Giriş
(4)

Kanser hastaları telkin?

Lozturkmen
Merhabalar, babam kanser hastası durumu kritik değil ama biliyorsunuz ki bu hastalıkta moral çok önemli ve babamın moralini maalesef yükseltemiyoruz. İnternette gezinirken telkin müziklerini gördüm. Sizce bu hastalık için telkin müzikleri satın alsam işe yarar mı? Yoksa para tuzağı mı?
Merhabalar, babam kanser hastası durumu kritik değil ama biliyorsunuz ki bu hastalıkta moral çok önemli ve babamın moralini maalesef yükseltemiyoruz. İnternette gezinirken telkin müziklerini gördüm. Sizce bu hastalık için telkin müzikleri satın alsam işe yarar mı? Yoksa para tuzağı mı?
0
Lozturkmen
(13.10.17)
Denediniz mi? Babama çaktırmadan yapmak istiyoruz biraz da.
0
🌸Lozturkmen
(13.10.17)
Telkin değil de babanızın zamanlarından kalma nostaljik müzikler mi açsanız? Nostaljik her zaman iyi gelir derler ya. Ben aşkın nur yengi falan dinleyince çok mutlu oluyorum. Hem de arka planda çalması çok sırıtmaz.

Tabii ki terapist +1
0
jazzabel
(13.10.17)
babanız 50 yaş üzeriyse dinlediği müzik türü yüksek ihtimal türk sanat müziğidir. malum tsm bir bunalım bir tür, pek girişmeyin nostaljiye eğer tsm ciyse. bir de geçmişi hatırlatması ter etki yaratabilir. "gençlik ne güzeldi yaşlandık kanser olduk, hayat bitiyor" gibisinden. tatile çıka imkanları varsa, emekliyse annenizle 5 - 10 günlüğüne kafa dinlemek için bir yerlere gitmesini tavsiye edin. içinde bulunduğu haleti ruhiyeden çıkması için içinde yaşadığı ortamdan -mekan olarak- uzaklaşması önemli diye düşünüyorum. tedbil i mekanda ferahlık vardır. onun dışında yapmak istediği, yapamadığı, heves ettiği hobileri varsa bunlara yönelebilir. önemli olan hayatın içinde olması, hastalıktan dolayı kendi içine / çevresine kapanıp yaşama inancını kaybetmesine engel olmak.

ek olarak terapist +1

geçmiş olsun, umarım kısa sürede iyileşir.
0
issiz karga
(13.10.17)
Telkin müzikleri benim içimi bayıyor, babanı da ben gibi rahatsız etme olasılığı var. Baban ne tür seviyorsa o tür müzikler dinlesin.
Moral öyle müzikle gelmez ama müzik anlık iyi hissetme sağlar duygu durumunu iyi tutmada yardımcı olur.

Terapist iyi olur, direnir gitmezse sizin de yapabileceğiniz şeyler var.

Öncelikle çevresinde negatif insan barındırmamaya çalışın, negatif hiç bir şey okumasın, dinlemesin. Haberlerden uzak tutabilirseniz çok çok iyi yaparsınız.

ikinci olarak onun yaşama nedeni bulmasına yardımcı olun yönderlik edin, emeğinizi zamanınızı en çok buna harcayın. Önce bunu kendi aranızda konuşarak, onu dahil etmeyerek yapmak iyi olabilir. Baştan baltalama veya bıkkınlık gelme risklerini kaldırmış olursunuz.
Onu hayattan soğutan yaşama enerjisini düşüren bir olgu varsa ya kaldırmaya/ düzeltmeye yöneltin olamayacak gibiyse olduğu gibi kabul etmesi gerek.
Babanı tanımadığım için yol yöntem önermekten çekiniyorum sizin uygun yöntemi bulmanız lazım. Kendi hoşlandıklarınız, sevdikleriniz, rahatsız olduklarınızı bi kenara itip onu gerçekten anlamaya yönelmeniz lazım. Olaylar olgular herkese farklı yansır. Asla kendiniz gibi değil hep onun açısından bakarak yaklaşabilirseniz sorunun çözülmesinde katkı sağlayabilirsiniz.
Yani; babanı harekete geçirecek yaşam enerjisini kazandıracak , iyi hissettirecek şeyi o biliyor, bulmasına yardımcı olmak size kalıyor.

Sizin ona ihtiyacınız olması tahminen ona çok kuvvetli yaşam enerjisi verebilir. Babalar koruma kollama içgüdüsüne kolay karşı koyamaz, ama bazen bu da çalışmıyor onu da söyleyeyim.
Kanser hastalarından atlatanlar olduğunu bilmek yardımcı olabilir. Bir örnek de benim. Deneyimlerimi bakış açımı ara ara burada ve ekşiye yazdım yardımcı olacağını düşünüyorsan okutabilirsin.

Geçmiş olsun:)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(13.10.17)
(9)

Bucket list (Türkçe ifadesini bilemedim)

hayat aklini konusacak bir filozof uret
Yapıyor musunuz? Neler var bakiim listenizde? (Yapmıyorsanız yapın. Benim gibi ömrün son demlerine bırakmayın siz de :)Listede olup yaptıklarınız oldu mu? Ben birkaç gün önce ciddi ciddi yapmaya başladım. Daha 4 maddecik yazabildim. Biri eski demiryolu hatlarında seyahat etmek. Bu epeydir aklımda o
Yapıyor musunuz? Neler var bakiim listenizde? (Yapmıyorsanız yapın. Benim gibi ömrün son demlerine bırakmayın siz de :)
Listede olup yaptıklarınız oldu mu?

Ben birkaç gün önce ciddi ciddi yapmaya başladım. Daha 4 maddecik yazabildim.
Biri eski demiryolu hatlarında seyahat etmek. Bu epeydir aklımda olan isteğim. O nedenle listenin en başında.
Bol ara istasyon inmeli binmeli yaacağım. Bütün ara istasyonlarda inesim var ama sefer saatleri izin vermez sanırım o kadarına.
Hayali bile çok güzel yaa:) Hele de kara tren seferleri olsaydı dadından yenmezdi. Neyse, artık yapçak bişi yok, bulabildiğim en yavaş trenleri seçerek yolu daha keyifli hale getirebilrim diye düşünüyorum. En azından istasyonlar eski istasyonlar. Metro heryere yayılmadı sonuçta. Traverslerin değişmediği hatlar, sundurmaların, yolcu bekleme koltuklarının, bilet gişelerinin olduğu gibi kaldığı istasyon doludur zannımca. Bakıp göreceğiz artık.

Sonuncu madde de kesinleşti. Hatta o burada bir soruyu cevaplarken oluştu. Cevap yazarken aklımda olanları derli toplu yazıya döktüm ve sonra listeme aldım. Galiba liste yapmaya iten de o cavaptı. Hayat böyle ilginç bağlantıların uzmanı değil mi zaten :)
soru şuydu: www.eksiduyuru.com

Arada kalan iki madde daha netleşmedi. O maddler biraz alışılmışın dışında, yapabilir miyim, nasıl yaparım bilemiyorum... ^_^
Nasıl yapacağıma karar verince vaya yaparsam editlerim.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(12.10.17)
Bende yapiyorum. Pinterestre guzel ornekler var. Konu konu ayirmislar. Ordan almistim.
Ne var? hirvat bi arkadasima ozendim daglara cikicam biri bu.
0
wishmaythşngs
(12.10.17)
benim listemde hayatımın geri kalanını sevdiğim adamla birlikte inşa edeceğimiz orman içinde bir evde geçirmek ve mümkün olduğunca tüketimimizi sınırlayarak kendi kendimizi idare etmek var. böyle anlatınca çok rüya gibi, olmaz gibi geliyor ama olduracağız bence. emekliliği falan da beklemeyeceğiz, ben inanıyorum ki 10 seneye kadar sizlere o huzurun içinden yazacağım.

sonra karavanla bir bölgeyi turlamak var aklımda. amerika turu olabilir. böyle popüler şehirleri falan değil ama. dağlık bölgeleri, coğrafi anlamda türkiye'de olmayan, sadece amerika'ya bahşedilmiş o doğal güzellikleri falan haritadan işaretleyip hepsine bir bir gitmek istiyorum. tabi gene onunla.

çok daha yakın ve kesin plan olarak çadırla türkiye turu yapacağız. ben daha önce ailemle yapmıştım küçükken. (çadırla değildi tabi.) her yeri olmasa da çoğunu hatırlıyorum. şimdi o da görsün istiyorum. adıyaman'da güneşin batışını seyretmeden, karadeniz'de bulutları tepeden görmeden ölmemek lazım.

senin için de bir öneriyle geleyim. istediğin gibi istasyonlardan, trenlerden avrupa'da bolca mevcut. neden interrail yapmıyorsun?

www.euractiv.com
bak bu harita avrupa'daki ve malesef ülkemizdeki tren yollarını gösteriyor. bizde ne kadar az, ama avrupa'da neredeyse her ilçede bir tren istasyonu var. çoğu da filmlerde gördüğümüz gibi küçücük, tatlı yerler.

bir de şu ve benzeri çok video var. mutlaka izlemelisin. benim çok hoşuma gidiyor. www.youtube.com
0
istanbul kanatlarimin altinda
(12.10.17)
@wishmaythşngs,
Popüler olanlarla ilgili bi blog yazısı görmüştüm, "aslında oralar öle değil" içerikli bi yazıydı. Bazı fotoğraflarda durumu biraz abartmış ama popüler olanın da böyle bi riski var.
Dağlar güzel fikir. Öyle popüleritenin zedeleyeceği bişey de değil, çünkü dağ çok ve nispeten zor.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(12.10.17)
Yapıyorum. Kuzey ışıklarını görmek bunlardan biriydi. Geçen sene izlanda'ya gittik göremedik şansımıza, hep kapalıydı hava. Ama daha iyi oldu, tekrar gitmeye bahane var:)
0
peggy
(12.10.17)
@istanbul kanatlarımın altında,
Olmaz gibi gelmesin hiç, öyle doğada yaşam kuranlar var çünkü. Küçük gruplar halinde veya aile olarak benim kızların arkadaşlarından, ben yaş grubundan yaşamını bu boyutta değiştirenler oldu. Geri dönen olmadı bir grup sonradan şehri seçti ama onların nedenleri farklıydı.
Paylaşımda bulunanlar da oluyor nette. Takip ediyorsunuzdur sanırım. Başlangıç olarak tatuta çiftliklerini de düşünebilirsiniz. Kendinizi deneme fırsatı olur hem de deneyim edinirsiniz.

