Arkadaşlar merhaba,Bir arkadaşım var ödeyemediği kredisi hacize icraya düşecek, bankalar kredi vermiyor, düşmemesi için yol ararken Artı365 Finans diye bir firma bulmuş. Aktifbank'tan kredi çıkartıyoruz demişler, direkt sizin adınıza, bize kredinin %10'unu komisyon olarak vereceksiniz sonra bizle al
Arkadaşlar merhaba,
Bir arkadaşım var ödeyemediği kredisi hacize icraya düşecek, bankalar kredi vermiyor, düşmemesi için yol ararken Artı365 Finans diye bir firma bulmuş. Aktifbank'tan kredi çıkartıyoruz demişler, direkt sizin adınıza, bize kredinin %10'unu komisyon olarak vereceksiniz sonra bizle alakanız kalmıyor demişler. Bizim arkadaş da varsayalım kredi çıktı ben de size %10'u atmadım, ne olacak demiş o zaman. İş modellerini sorgular şekilde. Firma temsilcisi de bu arkadaşıma çat diye ev adresini yollamış. Tefeci gibiler mi anlayamadım. Baktık websiteleri falan var epey profesyonel duran, iş ilanları var kariyer.net'te vs. Daha önce hiç duyan eden var mıdır?
Telefon üzerine vs. alışveriş kredisi çıkartıldığını duymuştum da öyle bir şey mi acaba bu?
0
furry burns (05.04.22)
Muhtemelen sözleşme tarzı bir belge imzalatıyorlardır, olur da arkadaşınız bu borcu ödemez ise bu sözleşmeyi kullanarak yasal yollarla tehsil ediyorlardır ki bu tür firmaların muhtemelen yasaların üstünde bir B planı vardır diye tahmin ediyorum yani kimse o riski alıp ödememezlik yapmaz.
Bankalar bile artık ödenmeyip temerrüte düşmüş kredileri bunlar gibi firmalara satıyor biz ilgilenemiyoruz alın sizin olsun diyerek. Onlar da size ulaşamazsa, eşinizi, çocuğunuzu, anneninizi, babanızı tüm sülalenizi tek tek arayıp sizi rezil ediyorlar.
Benzer bir durum çok yakın bir akrabamızın başına gelmişti adamın yıllardır konuşmadığı, görmediği şehir dışındaki teyzesini bile aramışlar onlar da baskı yapmıştı akrabamıza git borcunu öde biz senin derdini çekmek zorunda değiliz diye.
0
solo
(05.04.22)
Bu tür kurumların genellikle anlaşmalı olduğu bir şube müdürü vs oluyor. Komisyonun bir kısmını şube müdürü ile paylaşıyorlar bir kısmını kendileri alıyor. Şube müdürü muhtemelen kredi onaylamada kendi insiyatif hakkknı kullanıyordur ya da kredi sisteminde ufak bir açık bulmuştur onu değerlendiriyordur. Teorik olarak mümkün, banka fark ederse olan banka çalışanına olur. Burada risk alan tek kişi banka çalışanı.
0
gokank4
(05.04.22)
gokank4. +1.
Zamanında babam bir iş kurup batırmıştı ve böyle bir yere gitmiştik. O bizi bir şubeye yönlendirdi, şube müdürü ile görüşüp kredimizi onaylatmıştı. O zaman cep bankacılığı falan olmadığından firmadan bir adam da gelmişti, parayı çekip bir kısmını ona vermiştik. Yıllar yıllar sonra bankada çalışan bir arkadaşıma sorduğumda emekliliğe yakın olan şube müdürleri bu tür işlere girişiyormuş. Sonuçta insiyatif hakkı var ve bunlara kullanıyor. Yakında emekli olacağından performansmış, kredinin batmasıymış hiç umrunda olmuyormuş.
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(05.04.22)
Şube çalışanlarının ve şube müdürlerinin insiyatif kullanma hakları var. +1
Ama şöyle de bir durum var diye biliyorum. Diyelim ki, x bir adama şube müdürü insiyatif kullanarak krediyi onaylattı sisteme. Bu x kişisi borcunu ödemedi, kredi temerrüde düştü, batık oldu vs. İşte o noktada o şube müdürünün de banka iç sisteminde ki puanı, daha sonra kullandırmak istediği büyük miktarlarda ki kredilerin olumsuz/reddedilmesine de sebep oluyor. Tabii bu benim yıllar evvel kamu bankasının birisinde bölge müdürlüğü yapan uzak akrabadan edindiğim bir bilgi, bugün geçerli olmayabilir.
0
skzr
(05.04.22)
Aktifbank baska yerden kredi alamayanlara cok daha yuksek faiz ile kredi veriyor. Bir arkadasim o donem icin korkunc faizlerle borcunu cevirip hayatini geri duzene sokabildi ama borc sarmalina giren herkes bunu yapamayabiliyor.
fotoğraf ve videolarını hangi yöntemlerle saklıyorsunuz
iwillsee
profesyonel biri değilim ancak bebeğinin fotolarını ve videolarını gördükçe mutlu olan ebeveynlerden biri olarak uzun yıllar çocuğun foto ve videolarını saklamak istiyorum. harici depolama cihazları mı daha uygun yoksa bulut üyeliği mi satın almak gerekir? google depolama alanı güvenilir geliyor ama
profesyonel biri değilim ancak bebeğinin fotolarını ve videolarını gördükçe mutlu olan ebeveynlerden biri olarak uzun yıllar çocuğun foto ve videolarını saklamak istiyorum. harici depolama cihazları mı daha uygun yoksa bulut üyeliği mi satın almak gerekir? google depolama alanı güvenilir geliyor ama totalde 10 gb. paralı üyelik satın alsak ödemeyi unutsak veya bir sebepten ödeme yapamasak fotolar silinecek mi? sizin kullandığınız optimum yollar neler?
0
iwillsee (05.04.22)
googledan 100 gb aldım, ayda 5,71 tl gibi bi rakam kredi kartından otomatik çekiyor. binlerce fotoğraf var hala yarısı boş bile. kredi kartınıza bağlayın ya da telefon hattınızla mobil ödeme seçeneği ile abone olun, unutmazsınız böylece.
0
mustafakesekci
(05.04.22)
icloud google
ödemeyi alamazsa hatırlatır size muhakkak, pat diye silmez dosyaları. hatta aboneliği sonlandırsanız bile belirli bir süre verir içeriği indirmeniz için.
0
orient blue
(05.04.22)
Google Drive kullanıyorum ben de, yukarıda yazmış herkes, sakın ola harici diske filan atayım kalsın demeyin, 1 yıldır arızalanmış bir harici diski hala saklıyorum bir yolunu bulup tamir edebilir, içindeki anılarımı kurtarabilir miyim diye, cloud candır, güvenlidir, sonsuza dek saklarsınız anılarınızı.
0
solo
(05.04.22)
6-7 yıldır google photos kullanıyorum. sonradan ücretli oldu ama ayda 1 gün ufak boy çikolatalı süt içmezsem onun parasıyla ödeyebiliyorum.
0
ananiyimioguz
(05.04.22)
Tek bir yere yedekliyorsan o fotolar o kadar kiymetli degil demektir. Buna cloud da dahil, sabah actiginda cloud silinmis de olabilir. Daha bu sene dunyanin en buyuk cloud firmasi yandi.
Hayatta heralde şu önümüzdeki bir-bir buçuk yıl bu ülkede neler olacağını merak ettiğim kadar hiç bir şeyi merak etmedim. 2023 ortasına kadar.Ömrümüz yeterse göreceğiz elbet.Resmen bir çok şeyi nadasa bıraktım gibi hayatımla ilgili,iyi bir kazancım olmasına rağmen. Benden başka böyle hisseden var mı
Hayatta heralde şu önümüzdeki bir-bir buçuk yıl bu ülkede neler olacağını merak ettiğim kadar hiç bir şeyi merak etmedim. 2023 ortasına kadar.
Ömrümüz yeterse göreceğiz elbet.Resmen bir çok şeyi nadasa bıraktım gibi hayatımla ilgili,iyi bir kazancım olmasına rağmen. Benden başka böyle hisseden var mı? Karamsar mi olunmalı? Sancılar olacak fakat çokta karamsar olmamak lazım mı dersiniz?
Bu konudaki düşüncelerinizi merak ettim.
Edit: Aslında merak etmemin sebebi bir anda her sey iyiye gidecek beklentisi değil. Ne tarz olaylar yaşanacak bu sürecte? Merakım biraz da bu. Yoksa arka planda baska sorunlar oldugunun ben de farkındayım.
0
basubadelmevt (04.04.22)
Suya ilk girince bir üşürsün sonra alışırsın ya ben alıştım valla, malum kişi hayatını kaybetmeden malum parti seçim falan kaybetmez. Olan oldu artık, bir takım çoğunluk bir takım kararlar verdi ve bu kişileri seçti kader diyorum geçiyorum.
0
Kronikkötümser
(04.04.22)
bu kadar büyük bir beklenti içerisinde olmayı gerektirecek bir durum yok ve artı olarak bu kadar büyük bi beklenti büyük hayal kırıklıklarını da beraberinde getirme riskini taşıyor. ben chp'ye yakın bir seçmen olarak chp'nin de en az akp kadar yozlaşmış bir siyasi oluşum olduğunu gördüğüm için olası bir değişimde tr'nin kaderinin inanılmaz derecede değişeceğine inanmıyorum açıkçası, hatta kısa vadede o geçiş sürecinde daha kötüye bile gidecektir buna eminim. o yüzden yine oyumu verip tarafımı belli edeceğim ama öyle inanılmaz anlamlar yükleyip abi birden norveç olacağız gibi bi beklentim yok. her ülke gibi tr'nin belli yapısal sorunları var (meksika'da suç oranının yüksek olması gibi tr'de de enflasyon var gibi düşünün yani), bunları aşmak isteyen birinin demokratik olarak seçilmesi imkansız çünkü toplumun geneli için acı reçeteler içeriyor, ve tr'de kimse popülist politikalar olmadan, acı reçeteler olmadan seçilemez. hadi diyelim seçildi, 4 senede bu reformları zaten bitiremez. hatta bi tık daha artırıyorum, şu anki tek adam sistemi vatansever bir revizyonist parti için bulunmaz nimet, ama öyle biri yok ortada.
mesela imamoğlu'nun seçilmesinde öğrenci akbili 40 tl, annelere ücretsiz ulaşım tarzı popülist vaatler çok rol oynamıştı. bana sorarsan külliyen yanlış, bütçenin canına okudu bu gereksiz vaatler, ne kadar yanlış olduğunu şu an daha da iyi görüyoruz, ama bunlar olmasaydı da seçilemeyecekti.
0
roket adam
(04.04.22)
Ben biraz umutluyum, biraz korkuyorum. Ülke şartlarında iyi kazanıyorum, iyi bir işim, arabam var, şehrin merkezinde oldukça iyi bir evde oturuyorum vs. ama huzursuzum.
Karamsarlığa daha yakınım ama doğru adımları atarsak (düzgün tarım ve eğitim politikaları vs.) en azından bugünlerden daha kötülerini görmeyiz. He bu adamlar gitmezse yandık zaten, en kısa yoldan kendimi yurtdışına atmaya bakarım o zaman da.
0
chicha_v2
(04.04.22)
Global bir kriz var, covid herseyi ters duz etti ortalik toz duman. Ustune bir de savas.
Turkiye'de isi gucu, evi arabasi olan kimseye su ortamda maceraya atilmayi tavsiye etmem.Devir masraflari kisip kabuga cekilme devri su anda, fazla oyna$mamak lazim.
Ben olsam bir ic savas cikmadigi surece TR'den ayrilmam. Turkiye sonucta krizle yasamaya aliskin bir ulke, bu ilk degil ve kafa degismedikce son da olmayacak.
0
cooperr
(05.04.22)
İç savaş hiç de uzak değil bence. Artık bıçak kemiğe dayandı. İnsanlar nefes alamıyor. Seçimi iktidar partiai kazansa da kaybetse de bir takım olayların yaşanacağını düşünüyorum. Ama büyür, ama öyle kalır orasını bilemem.
Hiç iyimser değilim ben. Her geçen gün, dünü arar olduk. Geçen sene tatile gidebilmiştim, şanslıydım. Bu sene arabama yakıt alamaz hale geldim. Tünelin sonu karanlık. Zor, hatta imkansız ama; umarım sihirli bir el gelir ve şu karanlık bulutları kaldırır. Bi güven ortamına ihtiyacı var artık ülkenin. Tükendik...
0
Arthur Dayne
(05.04.22)
bence sorun malum partinin de ötesinde. bizim halkımız okumuş kesim de okumamış kesim de birbirine saygı ve birbirinin yaşam hakkı meselesinden çok uzak. buna örnek verilebilecek çok konu var ama polemik yaratmamak için yazmıyorum. sonuç olarak partiler değişse de bu zihniyet değişmez ve medeni birülke olamayız aradan çok uzun yıllar geçmesi lazım. madem göç edemiyoruz bu ülkeden bu durumu kabul edip çekirdek hayatlarımıza odaklanıp günübirlik mutluluklara ve aile saadetimize bakmak lazım. adaleti güvenliği sağlamak ise çoğu zaman kişilere düşecek devletten bir şey beklenmeyecek. bu süreçte dua edelim de ülke işgale uğramasın. nedense garip bir his var buna ilişkin.
0
iwillsee
(05.04.22)
Aynı durumdayım, tam anlamıyla standby moduna geçtim, eşime sürekli mümkün olduğunca harcamaları kısmasını en kötüye hazırlanmasını söylüyorum. Ticaretle uğraşıyorum ve 7 aydır mal alımını bıraktım sadece stokları eritiyorum, Olası bir durumda ülkeyi terk etmek için birikim yapmaya çalışıyorum.
Maddi olarak sıkıntım yok ama onun dışında ülke tamamen karanlığa doğru son gaz ilerliyor, iktidar değişirse ekonomik olarak düzelme büyük ihtimalle yıllar sürecek ama sosyal hayatın hızla normalleşeceği ve insanların daha huzurlu olacağını düşünüyorum.
0
solo
(05.04.22)
Seçim olmazsa bir yılda daha kötüye gideriz sonra belki düzelme emareleri başlar. Falat genel gidişat açısından Roket adam çok haklı bence.
Ek olarak, bence modern kavimler göçü yaşıyoruz fakat bunu yıllar sonra tarihçiler isimlendirip yazacak. Ekonomi açısından kımıldamamak mantıklı ama geride kalmamak açısından bence acil hareket edilmeli. Ancak çok kötü durumlarda (iç/dış savaş vs) hamle yaparız diyenler sıkışıp kalabilirler bence. Önce gidip düzenini oturtan daha şanslı.
Herkes haklı bu arada. Mesela ben Kanada’ya gitmek için adımlar attım ama Cooper gidilmemesinden yana. Kanadalı gençlerin ülkeyi terk edip Abd İngiltere vb yerlere gittiğini biliyorum ama herkes kendinden daha iyisini istiyor işte. Bence birkaç yıla Türkiye, bir on yıla da dünya yolunu belirlemiş olacak.
Merhaba dostlar,yapım gereği paranoyak bir tipim, bana yakın olanlar ve tanıyan dostlarım da baya eğlenir bu özelliğimden dolayı benimle. Ancak dün çok yakın bir aile dostumuz beni bir hayli ürküttü, önümüzdeki bir kaç yıl çok sıkıntılı geçeceği özellikle elektrik kesintilerinin artık had safhaya ul
Merhaba dostlar,
yapım gereği paranoyak bir tipim, bana yakın olanlar ve tanıyan dostlarım da baya eğlenir bu özelliğimden dolayı benimle. Ancak dün çok yakın bir aile dostumuz beni bir hayli ürküttü, önümüzdeki bir kaç yıl çok sıkıntılı geçeceği özellikle elektrik kesintilerinin artık had safhaya ulaşacağı, avrupa ve amerika'da jeneratör taleplerinin son bir kaç ayda arttığını vs söyledi ki ben mesleğim gereği enerjiye çok ihtiyaç duyan biriyim yani bir günlük bir elektrik kesintisi ile çok şey kaybedebileceğim bir işim var bu yüzden de ofisimde sistemlerimi 6 saat kesintisiz çalıştırabilecek bir sistemim mevcut ama jeneratör de almalı mıyım sorusu takıldı kafama.
Şimdi sorum şu, şunu almalı mıyım, bunu yapmalı mıyımdan ziyade sizce de önümüzdeki dönemde ciddi bir enerji krizi yaşayıp sürekli elektrik kesintileri görür müyüz, var mı böyle bir risk şu anki şartlarda yoksa gereksiz abartılmış bir paranoya mı?
0
solo (24.03.22)
gereksiz abartılmış bir paranoya. enerji krizinin temeli neye dayanıyor? boş laf. enerji talebi sürekli artıyor ama aynı şekilde enerji üretim kapasitesi de sürekli artıyor.
çatıya tesla roof taksan ömür boyu elektrik ihtiyacın kalmıyor. güneş enerjisine çok güzel yatırımlar yapılıyor. türkiye hidroelektrik enerji kapasitesinin çok azını kullanıyor. şu anda bu kadar büyük yatırıma gerek yok çünkü buna gereğinden fazla yapılacak yatırım karşılığını şu anda vermez ama ihtiyaç olduğunda enerji arzını üstel artırabileceğimizi düşünüyorum, hiç endişem yok bu konuda. enerji talebinin artışına baktığında enerji krizi gelecek diye düşünüyorsun ama bu artışı nasıl bu kadar kısa sürede karşılayabilmişiz, bunu göz ardı ediyorlar. arz-talep meselesi.
0
gabe h coud
(24.03.22)
Türkiye enerjide tamamen dışa bağımlı gibi bir şey. Petrol ve doğalgaz fiyatları da artıyor. Ekonomi boktan.
Daha 2-3 ay önce koskoca bir şehre 3 gün elektrik verilemedi. Kısa vadede bir sorun yok ancak böyle giderse, önümüzdeki kış sıkıntılar olacağını ben de düşünüyorum. Kasım'da seçim olur da IMF ile anlaşırlarsa, bir ihtimal toparlarız.
.
0
kartallar yuksek ucar
(24.03.22)
Yaşıyoruz tabii ki. Sabah akşam yeşil enerji diye haber yapan İngiltere'de tekrar kömürle enerji üretilmeli mi diye tartışılıyor. Savaş bunu bile düşündürdü. Son 100 yıldır çıkan savaşların temelinde olan şeylerden biri enerji. Bugün olmazsa yarın kriz olur. İş için lazım olacaksa küçük bir jeneratör alınabilir.
0
dissendium
(24.03.22)
şu geçenlerde osb'lere enerji verilmesinin sınırlandırılması ile ilgili konuyu okuduktan sonra ben olsam kesinlikle bir jeneratör, yedek vs yatırımı yapardım.
0
roket adam
(24.03.22)
jeneratör almayın demiyorum ama jeneratörlerle ilgili iki problem var.
1- ucuz şeyler değiller ve ciddi yer kaplıyorlar. sistemler derken ne kastediyorsunuz bu arada? kaç kW lazım size? 2- jeneratörler yılın 363 günü çalışırlar, 2 günü bozuk olurlar. o 2 gün de elektriğin kesik olduğu günler oluyor genelde. kısacası jeneratörlerin bakımı tutumu zordur. kolay makineler değil.
0
co2s2
(24.03.22)
enerji sektöründeyim. kesinlikle haklı. jeneratörden ziyade enerjinizi güneş paneli + batarya sistemiyle karşılamanız mantıklı olur.
0
yonge and bloor
(24.03.22)
@co2s2, sistem dediğim 3 adet sunucu (i9 işlemcili makine rack değil) modemler vs.
bu sistemler 3Kw'lık bir Güneş Enerjisi Akıllı Invertor'üne ve 2 adet 12 volt 60 Amper Jel aküye bağlı bu haliyle 6 saat rahat götürüyor test ettim.
merhaba, pandemide bazı kredilerim ve pandemi başında duyduğum ihtiyaç nedeniyle devletin destek adı altında kaktırdığı esnaf destek paketi falan sayesinde findeksim düşük. araç kredisini boşladım, diğerlerini de bir türlü düzgün takip edemedim. hep 2-3 ay birike birike ödedim vs.şimdi bütün kredil
merhaba, pandemide bazı kredilerim ve pandemi başında duyduğum ihtiyaç nedeniyle devletin destek adı altında kaktırdığı esnaf destek paketi falan sayesinde findeksim düşük. araç kredisini boşladım, diğerlerini de bir türlü düzgün takip edemedim. hep 2-3 ay birike birike ödedim vs.
şimdi bütün kredilerimi erken kapatma imkanım var. bunun findeks notuma etkisi nasıl olur? notumu seri bir şekilde yükseltmemin imkanı/yöntemi nedir?
normalde hiç umrumda değil bu not işi, fakat oturduğumuz ev satıldı, ve baktığımız 1-2 yeri findeks yüzünden tutamadık. kiramı aksatmamama rağmen bu sebeple bu boktan kira piyasasında hem ev zor bulunurken hem de evler pahalı ve dandikken bulduğumuz yeri tutamamak sıkıntı veriyor haliyle.
0
vital (20.02.22)
kredi kartınız varsa düzenli kullanıp düzenli ödeme yapın. kredilerin taksiti az kaldıysa onları da kapatın, risk/limit oranı ne kadar yüksekse puan o derece negatif etkilenir. Yani size 10.000 tl limit açtıysa banka ve 9.900ü dolu ise siz riskli bir müşterisiniz demek bu. 3-5 ay dediğim gibi kartı kullanırsanız ciddi oranda yükselir puanınız
0
mustafakesekci
(20.02.22)
2-3 ay geriden gitmenize nasil izin verdi banka. Gunde 1p defa arayip odeme sozu istiyorlar :(
0
celebi efendi
(21.02.22)
adınıza kesilen sayaç ve telekomünikasyon faturalarınızı otomatik ile ödemek findeks notunu yükseltir. erken kapatma yükseltir mi bilmiyorum ancak, kredileri zamanında ödemek findeks notunu yükseltiyor.
