Patron firmasında çalışıyorum bazen patron alay eder gibi konuşuyor, saygımı bozmak istemiyorum bazen altta kalmıyorum ama bazen de mecbur susuyorum nasıl bir politika izleyeyim buna karşı? Patron firmasından kasıt kurumsal olmayan iki ortağın yürüttüğü bir firma.
Patron firmasında çalışıyorum bazen patron alay eder gibi konuşuyor, saygımı bozmak istemiyorum bazen altta kalmıyorum ama bazen de mecbur susuyorum nasıl bir politika izleyeyim buna karşı?
Patron firmasından kasıt kurumsal olmayan iki ortağın yürüttüğü bir firma.
0
metal69 (04.07.26)
olayı şahsileştirmeyin ve duymazdan gelin.
bir insanın karakterini ya da patronluk kültürünü değiştiremezsiniz. Patron firmalarında güç dengesi tamamen tek taraflıdır. İnsan kaynakları departmanı patronun iki dudağının arasında, mobbing kavramı ise 'ılık götlü la bu' seviyesindedir.
Maaşını gününde alıyor musunuz? Sektörde tecrübe kazanıyor musunuz? Cevap evet ise, mesai saatleri içinde duygularını tamamen vestiyere bırakıp içeri gir. Akşam çıktığınız an işi kafasında bitir ve gizliden gizliye iş aramaya başla.
+4
galahad reloaded
(04.07.26)
En kısa sürede iş değiştir.
-3
arbre
(04.07.26)
En kısa sürede iş değiştir +1
0
hebanon
(04.07.26)
Bir kere çalıştım. 9 ayda kaçtım. Elinden geldiğince facetime ını yani birebir zamanını azalt ve ilk fırsatta kaç. Sakın cevap verme, üstüne de alınma. Öyle alışmışlar, herkes kölesi gibi davrandığı için.
0
gabe h coud
(04.07.26)
Patron firmaları iyidir. Sana olan zaten her firmada olan, olabilen şeyler. Çok takılma bence.
-6
gobekliraki
(05.07.26)
Seni çok iyi anlıyor ve hak veriyorum, bir çok arkadaş da haklı olarak işini değiştir demiş, normal şartlarda haklılar, ama normal şartlarda.
En güzeli @galahad reloaded'in de dediği gibi görmezden gelmek, bir kulağını, bir gözünü kapatmak, su akarken kovaları doldurmak.
Şu hayatta öğrendiğim yegane şey, patronu sevmiyorum diye gözü karartıp işten ayrılmanın en kötü karar olduğu. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum nedeniyle maalesef bütün patronlar aynı, seni köle olarak görüp zaman zaman bunun ayarını kaçırıp çalışana hakaret bile edebiliyorlar, ama ne yazık ki o eski kanunlar o eski elimi sallasam ellisi diyebileceğimiz iş fırsatları yok artık ülkede.
Sadece Allah Sabır versin diyebilirim, sabırlı olun.
Akraba olmasak ve başka ortamlarda tanışmış olsak da seveceğimi düşündüğüm insanlar sevdiğim akrabalarım hep. Sayıları çok değil ama var yine bir miktar.
0
mutekebbir
(01.07.26)
sevme sevmeme değil de; iletişimim yok eskisi gibi. kopuldu zamanla. onların (kuzenler, eşleri vs. ) da benim de bunu değiştirmek için aman aman bir gayreti yok. öncelik arkadaşlarımda.
0
lüzumsuz adam
(01.07.26)
Baba tarafımı seviyorum. Anne tarafımdan iki üç kişi hariç çok seviyorum.
0
mor oje
(01.07.26)
çoğunu tanımıyorum :)
0
devilone
(01.07.26)
Ya o kadar çok akraba var ki tabii ki çok sevdiklerim de var gıcık olduklarım da var. Bu durum anne baba tarafı olarak da fark etmiyor. Teyze hala dayı amca bunları genelde neredeyse hepsini seviyorum. Çok fazla kuzen var. Çocukluğumun birlikte geçtiği çok sevdiğim yakın kuzenlerim de var tanımadığım kuzenlerim de var resmi olduğum kuzenlerim de var.
Diyarbakır/İstanbul olunca...
0
egerbiryolcu
(01.07.26)
Cok bayilmiyorum ama gecmiste sorun yasadiysak falan sahsi algilamamaya calisiyorum. Kimse mukemmel degil, birlikte vakit gecirmeyi seviyorum. Kotu akraba muhabbetleri burada cok meshurdur, cogu da haklidir eminim ama her akraba kotuyse birileri de bizden kotu diye bahsediyor olmali.
+1
mbond
(01.07.26)
annem 11 kardeş babam 11 kardeş, mebzul miktarda kuzen var herkesi değil ama epey bir sevdiğim vardır, bazılarıyla birlikte büyüdük. bazı büyüklerime çok saygım vardır ama hiç görmediklerim de var
0
subcomponent
(01.07.26)
Hepsini severim, hepsi kendi halinde
0
mikahakkinen
(01.07.26)
herkes herkesin akrabası; bu hesaba göre zaten sizde başkasının gözünde akraba sevilmez seviyesindesiniz. Peki kendinize bunu yakıştırır mıydınız?
Ebeveynler zamanında onlardan kötülük görmüş, o zamanında bana şöyle yaptı diye söylenip duruyor. Ama eminim onlarda başkasına yapmıştır, sadece söylemiyorlardır. o akrabalarınıza sorsanız, sizinkiler hakkında kim bilir ne diyecekler ve sizinkiler kim bilir nasıl savunacak.
Sırf ailem sevmiyor diye halamı sevmeyecek değilim. Halam beni evine çağırır, konuşur ederiz. Ebeveynlerle birbirini yesinler, beni çok ilgilendirmiyor yani. Ben akrabalarım ile kişisel olarak bir problem yaşamadım, gerisi de beni ilgilendirmiyor valla.
edit: kişisel değil genel olarak söyledim ya :)
0
substituent
(01.07.26)
Hemen hepsini baya seviyorum. İyi ki varlar
+1
kisa
(01.07.26)
@sub, bana diosan ben cok seviyorum
0
🌸üğpoıuy
(01.07.26)
Ne yazık ki insan zaman ilerledikçe herkesin bir falsosunu göre göre bazı duygularının köreldiğini fark ediyor.
Yine de bayram günlerinde, artık tek tük kalmış ihtiyarların evinde nadiren gördüğüm akrabalarla bir araya gelmek mutlu ediyor.
Çok daha nadir olarak çok geniş katılımlı akraba toplantı/yemeklerimiz oluyor. Orada kimisini tanımasam da hepsi benden olan o koca kalabalığın içinde olmak iyi geliyor. Kan çekmesi diye bir şey gerçekten var galiba.
Ama dediğim gibi çok istisnai durumlar bunlar. Yoksa normalde kuzenlerimle bile öyle çok da görüşmüyorum artık.
Yine de akraba akrabadır. Kavga dövüş, şerefsizlik, hırsızlık, kan vs olmadıkça bir parça olsun bağ kalması iyidir.
0
lazor
(01.07.26)
Belki 30-40 akrabam var, sevdiğimin sayısı 5i geçmez
0
gadlemler
(02.07.26)
Yüzde doksanını 10 yılda bir görüyorum. Sadece cenaze ve bayramlarda gördüğüm insanları sevsem ne sevmesem ne. Eskiden hepsine karşı nötrdüm ama yaş ilerledikçe sevmemeye başladım bazılarını. Sık görüştüklerime bir lafım yok ama 10 yılda bir gördüklerim hiç umrumda değil artık. Çok merak ediyorlarsa onlar gelip beni görebilir. Çoğunun nerede oturduğunu bile bilmem. Mesela aynı semtte oturduğum amcamın evinin yerini bile hatırlamıyorum:)
0
nothing in my way
(02.07.26)
Akpli olumca akraba da olsa sevilmiyor.
-1
rhan
(02.07.26)
%95'ini günahım kadar sevmem %5'ini senede bir görsem özlem duymam.
Villa mı apartman dairesi mi. Ne açıdan cevaplamak isterseniz , atış serbest.
Villa mı apartman dairesi mi. Ne açıdan cevaplamak isterseniz , atış serbest.
+1
teknik_er (29.06.26)
Apartman vs Ahır desen neyse de villa ne alaka?
0
artıküyeolmakistiyorum
(29.06.26)
Villa veya müstakil normal ev .
Park sorunu olmaz. Depremde apartmana kıyasla daha az hasar /kayıp olasılığı .
Aidat yok . Aidat paralarının cukka edilmesi yok. Aidat paralarının apartman giderlerine dair işletmesi olan eş dost tanıdığa havale edilmesi derdi yok . Apartman toplantılarındaki gereksiz kimseler yok. Üstkatta gürültücü komşu derdi gibi bir mesele olmaz. Özgürce mangal . Bazen arıza bahanesi ile fahiş ücrete sansör bakım parası derdi yok .
+1
diyecevaplandı
(29.06.26)
satın aldıktan sonra paranız kalmayacaksa apartman tabii ki. villanın gideri çoktur. altı da üstü de yanı da sana aittir ve sürekli masraf, tadilat ısıtma ve soğutma ile uğraşırsınız. bahçe ise bambaşka sorun ve masraf kapısıdır. hele havuzu da varsa aman diyim. bunun haricinde börtü böcek, yılan akrep fare için korunaksızdır. düşünün apartmanların en sorunlu yerleri giriş bodrum ve çatı katıdır. villada hepsi vardır. keyfi de vardır ama derdini de çekmek kolay değildir.
+3
ground
(29.06.26)
Geçen bizim oğlana bir hediye geldi. Oyuncak bir müzik aleti. Acayip gürültü çıkarıyor. Onunla oynarken ben de tam bunu düşündüm. Apartman dairesinde kesinlikle oynayamazsınız oyuncağı. İyi ki müstakil ev evde oturuyorum dedim. 35 sene apartmanda oturan biri olarak söylüyorum bunu. Müstakil olsun da isterse villa olsun isterse şato olsun.
+2
etna
(29.06.26)
villa ama müstakil olacak. site içinde villada oturmak apartman dairesinden farksız ve hatta daha sıkıntılı olabiliyor. köpeğin geldi bahçeme kaka yaptı, ağacın manzaramı kapattı, arabanı evimin önüne park ettin vb. komşularınız arızalı ise bunlarla uğraşıyorsunuz ve işin kötüsü çözümü de kolay olmuyor.
+1
malheiros
(29.06.26)
Müstakil ev. 2023'ten beri müstakil evde yaşıyorum (300m2 bahçeli) Bundan sonra apartmana zor dönerim. Müstakil eve çok alıştım. Hatta bundan sonraki evi 100-2000 m2 bahçe ile arıyorum şu an.
Komşu derdi yok, istediğin gibi sebze ek, mangal yap, köpekle oyna. Arabayı temizlemek kolay. Kışın arabayı calistiriyorum, içeri girip kahve yapıyorum çekiyorum araba buz/kar gitmiş, içerisi sıcak.
0
logisticsmanager
(29.06.26)
Apartman tercih ederim. Şehrin tam merkezi olmayan ama raylı sistemle her yere kolaylıkla gidilebilecek temiz bir muhitte, bitişik nizam olmayan, şehir içi tek blok site tarzı ve yeni bir binada, en üst ya da üstün bir iki kat altında (6. kat civarı) bir ev idealimdir. Tabii binanın ısı ve ses yalıtımları da iyiyse değme keyfine.
Müstakil ev bana çok zulüm geliyor. Bahçe işi sevmem, börtü böcek sevmem, şehirden uzak olmayı sevmem. Komşuluk ilişkisi arayan biri değilim ama mesela şimdi yaşadığım evdeki tüm komşularım ihtiyar ve hepsi seviyor beni apartmanın evladı gibi oldum ve hiç beklemediğim bir keyif aldım yani bu durumdan :D
+1
nundu
(29.06.26)
Bir çok insan için bu da laf mı şimdi tabi ki villa cevabını alacağınızdan şüphe yok ancak bazı sorulara cevap vererek karar vermelisiniz.
1. Çiyan, Akrep ve bilimum börtü böcekle mücadele edebilecek misiniz? ya da düzenli olarak ilaçlama vb süreçleri organize edebilecek misiniz? 2. Güvenlik endişeleri bazen estetik beklentilerinin önüne geçecek buna razı mısınız? örneğin camlarınıza parmaklık yaptırmak zorunda kalabilirsiniz. 3. Villaların olmazsa olmazı en az 1 ya da 2 köpek besleme ihtiyacıdır, güvenlik unsurunun vazgeçilmezidir iyi tür bir köpek. Bu köpek ya da köpeklerin bakımını üstlenebilecek misiniz? 4. Villanız havuzlu ise bu havuzun bakımı vb işleri ile düzenli olarak uğraşmak ve masraf yapmak zorunda kalacaksınız, havuz pompa ve filtre ekipman kuyusunun içi hamam böcekleri ile dolu olacak çoğunlukla, oraya girip çıkabilecek cesaretiniz olacak mı mesela? yoksa çağırırım havuz bakım servisi onlar uğraşsın mı diyeceksiniz (ekstra gider) 5. düzenli olaral lambiri, ıvır zıvır bakımları gerekecek aksi halde bunlar nem ve ısının etkisiyle çürümeye başlar, bunlar masraflı ve zahmetli işlerdir. 6. Eğer kendi araziniz üzerinde bir villaysa sıkıntı yok ama site içinde dublex villa vb ise komşunuzun cins, sapık, hırlı, hırsız çıkma ihtimalini göze alabilecek misiniz?
Eğer tüm bu sorulara evet/tabi cevabını verebiliyorsanız villa candır.
+1
solo
(29.06.26)
Apartman dairesi forever.
Bahceli evin isi bitmez. Ben de bahcedeki aptal saptal otlarla uğraşmak vs istemem. İçinde merdiven var. Gün icinde ayagin kaysa düşse ölsen kimsenin haberi olmaz. Apartman dairesinde alt komşu düşme sesi duyar falan.
Bonus bilgi bu izole yasamdan dolayi müstakil evde islenen cinqyetler daha zor cözülüyor cünkü gören duyan bakan olmuyor.
Müstakil evde sadece yaliysa oturmak isterim fkffkfkf Benim delusionallik seviyem de böyle iste.
-1
Purple life
(29.06.26)
ben 4-5 yıl villada yaşadım. çıkabildiğim her gün bahçede oturdum, çimlere bastım, misafirlerimle mangal yaptım. açık havada kitap okudum, çiçeklerle ilgilendim, çim biçtim, dalından meyve yedim.
ama tabii apartman dairesi de seçilebilir. salonda tv'nin yanında kaktüs yetiştirirsiniz. fazla ilgilenmek de gerekmiyor.
+1
co2s2
(29.06.26)
Kesinlikle villa.
Apartman diyen hayatında bir villanın içine bile girmemiştir. Villanın konforu saymakla bitmez. Çocuk veya evcil hayvan varsa kesinlikle villa.
-1
michael harddd
(29.06.26)
ikisinin de avantajlari dezavantajlari var.
mustakil ev insan yasamina daha uygun cunku bence insanlar agaclarla ayni seviyede yasamali, yerden 50-60 metre yukarida degil cunku ku$ degiliz. ayagimiz topraga basmali. cok buyuk bir bahceye gerek yok 10m2 bir toprak bile yetiyor.
0
cooperr
(29.06.26)
İkisini de deneyimlemiş olarak, villa. Misafir çağırıp takılmak için çok daha keyifli, relax, daha az yorucu. Bahçe bakımı, dış cehpe ve çatı kontrolü gibi ekstra yükümlülükler çıkıyor ama yılda max 1-2 kez uğraşılacak şeyler bunlar. Uyanınca pijamayla bahçeye adım atmak muhteşem. Isınma sorunu olan bir villa sağlığınızdan edebilir sizi, devamlı ayaklarınız üşürse böbrek hastalıklarına kadar yolu var. Üst kat, yan daire vb. gürültüsü hayatınızdan tamamen çıkmış oluyor muhteşem bişey.
geçen komşulardan biri cam balkon yaptırdı. benim de yaptırma niyetim var, yapanlara tahmini fiyat sordum. ölçü almadan (sitedeki cam balkonların çoğunu bunlar yapmış, oradan biliyorlar sanırım) tahmini 55-60 bin lira dedi. kısa kenarları 1.5 metre, uzun kenarı 5 metre, yükseklik (tavandan korkuluğa
geçen komşulardan biri cam balkon yaptırdı. benim de yaptırma niyetim var, yapanlara tahmini fiyat sordum. ölçü almadan (sitedeki cam balkonların çoğunu bunlar yapmış, oradan biliyorlar sanırım) tahmini 55-60 bin lira dedi. kısa kenarları 1.5 metre, uzun kenarı 5 metre, yükseklik (tavandan korkuluğa kadar) 1.6 metre olan U şeklinde balkon için fiyat normal mi? (toplam uzunluk 8 metre, toplam alan 12.8 m²)
internette hesaplayıcılar var, biri 85 bin lira, diğeri 50 bin lira çıkardı. malzemeye ve kaliteye göre değişir biliyorum da, bu kadar fark olması normal mi?
0
inheritance (23.06.26)
malzeme olabilir mi, eve yaptırdığımızla köye yaptırdığımızın kullanılan malzemesi çok farklı. köy için rüzgar alan yerde olduğu için normal olmaz alüminyum destekli bişeyden bahsetti ve yaptı. evdeki daha plastik gibi, köydeki daha demir gibi cam olmayan kısımları.
0
eja
(23.06.26)
en az 3-4 yerden fiyat almadan yaptırma. camı çerçevesi her şeyi fark eder. bu sektörde çok uçuk fiyatlar var. geçen yıl mayıs ayında 3m*1.70m cam balkon için 12500 tl verdim.
-1
jelly bear
(23.06.26)
Malzeme fiyatı inanılmaz etkiliyor, kendi evimden biliyorum, mutfakta cam balkon var, evi aldığımızda yapılmıştı, hiç bir işe yaramıyor ne sesi ne soğuğu ne de sıcağı kesmiyor, kendimiz ön ve arka balkona yaptırdık çift/renkli cam tüm camları kapattığımızda dışarıdan en ufak bir ses duyulmuyor (bulvar üstünde ev) ayrıca camlar arasında bilmem ne gazı basılı olduğundan dışarısı buz gibi soğukken bile içerisi ılık kalıyor, sıcakta da tam tersi.
Şöyle bir örnek vereyim, biz yaptıralı neredeyse 3 sene oluyor, o dönemde standart cam balkon ile bizim yaptırdığımız arasında metre başına 7-8K oynuyordu, şimdi bu miktar kim bilir kaç katına çıkmıştır.
Özetle, cam balkon bir kere yaptırılır iyi malzeme ve iyi ustayı tercih edin, ucuz malzeme kullanmayın.
Herkeste sanki inanılmaz paralar, yatırım için bekleyen "boşta" paralar. Bana mı öyle geliyor?
Herkeste sanki inanılmaz paralar, yatırım için bekleyen "boşta" paralar. Bana mı öyle geliyor?
-7
gobekliraki (22.06.26)
duyuruda zengin değilde akıllı adam çok. akıllı adamda iyi para kazanıyor. yani emeğiyle para kazanan, iyi para kazanan insanlar var. baba parası yiyenler buralara girmez.
0
mikahakkinen
(22.06.26)
Algıda seçicilik olmalı sanırım. Bizde ne yoksa onun hayali daha cazip. Burada fatura , çek, dekont, banka uygulamasından bir screenshot gördüğümüz yok. Birilerinin hayali de olsa yatırım tavsiyesi veriyorum bazen .
Paranın gelmesinden ayrı olarak, nereye gittiği de önemli. Haliyle kötü para kötü yollara gidiyor .
0
diyecevaplandı
(22.06.26)
O konular açılınca o insanlar ortaya cikiyor, bende para yok mesela, boyle ornekler de var sadece cok vurgulamiyorum yerli yersiz.
+1
mbond
(22.06.26)
duyuruda gercek zengin oldugunu sanmiyorum, birkac wannabe var gibi.
0
cooperr
(22.06.26)
neye zengin dediginize gore degisir, duyuruda cok fazla 35 yas ustu insan var, bu yaslarda 20-30 bin dolara yada 200-300 gram altina sahip olmalari cok normal. yani algi meselesi, sizde olandan cok her zaman zengin gorunur. ben daha bir kac milyon dolar net varligi yada nakit parasi olana rastlamadim.
+2
cairo
(23.06.26)
Duyurudaki adamların alayı eski ekşi sözlük kadrosu, eski moderetörler vb, alayı 40'ını devirmiş aklı başında adamlar, bir çoğu dünyalığını yapmış, kıytırık işlerden elini eteğini çekmiş, sözlükteki trol ordusuyla uğraşmak istemediği için ya da zamanında sözlük yönetimine küsmüş olduğundan entry girmeyen, tek amacı insanlara fayda sağlamak olan bir güruh, bundan olsa gerek. Zengin ama gönlü zengin diyelim.
+5
solo
(23.06.26)
@solo özetlemiş. 27 sene önce kuruldu sözlük. o zamanlar üniye yeni başlamış ve liselilerden oluşuyordu. o zamanlar en yaşlı yazar hukukçu justinianus diye biriydi ve galiba 50 yaş üstüydü. şimdi ise o ve sonraki nesillerin hepsi 40 üzeri. benim gibi 50 üstü de epey var. şimdi bunlar on yıllarca ortalamanın üzerinde eğitimli oldukları için para kazandılar, biriktirdiler, evlenip eşleri ile de birikim yaptılar. keza bir çoğunun anne babası öldü miras falan da kaldı. ister istemez ortada devasa olmasa da bir maddi güce sahip oldular. kaldı ki ezici çoğunluk muhalif kanattan ve kendi çabaları ile bir yerlere gelmiş insanlar var burada. son olarak yutddışında yaşayan yaşamasa bile yurtdışından para kazanan insanları da koyarsanız durum daha da net anlaşılır.
+2
ground
(23.06.26)
İlaveten şunu söyleyeyim: Sözlük yazarlarından ilk dört nesilde olup da aileden çok zengin olan da gayet vardı. Zirvelerde, mail gruplarında ve birebir tanışmalarda bunu görebiliyorduk.
