Giriş
(11)

Yüksek KM Lüks Araç vs Sıfır KM Standart Araç

french lover
Araçları örnek olsun diye söylüyorum.Diyelim ki 2 milyon tl'niz var.Bu paraya 100.000 km'de Porsche de alınabilir. Sıfır dolu paket bir Golf de alınabilir. Biri tasarım ve marka algısı itibari ile dikkat çekici bir araç iken diğeri görmeye alışık olduğumuz bir araç.Sizin tercihiniz hangisi olur?
Araçları örnek olsun diye söylüyorum.

Diyelim ki 2 milyon tl'niz var.
Bu paraya 100.000 km'de Porsche de alınabilir. Sıfır dolu paket bir Golf de alınabilir. Biri tasarım ve marka algısı itibari ile dikkat çekici bir araç iken diğeri görmeye alışık olduğumuz bir araç.

Sizin tercihiniz hangisi olur?
0
french lover
(17.02.24)
Aylık gelirim çok yüksek değilse golf olurdu tabii ki. Porsche’nin masrafları, bakımı, tamiri de yüksek olacak neticede.
0
but that was just a dream
(17.02.24)
golf
0
jelly bear
(17.02.24)
Tabiki de golf. Porsche'nin masrafları bitmez. Hele yüksek km ise ugraş dur. Mis gibi tertemiz 0 golf alır keyfime bakarım
0
limonlu eksi
(18.02.24)
Eğer elimde sadece iki milyon lira varsa, ikinci arabam olmayacaksa ve harbiden her hafta birkaç gün kullanacaksam ve de tamir için harcanacak yüz binleri risk olarak alamayacaksam tabiki golf.

Bu dünyanın en meşhur sorusudur ve yüzde 90 olarak cevap yeni arabadir. Cevap eski araba olsaydi zaten her yerde porsche, ferrari ne bileyim 7 kasa bmw falan görürdük ama bu arabalar yüzbinlerce kmyi yapsin, ikinci üçüncü eli satilsin, uzun süre kullanilsin diye yapilmiyor. Zaten ilk sahipleri de bu şekilde almiyor, paralari var ve canlari istiyor. Misal porsche almadan önce bir porsche tamircisine sorun bakalım kac para bakimi, tamiri vs. Sonra paraniz yeter mi bakarsiniz.

Ha sansiniza belki 1-2 sene cüzi masrafli olacak bir şey cikar ama bu çok düşük şans. Bu arabalari kullananlar öyle dikkatli kullanmaz.
0
logisticsmanager
(18.02.24)
her zaman düşük km de yeni araç alırım. biraz yol yapınca satarım. Sanayide harcayacak vaktim maalesef yok :)

Ayrıca her marka arabanın kesin kronik bir arızası vardır ve bu arızalar nedense hemen ortaya çıkmaz.
0
bu yolun yolcusu
(18.02.24)
ucuza luks arac olmaz, sen artik bitik halini butcene uygun sekilde alsan bile o aracin en ufak arizasinin altindan kalkmakta zorlanirsin cunku parcasi ile aracin sifir fiyati orantili olarak ilerliyor. Hatta arizayi birak o aracin normal asinan parcalarinin bile fiyatlari astronomik oluyor, porsche'nin bir set freni kac para bir bakmani oneririm.

o yuzden, paran sifir neye yetiyorsa onu alip gececeksin. golf ise golf.
0
cooperr
(18.02.24)
Sıfırını olmasa dahi yüksek modellisini yürütemeyeceğiniz aracın yüksek km'li ikinci elini de almayın. Bu genelleme büyük oranda sizi doğru tercihe götürür.
0
mada
(18.02.24)
bmw, audi, range gibi araçlarda altın kural sıfır alıp 90binde satmaktır. herhangi bir çekici şöförüyle konuşursanız eğer, size alman grubunda en çok audi, bmw çektiğini söyleyecektir. arıza çıkarmaya bir başlarsa ardı arkası gelmez. özellikle elektronik arızalardan kafayı sıyırırsınız.

bu tür araçları sanayide yaptırmaya kalksanız bile herkes ellemez, elektrikçileri dolaşırsınız hepsi size ben o gruba bakmıyorum der geçer. teee trakyanın bir ucundan tamir edilsin diye trabzona çekiciyle giden alman grubu araç biliyorum ben. elleyen de çok ciddi para ister. olası bir motor probleminde tamir masrafları çok çok yüksek olur kaldı ki porsche vb gibi iyice lüks markalardan bahsetmiyorum bile.

araç alacak olsam kesinlikle kore - japon grubundan alırdım.

bu arada tamir konusunda range alman değil ama kimsenin ellemediği parçaların çok pahalı olduğu, motor indirileceği zaman yerine göre kasanın şaseden ayrıldığı cins araçlardandır. çeşitli ağrızaları görmek için bağladıkları bilgisayar ve yazılım da farklıdır. dükkan dükkan gezersiniz bulamazsınız.

ha nerden biliyorsun derseniz sanayiciyim, en yakın arkadaşım kore japon grubu araç yapıyor, bu arkadaşın eski ortağı bu dediğimiz lüks araçlar üzerine dükkan sahibiydi, şehir değiştirdi ama hala aynı işi yapıyor. bunlar hep bizim sanayide gördüğümüz karşılaştığımız şeyler.

2002 model günümüzdeki kadar teknolojik olmayan bmw 3.16 motor kısmında ufak bir şaka yaparsa 200binlik olursunuz. buradan kendinize pay çıkarın.
0
Fodera
(18.02.24)
porsche abartili olmus ama golften iyi ikinci el bir seyler bulunabilir. arabayi kac yil sonra satmak istediginize de bagli tabii.
0
bohr atom modeli
(18.02.24)
Bu arada golf'un bir önceki versiyonunda insanlar dokunmatik direksiyon tuşları ve ekrandan illallah etmişti. Bu versiyonunda bunlar düzeldi mi bilmiyorum ama araştırın.
0
logisticsmanager
(18.02.24)
Valla bende grandcherokee var ne kadar lüks sayılır bilmiyorum, 2003 model. Ben cok memnunum atla deve bir masrafım olmadı. Km'si 370binde bunun 40 binini ben yaptım, bir 50 -60 bin daha yaparım. 2.7,4.7 veya 3.0 crd tavsiye ederim.
0
mirty
(18.02.24)
(5)

Spor; sabah mı? Akşam mı?

spherical
Şimdi.. amacım kilo vermek. Grup derslerine katılıyorum akşam, sonra da aletlerle falan kendim takılıyorum.Bu dersler akşam 4, sabahta 2 tane ama bana ard arda ağır geldiği için akşam 1-2 tanesine katılıyorum.Akşam iş saatlerinde değişiklik oldu, arada kaldım sabah mı gitsem akşam mı diye. Akşam yin
Şimdi.. amacım kilo vermek.
Grup derslerine katılıyorum akşam, sonra da aletlerle falan kendim takılıyorum.
Bu dersler akşam 4, sabahta 2 tane ama bana ard arda ağır geldiği için akşam 1-2 tanesine katılıyorum.
Akşam iş saatlerinde değişiklik oldu, arada kaldım sabah mı gitsem akşam mı diye. Akşam yine giderim ama geçe kalacağım,
sabah derslerine katılım oluyor mu bilmiyorum.
Sabah kahvaltı yapmıyorum diyetle ilgili değil alışkanlığım böyle. Sporda bu yüzden zorlanmam.

Diyet listem var.
0
spherical
(16.02.24)
Sporun şu saatte olanı daha faydalı, bu saatte olanı faydasız diye bir şey yok. Sana hangisi uygunsa o saatte git. Akıllı saatin varsa ve derdin zayıflamaksa daha çok kalori yakılan derslere katıl.
Sabah yapacağın sporda yoğun tempolu bir şeyler yapılıyorsa aç olacağın için zorlanabilirsin.
0
Mirket
(16.02.24)
öğleden sonra 4 seçerdim. uzun seneler sabah 6-7 gibi ağır kardiyo ve ardından ağırlık antrenmanı şeklinde spor yaptım. stresimi artırdığını, cildime iyi gelmediğini kendi tecrübelerimle söyleyebilirim. araştırmalar da böyle yazıyor. akşam 8'den sonrası da uyku için iyi değil.
0
gabe h coud
(16.02.24)
Mirket +1
Kanitlanmis sekilde su saatte spor yapmak ideali diye bir şey yok.
Caniniz ne zaman isterse o zaman gidin.
0
logisticsmanager
(17.02.24)
bence sabah spor yapılmamalı. 4 çok iyi bir saat.
0
abelardo
(17.02.24)
kisinin kendini en iyi hissettigi zamandir, su iyi bu iyi diye kanitlanmis bir sey yok. ben sabah ve bos mide ile yapiyorum cunku kendimi en iyi o zaman hissediyorum mesela.
0
bay b
(17.02.24)
(5)

Vücut ağırlığı ile yapılan egzersizler için youtube, tv app, android app?

ananiyimioguz
Pc başında oturmaktan hareketsizlikten hığğk deyip gideceğim.Spor salonuna gitmeyi deniyorum ama çok sıkıcı geliyor ortamını da sevmiyorum açıkçası. E hazırlanması giyinmesi soyunması da çok zahmetli geliyor. Hep başlayıp başlayıp 1-2 ay sonra bırakıyorum.Evde hiç denemedim. Evde 1 tane mat ve bir i
Pc başında oturmaktan hareketsizlikten hığğk deyip gideceğim.

Spor salonuna gitmeyi deniyorum ama çok sıkıcı geliyor ortamını da sevmiyorum açıkçası. E hazırlanması giyinmesi soyunması da çok zahmetli geliyor. Hep başlayıp başlayıp 1-2 ay sonra bırakıyorum.

Evde hiç denemedim. Evde 1 tane mat ve bir iki dambıl var.

Ama ne yapacağımı bilmiyorum. Fıtığım var 3 tane ellerinizden öper. Onu zorlamayacak şeyler yapmam lazım. Aynı zamanda da sırt kaslarımı geliştirmem lazım ki fıtığım ilerlemesin.

Boy: 191, KG: 110 benim acilen 95 lere inmem lazım. Aslında dışarıdan bakıldığında sadece göbeğim varmış gibi gözüküyor ama ben 90lardan buralara geldim. 90 olunca da baston gibi dolaşıyorum o da rahatsız ediyor.

Hangi adımları izleyebilirim evde?
0
ananiyimioguz
(16.02.24)
Google "you are your own gym". Her seyi anlatıyor.

Ama fıtık demissiniz. Bu biraz sıkıntı çünkü youtube ya da kitap size fıtığa sorun yaratmayan diye anlatmaz. O kısım biraz zorlu.
0
logisticsmanager
(16.02.24)
Kilo vermek için diyet yapman lazım. Sağlıklı ve dengeli beslenirsen kilo verirsin, sporla değil.

Fıtığın varsa web'den ya da uygulamadan spor seçip yapmanı önermem. Bir gün iki büklüm kalabilirsin.

Bir reformer pilates salonuna yazılmanı öneririm. Hem postürün düzelir 2-3 ayda, hem sırt kasların güçlenir.
0
Mirket
(16.02.24)
Better me diye bir app var, on gündür kullanıyorum. Ufak bir ücret karşılığı (indirimde 100 küsur liraydı sanırım) beklentiniz, hedefiniz doğrultusunda size üç aylık program hazırlıyor. Keyifli memnunum şimdilik, bakabilirsiniz indirip
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(16.02.24)
Soruna tam cevap değil ama spor salonuna gitmeye zorla kendini. Yoksa bu tembellik usengeclik ile evde de pek verimli ve düzenli spor yapacagini zannetmiyorum. Kilo fazlan var ve disiplinli şekilde sedanter yaşamdan çıkmalısin. Spor salonuna hazırlanmaktan bile useniyorsun. Bu usengecligi yenmek için üzerine gitmeli ve salona düzenli gitmelisin. Bir zaman sonra usenmeyeceksin.
0
abelardo
(16.02.24)
Youtube => walk at home.

Hiç bir alet gerektirmeyen her yaşta ve seviyede insanın kolaylıkla yapabileceği kardiyo egzersizleri.

iyi bir diyetle birlikte düzenli uygularsan kilo vermek garanti. Tarafımdan denendi onaylandı.
0
zikardo
(17.02.24)
(4)

Bir şirketin yabancı ülkeye ait olması hakkında ne düşünürsünüz?

havadakarada
Yatırım anlamında yani borsada seçici davranıyorum. Şirketin sahibinin düzgün olması, şirketin yaptığı işin yararlı olması gibi. Herkesin böyle yapması lazım demiyorum ama benim tercihim bu yönde. Bir şirketin ya yerli olması ya da yabancı ortaklığı olsa da çoğunluk payının yerli olmasına dikkat edi
Yatırım anlamında yani borsada seçici davranıyorum. Şirketin sahibinin düzgün olması, şirketin yaptığı işin yararlı olması gibi. Herkesin böyle yapması lazım demiyorum ama benim tercihim bu yönde.

Bir şirketin ya yerli olması ya da yabancı ortaklığı olsa da çoğunluk payının yerli olmasına dikkat ediyorum. Bu konuda pek emin olamadım, mesela bir beton şirketinin tamamının yabancı yatırımı olmasını genel olarak olumlu veya olumsuz olarak değerlendirebilir miyiz yoksa bu bilinçsiz bir tercih mi olmuş?

Son zamanlarda yabancılara hem Erzincan'da hem Kaz Dağlarında işletme izni verilen yabancı altin işletme şirketlerinden sonra daha da olumsuz bir tutum sergiledik ama finansal anlamda bir temeli var mıdır emin değilim. Fikrinizi paylaşırsanız memnun olurum.
0
havadakarada
(15.02.24)
Yani çok bir mantığı yok. Sonuç olarak bakarsaniz
Oyak renault
Ford otosan
Dowaksa
Brisa

Yani bir sürü yabancı ortakli iyi şirket var. Aksine yüzde yüz türk olup süper olan sirketler de var. O sebepten milletine bakıp yatırım yapmak çok da mantıklı değil çünkü gördüğümüz üzere veriler ile hem iyisi var hem kötüsü.

Ben onun yerinde sirketin finansal verilerine bakmak, gelecek planlarina bakmak, şirket hakkında olumsuz haberler var mi vs bakmak vs vs böyle şeyleri tercih ederim.
0
logisticsmanager
(16.02.24)
@logisticsmanager benim ana noktam şirketler yerli ağırlıklı olsun ve parayı yerli kazansın düşüncesi.
0
🌸havadakarada
(16.02.24)
@havadakarada; tamam da sizin şirketin hissesini almanızin sirkete anında bir etkisi yok. Yani misal bugün sasa hissesi alsaniz sasa'ya bir etkisi yok çünkü zaten borsaya açılmış bir kere. Elindeki hisseleri satmasi ya da hisse satin alması dışında sirkete bir yatırım yapmış olmuyorsunuz pek. Ha bir de tabi hisse fiyati artarsa şirketin alacağı kredide vs yardımcı olur.

Ama mantığınız kötü değil. Yani sonuç olarak etiginize uygun yatırım yapmak yanlış değildir. Ben de misal elon musk ile alakali şirketlere yatırım yapmak istemem, ne kadar para kazanacak bile olsam. Para her şey değil.

Bu açıdan finansal olarak mantığı olmasa da her şey finans ve para değil. Sizi mutlu eden şey paraniz ile türk şirketlere destek olduğunuzu dusunmekse ki çok ufak bir etkisi olsa da, bunu yapın.
0
logisticsmanager
(16.02.24)
@logisticsmanager haklısınız halka arz dışında payların el değiştirmesi işlemlerinden şirket para kazanmıyor fakat siz o sirketlere milyonda milyarda bir de olsa ortak oluyorsunuz. Bu sebeple katılım hisseleri ayrı olarak listeleniyor.

Benim düşüncem de sizin yukarıda bahsettiğiniz şekilde uygun sirketlere yatırım yapıp piyasa değerlerini yükseltmek. Finansal okur yazarlık kısımlarında sıkıntı var biraz o yüzden yabancı şirketin şirket sahibi olmasının Türk ekonomisine artı ve eksileri nelerdir o konularda eksiğim var. Şirketin kazandığı gelir ortaklar dışında halka arz kısmını da etkiliyor mu mesela. Bunlara yanıt bulsam mantıksız şekilde yatırım seçeneklerimi kısıtlamam diye düşünüyorum.
0
🌸havadakarada
(16.02.24)
(5)

is odakli bir parfum ariyorum

duyurukullanıcısı
takim elbiseye giden, toplantilarda portakal bahcesi islettigimi dusundurmeyecek bir parfum ariyorum. asansorde falan bir iki soru gelsin ne kullaniyorsunuz diye.tom ford'lar var ama onlarda fazla agirNe olabilir? Bir de bunun bir siralamasi var mi?
takim elbiseye giden, toplantilarda portakal bahcesi islettigimi dusundurmeyecek bir parfum ariyorum. asansorde falan bir iki soru gelsin ne kullaniyorsunuz diye.

tom ford'lar var ama onlarda fazla agir

Ne olabilir? Bir de bunun bir siralamasi var mi?
0
duyurukullanıcısı
(15.02.24)
Abi tom ford'lar demissin hangi tom ford? Onlarca, yüzün üstünde parfüm var tom ford, hepsi mi ağır?

Asansörde soru gelsin demek koksun demektir. Bu da öyle tene yakın olmayan parfüm demek. Google "crowd pleaser good sillage" falan derseniz çıkar. Yoksa bana kalırsa iş yerine uygun olmayan parfümler sadece buram buram kokanlar, yoksa bir sürü var.

Neyse bana göre dünyanın en iyi parfümü terre d'Hermès çünkü 4 mevsim de kullanilir, saldirgan değil, her yere her şeye gider.
Onun dışında hangi mevsim için istediğine göre değişir. Çünkü her parfüm 4 mevsim değildir.

Dior homme/intense olabilir kış için.
Chanel bdc crowd pleaserdir ama herkes kullanir.
Acqua di gio'nun yeni serileri olabilir. Profumo ve absolu olanlar farkli hava katiyor.

Bir diğer ucuz ve ideal parfum serisi lalique encre noire, sport ve extreme. Bu üçü ile hayat geçebilir gene.


Neyse fitrelemeden bitmez bu, sabaha kadar örnek çıkabilir.
0
logisticsmanager
(16.02.24)
Bizim patron Lacoste kullaniyor ama hangisi bilmiyorum.
0
spherical
(16.02.24)
Fahrenheit olabilir.
0
ferenc
(16.02.24)
parfum oyle bisey degil. baskasinin soracagi sey senin sevmedigin bir koku olabilir.
0
buenosdias
(16.02.24)
di gio profumo
chanel bdc
armani code parfum
sauvage elixir
0
paintov
(16.02.24)
(6)

Cennette neden elma ağaç ırmak gibi fani dünya nesnelerinden var?

ananiyimioguz
Ruhani, ilahı bir boyuttan bahsediyoruz. Ama orası için anlatılan tasvirler hep dünyada olan şeylerden ibaret.Ruh, melek, şeytan gibi kavramlar çok eski inançlardan beri var zaten yani onlar da elimizde vardı.O zaman kutsal kitaplar artı olarak ne gibi farkı bir boyut katmışlar öbür dünya için?Köprü
Ruhani, ilahı bir boyuttan bahsediyoruz. Ama orası için anlatılan tasvirler hep dünyada olan şeylerden ibaret.

Ruh, melek, şeytan gibi kavramlar çok eski inançlardan beri var zaten yani onlar da elimizde vardı.

O zaman kutsal kitaplar artı olarak ne gibi farkı bir boyut katmışlar öbür dünya için?

Köprüler, ateş, huriler falan..
0
ananiyimioguz
(15.02.24)
İnsana bilmediği bir şey ile tasvir yapılamadığı için. X cismi var desen ne anlayacak insanlar ama elma armut gibi daha lezzetli şeyler var dersen anlar.
0
Gradient_tabanlı_mor
(15.02.24)
@Gradient_tabanlı_mor, ama bu sefer de insan beyninden çıkmış olduğu izlenimi yaratıyor
0
🌸ananiyimioguz
(15.02.24)
iste bu cikarimlari yaptigin andan itibaren deist, ateist oluyorsun. kutsal kitabi buyuk bir heyecan, mana, beklenti olmaksizin turkce okursan buyuk hayal kirikligina ugrarsin.
0
dokunmakalbime
(15.02.24)
Dokunmakalbime +1
Böyle sorular sorarsan hayal kırıklığı var. Zaten doğru soruları sorarak çıkıyorsun dinden genelde.
0
logisticsmanager
(15.02.24)
Evet öyle uyandırıyor ama başka bir seçenek de aklıma gelmiyor açıkçası. İnsan aklının almayacağı şey insanlara hitap etmiyor çünkü.
Ben tanrı olsam ben de böyle yapardım çünkü bunların kafası anca buna basıyor 4.boyut filan ne anlatsam anlamazlar derdim.
0
Gradient_tabanlı_mor
(15.02.24)
peşin not: tartışma amaçlı değil, sadece @ananiyimioguz'a cevap veriyorum. yanlış anlaşılmasın

dine direkt sorgusuz sualsiz inanmak gerekiyor.

neden muz, ananas, domates, zeytin vs yok? çünkü keşfedilmemiş. yazan kişi bilmiyor.
neden cehennemle tehdit ediliyor, çünkü arabistan sıcak, daha da sıcak daha kötü olur diye düşünülüyor. halbuki antarktikada çıksaydı bu din, muhtemelen cehennem buz gibi olacaktı

cennette ırmak, ağaç, kadın var çünkü bunlar arabistanda yok. özlem duyulan neyse onu karşılıyor. ve hep erkeklere hitap ediyor.

en başta dediğim gibi. inanacaksan direkt sorgusuz sualsiz inanacaksın.
0
artci sarsinti
(15.02.24)
(7)

Ara öğün kahve olur mu?

dolantindr
Ara öğün olarak kahve olur mu?
Ara öğün olarak kahve olur mu?
0
dolantindr
(14.02.24)
Acıktırir.
0
ferenc
(14.02.24)
besin değeri yok. sütlü kahve bayağı tok tutuyor da
0
ala09
(14.02.24)
Yanında kurabiye kek olur
0
limonlu eksi
(14.02.24)
Olmaz.
0
logisticsmanager
(14.02.24)
yanına şöyle güzel bir brownie, biraz beyaz çikolata ve fıstıklı cookie ile birlikte güzel bir aperatif olur.
0
joooper
(14.02.24)
düzgün beslenen biri için ara öğün olmasa da olur. kilo vermek için sadece 2 öğün yiyenler de var.

yani 2 öğün arasında kahve içebilirsin, 2 öğünü düzgün yiyorsan, besin değerlerini dengeli alıyorsan. kahveye ara öğün diyemeyiz tabii. vücuda giren biraz besin değeri olan bir içecek. smoothie gibi biçok şey koyduğun bir içeceğimsi öğün de olur ara öğün de mesela.

kahve yanında hafif bir şeyler yersen ara öğün olur. gavurların snack dediği olur. bu da sana kalmış. sağlıklı olsun dersen kuruyemiş olur. meyve olabilir. meyvelerde muzun gideri var. daha uğraştırıcı şeyler için sağlıklı pancake'ler, sebze unlarından yapılmış mamuller de oluyor. sağlığa takmıyorsan herhangi karbonhidratlı proteinli vs. bişeyler yiyebilirsin.
0
ermanen
(14.02.24)
2 ogun yaparken aralarda kahve iciyorum ben.Tok tutmaya yardimci oluyor bende.
0
turkuaz
(14.02.24)
(2)

pegasus uçak bilet kabin bagaj?

contavolta
merhaba,pegasustan yurt dışı için kabin bagajlı 2 bilet almıştım aylar önce. yolculukta bebeğimiz de olacak(2 yaşın altında). şimdi bebeğimizin bebek arabası da var, o da kabin boy olabiliyor. sorum şu; bizi 2 kabin boy valiz ve bir bebek arabasıyla uçağa alırlar mı? ya da bagaj hakkı falan satın al
merhaba,
pegasustan yurt dışı için kabin bagajlı 2 bilet almıştım aylar önce. yolculukta bebeğimiz de olacak(2 yaşın altında). şimdi bebeğimizin bebek arabası da var, o da kabin boy olabiliyor.
sorum şu; bizi 2 kabin boy valiz ve bir bebek arabasıyla uçağa alırlar mı? ya da bagaj hakkı falan satın almam gerekir mi öncesinde?
0
contavolta
(12.02.24)
Buraya göre ücretsiz.
www.flypgs.com:~:text=Bebek%20arabas%C4%B1%20ve%20bebek%20puseti,misafir%20olmas%C4%B1%20halinde%20%C3%BCcretsiz%20ta%C5%9F%C4%B1n%C4%B1r.

Ama birkaç kişide sorun olmuş ve elden fatura vererek falan odemisler anlamadim ama iki üç kişi anca gördüm :/

Yalnız acayip fazla bebek arabası zarar gördü/kayboldu yorumu var, umarım sorun olmaz sizde.
www.sikayetvar.com
0
logisticsmanager
(12.02.24)
Bebek arabası BCAR olarak geçer ve sorun olmaz. Ayrıca bebeklerinde 10 kg hakları vardır ondan yararlanabilirsiniz.
0
Başkalaşım
(13.02.24)
(8)

Bmw’nin super bowl’a reklam vermesi

condom kurşunu
Ben şu olayı hiç anlayamayacğım galiba. Neden bmw gibi coca cola gibi rrklam yapmasa da zaten deli gibi satış yapacak şirketler milyarlar harcayıp reklam çekiyorlar. Mantık nedir, unutulmamak falan mı?
Ben şu olayı hiç anlayamayacğım galiba. Neden bmw gibi coca cola gibi rrklam yapmasa da zaten deli gibi satış yapacak şirketler milyarlar harcayıp reklam çekiyorlar. Mantık nedir, unutulmamak falan mı?
0
condom kurşunu
(12.02.24)
Super Bowl, bu büyüklükte bir izleyici kitlesini çeken az sayıdaki etkinlikten biri olduğu için. Amerika'da açık ara en çok izlenen spor etkinliği olduğu için.

Hatta bu etkinliği ve içeriğini geçtim, bir anket vardı, genel izleyicinin 4'de 3'ü etkinlikte yayınlanacak reklamları merak edip dört gözle bekliyormuş.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(12.02.24)
Böyle bir veri mi var mesela büyük şirketler reklam vermese satışları artmaz veya artar gibi net bir veri yok ki. Coca cola reklamı durdursa satışları düşer bence
0
olaylar olaylar
(13.02.24)
Abi şirketler öyle yürümüyor. Yani pepsinin umut sarikaya karikatürü gibi "reklam olmasa da satilir, niye para harcayalim? Onu faize koyalim" gibi bir olayi yok.

