Giriş
(44)

Sabah Kaçta Kalkıp, Hazırlanıp, İşe Gidiyorsunuz?

arockm
Merhabalar;1. Sabah kaçta uyanıyorsunuz?2. Evde kahvaltı yapıyor musunuz?3. Kaçta evden çıkıyorsunuz?4. İşe kaçta başlıyorsunuz?
Merhabalar;

1. Sabah kaçta uyanıyorsunuz?
2. Evde kahvaltı yapıyor musunuz?
3. Kaçta evden çıkıyorsunuz?
4. İşe kaçta başlıyorsunuz?
0
arockm
(02.10.18)
Ben öğrenciyim ama eşim için konuşayım:

1. 6'da kalkıyor.
2. Evde kahvaltı yapıyor.
3. 6:50'de evden çıkıyor.
4. İşe 7:30'da başlıyor.
0
Thredith
(02.10.18)
1- 6:30
2- nö
3- 6:50
5- 8:30
0
datnet
(02.10.18)
7.30 da uyanıp 7.45'de evden çıkıp 8.00 da işbaşı yapıyorum. işyeri çok yakın ama maddi durumlardan dolayı bu rahatım yeni iş arayışıyla sonlanabilir.
0
kureseltikinma
(02.10.18)
1. 6.45 kalkış
2. hayır
3. 7:20
4. 8:15
0
ninotevtidze
(02.10.18)
1. 8:00
2. hayır
3. 8:30
4. 9:00
0
peggy
(02.10.18)
1. 06:30
2. Evet
3. 07:20
4. 08:00
0
SiyamkedisiZorro
(02.10.18)
7'de kalkıyorum, kahvaltı yapmıyorum, 7 buçukta evden çıkıyorum, 8'de mesaiye başlıyorum.
0
Bruce
(02.10.18)
1. 7de
2.hayır
3. 7.45te
4. direkt işe gidersem; aracımla 8 olmadan, toplu taşıma+yürüyerek 8.15'te sadece yürüyerek 8.45te iş yerine varıyorum.
0
yemrem
(02.10.18)
7:45te uyanıyorum
hayır
8:15te çıkıyorum
9:30da işteyim
0
evde liyakat kalmamis
(02.10.18)
1. 7.15 ile 7.40 arası.
2. 7.15 te kalkarsam özenle güzel bi tost yahut sandviç hazırlıyorum.
3. genelde (eşimle beraber çıkmayacaksam) 7.50 gibi evden çıkıyorum.
4. mesaim 9 da başlıyor.

kadıköyden motorla karşıya geçiyorum, sonrasında da eminönünden 10 dk otobüs yolculuğum oluyor. 8.10 da evden çıkıp, 8.20 motoruna da binsem yetişirim ama rahat rahat gevşek gevşek işe gitmek istediğim için 8.05 vapurunu kullanarak tahmini 8.50 gibi işte oluyorum.
0
barankovan
(02.10.18)
1. 05:55
2. Hayır
3. 07:05
4. 08:00
0
monogram
(02.10.18)
1. 5:30
3. 6’da spora gidiyorum. Spora gitmezsem 6:20’de kalkıp 7:20’de çıkıyorum.
2. Evet, yulaf ve meyve
4. 8:00 ama ben 7:45te ofisteyim
0
sopiro
(02.10.18)
1. 05:45
2. Hayır
3. 06:30
4: 07:30
0
archery
(02.10.18)
1- 6:15
2. Evde hazırlıyorum, işte yapıyorum.
3) 7:00
4: 7:40 gibi işte oluyorum, kahvaltı yap diş fırçala falan derken 8:10 - 8:15 gibi iş başlıyor.
0
inheritance
(02.10.18)
1. 7.30
2. 8.00
3. 8.15
4. 8.30

memur. büyük bir anadolu ilçesi için.
0
mikahakkinen
(02.10.18)
1. 6:26
2. Hayır
3. 6:58
4. iş 7:45te başlıyor ama servis sayesinde 7:15te şirkette oluyorum
0
dedi ayca
(02.10.18)
1. 7:00
2. Hayir
3. 7:40
4. 7:50
0
dedim ben sana
(02.10.18)
Şu an çalışmıyorum ama son işimde,
7.45
Genelde evet
8.15
8.30
Güzel günlerdi...
0
pastörizesüt
(02.10.18)
1 - 7:20 - 7:30
2 - Hayir
3 - 7:40
4 - 8:30 - 8:45

Saat 10da isyerinde kahvalti yapiyorum. Nadiren de 8:30 gibi yine isyerinde.
0
stavro
(02.10.18)
1. 6:30
2. hayir
3. 6:50
4. 7:00
0
ben de
(02.10.18)
1.6:50
2.bazen sabah psiklojisine bağlı
3.7:38
4.8:30
0
prezarlatif
(02.10.18)
1 - Duş alacaksam 7 de almayacaksam 7.20 de kalkıyorum
2 - 7.55 e kadar evde kahvaltımı vs yapıp giyiniyorum.
3 - Giyeceğim şeyler dün geceden belli olmak kaydı ile.
4 - 7 dakika yürüyüp arkadaşın arabasıyla işe geliyorum
5 - Mesai 8.30 da başlıyor bazen 8.45 gibi giriyorum trafik vs.

____

Arkadaşın arabası ile gitmezsek

1 - 7 de kalkıyorum
2 - 7.30 da evden çıkıyorum.
0
KendineAteist
(02.10.18)
1- Sabah 8'de uyanıyorum net olarak.
2- Evde kahvaltı yapıyorum.
3- Evden 8-45'de çıkıyorum.
4- İşe 9:30'da başlıyorum.
0
windowsguvenlikduvari
(02.10.18)
1- 6.40
2- heyir
3- 7
4- 8
0
fakyoras
(02.10.18)
1- en erken 8.15
2- bazen evde bazen işte yapıyorum
3- 8.40-8.45
4- 9.30 gibi işte oluyorum
0
aquarium
(02.10.18)
6:20 de kalkıyorum. Kahvaltıyı yolda yürürken yapıyorum. 6:45de evden çıkıyorum. Is 8:30da başlıyor. Evden işe gidene kadar trafikte heba oluyorum.
0
superfluid
(02.10.18)
08:15
Hayır
09:10
09:30
0
cakabo
(02.10.18)
1.7:22
2. Hayır, ofiste yulaf meyve yiyorum.
3. 8'de evden çıkıyorum.
4. 9.40 gibi
0
muslugubozukhayrat
(02.10.18)
1. alarmım 7:15'e kurulu.
2. evet, sabah sabah iştahımız almasa da kahvaltısız çıkmayız hiçbirimiz.
3. 7:45 gibi.
4. 9'da ama ofise hep 8:30 gibi gelmiş oluyorum.
0
m e b
(02.10.18)
Arkadasim alacaksa

6:40
Evet
7:30
8:30

Evden arabayla gideceksem

7:00
Evet
8:00
8:30

Toplu tasima kullanacaksam
6:10
Evet
7:10
8:30

Kahvalti yapmıyorsam kalkma saatim + 30 dk
0
passive aggressive
(02.10.18)
1. 06:50'de uyanıyorum.
2. Kahvaltı yapıyorum.
3. 07:45'te evden çıkıyorum.
4. 08:30'da işe başlıyorum.
0
fotrsapka
(02.10.18)
1- Akşam duş almışsam 7.30, sabah duş alacaksam 6.40.
2- Birkaç ay öncesine kadar yapıyordum ama artık yapmıyorum çoğu zaman.
3- 8.10-8.25 arası.
4- 8.30-8.45.
0
ms brownstone
(02.10.18)
1. Sabah duş alacaksam 6.40 yoksa 6.55
2. Hayır yanımda götürüp iş yerinnde yapıyorum
3. 7:15
4. 8:00
0
xdenizx
(02.10.18)
1.07:20
2.evet
3.08:10
4.08:30
0
veritaslibertas
(02.10.18)
1- 6:45'te uyanıyorum yataktan çıkmam 6:55'e kadar yataktan çıkmıyorum.
2- Hayır.
3- 7:10 gibi.
4- 7:45
0
chicha
(02.10.18)
1. 8.40
2. Kahvaltı yapmıyorum.
3. 9.10
4. 10.00
0
fragile lady
(02.10.18)
5:20
hayir
5:52
6:38
0
lifeframe
(02.10.18)
1. 08:00
2. hayır
3. 08:30
4. 09:00
0
rosey
(02.10.18)
1. 08.30
2. hayır
3. 08.55
4. 09.00
0
buiret
(02.10.18)
1-6.15
2-hayır
3-6.25
4-7.00
0
t joe
(02.10.18)
5.38
hayır
5.50
7 de işte olup 8 de başlıyoruz
0
eja
(02.10.18)
12:40 kalkış
12:50 işr gidiş
12:54 varış
13:30 a kadar ofiste kahvaltı
20:00 de çıkış

bisikletle gitmek 53 saniye amk

yer: kadıköy
0
gadlemler
(05.10.18)
06:45 kalkış 07:30 evden çıkış 08:10 işe varış
kahvaltı var ama eşim 06:30 da kalkıp hazırlıyor onu da
0
burya
(05.10.18)
1. 6:20
2. hayır
3. 6:50
4. servis 7:20 de iş yerinde oluyor. iş 8:00 de başlıyor. bu arada kahvaltı ediyorum.
0
zozjotejmnk
(05.10.18)
(3)

Misir ekmegi yapimi

balpolen
Arkadaslar aranizda misir ekmegi yapaniniz var mi? Ben daha once yapmadim, tavsiyelerinizi bekliyorum
Arkadaslar aranizda misir ekmegi yapaniniz var mi? Ben daha once yapmadim, tavsiyelerinizi bekliyorum
0
balpolen
(01.10.18)
Mısır ekmeği kabarmayan ekmektir. Taş gibi olmaması için hamurunu biraz "cıvık" tutmak gerek. İçine yumurta da koymayın sakın.
0
SiyamkedisiZorro
(02.10.18)
geleneksele en yakını refikanın tarifi (git:www.refikaninmutfagi.com)
0
ninotevtidze
(02.10.18)
yaş undan mı kuru undan mi yapacaksin ? Değişir ikisine göre. Kolay olan kuru mısır unundan olandır.

Bence de güzel olan ali159 un dediği 2. (Tavada olani )
0
damla sakızlı dondurma
(02.10.18)
(9)

Takı Toptancıları

aradaki uzaklik
Arkadaşlar merhaba.Takı toptancısı arıyorum. İnternette her aramam karşılığında 2tl-5tl-10tl'lik bijuteri dediğimiz ucuz, çakma, kalitesiz takı toka toptancıları buluyorum. Bana biraz kalburüstü, kaliteli, fiyatı yüksek (ve dolayısıyla yüksek fiyattan satabileceğim) ürünler üreten toptancılar lazım.
Arkadaşlar merhaba.

Takı toptancısı arıyorum. İnternette her aramam karşılığında 2tl-5tl-10tl'lik bijuteri dediğimiz ucuz, çakma, kalitesiz takı toka toptancıları buluyorum. Bana biraz kalburüstü, kaliteli, fiyatı yüksek (ve dolayısıyla yüksek fiyattan satabileceğim) ürünler üreten toptancılar lazım.

Var mı "şuna bak, buraya git" diyebileceğiniz yerler?
0
aradaki uzaklik
(01.10.18)
tahtakale
0
fakyoras
(01.10.18)
Tahtakale'yi görmek şart ama ben de merak ediyorum, illa ki sanal mağazası olanlar da vardır.
0
SiyamkedisiZorro
(01.10.18)
insta'da srn_design hesabı
0
prasinos
(01.10.18)
tahtakale+
ve kapalıçarşı dövizle satıyorlardı.
0
reactionic
(01.10.18)
hayal_atolyesi_ahsap_poster
instagramda. arkadşıma ait. kendisi toptancısı. çok fazla sürümü olan takılar var.
0
ground
(01.10.18)
Tahtakale - Mercan civarlarında sırf bu işin toptancılarının olduğu bir iş hanı vardı, gidince bulursun.
0
John Bloor
(01.10.18)
Turkiyede kaliteli bijuteri satan sadece bes alti toptanci var gerisi çin mali satiyor. 4 tanesi istanbulda bir tanesi ankarada bir tanesi de izmir de ama hicbirinin fiyatlari cok ucuk degildir. 7-15 tl arasi toptan fiyattan alip 20 50 tl arasi satacaginiz sekildedir.
0
fatih in fedaisi
(01.10.18)
@fatihin fedaisi,

Hocam izmirdekinin ismi adresi nedir?
0
🌸aradaki uzaklik
(01.10.18)
Shakira bijuteri.cankayada. yalniz içlerinde uretim yapmayan, cesidi en kisitli ve fiyatlari en pahali olan da budur. Arti bu islere ilk defa girecekseniz firma ismi ogrenmekle olmaz ki. Hangi zeminde satacaginiz hangi tarza yöneleceginiz onemli. Bu altı toptancinin besiyle calisiyorum ben ama besinde toplam ucbin model var fakat ben hizli giden ve tarzi uyumlu 400-500 modelle calisiyorum. Siz biraz baliklama atlayacak gibi duruyorsunuz. Turkiyenin en kolay para kazanilan isine yanlis yollarla baslarsaniz basarili olamazsiniz.
0
fatih in fedaisi
(01.10.18)
(16)

çocukta okuma yazma merakı

babilbaligi
gençler,bizim bir sıpa var. normal, ortalama, sümüğünü yiyen bir çocuk. yakında 4 yaşına girecek. şimdi buna son 1-2 ayda bir haller oldu, böyle tesadüfen karşısına çıkan bir planeteryumdan (kreşlerine gelmiş) bir uzay merakı, sürekli antin kentin sorular falan derken okumaya ve yazmaya merak saldı.
gençler,

bizim bir sıpa var. normal, ortalama, sümüğünü yiyen bir çocuk. yakında 4 yaşına girecek.

şimdi buna son 1-2 ayda bir haller oldu, böyle tesadüfen karşısına çıkan bir planeteryumdan (kreşlerine gelmiş) bir uzay merakı, sürekli antin kentin sorular falan derken okumaya ve yazmaya merak saldı.

şimdi biz biraz ikilemde kaldık. çocuk soru sorduğunda basit bir dille cevap veriyoruz. yazmak istediği harfler olunca soruyor, gösteriyoruz. mesela dün adının baş harfini yazmak istedi gösterdik yazdı. sonra hoşuna gitti, 50 kere falan yazdı. muhtemelen bu böyle devam edecek, bizim kitaplarda resim olmadığını fark ettiğinden beri böyle.

acaba bu sıpa bu yazma işinde böyle giderse bir sakıncası olur mu? okumaya da merak salacak gibi, onu da göstermenin bir sakıncası olur mu? yarın okulda falan başımıza iş alır mıyız? yoksa bırakalım aksın gitsin mi?

bu konuda okul pedagoğu ile görüşmeden önce fikirlerinizi merak ediyorum.
0
babilbaligi
(01.10.18)
Ben okula başlamadan önce okumayı öğrenmiştim 4-5 yaşlarında. Siz pedagoğa sorun ama bence sakıncası yok.
0
monogram
(01.10.18)
Ben de o yaşlarda bazı şeyleri okuyup yazabiliyordum sonrası iyi gitmedi:)
0
bos gezenin bos ustasi
(01.10.18)
yanlış bilgi vermeyeyim ama kreş ve anaokulunda okuma ve yazma öğretilmiyor. çünkü ilkokula geçtiklerinde zorlanıyorlarmış. sonuçta öğretmenin bi stili olacak ve çocukta yerleşmiş bi bilgi olacak, çatışabilir. ya da okuyor diyelim, akranlarından önde olacak derslerde sıkılacak vs. bi ilkokul öğretmenine sorsanız aslında.
okul.com.tr
0
elorelia
(01.10.18)
3 yaşında okuma yazma öğrenmiş biri olarak cevap veriyorum. okula başladığında kendisi okuma yazma biliyor olacak ama sınıf arkadaşları yeni yeni öğreniyor olacak, tabi herkes aynı hızla öğrenemiyor, yavaş öğrenenler olacak. bu çocuğumuz sınıf arkadaşlarının salak olduğunu düşünecek, kendini onlardan üstün görecek vs. sonra birinci sınıfta bir sayfa düz çizgi çiz, yok efendim bir sayfa bilmemne çiz, şu harfi yaz gibi ödevler veriliyor ya, bu ödevleri çok saçma bulacak, ben zaten okuma yazma biliyorum bu ne ki diyerek ödevleri annesine/babasına veya yakınındaki birine yaptıracak.
ben durumdan gayet memnundum ve çocuğun ilgisi de varsa okula başlamadan gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum aslında. ama şu yaşıma geldim, hala o sınıf arkadaşlarımı hepsi salaktı diye hatırlarım, hoş bir şey değil.
0
pati
(01.10.18)
4 yaşinda okumayı öğrenmiştim ben baya normal şekilde. Yazi yazmayi sevmiyodum ama kalem tutmayi sevmediğim için dhdhdh

Bi sorun olmadi bence ya, 1. Sinifta millet okumayi ogrenirken ben rahattim yani. Erken okumayı öğrenmek iyi bence, oğretin diyorum ben.
0
nundu
(01.10.18)
okul öncesinde okulda öğretilen şeyleri öğrenen çocuklar okuldayken sıkılıyorlar. diğer arkadaşları ilk kez öğrenirken onlar zaten biliyor olacaklarından sıkılıyorlar. bu sıkılganlık hali sonrasında genel olarak okul hayatına yansıyabiliyor.

okul öncesinde okuma-yazma öğrenen arkadaşlarım, tanıdıklarım şimdi atomu parçalamıyorlar bilakis okulda nefret etme düzeyindeler
0
yemrem
(01.10.18)
Eğitimciler kesinlikle okul öncesinde okuma/yazma öğretilmemesi gerektiğini, çocuğun ilk okulda uyum problemi yaşayacağını söylüyorlar. Şu an durum bu şekilde olabilir işler hızla değişiyor. Her çocuğun elinde birer tablet var. 5 sene içinde okumayı bilmeden okula gelen kalmaz diye düşünüyorum.
0
zombi
(01.10.18)
Ben okumayı üç buçuk yaşındayken öğrenmiştim. Okula başladığımda da daha altı yaşıma girmemiştim. Orada geçen sürede sürekli pek bir şey anlamasam da gazete okuyordum kitap okuyordum vs. Yukardaki arkadaşın da dediği gibi okula başladığında herkesin geri zekalı olduğunu düşünmüştüm. Ne yazık ki bu düşünce geçmedi. Halen insanların büyük bir kısmının geri zekalı olduğunu düşünüyorum xd. Muhtemelen eğer okumaya devam ederse genel kültür konusunda Özellikle ilgilendiği konularda Yaşıtlarının ve muhtemelen kendisinden birkaç yaş büyüklerin de bayağı önünde olacak. Ama bir yandan da yine yukarda dendiği gibi ödevleri yapmaya üşenen biri olabilir, okuldan sıkılabilir, arkadaşlarını yüzeysel bulabilir. bir de erken başlatırsanız büyüklerin arasında ezilebilir. Bence kontrollü giderseniz sorun yok. Edebi ürünlerle de besleyin. çocuk klasikleri verin hevesi varken okusun. Sorularını cevapsız bırakmayın. Ben anneme soru sormayı bıraktığımda 6 yaşındaydım. Sürekli bilmiyorum cevabı almak beni kendi cevaplarımı bulmaya yöneltti. Siz cevabı bilmiyorsanız en azından bulacağı yere yönlendirmeye çalışın. Bir de okumayı biliyordum ama ben yazı yazmayı bir türlü beceremedim. Çok sıkıldım 1. Sınıftayken. Halen kalemi yamuk tutuyorum ve yazım çok kötü. Bu konu önemli. Dikkat edin bence. İyi yönlendirirseniz bu çocuk atom mühendisi bile olabilir. Ne seviyorsa onu okutun. Ne okusa ne öğrense kâr bu yaşlarda.
0
i ve been mistreated
(01.10.18)
Ben 2,5 yaşında okumayı öğrenmiş bir insanım ama benim nasıl bir insan olduğuma bakılarak, "aman kalemi kağıdı uzak tutalım" deme ihtimaliniz yüksek sanırım.

Cevap: aksın gitsin.

Daha ciddi cevap vereyim ben de: Bence de okumayı öğrendiği zaman öğrensin, engellemeyin, istediği şeyleri okusun. Benim kendi hayatımda gördüğüm tek dezavantajı şu oldu; okumayı bilen bir çocuk olarak kitap okumak hep ilk tercih ettiğim şey oldu. Küçük bir yaşta kendimi oyalamayı öğrenmiş oldum yani. Böylelikle de başka kimseye ihtiyacım olmadı. Teneffüste de kitap okudum, okuldan sonra da, hafta sonu da. Biraz uzaklaştırdı yani insanlardan. Şu an 34 yaşındayım, hala bir grup insanla vakit geçirmek yerine, kitap okumayı tercih ederim. Başka insanları da bu sebeple biraz tahammül edilmez buluyorum, biriyle uyumlu bir denge tutturmak nadir ve zor oluyor. Ben şahane olduğumdan değil yani, garip olduğumdan.

Ayrıca yukarıda da dendiği gibi, okulda hep en küçük yaştaki kişi ben oldum. İlkokula 4 yaşında başladım, birinci sınıfı yaşım geçsin diye iki defa okudum. Liseyi 16 yaşında bitirdim, üniversitede de hep sınıf arkadaşlarımdan genç oldum. Öğretmenliğe başladığımda 21 yaşındaydım. Bu benim için bireysel bir sorun olmadı ama, sizin çocuğunuz böyle durumlarla nasıl başa çıkar onu önceden kestirmek zor olur tabii. Hatta kardeşi olup olmaması falan da böyle şeyleri (dışa dönüklük vs) etkiler.

Belirli bir yaştan sonra artık yaşın önemi kalmıyor bence. Yani mesela 30lu yaşlardan sonra artık ne iş yaparsanız yapın "çok fazla genç olmak" gibi bir durum olmadığından bu tarz detaylar da önemini yitiriyor diye düşünüyorum ben, o yüzden ergenliği atlattıktan sonra çok da sorun edilmez herhalde. Okulda canı sıkılırsa, siz evde desteklersiniz. Yanında hep çalışacak bir materyali olur, öğretmenine daha zor çalışma konuları vermesini, belki daha araştırmaya yönelik çalışmalara yönlendirmesini söylersiniz.

Özellikle desteklemeseniz de önünü kesmeyin demek istiyorum yani, bir de rol modeli olmanız önemli. Ben çocukken kitap okumaya özendim çünkü annemi ve benden büyük kardeşlerimi sürekli ellerinde kitapla görürdüm. Normal vakit geçirmek öyle yapılır sanıyordum. Söyleyeceklerim bu kadar. :)
0
sopiro
(01.10.18)
Aksın gitsin +1 (kendimden örnekleyeceğim)

Sebep?

Ben de okuma yazmayı erken öğrendim. Okulda sınıfta 3 kişiydik okumayı erken söken. Ve 3müz de şu an çok iyi üniversitelerde ve bölümlerde okuyoruz. Bana hep okumayı erken sökenler daha zeki gelmiştir.

Ne güzel işte. Çocuk sordukça yanıtlayın, yardım edin.

Okul hocası zaten iyi bir öğretmense çocuğunuza fiş değil hafif metinler, kitaplar verir. Sağ olsun bizim hoca öyleydi. Çok da faydalı oldu. En azından küçüklükten kazandım okuma alışkanlığımı.
0
helena
(01.10.18)
ogrenip giderse okulda sikilir deniyor da, ogrenmeden giden cocuk da okuldan sikiliyor. okuldan sikilma konusunun okumayi biliyor olarak gitmekten bagimsiz bir konu oldugunu dusunuyorum. kimi cocuk okulu seviyor, kimi de sevmiyor.

cocugunuzu ukala ve kendini olmadigi bir sey sanan bir birey olarak yetismesi sizinle ilgili.

cocugun icinden gelen okuma durtusune engel olmak bana dogru gelmiyor. 3 yasinda resim yapmak istese hayir mi diyeceksiniz?
0
jimicik
(01.10.18)
ilkokula başladığında çeşitli sorunlarla karşılaşabilir. öğretmen burada çok önemli aslında. herkes öğrenirken normalde sıkılabilir, derslerden soğuyabilir. benim oğlan okuma/yazma biliyordu, öğretmeni arkadaşlarına harf öğretirken bizimkine kitap okutuyordu. hala da öyle, bildiği bir şeyi tekrar etmek angarya geliyor sıpaya.
0
altinci nesil caylak
(01.10.18)
Aksın gitsin +1
Benim küçük kızım bu şekilde 4 yaşında okuyabiliyordu. Tavsiyem iyi bir okul. Bazı okullarda bu çocukları toplayıp bir sınıf yapıyorlar. Diğer normal çocukları eziklemek yerine kendileri gibi bir miktar daha ileriden gidenlerle beraber olur, sıkılmaz.
0
SiyamkedisiZorro
(01.10.18)
önceden okumayı söken çocuğun 1. sınıfta sıkılma olasılığı çok yüksek, genellikle sonrasında okul hayatı boyunca etkilerini yaşıyorlar.
hevesini kırmadan ilgisini başka yönlere kaydırabilirseniz iyi olur. resim, müzik, kukla vs. başarma duygusunu tatmin edecek başka bişeyler bulmaya yönelin.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(01.10.18)
Yeğenim okula gitmeden gazete okumaya başlamıştı ama şimdi istediği bölüme gidemiyor. İl birinciliği bekliyorlardı. Lakin şu sıralar sorunlu haşarı biri oldu diyebilirim. Asla benim çocuğum akıllı diye şımartmayın.
0
for day to break
(01.10.18)
sisteme uyumu zorlaşır gibi sıkıcı bir argümanla çocuğun biricikliğini bastırmayın/törpülemeyin bence. herkesin bir ritmi vardır. demek ki zamanı gelmiş, insanın hayatta merak sahibi olması ve onu tatmin etmesi kadar güzel şey yok. okul çağında da diğerleri çocuğunuzun seviyesine gelinceye kadar daha esnek bir düzen izleyebilirsiniz. flexi-schooling gibi.
0
evanka
(01.10.18)
(15)

Bu konuda gereksiz kasıntılık yok mu?

m e b
Şimdi aşağıdaki "restoran adabı" konulu soruyu görünce merak ettim de o yüzden açıyorum (duyuru sahibine taş atmıyorum elbette).Mesela bir kafe veya yemek yenilen bir mekana oturup menüdeki fiyatları gördükten sonra orada yemekten, içmekten vazgeçmek ayıp mı? Mesela arkadaşlarla gidiyoruz, haddinden
Şimdi aşağıdaki "restoran adabı" konulu soruyu görünce merak ettim de o yüzden açıyorum (duyuru sahibine taş atmıyorum elbette).

Mesela bir kafe veya yemek yenilen bir mekana oturup menüdeki fiyatları gördükten sonra orada yemekten, içmekten vazgeçmek ayıp mı? Mesela arkadaşlarla gidiyoruz, haddinden fazla pahalı buluyoruz. "Hadi o zaman çıkalım" diyorum, bir kere masaya oturmuşmuşuz, çıkarsak ayıp olurmuş vs. Ben tek gitmişsem böyle şeyleri düşünmem bile ama çevremdeki istisnasız herkes ayıp olur diye oturuyor.
Yahu bütçeye göre, hadi hepsini es geçtim, oradan hiçbir sebep olmaksızın kalkmak niye ayıp? Sizce de ayıp mı?

"Çatal solda, bıçak sağda olacak", "Oraya şu şekilde giyinip gitmek gerek", "Şarap istemenin kendine has bir üslubu vardır." "X geldiğinde parmağını şıklatman, sandalyede 90,25 derece oturan lazım." gibi kuralları kim koyuyor? Saçma değil mi? Yahu alt tarafı karnını doyurmaya gitmiyor mu insanlar oraya?
0
m e b
(30.09.18)
Evet tamami gereksiz kasinti. Restoran kulturu abartilmis bir kultur. Eskiden boyle dusunmezdim ama eskiden maldim.
Solak oldugum icin et keserken bicagi kasitli olarak solla tutuyorum mesela. Baslarim adabina solagim ben.

Edit: Ayrica fiyat yuksek gelip de kalkmakta hicbir sakinca yok bana gore. Ne ayibi misafirlige mi gidiyoruz mekana? Ayip olacak diye kaziklanmam kusuru bakmasin kimse. Yuklu hesap gelirse de bana ayip olur hem. Pahali diye kalktigim olmadi ama hem fiyatlar yuksek hem de restoran dandik ve degmeyecegini dusunuyorsam kalkarim hic de utanmam.
0
stavro
(30.09.18)
menu pahalıysa kalkarım kımse de umrumda olmaz. gereksiz işler.
0
barbo
(30.09.18)
sağlaklar için çatalı sol bıçağı sağ ile tutmak daha rahat çünkü. giyinme adabı yüzyılların birikimi. şarap tam bir fetiş meselesi. gereksiz aristokrasi.