İnterrail önerin için teşekkürler ama o tür bana uzak biraz. Hem fiziksel olarak yorar hem de benim isteğim müziğimi koyup şarabı yudum yudum içmek gibi; tadına vara vara sindire sindire gezmek.
Yol videolarını arada izliyordum ben de sonra izlemez oldum. Ses yok, koku yok, görüntü var. Tren makas geçiyor ama hissedemiyorsun. Tünel geçiyorsun sen aydınlıktasın. Birine el sallayamıyorsun, sana el sallayan insanlar yok. Tren'in kendine özgü kokusu yok, istasyon aralarında türkü söyleyen kondöktör yok, trenin ta-ta ta-ta ; ta-ta ta-ta sesleri yok..
Tat alamadım anlayacağın :)

Bu arada bi bilgi de vereyim, İzmir'e gelince yapılacak şeyler arasına alabilirsiniz.
İzmir'de dünya üzerindeki demiryolu ağlarında çok olmayan (dünyada sadece 6 yerde var ikisi Amerika'da biri Hindistan'da biri İngiltere'de) birbirini dik kesen iki hat (kavşak) var. O kesişme yerindeki sesler nedeniyle halk arasında oraya takatuka deniyor.
O hattı İzban kullanır. Metro üstten geçer, sadece göreblirsiniz, sesleri duyamazsınız.
Kesikli çizgili hat:
wikimapia.org

Çadırlı gezmece de çok güzeldir. Ben de yaptım ama çok az oldu sanki, keşke daha çok yapsaymışım.

İşte onun için vaktiyle yapın listelerinizi diyorum ya. Yaş ilerledikçe bazı şeyler biraz daha zorlaşmaya başlıyor. Yapılmaz değil yapılır ama gençlikteki gibi değil daha farklı boyutta.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(12.10.17)
i@peggy, Kuzey ışıkları da harika fikir, aklıma gelmemişti. Hepsini yapabilir miyiz meselesi de var ya, bakalım diğerlerini yapınca sıra ona da gelir belki... :))

Şu da popüler bucket list maddeleriyle ilgili o yazı ^_^
www.thisworldrocks.com
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(12.10.17)
Listemde tikli olanlar
Bungee jumping
Paraşütle atlama
Threesome
Gibi
0
bana her yer cehennem
(12.10.17)
simdilik kisa vadelerle koydugum hedeflerimim ve farkli listelerim var
* 30 olmadan once (cok az zamanim kaldi) surekli erteledigim ve harekete gecmedigim, yaparsam beni mutlu edecek 5 maddelik bir listem var (yeni dil ogrenmek veya ogrenmeye baslamak, dovme yaptirmak, vize basvurulari gibi...)
* 5 sene icinde yapilacaklar var (hayatima yon verecegim maddeler bunlar, yasayacagim ulkeler gibi vs vs...)
* son olarak olmeden once yapilacaklar listem var bunun icinde konserler, ulkeler, olaylar olaylar var :)

belirttigim ilk listeyi yapana kadar olmeden once yapilacaklar listemi sadece kafamda dusunup duruyordum. ilk listeyi de olusturunca hayatim icin adimlar atmaya basladim. en azindan her sabah o 5 maddeyi gorerek uyaniyorum, yatarken bu 5 madde icin ne yaptin diyerek yatiyorum ahahah :)
0
part time pollyanna
(12.10.17)
@hayat aklını, hahah ben de izlanda'ya ıssız, sakin, kuzey ışıklarını görebilceğim bir yer diye gittim, 10 gün boyunca kapalı hava yüzünden görülemeyen ışıklar ve bir sürü turistle karşılaştım:) Aynı şekilde blue lagoon acaip kalabalıktı.

Listemdeki diğer şeyler: maraton koşma, şu an onun için çalışıyorum. Umarım birkaç sene içinde başaracağım.
Likya yolu'nu yürüme
Fotoğrafçılık diploması alma (okula yazıldım)
Nepal'i görme

Gerçekleştirdiklerim de var: Dağcılık (alpin tırmanış ve kaya tırmanışı) - küçükken dikey limit filmini izlediğimden beri dağcı olma isteğim vardı ve üniversitede gerçekleştirdim çok şükür-, tüplü dalış (kaptırıp eğitmeni oldum heheh), dövme yaptırma, yurt dışında tek başına gezme, bungee jumping, ispanyolca öğrenme.
0
peggy
(12.10.17)
(1)

izmirde bayat film nereden bulabilirim?

kapı gıcırtısına erekte olan adam
renkli ya da siyah-beyaz bayat film alabileceğim bir yer var mı? ucuz olması iyi olur. ayrıca tab ve tarama işlemlerini de aynı yerden yaptıracağım?
renkli ya da siyah-beyaz bayat film alabileceğim bir yer var mı? ucuz olması iyi olur. ayrıca tab ve tarama işlemlerini de aynı yerden yaptıracağım?
0
kapı gıcırtısına erekte olan adam
(12.10.17)
Analog zamanlarında İzmir'de fotoğraf ve fotoğrafçılık Hamza Rüstem'den sorulurdu. Yine Kemeraltı çarşısına girmeden ilk ve ikinci sağ sokaklarda sol kolda çok eski iki fotoğrafçı vardır. Şu anda adlarını hatırlayamadım. Her ikisi de işlerinde ustadır, ürünlerine güvenebilirsin.
Değiştilerse bilemiycem tabii, epeydir işim düşmedi.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(12.10.17)
(4)

bu tavuk bozulmuş mu?

veritaslibertas
merhaba,cuma günü tavuk göğsü almıştım, buzluğa attım dondu. pazar akşama doğru yemek yapayım dedim erisin diye çıkardım, sonra baktım erimedi, saat de geç oldu normal dolabın altına koydum çözülür sonra yaparım diye.dün yapmadım dolaptaydı. bugün çıkardım sote yapmak için.bozulmuş mudur iki gün dol
merhaba,
cuma günü tavuk göğsü almıştım, buzluğa attım dondu. pazar akşama doğru yemek yapayım dedim erisin diye çıkardım, sonra baktım erimedi, saat de geç oldu normal dolabın altına koydum çözülür sonra yaparım diye.
dün yapmadım dolaptaydı. bugün çıkardım sote yapmak için.
bozulmuş mudur iki gün dolapta bekledi?
şimdi çıkarım doğruyordum üstü aşırı kaygan yapış yapış olmuş. elim falan da yapış yapış oldu. hiç böyle denk gelmemişti. buzluyken eridi ve dolapta kaldı diye mi oldu yoksa bozuldu mu? ölmeyelim durduk yere?
rengi kokusu falan normal
0
veritaslibertas
(10.10.17)
Kokusunda sorun yoksa bozulmamıştır. Bozulmanın ilk işareti kötü koku.
0
Son Müzakereci
(10.10.17)
Şüphen varsa at. Tavuk çabuk bozulur, hiç riske girme.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(10.10.17)
Kokmuyorsa sıkıntı yok bence
0
dimanche
(10.10.17)
Burnunda sorun yoksa tavuk bozuk değil.
0
rickon stark
(10.10.17)
(5)

Matematik sorusu

hayat aklini konusacak bir filozof uret
Mesela;93*98 = 9114 işleminde çıkan sonucun son iki rakamı, yani 14 aynı zamanda 93 ve 98 sayılarını 100'e tamamlayan sayıların çarpımı oluyor ya, bunun nedenini seziyorum gibi ama açıklamaya kalkınca açıklayamıyorum, açıklaması nedir bunun?100-93=7100-98=22*7=14 93 den iki alıp 98'e koyuyorum. Y
Mesela;
93*98 = 9114 işleminde çıkan sonucun son iki rakamı, yani 14 aynı zamanda 93 ve 98 sayılarını 100'e tamamlayan sayıların çarpımı oluyor ya, bunun nedenini seziyorum gibi ama açıklamaya kalkınca açıklayamıyorum, açıklaması nedir bunun?
100-93=7
100-98=2
2*7=14

93 den iki alıp 98'e koyuyorum. Yani birini yüze tamamlıyorum 100*91 burası tamam. Son iki basamağın 100'den eksik kalan kısmların çarpımı olmasının matematikteki açıklaması nedir?

3 basamaklılarda da aynı yöntemi yapıyorum bir farkla 1000'e tamamlayan sayıların çarpımını 3 basamaklı yazıyorum.

993*998= 991014 gibi.

100'e daha uzak iki sayının çarpımında son iki basamakta kalmayıp 3' taşıyor doğal olarak.
85*76= 6475 de olduğu gibi. yine de 6100 çıkınca geriye kalan 76 ve 85 sayılarını 100'e tamamlayan sayıların çarpımı oluyor.

Sorum şu: Neden 100'e tamamlayan sayıların çarpımını ekliyoruz?
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(10.10.17)
Çünkü 10luk sayı sistemini kullanıyoruz.Aynısını 7*8 de de görebilirsin.bu sefer 100 yerine 10dan işlem yaparsın.sonuç çıkar.Tam açıklaması matematiksel olarakta gösteren illaki çıkacaktır ama en kaba tabirle çözüm bu.
0
oldumubeabi
(10.10.17)
Evet onu biliyorum da neden farkın çarpımını ekliyoruz?

9'la çarpımı formüle edersek x*10-x değil mi? Ben çarpmalarda 10'a yakınları bu şekil ezberledim, hep bu şekil kullandım. Zihnim bu şekle alıştığı için farkların çarpımını izah edemiyorum sanırım.

Umarım bi izah eden çıkar ^_^
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(10.10.17)
100-a * 100-b = 10000 - 100b - 100a + a*b

Basitçe bu yüzden
0
ghilleinthemist
(10.10.17)
Eyvallah @ghilleinthemist, sezinleme kısmını çözdüm. Ortaokul cebir konusu (x-a)(x-b) iz olarak kalmış aklımın bi yerlerinde demek.

Sorum baki, ben halen +ab kısmının nedenini anlamadım. İşlemin nasıl yapılacağı belli, neden öyle yapıyoruz, nedeni ne?

