Giriş
(8)

mağaza yöneticisinin müşteri varken çalışanları azarlaması

bay b
bundan aşırı derece rahatsız olan tek ben miyim? yani personelle ilgili bir durum varsa çeker bir kenarda konuşursun herkesin içinde insanlar rencide olmak zorunda mı? bir de çok sık başıma geliyor galiba, markette orda burda. en son bir giyim mağazasında içerde 5-6 tane müşteri varken yönetici orta
bundan aşırı derece rahatsız olan tek ben miyim? yani personelle ilgili bir durum varsa çeker bir kenarda konuşursun herkesin içinde insanlar rencide olmak zorunda mı? bir de çok sık başıma geliyor galiba, markette orda burda. en son bir giyim mağazasında içerde 5-6 tane müşteri varken yönetici ortaya doğru milleti azarlayarak bir şeyler söyledi neyse ses etmedim. kasaya gelince bir konudan ötürü kadın bana da ters ters konuşunca dedim sizin çalışanlar ve müşterilerle iletişim konusunda üslup sorunlarınız var galiba, az önce de herkesin içinde bağıra bağıra elemanlara azar çekiyordunuz falan salak salak suratıma baktı ayak üstü tartıştık falan. sizin de başınıza geliyor mu ne yapıyorsunuz bu durumlarda?
0
bay b
(16.05.22)
Geliyor ama dusuk seviye hizmet ve perakande dukkanlarinda. Is bilmezlik cunku. Denk gelirsem bir sey yapmam gormezden gelirim hizmet sektorunde calistim ben de zor bir alan.
0
floydian
(16.05.22)
Kesinlikle katılıyorum sana, öyle yerlere tekrar gitmemeye çalışıyorum.
0
roket adam
(16.05.22)
kurumsal bir marka ise yöneticisine direk tepkimi koyarım.
mahalle işletmesi ise karışmam al takke ver külah durumu var orada.
0
jamswety
(16.05.22)
evimin yakınında yarı kurumsal bir market var. istanbulun yerel zincir marketlerinden bir tanesi. mağaza müdür olduğunu düşündüğüm kişi bir tane personeli herkesin ortasında azarlıyordu ve sonu gelmiyordu azarın. en sonunda dayanamadım herkesin içinde bunu yapmamasını söyledim. ben diyine bir kaç kişi daha "sürekli bunu yapıyorsunuz. ne zaman gelsek mutlaka birini azarlıyosunuz" dedi. sonra adamı bir daha görmeyince sordum bir personele. çok şikayet aldığı için gönderildiğini söyledi.

yani özetle evet haksızın yanında olmaya çalışıyorum ama çok ince bir çizgi bu. siz uyardıktan sonra o iki kişi yine başbaşa kalıyor, daha da büyük sorun yaşayabilir personel.
0
teritori
(16.05.22)
üstüme vazife olmadığı için karışmam sanırım. ama rezillikten başka bir şey değil.

1- kimseyi azarlayamazsın
2- hadi azarladın, diğer çalışanların yanında azarlayamazsın
3- hadi tüm çalışanları azarlıyorsun, müşterilerin yanında azarlayamazsın, marka değerine zarar veriyorsun.
0
co2s2
(16.05.22)
Şimdiye kadar bu durumla karşılaştığım her yerde o an alışverişi sonlandırıp o yere bir daha hiç gitmedim.
0
limonlu eksi
(16.05.22)
Kurumsal bir yerse kişinin adını öğrenip e-posta ile şikayet ediyorum iletişim kanallarından.

Şikayet edeceğimi de söylüyorum çalışanlardan biri yaptı diye düşünülmesin diye
0
akhenaten
(16.05.22)
Magazalarda hic bana denk gelmedi iyi mi. Sadece bir keresinde konsoloslukta tam benim isim gorulurken icerden sanirim daha kidemli biri gelip benim memuru cok fena azarlamisti, buyuk bir hata olmus onemli kisinin dosyasinda sanirim. Memur zaten cok mahcup, ezilmis, rencide olmustu, ben de onlar tartisirken gormemezlikten gelip telefonuma gomulmustum (boyle de ince ruhluyumdur:) 3 maymunu oynamistim o sirada daha fazla mahcup olmasin memur diye.
0
neverletyougodown
(16.05.22)
(1)

enflasyon garantili tahviller nasıl bir şey olacak?

su492
açıkçası tahvil nedir onu bile bilmiyorum.. enflasyon garantili tahviller nasıl bit şey olacak tahmininizce, kısaca anlatır mısınız?
açıkçası tahvil nedir onu bile bilmiyorum.. enflasyon garantili tahviller nasıl bit şey olacak tahmininizce, kısaca anlatır mısınız?
0
su492
(16.05.22)
Tahvil devletin sizden alacağı uzun vadeli borç için çıkardığı senete deniyor. En az 1 yıl süreli olur.

Kabaca devletin "ben su492'den x yıl sonra ödemek üzere x faizle borç aldım" dediği bir senet.

İşte enflasyon korumalı tahvil de (henüz kimse detayları bilmese de) büyük olasılıkla x faizle alınan borcun, enflasyon oranında, vade sonunda y faizle ödenecek olmasıdır.

Atıyorum siz bugün %14 faizle tahvil alırsınız, ama bir yıl sonra bu faiz getirisi kuş gibi kalacaktır, bu yüzden vade sonu faiz atıyorum o günkü şartlara göre %25 olarak düzenlenebilir.

Ama henüz net değil hiçbir şey.
0
akhenaten
(16.05.22)
(2)

rüya tabiri

rafetli gunler
eşim annesini babasını kaybetti ne yazikki. ikisini de bikaç yıl aralıkla. biz de yaklaşık 1 senedir evliyiz, eşim son dönem hep aynı rüyayı görüyor. annesi ve babası rüyasında kavga ediyor. rüyada bir neden yok, sadece fiziksel şiddete varan bir kavga goruyor. geçmişte annesi babasi arasi da birbir
eşim annesini babasını kaybetti ne yazikki. ikisini de bikaç yıl aralıkla. biz de yaklaşık 1 senedir evliyiz, eşim son dönem hep aynı rüyayı görüyor. annesi ve babası rüyasında kavga ediyor. rüyada bir neden yok, sadece fiziksel şiddete varan bir kavga goruyor. geçmişte annesi babasi arasi da birbirlerine aşık olsalar da kavgalı bir süreç de olmuş onu etkileyen. neyse sonuç olarak bize bu rüyanın psikanalizini ya da tabir mi dersiniz, yorumlayacak olan var mı? teşekkürler
0
rafetli gunler
(14.05.22)
öncelikle, ciddi bir yorumlama için eşinizin yorumlayan tarafından tanınması gerekiyor. benim annemi rüyamda görmemle eşinizin ya da sizinki bir değil. ama şunu söyleyebilirim,

kaybedilen yakını görmek çok normal. bilinç o kişilerle görüşmek istiyor. tartışmalarını görmek de, onları gördüğü zamanı huzursuz kılacak bir şey. kişisel bir yorum olarak, eşinizin ölüm korkusu yaşadığını ve anne-babasını mutlu anlarıyla hatırlamaktan kaçındığını söyleyebilirim. mutlu görse belki onlarla beraber gitmek ister diye bilinçaltımız böyle minnak oyunlar yapıyor. "orda kavga var, kal burda" diyor bir nevi.

acı ie yüzleşsin, "ölüler rahmet istedi demek" gibi vefat edenler kaynaklı değil de, kendi açısından görsün bu olayı. bir de, onların vefatından sonra kendisini tamamen koyuvermemişse, sorumluluklarına-hayatına kısa sürede geri döndüyse, bu yüzden acı çekiyor olabilir. kavga bunun da sembolü.
0
lovemyself
(14.05.22)
Eşinizi tanımak gerek +1

Aynı olaya şahit olan çoğu insan kendi hayata bakış açısına göre çok farklı açılardan olayı değerlendirir.

Atıyorum eşiniz aslında anne babasının çift olmaması gerektiğine inanıyordur ve şimdi dini inancı gereği, öte dünyada kendi müdahalesi de olmaksızın başbaşa kalıyor olmaları eşinizi rahatsız ediyordur içten içe. Yani burada temel nokta duruma eşinizin müdahale edemiyor olma hissi aslında, yoksa öte dünya olgusunun ne derece doğru olduğu başka bir konu.

Bunun daha farklı bir modelinde belki de eşiniz anne babasının öte hayatta bir arada mutlu olduğu senaryoyla acısını hafifletmeye çalışıyor ancak bu hissi bir türlü tam anlamıyla yaşayamıyor olabilir. kendisi neden bu düşünceye inanamadığı cevabını bilinçli haldeyken kendisine vermekten çekiniyor olsa da cevabı zihni ona rüyalarında veriyor olabilir.

Başka bir açıdan, eşiniz belki de anne babasını güzel hatırlaması gerektiğine inandığı halde kötü anıları bastırmakta güçlük çekiyor ve bunlar rüyalarında açığa çıkıyor olabilir. Ölen yakınlarımızı iyi hatırlamak isteriz, bunun birçok toplumsal nedeni var. Ancak bu her zaman mümkün olmaz ve eşiniz anne babasına olan sevgisi karşısında onları bu şekilde hatırlamanın acısını yaşıyor olabilir. Bir çeşit suçluluk duygusu hissediyor olabilir.

Daha farklı bir bakış açısından, eşiniz anne babasının yokluğundan acısını çok yoğun hissettiği için zihni ona "bak böyle şeyler de oldu, onlar varken de her şey harika değildi" vurgusunu yapıyor olabilir.

Birbiriyle çelişen bu senaryoların hepsi mümkün, daha farklı senaryolar da oluşturmak mümkün. Tamamen eşinizin kim olduğuyla ilgili bu, eğer bu durum onu ciddi anlamda kötü etkiliyorsa uzman tavsiyesi almasında her zaman fayda var.
0
akhenaten
(14.05.22)
(2)

Kendini Tanımak Kendini Sevmek Ne Anlama Geliyor?

sakince
Psikoloji olsun kişisel gelişim olsun sürekli keşfette çıkıyor. Doğan cüceloğlunu çok severim önemli olan kendini tanımak diyor. Kendini tanımaktan anlamamız gereken şey nedir?Mesela zaaflarımızı bilmemiz mi? Nelerin bizi etkilediğini bilmek mi? yoksa neden etkilediğini bilmek mi? Örneğin; iş değişi
Psikoloji olsun kişisel gelişim olsun sürekli keşfette çıkıyor. Doğan cüceloğlunu çok severim önemli olan kendini tanımak diyor. Kendini tanımaktan anlamamız gereken şey nedir?

Mesela zaaflarımızı bilmemiz mi? Nelerin bizi etkilediğini bilmek mi? yoksa neden etkilediğini bilmek mi? Örneğin; iş değişikliği yapmaya karar verdiğiniz ama mobbinge dayanamayacağınızı önceki işlerinizden dolayı biliyorsunuz? veya kafanız rahat değilken kendinizi işe veremeyeceğinizi... Bunun gibi bir şeyse kendini tanımak demek nelerden hoşlandığını veya nefret ettiği bilmek midir?

Yoksa neyi neden sevdiğini veya neden nefret ettiğini kısacası neyi neden yaptığımızı bilmemiz midir?

Kendini sevmekte mesela; Bazı fotoğraflarımı seviyorum, ama bazı çekilen fotoğraflarımda bana göre kusurlu gözüken kısımlar canımı sıkıyor. Bu benim kendimi sevmediğim anlamına mı gelir?

Nedir bu tanımlar
0
sakince
(13.05.22)
Herhangi birini tanımak ne demekse insanın kendini tanıması da aynı anlama geliyor. Yani saydığınız ve onların dışında kalan her şeyi kapsıyor tanım. Sadece bunların bir ya da birkaçını değil.

Birini gerçekten tanıdığınız zaman o kişiyle ilgili fikirleriniz olur, ona tavsiyeler verebilirsiniz. Örneğin o kendini bir konuda çok yetenekli sanıyorken siz dışardan bir bakış olarak esas yetenekli olduğu konuları yok saymasına şaşırıp zamanını harcıyor olduğunu fark edebilirsiniz. Bu kolaydır, çünkü bu tespitlerin doğruluğu karşısında şimdi yaptığı şeyden vazgeçip, başka bir şey yapma riskine girecek olan kişi siz değilsinizdir. Siz sadece söylersiniz.

Ancak çoğu zaman insan kendine bu kadar dürüst olamaz.

Kendinizi sevip kendinizle barışık olmak da illa ki size çirkin görünen detaylarınızla ilgili hayır çok güzel diye tutturmak gibi bir şey değil. Bu durum sürekli üstünüzde baskı oluşturur. Kimse mükemmel değil. Atıyorum gözlerinizi beğenmiyorsanız "bence gözler insandaki tek önemli şey" diye düşünen insanları etkilemek için uğraşmayın. Boşvermeyi öğrenin.
0
akhenaten
(13.05.22)
arkadaşlar +1

Yoksa neyi neden sevdiğini veya neden nefret ettiğini kısacası neyi neden yaptığımızı bilmemiz midir?

bunu bilip bunun önemini çözmek. kim seni sen olarak seviyor anlayacaksın, etrafında bu insanlar olacak. bu sefer gizli saklı, toplum baskısı vb. şeyleri hissetmek zorunda kalmayarak huzurlu hissedeceksin. yaşama stratejini kazanacaksın eğer kendini seversen hayatta kalmayı da seveceksin.

mesela iş yerinde mobbinge uğruyorsun. genelde o bataklığa düştüğümüzde onun mobbing olduğunu farketmemiz bile zor. sonra, ben neden bu mobbinge neden buna izin veriyorum? diyelim sen iş yerinde gerekenden fazla ezik kalmışsın bu sefer bu sorunu çözüp seni bastırmalarına izin vermeyeceksin. diyelim senden kaynaklı değil sana mobbing uygulayan çok kötü bir insan ve sen mobbinginle işine devam ediyorsun. neden bu işi yapıyorsun? çünkü para kazanman lazım. ama aslında sen başka bir iş istiyorsun diyelim. o sana daha iyi geleceğini düşündüğün iş ortamı veya başka işi bulana kadar bu mobbingin seni bastırmasına izin vermeden, yine kazandığın paranın hakkını vererek işini yapmaya devam edeceksin. bunu içten hissedersen artık "off ayaklarım geri geri gidiyor" diye değil, o işe bi amaç uğruna gidiyosun. daha iyisi olana kadar aç kalmadan hayatımı idame ettireceğim diyeceksin ve sana zarar veren mobbing vb durumları ciddiye almamayı öğreneceksin.

bu hiç kolay bir yüzleşme değil. belki aşırı maddi kaygıların var(tr de yaşamak), belki özgür hissetmiyorsun, belki sorumlulukların çok vs. yüzleştiğin zaman maddi kaygın da azalacak diğer anksiyetelerinle birlikte, sorumluluklarını daha güçlü üstleneceksin, idare etmeyi de öğreneceksin.

ne kimseeye zarar ver ne de kimsenin sana zarar vermesine müsaade et. her sabah uyanıp nefes almak bile çok büyük bir güçtür. pes etmek veya kötülük yapmak kolaydır. kendini sever ve olduğun gibi kabul edersen eet çok komik ama bir yaprağa bakıp IMHHH NE GÜZEL BİR YAPRAK BİZE OKSİJEN VERİYOR kafasına gireceksin... kusurlu fotolarına bakıp -ki fotoğraf kendimize bakarken yargılamamız gereken en son şey herhalde bütün o ışık açı vs sebebiyle- ulan şu göze bak kurbağa gibi çıkmışım deyip gülebilirsin.

doğan cüceloğlunu beğenirim bana çok yavaş geliyor ama yazılarını okurken öğrenebileceğim şeyler var.

cok sey yazmak isterim ama bu kadar gevezelik yeter! selamlar
0
ala09
(13.05.22)
(2)

Nasıl konuşmalı bu insanla?

mysticriver
Merhaba,işyerinde içinden çıkamadığım bir durumla karşı karşıyayım. Sürekli baskı uygulayan, tartışma çıkaran ve huzursuzluk yaratan, iletişim kurmayan, aşırı hırslı, işi hiç bilmediği halde işleri olmayacak sürelerde isteyen ve bunu da ben sizin başarılı olmanızı istiyorum diyerek örtmeye çalışan b
Merhaba,

işyerinde içinden çıkamadığım bir durumla karşı karşıyayım. Sürekli baskı uygulayan, tartışma çıkaran ve huzursuzluk yaratan, iletişim kurmayan, aşırı hırslı, işi hiç bilmediği halde işleri olmayacak sürelerde isteyen ve bunu da ben sizin başarılı olmanızı istiyorum diyerek örtmeye çalışan bir yönetici tipi var. Mobbing amaçlı yapmıyor çünkü biliyoruz ki adam karakter olarak çok agresif. Ekipten insanlar konuştu, ben bir kere konuştum adam 1 hafta sakinleşiyor sonra yine aynı. İnsan gibi konuşmak fayda etmiyor.

Aktif olarak iş arıyorum ama iş bulana kadar da yaşadığım stresten kurtulmak istiyorum, sağlığım bozuldu çünkü. İk ile konuşmanın şuana kadar çözüm verdiğini görmedim o seçeneği eliyorum. Keza bunun üstü de bunun gibi, ona da güvenmiyorum.

Bu adamla nasıl bir konuşma yapmak gerekir? İş arıyorum beni rahat bırak gibi bir şey mi demeliyim? Daha mı kötü olur bunu söylersem bilemedim.
0
mysticriver
(12.05.22)
Daha önce siz de dahil birkaç kişi konuşmuşsunuz ve sonuç çıkmamış ve siz de sorunu çözmek için değil, yeni bir iş bulana kadar biraz alan açmak için konuşmak istiyorsunuz, eğer konu sadece buysa bence şimdi konuşmak yerine işten ayrılışınız sırasında;

Bu kişinin iş yaparken izlediği agresif tavrın makul bir değerin çok üstünde olduğunu, nasıl ki fayda sağlayan bir ilaç yüksek dozda alındığında istenmeyen etki gösteriyorsa belki de bulunduğu pozisyona uygun kalıp davranışları gösteren bu kişinin, bunları çok yoğun ve kontrolsüzce yaşadığını ve bu sebeple dayanma sınırını aştığını anlatabilirsiniz.

Kişi pozisyonu için kendisinde aranan özellikleri karakterinde barındırıyor olsa da belli ki öz kontrolü ve personeli tanıma yetisi zayıf. Haliyle aslında kişi pozisyon için uygun birisi olmaktan çıkıyor.

Birine sadece çok çalışın, çünkü ben öyle istiyorum diyerek iş yaptıramazsınız. İnsanların performansını artırmak için bir ton strateji var ve belli ki bu kişi bunların hepsinden bihaber, sadece lafla bu iş olacaksa oldu olacak kırbaç bulundursun yanında.
0
akhenaten
(12.05.22)
Ben çalışma hayatımın ilk zamanlarında kendimi delicesine istenilen işi yapmak için yıpratıyodum, bu tür üstlerin baskısına da kapılıp kendimi çok yoruyodum. Şimdi artık şöyle yapıyorum. Mesela benden bi iş istendi rapor hazırlamam gerekiyor diyelim ki, o rapor da çok kapsamlı, verilen süre 1 hafta ama raporu düzgün yapmaya kalksam 1 ayda bitecek gibi değil diyelim ki. Ben şöyle yapıyorum,raporu 10 günde sallapati bi şekilde yapıyorum. Bana verilen 1 haftalık süre sonunda raporu sorarlarsa ben bitiremediğimi yetiştiremediğimi söylüyorum, eğer acil gönder derlerse olduğu kadarıyla gönderiyorum.

Veya önceden hazırladığım bi rapora benzerlik taşıyosa kopyala yapıştır yapıyorum güncelleme yapmakla uğraşmıyorum.

Mantığım şu; benden düzgün bi iş çıkarmamı bekleyip bana kısa bi süre veremezler bunu ben değil benden çok daha yetenekli birini de çağırsalar olacağı bu. Ve ben bunu yspmaya başladıktan sonra şunu fark ettim, bazen yöneticiler işle ilgili raporu isteyolar ama asla o kadar da ayrıntılı incelemiyolar. Yani ben mükkeml bi rapor da hazırlasam adamın onu fark etmesi mümkün değil.

İşyerinde baskı uygulayan acil rapor iş isteyen kişilere, "ama ben bu işi q haftada yetiştiremem" dersen sana baskı yapmaya çalışıyolar yetiştirmen için. Ama "tamam xxx hanım, elimden geleni yapıp hazırlayacağım" diyip güzel bi rapordansa ortalama bi rapor hazırlayıp geçiştirmek hem beni daha az strese sokuyor hem yöneticiyi. Ne iş yapyığını bilmiyorum ama yapabiliyosan sana da tavsiye ederim. Emin ol kafan baya rahatlayacak.
0
turuncu tonlarda
(12.05.22)
(9)

kabul edilen iş teklifini sonrasında reddetmek

apeiron
a firmasında çalışıyorum. b firmasından kabul alınca a firmasından istifa ettim. b firması gelişim açısından daha iyi ancak şehir dışında olduğu için ekonomik açıdan kötü bir duruma düşeceğim. ancak gelişim daha önemli diye düşündüm. işe başlangıç tarihini vs. belirledik ve şu an ihbar süresinin dol
a firmasında çalışıyorum. b firmasından kabul alınca a firmasından istifa ettim.
b firması gelişim açısından daha iyi ancak şehir dışında olduğu için ekonomik açıdan kötü bir duruma düşeceğim. ancak gelişim daha önemli diye düşündüm. işe başlangıç tarihini vs. belirledik ve şu an ihbar süresinin dolmasını bekliyorum.

bu esnada c firması ortaya çıktı. c firması yaşadığım şehirde olduğu için ekonomik olarak b firmasından çok daha iyi durumda kalacağım. ayrıca gelişim için de b firmasına benzer bir imkan sunuyor.

pragmatist olarak bakıldığında b firmasına ben vazgeçtim demem gerekiyor ancak etik olarak beni oldukça rahatsız ediyor. siz olsanız ne yapardınız? var mı herhangi bir tavsiye?
0
apeiron
(11.05.22)
yapıştır geç c ye, b babanın oğlu değil sonuçta
0
egokalp
(11.05.22)
Rahatsız etmesine gerek yok ki. Bir iş ilanı açıldıysa kıtlık olan bir alan değilse zaten son 3, son 5 aday hep vardır. Sen reddedince bu kişilerden birini arayacaklar. Senin dert ettiğin kadar dert etmeyecekler yani.
0
dissendium
(11.05.22)
Aileni sebeplerden dolayi sehir disinda bir yere tasinamayacaginizi soyleyebilirsiniz. Son anda gelismis bir durum vs olabilir hayatta, cok da fazla takmayin kafaniza. Basarilar yeni isinizde
0
parcxerox
(11.05.22)
Birebir benzerini yaptım (ayrılıcam deyip ayrılıp sonra vazgeçtim mevcut firmama devam ettim) , hiç bir sıkıntı olmadı. Etiği falan boşver kendini düşün. Sözleşmeye imza atmadığın sürece hiç bir şey bağlayıcı değildir.
0
roket adam
(11.05.22)
Yapıştır geç hocam. Şirket senden ucuza çalışacak birini bulsa seni yarın kapının önüne koyar.
0
plutongezegendegilmi
(12.05.22)
ben de yapistir demek icin geldim. b firmasi yarin seni ise aldigina pisman olsa kovmak icin 10 saniye dusunmez.
0
hot potato
(12.05.22)
Etik olan en iyi imkanlara sahip olacağınız yeri seçmek olur. Bu hem size hem meslektaşlarınıza hem de genel manada ülkedeki çalışma koşullarının iyileşmesine fayda sağlar, çünkü vazgeçtiğiniz firmalar elemanları rakiplerine kaptırmamak için olanaklarını geliştirmek durumunda.

Ayrıca ülkede yüksek enflasyon ve şartlar kısa sürelerde büyük farklar oluşmasına sebep oluyor. Kısacası her şeyin çok çabuk değiştiği ve tutturulan bir ayarın uzun süre devam ettirilemediği bir zamandayız.

Özel hayatın dinamikleriyle iş hayatınınkiler farklı. Özel hayatınızda iş ilişkisi kurarsanız nasıl ki zarar verici olursa, iş hayatınızda da özel hayatınıza uygun etikle yaşamaya çalışırsanız bu sorun oluşturur.

Sizin ayıp gördüğünüz şey firma için "aldığımız eleman başka yerle anlaşmış, ilanı tekrar koyalım" demekten ibaret.
0
akhenaten
(12.05.22)
şirketler babanızın değil sonuçta. bu kadar duygusal yaklaşmayın. patronlar ve ik hiç duygusal davranmıyor emin olabilirsiniz. geçin c^ye
0
delidir yakalayin
(12.05.22)
işin etik kısmını düşünüyorsan bu konuyu burada anlattığın gibi gidip B firmasıyla konuş. Yeni bir iş alternatifi çıktğını, bunun da ekonomik olarak cezbedici olduğunu ve eğer aynı ya da daha iyi bir şartı sağlayacaklarsa onlarla devamedebleceğini yoksa C firması ile devam etmenin ekonomik olarak seni ancak idare edebilceğini belirt.
Firmalar için işçi bulmak, iş aramaktan çok daha kolay emin ol. Vicdan yapacağın bir durum yok, hepimiz temelde hizmet satıyoruz firmalara. Ortada bir iş sözleşmesi varsa bu senin için de firma içinde çıkar ilişkisine dahil bunu unutma.
0
foolrules
(12.05.22)
(11)

Piramitler neden yıkılmıyor

Kaleci Saçlı Forvet
Yani neden yıkılmıyor derken doğal olarak neden yıkılmıyor neden yok olmuyor bunlar diye sormak istedim. Tamam hepsi döneminin mühendislik harikaları ama bi taş yapı nasıl 3-4 bin sene yıkılmadan ayakta kalabiliyor, hadi Giza'dakileri falan geçtim neredeyse 5000 yıl önce yapılmış Zoser Piramidi var,
Yani neden yıkılmıyor derken doğal olarak neden yıkılmıyor neden yok olmuyor bunlar diye sormak istedim. Tamam hepsi döneminin mühendislik harikaları ama bi taş yapı nasıl 3-4 bin sene yıkılmadan ayakta kalabiliyor, hadi Giza'dakileri falan geçtim neredeyse 5000 yıl önce yapılmış Zoser Piramidi var, Piramitten başka her şeye benziyor teknoloji olarak tavuk kümesi teknolojisinden hallice, hatta Mısır'da yapılan ilk piramit bu tamamen sıfır Piramit bilgisiyle yapılmış ama ona da bir şey olmuyor, adam mesela yaptıracağı Piramidin denemesi olsun diye Medium Piramidi diye bi Piramit yaptırmış, tamamen test ürünü dandik bi piramit bakımı falan da doğru düzgün yapılmamış belli ki, o bile hala ayakta binlerce yıldır.