şu kalkma konusunda da, kız arkadaşımla kalkarız biz hiç de umursamayız niye umursayalım yani kimden utanalım bizimle aynı parayı kazanan bizimle aynı dertlerle boğuşan garsondan mı? olması gereken mekanların menülerini kolay ulaşılabilir tercihen girişte bir yere koymaları, fiyat için olmasa bile neler olup olmadığını görmek açısından ama masaya oturana kadar menüyü göremiyorsun çoğu mekanda.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(30.09.18)
Net olarak kalkarım, bile bile kazıklanmak büyük saçmalık
0
gazozailacatmauzmani
(30.09.18)
pahalı bulduğum için ya da menüyü beğenmediğim için restorandan kalktığım çok olmuştur. gereksiz kasıntı buluyorum.
0
şubatsonrası
(30.09.18)
hiç ayıp değil ama restoranına bağlı biraz. randevuyla gidilen bir mekansa randevu almadan önce insan bir araştırır diye düşünülür ama yol üstü girilecek bir yer ise gayet doğaldır. kompleksliyiz biz türkler olarak bu konuda, bizi fakir sanıcaklar o yüzden oturalım demek isteniyor aslında orada.

diğer kurallar ise bundan biraz daha farklı. kuralı kimin koyduğunun bir önemi yok ama bu kuralları biliyor olmak zamanında bu kuralın çıktığı "üst tabakaya" dahil olmak anlamına geliyor. bazılarının fonksiyonelliği olsa da bir kısmı tamamen öyle olması daha "elit" olduğu için öyle. ve bunu bilmiyorsan o ortamdan değilsindir, bu da başkaları önünde statünü belli etmene sebep olur.

bu kuralları genel görgü kuralları içinde değerlendirebiliriz. mesela toplum için de sümkürmek -özellikle türkiye'de- ayıp karşılanır genelde. neden ayıp, çok doğal ve insani bir şey değil mi? çeşitli sebepler dolayısıyla öyle alışılagelmiş, devam ediyor. köyde yaşamış ve bunu bilmeyen biri de bu kural için senin restoran kuralları hakkında düşündüğün şeyleri düşünüyor. alışmak ve o kültürle iç içe olmakla alakalı yani.
0
Bruce
(30.09.18)
Hiç de ayıp olmaz. Bunu önemsiyorsa eğer restoranlar dışarıya ya da görünen bir yere fiyatları gösteren bir liste asarlar ve insanlar bakıp ona göre karar verir. rastgele bir yere gittim ve fiyat aşırı pahalı geldiyse elbette ki kalkarım.
0
nickfury
(30.09.18)
tamamen haklısın kasıntı
ederinden pahalı ise kalkar giderim
0
basond
(30.09.18)
Ben de kalkarım menüyü görünce fiyatlar pahalı geldiyse ve oturmak istemiyorsam.

Aşağıdaki konuyu görmedim kimseye laf etmiş olmıyım ama benim hissettiğim o "ayıp olur" diyenler kendilerini utanmış hissedecekleri için kalkmak istemiyorlar, dile getirmeseler de pek "ay herkes bize bakıcak, geldiler menüye baktılar gidiyorlar" diye düşünecekler diye kalkmak istemezler sonra da pahalı pahalı yerler.
0
senolll
(30.09.18)
Ben de menuyu begenmezsem ya da gereksiz pahali gelirse kalkarim. Hatta oturmadan direkt menuyu istedigim de cok olmustur. Disarida menusu olan restoranlar cok guzel o yuzden.

Garsonun gelmesi cok uzun surerse kalkarim (mekanin doluluguna ve garson sayisina gore, ben de garsonluk yaptim, biliyorum)

Bardak/catal/bicak vs kirliyse hatta su lekesi bile varsa geri gonderirim falan filan.
0
kuehles blondes
(01.10.18)
menu ile ilgili benim cozumum su:
mekana oturmadan once fiyat listesini istiyorum. eger belirli bir sey yiyeeksem onu da soruyorum ellerinde var mi diye. Bu ur surprizleri ortadan kaldirdiktan sonra masaya geciyorum.

Siparis verene kadar yaptiginiz seyler, mesela masaya oturup menuya bakmaniz mekan ile aranizda bir kontrat olusturmuyor, kalkip gitmekte serbestsiniz. ama siparis verdikten sonra is degisiyor, o zaman aranizda sozlu bir kontrat baslatmis oluyorsunuz.
0
parcxerox
(01.10.18)
restorana bağlı +1
Feriye'ye gideceğin zaman fiyat yelpazesinin nerede olduğunu biliyorsundur. Rezervasyonla gidilen restoranların çoğunun web sitesinde fiyat listesi var zaten. Ama ayaküstü girilen yerlerde bazen ayaküstü insanı kazıklamaya çalışıyorlar. Bu gözler Türkiye sınırları içinde fiyatın sterlin üzerinden verildiği menüler gördü düttürük bir cafede.
Görgü kuralları ayrı bir şey. Çatal bıçağın yeri belli evet. Ne kadar küçük yaşta öğrenseniz o kadar iyi. Yerine göre giyinmek de öyle. Garsonu "hüyoop!" ya da "şefiiim!" diye çağırmamak da öyle. Karın doyurmak için eve yemek çağırırsınız. Restorana giden kişi aynı zamanda sosyal bir ortamda olduğunu unutmasın. Böyle davranan birinin "iyi yetiştirilmemiş olduğunu" düşünürüm. O kısımlar saçma değil bence.
0
SiyamkedisiZorro
(01.10.18)
Bu işlerin ayıbı yok.

Kalkmak ayıp madem bedava versinler menüyü olacak iş mi?
Ama rezervasyon yaparken zaten bakarsın fiyatlara.

Bir de çatal bıçak adabı restoran ve etrafı için değil masadaki diğer insanlar içindir. Karşı masadaki insan veya garsonun falan umrunda olmaz olmamalı.

O şarap adabı değil de servis usulü bir nevi.

Şimdi kasada ödeme diye bir şey var, masada ödeme var. Almadan ödeme de var. Onun gibi. Şarabı getirir bakarsın he iyiymiş füzele dersin kimse de bir bok diyemez.

Ama giyim adabı vardır. Bazı mekanlar belli kıyafet dışında almaz içeri zaten. Bu işlerin bir limiti var alttan üstten. Ortalamayı tutturmak en temizi.
0
bos gezenin bos ustasi
(01.10.18)
fiyatlardan emin değilsem oturmadan bakıyorum ben menüye
0
superb
(01.10.18)
bana ne yav ne ayıbı. para benim cebimden çıkıyor sonuçta. menüye bakarım, dandik bi bira 30 liraysa kalkarım mesela. yemekler için de aynı şey geçerli.
0
nice tnetennba
(01.10.18)
(5)

İncelmek

basubadelmevt
3 aylık zaman dilimi var. Bu üç ayda 12-13 kilo verdiniz diyelim.Bu kiloları verirken daha ince görünmek için neler yapardınız?İstenilen şu:12 kilo verilecek ama sanki 17-18 kg verilmiş gibi bir görüntü arzusu var.
3 aylık zaman dilimi var. Bu üç ayda 12-13 kilo verdiniz diyelim.Bu kiloları verirken daha ince görünmek için neler yapardınız?İstenilen şu:12 kilo verilecek ama sanki 17-18 kg verilmiş gibi bir görüntü arzusu var.
0
basubadelmevt
(30.09.18)
ketojenik diyet yapin, saglik sorununuz yoksa hem istediginiz kiloyu verirsiniz hem de 5 kilo verdiginiz halde 7-8 kilo vermis gibi gozukursunuz.
0
themeningrey
(30.09.18)
tabiki spor. degiğinizi yapmanın tek yolu kas yoğunluğu arttırmak. şişirmekten bahsetmiyorum. protein ağırlıklı beslenip kardiyo yaparak bu sonuca ulaşabilirsiniz.
0
imnotsureabout
(30.09.18)
Yağsız şekersiz beslenip spor yapmak.
0
megalomaniac
(30.09.18)
Spor +1, kas gruplarını çalıştırarak hem kastan kilo kaybetmenin önüne geçersiniz, hem de kaslar büyümek/güçlenmek istediği için oralara protein pompalar vucut.
0
John Bloor
(01.10.18)
Önce kilo verilecek, keto veya metabolik balans ile kilo yağdan verilecek. Bu süre içinde spor yürüyüş ve sakin yüzme haricinde yapılmayacak. Sonrasında sağlam bir spor ritmi ile istediğiniz görüntüyü yakalarsınız.
0
SiyamkedisiZorro
(01.10.18)
(25)

Dünyanın En Güzel İcadı?

lana del rey
Bence mikrodalga fırın. Bu kadar hayat kolaylaştıran bir şey olamaz.Sizce?
Bence mikrodalga fırın. Bu kadar hayat kolaylaştıran bir şey olamaz.

Sizce?
0
lana del rey
(27.09.18)
kurutma makinasi
0
balik kraker
(27.09.18)
Kulaklık.
0
Amaranta ursula
(27.09.18)
klima
0
acetaminophen
(27.09.18)
Pikap.
0
ms brownstone
(27.09.18)
ışıldak. elektrikler gidince yanıyor resmen böyle akıllı bişey kaç seneden beri var. ben çok saygı duyuyorum ve seviyorum mucize gibi.
0
Bruce
(27.09.18)
cam.

olmasaydı ne olurdu bi düşünün.
0
valentinov
(27.09.18)
bence tost makinası.
0
paudi
(27.09.18)
Elektrik. İnsanoğlu'nun 4 temel kuvvetten kullanmaya başladığı ilk kuvvet elektromanyetizmadır ve insanlığı çok ayrı bir noktaya getirmiştir. Üşüyoruz Faraday reyiz.
0
bos gezenin bos ustasi
(27.09.18)
transistör
0
yuto
(27.09.18)
Dünyanın herhangi bir noktasında icra edilmiş bir müziği kulaklarıma kadar getiren teknolojik ürünler bütünü (ses kayıt, stüdyo araçları, mp3 çalar ve kulaklık vs).
0
m e b
(27.09.18)
Kulaklık +1
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(27.09.18)
kürdan
0
Neill
(27.09.18)
Yazı
Ateş
Uçak araba tren gemi
Fotograf/kamera/tv/radyo/telefon/internet
0
etki
(27.09.18)
klima +1
0
prasinos
(27.09.18)
internet tabiki
0
000000
(27.09.18)
Sigara
0
barbo
(28.09.18)
buzdolabı.
0
late viper
(28.09.18)
Merdiven
0
etna
(28.09.18)
Elektrik olmasa hiçbiri olmazdı+1
alet olarak çamaşır makinası
0
SiyamkedisiZorro
(28.09.18)
Ceryan ve internet
0
demirr
(28.09.18)
Lens ve bulaşık makinası
0
pinkman1
(28.09.18)
kontak lens.
olmasaydı, olmazdım.
tşk ediyorum emeği geçenlere.
0
pangea
(28.09.18)
yazidir.
0
Leonardo~Da~Vinci
(28.09.18)
mikrodalga fırın
0
birdposing
(28.09.18)
Transistor der noktayi koyarim. Hic tartismasiz.
0
stavro
(28.09.18)
(13)

Müzik ile ders çalışılır mı?

Drakath
Özellikle sayısal derslerde, sözel olanlarda dinlenmez zaten.
Özellikle sayısal derslerde, sözel olanlarda dinlenmez zaten.
0
Drakath
(25.09.18)
hiçbir müzikle çalışamıyorum. müzikle kitap bile okuyamıyorum.
0
tabudeviren
(25.09.18)
ben yapamıyorum, aklım müziğe gidiyor, konsantrasyon falan kalmıyor.
0
ilkot
(25.09.18)
Özellikle başarılı akademik hayatları olan veya sınavda derece yapmış kişilerin cevabını merak ediyorum.
0
🌸Drakath
(25.09.18)
Lisede çok çalışıyodum. Bilimum şarkiyla baya guzel gidiyordu. Ama şimdi tıp okuduğum ve sözel ağırlıklı olduğu icin pek yapmiyorum. Anca bu konstanrasyon müzikleri falan
0
nundu
(25.09.18)
I can't Elaine, I can't, I won't.
0
twelfth
(25.09.18)
sadece piyano sesiyle çalışabiliyorum bkz. spotify'daki peaceful piano. Sözsüz bile olsa diğer müziklerde konsantrasyonum dağılıyor.
0
SiyamkedisiZorro
(25.09.18)
Sayısal derste konuya hakimsem, evet, müzik dinleyerek çalışabiliyorum. Hatta beethoven 5. senfoni dinleyerek ritme göre çözümde hızlanıp kendi kendime challenge yaptığım oluyordu hoşuma gidiyordu. Sözel derslereyse müzikle çalışamam. Kavramam gerekiyor çünkü.
0
sparky
(25.09.18)
müslüm baba ile kaldığım 4 tane dersi vermiştim. ama kimi insan tam sessizlik arar. yani kişiye göre değişir o işler.
0
orijinal nick bulamadim
(25.09.18)
çalışılır.
0
babilbaligi
(25.09.18)
calisan calisir. calisiyorlar da. bu da moda olmus sanirim. muzik dinlenerek ders mi calisilir?

ben calisamiyorum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(25.09.18)
ben müziksiz çalışamam, iş hayatımda aynı şekilde

genelde burayı açarım: www.youtube.com
0
mirty
(25.09.18)
Müzikle birlikte arkada bir white noise varsa (bkz. Starbuckslar) evet. Sadece müzikse işimi gücümü bırakıp müzik dinliyorum.
0
saveur
(25.09.18)
ben çalışamam ya şarkıyı söylemeye başlıyorum ya da kafamda derse dair çok ses oluyo.
0
isvicre rakisi
(25.09.18)
(8)

Ögrenci Yemi

leben
Almanya'da marketten satın aldığım Studentenfutter diye adlandırılan kuruyemiş karışımını çok beğendim. İçinde farkli uzum kurulari, ceviz, fındık, kaju ve badem var. Paketli ürün olmasına rağmen kuruyemişler oldukça taze ve lezzetliydi. Tuzsuz ve cig urun karisimi olmasini begendim.İstanbul'da bu t
Almanya'da marketten satın aldığım Studentenfutter diye adlandırılan kuruyemiş karışımını çok beğendim. İçinde farkli uzum kurulari, ceviz, fındık, kaju ve badem var. Paketli ürün olmasına rağmen kuruyemişler oldukça taze ve lezzetliydi. Tuzsuz ve cig urun karisimi olmasini begendim.


İstanbul'da bu tarz bir kuruyemiş karışımını nasıl temin edebilirim?

Teşekkürler.
0
leben
(25.09.18)
kendin al tek tek istediklerini kuruyemişçiden. migrosta pakette vardı kuru meyve çiğ kuruyemiş falan ama ama çok ucuz değildi.
0
glamdr1ng
(25.09.18)
kuruyemiscilerde natural mix diye bulabilirsin. kavrulmamis cig findik, badem ceviz uzum vs oluyor icinde

sunun gibi www.mmgrup.com.tr
0
exlibris
(25.09.18)
Bizim okulda bu tarz bi ürün satiyolardi. Hatta ilk geldiklerinde ücretsiz deneme standi yapmışlardı tadi da guzeldi ama satin almadim sonra hiç. Bu normal vivident sakiz kutusu gibi kutularda karişik kuruyemiş tarzi bir şeydi. Adini hatırlamıyorum ama
0
nundu
(25.09.18)
Kendin alıp karıştır bence çok daha ucuza gelir, sağlıklı atıştırmalık diye küçücük paketlerde çok pahalıya satıyorlar bunları.
0
ekaterina
(25.09.18)
Kendim kuruyemisciden alayim o zaman, daha mantikli. Anadolu yakasinda kuruyemisci tavsiyesiniz varsa alirim.
0
🌸leben
(25.09.18)
Kuruyemişçide karişik kuruyemiş demeyin, alacağınız kuruyemişleri kendiniz alip karıştırın. Karışik kuruyemişteki vergi miktarı daha fazla tek tek almaya göre.
0
nundu
(25.09.18)
Ben de onlari cok seviyodum, Aldininkilerden bayagi almistim :) Sanirim piyasada su an onlara en yakin Peyman Bahçeden Form Mix var ama sen aktardan alip karistirsan kesinlikle daha ucuza gelir.
0
superfluid
(25.09.18)
Studentenfutter'ler de marketten markete değişiyor. Ben de Almanya'dakileri çok beğeniyorum. Tazecik oluyor. Bir de pikan cevizi burada zor bulunurken ilk orada yemiştim.
Kuruyemişçiden ayrı ayrı alıp karıştırın +1
Karışıklarda ucuzunu daha fazla koyuyorlar.
0
SiyamkedisiZorro
(25.09.18)
(22)

Sorum evlenenlere

Boris
Tabi bekar olup evlenmeyi düşünenler de cevap verebilir.Tv izlerken denk geldim şimdi damat sadece sakal traşı olmuş 390 tl ödedi kuaföre ayrıca gelin de kuaföre girdi ne kadar ödedi bilmiyorum ama gelin çiçeğini almış çalışanlar 250 tl ye aldılar çiçeği bu ne lan?Evlenenler siz kuaföre söylediniz m
Tabi bekar olup evlenmeyi düşünenler de cevap verebilir.
Tv izlerken denk geldim şimdi damat sadece sakal traşı olmuş 390 tl ödedi kuaföre ayrıca gelin de kuaföre girdi ne kadar ödedi bilmiyorum ama gelin çiçeğini almış çalışanlar 250 tl ye aldılar çiçeği bu ne lan?

Evlenenler siz kuaföre söylediniz mi damat traşı diye? Söylediyseniz ne kadar ödediniz?
Ayrıca eşinizin kuaföründe saç yapımı hariç çiçeği almak için para ödediniz mi?
0
Boris
(21.09.18)
" gelin çiçeğini almış çalışanlar"
kuafördeki çalışanlar mı almış?

yok. bizde evlenenlerde öyle bir şey olmadı
ama gözlemlerim şöyle:


gelin (ve 1-2 arkadaşı kardeşi her kimse) kendi başına kuaföre gider veya gelinin kardeşi, arkadaşı vs. götürürse kimse "damat kazıklama" geleneksel sporunu icra edemiyor.

damat kuaförden içeri girerse illa bir şey buluyorlar. ya da çook profesyonel bir yerse belki illa damat kazıklamak için o an bir şey çıkarmıyorlardır ama zaten baştan fiyatın içinde o kazık vardır.

edit:

arkadaşın anlatmak istediği olay gelin almada kapının açılmaması, sandığa oturulması, salonda pastayı bıçağın kesmemesi gibi. damattan para istemek için çiçeği kapıp "vermiyoruz" diye para istemek, diye anladım.
Öyle yapanına denk gelmedim ama kuaföre damat girerse öyle veya böyle çalışanlar para istiyor, kapıyı açmıyor vs. bir şey oluyor. özellikle de anadoluda oluyor böyle şeyler.
0
niye ama
(21.09.18)
benim kuzen dış çekim + kına + düğün için 900 tl ödedi toplam (kadın)

çalışanların gelin çiçeğini alma gibi bi durum olmadı. hiç duymadım

kuzenin yeğenleri, eltisi, arkadaşı ve ben aynı kuaföre gittik. herkes kendi parasını kendi ödedi.
0
elorelia
(21.09.18)
kendi berberime oldum her zamanki fiyattan yaptı ama ben 50 tl bıraktım çırak falan bahşiş niyetine.

kuaför salonun anlaşmalı yeriydi sadece ekstra birkaç şey için cüzi bi para ödemiştim. çiçek miçek kuaförde öle bi olay olmadı.
0
jugador
(21.09.18)
erkek kısmını bilmiyorum ama kadın kuaföründe olanlar tamamen gelinin insiyatifinde gerçekleşiyor. gelin olmaz derse kimse bişey isteyemez. gelinin evden alınması sırasında verilen paralar dahil buna.
0
naksidil
(21.09.18)
Valla ben çok şanslıydım, kuaförümün kızı bir hafta önce evlenmişti, biz de nikahına gidip çeyrek taktıydık. Düğün için ablamla kuaföre gittiğimizde, normal topuz & makyaj parası alıp üzerinde bana altın küpe hediye ettiydi :)
Öyle çiçek saklamalar filan, ne ayıp.

Eşim zaten kendi traşını kendi olmuştu
0
SiyamkedisiZorro
(21.09.18)
Ben değil abim evlenirken bu traşla ilgili bir olay olmuştu.
Yıllardır her ay gittiği, samimi muhabbetinin olduğu bir adamdı berberi. Her seferinde fazla para verir falan tip niyetine.
Neyse nikahtan önceki gün beraber gittik. Traş oluyoruz, muhabbet ediyoruz falan adam da biliyor tabii evleneceğini uzun zamandır. Traşımızı olduk, tatlı almıştık adamlara giderken, onu verdik. Gittik kasaya, bir de baktık oradaki eleman diyor ki işte tutarı hatırlamıyorum ama sallıyorum 300 lira. Ne alaka dedik 300 lira, abi dedi damat traşı yazılmış.
Yavşak sırf ertesi gün nikah kıyılacağını bildiği için sadece sağını solunu düzelttiği saçın traşına 300 lira istiyor. Yani geleneksel damat traşı falan değil öyle üzerinde damatlıkla gidip sakal traşı falan. Çıksak sokağa 20 liraya olacağı bir saç traşı. Sırf onun evleneceğinden haberi olduğu için akıllılık edip damat traşı yazdırıyor. Tüm iyi niyetin içine sıçan bu adama bir daha traş olmaya gitmedi haliyle.
Evlenme arifesindeki herkesin bir olup damat kazmış gibi yolma çabası zaten mide bulandırıcı ama bu ayrı bir çirkinlik.
0
cay koy geliyorum
(21.09.18)
@niye ama : aynen kuaforun kapisinda elinde cicek vardi gelin icerdeydi cicegi vermem falan dedi 250 lira aldılar.

Ben normal sac sakal tras oldum damat traşı vs demedik 20 liraya olmuştum aceba cimri miyim?
0
🌸Boris
(21.09.18)
Ben traş olmaya takım elbiseyle değil, normal kıyafetlerle gittim. Abi akşama arkadaşın düğünü var çift geç falan dedim normal traş ücretini vermiştim.
Eşim de tanıdık bir kuaföre gittiği ve öyle saçma hareketleri sevmediğimiz için öyle saçma şeylere girişmemişlerdi.
0
re noreno
(21.09.18)
ben olsam düğünden/nikahtan 3-4 gün önce tıraş olurum. hem saçma sapan gereksiz para vermezsin hem de bana kalırsa tıraş olduktan birkaç gün sonra saç tıraşı falan daha güzel gözüküyor veya gözün alıştığı için sana öyle geliyor. kadınların öyle bir şansı yok tabii. bozulmaması için o gün yapmaları lazım.
0
Neill
(21.09.18)
Kel olduğum için 1-2 gün öncesi normal rituelle telaş oldum.

Bayan kuaförün de Düğün fotoğrafçılığı yaptığım için kimse birşey talep etmedi, yaşadığım yerde 10 kuaförden 1 tanesinin yanındaki bayanlar kapıda durup ufak miktar ister ama bu taş çatlasın 50tl gibi bir bedelle çözülür.
0
oligomer
(21.09.18)
Eşim normal bi traş olmuştu takım elbiseli falan gitmemisti tabi normal bi fiyat odemisti.
Bende tanıdık kuaföre gitmiştim o da hediyem olsun dediği için hiç para almadi. Zaten alsada diğer o saçma şeyler yapılmadı yapilmazdida.
0
brnbrs
(21.09.18)
ben berbere damat traşı olduğunu söylemedim. "toplantı var, saç sakalı bi topla şekil yap" dedim. arkadaşım evlenirken sağdıç olduğumda da "gençleri akşam pavyona götürecem, bi şekil yap" demiştim.

eşimin ve iki arkadaşımın kuaför parasını ödedim. 2 kız sağolsun 3 gün önceden gelip her işimize koştular. yemeklerini, kuaförlerini falan komple ödedim.

kuaförle pazarlık ettim, sonra da "bahşişler falan dahil" dedim. kuruş vermedim.

"pasta kesmiyor" dediler, bir arkadaştan kılıç ödünç almıştım, onunla kestim. bildiğin kılıç.

sen ödemek istersen seni yolan çok olur. evlenirken para harcamayı seven grup için onlar. o grup bir de bunu gerine gerine anlatıyor. tabi saygım sonsuz, ama bi siktirsinler gitsinler çok afedersin.
0
babilbaligi
(21.09.18)
- Normal saç sakal kesim ücreti neyse onu aldı.
- eşimin gittiği kuaför ise bana göre igrenç birşey cikardı ortaya ama ekstra bir bahşiş vs durumu olmadı. Fiyatı hatirlamiyorum ama kazıktı zaten.
0
nhtzmc
(21.09.18)
Etrafimdaki herkes salak gibi damat trasi yaptırdı 400-500 arasi odediler hep.
0
stavro
(21.09.18)
-Damat traşı olduğumu söylemedim , fazla zamanımda yoktu
-Gelin başı 1200tl verdim (1000e anlaşmıştık yanında bir arkadaş daha saç yaptırdı )
- Çiçeği eşim internetten sipariş verdi 200-250 gibi birşeydi yanlış hatırlamıyorsam
0
bnmzz
(21.09.18)
Bu ornekler yine iyi, normalde damadi son ana kadar kaziklayip gerdege girerken de kapida tekme tokat dovuyolar anadoluda.
0
stavro
(21.09.18)
benim kuaförüm arkadaşın kuzeniydi o yüzden gönlünden ne koparsa diye söylemişti 300 civarı vermiştim sanırım. ama kuaförden gelini çıkarmam 1200 civarı tutmuştu. öyle çiçek vs muhabbeti de olmadı. aldım çıktım.
0
fernandoenes
(21.09.18)
Berber arkadaşımdı, 100TL verdim, o bir şey talep etmedi.

Kuaför tanıdıktı yakın çevrenin (anneler, kız kardeş, baldız, hala vs vs) saçı başı yapıldı, sanırım 750TL verdim, 1300'de olabilir.

Düğün günü kapılar açılmadı, bıçaklar kesmedi, araba yürümedi, davul çalmadı, yol açılmadı...
0
kimlanbu
(21.09.18)
adetlerle uğraşmadık hanım kuaförü evine çağırdı bütün ailesini evde hallettiler kayın peder halletti.
bende berberimde traşımı oldum 50 tl verdim 5 sene evvel..
0
jamswety
(21.09.18)
Mal olanı yolan bol oluyor. Bir arkadaşım evlenecekti geçenlerde, kız istemeye gidecek, çiçekçiye girip fiyat soruyor "kız isteme çiçeği" diye. Adam 600 tl demiş. Ne var bu bukette diye sordum diyor, adam işte atıyorum 3 gül 5 papatya falan diye saymış. Çıktım yan tarafa girip aynılarını saydım 50 lira'ya yaptılar diyo ahah.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(21.09.18)
çocukluktan beri gittiğim berberime gitmiştim, söyledim tabi ki.
beni kazıklamayacağını biliyordum çünkü. normalde 20 liraysa 50 lira almıştı benden ki sakal da içinde. normalde sakal hiç kestirmezdim.