0
fucking machine in my head
(21.02.22)
@fucking machine in my head
telekom veya diğer abonelik faturalarının findeks notuyla uzaktan yakından alakası yok, hiçbir etkisi de yok.
0
mustafakesekci
(21.02.22)
Elinizde tamamını ödeyecek kadar nakit varsa, kredilerinizini tek seferde ödemeniz düzenli ödeme sistemine geçmenizden daha fazla fayda sağlamaz. Bankalar borcun ödenip ödenmediğinden ziyade, borcun düzenli olarak ödenip ödenmediğine bakar. Hatta tamamının tek seferde kapatılmasını da pek sevmezler.
Size tavsiyem, elinizdeki nakiti aylık faize koyun, evet paranız enflasyon karşısında değer kaybedecek ama amacınız kredi puanınızı yükseltmekse bu çok fayda sağlar size, hem her ay borçlarınızı düzenli olarak o paradan ödersiniz, hem ufak da olsa bir faiz geliriniz olur, hem de likitide durumunuzdan dolayı bankaların gözünde değeriniz artar.
i7 11800H ve 32 GB ram içeren en uygun bu laptop'u buldum.https://www.trendyol.com/casper/excalibur-g770-1180-dfl0x-b-intel-core-i7-11800h-32gb-ram-1tb-ssd-4gb-rtx3050ti-freedos-p-117829833?boutiqueId=598645&merchantId=114258&utm_source=aff_t&utm_medium=cpc&utm_campaign=akakce_urun_listeleme&adjust_
i7 11800H ve 32 GB ram içeren en uygun bu laptop'u buldum.
Önermem. Bu tür modeller insanın sadece kendini marka ve dizayn temelli hoşnutluğunu sağlayacak kadar oldukça pahalı ve gereksiz.
En uygun laptop derken asıl olarak kullanma alanınız ne olacak ? Bu önemli. Yoksa standart kullanıcı için 4-5 yıl önceki i3 işlemcili notebook bile genel kullanım için oldukça yeterlidir.
Haftaya ukraynadayım. Geçen gittiğimde bir kafede gözümün kaldığı bir hediyelik var görsel olarak da ekledim. 2. dünya savaşında kullanılan el bombalarından. Bunu el bagajında değil normal bagajda alıp götürsem sorun yaratır mı?Tahtadan yapılma. (THY)
Haftaya ukraynadayım. Geçen gittiğimde bir kafede gözümün kaldığı bir hediyelik var görsel olarak da ekledim. 2. dünya savaşında kullanılan el bombalarından. Bunu el bagajında değil normal bagajda alıp götürsem sorun yaratır mı?
X Ray cihazında çıkınca bir panik olabilir. Elinde tutsan tarayabilirler. Bilemedim. Bence ayrı bir poşete koyup görevliye durumu önceden anlatmayı deneyebilirsin.
0
dissendium
(18.01.22)
3 saat boyunca yaşayacağın strese ve paniğe değmez.
0
senbensennedenbenlen
(18.01.22)
daha önce girdiniz mi bilmiyorum ama ukrayna sınır ekipleri çok anlayışlı insanlar değiller. ben o riski almazdım.
her ulkede havaalanina girer girmez x-ray yok. Mesela kanada'da bavulu x-rayden gecirmeden veriyorsun, sonra icerde ne yapiyorlar bilmiyorum ama herhalde sikintili bir bavul varsa ayiklarlar.
bu etiketli falan bir replika ise ve xray yoksa birsey olmaz diyorum. xray varsa cikarttirip sorguya cekebilirler, ama gecersin diye tahmin ediyorum.
0
cooperr
(19.01.22)
Bir arkadaşımın başından geçen olayı anlatayım kararı siz verin,
Arkadaşım Kıbrısta mühendislik okuyor, bölümü gereği de çantasında şu elektronikçilerin kullandığı ölçüm aletinden var sarı olan sanırım fluke marka,
Okuldan mezun olmasına yakın İstanbul'dan büyük bir şirketten iş teklifi alıyor iş görüşmesine gidecek biletler vs alınıyor, arkadaş da madem Türkiye'ye dönüyorum yavaştan kişisel eşyalarımı da götüreyim diyerekten bu ölçüm aletini de çantasına koyuyor. Hava limanında pasaport kontrolden geçtikten sonra bu xray cihazında bu aleti görüyor polis açtırıyor çantayı, ne bu diye soruyor arkadaşa, tam o sorusunu cevaplamadan oradan avare bir polis memuru eli kıçında ağzını yayarak biliyorum yaw ben bunu bomba imha işlerinde filan kullanıyorlar diyor, bir anda ortalık savaş alanına dönüyor arkadaş elleri arkada yüzükoyun yerde sırtında bir diz kafasında ayrı bir diz elleri kelepçelenirken arkadaş ne olduğunu anlatmaya çalışıyor.
Hikayenin sonunda 6 saatlik sorgulama ve karşılıklı yazışmalarla (Üniversiteden o aletin ne olduğuna dair teknik bilgi geliyor vs Türk konsolosluğundan yetkili geliyor filan) arkadaş uçağı ve iş görüşmesini kaçırıyor.
Bu olayda, KKTC polisleri Türk, arkadaş Türk herkes Türkçe konuşuyor buna rağmen kriz 6 saat sürüyor düşün ki sen kaç saatte anlatırsın derdini.
Soracak olanlara ise : O geri zekalı polis aradan sıvışıp kayboluyor.
0
solo
(19.01.22)
Bu konuda iki tecrübem var:
Biri askere giderken arkadaşımın hediye ettiği bir cakiyi, yanımda goturdugum ceketimin cebinde götürmeye çalışmam. Orada unutmuşum dememe bile agresif tepki verdiler, bırakayım atalim cope askere gidiyorum teslim olucam vs dememe rağmen kısa sürede etrafımda bir sürü güvenlik toplanmıştı. Neyse bıraktım geçtim ama nedense askere gidiyor olma kısmı beni kurtardı gibi hissetmiştim nedense o teyakkuz halinden.
İkincisinde bir oyuncak sözkonusu. Bir polis oyuncak seti vardı kuzenime aldığım onun içindeki bıçak oyuncağı işte. Plastikten, dolayısıyla metal falan değil. O da el cantamdaydi bagaja verme kaydıyla kabul ettiler.
Bu ikisi de yurtiçi uçuşu. Yurtdışında en az kötü ihtimalle dert anlatmakla uğraşırsınız.
selamlar. herkesin dolara abandığı bu çetin günlerde şunu merak ediyorum: herkes fiziki dolar alma, binance'tan al diyor da, nasıl bugün 100 dolar üstüne kimlik şartı getirildiyse binance.tr'de de adresine kadar detaylı bir sürü bilgi girmen gerektiğinden, devletin dövizine çökmesi için aynı oranda
selamlar. herkesin dolara abandığı bu çetin günlerde şunu merak ediyorum: herkes fiziki dolar alma, binance'tan al diyor da, nasıl bugün 100 dolar üstüne kimlik şartı getirildiyse binance.tr'de de adresine kadar detaylı bir sürü bilgi girmen gerektiğinden, devletin dövizine çökmesi için aynı oranda risk taşımıyor mu? bir de yurtiçi piyasaya girmeyin deniyor da, binance yazınca direkt binance.tr çıkıyor, tor browser ile binance.com'u açmaya çalıştığımda binance.com bu browser'ı desteklemiyor diyor, o yüzden binance.com hesabı açamadım, binance.tr yi de açmadım adres tc istiyor diye. Siz yurtdışı piyasa olarak hangi siteyi ve nasıl kullanıyorsunuz? Vpn kullanmak gerekiyor herhalde? Bir de fiziki dolar almak istesek en az kayıplısı bankadan mı, kuyumcudan mı yoksa döviz bürosundan mı olur? İstanbulda Tavsiye edebileceğiniz bir yer var mı? Bugün 99 dolar almaya çalışan oldu mu, oluyor mu? :))
0
lamentoftheperishingroses (19.11.21)
Devletin dövizine çökme ihtimali yüzde 0. Bu kadar kasmana gerek yok.
0
roket adam
(19.11.21)
binance globale normal olarak girersin. tor'a vpn'ye falan gerek yok. binancetrden hesap aç ve binance globale bağla. bu sayede komisyonsuz para aktarabilirsin. devlet paraya çökmez öyle bir durum olursa soğuk cüzdana çekersin.
0
xrated
(19.11.21)
Binance TR'de hesap aç, kimlik doğrula, TL gönder. Onu busd'ye çevir (usdt alma) Istersen Binance Global'e hiçbir komisyon ödemeden transfer edebiliyorsun tek tık ile.
0
lappuntamento
(19.11.21)
Devletin dövizine çökmesi demek Türkiye Cumhuriyeti devletinin fiilen bitmiş olması demek, öyle bir şey olursa son düşüneceğin şey zaten cebindeki dolar olur, sağdan soldan duyduğunuz şeylerle gaza gelmeyin.
0
solo
(19.11.21)
TR'de bankadaki dolarlara el konulmasi cok ihtimal dahilinde degil ama bankadan gunde x dolar cekebilirsin tarzi bir noktaya gelme ihtimalimiz var. O da efektif olarak el koymaya yakin bir durum.
bazen fed toplantısı beklenir ya onun gibi bir gelişme var mı bu sıralar? niye düşüyor btc ve diğer coinler? (diğer coinler genelde btc düşünce düşüyor diye biliyorum da yine de sorayım dedim :)
bazen fed toplantısı beklenir ya onun gibi bir gelişme var mı bu sıralar? niye düşüyor btc ve diğer coinler? (diğer coinler genelde btc düşünce düşüyor diye biliyorum da yine de sorayım dedim :)
0
buffy de vampir sayılır (18.11.21)
düzeltme yapıyor. dolar gibi fed ile veya başka bir kurum ile alakası yok kriptoların.
düzeltmenin mantığı şu: btc'yi 55 bin dolarken alanlar 62 bine gelince satıyor. Böylece satış baskısı geliyor. 58'den alanlar da satıyor "aman 28'e düşecek galiba" diye tırsıp. İşin komik tarafı 62'den alanlar da satıyor. Hatta 64'ten alanlar da satıyor. Bunlar da panik satışçıları. Trend aşağı dönünce satışlar peş peşe geliyor ve btc (ya da başka herhangi bir yatırım enstrümanı) değer kaybediyor. Bu düzeltmeler genelde direnç noktalarında olur. Bu da teknik analiz ile hesaplanır. Atıyorum 68 bin dolar direnç olarak hesaplandı. BTC'ye yüksek miktarda yatırım yapanlar zaten nerenin destek noktası olduğunu biliyor. Desteğe gelince kıramazsa aşağı yöneliyor ve tam orada satış yemeye başlıyor. Desteği kırar ve yukarıda kalırsa yeni desteğe kadar gidiyor. Orada da alış başlıyor falan.
Bu düşüş ne zaman durur? Tabii ki direnç noktasına geldiğinde aşağı devam etmeyip direncin üstünde kalır ise oradan tekrar alım başlar ve yukarı hareket eder.
BTC'nin, doların fed'e göre hareket etmesine örnek verebileceğimiz durumları bir ülkenin btc'ye yasak getirmesi, Elon Musk'ın "BTC ile Tesla satacağız" ya da "BTC ile satışları askıya aldık. Çünkü doğaya zarar veriyor (yersen)" demesi gibi şeyler olabilir.
0
himmet dayi
(18.11.21)
BTC, bir çok yatırım aracı ve para birimi gibi, ortada çok özel bir durum yoksa, DXY ile ters korelasyon gösteriyor. DXY'nin neden yükseldiği ise gerçek soru.
Hemen her yıl tüm kripto paralar ve emtialar Kasım/Aralık aylarında düşer, bu bir gelenek haline gelmiştir.
Bu aylar şirketlerin bilanço hazırlıklarının yapıldığı, insanların noel hazırlıklarına başladığı, nakite en çok ihtiyacın duyulduğu dönemdir, o yüzden satış baskısının olduğu dönem diyebilirim, bir de fed'in faiz kararı etkisi de eklenince normal bir durum.
bugün faiz indirimi gelirse bankaların faiz oranlarına ne zaman yansır?
kahve45
paramı faize yatırmak istiyorum, inmeden yatırayım diyorum. bankalar ne zaman uygulamaya başlar acaba? (grdüğünüz üzere bu işlerden fazla anlamıyorum)
paramı faize yatırmak istiyorum, inmeden yatırayım diyorum. bankalar ne zaman uygulamaya başlar acaba? (grdüğünüz üzere bu işlerden fazla anlamıyorum)
0
kahve45 (18.11.21)
haftaya
0
jelly bear
(18.11.21)
bankayla özel anlaşman yoksa paranın önceden faize girmiş olması bir şey ifade etmiyor. faiz düşünce mevudattaki faizin de düşüyor yani.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(18.11.21)
@yazar
aylık ya da yıllık vadeye koyarsan faiz o süre boyunca düşmez. günlük vadeli ise düşer evet.
0
jelly bear
(18.11.21)
Bence hemen ertesi gün yansıyabilir. Mevcuttaki vadeli hesaplarınız bundan etkilenmez. Yeni açılacak hesaplar yeni oranlardan açılır.
0
pispinti
(18.11.21)
@yazar yazmaz yazan yazar, yanlış bilgi vermiş düzeltelim, mevduat faizi anlaşılan süre boyunca sabittir düşmez, örneğin 1 aylık faize yatırmışsanız 1 ay sonunda bugünkü anlaştığınız faiz oranından hesaplanır faiz tutarı.
ozellikle bir sey yapmak gerekiyor mu? yoksa borclari zamaninda odeyince, belli bir sure icerisinde kendi artiyor mu? su anda iyi-orta gibi bir seviyede, cok iyiydi ama dustu 1-2 tane kredi karti basvurusunun reddinden dolayi.
ozellikle bir sey yapmak gerekiyor mu? yoksa borclari zamaninda odeyince, belli bir sure icerisinde kendi artiyor mu? su anda iyi-orta gibi bir seviyede, cok iyiydi ama dustu 1-2 tane kredi karti basvurusunun reddinden dolayi.
0
baldur2 (13.11.21)
Sorunun cevabı, sorunun içinde yatıyor aslında ; "bir kaç tane kredi kartı başvurusunun reddinden dolayı"
Bankalar ortak bir havuz üzerinden mudilerinin notlarını ve geçmişini görür, eğer bir bankadan talepte bulunursanız ve red yerseniz notunuz otomatik olarak düşer, ısrarla gidip başka bir bankaya başvurursanız daha da düşer.
Yapmanız gereken şey yeni bir kart başvurusu yapmadan bankada bir miktar para tutmanız ve mevcut borçlarınızı düzenli bir şekilde ödemeniz ve notunuz temize çıkana kadar yeni başvuru yapmamanız.
0
solo
(13.11.21)
onlara takılmayın bence. hiç bakmayın hatta. unutun gitsin. böyle bir dönemde türkiye'de kredi notu hiçbir şey ifade etmiyor, sadece sermaye veya birikmişinizin anlamı var. bankada biraz paranız varsa, düzenli geliriniz varsa, kredi de alırsınız, kart da. yoksa alacağınız kredinin anlamı da yok. findeks reklamlarında kredi notunun yükselmesi için krediye başvurmanız ve kullanmanız gerekiyor diyor. ee abi o zaman bir tane osuruktan not için hayatım boyunca kredi kartı olsun, kredi olsun bankalara çalışacağım öyle mi? findeks zaten yasa değil. bir bankadan kredi istersiniz vermez, ama diğerine başvurursunuz verir.
0
malheiros
(13.11.21)
solo +1 farklı kanallardan kısa zamanda fazla sayıda kredili ürün başvurusu yaparsanız etkilenebilir. gecikmeye düşmeyin, borçlarınızı düzenli ödeyin. bir de toplam kredi limintinizin ne kadarını kullandığınıza da bakar, yani toplam borçluluğunuz düştükçe skorunuz artar. mevduatla bir ilgisi yok bildiğim kadarıyla.
İyi geceler,annemin bir kredisini incelerken dehşet içinde faiz oranına takıldım ve düşüncemde bir hata mı var diye buraya sormak istedim: 25.000 birim krediden bahsedersek Türkiye’de buna aylık faiz (%2 küsür) uygulanıyor ve 5 yılın sonunda ana para kadar neredeyse faiz alınıyor. Yani 25.000 anapar
İyi geceler, annemin bir kredisini incelerken dehşet içinde faiz oranına takıldım ve düşüncemde bir hata mı var diye buraya sormak istedim: 25.000 birim krediden bahsedersek Türkiye’de buna aylık faiz (%2 küsür) uygulanıyor ve 5 yılın sonunda ana para kadar neredeyse faiz alınıyor. Yani 25.000 anapara+26.000 faiz=51.000 gibi. Bulunduğum yurtdışında ise bireysel kredide faiz yıllık uygulanıyor. 25.000 birim krediye 5 sene sonunda 2.000 gibi bir faiz uygulanıyor. 25.000+2.000=27.000 gibi bir rakam karsılaştırma açısından… Bu gerçek mi , mantık hatası bende mi?
0
maq (27.10.21)
Türk lirası resmi rakamlara göre yılda %17-18 (gerçekte %40+) değer kaybeden bir para birimi.
Bu yıl USD enflasyonu %5 mi ne çıkacak galiba o deli gibi fazla geliyor yabancılara. Almanya vb. Avrupa ülkeleri de negatif faiz uyguluyor diyorlardı doğruysa. Karşılaştırmak anlamsız yani. Ama evet gerçek.
edit: şunu düşün, bulunduğun ülkede belki maaş zammı olarak %1-2 veriliyordur, Türkiye'de %10-15 alıyor çoğu kişi.
0
nhk ni youkosu
(27.10.21)
Hayır mantık hatası yok hesaplamanız gayet doğru hatta daha üzücüsü muhtemelen bir de bunun üstüne dosya masrafı, sigorta, bsmh gibi bir sürü masraf da eklenince tutar büyüyebiliyor.
Türkiye enflasyonist bir ülke, para birimi her gün bir gün öncesinden daha değersiz hale geliyor, haliyle bankalar bana borcunu öderken öyle bir ödemelisin ki borcun bittiğinde ben kar edebileyim diyorlar, haklılar da.
Türkiye'deki tek sorun şu, kredi çekerken öküz gibi faize yüklenen bankalar, mevduat faizine gelince çay kaşığı ile veriyorlar, bugün özel bankalardaki kredi faiz oranı %20'lerde iken, mevduat faiz oranı %15-16 civarında.
0
solo
(27.10.21)
Bu arada şaşırıyorsunuz ama Türkiye'de kredi çekmek yurtdışında kredi çekmekten f daha karlı, hele de o an itibariyle iyi bir faiz yakalarsanız. Zira
a) Saçma sapan bir ekonomi yönetimi nedeniyle faiz enflasyonun çok altında kalıyor b) Krediler değişken değil, sabit faizle veriliyor.
Yani örneğin, doların her halukarda TL enflasyonu kadar yükseleceğini varsayarsanız, bugün alacağınız 5 yıllık TL krediyi Dolara koyup, 5 sene sonra her şeye rağmen karlı çıkabilirsiniz... Böyle bir saçmalığın içindeyiz.
0
salihdt
(27.10.21)
@salihdt +1
Haziranda araba almak için 30 bin TL kredi çektik, geri ödemesi 39 bin TL ve 24 ay. Araba şimdiden 40 bin TL değerlendi. Yani ülke şartlarında faizler az bile, o yüzden döviz yükseliyor sürekli,faizler enflasyonun altında kalıyor.
0
gmzo
(27.10.21)
hatan "birim para" üzerinden konuşuyor olman. birim kredi, birim para diye bir şey yok. faiz oranlarını o para biriminin kendi piyasa dinamiklerine göre oluşur. trde yıllık %40-50 enflasyon olurken %17-18 faizle kredi çekmek oldukça mantıklıdır. almanya'da euro faizi %1 iken de ödeyeceğin kredi faizi doğal olarak çok daha düşük olur, yanlış bir şey yok.
Arkadaşlar 2002 model golf aracım var. 170.000 km'de ve ilk sahibiyim.Tabi arada sırada arızalar çıkarıyor doğal olarak.Halim vaktim yerinde sayılır yani BMW audi Mercedes gibi araçları 2. El diğerlerini 0 alabiliyorum. Ama işte sorun burada başlıyor. Arabaların fiyatları gereksiz yere o kadar yükse
Arkadaşlar 2002 model golf aracım var. 170.000 km'de ve ilk sahibiyim. Tabi arada sırada arızalar çıkarıyor doğal olarak. Halim vaktim yerinde sayılır yani BMW audi Mercedes gibi araçları 2. El diğerlerini 0 alabiliyorum. Ama işte sorun burada başlıyor. Arabaların fiyatları gereksiz yere o kadar yüksek ki bu ötv yüzünden araba alırsam kendi keriz gibi hissedeceğim, o paraya değmeyeceğini düşünüyorum. Yani 150 200k arabaya 400 500k vermek yazık günah. Zaten arabam var her gün kullanma durumumda yok arada bir Şehir içinde kullanıyorum işte, gittiği yere kadar. Uzun yola çıkma durumu olursada araç kiralarım diye düşünüyorum.
Sizler bu konuda ne düşünüyorsunuz? Yani arabası olmayan için zordur arabasızlık ama eski bir arabası olanlar ne düşünüyor?
0
les yeux blanches (27.10.21)
hayat felsefem şu oldu, bugün bir şeyi alabiliyorsam mutlaka alayım. çünkü eminim yarın zam gelmiş olcak.
ben de sizin gibi düşünürdüm ama sistem buna müsait değil. paranın kıymeti yok. malı olan parasını ikiye katladı. siz de bu düşünceden sıyrılın ve araba alın, yoksa bu kur artışları ile birlikte 150 200k lık arabalar 600 700k olacak.
