Giriş
(8)

Twitter

mg3929
44 milyar çok büyük para değil mi? Elon musk istese kendisi bi sosyal medya platformu kuramaz mıydı? Bu kuracağı yeri insanlara kullandırtabilecek kadar ünlü ve popüler değil mi bu adam?
44 milyar çok büyük para değil mi? Elon musk istese kendisi bi sosyal medya platformu kuramaz mıydı? Bu kuracağı yeri insanlara kullandırtabilecek kadar ünlü ve popüler değil mi bu adam?
0
mg3929
(26.04.22)
çok para mı bilmem de kimse twitter'ı bırakıp onun yaratacağı platforma falan geçmez.
0
bohr atom modeli
(26.04.22)
Abi Twitter gibi başka platform var mı şu an? Yok. Yani dediğin gibi platform kurunca herkes oraya akacak diye bir durum yok öyle olsa her popüler insan zaten açardı belki de açılmıştır batmıştır bilemiyoruz; orijinal olan her zaman tektir. En son Trump açacam diyordu ne oldu bilmiyorum.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(26.04.22)
Elon Musk'a paranın bir kısmını trump vermiş olamaz mı?
0
liberal
(26.04.22)
Normalde çok büyük ve gereksiz para böyle bir satın alma için. Bu tutarın temelde kendisine ait olduğunu da sanmıyorum.

diğer yandan geçmişte bir kaç tweetle kripto piyasasında bazı önemli hareketlere sebep oldu.
Baktı ki etkili bir araç almak daha mantıklı.
Düşünüldüğünde hazır bot ve tanınmış kişilerin hesapları sayesinde yeni algılar oluşturarak bu kâr edinme işini daha da körükleyebilir.

Nedense son iki senede devlet temsilcileri veya siyasi liderlerinden başka sadece zenginliğiyle öne çıkan isimlerin yaptıkları daha çok konuşulmaya başlandı.

Sanal dünyada buna benzer bazı el değiştirmeler olsa da çekincem daha çok gıda konusunda. Malum bir pahalılık var dünyada. Ucuzluk yönünden önemli toplum arasında iyice yer edinmiş zincir marketlerin "dışarıdan" satın alınması ile işler insanlar için çok daha karmaşık ve problemli bir hal alabilir.

Yine topraktan üretim için girdi maliyetleri çok arttı. Bu da üreticiyi zor durumda bırakıyor. Hazır satın almaya yönelme söz konusu olduğunda da marketler öne çıkıyor..
0
Erva
(26.04.22)
her üye olana 50 dolar versen bile twitter gibi bi kitle yaratamazsın.
0
jelly bear
(26.04.22)
Vali,kaymakam bile resmi duyurusunu buradan yapiyor artik.
Egm falan takip baslatiyor.

Gecmis satislara bakarsak 44 az bile.

Adam herhangi bir belediyenin hesabini kapatsa su anki baskan bir daha secilemez.
Herhangi bir ulkede hukumet degistirecek gucu var.
Trump'i piyasadan sildiler hesabini kapatarak.

Arkada devlet destegi vardir normal adama satilmaz boyle bir sey. Parasiyla bile alamazsin.
0
divit
(26.04.22)
yıllık resmi reklam geliri 4 milyar amortisman 11 yıl gibi oluyor.

onun haricinde gayri resmi politik ve borsa manüplasyon gelirleri mevcutsa değer bir yatırım.
0
alp9900
(26.04.22)
Elon Musk'ın öyle bir gücü yok, kimsenin yok.

Dikkat ederseniz sosyal medya platformlarının hepsi organik yapılar. Kimse Twitter'a, Facebook'a ya da Instagram'a bir önderin, patronun, öne çıkan bir ismin çağrısıyla vesaire toplanmadı. Dijital toplumdaki bir ihtiyacı karşılıyordu ve bu karşılık bulunca insanlar süreçsel olarak buralarda birikti.

Dahası bu mecralar organik yapısından ötürü yalnızca bir ürün olmanın ötesine geçti, hepsinin kendi kültürü var. Aynı dijital ülke gibi bunlar. Bir ekosistemin dinamiklerinin hepsini bir sosyal medya platforumuna da uygulayabilirsiniz.

Elon Musk yeni bir platform kursa ve insanları buraya toplasa dahi bu twitter, facebook ya da instagram olmaz, yeni bir şey olur. Ama Musk yeni bir şey istemiyor, Twitter'ı istiyordu.
0
akhenaten
(26.04.22)
(1)

Kur korumalı mevduat

meraklitursucu
Persembe günü vadem doluyor. Çarşamba kapanış kurunu mu dikkate alacaklar hesaplarken acaba?
Persembe günü vadem doluyor. Çarşamba kapanış kurunu mu dikkate alacaklar hesaplarken acaba?
0
meraklitursucu
(26.04.22)
Eğer değişmediyse vadenin dolduğu gün saat 11'de açıklanan kur baz alınacaktı.

Yani perşembe günü saat 11'de açıklanan kurdan paranızı alacaksınız.

Eğer değiştiyse ben de takipte olayım.
0
akhenaten
(26.04.22)
(8)

nişan bozulduğunda altınların durumu

coner
Nişan bozulduğunda altınları kız tarafı vermek istediğinde , erkek tarafı istemiyorum derse kız tarafı yinede iade etmeli mıdır yoksa o kabul etmedi diyip vermemeli midir?
Nişan bozulduğunda altınları kız tarafı vermek istediğinde , erkek tarafı istemiyorum derse kız tarafı yinede iade etmeli mıdır yoksa o kabul etmedi diyip vermemeli midir?
0
coner
(25.04.22)
Bence vermeli. Sonuçta o kişi artık yabancı oluyor. Altınlar niye kalsın.
0
dissendium
(25.04.22)
evlilik olsa neyse de nişanda verilmeli bence istenmese bile.
0
rose parks
(25.04.22)
bir ortak tanıdığa verilip yollanmalı. vicdanen rahatsız olurdum ben.
0
gatherer
(25.04.22)
İstemiyorsa verilmesin, rahatsız olacak olan da bi hayır kurumuna bağışlayıp dekontunu göndersin karşı tarafa.
0
lcha
(26.04.22)
kız tarafı altınları iade etmezse, erkek tarafı "yarım ağız denemek için istemiyorum demiştim, para avcısı çıktı kadın" diye gıybetini yaparlar. hem etik değil, versin gitsin.
0
Phoebe
(26.04.22)
Oha nişanda altın mı takılıyormuş? Çok gereksiz. Bence altınlar takanlara iade edilsin. Neden iki taraf bölüşüyor :d
0
banane yaaaa
(26.04.22)
Hiç istemeseler anlardım da teklif edilince geri çevirmelerine şaşırdım, çok da tuhaf bir şey.

Ben çok takmazdım açıkçası, 1-2 sene bekletir; "ya biz niye böyle saçma bi iş yaptık ki" diye geri dönen olmazsa değerlendirirdim.

Milletin parası bol demek ki anacım, bana ne? İster bende bırakır, ister sokağa atar. Arkamdan dedikodu yaparlarsa da yapsınlar. Zaten nişan bozulunca yeterince yapmışlardır, onlar ne kadar zarar verdiyse bunlar da o kadar zarar verir.
0
akhenaten
(26.04.22)
Kanuna gore dusuk degerli siradan esyalar geri istenmez.

Altin, mucevher vs... gibi pahali ve siradisi hediyeler geri varilir, verilmezse iade davasi acilabilir.

Benim annem esime nisanda gumus set takmisti, bazi kulturlerde var bu tarz taki olaylari.
0
cleric
(26.04.22)
(19)

zorsunmak kelimesini daha önce duydunuz mu?

birmilyonunvarmi
bu kelimeyi pek bilen yokmuş diyorlar doğru mu? bizim orada çok sık kullanılır.bizim orası editi: mersin
bu kelimeyi pek bilen yokmuş diyorlar doğru mu? bizim orada çok sık kullanılır.

bizim orası editi: mersin
0
birmilyonunvarmi
(25.04.22)
Duymadım.
0
John Bloor
(25.04.22)
Etrafımda duymadım Marmara bölgesinde büyüdüm, daha çok iç Anadolu güneydoğu Anadolu ait bir kelime sanki, Orhan Kemal kitaplarında da geçiyor
0
freebird5406_2
(25.04.22)
İlk kez duyuyorum.
0
mg3929
(25.04.22)
Ben de ilk kez duydum
0
megalomaniac
(25.04.22)
Adanalıyım ve evet duydum. hatta bazen kullanırım.
0
nuevo
(25.04.22)
duymadim.
0
baldur2
(25.04.22)
Sizin orası tam olarak neresi? Böyle bir kelimeyi duydum. Kökeni zorlanmaktan geliyor olmalı. Oraya gitmekte zorsundum. Yani içimden gelmedi, istemedim, yapamadım gibi bir anlam çıkıyor olmalı.
0
godspell
(25.04.22)
Adana ve çevresinde üşenmekle yakın anlamlı olarak kullanıldığını duydum, ben de kullanıyorum zaman zaman. Geçmiş zamanda kullanıldığına şahit olmadım, genel olarak ya şimdiki zamanda "çok zorsunuyorum", "gitmeye zorsunuyor" gibi ya da emir kipinde "hadi zorsunma kalk" şeklinde kullanıldığını gördüm. Geçmiş zaman için genelde üşenmek kullanılıyor.

Üşenmekle nüans farkı taşıyor gibi düşününce, burada temelde kişi üşeniyor da olabilir ancak esas mesela o şeyin kişiye o sırada zor gelmesiyle alakalı. Üşenmek daha pasif bir vazgeçmişlik anlamı taşıyorken, zorsunmak içsel bir çabayı da barındırıyor. "Yapmak istedim, ama zorsundum" gibi. Tabi üşenmekle eş anlamlı olarak da kullanılabiliyor.

Ama şöyle bir şey var, "amaan kim yapacak bunu şimdi" denilen bir durumda üşenmek fiilinin kullanılması daha olası. "şimdi bu işi de yapmak gerek ama ne vakit ve ne de enerjim" derken zorsunmak fiilini kullanmak daha olası.
0
akhenaten
(25.04.22)
duymadım hatta varlığına inanmadım gittim tdkdan check ettim o derece uydurmasyon geldi kulağa
0
neira
(25.04.22)
hiç duymadım.
0
king lizard
(25.04.22)
duydum, antep tarafı kullanıyor
0
veritaslibertas
(25.04.22)
Çukurova bölgesinde, özellikle Adana'da sıkça kullanılan bir kelimedir, bir işi yapmak konusunda üşengeçlik için kullanılır hatta fevkalade yaygın bir kelimedir.
0
solo
(25.04.22)
adana +1 demeye geldim.
0
patronaj1
(25.04.22)
Silifkeliyim sıkça kullanırım.
0
zwiegesprach
(25.04.22)
çorumdan sevgiler, duymadım.
bizde de heşlenmek var mesela çoğu kimse bilmiyor.
0
ananiyimioguz
(25.04.22)
Adanalı bir kişiden duyup öğrendim.
Daha önce bilmiyordum.
0
pro9it9is9
(25.04.22)
neira +1 çok uydurma geliyor kulağa.

Daha önce hiç duymamıştım. Benzeri bir de <erinmek> var, bunu da üniversiteye ilk başladığım sene oda arkadaşımdan duyup garipsemiştim.
0
kucukne
(25.04.22)
Türkiye'nin her yerinden insanla çalışıyorum, hiç duymadım.
0
jen
(25.04.22)
ben de duymadım ama yabancı da gelmedi
0
paintov
(25.04.22)
(11)

bulaşık makinası tuzu kullanıyor musunuz

roket adam
geçen arçelik servisten gelen eleman, istanbul suyu için tuz kullanmanıza gerek yok, makinaya tuz koymayın dedi. çok şaşırdık, detayını soramadık vakit olmadığı için. detayı nedir bu konunun? siz kullanıyor musunuz? tuz koymayınca kırmızı ışık yakıyor alet. sizde durum nasıl?
geçen arçelik servisten gelen eleman, istanbul suyu için tuz kullanmanıza gerek yok, makinaya tuz koymayın dedi. çok şaşırdık, detayını soramadık vakit olmadığı için. detayı nedir bu konunun? siz kullanıyor musunuz? tuz koymayınca kırmızı ışık yakıyor alet. sizde durum nasıl?
0
roket adam
(25.04.22)
sadece tablet kullanırım hiç tuz koymadım
0
jelly bear
(25.04.22)
istanbul'dayken bazen koyardım, sonra da ışık falan yansa da önemsemezdim.
ankara'ya taşınınca ilk yaptığım şey makineye tuz koymak oldu.

su acayip kireçli, tuz koymadan bulaşık yıkayınca bardakların üzerindeki yazılar vs. anında silindi ve her şey çok mat çıktı makineden.
mecburen kullanıyorum artık.
0
blatta hiberna
(25.04.22)
Ben kullanıyordum ama birkaç gün önce bize de servisten gelen biri İstanbul’da Anadolu Yakası’nda tuz kullanılmaması gerektiğini söyledi.
0
ms brownstone
(25.04.22)
Kullanmıyoruz.
Tuz ışığının yanmaması için bir ayar oluyor makinelerde, kullanım kılavuzunda yazar
0
kobuzchu kiz
(25.04.22)
Tamamen bullshit.

Bardaklarınız çizik çizik olur ve mat çıkar. Koyup unutuyorsunuz zaten, para desen para değil yani niye koymayalım?
0
Arthur Dayne
(25.04.22)
@arthur Dayne
Tamamen eşyalarınızın sağlığı için...

Özellikle son dönemde, 3ü 1arada tablet deterjanların kullanımının yaygınlaşması ile birlikte artık Bulaşık makinalarında tuz ve parlatıcı kullanmaya gerek kalmadı. Çünkü tuzun fazlası suyu olması gerektiğinden daha yumuşak yapar. Yumuşak su deterjanı aktive etmez, dolayısıyla makineden sürekli kirli kalmış, temizlenmemiş eşya almak zorunda kalırsınız.
Mantık basit; tuzu, parlatıcıyı,deterjanı ayrı kullanıyorsanız makineye yeteri kadar ekleyin. Semtinizdeki suyun yumuşaklığı yeterliyse tuzu kullanmayın.

İkisi bir arada tablet kullanıyorsanız makinaya sadece tuz ekleyin. Yine eğer su yumuşaksa tuz kullanmayın.

Üçü bir arada tablet kullanıyorsanız makinaya hiç bir şey ilave etmeyin. Eğer suyunuz yumuşaksa, gerekirse ikisi bir arada tablete dönün.

(eski bir yetkili servis çalışanı)
0
balik kraker
(25.04.22)
İstanbulda kullanmıyorduk ama bir süredir didimdeyiz, burada sular aşırı kireçli. tablet kullanıyoruz ama yine de tüm bulaşıklar benek benek su lekeli halde çıkıyor. Tuz koyunca da dedikleri gibi deterjanın etkilerini azaltıyor sanırım, bazen tam yıkamıyor. Nasıl yapıcaz bilemedim. Tuz ekleyince su lekeleri falan gidiyor çünkü.
0
ananiyimioguz
(25.04.22)
Tuz koymamıza rağmen bardakların rengi bozulmuştu servisi çağırdık suyun kirecini ölçüp ona göre makinenin tuz alma ayarını yaptı düzeldi.
Kirecini ölçtürecek bir servis bulursan daha iyi olur
0
kararsızataletfilozofu
(25.04.22)
Kullanıyorum, İstanbul'dayım. Kullanmayınca bariz gözle görülür bir fark oluyor, bulaşıklar sanki kurumuş ahşap gibi çıkıyor. Nasıl olur demeyin, oluyor.

Kullanınca ıslak mermer gibi sert bir yumuşaklık ve pürüzsüzlük oluyor üzerinde.

Zaten tuz uzun süre gidiyor ve çok bir masrafı da yok. Bence kullanmamaya değmez.
0
akhenaten
(25.04.22)
arabaya yağ neyse, makine için tuz o . 2-3 sene sonra anlarsın hatanı.
0
ehti
(25.04.22)
elbette ki kullanıyoruz. parlatıcı da.
0
gozo
(25.04.22)
(3)

Bu kilise hangi dine ( cemaate ) ait

dunyatuhaf
Htistiyan kilisesi , ordadoks , etmeni ,Acaba belli olur mu ? Altta ismi de yazıyor Ermenice mi Bulgarca mı bilen var mıdır
Htistiyan kilisesi , ordadoks , etmeni ,
Acaba belli olur mu ?
Altta ismi de yazıyor Ermenice mi Bulgarca mı bilen var mıdır
0
dunyatuhaf
(24.04.22)
ermenice. transkripti ՍՏՈՒՍՈՑ ՏՈՒՆԸ yanlış harf kullanmadıysam.
0
dr doofenshmirtz
(24.04.22)
Evet ermenice, ancak ermeni katolik kiliseleri de var. Direkt ortodoks diye düşünmeyin başka bir detay bilinmiyorsa. Çünkü kullanılan haç latin haçı gibi duruyor, o beni biraz işkillendirdi.
0
akhenaten
(25.04.22)
@dr doofenshrmitz harfleri google ceviride yanlış ev olarak cevriliyor ermeniceden.
0
rockinside
(25.04.22)
(5)

İlk defa spor salonu/macfit

bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
Netten kayıt olup gideceğim. Spor ayakkabı, kıyafet vs orada iken normal kıyafetleri nereye koyuyoruz? Daha önce prof anlamda spora gitmedim. Hazır beslenmeyi düzene sokmuşken başlayayım diyorum. İşk giderken vs nelere dikkat etmek lazım? Yıllık paket aldım acaba hoca vs yardımcı olur mu? Giden arka
Netten kayıt olup gideceğim. Spor ayakkabı, kıyafet vs orada iken normal kıyafetleri nereye koyuyoruz? Daha önce prof anlamda spora gitmedim. Hazır beslenmeyi düzene sokmuşken başlayayım diyorum. İşk giderken vs nelere dikkat etmek lazım? Yıllık paket aldım acaba hoca vs yardımcı olur mu? Giden arkadaşlar bilgi verirse sevinirim
0
bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
(24.04.22)
Soyunma odasında dolaplar var oraya koyabilirsin her şeyini. Yanında değerli, çalınacak bi şey götürme ya da dolaba takmak için bi asma kilit al. Hocalara ekstra para verip personal training hizmeti alırsan ilgilenirler yoksa ilgilenmezler. Girişteki resepsiyona bu konuyu sorabilirsin fiyatlarını öğrenmek için.
0
mg3929
(24.04.22)
Salona giriş için Mac+ uygulamasını yüklemen gerekir. Bu uygulamada hareketlerin nasıl yapıldığı, aletlerin kullanım videoları ve örnek programlar var. Kırmızı tshirtli arkasında bana sorabilirsiniz yazan hocalardan destek alabilirsin.

ilk kayıtta fittest diye birşey vardı, uygulamadan randevu alarak 30 dakikalık test ve tanıtım seansına katılabiliyorsun.
0
Northern Mariner
(24.04.22)
Salona gitmeden deodorant kullanmayı ve ter havlusu götürmeyi ihmal etmeyin. Havlunuzu süs olarak bulundurmayın, aletleri kullanırken özellikle terli sırtınızın, poponuzun denk geldiği yerlere serin.

Duş alacaksanız içerde şlaps şlaps dolaşmak yerine yanınıza bir de parmak arası alırsanız hem rahat olur hem de mantardan korunursunuz.
0
akhenaten
(24.04.22)
*Aletlere teninizle/terinizle temas etmemek için havlu.
*Salonda giyeceğiniz temiz ayakkabı.
*Avuç içleri bir süre sonra soyulabiliyor, fitness eldiveni düşünülebilir.
*Kıyafet: şort+tişört yeterli. Tişörtün kaliteli olması faydalı olur.
*Yedek tişört olabilir.
*Eşyalarınızı soyunma odasındaki dolaplara koyuyorsunuz. Kimisi şifreli oluyor, kimisi asma kilitli. 5 liraya bi asma kilit alsanız iyi olur.
*Duş için ayrı havlu, ufak şişeye şampuan+duş jeli ve ıslak yerlere basmamak için parmak arası terlik. Terlik özellikle mantar için şart bence.
Duştan çıkınca tarağa ihtiyacınız oluyorsa yanınıza alın. Saç kurutma makinesi orada oluyor.


Hocalar yardımcı olur. Konuşursunuz isteğinize ve durumunuza göre bir program yazarlar. Onu kendiniz uygularsınız.

İlk aklıma gelenler bunlar...
0
invictae
(24.04.22)
re-rack your weights. yani agirliklarini sehpalarina geri birak. bir iki yila ne demek istedigimi anlayacaksin.
0
alperz
(25.04.22)
(4)

Bizans ikonalarindaki yuvarlak

ismim ibrahim
Nedir ? İsada Meryemde bizans imparatorlarinin yüzünün etrafında bulunan altın renkli yuvarlağın anlamı nedir acaba ?
Nedir ? İsada Meryemde bizans imparatorlarinin yüzünün etrafında bulunan altın renkli yuvarlağın anlamı nedir acaba ?
0
ismim ibrahim
(23.04.22)
dissendium
(23.04.22)
Hale

en.m.wikipedia.org(religious_iconography)#:~:text=On%20painted%20wares%20from%20south,who%20was%20mother%20to%20Achilles.
0
hot potato
(23.04.22)
Kısaca, Güneş. Bu çok eskiye dayanan bir gelenektir, Eski Anadolu'da Hitit dönemi Güneş Tanrıçası figürlerine bakarsan mesela kafalarının arkasında büyük bir şapkaya benzer şekilde bir güneş vardır. Aynı şekilde Mısır ikonografisinde de kafanın tepesinde bir disk haline güneş görülür.

Eski uygarlıklarda güneşin hem kendi başına tanrı olarak kişileştirilmesi var hem de diğer bazı tanrıların tanrısallığını simgelemek üzere kullanımı var. Ayrıca krallıkta da güneş önemli bir sembol. Hitit kralları mesela metinlerde kendilerini güneş olarak tanıtırlar.