çiçeğe para vermedim. çiçeği gelinlikle beraber yaptırmıştık.
0
teritori
(21.09.18)
gelin buketi satıyoruz, 250tl normal fiyat. çünkü ülkemizde suni çiçek üretilmiyor. hepsi ithal mecbur. ve baya malzeme gidiyor.

ben evlenen biri olarak; sakal traşı olurken damat oldugumu söylemedim, gelin de önceden anlaştığı bir yere gitti. fazla bir şey vermedik.

fazla ücret ödeyenler genelde gösteriş budalası ahmaklardır.
0
tchuck
(21.09.18)
(11)

acil yardım sanırım bitlendim :((((

art vandaley
haftalardır yogun kasıntım vardı. seboreik dermatit oldugu icin kafamda ona yoruyordum. şimdi sac diplerimde sanırım sirke denen seylerden gordum. bit yani böcek turu bişiy gormedim ama acık kahve kuyruklu benzer şekilli.napmam lazım nolur bilale anlatır gibi. yalnızım erkek arkadasıma da söyleyemem
haftalardır yogun kasıntım vardı. seboreik dermatit oldugu icin kafamda ona yoruyordum. şimdi sac diplerimde sanırım sirke denen seylerden gordum. bit yani böcek turu bişiy gormedim ama acık kahve kuyruklu benzer şekilli.

napmam lazım nolur bilale anlatır gibi. yalnızım erkek arkadasıma da söyleyemem utanırım :(

bi ara sırtımın basları ve ense kokumde cok kasınmıstı. 10 gun kadar önce:(((((
0
art vandaley
(21.09.18)
Bit sampuani alsana?
0
stavro
(21.09.18)
yazdım ve biti de gordum. dehsetteyim :((

kac gune gecer? biti yakalayamadım sıcradı sanırım korktum. oldurme gerekirdi di m:(
0
🌸art vandaley
(21.09.18)
Telâş etmeyin. Bit hemen bulaşır zaten. Bit sampuani da alabilirsiniz. Ya da eskiden gaz yağı sürerlerdi saç diplerine çocuklara. Zararlı fln diyorlar ama bilemedim. 1 saatte kesin çözüm.
0
lapris
(21.09.18)
İki sene önce çocuklardan hepimize geçmişti - kabus gibi bir şey.
1) Eczaneden bit şampuanı kiti alıyorsunuz. İçinde tarağı, ilacı ve şampuanı var. Kullanım kılavuzunda yazdığı şekilde 3 gün arayla bu prosedürü uyguluyorsunuz.
Benimki iki uygulamada tam geçmedi o yüzden:
2) tanıdık olmayan bir kuaföre gidip en amonyaklı boyayla (organik olmasın) saçınızı boyatıyorsunuz, misss
0
SiyamkedisiZorro
(21.09.18)
yeni nesil çok şanslı, bit şampuanı ile bi defa yıkanıyolar gidiyor.

bizim zamanımızda analarımız kafaya detan sıkardı.

evet şaka gibi ama değil, bildiğin detan sinek ilacı.
0
killerbee
(21.09.18)
vakit kaybetmeden şampuanı al iyice yıka bi süre şampuanı kafada beklet..
ayrıca evi de ilaçlat yayılacak eve şimdi onlar ıykkk..
0
jamswety
(21.09.18)
Çocukken zor kurtuluyorduk; çünkü okulda bitli eksik olmuyordu. :) Buna rağmen diğer aile bireylerine geçtiğini hatırlamıyorum.
Merak etmeyin, şampuanla defedersiniz.
0
auroraaurora
(21.09.18)
Anti-Bit şampuan, Paranit Sprey/Şampuan eczaneye git hangisi kafana yatarsa al. Bir şey olmaz. Hepimiz bitlendik.
0
Lim5
(21.09.18)
3-4 yıl önce saçım belimdeyken başıma gelmişti, günlerce kafa derim kaşınıyordu ama hayatımda bitlenmediğim için anlayamamıştım, kafamda böcekler var diye evde zıplamıştım ilk fatkettiğimde, iğrenç bir his ama telaş etme. Eczaneden paranit bit ve sirke şampuanı alıp üzerinde yazanı uyguladım, saçım uzundu o vakit o yüzden belli süre sonra tekrar 2. Kutu alıp kullandım hatta benzinciden gaz yağı buldurtup saçımı onunla dahi taramıştım çünkü kafamda böcek var düşüncesi beni çıldırtıyordu. Yalnız o günlerde az dalga geçmediler benimle, uzun süre Bitli diye çağırdılar=) evet çok kötüydü ama o zaman da şimdi de halâ lafı geçince güleriz. Geçmiş olsun.
0
mslny
(21.09.18)
bol sirke ile yıka kafanı
0
acetaminophen
(26.09.18)
bit şampuanı+1
bit şampuanı bitlere etkili ama bitin yumurtalarına etkili değil. yumurtalar için sirke en etkili çözümdür. yumurtalar sirkeyle bayılıyor saça tutnamıyor tarakla temizleyebiliyorsun. şampuanla yıkadıktan sonra sirkeli suyla durulan sonrasında bi tasa sirke koyup şampuanın içinden çıkan sık dişli tarakla saçlarını tarayıp sirkeli suda çalkalat. suyu arada değiştir yumurta kalmayana kadar bunu yap. bu şekilde çok çabuk kurtulursun.

çarşafını, çamaşırlarını yıkamadan önce durulama çekmecesine sirke koy, suyu alınca biraz durdur sirkeli suda kalsınlar sonra durulat. ardından normal yıkama yaptır.

şurda bitle mücadele hakkında ayrıntılı bilgiler var:
www.kinderarzt-gilching.de
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(26.09.18)
(17)

Kedisi obez olan var mı?

perfectum
Sb.
Sb.
0
perfectum
(21.09.18)
Obez değil de şişman biraz bizimki. Rejim yaptırıyoruz.
0
bos gezenin bos ustasi
(21.09.18)
@bos gezen Nasil bir rejim? Ben de diyet mama kullaniyorum ama zayiflamiyor :( Gunde 120 gr mama veriyorum, 9 kilo.
0
🌸perfectum
(21.09.18)
Kısır ev kedisi 7+ yaş için kuru mama kullanıyorum. Her gün 1/2 dl 2 öğün veriyorum. Toplamda 1 desilitre yani. Gramajını hesaplamıştım da unuttum şimdi eve gidince bakarım. 120 gram çok yalnız.
0
bos gezenin bos ustasi
(21.09.18)
Kedim 6 kilo civarıydı. Zayıflatmaya çalışıyorum. Mamasının üzerinde kilosuna göre günlük yemesi gereken miktar örnek veriyorum 50 gr ise ben 45 gr veriyorum. O şekilde yaklaşık 400 gr zayıflattım. Ama günlük 120 gr sanki çok fazla. Mamada kilosu için günlük alt ve üst sınır yazar. Alt sınır ya da alt sınırın altında mama verirsen zamanla zayıflatırsın.
0
Dr_Stat
(21.09.18)
@bos gezen Eve gidince kontrol edip tekrardan soylersen sevinirim :(
0
🌸perfectum
(21.09.18)
benimki obez 10 kilo
0
suicides underground
(21.09.18)
Ben Hill's'in Prescription Diet Food Sensitivities z/d'sini kullaniyorum.

Arkadaki tabloda 5 kg icin 65-90 gr yaziyor ve kedi 6kg nun ustundeyse kilo basina 13 gr daha veriyor. Aslinda 120 grama denk gibi :(
0
🌸perfectum
(21.09.18)
benimki baya kiloluydu. royal canin young male/young female ile zayıfladı. hatta o kadar zayıfladı ki şimdi tekrardan kilo aldırmaya çalışıyorum. bunları kullanabilirsiniz.
0
veritaslibertas
(21.09.18)
bizimkilerden biri de obezliğe doğru gidiyordu%30 yağlanma vardı, iki tane oldukları için mamayı ayarlamakta zorluk çektik, çünkü tombikto olan diğerinin mamasını da yiyordu. sabah ve akşam iki kez iki ölçü mama veriyorduk, gece aç kalmasınlar diye düşünüp. veteriner zayıflaması lazım deyince mama kabını dolu bırakmayıp sadece sabahları iki ölçü vermeye başladık (iki kedi için 120 gr kadar), ilk birkaç gün sabaha mama kabı boşalmış önünde bekliyolardı ama şimdi alıştılar,
sabaha mama bile kalmış oluyo, göbekte erime bile başladı.
0
ozgur bir kusun hatirati
(21.09.18)
@ozgur bir kusun hatirati Sizin tombik digerinin hakkini gasp etmiyordur insallah :D Benimkisi olsa ederdi.
0
🌸perfectum
(21.09.18)
bizimki rejime girdi, 50 gr royal canin sterilied yiyor vetin tavsiyesi. 120 gr bana da çok geldi. araştırıp editleyeyim.
0
cedex
(21.09.18)
@perfectum biraz ediyo gibi ama digerinin cevval olup hakkini korumasina tesvik etmekten baska caremiz de yok :)
0
ozgur bir kusun hatirati
(21.09.18)
benimki obeziteye doğru yol alıyordu, oynata oynata zayıflattım, yılmadım. yalnızca mama değiştirip kesmekle bitmiyor. hareket etmesini sağlamanız gerek.
0
nice tnetennba
(21.09.18)
Baktım 50 gram günlük veriyoruz. 25 25 şeklinde sabah akşam
0
bos gezenin bos ustasi
(21.09.18)
Benim ki 8 aylıkken 7 kiloya dayanmıştı. Veteriner nazikçe "yuh" dedi. Mama kabı boşaldıkça dolduruyorduk.
Günde bir kap mamayla besliyoruz şimdi. 5,5 kilo 14 yaşında :)
0
SiyamkedisiZorro
(21.09.18)
@nice tnetennba Nasil oynatacagim cok miskin :(
@bos gezen Tesekkur ederim, benimki icin bir hayal.
@siyamkedisi Masallah. Ben gunde bir kap mama verirsem ortaligi indiriyor kapilara aynalara falan vuruyor kendini :D
0
🌸perfectum
(21.09.18)
Aslında o ortalığı yıkma olayı daha iyi. Çünkü kediler tokken uyuyor genelde. Açken daha aktifler. Aç bırakınca daha çok hareket ediyorlar, böylece kilo vermesi kolaylaşıyor. Dikkatini dağıt, oyun oyna falan. Kolay değil biz de aynısını yapıyoruz şu an. Bizimki miktardan ziyade uzun süre emanet bıraktığımız kişinin beslemesi yüzünden oldu.
0
bos gezenin bos ustasi
(22.09.18)
(9)

tecrübenize ihtiyacım var.

kirmizi kart
Çalıştığınız iş yerinde iş arkadaşlarınızdan birinin yakını vefat ettiğinde (anne, baba, dede)şirketiniz ne gibi bir aksiyon alıyor.Cenaze evine bir şey gönderiyor mu ? veya cenazeye çelenk ya da başka bir şey ya da cenazeye katılıyor mu?
Çalıştığınız iş yerinde iş arkadaşlarınızdan birinin yakını vefat ettiğinde (anne, baba, dede)şirketiniz ne gibi bir aksiyon alıyor.
Cenaze evine bir şey gönderiyor mu ? veya cenazeye çelenk ya da başka bir şey ya da cenazeye katılıyor mu?
0
kirmizi kart
(21.09.18)
bir üst yöneticisi ve en az bir üst düzey yönetici katılıyor. bunu kimse zorunlu olduğu için yapmıyor onu belirtmek isterim. ayrıca tabi ki arkadaşları.

herhangi bir çelenk vs. gönderim olmuyor.
0
teritori
(21.09.18)
Cenaze hafta içi ve bulunduğumuz şehirdeyse fabrikadan cenazeye servis kaldırıyorlar, böylece isteyen cenazeye katılabiliyor. Bir de çelenk gönderiyorlar. Dede değil de birinci derece yakınların vefatı durumunda oluyor bunlar.
0
pati
(21.09.18)
Devlet dairesi ise duyuru yapılarak, cenazeye otobüs kaldırılıyor. Yine çok çalışan olan bir yer ise servis ile gidiliyor, ailenin yanına, camiden defne kadar yanında olunuyor. çalışan sayısı az olan yerlerde insanlar duyarsız oluyor.

On kişilik bir yerde çalışırken babaannem vefat etti haberini alarak apar topar gittim giderken de durumu söyledim, kimse bilgisayardan başını kaldırmadı, Cenaze sonrası işe dönünce ruhuna değsin diye börek götürünce herkes "karşiim nasılsın?" diyip böreğe çullandı.

Devlet dairesinde çalışırken dedem vefat etti. Apar topar gece 23.00'de terminale gidip otobüs bularak giderken birim amirim, koordinatörüm, haberi alan daire başkanı aradı beni yapılacak bir şey var mı diye. Arkadaşlar duyduğunda aradı.

Olması gereken bu acılı günde gidilebiliyorsa arkadaşın yanına gidip destek olmak, cenaze sahipleri o an çaresiz oluyor. Yanına gidilmiyorsa da aramak daha iyi, mesaj ile ulaşmak bana göre hoş değil.
0
insomniacelrohir
(21.09.18)
Katılım çok olacaksa araç desteği veriyoruz,en az bir yönetici cenazeye katılıyor.
şirket adına çelnk gidiyor.Akşamda evine kim ziyarete gidecekse 20-30 pide ve ayran yollanıyor.

Özel Sektör
0
çınarım
(21.09.18)
Şirket içinde duyuru yapılıyor. Kendi yöneticisi ve en az bir üst düzey yönetici katılıyor. İstanbul içi ve hafta içi ise yöneticisinin yönlendirmesiyle (çok arkadaşı katılacaksa cenazeye) şirketten servis kaldırıyor. Şirket cenazeye çelenk gönderiyor.
0
SiyamkedisiZorro
(21.09.18)
herkese sistem üzerinden duyuru yapılıyor. bireysel olarak gitmek isteyenler gidebiliyorlar. bir de isteyenler aralarında para topluyor. cenaze evine yemek yapıp yollanıyor
0
yemrem
(21.09.18)
benim hem yeni hem eski iş yerindeki iş arkadaşlarımın hepsi gelmişti ki neredese her iki şirket için o gün çalışılmadı demek bu, üst yönetim ise yanılmıyorsam çiçek ve çelenk göndermişti. her ikiside ufak şirketlerdi (hacim olarak milyon TL çalışan olarak 30/40 kişilik)
0
selam
(21.09.18)
Devlette biz arabayla gitmiştik arkadaşın babasının cenazesine. Öyle otobüs falan kaldırmadık.
0
bos gezenin bos ustasi
(21.09.18)
Vefat genel mail ile herkese duyuruluyor. Istanbul icinde ve ogle vakti gibi makul vakitlerse servis kaldiriliyor
0
lucky strike
(21.09.18)
(13)

Türk insanı neden özgüven sahibi değil

bana her yer cehennem
Dün bear grylls programı izliyordum. Konuk olarak olimpiyat şampiyonu Lindsey Vonn vardı. Hayat hikayesini anlatıyor.Dedi ki. 16 yaşına kadar antrenmanlarımı babamla yapıyordum. Sonra anlaşamayınca evden ayrıldım ve kendi yolumu çizdim. Vs vsŞimdi hepimiz biliyoruz ABD de 18 yaşına gelince çoğunluk
Dün bear grylls programı izliyordum. Konuk olarak olimpiyat şampiyonu Lindsey Vonn vardı. Hayat hikayesini anlatıyor.

Dedi ki. 16 yaşına kadar antrenmanlarımı babamla yapıyordum. Sonra anlaşamayınca evden ayrıldım ve kendi yolumu çizdim. Vs vs

Şimdi hepimiz biliyoruz ABD de 18 yaşına gelince çoğunlukla çocuklar evden ayrılır.
Bizde de çoğunlukla evlenene kadar aileyle yaşanır

16 yaşındaki kız çocuğu baba ben kendi yoluma gidiyorum diyip evden ayrılsa, polis çocuğu bulup ailesine teslim eder.
(En iyi ihtimali yazdım)

E bakıyorum şimdi kız erkek geliyor 30 yaşına hala öz güven sorunu vs var ülkemizde

Nedir peki bizim türk çocuklarını böyle yapan. Ana kuzusu olarak yetiştirilmek mi ?
Gerçekten merak ediyorum.
0
bana her yer cehennem
(21.09.18)
amerikada basit işlerde para kazanmak ayıp değil, ama memur çocukları bile burada garsonluk yapmak istese ailesi izin vermez. para kazanma konusu önemli.

burada aile çocuğuna çok koruyucu yaklaşıyor ve özgürlükçü değil.
0
cedex
(21.09.18)
Devlet çocuklara değer veriyor ve çocuk bunu görüyor. O sebeple gerektiğinde ailesine karşı gelse bile ecel'in bahsettiği gibi köprüaltına düşmeyeceğini biliyor.
Bizde durum iki uçta; bir kısımda sebebi bilinmez sonsuz bir özgüven var; çocuk biliyor ki anası-babası onun için canını verir, onun üzerinde etrafına, ana-baba da dahil (buna özgüven mi demeliyiz bilemiyorum) sataşıyor. Bir grup sa farkında ki ana-babası düşse yerden kaldırmayacak pısıp kalıyor.
0
SiyamkedisiZorro
(21.09.18)
Özgüven var ama taşak yok bizimkilerde.

Otur konuş herkeste ego 1500 ama sor anasıyla oturuyor halen.

Sebeplerinden biri ekonomik tabi. Bizde genç yaşta işe girip çalışsan asgari ücret bile vermezler. Kaldı ki asgari ücret verseler bile ev oda tutup yaşaman imkansız gibi bir şey.

Abd'de falan gidip McDonald's da bile çalışsan saati 9-12 dolar arası kazanırsın. O parayla da en pahalı şehirde bile boktan bir oda tutup yaşama şansın var. Bizde erkek çocuğuna bile tecavüz ederler o yaşta sahipsiz kalınca.
0
bos gezenin bos ustasi
(21.09.18)
Bence maddiyattan önce aile ile olan ilişkiler, kültür vs.
Hele ki kadınlar için. Bekar bir kadının ailesiyle aynı şehirde olduğu halde ayrı ev tutup yaşaması (maddi durumu müsait olsa dahi) hala İstanbul' gibi bir metropolde bile çok zor. Yapan kadınlar tabii ki var ama çoğunluğu bunu yapamıyor.
0
peggy
(21.09.18)
özgüven ne alaka ya?

ben çok yüksek maaş alsam çok param olsa niye ailem ile yaşayayım ki?

yaş 18 olur olmaz ayrılırım.
0
xdenizx
(21.09.18)
1- ülkenin ekonomik koşulları buna izin vermiyor. Yurtdışında işsizlik düşük. millet her tarafta iş bulur. sosyal haklarıda devlet güvencesinde.

2-anne-babanın çocukken aşırı koruyucu tutum sergilemesi. "onu yapma ayıp, bunu yapma ayıpi el alem ne der?" diye diye millet özgüvensiz yetişiyor.
0
komando kani var bende
(21.09.18)
gelişmiş ülkelerde ülke dinamikleri herhangi bir bireyin orta ve üst düzey hayat yaşayabileceği bir standart sunuyor. amerika, avrupa gibi ülkelerde bir dükkan kirala zeytinyağı sat 5 yılda 15. dükkanı açarsın. ben tuğladan değil ahşaptan ev yapıyorum de 6.yılda site kurabilirsin. şaraba bal katıp satıyorum de 7.yılda kralsın. sistem ve ülkelerin dinamikleri bu şekilde. şimdi mesela kore, Taiwan bu şekilde.

orta ve düşük gelişmişlik seviyesindeki ülkelerde ise bu dinamikler yok. paran olsa bile batma ihtimalin yüksek. örneğin türkiye. dev gibi firmalar iflas eşiğinde.

yani ülkenin dinamikleri ile alakalı. kişiler ile bir alakası yok.

bunu memur çocukları neden hep çalışan oluyor zengin çocukları neden hep patron oluyor gibi de düşünebilirsin.

zenginde baba'dan gelmezse dayıdan gelir olmazsa amcandan haladan teyzeden gelir para.

memurda ise zaten en okumuş adam odur sülalede.

peki çözüm nedir? sorarsanız söylerim.

not : 5 yıldır eu ve tr'deki startuplara danışmanlık veren bir firma sahibiyim. görüşlerim eu ve tr'den neredeyse aynı işi başlatıp eu'da yürüyen tr'de yerinde sayan firmalardan oluşuyor.
0
dedim dedim de kime dedim
(21.09.18)
Benim annemler 5 kardes, 4 u sorunlu mesela benim annem babam ayri, kuzenimin babasi ayyaş, otekinin annesi manyak, digerinin metresi var. Olaylar, olaylar. Aileler hep sorunlu.

En duzgun olmasi gereken, sorunsuz aileye sahip kuzenlerimin buyuk olani uyusturucu kullaniyor ailesi bas edemedi. Kardesi de annesiz hic birsey yapamaz, tikleri var, belki aylik 5 bin harclikla uyduruk bi ozelde okuyamadi, 3. Sinifa gecemedigi icin birakti.

Digerlerinde ise basarili olan da var ama olmayanda ama herkes kendi yolunda ilerliyor. Kendini kurtarmak icin cabaliyor. Aileye bagimlilik yok. Annem bize hep, calisirsaniz kendinize, bana mi okuyosunuz, calismazsaniz ben 100 lira harclik veririm evde oturursunuz der.

Teyzemse, 25 yasinda dersaneye gidecek ogluna araba alacak (lise kursu icin, kpss kursu falan degil). Bi dukkan acin, calissin dedim, ogullarini kiskaniyor durumuna dustum. Bu adam ailesini birakir mi? Ben de olsam birakmam.

Aslinda demek istedigimi tam anlatamadim ama, aileler cocuklarini kendilerine bagimli hale getiriyorlar. Bir de egitimsiz insanlar olunca yönlendiremiyorlar. Cocuklarinda bir amaclari olmuyor oyle mal gibi yasiyolar.
0
wishmaythşngs
(21.09.18)
Bir genç iş arkadaşım var. 24 yaşında. 19’undan beri anne-babasının evinde oturduğu odaya kira veriyor, çocukluğundan beri büyüdüğü evde. Ötesinde, annesinin yaptığı yemekten yiyemiyor. Buzdolabında rafları ayrı. 19 yaşındaki bir öğrencimi de annesi evden kovmuş “Babanla sevişemiyoruz sen doğduğundan beri. Bağıramıyorum. Git de düzgün düzgün sevişelim. Evliliğimi mahvettin” diye. Haliyle genç yaşta çalışmak zorundasın. Öyle, bıçağın ucuna meyve takıp veren anne baba yok. Geçenlerde bir kadın beş yaşındaki çocuğuna harçlık verip harçlığından kira parayı kesmiş i, kira ayı öğretmeye çalışıyormuş. Büyük tartışmaya yol açtı, beş yaş erken mi zamanı mı diye.

Türkiye bir uçsa, Amerika’da başka bir uç. Türkiye’nin ucu özgüvensizliğe beden oluyorsa, Amerika’nı ucı da zalimleşmeye ve yalnızlığa yol açıyor. Türkiye’de kutuplaşma çok olsa bile insanlar birbirine destek oluyor en azından. Amerika’da zınk diye kendini evsiz bulabiliyorsun. Amerika’da devlet çocuklara değer falan vermiyor. Bir tek ailen seni dövüyorsa falan Sosyal Hizmetler elinden alır, yetimhane gibi yerde daha kötü şartlarda yetişir. Ya ölür ya ölmez.
0
aychovsky
(21.09.18)
Türk insanı tembel. Hepsinin kafa az iş yapıp çok para kazanayım diye çalışıyor. Ailesinden ayrılıp kira fatura ödemek zor geliyor. Üşeniyorlar. Sorsan müthiş zekiyiz, müthiş çalışkanız ama adam daha çamaşırını yıkamaktan aciz.
Ayrıca anandan babandan ayrı eve çıkıp tek başına yaşamak zorunda değil herkes. Ev arkadaşı diye bir şey var. Kaldı ki bahsettiğiniz amerika ve avrupada da insanlar ev arkadaşları ile yaşıyor. Bu şekilde eve çıkmak zor bir şey değil.
Ama bizimkiler alışmış aileden bağımsız yaşamamaya. Sorsan ana babaları izin vermiyor. 25 yaşını geçtikten sonra hala anne babadan izin alıyorlarsa diyecek söz bulamıyorum zaten. Sen nasıl ilişki yaşıcan. Sen nasıl bi kadın ya da bir erkekle çift olucan. Sen nasıl evlencen. Oldu olacak sevişirken de izin al ki evet onu da yapıyorlar kısmen. Biraz ağır konuşcam ama belli bi yaştan sonra ailesiyle yaşayan erkeğe erkek demem ben. Alıştırıyolar çocuklarını bu şekilde. Sonra adam 60 yaşına geliyor hala ana babasından para istiyor. Misal dayım. Çok var böyle insanlar.
Ha demiyorum ki anana babana karşı gel. Ama bunun bi usulü var. Yavaş yavaş aileyi alıştırırsın bu şekilde yaşamaya. Ama bu konuda bile tembeller bizimkiler. Aileden ayrıldıktan sonra tabiki zorlanacaksın. Zamanla düzeliyor durum. Biraz az lüks yaşamayı ve bişeylerden feragat etmeyi öğren.
0
moratoryumkisilik
(21.09.18)
bu aslında özgüvensizlik değil. bunun birçok sebebi var.

1) türkiye'de iş bulmak amerika'dan çok daha zor. türkiye'de kelli felli adamlar bile iş bulamıyor. sen diyorsun ki çocuk 18 yaşından önce işte çalışsın. bu çocuk işte çalışsa bu sefer ev geçindirme derdinde olan kelli felli adamlar iş bulamayacak. o yüzden ev geçindirme derdi olmayan gençlerin çalışmaması türkiye şartlarında mantıklı. örneğin bizde pizza getirenler kelli felli adamlarken amerika'da çocuklar. garsonlar da öyle. bir de bizde sömürü düzeni var. adam asgari ücret veriyor, günde 12 saat çalışmasını istiyor. her anne/baba çocuğunun bu düzende çalışmasına itiraz eder. çocuğunun okuyup büyük adam olmasını ve insanca şartlarda çalışmasını ister.

2) özgürlük/konfor ikilemi var. özgürlüğün arttıkça konforun azalıyor. biz tembel insanız. özgürlüğümüzden taviz verme pahasına konforumuzu düşünüyoruz.

3) elalem ne der anlayışı. bizim aile ve toplum yapımız evi terk etmeye hoş bakmaz. evini terk etsen polisi ararlar. ailen dışındaki insanlar da hoş karşılamaz. etrafta sürekli senin dedikodun yapılır. sürekli sorular sorarlar sana, neden terk ettin evi diye. sevgilin/eşin de yadırgar bu durumu.
0
nickini degistiren yazar
(21.09.18)
bunu formülize etmek zor bence.
-aile yapısı
-kültür
-çalışma koşulları
-yaşam standartları

bizim gurbetçiler mesela orada gençlerin meyve-sebze toplamaya gittiğini söyler, nice zengin ailelerin evlatlarına kuruş koklatmadığını anlatır.

benim genç bir akrabam; kendisi inşaat işçisi, yeni evlendi, arsa aldı, ev yaptı. 400 bin euroya mal etti, kredi ile ödeyecek. kredi almak maliyetsiz.
şimdi burda bi inşaat işçisi o tarz bahçeli çift katlı on numara dekore edilmiş bir villayı kaça diker nasıl diker?
0
cemiyetin ünlü siması
(21.09.18)
büyük oranda ekonomik şartlar diyorum.

İngiltere'de yaşadım, gördüğüm şey şu: Oradaki genç istese gidip markette, kafede barda asgari ücretle iş bulabiliyor ve asgari ücret yaşamasına ve hatta birkaç ay para biriktirip araba almasına falan yetiyor. E tabii ki "kendi kendine yeten" insan oluyorsun.

Türkiye'de asgari ücretin 2-3 katı maaş alanlar o alım gücüne sahip değil be. Tabii ki ya ev arkadaşı buluyor ya ailesiyle kalıyor bir şeylerden feragat ediyor yani.

Proje üretmek açısından dersen, batıdaki adam/kadın yaptığı proje batarsa basit bir işle yine hayatını geçindirebileceğine güveniyor. Bizde git bir şey üret ve bat, sonra markette iş bulup hayatıma devam ederim diyebiliyor musun?

Aynı şey orada yaşlılar ev almıyor dünyayı geziyor muhabbetinde de geçerli. Avrupa'da da bir yılda paraları %60 değer kaybetsin sonra konuşalım onları. Bizde de para-enflasyon stabil olsun (yıllarca) sonra bizimkiler dünyayı gezmeye başlıyor mu hala taşınmaz mı alıyor o zaman bakarız.
0
nhk ni youkosu
(21.09.18)
(10)

Berat Albayrak'ın ekonomiyle ilgili söyledikleri hakkında ne düşünüyorsunuz

karlmarx
merhaba, sorumuz başlıkta. teşekkürler.
merhaba, sorumuz başlıkta.

teşekkürler.
0
karlmarx
(21.09.18)
Ne söyledi ki?
0
neymis
(21.09.18)
önce kendisi oturup biraz düşünsün, sonra biz de düşünürüz bir şeyler.
0
teritori
(21.09.18)
Bilmedigi bir konu hakkinda sunum yapmaya calisan lise ogrencisinden hallice
0
brkylmz
(21.09.18)
Ne söyledi abi hakikaten?
0
malheiros
(21.09.18)
ne mi söyledi? "simdi burasi cok önemli" "simdi burasi cok önemli" "simdi burasi cok önemli"
0
VIPCH
(21.09.18)
Stajer çocuklara bir metin veriyorum özetlemeleri için. Bitirip getiriyorlar "ne anladın bundan" diyorum tısss. Bunda da bir dolu konuşuyor ama dediği bir şey yok. Kendisi bile içselleştirememiş.
0
SiyamkedisiZorro
(21.09.18)
Ben artık dinlemiyorum, son gün yarım yamalak ödev yapan tembel öğrenci gibi.
0
kimlanbu
(21.09.18)
bir ekonomi bürokratı ekonomiden anlamıyorsa en azından konuşmalarını hazırlayacak bir ekip kurmalı. bunu düşünüyorum.
0
babilbaligi
(21.09.18)
valla altyazıda enflasyon 20.9
2019 hedefi 15 yazıyordu.

güldüm, dinlemeyip kapadım
0
KidLazer
(21.09.18)
mehmet şimşek'in ne kadar kıymetli bir insan olduğunu düşündürttü bana damat'ın
açıklamaları.
bir de, kendisine teşekkür ediyorum; zira ortaokul yıllarımda ki tahtaya kalkarak yaptığım powerpoint sunumlarımı anımsattı bana.
nostaljinin dibine vurduk sayesinde!
0
pangea
(21.09.18)
(8)

doğa için yaptığınız küçük iyilikler var mı?

theconqueror
dışarıda bulduğunuz pilleri atık pil kutularına atmakyine dışarıya atılmış yarısı içilmiş suları (bi insan suya para verip neden hepsini içmez hiç anlamam ya) ağaçların dibine veya dışarıdaki su kaplarına dökmek gibi...çeşitlendirme açısından sizinkileri de duymak isterim.
dışarıda bulduğunuz pilleri atık pil kutularına atmak
yine dışarıya atılmış yarısı içilmiş suları (bi insan suya para verip neden hepsini içmez hiç anlamam ya) ağaçların dibine veya dışarıdaki su kaplarına dökmek gibi...