0
trajikomix
(27.10.21)
Araban olduğuna önce şükret bence ama benimde arabam var değişmek istiyorum fiyatlar her gün 5er artıyor, elimde kaldı öyle bende salladım artık bakmıyorum. Değer mi konusunda tr de malum neyin fiyatı düşüyor ki?
0
Topalordek
(27.10.21)
benzer durumdayim
ama yorumlari okuyunca mantikli geldi
bi tane el supurgesi alacaktim. 360tl idi. pahali geldi. bu fiyata alinmaz dedim
simdi 420 tl oldu :(
0
foster
(27.10.21)
İkinci el araç piyasasi başlığıni açın okuyun, 2012 de de aynı olay 13 14 15.... Bugüne kadar fiyatlar düşecek almayın , istisnalar harici hep yükseldi, tavsiyem maalesef hemen alın, zira Kasım başı yine zam gelir gibi görünüyor
0
kleider
(27.10.21)
Eğer paranızı değerlendirerek birim bazında arttırabiliyorsanız hali hazırda aracınız varsa yenisini almak mantıksız, ancak paranız durduğu yerde duruyor ise model yükseltmek Türkiye şartlarında her zaman mantıklı.
Türkiye büyük bir sınav veriyor şu an ve bu sınavı alnının akıyla sağ salim verecekler gelecekte elleri boş yakalanmamak için ne gerekiyorsa yapmak zorunda yoksa fırtına dinip toz duman ortadan kalktığında dım dızlak ortada kalabilirsiniz.
Ne yazık ki dünyada bir çok ülkede ihtiyaç olan şeyler bizim ülkemizde yatırım haline geldi, ev, araba ve hatta bilgisayar tamamen yatırım halini aldı bu yüzden alabiliyorsanız alın koyun dursun.
ÖTV konusuna gelince, ÖTV kolay kolay kaldırılamayacak bir vergi türü, KDV'yi kaldırabilirsiniz mesela kimse kimseye ama benim çok zararım olur nasıl kaldırırsınız demez diyemez ama ötv öyle değil, ötv'nin kaldırılması onlarca yıl sürebilecek sancılı bir süreç gerektirir bu yüzden ama ben bu ötv'yi vermek istemiyorum diyerek araç almamak çok mantıklı değil.
0
solo
(27.10.21)
Benzer şeyleri hissediyorum; yukarıda yazmışlar zaten. İktisadi açıdan almak mantıklı zira fiyatlar sürekli yükselme eğiliminde. Ancak elalemin bir sürü AR-GE ile üretip %5-10 bile kâr etmediği bir mala hiçbir karşılık almadan üç katı para vermek, o parayla aktif olarak saçma sapan projeleri, yolsuzlukları falan fonladığımı bilmek kanıma dokunuyor.
0
salihdt
(27.10.21)
O kadar ötv vermek koyuyor elbette ama, arabaların fiyatları her ay 10-15 bin artarken biz o kadar kenara koyamadığımız için Haziran'da bize en mantıklı gelen aracı gittik aldık. Şu an araç bayilerde yok ve sarı sitede bizimkinin muadilleri, verdiğimiz paranın 40 bin TL üzerinde satılıyor. Bunlar 3-5 bin km yapmış ikinci el araçlar, sıfırları bayilere ne kadara gelecek daha bilmiyoruz. Mantıksız bir ülkede yaşadığımız için ortak sağduyuya göre değil, mantıksız sisteme göre hareket etmek gerekiyor er ya da geç.
Mesela ev almak da bizim yaşam biçimimize ve mantığımıza hep ters geliyordu ama bu yaz İstanbul'da kiraların fırlamasıyla görünen o ki, ev alıp taksit ödemek kira vermekten daha mantıklı gelecek böyle giderse. Dilediğimiz yaşam biçimi bu değil fakat ülke gerçekleri bunlara zorluyor.
0
gmzo
(27.10.21)
fiyatlar uzun vadede hep arttı doğru fakat şu dönem satıcıların çok güçlü olduğu anormal bir dönem.
ötv önemli bir sebep fakat asıl sıkıntı bayiiler sıfır araç getiremiyor. şu an resmen araç kıtlığı var. chip krizi ve ülkenin öngörülebilirliği düşük olduğu için disturbütorlar yeteri kadar araç siparişi geçmemişler.
en azından piyasanın alıcı satıcı arasında dengede olduğu bir dönemi yakalamak daha doğru olabilir.
0
nuisance
(27.10.21)
2007 dizel Astra'm vardı, satıp Volvo V40 aldım. Pandemiden sonra genel olarak evdeyim zaten. Eski aracım 5.5 litre yakıyordu, Volvo 12 litre civarında yakıyor. Eskisinin Senelik 300 TL civarı vergisi vardı, şimdi 1200 civarı ödüyorum. Bakımı masrafı kaskosu sigortası vb çok daha fazla. Tamam konforu sürüşü güvenliği çok farklı ama durduğu yerde de masraf yani. Bence araç seni idare ediyorsa ve "günlük kullanmıyorsan" artan paraya toprak al dursun.
Özellikle kış aylarında böyle bir şey mümkün mü, dünyada benzeri var mı?
Özellikle kış aylarında böyle bir şey mümkün mü, dünyada benzeri var mı?
0
gezegen olan pluton (26.10.21)
Nükleerle elektrik uretirsin. Onunla da isi. Sadece bedava verecek birileri lazım
0
gameofannen
(26.10.21)
Doğru coğrafyada ve doğru ellerde nükleer enerji en verimli enerji kaynağı, bırak şehri tüm gezegenin enerji ihtiyacını karşılarsın.
0
Zaman Tamircisi
(26.10.21)
Aradığınız terim "Nuclear cogeneration", "nükleer kojenerasyon". Dünyada az da olsa örnekleri var.
0
archmage mahmut
(26.10.21)
@gameofannen, hem doğru hem yanlış olabilecek bir bilgi vermiş ben düzeltmeye çalışayım, nükleer santraller elektrik üretmek için nükleer reaksiyon sırasında ortaya çıkan inanılmaz ısıları kullanırlar, ısınan uranyum çubukları içlerinde bulundukları suyu ısıtarak buhar üretirler, bu buharın basıncı ile de büyük türbinler dönderilerek elektrik üretilir, daha sonra bu üretilen buhar devasa bacalarda hızla soğutularak tekrar sıvı suya dönüştürülür bir döngü içinde kullanılır.
Şimdi anahtar kelimeler : ısı ve buhar
Sorumuz neydi? Nükleer enerji ile Şehirler ısıtılabilir mi? Elbette gayet de ısıtılır, eğer nükleer santrallerde üretilen buhar bu devasa bacalarda soğutulmak yerine yer altından geçen buhar borularına basılırsa ve bu borular evlere kadar ulaştırılırsa gayet de ısıtılır, böylece hem enerji üretimi sağlanmış olur hem de ısınma sorunu çözülebilir.
Dünyada hali hazırda çalışan örnekleri vardır ve gayet de başarılıdır.
0
solo
(27.10.21)
Soma termik santrali Somaya sıcak su basıyor. Evleri rahat ısıtıyorlar.
0
neymis
(27.10.21)
Nükleer santraller soğutma için ciddi miktarsa suya ihtiyaç duyuyorlar ve bu sebeple de deniz kenarı veya akarsu yanlarında olması gerekiyor. Hatta soğutma suyu olarak akarsuları kullanan santraller, akarsuda bir kaç derecelik sıcaklık değişimlerine bile sebep oluyor. Bu mantıkla ısıtılır diye düşünüyorum.
Avrupa'da şehir dışından gelen sıcak sularla evler ısıtılabiliyor. Bu sıcak suyun da nükleer santralden geldiğini düşünüyordum hep.
aracı 180000 e alacağım gibi, ne kadarını kredi olarak çekebilirim?
aracı 180000 e alacağım gibi, ne kadarını kredi olarak çekebilirim?
0
megacracker (25.10.21)
kasko veya fatura değeri 120 bin TL’yi aşmayan taşıtların %70’ine, 120 bin TL’yi aşan taşıtların ise 100 bin TL’ye kadar olan kısmı için %70’ine, 120 bin TL’yi aşan kısmı için ise %50’sine taşıt kredisi kullandırılabilir.
Buna göre 110K kredi kullanabilirsiniz görünüyor tabi aracın 8 yaşından küçük olması gerekiyor.
0
solo
(25.10.21)
@solo nun dediği doğru, ama hesabı sizin alış fiyatınız üzerinden yapmış, alış fiyatı değil kasko fiyatı önemli. Bankalar kasko fiyatını baz alıyor.
Bugün 3-4 yere sordum, ramada bile istedi. Fuhuş mekanlarına dönmesin diye mi istiyorlar? Hangi oteller istemez? Bide şehre göre değişir mi acaba?
Bugün 3-4 yere sordum, ramada bile istedi. Fuhuş mekanlarına dönmesin diye mi istiyorlar? Hangi oteller istemez? Bide şehre göre değişir mi acaba?
0
Wakatakakage (25.10.21)
İstanbul'da çoğu düzgün yer istememeli.
Geçen yıl Eskişehir Dedeman'da kalmıştık istemedi mesela.
Daha yerel bir otelse ve isteyecek gibiyse tek kişi (erkek) giriş yapıp sonra akşam vs. sevgiliyle girse bir şey olmaz sanıyorum ama bilemem oteline göre değişir.
0
nhk ni youkosu
(25.10.21)
Şaşırdım. Genelde bu segmentteki oteller bu tarz şeylere gerek duymazdı.. Gece yarısı kanun falan mı çıkardılar yine acaba
0
kanlakarisikyagmur
(25.10.21)
Hicbiri isteyemez. Evli olmayanlarin otelde beraber kalmasini engelleyen bir duzenleme yok.
0
floydian
(25.10.21)
Normalde birçok otel istemez, ama oteli arayıp "evlilik cüzdanı istiyor musunuz" diye sorduysanız onlar da burada bi iş dönecek galiba diyerek "evet istiyoruz" demiş olabilirler.
0
anten
(25.10.21)
anten+1
isteyen yere evliysen de gitme zaten.
0
lcha
(25.10.21)
komik olan, evliyken hic evlilik cüzdanı tasidigimi hatirlamiyorum. hatta son 5-6 senedir biri sorsa evde bulamazdık sanirim. muhtemelen cogu yer gidince sormayacaktır.
0
helenart
(25.10.21)
anten +1
istemezler.
0
xdenizx
(25.10.21)
şaşırdım bimer cimere sonuç gelmese bile yazın. sizden hoşlanmamışlardır.
anten+1 icha+1
0
jimjim
(25.10.21)
yoo istemiyorlar. @anten'in yazdıgı gibi siz sorduysanız onlar da işkillenip evet istiyoruz demiş olabilirler.
0
dafuq
(25.10.21)
10 yıldır evliyim. hiç bir otel istemedi.
0
co2s2
(25.10.21)
Türkiye'de hiç bir otel sizden ve eşinizden evlilik cüzdanı istemez. Evlilik cüzdanı alınır sandığa atılır ve ölüm ya da boşanma çiftleri ayırana kadar ortaya çıkmaz :)
Otellerin evlilik cüzdanı talep etmesi gibi bir durum söz konusu bile değil, sadece hem sizden hem eşinizden kimlik bilgileri istenir ve her gece bu bilgiler bağlı bulunan emniyet müdürlüğüne iletilir. Ama bunun da nedeni fuhuşu vs engellemek değil olası bir terör eylemeni, bir suçu vs önlemek ya da çözmek içindir.
Eğer otelleri arayıp evlilik cüzdanı istiyor musunuz diye soruyorsan gıcıklığına evet istiyoruz diyorlar muhtemelen çünkü hiç bir evli evlilik cüzdanımızı isteyecekler mi acaba diye düşünmez, rezervasyonunu yaptırır otele gider.
0
solo
(25.10.21)
son 3 yıldır evliyken, ondan önce de bekarken otele gittim hiç kimse istemedi zaten böyle bir hakları da yok.
0
matilda
(25.10.21)
kimse istemedi +1 üstelik hiçbirisi çok lüks yerler değildi.
0
biravekahve
(25.10.21)
Turizm Bakanligina bagli oteller teknik olarak isteyemez ve isterlerse sikayet edebilirsiniz. Sikayet ne olur, o gece ortada kalir misiniz vs... bunlar ayri sorular.
Polisevi, ogretmenevi vs... tarzi yerler teknik olarak isteyebilir ve istiyorlar da zaten. Gerci yazildigi gibi kimse evlilik cuzdani tasimiyor, nufus cuzdanina felan bakiliyor.
0
cleric
(25.10.21)
Telefonda sorarsan istiyoruz derler tabi, kim niye soruyor bilmiyor ki adam.
Gidince istemezler. Zaten evlilerin yaninda cuzdan olmaz.
0
divit
(25.10.21)
"evliyim ama yıllardır hiç bir otel istemedi" diye yazanlar soyadlarından evli olduğunuz anlaşılıyor niye sorsunlar :))
9.5 yıllık ilişkimiz sonunda geçen ay evlendik. Bu 9 yıl boyunca tatil nedeniyle 20den fazla otelde kalmisizdir herhalde; içlerinde butik oteller de var, lüks oteller de. Hiçbiri de istemedi.
Evlilik sonrası balayına gittik, yine yanımda goturmedim. Yine istemediler.
Bu arada otellerin fuhusa mekan saglamamak gibi bir yukumlulukleri var ama Turizm bakanligi yazisina gore bunu evlilik cuzdani isteyerek yapamazlar. Eger bir kisinin surekli farkli kisilerle otele gelmesi gibi bir durum varsa en fazla ona hizmet vermeyi reddedebilirler.
2010lu yillarin baslarinda o donemki iliskilerim ve sartlarimdan oturu bol bol otel, kiralik ev, pansiyon vs... kullandim. Her seferinde oncesinde arayip evlilik cuzdani durumunu sordum ve isteyenlerden yer ayarlamadim ama bol bol isteyenlerle karsilastim. Su anki durumu bilmiyorum.
bu faiz indirimi ile kredi faizlerinin düşüp düşmeyeceği ne zaman belli olur?hiç düşmeme ihtimali de var değil mi? tamamen bankaların inisiyatifinde mi?(1.39'dan çektiğim konut kredisini yapılandırma şansım olur mu onu merak ediyorum aslında)çok teşekkürler.
bu faiz indirimi ile kredi faizlerinin düşüp düşmeyeceği ne zaman belli olur? hiç düşmeme ihtimali de var değil mi? tamamen bankaların inisiyatifinde mi?
(1.39'dan çektiğim konut kredisini yapılandırma şansım olur mu onu merak ediyorum aslında)
çok teşekkürler.
0
la lykia (23.10.21)
Daha önceki 100 baz puanlık faiz indiriminde hiç bir banka kredi faizlerini düşürmedi, 200 baz puanlık faiz indirimi de etkilemeyecek muhtemelen, şimdilik sadece bazı bankalar taşıt kredisinde 0.80 gibi göstermelik bir indirim yaptılar bunun dışında ne tüketici, ne ticari ne de konut kredilerinde oynama olmadı muhtemelen de olmayacak.
Bunun nedeni de bankaların nakite sıkışmış olması ve bu açığı kapatmak için yabancı kaynak yaratmaya çalışıyorlar, bankalardaki mevduat oranı sürekli düşüyor çünkü kimse mevduatta kalmak istemiyor, bunun üzerine banka düşük faizle kredi verirse açık daha da artacağından bankalar kredi vermek istemiyor.
0
solo
(23.10.21)
muhtemelen bankalar aralarında anlaşmış kredi faizlerinde milim indirim yapmıyorlar. ama ne hikmetse önceki ay ve bu ayki faiz indirimini takip eden yarım saat içinde mevduat faizlerini şaak diye düşürdüler. bu ülkede hiçbir şey vatandaşın iyiliği için yapılmaz.
Merhaba. Uzun zamandir aktif olmasa da isimde Sql’i kullaniyorum, sorgu revize edebiliyorum ama yeni sorgu yazamam. Simdi join’leri teorik olarak biliyorum ama is pratige gelince o kadar karisiyor ki. Hangi join’i nerede kullanacagim bilemiyorum. Ayrica birden cok join kullanilan ornekleri de goruyo
Merhaba. Uzun zamandir aktif olmasa da isimde Sql’i kullaniyorum, sorgu revize edebiliyorum ama yeni sorgu yazamam. Simdi join’leri teorik olarak biliyorum ama is pratige gelince o kadar karisiyor ki. Hangi join’i nerede kullanacagim bilemiyorum. Ayrica birden cok join kullanilan ornekleri de goruyorum onu da pratige gelince yapamiyorum.
Mesea cusid ortak kolon olan 2 tablo olsun x ve y diyelim. y tablosundaki sehir bilgisini x’e getirmek istiyorum. Sehir gelsin istedigim icin select * from x right join y on y.cusId=x.cusId olmali? Yoksa left join mi olmali :( pratik yapacagim kaynak ne olabilir. Teorigini istemiyorum cunku o kadar cok kaynaktan calistim ki artik teoriye ihtiyacim yok sadece pratik icin nasil calismaliyim?
0
walser (22.10.21)
x tablosundan, y tablosuyla cusId değeri üzerinden eşleşemeyecek kayıtların gelmesini istemiyorsan inner join, eşleşmese de data gelsin diyosan left join, özünde bu aslında. ben daha right join'i gerçek hayatta kullanan kimseyi görmedim.
0
tepedeki psychedelic adam
(22.10.21)
select x.*, y.sehir from x left join y on x.cusid=y.cusid
right join kullanılmaz genelde.
0
makarnavodka
(22.10.21)
Valla w3schools da falan pratik yapabilirsin sanirim. Olmadi kendi kendine tablolar yapip onlarla da oynayabilirsin.
0
j r r tolkien hayrani
(22.10.21)
Yukarıdaki yazarların tamamı olayı doğru olarak anlatmış ben de ayrıntı vererek anlatayım.
INNER JOIN ile iki tabloyu ortak bir key ile birbirine bağladığında, ortak keyin refere ettiği verinin her iki tabloda da bulunması gerekiyor, yani şöyle :
uyeler ve sehirler diye tablomuz var
select * from uyeler INNER JOIN sehirler on sehirler.sehir_id = uye_sehir_id;
yukarıdaki örnekte uyeler tablosundaki sehir_id ile sehirler tablosundaki sehir_id ortak ve sehirler tablosunda o uyenin sehir id'si var ise bir kayıt döner sehir_id sehirler tablosunda yoksa uye olsa bile kayıt döndürmez.
Şimdi başka bir örnek verelim yine bir üyeler tablomuz var bir de kardeşler tablomuz olsun, aynı şekilde INNER JOIN kullanacak olursan kardeşi olmayan üyeler bu sorguda hiç dönmezdi o yüzden ne yapıyoruz INNER JOIN yerine LEFT JOIN kullanıyoruz.
select * from uyeler LEFT JOIN kardesler on kardesler.kardes_uye_id = uye_id;
Gördüğün gibi artık tüm üyeler kardeşi olsun olmasın listelenir, eğer kardeşi yoksa tek satır kayıt gelir 2 kardeşi varsa 2 satır kayıt gelir, bir kardeşi varsa yine tek satır kayıt döner.
RIGHT JOIN'e gelince kullanımı mantıksız olduğundan pek kullanılmaz, RIGHT'da önemli olan refere edilen tablonun kendisi select çekilen değil o yüzden kullanımını gerektirecek bir senaryo neredeyse yoktur.
0
solo
(23.10.21)
Duyuruda kullanıcılar ve duyurular tablosu olsun.
Sadece en az 1 duyuru açmış kullanıcıları, duyurularıyla beraber getirmek istiyorsan INNER JOIN, "duyurusu varsa duyuruyu da getir, yoksa duyurusuz gelsin" diyorsan da LEFT JOIN kullanıyorsun.
E peki ya duyuruyu açan hesap silinmişse? Kullanıcı silindiği için o duyuruya kullanıcı tablosu üzerinden ulaşamazsın. O zaman RIGHT JOIN, kullanıcısı olmasa bile tüm duyurular gelsin diyor.
Bi de OUTER JOIN var, hem duyuru hem kullanıcı hepsini kombinle getir abi diyorsun.
RIGHT JOIN'in çok kullanılmama sebebi şu, madem duyurunun kullanıcısı yok, o zaman niye kullanıcı tablosu üzerinden ulaşmaya çalışayım ki o duyuruya? Direkt gider duyuru tablosuna sorgu atarım diyor insanlar. Kullanıcı bilgilerini de duyuru üzerinden LEFT JOIN ile kullanıcıya ulaşarak hallediyorlar.
Nasıl oturur bunlar? Valla bence pratikten başka yolu yok. Kendin database tasarla, sorguları yaz. Hackerrank'in SQL şeyi de fena değil: www.hackerrank.com
Merhaba sevgili duyuru.Şöyle bir sıkıntı ile karşı karşıyayım.Annemin oturduğu evin yan tarafındaki bina güya kontrollü olarak yıkılıyor. Ancak yıkım yaparlarken mutfak camından içeriye beton parçası geliyor ve camın hem çerçevesini hem de camını kırarak içeri giriyor. Yaralı kimse yok ancak mala za
Merhaba sevgili duyuru.
Şöyle bir sıkıntı ile karşı karşıyayım.
Annemin oturduğu evin yan tarafındaki bina güya kontrollü olarak yıkılıyor. Ancak yıkım yaparlarken mutfak camından içeriye beton parçası geliyor ve camın hem çerçevesini hem de camını kırarak içeri giriyor. Yaralı kimse yok ancak mala zarar durumu var.