Yani burada hiç mi deprem olmuyor ne bileyim hadi depremi geçtim piramitlerin içinde kimsenin giremediği yerler var burada bakım yapılmamış restore edilmemiş yerler var buradaki taşlar tonlarca yükü taşımaktan zamanla kırılmıyor mu ya da dışı erozyona uğramıyor mu, bakım bakım nereye kadar. Ha bakım olayı da son 100 senedir yapılıyordur onun öncesinde bakım falan da görmeden geçen binlerce yıl var, nasıl olabilir böyle bir şey sizce?

Tabii bunları söylerken bu piramitlerin tamamen insan yapımı olduğunu kabul ederek söylüyorum uzaylılar yaptı ondan yıkılmıyor konusu ayrı. Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(10.05.22)
Yıkılmıyor çünkü acayip güvenli tarafta kalan yığma yapı gibi bir şey. Üzerine bomba atsan yıkılmaz. Öte yandan erozyona uğruyor ve belki 5000 yıl sonra belki Göbekli t
Tepe gibi bir şey gibi kalacak.
0
malheiros
(10.05.22)
Çok enteresan ya, bu kadar geçen süre içinde rüzgarda uçuşan o kumlar bile kımıl kımıl yiyip bitirmeliydi aslında, entropi diye bir şey var en basitinden, aklım almıyor valla.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(10.05.22)
Aslında çok büyük derecede hasara uğramış durumda hepsi. Yakından bakınca anlıyorsun. Yani atmosfer hareketlerinin etkisi piramitlerin dışındaki özenle kesilip kaymak gibi yapılmış ve elini sürdüğünde her bir taşın diğerini tamamlayacak şekilde dümdüz olduğu katmanı büüyk oranda söküp atmış oradan. Giza'daki büyük piramidin en üst tarafında o katman biraz duruyor mesela, alt taraflar tamamen basamak olmuş, millet merdiven çıkar gibi tırmanıyor en tepeye.

Piramit dediğimiz yapı tipi zaten taşların öbek halde yığılmasının daha havalı bir şekli olduğu için o yapıların daha bir iki binyıl boyunca yıkılması mümkün değil büyük bir deprem olmadıkça. Ama sanıldığı gibi hiç hasar almamış da değil. Aynı derecede hasar başka bir yapı tipinde olsa göze batardı ama piramit olduğu için hiç değişmemiş sanıyoruz.
0
mantheman
(10.05.22)
ağırlığı 5,216,308,000 kg
aynı yükseklikte bir binanın
ağırlığı 20,000,000 kg

yani bir binadan 250 kat daha ağır

ve ağır şeyler yıkılmaz.
0
bebekbebesi
(10.05.22)
Mısır tektonik bir bölge değil. Bence bunun da etkisi büyük
0
limonlu eksi
(10.05.22)
sfenks kuma gomuluydu, belki onlar da oyledir.
0
divit
(10.05.22)
niye yıkılsın ki. dağ gibi duruyor üst üste yukarı çıktıkça azalan bi formu var ağrı dağına evereste ne oluyorsa buna da o kadar olur.

kısa mühendislik detayı vereyim. en fazla yük taşıyan form üçgen prizma formudur.
0
turbo sadık
(10.05.22)
merhaba. sfenks kuma gömülüydü diyen arkadaş çok haklı, piramitler de yıpranıyor ama formundan dolayı 7 dünya harikasından ayakta sadece piramitler kaldı. hatta zamanında da içlerinde en eskisiydi. yapıldığı yıllardaki hali ile farkları mevcut. geniş zemine taş üstüne taş koyularak yapıldığı için en kaba haliyle duruyolar ama yapıldığı zaman zirvesinde, sivri ucunda yer alan altın şapkalar yok mesela, dışında beyaz bir sıva olduğu düşünülüyor. yani yekpare bembeyaz bir üçken ve sivri ucu da altın. (dikilitaş/obelisklerin de sivri ucu altın, parlak maden yapıldığı yıllarda, sfensin de boyalı olduğunu biliyoruz) diğer harikalar ince işçiliğe, oymalı kakmalı detaylara sahipti, depremlerle kolayca yıkılıp sökülüp başka yapılara malzeme oldular. (babilin asma bahçeleri hariç, o neye benziyodu bi fikrim yok) çok ağır taşlar, bireysel olarak jenga gibi tutup söküp parça ev yapalım diye düşünmediler herhalde. oysa mozole, rodos heykeli yıkılınca başka yapılarda değerlendirildi. stonehange'in de neye benzediği üzerine yapılan illüstrasyonlara bakınca bir kaç sıra halkayı oluşturan taşlar yok.

piramitleri seviyorsanız viasat history de mısır üzerine onlarca belgesel var, tavsiye ederim. tarih ne güzel ya.
0
libertine
(11.05.22)
Piramitler bilinçli bir şekilde yerleştirilmiş taş öbeği çünkü. Bu yüzden yıkılmıyor, çünkü teorik olarak aslında zaten yıkık. Yani tabi ki piramitlerin örüldüğü taşları o dönemde bu kadar yoğun işçilikle yerleştirmek tarihsel olarak harika bir olgu ancak fiziksel olarak bakınca, yani doğanın gözünde bunlar gayet stabil olarak yığılmış taş öbeği. Niye yıkılmıyor derken sanırım içlerini geniş bir boşluk olarak düşündünüz, hayır içleri de büyük oranda dolu.

Yani piramitlerin yıkılması o taşların doğada çözünmesi süreciyle mümkün. Bir dağın erimesi gibi bir şey bu da. Yani çok uzun bir süreç, ancak yukarda da anlatıldığı gibi gerçekleşiyor.

Tabi bir de insan faktörü var, bugün biz piramitleri gözlemleyip elden geldiğince doğadan minimum hasarı görmesi için de çaba sarf ediyoruz. Bunlar da süreci uzatan etkiler.
0
akhenaten
(11.05.22)
Sfenks olayında hem haklısınız hem değilsiniz o konuda da ben bi bilgi vereyim, evet Sfenks kuma gömülüydü ama kuma gömülmesinin nedeni zamanla kumun altında kalması değil pek, Sfenks yüzeyin altında inşa ediliyor, yani Giza piramitleriyle aynı düzlemde değil Sfenk, yüzeyin altında daha önceden kazılmış bir bölgede bulunuyor, o kazılı alan zamanla kumla dolduğu için Sfenks'in gövdesi de kapanıyor, kafası yüzeyin üstünde kaldığı için oraya pek bi şey olmuyor. Hatta ilk önce Sfenks'i sadece kafadan oluşuyor zannediyorlar da sonradan dibini kazınca gövdeye ulaşıyorlar.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(11.05.22)
en onemli nedenlerden biri Misir'daki piramit bolgelerinde cok az yagmur yagmasi. hava da kuru.

yapilarin asinmasinin en buyuk sebebi yagmur ve su. yagmur suyu sizip kirec taslarini eritebilir ve betonun icindeki celigin asinmasina bile neden olur. yagmurun icindeki asit de etkiliyor.

giza piramit'i genel olarak kirectasi ve granitten yapilmis. dis kismi kirec tasi ve baya asinmalar gorunuyor. ama ic kisimlarinda granit var ve bunlar baya siki ve saglam sekilde yerlestirilmis. granit yagmur/su gecirmeyen bir madde. su sizsa bile bazi yerlerde, kisa zamanda buharlasiyordur. bir de donma çözülme olayi var. gece colde soguk olmasi buna neden olabilir. bu da taslarin asinmasina ve bosluklar olusmasina neden olur. misirlilar bunun da otesine gecmek icin taslari cok siki yerlestirmis vu su sizintilarini minimuma indirmis.

ayakta kalan piramitler, cok uzun sure ayakta kalma amaciyla insa edilmis zaten. diger piramitlerdeki hatalarindan ders cikararak insa edilmis ayni zamanda. mesela kum uzerine insa edilmis piramitler yikilmis. Giza piramitinin temeli saglam kirec tasindan.

ayakta kalan maya/aztek piramitleri de var. onlar daha kucuk ve misir piramitlerinden daha sonra yapilmis. orda daha cok yagmur yagiyor tabi ve asit yuzunden asiniyorlar baya.
0
ermanen
(11.05.22)
(15)

Erkekler sevgilisizi /eşinizi aldattınız mı

rapisa
Aldatır mısınız?Bunu sormaktaki amacım %kaç aldatmıyor öğrenmek
Aldatır mısınız?
Bunu sormaktaki amacım %kaç aldatmıyor öğrenmek
0
rapisa
(10.05.22)
1. Hayır

2. Hayır
0
dissendium
(10.05.22)
Aldatmadım, aldatmam da. Eğer ben bir kere birini aldatırsam bir daha kimseye güvenemem en başta gelen sebebi bu.

İşim gereği çok çeşitli insanla muhatap oluyorum uzun süre. Etraftan marifet gibi ballandıra ballandıra anlatılan o kadar çok aldatma hikayesi duyuyorum ki, kendimi ancak benim gibi insanlar da vardır diye avuttum şimdiye kadar. Cidden moral bozucu bir durum. İlişkimin başlarında bu yüzden güven sorunu yaşadım büyük oranda.

Ayrıca bu zamana kadar sayısız "anı" dinlemekten aldatma potansiyeli yüksek insanları tespit etme konusunda da baya geliştim. Artık sırf tipinden tanıyabiliyorum, soruyorum söylüyorlar. Zaten kimse saklamıyor. Çok ilginç bir durum.
0
akhenaten
(10.05.22)
cok
0
divit
(10.05.22)
1-) Hayır.

2-) Hayır.
0
hayirsiz
(10.05.22)
evet
hayır :)
ama sizce burdan ne kadar doğru sonuç alacaksınız..
0
megacracker
(10.05.22)
Hayır
Evet
0
neymis
(10.05.22)
1-) Hayır.

2-) Hayır.
0
godspell
(10.05.22)
hayır.
hayır.
0
andlee
(10.05.22)
Hiç aldatmadım

Asla aldatmam gibi büyük bir söz söylemek istemem, çünkü biliyorum ki her aldatma kötü karakterden değil, bazen insanlar içinden çıkamadıkları toksik ilişkilere saplanıp kalıyorlar ve o sırada spontane şekilde gelişen bir paralel ilişki de aldatma kategorsine giriyor. Yani bana nefes aldırmayan ve kendim de uzaklaşamadığım boğucu bir ilişkideyken karşıma harika bir insan çıkıp beni çok mutlu etse ve hali hazırdaki ilişkiden de o kadının psikolojik sağlığı açısından hemen çıkmam mümkün değilse bir süre iki kişiyle aynı anda götürebilirim.

Ama öyle birşey hiç yaşamadım. Hep düzgün kızlar çıktı, hiçbirini de aldatmadım. Kendi açımdan normal bir ilişkide de aldatmam mümkün değil. Bir Netflix açıp sevdiçeğimle ayakları uzatıp mandalina yemek varken niye dalayım entrikalara :)
0
mantheman
(11.05.22)
Hiç aldatmadım. Aşık olduğumda dahi önce ayrıldım. Sonra ne yaşandıysa yaşandı. Karşımdaki insana sorumluluğum var gözüyle baktım hep.

Hiç aldatmamak için ne gerekiyorsa onu yaşıyorum şimdilerde. Başa gelirse, öldüm ben.
0
baldan kaymak
(11.05.22)
Aldatmadığım halde aldatmış damgası yedim.Telefonlarımı açmıyor.İletişim kanallarını tükettiği için bende belirsiz normal bir hayat sürüyorum
0
smokee
(11.05.22)
evet evet
0
reanarchy
(11.05.22)
1) Hayır

2) Hayır
0
drako
(11.05.22)
1- hayır.
2- hayır.
0
zgrydn
(11.05.22)
hayır/hayır
ama itham edildim
0
redlinetheturk
(13.05.22)
(4)

intel celeron işlemcili laptop

tylolhot
merhabalar,intel celeron işlemcili laptoplar nasıldır?tavsiye eder misiniz?günlük işlemlerde,video izlemek,sosyal medya vs kullanmak için..acer,asus vb bir marka almayı düşünüyorum.hatta bir tanesinin ram'i 4 gb..ne dersiniz?
merhabalar,intel celeron işlemcili laptoplar nasıldır?tavsiye eder misiniz?günlük işlemlerde,video izlemek,sosyal medya vs kullanmak için..acer,asus vb bir marka almayı düşünüyorum.hatta bir tanesinin ram'i 4 gb..ne dersiniz?
0
tylolhot
(09.05.22)
Sadece sosyal medya ve video izlemek için çok detaylı düşünmenize gerek yok aslında, genel geçer bir markanın herhangi bir ürününü alabilirsiniz. En kısa yoldan windows 11 yüklü bir bilgisayarın temel standartları saydığınız ihtiyaçları karşılar.

Ancak araya zaman zaman nispeten büyük boyutlu excel dosyaları girecekse, fotoğraf ve video düzenlemeleri yapacaksanız, arada basit oyunlardan vesaire de oynarım diyorsanız celeron işlemcili bilgisayarları komple atlayın. i3 10.nesil ve üstü bilgisayarlara bakın.

Diğer taraftan video kalitesini önemsiyorsanız bilgisayarınızda en aşağı 1080p bir ekran bulunmasını önemsemeniz bence hayrınıza olur, bu durumda da i3 bilgisayarlara kaymayı düşünebilirsiniz.

Celeron bilgisayarlar chip krizi ve ekonomik bunalımlardan sonra tekrar yaygınlaşmaya başladı. Normalde bu tip bilgisayarların genelinden çok daha güçlü telefonlar mevcut.
0
akhenaten
(09.05.22)
Ben kullanıyorum dell ini.gayet yetiyor bu işlemlere ve memnunum
0
crimson man
(09.05.22)
video oynatmada sorun olabilir.
0
Cruyff
(09.05.22)
yüksek çözünürlüklü videoları izlerken sorun yaratabilir. ayrıca 4gb ram demişsiniz ama 4gb ram bence oldukça düşük. en azından 8gb olsun.
0
teritori
(09.05.22)
(15)

Partnerin yurt dışı tatili?

neverlose
Partnerinizin en yakın arkadaşıyla yurtdışında bir hafta tatile gitmesine nasıl bakarsanız? Cinsiyetleri belirterek cevap verebilirseniz mutlu olurum. Şahsım sevgili aşamasında sıkıntı olmaz diye düşünürken evlilikte olmaması gerektiğini düşünüyorum.26e
Partnerinizin en yakın arkadaşıyla yurtdışında bir hafta tatile gitmesine nasıl bakarsanız? Cinsiyetleri belirterek cevap verebilirseniz mutlu olurum.
Şahsım sevgili aşamasında sıkıntı olmaz diye düşünürken evlilikte olmaması gerektiğini düşünüyorum.26e
0
neverlose
(09.05.22)
Evliyim, kadınım. Hem eşim hem de kendim yakın arkadaşlarımızla yurtiçinde ve yurtdışında pek çok kez tatile çıktık. Sorun görmüyorum.
0
fotrsapka
(09.05.22)
Ya ben hiçbir zaman ilişki ile alakalı kesin konuşulmamasi gerektiğini düşünüyorum. İnsan yeri geliyor tükürdüğünü yaliyor. Neyse.

Karşı cins ile istemem ama hemcinsi ile neden gitmesin ki?
0
panda yuva yapmis sogut dalina
(09.05.22)
Benim için sıkıntı, kıskanç ve evhamlıyım.
0
John Bloor
(09.05.22)
Sıkıntı olmaz ve olmamalı ancak bana kalırsa buradaki asıl durum eşlerden birinin üçüncü bir kişiyle eğlenmek istemesi.
Neredeyse 8 yıllık evlilikle devam eden 16 yıllık ilişkimde eşimi dahil etmeden plan yapmak içimden geçmedi ve bu durum eşim için de böyle ki şimdiye kadar hiç böyle bir teklifi geçtim imada bile bulunmadı.
Çünkü zaten eşimle birlikte eğlenmeyeceksek, "yeni" olanları tatmayacaksak neden birlikteyiz? Rutin hayatı paylaşıp ilginç ve yeni olanları kendi kendime ya da kankamla tadacaksam neden eşimle yaşlanmayı tercih ettim? Böyle bir plan kafamdan geçse en başta bu benim kendi kişiliğime yaptığım bir saygısızlık olur, ya da bunu açıkça kendisine söylerim, "artık seninle eğlenemediğimi düşünüyorum, o yüzden farklılık istiyorum hayatımda" derim.

Edit: yazmayı unutmuşum, 38/E
0
foolrules
(09.05.22)
ben evliyim ve yurtdışında yaşayan arkadaşımla iki kez yine yurtdışında farklı bir ülkeye seyahat etmiştik. keşke tekrar gerçekleştirebilsek ama eşimin bakış açısı değiştiği için (!). ben yanlış bir şey görmüyorum. eşle de tatil çok güzel, en yakın arkadaşla da. (K)
0
deartheodosia
(09.05.22)
evli bekar fark etmez isteyen istediği arkadaşıyla istediği yere gider. sevgilim/eşim gitse benim söyleyecek sözüm yok, ben gitsem onun olmaz, zaten ne alaka. çocuk değiliz, birbirimizin ebeveyni değiliz. yeni tanıştığı biriyle gidiyorsa da yine bir şey demem, çünkü ayrılmış olurum. k
0
jen
(09.05.22)
içimden gelmez onsuz gitmek bu yüzden foolrules +1
ancak sorun da olmaz, gidebiliriz her türlü. 34/K
0
amelie poulain
(09.05.22)
foolrules +1

20'li yaşların başında belki olabilir.
sevgililikte de belki 30'a kadar falan kabul edilebilir, bütçeler tutmaz, eşlik edilemez falan filan.

ama 30+ yaşta, özellikle evlilikte mecburi iş seyahati dışında "tatile" gidilmemeli diye düşünüyorum.
çok istisnai şartlarda, belki yurt içi olabilir de, yurt dışı olmaz.
0
blatta hiberna
(09.05.22)
Maddi duruma göre benim görüşüm değişirdi. Eğer kırk yılda bir böyle bir ihtimal doğduysa ve eşim de bunu arkadaşıyla değerlendirmek istediyse ciddi anlamda alınırım.

Ama yıl içinde birkaç kere birlikte tatile çıkabiliyorsak arkadaşlarıyla gitmek istemesi beni ırgalamazdı.

Romantik çekim potansiyeli olan biriyle başbaşa tatile çıkması benim için bir sorun, ister karşı cinsi olsun ister hemcinsi olsun. Hele ki bu yukarda bahsettiğim tarzda nadir ele geçen bir durumsa güven kaybı yaşarım ve altında başka sebepler ararım. Grup olarak gidilebilir.

Ama burada kritik nokta bence maddiyat. Sadece tatil için değil bu, o kadar maddi sıkıntı yaşıyoruzdur ki birlikte dışarda bile yemeğe çıkamamışızdır, eşim kalkıp arkadaşımla yemeğe çıkıyorum derse bu da beni üzer. En başta ben kendim bunu yapamazdım, böyle bir ortamda tutup da "bu akşam arkadaşla bir yemeğe çıkacağız" diyemem yani.

Kısaca, birlikte yapabildiğimiz şeyleri arkadaşlarıyla da yapmasının mahsuru yok. Ama birlikte yapamadığımız şeyler için sorun.
0
akhenaten
(09.05.22)
Cok olumlu bakiyorum, pek olumlu bakiyorum. Sürekli kic kica yasamaya gerek yok.

Sadece arkadaslarimla tatil yapmiyorum, hem aileyle hem arkadasla hem de partnerle ayri ayri tatil yapacak kadar tatil/izin gününe sahibim. Yilda 10 gün tatilim olsaydi muhtemelen sadece partnerimle tatile gitmek isterdim.

Partnerlerimin de arkadaslariyla tatile gitmesine karsi cikmadim. Karsimdaki iki günlük tatilde kicini basini dagitip güvenimi sarsacak seviyede ise, zaten o iliskideki tek sorun tatil degil.
0
buf-e kür
(09.05.22)
birlikte eğlenmemeliyiz düşüncesine minicik hak veriyorum ama tam değil. sağlıklı bir ilişki için taraftaların kendilerini besleyecekleri çevreleri olması çok önemli.

ama sizi aldatıp aldatmaması sizden ayrı 2 gün geçirmesine bağlıysa izin verip vermemeye gerek yok diye düşünüyorum.
0
patronaj1
(09.05.22)
Seyahatle tatil arasındaki fark önemli tabi. İşi için başka bir erkekle seyahat etmesi gerekiyorsa ona karışacak halim yok. Ama onun dışında tatil kafa dinlemek için yapılan bir keyif organizasyonudur ve bir insanın ilişkisi varken başka bir karşı cinsle tatile gitmesini anlamam mümkün değil.

Yalnız başına gitmek isterse anlarım. Kafasını toplamak, kendine vakit ayırmak ister. Hepimizin ihtiyacı olur böyle şeylere.

Kız arkadaşlarıyla gitmek isterse anlarım. Hemcinslerle yapılan tatilin ayrı dinamikleri var, eğlencesi falan farklı.

Ama sevgilisi olduğu halde "böyle bir adam var ben bununla başbaşa tatile gidiyorum, sen gelme, ben onla gitmek istiyorum" gibi birşeyi anlayamam, o kadar geniş değilim.

Haber vermeden yapılan durumda zaten ilişki bitmiştir, o ayrı konu.
0
mantheman
(09.05.22)
Beni tamamen salıp hiç umursamayıp evde bırakıp max annemin evine gidecek şekilde sadece kendi arkadaşlarıyla tatile hayatta gidemez, ne yurtiçi ne yurtdışı hiç istemem, yani alınırım kıskanırım, ilgi beklerim yani. Ama diyelim biz zaten beraber güzel bi tatil yaptık, sonra onun arkadaşlarıyla da güzel bi tatil planı gündeme geldi, okey eğer gerçekten gitmek istiyosa ve mutlu olacaksa sorun çıkarmam diye düşünüyorum. (Henüz evli değilim ama 3 ay sonra evleniyoruz, 6 yıllık ilişkimiz var, ben kadın tarafıyım)
0
turuncu tonlarda
(09.05.22)
Okudum okudum okudum, cevapların en az yarısına "Bak bu da haklı" dedim. Sonuç olarak @akhenaten +1 sanırım.

38k evli olarak cevap veriyorum. Temelde sorun yok, en yakın arkadaşıyla ya da (en yakın olmasına gerek yok) arkadaşlarıyla yaşayacağı deneyim farklı bir şey. Gidip Brüksel'de craft bira turu yapsınlar mesela, ben de başka bir zaman kendi arkadaşlarımla sırf müze ve kitapçı gezmeli nerd tatili planlayayım. Müze gezmekten çok hoşlanmayan eşimle sanat sepet odaklı tatil planlamak istemem, "Yok sıkılmadım" dese bile her girdiğim yerde ay sıkıldı mı acaba, çok mu oyalandım, çabuk çabuk bakayım da çıkayım derken hem o sıkılır hem de ben gezdiğim yerden bir şey anlamam.

Bu böyle ilk aklıma gelen örnek oldu, sonuçta her yeni şeyi beraber denemek zorunda değiliz çünkü aynı keyfi almayabiliriz. Birimizin sevdiği/denemek istediği şeyi diğeri neden kısıtlasın ki?

Edit: Bir keresinde "daha biz tatilimizi planlamadan sen niye başkalarıyla plan yapıyorsun" diye kavga çıkardığımı hatırladım. Benim için öncelik ikimizin planı, sonra ne istersek ayrı ayrı da yaparız.
0
kobuzchu kiz
(09.05.22)
Gitsin tabii. Hatta asıl evliyken gitsin, sıkılıyor insan bir yerden sonra, mesafe lazım.
0
Bruce
(09.05.22)
(25)

günde kaç bardak kahve içiyorsunuz?

roket adam
anket ve soru başlıktadır :)ek olarak ne tarz kahve içtiğinizi de yazabilirsiniz.
anket ve soru başlıktadır :)
ek olarak ne tarz kahve içtiğinizi de yazabilirsiniz.
0
roket adam
(09.05.22)
1/7.

haftada 1-2 kahve anca içiyorum..
günde 3-4 kahve içenlere asla anlam veremem bana çok fazla geliyor. çay içer gibi kahve içiyolar.
0
jelly bear
(09.05.22)
gunde 1 tane iciyorum genelde. haftasonlari cogunlukla sifir.

ev arkadasim starbucks tarzi kahvecilerden kahve alip moka pot denen seyde yapiyor, onu iciyorum. daha fazla bir bilgim yok :)
0
hot potato
(09.05.22)
4-5 bardak
Bunun 3 bardağı filtre, kalanı granül ya da Türk kahvesi. Dışarda içeceksem flat white.
0
sevilen progressive türkücü
(09.05.22)
400-500 ml civarı içiyorum.
Full manuel V60'ta demliyorum, pour over yani.
0
Bruce
(09.05.22)
Günde 1-2 küçük kupa americano içiyorum, bu aralar sadece 1 tane içiyorum çoğunlukla. Hava sıcaksa buna bir tane de iced americano ekleniyor ya da sıcak kahve hiç içmeyip 2-3 iced americano içiyorum. Bu evde, normal bir günde içtiğim.