Bugün bu firmalardan biri 1 sene reklam vermese satışlar düşer. Çünkü bmw falan sana sattığı şey herkesin gördüğü bir lüks ürün. Gene kola da işte senin en mutlu en heyecanlı anında seninle olan bir ürün. Emin ol bmw olmasa başkası olur ve onlarda aynı büyüklükte olur haliyle prestij kaybı. Yüz milyonlarca insanin izlediği bir şeyde reklam vermek prestij.
0
logisticsmanager
(13.02.24)
bmw reklam yapmadığı her gün kaybeder. rakibi mercedes, lexus audi deli gibi reklam ile yeni müşteriyi cezbederken sen öyle boş oturamazsın.çinliler gündemdeyken bu kadar öne çıkmak zorundasın. prestij ve imaj oluşturman da gerekir. bmw "gibi", coca cola "gibi" markalar demişsin de, bunların o "gibi" lafına uygun olmaları için harcadıkları milyonlar sayesinde olabiliyor.
0
avatar is back
(13.02.24)
bu bir satış filmi değil.

imaj filmi.
markayı zaten biliyor ama hem bmw kullanıcılarının hem de bu sınıflarda araba kullananların kafalarındaki algıyı güçlendirmek için yapılan işlerden.
bmw'nin her zaman en havalısı olduğunu hatırlatmalılar.
0
patronaj1
(13.02.24)
Bmw amerikan piyasasına son 10 senedir çok önem veriyor hatta x serisi suvları tamamen amerikada üretmeye başladı. amerika piyasası çok büyük ve avrupalı markalar amerikada pazar payı olarak ilk sıralarda değil.
0
mikahakkinen
(13.02.24)
Yeni nesil tanisin diye
0
Kittie
(13.02.24)
her şey satış değil bilinirlik görünürlük de çok önemli
0
paintov
(13.02.24)
(8)

Nas ekonomisi

dakota
Arkadaşlar kafama takılan bir şey var. Bir kişi ekonomi bilimine aykırı bir şekilde çıkıp da nas var faizi düşüreceğiz falan diye takıntı yapıp da ülke para biriminin değerinin düşmesine neden olurken, bu kişinin yanında okumuş mürekkep yalamış hiç mi insan yoktu da bi uyarmadı. Hiç mi biri çıkıp se
Arkadaşlar kafama takılan bir şey var. Bir kişi ekonomi bilimine aykırı bir şekilde çıkıp da nas var faizi düşüreceğiz falan diye takıntı yapıp da ülke para biriminin değerinin düşmesine neden olurken, bu kişinin yanında okumuş mürekkep yalamış hiç mi insan yoktu da bi uyarmadı. Hiç mi biri çıkıp sen öyle istiyorsun diye öyle olmaz demedi. Veya nas suresini kurandan geri mi çıkardılar da sonradan faiz artırımına gidildi.
Bana olup biteni anlatacak biri var mı ? Nereye gidiyor ülke daha kötü olacak mı? Mesela seçim sonrası döviz kuru ne olacak ? Birçok kişi artık beslenemiyor bile. Bu gidişat nereye böyle, bileyim söyle!
0
dakota
(12.02.24)
Abi bir şey diyecegim; bu hükümetin şu ana kadar yaptığı trilyon tane hata var farkli konularda ve bütün bu konularda yetkili insanlar var ama bu ülkede karar veren tek kişi var.

O yüzden yorma kendini boşuna, mantıklı bir açıklaması yok yani. Misal kendi özel hastanesi olan sağlık bakanının ya da damadin ekonomi bakanı olmasının falan da yok. Ne bileyim İngilizce konuşamayan adamların büyükelçi olmasının da yok. Kocasının şirketi üstünden milyonlarca liralık ihale alan bakana dava açılmamasının da yok.

Daha kötü olacak mi? Vallaha ben çok uzun zamandan beri gerek burada gerek ekside gerek sosyal medyada daha iyi olacak diyenleri görüp durdum. Covid dönemi de Çin'den üretim falan kayacakti çok süper olacakti devlet. O yüzden herhangi bir şekilde bu ülke iyi olacak denilirse mevcut hükümete bakarim, ayniysa güler geçerim.
0
logisticsmanager
(12.02.24)
padişahımızın etrafında vay sen yanlış biliyorsun diyen biri yok maalesef. kendileri ne buyururlarsa o oluyor. zaten aksi olsaydı bu şekilde olmazdık.

bu arada padişahın bahsettiği "nas" nas suresi değil. kesin yargı anlamında kullanılıyor. yani faiz haramdır diye bir şey varken faiz artırmak da ne demek oluyor. böyle kesin bir hüküm var anlamında söylenmiş bir söz "nas var nas"
0
exlibris
(12.02.24)
o biraz işin sosuydu. benim anladığım, kısa süreli bir seçim ekonomisine gidilmek istendi ve 2022 baharında erken seçim yapılmaya karar verildi. bu olaylar ise 2021 eylül ekiminde başlandı hatırlarsan, sonra anketler yolunda gözükmeyince 2022 sonbaharına ertelendi, madem erteledik faizleri düşürüp delice para dağıtalım modu şiddetlendi. 2022 sonbaharında da seçim olmadı ve 2023'e kadar bol kredili döneme girildi. teknik olarak 2021 ekimde başlayan bu süreç, sallıyorum 2022 nisanında olan bir seçim sonrasında toparlanabilirdi. ama ekstra uzadıkça uzadı. işin özü budur. ekimde başlayıp nisana kadar bolca kredi verelim diye başlanan olay 2021 ekimde başladı 2023 mayısa kadar mecburen gitti.

"Birçok kişi artık beslenemiyor bile" kısmını bilmiyorum. öğretmen maaşları 1500$ seviyesinde, doktorlar vs hepsi çok yüksek maaşlar alıyor, asgari ücret doların bu kadar artışına rağmen 550$ civarında, tr'de 300-350 falan olurdu genelde, böyle bakınca kim aç bilmiyorum. türkiye öğretmene 1,5k$, doktora 3k$, verebilecek bir ülke değil çünkü üreticisi mühendisi bu kadar refah üretemiyor.

türkiye yaşlanıyor, gençler gidiyor, nüfus tehlikede. buna rağmen emeklilik yaşı 43'lere düşürüldü, bu insanlara nasıl sen 40 sene emekli maaşı vereceksin? ne üreteceksin?

deli gibi para dağıtılıyor. türkiye gibi bir ülkede sen 43 yaşındaki insanları emekli edip aylık o kadar para ödeyemezsin, kamu hizmetindekilere böyle para saçamazsın.

seçimden sonra dolara bir şey olmayacak. parası olan herkes dolardan çıkıp tl mevduata geçti, dolar çok da baskılanmıyor, insanları aşırı cezbetmiyor. seçimden sonra daha da sıkılaşacak piyasa, daha da tl cazip olacak. şubatı yarıladık hala insanlar seçim için para dağıtılacak dolar uçacak diyor, hadi onlar azaldı şimdi de seçimden sonra dolarcılar türedi. onlar bitecek bakalım ne gelecek. neyse kısacası bir şey olmayacak
0
avatar is back
(12.02.24)
hala paranın gerçek değerini bilmeyen insanlar var
şahsen ben de geç öğrendim çünkü uzun bir süre %10 civarı enflasyonla yaşadık pek anlamadık
faiz kelimesini duyunca ekonomik açıdan değerlendirme yapmayanlar

tabi o seviyede, hatta eski mb başkanı 130 slaytlık brifing vermişti çokk önceden

bi açıdan çalışan kesim enflasyonun çok altından zam aldı bu durum
kredi kullanımına kısıtlama (yatırım hariç) getirmeden tersine faiz dağıttı hükümet nas ekonomisiyle
yani bir nevi tüketen kesim desteklendi

hala %10 faiz ile kira öder gibi ev kredisi ödeyenler var onlara da kimse dokunmadı
0
mantık
(12.02.24)
Ben meseleye siyasetten/hükümetten/muhalefetten tarafsız olarak bakma taraftarıyım.

2.dünya Savaşı'ndan sonra kapitalizm e dayalı bir ekonomi modeli var ve dünyada belki 1000-1500 kişiyi bile bulmayan bir kesimin sürekli olarak zenginleşmesini sağlayan faiz/kredi sistemi bunun ana unsurlarından biridir. Türkiye de bu sisteme çok daha önceden entegre edilerek bağımlı hale getirildi.

Faizi düşürme sürecinde izlediğim yorumculardan biri: elimizde büyük bir meblağ veya kaynak olacak ki bu indirimden o zaman kârlı çıkarız diyordu. Tutarı 400-500 milyar dolar civarı olarak belirtiyordu.
Görüldü ki o kaynak yok veya bu faiz indirimi uygulamasına tam anlamıyla hazır değildik.
Faizler arttığında ise dışarıdan yatırımcı (bir anlamda küresel tefeciler) geliyor ama giderken işin kaymağını da beraberlerinde fazlasıyla götürüyorlar.
Bize kalan ne? Hiç ..

Rezerv para sayılan doların ve dışarıya bağlı faiz ekonomisinin yaşattığı bu kısır döngüden ne olursa olsun çıkmalıyız.
Bağımsızlığımız sadece siyasi sınırları çizmekten ibaret olmamalı.
Ekonomi modelimiz de bize özgü olmalı.
Faizin olumsuzlukları ve topluma zararı, sadece dini açıdan değil akademik kaynaklarda da sıralanıyor.

Kapitalizm, sayıca az bir kesime refah, çoğunluğa ise huzursuzluk verdiğinden ve bunun acıları iyice belirginleştiğinden İslami Ekonomi yabancı ülkeler için bile düşünülmesi gereken bir alternatif.

Seçim sonrası kur için bir şey diyemem ama zam daha yakın görünüyor.

Maddi huzursuzluklarımız çok fazla ve bizi kazanılan paranın temiz olması (nerelerden geldiği) değil, büyüklüğü daha fazla ilgilendiriyor.
0
diyecevaplandı
(12.02.24)
Erdoğan’ın biyografisine bir bakar mısın? Bir de Akp’nin ilk yıllarındaki ekibe. Yanlış anlaşılmasın çok vatansever, işbilir insanlar olduklarını iddia etmiyorum. Ama Türkiye gibi bir ülkede “tek adam”ı oluşturup arkadan yönetmek kadar avantajlı bir şey olabilir mi? O ekip tasfiye olduktan sonra Erdoğan tek başına üstün nitelikleriyle mi kaldı? Hayır yerlerini arka planda başkaları aldı ve Türkiye’nin ekonomisi aşırı derecede kırılganlaştı. Erdoğan’ın vereceği kararları önceden bilen yönlendirenlerin ne tür kazançlar sağlayabileceğini benim aklım hayalim almıyor. Ha daha da “büyük resme” bakarsak ağır ekonomik çalkantılar, fiyatlarla kafayı bozmak zorunda kalan toplum uzun vadeli kapsamlı düşünemez hale geldi. Ancak günü çıkarmaya bakıyor ve kendi sorunları haricinde diğerlerininkine duyarsızlaştı. İnsan hakları, adalet, eğitim falan dediğin zaman insanlar sıkılıyor. Bugünkü kaostan nasıl bir Türkiye çıkacağını, toplumun farketmeden nereye evrileceğini ve sessizliğimizin bedelini ilerde göreceğiz.
0
sibertenik
(12.02.24)
nas bahaneydi. seçim ekonomisi uyguladılar. seçimden sonra nas ekonomisi de rafa kalktı.
0
p133mmx
(13.02.24)
Nas, tabanı ikna etmek, uyutmak için yapılmış bir söylem.

Erdoğan'ın nas'la alakası yok. Bu sadece işin bahanesi. Bile isteye enflasyonu yükselttiler. Hem daha çok vergi ve para topladılar, hem de birilerine ucuz kredi verip, haksız zenginleştirdiler.


.
0
kartallar yuksek ucar
(13.02.24)
(9)

borek ve pogaca icin en iyi peynir hangisi sizce?

buenosdias
dogum gunumde yabanci arkadaslara borek ve pogaca yapicam. hangi peynir olmali sizce? bi de miktari ve boyutu ne olmali?
dogum gunumde yabanci arkadaslara borek ve pogaca yapicam.

hangi peynir olmali sizce? bi de miktari ve boyutu ne olmali?
0
buenosdias
(12.02.24)
Bazıları lor vs kullanıyor börekte ama ben sevmiyorum pek. Genelde beyaz peynir, beyaz peynir yoksa ezine peyniri vs kullanıyorum.
0
yazdonumu
(12.02.24)
Yurtdışındaysaniz Gazi Beyaz Peynir en iyi alternatif bence.
0
fraise
(12.02.24)
Vallaha ben eriyen peynir manyağı bir insanim. Ama hanim, fransiz, börek ve poğaçalari beyaz peynir ile yapıyor genelde. Iş yerine yapti bir kere, insanlar saldirdi böbreğe.
Hanımın dediğine göre beyaz peynir tuz vs olarak da iyi oluyor. Lor vs tuzu az geliyor.
0
logisticsmanager
(12.02.24)
Börekte yumuşak kıvamlı beyaz peynir, poğaçada yağlı bir tulum peyniri (yağlı olması erimesi için önemli) çok güzel aroma veriyor.
0
akhenaten
(12.02.24)
Yagli beyaz peynir veya ezine, icine azicik da kasar harika oluyor
0
mor oje
(12.02.24)
Köy peyniri veya kaşar loru süper oluyor :)
0
e mice
(12.02.24)
Ben en son sek tam yağlı beyaz peynir kullandım harika oldu.
0
ruhen hastayim ben
(12.02.24)
Organik süt alıp kaynarken içine yarım bardak sirke dök. Renk yeşile döndükten sonra süz. Tortusu, hakiki lor peyniridir ve börekte muhteşem olur. O yeşil suyu hamuru hazırlarken su yerine kullan.

Hem ucuz, hem doğal hem de diğer peynirlerden daha lezzetli
0
Mirket
(12.02.24)
@logisticsmanager hangi marka beyaz peynir kullanıyorsunuz ?
0
funl
(12.02.24)
(1)

Ne kadar protein almalı?

furry burns
Merhaba arkadaşlar,Bir süredir kilo verme ve spor sürecine girdim. 96 kg olarak başladığım yolda şu an 89 kg'dayım. Ancak ağırlık arttırma sıklığım çok düştü. En az 2-3 hafta saplanıp kalıyorum aynı ağırlıklarda. Çevremdeki arkadaşlarım proteinden kaynaklanabileceğini söylüyor ama çok abuk sayılar s
Merhaba arkadaşlar,

Bir süredir kilo verme ve spor sürecine girdim. 96 kg olarak başladığım yolda şu an 89 kg'dayım. Ancak ağırlık arttırma sıklığım çok düştü. En az 2-3 hafta saplanıp kalıyorum aynı ağırlıklarda. Çevremdeki arkadaşlarım proteinden kaynaklanabileceğini söylüyor ama çok abuk sayılar söyleniyor. Vücut ağırlığı x2 veya x2.5 gram proteinlerden bahsediliyor. 90 kg adamım, 2.5 katı demek 215 gram protein yemek. İmkanı yok tutturamam bu rakamı. 2 katı da imkansıza yakın. Şu an yaklaşık 100-130 gr arası protein alıyorum günlük. Yetersiz midir?
0
furry burns
(12.02.24)
Arkadaşlar biraz uçmuş. Kg* 1.2-1.5 süper.
Yeterlidir yani.

Program ne? Ağırlık artirmamanin tek açıklaması protein değil tabiki.
0
logisticsmanager
(12.02.24)
(7)

kilo verme rekorunuz: ne kadar sürede ne kadar kilo verdiniz?

tabudeviren
ve neler yaptınız?
ve neler yaptınız?
0
tabudeviren
(11.02.24)
110'dan 78 düştüm 1 senede. Kas falan hak getire tabi, gençtik bilmiyorduk.

Onun dışında covid dönemi gene birkaç ayda 12 kg verdim evde oturup kalori takibi yaparak.

Ikisi de ideal değil tabi çünkü birinde kas gidiyor diğerinde düzgün spor yok zaten evde tikili.

Şu an amacım 1 senede 10 kg ama aynı zamanda agirliklari artırmak.
0
logisticsmanager
(11.02.24)
120 kilo, insülin direnci de olan bir kadın arkadaşımın, diyet ve spor programı yazıp 6 ayda 96 kiloya inmesini sağlamıştım.

Hedefe daha çok vardı ve iyi gidiyorduk ama, diyeti de sporu da benim hatırım için yapıyormuş gibi triplere girmeye başladı.

Çok yorunca yol verdim kendisine.

Son gördüğümde yine 120 civarıydı.
0
Mirket
(11.02.24)
100den 78e yaklaşık 10 ayda.
kahvaltıda 4 dilim ekmek yiyordum. artık sadece günde tek dilim tam buğday ekmeği. reçel, nutella, bal falan tamamen kestim. arada şekersiz fıstık ezmezi.
abur cubur, paketli gıda her şeyi kestim. çekirdek, tuzlu fıstık falan bıraktım tek arada fındık.
gün içinde acıkırsam tek elma, armut veya mandalina.
gazlı içecekleri ve alkolü tamamen bıraktım.
yemeklerdende kızartmaları çıkarttım. tavuk ve balık ağırlıklı beslendim.
tüm bunların yanında haftada en az 5 gün 12-15km yürüyüş. evde de dambıl ve direnç bantlarıyla basit hareketler.
yaklaşık 1 yılda kilomu korudum son zamanlarda 6 kilo kadar geri aldım. aynı şekilde tekrar başlayıp bu seferde salona yazılıp kilo verme ile kas kütlemi arttırmayı planlıyorum.
0
my fault
(11.02.24)
Hayatım boyunca çok kilolar da aldım verdim de. Zaman olarak hatırlamıyorum ne kadar zamanda oldu ama 30 kilo verdim geçmişte. Ayrıca bunu birkaç kez yaptım. Çok ciddi kilolar verdim. Benim hem avantajım hem dezavantajım var. Ben çok hızlı kilo alabiliyorum, çok hızlı da kilo veriyorum. Karbonhidrata karşı isteğim çok oluyor. Ekmeği azaltınca gidiyor kilolar.
0
rock n roll
(11.02.24)
4 ayda 12 kgya yakın verdim. Kastan yiyince bıraktım,geri kalan 6 7 ayda vücudumu verdiğim kgya alıştırmaya çalıştım şu an indiğin kgyu koruyabiliyorum. Diyet sonunda dizimden ameliyat oldum,kötü bir ameliyat sürecinde ekstra 2 kg daha kaybettim ancak o 2kgyu aldım.
Kendi kendine yapılan diyetler vücuda anca zarar veriyor. Ben diyetisyenle verdim ki ona rağmen kas yaktım.

2006 yılında 68 kg iken ön çapraz bağ ameliyatı oldum 20 kg aldım. 2023 e kadar 88 lerde gezdim. 2023 yılında 89 kgdan 77 kgya düştüm ekstradan 2 bağ ameliyatı daha oldum şu an 78 77 bandındayım.
0
mikahakkinen
(11.02.24)
pandemi zamanı 2-3 ayda 10 kilo verdim. merdiven inip çıktım. 1 saatte 8 katlı binayı (6+2) inip çıkıyordum. ayrıca koştum. şekeri de bıraktım. ketoya yakın beslendim.
0
gabe h coud
(11.02.24)
İki ayda yağ+ödem 15 kilo verdim. Diyetisyenin listesini harfiyen uyguladım.
0
jazzabel
(12.02.24)
(8)

kas yakma sorunu

ser
6 aydır haftada 4 gün fitness yapıyorum. ilk ölçümde kas oranım artarken, diğer ölçümlerde kastan gittiği gibi yağ da almışım. gittikçe daha zayıf ve yağlı oluyorum. bu neden oluyor? hoca beslenme yetersiz dese de kafama yatmıyor. o zaman neden yağ alıyorum? Not: daha önce aralıksız 5 yıl fitness ya
6 aydır haftada 4 gün fitness yapıyorum. ilk ölçümde kas oranım artarken, diğer ölçümlerde kastan gittiği gibi yağ da almışım. gittikçe daha zayıf ve yağlı oluyorum. bu neden oluyor? hoca beslenme yetersiz dese de kafama yatmıyor. o zaman neden yağ alıyorum? Not: daha önce aralıksız 5 yıl fitness yaptım. o zaman da belli bir kas büyümesine ulaştıktan sonra ufak yağ almalar oluyordu. mekanizmayı çözemedim
0
ser
(11.02.24)
Beslenmeni, aldığın kaloriyi, proteini, kgnu, spor programını bilmeden bir şey diyemeyiz.

Vücudun spesifik bir kas yakıp yağ alma matematiği yok buna cevap olacak.

Illa tahmin gerekiyorsa yaptığından fazla kalori aliyorsun ve üstüne uzun süren kardiyo yapiyorsun, protein alimin da azsa vücudun kas yakiyor ama fazla kalori de aldığından yağlanıyorsun.
0
logisticsmanager
(11.02.24)
ama kilo veriyorum.
0
🌸ser
(11.02.24)
O zaman, gene tahminen çünkü elde başka bilgi yok, yeterli protein almıyorsun.

Yani kas yakıp yağ almanın olayi kötü beslenme, az protein, bol kardiyo olabilir.

Misal en az kg 1*1 ya da 1.2 gr protein aliyor musunuz? Çok kardiyo yapıyor musunuz?
0
logisticsmanager
(11.02.24)
10 dakika koşu. protein hesabı yapmıyorum ama yapıp deneyeceğim
0
🌸ser
(11.02.24)
Protein hesabi yapmanız lazım. Yeterli miktar almiyorsaniz vücut kas yapamaz.

Bence de sorun beslenme gibi. Gerçekten oturun ve bir hafta myfitnesspal üzerinden yediginiz her şeyi tartip ölçüp bakın.
0
logisticsmanager
(11.02.24)
teşekkürler
0
🌸ser
(11.02.24)
Nelerden kalori aldiginda onemli. Yuksek sekerli gidalardan az kalori alsan bile yaglanma yapabilir. Kas mevzuna gelince; hormonel bir sorun olmadigi surece Ilk 6 ay yuksek proteinli beslenip gelisememek pek mumkun degil. Muhtemelen protein az tuketiyorsundur.
0
ahada nick
(12.02.24)
Proteini saymak lazim
0
🌸ser
(12.02.24)
(8)

Aranızda Almanyada yaşayıp memnun olan var mı ?

bluewhale
Almanyaya yerleşmek üzereyim, youtube da biraz bilgi edineyim dedim ama videoların yarısı almanyaya neden gelinmez, almanyayı neden terkettim tandaslı biraz daha izlerlersem vazgececegim sanırım. orada yasayıp tavsiye eden var mı ?
Almanyaya yerleşmek üzereyim, youtube da biraz bilgi edineyim dedim ama videoların yarısı almanyaya neden gelinmez, almanyayı neden terkettim tandaslı biraz daha izlerlersem vazgececegim sanırım. orada yasayıp tavsiye eden var mı ?
0
bluewhale
(10.02.24)
Benim tanıdığım, aklıma ilk gelen üç kişiyi düşünüyorum; hepsi farklı zamanlarda Türkiye'den gittiler. Hiçbir güç bu kişileri döndüremez mesela. Fakat bunun farklı gerekçeleri var.

Biri maddi gerekçelerle gitti, asıl olarak. Almanya'da çok daha yüksek standartlarda yaşıyor eski haline göre. Evliydi, oradayken boşandı, daha da mutlu olduğunu söylüyor.

İkincisi kariyer sebebiyle gitti. Aynı firmanın Almanya'daki merkezinde çalışıyor. Hemen hemen her anlamda şartları daha iyi. Evli, çocuklu. Çocuğun geleceği için kaçınılmaz olarak görüyordu zaten.

Diğeri çok daha önceden okul ve akrabalık ilişkileri sayesinde gitti. Çok uzun zamandır orada. Bürokrasi ve bazı detaylardan şikayet etse de, Türkiye'ye tatil için bile gitmiyor. Bu arkadaş içlerinde en sıkıntılı olanı, kişilik olarak. Topluma uyum sağlamakta zorlanacağını düşünüyordum, o bile uyum sağladı. Almanya'da tutunamayanlara dair en gerçekçi tespiti de kendisi yapıyor bence. Ona göre en genel sorun; Almanya'ya gitmeye karar verenlerin bunu gerekçelendirirken sadece "kaçış isteği" gibi şeyleri baz almaları. Yani plan yok, ön hazırlık yok, bir miktar da olsa para yok. Elde hiçbir şey yokken ülkeden kaçmak adına bunu yapanlar tutunamıyorlar çoğu zaman. Üstelik Almanya değil, her ülkede böyle bu.

Sonuna kadar katılıyorum. Hedefi olmayan kişinin "neden hede hödö yaptım" temalı videolar çekmesi gayet normal. Bu kişilerden uzak durmanı tavsiye ederim. Yıllarca bir amaç uğruna çabalamış ve başarmış biri olarak, Türkiye'den çıkıp yurt dışına yerleşmeyi, bir insanın yapacağı en mantıklı şey olarak görüyorum. Çok daha uzun yazılabilir ama meramımı anlatabildiğimi umuyorum.
0
mada
(10.02.24)
almanya'dan sikayetci olanlar bu ulkeyi turkiye ile kiyaslamiyorlar cogunlukla. o yuzden turkiye'deki yasama kiyasla her halukarda iyi. ben genelde avustralya ile kiyasliyorum. orasi ile kiyaslayinca biraz tirt. iyi kazaniyorum ve avrupa'nin gobegindeyim o acidan guzel ama cok olumsuz sey var. bunlarin basinda da havanin asiri depresif olmasi, insan iliskileri ve burokrasi geliyor bence.
0
bohr atom modeli
(10.02.24)
mada + 1.

çok doğru.
başka detaya gerek yok.
0
alfired
(10.02.24)
Başkan ben Avrupa'ya para dışında hiçbir amacı olmayıp gidip çok mutlu olan duymadim.
Ama amacı para değil düzgün yaşamak olup dönen de denk gelmedim. Şu an Avrupa'da almanya, isvec, ingiltere, Hollanda'da yaşayan arkadaşlarım var. Hepsi de mutlu.

O yüzden YouTube bakma cok, bir insan youtube videosu çekecek kadar zamani varsa zaten çok da alakası yoktur yani, benim bununla uğraşacak vaktim bile yok yani. Bu işten para kazanmayip sürekli video ceken birine çok normal bakamıyorum. Zaten yurtdışını sürekli kotuleyip mutsuz olup orada kalanı da anlamıyorum. Zorla tutmuyor kimse

Bak fransa'yi sorsan yüzde 90 kötülerler. Arkadaş grubumuz iki Türk, iki fasli, bir hintli. Aramizda mutsuz olan yok yani.

Avrupa'nın da Almanya'nin da zorluklari var tabiki, kimse pembe tablo cizmemeli. Ama bunun etkisi kisiden kişiye değişir. Bunlara kafani yorma, git. Olabilecek en kötü şey geri dönersin:)
0
logisticsmanager
(10.02.24)
öncelikle mutlu olanlar zaten pek video çekmiyor. Gördüklerimin hayatı düzelince kanalları kapanıyor veya video çekmeyi bırakıyorlar :) ilk gittiğinde çok "değişik" şeyler yaşadığın için ve arkadaşın olmadığı için o şekilde avunuyorsun bence. Özellikle işsiz gittiysen.(öğrenci, iş arama vizesi vs.)

her yer kötüye gidiyor, bunu bilerek o videoları izle. Yani 2000'lerde giden "eskiden çok iyiydi şimdi gelinmez" diyebilir mesela, kendince haklı da. Mesela Türkiye'ye gelmeye çalışan Nijeryalı öğrenciler var, Türkiye için de 2010'a kadar iyiydi ama artık gelinmez diyebilirsin, ama o çocuğun ülkesiyle karşılaştırınca Türkiye hala cennet kalıyor olabilir. Aynı şekilde 2024'ün Almanyası hala Türkiye'ye tercih edilebilir olabilir, ama belki Almanya 2010'da çok daha müthiştir. Ama insan sayısı arttı, her yerde iş hayatı da ev kiralama durumları da çok zorlaştı.

