Giriş
(11)

Hizmet bedeli

muhayyer divan
SelamBiraz önce bir arkadaşımla bir pub'da oturduk, yemeli içmeli sohbet vs. Ben davet ettiğim için ben hesap istedim, karttan çekme esnasında sorun yaşandı çekemedi filan derken "hizmet bedeli" diye bir kalem var, 42,08 yazılmış ama pos cihazına 42,20 yazmışlar. Ben de o nedir diye sordum, garson b
Selam

Biraz önce bir arkadaşımla bir pub'da oturduk, yemeli içmeli sohbet vs. Ben davet ettiğim için ben hesap istedim, karttan çekme esnasında sorun yaşandı çekemedi filan derken "hizmet bedeli" diye bir kalem var, 42,08 yazılmış ama pos cihazına 42,20 yazmışlar. Ben de o nedir diye sordum, garson bilemiyorum dedi. Onu ayrıca mı çekiyorsunuz dedim evet öyle çekmem gerekiyor dedi, niçin ayrıca çekiliyor dedim bilmiyorum dedi. Bir başka garson geldi işlemleri yapmaya çalıştı yine başarılı olunmadı, aynı soruları sordum ben bilmiyorum efendim dedi. Dedim ki yetkiliyi çağırır mısınız ona sormak istiyorum. Geldi yetkili, neden böyle bir ödeme var dedim, işte çalıştıracak garson bulamıyoruz vs bişeyler dedi. Neden ayrıca yazıyorsunuz dedim, şimdi bu ayrıca yazılınca bir yerde toplanıyor herkese pay ediliyor dedi. Ha ben bunu bilmeden bahşiş versem o da ayrıca bahşiş oluyor öyle mi dedim öyle dedi.

Anca bu konuşmalardan sonra "bunu ödeme zorunluluğunuz yok" dedi. Ben de kızdım kalktım masadan, normalde imkanım olduğunda bahşiş bırakan insanım, onu da bırakmadım bunu da ödemedim, 42,20 yazıldığına da ayrıca dikkat çektim kalktım gittim.

Arkadaşım diyor ki insanların bahşişini neden vermedin ne vardı 8 kuruşun hesabını yapıyorsun. Ben de diyorum ki bana 8 kuruş gösterip 20 kuruş çekerse orada tepki gösteririm, ayrıca ben buraya 30-35 lira fazla bira parası ödüyorsam buradan hizmet almak için, yoksa markette satılandan da kâr ediliyor buradakinden de. Ayrıca hizmet bedeli nedir, öpe öpe vereceksin o bahşişi der gibi.

Kendimi haklı buluyorum ama içime oturdu, neden hizmet bedeli uygulaması var anlamadım ben. Neden zorla bahşiş alıyorlar?
0
muhayyer divan
(27.05.24)
haklısın. vermek zorunda da değilsin. böyle şeyler beni de uyuz ediyor. 100 lira bahşiş verecekken sırf o kalemi görsem onu da vermem.
ayrıca o bedellerin birçoğu garsona ulaşmıyor bile.
0
numlock
(27.05.24)
Eger menude acikca belirtilmisse (ozellikle yurtdisinda yazar) oduyorum. Sizin gittiginiz mekanda biraz "cakallik" yapmislar.
0
brkylmz
(27.05.24)
Bu dünyanın her yerinde olan bir uygulama genelde hesabın yüzde 10 u şeklinde olur...
0
alpicann
(27.05.24)
Arkadaşın boş yorum yapmış. ABD'nin salak sistemini buraya oturtan birkaç yer var. North Shield bu hareketi yaptığından beri uğramıyordum. Artık yapmadıklarını söyledi bir uğrayan. O zaman gittim. Yine restoranlarda aynı şekilde dayayanlar oluyor. Hayvan gibi kar ediyor esnaf. Garson durmuyorsa karı azaltıp maaşı arttırsınlar. Kimse işletmeler kar etmesin demiyor tabii ki ama senin kazanma hırsını ben niye telafi edeyim? Bahşiş terörüne karşıyım. Kaliteli ve güler yüzlü hizmete de neredeyse her zaman bahşiş bıraktım.

Ayrı ayrı kesmelerinin de bir arada toplanması ile alakası yok. Kasadan random hesap gelmiyor. Çıkan ürün ve onun hesabı ile giriş yapan miktarı takip eden sistemlere boşuna para ödemiyorlar. İkisi arasındaki farklı 4 işlem bilen herhangi bir çocuk bile hesaplayabilir. Bunlar direkt %10 bahşiş eklese o bahşişten vergi ödemek zorunda kalacaktı. Maliyeden çekindiği için içtiklerine ait fişi olması gerektiği %20 KDV ile kestikten sonra %0 içecek ile bahşiş kesmeye çalıştı kesin.
0
nawar
(27.05.24)
haklısın. arkadaşına, sen bahşiş verseydin diyebilirsin.
0
scudman1
(27.05.24)
@alpicann

O dediğin şey bahşiş değil mi? En az %10 verilir... benim kızdığım şey "madem burada oturdun yedin içtin bu bahşişi ödemek ZORUNDASIN" kafası. 100 lira bahşiş bırakacaktım 42,08'i görüp bir de bunun pos cihazına 42,20 şeklinde yazıldığını görüp, üstelik bir de bu ücretin ayrıca çekildiğini görüp kesinlikle vermedim. Üç ayrı çakallık değil mi bu yahu?
0
🌸muhayyer divan
(27.05.24)
Çakal restoran işte.
Fransa'da da Amerika'dan bunu getirmeye çalışan popi isletmelere gitmiyoruz. Bunlara yüzde 10 verecegime diğerlerine yüzde 20 veririm.

Her şeyi de normallestirmeyelim. Bahsis isi amerika olaydır sebebi de maas vermemeleri. Avrupa'da kimse otomatik böyle yüzde 10 yapmaz. Su cakalligi normallestirmeyelim.
0
logisticsmanager
(27.05.24)
Kuver ücreti yasal değil ama alkollü mekanların hemen hemen hepsinde olan bir uygulama yeni değil. Dünyanın her yerinde böyle. Burada önemli olan menüde belirtilip belirtilmediğidir. Türkiye'de insanlar iş beğenmeyip çalışmak istemediği için restoranlar çalışanlarını teşvik etmek için bu uygulamayı yaygınlaştırdılar.
0
doharkoman
(28.05.24)
@doharkoman

Zaten karekod ile bakıyoruz menülere, karekodlara bile alışamadım daha. Benim alkollü mekan alışkanlığım da yoktur, menüye böyle bir şey yazılıp yazılmadığı bilgisine de sahip değilim. Anca yetkili kişi gelince zar zor söylüyor bunu ödemek zorunda değilsiniz diye.

Üslup çok önemli bir şey. Mekan işletiyorsun insanlarla iç içesin ve insanların gözü önünde çakallık yapmaya kendinde hak görüyorsun ama dilini çevirip 3-5 cümle etmekten imtina ediyorsun. Bunu anlamıyorum. Bir insan alkollü mekanları hiç bilmiyor olabilir, kuver bilmiyor olabilir, bahşiş verip vermeyeceğini bilmeden bir insana zorla bahşişi dayatmak zorbalık değil mi? Resmen ekonomik zorbalıkları sineye çekiyoruz yahu.
0
🌸muhayyer divan
(28.05.24)
@muhayyerin dediği doğru, üslup çok önemli. o yetkili kişi "ya evet şu şu sebepten öyle bi durum var ama ödemek zorunda değilsiniz elbette, yanlış anlaşıldıysa kusura bakmayın" dese, adam iki kat bahşiş bırakır zaten, kemiksiz, vergisiz. burada durum emrivaki. burası da amerika değil, avrupa değil. afedersiniz nerde sikilecek yer var oraları örnek alıyoruz, nerde ayağa kalkıp itiraz edeceğimiz yer var herkes kafasını kuma gömüyor "bana dokunmayan yılan 1000 yaşasın" diye.
0
numlock
(28.05.24)
haklısın
0
basond
(28.05.24)
(27)

gideyim mi gitmeyeyim mi?

diyojenimtırak
soru bu kadar ya detaya gerek yok. içinizden geleni yazın lütfen
soru bu kadar ya detaya gerek yok. içinizden geleni yazın lütfen
0
diyojenimtırak
(27.05.24)
boşver napıcan gidip, iyi böyle gerek yok şimdi hiç.
0
numlock
(27.05.24)
Gitmezsen "gitseydim nasil olurdu" dersin.
Git begenmezsen dönersin.
0
logisticsmanager
(27.05.24)
Detay vermek istemediğin için, içinden ne geliyorsa onu yap diyorum.
0
rock n roll
(27.05.24)
Git bence...Zaten bu ikilemde kaldıysan sende gitmek istiyorsun ve birazda kendine destek arıyorsun bence...Yoksa bu soruyu sormaz kalırdın...
0
alpicann
(27.05.24)
Gidersen adam değilsin! İnsanda biraz gurur olur.

Detay yok. Ortam gerelim. :P
0
nawar
(27.05.24)
Gitme........
0
ala09
(27.05.24)
Kafana sık git (Ahmet Kaya)
Çek git (Yurtseven kardeşler)
Kim vurduya git (deyim)
Seviyorsan git konuş bence (anonim)
Gölge yapmadan git (neodiyojen)
0
diyecevaplandı
(27.05.24)
Yiyorsa git
Yemiyorsa gitme
0
Zetnikov
(27.05.24)
Oha ço kgüzel soru konsepti çok sevdim yaparım arada bunu.

Gitme. Otur evde kafa dinle.
0
pianeta
(27.05.24)
Gittiğin yer, gideceğin kişinin evine yakınsa gitme

Ortada bir yerdeyse git
0
lafacukur
(27.05.24)
cooperr
(27.05.24)
Uzaksa gitme, yakınsa git.
0
buzbebek
(27.05.24)
Git, içinde kalmasın.
0
kobuzchu kiz
(27.05.24)
N'olur gitme
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(27.05.24)
çok gidesin olsa bu soruya gerek olmazdı, gitme.
0
penceredengorunenmorbina
(27.05.24)
Gitme, evde de durma, bambaşka bir şey yap.
0
Phoebe
(27.05.24)
Gitme
0
mor oje
(28.05.24)
yazı tura at. yazı gelirse git, tura gelirse gitme.
0
inheritance
(28.05.24)
hiç gerek yok.
0
kumandanim
(28.05.24)
Gitme diyorum ben.
0
norek
(28.05.24)
Gitme
0
tuborg yesili
(28.05.24)
Gidecek olsaydın bu saate kadar çoktan gitmiştin.
0
iwasbornonamountainside
(28.05.24)
gitmek zorunda mısın?
0
baldan kaymak
(28.05.24)
Gittiğinde ayrılmış mı olacaksın kavuşmuş mu olacaksın? Ben bu git i anlamadım.

Yorum yazanlar hangi duruma göre git diyorlar belirtmek lazım sanki.

Mesela istenmediğin yerden gitmek/ayrılmak ile uzaktaki sevgiliye gitmek/kavuşmak arasında fark var.

Eğer bir yere varma/kavuşma anlamında bahsediyorsan git. Çünkü sorduğuna göre seni meşgul ediyor, etmese soru oluşmazdı zaten bir eylemde bulunmazdın. @ penceredengorunenmorbina ile tam tersi düşünmüşüm ilginc sdfgh

Ama gitmek derken bir yerden ayrılma, terk edip gitmek, kaçmak anlamında soruyorsan, rahatsızlık veriyorsan git, vermiyorsan gitme mücadele et.
0
ananiyimioguz
(28.05.24)
git
0
Murat1407
(29.05.24)
Mesafeye bağlı
0
Tutkun
(29.05.24)
gittim. acayip de iyi oldu gittiğim. karar alırken milleti dinlemeyin
0
🌸diyojenimtırak
(07.06.24)
(7)

Sürekli yorgunluk hissi ve ağrılar

Zima Blue
merhabalar, gün içinde çok fiziksel bir işim yok ancak sürekli ayaklarım, baldırlarım ağrıyor ve sürekli yorgunum. özellikle yatıp uzandığımda ya da uykudan kalktıgımda sanki canım ayaklarımda atıyor. tabiki gidip bir doktora gözükmekte fayda var ama bir sorayım dedim. bişeyler mi eksik bende ne ola
merhabalar,

gün içinde çok fiziksel bir işim yok ancak sürekli ayaklarım, baldırlarım ağrıyor ve sürekli yorgunum. özellikle yatıp uzandığımda ya da uykudan kalktıgımda sanki canım ayaklarımda atıyor. tabiki gidip bir doktora gözükmekte fayda var ama bir sorayım dedim. bişeyler mi eksik bende ne olabilir sıkıntım?

erkek
yas 31
boy 186
kilo 97

uzun zamandır bu kilolardayım hani şişkoluktan desem o da değil.

teşekkürler.
0
Zima Blue
(27.05.24)
D vitamini eksikliği bu ağrıları yapabilir.

Genel olarak egzersiz eksikliği de sürekli yorgunluk hissine neden olabilir.

Özellikle D vitamini değerinize baktırmanızı tavsiye ederim.
0
pispinti
(27.05.24)
Kilo ile alakası olacagini sanmam. Evet kas oranı düşük biriyseniz ve bu konuda uğraşmak istemiyorsaniz genel kg düşürülebilir ama ben hayatimda bu boy kg oraninda olup kgdan dolayi sorun cekene rastlamadim.

Degerlere baktirmak önemli. Genel beslenmeniz ve yasam tarziniz artik 30u geçme ile etkisi farklı olabilir. Misal yetersiz uyku, yetersiz su alimi, yetersiz sebze/meyve yemek gibi. Ama bahsettiginiz gibi bir etki yapması bence zor, genel yorgunluk neyse.
0
logisticsmanager
(27.05.24)
kas oranın düşük ve kondisyon eksik. bazı vitamin değerlerin de düşük olabilir.
genel olarak sebep bunlar oluyor.
0
benarrivo
(27.05.24)
ne zamandır böyle?

olası sebepler;

- mevsimsel
- kan değerleri (muhakkak baktır fayda var)
- uyku apnesi
- daha çok ağızdan nefes alıp vermek
- kalitesiz uyku
- yanlış beslenme.

ayrıca şunu da belirtmek istiyorum, her ne kadar inkar etsek de 30dan sonra işler vücut açısından hızla değişmeye başlıyor. yani eskiden böyle hissetmiyorsun diye, şimdi de hissetmeyeceksin anlamına gelmez. kilodan bağımsız diyorum bunu. 5 sene önce 4 saat uyku bile yeterdi belki ama artık yetmiyordur vs. gibi.
0
numlock
(27.05.24)
D vitamini eksikliği +1

Hareketsizlik de yapar bu ağrıları.
0
muhayyer divan
(27.05.24)
Ek: magnezyum eksikliği de d vitamini eksikliğine sebep olur.
0
muhayyer divan
(27.05.24)
herkese değerli yorumları için teşekkür ederim.
en yakın zamanda bi kan testi yaptırıp, biraz kilo vereceğim anlaşılan.

teşekkürler.
0
🌸Zima Blue
(27.05.24)
(16)

1000+ saat oynadığınız oyun var mı?

duyurukullanıcısı
benim sea of thieves. tek oyun oynuyorum zaten 5-6 yıldır.sizin neler var listenizde?
benim sea of thieves. tek oyun oynuyorum zaten 5-6 yıldır.

sizin neler var listenizde?
0
duyurukullanıcısı
(27.05.24)
red alert 2 belki
0
lambırcek
(27.05.24)
Battlefield serileri
0
Murat1407
(27.05.24)
dota2, baldurs gate 3, nba 2k20, bfme-I
0
a darkness coming
(27.05.24)
Haftada ortalama 5 saat ayni oyunu oynasan senede 250 saat eder, ki bu ortalama bir deger.

Bunu ikiye katlasan gene 1000 saat etmez.

Cevap: video oyunlarina ömrünü adamis biri olarak hayir o kadar oynamadim diyorum çünkü oynancak çok fazla oyun var. Birini sòmürünce yenisine geçerim.
0
Yourcousinmarvinberry
(27.05.24)
Pandemi döneminde herhalde call of duty mobile oynamışımdır bu kadar.
0
prole
(27.05.24)
şansa bak benim de tek 1000+ saat oyunum sea of thieves
0
tabii lan manyak mısın
(27.05.24)
son yıllarda hiç oyun oynamıyorum.

marvel contest of champions
rise of nations
sniper elite serisi
üniversitede medal of honor ve cs
0
gabe h coud
(27.05.24)
Çok uzun zamandır yok.
Yanlış hatırlamıyorsam fm 2014, skyrim. Oncesini hatırlamıyorum varsa da.
0
logisticsmanager
(27.05.24)
Steame kayıtlı oyunlardan en çok eu4 oynamışım, 750 saat kadar ama son 2 senedir çok az oynadım 1000 saati geçerdim herhalde.

FM 08 çok uzun süreler oynamışlığım var o belki geçmiştir 1000 saati.

Online oyun pek sevmediğim için genelde hikayeli oyunlar oynuyorum, onlar da max 120 saat falan skyrim en uzun 140 saat oynamışım steamde ki öncesinde korsan indirip 100 saatim orda vardır
0
nundu
(27.05.24)
1000 saat olmuş mudur bilmiyorum ama olmuşsa euro truck simulator 2'dir. fm serileri ve eu4 te ets'den sonra en çok oynadıklarım.

son yıllarda çoğunlukla ets 2 oynuyorum.

çünkü evli barklı çocuklu çalışan biriyim.

eu4 ve fm taktik, strateji vs için kafa yormak gerektiriyor o yüzden üşeniyorum genellikle. ets o açıdan hem keyif aldığım hem de yormayan oyun kategorisinde.

online veya aksiyonlu patara çataralı oyunları kendimi bildim bile sevemedim zaten.
0
wilhelmwasmuss
(27.05.24)
Gta V ve Gran Turismo 7
0
kaptan memo
(27.05.24)
Birkaç yıldır sürekli oynanmadıktan sonra 1000+ zor cidden ya.
Benim şunlar olabilir.

ilkokul yıllarımda: quake 3 arena, cs go, half life, age of, red alert olabilir. hatta gerçekçi olmak gerekirse cs go dışında geçmemiş olabilir.
ortaokul yıllarımda: Rappelz (mmorpg) kesin geçmiştir 1000+ saati.
warhammer 40k da geçmiş olabilir.
bir de web tabanlı oynanan ogame tarzı bir oyun vardı: darkorbit. o da geçmiştir.
lisede: pek sabit oynadığım bir şey yoktu.
üniversitede: lol kesin geçmiştir hala arada oynuyorum.
iş hayatında: bir ara conan exiles a sarmıştım ama 1000+ olmamıştır, yakındır.

yaş ilerledikçe uzaklaşıyor insan çok bağlanamıyorum hatta iş, evlilik derken arada komple siliyorum oyunları bağımlılık yaratır gibi olunca

@ Yourcousinmarvinberry, bir şeye sarınca günde en az 2-3 saat oynayabiliyorsun. yada bir iki gün oynayamıyorsun haftasonları 5-10-20 saat oynayabiliyorsun. öyle olunca yılda 1000 saat yapabiliyor. Kaldı ki 1 yıldan fazla oynan oyunlar var, onlar haydi haydi geçiyordur.
0
ananiyimioguz
(27.05.24)
wow ve town of salem.

tos‘ta lobide geçirdiğin zaman da sayılıyor. bir dönem sürekli arkada açık duruyordu ondan 1000’i geçti sanırım.

wow ise hayatımda en çok oynadığım oyundur. third party server’lar da dahil şimdiye kadar kaç bin saat oynamışımdır bilmiyorum, hiç hesaplamadım.
0
sir gawain
(27.05.24)
Warcraft 3
World of Warcraft
Civilization V
Heroes III
Football Manager 13
Ultima Online
Medieval II Total War
Rome Total War

Yıllardır döne döne tekrar oynadığım oyunlar. 25 yıllık oyun var aralarında. Bazıları için tahmin zor. Çünkü Steamsizler veya Steamsiz dönemleri olanlar var. Yine de fazlası vardır, azı yoktur sürelerinin.
0
nawar
(27.05.24)
tek oyun yoktur, diablo serisi belki..
0
cooperr
(27.05.24)
2500+ saat ile age of empires 2: definitive edition. bağımlılığı pistir. zor bıraktım.
0
zen1th
(27.05.24)
(3)

İzmir'de yaşamak vs Urla'da yaşamak

infernalcadre
Urla'da bir işte çalışacağım. (Tatil vs için değil)Ev sayısı hem çok az hem de kiralar pahalı.Yakınlardaki Narlıdere, Güzelbahçe, Balçova gibi yerleri tavsiye ediyorlar. Oralarda çok daha fazla ev seçeneği var.(Daha uygun fiyatlı yada daha özellikli veya daha yeni) Buca 45 KM (Bilgi amaçlı verilmişt
Urla'da bir işte çalışacağım. (Tatil vs için değil)

Ev sayısı hem çok az hem de kiralar pahalı.

Yakınlardaki Narlıdere, Güzelbahçe, Balçova gibi yerleri tavsiye ediyorlar. Oralarda çok daha fazla ev seçeneği var.(Daha uygun fiyatlı yada daha özellikli veya daha yeni)

Buca 45 KM (Bilgi amaçlı verilmiştir)
Konak 40 KM (Bilgi amaçlı verilmiştir)
Balçova 35 KM
Narlıdere 30 KM
Güzelbahçe 22 KM

Sizce her gün bu mesafe çekilir mi?
Pahalı olmasına rağmen Urla'dan bir ev mi tutmalıyım?
Yoksa git gel yapılır mı?
0
infernalcadre
(27.05.24)
Seferihisar 19 km mesafede. Hem evler nispeten daha ucuz hem de daha yakın
0
limonlu eksi
(27.05.24)
Balçova ve Narlidereden gidip gelinir. Güzelbahçe de pahalıdır genelde. Seferihisar da olabilir ama orası da görece küçük bi yer. Balçova ve Narlıdere yaşamak için de guzel yerler ben 18 sene balçovada yaşadım ondan önce de Urladaydım. Balçovayı evim olarak görüyorum yani bence yaşamak için çok iyi bir ilçe
0
nundu
(27.05.24)
Balcova, narlidere ok. Buca konak falan cekilmez.
Balcove ve Narlıdere çok güzel yerler ama oralar da ucuz değil de zaten arastirmissinizdir diyorum.
Güzelbahçe urla'dan bile pahalidir çünkü izmir'e daha yakin.

Paraniz uyuyorsa Güzelbahçe, if not; Narlıdere.
0
logisticsmanager
(27.05.24)
(5)

galatasaraylılar, şampiyonluğu nerede kutlayacaksınız?

olsa da yesek
istanbul'da ilk şampiyonluğum olacak. taksim'e mi gidilir, florya'ya mı, ne yapmak lazım?
istanbul'da ilk şampiyonluğum olacak. taksim'e mi gidilir, florya'ya mı, ne yapmak lazım?
0
olsa da yesek
(25.05.24)
ben evde olucam. ama bi kere taksim bir kere şişlide denk gelmiştim. taksim cıvıl cıvıl oluyor. tavsiye ederim.
0
buenosdias
(25.05.24)
kalp krizi geçirme riski yüzünden hastaneye en yakın konumda izleyeceğim maçı. rahat gibiyim ama bir yandan da acaba diyorum :(
0
duyulmasi gerektigi kadar
(25.05.24)
Futbol takımınız Konya'da. Muhtemelen Floryalık pek bir şey yok. Muhtemelen aşırı kalabalık olur ama Nevizade'ye gidin derim ben. Yerinde kutlamak lazım. Oradan her takımın kutlamasının parçası olarak uğradığı hali ile Taksim'e geçersiniz. Meydan eğlenceli olur.
0
nawar
(25.05.24)
Vallaha bir şampiyon olalım da :(
Futbol bu her şey var. Neyse olursa Nevizade gidin.
0
logisticsmanager
(26.05.24)
Arkadaşın düğününe denk geldi. Ortam çok gergin olabilir.
0
prole
(26.05.24)
(9)

hangi spor salonu daha mantıklı?

baldan kaymak
a) tesis kullanımı ücretsiz. mesafe var. araba almam gerekiyor. pt hizmeti yok.b) metro kullanmam gerekiyor. sadece 2 durak. 3 aylık 6.750 tl, 6 aylık 7.750 tl, yıllık 9.800 tl. pt hizmeti dahil.c) evi tesisli bi siteye taşımak. aylık 15k herşey dahil. pt hizmeti yok.siz olsanız hangisi?
a) tesis kullanımı ücretsiz. mesafe var. araba almam gerekiyor. pt hizmeti yok.
b) metro kullanmam gerekiyor. sadece 2 durak. 3 aylık 6.750 tl, 6 aylık 7.750 tl, yıllık 9.800 tl. pt hizmeti dahil.
c) evi tesisli bi siteye taşımak. aylık 15k herşey dahil. pt hizmeti yok.

siz olsanız hangisi?
0
baldan kaymak
(24.05.24)
B
0
Cesario
(24.05.24)
Ptden bağımsız B
0
jülsezar
(24.05.24)
Bence evi taşımada gözün var yoksa c çok alakasız bir seçenek yani.

Araba almam lazım dediğin de sıfırdan araba satın almak mı, arabayı yanına almak mı?

Yani elle tutulur tek ihtimal b bu durumda gibi sanki
0
nundu
(24.05.24)
Ptden bagimsiz b.
0
logisticsmanager
(24.05.24)
spor salonuna gitmek icin araba almak falan asiri sacma. net b.
0
hot potato
(24.05.24)
Araba almaktan kastı bence yeni bir araba almak değil, var olan arabasını alıp gitmek zorunda.

Bence c. Yeni bir heyecan olur, ayrıca sitede güzle bir spor salonu olması müthiş rahatlık. Duş derdin yok, çanta derdin yok, genelde de kullanan kişi sayısı az olur. Mis gibi.
0
numlock
(25.05.24)
C, en iyi salon eve en yakın salondur hocam.
0
plutongezegendegilmi
(25.05.24)
B
0
benarrivo
(25.05.24)
pt'den bağımsız da b ama pt çok önemli bir faktör. insan kendine fazla güveniyor tecrübeli olmadığında ama gymrat dediğimiz insanlar bile boşuna gymbuddy'ler ile gitmiyor. insanlar birbirlerinin hatalarını daha rahat görebiliyor ve destek olabiliyor gerektiğinde.
0
zararsızamip
(25.05.24)
(7)

Tatlı yememek için ne yapabilirim?

dedeminhirkasi
Tatlıya biraz düşkün olmam nedeniyle kilo vermede sıkıntı yaşıyorum 1 haftadır tatlı namına bir şey yemiyorum. Canım yavaş yavaş gidiklanmaya başladı. Bunu nasıl durdurabilir. Mesela çok canın istediyse git hurma ye gibi bir öneriniz olur mu?
Tatlıya biraz düşkün olmam nedeniyle kilo vermede sıkıntı yaşıyorum 1 haftadır tatlı namına bir şey yemiyorum. Canım yavaş yavaş gidiklanmaya başladı. Bunu nasıl durdurabilir. Mesela çok canın istediyse git hurma ye gibi bir öneriniz olur mu?
0
dedeminhirkasi
(24.05.24)
bir süre daha dişini sıkıp yemezsen bir süre sonra canın hiç istememeye başlıyor. hurma vb şeyler yemeni tavsiye etmem. çünkü tatlı isteğini artıracak daha çok canın çekecek
0
benarrivo
(24.05.24)
su icip midenizi sisirebilirsiniz, sonra fizyolojik olarak bisey yiyesiniz gelmiyor bir sure.
0
taurina
(24.05.24)
Eritritol ve stevia kullanın şeker yerine evde yapın tatlıları. Bolca hurma yiyin şeker ihtiyacını kesiyor
0
iwillsee
(24.05.24)
Benim kendi taktiklerim, bilimsel desteği yok;
Eğer yemek sonrası gelen tatlı istegiyse sicak suya limon sikip icmek. Gerçekten bütün tatli ve yeme isteğimi bitiriyor.

Bir gün sıfır ekstra şeker (yani meyve falan katmadan ekstra olan şekerler), bir gün normal şeker yeme. Bu şekilde yaklaşık 1 ay yaptım misal 15 gün şeker yememistim totalde.

Canım sekerli bir şey istediğinde su icmek. Bazen dehidrasyon da yapabiliyor bu isteği.

Bir de gene dan John örneği vereceğim; yok öyle snickers falan filan seyleri yemiyorum. Ama hanim tatli yaptiysa yerim. Sonuçta önemli bir şey. Annenin sutlacini yememek yapmam. Ha her gün olmadığı sürece tabiki ama bazen şeker yemeyecegim diyerek bu tarz hayattaki önemli seylerden kacmak yanlış.
0
logisticsmanager
(24.05.24)
öncelikle bu kadar sert bir şekilde tatlılardan uzak durmaya çalışmak doğru değil çünkü mutlaka ters teper ve bir gün normalde almanız gerekenden çok fazlasını alabilirsiniz. ikinci olarak instagramda youtubeda sürekli görüyorum şekeri minimumda olup (hatta bazen hiç koymuyorlar) yediğinizde tatlı hissiyatı sağlayan tarifler veriyorlar. onları deneyebilirsiniz.
0
tabii lan manyak mısın
(24.05.24)
Fellas high protein bar var, kırmızı, hindistan cevizli...

Ouff gerçek çikolatadan bile güzel. Ondan ye.. hurma da olur gayet
0
abuzer
(25.05.24)
Migrosta satiliyo
0
abuzer
(25.05.24)
(1)

Parfüm mevzuları...

pianeta
Uzun zaman boyunca Zara parfüm kullandım. Kalıcı olmamasına rağmen sırf kokusunu sevdiğim için tek seferde 8-10 fıs sıkmak zorunda kalsam da kullanmaktan vazgeçmedim ama artık sıkılıp orjinal bir parfüm alayım dedim, aldım.Biraz koku araştırdıktan ve denedikten sonra Dior Homme EDT aldım geçen gün.
Uzun zaman boyunca Zara parfüm kullandım. Kalıcı olmamasına rağmen sırf kokusunu sevdiğim için tek seferde 8-10 fıs sıkmak zorunda kalsam da kullanmaktan vazgeçmedim ama artık sıkılıp orjinal bir parfüm alayım dedim, aldım.
Biraz koku araştırdıktan ve denedikten sonra Dior Homme EDT aldım geçen gün. Yorumlarında çok kalıcı olduğu falan yazıyor bu parfümün.
Öncelikle kalıcılıktan kasıt nedir parfümde? Bana göre kalıcı parfüm, sıkan kişi üstünden 4-5 saat geçse bile bulunduğum ortama girdiğinde ya da yanımdan geçtiğinde o kokuyu alıyorsam, o parfüm kalıcıdır. Kıyafete günde 1 kere 3-4 fıs sıkıp, ertesi gün o kıyafeti burnuma soktuğumda yine parfümün kokusunu alıyorsam bu kalıcı olduğu anlamına gelmez (gerçi Zara'da o bile olmuyordu ama neyse).

Bu doğru bir kalıcılık tanımı mı yoksa ben mi beklentiyi çok yüksek tutuyorum?

Ek olarak EDT parfüm nereye sıkılmalı, tene mi yoksa kıyafete mi?
Ayrıca EDT parfüm nasıl kullanılmalı? Siz mesela orta kalıcılıkta bir EDT'yi günde kaç kez ve kaç fıs sıkıyorsunuz?

Bu arada parfüm önerisi bekliyor değilim. Bu parfümü gayet severek aldım ve kullanıyorum zaten.
0
pianeta
(24.05.24)
Parfümü nereye sıkmalı sorusu Çok gelen bir soru ve net cevabi bence yok. Ben kulak arkasi, ense ve onden sikiyorum totalde 4 fis. Kiyafetlere de geliyor tabi.
Sirf kiyafet olursa sıkıntı çünkü terleme yok.

Sizin dediginiz kalicilik degil sadeces, sillage dahil. Kalıcılık parfümün koklanabilirligi, sillage ne kadar fark edilir olduğu (misal yanınızdan gecenin koklamasi).

Ben eğer o gun toplantı falan varsa sabah 4 + ogleden sonra 2 fis gibi yaparim.

Bir de kışın ve yazın kullanim farklidir. Yazin kış gibi kullanırsa yaninizdakileri kokudan oldurebilirsiniz.
0
logisticsmanager
(24.05.24)
(7)

çin - tayvan

WithWorth
savaşları okuma konusunda ciddi yanılgılarım olduğunu düşünüyorum.rusyanın 6 ay içinde ukraynayı haritadan silmesi lazım derdim ancak savaş yıllardır devam ediyor.çinin yüzölçümü tayvanın 266 katı,nüfusu ise 58 katı imiş,ordular ortada, ülkelerin ekonomik durumları da ortada.tayvan bir de adaya haps
savaşları okuma konusunda ciddi yanılgılarım olduğunu düşünüyorum.

rusyanın 6 ay içinde ukraynayı haritadan silmesi lazım derdim ancak savaş yıllardır devam ediyor.

çinin yüzölçümü tayvanın 266 katı,
nüfusu ise 58 katı imiş,
ordular ortada, ülkelerin ekonomik durumları da ortada.
tayvan bir de adaya hapsolmuş gibi.
şu haritadaki iki ülkeye bakar mısınız ?

www.turksam.org

tayvanın birkaç hafta içinde çin topraklarına katılması gerekmez mi ?

yanılgılarım tam olarak nerelerde?
0
WithWorth
(23.05.24)
Konuyu çok uzaktan izleyen olarak bildiklerim;
1- Dünyanın neredeyse tamamı (yani ABD) Tayvan'ın arkasında.
2- Tayvan ada ama dağlık. Kara savaşında savunmacının ciddi avantajı var.
3- Böyle bir girişim Çin'in ekonomisini mahveder. Bunu göze alması zor.
0
michael_knight
(23.05.24)
Çünkü Çin'in kendisi de şu anki uluslararası ticaret anlamında statükoyu bozmak istemiyor. Çin ürettiği ürünleri satabilmesi ve ekonomisini devam ettirebilmesi açısından dışa bağımlılığı en büyük ülkelerden biri, şu an için savaşa girip Amerika ve Avrupa gibi ticaret ortaklarını karşısına almak istemiyor.
0
king lizard
(23.05.24)
Hangisi kazanır derken sadece görünenlerle değil, görünmeyenler veya konuya uzak gibi görünen hususları da ele almak gerekiyor bu zamanda.
Alanın genişliği, nüfus ve orduların kıyaslanması ile düşünmek olmaz.

Günümüzde savaş kavramının tanımı daha da geniş. Mesela İran'da üst düzey kişilerin bile kaza adı altında ölümleri bir çok ülkeyle dış ilişkileri etkileyecek seviyede bir olay.

Savaş, sadece cephede değil diplomasi ticaret turizm ticaret vs bir çok alanda hala sürüyor.
Mesela Rusya ile bizim de arka planda görünmeyen savaşımız var aslında. Bu daha çok etki alanlarında yer kapma mücadelesi olarak söz konusu.
Suriye, Afrika bunlardan ikisi sadece
İsrail ile de bir tür savaştıyız aslında.

Ticari dengeler sebebiyle ABD ve ayrıca ABD'ye bağlı Avrupalı devletler de var işin içinde.
Diğer yandan Çin'in Türkiye'de dahil olmak üzere, bir kuşak bir yol adlı devasa ticaret hattı projesi söz konusu. Çin bunu herhalde heba etmek istemez . Ama tuhaf olan bu projenin aslında yine Çin'deki "batı asıllı" sermaye sahiplerinin planlaması.

Bunun yanı sıra ileriye dönük olarak ABD ile Çin arasında teknolojik temelli istihbarat alanında da büyük çekişmeler hala var.

Filistin meselesi sebebiyle ABD'de, Çin merkezli olan tiktok yasağı konuşuluyor.
Sebebi de Tiktok un, Instagram gibi platform algoritmalarının dışında hareket etmesi ve Filistindeki dramla ilgili içerikleri daha fazla göstermesi.
Instagram gibi yerlerde ise arama yapıldığında ancak istenenler çıkıyor.

Elon musk'ta netanyahu ile görüştükten sonra X ye de bazı değişmeler oldu. Filistin meselesini öne çıkaran çeşitli tanınmış kişilerin hesaplarıyla olan etkileşimler de hesap sahiplerinin kendi tespitleriyle ortaya çıktı.


Abd uzak doğu konusunda Hindistan'a söz geçirebilirse belki Çinle gerilimin dozunu arttıracak ama şu an kendi yaklaşan seçimleri de bir çok şeye engel. Trump seçilirse bir çok şey sil baştan.

Neyse.. Tayvan'ı bazı yönleriyle Kıbrıs gibi düşünebiliriz sanırım.
0
diyecevaplandı
(23.05.24)
Rusya Ukrayna'yı 6 ay değil isterse 1 günde tarihe gömer savaşın uzaması Putin'in stratejisinden ibaret. Bu sene bitmeden Rusya zaferi ile sonuçlanacağını düşünüyorum zaten yakın zamanda Çin ile anlaşma yapıldı Rusya ile Ukrayna'yı mukayese etmek pire ile deveyi mukayese etmeye benzer Ukrayna'da Rus zaferi aynı zamanda batının (ABD,NATO,AB) mağlubiyeti olacak. Ukrayna'dan sonra sıradaki hedef Transdinyester veya baltık ülkeleri olabilir. Değil avrupada dünyada Rusya'yı durdurabilecek bir güç yok.