Bu sembol buradan yüzyıllar boyunca kaya kaya Hıristiyanlığa kadar gelmiş, azizlerde, imparatorlarda ve İsa ile Meryem'de kullanılmış.
0
mantheman
(23.04.22)
Sadece bizans ikonalarımda değil, batı hristiyanlığında da var.

Batı kültüründe en erken kullanımları antik yunan'da helios tasvirlerinde görülüyor.

Helios güneş olduğu için, onun başının arkasından dairesel şekilde oklar tasvir edilir, ışık yaydığını sembolize etmek amacıyla.

Temel olarak aynı anlamda, dinsel açıdan öne çıkan kişiliklerin, kutsal ruhun ışığını yaydığını sembolize etmek için bir hale kullanılıyor.

Eski çizgifilmde ölüp melek olan karakterlerin kafasının üstündeki sarı çemberle aynı şey ikonalardaki.
0
akhenaten
(23.04.22)
(9)

Flörtözlük

tamam sakinim
Sevgilimin flörtöz davrandığını düşünüyorum. Fakat kendim mi abartıyorum yoksa gerçekten mi öyle anlayamıyorum çünkü olayları onun anlattığı kadarıyla biliyorum. İşyerinde bir veli ile 2 saat konuşması(konuşma içeriği kadının eski evliliği falan) fakat bana ben ne yapayım göndereyim mi kadını kapı d
Sevgilimin flörtöz davrandığını düşünüyorum. Fakat kendim mi abartıyorum yoksa gerçekten mi öyle anlayamıyorum çünkü olayları onun anlattığı kadarıyla biliyorum. İşyerinde bir veli ile 2 saat konuşması(konuşma içeriği kadının eski evliliği falan) fakat bana ben ne yapayım göndereyim mi kadını kapı dışarı demesi beni arada bıraktı.dediğine göre sürekli odadan çıkıp başka işlerle uğraşmış ama kadın gitmeyip beklemiş. Buna benzer birkaç olay daha yaşandı. Kısacası sevgilim ona asılan olduğunu fakat kendisinin bir tepki vermediğini dile getiriyor fakat ben tepkisizlik de bir tepkidir çünkü tepkisizliğin ilişkimize zarar veriyor dedim. Sizce abartıyor muyum?
5 aylık ilişki bu arada. Tip olarak eli yüzü düzgün biri, müdür konumunda, elbet asılan olabilir fakat ben kibarca terslenebileceğini düşünüyorum. Çünkü ben aynı durumda kalınca öyle yapıyorum.
0
tamam sakinim
(22.04.22)
Bence hem haksız hem haklısınız.

Flörtöz olmak bir karakter meselesi sanırım. Bazı insanlar ufak çaplı flörtleşmeleri seviyor, kendine güveniyle ilgili görüyor vesaire. Bu sadakatsiz olacağı anlamına gelmiyor, tabi bahsettiğim flörtten kasıt tutup karşılıklı romantik vakit geçirmeler değil. İltifat almayı ve kendilerine iltifat edenlerle ayaküstü laflamayı sevebiliyorlar, ancak karşılarındaki kişi aktif olarak yürümeye başladığında mesafeyi koymayı biliyorlar.

Bu tipi iyi tanıtorum çünkü yakın arkadaşlarımdan biri böyleydi, hala öyledir belki bilmiyorum işten güçten dolayı uzak kaldık zamanla.

Dolayısıyla evet, sevgiliniz bu kişilere kibarca sınır çekebilir haklısınız. Yani kimse iyilik olsun diye biriyle flörtleşmek durumunda değil, öyle bir dünya yok. Ayıp eden kişi sınır çekildiği halde bu tavrını sürdüren kişi olur, sevgiliniz değil.

Ama haksız olduğunuz kısımsa bunlar zorlamayla ısrarla olacak şeyler değil. Siz neyi doğru neyi yanlış bulduğunuzu anlatırsınız, baktınız olmuyor ya kendi yolunuza gidersiniz ya da bir süre gözlemleyip güvenebileceğinizi anlatsanız bu meseleyi kafanızdan atarsınız. Ancak böyle bir sorun bir çözüme kavuşmadan ilişki sürmez bana göre.
0
akhenaten
(22.04.22)
akhenaten, kesinlikle kısıtlamaya girişmiyorum. İçten yapılmayan hiçbir eylemin benin gözümde anlamı yok. Ben dediğiniz gibi yanlış bulduğumu, müthiş bir öngörüye sahip olmaya gerek olmadığını, bu tavırlarla ilişki sürdürmenin mümkün olmadığını dile getirdim. Ona empati yaptırdım, aynı olayı yaşasaydım sen ne yapardın diye, hem sana hem o kişiye sinirlenirdim dedi mesela. Ben de bana olan sevgini sorgula bence dedim, buna çok sinirlenip üzüldü, sevgimi sorgulayamazsın falan dedi konu kapandı öyle. Ama içten davranasım gelmiyor benim şuan, trip yapmak değil bu, içimdeki heves söndü.
0
🌸tamam sakinim
(22.04.22)
Sürekli odadan çıkması da bir tepki. Müdürün odasında iki saat oturan kadının kafası normal değil bence.
0
dissendium
(22.04.22)
dissendium, ya bunu elbet ben de düşünüyorum kafamı bu karıştırıyor zaten fakat iletişim karşılıklı olan bir şey. Kadın eski evliliğinden bahsederken kalas gibi karşısında durmamıştır ki o diyalog 2 saat sürmüştür bence. Ya ben insanlara güvenmemeye yer arıyorum zaten elime böyle malzeme verince de direkt soğuyorum. Yine de yargısız infaz yapmak istemiyorum, ancak bence insan isteyince tavrını çok net belli edebilir karşı tarafa.
0
🌸tamam sakinim
(22.04.22)
Kendisi ben sinirlenirdim dediyse bence konu kapanmış aslında. Kendi kızacağı şeyleri kendisi de yapmamalı. Başkasına ayıp olmasın diye size ayıp etmesinin pek bir açıklaması yok. Başkasının minneti sizinkinden kıymetli olmamalı. Bir insan hayır demeyi bilmeli. Bu sefer bu kadar katı yaklaşmamın sebebi kendisinin buna sinirleneceğini açıkça söylemesi oldu.

Diğer taraftan benim gördüğüm kadarıyla bir insana "bana olan sevgini sorgula", "sen aslında beni sevmiyorsun", "bu yaptığın bana değer vermediğini gösteriyor" gibi sözleri birkaç defa sarf ederseniz bu kişi bunu gerçek olarak kabul edip gerçekten size olan sevgisi azalabiliyor.

Bence empati yaptırıp o böyle yaptığında sizin o anda ne hissettiğinizi söyleyip konuyu burada bırakıp onun fikrini almanız ve cevabını dinleyip konuyu üç nokta koyarak kapatmanız bence daha sonuca ulaşan bir tutum gibi.

Her ilişkinin dinamiği farklı tabi, kendiniz için en iyisini siz bilirsiniz.
0
akhenaten
(22.04.22)
sevgilinin kolaylıkla başa çıkabileceği bir şeyken izin veriyor, hoşuna gidiyor gibi anladım. bu arada kibarca terslenmez. kadının sınırlardan anlaması lazım. demek ki sınır konmamış. insan istediği zaman öyle dümdüz business bakar ki, ben burada sadece iş için duruyorum ya da biz arkadaş değiliz hissini karşıya yansıtır.

burada "work spouse" gibi bir durum oluşmak üzere.
0
gabe h coud
(22.04.22)
@Akhenaten in iki cevabına da +1 +1
0
freebird5406_2
(22.04.22)
gabe j coud +23
0
baldan kaymak
(22.04.22)
ben iş yerinde olan ve söylemese gerilmeyeceğiniz bu şeyi size nasıl ve neden anlattığını hiç anlamadım. yani aklıma ilkel bir takım şeyler geliyor ama...
0
hep yorgunum
(22.04.22)
(5)

psikolog.. terapist.. psikiyatrist ?

jepa
daha önce hiç yardım almadım. o yüzden hangi alana başvurmam gerektiğini de bilmiyorum. şu an işsizim.. bu işsizlik sürecinde uzun süredir beraber olduğum kız arkadaşımdan da ayrıldım. evde de pek huzurlu değilim. yaşadığım apartmanda gürültülü aileler yüzünden kavga etmeme az kaldı. kısacası patlam
daha önce hiç yardım almadım. o yüzden hangi alana başvurmam gerektiğini de bilmiyorum.

şu an işsizim.. bu işsizlik sürecinde uzun süredir beraber olduğum kız arkadaşımdan da ayrıldım. evde de pek huzurlu değilim. yaşadığım apartmanda gürültülü aileler yüzünden kavga etmeme az kaldı. kısacası patlamaya hazır biriyim. bunların dışında bazı takıntılarım var yıllardır süren ama bu süreçte daha çok öne çıktı sanırım. örneğin odaya girdiğimde yere düşmüş bir şey görüyorum tam arkamı dönüp gideceğim onu almazsam bana, vücuduma zarar geleceğini veya kötü bir şey olacağını düşünüyorum gidip yerden alıyorum. yatağa girmeden önce bir eşyanın yamuk durduğunu görüyorum.. 10 dk sonra onu düzeltmezsem ailemden birine zarar geleceğini düşünüyorum yataktan kalkıp onu düzeltiyorum.

gece yattığımda birçok tartışmanın içinde buluyorum kendimi.. yaptığım yanlışlarla boğuşuyorum, karşımdaki birisiyle siyasi tartışma yapıyorum vs.

şu uzmana gitmen lazım yada bu haptan iç seni rahatlatır gibi önerileriniz var mı?
0
jepa
(21.04.22)
hocam issizsen psikolog, terapist bunlari unut. yani paran yoksa

erenkoyden randevu al
0
nibba
(21.04.22)
Buradan direkt ilaç önerisi alma sakın. Psikologlar bile ilaç yazamıyor.

Psikolog ile psikiyatr arasındaki fark psikiyatrlar tıp fakültesi mezunu ve ilaç yazma yetkileri var. Takıntıların obsesif kompülsif bozukluk. Bunun için illa ilaç alman gerekiyor diye bir şey yok. Bunu da sana zaten görüşeceğin psikolog/psikiyatr söyler. Bu ikisinin birlikte çalıştığı durumlar oluyor. Psikolog terapi ile düzelmeyecek durumlarda psikiyatra yönlendiriyor falan.
Kendi kendine tartışma durumu da dissosiyatif kimlik bozukluğu olabilir (tamamen tahmin yürütüyorum alakası bile olmayabilir). Bunların tespiti ve tedavisi için klinik psikolog ya da psikiyatra gitmen lazım. "Şu ilacı al geçer" ya da "boşver takma kafaya" demeyle geçecek şeyler değil.
0
himmet dayi
(21.04.22)
internette vardir bunun grubu/forumu vs. ingilizceniz var mi? arastirayim sizin icin. reddit'te kesin vardir mesela.
0
bir varmis bir yokmus
(21.04.22)
Ben kendi yaptığımı anlatayım. Doktorların isimlerinin ve yorumlarının olduğu siteler var. Onlara girip haritadan bana yakın olanları bulup tek tek aradım, mesaj attım. Kendimle ilgili bir şeyler söyledim, beklentimi yazdım, seans süreçleriyle ilgili soru sordum. Sonra kafama ve cüzdanıma uyan birini bulup gitmeye başladım. Memnun da kaldım. Ama kafamda zaten nasıl birine gitmek istediğim de aşağı yukarı belliydi.
İşsizken bence de erenköy olabilir. Her hafta gitmek zorluyor biraz. Bazıları terapi için de ayrıca ücret alıyor.

Uzman birinin söyleyeceği ve uygulayacakları dışındaki her şey geçici olacak belki daha kötü olacaksınız.
0
jazzabel
(22.04.22)
Öncelikle psikiyatriste gidiyorsunuz, doktor ilaç tedavisi önerirse gerekli ilaçları kullanıp randevularınıza düzenli giderek tedavinin ne derece verimli olduğuna bakıyorsunuz. Eğer gerekli görürse doktor size terapi ya da pskolojik danışmanlık almanızı önerir.

Bazen maddi durumu kısıtlı olanların ciddi terapi isteyen halleri olursa üniversite hastanelerinde ücretsiz terapi desteği sağlanabiliyor, ancak bu genel bir durum değil. O sürede böyle bir olanak varsa doktor gerekli görürse size önerebilir.
0
akhenaten
(22.04.22)
(3)

Belirli bir kanuna göre çıkarılan yönetmeliklere erişim

akhenaten
X kanununa referans veren, X kanununun bir ya da birkaç maddesine göre hazırlanmış yönetmeliklerin tümünü bir liste halinde görebilmenin bir yolu var mıdır?
X kanununa referans veren, X kanununun bir ya da birkaç maddesine göre hazırlanmış yönetmeliklerin tümünü bir liste halinde görebilmenin bir yolu var mıdır?
0
akhenaten
(21.04.22)
Söz konusu kanun hangi kurum/kuruluşa hitap ediyorsa sitesine bakabilirsiiniz. Ama toplu halde bulunurlar mı kesin bir şey söylemek zor. Ayrıca yürürlükten kaldırılan kanun ve yönetmelikler de söz konusu.
Diğer bir arama kavramı olarak: yönetmelikler külliyatı
0
Erva
(21.04.22)
Yayamama bir yöntem buldum, merak eden olursa yazayım

mevzuat.gov.tr'de yönetmelik arama ekranında ilgili kanunun adını yazıp arama kriterini "içerik" olarak değiştirince metnin içinde o kanunun adı geçen tüm yönetmelikler geliyor
0
🌸akhenaten
(21.04.22)
T.B.M.M. Kütüphanesi işinize yarayabilir. Linkteki Ulusal Veritabanları başlığına özellikle bir göz atın: www5.tbmm.gov.tr
0
alfired
(23.04.22)
(6)

Definecilik hakkında

Kaleci Saçlı Forvet
Definecilik yasak mı? Arkadaşlarla aramızda tartışıp bi sonuca varamadık ben yasak değil diyorum yani gerekli izinleri vs vardır onlar alınıp yasal olarak yasaklanmamış bi bölge de varsa istediğin gibi definecilik yapılabilir ama bulduğunu devlete vermek zorundasın, devlet de zaten pay veriyor sana.
Definecilik yasak mı? Arkadaşlarla aramızda tartışıp bi sonuca varamadık ben yasak değil diyorum yani gerekli izinleri vs vardır onlar alınıp yasal olarak yasaklanmamış bi bölge de varsa istediğin gibi definecilik yapılabilir ama bulduğunu devlete vermek zorundasın, devlet de zaten pay veriyor sana. Arkadaşlar diyor ki yok abi her türlü yasak, argüman falan da yok. Yasak mı değil mi? Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(19.04.22)
Yönetmeliği var,
Pratikte durum nedir, onu bilmiyorum.

www.mevzuat.gov.tr
0
michael_knight
(19.04.22)
Ya bu sabah ya da dün haber vardı bu konuda, uzmanı olan kişi dedi ki

"hukuken aramak yasak değil, istediğiniz yerde arayabilirsiniz. ama kazı yapmak yasak. Kazı yapmak için gerekli izinleri almak zorundasınız"
0
John Bloor
(19.04.22)
Yukardaki cevaplara ek olarak: Izinli kazida bulduklarinizi devlet sizden alir, deger bicer ve odegerin yarisini oder.

O yuzden cogu insan kacak kazar, bulursa kacak olarak satar.
0
cleric
(19.04.22)
Türkiye'de bulunan ve bulunacak olan bütün tarihi eserler, bütün yer altı kaynakları devlete aittir. Eğer bir vatandaş bulursa devlet ona yasal payını verir ve bulunanı alır. Başka bir yerde bulmayı geçtim, kendi arazinizde bulsanız bile durum aynı.

Belirtildiği gibi bir kanunu var ve bulunduğunda yapılacak tek şey; devlete bulduklarınızı teslim edip payınızı almak, yani bu konuda haklısınız.
0
yeninesiltupcu
(19.04.22)
Pay alma konusuna açıklık getireyim, dünya kültür mirasından alacağınız bir pay yok, gidip de örneğin antik yunan, hitit, frig eserleri üzerinde kazı yapamazsınız eğer kazdığınız yerde dünya kültür mirası sayılabilecek bir buluntuya denk gelirseniz bunlar müzeye gider. Bunlar herkesin ortak malıdır dolayısıyla size ait değillerdir, herkese aittirler. Bunlar üzerindeki kazı çalışmaları da zaten bilimsel ve sistematik bir kazı sürecidir. Define kazar gibi kazılamaz. Bu tip buluntular kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanunu ile korunur.

Defineden kasıt savaş vb. sebeplerle mal varlığını satıp altına vesaireye çevirerek gömen kimselerin orada orada sahipsiz kalmış olan, sizin de bir şekilde harita vb. yollarla varlığından haberdar olduğunuz şeylerdir.

İlgili kanunda da belirtiliyor zaten, ancak genelde defineciler bu kısmı gözden kaçırır :)
0
akhenaten
(19.04.22)
Yasak olan izinsiz kazı yapmak. İzin alırsan Kendi arazindeysen %50'sini başkasının arazisindeyse %40'ı verir müze müdürlüğü.
0
elitoangelito
(21.04.22)
(19)

Cuzdaninizda paralar nasil sirali

floydian
Ben hep buyukten kucuge dogru siraliyorum disaridan iceriye olaacak sekilde. Sizde boyle bir takinti var mi?
Ben hep buyukten kucuge dogru siraliyorum disaridan iceriye olaacak sekilde. Sizde boyle bir takinti var mi?
0
floydian
(19.04.22)
cuzdan kullandigim zamanlarda ayni sekilde siraliyordum ben de. sonra cuzdani kullanmayi biraktim.
0
lemmiwinks
(19.04.22)
Değeri büyük olan paralar boyut olarak da büyük olduğu için ben de öyle yapıyorum.
0
pispinti
(19.04.22)
Nakiti sadece istanbulkart yüklemek için bulunduruyordum, artık onu da online yüklediğim için hiç nakit taşımıyorum.

Pandemiden sonra fırın bile temassız çekim yapıyor kolayca.

Ama taşıdığım zamanlarda sık kullanılan küçük paraları elimi sokup hemen çekecek şekilde dışa, kolay ulaşılır yerlere, 100-200 lira gibi büyük (evet, ben nakit kullanırken büyük paraydı bunlar swh) daha zor ulaşılır yerlere koyuyordum.
0
akhenaten
(19.04.22)
Sadece takıntı değil. paralara ulaşma ve kalan miktarı tespit kolaylığı sağlar
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(19.04.22)
Genelde büyükten kucuge. Ama bazen aceleyle rastgele soktugum da oluyor.

Kolaylık sagliyor +1
0
stavro
(19.04.22)
Stavro +1
0
ceketimi alip cikcam
(19.04.22)
bende tam tersi bi alışkanlık var. tee çocukken atmye para çekmeye beni yollarlardı ekmek almaya yollar gibi. biri elimden kapmasın diye küçük olanı dışarda olacak şekilde katlar elimde tutardım. tabii cüzdanım çantam filan yok elimde taşırdım. o zamandan beri alışkanlık oldu, şimdi hiç düşünmeden küçük olan en dışarda olacak şekilde koyuyorum hala.
0
pide
(19.04.22)
iç içe ama küçükten büyüğe.zaten büyüğün sayısı az oluyor :')
0
since1907
(19.04.22)
cüzdan kullanmıyorum. sadece kimlikler ve kartlarım var kartlıkta.
ama cebime koyduğum paraları ben de benzer düzende koyuyorum en alta en büyük para gelecek şekilde sıralıyorum ve içe ortadan bir sefer katlayıp ön sol cebime koyuyorum.

ön sağ cebe anahtar ve e-imza(çakmak cebine bozuk oara)
sağ arka kartlık
sol arka telefon

20 yıldır bu şekilde düzenim. hiç şaşmaz.
0
teritori
(19.04.22)
ben atamın yüzü aynı yöne bakacak şekilde sıralıyorum. (takıntım bu) sayısal olarak büyükten küçüğe sıralarım.
0
Improbable
(19.04.22)
stavro +1

ayrıca Improbable +1
0
blatta hiberna
(19.04.22)
bozuk para cüzdanım var anne tipi fermuarlı 100 liraya kadar olan bozuk paralar ile metal paraları koyuyorum. montumun cebinde hep elimin altında. diğer paraları (olursa çünkü yanımda para taşımayı pek sevmiyorum) çantamdaki esas cüzdanıma karmaşık bir şekilde koyuyorum.
0
naksidil
(19.04.22)
en büyük banknot dışarıda olacak şekilde büyükten küçüğe, atatürk resimleri düz ve içeri bakacak şekilde diziyorum.
0
kibritsuyu
(19.04.22)
kesinlikle rasgele. bu duyuruyu okuyana dek siralamk dizmek falan aklimin ucundan gecmemisti.
0
hot potato
(19.04.22)
artık cüzdan. kullanmıyorum kartlıkta kartlar var para yok. ancak eskiden ve gerektiği zamanlarda dışarıda küçük paradan içeriye doğru büyük para olacak şekilde sıralarım. zaten olması gereken de bu.
0
turbo sadık
(19.04.22)
Stavro +1

Artık nakit taşımıyorum. %100 kart ..
0
mezarstone
(19.04.22)
Atatürk hep aynı tarafta ve soldan sağa doğru küçükten büyüğe olacak şekilde.
0
dissendium
(19.04.22)
pek nakit taşımıyorum ama olursa da değeri en küçük olan en dışta olacak şekilde ikiye kıvrılmış olarak sağ kıç cebine koyuyorum.

milletin önünde cebimden çıkarınca fazla para varmış gibi gözükmesin diye.
0
chezidek
(19.04.22)
Buruşuk ve rastgele.
0
ruhen hastayim ben
(19.04.22)
(3)

espri nedr?

freedonia
soru baslikta
soru baslikta
0
freedonia
(15.04.22)
sebastian bi ara usaklar icin kullaniliyodu sanirim. orda kadin cay dok sebastian diye bisi paylasmis, adam da gercek biri sanip kim bu diye soruyor.

tahminlemem bu kadar.
0
fakyoras
(15.04.22)
bi ara saçma rakı masası muhabbetleri sözleri paylaşılan bir dönem vardı, doldur be meyhanecinin daha edebi versiyonu gibi oraya buraya yazarlardı. çay koy sebastian bu gece dedikodunun dibine vuracağız gibi.
0
nahtoderfahrung
(16.04.22)
Sebastian olayı bahsedilen gibi, facebook'un aktif olduğu dönemlerin birinde instagramı da kısmen içine katan yerlerde böyle sitemli sözler falan paylaşılıyordu.