Bence duyuruda maddi anlamda en iyi durumda olanları, aksine, bu tarz konularda ağızlarını açmayanlar içinde.
Bilgisayarı havalandırma sistemi -- Masam çok tozlu ile önemleri
put it in your appropriate place
Masayı temizlemem lazım ama tabii başka neyi nasıl yapmalıyım? İlkokulda olduğu gibi masaörtüsü mü serleyim?
Masayı temizlemem lazım ama tabii başka neyi nasıl yapmalıyım? İlkokulda olduğu gibi masaörtüsü mü serleyim?
0
put it in your appropriate place (22.06.26)
yarida kesilmis, bilgisayarin icine mi toz kacmasin istiyorsun yoksa masayi mi temizlemeye calisiyorsun?
ben guclu bir hava basan alet ile herseyi temizliyorum, sonra da elektrik supurgesi ile supuryorum.
+1
compumaster
(22.06.26)
İkisini de
-1
🌸put it in your appropriate place
(22.06.26)
@compumaster +1, turbojet fanlar var onlardan al bir tane, masanı, bilgisayar kasanı, etraftaki her şeyi bir çırpıda tertemiz yapıyor, üstünü başını bile, mis gibi. hava vurduktan sonra ıslak mendille de sildin mi mis.
Selam herkese, annemin bulgaristan göçmesi olmasından mütevellit 10 yaşından beri bulgaristan vatandaşlığım ( doğum yoluyla kazanılan ), buna ek olarak da ingiltere vatandaşlığım var ( kendim yaşayarak aldığım )Hali hazırda da ingiltere'de ikamet ediyorum, bu bilgiler ışığında astronomik bedelli ücr
Selam herkese, annemin bulgaristan göçmesi olmasından mütevellit 10 yaşından beri bulgaristan vatandaşlığım ( doğum yoluyla kazanılan ), buna ek olarak da ingiltere vatandaşlığım var ( kendim yaşayarak aldığım )
Hali hazırda da ingiltere'de ikamet ediyorum, bu bilgiler ışığında astronomik bedelli ücretini ödememek için vatandaşlıktan çıkabiliyor muyuz ? Bunun prosedürü nedir olabiliyorsa ?
Hem para, hem de politik sebeplerden dolayı kuruş vermek istemem bu hükümete.
0
garavel (22.06.26)
Eger askerliginiz tecil edilmisse vatandasliktan sorunsuz cikabiliyorsunuz. Eger tecil ettirmediniz ama kacak durumundaysaniz önce ücretini ya da askerlik görevini yapmanizi istiyorlar.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.06.26)
Pire için yorgan yakmak diye bir terim var, her ne kadar istemesek de bazı yükümlülükleri icra etmek zorundayız (verdiğimiz paranın istemediğimiz yerlere gidebileceği olasılığına rağmen) bence size sunulmuş imkandan faydalanın ve bedelli olarak askerlik görevini yerine getirin derim.
Dünya hızla bir değişim sürecine giriyor, gelecekte neyin ne olacağı hakkında kimsenin bir fikri yok, bundan 5-10 yıl sonra İngiltere çok daha vahim bir duruma düşebilir ve ülkeyi terk etmek zorunda kalabilirsiniz (ırkçılık, ekonomik buhran, iç savaş vb).
Hali hazırda elinizde bir vatandaşlık var, bunu kaybetmeyin derim, gelecekte ne olacağını bilmiyoruz belki de daha iyi olacak ülke? daha kıymetli olacak pasaportu? olur mu olur.
+6
solo
(22.06.26)
tecil derken şuan ertelemeli yıl sonuna kadar, sonra bi 6-7 yıl daha erteleme hakkım var sanırım. tecilliyken çıkabiliyor muyum ?
@solo para çok ciddi bir para. sterlin bazında da ciddi. eşşek gibi çalışıp vergimi de bu ülkeye ödeyip devletin ya 6 ayını bana ver ya eşşek gibi çalıştığın paranı demesi, hele ki politik olarak taban tabana zıtken içime sinmiyor.
0
🌸garavel
(22.06.26)
Kritik soru su: Turk vatandasligini sonradan mi kazandiniz yoksa dogum yoluyla mi aldiniz?
Sayet Turk vatandasligini sonradan kazanmissaniz, vatandasliktan cikarsaniz mavi kart alma hakkiniz yok. Kisaca Turkiye'de bir yabanci olacaksiniz. Ilerde Turkiye'ye donme durumunuz varsa oturum, calisma izni ugras dur. Emeklilik hakiniz, sgk hastaneden yararlanma vs yok. Mulk edinirken vs yabancinin kurallarina tabisin.
Sayet Turk vatandasligini dogum yoluyla aldiysan cikarsin vatandasliktan, mavi kartini alirsin pasa pasa. Secme secilme haric her hakkin olur TC vatandasi gibi.
Cikmak istersen her turlu cikar ve bedelliden kurtulursun tecilin devam ettigi surece. Ama TC vatandasliginin avantajlarindan ilk durumda tamamen mahrum kalirsin.
Istanbul'a geldiginde Fatih'teki il goc idaresine ugra (ya da hangi ilin hangisiyse artik), vatandasliktan cikis bolumune git anlatirlar olacaklari, sira mira randevuya gerek yok, bilgi verirler insan gibi. Ama cikis islemini yapmaz, senin ikametgahin yurt disinda konsolosluktan basvurunu yap diyecek. Cunku degerlendirme sureci sonrasi bir iki ay sonra ayni yere gelip imza atma vs gibi durumlari var. E adam ulkesine donmus oluyor, bir daha gelmesi gerekecek vs o yuzden konsoloslukta hallet kardesim diyorlar. Yani Tr'de 3-4 ay kalacaksan veyahut git gel yapabileceksen Tr'den basvurmakta israr edebilirsin. Aksi durumda cikisini konsolosluktan basvuracaksin. Konsolosluklardaki gorevlilerse bi bok bilmiyor sana dogru duzgun bilgi vermez verse yanlis bilgi verir. Konsolosluk robot gibi cikis islemini yapar sadece.
Bu arada vatandasliktan cikacaksaniz teciliniz tamamen bitmeden 1-2 sene once cikis islemine basvurun sonra bu askerlikten kurtulmak icin vatandasliktan cikiyor diye red veriyorlarmis, cikamazsiniz:) Son dakikada cikis diye bir sey yok. Yas siniri 38 mi 35 mi kacsa sizin ondan sonra daha tecil hakkiniz olmuyor. Yoklama kacagi, bakaya olursaniz cikamazsiniz vatandasliktan.
0
freedonia
(22.06.26)
Türkiye'yi kafada bitirdiysen ne vatandaşlıktan çık ne de askerlik yap. Kimse zorla tutup götürmez. Sadece emekli ikramiyesi ve emekli maaşı alamıyorsun askerlik yapmazsan. Hepsi bu.
sevdiğim güvendiğim arksdaşlarım için ikya iletiyorum cvlerini. ama arkadaş olarak sevsem bile sorumsuz olduğunu bildiğim arkadaşlarımın cvsini iletmiyorum. ama onlar ilettiğimi düşünüyor. iletmeyeceğim desem arkadaşlığımız biter, iletsem iki gün sonra benim itibarımı sarsacak davranışlar yapar. siz
sevdiğim güvendiğim arksdaşlarım için ikya iletiyorum cvlerini. ama arkadaş olarak sevsem bile sorumsuz olduğunu bildiğim arkadaşlarımın cvsini iletmiyorum. ama onlar ilettiğimi düşünüyor. iletmeyeceğim desem arkadaşlığımız biter, iletsem iki gün sonra benim itibarımı sarsacak davranışlar yapar.
siz olsanız ne yapardınız?
+1
yenibirgüzelnick (22.06.26)
iletmem, doğru yapıyorsun bence.
+4
gadlemler
(22.06.26)
bence bir bahaneyle almasanız veya iletemediğinizi söyleseniz (ik elden cv almıyor gibi) daha iyi olur. böylece istiyorlarsa kendilerinin direkt başvurma ihtimali olur. bahanelerinizi inandırıcı bulmazlarsa da kendi bilecekleri iş. iletmediğiniz halde iletmiş gibi yapınca haklarına girmiş oluyorsunuz bence.
+3
lil siztah
(22.06.26)
ik cv alıyor da sonra mülakat yapmıyolar mı her türlü? ben iletiyorum genelde isteyen herkesi.
+2
jelly bear
(22.06.26)
güncelde kimse kimsenin cvsini iletmiyor göt korkusundan.
güvenmediğim sorumsuz vb. diye bahane sıkmayın, sanki atom parçalanıyor iş hayatında.
yollamayacaksanız yollamayın dürüst olun.
-5
kveldulv
(22.06.26)
@lil siztah+1 Ek olarak iletmediğiniz halde iletmiş gibi yapınca, o kişide beklenti yaratmış oluyorsunuz ki bu sonrasında hayal kırıklığı yaratıyor.
+3
Amaranta ursula
(22.06.26)
@kveldulv bahane sıkmak filan ne alaka? gayet sürekli iş değiştiren sorumsuz insanların benim imajımı da etkilemesini istemiyorum. şu an çalıştığım yere 3 arkadaşımı da getirdim zaten onların güzel çalışacağını biliyordum çünkü.
@lil siztah, elden verilen referanslı cvler öncelikli oluyor. yoksa linkedinden de başvuruyorlar zaten.
0
🌸yenibirgüzelnick
(22.06.26)
şöyle yapıyoruz sizinde ik ya sözünüz geçiyorsa, biri geliyor ik ya yönlendiriyoruz onlar kısa görüşüyorlar zaten olumsuz ise belirtiyorlar bizde ok diyoruz, ik ile olan görüşmemizde biz yolluyoruz diye bu alıncak değil diye belirttik, sorumluluğu ik ya bırakıyoruz.
0
eja
(22.06.26)
Ben olsam ben de aynısını yapardım, bu sebepten insanlarla bozuşmaya gerek yok. Birine "ya seni severim ama sorumsuzsun cvni iletemem" demek de olmaz yani.
Zaten halihazırda kendileri başka ortamlardan başvuru yapabiliyorlarsa yapsınlar, olacağı varsa olur, sizin iletmediğiniz halde ilettim demenizde ben büyük bir sorun göremedim açıkçası. Ama yarın öbür gün arkadaşınız olan cvsini iletmediğiniz biri işe alınırsa o zaman "ben senin cvyi iletmeyi unutmuşum ya" derdim. En azından kendi hakkıyla girdiğini bilsin.
0
mutekebbir
(22.06.26)
Referans olabileceğim kişilerin cv’sini veriyorum. Güvenmediğim kişilerinkini vermiyorum şu an ihtiyaç yokmuş olursa haber edecekler diyorum.
0
kablelvuku
(22.06.26)
Doğru olan hiç söz verip cv'yi teslim almamak, bir çok bahane sunulabilir bunu yaparken de; "ik elden cv almıyor", "doğrudan referansa sıcak bakılmıyor", ya da "daha önce başka bir arkadaşa referans olmuştum pişman oldum zor durumda kaldım kusura bakma" şeklinde bir çok bahaneyle reddedebilirsin, aksi halde verdiğini söylersen seni sürekli sıkıştırır bir haber var mı diye sorar, bir de tutup ik'yı arayıp size şu arkadaş vesilesiyle cv ulaştırmıştım bir gelişme var mı diye sorabilir daha fazla zor durumda kalabilirsin.
+1
solo
(22.06.26)
bana bir arkadaş artık insan kaynaklarının elden cv verilmesi yasak demişti. Çok salladığını da düşünmüyorum çünkü kendim için istememiştim ve baya samimiyizdir boşver salla derdi. ama belki yanlış bir bilgi de olabilir. ama sen de bunu kullanabilirsin, yasakmış o yüzden ik almıyor artık dersin.
0
high hopes of the sozluk
(22.06.26)
Bizim şirkette yeni bir etik kural geldi. artık cv iletemiyoruz, içeriden referans olan kişi ile işe giren kişi arasında doğrudan bir bağ istenmiyor dersin.
0
galahad reloaded
(23.06.26)
Bizde de elden veya mail ile CV almıyorlar KVKK'ya aykırı diye. Gerçekçi bir senaryo yani. Ya da bizi böyle yemeye başladı İK :)
Referans konusu önemli bir nokta. Kefil olmayacağın birini tavsiye etme derdim ben de. Ya da iletirken, "rica etti ama tanımıyorum" diyebilirsin.
0
burfak
(23.06.26)
kveldulv cevabı en doğrusu aslında.
bana bir arkadaş abisi için cv atmamı istemişti.
ben de dümdüz "bu operasyonda da şirkette de çalışılmaz, o yüzden atmam." dedim.
sonra aradan 2 yıl geçti. arkadaşın abisi kendiliğinden benim çalıştığım operasyona girdi.
bin pişman :)
yine operasyona polish speaker arıyorlardı. bir arkadaşımı önerdim. çocuğu almadılar. gördük sonra kendi buldukları polish speakerları.
sonuç: etkili yetkiliysem ve operasyon da güzelse mutlaka yardımcı olurum.
Japon ve Güney Kore kızları neden bu kadar çok güzel oluyor
genki
Estetik ameliyat diyeceksiniz ama 15 16 yaşında liseli kızlarda yoktur bence onlar da güzel oluyor yani hiç cilt problemi yok gibi veya tüy kıl sorunu yok gibiler. 30 35 yaşında olup 20 gibi duruyorlar
Estetik ameliyat diyeceksiniz ama 15 16 yaşında liseli kızlarda yoktur bence onlar da güzel oluyor yani hiç cilt problemi yok gibi veya tüy kıl sorunu yok gibiler. 30 35 yaşında olup 20 gibi duruyorlar
-7
genki (22.06.26)
Asyalı çekik gözlü kadınlar oldum olası çirkin gelir bana. Dışa kapalı, farklı etnik unsurlarla birleşip çoğalmamış bir ırk teknik olarak güzel olamaz zaten.
-3
yurtsuz john
(22.06.26)
estetik sandığınızdan daha yaygın, aslında yapay güzellikleri var. herhangi bir türk kadınında gördüğünüz estetik müdahale onlar için çok basit kalıyor, çocuklara doğum günü hediyesi olarak estetik ameliyat hediye ediliyor, güzellik takıntıları var ve onların estetik algılarına uygun değilseniz zorbalanıyorsunuz ( bu dediklerim kore için geçerli) sizin aksinize o kadar da güzel olduklarını düşünmüyorum. latinler, kafkas ve orta doğulu kadınlar bence daha güzel.
+4
kestane gürgen palamut
(22.06.26)
@yurtsuz john +1
0
mikahakkinen
(22.06.26)
@kestane gürgen palamut +1
estetiksiz asyalı kızları görmemişsin bence. o güzel dediğin liseli kızlar da estetikli.
0
yenibirgüzelnick
(22.06.26)
iş sebebiyle bir kaç ay kadar seul ve tokyo'da bulundum. nasıl ki bizde güzel ya da estetikle güzelleşmiş insanlar medyada yer alıyor; orada da öyle. sokaktaki insanların çoğunluğu güzel diye bişey yok bana kalırsa. konu kişisel bakımsa, söz gelimi kore, gerek kozmetik ürünler, gerekse işlemler bakımından aşmış bir ülke; bunu tartışmaya bile değmez. bunun sebebi de, görünüme olan takıntıları işte. mesela sizde bu imajın oluşması, tam da bu çabanın sonucu.
bana kalırsa en önemli unsur, çoğunun -başta giyim olmak üzere- görünümüne çok dikkat etmesi. sokakta herkes güzel olmasa da, çoğu insan çok prezentabl diyebilirim. bizde müze personeli ziyaretçilerle aynı tuvaleti kullanır; adamların soyunma-duş mahalleri; ortak lavabolarında her türlü kişisel hijyen ürünü, saç şekillendirme aleti vs var. genetik olarak ter de kokmuyorlar. bu insanlar bakımlı olması da ne olsun..
+3
lil siztah
(22.06.26)
japonya'da uc ay kaldim. boyle bir sey olmadigini soyleyebilirim. teni beyaz yapmak icin igneler bile var. bu da aslinda beyazin guzel oldugu dusuncesine dayanan irkci bir durum. kore'de estetigin cok yaygin oldugunu bilmeyen yok zaten. tuysuz olmak ise tamamen evrimsel, genetik bir durum. bu butun asyalilar icin gecerli. mesela orta asya turkleri de tuysuzdur. tuysuz, kilsiz olmanin daha iyi oldugu dusuncesi de kulturel, irkci bir dusunce aslinda. siyah ten ve tuy belirli cografyalarda belirli cevresel nedenlerle var. bunlar iyi veya kotu degil.
+4
Sour
(22.06.26)
Pedo eğilimin mi var?
-7
kullaniciadimvar
(22.06.26)
Tüysüz konusuna hiç katılmıyorum.
+1
Cezcez
(22.06.26)
Doğal güzellikten ziyade bakımla ilgili bir durum olduğunu düşünüyorum, örneğin hindistan'da da erkeklerin saçları hep gür ve simsiyah mesela, bunu araştırdığımda hindistan'da saça çok önem verildiğini ve bu nedenle de özellikle erkeklerin saçlarını bir çok bitkisel yağ ve benzeri doğal besleyicilerle bakımını yaptıklarını öğrenmiştim, aynı şekilde kore'de de bakım hayatın bir rutini haline gelmiş olabilir.
Bu arada konuyla pek alakalı mı bilmem ama, genetik bir rahatsızlık nedeniyle korelilerin asla ter kokmadıkları yönünde bir bilgiye ulaşmıştım, ne kadar doğru ne kadar yanlış bilemem.
0
solo
(22.06.26)
-Genel olarak minyonlar. Kisa boy ve zayiflik genc gösterir.
-Beyaz ten cok önemli oldugu icin günesten kaciyorlar. Günes yaslandirir. Ama d vit eksikliginden yaslaninca cok erken cöküyorlar ve daha da hizli bir sekilde kücülüyorlar.
- beslenmleri cok saglikli. En azindan Vietnam icin konusabilirim. Hamburgerci bile yok ülkede. Hep taze yesillik yiyorlar. Processed ürün az. Yeme kültürlerinin parcasi degil. Ekmek mutfaklarina cok sonradan girmis ve bana kalirsa yerlesmemis de.
- asyalilar kilsiz. Genetik yani yapicak bir sey yok. Erkeklerin de sakali falan cok auz cikiyor. Cok güzel bence de. saclari ince telli ve gür. Hos.
Merhaba dostlar,Kişisel olarak ne nazara ne de benzeri hurafelere inanırım, bu konuda netim, eşim ise benim tam tersim, nazara çok inanır, muhtemelen ana nedeni eşimin annesi, dini hurafeler konusunda master yapmıştır kendisi.İnanç konusunda herkese saygı duyarım bu konuda diledikleri gibi inançları
Merhaba dostlar,
Kişisel olarak ne nazara ne de benzeri hurafelere inanırım, bu konuda netim, eşim ise benim tam tersim, nazara çok inanır, muhtemelen ana nedeni eşimin annesi, dini hurafeler konusunda master yapmıştır kendisi.
İnanç konusunda herkese saygı duyarım bu konuda diledikleri gibi inançlarını, ibadetlerini huşu içerisinde yerine getirebilirler ancak bu filleri başkalarını rahatsız ediyorsa bence dur demek gerekiyor, bu noktada çok ciddi bir sıkıntım var ve ben eşimi bir türlü ikna edemiyorum;
Sorun şu ki, eşim sürekli kendisine nazar değdiğine inanıp annesinden dua okumasını istiyor, annesi de dua okumaya başlar başlamaz inanılmaz bir gürültüyle geğirmeye başlıyor hatta bu geğirme refleksi o kadar abartılı bir hal alıyor ki ortamdan direk uzaklaşıyorum.
Bu konuda bir çok din adamıyla görüştüm, hemen hemen hepsi bunun hurafe olduğunu belli ki bir sağlık sorunundan kaynaklandığını dile getiriliyorlar ancak eşim buna ikna olmuyor ve bunun nazarın etkisiyle olduğuna inanıyor, bu konuda ne yapabilir eşimi nasıl ikna edebilirim?
Böylesine iğrenç bir inanç normal şartlarda beni ilgilendirmez alakadar etmez ama benim olduğum ortamda yapılması beni çok rahatsız ediyor, ortamdan ayrılıyorum ama eşimin de artık bu konuda kendine gelmesini de istiyorum.
0
solo (22.06.26)
Hocam geçmiş olsun fakat bu derece cehaletin maalesef çaresi yoktur
+4
artıküyeolmakistiyorum
(22.06.26)
ben de denk geldim bu olaya. gözümle görmesem hadi ordan derdim ama olabiliyor. açıklaması nedir bilemiyorum. okunan siğilin düşmesi gibi bir şey herhalde.
+2
merkep gibi adam
(22.06.26)
işte içindeki nazarın çıkışı olarak adlandırıyorlar. ne kadar çok geğirik, o kadar çok nazar varmış ki çıkıyor.
benim kayınlarda da esnemek şeklinde karşılık buluyor. ağzını ne kadar ayıra ayıra esnersen o kadar nazar varmış oluyor.
en azından iğrenç değilmiş.
+3
kibritsuyu
(22.06.26)
geğirme değil de bol bol esneme olur. bunun üzerine aman sende ne nazar varmış yahu lafı edilir.
+2
lazpalle
(22.06.26)
geğirme ve esneme şeklindedir, ben de bir kere görmüştüm. dip not: nazara inanıyorum, benim de nazarım çok değer.
-2
kestane gürgen palamut
(22.06.26)
sene 2026 böyle şeyler, tahammül edilemez.
+7
mikahakkinen
(22.06.26)
Kişiye ait bir hususu neden bir nazar inancıyla pekiştime çabası içindesin ki ? Yanlış mı anlıyorum . Kendisine anlatın biraz daha sessiz olması gerektiğini. Yemekten sonra ortalıkta geğirenler daha mı kabul edilebilir ? Hayır Bu yaşımıza geldik kişiye dua okunurken çok çok esnemeden başka bir şeye de denk gelmedim.