Arkadaşlar uğrarsa ya da ben dışarı çıkarsam fazladan 1-2 kahve daha (americano, filtre ya da biri yaparsa Türk kahvesi) içiyorum.

Ek olarak çay, kola gibi diğer kafeinli içecekleri neredeyse hiç tüketmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(09.05.22)
Yurtdisindayken gunluk 3-4 espresso(illy)turkiye ye geldigim zamanlarda sabahleyin tek orta boy kupa filtre kahve(sumatra)
0
duptıs
(09.05.22)
günde 1-2 bardak. evde filtre kahve oluyor makinede veya v60'ta. dışarıda ise genelde espresso bazlı kahveler oluyor.
0
floydian
(09.05.22)
ne yazık ki sadece kalktığımdan öğlene kadar(saat 9 ile 1 arası) 3-4 kupa içmiş oluyorum. yatana kadar 8i buluyor. ortalama olarak bakarsak gün içindeki bu kahvelerin yarısı filtre kahve, yarısı neskafe gold oluyor.
0
Barki
(09.05.22)
nescafe gold içiyorum, şekersiz.

3-4 bardak, o da 600-800 ml yapar.
0
hayirsiz
(09.05.22)
3-4 kupa, filtre
0
euteamo
(09.05.22)
Sabah 2 fincan sutsuz sekersiz filtre kahve, cogu zaman okulda da bir latte.
0
sopiro
(09.05.22)
Sıfıra yakın. Ayda belki 1 defa. Kahveyi sevmem
0
birmilyonunvarmi
(09.05.22)
Değişiyor, artıp azalabiliyor. Şu sıralar sabah ve öğlen 2 fincan türk kahvesi bir de gün içinde bir yerlerde bir kupa nescafe.

Çalışmadığım günlerde evde sabah bir fincan türk kahvesi gün içinde de iki kupa filtre kahve.

Yazın sıcak kahve içmiyorum çok örneğin, filtre kahveyi buz dolu bardağa boşaltıp içiyorum böyle zamanlarda gün içinde 3-4 bardak kahve içiyorum.

Kışın ortasında da 4-5 kupa filtre kahve içebiliyorum yeri geliyor. Ondan sonra çarpıntım başlıyor ve azaltıyorum. Döngü böyle gidiyor.
0
akhenaten
(09.05.22)
ben türk kahvesi ve nescafe içiyorum, günde 6 7 büyük kupa içiyorum ama yarım litrelik bardağa koyduğum kahve miktarı yaklaşık yarım tatlı kaşığı oluyor.

yani yoğunluğu çok düşük.

sütsüz ve şekersiz içiyorum, yaz olursa aynısını buzlu olarak yapıyorum.
0
killerbee
(09.05.22)
sabah 1
aksam 1
soguk cortado
0
nibba
(09.05.22)
hafta içi; home ofis çalışırken, sabah 1 tall americano, ofiste çalışırken, sabah 1-2 grande filtre kahve, öğleden sonra 1 türk kahvesi.

hafta sonu; sabah 2 tall americano, öğleden sonra 1-2 grande cappuccino .
0
gabe h coud
(09.05.22)
Hafta içi sabah, öğle 16:00, akşam toplam 3 bardak filtre kahve.
Hafta sonu kafein detoksu için sadece akşamları.
0
onemoremile
(09.05.22)
Direkt Bruce +1

öğütmeyi de kendim yapıyorum. Kahveyi sanalbaharat diye bi siteden aldım. Fiyatına göre çok iyi. Öneriyi buradaki bi duruyurdan almıştım.

www.eksiduyuru.com @hadi ya la
0
himmet dayi
(09.05.22)
sabahları bir kupa şekersiz filtre kahve. nadiren akşam üstü ikinciyi içerim.
0
lazpalle
(09.05.22)
haftada 2-3 belki.
0
false pretension
(09.05.22)
en az 2 büyük bardak. (800-1000 ml ++)

americano / filtre kahve.
0
foolrules
(09.05.22)
3.

Sabah americano, öğleden sonra ve akşam latte.
0
jazzabel
(09.05.22)
günde 1-2 orta boy şekersiz ve sütsüz americano ve/veya filtre kahve.
0
blatta hiberna
(09.05.22)
400-450 ml filtre kahve
0
mustafakesekci
(09.05.22)
Evde 1 ya da 2 tane aeropress sert kahve.

Is yerinde de, kötüsünden filtre kahve. 1-2 kupa.

Disarida, simariklik kahvesi, 1 espresso ya da espresso bazli icecek. Her gün degil, haftada 2-3 kere.
0
buf-e kür
(09.05.22)
(4)

Yanımda kimsenin kalmaması

dostsuz dostoyevski
birisiyle tanışıyorum, ilk başlarda hiçbir problem yaşamıyorum o kişi ile. ne zaman iş yakınlaşmaya giriyor, bir şeyler paylaşıyoruz o zaman hiç olmadığım kişi haline dönüyorum. normalde o kişiyi çok sevebiliyorum ama bazı günler geliyor her yaptığı şey gözüme batıyor, bazen hiç konuşasım gelmiyor b
birisiyle tanışıyorum, ilk başlarda hiçbir problem yaşamıyorum o kişi ile. ne zaman iş yakınlaşmaya giriyor, bir şeyler paylaşıyoruz o zaman hiç olmadığım kişi haline dönüyorum. normalde o kişiyi çok sevebiliyorum ama bazı günler geliyor her yaptığı şey gözüme batıyor, bazen hiç konuşasım gelmiyor bazen de sabahlara kadar onunla konuşmak istiyorum. içimde inanılmaz bir sevgi patlaması oluyor. gözüme dünyanın en güzel kadını olarak gelebiliyor. ama gelin görün ki bazı günler durduk yere soğuyorum, konuşmak istemiyorum. verdiğim cevaplar onu soğutabiliyor.

neticede yaptığım davranışlar, aldığım kararlar sonucu o kişiyi kendimden uzaklaştırmayı başarıyorum. kendimi ilk başlarda iyi hissediyorum sonra çok kötü şekilde pişmanlık duyuyorum. ben böyle birisi değildim, karşımdaki kişiye karşı neden böyle davrandım diyerek içten içe kendimi bitiriyorum. özür dilesem de bir fayda etmiyor.

artık insanlardan iyice soyutlanmış gibiyim. ilişki kurmaya korkar oldum. ailem evlenmem gerektiğini söylüyor ama ben insanlarla yakın ilişkiler kurmaya korkar hale geldim. birisinin daha kalbini kırıp, pişmanlık duymak istemiyorum.

özellikle son yaşadığım olaydan sonra inanılmaz üzgünüm. ne yapacağımı bilemez haldeyim.
0
dostsuz dostoyevski
(08.05.22)
Duygudurum bozukluğu oldugunu dusunuyor musunuz o konuda biraz okuyun. sikayetlerinizi gozden gecirin illa ustunuze yapistirmaya calismayin okudugunuz seyleri. yani hastalik boyutunda olmasi icin "over" olmasi lazim. belki kendini zorunda hissediyordun yalniz kalmamak icin ve ilk dusene yukseliyosun(bosluktan olur bu). belki kendinizle barisik degilsiniz kendinizi kandiriyosunuz he evet hoslaniylrum deyip. e iyi kalpli olunca da "ben aslinda onu seviyordum" demek yerine "ulan durduk yere niye uzdum" diyorsun.

"ailem evlenmem gerektigini soyluyor" umg! bu cumleyi ciddiye mi aliyorsun? once kendini coz, kimsenin basini yakma-kendinin de- anan baban evlen dedi diye
0
ala09
(08.05.22)
Ala09 +09
Kendinle ilgili güvensizliklerin yüzünden böyle oluyor.
0
Bruce
(08.05.22)
Bağlanma şemanızı anlamanız lazım sanki. Bağlanma - Armin Levine kitabını okumanızı öneririm.
0
Phoebe
(09.05.22)
Olayı daha da arındıralım

Sorun ne?

"Hayatımdaki insanlara karşı tutarlı davranışlar sergileyemiyorum ve bu durum insanlarla olan ilişkilerimi kötü etkiliyor"

Bu baya üzerine eğilinmesi gereken detaylı bir konu. Kötü olan ne biliyor musunuz? Aslında bu tutarsız davranışları sergilerken bunları ne için yaptığınızı muhtemelen elle tutacak kadar somut şekilde hissedebiliyorsunuz, ancak bu hisleri tanımlamaktan bir sebeple kaçınıyorsunuz.

Psikolojik destek almanız çok faydanıza olur, ancak eğer alamayacaksanız kendinize karşı dürüst olmanızı öneririm. Örneğin kabul etmediğiniz bir özgüvensizliğiniz mi var? Çevrenizdeki kişilerin sizi koşulsuz sevmediklerine mi inanıyorsunuz? Çevrenizki kişilerin sizi hak ettiğiniz kadar ve hak ettiğiniz şekilde sevemediğine ve hatta belki de sizi bu şekilde sevemeyecek kadar basit kişiler olduğuna mı inanıyorsunuz? gibi gibi...

Konunun sebepleri o denli çeşitli olabilir ki cevabı ancak siz bilebilirsiniz. Böyle şeyleri bir kere tanımlayabildikten sonra baş etmesi ve çözmesi çok daha kolay. Hatta bazen sadece tanımlamak bile çözüm getiriyor.
0
akhenaten
(09.05.22)
(4)

Yeni çıkan kolay okunur kitap

akhenaten
Çerezlik dizi niyetine, dedem nenem zamanında yazılmamış, hatta mümkünse geçtiğimiz 2-3 yılda çıkmış, ciddi edebi bir konusu olmayan ama stand-up texti gibi de durmayan kitaplar var mı bildiğiniz? Mümkünse e-kitap olarak satışı olsun.Not: İlla dedem nenem zamanında yazılmış olacaksa Mina Urgan'ın an
Çerezlik dizi niyetine, dedem nenem zamanında yazılmamış, hatta mümkünse geçtiğimiz 2-3 yılda çıkmış, ciddi edebi bir konusu olmayan ama stand-up texti gibi de durmayan kitaplar var mı bildiğiniz? Mümkünse e-kitap olarak satışı olsun.

Not: İlla dedem nenem zamanında yazılmış olacaksa Mina Urgan'ın anı kitapları gibi olsun.
0
akhenaten
(07.05.22)
Evet o bayadır aklımda aslında ama e-kitap olarak bulamadım hiç
0
🌸akhenaten
(07.05.22)
Yeni değil ama can kozanoğlu nun acemi eğitimi kitabı e-kitabı da var
0
freebird5406_2
(07.05.22)
Gece yarısı kütüphanesi telegramdaki ebook gruplarında bulunuyor.
0
sta
(07.05.22)
Kimdir Bu Mitat Karaman ve Beter Ol Mitat Karaman, tüm tariflere uyuyor ama e-kitap satışı yok sanırım.
0
(07.05.22)
(6)

Bu video size ne hissettirdi?

chicha_v2
Lütfen önce videoyu izleyin sonra sorunun devamını okuyun.https://www.instagram.com/reel/CdN4Wv_I3ei/?igshid=YmMyMTA2M2Y=*************************Bu video bende çok garip bir his uyandırdı. Başta komik geldi gülmeye başladım ama izledikçe histerik bir gülmeye dönüştü ve gözlerim yaşardı afgjakfjNiye
Lütfen önce videoyu izleyin sonra sorunun devamını okuyun.

www.instagram.com

*****

*****

*****

*****

*****

Bu video bende çok garip bir his uyandırdı. Başta komik geldi gülmeye başladım ama izledikçe histerik bir gülmeye dönüştü ve gözlerim yaşardı afgjakfj

Niye böyle oldu peki açıklar mısınız? Sizi etkiledi mi? Evetse nasıl etkiledi?
0
chicha_v2
(07.05.22)
Biraz gulumsedim sadece
0
floydian
(07.05.22)
Önce anlamadım sonra gülmeye başladım. Uygun şartlarda kahkaha atabilirdim.
0
IncredibleMau
(07.05.22)
Yüz ifadesi ile tepkilerin uyuşmaması beni rahatsız eden bir şey çoğu insan gibi. Üzgün gözükürken duyulan kahkaha rahatsız edici geldi bana yalnızca, gülemedim
0
Josephine.
(07.05.22)
gülmedim, komik değil cringe biseydi:D
0
theseachange
(07.05.22)
Gulumsedim
0
abuzer
(07.05.22)
Başta "off evet ya böyle oluyor cidden" diye güldüm, sonra aynı ciddiyette devam ettiklerini görünce rahatsız hissettim. Şaka yapmaktan çok cidden sorun yaşıyorlar gibi hissettirdi.
0
akhenaten
(07.05.22)
(10)

Falcı nasıl bildi?

adwokat
Asla inandığım şeyler değildir. Dün bir arkadaşımın zorlamasıyla baktırmış bulundum. Kadın o kadar spesifik detaylar verdi ki ben şok oldum hatta hıçkırıklara boğularak ağladım.Çocukluğumdan bazı detaylar verdi. Hatta çocuğuma koymak istediğim ismi söyledi. Ben orada koptum. O ismi bilmesine imkan y
Asla inandığım şeyler değildir.
Dün bir arkadaşımın zorlamasıyla baktırmış bulundum. Kadın o kadar spesifik detaylar verdi ki ben şok oldum hatta hıçkırıklara boğularak ağladım.

Çocukluğumdan bazı detaylar verdi. Hatta çocuğuma koymak istediğim ismi söyledi. Ben orada koptum. O ismi bilmesine imkan yok. O isteğimi bilen tek kişi var. Onun da bu kadınla alakası yok.

Bu nasıl oluyor Allah için biri açıklasın. Bunları bildiyse gelecek tahminleri de tutacak mı yani :/:/
0
adwokat
(07.05.22)
Mümkün,bilen biliyor. Değişik bir şey. Her tatmini tutmayabilir ama tutanlar olacaktır.
0
ırene adler
(07.05.22)
Geleceğe dair umutsuz şeyler söylediyse gerçekten medyumdur, inanabilirsin. Bi falcı verdiği kötü haberler kadar falcıdır...
0
Jux
(07.05.22)
Falcı değilim ama bazen gevezelik olsun diye fal bakıyorum, birini gördüğünüz zaman sırf duruşundan, bakışından bile az çok ne karakterde bir insan olduğunu anlıyorsunuz. Sonra buna uygun bir şeyler söylemeye başlıyorsunuz, karşınızdaki kişinin harikulade bir pokerface'i yoksa da zaten verdiği tepkilerden detaylara indikçe iniyorsunuz.

Fal dışında da insanlar genelde anlatmak isteyip anlatamadıkları duyguyu,ruh halini vs tarif ettiğimde "hah evet evet evet işte bunu diyorum" moduna geçiyor.

Halbuki tek yaptığım herkesin yaşadığı şeyleri başka başka sözcüklerle anlatmak.

Gerçi gerçekten insan sarrafı olan falcıların bir kısmı kendileri bile inanıyor sanırım başka bir çeşit güçleri olduğuna.

Gerçek şu ki siz gidip her dediği doğru diye ayılıp bayılırken, bazıları gidip "ehh, yani" deyip geçiyor bazılarıysa ne saçmalıyorsun paramı geri ver diye çemkiriyor. Her zaman tutturamazsınız sonuçta.

Aynı falcıya uzun bir süre sonra tekrar gidip gerçekte olmadığınız bir kişilikte davranın ve söyledikleri karşısında nötr kalmaya çalışın. Farkı anlarsınız :d
0
akhenaten
(07.05.22)
akhenaten +1 çok güzel yazmış. gözümle şahit oldum ve yaşadım.

çocuklugundan detayları bilmesi normal. anlattıklarından, durusundan, konusmandan, vs anlaşılır, ben de tahmin ederim

çocuguna koymak istediğin isim ise kesin baş harfini son harfini falan sorup öyle bilmiştir.
0
dafuq
(07.05.22)
Var böyle şeyler. Öyle karşıma geç sana bakayım da tahmin edeyim falcıları denk gelmiş arkadaşlara, cafelerde 10 liraya bakıyorlardı bi dönem.

Fizik dünyanın ötesinde başka kapılar var. Son senelerde çok hızlı yaşadığımız için böyle şeyler saçma geliyor tabii.
0
msb
(07.05.22)
Cinler kulağına fısıldıyor. Esaslı falcıysa.
0
elitoangelito
(07.05.22)
Benim de başıma böyle bi şey gelmişti bundan yaklaşık 6-7 yıl filan önce. Kardeşimin ismini filan bilmişti falcı. Aşşırı korkmuştum ben de.

Geleceğe dönük olarak baya bişiler söylemişti hepsini aklımda tutamadım ama mesela şey dedi "kendinden büyük yaşta biriyle evlenceksin ve çok uzun boylu" demişti. Şu an nişanlımın özellikleri böyle değil. Yani geçmişle ilgili şeyleri bildi ama geleceği bilemez bence. Cini bile olsa bilemez. İslamiyetteki inanış geleceği allahtan başka hiçbir varlığın bilemeyeceğini söyler.
0
turuncu tonlarda
(07.05.22)
Arkadaşlar cold readingten ve verdiğim tepkilerden dolayı bildiğinden bahsetmişsiniz ama Ben ağzımı açmadım sadece WhatsApp‘tan fotoğraf gönderdim sonra o beni telefonla arayarak anlattı.

Çocuğun ismine gelince, yaygın bir isim değil. Direkt çocuğuna x ismini koymak istiyorsun. İkincisi de kız olacak dedi.

Ben şokkk. Dediğim gibi özellikle karakterimi ve kişilik özelliklerimi anlamasın diye bunu belli etmemeye özen gösterdim.
0
🌸adwokat
(07.05.22)
fotoğrafını internetten aratıp sosyal medya hesaplarına göz atmış olabilir. eğer gerçekten de geleceği tahmin etme yeteniğin olsa "şöyle bir şey gelecek başına, şu tedbirleri al" gibi işe yarar bilgiler vermeye çalışmaz mısın?, çoçuğun ismini bilsen ne bilmesen ne, hicbir faydası yok bu bilginin.
0
mungojerry
(08.05.22)
Gerçekten bazıları kimsenin tahmin edemeyeceği şeyleri bilip insanı şaşırtabiliyorlar, kimseye bahsetmediğin bir hastalık da olabiliyor ya da kimsenin bilmediği geçmişte yaşanmış bir şey de.

Buna bizzat şahit olmuşluğum da var özelden spesifik olarak ayrıntı verebilirim.

Yalnız şuna çok dikkat edin, geçmişi ve ya şu anki gizliyi bilmesi, gelecek hakkında söylediklerinin doğru çıkacağı anlamına gelmez.

Gelecek hakkında söylediklerinin çoğu sallama olacaktır, tutan da olabilir tutmayan da. Kendinizi kaptırıp da sürekli fal baktırıp gerçeklerden uzaklaşmayın.

İnançlı biriyseniz günah/haram olduğunu bilin.
0
John Bloor
(09.05.22)
(12)

klozet masrafı kiracıya mı ait

cembacemba1
şimdi olay şu, klozetin basma yani rezervuar kısmı bozulmuş, kiracı da usta çağırıp değiştirmiş o parçayı, kullanıma bağlı bozulmuş. ama kiracı da eve sıfır girmiş tüm bunların ilk kullanıcısı yani.bu durumda masraf kime ait oluyor? şimdi demirbaş masrafı ev sahibine ait normalde ama kiracinin da al
şimdi olay şu, klozetin basma yani rezervuar kısmı bozulmuş, kiracı da usta çağırıp değiştirmiş o parçayı, kullanıma bağlı bozulmuş. ama kiracı da eve sıfır girmiş tüm bunların ilk kullanıcısı yani.

bu durumda masraf kime ait oluyor? şimdi demirbaş masrafı ev sahibine ait normalde ama kiracinin da aldığı gibi bırakma durumu var ya, bu durumda ucu açık kalıyor çünkü sen sana sıfır teslim edilmiş kapıyı kırdın mesela, ev sahibi mi karşıliycak bunu. bu durumda ev sahibi evi verdiği gibi almış olmuyor mu

nedir bu işin kanunen doğrusu
0
cembacemba1
(07.05.22)
Kullanan kimse ona tabiki. Kiracıya yani.
0
etna
(07.05.22)
klozet artık iş görmez durumda her tarafı kırık vs. olsa yeni bir klozet alınırsa ev sahibi masrafı karşılar ama insan pislediği yerin masrafını da bi zahmet karşılasın diye bakıyorum ben. bu tür durumlarda her zaman şunu diyorum, evsahibiysen kendini kiracı gibi düşün, kiracıysan evsahibi gibi düşün. bu durumda kiracınızın "bu klozeti ben kullanıyorum, o basma tuşuna da ben basıyorum benim kullanmam sonucu bozuldu" diye düşünmesi gerekiyor.
0
jepa
(07.05.22)
vay anam vay babam.

tabii ki ev sahibine ait. "aldığı gibi bırakma" diye bir şey yok. kullanıma bağlı makul yıpranma payı içeren her şey ev sahibine ait. ev sıfır diye sorun çıkmaz sanıyor olabilirsin ama tam tersi. en çok sorun genelde sıfır evde çıkar. çünkü ucuz malzeme kullanılır. ayrıca kim nasıl basma yerini bozabilir ki sifonun?

eğer bastıkça bozulan bir şey, üstüne bastıkça zedelenen parke, perde astıkça vidaları gevşeyen korniş de kullanım sonucu bozulduysa hepsini çıkartıp öyle kiralayabilirsiniz.
0
floydian
(07.05.22)
amacın para mevzusu yapmak değil, böyle bi durum oldu kim öder vs dedim bilmiyorum bakmak lazım ama hep muğlak konuşulmuş, ilk seferinden doğrusunu öğrenip işi standarda bağlamak. genelde musluk örneği verilmiş ama genelde x öder y öder tartışması olmuş bunun kanunen bi doğrusu yok mu onu merak ettim. iki taraf da haklı geliyor çünkü :)

klozetin o basma yeri gömme rezervuar kısmı bozulmuş o içindeki samandirayla değiştirmisler işte ev 2 senelik falan
0
🌸cembacemba1
(07.05.22)
bence hiç kimse bilerek bozmaz o kısmı. hatta bozabilecek bir hareket yapmaktan da kaçınır :) parası bi kenara, usta geldi uğraştı etraf battı falan o da bi çile. yani çok büyük ihtimalle bozulmuştur çok normal. müteahhitler o kadar ucuz malzeme kullanıyor ki genelde sifon da bozulur, pimapen de bozulur bir süre sineye çekmek gerekir.

normal kullanım dahilinde bozulan her şey ev sahibine aittir. kapı kırılırsa ortada yumruk izi veya darbe izi varsa tabii ki kiracıya aittir ama kapının menteşesi kırıldıysa o zaman olay niyet ile ilgili oluyor. acaba kapıya çıkıp barfiks mi çekmeye çalıştı yoksa menteşe mi dandikti? bilemezsin.
0
floydian
(07.05.22)
Kira bir saat geç gitse arayan ev sahibim bile klozeti bana ödetmemişti öyle söyleyeyim.
0
ruhen hastayim ben
(07.05.22)
Yani böyle şeylerde üçün beşin hesabının yapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Kiracı olsam ev sahibine bunu söylemeye bile utanırım yani. Kendim yaptırırım ne kadar tutabilir ki? Tutsa tutsa 100-200 lira.
0
naksidil
(07.05.22)
Bu tür meselelerde benim mantığım şu şekilde işliyor.

- Bozulan ürün taşınabilir mi? Hayır ise diğer aşamaya geç. Evet ise kiracıya ait.

- Bozulan ürünün bozulmasına kiracı mi sebep oldu? (Özellikle fiziki müdahale sonrası kırılma, dikkatsiz kullanım vs) Hayır ise diğer aşamaya geç. Evet ise kiracıya ait.

- Bozulan ürün yıllar içinde yıpranma payı olan bir ürün mü? Hayır ise kiracıya ait. Evet ise ev sahibine ait.
0
skzr
(07.05.22)
bence bu tür şeyleri sözleşmelere eklemek gerekiyor. eğer sizin durumunuzda böyle bir şey yazılmamışsa %50 teklif edebilirsiniz. şu an yok ama gelecekte evim olup kiraya verirsem musluk akıtıyor, kapının kulbu kırıldı, dolap kapağı düştü diye arayıp "tabiki evsahibi ödeyecek" diye düşünen birisi sadece 1 yıl kalabilir evimde. sonra hadi güle güle derim. evet kiracısın ama sen yaşıyorsun orada. ben kiracıyken hep böyle düşündüğüm için herkesten onu bekliyorum galiba.

örneğin kombinin yıllık bakımı kiracıya, yıpranmış parçanın değişimi ev sahibine ait ama uygulamada öyle olmuyor. bizim millette sanki otel odası kiralıyormuş kafası var maalesef. bu dolap benim değil öyleyse istediğim gibi kaba saba kullanabilirim diye düşünüyor. abimin bir kiracısı vardı fatura az gelsin diye sadece 1 odanın peteklerini yakmışlar kış boyunca.. tamirci ile eve gittim usta, abi bu bozulan parça sadece bir iki odanın çalışmasından dolayı olur bakım da yapılmamış dedi. sonra salondaki prizde yanık izi vardı. belliki uyduruk bir cihaz takmışlar sigortayı da patlatmışlar. durumları kötü olduğu için uzatmadım ama gerçekten birbirine saygılı olmayan empati yoksunu insanlarla karşılaşırsanız kiracı - ev sahibi ilişkileri sinir bozucu olabiliyor.
0
jepa
(07.05.22)
Tartismasiz ev sahibinin.
Evdeki her masraf ev sahibine ait.

Ev sahibi triplerini de hic anlamiyorum.
Eve girerken zaten 50 tane sey duzeltiyorsun cebinden nakit cikiyor.
Sonra otururken 10 tane daha sorun cikiyor 9 tanesini kendin hallediyorsun.
1 tanesini soyleyince afra tafra yapiyorlar.