Bunların toplu halde bulunduğu bir sayfa hatırlıyorum hatta, belki vardır hala adı; "Söyle Sebastian"

"Hayatı terbiye edemiyorsan gülerek küfredeceksin Sebastian." "Neyin var anlat diyorlar, anlatıyorsun boşver diyorlar Sebastian" tarzı kısa cümlelerin paylaşıldığı bir furya.

Adam da kim bu sebastian diye sormuş işte. Çok da şey değilmiş espri. Ben anladığım halde gülmedim valla.
0
akhenaten
(16.04.22)
(13)

Yabancılara konut satışı

Arthur Dayne
Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sınırlama gelmeli mi? Nasıl bir önlem alınmalı sizce? En kötü ev 750.000 tl. 1m dan aşağı oturulacak ev yok da hadi 750.000 olsun. 750.000 tl nin kredisi aylık 12.000 tl. Çalışan iki kişinin ev alması mümkün gözükmüyor. Hele bir de çocukları varsa tamamen hayal oluyor. B
Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sınırlama gelmeli mi? Nasıl bir önlem alınmalı sizce?

En kötü ev 750.000 tl. 1m dan aşağı oturulacak ev yok da hadi 750.000 olsun. 750.000 tl nin kredisi aylık 12.000 tl. Çalışan iki kişinin ev alması mümkün gözükmüyor. Hele bir de çocukları varsa tamamen hayal oluyor.

Bir Türk, gidip elini kolunu sallayarak Avrupanın herhangi bir ülkesinde parasını verip ev sahibi olabiliyor mu?
0
Arthur Dayne
(15.04.22)
Buna getirilecek sınırlama yamama bir iş olur. Sınırlama getirilmek istense zaten mülk edinmeyle vatandaşlık kanununda değişikliğe gidilir.

Şimdi ortada şöyle bir şey var, siz 10 taş getirene bir kavanoz bal vereceğim deyip sonra insanlar taş bulamasın diye ortalıktaki taşları toplatırsanız bu çok manasız bir iş olur.

Yabancıya ev satışlarının düşmesi isteniyorsa bu ancak 10 taş değil, bunu makul bir talebe indirgeyecek bir sayı istemeyle olur, atıyorum 1000 taş getirene bal vereceğim diyebilirsiniz ya da ben artık taşla bal vermiyorum diyebilirsiniz.

Olması gereken bu.
0
akhenaten
(15.04.22)
artık bir türk vatandaşının ev alamaması alım gücünün yerle bir olmasından kaynaklanıyor. yabancı ile pek alakası yok açıkçası. sınırlama getirilemez ancak ev alana vatandaşlık hediye saçmalığı kaldırılırsa talep azalır.

konut krizinin iki çözümü var. türkiye'de mesela 6,5-7 milyona yakın mülteciyi gönderirsen kafadan 1,5 milyon konut boşa çıkar. bu piyasayı baya rahatlatır.

bir türk avrupa'nın herhangi bir yerinde istediği gibi ev alabilir evet. onların da şartları var ama. mesela ingiltere'de kiraya verme şartıyla ev alabilirken almanya'da bu şartta yok.
0
avatar is back
(15.04.22)
Benim görüşüm vatandaşlık için 400.000 USD'nin sadece tek evden oluşması zorunlulugu, adamlar 100.000 USD'lik 4 ev alıp ta vatandaşlık alabiliyor.

Bir de vergisini verip aslında bu kadarlık ev almayıp vatandaşlık alanların tespit edilmesi lazım.

Başka ülkelerde paranın kaynagı sorulur o bizde yok.
0
liberal
(15.04.22)
yurtdışından ev satın alabilirsin ama vatandaşlık hediye etmiyorlar yanında.
0
deartheodosia
(15.04.22)
Yabanciya ev satisi milli guvenlik sorunudur, cunku bir sure sonra bayragi cekerler ulkene.
Bu yuzden butun devletler bu ise limit koyar.
Eskiden cok sinirliydi ve her ilde satis yoktu.
Hatay,mardin gibi illerden istese bile alamiyorlardi.

Simdi satis tesvik ediliyor sonu kotu bu isin. Esenyurt,fatih yabanci semt oldu
0
divit
(15.04.22)
Vatandaşlık alma kriterleri zorlaştırılmalı. Konut satışı sınırlandırılmalı ve ek şartlar getirilmeli.

Esenyurt, başakşehir, fatih gibi ilçelerde Türkler azınlığa düşecek yakında. Sadece Araplar değil, Avrupa ve ABD'liler de ev alıyorlar. İstanbul'da yaşayanların çoğu eski kiracı şu anda. Ev sahipleri piyasaya göre zam yapsa herkes kaçar.

Esenyurt'un resmi nufusu 1 milyona yakın. Gerçekte belki 1.5 milyon falandır. Nufusu bu kadar olan ülkeler var.
0
seaman
(15.04.22)
vatandaşlık alma kriterleri kesinlikle zorlaştırılmalı.
ev alınması ile ilgili engel değil de bölgesel kota getirilebilir gettolar oluşturulmaması için.
0
roket adam
(15.04.22)
Ben olsam bir ton sınırlama getiririm. En başta Türkçe sınavı. Üniversite sınavı düzeyinde 100 soruluk Türkçe testi olacak. Bir de dinleme ve konuşma sınavı olacak. Bu sınavı geçemeyene ev bile kiralanmasın. Her şey para değil. Her gelen kendi kültürünü getiriyor. Asıl sorun burada bence.
0
dissendium
(15.04.22)
divit +1. ben daha da sertim bu konuda. aldığı evi 5 sene satamayacak. ev alması sadece oturma izni sağlayacak, vatandaşlık 5 sene sonra yapılacak sınavla olacak. ve bu yolla vatandaş alımına sınırlama getirilecek. ayrıca bu konu referandum sonucu yapılmalı. ne ala memleket. 5 sene yönetsin diye seçtiğimiz kişiler ülkeyi satsın. apartmana yönetici seçtiğimiz adamın daireleri ya da otoparkı daire sahiplerine sormadan sattığını düşünün. ya da kat çıkmış olsun izin almadan. aynı olay :)
0
gabe h coud
(15.04.22)
Yabancıya asla ev ve arsa satılmamalı. Vatandaşlık zaten hiç kolay verilmemeli. Ev fiyatlarının artmasında bu önemli bir etken
0
photo85
(15.04.22)
çalışan iki kişinin neden ev alması hayal?

biraz eli yüzü düzgün bir işte 2 kişi 20bin tl alması anormal değil günümüzde.
bir bilemedin iki sene dişinizi sıkarsanız o kredi taksitleri enflasyonla baya hafifler. zaten şu an o öyle bir evin kirası 3-4bin tl civarı. 2 sene sonra belki 7-8bin olacak.

kimse kendini hiç sıkmak, zora gelmek istemiyor. tamam konut pahalı ama eskiden de ev dediğiniz öyle rahat rahat alınan bir şey değildi. (2020 yılındaki ilginç dönem hariç)
0
nuisance
(15.04.22)
Avusturya icin konusursam ab vatandasi olmayan kisiler ekstra basvuru ve bu basvurunun olumlu degerlendirmesi olmadikca ev/arsa satin alamiyorlar.
0
kuehles blondes
(16.04.22)
Elbette sınırlama gelmeli. Ülkede ekonomik kriz olmasa,yaşam kalitemiz yüksek olsa bile böyle rastgele konut satışı yapılmamalı. Gelişmiş bir dünya ülkesinde böyle bir şey olmaz, belirli bir oranda satış olur. Kalkan'ın yüzde kaçı ingizlilerin mesela,merak ediyorum. Yakında kendi bayraklarını asarlar,biz de ülkeyi vizeyle gezeriz.
0
asteriks
(16.04.22)
(1)

Kyk geri ödeme

rebecca
Şimdi benim geri ödemesi 2019 temmuzda başlayan ve hala devam eden kyk borcum var. Ben işe girdiğimden beri her ay ödüyorum ama tabii ki her ay 100 tl'ye yakın faiz ile. Asıl borç 413 tl ama ben her ay 500 ödemek zorunda kalıyorum. Bu yapılandırma dedikleri işlem ile faizden kurtuluyor mu oluyorum?
Şimdi benim geri ödemesi 2019 temmuzda başlayan ve hala devam eden kyk borcum var. Ben işe girdiğimden beri her ay ödüyorum ama tabii ki her ay 100 tl'ye yakın faiz ile. Asıl borç 413 tl ama ben her ay 500 ödemek zorunda kalıyorum. Bu yapılandırma dedikleri işlem ile faizden kurtuluyor mu oluyorum? Yoksa bunun 5-6 ayı topluca ödeyip gelecek faizleri bertaraf etmek dışında bi yolu yok mu?
0
rebecca
(15.04.22)
Faizi ödüyorsunuz, ama vadesi geçmiş borçlarınız ve faiz birlikte toplanıp sanki borcunun o gün başlamış gibi ileriye dağıtılıyor.

Atıyorum 100 lira borcunuz varsa 50 lira faizi birikmişse 150 lira olan borcunuz önümüzdeki döneme dağıtılıyor. Taksit sayısı artabiliyor. Örneğin 10 ayda ödemeniz gereken borcu 24 aya yayabiliyorlar vs. vs. Yapılandırmanın nasıl çıktığına bağlı.

Vergi dairesini ararsanız en detaylı ve doğru bilgiyi onlar verir.
0
akhenaten
(15.04.22)
(7)

Rüyamda sigara içiyorum

mg3929
1 nisanda sigarayı bıraktım. İçmek isteme ataklarım azaldı gibi ama rüyamda sigara içiyorum son 2 gündür. Bu kadar uzun süre bırakabileceğime inanmıyordum, normalde sabah uyanır uyanmaz sigara içen biriydim. Bu rüya olayını nasıl çözebilirim, kendiliğinden geçmesini beklemek dışında bi taktik var mı
1 nisanda sigarayı bıraktım. İçmek isteme ataklarım azaldı gibi ama rüyamda sigara içiyorum son 2 gündür. Bu kadar uzun süre bırakabileceğime inanmıyordum, normalde sabah uyanır uyanmaz sigara içen biriydim. Bu rüya olayını nasıl çözebilirim, kendiliğinden geçmesini beklemek dışında bi taktik var mı?
0
mg3929
(14.04.22)
Azalarak geçecek. Sigarayı yeni bıraktığımda ben de rüyamda görüp "oh sigara içtim" diye mutlu uyanıyordum. Sonra rüyamda sigara içince vicdan azabı duymaya başladım. Sonra bir rüyamda sigara ikram ettiler, "kullanmıyorum" dedim (cidden). Sonra da böyle rüyalar çok nadir gördüm, görsem de etkilemedi.

En zor haftayı atlatmışsınız, rüyalara takılmayın.
0
kobuzchu kiz
(15.04.22)
Dün konuştuk arkadaşla tesadüf. Ben bırakınca birkaç haftada bir gün gördüm böyle rüya. Etkinlikteyim sigara içiyorum, bir şey izliyorum sigara içiyorum, koşuyorum sigara içiyorum gibi. Sonra onca çaba boşa gitti. Sigaraya başladım geri üzüntüsü ile uyanıyordum. Sigara icmedigimi anlamak zaman alıyordu. Ehsvsjam normal bu. Dün konuştuğum arkadaş da benzerlerini yaşamış bırakırken.
0
baal
(15.04.22)
Ben bıraktıktan iki sene sonra ilk defa böyle bir rüya gördüm. Sonra tekrar başlamıştım. Ama yapmayabilirsiniz de tabii, rüya sonuçta onlar.
0
encokbenisevinnolur
(15.04.22)
İçmeyin sakın. İçip 2-3 fırt çektikten sonra yaşanan pişmanlığı sana tarif edemem, ama anlatabilirim :)

Tadından da keyif almayacaksın zaten.
0
Arthur Dayne
(15.04.22)
Ben bıraktığımda bana da olmuştu, en sonunda hala sigara nefesimin devam ettiğinden kaynaklı olduğuna kanaat getirdim. Gece sigara kokusu alıyorsunuz muhtemelen ciğerlerinizden gelen.

Zamanla geçecek.
0
akhenaten
(15.04.22)
birde HD oluyor o rüyalar :) ben sigara ile kavga ediyordum rüyalarımda, içmicem seni kandırmaya çalışıyorsun falan diye :D az sabır geçiyor o rüyalar, son can çekişler bunlar.

daha sonra bir kaç ayda bir görebilirsiniz yine.
0
selam
(15.04.22)
Ben de gunde 2 paket icerdim. Sabah uyanir uyanmaz sigara yakardim. Kahvalti yapana kadar o yarim saat, 45 dk icinde 3-4 tane icmis olurdum. Ilk biraktigimda surekli ruyamda sigara ictigimi goruyordum. Surekli vicdan azabiyla, hayalkirikligi hisleriyle uyanmak cekilir gibi degildi. 4-5 defa birakmayi denemisimdir bir kac ay icmeden. Son denemelerimde artik gormuyorum. Mesela su an 4 ayi gecti birakali hic oyle ruya gormedim.
0
Kirmizibavul
(15.04.22)
(4)

Kyk kredi geri ödemesi

fff02561
Bu ödeme taksit taksit şeklinde görünüyor ve ilk taksiti 700kğsür tl temmuzda. Bu taksitleri kredi kartı ile ödeyebilir miyim. Ve sonrasında bunu taksitlendirebilir miyim? Bazı cezaları ve elektrik faturalarını vb bu şekilde yapmıştım da.
Bu ödeme taksit taksit şeklinde görünüyor ve ilk taksiti 700kğsür tl temmuzda. Bu taksitleri kredi kartı ile ödeyebilir miyim. Ve sonrasında bunu taksitlendirebilir miyim? Bazı cezaları ve elektrik faturalarını vb bu şekilde yapmıştım da.
0
fff02561
(14.04.22)
Yani bir taksiti ödeyip onu kredi kartından tekrar taksit yapmak. Sonra 2. Ödeme için ay ı şekilde vs.
0
🌸fff02561
(14.04.22)
Söylediğiniz şeyi yapabiliyorsunuz, ama uygulanabilir değil gibi görünmüyor mu size de?

Ben ödemelerimi kredi kartıyla ziraat dijital postan yaptım. Her ödemeden sonra bankam da mesaj atıyordu harcamanızı 3 taksite bölebilirsiniz diye (garanti)

Ama bunu düzenli yapamazsınız, çünkü taksitleriniz birikir, kullanışlı olmaz. Eğer dediğiniz buysa siz bilirsiniz ama bence bir daha düşünün.
0
akhenaten
(14.04.22)
Ödemeni kredi kartıyla yapabilirsin. Bunun dışında kalan her şey bankanla senin aranda.
0
mg3929
(14.04.22)
Kredi kartı ile ödeme yapılabiliyor. Ben 9 takside bölmüştüm mesela 5 ay boyunca kredi geri ödememi.

Şu an işssizlik gibi bir durumunuz varsa ve yakın zamanda iş bulacağınızdan eminseniz ödemeleri aksatmamak ama küçültmek adına bunu yapmanız mantıklı olacaktır. Bunun dışında bu iş hiçbir şekilde sürdürülebilir değil. Eğer olur da bir yerden sonra kartınızda taksit özelliği biter ya da limitiniz dolarsa vs yani taksit yapamama durumuna gelirseniz ciddi bir birikmiş borcunuz olacaktır. Aynı şekilde herhangi bir şekilde ödeyememe ihtimaliniz varsa girmeyin o işe. Kredi kartlarında uygulanan alışveriş faizleri kyk'nın yansıttığı faizden kat kat fazla diye biliyorum.
0
yercekimini kendine ceken adam
(14.04.22)
(10)

Yanlış bildiğiniz/söylediğiniz deyiş var mı?

peki madem
Mesela ben "söz sükutsa gümüş altındır" diyorum hiçbir anlamı olmamasına rağmen. Sizin de böyle saçma şekilde doğrusu aklınıza gelmeyen deyim, atasözü vs. var mı?
Mesela ben "söz sükutsa gümüş altındır" diyorum hiçbir anlamı olmamasına rağmen. Sizin de böyle saçma şekilde doğrusu aklınıza gelmeyen deyim, atasözü vs. var mı?
0
peki madem
(14.04.22)
haydan gelen huya gider.
0
liberal
(14.04.22)
Haydan gelen huya gider yanlış bir söyleyiş değildir. Allah'tan gelenin Allah'a döneceği anlamını taşır. Hayy, Allah'ın isimlerinden birisidir.
0
ebabil curnatasi
(14.04.22)
Sende az kaçın kurbagasi değilsin. doğrusu aklıma gelmemesinden ziyade bu daha hosuna gidiyor
0
all girls dream
(14.04.22)
yanlışlıkla ok raydan çıktı diyorum.
bilerek değiştirdiklerim var; "sak üstünde damdağan kaz beline vurmayı" gibi.
"turnayı gözünden vurmak" gibi deyimlerin de karikatürle büyüdüğüm için küfürlü versiyonlarını kullanıyorum.
ayrıca karikatürlerdeki deyimleri de sıklıkla kullanıyorum, örneğin birinin "neden" diye sorması çok aptalcaysa, "çünkü eşşeğin *****den dolayı" gibi...
0
tiny penny
(14.04.22)
Bazen "kanıma minnet" diyorum, neden diyorum bilmiyorum.
0
akhenaten
(14.04.22)
@ebabil curnatasi, ben de bunun böyle oldugunu biliyorum ama işte insanlar bunu düşünerek mi kullanıyor yoksa haybeden geldi boşa gitti anlamında mı kullanıyor? Bunun için yazdım.
0
liberal
(14.04.22)
kesinlikle yapma! / sakın yapma

karışımı olarak "sakınlıkla!!"
diyorum bazen öyle çıkıyor
0
füt
(14.04.22)
Valla Kemal Sunal sağolsun "görünen köy uzakta değildir" lafını sürekli kullanıyorum. Orijinalinden daha anlamlı gibi geliyor.
0
j r r tolkien hayrani
(14.04.22)
Seni sevmek ölümse, avada kedavra gülümse - Ankaralı Voldemort

Çünkü içimden bir ses bu sözün aslı böyle olmamalıydı diyor. Sanki bir uyumsuzluk var, bir başka şekilde söylenmiş olmalıydı galiba...
0
burka
(14.04.22)
@ebabil curnatası

Haydan gelen huya gider sözünün Allah’ın adlarıyla ilgisi yok. Tamamen halk etimolojisi, sonradan yapılan bir yakıştırma. Sözün kökeni şamata, arbede, gürültü, kargaşa anlamına gelen hayhuy sözcüğünden geliyor.

www.nisanyansozluk.com
0
kurmaca
(14.04.22)
(9)

Kitaba tarih atma

naksidil
Bazen okumak için ödünç aldığım kitaplarda görüyorum. İlk sayfaya adını soyadını yazıp tarih atmış oluyor bazı insanlar. ben yapmıyorum. siz yapıyor musunuz? yapılmasını nasıl karşılıyorsunuz?
Bazen okumak için ödünç aldığım kitaplarda görüyorum. İlk sayfaya adını soyadını yazıp tarih atmış oluyor bazı insanlar. ben yapmıyorum. siz yapıyor musunuz? yapılmasını nasıl karşılıyorsunuz?
0
naksidil
(14.04.22)
32 senedir yapıyorum.
0
duster
(14.04.22)
35 senedir yapıyorum, yanına da hangi şehirdeysem slaş kısaltma.
0
sinematikcrop
(14.04.22)
manasız buluyorum.
0
bohr atom modeli
(14.04.22)
Sadece isim yazıyorum, normal koşullarda tarih atmıyorum ama hayatımda ilk kez gittiğim bir yerden hatıra kalsın diye kitap alınca tarih ve neresi olduğunu da yazıyorum.

Onun dışında manasız buluyorum +1
Amazon'dan aldığım bir koli kitaba tarih yazmanın ne gereği var.
0
kobuzchu kiz
(14.04.22)
isim, tarih, aldığım şehir (İstanbul'dan aldıysam bir de semt)

önemli bir kitapsa sonuna okuyup bitirdiğim tarihi de yazarım. hayatımın hangi döneminde hangi kitapları edinmişim ve okumuşum bunu takip etmek hoşuma gidiyor. ayrıca nereden aldığım da nostalji yaratıyor hatırlayınca. (internetten pek alışveriş yapmam)
0
Mossy
(14.04.22)
Ben tarih ve aldığım şehri yazıyorum. Hayatım boyunca farklı şehirlerde ve ülkelerde yaşadığım için kitabın kapağını açıp baktığımda nereden, ne zaman almışım görmek hoşuma gidiyor.
0
fraise
(14.04.22)
Bunu yapan insanların çeşitli motivasyonları var. Kitabı aldıkları tarihi, okumaya başladıkları tarihi ya da okumayı bitirsikleri tarihi yazabiliyorlar. Kitap hediye geldiyse bunu yazabiliyorlar. Bazıları kitapla ilgili kısa fikirlerini yazıyor.