Olay dün 12:00 sıralarında gerçekleşiyor. İstabul Avcılar Belediyesine haber verdik, zabıta gelip tutanak tuttu ancak müteahhit ya da yıkım firması zararın karşılanması ile ilgili hala adım atmamış durumda.
İzleyebileceğim yol yordam hakkında, yol gösterici önerilerinizi merak ediyorum. Eğer olay hukuksal olarak çözülmesi gerekiyorsa avukat arkadaşlar da yardımcı olurlarsa sevinirim (tabi ki baronun belirlediği şartlarda, bedavacılık gibi bir durum yok).
Şimdiden teşekkürler
0
unique hint kumasi (22.10.21)
Müteahhite ulaşmaya çalışın, yıkımı yapan başka firma olduğu için haberi bile yoktur belki.
Bir cam parasının üstüne yatıp da dava mahkeme uğraşmak istemeyecektir akıllı bir adamsa.
müteahhit in haberi var. ancak pek sallamıyor kendisi. sigortayı ben de keşke dedim. Aslında bu konuda pek dinletemedim anneme bu konuyu :)
0
🌸unique hint kumasi
(22.10.21)
O zaman hiç üşenmeyin, bir avukat arkadaşa verin bu işi çatır çatır masraflarıyla alsın ödemeyi.
Siz de camı değiştirip fatura alın camcıdan, faturayı zabıta raporunu ve fotoğrafları avukat arkadaşa verin uğraşsın.
0
John Bloor
(22.10.21)
mala zarar verme suçu taksirle işlenebilen bir suç değil. yanlış bilmiyorsam avukat icra aracılığı ile tazmin edebilir ilgili evraklar vasıtasıyla.
0
lostys
(22.10.21)
Kırılan bir camın masraflarını ödemeyecek kadar bir şirket nasıl düşer anlamak mümkün değil. Avukatla görüşmeden önce müteahhit ile son kez görüşüp bakın zararı karşılamayacaksanız hukuki yollara başvuracağım diyerek zorlayın bence, eğer kafası biraz çalışıyorsa fazla uzatmayacaktır zararı karşılayacaktır.
Yok hala inat ediyorsa diğer arkadaşların da dediği gibi bir avukatla iletişim kurmak en doğru yol gibi.
hiç bonus birikmiyor ayda neredeyse 10 bin tl harcama yapıyorum ama bonus birikmiyor ne yapmak lazım acaba başka kredi kartı mı alsam? sizde durumlar nasıl?
hiç bonus birikmiyor ayda neredeyse 10 bin tl harcama yapıyorum ama bonus birikmiyor ne yapmak lazım acaba başka kredi kartı mı alsam?
sizde durumlar nasıl?
0
sizofren06 (19.10.21)
Enparanin bonus ya da alışverişe puan uygulaması yok, hiç olmadı
0
sanguine
(19.10.21)
enpara kredi kartının bonus para gibi bir özelliği yok. aidatsız kredi kartı ve taksit özelliği hariç başka bir özellik bulunmuyor.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(19.10.21)
Enpara kredi kartının tıpkı enpara banka hesabı gibi tek avantajı masrafsız olması. Onun dışında mil ya da bonus kazanmanız mümkün değil.
0
solo
(19.10.21)
benimde en para kredi kartım var;
taksit yapmak istediğimde alışverişten sonra imkan veriyor. aidat yok faturaları öderken masraf almıyor.
bu yüzden kullanıyorum
maaş aldığım bankanın kartı bonuslu kartını da kullanıyorum, orada bonusflaştan takip ediyorum, yıl içerisinde baya bonus kazanıyorum.
0
xdenizx
(19.10.21)
enparanın kredi kartını kullanıyorum memnunum. diğerlerinin her sene söz ver paranı iade edelim, yemin et bir yıl daha kullan paranı verelim gibi saçmalıkları var.
0
seyduna6687
(19.10.21)
World eco var, aidatsız olup her kampanyaya girip, çatır çatır puan kazandığım. On numaradır.
Soru başlığa sığmadı:) Filmi izlemeyi düşünüyorum kitabı okumaya vaktim olmadığı için. Kitabı okumadan filmi seyredersem çok şey kaybeder miyim? İyi bir uyarlama mı film, ortalama mı?Teşekkürler
Soru başlığa sığmadı:) Filmi izlemeyi düşünüyorum kitabı okumaya vaktim olmadığı için. Kitabı okumadan filmi seyredersem çok şey kaybeder miyim? İyi bir uyarlama mı film, ortalama mı?
Teşekkürler
0
dreamnesiac (17.10.21)
Yani filmi güzel ama kitap acayip güzel. Benim okuduğum en komik kitaplardan biri. Bence kitabi okumazsaniz çok şey kaybedersiniz.
0
logisticsmanager
(17.10.21)
Berbat uyarlama bence. Kitap çok güzel sarar ve zamanını yaratır
0
kisa
(17.10.21)
Film rezil, kitap mükemmel.
Zaten aslında mevzu senaryo da olmadığı için bence direkt kitabı oku.
0
plutongezegendegilmi
(17.10.21)
Kitabı okuyun, filmi bir gün başka hiçbir şey bulamazsanız izlersiniz.
0
kobuzchu kiz
(17.10.21)
Filmi çok kötü ya. Kitabını okudum, okurken eğlendim. Filmi öyle değil kalitesiz bir çerezlik film.
Kaldı ki artık çok geç okumak/izlemek için. Yine keyif alınır ama maalesef bu işler böyle. Belli bir dönemden sonra her şeyin tarihi geçiyor.
0
bana kedicik derdi
(17.10.21)
Kitabı okuyun filmi izlemeyin.
0
solo
(17.10.21)
filmini izlemeden diyorum, kitap.
0
the coolest dude
(17.10.21)
filmi izleme demiyorum hobi olarak yine izle ama kitap bence de yazilmis en eglenceli seylerden biri. sadece filmi izlersen kitabi okumak istemeyebilirsin bu muymus diyerek, kesinlikle o degil.
Şuan işsizim. 80 bin birikmişim var. Vadesiyle idare ediyordum. Babam daire alalım diye bir teklif yaptı. Sen para yatır, paran kadar hisse senin olsun diyor. Fakat böyle bir durumda belli süre fiziki gelirim olmayacak. (Tadilatı, kiracı bulunma süresi vs.)Sadece her ay babam belli bir miktar yolluy
Şuan işsizim. 80 bin birikmişim var. Vadesiyle idare ediyordum. Babam daire alalım diye bir teklif yaptı. Sen para yatır, paran kadar hisse senin olsun diyor. Fakat böyle bir durumda belli süre fiziki gelirim olmayacak. (Tadilatı, kiracı bulunma süresi vs.)Sadece her ay babam belli bir miktar yolluyor. Onu kullanacağım.
Siz böyle bir yatırıma girer misiniz?
0
psmstc (13.10.21)
faiz yedigin surece o para eriyecek. o yuzden ev almak bu durumda faizden daha mantikli olabilir. faizi yemiyor olsan veya para dovizde dursa daha az erir, ev ile yakin olabilirdi ama bu durumda ev mantikli. bir sure idare edebiliyorsan tabi. tadilat cok surmeyecekse bu donemde kiraci bulmak kolay, evler cok hizli tutuluyor. tabi kiradan senin payina dusen miktar da faizden az olabilir, o paraya gercekten ihtiyacin varsa onu da dusun.
0
lemmiwinks
(13.10.21)
İşsiz olduğum için girmezdim. İşsizken 80 binin tamamını eve yatırmak mantıklı değil. Toptan mal alıp, pazarda ürün satmak daha makul şuan. Ya aranızda anlaşmazlık olursa babanız parayı keserse ne olacak? Ya da evle alakalı sorun olursa sizin paranız ne okacak? Kiracı buldunuz ya ödemeleri zamanında yapmazsa?
0
GoodMorningTeacher
(13.10.21)
faizle geçinilmez. o parayı değerlendir.
0
sizofren06
(13.10.21)
hisseli ev aldıktan sonraki plan ne? kira getirisi mi yüksek ya da çok değerlenecek bir bölgede mi? bana mantklı gelmedi yani hisseli eve girmek. tek başına alabiliyor olsan neyse.
0
elorelia
(13.10.21)
Sanki her iki yöntem de hatalı gibi.
1. Faiz ile geçinilmez sadece bir yanılgıdır bu, yarın stopaj %5'den %15'e çekildiğinde aylık faiz kuşa döner zaten sürekli faiz indiriliyor. Ayrıca ana paran her geçen gün eriyor.
2. Elindeki tüm parayı tek bir yere yatırıp parasız kalmak da büyük risk bilemedim.
Gerçi şu ara elinizdeki parayla da yapabileceğiniz pek bir şey yok gibi.
0
solo
(13.10.21)
Ben olsam 80 bin TLlik Eregli hissesi alirdim
0
turkuaz
(13.10.21)
Vadeli. boş ver evi filan. Nakitte kalmak iyidir. Tüm nakidi gömme betona.
geçen nisandan beri xiaomi robot vacuum mop p modelini kullanıyoruz. ilk alındığında da ikea’nın şu tüylü halılarının kenarına takılıp çıkamadığı oluyordu ama genel olarak sorun yoktu. hele yazın tüm halıları kaldırınca baya rahat ettik canavar gibi süpürüp sildi her yeri. ama şimdi birkaç gün önce
geçen nisandan beri xiaomi robot vacuum mop p modelini kullanıyoruz. ilk alındığında da ikea’nın şu tüylü halılarının kenarına takılıp çıkamadığı oluyordu ama genel olarak sorun yoktu. hele yazın tüm halıları kaldırınca baya rahat ettik canavar gibi süpürüp sildi her yeri. ama şimdi birkaç gün önce halıları tekrar serdim, robot sanki unuttu evi, nerdeyse hiçbir halıya çıkamıyor, etrafında tur atıp atıp temizlik bitti deyip istasyona dönüyor ya da halı yokmuşçasına kenarlarını süpürüp gidiyor. birkaç kez resetledim ama yok, olmuyor. kaldırıp atıcam yani o kadar sinir ediyor beni. yok mu bir çözümü? nasıl çıkartıcam ben bunu yine halılara?
0
ozgur bir kusun hatirati (06.10.21)
çalışma prensibi ve yapı itibariyle shaggy adı verilen uzun tüylü halıları (gerçekten uzunsa) bence hiçbir robot süpürge parçalarına dolandırmadan süpüremez. tek sorun halının tüyleri mi? bununla birlikte halının renkleriyle ilgili de problem olabilir mi?
0
emininsel
(06.10.21)
Shaggy halılarda çalışamayacağını zaten herkes söylüyor. Diğer halılarda da sorun varsa hafızasındaki haritaları silin. Cihazı resetlemek yeterli olmaz. O hafızasındaki halıya göre gidiyor. Önünde daha önce olmayan bir şey görünce de engel geldi sanıp vazgeçiyor. Haritaların ve geçmiş temizliklerin tamamını yok edin. Sonra sıfırdan başlatın.
0
himmet dayi
(06.10.21)
valla aynı sorunu bende roborock s5 max la yaşıyorum, halının üstünde sapıtıyor gezemiyor vs..çözümler için takipteyim.
0
benaslinda
(06.10.21)
Robot süpürgelerin en büyük sorunu halılar, her türlü engeli sorunsuz geçerken (kalın elektrik kabloları dahil) halıların kenarları ve shaggy halıların uzun tüyleri bu aletlerin korkulu rüyası.
Ben, "mi vacuum" robotun yedek tekerlek setini dünya paraya çinden getirtmek zorunda kalmıştım bu halı olayı yüzünden çünkü alet halıya takılıp o kadar çok pati çekti ki tekerleğin kauçuğu bildiğin eridi bir süre sonra ota boka patinaj çekmeye başlamıştı.
Yalnız sizin durum çok farklı halının etrafında dolanıyor demişsiniz, bunda bir tuhaflık var çünkü ne kadar takılırsa takılsın bizim robot hiç bir zaman burada halı var buraya geçmeyeyim demedi, ısrarla o halıya çıkmaya zorladı kendini, bazen başardı bazen başaramadı pati çekti. Diğer arkadaşların da dediği gibi cihazı tamamen resetleyip tekrar kurun derim ben de.
0
solo
(06.10.21)
Yazılımdan sınırlı alan ve sanal duvar ayarlarına bakın, olur da bi şekilde halının yerini sınırlandırmış alan yapmış olabilirsiniz.
Haritayı silip yeniden "kenarları süpür" diyerek yeni harita oluşturun.
Sakın makineyi resetlemeyin, bazen yeniden ağa ve telefona bağlanmak sıkıntı yapabiliyor.
Bir de makine şarjdayken kaldırıp getirip halının ortasına koyun, manuel olarak tuşa basın ve temizliğe başlasın.
Halıda gezmekte fiziki bir problem var mı kontrol edin.
Tekerlerlekleri ve fırçayı kontrol edin, saç ip vs dolanmışsa bertaraf edin.
0
John Bloor
(06.10.21)
Çözüm olur mu bilemiyorum ancak ben Çin'den benzer bir sorun için tekerleğe takılan kauçuk lastik korumalardan aldım. Benimki tırmanamadığı gibi bir de lastiğini aşındırıyordu. Bu iki sorun da sonrasında çözüldü. Denemeye değer;
üzerine koyunca ya da azıcık itekleyip çıkmasına yardım edince sorunsuz süpürüyor. hol ve salonda aynı halıdan var, ikea’nın alhede’sinden siyah renk, yazın halıları kaldırmadan önce sorunsuz çıkıyordu yani hiç çıkamıyor değildi, şimdi salondakini komple görmezden geliyor sanki sanal duvar koymuşum gibi, sadece orayı seçip süpür dersem de orasından burasından deneyip çıkmıyor. holdekine de bazen kenarında daire çizse de %90 çıkıyor. ikisi de aynı halı ama anlamadım. dediğiniz gibi haritayı da bir sıfırlayıp öyle deniyim.
0
🌸ozgur bir kusun hatirati
(06.10.21)
cevaplar için teşekkürler, haritayı da sıfırladım ama sorun çözülmedi. ben de google’a bir daha sorayım dedim, halım siyah, bir de öyle arattım ki şu video sorunumu çözdü:
halım kalın ve tüylü ama sorunun onunla alakası yokmuş resmen siyah diye görmezden geliyormuş robot halıyı. videodaki gibi beyaz sticker yapıştırdım ve şu an tereddütsüz halıya çıkıyor ve süpürüyor. önceden zorlandığı köşelerde bile takılmıyor hatta artık.
Diyelim ödeme güçlüğü yaşadığınız kredi, el borcu vs’den oluşan 200-250 bin tl borcunuz var. Devalüasyon falan olursa, ne bileyim 2001 krizi gibi tek gecelik büyük bir olay olursa aslında borcunuz bir anda yarı yarıya düşer değil mi? Bu gibi başka ne felaketler olsa tl borçlusunun işine yarar? İşsiz
Diyelim ödeme güçlüğü yaşadığınız kredi, el borcu vs’den oluşan 200-250 bin tl borcunuz var.
Devalüasyon falan olursa, ne bileyim 2001 krizi gibi tek gecelik büyük bir olay olursa aslında borcunuz bir anda yarı yarıya düşer değil mi?
Bu gibi başka ne felaketler olsa tl borçlusunun işine yarar?
İşsiz kalma durumu yok. Devlet memuru diyelim.
0
goklerdengelenkarar (05.10.21)
TL borçlunun işine gelmesi için gelirinin döviz üzerinden olması lazım. Devalüasyon olur ise borçla birlikte geliri de değer kaybedeceği için pek bir farkı olmaz. Devlet memuru maaşını dolar ile almadığına göre TL'nin değer değişikliği onun borcunu olumlu ya da olumsuz etkilemez.
0
himmet dayi
(05.10.21)
eğer tl borcunuz ama döviz geliriniz varsa veya benzeri döviz-altın birikiminiz işinize gelir. diğer durumlarda enflasyon da artacağı için, kazancınız günlük giderlerinizi + kredi ödemenizi belki anca karşılayacaktır veya en iyi durumda eskisine göre bir değişiklik olmayacaktır.
0
malheiros
(05.10.21)
Eğer TL borcunuz var ama hiç bir birikiminiz ya da yatırımınız yoksa hiç bir avantajınız olmaz.
Ama diyelim ki 250 bin TL krediniz var ama bankada da 250 bin TL mevduatınız var, şu anda faiz oranı %18 diyelim ve kriz patlak verdi faizler yükseldi, faiz oldu %40 o zaman sabit faizli kredinizin taksitleri aynı kalırken mevduatınızın faiz geliri arttığından kredinizi ödemeniz kolaylaşır.
Ancak genelde bu olaylara bu pencereden bakılmaz, bir şeyden avantaj sağlamanız için illaki fiili bir kazanç elde etmeniz gerekmez şöyle anlatalım.
Gidip 250 bin TL'ye bir ev ya da araba aldınız ve oldu ya tamamını da kredi ile halletiniz, bankaya 250K + Faizi ile TL borcunuz var elinizde de 250K değerinde bir mal (ev ya da otomobil) şu anda zararda görünüyorsunuz, ancak dediğiniz gibi oldu ve bir gece de devalüasyon oldu ve TL yarı yarıya değer kaybetti, o zaman elinizde sabit kalan bir 250K TL + Faizi ile bir kredi borcu varken, en az 500K değerinde bir ev ya da otomobiliniz olmuş olacak. Dilerseniz gerine gerine ucuza kapattığınız aracınıza binip caka satabilir, isterseniz aracı 500K'ya satıp 250K olan borcunuzu faiz işlemeden kapatıp 250K tertemiz karı cebinize atabilirsiniz. Buna TL ile borçlanmada kredi kaldıracı denir :) (Bunu ben uydurdum google'da aramayın)
Girişte hangi evrakları istiyorlar?Qr kodu alınmalı falan demişler de adapass.com'dan doldurulan yolcu giriş formunun sağ üst köşesindeki altında X bulunan qr kodundan mı bahsediyorlar acaba?
Girişte hangi evrakları istiyorlar?
Qr kodu alınmalı falan demişler de adapass.com'dan doldurulan yolcu giriş formunun sağ üst köşesindeki altında X bulunan qr kodundan mı bahsediyorlar acaba?
0
Başkalaşım (04.10.21)
2 adet aşı olduktan sonra 14 gün geçmiş olması ve 72 saat öncesinden alınmış pcr testi sonucu isteniyor.
adapass ise şart değil girişte ama adadaki mağazaların bazıları girişte adapass istiyor. Bu arada hava alanında test sonuç belgenizi elinizden alıyorlar kopyasını alın mutlaka yanınıza
Merak ettiğim bir şey var. Vadeli hesaba 100 bin lira yatırınca Enpara 1350 lira getiriyor aylık. 150 bin olunca da 2 bin lira getiriyor. Bu getiriler ortalama bir aile için ortalama kira fiyatları.Bu durumda insanlar ev almaya çalışmak yerine bu şekilde faiz getirisi üzerinden kiralarını ödeyemezle
Merak ettiğim bir şey var. Vadeli hesaba 100 bin lira yatırınca Enpara 1350 lira getiriyor aylık. 150 bin olunca da 2 bin lira getiriyor. Bu getiriler ortalama bir aile için ortalama kira fiyatları.
Bu durumda insanlar ev almaya çalışmak yerine bu şekilde faiz getirisi üzerinden kiralarını ödeyemezler mi? Ev 300 bin lira olsa bu paranın yarısı zaten faiz yoluyla kirayı karşılamaya yetebilir. 300 bin lira için kredi çekip stres yaşamak yerine bu yol daha uygulanabilir değil mi? Kaçırdığım bir şey var mı?
0
dissendium (02.10.21)
faizde sadece faiz getirisi olur,
ev alırsan evin değeri artar + kira getirisi olur
0
oekuklu
(02.10.21)
%15-20 enflasyon olan ve faiz oranları sürekli değişen yerde faize güvenerek iş yapılmaz. Birkaç yıl sonra faiz getirisi kirayı karşılamaya yetmemeye başlar ve kalan ana para da büyük oranda değer kaybetmiş olur.
Üstelik alınan faiz kararları nedeniyle faiz getirisinin nerdeyse yarı yarıya düştüğü zamanlar oldu. Millet dolara hücum etti sonrasında zaten. O yüzden iyi bir fikir değil.
0
pembe mezarlık
(02.10.21)
Herkesin ekonomist olduğu bu konjonktürde enflasyon-faiz ve anapara ilişkisini öğrenmeden nasıl yaşadınız hayret ettim.
Cevap: evet, kaçırdığınız bir şey var. Ayrıca aynen, siz uğraşmayın krediyle, kredi faiziyle. Koyun paranızı faize, afiyetle yiyin. Faiz varken ev mi alınır?
0
prole
(02.10.21)
Her faizler belli bir seviyenin üstüne çıktığında bu tekniğin çekiciliği artar ancak kazın ayağı öyle değil. Şöyle anlatalım:
Eylül 2018 - Temmuz 2019 tarihleri arasında faiz %24'lere çıkmıştı, herkes parasını TL'ye çevirip faize yatırmıştı sonra ne oldu, merkez bankası başkanı 3-4 ay içerisinde faizleri %8'e kadar çekti, dolar fırları TL'de kalanlar o 6-7 aylık sürede faizden para kazandığını sandı ama enflasyon ve dolar öyle bir yükseldi ki faizin kat be kat üstünde değer kaybı yaşandı liranın satın alma gücünden dolayı.
Yani özetle Faiz size para kazandırmaz, hele ki Türkiye'de sadece bir sanrıdır.
Sonradan gelen edit : Ayrıca faiz gelirinin şu anda yüksek görünmesinin bir nedeni de Stopajın %15'ten %5'e çekilmesi yarın onu da eski haline getirdiklerinde faiz geliri kuş olacak.