-3
diyecevaplandı
(22.06.26)
ben gegirme degil esneme var diye biliyorum. ilk kez duydum gegirmeyi
gegirilmesini istemezdim :/
+1
fakyoras
(22.06.26)
geğirmeyi ilk kez duydum aşırı iğrençmiş.
esnemeyi biliyordum.
+1
yenibirgüzelnick
(22.06.26)
@diyecevaplandı ben geğirmeyi nazar ile ilişkilendiren taraf değilim tam tersi alakasız olduğunu düşünen benim, eşim ve annesi bunun nazara bağlı bir refleks olduğunu elinde olmadan yaptığını söylüyorlar.
Kendisine de eşime de bu konudan rahatsız olduğumu ilettim zaten.
0
🌸solo
(22.06.26)
ikna edemezsiniz gibi görünüyor. ritüel başladığında ortamdan çıkmaya devam edin derim. bu arada ben de esneme kısmına hakimim; geğiren hiç duymadım (çok şükür). bence esnemenin olayı da şu: pek çok insan için dua okuma, ağırlıkla gece yatmadan önce yapılan bişey olduğundan, okumaya başlanınca direkt uyku çağrışıyor.
0
lil siztah
(22.06.26)
geğirmeyi bilmiyorum ama hızlıca dua okunduğu için esnemenişn kaslardan ileri geldiğini duymuştum. ağız hızlıca oynuyor ya hızlıca okurken
0
gadlemler
(22.06.26)
Ben de esneme olarak biliyorum, geğirmeyi hiç duymamıştım. Ama tarikat şeyhinin yanındayken kaptırıp aşırı geğiren bi amca videosu görmüştüm. Kayınvalidenizinki buna benziyor. Dini ritüeller sırasında parasempatik sinir sistemi aktive olur, geğirme, esneme gibi şeyler de parasempatik sinir sistemi tarafından kontrol edilir. Kayınvalidenizin elinde olan birşey değil, ortamdan uzaklaşmanızdan başka çare görünmüyor.
Kim ne kadar kazanıyor diye bakarken şu elemana denk geldim, tüm listelerde Türkiye'de zirveye oynuyor elemanın kazancı dudak uçuklatacak seviyede, mantığım almıyor şu olay gerçekse, yıllarca üniversitelerde okuyup ömrünü çürütenlerin aç gezdiği dünyada şu elemanın bu parayı kazanması içime sinmiyor
Kim ne kadar kazanıyor diye bakarken şu elemana denk geldim, tüm listelerde Türkiye'de zirveye oynuyor elemanın kazancı dudak uçuklatacak seviyede, mantığım almıyor şu olay gerçekse, yıllarca üniversitelerde okuyup ömrünü çürütenlerin aç gezdiği dünyada şu elemanın bu parayı kazanması içime sinmiyor, gerçekten youtube'dan böyle saçma videolarla bu paraları kazanıyor mu millet?
okumak çok para kazanmayı garantilemiyor. ilkokul mezunu türkücü yüksek lisans mezunu mimar. o paraları kazanıyor mu bilmiyorum ama saçma sapan paralar kazandıkları bi gerçek.
0
deartheodosia
(01.04.25)
Cogu universite icin yillarca orada okumak falan abartilacak seyler degil ki. Ortalama bir cabayla herkes mezun oluyor.
Kanal da garipmis cidden, o sacma sapan seyleri yapacak rahatlik var.
0
mbond
(01.04.25)
İzleyiciler (dolayısıyla reklam) Türkiyedense bu tür şeylerde alt banda bak. ABD'de 1000 izlenme 5-10-20 dolar verebilirken burada en son 50 cent duymuştum. Yine de gerçekten böyle ayda 118m izleniyorsa, ayda 50-60 bin doları var en az.
0
nhk ni youkosu
(01.04.25)
internette her şey mümkün. devamlı içerik üretebiliyorsan para geliyor. global işler yaparsan daha çok gelir. takipçin arttıkça üyelik açarsın. canlı yayında bağış gelir. bağışlı yorum gelir. sponsorluk gelir vs.
suya sabuna dokunmayan videolar çekeceksin ama. haber, politika kanallarına reklam veren çok az oluyormuş. sadece enes diye bir kanal var. eleman paso gündem yorumluyor. organik 1 milyon takipçisi var ama reklam az geliyormuş. aynısını mustafa ak da söylemişti.
benim ufak bir kanalım var. çay içerken peçeteden gül yaptığım videoyu falan yüklüyorum. ıvır zıvır videolar. sıfır efor. hesabımda 100 dolar var. para gelmeye devam ediyor. editli, prodüksiyonlu videolar kim bilir ne kadar kazandırır.
0
yurtsuz john
(01.04.25)
Bu durum gelecekte bir felakete yol açar kanısındayım, hiç bir şey üretmeden sadece aptalca hareketler yaparak, sahip olduğunuz bir kamera ve bir mikrofonla para kazanma fikri çığ gibi büyüyecektir, bunun önü alınamaz, eskiden teknoseyir, Technopat gibi sosyal mecralarda insanların haftalarca araştırmaları sonucunda ürettiği videolar makalelerle bilgilendirdik, bu insanlar emek verir, para harcar, tabiri caiz ise gazetecilik yapardı ama merak edip onların da youtube kazançlarına bakayım dedim bu saçma sapan kanallarla kıyaslayınca durumları içler acısı.
Gelecekte gençler bu insanların yaptıklarına bakıp ben neden emek veriyorum, çalışıyorum gider saçma salak hareketler yapar paraya para demem der çalışan adam bulamayız :)
0
🌸solo
(01.04.25)
socialblade'den bakın daha doğru orası. bu işi yaptığım dönemde tr için kazançları social blade'in min miktarı x 2 ile çarpınca %90 isabetle bulabiliyorduk.
üniversite dirsek çürütme falan fasa fiso. çemişgezek sosyoloji mezunu bitirdi diye insanların önüne neden dünyaları serelim? bu tiplerin bir reklamıyla satıcılar binlerce ürün satıp onbinlerce dolar kazanabiliyor.
0
avatar is back
(01.04.25)
yıllar önce salih reis diye bir kanal vardı. adam çocuklarıyla saçma sapan videolar çekiyordu, herkes dalga geçiyordu ama milyonlar izleniyordu. sonra birden adamlar işi bıraktı. charmquell araştırmıştı bunları. şimdi yaşadıkları hayata bak:www.youtube.com adamlar bir ömür ekmeğini yiyecek o saçmalıkların:)
0
nothing in my way
(01.04.25)
Böyle paralar kazanmak mümkün lakin bu içerikleri üretmek çok kolay sanılıyor. Yıllardır ben de sosyal medyadan geçim sağlıyorum ama okuyup emek verip bir şeyler elde etmek mi içerik üretmek mi daha zor bunu tartışmak Lazım. İçerik üretip milyonlar kazanmak varken kimse enayi gibi üniversite okumak zorunda değil. Böyle diyenlere cevabım eğer çok istiyorsan buyur meydan senin sen de bi içerik tuttur ve kazan hodri meydan.
0
olaylar olaylar
(01.04.25)
"gerçekten youtube'dan böyle saçma videolarla bu paraları kazanıyor mu millet?"
hayir. youtube kanali acanlarin, sosyal medyaya girenlerin %99.999'u boyle bir para kazanmiyor. sanki youtube herkese boyle maas bagliyor gibi yazmissin. bir de bu geyik her seye uygulanabilir: futbolcular, aktorler, sarkicilar, politikacilar, tuccarlar... cok basit bir mantik hatasi.
0
hot potato
(02.04.25)
Kanalı inceledim. İzlenmelerinin gerçek anlamda yüzde 99.9'u shorts üzerinden geliyor. Shorts monetization'ı daha zor bir alan. Reklam yerleştirme oranı çok düşük ve reklam geliri çok daha düşük.
Şu izlenmeler normal 10'ar dakikalık videolardan gelse ayda 5 milyon tl kazanma ihtimalinden bahsedebilirdim ama bu kanal 500 bin - 1 milyon civarı anca kazanıyordur.
Sosyal medya içerik üreticileriyle çalışıyorum, bazen oturduğum masadakilerin hepsinin her platformdaki takipçilerini ayrı tekil şahıslar olarak kabul etsek tek başına iktidarı belirleyecek seviyede oluyor :)
Bu arada iyi bilinenlerin youtube gelirleri sponsorlukların yanında devede kulak kalıyor.
Apartmanın çatısına güneş paneli takmak için izin gerekir mi?
solo
Merhaba dostlar,Bolca güneş alan bir şehirde yaşamaktayım, 8 katlı apartmanın çatısında (düz dam akdeniz bölgesi) bizim daireye ait güneş enerjisi var (su ısıtan cinsten) bunu kullanmıyoruz, ben bu güneş enerjisinin yerine elekktrik üretmek amaçlı güneş paneli monte etmek istiyorum. fazla değil 2 ad
Merhaba dostlar,
Bolca güneş alan bir şehirde yaşamaktayım, 8 katlı apartmanın çatısında (düz dam akdeniz bölgesi) bizim daireye ait güneş enerjisi var (su ısıtan cinsten) bunu kullanmıyoruz, ben bu güneş enerjisinin yerine elekktrik üretmek amaçlı güneş paneli monte etmek istiyorum.
fazla değil 2 adet 500W'lık panel takıp sadece evdeki bilgisayar yazıcı vb enerjisini buradan sağlamak niyetindeyim. Bilgisayar vb cihazlarımın olduğu odada 3KW'lık güneş paneli destekli Inverter ve 2 adet 12V 80Ah'lik JEL akü var. Şu anda bu cihaz şebeke elektriğinden şarj ediyor aküleri yani bir nevi UPS gibi çalışıyor.
Benim düşüncem güneş panellerini bu inverter'a bağlamak ve aküleri gündüz panellerle şarj ederken geceleri şebekeden şarj etmek.
Bildiğim kadarıyla On Grid sistemlerde elektrik şirketinden izin almak vs gerekiyor, benim bu durumda izin almama gerek var mı? süreç nasıl işliyor?
0
solo (28.01.24)
Takarsın hiçbir şey olmaz. İzin olayını ilk defa duydum. Hatta arayınca şu çıktı: "Değişiklikle güneş panelleri için gerekli “belediye imar süreçleri” kaldırıldı. Böylece çatısına güneş paneli kurmak isteyenlerin başvurularında belediyelerden yapı ruhsat izni alma zorunluluğu kalktı."
Akdeniz'de kimse bir şey demez güneş enerjisine.
0
prole
(28.01.24)
@pole cevap için teşekkürler, ben de öyle tahmin ediyorum ancak netleştirmeden panelleri satın almak istemedim, malum ucuz aletler değil bunlar. Bir de apartmanımızda sorunlu bir amca var, adam birisi bir hata yapsın da yakalayıp şikayet edeyim derdinde.
0
🌸solo
(28.01.24)
Danimaka'da herKesin var üretip devlete satıyorlar, almanya ve hollanda öyle, fransa yine güneşten üretip vatandaş evinde kullanıyor.
Türkiye'de yasak mı merak ettim.
0
uykulu
(28.01.24)
@uykulu yasak değil ama muallak bir durum, şöyle ki;
iki farklı sistem var 1. On Grid (Şebekeye bağlı sistem), 2. Off Grid (Şebekeden bağımsız sistem)
Kural koyanlar demiş ki, Eğer On Grid bir sistem kuracaksan bölgendeki Enerji Dağıtım şirketine başvuracaksın izin alacaksın, proje çıkartacaksın onaylatacaksın, Off Grid sistemde hiç bir izin ve onay süreci yok.
Ancak benim sorunum şu, bakarsan On Grid gibi görünen ama aslında Off Grid gibi çalışan bir sistem kurumak istiyorum, aküleri güneş paneli şarj edecek ama cihaz yine şebeke elektriğine de bağlı olacak, geceleri aküleri şarj edebilsin diye.
Not : Ürettiğim elektriği satmak gibi bir derdim yok bu arada, sadece kendi ihtiyaçlarımı karşılamak derdim.
0
🌸solo
(28.01.24)
22 daireli bir binadayım. kılın biri mutlaka çıkar. önce yönetime karar aldırın ne yapacaksanız. adam teslasına saj istasyonu kuramadı en son sıçayım böyle işe diye söyleniyordu.
0
rhan
(29.01.24)
Çatı ortak alandır. Kendi başınıza yapacağınız/yaptıracağınız işler, biri şikayetçi olursa, elinizde patlayabilir. Milletin ileri geri yorumlarına aldanmayın. Mapınızın dışına, merdiven boşluğuna ayakkabı bırakmak bile suç. Mahkeme haberleri var bununla ilgili. Ortak alanı, bütün paydaşların izni olmadan kendi başınıza kullanamazsınız. Bir firmayla görüşmüştüm enerji panelleri için. Kanuni, maliyet ve enerji limiti ile ilgili sebeplerden dolayı genel kurul kararı almamı istemişti.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(29.01.24)
Apartman sakinlerinden /maliklerinden izin gerekir bence; çatı ortak alan.
0
SiyamkedisiZorro
(29.01.24)
elektrik açısından bakarsak sisteminiz off grid bir sistem. on grid olarak adlandırılan sistemler hem şebekenin kullanılması hem güneş enerjisinin kullanılması değil, üretilen enerjinin tamamının veya ihtiyaç fazlasının elektrik şebekesine çift terimli sayaç üzerinden verilerek satışıdır. bu yüzden elektrik idaresinden herhangi bir izin almanızı gerektirecek bir durum yoktur.
apartman ile ilgili mevzuatlara hakim onun hakkında bir şey diyemeyeceğim.
Merhabalar,Bildiğiniz gibi yakın zamanda İş Bankası Yurtdışı Borsa işlem komisyonlarını düşürdü. Bu güzel bir gelişme ancak gördüğüm kadarıyla İş Bankasının Mobil uygulamasından Yurtdışı Piyasalar menüsünde ETF'leri seçtiğimde liste boş geliyor ancak işlem gören hisse senetleri listeleniyor, sizde d
Merhabalar,
Bildiğiniz gibi yakın zamanda İş Bankası Yurtdışı Borsa işlem komisyonlarını düşürdü. Bu güzel bir gelişme ancak gördüğüm kadarıyla İş Bankasının Mobil uygulamasından Yurtdışı Piyasalar menüsünde ETF'leri seçtiğimde liste boş geliyor ancak işlem gören hisse senetleri listeleniyor, sizde durum nedir? sorun sadece bende mi? örneğin DIVO ETF'i almak istiyorum ama alamıyorum çünkü hiç bir ETF listelenmiyor.
Saygılar
0
solo (09.01.24)
IBKR den hesap açıp alırdım ben olsam. Hatta DIVO yerine LSE de listelenen QYLD & XYLU alırsanız boşuna witholding tax ödemezsiniz
0
spankenstein
(09.01.24)
spankenstein IBKR kullanıyorum zaten Midas da kullanıyorum ama İş Bankası da komisyonlarını indirince değerlendireyim dedim ama gördüğüm kadarıyla ETF alınamıyor gibi. Önerine gelince inceleyeyim teşekkür ederim.
0
🌸solo
(09.01.24)
Expense Ratio: 0.55% diyor DIVO icin. Bu bence asiri yuksek. Illa USD etf alinacaksa niye herkes gibi VOO falan yapistimiyorsun, sadece 0.03%. Biri 10 bin dolardan 55 dolar alirken digeri 3 dolar aliyor senelik. Uzun vadede cok farkedr.
0
hot potato
(09.01.24)
telefon üzerinden alınıyor. telefon derken uyguluma değil düz telefon edip söylemen lazım.
Senelik kazanc ve odedigim gelir vergisini nasil gorebilirim
lamartin
e-devlette boyle bir secenek var mi? bu kisi 2022'de X TL kazanmis, Y TL de gelir vergisi odemis diye bir belge cikartabilir miyim?standart calisan insanim (yani isyeri sahibi, ortagi vs degilim)
e-devlette boyle bir secenek var mi? bu kisi 2022'de X TL kazanmis, Y TL de gelir vergisi odemis diye bir belge cikartabilir miyim?
standart calisan insanim (yani isyeri sahibi, ortagi vs degilim)
0
lamartin (24.09.23)
çalıştığınız iş yerinden talep edebilirsiniz bu bilgiyi, ya da 12 aylık bordronuza bakarsanız orada toplam ödenen gelir vergisini hesaplayabilirsiniz.
Selam ahali. Mekanik klavyelerin oyun dışı performansları nasıl? Metin yazma vs. işlerinde iyi iş çıkarır mı? Oyun dışı kullanım için önerir misiniz?Teşekkürler
Selam ahali. Mekanik klavyelerin oyun dışı performansları nasıl? Metin yazma vs. işlerinde iyi iş çıkarır mı? Oyun dışı kullanım için önerir misiniz?
Teşekkürler
0
giovanne (04.09.23)
bu mekanik klavyelerin asıl olayı yazı yazma performansı değil mi zaten ya? ben klavye sesine bayılan biriyim o yüzden iyi bir mekanik klavye ile yazı yazmayı çok severim ama sesten rahatsız olanı da uyuz edebilir. Onun dışında çok hakim değilim ama switch çeşitleri falan vardı mekanik klavyelerde. Yazı yazma kolaylığı açısından da kesin bir rehber falan vardır.
0
nundu
(04.09.23)
metin yazma konusunda aktivasyon mesafesinin kısalığı ve geri bildirimi nedeniyle blue switch en uygunudur, hem basarken tuşun aktive olduğunu hisseder hem de daha az yorularak yazarsınız ama blue switch’in klikli sesi etraftakileri geçtim sizi bile rahatsız edebilir, eğer hastası değilseniz.
ben keychron k2 pro kullanıyorum, üzerinde gateron pro black switch takılı. black switch hissiyatı en tok ve en smooth switchlerdendir. aktivasyon mesafesi blue, red gibi switchlerden uzun olmasına rağmen ben yazı yazarken büyük keyif alıyorum, kafa ütülemiyor. tok ve derin sesiyle switch’lerin tom waits’i gibi bir şey benim için :) fakat işim gerçekten de bütün gün bir şeyler yazmak olsaydı, black switch’e göre aktivasyonu daha kısa olan ama blue switch kadar da sesi rahatsız etmeyen silent red gibi bir switch tercih ederdim. keychron’un k3 modelleri de çok iyi bu konuda, düşük profilli switchler olduğundan yazım için çok uygun.
oyun konusunda zaten mekanik klavye her türlü membran’dan iyidir ama kablosuz bir klavye de tercih etseniz kablolu modda kullanmanız lazım. silent red’i oyun için de öneririm.
0
phoarbix
(04.09.23)
blue switch mekanik klavye kullanıyorum, günde min 10 saat kod yazıyorum kendisiyle ve aşırı keyifli
0
mister green
(04.09.23)
Mekanik klavye kullanıyorum, kod yazarken ciddi etkisi var, membran klavyelerden daha verimli ve hata yapma oranını gözle görülür şekilde düşürüyor, psikolojik bir etki mi yoksa fiziksek bir etkisi mi var bilemiyorum. Oyun oynamak için mekanik klavye mi kullanılıyor o konuda fikrim yok.
Merhaba. Kafayı zengin olmakla bozmuş durumdayım. Simitçi bir suyu 5 TL'ye satıyor. Bu su 50 metre uzaklıkta 12 tanesi 16 TL olarak satılıyor. Kabaca bir suyun maliyeti 1 TL. Bir sudan 4 TL kâr ediyor.Benim 10 bin TL'ye su alıp 40 bin TL kâr etmemin önündeki pratik engeller neler?O kadar suyu 1 yıld
Merhaba. Kafayı zengin olmakla bozmuş durumdayım. Simitçi bir suyu 5 TL'ye satıyor. Bu su 50 metre uzaklıkta 12 tanesi 16 TL olarak satılıyor. Kabaca bir suyun maliyeti 1 TL. Bir sudan 4 TL kâr ediyor.
Benim 10 bin TL'ye su alıp 40 bin TL kâr etmemin önündeki pratik engeller neler?
O kadar suyu 1 yılda bile satsam paramı artırmış olmuyor muyum? Basit gibi duruyor ama ticaret gerçekte böyle mi işliyor?
Bir de yemek işine girmek istiyorum. Yaşadığım yerde merkezde 5 bin TL kirası olan bir yer buldum. Tost, tavuklu pilav satıp başarılı olma şansım var mı? Maaşlı çalışmaktan sıkıldım.
0
dissendium (01.09.23)
Ticarette para kazanmada bir çok etken vardır, dediğiniz örneğe göre simitçinin bulunduğu konumun insan trafiği bakımından yoğunluğu , insanların gelir seviyeleri, zaman, rakip vs. gibi bir çok etki işin içine girer.
Dışardan hesap yapıp karı buluyorsunuz normal olarak ama , vergi, vs. gibi bir çok maliyette mevcut, ayrıca sürdürebilirlikte çok önemli, bu sene 5 bin dediğiniz kira mal sahibinin bir sözüne 10 bin olabilir vs. evet ticaret çok karlıdır ancak, işi tutturana kadar da yeri geldiğinde cepte işleri çevirebilecek fazladan gerekir vs.
0
mrctrk
(01.09.23)
bir arkadaşım Beşiktaş Barbaros bulvarında pilavcı açmıştı, ama yolun karşı tarafına açtı sanırım o yüzden görülmedi duyulmadı. O kapanalı baya oldu, şimdi tam karşı tarafında ünlü bilmemne bıyıklı pilavcı var o baya tutuyor mesela. Konum + konsept yaratma önemli gibi geldi bana.
0
nhk ni youkosu
(01.09.23)
Su dediğiniz için o örnekten yola çıkarsak; evet mantık bu fakat suyu ucuza satan yerle (market) aynı miktarda stok tutup aynı satış adedini pahalı satmanıza rağmen yapabilecek misiniz? Büyük ihtimalle hayır. Simitçi market gibi 15 bin şişe su satmıyor, 150 tane satıyor. Marketin kar marjı düşük ama mutlak değer olarak karı çok çok daha yüksek. Yani su satarak para tabii kazanılır ama zengin etmez.