Bunu yapan insanlar, böyle yaparak kitabı kendi geçmişlerinin bir parçası olarak hissediyorlar benim anladığım kadarıyla. O tarihe bakınca o kitabı okuduklarında hissettikleri şeyler ve bunun üstünden o yılda nasıl bir insan olduklarını hatırladıklarını söylüyorlar, kendilerindeki değişimi takip edebiliyorlar. Bu kadar kesin ifade etmiyorlar gerçi, bunlar benim çıkarımlarım.

Böyle şeylere önem veriyorsanız siz de deneyebilirsiniz. Ben yapmıyorum, hatta ben özellikle kitapla ilgili notlarımı ayrı defterlere tutup, sayfa kıvırmak yerine ayraç kullanıyorum. Bana da yıllar sonra dönüp kitabı tekrar okumak istersem ve onda izler bıraktıysam eski düşüncelerimin etkisinde kalırmışım gibi geliyor. Bu yüzden tertemiz tutuyorum özellikle.
0
akhenaten
(14.04.22)
Ben de yapıyorum hem kendime hatırlatma gibi oluyor hem de birine ödünç verirsem ona da hatırlatma oluyor :)
0
anyelios
(14.04.22)
Akhenaten +1 kütüphanemdeki çoğu kitapta vardır. Olmayanları görünce eksik hissediyorum
0
fff02561
(14.04.22)
(21)

Fıstıklı vs cevizli baklava

tamam sakinim
Oyumu kesinlikle cevizliden kullanıyor olmakla birlikte, cevizli baklavaya köylü işi falan diyenleri gördüm. Öyle denilmesinin sebebi nedir? Tamam fıstık pahalı da ceviz çok mu ucuz hayret bi şey köylü işiymiş...Sizce hangisi daha güzel?
Oyumu kesinlikle cevizliden kullanıyor olmakla birlikte, cevizli baklavaya köylü işi falan diyenleri gördüm. Öyle denilmesinin sebebi nedir? Tamam fıstık pahalı da ceviz çok mu ucuz hayret bi şey köylü işiymiş...
Sizce hangisi daha güzel?
0
tamam sakinim
(14.04.22)
Bence fıstıklı daha güzel. Ceviz ucuz olduğundan değil de yaygın olduğundan ikinci planda kalıyor. Birçok köyde ceviz bulunur. Bizim bahçemizde bile neredeyse 20 yıllık ceviz ağacı var.
0
dissendium
(14.04.22)
Fıstıklı baklava yiyemiyorum, 1 lokma alıyorum agzımda aşırı bir ağır tat oluyor. Sizi saygıyla selamlıyorum. Cevizli baklava daha iyi benim için de.
0
The_Lollok
(14.04.22)
baklava dedigimiz sey fistikli olandir.

evde yapilan cevizli baklavayi (ustu citir olmayan, koy usulu) severim.
0
fakyoras
(14.04.22)
Baklava fıstıklı olur. Ceviz nedir?
0
Arthur Dayne
(14.04.22)
Koy bahcesinde ceviz olur genelde, bu yuzden cevizin pek bir kiymeti yoktur.
Fiyati artsa da evin onundeki agac sonucta.

Bence ikisi de guzel ikisinin de yeri ayri, ama parayla aliyorsam fistikli alirim.
Sanki cevizli alinca evde yemedigin sebze yemegine disarda para vermisim gibi geliyor.
Bi kaziklanmislil hissi geliyor.
0
divit
(14.04.22)
Baklava fıstıklı olur +1
İçinde ceviz olan baklava bir yan çeşittir, sarmanın içine pirinç değil de bulgur koymak gibi bişi esasen.

Bak mesela fındıklı baklavayı anlıyorum çünkü güzel kavrulmuş bir fındığın verdiği isli aroma hafif şerbet ve kıtır hamurla güzel olabiliyor. Ev baklavası modunda fındıklısını yerim.
Ama cevizin hiç işi yok, yakışmıyor da zaten. Bir de teorisi haricinde pratikte de çok zor, kullanılan cevizler hep dandik, acı oluyor. En iyi cevizi hiçbir zaman baklavaya koymazlar ama fıstığın kalitelisi olmak zorunda iyi baklavada. Segmentasyon açısından da talihsiz bir seçim yani.

Köylü işi denir çünkü baklava alamaya parası yetmeyen cevizli baklava alır, çıkış noktası budur. Köylülük denilen şey de fakirliğin kanıksanması ve hatta "fakirlik daha iyi" diye savunulması olduğu için yapılan bağdaştırma pek yanlış değil.
0
Bruce
(14.04.22)
Daha bugün tam olarak böyle bir ikilemin ortasında bırakıldım, manidar oldu :v Öncelikle kesin yargıları garipsemekle birlikte ev baklavasında cevizliyi tercih ederim. Rakı adabı geyiğinden çok farklı bulmuyorum fıstıklı olur netliğini; zevk meselesi en nihayetinde.
0
lüzumsuz adam
(14.04.22)
fıstık tadı gelmiyor baklavada. ceviz şekeri dengeliyor.
0
ya ben lan neyse
(14.04.22)
Yediğimiz şeyleri tadı için yemiyor muyuz? Ben hem cevizli hem fıstıklı baklava seviyorum.

Çoğu insan yemekler konusunda sanki dini bir metinmişcesine katı. Baklava denilen şey ince yufkayla kat kat yapılan şireli bir tatlı. İçine ceviz koyarsanız cevizli olur, fıstık koyarsanız fıstıklı olur.

Eğer yemekler konusunda bu kadar dindar olacaksak hala mö 2000'de ne yeniyorsa onları yiyor olmamız gerekirdi, bence de çok anlamsız bu.

Gerekirse cevizli baklavaya baclava diyelim, ama bu muhabbetleri çekmeyelim. Gerçekten anlamsız bir şey.
0
akhenaten
(14.04.22)
Ben cevizciydim. Hala da öyleyim. Ama taa ki bi müsteriniz Antep kocak baklavadan bi tepsi fistikli baklava gönderene kadar. O neymis ya… meger iyi fistikli baklava yememisim o yyüzden cevizli seviyormusum.

Bu sebeple diyorum ki yapan yer cok kaliteli ise fistikli, normal bi yerse cevizli.
0
c1b2k3
(14.04.22)
baklava fıstıklı olur. her yerde fıstık olmadığından her köyde ceviz yetişebildiğinden her köylünün yapabileceği baklava cevizli baklavadır.
0
mikahakkinen
(14.04.22)
ev yapımı cevizli de güzel yapılırsa çok lezzetli oluyor. köylü işi derken bence de haklılar ama lezzetli.
0
bohr atom modeli
(14.04.22)
kadayıf cevizli, baklava fıstıklı olur
0
mantık
(14.04.22)
Ben de cevizli severim hatta yukarıdakilerin dediği gibi ılık cevizli ev baklavası bir numaradır bence.
0
peki madem
(14.04.22)
baklavanın iyisi güzeli cevizli olur.
Antep fıstığı lobisi yıllarca bize baklavanın default hali fıstıklı imiş gibi lanse etti.
fiyat önemli değil, ama : 2022 itibari ile ceviz içi, kabuksuz antep fıstığından daha pahalı.
0
ebabil curnatasi
(14.04.22)
fistikli tercih ederim
0
all girls dream
(14.04.22)
disardansa fistikli
ev yapimi ise cevizli
0
bay b
(14.04.22)
Baklava çok sevmem ama yiyeceğimde cevizliyi tercih ederim. Canım ülkemde neyi nasıl sevdiğimiz için de onay almamız lazım, ne hoş. Bir köyüm de yok, olaydı gidip organik tarım filan yapardım.
0
asteriks
(14.04.22)
Antepli ustalar fıstıktan baklava olmayacağını bilir ve yıllardır söyler, fıstık çok ucuz olduğu için zamanla popüler olup fıstık hakimiyetine girmiş piyasa yeni nesilde bir tek bunu biliyor ama aslında iyi baklava cevizli olur ve sarı yağdan yapılır ayrıca odun fırınında pişmesi gerekir ve tabi artık fıstık cevizden kat be kat daha pahalı.
0
babafingo
(14.04.22)
birinden olur, öbüründen olmaz demek bence yanlış. iki türlü de olur, neden olmasın? belki eskiden kim neye ulaşabiliyorsa onunla yapıyordu ama artık günümüzde herkes hem cevize hem de fıstığa ulaşabiliyor. canınız neyi çekiyorsa onu yiyin geçin :)
ben ikisini de severim, tatlıcıya gittiğimde de hep farklı cins baklavalardan bir porsiyon yapar öyle yerim.
0
semyasa
(14.04.22)
antep fıstıklı dışında bir baklavaya baklava gözüyle bakamıyorum.
0
Mossy
(14.04.22)
(8)

Tayin isteyeyim mi?

rahmi pinkfloydoglu
İstanbul'da memur olarak çalışıyorum. Yaş 29E, bekar. Evden işe işten eve gidip geliyorum, kız arkadaş da yok 1 senedir. Tayin olup gideyim mi diye düşünüyorum.İstanbul için avantajlar işyerine 20 dk sürede gidiyorum, ev benim kira derdim yok, araba yok.Başka bir ile gidersem de yine büyükşehirlerd
İstanbul'da memur olarak çalışıyorum. Yaş 29E, bekar. Evden işe işten eve gidip geliyorum, kız arkadaş da yok 1 senedir. Tayin olup gideyim mi diye düşünüyorum.

İstanbul için avantajlar işyerine 20 dk sürede gidiyorum, ev benim kira derdim yok, araba yok.
Başka bir ile gidersem de yine büyükşehirlerden birisine giderim herhalde. Erzurum'a gidip bütün kış kolumu bacağımı kırana kadar kayak yapma fikrim var.

Büyükşehire gitmek istememin sebebi 8 senedir çalışıyorum, artık müdürlük sınavına girme imkanım var. İstanbul'da ortalama 500 müdür alıyorlarsa küçük şehirlerde 3-5 tane anca alıyorlar.
Napim tayin olayım mı yoksa İstanbul'da müdür olup 5 sene daha bekleyip öyle mi gideyim?
0
rahmi pinkfloydoglu
(13.04.22)
playing star +1
0
Mossy
(13.04.22)
@playing star again aslında derdim yok gidersem de aptallığıma gidicem. ne bilim değişiklik olsun istiyorum. bu can sıkıntısından 2-3 sene önce cafe açıp yüklü miktarda para batırmışlığım var. aklım başıma gelmedi yine kaşınıyorum.
0
🌸rahmi pinkfloydoglu
(13.04.22)
ev sizin, istanbul'da ev-iş arası 20dk bu büyük bir lüks bence, herhangi bir sebep göremedim ben tayin istemeniz için. Bulunduğunuz iş ortamından sıkıldıysanız şehiriçi tayin isteyin. not: bence ilginizi cezbeden ve zamanınızı harcadığınızda mutlu olacağınız bir hobi edinin. bonus olarak hobinizle birlikte yeni arkadaşlıklar da edinirsiniz.
0
dedim ben sana
(13.04.22)
Yerinde olsam Antalya'ya falan giderdim. Erzurum'da ne işin var. Uludağ'da hevesini al. Orası olmazsa Kartepe var.
0
dissendium
(13.04.22)
Evin semtine göre kira getirisi iyi olacaksa tayin iste.

Şu an kiralık krizi var. 10 bin TL ve üstü gibi kira getirecekse ev gittiğin yerde güzel yaşarsın.

İstanbul'da belli semtler dışında yaşıyorsan sadece eziyet. Haftasonu 1 saat sahilde oturacam diye 2.5 saat metrobüs çeken zihniyetsen o başka
0
nvidia
(13.04.22)
bekleyip müdür ol. sonra duruma bakarsın.
0
zgrydn
(13.04.22)
Şehir değiştirmek isteme nedeniniz nedir? Çünkü genel geçer nedenlerin hiçbirini yazmamışsınız hatta bunların sizin dertleriniz olmadığını görüyorum. Üstüne müdürlük için İstanbul'un daha cazip olduğunu söylemişsiniz.

Atıyorum İzmir'e giderseniz neyin değişeceğine inanıyorsunuz hayatınızda?

Yani size tam olarak neye dayalı cevap verebileceğimi anlamadım ben açıkçası.
0
akhenaten
(14.04.22)
bence dertsizlikten dert arıyorsun kendine.
0
KaraSakall
(14.04.22)
(2)

Yastığı nasıl konumlandırıyorsunuz?

chicha_v2
Ben yastığı direkt kafamın altına koyuyorum ama omzumla boynumun arasına koymak daha mı sağlıklı acaba?Bilgisayar başında çalışıyorum boynum ağrıyor zaten bir de yanlış yatış pozisyonuyla kendime eziyet etmeyeyim daha fazla.
Ben yastığı direkt kafamın altına koyuyorum ama omzumla boynumun arasına koymak daha mı sağlıklı acaba?

Bilgisayar başında çalışıyorum boynum ağrıyor zaten bir de yanlış yatış pozisyonuyla kendime eziyet etmeyeyim daha fazla.
0
chicha_v2
(13.04.22)
Yastığa göre değişir, temelde düşünmeniz gereken şey boyun-sırt aralığınızın doğal pozisyonunu koruyor olması.

Eğer yumuşak bir yastığa sadece başınızı koyarsanız, ya da sert bir yastığa omuzunuzu koyarsanız doğal duruşunuz bozulur. Sırt ve boyun ağrıları oluşur.

İsterseniz alman usulü geniş kare, yumuşak bir yastık alıp omuzlarınızı da destekleyerek uyuyun, isterseniz boynunuzun duruşunu bozmayacak bir yükseklikte sert bir yastığa baş ve boynunuzu koyarak uyuyun, ama deli yatan biriyseniz bence ilkini yapın.

En ideali nedir derseniz ergonomik, boyun destekli bir yastık alıp onu kullanmak.
0
akhenaten
(13.04.22)
penelope'nin harika yastıkları var, gidip deneyin hepsini tek tek. benim en rahat ettiğim omuzlarımı da destekleyen en yüksek olanı. hem de %100 kaz tüyü, yumuşacık. eve gidip uyuyasım geldi :)
0
gabe h coud
(13.04.22)
(9)

Evlilik teklifi hangi aşamada edilir?

furry burns
Merhaba arkadaşlar, şöyle bir maruzatım olacaktı sizlere.2 yıldır tanışık, 1.5 yılı aşkın süredir de sevgilim olan hatun kişisiyle işleri hızlandırmaya karar verdik. O ailemle tanıştı, ben onun ailesinden biriyle tanışıcam bu haftasonu. Sonrası da babası vs. var sırada. Ama benim merak ettiğim husus
Merhaba arkadaşlar, şöyle bir maruzatım olacaktı sizlere.

2 yıldır tanışık, 1.5 yılı aşkın süredir de sevgilim olan hatun kişisiyle işleri hızlandırmaya karar verdik. O ailemle tanıştı, ben onun ailesinden biriyle tanışıcam bu haftasonu. Sonrası da babası vs. var sırada. Ama benim merak ettiğim husus şu, bu evlilik teklifi denen meret hangi aşamada edilir? Ben babasıyla vs. tanıştıktan sonra mı, yoksa 2 aile tanıştıktan sonra mı? Yani nedir bunun tam usülü, sırası. Çevremde yeni sayılabilecek 2 evli çift var ama onlarınki fikir vermek bir yana tam kafamı karıştırdı. Biri daha ailesi kendini tanımadan, tam olarak birlikte olduklarından haberleri dahi olmadan evlilik teklif etti, peşine tanıştı falan. Diğeriyse istemeye çok az kala teklif ettim dedi. İlki çok çok erken, ikincisiyse çok geç geldi. Benim aklımda olan ben ailesiyle, babasıyla tanışırım, o zaten tanışık ama evde ağırlamadık o şekilde gelir bir de. Sonrasında 2 aile ya tanışmadan ya da tanışmanın hemen sonrasında ederim dedim ama hangisi daha uygun bilemedim. Varsa fikir olabilecek olan sevinirim.

Bonus soru; Bu evlilik tekliflerinin kameraya alınması şart mıdır ya? Çevremde evlenen kızların hepsinin videosunu izledim nerdeyse, çoğu takık. Bizimkisi öyle şova, gösterişe çok düşkün değil de yani herkesin varken onun böyle bir anı videosu olmaması kötü mü olur. Yoklayabileceğim bir şey de değil, hafif sürprize de kalsın istiyorum. Video kaydı, aklımdaki teklife pek uygun değil ondan soruyorum. Baş başa özel bir şey olarak planlıyorum.
0
furry burns
(11.04.22)
iki ailenin tanışması zaten iki tarafın da niyetinin evlilik olduğunu gösterir. teklife gerek kalmaz :) bence aileler tanışmadan teklif etmeniz daha doğru olur.
0
mustafakesekci
(11.04.22)
aileyle tanismadan veya tanistiktan sonra evlilik teklifi yapmak arasinda bir fark yok. ikisi de yapilabilir. kiz isteme icin randevu alip da taa ondan sonra teklif etmek sacma olmus tabi arkadasinizin yaptigi.

kameraya cekilmeli mi?
bence anlattiklariniz isiginda kesinlikle cekilmeli. sart degil tabii ki ama tum cevreniz arkadas grubunuz oyleyse sizin cekim olmamasi falan cok goze batar. "Bizimkisi öyle şova, gösterişe çok düşkün değil" falan demeyin. bunlari ceken eden senaryo isini halleden instagram videosu hazirlayan yerler var, profesyonel yardim alin.
0
hot potato
(11.04.22)
Hayatınızdaki örneklerden de gördüğünüz gibi her ilişkinin gidişatı farklı.

Siz ne zaman etmek isterseniz o zaman edin. "İşleri hızlandırma kararı aldık, aileler tanışıyoruz" demek karşılıklı olarak evlenmeyi kabul etmek demek zaten. Benim mantığıma göre evlilik teklifi sinyalleri alıp bu aşamadan önce yapılmalıydı, ondan sonra evliliğe yönelik muhabbetler başlardı.

Ama işte herkes farklı, ana fikir bu.
0
akhenaten
(11.04.22)
İlk önce teklif sonra tanışma daha güzel oluyor. Önemli olan bir anda sürpriz olması.


Şova gerek yok baş başa yaptık biz kimse bizi çekmedi izlemedi. Teklif etti evet dedim öpüştük, güzeldi.
0
Hallegadola
(11.04.22)
Usül diye birşey yok, kızın kesin olarak kabul edeceğine eminsen ve sen de kızla evlenmek istediğine eminsen, istediğin şekilde bir yüzük de bulduysan patlat gitsin. Hatta evlilik teklifinden sonra aileyle tanışma daha idealdir aslında, sonuçta aileler girince artık karar verilmiş gibi olduğu için teklif olayının pek sürprizi kalmıyor. Ama önemli değil o kadar, önemli olan anısıdır sonuçta.

Bu arada öyle halka açık yerlerde, balonlu, kurdeleli bilmemneli sürpriz evlilik tekliflerinden yapma, bazı kadınlar bunlardan aşırı rahatsız oluyorlar, o videoya çekmeler falan da ayrıca rahatsız edici olabiliyor. Sen de zaten öyle birşey istemiyormuşsun ama sonradan aklın kayarsa diye söylüyorum. Güzel bir restoran bul, rezervasyon yaptır akılda kalıcı güzel bir tarihe, gidin iki kadeh birşey için bir yemek yiyin, sonra çıkar yüzüğü ver, en ideali budur bu işin. Kız sürpriz seviyorsa ve kalabalık içinde olsun istiyorsa zaten orada restorandaki diğer müşteriler mevzuya uyandıkları zaman alkış malkış yapacakları için hoşuna gider, o duyguları da tatmin eder, hem de başbaşa olursunuz.

Videoya çekme değil de her kadın böyle anların bir belgesi olsun ister. Ama zaten verdiğin yüzük yeterli olacağı için sıkıntı olmaz, elinin fotoğrafını çekip story atar, yeter de artar bile :)
0
mantheman
(11.04.22)
Nişandan hemen önceki hafta evlilik teklif ettim. Kız isteme filan olmuştu. Sadece ikimiz vardık. Tek bir fotoğraf karesi dahi yok tekliften. Bana manasız geliyor. Benim o an hissettiklerim daha önemliydi.
0
allah yazdiysa bozsun
(11.04.22)
Kızın ailesi nasıl insanlar?
Eğer parmağında tektaş ile geldiğinde babası kim bu dallama ben onay vermeden sana yüzük alır demeyecek insansa teklifi yap ama dediğim gibi olabilecek ortam varsa aileler tanışıp isteme günü belirlenip istemeden evvel yapılabilir teklif.

Kayıt da geline bağlı. Anı kalsın senelerce bakalım mı ister yoksa gözlerini kapatıp o anı tekrar tekrar düşünmeyi mi.
0
cilekli pasta
(11.04.22)
Evleneceğinizi düşünüp ailelerle tanışma faslına geçtiyseniz evlilik teklifinde geç kalmışsınız.

Evleniriz kafadına girmeden ailelerle tanışıyorsanız o zaman ailelerle tanıştıktan sonra da edilebilir.

Ama artık aramızdakiler ciddi diyip sizin ailenizle tanıştıysa, siz de planlı bi şekilde onun ailesiyle tanışıyosanız zaten evleneceğiniz ortada, çoktan evlenmeye karar vermişsiniz. Bence geç kalınmış.
0
zimbirik
(11.04.22)
hahah valla ben de aynı sıkıntıdaydım ve evlenme teklifi yapamadan olaylar gelişti. eşim hala makarasını yapar bu konunun. konu ciddiye bindiyse bir an önce aradan çıkar. çok özel bişi olmak zorunda değil.
0
roket adam
(12.04.22)
(4)

Melih gokcek neden istifa etmisti

floydian
Kendi karari degildi ama karari veren kisinin motivastonu neydi?
Kendi karari degildi ama karari veren kisinin motivastonu neydi?
0
floydian
(11.04.22)
Metal yorgunluğu
0
but that was just a dream
(11.04.22)
O dönemde metal yorgunluğu şeklinde tanımlanan, birkaç dönem parti içerisinde öne çıkan isimlerin emekliye ayrıldığı bir süreç yaşandı. Kadrolar yenilendi. Gökçek de istifa konuşmasında "Cumhurbaşkanının emrine uyarak belediye başkanlığı görevini bırakıyorum" diye belirttiği bir konuşmayla istifa etmişti.
0
akhenaten
(11.04.22)
Siyaset ve parti içi dengeler yüzünden.

