunlara sahip olduğunu biliyoruz

Ölüm kayıp yas merhamet kısmı ise kültürle koşullarla şekilleniyor, çok değil bundan 50 sene önce bir ailenin 10 çocuğundan biri öldüğünde aile ertesi gün tarlada çalışmaya devam ediyor, anne için de daha sıradan bir olay
0
freebird5406_2
(19.08.22)
İnsan topluluk halinde yaşayan bir hayvan, yine topluluk halinde yaşayan diğer hayvanlardaki gibi bağlı olduğu gruba yönelen saldırıları önleyici sistemleri var. Biz bir fil sürüsündeki yavru filin bir aslan tarafından öldürülmesini doğal karşılıyoruz, ancak o yavru filin grubu aslana karşı elinden geldiği ölçüde saldırıda bulunup yavruyu korumaya çalışıyor. Düşünce akışınızda bu kısım eksik.

Diğer taraftan insan diğer hayvanlara göre iletişim becerisi çok daha gelişmiş olan bir canlı. Karmaşık diller geliştiriyoruz, haliyle daha rahat kurallar koyuyoruz.

Siz öldürülmek istemezsiniz, ben de istemem, bir başkası da istemez. Ancak herkes zaman zaman birini öldürmeyi aklından geçirebilir. Haliyle ölmek istemeyenlerin öldürmeyi yasaklamak için girişimlerde bulunmasının kendisi de zaten doğal olan bir durum.

Cenaze merasimleri, erginlenme ritüelleri gibi kavramlar kültüreldir. Evet bunlara anlam yükleyen biziz, ancak insan zaten kültür geliştirerek çevresine uyumlanan bir canlı. Farklı gruplar farklı kültürel inşalar üretirler, bu kültürler birbirleriyle karşılaştıklarında baskın olan kültür yeterince direnç gösteremeyen kültürü asimile eder, ya da büyük oranda zayıflatır. Hakim kültürün kendisi de bu kaynaşma süresince daha az dirençli kültürden etkilenir. Bu temel evrim mekanizması aslında, doğal seçilim.

Sorduğunuz sorunun kapsamı çok geniş, ancak ana hatları bunlardan ibaret. Neticede doğanın bir parçasıyız ve yaptığımız hiçbir şey "doğal olmayan" olamaz. Ancak çoğu zaman insan davranışları üzerine düşünürken onu tanrısallaştırdığımız için yanıltıcı sonuçlara varıyoruz. Bir kültürel antropoloji kitabı edinip okursanız bence birçok sorunuzun cevabına ulaşacaksınız.
0
akhenaten
(19.08.22)
normal'in ne olduğunu, tanımını bir oku derim.

Norm: bir topluluğun kabul ettiği davranış ve düşünceler.
Anormal: bir topluluğun kabul etmediği davranış ve düşünceler.

içince yaşadığın toplum içerisinde iki eşcincelin evlenmesi, birinin vefatı durumunda mal varlığının eşine/partnerine geçmesi kabul edilmiş bir şey iken içinde yaşamadığın, dünyanın bambaşka bir yerinde ki toplumda kabul edilemeyen bir şey olabilir.

Toplum ve toplumu oluşturan bireylerin ortak karar verdiği şeyler bunlar.

Duygularımızı biz yüklemiyoruz, onlar doğumdan itibaren mevcut, hatta doğum öncesi bile duygularımızın olduğunu gösteren çalışmalar var. Bu duygularımızı nasıl yorumladığımız değişiyor.

Bir toplumda ölüm kutlanacak bir şey olurken (yaratıcısına ulaştı, sonsuz yaşama kavuştu vs. ) bir başka yerde aynı fikir ve düşünce ile üzülecek bir şey haline gelebiliyor.

Konu duyguların yorumlanması. Bir kişi eşinden ayrıldığı için eşini öldürüyor zira duygularını bu şekilde yorumluyor, bir başkası ise üzüldüğü için intihar ediyor, bir başkası üzülüyor, nasılsa geçicek bu diyip yoluna devam ediyor. gördüğün gibi bireysel olarak duygularımızı nasıl yorumlayacağımız değişiyor, 100 bireyin 80'i yukarıdaki davranışlardan birini seçtiği durumlarda "norm" o seçilen davranış olurken seçmeyen 20 kişi "anorm" oluyor.

Neden kimi toplumlarda cenazelerde dans ediliyor eğleniliyor, bu nasıl bir toplumun norm'u olmuş? o toplumun tarihsel akışı içinde gelişen şeyler, adamın biri çıkmış çok etkili bir insanmış kendisi, bir kitap yazmış insanlar neden cenazelerde eğlenmeli diye bir kitap yazmış, bir kaç laf söylemiş veya emir vermiş, insanlar bu kişiye saygı duyduğu veya korktuğu için laflarını dinlemişler, o kişi yaşadığı sürece de bu davranışa devam etmişler. O yaşarken doğan çocuklar için cenazede eğlenmek sonsuz zamandan beri devam eden bir davranış gibi geliyor ve o kişi öldükten sonra bile bu bizim geleneğimiz diye devam ediyor.

örneğin bu davranışı www.youtube.com buradaki videoda izleyebilirsin, davranışı ilk sergileyen kişi orada olmasa bile ardından gelen kişiler davranışı devam ettirme eğilimindeler.

Bunu en güzel yeni nesil gençlerde görebilirsin, ellerinde cep telefonu ile büyüdüler, onlar için telefon ezelden beridir var olan bir cihaz, doğumla birlikte hak ettikleri bir şey gibi. Benzer bir şey trafik ışıkları içinde geçerli, kırmızı yanınca duruyorsun, yeşilde geçiyorsun, sen doğduğunda trafik ışığı vardı, ancak türkiyede ki ilk trafik ışığı 1929'da daha 100 yıl bile olmadı, birileri sana bunu söyledi, bu davranışı sergileyen başka bireyler ve topluluklar gördün ve bu davranışı sergilemeye başladın. köpeklerinde benzer şekilde yeşil ışık, kırmızı ışık kurallarına uyduklarını görebilirsin. onlarda bu davranışı insanlardan gözlemlediler ve uygulamaya başladılar.

Bu davranış aslında evrimsel süreçte halen mirası devam eden hayvansı davranışlar. buradaki deneyden de görüleceği üzere yeterince uzun süre devam edilirse artık gelenek/görenek oluyor.

Kimi şeyleri anlamak için kelimelerin köklerine, anlamlarına etimolojisine dikkat etmen yeterli. daha fazlası ise önce düşünce deneyleri ardından da uygulamalı deneyler.
0
selam
(19.08.22)
bugun normal olarak kabul ettigimiz hersey (toplumsal yasalar, ahlaki yasalar, varolus bicimleri, davranis kaliplari, moda, yeme aliskanliklari, uyuma.aliskanliklari, aile, cinsiyet rolleri vs.) 150 yillik bir gecmise sahip. hep boyle degildi, simdi de boyle olmak zorunda degil. oldurme de buna dahil.
0
tadellesever
(19.08.22)
(5)

Diyelim ki yillar sonra size geri dondu..

mor oje
Soyle dusunelim; birkac (siz deyin 3, ben diyeyim 5 yil) yil once kotu ayrildiginiz sevgiliniz sizinle bir ands iletisime gecti. Flortumsu bir tarzi var, normal bir bulusmaya ok dediniz ne degismis nasil olmus gormek icin. Karsi taraf sizi tekrar istiyor belli ki. Sonrasinda ne olsun isterdiniz?1-ku
Soyle dusunelim; birkac (siz deyin 3, ben diyeyim 5 yil) yil once kotu ayrildiginiz sevgiliniz sizinle bir ands iletisime gecti. Flortumsu bir tarzi var, normal bir bulusmaya ok dediniz ne degismis nasil olmus gormek icin. Karsi taraf sizi tekrar istiyor belli ki. Sonrasinda ne olsun isterdiniz?

1-kucuk jestler, niyetini belli eden flortoz tavirlar, kucuk tatliliklar
2-size fikrinizin sorulmasi, ciddili bicimde konuyu masaya yatirma
3-sana gidelim bana gidelim diyerek niyetin belli edilmesi. Gecmiste sevgiliyken her seyi yasamissiniz neticede.
4-hicbir sey konusmadan sizi olcup tartmasi, o taraklarda beziniz olmadigini goruyorsa uzaklasmasi

Donse naparsiniz?
0
mor oje
(19.08.22)
#2

Diger secenekler zaten daha once gecilen asamalara ait gibi gorunuyor
0
parcxerox
(19.08.22)
2.

kötü ayrıldığınız için diğer şıklar biraz nahoş olur.
0
blatta hiberna
(19.08.22)
4. Hani iyi ayrılmış olsam tamam görüşülür de, neden kötü bitmiş bir şeyi 5 sene sonra eşeleyeyim. Buluşulacaksa yıllar sonra ne oluyor diye merak ettiğimden buluşurum derdin ne senin der giderim.
0
denizgonen
(19.08.22)
Ben de 2 diyorum, dinlemekten zarar gelmez.

Bir eski sevgili geri dönüyorsa hiç drama yapmadan ciddi ciddi şu yüzden geri döndüm, şunu istiyorum, çünkü bu değişti, önceden anlamayıp şimdi anladığım şeyler bunlar şeklinde açık seçik konuşması bu olayı kabul edeceğim varsa etmemin tek yolu olurdu.

Diğer taraftan kalan bütün seçenekler vakit kaybı.
0
akhenaten
(19.08.22)
hiç hayatımda böyle barışan ve mutlu olan bir çift görmedim. bir kere ayrılan yine ayrılıyor. o yüzden beklentim hayatımdan yok olması olur fakat madem konuşmak istiyor 2, ciddi ciddi konuşsun niyetini belli etsin belki bir şansı olur
0
kurcalamabozarsin
(20.08.22)
(6)

Light cola varken niye zero cikti?

stavro
Yani zeroyu light colaya tercih etme sebebi nedir? Coca-Cola light da sekersiz sifir kalori değil mi? Ustelik zeronun tadi da normal cola gibi degil.
Yani zeroyu light colaya tercih etme sebebi nedir? Coca-Cola light da sekersiz sifir kalori değil mi? Ustelik zeronun tadi da normal cola gibi degil.
0
stavro
(15.08.22)
Coca- Cola light ürünümüzde aspartam ve asesulfam potasyum, Coca-Cola Zero'da ise bunlara ek olarak sukraloz kullanılmaktadır.

fark bu. bu fark da tat farkına sebep oluyor. zero bana daha güzel geliyor.
marka stratejisi bi de. light daha çok diyet kola gibi duruyor. zero ise şekersiz cola gibi. insanların seçeneği olsun diye üretilmiş bence. bi de insanlar farklı olanı sever.
0
jelly bear
(15.08.22)
zero açıkça "normal/şekerli" kola tadının karşılığı. yani tam olmasa da ona en yakın tat.
ama direkt o tadı sevmeyenler light ile devamke.
sadece light varkenki zamanları hatırlıyorum, sağlığına dikkat eden insanlar bile tadını sevmediği için tercih etmiyordu.
0
patronaj1
(15.08.22)
Tamamen pazarlama amaçlı, Coca-Cola Light ve Diet Coke markaları içinde "diyet" ve "hafif" kelimelerini taşıdığı için oldukça feminen bulunmuş ve düşük kalorili asitli içecek arayışındaki erkeklerin ilgi alanına bu yüzden hiç girmemiştir.

Coca-Cola da bunun üzerine aynı ürünü Zero olarak daha maskülen bir isimle yeniden çıkarmış, erkeklerin de tüketeceği bir ürün olarak çabucak başarıya ulaşmıştır. Yalnız burada küçük bir sorun olmuş ve Zero ismi Coca Cola isminin de önüne geçmeye başlamıştır. Mesela insanlar içecek sipariş ederken yalnızca "Zero" demeye başladılar. Coca Cola da kendi markası yeniden bol bol telaffuz edilsin diye bu markayı hemen kullanımdan kaldırıp "Coca-Cola Şekersiz" olarak yeniden isimlendirmiştir.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(15.08.22)
Coca-cola zero ilk çıktığında reklamlarındaki tanıtımı, sloganları, rengi hep alışılageldik erkeklik normlarına uygun yapıldı. Zero çıkmadan önce erkeklerin light kola içmesi hatta çoğu ürünün light versiyonunu kullanmsı esprilere konu olurdu, böyle de leş zamanlardı işte :D

Aynı alışılageldik erkeklik teması aysun kayacı'lı pepsi max için de yapıldı.

Light kola reklamları hafiflik, sağlık üzerine ve kadın merkezliyken pepsi max ve cola zero bir o kadar erkek merkezli başladı.

Büyük ihtimal erkekleri bu ürünlere çekmek pazarlama planlarının bütününü oluşturmasa da önemli bir parçasıydı.
0
akhenaten
(15.08.22)
Normal sekerli kola tadinin karşılığı denmis ama Zero normal kolanin tadinin karsiligi olmaya en uzak olan sey. Cok bariz, net, asikar bir tat farki var.

Hatta ilk basta cocacola zeroyu aynı tat diye pazarlamaya çalıştı ama millet bariz tat farkini ayırt ettigi icin bu pazarlama taktiginden vazgecil ister şekersiz, ister orijinal tat (yabi düz cocacola) diye pazarlanaya basladi. Yani orijinal tatla alakasi olmadigini Coca-Cola bile kabul etti.

Aksine light cola normal kolaya daha yakın bir tatta.
0
🌸stavro
(15.08.22)
Hanımla hep zero içiyorduk yıllardır. Markette kalmamış light aldık. O gün bugündür light içiyoruz. Daha az tatlı, daha güzel buluyoruz.
0
joker hakki
(15.08.22)
(3)

Roma'nın devamı olmak neden önemliydi?

ya ben lan neyse
roma'dan sonra gelen bütün devletler geçtiğimiz yüzyıla kadar neden hep roma'nın devamı olduklarını iddia ettiler? abd bile... roma'nın ne özelliği vardı?
roma'dan sonra gelen bütün devletler geçtiğimiz yüzyıla kadar neden hep roma'nın devamı olduklarını iddia ettiler? abd bile... roma'nın ne özelliği vardı?
0
ya ben lan neyse
(14.08.22)
yunanların geliştirdiği batı medeniyetini imparatorluk anlayışıyla (yani pek çok milleti kendi nüfuz alanları içinde barındırmalarıyla) taçlandırdıkları için.
0
lesmiserables
(14.08.22)
roma milletlerin üstünde milletsiz bir gücü, bir birleşimi, ve o zamanlar dünyanın merkezi olan akdenizin her yerini kapsayan büyük bir egemenliği ve 200 yıllık barışı, 1000 yıllık egemenliği, 2000 yıllık geleneği simgeliyordu.
0
ckisc
(14.08.22)
Yukarda da sayılan sebeplerle Roma fiilen çöktüğü zaman Roma'lılar ve Roma çevresindeki küçük krallıklar ya da kabileler Roma olmadan ne yapacaklarını bilmiyorlardı.

Zaten aslında Roma'nın çöküşüne yol açan irili ufaklı germen kabileleri de esasen Roma'yı yıkmayı değil, onunla bütünleşme ve içinde yer alma arzusundaydı. Ancak bütün olan bitenler sonucunda Batı Roma ortadan kalktı. Klasik çöküş tarihi 476 kabul edilir, ancak aslında bugün dahi hiçbir zaman tam olarak roma artık yok denemedi.

Konu çok karışık olmasa da içerisinde çok fazla etken olduğu için anlatması uzun. Eğer detaylıca anlamak isterseniz r.h.c. davis'in orta çağ avrupa tarihi kitabını okuyabilirsiniz.
0
akhenaten
(15.08.22)
(3)

Şu videoda söylenen hakkında ne düşünüyorsunuz?

KUCO
https://twitter.com/sonsuzfutbtayfa/status/1543682027983175682Söyledikleri doğru mu, var mı çevrenizde buna tanık olduğunuz?Büyük sevip de evlendikten sonra hemen boşanan mesela.
twitter.com

Söyledikleri doğru mu, var mı çevrenizde buna tanık olduğunuz?

Büyük sevip de evlendikten sonra hemen boşanan mesela.
0
KUCO
(13.08.22)
çevremde yok ama duymuşluğum var. her ilişki bambaşkadır, o yüzden normal yani. senelerce birlikte olanlar evlenince mutlu olacaklar diye bir kural yok. birkaç ayda tanışıp evlenen bazıları da çok güzel ve mutlu evlilik yaşayabiliyorlar. kısaca kader kısmet yani. hayat çok ilginç :)
0
rose parks
(13.08.22)
Aslinda birisine cok kapildigimizda bir adim uzaklasip dusunmek, yasadigimiz her neyse bunu anlamak icin kendimize zaman vermemiz gerekiyor. Oyle zamanlarda bazrn kendimizi unutup kendi ihtiyaclarimiza kor olacak seviyeye gelebiliyoruz.
Bu kisi bizim cocuklugumuzdan kalan semalarimizi(islevsel olmayan kalip ya da oruntu) harekete gecirdigi icin mi seviyoruz? Carpik olan bazi dusuncelerimizi dogruladigi icin mi? Yoksa gercekten yakinlik ve samimiyet hissettigimiz icin mi?
Iste bazen kor kutuk asigiz diyoruz, evleniyoruz. Ama asik oldugumuz babamiz gibi bizi dinlemeyen duymayan bir adam mi? Annemiz gibi bizi azarlayan bir kadin mi? Ask sandigimiz sey bildigimiz bir oyunun tekrari, tanidik bir ev olabiliyor bizim icin.Sonu da bosanmaya gidiyor maalesef. Cunku evlilik kurumunu surdurmeye ask yetmiyor
0
Kyhn
(14.08.22)
"Onu unutturacak daha büyük bir aşk yaşamalısın" konusu tam bir bağımlı kişilik davranışı, sağlıklı değil. Birini unutmak için başka birini bulmak alabileceğiniz en uygunsuz kararlardan biri.

Bir ilişkinin bitebilmesi için ilişkinin son aşamasına gelmek de yine sağlıksız bir durum. Böyle bir şey var mı diye soruyorsanız evet çok var, yani bu illa evlilik olması gerekmiyor. Evlilik hazırlıkları sırasında biten de birçok ilişki var, nişanlılık aşamasında biten, uzun süre sonra nihayet sevgili olunduğu ilan edildiğinde sonlanan ilişkiler de çok var. Evlenip çocuk yapıldığında biten ilişkiler de çok.

Burada temel nokta insanların "evlendiğimizde/ilişkimiz ilerlediğinde mutlu olacağım, şimdi kafam karışık ama nedeni ilişkinin çok kırılgan olması hele bir sevgili olalım/nişanlanalım/evlenelim/çocuğumuz olsun her şey güzel olacak hissi yaşaması.

Eğer ilişkinizde güvensiz, tedirgin, mutsuz, yetersiz hissediyorsanız sorun genelde ilişkinizdir, onun hangi aşamada olduğu değil.

Adam öyle bir anlatmış ki sanki "birini unutmak mı istiyorsun hemen git başka birini bul; ilişkin karmakarışık oldu ve içinden çıkamıyor musun, evlen kurtul" dermiş gibi geliyor kulağa.
0
akhenaten
(14.08.22)
(6)

Antibiyotik yarim birakilir mi?

sirisum
Doktor 2 gun bekle, hemen icme. Bol bol dinlen, bitki caylari ic dedi. Hepsini yaptım fakat dun hastalığım(bogazlarim cok fena)cok fazla nuksedince ve pzt ise donmem gerekeceğinden gece 1 tane attim. Sabah kalkinca da bi tane attim. O igrenc aci hafifledi biraz. Falat şimdi de kotu hissediyorum, çün
Doktor 2 gun bekle, hemen icme. Bol bol dinlen, bitki caylari ic dedi. Hepsini yaptım fakat dun hastalığım(bogazlarim cok fena)cok fazla nuksedince ve pzt ise donmem gerekeceğinden gece 1 tane attim. Sabah kalkinca da bi tane attim. O igrenc aci hafifledi biraz. Falat şimdi de kotu hissediyorum, çünkü küçüklüğümden beri doktorlar hep antibiyotik verdi ve cocuktum yani, mecbur iciyorduk. Acısı buyuyunce cikti, bağırsaklarımdaki yararli bakteriler neredeyse yok. Tam bu hastalıktan önce bagirsak tedavisi goruyordum, o yarim kaldi. Pahali probiyotikler falan kullaniyordum. Şimdi hepsi bu antibiyotiklerle yine gidecek. Sizce kutunun geri kalanini icmesem ne olur? Bilgisi olan biri varsa cok memnun olurum
0
sirisum
(13.08.22)
Antibiyotik öyle iki tane atınca acı hafifleten bir şey değildir.
Vücutta bir yerlerde enfeksiyon varsa ona tedbir olsun diye kullanılır. Doktorun belirlediği dozun tamamı kullanıldığında faydalıdır. Yarım bırakırsan tedaviyi yarım bırakmış olursun, başka da bir şey olmaz.
Özel bir durumun varsa bilemem ama bi kutu antibiyotik aldım vücudumdaki faydalı bakterilerin hepsi öldü gitti perişan oldum düşüncesi de yanlış.
Faydayı da zararı da abartıyorsunuz gibi geldi bana.
0
Mirket
(13.08.22)
Antibiyotik yüzünden bağırsaklarım iflas etti diyorum. Abarttigimi düşünmüyorum. Devam kararı aldim zaten.
0
🌸sirisum
(13.08.22)
Pahalı probiyotikler derken ? örneğin reflor probiyotik diye geçiyor ama bakteri sınıfında değil mantar sınıfında olduğu için antibiyotikler etki etmiyor hatta doktorlar antibiyotiğin yanında bu gibi probiyotikleri veriyorlar. Yani hepsi gitmedi yok olmadı diye düşünüyorum
0
kararsızataletfilozofu
(13.08.22)
Bırakma hocam, bakterilerin daha da güçlenmesine sebep olabilir daha da zararlı çıkabilirsin.
0
giovanne
(13.08.22)
Çocukken kullandığınız antibiyotiklerle ilgili bir sorun yok böyle düşünmeyin. Antibiyotik tedavisinin başı sonu bellidir, ortasında bırakmanız hem sizin sağlığınız hem toplum sağlığı için kötü.

Yarım bırakılan tedaviler ya da insanların üşütünce bir tane antibiyotik atayım diye düşünmesi nedeniyle antibiyotiklere bağışıklığı olan bakteriler oluşup yayılıyor, bunların tedavisi daha zor oluyor.

Doktorunuzun zaten sağlık durumunuzu bildiğini varsayıyorum, dolayısıyla her şey planlı. Tedavinize devam edin, çok sıradışı bir durum olursa doktorunuza söylemeyi ihmal etmeyin.
0
akhenaten
(13.08.22)
Hocam hastalığımdan oturu sadece toprak bazli probiyotik kullabilme şansım car, onlar da trde cok nadir olduğu için el mecbur aliyoruz ve pahalı. Mesela kefir falan yasak bana, ev yoğurdu, tursu vs. Bir sure bu şekilde kati bir diyet ve bahsettiğim probiyotikler ile sıkı bir rehabilitasyon dönemim olacak. @kararsizataletfilozofu
0
🌸sirisum
(14.08.22)
(3)

İsten Çıkarılmak

xyzxyz
Merhaba,4.5 aydir calisiyordum ve ofiste yasadigimiz tatsiz durumları patrona actik. Ayni hafta isten cikarildim ve sebebinin patronun arkasindan is disindan birilerine bi seyler soylemis olmam oldugu iddia edildi. Kendisinin arkasindan hicbir konusma yapmamistim. Kanitlamak zorunlulugum yok ama kan
Merhaba,

4.5 aydir calisiyordum ve ofiste yasadigimiz tatsiz durumları patrona actik. Ayni hafta isten cikarildim ve sebebinin patronun arkasindan is disindan birilerine bi seyler soylemis olmam oldugu iddia edildi. Kendisinin arkasindan hicbir konusma yapmamistim. Kanitlamak zorunlulugum yok ama kanitlarim da falan dedi. Sonra baska is aradigimi ima etti. Sonra performans dusuklugunu sebep gosterdi. Sonra da kendisi beni azarladiktan sonra konusurken pencereye bakmisim gibi bir sey soyledi.

Sebebi ofisteki mobbingten sikayetci olmamizdi ve benimle birlikte diger sikayetci olan arkadasi da cikardi.

İftira atarak cikarmis olma sebebini anlayamadim. Pazartesi kesin cikis yapacagim ama daha once sozlesme de imzalatmamisti.
Ahlak ve iyi niyet kurallarina uymayan sebeplerden mi cikisimi gostermeyi dusunuyor acaba? Ne yasadigimi zerre anlamiyorum. Ne yapmam gerektigi konusunda yardimci olursaniz sevinirim.

P.s. haftada 60 saatlik calisma/ asgari+1000tl maas/ molasiz calisma/ is yapmaya calisirken ussun oldugunu iddia eden ergenlerin ego problemlerinin hedefi olma/ "bonus: sınırsız hakaret"
0
xyzxyz
(13.08.22)
Adınıza çok üzüldüm, çok kötü bir çalışma ortamıymış. İşe geri döner misiniz dönmez misiniz bilemem ancak şöyle ki

Asgari +1.000tl dediğiniz formülde, o 1.000tl'yi elden alıyorsanız ve bunu belgeleyebiliyorsanız (örneğin bu parayı bankaya ayrıca yatırıyorlar ya da size bir ödendi kağıdı veriyorlardır örneğin) bunun üzerine sgk'ya başvuruda bulunabilirsiniz. Maaşın sigortada gösterilmemesi yasak.

60 saat çalıştığız halde fazla çalıştığınız mesai zaten bankaya yatan maaşınıza yansımamıştır, eğer fazla çalıştığınızı belgeleyebiliyorsanız bununla sgkya başvurabilirsiniz.

Eğer sizinle sözleşme yapılmadıysa sınırsız süreli iş sözleşmesi yapılmış gibi ele alınır olaylar. Yani şu anda sınırsız süreli iş sözleşmeniz var gibi düşünün.