Ben kişisel olarak böyle tek millet gibi olan devletlerin bir tık zor olacağını düşünüyorum. ABD-Kanada hatta UK gibi yerler çeşitliliğe daha alışık, diğerleri tek milletten oluşan devletler. Ama maaş vs. olarak bakarsan Almanya ve Hollanda çoğundan iyi duruyordu.
0
nhk ni youkosu
(10.02.24)
alternatifin türkiyeyse kesin gel.
0
sonsuz
(10.02.24)
Refah seviyesi iyi. O konuda sıkıntın olmaz.

Arkadaş ortamı yok, hadi ben zaten asosyalim, çevremdekilere bakıyorum yine yok.

Alman kafa yapısı ile Türk kafası tamamen farklı bunları fark ettikçe sinirlerin bozulacak. Umarım iş ortamın uluslararasıdır, o zaman çok sıkıntın olmaz.

Ben ekşisözlükte almanya ve fransa başlıklarını okuduğumda fransayı çok ırkçı, almanya ise çok güzel gibi imaj var gibi algılamıştım yıllar önce. Ama fransaya gittim, tek olayları fransızca konuşmaya önem veriyorlar, normaller. Almanların ise üsten üsten bir kibirleri var, normal değiller. Zamanla anlarsın.
0
spherical
(10.02.24)
Yaklaşık 7 yıl önce geldim, memnunum. Tavsiye ederim.

Yakın arkadaşlarım beyaz yakalı, akademisyen, doktor, mühendis ve sanatçı

Hepsi de 5-10 yıl içinde geldi. Hepsi de memnun. Hatta mühendis olan Türkiye’deki maaşının neredeyse yarısını almasına rağmen memnun.
0
a man alone
(10.02.24)
(15)

Mavi yaka maaşlarının beyaz yaka maaşlarını geçmesi

gnosis
Yakın zamanda çevremde iş değiştiren çok oldu. Özellikle sanayide (beyaz eşya, otomotiv) garip bir ücret dağılımı var sanki. Bir fabrikadaki mühendis 20 bin alırken aynı işi yapan diğer fabrikadaki mavi yaka 40 bine yakın para alıyor. Bu kişilerin işyerinde çalıştıkları süreler birbirine yakın, dene
Yakın zamanda çevremde iş değiştiren çok oldu. Özellikle sanayide (beyaz eşya, otomotiv) garip bir ücret dağılımı var sanki. Bir fabrikadaki mühendis 20 bin alırken aynı işi yapan diğer fabrikadaki mavi yaka 40 bine yakın para alıyor. Bu kişilerin işyerinde çalıştıkları süreler birbirine yakın, deneyimleri de öyle. Mavi yakanın çalıştığı yerde sendika varmış. Sendika farkı mı bu sadece?
0
gnosis
(08.02.24)
Bir sebep de ben soyleyeyim: ozellikle metal iş kolunda sendika var, toplu iş sozlesmesi var, grev var. Beyaz yakalilar ise sinif bilincinden bihaber bir sekilde beyaz yaka olmanin boş ego tatmini ile yetiniyor, örgütsüz oldukları icin de patrona "aman ağam, tamam paşam" diyor. Düşük maaslara kimse ses cikarmayinca da patron "ne ala" diyor haliyle. Ama tabi honda haklı. Metal işçisi en kalifiye işçi grubu. Yine de örgütlü birçok is yerinde ucretler is kolundan bagimsiz olarak yuksektir.
0
prole
(08.02.24)
@prole Yine de ben, sendika olsun olmasın, mavi yakalıların beyaz yakayı neredeyse ikiye katlamasını garip buluyorum. Ne kadar sebep yazılırsa yazılsın kabul etmek istemiyorum sanırım. Bir mühendis kolay yetişiyor demek ki.
Takıldığım bir konu da şu: işyerine yeni giren mavi yakalılar işyerinde daha uzun süredir çalışan diğer mavi yakalardan fazla ücret alıyorlarmış. Yazılımdaki ne kadar iş değiştirirsen maaşı o kadar arttırırsın taktiği bunlarda da varmış. Kimse kıdem falan beklemiyormuş. Bunu da 2 yılda 3 işyeri değiştiren kalıpçıdan duydum. Eskiden çok iş değiştireni almak istemezdiler.
0
🌸gnosis
(08.02.24)
yeri geliyor mavi yaka öyle işle yapıyor ki. teknik olarak ve zorluk olarak beyaz yakanın çok üstünde faydası oluyor. mühendis derseniz bir sürü var. fakat işi bilen usta mavi yaka bulmak çok daha zor. o sebeple de kaçmasınlar diye daha çok para veriyorlar. mesela bir ürünün tasarımını beyaz yaka yapıyor fakat onu fiziksel olarak işleyecek o makinenin a'sından z'sine kadar her şeyini bile cnc Operatörü bulmak çok zor. veya argon kaynağı ustası bulmak çok zor. bir de bu insanlar bu işi yaparken hayatlarını tehlikeye atıyorlar. beyaz yakada bu durumlar yok. o sebeple kalifiye mavi yaka beyaz yakadan çok daha fazla kazanması çok normal
0
limonlu eksi
(08.02.24)
Arz - talep dengesi. Herkesin yaptığı iş çok değerli ve kendine göre zorlukları var. Piyasada işveren bakıyor, x işi için 1000 kişi bulabilirken y işini halletmek için 10 kişi buluyor. Bu durumda maaş dağılımı da arz - talep dengesine göre belirleniyor.
0
dejame
(08.02.24)
Ben soyleyeyim; Türkiye'de beyaz yaka denilen meslekler aslında değil.
Fransa'da satin almaci, planlamaci ne bileyim bankada çalışanlar falan bunlar beyaz yaka değil. Normal çalışan.

Beyaz yaka müdürler ya da iş olarak sendikanin kurallarinda yüksek tekniğe sahip olan mühendis vs gibi işler için kullaniliyor.

Türkiye'de kandirilmisiz hepimiz. Satin almacinin beyaz yaka olması diye bir şey yok, işçi yani. Ama işte satilmis bu insanlara.

Kısacası fabrikadaki düz mühendis adamlarin aslında mühendis olmaması lazımdı ama ülkede elini sallasan mühendis, avukat, öğretmen. E böyle olunca hele bir de metal sendikasi altında olunca insanlar daha kazanir daha değerli oldu.
0
logisticsmanager
(08.02.24)
Mavi yakanin yaptigi isi herkes yapamiyor, beyaz yakanin yaptigi herhangi bir isi 6 ay icinde herkese ogretirsin. Bence zaten hep mavi yaka daha cok maas almaliydi. Dengeler yerine oturuyor diye dusunuyorum. Beyaz yaka hakkini soramayan masa basinda curumeyi kendine zulum gormeyen hicbir seye gikini cikarmayan bi topluluk aldiklari maas cok bile.
0
nic cage
(08.02.24)
mavi yaka her yerde değerli. herkes soruyor başka ülkeye nasıl giderim diye. mavi yaka ol git. senin sütçü beybi üniversitesi diplomanı millet ne yapsın
0
ferenc
(08.02.24)
turkiye'de ve almanya'da muhendislik yapmis biri olarak konusayim. turkiye'de muhendislik falan pek yapilmiyor. muhendisin yaptigi isleri cogunlukla teknikerler falan da yapabiliyor cunku muhendisi kullanmayi bilmiyorlar. muhendisler biraz daha akli basinda ve sorumluluk bilinci olan insanlar oldugu icin tercih ediliyor olabilirler. kismen de yasal olarak sirkette olmalari gerektigi icin olabilir. onlardan faydalanamadiklari icin degerlerini de pek bilemiyorlar. vasifsiz biri gibi davraniyorlar.

muhendisin de yapacagi pek bir sey yok. yap denileni yapiyor iste.

mavi yaka da kucumsenecek bir sinif tabii ki degil ama dunyanin hicbir yerinde bunlarin maaslari esit falan degildir. turkiye'de olay cok sacma boyutlara geldi.
0
bohr atom modeli
(08.02.24)
yaw yurtdisinda da boyle bununla turkiye yeni yeni tanismaya basladi, cunku dunyada bir beyaz yaka enflasyonu var, sayisi artan seyin de degeri duser.

Mevzu su, normalde mavi yaka olarak kalmasi gereken bir guruh, boomer ailelerin gaziyla, oglum/kizim bak biz okumadik surunduk, sen oku kendini kurtar mottosu ile sikimsonik tabela universitelerinden diplomalar aldiklar. Parali ailelerin cocuklari da zaten ozel universiteye parayi bastirdi diplomalari topladi. Dunyada usta sayisinda ciddi dusus var, o yuzden el emeginin degeri ciddi artmis durumda.

Yurtdisindayim, muhendislik yapiyorum. Burda dil bilmeyi birak turkce yazamayan adamlar insaatta fayans doseyerek, siva yaparak benden iyi kazaniyor. Iyi kazanma derken, bende 3-5 lira fazla degil, benim senelik maasimin 3-5 katini 3-4 ayda kazaniyorlar. Bu arkadaslar 6 ay calisiyor, sonra 6 ay tatil yapiyor.
0
cooperr
(08.02.24)
bohr atom modeli + 1.

Ülkemizde mühendis teknisyenlik, teknisyen işçilik, işçiler amelelik yapar (ameli, yani beden işi anlamındadır).

Ekonomi sıkışınca ... mühendisler teknisyenlik bile yapmadığı için bir anda değersizleşti. Teknisyenler ise, teknisyenlik yapmaya başladıkları için mühendis yerine kullanılmaya başlandı. Tabii ki işveren de mühendis yerine teknisyen kullanmaya başladı. Teknisyenlik de saha tecrübesi ister, tecrübeli teknisyeni kolay bulamazsınız. vs.

Mühendisim. Meslek kötülemek değildir, malesef durum değerlendirmesi böyle.
0
alfired
(08.02.24)
tekrar gibi olacak ama ben de beyaz yaka tabirinin yanlış kullanıldığını düşünüyorum. bazı meslekler beyaz yaka olmadıkları fikrini kabul etmiyorlar. sanayide durum aslında her zaman böyleydi. matbaacılık sektöründen örnek vereyim. işletmeler iyi bir grafikeri rahat buluyorlar ama ofset ustasını, baskı operatörünü zor elinde tutarlar. maaşı az verdin mi başka yere geçiyorlar.
0
jepa
(09.02.24)
1. İhtiyaç olandan çok daha fazla üniversite mezunu, mühendis var, bu kadar insanı istihdam edebilecek kadar yeni yatırım yok. Türkiyede sanayi&üretim hala emek yoğun olarak devam etmektedir.

2. Herkes üniversite okuyunca çıraklık-kalfalık-ustalık şeklinde ilerleyen zanaat işlerinde artık yeni personel yetişmiyor. Meslek liseleri işlevini yitireli çok oldu.

3. 1950'lerden sonra kırsaldan gelip şehre yerleşen ilk nesiller eğitim & meslek olmadığından çok zor şartlarda, az paralara çalıştı, çok ezildiler.
Çocuklarının bu şekilde yaşamasını istemediklerinden üniversite eğitimini olmazsa olmaz gördüler.
2000'lere kadar bence bu düşünce yanlış da değildi, sonrasında şehirlerde ki nüfus artışları ve yeni göçlerle durum tersine dönmeye başladı.

4. Sanayi ortamınında mavi yaka için iş ortamı vardiya, fazla mesai, gün içerisinde birkaç kısa çay molası, haftada 1 tatil, resmi tatillerde çalışma, dini bayram ve tatillerde en kısasından tatil demek.

Şuan ki genel talep masa başı iş, cumartesi pazar tatil, 8-5 mesai saati, bedensel çalışma gerektirmeyen, merkezi yerlerde olan işlerde,

5. Bir de özellikle personel açığı bulunan işlerin çalışma şartları ağır oluyor, kalıp-demir ustasının günlüğü 2000-2500 ancak it bağlasan durmayacak inşaatlarda kışın soğukta, yazın sıcakta iş kazası riskinin yüksek olduğu yerlerde çalışıyorlar.
Fabrika ortamında operatörsen, üretim bandında çalışıyorsan sürekli ayaktasın,

Sanayi siteleri, merdiven altı üretim yapan yerlerde ki insanlık dışı çalışma şartları saymıyoum bile.

6. Bu işler yurtdışında da çok değerli özellikle bu ekonomik sorunların iyice artmasıyla birlikte fırsatını bulan yurtdışına çıktı.
Turizm sektörü de buna dahil yetişmiş birçok personel maaşların azlığından ve çalışma şartlarının ağır olmasından kaynaklı körfez ve asya ülkelerine kaçtı.

7. Birde mavi yaka personeller çok daha kolay iş değiştiriyor, molarlarda, serviste(ortak servis olan yerlerde patronlar bundan çok dert yanar) sürekli iş para konuşulur, kim daha iyi para veriyorsa oraya geçiyorlar.


8 yıl mavi yaka işlerde saha da çalışmış, şu an kocaeli bölgesinde bir organize sanayi bölgesinin yönetiminde 11 yıldır çalışan biri olarak yazdım bunları.
0
sealth
(09.02.24)
Yaşadığım şehirde 22 yaşında birisiyle tanıştım. Ben 29 yaşındayım ama kendisi yaşından olgun ve ağır başlı duruyordu.
Ailevi sıkıntılardan ötürü üniversiteye gidememiş aşçılık falan yapmış.
Sonra sanayi için 3d modelleme öğrenip cnc işine girmiş 3-4 sene önce.
Şuan çocuğa 2500 dolar maaş veriyorlar. Hem cihazı kullanabiliyor hem de modeli pc den ayarlayabiliyor diye.

Ben de 4 yıllık bilgisayar mühendisiyim, 2000 dolar bile almıyoruz. Ama düşününce meslek fazlalığının, eğitimin kalitesizliğinden falan.. bir kaç mühendis dışında kimse öyle şirkete veya teknolojiye yön verecek işler yapmıyor, işlerde çalışmıyor.

Memur gibiyim bir ekran isteği geliyor, mobilde kodluyorum. Ekran geliyor, webde kodluyorum. 3-4 yıldır istekler de çok değişmiyor, yani yeni bir şey öğrenmemi gerektirecek bir durum da yok şirket içinde, aynı ekranların farklı işlevde olanlarını kodlayıp duruyorum.

Böyle düşününce evimde yattığım yerden, çalışma zamanımı kendim ayarladığım bir sistemde ben 3-4 yıllık tecrübeyle 50 alayım, sanayide ter dökenler 70 alsın okeyim yani. Onların boş vakti bile olmuyor. Ben kendime zaman ayırabiliyorum, hobilerimle uğraşabiliyorum, gezebiliyorum.

Ben de rahatlıktan vazgeçip dilimi ilerletip hard skillerimi geliştirsem bana da 3-5 bin dolar verirler ama işte memur gibi takılınca böyle oluyor, mavi yaka geçer tabi biz koltukta toto büyütüyoruz.

Ha öte yandan ekibimizin başındaki yazılımcı çok daha zeki olmasına, çok daha kafa patlatmasına rağmen 70bin alıyordur diyelim, yine bizim sanayideki arkadaş ondan çok kazanmış oluyor. Belki bu kısımda bir adaletsizlik olabilir evet.

Burada da belki o mühendisin şirkete kattığı kar ile, sanayideki arkadaşın şirkete kazandırdığı kar ya aynıdır ya da sanayi daha fazla para getirtiyordur, onunla ilgili de olabilir.
0
ananiyimioguz
(09.02.24)
Olay donup dolasiyor su soruya geliyor: patron islerinin devamliligi/kalitesi acisindan kimin gitmesini istemez ve bu gitmesini istemedigi adamlari tutmak icin minimum ne kadar maas verebilir?

Beyaz yaka denen cogu kisi kendini kaf daginda gorse de varliklari yokluklari bir.Istifa etseler baska birini koy yerine kisa surede adapte olur ayni sekilde isler devam eder. Buna karsi tecrubeli bir elektrik teknisyenini dusun.Yeri gelir bu teknisyen ince bir dokunusla yurt disindan servis gelmesini engeller on binlerce euroluk zarari engeller.Patronlar aptal degil.Zaten bu sekilde sonuclara pozitif etki eden beyaz yaka oldugunda onlari da kaybetmemek icin kesenin agzini aciyorlar
0
turkuaz
(09.02.24)
Bu başlığı gördüm ve eklemek istedim: eksisozluk.com
0
🌸gnosis
(23.02.24)
(9)

avrupa'da calisanlar nasil para biriktiriyor?

antikadimag
ortalama maaslara bakinca genelde 3-5k euro arasinda oldugunu goruyorum. ki bunlar oyle giris seviyesi pozisyonlar da degil. vergileri, kirayi ve yasam masraflarini dusunce kenara ayda 1k euro ancak atilabiliyor gibi. bu hesapta gozden kacirdigim bir sey var mi?turkiye ile karsilastirmiyorum bu arad
ortalama maaslara bakinca genelde 3-5k euro arasinda oldugunu goruyorum. ki bunlar oyle giris seviyesi pozisyonlar da degil. vergileri, kirayi ve yasam masraflarini dusunce kenara ayda 1k euro ancak atilabiliyor gibi. bu hesapta gozden kacirdigim bir sey var mi?

turkiye ile karsilastirmiyorum bu arada. amerika'da veya korfez ulkelerinde insanlar bunun 3-5 katini ayda kenara rahatlikla atabiliyor.

bekar, kiraya cikan biri avrupa'da yasayip kenara 1000 euro'dan fazla atabilir mi? (isvicre, luxemburg istisna diye biliyorum. almanya, ingiltere, fransa, hollanda, italya, ispanya dusunelim.)
0
antikadimag
(08.02.24)
benim bildiğim öyle çok da biriktirmiyorlar. çünkü evi bile taksitli alabiliyorlar bu yüzden birikmiş paraya pek ihtiyaçları yok. düğün dernek desen zaten öyle bizdeki gibi para harcamıyorlar.
uzun lafın kısası birikmiş bir paraya ihtiyaçları olacak hacimde büyük harcamaları olmuyor.
0
wild honey suckle
(08.02.24)
Abi şimdi amerika gibi olmamasının sebeplerini yazayim;
isten atilma riski az ve isten atilmak zor. Yani benim bir saniye bile işten atılma korkum yok. Bu acayip bir rahatlik. Şu an biraz bakarsanız Amerika'da işten çıkarılan bir sürü yazilimci vs var. Bunlar Avrupa'da o kadar kolay olamıyor haliyle arada fark var.

Buna ek olarak sağlık sistemi de öyle. Evet Amerika'da çok süper bir firmada calisirsan iyi sağlık sigortan olur. Ben Fransa'da eşim dahil olarak ayda 45€ ödüyorum, içinde diş ve göz vs hepsi var. Geçmiş hastalık falan diye bir goygoy yok.

Ev almak için 25 yıl kredi cekebilirsin.

Eğitim ücreti amerika ile kiyaslanamayacak kadar ucuz.

Bu arada bahsettigin ülkelerdeki gelir farki Avrupa'da daha az. Yani gelir esitliginin olaylarından biri de bu.

Avrupa'nın kötü yönleri var. Avrupa vs amerika sadece para diye bakarsak amerika daha iyi tabi. Ama covid dönemi sirketin amerika ofisinde isten cikarma olurken burada hiçbiri olmadi. Misal su anda da isten cikarma olmasin diye uğraşıyorlar avrupa bölgesinde çünkü çok zorlu süreç işten cikarmak.
0
logisticsmanager
(08.02.24)
Bu arada Amerika'da gidip yıllık 150 bin kazanan adama bakarsak evet de Amerika'da insanlar rahatca 5 bin dolar mi kenara atiyor?
Median us salary 59 bin
Median france 39bin

Amerika'da çok yüksek gelir grubuna sahip olanlar rahatca atar evet ama genel Amerika kişi başına zenginligi bir Fransız'dan düşük misal.


Bu arada kişinin aylık kenara atabildigi para oranina bakarsan istatistik olarak Amerika düşüşte bayadir ve ortalaması Avrupa'dan düşük.
Fransa 2022 17.1%
Amerika 3.33%
0
logisticsmanager
(08.02.24)
avrupada insanların para biriktirmeye çok ihtiyacları yok. mesela bizde yamyam kültürü oldugu için erkek bir dügün yapacak diyelim. tüm akraba sülük gibi yapışıyor adama. bir evlenme muhabbeti için 300 , 500 k paralar gidiyor. avrupada böyle bir saçmalık yok. bu sadece bir örnek. ev deseniz taksitle uzun vadede alabiliyorlar. araba desen 3 , 4 maaşları kadar. tatil v.s deseniz zaten ülkelerinin parası degerli. yurtdışına gittiklerinde az parayla çok tatil yapıyorlar. ultra zengin olma tutkusu yoksa bu insanlar niye para biriktirsin ki?
0
limonlu eksi
(08.02.24)
Eger birinci onceliginiz para biriktirme ise Avrupa kesinlikle dogru adres degil.Gene de eger para biriktirmek temel motivasyon ise Avrupa'da 5K€'dan yuksek maas+yillik bonus+hisse sendi vb. sartlar olmali.
0
turkuaz
(08.02.24)
Ben insanların abd ve avrupa'da ne kadar birikim yapabildiklerini detaylı olarak bilmiyorum açıkçası. Onun için sizin söylediğiniz oranları doğru varsayarak gideceğim.

Öncelikle 5k maaş alıp 1k kenara koyabiliyorsanız bu maaşınızın %20'sini biriktirebildiğiniz anlamına geliyor.

Şimdi dönüp bir de dünyadaki yaşam standartlarına bakalım. İdealize bir pencereden değil de, dünyanın diğer bölgelerine kıyasla düşünelim. Böyle bakınca ortalama bir avrupalı sağlıklı gıdaya erişimde, sığınma ve ulaşım ihtiyaçlarının karşılanmasında, eğlence ve sanatsal faaliyetlere ulaşımda, eğitim kalitesinde ve çalışan hakları konusunda dünya ortalamasının üzerinde ve euro bölgesi de kalkınmış bir alan durumunda.

O halde buradan alınan maaştan yapılan harcamaların hayat kalitesini sağlamada etkinliğinin büyük olduğu ve kenara atılan paranın da bir "güvence" sağlamaktan daha çok bireysel zenginliği artırmaya yönelik olduğu sonucuna ulaşabiliriz sanırım. Yani ihtiyaç için değil lüks için birikim yapılıyor olmalı daha çok. Bu da birikiminize dokunma olasılığınızı azaltıp onun yerinde kalmasına yol açarak uzun vadede abd'deki birinden daha fazla zenginlik üretmenize yol açabilir. Yaşadığınız bölge ekonomik olarak da stabil bir yer olduğu için yatırımlarınız gerektiği şekilde yönetilip, sağlam yerlerde değerleniyorsa çok da birikim yapılamıyor diyemeyiz sanırım.

ABD ölçeğinde düşününce ABD'de vergilerin Avrupaya göre düşük olduğu, ve sağlık hizmetleri gibi pek çok kalemin sigorta kapsamında olmayabileceği ihtimalinin yüksek olduğunu da biliyoruz. Örneğin ABD'de kapsamlı bir sigortanız da olsa hatta gittiğiniz hastane sigortanız kapsamında olsa dahi sizi tedavi eden doktorun sizin sigortanız kapsamında olmayabileceği durumlar ortaya çıkıyor. Kısacası daha fazla para tutuyorsunuz, ancak tuttuğunuz parayı daha fazla harcamanız gerekiyor. Çünkü amerikalıların da dediği gibi, hiçbir şey bedava değil. Avrupa bu bedava olmayan ihtiyaçların giderleri için haliyle daha fazla vergi topluyor ancak bunlar düzgün bir şekilde idare de edebiliyor. abd'de ise kişisel ihtiyaçlarınıza göre harcamalarınızı siz yönlendiriyorsunuz. Haliyle birikim yapmak kritik öneme sahip ve elzem. İnsanlar zenginliği artırmanın ötesinde bir güvence sağlamak için de birikim yapmak konusunda motivasyon hissediyor. Ancak birimlerinizi aktif şekilde kullanmaları da gerekiyor. Sizin denkleminizdeki eksik kısım bu noktada yoğunlaşıyor.

Bu söylediklerim sizin verileriniz ve genel geçer bilgilerin eşleştirilmesinden ibaret tabi ki, nokta atış olarak gerçeği yansıtmasa da gerçekten çok da kopuk değil.
0
akhenaten
(08.02.24)
@logistics; ortalama bireyde cok fark olusmayabilir ama amerika'da beyaz yaka olarak calisan biri kolaylikla 6 figures kazanir. kolaylikla diyorum. ve bu herhangi bir meslekte.

bilgisayar muhendislerine bakarsak onlarin zaten giris maaslari 100 bin dolar. buradaki refah her zaman sok ediyor beni. simdi h-1b calisma vizesi kurada cikmadigi icin sirketin diger ofislerine transferi dusunmeye basladim ama maasim yaridan da aza iniyor.

is guvenliginin olmamasi ciddi olarak tek eksisi olabilir. aslinda o da cok onemli degil ama son 1 senedir layoff layoff ustune. bizim sirkette 6 ayda bir performans degerlendirmesi yapilip alttaki %5 kesiliyor. gecen selam verdigin elemanin ertesi gun kovuldugunu ogreniyorsun. hicbir zaman kendini rahat hissedemiyorsun.
0
🌸antikadimag
(09.02.24)
@edmond; para konusu cok dogru. buradaki herkesin ana gundemi para. hicbir sekilde kultur olmadigi icin hayat tamamen ne kadar para kazanabildigin ve o parayla ne alabildigin uzerinden donuyor. para etmeyen seylerin hicbir ama hicbir onemi yok. korkunc bir yer aslinda.

ama bir yandan da hepimizin para icin calistigi gercegi var. madem gurbetteyiz mumkun oldugunca cok para kazanalim diyerek goz yumuyoruz. cogu insan da boyle dusunuyordur. yoksa buradaki hayatin ozenilecek bir yani yok.
0
🌸antikadimag
(09.02.24)
kardesim berlinde mimar, ayda 1000 avro kenara atiyor bildigim kadariyla ama pek "yasadigini" soyleyemem, fotosentez yaparak basariyor bunu. kirasi 1000 avro, bisikletle ise gidip geliyor, araba falan yok, berbere bile gitmiyor, sosyal hayat sifira yakin.
0
cooperr
(09.02.24)
(4)

Acil teknik yardım

gergedan
Merhaba, pdf sunumu büyük ekranda pointer ile geçmenin bir yolu yok mudur? Acil yardıma muhtacım
Merhaba, pdf sunumu büyük ekranda pointer ile geçmenin bir yolu yok mudur? Acil yardıma muhtacım
0
gergedan
(06.02.24)
View'da full screen modu olması lazım. Pointer ile oluyor mu bilmiyorum ama laptop sag/sol tuşları ile geçiyor.
0
logisticsmanager
(06.02.24)
Benim harici bir ekrana bağlamam gerekiyor
0
🌸gergedan
(06.02.24)
Harici ekrani duplicate değil extend yap, oraya pdf extend yap, pdf orada ac. Nasıl olacağından çok emin değilim ama pdf'de öyle ppt gibi présentation yok.
0
logisticsmanager
(06.02.24)
Tesekkur ederiö deneyeceğim
0
🌸gergedan
(06.02.24)
(9)

İstifa etmiş gibi gösteren işveren?