Öyle klasik, cepli t-shirtlü dayılar gibi yazmıyorum. Şöyle ki, akp gibi (buradaki karizmatik lider klasik anlamda değil, güçlü ve etkili lider anlamında) lider karizmasından ya da karizmatik lider yapısından güç alan bir parti. Erdoğan sonrası en fazla bir kaç iç Anadolu şehrinden oy alabilecek bir parti akp. Neden? Çünkü kurumsal varlığı liderin gücünden geliyor. Akp'nin bu anlamda geçmiş versiyonunu görmek istiyorsanız ANAP'a bakmanızı öneririm. Soruyla çok alâkasız diyeceksiniz ilk başlarda, ama aşağıda yazacağım sebeplerden sonra neden böyle bir giriş yaptığımı daha iyi anlayacaksınız.

- Fışkiyeci belediye başkanı Saadet partisinden bu yana belediye başkanı. Dolayısıyla bu Ankara gibi Türkiye'nin başkenti olan bir şehirde güç ve söz sahibi olmak demek. Bu da karizmatik lider profiline sahip olan parti'nin en son isteyeceği bir şey. Çünkü hiçbir lider öyle ya da böyle kendisinden ve temsil ettiği kurumsal yapıdan daha güçlü (bölgesel de olsa) birisini istemez.

- Karizmatik liderinin sayesinde varlığını tescil ettirmiş, neredeyse kılı kırk yarmış bir yapı öyle ya da böyle kolayca gözden çıkartılabilecek kişi yüzünden tüm kazanımlarını riske atmak istemez. Düşünün bir yandan binbir türlü kazandığınız +2 puanı birisinin şahsi menfaatleri uğruna -4 puan olarak hanenize yazdırıyorsunuz. Gökçek tam olarak akp açısından böyle bir isimdi.

- Bir önceki maddeyle bağlantılı olsa da, parti içi çekişme/mücadele. Partiler böyledir, her popüler ismin altında muhakkak ona bağlı küçük gruplar oluşur. Parti lideri de akıllı olduğu müddetçe hiç bir grubu diğerine sürekli tercih etmez, edemez. Ettiği zaman yani parti içi dengeleri gözetmediği anlarda kan kaybeder. Bkz. akp.

- Akp'nin kendi tabanında bile artık Gökçek'e karşı tavır vardı. Halkı umursamayabilirsiniz eğer ki kendi tabanınız diğerlerinden sayıca üstünse. Ama Gökçek özelinde durum sadece "HALK" değildi, halk+kendi tabanı sürekli yaka silker haldeydi. Neden? Yaptığı o kadar sorunlu şey var ki, en basitinden Ankapark denen ucube yapı. Plansız, projeksiyonsuz sırf yapılmak için yapılan sözde proje.

Siz iktidar partisinin genel başkanı olsanız bu profilde birisini beş dakika daha o koltukta oturtur musunuz?


Diyeceksiniz ki iyi güzel de kardeşim Gökçek niye istifa etti. İsteseydi görevine devam eder, görev süresince de istediği gibi at oynatırdı. O işler öyle olmuyor siyaset içerisinde. Hakkında açılacak bir soruşturma dosyasına bakar ülkeyi terk etme motivasyonunu kazanması için. Akp yöneticileri bilmiyor mu zannediyorsunuz yapılan usulsüzlükleri ya da Cumhuriyet savcıları? Dosya açılır ve kamuoyu öyle bir yönlendirilir ki doğduğu güne pişman olur, evinde rahat nefes alamayacak duruma gelir. O yüzdendir ki karizmatik lidere sahip kurumlar da/siyasi partilerde kim olursan ol halkın gözünde karınca olman maksimum iki dakikalık iş.
0
skzr
(11.04.22)
Yukarıdaki arkadaş çok detaylı anlatmış da bence Bülent Arınç ile araları bozulduğu için istifa ettirildi. Birbirlerinden nefret ediyorlardır
0
olaylar olaylar
(11.04.22)
(3)

Ses Kaydinin hukuki durumu - Ozel hayati ihlal etmiyor

gavurun tohumu
Sirket olarak vergi/fatura islerine dair uyusmazlik yasadigimiz bir firma var. Maille olan yazismalara israrla cevap vermeyip telefon uzerinden bilgilendirme yapiyorlar. Dava surecinde delil olmasi acisindan, karsi tarafa ses kaydi aldigimiza dair bilgilendirme yaparak toplayacagimiz veriler mahkeme
Sirket olarak vergi/fatura islerine dair uyusmazlik yasadigimiz bir firma var. Maille olan yazismalara israrla cevap vermeyip telefon uzerinden bilgilendirme yapiyorlar. Dava surecinde delil olmasi acisindan, karsi tarafa ses kaydi aldigimiza dair bilgilendirme yaparak toplayacagimiz veriler mahkemede delil olarak kullanilabilir mi?
0
gavurun tohumu
(11.04.22)
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 199. maddesi der ki,

"Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir."

elbette kullanabilirsiniz.
0
gottacatchemall
(11.04.22)
karşı tarafın rızası hukuka uygunluk sebebidir. delil yerine de geçer. hatta karşı taraftan rıza almasaydınız dahi başka türlü bir ispat şansı kalmadığı açıksa, mahkemeler yine delil olarak kabul etme eğiliminde (her ne kadar kanunda hukuka uygun toplanmayan deliller yargılamaya esas alınamaz dese de)
0
kel aynak kusu
(11.04.22)
Evet, ancak bilgilendirmenin ilgili ses kaydında bulunması gerekir. Dolayısıyla her aramada ses kaydı aldığınızı belirtmelisiniz, zaten kurumsal şirketlerin müşteri ilişkileri departmanlarında yapılan da bu.
0
akhenaten
(11.04.22)
(5)

kışlıklarınızı nasıl kaldırıyorsunuz?

tuborg yesili
Naftalin yerine sabun koymak olur mu?
Naftalin yerine sabun koymak olur mu?
0
tuborg yesili
(10.04.22)
Lavanta da koyabilirsiniz.
0
kuehles blondes
(10.04.22)
Ben sabun ve lavanta kesesi karışık koyuyorum. Bir de son zamanlarda koku keseleri çıktı; bu sene onlardan koymayı planlıyorum.
0
fraise
(10.04.22)
Yumuşatıcısı bol bir şekilde yıkayıp az durulayıp öyle kaldırıyorum.
0
Bruce
(10.04.22)
naftalin, sabun vs herhangi bir sey koymuyorum. herhangi bir sorun yasamadim. mont kaban vs her zaman asili oldugu dolapta asili duruyor. gomlekler de gene askida. kazak vs giymem kolay kolay ama olanlari katlayip gene ayni cekmecesine koyuyorum.
0
hot potato
(11.04.22)
Ekstra bir şey koymuyorum, bir sorun yaşamadım. Yazın kapı pencere açık olsa da hurçları koyduğum dolabın yalıtımı da iyi olduğu için odaya böcek girse bile dolaptan içeriye girmesi pek mümkün değil gibi.
0
akhenaten
(11.04.22)
(3)

Bazı şeyleri itici bulmak ondan zaman zaman soğumak?

Piukh
Ekşide sevilen kişinin kusurları gözünüze batmaz minvalinde bir yazı okudum ve beni düşündürdü. Sizlere de sormak istiyorum.Mesela bazen bir hareket, bir cevap, bir tavır bende soğuma/itki yaratabiliyor. Ona olan sevgim azalmıyor ama itici buluyorum ve bu araya mesafe koymaya bile varabiliyor sevgim
Ekşide sevilen kişinin kusurları gözünüze batmaz minvalinde bir yazı okudum ve beni düşündürdü. Sizlere de sormak istiyorum.

Mesela bazen bir hareket, bir cevap, bir tavır bende soğuma/itki yaratabiliyor. Ona olan sevgim azalmıyor ama itici buluyorum ve bu araya mesafe koymaya bile varabiliyor sevgim azalmasa dahi. Sevgim azalmıyor çünkü kötü niyeti olmadığını bilirim ama sonuçta benim hoşuma gitmeyen bir şey olmuş, kırılmışım belki ve uzaklaşmak istiyorum vesaire vesaire. Ayrıca böyle şeyleri açıkça da söylerim ben, kırıcı mı sizce?

Gerçek sevgi diye karşısındakini altın görmekten bahsedince biri acaba benim varamadığım bir sevgi derinliği mi bu diye düşündüm, sizde nedir durumlar?
0
Piukh
(10.04.22)
Haklısınız, bir insanı çeşitli kriterlere göre severiz. Sonuçta dünyadaki herkesi sevmiyoruz değil mi? Eğer sevdiğim kişi benim için hoş olmayan bir şey yaparsa o zaman "acaba onu yanlış mı tanıdım, acaba kendini bana farklı mı tanıttı" endişesi uyanıyor içimde.

Gerçekten sevip sevmemekle alakası yok bu hissin. Tabi bu da bir sebep olabilir, ama tek sebep olamaz. İnsanlara bakmayın, herkes ezberden konuşuyor.
0
akhenaten
(10.04.22)
doğal bir şey. hiçbir şey yokken tek bir hareketten ya da sözden bir anda soğuduğum daha olmadı bugüne kadar ama özellikle ilişkinin uzun süredir devam ettiği ve benzer şeylerin sürekli benzer sorunlar yarattığı durumlarda ben de yaşıyorum bunu. böyle durumlarda sevgim de azalabiliyor hatta.

hatta hatta ne yalan söyleyeyim o yazıda bahsedildiği gibi bir sevgi çeşidinin olduğunu da düşünmüyorum. bir arada yaşayabilelim diye üzerinde anlaştığımız belli yazılı-yazısız/sözlü-sözsüz kavramlar var, bunlardan biri de sevgi. insanlar ortak paydada birleşebilsin de olabilecek en az sorunla sosyal, duygusal, psikolojik, fiziksel ihtiyaçlarını karşılasınlar diye üretilmiş bir kavram. insanların gerçek sevgi diye yaşadığı saplantılı tuhaf ilişkiler için belki kusurların göze batmaması falan mümkün olabilir, bilmiyorum.
0
Mossy
(10.04.22)
Bunlar birbirinden farklı konular. Sizi üzecek, kıracak soğutacak bir şey yapması başka şey, genel bi hareketine gıcık olmak başka.

Mesela ağzını şapırdatıyordur yemek yerden size hiç batmaz çünkü seviyorsunuzdur.

Ama stresliyken ters biri olması tabi ki batar. Çünkü size karşı da kırıcı oluyordur.

Sevdiğiniz kişinin 1. Örnekteki gibi kötü yönlerini görmezsiniz. 2. Örnekteki gibi kırıcı olan kötü yönlerini ise asıl olduğundan çok daha fazla görürsünüz.

Yazıyı okumadım bu arada.
0
zimbirik
(11.04.22)
(9)

Belediyeler park ve bahçelere neden meyve ağacı dikmiyor

neymis
Yıllardır merak ederim, Belediyeler park ve bahçelere neden meyve ağacı dikiyor.
Yıllardır merak ederim, Belediyeler park ve bahçelere neden meyve ağacı dikiyor.
0
neymis
(09.04.22)
Çünkü çok bakım istiyor, nazik, hassas ağaçlar. Parklardaki yol kenarlarındaki gibi dayanıklı ağaçlar değiller.

Bir de meyve ağacı olsa ve bakılsa da daha meyveler olgunlaşmadan çoluk çocuk ve eğitimsiz yetişkinler o ham meyveleri bile toplamak için dalını malını kırar ağacın.
0
John Bloor
(09.04.22)
Çok yere dikilse insanlar alışır, neden kırsınlsr.
0
🌸neymis
(09.04.22)
bakımı zor ağaç bu kendi kendine büyüyor zaten gibi değil
0
freebird5406_2
(09.04.22)
Sinek, bakım, çürük, koku, yapışak yapması.
0
westblack
(09.04.22)
Düzenli gübreleme, ilaçlama, çapalama, budama istiyor. Meyve sebze yetiştirmek gerçekten zor iş.

Hadi belediye bütçe ve eleman ayırdı diyelim, dediğim insan faktörünü göz ardı edemeyiz.

Hangi insan alışacak? Piknikte tüm çöpünü, pisliğini hatta çocuk bezini ormana bırakan insanlar mı?

Arabada giderken camdan su şişesini, sigara izmaritini yola atan insanlar mı?
0
John Bloor
(09.04.22)
Geçen Adana'da refüjlerdeki trunçları toplarken araba çarparak 3 kişi öldü, bizim milletimiz sırf o meyveleri toplamak için telef olur.

www.haberturk.com
0
solo
(09.04.22)
limon cok hassas.
dut ve incir kaldirimlari pisletir.
portakal mandalina belki olabalir bilmiyorum,
turunc oluyor, ama onu da napican yani
0
spherical
(09.04.22)
Bizim burada incir var her sene bi kere yanlislikla basarim bir saat ayakkabi temizlerim.
Onemli davete giderken bile basmistim.
Arabanin motorun ustune akittigi recinesi zaten ayri dert.

Sinegi bocegi ayri dert zaten.
0
divit
(09.04.22)
Esasen yol kenarında yetişen ağacın meyvesini yememeniz gerekir. Toplum sağlığı için iyi olmaz.

Diğer taraftan meyve ağaçlarının meyveleri genelde hamken toplanıyor, ağaçlar da zarar görüp ölüyor.

Eğer meyve ağacında bolluk varsa ve insanlar meyvelere tenezzül etmiyorsa da meyveler düşüp yerde çürüyor, yapış yapış olup koku yapıyor. Dut ağaçları bu yüzden pek istenmez örneğin.

Her halükarda çok iyi bir seçim değiller.
0
akhenaten
(09.04.22)
(2)

Sizce şu deri ceket nasıl?

kukuleta
Mankendeki fiziğe benzer fizikteki biri için 10 üzerinden kaç puan alır?https://www.derimod.com.tr/siyah-bosh-x-erkek-deri-ceket-20wgd6384cy/
Mankendeki fiziğe benzer fizikteki biri için 10 üzerinden kaç puan alır?

www.derimod.com.tr
0
kukuleta
(09.04.22)
2-3
0
duyurukullanıcısı
(09.04.22)
Sizin tarzınız nasıl bilmiyorum ama model gayet yakışıklı ve kalıplı biriyken bu ceketi giyince çok zevksiz durmuş. Bence sorun cekette.
0
akhenaten
(09.04.22)
(7)

Kredi cekmek/kredi kartı kullanmak

bedrozan
Bir ürün alacağım. 10000 TL kredi çekmek(6 ay) ve 10000 TL kredi kartından (6 taksit) cektirmek Hangisi daha uygun olur sizce, ona göre işlem yapacağım.
Bir ürün alacağım. 10000 TL kredi çekmek(6 ay) ve 10000 TL kredi kartından (6 taksit) cektirmek

Hangisi daha uygun olur sizce, ona göre işlem yapacağım.
0
bedrozan
(08.04.22)
Kredi kart limitinizi zorlamayacaksa karta böldürün. Limit sorunu olacaksa kredi çekin.
0
nundu
(08.04.22)
kredinin faizi var. taksidin faizi olmaz genelde.
0
jelly bear
(08.04.22)
Taksit her türlü avantajlı olur.
0
neymis
(08.04.22)
Vade sayıları aynıyken hangisine ne kadar faiz ödeyeceğiniz önemli. Dolayısıyla cevabınız; "hangisine daha az faiz ödeyecekseniz o" haliyle.
0
akhenaten
(08.04.22)
Kredi çekmek genelde çok net bir şekilde çok daha pahalıya gelir.
Sadece faizi değil, belge masrafı, hayat sigortası gibi masrafları da olacak.

Faiz ve ödeme koşullarını öğrenince kredi kartınızdaki "taksitli nakit avans" kısmına da bir sorun. Kredi çekmeye göre daha ucuz oluyor genelde.
0
michael_knight
(08.04.22)
Kredinin daha uyguna gelebileceği fikrini nasıl edindiniz? Sonuçta aldığınız tutardan fazlasını ödeyeceğinizi biliyorsunuzdur herhalde? :)
0
baal
(08.04.22)
Faiz oranini ve nasil hesaplandigini anlayip ona gore karar vermen lazim, bunlar net bilgiler. Ama sallamak gerekirse cevap kredi karti taksidi zira kartlarin olayi bu, yoksa kimse kullanmazdi.
0
hot potato
(08.04.22)
(6)

spor yapmadan protein tozu kullanılır mı

birmilyonunvarmi
kullanacağımdan değil de aklıma geldi. spor yapmayan biri protein tozu kullansa kaslanır mı?
kullanacağımdan değil de aklıma geldi. spor yapmayan biri protein tozu kullansa kaslanır mı?
0
birmilyonunvarmi
(06.04.22)
Protein ihtiyacı sadece spor yapanlara özel bir durum olmadığı için haliyle alınır, protein tozu normal protein kaynaklarının pratikleştirilmiş hali sadece. Hatta yumurta ile birlikte vücutta kullanılabilirliği en yüksek olan protein kaynağıdır whey. Protein tozunu sadece sporcular kullanır algısı çok doğru değil.

Ha bununla birlikte diğer soruna gelecek olarak kaslanmazsın, o çok alakasız bir konu. Kas inşası için çok başka süreçler var.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(06.04.22)
Protein tozu kas yapan bir şey değil, bol bol et, yumurta tüketerek durduk yere kaslanamayacağınız gibi protein tozu tüketerek de kaslanamazsınız.

Ama ihtiyacınız olandan fazla protein alırsanız bunlar yağa çevrilip depolanacağı için yağlanarak kilo alırsınız.
0
akhenaten
(06.04.22)
felclilere, ameliyatlilara falan da yazar doktor hatta. bildigin besin iste. neskuik’in faydali olani.
0
alperz
(06.04.22)
eğer gün içinde aldığın protein miktarını az olduğunu düşünüyorsan spor yapmasan da alabilirsin. eğer masa başı bir iş yapıyorsan kaslanmazsın. spor yapmıyorsan protein tozu kas yaptıran mucizevi bir ürün değil.
0
false pretension
(06.04.22)
Üstteki cevaplara ek olarak, fazlası karaciğeri yorar diye hatırlıyorum. Spor yapmayan biri fazla et yerse, yumurta yerse, protein kaynaklı besin tüketirse göbeklenir, kaslanmaz +1
0
John Bloor
(07.04.22)
kilo almak isteyen zayıf insanlara kullanılması tavsiye ediliyor çoğunlukla.
0
ravenudon
(07.04.22)
(6)

Uykuya dalarken irkilmek?

hadi ya la
Bildiğimiz ağaçtan düşer gibi irkilmek değil ama. O çok nadiren oluyor, benim hissettiğim saliseler içinde çok heyecanlanmak. Durduk yere nabzım yükseliyor, bir tehlikenin oluştuğunu hissediyorum ve bir saniye sonra geçiyor.2 sene önce iki ay boyunca nefes alamadığımı hissediyordum, gündüzleri bile
Bildiğimiz ağaçtan düşer gibi irkilmek değil ama. O çok nadiren oluyor, benim hissettiğim saliseler içinde çok heyecanlanmak. Durduk yere nabzım yükseliyor, bir tehlikenin oluştuğunu hissediyorum ve bir saniye sonra geçiyor.

2 sene önce iki ay boyunca nefes alamadığımı hissediyordum, gündüzleri bile ellerim uyuşuyor, nabzım yükseliyordu. Telkin ve meditasyonla doktora gitmeden çözdüm. (belirtilerim anksiyete bozukluğunu gösteriyordu.)

Fakat son iki üç aydır uykuya dalarken bahsettiğim şekilde irkiliyorum, ne olduğunu bildiğim için telaş yapmıyorum ve bir saniye sonra geçiyor zaten.

Sizce bunun adı ne?
Doktora gitmeli miyim?
0
hadi ya la
(06.04.22)
Aynısı bende de oluyor. Çok ciddi bir korkuyla bir anda sıçrıyorum tam dalma esnasında. Bence normal bir durum aynı ağaçtan düşmek gibi. Belki psikolojik açıklaması vardır, ben çok kaygılı biriyim uyurken diş de sıkıyorum stresliyken. Stresle ilişkili olabilir bence.(yalnızca tahmin)

www.google.com.tr
0
Josephine.
(06.04.22)
avicennaint.com

buna benzer bir şey yaşıyor olabilir misiniz?
0
reversal of fortune
(06.04.22)
phonex
(06.04.22)
arada oluyor bende de, burnum tıkandığında nefes alamayınca ya da kan dolaşımı engellenince oluyor. vücut ölmememiz için kalk lan nefes alamıyorsun uyarısı veriyor.
0
bohr atom modeli
(06.04.22)
Birçok sebebi olabilir, nokturnal panik yaşıyor olmanız da olası.

Panik atağın uykuya geçiş sürecini aksatan bir biçimi. Uykuya dalış sırasında aniden gelen ölüyorum hissi, kalbiniz duracakmış gibi olması ve ardından heyecanla gelen nabız yükselmesi gibi bir şekilde kendini gösteriyor.