Kolay gelsin
0
akhenaten
(13.08.22)
birkac yildir calisiyorsan tazminatini al oyle cik. Ver avukata catir catir alir rahatlikla. Tereyagindan kil ceker gibi alir. Umarim birkac yildir calisiyorsundur.
0
stavro
(13.08.22)
son yazdığın başlıklarına da baktım keşke kendin çıksaydın ama neyse artık. kafaya takılcak bir mevzu değil. böyle ortamlarda çalışma. stres insanı hasta eder. bir de sigaraya başladım diyorsun. bırak derim onu da. bir sonraki işin her türlü buradan daha iyi olur.

gerekirse asgari ücret kazan ama kafan rahat olsun. böyle stresli bir yer olmasın. kendine katma değer katabileceğine inandığın bir yer olsun gerekirse az kazan bir süre. sonraki adımlarının daha büyük olması için bazen önce küçük adımlarla başlamak gerekir. her işte zaten asgari banko kazanırsın. niye bu işin stresini çekesin niye iş yüzünden sigaraya başlayasın. niye 5 dklık ihtiyaç molası için kimsenin suratını çekesin?
0
pardus
(13.08.22)
(12)

Galiba aldatildim, ne yapacagimi bilmiyorum

anahaber
3 yillik evliyoz ve bir oglumuz var. Bir suredir icimde garip bir his vardi ve bir seylerin yolunda gitmedigini hissediyordum. İliskimiz boyunca hic yaomadigim bir sey yaptim ve esimin telefonunu karistirdim. Maalesef whatsappta eskisevgilislye olan yazismalari buldum.gectigimiz hafta yazismislar ve
3 yillik evliyoz ve bir oglumuz var. Bir suredir icimde garip bir his vardi ve bir seylerin yolunda gitmedigini hissediyordum. İliskimiz boyunca hic yaomadigim bir sey yaptim ve esimin telefonunu karistirdim. Maalesef whatsappta eskisevgilislye olan yazismalari buldum.gectigimiz hafta yazismislar ve ilk mesajesim atmis. Biraz hal hatir faslindan sonra, beni ve ailesinine kafar sevdigini soylemis ancak eski sevgilisyle olan zamanlarindan da ozlemle bahsetmis. Yazismalarin detayina cok girmeyecegim ama bulusmuslar. Esimin is aekadaslariyla is cikisi bir seyler dedigi bir aksam bir yerlere gitmisler.

Elimayagima.dolandi, icime okuz oturdu resmen. Daha bitmedi. Aralarinda ne gectibilmiyoeum ama ben esime son zamanlarda bir terslik oldugunu hissettigimisoyledim ve boyle bir seyden suphelendigimi ilettim. Tabii ki asla.boyle bir sey olmadigini, arkamdan kesinlikle is cebirmeyecegini soyledi. İnandim. Sadece eski bir dostla bulusmuslar herhalde dedim. Cok hos bir hareket olmasa da fiziksel ya da duygusal bir sey olduguna dair bir kanitda yoktu neticede ama suphe insani bitiriyor.

Bugun yine dayanamadim ve telefonuna baktim. Rehberden eski sevgilisinin ismini ssii. Whatsappta da bir sey yoktu, biraz rahatladim en azindan mesaj alinmis galiba dedim. Ama sonra icime yine bir kusku dustu. whatsappta tumrehberine go, gezdirdim ve eski sevgilisini baska.bir isimle kaydettigini gordum. Profil fotosundan tanidim haliyle.

Su saat oldu hungur hungur agliyorum ne yapicam bilmiyorum. Hayatimda ilk deda basima geliyor ve icimden bir parca sokulmud gibi.
0
anahaber
(13.08.22)
Önce sakin olun. Bir şey belli etmeyin. Boşanma için avukat araştırın. Boşanırsanız elinizde kanıt olması için size tavsiye verebilir. Bu sayede çocuğunuzu da alırsınız.
0
dissendium
(13.08.22)
Sakin kalmaya çalış. Biz burda ne desek boş. Önemli olan sakin kalmak.

Sen bir süredçr gariplik hissediyorum demişsin. Ne zamandır gariplik hissediyorsun, ve eşinin yazışmalarını gördüğün zaman ile, gariolik farketmeye başldığın dönem arasınd ne kadar süree var.

Misal eşin 5 aydır gariptir ama eski sevgilisine 1 hafta önce maj atmıştır gibi...

Bu 5 aylık sürede kavgakarınız oldu mu, ona soğuk davrandın mı? İlgisiz davrandın mı, lavga edip günlerce küs kaldınız mı vs vs bir sürü şey var bilşnmesi gereken. Eşin bir anda mı gario davranmaya başladı? Çok fazla bilinmeyen var.

Bunları onu haklı çıkaracak bir bilgi sebep bulmak için sormuyorum. Şu yüzden soruyorum. Bazı tipler karakter olarak, yukaroda bahsettiğim durumlar oluşunca ve mutsuzlaşınca, eskiye özlem duyar. Eşin böyle bir durumda olabilir.

Elbetteki ortada bir aldatma yalan söyleme durumu var. Bunun bahanrsi yok, olamaz.

Ancak sürecin neden buraya geldiğini anlamak lazım. Eşindeki gariplikleri farkedşnce sordun mu "hayatom neyin var bir süredir" falan konuştun mu? Yoksa o garip, sen soğuk öyle aylar mı geçti.

Anlattığını neredeyse aynısını yaşadım. Evli değilim ama. O sebeple sordum bunları. Dilersen özelden de cvp verebilirsin.
0
neden beni sevmedin
(13.08.22)
@neden beni sevmedin

Yazim hatalari icin uzgunum, mobildennyaziyorum elim titriyor.

Yani kronoljik olarak.bilemiyorum. belki 1 aydir boyle hissediyorum, gecen hafta da dayanamadim baktim iste telefonuna.

Her evli ciftin oldugu gibi tabii arada ufak gerilmeleriiz oluyodu ama kus kalmazdik, ilgisiz degildik.vs. is gu cocuk dongusunde tabii ki basbasa vakitlerimiz kisitli ama bundan kaynakli kendi tarafimda neyi yanlis yapmis olabolirim bilmiyorum.

Yazdigimi okudugumda biraz karisik geldi.Esimin yazismalarini gordukten ve eski sevgilisyle bulustugunu ogrendikten sonra onunla yuzlesmedim, yuzlesemedim. Sadece bir seylerin beni rahatsiz ettigini soyledim ve mesaj vermeknistedim.belki de gercekten eski bir arkadasiyla yemeknyedi dedim. Yanlis bir hareket ama belki sadece o kadardir dedim.
0
🌸anahaber
(13.08.22)
İlk olarak kendi geleceğinizi, huzurunuzu düşünmek zorundasınız çocuğunuz için. Sizden gizli buluşmuş olması bile iğrenç bir şey. Ama zannettiğiniz gibi aldatma durumu olsa telefonunu öyle sizin ulaşabileceğiniz şekilde asla bırakmazdı. Siz gizli gizli bile baksanız, saklayacak bir şeyi olsa uygulamaya ayrı şifre koyabilirdi. Ağlamanın kimseye faydası olmaz. Ben sizin yerinizde olsam önce bulabildiğim kanıtları yedeklerdim. Siz sanırım böyle narin yapılı birisiniz. Sizin yerinizde başkası olsa bu telefonu alır çoktan parçalardı. O başka bir isimle kaydetmeyi kesin yanınızda telefon çalar, mesaj gelirse ekranda ismi görmeyin diye değiştirmiştir. Kafanızda boşanmak olsun, olmasın mutlaka elinizdeki yazışma, bu rehberdeki telefon kaydı gibi şeylerin fotoğrafını çekin yedekleyin. Gerisi size kalmış. Avukata gidip bilgi almak mantıklı. Sakin kalın, yavaş ve temkinli davranın.

Eğer yüzleşmeye, sert tepki vermeye hazır değilseniz. Sakin, sessiz tepki verebilirsiniz. Eşinizin telefonunu alın, eski sevgilisinin numarasını engelleyip, silin. Bu noktada kendisi gelip size açıklama yapmaya kalkmaz ben öyle anladım sizin iletişiminizden. Ama yakalanma telaşı ile bir güzel gerilir.

Bu aldatma ya da size yalan söyleme olayı sizden, sizin davranışlarınızdan, sizin eşinizle daha az daha fazla zaman geçirmenizle alakalı değil. İnsanın karakteri ile ilgili bir şey böyle kötü davranışlar. Kendi yalanı ortaya çıkacağı zaman sizin ne kadar üzüleceğinizi tahmin edip, bunu yapmaması gerekirdi. Siz sonuçta yıllardır değer verdiği, hayat arkadaşınınız. Sakın kendinizi suçlamayın. Eski sevgili ile karşılaştırmayın. Siz hala ona saygı duyup olay çıkarmadan ağlıyorsunuz.
0
GoodMorningTeacher
(13.08.22)
durumu eşinize dolaysız, direkt, doğrudan anlatın.

n'oluyor?

"ben dayanamadım ve telefonuna baktım."
0
edgenabby
(13.08.22)
Zor bir durum. Cocugunuz oldugu icin daha da zor bir durum. Ama her sey geciyor inanin. Sizi cok iyi anliyorum. Suan evlere sigamiyorsunuz sizi anliyorum. Bu sekilde yasayamazsiniz ama. Yuzlesmeniz lazim fakat bunu akil ve mantik cercevesinde yapmaniz lazim. Esiniz nasil bir insan bilmiyorum. Karakteri nasildir, en kotu ihtimali dusunun, ayrilik aninda nasil bir tavir takinir bu yorumlamaya calisin. Cirkeflesecek ve mal paylasiminda sikinti yaratacak biri ise kanit toplayin. Bunun icin de sakin kafa lazim.
Bunlari dusunmek, neyin ne oldugunu ogrenmek icin esinizle yuzlesmelisiniz. Aci da olsa her seyi ogrenmelisiniz ki hayatiniza devam edebilin. Belki de yaniliyoruz, sadece sohbet edildi, bir sey olmadi. Belki de esiniz sizi, cocugunuzu ne kadar sevdigini daha iyi anladi. Hepsi birer ihtimal. Esinizle konusmaya hazir hissettiginiz anda konusun. Kafanizda soru isareti kalmasin, tum sorulari sorun.
Bunun icin zamana ihtiyaciniz olabilir. Ben olsam onunla ayni evde durmazdim. Aileniz, arkadasiniz olur kafanizi toplayana kadar onlarla vakit gecirin. Sonra da yuzlesin. Ona bunun bir oyun olmadigini, boyle bir durumun kabul edilebilir olmayacagi mesajini da verin konusma ve tavirlarinizla ki olur da iliskinizi devam ettirme karari alirsaniz bir daha buna yeltenemesin. Anladigim kadariyla buna musait bir yapisi da var.
Tum bunlardan once lutfen uzulmeyin. Her serde bir hayir olduguna kendinizi inandirin. Emin olun ki geciyor ve siz guclenerek cikiyorsunuz. Bu surecte, kafanizi toplayip konusmaya hazir olana dek kafanizi dagitacak, size iyi gelen seyler yapin. Sevdiklerinizle vakit gecirin.

Olurda paylasmak isterseniz bana mesaj atabilirsiniz. Bu surecte konusmak, paylasmak cok iyi geliyor.
0
balpolen
(13.08.22)
Hiçbie yanlış, aldatmayı haklı göstermez. Aldatmanın bşr bahaneai vs olamaz. Ben ilişki dinamiğinizi biraz anlayabilmek için sormuştum.

Sizi üzmek istemem ama söylwmek lazım. Bir insan evlenmiş çocupu vs olmuş, buna rağmen hala eaki sevgilisine özlem duyuyorsa, takıntılı ezik ve aciz bir insandır. Kişisel fikrim böyle, kusura bakmayın.

Ve çook büyğk ihtimalle, siz yarın karşoaına geçip durumu anöatsanız ve boşanıykruz deseniz, ataklarınıza kapanacak ağlayıp yalvarak bir tip.

Sizin yazış şeklinize de bakarsak, eşinizi affedecek potansiyelde birisiniz.

Sakin kalıp, bir avukat tutup boşanırdım yerinizde olsam. Ama tabi yukarıda da dedikleri gibi, eşiniz çirkenleşir mi, aileler seni vazgeçirmeye çalışır mı, düzenli işin maaşın var mı vs vs bir sürü şey var. Bir de öocuk faktörü var.

Boşanmazsan, 1-2 yıl içinde sinir hastası olursun. Ömrün eşinin telefonlarını karıştırmakla geçer, her hareketten anlam çıkarır derecede paranoyaklaşırsın çocugun mutsuz bir evde büyür. Çocuk var diye ayrılmamak, çocuğa esas zararı verir.
0
neden beni sevmedin
(13.08.22)
Yuzlesmek istiyorum ama belki de duyacaklarimdan korkuyorum. Esim dunyabiyisi bir bir insandir, cirkefe baglayacak son kisidir is orays giderse.

Diyorum ya beni asil uzen arkamdan is cevrilmesi. Yasadigim sey tam.olarak aldatilmak mi onu da bilmiyorum. Tekrari olur mubilmiyorum, belki sadece sohbet ettiler bir seyler ictiler bilmiyorum
0
🌸anahaber
(13.08.22)
Edit: Sanki hep bu soru sorulsun diye beklemisim gibi upuzun yazmisim kusura bakmayin.
Ozet geceyim: aldatma ustune bosanmis biriyim. Once bir iki gun uzaklasin, ama evi terk etmis gibi degil, birini ziyarete gider gibi vs.

Asil cevap:
Benzer bir durumda kaldim ben on sene kadar once, ama sadece suphesi yoktu yani aldatma kesindi.

Ben esime bir sey soylemedim. Canim cicimli de davranmadim, normal, tanidigim herhangi bir insanla konusur gibi iletisim kurdum gun icinde ve o gun haftasonu icin Istanbul'a anneme gitmek istedigimi soyledim. (Bu normaldi, anneme gitmek kavgali olmak gibi degildi yani.) Onu da benimle gelmesi yerine kendi arkadaslariyla takilmasi icin yonlendirdim.

Istanbul'da kendi basima gezdim, kahve ictim, sinemaya gittim vs. Bundaki amac olayi kendi icimde tartmakti once. Cunku bazen oyle ciftler oluyor ki kavga gurultu herkes dahil ediliyor, herkes fikrini soyluyor, curcuna... Sonra cift normale donuyor. Sacmasapan bir durum oluyor. Bazi insanlar aldatmayi affedip iliskilerini iyilestirebiliyorlar mesela. Kinamiyorum, herkes bir kere yasiyor sonucta, canlari ne isterlerse onu yapsinlar. Ben bu kendi icsel sorgulamam sonucunda zaten onceden de benzer huzursuzluklarimiz oldugundan, hayatimi bu rahatsizlikla gecirmek istemedigime karar verdim. Affetmek, hosgormek vs istemiyordum. Ama kavga etmek de istemiyordum. Detay duymak da istemiyordum. Zaten isim gucum vardi, daha genctim, beni bu iliskide tutan hicbir sey olmadigina karar verdim. Annemle ve kardesimle konusup dertlestim, onlar da beni hakli bulup destek oldular.

Sonra Pazar gunu esimle tekrar biraraya geldigimizde beni aldattigini bildigimi soyledim, nasil ogrendigimi anlattim. Bunun kesinlikle bosanmayla sonuclanacagini, ikna edilme sansim olmadigini, kararimin kesin oldugunu soyledim. O gece icin isterse misafir odasinda kalabilecegini, isterse gidip baska bir yer bulabilecegini soyledim. Lojmanda yasadigimiz icin olay cikarmamasini rica ettim, eger alkollu vs geri gelirse guvenlikten kendisini siteye almamasini isteyecegimi soyledim. Boyle tek tek rapor verir gibi her seyi soyleyip evden tamamen gitmesi icin de iki hafta sure tanidim kendisine.

Sonra zaten tanidigimiz bir avukat vardi, onunla islemleri baslattik. Iki uc hafta kadar sonra bosanmistim.

Burada bazi detaylar var tabii: benim cocugum yok, param var, destek olabilen ve boyle 'bosanmis kadin' vs gibi seyleri hic ama hic kafaya takmayan liberal bir ailem var, ve esimin karakteri sebebiyle bunu tekrar tekrar yapacagini bildigimden 'oh vallahi kurtuldum bu stresten' gercegi var.

Sizin de bu detaylari tartmaniz gerekiyor. Bence su bir gercek ki, insanin icine bir seyler doguyorsa bunlar genelde dogru oluyor. Bilimsel aciklamasi da var bunun, beyniniz siz farkinda olmadan bazi detaylari isliyor, onceki bilgilerinizle kiyasliyor, size bir seyleri hatirlatiyor vs ama siz bunu spesifik olarak bilmiyorsunuz. O yuzden 'icime dogdu' 'hissettim' falan diyoruz.

"Su saat oldu hungur hungur agliyorum" diyorsunuz mesela, esiniz nerde su an? Neden size sormuyor sen neden saatlerdir agliyorsun diye?

Eski sevgilisine durup duruken mesaj atmasi cok yanlis. (Hani sevgilinin anasi babasi olur, taniyorsunuzdur, basiniz sagolsun denir de, baska bir sebep olamaz bence.) Onunla bulusmasi cok yanlis. Ismini baska isimle kaydetmesi, onunla iletisiminin surmesine sizin kalbinizin kirilmasindan daha cok onem verdigini gosteriyor. O kisiyle sevisti mi sevismedi mi gibi bir detay cok yaralayici olur suphesiz, ama biraz da onemsiz, zora esiniz zaten luzumsuz bir yakinligi cesaretlendirecek adimlari atmis bile.

Bugun ayni sey basima gelse soyle yapardim: Mumkunse kendi telefonumdan esimin telefonunun ekran resimlerini cekerdim. Bunu illa onun aleyhine kullanmak icin degil kendime hatirlatmak icin yapardim zira ben unutuyorum neye sinirlendigimi bir sure sonra. Ardindan mumkunse cocuga bakabilecek birini bulup (anneanne, babaanne falan) iki gun uzaklasir dusunur icimi soguturdum. Esimden bosansam naparim, birlikte kalsam naparim diye senaryolar dusunurum ana hatlariyla. Sonra esime gidip 'sen hayirdir?' der, olayi anlatmasini isterim. Burda onemli olan gaslight edilmemeye dikkat etmeniz. "Ne kadini ya?" "Ya deli misin, onun da o gun Besiktasta ayakkabisinin topugu kirilmis" falan gibi Cem Yilmaz-vari sacma hikayelerle yanlis anlamissiniz veya abartiyormussunuz gibi bir izlenim olusturulmamasina ozen gostermeniz.

Sonra da iste, ne kadar inandiginiza veya inanmak istediginize gore hareket edersiniz.
0
sopiro
(13.08.22)
Esim dun aksam sirket organizasyonundaydi. Yok bu sefer instagram, linkedn falsn teyidli. :) Yalniz kalinca ben de yogun nir gece gecirdim haliyle.

Yuzlesmek istiyorum ama korkuyorum da bir yandan. Bir de telefonuni karistirdim diye uste cikip iyice agresiflesmesinxen, konunin sapmasindam cekiniyorum.
0
🌸anahaber
(13.08.22)
Şimdi elinizdeki veriler şunlar

1- Bir şekilde eşinizin eski sevgilisiyle bağlantısına şahit olmuşsunuz. Bu durum içinde eşinizin eski sevgilisiyle olan günlerini de özlediğini okumuşsunuz.

2- Eşiniz kendisine yapılan imadan sonra bu kişiyle olan iletişimini size anlatıp yanlış anlaşılmanın önüne geçmek ya da bu kişiyle iletişimini tamamen koparmak yerine onun kayıtlı ismini değişip sizden gizli iletişime devam etmiş.

Bir kişi, eşine açıklayamayacağı bir durumun içerisinde olmamalı. Bunun lamı cimi yok. Eğer siz bunu kabul etmemekte ısrarcıysanız ve kendi kişisel alanınıza çok müdahale ettiğinizi düşünüyorsa sizinle bu konuyu o tartışmalı ya da sizle olan ilişkisini bitirmeyi göze almalı. "Benim hiçbir kötü amacım yok, ama şimdi eşime söylesem olay olur" gibi bir şey benim için kabul edilebilir olmazdı. Aldatan insanların da büyük kısmı "zaten eşimi seviyorum, birlikte olduğum kişiyi sevmiyorum, sadece vakit geçiriyoruz" gibi şeylerle kendini haklı göstermeye çalışıyor.

Şüphe tedavi edilmeden geçmeyen, geçmediği gibi de büyüyen ve nihayet şüpheye sahip olan kişiyi gerçekten haksız duruma düşüren bir şey. Siz şüphelendikçe zaten aranızdaki saygıyı baltalayan davranışlar geliştirmeye başlayacaksınız. Birgün eşiniz eve geç geldiğinde onu hiçbir sıkıntı hissetmeden güleryüzle karşılayabileceğinize karşılayabileceğinize inanıyor musunuz? Peki kavganın ertesi gün ne olacak. Diyelim o gece tepki gösterdiğiniz için özür dilediniz. Peki bu özüre kendiniz inanacak mısınız? İçiniz ferahlayacak mı?

Ben bu durumda şahit olduğum şeyleri söyleyip bir açıklama getirmesini isterdim. Sorumluluğunu bilip ona göre hareket etmesini talep ederdim. Siz bir çift olmak için söz verdiniz. Bundan önce kafanızda "olabilir, hayatına başkaları da girebilir" gibi bir düşünce olduğunu sanmıyorum. Onun da sizin buna onay vereceğinizi düşündüğünü sanmıyorum. Bu bilinçle evlendiniz. Eğer böyle olmayacağını bilseydiniz evlenmezdiniz. Verdiği sözleri tutmasını istemek ve bunlar gerçekleşmediğinde tepki koymak hakkınız.

Endişelenen taraf siz olmamalısınız. Özgüvenli, sakin ve anlamak amacıyla yetişkin insanlar gibi konuşmanız bence en iyisi. Eğer açıklamasından ve vereceği sözlerden tatmin olmazsanız o zaman ayrılmayı da düşünürsünüz.

Ben şahsen eski sevgilisi önünde benimle olan birlikteliğini zedeleyici şeyleri yapan biriyle evli kalmak istemezdim. Eski sevgilisiyle bir araya gelmesi beni rahatsız da etse bana bunu bildirse asla gidemezsin diyecek bir insan değilim. Ama benim bilgim olmadan böyle bir şey yapılması benim için kabul edilemez.
0
akhenaten
(13.08.22)
Galiba değil, aldatılmışsınız. Oturup sohbet bile etmiş olsalar bu karşı tarafı özlediği ve size yalan söylediği gerçeğini değiştirmiyor. Kaldı ki siz şüphelendikten sonra ismini başka şekilde kaydetmesi gayet yeterli aldatılmak İçin. Yüzleşip açık açık konuşmalısınız ama sakince. Aldatmak için sevişmek gerekmiyor. Siz bundan sonrası için bir karar vermelisiniz. Ya bu aldatmak değil deyip devam edersiniz ya bitirirsiniz. Önemli olan içinize sinmesi.
0
dfn4
(13.08.22)
(6)

birini aklından çıkaramamak

newlywed
Bir arkadaşım vardı. Çok saçma sapan bir nedenden dolayı küstük. Aşırı narsist ve egoist biri. Konuyu konuşma çabalarıma rağmen hiçbir şekilde mesajlarıma cevap vermiyor. Bu bende artık bir takıntı haline geldi. Sürekli bu konuyu düşünüyorum, bana yaptığı haksızlık duygusundan bir türlü çıkamıyorum.
Bir arkadaşım vardı. Çok saçma sapan bir nedenden dolayı küstük. Aşırı narsist ve egoist biri. Konuyu konuşma çabalarıma rağmen hiçbir şekilde mesajlarıma cevap vermiyor. Bu bende artık bir takıntı haline geldi. Sürekli bu konuyu düşünüyorum, bana yaptığı haksızlık duygusundan bir türlü çıkamıyorum. Sürekli aklımda bu konu var. Çok acımasız biri olduğunu düşünüyorum. Benim ondan bir cevap almamın çok önemli olduğunu artık bu ısrarlı çabamdan anladı ve canımı daha çok yakmak için cevap vermiyor. Bu kadar zalim olduğu için ondan nefret ediyorum. O hayatına devam ediyor, ben devam edemiyorum. bu konuyu nasıl unuturum, böyle bir şey yaşayanınız var mı?
0
newlywed
(12.08.22)
Anlattıklarınızdan durumu kabullenemediğinizi anladım.

Şunu kabul etmelisiniz, hayatın bu yönü de var. Sizin aranızdaki olay nasıl gelişti bilmiyorum, ama bazen insanların yakın arkadaşları onlara büyük bir haksızlık yapıp ortada bırakıp gidebilir. Buna dost kazığı deniyor. Bunu yaşayan bir sürü insan var, karşılığında o konuşmak istemeden yapabileceğiniz bir şey yok.

Bazen cevap beklediğiniz insanlar size cevap vermezler. Bazen yok yere işinizden olanilirsiniz. Bazen sevgiliniz sanki hiç sizi tanımamış gibi hayatınızdan öylece çıkar gider, bazen çok sevdiğiniz biri hiç beklenmedik bir anda ölüp her şeyin yarım kaldığını hissetmenize sebep olabilir.

Bunların olabileceğini kabul edip hayatınıza devam etmelisiniz.
0
akhenaten
(12.08.22)
O kişiyi aklında öldüreceksin, sanki öyle biri hayatta yokmuş hiç olmamış gibi
0
freebird5406_2
(12.08.22)
Ayyy bildim bu hissi. Maalesef narsisistlerle baş etmek çok zor, ve bu çok tipik bir davranış. Yapılabilecek tek şey bıçak gibi her şeyi kesip beklemek, "bu niye bi anda kesti?" Diye çatlayıp gelecektir.

Ama bence o size hamle yaparsa da sallamayın, hayatınıza devam edin. Bu tip insanlardan bi halt olmaz, vazgeçip hayatınıza devam etmek yine en sağlıklısı.
0
galileo figaro magnifico o o o o
(12.08.22)
yüzleşmeden bitmez yakın arkadaşsa şayet. (minimum 3 yıllık)

arada takılmalık bir arkadaş idiyse birkaç aya unutursun.
0
edgenabby
(13.08.22)
Narsist demişsin, aşırı narsist demişsin.

Psikologların fikir birliği ettiği bir şey var: narsistler HASTAdırlar ve tedavileri yoktur. Gerilemez bile. Psikolojik hastalık gibi değil ölümcül bir hastalık gibi düşün. Onu hayatında tutan ölür.