çeşitlendirme açısından sizinkileri de duymak isterim.
0
theconqueror
(20.09.18)
- Market alışverişi yaptığımda kendi bez çantamı götürüyorum. Poşet aldığımda ise evde mutlaka gerekecek bir zaman için biriktiriyorum.
- Sahaflardan kitap almaya çalışıyorum.
- Sıvı deodorant ya da roll-on kullanıyorum. Klasik deodorant kullanmıyorum.
- Bozulan eşyalarımı önce onarmayı deniyorum yenisini almak yerine.
0
monogram
(20.09.18)
askerdeyken bol bol izmarit topladım.
0
zgrydn
(20.09.18)
Benim yaptıklarım hem doğa hem de biraz insan sağlığı için

.Doğada yürüyüş yaparken yerde bulduğum çöpleri, plastikleri toplarım.
.Evdeki çöplerimizi kağıt-plastik-cam olarak ayırıp atıyoruz.
.Plastik poşet kullanmıyorum.
.Dışarıdan mümkün olduğunca su almıyorum, evde arıtma suyu kullanıyoruz. Dışarı çıkarken, spora giderken yanıma evdeki sudan alıyorum.
.Evde temizlik için kimyasallar, çamaşır suları vs vs kullanmıyoruz. Sadece buhar makinesi ile temizlik yapıyoruz.
.Bulaşık deterjanı ve sabun olarak Turmepa, Frosch gibi nispeten çevreci markaları kullanıyoruz.
.Çamaşır makinesi deterjanını evde yapıyoruz, yumuşatıcı yerine sirke kullanıyoruz.
.Kozmetik ürünlerim için cruelty free markaları tercih ederim her zaman.
0
peggy
(20.09.18)
Geri donusum kutusu varsa ona atiyorum atiklarimi. Baska da yok. Agac dikecegim useniyorum.
Doga icin yaptigim iyiligi de icinde canlilar yasadigi icin yapiyorum en nihayetinde. "Doga icin" diye bir sey yok, doga kim?
0
stavro
(20.09.18)
*bakım ürünleri için cruelty free ürünler kullanmaya çalışıyorum. ayrıca hiç makyaj yapmama sebeplerimden biri de hayvanların üstünde test yapılması ve kimyasal kullanımı
*yumuşatıcı vb kimyasal ürünleri tamamen çıkarttım hayatımdan. sirke kullanıyorum.
*duş jeli vb ürünleri de hayatımdan çıkaralı çok oldu. mümkün mertebe doğal sabun kullanmaya çalışıyorum
*kendi arkadaş grubumuzda takas grubu kurduk. artık lazım olmayan veya ihtiyacımız olan bir eşya varsa önce grubumuza soruyoruz. ordan halletmeye çalışıyoruz
*ofiste mutlaka müsvedde kağıt kullanmaya teşvik ediyorum ekibimi
*su ve elektrik tüketiminde çok dikkatliyim. maydanoz vesaire yıkadığım sularla balkondaki çiçeklerimi suluyorum, sonra kaktüslerimin dibinden maydanoz falan çıkıyor ama olsun :). duşta ve diş fırçalarken suyu açık bırakmıyorum. ışıkları mutlaka söndürüyorum odadan çıkarken ve tasarruflu ampüllerden kullanıyorum
*deodorant ve parfüm kullanmıyorum, çiçek aromalı kolonya kullanıyorum, kıyafetlerimin arasına kuru lavanta koyuyorum falan
*çamaşır ve bulaşık makineleri tam dolmadan çalıştırmıyorum
*alışverişe çantayla gitmeye başladım, bu plastik poşet işini minimum düzeye indirmeye çalışıyorum
*sokağa asla çöp atmıyorum, evde de mümkün mertebe çöpleri ayırıyorum, çöpün kenarına asıyorum toplayanlar ordan alsın diye
0
Phoebe
(20.09.18)
Meyvelerin çekirdeklerini mümkün mertebe çöp yerine toprak alanlara atmaya çalışıyorum.
0
eylul
(20.09.18)
* mümkün oldukça bez torba ile alışverişe çıkıyorum
* çöpümü ayrıştırmaya çalışıyorum
* aile ve arkadaş grubumuzla çocukların giysilerini değiş-tokuş ediyoruz
* Yaklaşık 5 senedir bulaşık makinasında parlatıcı yerine beyaz sirke kullanıyorum
* guerrilla gardening /seedbombing - tohumları toprak içine sıkıştırıp yürüyüş yaparken toprağa bırakıveriyorum :), yediğimiz meyve çekirdeklerini de öyle
* Meyve / sebze yıkadığım suyla balkondaki çiçekleri suluyorum, balkonu yıkıyorum - ama bazen üşeniyorum buna. Keşke daha kolay bir yolu olsa
* evdeki ampuller tasarruflu / led
* Klima kullanımı minimumda
* Kışın kombi düşük ısıda - inan daha sağlıklı
0
SiyamkedisiZorro
(20.09.18)
*bagu bez torbalarimla alisveris yapiyorum. eve giren torbalari cop torbasi yapiyorum.
*kullanilmayacak hale gelmedikce esyalari atmam. dikerim, yapistiririm, tamir ederim.
*is olsun diye alisveris yapmam.
*suyu bos kullanmam. dogalgazi costurmam, hirkayla otururum.
*kampa falan gidince etrafin copunu toplarim.
*gidalari da suursuzca alip curutup atmam. disarda yiyorsam yiyecegim kadar soylerim. baskasindan kalanlari da kediye kopege tasirim.
*plastik kapaklari da biriktiriyorum.
*disari cikarken evdeki sisemi doldurup cikiyorum.
0
jimicik
(20.09.18)
(6)

Saçına kına yakanlar

pati
Kına karışımına neler koyuyorsunuz?Sirke ve çay koyuyorum en az. Zaman zaman aloe vera, pancar suyu, adaçayı, zeytinyağı da ekliyorum. Bu sefer cevizin yeşil kabuğunu kaynatıp püre yapıp koyacağım.Sizin renk ve/veya saç bakımı açısından beğendiğiniz karışımlarınız var mı?
Kına karışımına neler koyuyorsunuz?
Sirke ve çay koyuyorum en az. Zaman zaman aloe vera, pancar suyu, adaçayı, zeytinyağı da ekliyorum. Bu sefer cevizin yeşil kabuğunu kaynatıp püre yapıp koyacağım.
Sizin renk ve/veya saç bakımı açısından beğendiğiniz karışımlarınız var mı?
0
pati
(20.09.18)
Ben lavanta çiçeği (tohumu değil) ve hibiskus kaynatıp koyuyorum.

Bir de zeytinyağı ya da hind. cevizi yağı ile kınadan sonra saçıma maske yapıyorum. Kınanın içine yağ koyarsan saçın rengi emmesini engelliyor. Kınayı akıttıktan hemen sonra yağ maskesi uygulayın. 10 yıldır saçıma ara ara kına yakarım tecrübe konuşuyor. :)
0
old possum
(20.09.18)
Pancar ve mor havuç suyu da koyuyorum mevsimine göre şimdi aklıma geldi.
0
old possum
(20.09.18)
Rahmetli anneciğim soğan kabuğu kaynatır suyunu koyardı. Bir de ceviz kabuğu duymuştum
0
SiyamkedisiZorro
(20.09.18)
ben yakmadım hiç ama arkadaşım sık sık yakıyor. ve kına saçı besliyor. ceviz kabuğu+çay+hibiskus koyuyordu başka bişeyler daha koyuyordu ama hepsini hatırlayamadım.
0
naksidil
(20.09.18)
2 gün önce yaptım :)

Zeytinyağı çay sirke limon tuz ceviz yaprağı ve ceviz kabuğu suyu bunları herzaman katıyorum

Bu seferkinde çörekotu yağı keçiboynuzu ve karanfil de kattım ama sanki çörekotu yağı sürmeyi zorlaştırdı gibi biraz pütürlü nette gördüm bir kökten 8 tane saç çıkmış kullanan birinin ayrıca da sürmeyi düşünüyorum

Cevizin kabuğunun özellikle içinde cevizi bölümlere ayıran zar gibi bir kabuk var ya onun suyunun saç beyazlamasına iyi geldiğini okudum hiç üşenmem onu kaynatırım her seferinde kınaya koyarım
3 seneye yakındır birkaç ayda bir kına yaparım saçlarım dalgalı uçlara doğru kuru ve çabuk kırılıyor çok iyi geliyor yumuşacık yapıyor ve kırılmayı önlüyor

@old possum ben de tam tersi zannediyordum yağın kınayı saça daha iyi nüfuz ettirdiğini düşünüyordum zaten yağ ile arındırması zor oluyor bir de senin yöntemi deneyeyim
0
esmeralda
(20.09.18)
ben hep yakardım gençliğimde. bi keresinde hemşire saçımı nerde boyattığımı sormuştu. kına olduğunu söyleyince çok beğendiğini filan söylemişti.

ben şöyle yaparım, çay demlerim onla kararım. (karmak: yani bulamaç yapmak.) sonra badem yağı, ne geçerse elime faydalı yağlardan az az dökerim. zeytinyağı da. önce tutam tutam sürer sonra hepten tası kafama geçirir elimle ovarım. önce streçle sarar sonra kuruması için streçi çıkarırım. eski bir eşarp varsa onu bağlarım. mümkünse güneşte kurut. o zaman tam kırmızı oluyor.
0
for day to break
(20.09.18)
(22)

Bohemian Rhapsody

old possum
12 yaşında çocuğunuz olsa ve 1 yıldır Bohemian Rhapsody filmini bekliyor olsa izlemsine izin verir misiniz? Daha doğrusu elimizde bir adet ergen var ve Queen hayranı. Zaten bir çok konser videolarını izlemiş ve bu filmi görmek istiyor. Birlikte gidip izleyeceğiz. Yalnız çevremdeki bazı anneler "ay ç
12 yaşında çocuğunuz olsa ve 1 yıldır Bohemian Rhapsody filmini bekliyor olsa izlemsine izin verir misiniz?

Daha doğrusu elimizde bir adet ergen var ve Queen hayranı. Zaten bir çok konser videolarını izlemiş ve bu filmi görmek istiyor. Birlikte gidip izleyeceğiz. Yalnız çevremdeki bazı anneler "ay çocuk uyuşturucuya özeniir" diye aklımı karıştırdı ama bir yandan da çocuğun hevesini kırmak istemiyorum. Oğlum otur bekle 16 yaşında izlersin diyemem ki. Bir şekilde ulaşıp izler.

Ben de onun yaşında "the Doors" filmini izlemiştim, çok şükür bir şey de olmadık.

Filmin parents guide ı şu şekilde. (bkz: )www.imdb.com

Film vizyona girdiğinde 13 ten gün almış olacak. Çok mu yanlış bir şey yapıyorum yav?
0
old possum
(20.09.18)
Çok haklı bir endişeniz var bence.Pedagogların cevaplarını bekliyorum :)
0
dugili
(20.09.18)
Youtube milyon kat daha tehlikeli bi platform. Sinema filmi izlemeyle müptela olmaz kimse.
0
brkylmz
(20.09.18)
hocam buna gelene kadar çocuk neler neler görüyordur.
bence sakınılacak bir durum yok. gayet aklı başında bir insan olduğun her halinden belli, çocuğa da filmdeki sakıncalı durumları anlatıp anlamasına rahatça destek olursun. queen dinleyen çocuk zaten akılldır :)

tabi yine de uzman birisinden tavsiye dinlemek lazım :)
0
teritori
(20.09.18)
Sinemasına götürme dvd si çıkınca izlersiniz beraber. Beğenmediğin kısımları ileri sararsın:)
0
bos gezenin bos ustasi
(20.09.18)
filmi birlikte izleyin. daha sonra brilikte filmi konuşursunuz. filmde nelerden etkilenip etkilenmediği hakkında biraz fikriniz olur. karşılıklı filmi tartışır, yanlış bulduğunuz davranışları çok dikkat çekmeden doğrusunun nasıl olması gerektiğini falan laf arasında söylersiniz. ne bileyim. mercury uyuşturucu olayına hiç bulaşmasa şu anda çok daha iyi olabilirdi gibi.
0
draconas
(20.09.18)
ben onun yaşındayken liveleak tartı yerlere girmiştim. şuan kimseyi kesmiyorum. yani şimdilik :D . gereksiz endişe çocuğun ne düşündüğü sizin yanınızda olmadığı zaman ne yaptığını asla bilemezsin. 16 yaşını bekle derseniz o malum ortamlardan bulup indirecektir. asıl sizi dinleyip 16 yaşına kadar izlemezse endişe duyun. izletin gitsin. fatmagün suçu neyi izleyip tecavüzcü oldu çocuk demekle benzer.
0
latsc
(20.09.18)
bazı kısımlarını zaten anlamayacaktır. Belki bir 10 sene sonra filan aklına gelip aydınlanma yaşayabilir, heee bu aslında uyuşturucuymuş vs. gibi.

Bir de Youtube'da 8 yaşındaki çocukların izlediği videolar inanın çok daha kötüdür.
0
burfak
(20.09.18)
Yeni nesilden Queen hayranı çıkması ne güzelmiş:)

Bence tek başına gizli saklı izlemektense (o kadar hayranıysa kesin bir şekilde izler) sizin eşliğinizde izlesin daha iyi.

Bir psikologtan tavsiye alın derim.
0
peggy
(20.09.18)
o yaşlarda rotten.com'da geziyordum sjdjdjfjd 12 yaş, idrakın çok az olduğu bir yaş değil, eminim o da biliyordur uyuşturucunun ne olduğunu. bence öncesinde çocuğunuzu karşınıza alıp neleri bilip bilmediğini ölçüp biçin, zira uyuşturucuyu geçtim freddie mercury eşcinseldi ve aids'ten öldü. yani, açıklamanız gereken tek şey uyuşturucu olmayacak. :)
0
nice tnetennba
(20.09.18)
Ben götürürüm, çocuğumun da yanında otururum.
0
SiyamkedisiZorro
(20.09.18)
ne guzel bir sey. benim ailede cikmadi oyle cocuk torun. alin goturun. yasi gayet musait bence. bunlarin sizin kontrolunuzde olmasi en dogrusu tabii. yukardaki beraber izleyip uzerine konusma onerisi gayet yerinde. yalniz konusurken korkutucu bak bunu yapma falan seklinde degil de daha onun seviyesine inerek daha aralara sikistirarak efendime soyleyeyim karari ona birakacak sekilde yaparsaniz ise yariyor.

uzman degilim elbette ama yeteri kadar cocuk buyuttuk sukur.
0
tanaka
(20.09.18)
bu kadar steril şekilde büyütülen "proje çocuklar" ileride hayata daha zor adapte oluyor. bırakın biraz kirlensin kafası. zaten youtube, liveleak, porno siteleri vs sağ olsun sizin tahmin ettiğinizden çok daha fazla kirlenmiştir.
0
sir gawain
(20.09.18)
ben onun yaşında jimi hendrix'i keşfettim. Üzerinden 13 sene geçti hala uyuşturucu kullanmadım.

bence çok detay ve gereksiz düşünmüş o anneler. götürün. beraber gidelim tanıştır beni o delikanlıyla.
0
kablelvuku
(20.09.18)
Queen demek benim hayatım demek. Ben burda ergenliğimi, gençliğimi Queen'e adamışım, çocuğumdan mı saklayacağım asds.

Şimdi biraz daha ciddi cevap vermem gerekirse de kesinlikle izletirim diyorum.
0
ms brownstone
(20.09.18)
birlikte izleyin. Çocuğunuzun internet kullanmasına ve yaşıtı arkadaşları olmasına izin veriyorsanız, o filmden öğrenerek özeneceği her şeyi görüyordur zaten. Üstüne de bir tartıma, açıklama vs ile gayet de güzel olur.
0
sopiro
(20.09.18)
izlet, bişicik olmaz.
0
barankovan
(20.09.18)
Kardeşime Jackal izlettik 6 yaşında filandı, seri katil olmadı.

Biraz karakterle de alakalı tabi ama bu kadar istediği bir şeye engel olmak daha kötü bence.. Ailem bana hep olduğumdan olgunmuşum gibi iletişim kurdu, bazen yaşıtlarıma göre daha fazla özgürlüğüm oldu. Hiç kötü olduğunu düşünmedim, çocuğum olsa aynı şekilde davranırım. Bence şans verin.

Ek olarak: Bu nesilde, Queen hayranı bir çocuğunuzun olması nedeniyle hem sizi hem çocuğu takdir ediyorum.
0
lcha
(20.09.18)
Ben izletmezdim.
Izletirsin izletmezsin ayri konu da, kaynim cocukken izledi uyusturu bagilmisi olmadi diye bir arguman olmaz.
Ote yandan her halukarda izleyecek +1
0
stavro
(20.09.18)
Buraya değil de bir pedagog ya da çocuk psikoloğuna danışırsanız daha sağlıklı bir yönlendirme alabilirsiniz. Freddie Mercury hayranı biriyim ama konuya duygusal yaklaşıp "Mutlaka izletin, hiçbir şey olmaz." diyemiyorum.
0
monogram
(20.09.18)
Çekilin psikoloğum :)

Birlikte izleyin, sonra da üstüne mutlaka konuşun. Bu tür bilgilerin ilk başta sizin kontrolünüz dışındaki arkadaş ortamlarından önce güvenli aile ortamlarında edinilmesi önemli. Gizlemek, üstünü kapamak, görmezden gelmek her zaman doğru bilgiden daha tehlikeli.
0
fotrsapka
(20.09.18)
siz izletmeseniz bile kendi kendine illa ki izleyecektir. birlikte izlemeniz daha iyi olur bence.psikolog da yorum yapmış :) biz bir şey demeyelim artık.
0
tukenmez adam
(20.09.18)
Benim 12 yaşında queen bilen, dinleyen YouTube'un dandik tipleri yerine heyecanla bohemian rhapsody'i bekleyen bir çocuğum olacak, valla gururla elinden tutar, birlikte gider neşe ile izler, film çıkışı bir güzel yemek yerken filmi konuşurdum.

Çevrenizdeki anneler dar görüşlü bence. Ayrıca uyuşturucu meselesini anlamadım, filmin fragmanında herhangi bir uyuşturucu sahnesi var da ben mi kaçırdım acaba?
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(20.09.18)
(6)

margarin yerine tereyağı (1/1)

kibritsuyu
aşağıdaki margarin sorusunu görünce aklıma geldi.günümüzde neredeyse hiçbirimiz margarin kullanmıyoruz. ama biliyorsunuz ki bundan 10-20 yıl önce herkes margarin kullanırdı. sana yağı evimizden, becel soframızdan eksik olmazdı.rahmetli anacığımın tarif defterinde de zamanında çok severek yediğim pas
aşağıdaki margarin sorusunu görünce aklıma geldi.

günümüzde neredeyse hiçbirimiz margarin kullanmıyoruz. ama biliyorsunuz ki bundan 10-20 yıl önce herkes margarin kullanırdı. sana yağı evimizden, becel soframızdan eksik olmazdı.

rahmetli anacığımın tarif defterinde de zamanında çok severek yediğim pastanın, kekin, tatlının, poğaçanın tarifi var, hepsinde de zamanının şartlarına göre sana yağı yazıyor.

şimdi ben burada yazan sana yağı kadar tereyağı koysam aynısı olur mu? yoksa farklı ölçüde mi olmalı?

ya da amaan boşver, sana yağı mı koyayım gitsin?
0
kibritsuyu
(19.09.18)
bizim eve margarin asla girmez.
ama eşim ayda yılda bir poğaça yaptığı zamanm margarini basıp geçiyor.
0
teritori
(19.09.18)
bizim eve de asla margarin girmez, has tereyağ bulunur, sızdırılır(uzun süre dayanması için) ve istenilen her yemeğe, keke, popaçaya

kısaca margarinin konduğu her şeye konur.

marketten alacağın normal sana margarin ambalajındaki tereyağ olarak satılan şeylerde tereyağı değil. onlar da margarin.

bu sefer yüzde 25 az koy, duruma bak.
0
killerbee
(19.09.18)
Sadece poğaça ve kremalı pasta için margarin kullanırım onun dışında hiçbi şeyde kullanmıyorum. Onlar da zaten her gün yaptığım şeyler değil. Kek için de yarım bardak zeytinyağı veya ayçiçek yağı kullanırım.
0
mslny
(19.09.18)
Bizim eve o margarinler zamanında koliyle gelirdi :(

Rahmetli annemin tarifleri de öyle. Bunlar yarım tereyağı yarım zeytinyağı ölçeğiyle güzel sonuç veriyor. Anneminki gibi olmuyor ama bunun sebebinin yağ olduğunu sanmıyorum :(
0
SiyamkedisiZorro
(19.09.18)
poğaçada tereyağı olmayabilir, yumuşatır gevrek olmaz, ancak onun dışında hemen her tarifte (kurabiye, pasta vs.) tereyağı kullanabilirsiniz.
0
giovanne
(19.09.18)
Okuduğum son araştırmalarda ''prensip olarak bitkisel yağdan yapılmış margarinler tereyağından daha sağlıklı'' ifadesi var.

Almanya'da marketlerdeki margarinlerle tereyağları karşılaştırıldı, her sene binlerce ürünü test eden objektif bir vakıf tarafından. Karşılaştırılan ürünler arasında, organik tereyağlar da var bu arada.

Stiftung Warentest diyor ki: ''Margarinlerdeki düşük doymuş yağ oranları, birçoğunun omega-3 omega-6 omega-3 yağ asitleri oranları, tereyağdakine göre uygun bir oranlara sahiptir. Özellikle bol miktarda kolza, ayçiçeği ya da keten tohumu içeren margarinler daha ikna edici.''
Sayfayı ingilizceye çevirirseniz, anlaşılırlığını yitirmiyor: utopia.de

Margarinde içerik önemli kısacası. İçeriğine bak, kafana yatıyorsa koy gitsin.

Salt margarin düşmanlığı, daha büyük bir karteli, süt endüstrisini destekliyor. Gidip margarin ısıralım demiyorum. Zaten ''yağ''ı sevmiyorum. Ama karşılaştırmaların insafsızlığının da farkındayım.
0
buf-e kür
(19.09.18)
(25)

Neden soda/maden suyu içiyorsunuz? Ve soda soruları

insan opusen hayvandir
- Neden soda/maden suyu içiyorsunuz?- Soda/maden suyu içme motivasyonlarınız neler?- Meyveli veya sade içerken farklı motivasyonlarınız var mı?- Hangi yiyecek ile içiyorsunuz?- Marketten alınan hangi yiyecek ile içiyorsunuz?- Ne olsa (promosyon, yeni bir ürün, yeni bir çeşit vs.) mevcut aldığınız m
- Neden soda/maden suyu içiyorsunuz?
- Soda/maden suyu içme motivasyonlarınız neler?
- Meyveli veya sade içerken farklı motivasyonlarınız var mı?
- Hangi yiyecek ile içiyorsunuz?
- Marketten alınan hangi yiyecek ile içiyorsunuz?
- Ne olsa (promosyon, yeni bir ürün, yeni bir çeşit vs.) mevcut aldığınız marka yerine farklı bir marka soda alırsınız?

edit: soda yazanları soda/maden suyu olarak düzelttim.
edit 2: son soruyu biraz editledim.
0
insan opusen hayvandir
(19.09.18)
mide bulantıma iyi geliyor. Kızılay en iyisi.
0
mehmed resad
(19.09.18)
Yemekle beraber gazlı bir şeyler içmeyi seviyorum, ağızdaki o pıt pıt olayını seviyorum. Diğer gazlı içecekler şekerli olduğu için tek seçenek kalıyor.
0
Bruce
(19.09.18)
hoş ve zararsız, doğal bir soğuk içecek olduğu için. dolaptan hiç eksik olmaz. tok karına sade içerim. meyvelisini asla içmem (şeker koyuyorlar) Özkaynak favorim. Beypazarı'nı severim. Kızılay'ı çok sevmem. Sarıkız'ı gördüm mü kaçarım.

bir de banyodan sonra yahut antrenman, egzersiz'den sonra mineral kaybı bahanesiyle içiyorum. lezzetli işte.

bir de limonlu ve tuzlu (churchill diyenler var) maden suyunu da severim. ara ara yaparım kendime...
0
dilemma of subscribtionability
(19.09.18)
* asitli, köpüklü, gubarmalı, yoğun içecek istediğimde en zararsızı olduğu için sodayı tercih ediyorum. ara sıra "doldur da vücudumuza mineral girsin yeğenim" diye içtiğim de oluyor ama nadiren tüketirim.

* soda içme motivasyonum şekerli ve asitli içeceklerden uzak durmak, minerale doymak, büyüklerimi saymak ve küçüklerimi sevmektir.

* meyveli soda içerken motivasyonum safi şerefsizlik, pislik. zehirden farksız, şeker deposu, tamamen zararlı bir şey. içersem tadını sevdiğim, nefsime yenik düştüğüm için içerim. sade içerkenki motivasyonumu zaten yazdımdı.

* sigarayla içiyom ben, yanında bi şey yemem genelde.

* üstte verdim cevabı.

* soruyu anlamadım. ankara'da yaşadığım için beypazarı alıyorum. daha yerel hissettiriyor, kendi kankilerimi koruyormuş gibi hissediyorum.
0
der meister
(19.09.18)
Sade soda içmiyorum, içenleri de anlamıyorum.
0
Drakath
(19.09.18)
Meyvelileri içmiyorum, sade olanın tadı hoşuma gidiyor, içmek için başka bir motivasyonum yok.
0
tahin pekmez yoğurt
(19.09.18)
Mineral almak için ara sıra soda/maden suyu içerim.

Meyveli soda içmem.

Yiyecek ile soda içmem.

Daha sağlıklı olduğunu bir şekilde iddia/ispat edeni tercih ederim.
0
hedep
(19.09.18)
tadi guzel.
0
baldur2
(19.09.18)
gazli icecek ihtiyacimi sekersiz bir sekilde karsiliyor. meyveli hayatta icmem. yemekle ve yemeksiz icerim. her markayi deneyebilirim.
0
cooperr
(19.09.18)
Maden suyu....

Bağımlılık yaptı. Normal su ferahlık vermiyor.
0
hz emreyiz
(19.09.18)
Yemekten yarım saat sonra içerim genelde, yemeğin ağırlığını gideriyor. Az yediysem de tokluk hissini arttırıyor.

Meyveli sodayı çok mecbur kalmadıkça içmem. Beypazarı forever. Yoksa Kızılay.
0
piremses
(19.09.18)
Nadir olarak fazla yediysem hazmı kolaylaştırsın diye içerim, bir de dolapta içecek başka bir şey yoksa.

Günde bir taneden fazla içilmesinin zararlı olduğunu okumuştum, dikkat etmek lazım.
0
John Bloor
(19.09.18)
Soda icmiyorum, maden suyu iciyorum. Meyvelilerini icmiyorum. Cok istersem limonu kendim sikip ustune maden suyu ekliyorum.
Hem saglikli hem de yazin cok guzel serinletiyor meret.

Beypazari rocks, kizilay bence felaket. Sirma fena degildi bir de. Akmina filan da i-ih.
0
kuehles blondes
(19.09.18)
soruya maden suyu da dahil sanırım.
birkaç sene evveline kadar yanında gazlı içecek, ayran ya da müskirat tüketmeden bir akşam yemeğini yiyemezdim. sağlıklı yaşam, güzel vücut fasaryasına kendimi kaptırdıktan sonra bunları bir şişe maden suyu + yarım limondan (suyu, kabuğunun rendesi, posası) oluşan bir içecekle ikame ettim. yemek dışında hiç içmem. aslında artık içeceksiz de yemek yiyebiliyorum ama artık alışkanlık olmuş, hem de bu vesileyle içerime limon da girmiş oluyor diye pek elleşmiyorum.

kızılay ya da beypazarı -hangisinde o sıralar indirim varsa onu alıyorum. aldığım ürünler, büyük ölçüde, bir şekilde sabit fikre dönüşmüş şeylerden oluşuyor. kolay kolay kırılması zor oluyor bu döngünün. anca güvendiğim birinden "bu da iyiymiş" falan diye duyarsam ve aldıklarımla arasında fiyat farkı yoksa o ürüne yönelebilirim.
0
misterturist
(19.09.18)
Serinletici ve kalorisi yok - suyun gazlı hali, mineralli üstelik, bu sebeple içiyorum.
Meyveli içmem.
Yemek yanında içmem.
Son soruyu anlamadım ama Beypazarı, Kızılay, Pınar sıralamasıyla soda içiyorum. Akmina sulu soda gibi geliyor. Sırma filan tadı çok kötü.
0
SiyamkedisiZorro
(19.09.18)
içmiyorum, anam börek yaparken böreklere koyuyor.

ben de kızarmış soğan halkası yaparken ona koyuyorum, 45 yıl içmesem aramam.
0
killerbee
(19.09.18)
-tadını seviyorum
-tadını seviyorum, mineral ihtiyacımı karşılıyorum
-meyveli soda içmiyorum
-her yiyecekle içerim, dışarıda yemek yediğimde hep maden suyu söylerim
-hepsiyle
-promosyon olsa kaçırmam.
0
evde liyakat kalmamis
(19.09.18)
Ben çok seviyorum ilk defa neden diye düşündüm.
Normal içtiğim suyun içinde bi şişe maden suyu ve bi dilim limon attığımda gün boyu o suyu içmek daha keyifli oluyor. Ferahlatıyor sanki.
Herhangi bir yiyecek içecek ile içmiyorum gün içinde gidiyor susadıkça.
Meyveliler bok gibi.
0
kismisolungac
(19.09.18)
1 - evde yatağımın ve çalışma masamın hemen yanıbaşında araçlar için kullanılan mini buzdolaplarından var (karavan sağolsun) içleri maden suyu dolu. bunaldığım zaman patlatıyorum bir tane. günde 2 tane içiyorum, bu bazen 3 oluyor.