Tanım size uyuyorsa doktora gitmeyi düşünebilirsiniz.
0
akhenaten
(06.04.22)
bana da oluyor, sözlükte bununla ilgili mantıklı bir entry vardı ama unuttum. beyin sanırım uyurken ölüyorum zannediyormuş o yüzden o tepkiyi verddiriyormuş sahibine. manyak lan bu beyin yazıyordu en sonda. ama yazıyı bulamadım.
0
dandiş
(06.04.22)
(8)

Majör depresyondan nasıl çıkılır?

sadecesu
İlaçsız. Hayattan hiç keyif almıyorum. Yiyorum, içiyorum. O kadar.
İlaçsız. Hayattan hiç keyif almıyorum. Yiyorum, içiyorum. O kadar.
0
sadecesu
(05.04.22)
Terapiyle.
0
Bruce
(05.04.22)
Kendi kendine teşhis koymayı bırakarak.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(05.04.22)
ilaçsız çok zor. Bu da bir hastalık. nasıl ki vücudunuzda enfeksiyon olunca antibiyotik kullanıyorsanız beyin kimyanız bozulduğunda da ilaç kullanabilirsiniz bir farkı yok.bundan çekinmek çok yanlış bence. bir an önce doktora görünmenizi tavsiye ederim.
0
sta
(05.04.22)
uzmana danışarak, başka türlü zor.
0
passion rules the game
(05.04.22)
Bisiklet belki
0
divit
(05.04.22)
İlaç +psikoterapi. Psikoterapi mümkün değilse "İyi Hissetmek" adlı kitap okunup söylenenler uygulanabilir. Biblioterapi,okuma terapisi diyorlar.
0
crimson man
(05.04.22)
kırık bir bacak üzerinde yürümeye çalışmaktan vazgeçin.
0
aegina
(06.04.22)
Majör depresyon tanısını doktor mu koydu? Majör depresyon kronikleşmiş depresyondur, basitçe, beyninizdeki birçok salgının olması gerektiği gibi işlemediği bir süreçtir. İlaç tedavisi ve çoğunlukla buna ek olarak psikoterapi gerektirir.

Hayattan az keyif almıyorken depresyondayım, çok keyif almıyorken majör depresyondayım gibi bir şey yok. Lütfen bir doktora gidin ve size önereceği tedaviyi harfiyen uygulayın.
0
akhenaten
(06.04.22)
(7)

Bir konuda fikir danışmaca-Beslenme alışkanlığı

demirr
Merhabalar. Şimdi konuyu fazla uzatmadan kısa ve öz şekilde yazmaya çalışacağım.zira sizin fikirleriniz benim için her zaman önemli olmuştur. Bir çok sıkıntıyı sizin goruslerinizle astım. İmdi2 yıldır beraber çalıştığım hemcinsim olan bir mesai arkadaşım var. Gayet de samimiyiz. Geçenlerde evimize z
Merhabalar. Şimdi konuyu fazla uzatmadan kısa ve öz şekilde yazmaya çalışacağım.zira sizin fikirleriniz benim için her zaman önemli olmuştur. Bir çok sıkıntıyı sizin goruslerinizle astım. İmdi

2 yıldır beraber çalıştığım hemcinsim olan bir mesai arkadaşım var. Gayet de samimiyiz. Geçenlerde evimize ziyarete geldiler ailecek. Biz de iade-i ziyarette bulunduk bugün. Arkadaşın 3 yasında çok tatlı bi oğlu var. Çocuk çok tatlı ama bazı alışkanlıkları pek hoş değil. Mesela hoşuna gitmeyen en ufak şeyde yaninda kim olursa olsun vuruyor. Bize geldiklerinde eşim eğildi ve seni öpebilir miyim dedi. Çocuk çat vurdu tokadı. Bugün babasına da 2-3 defa vurdu bizim yanımızda. Çocuk bilmiyor tabi kotu bir davranış olduğunu ama ne annesi ne babası da en ufak bir tepki vermiyor. Hemen suyuna gidiyorlar daha fazla mızmızlanmasin diye. Aynı şekilde memnun olmadığı her şeyde ağlayarak küsüyor. Küsmesin diye hemen istediğini yapıyorlar.

Son olarak arkadaş her gün iş çıkışı eve giderken çocuğa mutlaka bisküvi,seker,çikolata falan birşey alıyor. Almayınca küsüyor diyo. Fakat sıkıntı surda ki çocuk baya bir kilolu. Yani obez seviyesinde kilolu.

Benzer sıkıntılar bu yaslarda benim oglumda da oldu fakat biz bunları basit tedbirlerle hemen hallettik. Bizim arkadaş ve esi de bu sıkıntıların ileride daha büyük sıkıntılara sebep olabileceğinin pek farkında değiller. Günü kurtarma derdindeler.

Simdi gelelim soruya. Ben bu arkadaşı çok sevdiğim için çocuktaki bu sıkıntıları kendi çocuğumu ornek göstererek nasıl halledebileceğini anlatmak istiyorum fakat nasıl bir tepki vereceğinden emin olamiyorum. Kendisi biraz değişiktir. Neye nasıl tepki vereceğini pek kestiremiyorum. Bir tarafim hic karisma dese de bir taraftan da içim rahat etmiyor. Kendisini de çocuğunu da seviyorum.

El soru: siz olsanız ne yapardınız?

Tesekkurler
0
demirr
(03.04.22)
Problem çocukta değil arkadaşınızda aslında. Sende bir problem var demezdim ben olsam. Ne yapayım küsüyor tavrının yerime destek de isteyebilirdi ya da sadece şikayet bile etseydi yardım edin derdim. Karışmayın.
0
kullanıcıadımbuolsun
(03.04.22)
Karışmazdım.
0
himmet dayi
(03.04.22)
Böyle şeyler kişide bir paket halinde bulunuyor. Siz arkadaşınıza çocuğa her istediğini almaması gerektiğini anlatırsınız, başka zaman arkadaşınız "küfret bakayım oğlum abi duysun" diye çıkar gelir.

Çocuklar ailelerinin etkisi altında yetişiyor, yapacağınız bir şey yok.

Kendisinin istemesi gerekiyor buna kafa yormayı. Bu da bir ihtimal sizi örnek alabileceğini düşündüğü bir davranış görürse gerçekleşebilir. Örneğin onun karşısında, çocuğunuzla olan bir sorunu (özellikle onun da mustarip olduğu bir sorunu) profesyonelce çözdüğünüzü görürse bu onu harekete geçirebilir.
0
akhenaten
(03.04.22)
hiç bulaşma sen kötü olursun. onlar çocuğu sürekli şımartacaklar bu şekilde yaşayacaklar ve bunun iyi bir şey olduğunu düşünecekler

ve bu konuda yapabileceğin hiçbir şey yok.
0
duyurukullanıcısı
(03.04.22)
işte bu yüzden herkes üremesin diyoruz. herkes anne baba olamaz, düzgün çocuk yetiştiremez.

hiç karışmayın, zaten dinleyip dikkate alacak birisi olsa çocuk bu hale gelmezdi.
0
rose parks
(03.04.22)
Diğer arkadaşların da dediği gibi böyle durumlarda müdahale edene geri teper genellikle. Ama illa ki müdahale etmek istiyorsanız o zaman obezite konusu üzerinden girebilirsiniz. Eğer çocuk gerçekten sağlıksız derecede kiloluysa bu yaşta, böyle gittiği taktirde 20'lerinin ortasını bile zor görür. O nedenle obeziteyle ilgili bir belgesel birşey izleterek başlayıp sonra "senin çouk da böyle bak, şimdi müdahale etmezsek ileride kötü olur, benim de böyleydi, bunu yaptık düzeldi" diye müdahalenizi yaparsınız. Çocuğun ölümcül bir problemle karşı karşıya olduğunun net bir şekilde söylenmesi şart yalnız. İlk başta sert tepki verirler belki ama sonra sindirir ve içinde bulundukları durumu anlarlar. Sonrasında da rayına girer yavaş yavaş. Hatta belki doğrudan bir uzmanla randevu alıp oraya habersizce bir şekilde arkadaşınızı götürüp Amerikalıların "intervention" dediği şekilde uzman desteğiyle direk yüzüne vurarak da yapılabilir.

Oradan sonrası zaten karakterine de etki eder, her istediğinin önüne koyulması durumu ortadan kalkacağı için şımarıklık da azalarak bitecektir.
0
drkayzer
(03.04.22)
Maalesef bu konularda bir öneri verdiğinizde sizi ukala bulacak ve bir süre sonra sizden bile soğuyacaklardır. Hele ki kendi çocuğunuzu örnek göstererek anlatmaya başladığınızda olay çok tatsız yerlere gider.

Herkesin kendine göre bir doğrusu var hayatta ve onun dışına çıkamaz kolay kolay. Zaten çıkmak istese gelir size sorardı sizinki abur cubur istemiyor nasıl çözdünüz diye. Adam halinden memnun demek ki.

Şöyle örnek vereyim, atıyorum sizle aynı maaşı alan bir arkadaşınız gelse dese ki abi bak sen çok yanlış harcamalardasın. Ben 2 yılda şu kadar yatırıma ulaştım sende tık yok böyle olur mu gel şu hayatını değiştir dese söyledikleri çok mantıklı da gelse dediklerinin %90'ını dinlemez uygulamazsınız. bunun ondan hiç farkı yok.

salın gitsin.
0
anten
(03.04.22)
(5)

kıl dönmesi muayene

Topalordek
merhaba, kıl dönmesi olduğundan şüphelendiğim bir kitle var popomda, maaledef vucudumdaki kıl yoğunluğundan da ayrı şikayetçiyim. sormaya utanıyorum ama muayeneye giderken popo ve civarını jiletle sinek kaydı yapıp gitmem mi gerekiyor doktora? doktor hem iğrenmesin diye düşünürken aklına farklı terc
merhaba, kıl dönmesi olduğundan şüphelendiğim bir kitle var popomda, maaledef vucudumdaki kıl yoğunluğundan da ayrı şikayetçiyim. sormaya utanıyorum ama muayeneye giderken popo ve civarını jiletle sinek kaydı yapıp gitmem mi gerekiyor doktora? doktor hem iğrenmesin diye düşünürken aklına farklı tercihler gelmesin diye de tırstım hafif. kimseye laf sokma iğneleme derdim yok yanlış anlaşılmasın lütfen. birde kıl dönmesi ameliyatı olsam oruç tutamayack kadar kötü mü devam ediyor ameliyat sonrası süreç? şimdiden teşekkürler, özelden de mesaj atablirsiniz.
0
Topalordek
(02.04.22)
Kıl dönmesine bakan doktor iğrenmez rahat olabilirsin. Şu an açık ameliyat çok yapılmıyor, küçük vakalarda bölgeyi bi sıvıyla dolduruyorlar o sıvı yakıyor. Yine hiç olmasa birkaç gün oruç tutmaman gerekebilir.
0
mg3929
(02.04.22)
oruç açısından sıkıntı doğuracak bir ameliyat değil. ama ilaç kullanman gerekecek o yüzden 1 hafta falan tutamazsın sanırım.

doktor hakkında kötü şeyler düşünmez merak etme. kılları almana gerek yok alsan da bi şey olmaz.
0
jelly bear
(02.04.22)
ultrason ile bakıyorlar, bir jel sürüp aleti gezdiriyor o bölgede.

kıl olsun olmasın gözüküyor zaten diye biliyorum. Kılları kesebiliyorsan iyi olur. Görüntü açısından kimler kimler gidiyordur, bişey demezler.

zaten operasyon için o bölgeyi komple traşlaman gerekecek veya onlar traşlıyor zaten.
0
ananiyimioguz
(02.04.22)
Doktor eşcinsel olduğunuzu düşünmez, zira poposunu tıraşlamak isteyen hiçbir eşcinsel kişi gidip de her yeri kıllıyken tek bir bölgeyi kesmez, estetik değil en başta neden böyle bir şey yapasınız?

Bence çok fazla düşünüyorsunuz.
0
akhenaten
(02.04.22)
öncelikle geçmiş olsun. bence jiletle tıraş etmeyin. zaten malum bölgede bir şikayetiniz var ve jilet ile bölgeyi daha da tahriş etme ihtimaliniz var. yani çok aşırı derecede uzunsa bir makine yardımı kısaltabilirsiniz belki. onun dışında bence hiçbir şey yapmanıza gerek yok. utanılacak bir durum yok.

cerrahi müdahale yapılırsa sonrasındaki 1 hafta 10 gün ilaç kullanmanız gerekir tahminen. bu sürede oruç mümkün olmayabilir. ancak kıl dönmesinde ameliyatsız bir çok tedavi şekli de mevcut. hastalığın sizdeki seyrine ve durumuna göre bu değişir elbette. bu alanda deneyimli iyi bir hekime görünmemiz faydalı olacaktır.
0
pardus
(02.04.22)
(5)

sizce bu etik mi? siz olsaniz ne yapardiniz? (Is Basvurusu)

sorusuolaninsanmodeli
Selamlar herkese,Soyle bi durum var, iki hafta once cok istedigim bir sirketten ama turkiyedeki subesinden bir is teklifi aldim ve teklifi hemen kabul ettim ve sozlesmeyi imzaladim.Ancak sozlesmeyi imzaladiktan sonra daha oncesinde basvurdugum hollandali bir sirket de bana donus yapti ve onlarla da
Selamlar herkese,

Soyle bi durum var, iki hafta once cok istedigim bir sirketten ama turkiyedeki subesinden bir is teklifi aldim ve teklifi hemen kabul ettim ve sozlesmeyi imzaladim.

Ancak sozlesmeyi imzaladiktan sonra daha oncesinde basvurdugum hollandali bir sirket de bana donus yapti ve onlarla da sansimi denemek istedim.

sorun su ki hollandali sirketle de gorusmeler iyi gitti ve sanirim teklif iletecekler.

Bu durumda ise baslamadan istifa etmek etik olur mu? yoksa diger tarafi geri cevirmeli miyim? hic daha once basina benzer durum gelmis olan var mi aramizda?
0
sorusuolaninsanmodeli
(30.03.22)
benzer durumlar yaşadım. profesyonel düşünmek gerekiyor. Birincisi sonsuz bağlılık yemini etmedeniz hiçbir firmaya, dilediğinizde ayrılabilirsiniz. Sözleşmeyi imzalamanız işe başladığınız anlamına gelmiyor, o yüzden istifa etmiş de olmayacaksınız. İki şirketin tekliflerini yanyana koyup sizin için hangisi iyiyse onu seçin, gerisini çok düşünmeyin.
0
yonge and bloor
(30.03.22)
İşe başlamış olsanız bile ilk ay deneme süreniz olacak, siz ya da işvereniniz "yok, ben vazgeçtim" diyebileceksiniz. Sizin için hangisi iyiyse onu seçin +1
0
kobuzchu kiz
(30.03.22)
cok tesekkur ederim, vicdanim biraz rahatladi sayenizde :)
0
🌸sorusuolaninsanmodeli
(30.03.22)
Hocam kimse vazgeçilmez değil, çıkarınıza göre hareket edin. Hayrına çalışmıyoruz sonuçta :)
0
lcha
(30.03.22)
Çalıştığınız şirketle aranızdaki ilişki iş ilişkisidir. İş ilişkisi içerisinde firma size bir ücret öder ve sizden bir hizmet alır. Siz alacağınız ücret için orada bulunursunuz, çünkü hayatta kalmanız için para kazanmanız gerekiyor.

Bir arkadaşlığı çok fazla maddiyata vurmak ne kadar yanlış ve hasar vericiyse bir iş ilişkisini de maneyata vurmak aynı oranda zarar verici.

Sizin üstünüze düşen bulduğunuz fırsatı değerlendirmek. Bu aynı zamanda meslektaşlarınız için de dolaylı yoldan şartların iyileşmesi demek, çünkü ayrıldığınız firma da rakiplerine eleman kaptırmamak için yöntemler üretecek.

Siz ayrılmak istediğinizi söylediğinizde arkanızdan tek diyecekleri "ona başka yer teklif vermiş, ilanı tekrar açalım"
0
akhenaten
(30.03.22)
(3)

basit ingilizce sorusu 3

0zlem
there aren't any photos in living roomthere isn't any sugar in the kitchenizlediğim videoda belirli bir mutfakta olduğu için başına "the" getiriyoruz diyor peki living room neden belirli değil? o da bizim oturma odamız değil mi?yoksa bir yanlışlık mı var? neye göre belirli anlayamadım :)
there aren't any photos in living room

there isn't any sugar in the kitchen

izlediğim videoda belirli bir mutfakta olduğu için başına "the" getiriyoruz diyor peki living room neden belirli değil?

o da bizim oturma odamız değil mi?

yoksa bir yanlışlık mı var? neye göre belirli anlayamadım :)
0
0zlem
(29.03.22)
the living room olmalı. yanlışlık var.
0
himmet dayi
(29.03.22)
The living room olmalı +1 Türkçe üzerinden mi izliyorsunuz videoları?

Bence konu adıyla youtube'da anadili ingilizce olan kişilerin videolarından öğrenin. Çok kolay anlaşılır başlangıç videoları var, tahmin ettiğinizden daha kolay olacaktır emin olun.
0
akhenaten
(29.03.22)
the olmalı +1
eğitimci falan olmayacaksanız bu tarz şeyler önemsiz kalıyor günlük hayatın içindeki konuşmalar için. yabancı dil öğrenirken kurallara çok takılıyoruz denir ya, bazen hak veriyorum.
0
gkhncnzdgn
(29.03.22)
(12)

Okuduğunuz kitaplarını tutuyor musunuz yoksa hibe mi ediyorsunuz?

put it in your appropriate place
Kütüphanemi, düzenleyip ihya etmeye çalışıyorum. Çoğu kitapları elimden çıkaracağım.Pandemi öncesinde senede 60 kitabı buluyordu sene içerisinde okuduklarım. Dolasıyla dandik kitaplara geliyordum baya. Topluca çıkartıyorum zamanı gelince.Pandemi ile birlikte daha seçici oluyorum tabii. Şimdi şöyle b
Kütüphanemi, düzenleyip ihya etmeye çalışıyorum. Çoğu kitapları elimden çıkaracağım.

Pandemi öncesinde senede 60 kitabı buluyordu sene içerisinde okuduklarım. Dolasıyla dandik kitaplara geliyordum baya. Topluca çıkartıyorum zamanı gelince.

Pandemi ile birlikte daha seçici oluyorum tabii. Şimdi şöyle bir şey var, kitabı okuyorum. Kitap iyi güzel. Baya bilgileniyorum filan, cahil kalmışım cahilliğim gitmiş dediğim oluyor ama biliyorum ki ikinci kez okumayacağım.

Ne bileyim, bir başkasının da okumayacağını biliyorum ama elim gitmiyor. Mesela Keşifler Ve Coğrafya; 15. ve 16. Yüzyıl Keşifleri diye bir kitap okudum. 2015 senesinde okumuştum. Ulan cahilmişim cidden, iyi oldu okuduğum cahilliğim gitti diyecek kadar faydası oldu kitabın ama içerik hakkında hiçbir şey kalmadı haliyle.

Siz ne yapıyorsunuz kitaplarınızı? Tutuyor musunuz, yoksa sağa sola hibe mi?
0
put it in your appropriate place
(26.03.22)
Tekrar bakma ihtimalim varsa tutuyorum. Yoksa elden çıkarıyorum.
0
babilfish
(26.03.22)
bazilarini halk kütüphanesine veriyorum bazilarini tutuyorum.
0
Coma
(26.03.22)
Elden çıkardığım/hibe ettiğim ancak sonra ihtiyaç duyup yeniden satın aldığım kitaplarım oldu. :)
0
durme
(26.03.22)
Kitaplar ucuz değil artık. Ben sayfaların fotoğrafını çekerim. Bir kopyası bende kalır. Ondan sonra dağıtabilirim. Basılı kitap almıyorum uzun süredir. Pdf olarak bulup okuyorum. Bu şekilde de çözebilirsiniz. Değerli kitapları dağıtmam.
0
dissendium
(26.03.22)
Valla benim olay cok degisik asamalardan gecti. Cok onceden tanidigim birkac iyi sahaf vardi, o sekilde kendime bir takas zinciri olusturmustum. Bu sayede hem evde hic kitap tutmuyordum hem de kitaplara ya hic ya da cok cok az para veriyordum.

Daha sonra zincirden en saglam sahaf ayrilinca sistem bir anda coktu. Ondan sonra yine bisekil sahaflarla is yaptim ancak pek istedigim gibi olmadi. Sonradan mecburi internetten falan kitap satin almaya gectim,kitaplar birikmeye baslayinca da en son careyi e-booklara gecmekte buldum. Simdi ise yavastan yavastan sesli kitaplara gecis yapiyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(26.03.22)
Başyapıt olarak gördüğüm yahut çok etkilendiğim kitapları asla bırakmam, 50 sene sonra bile yaşıyorsam eğer başucumda kalmalı…
0
siyah giyen adam
(26.03.22)
çok hoş değil ama kitaplığımı bozmam ve kitaplarımı (eğer fazlası yoksa) kolay kolay vermem.

bir yere bağış hibe yapacaksam gider toplu satın alır veririm ama kendi kitaplarımı vermem.

evimde en çok sevdiğim şey kitapılığım.
0
AlsterWasser
(26.03.22)
bazen çok saçma kitaplar almış olabiliyorum yeterince okumadan veya internetten aldığım ve bu muymuş yaa ne gereksiz dediğim kitaplar var ne yazık ki.
onları dağıtıyorum sadece.
0
photo85
(26.03.22)
neden vereyim ki para verdiğim şeyi başkasına, çok okuma heveslisi olan kütüphaneden alıp yine okur.
0
bohr atom modeli
(26.03.22)
Ben tutuyorum, kitap okumaya ailemin çocukluklarında okuduklarıyla başladım. Ben de çocuklarımın benim kitapalrımı karıştırmasını isterim. Çocukken o kitaplığı karıştırmak çok hoşuma giderdi.