Ya da şöyle sorayım, cebir olmadan nasıl anlatırız ya da gözümüzde nasıl canlandırırz bu durumu?
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(10.10.17)
93.98 örneğinden yola çıkarak,

(100-7)(100-2)= 100.100-7.100-2.100 + 2.7

burada 2.7 dışında tüm işlemlerin son iki basamağı 0 olduğundan 2.7 nin cevabı direkt sonucun son iki basamağı oluyor.
0
no problem al maury
(11.10.17)
(1)

Dq Üzüntünün 5 aşamasında [kübler ross]

mete kudur
Boğazım ağrıyor, 300 ml ılık suya yarım limon olacak şekilde tekrarlı su içiyorum. Benim için dua edin.Aklıma takıldı; bu modelde pazarlık başarısız olduğu için mi depresyona giriliyor ? eğer öyle değilse, depresyonun pazarlıktan önce gelmesi gerekmiyor mu bünyeye ? Bir de; bu depresyon evresine gi
Boğazım ağrıyor, 300 ml ılık suya yarım limon olacak şekilde tekrarlı su içiyorum. Benim için dua edin.

Aklıma takıldı; bu modelde pazarlık başarısız olduğu için mi depresyona giriliyor ? eğer öyle değilse, depresyonun pazarlıktan önce gelmesi gerekmiyor mu bünyeye ?

Bir de; bu depresyon evresine girdikten sonra gerçek bir çıkış söz konusu mu ? Yoksa orası mastürbasyon mu

Yazarken izledim: puhutv.com
0
mete kudur
(10.10.17)
Üzüntünün 5 aşamasından haberim olmadığı "için" ölümcül bir hastalık haberini kübler'in maddelerinden farklı karşılamışım.
Benimki ilk zaman şoku, şokun etkilerinden sıyrılma ve mücadele kararı şeklinde olmuştu. Bende inkar, öfke, pazarlık faslı olmadı. Depresyon zaten hiç benlik bişi değil. Ömrümün ilk 30-35 yıını depresyon kavramını bilmeden yaşadığım "için" olabilir. Ben üzülürüm, sıkılırım bazen kızarım. Bu duygularımı da diğerleri gibi yaşar üstüme elbise gibi giymem.

Kübler'in 5 aşamasının angolosakson kültürde çokça yer bulma olasılığı olabilir. ( Yaşadığımız yerden, kültürden besleniyoruz sonuçta.) Kübler bulgularının arasından çoğunlukta olanları alıp anlatım kolaylığı olsun diye "maddeleştireyim ben bunu" demiş olabilir. Maddelere uymayanları da istisna kapsamına alıp bir kenara atmış olabileceğini düşünmek zor değil.

Bizim yani alan eğitimi almamış kışılerin Kübler'in maddelerini başka bilgilerimiz olmadan okumamız çok risklidir. Çünkü kendini gerçekleyen kehanet gibi yakamıza yapışabilir, bizi içine çekebilir.

En önemlisi bilimin şu anda geldiği aşama Kübler zamanından çok farklı bir yerde. Kübler konuyu bu gün inceleseydi büyük olasılıkla maddeleştirme yapmazdı yapsa bile "şu kültürde olmak insan davranış ve tepkilerine şu şekillerde yansıyabiliyor" bilgisini vererek yapardı diye düşünüyorum.
Zira şu anda dünya üzerinde yaklaşık 8 milyar adet birbiriniden farklı şekilde çalışan beyin olduğu biliniyor. Tıpkı kar taneleri gibi tıpatıp aynısından ikincisini bulamayacağın bilinç üreten 8 milyar beyin. Tek başına bu bilgi bile listeyi geçersiz kılmaya yeterli.

Savaşın olduğu başka bir kültüre elinde Kübler listesiyle giden bi hekim düşündüm de şimdi. Veya savaş olmasın Moğolistan'a gitsin. Akıllı biriyse ikinci gün listeyi buruşturup atar.

Yani sen de limonlu suyu iç ama yanı sıra sarımsak soğan tüket, adaçayı iç. Mikroplarla mücadele eden bünyeye destek ol, arka çık. Bide böyle sahneler izleyip bünyene olumsuz olumsuz şeyler yükleyip köstek olma.

Yazdıktan sonra şunu okuyacağım.: issuu.com
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(10.10.17)
(9)

Bu kadar favorilenecek ne vardı?

m e b
Bu tür entry'leri favoriye alanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?https://eksisozluk.com/entry/71271056Tamam, sözlük işleyişine vs yabancı olan yeni yazarlar favoriye alma olayını Facebook'ta/Twitter'da beğeni yapmak gibi sanıyorlar ama içlerinde eski yazarlar da var. Bunlar niye böyle ya? Siz de öyle "
Bu tür entry'leri favoriye alanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?
eksisozluk.com

Tamam, sözlük işleyişine vs yabancı olan yeni yazarlar favoriye alma olayını Facebook'ta/Twitter'da beğeni yapmak gibi sanıyorlar ama içlerinde eski yazarlar da var. Bunlar niye böyle ya? Siz de öyle "anan zaaa xd" gibi entry'leri favoriye alıyor musunuz?


(Malum butonu arayanlar için soruyorum, evet)
0
m e b
(09.10.17)
Sözlük yönetimi zahmet edip kaç artı kaç eksi oy alındığını göstermediği hatta kişilerin bile girdiği entrylere artı alıp almadığını bilmediği için fav butonu mecburen like butonu işlevi görüyor. Ben de beğendiğim bir entryi favlıyorum, hiç artı eksi oy kullanmış sayılmam belki birkaç tane, çünkü insanın oylama yapası gelmiyor o tırnak gibi sıkıcı ve göstergesiz butonlarla.
0
siyah giyen adam
(09.10.17)
artı eksi oyun işlevi kalmadı. en kötülenenler yok debe yok ne var lan it. *

ben sonra okurum falan diye uzun entryleri favlıyorum. iyi emek verilmiş paylaşılmış listeleri falan.
0
Ufuk
(09.10.17)
Ben oyluyorum; favorilediklerimi daha sonra dönüp okuyorum. Zaten arada bir de favori listesini güncelleyip temizliyorum ara ara. Genelde uzun olanlar favoride oluyor. Böyle 'Varım diyor', 'Anan zaa' gibi şeyleri hayatta favorilemiyorum. Belki en fazla birine göndereceksem, kaybolmasın diye kısa bir süre olur. O da 10 dakikayı geçmez muhtemelen. Hatta, böyle entry'leri katma değeri olmayan çöp entry'ler olarak görüyorum ve görmemek için elimden geleni yapıyorum. Birinin laf sokması benim için hiçbir şey ifade etmiyor. Argümansız, fikir tartışmasız laf sokmaları çöpten sayıyorum; görüşü ya da konusu fark etmiyor.
0
aychovsky
(09.10.17)
Almıyorum. Ben de sonra okurum veya ulaşırım dediklerimi alıyorum.
Badilere duyurma, en çok favlananlarda çıksın diye de favlıyorlar olabilir.
Ben de anlam veremiyorum.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(09.10.17)
fav'lamayı sadece sonradan dönüp okumak istediğim ya da referans niteliğindeki entryler için kullanıyorum. diğer türlü beğeni göstergesi olarak yukarı/aşağı oylamayı tercih ediyorum. dolayısıyla bu türlü entryleri fav'ladığım olmadı.

bunları fav'layanların, o entryi yüceltmek için değil de, yazanı esprili bulmaları gibi sebeplerle sonra diğer entrylerine bakmak için fav olayını kullandıklarını düşünüyorum.
0
manuel mandalina
(09.10.17)
Çok saçma buluyorum bu tarz entrileri favlamayı. Oylamayı sık sık yapıyorum. En son on yıl entri girmiş bir yazarın entrilerini bile oyluyorum. Debe vs olması önemli değil benim için. Beğeniyorum artılıyorum.
0
mezarkabul
(09.10.17)
Aychovsky +1 bunları favorileyenlere iyi gözle bakmam.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(09.10.17)
bu gene formata uygun ona şükür
0
yuto
(10.10.17)
- + nın nasıl işlevi kalmadı? yazdığım bir entry sonrası ertesi gün karma puanım 50 puan değişmişti.
0
pinkpeony
(10.10.17)
(1)

Fi - Deniz - Peluş kürk

tchuck
peluş mu deniyor buna ne deniyor ya.aha bu: https://kadinintrendi.com/dizi-kiyafetleri/fi-dizi-kiyafetleri-4-5-6-bolum/.html/attachment/fi-4-bolumde-deniz-in-giydigi-kahve-rengi-pelus-yakali-kabanbiri bende var demiş benzeri; https://ibb.co/gpYEhFben bunu nerden bulurum ya. gerçekten baya güzelmiş.
peluş mu deniyor buna ne deniyor ya.

aha bu: kadinintrendi.com

biri bende var demiş benzeri; ibb.co

ben bunu nerden bulurum ya. gerçekten baya güzelmiş.
0
tchuck
(09.10.17)
Peluş yakalı nubuk mont/ kaban / gocuk diye aratabilirsin.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(10.10.17)
(1)

su yorganin sundan ne farki var silikon - mikrofiber

jimicik
https://urun.gittigidiyor.com/ev-bahce/ozdilek-ranforce-yorgan-cift-kisilik-306643393https://urun.gittigidiyor.com/ev-bahce/alsen-cift-kisilik-yorgan-microfiber-195x215-cm-304389806*alerjik bunye ortunecek
0
jimicik
(09.10.17)
Silikon olanın iç dolgusu silikon dış yüzey %100 pamuk.
Diğerinin içinde veya dışıda mikrofiber malzeme varmış. Mikrofiber bildiğim kadarıyla dokuma olarak kullanılıyor yani yorganın dış malzemesi olması lazım. Teknoloji habire değişiyor yorganın içine mikrofiber dolgu koymuş olabilrler mi bilemedim. Bu durumda dış yüzey şu kumaş derlerdi diye düşünüyorum.