2- yukarıdakiyle aynı.

3- yok

4- sade içiyorum bir yiyecekle değil.

5- yukarıdakiyle aynı.

6- kızılay yeni ürün çıkarırsa içerim. onun dışında at esanslı yeni maden suyu çıksa içmem.
0
Tears of Devil
(19.09.18)
Soda içince böğrün yanıyor ha hani, o hoşuma gidiyor.
0
battal gemalmaz
(19.09.18)
-normalde gazlı içecek sevmem hiç ama sade maden suyunu çok seviyorum. Babam çok içer muhtemelen ondan alıştım ki zaten bence tam bir baba içeceği. Öyle bi ferahlık hissi, yemeği sindirmeyi kolaylaştırma amacım falan yok ama zevkine içiyorum.
-Tadını sevmek
-Meyveli içmem. Çok şekerli. Ki öyle yediğime içtiğime dikkat eden biri değilim. Ama zaten normalde meyve çok sevmem ve yapay meyve tatlandırıcılı içeceklerle aram çok yoktur. Limonlu maden suyu tek içebileceğim ama o da işte çok şekerli onun yerine kendim evde yapıyorum limonata gibi ve limonataya maden suyu çok yakışıyor.
-Dünden kalmış makarna yerken içmeyi çok severim. Bi de sandviç yanında falan. Ağır yemeklerle su dışında pek içecek içmem.
-Mevcut aldığım bi marka yok ya babam ne alırsa eve onu içiyorum.
0
nundu
(19.09.18)
Marka ayırt etmiyorum. Yorulunca, susayınca içiyorum. Elektrolit dengesine katkısı oldugunu düşündüğüm ve tadını sevdiğim için içiyorum. Meyveli sodaları sevmiyorum ve sodayı yemekle değil bağımsız olarak içerim. Bazen de türk kahvesinin yanında.
0
curukturpkokusu
(19.09.18)
içine seker-glikoz şurubu basılmamış, doğal aroma ile tatlandırılmış maden suyu aklımı çelip başka bir markaya yönelmeme yardımcı olabilirdi.

tat derken şekerli olmayacak, maden suyunun içine birkaç yaprak nane atarsın veya bir dilim limon koyarsın ya, öyle işte
0
yemrem
(19.09.18)
- boğazı yakma hissini seviyorum ama asitli şeyler içmiyorum. sade soda gayet karşılıyor.
- halsiz hissediyorsam mineral almam gerekiyormuş gibi bir algım oluyor bazen.
- meyveli içmiyorum içinde şeker/glikoz şurubu vs. olduğu için.
- birçok yiyecekle içiyorum özellikle bu sodayla içilir diye ayırdığım yemek yok.
- genelde kızılay alıyorum. kızılay'dan daha sağlıklı olduğunu ispatlarsa alırım.
0
muslugubozukhayrat
(19.09.18)
- tadini ve verdigi hissiyati seviyorum, ayrica midemi rahatlattigini hissediyorum.
- ozel bi motivasyonum yok, yani aslinda hic dusunmemistim ama dusununce de yukaridakiler disinda ozel bir sebep bulamadim. sudan sonra en cok tukettigim icecek olmasina ragmen bir fikrim yok.
- meyveli soda icmiyorum asla, tadi berbat ayrica cok sagliksiz.
- yemek esnasinda icemem, ancak yemek sonrasinda iciyorum. gun icinde de ara ara canim istiyor, o zaman da icerim.
- genelde 6li paketler halinde satilan 6li paketlerden topluca aliyorum, yaklasik 2 hafta gidiyor (evde iki kisiyiz). ama marketten alacaksam sadece tek 6li paket aliyorum, onceligim uludag (bursaliyiz :) ) ama baska markada uludag'a gore buyuk bir indirim gorursem onu da aliyorum, zaten en fazla 2-3 gun gidiyor 6li paket. uludag disinda ozellikle tercih edecegim bir marka yok ama ozellikle tercih etmeyecegim markalar akmina ve (dikkatimi cekmedi ama varsa) diger plastik ambalajda satilanlar.

ay ne doluymusum mevzuya meger :) neyse iste cevaplar boyle bende.
0
in vino veritas
(19.09.18)
(6)

Havaalanı otoparkına araç bırakmak

Vse budet horosho
Merhaba. 24-25 saat gibi bir süreliğine havaalanı otoparkına araç bırakmam lazım ilk kez. İçeri girerken fiş alıyoruz ya makinadan girişte, direkt onla mı çıkış yapıyoruz sonra? Yoksa başka bi yere gidip ben 24 saat kalıcam diyip ayrı bi fiş mi almak gerekir
Merhaba. 24-25 saat gibi bir süreliğine havaalanı otoparkına araç bırakmam lazım ilk kez. İçeri girerken fiş alıyoruz ya makinadan girişte, direkt onla mı çıkış yapıyoruz sonra? Yoksa başka bi yere gidip ben 24 saat kalıcam diyip ayrı bi fiş mi almak gerekir
0
Vse budet horosho
(19.09.18)
Hangi havaalanı? Bazı havaalanlarının yanında çok ucuza özel/belediye otoparkları var ve baya ucuz.
0
mezarkabul
(19.09.18)
@mezarkabul, antalya havaalanı
0
🌸Vse budet horosho
(19.09.18)
Geçen sene Antalya ic hatlar otoparkina bırakmıştım arabami.
Fis alip otoparka girdim. Fisi aracın içine bıraktım. 36 saat sonra döndüm. Fişi alip ödeme gidesine uğradım. Sonra çıktım. Havaalani yakinlarinda otopark yoktu en son.
0
the kene
(19.09.18)
Bazı kredi kartları indirim yapıyor antalya icin geçerli mi bilmiyorum ama ona da bir bak
0
monkey
(19.09.18)
Evet maximum karta indirim de yapmışlardı şimdi hatırladım ;)
0
the kene
(19.09.18)
Fişi aracın içine bırakmayın.
0
SiyamkedisiZorro
(19.09.18)
(12)

Bir sabah uyandınız...

perfectum
Yanı başınızda siyah bir pug köpek.Aklınızdan ilk geçen cümle ne olur?Teşekkürler :))
Yanı başınızda siyah bir pug köpek.

Aklınızdan ilk geçen cümle ne olur?

Teşekkürler :))
0
perfectum
(18.09.18)
ananı avradını.. derim sanırım ilk.
sonra ağzını yüzünü yerim tabi ^^
0
veritaslibertas
(18.09.18)
"bu nerden çıktı?"
0
lcha
(18.09.18)
Ne içtim ben lan?!
0
pati
(18.09.18)
sen burda napıyosun yaaaa
0
azeriturku
(18.09.18)
bi uyutmadın hıamına. bu ne horlama derim?
0
datnet
(18.09.18)
ecel+1
0
SiyamkedisiZorro
(18.09.18)
hemen ciflestireyim de para kazanayım. sevimli olması önemli degil önemli olan insanların gözüne sokmak diyerek ayrı hesap açayım. vb
0
hasmetizm 2046
(18.09.18)
Anani bacini diye yataktan sicrarim.
0
stavro
(18.09.18)
Imdatttt diye bağırmak isterim. Ama korkumdan sesimi bile cikaramam :/
0
brnbrs
(18.09.18)
"Naabıyon la keranji"
0
[GODDARD]
(18.09.18)
Ay ne sirinsin sen, gel de biraz seveyim
0
balpolen
(18.09.18)
Tam olarak aynı kelimeler olmasa da veritaslibertas +1
0
pastörizesüt
(18.09.18)
(12)

çözemediğim ilkokul sorusu

unidentified
Resimde yer alan kelime oyunlu sorular içerisindeki son soruyu bir türlü çözemedim. Sizlerden yardım alayım dedim. Şimdiden teşekkürler. Resim ne kadar görülebiliyor bilmiyorum ama Türkiyenin doğusunda kıyafetler var.
Resimde yer alan kelime oyunlu sorular içerisindeki son soruyu bir türlü çözemedim. Sizlerden yardım alayım dedim. Şimdiden teşekkürler. Resim ne kadar görülebiliyor bilmiyorum ama Türkiyenin doğusunda kıyafetler var.
0
unidentified
(18.09.18)
diyarbakır
0
prezarlatif
(18.09.18)
adsfad teker teker gelin ne ya :D
0
glamdr1ng
(18.09.18)
11.in cevabı: ER
0
oguz altun
(18.09.18)
@prezarlatif neye istinaden diyarbakır dediniz ben tam bağlantı kuramadım...
@oguz altun sadece 12. soruyu merak ediyorum diğerleri zaten çözüldü ama yine de teşekkür ederim.
0
🌸unidentified
(18.09.18)
@oğuz altun: "er" rütbe mi? bulmacalarda "rütbesiz asker: er" olarak geçer :D
0
sekerse tehlike
(18.09.18)
yerel giysi?
ama cevaplar biraz zıpırca. yerel giysi pek olmadı gibi.
0
lazpalle
(18.09.18)
@oguz altun

er değil, albay. AL (kırmızı) - BAY (erkek)
ilginç bir kitap ve sorular. bizim zamanımızda böyle şeyler yoktu :)
0
tabudeviren
(18.09.18)
9 4 harfli yuva değil mi?
0
SiyamkedisiZorro
(18.09.18)
Pardon :)
0
oguz altun
(18.09.18)
@siyamkedisi

9. soru al ev
cevaplar biraz zipirca. benim cocuklugumda yalvac ural vardi. ayni gereksiz espriler....

11. ben de merak ettim. takipteyim

bas ari
ak çe
al bay
teker teker gelin komikmis
0
exlibris
(18.09.18)
Dağ fare doğurdu resmen. Çok kötü bir sonuca ulaştık. Cevap "Doğum Odası" imiş. Doğu modası'nın zıpır bölünüşü yani. Saygılar. Herkese teşekkürler.
0
🌸unidentified
(19.09.18)
yuh! bu kitabı kim hazırlamış, öğrenebilir miyiz?
0
tabudeviren
(19.09.18)
(19)

Dünyanın en lezzetli şeyi olsa bile neyi yemezsiniz?

Bu ne ya?
Klasik, dünyaca alışılagelmiş standart yiyeceklerden değil de daha bir etnik ya da yerel kalmış, genel olarak insanların yeme içme kültüründe pek yeri olmayan şeylerden bahsediyorum. Tadı belki de ömrünüz boyunca tattığınız yiyeceklerden kat kat üstün dense bile neyi yemezdiniz?Sağlığa faydalı ya da
Klasik, dünyaca alışılagelmiş standart yiyeceklerden değil de daha bir etnik ya da yerel kalmış, genel olarak insanların yeme içme kültüründe pek yeri olmayan şeylerden bahsediyorum.

Tadı belki de ömrünüz boyunca tattığınız yiyeceklerden kat kat üstün dense bile neyi yemezdiniz?

Sağlığa faydalı ya da zararlı olmasını es geçelim tabii.
0
Bu ne ya?
(18.09.18)
Kereviz ve ispanak.
0
baldur2
(18.09.18)
Çok mecbur kalmadıkça böcek möcek olayına girmezdim sanırım.
0
angelus
(18.09.18)
salyangoz
0
kablelvuku
(18.09.18)
Şırdan, mumbar.
0
kimlanbu
(18.09.18)
Böcek
0
mutekebbir
(18.09.18)
Sakatat yemem. Haşarat yemem.
0
battal gemalmaz
(18.09.18)
Sümük kıvamında olan yemekler. Thai çorbaları gibi karışık binbir otun, etin olduğu yemekler.

Aslında bütün yiyecekleri denemek isterim ama yiyebileceğimi düşünmüyorum.

Böcekte dahil buna. Denerim ama midem elvermez.
0
arockm
(18.09.18)
Börtü böcek, ayıptır söylemesi taşak, hayvanların iç organları, hatta genel olarak hayvanlar (balık tavuk hariç).
0
pati
(18.09.18)
insan eti.
0
zgrydn
(18.09.18)
Bocek mocek +1
Onun disinda bu hayvan penisi testisi falan cin'de yedikleri o seyler. Salyangoz, istakoz.
0
stavro
(18.09.18)
insan eti +1
komodo ejderi
salyangoz/sümüklü böcek
bokun her türlüsü :)
0
silah taciri
(18.09.18)
Hayvan, hayvansal gıda. Tadı kat kat üstün olsa da yemem.
0
buf-e kür
(18.09.18)
şırdan ve türevleri.
sümüklü böcek, kurbağa bacağı, çekirge tarzı şeyler.
0
muslugubozukhayrat
(18.09.18)
yenilmeyecek şey say say bitmez onları asla yemem, insanlığın ortak fikri onlar. ama şu çok lezzetli denilen domuz etini de hayatta yemem.
0
Neill
(18.09.18)
Black pudding
Blood sausage
Cok lezzzetli oldugun soyluyorlar..ama dusununce bile midem kalkiyor.
0
astrid
(18.09.18)
kedi, köpek, kokoreç.
0
naksidil
(18.09.18)
Böcek böyle kızarmışsa ezilmişse vs yiyebilirim ama çiğ, haşlanmış vs. yiyemem heralde. Belli böcekleri yine yiyemem, örümceği görüyorsam yiyemem yani. Hamamböceği de. Çekirge yerim
0
mirafiori
(18.09.18)
Böcek ve cenin
0
fasulyek
(18.09.18)
İnsan eti
Black pudding
Blood sausage
Dinen domuz eti
haşerat
kedi&köpek
minnak kuş
0
SiyamkedisiZorro
(18.09.18)
(13)

Anadolu Yakasının En İyi Pastası

jamalbsf
Selam arkadaşlar.Canımın istediği kadar muhteşem çikolatalı pasta yapan bir yer buldurana bir pasta da kendisine ısmarlayacağım söz.Çikolatalı ama ciğer yakacak kadar keskin ve tatlı olmayan.Krema kek oranı dengeli.Malzemesi, lezzeti üst düzey bi pasta.Gourmet Garage, Mado ve ayarındakiler, Manolya,
Selam arkadaşlar.

Canımın istediği kadar muhteşem çikolatalı pasta yapan bir yer buldurana bir pasta da kendisine ısmarlayacağım söz.

Çikolatalı ama ciğer yakacak kadar keskin ve tatlı olmayan.
Krema kek oranı dengeli.
Malzemesi, lezzeti üst düzey bi pasta.

Gourmet Garage, Mado ve ayarındakiler, Manolya, Değirmen denendi beğenilmedi. Belki biraz Beyaz Fırın
0
jamalbsf
(18.09.18)
pelit baya iyiydi onceden, son bir senedir denemedim.
0
cairo
(18.09.18)
İvan vardı bir zaman, gerçi onun çikolatası biraz ciğer yakan cinsten sayılabilir.
Divan'ı denediniz mi?
0
SiyamkedisiZorro
(18.09.18)
bağ pastanesi derim başka bir şey demem. çikolata-fıstık almıştık doğum gününde. pastanın içinden çikolata aktı sufle gibi. bıçakla pastayı kesmeye zorlanmıştık fıstık yoğunluğundan. hayatımda yediğim en güzel pastaydı.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(18.09.18)
Divan denendi çok keskin çikolatası
0
🌸jamalbsf
(18.09.18)
Art Cafe (Çiftehavuzlar)
0
gergedan
(18.09.18)
baylan'da çikolatalı çok güzel bir şey yemiştim de pasta mıydı tam hatırlamıyorum (biraz sarhoştum). kukis denenebilir.

avrupa yakasında jadore'un çikolatalı pastası baya iyi ama. o beatrice denen ne idüğü belirsiz şeyi yemeyin giderseniz.
0
zgrydn
(18.09.18)
en iyi mi bilemem ama baylan ciddi başarılı.
onun dışında evime yakın olduğu için beyaz fırına sık giderim. muhteşemler bence.
0
teritori
(18.09.18)
Acıbademde vardı birywr.
0
sutlu nescafe
(18.09.18)
koşuyolunda ceviz ağacına bak. bence muazzam pastaları var.

www.cevizagaci.com.tr
0
kraldan cok kralci
(18.09.18)
Kukis.
0
bir nick var benden iceri
(18.09.18)
Kukis acıbademde olandı galiba
0
sutlu nescafe
(18.09.18)
pelitin pastaları beni hep çok mutlu eder.
0
muslugubozukhayrat
(18.09.18)
Yıllar önce Acıbadem Sihirli Spatula'da hayatımda yediğim en güzel pastayı yemiştim ama o zaman küçücük bir mekândı. Şimdi işleri büyütünce aynı kalitede devam ettiler mi bilmiyorum, çok oldu gitmeyeli.

Kukis'te de yiyip de beğenmediğim bir pasta olmadı şimdiye kadar. Özellikle Fıstıklı çikolatalı pastası bir harika.

Zamane Kahvesi ve Art Cafe'nin de pastalarını beğeniyorum ama Art biraz şans işi sanki. Yediğim bir pasta mükemmel gelirken bir değeri fazla şekerli gelebiliyor.
0
ms brownstone
(18.09.18)
(15)

Kadınlar ve Erkekler Üzerine

levent bilgen
Geçmişinizden, duygularınızdan, birini yüceltip diğerini kendince aşağılayan mesnetsiz bakışlardan, cinsiyetçi akımlardan soyutlayarak; izafi kişisel genellemelere değil şu yaşınıza kadarki salt "gözlemlerinize" dayanarak adil cevaplar verin lütfen.Ailenize, arkadaşlarınıza, çevrenize ve topluma bak
Geçmişinizden, duygularınızdan, birini yüceltip diğerini kendince aşağılayan mesnetsiz bakışlardan, cinsiyetçi akımlardan soyutlayarak; izafi kişisel genellemelere değil şu yaşınıza kadarki salt "gözlemlerinize" dayanarak adil cevaplar verin lütfen.

Ailenize, arkadaşlarınıza, çevrenize ve topluma baktığınızda:

1) Kadınlar mı hemcinsleri arasında daha kıskanç yoksa erkekler mi?

2) Kız kıza sohbet mi daha belli bir derinliğe -mizahi, gündelik, siyasi, bilimsel- sahip oluyor çoğunlukla yoksa erkek erkeğe sohbetler mi?

3) Entrika çevirmeye daha müsait ve daha meyyal olan kadınlar mı yoksa erkekler mi?

4) Aldatmaya daha az meyilli ve sadakat eşiği yüksek olanlar kadınlar mı erkekler mi?

5) Benzer eğitimlere, maddi imkanlara sahip, aynı toplumsal sınıftan eşitlikli ya da denk sayılabilecek evliliklerde ilişkinin yönetimi daha çok kadında mı yoksa erkekte mi oluyor?
0
levent bilgen
(17.09.18)
1- eşitler (hemcins kıskanmak ise: kadınlar)
2- bunu bilmek imkansız. kızkıza sohbete, erkek girerse kızkıza olmaz, tam tersi de geçerli.
3- kadın
4- eşitler
5- kadın
0
lcha
(17.09.18)
1- kadınlar
2-erkek erkeğe sanırım.
3-kadınlar
4-kadınlar
5-her ikisi de yüksekse eşit olur, düşükse erkekte olur.
0
eeb
(17.09.18)
1. Kadınlar

2. Erkekler

3. Kadınlar

4. Kadınlar

5. Kadında
0
John Bloor
(17.09.18)
+40 Kadın kişisi olarak cevaplarım:
1) Kadınlar daha çok belli ediyor. Yoksa erkeklerde de bu durum mevcut.
2) Valla benim kadın olsun erkek olsun arkadaşlarımla belli derinlikte konuşmalar yapabileceğimiz gibi gayet sığ konularda da hunharca gülüp dağıtabiliyoruz. Sadece şu ayrımı yapabilirim; kadın arkadaşlarım daha çok kitap okuyorlar.
3) Bunda da bir eşitlik var. Entrika tipi farklı ama, kadınlarda daha bir kurgu incelik var, erkekler daha dan-dun girişiyor.
4) Kadınlar nisbeten daha sadık. Erkekler gerçekleştiremese bile gözü daha dışarıda ve bunu belli ediyor.
5) Bunda da karakter özellikleri önemli. Genelde evi ve ilişkileri kadınlar yönetiyor ama baskın kişilerle evlenmiş ve eşinin dümen suyunda yaşayan kadın arkadaşlarım da var.
0
SiyamkedisiZorro
(17.09.18)
1 ve 2 çok değişken, 3,4 ve 5 kadınlar.
0
tabirimekruh
(17.09.18)
1) tabiki kadınlar

2) erkek erkeğe sohbetler her zaman daha samimi ve daha derin içeriklere sahiptir. o dediğiniz konular hakkında konuşabilecek bir kız bile bulmak bu kadar zorken, kız kıza böyle birşey akademi dışında hiç sanmıyorum

3) her iki cins içinde mümkün ama kadınların düşmanı daha çok olacağından kadınlar diyeceğim

4) erkeklerin aldatması daha rahat ve kolay, kadınlarınki daha çok cesaret gerektiriyor. o yüzden erkekler daha meyilleniyor.

5)bana göre bu tamamen kişisel, eğitim yada maddi imkanlarla bi bağlantısı olduğunu sanmıyorum. baskın kimse yönetim onda oluyor
0
vhs kaseti
(17.09.18)
1-kadınlar
2-erkek erkeğe
3-kadınlar
4-değişken
5-değişken
0
datnet
(17.09.18)
1-kadinlar
2-erkekler
3-kadinlar
4-kadinlar
5-kadinlar
0
astrid
(17.09.18)
1- Kadınlar
2- Erkekler
3- Kadınlar
4- Kadınlar
5- Kadınlar
0
mutekebbir
(17.09.18)
1- Kadınlar
2- Erkek
3- Kadınlar
4- Kadınlar
5- Çok değişken ama yakın çevremdeki çoğunluk erkeklerden yana.
0
cay koy geliyorum
(17.09.18)
1- kadınlar.
2- kişilere göre değişir. tr ortalamasında erkek muhabbeti daha derin diyemeyiz.
3- kadınlar.
4- kadınlar
5- değişir.
0
zgrydn
(17.09.18)
cevap veriyorum:
hangi toplum katmanından bahsettiğine göre kadınlar veya erkekler olarak değişir her birinin cevabı.
belirli bir "kadınlar" ya da "erkekler" topluluğu yok.
0
Pepee
(17.09.18)
1- kesinlikle kadınlar.
2- erkek erkeğeyken muhabbet, genelde taşağa sarıyor bir yerden sonra. bir erkek olarak buna da kadınlar diyorum.
3- kesinlikle ama kesinlikle kadınlar.
4- kadınlar.
5- eğitim seviyesi yükseldikçe kontrol kadınlara geçiyor. yine kadınlar.

kısacası hepsi kadınlar.
0
avianthem
(17.09.18)
1-Kadınlar
2-Erkekler
3-Kadınlar
4-Erkekler
5-Kadınlar
0
eazy
(17.09.18)
Tamamen tarafsiz yorumluyorum:
1- kadinlar
2- erkek erkege. Bunu bilmek imkansiz degil.
3- kadinlar (erkekler sutten cikmis ak kasik degil, sadece yaptiklari daha goz onunde oluyor. Kadinlarinki kadar sinsi olmayi beceremiyorlar)
4-ortalamaya vurdugumuzda kadinlar daha az meyilli bana sorarsan ama kadinin manipule edilme, niyeti bozulma isi goz acip kapayincaya kadar olur, an meselesi. Bastan niyet yoktur ama bir anda degisir isler. Erkekte zaten basindan beri niyet bozuktur. Bu yuzden aldatma oranlarina baktigimizda kadin erkekten asagi kalmiyor. Yani hangi cins aldatmaya daha meyilli ile hangi cins daha cok aldatiyor sorularinin cevaplari farkli.
5- hicbir fikrim yok.
0
stavro
(17.09.18)
(15)

Ofiste sabah iletişimleri

monogram
Selamlar,Ofise geldiğinizde sabah oradakilere "Günaydın" diyor musunuz? Ya da asansörde birlikte yukarı çıkıyorsunuz, ineceğiniz kata geldiniz. İnerken "İyi çalışmalar" veya "Kolay gelsin" diyor musunuz?Diyorsanız düzenli olarak mı yapıyorsunuz yoksa ruh halinize göre değişiyor mu? Demiyorsanız nede
Selamlar,

Ofise geldiğinizde sabah oradakilere "Günaydın" diyor musunuz? Ya da asansörde birlikte yukarı çıkıyorsunuz, ineceğiniz kata geldiniz. İnerken "İyi çalışmalar" veya "Kolay gelsin" diyor musunuz?

Diyorsanız düzenli olarak mı yapıyorsunuz yoksa ruh halinize göre değişiyor mu? Demiyorsanız neden? Demeyi mi dememeyi mi doğru buluyorsunuz? Aydınlatırsanız mutlu olurum.

Teşekkürler.
0
monogram
(13.09.18)
yanından geçtiğim herkese diyorum sabah günaydın, gün içinde kolay gelsin; biraz da görev icabı. normalde sabahları kimseyle konuşmak gelmiyor içimden, çoğu kişinin de konuşası olmuyor zaten, sabahları yakınından geçmiyorsam göz teması kurmuyorum, bişi demiyorum.
0
Bruce
(13.09.18)
ortak alanlarda cevap almayacağımı bildiğim kişiler dışında herkese günaydın derim.
kendi departmanımda ise herkesin masasına uğrayıp günaydın derim.
0
teritori
(13.09.18)
İş arkadaşlarımla göz göze gelirsek gülümsüyorum, başla selam gibi. Bir karşılık beklemeden yürümeye, işimi yapmaya devam ediyorum. İnsanlar konuşuyorsa bölmüyorum ama, masama geçiyorum direkt.
Türk temizlik görevlileri oluyor, günaydın veya kolay gelsin diyorum. Öğrencilerime de “hey” diyorum ya da garip bir yüz ifadesi yapıyorum selamlamak için.
0
sopiro
(13.09.18)
Muhakkak "Günaydın" derim. Gözünün içine baka baka derim. Demeyeni anormal buluyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(13.09.18)
Tabi ki günaydın diyorum :) sabah her gelen günaydın der bizde. Yani birlikte çalışıyoruz, niye demeyelim ki?
Hatta ofise çıkmadan önce alt katta lab'a uğrayıp günaydın diyoruz.
0
pati
(13.09.18)
Özellikle bir gıcıklığım yoksa derim tabii
0
alaimisema
(13.09.18)
Ben de günaydın derim, direkt ofise girer girmez değil ama mutfaktan su almaya giderken de hal hatır sorarım. Asansörde de hiç tanımadığım başka şirketlerden insanlara da günaydın/afiyet olsun/iyi çalışmalar vs. diyorum.

Bence önemli böyle şeyler. Kafayı telefona gömmek, ayı gibi inip gitmek veya yanından geçmek hoş değil. İletişimin önemli olduğunu düşünüyorum. Bir daha görmeyecek olmak, hiç konuşmamış olmak buna engel olmamalı.
0
chicha
(13.09.18)
Asansörde günaydın ve iyi günler diyorum. Ofiste de karşılaştığım kişilere günaydın diyorum. Ruh halime göre değişmez, düzenli olarak yapıyorum.
0
windowsguvenlikduvari
(13.09.18)
Günaydın derim, asansörde de kolay gelsin derim. Ruh halime göre değişiyor, bazen işler yoğun oluyor, insanın kafası bozuk oluyor. Öyle zamanlarda tony montana gibi iş yerini taramak istiyorum.
0
datnet
(13.09.18)
Hep derim. Ayrıca otopark girişteki güvenliğe, bina girişteki güvenliğe de selam veririm her zaman.
0
battal gemalmaz
(13.09.18)
Sabahları her gördüğüme günaydın diyorum iyi hissediyosam naber falan da derim hal hatır sorarım. Benim de gıcık olduğum şey gün içinde tekrar tekrar karşılaşınca ne yapmamız gerektiği, ben sadece gülümsüyorum ama bazı insanlar kafasını kaldırmıyo bazıları meraba diyo falan o konuda kafam karışık
0
pastörizesüt
(13.09.18)
Her zaman derim. Görev gibi değil ama içim rahat etmiyor diğer türlü, günaydın dersem selam verirsem daha mutlu oluyorum. Demeyenlere uyuzluğuna daha çok derim :)
0
megalomaniac
(13.09.18)
her sabah herkese gülümseyerek ve canlı bir tonla günaydın diyorum
içimden gelerek yapıyorum çünkü karşımdaki da ayılıyor ve gülümsüyor, bu durum bana iyi geliyor. bu durum asansöre binerken de geçerli

asansörden inerken her seferinde iyi günler/iyi çalışmalar/iyi haftalar diyorum, bu da içimden geliyor
0
superb
(13.09.18)
Asansore beraber bindigimiz kisilere asansorden cikarken iyi gunler diliyoruz.