0
solo
(02.10.21)
geçen sene 170e aldığımız ev için 250 teklif ediyorlar. 1 senede 80bin değerlenmiş. sadece faize yatırsam 24bin tl kar elde edecektim. şuan kirada ev, aylık 2bin kira getirisi var.
özetle, ev alırsan evinde değerlenir kira getirin de olur. faize yatırırsan sadece faiz getirin olur.
0
trajikomix
(02.10.21)
faiz bir gelir (kazanç) değildir. bankanın paranın kaybettiği değerin bir miktarını parayı kullanması karşılığı ödemesidir. bu yüzden ekonomisi güçlü ülkelerde faiz yok denecek kadar düşüktür.
Faiz indirimi konut kredilerini yeniden yapılandırmamızı sağladı mı ?
karincaezmezuo
Selam, Eylül ayında gelen faiz indirimi mevcutta devam eden konut kredilerimize yeniden yapılandırma imkanı sağladı mı yoksa bu bankanın insiyatifinde olan bir durum mu ? Teşekkürler
Selam,
Eylül ayında gelen faiz indirimi mevcutta devam eden konut kredilerimize yeniden yapılandırma imkanı sağladı mı yoksa bu bankanın insiyatifinde olan bir durum mu ?
Teşekkürler
0
karincaezmezuo (29.09.21)
Bankanın insiyatifinde.
0
baal
(29.09.21)
piyasa faiz oranları azalmadı ki? aksine artış gösterdi. cds ler ciddi arttı
0
fistikthecat
(29.09.21)
Faiz indirimi kredi faizlerine hiç etki etmedi, hiç bir banka 100 baz puanlık faiz indirimini kredilerine yansıtmadı sadece mevduat faizlerini düşürdüler yani olan millete oldu.
Ver bana oradan 1000 galon petrol diyebileceğimiz bir platform var mdır?
solo
Merhaba duyuru dostları,Soru şekli için kusura bakmayın, farklı şekilde nasıl soracağımı bilemedim. Bildiğiniz gibi bankaların mobil uygulamalarından hisse senedi, döviz, fon vs alıp satabiliyoruz, günümüzde de bu bir hayli yaygın olarak kullanılıyor.Benim merak ettiğim şey Forex dışında, Petrol, de
Merhaba duyuru dostları,
Soru şekli için kusura bakmayın, farklı şekilde nasıl soracağımı bilemedim. Bildiğiniz gibi bankaların mobil uygulamalarından hisse senedi, döviz, fon vs alıp satabiliyoruz, günümüzde de bu bir hayli yaygın olarak kullanılıyor.
Benim merak ettiğim şey Forex dışında, Petrol, demir, çelik, alüminyum hatta gübre, mısır aklınıza ne gelirse alıp tutabileceğimiz bir platform var mıdır?
Kafamdaki düşünce şu, bu demir dediğimiz meret son yıllarda yüzde bilmem kaç artmış neden bunu küçük bir yatırımcı olarak değerlendiremedim? petrolün artacağını ön görüyorum ve alayım atayım 1000 galon artınca satarım neden yapamayayım. Ama lütfen çözümünüz Forex tarzı kaldıraçlı açığa satış tarzı sistemler olmasın, tıpkı bankalardaki döviz alım satımı gibi, hisse senedi alım satımı gibi al tut sat mantığında sistemler olacak.
Saygılar, sevgiler.
0
solo (28.09.21)
bu şekilde gümüş alabilirsin
0
freebird5406_2
(28.09.21)
@freebird5406_2, altın, gümüş gibi değerli madenler bankalar üzerinden alınabiliyor onu yazmayı unutmuşum, ben değerli madenler dışında petrol, demir, çelik, aklına gelebilecek bir çok şeyi satın alabileceğin bir sistemi merak ediyorum daha çok.
0
🌸solo
(28.09.21)
bahsettigin sey turev piyasalarda da oluyor iste. kaldirac kullanma istersen 1x yap sana kalmis. neden illa turev olmayacak dediniz?
köpekli (dolayısıyla tüylü) bir ev için akıllı robot süpürge tavsiyeniz ne olur?harita çıkarabilen, eşik vb. ufak yükseltilerle sorunu olmayan.
köpekli (dolayısıyla tüylü) bir ev için akıllı robot süpürge tavsiyeniz ne olur? harita çıkarabilen, eşik vb. ufak yükseltilerle sorunu olmayan.
0
emzegrit (28.09.21)
5 yıldan uzun süredir hem evde hem ofiste Xiaomi'nin süpürgesini kullanıyorum çok memnumum, evde neredeyse hiç temizlik yapılmıyor ayda 1 kez kapsamlı temizlik yapılıyor o kadar, ofisin tamamı halıfleks kaplı her gün robot sabah erken saatlerde temizliyor her gün çıkan tozu görünce şaşırıyorum.
Bugün bir daha alacak olsam yine tereddütsüz aynı makineden alırım.
merhabalar,yeni yeni python öğrenmeye çalışıyorum. amacım iyi bir şekilde öğrenip veri analizi yapmak.bu işlerle uğraşan herkes ya mac ya da linux işletim sistemi olan bilgisayarları kullanıp windows'a hiç yanaşmıyor. eldeki bilgisayardan olmamak adına hakikaten mac/linux şart mıdır onu sormak isted
merhabalar,
yeni yeni python öğrenmeye çalışıyorum. amacım iyi bir şekilde öğrenip veri analizi yapmak.
bu işlerle uğraşan herkes ya mac ya da linux işletim sistemi olan bilgisayarları kullanıp windows'a hiç yanaşmıyor.
eldeki bilgisayardan olmamak adına hakikaten mac/linux şart mıdır onu sormak istedim.
alınması gerekiyorsa macbooklardan hangi model benim gibi biri için iş görür?
oyun oynamak vs gibi bir beklentim yok, işimi görsün yeter benim için. (bildiğimiz ofis, uzaktan eğitim için teams vb programları kullanıyorum.)
0
amuda kalkan solucan (28.09.21)
öyle bir şey yok 1. olsa bile eldeki bilgisayara linux yükleyebilirsin 2.
0
hlt1985
(28.09.21)
Python çok az sistem kaynağı tüketen oldukça verimli bir dil, şöyle bir örnek vereyim 400 TL'ye alabildiğiniz Raspberry Pi 3 üzerinde çalışan python uygulamalarım var.
Orta halli bir PC ile sorunsuz çalışabilirsiniz hiç bir sorun yaşamazsınız. Yok illa ben bir makine alacağım derseniz macbook alın derim ama en düşük konfigürasyonlu macbook bile ortalama üstü bir notebook'dan daha pahalıdır haberiniz ola.
Not : Ofisimde iMac, Evde PC, dışarıda Macbook kullanıyorum hepsini birbiriyle kıyaslayabilecek deneyime ve bilgiye sahibim.
0
solo
(28.09.21)
elinizdeki bilgisayara dual boot olarak linux kurup devam edin derim. hatta macbook için yapacağınız harcamanın küçük bir bölümüne eğer bilgisayarınız upgrade imkanı veriyorsa ram ve ssd upgrade yapın. öğrenme aşamasında size yeterli olacaktır.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.09.21)
Öneriler için teşekkür ederim. Bir analiz programını windows ya da mac dışında çalıştıramıyormuşum.
O nedenle mac'e kalacağım gibi..
0
🌸amuda kalkan solucan
(28.09.21)
Yeni macbook air'lar güzel baya. Öğrenmek için çok canavar bir sisteme de ihtiyacınız olmaz zaten.
Ama kod yazmak için linux veya mac lazım. Windows'ta terminal yok, milyon tane işe yarar ufak güzel program var, onlar yok. Ben kanser oluyorum Windows'ta kod yazmam gerektiğinde. Data science için illa ki gerekli olmayabilir, ama verilen paraya değecek bir konfor bence.
3'ü de aynı araç. ucuz olma sebebi sanırım uzun zamandır satılamadığındandır, adamların elinde kaldı gibi. çünkü takip ediyorum piyasasını, pek gitmiyor gibi. aracın incelemelerini falan izledim gayet güzel araçlar. tr piyasası için şahsuvaroğlunu aramıştım, yedek parça durumunda 24 saat içerisinde nerede olursanız olun temin etme garantimiz var demişlerdi. teknik olarak da nerdeyse tüm güvenlik donanımları standart. ek olarak "Dünyanın en büyük çelik üreticilerinden biri olan SsangYong'un üstün güvenlik donanımına sahip modeli Yeni Korando'nun konstrüksiyonunda %74 oranında yüksek gergili çelik sac kullanılmıştır." ibaresi de var.
özellikle tasarımı ve iç dizaynı çok güzel geliyor. muadilleri olan araçların fiyat olarak çok gerisinde. yani her yönden tam bana hitap eden bir araç hem güvenlik hem tasarım olarak. süspansiyonları da bu pick-up'larda kullanılan çok bağlantılılardanmış sanırım. konfor olarak da eksiksiz duruyor.
yakın zamanda test sürüşüne gitmeyi düşünüyorum ama genel olarak sizin yorumlarınız nelerdir? son olarak alındığı takdir de 5-10 sene kullanılacağı için ikinci el kriterini çok öne çıkarmıyorum. özellikle polonun bile 250bine çıktığı şu ortamda çok ciddi düşünüyorum da
0
avatar is back (27.09.21)
dediğin gibi herhangi bir b veya c sınıfı hb arabaya vermektense aynı paraya bu arabayı almak mantıklı.
fakat en önemli husus bu, olur da ileride ev almak için veya farklı beklenmeyen bir ihtiyaçtan ötürü arabayı satman gerekir mi? eğer gerekirse ne yazık ki 2. el satış konusunda ciddi problem yaşarsın.
0
reanarchy
(27.09.21)
"uzun zamandır satılamıyor, adamların elinde kaldı gibi" demişsiniz.
Orta vadede bu cümledeki "adamlar" siz olacaksınız. Onu da goz önünde bulundurmak gerek maalesef.
0
aslil
(27.09.21)
Evet 2.el mevzusu var o konuda hepimiz hem fikiriz. Ama dediğim gibi olağan şartlar altında 8-10 sene satma planım olmaz alır binerim. Zaten motor ve şanzıman uyumlu ve sorunsuz derdim de olmaz diye düşünüyorum. 2.el faktörü olmadan yorumlarınızı bekliyorum
0
🌸avatar is back
(27.09.21)
her araba satılır, her arabanın alıcısı vardır türkiye piyasasında. 10 takla atmış önü 2012 arkası 2014 model arabalar bile biraz uygun yazdıldığında ertesi gün satılıyor. siz de acil satmanız gerektiğinde piyasanın 4-5 bin lira altına koyarsanız peynir ekmek gibi gider her araç. nitekim sizin de elden çıkarma derdiniz olmayacakmış kısa vadede.
bu arabaların tutulmama nedeni usta ve yedek parça kıtlığıydı. ama son zamanlarda bu sorun da aşılmış diye görüyorum forumlarda. 250 bine polo, 350 bine megane satılan yerde bu arabaya bu paralar her türlü verilir. ayrıca sıfır diye ekspere sokmamazlık etmeyin. galericilerden araba alınacaksa sıfır dahi olsa mutlaka ekspere sokulmalı.
0
golgi aygıtı
(27.09.21)
kullandığınız süre boyunca yetkili servise neredeyse mecbur olacaksınız, herhangi bir parçasını dışarıdan bulmak zor olacaktır. dikkatimi çeken, ilandaki araçların yarısı sıfır km sayılabilecek seviyede, 10 bin km altındaki araçlar. alanlar niye bu kadar erken satıyor aracı hemen ki? kötü bir araç değildir eminim, euroncap'ten beş yıldız almış vs. ama beklentilerle mi ilgili bir sorun acaba. 2020 ve üzeri 60 korando (benzin+dizel) varken, 28 tanesi 1 ile 10bin km arası, 36 tanesi 1 ile 25 bin km arası. piyasası olan bir araç olsa al-satçılar para kazanmak için yapıyordur diyeceğim de, bu durumda zor. sıfır alan memnun kalmamış gibi bir izlenim uyandırıyor bende.
0
gkhncnzdgn
(27.09.21)
Arkadaşım Çin malı araba alınır mı? Uzak dur böyle şeylerden.
0
boray eris
(27.09.21)
araç güney kore markası, kötü değil. parça da illaki bulunur ancak aracı tanıyan bilen servis kısmı sıkıntı. satışçıların bunun garantisi benim abi yalanlarına kanmayın. bu aracın mutlaka fbook'ta veya bir yerlerde kullanıcı forumu vardır. girin bir bakın ne sıkıntılar yaşanmış. gerçekten uzun süre kullanan insanlar ne düşünüyor.
bir de ikinci elde 340-350 bandı benzinli araca çok da öyle bedava değil. o paraya rahatlıkla 2-3 yaşında 3008, 2008, ya da c5 aircross alınıyor. tahminim 3-4 yaşında tiguan bile bulunur.
Bu tür arabaların en büyük sorunu sağlamlıktır, euroncap testleri aracın yürüyen aksam ve iç tasarım malzemelerinin sağlamlığına ve işçiliğine bakmaz, kaza anında sürücüyü ve içindekileri ne kadar koruduğuna bakar.
Bu tür uzakdoğu araçların en büyük sıkıntısı daha bir kaç bin km'de her yerinden trim sesi gelmeye başlamasıdır. Daha 2. haftada kapı içlerinden, torpidodan, oradan buradan trim sesi duymaya başlarsınız, bu söylediklerim bu markaya özel bir durum değil yanlış anlaşılmasın, verdiğiniz para aslında markaya ve işçiliğe veriliyor yoksa araba arabadır bir motor, 4 lastik ve kaporta hemen hepsinde benzer önemli olan işçilik ve kullanılan malzemenin kalitesi.
Yeni üretilen hemen her aracın içi özellikle Türkiye gibi yüksek vergilerin müşterileri boğduğu ülkelerde olabildiğince düşük kalite plastikle kaplanıyor ve parçaların birbirine uyumu neredeyse vasat, bunu uygun fiyatlı araçların plastik aksamları arasındaki boşluğu ölçerek görmeniz mümkün, eğer bir araçta iki plastik aksam arasındaki boşluk serçe parmağınız girecek kadar fazla ise bilini ki ilk 10 bin km'de arabanın her yerinden gıcırtı duymaya başlayacaksınız, o boşluğu adamlar kendi mallarına güvenmedikleri için o kadar geniş tutuyor.
Diyeceksiniz ki bu adamlar o zaman bu arabayı üretirken düşünmüyor mu bu ayrıntıyı? tabi ki düşünüyor ama adam Türkiye gibi yolları köstebek yuvasına dönmüş, her 100 metrede bir keyfi yerleştirilmiş tümsekler olan yollarda kullanılacağını hesaba katmıyor, kaymak gibi yollarda yürüyeceğini var sayıyor.
Aracın SUV sınıfı olduğuna bakmayın o bir arazi aracı değil öyle görünse de yani arazi aracıdır bu sağlamdır diye düşünmeyin.
Sorunuzun cevabına gelince, eğer a noktasından b noktasına gideceğim zaten beklentim düşük, ben zaten temiz ve soft kullanırım daha uzun ömürlü olur, uzun bir süre de satmayı düşünmüyorum derseniz alın kullanın takılmayın markaya, zaten bu gidişle bir kaç seneye bu araçlar bile mumla aranıyor olacak.
Sesi hızlandırmışlar, Gökhan Türkmen o sesi takip ediyor ağzını oynatırken. Sonra görüntüyü aynı oranda yavaşlatıyorlar ve sesi üstüne ekliyorlar. Yöntemi bilmiyorum ama mantıken bu şekildedir.
0
himmet dayi
(17.06.21)
himmet dayi +1
şarkıyı önce hızlı okuyor, sonra klibi yavaşlatıp orjinal sesi yavaşlatılmış klibinin üzerine bindiriyorlar, bu arada baya bi senkron kayması var aslında dikkatli izlerken ama göze batmıyor.
not : bilmeyenler için Aydilge klip boyunca şarkıyı tersten okuyor.
0
solo
(17.06.21)
@solo
klip boyunca değil :)
1.42'ye bakarsan orada Aydilge'nin sağ kolu bitkiye takılıyor ve bitki yaylanıyor. O hareketi ters çekimde yapamazsın. O sahne olduğu gibi düz çekim.
0
himmet dayi
(17.06.21)
@solo, Aydilge'nin klibi arak bu arada. O klibin birebir aynısını başka bir yabancı şarkıcı çekmişti yıllar evvel. (daha doğrusu tersten şarkı söyleme olayı).
0
Avoiding The Puddle
(17.06.21)
@himmet dayi, valla ben Aydilge'nin yalancısıyım, o öyle demişti :)
@Avoiding The Puddle, mutlaka örnekleri vardır oradan esinlenmişlerdir tabi ama bizim ülkemizde bu teknikle çekilen ilk klip diye biliyorum ;)
Tatile geldiğimde araba kiralayacağım.İki seçeneğim var:Peugeot 301 1.2 - 2019 Benzinli Manuel (5500 TL)Ford Tourneo Courier - 2019? Dizel Manuel (6500 TL)Ege'ye tatile gidip gelicem İstanbul'dan 1600 km o yapacak.İstanbul içinde de bir o kadar kullanırım.Bu durumda 1000 lira fazla verip Dizel almak
Tatile geldiğimde araba kiralayacağım. İki seçeneğim var:
Peugeot 301 1.2 - 2019 Benzinli Manuel (5500 TL) Ford Tourneo Courier - 2019? Dizel Manuel (6500 TL)
Ege'ye tatile gidip gelicem İstanbul'dan 1600 km o yapacak. İstanbul içinde de bir o kadar kullanırım.
Bu durumda 1000 lira fazla verip Dizel almak daha mı karlı olur?
0
işimdeyim gücümdeyim (17.06.21)
Dizelin avantajı az yakması da, 1.000 liralık bir fark oluşması için 2.000 litre yakıt alman lazım (Benzin/Dizel farkı 1 litrede 50 kuruş).
2.000 litre yakıt nerden baksan 40 bin kilometre yol demek.
Ben dizelin mantıklı bir tarafını göremedim.
0
himmet dayi
(17.06.21)
fark fazla benzinli al.
0
jelly bear
(17.06.21)
dizeli amorti edecek kadar kullanmayacaksın ki saçma bu durumda. araba farkı da var zaten. tourneo ne ya. devrilir mevrilir. sedan diğeri ne güzel :D
0
glamdr1ng
(17.06.21)
1000 TL'lik fark için Türkiye turu yapmanız lazım, hiç mantıklı değil dizel kiralamak bu şartlar altında.
0
solo
(17.06.21)
Tourneo Courier çok güzel araba. Muhtemelen 1.5 TDCI 6 vites olanı. Ben de onu 3 gün kullanmıştım uzun yolda çok güzel araba.
1.2 Peugeot 301 ise atmosferik sanıyorum.
Bu durumda tek fark benzinli ya da dizel olmaları değil, araçların uzun yoldaki konforu, büyüklüğü falan da farkediyor. Ben courier'de 4.3 lt ortalama ile gitmiştim uzun yolu 6. vites 2bin devir 120 km/h ile. Peugeot 301'de ise 6.5 civarı olur diye düşünüyorum. 3bin km yapacağınızı varsayarsak 2 litre civarı farktan yaklaşık 60 litre yapar. Tabii yakıt aynı değil. Benzini 7.85, Motorini 7.35 üzerinden hesaplamak da gerekiyor.
Son tahlilde karma yakıt tüketimleri üzerinden bir hesap yaparken uzun yolda yakılan yakıta +1 litre eklesek (aslında dizellerde şehir içindeki yakıt artış oranı benzinlideki kadar yüksek değil) 5.5lt/100 km hesabından 3000km için: 165 lt motorin, 225 lt benzin gerekiyor.
165 lt motorin: 1212 TL 225 lt benzin: 1766 TL
Araçların yakıt türleri kaynaklı fark aşağı yukarı 550 TL. Yani araç sınıfı ve konforuna ödediğiniz fark 450 TL.
Uzun yol da söz konusu olunca 450 TL fark verilebilir gibi.
Bu arada ralli falan yapsanız bile öyle kolay kolay deviremezsiniz. Ki versustaki diğer araç da 301. Yol tutamayışı ile ünlü bir araç. 1.2 atmosferik ve yüklü olacağını tahmin ettiğim bir araba ile sollamaya falan çıkmak çok daha tehlikeli :)
0
armagan abanuz
(17.06.21)
Armagan +1
301'i bilmiyorum ama Courierin surus keyfi binek araclardan farkli degil. Bana guvenli de gelmisti. 110 km hizla giderken onume birden kopek cikmisti ve direksiyonu hizla kirmistim. Ilk baslarda yahu ne soformusum diye havalandim ama meger iş esp'de imis. Ne kadar esp de olsa O gun hala nasil savrulup takla atmadigima sasiririm.
Şöyle bir uyarı var ne demek istemiş? sigorta başlangıç tarihi olarka bunu almam mı diyor?herkese selam
Şöyle bir uyarı var ne demek istemiş? sigorta başlangıç tarihi olarka bunu almam mı diyor?
herkese selam
0
cassey (17.06.21)
Evet, eğer ilk işe giriş tarihinden sonra 10 günden kısa sigorta primi ödenmişse bunu dikkate almayız uzun vade sigorta primi ödeme başlangıcından alırız diyor.
Yani kardeşine diyelim 1 Ocak 2019 başlayan 5 günlük sigorta primi ödediniz sonra kardeşin 2 yıl sonra yani 1 Ocak 2021'de işe girdi ve 30 gün üzerinden sigorta primi ödendiyse sigorta başlangıç tarihi 1 Ocak 2019 değil 1 Ocak 2021 olarak dikkate alınır diyor.
0
solo
(17.06.21)
Gayet uzun detaylı bir cevap vermiştim hem @cassey hem de @solo ya ama site kaydetmemiş. Bu sefer özet geçeyim.