Batı Rusya'ya tariihte eşi benzeri görülmemiş bir ambargo uyguluyor Rusya'ya uygulanan ambargo ne Kuzey Kore'ye, ne İran'a ne de Esed rejimine uygulandı bütün bu ambargolara rağmen Rusya 2023'te batı ekonomilerinden daha fazla büyüme kaydederek rekorlar kırdı, Rusya'nın ne kaynak sorunu var ne insan kaynağı problemi hayat güllük gülistanlık devam ediyor tarih boyunca ambargolarla demir perde içinde yaşamış Rusya için ambargolar bir şey ifade etmiyor herşeyin alternatifi var. Bu ambargolarla batı kendi bindiği dalı kesti farkında değil Rusya çok büyük bir pazar bu pazarı kaybetti şimdide Gazze boykotundan dolayı batılı şirketler çok ciddi darbe aldılar batılı şirketlerin yerini Çinli ve Türk şirketler alıyor.

Tayvan içinde benzer şeyler geçerli Çin ve Tayvan kıyaslanamaz yakın gelecekte Çin'in Tayvan'ı muhasara altına alması ve işgal etmesi kaçınılmaz bir durum olduğuunu düşünüyorum. Böyle bir durumda batının yapabileceği fazla bir hamle yok ABD ve dünya ekonomisi Çin'e bağımlı ABD'de üretim yok herşey Çin'den geliyor Çin'in elinde ABD tahvilleri var dahası artık dünya genelinde batı hegemonyası kalmadı artık çok kutuplu düzen var batı her alanda kaybetti.

Yanılgınız şurada her şey göründüğü veya medyada gösterildiği gibi değildir. Gazze içinde o kadar propagandalar yaptılar/ yapmaya devam ediyorlar güya İsrail Gazze'yi 1 saatte temizleyecekti ne oldu? İsrail ordusu dünya kadar kayıp vererek 2 ayda ancak deniz kıyısına kadar ulaşabildi 8 ay olacak neredeyse daha HAMAS'ın beyin takımından birini yakalayamadılar güya tünellere su basıp HAMAS'ı ortadan kaldıracaklardı orada da başarısız oldular terlikli eşofmanlı mücahidler milyonlarca dolarlık teknolojileri basit el yapımı silahlarla akılcı taktiklerle çöpe çevirdiler

Dünyadaki bu gidişat (çatışma alanları vs.) ABD seçimlerine kadar (belki öncesi belki sonrası) devam edecek Ukrayna'da Rusya zaferi, Gazze'de mücahitlerin zaferi ve bağımsız Filistin devletinin BM tarafından tanınması ve Tayvan'ın işgali şeklinde. ABD'de (muhtemelen Trump seçilecek) yeni gelecek hükümet Rusya politikasını değiştirip Çin'e yoğunlaşacak.
0
doharkoman
(23.05.24)
Abi bu tarz şeyler için eksiduyuruda çok vakit harcama çünkü alacagin cevaplar "bati bitti" oluyor, neredeyse ürettiği her şeyi Export eden ülke bağımlı olmuyor da diğerleri oluyor sadece. Ha sonra bir de elinde nükleer olan avrupa rusya'ya karsi da koyamiyor falan filan. Seviye burası.

Al abi sunlari oku, en azından ciddi bilgi olur;
www.cfr.org


moderndiplomacy.eu

foreignpolicy.com

Yani olay sadece elindeki askeri güçle falan alakalı degil. Zaten dünyada hiçbir şey sadece askeri güçle alakalı değil artık. Eskidendi o. At gözlüğü ile bakip "atom bombasi atalim" tayfanin olayi o.

Savaş konusunda da eksi falan bakmam, War institute'tan bakarim. Bunun üstüne yazan profesörler varken burada ilkokul mezunu olup olmadigi belirsiz olan bizlerden bilgi almakla uğraşma.
0
logisticsmanager
(24.05.24)
Tayvan dünyanın en büyük çip üreticisi, dünya çapında üretimin yarısından fazlasını yapıyor. Tüm dünya çipler üzerinden yürüyor şu an. O bölgede çıkacak bir savaş, tüm dünyada üretimin aksamasına sebep olacak. O yüzden kimse bunu istemez Çin de dahil.

En basit açıklaması bu benim için, fazlasını yapacak kadar bölgeye hakim değilim.

Bi de "Sabah girsek akşam ülkeyi alırız" düşüncesi en fazla 12-13 yaşında ergenliğe girerken bitmesi gereken bir konu. Bi kere en basitinden, tayvan'ı işgal etse, oradaki halk "Haa bundan sonra PRC vatandaşıyız ROC yerine yani tamam, yarın sabah iş var yatayım o zaman" mı dicek? Minnacık hong kong bile yıllardır duyup bildiğimiz bir isyan halinde, tayvanı topraklarına katmak öyle kolay mı yani?

Rusya'nın doğu Ukrayna saldırısı bir açıdan daha mantıklı orada kendisini destekleyen bir popülasyon bulunuyor. Çin ve Tayvan arasında böyle bir durum da yok. Adada yaşayan 20 milyon insana soykırım mı uygulayacaklar mesela?
0
nundu
(24.05.24)
@logistics tam ilk okuldaki o "atom bombası" atalım kafadayım, kaynakları okuyacağım.

@nundu abi minicik tavyan'ın ürettiği çip'i dev gibi çin nasıl üretemiyor ?
0
🌸WithWorth
(25.05.24)
(9)

Besiktas forması ama kimin

makbur
Haftasonu yeğenim geliyor Luksemburg'dan. 11 yaşında, futbola meraklı. Fransa'ya Almanya'ya Belçika'ya falan babasiyla maç izlemeye gidiyorlar random ama öyle tuttuğu bir takım yok. Ben bu çocuğa bjk forması alayım diyorum ama son senelerde az takip ediyorum. Ancak Peder beylere gittiğimde maç açıkç
Haftasonu yeğenim geliyor Luksemburg'dan. 11 yaşında, futbola meraklı. Fransa'ya Almanya'ya Belçika'ya falan babasiyla maç izlemeye gidiyorlar random ama öyle tuttuğu bir takım yok.

Ben bu çocuğa bjk forması alayım diyorum ama son senelerde az takip ediyorum. Ancak Peder beylere gittiğimde maç açıkça. Anladigim kadariyla hem takım kötü hem de öyle ikonik bir adam yok.

İkonik dediysem öyle çocuğa şimdi Necip uysal forması da almayalim:)

Semih kilicsoy mesela alayım mi? Bu seneden sonra bu çocuk kaybolursa ama o zaman forma çok anlamsiz olacak (sanki semih in kaybolma ihtimali var gibi)

Ernest muci falan da ne bilim böyle yıldız mi olur yahu adamı. Cenk tosun bitmiş. Aboubakar satmış (takip etmiyorum dedim holigan ciktim:)

Hakikatten kimin formasını alayım bu çocuğa? ?
0
makbur
(23.05.24)
Yeğeninizin ismini yazdırın bence.
0
pispinti
(23.05.24)
Ismi +1
Malesef dediğiniz gibi bjk'de su an güvenip yazdıracak biri yok gibi. Bosuna risk almayin.
Ya da misal bjk'nin efsanevi futbolcularindan olabilir. Ben misal bir Galatasarayli olarak hagi ve muslera asla unutmam. Bülent korkmaz da her zaman olabilir.

Ben bir bjk forması hediye alacak olsam isim olarak atiba, quaresma, nouma, pancu gibi isimler isterdim. Hatta pancu olursa misal ünlü Fenerbahçe maçını anlatip çocuğa ilgi kazandirabilirsiniz. Biz de bu hikayelerle Galatasarayli olduk.
0
logisticsmanager
(23.05.24)
ille de takımdan birinin adını yazdıracaksan sadece semih var şu an hakeden. satılıp gitse bile kötü bir ayrılık olmayacak, beşiktaş'a kazandırarak gidecek. kaybolma ihtimali ile avrupa'da beşiktaş'ı başarıyla temsil etme ihtimalini kıyasladığımda ikinci seçenek çok daha yüksek.
0
hrskrs
(23.05.24)
Necip olmasın dedin, bende seçenekler bitti. Şu Beşiktaş kadrosundan kimseyi yazdırmam. Semih'ten çok ümitliyim. Canavar gibi forvet olacak bence ama biraz erken onun için. Ayrıca kariyerini çöpe atan ya da sakatlıkla kaybolan çok futbolcu var dediğin gibi. Bir de seneye başka takıma giderse de çok bir anlamı kalmıyor.

Eski isimleri de yeni formalara yazdırmak biraz garip.

Kendi ismi +1

Forma numarası ne olacak bu durumda? Standart 10 mu?
0
nawar
(23.05.24)
kendi ismi.

beşiktaşta şu an öyle bir oyuncu yok. gedson alırdım ben çocuk beşiktaşlıysa.

çocuk bjkli değilse gs forması alın. icardi mesela, çok ikonik ve çocuklar çok seviyor. muhabbeti de olur hem. çocukların dünyası bizim gibi fanatik değil, biraz daha onları herkesin odağına koyacak, ilgi ve sevgi görmelerini sağlayacak birşey almak mantıklı olur.

şahsen ben olsam genç ve o liglerden bir oyuncunun; babasına da sorarak formasını alırdım. hem daha çok ilgisini çeker.
0
baldan kaymak
(23.05.24)
ismini yazdır geç kardeş hem istediği kadar giysin modası geçmez hemde şuan beşiktaşta öyle bir futblcu yok.
0
gencfb
(24.05.24)
efsanelerden birisi de olabilir, metin tekin mesela
0
mcsword
(24.05.24)
11 yaşında dediğinize göre 2013lü diye tahmin ediyorum, o zaman Atiba forması alın hem numarası da doğum yılı olduğu için hoşuna gidebilir.

2012liyse de ismini yazdırın, 12. adam mevzusunu da anlatırsınız
0
nundu
(24.05.24)
Sergen Y.
yazdırıp verin.
0
since1907
(24.05.24)
(3)

Eklemler için glukosamin kullanmak hakkında bilgisi olan birisi var mı?

Zetnikov
vucüt geliştirme yapıyorum. eklemlerde zayıflık hissi ve ses gelmesi sebebiyle glukosamin kullanmaya başladım. 1 kutu bitti kendimi yüzde yüz olmasada daha iyi hissediyorum. bu ürünün yenisini almalı mıyım yani spor yaptıgım surece kullanmam mı gerekiyor yoksa almasam olur mu artık?
vucüt geliştirme yapıyorum. eklemlerde zayıflık hissi ve ses gelmesi sebebiyle glukosamin kullanmaya başladım. 1 kutu bitti kendimi yüzde yüz olmasada daha iyi hissediyorum. bu ürünün yenisini almalı mıyım yani spor yaptıgım surece kullanmam mı gerekiyor yoksa almasam olur mu artık?
0
Zetnikov
(23.05.24)
Bunun için bir şey diyemeceğim ama kuru çınar yaprağı suyunu içmenin faydaları var.
0
diyecevaplandı
(23.05.24)
Bir kere bu tarz sorulara prensip olarak "kaynim kullandı cok faydali" gibi yaklasimlari yanlış buluyorum. Özellikle elimizde destekleyecek bilimsel veri yoksa ama tabi eksiduyuru burası.

Glukosamin vs şeyleri zamaninda kopegimde kullanmamdan sonrası cok arastirdim ve açıkçası elde net bir veri yok. Yani bir işe yariyor da ne kadar ise yaradığı, kimlerde yaradığı belirsiz. Buna ek olarak sadece bu değil daha başka maddeler de var ise yarayabilecegi konusulan ama cidden şöyle birkaç yil daha araştırma lazım. Isin içinde kesin placebo etkisi de var gibi.

Sizin durum; yani bilmiyorum ben vücut gelistirme yapmaya başlayınca böyle sorun olan duymadim. Misal.olimpik halter, powerlifting deseniz neyse. Bence biraz overreaction olmus ama sunu diyebiliriz;
Elimizde bilimsel olarak yararini destekleyen net bir şey yok ama sagliksiz olduguna dair de bir şey yok. Bu noktada en kötü placeboya para harcamış olursunuz ama kendinizi iyi hissediyorsaniz kullanin.


Bu arada spor yaptiginiz sürece falan kullanmaya gerek yok. Benim kendi arastirmalarim sonucu elimizde bilimsel olarak spor yapanlarin kullanmasi iyi olacak vitamin fish oil. Onun dışında net bir şey yok (yeni yeni şeyler çıkıyor da çok yeni yani arastirmalar).

Bu arada bu tarz şeyler galiba kür oluyor. Yani 3 ay kullanıp birakip sonra tekrar kullanmak gibi.

Kendi deneyimlerim sonucu eklem sagligina iyi gelen bilimsel kanitli iki şey var;
Lean olmak.
Her hafta mobility çalışmak.
0
logisticsmanager
(24.05.24)
@logisticsmanager

teşekkür ederim klavyene sağlık hocam
0
🌸Zetnikov
(24.05.24)
(12)

Avrupa'da bankanın müşteriyi kovması neden?

michael_knight
Avrupa'da yaşayan insan bir sabah uyanıyor ve banka hesabı kapatılmış. Banka diyor ki "artık seninle çalışmak istemiyoruz". Banka bunu neden yapıyor?Türkiye'deyse hesap açalım diye bankalar birbirini eziyor.Avrupa'da neden böyle, Türkiye'de neden öyle?
Avrupa'da yaşayan insan bir sabah uyanıyor ve banka hesabı kapatılmış. Banka diyor ki "artık seninle çalışmak istemiyoruz". Banka bunu neden yapıyor?

Türkiye'deyse hesap açalım diye bankalar birbirini eziyor.

Avrupa'da neden böyle, Türkiye'de neden öyle?
0
michael_knight
(23.05.24)
avrupa'da kullanıcı ve hesap konularında bankacılıkta ciddi regülasyonlar var. arada bir de regülasyonları uyguladıklarını göstermek için belirli sayıda banka hesap açma talebini reddediyorlar, hesap kapatıyorlar, transferleri incelemeye alıp bloke atıyorlar.
0
avatar is back
(23.05.24)
Türkiyede de eger hesabın bahis kumar işlerine bulaştıysa bizdeki bankalarda aynı şeyi yapıyor
0
limonlu eksi
(23.05.24)
Yasadışı işlem şüphesi gibi değil de mesela şuradaki gibi durumlardan bahsediyorum.
Banka müşterisinin bankaya hiç masrafı yokmuş gibi geliyor bana. Ama yanıldığım veya anlayamadığım bir kısım var belli ki.

www.reddit.com
www.reddit.com
0
🌸michael_knight
(23.05.24)
türkiye gri listede. bu hafta listeden cikmamiz bekleniyordu, durum nedir su an bilmiyorum ama türkiye'de dogmak yetiyor yani riskli olarak degerlendirilmaye. dogmak ve/veya yasamak. diyelim türkiye'de dogdun ama hic yasamadin türkiye'de, vatandasligin da abd vatandasligi olsun, gene fark etmez, gene riskli degerlendiriliyorsun. yani türkiye'den hesabina para girmemis olsa dahi sadece dogdugun yer sebebiyle seni bir tehdit görüyorlar. gri listede kimler var? türkiye, irak, afganistan...

sebebine gelince fatih altayli'nin timur soykan ve murat agriel ile yaptigi söylesiyi izlemenizi öneririm.
0
alice in potatoland
(23.05.24)
Abi yolladiklarinin ikisi de ing ikisi de Lüksemburg. Buradan anladigim ing ve Lüksemburg iliskisi olanlarda sıkıntı var.

Ben misal Fransa'da su ana kadar şu şekilde duydum;
Kisi cryptolar vs gibi şeylerde kullaniyor. Ondan sıkıntı olmus.
Kişi yurtdışı hesaplarla özellikle sıkıntılı ülkelerle çok girdi çıktı parasal işlemler yapiyorsa.

Onun dışında cost vs diyerek kapatilan bir şeye hiç denk gelmedim sosyal medyada.
Orada kesin dediğim gibi ing'nin belki Lüksemburg'tan çıkma vs bir şeyi varsadir ya da küçülme vs.
0
logisticsmanager
(23.05.24)
@alice
listede afganistan ve 20 sene işgal görmüş yakasından bi türlü düşmedikleri düzeni kalmamış zavallı ırak yok. yalan söylemişler sana.
kaynak gösterdiklerin parayı trollükten örnekteki gibi yalandan ve kışkırtmadan kazanan tipler
üstelik bu derecede yabancı yaptırımların içten içe gönüllü destekçisi olmamak lazım.

zaten liste çıtırdan ideolojik. kara listede myanmar, iran, k.kore var. darbe hükümeti, ezeli nato düşmanı, nato düşmanı + komünist.
0
lambırcek
(23.05.24)
Ya tamam Irak ve Afganistan yok ama Mozambik var, Niijerya var, Suriye var, Kenya var, Namibia var, Kameron, Burkina Faso, Yemen gibi şahane başka ülkeler var.
Şahanelikten bayılacağım.
0
alice in potatoland
(23.05.24)
@alice felakat masalların bitmedi mi hala? bence de parantez açıp seni istisna saymalı. ne o öyle kara kara heriflerle bi arada saymak. onlar kokuyodur bi de eminim. avrupa ayıp ediyor.
0
lambırcek
(23.05.24)
www.bloomberg.com
bitmedi felaket masallarım çünkü masal değil gerçekler. kaynak österdiklerimle bir husumetin varsa sorun sendedir.
0
alice in potatoland
(23.05.24)
kriptopara işlerine baya karşılar. O yüzden olabilir. Devletler zorluyor.

Şöyle düşün, birkaç yıl önce Türkiye'de bankalarda döviz tutmak zordu şahsen beni sürekli taciz edip illa vadeliye geçirelim, KKM yapalım falan diyorlardı. Onun son noktası "madem dolar tutacaksın al paranı başka bankaya git" olabilirdi.
0
nhk ni youkosu
(24.05.24)
Belirsiz ucuz açık bir soru daha. Avrupa'da yaşayan biri? Hangi avrupa ülkesi olduğu belli değil. Öncesi ve sonrası hakkında bir detay yok. Pek inandırıcı gelmedi. Ayrıca konunun Türkiye'nin gri listede olup olmaması ile alakası yok Türk vatandaşı gri listeden bağımsız olarak bir çok ülkede banka hesabı açabilir. Gri liste çok ciddiye alınacak bir durum değil bu iddia (saçma sapan ideolojik kanalların algı oyunu ne de olsa alıcısı var) Velev ki müşteri uygu bir profilde değildi baştan hesap açmazlardı zaten.

Gri listeye gelirsek bu liste dönem dönem değişir buradaki kriter ülke isimleri değil kategorizasyondur.
0
doharkoman
(24.05.24)
alice aktardığın yalanı düzelten zaten benim. linke gerek yok biliyorum
bugün nasıl kandırılsam diye haber dinleyip karikatür kötüye dönüştürülen 2 ülkeyle (2si de 20 sene amerikan işgali görmüş tesadüfe bak) türkiyeyi yanyana getiren sensin. bu çarpık zihni üreten ve ekmeğine bakanlar da saydığın isimler. yazdığın ilk şey yalan ama hala vurgulu vurgulu gerçekleri konuştuğunu düşünüyorsun. hala ayıkmadın
0
lambırcek
(24.05.24)
(7)

köpek sahiplenmeye giriş 101

ve sen oyle masum bakiyordun ki
arkadaşlar merhaba. ben barınaktan köpek sahiplenmek istiyorum. daha önce hiç beslemedim. bu konuda kendimi eğittikten sonra sahiplenmek istiyorum ki hayvancağız ömürlük mutlu huzurlu bir yuvaya kavuşsun. şimdi deneyimli arkadaşlara sorularım şunlar.- nelere dikkat etmeliyim?- sosyal medyada hangi h
arkadaşlar merhaba.

ben barınaktan köpek sahiplenmek istiyorum. daha önce hiç beslemedim. bu konuda kendimi eğittikten sonra sahiplenmek istiyorum ki hayvancağız ömürlük mutlu huzurlu bir yuvaya kavuşsun.

şimdi deneyimli arkadaşlara sorularım şunlar.

- nelere dikkat etmeliyim?
- sosyal medyada hangi hesapları (köpek eğitimi vs konusunda iyi diyebileceğiniz) takip ediyorsunuz?
- evim epey küçük ama hol kısmı geniş. kendisine orada bakacağız. elbette günde iki kere dışarı çıkaracağız ama evin içinde büyük ırk rahat edebilir mi? küçük veya orta ırk mı bakmalıyım?
- temel eğitimleri (temel itaat, tuvalet, evde yalnız kalma vs) nasıl verebilirim?
- hangi kitapları almalı, kimleri takip etmeli, neler yapmalıyım?
- veteriner, çip, karne, kimlik vs nasıl oluyor? belediyeler bunları yapıyor mu?
- mama olayını nasıl yapıyorsunuz? sadece kuru mama mı yiyor yoksa evde pişen yemeklerden de veriyor musunuz?
- dışarıda başka köpeklerle ya da kedilerle karşılaştığında kavga çıkmaması için ne yapıyorsunuz? sakin sakin oynuyorlar mı yoksa hırlama, havlama durumunda ne yapabilirim?

baya araştırıyorum bir süredir. detaycı biri olduğum için her şeyi düşünüp ona konforlu bir yaşam sağlamak istiyorum.

yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.

(sözlükten de mesaj atabilirsiniz. aynı isimle kayıtlıyım. yeter ki yardımcı olun.)
0
ve sen oyle masum bakiyordun ki
(23.05.24)
Şimdiden tebrikler :)

Öncelikle gözünüzü korkutmak hem de çok korkutmak isterim. Çünkü bir köpek size ve yeni düzene alıştıktan sonra o düzen bozulunca çok kötü oluyor. Bu sorumluluğu alamayacaksanız hiç kalkışmamanızı öneririm.
Bu sorumluluk için en azından iki kişi (biri asil, biri yancı) gerektiğini de düşünüyorum. Çünkü insan hasta oluyor, cenazesi oluyor, arkadaşının düğününe gitmek zorunda oluyor... Bir yedek şart.


Köpeğimizi KurtaranEv barınağında sahiplendiğimiz için en çok orayı seviyorum. Pek çok farklı barınak var, hepsini sosyal medyadan takip edin.

- Köpek eğitimi çok ilginç bir konu. Pek çok uzman birbirinin tam tersini iddia edebiliyor o yüzden kafanız karışmasın. Şimdiden söyleyeyim ki bu eğitim işinde tek bir doğru yok. Kendi yolunuzu bulmanız gerekecek.
- Evin küçüklüğünün köpek bakımına etkisi yok. 50 metrekare ev ile 250 metrekare ev köpek için aynı. 30 kiloluk köpeğimizle evde yaşıyoruz, bir sıkıntımız yok. 40 kilo olsa yine sorun olmazdı sanırım. 50-60 kilodan sonra evle ilgili değil de sarılırken ezilmek, hasta olursa taşıyamamak gibi sıkıntılar olacaktır. Bahçe olsa elbette daha iyi olurdu ama bu köpek için olduğu kadar benim için de geçerli. Bahçe olsa arada çıkıp rahatlardım :)
- Tuvalet eğitimini vermeyi öğrenirsiniz. Aşırı zor değil. Biraz sabır birazcık da kaka temizlemek gerekebilir ama hayvandan hayvana değişiyor. Genelde çok uzun sürmüyor. Evde yalnız kalma, yürüme, çağırınca gelmesi gibi şeyler yavaş yavaş olacak. Şimdiden düşünmeyin. Eğitimler de aldırabilirsiniz, siz de okuyup eğitebilirsiniz.
- Kitap, influencer, YouTube kanalı vs. hepsi karşınıza çıkacak ("Youtube - Tarkan Vardar" ben beğeniyorum ama beğenmeyenler de vardır mutlaka.)
- Veterinere gidince o hayvana bir çip takacak ve size karne verecek. O anda ve sonraki aylarda olması gereken aşıları size söyleyecek. Karmaşık bir iş değil. Belediye bir şey yapmayacak siz cebinizden ödeyeceksiniz.
- Mama olayında da her konu olduğu farklı fikirler var. Ben sadece kuru mama verme taraftarıyım. Tam tersini savunanlar da var. Ama "ben ne yersem o da ondan yer. Fasulye yer, pilaki yer" gibi hayallere kapılmayın.
- Dışarıda başka kedi ve köpeklerle nasıl anlaşacağı öncelikle şans işi. Hayvanın karakterine, geçmiş tecrübelerine bağlı. İşler istediğiniz gibi değilse yavaş yavaş üzerinde çalışarak değiştireceksiniz. Yıllarca uğraşsanız değişmeme ihtimali de var, hazırlıklı olun.

- Her gün günde en azından 2 defa dışarı çıkmanız gerekecek. Ama ne olursa olsun. Hasta olsanız da, darbe olsa da, ailenizden birini kaybetseniz de ne olursa olsun çıkmanız gerekecek.
- Ayda 1-3 bin TL civarında bir masrafı olabileceğini hatırlatırım.
- Her tatile gideceğinizde ya onu kabul eden bir yer arayacaksınız ya da onu bırakacak bir arkadaş veya köpek oteli. Yine de aklınız arkada kalacak.
- Evi temizleme işi zorlaşacak.
- Hasta olduğunda çok endişelenecek ve belki de ciddi masraflar yapacaksınız.

Tarif edemeyeceğim kadar güzel bir duygu :)
0
michael_knight
(23.05.24)
"Geçici yuva olma" sistemi var. Köpeklerle ilgili çoğu konuda olduğu gibi bazı insanlar buna şiddetle karşı çıkıyor bazı insanlar şiddetle savunuyor. Bence çok güzel bir sistem. İlginizi çekebilir.
www.kurtaranev.org
0
michael_knight
(23.05.24)
Selamlar

Şimdi bir kere siz Türkiye'de yapacaksiniz, o yüzden sizle aynı dinamiklere sahip değil benim deneyimlerim. Misal ben bahcesiz evde olana önermem çünkü köpeklere genelde ev bulunuyor Fransa'da ama Türkiye'de öyle degil, cok ciddi bir sıkıntı var ve kimseye bahceli ev yap öyle sahiplen gibi saçma bir öneride bulunamam. Ülkede kaç tane var zaten.

Amma lakin büyük köpek+ ufak ev+ günde iki kere cikarmak = kabus. Köpeğin günde en az 6-7 saatte bir dışarı çıkması lazım. Iki kere hayatta yetmez 3 minimum. Benim köpeği 3 kere cikarirdim bir iki kere apartmana isedi çok su içtiği günler. Sonra 4e cikarmistik. Ve araştırınca da 6 saatte bir falan çıkması gerektiğini öğrendik.

Sosyal medya takip etmiyorum artık.

Kesinlikle küçük ırk ya da max orta bakın.

Temel eğitimleri kendiniz verebilirsiniz. Bunun için youtube, reddit, bedava kitaplar vz bir sürü şey var. Bence en basiti bu.

Patricia McConnell kitapları baya ünlü.

Sadece kuru mama, biraz ödül. Kaliteli mama alın.

Hah Türkiye'nin en sıkıntı konusu; disarida başıboş hayvan. Vallaha buna ne yapılır bilmiyorum. Malesef çok kolay yönetilebilecek bir şey değil bu. Bir de köpekten köpeğe reaksiyon değişir. Bazı köpeklerde sorun olmaz, egitimle falan desentesization yapilir ama bazilarinda (misal benimki) çok zor.
0
logisticsmanager
(23.05.24)
ya arkadaşlar cidden çok teşekkür ederim. uzun uzun yazmışsınız. var olun cidden. şimdi hepsini not alıyorum. :)
0
🌸ve sen oyle masum bakiyordun ki
(23.05.24)
Köpeğin ilk bilmem kaç günü vs diye bir şey vardi. Ona bakin.

Bu arada gercekten almadan önce evinizde barinak köpeği geçici baksaniz ideal olabilir.

Misal ben çise cikarmak bu kadar koymaz derdim. Aksam 11'de canin uyumak isterken çise cikarmak ya da sabah uyumak isterken çıkarmak bazen adama cok koyuyor. Misal covid asisi ertesi günü köpeği disari cikartmak hayatimda unutamayacagim zorlukta seylerden biri. Ondan ben bahçeli ev diyorum kişinin hayatı için de. Disari mi çıkacaksin? Kapiyi ac, isesin. Sonra 6 saat cik dolas.

Ya da ishal oldu. O gun 10 kere cikardim misal.

Sonra hasta oldu sabaha kadar uyumadim onunla ilgilenirken.

Yani simdi düşündüğüm zaman buyumeyen çocuk gibi zor yani :) bahceli ev olmadan daha zordu da hayat güzel oldu şimdi.
0
logisticsmanager
(23.05.24)
Ben de tebrik ediyorum, gerçekten çok güzel bir duygu. Ben sorularınızın çoğuna cevap veremeyeceğim, benim köpek sahibi olduğum yıllara göre pek çok şart değişti, en basitinden sosyal medya diye bir şey yoktu o zamanlar:) Yine de bazı deneyimlerimi paylaşabilirim.

Benim köpeğim büyüktü, küçük bir evde yaşıyorduk, büyüklüğü sorun olmadı hiç bir zaman, yavru iken çok enerjikti ama o zamanlar tüm şartlarımız uygundu, dışarda birlikte çok vakit geçirdik, sürekli başka köpeklerle birlikte oyunlar oynayarak, bisiklet peşinde koşup enerjisini atarak geçirdi ilk yıllarını, büyüdüğünde evde olduğu zamanlar bir köşede hatta bir kuytuda yatıyordu.

Büyüklük arttıkça mama ihtiyacı da artıyor, bizimki hassastı, egzama vs problemleri oluyordu, o nedenle en kaliteli kuru mamaları alıyorduk kendisine, mama masrafımız küçük ırklara göre oldukça yüksekti, böylece sorunuza da cevap vermiş olayım kuru mama yiyordu, bir dönem evde kendisine özel pirinç ve kabaktan oluşan bir lapa hazırlıyorduk, egzaması için veteriner tavsiyesi idi ve o dönem işe yaramıştı, normal yemekler bünyesine iyi gelmiyordu.

Bizimkisi lider ruhlu bir erkekti ve özellikle 11. ayından sonra diğer alfa köpeklerle bir arada bulunması çok zorlaşmaya başladı, kedilerle de arası çok iyi değildi çünkü yavru iken hırpalamışlardı kendisini,bu durumun tek çözümü dışarda tasma ile dolaştırmak, olası kavgalarda tasmasından tutup çekmek oluyor, şimdiki aklım olsa kısırlaştırılmış bir dişi köpeği tercih ederdim.

Evinizin sürekli kirlenmesine, her tarafın tüy olmasına hazırlıklı olun, uzun süren uğraşlardan sonra hayvan sahibi olmayan insanların 'ev kirlendi temizlik yapmalıyım' aşamasına anca geleceksiniz, köpek bakmak hijyen takıntılı insanlara göre değil. Özellikle yavruyken, tuvalet eğitimini tam alana kadar çiş kaka temizlemeniz gerekebilir ama tuvalet eğitiminden çok korkmayın, çünkü onlar da bulundukları ortama çiş kaka yapmak istemiyolar, kasları geliştikten sonra uzun süreler tutabiliyorlar, hayvanı da çok zorlamadan günde iki defa çıkarmak yeterli olacaktır tuvalet için.

Spontan planlara veda etmeniz gerekecek, bu akşam eve gitmeyeyim, geç döneyim, haftasonu atlayıp tatile gideyim vs bunlar geride kalacak, ya da michael knightın dediği gibi yedekte birileri olmalı, bende bu sorun olmamıştı, çünkü zaten gönüllü olarak önceliği kendisine veriyordum, muhakkak uzakta olmam gereken durumlarda da güvenebileceğim kişiler vardı.

Bence en önemlisi kendisini sevmek ve ona vakit ayırmak, gerisi bir şekilde gelir, ben köpeğimi sahiplendiğimde köpekler hakkında hiç bilgim yoktu, kendime ait bi evim bile yoktu, neye güvenerek, ne düşünerek aldım onu bilmiyorum ama çok da iyi oldu, onun bir zamanlar var olmadığı bir hayat düşünemiyorum, normalde ben de çok detaycıyımdır ve bir işe kalkışmadan önce her şeyi düşünmeye ve hesaba katmaya çalışırım ama köpek sahibi olmak önünü ardını düşünmeden yaptığım belki de tek hareket, hiç de pişman olmadım.

Son olarak yaşam döngülerinin biz insanlara göre kısa olması çok kalp kırıcı:(
0
(23.05.24)
arkadaşlar size de çok teşekkür ederim. ne güzelsiniz ya :) detaylı detaylı yardımcı olmuşsunuz. var olun. hepinizin söylediği her cümle çok kıymetli. hepsini not alıyorum. :)
0
🌸ve sen oyle masum bakiyordun ki
(23.05.24)
(3)

Bu bench'ler arasındaki fark nedir?

tchuck
https://www.decathlon.com.tr/p/katlanabilir-agirlik-ve-mekik-sehpasi-500-fold/_/R-p-330475?mc=8616804https://www.decathlon.com.tr/p/katlanabilir-mekik-sehpasi-900/_/R-p-342936?mc=8766093pahalı olanı almaya gerek var mı?bir de bunun sonrasında demir koymak için bir şey ekleyebilir miyim bir yerlere?
www.decathlon.com.tr

www.decathlon.com.tr

pahalı olanı almaya gerek var mı?

bir de bunun sonrasında demir koymak için bir şey ekleyebilir miyim bir yerlere? (ne deniyor adına bilmiyorum işte, halteri sabit tutmak için yani)
0
tchuck
(23.05.24)
Ucuz olan çok ucuz duruyor. Yeni başlayanlar için idare eder gibi görünüyor.

Squad rack diyorsun. Ayrı bir parça olarak alabilirsin.
Şundan yani.

www.pasificshop.com
0
Mirket
(23.05.24)
Mirket +1
Birincisi max 220 kg. 100 kg olsaniz max 120 kg olabilir yani. Yüzde 90 kisiye yeter ama bana yetmez.
Ikincisi max 300 kg. Kısacası 100 kg olsa kisi 200 kg kadar ağırlık alabilir.

Ikincisi decline de oluyor ve daha çok derece var. Birincisi 4 acı sadece. Şimdi basta belki onemsiz ama beni misal ilgilendirirdi bu.
0
logisticsmanager
(23.05.24)
Bu tarz ürünleri bizzat deneyerek alın.

Arkadaşımda ilk sehpaya benzeyen delta markalısi vardı. 70-75 kg olmama rağmen beni huzursuz etmişti. Bu tarz benchlerin hiç hareket etmemesi, sallanmamasi lazım. Bilmiyorum belki decathlon olanı farklıdır.

Bu arada ilk ürün de decline oluyor kafa tarafındaki ayaklar tamamen kapatılıp.
0
makbur
(23.05.24)
(3)

sorority olayı nedir

WithWorth
Amerikan kültürüne meraklı biri olarak, 1. bu müesseselerin kuruluşundaki ve tutmasındaki temel motivasyon nedir ?2. bizde neden yok ? (genel olarak bizde neden yok ?)3. bizde olacak olsa boğaziçi yada bilkent'te olabilir miydi ? amerika'dakilere hangi yönleriyle benzerdi/benzemezdi ?https://eksisoz
Amerikan kültürüne meraklı biri olarak,

1. bu müesseselerin kuruluşundaki ve tutmasındaki temel motivasyon nedir ?
2. bizde neden yok ? (genel olarak bizde neden yok ?)
3. bizde olacak olsa boğaziçi yada bilkent'te olabilir miydi ? amerika'dakilere hangi yönleriyle benzerdi/benzemezdi ?

eksisozluk.com
0
WithWorth
(21.05.24)
bizde niye yok sorusu biraz garip cunku amerika ve belki az biraz kanada disinda baska hicbir ulkede yok hemen hemen. Avrupalilarin yorumlari: www.reddit.com
www.reddit.com
0
hot potato
(21.05.24)
Bizde olamaz.

Dini farklılıklar var. Kültür farklılıkları var. İkisi de ayrı ayrı etkiliyor.
0
alfired
(21.05.24)
Hot potato +1
Avrupa'da bile ben kimseden duymadim görmedim bilmem kaç ülkeden erasmuslu arkadaşım oldu.
Amerikan kültürü bu.

Bence temel farkliliklardan biri bizde ve Avrupa'da böyle universitede yaşam, kendi binalari vs gibi olaylar yok. Kyk yurdunda da zaten sorority vs olmaz yani.