Evde patlamadik musluk, hortum kalmadi. Gecenlerde biktim 100 tl kiradan dustum foto attim bozuk aleti, hemen fis fatura istiyor.
Kotu niyetli olsan gidip nalburdan rastgele ihtiyacini alip fisini gonderirsin.

Trip yapmasa zaten evin elektrik tesisatini bedava degistirecektim. Ne hali varsa gorsun dedim.
0
divit
(08.05.22)
Klozete parmağınızı dokunup basmak haricinde ne yapmış olabilirsiniz ki sizden kaynaklı olsun sorun?

Yani bu düzeneğin görevi bu, sizin parmakla her allahın günü birkaç kere oraya bas bırak yapmanızı kaldırabilmesi gerekiyor. Kullanımdan kaynaklı bozulmuş olması sizi sorumlu tutmamalı. Böyle bakarsak demirbaş gibi bir kavram ortadan kalkar. Neticede her şey eskiyip kullanım dışı kalacak birgün.

Klozet ve klozet düzeneği bir demirbaş, eğer siz elinize çekiç alıp vurarak kırmadıysanız ev sahibi ödemeli.
0
akhenaten
(08.05.22)
Bozulan rezervuar icin ev sahibini arayacak kadar ölucu kiracim olsa o tamir parasini oderdim ama daha sonra olabilecek her ciddi konuda ters yapar, kendisi kotu niyetli oldugu icin ben de oyle davanranir, zamani gelince de gonderirdim.
0
nuisance
(08.05.22)
(10)

Oruç ve Su

Kaleci Saçlı Forvet
Öncelikle herhangi bir tartışma yaratma amacında olmadığımı dini hassasiyeti yüksek olan arkadaşlar için belirtmek isterim, soruyu sorma amacım mantığını öğrenmek.Sorum şu: Oruç ritüeli esnasında yemek yememenin mantığını kendi içimde anladım ama su neden yasak? Yani suyun yasaklanmasının bir ibadet
Öncelikle herhangi bir tartışma yaratma amacında olmadığımı dini hassasiyeti yüksek olan arkadaşlar için belirtmek isterim, soruyu sorma amacım mantığını öğrenmek.

Sorum şu: Oruç ritüeli esnasında yemek yememenin mantığını kendi içimde anladım ama su neden yasak? Yani suyun yasaklanmasının bir ibadette nasıl bir gerekçesi olabilir bunu çok merak ediyorum, yani yemek yememek tamam anlayabiliyorum ama su herhangi bir besin değeri olmayan açlığı manipüle eden bir şey de değil, neden yasak su? Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(07.05.22)
Nefis terbiyesi, nefsin istek ve arzularını kısarak kontrol sağlama olarak geçiyor hikmeti
0
efruz
(07.05.22)
Ya işte benim takıldığım nokta bu; suyun nefsi terbiye ile bir ilgisi yok ki. Evet insanlar ihtiyacı olanın üstünde yemek tüketimi yapabilir bu müsrifliğe giden ve hem bedenen hem de nefs anlamında sıkıntılı bir durum yaratabilir ama su böyle bir şey değil ki, yani kimse hadi bugün litre litre su içelim zevkü sefa edelim demiyordur herhalde, yani bana enteresan geldi biraz, sonra "acaba içki tüketimini engellemek için mi yeme içme komple yasaklandı, su da arada kaynadı" diye düşündüm bu biraz mantıklı geldi.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(07.05.22)
E herkes temiz suya da kolayca ulaşamıyor ki, besin değerinden çok bundan mahrum kalma ile ilgili
0
freebird5406_2
(07.05.22)
doğu dinlerinde sıradan ihtiyaçları bile zevk görüp çile çekerek nefsi terbiye etmeye inanırlar. misal yatakta uyumak biler zevk, sert bir tahta üstüne uyurlar, hatta uzanmak bile nefse pirim vermek derler. su da öyle.
sirk hayvanlarını yiyecekle eğitmeleri gibi. nefislerini su ve yiyecek vermeyerek yola getirmeye çalışırlar.
0
efruz
(07.05.22)
Şunu netlestirelim
İbadet için mantıklı bir sebep gerekmiyor. Yani açlık için de bir nedene dayatılmaz.
Emredilen ibadet odur.
İslami açıdan, bak mantıklı yapalım ya da mantıksız yapmayalım demek olmaz.
0
kisa
(07.05.22)
Ibadet islami acidan sadece allah rizasi icin yapilir, oyle olmasinin sebebi de allahin oyle buyurmasidir. Yemek yememenin fakirleri anlamakla falan da alakasi yok yani.
0
ghilleinthemist
(07.05.22)
Mantık aramayı bıraksak keşke.
-Neden oruç tutuyorsun?
+ Açın halinden anlamak için.
- lan aç da oruç tutuyor?
+ Honk?!


İslamiyet inancında Allah'ın koyduğu kurallar var ve bunlar da kuranı kerim de yazıyor. Bakara suresi 187. Ayet.

"Fecrin beyaz ipi siyah ipinden sizin için ayırt edilir hale gelinceye kadar yiyin için, sonra orucu geceye kadar tamamlayın. Mescidlerde ibadete çekilmişken kadınlarla cinsel ilişkide bulunmayın. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır; sakın bu sınırlara yaklaşmayın. Allah âyetlerini insanlar için işte böyle açıklar. Umulur ki sakınırlar."

Geri kalan her şey çok saçma geliyor.
0
blue eyes white dragon
(07.05.22)
kisa +1

Dini örüntülere mantık çerçevesinden bakarsanız öncelikle tanrı ve diğer metafizik varlıkların gerçeklikleri sorunu karşınıza çıkar. Mantıken fiziksel olmayan varlıkların emirlerini uygulamanın bir açıklaması yok.

Din içerisinde oruç emredilmiş, ancak dinin yetkin kaynaklarından hiçbirisi zaten "oruç tutmanız şu sebeple istendi" gibi bir açıklama yapmıyor. Bu açıklamalar dini mantıksal bir temele oturtmak isteyen insanlarca yapılıyor ve zaten açıklayandan açıklayana değişiklik gösteriyorlar.

Örneğin bir kısmı "fakirlerin halinden anlamak" gibi bir mevzuyu konuya dahil ederken, bir kısmı buna karşı çıkıyor ve sadece nefis terbiyesi için olduğunu savunuyor. Kişilerin bakış açısına göre bu açıklamalar değişiyor. Örneğin bir kesim bilimin dini hükümleri doğrulaması gerektiği ve dini hükümlerin hepsinin insan sağlığını ve zihnini koruyan uygulamalar olması gerektiği ön kabulüyle konuya yaklaşıp orucun bir çeşit detoks olduğunu savunuyor. Bunların sınırı yok, zaman geçip farklı toplumsal bakış açıları ortaya çıktıkça bu açıklamalar da bunlara göre tekrar tekrar yapılacak, bir kısmı yok olup bir kısmı yenilenecek vs.

Neticede hepsi kişisel fikirler...
0
akhenaten
(07.05.22)
İslami açıdan bir ek
Bu işlere mantığı dahil ederseniz şöyle olur,
Namaz vücuda iyi geliyor, spor oluyor
Ben yoga yapıyorum o zaman namaza gerek yok
Bu mantıkla durumu İslami avidan değerlendirin ne olur? Emredilmiş bir şeyin gereksizligi ortaya çıkar bu da şirk olur:)
Bunun yerine emredilen bu ama ben yapmıyorum demek bana daha doğru geliyor.
0
kisa
(07.05.22)
Mantıklı, akıl yürütmeyle ibadetleri anlamaya çalışmak malayani olur.

Ayrıca orucu fakirlerin, açların halinden anlamak için tutulduğunu da kim çıkardıysa Allah iyiliğini versin.

Öyle bir şey yok, orucu Allah emrettiği için tutuyoruz. Bir mantık bir sebep aramak zorunda değilim ben tamamen teslim olmuş bir insan olarak.

Suyu geç, seks de yasak hocam oruçta! Yani maksat açlık değil sadece, nefs terbiyesi.

Aynı şey domuzun haram olmasına bahane arayanlar için de geçerli, yok eşini kıskanmıyormuş yok etinde bakteri varmış.

Bunlar teslim olan bir inanan için gerekli bahaneler değil, Allah yasakladı ve ben yemiyorum, bu kadar basit. Koyun yemeyi de yasaklayabilirdi, ya da keçi.

Tarihin birinde İsrailoğullarına "cumartesi günü balık tutmak" da yasaktı, sebebe gerek yok, imtihan için Allah yasaklamış işte bu kadar benim için.
0
John Bloor
(09.05.22)
(3)

bu baharat neydi ?

cptxxx
dolapta buldum almışım zamanında, unuttum ne olduğunu. https://eksiup.com/p/yg56400747it
dolapta buldum almışım zamanında, unuttum ne olduğunu.

eksiup.com
0
cptxxx
(07.05.22)
kimyon
0
floydian
(07.05.22)
Ben de çekilmemiş kimyona benzettim, baharat öğütücüde çekip kullanabilirsiniz. Bu şekilde kullanımı var mı bilmiyorum.
0
akhenaten
(07.05.22)
ok hatırladım sayenizde cekilmemiş kimyondu.tesekkurler.
0
🌸cptxxx
(07.05.22)
(5)

Koltuk altı kıllarını ağda ile almak koku mu yapıyor

ikikerekac
Öyle bir şey okudum. Tecrübe eden var mı
Öyle bir şey okudum. Tecrübe eden var mı
0
ikikerekac
(06.05.22)
mantıklı
0
sadegazoz
(06.05.22)
Ne lazer ne ağda hiçbiri kokuyu artırmadı. Hep aynı kaldı.
0
sevilen progressive türkücü
(06.05.22)
yok öyle bir şey.
0
neira
(06.05.22)
Yok öyle bir şey +1
0
kediperili
(06.05.22)
Neden koku yapsın ki? Yani illa koku yapan bir etken olacaksa matıken bu kılların orda olup olmama durumuyla ilgili olmalı, nasıl alındığıyla değil.

Yoksa ağdayla, lazerle, epilasyonla ya da jiletle almak neyi değiştiriyor olabilir ki?

Koku yaptığını söyleyen kişiler bunun sebebi açıklayabiliyorsa merak ettim şahsen. Biraz efsane gibi geliyor kulağa.
0
akhenaten
(07.05.22)
(10)

Disneyplus alacak mısınız

condom kurşunu
İçerikleri fena değil gibi ama bilemedim. Kampanysı var bide şidi 8 ay al 12 ay izle gibisinden frna bir praya fenk gelmiyor.
İçerikleri fena değil gibi ama bilemedim. Kampanysı var bide şidi 8 ay al 12 ay izle gibisinden frna bir praya fenk gelmiyor.
0
condom kurşunu
(06.05.22)
alıcam.
0
clones
(06.05.22)
Alcam. Netflix artik yok hukmunde cunku benim icin
0
floydian
(06.05.22)
Alacağız. Netflixi iptal edeceğiz.
0
fraise
(06.05.22)
Almayı düşünüyorum. Animated Spider-Man'ın olup olmadığını merak ediyorum. Sırf bunun için almayı düşünüyorum. Varsa, keyifler o biçim.
0
put it in your appropriate place
(06.05.22)
Evet. fiyatı uygun şu an.
0
himmet dayi
(06.05.22)
bir kız babası olarak kesin alacağım, bütün prensesler orada :)
0
teritori
(06.05.22)
Evet. Spotify, youtube, netflix, gain, amazon video hepsi var. Nedense engel olamıyorum bu konuda kendime :d gain dışında hepsini de aktif kullanıyorum.
0
akhenaten
(07.05.22)
hayır
0
dafuq
(07.05.22)
iptv diye bir şey var dediler, hepsini kapsıyormuş. disneyplus da olacakmış. onu araştırıyorum
0
mustafakesekci
(07.05.22)
Bu kadar çok içerik dünyaya fazla içimiz dışımız içerik oldu artık anlamlı sohbetler edemiyoruz herkesin izlediği farklı, ben almam :(
0
freebird5406_2
(07.05.22)
(23)

Gururumu inciten sevgili adayı

Mirabel
Bugün 2 kız, 2 erkek öğlen yemeği yedik. İş yerine yürüme mesafesinde. Erkeklerden bir tanesi benim sevgili adayım. Hepimiz arkadaşız. Çıkarken diğer kız ve erkek önden yürüyorlardı. Benim aday ellerini yıkamaya girdi. Ben de onu bekledim. Çıkarken bana baktı ama yürümeye devam etti. Onlara yetişmek
Bugün 2 kız, 2 erkek öğlen yemeği yedik. İş yerine yürüme mesafesinde. Erkeklerden bir tanesi benim sevgili adayım. Hepimiz arkadaşız. Çıkarken diğer kız ve erkek önden yürüyorlardı. Benim aday ellerini yıkamaya girdi. Ben de onu bekledim. Çıkarken bana baktı ama yürümeye devam etti. Onlara yetişmek için resmen koştu. Ben de öylece kalakaldım arkada. Arkadan yavaş yürüyorum. Acaba beni görmedi mi diye düşünürken bi de kafasını çevirip baktı ve hıZlı yürümeye devam etti.

Sonra ben de başlarım yaa diye gittim tuvalete girdim. Böyle zavallı duruma düşeceğime onlar gitsin bari ben de tuvalette vakit geçireyim dedim. Sonra telefonum çaldı sevgili adayı arıyor. Nerdesin falan dedi. Dedim tuvaletteyim, e seni bekliyoruz dedi. Ben de aaa yazık canım günahımı aldım deyip hıZlıca çıktım ama kapının önünde falan değiller, beni falan beklemiyorlar. İş yerine kdar yürüdüm. Diğer erkek binaya girmiş, diğer kızla benim aday kızın arabasının başında konuşuyor. Kız da evine gidecekmiş. Ben de aşırı gıcık oldum haliyle. Beni aramasının sebebi de sırf o kıZla onu konuşurken göreceğim diyeydi bence. E ben seni aradım ya falan diyecekti aklınca uyanık.

Ben bozuldum haliyle o da anladı. Biraz konuşalım dedi ben de bakarız dedim sonra gitmedim gerek yok dedim, itici geldi olay. İşte çok darlanmış da kuzeninin ölüm yıl dönümüymüş, işle ilgili kafasında bir aürü şey varmış, babası hastaymış falan filan. Alakasız şeyler saydı. Şimdi de arıyor hiç bişey olmamış gibi ama konuşasım gelmiyor.

Sizce ben mi abartıyorum? Paranoyaklık mı? Kendimi kötü hissettim. Sizce yanlış mı düşünüyorum. Ne yapayım?
0
Mirabel
(06.05.22)
Siz abartıyorsunuz. Sacma sapan bi sebepten hoşlandığınız kişiden olmak istemiyorsanız normale dönün, abartmayın.
0
jen
(06.05.22)
Ayrıl.
Kız arkadaş adayını restoranda öylece bırakıp gitmek normal değil.
0
mungojerry
(06.05.22)
Siz abartmıyorsunuz. Doğru olanı yapmışsınız hatta ben erkek halimle bile az yaptığınızı düşünüyorum. Kısacası kapıyı göster, numaralarını sil/engelle. Varsa ortak arkadaşınız konuş bir daha seni aramasın, mesaj atmasın. Yaptığı çok büyük terbiyesizlik.
0
skzr
(06.05.22)
Abartma falan yok. Ayrıl, uzaklaş. Kimsenin senin üzerinden egosunu beslemesine müsade etme. Yol yakınken üzülmemek için exit.
0
baldan kaymak
(06.05.22)
öfff gerçekten. hödüklük yapıp yapıp sonra da "senin bilmediğin sorunlarım var" moduna geçiyorlar.

abartmıyorsunuz.

insanların sorunları olabilir, dalgın da olabilirler. ama nazik biri genel olarak her zaman naziktir. nezaket skalasında atıyorum 100 üzerinden 90 iken 20'ye düşmez kafası dolu diye, 80'e falan düşer.

ayrıca demekki sorunları olunca kabalaşan biri. kabalaşmadığı anları görmek için hayatının sorunsuz olmasını mı bekleyeceğiz? öyle bir an var mı?

abartmıyorsunuz, uğraşmaya değmez.
0
la lykia
(06.05.22)
abartmıyorsun haklısın, engelle geç
0
Hallegadola
(06.05.22)
ilkokul çocuğu mu bu tuvaletten çıkınca koşup diğerlerine yetişmeye çalışmış?

hayır gelmez bence, salla gitsin.
0
rose parks
(06.05.22)
Abartmiyorsunuz, erkeğim ve sevgili adayi varken başka millete yetişmek için uğraşmam.
Bence de ya karşılıklı değil ya da kişi hoduk biraz.
0
logisticsmanager
(06.05.22)
"eşeklik ettim, bir daha olmaz" diyerek kolayca sıyrılmak varken dedem mutsuz babam depresyonda yalanları aşırı komik. tam bir kalitesizlik örneği.

öteki kızla ilgili detay vermemişsin ama orada başka şeyler var sanki. gözü ötekinde miydi yoksa?!?

açıklama fırsatı vermen yanlış olmuş.
0
IncredibleMau
(06.05.22)
Ben erkek halimle yerime koyunca naziklik diye hoşlandığım kızı beklesem ve şu durumu yapsa verdiğim değerin karşılığını görmüyor olarak düşünürüm. Bende silinir, üzerini çizerim.
0
Dartagnan
(06.05.22)
Aksi yonde bir sey yazacaktim ama yorumlar o kadar mantikli geldi ki son cevaplara dogru fikrim tamamen degisti.

Yukaridaki arkadaslar +1
0
brkylmz
(06.05.22)
senin elemandan sevgili adayi degil aday adayi bile olmaz..ilk turda elenmesi lazim buraya kadar iyi gelmis.
0
cooperr
(06.05.22)
bahaneler bahaneler

bana yüz veren biri olsa tüm mutsuzluklarımı an olarak unuturum

olay bu kadar basit

ama bir yandan böyleleri müstehak
0
rain when i die
(06.05.22)
Açıklama yapmasından belli senin farkında olarak yaptığı. Sen yedektesin gibi geldi bana. Aklı sende değil.
0
zimbirik
(06.05.22)
Tek kelime ile "toksik".

Kendi icinde sorunlari var, baskalari ile saglikli iliski kuramiyor.
0
buf-e kür
(06.05.22)
Şu kısım çok iyiymiş.

Acaba beni görmedi mi diye düşünürken bi de kafasını çevirip baktı ve hıZlı yürümeye devam etti.

Aklıma şu gif geldi.

thumbs.gfycat.com

Bence çok saçma bir hareket. Abartmıyorsun.
0
dissendium
(06.05.22)
Flört aşamasındaki bu tip yok babam hasta, yok kafam karışık bahaneleri sizinle ciddi düşünmediğini gösterir. Yedek durumu yüzde 90. Eğer çok beğeniyorum, siz bilmiyorsunuz aslında harika biri diyebiliyorsanız biraz daha zorlayın, resti çekin. Eğer ciddi ciddi pişman olup özür dilerse ve vazgeçmezse bi düşünürsünüz=)
0
mslny
(06.05.22)
salla bence bu çocuğu. muhtemelen diğer kıza yanlıyor ya da seninle olan iletişimine çok da bir değer vermiyor.

ayrıl coco diyorum.
0
Mossy
(06.05.22)
Hislerine güven.
0
imnotsureabout
(06.05.22)
sevgili adayı olmaz ondan. uzaklaş bence.
0
gabe h coud
(06.05.22)
ayrıl.
0
mg3929
(06.05.22)
Bence abartmıyorsunuz, nezaketen beklemesi gerekirdi. Nezaketi önemseyen insanlar önemseyenlerle önemsemeyenler önemsemeyenlerle birlikte olsun bence. Aksi şeylere ben katlanamıyorum.

Bir iki böyle olayla daha karşılaşıp boş bulunarak yapmadığına emin olursanız yol yakınken bırakın bence bu işi. Gerçi böyle bir olayda böyle saçma bahaneler öne süren birinin sizi daha komplike bir olayda krizlere sürükleme ihtimali de yüksek.

Nedense böyle şeyler insanların büyük gördüğü sorunlardan çok daha fazla irrite ediyor beni.
0
akhenaten
(07.05.22)
abartmıyorsun, bu adam seninle ilgilenmiyor, anlattığı bahanelerin hepsi yalan.
bundan sonra hiç ilgilenme.
0
dafuq
(07.05.22)
(2)

Sağlıklı öğün önerileri

mysticriver
Merhabalar, sağlıklı yemekleri sevmeyen biri olarak kendime sevdirme uğraşındayım. Yaşam standardı haline getirmek istiyorum. Ancak çok tek tip besleniyorum çünkü aklıma yapacak bir şey gelmiyor. Örneğin kereviz yapıyorum sadece onu yiyorum ve doymuyorum. Doymayınca da sevemiyorum sağlıklı yemekleri
Merhabalar, sağlıklı yemekleri sevmeyen biri olarak kendime sevdirme uğraşındayım. Yaşam standardı haline getirmek istiyorum. Ancak çok tek tip besleniyorum çünkü aklıma yapacak bir şey gelmiyor. Örneğin kereviz yapıyorum sadece onu yiyorum ve doymuyorum. Doymayınca da sevemiyorum sağlıklı yemekleri. Bugün enginar yemeği ve yanına 3 tane yağsız köfte pişirdim. Güzel doydum ve acıkmadım. Çok hoşuma gitti mesela bu kombinasyon.

Böyle öğün önerileriniz var mıdır? Yada öğün önerileri veren güzel bir instagram hesabı olabilir. Öyle değişik unlar, light ürünler kullanılan hesaplar olmasa daha iyi olur ama. :)

Çok teşekkürler.
0
mysticriver
(05.05.22)
Sizi doyurmayan sebzelerin/salataların yanına bir protein kaynağı, daha doyurucu bir şeyler ekleyin. Kırmızı et, tavuk, bakliyat, balık... neyse artık. Bir de baharatları sevin, baharatları karıştırıp bol bol kullanın.

Brokoli, karnabahar, havuç, kabak, patlıcan... gibi sebzeleri 2-3 kaşık zeytinyağı ve bol baharatla (toz sarımsak, pul biber, toz biber, tuz, biberiye... ya da sadece cajun karışımı) harmanlayıp fırınlarsanız şahane olur mesela.

Yoğurtlu mezeler yine çok çeşitlendirebileceğiniz ve doyurucu seçenekler olur. Çiğ pancar, çiğ kereviz, semizotu, az yağda kavrulmuş havuç gibi şeyleri süzme yoğurtla karıştırın. Nane, pul biber, tuz ekleyin tabii bunlara.
dunyaninbahceleri.com Şuradaki iki kereviz tarifinden cranberryli olan müthiş, onu deneyin.

Bakliyatlı (nohut, buğday, kırmızı/siyah/beyaz fasulye, maş fasulyesi...) salatalar hem güzel hem doyurucu olur. Bu bakliyatları konserve alabilirsiniz ya da önceden bol bol haşlayıp küçük paketler halinde buzlukta saklarsınız.

Kışın mercimek çorbası, yazın ayran aşı hem lezzetli hem sağlıklı.

Bir de buradan çeşit çeşit ilham alabilirsiniz: www.reddit.com
Bir öğünde neler yiyorlar diye de şuradan: www.reddit.com
0
kobuzchu kiz
(06.05.22)
Selam, yazın fırında karışık sebze ve kışın da buğulamalar güzel oluyor.

Yazlık olarak kabak, patlıcan, patates, havuç, tercih edeceğiniz etli biberleri toplayıp kabaca dilimleyerek birkaç damla zeytinyağıyla güzelce karıştırın yağın ölçüsü bütün sebze dilimlerine belli belirsiz ince bir katman bulaşacak şekilde olacak.

Bunların hepsini bir fırın kabına yayın, üstüste gelmemelerine özen gösterin.

Sonra üstüne çok az karabiber ve bir miktar tuz serpin.

220 derecede fırında ortalama 25dk pişirin.

Gayet güzel oluyor.

Kış için aynısını karnabahar, brokoli, çeşitli balkabakları, kapya biberlerle hazırlayabilirsiniz.

Kışın aynı yağlama ve baharatlamayla brüksel lahanası da hazırlanabilir, güzel oluyor.

Bunların hepsi 30dk'da 0'dan hazırlanabilecek yemekler.

Yanlarına eşlik olarak tavada yağsız ya da az yağla kızartacağınız tavuk göğsünü kullanabilirsiniz. Kızartmadan önce yağını sürüp karabiber ve tuz serptikte
sonra tavuk kızarırken üzerine birkaç damla da limon da sıkın.

Fırındakiler pişene kadar tavuk da olacağından toplam süre yine 30dk'yı aşmaz.
0
akhenaten
(06.05.22)
(1)

Sosyal medyada karım/kocam kelimesi neden popüler oldu ?

freebird5406_2
Real madridli karim benzema ve bunun esprisi tivitlerden ya da yeni evli gelinler hesaplarından bahsetmiyorum :)Evli olmayanlar, gençlerin sevgililerinden karım kocam diye bahsetmelerini merak ettim, acaba önceden lubunlar arasında kullanılan bir jargondu oradan genele mi yayıldı ?
Real madridli karim benzema ve bunun esprisi tivitlerden ya da yeni evli gelinler hesaplarından bahsetmiyorum :)

Evli olmayanlar, gençlerin sevgililerinden karım kocam diye bahsetmelerini merak ettim, acaba önceden lubunlar arasında kullanılan bir jargondu oradan genele mi yayıldı ?
0
freebird5406_2
(05.05.22)
Evet aynen öyle oldu
0
akhenaten
(05.05.22)
(6)

işsiz ve aşksızken?

pikap
çevrenizin aşk ve iş (maaş, terfi, iş ortamı arkadaşlığı vs) sohbetlerini dinlerken nötr müsünüz yoksa bir yerden sonra rahatsız oluyor musunuz. çok sık tekrar edilince ben iş nispete dönüyor gibi algılayıp çok yakınım bile olsa soğuyorum ve çok yorum yapmamaya başlıyorum. çünkü doğal olarak bi eksi
çevrenizin aşk ve iş (maaş, terfi, iş ortamı arkadaşlığı vs) sohbetlerini dinlerken nötr müsünüz yoksa bir yerden sonra rahatsız oluyor musunuz. çok sık tekrar edilince ben iş nispete dönüyor gibi algılayıp çok yakınım bile olsa soğuyorum ve çok yorum yapmamaya başlıyorum. çünkü doğal olarak bi eksiklik hissediyorum bunlar hayatımda olmayınca. ben mesela böyle konularda daha ince düşünceli davranırım. karşımdaki kişi mutsuzsa veya hayatında yolunda gitmeyen şeyler varsa mutluluklarımdan yoğunluklarımdan çok bahsetmem. aşırı alınganlık da diyebilirsiniz çok normal insani bir duygu da diyebilirsiniz ama böyle konularda tavrınızı tepkinizi veya bakış açınızı merak ettim.
0
pikap
(05.05.22)
Çok öyle nispet yapar gibi değilse olmam ya. Normal sohbet düzeyinde bahsedilince rahatsız olmam ama konuyu benimle konuşurken sürekli oraya getirip işini gözüme sokmaya çalışırsa ben de alınırım tabii.