“Yemek işi” anlattığınız gibi basit olsaydı sanırım önce ilk yapanlar zengin olur, sonrasında da tost ve tavuklu pilav fiyatları dibi boylar, sonradan bu işe girenler batardı.
Heves bükücü gibi görünmek istemem ama herhangi bir işi yapmak için o işte tecrübe ve en önemlisi sermaye gerekir. Genelde batanlar (ki %90’ı oluyor batanlar) sermaye olmadığından, işi ve finansmanı bilmediklerinden batıyor.
Tost, pilav konusunda detaylı bir fizibilite yapabiliyorsanız yapın, araştırın, ben oturduğum yerden ezbere konuşuyorum ama belki de baktığınız yerde tutacaktır, bakmak lazım.
0
orient blue
(01.09.23)
atladığınız bir nokta var. diyelim ki vergiler ve nakliye dahil suyun size gelişi 1 tl ve 10 bin adet aldınız. tek başınıza çalışıyorsunuz diyelim kendinize de asgari ücret maaş ödüyorsunuz diyelim o da yaklaşık 16000 tl civarı maaliyeti olacaktır. dükkan kirası 5000 tl. 1250 elektrik 250 tl su 250 tl internet 250 tl ıvır zıvır masrafı desek sadece şu anda aylık maaliyetiniz kabaca 33000 tl. kazanacağınız ücret 50000 tl karınız 17000 tl. 40000 tl kar etmenizin önündeki engel budur.
bunun yerine paranızı vadeli mevduat hesabına yatırarak %30 gibi bir faiz veren bankayla anlaşarak 10 bin tlnizi yıl sonunda 13 bin tl olarak geri alabilirsiniz. (tabi ekonomideki durgunluğun sebeplerinden birisi de budur).
gıda ve hizmet sektörüne girmek istiyorsanız birkaç yerde çıraklık misali işi görmenizi öneririm. sektörün artıları kadar bazı zorlukları ve eksileri de vardır.
edit: eklemeyi unutmuşum yıl sonunda kazandığınız 17000 tl üzerinden gelir vergisi vermeniz gerekir. gelir vergisi 2550 tl ve damga vergisi 179 tl olarak ödersiniz sonuç itibariyle size kalacak olan kar 14721 tl'dir.
0
bravoteam
(01.09.23)
Hocam ticari yetenek(ticari zeka,ticari bakış açısı vs de deniyor) diye bir tabir var biliyorsunuzdur. Hah işte yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla sizde o ticari yetenekten yok bana göre. orient blue nun aksine ben heves bükücü olacağım çünkü birikmişini sermaye yapıp onu da kaybedecek ışığı görüyorum sizde. Memurluk duyurusu açmıştınız siz ordan devam edin bence
0
yazdonumu
(01.09.23)
1-risk e girmeden zengin olmak zor 2-maas denen uyusturucuyu birakmasi zor 3-tutunma asamasinda ac kalmaman/batmaman icin kenarda birikmisinin olmasi lazim 4-bildigim kadariyla acilan restaurantlardan %50si ilk 5 sene icinde batar.
ozetle, mevzu o kadar kolay degil...
0
cooperr
(01.09.23)
5-10k tl sermaye ile çeşitli toptan tekstil ürünü al güncel tasarımlar baskılar vs. trendyolda şahıs şirketi ile bir dükkan aç ürünleri ekle 2 ayda malları erit. işi en kolay böyle öğrenirsin.
0
montakristokondu
(01.09.23)
Evet doğru mantık . Basit düşün ticaret bu aslında . Tabi birde hesap var . youtu.be
0
dunyatuhaf
(02.09.23)
kâr marjları her sektörde aşağı yukarı bellidir. bir sektörde zaten atıyorum 3 liraya alıp 5 liraya satıyorlardır. senin bunu "abi ben bunu 1 liraya mal ederim, 5'e satıp zengin olurum" diye şu an bulabilmen imkansız.
yeni bir fikir bulman lazım (batmayı da göze alacaksın tabii, batan, başarılı olanlardan kat kat fazla). mesela getir var değil mi. çok basit bir fikir aslında ama adamın sermayesi olduğu için, baştan beri kafasında iş kurma fikri olduğu için bu fikri gerçekleştirmiş. çok basit olmasına rağmen bu fikir benim aklıma gelmezdi, çünkü iş kurma ile uzaktan yakından alakam yok.
böyle söyleyince de "basit bir fikir bul, zengin ol" der gibi oldu ama öyle değil tabii ki :)
kimsenin aklına gelmeyen bir şey bulman lazım.
0
ahm1
(02.09.23)
Zenginlerin bir çoğunun zengin olmasındaki birinci sebep vergiden kaçınma yollarını çok iyi bilmeleri ve olmayan para ile para kazanmaları, bunu şöyle anlatalım.
Örneğin cebindeki 10K ile toplu halde su aldın, bunu anında satıp para kazanamazsın belki aylar sürecek bu parayı kazanman, bu sırada enflasyonun etkisiyle suyun fiyatı da artacak, bu işlemi tekrarladığında bu kez suyun tanesini 1TL'den değil 1.25 TL'den alabileceksin yani paran %25 değer kaybetmiş olacak kafadan. Bunun yanı sıra devlete bunun vergisini ödeyeceksin, küçük bir işletmenin aşağı yukarı kazancının %35'i devlete öyle ya da böyle vergi olarak ödenir. 40 bin TL'nin %35'i gitti bir de üstüne suya %25 zam geldi bir daha ki toplu alımında alabileceğin su miktarı düştü.
Peki zenginler bu işi nasıl yapıyorlar, öncelikle suyu kendi paraları ile değil kredi ile alıyorlar kendi paraları değil haliyle enflasyon karşısında paranın değer kaybetmesi umurlarında olmuyor finansmanı sağlayanın sorunu oluyor, bunun yanı sıra kredi faizini ve masraflarını da vergiden düşüyorlar.
Daha bunun gibi bir sürü yol yordam var, yani gideyim 10Kg limon alayım onu satayım sonra 20kg alayım mantığı sadece hikayelerde gerçekleşir.
0
solo
(02.09.23)
ticarette muazzam karlar var. eğer ceo falan değilsen bir şirket sahibi maaşlı çalışandan çok kazanır. musluğun başını tutuyorsun sonuçta. maaşa göre farklı kulvarlar.
ancak şu var. ticaret yapmak demek su alıp satmak, lokanta açmak değil sadece. mühendistin sanırım. mümkünse bu alandaki fırsatları görüp o alanda şirket, start up kurmak da ticaret. hem daha çok para kazandırır. açıkcası bu eğitim sonrası vizyonun lokanta açmak olması bence çok yanlış. türkiye'de nedense basit mal alıp satılan ticaretler övülüp mühendislik gibi işler yeriliyor. elon musk da tüccar mesela.
atıyorum kendi alanında mühendislik projeleri yapan bir mühendislik ofisi, şirketi kursan da olur. o da bir ticaret, girişim ve iyi kazandırır maaşa göre.
diğer yandan muhatap olacağın insanlar da önemli. evet para da önemli ama bazı işler var ki -inşaat gibi- milyon dolarlar verseler girmek istemem.
0
hknty
(02.09.23)
Geçenlerde cihat çiçek bir videoda güzel özetliyordu bunu.
Ticaret parasız adamın işidir, parasızken para kazanma yöntemidir. Cebinde parası olan ticarete girmez. Olmayan girer demişti.
Vadeyle nakit alır, o nakitle, mal alır. Vade tarihi gelene kadar o malı nakite çevirip borcunu kapatır üstüne de cebine nakit kalacak şekilde diye.
Ticari zeka denen şey de orada devreye giriyor. Borcunu ödediğinde cebinde enflasyonun ve borcunun üstünde bir kazanç olacak mı olmayacak mı?
güzel özetlemişler. Bizim gıda üstüne bir aile işletmemiz var ben de gıda üzerine örnek vereyim.
Öncelikle suyun maliyeti 1 tl, 5 TL'ye satılıyor 4 TL kar bırakıyor yanlış bir hesap. Ciro, brüt kar, net kar, maliyet ayrı ayrı konular.
Ürünün maliyeti alış fiyatı değildir. Satış fiyatıyla maliyetin farkı da net kar değildir.
Sizin hesaptan bakalım. Suyun depo çıkış fiyatı 1 tl olsun. Sizin satış fiyatınız da 5 tl.
10.000 TL'ye 1 TL'den 10000 şişe su aldınız. dükkan kiranız 5000 tl değil mi?
Şimdi o su size kaça geliyor? Birim başı maliyetle hesaplayaım.
Kiranın ürün başına maliyeti 50 kuruş. Bunun elektriği var, muhasebe gideri var vs. Aşağı yukarı sizin maliyetiniz 2 TL'ye yakın.
Üstüne 5 TL'lik satış başına gelir vergisi, kdv (Alış kdvsi ve satış kdvsi farkı) vs.
Tüm bunları kabaca bir hesapladığımızda 1 TL'ye ürün alıp 5 TL'ye sattığınızda ürün başına net karınız 1.4 TL civarı olacak.
Yani kar marjınız yaklaşık %20-%30 arasında bir yerde.
Şimdi bir de bu 10.000 suyu ne kadar zamanda satıyorsunuz? 1 haftada bütün stokları bitirebiliyorsanız şahane. Ama tüm stoklar üç ayda bitiyorsa o zaman karlılık hesabını da ona göre yapmanız lazım. ONa göre fiyatlandırma yapmanız lazım vs.
Genelde perakendede ve gıda sektöründe kar marjları zaten bu civarlardadır. Yani 1'e aldım 5' sattım 4 kazandım diye bir dünya yok.
1'e alırsın, 5'e satarsın, cebine 0.60 kuruş-1.6 lira arası bir şey kalır. Zaten tüm o maliyeti o para için yaparsın.
Bir de gıda sektörünün şöyle bir handikapı vardır. Aldığın malzemenin bir bölümü zamanla bozulur. Yani 10 ürün alırsın, 3'ünü atarsın bozulduğu için. Yani o bozulan ürünleri de maliyetine ekleyeceksin vs vs...
O yüzden boşuna demiyorlar çıraklığını yapmadığın işin patronu olma diye.
İlla kendi işinizin patronu olmak istiyorsanız, kendi mesleğinizle ilgili bir iş kurmayı deneyin.
Ama şunu unutmayın, atıyorum mühendissiniz mesela. Başarılı bir mühendis olmanız başarılı bir şirket kuracağınız anlamına gelmez. Bir mühendis olarak başarılı olabilirsiniz. Çünkü o şirkette kalan işleri de başka alanlarda başarılı insanlar yapıyor. Muhasebe, pazarlama, satış vb...
Siz o şirkette mühendislikten para kazanıyorsunuz çünkü bir pazarlamacı şirketi pazarlıyor piyasaya, bir satışçı proje satıyor müşteriye, bir muhasebeci karlılığı takip ediyor. Siz de projeyi yapıyorsunuz.
Kendi işinizi kurduğunuzda bunların da hepsine vakıf olmalısınız. Müşteri bulacak kadar satışçı, muhasebeci, pazarlamacı, ve mühendis olacaksınız.
En azından bir bilanço okuyacak kadar muhasebe bilmelisiniz mesela. Verginizi, karınızı, net karınızı hesaplayabilmelisiniz.
Gibi gibi...
0
anten
(03.09.23)
ilk yatırımı, survival cost'u, vergileri yok sayıyorsun
su satarak sadece aslanoba zengin olabilirdi o da oldu zaten
Merhaba. Kadınım ve yalnız yaşıyorum. 11 Ağustos’ta yeni evime ocak takmak için bir usta geldi. Ocağın montajı ile ilgili sorun çıkınca bayiye haber verdiğimde başka bir usta geleceği söylendi. Ustanın adını ya da soyadını bilmiyorum. O gün usta arayarak konum atmamı söyledi. Attım. Güler yüzlü ve i
Merhaba. Kadınım ve yalnız yaşıyorum. 11 Ağustos’ta yeni evime ocak takmak için bir usta geldi. Ocağın montajı ile ilgili sorun çıkınca bayiye haber verdiğimde başka bir usta geleceği söylendi. Ustanın adını ya da soyadını bilmiyorum. O gün usta arayarak konum atmamı söyledi. Attım. Güler yüzlü ve iyi davrandım , her zamanki halim. Ustaya yardım edebileceğim bir şey olup olmadığını sordum sık sık çünkü çok zor takıldı ocak.
Fakat usta biraz tuhaf biriydi. Saçları peruk gibi düzgünce taranmış olan yaşı geçmiş bir adam. Şivesi kırık. Bir sorun olursa yine ararsınız dedi. Ben de ne usta olarak kaydedeyim dedim. İsmini söyledi fakat kaydetmemişim, sadece firma adı olarak kayıtlı. Önceki gece saat 11 gibi bu numaradan arandım. Sonra bana sms ile “pazar müsaait misin” yazmış. Ne yapacağımı bilemedim fakat epey tedirgin oldum. Cevap vermedim. Sonra dün yeniden aynı saatlerde aradı. Sabah telefonu her yerden engelledim. Önce bir mesaj yazmayı düşündüm aramaya devam ederseniz cezai işlem başlatılacaktır diye. Fakat sonra engelemem daha doğru olur dedim. Açık adresimi de biliyor ve bu beni çok tedirgin ediyor. Nasıl bir yol izlemem gerek, ne yapmam gerek? Başına gelmiş olan ya da yol gösterebilecek olan olursa çok sevinirim. Eve gelme ihitmali olur mu? Engellemem doğru bir karar mı? Gerçekten korkuyorum.
0
linus van peltt (01.09.23)
şirkete bilgi verin, engellemek ywrine bu densizliğinizi şikayet ediyorum diyin.
0
rhan
(01.09.23)
bu ülkede kimseye kibar davranmamak gerekli demek ki.
şikayet edilmesi mi gerekli, ignorelenmesi mi gerekli bilemedim. süper rahatsız edici.
0
gurur
(01.09.23)
ben polise birini sikayet etmistim benzer sebeple, biraz emin olamamistim sikayet etmekten, polis iyi yaptin belki takip eder falan demisti.
0
durgunfoton
(01.09.23)
firmaya bilgi ver şikayet edeceğini söyle.
0
sizofren06
(01.09.23)
yaşlı falan bir tip olduğu için fazla bulaşacağını sanmam. Hem usta olduğuna göre başka kadınların da evine gidiyordur. iyice manyak olamaz. Savcılığa veriririm, nişanlım, babam, abim duyarsa büyük sıkıntı olur diye mesaj atarsanız korkar muhtemelen.
Bir de usta gelmeden kapıya bir erkek ayakkabısı/eşyası bırakırsanız caydırıcı olabilir.
korkmayın, sakin ve soğukkanlı bir şekilde önce ilgili bayiyi arayın, rahatsız etmesinden girin kvkk gereği bu numarayı bu şekilde arayamayacağından çıkın. durum tekrarlanırsa ustayı onlar yönlendirdiği için kendilerinden şikayetçi olacağınızı iletin. bayiyi aradığınızda da telefona çıkan sekreterya vb ile değil, doğrudan yetkili ile görüşün, isim soyisim mutlaka sorun, mail adresi isteyin ve yazılı da beyan etmek istediğinizi söyleyin. şirket çözsün, siz sakın birebir iletişim kurmayın. baktınız şirket lakayt davrandı veya usta devam ediyor rahatsız etmeye, doğrudan karakola gidip şikayet edin.
0
Phoebe
(01.09.23)
hem şirkete söyleyin, kendi isimlerini markalarına zarar veriyor usta, işten atılır zaten haklı sebepten. ama yazılı şikayet olması açısından ben polise de şikayette bulunurdum, şirkete de bu yazılı şikayet dilekçesini iletip işlem yapmalarını talep ederdim. firma da sadece sözlü bir şikayetten aksiyon alamayabilir çünkü.onların da elinde somut delil olması lazım. umarım polisler de yardımcı olur. bazen ne yapacakları belli olmuyor çünkü.
0
sirkelimon
(01.09.23)
Üzüldüm geçmiş olsun. Kimseye kibar olmamak gerekiyor ne acı ki.
Şirketi arayıp bilgilendirin. Arama geçmişini gönderin ve şikayet kaydı oluşturun.
0
ruhen hastayim ben
(01.09.23)
Hiçbir şey yapmayın. Başka bir numaradan yazarsa onu da engelleyin. Yazışmaların ekran görüntüsünü alın. Bir süre kapınızı çalana karşı dikkatli olun.
Bence işe (şimdilik) polisi ve şirketi karıştırmayın.
Bu devir özellikle kadınlar için düşman kazanılması için uygun bir devir değil.
Bir daha da güler yüz konusunda daha cimri olun. Ortalık öküz kaynıyor.
0
Tina
(01.09.23)
Valla ben ilk olarak iyi niyetle yaklaşmaya çalışıyorum. Taciz dediğiniz şey sadece sms'e konu olan "pazar müsait misin" ifadesinden ibaret ise iş yapmaya çalıştığı başka biriyle zaman ayarlamaya çalışıyor ama yanlış kişiye yazmış olabilir diye düşündüm.
Aradığında siz konuştunuz mu kendisiyle? Ya da size bir şey söyledi mi?
0
synesthesia
(01.09.23)
bence degil ama yine de yanlislik olma ihtimalini goz onunda bulundururum ben. atacagim cevap: "merhaba mesaji yanlis kisiye attiniz lutfen numarayi kontrol edin"
ondan sonra devam ediyorsa o zaman sirkete haber verilebilir.
vaktiyle ev tasimistik groupondan buldugum bi firmayla. genc bir kadin olarak yalniz yasadigim evden anneme tasiniyordum. her sey cok normaldi. hatta pazarlik yaptilar kitaplarla dolu odayi gorunce. eve tasinmamiz gece 11'e kadar surdu neredeyse. ama hedef evde annem var yani.
neyse bu eleman bana upuzuuuun bir mesaj yazdi yarim saat sonra "ben seni sevdim" temali. sonra ben wtf dedim kaldim. birkac dakika sonra pardon mesaji geldi. cevap bile vermedim. yani pek inanmadim yanlislik olduguna ama inanmis gibi yaptim.
-- bence engellemek cok mantikli degil. gorun ne yaptigini ki ona gore ne yapacaginiza karar verin. ha ben cevap veririm duramam diyorsaniz o zaman engelli kalsin. -- ters cevap vermeyin. aramalara cevap vermeyin. inanin vazgeciyorlar.
numaram bir askerin eline gecmisti 20 yil kadar once ve herkes birbirine verdi. cagri merkezi gibiydi telefonum. baslarda cevapliyordum. hepsini tarihle kaydettim, o kadar cok vardi. hepsi bitti sonra. cevap vermedim, yoksaydim. bir tane bile kalmadi.
kadin olmak zor. basimiza bir sey gelse polise %100 guvenemeyecegimizi bilerek yasamak daha da zor.
0
supergirl
(01.09.23)
Telefonu açmadım. Konuşmadım. Yalnızca öngörüm şu, iş yapacak olsa bile gece 11.30’da iş yapacağı kimseyi aramaz diye düşünüyorum. Adam gerçekten tuhaf bir adamdı, nasıl anlatacağımı bilmiyorum ama anlıyorsunuz bir sorun olduğunu. Bu yüzden taciz olduğunu düşünüyorum. Karakol konusunda bir polis ile konuştum. Tacizin nasıi ilerleyeceğini bilmediklerini bu yüzden karakola gitmemin iyi olacağını söyledi. İki kere aradıysa da gece araması taciz kapsamına girebilirmiş, iş saatleri sonrası araması. Söylediğim gibi, adresimi bilmesi epey kötü.
0
🌸linus van peltt
(01.09.23)
İş yapacak usta ile gece vakti yazıştığımı biliyorum. Saat ile bu işin ilgisi yok. Adam gerçekten tuhaftı demek de bir şey ifade etmiyor. Kime göre tuhaf?
Ortada bir sorun yok demiyorum ama elle tutulur bir sebep de yok ortada.
0
synesthesia
(01.09.23)
İş için, acilse ve ulaşmak istiyorsa, gün içinde de arar, ulaşmaya çalışır diye düşünüyorum. Ya da mesajda daha detaylı bir şeyler yazar. Arıyorum, ulaşamıyorum vs diye. Gece aynı saatlerde araması ve sonra hiç aramamasını açıklayamıyorum. İsterim ki yanlış olsun, ama bir terslik var.
0
🌸linus van peltt
(01.09.23)
En ufak tacizde bile polise gider şikayet ederim. ikinci taciz olduğunda -şikayet etmemişsin ama ile karşılaşmak çok kolay.
0
wishmaythşngs
(01.09.23)
bana sanki baskasina atacakken size atmış gibi geldi. ilk mesaj pazar müsait misin olmuş. bu sanki daha once konuştuğu birine mesaj atıyor gibi geldi bana. ilk size mesaj atsa pazar müsait misin demezdi bence. ben olsam ben o gun ocagini taktiğiniz suyum, bu mesajı bana mi atıyorsunuz olurdu.
0
oscar
(02.09.23)
Ben böyle durumla karşılaşınca sen bana ne hakla gece gece arıyosun yazıyosun falan diye çıkışıyorum. Pısmayın yani. Ne hakla arıyor sizi, ne hakla mesaj yazıyor gece gece. Ben engellemezdim, azarlardım onun yerine. Polise de verirdim evet. Derdini polise anlat diye üste çıkardım. Sonra özür mesajları, özür aramalarından sıkılırdınız.
Bunlar böyle kart horozlar. Zayıf gibi görünmeyin, görmezden gelmeyin, haklarının farkında, korkmayan bi tavrınız olsun. “Evime gelirse takarım bıçağı” enerjisi verin yani (tabi ki öyle bir şey yapmayın ama gözü kara olun demek istiyorum), “sen yanlış kadına bulaştın, seni savcılıklarda süründürücem, gör bak” gibi bi tavrınız olsun. Pişman olsun yani. Anca böyle geri basıyo bu tipler.
Eğer böyle şeyler söylerseniz kesin “yanlış atmışım” diyerek özür falan diler. Konuyu kapatmaya çalışır. Bu konu da böyle kapanır.