Olmasin da zaten, ben dandik buluyorum.
0
logisticsmanager
(21.05.24)
(2)

Resimdeki yaziyi corrige edecek biri var midir ? (Fransizca)

Yourcousinmarvinberry
Metne göre uygun «indicateur»lerin üstünü highligter ile geçtim. Kontrol ederseniz çok makbule geçer.https://i.ibb.co/jVHDjZD/IMG-20240521-104052.jpg
Metne göre uygun «indicateur»lerin üstünü highligter ile geçtim. Kontrol ederseniz çok makbule geçer.

i.ibb.co
0
Yourcousinmarvinberry
(21.05.24)
Birincisi ça fait.
Ikincisi pendant.
Beşincisi dans.
0
logisticsmanager
(21.05.24)
Birinciyi sonradan "ça fait" demistim, fotoyu çekmeden evvel ama diger ikisi gözden kaçmis.
0
🌸Yourcousinmarvinberry
(21.05.24)
(2)

Katar maaşları, ucret beklentisi ne istemeli?

mirty
Selamlar,Katar'da proje bazlı bir iş için görüştük, network mühendisliği için. Pozisyon kıdemli. Ucret beklentimi dolar bazında soruyorlar, Glasdoor ve Indeed'e baktım, burada yazan ücretler ne kadar günceldir ? Baska nerden bakabilirim fikriniz var mı?
Selamlar,

Katar'da proje bazlı bir iş için görüştük, network mühendisliği için. Pozisyon kıdemli. Ucret beklentimi dolar bazında soruyorlar, Glasdoor ve Indeed'e baktım, burada yazan ücretler ne kadar günceldir ? Baska nerden bakabilirim fikriniz var mı?
0
mirty
(20.05.24)
Abi en güzeli reddit.
Reddit katar ya da meslegin ile alakali sublarda sor.
0
logisticsmanager
(20.05.24)
acilin katar li geldi

oncelikle katar da maaslar son zamanlarda cok dustu, reddit katar icin bir kistas degil hintli doldurmus orayi, 3 bin dolara cok eyi abi diyo.

kidemli dediginiz icin 10k usd demek istiyorum, bu iyi bir maas aileye bile yetebilecek bir gelir.
8 binin altina evet demezdim, bakinca tr sartlarinda cok para gibi dursada 8 bin katar icin cok degil.
maas harici yan haklara odaklanin nedir bunlar?
ucak bileti
saglik sigortasi
cocuk varsa okul parasi (ki en buyuk kalem bu)
yillik izin
0
cairo
(21.05.24)
(3)

Cok sicak pizza/pideyi su altina

lapaz
Tutuyo musunuz? Surdaki gibi:https://www.reddit.com/r/unpopularopinion/s/zHzK43OCU6
Tutuyo musunuz? Surdaki gibi:

www.reddit.com
0
lapaz
(19.05.24)
Hayatımda duyduğum en saçma şeylerden biri.
0
nawar
(19.05.24)
Hayatımda daha saçma şey çok duymadım.
Misal camasir suyu podlarini yeme Challange ile aynı sacmalikta. Biri fiziksel olarak diğeri de zihinsel zararli.
0
logisticsmanager
(19.05.24)
Islak ekmek görmeye dayanamıyorum bile ben inanılmaz rahatsız ediyor görüntüsü. Pizzayı suya tutma fikri tansiyonumu düşürdü şu an. Bunu yapan kişiyle arkadaşlığımı bitirirdim
0
nundu
(19.05.24)
(12)

Lig manipule ediliyor mu sizce?

lapaz
Gs'nin 10 kisi rakipten gol yemesi beni cok sasirtti da. Acaba son hafta da reyting yuksek olsun diye mi boyle planlandi?
Gs'nin 10 kisi rakipten gol yemesi beni cok sasirtti da. Acaba son hafta da reyting yuksek olsun diye mi boyle planlandi?
0
lapaz
(19.05.24)
Yooo. Galatasarayliyim, Fenerbahçe maça çok iyi calismis bir kere. Sonrasında okan buruk klasik olarak "gol yemeden değişiklik kurana aykiri" olayini yapti. Gol geliyorum diyordu.
70 dakika on kişi olan ekibe baktı sadece. Sonra klâsik gol yiyen önemli Maç okan buruk modunu açtı, kenarda tuttugunu sahaya attı herhangi bir taktık olmadan.
Hocayı sevsem de olay budur. Fenerbahçe çok çok daha üstün oynadi.

Dediğiniz bana Fenerbahçelilerin lig manipule ediliyor demesi gibi geldi. Futbolda böyle olaylar cok, olur yani.
0
logisticsmanager
(19.05.24)
hayır.

5-6 yaşımdan beri futbol izliyorum.

profesyonel olarak da işin içinde yer aldım farklı kademelerde.

taraftarların önemli bir kısmı akıl hastası. daha doğrusu konu futbol olunca deliriyorlar.

"lig temiz" diyemem ama öyle şampiyonluğu şundan alalım buna verelim filan öyle bir şey yok asla.
0
mark greg sputnik
(19.05.24)
Beşiktaş 10 kişiyken defalarca Fenerbahçe'yi yendi.
Bahsettiğiniz senaryo ütopya.
0
HellKeePer
(19.05.24)
Gs'liler bütün hafta 3 atacaz 5 atacaz diyordu. Derbilerde kim 3-5 atacaz diyorsa yenilip dersini alır. Bunlar kurgu değil murphy kanunları biraz. Neredeyse her sene görürüz bu tarz şeylerden.
0
ilgeru
(19.05.24)
Reyting olayını düşünüyordum ben de ama farkı biraz fazla açtılar o yüzden vazgeçtim. Evet, manipüle ediliyor o kesin ama 10 kişi kalan rakibine şut çekemeden kaybetmesi ile son haftaya heyecan bırakmaya yönelik bir manipülasyon yok. Konya maçına mı heyecan bırakacaklar? Bizim Fenerbahçe grubunda "acaba?" diyen 1 kişi bile yok mesela.

Bu arada sadece süper lig değil, alt liglerde de durum rezalet. Çok pis bahis dönüyor sanırım. 2. ligden falan videolar düşüyor bazen. Skandal.
0
nawar
(19.05.24)
ligde var avrupada var ama bu maç özelinde yok
0
paintov
(19.05.24)
hemde gözümüze soka soka var. bir takımın federasyonundan hakemine haftalardır nasıl ittirildiğini, nasıl kollandığını bütün dünya görüyor.

reyting işine gelince lig tamamen yayıncı kuruluşun istediği gibi oynanıyor. hiç ligin ilk haftası veya ikinci üçüncü haftası oynanan fb-gs maçı gördünüz mü? hep son haftalara konuyor bu maçlar. neredeyse tüm avrupa ligleri bütün maçlarını aynı gün aynı saate alıyor bizde buna bile zor izin veriyor yayıncı.
0
my fault
(19.05.24)
Gsnin oyunu bazı şeyleri gösterdi zaten, ts nin fb karşısındaki oyununa bak gs ye karşı oyununa bak. Hakemlere girmeye gerek yok
0
olaylar olaylar
(19.05.24)
kara paranın her yoldan aklandığı, devlet ile mafyanın içiçe girdiği, at izinin it izine karıştığı bir ülkede ligin manipüle edilmediğini düşünmek en kibar tabiriyle kerizliktir.
gs ya da fb taraftarı değilim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.05.24)
Bu lig onlarca yildir GS lehine manipule ediliyor zaten. GS Anadolu'dan puanlari toplayip sampiyon oluyor. 90lardaki derin devletten tut, Fetullah'a, son olarak AKP'ye surekli guc odaklarina biat eden, kedi gibi yanasip kendini sevdiren, yanak oksattiran kuluptur gs. GS'in Anadolu takimlariyla maclarini uyuklamadan izlemek imkansiz, rakiplerde ne bir hirs var ne bir mucadele. Play-off lafini duyunca zaten o yuzden cildiriyor GSlilar, play-off ve yabanci hakem laflarini duyunca duvarlari yumruklarlar sinirden. CUnku rakibini birebirde yenemeyecegini biliyorlar. Tum Anadolu'yu arkasina alarak, her zamanki gibi onun bunun ittirmesiyle kupa alabilirler ancak. CUnku bu ligde ayni topu oynamiyor ANadolu takimlari GS'ya karsi. En basitinden bu seneki SUmudica'nin, Ibrahim Uzulmez'i, Trabzon maclarini hatirlarsiniz. FB macinda taca itiraz ederken sinir krizi gecirip agizlarindan kopukler sacan adamlar GS maclarinda kulubede yatip uyukluyor mesela:)
0
freedonia
(20.05.24)
kim kimi manipüle etti? yazmak istediğinizi anlamak mümkün değil.

diyorsunuz ki, son hafta çok reyting olsun diye, gs'nin fb'ye yenilmesini istediler. yayıncı kuruluş ve federasyon bunu istedi. peki bunun için ne yaptılar? Fenerbahçe'nin yenmesi için Fenerbahçe'ye kırmızı kart gösterdiler. gs'li topçular da, hayır bize böyle bir talimat geldi, hakem fb lehine karar vermesi gerekirken bizim lehimize kararlar verip duruyor dediler ve bilerek atak yapmadılar. doğru mu anlıyorum?
0
co2s2
(20.05.24)
gs kendi evinde şampiyonluk kutlamak varken fbye yenilip bu sıkıntıya girmek istemez.
lig temiz değil dünya için böyle zaten.
0
mikahakkinen
(20.05.24)
(6)

Yurtdışı için meslek arayışı

sanguine
Diğer sorumda "yazılım sektörünün 10 yil içinde sonunun geleceği" hususu ağır bastığı için bu sefer direkt bunu soruyorum.Avrupa'ya kendi imkanlarıyla sıfırdan bir meslek öğrenerek gitmek isteyen bir birey, hangi alana yönelmelidir?
Diğer sorumda "yazılım sektörünün 10 yil içinde sonunun geleceği" hususu ağır bastığı için bu sefer direkt bunu soruyorum.

Avrupa'ya kendi imkanlarıyla sıfırdan bir meslek öğrenerek gitmek isteyen bir birey, hangi alana yönelmelidir?
0
sanguine
(19.05.24)
*mavi yaka işleri hariç
0
🌸sanguine
(19.05.24)
Çalışan çabalayan kendini geliştiren için işlerin sonu gelmez gelse bile farklı sektörlere kolay adapte olurlar. Siz yazılımdan vazgeçmeyin. Yurtdışına gitmenize gerek yok yazılım sektöründe dünyanın herhangi bir noktasında yerli veya uluslararası şirketlerde çalışabilirsiniz. Yazılım istemiyorsanız geçerli meslek olarak zanaat öğrenin. berberlik, Kaynakçılık, sıhhi tesisat tamirciliği gibi. Mesele maddiyatsa bu meslekler dünyanın her yerinde kazançlı ve aranılan meslekler. Mesela Türkiye'de sıhhi tesisatçılık yaparak e az 4 - 5 asgari ücret tutarında kazanç elde edebilirsiniz. Gerçi 3d print teknolojisi ilerliyor. Muhtemelen bir gün bu mesleklerede gerek kalmayacak. Her yerde su ısıtıcısı var çaycılık öldü mü? Tablet fotograflardan dijital fotografa geçildi yetmedi her telefonda dijital kamera var fotografçılık öldü mü? Bahane arayaa bahane çok adım atmak lazım.
0
doharkoman
(19.05.24)
Halı hazırda avukatlık yapıyorum, mesleğimle ve kazandığım parayla ilgili bir sıkıntım yok ben Türkiye'de yaşamak istemiyorum.

Yanlış anlaşıldım galiba

1-2 yıl sıkı özveriyle kendi kendime öğrenebilecegim ve bir AB ülkesinde giriş seviyesinde bir iş bulmami sağlayacak bir meslek arıyorum.
0
🌸sanguine
(19.05.24)
Abi mavi yaka bile olsan ki, bu yurtdışına giden mavi yakalilarin olduğu bir kaynak görmek isterdim çünkü ben bulamadim, iki senede gidemezsin.
Mavi yaka olsan temiz iki sene egitim ile diploma, iki sene en az çalışma. Süper olsan dili öğrensen 4 seneden önce gidemezsin.

Bir iki sene özveri ile gidilebilecek iş olsa herkes giderdi yani.
0
logisticsmanager
(19.05.24)
Ya ne sacmaliyosun sen be ne sınıf atlamasi benim sorduğum soruyla senin yazdıklarınin ne alakası var.
0
🌸sanguine
(19.05.24)
Diğer sorunuzu da görmüştüm, avrupa maalesrf junior almıyor önce biraz tecrübe lazım. bankalara business analyst ya da çeşitli pozisyonlarda girerek tecrübe edinip sonrasında deneyebilirsiniz. Ama birebir aynı pozisyonda gelmek yine de zor.

Kendi deneyimim: trde risk yönetimi alanında yöneticiyken eş durumundan ülke değiştirdim, gittiğiniz ülkede anadili özellikle hukuk ve banka vb alanlarında bilmeden iş bulmanız imkansıza yakın ama özellikle banka tecrübesi avrupada iş görüyor, ben bankadaki tecrübem sayesinde bankalara destek veren bir IT şirketinde iş buldum. yerinizde olsam sektör avrupada da geniş olduğu için banka pozisyonları ( genel müdürlük özellikle) üzerinden ilerlerdim. Yazılım için sizin diğer sorunuzda da cevap gelmişti sanırım rakip çook, hintliler özellikle her yerdeler. Bizim avantajımız avrupalı yaşıtlara göre tecrübeli olmak, onlar hayat geç başlıyorlar. Ben 28 yaşında 5 yıllık tecrübeliydim ülke değiştirirken iş görüşmesi yaparken şok olmuşlardı buna.

Bir de yine bir başka gözlemim, biz avrupaya göre çoooook çalıştığımız için her şey hakkında daha fazla fikrimiz oluyor, neyse konuyu çok dağıttım. Trde öncesinde birkaç yıl tecrübe için ITye yakın banka tecrübesi öneriyorum.
0
tuborg yesili
(21.05.24)
(22)

Türkiye'de işler rayına mı girdi ?

garavel
Öncelikle durun vurmayın, girmediğini ve hala çok kötü olduğunu biliyorum.Ama şunu da farkediyorum, 1-2 sene önceye kadar toplumun çok büyük çoğunluğu yurt dışına göç etmeyi konuşurken ve tek hayat amacı bu gibi iken sizce de bunda bir azalma yok mu? Ya da benim mi karşıma çıkmıyor artık, eskisi kad
Öncelikle durun vurmayın, girmediğini ve hala çok kötü olduğunu biliyorum.

Ama şunu da farkediyorum, 1-2 sene önceye kadar toplumun çok büyük çoğunluğu yurt dışına göç etmeyi konuşurken ve tek hayat amacı bu gibi iken sizce de bunda bir azalma yok mu? Ya da benim mi karşıma çıkmıyor artık, eskisi kadar twitter'da ekşi'de vs konuşulmuyor gibi.

Ülke döviz olarak pahalı kesinlikle evet kabul, ama maaşlar da saçma bir şekilde döviz olarak yüksek gibi. Asgari ücret mesela, tr'de döviz olarak daha yüksek olduğu bi dönem yok galiba. Yazılımcılar, memurlar, doktorlar vs avrupa'da yaşayacağından daha iyi bir hayat yaşıyor gibi.

Doktor grevleri olurdu mesela, bıçak gibi kesildi. Doktor ortalaması 70k-120k arası diyorlar şimdi ne kadar doğru bilmiyorum ama deli para. Almanya - ingiltere vermiyor yani bu paraları kiraları vs de cabası. ( abartı da olabilir )

İstanbul hariç her yerde karı koca memur 40-40 alsa 80 bine gayet iyi yaşar gibi. Öğretmen maaşı mesela full ek dersler dahil 45i geçiyor diyorlar.

Anadolu'da bu rakamlarla yaşamayı saymıyorum hele.

Ben mi yanlışım ? Ne oldu birden böyle ?

Not : Türkiye'de değilim, dışarıdan gözlemdir.


Edit: Arkadaşlar sosyal çürümeye dair içinizi dökmeniz için açmadım ki postu? Ekonomik olarak bir soru sordum. Doktordan, memurdan , yazılımcıdan bahsettim. Ne diye cinayetlerden emeklilerden bahsediyorsunuz anlamadım anne babamın tek gelir kaynakları emekli maaşları ben de biliyorum emekliler için cehennem olduğunu. Sorunun hangi yerinde emekli geçiyor ? Türkiye hakkında '' bazı '' meslek gruplarına olumlu bir şey dedik diye akp'li olmuyoruz hemen.
0
garavel
(19.05.24)
alışıldı, kabullenildi sadece. ben her zaman yurt dışının daha iyi bir yer olmadığını savundum, hatta çoğu alanda türkiyedeki pratikliğin ve rahatlığın asırlarca gerisinde ama "insan hakları" var. bu da yeter zaten.

ekonomik olarak dersen de, türkiye ve genellikle türkler borcu borçla kapata kapata gününe devam ediyor. buna da karşı çıkan olmadığı için, insanlar buna da alışıyor.
0
numlock
(19.05.24)
asgari ücret ülkede çok küçük bir kesimin ücreti oldu. emekliler ihya oldu artık istedikleri KYK yurdunda dilediği gibi tatil yapabilecekler. kentsel dönüşüm adı altında mükemmel kentler kuruluyor. nüfusu gayet az olan istanbul'a göçü artırmak için yeni projeler devreye alınıyor. kanal istanbul artık konuşulmuyor. ekonomimiz zaten uçuyor. doktorlar grev yapmıyorlar zira doktorlara mhrs üzerinden kolayca ulaşabiliyoruz. doktor bile dövebiliyoruz artık. her şey güllük gülistanlık. ve evet depremler olmuyor ve kimseler ölmüyor. gençler dilediği arabayı kolayca alabiliyor. evlenecekler olanlar hemnececik ucuz evlerden alıp hemen yerleşebiliyorlar. evsahibi kiracı ilişkileri son 10 yılın zirvesinde olumlu anlamda. dilediğimiz telefonu bedava gibi yurtdışından satın alıp hemen kullanmaya başlayabiliyoruz. zaten yurtdışına çıkmak o kadafr kolaylaştı. vize başvurun hemen olumlu sonuçlanıyor. göçmenler gitti. reis elindeki sihirli değnekle her şeyi düzeltti. ortam süper kısaca...
0
exlibris
(19.05.24)
Bir aile düşün.
Evde tencere tava ne varsa satmış.
Gırtlağına kadar borca batmış.
Hiçbir banka kredi vermiyor ve kredi kartlarının hepsi patlamış.
Artık tefeciler de borç vermiyor. Tek tük veren tefeci bulurlarsa sevinç nidaları atılıyor.
Bobrekler satışa çıkarılmış.
Ve hala gideri gelirinden çok fazla
ve yetmezmiş gibi dışarıdan evsizleri çağırıp ağırlanıyor.
0
Mirket
(19.05.24)
şöyle de bir şey var, avrupa ve abd'de paran yoksa yoktur, bittin, that's it. türkiye'de parası olmayan bir şekilde, bir meblağ paraya ulaşabiliyor.
0
numlock
(19.05.24)
@dissendium abd başka bir seviye, hiçbir avrupa ülkesi de ona yakın değil. kıyaslamak gibi gaflete düşmüyorum, soru da troll değil.

ama almanyada yapacağı net 3200-3500 eur mesela. 80k net alsam ben gitmem mesela ( almanya özelinde ) 0’dan düzen kurmaya değecek miktarlar değil onu demek istiyorum. türkiye ile avrupayı kıyaslamıyorum ama bugün 100k alan bir doktor ( özel hastanede daha da yüksektir ) avrupa’daki meslektaşından daha iyi yaşayabilir. benim demek istediğim göçe can atan çok özel meslek grupları bıçak gibi kesildi aslında soru yanlış anlaşıldı.
0
🌸garavel
(19.05.24)
@dissendium; öyle bişey yok abi. 1 çikolataya da ülke kötülenmez. kiralar her ülkenin megakentlerinde yüksektir, ha dersen ki ben yozgatta, tokatta yaşarken rahat edemiyorum yobaz kitle yüzünden onu anlarım, o açıdan konu tartışılır. git tut berlinde yeşillikler içinde iki katlı ev bakayım kaç para, veya londrada veya romada veya viyenada veya amsterdamda :)
0
numlock
(19.05.24)
Seçime yakın olumsuz haberler veya yurt dışı ile bizim kıyaslanmamız artar sosyal medyada ama sosyal medya ile oluşan algı her şey değildir. Bir de sokakataki hayatın gerçekleri vardır.

Avrupa ekonomik krize girdiği an dışarıya gidenler geri gelmek için tekrar düşünecektir.
0
diyecevaplandı
(19.05.24)
Yurtdışı çok kötü, Türkiye çok iyi. Gitmeyin sakin, biz kuru croissant soğan yiyoruz.
Ibani atarim.
0
logisticsmanager
(19.05.24)
Sorun devam ediyor sadece kompanse edilmiş durumda. Herkes 5-6 sene önceye göre çok daha memnuniyetsiz. 2019'dan beri çok hızlı bir bozulma oldu ekonomik olarak.

Benin gözümde bir depremle aynı görüntü canlanıyor. Olay olurken insanlar bağırışır, tepki verir ortalık hareketlidir. İnsanlar ölür, binalar yıkılır. Deprem bittikten sonra ölen ölmüştür, yıkılan yıkılmıştır, bağırış çağırış kesilmiştir ama hiçbir şey daha iyi de değildir. Hiçbir şeyin düzeldiği de yoktur, sadece hareket sonlanmıştır. Kimse can havliyle bir şey yapmıyordur. Enkaz altında kalan dahi sessiz sakin birilerini bekliyordur. Benim gördüğüm manzara bu.

Doktorlar, diğer memurlar ve bazı mesleklerdeki insanlar bu süreçte toplu hareket ederek daha çok öne çıktı ve daha sıkı pazarlık yaptılar. Yazılımcıları örnek vermişsiniz bunlar zaten tüm dünyada yükselen bir grup, hem Türkiye'deki fiyat algısının bozulması, hem talep dolayısıyla dünya geneline oranla çok kazanıyor olabilirler.

Ancak birçok iş kolu döngüsel olarak sorunlarla uğraşıyor. Fiyatların artması ve maaşların artan fiyatlara ulaşma çabasının getirdiği sarmal artık kanıksanmış durumda. Ben şahsen artık dönüp dönüp aynı şeylerden şikayetlenmeyi saçma buluyorum ve daha az konuşuyorum bazı şeyleri. Birçok insan da böyledir.

İlk zamanlar "uff şu fiyatlara bak" diye konuşup duruyordu herkes. Şu şu kadar olur mu, bu bu kadar olur mu diye. E oluyor işte, alıştık artık baydı yani muhabbet. Sıkıp dişimizi yaşıyoruz işte. Olan bu.
0
akhenaten
(19.05.24)
dışarıdan bakınca evet öyle görünüyor. ama değil. insanlar kanıksadı sadece, alıştı biraz.

ben avrupa ederinde bi maaş alıyorum döviz ile ve istanbul'da kirada yaşıyorum. bir aldığım şeyi ikinciye alırken aynı fiyata alamıyorum. her gün dikkatli davranıyorum.

avrupanın pahalı bi şehrine bir kaç günlük tatile gittim ve türkiye ile benzer paralar harcadım! üstelik biraz cimri biriyim, ne giyimim ne yaşantım yüksek standartlara sahip değil.

kiram, 5ten 15e çıktı. başka bi eve geçsem 25-30 ödeyeceğim. barınmak ciddi bi mesele. kirası az (ya da normal) olan evden atılmaktan korkuyor. evden çıkarsa emlakçı+komisyon+taşınma derken kira x 3 ödeyecek iyi ihtimalle.

işsiz oranı çok fazla. dükkan sahipleri çok kazanıyor çoğunlukla çünkü onlar da ansızın gelebilecek kira ve diğer masrafları sübvanse etmek için fazla maddi güç sahibi olmak istiyorlar. bu yüzden çalışanına 25bin brüt verirken kendisi en az 10-15 katını kazanıyor. günün sonunda iki kişilik basit bir dürüme beşyüz, iki burger iki biraya bin lira yazıyorlar. asgari ücret 17bin tl ve 6 ay daha zam beklenmiyor.

ülkenin standart maaşı asgari ücret oldu. yeni işe başlayanlara sigorta yapmıyor bir çok işveren ve işe yeni başlayan çok insan 17bin'in altında maaş alıyor. münferit denmeyecek kadar bir oran bu.

termosa kahve koyalım, dışarıda bir parkta oturalım ya da bir bankta oturalım neredeyse mümkün değil. büyükşehirlerde parasız yol kenarına bile oturamıyorsunuz. belki kırsalda boş bi bank bulunur.

ülkede standartsızlık çok yüksek. param var, sağlıklı ve kaliteli bir şey yiyeyim, güzel bi etkinliğe katılayım, iyi bir kıyafet alayım diye bir şey neredeyse mümkün değil. paran varsa bile kalite yok. marketten aldığın her şey zehir neredeyse.

kırsalda yaşayan ve karı-koca memur olan kişi 80-90 alsın hadi. ülkede 5 milyon memur var. ülkenin kaçta kaçına denk geliyor bu? bu çift çocuk sahibi olsa buna kim bakacak? kreşler çok pahalı. birinin yarı maaşı çocuğa gidecek, çalışmasa daha iyi.

döviz bir süredir fazla yükselmiyor. hafif hafif yükseliyor. o yüzden iyi görünüyor durumlar. ama nereye dek gidecek, bir noktada kırılacak mı bilmiyoruz. ederi yıl sonu 40 civarında diye tahmin edilmişti.

kira sorunu olmasa belki "düzelmeye başladık" diyebilirdik belki.

doktorlar 100'ün üzerinde alsın hadi (ne kadar bilmiyorum da halk öyle biliyor). kaç doktor var, 200bin mi, yine ülkenin kaçta kaçına denk geliyor bu oran.

yazılımcılar ve doktorlar artık pek konuşmuyor diyelim. bu da doğru değil. yazılım sektörü de belli bi dolgunluğa ulaştı 5+ tecrübesi olanlar için çok kötü değilse de junior'lar için iş bulmak zor ve asgari ücret lafları ediliyor.

açıkçası trol bi soru olduğunu düşünmüyorum, çünkü ben de sizin gibi düşünürdüm haberlere ve medyaya bakarak. özellikle doların hafif hafif çıkıyor olması bir şeylerin düzeldiğini hissetmemizi sağlıyor. ancak ödenmeyen kredi kartlarına aylık yüzde 5 faiz geliyor. bankalar kredi vermiyor. verse bile yıllık faizleri çok yüksek.

insanlar paralarını harcamak ya da yatırım yapmak yerine mevduatta tutma eğiliminde, mevduat faizleri yüzde elli civarında. kapanan dükkanlar görüyorum bazen.

anadolu da ucuz değil. ilçeler ya da kırsallarda bile kiralar asgari ücretin yarısı ederinde, hadi olsun üçte biri. orada yaşayanlar (eğer memur değilse) asgari ücretten fazla almıyorlar çoğunlukla.

türkiyede memur sayısı 5milyondan az. ülke nüfusu 80milyon. işsizlik istatistikleriyle çok oynandı. açıklanan rakamların iki katı gibi düşünün (bir yıldır iş aramayan, işkur'a kayıtlı olmayan, öğrenci olan, yükseklisans'a kayıtlı olsan ve bir çok kriter işsiz sayılmıyor. halbuki bu insanların çoğu işsiz)

haliyle, gözlemleriniz doğru değil.
0
biseysorcaktim
(19.05.24)
Katiliyorum dolar bazli yuksek olmasi nedeniyle su an kriz azaldi
0
lapaz
(19.05.24)
düzelen bişey yok ama ilginç şekilde mesela öğretim görevlisi maaşı 600 dolarlara kadar düşmüştü bi ara, ben yaparken 800-900 dolardı, şu an 1500 dolar alıyor arkadaşım. Bu kadar artacak ne oldu? Döviz tutuldu. Ama bunun halka faydası var mı => yok. Çünkü ticaret dolar 45 liraymış gibi dönüyor, herkes fiyatını öyle belirliyor.

Bunun bi artısı var, mesela 2023 seçiminden önce dolar tutulurken eşimle acayip dolar biriktirebilmiştik. (kredi kartının asgarisini ödeyip bol bol dolar alıyorduk) Şimdi de 900 değil de 1500 dolar alan kişi ülkedeki harcamasını kısıp veya kredilendirip dolar biriktirebilir. Tabii faizler yükseldi daha yüksek faizle geri ödeyecek ama sonuç olarak bunu yapabiliyorsun. Beyaz yakalının yurtdışına tatile vs. gitmesinin bir sebebi de bu. 1500 dolar Türkiye'de pek bi halt etmiyor ama biriktirirsen batıda hala 1500 dolar = 1500 dolar. Türkiye'de 1500 doların alım gücü 800 dolar gibi.

Anadolu'da yaşam daha iyi ona hep katılıyorum. Ama İstanbul'da 80 bin alabilen biri başka şehirde o maaşı alamıyor. Ama asgari ve bi tık üstünü alanlar büyük şehirler yerine küçük şehirlerde yaşasa hayatları ciddi fark eder.

Özet(tl,dr): Gördüğüm duyduğum kadarıyla Türkiye içinde maaşın dolar olarak artmış olsa da pek fark etmiyor zira 3 dolarlık kahveye 5 dolar, 30 bin dolarlık arabaya 50 bin dolar vermek zorundasın. Yurtdışına da giden gitti, kalanlar alıştı. Türkiye'de bir şekilde yaşanıyor. Mesela geçen yıldan bu güne benim Türkiye'deki kredi kartı limitlerim 5 katına falan çıktı.(1 yıldır İngiltere'deyim)
0
nhk ni youkosu
(19.05.24)
gerçekten açıklayan ve cevap veren herkese teşekkür ederim. soru biraz amaçtan sapsa da genel bilgiler de verilmiş gayet faydalı oldu. ben şahsen işletme mezunu birisi olduğum için şuan ingiltere’de kazandığım miktarın türkiye’de yakınından geçemem bu çok apayrı bir mevzu. orta lisans sahipleri, vasıfsız, mavi yaka için avrupa cennet. türkiye de hala zaten çok kötü bunu tartışmaya gerek yok. ama yazılımcı, doktor gibi çok üst seviye işlerdeki tr maaşlarının avrupa ile arasında eskisi kadar da uçurum yok, o yüzden beyin göçü furyası bi tık azaldı hatta çevremde dönenler de oldu.

mesela londra’ya finansçı olarak 1 sene önce gelen başlangıç için gayet iyi de kazanan arkadaşım geçen ay komple döndü istanbula.

bir de ekonomiden bağımsız, insanlar avrupa’da ırkçılığı tattı o kadar da güllük gülistanlık olmadığını anladı. almanya göç vermeye başladı, hollanda başlığında sağın yükselişi ve uk - abd’ye gitme konuşuluyor vs. gidenler de seçerek gidiyor avrupa olsun polonya bile olsun kafası bitti artık almanya dahi gerilerde.
0
🌸garavel
(19.05.24)
bu kadar balık hafızalı olmayın ya. dolar euro 6 ay stabil gitti diye ekonomi düzelmiş olmuyor. bu ülke daha şunun şurasında iki üç sene önce doların iki ay içinde 8 liradan 18 liraya çıkışını canlı canlı gördü. oradan göz açıp kapayıncaya kadar 30 lira oluşunu da. bir sene sonra doların 60 lira olmayacağının bir garantisi var mı? yok. döviz bazında yüksek dediğin o maaşların kuş kadar kalması iki aylık yeni bir ralliye bakar. yani bu uçurumdan düşerken eskaza birkaç saniyeliğine dala takılınca "iyi ya artık düşmüyorum" demeye benziyor.

evet avrupa'da da enflasyon var ama 1 euro'ya aldığın çikolatanın seneye 2 euro olmayacağını biliyorsun, bunun rahatlığıyla yaşıyorsun. geleceğe dair kaygın azalıyor. insan doğada aslandan kaçan zebra gibi basit bir canlı değil, sadece o anı düşünerek yaşamıyor. gelecekte her şeyin daha kötüye gideceğini görebildiği için şimdiden önlemini alıyor.

yurt dışına göçte bir azalma olduğunu da sanmıyorum. evet bu son ekonomik çöküşün başlangıcında bir dalga oldu, herkesin dilinleydi ve gidenler gitti zaten. sadece o dönemde toplu bir göç dalgasına evrildiği için gündem olmuştu. şimdiyse daha bireysel, ama gitmek isteyen sessiz sedasız gitmeye devam ediyor. benim türkiye'de neredeyse arkadaşım kalmadı.

ps: adettendir, sona bir alım gücü farkı da sıkıştırayım. geçenlerde avrupa'da aldığım arabanın fiyatını asgari ücrete böldüm. yaşadığım ülkede bu arabayı 7 asgari ücretle alabiliyorsun. sahibinden'de türkiye fiyatına baktım. 47 asgari ücret yapıyor. evet türkiye'de işler gerçekten rayına giriyor.
0
sir gawain
(19.05.24)
bırakın ev araba almayı, artık ayakkabı-mont alırken bile alışveriş kredisi kullanıyor insanlar. bu durumda neresi iyiye gidiyor? şu an yaşanmıyor, hayatta kalmaya çalışıyor insanlar. türlü kısıtlamalar, tasarruflar vb. işler iyiye gidiyor, durumlar düzeliyor demek manipülasyondan farksızdır.
0
kondansator
(19.05.24)
Özet geçiyorum.
* Dövizi sabit tutup yurtdışına göre aşırı yüksek faiz veriyoruz. O yüzden döviz yağıyor ama bir noktada balon patlayacak. Çünkü karşılayacak gelir yok.
0
parka
(19.05.24)
Ha balon patlamadan önce büyükbasların ve yabancıların haberi olur, ama bizim olmaz. Hatırlarsanız nas nas deyip dövizi fırlatıp halka kitlemişlerdi. Şimdi tersi olacak.
0
parka
(19.05.24)
İşler rayına mı girdi derken neyi kastettiğiniz belli değil. Yüksek enflasyon ve ekonomi politikası kastediliyorsa ekonomik program başarıyla devam ediyor yaklaşık 9 ay oldu zamana ihtiyaç var (iktisat bilmeyen birine izah etmesi çok zor bu yüzden manipülasyona açık bir konu) Programa göre mayıs ayında enflasyon pik yapacak daha sonra düşüş eğilimine girecek.

Siz Türk toplumunun kanaatine, ne konuştuklarını vesaire ciddiye almayın onlarda tv'den sosyal medyadan (eksisözlük dahil) ne duyuyorlarsa, ne okuyorlarsa papağan gibi tekrar ediyorlar ne iktisat bilgisi var ne metod ne de dünya siyasetini takip etmek... Bizim toplumumuzda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan çok Kim toplumu manipüle ediyorsa ona inanıyorlar albenili sözlere çok fazla itibar ediliyor. Yurtdışına göç furyasıda sosyal medyada pr'ı en çok pr'ı yapılan konu oldu (Ekonomiden bağımsız olarak dünya genelinde ABD'ye göç furyası vardı ve hatta ilk sıralarda Fransa gibi ülkeler vardı Türkiye bu trendde ilk 10'da bile değildi) yoksa Türkiye'den her anlamda kötü ülkeler var bu ülkelerin vatandaşları sağa sola göç etmiyorlar. Yurtdışında yaşayan biri olarak Türkiye'de yaşamak bir çok ülkeye göre iyi insanların yakınmalarını ciddiye almayın.

Medya özelinde sosyal medya (ekşisözlük,twitter vs.) veya bir konunun yaygın kanaatte olması, çok konuşuluyor olması bir ölçüt değildir bu işlerin metodolojisi var. Bilim var yoksa chp'li teyze muhabbetine döner.
0
doharkoman
(19.05.24)
Sagdan soldan degil kendi gordugumu yazicam

1 - suanda her genc yurtdisina kacmaya calisiyor bir cok genc ozellikle kartellere para verip abd ye kacti hemde binlercesi. Buda abd bebek katili diyen yobazlar dahil.
Sadece istanbul ortasindayim benim semtimde genc kalmadi diyebilirim sokakta kimseyide goremiyorum kimi sorsam yurtdisina gitti diyorlar.
Suanda tr de bi ben kalmisim bunu anladim.

2 haberlere baktiysaniz ki hepsi gostermez ama doktorlarda ozellikle almanya tarzi yerlere kactilar yogun bir sekilde. Suanda hastanelerde bazi bolumlere randevu almak imkansiz bazi bolumlere ise en erken cok kovalsrsan gece gunduz 25 gunde belki bos yer bulursun. Doktor acigi olustu.

3 milyonlarca multeci var ve hastaneden cikmiyorlar ucretsiz diye. Bu yuzden tr vatandasi icin randevu almak ozellikle istanbulda asiri zorlasti.


Dipnot

Avusturalyada 4 sene yasadim. İnsan yurtdisinda yasayinca herkesden uzakta kaliyor sahte haberlere bel bagliyabiliyor. Ekonomi ortada dolar ortada alim gucu ortada. 1 bardak cay 5 liraydi oahali diyorduk bugun 30 lira istediler.

Daha dun 1 ispanyadan 1 arabistandan 1 de bangladeşden arkadasim geldi sohbet ettik ve benimle vedalasmaya calistilar dedim ne oluyor. Bana soyle soylediler ; hocam tr asiri pahali olmus biz seneye gelmeyecegiz ucak fiyatlarida cok pahali.
Ayrica onceden kafeye gelince herkes selam verirdi bisuru insan vardi neden simdi gelmiyor kimse dedi. İnsanlarin sanirim parasi yok dedi.

Vedalastik yapacak bisey yok yani
0
Zetnikov
(20.05.24)
Yurtdışı meselesi: Kalifiye olan, dil bilen, bunu göze alan gitti. Kalan da amiyane tabirle posa zaten. Kim Zort üniversitesi işletme mezunu olan, İngilizcesi a2 seviyesindeki ortalama bir elemanı ülkesine bekler ki?
Maaşlar meselesi: Evet görünürde yükseldi ama enflasyon da bir o kadar arttı. 45 bine nerede yaşıyorsun öğretmen olarak? Evinden çıkmak zorunda kalsan ya da tayin olsa maaşının yarısından fazlasını kiraya vermen lazım. Aynı şey 80 bin kazanan adam için de geçerli. yaşamaktan kastın hayatta kalabilmek ise belki ama çocuk yetiştiremezsin mesela.

bence insanlar sadece hayatta kalmaya çalışıyor. yoksa kapıları açsan türkiye'de 7 kişi falan kalır.
0
wild honey suckle
(20.05.24)
Eğriye eğri, doğruya doğru diyeceksek durum şu.