Aşksızlıkta zaten yalnızlık tercihinde bir insan olduğum için aşk hayatından çok öyle bahsedene içimden "he kerizim benim" derim direkt. Çünkü yalnızlık kesinlikle daha iyi.
0
d max
(05.05.22)
Kendim gibi sapsızlarla buluşmaya gayret ediyorum. Evli arkadaşlarımla ayda yılda bir görüşürüm. Onlar da çalışmıyor. İş konularında da çoğu kişiden kendimi soyutladım. Yani, nispet yapmasalar da dinlemek istemiyorum.
0
geçerkenugradım
(05.05.22)
nispet yapmak gibi bir amacı yoksa hiç önemsemem. sonuçta o kişinin hayatı o, ben varım diye aksi gibi davranamaz ki. zaten sabah akşam iş ve aşk konuşmak isteyen insandan istemsizce soğurum, muhabbeti sarmaz. konusu gelip de işini ve aşkını anlatan insana da bir şey demem, o da bir konudur ara sıra konuşulur.
0
Mossy
(05.05.22)
Benimle paylaşmak istediği bir şeyi anlattığını hissedersem sorun etmiyorum, ama sırf herhangi birinden olumlu bir şey duyup imrenilmek istediğini sezdiğim bir durum olursa hoşuma gitmiyor. Hoşuma gitmeyen durumda hiç oralı olmuyorum.
0
akhenaten
(05.05.22)
gecerkenugradım +1

fazla yazacak çok az şeyim var. Evlen baskısı, yeni kız tanışmaları falan bana göre değil. Niye evlenmek aşklanmak gerekiyor anlamıyorum. Hadi iş neyse de.
0
baldan kaymak
(05.05.22)
Bu konular konuşulurken aşırı ötesi sıkılıp standbya aldığım için söylenenleri dinleseydim ne hissederdim bilemiyorum. Yine de, gerçekten iyi şeylerin anlatılmaya ihtiyacı olduğuna inanmıyorum. Böyle çok konuşanlar samimiyetsiz geliyor. Notrum demek ki.
0
jen
(05.05.22)
(2)

Hipofiz MR'ı

twelfth
Arkadaşlar hastamızın beyin MR'ı çekildi. Hekim hipofiz'de bir lezyon gördüğü için hipofiz MR'ı istedi. Çektirdik. Raporu 3 sayfa halinde ekte paylaşıyoruz. Türkçe'ye çevirecek olan var mı?https://i.ibb.co/QJPYFYm/IMG-1002.jpghttps://i.ibb.co/jgXTLqM/IMG-1003.jpghttps://i.ibb.co/jvW290t/IMG-1004.jpg
Arkadaşlar hastamızın beyin MR'ı çekildi. Hekim hipofiz'de bir lezyon gördüğü için hipofiz MR'ı istedi. Çektirdik. Raporu 3 sayfa halinde ekte paylaşıyoruz. Türkçe'ye çevirecek olan var mı?

i.ibb.co

i.ibb.co

i.ibb.co
0
twelfth
(05.05.22)
Yazan sözcüklerin dilimizde bir karşılığı yok çünkü günlük hayatta kafatasımızız içini görmediğimiz için bunları tarif etmek için kullandığımız sözcükler de yok.

Örneğin hipofizer fossa temelde hipofiz bezinizin içerisine yerleştiği yuvanın adı. Burada bir kitle tespit edilmiş suprasellar sisterna da yine kafatasınızın merkezindeki başka bir bölgenin adı kitle buraya doğru uzanıyormuş. Daha sonra bu kitlenin tanımını yapmış, neye benzediğini söylemiş. Aynı zamanda görme ile ilişkili başka bir sisteme (optik kiazma) baskı yapıyormuş bu kitle.

Yani raporda sadece tespit edilen kitlenin yerleşim yeri ve kitlenin ölçileriyle birlikte tanımı yapılıyor. Gerisi doktorunuzun yorumuna kalıyor.
0
akhenaten
(05.05.22)
Türkçe meali en kısa zamanda endokrinoloji ve olası cerrahi için hipofiz cerrahisi konusunda tecrübeli beyin cerrahi uzmanına görünmeniz gerek. Geçmiş olsun.
0
cekcekli
(05.05.22)
(6)

sanat cahili biriyim. bu resimde nasıl bir yetenek/ estetik var?

halk
ufkumu açın lütfen. fikret mualla nın eseri.
ufkumu açın lütfen. fikret mualla nın eseri.
0
halk
(05.05.22)
öncelikle ressamın imzası değerli, renkler, teknik, fırça kullanımı.
0
durbidakka
(05.05.22)
sanırım eleştirel bir soru olmuş ama sizi anlıyorum ve katılıyorum.

belli bir akımda yapılmış ve o akıma bir şey katan bir eser olma ihtimalinin, ya da teknik bazı nedenlerin buna katkısı olma ihtimalinin varlığını bir kenara bırakırsak, eser sahibinin ünlü olması da tabloyu öne çıkarabiliyor. şimdi siz gidip madonna'dan imza alsanız onun attığı imzalı tişörtün atıyorum 5 bin dolara satılması bu imzanın dünyanın en güzel imzası olduğu anlamına gelmiyor.

ama madonna bir kere madonna olmuş işte. yapacak bir şey yok.
0
bohr atom modeli
(05.05.22)
anladığımdan değil de dönemi de bilmek gerekiyor bunun için. tamamen atıyorum şu anda: yapıldığı dönem minyatür tarzı perspektif olmayan resimler çizilirken bu adam çıkmış böyle gerçekçi bir çizim yapmıştır. diğer ressamların yapmadığı bir şeyi yapıp yeni bir çizim şekli getirmiştir ülkeye. bu da onun ilk örneklerindendir. o nedenle değerli olabilir.
0
syozkn
(05.05.22)
Biraz fikret mualla hayatı eserleri hakkında bilgi sahibi olmak gerekiyor, youtubeda kısa ve orta uzunlukta güzel videolar var

Şurada bile renk ve boya seçimleri nedenleri vs bir sürü bilgi var
youtu.be

E buna rağmen anlamsız gelebilir, zevkine uymayabilir
0
freebird5406_2
(05.05.22)
Edgar Degas (Fransız empresyonist ressam) soyle demis:

Sanat, gördüğünüz şey değil, başkalarının görmesini sağladığınız şeydir.
0
ermanen
(05.05.22)
Dönemsel bir akım, özetle antik çağdan bugüne geldiğimizde insanın sanat üzerinden ne atarmaya çalıştığına bakalım

Ama heykeltıraşlık üzerinden örnek vereyim, çünkü ressamlık daha sonraki dönemlerde gelişiyor

Arkaik dönemdeki (~600ler) sanat uğraşına bakarsanız insanların teknik olarak en gerçekçi görünüme ulaşmak için çabaladığını görürsünüz. Yeni sanarçılar hep daha gerçekçisini yapmaya çalışır. Google'dan new york kouros'u diye aratırsanız birçok vücut hattı kazımayla verilmiştir. Heykel dimdik durur şekildedir. Klasik döneme (~mö 400'ler) gelindiğinde artık sanatçılar teknik olarak anatomiyi oturtmuş ve eserlerine hareket kazandırma ihtiyacı gelişmiştir (çünkü mükemmel anatomiyi herkes veriyor, maharet değil artık) doryphoros diye bir örnek aratabilirsiniz.

Hellenistik dönemde (~Mö 200ler) artık heykellere duygu ve anıtsallık kazandırma amacı gelişmeye başlar lakoon grubu diye aratabilirsiniz. Birbiriyle ilişkili grup heykeller öne çıkar. Artık herkes bir heykeli mükemmel anatomi ve hareketle tasvir edebiliyordur önemli olan yetenek bu heykellerde duyduyu vermektir. Aynı zamanda mükemmel anatomi yer yer bilerek bozulmaya başlar, gerçekçilik ya da gerçeküstü bir görünüm vermek için estetik görünmeyen filozof heykelleri ya da aşırı gelişkin vücut hatları yapılır.

Sonrasında orta çağlar boyunca klasik dönemlerin bu üslupları çokça taklit edilir. Rönesans sanatçıları resimlerinde artık üç boyutluluk ve mekandaki ışığı yansıtma yeteneklerini öne çıkarmaya çalışır, ressamlık da gelişir.

Sonraki dönemlerde sanatçılar mükemmelleştirilen bu proposiyonları ve matematiksel unsurları sıkıcı bularak (çünkü artık çok alışıldık) ressamın izlenimine dayalı empresyonist teknikler geliştirirler (van gogh eserlerine bakabilirsiniz)

Her neyse, günümüzde seri şekilde 100lerce van gogh resmi üretebilirsiniz. Bunlar dünkü işler. Van gogh'u değerli yapan döneminde yarattığı farktır. Binlerce mükemmel görünen heykel yapabilirsiniz bunlar ancak klasik sanatın taklidi olabilir. İçerisinde yeni bir heyecan yoktur. Dahası günümüzde makinelerle harika heykeller yaratabilirsiniz insana dahi gerek yok.

Günümüzde sanatta istenen şey bir fikri üretmek. Örneğin andy warhol eserlerinde bu var, absğrt bir durumu gösteriyor size.

İnternet memelerinde olan da bu.

Bu fikirler soyuttur, sizin çıkardığınız anlama bağlıdır. Art deco ve art nouveau akımlarının çıkış noktası da buydu zamanında.

Yani bu tip sanatsal ürünlersen "zevk almak için" öncesinde geçmişteki sanatı görüp anlamış olmanız gerekiyor bir yerde.

Ha diğer taraftan bugünkü sanatın teknik olarak taklit edilebilir olması kara para aklama girişimleri için bir araç oluyor mu? Evet oluyor. Ancak bu başka bir tartışma, sanatın kendisiyle alakalı değil.

Siz de tek tip resimlerle yıllarca arka arkaya bakarsanız artık bıkıp daha önce şahit olmadığınız yeni bir şeyler görmek istersiniz.

Konu çok detaylı ancak takdir edersiniz ki birden fazla fakülte açacak kadar detaylandırmak mümkün. Bu yüzden sanat tarihi ve konservatuvar bölümleri var. Ancak ana hatlarıyla durum bu.
0
akhenaten
(05.05.22)
(6)

Hangi günde olduğunuzu bilmemek

dakota
Merhaba. Yaklaşık 2 yıldır hangi günde olduğumu bilmiyorum. Yani ayın kaçı ve günlerden ne olduğunu. Çalışıyorum da. Buna rağmen bilmiyorum. Çok az takvime bakıyorum. Aslında önemsemiyorum diyelim. Peki bu bi sorun mu? Eğer sorunsa nedenleri ve sonuçları nelerdir?
Merhaba. Yaklaşık 2 yıldır hangi günde olduğumu bilmiyorum. Yani ayın kaçı ve günlerden ne olduğunu. Çalışıyorum da. Buna rağmen bilmiyorum. Çok az takvime bakıyorum. Aslında önemsemiyorum diyelim. Peki bu bi sorun mu? Eğer sorunsa nedenleri ve sonuçları nelerdir?
0
dakota
(04.05.22)
Bunun sebebi unutkanlık değilse, yani bir hastalığın semptomu vs değil tamamen şahsi seçiminizse problem yok (hastalıksa acil nöroloji)
Ama kendi seçiminizse şayet; işyerinde varsa deadline’ınızı, sosyal hayatta plan programınızı etkileyebilir. Ama İki yıldır da gayet güzel hayat sürdüğünüze göre etkilemiyor belli ki. O halde sorun yok bence :D
0
helena
(04.05.22)
ayın kaçı olduğunu eşim de bilmez. hangi gün hangi ders olduğunu takip etmek için mecburen haftanın hangi günü olduğunu takip ediyor ama o da okullar açıkken sadece. yaz tatili başladığında ha temmuz ha ağustos, ha pazar ha salı onun için.
0
halanne
(04.05.22)
Sadece günlerle mi sınırlı? Örneğin gün içinde yediğiniz şeyleri hatırlıyor musunuz? Çalışırken bunu nasıl yaptım dediğiniz hatalarla sıkça karşılaşıyor musunuz? Anahtar, ütü gibi şeylerle ilgili sıkça karışıklık yaşıyor musunuz? Konuşurken takıldığınız, birine söylediklerini tekrarlattığınız oluyor mu?

Bu gibi şeylerden birkaçına (bu listede olmasa da benzeri durumları kendiniz tahlil ettiğinizde) cevabınız evetse dahiliyeye gidip bir kan sayımı yaptırmanız ve vitamin-mineral eksikliğiniz varsa doktorun vereceği takviyeleri ve diyeti uygulamanız oradan bir şey çıkmazsa nörolojiye oradan da bir şey çıkmazsa psikiyatriye gitmeniz iyi olabilir.
0
akhenaten
(04.05.22)
Isiniz nedir merak ettim. Sanirim gunlere bakmayi gerektirecek bir isiniz ve sorumluluklariniz yok. O yuzden bakmadiginiz icin hatirlamiyorsunuzdur. Ya da unutuyor musunuz? Bilgisayar ve telefona bakinca da goruyor insan. Teknoloji de mi cok kullanmiyorsunuz?

Hafizanizla ilgili ciddi sorun varsa doktora gidebilirsiniz.
0
ermanen
(04.05.22)
Hafizanizda sorunlar varsa vitamin, mineral eksiklikleri de olabiliyor. Ya da ne bileyim covid gecirdiniz mi mesela? Beyin sisi gibi bir sey birakmis olabilir mi? Ben de deadline‘lar olan bir iste calisiyorum, onun disinda isyerinde cogu yerde takvim asili, bilgisayari ve telefonumu her actigimda ayin kaci oldugu bana bakiyor. Bir kere gördüm mü unutmuyorum.
Ayrica psikolojik sorunlar yasadiysaniz da normal olabilir bence.(Yukardaki cevaplara katiliyorum)
0
maq
(04.05.22)
Problem unutkanlıkla alakalı değil. Hangi gün ve hangi saat, hangi yılda olduğumuzu artık önemsemiyorum. Teknoloji de kullanırım ama bakmıyorum. Takvime bakma gereksinimi duymuyorum. İşim de insan kaynakları sorumlusuyum.
0
🌸dakota
(05.05.22)
(12)

Eşiniz ve anneniz iyi anlaşıyor mu? Benimkiler uç örnek mi?

logisticsmanager
Vallaha yıllarca gelin, kaynana duyarız ya, nazar değmesin ama benimkiler vallaha zor bulunur tür gibi.Eşim Fransız.Ailem şu an bizde ziyarette.Son haftalar şöyle geçiyor;-Annemin duolingo'dan ingilizce çalışıp eşime "are you going to drink turkish coffee" ya da "good morning" falan demesi.-Annemin
Vallaha yıllarca gelin, kaynana duyarız ya, nazar değmesin ama benimkiler vallaha zor bulunur tür gibi.
Eşim Fransız.
Ailem şu an bizde ziyarette.
Son haftalar şöyle geçiyor;
-Annemin duolingo'dan ingilizce çalışıp eşime "are you going to drink turkish coffee" ya da "good morning" falan demesi.
-Annemin eşime kazak, hırka, t-shirt falan örmesi (baya da güzel yapıyor ya), sonra eşime örgü öğretmesi
-Zaten eşim mantı, dolma, sarma, beyti kebabı vs her şeyi yapmayı öğrendi. Akıllarına gelen başka şeyleri de öğretiyorlar (şehriye çorbası, tarhana çorbası vs)
-Gün içinde Türkçe dublaj İngilizce altyazı the office izliyorlar, annem "ay bu dvayt beni bitiriyor ya, bu maykil'a da üzülüyorum" falan diyor.
-aksam 5 gibi annemin "cocktail time" demesi, eşimle oturup cin, karamelli baileys vs icmeleri
-annemin arada sırada eşime sarılıp "canım kızım" vs demesi. Gecen karnı ağrıdı, annem oturup baktı. Vallaha esim "ya sen bütün hayatını böyle mi geçirdin bu nasıl bir lüks resmen hayvan gibi anne hissi var ben hayatımda kendi annem tarafından bile böyle sevilmedim" dedi. Zamanında nikaha gelen ve annesiyle arası iyi olmayan bir arkadaşa da annem böyle güzelce sarilirdi zaten, kız son günü anneme size tekrar sarilabilir miyim kendimi iyi hissediyorum demişti.
-esim "ailen gidecek diye üzülüyorum sen niye uzulmuyorsun ya" falan diyor, ne bileyim bana normal geliyor sanki ama onun aile yapısı böyle değil ondan belki.

Neyse işte, vallaha çok alakasız bir ilişki var resmen. Etrafımda da pek yok böyle bir benimkiler bu kadar iyi. Vallaha geçen kalburabasti yaptilar beraber, bugün de nam nam gömdüler.
Mutlu ediyor tabi insanı, var mı sizde de böyle örnekler?
Ben de kayinpeder ile iyiyimdir de bu kadar değil tabi.
0
logisticsmanager
(03.05.22)
Kuzenimin eşi pek anne-aile ilgisi görmediği için teyzemin anaçlığını pek sever. Bizim anne tarafının ve kuzenlerin iyi görüşüyor olması da hoşuna gidiyor. Kuzen buluşmalarını "gelin" olmasına rağmen o ayarlar organize eder. Bayram diye kalkıp 300 km diye kayınvalidesinin anne evine gitti çocukları alıp, kuzenleri teyzeleri görücek diye. Ben üşendim gitmedim mesela.
0
Bruce
(03.05.22)
1 hafta 10 gun boyle olur. Uzarsa tad kacar. Esas mesele hatunun sevgiye ac olmasi. Bazi yabanci kadinlar da turk hanzolara bu yuzden asik oluyor.
0
halk
(03.05.22)
Esim yok. Yabanci yengem var. Gunaydin zor der.
0
geçerkenugradım
(03.05.22)
Bu gelin kaynana muhabbeti bir kültür (süzlük) bağlamında gerçekleşiyor. Eşiniz başka kültürden geliyorken TR’de yaygın olana benzer bir ilişki olmamasına şaşırmanız şaşırtıcı bence. Ne bekliyordunuz, annenizin eşinizi sürekli eleştirmesini falan mı? Bir kere her şeyden önce iki taraf da bir terslik gördüğünde ekstra bir tolerans göstermeye meyilli olacaklar, zira ortada bir norm yok. E birbirlerini de sevmişler, umarım hep böyle devam ederler.
0
but that was just a dream
(03.05.22)
Abimin eşi yabancı. Annemle aynı bu şekildeler. Ama benim annem ingilizceyi çoook daha az biliyo. Onun yerine abimin eşi türkçe öğrenmeye başladı.

Ve bu normal bir durum. Eşini seven kişi eşinin ailesine de ılımlı olur ister istemez eğer aileden kötü bi amaç vs sezmiyorsa.
Bu gelin kaynana muhabbetleri öğreniliyor ve aktarılıyor. Şartlanmışlık olduğu için biraz da öyle devam ediyor.

Bende kaynanamla kavgalı küs vs değilimdir. Ama yakın ilişkimiz yok o ayrı. Saygı ve sevgi çerçevesinde görüyoruz birbirimizi. Bizimki de alışılagelmiş klasik “gelin kaynana” ilişkisinden çok uzak o anlamda.

Ama bunlar normal işte.
0
zimbirik
(03.05.22)
Evlendiginiz andan itibaren aynı evde yasasaydiniz ya da yılın belli bir dönemi (kış ayları) Fix birlikte yaşanıyor olsaydı daha iyi gozlemleyebilirdin djndnsj bu şekilde bana her şey normal geldi.

Bozulmasin, daha da iyilessin inş cjdjd ama gelin kaynana muhabbetinin kaynağı aynı evde yaşanan eski donemlerden cikiyor bence
0
abuzer
(03.05.22)
@abuzer yaşadık aslında, yaklaşık 3-4 ay kadar. Ama geciciydi tabi evi kapatıp yurtdisina giderken.

Yok ya benim kuzenin esleri ile anneleri süper değil misal. Ama yakın yaşıyorlar ondan olabilir :)
0
🌸logisticsmanager
(03.05.22)
Evlilikte gerçekte ailelerin evleniyor olması konusu bence çok gerçekçi.

Günümüz orta sınıf türk toplumu bireysel hassasiyetler taşıyor. Aileleri ise çoğunlukla geleneksel değerleri savunuyor. Bunlardan bazıları daha ılımlı, örneğin baba evin direğidir diye diretmiyor ama ebeveynler çocukları ve onların eşleri üzerinde söz sahibidir, son tahlilde anne babaya hizmet edilir, isteklerine hürmet gösterilir görüşündeler.

Bazı aileler istisna olarak akraba bağlarını çok önemsemeyip çekirdek aileyi ön plana alıp evlenen çocuklarına alan bırakıyor.

Haliyle siz hangi tip aileye mensupsanız ve hangi tip aileye mensup bir kişiyle evlilik yaptıysanız bu dinamiklere göre sorun yaşama potansiyeliniz artıyor ya da azalıyor.

O kadar çeşitli kombinasyonlar var ki gerçekten uyum yakalamak zor.

Örneğin en sık olarak bir örnek vereyim. Kendileri bireysel özgürlüklerine önem veren ancak aileleri geleneksel değerlere sahip iki kişi mükemmel bir uyumla evlendiklerinde iki tarafın da ailesi bu haneye müdahil olup sürekli olarak çiftlerin alttan almak suretiyle kendi değerlerini yok saymalarına sebep oluyorlar ve nihayetinde gelin ve damat tarafının aileleri bu yeni kurulan aile için yalnızca bir külfet haline dönüşüyor. Bu olurken çiftlerin birbirlerine karşı saygısı yok oluyor ve çiftler adeta anne babalarını idare eden "kardeşlere" dönüşüyor.

Ondan sonra ya bıkmış bir evlilik devam ediyor, ya boşanılıyor ya da heyecan dışarda aranıyor.

Siz istisnasınız yani.
0
akhenaten
(03.05.22)
Allah gecinden versin, annen elden ayaktan düşsün bi süre sizde kalmak zorunda kalsın aşır hizmet ihtiyacı dahi olmadan o zaman görürsün eşinin annene vereceği değeri. Eşin ve annen arasındaki canım cicim olayı çok normal. Kaynana gelin savaşları aynı evde oturunca, sürekli gidip gelinince, ortak bi çevreyi paylaşınca ortaya çıkıyor genelde.
0
mg3929
(03.05.22)
mg3929 + 1

birbiriyle iyi anlaşan gelin ve erkek anneleri gördüm ama onlarda erkek anneleri iyi niyetli ve oğlunu kıskanmayan insanlardı. bence iş gelinde değil annede bitiyor. gelinleri canavara dönüştürenler erkek aileleri oluyor genellikle. gelinden düğün altınlarını alıyorlar, kölelik bekliyorlar (temizlik, yemek), kendi ailesini kurmuş oğullarından her ay para istiyorlar ya da kredi çektiriyorlar falan çok duydum bu hikayeleri. dur kocamın annesiyle uğraşayım diyen şirret gelin modeli bence çok az ya.
0
anais
(03.05.22)
mobildeyim editleyemedim. bence sizin örneğinizde eşinizle annenizin anlaşması aşırı normal bi şey. anlaşmamaları bir tarafın problemli olduğunu gösterirdi zaten.
0
anais
(03.05.22)
anais+1 gelin normal insan, annen iyi insan
0
ala09
(04.05.22)
(4)

Province ile City arasındaki fark?

put it in your appropriate place
Avrupa'ya yurtdışına geziye giderken, oradan nereye gidebilirim baktığım oluyor. Wikipedia'dan araştırırken denk geliyorum province ile city kavramlarıyla. Province, sanırım city'den daha büyük, yönetim olarak geçiyor.Bununla birlikte province'in karşılığı Türkiye'de yok.
Avrupa'ya yurtdışına geziye giderken, oradan nereye gidebilirim baktığım oluyor. Wikipedia'dan araştırırken denk geliyorum province ile city kavramlarıyla. Province, sanırım city'den daha büyük, yönetim olarak geçiyor.

Bununla birlikte province'in karşılığı Türkiye'de yok.
0
put it in your appropriate place
(01.05.22)
province il, city şehir.

birinin resmi, diğerinin genel bir anlamı var.
0
sir gawain
(01.05.22)
Sir gawain'in dediğini biraz açayım;

Province bir ülkenin idari bölümlerine verilen bir adlandırma. Örneğin Türkiye şehir bazında bir bölümlendirme uyguladığı için bizim şehirlerimiz (daha doğrusu illerimiz) aynı zamanda province ile eş anlamlı oluyor. Bu yüzden bizde öne çıkan bir karşılığı yok.

Buna kafanızda anlam vermek için İstanbul ve Çatalca'yı düşünebilirsiniz. Çatalca esasen İstanbul'a yakın olan küçük bir şehir ancak idari olarak İstanbul sayılıyor. Bu İstanbul'un province olan yönünü yansıtıyor.

ABD eyaletlere bölünmüş bir devlet olduğu için eyaletler province konumunda oluyor. Böylece şehirlerden ayrışmış oluyor.