Açıklama yoksa dış yüzey mikrofiberdir diyor ve oyumu %100 pamuktan yana kullanıyorum.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(09.10.17)
(1)

Deri kalıntısıni nasıl sokerim

partizan
Bir tane ufak deri çanta vardı. Kullanilmamaktan ve güneşten sanırım soyulmaya başladı, ben de tüm deri kaplamayi soktum. Altından guzel bir bez çıktı ama deriden kalan bir tabaka var yer yer. Bunları nasıl sokebilirim? Bir kez sıcak suda beklettim, azalma oldu, aynısını mi yapsam 3 5 kere daha? Dah
Bir tane ufak deri çanta vardı. Kullanilmamaktan ve güneşten sanırım soyulmaya başladı, ben de tüm deri kaplamayi soktum. Altından guzel bir bez çıktı ama deriden kalan bir tabaka var yer yer. Bunları nasıl sokebilirim? Bir kez sıcak suda beklettim, azalma oldu, aynısını mi yapsam 3 5 kere daha? Daha etkili bir yöntem olabilir mi
0
partizan
(09.10.17)
Ya aynı yöntem ya da ısıtarak sökebilirsin. Yapışkan söken kimyasallar da var ama bence gerek yok, zaten az kalmış. Üstteki deri alttaki kumaşa kimyasal bi maddeyle tutunuyor. Üsttekini zedeleyip (kırıp) ısı verirsen bağlar daha kolay kopar.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(09.10.17)
(10)

biraz ic dökme, biraz akil danışma

brnbrs
olaylı bir evlilikte büyüyen 7. Sınıfa giden oglumu bu yıl annemlerin yanında koleje yazdırdım.dayısı aynı okulda öğretmen evde bekar dayı ve teyze var.Ben çalışıyorum ve hafta sonları ya ben gidiyorum ya oğlum geliyor. Ama her hafta ayrılmak onada banada çok zor geliyor.Onun iyiliği için aldığım bu
olaylı bir evlilikte büyüyen 7. Sınıfa giden oglumu bu yıl annemlerin yanında koleje yazdırdım.dayısı aynı okulda öğretmen evde bekar dayı ve teyze var.

Ben çalışıyorum ve hafta sonları ya ben gidiyorum ya oğlum geliyor. Ama her hafta ayrılmak onada banada çok zor geliyor.
Onun iyiliği için aldığım bu kararı sorgulamaya başladım.

Çünkü oğlum çok duygusal bu süreçte ailem elinden geldigince en iyi şekilde davranıyorlar onlardan yana hiç kuşkum yok.dersleriylede ilgileniyorlar ama oğlum babasından dolayı hep rahat bir çocukluk geçirdiği için bu kolejin derslerinde ağır geldi.

Hem dersler hem bizim hasretimiz bu hafta sonunu çok zor gecirmemize sebep oldu.

Bu gibi durumu yaşayan var mı? Nasıl atlattiniz bu sureci ve aldığım bu karar doğru mu?

Mobil olduğum için nasıl yazdigimin farkında değilim,kusura bakmayın.
0
brnbrs
(09.10.17)
zor bir durum öncelikle ama ne olursa olsun bence geçinemeyen anne ve babanın yanında büyümesinden daha iyidir boşanmak her gün anne ve babasının tartışmasına şahit olarak büyümek çok iyi bir şey değildir diye düşünüyorum. siz onla daha çok vakit geçirerek bu zor zamanı atlatabilirsiniz diye düşünüyorum.
0
denklemci
(09.10.17)
zor süreç Allah hepinize güç versin +1
denklemciye katılıyorum aile içinde bir sıkıntı varsa çocuğun bu sıkıntıları görmesindense nispeten görmemesi daha iyidir.
çocuğum yok bu konuda size nasihat vs vermek zaten haddim değil, çocuğunuzu sürekli arayın ve motive edin derslerine yoğunlaşması, arkadaş çevresi edinebilmesi için okula uyum için ona biraz dışardan destek olmaya çalışın.

Bu konuda anneniz dayısı teyzesi ne de çok iş düşüyor. Her ne kadar imkansız olsa da ona yokluğunuzu hissettirmemeye çalışmalılar.

Çocuğunuz için bugünlerde aldığı destek kendine güven duygusu bağımsızlık duygusu gelecek için çok faydalı da olabilir zararlıda olabilir bu tamamen çocuğunuzun karakterine bağlı.
0
basond
(09.10.17)
@basond okula ve arkadaşlarına çok çabuk alıştı, o konuda sıkıntı yok.
Tek sorun bizi ozlemesi ve yoğun ders programı. Çünkü bu yıla kadar çok rahat öğrencilik geçirdi ve bu rahatlık beni çok geriyordu.evde olsa boş ve asosyal birey olacak.
Çok duygusal yapısı var beni düşündüren konu bu.

Ailem ellerinden geldiğinin fazlasını yapıyorlar biliyorum, kendiside mutlu onlarla.

@denklemci haklisin artık h.içinde de bir günbile olsa gidip kalicam yaninda,en azından alışıponu mutlu gorene kkadar.
0
🌸brnbrs
(09.10.17)
merhaba.

çocuğum yok ama naçizane fikrimi yazayım.

eminim ki siz de oğlunuzun yanınızda kalmasını, her akşam okuldan döndüğünde onu görmeyi isterdiniz. eğer böylesinin daha iyi olacağından emin olmasaydınız onu annenizin yanına göndermezdiniz. ve aklı başında bir anne "bence böylesi daha iyi olacak" dediyse, diğer bütün ihtimalleri düşünüp elemiştir zaten ve öylesi gerçekten daha iyi olacaktır. içinizi ferah tutun.

7. sınıfa giden bir çocuk sizin için çok küçük belki ama haftaiçi annesinden uzak yaşamak için çok küçük değil. 12 yaşında bir çocuk; hem aklında, hem de bilinçaltında sizin onun iyiliği için onu bıraktığınızı hem davranışlarınızdan, hem annenizin ve kardeşlerinizin ona gösterdiği ilgiden ve sevgiden anlayabilir.

ben de 8. sınıfı bitirdikten sonra annemi babamı bırakıp istanbul'a geldim okumak için. benim gibi 48 (kırksekiz) kızla birlikte aynı "odayı" paylaştık geldiğim ilk sene boyunca. her kızın ailesinden ayrı kalmaya verdiği tepkiler farklıydı. kimisi güçlü durup gıkını bile çıkarmadı, kimisi derslerine, kitaplarına sarıldı onlarla unuttu ailesine duyduğu özlemi. çok büyük bir çoğunluğu da okulu dersleri boşverip ilk dönemin sonuna kadar her gece, ama her gece "yapamayacağım" diye ağladı. gece ışıklar kapandıktan sonra saatlerce teselli ettiğimiz (yani sarıldığımız, elimizden başka bir şey gelmiyordu) arkadaşlarımız vardı. o yurda bugün gitseniz manzara eminim gene aynıdır. içiniz acır annem diye ağlayan 14 yaşındaki kızları görünce. ay çok acıklı oldu, kemalettin tuğcu romanına döndürdüm pardon =) neyse yani hepsi okudu etti ve mutlu insanlar olmuşlardır eminim. ben oldum en azından. oğlunuz da olur.

bir de oğlunuz şu anda sizin onu ne kadar özlediğinizi ve bu duruma üzüldüğünüzü fark edemiyor olabilir. sanıyordur ki sadece o sizi özlüyor, siz de onun üzülmesine üzülüyorsunuz. ama gelecekte bir gün aslında sizin onu bırakmanızın asıl sizin için ne kadar zor olduğunu anladığında size teşekkür edecek. mesela annem beni o yurda bırakırken hiç belli etmese de nasıl da içi sızlamış olmalı. ben o zaman bunu anlayamamıştım ama şimdi onun için benden ayrılmanın daha zor olduğunu ama daha iyi bir geleceğim olsun diye bensizliğe katlandığını görebiliyorum.

oğlunuz da aslında her zaman onun yanında olduğunuzu ve önceliğinizin o olduğunu hissettiği sürece iyi olacaktır. üzülür özler falan ama bir şekilde halleder. hem ne mutlu ona ki onu kendi çocuğu gibi seven, ilgilenen insanlarla birlikte yaşıyor.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(09.10.17)
@istanbul gerçekten bu kararı alana kadar çok düşündüm, elimde olsa bunu çok uzun zaman önce yapardım ama sanırım en doğru zaman bu yıldı.
0
🌸brnbrs
(09.10.17)
istabul kanatlarimin altında' +1
benzer durumu ben de yaşadım. biz daha kalabalıktık. yapamayıp geri dönen bir iki kişi oldu, bir süre ağlayanlar oldu sonra onlar da duruma alıştılar. Hiç ağlamayan çoğunluktaydı. Hepimizde ara ara gariplik çökme, eve gelince gitmek istememe, özlem oluyordu yine de.

Her çocuk olaylara farklı tepki veriyordan hareketle çocuğunu en iyi sen tanırsın, ilerde atlatamayacağı izler bırakabileceğini öngörüyorsan kararını değiştirmeyi ya da şimdiden uzman danışmanlığı düşünebilirsin.
Bence bunlar için erken, ayrılığınız henüz bir ayı bulmadı bile. Duygusal, özlemle geçen haftasonları beklenen bir durum. Tersi anormal olurdu.

Bir de çocuğun kendi ile ilgili kararlarda söz hakkının olması bu gibi durumları olumlu karşılayıp, olumsuzluklarla başetmesini sağlar.
Kararı birlikte mi verdiniz, senin kararına mı uyum gösterdi bilmiyorum.
Karar sürecine katılmadıysa bunu konuşmanız çok iyi olur. Bir süre durumu gözlemleme olanağı da oldu. Yalnız bunu duygusal anlarınızda yapmayın ikiniz de çuvallarsınız. Mesela bir başarısının ardından yapmakla "seni çok özlüyorum" sarılmasının ardın yapmak farklı sonuçlara yol açabilir.
Bir de birlikte karar aldıktan sonra sende tereddüt hissetmesin. Senin tereddütün tutumun ona da yansır.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(09.10.17)
@hayat aklını ...karariri birlikte aldık, daha doğrusu ben onerdim istermisin diye o da isterim dedi ve büyük mutlulukla gitti.şimdi dediğin gibi veri adim atmamak için taviz vermeden sürekli konuşuyorum.o da alisicam daha yeni başladığım için böyledir belki diyor ama duygusal oldugu icin daha da derin yaralar açar mı bu kararim onda diye bugün iş yerine zor geldim.

Sabah midem bulanıyor derken ben gitmeliyim dedim çıktım. Çok koruyucu bir anne oldum ve bu durumda hoşnut değilim,biraz basının çaresine bakabilmeli diyorum,sonrada çok mu küçük haksızlık mı ediyorum demekten geri duramiyorum.
0
🌸brnbrs
(09.10.17)
O denge hep zor olmuştur bu yaşlar daha bi zor oluyor.

Ben böyle durumlarda bazen tersine taktik uyguluyorum. "İstersen tabii vazgeçebiliriz, bu senin hayatın ben sana yönderlik etmek için buradayım, ne yapmak istiyorsun onu konuşalım vb "diyor ve konuşma için süre koyuyorum. Bir süre düşünelim, iyice tartalım haftaya bunu konuşuruz gibi.