@cassey
Kardeşinin Sigorta başlangıç tarihi 01.02.2021. Problem yok. 5 gün, 10 gün veya 30 gün yatmış olma gibi bir şart yok. 1 gün yeterli kafan karışmasın.
@solo,yukarıda bahsedilen 10 günden az çalışmayla ilgili konu, ek 9 madde kapsamında çalışmalarla ilgili ve tamamen farklı bir konu. İstisnai bir durum yani. Tıpkı staj çalışmaları gibi. O da istisna. Ekran görüntüsünden de belli ki @cassey'in kardeşi ek 9 kapsamında çalışmamış. Staj kapsamında da çalışmamış. Problem yok.
Merhabalar,6 ay önce babamızı kaybettik, babamın köyünde epeyce büyük bir tarlası vardı, 30 yıldan uzun süredir bu tarlayı halam ekip biçiyordu, biz 4 kardeşiz 2 abimin ekonomik durumları kötü ve kara listedeler, tam rakamını söylemiyorlar ama bankalara vs borçları var yani bir miras düşse üzerlerin
Merhabalar,
6 ay önce babamızı kaybettik, babamın köyünde epeyce büyük bir tarlası vardı, 30 yıldan uzun süredir bu tarlayı halam ekip biçiyordu, biz 4 kardeşiz 2 abimin ekonomik durumları kötü ve kara listedeler, tam rakamını söylemiyorlar ama bankalara vs borçları var yani bir miras düşse üzerlerine anında ham yaparlar, benim durumumum kardeşlerime göre hallice iyi herhangi bir hukuki sorunum yok.
Şimdi gelelim soruma, noter'e gidip veraset ilanı çıkarttırdım tüm kardeşler için ama gidip tapudan sanırım kalan mallar için de işlem yapılması gerekiyor, öncelikle bu süreç hakkında hiç bir bilgim yok ilk sorum bu ne yapılacak vs?
İkinci sorum bu tarla ve diğer gayrimenkullerin paylaşımı sonrasında başımıza neler gelecek, mesela ben gidip tapuya başvursam şurada şu ölçüde tarlanız var diyerek yeni tapu çıkacak ve hisselere bölünecek abilerime düşen paylara haciz mi gelecek?
Tam olarak nasıl bir senaryo çıkacak ortaya merak etmekteyim.
Eğer hiç müdahale etmezsek halam ekip biçmeye devam ederse ne olur?
Teşekkürler.
0
solo (17.06.21)
avukat değilim bildiğimi yazayım.
veraset ilamı çıkınca sadece kimin ne payı var o belli olur.
veraset ilamı ile tapu'ya gittiğinizde intikal dediğimiz işlem olur, tapu babanızdan, siz ve kardeşlerinizin üzerine ortak olarak geçer. yani yeni tapu çıkar. atıyorum 4 kişi ise %25 olarak bir tapu bölünür.
hisseye haciz gelebilir mi derseniz, evet gelebilir. mahkeme haciz kararı koyup hisseyi açık artırma ile satabilir. diğer hissedarlar öncelikli olarak payı satın alabilir.
bence iş daha karmaşık hale gelmeden, eğer icralık bir durum da var ise 2 abiniz muvafakatname ile noterden size ve diğer kardeşinize devretsin hissesini daha tapu ya gelmeden. siz de 2 kardeş olarak satışını yaptığınız zaman tarladan geliri 4'e bölersiniz.
hiç bir müdahalede bulunmaz iseniz ise öyle gider durum. bir değişiklik olmaz.
0
delidir yakalayin
(17.06.21)
bizde de öyle hacizli ortak mal var ne satabiliyoruz ne de başka bi şey yapabiliyoruz. banka da satamıyor hisse olduğu için.
0
jelly bear
(17.06.21)
Yine avukat olmayan ama çevrede başına gelmiş tanıdıkları olan biri olarak araya gireyim. Tarlaların statüsü diğer taşınmazlar gibi değil bildiğim kadarı ile. Tarla olduğu için boyutuna bakmaksızın bölemiyorsunuz.
0
SiyamkedisiZorro
(17.06.21)
@delidir yakalayin teşekkür ederim gayet bilgilendirici bir cevap oldu benim için.
@jelly bear, peki tarlayı hiç bir şey yokmuş gibi ekip biçebiliyor musunuz yoksa onda da mı sıkıntı çıkıyor?
@SiyamkedisiZorro, bölmek derken neyi kastettiniz? zaten hisseli olduğu için bölünmüş olmuyor mu? yoksa kastettiğiniz şey, diğer kardeşlerin payını satamıyor olması mı?
0
🌸solo
(17.06.21)
SiyamkedisiZorro +1 Benim de dedemden ve onun kardeşlerinden kalan tarlalarından bildiğim, tarım arazisini dörde bölüp paylaşmanız mümkün olmayabilir.
Çevremde arazisi aile tarafından (halalar, amcalar falan işte) ekilip biçilen ve hasattan payını alan insanlar var. Halayla anlaşıp böyle bir şey yapabilirsiniz belki.
@kobuzchu kiz, çok güzel bir bilgi, teşekkür ederim, bu durumda hiç dokunmadan eskisi gibi devam edilmesi sanırım daha mantıklı gibi.
0
🌸solo
(17.06.21)
En pratik yollarından biri borçlu kardeşlerinizin, sulh ve ceza mahkemesine verecekleri basit bir dilekçeyle "mirasın gerçek reddi" davası açması. böylece babanızdan kalan hiçbir miras üzerinde söz hakları kalmaz, herhangi bir haciz durumu olmaz. miras otomatik olarak diğer mirasçılara kalır. o sırada halanız ister eker biçer isterseniz diğer iki mirasçı satış yapar vs.
0
elestirman
(17.06.21)
Bölmekle kastettiğim atıyorum 4 dönüm araziyi 1'er dönüm paylamamazsınız. Devlet tarım arazileri belli bir büyüklüğün altında kalarak tarımsal ekonomik değerini kaybetmesin diye (tarım arazilerine özel) bir karar almış. Minimumu nedir inanın bilmiyorum. @elestirman, abiler mirası reddetmek istemiyorlar ki, kendi haklarını hemen almak istiyorlar borçları yüzünden diye anladım ben. Bu tarlaların bölünmezlik durumu (büyüklüğü önemli) sözkonusu olursa abiler zaten avuçlarını yalarlar. Ya da tarla bir bütün olarak satışa zorlanabilir.
0
SiyamkedisiZorro
(17.06.21)
@SiyamkedisiZorro abiler mirası istemiyor demedim. red davasıyla banka icrası vsnin önüne geçilebilir
Merhabalar;Yılların Windows kullanıcısı olarak bir Macbook Pro bilgisayar almak istiyorum ancak aklımda birkaç soru var;1-Kullandığım bazı yazılımların(osos, röle, otomasyon, cctv v.b) sadece windows sürümü var macos versiyonu yok ve bazı web siteleri silverlight ve farklı pluginler ile çalışıyor, b
Merhabalar; Yılların Windows kullanıcısı olarak bir Macbook Pro bilgisayar almak istiyorum ancak aklımda birkaç soru var;
1-Kullandığım bazı yazılımların(osos, röle, otomasyon, cctv v.b) sadece windows sürümü var macos versiyonu yok ve bazı web siteleri silverlight ve farklı pluginler ile çalışıyor, bu yazılımları sorunsuz bir şekilde macbook üzerinde kullanmak için en mantıklı yol nedir?
2-Elektronik işlerinde kullandığımız usb-rs-232, rs485 ve optik dönüştürücülerin driverları sadece windows için var, bu tip ürünler sanal makina üzerinde stabil çalışıyor mu bazen windows üzerinde bile çok uğraştırıyor?
3-Vmware, rdp, mremoteng, keepass, veeam tarzı programları kullanmak windows'tan çok farklı mı?
4-Yoksa maceraya gerek yok thinkpad ile devam mı?
Teşekkürler.
0
sealth (16.06.21)
Yeni nesil macbook'lar arm tabanlı işlemciye sahip. Dolayısıyla macbook'a bootcamp ile windows kurma devri şu an için bitti. Microsoft'un bootcamp'te stabil çalışacak bir sistem çıkarması gerekiyor. Apple topu Microsoft'a attı.
Mevcutta arm tabanlı bir windows var ve mac üzerinde parallel desktop ile çalışıyor ama neredeyse hiçbir uygulama bu sanal platformda çalışmıyor.
Anlattığın kadarıyla senin işin tamamen Windows'a bağlı. Yani hiç maceraya girme ve Windows ile devam et.
Şimdi gelip Intel işlemcili macbook'a geç diyeceklerdir. Sakın öyle bir şey yapma. Mac dünyasında Intel işlemci devri bitti.
0
himmet dayi
(16.06.21)
macbook'a geçme. dert.
sadece mac'e özel programları kullanacaksan mac mantıklı. birde office falan iyi.
yoksa windowstan şaşma.
0
duyurukullanıcısı
(16.06.21)
Yazdıklarından çıkardığım mana: -bir arkadaşta gördüm çok güzeldi ben de Mac almak istiyorum..dercesine
Windowsta sorun yaşamıyorsan öylece kal orda. Unut Mac almayı. Sorun yok diye ben Win 7'den 10 a bile geçmeyi düşünmüyorum hala.
0
Erva
(16.06.21)
Çok spesifik kullanıcısın, sen windows devam et. Yani 4- thinkpad ile devam. (İnce hafif bişey istersen dell xps falan bakarsın)
0
nhk ni youkosu
(16.06.21)
thinkpad devam
0
owaki
(16.06.21)
hem windows hem macos kullanan bir geliştirici olarak cevabımı veriyorum : Thinkpad ile devam!
Birkaç borcu ödemek için kredi çekip tek yere borçlu olayım dediniz mi hic
mezarkabul
Şimdi benim kredi kartı 6-7 binden aşağı gelmiyor, iki tane de ödemem var iki bin civarı da o tutuyor. Ev kredisi de ödüyorum 5 bin lira. Eve giren iki maaş eriyor böylece, kredi kartımın asgarisini veya biraz daha fazlasını ödüyorum son zamanlarda. Diyorum ki, 30 bin civarında ihtiyaç kredisi çekey
Şimdi benim kredi kartı 6-7 binden aşağı gelmiyor, iki tane de ödemem var iki bin civarı da o tutuyor. Ev kredisi de ödüyorum 5 bin lira. Eve giren iki maaş eriyor böylece, kredi kartımın asgarisini veya biraz daha fazlasını ödüyorum son zamanlarda. Diyorum ki, 30 bin civarında ihtiyaç kredisi çekeyim, kredi kartını ve 2000 lira ödemeyi de halledip rahatlayayim biraz. Krediyi uzun vadeli çekeceğim çünkü.
Siz daha önce yaptınız mı böyle bir şey? Mantıklı mı
0
mezarkabul (14.06.21)
mantıklı değil, sonra paraya ihtiyacın olursa yeni bi kredi çekip onları birleştireceksin vsvs. bu işin sonu yok.
bi süre harcama azaltmayı deneseniz daha mantıklı sanki
0
ayin yazari
(14.06.21)
mantıklı çünkü kredi kartlarını asgarisini ödediğini zaman çok yüksek faiz ödemiş oluyorsunuz.
0
nuisance
(14.06.21)
En mantıklı çözümdür, birden fazla borcu tek bir borca yüklemek size hem kontrol imkanı sunar hem de finansal yönetiminizi kolaylaştırır. Ancak krediyi çektikten sonra kredi kartlarını kapattırmanız ve yeni borç almamanız lazım.
0
solo
(14.06.21)
Mantıklıdır, yaptım daha önce. Fakat bu noktada dikkat edilmesi gereken kredi kartı borçlarınızı yeniden artırmamanız olacak aksi durumda bir işe yaramaz.
Ben bunu yaptığımda kendi gelir-giderimde ciddi dengesizlik oluşmuştu ve bunun takibini yapamıyordum veya doğrusu bir ihtiyaç değil takip etmek. Sonunda telefona para yönetimi diye bir uygulama yükleyip kuruşuna kadar yazmaya başladım. Para nereye nasıl gidiyor, gelecek aylarda ne ödemelerim var falan her şeyi serince önüme şu anda her şey bir denge içinde gidebiliyor. Uygulamayı hala kullanıyorum, her harcamam ve gelirimi giriyorum. Buna göre harcama yapıp yapmama kararlarımı alıyorum.
0
atom karincanin torunu
(14.06.21)
Hocam uygulama hangisi?
Bir de kendi bankamdan daha uyguna kredi veren bankalar var, onlardan alsam krediyi, kredi kartı çıkartırlar mı? İstemiyorum da daha fazla kredi kartı vs
şahıslara borcum varsa ihtiyaçları olabileceğini düşünerek ya da şu an olmasa bile benim daha sıkışık olduğum bir dönemde isteyebileceklerini düşünerek bunu yapabilirim. ama borcum bankalara ise tek yere olmasının çok manası yok. sadece bankaya şu an direkt ödeyerek ödediğim faizle kredi faizi arasında benim için ciddi bir olumlu fark varsa tercih edebilirim.
0
naksidil
(14.06.21)
Bankalara borçlar, şahıslardan alacaklıyım hatta ama borcu geri isteme gibi bir huyum yok maalesef :))
0
🌸mezarkabul
(14.06.21)
ben bütün kredileri birleştirmiştim, yalan yok ilaç gibi gelmişti.
Bu matematikli kodda ne demek istiyor? Soruyu bile anlamadim.
howfaristhesky
Flesh out the body of the print_seconds function so that it prints the total amount of seconds given the hours, minutes, and seconds function parameters. Remember that there are 3600 seconds in an hour and 60 seconds in a minute.def print_seconds(hours, minutes, seconds): print(___)print_seconds(
Flesh out the body of the print_seconds function so that it prints the total amount of seconds given the hours, minutes, and seconds function parameters. Remember that there are 3600 seconds in an hour and 60 seconds in a minute.
Selamlarfiyat konusunda 160.000 tl ye kadar iniyorlar.Önerir misiniz? https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-citroen-cenkar-bayi-2020-model-citroen-c3-1.2-puretech-feel-930441627/detay
Selamlar fiyat konusunda 160.000 tl ye kadar iniyorlar. Önerir misiniz?
Hocam 110 beygir işaretlemişler ama 83 beygir olmasın bu. Bu fiyata pek ilan yoktu. Eğer 83 beygirse bayiden sıfır düşünebilirsiniz. Liste fiyatı 180 civarı ama geçen hafta bir şube arayıp 167 fiyat teklif etti bana. Ayrıca faizsiz kredi kampanyası da varmış
0
housedaki topal doktor
(13.06.21)
Sakın sakın. Bu çakallara prim vermeyin. Bir kaç ay önce Citroen bayileriyle sıfır araç için görüşüyordum. 3-4 bin lira daha vererek 2021 sıfırını alırsın bunun. Bayiler indirim yapıyor, özellikle Ankara'daki iyi fiyat veriyordu.
0
ozgurluk savascisi
(13.06.21)
Bu araç bir kaç ay önce 2020 elde kalanları 140-150 civarına satıyorlardı. ikinci eli bu fiyata satmaları çok absürt. 2021’ini 170’e bulmaya bakın bence
0
avatar is back
(13.06.21)
2 3 yılda elektrik arızaları vermeye baslar muhtemelen. Citroën aynı dsg gibi şans işi.
0
ergenpezeveng
(13.06.21)
@ergenpezeveng
böyle bir durum yok. bu şehir efsanesi 90lı yıllarda citroenin diğer araçlara göre çok daha fazla elektronik aksam barındırması ve ucu ışıklı kontrol kalemi ile arıza tespit yapmaktan öteye geçememeleri nedeniyle araçlara bok atmaları.
2020 yılında artık daha az veya fazla elektronik aksam barındıran bir otomobil yok hepsinde bu aksamlar var.
ayrıca bu elektronikleri hiç bir markada markanın kendisi yapmaz. aracın ecusunu bosch ya da valeo üretir, esp delphi üretir, sensorünü siemens yapar vs. vs. kablolaması bile bitmiş harness şeklinde satın alınır.
0
orpheus
(13.06.21)
Aracın sıfır 2021 modeli 180 bin zaten, üstelik yukarıdaki arkadaşların da dediği gibi çoğu bayi kampanya ile fiyatı daha da aşağı çekebiliyor ve müthiş kredi kampanyaları var.
evin tam karşısına bir tane oto yıkamacı açıldı ve o basınçlı su hortumundan inanulmaz ses çıkıyor. cam açık olduğunda sesten tv izlenemez durumda.bunun bir standartı, şusu busu yok mudur? şikayet etsem sonuç alabileceğim bir konu mudur?
evin tam karşısına bir tane oto yıkamacı açıldı ve o basınçlı su hortumundan inanulmaz ses çıkıyor. cam açık olduğunda sesten tv izlenemez durumda.
bunun bir standartı, şusu busu yok mudur? şikayet etsem sonuç alabileceğim bir konu mudur?
0
teritori (11.06.21)
Hayır alamazsınız, gün içerisinde belli bir saate kadar her işletmenin çalışma hakkı var, bizim evin önünden de bulvar geçiyor akşama kadar cam pencere açıksa tv dahi izleyemiyoruz ne yapıcaz? yolu buradan kaldırın ya da arabalar motoru durdurup iteklesinler mi diyeceğiz?
Gelişmiş ülkelerde bu tür işletmeler genelde yerleşim yerlerinden uzak noktalara yapılır insanlara rahatsızlık vermesin diye ama maalesef bizde durum bu katlanmak zorundasınız.
0
solo
(11.06.21)
katlanmak zorunda vs değilsinz yeni açıldıysa şehir içi bölgeye belediyelerin ruhsat vermemesi gerekiyor.
0
secaatli baron
(11.06.21)
benzer işi yapan bir arkadaş ile görüştüğümde yıkamacıların %90 (yıkama işi ana işi olmamasına rağmen, kendi de dahil) ruhsatsız olduğunu söyledi. Çünkü 3 tane kuyu açıp atık sularını çökertmeleri ve atık suları belirli bir temizlikte kanalizasyona vermeleri gerekiyormuş. Bunu da apartman altında veya başka bir yerde yapmak çok zor ve maliyetli demişti. bence belediyeye bir şikayet edin (kimlik bilgileriniz gizli kalır mı bilmiyorum).
0
faithless
(11.06.21)
bence doğru yere müracaat ederseniz sonuç alabilirsiniz. bazı işletmelerin açılabilmesi için altında olacakları konutlardan izin alması gerekiyor. örnek veriyorum bir apartmanın altına imalat yapacak bir fırın açılacaksa oturanların izin vermesi gerekli. koku için bir prosedür varsa ses için de vardır kesin. belki gerekli izinleri almamıştır, belki desibel ölçümü yapılsa siz haklı çıkarsınız.
her şeye belki diyorum çünkü oturduğunuz yerin yerel idaresi nasıl çalışıyor bilmiyorum. belediye ya da zabıtaya sorabilirsiniz. mesela bir iş yeri sırf dükkanının önü diye sokağı işgal edecek eşyalar koyuyorsa bunu da şikayet edebilirsiniz. ben iş yeri komşumuzu şikayet ettim, dükkanlarının önündeki sokak köşesini dükkan malzemesi ile doldurmuşlardı. zabıta ekibi geldi, temizlettirdi, gelmişken hepimize de denetim yaptı mis gibi...
yani siz yapacak bir şey yok deyip oturursanız sonuç alamazsınız ama belki yapacak bir şey vardır.
0
ofelia
(11.06.21)
Belediyeye resmi dilekçe yazarak şikayet edin ama dersinize çalışarak, ilgili maddeleri refere ederek yazın. Böyle spesifik konularda mevzuata hakim olamayabilir ilgili memurlar. Eğer siz yonlendirirseniz ve dilekçeyi verdikten sonra ilgili birimleri biraz taciz ederseniz çözülebilir.
0
temasettin
(11.06.21)
Kabahatler Kanunu Gürültü Madde 36 - (1) Başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olan kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. (2) Bu fiilin bir ticarî işletmenin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde işletme sahibi gerçek veya tüzel kişiye bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. (3) Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezasına kolluk veya belediye zabıta görevlileri karar verir.
iki dededen de toplu iğne bile gelmedi. birisi almancı diğeri köy ağası olmasına rağmen güzel güzel yemişler gezmişler helal olsun.bize kalmadığı gibi kendi çocuklarına da bir şey kalmadı. dayı, hala, amca falan filan.bunu gören dayı, hala, amca falan filan da kendi çocuklarına bir şey bırakmayacak
iki dededen de toplu iğne bile gelmedi. birisi almancı diğeri köy ağası olmasına rağmen güzel güzel yemişler gezmişler helal olsun.
bize kalmadığı gibi kendi çocuklarına da bir şey kalmadı. dayı, hala, amca falan filan.
bunu gören dayı, hala, amca falan filan da kendi çocuklarına bir şey bırakmayacak anlaşılan.
herkes kendi hayatını yaşar kendi birikimini yapar. ben kimse için çalışıp biriktirmek zorunda değilim. en fazla liseye kadar okuturum sonra kendi başının çaresine baksın bir birey olarak mı?
hayatımızın bir bölümünü de gelecek nesilin bizden daha iyi şartlarda yaşamasına harcamak lazım mı?
0
duyurukullanıcısı (10.06.21)
miras olayı aslında büyük bir haksızlık, fırsat eşitsizliğinin en büyük sebebi.
sırf dedesi zengin diye iyi kurumlarda iyi eğitimleri almak, tatiller, evler arabalar ve diğer tüm avantajlar vs.
işin bu yanından bakınca miraz konusu sonraki nesil için haksızlık aslında. ve kimse torununa veya çocuğuna miras bırakmak zorunda değil, eğer ortalama bir ömür yaşadıysa ve imkanı dahilinde çocuklarına iyi fırsatlar oluşturduysa, eğitim vs gibi. sonrasında kendi başlarının çaresine baksınlar diyebilir gayet haklı bir bakış açısı bence.