Bağışlanacak daha işlevsel şeyler var. Gerçek şu ki kitap bağışına muhtaç birisinin zaten çok kitap düşünecek vakti olmuyor. İhtiyaç hiyerarşisinde kafa yoracakları daha önemli şeyler oluyor. Ayrıca insanların ücretsiz kitap okuyabilecekleri birçok yer var.
0
akhenaten
(26.03.22)
tutuyorum. küçükken evdeki kitaplıktan rastgele çok kitap okudum. kendi çocuklarım da aynısını yapsın istiyorum.
0
roket adam
(26.03.22)
Abi kitap bi kere alayım okuyayım sonra vereyim başkasına başkası okusun gibi bir tüketim aracı değil ki niye vereyim bu çok mantıksız tabii ki tutuyorum, bırak hibeyi ödünç bile vermem ben açıkçası elimde babadan kalma 40-50 senelik kitaplar var bunlar manevi anlamda hazine sayılır.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(26.03.22)
(10)

Tanışma Yıldönümü'nü önemser misiniz?

jonas
Sevgilinizle tanışma yıldönümünde özel plan yapıyor musunuz, o güne anlam yüklüyor musunuz?
Sevgilinizle tanışma yıldönümünde özel plan yapıyor musunuz, o güne anlam yüklüyor musunuz?
0
jonas
(25.03.22)
Evlilik de dahil bütün yıldönümlerinden daha önemlidir bizim için.
0
teritori
(25.03.22)
Önemserim, özel bir gün çünkü. Nasıl tanıştığınız da önemli tabi, uzun süre arkadaş olarak kalıp sonra işler değiştiyse ne önemi var ki tanıştığınız günün? Ama tanışılır tanışılmaz etkilenip, daha en baştan romantik bir yolda ilerlediğiniz birinden de o günü hatırlamasını beklersiniz ne bileyim.

Bu kadar anlattım ama öyle çok özel bir plan da yapmıyoruz. Genelde o zamanki anılardan falan konuşuyoruz. Ama hatırlamak önemli.
0
akhenaten
(25.03.22)
önemseriz.
0
gabe h coud
(25.03.22)
Hiç bir sevgilimle bunun muhabbeti geçmedi, ne kutladık ne de günü hatırladık diye düşünüyorum çünkü bunun bir tribini de yediğimi hatırlamıyorum.
0
Bruce
(25.03.22)
Simdiye kadar, hatirlayabildigim bir tanisma yil donumu olmadi.
0
buf-e kür
(25.03.22)
Tanışılan gün sevgili olduysak kutlarım ama sonradan sevgili olduysak o kadar değil. Her anın gününü kutlamak, özel gün üretmek çok yoruyor.
0
jazzabel
(25.03.22)
Gün sayısının fazlalığı sadece kapitalizme hizmet eder deyip aramızda bir anlaşma yaptık. Doğum günlerimiz haricindekileri önemsemiyoruz.
0
Mirket
(25.03.22)
tabiki
0
all girls dream
(25.03.22)
Onemsemem.
0
j r r tolkien hayrani
(25.03.22)
önemsiyorum ama hiç önemsenmediği için önemsemiyormuş gibi yaptım yıllarca.
0
deartheodosia
(26.03.22)
(1)

Sanatın gerçekten birleştirici olduğunu düşünüyor musunuz?

skzr
Sb. Ben mesela daha bir kaç sene evveline kadar bu sanatın birleştirici özelliğine güler geçerdim. Ama son senelerde gerek siyasi olarak, gerek hayata çok farklı baktığım kişilerin icra ettiği eserleri (müzik, şiir, resim, tiyatro vs) zevkle takip ediyorum. Hatta daha somut olması adına direkt örnek
Sb.

Ben mesela daha bir kaç sene evveline kadar bu sanatın birleştirici özelliğine güler geçerdim. Ama son senelerde gerek siyasi olarak, gerek hayata çok farklı baktığım kişilerin icra ettiği eserleri (müzik, şiir, resim, tiyatro vs) zevkle takip ediyorum. Hatta daha somut olması adına direkt örnek vereyim. Yılmaz Erdoğan mesela, ben bu ustayı şimdilerde görsem sıkıca sarılır teşekkür etmek isterdim sanatçı kişiliğine. Sizin de böyle düşünceleriniz var mı?
0
skzr
(25.03.22)
Sanatın salt kendisi değil, ancak toplumun geneliyle aynı sorunları ya da mutlulukları yaşayan bir sanatçının, kendisini sanatı yoluyla gerçekten iyi ifade edebildiği bir durum olursa bu ortaya çıkan eser insanlarda "birileri beni anlıyor" hissiyatı uyandırıyor.

Çok fazla şey hissediyoruz, ancak ifade edemiyoruz. Haliyle birilerine gösterip, "işte bak bu benim hissedip anlatamadığım şey" diyebildiğimiz eserler bizde hayranlık uyandırıyor. Söz konusu bu eserin ele aldığı konu ne kadar insanın özüyle ilgiliyse o kadar geniş yelpazede insanı birbirine bağlıyor. İçinde kendimizden bir parça bulduğumuz şeyleri beğenen diğer insanlar da bizde sempati uyandırır. Bu da birleştirici bir özellik.

Burada kritik nokta kapsayıcılık. Örneğin siyasi ya da dini olarak çok farklı olduğunuz bir kişiyle aynı şarkıyı duyunca heyecanlandığınızı fark ederseniz, bu, geçici bile olsa buzları bir nebze eritecektir.
0
akhenaten
(25.03.22)
(9)

mekanik saat almak delilik mi?

duyurukullanıcısı
digital saatler 2500 civarı iken benim beğendiğim mekanik saat 4k veya 6k.şimdi bu paraya hem kendime hem kardeşime iki digital yapıştırırım ama mekanik saatler çok hoşuma gidiyor bu mekanizmayı gösterenler. bu arada kardeşe bi şe alma zorunluluğu yok yani.sanki enayilik gibi geliyor mekanik saat al
digital saatler 2500 civarı iken benim beğendiğim mekanik saat 4k veya 6k.

şimdi bu paraya hem kendime hem kardeşime iki digital yapıştırırım ama mekanik saatler çok hoşuma gidiyor bu mekanizmayı gösterenler. bu arada kardeşe bi şe alma zorunluluğu yok yani.

sanki enayilik gibi geliyor mekanik saat almak bu paralara.
0
duyurukullanıcısı
(24.03.22)
Enayilik degil de zevkine para harcamak gibi dusun.

Amacin saati dogru ogrenmek ise mekanik saat bunu sana veremez.
Devamli ayarlayip takip etmen gerekiyor.
0
divit
(24.03.22)
İşlevsel düşünüyorsanız ve amacınız sadece zamanı öğrenmekse herhangi bir saat almanın kendisi enayilik. Ancak saat bir akseuar, bir giyim ürünü, bir stil nesnesi. Parayı verdiğiniz şey bu, zamanı öğrenmek için bir alet değil. O olay geçeli çok oldu, artık telefonlar var. Bence rahat olun, sevdiğiniz şeyi alın.
0
akhenaten
(24.03.22)
4 5 tane saatm var 1i mekanik diğerleri otomatij
yine saat alacak olsam otomatik ya da mekanik alırım

mekanik saatler gerek iscilik gerek evladiyelik olmsindan ötürü o fiyatlar


divitin hakli olduğu yer var bu saatlerde sapma payı olur. günde 5 10 saniye gibi.
0
all girls dream
(24.03.22)
Bu arada mekanik saat başka otomatik saat başka
seiko lar falan otomatik.
Mekanık değil ikisi farklı
0
all girls dream
(24.03.22)
@shadowfollower ustte yazmislar zaten gunde birkac saniye ayda birkac dakika sapiyor.
O da en iyi ihtimalle, kurmazsan elini oynatmazsan zaten komple gidiyor cogu.

Calisma prensibinden dolayi dakik olmasi imkansiz bir alet.
En babasi bile 100 liralik quartz saatle kapisamaz.
0
divit
(25.03.22)
biliyorsundur ama yine de hatırlatmak için yazayım; dijital saatlere mekanik kadran görüntüsü eklenebiliyor. yeni dijital saatlerin çözünürlükleri yüksek olduğu için tahmin ettiğinden daha gerçekçi durabiliyor.

ben dijitalden yanayım.
0
durbidakka
(25.03.22)
@divit dogru soylemis. en babasi bile saati mukemmel olarak tutamiyor. he 15-20 saniye farktan bir sey olmaz diyorsan sorun degildir zaten senin icin.

dostum seni mutlu edecekse yap. benim de saatlere ilgim var, pisman degilim.
0
baldur2
(25.03.22)
Saat bir aksesuar. Benim de 5 saatim var. Bir tanesi otomatik, diğerleri mekanik. İki tanesi antika - anneden yadigar. Dijital saat sevmiyorum ben. Rahat harcayacak param olsa yine gider mekanik saat alırdım. Saatlerimin çoğunun dakika ayrımı bile yok. O yüzden o dijital hassasiyete ihtiyaç duysam telefonun saatine bakarım.
0
SiyamkedisiZorro
(25.03.22)
Akıllı saat fonksiyonel bir alet, özellikle spor yapıyorsan.

Mekanik ya da otomatik saatlerse birer sanat eseri. ;Hem akıllı saatim var, hem mekanik. İkisinin yeri ayrı.
0
kaptankedi
(25.03.22)
(6)

uçak kelimesinin ingilizcesi nedir?

avatar is back
aircraft makalelerde, ingilizce metinlerde en çok gördüğüm. ama günlükte karşılığı nedir? "uçuşum var", "yarın uçağım var" daki günlük kelime "flight" mı oluyor?aeroplaneairplaneaircraftplaneflightyerine göre hangileri nerelerde kullanılmalı?
aircraft makalelerde, ingilizce metinlerde en çok gördüğüm. ama günlükte karşılığı nedir? "uçuşum var", "yarın uçağım var" daki günlük kelime "flight" mı oluyor?

aeroplane
airplane
aircraft
plane
flight

yerine göre hangileri nerelerde kullanılmalı?
0
avatar is back
(24.03.22)
uçuşum var vs için i have a flight kullanılır.
0
south park in kapusonlu uyesi
(24.03.22)
flight ucus demek. evet flight diyeceksin.
airplane ile plane ayni. birinden air'i atmislar sadece, kisaltma hesabi. ucak demek.
aircraft, hava araci demek. daha genel bir kavram. vehicle gibi dusun.
0
baldur2
(24.03.22)
I have a plane tomorrow da denebilir.

ama
I have an airplane/aircraft(bu mühendislikte kullanılıyor)/aeroplane(hiç duymadım) tomorrow denemez.
0
bohr atom modeli
(24.03.22)
Aircraft genel. Helikopter de bir aircraft. Uçak gemisine aircraft carrier deniyor. Uçak gemileri helikopter de taşıyor.
0
dissendium
(24.03.22)
Gayet güzel açıklanmış. Günlük kullanımda plane/flight ikilisi kapışır, diğerlerini boşver. Bu ikisi arasındaki fark da şöyle:

Yarın (bizim tabirimizle) uçağım var (ama aslında uçuşum var): I have a flight tomorrow
Uçak indi: The plane has landed.
0
pandispanya
(24.03.22)
aeroplane ve airplane aynı şey bölgesel olarak farklı kullanımlar tercih ediliyor, plane de ikisinin kısa hali olarak bu ikisiyle aynı şey. (hepsi uçak demek)

cell phone ve mobile phone gibi, bunlar da aynı şey, bölgesel olarak kullanımlardan biri tercih ediliyor. Bizdeki çiğdem ve çekirdek ya da simit ve gevrek olayı gibi düşünün.
0
akhenaten
(24.03.22)
(14)

Şu filmler neden çekiliyor?

Kaleci Saçlı Forvet
Mesela 35 Başlı Köpekbalığı gibi sabaha karşı 3'te Kanal D'de yayınlanan filmler var ya, Imdb puanları genelde 0-1 arası oluyor, bu filmler neden çekiliyor? Yani bunların özel bi seyircisi var diyecem ama yok yani böyle bir kitlesi de yoktur bence karapara mı aklıyorlar acaba çekerken harcanan elekt
Mesela 35 Başlı Köpekbalığı gibi sabaha karşı 3'te Kanal D'de yayınlanan filmler var ya, Imdb puanları genelde 0-1 arası oluyor, bu filmler neden çekiliyor? Yani bunların özel bi seyircisi var diyecem ama yok yani böyle bir kitlesi de yoktur bence karapara mı aklıyorlar acaba çekerken harcanan elektriğe bile yazık yani bilemedim. Sizin fikriniz nedir? Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(22.03.22)
tam da dediğin gibi dandik saatlerde dandik kanallarda yayınlansın, akış dolsun diye çekiliyor o filmler. zaten sinema filmi ve tv filmi diye iki ayrı sektör var.
0
duster
(22.03.22)
özel seyircisi var, b movie diye geçiyorlar, neticede bu da bir sektör hollywood süper lig ise bunlar da PTT 1. lig, sektöre set işçisi kameraman özel efekt uzmanı 3d tasarımcısı görüntü yönetmeni insan kaynağı vs yetiştiriyor
0
freebird5406_2
(22.03.22)
bazı filmler büyük ölçekli, karı da ona göre büyük. bunların riski de büyük. bu filmleri yapmak için sermaye gerekiyor.

bazı filmler de düşük bütçeli ve geliri de düşük. ciddi bir sermaye gerekmiyor. aldığı risk de düşük. ama kar marjına bakarsan, 10 tane küçük film yapmak daha karlı belki.

ürün olarak düşünmek lazım. ciro, karlılık. birim karlılık. yapımcı için bunlar daha önemli.
0
gabe h coud
(22.03.22)
ben izliyom o filmleri, güzel bence dev karıncalar, katil sinekler, öldürücü yarasalar falan. yani çok uzun zamandır aktif izleyemiyorum tabi artık iş güç olduğu için de televizyona bakarken karşıma çıksa kapamam aaa du bakıyım bunda hangi mahlukat insan ırkının varlığını tehlikeye atıyo derim. keyiflenir mısır bile patlatırım, o derece.
0
evde liyakat kalmamis
(22.03.22)
Bir kısmı öğrenci projesi oluyor. Sinema okulundan mezun olmak için bi tane derli toplu film çekmeleri gerekiyor öğrencilerin, başarabilenler satıyor mezuniyet sonrası. Bu filmler de o filmler işte.
0
plutongezegendegilmi
(22.03.22)
Ya yalan yok denk gelirsem ben de izliyorum insanlar da genelde denk gelip izliyor ama bu denk gelişlerde izlemek için film çekmek pek mantıklı gelmedi ama gabe'in dediği gibi çok çekip sürümden kazanmak da mantıklı olabilir. Hımm.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(22.03.22)
Kalite bir seçim, her ürün yelpazesinin kendi içinde segmentleri var. Eğlence sektöründe de bu böyle.

Tüm filmleri WB, Paramount, 20th century fox gibi şirketler çekmiyor. Haliyle düşük bütçeli ya da yeni oluşan şirketler de var. Tüm filmlerin yönetmenleri artık yıldızlaşmış ünlü isimler değil, yeni yeni ortaya çıkan kimseler var. Sadece elindeki parasıyla böyle bir işe girişip nitelikli bir sonuca ulaşamamış kimseler var. Bunları çok daha detaylandırabiliriz.

Bir tablo mona lisa gibi olmayacaksa neden yapılıyor ki? diye sormak gibi biraz bu.

İlk olarak yapımcı ve yönetmen ortaya bir sanat harikası çıkarma amacıyla bir işe girişse bile yetenekleri düşük kalabilir, bütçeleri işlerini kısıtlıyor olabilir, oyuncu seçimleri talihsiz olabilir. İkinci olarak, en başta zaten çok harika bir film yapmak gibi bir kaygıları olmayabilir, bunun olası sebeplerini @gabe açıklamış yukarda.

Diğer taraftan sinema bir sanat ve her sanat dalında olduğu gibi çeşitli akımlar barındırıyor ve beğeni konusunda görecelilik içeriyor.
0
akhenaten
(22.03.22)
akhenaten hocam aslında benim sorduğum tam olarak bu değil. Yani bi film yaparsın mesela bi şekilde elde edilen sonuç kötü olabilir; oyuncular kötüdür senaryo kötüdür bütçe düşüktür pek para ayrılmamıştır sonuçta kötü bir iş ortaya çıkmıştır, bu olabilir. Hatta tersi de olabilir düşük bütçeyle tanınmamış oyuncularla milyon dolarlık hasılat yapan filmler de var ama benim bahsettiğim bu filmler özellikle kötü bir film çekmek için çekilmiş filmler. Yani ben iyi bi film yapayım düşüncesiyle yola çıkılmayan bizzat bilinçli olarak kötü çekilen filmler, bunların neden çekildiğini merak etmiştim. Yoksa 10 bin dolarlık bütçeyle ortaya çıkan buluntu filmler mesela harika işler çıkıyor, bahsettiğim böyle şeyler değil.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(22.03.22)
Tamamen farklı bir klasman hollywood için, yukarıda futbol ligi benzetmesi cuk oturmuş. Bu konuyu güzel ve uzunca anlatan bir entry vardı sözlükte, bu köpekbalığı filmlerinin yayınlandığı tarihte ilgili bir başlıkta yazılmıştı.

Çok açıklayıcı bir entryiydi, bulmak lazım onu. Çok ciddi paralar kazandığını ve ciddi cirolar döndüğü yazılmıştı.
0
John Bloor
(22.03.22)
ben severim o filmleri ama hep seyredemem
0
ShadowOfMoon
(22.03.22)
yazilmis zaten bir kismi, bu filmler aslinda cok karli.

zaten asiri düsük bütce ile cekiliyor. asiridan kasit 1-5 milyon arasi. 1-2 veteran hollywood ünlüsü, model, pornstar yerlestiriliyor araya her biri kendi seyircisini cekiyor.

ek olarak bu filmleri seven ciddi bir kesim var amerikada. simdi tam nasildir bilemiyorum ama gencler mesela tamamen aktivite olsun diye giderlermis bu filmlere. bazi sinemalar yine hollywood filmi getiremiyor amerikada maliyetinden ötürü, iste büyük salonlar 25$ ise bu kücükler sharknadolari getiriyor 7-10 dolara. izleyicisi ona göre zaten.
0
bora benim lan aslında
(22.03.22)
Cook eskiden anlasmalar vardi belki hala devam ediyordur.

Sen atiyorum sony'den guzel film istiyorsun, tv kanalisin ya da sinemasin. adam diyor ki veririm ama yanina 100 tane daha film itelerim.
Paket olarak hepsini aliyorsun.

Ha yayincinin da isine geliyor, netflixte 10 tane iyi film varsa 90 tane de cop film var.
Listeyi dolduruyor kalabalik yapiyor.

Diger turlu imdp top 500 disinda koyacak film yok zaten.
0
divit
(22.03.22)
Kerem Bursin bor roportajinda bahsetmisti bundan. Kendisi de Amerika'dayken bu tarz filmde rol aldi. Bu filmlerin ozel bir izleyicisi oldugundan ve talep oldugundan bahsetmisti. Hatta yonetmeni de Hollywood camiasinda cok saygi duyulan bir adammis ama ozellikle bu tarz film cekiyormus.
0
congratulationsyouwon
(22.03.22)
Merak edip bi bakındım ama bahsettiğim entryi bulamadım, ama bu tarz filmlere "B Movie" deniliyormuş.

Araştırırken şeyi hatırladım, sadece böyle B movie filmler değil amerikada bir de taklit film furyası vardır.

Asıl beklenen büyük film vizyona girmeden hızlıca çekilen taklit bir film dandik salonlarda gösterime sokulurmuş, dava mava yayından kaldırma vs olana kadar güzel paralar cukkalalarmış.

Örnek filmler vs de vardı, sanırım aynı entry idi.
0
John Bloor
(23.03.22)
(10)

Disarida ne yiyorsunuz genelde?

stavro
Sb
Sb
0
stavro
(20.03.22)
yememeye çalışıyorum da mecbur kalırsam elden geldiğince sağlıklı olan şeyler. ama nihayetinde eninde sonunda iş kfc ye varıyor :)
0
iyi olmayan gececi
(20.03.22)
Suşi, pizza ve genel olarak yabancı mutfaklara özgü yemekler. Arada özel olarak yediğim menemen ve kavurma-pilavcım da var.
0
Bruce
(20.03.22)
wrap genelde
0
perfectlysplendid
(20.03.22)
genelde hamburger
0
jackyr
(20.03.22)
eğer diyet ya da sağlıklı beslenmek aklımda yoksa, gittiğim mekanın en fazla satılan ürününü ya da kendi ismiyle anılan ürününü alırım. hayal kırıklığı yaşatmaz.

son zamanlarda sağlıklı yemeye dikkat ediyorum. sebze çorbası, balık, salata, ızgara et-tavuk, protein bowl'lar. ekmek, pizza, burger, tatlı yemiyorum.
0
gabe h coud
(20.03.22)
şnitzel yiyorum urbanda, çok güzel yapıyorlar
0
kimwexler
(20.03.22)
Fiyat performans için esnaf lokantası. Ayrıca sağlıklı da. Zaman zaman hamburger, lahmacun, kebap.
0
mark2244
(20.03.22)
Valla canim ne isterse. Cok da temiz mi diye de irdelemem cok temiz gorunen yerlerin bile mutfagini cok bilemiyoruz sonucta. Lezzetliyse sorun yok :)
Döner, mantı, kebap, hamburger, makarna vs en cok yediklerim
0
matilda
(20.03.22)
Eğer avm'deysem genelde fastfood veya tavuk dünyası menüsüne yakın tavuk yemekleri.

Eğer özellikle yemek için çıktıysam sadece belli, güzel, uzman yerlerde pizza, makarna, burger üçlüsünden birini yiyor olma ihtimalim %80.