0
zimbirik
(02.09.23)
Anladığım kadarıyla bekarsınız, biraz da kibar davrandıysanız sizin de kendisi ile ilgilendiğinizi düşünmüş ve böyle bir yanlış algıya kapılmış olabilir, beni yanlış anlamışsınız sanırım lütfen bana daha fazla mesaj atmayın diyerek geçiştirin, eğer devam ederse tacize dönüşmüş olur, devam etmeniz durumunda şirketinize durumu bildirmek zorunda kalacağım diyin, polis molis demeyin artık herkes polise şikayet edilince başına bir şey gelmeyeciğini biliyor maalesef blöf yaptığınızı düşünebilir ama şirketinizle görüşeceğim derseniz işini kaybetme korkusuyla son verecektir.
0
solo
(02.09.23)
şu an şikayet etme cevap da atma bence. bir süre dur istersen. tepki vermeyince gider. baştan tepki verirsen bulaşmasın. hala uzatırsa şikayet edersin ve uyarırsın. doğrusu diğeri ama türkiye'deyiz sonuçta.
0
hknty
(02.09.23)
yapmak için geldiği işi bitirdiyse müsaitliğinin ne önemi var ki? neden arıyor? bal gibi de yoklamak için aramış artı mesaj da atmış ve tekrar aramış -sanırım sıra böyle- ama çok iyi niyetli erkeklerimiz "ya yanlışlıkla gönderdiyse" diyor ya deli oluyorum. şikayet ettin mi son durum ne?
0
anna sun
(02.09.23)
Evet, aradı, mesaj attı ve ertesi gece yeniden aradı. Ben neredeyse taciz oluğuna eminim. Burada cevap yazanlar ve yanlış numara olduğunu düşünenlerin cinsiyetini bilmiyorum. Yazdığım gibi, yanlış numara olsa başka şeyler yazardı ve gündüz arardı diye düşünüyorum. Gerçekten tedirgin edici bir adamdı.
Engeli kaldırdım. Dün neredeyse hiç uyumadım, aramadı. Umuyorum bu gece de aramaz. Bu tedirginlikle nasıl yaşanır bilmiyorum.
0
🌸linus van peltt
(02.09.23)
@linus van peltt, ben kadınım. Yanlışlıkla aramış diyenlerden biri de benim. Sürekli ustalarla muhatap oluyorum, ya da usta olmasa da tanımadığım insanlara eşyalarımı vermek amacıyla konum atıyorum. Ben de tedirgin oluyorum ama ''müsait misin'' demesi, sanki başkasıyla konuşuyormuş da mesaj sana gitmiş gibi algılamama neden oldu. Sorsaydınız keşke, bana mı dediniz, ne için, ne demek istiyorsunuz diye.
0
Kahvedesu
(02.09.23)
Kahvedesu, gece yazışmak istemedim. Ben saat dokuzdan sonra kimseyi aramıyorum. Yanlış bile olsa beni bir usta hiç gece 11’de aramadı. Normal bir şey gibi gelmedi hiç. Ertesi gün normal bir saatte arayabilirdi ya da mesajın devamında şu ya da bu iş için yazabilirdi. Ya da diyelim ki ulaşması gerek birkaç kere arayabilirdi. Ertesi gün beni niye yeniden 11 buçukta arıyor? Gün boyu hiçbir şey yazmıyor ya da aramıyor? Siz kendinizi düşünün. Pazar günü işiniz olan birine mesaj atıyorsunuz. Bir kere mesajı atıp, gece 11 buçukta arayıp, sonra bırakır mısınız?
Eve yeni taşınıyorum. Ben de bu süreç içinde elektrikçi ve başka servis ustaları ile çalıştım. İş bitene kadar mesajlaşmalar oluyor, biliyorum. Konuşmalar ya da. Bu adam rahat İletişim kuramayan biriydi. Birkaç kere sen diye hitap etti, sonra bir kere siz dedi. Bu mesajı belirli bir niyetle atabilecek biriydi. Hiç diyalog kurmak istemediğimden ve zaman çok geç olduğundan yazmadım bir şey.
0
🌸linus van peltt
(02.09.23)
Sen neden korkup tedirgin oluyorsun ki, tedirgin olması gereken kişi o. Ertesi gün sert bir şekilde cevap verip, üstelemesi durumunda hem bayiyi hem de polisi aramalıydın bence.
0
fobfilm
(02.09.23)
merak ettim sonuc ne oldu, bir gelisme var mi ?
0
oscar
(07.09.23)
Gece aramalarına iki gün ara verdikten sonra pazartesi günü sabah sekizde aradı. Tüm aramaların görüntü kaydını aldım. Pazartesi günü beni sürekl arayarak rahatsız ettiğini, kayda aldığımı ve bir daha ararsa anında iş yerine ve polise şikayette bulunacağımı yazdığım bir mesaj gönderdim. Bu mesajdan sonra aramalar kesildi. Son durum bu.
Merhaba, Borsa işlemlerinden pek anlamadığım için seçimden beridir yoğunlukta altında kaldım maalesef, endeks hızlı ve çok gitti , bugünden sonra altın bozup borsaya aktarmak ne kadar mantıklı olur , seçime kadar olağan şartlarda endeks nereye kadar gelebilir ? Sormamın bir sebebi de , Fed faiz a
Merhaba,
Borsa işlemlerinden pek anlamadığım için seçimden beridir yoğunlukta altında kaldım maalesef, endeks hızlı ve çok gitti , bugünden sonra altın bozup borsaya aktarmak ne kadar mantıklı olur , seçime kadar olağan şartlarda endeks nereye kadar gelebilir ?
Sormamın bir sebebi de , Fed faiz attırımlarını sonlandırırsa bu sefer altın onstan dolayı yukarı gidecek yani bu kadar bekleme sonucu tam kar almadanda sarı kızdan çıkmış olmak istemiyorum.
Geçte olsa seçime kadar olan süreçte doğru bir yatırım stratejisi belirlemek istiyorum , siz olsanız naslı bir yol seçerdiniz.
Mevcut düşüncem,
Altınları bozup seçime yakın tarihlere kadar %80 sepet oranında borsada veya yatırım fonlarında kalmak. Seçime doğru borsa gevşediğinde bu sefer borsadan çıkıp sepette altın oranını %80 yapmak.
Şimdiden teşekkürler.
0
mrctrk (30.08.23)
Kimse net bir şey söyleyemez ki, çalıştığınız bankaların ya da aracı kurumların raporlarını takip edebilirsiniz ilk olarak.
FED'in faizleri bir kere daha artıracağı beklentisi yükseldi powell'in son konuşmasından sonra, şu an herkes bugün ve yarın açıklanacak olan abd yurtiçi hasıla ve iş istatistiklerini bekliyor.
Türkiyede de durum arada şu anda. MB kredileri kısıyor, mevduat faizlerinin aşamalı artacağı bekleniyor ama hala tatmin edici gelmediği düşünülüyor haliyle kredi çekip parayı kullanamayan ve faiz oranlarını da yetersiz bulan herkes borsaya yöneldi, kkm'deki zorlaştırma da hızlandırdı sanırım bunu haliyle herkes borsa konuşuyor, balon riski de söz konusu böyle durumlarda.
Tamamen size kalmış yani.
0
akhenaten
(30.08.23)
Borsada fırsatlar bitmez. Ama endeks böyle güzel yükselirken bile borsaya girmediyseniz normal zamanda fırsatları degerlendirebileceginizi sanmıyorum. Siz fon ve altında kalın daha rahat olursunuz
0
deer hunter
(30.08.23)
Ülkede bırak 6 ay sonrası 6 saat sonrası bile öngörülemiyor, içinde bulunduğumuz dönemde benim kendi planım şöyle:
1. Sabit bir gelir garanti olsun 2. Varlığı sepet yapıp tek bir enstrümanda kalmamak 3. Borçları azaltmak (6 ay önceki TL ne kadar borçlanırsan iyidir strateji bitti muhtemelen faizler hızla yükselecek gibi) 4. Harcamaları olabildiğince kısmak, Temel ihtiyaçlar dışındaki alımları durdurmak 5. Eğer çocuğunuz varsa eğitim giderleri için şimdiden bir bütçe ayırmak.
Ben şimdilik bu sisteme geçtim, önümüzdeki günlerde neler olur bilinmez ama bu sene kış çok sert geçecek gibi (ekonomik açıdan)
0
solo
(30.08.23)
Borsada hisse senedi almakla bir şirketin hissesini satın alıyorsun. Şirketin değeri diğer tüm kıstasları gözardı etsek enflasyon nispetinde artacaktır. Dolayısıyla borsa, uzun vadede paranızın değerini enflasyona karşı korumak için iyi bir yöntem. Ancak şu an borsadaki yükselişi, bir dönem coinlerin, başka bir dönem yine borsada Sasa ve Hektaşın yükselmesine benzetiyorum. Bilinçsiz yatırımcı 'Aaa Yükseliyor.' deyip alıyor. Onlar aldıkça yükseliyor. Yükseldikçe yeni yatırımcı alıyor. Bu ilk Coinlerde olduğu gibi ilk panik satışa kadar devam eder ve o tarihte elinde kağıt olanlar büyük zarar eder. Ya da yabancı yatırımcıya güven telkin edilir ve yabancı yatırımcı gelmesiyle Borsa yükselmeye devam eder. Bekleyip göreceğiz.
Herhangi bir işte çalışmayıp isteğe bağlı sigortadan faydalanan var mı?
koskoca kirpi
Merhaba,Soru başlıkta, böyle biri varsa bana bir mesaj atabilir mi? Google'layarak içinden çıkamadığım basit bir sorum olacak. Şimdiden teşekkürler.
Merhaba,
Soru başlıkta, böyle biri varsa bana bir mesaj atabilir mi? Google'layarak içinden çıkamadığım basit bir sorum olacak. Şimdiden teşekkürler.
0
koskoca kirpi (18.08.23)
İsteğe bağlı sigorta diye bir şey var ama normal şartlarda 4b statüsünde prim ödemesi yapabiliyor, eğer 4b statüsüne geçmek istemiyorsanız parttime ödeme yapmanız lazım ve toplamda 1600 gündü sanırım bundan daha fazla ödeme yapmamanız gerekiyor, değişik bir sistem. Muhasebeci ile görüşüp detaylı bilgi almanız lazım.
0
solo
(19.08.23)
@solo Bunları biliyorum da detay bir kaç soru sormam lazım ondan aktif kullanan biri varsa ona danışmak istemiştim. 3 bin lira primi olan bir şey için muhasebeciye vereceğim danışma parası yüzü astarını geçer. Teşekkürler.
selam canlar,bi kaç gündür brita sürahisi dikkatimi çekmeye başladı malum damacana suları aldı başını gidiyor. sorum uzun süredir düzenli bir şekilde kullananlara gelsin. arkadaşlar bu üründen memnun musunuz?' uzun zamandır sadece brita içer oldum ve şöyle memnuum.. ya da böyle pişman oldum lanet g
selam canlar, bi kaç gündür brita sürahisi dikkatimi çekmeye başladı malum damacana suları aldı başını gidiyor. sorum uzun süredir düzenli bir şekilde kullananlara gelsin. arkadaşlar bu üründen memnun musunuz? ' uzun zamandır sadece brita içer oldum ve şöyle memnuum.. ya da böyle pişman oldum lanet gelsin' diyebileceğiniz önerileriniz varsa buyrunuz sizleri dinlemek isterim. sevgiyle..
0
Symbelmyne (11.08.23)
Ben yaklaşık 3 yıldır kullanıyorum. Oldukça seviyorum.
0
logisticsmanager
(12.08.23)
sürahi o anlamda arıtmıyor arıtma için basınç ve membran filtre lazım
0
lambırcek
(12.08.23)
Brita kireçi önlüyor ama temizliğe bir etkisi yok, ben kahve makinası için kullanıyorum.
0
wishmaythşngs
(12.08.23)
Zaten çeşme suyu içebiliyorsan al, farkını anlarsın. Ama perakende suya alıştıysan çeşme suyunu o seviyeye getirmez. Bi kere tadı farklı zaten, perakende suyun tadından feragat etmeye hazırsan al. Günün sonunda tat ve zevk meselesi, denemelik al beğenmezsen düz sürahi yaparsın.
0
Bruce
(12.08.23)
Sürekli olarak içime uygun olduğunu düşünmüyorum Çaya kahveye kullanıyorduk ama filtresinin fiyatı da şu an çok pahalı olduğu için arıtma taktırmak belki uzun vadede daha ekonomik
0
photo85
(12.08.23)
Biz 5 yıldır kullanıyoruz, ne kadar temizliyor ne kadar başarılı bilemem ama musluk suyunu içilebilir hale getiriyor (klor kokusunu tamamen alıyor) biz önce sürahi ile başladık sürahisi çok kullanışsız geldiği için sebiline geçtik, bir de sebili buzdolabının içine yerleştirdik mis gibi sürekli soğuk su temin etmiş oluyoruz.
Klimasız arabalarda kalorifer peteği var, yani kışın araç içini ısıtabilirsiniz. Mesela aşağıdaki görselde 92 model bir Broadway'in kalorifer düğmelerini görebilirsiniz:
Motorun sıcaklığını içeri veren sistem sayesinde ısınıyor. Araba ilk çalıştığında motor ısınana kadar sıcak hava gelmez. Aracına göre değişmekle birlikte ilk 3-5 dakika gelen hava sıcak olmaz.
0
michael_knight
(12.08.23)
Yeni arabalar da klimayla ısınmıyor ki motor sıcaklığıyla ısınıyor, klimayı camdaki buğuyu çözmek için açıyoruz sadece.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.08.23)
araba çalıştıktan sonra motor ısınmaya başlar. ısınan su ilerleyen zamanlarda kaynamasın diye radyatörde devir daim ettirilerek soğutulur. amaç suyun 100 derece altında kalmasını sağlamak ve motoru optimum sıcaklıkta tutmaktır.
ayrıca bu sıcak su, hava filtresinden süzülerek gelen havanın ısıtılması ve fan yardımı ile araç içine verilmesi için de kullanılır. fan veya kalorifer olarak da adlandırılır hatta çorum kaloriferi olarak da isimlendirildiği olur.
bu sayede eski yeni bütün araçlarda belirli bir süre motor çalıştıktan sonra araç içini ısıtabilirsiniz. (tabi termostatınız arızalı değilse :)
araç klimaları evdeki klima gibi değil sadece soğutma yapıyor, ısıtmayı motor üzerinden yapıyorlar. motor ısınmadan araç içi ısınmıyor, buğuyu çözmek için de araç içerisindeki nemi alıyor.
0
vincenzo
(12.08.23)
Araçlardaki klima sadece soğutma işini yapıyor zaten, ısıtma işi eski ilkel yollarla devam. Motorun ısısı kışın araç içini ısıtmak için kullanılıyor. Klima sadece soğutma amaçlı kullanılıyor.
0
solo
(12.08.23)
Şahin'de bile kırmızı ve mavi simgeleri hatırlıyorum ısıtma ve üfürerek soğutma şeyi vardı sanki. Basit fan düzeneğidir herhalde.
0
nhk ni youkosu
(12.08.23)
@nhk ni youkosu: şahin'deki maviye çevirince soğuk üfleme şeyi "ısıtmama" anlamında. onda klima da yok. sıcak tarafa (kırmızı) çevirince motor sıcaklığı ile ısıtıyor, soğuk tarafa (mavi) çevirince ısıtmıyor, dışarıdan gelen hava neyse onu üflüyor.
Sifir araba geldiginde almak icin kac gunumuz oluyor
lapaz
?
?
0
lapaz (08.08.23)
Bu genelde aracın segmentine göre değişiyor, örneğin C ve B orta segment araçlarda neredeyse araç daha bayiye inmeden gidiyor, ancak D ve E segment araçlar bayide bir süre bekleyebiliyor alıcısı kısıtlı olduğu için.
Bir diğer etken de marka, örneğin toyota, renault, ford gibi araçlar için bu süre çok kısadır muhtemelen ama kia, citroen gibi araçların beklediğine şahit oldum ben.
İki bankanın fon ekranında da fonlar çıkmıyor. Başka fonlar var tefas sitesindeki en çok kazandıran fonlar listede yok. Deneyimleyen oldu mu
İki bankanın fon ekranında da fonlar çıkmıyor. Başka fonlar var tefas sitesindeki en çok kazandıran fonlar listede yok. Deneyimleyen oldu mu
0
administ (04.08.23)
katılım bankalarında her fon çıkmaz. katılım değilse saat 10'dan sonra tekrar dene.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(04.08.23)
Hem qnb hem de ykb den deniyorum. Mesea HLR kodlu fon ikiainde de yok. Ama tefas da var
0
🌸administ
(04.08.23)
bazı fonlar tefas'ta işlem görmüyor. onları kendi aracı kurumlarından alabilirsiniz tabi öne koydukları şartlar olabilir. bu fonu tefas fon detaylı analizde açıp alta döğru ilerlerseniz tefas'ta işlem görmüyor ibaresini görebilirsiniz.
0
lazpalle
(04.08.23)
Bazı bankalarda varsayılan olarak önce kendi fonlarını listeler, yukarıda bir yerlerde Kurum seçmeniz gerekebiliyor onu bi kontrol edin, Fonun sagibi firmayı seçmelisiniz, Örn: İş Yatırım, Ak yatırım vs gibi.
0
solo
(04.08.23)
HLR fonu serbest fondur. sadece nitelikli yatırımcılar alabilir.
Elektrikli scooterlarda batarya sorunu devam ediyor mu?
ananiyimioguz
2 sene önce kullanıp satmak zorunda kalmıştım.Çünkü batarya performansı 6 ayda bir düştüğü için verim alamıyordum.6-12ay arası bir batarya garantileri olduğundan bir kereliğine mahsus değiştirtebiliyorsunuz, o sizi yaklaşık yarım yıl daha götürüyor.Tabi servis bulma, servise kargolama ya da götürme
2 sene önce kullanıp satmak zorunda kalmıştım.
Çünkü batarya performansı 6 ayda bir düştüğü için verim alamıyordum.
6-12ay arası bir batarya garantileri olduğundan bir kereliğine mahsus değiştirtebiliyorsunuz, o sizi yaklaşık yarım yıl daha götürüyor.
Tabi servis bulma, servise kargolama ya da götürme getirme işleri de cabası.
Garanti süresi dolduktan sonra da batarya almak isterseniz 5-10bin tl arası bir ücret ödüyorsunuz.
Yani temiz enerjiydi, oh ne güzel elektrik ucuz her yere gidiyorum diye sevinen insana, yaklaşık 8 ayada bir scooter fiyatının yarısı veya 3te 1 i fiyatı bir batarya ücreti şoku bekliyor.
Bu durum hala devam ediyor mu yoksa bir iyileştirme söz konusu mu?
0
ananiyimioguz (03.08.23)
batarya kapasitesi gittikçe düşer. bundan kaçamazsınız. bu yüzden ömürlük ürünler değiller.
0
jelly bear
(03.08.23)
2 sene önce Xiaomi Mi Pro 2 almıştık hala kullanıyoruz hiç batarya sorunu yaşamadık, böyle bir sorunun varlığından da şimdi haberdar oldum.
Not : cebinizdeki telefon, notebook her şeyin bataryası zamanla ölür bu bataryaların kaderinde var, eğer kast ettiğiniz şey buysa bu bir sorun değil zaten.
0
solo
(03.08.23)
bataryanın ömrünün bittiğini biliyorum ancak örneğin bir telefon aldığımda 3-4 sene hala idare edebiliyor yani ekstradan bir harcama yapmama gerek kalmıyor.
ama scooterlarda 6 ayda bir 5-10 bin tl harcamak bana göre bir "sorun"
3 sene sonra değiştireyim tamam ama 6 ayda sonra 30-40km/s yapan alet 20ye düşerse ve bu konuda bir iyileşme yoksa bana göre hiç akıl karı değil bu alışveriş ve kullanım şekli.
0
🌸ananiyimioguz
(03.08.23)
Scooterlar özelinde böyle bir sorun var mı bilmiyorum ama çevremde xiaomi scooteri olan 2 kişi var, ikisinde de sorun yokmuş. Sizdeki cihaza özel bir sorun olabilir mi? Cihazı nasıl şarj ediyorsunuz (hangi aralıkta), hangi şarj seviyesinde saklıyorsunuz kullanmadığınız zaman?
Lityum pillerde eğer cihaz bir süre kullanılmayacaksa pilleri %60-70 seviyesinde saklamak gerekiyor, tamamen boşaltmamaya ve sürekli 100’e kadar şarj etmemeye de özen göstermek lazım.
0
orient blue
(03.08.23)
Bende Scoowy - Onvo nun getirdiklerinden vardı. Belki daha bilindik markalar batarya testlerini iyi yapıyor ve daha kalitelilerinden kullanıyorlardır.
Az önce servisi arayıp sordum, evet 6 ay sonra azalır dedi.
O zaman demek ki tırt bir şey kullanıyorlar?
Xiaomi 110 kg birisini yokuş yukarı çıkaracak bir scooter yaptı mı son zamanlarda?
O tarz daha bilindik bir şey almak sorunumu çözer belki. Ama insanlarda genelde zaten düşük kapasiteli xiaomi ler var ve bataryaya çok yük bindirmiyor olabilirlar.
Güçlü bir şey kullananlardan feedback alsam daha tatmin olabilirim sanırım.
0
🌸ananiyimioguz
(03.08.23)
internette ufak bir araştırma yapıldığında, Scoowy - Onvo'da batarya sorunu olduğu bir çok yerde yazılmış, yukarıda arkadaşların da dediği gibi demek ki o modelde bir batarya sorunu var.
Ancak şöyle de bir durum var, 110kg ağırlığında bir yükü, yokuş yukarı taşıyacak scooterın motoru büyük ihtimalle bataryadan çok yüksek güç çekiyordur, bu da bataryaların ömrünü çok hızlı kısaltır zaten, Xiaomi gibi firmalar limit koyuyor bu yaşanmasın diye, kullanan birisi olarak söyleyeyim 90kg ağırlıkla Xiaomi ile yokuş çıkamazsınız gücü yetmez, deneyimle sabit.