örneğin çalıştığım şirketin sahibi ile bu konuyu konuştuk daha önce. iki çocuğu var. ben hayatta olduğum sürece onların en iyi fırsatlarda en iyi eğitimleri almalarına çalışırım. sonrasında da aç kalmayacakları kadar küçük bir şeyler bırakırım. geri kalan mirasımı çocuklarıma bırakmam dedi. onlar da benim gibi sıfırdan başlasın gerekirse, ben onlara kendi babamın bana verdiğinden çok daha fazla imkan veriyorum hatta dedi.
bence bu bakış açısı son derece mantıklı.
0
reanarchy
(10.06.21)
Tek basina takilip herseyi yiyorsan bir sikinti yok, boyle takilanlari gordum. 2-3 sene once tanistigim bir eleman bekar, bok gibi parasi var ve 50 yasina girmeden emekli olup dunyayi gezmek istiyor. Bence bitiremezsin dedim, hepsini catir catir yiyecem geride bir dolar birakmam dedi. Ben hala kendisini beni evlat edinmesi konusunda ikna etmeye calisiyorum, kismet :)
Benden sonrasi tufan kafasiyla yasayanlar evlenip coluk cocuk isine girmemeli, oldukten sonra arkada biraktiklarinin ne yapacaklarini da biraz hesaplaman lazim. Kendimi sirf coluk cocuk ben geberdikten sonra rahat etsin diye asiri kisitlamam, ama onun gelecegini de dusunmem lazim.
Firsat esitsizligi falan denmis, dunya adil bir yer degil zaten, oyle oldugunu ya da miras birakilmadiginda oyle olacagini dusunmek asiri utopik.. Yahu birakilan mirasi falan gectim, bir eleman taniyorum adamin buyuk dedesi turkiye'de ust duzey politikaciymis, adam oleli 40 sene olmus hala ekmegini yiyor.
0
cooperr
(10.06.21)
yani eğer çocuğunun eğitim hayatına vs yatırım yaptıysa gerisini yemek kendi hakkı oluyor bir nevi.
0
elorelia
(10.06.21)
@reanarchy'in dediğine ek olarak sanırım Bill Gates bu konuyla ilgili özel bir vasiyet yazdığı söylenmişti bir ara, çocuklarım ben öldükten sonra öyle çalışmadan lokmaya konmasınlar gibisinden.
Düşününce yıllarca it gibi çalışmış bir babanın evladının, baba öldükten sonra ebeveynlerinin bıraktığı mirası yemesi çok ilginç bir durum gerçekten, hem kızıyorsun hem hak veriyorsun. Ama iki ucu boklu değnek tam olarak, eğer miras bir haksa mesela ölen adamın tüm varlıkları eşine kalıyor ama o adamı doğuran, büyüten asıl ceremesini çeken annesine bir toplu iğne kadar kalan yok.
Miras çok karmaşık ve çetrefilli bir konu, sanırım toplumlar miras konusunda bir türlü orta yolu bulamıyorlar, nereye çeksen oraya gidiyor, adam ölüyor hesabında milyonlarca lira para var çocuklarına ve eşine kalıyor çocuklar hazır gelen parayı çarçur ederken yaşıtları sırf kendilerine miras kalmadığı için it gibi çalışmak zorunda.
Bana kalırsa devletler mirasın değerlendirilmesinde kontrol sahibi olmalı, babadan, anneden miras kalan paranın, malın, mülkün öyle kişinin kendi zevklerine göre kullanılmasını denetlemeli, atan bu parayı kazanırken kıçını yırttı öyle kafana göre yiyip bitiremezsin sen de çalış ben sana kontrollü şekilde vereceğim parayı, malı mülkü demeli.
0
solo
(10.06.21)
elorelia +1 Sizden sonraki nesle olan en büyük sorumluluğunuz iyi ve düzgün insan yetiştirmek, imkânınız ölçüsünde en iyi eğitimi almasını sağlamak. Bu illa ki "reşit olduğu an tanımam, baksın başının çaresine" değil ama kazandığını gönlünce harcamak da hakları.
0
kobuzchu kiz
(10.06.21)
burada iyi eğitim denilen şey tabi çok muallak
adam mahallenin lisesine göndermiş bir de en ucuz üniye göndermiş kısaca çocukla ilgilenmemiş, sallamamış laf olmasın diye başından sağmış sonra ben ona gerekli eğitimi sağladım diye köşesine çekilebiliyor.
yani x eğitim seviyesine herkes iyi eğitim diyebilir.
0
🌸duyurukullanıcısı
(10.06.21)
Ayni muhabbetler bizde de var. Yok egitime gomduk duzgun okullara soktuk vs...
Ulan ulkede egitim para mi getiriyor? Sen cocugu en iyi lisede en iyi universitede okut cikinca 3bin tl ile basliyor. Hadi 10binle baslasin.
Ev alayim araba alayim diyene kadar 15 sene geciyor. Ailemin oturdugu semtten ev alabilmem icin 500 sene falan calismam lazim, yine de yetisemem cunku o arada ev yine artiyor. Onlar nasil ev alabilmis, o donem bu kadar zor degilmis. Ayni sartlara denk gelmedik ki.
Hayatta bir garantisi olmadigin icin mudurune atarlanamiyorsun, dandik islerde calismak zorunda kaliyorsun, risk alamiyorsun.
Egitim birakmak yerine 1 tane dandik ev biraksan, adama 10 sene hediye ediyorsun.
Bill gates de 10 milyon dolar birakti. Malina devlet cokecegi icin o kadarini ayirip gerisini vakifa kacirdi. Amerikali zenginler genelde cocuga birakamiyor.
0
divit
(10.06.21)
Thomas piketty kapital kitabında bunu baya işliyor ve sonuç olarak miras regüle edilmezse zengin ve fakir arasındaki makas sonsuza doğru gidecek diyor.
Kendi açımdan bakınca, toplumların da gelişmesi için harcamak yerine çocuklarımın benden bir adım daha ileri gidebilmesi için ne kadar kaynak ayırmam gerekiyorsa ayırıp, kalanını gönlümce harcamalıyım.
Çünkü her ne kadar sıfırdan başladığımızı düşünsek de, hiçbirimiz ebeveynlerimizin başladığı yerden başlamadık.
Ayrıca bu düşüncemin esin kaynağı olan John adams 1780’de bunu daha epik bir şekilde söylemiş zaten
“ben politika ve savaşı öğrenmeliyim ki, çocuklarımın sanayi ve ticareti öğrenme özgürlükleri olsun. çocuklarım sanayi ve ticareti öğrenmeliler ki onların çocukları sanat, edebiyat ve (felsefeyi) öğrenme şansına sahip olsunlar."
0
okumakserbestbegenmeksart
(10.06.21)
Miras olayını sürekli kötülüyor insanlar. Anlamıyorum.
O zaman atasından dedesinden gelen yakışıklılık ve güzellik de haksızlık.
Kimisi güzellik geni bırakır kimi zeka. Kimi de bunlar bende yok çalışayım çocuğuma bunu bırakayım der.
Mirasta sıkıntı yok arkadaşlar aşırı zenginleşmede sıkıntı var. Zenginden iyi vergi alınmaması miras bırakmanın haksız olduğu anlamına gelmez.
Adam akıllı vergilendirme talep edilsin sıkıntı yok.
Her nesil öncekini geçecek diye de bir şey yok. Her soyda bir yiyiyci çıkar.
0
tessera
(10.06.21)
Miras konusu karmaşık bir konu hakikaten. Çocuklarımıza bırakacağımız en önemli şeyin düzgün bir eğitim (sadece okuldan gelen değil) ve dürüstlük olduğunu düşünüyorum. Öte yandan çalışıp birikim yapıyorum ben. Bazı maddi şeyleri çocuklarıma bırakabilme düşüncesini çok güzel buluyorum. Ben annemden kalan takıları büyük bir sevgiyle takıyorum, kızlarım da taksınlar benimkileri. Ya da kızlarıma bir ev bırakabilme düşüncesi de mutlu ediyor beni. Öte yandan insan ne zaman öleceğini bilemiyor. Yaşlandığımda onlara en azından maddi açıdan yük olmadan yaşamak isterim. O "her kuruşunu gezmeye harcayacak" kafalara hayretle bakıyorum. Çevremde çocuksuz olup birikimlerini Türk Eğitim Vakfına ya da Darüşafaka'ya bağışlayıp vefat eden insanlar var. Onların yeğenleri vs. bir gün olsun ilgilenmemişler ve sonrasında vakfa dava açıyorlar. Bunun gerçekten çirkin buluyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(10.06.21)
lazım mı değil mi bilmiyorum ama, birileri yapıp öbürleri yapmıyorsa yapanların çocukları avantajlı konuma geçer. Mesela burada görüyoruz üç beş evim var kirasıyla yaşayabiliyorum diyor adam, sen mecbur çalışmak zorundayken o kişi hayatını ne yöne götürmek istediğine karar verip daha rahat hareket edebilir mesela.
Mesela garanti, şubelerden toplanan paralar nerelerde tutuluyor? Amerikan bankaları gibi vault'ları var mı? Genel merkezde değildir diye tahmin ediyorum.Bildiğiniz başka bankalarınki de olur, merak ettim gidip soymıycam lol.
Mesela garanti, şubelerden toplanan paralar nerelerde tutuluyor? Amerikan bankaları gibi vault'ları var mı? Genel merkezde değildir diye tahmin ediyorum. Bildiğiniz başka bankalarınki de olur, merak ettim gidip soymıycam lol.
0
Jux (10.06.21)
subelerden gelen paralar once bankanin kendi nakit yonetim merkezlerine, oradan da merkez bankasi veya ziraat bankasina gider her gün.
0
levybroo
(10.06.21)
@levybroo, peki neden? Banka kendi parasını tutamıyor mu elinde, kanun vs gereği? Bir yandan düşününce, biz elimizdeki parayı kenarda saklayınca değeri düşüyor ülke ekonomisi gereği. Banka da bu sebeple elindeki parayı "değerlendirdiği" için mi dolaştırıyor?
0
🌸Jux
(10.06.21)
Bankalar tıpkı bireyler gibi gecelik faiz alabilmek için kasalarındaki parayı gün sonunda Merkez Bankasına götürürler, ayrıca her banka hesaplardaki mevduatın belli bir yüzdesini Merkez bankasında tutmakla yükümlü, zamanında yaşanan batık banka krizinin önüne geçebilmek için böyle bir kural var artık.
Çoğu banka şubesinde geceleri neredeyse hiç para olmaz, sabah saatlerinde Merkez Bankasından para alınarak şubeye taşınır.
0
solo
(10.06.21)
öncelikle, elinde tutamaz, hem yer yok hem güvenli değil. şubede de nakit yönetim merkezlerinde de yüksek hacimli para bulundurmak çok riskli. ve evet, cebinde duran para sana bir şey kazandırmadığı gibi bankaya da şubesinde öylece duran para bir şey kazandırmaz. kazanç sağlamak için parayı zaman kaybetmeden merkez bankasına yatırırlar (merkez bankası olmayan yerde ziraat bankasına). şubelerin/atmlerin ertesi gün ihtiyacı olacak kadarı ayrılır, üstü (ki milyonlardan bahsediyoruz) pandemi durumları değiştirmediyse her gün en geç 3-3:30 gibi merkez bankasına götürülür. hem daha güvenli hem daha kazançlı. ayrıca, solonun bahsettiği bir de zorunlu karşılık olayı var: merkez bankasının kararlaştırdığı oranda mevduat merkez bankasında bulundurulmak zorundadır.
edit: öğleden sonra 3-3:30
0
levybroo
(10.06.21)
Şubeye yüksek tutarda para geldi diyelim. Şubenin bunu bankanın merkezi para toplama noktalarına göndermesi gerekir. Ola ki göndermedi diyelim. Banka, parayı göndermeyen şubeye istismar yansıtır. Yani şube gelirinden kesinti yapar.
Ekonomide “zorunlu karşılık oranı” diye bir şey vardır. Bankalar ellerindeki nakit paranın belli bir oranını merkez bankasına vermek zorunda. Bankalar bundan faiz geliri elde eder hem de merkez bankası enflasyonu önlemek için kullanır bunu. Şubelere gelen nakit paranın bankaya doğrudan faydası yoktur. Fayda olayı bankanın merkezi kasasına gittikten sonra başlar.
1 Ağustos - 27 Ağustos arası 1 aylık araç kiralamak istiyorum ama adı bilinen markalar 7500 lira gibi yüksek fiyatlar çıkartıyorlar.Şöyle günlüğü 100 liraya falan çözebileceğimiz bir seçenek yok mu?
1 Ağustos - 27 Ağustos arası 1 aylık araç kiralamak istiyorum ama adı bilinen markalar 7500 lira gibi yüksek fiyatlar çıkartıyorlar.
Şöyle günlüğü 100 liraya falan çözebileceğimiz bir seçenek yok mu?
0
işimdeyim gücümdeyim (09.06.21)
imkansız. küçük rent a car'larla falan pazarlık yapılabilir.
0
phonex
(09.06.21)
4 sene önceye kadar en ucuz kiralama 60-70 tl civarıydı. şu an 100 tl'yi görmek imkansız. hertz'e bi bakın derim.
5600 tl'den 8000 tl'ye kadar değişen fiyat görüyorum şu an.
0
false pretension
(09.06.21)
150 TL altında kiraladığınız araç muhtemelen döküntü bir araçtır o nedenle o fiyata artık kiralık araç bulmak çok zor. @phonex'in dediği gibi küçük rent a car firmaları ile görüşüp pazarlıkla 110-120 TL'ye düşük modelli araçlara bakabilirsiniz.
Evde kiracı varken eve satılık ilanı asılabilir mi?
mydickdimdik
Merhabalar,Ev sahibi evde kiracı mevcut iken evi satmaya karar verir ve evin dış camına satılık ilanı asmak isterse kiracının bunu reddetme hakkı var mıdır?Teşekkür ederim şimdiden.
Merhabalar,
Ev sahibi evde kiracı mevcut iken evi satmaya karar verir ve evin dış camına satılık ilanı asmak isterse kiracının bunu reddetme hakkı var mıdır?
Teşekkür ederim şimdiden.
0
mydickdimdik (09.06.21)
hayır. ilan asabilir ancak kiracı evi haftada bir gün (tatiller hariç) belli saatler içinde yatak odası hariç kendi kontrolünde gezdirilebilir. bu süreç karşılıklı anlaşmayla belirlenir.
edit: ben böyle bir şey yapmamıştım. fotoğraf istemiştim. isteyene fotoğraflarını atmıştım. sonra da kiracıdan uygun bir gün ve saat isteyip onun refaketinde gezdirip satmıştım. ilk gezen evi almış, kiracı da oturmaya devam etmişti.
edit 2: yatak odası kiracının insiyatifinde bir durum. ister gezdirir ister gezdirmez. mahremiyet der gezdirmez.
0
phonex
(09.06.21)
Kira kontratı dediğiniz şey bir mülkün geçici sahipliği hakkını verir kiracıya, yani kontrat yapıldığı ve karşılıklı fesih işlemi gerçekleşmediği sürece evin tüm kullanım hakkı kiracıya aittir, bir nevi evin sahibi kiracıdır ve tüm insiyatifler kiracıdadır.
Ev sahibi kiracının rızası olmadan kapının eşiğinden içeri dahi giremez mahkeme kararı olmadan, ayrıca satılık ya da kiralık yazısı da asamaz. Ancak ülkemizde karşılıklı anlaşma yapılarak bu yazı asılabiliyor kiracının rızası alınarak fakat @phonex'in dediği gibi evin gezdirilmesi durumu tamamen kiracının kendisine bağlı isterse hiç izin vermeyebilir isterse kendi belirlediği saat aralığında izin verir belli odalara girilmesine izin vermeyebilir vs.
Bazı kira sözleşmelerine ev sahibi, belli aralıklarla mülk sahibi evi kontrol etmek için girebilir gibisinden şerh düşüyor daha önce benzer bir durumu yaşamıştım bunu bir avukata sorduğumda o şerhin hiç bir geçerliliğinin olmadığı TC kanunlarında savcılık kararı olmadığı sürece hiç kimsenin, hiç bir suretle mülkte ikamet eden kişinin rızası olmadan mahremine giremeyeceğini söylemişti, yani kiracı da olsanız parasını ödediğiniz ve sözleşmeniz devam ettiği sürece sizden izinsiz kimse evinize giremez, gezemez, camına yazı yapıştıramaz.
tehlikesi ve maliyeti çok büyük diye mi? zeplinleri çok seviyorum ya.zepline binip gezme hayalim var ama imkansız değil mi bu?anca wolfenstein ve bioshock gibi steampunk öğelerde görebiliyoruz artık.
tehlikesi ve maliyeti çok büyük diye mi? zeplinleri çok seviyorum ya. zepline binip gezme hayalim var ama imkansız değil mi bu? anca wolfenstein ve bioshock gibi steampunk öğelerde görebiliyoruz artık.
0
inancsiz deve (09.06.21)
helyum maliyeti ve havada alev alma riski yüzünden. ayrıca hızlı ve çevik de değil. uçak/helikopter varken kim neden bu kadar maliyetli, riskli ve hantal bir taşıtı üretipo kullansın ki?
0
sir gawain
(09.06.21)
niye bazen gökyüzünde dolaşıyorlar. ben almanya'dayım birkaç ay önce görmüştüm bi tane. eskiden daha sıktı ama çocukken hep görürdüm istanbul'da.
0
bohr atom modeli
(09.06.21)
inisi kalkisi cok zor. Koc almisti bi firtinada uctu gitti
koca türkiye'de bile 1 tane vardı. o da kayboldu gitti. yurtdışında mümkün olabilir belki.
0
sutlu nescafe
(09.06.21)
ulaşım değil de eğlence aracı olarak düşündüm tabi ki. bu arada eskiden istanbul'da da görülür müymüş cidden? woow
0
🌸inancsiz deve
(09.06.21)
2000'lerde bmw'nin zeplini vardi istanbul'da olanlar bilir beyaz bir seydi.
yanma olayi cok tehlikeli sonuclar dogurunca kullanimdan kaldirildi. bir ara concorde mi burnu kirik ucaklar vardi onlar da paso dusuyordu onlari da kaldirmislardi. geri geldiler. kim bilir belki zeplinler de geri gelebilir.
0
dio
(09.06.21)
cüssesine göre az yolcu taşıyor yavaş iniş kalkış yapması zor, çok geniş alanlar istiyor çok göze batıyor. askeri alanda kullanımı kısıtlı. hafızalarda travmatik kazaları var. fizibıl değil. kaç tane pilotu var, bunlar nerede yetişiyor, kim zeplin pilotu olmak ister vs vs.
belki turistik amaçlı kullanılabilir ama zevk için olduğundan pahalı olur gibi.
@dio bilmeden güzel uydurmuşsun paso düşüyordu vs.
concorde koca uçuş ömründe 1(yazıyla bir) kazası vardır. kazadan sonra da uçuşlarına 3 yıl daha devam etmiştir. servisten kaldırılma sebebi tamamıyla maliyet ve yolcu trendlerindeki değişimdir.
@inanciz deve
zeplin meşakkatli ve günümüz trendlerine uymayan bir araç. sıcak hava balonu gibi ama işletmesi, hangarlaması, operasyonu vs. çok daha zor ondan sebep pek yaygın değil.
0
NightBringer
(09.06.21)
Bilinenin aksine Hindenburg Felaketi zeplinlerin kullanılmaması için bir sebep değil, Hindenburg hidrojen gazı ile doldurulmuştu artık bunun yerine helyum kullanılıyor daha az tehlikeli olduğu için.
Bir yazar da Concorde için de yine kazayı örnek göstermiş ama tarihteki tek ölümlü Concorde kazası Air France'ın 4590 sefer sayılı uçuşu yani öyle zırt pırt düşen bir uçak değildi, şimdi gelelim hem Concorde hem de Zeplin neden kullanılmıyor sorusunun cevabına.
Ticari uçuşlarda en büyük kriter işletme ve bakım maliyetinin uçuş başına gelire oranıdır, hem Concorde hem de Zeplinlerin işletme maliyetleri çok yüksek olmasına rağmen az yolcu taşıyabilen araçlardı, Concorde her iniş kalkıştan sonra iniş takımlarının bakımdan geçmesi gereken bir uçaktı mesela, Zeplin de aynı şekilde az yolcu taşıyabiliyorken çok yüksek bakım ve işletme maliyeti olduğu için hava yolu şirketleri tarafından hiç tercih edilmedi.
Gel gelelim günümüze döndüğümüzde zeplinler farklı amaçlarla kullanılmaya başlandı, özellikle reklamcılık ve turizm sektöründe hizmet veren zeplinler var bunun dışında zeplinlerin uçaklara göre havada çok daha uzun süre kalabilmesi nedeniyle gelecekte askeri amaçlı kullanılması da gündemde, ayrıca Google'ın kurucusu Sergey Brin zeplinlerle ilgili projeler üzerinde çalıştığı söyleniyor belki de yakın zamanda zeplinler üzerine yerleştirilen antenlerle kablosuz internet hizmeti verilmeye başlanabilir, sürekli iniş, kalkış ve uzun mesafe seyir ihtiyacı olmadığı için bu tür hizmetlerde Zeplinler biçilmiş kaftan, ama yolcu taşımacılığında kesinlikle profit değiller.
Babamın yattığı mezarın etrafındaki taşlar oldukça eski ve çatlamış. Hem de mezar taşına orada yatan herkesin isimlerini yazmak istiyorum. Yakın zamanda mezar yaptıran varsa nelere dikkat etmem gerektiğini ve ne çeşitte taşlar kullanıldığını söyleyebilir mi? Ben sadece mermer biliyorum.