Aklından atmak için bir süre zihin mesaisi yapmalısın. Bir süre onun sadece olumsuz yanlarını, olumsuz davranışlarını, olumsuz düşüncelerini inançlarını kötü alışkanlıklarını vs düşüneceksin. Onun kötü biri olduğuna kendini ikna edeceksin. Kesinlikle kötü değil diyorsan onun geri dönüşsüz hasta oldupuna, asla iyileşmeyeceğine ikna et kendini. Kötülüklerinden/olumsuzluklarından başka hiçbir şey düşünme. Tabii eşzamanlı olarak onun karşısında senin ne kadar iyi niyetl olduğunu da düşün. O kötü sen iyi. Bu şekilde kodladığında zihnin onu silmek isteyecek ve ona ait duygu izlerini hafiflettiğin için silmek kolaylaşacak.

Ayrıca bağ kesme meditasyonları var. Her gün yap. Eft tekniğini öğren her gün yap. Çok ama çok işe yarayacak.
0
muhayyer divan
(13.08.22)
Ben özellikle sebebin ne olduğunu merak ettim. Ona göre daha iyi değerlendirme yapılabilir. Belki bardağı taşırmışsınızdır belki de öyle değildir.
0
sevilen progressive türkücü
(14.08.22)
(20)

İltifat mı bu?

gozo
Bir arkadaşım anlattı o iltifat olduğunu savunuyor ben öyle düşünmüyorum. Onun ağzından anlatacağım. "bir gün saçlarımı boyatıp işe gitmiştim. ağlene kadar çalıştık. Müdürümüz öğleden sonra şehir dışına çıktı. çıktıktan yarım saat sonra bir soru sorma bahanesiyle cep telefonumdan aradı. aciliyeti ol
Bir arkadaşım anlattı o iltifat olduğunu savunuyor ben öyle düşünmüyorum. Onun ağzından anlatacağım. "bir gün saçlarımı boyatıp işe gitmiştim. ağlene kadar çalıştık. Müdürümüz öğleden sonra şehir dışına çıktı. çıktıktan yarım saat sonra bir soru sorma bahanesiyle cep telefonumdan aradı. aciliyeti olmayan bir konu. konuşma bitince saçlarınızı fark etmediğimi sanmayın. çok güzel olmuş çok yakışmış dedi." bu kızımızın hoşuna gitmiş iltifat ettiğini düşünmüş. bu arada müdürle aralarında 9-10 yaş gibi ne az ne çok fark varmış ve adamın kendisine ilgisi olduğunu da hissediyormuş. ben taciz olduğunu söyleyince şaşırdı ve hiç öyle düşünmediğini söyledi. hala da öyle düşünüyor ve inatlaşıyor. sizce onu taciz olduğu konusunda nasıl ikna edebilirim?
0
gozo
(12.08.22)
Direkt taciz demek ne kadar doğru bilmiyorum. Evet iltifat bu. İltifat hoşlanmadığımız birinden hoşlanmadığımız şekilde gelirse taciz diyebiliriz sanırım. Belli ki arkadaşınızın hoşuna gitmiş, taciz nasıl olur bu durumda bilmiyorum.
Siz bir müdürün çalışanına bu şekilde yaklaşmasının yanlış olduğunu düşündüğünüz için böyle söylüyorsunuz sanırım ama oluyor böyle şeyler yani hepsine taciz diyemeyiz bence.
0
veritaslibertas
(12.08.22)
taciz mi değil mi bilmem ama burada 'sanmayın' kilit bir kelime. adamın kafasında bir şey yaşadığını belli ediyor. anlık yapılabilecek bir iltifat masum olabilirken bu durum olaya derinlik katıyor.
0
onemoremile
(12.08.22)
İltifat anlık bir şey olur, yani sevgilin eşin partnerin vs değilse iltifat anlık çok da düşünmeden yapılır. Misal müdür işyerinde görür ayaküstü böyle bi şey der o iltifattır ama işle ilgili telefon açıp sonuna da bunu iliştiriyorsa bana iyi niyetli bir hareket gibi gelmez. Ha taciz der miyim bilmiyorum o da başka bir boyut ama kesinlikle "düşünerek" yapılmış bir eylem gibi görürüm ben bunu.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(12.08.22)
şu olaya taciz demek aşırı abartı. adam iltifat etmiş, teşekkür ederim deyip geçilebilir. iyi niyet kötü niyet aramanıza gerek yok, beğenmiş de olabilir bu direkt "kötü niyetli" manasına gelmiyor. kötü bir şey değil yani yaşanan olay insani bir şey.
0
roket adam
(12.08.22)
Taciz arkadaşınız rahatsız olsaydı olurdu.
0
amsterdam otlu sigarası
(12.08.22)
Abartmayın yahu, ne tacizi? Hem "sanmayın ki" kalıbıyla başlaması zaten normalde bu tür değişiklikleri fark edip yorumladığını, karşı tarafın da bu tip bir beklentide olup neden bu değişikliğin fark edilmediğine dair sözsüz bir şaşkınlık jesti, anlık bir bakış vb. verdiğini gösteriyor. Adam da kendinden bekleneni neden yapmadığına dair özür dilercesine bu değişimi fark ettiğini belirtip iltifatını yapmış. Ha ilgisi vardır, karşı tarafa hissettirmiştir, karşı taraf da bunu problem etmiyordur, ilgisi hoşuna gidiyordur vb. bu kısımları bilemem. Bunlar varsa zaten üçüncü kişilerin yorumlaması yakışık almaz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(12.08.22)
bu tamamen müdürün karakteriyle-aralarında samimiyetle bağlantılı. ayrıca arkadaşınız rahatsız olmamış aksine hoşuna gitmiş sizinle paylaşmış. bu durumda taciz olmuyor.
0
orpheus
(12.08.22)
olayın tacizle uzaktan yakından alakası olmaması dışında sıkıntı yok.
koca koca insanları bir şeylere ikna etmek de çok mantıklı değil tabii. konudan bağımsız, herkesin aklı kendisine yeter. kimseyi ikna etmeye çalışmayın.
0
mhmtt
(12.08.22)
Müdür, mesai saati dışında, bu taraftakilerce aciliyeti olmadığı değerlendirilen ama kafasına takılan bir konu için elemanı aramış.

Konuşma bitiminde de mesai dışı aramış olmanın mahcubiyetini bastırmak için hoşlanılacağı değerlendirilen bir çift laf etme gereği duymuş.

Hoşlanılmış.

Sorun nerde anlamadım ben.
0
Mirket
(12.08.22)
kesinlikle taciz değil.

eğer aynı müdür erkeklere ve diğer kadın çalışanlara da benzer şekilde övgüler ve iltifatlar ediyorsa sadece iltifat. yok, sadece bu iltifatları o kadına ediyorsa yürüyor demektir. ama yürümekle taciz arasındaki fark ısrarda ve karşı tarafın tavrında. kız bu iltifatlara olumsuz anlamda bir tepki vermiyorsa sorun yok.
0
nickini degistiren yazar
(12.08.22)
Taciz bir kişiye, o sizinle ilgilenmediğini söylediği ya da rahatsızlığını belli halde gösterilen ilgidir. Her tanışma denemesi ya da iltifat taciz sayılamaz. O halde sadece görücü usulü ya da tinder'dan falan tanışmak durumunda kalır insanlar ya da hiç romantik yönü olmasa bile her türlü iltifat taciz sayılır. Yani buna göre iki insan sevgililik ilişkisi kurarsa bu sadece tacizle başlayabilir, sizin dediğiniz bu anlama geliyor.

Öte yandan müdür tarafından bir çalışana böyle bir iltifat gelmesi taciz olmasa da iş etiğine aykırı, ve kurum içi yaptırım uygulanması gereken bir konu. sanırım sizin demek istediğiniz de bu. Örneğin arkadaşınız bundan rahatsız olsaydı belki de müdürüyle arası bozulup işten atılma ya da gözardı edilme korkusuyla bu rahatsızlığını söyleyemeyecekti. Bu açıdan işyeri etiğine uygun değil. Üst-ast ilişkisi olan durumlarda bunlar hoş olmuyor.
0
akhenaten
(12.08.22)
Aslında taciz. Çünkü astına bu şekilde yürüyemezsin.

Bu kişi işini kaybetmemek için seni terslemekten korkuyor olabilir. Doğrusu bu. İş arkadaşı demiyorum. İş yerinde Üstü olduğu için taciz.

Arkadaşın hoşlandığı müdürüne bu lafı edemez (cinsiyetten bağımsız söylüyorum) çünkü işini kaybetme korkusu olur ama müdürde bu korku yok. Tacize konu olan kısım bu.

karşılıklı yürüşüyorlarsa bir şey denemez de. müdürün profesyonellikten uzak olduğu tescillenmiş.
0
proverb haste makes waste
(12.08.22)
İki kişi arasındaki ilişkiyi bilmeden karar vermek çok zor.

Samimi iseler "kadınlar böyle değişikliklerin fark edilmesini ister" düşüncesiyle, "fark etmedim sanma" demiş olabilir.

Bence iş yerinde, romantik ilişkiler çok sakıncalı. Bu tarz ilişkilerde, olay ciddiye binmeden, kibar bir şekilde reddetmek en güzeli. Kibarca "Teşekkür ederim ama Saçımı fark etmeni istemiyorum, böyle bir beklentim yok" dersen, adam/kadın bir daha yürüyemez...


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.08.22)
ikna edemezsiniz çünkü taciz değil.
diğer yandan, herkesin aklı kendine yeter +1

"fark etmediğimi sanmayın" demek "fark etmemi beklediğinizi biliyorum" demektir.
kızımızın da zaten hoşuna gitmiş, yani ortada tacizden ziyade karşılıklı bir sinyalleşme var.

adam rahatsızlık verici şekilde davransaydı ve kızın karşısında ısrarcı biri olsaydı taciz derdik.
profesyonelliğe aykırı olmakla taciz aynı şey değil.

"adam konumunu kullanarak taciz ediyor" gibi bir şey diyorsanız, fiilen öyle bir durum da yok.
o durumda da karşılık vermezse işten çıkartılacağını falan hissedip kendini karşılık vermeye mecbur hissediyor olması lazım.
böyle bir ortam yok.
karşılıklı flört ediyorlar.
0
blatta hiberna
(12.08.22)
taciz değil ama düz iltifat da değil. ikisinin arası bir şey.
0
rose parks
(12.08.22)
taciz degil cunku arkadasin sikayetci degil, tersine hosuna gitmis.

tartisilmasi gereken etik olup olmadigi. Isyerinde birine yurumek global olarak pek hos karsilanan birsey degil ve kovulma sebebi olabilir, karsi tarafin gonlu olsa dahi.
0
cooperr
(12.08.22)
Taciz de değil iltifat da. Dümdüz yürüme
0
Hallegadola
(12.08.22)
Taciz değil. Hoş bir kompliman yapmış. Arkadaşınızın da hoşuna gitmiş. Büyütülecek birşey değil.. ikisinin de günü güzel geçmiş işte ne güzel:)

Siz neden dert ettiniz ki bu durumu?
0
füt
(12.08.22)
Ne tacizi ya iyi misiniz ? Düpedüz iltifat
0
beemaker
(14.08.22)
1- taciz değil, iltifat ta değil. yürüme.
2- müdürü değil de kendi benzeri ya da altı pozisyon olsa taciz olurdu arkadaşınız için.
3- siz onu kıskanıyorsunuz.
0
nuisance
(14.08.22)
(4)

İngilizce Kelime Sorusu

emcekare olmadi einstein olsun bari
anlamak ve kavramak arasındaki farkı nasıl vurgulayabilirim.kavramak anlamaktan daha güçlü bir terim. bir konuyu anlamanız onu kavradığınız anlamına gelmez ama kavramış olmanız aynı zamanda anladığınız anlamına gelir.yani önce anlayacaksınız sonra kavramış olacaksınız.anlamak için "understand" ifade
anlamak ve kavramak arasındaki farkı nasıl vurgulayabilirim.

kavramak anlamaktan daha güçlü bir terim.
bir konuyu anlamanız onu kavradığınız anlamına gelmez ama kavramış olmanız aynı zamanda anladığınız anlamına gelir.
yani önce anlayacaksınız sonra kavramış olacaksınız.

anlamak için "understand" ifadesi ele alırsak bu durumda kavramak için hangi kelimeyi kullanmak daha doğru olur?
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(12.08.22)
ilk aklıma gelen comprehend
0
lazpalle
(12.08.22)
Biraz dolayli ama kavramak icin "digest" de kullaniliyor.
0
sertac akin
(12.08.22)
Aslında ingilizce için understand dediğiniz anlamı karşılıyor.

Türkçe düşündüğünüz için böyle bir düşünceye kapıldınız sanırım. İngilizce için sizin anlamak ve kavramak arasında yaptığınız kıyasa eşdeğer kalıp understand fiilinden daha zayıf bir seçenek bulmakla daha mümkün gibi. get filiyle kurulan "I get it", "you got it" tarzı yapılar sizin burada anlamak olarak tarif ettiğiniz şeyi daha iyi karşılıyor.

Understand yapı olarak zaten konunun özünü idrak etmekle ilgili.

Yani ingilizcede şu cümle; "Yeah you got the idea but do you actually understand it?" daha mantıklı duruyor.
0
akhenaten
(12.08.22)
@akhenaten haklısınız. Understand kelimesinden daha kuvvetli kelimelere odaklanmaktansa daha zayıflara odaklanmak da güzel bir yaklaşım.

türkçe olarak anlattığım bir konu var onu ingilizce olarak anlatacağım bu sefer. Türkçe anlatırken yapmış olduğum kelime oyunlarını ingilizce'de de yapabilir miyim diye düşündüğüm için bu soruyu sormuştum. teşekkürler.
0
🌸emcekare olmadi einstein olsun bari
(12.08.22)
(10)

Evinizde hangi dekoratif ürünler var?

ms brownstone
Mesela duvarlarınızda çok fazla şey asılı mı? Asılıysa ne asılı? Ya da mesela kitaplığınız sadece kitaplardan mı oluşuyor yoksa kocaman ve bol dekoratif ürünlü kitaplık mı tercih ediyorsunuz? Bitkileriniz varsa onları eve nasıl dağıtarak yerleştiriyorsunuz?Bunların dışında da benim aklıma gelmeyen a
Mesela duvarlarınızda çok fazla şey asılı mı? Asılıysa ne asılı? Ya da mesela kitaplığınız sadece kitaplardan mı oluşuyor yoksa kocaman ve bol dekoratif ürünlü kitaplık mı tercih ediyorsunuz? Bitkileriniz varsa onları eve nasıl dağıtarak yerleştiriyorsunuz?

Bunların dışında da benim aklıma gelmeyen ama sizin kullandığınız her şey olabilir aklınıza gelen. Hatta isterseniz fotoğraf da paylaşabilirsiniz. Genel olarak koltuk, masa vs en çok ihtyaç olan şeyler dışında insanlar evlerini nasıl doldurmayı tercih ediyor merak ediyorum.
0
ms brownstone
(11.08.22)
geçen ay 61x91cm boyutunda 3-4 farklı poster alıp ikea çerçeveleriyle duvara astım.
fazla uğraşmadan güzel sonuç aldım.

www.ikea.com.tr

duwart.com
0
MtKrt
(11.08.22)
Dekorasyon evinizde hali hazırda bulunan eşyaları tamamlayıcı olmalı, bu açıdan çok değişir ama...

Örneğin benim evim gri, beyaz ve siyah tonlu baya minimalist döşenmiş bir ev. Mesela koltuklarım deri kaplama köşeli hatları var. Haliyle dekorasyonda da kübik biçimli mumluklar, nadiren yerleşmiş soyut biblolar ve ince bir dal sarmaşık, bambu ve sert datayları olan lambalar ve herkesin bunu ben de yaparım diyebileceği sade tablolar var.

Ama atıyorum sizin eviniz daha renkli, krem ve bordo tonları ağırlıklıysa ve koltuklarınız daha keten görünümlü, sandalyeleriniz vintage ahşap sandalyelerse benimki gibi bir dekorasyon sanki arkadaşınız eşyalarını emaneten sizde dursun diye bırakmış gibi olur. Sizinse halat detayları olan bir saksı içinde yere sarkan bitkiler, kil vazolar, kilimler, daha empresyonist tablolar gibi şeyler tercih etmeniz gerekir.
0
akhenaten
(11.08.22)
Henüz yapmadım fakat fikir olarak bu ara grant haffner ın canlı renklerle yaptığı yol resimlerini seviyorum, kendim bunların taklitlerini yapmayı düşünüyorum :)

sebastianfoster.com
0
freebird5406_2
(11.08.22)
Kitaplığımızda antik yunan heykel büstler var mesela bizde kitaplar dısında baya cool duruyor, cok seviyoruz.
0
solenkol
(11.08.22)
Eğer bitkileri saymazsak çok çok az dekoratif eşya kullanıyoruz. Bir iki çerçeveli çizim, bir Lego, bir tane dekoratif mum. Duvarları boş ve beyaz haliyle seviyoruz.
Buna karşılık. Her odada en az 2 bitki var.
0
chavezding
(11.08.22)
Evde ıvır zıvır sevmiyorum. Dekoratif bir şey alırsam ömrü maksimum 2-3 ay oluyor. Sonra doğru çöpe. Çiçek, bitki de barındırmıyorum. Kendi yaptığım bir tablo ve yine kendi yaptığım bir tütsülük var o kadar.
0
ruhen hastayim ben
(11.08.22)
Müzayedelerden resim, antika eşya alıyorum. Kendi yaptığım çini, kanaviçe ve resimlerim var. Hepsini asmıyorum/yerleştirmiyorum. Benim resimlerim mesela toplu bir yerde duruyor ama 2 tane asılı duruyor, değiştiriyorum sıkıldıkca. Çini yaptığım tabaklar var şaman davulu desenleri var üzerinde, hayvan ve kurukafa desenli kanaviçelerim var. Hepsi farklı bir alanda ve tüm ana eşyalar, duvarlar, çerçeve rafları bembeyaz. Çok batmıyor.

İlerisi için eski çeyiz sandığı alma planım var. İçine bu ıvır zıvırları koyup sıkıldıkca değiştireceğim. Her şeyi ortaya koyarsam çok alakasız oluyor.
0
jazzabel
(11.08.22)
Bizim evde her yere anısı/anlamı olan ve bakınca mutlu olduğumuz şeyler dağılmış durumda. Hiç minimalist olamıyoruz.

Salonda iki tane kocaman film afişi var, biri benim en sevdiğim filmin 2000 yılında aldığım afişi, diğeri eşimin en sevdiği filmlerden biri. Bunun dışında tv ünitesinin üzerinde 1-2 küçük fotoğraf çerçevesi, ilk kez kum çölüne gidince oradan aldığım kumla doldurduğum bir cam kurukafa (kumu ben getirdim, kurukafa hediye), başka bir gezide aldığımız vintage cam ilaç şişesinde viski vs var.
Salondaki kitaplıkta özellikle ayırdığım, göz gezdirmesi keyifli kitaplar var; yanında cam kapaklı kısımda kalabalık yapmasını istemediğim her türlü ıvır zıvır, figür, hatıra, maket vs var. Üşenmedim fotoğrafını çektim: www.dropbox.com (Yeğenime yaptığım kanaviçe, arkadaşımın çocuklarına vereceğim Harry Potter şişesi/fincanı vs de kitapların arasında duruyor, geçici onlar.)

Dubai'den aldığım güzel tasarımlı üç kartpostala beyaz çerçeve yaptırdım, onlar mutfak duvarında, kahve makinesinin üstünde asılı.

Antrede eşimin annesinin yaptığı yağlıboya kuzey ışıkları tablosu ve Nepal'den alınmış el yapımı mandala var.

Eşimin çalışma odasında metal dünya haritası (images.app.goo.gl) asılı, kardeşinin hediyesi. Rafta muppet show figürleri, 1-2 kanvas tablo vs var.

Benim çalışma odam henüz tasarım aşamasında, arkadaşımın neredeyse 15-20 yıl önce yapıp hediye ettiği suluboya palyaço ve başka bir arkadaşımın yaptığı kanaviçe tardis asılacak, bir sürü eski kitap kapağı bastırıp bir duvarı onlarla kaplayacağım. (Bunun gibi ama daha nerd: images.app.goo.gl) Bir de Starry Night kırlent takımı var, divanın üstünde yığılı duruyor. Buradaki kitaplıkta bir Asimov büstü, bir peluş safrakesesi, bir de küçük fotoğraf çerçevesi var, zaten kitaplar zor sığıyor.

Öldürmemeyi başardığım tek bitki de balkonda yaşıyor.
0
kobuzchu kiz
(11.08.22)
Toplam 3 tane Chagall var. Plaklar duvardaki raflarda asili.

Kütüphane kitaplardan olusuyor sadece.

Bitki yatak odasinda sifir, onun disinda calisma odamda oldukca fazla. Bir iki tane anisi olan seyin disinda dekoratif urun yok gibi. Hic sevmiyorum dopdolu duvarlari ve evimde cok az duvar var, her yer cam.
0
buf-e kür
(11.08.22)
evi girişinde sevgili nuri çetinin çizdiği bir aile çizimimiz (ben kızım ve eşim) var. diğer koridorda babamın el emeği yaptığı bir bibloluk ve herbir bölmesinde cam minik objeler var.

salonda bir kitaplığımız ve güneş şeklinde takribi 50 cm çapında bir aynamız var.

yatak odamızda bir tablo var.

mutfakta da ufak bir kara tahtamız var not almak için. ama bunu kaldırıp bir duvarı komple kara tahta boyası ile boyatacağız. eski evimizde öyleydi çok eğlenceli oluyor.
0
teritori
(11.08.22)
(4)

Başkanım Dinle - Ne eksikler var?

michael_knight
Bu fikri eleştirmenizi veya geliştirmenizi rica edeceğim. Eksiklerini, hatalarını anlamaya çalışıyorum."Başkanım Dinle" adlı bir internet hizmeti kurulacak. E-Devlet üzerinden, kimliğiniz belli olacak şekilde girilecek.Cumhurbaşkanının izlemesi için cep telefonunuzdan 30 saniyelik video çekip ona de
Bu fikri eleştirmenizi veya geliştirmenizi rica edeceğim. Eksiklerini, hatalarını anlamaya çalışıyorum.

"Başkanım Dinle" adlı bir internet hizmeti kurulacak. E-Devlet üzerinden, kimliğiniz belli olacak şekilde girilecek.
Cumhurbaşkanının izlemesi için cep telefonunuzdan 30 saniyelik video çekip ona derdinizi anlatabileceksiniz.

Cumhurbaşkanı her gün gönderilen 10 adet videoyu izleyecek. Bu yaklaşık 10 dakika zamanını alacaktır. Sistem rastgele bir şekilde başkanın izleyeceği videoları seçecek.

Amaç: İnsanlar sesini duyurabildiğini zannetsin. Yüksek mevkideki kişi filtresiz şekilde halkın düşüncesini duyabilsin.
Not: Keşke ülkenin tüm kurumları hatasız şekilde çalışsa da böyle bir şey düşünmem gerekmese.
0
michael_knight
(11.08.22)
Hocam gereksiz uğraş, Cumhurbaşkanının böyle bi amacı olsa sana gelene kadar 1 milyon defa o iş yapılırdı zaten, hadi yaptın diyelim, gerçekten de Cumhurbaşkanının bunu kullanacağını düşünecek kadar temiz kalpli misin?
0
Kaleci Saçlı Forvet
(11.08.22)
Millet Meclisi ve Milletvekilleri (kelimenin anlamına dikkat) bu iş için var zaten.
Bu tip talepler ve şikayetler usülüne göre gelsin diye.

Bu nedenle gereksiz bir fikir.

Ancak, bizim gibi ülkelerde çok iş yapar, politikacılar ve başkanlar çok beğenir. Reklamını yaparlar.
0
burfak
(11.08.22)
Hocam zaten sorun gücün tek bir kişide toplanmış olması ve çözümün tek kişide olması değil mi ? Bir kişi ülkenin kaldırım taşının nasıl döşeneceğinden, eğitim politikalarına, orman yangınlarına kadar son söz sahibi olamaz

Geçen gün ibrahim kalın sanırım, orman yangını cumhurbaşkanımızın talimatıyla söndürüldü dedi

E kurumlar neden var benim dediğim de aslında senin dediğine geliyor
0
freebird5406_2
(11.08.22)
Bu fikrin temeli otoritenin insanların yaşadığı sorundan haberdar olmaması üzerine kurulu. Yani bu fikrin sahibinin bu şekilde düşünüyor olması beklenir en azından.

O zaman şu soru akla geliyor, otorite sahibi yönetimi altındaki kişilerin sorunlarını öğrenebileceği bir mekanizma olmadığı için mi bu sorunlardan haberdar değil? Eğer sorun bu değilse onun sorunlardan haberdar olmasını engelleyen bir şey mi var?

Eğer böyle bir mekanizma olmadığını düşünüyorsak sorunu bambaşka bir bağlamda ele almamız gerekir. Örneğin başka devlet yöneticilerinin sahip olup da sizin sorunları ulaştırmak istediğiniz yöneticinin sahip olmadığı ne var?

Eğer sorunları öğrenmesine engel olan bir etken varsa bu uygulamanın bu engelle karşılaşmayacağını ve doğrudan yöneticiye ulaşmasını garanti edecek ne var? Ya da bu çözümü garantileyen bu şey niçin hali hazırda bulunan mekanizmalara uygulanamuyor?

Fikriniz zaten var olan yazılı iletişim metodlarını geliştirici ve modernize edici bir fikir, ancak ben şahsen çözümü olmayan bir konuya çözüm üreteceğini düşünmüyorum. Çünkü elimizdeki mekanizmalarla da otorite sahibinin halkın sorunlarından haberdar olması zaten mümkün. Elimizdeki mekanizmaların işe yaramadığını düşünüyorsanız, o zaman sizin uygulamanız da yaramaz.
0
akhenaten
(11.08.22)
(2)

Başkalarının eleştirilerini filtresiz ileten iş arkadaşı

signore
1 yıl boyunca tek başına çalışmış biri var, X diyelim. Aynı pozisyona 3 kişi daha geliyor, X bunlara işi öğretiyor vs ama gelmeleri hoşuna da gitmiyor. Bu X sürekli olarak iș yerindeki diğer birimlerden sözde kendisine gelen eleştirileri dedikoduları bu yeni gelen 3 kişiye iletiyor. Sizin hakkınızda
1 yıl boyunca tek başına çalışmış biri var, X diyelim. Aynı pozisyona 3 kişi daha geliyor, X bunlara işi öğretiyor vs ama gelmeleri hoşuna da gitmiyor. Bu X sürekli olarak iș yerindeki diğer birimlerden sözde kendisine gelen eleştirileri dedikoduları bu yeni gelen 3 kişiye iletiyor. Sizin hakkınızda şöyle diyorlar, ben sizi korudum ama... Şunlar senin hakkında şöyle dedi vs vs.