Ofise girdigimde gunaydin diyerek ilerliyorum.
0
kuehles blondes
(13.09.18)
Mutlaka günaydın diyorum. Temizlik görevlisi görürsem kolay gelsin diyorum.
0
muslugubozukhayrat
(13.09.18)
(4)

alzheimer, şizofreni gibi rahatsızlıklarda takınılması gereken tavır

benibenim
merhaba, konu hakkında bilgisi olanlardan bilgi almak istiyorum.mesela alzheimer rahatsızlığı olan birine, unuttuğu dönemle ilgili konuşmak zararlı mıdır yoksa faydalı mıdır? mesela hatırladığı anlarda ona; yine yoktun bir süre, şöyle şöyle şeyler söylüyorsun, yine kriz (ya da o dönemin adı neyse) d
merhaba, konu hakkında bilgisi olanlardan bilgi almak istiyorum.

mesela alzheimer rahatsızlığı olan birine, unuttuğu dönemle ilgili konuşmak zararlı mıdır yoksa faydalı mıdır? mesela hatırladığı anlarda ona; yine yoktun bir süre, şöyle şöyle şeyler söylüyorsun, yine kriz (ya da o dönemin adı neyse) dönemindeydin on dakikadır gibi şeyler söylenmeli mi? rahatsızlığının detayları onunla paylaşılmalı mı?

bu ona zarar mı verir? böyle şeyler hiç yaşanmamış gibi mi davranmalıyız? yoksa bütün detaylardan haberdar edilmesi mi faydalıdır?

aynı şeyi şizofreni hastaları yönünden de soruyorum. yardımcı olacaklara şimdiden teşekkür ederim.
0
benibenim
(12.09.18)
Alzheimer'ın türleri var. Anneannem bu hastalıktan muzdaripti, ben sesini bile hatırlamıyorum on üç sene beraber yaşamamıza rağmen. Konuşmuyordu hiç. Dedem ona sürekli bir şeyler anlatsa bile en ufak bir mimik bile yoktu. Bu durumda ne yapsak kar etmedi zaten. Geçmiş olsun.
0
black holes in the sky
(12.09.18)
Alzheimer ve şizofreni farklı hastalıklar ve farklı yaklaşım gerektirebilir.
Ben alzheimer tecrübemizi anlatayım. Çok dikine gitmemek gerekiyor kişinin, küsüp hayattan tamamen soyutlanması daha kötü ve hastalığı hızlandıran bir şey. Krizlerini söylemeyin, detaylarını paylaşmayın. Ama sadece onun kontrolünde bir şey bırakmayın. Yemek yapsın örneğin ama ateşi kontrol edecek biri olsun mutlaka çevrede. Evde yanlız bırakmayın.
0
SiyamkedisiZorro
(12.09.18)
şizofreni değil de bipolarla ilgili bir şeyler ekleyebilirim ben de. manik dönemde yaptığı şeylerle ilgili konuşma çok geçmiyor bizde, kendi içinde ne yaşadığını bilmiyorum ama galiba kendi de yaptıklarının aşırı olduğunun farkına varıyor. dönüşü olanlardan dönmeye çalışıyor, fakat bazılarından da yine de pişmanlık duymuyor. bazı yaptığı hatalara bilmiyorum yaptık işte diyor, zaten daha fazla bir şey diyemiyorsun ne kadar suçlayabilirsin ki. pişman olmadıkları için zaten bir şey söyleyemiyorsun. hala kendini haklı görüyor çünkü.
0
Olric
(12.09.18)
Alzheimer için şunu söyleyebilirim: hangi tavır size en az zararı ve en fazla faydayı veriyorsa onu takının.

Çünkü ne konuda diretirseniz diretin hiç bir ilerleme kaydedemezsiniz. Sadece hastanın çevresine verdiği etkinin boyutu değişecektir.

Alzheimer başlı başına unutma problemi olduğu için birey hastayken kendisinin normal olduğunu zanneder. Şizofreni'de bu durum her zaman böyle değil.

Burada önemli olan ise hastayı tedavi yoluna iknaya çabalamak olacaktır. Alzheimer'ın aksine şizofreninin tedavisi mümkün. Çünkü konuda yetkin değilseniz olayın akışı hiç de istemediğiniz bir biçimde tam aksine doğru gelişebilir.
0
038576
(12.09.18)
(8)

Doğum Sonrası Depresyonu

nıç
Yeni doğum yapan ve bebeğin ağlamasından uykusuzluğundan bunalan, yeni hayatına adapte olmaya çalışırken sinirleri bozulan birine ne önerebiliriz?Kafasını dağıtmak mümkün mü? Ya da bebekle ilgili bilgilendiri kaynaklar daha profesyonel bakmasını sağlayabilir mi?Bebek ağlayınca kendisi de panikliyor
Yeni doğum yapan ve bebeğin ağlamasından uykusuzluğundan bunalan, yeni hayatına adapte olmaya çalışırken sinirleri bozulan birine ne önerebiliriz?

Kafasını dağıtmak mümkün mü? Ya da bebekle ilgili bilgilendiri kaynaklar daha profesyonel bakmasını sağlayabilir mi?
Bebek ağlayınca kendisi de panikliyor mesela çünkü.

Hormonlar da değişiyor bir anda, nasıl atlatabilir bu durumu erken aksiyon alarak?
0
nıç
(12.09.18)
profesyonel yardım alması lazım. durumun ciddiyetini belirleyip ona göre ilaç da başlatabilir, başka önerilerde de bulunabilir. internetten de kaynaklar bulabilirsiniz tabii ama sadece kendisi değil eşi de okumalı.
0
nolmus yani
(12.09.18)
Öncelikle terapi önemli, en başında ise daha rahat çözülür.
Bebekle ilgili kaynak önermek bir işe yaramaz.
Ayrıca yardım edilmeli, uykusunu alması sağlanmalı.
Gece bebeği beslemek ( sağılmış süt ile yapılabilinir)
Gece bebeğin altını değiştirmek gibi işler yapılabilinir.
Birkaç saatliğine arkadaşları ile dışarı çıkması ya da kuaför, masaj randevusu alınabilinir. Çünkü nefes almaya ihtiyacı var.
0
fasulyek
(12.09.18)
Hande Birsay'in Hihieved kitabi belki yardimci olur.
0
chitosan
(12.09.18)
Yardımcı öneririm.
Uyku uyuması lazım, devamlı tetikte olmadan uyku uyuyabilmesi ve lokmalar boğazına dizilmeden yemek yiyebilmesi lazım.
Arka planda devamlı bir bebe sesi olmadan gazete / kitap okuyabilmesi, arkadaşlarıyla iki satır konuşabilmesi lazım.
o hormonlar değişecek. Bebek ilk doğduğu zaman anneye resmen bir doping geliyor. 3 ay götürüyor bu doping anneyi. 3 ayın sonunda birikmiş yorgunluğunun üzerine hormonlar normal seviyeye düşünce betona çarpmış gibi oluyor bünye. İlk çocukta buna hiç hazırlıklı olmadığı için (anlatmakla anlaşılmaz, yaşanması lazım) allak bullak oluyor.
Ona bu yaşadıklarının normal olduğu da anlatılmalı. Çünkü o yorgunlukla yeni doğurduğu yavrusuna düşman olan var. Düşman olmasa bile nefret ediyor o hal içinde bulunmaktan. Bundan çocuğu (ve de babayı) suçluyor. Çocuğu suçladığı için de içten içe kendinden nefret ediyor. Zaten bin kilo fazlası var....
Yardımı almayı istemiyor bile olabilir. Çocuğa bakmak annenin sorumluluğu diye kodlanmıştır öncesinde. Samimi olarak "sen iş ver ben yapayım" türü yardım teklif edilmesi lazım.
Hepsini yaşadım. Bana ailem çok yardımcı oldu, ona rağmen çok zorlandım (çalışıyordum ama zor olan çalışma kısmı değildi). İkincide hangi yoldan geçtiğini bildiğin zaman sorun olmuyor ama ilkinde el birliğiyle anneyi ve çocuğu desteklemek lazım.
0
SiyamkedisiZorro
(12.09.18)
eger bahsi gecen kisi esinizse 'bana bir sey soylemiyor demek ki yardima ihtiyaci yok' demeyin, ya surekli 'ne yapayim' diye sorun ya da bence en guzeli kendiliginizden cocuk bakimi disindaki tum sorumluluklari uzerinize alin ya da bir liste yapin ve paylasin. genellikle her sey kadinlarin uzerinde oluyor, siz istediginiz kadar hayir diyin en azindan 'mental load' olarak kadinlar daha fazla sey tasiyor. geceleri uyusun, her gece yapamasaniz da, en azindan bir gece siz kalkin bir gece o kalksin.

al bunlari oku, bebek nasil bakilir ogren demek kadini iyice yalnizlastiriyor. su anda ihtiyaci olan cekirdek ailesi o kadar. eve gelen giden olmasin bence (onun istedikleri disinda) gelen insanlara hizmet etmedir, yemek yapmadir, agirlamadir, asla esinize bunlari yaptirmayin. su asamada bu kadinin ve adamin ihtiyaci olan tek sey bebekle iliski gelistirmesi, onu tanimasi ve bebek bakmayi ogrenmek. sadece kadin degil adam da, kadinlar da analarinin karnindan nasil bebek bezi degisir bilerek dogmuyorlar. ayrica, esinizse bu kadin, icgudulerine guvenin, cocukla ilgili her seyi her fikrini sorgulamayin, o icgudulerini ve bebegini tanidikca rahatlayacak zaten.
bebek aglamasindan ve uykusuzluktan bunalmak kadar normal bir sey yok, bunlarin hepsini bu surecin tamamini gordugunuzu ve normal oldugunu soyleyin. ayrica her zaman yetersizlik hissi ile sinanan kadina, ne kadar iyi bir anne oldugunu hissettirin. ancak babanin isin yarisini ele almasi ve kadini yalnizlastirmamasi elzem, emzirmek disinda babanin fiziksel ve psikolojik olarak yapamayacagi hicbir sey yok bebekle ilgili.
0
kassiopeia
(12.09.18)
www.kitapyurdu.com
bu kitap benzer yollardan gecmis birinin mizahi ve bilgilendirici anlatimi

psikolojik ve fizyolojik yardim onemli. bazi durumlarda anne ve bebegin birbirinden ayri zaman gecirmesi faydali olabiliyor.

cok ileri durumlarda doktorlar antidepresan ile serotonin takviyesi yapabiliyorlar tabii emzirmenin kesilmesi gerekebiliyor.
0
azeroth
(12.09.18)
profesyonel destek lütfen
0
yemrem
(12.09.18)
önerilerim şunlar;

1- bunun normal bir durum olduğunu kabullenin. bebek tamamen yeni bir durum, doğum sonrası buna alışmak kolay değil. böyle şeyler oluyor, olacak.

2- yeni anne olan kadınlara kendilerine ayırmak üzere zaman tanıyın. bebek bir kere sağılmış süt içsin, ya da bir öğün mama yesin. bir şey olmaz. anneyi evden uzaklaştırın, sinemaya tiyatroya gönderin. kuaföre gitsin, arkadaşları ile kahve içsin, alışveriş yapsın falan. kafa dağıtmak önemli.

3- bebek ağladığı zaman siz (eşi ya da başka bir yakını olduğunuzu tahmin ediyorum) son derece sakin davranın. bebeğin ağlamasının yegane iletişim biçimi olduğunu unutmayın.

4- bebeğin doktoru ile görüşmesini sağlayın. doktorun numarasını alın, herhangi bir durumda sorgusuz sualsiz arayabilmesini sağlayın. doktorun bir sorun olmadığını söylemesi yardımcı olacaktır.

5- diğer anneler ile iletişim kurmasını sağlayın. diğer bebeklerin de benzer durumda olduğunu bilmek rahatlatır. aklı selim tecbüreli anne varsa (tercihen çocuğu 1-2 yaşlarında olan, henüz unutmamış) biraraya getirin. faydası oluyor. bybo gibi gruplarda takılsın, kendini rahatlatır.

kolay gelsin.
0
babilbaligi
(13.09.18)
(6)

elektrik süpürgesi tavsiyesi alınır!

bir ileti paylastim
bütçe en çok 800 tl diyelim. ne almalı? ne almamalı? nasıl bir modele yönelmeli, toz torbasızlar nasıl?teşekkür
bütçe en çok 800 tl diyelim.

ne almalı? ne almamalı? nasıl bir modele yönelmeli, toz torbasızlar nasıl?

teşekkür
0
bir ileti paylastim
(12.09.18)
Toz torbasızları temizlemek bir zulüm. Toz torbalıda kral Miele'dir ama o fiyata zor. Piyasayı araştırın. Toz performansı kesinlikle A olsun. Halı performansı C olabilir. Bizdeki Miele'nin halı performansı B ya da C sanırım ama tam güçte halıdan kaldıramıyoruz. Yaşlı annaneye geçen ucuz olsun diye Arnica Terra aldık. Umduğumdan iyi çıktı. Hem sessiz hem de halı performansı da gayet iyi.
0
Evocati
(12.09.18)
torbasızı temizlemek neden zulüm anlamadım.
3 yılır cayır cayır kullanıyoruz philips'in bi modelini.
ama 800 tl'ye torbasız zor.

fakir'in iyi bir modelini alabilirsin bence.
annem sanırım 15-20 yıldır fakir bir makine kullanıyor.
0
teritori
(12.09.18)
söyledim gene söylerim süpürgede rowentadan şaşmayın.
0
mikahakkinen
(12.09.18)
Philips toz torbasız kullanıyorum. Birkaç kullanımda bir filtresini haznesini yıkıyorum. Düşük bir model olmasına rağmen hafif ve hareketi kolay olduğu için memnunum. 500 civarı olması lazım zamlardan önce 400 idi fiyatı. Philips compact pro modeli galiba.
0
curukturpkokusu
(12.09.18)
Yeni toz torbasız Tefal aldım. Daha önce toz torbalı philips kullanıyordum. Toz torbasına kurban olayım. Fark o derece...
0
SiyamkedisiZorro
(12.09.18)
bütçe içinde değil akat phlips marathon kullanıyorum, torbasız kalp. temizlemesi fln çok kolay, torbasız varken neden torbalı alınır bilemiyorum.
0
benaslinda
(12.09.18)
(4)

Allahını seven (sevmeyen de olur) üstüme film atsın neşeli

mehmed resad
b u n a l i y o r u m o yüzden lütfen neşeli bi şeyler olsun
b u n a l i y o r u m o yüzden lütfen neşeli bi şeyler olsun
0
mehmed resad
(11.09.18)
little miss sunshine.

www.youtube.com
0
kaledekiyalnizlik
(11.09.18)
fantastik canavarlar nelerdir, nerede bulunurlar? www.imdb.com
0
re noreno
(11.09.18)
simon pegg komedileri güzel oluyor, genelde absürd ama "hector searching for happiness" daha aile-komedi.
0
Apocalypse
(12.09.18)
Afedersin - anıra anıra güldüğüm- Peter Sellers komedileri. The party'i deneyebilirsin.
0
SiyamkedisiZorro
(12.09.18)
(2)

sensitive mama ne demek

toua tokuchi
satıcı bana sensitive mama yollamış sensitive mama normal bir kediye verilir mi? mesajda da şu şeklide cevap vermiş:"sensitive tüy sağlığı demek. sterilised kısır kedi demektir. siz karıştırmışsınız. ürününüzde bir sorun gözükmemektedir."
satıcı bana sensitive mama yollamış sensitive mama normal bir kediye verilir mi?

mesajda da şu şeklide cevap vermiş:
"sensitive tüy sağlığı demek. sterilised kısır kedi demektir. siz karıştırmışsınız. ürününüzde bir sorun gözükmemektedir."
0
toua tokuchi
(11.09.18)
Royal canin mi aldığınız ürün?
"Sensible" göndermişler sanıyorum "Sterilised" yerine. Sterilised, dediği gibi kısırlaştırılmış kediler içindir. Sensitive dediği Sensible da sindirim hassasiyeti olan kediler için. Yiyebilir bir sorun oluşturmaz. Kedisinin sindirimi ile ilgili sorunu olan kişiler özellikle bunu tercih ederler fakat sizin kedinizde böyle bir sorun olmasa bile yedirmeniz bir sorun teşkil etmez.
0
veritaslibertas
(11.09.18)
Sensitive de sensible da tüy sağlığı değil (=hassas), ama dolaylı yoldan ilgisi var. Bazı kedi cinslerinde uzun tülerinden dolayı sindirim sistemi problemi oluyor. Bu mama bu kedicikleri rahat ettiriyor. Normal kedinin yemesinde hiçbir sıkıntı olmaz.
Sterilized kısır kediler için olanı. Kısır kedilerde kilo alma biraz daha fazla olduğundan kalorisi biraz azaltılmış oluyor diye biliyorum ben.
0
SiyamkedisiZorro
(11.09.18)
(6)

sebze yemegi yaparken

baldur2
pisirme sosu var hazir.once tavuk goguslerini kizgin tavada harlayip, sonra bu sosu dokucem. daha sonra da karnabahar-mantar ve brokoli var elimde. bunlari once sosun olmadigi baska bir tavada yagda 2-3 dakika kavurayim mi yoksa sosla beraber pisen tavuga mi atayim direkt? nasil yapayim arkadaslar?
pisirme sosu var hazir.
once tavuk goguslerini kizgin tavada harlayip, sonra bu sosu dokucem. daha sonra da karnabahar-mantar ve brokoli var elimde. bunlari once sosun olmadigi baska bir tavada yagda 2-3 dakika kavurayim mi yoksa sosla beraber pisen tavuga mi atayim direkt? nasil yapayim arkadaslar?
0
baldur2
(10.09.18)
Sosla beraber pişen tavuğa at.
0
kaderimse np
(10.09.18)
direk atabilirsin. brokoliyi ayrıca 2-3 dk haşlayıp pişmesine yakın da servis edebilirsin yanında.
0
giovanne
(10.09.18)
sosa bir bardak su atayim mi? gerek var mi?
0
🌸baldur2
(10.09.18)
Bence çiğ kalır karnıbahar ve brokoli.Ayri bu yerde onları haşlanmış.Sonra karıştır derim diğer yemeğe.Sen bilirsin.
0
ırene adler
(10.09.18)
kavurim mi haslim mi? acil kankalar tavugu pisiriyorum simdi.
0
🌸baldur2
(10.09.18)
Böyle bir durumda tavuk kızart + sebzeleri koy + üzerine sos ve bir miktar su ve sebze pişene kadar. Tavuk çıtır kalsın istiyorsan sebzeleri ayrı sotelemen lazım.
0
SiyamkedisiZorro
(10.09.18)
(4)

Bir kedi ifşası da benden :)

bedbed
Kendileri Marla. Güzel kızım benim. 5 yaşındalar.https://resmim.net/f/C5z0Aw.jpeg
Kendileri Marla. Güzel kızım benim. 5 yaşındalar.

resmim.net
0
bedbed
(07.09.18)
nice pic knk.
0
datnet
(07.09.18)
Ne pofuduk şey o mıncıklamalık <3
0
pati
(07.09.18)
Çok çok güzeelll
0
megalomaniac
(07.09.18)
Off çook güzelmiş.
0
SiyamkedisiZorro
(07.09.18)
(4)

Pet ifşa

SiyamkedisiZorro
Maaşallah benim yakışıklı 14 yaşındaki oğluma!
Maaşallah benim yakışıklı 14 yaşındaki oğluma!
0
SiyamkedisiZorro
(07.09.18)
@noeldayın'ın kedisinin akrabası galiba.
0
datnet
(07.09.18)
Cok tatli masallah. @datnet siyam kedileri hep boyle ;))
0
noeldayın
(07.09.18)
babası olamaz :) Sümbülağagillerden...
0
🌸SiyamkedisiZorro
(07.09.18)
Tanrıımm! Çok karizmatik <3 ekselansları izin verirse gıdısından bi sevin benim için :)
0
megalomaniac
(07.09.18)
(5)

Omuzlarım gerginlikten düğüm düğüm. Size de oluyor mu?

:)
O kadar büyük bir sorun ki benim için, diğer insanlar da bunu yaşıyor mu. Sevmediğim bir işi yapmam gerektiğini hatırladım demin, anında omzum ve sırtım kasılmaya başladı. Hele de o kollarımızın hareket etmeye başladığı kaslar sertleşiyo. Ne çözüm var insanlara masaj diye yalvarmaktan başka acaba..
O kadar büyük bir sorun ki benim için, diğer insanlar da bunu yaşıyor mu. Sevmediğim bir işi yapmam gerektiğini hatırladım demin, anında omzum ve sırtım kasılmaya başladı. Hele de o kollarımızın hareket etmeye başladığı kaslar sertleşiyo. Ne çözüm var insanlara masaj diye yalvarmaktan başka acaba..
0
:)
(07.09.18)
Bende oluyor mesela. Hemen kastığım omuzlarımı serbest bırakmam gerektiğini hatırlıyorum.
0
monogram
(07.09.18)
Yoga, streching, pilates, mümkünse sıcak kompress (bu havada?!?)
Masaj bile yetmiyor bana
0
SiyamkedisiZorro
(07.09.18)
Stres altında benim de üst bacaklarım kasılır mesela. Meditasyon, kendini rahatlatma teknikleri işe yarıyor.
0
inawen
(07.09.18)
Yoga.

Tek gecerim.
0
chitosan
(07.09.18)
bana da cok oluyor, bir haftadir kivraniyorum mesela yine. tiger balm diye bir krem var, 2-3 aksam pes pese masajla birlikte sürüp yatinca düzeliyor bazen. sicak dus da rahatlatiyor ama uzun süreli bir cözüm degil. spor yapmak lazim, özellikle sirt kaslarini gelistiren sporlar.
0
mamu
(07.09.18)
(7)

Trakya gezilecek görülecek yerler

ZetaStar1903
Trakya da mutlaka gezmelisim görmelisin yemelisiniz dediğiniz yerler var mı?
Trakya da mutlaka gezmelisim görmelisin yemelisiniz dediğiniz yerler var mı?
0
ZetaStar1903
(06.09.18)
keşan tarafına giderseniz eğer satır et tavsiye ederim. birde peynir helvası nım nım nım ağzımın suyu akmış olabilir.
0
ferrarimizolaydisatardik
(06.09.18)
Edirne'nin bir Osmanlı başkenti olduğunu düşünürseniz orada epey gezecek cami, kapalı çarşı vs. var. Enteresandır fazla antik kent kalıntısı / buluntusu yok. Biz sadece Vize'de bir antik tiyatro'ya rastlamıştık. Onu da çepeçevre telle kapatmışlar. Uzaktan bakabiliyorsunuz ancak. Keza Küçük Ayasofya Kilisesi (Gazi Süleyman Paşa Camii)de kapalıydı biz gittiğimizde. Ama saatine bağlı olarak açık olabilir. Gıcır gıcır restore etmişler, yeni gibi (burada bir iç çekiyorum, restorasyon dediğimiz şey evdeki mutfak tezgahını yenilemek gibi bir şey olmamalı tarihi yerlerde).
Onun dışında Edirne'de ciğer yiyebilirsiniz, badem ezmesi ve süt ürünleri (peynir, tereyağı vs.) meşhur.
0
SiyamkedisiZorro
(06.09.18)
Trakya Bağ Rotası.
0
buf-e kür
(06.09.18)
Bağlar ve şarapçılar +1

kesinlikle underrated bir şarapçılık var Trakya'da.
0
burfak
(06.09.18)
Kastro, igneada
0
kuehles blondes
(06.09.18)
Kırklareli'nin tümü
0
leo1905
(06.09.18)
büyük mandıra'da tavuk yemek,
alpullu mimar sinan köprüsü
alpullu şeker fabrikası "tel içi" kısmı ve "atatürk köşkü"
0
for the record
(07.09.18)
(8)

bir endüstri mühendisi..

freeze
hangi alanda uzmanlaşmış, erp harici hangi bilgisayar program(lar)ını profesyonel şekilde öğrenmiş vs. olsun ki türkiye'de ciddi paralar kazanabilsin? google seo, adwords'e ne dersiniz?teşekkürler.
hangi alanda uzmanlaşmış, erp harici hangi bilgisayar program(lar)ını profesyonel şekilde öğrenmiş vs. olsun ki türkiye'de ciddi paralar kazanabilsin? google seo, adwords'e ne dersiniz?

teşekkürler.
0
freeze
(05.09.18)
bir endüstri mühendisi istediği her alanda uzmanlaşıp ciddi paralar kazanabilir. bölüm buna çok müsait.

mesela ben yazılım alanında uzmanlaştım. gayet de memnunum. para kazanmak alandan ziyade alanında ne kadar iyi olduğunla alakalı diye düşünüyorum.
0
unholy crap
(05.09.18)
Genel olarak su an para yazılımda. Bir endüstri muhendisi olarak yazılım konusuna uzmanlaşmanı tavsiye ederim.

Onun dışında şu an yalın üretim danışmanlık şirketleri çok tercih ediliyor
0
kablelvuku
(05.09.18)
bizim fabrikada excell ve şablon cümlesi geçince herkes endüstri mühendisine bakıyor.
0
kanlakarisikyagmur
(05.09.18)
sevgili galyalılar, tamam yazılım, onda hemfikiriz. ama hangi yazılım, hangi program? coderlık, programcılık demeyin yalnız. onlardan başka?
0
🌸freeze
(05.09.18)
SAP derim
0
SiyamkedisiZorro
(05.09.18)
Sap, qlikview, tableau
0
seyyar satıcı
(05.09.18)
Spss
0
seyyar satıcı
(05.09.18)
Hiç biri, MBA yurt dışı kovalayıp dönüp C-Level iş kovalamak.
Not: Bir Endüstri Mühendisi
0
wolfg
(11.04.19)
(8)

Toplu yaşamda titizlik

tulumba
Yahu bu yaşıma kadar kendi iradesiyle temiz olan çocuk,genç görmedim. Hep ben temizlik delisi oldum. Şu sayıcaklarımın neresi delilik?Özellikle toplu alanda baharatlı krakerler yerken arada parmakları da emcüklemek. Mide bulandırıcı. Hadi yapıldı, bari yıkansın,silinsin o eller.Bunu baştan kabul
Yahu bu yaşıma kadar kendi iradesiyle temiz olan çocuk,genç görmedim. Hep ben temizlik delisi oldum. Şu sayıcaklarımın neresi delilik?
Özellikle toplu alanda baharatlı krakerler yerken arada parmakları da emcüklemek. Mide bulandırıcı. Hadi yapıldı, bari yıkansın,silinsin o eller.
Bunu baştan kabul ediyorum. Belki abartıyor olabilirim ama öksüren, hapşıran görünce baya huzursuzlanıyorum. Çünkü çoğu kişi kapatmıyor ağzını ya da burnunu. Ki ben bile hapşırıp öksürünce kendimden çok rahatsız oluyorum.
Bir de oda arkadaşım elini yıkamıyordu. Söyleyince sabunların ellerini kuruttuğunu söylemişti. Ayrıca ortak alanımızın olmadığını beni ilgilendirmediğini de söylemişti.Tuvalet odada. E şimdi ben bundan sonra tuvalet kapılarına nasıl dokunabilirim? Gerçi 5-6 yıldır toplu alanlardaki kapı kollarına dokunamıyordum. Tam yavaş yavaş attım üstümden derken yeniden huylandım.
Bir diğer sorum da siz bu tür şeylerde nasıl tepki veriyorsunuz? Ben mi insanların pislikten uzak durmalarını sağlıcam yoksa onlar mı neni bu pisliğe alıştıracak?
0
tulumba
(05.09.18)
@Tifa Lockhart , bu tepkiyi alınca nasıl mutlu oldum anlatamam. Odadaki diğer arkadaşımızsa bizi ilgilendirmez demişti. Odayı değiştirdim neyseki.ama toplu taşımada elini yıkamayanların elini nasol yıkatıcam hahahah
0
🌸tulumba
(05.09.18)
İşyeri tuvaletindeki muslukta sümkürenlere de uyuz olurum mesela.

Bu işin adabı önce peçeteye sümkürmek sonra muslukta suyla temizlemektir. Ama lap diye sağa sola sümkürüyor eşek kadar insanlar.

Nasıl tepki veriyorum? Vermiyorum. Uzaklaşıyorum. Uygun bir şeklini bulursam vereceğim. Ama dozunu ayarlayamıyorum böylelerine karşı.