Türkiye son 4-5 yıldır gerçekten kötü bir dönem geçirdi. Herkes az ya da çok fakirleşti, alım gücü düştü. Bazı sektörler nispeten daha iyi durumda, toplumun bazı grupları felaket durumda.

Son 1 yıldır evet yine yüksek enflasyon var ancak bir şekilde "enkaz kaldırılıyor" tam olarak durumumuz bu. "Rasyonel politikalara" geçildi. Ben bu dönemi böyle tarifliyorum. CDS'lerimiz ciddi düşüşte, ülkeye sıcak para da olsa döviz giriyor, TCMB rezervleri toparlanma aşamasında, halen "yatırım yapılabilir" seviyede değiliz ama derecelendirme kuruluşlarından not artışları geliyor. Haziran ayında Türkiye'nin gri listeden çıkma olasılığı yüksek görünüyor.

Bunlar kısa vadede geniş toplum kesimlerine yansımaz ancak 2001 krizi sonrası dönem gibi düşünmek lazım 2005-2015 gibi bir dönemi yaşayacaksak daha 3-4 seneye ihtiyaç var.

Bana sorarsan ciddi kalıcı hasarlar da var. Örneğin konut konusu. Örneğin gelir dağılımındaki uçurumlar. Bunların giderilmesi artık çoook zor.
0
Lethe
(20.05.24)
Son senelerde yurtdisina gitme orani yukseldi, ayni hizla cozumun orda olmadigini gorenlerin sayisi da artti.

mutlu olan da coktu ama mutlu olmayanlar, her zaman gitmek isteyip nasil yapacagini bilemeyenleri biraz caydirdi.
0
my pink
(20.05.24)
(22)

İç dökme duyurusu: İngiltere'den Türkiye'ye döneyim mi?

slymene
Selamlar, aklım çok karışık, şartları, olanakları önüme koyuyorum ama bir karar veremiyorum. Biliyorum bu sorular çok özel sorular ama biraz da içimi dökmek istediğim için buraya soruyorum.Evliyim, erkeğim, yaşlar ikimizin de 31, 7 aydır skilled worker visa ile İngiltere'deyim, maaşım 2800 pound. Eş
Selamlar, aklım çok karışık, şartları, olanakları önüme koyuyorum ama bir karar veremiyorum. Biliyorum bu sorular çok özel sorular ama biraz da içimi dökmek istediğim için buraya soruyorum.

Evliyim, erkeğim, yaşlar ikimizin de 31, 7 aydır skilled worker visa ile İngiltere'deyim, maaşım 2800 pound. Eşimi yanıma alma hakkım var, İngiltere'de 6 seneyi doldurursam vatandaşlık hakkım oluyor, 5 senelik vizem var zaten. Hanım Türkiye'de henüz, tam da onu da buraya alma kararını verme aşamasındayız işte, onun maaşı 50000 TL, memur, garanti iş, rahat iş. Ben gelmeden hemen önce Türkiye'den ev aldık, aylık 15000 ev kredimiz var ama o zorlamıyor artık.

Artık uzun süredir ayrı olduğumuz için hasret de binmeye başladı, özellikle eşim duygusal anlamda bana çok bağlı, her gün hasret konuşmaları yapılıyor telefonda, gözyaşları dökülüyor falan.

Bana gelirsek ben her yere adapte olabilen bir tipim, buraya da oldum, ben her yerde mutlu olurum, oluyorum. Türkiye'deki sorunların farkındayım, bazı şeylerden dolayı bedeller de ödedim ama Türkiye'de de gayet mutlu mesut yaşarım, burada da yaşıyorum. Türk insanıyla problemim yok, nerede yaşıyorsam bir şekilde adapte olurum. İngilizi de Türkü de seviyorum, kötü insan her yerde var.

Benim buradaki işim gelişmeme çok müsait, çalışma saatlerim çok iyi, haftada 4 gün çalışıyorum. Zor bir iş ama uzun vadede maaşımı ikiye bile katlayabileceğim potansiyel var. Eşim gelirse başlarda 3-5 ay bir adaptasyon sürecinin sonunda 2500 pound civarı maaşla o da işe başlayabilecek durumda. Yani ikimiz de burada olursak nispeten güzel maaşlarla rahat rahat geçiniriz.

Ben Türkiye'ye dönersem muhtemelen hem haftada 6 gün, hem de daha uzun saatler çalışacağım, maaşım aşağı yukarı 40000 TL civarı bir şeyler olur. Uzun vadede Türkiye'de de kendi işimi kurma potansiyeli var, tabii bunun için 1.5-2 milyon sermaya lazım, o da bende yok.

İşin özü, şu anda düşündüğüm tek konu eşim, o nasıl yapar, adapte olur mu, Türkiye'deki rahatlığı bırakmalı mı? İngiltere'de ilk 1-2 sene çok zorlanacak biliyorum, İngilizcesi de çok iyi değil.

Kısa vadede çocuk da istiyoruz, Türkiye'de kalırsak aile boyutuyla da çok fazla destek bulabileceğiz her anlamda, ailelerimizle de aralarımız çok iyi, gayet güzel ilişkilerimiz var.

Anlaşılan, ne Türkiye ile ne de İngiltere ile sorunum yok, hayatta geldiğim nokta itibarıyla hiçbir yer beni çok heyecanlandırmıyor zaten, hayatı rutine oturtup mutlu mesut yaşamak istiyorum, yeni yerler göreyim, yeni maceralar edineyim gibi dertlerim yok, önceden vardı, yoruldum artık, dinlenmek istiyorum.

En başta neden İngiltere'ye geldin diyecek olursanız, bir heves geldim işte, Türkiye'de 6 gün, günde 12 saat yaptığım işten memnun değildim ve çok yoruluyordum. Buraya her şey harika olacak hayaliyle gelmedim tabii de, hatta gayet güzel de adapte oldum, benim İngilizcem gelmeden önce de çok iyiydi, fakat adaptasyonun ne kadar zor olduğunu bizzat gördüm, şimdi eşimin bunu yaşamasını isteyip istemediğimden emin değilim.

Eşim ne diyor diye sorarsanız, onun da fikirleri belirsiz, genel anlamda o da çok fazla zorluk istemediği bir noktada, Türkiye'de nispeten mutlu, o gelirse benim için, birlikte olmak için gelir, bir süre sonra adapte de olur. Nihayetinde ben hangi yöne meyilli olursam o da beni takip eder, karar vermek biraz bana kalıyor gibi nihayetinde.

Biraz düzensiz yazmış olabilirim kusura bakmayın. Görüş, öneri, ne söylemek isterseniz dinlemek isterim.
Teşekkürler.

Edit: Birkaç detay daha vermek isterim. İkimiz de veteriner hekimiz, ben burada klinisyenlik yapıyorum, eşimin klinik tecrübesi olmadığı için burada food hygiene, meat hygiene inspector gibi işler yapacak official veterinarian olarak. Mezbahalarda, havaalanları gibi yerlerde çalışabilir. Ben buradaki hayatı da düzene sokuyorum, ufaktan para biriktiriyorum. Orta karar bir araba bile aldım burada.
0
slymene
(18.05.24)
Ben yerinizde olsaydım eğer eşimin 2 yıllık ücretsiz izin alarak yanıma gelmesini saglardim. Bu süre zarfı içerisinde duruma göre ingilteredeki düzenimi kurar yavaş yavaş da Türkiye den elimi çekerdim. Benim yönüm ingilterede kalmak şeklinde olurdu.
0
dedeminhirkasi
(18.05.24)
Şimdi sizin Türkiye'de süper bir kariyeriniz olsa denilebilirdi ki dönün sonuçta Türkiye ile derdiniz yok ki çok önemli nokta. Ben misal Türkiye'de yapamıyorum, o yüzden dönmem ve umarim dönmek zorunda kalmam.

Sizin durumdaki sorun dönüş şartları. Türkiye'de 40 bin lira ve çalışma şartları acayip kötü. Bu sizi özellikle bati Avrupa'nın çalışma şartları sonrasi acayip kötü etkiler (bugün berberle konusuyorduk nasıl oluyor berberde tatil falan diye, 5 hafta bizde ama ben biraz fazla alıyorum 5 hafta yetmiyor dedi. Dedim bunu Türk'ün yanında söyleme). Eğer Türkiye'de daha iyi maaş ve insancil çalışma şartları olacaksak sonuçta bu hayatta önemli olan esimiz, cocugumuz.

Bu arada dedeminhirkasi dediği gibi olabiliyorsa kesin deneyin. Riskiniz cok az sonuçta. Eşiniz de bakar nasılmis ne değilmiş diye.

Bu sorunun cevabı basit değil. Çünkü sizin Türkiye çalışma hayatiniz kötü, esinizin iyi. Esinizin oraya geldiğinde yapacağı belirsiz vs.
0
logisticsmanager
(18.05.24)
Selamlar, eşim nispeten yeni memur olduğu için ücretsiz izin hakkı yok henüz, olsaydı onu düşünüyorduk biz de.
0
🌸slymene
(18.05.24)
aynı yaştayız ve ben eşimle birlikte ingilteredeyim. o yüzden durumunuzu biraz da olsa anlayarak veriyorum cevabı. biz döneceğiz ancak sizin durumunuz özelinde bana göre eşinizin ingiltereye gelmesi daha doğru olacaktır.

türkiyede olup buraya gelmek veya bir avrupa ülkesine gitmek isteyen arkadaşlarıma hep bu işin tek bir doğrusunun olmadığını ve türkiyede neyi bırakıp geleceklerinin çok önemli olduğunu söylerdim hep. yani evet mesele hiçbir zaman sadece maddi değil, ingilterenin bizim ülkemizden daha üstün olduğu maddiyat dışı diğer yanlarını yaşayarak görmüşsünüzdür. çocuk olunca hele eğitim, gelecek, güvenlik açısından müthiş baskın ingiltere türkiyeye göre. adaptasyonun zor olduğunu kabul ediyorum. ama birlikte olduğunuz yerde zamanla bu sorunun halledileceğini düşünüyorum. siz önceden gelip bi hayat kurduğunuz için comfort zone'dan hiç ayrılmamış gibi hissedecek eşiniz eminim ancak tabi şu anda gözünüzde büyük haklı olarak.

diğer taraftan şu da bi gerçek ki, ülkede çok fazla problem var ama türkiyede de çok güzel şartlarda yaşamayı başaran insan da var. ancak arkadaşların da dediği gibi sizin dönüş şartlarınız pek iyi değil. ingilteredeki çalışma şartlarınızı düşününce pişman olma ihtimaliniz daha yüksek geldi bana.
0
bussuru1
(18.05.24)
eşin Türkiye'de iyi durumdaysa ve kaybedeceği şeyler olduğunu düşünüyorsa sıkıntı.

Biz de eşimle İngiltere'deyiz ben çalışıyorum o master yapıyor, pek sevemedi ve mesela iklimin onu çok etkilediğini burada öğrendik. İngilizleri de aklında nasıl hayal ediyordu bilmiyorum ama çok vasat pasaklı tipler olduklarını söylüyor ki biraz da haklı. İşler doğru düzgün yürümüyor emlakçı bile binbir türlü hata yaptı ben fark edip uyardım. Sağlık sistemi yine özellikle Türkiye'de özel sigortaya alışmış birini zorluyor ve korkutuyor(eşim). Yani kimi insan alışmakta zorlanıyor.

Ben 2014-2015'te İngilteredeydim, sevmiştim, şimdi yine mutlu gibiyim ama eş durumundan dönmek zorunda kalırsak naparız bilmiyorum. Bu arada eşimin İngilizcesi baya iyidir, o farklı kültürel şeylerden zorluk yaşıyor, dil bilmeyen eşiniz daha da zorlanabilir veya tam tersi bir şeyleri anlamadığı için belki hiç gözüne batmaz her şey pespembe de gelebilir emin değilim. Ücretsiz izin hakkı olmaması kötü.

Buraya geldiğimde Ankara Anlaşmasının arka kapısını bulup gelen tiplerle tanıştım. Türkiye'de pek iş yapamayan burada olmak 'zorunda olan' kişiler bi şekilde yaşayıp gidiyor, ama Türkiye'ye dönse de fena hayatı olmayacak kişiler bi dönmeyi düşünüyor. Mesela bizim Türkiye'de arabamız var hala satmadık, İngiltere'de henüz yok. Bu bile hanıma batabiliyor bazı rahatlıkları burada elde etmek -doğal olarak- vakit alacak. Türkiye'den gerçekten kafa olarak kopmuş mu o önemli (ben koptum, eşim kopmadı). Gerçi sen de kopmamışsın iki tarafı da severim yaşarım diyorsun. Bazı şeyler de gelince anlaşılıyor. Eşim ülkesini bu kadar sevdiğini buraya gelene kadar bilmiyordu :D

ek olarak, çocuk vs. planı varsa buraya adapte olup iyi konuma gelip çocuk yapmak bilmemkaç yıl alır. Sağlık sisteminde Türkiye'deki kadar ilgi olmaması, doktoru sık görememek, ebe ile doğurmak vs. bile kadınları acayip etkileyebilir. Hele acil bi durumda doktora ulaşılamazsa anında döneriz herhalde. Geçenlerde apandisiti patlayıp son anda müdahale edilen bi Türk'ü dinledik orada eşim böyle bişey olsa anında TR'ye dönerim dedi:)
0
nhk ni youkosu
(18.05.24)
Dön hocam dön,İngiltere alışması kolay bir ülke değil
0
Yılmaz920
(18.05.24)
"Eşim gelirse başlarda 3-5 ay bir adaptasyon sürecinin sonunda 2500 pound civarı maaşla o da işe başlayabilecek durumda." "İngiltere'de ilk 1-2 sene çok zorlanacak biliyorum, İngilizcesi de çok iyi değil."

Hocam yanlis anlama. Bu biraz iyimser bir hesap gibi geldi. Ingilizcesi iyi olmayan biri 2500 pound alamaz.Alir da yani ustaligi, zanaati olmasi lazim. %20 vergi, 5% pension'dan sonra elde bir sey kalmiyor. Fabrika, uretimde gece isi, mesailerle falan uzun saatler calisarak ancak. AB'den cikiliyor diye dogu avrupa can havliyle toplu goc yapti, Ukraynalilara da coktuler ucuz is gucu diye fabrika, depo isi bile kolay degil artik. Esinizi mavi yakaliliga alistirabilecek misiniz o onemli, Turkiye'de memurluk yapan biri iicn 2-3 kat zor. Esiniz bu zamanda is bulduguna sukretsin. Resesyonda zaten ulke.
0
freedonia
(18.05.24)
Mevcut isinden ucretsiz izin alabiliyor ise Ingiltere denemesi yapmak mantikli olur.
Ayrica ingiltere ucakla cok da uzak degil Tr ye. Sanki trene binip 3 gun uzaklara gurbetlere gidiyormus gibi tribe girmeye gerek yok bence :) Belli bir maasla ikiniz de calismaya basladiktan sonra senede 1-2 gidip gelinir.
Biz de gecen sene amerikaya tasindik. Ucak pahali ve 12 saat Tr ye, ayrica havalimani 3 saat mesafede. Pek de sevemedik ama bizim gibi kafa dengi 1-2 aile bulduk onlarla takiliyoruz keyfimiz yerinde, bir derdimiz yok. Biz de ayni yaslardayiz.
Hazir vize varken Ingiltere denemesi tavsiye ediyorum. En kotu ihtimalle sonra donersiniz. Sanki bi karar verdim bidaha donemem gibi bir dusunceye girmeye gerek yok.
0
The_Lollok
(18.05.24)
Hocam o zaman özür dileyerek söylüyorum ben olsam vakit kaybetmeden çocuk yaparım ki zaten öyle bir düşünceniz var. 9 ay içinde de eşiniz gelir siz gidersiniz. Çocuk doğunca da ücretsiz izinle eşiniz gelir. 2 sene yanınızda durur. Ben böyle yapardım.
0
dedeminhirkasi
(18.05.24)
Cevaplar için teşekkür ederim, hepsini dikkatle okuyorum.
Bakıyoruz işte, oturup karar vermeye çalışacağız.
Ücretsiz izin durumumuz yok eşim yeni memur olduğu için, e istifa edip dönerse de memuriyete dönme şansı yok. Eğer memurluk yapmayacaksa ona Türkiye'de güzel maaşlı, rahat bir iş yok maalesef. O yüzden kararımız kesin olacak. Ya o istifa edecek temelli İngiltere'ye yerleşeceğiz, ya da ben döneceğim.

Mesleği gereği o da skilled worker olacak eğer gelirse, nispeten kolay bir iş yapacak, 2500 pound maaş da başlangıç maaşı, 3-5 aylık adaptasyondan sonra rahat alabiliyor.
0
🌸slymene
(19.05.24)
Hocam ozel degilse ne is yapiyorsunuz? Ayrıca ustteki arkadas gibi cocuk +1
Ayrıca turkiyeye dönmek dışındaki tum secenekler +10
Turkiyeye donmeyi gerektiren buyuk bir sebep yok
0
optimistbakunin
(19.05.24)
@optimistbakunin
ikimiz de veteriner hekimiz hocam.
0
🌸slymene
(19.05.24)
Abi veterinersen bence avrupa iyi. Bak hatta ben kendi köpekten soyleyeyim; esinle beraber veterinary psychology alanina girip veterinary behaviorist falan olursanız çok güzel iş ve güzel de para var anglosakson ülkelerde (benim bildiğim batı Avrupa'ya oranla İngiltere'de veteriner daha pahali. Amerika zaten kafalari yemis halde millet sira bekliyor bu tarz şeylere).

Bu meslek ile bence sirtiniz yere gelmez ki çalışma saatlerinizin neden bu kadar fark ettigini de şimdi anladim. Evet Türkiye'de bu tarz meslekler malesef çok kötü genelde.

Bence batı Avrupa'da veterinerlik güzel olay.
0
logisticsmanager
(19.05.24)
mesleği yazmışsınız, gerçekten onun da 2500 net alacağını falan biliyorsanız gelsin. Bak şöyle diyim, Reddit'te falan bak (ki ben içeriden biliyorum) 5-6 ay iş arıyorsun ve yıllık 27000 pound brütlük iş bulmak bile aşırı zor.(ortalama 33 bin deniyor ama Londra ile ortalama o) Sen skilled worker olarak en az 38700 gbp'den bahsediyorsun ve ikiniz de bunu alırsanız İngilizlerin çoğundan daha iyi yaşarsınız. İleride özel kendi işinizi de yaparsınız.

bir not: dependant olarak gelirse istediği işi yapar, skilled worker visa alırsa şirkete ve mesleğe bağlı olur. "Aynı vize tipinde" 5 yıl kalırsan ILR'a başvurabiliyorsun. 3 yıl sonra skilled'den dependanta geçerse vs. o süre sıfırlanıyor haberiniz olsun. Fakat iki taraflı garanti için(işten çıkarılma gibi durumlar açısından) ikiniz de skilled olabilseniz süper tabii. Ama atıyorum sen çalışırken eşine veteriner kliniği açıp özel iş yapsın gibi şeylere girişirseniz ve sen indefinite aldığında onun yanına geçersen falan işler daha parlak olabilir sanki.
0
nhk ni youkosu
(19.05.24)
Ingiltere'de kal. Asiri evham yapan birini okudum bu entry'de. Ortada hicbir sorun yok, sen "ya sorun cikarsa" stresi yapiyorsun.
0
hot potato
(19.05.24)
Ben cevap vermeyeceğim de size kendinize cevap verdireceğim

Neden oradasınız?

- "Türkiye'de 6 gün, günde 12 saat yaptığım işten memnun değildim ve çok yoruluyordum. Buraya her şey harika olacak hayaliyle gelmedim tabii de, hatta gayet güzel de adapte oldum"

Neden kalmayı düşünebilirsiniz

- "Eşimi yanıma alma hakkım var, İngiltere'de 6 seneyi doldurursam vatandaşlık hakkım oluyor, 5 senelik vizem var zaten."

- "Benim buradaki işim gelişmeme çok müsait, çalışma saatlerim çok iyi, haftada 4 gün çalışıyorum. Zor bir iş ama uzun vadede maaşımı ikiye bile katlayabileceğim potansiyel var."

- "Eşim gelirse başlarda 3-5 ay bir adaptasyon sürecinin sonunda 2500 pound civarı maaşla o da işe başlayabilecek durumda."

Neden dönmeyi düşünebilirsiniz?

- "Türkiye'de kalırsak aile boyutuyla da çok fazla destek bulabileceğiz her anlamda, ailelerimizle de aralarımız çok iyi, gayet güzel ilişkilerimiz var."

- "İngilizcem gelmeden önce de çok iyiydi, fakat adaptasyonun ne kadar zor olduğunu bizzat gördüm, şimdi eşimin bunu yaşamasını isteyip istemediğimden emin değilim."

- "Eşim Türkiye'de nispeten mutlu, o gelirse benim için, birlikte olmak için gelir"

---

Sonuç: Kalmak için çok somut gerekçeleriniz var, dönmek için öne sürdüklerinizin tamamı ya varsayıma ya da eşinizin kendi konfor alanı konusundaki sizin endişelerinize ya da aile desteği gibi çok da somut olmayan duygusal sebeplere bağlanıyor.

Aslında anladığım kadarıyla eşiniz zaten oraya gelmek istiyor olsa diğer sebeplere hiç kafa yormayıp kalacaksınız. Haliyle tek sorun eşinizle ilgili. Ancak siz eşiniz için hep kendi korku ve endişelerinizi anlatmışsınız. Çok fazla onun payı yok bu akışta, buna rağmen en büyük belirsizlik de onun payına düşen kısım. Ben ne yaparsam o uyar da demişsiniz ama siz tersten gidiyorsunuz sanırım yöntem olarak.

Bence yaşadığınız bu kafa karışıklığını çözebilecek tek kişi eşiniz. Kendinizi boşuna sıkıntıya sokuyorsunuz. Anladığım kadarıyla (eşinizle ilgili belirsizlikler olmasaydı) siz kalmaya daha yakınsınız, eğer durum buysa eşinizle bu eğiliminizi örtülemeden konuşun. O da kendi açısından değerlendirsin.
0
akhenaten
(19.05.24)
"uzun vadede maaşımı ikiye bile katlayabileceğim potansiyel var." - burda uzun vadeden kasit max 2 sene ise, esin de gelip hemen 2500 net ile ise baslayacaksa bence denenebilir. senin maasi da net 2800 olarak farzediyorum.

ama uzun vadeden kasit 5+ sene ise ve garanti degilse, sadece potansiyel ise, salla diyorum, degmez.
0
cooperr
(19.05.24)
siz adapte surecinde yalnizdiniz ama esinizin yaninda siz olacaksiniz zannettiginiz kadar zorlanmaz. burda aklima takilan cocuk ve dogum sureci oldu kadinin annesi gelebilecek durumdaysa, calismayan biriyse vs onu da halledersiniz git gel yaparlar zaten bu uzak plan
0
ala09
(19.05.24)
Dönme.
0
AlsterWasser
(19.05.24)
eline bir firsat gecmis. döneceksen de vatandaslik almadan dönme derim.
0
robert bosch
(19.05.24)
Haftada 4 gun calisiyosun hala donmek kafanda. Eger olum sonrasi hayata inaniyosan eyvallah ama 1 hayatin varsa az calisma fazla eglenmek 1.hedefin olmali.

Donunce esin ve sen toplam 100k ile tc de hic bi sey yapamazsiniz. 65 inize kadar calismaya devam dersiniz.
0
lapaz
(19.05.24)
sonucta orada da ortalama maasli bir insansin
burada kendi isini kurma sansin varmis. orada bu cok daha zor olur diye dusunuyorum

1-5,2 milyon bulunmayacak para degil

2 clio parasi gibi dusunebiliriz
0
foster
(19.05.24)
(9)

Egzama

rock n roll
Annemin yıllardır süren egzaması var. Doktorun verdiği kremler iyi geliyor ama sonra yine tekrar ediyor. Bitkisel kürler biliyor musunuz?
Annemin yıllardır süren egzaması var. Doktorun verdiği kremler iyi geliyor ama sonra yine tekrar ediyor. Bitkisel kürler biliyor musunuz?
0
rock n roll
(18.05.24)
İyi geldiğini söylediğin kremler, hastalığın alevlenme döneminde verilen ve 10 günden fazla kullanılmaması gereken kremler mi,

Hastalık yatıştıktan sonra yeniden alevlenmemesini sağlamak için sürekli kullanılan kremler mi?
0
Mirket
(18.05.24)
Kortizol içerdiği için 2 haftadan fazla kullanma demişti doktor.
0
🌸rock n roll
(18.05.24)
O sürede hastalık yatışmıştır ama sonrası için de nüksü geciktirmek için ayrıca krem vermiş olması lazım.
0
Mirket
(18.05.24)
İki tane kremi vardı.ikisi de 2 hafta kullanmasina izin verilen kremlerdi. Önce birini kullandı, 2 hafta sonra da diğerine başladı. 2 hafta da onu kullandı. Sonra 8-9 ay kadar hiçbir sorun yoktu, geçmişti. Sonra tekrar başladı. Sonra annem bu iki kremi tekrar kullanmaya başladı. Egzaması geçti, ama çok kısa bir süre sonra tekrar başladı.
0
🌸rock n roll
(18.05.24)
Şimdi şöyle özetleyeyim. Bu hastalık öyle bir kez olan, ilaç kullanınca geçen bir dert değil. Bir insanda varsa ömür boyu vardır. Ama bazen uyku halindedir ve bazen alevlenir. Alevlenince o kortizonlu ilaçlar doktor gözetiminde ve tamı tamına söylendiği gibi kullanılmalıdır. Aksatarak kullanma ya da süreyi uzatma ciltte tahrişe neden olur faydadan çok zarar verir. Tam söylendiği şekilde kullanıldığında 10 gün civarında hastalık yatışır ve uykuya geçer. bu süreçte tekrar alevlenmeyi geciktirici, kullanması zararsız krem kullanılır.

Ayrıca bir bitkisel çözümü yoktur. Baharatlı yemeklerin ve glutenli beslenmenin, stresin alevlenmeyi sağladığı söylenir. Egzamalı bölgenin ıslak, nemli veya terli kalması alevlendirir. Banyodan sonra falan çok çok iyi kurulanmak gerekir. Mevsim geçişleri alevlendirir falan filan.
0
Mirket
(18.05.24)
Egzama, sedef, seborreik vs bunlar çözümü olan şeyler değil. Kim var diyorsa yalan söyler. Misal çıkar hep "alkolu bırakın çözümü bu" diye. Alkol almayanlar neyi bıraksın? Bunun gibi şeyleri özellikle redditte görüyorum millet de diyor yani hiçbirini kullanmıyorum diye.

Çözümü olsa emin olun her yerde yazıyor olurdu ama yok. Seborreik konusunda bana fransa'daki doktor "zen ol" dediydi. Bu yani streslenmiceksin diyordu. O da imkansız.

O yüzden sizin bakmaniz gereken böyle mucizevi bir çözüm değil hayatta yapılacak değişiklikler ile kontrol altına almak.
0
logisticsmanager
(18.05.24)
Isirgan otu ve kiraz sapi kürü hafifletiyor. Bitirmiyor, hafifletiyor.
0
halk
(19.05.24)
@logisticsmanager'ın dediği doğru. zen olmalı insan... akışta zihninin berraklığı ortaya çıkacak işlerle meşguliyet... bir de egzama hep dıştan çözülmeye çalışılıyor ama önce içerden tamir etmek gerekiyor. beyin birincisi sonra da beslenme ... istanbul'da mı yaşıyorsunuz?
0
evimin paspasi
(19.05.24)
10 yıl çektim seboreik dermatit belasını. tamamen beslenme ile ilgili. bitkisel besinleri, karbonhidratı vs sıfırlayıp carnivore olduğumda geçti gitti. o kremleri de asla önermem. deriyi inceltiyor. keşke zamanında bana söyleyen olsaydı da hiç o işe yaramaz doktorlara/dermatologlara gitmeseydim. hem masraf ettirdi binlerce dolar hem de sonunda geçici semptomatik tedavilerin yan etkisi yüzünden eskisinden de kötü oldu.

sağlıklı beslenme çözüm yani. ama problem sağlıklı beslenme konusunda bilinenlerin yanlış olması :D "dengeli" beslenme değil etçil beslenme lazım.
0
konetsu
(19.05.24)
(6)

bir haftadır oturarak çalışıyorum bağırsaklar mortingen mi?

duyurukullanıcısı
evden çalışıyorum ve getir falan filan derken bir haftadır evden çıkmadım, yemekler patates-tavuk vs. + her türlü abur bucur.bugün en azından bir 10dk yürüyeyim dedim ve karnım resmen reaktöre dönüştü sürekli bir guruldama ve gaz çıkışı mevcutbiraz düzene sokmak için ne yapmalıyım?
evden çalışıyorum ve getir falan filan derken bir haftadır evden çıkmadım, yemekler patates-tavuk vs. + her türlü abur bucur.

bugün en azından bir 10dk yürüyeyim dedim ve karnım resmen reaktöre dönüştü sürekli bir guruldama ve gaz çıkışı mevcut

biraz düzene sokmak için ne yapmalıyım?
0
duyurukullanıcısı
(18.05.24)
bol sıvı tüketimi. arada çorba için.
gün kurusu, kayısı kurusu yiyin :D
0
tabudeviren
(18.05.24)
hocam sağlıklı yaşama gayretinizi çok takdir ediyorum ama bence ya yediğiniz bir şey dokunmuştur ya da geçici bir şeydir. bir haftadır oturarak çalışınca bağırsaklar mortingen olsaydı benim 104 kere cenazemi kaldırmış olurlardı. bir hafta oturdu diye hiçbir sağlıklı insanın bağırsaklarına bi şey olmaz :)
0
mark greg sputnik
(18.05.24)
Sebze yemeyi Challenge olarak yap. Misal günde en az 5 farkli sebze meyve yiyeceğim diye.
Her yemekte sebze ve protein almaya çalış.
Sabahlari en azindan mobility yap. Misal tim anderson'un var böyle 10dk falan.
Evde calisiyorsan misal bir kettlebell ile armor building complex vs yapabilirsin. Olsun 15-20 dk haftada 3-4 gün.

Onkadar kısa sürede bir şey olmaz da uzun dönem sıkıntı.
0
logisticsmanager
(18.05.24)
Yürümeniz yeterli olacaktır heralde. Ya da en azından oluyor mu? Bugün yürümüşsünüz mesela, durum nasıl şu anda? Sorun daha çok mekanik gibi değil mi tarifinize göre? En güzel şekilde de beslenseniz böyle olurdu heralde. Yürümeye devam edin, sandalyede oturuşunuza da dikkat edin. İki büklüm oturuyorsanız öyle yapmayın, en azından ofisteki gibi yarı resmi durun. Gaz yapan şeyler de yediyseniz tuzu biberi olmuştur.

Şurada gaz sancısının nedenleri başlığında ilk sıradan vermiş hareketsiz yaşamı;

www.acibadem.com.tr
0
akhenaten
(18.05.24)
Düzene sokman için harekete devam et. Hareket etmek bağırsaklar için de iyidir.
Onun dışında günde 2 öğün ye, saatleri de belli olsun. Abur cubur falan gerek yok, öyle şeyler bazı akşamlar için gerekli. Bol doğal sıvı tüket, su olur, kefir olur, soda olur, çay kahve olur. Kahve çok içiyorsan bir o kadar da su içmeye gayret göster.

Bağırsaklar önemli meseledir, vücudun ikinci beynidir.
0
numlock
(18.05.24)
Bol sıvı,
Posalı yiyecek (sebze)
Kayısı, hünnap, erik, hurma kurusu (her gün 5'er tane bende çok işe yarıyor, 85kg)
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(19.05.24)
(6)

iyi excel bilgisi yalan mı oldu?

floydian
yıllarca excel ile uğraştım öğrenmeye çalıştım falan ama geçen karmaşık bir formüle ihtiyacım oldu, dedim dur chatgpt'ye isteklerimi yazayım ve tek seferde bana formülü hazırladı. artık uğraşmaya gerek yok mu acaba öğrenmek için sizce?
yıllarca excel ile uğraştım öğrenmeye çalıştım falan ama geçen karmaşık bir formüle ihtiyacım oldu, dedim dur chatgpt'ye isteklerimi yazayım ve tek seferde bana formülü hazırladı. artık uğraşmaya gerek yok mu acaba öğrenmek için sizce?
0
floydian
(18.05.24)
1-2 sene kadar R öğrendim. Son 1 yıldır yeni hiçbir şey öğrenmiyor olabilirim R’a dair. Ne istersem pat diye veriyor.
0
but that was just a dream
(18.05.24)
yaptığın işe göre değişir, bizim şirkette chatgpt açılmıyor, bir şekil ulaşır da şirket bilgisayarındaki herhangi bir bilgiyi oraya girersem beni kurşuna dizerler. Lokal ChatGPT ler çıkıp Ofis Programlarına entegre olana kadar excel bilgisi iş yapar.
0
nahtoderfahrung
(18.05.24)
Guru olmaya gerek yok artık. Hala kısayollar, klavye ile çalışmak iyi bir görüntü ama çalışmak amelelik.
0
gabe h coud
(18.05.24)
excel'i bilmeyen biri ne istedigini chatgpt'ye anlatamayabilir. muhtemelen siz bildiginiz icin dogru duzgun sordunuz.

bir de kullandiginiz is icin o formulun gerekli oldugunu bilen sizsiniz.

tabi ki chatgpt isleri kolaylastirir ama bence excel bilmek her zaman arti.
0
supergirl
(18.05.24)
Supergirl+1

Ben asla "bilmeye gerek" yok demem. Misal ben Cok kullanıyorum çünkü veriler sap'den falan gelse misal örnek veriyorum çok alakasız bir şeyin yapılması lazım. Chatgptye formul sormak değil bu. Bazen çok basit pivot tablelarin, formullerin yazılması çok zor geliyor kişilere çünkü sana chatgpt soyleyemez hangi kolonlarin kullanilmasi gerektiğini vs.

Bu arada benim kendi fikrim excel iste öğrenilir. Ben exceli iste youtube videolari, google, deneye yanila öğrendim. Aksamlari falan macro yazmaya çalıştım.

Chatgpt iyidir ama chatgpt olduğu için excel öğrenmeye gerek yok diyen biri kendini kandırır. Chatgpt excel bilen biri için isin kolaylasmasini sağlar.
0
logisticsmanager
(18.05.24)
Yeni çıkan chatgpt bilmeyen birine de o işi yaptıracak seviyede zeki.
Bilmeye evet gerek yok. Ama birisi işe alınacaksa bilenler daha düşük maaşa alınacak. Bilmeyene gene ekmek yok yani.
0
zimbirik
(19.05.24)
(15)

Türkiye'de yaşanılacak en ideal yer

havadakarada
Herkes için farklıdır, siz kendi önceliklerinize göre nasıl uygun görüyorsanız onu söyleyebilirsiniz. Internetten bakıp keşfedelim yolumuz düşer gezeriz belki. Benim için Kırklareli-Vize güzel duruyor. Çok sakin, civarda orman köyleri var ve İstanbul'a yakın.
Herkes için farklıdır, siz kendi önceliklerinize göre nasıl uygun görüyorsanız onu söyleyebilirsiniz. Internetten bakıp keşfedelim yolumuz düşer gezeriz belki. Benim için Kırklareli-Vize güzel duruyor. Çok sakin, civarda orman köyleri var ve İstanbul'a yakın.
0
havadakarada
(18.05.24)
vize de çok güzel, balıkesir de.
0
numlock
(18.05.24)
Yazlarin bunaltici olmamasi, hayat pahaliliginin buyuk sehirler gibi uzmemesi, multecinin az olmasi, sosyal kulturel etkinliklerin tatmin edici olmasi, en onemlisi de insanlarin genel olarak cok gergin ve disarida gece vs de cok tedirginlik duyulmayacak bir yer olmasi benim icin onemliler. Bu nedenle eskisehir’deyim ve cok memnunum, burada olmasam sanirim yurtdisinda olurum. Herkese gore de olmayabilir tabi, ornegin deniz yok, kis aylari soguk malum, istanbul’a 2-2.30 saat mesafede hizli trenle, bir de kulturel etkinlikler acisindan istanbul’la kiyaslanmaz tabi. Ama huzur var bence.
0
gibicibicis
(18.05.24)
Mahalle baskısının hiç olmadığı, herkesin gönlünce yaşadığı, önceliğin hoşgörü ve insana saygı olduğu bir yer olmalı.