Sonra bunu biraz farklı bir yere alıyorlar geçici olarak. X gelip diğerlerine diyor ki "bana diyorlar ki sen gittikten sonra orası çok kötü oldu işlemiyor". Böyle bir şey söylenir mi ya? Gerçekten bu dedikleri olsa bile bunlar söylenecek şeyler değil. Kendini yüceltmek için, yenilerin moralini bozmak ve diğer birimdekilerle aralarını bozmak için ya uydurduğu ya da bire bin kattığını düşünüyorum. Sizce?

Çok detay veremedim kusura bakmayın.
0
signore
(09.08.22)
Bu nedir abi çocuk gibi. Aşırı ezik bir karakter. Muhatap olma. Günaydın, günaydın. O kadar. Ona bile gerek yok da neyse. Devam ederse günaydını da kes.
0
himmet dayi
(09.08.22)
Bilmiyorum başka yerlerde de var mı ama bire bin katma olayı bizim insanlarda çok yaygın. Yapıyordur yani... Özellikle birilerine gidip sana şöyle dediler de ben de savundum diyen insan çok klasik bir model tam buna uygun bir davranış olur abartmak.

Etrafındaki kişiler olayı ciddiye aldıkça bu kişiler gaza geliyor. En iyisi hiç prim vermemek. Ne yazık ki olay özellikle kendisiyle ilgiliyse insanlar bunu yapmakta zorlanıyor ama, birinden biri patlıyor sonra uğraş dur. İnsanlar böyle ne yazık ki...

Duyduğum, gördüğüm bir şeyi unutmam çok zaman alıyor. O yüzden böyle durumlarda araya girip o hayal silsilesini dağıtıp birebir olayı anlatıp doğal zemine çekiyorum ben konuşmayı. Hem çılgın atan kişinin insanlardaki kredisi düşüyor hem de ortada nefret ettiğim saçma sapan dalaşmaları görmem gerekmiyor. Bana da bir zararı olmadı hiç, genelde insanlar benden ne duyuyorsa ona inanıyor böyle durumlarda, işime geliyor.

Ekip çalışması çok zor gerçekten, yalnız çalışmak da ayrı zor. Hayat zor :D
0
akhenaten
(09.08.22)
(7)

Spor Çantası ve Sporda Duş

ckisc
Arkadaşlar ben bazen görüyorum adam decathlonun 10 litrelik çantasıyla gelmiş duşunu almış hazırlanıp çıkıyor, yani onca şeyi oraya nasıl sığdırdın burhanın çantası gibi. hani duş için terlik lazım, havlu lazım, hadi şampuanı sabunu küçük şeylere koyar onu geçelim de bunca şeyi napıyorlar nasıl hall
Arkadaşlar ben bazen görüyorum adam decathlonun 10 litrelik çantasıyla gelmiş duşunu almış hazırlanıp çıkıyor, yani onca şeyi oraya nasıl sığdırdın burhanın çantası gibi. hani duş için terlik lazım, havlu lazım, hadi şampuanı sabunu küçük şeylere koyar onu geçelim de bunca şeyi napıyorlar nasıl hallediyorlar? bi de ıslanıyor bunlar yani hadi diyelim terliği zipli poşete koydun, hadi havluyu da öyle yaptın da ıslak sonuçta ne bileyim siz nasıl yapıyorsunuz acaba? benim havlum mu kalın yani katlasan onu bütün çantayı doldurur. bu adamlar utanmasa bel çantasıyla gelecek.
0
ckisc
(08.08.22)
decathlon havlulari cok az yer kapliyor
0
tahtakafa
(08.08.22)
Decathlon havluları veya ince peştemal güzel iş görüyor. Terlik ve havlunun nemli olmasını çok dert etmiyorum, dediğiniz gibi iki torbaya koyuyorum. Hem vücut hem saç için olan bir küçük katı sabun (ikisi bir arada jel de olur) ve deodorant da koyduğum zaman çanta çok da dolu olmuyor.
0
fotrsapka
(08.08.22)
yaz mevsimi kıyafetler hacimsiz
el havlusuyla kurulanır, duşta giyinir filan

bazı insanlar terlik kullanmıyor ben de anlamıyorum
çıplak ayakla basıyor filan
0
bir soru sorcam
(08.08.22)
Aynen, sporda ben de sığamıyorum o ufacık çantaya. Üstteki cevapları da okudum, hala mümkün değil gibi :D
0
invictae
(08.08.22)
Niye bu kadar düşündünüz anlamadım. Çok karmaşık bir şey değil.

Ben eşofmanımı, ter havlumu ve duş havlumu katlayıp üstüste koyuyorum. Çantanın bir cebine de hem saç hem vücut için olan şampuanlardan atıyorum. Salon ayakkabımı ve duş terliğimi de poşetleyerek koyuyorum. Gayet rahat sığıyor.

Salonda işim bitince havluyu sırtıma atıp terliği giyiyorum elime de şampunı alıp duşa giriyorum. Sonra terlik poşete gitiyor havluyu da katlayıp geri koyuyorum. Eve gidince de o havluyu kirliye atıp o gün kullandığım eşofmanı ve havluları kirliye atıp çantaya yenilerini koyuyorum.

Sizin anlamadığınız tam olarak hangi kısım?
0
akhenaten
(08.08.22)
@akhenaten, benim merak ettiğim nasıl yerleştirildiği değil onca şeyin o kadar küçük şeye nasıl sığdığıydı, arkadaşlar da söyledi mesela decathlonun havluları ince oluyormuş ve benim havlum da gerçekten büyük ve kalınmış :)
0
🌸ckisc
(12.08.22)
10 litre az değil. terliği en ince plaj terliğinden alabilirsin. iç içe geçirince yer kaplamaz. havlu da 50 cmlik 2 tane yeter. ayrı poşetlere koyarsın. zipli olmasına gerek yok.
0
gabe h coud
(12.08.22)
(4)

Askerlik tecil süresi nasıl uzatılır?

sassot
önlisanstan mezun oldum, tecil 31/12/2025 iken mezun olduğum tarihin 2 yıl sonrasına düştü. arada 1.5 senelik bir kayıp var. eski tarihe nasıl getirebilirim bu tecili ne yapmam gerek tam olarak ?
önlisanstan mezun oldum, tecil 31/12/2025 iken mezun olduğum tarihin 2 yıl sonrasına düştü. arada 1.5 senelik bir kayıp var. eski tarihe nasıl getirebilirim bu tecili ne yapmam gerek tam olarak ?
0
sassot
(08.08.22)
Uzatamazsınız +1

Uzatamazsınız çünkü ortada bir hata yok, örneğin yükseköğretime hiç başlamasaydınız 20 yaşından sonra askere gitmeniz zorunlu olacaktı, öğrenci olduğunuz için tecil edildi. Artık öğrenci olmadığınız için mezuniyet sonrası tecil hakkı tanımlanmış ve süre dolduğunda gitmeniz gerekecek.

Uzatmanın tek yolu öğrenci olmaya devam etmek, çünkü tecil hakkı sadece öğrencilere verilen bir şey.
0
akhenaten
(08.08.22)
uzatamazsın mezun olduktan sonra 2 yıl hakkın var. lisansa kayıt yaptırırsan uzar.
0
jelly bear
(08.08.22)
2 yıl dolmaya yakın lisansa kayıt olursunuz oradan devam edersiniz, daha sonra lisans bittiğinde devlet yaşa bağlı olmadan yine 2 yıl veriyor, yani ben önlisans hiç bitirmedim lisans bitirdim direkt ve bitirince 2 yıl veriyor, bunun adına da sevk tehir deniliyor.
0
ckisc
(08.08.22)
açktan 4 e tamamla
0
sizofren06
(08.08.22)
(4)

Hakaret olmayan ama o etkiyi veren kelimeler

0zlem
var mı şöyle okkalı bir şey
var mı şöyle okkalı bir şey
0
0zlem
(08.08.22)
onemoremile
(08.08.22)
Doğrudan bir kelime var mı bilmiyorum ama ben basit bir şeyi işine gelmediği için anlamamazlıktan gelen biri olduğunda ikinci kez tane tane anlattıysam arkasından "anlatabildim mi yoksa daha basit bir şekilde anlatmayı deneyeyim mi?" diye soruyorum. Daha basit anlat diyeni görmedim şimdiye kadar.
0
akhenaten
(08.08.22)
teritori
(08.08.22)
Gevşek, insan ziyanı
0
freebird5406_2
(08.08.22)
(7)

Bazı internet sitelerinden neden yazı kopyalanmıyor?

adriana lima poposu yaglayicisi
Genelde gazete sayfalarında oluyor bu. Haberdeki 3 cümleyi kopyalamak istersin örneğin, cümleyi seçip kopyala işaretinin çıkmasını beklersin cümleyi seçmene de izin vermez. Bunu aşmanın bir yolu var mıdır?
Genelde gazete sayfalarında oluyor bu. Haberdeki 3 cümleyi kopyalamak istersin örneğin, cümleyi seçip kopyala işaretinin çıkmasını beklersin cümleyi seçmene de izin vermez. Bunu aşmanın bir yolu var mıdır?
0
adriana lima poposu yaglayicisi
(06.08.22)
Sayfayı print fonksiyonu ile pdf’e çevirip ordan kopyalıyorum ben.
0
kaptan memo
(06.08.22)
@kaptan memo, tablet ve telefonda da var mı print fonksiyonu, normal pc kullanmayan ne yapsın?
0
🌸adriana lima poposu yaglayicisi
(06.08.22)
Ekran fotoğrafı çekip google lens'te metin butonuna basın.
0
akhenaten
(06.08.22)
Kullandığınız browserın ayarlar kısmına girip JavaScript çalıştırmasına izin veri kaldırın. Bu işlemi yaparsanız diğer sitelerde geri açmayı unutmayın. Yoksa diğer siteler düzgün çalışmaz.
0
dreamsandcolours
(06.08.22)
reklam engelleyici kullanıyorsanız ublock origin gibi, o siteye özel olarak javascript'i devre dışı bırakabilirsiniz. ublock origin'de şu simge </> js'i açıp kapıyor.

mobilde de firefox + ublock originle aynısını yapabilirsiniz.
0
curious mind
(06.08.22)
var. eğer ileri bir kullanıcıysan sayfa açıkken öğeyi denetle ya da f12'ye bas. çıkan ekranda eleman seçme butonuna tıklayıp gerekli metne tıklayınca altta çıkan kutudan metni kopyalayabilirsin.
0
false pretension
(06.08.22)
iPhone kullanıyorsanız safaride okuyucu modu yapıp kopyalayabilirsiniz.
0
cervuetta
(06.08.22)
(4)

Okundu okunuldu farkı

havadakarada
Türkçede bu dil bilgisi kuralı nedir? Aralarında ne fark var.
Türkçede bu dil bilgisi kuralı nedir? Aralarında ne fark var.
0
havadakarada
(06.08.22)
Fark yok. Eş anlamlılar. TDK sözlükten okunmak kelimesine bakarsan ikinci anlamında okunulmak diye yazıyor zaten.

Okunmak’ın başka anlamları da var halk dilinde falan.
0
himmet dayi
(06.08.22)
Okunuldu aslında dilbilgisi açısından tanımlı bir kullanım değil, ancak dilde var. Anlamda nüans farkına yol açıyor, ancak bu farkın versiği anlam duruma göre değişiklik gösterebiliyor.

Temelde "okunuldu" derken dönüşlü çatı ve edilgen çatıyı üstüste bindirmiş oluyorsunuz.

Burada yerine göre okundu "birlikte okunuldu, grup olarak bir şey gerçekleştirildi" anlamı veriyor daha çok. Okunuldu ise dışardan bakan bir gözlemcinin başka bir grubun yapıtığı eylemi tanımladığı bir anlam içeriyor.

Okunmak yapısı fiilin "söylemek" anlamına gelen ikincil anlamıyla (şarkı söylemek gibi) da daha bütünleşik.

Şu makalenin 164. sayfasındaki a maddesine bakabilirsiniz.

www.google.com.tr
0
akhenaten
(06.08.22)
Buna çifte edilgen deniyor ve yanlış, arada nüans yok, baya yanlış ama konuşma dilinde yer etmiş yine de.
www.birgun.net
0
kobuzchu kiz
(06.08.22)
Okunuldu yanlış bir kullanım olsa gerek. Okunma diye bir fiil olduğundan emin değilim gerçi; varsa doğrudur teorik olarak ancak kullanımı çok kısıtlıdır.
0
yari cahil
(06.08.22)
(4)

aftan yararlanıp kayıt-başkent üniversitesi

kablelvuku
aramızda aftan yararlanıp başkent üniversitesine kayıt olan var mı? üniversiteye ulaşamıyorum, sitede de sadece "esaslar sonra açıklanacaktır" yazıp geçmişler. bu ayın sonu diye biliyorum son süre de kaçırmak istemiyorum.
aramızda aftan yararlanıp başkent üniversitesine kayıt olan var mı? üniversiteye ulaşamıyorum, sitede de sadece "esaslar sonra açıklanacaktır" yazıp geçmişler. bu ayın sonu diye biliyorum son süre de kaçırmak istemiyorum.
0
kablelvuku
(05.08.22)
Valla hocam ben de YBU'nun duyurusunu bekliyorum. Duyuru yapan var yapmayan var herkes beklemede galiba.
0
karacigerim vur kadehlere
(05.08.22)
Kanunun cikis tarihinden itibaren 4 ay sure verdiler. Kanun 05/07/22 tarihinde yururluge girdi. on birinci aya kadar suresi var. bazi okullar cok agirdan aliyorlar. ben ankara universitesini bekliyordum yayinladi.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(05.08.22)
Ege süreci açalı çok oldu, ancak son başvuru kasım içinde diyordu. @duyulması gerektigi kadar da öyle demiş. Bir yanlışınız olmasın? Bu kadar fark olmasa gerek.
0
akhenaten
(05.08.22)
Ben normal kayıtlar ile karıştırmışım son tarihi haklısınız
0
🌸kablelvuku
(06.08.22)
(12)

Disardan ne yemek soyluyorsunuz?

mr.goodcat
pide/lahmacun, burger ve pizzadan gına geldi. siz ne söylüyorsunuz?
pide/lahmacun, burger ve pizzadan gına geldi. siz ne söylüyorsunuz?
0
mr.goodcat
(04.08.22)
Ev yemekleri, zeytinyagli ve meze genelde.
0
(04.08.22)
Süzme yoğurtla tavuk şiş gönderen bir yer bulursanız atın listeye, arada güzel oluyor
0
akhenaten
(04.08.22)
Kebap, türk mutfağı, çıtır tavuk.
0
iwasbornonamountainside
(04.08.22)
cin yemekleri
lubnan yemekleri
pide/lahmacun
burger
pizza
tavuk kanat
tantuni/kebap
nadiren de kumpir

genelde bu eksende donup duruyoruz
0
in vino veritas
(04.08.22)
sis tavuk
makarnali salata
ev yemekleri
kebap
kofte
0
orange coffee
(04.08.22)
doner, manti
0
Kittie
(04.08.22)
evde yapamadığım veya yapabilecek olsam da üşendiğim şeyleri istemeye çalışıyorum mümkün mertebe.

pide-lahmacun, kebap, döner, cajun tavuk, fast food türevleri gibi.
işler yoğunken çok üst üste yediğimde bana da gına geliyor.
0
blatta hiberna
(04.08.22)
aralık 2020'den beri tek bir sipariş bile vermedim. öncesinde tavuk döner dürüm filan söylüyordum en fazla.
0
konetsu
(04.08.22)
Lahmacun, doner, adana durum, burger, corba ve ev yemegi dongusunden cikamiyorum shshshsh
0
mor oje
(04.08.22)
Gina geldigi icin hicbir sey söylemiyorum artik. Hele de su piyasa fiyatlariyla hicbir şey fiyatına degmiyor.
Bir de ben yemek secen adamim, onume gelen yerden lahmacun doner vs yemem, duzgun yapan yerden yerim. Begenmediysem direkt cope atarım begenmedigimi yiyemem. O yuzden dışarıdan soylemek iyice anlamsız oldu artik söylemiyorum. Arada bir iyi yapan yere gider yerim böyle seyleri o kadar.
0
stavro
(04.08.22)
Dusundum de yemeksepeti siteyi degistirdiginden beri disardan siparis vermeyi birakmisim ben:) Takintiliyimdir, atiyorum rezervasyonu booking.com'dan yaparim diger sitede isterse bedava tatil olsun donup bakmam keza cambridge dictionary disinda sozluk kullanmam, youtube disinda video izlemem falan yemeksepeti de onlardan biriydi yazik ettiler. Sadece ayda bir lahmacun soyluyorum telefondan mahalledeki pideciden
0
speedy
(04.08.22)
Tavuk yemekleri. Kanat olur, kızartma olur, Tavuk Dünyası tarzında soslu tavuk yemekleri olur.
Noodle türleri.
0
d max
(05.08.22)
(3)

Bu mr i yorumlayabilecek olan var mi?

balpolen
Babamin fitigi var, mr cektirdi doktor. Sonucu asagi birakiyorum.Schmörl nodulu nedir? Endiselenmeli miyim?Bu raporu yorumlayabilecek var midir?Ne yapmamizi tavsiye edersiniz ve onerebileceginiz doktor tavsiyeniz var midir?
Babamin fitigi var, mr cektirdi doktor. Sonucu asagi birakiyorum.
Schmörl nodulu nedir? Endiselenmeli miyim?
Bu raporu yorumlayabilecek var midir?
Ne yapmamizi tavsiye edersiniz ve onerebileceginiz doktor tavsiyeniz var midir?
0
balpolen
(04.08.22)
Öncelikle doktor değilim.

Babanızın bel bölgesi boyunca düzleşme ve fıtık problemleri varmış, schmörl nodülü yine bir tür fıtık ancak omurların dışına değil, içine doğru oluşmuş bir fıtık. Fiziksel bir problem, korkutucu bir durum değil. Doktor gerekli bilgileri verip gerekli tedavileri uygulayacaktır zaten.

Normalde fıtık oluşumunda omurlar arasındaki sıvı dışarı doğru taşıyorken bu durumda omurlar içerisinde bir yere taşıyor. Fiziksel bir durum yani, kafanızda kanser falan gibi bir tümörle bağdaştırmayın, soruda böyle bir şeyden korktuğunuzu anladığım için bunu belirttim özellikle. Öyle bir şey değil. Tedaviyi aksatmayın.
0
akhenaten
(04.08.22)
ben de doktor değilim.

sıkıntı nodülde değil. asıl sıkıntı L5-S1'deki L5 sinir köküne bası yapan ekstrüde herniasyon, yani patlamış fıtıkta.

tümör vs. gibi endişelenecek bir durum yok. fizik muayeneye göre doktorunuz tedaviye karar verecektir. duruma göre ameliyat gerekebilir.
0
kibritsuyu
(04.08.22)
Evet, cok tesekkur ederim. Ilk tumorden korkmustum. Rahatlattiniz beni, haftaya tekrar gidecek ayni doktora. Sonrasinda babamin memnuniyetine gore ya ayni doktorla kalir ya da baska doktorla devam ederiz.

Cok tesekkur ederim gercekten.
0
🌸balpolen
(04.08.22)
(3)

Gülmeden önce birine bakmanın psikolojideki anlamı nedir?

sassot
Ortamda bir espri yapılınca kişi , gülmeden ya da bir tepki vermeden önce birine bakıyorsa bu ne anlama gelir ?O kişiye karşı sevgi mi duyuyor ? (hoşlanma anlamında ya da normal bir arkadaş anlamında farketmez) yoksa o kişiden çekindiği için mi böyle davranıyor?
Ortamda bir espri yapılınca kişi , gülmeden ya da bir tepki vermeden önce birine bakıyorsa bu ne anlama gelir ?

O kişiye karşı sevgi mi duyuyor ? (hoşlanma anlamında ya da normal bir arkadaş anlamında farketmez) yoksa o kişiden çekindiği için mi böyle davranıyor?
0
sassot
(04.08.22)
buna benzer bişey okumuştum. anlık bi bakıştan bahsediyorsun değil mi? o ortamda tepkisine en önem verdiği kişiye bakarmış insan. hoşlandığı biri vs varsa da ona veya en değer verdiği arkadaşına gibi.
0
sirkelimon
(04.08.22)
verdiğiniz örnekte ya titanic kemancısı'nın dediği gibi lan saçmaladı da ayıp olmasın hadi organize gülelim
ya da
bakışılan kişiyle aralarında espriye dair bir geyik olduğunu ve bak konuştuğumuz şey bakışı atıp gülmek olabilir diyorum.

yani buradan bakınca pozitifide negatifide var. biraz daha olayı spesifikleştirmeniz gerekiyor bence.

son olarak eskrimde fransız taktiği diye bir şey vardı.
genelde sayıca geride olan kişi yapar ama yenen içinde yenilen içinde kullanılan bir harekettir.

sayı verince maske çıkarıp pis bi gülüş atar sporcu. karşı taraf sayı almış olmasına rağmen rakibin bu şekilde davranmasına mantık çerçevesi içerisinde anlam veremez. özetle kafası karışır niye güldü lan bu diye.
yapmanın amacı da hani gizli silahımı şimdi çıkarıyorum, görürsün hımmına tadında bir bakış atıp karşı tarafı psikolojik olarak oyundan düşürmek.
0
tenyalar bagirsakta yasar bagirmasakta
(04.08.22)
Ben kendi üstümden örnek verecek olursam eğer bir olay olduysa ya da biri bir espri yaptıysa her zaman birine bakmıyorum, ancak eğer bakarsam hislerim şöyle oluyor.

1- Yanımda kim olursa olsun yaşanan olay hakkında daha önce konuştuğumuz ya da aramızda espri konusu yaptığımız biri varsa ona bakıyorum.

2- Eğer espri ortamda bir kişiye yönelik yapıldıysa onun bunu nasıl karşıladığını görüp gülüp gülmemek için ona bakıyorum

3- Eğer resmi bir ortamdaysa genele uymak amaçlı ortamdaki en yetkili kişiye bakıyorum.

4- Ortamda sevdiğim biri varsa ona bakıyorum, baktığımda o an aynı şeyleri yaşayıp yaşamadığımızı anlayabiliyorum. Eğer özellikle sevdiğim biri yoksa o ortamda birlikte hareket ettiğimize ikna olduğum kişiye bakıyorum (mesela bu kişiyle herkes toplanmadan önce birer kahve içip iki laf etmişizdir). Espri/şaka iyiyse bu bakışla demek istediğim "bu iyiydi" demekken espri / şaka kötüyse demek istediğim "öğk" oluyor.

5- Eğer espri ilişkiler hakkında gri bir yerdeyse sevgilimin tepkisini ölçmek için ona bakıyorum, bu bakışın amacı 1, 3 veya 4'tekine benzer sebepler olabiliyor

Yani temelde 2 ana sebep var

1- Duygu paylaşımı.

2- Onay almak.

Yani hem sevdiğim için, hem çekindiğim için bakabiliyorum birine. İkisi de oluyor.
0
akhenaten
(04.08.22)
(6)

Relative clausesta whom ve who farkı

Unde bach canim
george is a person whom i admire very muchcümlesinde neden whom yerine who kullanmıyoruz?
george is a person whom i admire very much
cümlesinde neden whom yerine who kullanmıyoruz?
0
Unde bach canim
(01.08.22)
devaminda baska ozne oldugu icun.
0
alperz
(01.08.22)
Çünkü george burada cümlenin nesnesi.

"George'a" hayranlık duyuyorsunuz. Özne sizsiniz, george nesne.
0
akhenaten
(01.08.22)
soruya cevap vererek de bulabilirsin kafan karışırsa.

kime hayranlık duyuyorum dediğinde ne cevap verirsin? him. o yüzden whom diye düşünebilirsin.
0
floydian
(01.08.22)
kimi raikkonen
(01.08.22)
aslında burada yanlış kullanılmış.
"who/whom" burada "person" ile bağlantılı. o yüzden "who" olması gerek.

ama "I like George whom I admire very much" deseydi, olurdu. diğer arkadaşların açıkladığı gibi George'un cümle içindeki konumu ile ilgili.
0
lesmiserables
(02.08.22)
@lesmiserables
Örnek cambridge university press raymond murphy kitabından. Yanlış olacağını düşünmüyorum.
0
🌸Unde bach canim
(02.08.22)
(17)

çocuk meselesi

firemanjonny
7 yıllık evlilik, 1 çocuk, ben erkek tarafıyım dün akşam yemeğinde olan oldu. oğlumuz 3,5 yaşında, 2,5 yıl önce bir oğlumuz olup ertesi gün yaşam savaşını kaybetmişti. ben kesin olarak çocuk istemiyorum, maddi/manevi kaygılarım var, gelecek ve şimdiyi içeren hatta kendimle alakalı bile kaygılarım va
7 yıllık evlilik, 1 çocuk, ben erkek tarafıyım dün akşam yemeğinde olan oldu. oğlumuz 3,5 yaşında, 2,5 yıl önce bir oğlumuz olup ertesi gün yaşam savaşını kaybetmişti. ben kesin olarak çocuk istemiyorum, maddi/manevi kaygılarım var, gelecek ve şimdiyi içeren hatta kendimle alakalı bile kaygılarım var, seneye meddi olarak her şey değişebilir bu ülkede bence, hanım evlendiğimizden beridir çalışmıyor bu ara işe girip çalışıcam dedi kendi bilir, onun fikren ayrıldığı yer ise ben tek çocuk istemiyorum oğlum yalnız kalsın istemiyorum, yaşlılığımızda bize gelinsin geniş aile olunsun, curcuna olsun biraz filan bunu anlıyorum ama benim de son yaşanan kayıptan da kaynaklı yukarıdaki kaygılarım var, onun düşüncesi 3-3,5 yıl kadar çalışıp tekrar çocuk yapalım üzerine, yani birkaç yıl sonrası uğruna kavga edildi, fena halde de kırıcı oldu, yanlış tercihlerden ötürü bir süre önce birikimlerimizi kaybettik, tamamen benim suçum o konuda bir "diyet" konuşmaları periyodik olarak devam ediliyor, bense telafi edebilmeyi en önemli hedefim yapmış durumundayım, ben çocuk istemediğimden bana bu iş böyle gitmez dendi, senden artık bende çocuk yapmam sen kimsin dendi, senin artık işin bitti dendi. Beni inanılmaz kıran sözler bunlar, ifade etmem çok zor, boşanmayla tehdit edilmek, üstelik bu tona ışık hızında geçmesi fena üzüyor, birde bunu 4 yada beşinci kez yapıyor, benim ağzımdan da çıkmıştı ama kaynama noktasına gelmiş ve 1 kere demiş sonra kendimi frenlemiştim. Sonra sarılmaya çalıştık birbirimize ama ben silemiyorum o kısmı devamlı flashback oluyor hala. Hanımın bu konudaki tavrı -söyledi oradan biliyorum- ben çok kızınca ağzıma ne gelse söylerim, sen gelip sarılcaksın, sinirliliğime vereceksin, sonra geçer. İyi ama akıl ve kalp taşıyan insanım gidip sarılamıyorum pat diye.
Ben ikimizin de fikri bu ikna etmeye çalışmamak zamana bırakmamız lazım diyorum. O yok böyle olmaz çocuk yapılacak diyor. Bu sağlıksız ilişki bile çocuk işini ertelemeye yeter gibi duruyor bana göre.

benim beynim bitti dün itibariyle, fikrinizi yazar mısınız?
merak ettiğiniz sorun, sağlıklı tavsiyeye ihtiyacım var.

edit: kaybedilen miktar geçen sene bu zamanlar 110 bin lira gibi, servetimiz gitmedi evimiz ve arabamız mevcut

Sorulara edt: Eskiden de kırıcıydı ama bu kadar şiddetli ve sık olmazdı
Terapi alınmadı ama alınacak, geçen ay duvara kafa atmışlığım var
Her iki oğlumuz da planlı ve konuşarak yapıldı.