Şehirler organik yapılardır, çoğu zaman tarihleri, ülkelerinin tarihlerinden daha eskiye gider, örneğin İstanbul Türkiye'den daha eski bir şehirdir. Province ise ülkelerin yasal bölümlendirmeleridir. Bir şehir komple bir province olarak ayrılabilir ya da bir province birkaç şehri kapsayabilir. Temel olarak devlet sınırlarından sonra gelen en geniş yerel yönetim bölgeleridir. Bu bizde il demekken başkasında eyalet olabilir.

Şehirleri semt, province kavramını ise mahalle olarak düşünebilirsiniz.
0
akhenaten
(01.05.22)
Hani birisine mesela "Erzurumluyum" dediğinde "içinden mi?" diye soruyorlar ya. İşte o içinden kısmı city, Erzurum'un kendisi de province oluyor bu sistemde :)
0
mantheman
(01.05.22)
Kanada için Province=Eyalet.
0
d max
(26.05.22)
(6)

Doktorun bilgisi boyle olculur mu ?

oscar
Bugun kadin dogum doktoruna gittik esimle. Ben b+ esim de a + ve bebek olmasi durumunda kan grubunun ne olabilecegini sorduk. Dr dusunmem lazim dedi sonra da su an bilemiyorum dedi. Yani cok alakam yok ama bana garip geldi, sizce normal mi bir anda bilememesi ?Olay amerika da geciyor bu arada, ameri
Bugun kadin dogum doktoruna gittik esimle. Ben b+ esim de a + ve bebek olmasi durumunda kan grubunun ne olabilecegini sorduk. Dr dusunmem lazim dedi sonra da su an bilemiyorum dedi. Yani cok alakam yok ama bana garip geldi, sizce normal mi bir anda bilememesi ?

Olay amerika da geciyor bu arada, amerikali doktor.
0
oscar
(30.04.22)
Valla bence garip. Ben lise biyolojo bilgimle bile hatirliyorum. Su kadar basit bj chart yani

encrypted-tbn0.gstatic.com
0
floydian
(30.04.22)
lise bilgisiyle bile yapılır.

ama öyle bi grubunuz var ki bütün kan grupları olabilir :)

ab-b-a-0 rh +/- hepsi olabilir.
0
jelly bear
(30.04.22)
sizin ve eşinizin soyağacını bilmeden nasıl bilebilir ki?

a0 ve b0 ise 0 olma ihtimali de var mesela. ama siz aa eşiniz b0 ise bazı ihtimaller elenir vs.
0
passion rules the game
(30.04.22)
Mirket +1, Uzman görüşü vermek zor bir durum. Sonucunda birçok yasal yükümlülük altına girebiliyorsunuz.

Tıp fakültesini bitirmiş ve mesleğini yapan birinin bu soruyu bilemeyeceğini düşünmek çok da gerçekçi değil.

Hiç mesleğimle alakası olmamasına rağmen birisi ciddi bir konuda hesap kitap vesaire sorduğunda sonucunda mahcup olmamak adına 1+1'i toplamak için dahi hesap makinesi kullanıyorum ben.

Ben tam tersi daha çok güvenirdim doktora, soracağım şeylere sallamasyon ya da yakın cevap vermek yerine tam olarak ne sorduysam ona yönelik cevap verecek demek ki.
0
akhenaten
(30.04.22)
soru bu bilgiyle baya anlamsız olduğu için
bütün kan grupları bile olabilir
0
mantık
(30.04.22)
Bilmediginden degil, olasılık fazla oldugundan net bi cevap vermez. Yani A,B,0 ın yanında i de +/- olayı da var. Hatta gözunuzde canlansın diye A+ ve B+ kombinasyonundan çıkacak %sel olasılıkları şöyle bırakayım www.omnicalculator.com

Biyolojik baba olup olmama olsılıgıyla alakalı bi soru göremedim ben burda, ortada çocuk yok! Olası çocuk durumunda oluşabilecek sonuç nedir diye anlıyorum açıkçası ve bu da olasılıgın fazla olmasından kaynaklı cevap verememe durumudur diye noktalıyorum göruşumu :)
0
e mice
(30.04.22)
(12)

netflix ne yapmaya çalışıyor?

kibritsuyu
bir anadolu şehrinde, devlet hastanesinin iki kişilik odasında refakatçiyim. yan tarafımda muhafazakar bir anadolu beyi ve hanımı kalıyorlar. ben de tam onların görebileceği yerdeki masaya bilgisayarımı açtım çalışıyorum. arkada da netflix açayım dedim. profilime tıklar tıklamaz ekranda koskoca çıka
bir anadolu şehrinde, devlet hastanesinin iki kişilik odasında refakatçiyim. yan tarafımda muhafazakar bir anadolu beyi ve hanımı kalıyorlar. ben de tam onların görebileceği yerdeki masaya bilgisayarımı açtım çalışıyorum. arkada da netflix açayım dedim. profilime tıklar tıklamaz ekranda koskoca çıkan görüntü bu: imgur.com

lan tamam benim için sakıncası yok. yeri geliyor en hard ayıpçı film bile izliyorum, şunu gördüm diye abdestim kaçmıyor, ahlak dersi niyetinde değilim. ama bunun amacı nedir şimdi? telefonu 15 yıldır duymadığım monofonik nokia tune şeklinde çalan ve ekranıma doğru yatan adamın önünde, ben netflix sitesini açar açmaz ekranımda şunu görmesiyle gözünde bornocu odamızda neler izliyor durumuna düşmek zorunda mıyım lan ben? niye şu görüntüyü ilk açtığın ekrana koyarsın ki? milliyet.com.tr misin sen düdüşen çift görseliyle adam etkilemeye çalışıyorsun? ne gerek var ki buna? vay sevişgenli film gelmiş dememizi mi bekliyorsun?
0
kibritsuyu
(29.04.22)
Cinselliğin izlenmeyi artırma amaçlı bilerek göze sokulduğunu düşünüyorum. Netflix değil sadece. Türk dizileri de böyle. Ne zaman televizyona baksam mutlaka üstü çıplak birini görüyorum.
0
dissendium
(29.04.22)
Abi yoğun cinsel içerik barındıran bi yapım gelmişse verebilir bu uyarıyı, bugünlerde de 365 filminin devamı geldi işte onu da ana sayfadan veriyorlar, o nedenle uyarı vermiş 18'den büyük müsün değil misin diye, onu da paylaşımlı falan kullanılıyor diye soruyordur belki bilemedim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(30.04.22)
sanki milletin gözü önünde cinsel ilişkiye girmiş gibi anlatıyorsun. netflix umuma açık bir platform. 18 yaş üstü içerikler var evet ama bir tanıtım resminden tetikleniyorlarsa problem sizde değil.
0
paintov
(30.04.22)
Ortada +18 bir görüntü bile yok ki? Yan taraftaki muhafazakar anadolu beyi ve hanımı size oto sansür yaptıracak kadar baskı oluşturabilmiş üzerinizde.

Çok değil 5-10 yıl öncesine kadar kral tv falan gibi her yerde açık genel müzik kanallarında daha çarpıcı sahneler görmek mümkündü.

Toplumun geneli dini muhafazakar diye herkesin ve her platformun dini muhafazakar olacak diye bir şartı yok. Muhafazakar anadolu beyi ve hanımının yanında netflix açma tercihinde bulunurken bunun ortama uygun olup olmayabileceğini siz de düşünebilirsiniz.

Ancak bir film izleme platformu ve porno siteyi aynı etkide değerlendiriyorsanız bu düşünceniz normal değil.
0
akhenaten
(30.04.22)
abiler umuma açık platform olabilir de ana sayfasına da 18+ olmasa bile çıplak bir şekilde sevişen çift görseli koymazsın.

çok tatlı bi teyze ve amca, baskı falan oluşturdukları yok ama ben utanıyorum olum anlamak zor mu? oğlumla açıyorum, sevişmeli görüntü umuma açık yerde açıyorum sevişmeli görüntü. netflix nedir bilmeyen insanların ayıp bir şey zannetmesinden utanıyorum lan, henüz cinsel eğitim vermediğim ergenliğin kenarına yaklaşan 10 yaşındaki oğlumun dudak dudağa duran çıplak çift görmesini istemiyorum. bunun nesi anormal? "netflix'te nasıl böyle içerikler olabilirrr rezaleett!!" demişim gibi cevap veriyorsunuz.bu filmin daha normal bir görseli yok mu, onu koy. illa izletmek için sevişmeli görsele mi tıklatmaya çalışıyorsun?

eskiden gazeteler de "iç çamaşırlı güzel" resimlerini ön sayfaya değil, arka sayfaya koyardı mesela (amacı başka olan gazeteler hariç). gazetecide rafta direkt görmezdin, alıp açınca görürdün.

gayet ortama uygun kemal sunal filmi açıcam, ama onu açacağım yere gelene kadar ekranda kocaman sevişmeli görsel niye gözüksün yahu? bu gözükmesin diye çocuk profili mi açayım kendime?
0
🌸kibritsuyu
(30.04.22)
Benim yalnızca sitkom izlediğim hesapta da bu görüntüyle karşılaştım. Biraz can sikici evet. Ama aslinda normal bir sey. Reklamini yapiyor yeni iceriginin.

Onlar da alissinlar boyle icerikler gormeye bence. Öpüşmeleri, çıplaklığı, alkolü vs ahlak bahanesiyle ekranlardan kaldırdılar. Aslında bu görüntüler normal görüntüler. Utanmaya sıkılmaya gerek de yok. Onlarında normallestirmesi için maruz kalmaları lazım biraz. O maruziyeti yaratmışsın işte.
0
zimbirik
(30.04.22)
Bir de toz kondurmazlar. Mesela internet reklamları müstehcen de ne pornoculuğun kalır ne internet geçmişin. Herkes o ekranı normal kabul etse, daha müstehcenini bulup koyarlar ve ne var ya derler. Bazılarının doğası böyle kaşıma üzerine.
0
osssy
(30.04.22)
Benim profilimde açınca sadece uzay temalı filmlerin posteri çıkıyor, eşimin profilinde komedi filmlerin posterleri ön planda oluyor oğlumun profilinde animasyonların posterleri, siz ne tür filmler izliyorsanız önerdiği de onlar oluyor haliyle :)

Sözüm meclisten dışarı tabi belki sizde bir hata olmuştur.
0
solo
(30.04.22)
bu fotoğrafta hiçbir problem göremedim. yanımda babaannem bile olsa çekinmezdim. netflix haber kanalı değil ki tabii ki filmlerden görseller paylaşabilir. bunların cinsellik ima edenleri de tıklanmak için gayet kabul edilebilir. çıplaklık yok sonuçta.

20 yıl önce kırmızı noktalı filmler/şovlar oynuyordu en popüler kanallarda. toplumun bu kadar değişmesi garip.
0
bohr atom modeli
(30.04.22)
Ben seni hakli buldum, satis artirmak icin yapiyorlar.

Benzer fotoyu soru olarak acsam silinirdi +18 diye. Bura icin bile fazla erotik
0
divit
(30.04.22)
Ogrencilerim sinavda netflixteki bir seyin analizini yapacakti, uzun uzun anlatmayayim. Benim netflix hesabima girdim (netflixi sadece gilmore girls izlemek icin kullaniyorum) ve siniftaki dev ekranda bu goruntu cikti. Cocuklarin yasi buyuktu ve gulduk gectik ama ben de birkac saniye “bu ne yahu?” dedim.
0
sopiro
(30.04.22)
Filmlerde 1.sıradaymış. Herkes bunu izlediği için başkalarına da gösteriyor işte.

Sakıncası vardır yoktur aşamasını geçtik. Örneğin geçenlerde "herkese çıkan Penti reklamı" muhabbeti vardı. Cidden olmadık yerde penti reklamı çıkıyordu. Millet bu tür şeylere alışacak ve "sen girmişsindir ondan sana bunu gösteriyordur" mantığını da aşmalıyız artık. İlla öyle olmuyor. Geçen Aliexpress'te de bir olay vardı duyan duymuştur.
eksisozluk.com
0
nhk ni youkosu
(30.04.22)
(12)

sevgiliye paris'ten hediye ne alınır?

life is not fair
selamlar, iş seyahati için paris'e gideceğim. kız arkadaşıma küçük tatlı bi hediye almak istiyorum. ilişkimiz daha yeni 3 aylık. tavsiyelerinize açığım.saygılar
selamlar,

iş seyahati için paris'e gideceğim. kız arkadaşıma küçük tatlı bi hediye almak istiyorum. ilişkimiz daha yeni 3 aylık.

tavsiyelerinize açığım.

saygılar
0
life is not fair
(28.04.22)
güzel bir şişe şarap olabilir
0
anyelios
(28.04.22)
paris'te kendime şu tarihi kitabevinin bez çantalarından almıştım. Hem çok kullanışlı hem de hatırlattığı bir sürü güzel şey var.

shakespeareandcompany.com

Böyle bir şeyler olabilir.
0
amelie poulain
(28.04.22)
3 ay için bence ortalama bir fransız markadan hoş bir fular olabilir.

Hem parisle bütünleşik, hem kullanılabilir bir hediye.

Ayrıca şarap da alıp birlikte içebilirsiniz hediye faslında.
0
akhenaten
(28.04.22)
macaron? minicik ama cok hos gorunen kutulara koyuyorlar, abartisiz bir hediye olur.

sarap zevkini bilmiyorum ama bir kopukluye kac kisi hayir der? Loire bolgesinden iyi bir Vouvray Cremant )kopuklu sarap) da hos olur. Bulunacaginiz bolgeyi soylerseniz,sarap shop onerileri verebilirim. Saraptan anlamayana da cok iyi tavsiyeler verecek saticilar var.

ikisi de 15-20 Euroluk hediyeler olur.
0
buf-e kür
(28.04.22)
Sacre coeur denilen kilisenin önünde bir sokakta bolca incik boncuk, çanta vb dükkanlar var. Çerçi pazarı gibi bir yer. Fiyatlar da uçuk değildi.
48,8839016, 2,3434983
Koordinatları da bu olmalı.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(28.04.22)
bu arada paris'e 4. kez gidiyorum, bu yüzden böyle hediyelik ve turistik bi şeyden ziyade dediğim gibi tatlı bi şeyler istiyorum.

şarap çok güzel bi düşünce fakat çok emin olamadım.
0
🌸life is not fair
(28.04.22)
Selamlar
Benim eşim de annem de "kir" denilen kokteyli sever.
Cassis meyvesi likörü/crème de cassis(güzelinden alın glukoz şurubu olmasin) ve bir sise chardonnay. 4 sarap 1 likör oranında koyuluyor, yazın mis gibi sicakta.
0
logisticsmanager
(28.04.22)
Parfüm
0
dissendium
(28.04.22)
parfümün memleketine gitmişsiniz. fragonard'ın satış mağazasından Türkiye'de bulmak mümkün olmayan bir parfüm alın bence. Diamant modeli çok iyidir.
0
co2s2
(28.04.22)
Parfüm derseniz de sadece Fransa'da olan bir marka almanizi tavsiye ederim.
Misal domaine prive, rhubarbe parfümü çok güzel. Ben uniseks kullanıyorum. Tam yazlık ideal.
0
logisticsmanager
(28.04.22)
küçük eyfel kulesi maketi alın geçin. abartmayın.
0
baylarbayi
(28.04.22)
Ic camasiri (lingerie).
0
kaset
(28.04.22)
(13)

İstanbul doğumluların kimliklerindeki doğum yeri

Kaleci Saçlı Forvet
Sanırım direkt İstanbul yerine doğduğu semt/ilçe yazılıyor, bu neden olabilir? Yani neden diğer şehirler gibi Sivas Giresun ya ne bileyim Ankara gibi İstanbul yazmıyor da semt/ilçe yazılıyor, neden olabilir bu eminim basit bir açıklaması vardır? Teşekkür ederim.
Sanırım direkt İstanbul yerine doğduğu semt/ilçe yazılıyor, bu neden olabilir? Yani neden diğer şehirler gibi Sivas Giresun ya ne bileyim Ankara gibi İstanbul yazmıyor da semt/ilçe yazılıyor, neden olabilir bu eminim basit bir açıklaması vardır? Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(28.04.22)
Valla bende de İstanbul yazıyor, ama çocuklarımda ilçe adı var. Belirli bir tarihe kadar il yazılıyordu da sonra ilçeye mi döndü acaba?
0
John Bloor
(28.04.22)
Benim doğum yerim İstanbul değil, ancak yine de ilçe yazıyor sadece.

Büyük ihtimalle nüfus memuruna bağlıdır. Bir etken de merkez ilçeleri olabilir, eğer küçük bir ilin merkezinde doğanlar varsa İl adı yazılıyor olabilir. Hastaneler de genelde merkez ilçede oluyor zaten.
0
akhenaten
(28.04.22)
ben ankara doğumluyum. ilçe yazıyor.
0
elorelia
(28.04.22)
Istanbul dogumlu değilim ve doğum yeri alanında ilçe ismi yazıyordu.

Geçmiş zamanlı bahsettim çünkü yeni kimliklerde doğum yeri alanı bulunmuyor. Kimliğinizi değiştirmediyseniz değiştirin :)
0
kaptankedi
(28.04.22)
tarihle alakası olduğunu sanmıyorum. annemde beşiktaş yazıyor bende bakırköy.
0
bohr atom modeli
(28.04.22)
doğum yeri istanbul yazanlar istanbulun merkez ilçeleri sayılan fatih ve eminönü doğumlu olabilir mi? eskiden öyle yapılıyordu.
0
nuisance
(28.04.22)
İzmir için benim kimlikte Urla yazıyor, kardeşimin Konak mesela.
0
nundu
(28.04.22)
diğer illerde muhtemelen büyükşehir olmadıklarından merkez ilçede doğdukları için il ismi yazıyor.

eskiden büyükşehirlerde de il ismi yazılırken daha sonra ilçe ismine dönülmüş
0
paintov
(28.04.22)
Bizim akrabadan biliyorum, ayni hastanede dogan birinde sehir digerinde ilce yaziyor.

Kafalarina gore takiliyorlar.
0
divit
(28.04.22)
Sebebi devletin daha düne kadar bir hizmet standardına sahip olmaması. Ülkede ismi, cinsiyeti yanlış kaydedilen bir ton insan var. Bu da o sorunlardan bir tanesi.
0
dissendium
(28.04.22)
bende istanbul yazıyor :)
0
rose parks
(28.04.22)
Tamamen yazan memurla alakası olduğunu düşünüyorum. Annemde izmir yazarken bende bornova yazıyor mesela. Utanmasalar ege üniversitesi hastanesi yazacaklar. :D

Standart yok +1
0
invictae
(28.04.22)
Bende de Fatih yazıyor. Yukarıda bir arkadaş merkezi yerde doğanların Fatih vs gibi semtlerde İstanbul yazabileceğini söylemiş ama bende Fatih yazdığı için o teoriyi çürüttüm.
0
Cesario
(28.04.22)
(3)

Psikolojik sorunları olan arkadaşa yaklaşım

takıl yani takmıyo belli
Bir arkadaş var farklı şehirlerde yaşıyoruz. 3-5 ayda bir telefonla öyle havadan sudan konuşuruz. Üniversite okuduğu dönemde bazı psikolojik sorunlar yaşadığını biliyorum. Son birkaç haftadır daha sık aramaya başladı. Ve dün garip şeyler anlattı. Fikirlerini büyük şirketlerin çaldığını ve kullandığ
Bir arkadaş var farklı şehirlerde yaşıyoruz. 3-5 ayda bir telefonla öyle havadan sudan konuşuruz. Üniversite okuduğu dönemde bazı psikolojik sorunlar yaşadığını biliyorum. Son birkaç haftadır daha sık aramaya başladı.
Ve dün garip şeyler anlattı. Fikirlerini büyük şirketlerin çaldığını ve kullandığını söyledi. Kendi üzerinden para kazandıklarını söyledi. Ajanların onu takip ettiğini söyledi vb.
Çok üzüldüm ama ne saçmalıyorsun da diyemedim. Tahmin ediyorum ki şizofren belirtileri gösteriyor.
Böyle bi durumda nasıl yaklaşmak lazım. Sen sağlıklı düşünmüyorsun bu söylediklerin kafanda uydurduğun şeyler mi demek lazım. Yoksa normalmiş gibi mi yaklaşmak lazım.
Söylediği kadarıyla psikoloğa gidiyormuş ama onlara da pek güvenmiyor.
0
takıl yani takmıyo belli
(28.04.22)
Bazı dertler var, insan anlatınca hafifler rahatlar. Bazı dertler var kişi dinlenilip ciddiye alındığını gördükçe kafasında kurdukça kurar. Bu durumda yetkin birinin bu düşüncelerin anlamsız olduğunu kişiye anlatması gerekir.

İlk bahsettiğim insan tipinin dertleri somut, ikinci tipin dertleri hezeyanlardan oluşuyor. Bunlar beslenmemeli.

Siz uzaktasınız, bu kişi muhtemelen etrafındaki insanlar beklentilerini karşılayamadığı alamadığı için size ulaşmış son çare. Çünkü bir yere akıtması gerek bunları.

Paranoya yaşayan insanları uzun uzadıya dinlemek hem size hem bu kişilere zarar veriyor. Arkadaşınızın yardım alması gerekli. Sizinle kurduğu iletişim de çok sağlıklı bir durum değil onun için.

Elbette ki yalnız kalmamalı, ancak sizin uzaktan yapacağınız bir şey yok ki zaten. Sadece onu bir uzmana yönlendirebilirsiniz. İlla ki paranoyaya vurgu yapmanıza gerek yok. Çok stresli bir dönemde olduğunu, bu ağırlığı kaldırmak için bir uzmandan yardım almasını falan önerebilirsiniz.
0
akhenaten
(28.04.22)
Bi benzeri benim başıma geldi. Bir kere çalıştığım biri bana garip garip mesajlar atıyordu. Zihnime giriyolar, ajanlar geliyo evimi izliyolar vs. Bi arkadaşım vasıtasıyla çalıştığımız için ona söyledim o da çocuğun ailesine söyledi. Ailesi Bodrum'dan geldi falan ama kabullenemedikleri için ve çocuk "çok zeki" olduğu için tedavi etmediler çocuk aynı şekilde devam. Ama eğer siz ulaşabiliyorsanız en azından ailesine bilgi verin bence.
0
matilda
(28.04.22)
Ailesinden birine ulaş
0
baba553
(28.04.22)
(5)

ryan adında zenci olmasının nesi garip?

birmilyonunvarmi
stephen curry'nin kızının adı ryan'mış. twitin altında amerikalılar ilk defa ryan adında zenci duydum, hiç zenci ryan duymamıştım falan yazmışlar. olay ne? neden zenci ryan olmuyor bilen var mı?
stephen curry'nin kızının adı ryan'mış. twitin altında amerikalılar ilk defa ryan adında zenci duydum, hiç zenci ryan duymamıştım falan yazmışlar. olay ne? neden zenci ryan olmuyor bilen var mı?
0
birmilyonunvarmi
(28.04.22)
ryan donk
ryan babel ???
0
tantunisultansuleyman
(28.04.22)
he yav valla donkla babel var. ryan'a niye şaşırmış ki bunlar?
0
🌸birmilyonunvarmi
(28.04.22)
zenciden ziyade kız olması daha değişik geldi bana.

ryan ibranice küçük kral demekmiş, şimdi baktım. hristiyan kültüründe "white boy" ismi olarak yerleşmiş olabilir. çünkü baktığın zaman çok değil bundan 60-70 yıl önce bile siyahilerin hakları sözde özgür olmalarına rağmen fazlasıyla kısıtlıydı. belli isimlerin belli zümrelerce tercih ediliyor olması bu tarz kalıpların yerleşmesine yol açmış olabilir. şey gibi hani örneğin emekli bir amcanın adı kâzım olduğunda garipsemiyoruz (rip kazım ulutaş dede, yattığın yerde wifi incitmesin) ama birinci sınıfa giden bir kâzım görsek tuhaf buluruz... yahut eymen, aleyna gibi isimleri genelde nasıl tanımlayacağımı aslında bilemediğim "yeni nesil dinibütün" aileler tercih eder; dindar bir ailenin çocuğuna taylan adını verdiğini pek duymayız.

bence biraz onun gibi bir şey. öyle çok tuhaf olduğundan değil de kültürde yerleşmiş kalıplardan dolayı, stereotype dedikleri mevzu. ekşi'de çok güldüğüm bir entry var mesela marcus rashford başlığında, "nba'de tutunamayıp tbl'ye gelmiş kısa forvet ismi var çocukta ama halbuki futbolcu" gibisinden. o kadar iyi oturuyor ki gerçekten okuyunca kahkaha atmıştım. yoksa marcus rashford diye futbolcu olmaz şeklinde kaide mi var? yok. ama bu ismi duyunca insan cidden basketbolcu düşünüyor.

bu tabii ki tamamen şahsi görüşüm, belki alakası bile yoktur bilmiyorum ama işte zenci dediğin jamal olur eğer nijeryalıysa passion, fashion, bright filan gibi değişik isimleri olur; ryan'mış elizabeth'miş filan bunlar white boy/girl ismidir.
0
der meister
(28.04.22)
Ryan dini olmayan milli bir isim, irlanda kökenli.

Dini isimler genel kullanıma sahip, örneğin david, josef, michael vs. Hatta bunların türkçe karşılıkları bile var davut, yusuf ve mikail gibi.

Ancak siyahi bir ryan beyaz türk bir botan ya da baver gibi. Ya da kürtler görkem, gökçe gibi orjinal türkçe isimleri kullanmaz çok, art niyet olmasına gerek yok kültürde yok bunlar.