Şimdi sen iş yerinde kafanın bi tarafında kıymık gibi onu düşünerek geçireceksin o zamanının %90'ını okulda arakadaşlarıyla mide mulantısını unutmuş hahaha hihihhi geçirecek. Biz bunu göremiyoruz da ayrım ondan zor oluyor. Şimdi öğle tatili, olanağın varsa git gizliden gözlemle, bak.
Sana en iyi done sen olmadığında ne yaptığı, nasıl davrandığı olsun. Çocuklar anneye mızmızlanır çünkü şevkat isteklerini doyurmak isterler.
Arkadaşlarıyla tanış, onlarla neler konuştuğu hakkında bilgilenmeye çalış. Daha çok dert mi yanıyor, dert mi dinliyor, şaka mı yapıyor, neler konuşuyorlar. Çocuk hakkında en iyi donelerden biri de arkadaşlık ilişkileri oluyor.

İyice gözlemleyip donelerini çoğalttıktan sonra ters psikoloji mi yapacaksın, kesin tavır mı sergileyeceksin, kararını mı değiştireceksin... ne yapacağına karar vermek daha sağlıklı olur.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(09.10.17)
Dun bu şekilde konuştum ama biraz sert oldu.bu gidişle gelecek yıl bu okulda olmucaksin sanırım dediğimde çok üzüldü ve 'alisicam daha yeni başladım' demeye başladı. Artık nasıl konusacagimi
kestiremez duruma
gelmistim çünkü.

Gitme şansım yok ama kardeşim okulda öğretmen olduğu için o gözlemleriyleuyumu ve aarkadaş ilişkileri çok iyi diyor.
Çok haklisin yarın akşam tekrar gitmeyi düşünüyorumve uzun uuzun yine konusucam.buz hep konuşarak geldik bu zamana,farkındayım artık uzun uzun konuşamadığı için benimle,bu bunalımı yaşıyor.
0
🌸brnbrs
(09.10.17)
valla cocugunuzun zorlanmasi guzel bir sey. destek olun. ileride özgüveni yüksek bir birey yetiştirmiş olursunuz. hayat hep zor.
0
kveldulv
(09.10.17)
(3)

Vasiyet için illa noter onayı mı lazım ?

mete kudur
sb
sb
0
mete kudur
(08.10.17)
vasiyet geçerli değildir. kişinin malvarlıgı cocukları arasında eşit şekilde bölüşülür çok amerikan filmi izlemişsiniz :)
0
sizofren06
(08.10.17)
Vasiyet itiraz eden olmazsa geçerli oluyor bildiğim kadarıyla.
Noter haricinde de kendi el yazısıyla yazılmış olması, düzenlenen tarih, imza ve düzenlenen yer (şehir) olması gerekiyor diye biliyorum
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(08.10.17)
1)resmi (noter veya sulh hakimi huzurunda)
2)el yazısıyla(vasiyetname sahibinin kendi yazısı ve imzası)
3)sözlü(olağanüstü hallerde geçerli. olağanüstü hal kalktıktan 1 ay sonra geçersiz olur)
0
vayezikhan
(08.10.17)
(9)

dovme hangi sektorlerde problem olur?

my pink
sb
sb
0
my pink
(08.10.17)
hiçbirinde.

except havacılık
0
binder dandet
(08.10.17)
müşteri ziyaretli satış işlerinde sıkıntı.
0
pide
(08.10.17)
alnında enayi dövmesi yoksa bence sorun olmaz :D
0
nocturness
(08.10.17)
görünür dövmeler mi kastettiğiniz?
benim dövmelerim görünüyor, öğretmenim, hiç sorun olmadı şimdiye kadar.
0
sopiro
(08.10.17)
hukuk sektöründe problem olma ihtimali var. boynumdan aşağı uzanan dövme yaptıracaktım vazgeçtim bu sebepten ötürü
0
vedatchilipeppers
(08.10.17)
Havacılık +1. Gönül kolu baştan aşağı dövmeletmek istiyor oysa ki :/
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(08.10.17)
muftu, imam ya da muezzinlik yapiyorsan sorun olabilir
0
exlibris
(08.10.17)
Askeriye ve istihbarata alınmıyorlar bildiğim kadarıyla. Eskiden öyleydi en azından.
Askeriye derken er olarak değil, meslek olarak.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(08.10.17)
Asker polis olamazsın.

Olduktan sonra da yaptıramazsın. Disiplin tüzüğüne göre cezaları var.

Hostes olamazsın bir de, sadece Türk havacılığı için değil tüm dünyada böyle.
0
bos gezenin bos ustasi
(08.10.17)
(10)

Eve geldikten sonra nasıl oyalanıyorsunuz? /benim için önemli

kendi kendine yasayan yavrucak
Selam duyuru ahalisi. Şimdi ben senelerdir bu konuda çok dertliyim. Çünkü oyalanacak şey bulamamaktan internet bağımlısı oldum resmen ve bundan hiç keyif almıyorum.Genelde akşam 10-11 gibi geliyorum eve ve sonrasında hemen uyuyamıyorum. Bazen gece 2-3e kadar arkadaşımla muhabbet ediyoruz o zaman ken
Selam duyuru ahalisi. Şimdi ben senelerdir bu konuda çok dertliyim. Çünkü oyalanacak şey bulamamaktan internet bağımlısı oldum resmen ve bundan hiç keyif almıyorum.

Genelde akşam 10-11 gibi geliyorum eve ve sonrasında hemen uyuyamıyorum. Bazen gece 2-3e kadar arkadaşımla muhabbet ediyoruz o zaman kendimi daha rahat hissediyorum ama yine de uykuya hazır hissetmiyorum. Evde yatmadan önce 2-3 saat kadar neyle oyalanıp, kafamı boşaltabilirim?

İnternette kısır döngüye girmekten (dizi-sözlük-video arasında sıkışıp kalmak) 2 yıldır çok sıkkınım ve sağlıklı bulmuyorum artık. Belgesele bayılırdım şimdi görmek bile istemiyorum o derece.

Kitap okuma meselesi ise şöyle: okumayı söktüğümden beri babam diğer çocuklarla arkadaşlık kurmamı istemediği için sadece kitap okumamı istiyordu. Zaten evde televizyonumuz yoktu ve üniversiteye başlayasıya kadar çok kitap okudum, çok ağır kitaplar okudum. Keyif almıyordum desem yalan olur ancak bir arkadaşımla konuşurken aldığım keyfi vermiyor bana. sosyal ortamımı üniversite yıllarımda oluşturduktan sonra kitaba bakmaz oldum açıkçası. Şimdi sherlock veya harry potter tarzı heyecan içeren, dili basit olan kitapları okumaktan keyif alıyorum sadece. Kısacası kitaba çok doygunum.

Evet tavsiyeleriniz?
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(08.10.17)
bu kadar okuyup biriktirdiysen. bence bunları yazmalısın artık. blog aç onunla ilgilen.
0
shrocco
(08.10.17)
civilization oyna.
0
alperz
(08.10.17)
1.5 yaşında çocuğum var çozuk doğduğundan beri çocukla ilgilenmek dışında bir şey kalmadı
0
turkuaz
(08.10.17)
video izleyebilirsin, ben de yatmadan ilginç videolar izliyorum. et kesme videoları, balık kesme videoları, sakal tıraşı videoları vs.
0
Apocalypse
(08.10.17)
Hobi edinebilirsin. Kafa boşaltmada en iyi yöntemlerden biridir. Yapmaktan zevk aldığın bişey mutlaka vardır. Yaptıklarını eşe dosta hediye de edebilirsin, el emeği bişey almak yakınlarını da memnun eder.

Ben dikişi öyle geliştirdim. Dikiş dikmeyi seviyorum diye diye usta terzi oldum çıktım.
Hiç unutmam bi bayram arefesi yarım gün çalıştık. Eve dönerken çarşıdan kumaş aldım. Eve geldim ortalık düzeltme, çocukların banyosu, yemek, bulaşık (bulaşık makinesi yok o zamanlar) tatlı yapımı filan saat gece yarısını buldu nerdeyse.
O saatten sonra iki kzıma birer etek üstlerine birer bluz diktim. Dikiş makinem de yok o dönemde. Elde makine dikişi yaparak diktim. Bu aşk olmasa yapılacak bişey değildir . Neymiş, kumaşı çok beğenmişim aman da o kumaştan ne güzel etek olurmuş,
Sabaha yakın ütüleyip astım. Sabah giydiklerinde mutluk arşta :)

Herkesin böyle aşkla tutkuyla yapacağı bişeyler mutlaka vardır. Arayıp bulmak bize kalıyor. Sonrası değme keyfimize.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(08.10.17)
@vay filozof özendim :)

@turkuaz mutluluklar efenim size. Ama henüz evli bile değilim :)

@Apocalyse onu çok yapıyorum ya sıkıldım işte ondan. Yemek tarifleri videoları ve goerge hobeika tarzı markaların kıyafetlerini nasıl diktiğini anlattıkları videoları izliyorum. Evet baştan keyifliydi ancak sadece izleyici olmak tatmin etmiyor sanırım artık :/
0
🌸kendi kendine yasayan yavrucak
(08.10.17)
Kıyafetleri nasıl diktiklerini izliyorsan dikiş ilgini çekiyor olmalı. Bi dene isttersen.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(08.10.17)
İnternette DIY sayfaları vesaire var. Pinterest'te bir sürü post var bununla ilgili. El işlerine, bir şeyler üretmeye meraklıysan çok güzel uğraşlar var.
0
l arrache coeur
(08.10.17)
hearts of iron 4.

sanat eseri bildiğin.
0
secrexv2
(08.10.17)
@coeur

DIY işlerini takip edebilecek kadar çok ve gereksiz eşyam yok. bir de yaptıkları hep aksesuar gibi şeyler oluyor. Ben baya minimalist bir insanım. Sağol yine de tavsiyen için.