Başsağlığı dileyen ve cevap veren herkese ayrı ayrı müteşekkirim, sağolun her neredeyseniz iyi varsınız
0
firemanjonny
(01.08.22)
öncelikle başınız sağ olsun.

normal şartlarda böyle bir kayıptan sonra zaten çift olarak psikolojik destek almanız gerekirdi.
üstüne bir de birikimler kaybedilmiş, bu da bir ilişki için büyük travmadır.
siz biraz tek taraflı bakıyor olabilirsiniz gibi geldi bana ama çok karışık anlatmışsınız, çok da emin olamadım.

birikimleri yerine koyup hedefinize ulaşınca güveni de sağlamış olmuyorsunuz maalesef.
kendi hislerinizi düşünüyorsunuz ama sanki biraz daha empati yapmaya ihtiyacınız var.

bunun dışında, sizin çocuk istememe nedeninizin dünyanın hali falan değil, yaşadığınız travma olduğunu düşünüyorum.
mesela eşiniz bu travmayı atlatmak için tekrar bir doğum yapmak istiyor, buna ihtiyaç duyuyor da olabilir.
yani aynı travmanın ikiniz üzerinde farklı etkileri var muhtemelen.
belki o da aileyi genişletmek değil, sadece bu sebeple çocuk istiyor.

karşılıklı olarak birbirinizi tetiklemişsiniz.
kadınlar bu süreçleri daha ağır geçirseler de, bunu hem bedensel, hem ruhsal olarak yaşadıklarından işin daha içinde olarak yaşıyorlar.
erkekler uzak ve dışarıda kalıyor, dolayısıyla travma katılaşıp kalıyor ve erkeği hareketsiz bırakabiliyor.

sizin çift olarak almanız gereken terapi dışında önce bu travmanızı çözmek için de profesyonel desteğe ihtiyacınız olduğunu düşünüyorum.

özellikle evliliklerde meseleler olay sürecinde çözülüp geride bırakılabilmeli.
ama travmaları çözmediğinizde çuval gibi taşımaya devam edersiniz, temcit pilavı gibi her tartışmada aynı şeyler konuşulur, konular dallanıp budaklanır ve kişiselleşir.

bence burada mesele "onu dedi, böyle dedi" falan değil, sözler yeri geldiğinde ilişkinizin durumuna göre unutulabilir.
sizin önce travmalarınızı aşmanız lazım.

ondan sonra hâlâ çocuk istemiyorsanız, onu o zaman konuşursunuz.
0
blatta hiberna
(01.08.22)
Bu iki yetişkin hem kendileriyle hem hayatla ilgili problemlerini çözmeden gelecek çocuk için bir felaket olur
0
freebird5406_2
(01.08.22)
çok fazla karışık konu var.
öncelikle sadece 1 tarafın çocuk istememesi bile hafife alınacak bir tercih değil, tek taraflı yapılacak şey değil cocuk.

bu arada kendi fikrim; zaten planlara göre anladığım kadarıyla ikinci olduğunda abisi 8-9 yaşına gelecek, artık o saatten sonra yalnız büyümüş olacak o cocuk, hatta bir noktadan sonra kardeşi istemyebilir bile. yani yalnız büyümesin diye o yaştan sonra kardeş yapmak gereksiz olur.

sizin durumunuza gelirsek; birikim ne kadar büyük bilmiyorum ama servetinizi kaybettiyseniz kadının karşısında muhtemelen itibar kaybettiniz. kötü tarafından bakıyorum belki bunu ayrılmak için bahane olarak bile yapıyor olabilir. sizin çocuk istemediğiniz bildiği için o konudan zorlayıp işi bitirmek istiyor olabilir.

söylediği laflar yenilir yutulur değil, maalesef durum bu.
0
nuisance
(01.08.22)
Kesinlikle çocuk yapmamalısın. Evlendiğinizden beri çalışmamış. Bir de üstüne ağır şeyler söyleyip çocuk istiyor. Kendini kurtar bence.

Hanımın bu konudaki tavrı -söyledi oradan biliyorum- ben çok kızınca ağzıma ne gelse söylerim, sen gelip sarılcaksın, sinirliliğime vereceksin, sonra geçer.

Yok artık. Kendinizi bu kadar ezdirmeyin.
0
dissendium
(01.08.22)
silkinip kendine gelmen iyi olur. en iyisi yolları ayırmak. kavga dövüş etmeden. çocuğunuz da var. ayrılmak kesin, onu tartışmaya açmıyorum, sonrasını planlayalım, en az zararla ve çocuğumuz için en doğrusu olacak şekilde, bakış açısını kabul ettir.
0
gabe h coud
(01.08.22)
Benim merak ettiğim iki nokta var

1- Eşiniz çocuğunuzu kaybetmeden önce de bu denli kırıcı mıydı yoksa bu olaydan sonra dramatik şekilde değişen davranışları var mı?

2- Çocuğunuzu kaybettikten sonra bir terapi sürecinden geçtiniz mi?

Birlikte zor bir durum yaşamışsınız. Bence bunun etkisi sandığınızdan daha büyük bir travmaya neden olmuş olabilir.

Şu dikkatimi çekti, daha önceki çocuğunuz planlı mıydı? Çünkü eğer öyleyse belli ki siz de artık eşinizi kaybetmeyi göze almak pahasına tamamen çocuk fikrini kafanızdan çıkarmışsınız.

Bence terapi almanızda fayda var. Hayatınızda sizi derinden etkilemeyen bir olay olmasaydı hiç uğraşmaya değmez derdim ama son derece travmatik bir olay yaşamışsınız. Kendi adıma kimse bir yabancının psikolojik sorunlarını çekmek zorunda değil, ama bu birlikte yaşadığınız bir süreç olduğu için ben öncelikle terapi yolunu seçip neler olduğunu anlamaya çalışırdım. Eğer bir sonuç alamazsam o zaman ayrılmayı düşünürdüm.
0
akhenaten
(01.08.22)
basiniz sagolsun. bence 1 gunluk bebegi kaybetmek yeniden cocuk istememek icin basli basina yeterli bir sebep ama ayni blatta'nin dedigi gibi esiniz 9 ay karninda tasidigi cocugu kucagina alalamis olmanin travmasini yasiyor olabilir.

ne evliyim ne cocuk sahibiyim, o yuzden daha fazla empati yapamiyorum.

kesinlikle terapi +1
0
supergirl
(01.08.22)
Sebebi ne olursa olsun iki taraftan biri çocuk istemezse çocuk yapılmamalı. Kaldı ki sizin maddi manevi haklı gerekçeleriniz var. Zaten konu burada çocuk olmaktan çıkmış. Hatanızı sürekli yüzünüze vurması, bedel olarak çocuk istemesi, ağzına geleni sayıp sineye çek demesi, boşanmayla tehdit etmesi, bir dolu sıkıntılı davranış. Yaşadığı kaybı çocukla telafi etmeye çalışıyor ve kendini haklı görüyor olabilir, öyleyse psikolojik destek almalı. Hep bu karakterdeyse destek de fayda etmez. Bu şekilde davranılmaya tahammül etmek zorunda değilsiniz.
0
asteriks
(01.08.22)
iki taraftan biri çocuk istemezse çocuk yapılmamalı +1
birbirinize daha fazla kirici olmadan terapiye gidin +1
bu arada hatun mumkunse biran once ise girsin, kafasini dagitmasina yardimci olur.
0
cooperr
(01.08.22)
üstadım bence de sen haklısın. birikimleri kafaya takma artık, evin araban var, parayı da kendin çalışıp kazanmışsın, bi risk almışsındır kazanmak da vardır kaybetmek de, bunu artık geçmeniz ve unutmanız lazım mutlaka. eşinin parasını yemediysen hiç kimseye bir borcun yok, ha yediysen bile hayat müşterek, kumarda yemedin ya. çok da diyet vs tribine girme derim. bu seni suçlu psikolojisine soktuğu için zaten her türlü muhabbete 5-0 geriden başlıyorsun. onun dışındaki kısımlarda bence haklısın, özellikle eşinin pro destek alması lazım diye düşünüyorum. evet yaşam kolay değil, 1 çocuk yapmak zor 2. çocuğu yapmak çok daha zor eğer gelirin çok iyi değilse. yani evet bir şey yapmayın, çocuk da yapmayın, destek alın, her tartışmada boşanırım kartı oynayan biriyle kesinlikle çocuk yapılmaz. kadın tarafının işe girmesi de kolay değil, hayatı boyunca hiç çalışmamış birisinin çalışan anne olarak özellikle türkiye'de çalışma hayatına girmesi gerçekten zor, psikolojik açıdan daha da yorucu. parayı sen getirdiğin halde, kaybettiğin için diyet muamelesi yiyorsan, o da para getirdiğinde nasıl bir muhabbet olacağını tahmin bile edemiyorum.

bir de hep söylenir, sarhoşken ve sinirliyken söylenen şeyler önceden en azından 1 kere akıldan geçirilmiştir diye. rastgele kelimeler değil bunlar yani.
0
roket adam
(01.08.22)
başınız sağolsun.
ben büyütülecek, boşanılacak kadar büyük bir olay görmüyorum. 2,5 yıl geçmiş bir olaydan sonra bence tüm bu konuşmaların altında tramva yatmıyordur. bayan tarafının 20 yıl sonra bile aynı konuyu gündeme getireceğini unutmadan yaşıyorum. 9 yıllık evliyim, hala düğünde yaşanan olaylar karşıma gelebiliyor. 11 yıl kaldı geriye diye kendimi avutuyorum :)
demem o ki o diyet konuşmaları devam edecek. karşılıklı olarak sizin de yenge hanımın yaptığı yanlışları söylemeniz devam edecek.
söyledi, oradan biliyorum dediğini bende yaşıyorum ama işte o öyle olmuyor, gidip sarılacakmışım felan. biraz zaman geçince birlikte sarılıyoruz o ayrı.
7 yıl evlilik ile 9 yıl arasındaki fark çok görünmeyebilir ama biz buna tecrübeli evlilik diyoruz.
bence bilmediğiniz bir gelecek için (senin maddi durum, yengenin çalışma durumu, çocuğun kardeş isteme durumu) birbirinizi kırmanın bir anlamı yok. karşılıklı oturun, geçmişi unutun, yeni bir konuşma metniyle hayatınıza devam edin.
0
pccopath
(01.08.22)
"onun düşüncesi 3-3,5 yıl kadar çalışıp tekrar çocuk yapalım üzerine, yani birkaç yıl sonrası uğruna kavga edildi"

abi sen bir erkek olarak bu kadar süre varken söylemen gereken şey "bakarız"di, o zamana kadar belki senin, belki eşinin düşüncesi değişecek. yapmayabilirmissiniz yani bu kavgayı.
0
austra
(01.08.22)
Anlattığıniz kadarıyla sorun maddi/geçim sorumluluğunun tamamen size yüklenmiş olması. Arkaplanı vardır tabi de evlendiginizden beri neden çalışmıyor? Sizin o kaybettiğiniz 110 bini riske atarken evin bütün maddi yükünün sizde olmasının da etkisi var mı?

Bence bunları da düşünün. Evet kadınların çalışması çocukları küçükken hele de öncesinde çalışmıyorsa daha zor çünkü piyasada böyle bakılıyor maalesef. Tamam ama "evlendiginizden beri" kısmını diyorum aslında.

Demek istediğim eşiniz gitsin iş bulsun çalışsın değil. Ama sanki o maddi sorumluluk size "yıkılmış" gibi bir hava sezdim.
0
encokbenisevinnolur
(02.08.22)
Önceki başlıklarınıza göz attım ve parayı kaybettiğiniz yanlış tercih coin borsası diye tahmin yürüteceğim. Bu mikrardaki birikimimizi ben çalışmasam bile eşim bu şekilde kaybetmiş olsa, üstüne çocuk kaybımız olsa evliliğimiz ciddi bir darbe alırdı. İş yatırımında para kaybetmek farklı bir etki yapıyor, başımıza geldi işle ilgili ciddi aksaklıklar ama aynı şeyi hissettirmedi. Terapi almak şart gibi görünüyor. Karşı taraf haksız değil, fakat ifade ve iletişim şekli bozulmuş belli ki.
0
kullanıcıadımbuolsun
(02.08.22)
öncelikle başınız sağolsun.

eşinizin bu para meselesini ortaya getirmesindeki üslup yanlış olabilir ama haklı olup olmadığını bilemiyoruz zira yeterince done vermemişsiniz. mesela sizin bu yaptığınız yatırımdan haberi var mıydı? ondan habersiz mi yaptınız? ortak olma içim rahat değil dediği biriyle inat edip ortak mı oldunuz? onun da rızası olmadan birine kefil mi oldunuz? etrafımda gördüğüm evliliklerde maddi kayıpların nerdeyse %75 i kadının rıza göstermediği ve hatta çoğunlukla bilgisinin dahi olmadığı hamlelerle gerçekleştiği için ciddi krizlere neden oldu. sizinki de böyle bir durumsa zaten eşinizi ekarte eden sizsiniz gibi bir durum çıkar ortaya. öyleyse, eşinizin üslubuyla ilgili uzman desteği alırken siz de kendiniz uzman desteği almalısınız. hiç bir anlaşmazlık veya üslup sıkıntısı tek taraflı olmaz zira.

evlendiğinizden bu yana çalışmaması ortak bir karar mıydı? yoksa örnek veriyorum sizin işiniz nedeniyle şehir değiştirildi de kadın o şehirde mesleğini mi yapamıyor, yapamadı? çocuğa bakacak hiç kimse olmadığı için mi çalışmıyor?

editlerinizi de okudum. eşinizin üslup sorunu var kabul ama kimse durup dururken duvara kafa atmaz, şiddet ve üslupla ilgili birbirinizi tetikliyorsunuz gibi bir durum var. sadece eşiniz kırıcı ve sert olsa konuşup anlaşarak 2 çocuk yapmazdınız.
0
Phoebe
(02.08.22)
ben sadece şunu söyleyeceğim bu dünyaya 1 çocuk bile fazla.
0
sizofren06
(02.08.22)
çocuğa zaten eşiniz bakıyormuş. erkekler çocuk bakımında çok az sorumluluk alıyorlar. anladığım kadarıyla geleneksel bir görev paylaşımı yapmışsınız. bu durumda para kaybetmeniz sizi geriye atar, evet.

çocuk konusunda da bence eşiniz haklı. tamam, bir taraf istemiyor ama diğer taraf da istiyor? siz de ona haksızlık yapmıyor musunuz bu durumda?
0
deartheodosia
(02.08.22)
(4)

Karayolları Trafik Kanunu 6073 Hk.

kernelpanic
Yakında ehliyet alacağım ve kolları arasında fark olmayan kontrolsüz kavşaklarda geçiş hakkı konusu kafamı karıştırdı. Çünkü her kaynak farklı bir öncelik sıralaması yapmış veya hiç sıralamamış. Mesela dönen araçlar düz gidenlere ve traktörler diğerlerine yol verir yazıyor. Düz giden traktör dönecek
Yakında ehliyet alacağım ve kolları arasında fark olmayan kontrolsüz kavşaklarda geçiş hakkı konusu kafamı karıştırdı. Çünkü her kaynak farklı bir öncelik sıralaması yapmış veya hiç sıralamamış. Mesela dönen araçlar düz gidenlere ve traktörler diğerlerine yol verir yazıyor. Düz giden traktör dönecek olan otomobile yol verir mi? Açıklanmıyor veya çelişki var. Bir sürü kaynağa baktıktan sonra en son ilgili kanunu açtım ve C) fıkrasındaki 2 bente göre sadece 2 geçiş hakkı ilişkisi var. Lastik tekerleki traktör, iş makinesi, düz gitmek, dönmek vs. hiç biri hakkında kural yok. Ehliyet sınavında çıkacak soru için sürücü kursu kitaplarına ve çıkmış sorulara mı uyayım yoksa kanuna mı?

Kavşaklarda geçiş hakkı:
Madde 57 – (Değişik: 17/10/1996-4199/23 md.)

Kavşaklarda aşağıdaki kurallar uygulanır.

a) Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar.

b) Trafik zabıtası veya trafik işaret levhası veya ışıklı trafik işaret cihazları bulunmayan kavşaklarda;

1. Bütün sürücüler geçiş üstünlüğüne sahip olan araçlara,

2. Bütün sürücüler doğru geçmekte olan tramvaylara,

3. Doğru geçen tramvay hattı bulunan karayoluna çıkan sürücüler bu yoldan gelen araçlara,

4. Bölünmüş yola çıkan sürücüler bu yoldan geçen araçlara,

5. Tali yoldan anayola çıkan sürücüler anayoldan gelen araçlara,

6. Dönel kavşağa gelen sürücüler dönel kavşak içindeki araçlara,

7. Bir iz veya mülkten çıkan sürücüler, karayolundan gelen araçlara,

c) Kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş ise;

1. Motorsuz araç sürücüleri motorlu araçlara,

2. Motorlu araçlardan soldaki sağdan gelen araca,

Geçiş hakkını vermek zorundadırlar.
0
kernelpanic
(01.08.22)
Aslında trafiğin akış mantığını düşününce kolayca bulunuyor cevaplar.

Dönel kavşaktaki aracın geçiş hakkı vardır, çünkü kavşağın tıkanmaması ve yavaşlamaması lazım. bu yüzden kavşaktaki araç önceliklidir. Şimdi kavşakta traktör var, kavşağa bir otomobil geliyor. Önce traktörün kavşaktan çıkması daha önemli.
0
anten
(01.08.22)
Siz hiç ehliyet sınavı sorularına baktınız mı? Sınav çok basit. Amaç sınav geçmekse zaten geçersiniz. Sadece sürücü kursunun kitabına bakmak yeter. Bu kadar ayrıntılı çıkmıyor. Bir de gerçek hayat kitapta yazılı şekilde işlemiyor. Ben tali yolda bekleyen halk otobüsüne yol vermiştim. Duruma göre hareket edilebiliyor.
0
dissendium
(01.08.22)
Yasal bir konunun pratik uygulaması için yasadan ziyade yönetmeliklere bakmanız gerekiyor. Yönetmelikleri uygulayanlar yasaları dikkate alıyor biz yönetmeliklere uyuyoruz genel olarak bu hep böyle.

Madde 109'a bakın. Orada göreceksiniz.

www.mevzuat.gov.tr
0
akhenaten
(01.08.22)
@anten Dönel kavşaktan değil düz kavşaktan (kontrolsüz ve eşit kollu) bahsediyorum.

@dissendium Haklısınız ama bu kadar baktıktan sonra artık doğru cevabı merak etmeye başladım.

@akhenaten Aradığım buydu. Teşekkürler.
0
🌸kernelpanic
(01.08.22)
(13)

kahve tüketiminiz ne kadar?

floydian
tek kişi olarak 1,5 ayda 1kg kahve tüketmişim. düşününce vay anasını çok mu acaba dedim. sizde nasıl durumlar?
tek kişi olarak 1,5 ayda 1kg kahve tüketmişim. düşününce vay anasını çok mu acaba dedim.

sizde nasıl durumlar?
0
floydian
(31.07.22)
Ayda 600-700 gr. yapıyor. Her gün 15-16 gr çekirdek ile tek porsiyon içiyorum ortalama.
0
Bruce
(31.07.22)
Haftada 3 gün 200 ml filtre kahve, 2 gün 300 ml amerikano, 2 gün 600 ml amerikano.
0
gabe h coud
(31.07.22)
250gr olan paketlerden haftada bir alıyorum 1 kilo yapıyor yani benim de, böyle düşününce bir garip geldi şimdi :D
0
akhenaten
(01.08.22)
hiç.

kahvenin tadının da kokusunun da abartıldığını düşünüyorum.
0
tantunisultansuleyman
(01.08.22)
250 gramlık paketi her gün bir 250lik termos dolduracak kadar yapıyorum, 3 hafta kadar gidiyor.
0
amelie poulain
(01.08.22)
çok mu bilmiyorum ama az değil :)

ben yazın ayda 200 gr civarı ama kışın yarım kg içiyorumdur.
0
nuisance
(01.08.22)
2,5 kişi ayda 1 kilo tüketiyoruz. sizinki bir tık fazla gibi
0
belkider
(01.08.22)
Normal bence, ben de günde 1 double espresso bazlı kahve tüketiyorum. 2 haftada yaklaşık 250gr
0
dreamnesiac
(01.08.22)
gramaj olarak kestiremiyorum hep evde hazırlamadigim için ama ortalama günde 4 büyük kupa filtre kahve
0
yuvarlanantencereninkapagi
(01.08.22)
Bana normal geldi sizin durum, fiziksel olarak kötü etkilemediği sürece çok da sorun olacağını düşünmüyorum ben, ama fazla olduğunu düşünüyorsanız bi doktora danışmakta test vs yaptırmakta fayda olacaktır.

Benim eski diyetisyenim azalt demişti bir süre önce o zamandan beri daha dikkatli olmaya çalışıyorum ama pek başarılı değilim bu konuda.

Her ay 1 kilo alıyorum aşağı yukarı maaşa bir hafta kala bitiyor o süreci de dışarıdan günlük bir büyük boy kahve alarak geçiriyorum. Bazen iki ya da üçe de çıkabiliyor bu tamamen o dönemki maddi durumuma bağlı olarak değişiyor.
0
mutekebbir
(02.08.22)
Ben de üç aşağı beş yukarı o kadar tüketiyorum.
0
niyeti bozuk http nesnesi
(02.08.22)
Günde 2 kupa. Yaklaşık 500 gr yapıyor aylık.
0
kobe824
(02.08.22)
2 kisi ayda 2 kg kadar.
0
kafasizbiri
(10.08.22)
(7)

gunumuz kadın erkek ılıskıleri

deepness
Merhabalar herkese, uzun süredir bir şey merak ediyorum. Günümüzde gerçekten nasıl düzenli bir ilişki kuruluyor? Düzenli ilişkiden kastım haftada 1 buluşup oturup sohbet etmek, farklı aktiviteler gerçekleştirmek gibi. Tanışılan insanlar direk konuyu cinselliğe getiriyor ve bu da tek gecelikten fazla
Merhabalar herkese, uzun süredir bir şey merak ediyorum. Günümüzde gerçekten nasıl düzenli bir ilişki kuruluyor? Düzenli ilişkiden kastım haftada 1 buluşup oturup sohbet etmek, farklı aktiviteler gerçekleştirmek gibi. Tanışılan insanlar direk konuyu cinselliğe getiriyor ve bu da tek gecelikten fazlası olmuyor. Bu arada bu insanlar sadece internet ortamında değil, lise üniversite iş arkadaşları, hobi kurs arkadaşları veya gün içinde denk geldiğimiz çeşitli ortamlardaki sıradan insanlar. Bu durumda, eğer yapan , bunu başarabılen varsa, bir ilişki kurmanın yöntemi veya püf noktası nedir günümüzde?

edit; kız, erkek herkes düşünce ve önerisini yaazarsa sevinirim, teşekkür ederim.
0
deepness
(31.07.22)
Kendi ilişkimden yola çıkarak cevaplarsam iletişim hâlinde olmaktan, birlikte zaman geçirmekten keyif almak gerekiyor. Tek gecelik demişsiniz. Siz konuyu hemen cinselliğe getiren birine istediğini vermiş oluyorsunuz. O kişi de istediğini aldığı için devamı gelmiyor. Bana göre sağlıklı bir ilişkinin temelinde önce hoşlanma, duygu olmalı, ondan sonra bunlara bağlı olarak cinsellik gelişmeli. Bu şekilde bağ daha da güçlenir. Duygu olmadan yaşanılan şeyler geçici olur.
0
dissendium
(31.07.22)
dissendium; yanlıs anlasılma olmus sanırım, tek gecelık benım ıstegım olan bır secenek degıl, ınsanların hedeflerı veya beklentıde oldukları bır secenek.
0
🌸deepness
(31.07.22)
ne istediğine bağlı olarak kolay bir şey değil. benim ilişkilerim genelde uzun süreli olur. fedakarlıklar yaparım, severim, bağlanırım. 5,5 sene ve 3,5 senelik iki ilişkim oldu. 1 senelik ilişkilerim de oldu bir kaç tane. onların arasındaki dönemde sizin dediğiniz gibi bir garip, üzücü, kayıp dönemler yaşadım. o ara dönemlerin birinde sözlükten biriyle tanışmıştım, epey flört ettikten sonra sözlükten bir başkasıyla sevgili olduğunu öğrendim. bunu sorunca, kızların kafası karışık olduğunda başkalarıyla yazışabilir, normaldir demişti. ben istemem dedim, uzaklaştım. fb da ekliydi. bir kaç gün sonra amerikalı bambaşka bir adamla nişanlı olduğunu ilişki durumunu güncellediğinde öğrendim. kısa bir süre sonra da evlenip amerikaya taşındı. yani benimle tanıştığında sözlükten, benim bildiğim, en az bir sevgilisi ve bu amerikalı nişanlısı vardı. sözlükten takip ettiğim kadarıyla bunlar çocuk yaptı, 1-2 sene sonra boşandı ve geri yurda döndü. yani demek istediğim son zamanlarda, günümüzde olan bir şey değil, bu 10 sene öncesinin olayı. 20 sene öncesinde de benzerdi. çünkü, insanlar doğal olarak bencil. sağlıklı ilişkiler kurmak hiç bir zaman kolay değildi.