0
solo
(03.08.23)
Ah tamam şimdi anlaşıldı. Hem görece düşük kaliteli ürün hem yüksek ağırlık. Xiaomi’lerin bataryaları okuduğum kadarıyla kaliteli fakat scooterın taşıyabileceği ağırlığın üst limitindesiniz, o yüzden solo’nun da dediği gibi alet aşırı akım çekiyor ve pil çok hızlı tükeniyor. Pilin ömrünü belirleyen şey şarj döngüsü, dolayısıyla hafif bir insan/kaliteli batarya kombosuna kıyasla çok daha çabuk pilin ömrünü bitirirsiniz fakat yine de 6 ayda bitmemesi lazım. Problem sizdeki scooterda gibi duruyor daha çok. Kabaca o pillerin 1000 şarj döngüsünden sonra bile kapasitesinin %70’ini tutabiliyor olması lazım. 6 ayda her gün bile tam şarj yapsanız sorun olmaması gerekir iyi bir pilde.
[3/8 12:48] +62 882-9217-88***: Merhaba, ben Melis Sukan, Google Haritalar çevrimiçi mağazasında işe alım uzmanıyım. Yarı zamanlı işler hakkında bilgi edinmek ister misiniz?[3/8 12:48] +62 882-9217-88***: İşimiz basit, Google haritalarda'ki işletmelerin görünürlüğünü ve beğeni oranını arttırmak . Bu
[3/8 12:48] +62 882-9217-88***: Merhaba, ben Melis Sukan, Google Haritalar çevrimiçi mağazasında işe alım uzmanıyım. Yarı zamanlı işler hakkında bilgi edinmek ister misiniz?
[3/8 12:48] +62 882-9217-88***: İşimiz basit, Google haritalarda'ki işletmelerin görünürlüğünü ve beğeni oranını arttırmak . Bu işi cep telefonu ile de yapabilirsiniz.
[3/8 12:48] +62 882-9217-88***: Tek yapmanız gereken Google Haritalar'ı ziyaret etmek. Satıcılara yorum yaparak, 5 yıldız almasına yardımcı olun. 2 görevi tamamlayın ve size 50 Lira ödeyelim. Boş zamanlarınızda kolayca 800-2000 TL kazanın. bu işe başlamaya hazır mısınız?
0
fakat (03.08.23)
hayır.
0
gurur
(03.08.23)
engelle geç.
0
jelly bear
(03.08.23)
Yalnız nasıl tespit ediyorlarsa tam doğru kişiyi seçmişler, neredeyse cevap yazacaktım parasızlıktan :)
engelle geç sakın cevap yazma, cevap yazarsan aktif bir kullanıcı olduğun veri tabanında işaretlenir ve daha çok mesaj almaya başlarsın. Çok yaygın bir dolandırıcılık şu ara.
Instagramda bir kere reklama tıklayınca karşıma devamlı reklamları düşmeye başladı. Bir sürü proje var ve hepsi yüksek karlardan bahsediyor. Arz talep dengesini düşününce, bu kadar proje bittiğinde ortada konut enflasyonu olacak gibi duruyor. Bir de Kıbrıs’ın politik durumu karışık gibi. Ab, bm derk
Instagramda bir kere reklama tıklayınca karşıma devamlı reklamları düşmeye başladı. Bir sürü proje var ve hepsi yüksek karlardan bahsediyor. Arz talep dengesini düşününce, bu kadar proje bittiğinde ortada konut enflasyonu olacak gibi duruyor. Bir de Kıbrıs’ın politik durumu karışık gibi. Ab, bm derken adayı birleştirme kararı alınırsa ne olacak? Türk koçanı deniyor ama devletimiz daire başına 3 kuruş verirse ne olacak.
Bu konuda bilgisi olan varsa yazabilir mi?
0
evy mudamo (27.07.23)
Adada 3 türlü koçan var, Türk, Eşdeğer ve Tahsis Koçan Türk ve Eşdeğer koçanda bir sorun yaşamazsınız ancak Tahsis koçan, yarın adada bir birleşme olursa davalık olabileceğiniz bir koçan türü, çünkü o malların asıl sahibi aslında rum tarafına gitmek zorunda kalan yabancıların arsası.
Kıbrıs küçük bir ada ülkesi haliyle konut sayısı sınırlı kalmak zorunda, ayrıca 2014 senesinde sanırım geçici yüksek katlı imar izni 1 yıllık çıkarıldı ve artık 4 kattan daha yüksek yapı inşasına izin verilmiyor, yani ne kadar ev yaparsanız yapın yeterli olmayacak malum yüzölçümü kısıtlı.
Kıbrısta ev kiraları Pound(Sterlin) ile veriliyor haliyle enflasyona karşı erimiyor kiranız ve son zamanlarda özellikle yabancı uyruklu yerleşiklerden talep fazla ve doğru kiracıyı bulursanız oradan elde edeceğiniz kira geliri sizi ziyadesiyle tatmin edebilir.
Son olarak mülk satın alma süreci son derece zahmetli ve uzun süren bir süreç, minimum 3-4 ay İç işleri bakanlığından izin çıkması bekleniyor sonrasında tapu süreci başlıyor bu süre zarfında siz evin parasını ödüyorsunuz ama hala tapu size teslim edilmemiş oluyor.
0
solo
(27.07.23)
Forbes 2021 yılında gayrimenkul yatırımı yapılabilir en iyi 5 ada ülkesi listesinde 1. sıradan göstermiş KKTC'yi.
Geçen ay bir proje denk gelmişti 395bin liraya 2 daire verilen (5-6 yıl teslim) bir site projesi denk gelmişti, kaçırdım.
pompacılar neden depo atınca tam sayıya yuvarlamaya çalışır?
inheritance
depoyu tam dolduruyorum genelde. atıyorum 587 lira tuttu, pompacılar genelde 600 yapmaya çalışıyor. hatta bazı opetlerde pompaya bir fonksiyon eklemişler, bir düğmeye basınca 600 liraya kadar doldurmaya devam ediyor. nakit ödesem anlayacağım ama kredi kartı veya araç tanıma ile ödüyorum genelde.vard
depoyu tam dolduruyorum genelde. atıyorum 587 lira tuttu, pompacılar genelde 600 yapmaya çalışıyor. hatta bazı opetlerde pompaya bir fonksiyon eklemişler, bir düğmeye basınca 600 liraya kadar doldurmaya devam ediyor. nakit ödesem anlayacağım ama kredi kartı veya araç tanıma ile ödüyorum genelde.
vardiyaları bitince hesaplaması kolay olsun diye olduğunu tahmin ediyorum ama başka bir sebebi var mı?
0
inheritance (26.07.23)
Obsesyon. Mis gibi 600 varken 587 nedir.
0
hasmetizm
(26.07.23)
Nakit ödeme zamanından kalma bir alışkanlık. Kartla ödemede bir sıkıntı olmadığını algılama konusunda sıkıntı var.
0
Mirket
(26.07.23)
hala bir çok kişi nakit veriyor, onlarda da alışkanlık yapmıştır.
0
ravenudon
(26.07.23)
pompacı sizin kartla mı yoksa nakit mi ödeme yapacağınızı bilmiyor. kasaya rahatlık olsun diye yuvarlıyor.
0
teritori
(26.07.23)
her gün gelen zamlardan gına gelince millet bir damlanın hesabını yapıyor, bu gözler deponun ağzına kadar dolsun diye pompanın ucunu dışarıda tutturan adamlar gördü.
0
solo
(26.07.23)
Valla ben özellikle söylüyorum dolunca tekrar basmayın kalsın öyle diye.
Eskiden 10-20 üstüne tamamlardı ama şimdi 580'lik depoyu 600'e değil 700'e tamamlaması işime gelmiyor. O an o kadar harcama yapmak istemiyorum yani.
0
chicha_v2
(26.07.23)
kartla ödeyeceğim zamanlarda çoğu zaman daha depo dolmamışken kartla ödeyeceğimi söyleyip içeri gidiyorum ama arada söylemden gittiğim olmuştur. ama son zamanlarda taşıt tanıma (opet anahtarlık) ile ödüyorum, pompacı nakit olmayacağını biliyor yani.
ben de atınca kalsın diyordum ama son dönemde zamlar gelmeden önce ucuza ne kadar alırsam kardır gözüyle bir şey demiyorum.
0
🌸inheritance
(26.07.23)
Ek bilgi pompa atınca ekletmeyin,kusma yapıyor ya da tahliyeden atıyor iki türlüsü de zarar
0
mirty
(26.07.23)
istasyon daha çok para kazndığı için kartla bile ödense giriş yapmak kolay olsun diye
0
mantık
(26.07.23)
Yav eskisi gibi 1 kuruş 1 kuruş artmıyor ki. Bi kere sıksa 9 kuruş falan artıyor yine tam sayı tutmuyor. 600.07 falan olsa 600 mü alacaklar? Bilemiyorum altan. Herhalde her gün böyle böyle en az bir araç deposu kadar daha satış yapıyorlardır.
0
Tisatiaşer
(26.07.23)
Talimat alıyorlar tam sayıya yuvarlayın diye. Her gün yüzlerce araca 10 liralık yuvarlasalar ekstra kâr işte.
0
kukuleta
(26.07.23)
hiç kendiliğinden tam sayıya yuvarlamak isteyen pompacıya rastlamadım. tam tersine ben tam sayıya yuvarlatmaya çalışıyorum. eskiden kalma alışkanlık, biraz da obsesyon.
diğer araç lpg'li mesela. depo dolup darrrr diye ses çıkarmaya başlayınca elimi on off valfine koyup tam düz rakamda kapatmaya çalışıyorum.
Araç içi veya tozlanmış şeyleri temizlemek için hem basınçlı hava üfleyebilen hem de gerektiği durumda başlığı değiştirilerek vakumlayıp içine pislikleri çekebilen bir alet var mı?
Araç içi veya tozlanmış şeyleri temizlemek için hem basınçlı hava üfleyebilen hem de gerektiği durumda başlığı değiştirilerek vakumlayıp içine pislikleri çekebilen bir alet var mı?
0
ananiyimioguz (26.07.23)
eskiden bazı elektrikli süpürgelerde oluyordu bu özellik. borusunu arkasına takınca hava üflüyordu.
0
inheritance
(26.07.23)
Blower Compressor denilen alet sanırım işinizi görür, şöyle bir şey :
merhabalar köy ardahan hanak ilçesinde 100 m2 bir ev tuğla ile yapılacak ne çıkar acaba maliyeti
merhabalar köy ardahan hanak ilçesinde
100 m2 bir ev tuğla ile yapılacak ne çıkar acaba maliyeti
0
ercanzzy (25.07.23)
en az 500-600 bin TL. o da hani en kötü malzeme filan.
0
teritori
(25.07.23)
Sıfırdan evi inşa etmek yerine prefabrik ve tinyhouse tarzı evleri inceleyin derim, belki daha uyguna malolabilir.
0
solo
(25.07.23)
bizde böyle bir işe girdik başlangıç maliyetinin 3katına bitti, yok temel için 2kat daha derine girdiler yok kepçesiydi yok projesiydi her gün gelen zamdı derken, birde başında durmak lazım ustalara güvenilmiyor, su tesisatını yapıldıktan 3 ay sonra komple değiştirdik vs. kendi başınıza girmeyin hiç bilmediiniz şeyler olduğu için saçma sapan dolandırılıyorsunuz. birde standard tiny house ve prefabrik yalıtım olarak köy için uygun değil
0
eja
(25.07.23)
Ustaların kalitesinin de problemli olacağını ve maliyetin enflasyonla beraber sürekli artacağını düşünerek tiny house +1 diyorum. konteyner da olabilir. 1 odalı bir konteyner size 150'ye patlar yaklaşık olarak.
tuğla olarak da kullanacağınız malzemeye, yalıtım malzemelerine (önemli) ve diğer ürünlere de bağlı olarak 700bin civarı en az diye düşünüyorum.
0
pasiflaura
(25.07.23)
bu arada bu işlerde tecrübeniz yoksa girilmez bu işe. ustalar var ya duman eder babanızı.
Bu niye yönetmen/oyuncu için övülen bir durum?Mesela Nolan, Oppenheimer'da hiç görsel efekt kullanmamış diye övülüyor şu sıralar. Henüz izlemedim ama bu övülmesi gereken bir şey mi ya? Özellikle patlama sahnesi için kullansa daha etkileyici olmaz mıydı? Bu konuda eleştiriler de okudum patlama anı ye
Bu niye yönetmen/oyuncu için övülen bir durum?
Mesela Nolan, Oppenheimer'da hiç görsel efekt kullanmamış diye övülüyor şu sıralar. Henüz izlemedim ama bu övülmesi gereken bir şey mi ya? Özellikle patlama sahnesi için kullansa daha etkileyici olmaz mıydı? Bu konuda eleştiriler de okudum patlama anı yeterince heybetli olmamış diye.
Ya da Tom Cruise için hep denir işte dublör kullanmıyor, tüm aksiyon sahnelerini, uçak uçurma sahnelerini kendi çekiyor diye. Yani kullansın bana ne diyesim geliyor burada da. Dublör kullanmamasının sinematik olarak bir faydası oluyor mu ki filme? Uçağı profesyonel pilot kullansa filmden ne eksilecek mesela?
Filmin bütçesi açısından faydası vardır elbette ama bütçesini umursamayan bir izleyici olarak bana ne faydası var bu durumların? Yıllardır merak ediyorum bunu da Oppenheimer ile tekrar gündem olunca sorayım dedim.
0
nundu (24.07.23)
Bence bir iki farklı şey var;
1 - Görsel efekt iyi yapılmadığında baya bir kötü duruyor, üstüne de efektin türüne göre oyuncular orada olmayan nesnelere göre rol yaptıklarından onların performansı da düşebiliyor. Haliyle efektsiz yapabilmek bu açılardan daha iyi.
2 - Dublör kullanıldığında oyuncunun yüzünü gösteremiyorsun; dolayısıyla sahnelerin buna uygun kesilmesi falan lazım. Ama mesela Tom Cruise kendi koştuğunda, atladığında, hopladığında dublörü aradan çıkarttığı için daha etkileyici sekanslar çıkabiliyor.
3 - "Efekt kullanmadık" ya da "Dublör kullanılmadı" kendi içinde biraz reklam. Nolan'ın ne kadar takıntılı ve usta olduğunu ya da Tom Cruise'un ne kadar işine bağlı ve cesur olduğunu gösteriyor. Mesela Tom Cruise'un uçaktan atlaması, Burj Khalifa'ya tırmanması vb. defalarca haberleştirilip filmin bedava reklamının yapılmasını sağlıyor.
0
salihdt
(24.07.23)
Hem dublör hem de bilgisayar efektleri izleyiciyi kandıran eklemeler. Bir filmin bunlara mecbur kalınmadan çekilmiş olmasının takdir edilmesi de gayet normal geliyor bana.
0
michael_knight
(24.07.23)
"Filmin bütçesi açısından faydası vardır" aslında tam tersine, dublör zaten dövüşmeyi, düşmeyi vs. biliyor getir çek. Ama Tom Cruise'u, Keanu Reeves'i eğitmek ve çekimde güvenliğini sağlamak daha pahalıdır.
Cruise'un yaptığıyla Nolan'ınki çok farklı bence. Mesela Top Gun Maverick'te uçakları gerçekten kullanıp o G-kuvvetini yaşamaya çalıştılar ve ekrana yansıdı. Stüdyoda çektiğin filmde o çok yapay oluyor. Mission Impossible'da her sahneye bu kadar gerekli diyemem ama yine de oyuncu onu hissederek oynuyor, ayrıca reklam olarak acayip kullanıyorlar filme yarıyor yani.
Nolan'ınki biraz inat. Henüz izlemedim ama bu filmi 65mm çekmesinin anlamı var mı çok emin değilim ben. "en iyisi" ile çekmek olarak okey, Nolan'a özel film üretilmesi falan da egosunu besleyen bişey. Eminim "heyt be Kubrick gibi adam oldum" diyordur içinden :D ama ABD'nin atom bombasını hazırlama hikayesi ve bol yakın plandan oluşan bir dramaymış... ek olarak dediğin gibi patlama kısmı gerçek atom bombasının yakınından geçmiyor diyorlar. Filmi izleyenler beğeniyordur ama vfx ile esas atom bombasına yakın bir görsel izleyebilirdik. Bak Inception'da stüdyoda dönen oda yaptırmıştı, o Cruise'un yaptığına yakın bişey. Düz çekmektense oyuncuları gerçekten o zor durumlara sokup oyunculuklarını iyi hale getirdi o işe yarar bişey. Ama Oppenheimer'dakileri gidip görmek lazım ama bana reklam ve biraz boş iş gibi geliyor.
0
nhk ni youkosu
(24.07.23)
@salihdt
Bu kadar bütçeli filmlerde kötü vfx kullanılması çok düşük ihtimal ya. Yüz konusunda da günümüz teknolojileriyle çok zor değil diye biliyorum oyuncunun yüzünü dublöre aktarmak.
@michael_knight
hocam film izlemenin tüm olayı kandırılmak zaten. Cilian Murphy'yi Oppenheimer olarak ya da Tom Cruise'u casus ya da pilot ya da ne rolde oynuyorsa o olarak izlerken zaten kandırılmak için izliyoruz. Sinemanın tiyatroya göre en büyük avantajı da bu kandırılma hissini tamamen sağlıyor oluşu zaten. Ben kandırılmak istediğim için izliyorum yoksa niye izleyeyim filmi :D
0
🌸nundu
(24.07.23)
bu arada aklıma geldi ekleyeyim dedim, insan psikolojisi ters olanı seviyor. 1980-90'larda filmler "müthiş görsel efekt" diye pazarlanıyordu, The Matrix'te neyi nasıl yapmışlar, LOTR'da nasıl güzel ordu çoğaltmışlar Jurassic Park vs. 2000'lerde vfx'le dolu filmler gelince bu sefer analog değere bindi.
Dijital fotoğraf makineleri büyük kolaylık olarak piyasaya girdi, tertemiz foto çeken bu makinelerden sonra 35mm filmle çekmek tekrar popüler oldu.(onun bi hazzı var gerçi:)
Aynı şey müzikte de var. Geçen yıllarda plak satış rekoru kırmıştı :D Halbuki eskiden kayıpsız düzgün ses diye CD ne güzeldi. Ama bir noktada zıtlık ve nostalji devreye giriyor.
0
nhk ni youkosu
(24.07.23)
abi alayı görsel efektten oluşan filmin çizgi filmden animasyondan bir farkı kalmıyor ki. stüdyoda yeşil perdenin önünde yarım metre yükseklikte düşme numarası yap, arkana uçurum eklesinler. e onu da yapma anasını satayım, seni de ekleyelim yapay zekayla. onun da adı film olsun.
beriki karavanında viskisini içerken atlamalı patlamalı sahneyi başka adam oynasın, ben de tom kuruyz diye izleyeyim. bu seyirciyi kandırmak değil de nedir?
arabayı patlatmaya kıyamayıp üstüne efekt yapmakla, patlayıcı koyup gerçekten patlatmak aynı şey mi yani? gider çizgi film izlerim daha iyi.
ulan sitindirik arka sokaklar dizisinde bile sırf patlatabilmek için hurdacıdan dandik araba alıp gerçekten patlatıyorlardı. dizinin geneline baktığında beklenmeyecek bir emekti.
0
kibritsuyu
(24.07.23)
Bizim için çok şey fark etmese de dünya genelinde 30 sinemada 70mm imax'de seyredenler için çok şey fark eder, görsel efektler çok yüksek çözünürlüklü filmlerde sırıtabilir çünkü mükemmel bir gerçeklik kazandırmak oldukça zordur bazen sahnelerde epeyce bir sırıtır hele hele bir de 18K bir çözünürlükte o görsel efekti sahneye yerleştirirsen efektin de mükemmel olması gerekir.
Oysa gerçek bir patlama arka planla mükemmel şekilde bütünleşir yüksek çözünürlükte dahi atmosferdeki havayı itişini yüksek çözünürlükte izleyebilmek ayrı bir haz verir.
Dublör olayına gelince, bildiğim kadarıyla zaten Oppenheimer'da öyle dublör gerejtirecek, uçmalı, kaçmalı sahneler yok, o yüzden doblör'e hiç ihtiyaç duymamışlardır, sinema severler açısından tamamen bir fantezi nesnesi tabi bu, yoksa dublör olmuş, olmamış pek önemi yok.
almayi dusunuyorum da kullanimi kisitli gibi geldi bana.sirf yatakta daha buyuk bir ekrandan birkac site bakmak icin alinir mi?gece cep telefonunu karistirmadan uyuyamiyorum ve ekran daha buyuk olsa iyi olurdu. gerci iyi olur muydu onu bile bilmiyorum, yoksa gozlerim mi bozulur iyice?kisacasi laptop
almayi dusunuyorum da kullanimi kisitli gibi geldi bana. sirf yatakta daha buyuk bir ekrandan birkac site bakmak icin alinir mi? gece cep telefonunu karistirmadan uyuyamiyorum ve ekran daha buyuk olsa iyi olurdu. gerci iyi olur muydu onu bile bilmiyorum, yoksa gozlerim mi bozulur iyice? kisacasi laptop ve cep varken neden tablet ?
0
Kittie (23.07.23)
Tabletim yok ama ders çalışmak için kalemli tablet almayı düşünmüştüm. Kâğıt harcamaktan kurtuluyorsun. Büyük lüks. Tablette oyun oynamayı sevmiştim. Bir de tablet kullanınca telefonu daha az kullandığın için telefonun şarjı daha çok gidiyor. Laptop bambaşka bir şey.
0
dissendium
(23.07.23)
Aslında pek ihtiyacınız yok. Bişiler izlemek için kullanıyorum ama yatarken bu mereti internette gezmek için kullanmak zor tek elle tutulmadığı için. Sırf o yüzden alacaksınız almayın hatta bazen hala lap top da alıyorum kucağıma tablet klavyesinde bişi yazmak telefondan da laptopdan da zor.