Babamın yattığı mezarın etrafındaki taşlar oldukça eski ve çatlamış. Hem de mezar taşına orada yatan herkesin isimlerini yazmak istiyorum. Yakın zamanda mezar yaptıran varsa nelere dikkat etmem gerektiğini ve ne çeşitte taşlar kullanıldığını söyleyebilir mi? Ben sadece mermer biliyorum.
0
twelfth (07.06.21)
git gel yapmamak için mezarlık müdürlüğünden mezar taşı yaptırmak için izin kağıdı al. sonra gidersin mermerciye.
0
sutlu nescafe
(07.06.21)
Yakın zaman da ben de babamın mezarını yaptıracağım, gelecek cevapları ben de merakla bekliyorum. Yukarıdaki arkadaş güzel bir ayrıntı vermiş izin alınması gerektiğini bilmiyordum.
0
solo
(07.06.21)
İstanbul için şöyle oluyor, Mezar Yeri Kullanma Belgesi ile birlikte, mezar yeri kullanım hakkı sahibi bizzat mezarlıklar müdürlüğüne başvuruyor, tarifede belirlenmiş ruhsat harcını yatırarak inşaat ruhsatı alıyor Bu başvuru için Mezar Yeri Kullanım Belgesinin yanı sıra ruhsatlı taşçılar ile yapılmış sözleşme ile birlikte Müdür Yardımcılıklarındaki Ruhsat birimine başvurmak gerekiyor .Mezar İnşaatı süresince Kullanma Belgesi, Bölge Müdür Yardımcılığında emanete alınır ve inşaat bitiminde yapılan kontrol sonrası geri iade ediliyor.
0
delikedidilimiyedi
(07.06.21)
o neymiş ya öyle? bu istanbul'a özgü bir şey mi, yoksa yeni bir şey mi?
2014'te vefat eden anenmin mezarı için mermerciye gittim, adasını parselini söyleyip model beğendim, taşa yazılacak şeyi de söyleyip çıktım gittim. şehir ankara, karşıyaka mezarlığı.
belki bu prosedürü mermerci amca hallediyordur bilemiyorum. ben siparişi verdim çıktım sadece.
o ney lan, gören de bina dikiyoruz zanneder ha.
0
kibritsuyu
(07.06.21)
2017-18de istanbulda işleyiş böyle. mermerci o kağıdı görmeden dükkandan mezara bile gitmedi.
0
sutlu nescafe
(07.06.21)
İstanbul'da mezarlıklar müdürlüğüne gitmek şart, atlamayın. Millet yan mezardan santim santim alan çarptığı için mutlaka kontrol ediyorlar.
0
whoosie
(08.06.21)
Daha önce de soruya cevap vererek süreci benim de merak ettiğimi yazmıştım, bugün babamın mezarını ziyaret ettikten sonra mezar taşı yaptıran yerle ve mezarlık müdürlüğü ile görüştüm, bize mezarın numarasını ölen kişinin adını soyadını doğum tarihi bilgilerini verin yeterli gerekli tüm işlemleri biz yapıyoruz siz bir şeye karışmıyorsunuz dediler.
Muhtemelen diğer illerde durum farklıdır ama benim yaşadığım ilde bu şekildeymiş yazayım dedim.
Maaşımdan birazını birikime ayırmak istiyorum TL olmayacak şekilde. Önerileriniz var mı? Evde de tutmak istemiyorum banka hesabına döviz atasım var mantıklı olur mu? Hangi para birimi olsun bi de, yoksa altın mı olsun. Kafamda deli sorular.
Maaşımdan birazını birikime ayırmak istiyorum TL olmayacak şekilde. Önerileriniz var mı? Evde de tutmak istemiyorum banka hesabına döviz atasım var mantıklı olur mu? Hangi para birimi olsun bi de, yoksa altın mı olsun. Kafamda deli sorular.
0
zannedersem tek eksiginiz bendim (07.06.21)
Bu durumlarda sepet yapılır. Yani birzı altına, birazı euro dolara, birazı hisse senedine, birazı fona vs gb.
Bunlardan istediğin bir kaçını seçip atman mantıklı olur. Hisse pek önermem.
0
zimbirik
(07.06.21)
fonlara bakmani tavsiye ederim, su sira sepet fonlarda (yerli olanlar sadece) stopaj avantaji da var.
0
bay b
(07.06.21)
Banka hesabindan eur ve usd hesabi acip bir ay eur diger ay usd alabilirsin ufak ıfak birikir hatta altin hesabi da acip bir ay da gram altin alabilirsin
Kural 1 : Harcanan paradan kalanla birikim yapmayın, birikim miktarınızdan kalan parayı harcayın, Örneğin 8000 TL maaş alıyorsunuz diyelim bunun 2000 TL'si hiç dokunulmadan her ay bir köşeye atılmalı, kalan para harcanmalı.
Kural 2 : Her zaman Uzun vadede dokunulmayacak olan parayı döviz ya da altına çevirin, kısa vadede ihtiyaç duyacağınız parayı yabancı para ya da madene yatırmayın.
Kural 3 : Her zaman mevcut TL borcunuzun 1/3'ünü ödeyebilecek kadar TL'yi mevduat olarak tutun (ister faiz ister sabit mevduat olsun) Örneğin Her ay ödemekle yükümlü olduğunuz bir krediniz var ve ayda 1500 TL ödüyorsunuz diyelim ve toplamda 10.000 TL ödeyeceksiniz 3300 TL bir köşede hazırda bulunsun ona dokunmayın, onu ne harcama payı ne de yatırım olarak görmeyin o sigortanız. Borcunuz bittiğinde o tutarı yatırım hesabınıza istediğiniz birimle çevirip ekleyebilirsiniz.
Kural 4 : Birikimlerinizden kimseye ama kimseye bahsetmeyin, eşiniz dahil.
0
solo
(07.06.21)
Enpara'da bir hesap açarak işe başla. Bir birikim, bir euro, bir dolar ve bir altın hesabı aç. Her ne suretle olursa olsun (maaş, ikramiye, piyangodan para çıkması vs.) elime geçen paranın % şu kadarını tasaarruf edeceğim diye bir karar al. Bu paraya sadece hangi durumlarda dokunacağını belirle. Paranın eline geçtiği gün sektirmeden parayı enpara'ya gönder. Her ay dönüşümlü olarak paranı bir enstrümana yatır. TL, Euro ve Dolar makul seviyeye ulaştıkça parayı vadeliye aktar.
duyuru silinmesin diye cok detay vermeden yazicagim, ben atalarima olan borcumdan dolayi, milliyetci kisiligim ile, gece gunduz ulkeye doviz sokmak icin calisiyorum, atalarim, esleri, kizlari tecavuze ugramasin diye, bu topraklari kutsal bilip savastilar savunmak icin, ama bastakiler 1milyar dolarin
duyuru silinmesin diye cok detay vermeden yazicagim, ben atalarima olan borcumdan dolayi, milliyetci kisiligim ile, gece gunduz ulkeye doviz sokmak icin calisiyorum, atalarim, esleri, kizlari tecavuze ugramasin diye, bu topraklari kutsal bilip savastilar savunmak icin, ama bastakiler 1milyar dolarini 50 milyar dolar yapmak icin, bu topraktaki herkesin hakkini yiyorlar. neyi bolusemiyorlar? ne kadar servest istiyorlar?
bu nasil bir hirs? bu kadar para ile ne yapabilirler sahsi olarak? anlam veremiyorum, bu topraklari terk etmeyi dusunmuyorum, atalarima saygim var, lakin bu vatana ihaneti neden yaptiklarini anlamiyorum, para bu kadar onemli mi?
caldiklari paralar ile turkiyede 10 milyon profesyonel yazilimci gelistirirdik sadece 4-5 senede. anlam veremiyorum, paraya karsi herkesin mi bu kadar cok zaafi var?
0
müptezel dostoyevski (07.06.21)
Daha dun konustuk esimle bunu, pek cevap bulduk denemez :) Caldiklari 7 degil 77 sulalesini en ucuk bicimde yasatacak kadar ama haaaaala neyin hirsi? Bir olasi teorim nefret. . Turk halkindan nefret ediyorlar, tum guzelliklerini yok etmeye and icmisler.
0
somethinginthewayshemoves
(07.06.21)
Yıllar önce şöyle benzer bir soru sormuştum. Gelen cevaplar belki faydalı olur.
Bir kere tehlikeli sulara girdiysen sonuna kadar devam etmen gerekir.
Bugün o mevkiden inse, yarın nerede olacağını hepimiz biliyoruz. Ne kadar para o kadar güç.
0
OrangeYellow
(07.06.21)
Orange haklı. İnsanlar o bahsi geçen büyük paralarla bilmem kaç ev, araba alınır şu kadar yeter falan gibi milli piyango tarzı hesaplar yapıyor. İş öyle değil. Gittikçe genişleyen bir kanunsuzluk denizinde yüzüyorsan “yetti bana çıkayım” diyemiyorsun, hele bir de üst düzey yetkililerdeysen. Üstünü kapatman gerekenler, bunun için susturman gereken insanlar, işbirlikçilerin, söz verdiklerin ve tabii yargılanmamak için iktidarını koruman gerekiyor. Medya, propaganda ayağı da var işin. Böyle bir parazit ordusunu doyurmaya çalışıyor bu ülke. Sadece o baş hırsızları değil.
0
not dark yet
(07.06.21)
Orange gayet güzel açıklamış aslında olayı ben de biraz ekleme yapayım, Otomobilinle son gaz gidiyorsun artık araç son derece hızlı ve şu saatten sonra ani bir fren yapman olanaksız eğer frene basarsan takla atarsın.
Birileri torunlarının, torunlarının, torunlarını zengin edecek kadar para kazandı ama bu parayı kazanmak için de çok kişiyi arkasına aldı, o kişileri beslemeye devam etmek için suyun akmaya devam etmesi lazım yoksa seni anında satar senin yerine onlar el frenini çekerler. Bunun küçük bir demosunu yakın zamanda yaşamaya başladık zaten, o yüzden gaza basmaya devam etmek ivmeyi kaybetmemek gerekiyor.
0
solo
(07.06.21)
OrangeYellow'a katılıyorum ben de. Zamanında erdoğan demirören'in kayıtları çıkmıştı, "nereden girdik bu işe" falan diyordu. 3 kazanmak için elini veriyorsun, 30 liralık kolunu kaptırıyorsun, sonra onu da kurtarmak için 300'lük işe giriyorsun. Temelde hükümetle yakın olunca evet çok kazanıyorsun ama bağımsız olmuyorsun artık. Ekonomik olarak seni adam kendine köle ediyor. Şu anda mesela şu doğan medya'nın satın alınması konusunda demirören'e verilen ziraat kredisi mevzusu, Demirören dese ki abi ben yapamıyorum herkes kendi yoluna, anında ziraat'ın haciz memurlarını üstüne salarlar, doğan medya'dan o kadar para gelmeyeceği, kredinin batık olduğu zaten belli. Yani hükümetin elinde öyle bir güç var ki, bir cebinden alıp diğerine koyuyor, bu sırada büyük holdingleri de kendine köle ediyor.
Buradaki en sınırsız kaynağı arsa zaten, yani fetöcüler de böyle zengin oldu, diğerleri de. Metrekaresi 100 liraya sit alanı olan ormanlık arsa alıyorsun, bi kalem çevirmeyle 20 kat bina izni alıyorsun, o arsadan 100 kat değerlenerek çıkıyorsun. Adamlar da bunu kullanıyor işte.
0
roket adam
(07.06.21)
maalesef anlam veremediğiniz şey şu,
haksız elde edilen kazanç mesela tanıdığa ihale vermek gibi geldiği gibi gider yani sende eğer mesleki yeterlilik yoksa bugün sana yarın başkasına. çok basit.
peki başkasına gitmemesi için ne yapman lazım? diğer işleri de alman lazım.
yoksa batarsın. çok net batarsın. 500milyar dolar bir günde sıfır olur.
mevzu o.
bu sebeple koç, sabancı hala ayakta 5li çete daha fazla ihale diye yalvarıyor.
adamların ülke falan diye dertleri yok deseler bile sadece ört bas etmek için. tek amaçları başkasına para kaptırmamak çünkü onlar için ara değer yok ya hep ya hiç.
0
duyurukullanıcısı
(07.06.21)
bir zamanlar "müslüman pakistanın, mazlum lideri" numarası yapan herif, şimdi mesela dubaide burj khalifa'da yaşıyor, dubai hükümeti de vermiyor geri, ülkesi verin de asalım diyor.
ne kadar paran varsa, devran dönünce o kadar güvendesin. bunlar da olur da devran dönerse kaçacaklar ürdün,dubai,malezya,ingiltere,amerika paralarıyla güvenlik satın alacaklar.
0
Corc
(07.06.21)
Olayi siyasetten cikarirsaniz daha kolay analiz edersiniz.
Mesela en dandik holding butun maliyeti her seyi ciksin ayda milyonlarca tl kar eder. Patron ayda 500binler falan alir, c level yonetici 50-100 falan alir.
Yine de hepsi maasini ve sirketi buyutmeye ugrasir.
Bu sirketlerden bir yonetici ya da patron al, dunyadaki butun sirketler senin olsun butun paralari da sana verdik desen yine de durmazlar.
Acun kendi ozel jetinden inince arabaya binip terminale gittigi bi goruntu vardi. Sagdaki soldaki diger jetlere bakip, su en iyisi su cok buyuk falan diye onlara hevesleniyor. Ben onun kadar bakmiyorumdur sokaktaki luks arabalara.
Adama o ucaklari versen neden yolcu ucagini ozel ucak yapmiyorum der. Onu versen neden filom olmasin der.
0
divit
(07.06.21)
çok büyük oyunları-planları çok ufak veya kişisel perspektiften (kaç ev araba alabilir gibi) bakarak göremezsiniz. tek bir plan-oyun da yok. iç içe geçmiş yüzlerce girift sistem birbirinin çarkını döndürüyor.
muhtemelen bu sistemin içinde zekası daha yüksek kişisel olrak harcayabileceği 10-50 milyon dolar civarında parasını alıp çıkan çok adam da vardır.
bu varlıklar ile ülkenin kalkınmasına çok daha faydalı işler yapılabileceğine katılıyorum. ancak gene sadece varlık da bunun için yeterli olmazdı. yanında gerekli kültürel algı ve bilgi olmadan bu varlıklar libya ya da arap coğrafyası gibi altın musluk olarak kalırdı. ve işin zor tarafı o kültür+bilgi bizde yok.
0
orpheus
(07.06.21)
Masaya bir kere oturunca kalkamıyorlar sanırım. Yani o noktaya gelene kadar o kadar çok bağlantı, kirli iş, hesap kitap işin içine giriyordur ki "ziyade olsun bana yetti" deyip çıksa hala oyunun içinde olanlar onu kendilerini sağlama almak için ortadan kaldırmak isterler. Bu işleri bilerek yorum yapmıyorum. Scorsese izlemeyi severim.
herkes elektrikli arabaya geçince petrole ne olacak?
ahm1
2030'dan itibaren satılan her iki arabanın bir tanesinin elektrikli, 2040'tan itibaren ise tüm satılan arabaların elektrikli olacağı tahmin ediliyormuş.tabii ki eldeki benzinle çalışan araçların hurdaya çıkması da zaman alacak ama bu tahmine göre 2040'ta benzinle çalışan araçların sayısı bir hayli d
2030'dan itibaren satılan her iki arabanın bir tanesinin elektrikli, 2040'tan itibaren ise tüm satılan arabaların elektrikli olacağı tahmin ediliyormuş.
tabii ki eldeki benzinle çalışan araçların hurdaya çıkması da zaman alacak ama bu tahmine göre 2040'ta benzinle çalışan araçların sayısı bir hayli düşecek demektir.
1) o zaman eldeki petroller ne olacak? petrol rezervleri bulunanlar artık onları çıkartmayacak mı? petrolü bulunan ülkeler, petrol için farklı kullanım alanları mı bulur?
2) ek olarak, bu araçların çıkış noktası "petrol bir gün bitecek, elektrikli araç yapalım" idi değil mi? peki bu kadar elektrik ihtiyacı nasıl karşılanacak? herkes bitcoin'e laf ediyor ama bu araçlar muhtemelen çok daha fazla elektrik tüketecek. bu da gezegenimiz için olumsuz bir durum oluşturmayacak mı?
0
ahm1 (04.06.21)
Petrolün sadece otomobil için kullanıldığını düşünmüyorsunuzdur herhalde. Petrol kavgası petrol olduğu sürece bitmez
0
olaylar olaylar
(04.06.21)
1- Petrol, yalnızca yakıt için kullanılmıyor. Aynı zamanda ilaç, solventler, gübre, pestisit ve plastik gibi birçok kimyasal ürünler için ham madde.
tabi ki talep azalacak ancak petrole bağımlılık her zaman olacaktır.
2- fosil yakıtlar yandığında kirli hava ortaya çıkarıyor. elektrikte böyle bir sorun yok. ayrıca doğal enerji denen yöntem var. rüzgar enerjisi, güneş enerjisi, çevreyi kirletmeden arabanıza yakıt sağlama oluşacak.
0
trajikomix
(04.06.21)
biliyoruz da, bence kullanımın büyük çoğunluğu otomobiller içindir. yüzde kaçı acaba? böyle bir istatistik olsa vardır. bence %60-70 vardır.
0
🌸ahm1
(04.06.21)
Oran bilmiyorum da petrolu esas yiyenler buyuk araclar. Gemi,ucak vs... Hele ucaklarin tuketimi hayvani boyutlarda, cozumu de yok.
Bir de elektrik icin butun dunya komur kullaniyor, ilerde de bu degismeyecek. Elektrik uretimini petrole cevirirler.
0
divit
(04.06.21)
Bu sektörün icinde olan biri olarak sunu soyleyebilirim ki altyapı olarak da ciddi bir yatırım var ama evet; su an bütün dunya elektrikli arabaya donse yarin elektrik kalmaz. Toyota ceo'sunun açıklamalari var bu konuda.
Ama 20 sene falan uzun bir zaman. Su son iki senede olan gelişmeleri bile gördükçe olmaz demem hayatta. Yesil enerji daha artarsa ya da nukleer enerji ki en temizi galiba nükleer enerji: petrol kadar kirletemez.
Asıl kullanım alanı neredeyse herşeyin üretimi için bir şekilde kullanılması. Bunun içinde ulaşım dışında yakıt olarak kullanılması ve poliüretan ve benzeri hammade olarak kullanılıp, değerlendirilmesi var.
0
heritage
(04.06.21)
Sorunuza şöyle cevap vereyim, elinizi cebinize sokun ve elinize geçen ilk eşyaya bakın, çıkan her neyse onun içinde, üretiminin herhangi bir aşamasında mutlaka bir petrol yan ürünü var.
Petrol dediğiniz şey çok zengin bir madde, rafinerilerde petrol bir çok işlemden geçirilerek sayısız yan ürün çıkartılıyor, marketten aldığınız poşet bile petrolden üretiliyor.
Memuruz ve Anadolu’da bir şehirde kiracıyız tayin olurken satabileceğimiz bir ev almak istiyoruz. Soru şu ki Türkiye finans katılım bankasının kendi sattığı bir ev var 0.79’dan kredi kullandırdığı. Bu ev alınır mı yani banka uygun kredi verdiği için fiyatı biraz şişirmiş ama uygun faiz oranı cazip g
Memuruz ve Anadolu’da bir şehirde kiracıyız tayin olurken satabileceğimiz bir ev almak istiyoruz. Soru şu ki Türkiye finans katılım bankasının kendi sattığı bir ev var 0.79’dan kredi kullandırdığı. Bu ev alınır mı yani banka uygun kredi verdiği için fiyatı biraz şişirmiş ama uygun faiz oranı cazip geldi yoksa başka uygun ev alıp 1.39 dan kredi çekip daha sonra yapılandırma mı yapsak faiz oranı düşer mi çok
0
graupel (04.06.21)
Oran düşer mi konusunu bilmiyorum ama bu ülkede ona güvenip iş yapmayacağımı biliyorum. Örneğin benim aldığım döneme göre düşme olmadı, haliyle yapılandırma da yapmadım ama süreçte zamanla ödeme daha kolaylaşmış oluyor gelir artışı vs gibi nedenlerle.
Asıl yazmak istediğim şey yani kendi mantığıma göre ev alırkenki kriterim şöyle. Bu ev işime yarar mı, artısı eksisi ne olur, ödemeyi yapabilir miyim, ödediğim miktar çok olsa da zaten bir yerlere harcanacağına en azından buraya gitsin. Evi aldığımda mutlu olacak mıyım, yeri konumu nasıl vs gibi daha çok evin kendisi ve ödeme imkanımı hesaplarım.
Ne kadar zarar ederim, kredi ne olur, başka banka daha mı uygun vs gibi şeylere çok takılmam, çünkü geleceğin ne olacağını bilemem. Yani daha iyisini mükemmelini ararken elindekini kaybetmek de var. Ev alırken tercih ettiğim bankanın dışındakiler çok daha uyguna kredi veriyorken bir tık yüksek olsa da faizsiz olanı seçtim, bankamdan da memnunum, süreçten de, evden de. Biraz gönlü ferah tutmak lazım bu işlerde bence. Mesela daha geçen haftalarda bir işlem yaparken bir dikkatsizlikle daha fazla kazanayım derken bir kaç yüz zarar ettim, hepsi bir tuş mesafesinde oluverdi :) Çok hesap kitap iyi olmuyor demek ki
0
epitaf
(04.06.21)
Krediler düştüğünde ev fiyatları artar, krediler yükseldiğinde ev fiyatları yine artar, hatta Türkiye'de ev fiyatları hep artar. Uygun kredi bulmuşsanız hiç düşünmeden alın evi.
İçinde bulunduğumuz dönemde en mantıklı yatırım TL borçlanmaktır. İsterseniz gidip gübre alın ama TL borçlanın.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.