Haliyle şaşkınlık yaratabiliyor, çünkü alışılmadık.
0
akhenaten
(28.04.22)
Kızın adının Ryan olmasından dolayı bir espri olabilir. Hani Ryan kız için o kadar tuhaf bir isim ki ona değil de zenci olmasına dikkat çekiyorlar şeklinde.
0
mantheman
(28.04.22)
(8)

Twitter

mg3929
44 milyar çok büyük para değil mi? Elon musk istese kendisi bi sosyal medya platformu kuramaz mıydı? Bu kuracağı yeri insanlara kullandırtabilecek kadar ünlü ve popüler değil mi bu adam?
44 milyar çok büyük para değil mi? Elon musk istese kendisi bi sosyal medya platformu kuramaz mıydı? Bu kuracağı yeri insanlara kullandırtabilecek kadar ünlü ve popüler değil mi bu adam?
0
mg3929
(26.04.22)
çok para mı bilmem de kimse twitter'ı bırakıp onun yaratacağı platforma falan geçmez.
0
bohr atom modeli
(26.04.22)
Abi Twitter gibi başka platform var mı şu an? Yok. Yani dediğin gibi platform kurunca herkes oraya akacak diye bir durum yok öyle olsa her popüler insan zaten açardı belki de açılmıştır batmıştır bilemiyoruz; orijinal olan her zaman tektir. En son Trump açacam diyordu ne oldu bilmiyorum.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(26.04.22)
Elon Musk'a paranın bir kısmını trump vermiş olamaz mı?
0
liberal
(26.04.22)
Normalde çok büyük ve gereksiz para böyle bir satın alma için. Bu tutarın temelde kendisine ait olduğunu da sanmıyorum.

diğer yandan geçmişte bir kaç tweetle kripto piyasasında bazı önemli hareketlere sebep oldu.
Baktı ki etkili bir araç almak daha mantıklı.
Düşünüldüğünde hazır bot ve tanınmış kişilerin hesapları sayesinde yeni algılar oluşturarak bu kâr edinme işini daha da körükleyebilir.

Nedense son iki senede devlet temsilcileri veya siyasi liderlerinden başka sadece zenginliğiyle öne çıkan isimlerin yaptıkları daha çok konuşulmaya başlandı.

Sanal dünyada buna benzer bazı el değiştirmeler olsa da çekincem daha çok gıda konusunda. Malum bir pahalılık var dünyada. Ucuzluk yönünden önemli toplum arasında iyice yer edinmiş zincir marketlerin "dışarıdan" satın alınması ile işler insanlar için çok daha karmaşık ve problemli bir hal alabilir.

Yine topraktan üretim için girdi maliyetleri çok arttı. Bu da üreticiyi zor durumda bırakıyor. Hazır satın almaya yönelme söz konusu olduğunda da marketler öne çıkıyor..
0
Erva
(26.04.22)
her üye olana 50 dolar versen bile twitter gibi bi kitle yaratamazsın.
0
jelly bear
(26.04.22)
Vali,kaymakam bile resmi duyurusunu buradan yapiyor artik.
Egm falan takip baslatiyor.

Gecmis satislara bakarsak 44 az bile.

Adam herhangi bir belediyenin hesabini kapatsa su anki baskan bir daha secilemez.
Herhangi bir ulkede hukumet degistirecek gucu var.
Trump'i piyasadan sildiler hesabini kapatarak.

Arkada devlet destegi vardir normal adama satilmaz boyle bir sey. Parasiyla bile alamazsin.
0
divit
(26.04.22)
yıllık resmi reklam geliri 4 milyar amortisman 11 yıl gibi oluyor.

onun haricinde gayri resmi politik ve borsa manüplasyon gelirleri mevcutsa değer bir yatırım.
0
alp9900
(26.04.22)
Elon Musk'ın öyle bir gücü yok, kimsenin yok.

Dikkat ederseniz sosyal medya platformlarının hepsi organik yapılar. Kimse Twitter'a, Facebook'a ya da Instagram'a bir önderin, patronun, öne çıkan bir ismin çağrısıyla vesaire toplanmadı. Dijital toplumdaki bir ihtiyacı karşılıyordu ve bu karşılık bulunca insanlar süreçsel olarak buralarda birikti.

Dahası bu mecralar organik yapısından ötürü yalnızca bir ürün olmanın ötesine geçti, hepsinin kendi kültürü var. Aynı dijital ülke gibi bunlar. Bir ekosistemin dinamiklerinin hepsini bir sosyal medya platforumuna da uygulayabilirsiniz.

Elon Musk yeni bir platform kursa ve insanları buraya toplasa dahi bu twitter, facebook ya da instagram olmaz, yeni bir şey olur. Ama Musk yeni bir şey istemiyor, Twitter'ı istiyordu.
0
akhenaten
(26.04.22)
(1)

Kur korumalı mevduat

meraklitursucu
Persembe günü vadem doluyor. Çarşamba kapanış kurunu mu dikkate alacaklar hesaplarken acaba?
Persembe günü vadem doluyor. Çarşamba kapanış kurunu mu dikkate alacaklar hesaplarken acaba?
0
meraklitursucu
(26.04.22)
Eğer değişmediyse vadenin dolduğu gün saat 11'de açıklanan kur baz alınacaktı.

Yani perşembe günü saat 11'de açıklanan kurdan paranızı alacaksınız.

Eğer değiştiyse ben de takipte olayım.
0
akhenaten
(26.04.22)
(8)

nişan bozulduğunda altınların durumu

coner
Nişan bozulduğunda altınları kız tarafı vermek istediğinde , erkek tarafı istemiyorum derse kız tarafı yinede iade etmeli mıdır yoksa o kabul etmedi diyip vermemeli midir?
Nişan bozulduğunda altınları kız tarafı vermek istediğinde , erkek tarafı istemiyorum derse kız tarafı yinede iade etmeli mıdır yoksa o kabul etmedi diyip vermemeli midir?
0
coner
(25.04.22)
Bence vermeli. Sonuçta o kişi artık yabancı oluyor. Altınlar niye kalsın.
0
dissendium
(25.04.22)
evlilik olsa neyse de nişanda verilmeli bence istenmese bile.
0
rose parks
(25.04.22)
bir ortak tanıdığa verilip yollanmalı. vicdanen rahatsız olurdum ben.
0
gatherer
(25.04.22)
İstemiyorsa verilmesin, rahatsız olacak olan da bi hayır kurumuna bağışlayıp dekontunu göndersin karşı tarafa.
0
lcha
(26.04.22)
kız tarafı altınları iade etmezse, erkek tarafı "yarım ağız denemek için istemiyorum demiştim, para avcısı çıktı kadın" diye gıybetini yaparlar. hem etik değil, versin gitsin.
0
Phoebe
(26.04.22)
Oha nişanda altın mı takılıyormuş? Çok gereksiz. Bence altınlar takanlara iade edilsin. Neden iki taraf bölüşüyor :d
0
banane yaaaa
(26.04.22)
Hiç istemeseler anlardım da teklif edilince geri çevirmelerine şaşırdım, çok da tuhaf bir şey.

Ben çok takmazdım açıkçası, 1-2 sene bekletir; "ya biz niye böyle saçma bi iş yaptık ki" diye geri dönen olmazsa değerlendirirdim.

Milletin parası bol demek ki anacım, bana ne? İster bende bırakır, ister sokağa atar. Arkamdan dedikodu yaparlarsa da yapsınlar. Zaten nişan bozulunca yeterince yapmışlardır, onlar ne kadar zarar verdiyse bunlar da o kadar zarar verir.
0
akhenaten
(26.04.22)
Kanuna gore dusuk degerli siradan esyalar geri istenmez.

Altin, mucevher vs... gibi pahali ve siradisi hediyeler geri varilir, verilmezse iade davasi acilabilir.

Benim annem esime nisanda gumus set takmisti, bazi kulturlerde var bu tarz taki olaylari.
0
cleric
(26.04.22)
(19)

zorsunmak kelimesini daha önce duydunuz mu?

birmilyonunvarmi
bu kelimeyi pek bilen yokmuş diyorlar doğru mu? bizim orada çok sık kullanılır.bizim orası editi: mersin
bu kelimeyi pek bilen yokmuş diyorlar doğru mu? bizim orada çok sık kullanılır.

bizim orası editi: mersin
0
birmilyonunvarmi
(25.04.22)
Duymadım.
0
John Bloor
(25.04.22)
Etrafımda duymadım Marmara bölgesinde büyüdüm, daha çok iç Anadolu güneydoğu Anadolu ait bir kelime sanki, Orhan Kemal kitaplarında da geçiyor
0
freebird5406_2
(25.04.22)
İlk kez duyuyorum.
0
mg3929
(25.04.22)
Ben de ilk kez duydum
0
megalomaniac
(25.04.22)
Adanalıyım ve evet duydum. hatta bazen kullanırım.
0
nuevo
(25.04.22)
duymadim.
0
baldur2
(25.04.22)
Sizin orası tam olarak neresi? Böyle bir kelimeyi duydum. Kökeni zorlanmaktan geliyor olmalı. Oraya gitmekte zorsundum. Yani içimden gelmedi, istemedim, yapamadım gibi bir anlam çıkıyor olmalı.
0
godspell
(25.04.22)
Adana ve çevresinde üşenmekle yakın anlamlı olarak kullanıldığını duydum, ben de kullanıyorum zaman zaman. Geçmiş zamanda kullanıldığına şahit olmadım, genel olarak ya şimdiki zamanda "çok zorsunuyorum", "gitmeye zorsunuyor" gibi ya da emir kipinde "hadi zorsunma kalk" şeklinde kullanıldığını gördüm. Geçmiş zaman için genelde üşenmek kullanılıyor.

Üşenmekle nüans farkı taşıyor gibi düşününce, burada temelde kişi üşeniyor da olabilir ancak esas mesela o şeyin kişiye o sırada zor gelmesiyle alakalı. Üşenmek daha pasif bir vazgeçmişlik anlamı taşıyorken, zorsunmak içsel bir çabayı da barındırıyor. "Yapmak istedim, ama zorsundum" gibi. Tabi üşenmekle eş anlamlı olarak da kullanılabiliyor.

Ama şöyle bir şey var, "amaan kim yapacak bunu şimdi" denilen bir durumda üşenmek fiilinin kullanılması daha olası. "şimdi bu işi de yapmak gerek ama ne vakit ve ne de enerjim" derken zorsunmak fiilini kullanmak daha olası.
0
akhenaten
(25.04.22)
duymadım hatta varlığına inanmadım gittim tdkdan check ettim o derece uydurmasyon geldi kulağa
0
neira
(25.04.22)
hiç duymadım.
0
king lizard
(25.04.22)
duydum, antep tarafı kullanıyor
0
veritaslibertas
(25.04.22)
Çukurova bölgesinde, özellikle Adana'da sıkça kullanılan bir kelimedir, bir işi yapmak konusunda üşengeçlik için kullanılır hatta fevkalade yaygın bir kelimedir.
0
solo
(25.04.22)
adana +1 demeye geldim.
0
patronaj1
(25.04.22)
Silifkeliyim sıkça kullanırım.
0
zwiegesprach
(25.04.22)
çorumdan sevgiler, duymadım.
bizde de heşlenmek var mesela çoğu kimse bilmiyor.
0
ananiyimioguz
(25.04.22)
Adanalı bir kişiden duyup öğrendim.
Daha önce bilmiyordum.
0
pro9it9is9
(25.04.22)
neira +1 çok uydurma geliyor kulağa.

Daha önce hiç duymamıştım. Benzeri bir de <erinmek> var, bunu da üniversiteye ilk başladığım sene oda arkadaşımdan duyup garipsemiştim.
0
kucukne
(25.04.22)
Türkiye'nin her yerinden insanla çalışıyorum, hiç duymadım.
0
jen
(25.04.22)
ben de duymadım ama yabancı da gelmedi
0
paintov
(25.04.22)
(11)

bulaşık makinası tuzu kullanıyor musunuz

roket adam
geçen arçelik servisten gelen eleman, istanbul suyu için tuz kullanmanıza gerek yok, makinaya tuz koymayın dedi. çok şaşırdık, detayını soramadık vakit olmadığı için. detayı nedir bu konunun? siz kullanıyor musunuz? tuz koymayınca kırmızı ışık yakıyor alet. sizde durum nasıl?
geçen arçelik servisten gelen eleman, istanbul suyu için tuz kullanmanıza gerek yok, makinaya tuz koymayın dedi. çok şaşırdık, detayını soramadık vakit olmadığı için. detayı nedir bu konunun? siz kullanıyor musunuz? tuz koymayınca kırmızı ışık yakıyor alet. sizde durum nasıl?
0
roket adam
(25.04.22)
sadece tablet kullanırım hiç tuz koymadım
0
jelly bear
(25.04.22)
istanbul'dayken bazen koyardım, sonra da ışık falan yansa da önemsemezdim.
ankara'ya taşınınca ilk yaptığım şey makineye tuz koymak oldu.

su acayip kireçli, tuz koymadan bulaşık yıkayınca bardakların üzerindeki yazılar vs. anında silindi ve her şey çok mat çıktı makineden.
mecburen kullanıyorum artık.
0
blatta hiberna
(25.04.22)
Ben kullanıyordum ama birkaç gün önce bize de servisten gelen biri İstanbul’da Anadolu Yakası’nda tuz kullanılmaması gerektiğini söyledi.
0
ms brownstone
(25.04.22)
Kullanmıyoruz.
Tuz ışığının yanmaması için bir ayar oluyor makinelerde, kullanım kılavuzunda yazar
0
kobuzchu kiz
(25.04.22)
Tamamen bullshit.

Bardaklarınız çizik çizik olur ve mat çıkar. Koyup unutuyorsunuz zaten, para desen para değil yani niye koymayalım?
0
Arthur Dayne
(25.04.22)
@arthur Dayne
Tamamen eşyalarınızın sağlığı için...

Özellikle son dönemde, 3ü 1arada tablet deterjanların kullanımının yaygınlaşması ile birlikte artık Bulaşık makinalarında tuz ve parlatıcı kullanmaya gerek kalmadı. Çünkü tuzun fazlası suyu olması gerektiğinden daha yumuşak yapar. Yumuşak su deterjanı aktive etmez, dolayısıyla makineden sürekli kirli kalmış, temizlenmemiş eşya almak zorunda kalırsınız.
Mantık basit; tuzu, parlatıcıyı,deterjanı ayrı kullanıyorsanız makineye yeteri kadar ekleyin. Semtinizdeki suyun yumuşaklığı yeterliyse tuzu kullanmayın.

İkisi bir arada tablet kullanıyorsanız makinaya sadece tuz ekleyin. Yine eğer su yumuşaksa tuz kullanmayın.

Üçü bir arada tablet kullanıyorsanız makinaya hiç bir şey ilave etmeyin. Eğer suyunuz yumuşaksa, gerekirse ikisi bir arada tablete dönün.

(eski bir yetkili servis çalışanı)
0
balik kraker
(25.04.22)
İstanbulda kullanmıyorduk ama bir süredir didimdeyiz, burada sular aşırı kireçli. tablet kullanıyoruz ama yine de tüm bulaşıklar benek benek su lekeli halde çıkıyor. Tuz koyunca da dedikleri gibi deterjanın etkilerini azaltıyor sanırım, bazen tam yıkamıyor. Nasıl yapıcaz bilemedim. Tuz ekleyince su lekeleri falan gidiyor çünkü.
0
ananiyimioguz
(25.04.22)
Tuz koymamıza rağmen bardakların rengi bozulmuştu servisi çağırdık suyun kirecini ölçüp ona göre makinenin tuz alma ayarını yaptı düzeldi.
Kirecini ölçtürecek bir servis bulursan daha iyi olur
0
kararsızataletfilozofu
(25.04.22)
Kullanıyorum, İstanbul'dayım. Kullanmayınca bariz gözle görülür bir fark oluyor, bulaşıklar sanki kurumuş ahşap gibi çıkıyor. Nasıl olur demeyin, oluyor.

Kullanınca ıslak mermer gibi sert bir yumuşaklık ve pürüzsüzlük oluyor üzerinde.

Zaten tuz uzun süre gidiyor ve çok bir masrafı da yok. Bence kullanmamaya değmez.
0
akhenaten
(25.04.22)
arabaya yağ neyse, makine için tuz o . 2-3 sene sonra anlarsın hatanı.
0
ehti
(25.04.22)
elbette ki kullanıyoruz. parlatıcı da.
0
gozo
(25.04.22)
(3)

Bu kilise hangi dine ( cemaate ) ait

dunyatuhaf
Htistiyan kilisesi , ordadoks , etmeni ,Acaba belli olur mu ? Altta ismi de yazıyor Ermenice mi Bulgarca mı bilen var mıdır
Htistiyan kilisesi , ordadoks , etmeni ,
Acaba belli olur mu ?
Altta ismi de yazıyor Ermenice mi Bulgarca mı bilen var mıdır
0
dunyatuhaf
(24.04.22)
ermenice. transkripti ՍՏՈՒՍՈՑ ՏՈՒՆԸ yanlış harf kullanmadıysam.
0
dr doofenshmirtz
(24.04.22)
Evet ermenice, ancak ermeni katolik kiliseleri de var. Direkt ortodoks diye düşünmeyin başka bir detay bilinmiyorsa. Çünkü kullanılan haç latin haçı gibi duruyor, o beni biraz işkillendirdi.
0
akhenaten
(25.04.22)
@dr doofenshrmitz harfleri google ceviride yanlış ev olarak cevriliyor ermeniceden.
0
rockinside
(25.04.22)
(5)

İlk defa spor salonu/macfit

bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
Netten kayıt olup gideceğim. Spor ayakkabı, kıyafet vs orada iken normal kıyafetleri nereye koyuyoruz? Daha önce prof anlamda spora gitmedim. Hazır beslenmeyi düzene sokmuşken başlayayım diyorum. İşk giderken vs nelere dikkat etmek lazım? Yıllık paket aldım acaba hoca vs yardımcı olur mu? Giden arka
Netten kayıt olup gideceğim. Spor ayakkabı, kıyafet vs orada iken normal kıyafetleri nereye koyuyoruz? Daha önce prof anlamda spora gitmedim. Hazır beslenmeyi düzene sokmuşken başlayayım diyorum. İşk giderken vs nelere dikkat etmek lazım? Yıllık paket aldım acaba hoca vs yardımcı olur mu? Giden arkadaşlar bilgi verirse sevinirim
0
bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
(24.04.22)
Soyunma odasında dolaplar var oraya koyabilirsin her şeyini. Yanında değerli, çalınacak bi şey götürme ya da dolaba takmak için bi asma kilit al. Hocalara ekstra para verip personal training hizmeti alırsan ilgilenirler yoksa ilgilenmezler. Girişteki resepsiyona bu konuyu sorabilirsin fiyatlarını öğrenmek için.
0
mg3929
(24.04.22)
Salona giriş için Mac+ uygulamasını yüklemen gerekir. Bu uygulamada hareketlerin nasıl yapıldığı, aletlerin kullanım videoları ve örnek programlar var. Kırmızı tshirtli arkasında bana sorabilirsiniz yazan hocalardan destek alabilirsin.

ilk kayıtta fittest diye birşey vardı, uygulamadan randevu alarak 30 dakikalık test ve tanıtım seansına katılabiliyorsun.
0
Northern Mariner
(24.04.22)
Salona gitmeden deodorant kullanmayı ve ter havlusu götürmeyi ihmal etmeyin. Havlunuzu süs olarak bulundurmayın, aletleri kullanırken özellikle terli sırtınızın, poponuzun denk geldiği yerlere serin.

Duş alacaksanız içerde şlaps şlaps dolaşmak yerine yanınıza bir de parmak arası alırsanız hem rahat olur hem de mantardan korunursunuz.
0
akhenaten
(24.04.22)
*Aletlere teninizle/terinizle temas etmemek için havlu.
*Salonda giyeceğiniz temiz ayakkabı.
*Avuç içleri bir süre sonra soyulabiliyor, fitness eldiveni düşünülebilir.
*Kıyafet: şort+tişört yeterli. Tişörtün kaliteli olması faydalı olur.
*Yedek tişört olabilir.
*Eşyalarınızı soyunma odasındaki dolaplara koyuyorsunuz. Kimisi şifreli oluyor, kimisi asma kilitli. 5 liraya bi asma kilit alsanız iyi olur.
*Duş için ayrı havlu, ufak şişeye şampuan+duş jeli ve ıslak yerlere basmamak için parmak arası terlik. Terlik özellikle mantar için şart bence.
Duştan çıkınca tarağa ihtiyacınız oluyorsa yanınıza alın. Saç kurutma makinesi orada oluyor.


Hocalar yardımcı olur. Konuşursunuz isteğinize ve durumunuza göre bir program yazarlar. Onu kendiniz uygularsınız.

İlk aklıma gelenler bunlar...
0
invictae
(24.04.22)
re-rack your weights. yani agirliklarini sehpalarina geri birak. bir iki yila ne demek istedigimi anlayacaksin.
0
alperz
(25.04.22)
(4)

Bizans ikonalarindaki yuvarlak

ismim ibrahim
Nedir ? İsada Meryemde bizans imparatorlarinin yüzünün etrafında bulunan altın renkli yuvarlağın anlamı nedir acaba ?
Nedir ? İsada Meryemde bizans imparatorlarinin yüzünün etrafında bulunan altın renkli yuvarlağın anlamı nedir acaba ?
0
ismim ibrahim
(23.04.22)
dissendium
(23.04.22)
Hale

en.m.wikipedia.org(religious_iconography)#:~:text=On%20painted%20wares%20from%20south,who%20was%20mother%20to%20Achilles.
0
hot potato
(23.04.22)
Kısaca, Güneş. Bu çok eskiye dayanan bir gelenektir, Eski Anadolu'da Hitit dönemi Güneş Tanrıçası figürlerine bakarsan mesela kafalarının arkasında büyük bir şapkaya benzer şekilde bir güneş vardır. Aynı şekilde Mısır ikonografisinde de kafanın tepesinde bir disk haline güneş görülür.

Eski uygarlıklarda güneşin hem kendi başına tanrı olarak kişileştirilmesi var hem de diğer bazı tanrıların tanrısallığını simgelemek üzere kullanımı var. Ayrıca krallıkta da güneş önemli bir sembol. Hitit kralları mesela metinlerde kendilerini güneş olarak tanıtırlar.

Bu sembol buradan yüzyıllar boyunca kaya kaya Hıristiyanlığa kadar gelmiş, azizlerde, imparatorlarda ve İsa ile Meryem'de kullanılmış.
0
mantheman
(23.04.22)
Sadece bizans ikonalarımda değil, batı hristiyanlığında da var.

Batı kültüründe en erken kullanımları antik yunan'da helios tasvirlerinde görülüyor.

Helios güneş olduğu için, onun başının arkasından dairesel şekilde oklar tasvir edilir, ışık yaydığını sembolize etmek amacıyla.

Temel olarak aynı anlamda, dinsel açıdan öne çıkan kişiliklerin, kutsal ruhun ışığını yaydığını sembolize etmek için bir hale kullanılıyor.

Eski çizgifilmde ölüp melek olan karakterlerin kafasının üstündeki sarı çemberle aynı şey ikonalardaki.
0
akhenaten
(23.04.22)
(9)

Flörtözlük

tamam sakinim
Sevgilimin flörtöz davrandığını düşünüyorum. Fakat kendim mi abartıyorum yoksa gerçekten mi öyle anlayamıyorum çünkü olayları onun anlattığı kadarıyla biliyorum. İşyerinde bir veli ile 2 saat konuşması(konuşma içeriği kadının eski evliliği falan) fakat bana ben ne yapayım göndereyim mi kadını kapı d
Sevgilimin flörtöz davrandığını düşünüyorum. Fakat kendim mi abartıyorum yoksa gerçekten mi öyle anlayamıyorum çünkü olayları onun anlattığı kadarıyla biliyorum. İşyerinde bir veli ile 2 saat konuşması(konuşma içeriği kadının eski evliliği falan) fakat bana ben ne yapayım göndereyim mi kadını kapı dışarı demesi beni arada bıraktı.dediğine göre sürekli odadan çıkıp başka işlerle uğraşmış ama kadın gitmeyip beklemiş. Buna benzer birkaç olay daha yaşandı. Kısacası sevgilim ona asılan olduğunu fakat kendisinin bir tepki vermediğini dile getiriyor fakat ben tepkisizlik de bir tepkidir çünkü tepkisizliğin ilişkimize zarar veriyor dedim. Sizce abartıyor muyum?
5 aylık ilişki bu arada. Tip olarak eli yüzü düzgün biri, müdür konumunda, elbet asılan olabilir fakat ben kibarca terslenebileceğini düşünüyorum. Çünkü ben aynı durumda kalınca öyle yapıyorum.
0
tamam sakinim
(22.04.22)
Bence hem haksız hem haklısınız.

Flörtöz olmak bir karakter meselesi sanırım. Bazı insanlar ufak çaplı flörtleşmeleri seviyor, kendine güveniyle ilgili görüyor vesaire. Bu sadakatsiz olacağı anlamına gelmiyor, tabi bahsettiğim flörtten kasıt tutup karşılıklı romantik vakit geçirmeler değil. İltifat almayı ve kendilerine iltifat edenlerle ayaküstü laflamayı sevebiliyorlar, ancak karşılarındaki kişi aktif olarak yürümeye başladığında mesafeyi koymayı biliyorlar.

Bu tipi iyi tanıtorum çünkü yakın arkadaşlarımdan biri böyleydi, hala öyledir belki bilmiyorum işten güçten dolayı uzak kaldık zamanla.

Dolayısıyla evet, sevgiliniz bu kişilere kibarca sınır çekebilir haklısınız. Yani kimse iyilik olsun diye biriyle flörtleşmek durumunda değil, öyle bir dünya yok. Ayıp eden kişi sınır çekildiği halde bu tavrını sürdüren kişi olur, sevgiliniz değil.