@secrexv2

O ne bilmiyorum, bakayım şimdi.
0
🌸kendi kendine yasayan yavrucak
(08.10.17)
(14)

Bu The Red Pill bir teori/durum/fikir mi yoksa ''to do list'' gibi birşeymi

mete kudur
Son zamanlarda her yerde ''the red pill'' başlığında geçen bir tartışma var, ve bunun sosyal yaşantımıza etkilerinden bahsediyorlar(ben konuyu hiç bilmiyorum)Başlıkta biraz dolaştım ama sanırım ön koşul şu ''herkes bu red pill'i biliyor ve ondan sonra bunun hakkında tartışıyor'' olmuş; yani ben red
Son zamanlarda her yerde ''the red pill'' başlığında geçen bir tartışma var, ve bunun sosyal yaşantımıza etkilerinden bahsediyorlar(ben konuyu hiç bilmiyorum)

Başlıkta biraz dolaştım ama sanırım ön koşul şu ''herkes bu red pill'i biliyor ve ondan sonra bunun hakkında tartışıyor'' olmuş; yani ben red pill'in ne olduğunu bilmiyorum ve bu yüzden de başlıkta ki tartışmaların büyük kısmını idrak edemiyorum. mantığını genel olarak isminden çıkarımlayabiliyorum ama teorisinde bi' yaptırım yahut tanı listesi var mı yoksa felsefe/sosyoloji alanından bir hareket/durum tanımı mı ona da ayıkamadım.

Şimdi bi' arkadaşınıza sordum o bana bi' link göndermiş ''skeptico'' nickli birisinin paylaşımını ancak, bu skeptico'nun diğer entrylerini ufaktan taradığımda bu arkadaşınızın(skeptico) objektif ve doğrudan(gerçekci) yaklaşabileceği konusunda tam emin olamadım(eksik bildiğim için, yani tüm entrylerine bakmadım, ve bi' insan öyle yüzüstü ne kadar tanınabilirse hakkında o kadarlık bir fikrim var ancak; yani çok az)

bu red pill olayında 4 yaşındaki çocuğa anlatır gibi(zeka yaşımın oralarda olduğunu düşünüyorum) anlatan bi' yazı v.s var mı ? nedir bu the red pill
0
mete kudur
(08.10.17)
kesinlikle katılıyorum. red pill aşağı red pill yukarı. nedir ne değildir başlığına bi bakayım dedim ilk entryden son entrye millet birbirine giydirmiş. bazen matrixle alakalı bişiler olduğu gibi bi hisse kapıldım. sonra araya feminizm falan girdi, iyice karıştı. saçma sapan ergen işi olduğuna karar verip bu nedir deyip çıktım. sonra burda bunun ne olduğunu soran duyuru falan gördüm de öyle hakkında bi iki fikir edindim.

özünde felsefemsi bişi bu. kadınların ne kadar aciz ve erkeklere muhtaç olduğuyla ilgili sanırım. matrixteki kırmızı hapla, gerçeklerle alakası ne onu çözemedim henüz.
0
olutaklidi
(08.10.17)
Ya kisaca spor yapin, temiz ve guzel giyinin, yatabildiginiz kadar kadinla yatmak icin ne gerekiyorsa yapin temali bir sey. Amerikayi yeniden kesfetmisler anlayacagin.
0
baldur2
(08.10.17)
red pill = kadınları elde edemeyen 31cilerin kutsal kitabı niteliğinde bir şey. red pillcilerin çoğu şu tipteki asosyaller: vignette4.wikia.nocookie.net

sözde red pill sayesinde johnny sins olacaklarmış. vücut geliştirin, kadınlarla konuşurken kendiniz olmaktan çıkıp çok cool tavırlar takının falan diyorlar özetle. bunları uyguluyarak sikilmedik kadın bırakmayacaklarmış. haha.
0
neil manke
(08.10.17)
Benim başlığı kabataslak dolaşırken okuduklarımdan anladığım şu:
Bir oluşum var. Erkekleri alfa beta diye sınıflamışlar. Sınıflamayı kırmızı mavi hapla simgeleştirmişler.
Dayanak noktaları evrimsel psikoloji, yolları sözde bilim.

Maskülizme yakın duruyor, misogyny (kadın düşmanlığı) de var gibi anladım.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(08.10.17)
ağır geri zekalı ve loser işi. karşı cinsi tavlamanın, hatta amiyane tabirle köpek etmenin kurallarını yazmış tipsizler. kendi gibi aptalları tavlarlar anca. alfa, beta gibi ayrımları var, ajjdfjff alfa olun beta olmayın diyorlar. allah'ım rezalet.
0
nice tnetennba
(08.10.17)
ziggs
(08.10.17)
red pill'i keşfeden adamın loserlıktan kurtulduğunu mu sanıyorsunuz? loser adam iki üç okuduğunu uygulamaya çalışıp "düşürebilecek" mi? nerede yaşıyorsunuz yahu? spor yap gayet güzel bir tavsiye ayrıca. armut piş ağzıma düş ile olacak şey mi bu özgüven denilen nane?

hayatında travmaları varsa çalışıp parasını kazansın, psikoterapi alsın, emdr yöntemi var, şema var, bilişsel terapi var, bu tarz işe yarayıp yaramadığı dahi belli olmayan aptalca şeyler uygulanmamalı.
0
nice tnetennba
(08.10.17)
yav geçin bunları psikoloğa gidecek parası yokmuş, spor yapacak hali yokmuş, bunların hepsi bahane. psikologlar çiçek al mı diyor ajdjdkf bunlar ne kadar cahil cahil konuşmalar. bir adam var hayatı değişmiş ha, vay anasını red pill gerçek o zaman. çünkü bir-birkaç adamın hayatını değiştirmiş :((((((
0
nice tnetennba
(08.10.17)
Psikologların bu konuya çözüm önerisi yok denmiş, bu doğru değil. Psikologların bu konuya çözüm önerilleri var.

Örneğin
"red pill nedir fikrim var ancak tam olarak bilmediğimi belirterek başlamam doğru olur. ve itiraf edeyim, durumum vardı, ama okumadım.
neden okumadım? çünkü bugüne kadar okuduğum kadın ve erkeği sınıflandıran, kutuplaştıran her türlü düşünce sistemi bana benzer şeyler düşündürdü. 10 yıl önce olsa muhakkak vakit ayırıp okurdum ama şimdi vakit az, iş çok.

zaten red pill konusundan ziyade kadın-erkek dinamiklerinden bahsetmek istiyorum. gerek meslek hayatımda gerekse sosyal medyada 'bu erkekler kadir kıymet bilmez / bu kadınlar ancak kötü davranırsan seni sever' gibi tutumlarla sık karşılaşıyorum. karşı cinse dair deneyimlerimiz, onlarla ilgili bir şablon oluşturuyor zihnimizde. zaten öğrenmenin böyle bir yanı var, trafikte tuğralı doblo görünce uzaklaşmak da pattern okuma ve analiz etme süreçlerinin bir sonucu. ancak önemli bir fark var bu iki örnek arasında. tuğralı doblonun trafikte karşımıza çıkması ile ilgili hiçbir şey yapamayız, oysa hayatımıza giren insanları biz seçiyoruz.

evet, biz. kimse kimseyle zorla sevgili olmuyor, eşinizle silah zoruyla nikah masasına oturmuyorsunuz. yani şikayet ettiğiniz topluluk, sizin kendi ellerinizle hayatınıza dahil ettiğiniz insanlardan oluşuyor. şimdi birileri diyecek ki 'evet, ben de bu gidişe bir dur demek istiyorum'.

harika fikir. o zaman öncelikle yapmanız gereken şey, kadınları/erkekleri - yani tanıdığınız kadarıyla, hayatınıza girmiş olanlardan öğrendiğiniz kadarıyla kadınları/erkekleri - eleştirmek olmamalı. öncelikle bakmanız gereken şey ayna. ben neden bu tip insanları hayatıma sokuyorum, neden ilişkilerim bu hale geliyor, ben süreçte ne yapıyorum da bu iş sarpa sarıyor demeniz gerekir. tabii buna yüzeysel bakarsanız şöyle taktikler izlersiniz; 'bu adamı/kadını çok sevdim, çok ilgi gösterdim, beni terk etti, demek ki karşı cinse kötü davranırsam ilişkilerim düzelir' veya 'kadınlar/erkekler benim onlara verdiğim değeri hak etmiyor, onları değersizleştireceğim, meta haline getireceğim'

bu düşünce yürütme biçimi, insan gibi kompleks bir canlıyı anlayamadığınızı gösterir. burada seçimlerinizin daha derin ve çoğunluğu bilinçdışı olan kökleriyle ilgilenmeniz gerekir. yukarıda belirttiğim taktikler, 42 beden olduğunuz halde 36 beden kıyafet almak gibi, o giysinin içinde asla rahat edemezsiniz. cinsiyetçi taktikler sizi şikayet ettiğiniz bir örüntüden çıkarıp başka bir örüntünün esiri yapar. asıl mesele kendi patternini kendin yazabilmek.

ilişkilerinizde yineleyen dertler varsa, 'bütün kadınlar / erkekler böyledir, şöyledir' diyorsanız başvurmanız gereken yer red pill değil psikoterapidir. kendinizi anlar ve hikayenizi yeniden anlamlandırabilirseniz, 42 beden olmaktan rahatsız olmayabilir veya kilo verip 36 beden kıyafetin içinde rahat edebilirsiniz. en nihayetinde herkesin yolculuğu biricik. yola düşüp görmek gerek.

sözün özü:
yoğun şekilde ilişkisel sorunlar yaşayan insanların red pill okuyarak bulacağı tek şey, üzülerek söylüyorum ki bir başka blue pill'dir."
eksisozluk.com
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(08.10.17)
verdiği örnekler sabancı torunu, ali ağaoğlu, bilmem ne. alfalarmış, kadınlar bunlarla sevişiyorlarmış. yahu adamlar zengin zengin. danışıklı bu işler. kadının ayaklarında hermes terlik var, senin loser tayfa karşılayabilecek mi bunu? bir insanı olmadığı kılıfa sokmaya çalışmak ne demek? elbet patlar günün birinde.
0
nice tnetennba
(08.10.17)
adam harbi ali agaoglunu ornek vermis aq. adamin sinirsiz serveti var, kadinlarla sevismesini basari olarak gormemizi istiyo. hey allahim ya.
0
baldur2
(08.10.17)
dogru diyorsun, cevremde kiz bulamayan arkadaslara tavsiyede bulunayim o zaman, oglum zengin olsaniza ali agaoglu gibi, o zaman kizlar hayir demez. tabiiiiiiiiii olm manyak misin.
0
baldur2
(08.10.17)
adamlarda spor yapacak enerji, psikoloğa gidecek para yok diyorsun, çözüm önerin zengin olun mu? sen tavsiye verme arkadaşım.

zengin olunca "karı"lar kapında bitiyor ağbiii, alfa ol, zengin ol.