Onun için de (aldığı göç ile dengeleri bozulmaya başlamış ise de) Karşıyaka diyorum.
0
Mirket
(18.05.24)
balıkesir çanakkale tarafları en güzeli bence. izmir antalya falan hiç çekmiyor beni nedense.
0
nothing in my way
(18.05.24)
Mirket +1
Bostanli, karşıyaka taraflarini izmir'de hep kiskanirdim. Bir kere tepe değil, yuruyebiliyorsun her yere. Gene her şey var ve deniz dibi (yuzemesen de). Göç kısmını bilmiyorum ama izmir'de heralde oralarda yasamak isterdim. Gene insan profili de daha iyiydi genele oranla. Bir de bütün sevgililer o yakada yaşardı:(
0
logisticsmanager
(18.05.24)
Şu an paran varsa hala Antalya'dan ötesi yalan. Doğal güzellikler dibinde, güzel bir muhitte yaşarsan mis gibi olur.
0
kimlanbu
(18.05.24)
tabiki antalya. hem büyük şehrin imkanları hem kasaba havası. trafik kalabalık derdin yok. tek sorun son bikaç senedir ev fiyatları uçtu ama o da normale dönüyor gibi. ev sorununu çözersen kesinlikle antalya derim.
0
entropik
(18.05.24)
Yazları 40 derecede kavrulmayı seviyorsan Antalya olabilir evet.
0
Mcfly
(18.05.24)
Benim için Ankara
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(18.05.24)
Mesleğim gereği birden fazla şehirde çalıştım. Memleketim İç Anadolu da o yüzden bu çevrede yaşamak güzel benim için. Ailem arkadaşlarım memleketimde ama hep orda olmak istemiyorum, uzak da olmak istemiyorum. İnsanları biraz yobaz ama Kayseri de hayat ucuz sayılır. Kiralar yüksek değil hem de büyükşehir imkanı fazla. Eskişehir evet güzel 4 sene yaşadım ama trafik resmen çile. Kiralarda yükseldi.Bide bende gürültüye karşı hassasiyet var. Üniversite öğrencilerinin olduğu yerlerde olursanız geçmiş ola. Karadeniz de Samsun u sevdim yaşamak isterdim. Çok soğuk olmasa Erzurum da da yaşanabilir imkanları iyi, konumu rize Artvin'e yakın ama kışları çok soğuk. Sıcak yerlerde asla yaşamak istemiyorum. Ege ve Akdeniz sahili sevmiyorum yazın çok kötü. Karadenizde yazın nemli ama ege ve Akdeniz gibi değil. Trakya ya hiç gitmedim bilmiyorum. Ama imkanım olsa büyükşehire yakın küçük bir şehirde yaşamak işim ve ekonomim için çok iyi olacak. Bolu mesela konumu iyi. Aksaray fena değil. Ankara da 2 sene yaşadım ama trafik çilesi ve mesai başlangıç bitişi heryerin tıka basa dolması gerçekten kötü.
0
Topalordek
(18.05.24)
Ben uşak seviyorum. Uşaklı değilim ama konum, hava, şehir yapısı olarak sevdim. Hem Ege hem ucuz gibi.

Benim memleketim Ege’nin başka bir şehri. Ama o kadar sevmem.
0
yenibirgüzelnick
(18.05.24)
Medeniyetten uzak kaba saba laf anlamaz dinlemez insanlar arıyorsanız Vize doğru seçim.

7 yıl yaşadım. Aksini iddia eden %90 Vizelidir. %10 ihtimallede güzel bir orman köyünde kendine ev yapmıştır insan içine çıkmıyordur.
0
roookie
(18.05.24)
Ankara, semt: Ayrancı
0
mirty
(19.05.24)
Didim, Bodrum
0
gabe h coud
(19.05.24)
Ben Kirklarelinde Igneadaya yakin dag koylerinde yasamak isterdim.Demirkoy vb.
0
turkuaz
(21.05.24)
(4)

Turk futbol taraftarlarinin gecti yoldan barselona vs logolu tisort giymek

Zetnikov
Bazen taksime gidiyorum turk tataftarlar ordu seklinde gecip bagiriyorlar ve cosmus oluyorlarBarselona yada brezilya ingiltere tarzi tisortlerden giyinsem tekme tokat dalarlar mi yoksa bisey olmaz mi dersiniz
Bazen taksime gidiyorum turk tataftarlar ordu seklinde gecip bagiriyorlar ve cosmus oluyorlar

Barselona yada brezilya ingiltere tarzi tisortlerden giyinsem tekme tokat dalarlar mi yoksa bisey olmaz mi dersiniz
0
Zetnikov
(17.05.24)
Bir şey olmaz.
0
logisticsmanager
(17.05.24)
Hiçbişey olmaz.
0
numlock
(17.05.24)
Ha tabi gs maçı günü leeds forması giyme. Onların başka mevzusu var.
0
numlock
(17.05.24)
Adamsiniz!
0
🌸Zetnikov
(17.05.24)
(18)

Facebook kullanıyor musunuz?

nundu
Ben bi 6-7 sene önce falan hesabımı silmiştim sanırım. O zaman da whatsapp gruplarının katılımcı sınırı var diye dönem grubunu facebookta açmıştık onun için kullanıyodum. O grup dışında hiç kimsenin bir şey paylaşmadığı, sadece orta yaş ve üzerinin kullandığı tamamen ölü bir platformdu benim çevremd
Ben bi 6-7 sene önce falan hesabımı silmiştim sanırım. O zaman da whatsapp gruplarının katılımcı sınırı var diye dönem grubunu facebookta açmıştık onun için kullanıyodum. O grup dışında hiç kimsenin bir şey paylaşmadığı, sadece orta yaş ve üzerinin kullandığı tamamen ölü bir platformdu benim çevremde en azından.

Şimdi son yıllarda yaşıtlarım arasında da facebook'u çok duyuyorum da, eskisine göre daha mı aktif? Yani neredeyse başka bir sosyal medyanın olmadığı 2007-2010 arası dönemden sonra büyük bir düşüş içinde gibi gözlemliyordum da şimdi etrafımda daha çok duymaya başlayınca şaşırdım yani kim facebook kullanır ki diye.

Şu anki durumu nedir facebook'un? Siz kullanıyor musunuz? Evetse hangi amaçlarda nasıl bir işlevi var? Marketplace mesela Türkiye'de aktif kullanılıyor mu? Teşekkürler
0
nundu
(17.05.24)
Etrafımda kullanan kimse yok sanırım. Sadece hesabını hala kapatmayanlar var. Bir de yabancı arkadaşları olanlar kullanıyorlar çünkü avrupada falan hala aktif kullanılıyormuş.
0
veritaslibertas
(17.05.24)
Facebook var ama kullanmıyorum. Instagramı seviyorum.
0
rock n roll
(17.05.24)
var. gruplar için kullanıyorum.
arada scroll da yapıyorum gönderilere bakıyorum.
gruplar için hala vazgeçilmez. çok yardımlaşma dönüyor. bazen 2. el ürünlerimi üniversite gruplarında satıyorum ya da satılan bi ürünü alıyorum.
0
jelly bear
(17.05.24)
Neredeyse en aktif hobi gruplari hala facebook'ta. Aktif kullaniyorum (fake hesap, sahsi paylasim yapmiyorum)
0
brkylmz
(17.05.24)
Gruplar için kullanıyorum +1
0
kobuzchu kiz
(17.05.24)
aktif olan hobi grupları var, onun dışındaki goygoy-eğlence grupları ve kişisel iletişim 5-6 sene önce öldü.
0
orpheus
(17.05.24)
Yaşadığım yerin yabancılar grubu
Oturma izni ve vatandaşlık grubu

Bu ikisi dışında alakam yok.
0
logisticsmanager
(17.05.24)
Gruplar+1
Facebook asmis algoritmasi cok iyi, bana surekli yerli yabanci komikli yazi, yerinde tespit, karikatur dusuruyor, cogu da best of yani salak, sacma, sevmeyecegim seyler degil. Reelsindeki videolar da iyi yani. Pineklerken, toplu tasimada orda burda acayip sariyor.
0
freedonia
(17.05.24)
13 sene önce facebook hesabımı silmiştim, 5 sene önce de instagramı. keşke silmeseydim diye bi an bile düşünmedim, zerre lazım olmadı ikisi de şu zamana kadar :)
0
e mice
(17.05.24)
Yabancı gruplar arasında hala iyi yerler var, arada oralara bir şeyler sormak için giriyorum ama yanlışlıkla önüme düşen genel bir gönderiye bakarsam hayattan soğuyorum. İnanılmaz bir yere dönüştü cidden. Tek bir (1) tane olumlu bir şey bulmak mümkün değil.

Bir bakıyorum hamile bi kadına fotoğraf koymuş diye olmadık laflar eden dayılar, neneler. Bir bakıyorum gayet normal bir film afişinin altında plan yapmayın plan diyen dayılar. Bir bakıyorum kaka sahabe adı, batı bize bunu bilerek kötü bir şey gibi gösterdi diye sayfa sayfa yorum döşemiş kalabalık.

Yazarken fena oldum.
0
akhenaten
(17.05.24)
15 senedir kullanmıyorum çevremde de istisnalar hariç kullanan yok.
0
iwasbornonamountainside
(17.05.24)
Yasadigim ülkede expat gruplari var. Onun için kullaniyorum. Bi anasayfaya da bakar cikarim cok nadir komik bir sey paylasirim belki
0
robert bosch
(17.05.24)
iki sey icin kullaniyorum

1 - marketplace (alim/satim): cok iyi isliyor.
2 - gruplar: yurtdisi gruplarinda guzel geyik donuyor
0
cooperr
(17.05.24)
kullaniyorum. gruplar +1
ama gruplar olmasaydi da kullanirdim.
0
supergirl
(18.05.24)
Birkaç sene önce sildim ama görece biraz pişman oldum. Blender animasyon programı için gruplar vardı, muazzam yardımcı oluyorlardı.
0
put it in your appropriate place
(18.05.24)
8-9 senedir kullanmıyorum sanırım. Askerde eklemek için soruyorlardı. Kullanmadığımı söyleyince inanmıyor, onları "alt sınıf olarak görüp" onlarla askerlik sonrası bağı tamamen kesebilmek için sakladığımı düşünüyorlardı. Yani askerlik sonrası görüşmek istemiyordum çoğuyla, görüşmeyi düşüneceklerimle de saçma sapan triplere girdikleri için son 2 ayı konuşmadan geçirdik ama Facebook'um gerçekten yoktu.

Çevremde kullanan 2-3 kişi kaldı.
0
nawar
(18.05.24)
Aktif kullanmıyorum ama hesabımı silmedim. Bana eski güzel günlerimin hatırasıymış gibi geliyor.
0
ruhen hastayim ben
(18.05.24)
Kullanmıyorum.
0
Amaranta ursula
(18.05.24)
(7)

Devlet ikinci telefona el koyacakmış

michael_knight
Sabah gazetesinde çıkmış bu haber. Gerçek olamaz. O kadarını yapmazlar.Türkiye'ye girerken cebinde iki telefon varsa birini devlet alıyor. Depoya koyuyor. "Çıkarken alırsın" diyor.https://www.sabah.com.tr/fotohaber/ekonomi/yurtdisi-telefon-karari-vergisi-odense-de-kabul-edilmeyecekSizce bunu yaparla
Sabah gazetesinde çıkmış bu haber. Gerçek olamaz. O kadarını yapmazlar.
Türkiye'ye girerken cebinde iki telefon varsa birini devlet alıyor. Depoya koyuyor. "Çıkarken alırsın" diyor.

www.sabah.com.tr

Sizce bunu yaparlar mı?
0
michael_knight
(16.05.24)
dusunelim.. vatandasin zararina mi? evet.. cevap basit o zaman, yaparlar.
0
gule gule
(16.05.24)
"o kadarını yapmazlar"
bu sözün boşa çıktığını kim bilir kaç kere yaşadık son 22 yılda.
cevap: istedikten sonra her türlü yaparlar.
0
lazpalle
(16.05.24)
Bavul ticareti ve yurt dışına çıkanlara verilen siparişlerin önüne geçiyor. Vergi yetmez, iç pazardaki satış oranını ve biraz da ona bağlı gelecek sözleşmeleri ile dolaylı vergileri düşürmeyelim diyor. Yani yurt dışına çıktın. Üstünde kendi telefonun, şirket telefonun ve bir de gizli kapaklı işleri için olan 3. telefon var. Yurda dönerken de kendine yeni bir telefon aldın. Vergisini ödüyorsun. Gümrükte de sorun yaşamıyorsun. Kendine aldığın telefonun yanında bir de birinin siparişini getirdin, o 5. telefon gümrükte kalıyor.

Komünist ülke gibi ona buna yasak getireceklerine ekonomiyi düzgün yönetseler bu tip ambargolara gerek kalmaz. Gerçi bizim ülke kobisi rekabete girip kaliteli ürünü uyguna satmak yerine rakiplerinin önünü kesmek istiyor hep. İyi ekonomi yönetimi yetmez, esnafın da ağzına biber sürmek lazım. Oradan kaçacak oy kaygısından dolayı da ses etmiyorlar. Hop, yine döndü her şey siyasete.

@gule gule halkın zararına değil. Halkın zararına olan iç piyasada yaptıkları zaten. Bu, halkın çıkarının engellenmesi.
0
nawar
(16.05.24)
1. Bunu nasıl kontrol edecekler?
2. İkinci vatandaşlığı olan Türklere de yapabilecekler mi?
3. Zaten imei kaydı olayı var, yapmazsan kullanım kısıtlı. Hadi kayıtsız kullanım süresini azalt bari.
4. El koyup geri verme olayı çalışmaz. Bir de devlet sınıf öğretmeni mi oldu bizi telefonla yakalayınca ders bitimine kadar telefona el koyuyor. Bu ne yahu. Ne yapacaklarını şaşırdılar.

Bu arada yurtdışı kripto para borsalarını da Türklere yasaklatmaya çalışıyorlar galiba. Burayı avantajlı hale getirip akışına bırakmak yerine hep başkasını yasaklama mantığı çok ilginç ya.
0
nhk ni youkosu
(16.05.24)
Öncelikle şurayı düzeltelim el koyma (müsadere) değil o, yurda girişine izin vermeme! Güzel bir gelişme hem yerli üretici korunacak hem vergi kaçağı azaltılacak bu kadar cari açığı olan bir ülkede kapsamı daha da genişletilmelidir. Vatandaşın ve ülkenin lehine bir uygulama. Özellikle vatandaşı yerli ürünlere daha fazla yönlendirmeliyiz.
0
doharkoman
(16.05.24)
yaparlar niye yapmasınlar. 2 binlik kayıt ücretini 30 bin yaptılar bir günde. ekonomiyi biz bozduk ceremesini siz çekeceksiniz diyorlar.
0
paintov
(16.05.24)
Yaparlar. Gördüğümüz üzere savunucusu her yerde var da buraya az bütçe vermişler ondan bir iki tane var. Bir de yeni yasayi getirirler eleştireni de operler öyle mis.

Benim de fikirlerim var; misal makam arabaları Türkiye'de üretilen egea olsun. Herkesin arabası olmasin, misal sarayin bütçesi ve diyanetin bütçesi sürekli artmasin ve bütçeyle yapamiyorlarsa yapmasinlar falan filan. Ama bunu yapamazlar çünkü halkın yarari var, ust yönetimi etkiliyor.
0
logisticsmanager
(17.05.24)
(17)

yurtdışında yaşamak için ailenizi karşınıza almaya değer mi?

the feel good
katiyen yurtdışında yaşamanızı/düzen kurmanızı istemeyen bir aileniz var ve bununla beraber yurtdışında maddi, manevi olarak daha kısıtlı olduğunuz bir senaryo var. yine de bunu kendiniz gerçekleştirebileceğiniz bir durumda bu kısıtlı şartlara rağmen bir şeyler yapmaya çabalar mısınız, yoksa imkanla
katiyen yurtdışında yaşamanızı/düzen kurmanızı istemeyen bir aileniz var ve bununla beraber yurtdışında maddi, manevi olarak daha kısıtlı olduğunuz bir senaryo var. yine de bunu kendiniz gerçekleştirebileceğiniz bir durumda bu kısıtlı şartlara rağmen bir şeyler yapmaya çabalar mısınız, yoksa imkanları daha da genişleterek aile yanında bir şeyler yapmaya çabalarsınız?
0
the feel good
(16.05.24)
Hayat sizin. Yaşayın. Ben hayatımı istediğim gibi yaşamalıyım. Aile ancak tavsiye verebilir, bir şey dayatamaz.
0
pispinti
(16.05.24)
yurtdisina ciktiginda manevi olarak kisitlanacaksin, bundan kacisin yok.
onun yerine zaten cogunluk maddiyati koyuyor dolayisiyla onda da kisitlanacaksan zaten disari cikmanin pek anlami kalmiyor. yani bu topa girmene degmez.
0
cooperr
(16.05.24)
Yurtdışında yaşamak derken nasıl olacağına bağlı. Türklerin çoğu çantayı alıp gideceğini sanıyor ama işin gerçek yüzü öyle değil.

10 senedir öğrenci vizesinde takılanlardan tut doktor olup şöförlük kuryelik yapanlar var. Durumu değerlendirmek lazım. Tam secure bir durum yoksa iyice düşünmek gerekir.

Maddi rahatlık yoksa iyice düşünmek gerekir. Başka ülkeye gidince dostluğu arkadaşlığı hemen bulmuyorsun.

Sonuç olarak hayat senin derim
0
ferenc
(16.05.24)
Değmez. Ben yapmam doğrusu.
0
diyecevaplandı
(16.05.24)
Maddi manevi kısıtlanacaksa kişi, yurtdışına gitmesinin bir manası yok. Ya para için gidilir zaten ya da sessiz sakinlik için gidilir yurtdışına ikisinden de eksi yiyilecekse üstüne aileyi üzecek ve aranın açılmasına sebep olacaksa cevabı çok basit bunun.
0
avatar is back
(16.05.24)
İnsanlar çeşit çeşit. Ailesine akrabasına aşırı bağlı insanlar da var. Şehir dışında yaşayıp kırk yıl ana babasıyla konuşmasa eksikliğini duymayacak da var.

Gittiği yerde kısa sürede kendine bir çevre edinebileni de var, tüm dünyası aile akraba takımı olanı da var.

Fazla bağlı ve bağımlı olanlar zaten gitse de barınamayıp erkenden dönüyor. Kişiliğinize göre kendiniz karar vermelisiniz.
0
Mirket
(16.05.24)
maddi olarak kısıtlı olmayacaksan bile ailen karşı çıkacaktı muhtemelen. bu yüzden onlara göre değil kendine göre karar ver. ama param bitti bana biraz ateşleyin diyeceksen kimseyi zor durumda bırakma.
0
elorelia
(16.05.24)
biraz da aileyle ilişkiye bağlı bence.

bazı insanlar aileleriyle çok kopuk ve aralarında kan bağı dışında bir bağ yok gibi. o durumdaysanız sallamayın, gidin.

benim ailemle bağlarım çok kuvvetli. bir kere olsun destekleri eksik olmadı, varlıklarıyla bile bir güven verdiler. beni karşılarına alıp hakikaten içtenlikle yurtdışına gitmememi isteseler bu fikri siler atarım.
0
gitdaddy
(16.05.24)
@gitdaddy +1

Yalnız hissetmek, yalnız kalmak, yurtiçi ya da yurtdışında olmaktan, ne bileyim ekonomik koşullardan vs vs çok daha büyük bir sorun. İnsan yaşadığı her şeyde sevdiklerini ve ailesini düşünerek ve onlardan güç alarak anlam buluyor. Aynı sebepten Green Card'ımı yaktığım için gönül rahatlığıyla gitmem, gitmedim diyebilirim. Bir gün dönüp pişman da olmadım. İnsanın dünya üzerinde en sevdiklerini bir vize almak zorunda kalmadan gidip görebilmesi bile o kadar büyük bir nimet ki yaşayan bilir...
0
silverleaf
(16.05.24)
Kesinlikle değer. Başarısız ve mutsuz olacaksanız bile "denedim, olmadı" dersiniz.

Eğer cesaret edemezseniz 70 yaşına gelince "acaba yapsaydım nasıl olurdu" diyeceksiniz ve ömrünüzün sonuna kadar da her kötü giden durumda ailenize suç bulup "onların yüzünüzden oldu, izin vermediler" diyeceksiniz.

Tüm bu söylediklerim 50-55 yaşın altındaysanız geçerli. Eğer o yaşlara geldiyseniz denemeyin.
0
michael_knight
(16.05.24)
Michael +1
Yani aileniz hasta olsa vs neyse ama "gitme" diyorlarsa gitmeyeyim bana çok iyi gelmedi. Benim ailem de ben giderken süper degildi uzgunlerdi ama şimdi mutlular çünkü senede bir iki geliyorlar, ben bir iki gidiyorum falan.

Eğer gitmezseniz 10 sene sonra neden yapmadım deme ihtimali var.
0
logisticsmanager
(16.05.24)
Pispinti +1 aileniz size tavsiye verebilir, sizin hayatiniz baska. Kendi istediginize odaklanin, yurtdisinin iyi kotu taraflari sizin icin neler, nasil altindan kalkabilirsiniz bu kisma bakin. Aileye maddi bagimliliginiz varsa bu bagimliligi bitirmeden gitmeyin.
0
tuborg yesili
(16.05.24)
6 yildir yurt disinda yasayan ve benzer hikayeleri cevremde cok gormus biri olarak Mirket +1 diyorum.
0
turkuaz
(16.05.24)
bir suru dinamik var burada.

atiyorum ailesini cok seven, yada gelecekte ihtiyac duyacak karakterde biriysen arayi bozmaya degmez.
tam tersi aile olmasa da olur, tek basima iyiyim diyen biriysen basip gidebilirsin.

ama ongorulu bir yorum yapayim. arabesk bir soylem olarak da gorsem "gurbet" gercekten zorlayici bir kavram. burada problem yasadiginda annen, baban, esin dostun var. ki oraya gidince adaptasyon, yalnizlik, kultur vs.. baslangicta bir suru problem yasama ihtimalin yuksek. ister istemez gozun anani, babani, esini dostunu arayacak.
0
buenosdias
(16.05.24)
yurtdisina cikmazsaniz icinizde kalir. gidip 5 sene para biriktirip dönmek de kötü bir senaryo degil.
0
robert bosch
(16.05.24)
çok fazla ''kişisel'' faktörü olan bir durum.

kişilik olarak pişman olma pahasına yeni bir şeyler deneyimlemeyi göze alan birimisiniz*

aile ile ilişkileriniz nasıl, çok içli dışlı mısınız? büyük kararlarda ailenizin fikri mi sizin için öncelikli yoksa bireysel kararınız mı son aşamada belirleyici

mevcut ekonomik durumunuz, mesleğiniz? yani maddi anlamda yaşam kalitenizin değişimi çok keskin mi olacak olumlu yahut olumsuz anlamda. veya gene bu keskin değişimleri göze alabilen biri misiniz?

ola ki maddi veya manevi sebeplerden ötürü tekrar türkiye'ye dönme kararı alırsanız, türkiye'de geçim durumunuz ne olacak? manevi olarak, deneyimledim olmadı tecrübe edindim öyle veya böyle iyi ki yaptım diyebilecek misiniz?

ve daha bir sürü şey...

ben şahsen türkiye'ye tekrar döndüğümde mesleki anlamda, kaldığım yerden devam edebilme durumum olsa giderim. pişman da olmam.

gitmeme kararı almam da en büyük etken de, türkiye'ye tekrar döndüğümde maddi olarak yeniden başlama opsiyonumun olmaması. çünkü memurum/öğretmenim ve özel sektöre geçiş yapabilecek bir mesleğim yok. yani var da, öğretmenlik özel sektörde yapılabilecek bir iş değil bana göre. ha bu bile kişisel. çünkü benimle aynı şartlarda biri bu derece endişe yaşamayabilir.


şunu da ekleyeyim, küçük bir kızım var. ileride bana yurt dışında yaşamak istiyorum derse, desteklerim. hatta yurt dışında yaşamasını kolaylaştıracak, bilgi, beceri ve mesleki yeterliliği edinmesi için çabalarım, ona göre eğitim hayatı hazırlamaya çalışırım.
0
wilhelmwasmuss
(16.05.24)
zor bir karar.
0
abelardo
(16.05.24)
(4)

Ağırlık antrenmanı bacak ve diz hususları

Lubb
Sol bacak diz kapağıma doğru bir güçsüzlük hissediyorum arada çok yorulunca ya da bacakları zorlayınca. Ama büyük bir problem yok. Spor yapabiliyorum. Günlük hayatta aksama yok.Genelde dizlerimi kırarken değil kırmayı açarken hissediyorum.Sadece biliçsizce çok yüklenmek istemiyorum.Güç antrenmanları
Sol bacak diz kapağıma doğru bir güçsüzlük hissediyorum arada çok yorulunca ya da bacakları zorlayınca. Ama büyük bir problem yok. Spor yapabiliyorum. Günlük hayatta aksama yok.

Genelde dizlerimi kırarken değil kırmayı açarken hissediyorum.

Sadece biliçsizce çok yüklenmek istemiyorum.

Güç antrenmanlarında bacak kısmına gelince çalışırken hangisini yapmak daha mantıklı olur? Ne tavsiye edersiniz?

Aslında smith machine squat benim en sevdiğim. Ama squat yaparken dize çok yüklenmek istemiyorum gerçi smith machine de pek öyle yapamam da.

Leg extension mesela biraz sıkıntılı olabilir gibi heldi.

Neyse dizlerime dikkat edebileceğim bir bacak antrenman hareketi önerir misiniz?
0
Lubb
(15.05.24)
Bence burada yanlış taktik var. Ortada bir sakatlık yok. Diyorsunuz ki kendimi güçsüz hissediyorum bu sebepten yapmayayim.

Omzumu sakatladim, sakatlık sonrası sadece belli harekette aci vardı. Fizyoterapist ile o bölgeyi çalıştıracak hareketler bulduk ve o bölgeyi özel olarak izole çalıştım normal antrenman sonrasi. Bu şekilde orayi guclendirdim.

Güçsüz hissettiginiz yeri daha az calistirmak tam tersi mantikta bir olay. Sakatliginiz yoksa yapmaniz gereken bu sorundan kurtulmak için o bölgeyi nasıl güçlendirebilirsiniz.

Bir örnek: diz cevresini güçlendirmek için tersine dağ yürüyüşü vs yaptırılıyor. Bu şekilde özel izole antrenman bakabilirsiniz.
0
logisticsmanager
(15.05.24)
Diz sağlığı için ip atlamak, geri geri yürümek faydalı oluyor. Calfleri ve hams'leri güzel çalıştır ve güzel esnet brocum
Squat yaparken de dizleri içeri bükmemek önemli. Hep dışa doğru zorluyoruz inip kalkarken, ayakların yere tam bastığında emin oluyoruz, topuk hiç kalmayacak yerinden. Aynayı karşına alıp dizlerini izle. Düzenli artan yükleme ile çalış ani yük bindirme ısınmadan.
0
hasmetizm 2046
(16.05.24)
Sağolun @logisticsmanager @hasmetizm 2046

Anladığım kadarıyla biraz izole oraya çalışma yapmam yararlı olacak ama birden fazla yğk bindirmeden.

Peki elliptic cross trainer ile çalışma yapsam orda geri geri çevirmeye çalışsam sizce işe arzulanan noktalar çalışır mı düzgün?
0
🌸Lubb
(16.05.24)
Dene, hissediyorsan işe yarıyordur. Yürüyüş bandında geri geri yürüsen de olur. Zaman yönetimine göre değerlendir artık
0
hasmetizm 2046
(16.05.24)
(3)

Dün bacak antrenmanı yaptım ama pek ağrımıyor?

dejame
Geçen hafta uzun zamandan sonra spor salonuna başladım. Bacaklarım ince ve bence biraz güçsüz.İkinci kez bacak günü yaptım fakat itiş ve çekiş günlerinde yaşadığım hamlığı bacaklarımda hiç hissetmiyorum.- [ ] Leg Extensions 3 sets x 12 reps (30, 40, 50 kg)- [ ] Leg Curls: 3 sets x 12 reps (30, 40, 5
Geçen hafta uzun zamandan sonra spor salonuna başladım. Bacaklarım ince ve bence biraz güçsüz.

İkinci kez bacak günü yaptım fakat itiş ve çekiş günlerinde yaşadığım hamlığı bacaklarımda hiç hissetmiyorum.


- [ ] Leg Extensions 3 sets x 12 reps (30, 40, 50 kg)
- [ ] Leg Curls: 3 sets x 12 reps (30, 40, 50 kg)
- [ ] Leg Press: 3 sets x 12-10-8 reps (150, 200, 200 kg)
- [ ] Dumbbell Squats: 3 sets x 12 reps (30, 40, 50 kg)
- [ ] Calf Raises: 4 sets x 12 reps (30, 40, 50 kg)

76 kiloyum. Hafif mi çalıştım acaba?
0
dejame
(15.05.24)
ikinci günü agrıyor benim. ertesi gün değil daha sonraki gün.
0
liberal
(15.05.24)
Calistigim gece iyi uyku alamiyorsam iyi uyudugum sonraki geceden sonraki gun (2 gun sonra) agriyor bazen bende. Uykunuzu iyi aliyor musunuz?
0
turkuaz
(15.05.24)
Abi bir şey dicem; takma kafana bunu. Hareketleri doğru yaptığına, range of motiona dikkat ettigine bak. Sonra devam et.

Start low weight her zaman. Sonuçta normal spor seven bir insanin gelecekk 30-40 yil spor yapması düşünüldüğü zaman su an yaptığın 30-40 kgnun önemi yok. Önemi olan sakatlanmamak.

Ben senin programı hala sevmiyorum. Ama "hic etkisi olmadı"yi kafana takma. 3-4 hafta yap, etkisini gormezsen demek ki programda sorun var ya da doğru yapmiyorsun.

Bu arada 76 kg leg press ile 200 kg 8 tekrar yapabilen birinin hareketleri doğru yapmasi konusunda acayip büyük şüphem var. Suna baktiginda bu şekilde mi yaptin?
youtu.be
0
logisticsmanager
(15.05.24)
(2)

Yurtdışından bu ürün gelir mi?

veritaslibertas
ürün fiyatı 75-100 dolar arasında, kargo ücreti 15 dolar.bu ürün gelir mi gümrük vs sorunu olmadan?ürün küçük bir bıçak, bu etkiler mi?teşekkürler.
ürün fiyatı 75-100 dolar arasında, kargo ücreti 15 dolar.
bu ürün gelir mi gümrük vs sorunu olmadan?
ürün küçük bir bıçak, bu etkiler mi?
teşekkürler.
0
veritaslibertas
(15.05.24)
150 euroya kadar sorun yok gelir.
ek vergi çıkar ama vergi dahil almadıysan.
0
jelly bear
(15.05.24)
Bıçaklarda sorun var galiba. Biraz araştırın. Fiyat değil de ürün türü sorun.
0
logisticsmanager
(15.05.24)
(6)

Avrupa'ya döküman göndermek için hangi şirket?

michael_knight
Lüksemburg'a 15-20 dosya kağıdı döküman göndermem gerekiyor.İnternetten baktığım fiyatlar sizce doğru mudur? Saçma göründü bana ama belki de böyledir bu iş.- Ptt 175 TL- UPS 3400 TL- DHL 2000 TLSiz nasıl gönderiyorsunuz? PTT'nin ne kadar süreceğine dair bir deneyiminiz var mı?(Toplam ağırlığı 25 gra
Lüksemburg'a 15-20 dosya kağıdı döküman göndermem gerekiyor.
İnternetten baktığım fiyatlar sizce doğru mudur? Saçma göründü bana ama belki de böyledir bu iş.
- Ptt 175 TL
- UPS 3400 TL
- DHL 2000 TL

Siz nasıl gönderiyorsunuz? PTT'nin ne kadar süreceğine dair bir deneyiminiz var mı?
(Toplam ağırlığı 25 gram olan A4 boyutunda dosya kağıtları)
0
michael_knight
(15.05.24)
PTT ile "Turpex" servisini kullanarak gönderebilirsin. Biraz daha pahalı ama çok daha hızlı diyorlar. eksisozluk.com

Bir yakınım bana paket gönderirken o şube Turpex ile göndermiyormuş, düz takipli airmail ile gönderdi(15x10cm gibi kutu 250 lira tutmuştu, turpex olursa 750 falan tutacaktı galiba), İngiltere'ye girip bana ulaşması 1 ay sürdü. Tabii Türkiye'den çıkış mı uzun sürdü İngiltere'de gümrük işleri mi emin değilim ama normalde Aliexpress veya Almanya'dan DHL ile gelen şey 4-5 günde geliyor.

Ups ve DHL doğru olabilir, ben de bi baktığımda 50-60 dolar çıktığını hatırlıyorum.
0
nhk ni youkosu
(15.05.24)
Fransa'dan Türkiye'ye düz posta ile yolladigim evraklar yaklaşık 3 haftada geliyor. Tahminen aynı mantıkla düz şekilde yollarsaniz 3 hafta 1 aya gelir anca.
0
logisticsmanager
(15.05.24)
PTT 175 ama gideceginin garantisi yok bir de yavas.
UPS/DHL garantili, hizli ve pahali. 48 saatde teslim icin $80 verdigimi net hatirliyorum.

Onemli bir dokumansa asla PTT'yi kullanmam.
0
cooperr
(15.05.24)
PTT
0
doharkoman
(15.05.24)
@copper %100 doğru yazmış.

PTT ve turpex I de denedim biri 1 Ayda gitti , turpex daha pahalı olan 1.5 ay oldu kargo nerede olduğu belli değil , bıraktım aramayı.

Dhl 2 kez İtalya ücra köşesine yolladım max. 48 saat de ulaştı. Ama gerçekten pahalı.

Önemliyse DHL
0
coner
(15.05.24)
Çok teşekkürler arkadaşlar.
DHL çağırdım eve.
Printer'dan bir çıktı almamı istedi. Çıktı aldım, bekliyorum kuryeyi.
0
🌸michael_knight
(15.05.24)
(5)

İş yerinde ne atıştırayım?

ofelia
if besleniyorum, kahvaltı yok. ilk öğün 12-1 gibi, evden getiriyorum. sebze, salata, protein. bir önceki akşam ne pişirdiysem işte.masa başıyım ama köpeğimle işe geldiğim için hareketliyiz, 10-15 dakika oyunlar, öğlen gölgede yürüyüş falan saat 15 gibi canım bi şeyler yemek istiyor. bu isteği bastır
if besleniyorum, kahvaltı yok. ilk öğün 12-1 gibi, evden getiriyorum. sebze, salata, protein. bir önceki akşam ne pişirdiysem işte.

masa başıyım ama köpeğimle işe geldiğim için hareketliyiz, 10-15 dakika oyunlar, öğlen gölgede yürüyüş falan saat 15 gibi canım bi şeyler yemek istiyor.

bu isteği bastıramıyorum, çok da bastırmam gerekmiyor gibi geliyor, kilo problemim yok, yeme periyodu saatleri zaten.

ama ne yiyeyim? dondurma da yiyebilirim her gün ama istemiyorum. nispeten sağlıklı ve işlevsel olsun istiyorum.
çiğ kuruyemiş alıyorum biraz, bazen evden meyve getiriyorum.

var mı başka öneri? hazır alabilirim, evde yapabilirim. madem yiyeceksin bi işe yarasın şunu yersen şununa iyi gelir vs. gibi öneriler de olabilir.
0
ofelia
(14.05.24)
Ben yemeği fazla yapıp iki kere yiyorum :)
Bunun dışında Türkiye'de de vardir proteinli yoğurt ve sütler var. Avrupa'da hipro var danone ondan yiyorum. Olmadı skyr.
Protein bar olabilir (çok sagliksiz olmayanlardan)
0
logisticsmanager
(14.05.24)
bu konuda insanın kafası hep yemeğe gidiyor, haftanın 3-4 günü içmeye çevirebilirsin. atıyorum 2 tane kefir, yarım litre ayran, 1 kase yoğurt veya düzgün bir sebze çorbası deneyebilirsin.
0
numlock
(14.05.24)
kefir züber fellas nesfit yulaf bar.
0
mikahakkinen
(14.05.24)
Yulaf, herhangi bir bitkisel süt, kuru meyve, kuru yemiş karıştırıp yiyebilirsin. Hem tok tutar, hem lezzetli hem de sağlıklı.
0
rock n roll
(14.05.24)
Kuruyemis yaninda kefir icmek, chia pudding, yulafli suzme yogurtlu karisimlar, zuber/fellas, bazen dondurma, bazen smoothie, muz (tarcin serpilmis olursa tatli ihtiyacini bastirir), çorba
0
mor oje
(14.05.24)
(12)

Dikkatli besleniyorum ama yine de ağırlık çöküyor

noxie
Merhaba, yemeklerden sonra ağırlık çökmesi ve uyku halinden şikayetçiydim. Yediklerimi büyük ölçüde değiştirdim ama yine aynı durumu yaşıyorum. İnsülin direncime henüz baktırmadım ama varsa bile hamur işinden, abur cuburdan, işlenmiş şekerden uzak durun diyor. Ben de buna göre besleniyorum ama yine
Merhaba, yemeklerden sonra ağırlık çökmesi ve uyku halinden şikayetçiydim. Yediklerimi büyük ölçüde değiştirdim ama yine aynı durumu yaşıyorum. İnsülin direncime henüz baktırmadım ama varsa bile hamur işinden, abur cuburdan, işlenmiş şekerden uzak durun diyor. Ben de buna göre besleniyorum ama yine de bir şey değişmiyor.

Bakın size yediklerimi sıralayacağım, bir bakın:

Sabah - bir kahve, sonrasında su
Öğle arası - burada kahvaltı yapıyorum. domates, salatalık, biber, maydonoz (yağsız tuzsuz hepsi), zeytin (5-6 tane), beyaz peynir, kaşar, ceviz (2 adet), bir haşlanmış yumurta, tam buğday ekmek 1,5 dilim, bir kupa çay, bir tatlı kaşığı ev yapımı reçel (bunda işlenmiş şeker var ama bu kadarı da etkilerse bilemiyorum).

hepsi normal porsiyonlarda, abartılı bir şey yok.
yedikten sonra çok iyiyim ama 1 saat sonrasında görseniz, öyle ağırlaştım ki sanki bir tabak mantı yemişim gibi.