Kahvedesu
İhbarımı vermemek için böyle yapmışlar. Arabulucuya gittim. Mahkemeyi kazanma olasılığım var mı? 28 bin falan almam gerekiyor.
İhbarımı vermemek için böyle yapmışlar. Arabulucuya gittim. Mahkemeyi kazanma olasılığım var mı? 28 bin falan almam gerekiyor.
0
Kahvedesu
(06.02.24)
istifa dilekçesi imzalayıp verdin mi? nasıl göstermişler?

geçmiş olsun.
0
gabe h coud
(06.02.24)
Böyle bir şey yok.
0
🌸Kahvedesu
(06.02.24)
iş mahkemeleri her zaman işçinin yanındadır. bir şey imzalamadıysan, sgk çıkış kodunu istifa gibi yaptılar ise, onlar istifa dilekçesi sunmak zorundalar. sunamıyorlar ise tazminatını ihbarını verecekler. bir de üstüne işe geri dönüş davası patlat 5-6 maaş da öyle alırsın geçmiş olsun.
0
delidir yakalayin
(06.02.24)
Yani şunu yapan iş yerini yerle bir etmeyen sosyal devlete de ne diyeyim.

Kazanma olasiliginiz, son bütün duyurular sonrasi, yüzde yüz. Millet neleri kazaniyor, bunu kazanmama olayi yok.
0
logisticsmanager
(06.02.24)
yani kesin konusmak istemem de bunu yapan is yerinden o parayi bagirta bagirta alirlar hocam canini sikma. gerektigi yerde de bir is avukatindan yardim almayi ihmal etme.
0
bay b
(06.02.24)
Aynen ellerinde istifa mektubu yok. İhtar çektim ya işimi verin ya ihbarımı diye. Adamlar istifa diye çıkış vermiş. Bugün de arabulucuya gittim. Ben işe iade olmak istemiyorum. İhbarımı versinler yanlarına da kalmasın. Belirsiz ücretsiz izne yolluyorlar, ne kadar belirsiz olduğu da belli değildi.
0
🌸Kahvedesu
(06.02.24)
Davanın arkasında dur. Çıkış koduna uygun belge/delil vs. sunamazlar ise kazanma ihtimalin çok yüksek.
0
diyecevaplandı
(06.02.24)
istifa diye göstermeleri senin istifa ettiğin anlamına gelmiyor. siz haklı nedenle fesih yaptıysanız sgk ya bildirilen işten çıkış kodu önemli değil. bazı durumlarda istifa mektubu olması bile durumu değiştirmeyebiliyor.
0
turuncu tonlarda
(06.02.24)
Yapamaz. Yok öyle bir şey. İşe iade davası aç, aradaki farkı da al. Sonra bas istifayı. Kanun görmemiş onlar. Türkiye'de kalburüstü işleyen tek mahkeme iş mahkemesi olabilir. Kazanma olasılığı %99.
0
nawar
(06.02.24)
(12)

Yapana imrendiğiniz bir şey?

bugisme
Nasıl yapıldığı hakkında hiç bir fikrinizin olmadığı ama yapana saygı duyup yaptığı şeyin çok zor olduğunu düşündüğünüz şey nedir? Örnek: pilotluk ya da piyanist vs.
Nasıl yapıldığı hakkında hiç bir fikrinizin olmadığı ama yapana saygı duyup yaptığı şeyin çok zor olduğunu düşündüğünüz şey nedir?

Örnek: pilotluk ya da piyanist vs.
0
bugisme
(05.02.24)
Turkiye'de futbol hakemligi
Cerrahlar: ben dusundukce igreniyorum, adamlar kadinlar bagirsakmis, prostatmis nelerle ugrasiyorlar, kesip dikiyorlar.
0
freedonia
(05.02.24)
Askerlik ve polislik
Itfaiyecilik

Hayatlarını tehlikeye atmalari çok enteresan geliyor.
Pilot umrumda değil de savaş pilot baya fantastik bir olay misal.

Imrenmiyorum tabi, sadece hayatını tehlikeye atan kişilere saygım var.
0
logisticsmanager
(05.02.24)
cerrahlık +1

benim için ameliyat yapmayan doktor tam doktor sayılmaz. bana göre tabi.
ek olarak -otopsi yapan adli tıp uzmanları

-lağım temizleyicileri
-hayvanat bahçelerinde özellikle vahşi hayvan bakıcıları
-dağcılar
-miras yoluyla değil liyakat sahibi, çok büyük holdingleri, markaları yöneten ceo'lar
0
jepa
(05.02.24)
Bir video seyrettim. Kaya tırmanıcısı bir kız vardı. Ona çok imrendim en son. Çok güçlü olmalı. O seviyeye gelebilmek için çok çalışmış olmalı.
Zevk aldığı bir şey için o kadar motive olabilen insanların yüreğinde asla kötülük, haset barınmaz diye düşünüyorum.
O işi yaparken asla başka bir şey düşünemiyor olmaları onları tüm streslerinden arındırıyor olmalı.
Bir de motor kullanan kızlara çok imreniyorum.
0
Tina
(05.02.24)
Sağlıklı, kaslı vücudu olan
El lezzeti olan gastronomi bilgisi yüksek
Müzik kulağı olan insanlar

Bu kişilere imreniyorum.

Tüm insanlara saygı duyuyorum o ayrı, herkesin hayatı birbirinden zor.
0
ruhen hastayim ben
(05.02.24)
havada takla atabilen bir kiz var. iki uc kez bile atiyor. ben zeminde bile zor. cok imreniyorum. instagram gonderilini izleyip ic greciriyorum.
ip atlayabilenlere, hele boyle sekilli atlayabilenlere de imreniyorum.

enstruman calanlara imreniyorum.

zor degil belki ama disiplin isteyen isler... o da bende yok...
0
supergirl
(05.02.24)
guzel dans edenler ve jet pılotlari.
0
durgunfoton
(05.02.24)
Gazzedekilerin hali.
Adam, tanınmayacak haldeki çocuğunu iki eliyle tutarak yine aşırıya kaçmadan sakin bi şekilde üzülüyor..
0
diyecevaplandı
(05.02.24)
absolut kulak+1

bunun yanında mühendislik alanında (özellikle bilgisayar/ee) devrim yapan kişilere inanılmaz imreniyorum, tanışma şansım olduysa da peygamber gibi bakıyorum.

(bkz: erdal arıkan)
0
gule gule
(05.02.24)
Cerrah lar

Adam icini aciyor
Sorunu buluyor
Duzeltiyor
Sonra kapatiyor
Ve iyilesiyorsun
0
duyurukullanıcısı
(05.02.24)
belirli bir süre düzenli olarak calisthenics yapanlara
amatör olarak koşmasına karşın maratonu mesela 3:30 altında bitirenlere

bunlar yapmak isteyip de henüz yapamadıklarım.

bunların dışında cerrah +1
sıfırdan ciddi bi' yere gelenlere ( hırsla değil ama azimle ) hırsa karşı önyargılıyım biraz.
0
kumandanim
(05.02.24)
epey dusundum ve "ben bunu herhalde yapamam" dedigim tek sey sinir karakolunda askerlik olurdu diye dusunuyorum.

cerrahlik pilotluk ozel bir sey gerektirmiyor. lisansini al pazartesi basla isleri onlar fakat bu apayri bir sey. gecenlerde eski bir tv programinda bir tugay komutanini izledim. anlattigina gore bir tepenin sivrisini siper alarak kurulan cadirimsi bir yerde iki aya yakin kaliyorlarmis askerler siniri korumak icin. tuvalet yok banyo yok ve 24 saat olum tehlikesi ile bas basa. nitekim o donem yapilan bir baskinda da sehit oldu bircogu.

gercekten insana hayatini sorgulatiyor. bu hayat hic adil degil.
0
bohr atom modeli
(05.02.24)
(4)

lidl market kalite

ted
merak ettiğim bir şey var. bu lidl gibi marketlerin kendi ürünleri oluyor ya onların kalitesi türkiye'deki hangi markalara denk geliyor genelde?
merak ettiğim bir şey var. bu lidl gibi marketlerin kendi ürünleri oluyor ya onların kalitesi türkiye'deki hangi markalara denk geliyor genelde?
0
ted
(04.02.24)
Türkiye ile kiyaslamak zor çünkü lidl Avrupa'da olduğundan oranın kurallarına uyuyor. Fiyatlarını düşük olmasının sebepleri kalite değil direkt.

Şöyle ki lidl ilk çıktığında şunu yapti;
Misal carrefour'da 100 marka var. Tamam dedi ben her üründen max 1-2 marka yapıcam. Bunları da çok büyük miktarda alacağım. Bu şekilde çeşitliliği az tutup yüksek miktar alınca fiyatı düşürdü.
Buna ek olarak marketlere para harcamadi, kartonla koydu.
Ürünlerin paketine para harcamadi.
Pazarlamaya çok para harcamadi. Daha az çalışan çalıştırdı.
Kısacası az kalite değildi.
Şu an ama en azından Fransa'da taktikleri değişti. Magazalara para harcanıyor, normal marketlerde olan ürünler de oluyor ve açıkçası fiyat olarak çok acayip bir farkini ben görmüyorum.
Bu sebepten kendi ürünleri migros vs gibi yerlerin kalitesinde.
Bu arada magazalarin değişimini böyle görebilirsiniz; benim Fransa'da girdiklerim hep bu halde.
www.google.com

Zamaninda macaristan'da ama bu aşağıdaki gibiydi;
www.google.com

Ve cek cumhuriyeti'ne gittim geçen sene. Orada da böyleydi. Neyse yani batı Avrupa'da magazalar falan cok değişmiş gibi, eskisi gibi ucuza oynamıyor. Onun aksine misal Fransa'da daha ucuz netto falan var.
0
logisticsmanager
(05.02.24)
Lidl = Carrefour
Aldi = Şok
Edeka = Atanamayan migrosumsu
0
hain kostokk
(05.02.24)
ben aldi'i hic begenmiyorum bana yakin olanlar cok pis belki ondan, gitmiyorum, yorum yok.
Lidl daha derli toplu, urunleri iyi. birinci sinif birsey dusunme, kotu degil.
Migrosun falan kendi urunleri gibi dusunebirsin.
0
durgunfoton
(05.02.24)
bence lidl ve aldi ayni. ikisi de bim'in duzenli magazalari kalitesinde. a101, sok ve bim'in genel magazalarinda koku, duzensizlik hakim. ama bim'in bazi magazalari duzgun ve az elit goruntude.
0
buenosdias
(05.02.24)
(6)

yurtdisinda is bularak göcenler, diploma denkligi zorunlu mudur?

fernando mustafa
almanya ve avusturya icin merak ediyorum bu konuyu, is bulan bir arkadasim ceviri ve apostil yeterli dedi, benim diplomanin ingilizce cevirisi ve apostili var bunlar yeterli olur mu acaba? bir yerde özel sirketler icin gerekli degil diye okumustum ama emin olamadim
almanya ve avusturya icin merak ediyorum bu konuyu, is bulan bir arkadasim ceviri ve apostil yeterli dedi, benim diplomanin ingilizce cevirisi ve apostili var bunlar yeterli olur mu acaba? bir yerde özel sirketler icin gerekli degil diye okumustum ama emin olamadim
0
fernando mustafa
(04.02.24)
Meslekten mesleğe değişiyor. Eşim mühendis, ondan kimse denklik istemedi (imzası gereken bir alanda uzman değil). Ben psikoloğum; denklik olmadan iş bile arayamiyorum. Genelde sağlık sektöründe zorunlu gibi.
0
fraise
(04.02.24)
Meslekten mesleğe değişebilir. Ben Fransa'da iş ararken sadece bir tek yer istemişti. Onun dışında kimseye diploma vs bir şey vermedim. Tedarik zinciri
0
logisticsmanager
(04.02.24)
almanya için mesleğe göre değişir. avusturya gibi pek göçmen almayan bir ülkeye şirket içi transferle gidilir genelde. o yüzden gerek olmaz
0
ferenc
(04.02.24)
cevaplardan zorunlu olmadigini ama meslek ve firmaya göre fark ettigini anliyorum, cok tesekkürler
0
🌸fernando mustafa
(04.02.24)
Usttekilere katilarak; kucuk bir trick var. Mavi kart vb. ulkede eksik olan meslekler kategorisinde avantaj saglanan uzman personel olarak vizeye basvuracaksaniz. O zaman yaptiginiz isin imza atma yetkisine bakilmaksizin otomatik olarak, o isi yapabilecek sertikasyonunuzun oldugunun ispati dolayisiyla denklik gerekir.

Dolayisiyla nasil bir vize/oturum basvurusu yapilacagi da faktor olabilir.
0
wallcan
(05.02.24)
çeviri ve apostil varsa zaten noter onayı da var demektir. zaten sağlanabilecek en yüksek seviyede gözüküyor. hayırlı olsun.
0
anathemamen666
(07.04.24)
(2)

Schengen vizesi başlangıç tarihinden sonra giriş yapmak

royal
Merhaba,15 Mart tarihinde başlayacak Schengen vizesini ilk olarak 20 Nisan tarihinde giriş yapmak için kullansam, sonraki vizeleri alırken bu vizeyi başlangıç tarihinde kullanmadığım için sorun olur mu? Önceki vizelerimde hep vize başlangıç günüm seyahat başlangıç günüme denk geliyordu, bu sefer viz
Merhaba,

15 Mart tarihinde başlayacak Schengen vizesini ilk olarak 20 Nisan tarihinde giriş yapmak için kullansam, sonraki vizeleri alırken bu vizeyi başlangıç tarihinde kullanmadığım için sorun olur mu? Önceki vizelerimde hep vize başlangıç günüm seyahat başlangıç günüme denk geliyordu, bu sefer vize çıktıktan sonra plan değişikliği yapmak zorunda kaldım ama yine vizeyi aldığım ülkeye giriş yapacağım.

Teşekkürler.
0
royal
(04.02.24)
olmaz.
0
atacaksinfinke
(04.02.24)
Olmaz. Aileme her sene vize veriyor fransa, her sene vize başlangıç tarihi vizeyi onayladıklari tarih oluyor. Ama onlarin girişi 1 ay sonra falan.
0
logisticsmanager
(04.02.24)
(7)

SGK yerine BES

tchuck
Eşim bir süre önce freelance'e geçti. haliyle bir SGK kaydı kalmadı.benim şirketim üstünden sigortalı yapmamı istiyor.ama ben mantıklı düşününce, bunu aşırı saçma buluyorum.bizim mevcutta özel sağlık sigortamız var. zaten özel hastanelere vs. gidiyoruz.sgk ya her ay 7000tl küsur tl maliyet ödeyeceği
Eşim bir süre önce freelance'e geçti. haliyle bir SGK kaydı kalmadı.
benim şirketim üstünden sigortalı yapmamı istiyor.

ama ben mantıklı düşününce, bunu aşırı saçma buluyorum.

bizim mevcutta özel sağlık sigortamız var. zaten özel hastanelere vs. gidiyoruz.

sgk ya her ay 7000tl küsur tl maliyet ödeyeceğime, bu 7000 küsur TL'yi onun BES'ine atayım diyorum. bu ona çok mantıklı gelmiyor olsa da (genlerimizdeki 'bi sigortalı olalalım' mantığı yüzünden) bana mantıklı geliyor. altın veya yabancı hisse odaklı fonlara atıp her ay bu parayı biriktirse, 56 yaşından sonra devletin ona ödeyeceği emekli maaşından fazlasını alacağını düşünüyorum.

siz ne düşünüyorsunuz? sizce bu mantıklı mı?
veya ben bu 7000 küsur tl'yi, 250 dolar olarak sabitleyip 250 doların o günkü TL değerini de BES'e atabilirim.

sgk'lı olmaktan daha mantıklı değil mi?
0
tchuck
(04.02.24)
Hayır mantıklı degil. Uzun teknik detaya girmeden yazayım. Bir kişinin sgk'sı yoksa tamamlayıcı saglık sigortası iptal oluyor. Onun yerine çok daha yüksek para ödeyip tam saglık sigortası yapmanız gerekiyor. Onun için arada ödeyeceğiniz fark zaten hesabını yaptıgınız 7000 liraya denk geliyor. Onun dışında bes denilen şey matematiksel olarak paranın pul olması anlamına geliyor. Ekşide çok güzel uzun uzun anlatmışlar. Ayrıca yaş 56 olduktan sonra illaki sgkya ihtiyacınız olacak. O yaştan sonra da hala özel saglık sigortası ödemeye devam edip her sene yüksel bedellere kendinizi ipotek edeceksiniz
0
limonlu eksi
(04.02.24)
@limonlu eksi,

abi 5 senedir özel sağlık sigortamız var. tamamlayıcı sağlık sigortamız yok. zaten tamamlayıcı sağlık sigortasında bizim kapsamasını istdiğimiz hastaneler de yok. o yüzden zaten bu sigortayla ilgili bahsettiğin madde doğru değil, zaten 7000tl'ye de denk gelmior. geçen sene karı koca toplam 33bin tl ödeme yaptık. kişi başı aylık 1500tl'den aza denk geliyor.

BEs kısmında ise neye göre pul olduğunu anlamadım. TL olarak tutmayacağım BES'imi. altın endeksli veya eurobond vs. endeksli olark tutacağım, ki halihazırda da öyle tutuyorum. Geçen seneden bu seneye dolar bazlı %20 kazanç sağlamışım BES'imde, devlet katkısı hariç.
0
🌸tchuck
(04.02.24)
Sigorta konusu bizim ülkede olduğundan farklı algılanıyor.

Arabaya kasko yaptırmayayım, kasko parasını ayrıca biriktireyim mantığı gibi bir şey söylüyorsun. BES'e para atma seçeneğinde Allah Korusun yarın senin başına bir tuğla düşse, çalışamaz hale gelsen o BES'e attığın para kaç gün götürür sizi?

Her şey sonsuza kadar normal akışında giderse, söylediğin yol güzel tabii de, yarının ne getireceğini nereden biliyoruz ki?
0
Mirket
(04.02.24)
sağlıklı olduğunuzda hesabınız tutar da hastalık halinde çok pişman olursunuz.

tamam bir ameliyat olacaksın ve özelde karşılıyor ama (umarım asla olmazsınız) kanser vb hastalığınız çıkarsa, özelde bu işin altından kalkmak çok zor.
0
bir ileti paylastim
(04.02.24)
işin sağlık ve özel hastane-tamamlayıcı sağlık sigortası kısmını hiç bilmiyorum eğer bunlarda bir sorun yoksa, söylediğiniz gibi yapıp sgk yerine bes'e geçen kişiler duydum.

ben bes'i çok önemsiyorum 2 tane bes'im var. birine ciddili ödeme yapıyorum. "paranın pul olması" kısmı tamamen bes'i hiç bilmeyen insanların söyledikleri. böyle diyenlerin tamamı bes hesaplarına dokunmayan, fonları yönetmesi gerektiğini bilmeyen kişiler. birinden duydum mesela param pul oldu 4-5 yılda keşke baştan çıksaydım boşa gitti falan bi baktım yıllarca bir kere açıp fonları değiştirmemiş. tüm para %30 katkı ile beraber borçlanma araçları, başlangıç fonu gibi yerlerde. en saçma hisse fonlarının bile %50 getirdiği 2023'de adam %15 getirmiş :) hayır ben de iyi bilmiyorum ki, düz altın fonu, atak ya da agresif değişken fonlara atıp geçiyorum. şimdi baktım eylülden beri altın fonu %23 vermiş, ee buna %30'da devlet katkısı var daha ne isteyeyim ben?

bir diğer konu ise "parayı x dolar kuruna" sabitlemek. işte bunu yapmak lazım. yine bir arkadaşımdan gördüm adam 2019'da bes'e 250 lira ile girmiş, hala her ay 250 yatırıyor ve ilk aylarda iyi gözüküyordu ama bence mantıklı değil diyor :) bes'i ülkede 10 kişiden 1'i falan anlayarak bilerek kullanıyor. mesela haziranda ben fonlarda hisse fonlarına geçmiştim borsa burdan hikaye yazar yeni ekonomi yönetimi ile falan, ilk ay dolar uçunca "aha batırdık" modundaydım ama sonra telafi etti, eylül ekim gibi tekrar fon değiştirdim. minimum yılda 2-3 defa değişiklik gerekiyor.

sgk mı bes mi desen sanki bes daha iyi bilemiyorum. sgk eskisi gibi değil, ülkede 24 milyon sigortalıya karşılık 16 milyon emekli var. 43 yaşında emekli olanlar var ya :) nüfus artış hızı da azaldı tr'de, 20-30 sene sonra 30-40 milyon emekliye bakacak 40-45 milyon çalışan olur mu? mümkün değil. geçen duyuru da açmıştım endişelerim var diye ve bes'i daha da önemsemeye başladım.

mesela şu 2 tweet ref olabilir;
haziran 2023: twitter.com
şubat 2024: twitter.com

bir yerden sonra, özellikle 10 yıldan sonra bes ciddi bir kartopuna dönüşüyor %30'lar, iyi fonlar vs derken.

bes'i iyi kullananlar arasında gördüğüm büyük hata ise, bes'i birikim hesabı değil de yatırım hesabı olarak görenler. adam 50bin lira ön ödeme + her ay tüm birikimini atıyor. 6 ay sonra da o parayı dolarda altında tutsam daha çok gelir diyor. iyi de bu yatırım mantığı bes mantığı değil ki. bu şekilde yatırım yapıp da başarılı olan görmedim, hemen de çıkıyorlar. sizi zorlamayacak bir parayı birikim için atmalısınız ki her gün gözünüz orada olmasın. kuzenim 13 yıldır bes'de, iyi bir sigarakolik, tam 13 senedir her ay, günlük bir sigara parasının karşılığı kadar parayı atıyor (2024 şubat için 55 liradan aylık 1600 küsür), havaya attığım para ev parasını geçti demişti en son. bunu maaş almayacak tabi, cash çekecek ama 15 yıl sonra bes'den maaşlı emeklilik istediğinde aylık ciddi geliri olacak.

tabi tüm bunları ben normal sgk ödemem yapıldığı orada olduğum için çok rahat söylüyorum. sağlık sigortasına geçen sene aylık 2 kişi 1500 lira sağlığa vermişsiniz, açıkçası para değil ama emeklilikte nasıl olacak onu da göz önünde bulundurmak lazım.
0
avatar is back
(04.02.24)
Özel sigortanın sorunu ne olacağını bilmemek. Misal bu sene ya da seneye ya da ne bileyim çocuk olunca yüzde 100 zam yapsa diyecek pek bir şeyiniz yok.
Buna ek olarak gene olmasın ama ciddi hastalık oldu ve kullandiniz. Sonrası sene primlerin ucmayacaginin garantisi gene yok. Yani sağlığın özel olmasının riski bu; sizi kapitalist bir sistemin eline bırakıyor ve bu olunca ne olduğunu hep biliyoruz.

Emeklilik olarak ben şahsen türk emeklilik sistemine asla güvenmem artık son yapılanlardan sonra. O yüzden kişinin kendi yaptığı bana artık daha mantıklı gelir. Hatta elden maaş alıp onu yatırım yapan da mantıklı gelir, zaten 3 sene sonra bie hükümet çıkıp yatırılan primleri asgari ücretli olanlara esitleyebilir, gördük.

Neyse bence sorun şu an her şey iyitkeny, saglikliyken dusunmeniz. Devlet destekli sağlı sisteminin olayı bunu düşünmeye gerek kalmamasi. Çünkü bugün kanser falan olan birinin özel sigortası ya sonra iptal olur ya da kat kat katlanir.
0
logisticsmanager
(04.02.24)
Gayet haklısınız.

Hükümet, bana emeklilik primi yatırma, SGK primi yatırma, bu parayı senden almam dese hemen kabul ederim. Senelerce 7bin prim yatıracaksınız, sonunda 10 bin emeklilik maaşı verecekler. O da olursa, emekli maaşları dibe doğru gidecek. Seçim olduğu için zam veriyorlar. Prim 15 bin, maaş 10 bin olacak daha vs...

Böyle bir imkanınız var, özel sağlık sigortanızda varsa, kesinlikle yatırmayın. Çeyrek yapıp, köşeye koysanız sonunda da bir ev alıp kiraya verseniz, daha çok kazanırsınız...


.
0
kartallar yuksek ucar
(04.02.24)
(1)

Yurtdışı Firma Görüşme Sorusu

Nocturne
Selamlar,3. görüşmemi yaptığım yurtdışı menşeili firmadan gelen mailde "We are confirming the preliminary job offer for you." diye bir cümle kullanılmış. Türkçe çevirisini yapabiliyorum ama ne demek istediklerini anlamadım.Bu ne demek olaiblir tam olarak tecrübesi olan var mı?Saygılar,
Selamlar,

3. görüşmemi yaptığım yurtdışı menşeili firmadan gelen mailde "We are confirming the preliminary job offer for you." diye bir cümle kullanılmış. Türkçe çevirisini yapabiliyorum ama ne demek istediklerini anlamadım.

Bu ne demek olaiblir tam olarak tecrübesi olan var mı?

Saygılar,
0
Nocturne
(02.02.24)
Genelde baglayiciligi olmayan ve son birkaç kontrol vs bağlı olan teklif. Size isin ne olduğu maaş falan denir. Siz de karşı teklif ile gelirsiniz.
0
logisticsmanager
(02.02.24)
(2)

aynı marka/model ürünün barkodları aynı mıdır?

durbakalim
Merhaba,geçen ay suda fxone kolajen almıştım eczaneden ve paket üzerindeki barkod numarasını sitenin orjinallik sorgulama sekmesinde kontrol etmiştim. bugün aynı üründen iki paket daha aldım ve yine sorgulama yapacaktım ama bir de paketleri karşılaştırmak istedim numaralar farklı mı diye. üç paketin
Merhaba,

geçen ay suda fxone kolajen almıştım eczaneden ve paket üzerindeki barkod numarasını sitenin orjinallik sorgulama sekmesinde kontrol etmiştim. bugün aynı üründen iki paket daha aldım ve yine sorgulama yapacaktım ama bir de paketleri karşılaştırmak istedim numaralar farklı mı diye. üç paketin de barkod numaraları birebir aynı. böyle bişey olabilir mi? ürünler sahte midir?
0
durbakalim
(02.02.24)
Normal. Kimse her şeyi aynı oran ürüne yeni barkod yapmaz. Barkod numarası ile seri numarası aynı şey değil.
Seri numarasi bazı ürünlerde ürün başına ve batch olarak üretilen ürünlerde batch olarak olur. Farkli batch değillerse tek üretimden aynı çıkar.

Barkod ise decathlon gibi lojistikte kafayı yememis sirketlerde bir tane olur, her ürün aynı barkod gider satıldığı yerde vs.
Ama Decathlon misal her ürünün adedine özel yapıyor ki artık rfid de var. Misal aynı tshirt iki tane aldin, ikisinin de farklı kodu oluyor. Hayatımda bir orada gördüm.

Neyse, barkodlar aynıdır seri/batch farklı olabilir.
0
logisticsmanager
(02.02.24)
Barkodlar ülke, firma ve ürün kodundan oluşur ve aynı ürünün barkodu dünyanın her yerinde aynıdır.
0
namandigurai
(02.02.24)
(5)

"Tok karnına" alınan ilaç yemekten ne kadar sonra alınmalıdır?

santimantal
Sofrada yemek bittiği anda mı?Yoksa sofradan kalktıktan ne kadar zaman sonra?Kullandığımız ilacın optimum yarar sağlayabilmesi için zamanlama önemli diye düşünüyorum. Mümkünse bilimsel referanslarla bilgi edinmek isterim.
Sofrada yemek bittiği anda mı?
Yoksa sofradan kalktıktan ne kadar zaman sonra?

Kullandığımız ilacın optimum yarar sağlayabilmesi için zamanlama önemli diye düşünüyorum. Mümkünse bilimsel referanslarla bilgi edinmek isterim.
0
santimantal
(02.02.24)
Yarım saat önce 2 saat sonra
0
herp
(02.02.24)
Hocam çok fark etmediği için tok karnına deyip geçiliyor zaten.