Pisliğe alışmayın. Kendi hijyeninizi kendiniz sağlayacaksınız mecburen.
0
monogram
(05.09.18)
Kapı koluna dokunamamak normal değil. Bunun için bir uzmandan yardım almanız gerektiğini düşünüyorum. Tuvaletten önce ve sonra, yemekten önce ve sonra tabii ki eller yıkanmalı. Fakat bunlar mecburiyetten yapılan şeyler. Daha iyi bir alternatif bulamadığımız için -ayrıca el yıkarken kullandığımız materyaller de bir endüstri oluşturduğu için- elimizi sabunlarla yıkamak zorunda kalıyoruz. Bu demek değil ki sabunlar yararlı. Temizlik adı altında soluduğumuz, temas ettiğimiz çoğu kimyasal, bir sürü hastalıktan daha zararlı olabiliyor uzun vadede. Sürekli el yıkamak zararlı bakterilerin vücuda girmesini engelleyen sistemleri bozuyor. Sürekli dezenfektan kullanmak cilt için bir hayli sakıncalı.

Hapşırıkta, öksürükte ağzın kapatılmaması tabii ki de iğrenç bir şey.
0
windowsguvenlikduvari
(05.09.18)
Bunların hepsi bende de var. Kimseyle merhaba deyip görüşemiyorum bile anca mecbur kalınca o da içim içimi yiyor yüzümü yıkayana kadar. Bazıları çok düşüncesiz terli terli direkt kendine çekip sarılıyor. Hiç tahammülüm yok. El sıkışma da aynı çok iyi tanıyıp bildiklerim dışında genelde vermem elimi. Kapı kolu, bi şey yedikten sonra el yıkamayan insanlar, hapşırırken ağzını burnunu tutmayankar, ağzını şapırdatanlar, yemek yaptığında aynı kaşıkla defalarca yemeğin tuzuna suyuna bakanlar uzak durduğum insan tipleri.
0
kirmizipilotkalem
(05.09.18)
Yahu tuvalet sonrası el yıkamamk nasıl bir şey. Yaptığını bile bile dokunamazsın elbette kapının koluna. Bunu sık sık duyduğum için işyerinde kullanmış olduğum kağıt havluyu atmıyordum wc'den çıkarken kapının kolunu bununla tutup açıyordum. Ama düşününce sadece orası değil ki bu şerefsiz her yere o pis eliyle dokunuyor. Ne demek beni ilgilendirmiyor. Valla direk yüzüne karşı "el yıkamak önemli, etraf mikrop kaynıyor" demişliğim var bazılarının.
0
SiyamkedisiZorro
(05.09.18)
Tamam onlarınki pislik de seninki çok normal değil.

Kapı koluna da dokunursun, yanında öksüren, hapşıran da olur. Elini emcükleyen de olur. Öyle steril bir hayat yok, sen de camdan plastikten değilsin.

Sen yapma ama yapana da ses etme, kafanı çevir başka türlü yaşayamazsın. İnsanlar pis olabilirler ama onlarla yaşamak zorundaysan kimseyi değiştiremezsin. Kendi evine çıkınca istersen 240 derecede buharla steril hale getir duvarları.
0
bos gezenin bos ustasi
(05.09.18)
hocam valla umursamamak dışında çare yok.

sıradan bir metro yolculuğu:
1- ayı gibi ağzı açık hapşırır
2- eliyle ağzını siler
3- demire ya da yukarıdaki tutamaca tutunur
4- sonra bi anda tırnağını ya da tırnak etini kemirir

sonra duruma göre 1 ya da 2. turdan geri başlar. kulağını temizlemek de arada joker olsun.

ben şöyle yapıyorum: toplu taşımada bi yere tutunma, tutunduysan da elini yıkayana kadar başka yere dokunma. hele bir şey yiyeceksen o eller yıkanmadan asla ve asla yeme. telefona dokunduysan eller temizlenince telefonu da ıslak mendille sil.
0
lcha
(05.09.18)
ondan sonra ben niye bu kadar sık hastalanıyorum.

önemsemeyin bu kadar basit, yağlı ellerle gezin demiyorum, milletin suratına hapşırıp tıksırmayın da ama temizlik takıntınızla hem ruhen zarar verirsiniz kendinize hem de bağışıklık kazanamayacağınız için çabuk hastalanırsınız.
0
hosein
(05.09.18)
(6)

30 yaşından sonra Avrupa'da dil okuluna gitmek çok mu saçma olur?

Costanza
yüksek lisans mezunuyum ve doktora yapmayı düşünüyorum ancak ingilizcem oldukça kötü. türkiye'de bir iki kursa gittim ama randıman alamadım.sizce avrupa'da 6 aylık ya da 1 yıllık ingilizce kursuna gitmek için çok mu geç kaldım ve böyle bir şey mümkün mü? orada bir kursa gitmek istediğimde "yaşın olm
yüksek lisans mezunuyum ve doktora yapmayı düşünüyorum ancak ingilizcem oldukça kötü. türkiye'de bir iki kursa gittim ama randıman alamadım.

sizce avrupa'da 6 aylık ya da 1 yıllık ingilizce kursuna gitmek için çok mu geç kaldım ve böyle bir şey mümkün mü? orada bir kursa gitmek istediğimde "yaşın olmuş 30, üniversiteyi de bitirmişsin biz sadece öğrencilere kurs veriyoruz" gibi şeyler derler mi? ya da ilk kez yurt dışına çıkacak biri için vize açısından sorun çıkarırlar mı?

bir de aklımda polonya var orada speak up diye bir kurs buldum hem fiyatı uygun hem de iyi deniliyor ancak anadili ingilizce olmayan bir ülkede ingilizce kursuna gitmek ne kadar mantıklı? polonya-almanya-hollanda gibi ülkelere gitmek çok mu saçma olur, ingiltere-irlanda-iskoçya gibi ülkelere mi gitmeli?

genel olarak bu konuda tavsiye ve yorumlarınıza ihtiyacım var.
0
Costanza
(05.09.18)
saçma olmaz tabi,
0
ravenudon
(05.09.18)
hayir yas ile ilgili hic sorun olmaz, 40-50 yasinda insanlar bile gidiyor dil kursuna. ama dil gunluk hayatta kullanarak ogrenilir, ingilizce ogreneceksen dili ingilizce olan bir yere gitmelisin. obur turlu turkiyede gittigin kurstan bir farki olmaz. hayatin ingilizce olmali. boyle bir yerde seviyene gore hic kursa bile gitmeden gelistirebilirsin belki. eger ingiltere cok pahali dersen gunluk hayatta en cok, rahat ingilizce konusabilecegin yer Amsterdam olur. sokakta 5 yasindaki cocuktan 80 yasindaki teyzeye kadar herkesle ingilizce konusabilirsin. ama kulak dolgunlugu yine yeterli seviyede olmaz. imkanlari zorlayip adaya gitmek en iyisi.
0
crucio
(05.09.18)
Öncelikle evet geç kalmışsın, yüksek lisans mezuniyetinden sonra İngilizce öğreniyor olmak son derece geç kalınmış bir adım. İngilizce öğrenmek için son şans üniversite hazırlık sınıfıdır. Tabi bu tam konumuz değil, bu durum dil öğrenmene tabi ki engel değil, saçma hiç değil.

Gerekli evrakları sağlarsan, maddi koşulların da makul seviyede ise vize sorun olmaz. "Sadece öğrenciler dil öğrenebilir" gerekçesi ile vize reddi olmaz yani. Benim arkadaşımın babası dil kursuna gitti muhtemelen 50-55 yaşında adam.

Tabi ki İngilizce'yi anadili İngilizce olan ülkelerde öğrenmek en sağlıklısı, özellikle İngiltere. Günümüz koşullarını düşününce tabi maliyetin aşırı yüksek olduğu da bir gerçek. Dolayısıyla alternatif ülkeler düşünülebilir.

Polonya ekonomik anlamda makul bir ülke, yabancı öğrencisi-çalışanı çoktur. Genel olarak gençleri İngilizce konuşur. Sosyal hayatta çok sorun yaşamazsın, Rusya gibi değildir. Her ne kadar Lehçe anadil olsa da, sen iletişimini İngilizce kuracaksın. Türkiye'de İngilizce öğrenmekten iyidir.

Hollanda'da kötü konuşanı geçtim, İngilizce konuşamayan yok neredeyse, gidilebilir. Kozmopolit ülke. Yine de Hollanda ve Almanya'dansa İngiltere'ye gitmek daha sağlıklı.

Maddi durumunu bilmediğimiz için tavsiye vermek zor. Durumun uygunsa İngiltere, değilse Polonya uygun olur diyerek tamamlayayım. İskoçya ve İrlanda da düşünülebilir ama aksanları biraz tuhaf. İkinci planda olmalı diye düşünüyorum.
0
Lethe
(05.09.18)
+40 yaşındayım ve ingilizcem hiç fena değil. Buna rağmen yurtdışında (kurumsal profesyonel) ingilizce kursuna gitmeyi planlarımın içine aldım.
0
SiyamkedisiZorro
(05.09.18)
Biz ülke ve millet olarak kalıplaşmış hayatı yaşıyoruz. Mimar Sinan 40-50 yaşından sonra mimar oldu, daha birçok ornek var yurtdışında 30 lu yaşlarından sonra meslek değiştirebiliyor ama bizde hep acaba. Geçen okuduğum yazıyı paylaşayim 40 yaşında kadın piyano öğrenmek ister vazgeçer 90 yaşına gelince keşke öğrenseydim simdi 50 yıldır piyano çalıyor olurdum. Sanırım mesajı aldınız
0
Fritz-X
(05.09.18)
bence öğrenmenin yaşı yok o yüzden yaşını kendi içinde sıkıntı edip çevreye öyle enerji verme.
2 arkadaşım var ylsy ile gitti, 30-31 yaşında düşün
bu yaşlarına kadar da aktif ingilizceleri yoktu :)

benim de yok :(
0
antik depresan
(05.09.18)
(14)

Arkidişler bisiklet süremiyorum

mewthree
Çocukken öğrenmedim. 26 yaşımda da bir deneyeyim dedim. On beş yirmi dakika denedikten sonra yapamadım. Yarın GECE yine deneyeceğim. Süreci hızlandırmak için tavsiyesi olan var mı? :(
Çocukken öğrenmedim. 26 yaşımda da bir deneyeyim dedim. On beş yirmi dakika denedikten sonra yapamadım. Yarın GECE yine deneyeceğim. Süreci hızlandırmak için tavsiyesi olan var mı? :(
0
mewthree
(05.09.18)
Pedal çevirmeden kaykayda gidermiş gibi ayaklarınızla şeyapın arada hızlanınca da ayaklarınızı yerden kaldırın. En azından güvenli dengeyi öğrenirsiniz gibi bence.
0
mor.inek
(05.09.18)
pratik gerekli, pratik yaptıkça öğreneceksiniz. biraz daha sabır.
0
biravekahve
(05.09.18)
bir duble viski stresi azaltir.
0
ateistanbul
(05.09.18)
sen sürerken arkadan birisi tutsun, sonra senin haberin olmadan bıraksın.
0
teritori
(05.09.18)
Koltuk ve gidon ayarını size göre indirin, ayaklarınız rahatça yere değiyor olsun.

İleri bakın, sadece ileri bakın. Asla gidona ya da pedala bakmayın.

Sonra sağlaksanız sğ, değilse sol pedalı tam dik konumdan bir tık ileri pozisyonda bekletin.

Ayağınızı pedala koyun ve sıkı durun, bütün gücünüzle pedalı itin/basın ve hızlıca kendinizi ileri atmayı sağlayın.

O esnada en önemli nokta ileri bakmaktır, asla gidona ve yere bakmayın.

İlk kuvvetli ayağınız ile yol almaya başladıktan sonra panik yapmadan yavaşça diğer ayağınızı da pedala koyup yavaşça çevirmeye başlayın.

Vitesin 1'de yani en yumuşak vitesde olması işi kolaylaştırır.

Unutma, sadece ileri bak.

Üç denemede öğrenmen lazım, dünyanın en basit işlerinden biri. Bisikletin gitmesi içinn senin bir şey yapmana gerek bile yok aslında.

Gidonu sabitleyip bisikleti hızlıca fırlatsanız uzun bir süre düm düz gider zaten.

Sadece ileri bak demiş miydim?
0
John Bloor
(05.09.18)
John Bloor açıklamış güzelce.

Ben de şu videoyu:
www.youtube.com

ve şu bağlantıyı bırakayım:
www.bisikletforum.com
0
sarsuk
(05.09.18)
ayaklarına veya bisiklete bakma sadece önüne bak +1
0
damla sakızlı dondurma
(05.09.18)
Ben de binemiyorum. Bir ara ders alacağım.
0
SiyamkedisiZorro
(05.09.18)
Binemeyenler toplansın ders vereyim, 3 ders sonra teker yaptırırım :)
0
John Bloor
(05.09.18)
ben de şu videoyu buraya bırakayım. aynı yöntemle 2 saat içinde kızıma öğretmiştim. yetişkin olduğunuz için pedalları sökme aşamasını atlarsınız.

www.youtube.com
0
lazpalle
(05.09.18)
Neden kimse arka tekeri 3 lemekten bahsetmiyor. Denge sağlandıkça yan tekerlerden biri çıkar, 3-4 kere düşülüp diz patlatılır, daha o yara kabuk bağlamadan güven kazanılıp 2 tekere geçilir. bu işin olayı budur. o 4 tekerlekle karizma bi gider yani. diyeti bu.
0
onemoremile
(05.09.18)
Denge tekerleri ogrenmeyi geciktiriyor, tavsiye edilmez. Size yardimci olacak sabirli bir insan bulmak gerekiyor. Bir de, vitesi tutan duzgun bir sehir bisikleti/Hollanda bisikleti... Gidip dag bisikleti ya da yol bisikletiyle bisiklet surmeyi ogrenmeye kalkmayin.

Balansim rezalet ve sportif olmanin yanindan gecmeyecek biri olarak soyluyorum, ben de 20li yaslarda ogrendim bisiklet surmeyi ve 3-4 kez yarim saatlik cabalama yetti bana. Ayni sene gittim Danimarka´da tura ciktim hatta abartip :-)

Ilk suruslerinizde dizlik ve kask kullanmayi dusunebilirsiniz, aslinda kaski hep kullanabilirsiniz, tabii bunlar ogrenme surecini hizlandirmaz. Ama bir derece guven verir size.
0
buf-e kür
(05.09.18)
kucuk bisiklette deneyin bmx tarzi bir sey bulursaniz hatta cok rahat olur. utanirim kucuk bisikletle derseniz, ucra yerlerde bir arkadasinizi da alip pratik yapin. direk at gibi bisikletle denemeyin.
0
Crymeariver
(05.09.18)
teşekkürler tavsiyeleriniz için. sabah erken kalkacağımdan (kaytarmıyorum -_-) bugünü es geçsem de önümüzdeki gecelerde işime yarayacak.
0
🌸mewthree
(06.09.18)
(21)

küvetteki çıkmayan lekeler

domatescorbasi
merhaba,küvette önceki kiracılardan ve 20-30 yıldan kalma pas benzeri lekeler var. pas/kireç çözücü, yağ çözücü, cif kremler, çamaşır suyu, sabun, türlü deterjanlar bekletmeme rağmen işe yaramadıgeçenlerde bir arkadaşım benzer durumdaki bir tanıdığından bahsetti. söylediğine göre o da evde benzer bi
merhaba,

küvette önceki kiracılardan ve 20-30 yıldan kalma pas benzeri lekeler var. pas/kireç çözücü, yağ çözücü, cif kremler, çamaşır suyu, sabun, türlü deterjanlar bekletmeme rağmen işe yaramadı

geçenlerde bir arkadaşım benzer durumdaki bir tanıdığından bahsetti. söylediğine göre o da evde benzer bir leke için ismini hatırlayamadığı bir deterjan kullanmış en sonunda ve leke çıkmış. arkadaşım lekeyi hatırlamıyor, o arkadaşına da soramıyor. sizce ne olabilir o deterjan? yurtdışından getirilen bir şey olabilir. ben türkiye'deki marketlerde satılan neredeyse her şeyi denedim zaten galiba... bir ihtimal buradan bilen eden çıkar diye umutlandım yine küvete bakıp
0
domatescorbasi
(04.09.18)
Aspirin denedin mi? Bimde vardı.
0
basubadelmevt
(04.09.18)
@basubadelmevt aspirex denemiş olabilirim ama şimdi şişesini göremedim evde acaba denemedim mi. aspirin ayrı bir şey mi? ona göre alayım
0
🌸domatescorbasi
(04.09.18)
Tuz ruhu?
0
kibritsuyu
(04.09.18)
Bizim soforlerin sari su dedikleri dexal sgrassatore spray limone var.bu arkadas o sorunu cozer.italyadan donen soforler getirip internetten vs satiyorlar,ufak bir googlela cikacaktir.
0
duptıs
(04.09.18)
kuvet fayans mı yoksa farklı bir malzemeden mi? fayans olmayabilir çıkmıyorsa.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(04.09.18)
@kibritsuyu tuz ruhunu kendimi veya küveti eritmeden kullanamam gibi geldi, tehlikeli geldi açıkçası. asit içeriği olan ürünler kullandım tabii ama

@duptıs mutlaka bakacağım, umarım çözer

@proletarier aller lander vereinigt euch fayans değil, mermer benzeri ama parlak bir yüzeyi yok. mermer de değil muhtemelen
0
🌸domatescorbasi
(04.09.18)
Cillit bang?
0
kuehles blondes
(04.09.18)
@kuehles blondes işe yaramadı
0
🌸domatescorbasi
(04.09.18)
onlar doğal malzemeler değil. bizim eski evdeki küvette öyleydi ve çıkmıyor ben de çok uğraştım bir sürü farklı yöntemle. bence çok da yorma kendini, temiz sonuçta görsel olarak bırak öyle kalsın soluduğun kimyasala değmez.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(04.09.18)
Küvet boyama yapan yerler var. Hiç denemedim ama, eğer leke çıkmazsa, belki bir araştırmak istersiniz?
0
agluna
(05.09.18)
ben benzer durumdaki bir kuveti bununla temizlemistim, kesinlikle ise yariyor. bu urunu tr'de bulabilir misin bilmiyorum.

clrbrands.com

yanliz dikkatli kullanmak lazim, dokup bekletiyorsun bir sure ve doktukten sonra tuvalette nefes almak zorlasiyor, bayagi kuvvetli birsey. eldiven falan sart.
0
cooperr
(05.09.18)
porçöz denendi mi? Acayip ise yarar bir sey
0
nax
(05.09.18)
tehlikeli bir yöntem,

leke olan yerin etrafına macunla, içinde su durabilecek duruma gelsin, az biraz çamaşır suyu dök üstünü kapatsın,
sonra yarım bardak tuz ruhunu atıp kaç, çünkü tepkimeye giriyor zehirlenebilirsin.
0
ravenudon
(05.09.18)
Eğer malzemenin içine işlenmiş bir kir değil ise yani sadece yüzeyde olan bir leke ise bu sayılanlarla çıkması lazım.

olmadı sıfır zımpara ve pasta ikilisi de cillop gibi yapar, ama buradaki önemli nokta lekenin malzemenin içine işlememiş olması.

Leke içeri işlediyse değil temizlik ürünleri, kazısanız bile leke hep kalacaktır. O zaman tek çare boyamak.
0
John Bloor
(05.09.18)
John Bloor +1

Bir de sakın ha asit baz ikilisini (çamaşır suyu + tuz ruhu) beraber kullanmayın. Sağlığınızdan olursunuz.
0
SiyamkedisiZorro
(05.09.18)
arkadaşlar sağolun, denemediklerime tik attım, artık aspirex'ten başlayıp diiğerlerine doğru gideceğim türkiye'de bulabildiğim kadarıyla. ama tuz ruhu son çare gibi geliyor, galiba içine işlemiş dediğiniz gibi. ben şu küvet boyama olayını araştırsam daha iyi olacak tuz ruhu yerine
0
🌸domatescorbasi
(05.09.18)
20-30 yıldan kalma pas benzeri lekeler var dediğiniz zaman o banyonun yıllardır yenilenmediği anlaşılıyor. yani artık bir usta ile anlaşın, yıktırın ve yenisini yaptırın diye bağırmış banyo size. :)

Bir de soru, bu lekeler silikon üzerinde mi? genelde silikonlar siyaha döner. temizlemekle geçmez. kazıyarak temizler, yeni silikon çekersiniz.
0
cliquot
(05.09.18)
@cliquot maalesef kiracıyım, ev sahibim de değiştirmez. yok silikon üzerinde değil
0
🌸domatescorbasi
(05.09.18)
bir de ovalama kismini iyi yapamiyor olabilirsiniz. gucunuz yetmiyordur. matkabiniz varsa uc kismina firca takin. nasil yapildigini gosteren hack vidyolari bulursunuz.
0
jimicik
(05.09.18)
tuz ruhu ve başka temizlik malzemelerini karıştırınca çok kötü bir şey çıkıyor ortaya, biber gazı gibi. cam varsa kesinlikle açık kalsın. döktükten sonra da uzaklaşıp bekleyin, kokusu geçtikten sonra temizlemeye çalışın.
0
Olric
(05.09.18)
hiç bilgim yok ama tuz ruhu ve çamaşır suyunu karıştırırsanız hardal gazı elde edersiniz, bu kullanılması yasak biyolojik bir silahtır. akıllı olun küvet için hava yolunuzu tahriş edeceksiniz.
0
neverlose
(05.09.18)
(14)

Hayatınızı 2 evreye ayırıyor olsaydınız 2. evresi kaç yaşında başlardı?

levent bilgen
Ve bu dönüşüme, değişime sebep olan olgu genel anlamda neydi? Aşk, ölüm, kayıp.....
Ve bu dönüşüme, değişime sebep olan olgu genel anlamda neydi? Aşk, ölüm, kayıp.....
0
levent bilgen
(04.09.18)
14 yaşında liseye başlamam. O günden beri hiçbir şey iyi gitmedi.
0
melonsucker
(04.09.18)
Üniversite 3.sinifta yetişkinlige adım attığını görüyorum geçmişe bakınca. O yıl 5 - 6 tane ülke gezdim. Seks yaptığım insanların sayisini saymamaya başladım. Kendimi daha iyi tanıdım. Imkansız hayaller kurmayı bıraktım. Kendime daha net hedefler kurdum. Aradan 8 yıl gecti, daha fazla şey öğrendim ama 21 yaşımda olgunluk başladı.
0
Traveller
(04.09.18)
Dünyanın merkezindeki adam/kadın rolünü bırakıp, dünyanın merkezindeki çocuğun annesi/babası rolüne başladığınız gün, hayatınızdaki ikinci evreye başladığınız gündür.

...Alıntı...
0
oguz altun
(04.09.18)
32 yaşında başladı.
annemin ölümüyle.
0
blatta hiberna
(04.09.18)
birkaç şekilde ayırabilirim aslında:
13-14 yaş öncesi mutlu ben, sonrası mutsuz ben. sebep; ergenlik ve getirdiği yeni niteliklerle ne yapacağını bilememe.
25'ten öncesi çocuk ben, sonrası yetişkin ben. sebep; bir ölüm.
28'den öncesi yaşayan ben, sonrası ölü ben. sebep; depresyon.
30'dan öncesi eski ben, sonrası yeni ben. buna sebep üretemiyorum açıkçası. geçmişle hesaplaştım, eldeki beni kabullendim ama neyin sonucunda oldu bu bilmiyorum.

illaki birini seçmem gerekirse, ilkini seçerdim. çünkü her şeyin başlangıcı oymuş gibi hissediyorum.
0
misterturist
(05.09.18)
23 yaş. Aslında güzel bir yaştı, yeni bir döneme girmiştim ve doğru bir karar verdiğimi sanıyordum. O yanılsama kısa sürdü. Sonrasında başlayan süreç zehir zemberek, ağır buhran, pişmanlığın kaybettirdiği yıllar vs. Geleceğime dair de umutlarımı körelten bir sürecin başlangıcı.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(05.09.18)
17 yaş. hayatımı etkileyecek pek çok kararı o dönem aldım.
0
tabirimekruh
(05.09.18)
Henuz ayiramam bence.
0
baldan kaymak
(05.09.18)
21 derdim ama simdi 25 de cok sancılı geldi onu devirebilir..
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.09.18)
07.15.2011 intihara teşebbüs edip kurtulduğum gün. Resmen level atlayıp bütün sıkıntı lari uzerimden sıyırıp attığım gün.

Artık daha mutluyum.
0
brnbrs
(05.09.18)
1. dönüm noktam Anadolu Lisesini kazanmamdı; hayatımı değiştirdi diyebilirim
2. dönüm noktam tekrar üni sınavına girmeye (2. defa) karar vermemdi, hayatımı geri aldım
3. dönüm noktam çocuk yapmak
4'e henüz gelemedim sanki
0
SiyamkedisiZorro
(05.09.18)
aslında ben üç evreye ayırıyorum. 2. evre 26 yaşında laylaylom takılırken g.tümün üstüne oturuşumla başladı. 3. evre ise baba oluşumla başladı.. o gün kalbim o kadar hızlı atıyordu, o kadar heyecanlıydım ki gerçek anlamda ölümden korktum çocuğumu kucağıma alamadan öleceğim diye. şimdi bir gülüşüne bile ölebilirim :)
0
silah taciri
(05.09.18)
25.yaş günüm.
babamın vefat ettiği gün.
o günden sonra çok rahat geçiremedim yaşlarımı
27nin son çeyreğindeyim.
0
antik depresan
(05.09.18)
17 yaş, evden ayrılmam
0
superb
(05.09.18)
(19)

şu an çalıştığınız yerde kaç yıldır çalışıyorsunuz?

datnet
Selam,sb. ben 7 aydır çalışıyorum. pozisyonla birlikte yazar mısınız? Özellikle yazılımcı arkadaşların iş değiştirme sıklığını merak ediyorum.edit: yazılım geliştirme uzmanıedit2: pozisyon niye yazmıyosunuz ya? :Dedit3: hepinizi severim bilirsiniz ama yazılım, muhasebe, ik vs. pozisyon değildir ark
Selam,

sb. ben 7 aydır çalışıyorum. pozisyonla birlikte yazar mısınız? Özellikle yazılımcı arkadaşların iş değiştirme sıklığını merak ediyorum.

edit: yazılım geliştirme uzmanı

edit2: pozisyon niye yazmıyosunuz ya? :D


edit3: hepinizi severim bilirsiniz ama yazılım, muhasebe, ik vs. pozisyon değildir arkadaşlar.
0
datnet
(04.09.18)
Finansal Analist - 4 ay
0
orange coffee
(04.09.18)
1 sene oldu yeni. aslında daha önce değiştirmeyi düşünüyodum da önceki işimde de 6 ay kadar çalıştığım için en azından 1 senem dolsun diye beklemiştim. yavaş yavaş iş aramaya başlamayı düşünüyorum. en uzun 3 sene 3 ay çalıştım aynı yerde. yazılım.
0
tepedeki psychedelic adam
(04.09.18)
3 aydır çalışıyorum. Ondan önceki 5 işimde de 18'er ay çalışmışım.
0
bedbed
(04.09.18)
9 aydır çalışıyorum. ben de @bedbed gibi önceki tüm işlerimde 18 ay çalıştım.
Pozisyon: Senior Dev
0
montreal
(04.09.18)
6 yıl.
0
mikahakkinen
(04.09.18)
İşletme mezunuyum. Şu an çalıştığım şirkete 25 sene önce stajer olarak başladım. Bir sürü bölüm ve ülkede çalıştım, o yüzden aynı şirkette çalışmamış gibiyim. Satış&pazarlama, strateji, proje yönetimi, raporlama, denetim, kalite...
Kalmadı benim gibi dinazorlar.
Bence aynı işte kalmanın ideal dönemi 4 ila 7 sene arasında. Sonrasında ya yükselmek ya da değiştirmek gerekiyor.
0
SiyamkedisiZorro
(04.09.18)
ilk iş 4 yıl
2. 2 yıl
3. 7 ay freelance
4. 13 ay
5. 1,5 aydır yeni işimdeyim.
0
prezarlatif
(04.09.18)
2 yıl 1 ay
0
efreet sultan
(04.09.18)
sap co danışmanı-4 ay
0
canercuxy
(04.09.18)
İlk işim 2 yıl, şu anki işim de 7 ay. Bir iki yıl daha çalışırım burada, sonra önüm açılırsa artık nereye olursa.

Not: Yazılımspor
0
chicha
(04.09.18)
yazılım - 5 yıl
0
lalu
(04.09.18)
şu an : 5 yıl
önceki : 2,5 yıl
önceki : 1 yıl
önceki :8,5 yıl
önceki : 2,5 yıl

muhasebe
0
naksidil
(04.09.18)
7 yıl.
0
elikası
(04.09.18)
şu an : 7 yıl
önceki : 1 yıl
önceki : 3 ay
önceki : 1 yıl
önceki : 6 ay
önceki : 1 yıl
önceki : 1 yıl


yazılım
0
ravenudon
(04.09.18)
Benim de 7 ay oldu ben de yazılım geliştirme uzmanıyım. Bir önceki işimde 2.5 yıl çalışmıştım
0
greenshadow
(04.09.18)
yazılım 14 yıl
0
cedex
(04.09.18)
bu şirkette totale baktığımızda 6 senem doluyor. ama arada 3 yıllık farklı bir firmada çalıştım.
şöyle açıklayayım
şimdiki şirketim: 01.2010 - 03.2013
diğer şirket: 03.2013 - 10.2015
şimdiki şirketim: 10.2015. -

yöneticiyim.
0
teritori
(04.09.18)
Yazılım.