0
playing star again
(23.07.23)
tablette instagram kullanmak telefondaki kadar pratik değil ama twitter a bakıp youtube izliyorsan kullanışlı, film dizi izlemek de güzel oluyor laptoptan daha pratik
0
freebird5406_2
(23.07.23)
iş için PDF okumam ve not almam gerekebiliyor. O yüzden aldım. Aldıktan sonra ek olarak bi şeyler izlemek ve podcast dinlemek için de kullanmaya başladım.
0
perferil
(23.07.23)
Yoldayken çalışmak, ucuz, pratik, hafif, az yer kaplıyor
0
from where i ride
(23.07.23)
Benim tablete ihtiyacım yoktu. Bir yakınım kendine alırken bana da armağan etmek istedi. 4 yıl oldu IPAD kullanıyorum. İhtiyacın var mı dersen gene olmasa da olur ama kendi adıma gerçekten de kullanışlı bulmadım değil. Daha ziyade ben işlevlerinden yararlanıyorum diyebilirim.
Ben telefonu çok yoğun kullanan bir insan değilim, sosyal medya hesaplarım filan yok. Ama çok fazla şey okuyan biriyim, bu açıdan tablet ile internette sörf yapmak çok kullanışlı oluyor. Elbette film, dizi izlemeyi tablet ile yapmak çok daha keyifli. Uzandığın yerden istediğin gibi kullanabiliyorsun. Bunu kesinlikle laptop ile bir tutamam ki zaten dizüstü bilgisayar ile birşeyler seyretmekten keyif almıyorum. İhtiyaçlarımı (bookmark uygulamaları, çevrimiçi notlar, çevrimiçi dökümanlar vb.) olabildiğince dijitalize eden birisiyim. Bu açıdan tablet çok işime yarıyor, herşey birbirleriyle eşleştiğinden hemen erişiveriyorum. İş sebebiyle sık seyahat ettiğimden tüm gerekli belgelerimi elimin altında taşıyorum. Tüm bunlar birleştiğinde tablet benim işimi gören bir cihaz. Ama bu kadar mobil bir yaşamım olmasaydı yokluğunu hiç hissetmezdim. Zaten şimdi de ihtiyaçtan ziyade faydasını görüyorum diyebilirim. Eksilse üzülmem.
0
burka
(23.07.23)
tablet benim için twitter makinesi gibi bir şey.
0
biergarten
(23.07.23)
İhtiyacım yokken almıştım. Kullanmam,öyle köşede durur diyordum en çok onu kullanıyorum. Telefonun ekranı küçük geliyor. Bir şeyler okurken ya da araştırırken tableti tercih ediyorum. Oynadığım bir oyun var,onun için de pratik oluyor. Bir ara dil de çalışmıştım. Seyahatte de taşımak kolay oluyor. İşe dair bir şey yapacaksam dizüstünü kullanıyorum. Tablet daha ziyade kendi keyfi işlerim için.
0
asteriks
(23.07.23)
Asteriks +1. Aldikca kendinize uygun kullanim alanlari da bulabiliyorsunuz. Su ara en cok piyano calarken nota calismak icin kullaniyorum. Pdf okumak icin ideal. Bazen evde tv falan da izliyorum odada tv yokken. Cok farkli kullanim alanlari var yani.
0
gibicibicis
(23.07.23)
ben yolculuk yaparken işlerime ulaşmak için almıştım zamanla eşim el koydu artık yemek yaparken bir şeyler izlemek için kullanıyor ben de arada yatakta uzanırken youtubedan bir şeyler izlemek için kullanıyorum, onun dışında hiç bir işe yaradığı yok. bir şeyler yazmak çizmek fevkalade zor tek avantajı bir şeyler izlemek, ya da çocuklar için oyun oynamak.
0
solo
(23.07.23)
spor ve mutfak için ideal telefonun laptopun kirlendi derdi var
0
mantık
(23.07.23)
Kpss çalışırken kullanmıştım pdf okurken ve slaytları kullanırken çok işime yaramıştı. Şimdide iş için notları tutuyorum iclouda tabletten bakıyorum
20 ve 50likler tedvülden kalkmış sanırım hatta baya olmuş benim yeni haberim oldu. Yakın zamanda yunanistana gidicem orda euroya çevirrler mi yoksa türkşyede bi tık fazla komisyonla euroya çevirirler mi?
20 ve 50likler tedvülden kalkmış sanırım hatta baya olmuş benim yeni haberim oldu. Yakın zamanda yunanistana gidicem orda euroya çevirrler mi yoksa türkşyede bi tık fazla komisyonla euroya çevirirler mi?
0
condom kurşunu (13.07.23)
15 Eylül 2022 tarihi itibari ile eski sterlinler tedavülden tamamen kalktı çok geç kalmışsınız, bu banknotları bu tarihe kadar Türkiye'deki bankalarda ya da Kıbrıs bankalarında dönüştürebilirdiniz ama geçti maalesef.
Şu anda o banknotları sadece İngiltere merkez bankasından yenileyebilirsiniz.
Eğer ben İngiltereye gidemem diyorsanız döviz bürolarından oldukça yüksek bir komisyonla değiştirme şansınız olabilir ama söyleyeyim %10'dan fazla kesinti yapıyorlardı en son ben gittiğimde ki daha o zaman süre dolmamıştı, neyse ki bankaya yetiştirdim de elden çıkartabilmiştim.
En son popeyes'ten koca menü söylediğimde hamburgeri kaşık kadar gelmişti. Patatesi azıcıktı. Bugün de arby's'e gittim, hayvan gibi görünen öyle ekonomik olmayan bir menü söyledim. Eskiden görseldeki gibi görünen bir hamburger gelirdi, paketi bir açtım, en ucuz McDonald's hamburgeri gibi bir hamburg
En son popeyes'ten koca menü söylediğimde hamburgeri kaşık kadar gelmişti. Patatesi azıcıktı. Bugün de arby's'e gittim, hayvan gibi görünen öyle ekonomik olmayan bir menü söyledim. Eskiden görseldeki gibi görünen bir hamburger gelirdi, paketi bir açtım, en ucuz McDonald's hamburgeri gibi bir hamburger çıktı. İçi boş, avuç kadar bir şey. 3 lokmada bitirdim. Eskiue kıyasla rezil bir hal almış gibi görünüyor benim denk geldiğim tüm fast food markaları. Sizde de durum böyle mi yoksa ben mi şanssızım?
0
prole (10.07.23)
pizza için boyut farkı vs. yok fakat fiyat farkı anlatılmaz yaşanır.
0
gule gule
(10.07.23)
bende en son dominos pizza aldım büyük boy. hem ebat çok ufalmış hemde pahalı. adam adamı bir kez aldatır. kendileri bilir daha gitmem
0
ercanzzy
(10.07.23)
Güle güle+1 Arkadaşımın pizzacisi var. Doyuracak pizza 250 lira dedi. Fast food bundan ucuz olduğuna göre doyuracak düzgün ürün vermeleri için pahalı olmalari lazım.
Ben yeni geldim Türkiye'ye, damak çikolata ufacik kalmis. Damak'a bunu yapan dünya fast fooda ne yapmaz.
0
logisticsmanager
(10.07.23)
Çok kötü değil. Geçen aldığım bir Popeyes menüsünde hamburgerde bayağı büyük bir parça vardı. Şubeye göre kalite değişebiliyor. Bazı şubelerde soğuk patates, tadı kaçmış kola oluyor. Hatta hamburger ekmeğinin bayat olduğunu bile gördüm. Pörsümüş marul bile oluyor. İyi şubede pahalı menü denemek lazım. Texas Smokehose gibi. Çalışan sayısı çoksa hizmet hızlı oluyor.
Ama eskiye göre çekiciliği kalmadı. Eskiden daha ucuzdu. Şimdi aynı paraya İskender alabiliyorsun. Patates yemek yerine daha mantıklı oluyor.
0
dissendium
(10.07.23)
Sadece dandikleşmekle kalmadı korkunç derecede pahalı, eskiden sıradan bir restorana gidip bir adana kebap yemektense bir fastfooddan sipariş vermek daha mantıklıydı şu an fastfood menüleri restoranlardaki yemeklerden daha pahalı.
0
solo
(10.07.23)
Öyle maalesef. Fast food zincirlerinin önünden geçmiyorum artık. Arby's severdim diğerlerine göre daha iyi olduğu için, son zamanlarda dediğiniz gibi onlar da çok küçülttü menüyü. Barbexu deluxe xl menü falan alıyorsun, hem dehşet artıyor fiyat hem de tatmin etmiyor.
Burger king vs zaten saymıyorum bile artık onları. Geçen ay sinema için gittiğim AVM'de film öncesi vaktim az olduğu için ve seçeneksizlikten burger king'den yemek zorunda kalmıştım. Sözde öne çıkan büyük menülerinden birini sipariş vermeme rağmen hem küçük hem de çok tatsız çıktı. Midem bulanmıştı yemekten sonra, daha da tövbe ettim gitmem.
Küçük dediysem de abartmıyorum cidden çok küçüktü ki ben zayıf, iştahsız biriyimdir, bana bile çok küçük geldi.
Yukarıda yazıldığı gibi restorantta aynı fiyata yemek varken fast food'un bir esprisi kalmadı.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.07.23)
Boyutuna bir yorum yapamasam da son zamanlarda ne zaman fast food yesem aşırı özensiz hazırlanmış ve kötü lezzetli geliyor. Ekmek kurumuş gibi, çok beklemiş gibi vs.
Eskiden hayal ettiğimiz lezzetli yaramaz yemekler değil bunlar. Sanmıyorum ki yaşlandığımız için böyle geliyor olsun yalnızca.
0
burfak
(11.07.23)
Şubeye göre değişiyor +1
Eski evimin yakınında burger king vardı. 10 dakikada geliyodu siparişler ve hem sıcak hem de lezzetli (burger king standardında) oluyordu. Diğer zincirlerden verdiğim siparişler o kadar iyi gelmiyordu genelde.
Bi de gözlem olarak avm içindeki şubeler daha özensiz oluyor. Sirkülasyon çok olduğu için olabilir. Böyle ayrı yerde olan ve görece az müşterisi olan şubelerdeki siparişlerim çok daha lezzetli geliyor genelde
whatsapp'tan +91'li numara 2 defa aradı. öncesinde de +1(734) ve +1(743)lü numaralar whatsapptan merhaba yazmıştı. görüldüye bile çevirmeden engelliyorum.bizim kişisel bilgileri yine satmışlar
whatsapp'tan +91'li numara 2 defa aradı. öncesinde de +1(734) ve +1(743)lü numaralar whatsapptan merhaba yazmıştı. görüldüye bile çevirmeden engelliyorum.
bizim kişisel bilgileri yine satmışlar
0
birmilyonunvarmi (10.07.23)
evet dün de beni aradılar. engelle geç. yine bilgiler sızdı diyolardı 2 hafta önce ondan sanırım
0
nolmus yani
(10.07.23)
evet 3 kere arandım. birinde hande erçel'in fotosu vardı:)
0
nothing in my way
(10.07.23)
Evet arıyorlar son günlerde Neyse ki telefon spam uyarısı veriyor.
Bizim bilgileri satmaktan çok bir çok sitenşn hacklenmesi ve veritabanlarının paylaşımı söz konusu yabancı sitelerde.
0
diyecevaplandı
(10.07.23)
Yurtdışından sizi arayacak mesaj atacak bir eşiniz dostunuz yoksa %99.99 dolandırıcı herkesi arıyorlar herkese whatsappdan mesaj atıyorlar dikkate almayın engelleyin geçin.
0
solo
(10.07.23)
Evet, geçenlerde tırsıp duyurusunu açmıştım hatta. Sonra gördüm ki bu aralar herkese olan bi şeymiş.
Çaldırıp kapatıyorlar. Whatsapptan yazıyorlar. "Xx firmasının işe alım müdürüyüm" şeklinde link vererek whatsappta yazıyorlar. Hepsini spam yapıp engelliyorum ama numaralar kapanmamış.
Üst Segment 2. el araçların fiyatlarının düşük kalması
solo
Merhaba dostlar, bugün dikkatimi çeken bir şey oldu, bildiğiniz gibi son zamanlarda 2. el araçların fiyatları sıfırının üzerine çıktığının haberleri gündemde, ancak şöyle bir durum var bu durum sanki sadece C ve B segment gibi orta altı araçlarda olan bir durum şöyle ki,malum sarı siteye girip 2020
Merhaba dostlar, bugün dikkatimi çeken bir şey oldu, bildiğiniz gibi son zamanlarda 2. el araçların fiyatları sıfırının üzerine çıktığının haberleri gündemde, ancak şöyle bir durum var bu durum sanki sadece C ve B segment gibi orta altı araçlarda olan bir durum şöyle ki,
malum sarı siteye girip 2020 model toyota corolla 1.6 flame xpack araçları listeleyin fiyatlarının 1.200 - 1300 aralığı olduğunu görürsünüz yani sıfırından pahalı araçların neredeyse tamamı.
Ancak aynı sitede 2020 model BMW 5.20i Edition M Sport olan araçları listeleyin, en yüksek fiyatlı araç 3 milyon TL oysa aracın sıfırı 4.2 milyon.
Bu durumun bir açıklaması var mı?
0
solo (07.07.23)
çünkü arabayı alabilen kesim daha az. böyle olunca yüksek fiyat yazılamıyor. talep azalırsa fiyat düşer.
0
jelly bear
(07.07.23)
Peki 3 yaşında bir aracın fiyatının sıfırından bu kadar düşük olması anormal değil mi? Tamam o araçları alanların sayısı bellidir de fiyatının bu kadar düşmesi biraz tuhaf değil mi?
0
🌸solo
(07.07.23)
normalde olması gereken düşüklük o zaten. çok değil 4-5 sene önce sıfır ve 2. el fiyat farkları o şekildeydi. satamıyor demek ki adam yoksa neden düşük yazsın kazası vs yoksa ayrıca araba 3 yaşında aynı değil. kasası vs değişmiş olabilir bu da bi etken. 3 veren 4 de verir yenisini alır.
0
jelly bear
(07.07.23)
Normal şartlarda ilk sene aracın değerinin (araca göre) %20-%30'u kaybolur. Yani 2020 model aracın değerinin %30 düşmesi normal(di).
0
burfak
(07.07.23)
enflasyondan dolayı elden çıkarılabilen ve kolay satılan araçlar daha değerli. şu an egea fiyat listesinin 300 bin üstüne sarı sitede satılıyor. ama bmw alsan 300 bin üstüne satman zor. araç yatırım aracı olduğundan itibaren değer kazanan araçlar genelde en ucuz ve en çok talep olan.
apt. asansör kapısı yanına daire no - aidat ödeme tablosu eklemek suç mu?
aloneinthedark
arkadaşlar apartman girişine böyle bir çizelge ekledim. çizelgede hangi daire numarasının hangi ay aidatlarını ödediğini yazdım. bir kiracı arayıp böyle yapamayacağımı, insanları ifşa ettiğimi, beni insanların dava etme hakkı olduğunu ve davalık olursam davayı kaybedeceğimi falan söyledi birsürü şey
arkadaşlar apartman girişine böyle bir çizelge ekledim. çizelgede hangi daire numarasının hangi ay aidatlarını ödediğini yazdım.
bir kiracı arayıp böyle yapamayacağımı, insanları ifşa ettiğimi, beni insanların dava etme hakkı olduğunu ve davalık olursam davayı kaybedeceğimi falan söyledi birsürü şey dedi.
doğru mudur? çoğu kişi aidat ödemiyor ve çoğu da hangi ayları ödediğini - ödemediğini bilmiyor. bu yüzden tablo hazırladım ama suç mudur?
hangi sitede oturduysam hep asıldı, gittiğim evlerinde bilgilendirme panolarında olan bişey dava etsin dava parasıda aidatlardan(yönetimi dava ettiği için) ödenicek sonuç olarak. sizde şunu yollayın; Bu durumda kira veya aidat borcunun sözleşmeye göre kararlaştırılan zamanda ödemeyen kiracı aleyhine kiraya veren konut sahibi kiracıya 30 gün ödeme süreli bir ihtarname gönderecektir. İhtarnamenin kiracıya tebliğinden itibaren kiracı borcunu 30 gün içinde ödemezse kiraya veren kiracıyı tahliye edebilecektir.
0
eja
(05.07.23)
ahah suç muymuş bu, bizim apartmanda var ve bence güzel bir şey boşluk kalınca hatırlayıp ödüyorsun veya millet ödemek zorunda hissediyor. (ki bizimki gibi merkezi ısıtmalı apartmanlarda çok önemli bence)
Fakat isim yazmayın, daire 1 daire 2 şeklinde yazın.
0
nhk ni youkosu
(05.07.23)
Bizim apartmanda ve girdiğim çoğu apartmanda asılı
0
mirty
(05.07.23)
kişisel bilgiler paylaşılmamalı. ancak yukarıda paylaşılan haberlerde ceza verildiğine dair bir ibare yok. ayrıca sen isim paylaşmamışsın. sadece daire no paylaşmışsın. kiracı da olabilir ev sahibi de olabilir.
o yüzden bundan sonra ödemeyeni icraya ver olsun bitsin
Yıllardır borsa al sat yaparım. İlk defa fon almaya kalmıştım. Nakiti üçe bölüp 3 ayrı fon alım emri verdim. Üçünü de almamış asla emir vermediğim başka bir fonu almış üç emirle de. Bu nasıl olabilir. Google da benzer bir sürü sikayet de var. Satıp değiştirmeye çalışıyorum ama ona da izin vermiyor.
Yıllardır borsa al sat yaparım. İlk defa fon almaya kalmıştım. Nakiti üçe bölüp 3 ayrı fon alım emri verdim. Üçünü de almamış asla emir vermediğim başka bir fonu almış üç emirle de. Bu nasıl olabilir. Google da benzer bir sürü sikayet de var. Satıp değiştirmeye çalışıyorum ama ona da izin vermiyor.
0
deer hunter (03.07.23)
nemalandırma tarzı "faizde bekletiyoruz" işlemi ise, fonu alma süresi birkaç gün olunca öyle yapıyor. Kendi faizli ürününde birkaç gün bekletip istediğin fonu alıyor. Ama bayağı gidip bambaşka fonu aldıysa çok saçmaymış.
0
nhk ni youkosu
(03.07.23)
Fonlar emir tarihinden iki gün sonra ve o günün fiyatından alınıp hesabına geçecek.
Emir verilmiş ve para, bankanın kendi likit fonunda bloke edilmiş olabilir mi?
0
Mirket
(03.07.23)
Fon alımı emir verildikten sonra duruma göre 1 iş günü ile 2 iş günü arasında gerçekleşir, Garanti Bankasından fon alım emri verdiğinizde emir verdiğiniz fon hesabınıza geçene kadar kendi likit fonunda değerlendirir parayı normal bir durum yani.
Eğer aldığınız fon yabancı hisse senetlerine yatırım yapan bir fonsa amerikan borsalarına bağlı olarak bu süre uzayabilir malum 4 Temmuz nedeniyle Amerikan borsaları kapalı ancak yarın işlem gerçekleşir muhtemelen.
Yurt Dışı Borsalara endeksli yatırım fonlar vs Yabancı Borsalara yatırım?
solo
Merhabalar,Son günlerde özellikle Amerikan borsalarına yatırım revaçta ancak bu konuda gerek aracı kurum azlığı gerekse vergi konusundaki belirsizlik insanı ikileme düşürüyor.Bir süredir Türkiye'de kurulmuş olan ancak yabancı hisse senetlerine yatırım yapan yatırım fonlarından alıyorum, özellikle dö
Merhabalar,
Son günlerde özellikle Amerikan borsalarına yatırım revaçta ancak bu konuda gerek aracı kurum azlığı gerekse vergi konusundaki belirsizlik insanı ikileme düşürüyor.
Bir süredir Türkiye'de kurulmuş olan ancak yabancı hisse senetlerine yatırım yapan yatırım fonlarından alıyorum, özellikle döviz yükseldikçe bu fonların da getirisi yükseliyor, Gidip aracı kurumlardan yabancı borsalardaki hisse senetlerini almak yerine bu yerli fonlara ağırlık vermenin bir dezavantajı var mı?
Fonun getirisi TL olarak hesaplanıyor ancak döviz yükseldikçe getiri TL bazında yükseliyor, yani teknik olarak yine döviz bazlı bir kazanç söz konusu, diğer taraftan yerli yatırım şirketlerinin fonları olduğu için de vergi konusunda da kafa karıştırıcı bir durum söz konusu değil, bana bu fonlara yatırım yapmak gidip aracı kurumlar üzerinden yabancı borsalara yatırım yapmaktan daha makul geliyor ama belli ki bir detayı atlıyorum gibi düşünüyorum.
Bilgili ve ilgili arkadaşlardan cevap alırsam pek güzel olur.
0
solo (02.07.23)
Evet, daha makul. Bu konuda haklısın. Yalnız şu var. Bu aralar Dolar yükseldi. Amerika Borsaları da hareketliydi. Sonuçta senin fonlar çift taraflı kazandırdı. Hep böyle sürecek beklentisine kapılma. Düşer, yükselir, stabil gidebilir. Onlara da hazırlıklı ol.
0
Mirket
(02.07.23)
vergi konusu neden belirsiz? kendiniz beyan edeceğiniz için mi?
ben doğrudan yabancı aracı kurum ile 2-3 yıldır amerikan borsasında kendim hisse alıyorum. o dönem araştırdığımda yabancı hisse fonu bana mantıklı gelmemişti ama detayını hatırlamıyorum. fon sepetimde küçük miktarda yine de var şu an. ama borsaya ayırdığım kısım yabancı borsada.
bu arada artık yerli şirketler de (midas vs) çıktığı için bence süreç daha kolay.
0
wct3 org
(02.07.23)
@anlatamıyorum, yabancı borsalarda işlem gören hisse senetlerinden elde edilen karlardan da vergi ödenmiyor mu? Türkiye'de %10 olan bu vergi Amerikan borsalarında %30 diye biliyorum yanlış mı biliyorum?