şu an çay-kahve içsem kendime gelirim biraz ama demir seviyem de düşük olduğu için çok içmek istemiyorum.

daha sağlıklı nasıl beslenebilirim allah aşkına?
0
noxie
(14.05.24)
gluten etkiliyor olabilir. ekmek yemeyin bir gün öyle deneyin.

gluten dışında diğer yiyecekler de dokunuyor olabilir.

annem keçi sütünden yapılmış peynir yiyebiliyor inek sütü ürünleri dokunuyor vs.

benzer bir şekilde geçici (edit: geçirgen) bağırsak sendromu da olabilir ama tek belirtisi bu değil , amacım internet doktorluğu değil ama sadece sağlıklı görünen yiyecekler ile çözülemiyor olabileceğini ifade etmek istedim.
0
jülsezar
(14.05.24)
protein yok mu?
0
numlock
(14.05.24)
Kahvaltıda protein ağırlığı aşırı az. Hemde düz şeker, ekmek falan da yiyorsunuz, o yüzden olabilir belki.
0
zimbirik
(14.05.24)
ben de bu konudan şikayetçi idim. 1 porsiyon pilav uyutuyormuş meğer.
ekmeği yarım dilime indirebiliyor musunuz ? bi deneyin isterseniz.
0
WithWorth
(14.05.24)
yumurtayı unutmuşum ekledim, peynir de var protein olarak.

salam, sosis gibi işlenmiş gıdaları bıraktım. sucuğu da olursa hafta sonları yiyorum.
0
🌸noxie
(14.05.24)
1 yumurtadaki protein diğer yediklerinizin yanında pek bir şey değil.
0
zimbirik
(14.05.24)
1 yumurtada olan protein hiçbir şey. Aksam iyi yemiyorsaniz low protein diet olmus.

Eğer bu diyet ise yaramiyorsa tam tersini yapıp deneyin (high protein). Cinsiyete göre ideal protein alimini examine.comdan falan bulabilirsiniz.

Olay yedikleriniz ile mi alakalı denemek isterseniz o öğlen yemeginiz yerine dümdüz salata ve ızgara tavuk yapın. Ekmek yok, yağ yok (yağ umrumda değil de böyle olsun simdilik). Sadece sebze ve tavuk. Bundan da ağırlık çökerse o zaman bir baktırın. Hayatımda salata ile ağırlık çökmedi.

Buna ek olarak ben yemekten sonra limonlu sıcak su iciyorum, bilimsel yani ne bilmesem de mideme iyi geliyor.

Her şeyi deneyin ama sadece tek bir seye odaklanmayin (glutenden oluyor, bundan oluyor, sundan oluyor diye. Deneyerek bulun. Herkesin bünyesi farkli. Yıllardır gluten yerim bir derdim yok).
0
logisticsmanager
(14.05.24)
yediklerin sadece bu kadar mı? kaç kilosun? burada pek bir şey yok ki. pek bir şey yemediğin için yorgun hissediyor olabilirsin.

ayrıca ağırlık çökmesi şunlardan olabilir:
bir hastalık olabilir, doktora gidebilirsin.
kan değerlerin düşük olabilir, bu ihtimal var çünkü az yiyorsun, doktora gidip kan tahlili olabilirsin.
gün içinde çok yoruluyor olabilirsin.
uykunu alamıyor olabilirsin.
son olarak alışkanlık olabilir. her akşam yemekten sonra uykun geliyorsa vücut artık buna alışmış ve o saatte uyumak istiyor olabilir.

bence asıl sebep bu:
www.eksiduyuru.com
0
abelardo
(14.05.24)
Bağırsaklarımda işlev bozukluğu vardı, yemek sonrası çöken ağırlık da belirtilerinden biriydi. Sizde de böyle bir şey var demiyorum ama, doktorum yemek sonrası ağırlık çökmesinin normal olmadığını, yemekten sonra ağırlaşmak yerine aksine enerjik olmanın beklendiğini söylemişti. Sindirim sisteminize bir baktırabilirsiniz.
0
amelie poulain
(14.05.24)
1. Kan değerlerine baktır. Özellikle şekerine

2. Bir hafta süreyle glutensiz beslen.
İçinde gluten olan gıdalar ile gluteni taklit eden gıdalar diye arat ve onları hiç yeme. Azıcıktan bir şey olmaz mantığı yanlış. Hiç yeme. Öyle bir dene.

Yine olmazsa safra kesene falan baktır. Bir gastroentorologa görün.
0
Mirket
(14.05.24)
Sağlıklı beslenmede reçel yüksek şeker ierdiği için olmaması gerekir. Ekmekte bir süre çıkarılabilir proteine ağırlık verebilirsiniz. Sağlık sorununuz için hekime görünün.
0
doharkoman
(15.05.24)
Ekmegi tam bugday yap az ye
Sekeri sifirla

Spora basla
0
Zetnikov
(15.05.24)
(9)

günümüzde bir yerlerde xp kurulu bilgisayara denk geldiniz mi?

tabudeviren
soru başlıkta.
soru başlıkta.
0
tabudeviren
(13.05.24)
Ben denk gelmedim de buraya göre misal nortface, fujitsu falan hala xp kullaniyormus.
enlyft.com
0
logisticsmanager
(13.05.24)
Etrafta olan koca koca Reklam panolarında görüyorum bazen. Bildirim falan çıkıyor kapatmayı unutuyorlar
0
jackyr
(13.05.24)
Kişisel olarak kullanılanına denk gelmedim günümüzde. Ama etrafta hep görüyorum hala reklam panolarında, toplu taşıma bilgi ekranlarında, ATM'lerde vs.
0
king lizard
(13.05.24)
Lablarda bir ölçüm cihazına bağlı ve sadece o cihazın programını kullanmak için tutulan çok eski pclerde görüyorum bazen
0
nundu
(13.05.24)
Türkiyenin en büyük kurumsal firmalarından birinin labında üretimden çıkan buzdolaplarını test eden sensörlerin baglı oldugu bilgisayarda windwos xp yüklüydü. canlı canlı gördüm.
0
limonlu eksi
(13.05.24)
Nundu +1

Hem cihazın özellikleri yenisini kaldırmayacağından, hem de kullamılan aletin yazılımı orada olduğundan xp bilgisayar var labpratuvarda

Bir tanesine disket ile program kurdum hatta
0
jülsezar
(14.05.24)
bırak xp'yi, windows 2000 - nt - dos çalıştıran bilgisayarlarımız var :) tabi bunlar endüstriyel pc. makinelerin kontrolü amacıyla kullanılıyor. internete vs. bağlı değil. revizyonu çok maliyetli. örneğin tek bir makinenin pc'si 12 bin euro civarıydı. dolayısı ile çalışıyorsa dokunma prensibini uyguluyoruz :)
0
delidir yakalayin
(14.05.24)
ofiste kullanılan bir cihazda hala xp mevcut. üzerindeki spesifik donanımlara ait yazılımların güncel versiyonlarını edinemiyoruz o yüzden öyle arafta kaldı.
0
inheritance
(14.05.24)
valla bizim işyerinde eski bir cnc var onun programı için mecbur hala xp kullanıyoruz
0
zenc
(14.05.24)
(11)

Okuma Alışkanlığı kazandıran kitaplar

somon sosu
Okumayla arası çok olmayan ama bunu değiştirmek ve kitapları sevebilmek için okunması gereken kitaplar nelerdir?
Okumayla arası çok olmayan ama bunu değiştirmek ve kitapları sevebilmek için okunması gereken kitaplar nelerdir?
0
somon sosu
(13.05.24)
stefan zweig kitapları.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(13.05.24)
Herkes için farklı olsa gerek. Biyografiler benim çok hoşuma gidiyor.
Okumayla arası çok olmayan kişinin ilgisini çekebilecek birinin biyografisi olabilir.

Steve Jobs, üç büyüklerden sevdiği takımdan bir futbolcu, Escobar aklıma gelen örnekler.
0
michael_knight
(13.05.24)
Gerilim, fantastik kitapları tercih ederim ben.

Stefan king, Dan Brown, LOTR, Harry Potter serisi olarak okunabilir.

Dünya klasiklerinden başlamayın derim.
0
drako
(13.05.24)
Cep kitapları ile bu alışkanlık kazanılabilir.
0
diyecevaplandı
(13.05.24)
Emine ışınsu-çiçekler büyür. Okumaya niyet edip de tavsiye isteyen herkese sabit önerim. Hem doyurucudur hem ilgi çekici hem de çok rahat okunur. Bir kere alıştıktan sonra kervan yolda düzülüyor
0
kel aynak kusu
(13.05.24)
Bülbülü öldürmek
0
playing star again
(13.05.24)
bulbulu oldurmek -9999

bu amacla baslamistim. birak aliskanlik kazandirmayi olan hevesimi de kirdi. 30. sayfada afakanlar basmisti.
0
buenosdias
(13.05.24)
Herkes için farklı.
Benim soluksuz okuduklarim hep polisiye. Misal bosch serisi, soluksuz okuyorum. Bir de sandmanler, onlar da soluksuz gidiyor.
0
logisticsmanager
(13.05.24)
jean-louis fournier kitapları sevdirebilir, tavsiye ederim.
0
gule gule
(13.05.24)
herkes için farklı+
ben gerilim/korku okumayı seviyorum mesela ya da bilimkurgu. kafamı dağıtıyor.
en son “o başlattı/sian gilbert” okudum, pek de tavsiye etmiyorum biraz girly vibe’ı var ama ben hızlıca okudum.
0
deartheodosia
(14.05.24)
Okuma aliskanligi kazanmanin birinci kurali kindle ebook almaktir. Deli gibi okursunuz ve istediginiz kadar kitap tasirsiniz.

Kitap olarak frank mccourt angela'nin kulleri tavsiye ederim
0
Zetnikov
(14.05.24)
(12)

aselsan tersine beyin gocu

antikadimag
bu programdan faydalanarak geriye donen veya donen tanidigi olan var mi? gercekten isliyor mu yoksa sov amacli yapilan bir program mi?
bu programdan faydalanarak geriye donen veya donen tanidigi olan var mi? gercekten isliyor mu yoksa sov amacli yapilan bir program mi?
0
antikadimag
(12.05.24)
bunu bilmiyorum ama Avrupa'da yavaş yavaş başlayacak olan ekonomik sorunlar Türkiye'ye nitelikli elemanların dönüşünü de hızlandıracak diyordu.Tabi şimdilik kısa vadede olacak bir şey değil.
Avrupa için kötüye gidişin temelleri atıldı ve artık her şey bir kıvılcıma bakıyor..

Ayrıca batı için en büyük sorun savaşacak asker bulamamaktır.
Bazı devletlerin askeri kurumları Türkçe ilanlar bile verdi yakın zamanda.

Yine paralı asker olarak Afrika'dan Ukrayna'ya gidenler var mesela.
0
diyecevaplandı
(12.05.24)
Merak edip baktim. Taaa 2006'da baslamislar. En son bulduğum haber 2021 onda da son iki senede 50 kişi geldi demişler.
Bu arada 50 kişi total bütün sirketler için. Misal havelsan haberi. Icindeki kişilere baktim;
www.havelsan.com.tr

Biri 2 sene çalışmış donmus.
Biri asml 3 ay kalmis sonra donmuş.
Biri 1 sene calismis donmus.
Yani verilen örneklerde bile harbiden uzun yıllardır calisip "hadi donelim" diyen görmedim. Olsa eminim koyarlardi. Kişilerin çoğu zaten bu şirketlerden çıkıp 1-2 sene kalip gelmis gibi.

Onun dışında elde konusulacak başarılı bir şu olsa eminim yer gök inlerdi.

Neyse, avrupa bitti tabi. Durumumuz çok kötü. Türkiye'ye cama ekmek banan kemal sunal gibi bakıyoruz hepimiz.
0
logisticsmanager
(12.05.24)
Bu arada merak edip linkedin yaptim;
Şu an aselsan'da çalışıp öncesinde yurtdışında olanlara (burada bir sürü şirket seçtim yazılımdan savunma sanayine). Totalde 20 kişi falan çıktı.

Sonra sadece aselsan'da çalışıp şu an hollanda'da olanlara baktım. Sayfalarca çıktı bitmedi yani daha scroll edip duruyorum hala devam ediyor.

O sebepten avrupa bitti.
0
logisticsmanager
(12.05.24)
sömürge valisi nasıl olunur hatırlattığı için teşekkür ederiz
biz aşağıyız dandiğiz, dandik olmasak eminim sitede yazardı
fransız lejyonerleri gelsin de maraşta müslüman kadınları kovalasın
0
lambırcek
(12.05.24)
dün ya bir duyuru ya bir başlık vardı, yurtdışında çalışan tr'den teklif alıyor ilk sordukları soru okul ortalaması olmuş, yazar tr de kafalar hala aynı diyordu. aklımda da aseldan olduğu kalmış bahsettiği kurumun.
0
eja
(12.05.24)
Not ortalaması sorması olayı biraz da o kişinin yaptığı şov. Bunu başka ülkede de soruyorlar. Abd'de 3.00 altı staj kabulu alamaz mesela.

Dönmek isteyen için işleyecek bir sistem.
0
ferenc
(12.05.24)
tr.linkedin.com

en azından referansını sormamışlar bu da bir ilerleme devlet iştiraki şirket için :)
0
gule gule
(12.05.24)
Linkedin'de paylaşan kişi de öyle fantastik değil yani. O kendini pohpohlamis "bana ortalama sordular" diye. Çalıştığı yer de yanlış anlamadiysam lufthansa ile calisip ona bir şeyler üreten firma. Sanirsin thales'te, ula'da falan calisiyor da aselsan not ortalaması sormuş.

@ferenc; aynı şey değil. Buradaki kişi biraz şov yapsa da mezun olalı bilmem kaç yıl olmuş. Ama dediğin doğru; dönmek isteyen için işler. Dönmek ile alakası olmayan kisiyi pek ilgilendirmiyor gibi ki dediğim gibi linkedinden bile bakarak görülüyor.
0
logisticsmanager
(12.05.24)
LinkedIn'deki gonderiyi yazan kisinin asagi yukari 5 yillik is deneyimi var anladigim kadariyla, 5 yildir calisan kisiye okul ortalamasi sormak komik, nerede calisirsa calissin. Ona gelene kadar o kisinin yetkinligini anlayacaginiz bin tane soru sorulabilir. Kaldi ki mesleki basariyi icin not ortalamasini baz almak sacmalik genel olarak bence.

Ayrica lutfhansanin kendisinin uretmedigi bir seyi baska bir sirketten almasi normal degil mi yahu? Ne alaka yani lufthansa degil diye ya da adini bilmiyoruz diye kotu mu oluyor sirket ya da adam basarisiz mu oluyor?
0
kassiopeia
(12.05.24)
@kassiopeia; çünkü böyle firmalarda calisan, calisabilen bir sürü kişi var. Sirf asml aselsan diye bakinca gitmis yuzlerce kisi var.
demek istediğim bu program ile geri döndürmeye calistigimiz profil bu değil. Bizim döndürmeye calismamiz gereken kişilerin profili belli. Lufthansa'nin kabin ekranı üreten sirketinden gelecek kisinin gelmemesinin bir önemi yok. Misal benim calistigim şirketten de donmemin önemi olmaz.

Kisiye basarisiz demiyorum da bu kişi dönmedi ya da döndü diye sevinmemize gerek yok bence.

Kendi düşüncem tabi. Not ortalaması olayi bence de saçma. Hayatımda Avrupa'da not ortalaması sormadı kimse.
0
logisticsmanager
(12.05.24)
@logisticsmanager tesekkur ederim, bu acidan dusunmemistim ben genel olarak o kisiyle ilgili dusunmustum. sagolasin. sevgiler.
0
kassiopeia
(13.05.24)
olay sadece para degil +1

su an avrupa'da yasiyorum. acikcasi aldigim paranin 2 veya 3 katini verseler bile turkiye'ye donmeyi dusunmem. her yeri boyle olmayabilir ama genel olarak avrupa'daki huzur, sakinlik, oturmus bir egitim, saglik, yargi sistemi, mutlu, kibar insanlar, dusuk guvenlik sorunlari vs. paha bicilemez. burada yazilmamis ama bir de su var: avrupa yerlesmis insanlarin pek cogunun partneri yabanci. yani partnerlerinin turkiye'de nasil yasayacaklarini da dusunmek zorundalar.
0
Sour
(13.05.24)
(13)

Borsadan hisse senedi alınca nasıl ortak oluyoruz?

ya ben lan neyse
ben bir şirkete 1/1000 oranında hisse yoluyla ortak olduğumda o şirket 1000 dolar kar etse bana 1 dolarını vermiyormuş. canı isterse temettü adıyla veriyormuş. e bu nasıl ortaklık? ben kardan pay almıyorsam neden hisse senedi diye bir şey var? ben o hisseyi neden alıyorum?
ben bir şirkete 1/1000 oranında hisse yoluyla ortak olduğumda o şirket 1000 dolar kar etse bana 1 dolarını vermiyormuş. canı isterse temettü adıyla veriyormuş. e bu nasıl ortaklık? ben kardan pay almıyorsam neden hisse senedi diye bir şey var? ben o hisseyi neden alıyorum?
0
ya ben lan neyse
(11.05.24)
yani...
0
malheiros
(11.05.24)
kurallar öyle

zaten kar dağıtsa da şirketten para çıkışı olduğu için hissenin fiyatı sistemsel olarak düşürülüyor
0
bir soru sorcam
(11.05.24)
Ortak degil hissedar oluyorsunuz, adi ustunde hisse senedi - hissedar.

Ortak olsaniz sirket yonetiminde karar alma yetkiniz de olurdu.
0
sertac akin
(11.05.24)
Çok bilmiyorum ama şirket hissedarlara kar payı dağıtmıyorsa patrona da dağıtmıyor diye tahmin ediyorum.
Yani kazanılan paranın tamamını şirketi büyütmek için şirket içinde tutuyorlar.

Şirketin yarısının sahibi patron da bir kuruş almıyor bin liralık hisse sahibi de bir şey almıyor.
Öyledir herhalde.
0
michael_knight
(11.05.24)
temettu finansal tablolara bakılıp verilen bir şey. Buna da şirketin yönetim kurulu karar verir. Yani şirketin paraya ihtiyacı varsa sırf temettü vermek için temettü vermek demek geleceği satmak demek. Temettü çok onemliyse sürekli temettü veren sirketlerden hisse alınabilir. Misal benim çalıştığım şirket 100 yıldır her sene temettü vermiş.

Hissedar olmanın kuralları önceden belirli. Sizin mantığıniza göre şirket zarar ederse de sizden para istemeliydi ama yapmiyor.
Siz ortak degilsiniz yani, share owner. Piyasada 10 milyon hisse varsa ve siz 10 milyonda bir hissenin sahibisiniz.

Neden aliyorsunuz? Ileride temettu oder diye, ileride hisse fiyati degerlenir diye. Başka bir şeyden alınmıyor.
0
logisticsmanager
(11.05.24)
@logistic: aydınlandım resmen. yani temettü vermeyen şirketin hissesi aslında deniz kabuğu gibi bir şey. sadece kendi aramızda "bu da değerliymiş meğerse" diye ortak karar verdiğimiz bir şey doğru mu?
0
🌸ya ben lan neyse
(11.05.24)
Temettü dağıtmak yönetim kurulunun keyfine kalmış birşey.
Edilen karı şirkette tutup yatırımda kullanmayı tercih ederler genelde. Böylece şirket büyür. Senin hissen de daha çok para eder.
0
parka
(11.05.24)
Yok aslında o kadar basit değil. Şöyle ki sizin dışınızda aslında şirketin elindeki kapitallere vs bakarak da şirketin piyasa değerinin olup olmadığına bakilabilir.
Misal bugün koç şirketinin hissedi düşse 100 milyon lira olsa; bu koc'un değeri bu mu demek? Ya da Yükselse 100 milyar dolar olsa bu mu demek? Birincisinde şirketin karina, cash flowuna, elindeki malzemelere bakarak ucuz olduğu soylenebilir. Ikincisinde de bunlarla alakasız piyasa fiyati denebilir. Misal tesla'nin fiyatinin şirketin elindeki fabrikalar, inventory, cashflow hiçbir şey ile alakası yok. O tamamen sizin dediginiz "beyler Tesla çok iyi hisse" diyip yükselttiği bir fiyat.

Misal sirketler satilirken de bu piyasa fiyatı olmuyor her zaman. Misal bugün nvidia almak isteyecek biri tabiki 3 trilyon dolar ödemeyecek.

Bu arada şirketin hisse değerini etkileyen çok şey var ama evet sizin benim gibi insanlarin psikolojik fiyatlamasi var. Ama tabiki büyük oyuncularin yaptıkları asıl bizi yonlendiriyor.

Bu arada temettu vermeyen hisse kötüdür denemez. Misal teknoloji şirketleri yeni vermeye başladı çünkü hayvan gibi para birikti. Ama vermeyen sirketin finansal tablolarina bakmak lazım. Şirket gelen parayı kendine yatırıyorsa ve bir planı varsa neden olmasin? Ha sirket temettu verememe sebebi hayvan gibi operating expense olduğundan zarar edecek olmasiysa bu noktada şirketin iyi yönetilmedigini anlayabiliriz.

Yani aslında deniz kabuğu değil. Misal bugün temettü vermeyen ama füzyon enerjisini planlayan sirket sizce deniz kabuğu mu? Yoksa belki de gelecekte çok değerli olacak bir hisse mi? Misal kontrolmatik yeni veriyor galiba ama vermiyor diyelim.
2021 yılında 10 bin lira kontrolmatik alsaydıniz (1100€) su an elinizde 163bin lira (4674€) olacakti. Buradaki sebep sizin ne düşündüğünüz değildi, firma hayvan gibi iyi yönetilen, geleceği iyi olan, çok iyi yatırımlar yapan, finansal açıklamalari iyi olan bir firma. Kısacası deniz kabuğu değil yani, siz olmasaniz da bu firma başarılı olurdu ama belki de hisselerini satması ile yarattığı kapital sayesinde iyi yatirimlar yapti ve hisse fiyati daha da artti haliyle win-win oldu.
0
logisticsmanager
(11.05.24)
borsadaki hisseler adi hisseler. bir de bunların imtiyazlıları oluyor. kurucu hisseler gibi. işte onlar asıl ortaklığa eşit hisseler fakat artık bu hisseleri görmek zor. borsamızda sanırım 3 hisse bunu sağlıyor, gerisi adi hisse.
0
false pretension
(12.05.24)
Hisse alınca gerçekten o şirketin sahipliğinde bir pay sahibi oluyorsunuz. Tabi büyük ortaklarla veya nitelikli hisse sahipleriyle aranızda farklar var ama genel kurulda oy hakkınız vs de oluyor. YK üyesi, %5'ten fazla pay sahibi ortaklar, A imtiyazlı hisse sahipleri ve sizin gibi borsadan hisse alanların hepsi kelime anlamıyla ortak ama hukuki anlamda, hak ve sorumluluklar anlamında farklılıklar nüanslar var. O yüzden kabaca ortaksınız, bunda bi yanlışlık yok.

Asıl sorunuza gelince: Adı üstünde şirket. Kendi tüzel kişiliği var. Diyelim biriyle ortak market açtınız. Yıl sonu geldi, kar etmişsiniz. Karı şirketten çıkarıp kendinize almak yerine, yandaki dükkanı da alalım, ya da biraz fazla mal stoklayalım, şirkete bi araba lazım veya önümüzdeki dönem riskli, şirketin kenarda güvencesi olsun mevduata ve dövize koyalım vs vs diyebilirsiniz. ya da şirket zarar da edebilir, o zaman eğer şirketin ihtiyacı yoksa şirkete ek para koymanıza gerek olmayabilir, içerideki parayla karşılarsınız. Aynı mantıkla, temettü (kar payı) dağıtmak da şirketin duruma göre vereceği bir karar. Şirket 100X kar ettik ama 20X'i dağıtalım, kalan 80X'le yeni fabrika yatırımı yapalım diyebilir, borç ödeyeceğiz diyebilir vs. Bunlar şirketin stratekik ve finansal kararlarıdır. Kar payı dağıtma kararı verilirse tüm diğer pay sahipleri gibi siz de sahipliğiniz oranında alırsınız. Ömer Koç da kar payı dağıtma kararı almayan şirketlerden temettü almıyor, siz de hisse sahibiyseniz siz de almıyorsunuz. Anormal bir durum yok.
0
perferil
(12.05.24)
Hissedar olmanın kuralları>
hissedar olmak ortak olmak zaten, ortaklık dediğimiz şey bu. sözlükteki teknik anlamının dışında bir hissedarlık nasıl oluyor. adamlar bunu soruyor. bir dükkana ortak olup, sermayesine para koyup* nasıl gerçek hissedarlar gibi aylık kazançtan bir meblağa kendi namıma el koyamam. soru bu.
yönetim kurulu için kurallar farklı, bu anlaşılabilir de.

şirket zarar ederse de sizden para istemeliydi> hissedarın parası zaten eriyor?
hangi şirket zarar edince hissedarlardan zarara mukabil para istiyor, sermaye mi artırıyor. rutin kazancından mı ödüyor. 2si denk şeyler mi
örnek: aylık 50 liralık iş yapıyor ve para kazanıyor. bunun haricinde 100 liralık kredi alıp yatırım yaptı ve o işi batırdı. batmasaydı kendi kendini öderdi*. şimdi 100 lira kredi borcunu gerçek hissedarlar cebinden mi ödeyecek.

ortak degilsiniz yani, share owner> arkadaşlar hadi doğruyu söyleyelim, paydaşlarının gönüllü savunusunu yaptığı bir sanal ve hülyalı ortaklık icad edilmiş. bana para ver, spkda fazla fazla kıymet biçilsin, ben de kolayca kredi bulayım= borsa.
buna da adi hissedarlık ve imtiyazlı hissedarlık gibi bir şekilde kıvam vermişler

ileride hisse fiyati degerlenir diye> gerçek hissedarlar cebine harçlık da koyuyor. hatta borsadan toplaya toplaya bir şirketin 50%+ hissesiyle sahibi olanlar var. sanaldan gerçek ortaklığa geçiş oluyor demek ki.

son bi deney yapalım. birisi A şirketinin 4% ortağı olsun borsa üzerinden. temettü de vermiyor. 10 sene para kazansın şirket. 11. sene batsın. gerçek ortaklar çocuğunu okul ayağına ingilterede tatil yaptırtmışken 4%lük ortağımızın elinde ne var
0
lambırcek
(12.05.24)
şirketin zararına ortak olmuyorsun diye bir durum yok
şirket kapanıyor hiçbir hak iddia edemiyorsun
ya da bedelli sermaye arttımınında cebinden para çıkmak durumunda
0
bir soru sorcam
(12.05.24)
"Doğuş grubu, geçen yıl, yine yasal ve meşru olan ‘vergiden kaçınma’ amacıyla Doğuş GYO’yu @dogusotomotiv’e sattılar.

Elbette bu işlemin bir diğer amacı da borsadaki ortaklarıyla kârı minimum derecede paylaşmaktı."
x.com

:ddd
ortak oluyoruz kardeşim aynen
0
lambırcek
(23.05.24)
(5)

Bu spor programı iyi mi?

dejame
Basit bir push pull legs programı yazdım, ilk hafta denedim ve çok sevdim, bir şey hariç. Push günü öyle yoruluyorum ki ertesi gün pull için yeterli verim alamıyorum.Her kas grubumu haftada iki kez çalıştırmak istiyorum. Salon Pazar tatil, 6 gün gidiyorum. 14 Haziran'a kadar gideceğim, sonra yazlıkt
Basit bir push pull legs programı yazdım, ilk hafta denedim ve çok sevdim, bir şey hariç. Push günü öyle yoruluyorum ki ertesi gün pull için yeterli verim alamıyorum.

Her kas grubumu haftada iki kez çalıştırmak istiyorum. Salon Pazar tatil, 6 gün gidiyorum. 14 Haziran'a kadar gideceğim, sonra yazlıkta olduğum için salon imkanım olmayacak. Koşu, yüzme, bisiklet ve mekik/şınav, belki evdeki 10 kiloluk bir çift dumbbell ile çalışacağım.

Zamanım kısıtlı olduğu için maksimum verim almak istiyorum. Daha önce çok kez düzensiz olarak spor salonuna gittim, altyapım var.

Hedefim belimi inceltip kaslarımı biraz daha diri hale getirmek. Hafif kalori açığı oluşturup temiz besleniyorum. Protein ağırlıklı ve dengeli yiyorum, sadece kreatin kullanıyorum.

Sizce program nasıl?

Push Pull Legs Spor Programı

Warm-up for 10 mins

Day 1: Push (Chest, Shoulders, Triceps)

- [ ] Butterfly (3 sets x 8-10 reps)
- [ ] Bench Press: 4 sets x 6-8 reps
- [ ] Incline Dumbbell Press: 3 sets x 8-10 reps
- [ ] Cable Chest Fly (3 sets x 8-10 reps)

- [ ] Shoulder Press (Barbell or Dumbbell): 4 sets x 6-8 reps
- [ ] Lateral Raises: 3 sets x 10-12 reps
- [ ] Front Raises: 3 sets x 10-12 reps
- [ ] Arnold Press: Until Failure (a few sets maybe)
- [ ] Shrugs: Until Failure (a few sets maybe)

- [ ] Tricep Pushdown: 3 sets x 8-10 reps
- [ ] Seated Dip Machine OR Cable Tricep Kickbacks: 3 sets x 10-12 reps

Day 2: Pull (Back, Biceps)

- [ ] Dumbbell Deadlifts: 4 sets x 6-8 reps
- [ ] Pull-Ups or Lat Pulldowns: 4 sets x 6-8 reps
- [ ] Bent Over Rows: 3 sets x 8-10 reps
- [ ] Seated Cable Rows: 3 sets x 10-12 reps

- [ ] Barbell Z Bar OR Dumbbell Bicep Curls: 3 sets x 8-10 reps
- [ ] Hammer Curls: 3 sets x 10-12 reps

Day 3: Legs & Abs

- [ ] Dumbbell Squats: 3 sets x 6-8 reps
- [ ] Leg Press: 3 sets x 10-12 reps
- [ ] Leg Extensions 3 sets x 10-12 reps
- [ ] Leg Curls: 3 sets x 10-12 reps
- [ ] Dumbbell Calf Raises: 4 sets x 10-12 reps

- [ ] Crunches 4 sets x 8-10 reps
- [ ] Hanging Leg Raises 4 sets x 8-10 reps
- [ ] Standing Oblique Twists 4 sets x 8-10 reps
0
dejame
(10.05.24)
beli inceltme amacın varsa hafif değil ağır kalori açığı oluştur.

antrenman güzel, fazla bile. pull ve push durumu antrenamandan kaynaklı değil, yorgunluktan. yaptıkça açılırsın. başarılar.
0
numlock
(10.05.24)
Abi programı sen mi yazdın yoksa aldin mi?
Çünkü benim böyle sorulara cevabım yüzde 99 "bu işi 30-40 yıldır yapan adamların programı varken neden kendi programın" oluyor.

O yüzden ilk bunu diyorum. Ben kendi programımı bundan 12-14 sene önce yazıyordum daha yeniyken sonra öğrendikçe bu isi bilenlerden almaya başladım. Misal tam şu an elimde dan john'un "never let go" kitabı var.

Neyse ben kendi fikrimi söyleyeyim; kalori açığı yapan birinin bu kadar fazla set ve tekrar bodybuilding yapmasini mantıklı bulmuyorum. O yüzden tavsiyem her zaman strengh training.

Buna ek olarak programda progressive overloada dair bir şey de yok. Yani belki vardır da yazmamissinizdir.

Bu programdan calorie deficitte verim alamamak beni cok sasirtmaz.
Bence calorie deficitin üstüne high volume training sıkıntın var.
Hayır zaten push günü failurea gidiyorsun. Calorie deficit vs failure bana biraz sıkıntı geldi gene.

Zaman sıkıntın varsa myoreps araştırabilirsin.

Bana kalsa barbel temel 4 hareketli strengh training (5/3/1 olur 5*5 olur 3*5 olur ne olursa), üstüne carry hareketleri (farmers carry, suitcase carry vs) yapar geçerim abs için de ab wheel yaparım. Ama tabi bana bunu sormadin ama olsun :)

Oblique twist yerine en azından suitcase carry yap. Bak buradan stuart mcgill'in bu konudaki dediklerine bakabilirsin;
www.strengthcoach.com
0
logisticsmanager
(10.05.24)
Bu arada ben biraz biasedim bu konuda. Bodybuilding antrenmanlarini sıkıcı buluyorum :) ama gene de bence şu yazdığından daha iyisini yapacağını düşünüyorum. Yani calorie deficitini kg*kac gr protein aldığını kaç saat uyuduğunu bilmiyoruz tabi. Ama misal ben olsam illa body yapacaksam 3 gun full body ya da 4/5 günlü split yapıp bir gün mobility movements antrenmani yaparim ve yapacak yer varsa hard conditioning denerim.
0
logisticsmanager
(10.05.24)
Ben bu işin uzmanı kesinlikle değilim önden belirteyim;

Push günü aşırı yoğun değil mi ama? Göğüste 4, omuzda 5 harekete ihtiyaç var mi maksimum verim için? 3 göğüs, 3 omuz, 2 triceps yeterli olur gibi hele bi de kalori açığı veriyosanız. Pull için 4/2 ideal bence. Bir gün 11 hareket yapıp sonraki gün 6 hareket yapmak dengesizlik yaratmış gibi.

Dediğim gibi ben uzmanı değilim ama iki gün arasında çok fark var harcanan güç açısından. Bir tık azaltıp deneseniz belki verimde o kadar azalma görmezsiniz?
0
nundu
(10.05.24)
"14 haziran a kadar vaktim zaten az yapabildiğim zorlayabildigim kadar zorlim" kafasında aman tükenis ve dolaylı olarak sakatlık yaşama. Vücudunu dinle, cok yorgun uyandigin günleri pas geç.

Bir de bazı hareket sıraları tuhaf. Göğüste bence 1 bench 2 incline 3 cable 4 butterfly daha iyi sanki.

Omuzda da dumbbell press le başlayıp ardından Arnold press yapmak abes olur. Barbell ya da makine ile başlayıp ardına Arnold koyarsan şık olur. O pressler omuz ve gogsun ilk hareketleri olsun raise fly vs ardına koy.

Bacakta da ben 1-extensions 2- curl 3- leg press 4- dumbbell squat 5 calf yapardım.

Ayrica calf neden makinede değil de dambil :)

Son olarak en azından press hareketlerinde progressive overload yap. Dumbbell press ler de 4 set olsun
0
makbur
(10.05.24)
(7)

Şu süpürge bataryası neden bu kadar pahalı?

ananiyimioguz
Babamdaki çok önceden aldığım dyson v6 nın ve philips XC7043 şarjlı dikey süpürgelerin bataryası ölmüş.dyson a baktım kendi sitesinde 3.200 falan.yan sanayi olarak da 1500 falan.bence okey.ama philips e baktım hem tr de hem yabancı sitelerde 4500TL falanyav yuh aleti daha uyguna almıştım ben. şimdi
Babamdaki çok önceden aldığım dyson v6 nın ve philips XC7043 şarjlı dikey süpürgelerin bataryası ölmüş.

dyson a baktım kendi sitesinde 3.200 falan.
yan sanayi olarak da 1500 falan.

bence okey.

ama philips e baktım hem tr de hem yabancı sitelerde 4500TL falan

yav yuh aleti daha uyguna almıştım ben. şimdi de mesela 9 bin fiyatı. yarısı batarya mı yani?

allah aşkına bir bakın batarya şu: www.amazon.de

bunun içinde altı üstü şundan 6 tane yok mu neden batarya alırken milyonlar havada uçuşuyor?

www.robotistan.com

içini söküp pilleri değiştirsek olmaz mı?
0
ananiyimioguz
(09.05.24)
Yanlış anlamıyorsam philips bataryasini bulmak zor. Fransa'da bile ancak Amazonda falan var. Kendi sitesinden bile ulaşılamıyor yedek parcaya.

Dyson aksine kendi sitesinde var üstüne yan sanayi var.

Tahminen Philips parçasını tedarik eden monopol gibi haliyle fiyati geçiriyor.

Abi ben günlük kullanacagim ürünün lityum pillerini böyle degistirecek kadar ucmam. Kendin bilirsin tabi.
0
logisticsmanager
(10.05.24)
lehimini kaldırıp şöyle üçgen şekilde veya yan yana lehimliyorsun aslında çok zor bişey gibi gözükmüyor www.trendyol.com

ama atladığım ve bilmediğim bir şey olabilir, neden piller 800tl ediyor da bataryanın parçası 4bin küsür ediyor
0
🌸ananiyimioguz
(10.05.24)
Abi bu arabanın yağını kendim degistirebilirim ya da arabanın frenlerini falan kendim değiştiririm neden bu kadar pahalı gibi. Ben misal dediğin şeyleri yapmakla hem uğraşmam hem de riskli bulurum. Sen bulmazsin yaparsin. Bunun neden çok daha pahali olduğunu anlamak zor değil yani. Dünyada kaç kisi batarya değiştirmek yerine batarya açıp içindeki pilleri değiştirip lehimliyor?
0
logisticsmanager
(10.05.24)
katılıyorum fakat 2 kat fark olur anlarım.
4-5 kat koyuyorsa ya milleti fazlasıyla keriz yerine koyuyor ya da atladığım bir şey var, bilemedim.
burada bir pasajda bu tarz aletlerinin pillerini değiştiren bir elektrikçi var, gidip ona bir soracağım merak ettim.
0
🌸ananiyimioguz
(10.05.24)
Yok dediğim gibi yurtdışında da böyle. Belli ki bu aletin yedek parçası konusunda sorun var. Yani en basiti philips kendi satmıyor çok garip.
0
logisticsmanager
(10.05.24)
Aynı güç değerlerinde pilleri değiştirirsen olabilir.
Bu pillerle ilgili de face grupları var. Elektronik işlerine yakın bir tanıdığına da sorabilirsin.
0
diyecevaplandı
(10.05.24)
philips her alana el atan her şeyi üreten bir firma oldu. yedek parçadan çok para kazanıyor. mesela rowenta süpürgede iyi tefal ütüde philips tvden tüy alma makinesine kadar üretiyor. hiç bir zaman philips önermem bir firma her şeyi üretiyorsa parçası kesin pahalı olur.
0
mikahakkinen
(10.05.24)
(11)

korse işe yarar mı?

kibritsuyu
arkadaşlar ben 1.78 boyunda, ocak ayında 115 kilo iken haftada 3 gün yüzme ve aralıklı oruç şeklinde zamanlanmış bir diyet ile bugün 98 kiloya kadar düşmüş göbekli bir adamım.şimdi güzel, kilo veriyorum, belim inceliyor. göbek ve çevresi dışında başka tarafımda pek bir fazlalığım olmadığı için tam i
arkadaşlar ben 1.78 boyunda, ocak ayında 115 kilo iken haftada 3 gün yüzme ve aralıklı oruç şeklinde zamanlanmış bir diyet ile bugün 98 kiloya kadar düşmüş göbekli bir adamım.