heyye.
0
nice tnetennba
(08.10.17)
Ne olup ne olmadığı, eksiği gediği madde madde yazılmış şurada:
eksisozluk.com
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(08.10.17)
(5)

anlık yutkunma refleksi kaybı

cagdassalur
sıcak veya acı bir şeyler yediğimde \ içtiğimde daha sık olmakta. yutkunmanın nasıl yapıldığını mantıksal olarak bilsem de sanki o an boğazım felç geçiriyor gibi kaskatı oluyor ve yutkunamıyorum. normal zamanlarda nadir de olsa iyice sıkıntı olmaya basladı. bir şeyler yerken gene olacak mı diye geri
sıcak veya acı bir şeyler yediğimde \ içtiğimde daha sık olmakta. yutkunmanın nasıl yapıldığını mantıksal olarak bilsem de sanki o an boğazım felç geçiriyor gibi kaskatı oluyor ve yutkunamıyorum. normal zamanlarda nadir de olsa iyice sıkıntı olmaya basladı. bir şeyler yerken gene olacak mı diye gerilmekten fenalık geldi.

soru kısmı ise bunun sebebi nedir nasıl çözülür? doktorluk bişeyse kime gidilir?

teşkürler.
0
cagdassalur
(08.10.17)
Psikolojik de olabilir yutak girtlak veya ses telleriyle ilgili cok ciddi bir sorun da olabilir. Bir kbbciye gidin ve larongoskopi konusunda israrci olun
0
a summer day
(08.10.17)
Bana da oluyor o anlık şey nadiren de olsa. Doktorluk birşey yok, çok sıcak birşeyden büyük yudum alma. Belki de vücut gırtlağı korumak için bu refleksi geliştirmiştir ne belli.
0
dougsampson
(08.10.17)
Bende de son günlerde oluyor , arkadaş basıl tarif ettin, maşallah .
Ben psikolojik olduğunu düşünüyorum .
0
dunyatuhaf
(08.10.17)
Ayni durum bir yakinimda da mevcut. Doktorlara gore bir seyi yok, olay tamamen psikolojikmis. Ben de ayni sekilde dusunuyorum.

Yemek yerken kus gibi basini goge cevirip yutkunmaya falan calisiyordu, garip bi goruntu. Kendisi yemek konusunda sikintilari olan bi insan zaten, oyle her seyi yemez, yiyemez. Bence bu durum da tamamen yemek aliskanliklarindaki sikintinin farkli sekildeki bir yansimasindan baska bir sey degil.

Not: "kaynimda var" tadinda bir yazi oldu ama uzman yardimina basvurmak en dogrusu. Gecmis olsun.
0
aksiyom
(08.10.17)
a summer day+1
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(08.10.17)
(11)

Besteme yorum

i was made for you
https://goo.gl/PQibAQTamamını dinlerseniz sevinirim, birkaç değişiklik var sonda. Merak eden olursa, Logic Pro X ile kaydettim.
goo.gl

Tamamını dinlerseniz sevinirim, birkaç değişiklik var sonda. Merak eden olursa, Logic Pro X ile kaydettim.
0
i was made for you
(07.10.17)
dostum beste demişsin ama bunun adı şaheser. +1111
0
secrexv2
(07.10.17)
Ben melodiyi sevdim. 1:59 dan sonra gitar başladığında arka sesler biraz rahatsız etti, değişse veya olmasa mı acaba.
1:55 e de bi el atabilirsin belki, bi uyumsuzluk var gibi.
edit 1:29 ile 1:55 arasında
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.10.17)
güzel olmuş :)
0
olabilir ya da olmayabilir
(07.10.17)
Beğendim
0
EasyTiger
(07.10.17)
Teşekkür ederim.

Gitar solosunun üzerine düşünmedim, bir kerede çaldım hoşuma gitti bıraktım, olmak zorunda değil.

Uyumsuzluk ister istemez oluyor. Sondaki solo hariç iki elektrik, bir akustik, bir bas gitar, bir piccolo var, hepsini tek tek kaydettiğim için zamanlamayı mükemmel yapmak zor.
0
🌸i was made for you
(07.10.17)
emeğine sağlık. tek tek kaydetmek zor ama yine de bi metronom çalışmasına ihtiyacın var gibi.
0
Bruce
(07.10.17)
Gitar solosu çok güzel olmuş, bence kaldırma. solo sırasında arkadaki sesler olmasa mı demiştim ben.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.10.17)
Melodi yok moruq :)
0
nocturness
(07.10.17)
Fena degil ama bagimlisi olmazdim. Biri acsa sesi kapatmam ama kendim acip dinlemezdin.

Solo kisme ritme uyumsuz, ona bir ayar cekmelisin bence. Soloyu parcanin beat'ine uydurman lazim, senkronize gitmiyor ve bu sekilde kulak tirmalar. Bir de piccolo bozmus isi.
0
stavro
(07.10.17)
Bence çok güzel, ayrıca tek tek kayıt olduğundan yukarda söylenen kısımlarda uyumsuzluk olmuştur heralde ve böyle yapmak çok zorlamıştır onu da düşünerek eline sağlık diyorum:) ve evet gitar solosu tek kalsa daha güzel olur sanki.
0
pamuk helvalar cebe
(07.10.17)
Solo ritme uyumsuz değil, ritim de solo da 4/4, arkada melodi giderken karışık gelmiş olabilir evet o arpeji susturabilirim.
0
🌸i was made for you
(08.10.17)
(1)

küçük tuvalet eğitimi

dickens
İyi aksamlar arkadaşlar.Pansiyonlu bir okulda belletmenlik yapmaktayim ve maalesef pansiyonda ilkokul birinci sınıf öğrencileri kalıyor. Bu öğrenciler sabah kalktıklarında üzerlerinde ne varsa ıpıslak bir şekilde uyanıyorlar. Bu çocuklar için neler yapabiliriz? Not: daha önce rehberlik servisiyle gö
İyi aksamlar arkadaşlar.
Pansiyonlu bir okulda belletmenlik yapmaktayim ve maalesef pansiyonda ilkokul birinci sınıf öğrencileri kalıyor. Bu öğrenciler sabah kalktıklarında üzerlerinde ne varsa ıpıslak bir şekilde uyanıyorlar. Bu çocuklar için neler yapabiliriz?
Not: daha önce rehberlik servisiyle görüşüldü ve çocuklarla konuşulup, bilgilendirildi.


Şimdiden teşekkürler
0
dickens
(07.10.17)
Rehberlik servisi konuşmaktan başka bişi yapmadı mı?
Kuru kalkmaya teşvik olarak haftalık çizelge hazırlayıp kuru kalkılan günlere güneş çizdirebilirsiniz. Islak günlere yağmur yapmasınlar. Kağıtta sadece güneşler olsun. Oyun şekline döndürün, baskılayıcı, birbirlerini utandırma gibi şeylere meydan vermeden yapmanız lazım. Teşviğin en zorlanan çocuk için de geçerli olması lazım.
En çok kuru kalkanı da belirlemeyin, alkışlatmayın. Herkes kendi kağıdından kendi durumunu izleyecek şekilde yapın. Kendi durumlarını düzelttikçe sevinsinler.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.10.17)
(6)

"proteinsizlik yüzünden hep bunlar" argümanı neye dayanıyor?

nickalangeronimo
yani ne zaman tuhaf bir olay olsa ya da toplumun sağduyudan uzak davrandığı görülse birileri çıkıp "et yememekten", "e tabi protein alamıyor ki sadece karbonhidrat" vs diyerek ortaya atılıyor. bunun bir temeli var mı yoksa bunlar hep şehir efsanesi mi?
yani ne zaman tuhaf bir olay olsa ya da toplumun sağduyudan uzak davrandığı görülse birileri çıkıp "et yememekten", "e tabi protein alamıyor ki sadece karbonhidrat" vs diyerek ortaya atılıyor. bunun bir temeli var mı yoksa bunlar hep şehir efsanesi mi?
0
nickalangeronimo
(07.10.17)
Protein vücudun tüm yapıtaşını oluşturuyor, yağlarla birlikte her hücren proteinle inşa ediliyor, protein yeterli miktarda alınmayınca tüm sistem yavaşlıyor ya da çökmeye başlıyor, buna ikame edecek bir başka madde yok. Karbonhidratsa sadece enerji veriyor, başka bir olayı yok, onun yerini tutabilecek maddeler var. Yani karbonhidrat yoksa ölmezsin ama protein yoksa (Bağışıklığın çökmesi vs. ) ölürsün. Kısaca böyleyken böyle.
0
angelus
(07.10.17)
Temeli var.

Edit: Protein eksikliği seratonin, dopamin, adını hatırlayamadığım diğer önemli hormonları olumsuz yönde etkiliyor.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.10.17)
evet hücreler proteinle inşa ediliyor ama sinir hücreleri bir yaştan sonra yapılmıyor sonuçta. yani proteinsiz kalıp hasta filan olsak da zekaya etki etmesi beklenen bir şey mi?
0
🌸nickalangeronimo
(07.10.17)
Et demek sadece protein demek değil. Kırmızı et B12 vitamini açısından zengin. Bende B12 vitamini eksikliği var. Bu öyle saçma bir şey ki, ağzında aft çıkınca hayat kaliteni düşürüyor. Kimi insanda unutkanlığa yol açıp, kişiyi dağınık bir ruh haline sokuyor. Kimisinde yorgunluğa sebep oluyor. Sadece protein değil, vitamin ve mineral eksikliği bile çok ciddi sorunlara neden olabiliyor. Et besin olarak değerli olduğu için insanların her şeyi ete ve dolayısıyla proteinlere bağlaması son derece normal.
0
dissendium
(07.10.17)
O biraz B-12 eksikliğiyle ilişkilendirilen bir durum.
0
angelus
(07.10.17)
kısacası sen fakirsin et yemiyorsun karnını doyurmak için ekmek yiyorsun o yüzden beynin az gelişmiş anlamındaki bu hakaret, biraz temele dayanır. et yemenin faydası üzerine...
0
gotic
(08.10.17)
(2)

Beyazlar hangi programda yıkanır?