@wct3 org, Türkiye'den Midas benzeri aracı kurumlarla yaptığınız yatırımlarda, yerinde vergi kesintisi var ancak bu kesilen verginin Amerika ile Türkiye arasındaki vergi anlaşması nedeniyle Türkiye'deki maliyeye beyan edilmesi gerekiyor diye biliyorum bunun da nasıl yapılacağı ile ilgili hala net bir bilgi yok, herkes bir şey söylüyor, kimisi beyana gerek yok iki ülke kendi arasında mahsuplaşıyor derken kimisi aracı kurumdan alınan vergi kesintisi belgesinin onaylı bir kopyasının Maliye'ye beyan edilesi gerektiğini söylüyor, herkes farklı bir şey söylüyor yani, karışıklıktan kastım bu.
selam, ailecek kullandığımız araba için alacağım, ama hiç anlamıyorum. birkaç video baktım, genelde youtuberlar kim hediye gönderdiyse övüyor gibi geldi. 70mai'den bahsedilmiş, xiaomi'den marka olarak memnunum, o yüzden aklıma takıldı. isteklerim ve sorularım şu şekilde. teknik bir şeyler yazarsanız
selam, ailecek kullandığımız araba için alacağım, ama hiç anlamıyorum. birkaç video baktım, genelde youtuberlar kim hediye gönderdiyse övüyor gibi geldi. 70mai'den bahsedilmiş, xiaomi'den marka olarak memnunum, o yüzden aklıma takıldı. isteklerim ve sorularım şu şekilde. teknik bir şeyler yazarsanız anlamam. cevap verecek vicdanlı ekşiciler için söylüyorum, en basit terim kullandığınızda beyaz ekran oluşacak bende :)
1-bir videoda izledim de, kameranın kablolarını döşemenin altına cam boyunca yerleştirmiş de bilmemen, ben böyle bir şey yapamam. muhakkak kablo var mı?
2-birinci soruyla bağlantılı sanırım, araç çalıştığında kaydın otomatik başlaması için arabanın motoruna/bi yerine bağlanması mı gerekiyor kablonun? eğer böyleyse araba tamircisine götürcem direkt, o bağlasın.
3-pil kullanımından olumsuz bahsedilmiş, yerine bir kelime kullanılıyor, sıcak epey olacak, gündüz şehirlerarası kullanacağız arabayı, bu yüzden pilli olmasın, değil mi?
4-araba çalışmıyorken, gece de kayıt alma durumu yok, değil mi? eğer varsa, bir hırsız alıp gitse kamerayı görüntüye ulaşamıyoruz sanırım? kayıt yaptığı şey de içinde çünkü :/
5-elbette marka ve model önerilerinize açığım. arka kamerası şart değil, hatta hırsızların fazla dikkatini çekmesin diye arka kamerası olmayabilir de. fiyat sorun değil.
teşekkürler, sevgiler, saygılar, hatta geçmiş de olsa iyi bayramlar..
0
lovemyself (02.07.23)
70mai kullanmış ve çok memnun kalmıştım, görüntü kalitesi iyi kayıt da sorunsuz, arabada en ufak bir darbe alırsa otomatik kayıt alıyor vs.
Ben de arıyorum. Everest in m21 modeline baktım dün vatanda. Özellikleri iyi ama çakmaklıktan şarj alıyor kablo kirliliği yüzünden almadım. 70mai alıp oto elektrikçiye montaj yaptırıcam.
0
rodeocu
(02.07.23)
6-7 senelik araç kamerası tecrübem var. ben viofo'cuyum. viofo araç kameraları bu işin mercedesi bmw'si gibi birşey. xiaomiler de iyidir ama onlarda pil oluyor sanırım. viofolar kapasitörlü. her zaman kapasitörlü kamera seçin. ben kapasitörlü kamera kullanıyorum 7 yıldır. pilli kullansaydım muhtemelen ömrü daha kısa olurdu.
1- muhakkak kablo var. enerjisiz nasıl çalışacak :) ben enerjiyi çakmaklık girişinden alıyorum. bildiğiniz telefon şarj aletine takıp, uzun kablosunu döşeme içinden dikiz aynasına kadar çektim. onu da kameraya bağladım. zor birşey değil siz de yapabilirsiniz.
2- benim dediğim gibi araca biner binmez çakmaklığa takılı bırakırsanız araç çalıştığı an kayıda başlar. başka bir yöntemse sigorta üzerinden yapılan bağlantı. oto elektrikçiler yapıyor. alacağınız kameraya göre araç bağlantı kiti almanız gerekebilir. her yerde bulunmaz.
3- pil olmasın, kapasitör olsun. bişey olmaz diyenlere kulak asmayın. gruplar pilim yandı kameram gitti kısa devre oldu keşke kapasitörlü alsaydım diyenlerle dolu.
4- eğer sigortaya bağladıysanız gece kayıt alabilirsiniz ama araç sürekli yatan bir araçsa zamanla akünüz bitebilir. o yüzden aktif olarak arabayı kullanmıyorsanız tavsiye edilmez. uzaktan kayıda ulaşan kamera görmedim henüz. wifi üzerinden kameraya yakınken telefona aktarım yapabiliyorsunuz sadece.
5- bu soru her sorulduğunda viofo markasını öneriyorum.
Yag çubuğu olmadan arabaya yağ eklesem sıkıntı olur mu
şair eşref
Selamlar, arabam BMW 116 yağ eksiltiyor. Yağ çubuğunu da son görüştüğümüz tamirci kirmiş, ucundaki kırmızı şey yok. Şimdi bu yağ eksiltme başıma bela olmasın diye ya eklemek istiyorum ama içinde ne kadar yağ var yok bilmiyorum hiç. Ne yapabilirim ?
Selamlar, arabam BMW 116 yağ eksiltiyor. Yağ çubuğunu da son görüştüğümüz tamirci kirmiş, ucundaki kırmızı şey yok . Şimdi bu yağ eksiltme başıma bela olmasın diye ya eklemek istiyorum ama içinde ne kadar yağ var yok bilmiyorum hiç. Ne yapabilirim ?
0
şair eşref (01.07.23)
Yag cubugunu edin. Simdi yag koysan bir dert koymasan bir dert. Yağ cubugu elzem.
Fazla koyunca basinc yapip keceleri patlatabiliyor, az yag zaten risk.
0
stavro
(01.07.23)
Öncelikle @stavro +1 yağ çubuğu servislerde satılıyordur edinebilirsin. Ayrıca aracın sürekli yağ eksiltmesi normal bir durum değil onu da bir göstermek gerek sanki.
Asgari ücret yüzde 34 zamla 11.402 tl oldu. Hayırlısı olsun ama ne kadar hayırlı olacağını önümüzdeki günlerde gelecek zamlarla görecez gibi hissediyorum. Sizler ne düşünüyorsunuz.
Asgari ücret yüzde 34 zamla 11.402 tl oldu. Hayırlısı olsun ama ne kadar hayırlı olacağını önümüzdeki günlerde gelecek zamlarla görecez gibi hissediyorum. Sizler ne düşünüyorsunuz.
0
gencfb (20.06.23)
hocam asgariye zam olsa da olmasa da zam furyası sürecek. artık bu oranlarda zam yapmaya mecburlar. ipin ucu kaçtı. tutulur mu bilmiyorum.
0
lazpalle
(20.06.23)
asgari ücrete %30 zam yiyip içtiklerin 6 ay içinde %150 %200 artacağı için yine zamcık olmuş.
0
koela
(20.06.23)
Euro/dolar 30'u geçmeyecekse hepimize geçmiş olsun. Yeni zamlar kapıda ve yüzde 30'dan fazla olacağını hepimiz biliyoruz. Esnaf ellerini ovuşturuyordur şimdi.
Bu kadar yüksek asgari ücret ve asgari ücretli ile montaj yaparak büyüyemeyiz. Katma değerli üretim lazım diyor herkes ama bu hem hızlıca yapılacak bir şey değil hem de insanları asgari ücrete mahkum ederek mevcut katma değer üretecek işsizleri aşağı çekiyorlar. Adam üniversite okuyor, kpss hazırlığı yapıyor, yetmiyor para ve emek veriyor kpss kursuna gidiyor ama bunca emekten sonra asgari ücretten şanslıysa birkaç bin tl fazla alıyor veya bazen daha az bile aldığı oluyor.
Çok dağınık yazdım ama içimden geldi.
0
chicha_v2
(20.06.23)
Asgari ücrete %34 zam demek, iğneden ipliğe her şeye minimum %50 zam demek, Temmuzdan itibaren bu zam dalgasına hazır olun.
0
solo
(20.06.23)
üç harfli marketlerde yeni etiketler hazırlanmıştır bile.
0
nothing in my way
(20.06.23)
Gereksiz yüksek buldum. (Hem işveren hem de başka yerde çalışanım.) Tamamen seçim öncesi jesti.hiç bir işe yaramayacaktır.
0
gadlemler
(20.06.23)
Herkes asgari ücretli olma yolunda koşar adım gidiyor
bankaların uyguladığı düşük faiz dolayısıyla son birkaç aydır yalnızca asgari tutarda ödeme yaptık.ana para haliyle epey arttı ve kimi ödemeleride yine düşük faiz sebebiyle ek hesaptan döndürdük.şimdi şişen borç tutarı sebebiyle artık dönmeyecek duruma geldi.22 haziranda gelecek olası bir faiz artış
bankaların uyguladığı düşük faiz dolayısıyla son birkaç aydır yalnızca asgari tutarda ödeme yaptık.
ana para haliyle epey arttı ve kimi ödemeleride yine düşük faiz sebebiyle ek hesaptan döndürdük.
şimdi şişen borç tutarı sebebiyle artık dönmeyecek duruma geldi.
22 haziranda gelecek olası bir faiz artışına karşı daha da ters kalmamak için, yarın hesapları rahatlatacak tutarda döviz bozdurmalımıyız sizce?
yoksa ekstreyi taksitlendirme gibi farklı bir metod mu denesek?
0
ikiicidisibirkisi (19.06.23)
Şu an için kredi kart faiz oranından taksitlendirebiliyorsan, en mantıklısı o olur. Sonrası için PPK'nın alacağı karara göre hareket etmekte fayda var.
0
Mirket
(19.06.23)
doviz bozdurup kapatmak vs ekstre taksitlendirme arasinda uzun vadeli dusununce ciddi bir fark yok. ikisi de yapilabilir. amac "bataktan cikmak"sa fark yaratacak tek cozum sizi o ilk basta borca sokan harcama aliskanliklarinizi degistirmek.
0
hot potato
(19.06.23)
acele etmeyin, bankalar faiz değişimini 30 gün önceden müşterilerine bildirmek zorunda. 22 haziran'da faiz açıklanacak, bir gün geçecek kurban bayramı başlayacak, 3 temmuz'a kadar mesai yok. bu yüzden bankalar faiz değişim tebliğini en erken 3 temmuz'da yapabilirler, değişim de ağustos ekstrenizde size yansıtılabilir. o zamana kadar dolar kuru da yükselecektir, şimdiden döviz bozdurmayın.
0
egmardernagon
(20.06.23)
Kesinlikle yatırım tavsiyesi olmamakla birlikte, önümüzde uzun bir bayram tatili var piyasalar kapalı olacak, ayrıca bayramlarda insanlar nakite ihtiyaç duyar döviz bozduran, bozdurmak isteyen çok olacaktır bu da döviz kurunu aşağı çekebilir.
22 Haziran'da eğer bir faiz arttırımı gelirse ki öyle görünüyor, var olan kredi kartı borçlarının asgari ödeme faizi artabilir bu da daha fazla sıkıntı yaratmaya başlayabilir.
Ben olsam elimdeki dövizin yeterli kısmını satar, kredi kartlarını olabildiğince rahatlatırım.
Ürünü Henüz Göndermemişken İade Talebini Reddeden Firma
depresif çocuk
Mantığı nedir?Az önce bir ürün aldım ve pişman olduğum için bir saat sonra arayıp siparişimin iptal edilmesini talep ettim. İptal yapmadıklarını, ancak kargoyu teslim aldıktan sonra tekrar kendilerine iade edebileceğimi söylediler.Neden iki tarafı da uğraştıran ve ekstra maliyet getiren bir yolu ter
Mantığı nedir?
Az önce bir ürün aldım ve pişman olduğum için bir saat sonra arayıp siparişimin iptal edilmesini talep ettim. İptal yapmadıklarını, ancak kargoyu teslim aldıktan sonra tekrar kendilerine iade edebileceğimi söylediler.
Neden iki tarafı da uğraştıran ve ekstra maliyet getiren bir yolu tercih ediyorlar?
0
depresif çocuk (19.06.23)
Kargoyu almamak lazım. alıp iadeyle uğraşmamak gerek
0
ShadowOfMoon
(19.06.23)
çünkü iade etmeye üşenirsen veya iade maliyeti fazla gelirse iade edemeyeceksin ve onlar satış yapmış olarak kalacaklar. müşterilerin en az yüzde 20-30'u iade etmeye üşeniyordur büyük ihtimalle. tabii ki uzun vadede müşteri kaybetmiş olacaklar ama küçük hesap yapan esnaf kafasındalar demek ki.
0
hrskrs
(19.06.23)
takibi zor çünkü. şöyle ki, sistemsel hata ya da personelin dikkatsizliği sonucu ürün geri gönderilmek yerine size teslim edilebilir. siz de ürünün üstüne yatarsanız bu noktada kendilerine epey iş çıkacak. kargo firmaları da genelde başlarından atmaya çalışıyor durumu.
diğer ihtimal de yolda başına bir şey gelebilir. size mi teslim edildi, yolda düştü mü, çapraz kargoyla başkasına mı gitti ara dur ürünü kim bilir ne oldu.
bu sebeplerden dolayı çok da haksız değiller ama size tavsiyem kargo firmasıyla konuşup ürünü teslim almayacağınızı bildirin, paket geri gitsin. en kısa böyle çözülür.
0
not sure if serious
(19.06.23)
Siparişiniz hazırlanıp kargo personeline teslim edilmiş olabilir, ben de ticaretle uğraşırken benzer şeyleri yaşadım, sipariş geliyor biz siparişi hazırlayıp kargo personeline teslim ediyoruz, kargo personeli akşama kadar o kargo paketini aracında dolaştırıyor akşam sisteme işleniyor.
Siz aradığınızda çoktan siparişiniz hazırlanıp kargo servisine teslim edilmişse artık kargo yola çıkacak mecburen yoksa çok uzun bir prosedürü var kargo aranıyor o kargo poşeti bulunuyor geri çağırılıyor vs.
kredi kartı nakit avans vs ihtiyaç kredisi vs kk taksitlendirme
buenosdias
50 bin liralık alışveriş yapacağım. taksitle almak istiyorum. hepsinde eşit taksit olsa hangisi daha mantıklı olurdu? faiz, ek ücretler vs.. bilmediğim için soruyorum.
50 bin liralık alışveriş yapacağım. taksitle almak istiyorum. hepsinde eşit taksit olsa hangisi daha mantıklı olurdu? faiz, ek ücretler vs.. bilmediğim için soruyorum.
0
buenosdias (14.06.23)
Kredi kartı taksitlendirme ve nakit avans aynı. %1,36 faiz. Kredi faizi bankaya göre değişir ama %3 civarıdır sanırm.
0
PhoenixRising
(15.06.23)
Bazı bankalar kredi kartına taksitlendirmeyi kapattı (bkz: ykb) aman dikkat edin benim ve benim gibi bir kaç kişinin düştüğü hataya düşmeyin, alacağımız ürünü tek çekim aldık daha sonra taksitlendiririz diye sonra uygulamaya girince ne görelim taksitlendirme seçeneği kapatılmış.
Birine internet üzerinden yaptığım işlerden bahsettim yapay zeka kullanarak. Hasbelkader bir şeyler kazanmışsın dedi.Ben bu kelimenin anlamını "bir şekilde" olarak biliyordum "tesadüfen" anlamına geliyormuş. Sonuçta emek verdiğim bir şey için böyle denmesi beni rahatsız etti.
Birine internet üzerinden yaptığım işlerden bahsettim yapay zeka kullanarak. Hasbelkader bir şeyler kazanmışsın dedi.
Ben bu kelimenin anlamını "bir şekilde" olarak biliyordum "tesadüfen" anlamına geliyormuş. Sonuçta emek verdiğim bir şey için böyle denmesi beni rahatsız etti.
0
sassot (12.06.23)
Cok haklisin. hakaret evet ama hukuksal anlamda demiyosun herhalde? sen bi is beceremezsin, sansina olmus anlami tasiyor
0
ala09
(12.06.23)
Bence o kelimeyi kullanan kişi de ne anlama geldiğini bilmeden kullanmıştır. Bir şekilde şansın dönmüş bir fırsat bulmuşsun ve şans eseri bundan kazanç sağlamışsın demek istemiş olması daha muhtemel.
0
solo
(12.06.23)
Sadece (kişi olarak) sizi ele alırsak, hakaret değil de daha çok toplum dilindeki kullanıma göre yaptığınız işi (belki ehli ya da liyakat sahibi olmadığınız kanısı ile) hafife alma gibi anlam taşıyor burada. Çok uğraşmasan da bir şeyler kazanmışsın.. Her nasıl olduysa artık kazanmışsın.. Şansına kazandın..gibi
Bir de kişiye özel değil de olumsuz piyasa, kriz ortamı, koşulların uygun olmamasına rağmen bu tür ortalamanın üstü kazanma durumu için de hasbelkader denebilir.
Aranızdaki yakınlık ve kişinin niyetini iyi bilmek lazım o nedenle.
0
diyecevaplandı
(12.06.23)
Hakaret değil, fikrini söylemiş, eleştiriye açık olmalısın.
0
turuncu tonlarda
(12.06.23)
hakaret değil ama küçümseme var gibi. bağlamı bilmeden yorum yapmak zor ama büyük ihtimalle senin çok profesyonel olmayan bir şekilde yaptığın işleri profesyonel olarak yapan birinden çıkmış gibi duruyor. biraz tepeden bakmış, buraların patronu benim mesajı vermek istemiş.
iş arkadaşlarım gözü kapalı arabayı park edip bırakıyorlar. bazen işlek bir yerde de bıraktıkları oluyor. daha önceki bazı hırsızlık tecrübelerini duyduğum için bir türlü içim rahat etmiyor. sizde durumlar nasıl? ya da siz olsanız ne yapardınız?
iş arkadaşlarım gözü kapalı arabayı park edip bırakıyorlar. bazen işlek bir yerde de bıraktıkları oluyor. daha önceki bazı hırsızlık tecrübelerini duyduğum için bir türlü içim rahat etmiyor.
sizde durumlar nasıl? ya da siz olsanız ne yapardınız?
0
metematik (11.06.23)
Arabada görünmeyen ve güneş ışığı da almayan bir yerde bırakılır ama bu alışkanlık halini almamalıdır.
En baştan verileri yedekleme yapanlar 6865765 adım öndedir.
0
diyecevaplandı
(11.06.23)
Asla yapmam. Bagajda bile tutmam. Hicbir degerli esya arabada durmaz. Surucu koltugunun yanindaki bosluklara 2-3 tl bozukluk bile koymam. Bir kere cuzdanimi unuttum arabada (clutch canta ve koyu renk), yarim gun kaldi. O kadar. Onda da 5 kati kosarak indim dhsjsj. Manyak cok, insanlara guvenemiyorum
0
mor oje
(11.06.23)
kelebek camından girdikleri zaman arkadaşların da artık arabada bırakmamak gerektiğini anlar merak etme. Arabada 5TL bile bırakmıyorum görünür şekilde, millet kafayı sıyırmış durumda, para ya da paraya dönüştürülecek hiç bir şeyi görünür şekilde araçta bırakmayın.
0
solo
(11.06.23)
arabanın içinde dışarıdan görünmeyecek şekilde bırakıyorum bende
1 ) arabaya binmeden önce çanta / laptop'u bagaja koyarım 2 ) 1.maddeyi yapmayı unuttuysam inip bagaja koymam , ön yolcu koltuğunun altına sokarım
0
pislick0
(11.06.23)
Araba çekilir diye bile lazım birşey bırakmam ancak bagaja falan koyarım taşıyamayacağım bir şey ise
0
basond
(11.06.23)
AVM otoparkında bile laptop çalındığını duyduğumdan beri bırakmamaya çalışıyorum. Bir de sıcak vb gibi etmenler var. Laptopa zarar verebilir. Bu tarz elektronik eşyalar araç içindeki ısınmadan dolayı patlayabiliyor.
0
anten
(12.06.23)
Viaport'u bilirsiniz, çevre illerden gelip buranın otoparkındaki araçları patlatıp bagajdaki arka koltuktaki malzemeleri çalmak gibi bi sektör oluşmuştu, hala da devam eder. Riskli işler yani.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.06.23)
Arabanın camını kırıp, almaları 5 sn.
Bir arkadaşın arabasından bu şekilde laptop'unu çaldılar. Ekmek almaya durup, tekrar gelene kadar çalmışlar. İçinde yedeği olmayan çok önemli veriler vardı. Araya hatırlı tanıdıklar sokarak, çalan adamların sattığı yerleri dolaşıp buldu ve kendi laptop'unu geri para vererek aldı.
Ayrıca en kötü laptop, şu an 15-20 bin TL. Arabada görünür olarak bırakmayın!
.
0
kartallar yuksek ucar
(12.06.23)
abi bırakırlar, zaten bu hata 1 defa yapılır. bırakırlar bırakırlar, bir gün çalınır, bir daha bırakmazlar.
arabaya laptop bırakan tüm tanıdıklarımın laptopları eninde sonunda çalındı. en güvenli diyeceğiniz yerlerden bile çalındı üstelik.
0
tchuck
(12.06.23)
Sırt çantamı yanıma alırım yada bagajda olur arabada olacaksa, görünür yerde değerli insanda hmm çalınır denilecek hiçbir şey bırakmam. Laptop verilerim tamamı yedekli olduğu olduğu için laptop gitmiş olur, veri kaybını hiç riske atmazdım.
0
atom karincanin torunu
(12.06.23)
bagajda biraktigim cok oluyor, arabanin icinde gorunur vaziyette hicbir sey birakmam. arabanin icinde birsey olmamasina ragmen 2 kere cami patlatilmis adamim.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.