şimdi güzel, kilo veriyorum, belim inceliyor. göbek ve çevresi dışında başka tarafımda pek bir fazlalığım olmadığı için tam istediğim gibi göbeğim küçülüyor.

ama göbek küçüldükçe fark ediyorum ki göbek derilerim de sarkıyor. bugün biraz buruşmuş olduğunu fark ettim. ağır yaşamlar'daki nowzaradan'ın hastaları gibi olmadığım için ameliyatla alınacak kadar değil elbet ama yine de bir miktar sarktığını veya zamanla sarkacağını hissediyorum.

productimages.hepsiburada.net

şöyle bir korse buldum evde. bunu gün içinde göbek etrafına sımsıkı sarıyorum. ürünün adı "zayıflama korsesi" olarak geçiyor ama yanlış anlaşılma olmasın, benim korseden beklentim zayıflatması, inceltmesi değil, ben diyet ve egzersiz ile kendim zayıflarım. amacım sadece sarkan/sarkacak derileri toparlamak.

işe yarar mı? ya da sarkmayı toparlayacak işe yarar başka önerileriniz var mı?
0
kibritsuyu
(09.05.24)
yarar ama alışma. alışırsan psikolojik olarak normal kıyafet giyemezsin o olmadan.
0
numlock
(09.05.24)
sarkmayı en iyi kolajen önlüyor. güvenilir bi markadan takviye alıp, diyetine tavuk ya da kemik suyu katarsan faydasını epey görürsün. ağırlık antrenmanlarını da unutmamak lazım. ek olarak niveanın sıkılaştırıcı vücut kremi de düzenli kullanımda fayda sağlıyor. tabi tüm bunlara rağmen yine sarkmaların olabilir, çünkü genetik faktörler bu saydıklarımdan çok daha etkili. eşimle beraber kilo verme sürecimde ben takviye almadan, sadece ağırlıkla hiç sarkmazken, o bütün bu tavsiyelere rağmen sarkmıştı mesela.

korse geçici çözüm olur sadece. anlık derli toplu gösterir, o kadar.
0
nolmus yani
(09.05.24)
Korse, sadece korseyi taktığın zaman için görüntüyü kurtarma işine yarar.

Vücut çalışıp hacim kazanarak derinin gerilmesini sağlayabilirsin.
0
Mirket
(09.05.24)
durun kavga etmeyin.

spor konusunda çok fazla bilgim yok. yani göbeğimdeki yağlardan kurtulup yağın yerini kasla doldurup deriyi tekrar germek istemiyorum. ben incelmek istiyorum. yağlardan kurtulduktan sonra belki o zaman kas yapmayı düşünebilirim de göbeğin yerini hacmen dolduracaksam ben o işten ne anladım?

dediğim gibi göbek çevresi dışında fazlalık olan bir tarafım yok. biraz gıdım var, biraz da memem var. bu kiloya rağmen kadın bacağı gibi incecik bacaklarım, küçük bir dötüm var. yüzme geçmişim olduğu için, fırsatını buldukça da yüzdüğüm için omuzlarım geniş, kollarım da bıngıl bıngıl değil.

amacım vücut yapmak değil, kilo vermek. kilo verirken de elbette yağlardan verip, kaslarımı korumak. o yüzden yüzüyorum zaten. 1.5 saat el paleti ile 1600-2000 metre civarı yüzüyorum, su içmek hariç molasız. seans sonunda kollarım omuzlarım yanıyor. ha ağırlık antrenmanı kilo vermeye, deri toparlanmasına yardım edecekse ekleyebilirim, ama dediğim gibi göbeği indirip yerine kas doldurmak istemem, six pack çıkarmayı hele bi göbeği bitirince düşünürüz :)

bir de kronik ve ameliyat geçirmiş bir bel fıtığı hastası olduğum için yapabileceğim ağırlık antrenmanları da kısıtlı, her hareketi yapamam. mesela ağırlığı yerden kaldırmalı hareketler bana ters. gerçi o ikinci konu, ağırlık işine gireceksem zaten salondaki hoca yönlendirir hangisi uygunsa.

korsenin aklıma gelmesi de şundan. şimdi liposuction ile yağ aldıranlar, ameliyattan sonra bir süre sımsıkı korse takıyor, bir anda içi boşalan deriler toplansın diye. e yağ aldıranın derisini korse topluyorsa benimkini niye toplamasın? yani benim korse işe yaramıyorsa bile bu iş için üretilmiş daha medikal bir korse de kullanabilirim varsa.
0
🌸kibritsuyu
(09.05.24)
Adam 2 soru sormuş.
1. Korse işe yarar mı? Cevap verilmiş. Yaramaz.

2. Başka öneriniz var mı? Cevap verilmiş. Vücut çalış.

Yani Brad Pitt'ler boş yapmayıp tam olarak soruya cevap vermiş.

Haklısın boş yapmamak lazım.
0
Mirket
(09.05.24)
Çoğu zaman olduğu gibi, mirket +1.

Korset ve waist trainers denilen şeylerin işe yaradığını sadece bunu satanlar yazıyor.
Bilimsel olarak elimizde sarkık vücudu toplayacak net bir şey yok. Yalniz 17 kg ciddi sarkık, toparlanamayacak bir vücut yapmaz. Ben zamaninda 30 vermiştim misal. Covid dönemi de 14 verdim. Hiçbir sarkma yoktu çünkü resistance training, strength training yapıyordum.
Misal ciddi sarkık vücut istersen ünlü aktör ethan suplee bak. O adam totalde 90 kg verdi. Sürekli antrenman yapsa da malesef estetik dışında onun çözümü yok. Yoksa milyon dolarlari olan adam da korse takardı.
www.instagram.com

Bir de belli noktada insanın kendini sevip salması lazım. Imperfection olur yani. Bende de catlaklar var zerre umrumda değil.

Yanlış anlamayin ama spor konusunda(özellikle strengh/resistance training vs) fazla bilginiz olmadığını ki genel halkın yüzde 99u sizden daha kötüdur zaten, ikinci yazdiginizdan anladım.
"yağlardan kurtulduktan sonra belki o zaman kas yapmayı düşünebilirim de göbeğin yerini hacmen dolduracaksam ben o işten ne anladım?"==> Illa hypertrophy yapmaniza gerek yok. Haftada 3 gün strength training yapın. Yani zaten isteseniz de her şeyi düzgün yapmadan öyle kas dolduramazsiniz. Göbeğin yerini de kasla dolduracak kadar kas yapabilecek adam burada soru sormaz. Ronnie coleman degilsiniz yani.

"amacım vücut yapmak değil, kilo vermek. kilo verirken de elbette yağlardan verip, kaslarımı korumak. o yüzden yüzüyorum zaten. 1.5 saat el paleti ile 1600-2000 metre civarı yüzüyorum, su içmek hariç molasız. seans sonunda kollarım omuzlarım yanıyor. ha ağırlık antrenmanı kilo vermeye, deri toparlanmasına yardım edecekse ekleyebilirim, ama dediğim gibi göbeği indirip yerine kas doldurmak istemem, six pack çıkarmayı hele bi göbeği bitirince düşünürüz :)" burada da hata var. Yüzme iyi bir spor ama yüzme ile ağırlık kaldırma aynı şey kesinlikle değil. Biri cardiovasculaire aktivite, progressive overload falan yok. Yüzmenin çok ciddi kas yaptığı yanilgisi swimmer body illusion diye geçiyor hatta. Çok iyi spor ama güç antrenmanı gerekmiyor demek değil bu. Bir de Türkiye'de her şey bodybuilding üstüne dönüyor ama yurtdışında strength training vs diye bir sürü şeyi var. Misal ben bodybuilding yapmam. Çok kilolu olmadığım sürece nerem nasıl gözüküyor umrumda değil. Ne kadar ağır kaldirdigima bakarım o kadar.

Benim size tavsiyem direkt bu soruları googleda sorun, bu konuda okuyun. Dan john, mike israetel, menno henselman, greg schofield vs. Çünkü kilo vermek isteyen kişilere aksine resistance training yapmalari bu şekilde kas kütlelerini korumalari söylenir. Siz yüzüyorsunuz ama 1 saat yüzme ile hayvan gibi kalori yakilir, bunu yeteri kadar protein, kalori ve en azindan strength training ile beslemezseniz kaslarinizi da kaybetme olarak geri döner.
0
logisticsmanager
(09.05.24)
Kas çalışırsanız boşalan derinin içini doldurmasanız bile deri toplanır ve sıkılaşır olan kasların etrafında. Tüm boşalan deriyi kasla doldurma fikri nereden çıktı bilmiyorum. Eğer şok diyetle haftada 5 kilo vermiyorsanız o zaman kas çalışmanın sarmanızı önlemede etkisi olacaktır.

Kan dolaşımını arttırmak zaten dokuların daha iyi kanlanmasını ve beslenmesini sağlar. Yediğiniz içtiğiniz kolajenden daha iyi faydalanır dokular. Zaten yediğini kolajeni kolojen gibi kullanmak yerine çoğu durumda vücut yakıp enerji olarak kullanıyor.

Siz şuan yüzerek kardiyo yapıyorsunuz. Normalde diyetle beraber kardiyo değil kas çalışması önerilir. Zaten az kalori alıyorken kardiyoya yüklenirseniz kaslarınıza elveda dersiniz. Sizin tam tersine kas çalışıp derinizi yukarı toplamanız lazım. Kasılıp sıkı, kısa hale gelen kaslar çevredeki deriyi toplar.
0
zimbirik
(09.05.24)
Mirket'in dediği "Vücut çalışıp hacim kazanarak derinin gerilmesini sağlayabilirsin" cümlesini, "vücut çalışarak, içi boşalıp gevşeyen derinin içini kasla doldurup gerebilirsin" şeklimde yorumladım. Boşalan derinin içini kasla doldurmayı ben oradan uydurdum.

Bu işleri hiç bilmeyen biri için öyle anlaşılmıyor mu sizce de bu cümle?
0
🌸kibritsuyu
(09.05.24)
Diyet dediğim de öyle 1 haftada 5 kilo verdiren şok diyetler falan değil. Ekmeği, hamurişini, sekeri, tatlıyı falan kestim. Fazla kalorili yiyecekleri kestim. Onun dışında normal besleniyorum. Simit poğaça börek yerine kahvaltıda (daha doğrusu aralıklı orucun yeme saatinde) peynir zeytin domates biber yiyorum, bazen haşlanmış tavuk yiyorum, ton balıklı salata yiyorum. Akşama kadar kazınırsam birkaç tane fındık badem atıyorum, akşam da ne yemek varsa onu yiyorum, yine hamurişinden, ekmekten, tatlıdan mümkün olduğunca uzak durarak. Protein ağırlıklı olmak üzere kalori kısıtlıyorum. Kendimi aç bırakıp eziyet etmiyorum. Diyet diyince aklınıza çükübik mucizesi, fikibok şoklaması falan gelmesin.
0
🌸kibritsuyu
(10.05.24)
Sarkmayi onleyemezsiniz orda o deri oluştu bı kere onu yok edecek bı yöntem yok. Sadece cerrahi mudahele yapılır. Önce bı kilo verin sonra doktora gidin.

Spor falan yalan yani. Göbek çevren kadar kas yapman mümkün değil sadece kolda sarkma onlenebiliyor çünkü içini kasla dolduruyorsun
0
lennonade
(12.05.24)
çare pilates
0
neseli portakal
(12.05.24)
(33)

hayatim kaydi...

jacoba benzer jojuk
Arkadaşlar, ben 27 yaşındayım. Geçen sene ulkenin en iyi universitelerinden birinde Elektrik Elektronik Mühendisliğinden mezun oldum. Şu anda İtalya'da yüksek lisans yapıyor, aynı zamanda İtalya'nın en büyük holdinglerinden birinde part-time olarak gömülü sistem mühendisliği işiyle uğraşıyorum. Okul
Arkadaşlar, ben 27 yaşındayım. Geçen sene ulkenin en iyi universitelerinden birinde Elektrik Elektronik Mühendisliğinden mezun oldum. Şu anda İtalya'da yüksek lisans yapıyor, aynı zamanda İtalya'nın en büyük holdinglerinden birinde part-time olarak gömülü sistem mühendisliği işiyle uğraşıyorum. Okulum yemeğimi içmeğimi, ulaşımımı karşılıyor, üstüne bir de yılda 5500 euro harçlık veriyor. Part-time çalışsam da, maaşım aylık 1100 euro ve İtalya koşullarında bu çok iyi bir rakam. Her şey yolunda gibi görünüyor, değil mi? Aslında harika bir hayatım olması gerekirken, hiç bu kadar intihara yaklaşmamıştım. Bunun sebebi tamamen aç gözlülük, aşırı kazanma hırsı ve kumarbaz dürtülerim.

Hikayemi biraz geriye sarayım. 2020'nin sonlarında Ukraynalı çok güzel bir kız arkadaşım vardı, o bir dis hekimiyken ben hâlâ öğrenciydim ve bu zoruma gittigi icin ilk defa hayatimda gelir elde etmenin yollarını aramaya baslamistim. Korona krizini fırsata çevirip, online sınav ve ödev yardımı yaparak iyi paralar kazandım. Paranın tadını aldıktan sonra duracak değildim ya; nasıl daha çok kazanırım diye araştırmalar yaparken kripto paralarla tanıştım. İlk başlarda herkes gibi kaybettim. Saçma sapan al-sat işlemleriyle paramı eritiyordum. O sıralar kaldıraçlı işlemlerle tanıştım ve tüm yatırımımı kaybetmem sadece 10 dakika sürdü. Sonra oturup işin ilmini öğrenmeye başladım. Temel analiz, grafik analizi, haber analizi... Günlerce, haftalarca bu konularda kendimi geliştirdim. Bir yandan çalışmaya devam ediyordum. Yaklaşık 1000 dolar gibi bir sermayem birikince piyasaya yeniden girdim. Ama artık spot kesmiyordu, kaldıraçın zehrini bir kere almıştım çünkü. Mahvolmuş bir psikoloji, uykusuz geceler, istahsizlik ve hayalet gibi günler geçirdikten sonra, kaldıraçtan kazansam ne olacaktı ki? Sermayem yine erimişti. Sonra kaldıraçtan tövbe ettim, daha çok çalışıp bir süre sonra tekrar 1000 dolar civarı sermaye edindim. Spottan doğru yatırımlarla sermayemi biraz artırdım. Sonra gem coin avcılığına başladım ve doğru stratejilerle uzun vadede çok büyük kazançlar sağladım. Para arttıkça borsa dışına alıp araba satın alarak realize ediyordum. Prime zamanıma ulaştığımda yaklaşık 300 BNB'm ve 2 arabam vardı. Öğrenci halimle aylık en az 2 bin dolar harcıyor, lüks bir hayat yaşıyordum. Ta ki gem coin piyasalarında hacim ölene kadar. Fiyatlar kımıldamamaya başladıkça benim sabrım tükeniyordu ve artık adrenalin ihtiyacımı karşılayamıyordu. Kaldıraçın zehri tekrar etkisini göstermeye başlayınca, kazandığım her şeyi yeniden kaybettim. Bir bağımlı gibi davranıyor, her kayıp sonrası telafi etme çabalarıyla daha da çok kaybediyordum. Her şeyimi kaybedene kadar durmadım tabii ki. Arabaları sattım, onları da kaybettim. Sonra yine tövbe ettim, biraz huzura kavuştum; okuluma odaklanıp mezun oldum ve İtalya'ya geldim. Burada her şeyin normal ve harika olması gerekiyordu ama ne maaşımdan ne de bursumdan tek kuruş harcayabiliyorum, çünkü bu bataklığa yeniden battım. Varlık içinde yokluk çekiyorum. Üstelik artık bankalar da bana çocuk muamelesi yapmıyor; 200 bin TL kredi kartı limiti ve 100 bin TL kredi bir anda veriliyor. Tabii ki onları da kaybettim. Sacma sapan igneler, binance botlari, girdigim islem yonunun tersine haber gelmesi hep beni buluyordu. Zaten hep oyle olurdu... Hep oyle derler...

Şu an borçlarım var. 5500 euro bursum yattığında borçlarımı kapatacaktım, ancak 5500 euroyu da kaldıraçla iki günde kaybettim ve borçlarım yüzünden ortada kaldım. Mecburen ailemle konuştum ve yer yerinden oynadı. Çünkü daha önce defalarca söz vermiştim ama kayıplarım hep kazandıklarımdan fazlaydı. Borçlara daha önce hiç bulaşmamıştım. Cok kotu durumdaydim. Canım annem altınlarını satıp borc verdi, kredi kartı borçlarımı ödedim. Artık sadece 11 ay kredi taksidim kalmıştı. Sadece 11 ay sıkıntıya katlanacaktım ve sonra her şey bitecekti. Ama dayanamadım; annemin ödediği borçlardan acilan limitle tekrar girdim ve yine kaybettim. Bu utancla yasayamiyorum

Şu an hiç param yok, yuklu borcum oldugu gibi duruyor ve artık aileme de söyleyemem. Hayalet gibi yaşıyorum, yemek yemiyorum, okula gitmiyorum. Bu utançla yaşayamıyorum ve intihar etmek istiyorum. Birkaç kez çok yaklaştım ama cesaretim olmadı. Ama yüksek bir yerden atlamak ya da kafama sıkmak gibi anlık fırsatlar elime geçerse, ne kadar düşünürüm bilmiyorum. Bunun sebebi, artık bir çıkış yolumun olmadığını düşünmem. Üç gün sonra maaşım yatacak, ancak kredi kartı borcum 165 bin TL, ek hesap borcum 35 bin TL, kredi taksidi 13 bin TL. Anneme de 65 gram altin... Bunları nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum, nasıl bir strateji izlemem gerektiğini de bilmiyorum. Henüz öğrenci olduğum için çalışma iznim 20 saatle sınırlı, o yüzden ek iş de yapamıyorum. Belki burada bana yol gosterecek yada motivasyon saglayacak birileri vardir. Hicbir sey cikmasa en azindan mevcut durumda en az aci ve izdirapla bu borclari nasil bir sistemle odemem en mantiklisi bununla ilgili bir plan onerisi sunacak olanlar vardir. Cunku ben isin icinden cikamiyorum... Muhtemelen beni aşağılayacak, küçük görecek, hakaretvari konuşacak insanlar da olacaktir. Onlara peşinen söylemek istiyorum, insan kınadığını yaşamadan ölmezmiş. Umarım sizin başınıza gelmez. Kumar o kadar kötü bir şey ki, uyuşturucudan kötü. Allah düşmanımın başına vermesin.
0
jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
Geçmiş olsun. Üzülmeyi kesip bunu bir hastalık olarak görüp tedavisine başlaman lazım.
0
parka
(09.05.24)
Ricky gervaisin dizisinde İntiharı bir çeşit süper güç gibi görünüyor istediğini yapıyordu. Bu vakte kadar istediğini yapmışsın kanki zaten, borç yaptın diye niye tribe sokuyorsun kendini. Hayatının dibini arıyorsan eğer daha yaklaşmış bile değilsin emin ol. Para alt tarafı ödenir. Bu noktada kumar bağımlıları yakınlardan aileden destek alır sonra ödemez, hala keyfine bakar. Kimisi de gider psikiyatriye tedavi görür, gider bankaya borçları yapılandırır. Şımarık kalmaya devam etmek de senin seçimin, ağlayıp intihar etmek de, yetişkin gibi sorumluluk almak da. Keyfine göre. Kimsenin umurunda değil açıkçası ailenden başka senin dertlerin. Yanımda olsan iki tokat atardım kendine gel diye. Benjm yerime sen yap
0
hasmetizm 2046
(09.05.24)
Sağlığına kavuşursan ödenmeyecek borç değil.
0
parka
(09.05.24)
kapatılamayacak büyük bir borcun yok, yapman gereken çok kolay ve çok açık bir şey var sadece, kaldıraçlı işlemlerden ve borçlarını kapatana kadar genel olarak investment'tan uzak durmak.

sonra da her ay ne kadar biriktirebiliyorsan sp500'e at.
0
king lizard
(09.05.24)
Yani üzülsem de hasmetizm'in direktligi size lazım gibi. Çünkü hastasiniz ve canım cicim olur halledilir ile olmaz sizin işiniz.

Burada kim size ne derse boş çünkü zaten bu yollardan 50 kere geçip 51.ye çıkış ariyorsunuz. 52 olmama ihtimali düşük. Bence olay borç nasıl ödenir değil siz nasıl hastaliktan kurtulursunuz, doğru soru bu olmali.

Borç ödenir, ben burada bunun kaç katı borcu olanlar okudum ki eski paralarlaydi. Ama siz duzelecek misiniz? Okuduklarimdan onu göremedim pek.

Okurken streslendim.
0
logisticsmanager
(09.05.24)
tedaviye basladim ancak bu uzun vadeli bir cözüm. zaten kaybedecek hic param kalmadı ve uzunca bir süre de olmayacak. borc gelirlerimin cok üzerinde nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum ama teşekkür ederim görüşleriniz icin.
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
Durumunuzu anlatan bir e-postayı yakınınızda hizmet veren psikiyatristlere gönderin.
5 yıl sonra ödemek üzere seans talep edin, yardım isteyin.

Profesyonel yardım almadan değişmeniz mümkün görünmüyor.
Bunun bir hastalık olduğunu kabul edin. Grip bir insan burnunun akmasını nasıl engelleyemiyorsa siz de kumarı engelleyemiyorsunuz. Bunu düşünerek sorumluluk hissinden kurtulun demiyorum, tedavi olmak için acele edin diyorum.

Maddi olarak altından kalkamayacağınız bir durum değil. İyileşince halledersiniz. Özellikle de Avrupa'da 3-5 maaşlık bir borcunuz var. Halledilir.
20-30 maaşlık borçlar bile hallediliyor, o kısmına çok takılmayın.
0
michael_knight
(09.05.24)
Bir tane sorunun var, başka da bir sorunun yok. Kumar bağımlısısın ve bundan kurtulana kadar ucu kumara çıkan her şeyi bırakmalısın. Bu tekrar ettiğine göre basit tavsiyelerle bırakabileceğin bir şey gibi durmuyor. Profesyonel destek alman lazım. Kumar bağımlılığı konusunda destek veren dernekler, kurumlar mutlaka vardır. Onları araştır.

Kumarı bırakabildiğin takdirde gayet güzel bir hayat var önünde. İntihar mintihar sakın düşünme. Çaresiz bir durumda değilsin. Kumarı bırakıp mevcut borçlarını eritmek için bir süre zorluk çekeceksin. Sonrası için mesleğin var, ailen var vs vs.

Kumarı bırak. Başka bir şeye odaklanma. Senin ana sorunun ailene karşı olan utancın, kendine karşı özsaygını yitirmen, bu borcu nasıl öderim derdi vs asıl sorununun komplikasyonları. Kumar bağımlılığı sorununu çözünce onlar da hallolacak. Kumar bağımlılığına odaklan.
0
perferil
(09.05.24)
olan olmuş, biz de gençken az bok yemedik. totalde borcun ne kadar delikanlı? her ay totalde ne kadar ödeme yapman lazım onu de sen bana?
0
numlock
(09.05.24)
Bir daha en ufak bahis, iddia dahi oynamayacagina dair kendine yemin etmekle basla ve asla oynama.
Yaz geliyor okulun bitmek uzeredir. Sana receteye mavi yaka, beden isi yaziyorum. Bulundugun ulkede bulabilirsen kacak gocek ya da Turkiye'de gunde en az 10-12 saat fabrika, insaat, mutfak isinde calisman lazim tatil boyunca. Ki hem helal yoldan para kazan ama asil onemlisi paranin, emegin degerini ogren. En buyuk terapi budur, odanda 4 duvar arasinda durur, surekli dusunur, stres yapip, pc'ye telefona gomulursen kafayi yersin. Isten geleceksin kafayi devirip sizacaksin, sonra ertesi gun 5'de kalkip gene isine gideceksin yaz boyunca. Bunu uygula duzelmezsen gene sorarsin.
0
freedonia
(09.05.24)
evet ozellikle ailemin de artik sabri kalmadi ve kahroldular. son kez yardim eli uzattilar ve bunda da onlari dinlemezsem bir daha onlara ulasmamam gerektigini ve artik benden vazgececeklerini soylediler. ben de son kez soz vermistim ama nasil oldugunu bile anlamadan kendimi kaybedip yine bu boku yedim. onlari da kandirmis oldum. artik kesinlikle soyleyemesem de bunun utanci ve kahri beni mahvediyor. ozellikle onlarin da ekonomik olarak iyi durumda olmadigini bildigim icin...
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
iki sey soyleyecegim. biri duymak istemeyecegin biri duymak isteyecegin.

1. kaldirac, coin falan zehir degil. maalesef o zehir senin icinde. hirsini, benligini tetikleyen boyle seylere karsi zaafin var. borctur odenir, biter ama yarin obur gun alkol, kumar, iddaa bagimliligi olarak geri donebilir. oncelikle bu hirsini, sevkini, enerjini dogru seylere kanalize etmesine ogren.

2. daha 27 yasindasin. gencsin. borc, harc, hatalar elbet yapilir. bunlar duzelmeyecek seyler degil. onunde kocaman bir hayat var. hala herseye sifirdan baslayabilirsin. her hafta kemoterapiye giren yada diyalize giren bir hasta oldugunu dusun. tatile gidemiyorsun, calisamiyorsun, gelecek plani yapamiyorsun, gunbegun eriyorsun. cok sukur oyle bir durumun yok. hersey duzelir.
0
dokunmakalbime
(09.05.24)
@numlock yazida da belirttigim gibi aylik 13k kredi taksidi odemesi, bu aya toplam 140k kredi karti borcu, 35k da ek hesap borcu var. gelirim 1100 euro.

@freedonia hocam zaten calisiyorum sabahin 6'sinda kalkip ise gidiyorum ama gelirim borclari kapatmaya yetmiyor.
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
Öncelikle diğer herkesin dediği gibi kumarı bırak. Sen yatırım adı altında kumar oynuyosun. Yatırım yapmak, paradan para kazanmak bu değil.

Psikiyetrik tedaviye ve psikoterapiye ihtiyacın var sanırım. Online psikolog dolu her yer.

Sen iyi ol her şey düzelir. Bu cümle sana ne kadar inandırıcı geliyo ne kadar samimi geliyo bilmiyorum ama ben çok samimi söylüyorum. Sen sağlıklı oldukça para kazanılır, ki sen gayet güzel eğitimli birisin.

Borçlar da gerçekten kendini bataklıkta hissedeceğin boyutta değil. Asla ödenmeyecek rakamlar değil.

Öncelikle kredi kartı ve nakit hesap borçlarını her ay asgari tutar ödeyerek ilerle. Kredi borcunu da bankayı arayıp yapılandır. ayda 13 bin değil de ayda 7-8 bin olacak şekilde vadeyi uzatsan daha iyi olur. borçlu olduğun bankalar Türkiyede değil mi?

Sen kumar oynamaktan kararlı bir şekilde vazgeçersen ve elindeki parayı sadece borçlarına ödemek için kullanırsan bu yolla ödeyebilirsin.

elinde ekstra para kalırsa onu da hemen bankadan gram altın almak için kullan. Bu arada annene vereceğin para da birikmiş olur. Yani elimde 100 euro kaldı hemen onu da katlamaya çalışayım deme sakın.

Zaten mezun olduğunda daha yüksek maaş alırsın. o maaşınla da yatırım danışmanlığı hizmetini profesyonellerinden alarak değerlendirirsin. sen kendi kendine yapmaya çalışınca kendini durduramıyorsun anladığım kadarıyla.

bir de bence kendine öğrenci bütçesi ile takılınacak ortamlar bul. mesela lüks mekanlara gitmeye çalışacağına öğrenci arkadaşlarınla öğrenci mekanlarında takıl. Gidip de saçma sapan insanlara özenme.

Kendini iyileştirecek olan sensin. Kendine bu kötülüğü yapmayı bırak. Önünde çok güzel bir hayat var bunun farkına var bir an önce ve kendine acımayı da bırak. zavallı falan değilsin. zaaflarını kontrol etmeyi öğrenmelisin sadece.
0
turuncu tonlarda
(09.05.24)
7 senedir kripto borsasının içindeyim, kazanırken yatırımcısın, kaybederken kumarbazsın..böyle iki yüzlü bir şey bu para, adamı vezir de eder rezil de.

sizin durumunuza gelelim, ne kumarbazsınız ne yatırımcısınız..sorun bağımlılık, dediğiniz gibi yatay seyreden piyasada volatileye alışmış bünye için durmak çok zor. bu kadar kaybın açıklaması da plansızlık olabilir sadece. bu plansızlığın sebebi de denildiği gibi içinizdeki zehir yani başka işle uğraşsanız da işin ucuna gidip batma noktasına getirecek, bu zehri yönetebilmenin yöntemlerini arayın +1

borç kısmı denildiği gibi halledilebilecek seviyede insanlar cep telefonundan aranmayla 15-20 maaş dolandırılıyorlar, asgari ücretle çalışmalarına rağmen beden gücüyle ödüyorlar.

kripto borsasında spotta kalabilmek için kaldıraçlı işlemlerde trade yapmak gerekebiliyor yoksa %15 karla spotu bozup büyük yükseliş kaçırılıyor. bunu yaparken de futures'da anaparanın %10'unu geçmeyecek bakiye bulundurmak, pozisyona futures bakiyesinin %20'sinden fazla girmeyek(likidite tutmak) ve yüksek kaldıraçtan(4x+) kaçınarak yapmak lazım, başlarda belki daha düşük yüzdelerle. ve tabii ki en önemlisi borç olmayan parayla yapmak.
0
gule gule
(09.05.24)
Öncelikle hayatınızın kaydığı yok endişelenmeyin.

Ancak upuzun yazınızın hiçbir yerinde "bu sorunumla ilgili olarak bir uzmana başvurup terapi süreci başlattım" gibi bir şey göremedim.

"Ve artık adrenalin ihtiyacımı karşılayamıyordu." demişsiniz. Siz bir şey kazanmaya ya da geleceğinizi kurtarmaya çalışmıyorsunuz. Siz kumar da oynamıyorsunuz, oyun oynamak gibi bir niyet göremedim ben. Siz sadece heyecan peşinde koşuyorsunuz. Şu an yaşadığınız bu çöküntü bile sizin için bir çeşit heyecan anlamına geliyor olsa şaşırmam. Finansal piyasalar kazansanız da kaybetseniz de bir "zehir" değil. İsterseniz yastıkla adam boğabilirsiniz. Bu yastığı tehlikeli bir şey yapmaz, sizin davranışınız tehlikeli olur. Sizin yaptığınız daha çok sosyal medyada gökdelenlere tırmanıp, binaların çatılarında sağa sola atlayarak video çeken insanlarınkine benziyor. Ancak ekstrem sporlarla uğraşan insanlar için ölüm-kalım çok daha somut bir kavram olduğu için muhtemelen onlar sizden daha tedbirli ve eğitimlidir.

Çok açık konuşacağım, normalde insanlar çok sık şekilde birilerine bir psikiyatri uzmanına danışın diye öneri veriyor ama sizinki böyle sıradan bir senaryo değil, bu kapsamda düşünmeyin.

Gidip bir psikiyatriste danışın. Bütün bunlar hiç normal değil, sözü uzatmanın çok anlamı yok. Hayatınızın kaydığı falan yok, ancak eğer bu durumu bir psikolojik bir rahatsızlık olarak görüp önlem almazsanız kayacağı kesin. Şu aşamada çözülmeyecek bir sorun yok.
0
akhenaten
(09.05.24)
Şirketinizden avans isteyebiliyorsanız borçlarınızın bir kısmını yatıştırabilir ve ödeme yaptıkça limit düşümüne giderek süreci toparlayabilirsiniz. Kredi taksidiniz aylık ücretiniz karşısında çok bir meblağ değil. Borcunuz rakamsal olarak büyük değil fakat öğrenci bir insan için hayli fazla. İntiharı aklınıza getirmeniz bile saçma bu durumda. İntiharın arkanızda bırakacağı enkazı düşünün sizi seven insanlar için. Yakın bir arkadaşınız varsa durumu iyi olan ufak miktarda kısa vadeli borç alarak ailenizi haberdar etmeden üstesinden gelebilirsiniz. Bankalarınızı arayarak adres değişikliğini yapın ve ailenizin olduğu adres olmadığına emin olun bu durumda aileniz haberdar olmaz ve sizi daha kötü bir buhrandan uzak tutar. 1 seneye kalmaz ben bu düşünceye nasıl kapılmışım diye hayıflanırsınız. Hayat böyle maalesef. Ben 26 yaşında -560bin ile başladım hayata ve şu an + olarak çok daha fazlasına sahibim. Riskli işlerden uzak durun yaptığınız şey ile aylık kazancınız 20bin euro olsa bile aynı durumu tekrar edersiniz. Bir uzmandan destek almayı en önceliğiniz yapın. Hayat her şeye rağmen yaşamaya değiyor.
0
odiyus
(09.05.24)
Bu kadar okuduktan sonra cidden milyonluk borçlar var sandım. Bahsettiğiniz borç ödenmeyecek bir şey değil. Tabi öncelikle bir şekilde tedavi falan olmak ve tekrar bu işe girmemek. Sonrasında her türlü ödenir. Benim mevcutta daha fazla borcum vardır, evliyim ev geçindiriyoruz üstüne. Aramızdaki tek fark kendi işimi yapıyor olmam ama son 3 ayda 2 asgari ücret tutarında para kazanabildim, ama bir şekilde çeviriyorum. Napayım borç yüzünden hayatımı karartacak değilim. Kimse paramı ver diye canımı almayacağına göre, bir şekilde öderim ben de. Ama öderim her türlü geç de olsa. Sizin durumda en büyük sıkıntı mevcut alışkanlığınız. Onu bıraksanız ve kendinize artık yapmayacağınıza dair güvenseniz, borçlar bir şekilde ödenir. Bankalar kimsenin peşine tetikçi takmıyor borç yüzünden. En fazla 3-5 sene bankalardaki siciliniz kötü görünür o kadar.
0
pianeta
(09.05.24)
Borcun ödenmeyecek bir şey değil. Farz et ciddi bir rahatsızlığın oldu ve tedavisi için bu borçları yaptın.

Gerçekten ciddi bir rahatsızlığın da var ancak aldığın bu ders ve travma iyileşmenin başlangıcı olabilir.

Borsa denilen saçmalığı siktir edip elle tutulur emtialara, her şeyden önce de kendi yetkinliğine yatırım yap. Kazandığın parayı borçlarını kapatmak için kullanırken bir yandan da her gün kendine bir yatırım yap örn. dil öğren ya da derslerine çok daha fazla yoğunlaş ya da bir yetenek edin.


Paradan para kazanılmaz. Para mal ve zaman edinmek için kullanılan bir mediumdur.

Benim yaşıtlarım zamanında finansal okuryazarlık (çok önemli bir yetenektir, kesinlikle edin.) konusuna dalıp sonra borsa oynamaya başladı. Paradan para kazanırlarken ben kendime yatırım yaptım. Çok para biriktiremedim evet ancak şu an yurtdışında çok uluslu bir şirkette astronomik maaş ile çalışıyorum. Yurtdışında yaşıyorum ve vatandaşlık yolundayım. Borsacı tayfa da istanbul'da ev kredisine girmiş. Ben burada 2. arsayı nereden alsam diye bakıyorum. :) Paran ve borcun seni tanımlamaz yeteneklerin, prensiplerin önemli. Para gelir gider.
0
ThomasJefferson
(09.05.24)
Şu kadarcık şey için intihar mı edilir? Aslında hiçbir şey için edilmez de, abartılacak bir durum yok. Annen zaten o borcu geri istemez, isterse de süresiz bir borç almışsın, 3 sene sonra ödesen yine problem olmaz. Varsın bankalar da haciz göndersin, ne yapabilirler, canını mı alacaklar ki sen zaten ondan da vazgeçmişsin?