Eğer tam bilimsel yaklaşacaksanız da işin içinden çıkamazsınız çünkü takdir edersiniz ki her ilacın etken maddesi farklı ve hepsine uygun tek bir optimal zaman olduğunu varsaymak çok da uygun olmasa gerekir. Örneğin bazı ilaçlar mideye zarar vermemesi için tok karnına alınıyor, bu durumda yemekle birlikte ya da hemen sonra almak daha iyi bir durum. Bazı ilaçlar bazı besinlerle daha kolay emildiği için tok karnına alınıyor bu durumda bir süre geç alınabilir ancak belli bir besinin faydası olacaksa doktorunuz zaten hangi besinle almanız gerektiğini ve ne zaman ilacı içmeniz gerektiğini söyler.

Ayrıca yediğiniz yemeğin miktarı da bu uygun zaman diliminin değişmesine sebep olacaktır çünkü "yemekten ne kadar sonra almalıyım" derken aslında "sindirim ne kadar ilerlemiş durumdayken almalıyım" diye sormuş oluryorsunuz ve bu da yediğiniz yemeğin türünden miktarına kadar birçok şeyle ilişkili.

Bu arada tok karnına ifadesi çoğunlukla bütün bir öğünü kapsamıyor genel olarak. Ağzınıza bir iki parça bir şey atsanız yeterli.
0
akhenaten
(02.02.24)
bu biraz terimin dile yerlesmesiyle de alakali sanirim. Hollanda'da (hollandacada) ilaclari eczaci / doktor hep "yemekle birlikte" diye veriyodu.

surda NHS kisaca nedenini aciklamis. optimum zaman araligindan bahsetmiyor tabii
www.nhs.uk:~:text=To%20reduce%20side%20effects%20of%20nausea%20or%20vomiting
0
lamartin
(02.02.24)
Lamartin +1
Fransa'da da yemekle birlikte diye söylüyorlar.
0
logisticsmanager
(02.02.24)
Tok karnına için, yemekle birlikte veya en geç 2 saat içinde.

Aç karnına için yemekten yarım saat önce veya 2 saat sonra.
0
kibritsuyu
(02.02.24)
(2)

Vizem onaylanmış mı?

filipis
İrlanda eğitim vizesine başvurdum 2 hafta önce. Vfs globalden mail geldi teslim alın diye ama bu onaylandığı anlamına mı geliyor? Mail görüntüsünü ekledim.https://i.hizliresim.com/bhau2ia.jpeg
İrlanda eğitim vizesine başvurdum 2 hafta önce. Vfs globalden mail geldi teslim alın diye ama bu onaylandığı anlamına mı geliyor? Mail görüntüsünü ekledim.

i.hizliresim.com
0
filipis
(01.02.24)
hayır hiçbir anlama gelmiyor. Gelin pasaportunuzu alın diyorlar. Pasaportunuzu açtığınızda sonucu göreceksiniz :D
0
nuevo
(01.02.24)
Nuevo+1
0
logisticsmanager
(01.02.24)
(6)

29 şubat paris bileti için vize yetişir mi

bu yolun yolcusu
soru başlıkta.
soru başlıkta.
0
bu yolun yolcusu
(01.02.24)
çok zor
0
summerjam0306
(01.02.24)
bu hafta içi randevu varsa yetişebilir.
0
brkylmz
(01.02.24)
baktım vfs den randevu alınamıyor.Demek ki randevular full :(
0
🌸bu yolun yolcusu
(01.02.24)
Vfs'den randevu almak zaten iki hafta sürüyor sonra randevu da birkaç hafta sonrasına oluyor. O yüzden olmaz
0
logisticsmanager
(01.02.24)
vize ajansıyla konuştum şu an 25 nisan ve sonrası biletlemeler için başvuru alıyorlarmış :)
bana imkansız dedi.
0
🌸bu yolun yolcusu
(01.02.24)
Bize italya icin vizeci imkansiz demisti ama kendimiz randevu bulup basvurup yetistirip 3 hafta icinde vize almıştık gecen mayis ayinda. Randevu bulabiliyorsaniz denenebilir ama riskli ve stresli
0
instant crush
(01.02.24)
(3)

Şu aletin adı ne

buff
Şöyle tarif edicem, bu Çinlilerin falan temizlik videoları oluyor ya her şey için bir alet. Orada meyve sebze yıkamak için suyun içine attıkları bir alet var, o nedir? Ve ne işe yarıyor tam olarak?
Şöyle tarif edicem, bu Çinlilerin falan temizlik videoları oluyor ya her şey için bir alet. Orada meyve sebze yıkamak için suyun içine attıkları bir alet var, o nedir? Ve ne işe yarıyor tam olarak?
0
buff
(31.01.24)
Bu heralde;
www.amazon.co.uk

Ion temizleyici, ozon temizleyici falan heralde.
0
logisticsmanager
(31.01.24)
Ozon vererek temizliğe destek veren bir alet. Bende var da yeşillikleri 7 su yerine 3 suda yıkıyorum sayesinde.
0
SiyamkedisiZorro
(31.01.24)
@siyam varsa link atabilir misin kullandığın ürünün?
0
🌸buff
(31.01.24)
(14)

Kepek sorununuzu hangi şampuanla çözdünüz?

Cesario
Aylardır şu şampuanı kullanıyordum ama saçım çok kepeklendi. https://urbancare.com.tr/urban-care-expert-series-biotin-caffeine-sac-bakim-sampuani-350-mlSiz hangi şampuanı kullanarak bu sorunu aştınız?Her şampuan herkeste aynı etkiyi göstermez ama sorayım dedim.
Aylardır şu şampuanı kullanıyordum ama saçım çok kepeklendi.
urbancare.com.tr

Siz hangi şampuanı kullanarak bu sorunu aştınız?

Her şampuan herkeste aynı etkiyi göstermez ama sorayım dedim.
0
Cesario
(31.01.24)
Kepek olduğundan emin olun. Seboreik olabilir.
0
logisticsmanager
(31.01.24)
head and shoulders clinical strength

kullanıp da işe yaramadı diyen yakınım olmadı.
0
violetsky
(31.01.24)
Eczaneden ketoral ya da konazol şampuan.
0
kobuzchu kiz
(31.01.24)
vichy dercos iyidir, ilk kullanımda geçirir.
0
delidir yakalayin
(31.01.24)
Vichy dercos.


.
0
kartallar yuksek ucar
(31.01.24)
klasik head n shoulders 2in1
0
unalub
(31.01.24)
bir ürünü bu kadar tavsiye edeceğim hiç aklıma gelmezdi ama vichy dercos
0
bravoteam
(31.01.24)
@bravoteam

Nereden temin etmeliyim?

Trendyolda 700 TL gibi fiyatlara satılıyor. Fiyatlar o civarda mı?
0
🌸Cesario
(31.01.24)
Ketoral, Konazol, Nizoral
Vichy Dercos
Head and Shoulders Clinical Strength
hepsini kullandım Vichy Dercos Yeşil aralarında en iyisiydi.
Vichy Dercos'un fiyatı yüksek geliyorsa aşağıdaki şampuanı alıp bir deneyebilirsin, etken maddeleri "Selenium Sulfide" aynı, bu tip şampuanların ağır bir kokusu var, çok sık kullanmamak ve sonrasında farklı bir şampuan kullanmak saçlar için daha iyi oluyor.

www.doakozmetik.com
0
sealth
(31.01.24)
sadece ve sadece clinical strenght turuncu olan iyi geliyor. ancak fiyatı arşı alaya çıktı derken doa kozmetiğin aynı etken bileşenlere sahip ürününe şans verdim ve bingo. 1/3 fiyatına doa kozmetik kepek şampuanını alınız.
0
iwillsee
(31.01.24)
dokulme ve kepek sorununa ogx iyi geldi. ama temizligini sevmiyorum sulfatsiz diye
0
ala09
(31.01.24)
Head and shoulders ile kardeşimin pul pul dökülen serilerine çözüm bulduk. Kişiden kişiye değişen çok özel konular bunlar. Altta yatan başka sebepler de olabilir. Sülfatsız parabensiz vegan ürün severim ben. Egzama gibi bir durum varsa o seçenek daha iyice.
0
makarnacanavari
(31.01.24)
ben görüp görebileceğin en kepekli insanlardan biriyim. abur cuburu kesince epey azaldı. yüzde 80 azaldı diyebilirim. hep derlerdi inanmazdım ama ben bırakınca azaldı.
0
ya ben lan neyse
(31.01.24)
@Cesario ben sitesinden satılan eczaneye bakıp oradan aldım 500 lira gibi bir şey ödemiştim 500 ml. 7 ay gibi bir süre oldu hala kullanıyorum. zaten bu şampuan günlük kullanım için değil. başlangıçta her yıkamada kullandım 1 hafta sonra kepek hissedersem kullanmaya başladım hala da şişede bayağı var. bana da önceden uzun süre kullanırsın demişlerdi o yüzden fiyatı çok hatırlamıyorum.

bunun bir de dökülme azaltıcı olanı var bi tane de ondan aldım arada da onu kullanıyorum. internete pek güvenemedim ben bu ürün için saçlardan olmayalım diye eczaneden aldım.

edit: fiyat kısmında düzeltme yaptım yanlış hatırlamışım.
0
bravoteam
(01.02.24)
(7)

Yine bir kira sorusu

Dormicumm
Merhabalar , halihazırda 3 yıldır aynı dairede oturmaktayım. Geçen yıl kirama %110 zam yapıldı.Bu sene de tekrar %100 ün üzerinde bir zam talep ediliyor emlakçı tarafından. Acaba bu yaptırım ne kadar yasal? Evi tutarken imzalamış olduğum tahliye sözleşmesi nedeniyle emlakçı sizi daireden ev sahibi ç
Merhabalar , halihazırda 3 yıldır aynı dairede oturmaktayım. Geçen yıl kirama %110 zam yapıldı.Bu sene de tekrar %100 ün üzerinde bir zam talep ediliyor emlakçı tarafından. Acaba bu yaptırım ne kadar yasal? Evi tutarken imzalamış olduğum tahliye sözleşmesi nedeniyle emlakçı sizi daireden ev sahibi çok kolay çıkartabilir söyleminde bulundu. Bunun doğruluk payı nedir? Yardımcı olabilecek arkadaşlara teşekkürlerimi iletiyorum
0
Dormicumm
(30.01.24)
Evi tutarken imzaladiginiz tahliye taahhudunde tarih yaziyor mu? Imzalama tarihi?
0
nic cage
(30.01.24)
Tahliye taahhütnamesinin evi kiralarken alındığını ispatlayabilirseniz, yani sizde tarihi olmayan bir fotokopisi veya fotoğrafı varsa sallayın gitsin. Yoksa bile emlakçıya blöf yapın, ben boş tarihli taahhütname verdiğimin fotoğrafı var, avukatımla da konuştum siz istersen dava açabilirsiniz deyin. Ayrıca yaptığı zam da yasal değil.

Tabii burada siz kiraları sözleşmedeki kişinin hesabına yatırıyor olmanız da önemli. Siz de avukat bulup çalışın, ihtiyaç yoksa zor tahliye eder.
0
malheiros
(30.01.24)
Bende bir örneği yok malesef.emlakciya taahhutnameyi gorebilir miyim diye sorduğumda imkansiz dedi.ilk giriste imzalamistim 3 yil once tarih var mi bilmiyorum
0
🌸Dormicumm
(31.01.24)
%25 üstü yasal değil ama %25'te etik değil. Her şeyin fiyatının 3 katına çıktığı, %200 enflasyon olan bir ortamda %25 teklif etmek ayıp.

Ancak kiracılarında geliri %200 artmıyor tabii ki, ev sahiplerinin de buna anlayış göstermesi lazım. Geçen seneden bu yana maaşınız yüzde kaç artmış ise, o kadar zam teklif ederek anlaşmaya çalışın.

Tahliye taahhütnamesini düzgün almışlar ise, kısa sürede sizi çıkarabilirler.

.
0
kartallar yuksek ucar
(31.01.24)
Tahliye düzgün alınmış gibi o yüzden kolayca çıkarır. Imza benim değil vs diye karşı çıkabilirsiniz ama ancak süreci uzatır biraz da sonuçta dava masrafları falan ile gene cikarirlar.
Yüzde 25 haksiz, her sene yüzde 100 zam isteyen daha da haksiz. ama yapacak bir şey yok.
0
logisticsmanager
(31.01.24)
www.trthaber.com
Haberde, kiracı tarihsiz imzaladığını ve tarihin sonradan eklendiğini iddia ediyor ama mahkeme ev sahibini haklı buluyor.
Yani emlakçı doğru söylüyor, tah taah imzaladınızsa.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(31.01.24)
"İmza benim değil" dediğiniz zaman incelemeye gönderiyorlar. İmza sizin çıkarsa, yalan beyandan 1-1,5 sene ceza alıyorsunuz. Şu an yatarı yok, para cezasına çevriliyor sanırım.

Ancak hükümet seçimden sonra, 1 gün için bile hapis cezası getirmek istiyor. Siz tam para cezası verip, hallederim derken, 1 sene süreç sonunda kendinizi cezaevinde bulabilirsiniz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(31.01.24)
(41)

Duyurudaki tenhalık

rock n roll
Selamlar, belki biraz gereksiz bir soru olacak ama duyurulara eskiden daha çok mu cevap oluyordu? Biraz seyrekleşti sanki. Ne düşünüyorsunuz? Duyuru kendini yok edebilir.
Selamlar, belki biraz gereksiz bir soru olacak ama duyurulara eskiden daha çok mu cevap oluyordu? Biraz seyrekleşti sanki. Ne düşünüyorsunuz? Duyuru kendini yok edebilir.
0
rock n roll
(30.01.24)
10 sene önce ne güzeldi ya bir duyuruya 30 40 cevap gelirdi ortalama
0
Gradient_tabanlı_mor
(30.01.24)
Sözlük sub-etha linkini aşağı tarafa aldığından beri sessizleşti, uygulamadan erişim de zaten yok galiba. Sadece cevap sayısı değil, duyuru sayısı da inanılmaz düşmüş. eskiden sayfalarca geri giderdim gün içi duyuruyu bulmak için.
0
iustitia omnibus
(30.01.24)
Bence insanlar duyuruyu bilmiyor. Sözlükte sürekli duyuruda soru olacak başlıklar açılıyor bir de.
0
peki madem
(30.01.24)
Bence bir nedeni de ban ve uçurulma. Mesela ben doğrudan duyuruya üye oldum ve sanırım 4 yıllık üyeliğımdeki doğru cevap / cevap oranım 1547/1874. Ama geçtiğimiz aylarda sanırım 2 ay süreyle ban yedim. Yeni üyelik çok değildir, ban yedikten sonra geri gelme de azdır diye düşünüyorum.
0
prole
(30.01.24)
Eskiden daha özgür ve salaş bir ortam vardı fakat son zamanlarda kurallar çok katılaştı.

Cinsellikten tutun da siyasete kadar her şeyi soruyor cevaplıyorduk, artık yasak.

O yüzden ben bile neredeyse 11 yıllık üyeyim ama arada bir ya uzaklaştırma alıyorum ya 1 aylık ban yiyorum.

E bazen acil bir şey oluyor sorman gerekiyor bir topluluğa. Elin kolun bağlanınca insanın çok giresi de gelmiyor.
0
ananiyimioguz
(30.01.24)
İlk sebebi uzun süredir sözlükte sub-etha linki yok. İkinci sebebi yazar kalitesi, yerlerde.
0
kimlanbu
(30.01.24)
@prole ve @ananiyimioguz +1000...

Ben de ban yedim. Hiçbir şey yazasım gelmiyor. Hatta cevap vermek istediğim bir şey varsa genelde mesajla vermeyi tercih ediyorum. O da ne buraya giresim, ne de cevap yazasım gelmediği için nadir oluyor.
0
nawar
(30.01.24)
Cevap sayısı konusunda sizin gibi düşünmüyorum. Yeterli sayıda cevap geliyor bence. Eskiden 40 tane cevap gelirdi, 5 tanesi faydalı olurdu. Artık 5 tane cevap geliyor, 3 tanesi faydalı oluyor. Bence böylesi daha verimli.

Ancak sorulan soru sayısında bariz düşüş var. Bu daha kötü bence. Demek ki buranın müdavimleri bu kültüre sahip çıkıyor ancak yeni gelen üye sayısı düşüyor.

Sözlükte sub-etha kesinlikle daha görünür olmalı. Sözlükte açılan forum başlığı gibi başlıkları da azaltacaktır.

*Kuralların katılığı konusunda eleştirilere katılıyorum, devlet dairesi gibi bir ortam var. Biraz da eğlenceli olacak ki, insanlar eğlensin, varlık göstersin. Verilen cevap başına ücret almıyor kimse burada sonuçta.
0
kent sakini
(30.01.24)
Cevap sayısında ve ayrıca soruların kalitesi hususunda da tenhalık var.
Bunlar da cevap veriyorum aslında ama şunu mu alsam bunu mu giysem pastanın üstüne kakao parçacıkları mı serpsem? türünden çok soru var.

Duyurunun Türkçe siteler içinde benzerini ben görmedim ama bunu fırsata çevirerek konsept gündelik içeriklerden daha çok biraz daha üst seviyeye çıkarılmalı.
Alanında yetkin kişilerin katkısı daha fazla olmalı ve soru kategorileri biraz daha genişletilmeli.
0
diyecevaplandı
(30.01.24)
Her yorumu siliyorlar. İnsan bırakmadılar. Bunu da silerler.
0
Kahvedesu
(30.01.24)
Sürekli siliyorlar ve bircok kisi banlandı
0
mirty
(30.01.24)
ayrımcılık oldugunu da dusunuyorum. ne zaman duyuruda sorduklarima tesekkur etsem (yanlislikla) format geregi olmaz deniyor veya usuluyle ilgili sorsam kaldiriliyor. bunlarin tam tersini yapanların kalıyor. benim gozlemim boyle ve bir tane yazarin dedigi gibi de bilmeyenler de var veya orada daha fazla dikkat cekecegini dusunuyor.
0
evimin paspasi
(30.01.24)
1 ay ban yemiştim geçenlerde. 1 gece ard arda psikolojik destek ihtiyacı olan insanların sorularına aldığım şiddetsiz iletişim eğitiminin verdiği bilgi ile cevap verdiğim için spam falan diyip silmiş sonra engellemişler. O değil de adminlerin agresif tavırları üzücü. Gücü üzerine kullanmak diyoruz buna. Bir empati versem pamuk gibi olurlar aslında. İfade özgürlüğü çok uzun zamandır yok zaten internette. Birkaç yalnız tipin günlük soruları haricinde bomboş artık duyuru
0
hasmetizm 2046
(30.01.24)
en büyük sebep moderasyon.
işlerine gelmeyen her yorumu siliyorlar.
kafalarına göre hesap uçuruyorlar.
hele seçim dönemleri işlerine gelmeyen her cevaba tartışma başlatıcı içerik diye siliyorlar.
seçim yaklaşıyor tekrar başlarlar.
0
my fault
(30.01.24)
Google'da çıkmıyor bunun da etkisi var.
0
ferenc
(30.01.24)
Enteresan şekilde çok silinen sorum ya da cevabım yok. Genel olarak trigger eden şeylere karşı "aman banane" demeyi öğrendim. Bir de bazı sorulara ak ya da kara cevap vermek yerine akin da karanin da olabildiğini gostermeye çalışıyorum çünkü bazı konularda çok kesin cevaplar oluyor, özellikle başka ülkelerle alakalı orayı hayatında görmemiş kişiler tarafından. Bunlara gri cevap verince silinmiyor da duzeltmeye kalkarsan siliniyor. O yüzden amaaan banane diyorum.

Eskiden daha canliydi o kesin. Ama eski ne kadar eski emin değilim.

Tek can sıkan google'da ilk linkte çıkanı soran sorular. Ha bunlar da olmasa herhalde western filmlerindeki çalı geçecek buradan =d

Kullanımi zor bir de, eskisi olmayan için burayı kullanmayi gerektirecek hiçbir şey yok. Ekside sorduğum soruya daha cok cevap geliyor misal.
0
logisticsmanager
(30.01.24)
verilen bkz. lara yönlendirmenin bile güncellenmediği platform için gayet iyi durumda.

ben görece yeni kullanıcıyım, duyuruda bakış açısını, düşünme şeklini sevdiğim bilgisine/deneyimine güvendiğim 6-7 kişinin verdiği cevapları okumaya giriyorum özellikle kullanıcı adını aratıp. mesela içlerinden birisi @hasmetizm. simdi cevapları okurken banlandığını öğrendim. yazdıkları sayesinde 2023'te iletişim konusunda kendi içimde devrim yaptım fakat spamden banlanmış.

siyah-beyaz-gri cevap olayından "tartışma başlatıcı içerik" sebepli silinecek diye düzgün yazası gelmiyor kimsenin, eğer tartışma gerçekten başlarsa taraflara mute atmak daha iyi bir çözüm olabilir yoksa herkesin yazdığı kendine zaten.
0
gule gule
(30.01.24)
Evet eskiden sohbet muhabbet olurdu sırf onun için her gün girerdik. Şimdi tatsız. Duyurudan kankilerle yüz yüze görüştük mecbur.
0
ruhen hastayim ben
(30.01.24)
Ilk kez 11 yil once girdim buraya. O zamanlar bambaskaydi. Simdi buradan faydali cevap alma sansin cok dusuk. Ben de oldukca niş bi konuda yazmaya useniyorum cunku sansur cok agir uygulandi ortamin tadi kacti.
0
floydian
(30.01.24)
Ucurdular herkesi modlar kimse kalmadi cevap yazacak

edit: bak normalde bu cevabı yazdım diye beni uçururlardı kimse görmeden.
0
duyurukullanıcısı
(30.01.24)
adminler benim bir kaç duyurumu anlamsız sebeplerle sildi. Benim de giresim gelmiyor artık.
0
EXXE01
(30.01.24)
Yazılan hemen hemen her şey saçma sebeplerle siliniyor, akıl tutulması yaşıyo insan. Ondan kimsenin yazası gelmiyor bence.
0
truf
(31.01.24)
Eskiden burada cidden bilmediğim bi şeylere denk geliyordum. Artık hangi ayakkabıyı alayım sorularıyla ya da gerçekten kısa bi google aramasıyla rahatlıkla bulunabilecek şeylerle dolu ortalık. Buraya emek veren bir çok kişi banlandı zaten. Bom boş bi yer oldu.
0
zimbirik
(31.01.24)
Ucurulma olayini cok ciddi seviyede kapattim. Kurallari da basitlestirecegim. Google Adsense'in yapma dedigi kurallar, ve genel olarak saygili bir alan olmasi disinda da 300 tane kural olmasi gerekmiyor. Cunku bu gidisle siteden geriye hic bir sey kalmazsa kurallari olsun ne degisecek ki?
0
compumaster
(31.01.24)
aslinda bu konsepti cok seviyorum ve hatta sozluk uyeligim yokken burada hesap acmistim ama ben de girmiyorum artik.

kisacasi yonetim beceriksizligi olarak ozetlenebilir. yanlis kararlar, keyfi yonetim anlayisi, ahbap cavus iliskisiyle dagitilan yetkiler, bu yetkilerin kullaniminda bir denetleme olmamasi. akp'nin yonettigi ulke neden cokuyor demek gibi retorik bir soru. hicbir accountability'si olmayan bir yonetim olabilir mi? insanlari bastirirsaniz uzaklasirlar. su duyuru altinda bile insanlar oto sansurle yaziyorlar.

istemem eksik olsun.
0
antikadimag
(31.01.24)
oo compucum gelmiş. dağılabiliriz. değişim gelmesi güzel. compu elin değmişken en çok istenen istekleri de yapabilirsin belki :) sorulara cevaplara artı eksi verme güzel olurdu mesela. ama bu kadar zaman sonra yapar mısın bilmiyorum. chatgpt'ye de yaptırabilin :)

soruya cevabım: eskilerdenim ben de. uzun zaman sonra geri geldim. eskisi kadar takılmıyorum ama. türkiye ile ilgili sorularım olmaya başladıydı o yüzden gelmiştim. ama eskinin hatırına da tam gidemedim işte. ben de banlanmıştım kısa süre çok saçma bişey için. yine de gitmedim tam. yardım etmeyi de seven biriyim. umarım değişim bir işe yarar. yeni özellikler gelmesi de güzel olurdu hani.
0
ermanen
(31.01.24)
eskiler banlandı ve küstürüldü. divit kardeş mesela. gerçi işlerine gelmiştir. zamanlarını daha iyi değerlendiriyorlardır.
0
gabe h coud
(31.01.24)
bir arkadaşım compu'nun cevabını bana whatsapp'tan gönderdiği için özel olarak buna cevap vermeye geldim.

duyuru tabii ki tenhalaştı.
çünkü ismi lazım olmayan ve son senelerde ortaya çıkmış bir mod, olur olmaz cevap silip, insan banlayıp durdu.

yani 15 yıldan uzun süredir burada belki maksimum 1-2 cevabı silinmiş, uzun uzun cevaplar yazan, bir başlığın altında günlerce konuşan ben ve diğer insanlar bugüne kadar kuralları yanlış biliyormuş, bu arkadaş sayesinde kural öğrendik son 3-4 senede.
bizi hizaya soktu sağ olsun.

herkes mesaisi sırasında, zaman ayırıp birilerine faydam olur diye burada duyuru açıyor ya da cevap yazıyor.
sen insanların zaman ayırıp yazdığı şeyleri kafana göre kural uydurup silemezsin, herkesin işi gücü var.

ben bunu zamanında gerek diğer mod arkadaşlara, gerek compu'ya bildirdim ama önemsemediler.
millet gittikten sonra banlama yasaklansa ne olur, yasaklanmasa ne olur?

kaç senelik kullanıcılar abuk subuk, neredeyse var olmayan kurallarla uçuruldu durdu.
her yazılan, yorum ve fikir içeren cevap silindi.
kaç tane duyuruya "o kadar yazacağım, silecek yine" diye cevap vermediğimi hatırlıyorum.

zaten artık bu yüzden girmiyorum da.
popüler olan ya da olmayan birçok kullanıcı da girmiyor.
banlamasa bile küstürdü çünkü.
eskiden bilgisayarı açınca maillerimle beraber duyuruya bakardım.

bir modun eline teslim ettiler duyuruyu, iş işten geçti, geçmiş olsun artık.
zamanında yapılacaktı bunlar.


edit:
bu cevap da silinebilir.
0
blatta hiberna
(31.01.24)
özenip bezenip yazdığım paragraflarla dolu cevabımda geçen ancak muhatabı dahi olmayan, hatta birçok kişiye göre argo dahi olmayan bir sözcük yüzünden silindikten sonra her şeye cevap yazmıyorum. hatta çoğu kez yazıp "amaaan nasılsa birisi keyfine göre siler, ne uğraşacağım" diyor ve yazmıyorum.
0
Improbable
(31.01.24)
Guardian yilini sarkisi falan secmis bunu, su kisimda: youtu.be Mcdonals calisanlarina hakaret var sanki, cancel sebebi degil mi bu batida? Yoksa ironi falan mi var orada diye soru sordugum icin duyurum silinmisti. Tartisma baslatici icerikmis.
Sanirim Modlardan biri zamaninda turkishmusic.org'da moddu. Sezen Aksu tartismasina zamaninda mudahale edemedigi icin isler cigirindan cikti ve efsane kufurler literaturumuze gecti:) Ve bu olay o modda travma yaratti. Her sorunun her cevabin turkishmusic.org'daki sezen aksu tartışması gibi olacagindan korkarak ne bulduysa sildi, sildi, sildi. Teshisim budur.
0
speedy
(31.01.24)
@compumaster yazdığı için yazıyorum. @antikadimag otosansür hakkında haklı. Şu duyuruya otosansür olmasa çok farklı cevap veriyordu insanlar, ben de dahilim. Bunun sebebi de uçurulma endişesi değil, tekrar uçurulmadan durumu/derdini aktarabilmek.