Ama haksız olduğunuz kısımsa bunlar zorlamayla ısrarla olacak şeyler değil. Siz neyi doğru neyi yanlış bulduğunuzu anlatırsınız, baktınız olmuyor ya kendi yolunuza gidersiniz ya da bir süre gözlemleyip güvenebileceğinizi anlatsanız bu meseleyi kafanızdan atarsınız. Ancak böyle bir sorun bir çözüme kavuşmadan ilişki sürmez bana göre.
0
akhenaten
(22.04.22)
akhenaten, kesinlikle kısıtlamaya girişmiyorum. İçten yapılmayan hiçbir eylemin benin gözümde anlamı yok. Ben dediğiniz gibi yanlış bulduğumu, müthiş bir öngörüye sahip olmaya gerek olmadığını, bu tavırlarla ilişki sürdürmenin mümkün olmadığını dile getirdim. Ona empati yaptırdım, aynı olayı yaşasaydım sen ne yapardın diye, hem sana hem o kişiye sinirlenirdim dedi mesela. Ben de bana olan sevgini sorgula bence dedim, buna çok sinirlenip üzüldü, sevgimi sorgulayamazsın falan dedi konu kapandı öyle. Ama içten davranasım gelmiyor benim şuan, trip yapmak değil bu, içimdeki heves söndü.
0
🌸tamam sakinim
(22.04.22)
Sürekli odadan çıkması da bir tepki. Müdürün odasında iki saat oturan kadının kafası normal değil bence.
0
dissendium
(22.04.22)
dissendium, ya bunu elbet ben de düşünüyorum kafamı bu karıştırıyor zaten fakat iletişim karşılıklı olan bir şey. Kadın eski evliliğinden bahsederken kalas gibi karşısında durmamıştır ki o diyalog 2 saat sürmüştür bence. Ya ben insanlara güvenmemeye yer arıyorum zaten elime böyle malzeme verince de direkt soğuyorum. Yine de yargısız infaz yapmak istemiyorum, ancak bence insan isteyince tavrını çok net belli edebilir karşı tarafa.
0
🌸tamam sakinim
(22.04.22)
Kendisi ben sinirlenirdim dediyse bence konu kapanmış aslında. Kendi kızacağı şeyleri kendisi de yapmamalı. Başkasına ayıp olmasın diye size ayıp etmesinin pek bir açıklaması yok. Başkasının minneti sizinkinden kıymetli olmamalı. Bir insan hayır demeyi bilmeli. Bu sefer bu kadar katı yaklaşmamın sebebi kendisinin buna sinirleneceğini açıkça söylemesi oldu.

Diğer taraftan benim gördüğüm kadarıyla bir insana "bana olan sevgini sorgula", "sen aslında beni sevmiyorsun", "bu yaptığın bana değer vermediğini gösteriyor" gibi sözleri birkaç defa sarf ederseniz bu kişi bunu gerçek olarak kabul edip gerçekten size olan sevgisi azalabiliyor.

Bence empati yaptırıp o böyle yaptığında sizin o anda ne hissettiğinizi söyleyip konuyu burada bırakıp onun fikrini almanız ve cevabını dinleyip konuyu üç nokta koyarak kapatmanız bence daha sonuca ulaşan bir tutum gibi.

Her ilişkinin dinamiği farklı tabi, kendiniz için en iyisini siz bilirsiniz.
0
akhenaten
(22.04.22)
sevgilinin kolaylıkla başa çıkabileceği bir şeyken izin veriyor, hoşuna gidiyor gibi anladım. bu arada kibarca terslenmez. kadının sınırlardan anlaması lazım. demek ki sınır konmamış. insan istediği zaman öyle dümdüz business bakar ki, ben burada sadece iş için duruyorum ya da biz arkadaş değiliz hissini karşıya yansıtır.

burada "work spouse" gibi bir durum oluşmak üzere.
0
gabe h coud
(22.04.22)
@Akhenaten in iki cevabına da +1 +1
0
freebird5406_2
(22.04.22)
gabe j coud +23
0
baldan kaymak
(22.04.22)
ben iş yerinde olan ve söylemese gerilmeyeceğiniz bu şeyi size nasıl ve neden anlattığını hiç anlamadım. yani aklıma ilkel bir takım şeyler geliyor ama...
0
hep yorgunum
(22.04.22)
(5)

psikolog.. terapist.. psikiyatrist ?

jepa
daha önce hiç yardım almadım. o yüzden hangi alana başvurmam gerektiğini de bilmiyorum. şu an işsizim.. bu işsizlik sürecinde uzun süredir beraber olduğum kız arkadaşımdan da ayrıldım. evde de pek huzurlu değilim. yaşadığım apartmanda gürültülü aileler yüzünden kavga etmeme az kaldı. kısacası patlam
daha önce hiç yardım almadım. o yüzden hangi alana başvurmam gerektiğini de bilmiyorum.

şu an işsizim.. bu işsizlik sürecinde uzun süredir beraber olduğum kız arkadaşımdan da ayrıldım. evde de pek huzurlu değilim. yaşadığım apartmanda gürültülü aileler yüzünden kavga etmeme az kaldı. kısacası patlamaya hazır biriyim. bunların dışında bazı takıntılarım var yıllardır süren ama bu süreçte daha çok öne çıktı sanırım. örneğin odaya girdiğimde yere düşmüş bir şey görüyorum tam arkamı dönüp gideceğim onu almazsam bana, vücuduma zarar geleceğini veya kötü bir şey olacağını düşünüyorum gidip yerden alıyorum. yatağa girmeden önce bir eşyanın yamuk durduğunu görüyorum.. 10 dk sonra onu düzeltmezsem ailemden birine zarar geleceğini düşünüyorum yataktan kalkıp onu düzeltiyorum.

gece yattığımda birçok tartışmanın içinde buluyorum kendimi.. yaptığım yanlışlarla boğuşuyorum, karşımdaki birisiyle siyasi tartışma yapıyorum vs.

şu uzmana gitmen lazım yada bu haptan iç seni rahatlatır gibi önerileriniz var mı?
0
jepa
(21.04.22)
hocam issizsen psikolog, terapist bunlari unut. yani paran yoksa

erenkoyden randevu al
0
nibba
(21.04.22)
Buradan direkt ilaç önerisi alma sakın. Psikologlar bile ilaç yazamıyor.

Psikolog ile psikiyatr arasındaki fark psikiyatrlar tıp fakültesi mezunu ve ilaç yazma yetkileri var. Takıntıların obsesif kompülsif bozukluk. Bunun için illa ilaç alman gerekiyor diye bir şey yok. Bunu da sana zaten görüşeceğin psikolog/psikiyatr söyler. Bu ikisinin birlikte çalıştığı durumlar oluyor. Psikolog terapi ile düzelmeyecek durumlarda psikiyatra yönlendiriyor falan.
Kendi kendine tartışma durumu da dissosiyatif kimlik bozukluğu olabilir (tamamen tahmin yürütüyorum alakası bile olmayabilir). Bunların tespiti ve tedavisi için klinik psikolog ya da psikiyatra gitmen lazım. "Şu ilacı al geçer" ya da "boşver takma kafaya" demeyle geçecek şeyler değil.
0
himmet dayi
(21.04.22)
internette vardir bunun grubu/forumu vs. ingilizceniz var mi? arastirayim sizin icin. reddit'te kesin vardir mesela.
0
bir varmis bir yokmus
(21.04.22)
Ben kendi yaptığımı anlatayım. Doktorların isimlerinin ve yorumlarının olduğu siteler var. Onlara girip haritadan bana yakın olanları bulup tek tek aradım, mesaj attım. Kendimle ilgili bir şeyler söyledim, beklentimi yazdım, seans süreçleriyle ilgili soru sordum. Sonra kafama ve cüzdanıma uyan birini bulup gitmeye başladım. Memnun da kaldım. Ama kafamda zaten nasıl birine gitmek istediğim de aşağı yukarı belliydi.
İşsizken bence de erenköy olabilir. Her hafta gitmek zorluyor biraz. Bazıları terapi için de ayrıca ücret alıyor.

Uzman birinin söyleyeceği ve uygulayacakları dışındaki her şey geçici olacak belki daha kötü olacaksınız.
0
jazzabel
(22.04.22)
Öncelikle psikiyatriste gidiyorsunuz, doktor ilaç tedavisi önerirse gerekli ilaçları kullanıp randevularınıza düzenli giderek tedavinin ne derece verimli olduğuna bakıyorsunuz. Eğer gerekli görürse doktor size terapi ya da pskolojik danışmanlık almanızı önerir.

Bazen maddi durumu kısıtlı olanların ciddi terapi isteyen halleri olursa üniversite hastanelerinde ücretsiz terapi desteği sağlanabiliyor, ancak bu genel bir durum değil. O sürede böyle bir olanak varsa doktor gerekli görürse size önerebilir.
0
akhenaten
(22.04.22)
(3)

Belirli bir kanuna göre çıkarılan yönetmeliklere erişim

akhenaten
X kanununa referans veren, X kanununun bir ya da birkaç maddesine göre hazırlanmış yönetmeliklerin tümünü bir liste halinde görebilmenin bir yolu var mıdır?
X kanununa referans veren, X kanununun bir ya da birkaç maddesine göre hazırlanmış yönetmeliklerin tümünü bir liste halinde görebilmenin bir yolu var mıdır?
0
akhenaten
(21.04.22)
Söz konusu kanun hangi kurum/kuruluşa hitap ediyorsa sitesine bakabilirsiiniz. Ama toplu halde bulunurlar mı kesin bir şey söylemek zor. Ayrıca yürürlükten kaldırılan kanun ve yönetmelikler de söz konusu.
Diğer bir arama kavramı olarak: yönetmelikler külliyatı
0
Erva
(21.04.22)
Yayamama bir yöntem buldum, merak eden olursa yazayım

mevzuat.gov.tr'de yönetmelik arama ekranında ilgili kanunun adını yazıp arama kriterini "içerik" olarak değiştirince metnin içinde o kanunun adı geçen tüm yönetmelikler geliyor
0
🌸akhenaten
(21.04.22)
T.B.M.M. Kütüphanesi işinize yarayabilir. Linkteki Ulusal Veritabanları başlığına özellikle bir göz atın: www5.tbmm.gov.tr
0
alfired
(23.04.22)
(6)

Definecilik hakkında

Kaleci Saçlı Forvet
Definecilik yasak mı? Arkadaşlarla aramızda tartışıp bi sonuca varamadık ben yasak değil diyorum yani gerekli izinleri vs vardır onlar alınıp yasal olarak yasaklanmamış bi bölge de varsa istediğin gibi definecilik yapılabilir ama bulduğunu devlete vermek zorundasın, devlet de zaten pay veriyor sana.
Definecilik yasak mı? Arkadaşlarla aramızda tartışıp bi sonuca varamadık ben yasak değil diyorum yani gerekli izinleri vs vardır onlar alınıp yasal olarak yasaklanmamış bi bölge de varsa istediğin gibi definecilik yapılabilir ama bulduğunu devlete vermek zorundasın, devlet de zaten pay veriyor sana. Arkadaşlar diyor ki yok abi her türlü yasak, argüman falan da yok. Yasak mı değil mi? Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(19.04.22)
Yönetmeliği var,
Pratikte durum nedir, onu bilmiyorum.

www.mevzuat.gov.tr
0
michael_knight
(19.04.22)
Ya bu sabah ya da dün haber vardı bu konuda, uzmanı olan kişi dedi ki

"hukuken aramak yasak değil, istediğiniz yerde arayabilirsiniz. ama kazı yapmak yasak. Kazı yapmak için gerekli izinleri almak zorundasınız"
0
John Bloor
(19.04.22)
Yukardaki cevaplara ek olarak: Izinli kazida bulduklarinizi devlet sizden alir, deger bicer ve odegerin yarisini oder.

O yuzden cogu insan kacak kazar, bulursa kacak olarak satar.
0
cleric
(19.04.22)
Türkiye'de bulunan ve bulunacak olan bütün tarihi eserler, bütün yer altı kaynakları devlete aittir. Eğer bir vatandaş bulursa devlet ona yasal payını verir ve bulunanı alır. Başka bir yerde bulmayı geçtim, kendi arazinizde bulsanız bile durum aynı.

Belirtildiği gibi bir kanunu var ve bulunduğunda yapılacak tek şey; devlete bulduklarınızı teslim edip payınızı almak, yani bu konuda haklısınız.
0
yeninesiltupcu
(19.04.22)
Pay alma konusuna açıklık getireyim, dünya kültür mirasından alacağınız bir pay yok, gidip de örneğin antik yunan, hitit, frig eserleri üzerinde kazı yapamazsınız eğer kazdığınız yerde dünya kültür mirası sayılabilecek bir buluntuya denk gelirseniz bunlar müzeye gider. Bunlar herkesin ortak malıdır dolayısıyla size ait değillerdir, herkese aittirler. Bunlar üzerindeki kazı çalışmaları da zaten bilimsel ve sistematik bir kazı sürecidir. Define kazar gibi kazılamaz. Bu tip buluntular kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanunu ile korunur.

Defineden kasıt savaş vb. sebeplerle mal varlığını satıp altına vesaireye çevirerek gömen kimselerin orada orada sahipsiz kalmış olan, sizin de bir şekilde harita vb. yollarla varlığından haberdar olduğunuz şeylerdir.

İlgili kanunda da belirtiliyor zaten, ancak genelde defineciler bu kısmı gözden kaçırır :)
0
akhenaten
(19.04.22)
Yasak olan izinsiz kazı yapmak. İzin alırsan Kendi arazindeysen %50'sini başkasının arazisindeyse %40'ı verir müze müdürlüğü.
0
elitoangelito
(21.04.22)
(19)

Cuzdaninizda paralar nasil sirali

floydian
Ben hep buyukten kucuge dogru siraliyorum disaridan iceriye olaacak sekilde. Sizde boyle bir takinti var mi?
Ben hep buyukten kucuge dogru siraliyorum disaridan iceriye olaacak sekilde. Sizde boyle bir takinti var mi?
0
floydian
(19.04.22)
cuzdan kullandigim zamanlarda ayni sekilde siraliyordum ben de. sonra cuzdani kullanmayi biraktim.
0
lemmiwinks
(19.04.22)
Değeri büyük olan paralar boyut olarak da büyük olduğu için ben de öyle yapıyorum.
0
pispinti
(19.04.22)
Nakiti sadece istanbulkart yüklemek için bulunduruyordum, artık onu da online yüklediğim için hiç nakit taşımıyorum.

Pandemiden sonra fırın bile temassız çekim yapıyor kolayca.

Ama taşıdığım zamanlarda sık kullanılan küçük paraları elimi sokup hemen çekecek şekilde dışa, kolay ulaşılır yerlere, 100-200 lira gibi büyük (evet, ben nakit kullanırken büyük paraydı bunlar swh) daha zor ulaşılır yerlere koyuyordum.
0
akhenaten
(19.04.22)
Sadece takıntı değil. paralara ulaşma ve kalan miktarı tespit kolaylığı sağlar
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(19.04.22)
Genelde büyükten kucuge. Ama bazen aceleyle rastgele soktugum da oluyor.

Kolaylık sagliyor +1
0
stavro
(19.04.22)
Stavro +1
0
ceketimi alip cikcam
(19.04.22)
bende tam tersi bi alışkanlık var. tee çocukken atmye para çekmeye beni yollarlardı ekmek almaya yollar gibi. biri elimden kapmasın diye küçük olanı dışarda olacak şekilde katlar elimde tutardım. tabii cüzdanım çantam filan yok elimde taşırdım. o zamandan beri alışkanlık oldu, şimdi hiç düşünmeden küçük olan en dışarda olacak şekilde koyuyorum hala.
0
pide
(19.04.22)
iç içe ama küçükten büyüğe.zaten büyüğün sayısı az oluyor :')
0
since1907
(19.04.22)
cüzdan kullanmıyorum. sadece kimlikler ve kartlarım var kartlıkta.
ama cebime koyduğum paraları ben de benzer düzende koyuyorum en alta en büyük para gelecek şekilde sıralıyorum ve içe ortadan bir sefer katlayıp ön sol cebime koyuyorum.

ön sağ cebe anahtar ve e-imza(çakmak cebine bozuk oara)
sağ arka kartlık
sol arka telefon

20 yıldır bu şekilde düzenim. hiç şaşmaz.
0
teritori
(19.04.22)
ben atamın yüzü aynı yöne bakacak şekilde sıralıyorum. (takıntım bu) sayısal olarak büyükten küçüğe sıralarım.
0
Improbable
(19.04.22)
stavro +1

ayrıca Improbable +1
0
blatta hiberna
(19.04.22)
bozuk para cüzdanım var anne tipi fermuarlı 100 liraya kadar olan bozuk paralar ile metal paraları koyuyorum. montumun cebinde hep elimin altında. diğer paraları (olursa çünkü yanımda para taşımayı pek sevmiyorum) çantamdaki esas cüzdanıma karmaşık bir şekilde koyuyorum.
0
naksidil
(19.04.22)
en büyük banknot dışarıda olacak şekilde büyükten küçüğe, atatürk resimleri düz ve içeri bakacak şekilde diziyorum.
0
kibritsuyu
(19.04.22)
kesinlikle rasgele. bu duyuruyu okuyana dek siralamk dizmek falan aklimin ucundan gecmemisti.
0
hot potato
(19.04.22)
artık cüzdan. kullanmıyorum kartlıkta kartlar var para yok. ancak eskiden ve gerektiği zamanlarda dışarıda küçük paradan içeriye doğru büyük para olacak şekilde sıralarım. zaten olması gereken de bu.
0
turbo sadık
(19.04.22)
Stavro +1

Artık nakit taşımıyorum. %100 kart ..
0
mezarstone
(19.04.22)
Atatürk hep aynı tarafta ve soldan sağa doğru küçükten büyüğe olacak şekilde.
0
dissendium
(19.04.22)
pek nakit taşımıyorum ama olursa da değeri en küçük olan en dışta olacak şekilde ikiye kıvrılmış olarak sağ kıç cebine koyuyorum.

milletin önünde cebimden çıkarınca fazla para varmış gibi gözükmesin diye.
0
chezidek
(19.04.22)
Buruşuk ve rastgele.
0
ruhen hastayim ben
(19.04.22)
(3)

espri nedr?

freedonia
soru baslikta
soru baslikta
0
freedonia
(15.04.22)
sebastian bi ara usaklar icin kullaniliyodu sanirim. orda kadin cay dok sebastian diye bisi paylasmis, adam da gercek biri sanip kim bu diye soruyor.

tahminlemem bu kadar.
0
fakyoras
(15.04.22)
bi ara saçma rakı masası muhabbetleri sözleri paylaşılan bir dönem vardı, doldur be meyhanecinin daha edebi versiyonu gibi oraya buraya yazarlardı. çay koy sebastian bu gece dedikodunun dibine vuracağız gibi.
0
nahtoderfahrung
(16.04.22)
Sebastian olayı bahsedilen gibi, facebook'un aktif olduğu dönemlerin birinde instagramı da kısmen içine katan yerlerde böyle sitemli sözler falan paylaşılıyordu.

Bunların toplu halde bulunduğu bir sayfa hatırlıyorum hatta, belki vardır hala adı; "Söyle Sebastian"

"Hayatı terbiye edemiyorsan gülerek küfredeceksin Sebastian." "Neyin var anlat diyorlar, anlatıyorsun boşver diyorlar Sebastian" tarzı kısa cümlelerin paylaşıldığı bir furya.

Adam da kim bu sebastian diye sormuş işte. Çok da şey değilmiş espri. Ben anladığım halde gülmedim valla.
0
akhenaten
(16.04.22)
(13)

Yabancılara konut satışı

Arthur Dayne
Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sınırlama gelmeli mi? Nasıl bir önlem alınmalı sizce? En kötü ev 750.000 tl. 1m dan aşağı oturulacak ev yok da hadi 750.000 olsun. 750.000 tl nin kredisi aylık 12.000 tl. Çalışan iki kişinin ev alması mümkün gözükmüyor. Hele bir de çocukları varsa tamamen hayal oluyor. B
Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sınırlama gelmeli mi? Nasıl bir önlem alınmalı sizce?

En kötü ev 750.000 tl. 1m dan aşağı oturulacak ev yok da hadi 750.000 olsun. 750.000 tl nin kredisi aylık 12.000 tl. Çalışan iki kişinin ev alması mümkün gözükmüyor. Hele bir de çocukları varsa tamamen hayal oluyor.

Bir Türk, gidip elini kolunu sallayarak Avrupanın herhangi bir ülkesinde parasını verip ev sahibi olabiliyor mu?
0
Arthur Dayne
(15.04.22)
Buna getirilecek sınırlama yamama bir iş olur. Sınırlama getirilmek istense zaten mülk edinmeyle vatandaşlık kanununda değişikliğe gidilir.

Şimdi ortada şöyle bir şey var, siz 10 taş getirene bir kavanoz bal vereceğim deyip sonra insanlar taş bulamasın diye ortalıktaki taşları toplatırsanız bu çok manasız bir iş olur.

Yabancıya ev satışlarının düşmesi isteniyorsa bu ancak 10 taş değil, bunu makul bir talebe indirgeyecek bir sayı istemeyle olur, atıyorum 1000 taş getirene bal vereceğim diyebilirsiniz ya da ben artık taşla bal vermiyorum diyebilirsiniz.

Olması gereken bu.
0
akhenaten
(15.04.22)
artık bir türk vatandaşının ev alamaması alım gücünün yerle bir olmasından kaynaklanıyor. yabancı ile pek alakası yok açıkçası. sınırlama getirilemez ancak ev alana vatandaşlık hediye saçmalığı kaldırılırsa talep azalır.

konut krizinin iki çözümü var. türkiye'de mesela 6,5-7 milyona yakın mülteciyi gönderirsen kafadan 1,5 milyon konut boşa çıkar. bu piyasayı baya rahatlatır.

bir türk avrupa'nın herhangi bir yerinde istediği gibi ev alabilir evet. onların da şartları var ama. mesela ingiltere'de kiraya verme şartıyla ev alabilirken almanya'da bu şartta yok.
0
avatar is back
(15.04.22)
Benim görüşüm vatandaşlık için 400.000 USD'nin sadece tek evden oluşması zorunlulugu, adamlar 100.000 USD'lik 4 ev alıp ta vatandaşlık alabiliyor.

Bir de vergisini verip aslında bu kadarlık ev almayıp vatandaşlık alanların tespit edilmesi lazım.

Başka ülkelerde paranın kaynagı sorulur o bizde yok.
0
liberal
(15.04.22)
yurtdışından ev satın alabilirsin ama vatandaşlık hediye etmiyorlar yanında.
0
deartheodosia
(15.04.22)
Yabanciya ev satisi milli guvenlik sorunudur, cunku bir sure sonra bayragi cekerler ulkene.
Bu yuzden butun devletler bu ise limit koyar.
Eskiden cok sinirliydi ve her ilde satis yoktu.
Hatay,mardin gibi illerden istese bile alamiyorlardi.

Simdi satis tesvik ediliyor sonu kotu bu isin. Esenyurt,fatih yabanci semt oldu
0
divit
(15.04.22)
Vatandaşlık alma kriterleri zorlaştırılmalı. Konut satışı sınırlandırılmalı ve ek şartlar getirilmeli.

Esenyurt, başakşehir, fatih gibi ilçelerde Türkler azınlığa düşecek yakında. Sadece Araplar değil, Avrupa ve ABD'liler de ev alıyorlar. İstanbul'da yaşayanların çoğu eski kiracı şu anda. Ev sahipleri piyasaya göre zam yapsa herkes kaçar.

Esenyurt'un resmi nufusu 1 milyona yakın. Gerçekte belki 1.5 milyon falandır. Nufusu bu kadar olan ülkeler var.
0
seaman
(15.04.22)
vatandaşlık alma kriterleri kesinlikle zorlaştırılmalı.
ev alınması ile ilgili engel değil de bölgesel kota getirilebilir gettolar oluşturulmaması için.
0
roket adam
(15.04.22)
Ben olsam bir ton sınırlama getiririm. En başta Türkçe sınavı. Üniversite sınavı düzeyinde 100 soruluk Türkçe testi olacak. Bir de dinleme ve konuşma sınavı olacak. Bu sınavı geçemeyene ev bile kiralanmasın. Her şey para değil. Her gelen kendi kültürünü getiriyor. Asıl sorun burada bence.
0
dissendium
(15.04.22)
divit +1. ben daha da sertim bu konuda. aldığı evi 5 sene satamayacak. ev alması sadece oturma izni sağlayacak, vatandaşlık 5 sene sonra yapılacak sınavla olacak. ve bu yolla vatandaş alımına sınırlama getirilecek. ayrıca bu konu referandum sonucu yapılmalı. ne ala memleket. 5 sene yönetsin diye seçtiğimiz kişiler ülkeyi satsın. apartmana yönetici seçtiğimiz adamın daireleri ya da otoparkı daire sahiplerine sormadan sattığını düşünün. ya da kat çıkmış olsun izin almadan. aynı olay :)
0
gabe h coud
(15.04.22)
Yabancıya asla ev ve arsa satılmamalı. Vatandaşlık zaten hiç kolay verilmemeli. Ev fiyatlarının artmasında bu önemli bir etken
0
photo85
(15.04.22)
çalışan iki kişinin neden ev alması hayal?

biraz eli yüzü düzgün bir işte 2 kişi 20bin tl alması anormal değil günümüzde.
bir bilemedin iki sene dişinizi sıkarsanız o kredi taksitleri enflasyonla baya hafifler. zaten şu an o öyle bir evin kirası 3-4bin tl civarı. 2 sene sonra belki 7-8bin olacak.

kimse kendini hiç sıkmak, zora gelmek istemiyor. tamam konut pahalı ama eskiden de ev dediğiniz öyle rahat rahat alınan bir şey değildi. (2020 yılındaki ilginç dönem hariç)
0
nuisance
(15.04.22)
Avusturya icin konusursam ab vatandasi olmayan kisiler ekstra basvuru ve bu basvurunun olumlu degerlendirmesi olmadikca ev/arsa satin alamiyorlar.
0
kuehles blondes
(16.04.22)
Elbette sınırlama gelmeli. Ülkede ekonomik kriz olmasa,yaşam kalitemiz yüksek olsa bile böyle rastgele konut satışı yapılmamalı. Gelişmiş bir dünya ülkesinde böyle bir şey olmaz, belirli bir oranda satış olur. Kalkan'ın yüzde kaçı ingizlilerin mesela,merak ediyorum. Yakında kendi bayraklarını asarlar,biz de ülkeyi vizeyle gezeriz.
0
asteriks
(16.04.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.