Öğrenciyken bir yerde 4 ay çalışmıştım.
İlk gerçek işimde 14 ay.
Sonrakinde 18 ay.
Sonra 18 ay freelance.
20 aydır da kendi şirketimin başındayım.
0
long live rock n roll
(04.09.18)
yazilimci degilim ama sirkete ortak falan olma sansin yoksa 3-4 senede bir ziplamak lazim..
0
cooperr
(06.09.18)
(16)

garip gıda alerjileri olan insanlar

tabudeviren
asla şeftali ve zeytin yemeyip, bunların ismi geçtiginde bile içi kalkan insanlar tanıdım. zeytin yemeyen arkadaşa elimi yumruk yapıp "icinde zeytin var" dediğimde benden koşarak uzaklasıyordu.dün de bir pogaçadaki 1 gram peynirin bile kokusunu alabilen, asla peynir yemeyen biriyle karşılaştım.sizin
asla şeftali ve zeytin yemeyip, bunların ismi geçtiginde bile içi kalkan insanlar tanıdım. zeytin yemeyen arkadaşa elimi yumruk yapıp "icinde zeytin var" dediğimde benden koşarak uzaklasıyordu.

dün de bir pogaçadaki 1 gram peynirin bile kokusunu alabilen, asla peynir yemeyen biriyle karşılaştım.
sizin bildiğiniz neler var böyle?

edit: "alerji" kelimesine alternatif bulamadım. gıdayı yiyip rahatsızlanma değil de, huylanma, gıcık olma diyebiliriz.
0
tabudeviren
(04.09.18)
findik yiyince olen insan var kankito.

akil alir gibi degil ama gercek.
0
baldur2
(04.09.18)
Abim zeytine hiç katlanamıyor. Masaya gelirken üzerinde zeytin olduğunu görürse, direkt uzaklaşıyor. "Şunu kaldır" diyor adam, ismini bile söylemiyor. Alerji değil de yani değişik bir kafa.
0
cay koy geliyorum
(04.09.18)
Patlıcan.. çocukken yiyince/yemeye zorlanınca midem bulanıyodu. Büyüdüğümde fark ettim ki dilime yara yapıyor. Yoğurtlu meze vs. iken yiyorum ama direkt yemek olarak yiyemiyorum.
0
lcha
(04.09.18)
baldur gerçek bir alarjiden söz ediyor da sizin bahsettiğiniz sanki alerji değil de huylanma gibi.
Tavuk ve mantar yiyemeyeninsan gördüm. Birisini bilmiyordum da tavuk suyuna çorba yapmıştım. İsmini söyleyebiliyor ama asla ağzına sürmüyor.
0
SiyamkedisiZorro
(04.09.18)
bademe dokunamayan biri vardi. tuylu diye.
0
jimicik
(04.09.18)
yok.ne bulsam götürürüm acımam. :)
0
naksidil
(04.09.18)
Domates yemeyen birini biliyorum, bir yemekte domates varsa yemiyor. Tam bir domates düşmanı.
Bir de eskiden işyerinde çalışan bir arkadaş vardı, limonun adı koşarcasına uzaklaşıyordu. Hatta birisi karşısına geçip limon yemişti kadın ayılıp bayılmıştı.
0
Tutkun
(04.09.18)
daha çok yalan dolan uyduruk karakter özellikleri olarak görüyorum. 3 gün odaya kapatıp önüne sadece zeytin koysan hiç mırın kırın etmeden yer. modern zaman şımarıklıkları. şehir insanı yığınlar arasında demek ki böyle varlık gösterebileceğine inanıyor. "aa o mu, hani şu peynir yiyemeyen kız" diye anılmak için. böyle kendine yoktan tabular, sabitler yaratan insanı vasat görürüm genelde.

alerji apayrı bir konu. geçende bir yerde abd nüfusunun 8'de 1'inde yerfıstığı alerjisi olduğu yazıyordu. yediğinde baya hastanelik oluyorsun. cilt kızarıklığı ya da mide bulanması gibi de değil, solunumunu falan etkiliyor. bizim kezbanların/kamillerin "ay ben hayatta maydanoz yiyemem" tribi gibi değil.
0
sir gawain
(04.09.18)
mücver diyince bile midem hopluyor. bunun haricinde pek ayırt etmem ama, sevmediğim bir şey olsa bile yiyebilirim.
0
theseachange
(04.09.18)
dereotu.
0
sutlu nescafe
(04.09.18)
ben de çocukken zeytin yumurta yiyince alerji olur hart hart kaşınırdım. şimdi yiyorum hiçbir şey olduğu yok. domates yiyince kaşınan bir çocuk tanıyorum. bence karaciğerleri zayıf diye tahmin ediyorum.
0
for day to break
(04.09.18)
-(sayıca çoğuz ve hiçbir özel yanı yok, biliyorum ama) ben pişmiş soğan yemiyorum, imkanım varsa ayıklıyorum. imkanım yoksa da çiğnemeden hap gibi yutuyorum. ağızda hafiften gıcır gıcır etmesi çok sinir bozucu.
-limonu severim ama salataya kaçmış limon çekirdeğinden nefret ederim. salatada bir limon çekirdeği varsa salata yemeyi bırakıyorum o dakika.
-kokusunu çok sevmesine rağmen, milyonlarca lira da teklif etseniz annem asla kavun yemez.
-kuzenim zeytin olan sofrada yemek bile yemiyor, görünce koşarak uzaklaşıyor.
-üniversiteden ev arkadaşım kekiği ve pişmiş biberi ağzına sürmezdi. ben de kekiği aşırı sevdiğim ve farkında olmadan neredeyse her şeye kattığımdan dolayı bazen yaptığım şeylerden yiyemezdi.

öyle aman aman ve ilginç şeyler değil bunlar ama yine de hayatı bir anlığına çekilmez kılıyor işte.
0
m e b
(04.09.18)
Patlıcan, üzüm ve karidese alerjim var.
0
perfectum
(04.09.18)
Annem, şeftalinin ve kayısının kabukları soyulmadan yiyemez ve hatta bu meyvelere dokunamaz bile. Tabii aynı gıcık olma durumu, çağla için de geçerli. Ama, şeftali ve kayısı kabuklarından arındırıldığında, severek yer. Buradaki temel sorun, tüyler tabii:)

Ben de çocukken, yaklaşık 6-7 sene boyunca, domates yiyemedim. Kokusu inanılmaz derecede midemi bulandırıyordu. Sonraları, önce pişmiş domates, sonrasında da tuza bulanmış domates yemeye başladım. Sanırım bu süreçte, o eski, kokulu domatesler kalmadığından, şu an rahatlıkla domates tüketebiliyorum. Yani bu "alerjiler" bazen dönemsel de olabiliyor.
0
agluna
(04.09.18)
küçükken annem peşimden koşarak zorla yedirdiği için kabak yemegine boyle yaklasıyorum. tadıyla buyuk bir derdim yok ama yemiyorum yiyemiyorum. küçükken de yiyince kusardım. katlanamıyorum.

teyzem kivi yiyince cok kötü oluyor ama o alerji sayılır
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(04.09.18)
Tavuk yiyemiyor olmam millete tuhaf geliyor.
Tavugu agzima surmem ve yemesem bile yanımda birinin yedigigi tavugun kokusu tiksindirir. Görüntüsü de kokussu da tadi da midemi bulandiriyor tavugun. Tavuk gorduysem o tarafa bakmam mesela. Hele de haslanmis tavuk.
Haslanmis but gorursem istahim kacar.
0
stavro
(04.09.18)
(15)

saç fırçanızı temizliyor musunuz?

diffarentiationation
ben temizliyordum da, o çileyi çekeceğime 2-3 ayda bir 10 lira verir yenisini alırım dedim bugün. siz ne durumdasınız?
ben temizliyordum da, o çileyi çekeceğime 2-3 ayda bir 10 lira verir yenisini alırım dedim bugün. siz ne durumdasınız?
0
diffarentiationation
(04.09.18)
10 lira için 1 saat çalışıyorum ben, temizliyorum.
0
atom karincanin torunu
(04.09.18)
Ayni sekilde akillandim artik yenisini alıyorum :)
Temizlesen de telleri bozuluyor zaten.
0
stavro
(04.09.18)
her kullanışımdan sonra temizlerim
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(04.09.18)
Fırçayı yenisini alacak kadar kotu hale nasil getirdiniz anlamadim ama ben de her kullanimdan sonra kalan sac olursa aliyorum. Firca temizleme olayina girişmek gerekmiyor o yuzden.
0
aquarium
(04.09.18)
10 lira vermek zor degil ama bir esyayi omrunu tuketmeden atmak dogru gelmiyor. ustelik plastik. temizliyorum, zoruma da gitmiyor temizlemek.
0
jimicik
(04.09.18)
Şu life hacks vs gibi videolar var ya onlarda görmüştüm, fırçaya kağıt ya da streç film batırıyordu. Tarama işi bitince o filmi tek seferde bütün saçlar ile birlikte alıyordu rahatça.

Belki birilerinin işine yarar bu bilgi.
0
John Bloor
(04.09.18)
Fırça değil tarak kullanırım.
0
perfectum
(04.09.18)
Her taramadan sonra alin üzerindeki saclari.

2-3 ay üzerinde sac bekletmek zaten hijyenik degil bir kere. Ben 20 senedir ayni taragi kullaniyorum. Sürekli yenisini almak, plastik cöp cikarmak dogaya zararli.
0
chitosan
(04.09.18)
Fırça değil tarak+1

Tarağın içindeki saçları da hemen alırım asla öyle bırakmam bu sayede 10 yıldır aynı tarağı kullanıyorum.
0
eksi sozlugun tatli insani
(04.09.18)
Şöyle yapıyoruz, bir ara banat saç fırçasının yanında bir temizleme tarağı vardı minicik, o yoksa bir çatal da iş görür. O çatalla fırçanın içinde saçları temizliyoruz (2 dk). Daha sonra fırça tarağı bir yastık kılıfı ya da çamaşır filesinin içine koyup çamaşırlarla beraber yıkıyoruz. Miss.
0
SiyamkedisiZorro
(04.09.18)
Saç fırçam yok. Zaten saçım da yok.
Kolay temizlenebilen bi fırça yapsam satabilir demek ki diye düşündüm burada yazanları görünce. Sonra hali hazırda yapıldığını gördüm:

www.qwikcleanbrush.com
www.amazon.com

Türkiye'ye getirsem 100-200 TL vermez heralde kimse saç fırçasına.
Bir fikir daha ölü doğdu. Beyaz yakalı olmak kader olmamalı :/
0
soulforge d
(04.09.18)
tarakla fırçada kalan saçları her kullanımdan sonra temizlerim.
0
naksidil
(04.09.18)
iki saç fırçam var. birbirine sürterek içindeki saçları temizliyorum. maks. 2 dk.
0
ferrarimizolaydisatardik
(04.09.18)
bana gratisten çok cici bir tarak hediye edildi doğum günümde, çok kolay temizleniyor ve çok keyifli taranıyor.
0
for day to break
(04.09.18)
saçlarımı duştan dusa tariyorum ve üzerindeki saçları her taramadan sonra alıyorum. ekstra bir temizleme işlemi uygulanıyordu.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(04.09.18)
(3)

Tiroid ve hormonlar - Dahiliye Doktoru önerisi

nıç
Öncelikli olarak tiroid hormonlarımın düzensiz çalışıp çalışmadığına baktırmak istiyorum ama genel bir tetkik de yaptırmak istiyorum.Belli şikayetlerim var;Kronik yorgunluk,Uyanamama,Dikkat dağınıklığı,Ani sinirlenme,Hafif saç dökülmesi,Sancılı regl dönemi...gibi.(ay sayınca kötü oldum) :) Saç ve c
Öncelikli olarak tiroid hormonlarımın düzensiz çalışıp çalışmadığına baktırmak istiyorum ama genel bir tetkik de yaptırmak istiyorum.
Belli şikayetlerim var;

Kronik yorgunluk,
Uyanamama,
Dikkat dağınıklığı,
Ani sinirlenme,
Hafif saç dökülmesi,
Sancılı regl dönemi
...
gibi.

(ay sayınca kötü oldum) :) Saç ve cilt için cildiyeye gitmem mi gerekir, yoksa hepsini dahiliyede halledebilir miyiz?

Doktor önerisi isteyeceğim bir de İstanbul için. Özel sağlık sigortam var, fyi.
0
nıç
(03.09.18)
Hocam bende öncelikle bi dahiliyeye gidin. geniş kan tahlili yaptırın, sonrasına cilt & kadın doğuma da gidersiniz ama önce bence tiroid vs. konusunda içiniz rahatlasın. diğer konular buna bağlı olabilir.
0
lcha
(03.09.18)
Endokrinoloji'ye görünmenizi tavsiye ederim.
0
SiyamkedisiZorro
(03.09.18)
bahsettikleriniz haşimato'yu anımsatıyor. çok büyük bir dert değil neyse ki. sancılı regl dönemi de eğer haşimato varsa ondan kaynaklı olabilir. 25 yaşıma kadar regl olduğumu bile anlamazdım, tiroitler pert olunca birden sancılar çekmeye başladım.

benim doktorum üsküdar'da. yunus emre hastanesinden mete öç. çok kısa sürede düzene soktu değerlerimi. ama haşimato tiroiditi çok görülen bir vaka. eğer tiroit değerlerinizde bir sorun yoksa düşünürsünüz bence.
0
pokerface
(03.09.18)
(10)

Ekşiyen ev yoğurdu yenir mi?

turk kizi
haftasonu bir heves anneme yoğurt yaptırttım. sütü direkt köyden geldi. sonra soğuğu tutan torbada yanında buzla 5 saat yolculuk yaptım. lakin yoğurdum ekşimiş :( bunu yemenin bi zararı var mı? fesleğenli filan ayran yapıp en azından probiyotik gücünden faydalanamaz mıyım?
haftasonu bir heves anneme yoğurt yaptırttım. sütü direkt köyden geldi. sonra soğuğu tutan torbada yanında buzla 5 saat yolculuk yaptım. lakin yoğurdum ekşimiş :( bunu yemenin bi zararı var mı? fesleğenli filan ayran yapıp en azından probiyotik gücünden faydalanamaz mıyım?
0
turk kizi
(03.09.18)
ekşi yoğurdu genelde ayran yapıp içeriz ama uzman değilim.
0
silver apple
(03.09.18)
deli gibi yenir.
0
Tears of Devil
(03.09.18)
Ekşi yoğurttan çok güzel mayalı hamur olur
Poğaçaları puf puf olur
0
fasulyek
(03.09.18)
tabi ki yenir. soğuk suyla güzel bir ayran yapılır, tereyağlı bulgur pilavıyla içilir :)

dehşet ekşi yoğurdu bile yemişliğim var.
0
tabudeviren
(03.09.18)
Süzme yoğurt da yapılır
0
kablelvuku
(03.09.18)
yiyorum
0
yuvarlanantencereninkapagi
(03.09.18)
dedem sadece ekşi yoğurt yer.
en kötü ayran yapılır.
0
damla sakızlı dondurma
(03.09.18)
Yenir ya manyakları var onun.
Normal halini yiyemeyip, ekşisin diye yoğurda limon sıkan, sirke falan döken arkadaşım var. Götür, bir şey olmaz.
0
cay koy geliyorum
(03.09.18)
Böyle artık kapağını açtığımda fokurdayan anne yoğurdunu bile değerlendiriyorum. Ayran yapıyorum, pilavla falan harika oluyor.
0
chicha
(03.09.18)
ekşi yoğurt yenir
0
SiyamkedisiZorro
(03.09.18)
(16)

Kız kulesinde yaşamak

alwayschargeneverbend
İster miydiniz ozel mulkunuz olsa?
İster miydiniz ozel mulkunuz olsa?
0
alwayschargeneverbend
(02.09.18)
Şahsen istemem
0
gazozailacatmauzmani
(02.09.18)
İstemezdim.
0
Amaranta ursula
(02.09.18)
bir sürü insan dürbünle bakacak gözetleyecek falan, perdeler 2 dk açık kalsa neyin var neyin yok görürler.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(02.09.18)
istanbul'daki en overrated mekan, kesinlikle istemezdim.
0
Bruce
(02.09.18)
bundan yillar evvel kiz kulesinde telsiz istasyonu vardi. babamin en yakin arkadaslarindan biri geceleri burada nobetci telsiz zabiti olarak calisti. kis yaz fark etmeden kuledeki kendisi ve asagilarda takilan bekci disinda kimse yok tabi. bir sure sonra psikolojisi bozulmustu.

demem o ki yalniz yasanacaksa pek iyi bir tecrube olmayabilir bir sure sonra.
0
birkibirkibirkibirkiuc
(02.09.18)
Bizim mezuniyet balomuz Kiz Kulesi'nde yapilmisti ve manzara hayal kirikligi olmasa da, o kadar etkileyici degildi. Kiz Kulesi'nden Istanbul'a bakmak, Istanbul'dan Kiz Kulesi'ne bakmak kadar zevkli degil. Atiyorum, Salacak'taki bir evin hem tarihi yarimada, hem Besiktas hem de Kiz Kulesi manzarasi var ama Kiz Kulesi'nde Kiz Kulesi manzarasi yok, manzarayi manzara yapan asil parca eksik. Onun yerine Uskudar manzarasi var, Uskudar Sahilyolu trafigini ya da Besiktas'ta Barbaros Bulvari trafigini izleyebiliyorsun, vb. Icinde olmaktansa seyredebilecegim bir yerinde olmak isterim. "Salacak da yalin olacak" deseler tamam derim de, Kiz Kulesi'nden markete gitmesi ayri dert, yagmurlu, firtinali havasi ayri dert, cayir cayir ruzgar alir, "Hadi bize gel iki dakika" diyemezsin kimseye. Zor is.
0
aychovsky
(02.09.18)
hayır.
0
sutlu nescafe
(02.09.18)
Hayır. Tarihi simgeler dışarıdan çok daha görkemli ve cazibeli geliyor.
0
m e b
(02.09.18)
İsterdim. Geleni gideni olmaz. Mis. Teknesi olan arkadaşlarım gelebilirdi sadece. Para var huzur var.
0
Delay Fuze
(02.09.18)
Hayir. O kadar izole olmak istemem.
0
stavro
(02.09.18)
Kesinlikle yaşardım üç dört ay en azından.
0
fırt
(02.09.18)
la bakkal su bile getirmez, sigaran bitse sictin
0
cairo
(03.09.18)
Kesin isterdim <3
0
SiyamkedisiZorro
(03.09.18)
çok rutubet olur
0
d e j i n
(03.09.18)
Sadece adres verirken bile havası yeter: Siyamkedisi Kızkulesi / İstanbul
0
SiyamkedisiZorro
(03.09.18)
istemem hiç bana göre değil
0
basond
(07.09.18)
(21)

ailenizden sakladiginiz gercekleriniz var mi?

Leonardo~Da~Vinci
egitim hayati ile ilgili, ailenizden sakladiginiz, ogrenmesini istemediginiz bir durum oldu mu/var mi? yani durum a ancak gercegi b. yani aileye yalan soyleyip onlari idare ettiginiz oldu mu? benim oldu, kendimi suclu hissetmekle beraber, uzun vadede iki taraf icin de faydali oldugunu dusunerek bir
egitim hayati ile ilgili, ailenizden sakladiginiz, ogrenmesini istemediginiz bir durum oldu mu/var mi? yani durum a ancak gercegi b. yani aileye yalan soyleyip onlari idare ettiginiz oldu mu? benim oldu, kendimi suclu hissetmekle beraber, uzun vadede iki taraf icin de faydali oldugunu dusunerek biraz da olsa kendimi icten ice teselli ediyorum. ama onlari kandirmak bana cok agir geliyor. siz boyle durumlarin ustesinden nasil geldiniz. yillandikca hafifliyor mu?

soru, egitim hayati ile ilgili ama baska alanlarda da yazabilir, icinizi dokebilirsiniz.

ekleme: gonul isterdi ki onlarla her seyimi acik acik konusayim ama namumkun. gercekleri soylersem, kizacakalar ve kendi akillarinca mudahale edecekler:( onlar beni yalan soylemeye mecbur etti. bu da bana ders olsun, evlatlarimla daha acik bir iliski icerisinde olacagim. yoksa onlar da benim evebeynlerime yaptigim gibi bana yaparlar. bu gercekten kotu bir durum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(02.09.18)
yalan yalanı doğurur, çok yalan felaketi.. dürüst olmak her zaman en doğrusu. ha bazı şeyleri geç söylersin onu bilemem ama, özellikle ailene yalan söylememelisin:)
0
lata
(02.09.18)
Türkiye'de yaşayıp bunu yapmayan insan sayısı azdır diye düşünüyorum. Herhangi bir baskıya maruz kalmadan kendi istediğim hayatı yaşayabilmek için ilişkilerime veya genel manada özel hayatıma dair birçok şeyi sakladığım oldu, ya da durumu kurtarmak için yalan söylediğim. Önceleri kötü hissettiğim oluyordu, ama açıkçası beni bunu yapmaya iten şey yine ailemin kendisi. Böyle devam eder bu yüzden.
0
lolita
(02.09.18)
hayatımın %90 nından ailemin haberi yok.
0
paudi
(02.09.18)
Hayatımın %95 inden ailemin haberi yok.
0
rakicandir
(02.09.18)
Hic olmadi. Aninda soylemesem bile bir muddet sonra soylerim. Seffaf olmak iyi geliyor. Hayatim hafifliyor.
0
superfluid
(02.09.18)
eğitimle ilgili hiç olmadı. ama özel hayatımı anlatmam, sakladığımdan değil de özel olduğundan. ne koşullarda çalıştığımı da üzülmesin diye anlatmıyorum :)
onun dışında şeffafız yani hiç yalan söylemem, annem de kararlarımı onaylamasa da saygı duyar. sadece "gerek yok" diye anlatmıyorum anlatmadıklarımı, zaten uzaktayız.
0
pati
(02.09.18)
Üniversitede aobp dahil puanımın hariç olduğuna inandırdım. Aobp dahil burslu kazandığımı söyledim.

Halbuki burssuza yerleşmiştim. Okulun mütevelli heyetiyle görüşüp tam burs aldım. Bedava okudum. Ailem hala bilmez.

Yetti mi, yetmedi.

Okulu 3 sene uzattım. Asistan olarak devam ettiğimi söyledim. Onu da sorunsuz yediler.
0
valentinov
(02.09.18)
bilinmeyen birkaç şey var, evet.
onlar da eğitim hayatımla değil, özel hayatımla ilgili.
0
blatta hiberna
(02.09.18)
yalan söylemek değil belki ama neden aileye ya da herhangi birine karşı %100 şeffaf olunsun ki?

arkadaşlar, binde bir de olsa sadece kendinize kalan şeyler olsun. bir "özel"iniz olsun.
0
fever
(02.09.18)
Egitim hayatimla ilgili olmadi ama bol bol "Burculara ders calismaya" gittim. Iliskimin icinden uzak tutmaya calistim. Annem beni 40 yasinda dogurmus, aramizda cok nesil farki var. Anneme "Sevgilimle bulusuyoruz" dersem, o onu muhallebicide oturuyoruz ve en fazla elimiz ele kaza eseri degiyor olarak dusunuyordu, komsu kizlarindan biri "Muhallebici mi kaldi teyze" dedigi gunden beri pek rahat birakmiyor. Bir de "Her bulusmada cicek aliniyor mu", "Her aydonumunde hediye aliniyor mu" gibi benim hayatta ilgilenmedigim seylere cok fazla anlam yukledigi icin iyice uzak tutuyorum. Sevismem falan iyice kalp krizi sebebi.

Onun disinda da, bayagi bir seyi anlatmiyorum ama saklama gibi degil, "Ne gerek var, niye anlatayim" gibi. Iki sene once bir kiz arkadasimla Buyukada'ya gitmistik, onu soylememisim, ki bilincli falan da degil. Gecen gun arkadasimla karsilasip ondan ogrenmis, sanki bilerek saklamisim gibi arayip hesap sordu. Boyle konularda cok hassas.

Kucuk yaslardan beri hemen hemen her sey yasakti bana. Arkadasin dogum gunune diger arkadaslarim gidemezdi cunku evleri cok uzakti (yuruyerek yarim saat, otobusle 5-6 dakika). Tum arkadaslarim giderdi, ben gidemezdim; izin vermezdi. Arkadaslarim da bu yuzden benimle dalga gecerdi "Sen aslinda 5 yasindasin, evden cikamazsin, ihahaha" diye. Kucuk yasta hem annemi merak ettirmemek hem de arkadaslarin dalga gecmesini onlemek icin yalan soylemeye basladim. Yani, 30 dakika otedeki X sitesinde degil de, 10 dakika otedeki Y sitesinde oturdugunu soyledim dogum gunlerine giderken. O yuzden agirlik hissetmedim pek boyle basit konularda. Su anda da 75 yasinda zaten. Kendi dunyasinda mutlu olsun, bu yastan sonra dunyasini yikmamin anlami yok.
0
aychovsky
(02.09.18)
Olmuş olabilir. Olmamış da olabilir. Tam hatırlamıyorum şu an ama genelde bilirler.
0
Amaranta ursula
(02.09.18)
Okulun uzadığını bir türlü söylemedim fakat yakın zamanda söyleyeceğim onun dışında ise genelde her şeyi anlatmasam da, özellikle bir şey gizlemem.
0
biravekahve
(02.09.18)
Eğitimle ilgili olmadı.
Özel hayatımla ilgili de özellikle gizlemediğim ama bilmedikleri ufak tefek şeyler vardır.
0
olabilir ya da olmayabilir
(02.09.18)
Normalde tuvalete gitsem haber veririm, ailemle paylaşırım ama birkaç şeyde haberlerinin olmadığı şeyler elbette var. Mesela üniversite okurken son iki senemi evde geçirdim. Bir tek annem bildi bunu. Sonra arkadaşlarımın bildiği ama ailemin bilse büyük ihtimalle çok çok büyük hayal kırıklığına uğrayacağı şeyler de var. İşin açıkçası yaptığım şeylerden zerre pişmanlık duymuyorum ama ailemi üzmektense bilmemeleri çok daha iyi.
0
m e b
(02.09.18)
bilmeleri gerekmeyen şeyleri bilmiyorlar. her şeyi bilmeleri gerekmiyor, romantizme gerek yok.
0
Apocalypse
(03.09.18)
eğitim hayatımla ilgili bir şeyler gizlemedim,takdir teşekkür de aldığım oldu,10 zayıflı karne getirdiğimde,üniversitede zaten sana not,sınav soracak halimiz yok dediler, bende sene kaybetmedim gerçi ancak özel hayatımı değil de kendimi anlatmamaya başladım büyüdükçe çünkü aramızdaki uçurum baya büyüdü,onlar bana yaklaşamaz biliyorum bende onlar üzülmesin diye bazı düşüncelerimi anlatmıyorum fakat zorlanmaya başlamadım değil!
0
alobuyrunbenlutfiyefidillioglu
(03.09.18)
bilmeleri gerekip de gizlediğim tek şey var sanırım. onu da onların iyiliği, biraz da kendi rahatım için "şimdilik" saklıyorum. Her şeyi bilmeleri gerekmiyor zaten.
0
aquarium
(03.09.18)
Maalesef mi demeliyim hep doğruyu söyledim. Annem çok takipçiydi zaten. Dersler kousunda da diğer konularda da. Bu sebeple lisede sadece 1,5 sene bir erkek arkadaşım oldu (bu arada birkaç yalan söylemiş olabilirim "arkadaşlarla çıktık" gibi iki başımıza çıktığımız halde. Evlenmeden önce de çok kısa bir flört dönemi yaşadım, yine baskılar yüzünde. Ben şanslıydım ki nokta atışı yapmışım. Yoksa çekilir gibi değil bu baskı. Seneler sonra (ablam bekar) ablama "isteyen yapardı" gibi bir laf söylemişti.
Nu içinde yatsın, çok özlüyorum, ama bu tartışmalarımızı değil.
0
SiyamkedisiZorro
(03.09.18)
Çok var ya, olması da gerek bence her şeyi niye bilsinler ki?

Bazı şeyleri sırf üzülmesinler diye söylemiyorum. Bilmemelerinin onlara veya bana bir zararı yok. Ama bilirseler ben bir sürü dırdırla, onlar da yersiz kaygılarla meşgul olacaklar.

Çok iyi bir yalancı değilim, bazılarını bilmiyormuş gibi yapıyor da olabilirler ama böyle iyi bence.
0
chicha
(03.09.18)
hayatımın %97sinden haberleri yok.

geri kalan %3 de onlarla geçirdiğim mecburi zamana tekabül ediyor. eylül ayında bu oranda bir artış gözleniyor tabii.
0
haykorsamdunyaya
(03.09.18)
Yalan söylemek kitabımda yok.
0
perfectum
(04.09.18)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.