Compumaster "Kurallari da basitlestirecegim." demiş. Düzenli takip edemedim Duyuru'nun zevksizliği ve kısıtları yüzünden ama son zamanlarda banlanan kişiler ve silinen şeylerin %90'ının kuralları çiğnemediğine eminim. Yani en azından kendimden gördüğüm kadarıyla. Kurallar basitleşsin tabii ama ondan daha önemli bir konu var, o da bu kuralların uygulanıp uygulanmadığını, uygulamanın doğru olduğunu kimin takip ettiği
0
nawar
(31.01.24)
1.5 sene önce ban yemişim, çabuk kalktı dikkat edersen.
bu kadar zamandan sonra bi' soğuma oluyor tabi ama bu süre zarfında bile giriyordum. Sorularda azalma görüyorum ben, doğal olarak cevaplar da azalıyor.
0
kumandanim
(31.01.24)
Üzgünüm compü abi geç kaldın biraz.

Sana bulabildiğim tüm ortamlardan yazmıştım modlar terör estiriyor buraları çok sahipsiz bıraktın diye ama olan oldu giden gitti benim gibi eli alışanlar hariç kimse kalmadı.

Buradan tanıştığım eşimin bilmem kaç yıllık hesabı bile uçuruldu moderatörler neden böyle yapıyor duyurusu açtığı için. Yazık gerçekten.
0
chicha_v2
(31.01.24)
@compu

yapma allasen

biz sana yazıyorduk sözlükten modların hatalarını o zmn girme kardeşim diyordun bize. benim sözlük hesabı duruyu istatisliklerinde top5'teydi. bir tane mod kafasına göre uçuruverdi beni.

2000'e yakın duyurum, %85'ten fazla tickli cevabım vardı. 14 yıldır duyurudaydım.

modlar bizim gibi insanları uçuruyordu, biz sana yazıyorduk sallamıyordun bizi.
çok yanlış işler yaptın compü!
dahası hiç birşey yapmadın!
alacağın var!
0
duyurukullanıcısı
(31.01.24)
himmet abi, kaleci sacli, bruce gibi kaliteli yazarlar gitti bence o da biraz duyurunun modunu dusurdu.
0
hot potato
(31.01.24)
düşene vurmak gibi olmasın ama buranın gelişmesi adına objektif olabileceğime emin olduğum görüşümü ve deneyimimi aktarmak istedim;

duyuruyu yıllardır takip eden ancak sadece soru sorduğum zaman 1 soru sorduysam 3-5 cevap verip çıkmayan bir kullanıcıyım. bir tür sosyal sorumluluk gibi görüyorum burayı. buranın dramasını, atmosferini, gediklilerini ve hatta compu nickli kişiyi bile bugüne kadar bilmeyen bir kullanıcıyım.

geçenlerde aldığım bilmem kaçıncı "yanıtınız silindi" özel mesajından sonra düşündüğüm şey tam olarak şu olmuştu; ulan 20 seneye yakın süredir forum, sözlük, reddit vb. bir sürü yazılı iletişim mecrasında çok yüksek sayıda katılımı, yöneticilikleri olan ve bugüne kadar hiç hesabı banlanmamış ve belki de sayılı uyarı almış birisiyim. buraya ne zaman bir şey yazsam, bir sonraki girişimde mesajlar sekmem parlamış ve uyarı yemiş oluyorum. ne garip moderasyonu var demiş ve ciddiye almamaya başlamıştım siteyi... bir farkındalık olması hoşuma gitti.
0
kent sakini
(31.01.24)
compu: Kandirildik. Modlar kendi arasinda paralel bir yapi olusturmus. Kullanicilarin ucurulup, cevaplarin silindigini enistemden ogrendim.
0
freedonia
(31.01.24)
Ya bence tek sorun modlar ve insanların küstürülmesi de değil.
Bir de artık kaynaksız ve doğru olmayan çok bilgi paylaşılmaya başlandı. Bu gerçekten bilgili insanların küstürülmesi nedeniyle olabilir tabi. Ama yalan yanlış çok fazla bilgi dönmesi de şuan hala içeride olan, bilgili ve faydalı yazarları uzaklaştırıyor.
Eskiden her soruma burada doğru cevap alırken şuan kulaktan dolma bilgilerle cevap veren yazarlar arasında bazen doğru bilgi bulamıyorum bile.
0
zimbirik
(31.01.24)
Beni de uçurdular. Sebebi bile yok. Bu yan hesabım. Ne yazsam siliyorlar ve silinmesi için hiçbir sebep yok bile. Soğudum. Yaklaşık 10 yıldır duyuru kullanıcısıydım üstelik. Bu duyurunun anında silinmemesine şaşırdım.
0
birgumuspeni
(01.02.24)
Nawar+1
Kurallar eskiden de vardı ama böyle devamlı silinmiyordu duyuru ve cevaplar. Sıradan bir şey soruyorsun, çat siliyorlar. Nedeni de yok. Bunu sorunlu tek bir mod mu yapıyor yoksa hepsi mi böyle merak ediyorum. Normal koşullarda bu yanıttan sonra bu hesabımın da uçurulması gerekirdi.
0
birgumuspeni
(01.02.24)
blatta hiberna +1
İnsan gibi vakit ayırıyoruz. Anında siliyorlar.
Şimdi de uçurulmayı bekliyorum hahah. Birkaç dk içerisinde olabilir.
0
birgumuspeni
(01.02.24)
(9)

video oyunları bitiriyor musunuz

benarrivo
video oyunları çok begensem dahi bir yere gelince geçemediğim ve sıkıldıgım oluyor ve sonlara yakın bir yerde yarıda kalıyor. oynamaktan çok zevk alıyorum ama bir yerden sonra sonra devam ederim diyerek, zorlanarak, sıkılarak, bırakıyorum. bu sizde de oluyor mu merak ettim
video oyunları çok begensem dahi bir yere gelince geçemediğim ve sıkıldıgım oluyor ve sonlara yakın bir yerde yarıda kalıyor. oynamaktan çok zevk alıyorum ama bir yerden sonra sonra devam ederim diyerek, zorlanarak, sıkılarak, bırakıyorum. bu sizde de oluyor mu merak ettim
0
benarrivo
(30.01.24)
Hayatımda bitirdiğim oyun sayısı 2 falandır heralde. Ben de çok zevk alarak oynasam da bir yerde sıkılıp bırakıyorum.
0
pianeta
(30.01.24)
Evet. Ama uzun sürüyor çünkü zaman yok. Son bitirdiğim oyun witcher 1. Sonra iki başladım, o bitince üçü tekrar oynayacagim.

Onun yaninda death stranding var.
Onun yanında divinity
Onun yanında zelda botw

Bir sürü oyun aynı anda gidiyor ama bazen haftalarca oynamıyorum.
0
logisticsmanager
(30.01.24)
Oyuna bağlı.
Konusu sararsa 3 kere baştan oynayıp bitirdiğim de oluyor. Kötüyse 1 saatte bıraktığım da oluyor.
O yüzden sadece çok beğeni toplamış oyunları oynuyorum. Onlarda bile bazen sarmayanlar çıkıyor.
Şahsen benim deli gibi oyun oynayacak zamanım yok eskisi gibi. Kısıtlı zamanımı keyif alarak geçirmek hedefim.
0
nuevo
(30.01.24)
gecemedigim yerleri youtube'tan bakarak gecerdim eskiden. artik pek oynamiyorum.

gecemedim diye yarim biraktigim oyun yoktur ama pek.
0
bohr atom modeli
(30.01.24)
Bitirmediğim oyun nadir. Yani indie falan öylesine indirip baktığım oyunlar değil de, ben bunu bitiririm diye başladığım hemen her oyunu %100 bitirip bırakıyorum. Aklıma gelen son istisna AC: Valhalla. AC hastası biri olarak onu başlarda bırakmıştım.

İş hayatına başladıktan sonra her gün oyun oynamıyorum ama oyun oynadığım dönemlerde de eve gelir gelmez oyunu açıp yatana kadar oynuyorum desem yeridir :D
0
nundu
(30.01.24)
%80 itibariyle bitiriyorum.

mesela geçen a plague tale requiem oynadım. sonuna kadar gelmedim. en sonunu youtube üzeirnden izledim çünkü aynı şekil adam öldürmekten aşırı sıkıldım
0
OgutucuRecep
(30.01.24)
Beğenmezsem bitirmiyorum siliyorum.

Ama oyunu beğenir ve hikayesini merak edersem bitiriyorum. Geçemediğim yerlerde illallah edersem youtube'dan bakıp ilerliyorum.
0
drako
(30.01.24)
Çocukken bitiriyordum da son zamanlarda, yani son 10 yıldır oyun bitirdiğimi hatırlamıyorum.

En son max payne 3 ü bitirmiştim sanırım ki o da 2012de çıkmış.
0
ananiyimioguz
(30.01.24)
Bitirmediğim 2-3 oyun vardır. Hepsini bitiririm. Bazılarını %100 olana kadar ya da en azından yan görevler dahil bütün görevler bitene kadar oynarım. Yıllara göre bunun süresi arttı tabii. 2023'ün ortalarına gelirken yeni bilgisayar aldım. Aldığımdan beri God of War, Red Dead Redemption 2, Baldur's Gate 3, Hogwarts Legacy ve Witcher 3'ü bitirdim.

7 ay kadar sürdü işte. Oyunlar zor olduğundan ya da çok uzun hikayeleri olduğundan değil de hafta sonu dışında pek vakit ayıramadığımdan. Geçemediğim yerde tekrar zorlarım. Tekrar takılır tekrar zorlarım. 21412412. kez geçemeyince YouTube'a danışıyorum. Bundan daha hızlı danıştığım zamanlar oldu. öyle olunca aynı tadı alamıyorum.

Arada başka şeyler oynuyorum ama genelde arkadaşlarla oynadığımız online 2-3 ellik şeyler. Başladığım gibi araya başka şey sokmadan oynadığım tek oyun Baldur's Gate oldu.
0
nawar
(30.01.24)
(11)

maksimum kaç kilo veririm?

kibritsuyu
yılbaşında 115 kiloydum. kilonun çoğu göbekte biriken yağ. yani yağlı ve şişman bir vücut yapım var. 3 haftadır, haftada 3 gün 1 saat yüzüyorum. yediğimi içtiğimi de kıstım. şu anda 109 kiloyum. bir hafifleme de hissediyorum.kendime yaza kadar 100 kilonun altına düşme hedefi koydum ama eğer verilebi
yılbaşında 115 kiloydum. kilonun çoğu göbekte biriken yağ. yani yağlı ve şişman bir vücut yapım var.

3 haftadır, haftada 3 gün 1 saat yüzüyorum. yediğimi içtiğimi de kıstım. şu anda 109 kiloyum. bir hafifleme de hissediyorum.

kendime yaza kadar 100 kilonun altına düşme hedefi koydum ama eğer verilebiliyorsa daha fazla kilo vermeyi isterim, zaman çok mu uzun bilemedim.

tuhaf tuhaf diyetler yapmadan, sadece sakıncalı maddeleri (un, şeker vs) kaldırıp, porsiyonları küçültüp, haftada da 3 gün birer saat yüzersem maksimum kaç kilo verebilirim sizce?

ya da maksimum verim için uygulamamı önerebileceğiniz bir şey var mı? "doktor monşer diyetiyle 1 haftada 15 kilo verin" gibi programları sormuyorum.
0
kibritsuyu
(30.01.24)
Bunun bir maksimumu yok. Ne kadar kalori açığı yaptığınıza bağlı ve bir noktada durmasinin sebebi kilo verdikçe bazal metabolizma daha az kalori harciyor. Siz de yediginizi azaltmazsaniz duruyor.

Kaç kalori yediginizi bilmeden net bir şey demek zor. 100e doğru durma ihtimali var tabi.

Bir risk de bu un, seker kesmek insanın ömrünün sonuna kadar yaptığı bir şey olmuyor genelde. Ona da dikkat etmek lazim, böyle bir şeyleri keserek yapılan diyetlerde genelde geri alınabiliyor. O yüzden bir şeyleri komple kesmek yerine macro takibi yaparsaniz daha uzun süreli olur.
0
logisticsmanager
(30.01.24)
yani şunu sormak istiyorum. gün içinde kendimi çok aç hissetmiyorum. yemesem yemem. ama kalori açığı yapıcam diye vücudu aç bırakarak sağlığı bozmayalım.

sadece açlığımı giderecek kadar az yiyip kalori açığı yaparak birkaç ayda 90 kiloya düşmemin bir sakıncası yok mu? vardır sanki. maksimumu o yüzden sordum.
0
🌸kibritsuyu
(30.01.24)
Yapacağınız şey şu : haftada bir kaç gün yürüme veya yüzme. Hergun yürünse keşke ama iş çevre vs olmuyor. Bunun dışında öğlen yemeği ve akşam yemeği bu kadar. Tatlıyı, şekeri kesinlikle bırakın. Ekmek abartılmamak kaydıyla bir iki dilim yenmesinde sıkıntı yok. Bu şekilde devam ederseniz hem zorlanmazsınız hem de sağlıklı kilo verirsiniz. Mesela pilav yediyseniz ekmek yemeğin o gün. Ekmek yediyseniz pilav veya makarnayı yemeyin bunun gibi. Bir süre sonra kilo vermeniz duracak fakat aynı şekilde devam ederseniz tekrar kilo vermeye başlayacaksınız o yüzden sabır işi biraz. Daha hızlı kilo verilir mi verilir elbette ama sağlıklı olmaz. Sabah kahvaltısı yapmadan sadece öğlen ve akşam yemekleri yemeniz ve sporunuzu yapmanız yeterli yaza kadar rahat rahat verirsiniz
0
dedeminhirkasi
(30.01.24)
Şu sayfayı oku
www.agirsaglam.com
FatSecret uygulamasını yükle.
Oradan makrolarına ve kalorine bak.

Sihirli bir formül yok ortada.

Sadece şunları kısıyorumla olmaz bu iş.

Çok kısarsan platoya girer yaza 120 kiloyla girersin. (Diyette plato dönemi diye Google'a sor.) Bir yerde bırakırsan, verdiğinin fazlasını alırsın. Unu kesiyorum diye lif almayı bırakırsan kabız olur beton imalatına başlarsın fala. Yazdığım kaynakları oku. Acele etmeden bilinçli devam et.
0
Mirket
(30.01.24)
Makroya mikroya bence girme. Paranoyak olup çıkıyor insanlar. Su kaç kalori bu kaç gram vs vs. Sağlıklı yapacağın iki öğün zaten kilo vermen için yeterli kaloride. İki öğünle şuna ki kilonu koruyacak kaloriye ulaşman imkansız. Ha nasıl olur iki öğün yiyorum zaten diye pizza hamburger yersen olmaz o iş. Ama bildiğimiz ev yemeği tencere yemeğini iki öğün yediğin takdirde kalori vs hesaplamaya girme.. en azından şimdilik gerek yok
0
dedeminhirkasi
(30.01.24)
şu yağ yakmayı kolaylaştıran l-carnitine, cla falan takviyeler duyuyorum. iki sene önce de yüzdüğüm dönemde 4 doz l-carnitine almıştım, öyle duruyordu. son dört seferde onları da içtim yüzmeye başlamadan yarım saat önce. yani hissettiğim bir farklılık yok ama yağ yakımına faydası olacaksa egzersiz ve diyete eklemeyi düşünebilirim. yoksa tamamen gereksiz mi?
0
🌸kibritsuyu
(30.01.24)
her şeyden önce detaylı bir kan tahlili yaptırmanızı öneriyorum. ben bu kilo al ver döngüsünden çıkamıyordum. tahlillerde insülin direnci çıktı ki bu pek çok şeyi açıklıyordu, pek çok kan değerim de diplerdeydi. aile hekiminin de önerisiyle iyi bir diyetisyene başladım. migrenim olduğunu da gözeterek hazırladığı listelerle 16 kg verdim 6 ayda ve hiç kas kaybı yaşamadım. pek çok takviye de kullandırdı, özellikle d vitamini eksikliği etkili kilo vermekte.

size verilen kilo az gelebilir ama yıllardır ilk defa, bu kadar istikrarlı ve sağlıklı hissetmeye devam ederek, yeme atakları yaşamayarak geçirdiğim bir süreç oluyor.

ekmek yememi özellikle istiyor, komplex karbonhidrat konusunu anlattı bana, kendimde araştırdım. sadece yediğim ekmek türünü ve miktarını değiştirtti, siyez, karakılçık, tam tahıl vb. yiyorum artık. pirinç, bulgur, kara buğday vb. ile ilgili neyi ne zaman nasıl neyin yerine tüketebilirim detaylıca bilgi verdi.

kalori açığını oluşturabilmek ve benim de tercihim iki öğün olduğundan aralıklı oruç şeklinde hazırlıyor listelerimi. herhangi bir yasaklamaya asla gitmiyor, ömür boyu sürdürülebilir olmayan hiç bir tercihi onaylamıyor/önermiyor kadın. iş seyahatleri dahil yanımda taşıyabileceğim ara öğünler yazıyor. bir sürü de püf noktası öğretiyor, anlatıyor sürdürülebilir şekilde devam ettirebileceğim. mesela migren tutunca korkunç karbonhidrat ataklarım oluyordu, glutensiz makarna önerdi. migrenle ilgili ekstra araştırmalar yapıp başka beslenme önerilerinde bulundu. tatlı ataklarım için hem kendi tarifler verdi, hem yer fıstığı vb nasıl kullanabilirim anlattı.

yani özetle, önce kan tahlili, sonra alanında iyi (size sadece liste hazırlamayan, sizi dinleyip yaşam tarzınıza uygun bilgiler de öğreten) bir diyetisyen. sporla da destek.
0
Phoebe
(30.01.24)
@phoebe

hocam zaten kan tahlilinden sonra başladım ben diyete spora. tahlilde insülin direnci falan değil, doğrudan diyabet çıktı. geçen yıllarda insülin direnci dediklerinde çok dikkate almamanın bedeli. ayrıca ileri derece karaciğer yağlanması.

öyle olunca dahiliye uzmanı diyabetik bir diyet verdi ama eski usul diyetlerden. az az sık sık yeme üzerine. ayrıca iş hayatım nedeniyle oradaki yemem gereken şeylere uymam pek mümkün değil, ye dediklerini yapıp yiyecek ortamım yok. o yüzden kendi çapımda yediklerimi azaltıp, şekeri unu kesme yoluna gittim.
0
🌸kibritsuyu
(30.01.24)
L-carnitine'e para vermeni önermem. @angelus burada olsaydı çöp onlar derdi. Gereksiz şeyler.
0
Mirket
(30.01.24)
@kibritsuyu, işte aile hekimim de çok sert bir dille bu insülin direncini şu an kontrol altına almazsanız ilaç kullanmak zorundasınız dediği için korkumdan her şeyi sıfırladım :).

endişenizi ve direncinizi anlıyorum diyetisyenle ilgili ama düzgün bir diyetisyen size iş ortamında yapamayacağınız, taşıyamayacağınız bir liste vermemeli zaten. bana evde bu ara neler var diye bile soruyor kadın, ona göre yazıyor :).

yine de gitmem derseniz; aralıklı oruç saatleri (ben kahvaltı ve akşam yemeği şeklinde uyguluyorum ve kalori açığı yakalamış oluyorum burdan da), ekmek çeşidini değiştirmek, egzersiz (ortopedi doktorum belli bir kiloya inene kadar dizlerim açısından yürüyüş yapmamı istemiyor, mat pilates ve yüzmede teyidleştik), porsiyon kontrolü şeklinde zaten başladığınız gibi ilerlemeniz gayet makul.

mat pilates hocası da önce çok hafif başladı, 2 ay sonra zorlaştırdı, sonra yeniden bir level zorlaştırdı, işin içine dumble/top/direnç bandı ekledi vesaire derken en başta yapamadığım çoğu şeyi zorlanmadan yapabiliyorum ve inanılmaz inceldim. belki yüzme konusunda da böyle aşamalı bir durum vardır?
0
Phoebe
(30.01.24)
Carnitine ve cla falan bunlar bir bilimsel desteği olmayan şeyler. Para vermeye gerek yok.

Ben diyeyim; çöp.

Kilo vermeye yarayan şeyler var ama supplement diye geçmiyorlar ;)
0
logisticsmanager
(30.01.24)
(3)

Kızıl nehir - grange

havana
Arkadaşımın sorusudur:“Grange’ın kızıl nehirler kitabı’nda genetiği değiştirilmiş çocuklar mı seçiliyordu?” diyor var mıdır hatırlayıp cevabı olan? Teşekkür ediyorum.
Arkadaşımın sorusudur:

“Grange’ın kızıl nehirler kitabı’nda genetiği değiştirilmiş çocuklar mı seçiliyordu?” diyor var mıdır hatırlayıp cevabı olan?

Teşekkür ediyorum.
0
havana
(29.01.24)
Yok şimdi dağda yaşayan normal köylüler var. Fiziksel iş.

Bir de üniversitede profesörler.

Bunlar işte dağda yaşayanların cocuklarini profesör çocukları ile değiştirip profesör kafası olan ama aynı zamanda dağ insanının fiziksel kapasitelerine sahip gelecek çıkarmaya calisiyorlar.
0
logisticsmanager
(29.01.24)
@logisticsmanager çok teşekkür ederim. Peki dağdaki insanların çocuklarını öksürüyorlar mıydı, onlara ne oluyordu hatırlıyor musunuz?
0
🌸havana
(30.01.24)
Onların çocukları profesorlere veriyorlar doğumda. Profesorlerin cocuklarini dagdakilere.
0
logisticsmanager
(30.01.24)
(8)

Elektrikli araçlar ve standart üreticiler

adriana lima poposu yaglayicisi
Ford, Vw, Toyota falan artık ipin ucunu kaçırdı, Çinliler 5 yıla kalmaz tüm piyasayı ele geçirecek deniyor. Sizce bu mümkün mü? İzin verir mi batılı ülkeler buna?
Ford, Vw, Toyota falan artık ipin ucunu kaçırdı, Çinliler 5 yıla kalmaz tüm piyasayı ele geçirecek deniyor. Sizce bu mümkün mü? İzin verir mi batılı ülkeler buna?
0
adriana lima poposu yaglayicisi
(29.01.24)
çin'in uzun vadede ne yapacağını bilmiyoruz ama avrupalılardan eminiz bu sebeple yine 10-15 yıllık bir araç yatırımı için insanlar avrupa-japon malı araçları tercih edebilir.

bunun dışında elbette çin pazara girebilmek için düşük veriyor araçları bu da şu an için cepten yiyor demektir peki ne kadar daha cepten yiyebilir? tartışma konusu. avrupalılar birleşirse(en azından finansal anlamda) çin'in cebine bir delik açabilir.

çin şunu yaparsa korkmak lazım kardeşim ben genel araba mottosunu değiştiriyorum sen benden bir model al ben her 5 yılda bir sana 10-15 farklı model sunacağım bunların için den birini küçük bir ek para ödeyerek alabilirsin. bu iş modelini geliştirebilirse o zaman korkmak lazım

onun dışında long-run'da çin'in hala gitmesi gereken baya bi yol var.
0
duyurukullanıcısı
(29.01.24)
çinlilerde ne kalite var ne de tecrübe. öyle kolay kolay ele geçiremezler piyasayı. kısacası mümkün görmüyorum. kendine yakın pazarları ele geçirirler en fazla.
0
false pretension
(29.01.24)
çin olduğu için izin vermezler gibi duruyor ama çin regülasyonlara takılmamak için üretimini avrupa'ya kaydırmaya da hazır. avrupa'da üretim için baya baya yatırım yapıyorlar şu an.

ford ceo'sunun eski üreticilerle ilgili yaptığı bir konuşma var. iş araç üretmekten çok yazılım üretmeye geldi buna adapte olmayan birçok eski üreticinin büyük sıkıntılar yaşayacağını söyleyebiliriz.

twitter.com
0
duyulmasi gerektigi kadar
(29.01.24)
çin, şu an 1950'ler abd'si gibi, 1880'ler ingiltere'si gibi deli gibi üretim yapıyor. şimdiki abd ve eu ise, 4 gün işçi çalıştıralım, çok maaş verelim bilmem ne diye diye geziyor ortalıkta. isteseler de istemeseler de 5 yıl sonra otomobilde çin hakimiyeti muhakkak.

çin üretiminde kalitesizlik var demek için en son çin hakkında 2001 yılında falan bişeyler araştırmış olmak gerekiyor. zira abd hükümet baskısıyla üretimini çinden hindistana kaydıran apple'ın yıllarca kalite arttıramadığını biliyoruz. neyse komik ve facebook iddialarına girmeye gerek yok.

çin'in otomobil konusunda ana problemi, iç pazar o kadar dehşet büyük ki, dışarıya açılma konusunda ciddi bir istek olmuyor, olmayınca da avrupa tasarımları, abd tasarımları çıkmıyor. batı ile doğunun tasarımsal istek ve beklentileri çok uyuşmuyor. özellikle ab ile. ancak şimdi çok büyük 3*4 şirket var ve kendi aralarında ciddi rekabet içindeler, iç pazarı diğer ufak 20'den fazla şirket ile beraber doldurmaya başladıklarında ciddi olarak ab ve abd'ye yöneleceklerdir. ancak şu anda dahi byd'nin 40-50k$'lık araçları çok üst seviye konfor ve kalite sunuyor. bu şirketler inanılmaz ucuz araçlar da üretiyor, gidip 10k$'lık araçlarını inceleyip eleştirmenin mantıklı yanı yok. mercedes ile karşılaştıracaksan, o banttaki aracına bakman gerek. zaten orada ortaya çıkıyor, 80k$ mercedes vs 60k$ byd eşdeğer. 4-5 sene sonra yapacakları üretim ile çok başka seviyeler görülür.

"İzin verir mi batılı ülkeler buna?", ab aşırı çekiniyor ve tedirgin. ne olur göreceğiz. ama avrupaya fabrikalar geliyor nasıl durduracaksın? mümkün değil pek
0
avatar is back
(30.01.24)
Çin eskisi gibi kalitesiz olmasa da orası çin. Tek adam rejimi olan ve herhangi bir hukuki kurumun işlemediği yer. Bu firmalarin bu kadar ucuz uretme sebeplerinden biri de devletin desteklemesi, çok ucuz elektrik, ucuz iş gücü.

Çinli firmalar Avrupa'ya gelir tabi de eskisi kadar ucuz olamaz o zaman çünkü tedarik zinciri ucuz bir şey değil ve iş gücü de daha pahalı olacak.

Cin'in asıl olayı elektronik parça. Harbiden bu konuda adamlar çok iyi ve tedarik Zinciri çok iyi ama ne zaman üretimi çin dışına tasidin iste o zaman sorun başlıyor. Yaşadığım için biliyorum.

Elektrikli arabada ne olacağı tam bilinen bir şey değil. Bizde de elektrikli araba sarj cihazlari var, su an çok iyi gitmiyor misal ama üst yönetimi dediği şu an ne olup bittiği önemli değil, biz 5-10 sene sonrasını oynuyoruz. Ve orada ne olacağını kimse bilemez.