Az para alsan ya da TR'de olsan farklı iş bul derdim ama gayet iyi yerdesin, burada kalıp devam etmen lazım. Daha yüksek ücretli iş bulman ya da gerekiyorsa git akşamları kaçak çalış, bulaşıkçılık yap, yerleri süpür ne gerekiyorsa yap derim ama anlaşılırsa oradan şutlarlar seni, bu yüzden otur ayda kaç TL ödeyebilirsin onu hesapla, kiranı, mutfak masrafını ayır, geri kalan para ile kartlarının ve kredinin asgarisini öde ama en önce bunları öde ki cebindeki parayla yine saçma sapan işlere bulaşma. Üstüne faiz biner ama yine de biter o borç. Ama tabii ki bir daha o kaldıraçlı işlemlere bulaşmaman lazım, bunun için destek alman lazım.

Utanılacak bir durum yok, bu bir hastalık, kimse de bu yüzden seni aşağılayamaz. Sıkıntılı 2-3 seneden sonra bu günlerini hatırlayıp gülersin.
0
Tutkun
(09.05.24)
@pianeta @tutkun hocam 10 yil once karti alirken babamin da imza attigini hatirliyorum. babama bulasirlar diye korkuyorum. o zaman intihardan daha kotusu olur benim icin
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
dostum geçmiş olsun ama diğer arkadaşlara katılıyorum, senin yapman gereken tek şey eline geçen parayla oynamayı bırakmak. yavaş yavaş düze çıkacaksın, çıkarsın. belli ki kafası da çalışan bir adamsın. yeter ki hırs yapma, kumarı bırak, cebine giren paraya göre yönetmeye çalış hayatını. eğer bir noktada "ulan böyle yaşanır mı" dersen kendine şunu sor: çok kazandın, çok lüks yaşadın, her şey çok iyiydi, madem öyle niye bu noktaya geldim?

"bırakamıyorum" diyorsan kesinlikle profesyonel destek al çünkü kumar bağımlılığı az buz bir şey değil. utanacak, sıkılacak bir şey yok. hastaysan eğer hasta olduğunu kabul edip tedavi yoluna gireceksin.

saydığın miktar hele ki avrupa'da yaşamaya devam edip euro üzerinden kazanırsan inan kapanmayacak borç değil. kapanmamayı geçtim görece rahat kapatırsın yani, yeter ki cebine giren parayı RİSKLİ İŞLERLE arttırmaya çalışma.

intihar etme. sen kendi hayatını kendi yanlışlarıyla bozmuş genç birisin. yaşadığın utancı, mutsuzluğu anlıyorum, buna saygım var ama öyle 50 yaşında çoluğunu çocuğunu sokaklara atmış ve onlarca insanın ahını almış biri değilsin en azından bak. kendin düştün, kendin çıkarsın. sen eğer bu yola girer, borçlarını yavaş yavaş kapatmaya başlarsan zaten ailen de çok mutlu olacaktır eminim. annen senden yarın 65 gram altın istemeyecek. ama onlara ihtiyacı varsa bile senin düzgün yaşaman, yavaş yavaş taşları yerli yerine koyman onu mutlu eder. ya hepsini geçtim olm intihar diyosun, düşünsene, sence annen "iyi oldu paramızı yiyodu şerefsiz" deyip senin ölümüne sevinecek mi?

sen de biliyorsun şu an sadece çıkmazda olduğun, utandığın için böyle düşünceler içerisindesin. hayatının geri kalanında bu borcundan ÇOK DAHA FAZLA para kazanabileceğini de, kendini de aileni de toparlayabileceğini biliyorsun.

ailen şu zamana kadar zaten senin yanında durmuş. onlara sarıl, kendine gel, kumar gerçekten durduramadığın bir hastalık haline gelmişse tedavi gör.

senin farkında olabileceğin üzere en başta bu büyük deliği kapatman lazım. gelen para kumara, kaldıraca, coin'e gitmeyecek abi. şu kısmını bir hallet hele. emek edip çalışarak para kazanma konusunda sorun yaşayan biri değilsin belli ki, o yüzden bu deliği kapattığın zaman alıp yürürsün, her şey yoluna girer.
0
mark greg sputnik
(09.05.24)
bazi yorumlar beni mental anlamda gercekten cok etkiledi. acikcasi bu postu acarken hic bu kadar yapici yorumlar beklemiyordum. sonucta kumar borcu edip bunu kapatabilmek icin anasina altinlarini sattirip onunla tekrar kumara giren bir adamim. bunun yuku de bana bir omur yeter heralde.
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
noteri dolandırıp üstüne mal geçireni, iddaa bağımlılığından çalıştığı bankayı dolandıranı, kumarda söylemesi ayıptır eşini masaya koyanı çalıştığımda yer de gördüm. bunların hepsi bağımlılık tedavisi gerektiren durumlar. senin de artık profesyonel yardıma ihtiyacın var. bu dünyada temiz kalmak en zoru. ben hiç bir insan görmedim çalışarak zengin olsun.

yaşayacağın hayatı yaşamışsın, artık durup tedavi görüp bir yerden gtü toparlamaya başlamalısın.
0
mikahakkinen
(09.05.24)
Babanız ne için imza attı tam olarak bilmiyorum ama banka tutup da sizin borcunuzu babanızdan istemez.
Ama şu olabilir evet: bankanın telefonlarını açmazsanız aile bireylerinizi arayabilirler. Ben daha önce çok da büyük olmayan bir meblağdan dolayı icralık olmuştumi kara listeye girmiştim. En son banka köydeki dedemlerin evini aramış. Ne alaka, nerden buldular, neden orayı aradılar bilmiyorum tabi. Annem babam varken tutup da orayı aramak garipti, ama aramışlardı ulaşamıyoruz kendisine diye. Onun dışında iletişimde kaldığnız sürece banka sizi atlayıp ailenizi aramaz ya da para istemez.
0
pianeta
(09.05.24)
gabe h coud
(09.05.24)
Tedaviyi uzun vadeli bir çözüm olarak görüyorsanız geçmiş olsun, tedavi olmak istiyor musunuz? Önce buna bir karar vermelisiniz.
Hiç endişe etmeyin , bu mutsuzluk hali bir yerden para bulup borçlarınız bir bölümünü ödediğinizde , tekrar kumar oynadığınızda geçecektir. Bir yerlerden para bulmaya çalışın, tek çözüm bu mutlu olmanız için.
0
peri harfler narla
(09.05.24)
Valla Allah etrafındakilere sabır versin kendin etmiş bulmuşsun üzülme çözüme odaklan aman aman çözülmeyecek bir para değil tedavi olmaya bak+1

Haşmet+1
0
basond
(09.05.24)
Ysiniz genc.Bu hatalar normal.Onemli olan hatalardan ders almak
0
turkuaz
(09.05.24)
Kumar bir hastalıktır iradeli olun uzak durmayın tövbe edin hayatınızdan tamamen çıkarın kumardan kimse kazanmaz bu size beyninizin oynadığı bir oyun. Beyninizin ödül mekanizmasını değiştirip kumar yerine başka bir şey koymalısınız ya da bu güdünüzden bastırmalısınız. Başa çıkamayacak kadar iradesizseniz tedaviye başlayın. Para ödenir zararın neresinden dönerseniz kardır. Hayatınızdan kumarla ilgili her şeyi çıkararak başlayabilirsiniz. Gerekirse farklı bir yere taşının.
0
doharkoman
(10.05.24)
Yorumlara baktım da, "üzülme, ödenir" tarzı yorumlar yaşanan süreç içinde iyice anormal hal alan bir durumu basitleştirmek normalleştirmek gibi ele alınmış sanki.
Oysa daha ihtiyatlı düşünme gayreti içerisinde olmak lazım.

Zamanla gittikçe daha fazla risk ve borç içine girmenin temelinde aile gibi bir yerlerden maddi destek alma hususunda güveninin olduğunu düşünüyorum.
Kısaca,
- evet bu dertlerim borçlarım var ama şuradan/şunlardan zaten karşılarım.. gibi bir düşünce ile hareket ediyoruz sanırım.
Eşin veya ailenin yardımını hazırdaki bir bonus gibi görüyoruz.

Oysa yapılması gereken, tammen kazanma hırsı içinde risk alarak uçurumun başından aşağı doğru bakmak değil, uçurumun başından da uzak durmak olmalı.

Ömrümde dolar almadım,
borsa, kripto para işlerine girmedim, kredi kartım yok, masada kumar hayatımda da olmadı. Bankanın bir kaç ay sonra vereceği maaş promosyonunu bile şimdiden belirleyeceğim fakir ailelere paylaştırmayı düşünen asgari ücretli biriyim.
Başkasının aldıklarına yaptıklarına trend de de takılmam.

Maddi kayıpları derinden yaşadıktan sonra aldığımız nefesin bile değerinin farkında olmalıyız.

Maneviyata ağırlık ver.
Kazanmayı, tamamen yaşamın amacı olarak düşünme.
Başkalarına destek olmayı da öne al.
Fiziki manada alım satım işleri herhalde sana çok daha uygun olur.

Ayrıca böyle borçlar veya arkası karanlık sözde ticari işler için değilde hastalık vs hayati durumlar için hiç dokunmayacağın bir birikimin kenarda fiziki altın olarak dursun.

İntihar mı? O da çözüm değil.
İntiharla sadece bu dünyadan uzaklaşıyorsun belki ama diğer taraf daha fena.
Kendimizi düzeltmeden, ahirete gitmenin ne anlamı var?
0
diyecevaplandı
(10.05.24)
Hasmet +1

Kripto ve benzer konular disinda kaldiracli isteme benimde cok kayiplarim oldu.

Kredi ve kredi karti borcu ailemin paralarini kaybettim.

Bu bagimliliklarin ailemini cok uzuyordur oncelikle.

Bedava peynir fare kapaninda olur sozunu avuc icinde dove yaptir.

Kolay para kazanma hirsi seni bu hale getirmis.

Bulundugun konusma geldigine gore akilli adamsin. Var olan borcununda 1-2 senede odersin.

Bu enflasyonist ortamda zamanlar TL borcun eriyecektir.

Fakat bu yaptigin sacmaliklara bir son verdigin surece.

Bu enerjini farkli konular yogunlastir.

Ben yaklasik 3 senede borcumu bitirmek uzereyeyim. Bu enflasyon sayesinde odedigim taksitler devede kulak kaldi.

Ticarete yogunlastim. Maasli bir iste calismak istemiyorum.

Kendi projelerim var. Bunlari nasil gerceklestiririm bunun yollarini arastiriyorum.

Emir cumlelerime lutfen takılma sabah sabah afyonum patlamadı henuz.
0
kaiserr76
(10.05.24)
sende öyle bir irade var ki, tekrar yükselirsin.

sorunun olduğunu kabul etmiş olman zaten en büyük adım. bundan sonra tıbbi/profesyonel destek alman iyi olur.

vent etmek istersen yaz. konuşuruz.
0
janderzel zartanyan
(10.05.24)
(16)

Haç kolye takılmasını garipsiyor musunuz?

morca
Bu ülkede ve Hristiyan olmayanlar tarafından tabii ki bahsettiğim. Genç kız ve erkeklerde son yıllarda çok fazla görüyorum, çoğunluğu gotik görünmek isteyen veya haç takmanın cool olduğunu düşünenler. Haydi onlara öykünme diyelim en basitinden. Peki kendine rockçı diyen 45-50 yaşındaki abilerin bu t
Bu ülkede ve Hristiyan olmayanlar tarafından tabii ki bahsettiğim. Genç kız ve erkeklerde son yıllarda çok fazla görüyorum, çoğunluğu gotik görünmek isteyen veya haç takmanın cool olduğunu düşünenler. Haydi onlara öykünme diyelim en basitinden. Peki kendine rockçı diyen 45-50 yaşındaki abilerin bu tarz kolye veya küpe kullanması? Hristiyan değiller yani dini bir amaç yok kesinlikle. Doğrudan yargılamaktan kaçınma çabasıyla birlikte zihnimde onlarla ilgili bir miktar ilginç bir profil çizilmesine sebep oluyor açıkçası bu. Siz ne düşünüyorsunuz? Yaştan, olgunluktan bağımsız olarak gayet normal mi?
0
morca
(08.05.24)
Türkiye oksimoronluk merkezi olduğu için garipsemiyorum.
0
ferenc
(08.05.24)
22 yasimda erasmustayken, bir gece tren istasyonunda sabahlarken, evsiz bi bulgar teyze onu diger serseri evsizlere karsi korudugum icin bana boynundaki hac ve isa kolyelerini vermisti. Isa kayboldu da haci takarim hala arada. Boyle bi anlami olmasaydi da takardim pasa keyfim oyle istedigi icin. Takanlara karsi bi fikir de belirmiyor. Taki iste süs püs gayet normal. Dini sebeple takilmasindan cok daha anlasilir buluyorum ve bence estetik bi tarafi da var. 30k
0
nic cage
(08.05.24)
Komik geliyor. He isteyen istedigini yapar tabi.
0
logisticsmanager
(08.05.24)
Normal bir ülkede olsam garipserdim. @ferenc çok güzel özetlemiş.
Ama garipsemem sadece beni ilgilendirir. Takmak istiyorsa taksın tabi.
0
Mirket
(08.05.24)
Müslüman için asla olmayacak bir şey haçlı kolye takmak.
Müslüman olduğunu söyleyen ama bunu takanın daha İslam hakkında bilmediği bir çok şey daha vardır.

Hristiyanlık için olmasa bile öylesine veya şekil olsun takmak bir bahane olamaz ve bu şekil hristiyanlıkla özdeş ve onun alametlerinden biri haline gelmiştir.
0
diyecevaplandı
(08.05.24)
inancindan dolayi takiyorsa hic sikinti yok, insanin bir dinin mensubu olarak dogmasi sacma, sonradan din degistirmek istemek normal.

pbur taraftan sadece estetik kaygisi ile takiliyorsa bu zaten oncelikle dini onemi olan bir objeye saygisizlik. ayrica bence dangalaklik, hersey oyuncak degil.

bunu yapan bir arkadasim vardi, yurtdisinda hatun avina ciktiginda oltadaki yem olarak kullaniyordu mesela. gidip en satafatlisini almisti. partiye gore takip cikartiyordu. araplarin partisine gittiginde osmanli tugrasi falan takardi. te allam..
0
cooperr
(09.05.24)
garipsemiyorum. inançsız birisinin takmasını da garipsemiyorum. inanıp taksa daha çok garipserim hatta. cool görünüyor bence. yakıstırıyorsa takabilir. güzel bir şekil bence haç
0
abelardo
(09.05.24)
Bunu takan Z kuşağının bir çogu ne anlama geldiğini bile bilmiyor. Bunu sadece bir aksesuar sananlar bence çoğunlukta. Mesela K-pop denilen akımın peşinden koşturanlarda epey çok kullanılır bu haçlı kolyeler. Sebebi de K-pop grupların boynunda haçlı kolye görmeleri. Özenip bulup aksesuar niyetine takıyorlar. Yaşı yüksek olup da aslında takan dayı ve teyzelerin marjinal görünmek amacıyla taktıklarını düşünüyorum tabi ( Hristiyan degilseler tabi)

Bir ara gamalı haç kolye takan bir z kuşağına bunun ne anlama geldiğini sorduğumda bana şunu söylemişti.

Bilgisayar oyununda görmüştüm hoşuma gitti ondan takıyorum demişti.

O sebeple bence çok anlam yüklememek lazım. Bence isteyen kafasına huni de takıp gezebilir.
0
limonlu eksi
(09.05.24)
Hıristiyan olmayabilir ama hıristiyanlığa sempati besliyor olabilir. şartlar kendisi için olgunlaşsa belki hıristiyan olacak olabilir. bence milletin ne taktığını kafaya takmayı bırakırsak daha iyi olacak.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.05.24)
Valla ben garipseyemiyorum ya :D Ha ama şu var, yansıtmaya çalıştığı tarzı taşıyamıyorsa garip geliyor gözüme evet. Bu her türlü tarz için geçerli. Ama hem karakter olarak, hem görünüş olarak tamamen "o şey" olmuşsa garipsemiyorum. Dinle alakalı hiçbir düşüncem de yok bu arada bunları söylerken, çünkü zaten sizin de fark ettiğiniz üzere dini sembol olarak kullanılmıyor bu. Aklıma bile gelmiyor açıkçası dini açıdan bunu düşünmek.

Haç dini bir sembol olmaktan çok, dini teması olan bir sembol. İçine çok fazla ekstra anlam yükleniyor yıllar boyunca. Örneğin gotik akımlarda haç temelde dini bir simgeden ortaya çıkmış olsa da artık farklı bir ambiyansın parçası aynı zamanda. Şimdi bunu başka neyle anlatacaksınız? Ya da neden buna bu kadar kafa patlatasınız ki? Ortada yıllar boyu içine bir ton imge eklenmiş bir kalıp sembol var zaten. Örneğin aynı durum yin yang sembolü için de geçerli. Bunun gibi tonla şey var. Ama bence burada en önemli nokta haçın imaj anlamında bu kullanımını Hristiyanlar oluşturmuyor zaten. Hatta hristiyanlar bunun böyle kullanılmasına karşı. Yani bu hususu görmezden gelerek yapılacak her türlü çıkarım konuyla alakasız kalıyor bence. Haliyle o haç sembolü hristiyanlık kökenli olsa da "hristiyanca" bir şey asla değil. Olsa da fark etmez de, değil yani.

İnsanların olağan şekilde yaşarken bir felsefi manifesto gibi de dolaşması gerekmiyor bence. Bazı şeyleri sadece yaparsınız. Bizde nedense insanlar her yapılan şeyin derin felsefi bir altyapısı olması gerektiğine inanıyor. Ben uğraşamam şahsen :D ilham öyküleri kitabında yaşamıyoruz sonuçta. Biraz da keyif almaya bakmak gerek.
0
akhenaten
(09.05.24)
Peki o gördüğün insanlar gerçekten hristiyan ise, nasil bu kadar emin olabiliyorsun olmadiklarina sirf bakiş atarak? Hepsiyle tek tek konuştun mu? Sordun mu hayir

Bana sanki senin haç takanlara kıl olma durumun varmış gibi geldi
0
Zetnikov
(09.05.24)
Birleşik Krallık bayraklı tişörtler falan da yer yer moda oluyor. Herhangi bir ülke bayraklı kıyafet giymek için o ülke vatandaşı olmak gerekmiyorsa, haç kolyesi de bence öyle. İnsanları ne giydiği/ne taktığı üzerinden yargılamam pek fazla. Beğenmiştir takmıştır der geçerim
0
nundu
(09.05.24)
muhtemelen bos adamdir der muhabbeti fazla uzatmam. hatta yurtdisinda da oyle. kiyafetinde dini sembol kullanan hangi dinden olursa olsun bos insandir benim icin.

ayrica gercekten hristiyan bir turke bir kez universitede denk gelmistim. bir daha da gelmedim. genelleme yapmak cogu zaman hayat kurtarir.
0
bohr atom modeli
(09.05.24)
garipsemiyorum. garipseyenleri garipsiyorum.
0
paintov
(09.05.24)
Hristiyan olup takanlar için okay gayet normal diyorum ama hristiyan değil de özentilikten takıyorsa bana aşırı basit ve sığ biri izlenimi veriyor.
Ciddiye aldığım insanlar kategorisine sokmam mesela.
0
Gradient_tabanlı_mor
(09.05.24)
Liseden beri takarım ben, o zamanlar kolye takardım şimdi hem küpem hem kolyem var.
İnançsızlığım lise öncesine kadar gider, görsel olarak hoşuma gittiği için takıyorum gayet de seviyorum, hatta asıl en sevdiğim formu ters haç ama bununla yapılmış küpe ve kolyeye denk gelmedim hiç, gelirsem onu da alır takarım.
0
mutekebbir
(09.05.24)
(15)

Bu İnsanın Maddi Durumu İyi Mi Sizce?

french lover
Yaşına göre durumu nasıl sizce? "Daha fazla şeye sahip olabilirdi" der miydiniz? Birikim için geç mi kaldı?Yaş: 32Tecrübe: 9 yılMeslek: Makine mühendisiSektör: Savunma sanayi (son 3 senedir böyle)Maaş: 95.000 TLMal varlığı: Kendine ait arabası var sadece, değeri 2 milyon TLBorç: YokBirikim: YokEvi:
Yaşına göre durumu nasıl sizce? "Daha fazla şeye sahip olabilirdi" der miydiniz? Birikim için geç mi kaldı?

Yaş: 32
Tecrübe: 9 yıl
Meslek: Makine mühendisi
Sektör: Savunma sanayi (son 3 senedir böyle)
Maaş: 95.000 TL
Mal varlığı: Kendine ait arabası var sadece, değeri 2 milyon TL
Borç: Yok
Birikim: Yok
Evi: Kirada oturuyor (8700 TL kira)
Medeni durumu: Bekar
0
french lover
(08.05.24)
iyi. birikim ihtiyacı hissediyorsan başlayabilirsin ama bu ülkede pek işe yaramaz. her ay en fazla 1-2 çeyrek altın arttırabilirsin o kadar.
0
numlock
(08.05.24)
Birikimi hiç yoksa parayı savuruyordur ve eksiye düşmeye yakındır.

Alınan paranın çokluğu değil, nereye harcandığı mühimdir.
0
diyecevaplandı
(08.05.24)
iyi degil. sahip oldugu tek sey araba o da yerinde deger kaybeder, masraf cikarir, zaten benzin pahali. yani mal varligindan ziyade aylik bir gider kalemi aslinda :)

araba alip giderlerimi artirincaya kadar 9 yilda ekstra gelir olusturacak seylere yatirim yapardim. hisse senedi olur, imkan varsa ev ama onu almak büyük kalem. imkan dahilinde olmayabilir.

3 net maas zaten nakit para olarak kalmali acil durumlar icin. bazilari bunu 1 yil yapiyor.

isini kaybetse borc icinde. yeni is bulana kadar bir soluklanamaz her ay ödemesi gereken bir sürü kalem var ve ekstra gelir yok. o yüzden iyi degil. yoksa 2 milyon da güzel para gayet.
0
robert bosch
(08.05.24)
buna iyi degil demek icin %1'lik kesimde olmak lazim. gayet iyi. birikim yok denmis de araba da birikim sayilir.

maas turkiye sartlarina gore gayet iyi. gecen forddaki muhendisler 50 bin lira aliyoruz diye sikayet etmiyor muydu? makine muhendisi sirket kurmadigi surece turkiye'de fazlasini zor alir zaten.

bence ortalamaya gore epey iyisin.
0
bohr atom modeli
(08.05.24)
Maaş tabi ki ortalamaya göre iyi çünkü 32 yaşında ve savunma sanayinde çalışıyor.

Ama şunu açıkça söylemek gerekir eğer 7-8 senedir çalıştığını varsayarsak bu ortalama üstü maaşa bu birikim az. Çünkü savunma sanayi yıllardır ortalama üstü maaş veriyor hatta eskiden uçurum daha yüksekti. Şayet öyle bi durum yoksa gayet iyi durum.
0
Mcfly
(08.05.24)
Mcfly +1
Bu soruya cevap kişinin kac senedir bu tarz maaş aldığına bağlı. Ben de savunma sanayi maaslarindan haberdarim ve her zaman üst seviyelerdeydi. 9 yıldır burada calisiyorsa birikim olmamasi kötü yani ya da ev işine ucuz kredi zamani girmemis olmasi.
0
logisticsmanager
(08.05.24)
İyi. Bu da soru mu şimdi? Neden geç kalsın arkasından atlı mı kovalıyormuş? Araba satılıp yatırım olarak değerlendirilebilir (ama bu toplumda gereksiz bir araba sevdası var saçma bir şekilde statü simgesi olarak görülüyor)
0
doharkoman
(08.05.24)
Şimdi gördüm 3 senedir savunma sanayinde olduğunu o zaman normal/iyi yani. Bundan sonra daha iyi gider, bu yaslardan sonra asıl paralar kazaniliyor (genele bakarsak tabiki kesin uç örnekler vardir).
0
logisticsmanager
(08.05.24)
bu arkadasa araci satip biran once bir ev almasini oneririm.
simdiden bir tane 25lik sevgili bulsun, 5-6 sene sonra da evlenebilir. 35'den once evlenmesin.
0
cooperr
(08.05.24)
Her ay eline geçen paranın (yolda bulduğu dahil) %10 u ile birikim ve yatırım yapmayanın,

Şu an itibariyle, aylık geliri / 10 X ay olarak çalışma hayatı = kadar birikimi olmayanın,

ve finansal okuryazarlık eğitimi olmayanın

bu günlerini çok yanlış olarak geçirdiğini düşünüyorum ben.

Not: Arabaya yatırım denir mi konusunda tereddütüm var. O zaman cep telefonunada mı yatırım diyeceğiz?
0
Mirket
(08.05.24)
Maddi durumdan bahsederken maaştan ziyade ne kadar birikim yapılabildiği esas konu olur sanırım. Maddi durum diyoruz sonuçta.

Atıyorum bir şirketin maddi durumu hakkında konuşurken bile ne kadar kâr ettiği ettiği konusu kârını ne kadar verimli kullanıyor olduğu kadar önemli değildir. Ortalık yüksek kârlarla batan şirket kaynıyor.

Hayat hep aynı değil, her an her şey değişiyor. Şu an çok yüksek maaşlarla çalışıyor dahi olsa ertesi gün ne olacağını bilemez. Sağlık sorunları, işsizlik, değişen ekonomik şartlar, çalıştığı sektörde değişen şartlar bu kişiyi şimdiki durağan döngüsünden çıkarabilir.

Birikim yoksa ve konu maddi durumsa bence bu kısmı en önde vurgulamakta fayda var.

Bu kişi birikim oluşturabilecek bir maaşa sahip. Maddi durumunu düzeltmek bu durumda bu kişinin seçimine bağlı. Bence bunu yapsın. Aksi takdirde kendisinden çok daha düşük maaşla çalışan birinin kendisinden daha iyi bir maddi duruma sahip olduğu bir noktaya ulaşması çok olası.

Tek başına araba bir yatırım değil. Yatırım konusunda en çok tekrarlanan en temel şeylerden birisi "bütün yumurtaları aynı sepete koymamak" eğer o arabaya bir şey olursa bütün birikim duman olur uçar. Evet şu an ülkede birikim oluşturmak ve bunun değerini koruyabilmek daha zor ancak zor demek gereksiz demek değil. Zorluk ve imkanlar farklı bir konu ama birikim kavramı farklı bir konu. Keşke zor olmasaydı, ama zor. Bana sorarsanız ekonomik olarak daha stabil bir ülkede birikimin önemi şartların daha fırtınalı olduğu yere göre daha az olurdu.
0
akhenaten
(09.05.24)
En azindan 1+1 ev almasi lazim. Zor bi orta yaslilik bekliyor kendisini
0
halk
(09.05.24)
millet asgari ücret ya da bir tık üstüyle bile azıcık da olsa birikim yapıyor. bu maaşla eviniz ve birikiminiz yoksa kötü. ya da mesela 2 milyonluk araba yerine 1 milyonluğa binip 1 milyonla da arsa vs. alınabilir. parayı kötü yönetiyorsunuz.
0
candide
(09.05.24)
abi şöyle söyliyim,

yaş: 29
tecrübe: günü kurtarmak için çalışıyor, herhangi bir uzmanlığı ya da "kariyer" basamaklarını tırmanmada işe yarayacak tek bir gün yok
meslek: yok
sektör: dil/edebiyat (çimenlere uzanıp şiir okuyorum)
maaş: 15 bin (resmiyette işletme sahibiyim, asgari ödeme zorunluluğu yok)
mal varlığı: 200 dolar (dayımdan alcam, borcu var)
borç: 30 bin
birikim: yok
ev: iki ev arkadaşıyla kalıyor (iki ev arkadaşı olduğu sürece 5000 lira)

***

diyeceğim o ki herkesin temposu farklı ve herkes için "daha fazla şeye sahip olabilirdi" diyebiliriz ya, bunun gerçekten sonu yok. yanlış anlama halime bak şükret diye söylemiyorum, zaten şu durumdaki birisi herhangi bir yetişkin için muhatap bile değildir ama sen iyi kötü tecrübe sahibi işinde gücünde bir adamsın belli ki.

yalnız ayda 95 bin kazanıp 8700 kira ödesem ben bile birikim yapardım, onu ekleyeyim. o kısmı enteresan geldi. hani borç filan olsa neyse dicem ama borç da yokmuş. 95 bin lirayı nasıl yiyosun her ay yav.

kısacası bence maddi durumun iyi hatta döviz bazında bile sağlam kazanıyorsun, DÜNYA GENELİ için orta-üst sınıf sayılır bunlar ama para akmaya devam ettiği sürece. bi ev bi şeyler olsa daha iyi olurdu sanki, yapılabilir de.
0
mark greg sputnik
(09.05.24)
95.000 lira maaş ve 9000 lira gibi bir barınma gideriyle bir birikiminiz olmaması normal değil. 1. Dünya ülkesi ortalaması maaşı alıp 3. Dünya ülkesinde birikim yapamıyorsunuz. Harcamalarınızı kontrol etmeniz ve bu maaş skalasında her ay en az 1000 dolar kenara koyabilmelisiniz.
0
denizgonen
(09.05.24)
(8)

prag'da ne yenmeli?

bohr atom modeli
selam! 10 gun sonra birkac gun prag'da olacagim. burada yemeden donme denebilecek bir sey var mi, yoksa kafama gore mi takilayim? bunun disindaki turist dostu onerilere de acigim. simdiden tesekkurler!
selam! 10 gun sonra birkac gun prag'da olacagim. burada yemeden donme denebilecek bir sey var mi, yoksa kafama gore mi takilayim?

bunun disindaki turist dostu onerilere de acigim. simdiden tesekkurler!
0
bohr atom modeli
(08.05.24)
kantyna.
0
atacaksinfinke
(08.05.24)
Geleneksel değil fakat Subway tarzı sandviç seviyorsanız mutlaka bageterie boulevard deneyin. Yanında soğuk çayıyla ben çok beğeniyorum. Tavuklu menüleri iyidir.
0
Depik
(08.05.24)
trdelnik. cok sekerli duruyor ama dondurmali meyveli falan baya guzel oluyor
0
Zima Blue
(08.05.24)
Pork knee kesinlikle, koleno galiba adi. Her gittiğimde yerim.
Trdelnik+1
0
logisticsmanager
(08.05.24)
Tredelnik aşırı şekerli bayabilir.

Yiyecekseniz dondurmalı yiyin. Defaultu dondurmalı değil.

Kızılcık soslu et yemeği var üstünde ekmekli falan geliyor o güzel
0
jülsezar
(08.05.24)
jülsezar'ın dediği yemek svičkova, güzel bence de. Çek muftağının çok fazla yemeği yok ama bramborak severdim ben, bir yerlerde bulursunuz. Bir de ızgara peynirleri var, hermelin. Başta tadı çok garip geliyor ama farklı peynirlere açıksanız sevebilirsiniz. Bu daha bar food tarzı.
0
evrim halkasi
(09.05.24)
wine o'clock.
bi' bakın güzel bi yer.
0
kumandanim
(09.05.24)
Lokal Dlouhaaa çok hoşuma gitmişti. Biraları çok güzel, yerel mutfağa dair seçenek çok.

Cafe Louvre ‘daki peynirli kişi de gönül rahatlığıyla önerebilirim.
0
lüzumsuz adam
(09.05.24)
(5)

Turkiyede Ucuz Bir sey yok mu - Eticaret karşilastirma

optimistbakunin
Şimdi arkadas almanyadan popüler eticaret sitelerini atti. Arada baska ulkelerinkine de bakardım da fark ettigim su oldu. Turkiyeyle kiyasla ya fark yok aman aman ya da yurtdisi ucuz. Saka maka ya buyuk capta ihracatci olunacak ya da farkli urun gruplarinda uretici falan olunacak herhalde. Mikroihra
Şimdi arkadas almanyadan popüler eticaret sitelerini atti. Arada baska ulkelerinkine de bakardım da fark ettigim su oldu. Turkiyeyle kiyasla ya fark yok aman aman ya da yurtdisi ucuz. Saka maka ya buyuk capta ihracatci olunacak ya da farkli urun gruplarinda uretici falan olunacak herhalde. Mikroihracat mumkun degil gibi. Bavul ticareti de oyle. Bilemedim ben mi kaciriyorum yoksa bir sey
0
optimistbakunin
(08.05.24)
sigara yurtdisina gore cok ucuz. ingiltere'de pakedi 13pound, turkiye'de 60lira filan. hakeza almanya'da da 6-7euro mu neydi sanirim.
0
fakyoras
(08.05.24)
Türkiye'de üretilen şeyler daha ucuz olabilir.
Sigara, gıda maddeleri vs. Onun dışında Türkiye'de uretilmeyen şeylerin çoğu aynı para ya da daha ucuz.
0
logisticsmanager
(08.05.24)
@logistixs fakyoras, sigara olarak bakmadim aslinda. Mesela fındığa da baktim. Findik bile orada ucuz
0
🌸optimistbakunin
(08.05.24)
sizin mukayeseniz hatalı. Perakende ürünleri kıyaslıyorsunuz muhtemelen kıyasladığınız ürün grubuda yanlış. Mikro ihracat için toptancıları gezip araştırma yapmanız lazım. Bavul ticareti AB ülkelerine yapılmıyor zaten gümrük mevzuatından dolayı.
0
doharkoman
(08.05.24)
Abi sen buradan alip satmayi konusuyorsan alakasiz baktığın sey. Tabiki yurtdışına mal satan kimse internetten böyle almıyor.
0
logisticsmanager
(08.05.24)
(7)

İş hayatında üst ile samimiyetle dertleşmek olumsuz bir durum mudur?

psmstc
Amirim yaşça on beş yaş büyük bayan. Ben erkek. Sistemin insana değer vermemesi, özel piyasanın durumları, zam süreçlerinde yeterli artışların olmaması gibi genel kronik problemler hakkında karşılıklı samimi bir şekilde dertleşmek sizce olumsuz bir durum mudur? Ve samimi biçimde içinden gelenleri k
Amirim yaşça on beş yaş büyük bayan. Ben erkek.

Sistemin insana değer vermemesi, özel piyasanın durumları, zam süreçlerinde yeterli artışların olmaması gibi genel kronik problemler hakkında karşılıklı samimi bir şekilde dertleşmek sizce olumsuz bir durum mudur?

Ve samimi biçimde içinden gelenleri karşılıklı sohbet esnasında konuşmak, karşı tarafın yakınmalarını, özel bazı kişisel itiraflarını, düşüncelerini dinlemek bu sizce iş hayatı profesyonelliği ve sürekliliği açısından eksi bir şey midir? Yani oldukça samimi, insan insana iletişimlerden bahsediyorum..

Bunlar profesyonel iş hayatı adına negatif şeyler midir?

Sormamın sebebi her samimi konuşmanız dedikodu malzemesine de dönüşebiliyor veya size karşı kullanılabiliyor da sonra zira. Malum yani…


Şimdiden çok teşekkürler.
0
psmstc
(08.05.24)
değil ama günün sonunda bu diyalog sana bişey kazandırmaz, aksine kaybettirir. bil istedim.
0
numlock
(08.05.24)
cevabını sen vermişsin zaten: "her samimi konuşmanız dedikodu malzemesine de dönüşebiliyor"

iş hayatı = rol yapmak

sana verilen rol ne ise onu oynaman lazım.

bu yüzden iğreniyorum iş hayatından. beyaz yakalılar bu ülkenin en sömürülen ve en değersiz kitlesi. bu değersizliği hak etmiyorlar diyemem.
0
abelardo
(08.05.24)
bunları konussan ne olacak ki. yakın arkadaslarla konusulacak konular bunlar.
0
sizofren06
(08.05.24)
Çok enteresan ki ben bu sorulara ne zaman cevap versem duyuru ile ayri noktada oluyorum.
Ben kendi iş yerimde iki müdürümle de bu şekilde konuşuyorum. 6 yil bitecek ve iş hayatıma sadece pozitif etkisi var.

Tabiki böyle firmaya sokayim demiyorum ama misal "verilen ortalama zam enflasyon altinda, bu şekilde elimizde nasıl tutmayi planlıyoruz" diyorum ya da "verilen bonus ile rakip firmalar arasında fark var" gibi. Gene iş hayatının yoruculugu, sirketin son yillardaki degisimleri vs.

Ben mudurlerimin hayatlarini çok dinledim, yaptıkları hatalar misal. Ha ama ben de müdürüm ayrı konu. Bir de tabi ülke fransa. Bu kişilere müdür gibi değil mentor gibi bakarim.

Belki ben çok güzel yerde çalışıyorum bilmiyorum ama ben calisanlarimla rahatça konuşuyorum yani. Kimsenin bana anlattigini kendisine karşı kullanmam ya da başkasına söylemem.
Neyse yani mudurunuzu taniyorsaniz bunun profesyonel olmayan bir tarafı yok. Profesyonel profesyonel diye diye insanliktan olduk.
0
logisticsmanager
(08.05.24)
@logisticsmanager burası türkiye
0
abelardo
(08.05.24)
genelleme yapmak gerekirse olmasa daha iyi ama karşındaki samimi doğru dürüst bir insansa dert dışında başka şeyler de dinlersin ve çok olumlu da olabilir. sana mentörlük yapabilir, önünü açabilir, hiç farkında olmadığın konuları gündeme getirebilir.
0
gabe h coud
(08.05.24)
ben ust olarak altimdakilerle pek dertlesmek istemiyorum, cunku sonra kovmasi zor oluyor basima geldi.

ayni sekilde ustumdeki adamla da pek dertlesmek istemiyorum ki beni kovmasi gerektiginde zorlanmasin.

isyerinde duyguya yer yok, herkes sonucta para kazanmak icin bir araya geliyor, mevzu gayet net ve basit.
0
cooperr
(08.05.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.