Eğer arkadaşlarlayken "hadi bir şeyler yiyelim" aşamasına geldiysek genelde klasik cafe mutfağı oluyor, işte kızartma tabağı olsun ne bileyim schnitzel falan.
0
akhenaten
(20.03.22)
lahmacun, döner, dürüm.
bildiğim ve güvendiğim yerlerden bütçeme bunlar uyuyor artık.
0
barankovan
(21.03.22)
(3)

tezin literatür kısmına hem tez hem de makale yazılabilir di mi?

buffy de vampir sayılır
Peki kitap yazılabilir mi? (sanmıyorum ama sormak istedim yine de)Kitaptan kastım ders kitabı gibi değil bilimsel bir kitap işte :( :)
Peki kitap yazılabilir mi? (sanmıyorum ama sormak istedim yine de)

Kitaptan kastım ders kitabı gibi değil bilimsel bir kitap işte :( :)
0
buffy de vampir sayılır
(20.03.22)
Yazılabilir
0
ceketimi alip cikcam
(20.03.22)
Literatür kısmından kasıt kaynakça mı?

Eğer öyleyse kitap, süreli yayın (dergi, hakemli dergi, yıllık toplantı yayınları vs.), tez, makale, gazete köşe yazısı, internet sitesi gibi her türlü yayını ekleyebilirsiniz. İnternet sitesi olarak güvenilir ve geçerli veritabanları sorun olmazken tutup bir forum sitesi eklemeniz çok anlamsız olur, kaynağın yetkin olması önemli.

Hepsi için ayrı kurallar mevcut, kitabın tek yazarlı mı, iki yazarlı mı, çok yazarlı mı olduğuna göre farklı şekillerde çapraz referanslar da göstermeniz gerekir. Makalede/tezde dipnot olarak kullandığınız her kitabın kaynakçada bulunması, kaynakçada geçen her kitabın da makalede/tezde referans olarak verilmiş olması gerekir.

APA-6 kılavuzları var internette ücretsiz olarak. Onlardan birini indirip nasıl göstereceğinizi öğrenebilirsiniz.
0
akhenaten
(20.03.22)
Kaynakça değil hocam, ilgili araştırmalar kısmını kastediyorum.
0
🌸buffy de vampir sayılır
(20.03.22)
(13)

Bir erkek kolayca gözden çıkarabileceği bir kadının peşinden neden koşar?

vestasy
Elimden geldiğince kısa anlatmaya çalışacağım. Sorunun doğrudan benimle bir ilgisi yok ama fikrinizi almak istiyorum.Ayşe ve Ali'nin uzun süren bir ilişkisi var diyelim, yaklaşık 10 yıllık. Ayşe, Ali'nin çevresinde olan (iş yeri, aile dostu vs.) bazı kadınlardan rahatsız oluyor ve Ali'den araya mesa
Elimden geldiğince kısa anlatmaya çalışacağım. Sorunun doğrudan benimle bir ilgisi yok ama fikrinizi almak istiyorum.

Ayşe ve Ali'nin uzun süren bir ilişkisi var diyelim, yaklaşık 10 yıllık. Ayşe, Ali'nin çevresinde olan (iş yeri, aile dostu vs.) bazı kadınlardan rahatsız oluyor ve Ali'den araya mesafe koymasını istiyor. Bunu isteme sebebi de o kadınların Ali'den hoşlandığını hissetmesi. Ali ise bunu reddediyor ve o kadınlarla sık sık görüşmeye devam ediyor. Bu tabii ki büyük kavgalara sebep oluyor ama bir şekilde bastırılıyor ve Ayşe yola devam ediyor.

Son yıllarda özellikle bir kadın daha yakın olmaya başlıyor Ali'ye. Kendisi evli ve İngiltere'de yaşıyor, kocasıyla sorunları olduğundan bahsediyor Ali'ye sürekli. Aynı zamanda Ali'nin ailesinin aile dostu, onun kız kardeşleriyle ve annesiyle çok yakın. Ali de onun kendisine anlattıklarına Ayşe anlatıyor, aralarında gizli saklı yok hiç. Ayşe elbette rahatsız oluyor ama bazı sebeplerden çok büyük tepki gösteremiyor.

Bir gün Ali, Ayşe'ye, Ayşe iş için şehir dışındayken, bu kadının Türkiye'ye geldiğini ve o gece saatlerce eğlendiklerini, sonra da birlikte uyuduklarını ama asla öpüşmediklerini veya sevişmediklerini söylüyor. Ayşe, Ali'nin kendisine asla yalan söylemeyeceğini biliyor çünkü birbirlerine karşı her zaman çok açık sözlü olmuşlar ve onun dediklerine inanıyor; ama bu durumu da artık kabullenemiyor ve ayrılıyorlar.

Ayrılıktan sonra Ali bir yıl boyunca perişan bir halde Ayşe'yi geri kazanmaya çalışıyor, zaman zaman çok içip Ayşe'nin evine gelerek ağlıyor, bir daha onun kalbini kıracak hiçbir şey yapmayacağını söylüyor. Bir yılın sonunda yeniden deneme karar veriyor Ayşe ve tekrar ilişkiye başlıyorlar.

Daha üçüncü gün Ayşe, Ali'nin telefonuna geçen sefer ayrılmalarına sebep olan kadından gelen ''Kokunu özledim.'' tarzından bir mesaj geldiğini görüyor. Ali'nin gizlemeye çalıştığı bir şey değil bu arada bu, zaten telefonunu bazen Ayşe de kullanıyor.

Ali, kadının Ayşe'yle tekrar başladığınından haberinin olmadığını ve bu yüzden mesaj atmaya devam ettiğini söylüyor. Ayşe de şimdi haber ver o zaman diyor, Ali bir ara söylerim diyor. Tam bu sırada ikinci bir mesaj geliyor ''Haftaya yanına geliyorum.'' diye. Ayşe ya ona hemen söylersin ya da ben şimdi giderim diyor, Ali de git o zaman diyor. Ayşe gidiyor ve tekrar ayrılıyorlar.

Ek bilgiler:

Bu ayrılıktan sonra Ali ciddi anlamda dağılıyor, ailesi de bu dönemde onun yüzünden çok yıpranıyor.

Bir yıl önceki ayrılıklarında da şimdi de Instagram'da birlikte olduklarını fotoğrafları silmiyor Ali. O kadınla da takipleşiyorlar, kadının bilmemesi imkansız yani.

1- Ali fotoğrafları bile silmeyecek kadar ayrılmalarını kabullenemiyorsa, bir yıl boyunca barışmak için Ayşe'nin peşinde koşuyorsa onu neden hemen gözden çıkarıyor? Neredeyse on yıldır hayatında olan bir kadına ilişki içinde bile olmadığı, uzaktaki evli bir kadını tercih ediyor?

2- O kadını tercih ediyorsa Ayşe'yle ayrıldıktan sonra neden dağıtıyor kendisini? Ali'nin amacı ne, Ali ne yapmak istemekte?

Bu arada 25 yaşındaki bir çocuktan bahsetmiyoruz, 48 yaşında kendisi.
0
vestasy
(20.03.22)
Biri metres diğeri eş bu zeminde bakmak lazım
0
olaylar olaylar
(20.03.22)
ali'nin bi amacı falan yok. ali ilgiye tav olan egosunun yelpazelenmesinden hoşlanan bir tip. böyle durumlarda hep şunu düşünürüm, çatlak yoksa su sızamaz içeri. kaldı ki kokunu özledim, yanına geliyorum mesajları varsa sizin dediğiniz gibi ortada ilişki içinde bile olmadığı bir durum olamaz bu. durum zaten almış başını yürümüş. alinin kapılara gelip ağlaması, kendini dağıtması vesaire sadece konfor alanını kaybetme korkusu. o kadın bugün yaktım tüm gemileri gel boşanıyorum dese ali anında size sırtını döner.

bir süre sonra işler iyice sarpa sardıkça durum uyuduk demiştim, mesajları da yakalamıştın, ayrılmadın, ayrılsaydın kızım'a kadar dönmezse bende phoebe değilim :).
0
Phoebe
(20.03.22)
Her iki kadına da bağımlı, zayıf kişilikli bir Ali'den bahsediyoruz.
Dördüncü paragraftan sonrasını yaşayan Ayşe'ye Allah akıl fikir versin diyoruz.
Başka paragraflar da (düşünme, kafa yorma boyutunda dahi olsa) yaşanacaksa Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş diyoruz.
0
Mirket
(20.03.22)
@Phoebe +1
Ali istiyor ki Ayşe yanında olsun, kıskansın, diğer kadın da onu istesin. Çünkü Ali mükemmel bir insan, kadınlar onu paylaşamıyor, bak nasıl kıskanıyorlar, biraz ilgi göstermesi için neler yapıyorlar.

Fakat en başta sevgilisinin başkalarıyla ilişkisini kısıtlamaya çalışan kadın, adamı değiştirmeye uğraşmak yerine ilişkiyi bitirmeliydi. Sonrası çığ gibi dökülmüş.
0
kobuzchu kiz
(20.03.22)
Ali ilgiye aç ve karaktersiz, Ayşe'de fazla iyi niyetli.

Yukarıdakilerin hepsi +1
0
komando kani var bende
(20.03.22)
Ali metreslik yapıyor. Ayşe cinsel yolla bulaşan hastalık kapmamak ve yukarıda bahsedilen diğer tüm sebepler için Ali’ye tekmeyi basmalı.
0
Hallegadola
(20.03.22)
Ben Ali'yi çok iyi niyetli görmedim. Bu yargıya özellikle Ayşe'nin istemediği bu kişilerin kendisine anlattığı evlilik içi sorunlarını Ayşe'ye iletmesinden vardım. Bu hiç normal bir davranış değil, açıkça kışkırtmaya ve kıskandırmaya çalışıyor.

İlk olarak arkadaş olan iki evli insanın kendi evlilik sorunlarını birbirlerine anlatması bence tuhaf. Bunun üstüne alinin, ayşenin rahatsız olduğunu bile bile bu sorunları ona iletmesi daha büyük bir problem çünkü Ayşe zaten söz konusu kadının Ali'ye romantik ilgi duymasından rahatsız. Evliliğindeki problem bu şüphesini artırıyor. Ali'nin yaptığı şey çok anlamsız ve manipülatif. Hiç sevmedim kendisini, çevresindekilere sabır diliyorum.

Ali'nin bu durumu "birlikte uyuma" mevzusuyla perçinleniyor. Yapsın da anlatmasın demiyorum, ancak anlatamayacağı şeyi en başta hiç yapmamalı. Belli ki ilişkileri bunu kaldırmıyor. Eğer Ali gidip birileriyle "sevişmeden sadece uyuyabilmek" istiyorsa Ayşe'den ayrılıp bunu sorun etmeyecek birini bulmalı.

Bu olayı bu kadar dram haline getiren şey tamamen Ali. Ayşe klasik bir tek eşli ilişki sürmek istemiş. Büyük ihtimalle de 10 yıllık ilişkisi boyunca çeşitli şekillerde manipüle edilmiş. Arkasına bakmadan kaçmalı bu adamdan.
0
akhenaten
(20.03.22)
Ali bence narsist herifin teki.

Ayşe arkasına bakmadan kaçmalı, kaçarsa birkaç ay sonra çok mutlu olacak :)
0
buffy de vampir sayılır
(20.03.22)
Adam 50 yasina gelmis, bu yastan sonra ne toplum ne ahlak normlarina uymak zorunda degil.
Haliyle de uymuyor.

Unlu bir teknik direktorun de 2 karisi var bundan rahatsiz olmuyor.
O yasa gelsem ben de sallamam.
0
divit
(20.03.22)
Ali guvenilmez ve toksik bir insan. Ben olsam fotograflari kaldirmasi konusunda baski yapardim. Bu 'neden' diye mantikla aciklanabilecek bir durum degil, Ali karaktersiz biri.

Ayse de tekrar bu adamla sevgili olmayi biraktim iletisimini bile surdururse basina gelenleri hakediyor olur. Bu birebir 'ben salagim, dur ben yere yatayim sen benim ustume bas gec ayaklarin kirlenmesin' demektir artik. Ilk defa da sucu yok, guvenmeyi tercih etmis. Su noktadan sonra hala Ali'nin pesinden gitmek sacmaliktir. No contact yapilmali. Dunyada erkek mi yok yahu.
0
sopiro
(21.03.22)
Hep pastam dursun, hem karnım doysun.
0
2027
(21.03.22)
Ali karaktersiz ve yaptığı herhangi bir şeyde anlam aramak anca arayanı yorar diye yorumladım. Uzay boşluğuna salar gibi salmak lazım.
0
Mossy
(21.03.22)
ali'ye bir noktaya kadar da normal dedim, şuu yapmasaymış iyiymiş dedim. başkaları ile olan muhabbetlerini evde anlatmamalıymış dedim. ama beraber uyuduk'a kadar. işte o noktada oha dedim.

Ali alışmış olduğu hayattan çıkmaya korkuyor, ayşe ile yaşayabileceği bir macera düşünemiyor ancak diğer kadının da heyacanını, ilgisini seviyor ve bunun için bir plan yapmasına, harcama yapmasına, zaman ayırmasına da gerek yok. Kadının varlığı be attığı mesajlar ali'yi heyecanlandırmaya yetiyor.

Diğer kadın ise ali'yi heyecanlandırdığı için hala beğenildiğini hissetmek istiyor zira o da eşi ile artık bir macera yaşamıyor, onunda eşi ali gibi. ikisi de birbirini heyecanlandırıyor.

1 - burada çok soru var, son soruya cevap verebilirim, ali kadın'ı değil, kadın'ın oluşturduğu heyecanı tercih ediyor.

2) konfor alanının, alışkanlıklarının değişmesine karşı korku, kendine güvensizlik (diğer başka kadınlara yönelmiyor, kimse beni beğenmez diyor) nedeni ile saçma sapan davranışlar sergiliyor, tam bir amacı yok.

ve son olarak kobuzchu kiz'in son pragrafı +1
0
selam
(21.03.22)
(10)

Ayakkabı

Arthur Dayne
Kaç tane aktif olarak kullandığınız ayakkabınız var? Kenara atıp aylardır kullanmadıklarınız hariç.
Kaç tane aktif olarak kullandığınız ayakkabınız var? Kenara atıp aylardır kullanmadıklarınız hariç.
0
Arthur Dayne
(19.03.22)
1 bot 1 spor
0
basond
(19.03.22)
kullanmadıklarımı sayarsam dayak yiyebilirim (sadece özel zamanlarda falan giyiyorum eskimesinler diye de ödüm kopuyo)
ama sürekli kullandıklarım
1 kar botu
1 kısa normal bot kış için.
baharda normal bot ile deri sneaker dönüşümlü.
yazın da yine yukarıdaki sneaker ile babet dönüşümlü
toplamda 4 ayakkabım aktif
0
photo85
(19.03.22)
8
0
Bruce
(19.03.22)
1 bot 1 normal zamanda giymelik sneaker 1 spor ayakkabisi
0
hot potato
(19.03.22)
2 spor, 1 bot.
0
dissendium
(19.03.22)
20'den fazladır. 30 civarı sanırım, saymadım. koşu, spor, bot, yarım bot, takım ayakkabısı, süet, deri

hepsini aktif kullanıyorum. iki gün üst üste aynı ayakkabıyı giymem.

her sene en az 1-2'şer tane aldığım için sayı olarak en çok adidas ultra boost ve aşağıdaki ayakkabılardan ve yine bu markanın başka modellerinden var.

www.massimodutti.com
www.massimodutti.com
www.massimodutti.com
www.massimodutti.com
www.massimodutti.com

www.adidas.com.tr
0
gabe h coud
(19.03.22)
3-4 çift kadar var.
0
d max
(20.03.22)
2 bot, 3 sneaker, 2 tane de klasik; derby ve oxford.
0
akhenaten
(20.03.22)
3-4 tane. biri spor icin, biri gunluk, biri disari cikmalik, biri de isyeri icin. 15 tane de kenarda duruyor oyle.
0
baldur2
(20.03.22)
2 bot 3 spor
0
Unde bach canim
(20.03.22)
(7)

boş kalan dişler için ne yapmalıyım?

super gazi
selamun aleyküm millet! geçen gün çektirmiş olduğum dişle birlikte iki tane boş dişim oldu.bunlara diş yaptırmak istiyorum,fakat implant istemiyorum,onun acısını yapımını ve ücretini falan kaldıramam zaten,köprü diş yapımı da aklıma yatmadı,sağlam dişlerde kesilip törpüleniyormuş,olmaz benim için..b
selamun aleyküm millet! geçen gün çektirmiş olduğum dişle birlikte iki tane boş dişim oldu.bunlara diş yaptırmak istiyorum,fakat implant istemiyorum,onun acısını yapımını ve ücretini falan kaldıramam zaten,köprü diş yapımı da aklıma yatmadı,sağlam dişlerde kesilip törpüleniyormuş,olmaz benim için..bunun bir üçüncü yolu yok mu hiç?.ne yapabilirim implant ve köprü hariç..eğer bunlar hariç bir yol varsa nedir?nasıl olur,bunlar hariç dişlerine bir şey yaptırmış arkadaşlar yazabilirler.tabii diş hekimi tavsiyesi de olur anadolu yakası için.

herkese sağlıklı günler.
0
super gazi
(19.03.22)
Aleykümselam,
Bunu bende merak ediyorum diyerek gelecek cevaplar için yazıyorum.
Geçmiş olsun.
0
halboyle
(19.03.22)
implant istemiyorsan protez diş yaptıracaksın.

ankerli protezi araştır.
0
gabe h coud
(19.03.22)
Masrafına bir şey diyemem ama diş hekimi fobisi olan (ve dişçimin kapısından içeri girerken ağlamaya başlayan) biri olarak söylüyorum, implantın acısı yok. Diş çektirmekten çok daha kolay. 4-5 ay önce dişimi kırıp çektirmek zorunda kaldım, yerine implant yapıldı. Yani gayet taze bilgi :)

Bütçe olarak da yerli üretim implantlar daha uygun, yerli ürün kullanan bir doktor arayabilirsiniz.
0
kobuzchu kiz
(19.03.22)
Ben implant yaptıralı bir hafta oldu daha hiçbir acı olmadı esas kanal tedavisinden korkun :(
0
mirty
(19.03.22)
ortodontik tedavi de diğer bir yöntem, ancak tabi çok daha uzun sürüyor takdir edersiniz ki.

Ben tedaviye başladığımda 4 tane dişim çekilmişti, zamanla diğer dişlerim o boşlukları doldurdu. Şimdi dişlerim hem düzgün, hem de hepsi kendi dişim.
0
akhenaten
(19.03.22)
Kesin çözüm implant. Acı duymazsınız, fakat pahalı. En son tanesi 10bin gibi bir şeydi.
0
malheiros
(19.03.22)
3. Secenek var. hareketli protez. Parsiyel hareketli protez diye aratin.

Butce olarak beklemek isteyebilirsiniz, o mantikli bir sebep ama kalan sebepler implant disi secenekleri makul kilmiyor.

Eger su an paraniz yetmeyecekse iki secenek var. devlete gidecek zaman ve sabriniz varsa bedavadan hareketli protez yaptirin ki dislerin yerleri kapanmasin, siz beklerken.

Ya da devlette implant yaptirin, cok daha ucuza yaptirirsiniz. Ama protezi disarda ozelde yaptirin.

Yerli implantlar daha ucuz evet. Onu da Nukleoss markadan baska marka yaptirmayin.

Kopru de aman diyim. Uzak durun.
0
bir ileti paylastim
(20.03.22)
(7)

Yatılı misafire git der misiniz?

garylineker
Yatılı misafir konusunda gün üst limitiniz nedir? Fazla kalırsa git der misiniz?
Yatılı misafir konusunda gün üst limitiniz nedir? Fazla kalırsa git der misiniz?
0
garylineker
(19.03.22)
Bazen annem geliyor ona bile bi süre sonra "sen yavaş yavaş eve mi gitsen acaba" diyorum, misafirin hiç şansı yok ama gelen de çok kalmaz zaten salonun ortasında 200 kiloluk halter oluyor bazen elini ayağını çarpabiliyor bi ton tatsızlık.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(19.03.22)
annem, babam ve kardeşlerim istedikleri kadar kalabilirler. yıllardır görmediğim yurt dışındaki arkadaşım gelirse 2 hafta kalabilir. onlar dışında evimde misafir ağırlamam. kimseye misafirliğe de gitmem bu arada, evim dışında bi yerde katiyen kalamam. çok rahatsız hissederim. 1. akraba 2. misafir kültürüm yok.
0
kimwexler
(19.03.22)
Evime yatılı davet edecek kadar yakın biriyse istediği kadar kalabilir, zaten öyle biri rahatsızlık vermeyecek kadar kalmayi akıl eder. Ama anneme fln şakayla karisik "artık git" imasinda bulunurum.

Misafirperver olma kaygisiyla zorlanıyorum misafir agirlamakta. Ona rağmen istendiği kadar kalınır
0
abuzer
(19.03.22)
Ben zaten daha gelmeden soruyorum "aa gelin gelin tabi, ne kadar kalacaksınız ona göre plan yapayım bari ben de" diye.

Eğer o dedikleri süreyi geçen olursa ne yaparım bilmiyorum, ama hiç olmadı.
0
akhenaten
(19.03.22)
Demem, kendileri makul bir surede gider. Makul sureyi asacak bir misafirim olmuyor hic. Boyle biri yok cevremde.
0
stavro
(19.03.22)
Hanimin arkadaşı bize geldi, yaşadığımız sehirde is arayacak vs diye. O sira covid başladı, onun çalıştığı is yerleri calismiyordu.

Böyle böyle derken yaklaşık 3-4 ay kaldı bizde. Ve daha da kalırdı. Ben artık hanima dedim yani konuşmak lazim diye ve söyledik. Ha iyiki de demisiz oradan kiz kardesinin olduğu şehre geçti, is buldu vs.

Kısacası derim.
0
logisticsmanager
(19.03.22)
gelmeden önce herkesin ne kadar kalacağı bellidir. bir an önce gitmeleri için de ellerinden geleni yaparım. annem babam dahil. 1 günden fazlası zarar.
0
roket adam
(20.03.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.