Ben alır miyim? Almam. En azından su an için. Çünkü 10 sene sonrasını göremediğimiz firmalar ve sektörün de 10 sene sonrasını görmek zor.
0
logisticsmanager
(30.01.24)
@avatar

çin'in araçları halen kalitesiz. hem mühendislik hem de kullandıkları parça anlamında. know-how'u bilmeleri kaliteli oldukları anlamına gelmiyor. yolda giderken gaz pedalını kıran, dışardan ve içerden güzel görünüp, dünyanın en kalitesiz parçalarıyla beraber en kalitesiz işçiliği ile bu kadar ucuz araçlar çıkarıyorlar.
0
false pretension
(30.01.24)
bizim gibi ekonomik sıkıntı yaşayan ülkelerde bir ihtimal belki ama sanmıyorum.çin kore uzak doğu ne yaparsa yapsın bir iphone markası yaratamıyorsa arabada da bir vw veya mercedes olamaz. ama olay yazılım işine girerse çinliler öne geçebilir. ancak olay malzeme kalitesine gelirse avrupayı geçemezler.
0
mikahakkinen
(30.01.24)
Dün düşen haberlere göre BYD Macaristan fabrikası için arazi satın alım anlaşmasını tamamlamış. 2026 ilk çeyreğinde üretime başlayacakmış fabrika. Macaristan’da hali hazırda elektrikli otobüs üretiyorlarmış okuduğum kadarıyla. Ab üyesi olduğu için gümrük vergisi avantajı var, bakalım ab bunun karşılığında ne yapacak.

yatırım için ab’nin en otoriter rejimini seçmeleri de manidar :)
0
duyulmasi gerektigi kadar
(01.02.24)
(10)

Geçmişe duyulan özlem hakkında

dedeminhirkasi
Durduk yere birden düşüyor aklıma. Abimle aldığımız ilk oyun CD’sini. Heyecanla bilgisayarın başına geçişimizi. O zamanlar alması bugün gibi zor olan kamera alıp saçma video kayıtları. Yani ailemle olan daha çok ailemle ve çevremle olan geçmişimi çok özlüyorum. O zaman daha mutlu olduğuma eminim. Mu
Durduk yere birden düşüyor aklıma. Abimle aldığımız ilk oyun CD’sini. Heyecanla bilgisayarın başına geçişimizi. O zamanlar alması bugün gibi zor olan kamera alıp saçma video kayıtları. Yani ailemle olan daha çok ailemle ve çevremle olan geçmişimi çok özlüyorum. O zaman daha mutlu olduğuma eminim. Mutlu olamadığım için mi özlüyorum yoksa geçmişi herkes mi özler. Ailedeki hastaliklar, dertler mi beni o döneme itiyor bilmiyorum. Şunu biliyorum hem ben hem ailem eskiden daha mutluyduk. Bu herkeste mi böyle bilmiyorum.
Siz de durum nedir?
0
dedeminhirkasi
(29.01.24)
Bana da oluyor. Hep bir 2011 yılına gidiyorum.
0
rock n roll
(29.01.24)
Ben 90'ların sonunu seviyorum. Win 98, o dönem oynanan oyunlar. Fransa 98. Atari. Türkçe pop. Temmuz sıcağında amaçsızlık.
0
ferenc
(29.01.24)
Bilinç geçmişteki kötü anıları çabuk siler, önemsizleştirir, bilinç altına iter.
Bu güzden geçmiş anılarımız hep olduğundan daha güzel olarak hatırlanır.
Aslında hiç de öyle değildir.
0
Mirket
(29.01.24)
Bende de oyle. Buyuk bir ozlem hissediyorum. Kare kare canlaniyor gozumde. Bu ara daha cok hissediyorum ve acayip bi huzun kapliyor icimi ustelik sonrasinda. Istahim falan kaciyor gecmis ozlemim yuzunden bazen anlik yani. Hatta boyle bir soru acmayi bile dusunmustum bu hafta.
0
Kittie
(29.01.24)
Evet ozluyorum, mutluyduk. 90'larin sonu 2000'lerin basi guzeldi. Mahallede buyumek. Disarda vakit gecirmek. Aileyle vakit gecirmek, beraber seyahat etmek. Akrabalarla pikniklere ormanlara gitmek.

Telefona ve sosyal medyaya gomulme yoktu o zamanlar. Ama Atari ve bilgisayarimiz olmustu. Eski oyunlar da guzeldi.

Bence sosyal medya insanlari cok etkiliyor. Ben ara veriyorum hep. Tabii aile/akraba ortami da degisiyor zamanla.

Gerci annemi de erken kaybettigim icin gecmise gitmek huzun veriyor daha cok. Dusunmemeye calisiyorum.
0
ermanen
(29.01.24)
her dakika neredeyse. kendime başka bir şehirde doğru düzgün bir hayat inşa edemedim, çok bir şey ummuyordum ama bulduklarım bazı açılardan yeterli olmadı, kendimi açabildiğim biri yok, kapalı ve savunmacı yaşamak zorunda hissediyorum. otomatik olarak bunların hiçbirini yapmak zorunda kalmadığım 4-5 sene öncesini özlüyorum. bir çeşit savunma mekanizması kurmaktan başka bir şey değil yaptığımız.

ama bu konuda güzel bir kitap var, svetlana boym'un nostaljinin geleceği diye. orada nostaljinin aldatma ve manipülasyon mekanizmaları anlatılıyor. kitap biraz daha nostaljinin tarihsel bir olgu olması üzerine kurulu ama belki size cevaplar verecektir.
0
black holes in the sky
(29.01.24)
Mirket +1

Ama ben de özlüyorum o ayrı.
0
pispinti
(29.01.24)
Mirket +1

Daha eskiden çok iyiydik çok mutluyduk demeyene denk gelmedim. Hatta 10 sene sonra konuşsak eminim bu yıllar güzel gelecek.
0
logisticsmanager
(30.01.24)
bende cok ozluyorum cocuklugumu. gunes bile bir farkliymis gibi geliyor bazen

5-10 sene onceki hayatima da ozlem duyuyorum bazen

muhtelemen 10 sene sonrada bugunu ozleyecegiz
0
foster
(30.01.24)
ben ozlem duymuyorum cunku bana gecmis hep "yasadigim cok kotu bir olaya x yil kalmis olan yil" gibi geliyor.

gecmise donmek istemezdim sanirim. bazi seyleri en basindan degistirebilseydim isterdim ancak.
0
bohr atom modeli
(30.01.24)
(4)

Hollandada bir iş ama Japon Firması

jimjim
Halihazırda yurt dışında çalışıyorum. (Hollanda değil). Janmar motor’ın Hollanda ayağı için bir görüşme önerdiler.Pozisyon satış ama mühendis veya teknik alt yapısı olan birini arıyorlar. EMEA bölgesindeki müşterilere sürekli (işin yarısı) ziyaret içeriyor.Maaş aralığı da aman aman yüksek değil (gib
Halihazırda yurt dışında çalışıyorum. (Hollanda değil). Janmar motor’ın Hollanda ayağı için bir görüşme önerdiler.
Pozisyon satış ama mühendis veya teknik alt yapısı olan birini arıyorlar. EMEA bölgesindeki müşterilere sürekli (işin yarısı) ziyaret içeriyor.
Maaş aralığı da aman aman yüksek değil (gibi duruyor) blue card’ın altında kalıyor. Ama tabi tatil parası,13.maaş vs var mı bilmiyorum.
Hollandaya gidersem kiram çok az olacak. (Kalacak yerim var)

Endişe ettiren şey firmanın japon olması. Çalışma hayatında amerikan firmalarından bile beter bir yaklaşımları var gibi düşünüyorum.
Bir de üstüne seyahat olayının çok olması ve bir de afrika ülkeleri falan.. :/
Korkudan turistik amaçlı mısır’a bile gitmemiş insanım.

Daha çok erken ama sizce hangi şartlarda kabul edilmeli bu iş? Ya da kabul edilmeli mi?
0
jimjim
(29.01.24)
mevcut isinle ilgili bilgi vermemissin ki, nasil kiyaslayalim. ama belli ki istemiyorsun, o yuzden gorusmeyi reddedebilirsin.
0
hot potato
(29.01.24)
Hocam Japon kültürü diye japon firması aynı şeyleri Hollanda'da yapacak diye bir olay yok. 100 küsur yıllık amerikan firmasindayim, tabiki amerikan kültürü hissedilse de öyle vahşi kapitalizm yok çünkü fransa.

Yani firmanin japon olup olmamasi önemsiz. Honda japondu ama Türkiye'de çıkarken görülmemiş güzellik yaptı çalışanlara. Siz firma hakkında iyi konuşulup konuşulmadigina bakın.


Pozisyon fena değil gibi yani farkli şeyler goreceksiniz, müşteri ziyareti falan insani gelistirip konfor alani dışına cikarir.
0
logisticsmanager
(29.01.24)
Biraz önyargılı davranıyorsunuz gibi geldi bana. Şirket Japon olda bile Hollanda’da olduğu için buranın normlarına göre bir düzen vardır diye düşünüyorum. Burada da beyaz yaka işler genelde rahat ve profesyoneldir.
0
but that was just a dream
(29.01.24)
Almanya'da falansan hiç düşünme koşarak git. İngilteredeysen gitme. Değişir yani nerede olduğuna göre. Mülteci çöplüğü yerlerde yaşanmaz.
0
ferenc
(29.01.24)
(3)

Vanilyalı whey isolate protein tozu var mı Türkiye'de (online veya mağaza)

ermanen
Vanilyalı whey isolate hiç bulamadım.Vanilyalı, vanilya aromalı whey var, kullandım. isolate değil. isolate olması lazım. Türkiye'de veya online buldunuz aldınız mı hiç?yurtdışı online mağazalardan getiremiyoruz heralde?
Vanilyalı whey isolate hiç bulamadım.

Vanilyalı, vanilya aromalı whey var, kullandım. isolate değil. isolate olması lazım. Türkiye'de veya online buldunuz aldınız mı hiç?

yurtdışı online mağazalardan getiremiyoruz heralde?
0
ermanen
(29.01.24)
Bu var gibi ama vanilyali dondurma demiş.
www.proftein.com

Yurtdışı getiremezsiniz.
0
logisticsmanager
(29.01.24)
hmm vanilya ve vanilyalı dondurma aromalı protein tozu tat farkı nasıl olur acaba. vanilya aromasına aşinayım. denerim belki bu proFtein markayı. pahalı gibi gramına göre.
0
🌸ermanen
(29.01.24)
Anladığım pek yok isolate vanilya Türkiye'ye gelen ondan bir de ufak satiyorlar o da var.

Zaten supplementler uçtu gitti artık fiyat olarak bir de isolate olunca.
0
logisticsmanager
(29.01.24)
(2)

Öğün tozları

nundu
Normalde protein tozlarına falan mesafeliyim ama bu "öğün tozu" olayı hafiften ilgimi çekti. Hafta içi kahvaltı yapmıyorum, öğle yemeğini de iş yerinde hallediyorum da akşam evde hep dışarıdan yiyorum hem masraflı hem genelde sağlıksız. Haftasonu bi de işe de gitmediğim için iki kat sıkıntı.Evde yem
Normalde protein tozlarına falan mesafeliyim ama bu "öğün tozu" olayı hafiften ilgimi çekti. Hafta içi kahvaltı yapmıyorum, öğle yemeğini de iş yerinde hallediyorum da akşam evde hep dışarıdan yiyorum hem masraflı hem genelde sağlıksız. Haftasonu bi de işe de gitmediğim için iki kat sıkıntı.

Evde yemek yap tavsiyesi vermeden, bu öğün tozlarının Türkiye'de en iyisi hangisi? Amerika'da Huel çok övülüyor sanırım ama Türkiye'de yok. Bahs'ı gördüm ama onunla ilgili de negatif yorumlar gördüm tadıyla falan alakalı. Yine de deneme pakedini alsam mı diye düşünüyorum.

Bahs dışında bu iyidir dediğiniz marka var mı? Bi de bunun için blender falan gerekmiyor di mi? Direkt shakera suyla koyup çalkalamak yetiyor?
0
nundu
(29.01.24)
Protein tozuna mesafeli olan birinin öğün tozuna mantıklı bakması bana garip geldi. Protein tozunun içinde olan şeylere bir bakın, bir de öğün tozunda olanlara bakın. Hangisi daha net anlaşılır kendiniz karar verin.
www.bahsbar.com
"İÇİNDEKİLER:

Bezelye Proteini(%85), Maltodekstrin, Ayçiçek Yağ Tozu, Keten Tohumu Unu, İnülin, Potasyum Klorür, Kalsiyumun Ortofosforik Asit Tuzları, Kıvam Verici (Guar Gam), Aroma Verici, Kolin Klorür, Kıvam Verici (Ksantan Gum), Magnezyum Oksit,L-Askorbik Asit, Tatlandırıcılar (Asesülfam K, Sukraloz, Steviol Glikozitler), Demir Sülfat, DL-Alfa Tokoferol,Çinko Sülfat, Niasinamid, Manganez Sülfat, Kalsiyum D-Pantotenat, Retinil Asetat, Kolekalsiferol, Bakır Sülfat,Piridoksin Hidroklorit, Riboflavin, Tiamin Mononitrat, Krom(III) Aminoasit Şelatı, Folik Asit, Potasyum Iyodat, Sodyum Selenit, Sodyum Molibdat, Fillokuinon, D-Biotin, Siyanokobalamin."


Merak edip myprotein protein powder baktım;
%96 whey protein yani peynir altı suyu tozu
Soya lesithini
Tatlandırıcı

Neyse yani whey protein yerine bezelye proteini var yani olay bu bir de öğün olması için daha bir sürü şey var. Bir de bezelya proteinin kalitesi wheyden daha düşük.

Benim bildiğim Türkiye'deki başka yok. Zaten fiyat olarak da Ucuz değil. Blender değil normal shake.
0
logisticsmanager
(29.01.24)
Yani aslında düne kadar ikisine de mesafeliydim de dün bu Huel ile ilgili bi video izledim ordan aklım çelindi. Ayrıca protein tozu tek başına öğün olarak geçmiyor sanırım, normal beslenmeye ek. Ben yemek yerken ihtiyacım kadar proteini de alıyorum bi şekilde. Bu öğün tozu direkt yemek ikamesi olduğu için ilgimi çekti. Tabii ki her öğün onunla beslenmeyi düşünmüyorum ama atıyorum haftasonları günde bir öğün onunla geçirsem daha mı mantıklı olur diye düşündüm.
0
🌸nundu
(29.01.24)
(7)

Nusret vücudu hakkında

dedeminhirkasi
Adamı takip ediyorum yıllardır spor yapıyor. Fakat kayda değer bir gelişimi yok gibi vücut konusunda. Yani tişörtü giyince cılız bir vücut görüntüsü var ortada. Nedir bu durum genetik mi yoksa kendi bilinçli tercihi mi. Yani bir kütle yok ortada fit olabilir orası ayrı…
Adamı takip ediyorum yıllardır spor yapıyor. Fakat kayda değer bir gelişimi yok gibi vücut konusunda. Yani tişörtü giyince cılız bir vücut görüntüsü var ortada. Nedir bu durum genetik mi yoksa kendi bilinçli tercihi mi. Yani bir kütle yok ortada fit olabilir orası ayrı…
0
dedeminhirkasi
(28.01.24)
Isinde gucunde adam iste. Fizigini, sinirlarini biliyor adam napsin Savas Cebeci gibi kafayi mi siyirsin 7/24 vucut vucut diye
0
speedy
(28.01.24)
Kütle calismiyorsa yoktur. Spor yaparak kütle alınmıyor, kütle kazanmak amacı ile spor yapıp beslenmek gerekiyor.
0
logisticsmanager
(28.01.24)
iyi de o vucut kendi yasitlarindaki erkeklerin yuzde 90'indan, 95'inden daha iyi. ondan sonrasi profesyonel olmak zaten.
0
baldur2
(28.01.24)
vücudu çok iyi, yağ oranı çok düşük. daha fazla şişerse çirkin durur zaten. doğal yollardan kas yapmak çok çok zor bir şey. instagram'da görüp wow dediğimiz adamların %99 u streoid kullanıyor. diğer türlü olmuyor kendimden de biliyorum kafayı sıyırmak lazım kalori hesabı, uyku, beslenme vs vs. normal çalışan birinin yapabileceği şeyler değil.
0
hayati cozemeyen adam
(28.01.24)
Bu arada şunu da eklemeden geçmemek lazım; Instagram'da görülen çoğu kişide adami arnold yapmayan ama yağ oranı düşük tutmaya yarayan falan ped kullanılıyor.
Kısacası nusret gibi birinin bunları kullanmama oranına yüzde 0.05 veriyorum. Bunda yanlış bir şey yok ama sadece ünlü ya da zengin olanlarin hepsi bunu yapıyor. Jeff bezos da başka bir örnek.
0
logisticsmanager
(28.01.24)
Logistics hocam ped dediğiniz nedir?
0
andlee
(28.01.24)
Performance-enhancinf drugs.
Yani steroid diyince insanlar böyle arnold, ronnie falan düşünüyor ama alakası yok. Hollywood ve zenginlerin çoğu bunları kullanıyor. Ve bunlar içinde misal 50 küsur yaşında Hugh jackman'in öyle gözükmesini sağlayan ilaçlar da var. Bu noktada nusret'de çok büyük ihtimal kullanıyordur ama az yağ orani için vs.
0
logisticsmanager
(28.01.24)
(9)

bütün dünyadaki bu mülteci ve göç problemiyle amaçlanan nedir?

ilgeru
amerika'da da bu sorun var, avustralya'da da kanada'da da, avrupa'nın en ileri ülkeleri diyebileceğimiz ülkelerinde de. yani dünyanın neredeyse bütün ülkelerini etkileyen bir problem haline geldi. bunun sebebini sormuyorum sebebi açık zaten.ancak son zamanlarda bunun ülkelerin en temel sorunu haline
amerika'da da bu sorun var, avustralya'da da kanada'da da, avrupa'nın en ileri ülkeleri diyebileceğimiz ülkelerinde de. yani dünyanın neredeyse bütün ülkelerini etkileyen bir problem haline geldi. bunun sebebini sormuyorum sebebi açık zaten.

ancak son zamanlarda bunun ülkelerin en temel sorunu haline gelmesi ve buna hala göz yumuluyor oluşu ile ne yapılmak isteniyor? amaçlanan şey nedir? bu göç alan ülkelerin hepsi isteseler 1 günde önleyebilirler bunu, hak, hukuk, adalet, insan hakları, medeniyet, istediklerinde pek umurlarında değil çünkü.
0
ilgeru
(27.01.24)
Yaşlı nüfusa karşı bir çözüm olarak görülüyor. Batı dünyasında hatta Türkiye'de bile nüfus çok yaşlandı ve doğum oranları çok düşük. Halk istese de istemese de genç nüfusu fazla olan ülkelerden göç gelecek bu ülkelere. Sen Avrupa'da dünyanın bebek yardımını da versen şehirdeki bir çift 2den fazla çocuk yapmıyor genelde ama göçmenler sınırsız insan gücü gibi bir şey. Türkiye'de de sanayicilerin keyfi çok yerinde göçmenlerle aynı şekilde.
0
nundu
(27.01.24)
Ucuz iş gücü, kapitalistler ve işletmeciler için yüksek kâr. Örneğin AB ve ABD'de doğu Avrupalılar (mesela Polonyalılar), ABD ve Kanada için Meksikalılar ucuz iş gücüdür. Kendi vatandaşının saatte 15 dolara yapacağı işi bunlara 5 dolara yaptırır, bir de fazla çalıştırır. Bizde de Suriyeliler, Afganlar böyle. Hatta bir bakan söylemişti: "Suriyelileri gönderirsek birçok sektör batar" gibi bir şeyler.
0
prole
(27.01.24)
Diğer ülkeler için durum şundan farklı değil: www.cumhuriyet.com.tr
0
prole
(28.01.24)
Cultural Marxism conspiracy theory: rationalwiki.org
0
freedonia
(28.01.24)
ideolojik anlamda bakarsak göç konusu, ulus devletlere karşı olan küreselcilerin daha çok işine yarayan bir durum. Devletleri zayıflatan,kırılgan hale getiren önemli bir etmen ne de olsa.

Göçü arttıran en önemli faktörlerden biri de batı tarafından iç karışıklık çıkarılan devletlerde yaşam alanı iş sorunu yaşayan, kendi ülkesinde hangi devletin bayrağını görüyorsa oraya gidiyor.
Mesela İngiltere'de Pakistanlı ve Hindu görmek normal.

Abd'yi de barış, demokrasi ve özgürlük götürdüğü(!) yerlerde yaşananlar ve aldığı göç konusunda anlatmaya gerek yok.

Fransa'da yı yine çok kan döktüğü yerlerden gelen Afrikalılar ziyaret etmekteler.

Türkiyemiz ise tam aksine ortalığı karıştıran değil, 3 kıta arasında önemli bir noktada bulunması sebebiyle bu sorunu yaşıyor.

Batının hak, adaletten bahsetmesi teröre destek verenlerin barış kardeşlikten bahsetmesiyle tamamen aynıdır.

Alıcıların çıkması veya kabul edenin olmadı veya ortamlarda yer edinmek için sosyal /resmi mesajlar vermek temeldir bu konularda.
0
diyecevaplandı
(28.01.24)
Amaclanan ne derken suriye savaşı bu olayi asıl baslatan olay. Yani bunun uzun süreli bir plan olduğuna falan inanacak değilim.

Avrupa'da da olay çalışmaya gelen adam değil de daha çok işte yasal olmayanlar ya da ne bileyim gemiyle falan gelenler.

Çözüm de öyle dediğiniz gibi 1 günlük olay değil. Öyle olsaydı Amerika'da meksika sınırını falan 1 günde çozerdi.

Ki bu ileride küresel isinma ile daha da kötü olabilir.
Göz yumulan da şu; genelde sol partiler değişen bakış açısı ile humanist takıldı ama şu an genel olarak ellerinde patladi çünkü bunu konusmayan partiyi istemeyenler çok. Ben de misal solcu olsam da Fransa'da melanchonun partisine oy vermem.

Misal Fransa'da son göç yasası mahkeme tarafindan durduruldu çünkü bazı yasalara uymuyor. Neyse yani bu iş öyle kolay değil yani.

Ha tabiki göçün devletlere yardımı çok. Fransa enteresan şekilde doğum oranının çok yüksek olduğu bir yer ki göçmenler ile alakası yok, harbiden herkesin çocuğu var hatta genelde iki tane çünkü yardım çok fazla. Ama çoğu ülkede Fransa'ya oranla az ve kesinlikle dışarıdan göç gerekiyor.

Neyse böyle planlanan vs bir şey yok, planlanan bir şey olsa sol hükümetler seçimlerde yenilmeyi göz önüne alarak bunu yapmazdi. Bu tam tersine planlanan/istenen şekilde gitmemesi olayı ve benim görüşüm asıl patladığı yer Suriye savaşı. Aynı Türkiye'de olduğu gibi. Suriye savaşına kadar Türkiye'de bir şey yoktu. Türkiye'nin planı ucuz/kayitsiz iş gücü+Avrupa'ya karşı elde kozdu.
0
logisticsmanager
(28.01.24)
Diğer yerleri bilmem ama amerika'da ucuz iş gücü ve sömürü. Saati 5 dolardan adam çalıştırıyorlar. Abd'ye meksikadan giren veya turist olarak gelip çalışanların geleceği yok.

Kanada abd vahşi kapitalizminde tutunamayanların yeri. Abd'ye eğitim için gelip sonrasında tutunmayanlar kanada'ya akıyor. Kanada'nin geçen hafta -30 dereceyi gören yerleri vardı. Burada getir götür işi de zor olduğundan mültecilerin hayatta kalmaları zor.

Almanya zaten küçük Türkiye. Giden ne ingilizce ne almanca öğrenir. Türkiye'deki bir memurun durumu Almanya'daki işçiden iyidir bence.

Şunu da diyeyim, bir yer göç alıyorsa, bol göçmen kabul ediyorsa, kaçak takılan çoksa oraya gitmeyin. İş azdır, konut azdır, sorun boldur, kaos boldur.
0
ferenc
(28.01.24)
Bence acikcasi Avusturalya'daki Kanada'daki gocun seni neden bu kadar rahatsiz ettigini sorgulamalisin. Alan memnun satan memnun bir durum var. Yukarida aciklanmis, ucuz, genc is gucu. Peki Turkiye'de yasayan ve muhtemelen hayati boyunca orada kalacak biri icin bu niye bir sorun teskil ediyor? En garipsedigim sey bu. Batida uretilen sagci komplo teorileri dogulu gecnlere dert oluyor kendi problemlerini cozmus gibi. Garip degil mi?
0
hot potato
(28.01.24)
abd'den kanada'ya geçenlere ilişkin istatistiki bilgi sorulmuştu. ciddi olmayan bir cevap verince silinmiş.

şöyle diyeyim; abd çalışma vizesi h1b alma olasılığı şuan %10 falan. alınsa da işten çıkma durumunda hemen yeni sponsor bulmak gerekiyor ki bu çok zor. geriye kalan %90 lık kitle abd de eğitime para döktükten sonra 3.dünya ülkesi olan memleketine dönmek istemiyor. en yakın seçenek kanada olunca oraya akıyorlar.

ek olarak, new york city'de kaçak takılarak bir abd'li olabileceğini düşünenler saatlik 5 dolara çalısıldığını, sağlık sigortası olmadan abd'de yaşamanın ihtihara teşebbüs olduğunu fark edince bir kaçış yolu arıyorlar. bu yol da kanada'ya çıkıyor.

abd-kanada tartışmasında kanada'da yaşayan kişiler duygusal tepkiler vermeye fazlasıyla yatkın oluyorlar. dibindeki bir ülkenin alım gücünden, iklimden, diğer olanaklardan uzak yaşamak pek de iyi değil sonuç olarak.
0
ferenc
(28.01.24)
(3)

Transfer fiyatlandırması mantığı nedir tam olarak

condom kurşunu
Bilale anlatır gibi analatabilirseniz sevinirim.
Bilale anlatır gibi analatabilirseniz sevinirim.
0
condom kurşunu
(27.01.24)
Bir şirketin bir departmanı A ülkesinden, aynı şirketin B Ülkesindeki bi departmanına mal veya hizmet sağladığında, bu alışveriş için bir fiyat belirlemesi gerekiyor. İşte bu fiyat transfer fiyatıdır.

Şirket, vergi oranları düşük olan ülkelerde daha fazla kar göstererek, toplam vergi yüklerini azaltabilir ama kurallar falan da var.

Sözlükte de anlatılmış aslında: eksisozluk.com
0
wct3 org
(28.01.24)
en bilal cevabı vereyim.

birbiriyle ilişkili iki şirketin, birbirine al gülüm ver gülüm yapması.

adamın iki ayrı şirketi var. birinde kar çıkıyor vergi ödemesi lazım, öteki zararda. hop zarardaki şirketten kardakine maliyetine/zararına bir fatura kes. adamın karını vergisini düşürdük veya sıfırladık. zararda olan hala zararda.
0
kibritsuyu
(28.01.24)
Hadi ben direkt bunu yapan adam olarak yazayim;
Sirket amerikan sirketi, Avrupa'daki bizim yönettiğimiz ürün grubu ürünleri asya, Afrika, amerika ve Avrupa'daki fabrikalardan (sirketin kendi) satın alıyor ve bunu ana dağıtım merkezine getirip buradan dağıtım yapiyor.