şimdi nişanlıyım. internetten tanıştık. ben yine o kayıp dönemde savrulup giderken onda gördüğüm ve onun bende gördüğü samimiyeti kaybetmek istemedik ve eski ilişkilerimdeki yanlışları yapmadım. ne dediğime, ne yaptığıma çok dikkat ettim. bir de hayatımın güzel, keyifli bir zamanında olduğum için, mutlu olabildik.

püf noktası, çok insan tanımak ve biraz zekayla, dikkatle, biraz doğru filtrelerle, istediğini, aradığını bulmadan emek, zaman vermemek diye düşünüyorum.

benim için, eğitim, yabancı dil ve aileye değer vermesi, samimiyet çok önemli. nişanlım türkiye ve amerikada top okullarda okumuş, amerikada yıllarca çalışmış, çok güzel yerlere gelmiş, iyi paralar kazanırken, kariyeri çok iyi giderken, hepsini bırakıp ailesiyle birlikte olabilmek için geri dönmüş ve burada sıfırdan kariyerine başlamış birisi. bir date yaptık ve ondaki samimiyeti, sevgiyle yetişmiş biri olduğunu gördüm. kimse kapmadan ben kaptım. onun isteklerini karşılayabilecek biri olmasam yanaşmazdım. ona da bana da zaman kaybı olurdu. bir çok açıdan denk bir çiftiz, dünya görüşlerimiz yakın, deal breakerlarımız yok, sevgi doluyuz, birbirimizi seviyoruz.

sonda özet geçeyim: tekrar tekrar deneyeceksin, gerekirse yüzlerce insan tanıyacaksın. senin istediğin yoksa, deal breaker bir şey varsa, hiç zaman kaybetmeyeceksin. tabii bu bir yarış değil, içinde sitem, ön yargı, kötü hislerle yaparsan, şüpheyle yaklaşırsan doğru insanı da kaçırabilirsin.
0
gabe h coud
(31.07.22)
Tanışmaları gerçek hayattan yaparsan istediğine daha kolay ulaşırsın. sanalda erkek=para, kadın=beden çoğunlukla. Gerçek yaşamda imkanlar kısıtlı adım atmak ve karşılık almak en azından bir anlam ifade ediyor.
0
OrangeYellow
(31.07.22)
Öncelikle kendi hayatınızı oturtmuş olmalısınız ya da en kötü ihtimalle somut uzun vadeli planlarınız olmalı. Örneğin siz öğrenciyseniz ve 2-3 yıl sonra nerede olacağınız belli değilse, işsizseniz ve hayatınızda halletmeniz gereken birçok derdiniz varsa, şehir ya da ülke dışına çıkma olasılığınız bulunuyorsa ya da çalışıyorsanız dahi uzun vadede yurtdışına çıkmak gibi bir planınız varsa istediğiniz gibi bir ilişki kuramazsınız.

İnsanların çoğunun yaşadığı şey de bu. Kimse kola kolay önündeki 2-3 yıl için plan yapamıyor. Haliyle uzun süreli ilişki içine girme eğilimi de azalıyor.

Hayatları oturmuş iki insan eğer birbirlerini beğenirse bunun uzun bir ilişkiye evrilme eğilimi de artıyor.

Çok önemli başka bir şey de, "ilişki arayan" ve "lafı sekse getiriyorlar" şeklinde düşünceleri olan insanlar genellikle beğendiği biriyle tanışınca bir ilişki başlatma konusunda çok aceleci olabiliyor. Bana böyle denk geldi en azından. "Lafın sekse gelmesi" hakkında söyleyecek sözü olan insanlarla olan münasebetimde iş hep alelacele ilişkiye evrildi. Bu diğer taraf için çok itici bir durum, çünkü huyunu suyunu hiç bilmediğiniz, daha yeni yeni tanımaya başladığınız biri gelip hayatınızın geri kalanını birlikte geçirmenin iyi bir şey olacağını düşünüyor kendi kendine. Nerden baksanız olur şey değil. Siz ilişki aramamalısınız, insan aramalısınız. İlişki fikri bu insanı tanıdığınızda kendi kendine ortaya çıkmalı. Buna seks de dahil, karakter de, geri kalan her şey de... Kimse ten uyumu olmayan biriyle bir ömür geçirmek istemez. Seks insanları birine bağlayan en önemli şeylerden biri.

Yukardakilerden hiçbiri zorunlu olmadan hayat kurmak isteyen insanlar için yaygın olarak kullanılan görücü usulü bir sistem var. Kendi dinamikleri içinde gayet efektif çalışıyor. Bunu da deneyebilirsiniz, neden olmasın?
0
akhenaten
(31.07.22)
32 yaşında evli bir birey olarak bir sürü date'te bulundum. şu anki ilişkim de dahil olarak genelde bahsettiğin "düzenli" ilişkiler, düzenli ilişki arayan iki bireyin cinsellik konusunda buluştuğu ve anlaştığı anda başlıyor. bu dönemde kimse cinselliği denemediği biriyle direkt %100 commitment verecek bir ilişkiye başlamak istemiyor haklı olarak. ***bu bahsettiğim tespit bölgeden bölgeye, insan grubundan insan grubuna değişebilir***

bu biraz da şans işi ama belli bi yaştan sonra bir çok insan işin içinde cinsellik yoksa hiç başlamıyor bile, kadınlar dahil. ayrıca haftada 1 buluşma gerçek ve tatmin edici bir ilişki için de çok az. siz bir ilişki değil, arada bir görüşeceğiniz bir kanki arıyorsunuz bence.
0
roket adam
(31.07.22)
roket adam; konu gayet açık, flörtle baslayan karsılıklı ılgı ve ıstekle, cınsellıgın de elbette olacagı duzenlı bır ılıskı kastedılıyor, "kanki" vs nıtelendırmeler konu dısı.
0
🌸deepness
(31.07.22)
(5)

Anne babayi tatile nereye götürebilirim?

catgroove
60 yas üstü, sürekli cok calisan ve diger baska sikintilardan dolayi zihinsel ve bedensel olarak cok yorulmus olan anne-babami söyle en az 4-5 günlük güzel bir tatile götürmek istiyorum. Ucakla (veya otobüsle) Istanbul'dan rahat gidilebilecek, araba kullanmaya mecbur birakmayan, güzel bir sahilde yü
60 yas üstü, sürekli cok calisan ve diger baska sikintilardan dolayi zihinsel ve bedensel olarak cok yorulmus olan anne-babami söyle en az 4-5 günlük güzel bir tatile götürmek istiyorum. Ucakla (veya otobüsle) Istanbul'dan rahat gidilebilecek, araba kullanmaya mecbur birakmayan, güzel bir sahilde yüzüp (deniz kenari sart degil, havuzlu bi yer de olabilir), aksamlari lezzetli yemekler yiyebilecegimiz, gezmekten cok dinlenmeye odaklanabilecegimiz bir yer olsun istiyorum. Agustos sonu icin düsünüyorum. Bütcem genis. Nereler olabilir?
0
catgroove
(31.07.22)
Sezon bittikten sonra ya da başlamadan önce Bodrum tam bir emekli tatil cenneti. Sakin, denizi güzel ve huzurlu.

Ama ağustos sonunda sakinleşir mi emin olamadım. İstanbul'dan otobüsler gidiyor.
0
akhenaten
(31.07.22)
Bütçe sağlamsa Muğla derim. Marmaris olabilir(Mesela Selimiye veya Bozburun)

Ama sizin ve ailenizin zevkini bilemeyiz elbette. Belki hiç sevmezler belki çok severler.
0
panda yuva yapmis sogut dalina
(31.07.22)
mümkünse her şey dahil bir otele gidip 4-5 gün kafa dinleyin derim. bodrum'da mesela her türlü araca ihtiyacınız olacaktır sağa sola gitmek için. bahsettiğiniz senaryo için en ideali her şey dahil tarzı yerler.
0
roket adam
(31.07.22)
Side ya da kemer de olabilir. Deniz suyu soğumaz, havaalanına yakın.
0
asteriks
(31.07.22)
Voyage Bodrum yer varsa.
Çocuk yok zaten otelde, denizi güzel, yemekler güzel. Tam kafa dinleme tatili yeri. Havaalanından transfer ayarlarsınız.
0
marla is in my head
(31.07.22)
(3)

İstanbul öğrenci akbili

Nickbulamadım
Merhaba arkadaşlar,yurtdışında yüksek lisans öğrencisiyim ve istanbula geleceğim. Öğrenci akbilimi nereden, nasıl ve hangi belgelerle yenileyebilirim acaba?Teşekkürler
Merhaba arkadaşlar,

yurtdışında yüksek lisans öğrencisiyim ve istanbula geleceğim. Öğrenci akbilimi nereden, nasıl ve hangi belgelerle yenileyebilirim acaba?

Teşekkürler
0
Nickbulamadım
(30.07.22)
2020 yılında şöyle bir şikayet yayınlanmış.

www.sikayetvar.com

Bence sorunuzu 153 arayıp oraya sorun, bir de her ihtimale karşı ıslak imzalı öğrenci belgesi getirin yanınızda.
0
akhenaten
(30.07.22)
öğrenci belgesi ve bir adet fotoğraf ile kartınızı başvuru merkezlerinden aynı gün 20? tl karşılığı alabilirsiniz.
0
baylarbayi
(30.07.22)
yurtdışındaki üniversiteler türkiyede e devlette çıkmıyor. türkiyede öğrenci gözükmüyorum yani. Alabileceğim öğrenci belgesi ingilizce olur en fazla. Bu durumda olup da alabilen var mı öğrenci akbili?
0
🌸Nickbulamadım
(30.07.22)
(6)

Antidepresan kaynaklı sinir agresiflik halinde ne yapılır?

psmstc
Doktorla ikinci görüşme bir ay sonra. İlaç bir agresiflik, sinir hali verdi. Yan etki midir, devam etmek mi gerekli?
Doktorla ikinci görüşme bir ay sonra. İlaç bir agresiflik, sinir hali verdi.

Yan etki midir, devam etmek mi gerekli?
0
psmstc
(30.07.22)
stilizan deneyebilirsin, pamuk gibi olursun
0
nibba
(30.07.22)
Bence doktorunuza danışın vakit geçmeden. Beklemeyin bir ayı. Telefonla da olsa sorun.
0
duma duma dum
(30.07.22)
İlacınızın prospektüsüne bakın, eğer bu yan etki beklenen bir yan etkiyse devam edin ve bir sonraki randevu gününü bekleyin.

Eğer etki beklenmedikse veya "bu yan etkiler görülüyorsa ilacı kullanmayı bırakıp doktorunuza başvurun" gibi uyarı yazyorsa ilacı bırakıp doktorunuzu arayın.
0
akhenaten
(30.07.22)
antidepresanların sinirlilik hali yapacağını sanmıyorum. bırakma sürecinde sinirlilik olur benim bildiğim.
0
nothing in my way
(30.07.22)
Hangi ilaç? Kaçıncı gündesiniz? Bazı ilaçlar alışma sürecinde net yapıyor, o yüzden yanına bir pamuk gibi olma ilacı veriliyor.

Eğer prozac’sa başlangıçta net huzursuzluk yapıyor mesela.
0
damba
(30.07.22)
Yan etki olabilir, ama olmaya da bilir. Antidepresandır sizi yavaş yavaş Yükseltiyor da olabilir, yani maniye sokuyor da olabilir.

Akrabalarınızda bipolar bozukluğu olan var mı? Tanımlanmamış olsa bile sizin şüphelendiğiniz? Yani 3 ay depresif, 3 ay iyi ya da harika hissetme gibi durumlar?

Antidepresan verilirken dikkat edilmeli, aile öyküsü kişinin öyküsü iyi alınmalı. Bipolara yatkınlığınız varsa -bunu öykünüzden ve ailenizden bilebiiriz; bilmeye çalışırız- Antidepresan sizin için çok tehlikelidir. Maninizi tetiklediğinde bu ilaçlar bir atak geçirmiş olursunuz ve atak geçirmek hastalığı uyandırmak demek. Bu en kötü senaryo ama. İlacın yan etkisi huzursuzluk ve sinirlilik yapabilir.


Siz sinirlilik, kendine fazla özgüven, uykusuzluk vb şeyler var mı kendinizde bunları da takip edin lütfen.!
0
damba
(30.07.22)
(11)

Neden tv dizileri yerine platform dizilerini tercih ediyoruz?

ilkinci
Yani platform ile TV dizileri arasında reklamlardan kurtulmuş olmayı bir yana koyarsak oyunculuklar, hikayeler yönünden ne gibi farklılıklar var? Başka açılardan farklılıklar varsa size göre bunlar nelerdir? Biraz tartışalım müsait olanlarla, ne dersiniz?
Yani platform ile TV dizileri arasında reklamlardan kurtulmuş olmayı bir yana koyarsak oyunculuklar, hikayeler yönünden ne gibi farklılıklar var? Başka açılardan farklılıklar varsa size göre bunlar nelerdir? Biraz tartışalım müsait olanlarla, ne dersiniz?
0
ilkinci
(29.07.22)
tv dizileri çoğunlukla total grubu denilen genel halk kitlesine hitap edecek şekilde hazırlanıyor. platform dizileri ise ab grubu denilen daha elit kesime hitap ediyor.

hekimoğlu mesela ulusal kanalda iş yapmadı, yayından kalktı. oysa sevenler platformda yayınlansın, para verip abone olur izleriz dediler.

"gibi"nin mizah anlayışı kanal d'nin, show tv'nin genel izleyici kitlesine uygun değil, ulusal kanalda yayınlansa birçok kişinin "bu ne lan böyle" diyeceğine eminim.

bence en önemli fark bu.
0
kibritsuyu
(29.07.22)
2 saatlik diziler çekilmediğinden ya da sansürün etkisini fazla hissetmediklerinden daha kaliteli ve nispeten daha rahat-profesyonel işler çıkıyor ortaya, o nedenle daha tercih edilesi oluyor haliyle.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(29.07.22)
Öncelikle her bölümün süresi çok uzun. Bir akşam 2 saatimi diziye, 2 saatimi de reklama vermek istemiyorum. Bunu kış/yaz döneminde her hafta tekrarlamak da saçma geliyor bana. Bu kadar uzun olunca senaryo çok uzuyor, gereksiz detay ve sahnelerle dolduruluyor. Takip ettiğim bir dizi varsa da bir gün bekler açar YouTube'dan izlerim.

Dijital platformlarda büyük çoğunlukla bütün sezonun aynı anda yüklenmesi iyi bir şey. En son Game of Thrones'u izliyordum herhalde haftalık yayımlanan. Dizi kaliteliyse ve teori geliştirilebilecek bir olay örtüsüne sahipse haftalık yayımlanması daha zevkli olabilir gerçi ama ben çok uzun süredir çerezlik dizileri izleyip geçiyorum.

Kalite anlamında mesela Netflix TR'nin orijinal işlerine bakarsak bayağı kötüler aslında. Televizyona koysan sırıtmaz. Arada iyi işler de çıkmıyor değil ama nadiren işte.
0
black holes in the sky
(29.07.22)
süre büyük etken gerçekten. 3 saat bir dizi bölümü nedir abi? dijitalde insani sürelerde ve insani bölüm sayısıyla diziler yapıyorlar, insani şartlarda çalışıyorlar, e böyle olunca da kalite her türlü artıyor ister istemez.
0
bugungityaringel
(29.07.22)
En büyük etken, istediğim anda istediğim kadarını seyrediyor, istediğim yerde geri dönebiliyor olmam.

İkinci etken. Tv dizilerinin ilk birkaç bölümü belirli bir senaryo çerçevesinde gidiyor, daha sonrası aldığı reytinge göre şekillenen, sonu belirsiz ve aldığı reytinge göre uzayacak ve genelde de daha alt kültür seviyesine hitap eder şekle dönüşerek devam eden diziler haline gelmesi.

Düşünsenize, bir senarist bir dizi yazıyor ama dizinin sonunun nereye varacağını ve nerede biteceğini kendisi bile bilmiyor. Bu dizi seyredilir mi?
0
Mirket
(29.07.22)
Platform dizilerinde sansür yok. RTÜK saçmalıgı yok. O sebeple platform dizileri tercih sebebim
0
limonlu eksi
(29.07.22)
tercihim 20 dk'lik diziler oluyor genelde, tas catlasin 45dk. daha uzununu izleyemiyorum, bolununce de dikkatim dagiliyor hevesim kaciyor. film bile izleyemiyorum artik. haliyle tv'de bunu bulmak imkansiz dolayisiyla platformlardan izliyorum. bi de kadehlerin blurlanmasini gormek canimi sıkıyor.zaten azicik gercek hayattan uzaklasayim kafa dagitayim amaciyla izledigim bir seydeki yeni turkiye gercekleri gozume gozume sokulunca kopamiyorum gerceklikten.
0
in vino veritas
(29.07.22)
Benim için birbirine eş iki büyük etken var. Biri rtük, hiçbir standardı yok. Çok fazla kişisel ahlaki görüşlerine göre müdahalede bulunuyorlar, çok rahatsız edici. Sanki komşu evden gelip benim aile hayatıma karışılıyor gibi hissediyorum.

Bi ara harry potter yayınlayıp da büyü sözcüğünün sansürlendiğini görmüştüm akıl alır gibi değil.

İkinci etkense belli ki aziz milletimizle ilgi alanlarımız ortak değil, yapacak bir şey yok. Platformlarda konular daha çeşitli.
0
akhenaten
(29.07.22)
1- süresi kısa
2- her zaman her yerde istediğim anda erişim
3- bir oturuşta sezon bitirebilme (lost günleri akılma geldi de 1 hafta beklemek neydi öyle )
4- rtük - sansür
5- nispeten kaliteli senaryo/görüntü/oyunculuk
0
jepa
(29.07.22)
platform dizilerinde gereksiz bakışma, süzülme, keman sesi eşliğinde 5 dk yemek sahnesi,5 dk evi terketme, 5 dk ağlama gibi durumlar olmadığı için bence yeterli bir sebep.
0
janavarorion
(29.07.22)
her zaman her yerde istediğim anda erişim +2
0
put it in your appropriate place
(29.07.22)
(15)

erkekte kolye

sabenburak
hakkında ne düşünüyorsunuz? beğeniyorsanız ne tarz kolye önerirsiniz?
hakkında ne düşünüyorsunuz? beğeniyorsanız ne tarz kolye önerirsiniz?
0
sabenburak
(28.07.22)
Berbat bi item olduğunu düşünüyorum.
0
mg3929
(28.07.22)
Tamamen kisinin havasina gore degisiyor her aksesuarda oldugu gibi.
0
sopiro
(28.07.22)
tarzına göre bileklik, bazen yüzük bile olabilir ama kolye "no-no".
0
blatta hiberna
(28.07.22)
nasıl olduğuna göre değişir bence ya. bizim genel müdürün boynunda altın bir zincir var, aile şerefi'ndeki zengin pi*i oktay'a benziyor.
0
rahip janick
(28.07.22)
bu kadar no'ya çok şaşırdım. dünyadaki her şey tarzla alakalı zaten. tarzına uygun olmayan garip bir şapka da "ıyk" olur, ayakkabı da "ıyk" olur.

kolye gayet hoş.
kışın boğazlı kazaklarda olmazsa olmazım. yazın özellikle rock/metal/rap konserlerinde olmazsa olmazım.

şort tişört kahve içmeye falan giderken de saatimle ya da bilekliğimle uyumlu bir şeyler takarım.
0
patronaj1
(28.07.22)
patronaj1 +1 benim icinse her aksesuar takiliysa erkekte ondan sonra kokye takabilir genelde upuzun olanlar daha kaldirir bence. hiphop style veya jd gibi hem sapka hem yuzukler vs olunca kolye diye iyk demezdin ama genelde erkek stile uygun kolye pek yok bence. bu alanda calisilmiyor yani hep ayni seyler
0
ala09
(28.07.22)
Nöğğ.
Burak Çelik'te bile eğreti duran nesne, kime yakışsın :)
0
dreamnesiac
(28.07.22)
Kahverengi saçlı ve buğday tenliyse ucunda tek tüy olan, kırılderili temalı siyah deri ipli kolye müthiş yakışıyor.

Diğerleri için olsa da olur olmasa da.

Ama eğer çok maskulen bir yapısı varsa genelde kolye takınca barzometre yukarıyı göstermeye başlıyor. Kendisi istediği kadar kişilikli biri olsun, ı ıh olmuyor.
0
akhenaten
(28.07.22)
Ben de yakıştıramıyorum. Küpe, bileklik tamam ama kolyeyi beğenmiyorum.
0
asteriks
(28.07.22)
Değerli maden ise takmayı çok severim kimin ne düşündüğü umrumda değil. ip, misina, plastik, deri, incik boncuk abuk subuk bir şeyse kafama silah dayasalar takmam.
0
uvcray
(28.07.22)
Genel çogunluk nau nau demiş. Fakat erkekte kolye tabiki de yakışır. Düzgün tip, düzgün bir giysi de tarzını yansıtan bir kolye harika bir kombin oluşturur. Yalnız kıro tarzı itemler zincir tarzı kolyeler bu yazdıklarımdan hariçtir
0
limonlu eksi
(28.07.22)
çok iyi oluyor direkt eliyorum en baştan.
0
ayseee
(28.07.22)
erkek olarak yorum yapacak olursam,
erkekte yüzük harici hiçbir takı hoşuma gitmiyor. ben asla takmam yani.
0
tabudeviren
(28.07.22)
acıyan gözlerle bakıyorum, özür dilerim.
0
rakicandir
(29.07.22)
tam bir yanki item. basık tofaşa binen, murdo zurdo falan dinleyen z kuşağının çer çöp tayfasının taktığını gözlemliyorum.
0
alperz
(29.07.22)
(3)

aikido, jiu jitsu vs

hlt1985
bir süredir aklımı çeliyordu ama yakın zamanda aikido veya jiu jitsu mu öğrensem acaba diye ciddi ciddi düşünmeye başladım. Fakat aklıma takılan bir konu var. Gittim bir yerden ders aldım öğrendim diyelim ama hep antreman yapmak için bir kişiye daha ihtiyacın oluyor. Yani salona gitmeye sürekli deva
bir süredir aklımı çeliyordu ama yakın zamanda aikido veya jiu jitsu mu öğrensem acaba diye ciddi ciddi düşünmeye başladım. Fakat aklıma takılan bir konu var. Gittim bir yerden ders aldım öğrendim diyelim ama hep antreman yapmak için bir kişiye daha ihtiyacın oluyor. Yani salona gitmeye sürekli devam etmemiz gerekiyor değil mi? illa illa o salona hep para ödeyeceğiz yani:) bir de hep dersle mi geçiyor olay? yani tenis kursuna gitsen bir süre sonra kursu bırakıp arkadaşınla oynama başlarsın ama bu tip sporlarda olay nasıl oluyor?
0
hlt1985
(27.07.22)
Aikido bildiğim için sadece onun üstüne konuşacağım.

Tek başına çalışma teknikleri var, ancak evet doğalında her zaman düşmeyi iyi bilen bir partner gerekiyor. Zaten aikido eğitiminin ilk basamağı hasarsız, sağlıklı düşmeyi öğrenmek. Çünkü partneriniz çalışırken siz düşünüyorsunuz haliyle.

Diğer taraftan salona gitmeden zaten yeni bir şey öğrenemeyeceğiniz için salona gitmediğinizde bırakmış oluyorsunuz haliyle. Aikido'ya başlangıç siyah kuşakla oluyor. Bunun öncesi temel eğitim bir yılı buluyor. Siyah kuşağı aldıktan sonra belli eğitim ve bekleme süreleriyle sınavlara giriyorsunuz 4.dan denen seviyeye kadar böyle gidiyor bu. Haliyle salona gitmeden zaten bir şey olmuyor.

Ders dersle geçiyor ama sonrasında, çalışma arkadaşlarınızla dojoda yine istediğiniz gibi çalışabilirsiniz. Yani gittiğiniz dojoya göre de değişiyor olsa gerek bu sanırım. Çok kalabalıksa nerede vakit geçireceksiniz ki?

Diğer taraftan aikidoyu öğrenip geliştirebileceğiniz bir "skill" ya da işte ne bileyim bir programlama kursunda öğrenip ömür boyu kullanacağınız bir programa dili gibi bir şey olarak düşünmeyin. Aikido dojoda aikido. Yani bir şarap tadım grubu gibi düşünün bunu, tek başınıza şarap tadıp ne yapacaksınız?
0
akhenaten
(27.07.22)
Karateciyim. Bizde katalar var. Kendin çalışabiliyorsun. Bu sporları tavsiye etmem. Bu tip sporlarda çalışma tekli olur, ikili olur, üçlü bile olur.
0
dissendium
(27.07.22)
@dissendium biraz daha detaylandırabilir misin? Karateyi mi önermezsin? Yoksa aikido veya jiu jitsuyu önermezsin ama karateyi önerirsin? Ya da neden önermezsin=
0
🌸hlt1985
(27.07.22)
(8)

Hangi renk gömlek giymeliyim?

birmilyonunvarmi
Muhtemelen adını bile duymayacağınız bir dergiye yazı yazacam. Yarın fotoğraf çekimi olacak. Hangi renk gömlekle gitmeliyim? İlla beyaz gömlek mi olmalı? Elimdeki seçenekler: lacivert, yeşil, antrasit, beyaz, sarı, gri, siyah, mavi.Not: ciddi konuların konuşulduğu bir dergi
Muhtemelen adını bile duymayacağınız bir dergiye yazı yazacam. Yarın fotoğraf çekimi olacak. Hangi renk gömlekle gitmeliyim? İlla beyaz gömlek mi olmalı? Elimdeki seçenekler: lacivert, yeşil, antrasit, beyaz, sarı, gri, siyah, mavi.