Burada bizim fabrikalardan alırken kullandigimiz fiyata transfer price diyoruz.
Bizim ürün grubunun kurulu olduğu sirket de İsviçre'de özel bir finansal yapiya sahip haliyle vergiden tasarruf...

Kısacası fabrika ürünü alıyor, maliyet hesapliyor ve bunu bize x fiyatıyla satiyor. Biz bunu İsviçre merkezli sirketimize satin aliyoruz ama dağıtım merkezi ab'de. Burada tekrar şirketin diğer ülkelerdeki ofislerine gene transfer price ile satiyoruz.

Buradaki transfer pricelar bir satış değil aslinda, sirket içi hareket. Asıl satışa da sales price diyoruz. Bu sebepten şirket içi siparisler non trade, satış siparisleri ise trade diye geçiyor.
0
logisticsmanager
(28.01.24)
(4)

Çalışırken dinleyebileceğim podcast onerisi

Chips
Ozellikle bilimsel konuların anlatıldığı hangi kanalları onerirsiniz ? Dikkatim çabuk dağıldığı için tekduze bir anlatımı dinleyemiyorum. Aynı şekilde Barış Özcan gibi 0 iq'ya anlatir gibi anlatis da beni kopartiyor. Şu ana kadar Youtube'da Evrim Ağacı bana hitap eden seçenek oldu. Yerli ve yabancı
Ozellikle bilimsel konuların anlatıldığı hangi kanalları onerirsiniz ? Dikkatim çabuk dağıldığı için tekduze bir anlatımı dinleyemiyorum. Aynı şekilde Barış Özcan gibi 0 iq'ya anlatir gibi anlatis da beni kopartiyor. Şu ana kadar Youtube'da Evrim Ağacı bana hitap eden seçenek oldu. Yerli ve yabancı onerilerinizi bekliyorum.
0
Chips
(27.01.24)
In our time, tek bilim değil ama harika
0
logisticsmanager
(27.01.24)
Zihnimin kıvrımları- Serdar Kuzuloğlu
0
Amaranta ursula
(27.01.24)
halitkin
(27.01.24)
Dünya klasiklerini okuyan birinden dinlemek de iyi bir seçenek olabilir

www.youtube.com

Sesli kitap deyince youtube'da büyük bir hazine çıkıyor insanın karşısına.
0
Mirket
(27.01.24)
(7)

sıfır girilen kiralık evde sıfır izolasyon olması

anlamsiz geliyor
merhaba. 3-4 senelik yeni bir daireye kiracı olarak girdim. apartmanda ses izolasyonu sıfır. alt ve üst komşular ne yapıyorsa naklen duyuyorum ve bazen saatler sürüyor. psikolojim bozuldu bazı geceler uyuyamıyorum. eve yeni girdiğimden ve izolasyon konusunun girerken hiç belirtilmemesinden ev sahibi
merhaba. 3-4 senelik yeni bir daireye kiracı olarak girdim. apartmanda ses izolasyonu sıfır. alt ve üst komşular ne yapıyorsa naklen duyuyorum ve bazen saatler sürüyor. psikolojim bozuldu bazı geceler uyuyamıyorum. eve yeni girdiğimden ve izolasyon konusunun girerken hiç belirtilmemesinden ev sahibinden evin tamamını veya en azından bazı odalar için ses izolasyonu yaptırmasını isteme hakkım var mıdır?
0
anlamsiz geliyor
(27.01.24)
Böyle bir şey talep edemezsin. Etsen de yapılabilir bir şey değil zaten.
0
Mirket
(27.01.24)
Ses izolasyonu olan yer ben gormedim valla. Evinde yeterince eşya var mı? Ev boş olunca ses çok olur. Bir de zamanla bu seslere çok dikkat etmiyorsun. İlk etapta taktığın için daha da rahatsız edici oluyor. Zaten sonradan ses yalıtımı da olmaz. Onu inşaat sırasında yapmaları lazım. Tavsiyem, bir süre kulak tıkacı ile uyuman.
0
prole
(27.01.24)
üsten gelen ses için yapacağınız per bir şey yok, ancak alttan gelen sesleri birazda olsun engellemek için, uyuduğunuz veya oturduğunuz odalar için kalın halılar serebilirsiniz.
0
Rao
(27.01.24)
Benim bildiğim Türkiye'deki yeni yapılarda eskilere oranla daha ciddi bir sorun bu ses yalıtımı. John bloor da demiş zaten.
Malesef bir hakkiniz yok :/
0
logisticsmanager
(27.01.24)
arkadaşım yumurta kartonu ile kaplamıştı tavanını süper ses izalasyonu.internette bolca görseli var.
0
jamswety
(27.01.24)
Ses yalıtım paneli diye aratırsanız bir çok çözüm var.
0
rumpleteazer
(28.01.24)
türkiyede toplu konutlarda ses izolasyonu kötü, tünel kalıp binalarda ses izolasyonu yok, bilmemkaç kat üsttekinin sesini bile duyuyoruz diyenler çok ama tünel kalıp toplu konuttayım ve şikayetim yok benim. istisnalar var ve istenirse yapılabiliyor demekki?

pcde ses sistemi olarak açık hava müzik sistemi kullanıyorum, 1100watt. 2 tane 1 metreden yüksek kabin var 30'ar cm'lik subwooferlar var kabinlerde. bu ses sistemiyle dizi film izleyip müzik dinlerken sabahlıyorum da yani gecenin 3'ünde 4'ünde bile kullanıyorum. tabi max seste değil :D max seste kendim dayanamıyorum :P ama kısık ses kullanmıyorum yani normal bi 5+1 sistemin max sesinden yüksek olabilir kullandığım ortalama.

geçenlerde jeneratör aldım hatta test etmek için 4-5 saat balkonda jeneratör çalıştırdım. kapıya dayanan şikayet eden olmadı.. üst komşuya ben gidip sordum, sesini duymamışlar bile. ki sormaya gittiğim sırada bile jeneratör çalışmaya devam ediyordu.

ben de üst kattan nadiren ses duyuyorum o da ya baca deliğinden geliyor ya banyodaki havalandırma şeysilerinden.

ha asıl soruya gelelim, sanmıyorum böyle bir talepte bulunabileceğini. sana ses yalıtımlı burası diye özellikle yanlış bilgi verdilerse ve bunu kanıtlayabilirsen belki? kendi imkanlarınla bişey yapabilirsen yaparsın yoksa dayanamıyorsan taşınırsın.
0
konetsu
(28.01.24)
(7)

ne olacak tr'deki bu emeklilik sistemi?

avatar is back
yıllar önce 2. bir emekli maaşım olsun diye BES'e girmiştim, hem şans hem doğru fonlar hem de düzenli artan miktarda ödemeler vs derken 7 senede iyi yerlere geldi, 7-8 ay öncede aylık yatırdığım parayı da ciddi arttırdım. son zamanlarda çok kafama takılıyordu derken bu hafta içi bankada 2. bes hesab
yıllar önce 2. bir emekli maaşım olsun diye BES'e girmiştim, hem şans hem doğru fonlar hem de düzenli artan miktarda ödemeler vs derken 7 senede iyi yerlere geldi, 7-8 ay öncede aylık yatırdığım parayı da ciddi arttırdım. son zamanlarda çok kafama takılıyordu derken bu hafta içi bankada 2. bes hesabını da açtım. buna 10k başlangıç parası attım, aylık ise ana bes'e attığımın 3'te biri kadar bişey atıcam. ikisini de 60 yaşına kadar sürdürmek istiyorum açıkçası.

yani bilmiyorum ben mi çok kafaya takıyorum ama tr'de ki emeklilik sistemini hiç mi hiç mantıklı göremiyorum. tüm avrupa, o kadar yüksek katma değerli üretim yaparken, tüm nüfusu iş gücüne dahil etmişken emeklilik yaşını 65'ten 67'ye çekme peşinde ama biz 43'lere kadar çektik, bakıyorum oecd ve ab'nin önerisi 1 emekliye 4 çalışanın bakması oran orantısı ama biz tr'de neredeyse 1,5'lara kadar çekmişiz, nüfus 90 milyonlara gidiyor sigortalı adam 24 milyon gibi komik rakamlar, emekli sayısı 16 milyonlara dayanmış durumda.

yani şükür biz kardeşler olarak ailemize bakıyoruz zaten geçim derdi yok ama çevreme bakıyorum evi arabası olamamış emeklilerin durumunu çok kötü görüyorum ve endişeleniyorum. şimdi hesaplıyorum emekli olduğumda 1 maaş alacaksam, o maaşdan fazlası kadar ilk bes'den gelecek, yarısı kadar da yeni bes'den gelecek gibi duruyor. yine de pek güvenemiyorum, ekstra zaten birikim vs var herkes gibi ama bilmiyorum ben mi çok endişeleniyorum, özellikle tr'de son yıllardaki olanlardan sonra hiç güvende hissedemiyorum.

3.bir bes mi açmalı ne yapmalı acaba?
0
avatar is back
(26.01.24)
AB'nin onerisi o olabilir ama avrupa'da hicbir ulkede 1 emekliye 4 calisan dusmuyor. Kontrol etmedim ama yuzde 95 boyle.

Gecen bir haber okumustum, almanya'da 70-80 yasindaki emekliler calismak zorunda kaliyormus, bu bir trajedi diyordu bir vekil.

Tum dunya bundan muzdarip. Kimse fakirlerin iyiligini dusunmez ama belki bir huzursuzluk cikmasin diye ufak bir cozum bulunabilir buna ilerleyen yillarda.
0
ahm1
(26.01.24)
@ahm1, ufak çözüm ile düzeleceğini hiç saanmıyorum. 2018 için baktım bu arada 1,7 civarı tr, almanya 3,4. ama 1 milyar € bütçe fazlası veren ülkenin 4 yerine 3,4 vermesi ile delice bütçe açığı vermesine rağmen 1,4-1,5 aktif pasif rasyosu olan (eyt sonrası) ülkeyi karşılaştırmak pek doğru gelmedi
0
🌸avatar is back
(26.01.24)
Dünya ne yaparken biz ne yapmışız diye hayıflanmak yersiz bence.
Sonuçta çoğunluğun seçiminin kararlarına saygı duymalıyız. Demokrasinin gereği de bu değil mi?
Mevcut durum ve şartlar içinde nasıl konumlanmamız gerektiğine odaklanmalıyız.
Türkiye ürettiğinden fazlasını tüketen bir ülke. Bu durumda her geçen gün daha kötüye gideceği ve emeklisine gerektiği gibi bakamayacağı aşikar.
Kazanılan her kuruşun belirli bir yüzdesinin o günler için ayrılması gerektiğini düşünüyorum.
BES iyi bir seçim. Ancak BES'in yanında Eurobond, 30 endeks kağıtları, sağlam kripto paralar ve hatta bir miktar da fiziki altının dahil edilerek sepet yapılması bence daha uygun olacaktır.
0
Mirket
(27.01.24)
Turkiye'de emeklilik yasi dusuk olabilir ama simulasyon "nightmare" seviyesinde oynaniyor, stres tavan, herkes fosur fosur sigara iciyor, un/seker/tuzu bol yemekleri gomuyoruz, obezite var vs. Benim 4 buyukten 1 tanesi 75'i gorebildi.Yani bizim omrumuz pek uzun degil. Dolayisiyla insanlari 70e kadar calistirmak bence imkansiz.

Ha emeklilik yasini 70'e ceksen de bisey degismeyecek cunku bu yurtdisinda boyle, ama yine de sadece emeklilik maasina kaldiysan bitik durumdasin, aclik sinirinda yasarsin.

Ornek: Kanada'da emeklilik maasi net $1800 su anda. Asgari ucret net $2000 yani asgari ucretin altinda. BES hesabinda 1 milyon dolar olmadan emekli olmaya calismak pek tavsiye edilmiyor ama tabii emeklilik hesaplari 90 yasina kadar yapiliyor burda.

Ben buyuk ihtimal geberene kadar calisacagim icin emeklilik pek umrumda degil, 65'e kadar surundukten sonra milyon dolarlarim olsa ne olur, zaten 70i gorecegimin garantisi yok. BES hesabim var ama ufak tefek yatirim yapiyorum, buyuk girmem. Bir de 65'i icin gun sayan birkac tanidigim "ohhh" dedikten sonra kafalarindaki planlari gerceklestirmeden olup gittiler.

Gunu yasama taraftariyim, bence gerisi bos..
0
cooperr
(27.01.24)
Benim Türkiye'deki sistemle alakalı asıl sorunum son yillarda hak yenmesi. Bu olmasaydi her ülkede olan oluyor derdim ama şu an resmen üç kuruş emeklilik ödemesi yapanlar 15 kuruş odeyenlerle aynı maaşı aliyor. Bundan sonra hiçbir güç türk emeklilik sistemine guvendiremez beni.

Avrupa'da da süper değil o yüzden kimse emekliliğe güvenmiyor zaten. Ama Türkiye'de malesef yatırım sınırlı o yüzden insanlar emekliliğe çok guveniyor ama artık insanlar da öğrendi.
0
logisticsmanager
(27.01.24)
almanya'nın oranını nereden buldunuz? paylaşır mısınız? ben bir türlü bulamadım.

ben çözüm beklediğimi söylemedim zaten. bence eldeki her şeyi emekliliğe yatırmak yanlış. ben mesela stresli, sıkıntılı bir insanım. 80'i kesin göremem ve muhtemelen 70 sene civarı yaşarım diye düşünüyorum. bu yüzden de emeklilik fonlarına girmeyi pek düşünmüyorum açıkçası. ama tabii ki karar vermesi kolay bir konu değil. başka nasıl değerlendirilmeli, ona bakmak lazım.

almanya'da bile 1 milyon 65 bin emekli çalışmak zorunda kalıyormuş: www.hurriyet.com.tr

eğer tüm dünyada emeklilik sistemi krize girerse belki bir düzeltme yapılabilir.
0
ahm1
(27.01.24)
Böyle bir enflasyon varken emeklik gerçekten çok saçma bir duruma geliyor. Şu an diyelim ki tavan fiyat 150k'dan sigortalısınız, işverene maliyetini birisi hesaplasın ama tahminim minimum 30k. Buna karşılık alınacak tavan maaş 42k. (tutarlar google'dan alındı, hatalıysa uyarın düzelteyim)

1 senede devlete vereceğiniz parayı alıp kendiniz kenara koysanız, en basit yatırım araçlarını kullansanız bile kardasınız.

Bir de geçen seneki 150k ile bu seneki 150k arasında yarı yarıya alım farkı var, bu aradaki farkı bugün harcamak veya düzgün bir şekilde yatırım yapmak çok daha karlı.

EYT yükünü de mevcut çalışanlara yıkınca sistem ponziye baya yaklaşıyor. İlerleyen zamanlarda emeklilik yaşını tekrar yükseltip bir sonraki neslin de içinden geçecekler.

Bireysel emeklilik de farklı değil, "bireysel emeklilik tuzağı" diye aratın, size anlatılmayan yönlerine bakın.

Özetle voleyi vurmazsak ölene kadar çalışacağız.
0
kimlanbu
(27.01.24)
(2)

İkea friheten koltukta yatak bölümünün açılınca koltuktan ayrılması

biravekahve
Bir adet ikea friheten l koltuğumuz var. Koltuğun yatak kısmını açınca o kısım koltuktan ayrılıyor ama bu nasıl oluyor anlamadım çünkü tutunma yeri var. fotoğrafları ekliyorum tahmini ve önerisi olan varsa yazabilir mi? teşekkürler.https://hizliresim.com/2ujz1tmhttps://hizliresim.com/kjb6g5h
Bir adet ikea friheten l koltuğumuz var. Koltuğun yatak kısmını açınca o kısım koltuktan ayrılıyor ama bu nasıl oluyor anlamadım çünkü tutunma yeri var. fotoğrafları ekliyorum tahmini ve önerisi olan varsa yazabilir mi? teşekkürler.

hizliresim.com

hizliresim.com
0
biravekahve
(26.01.24)
Hehe aynisindan bende de var ve aynı şey var. Ne oluyor dersen sen koltuğu ileri itip geri cekerken o demir cengele girmiyor altindan geçiyor. O yüzden cekerken dikkatli cekmek gerekiyor.
0
logisticsmanager
(26.01.24)
Hey gidi bekar evi koltuğum :) Çıkan yatağın sizden tarafını hafif yukarı kaldırarak yerile oturtun, açarken ise tam tersi yukarı doğru çektirmeden yatay bir güçle açın. Eğer hala bu problem varsa ayak yüksekliklerini kontrol edin.
0
kimlanbu
(27.01.24)
(3)

Pro Plan vs Royal Canin

air
İki adet büyük ırk yavrum var onları en besleyici mamayla beslemek istiyorum. Gelişimleri her şeyi takmışsın diye. Hangi markayı önerirsiniz?
İki adet büyük ırk yavrum var onları en besleyici mamayla beslemek istiyorum. Gelişimleri her şeyi takmışsın diye.

Hangi markayı önerirsiniz?
0
air
(26.01.24)
Marka değil ürün.
Royal canin da purinanin pro plan ürünü de kendi veterinerleri, testleri olan, ürün geri çağırma yapan yani dikkatli sirketler.
Bu noktada bunlarin kaliteli ürünlerini aldığınız sürece hiçbir sorun yok. Ben köpeğime proplan large athletic mamasi veriyorum veteriner tavsiyesi ile.

petnutritionalliance.org

Bu siteye bakabilirsiniz. Ama proplan, hills, royal canin falan hepsi aynı iyi kalitede.
0
logisticsmanager
(26.01.24)
Bu arada marka değil dememin sebebi de royal canin da purina da dandik mamalar satiyor. O sebepten kaliteli ürün hatti olanlarini almak gerekiyor.
0
logisticsmanager
(26.01.24)
İnanılmaz mama seçen bir kedim var ve tavuk içerikli mamalardan nefret ediyor. Muhtemelen sindiremiyor ya da midesini bulandırıyor. Royal Canin'in hiçbir mamasını yemedi, çoğunlukla tavuk içerikli bu mamalar (veterinerlere verilen yeme garantili mamaları dahi yemedi). Proplan'ın kuzu etli mamasını ise severek yiyor. Bildiğim kadarıyla et oranı da yüksek, fena olmayan bir mama. Acana, Orijen vs de denedim döne dönem ancak onları da yüksek proteinli olması sebebiyle sindiremedi. Proplan'la gidebildiğimiz yere kadar gideceğiz...

Sonradan aklıma geldi edit yapmak istedim, Proplan kuzu etli mamayı sadece 1,5 kiloluk paketlerde alınca yiyor. 3 kg'luk veya daha fazla paket olduğunda onu da yemiyor. Sebebini asla anlayamıyorum ama bu seviyede huysuz bir kedi...
0
silverleaf
(26.01.24)
(5)

Avrupada iş imkanı olan tüm şehirlerde ev kiraları pahalı mı?

Unde bach canim
İrlanda dublini hedefledim ama basit bir 1+1 ev kirası dahi konut problemi yüzünden 2500 euro olmuş ve mühendislik başlangıç ücretleri de bu kadar. Yerleşip evlenme planı olan biri için hayatı iyileştirmek, evleneceğin kişiyi yanına almak (o da gelirse oda falan olmaz mecbur ev tutulması gerekir ve
İrlanda dublini hedefledim ama basit bir 1+1 ev kirası dahi konut problemi yüzünden 2500 euro olmuş ve mühendislik başlangıç ücretleri de bu kadar. Yerleşip evlenme planı olan biri için hayatı iyileştirmek, evleneceğin kişiyi yanına almak (o da gelirse oda falan olmaz mecbur ev tutulması gerekir ve onun da iş bulup bulamayacağı meçhul) çok uzun sürecek gibi.

Avrupada para biriktirme imkanı olan bir yer kaldı mı? Sanırım almanyada ve hollandada da durum farklı değil. Fransayı bilmiyorum.

Deneyimlemiş biri olarak ne tavsiye verirsiniz. Yeni mezun yazılımcı ve eski inşaat mühendisiym.
0
Unde bach canim
(25.01.24)
Avrupa'da bir konut problemi olduğu doğru uygun fiyatlı ve düzgün evleri merkezlerde bulmak zor. fakat şu da var. (özellikle kendi yaşadığım ülke için konuşuyorum); ulaşım imkanları gelişmiş. Yani illa şehir merkezinde oturmak zorunda değilsiniz, günde yarım saat- kırk dakika yolu göze alırsanız daha uygun fiyatlı ve daha güzel evler bulmak mümkün. Araba olmasa da trenler gayet iş goruyor.

Her ülkede olduğu gibi Avrupa ulkelerinde de para biriktirecek, evler,arabalar alacak standartta maaşlar almak için en azından birkaç yıl deneyim sahibi olmak gerekiyor.
0
fraise
(25.01.24)
dublin iyice bir kaç sene önceki "lokmacı" işine döndüğü için dediğinden daha fena bile olmuş olabilir. azıcık orta ve orta üst herkes "abi dublin'e dil okuluna gidelim ordan iş bulur yaşarız" diyor şu an. kirası, maaşı, sadece onbinlercesi her sene gelen türk olmak üzere tonla göçmenle rekabet derken dublin gibi yerler ne kadar mantıklı bilmiyorum.

hollanda için dediğin doğru orası da küçük olduğu için göç etmesi kolay değil. bir arkadaşım vardı aynı şirketin tr ofisinden hollandaya geçmişti ama fena olmayan maaşına 1k€ kira desteği vermişlerdi öyle rahatlamıştı.

avrupada para biriktirme imkanı olan yerler bence hala çok. ama 2 hata var, bunlardan ilki tüm dünyada şu an göç furyası var, aşırı rekabet içinde iyi yerlere gelmek zor, ikincisi avrupanın nitelikli iş gücü ihtiyacı 1 ise, 5 kişi gitmeye çalışıyor. mesela yaşadığım ve bildiğim için uk bazlı konuşursak london-manchester harici çoğu yerde çoğu alt meslek olsun, ticaret, esnaflık vs ile iyi paralar kazanılıp düşük maliyet ile yaşanabiliyor kira vs. ama herkes londraya veya diğer en büyük 1-2 şehre mühendis, psikolog, eğitimci olarak göçerek yaşamaya çalışıyor. büyük çelişki var. son yıllarda ingiliz mezunlar bile iş bulmakta zorlanırken tr'den gelmiş biri direkt londrada iş bularak refah arıyor. ama en kuzeyde inverclyde veya stirling gibi yerlerde, aşağılarda yorkshire veya hull civarlarında hayat çok daha ucuz. bir çocukla tanışmıştım b&q ile anlaşmış, tr'den inşaat mühendisliği çıkışlı, b&q'nun tamirat tadilat monte işlerine gidiyor, yorkshire civarında bir şehirde aylık 6-7k£ civarı neti kalıyordu ve 550£ ev kirası veriyordu mesela. kendi kuzenimden örnek verirsem londra'da mühendislik yapıyor şirkette, net aldığı 3-3,2k civarı ama bir arkadaşıyla ortaklaşa kalıyorlar. tr'de ki birikiminden azını yapıyor.

ben yine orta ölçekli şehirleri öneririm. gidip uzun süre yaşanacaksa hem daha o ülke benimseniyor hem daha uygun yaşanabiliyor. almanyayı bilenler daha iyi yorumlar ama munich berlin frankfurt harici yine uyguna yaşama imkanı vardır.
0
avatar is back
(25.01.24)
Almanya icin yazayim. Illa buyuk sehirlerin merkezlerinde ev tutmayin dedigimiz zaman kiyida kosede koylerde ev tutun diye anlamayin.Bu sekilde sehirlerin ceperlerinde guzel yerler oluyor.Bazen bu kiyida kosede kalan yerler kendi capinda ayri bir sehir olabiliyor.Bazen de kasaba yada buyuk sehire bagli bir semt.Bu sekilde mantikli bir yerde ev tutarsaniz fiyat olarak gayet uygun yasamasi da keyifli yerler halen var.
0
turkuaz
(25.01.24)
Dublin spesifik sıkıntısı var. Bizim sirketin de merkezi orası ve çok üst düzey yönetici var orada haliyle onlara koymaz. Irlanda'nin ev sorunu çok apayrı yani.

Fransa'da ev sorunu o kadar yok. Misal ben yaşadığı yerde ki çok fazla yabancı geliyor çünkü nanoteknoloji, nükleer merkezlerinden; kimseden ev bulamıyoruz diye bir şey duymadım. Kendim de yaşamadım.

Ha sehrin içinde yaşamak istemedim tabi ben çünkü kalabalik cekemiyorum. Ama şehir içinde yaşayan arkadaşım da çok.

Bu arada para biriktirmekde ne bilmiyorum, etrafımda para biriktirmeyen insana pek denk gelmedim. Hele yazılımcı falan. Ama amerika gibi olsun diyorsaniz zaten yok çünkü risk yok burada.

Ama Fransa'da paris dışında cidden bir yazilimcinin ev bulmakta zorluk çekeceği pek yer yok.
0
logisticsmanager
(25.01.24)
degil, cunku Avrupa'da kucuk sehirlerde de is imkani var, turk kafasi herkes baskentlere bakiyor ancak turkiye gibi daha kucuk sehirdeysen sehirde hicbir sey yok gibi bir durum soz konusu degil Avrupa'da.
ikincisi, yukarida yazildigi gibi, toplu tasima sikintisi yok, sehrin hafif disinda oturabilirsiniz, illa sehir merkezinde oturma sarti yok. kaldi ki Avrupa'da bir cok ofis haftada 2 gun home office'e gecti, hele de IT bolumu, dolayisiyla oyle sehir merkezinde olma gerekliligi yok.
Irlanda'da bambaska bir sikinti var, bir sure de cozulmeyecek, gecen haftalarda burada birisi yazmisti Irlanda en iyi yer diye. Boyle insanlardan degil, gercekten farkli ulkelerde yasayan ve avrupayi bilen insanlardan bilgi edinin. bir de turkiye'deki mantik ile avrupa'da yasanmaz, mutsuz olursunuz, alisamazsiniz, gecinemez, para biriktiremezsiniz. turkiye'de (hala imkani varsa) taksiden inmeyen, her yere arabayla giden, en kocaman evlerde, milyonlarca esya ile oturan, en luks en sifir esyalar gider gitmez isteyen, sahile/yuruyuse vs. giderken evden bir seyler goturmeyen, haftasonu programi avm gezmekten ve bir yerde kahve icmekten olusan ve bunu degistirmek istemeyen kisi yurtdisinda hem mutsuz olur hem para biriktiremez. Bu demek degildir ki, hic arabaniz olmayacak, hep 1 oda evde oturacaksiniz ancak yavas yavas bunlari edinmek, ilk etapta bunlarsiz yasamak mumkun, kolay ve gerekli. bilinmez bir doneme, cok guzel isteklerle ve beklentilerle giriyorsunuz, bunlar anlasilabilir ancak onceki sorularinizdan da anladigim, endiseniz, bilinmezlik surecinde oldugunuz icin 'kontrol etme' gudunuz cok on planda, ikisi birbirini tetikliyor ancak size yardimci olmuyor. once bir gidin, bakin, bi yasayin, belki baska ulkede is bulacaksiniz, belki irlanda'nin kucuk bir sehrinde yasayip ayda bir bir hafta ofise gidebileceginiz bir is bulacaksiniz, bi kendiniz gidin, bakin bakalim sevebilecek misiniz irlanda'yi, sonra sevgilinizi annenizi getirmeyi dusunursunuz.
0
kassiopeia
(25.01.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.