Not: ciddi konuların konuşulduğu bir dergi
0
birmilyonunvarmi
(26.07.22)
Siyah giyin. Arkaplan beyaz olur muhtmelen. Dergi zemin rengi de muhtlemen beyazdır, kontrast olur ve ayni sekilde yuzun de on plana cikar diye düşünüyorum.
0
stavro
(26.07.22)
Mavi veya yeşil diyorum ben. Yeşilin tonunun açık renk olduğunu farz ediyorum ama .
0
Amaranta ursula
(26.07.22)
Pantolon ne renk?
0
etna
(26.07.22)
Pantolon çıkmıyor sadece üst taraf
0
🌸birmilyonunvarmi
(26.07.22)
Her şey hakkında ciddi konular konuşabilirsiniz. Keşke bir sektör verseydiniz aslında.

Bilimsel bir konuysa mavi, teorik ekonomikse beyaz, iş dünyası gibi bir konuda antrasit ya da gri olur bence.
0
akhenaten
(26.07.22)
Mavi
0
asteriks
(26.07.22)
Griye karar verdim sağolun.
0
🌸birmilyonunvarmi
(26.07.22)
gri, nötr bir renktir. kişiliği yoktur. kişiliği yansıtmaz. kaçak olduğunuzu düşündürür.
bence renkli giyinin
0
ankarakecisi
(27.07.22)
(2)

Kalemtıraş ile acilabilen kalem seklinde silgi yok mu?

stavro
Karakalem resimde sac cizmek için kullanacagim ama bulamadım bundan. Basmalo kalem seklinde olanlar var ama ben kalemtirasla acilabilen bir sey arıyorum ki ucunu sivreltebileyim.Yillar once böyle kalem şeklinde bir silgi almistim ama simdi ne buyuk kırtasiyelerde ne de internette bulamıyorum. Basmal
Karakalem resimde sac cizmek için kullanacagim ama bulamadım bundan. Basmalo kalem seklinde olanlar var ama ben kalemtirasla acilabilen bir sey arıyorum ki ucunu sivreltebileyim.

Yillar once böyle kalem şeklinde bir silgi almistim ama simdi ne buyuk kırtasiyelerde ne de internette bulamıyorum. Basmali olanndan aldim (uclu kalem gibi) ama kalemtrasla acilmiyor, dolayısıyla sivreltemiyorum. Sac çizebilmek için bana sivri sert silgi lazım.
0
stavro
(26.07.22)
Evet var, kurşun kalem gibi ama içinde grafit yerine silgi var.

www.amazon.com.tr
0
akhenaten
(26.07.22)
msb
(26.07.22)
(6)

eski dönem türk müziği şarkılarından sevdikleriniz var mı?

tabudeviren
münir nurettin, sadettin kaynak vb. dönemi.. "çok sürmedi geçti tarab-ı şevk-i baharım" gibi şarkılar yani..
münir nurettin, sadettin kaynak vb. dönemi..
"çok sürmedi geçti tarab-ı şevk-i baharım" gibi şarkılar yani..
0
tabudeviren
(25.07.22)
Tam istediğiniz dönem mi ama klasik Türk müziği ya da musiki adında playlistim var. Ordan birkaç parça:

youtu.be
youtu.be
youtu.be bunu ayrı severim
youtu.be
0
Amaranta ursula
(25.07.22)
O dönem değil ama Meral Uğurlu'nun seslendirdiği Çıkmaz Derun-ı Dilden Efendim Muhabbetin'i severim.
0
black holes in the sky
(25.07.22)
çok sürmedi hafız hüsnü efendi'nin bestesi. yani selçuk'un, kaynak'ın bir nesil öncesi aslında.
0
alperz
(25.07.22)
Meral Uğurlu'nun söylediği bir de mah yüzüne aşıkanım var, ben seviyorum.
0
akhenaten
(26.07.22)
kâni karaca - gönül nuri cemalinden
kâni karaca & alâeddin yavaşca - gözü dünya mı görür aşık-ı didar olanın
0
rahmi pinkfloydoglu
(26.07.22)
yaz günleri şarkısı
nesrin sipahi, safiye ayla filan söylemiş
ama benim en sevdiğim yorum yaşar kurt :)
0
lapetite
(26.07.22)
(20)

Yavaş yavaş mı çot diye mi?

Bruce
1 aydır flörtleştiğimiz hanımefendi ile istediğim frekansı yakalayamadım. O yakaladığımızı düşünüyor, sevgili moduna geçme hareketleri görüyorum. İşler kimseyi üzmeyecek noktayı geçmeden bitirelim istiyorum ama bunu çot diye yaparsam haydaa noldu durup dururken diyecek. Henüz çaktırmadım çünkü her ş
1 aydır flörtleştiğimiz hanımefendi ile istediğim frekansı yakalayamadım. O yakaladığımızı düşünüyor, sevgili moduna geçme hareketleri görüyorum. İşler kimseyi üzmeyecek noktayı geçmeden bitirelim istiyorum ama bunu çot diye yaparsam haydaa noldu durup dururken diyecek. Henüz çaktırmadım çünkü her şey güllük gülistanlık onun açısından.
İlişki konularında çok tecrübeli biri değil, o yüzden biraz erken bağlandı, kendini de kötü hissetsin istemiyorum. Çot diye olursa noldu diycek, frekans tutmadı diycem falan kötü bi his.

Öte yandan ufak ufak soğuk yapsam, sonra devam etmesek mi diyince şaşırmasa diyorum. Vakit çalmak hoş bişi değil ama 10 günde çaktırırım diyorum, çok da bi kayıp değil bence.

Bu soruyu ben görsem çot diye söyle, senden başka adam mı kalmadı niye kendini bu kadar önemsiyorsun derdim. Ama bekara karı/koca boşamak kolay, o yüzden benzer durumda kalmış arkadaşlardan da duymak istiyorum.
0
Bruce
(25.07.22)
Çot diye, çünkü aksi hali hem kendinize, hem de karşı tarafa kötülük etmektir. Sizi düşünerek geçireceği bir Pazartesi günü kendisini çok mutlu edecek biriyle tanışma/başlama şansını pas geçmesine sebep olursa, karma bunun hesabını size illa ki soracaktır.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(25.07.22)
Net doğrudan soğuk yapmadan
0
freebird5406_2
(25.07.22)
10 gun tarafindayim ben. cot hos degil fazla kaba+ fazla modern. dating app degil disarisi gercek hayat falan ya hani. bi iskillensin once sonra konus bence on gun bi hafta onu bilemem
0
ala09
(25.07.22)
cot diye zira zaten 10 gunde sogutsan ne yapmaya calistigini anlamayacak, kafasinda baska senaryolar kuracak, belki aldatiyor diyecek, belki sevgisini boyle gosteriyor sanacak sacma sapan bircok sey. net konus, 14 yasinda cocuk degilse hos degil falan demez hayatina devam eder.
0
hot potato
(25.07.22)
Bence burda sorun kendi duygularınızı gizlemek için çaba harcamanız olmuş. Yani en azından istemediğiniz halde onun şimdi bir şeyden haberi yok demenizden bunu anladım. Böyle olmasaydı bu ikilemde kalmanız da gerekmezdi aslında.

Öyleyse de değilse de karşı taraf içten içe bir şeylerin yolunda olmadığını hisseder zaten. Bazısı bunu bastırıp kaybetme korkusuyla size daha çok bağlanıyor, bazısı panik yapıp önce ben ayrılayım bari diyor, kimisi hırçınlaşıyor, kimisi aman ben ses etmeyeyim ona vereyim ipleri diyor.

Haliyle iş ayrılık olunca "çot diye" olması çok zor zaten emin olun. Ayrıca çaktırma aşamanızın bu kişiyi daha kötü etkilemeyeceğinin de bir garantisi yok ki hem...

Bence gidin yanına sakin, düzgünce konuşun bağlayın olayı.
0
akhenaten
(25.07.22)
Soğuk yapmak ergenlik geliyor bana. Sana sonrasında da saygısı kalsın istiyorsan net bir şekilde bitir.
0
Amaranta ursula
(25.07.22)
Bana çot diye söylenmediği ve en başta da kendimi dünyanın en muhteşem varlığıymış gibi hissettirildiğim için şu an çok acı duyuyorum mesela. Karşındaki insan senin gibi olmayabilir, duygusal olarak çoktan bağlanmış olabilir mesela. Bence açık konuş çot diye söyle. Hem açık konuşmak onun yapısını da meydana çıkarabilir.
0
muhayyer divan
(25.07.22)
Kesinlikle "çot diye". Süründürmeyin lütfen, bu 10 günlük süreçte size daha fazla bağlanabilir.
0
hayalhayal
(25.07.22)
Karma yap bence. 2-3 gün soğuk mesajlar. Sonra cot diye durumu anlatmak....
0
abuzer
(25.07.22)
kendisiyle açık ve net bir iletişim kurarak; "bende ki hissiyat sende ki gibi gelişmedi maalesef, üzgünüm, en nihayetinde iki yetişkiniz, numaradan soğuk davranıp vesaire sahtekarlık yapmak, seni üzmek, kırmak istemedim."
0
Phoebe
(25.07.22)
cot diye soylemek en iyisi. basta uzulur ama en azindan sen bir yalani yasamadigin ve yasatmadigin icin iyi hissedersin. baskalarinin duygularindan biz sorumlu degiliz. baskasini uzmeyecegim diye kendiniz uzulmeyin.

sonradan ek: başkalarının duygularından biz sorumlu degiliz derken kastım şu, onu netlestirelim. karsi tarafin bir cikarim yapmasi ya da "erken bağlanması" icin somut bir davranış ya da söz sarf etmedi isen, love bombing yaparak aşırı bir ilgi ile karşı tarafın dengesini bozmadi isen, hülasa, sen simdiye kadar dürüst ve net davrandığından emin isen, o zaman karşı tarafından duygularından sen sorumlu degilsin.
0
tadellesever
(25.07.22)
Önce bir soğuk davran kendini geri çek bakalım ne yapacak? sonra çot diye söylersin.
0
slm ben yalnız komando yasin
(25.07.22)
Birden söyleyin, diğer türlü hareketlerinizi düşünüp kafa yoracak. Tecrübeli değil diyorsunuz, kıza eziyet olur. Net olmak iyidir.
0
asteriks
(25.07.22)
çot diye kes ama doğru kelimeleri kullanarak ve hassasiyetle. soğuk yapmak falan çok ergence +1
0
theseachange
(25.07.22)
Mesafe koymak vs gibi hareketler karşı tarafta bir sürü boş kuruntu, psikolojik gerilim vs yaratacak. Sonra bunlarla ilgili size sorular soracak ve cevap vermek zorunda kalacaksınız. Bütün bu gerilim ve döngüyle herkes enerjisini boşu boşuna harcamış olacak.

Eğer karşı tarafı düşünüyorsanız direkt olarak aklınızdakileri açıkça söyleyip konuşun ve bitirin. Yaşadığımız ülkede hayat zaten yeterince stresli ve belirsizliklerle dolu. Bence üstüne bir de siz eklemeyin, hem kendiniz hem karşı taraf için.
0
thracia
(25.07.22)
net ol, doğru kal, şimdiye kadar uzatmış olman doğru değil, ne istediğini bil, söylemekten çekinme değerin artsın.
0
selam
(25.07.22)
cot +1
0
sanemz
(25.07.22)
Çot diye söyledim bugün, başka bir alternatif mi buldun dedi :')
Whatsapp ve instadan da engel yedik akşam akşam ahlar alındı.
0
🌸Bruce
(25.07.22)
Süründürmeyip çot diye söylediğin ve karşı tarafın müneccim olup anlamasını beklemediğin için doğrusunu yaptın hayırlısı buymuş
0
photo85
(25.07.22)
Bir dakika, yazışarak mı çot diye söyledin? Faul yapmışsın yeğen ya...
0
Phoebe
(25.07.22)
(12)

Evinizde termometre ve nem olcer varsa

floydian
Sicaklik ve nem oraniniz ne evdeki?Sehir belirtirseniz sevinirim.Ankara 24-25 derece arasi nem 60 civari
Sicaklik ve nem oraniniz ne evdeki?

Sehir belirtirseniz sevinirim.

Ankara 24-25 derece arasi nem 60 civari
0
floydian
(24.07.22)
nemi bilemiyorum evdeki ama sıcaklık 43C. dışardaki sıcaklık/nem 38C/30%. konum da izmir.
0
e mice
(24.07.22)
27,5 C, 21 nem (İstanbul)
0
bartholomew87
(24.07.22)
26 derece, 32 nem
0
sevilen progressive türkücü
(24.07.22)
ankara'da 60 nem bana saçma geldi. Bu mevsimde 35-40'ı geçeğini sanmıyorum.
0
adivar
(24.07.22)
29 C , 25 nem tekirdağ
0
delidir yakalayin
(24.07.22)
26.7°C, %54 İstanbul.
0
akhenaten
(24.07.22)
balkona koydum aleti bakalım nolcak.
0
🌸floydian
(24.07.22)
istanbul 28 derece nem %65
uyuduğum oda sıcaklık 27,5 derece nem %75
0
enesra
(24.07.22)
cihazı balkona koydum 45 nem gösteriyor.

evin içinin daha nemli olması normal değil mi zaten?
0
🌸floydian
(24.07.22)
evimde şu an

i.hizliresim.com
0
birmilyonunvarmi
(25.07.22)
Cihazın kalibrasyonun doğru olup olmadığını bilemeyiz, kaldı ki cep telefonu uygulaması filansa ben olsam hiç güvenmem, ama yaklaşık doğrudur. Eğer kuluçka vs için gerçekci rakamlara ihtiyacımız yoksa iş görür.

Ama en doğru yol şudur;

cıvalı cam bir manuel termometre ile oda sıcaklığı ölçülür ve not alınır, sonra termometrenin dibine bez parçası sarılarak termometre dışarıda kalacak şekilde bez bir tastaki suya batırılır.

Bir süre beklenir ve "ıslak termometre"nin gösterdiği değer not alınır. Kuru ve ıslak termometre arasındaki farkın hesabı ile nem bulunur. O hesabı da internetten bakarsınız.

Edit : Mesela MGM sitesinde şu an nem Ankara için 22 diyor, ama salı günü 60 ve 70 değerlerine de ulaşacak diyor farklı saatlerde. Genel olarak gündüzleri 20-30 geceleri 50-70 arasında Ankara için nem.
0
John Bloor
(25.07.22)
Ayvalık 28 derece , nem %38
0
prezarlatif
(25.07.22)
(5)

Üst üste Covid pozitif mümkün mü?

gallienus
Kız arkadaşım geçen hafta Covid pozitifti, karantinası falan bitirip atlattı, çok ufak kuru öksürüğü kalmıştı sadece.Yalnız son 2 gündür yine hafif hapşuruk, seste değişme, baş ağrısı (baş ağrısı dün daha şiddetliydi) ve koku azalması yaşıyor.Daha 1 hafta geçmeden tekrar pozitif olma ihtimali var mı
Kız arkadaşım geçen hafta Covid pozitifti, karantinası falan bitirip atlattı, çok ufak kuru öksürüğü kalmıştı sadece.
Yalnız son 2 gündür yine hafif hapşuruk, seste değişme, baş ağrısı (baş ağrısı dün daha şiddetliydi) ve koku azalması yaşıyor.
Daha 1 hafta geçmeden tekrar pozitif olma ihtimali var mı?
Ya da coronanın bıraktığı yan etkiler mi bunlar (gerçi öyle bi durumda arada 3-4 gün gayet sağlıklı olmazdı).
Yoksa bu kadar kısa sürede tekrar pozitif olması imkansız, sadece üşütmüş müdür?

Dip: Eğer üst üste 2 kez pozitif olunmuyorsa ve bununla ilgili bir araştırma yazısı varsa link verebilir misiniz?
0
gallienus
(24.07.22)
Bilimsel detayını bilmiyorum, ama mümkün. Geçtiğimiz 2 sene boyunca birçok kere haberler çıktı bunun hakkında. Adamcağızın biri zar zor hastaneden çıkıp çıktığı gün ziyaretine gelenlerden bir daha kapıp hastaneye dönmüştü hatta.

Çevremde de örneklerine rastladım bunun.

Kimi hastalarda vücudun yeteri kadar antikor üretmediği ve covid'e bağışıklık geliştiremediği de çok kereler söylendi.
0
akhenaten
(24.07.22)
karantina sonunda tekrar test oldu mu? negatife döndü mü ? arkadaşım 20ci günde negatife döndü.
haberlere çıkan bir adam vardı 1 yılda 70 küsür test yaptırıp hepsinde pozitif çıkmıştı.

birde yabancı bir haber sitesinde gördümdü sanırım ingiliz bir hemşire covid geçirdikten 1-2 ay sonra tekrar covid olmuş.

bu arada çevremde duyduğum bütün acaba soğuk algınlığı mı oldum diyenlerin tamamı pozitif çıktı.
0
astronom bey
(24.07.22)
Biz de acaba üşüttük mü diye düşünerekten çktığımız yolun sonunda pozitif olmuştuk.

7 günlük karantina sonunda test vermedi tekrar. İlk gün sağlık bakanlığından arayıp 7 günlük karantinadan sonra çıkabilirsiniz dedikleri için 7 günün sonunda çıktık direkt. Zaten 5. gün artık hafiflemişti baya, 6. gün nerdeyse hiçbir etki kalmamıştı, 7. gün de direkt çıktık gayet iyi hissederek.
0
🌸gallienus
(24.07.22)
Aynı durumu biz de yaşıyoruz. İkinci testi verdik fakat sonuç hala çıkmadı. Çıkınca editlerim. Birçok insan üst üste olmaz diyor fakat ben katılmıyorum. Oyunun kuralları sürekli değişiyor çünkü.
0
msb
(24.07.22)
long covid olabilir.
0
tadellesever
(25.07.22)
(6)

Evde klimayı kaç derecede kullanıyorsunuz ?

freebird5406_2
Doğrudan 18e getirmek yerine hem serinletmesi hem ekonomik olması açısından ?
Doğrudan 18e getirmek yerine hem serinletmesi hem ekonomik olması açısından ?
0
freebird5406_2
(23.07.22)
22-23 falan oluyor. Hatta ilk önce 1 saat falan nem alma modunda çalıştırıyorum (su damlası şeklinde olan mod). Bu mod 25 derece ile odadaki nemi alıyor. Sonra 22'ye falan çekerim. 18 derece rahatsız edici bir soğuk. Odadan çıkıp tekrar döndüğünde kış günü buzlu su içmiş gibi oluyorsun. Tavsiye etmem.
0
himmet dayi
(23.07.22)
daikin eko shira modeli 27 derecede çalışıyor.
0
halanne
(23.07.22)
Bizim evin kliması mı garip bilmiyorum ama ev 30 31 derece oluyor biz klimayı 27'ye ayarlıyoruz. 27'de bile ayaklarım üşüyor, daha düşükte hiç çalıştırmadık bayağı üşüyoruz çünkü. Yer: Antalya Döşemealtı
0
curukturpkokusu
(23.07.22)
Ben de 22-23 civarı tutuyorum, amacım ortamı soğutmaktan ziyade normalleştirmek. Çok soğuk olunca başım ağrıyor, uyuşuyor gibi bir şey oluyor.
0
akhenaten
(23.07.22)
18 dereceye getirirsen o klima durmadan yaldır yaldır çalışır. bu sıcakta hiçbir klima evi 18 dereceye getiremez kolay kolay. getirse de sen oturamazsın o evde.

24-26 civarı ayarla geç.
0
alperz
(23.07.22)
25 derecede çalıştırıyorum normalde ama bu yaz daha hiç çalıştırmaya gerek olmadı.
0
sta
(24.07.22)
(5)

kindle alma rehberi

stationary traveller
selamlar, kindle alırken neye önem vermek gerek? çok fazla fiyat farkları var anlayamadım
selamlar, kindle alırken neye önem vermek gerek? çok fazla fiyat farkları var anlayamadım
0
stationary traveller
(22.07.22)
Biri ışıklı model oluyor digeri ışıksız model oluyor.
Birinin ekran daha büyük digeri daha küçük.
Birinin hafızası daha yüksek digeri daha küçük.
Bu sebeplerden dolayı fiyat farkı var.
Hangisini seçme ksımı da sizin kendi ihtiyacınıza göre şekilleniyor
Bende Kindle Paperwhite 4 var. Çok mutlu bir birlikteliğimiz var
0
limonlu eksi
(22.07.22)
Epeydir modellere bakmadım ama niyet kitap okumaksa elektronik mürekkep olanı seçin. Sanırım tablet gibi olanlar da varmış.
Paperwhitelar güzeldi
0
kisa
(22.07.22)
Mühim bir fark yok inanın, bütçenize uygun olanı alın. Ben özellikle ne kadar az özellik varsa onu tercih ediyorum. Çünkü bu aleti kullanma sebebim sadece kitap okumak. Bunun için de sadece yazıları düzgün göstermesi gerekiyor.

Aleti açıyorum, doğrudan okuduğum kitap açılıyor, okuyorum ve kapatıyorum. Sonra tekrar. Bitti :D

Bunu da hepsiyle rahatça yapabiliyorsunuz. Uzun zamandır kobo aura version 2 kullanıyorum, çok mutluyum hala.

Ele avuca gelir tek fark ekran boyutu ve arka ışığı olması. Ortalama A5 boyutunda olanları öneririm. Hem rahatça elde tutuluyor hem de sayfa düzeni güzel oturuyor. Bunlar dışındaki hiçbir şeyi önemsemiyorum ben kendi adıma.
0
akhenaten
(22.07.22)
Ekran boyu, dokunmatik ekran, back light, hafıza/işlemci ve PPI belirliyor fiyatları.

Diğer arkadaşların dediği gibi çoğu es geçilir belki de boyut ve PPI ben epey önem veriyorum onu da ancak görerek anlayabiliyorsunuz. Ya da adam akıllı makro görüntü ile yapılmış youtube karşılaştırma review falan varsa anca.
0
hedep
(22.07.22)
Kobo kullanan biri olarak kendi düşüncelerimi yazayım;

- Pek bir fark yok. +1

- Normal düz kitap okuyacaksınız. Hafızayı baz almayın pek. 10 mb'i geçmiyor, hatta çoğu 1 mb'nin altında.

- İngilizce kitap okumak müthiş kolaylık sağlıyor.
0
put it in your appropriate place
(22.07.22)
(2)

Değerler neden iki tane (HDL ve kolesterol) capsli

iddaaci
Merhaba, HDL ve kolesterol değeri neden iki tane? Aralıkları da farklı?
Merhaba, HDL ve kolesterol değeri neden iki tane? Aralıkları da farklı?
0
iddaaci
(22.07.22)
Sadece kan değil başka örnekler de vermişsiniz sanırım (idrar vs.) Onları da dahil etmişler sonuca. Karışmasın diye de hangi örnekten gelen sonuç olduğunu parantez içinde belirtmişler.
0
akhenaten
(22.07.22)
@akhenaten sadece kan verdim.
0
🌸iddaaci
(22.07.22)
(2)

Seminer dersinden kalmak

sylow
Pandemide Rize tezli yüksek lisansa başlamıştım. Bi takım sebeplerden dolayı takip edemedim. Diğer dersleri verdim ama seminer dersinden kaldım. Şuan 2. Yıl bitiyo. Öğrenci işlerini aradığımda ilişiğiniz kesilecek dediler. Acaba bir yolu var Mıdır 3. Yılda da devam edebilmemin?
Pandemide Rize tezli yüksek lisansa başlamıştım. Bi takım sebeplerden dolayı takip edemedim. Diğer dersleri verdim ama seminer dersinden kaldım. Şuan 2. Yıl bitiyo. Öğrenci işlerini aradığımda ilişiğiniz kesilecek dediler. Acaba bir yolu var Mıdır 3. Yılda da devam edebilmemin?
0
sylow
(22.07.22)
aklınıza temmuz sonunda gelmiş olmasaydı yaz okulu değerlendirilebilirdi.
0
jimjim
(22.07.22)
Bunun mantığı şu yüksek lisans 2 yıllık bir program olduğu için maksimum 3 yılda bitirmelisiniz. Ders aşamasını bitirmeden de tez aşamasına başlayamazsınız. Haliyle sizin alttan bir dersiniz kaldığı için 3. yıl bu dersi alıp vermeniz gerek, 4. Yıl da tezi vermeniz gerek. Ancak 4. Yıl diye bir şey yok.

Tezinizi hazırlayın, bir kenara koyun ilerde bir zaman yine bir af çıkar o zaman verirsiniz malesef başka bir yol yok.
0
akhenaten
(22.07.22)
(20)

İnançsız arkadaşlara bir soru-Ölümden sonrası

zalbarath
Öldükten sonra ne olacağının tamamen belirsiz olması rahatsız etmiyor mu sizi? En ufak bir ipucu dahi yok. Bazıları sonsuz hiçliğe karışacağız diyor ama bu da kesin değil bence.Not: Benim de dini inancım yok sadece diğer inançsız insanlar bu durumla nasıl başa çıkıyor onu öğrenmek istiyorum.
Öldükten sonra ne olacağının tamamen belirsiz olması rahatsız etmiyor mu sizi? En ufak bir ipucu dahi yok. Bazıları sonsuz hiçliğe karışacağız diyor ama bu da kesin değil bence.

Not: Benim de dini inancım yok sadece diğer inançsız insanlar bu durumla nasıl başa çıkıyor onu öğrenmek istiyorum.
0
zalbarath
(20.07.22)
yoo etmiyor beni, öldükten sonrasıyla ilgilenmiyorum. sadece sevdiklerimin ölmesine üzülüyorum. eğer yakında öleceğimi bilirsem bir hastalıktan filan o zaman da kötü hissederim. yoksa ölümün kendisiyle ve sonrasıyla ilgili bir derdim yok, var olmayacağımı ve dolayısıyla her şeyin sıfırlanacağını düşünüyorum. o açıdan öldükten sonrası problem değil. hiçbir şey olmazsa zaten haberim bile olmaz. olacaksa da (ki inanmıyorum) sonsuzluk var demek ki, ilginç olur.
0
der meister
(20.07.22)
Etmiyor ve ne olacağını çok merak ediyorum cidden
0
freebird5406_2
(20.07.22)
etmiyor. evren aklimin alamayacagi kadar buyuk ve zaman kavrami cok genis. 80 yillik omrumle burada bir kum tanesiyim. gunumuz teknolojisi ve bilimi ile evrenin sirrini kimse cozemeyecek. o yuzden sallamiyorum ne olacagini.
0
buenosdias
(20.07.22)
inancsiz insanlar, bilinc durumunun maddi bir sey olduguna, maneviyatin da yalnizca bu maddiyatla(organizmayla) birlikte (kurgusal olarak) var olduguna inaniyor. yani sen olunce bilincin de bedeninle birlikte topraga karisiyor ve "ruh" diye bir sey yok. dolayisiyla endise edecek bir sey de yok.
0
idexo
(20.07.22)
@idexo

Sizin dediğiniz şey materyalizm oluyor. O da bir görüş, doğru olabilir tabii.
0
🌸zalbarath
(20.07.22)
kardeşim ölüm varken islam hariç bütün ideolojiler ve yaşam tarzları kadüktür, iyi birer müslüman olmaya çalışın sünnetullaha uygun ve fitne ortadan kalkıncaya ve Allah'ın dini yeryzüne hakim oluncaya kadar mücadele edin der ayette yüce Allah
0
fatihreis
(20.07.22)
Doğumdan öncesi nasıl rahatsız etmiyorsa ölümden sonrası da rahatsız etmiyor ikisinin de aynı olduğunu düşünüyorum. Bilimsel olarak insanın da bir enerji olduğu var olan enerjinin de yok olmayacağı ancak form değiştireceği söylenir var ama var olan enerji yok olmayacağı gibi yoktan da enerji var olamaz, böyle düşünürsek nasıl ki doğum öncesi ne olduğumuzla ilgili bir fikrimiz yok bilinçli olarak, öldükten sonra da aynı şey olacak.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(20.07.22)
Uyuyup rüya görmek ya da narkoz aldığımdaki bilinçsizlik ne kadar rahatsız ediyorsa o kadar rahatsız ediyor.
Yakınlarımda ölüm durumu yaşamadım ama önceki kedim öldüğünde de kendimi ona güzel bir hayat sunabildiğimi bildiğim için sakinleştirip kabullendim. Genel olarak hayatımı da bu şekilde yaşıyorum. Az insan, sevdiğim insanlar, olabildiğince mutlu olup mutlu etmeye odaklanıyorum. Birlikte geçireceğimiz zamanı güzel değerlendirmeye çalışıyorum.
0
marla is in my head
(20.07.22)
oncelikle ben inancli, inancsiz kimsenin olum sonrasini gercekten dusundugunu veya dusunebilecegini sanmiyorum. olum sonrasini 25 yasinda oturdugun yerden bir kavram olarak dusunmek ayri, olumle gercekten yuzlesmek ayridir. yarin beyninizde tumor oldugunu ogrenseniz, olumun gozbebeginin icine baksaniz o zaman hakikaten olum sonrasini dusunursunuz.

bence inancsiz insanlar bu soruyu oteliyor sadece. inancli olanlar da kendini avutuyor. buyuk bir bilinmezligin icindeyiz ve herkes kendine bir hikaye anlatip bu bilinmezlikten siyirmak zorunda. kiminin benimsedigi hikaye din, kimininse materyalizm. cok farkli olsalar da ortak olduklari nokta ikisinin de bir anlati olmasi.

sonuc olarak yasamin ve bilincin gercekligi o kadar guclu ki, inancli aslinda gulerek karsilamasi gereken olum karsisinda titreyerek gider. inancsiz da gercekten bu kadar anlamsiz olabilir mi diye yasami boyunca oteledigi bir soruyla gider.
0
antikadimag
(20.07.22)
Başınıza sert bir darbe aldığınızda bile şoka girip etrafta olup bitenin farkında olmuyorsunuz. Solunumunuz, kalbiniz beyniniz durup tamamen kimyasal değişime uğrayıp çürüdükten sonra nasıl bir şey olabilir ki? Ben de bunu hiç mi hiç anlamıyorum açıkçası. Çok ileri düzeyde bir tozpembe bakış açısı gibi geliyor bana.

Hiç genel anestezi aldınız mı? Eğer aldıysanız ölümden sonrasını kafanızda canlandırmanız daha rahat olacaktır.

Bunun karşısımda ne yapıyorum? Yaşadığım her anın kıymetini bilip hayatımdan zevk almaya bakıyorum. Eğer hayatınız boyunca "nasılsa ölümden sonrası var" diye yaşarsanız ölüm gerçeğini uzun bir süredir kabullenmiş insanların hayata bakışını canlandırmanız zor olabilir belki, bilemiyorum.

Benim gözlemlediğim kadarıyla belli bir yaştan sonra, daha doğrusu sevdiği birilerini kaybedip onları tekrar göreceğine inanıp bununla avunmuş insanlar, sevdiği kimseyi kaybetmeden önce inancını kaybedenlerden daha zor yaşıyor bu algısal geçişi. Sanırım işin içine bir de bu kişileri bir daha hiç göremeyeceklerini kabullenmek zorluğu geliyor, aynı insanlar için ikinci kere ölüm acısı yaşıyorlar.
0
akhenaten
(20.07.22)
doğumdan öncenin aynısı +1
0
abuzer
(20.07.22)
İdexo+1
0
Phoebe
(20.07.22)
hiçbir dine inanmıyorum ama bir yaratıcının var olduğunu düşünüyorum. ruh ölümsüz bir şey. farklı bedenlerde farklı zamanlarda tekrar tekrar dünyaya geliyoruz, her seferinde manevi olarak biraz daha yükselerek tanrıya yaklaşmaya çalışıyoruz.

anlattıklarımı merak ederseniz biraz kabala ile ilgili.
0
candide
(20.07.22)
ha, diyalektik açısından konuşacak olursak atomların toprağa havaya karışacak ve oradan binlerce milyonlarca başka canlının organizmasına girecek. yani atom bazında ölümsüzsün, ama tüm bunlar olurken seni sen yapan bilincin var olmayacak. yani yok olacaksın.
0
sir gawain
(20.07.22)
@idexo +1
Bilinç denen şey beynin işlediği elektrik sinyalleri, beyin durunca bilinç bitiyor.
0
kobuzchu kiz
(20.07.22)
Hayyam’ın “Ben düşündükçe var dünya; ben yok, o da yok.” Cümlesindeki gibi… ölümden sonrasının bilinç açısından hiçlik olduğunu düşünüyorum ve bu beni rahatsız etmiyor.
0
invictae
(20.07.22)
dinle de ne olacagim belli degil..
0
hewit
(20.07.22)
kazan dogurdu hikayesi gibi bakiyorum ben, yani dogurduguna inaniyorsun da öldüğüne mi inanmiyorsun gibi :) boyle dusununce rahatsiz etmiyor. soylendigi gibi dogumdan oncesini (hatta dogumdan 3-4 yil sonrasini bile) hatirlamiyorken ölümden sonrasi neden dusundursun ki? bir cesit bilinc kaybi. ha yanilirsak da ilginc bir sey olur gercekten :) onu o zaman dusunuruz artik :)
0
in vino veritas
(21.07.22)
bu konu ilginizi çekiyorsa şu kitabı okumanızı öneririm. bildiğim kadarıyla türkçe çevirisi de var.

www.goodreads.com
0
a7x
(21.07.22)
Agnostiğim. Hayyam'dan bir alıntıyla girmek istemiştim ama aynı alıntı zaten verilmiş :) Bana kalırsa kutsal olduğu ileri sürülen inançların tasvir ettiği öte dünya ölüm ile birlikte hakim olacak bilinçsizlikten daha ürkütücü. Cehennemden hiç bahsetmeye bile gerek yok (ki bkz: eksisozluk.com) fakat anlatılan o sonsuz cennet tasviri bile aşırı sıkıcı. Böylesine sıkıcı bir ortamda bulunmak istemezdim sanırım, ki dünyada cennete gidebilmek için yapılanları düşündüğümüzde o ahalinin dolduracağı yerde ben bulunmasam daha makul. Başa dönersem, korkudan ziyade mutlu olduğumu bile söyleyebilirim. Sonsuz bilinçsizliği her daim tercih ederim.
0
ultranil07
(21.07.22)
(4)

ingilizce sorusu

sir gawain
I have worked at Amazon for 5 years.sizce bu cümleyi kuran bir kişi amazon'da çalışmayı bırakmış mıdır yoksa hala çalışıyor mudur?
I have worked at Amazon for 5 years.

sizce bu cümleyi kuran bir kişi amazon'da çalışmayı bırakmış mıdır yoksa hala çalışıyor mudur?
0
sir gawain
(20.07.22)
Bırakmıştır. Çalışıyor olsaydı "I have been working at Amazon for 5 years" gibi bir şey yazabilirdi.
0
kernelpanic
(20.07.22)
Geçen hafta bırakmıştır.
0
Bruce
(20.07.22)
contexte bagli, her ikisi de mümkün.
0
tadellesever
(20.07.22)
Dil bilgisi tanımları açısından bırakmış olmalı, ama İngilizcede de bizdeki gibi zaman kayması olayı var.

Örneğin; "Look buddy, I've worked at Amazon for two years and you're wrong" gibi bir cümlede bu kişi hala orada çalışıyor olabilir.

Diğer taraftan; "I have worked at Amazon for two years and It wasn't that bad" gibi bir cümlede büyük ihtimalle artık orda çalışmadığını anlarız.

Şey gibi bu, telefonda "hadi kapattım" diyoruz mesela ama aslında "hadi kapatıyorum" yerine geçiyor bu.
0
akhenaten
(20.07.22)
(13)

Evlenip de 4-5 sene çocuk yapmamak abes mi?

KUCO
Çocuktan sonra eş ile kanka gibi olunuyor gibi duruyor dışardan. En azından 4-5 sene gezip dolaşmak sonra çocuk yapmak çevrenizde rastladığınız bir şey mi?
Çocuktan sonra eş ile kanka gibi olunuyor gibi duruyor dışardan. En azından 4-5 sene gezip dolaşmak sonra çocuk yapmak çevrenizde rastladığınız bir şey mi?
0
KUCO
(19.07.22)
Aile kurumu çocukla oluşmaz, evlenip 4-5 sene çocuk yapmamak da çiftleri kanka haline getirmez, getiriyorsa bunun nedeni çocuk değildir bence.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(19.07.22)
Yok niye abes olsun? Ama çevreden gelebilecek sorular abes hissetiriyordur belki.
0
sevilen progressive türkücü
(19.07.22)
Yo, degil. Bu tamamen o kisilerle, yaslariyla, hayattan ve evlilikten beklentileri ile alakali. Abes degil.
0
balpolen
(19.07.22)
Değil. Arkadaşlarımın neredeyse hepsi en as 4 yıl geçtikten sonra çocuk düşünmeye başladılar.
0
roket adam
(20.07.22)
Kanka olunmuyor da 2 yıldan sonra artık rutine bağlandığı için öyle görünebilir. Ancak bu çiftlerin elinde. 30 yılda geçse kanka olmayanlar vardır illaki.

Kadının yaşı 35 e yaklaşıyorsa evlenirken, 4-5 sene bekleyip çocuk yapmak zor olabilir. Çocuk yapmakta kolay bişey değil:) yani her isteyen hemen çocuk yaşamayabiliyor bu da aklında olsun.
0
al basmadan donu var
(20.07.22)
6 sene oldu hiç düşünmedik. en az 5 sene daha düşünmeyiz, belki hiç düşünmeyiz.
0
tchuck
(20.07.22)
evet yeni nesil çiftler böyle. Genelde bir noktada eve bir kedi köpek giriyor ama.

Ben de böyle olmak istiyorum hatta ilk birkaç yıl çocuk yapmamak gerektiğini düşünüyorum. Fakat sadece çocuk için evlenen tipler var o iş başka. (sonra bir kısmı boşanıyor)
0
nhk ni youkosu
(20.07.22)
Asbes durmasın diye çocuk yapılmaz ki zaten? Eğer çocuk yetiştirmeye hazır değilseniz yapmamanız gerekir.

Çocuk yetiştirmeye hazır olduğunuzu nasıl anlarsınız? Örneğin "çocuk doğarsa çok kısıtlanırız" diye bir düşünceniz varsa demek ki hala yapmak istediğiniz şeyler var ve hazır hissetmiyorsunuz bir çocuk büyütmeye. Bu kötü bir şey değil, herkes hayatını yaşamalı.

Ne zaman çocuk sahibi olma arzunuz bu gibi arzularınızın önüne geçer de atıyorum, "geziyoruz, tozuyoruz da keşke bir çocuğumuz olsaydı şuralarda koşardı o da" diye düşünürseniz o zaman yaparsınız.

Çevremde çok yakın olmayıp liseden, üniversiteden tanıdık olan 1-2 kişi haricinde herkes bekledi ya da bekliyor çocuk yapmak için.
0
akhenaten
(20.07.22)
Bence yaşla alakalı bir durum, bir kadın için ideal anne olma, bir erkek için ideal baba olma yaşları 28-30 yaş arası. Fizyolojik olarak. 24-25 yaşında evlenen birisi 4-5 sene bekleyebilir. Ancak 30 yaşında evlenmiş ise, bence 34'e kadar beklememeli.

Ancak bu işler herkesin kendi bileceği, ayarlayacağı işler. Kimse niye 34 yaşına kadar bekliyorsun diyemez.


.
0
kartallar yuksek ucar
(20.07.22)
4. yılda yaptık, çok da iyi oldu. ama bu kadar beklediğinizde, olmadığı için yapmadığınızı düşünen bir kesim oluyor. olsa şimdiye kadar yaparlardı diye düşünüyorlar. hatta sizin için çok sevinenler bile oluyor aaa sonunda oldu diye:) ama önemli mi başkasının ne düşündüğü. bir insanın sorumluluğunu almak çok zor, yapınca alışırsın filan hikaye. ayy kucağıma aldığım an ben hep anne olmalıymışım dedim filan bunlar hikaye. kendi çocuğun bile olsa yaşanmışlıklar birbirinize bağlıyor sizi.
şimdi yapmam lazım diye dediğin çocuğu sonra başbaşa tatile gitmek için bırakacak yer ararsın. ama her şeyin tadını çıkardıktan sonra yaparsan, bunları o da yaşamalı diye yanından ayırmak istemiyorsun. falan filan. sonuç olarak milletin gazına gelip çocuk yapmayın.
0
mışeşir
(20.07.22)
eşimle evleneli 3 yıl oldu ve çocuk istiyoruz. yaşlarımız 35 üstü olduğu için daha geç kalmak istemedik. ancak 20li yaşlarımızda hata 30larımızın başında evlenseydik kesin en az 4-5 sene bekler birlikte gezer tozar ondan sonra çocuk yapardık.
0
wendyangelamoiradarling
(20.07.22)
Planlarinizda cocuk yapmak varsa ya hemen yapmak ya da 5-10 sene gezip tozup oyle yapmak onerildi cocuklu arkadaslarim tarafindan.

Eger cocuk planiniz yoksa DINK (Double income no kids) hayat tarzi cok rahat.
0
cleric
(20.07.22)
yaşlarınız 35-40 değilse sorun olmaz. hatta daha iyi bile.
0
nuisance
(20.07.22)
(14)

SGK, Yıllar Önce Almayı Unuttuğum Maaşımı Faiz Uygulamadan Veriyor

pantepember
5 yıl önce, raporlu olduğum dönemde SGK tarafından verilecek olan maaşımı almayı unutmuşum. Sistemde tanımlı bir banka hesabım olmadığı için parayı aktaramamışlar, "emanete almışlar". Bana da "kardeşim senin bizde paran var, alsana" dememişler. Dün bir banka hesabı tanımladım. Ve bugün maaşın hesabı
5 yıl önce, raporlu olduğum dönemde SGK tarafından verilecek olan maaşımı almayı unutmuşum. Sistemde tanımlı bir banka hesabım olmadığı için parayı aktaramamışlar, "emanete almışlar". Bana da "kardeşim senin bizde paran var, alsana" dememişler.

Dün bir banka hesabı tanımladım. Ve bugün maaşın hesabıma geçtiğini görüyorum.

Sorun şu:
O günki tutar ne ise onu yatırmışlar. 5 yıl önce ne ise o. Sıfır faiz.

Bu sizce normal mi? Kabul edilebilir bir şey mi?

Not: Kabaca bir hesapla o para bugün 3 katı ediyor. www3.tcmb.gov.tr
0
pantepember
(19.07.22)
Gayet normal ve kabul edilebilir bir şey. Sisteme banka hesabı tanımlamak senin sorumluluğundaydı, unutmayacaktın.
0
roket adam
(19.07.22)
@roket adam Katılmıyorum. Devletin işleri kolaylaştırması lazım. "Vatandaş yolunu bulsun" demek olmaz. "Bizde alacağın var, ama banka hesabın yok, tanımlaman gerekiyor" diye bir SMS. Hepsi bu. Eğer bu, devletin alacağı olsaydı mutlaka ulaşırdı, değil mi?

Ayrıca o para kullanıldı, işletildi, yatırım yapıldı vs. Nakit olarak bir yerde durmadı. O nedenle faizsiz verilmesi makul değil.
0
🌸pantepember
(19.07.22)
Bence de devletin burada hatası yok. Hesap girmeliydiniz. Ama devlet kendi hatası olan durumlarda ölü taklidi yaparken, siz hatalı iken affetmiyor, faizi çakıyor normalde. O yüzden iki türlüsü de şaşırtmaz.
0
baal
(19.07.22)
5 yıl önce, raporlu olduğum dönemde SGK tarafından verilecek olan maaşımı almayı ""unutmuşum.""

cevap yukarıda.
0
lazpalle
(19.07.22)
O parayı her an alabileceğiniz için herhangi bir fonda ya da işlemde tutulamaz, şöyle düşünün;

5 yıl önce unutmamış ve sisteme bir banka hesabı tanımlamış olsaydınız, doğal olarak bu hesap vadesiz bir hesap. Sonra da bu parayı bu bankadan çekmeyi unutsaydınız, bu bankada hesap açmış olduğunuzu bile unutmuş olabilrsiniz insanlık hali.

Para bu vadesiz hesapta 5 yıldır kuzu kuzu yatsaydı, ve bu gün hatırlayıp "lan böyle böyle bir hesap vardı tüh bak unutmuşum onu" diyip o hesaptan parayı çekmeye gitseydiniz, "bu ne ya 5 sene önceki para öylece duruyor" diyemeyeceğiniz gibi,

sizin paranızı herhangi bir fonda ya da faizde işletmeyen sgk'ya da diyemezsiniz doğal olarak.

Geçmiş olsun.
0
John Bloor
(19.07.22)
benzer bir durum yaşadım. 10 sene önce çalıştığım şirketten ayrılırken hesabımı kapatmıştım. şirket bana sonradan yarım maaş kadar para yatırmış. seneler sonra banka hesaplarımı kontrol ederken bu hesapta para olduğunu ve şirketin yatırdığı paradan her sene hesap işletim ücreti kesildiğini farkettim. faizsiz kalan tutarı ödediler. daha fazla hiç bir şey talep edemedim.
0
gabe h coud
(19.07.22)
Yorumları okudum ve hala katılmıyorum. Bu gibi durumlarda devlet elindeki imkanları kullanarak vatandaşa ulaşmalı.

İlgili sayfada şöyle bir uyarı var:

"Sosyal Güvenlik Kurumunda cep telefonu kaydı olanlara bazı projeler kapsamında SMS ile ücretsiz bilgilendirme yapılmaktadır. SGK Cep Telefonu Bilgisi Beyan hizmetini kullanarak, Kurumun ücretsiz SMS hizmetlerinden yararlanmak istiyorsanız cep telefonunuzu kaydedebilirsiniz. Eğer kayıtlı cep telefonunuz varsa numaranızı güncelleyebilir veya silebilirsiniz."

Metindeki linki tıkladım, acaba cep telefonum mu kayıtlı değil diye. Yooo, pek de güzel cep telefon numaram kayıtlı. "Bilgilendirme Tercihleri" bölümünde de tüm seçenekler seçili.

Bakın, aslında sorunun cevabı şurada:

"BAZI projeler kapsamında SMS ile ücretsiz bilgilendirme yapılmaktadır." Yani, "gerekli" buldukları zaman vatandaşa SMS yoluyla ulaşıyorlar.

Mesela, SGK sizin tedaviniz için bir hastaneye ödeme yapmışsa, hemen bununla ilgili SMS gönderiyor. "Bak, senin paranla sana hizmet verdim, kıymetimi bil" diye. Neden böyle kritik bir durumda aynı hizmet yok? Buna makul bir cevabınız var mı?
0
🌸pantepember
(19.07.22)
siz deyince eşimin e-devletine baktım. 2013te iki defa 150-200 civarı para "ödendi" yazıyor. ziraat bankası yazıyor banka.

eşime sordum haberi yok. ziraat hesabim mı varmış diyor:)

bankaya gönderildiği tarih kısmı boş gözüküyor. Ama statü ödendi, banka da ziraat.

edevletten hesabı oöan bankalara bakıyorum. ziraat gözükmüyor şu an.

ne iştir anlayamadık.
0
adivar
(19.07.22)
soylenenlere ragmen katilmiyorsan bir avukata danis, dilekce ver. buradakiler sana haklisin dese ne olur? haksizsin dese ne olur?

fakat tekrar ben de soyleyeyim, eger zamaninda dilekce vermeseydin belli bir sure boyunca hak ettigin halde almadigin maaslar dahi yanardi. sgk sistemi boyle calisiyor. kimse gel emekliligin doldu dilekce ver demez. verirsen primleri tahsil etmemezlik de yapmazlar.
0
idexo
(19.07.22)
@adivar Evet, Bankaya Gönderilme Tarihi benimkilerde de boş.
0
🌸pantepember
(19.07.22)
Herkes alacağının peşine düşmekle yükümlü. Devletin senden bir alacagi varsa SMS ile veya başka bir şekilde sana ulaşır bunun için. Senin de bir alacağın varsa bir şekilde sgk'ye ulaşacaktın. Kimse bizde paran kaldı gel bunu al lütfen, almazsan da sorun değil biz buna faiz iletiriz, istediğin zaman sana faiziyle geri veririz demek zorunda değil.
0
sckxyss
(19.07.22)
Devlet tabi ki sorumluluğunu yerine getirmeli ancak size ödeme yaptıktan sonra bu konuda sorumluluğu kalmıyor ki zaten?

Devletin burada yapabileceği tek şey "bakın böyle bir olay var, izinli sayıldığınız günlerdeki ücretinizi sgk öder" diye genele duyurmak. Bu da duyurulmuş bir şey zaten. Bunları ilgilisi takip etmeli.

Onun dışında paranız vadesiz bir hesapta durmuş gibi.

Tabi ki sms'le şahsen bildirilmesi güzel olurdu ancak bu devletin üstüne ceza yükümlülüğü getirmez ki. Önceden tanımlanmış bir işlem zamanı gelince uygulanmış. İşlem yeterli ya da yetersiz bu farklı bir tartışma konusu, ancak olan şeyde yanlışlık yok.
0
akhenaten
(19.07.22)
kabus mu bilmiyorum ama sanirim hayatimda ilk defa SGK hakli diyecegim.
SGK hakli.
100% sizin sorumlulugunuzda olan bir durum. Ekstra caba sarfetme kismi tamamen inisiyatif dahilinde olabilecek bir sey. Bu ekstra caba ise diger vergi mukelleflerinin cebinden cikacak ekstra para demek.
Bir vatandas olarak tek bir ricam var, haksizsiniz ama buna ikna olmuyorsunuz. Dava acabilirsiniz evet, ama lutfen haksiz oldugunuz bir durumla ilgili dava acarak biz diger vergi mukelleflerinin cebinden para almayin. Hukuki surecler icin bir suru is gucu kaybi ve masraf yapmak zorunda kalacaklar.
0
redlinetheturk
(20.07.22)
@adivar
bu ödemeler için ziraat bankasında hesabınız olmasına gerek yok. kimliğinizle haftanın belirli günlerinde gidip paranızı istiyorsunuz.
0
redlinetheturk
(20.07.22)
(11)

sorum erkeklere,pantolonunuzu online mi alıyorsunuz yoksa mağazada

neoluyokardesimnebutantantana
deneyip mi alıyorsunuz?ve hangi mağazaları tercih ediyorsunuz?
deneyip mi alıyorsunuz?
ve hangi mağazaları tercih ediyorsunuz?
0
neoluyokardesimnebutantantana
(19.07.22)
Youtube'da mezurayla beden ölçümü yapma videoları var onlardan birkaçına bakın, kendi ölçünüzü belirleyin ona göre sipariş verince tam oturan şeyler geliyor. Ben çok sorun yaşamadım online söylerken. Şimdiye kadar birçok pantolon söyledim ama 2 tanesini iade etmem gerekti bedeni uymuyor diye.

Sadık alışveriş yaptığım bir yer yok ama online söylerken Boyner'den alıyorum genelde. G.M. Giorgi, Nat Geo, Fabrika en sık kullandıklarım.

Eğer markanın kendisinden alacaksam genelde mağazasını tercih ediyorum ki zaten bu ruh haline girdiğimde "alışveriş yapma" olayının kendisi için evden çıkmak istiyorum. Network'u seviyorum ben, kesimi bana tam oluyor.
0
akhenaten
(19.07.22)
Sürekli aynı markaların aynı kalıbını online alıyorum. Yeni marka deneyeceğim zaman mağazaya gidip hangi kalıbının uygun olduğuna bakıyorum sonra yine online
0
PoscheN
(19.07.22)
pantolon denemeden alınmaz. mağaza.
0
tantunisultansuleyman
(19.07.22)
Yillardir hep ayni markanin ayni model kot pantolonlarini giyiyorum. Beden olculerim falan da pek degismedigi icin hep online.
Model degisirse yallah magazaya.
0
mononoke
(19.07.22)
Hazır giyime tepki olarak yaratılmış bi vücudum olduğundan hayatta denemeden almam.
0
mg3929
(19.07.22)
pantolon ve ayakkabıyı denemeden alamam sanırım.
o yüzden mağazaspor.
0
teritori
(19.07.22)
kesinlikle mağazada denemeden almam. sonra iadeyle uğraşmak istemiyorum.
0
harmanyeri
(19.07.22)
Mağaza. Banana Republic idi, kapandı. M&S ile devam.
0
kaptankedi
(19.07.22)
Mağaza. Beli iyi gelse paça olmuyor, paça olsa bacak kısmı bol oluyor. Bu yüzden elbiseyi denemeden almam.
0
rakicandir
(19.07.22)
imkan varsa mağazadan deneyip online sipariş veriyorum.
bazen tereddütte kaldığım zaman iki bedenide sipariş verip olmayanı iade ediyorum.
kampanya nerde varsa en ucuz neredeyse oradan alırım.
0
astronom bey
(19.07.22)
mağaza. zara.
0
al sana nick it
(19.07.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.