patos64
Arkadaşlar yeni makina aldım da, gömlek ve atlet atacağım, pamuklu var sentetik var işte bu tarz seçenekler var, hangisiydi onun adı?
Arkadaşlar yeni makina aldım da, gömlek ve atlet atacağım, pamuklu var sentetik var işte bu tarz seçenekler var, hangisiydi onun adı?
0
patos64
(07.10.17)
Gömlekler sentetikte yıkanır 40 derece yeterli hem yıpranmamış olur hem de fazla buruşmaz.
Atlet vs. Pamuklu Beyaz iç çamaşırlar 60-90 derecede yikayabilirsiniz.
Hayırlı olsun.
0
Yalcin
(07.10.17)
Çamaşırın kirine bakarak program seçmek daha akıllıca olur.
Pamuklu en uzun programdır yüksek ısıda ve iyi yıkar. Çamaşırların arasında sentetik naylon esaslı parçalar varsa bozulabilir veya en azından ütü zor olur. Çamaşırlar günlük giyip çıkarılmışsa daha düşük ısıda ve kısa programda yıkayabilirsin hem ekonomik olur hem çamaşır boş yere yıpranmamış olur.
Arada sentetik varsa ve çamaşırlar kirliyse pamuklu seçip ısıyı 40-50 dereceye getirebilirsin.
Sentetik otomatik olarak daha düşük ısıda yıkar yüksek ısıya izin vermez.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.10.17)
(13)

"komşusu açken tok yatan bizden değildir"

rahip janick
"Komşusu açken tok yatan bizden değildir" Muhammedbir de:"İlk taşı günahsız olanınız atsın"Jesus M'fukin Christkafası kesilesi bir kafir olarak bu iki cümle benim çok hoşuma gidiyor. tam olarak "hayat felsefesi yapılası" değil de, insanı iyiliğe ya da kendini sorgulamaya sevk eden cümle, söylem öner
"Komşusu açken tok yatan bizden değildir"

Muhammed

bir de:

"İlk taşı günahsız olanınız atsın"

Jesus M'fukin Christ

kafası kesilesi bir kafir olarak bu iki cümle benim çok hoşuma gidiyor. tam olarak "hayat felsefesi yapılası" değil de, insanı iyiliğe ya da kendini sorgulamaya sevk eden cümle, söylem önerisi olan var mıdır?

edit: üzerime aforizma atın

edit 2: din adamları ya da benzeri şeylerden olmak zorunda değil.
0
rahip janick
(07.10.17)
Akıl, akıldan üstündür.
0
diffarentiationation
(07.10.17)
"Ruhunu kaybeden dünyayı kazansa ne çıkar?"
0
harvey
(07.10.17)
Baska birisi yapabiliyorsa ben de yapabilirim.
0
crown
(07.10.17)
Fırsat bulduğu her an kendi elleriyle kahve yapıp ikram eden suriye türkmeni bir amca söylemişti :
İyilikten iyisi yoktur.
0
1adam
(07.10.17)
Din adamları üzerinden istiyorsan

İşçinin hakkını teri kurumadan verin.

Sabaha kadar aç yatıp kılıcına davranmayanın aklından şüphe ederim.
0
erci
(07.10.17)
"Nasıl düşünüyorsam öyle varım"
Ben
Yıllardır sorguladığım ve karşı durduğum Descartes sözü -> Nöroloji (bilim aslında) + deneyimlerim
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.10.17)
İki kişilik toplumda bile hayat basit olanın seviyesinde gider.
Bu da benim sözüm. as per: deneyim
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.10.17)
insan gemi gibidir. alanlar batacaktır, verenler ise yükselir.
---
bilseydi, yapmazdı.
(bu iki kelime o kadar önemli ki benim için. kötü/yanlış yapan bir insanın o şeyi cehaletinden yaptığını ve doğrusunu bilseydi yapmayacağını düşünüyorum ben.)

hz muhammedin'in o sözü çok önemli. müslüman olduğunu sanan çoğu kişi bu cümleyi idrak edememiştir. dikkat edin, komşusu açken diyor, müslüman komşusu demiyor. ciddi bir sosyalizm öğretisinin özetidir bu cümle.
0
dahinnotha
(07.10.17)
@camussar ilkinin isa'ya ait olduğunu bilmiyordum. bakacağım ona bir. ilk defa duydum ama bunu.
0
🌸rahip janick
(07.10.17)
"The only absolute knowledge attainable by man is that life is meaningless." --> Tolstoy.

"My views on religion are the same. I feel it's a pleasant fantasy for people to try and mollify the pain of the reality of existence." --> Gerçek hayatta Woody Allen.

"You use sex to express every emotion except love." --> Bir filmde Woody Allen.

"It’s the poignancy of life, and not only do we have to embrace its meaninglessness, and celebrate life because it has no meaning." --> Bir Woody Allen karakteri.

“Happiness makes up in height for what it lacks in length.” --> Robert Frost.
0
i was made for you
(07.10.17)
adalet kıstasım

''Fırat''ın kenarında bir kuzuyu bir kurt kapsa kuzunun hesabını Allah, Ömer'den sorar.''
0
blue eyes white dragon
(07.10.17)
@camussar eğer kaçırmadıysam burada sadece "komşunu sev" diyor ve bunun üzerinden gidiyor. ben direkt olarak "komşusu açken tok yatan bizden değildir." gibi veciz bir seyler arıyordum.
0
🌸rahip janick
(07.10.17)
"Nasihatçı olarak ölüm kâfidir."
0
mslny
(07.10.17)
(6)

yüzüme kese yapayım mı?

centrolenidae
yaklaşık 10 gündür sivilce ve izleri için krem kullanıyorum. derim kurumaya ve pul pul olmaya başladı. nemlendirici kullanıyorum ama etkisi geçici oluyor. bu soyulan deriyi atmak için kese kullansam bi zararı olur mu acaba? sivilcelere böyle işlemler yapmamak gerekiyor diye biliyorum dağıtmamak için
yaklaşık 10 gündür sivilce ve izleri için krem kullanıyorum. derim kurumaya ve pul pul olmaya başladı. nemlendirici kullanıyorum ama etkisi geçici oluyor. bu soyulan deriyi atmak için kese kullansam bi zararı olur mu acaba? sivilcelere böyle işlemler yapmamak gerekiyor diye biliyorum dağıtmamak için. ama sanırım kremden dolayı sivilceler cildimin altında beze şeklinde kalıyor, sıkılacak şekle gelmiyorlar.
0
centrolenidae
(06.10.17)
yapma.
0
secrexv2
(06.10.17)
yapma bonobo götüne döner yüzün.

yaptım oradan biliyorum.
0
zoque
(06.10.17)
No, never.
0
manuel mandalina
(06.10.17)
yapma.
0
i m cool with that
(06.10.17)
Hangi kremi kullandığınızı bilmiyorum. Ama ben gözenekleri düzeltmek için imex krem kullandığımda benim de yüzüm pul pul dökülüyordu, kepek kepek oluyodum. Yumuşak hareketlerle keseledim ben haftada bir, öyle hatır hutur girişmedim hiç suratıma. Bi zarar görmedim ben
0
umutsuzevjınıkı
(06.10.17)
Banyodan sonra yüzünü kurulamadan zeytinağı sür. Hem nemlendirir hem besler hem pulları yumuşatır daha kolay dökülürler.
Cildin zeytinyağını hemen hemen çekene kadar beklet hemen yıkama. Sonrasında ılık suyla sabunla. Tercihen el yapımı sabun olsun. Sabunluyken yumuşak erkek traş fırçasıyla hafif daireler çizerek yüzünde gezdir. Ölü derileri atar, varsa siyah nokta sorununa da faydası olur.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.10.17)
(5)

şu andaki = geçmişteki alım gücü

kibritsuyu
şu andaki 1000 liranın alım gücü, geçmişte hangi tarihteki 1000 liranın alım gücü ile eşitti? sormak istediğimi sorabildim mi bilmiyorum. bugün 1000 liraya alınabilen bir şeyin aynısını, geçmişte hangi tarihte yine 1000 liraya alabiliyorduk?örnek de vereyim net anlaşılsın, babam dedi ki "xxxx yılınd
şu andaki 1000 liranın alım gücü, geçmişte hangi tarihteki 1000 liranın alım gücü ile eşitti? sormak istediğimi sorabildim mi bilmiyorum. bugün 1000 liraya alınabilen bir şeyin aynısını, geçmişte hangi tarihte yine 1000 liraya alabiliyorduk?

örnek de vereyim net anlaşılsın, babam dedi ki "xxxx yılında ilk arabamı 69.000 liraya aldım". şimdi aynı sınıfta bir araba yine 69.000 ise aradığım o. genel olarak xxxx yılındaki fiyat ile bu tarihteki fiyat aynı diyip, o dönemdeki bazı şeyler için fiyat karşılaştırması yapmak istiyorum.

hangi tarih daha yakındır bu istediğime?
0
kibritsuyu
(06.10.17)
merkez bankasının sitesinde enflasyon hesaplayıcısı var, ordan bakabilirsin bence:)
0
lorenz egrisi
(06.10.17)
öncelikle o dönemdeki fiyatın üstüne gelen enflasyonlar sonrası 6 adet sıfırın silindiğini göz önünde tutman lazım. yani şu andaki 30.000 lira o dönem için aslında 30.000.000.000 lira demek oluyor. bu şekilde değerlendirdiğinde aynı fiyat gibi bir durum ortaya çıkamaz. yani alım gücü eşitti varsayımı hatalı olur.

karşılaştırma yapmak için merkez bankası ama tabi :)
0
re noreno
(06.10.17)
şu andaki 30.000 lira, o dönemdeki kaç lira değil. o dönemdeki 30.000 liranın, şimdiki dönemde yine 30.000 lira (yani eski parayla 30 milyar lira)ya denk geldiği tarihi soruyorum. "alım gücü" tabiri hatalı olabilir. denkliği bulmaya çalışıyorum.

enflasyon hesabından 1974 yılının o civarda değer verdiğini görüyorum.
0
🌸kibritsuyu
(06.10.17)
şurada bazı fiyatlar var.
blog.milliyet.com.tr

1976-77 deki asgari ücret şimdikine yakın.
www.alomaliye.com

74 sonrası buğday ve benzin fiyatları belki faydası olur.
www.budakdoganca.com
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(06.10.17)
1974 doğru cevap.
www3.tcmb.gov.tr
şu hesaplayıcıdan 1974 ve 2017 seçererk görebilirsin.
0
sckxyss
(06.10.17)
(4)

İlaçta katkı payı miktarını öğrenme

hayat aklini konusacak bir filozof uret
Sgk ödemeli ilaç alınca eczanenin aldığı tutarları / oranları öğrenebileceğim bi yer var mı?
Sgk ödemeli ilaç alınca eczanenin aldığı tutarları / oranları öğrenebileceğim bi yer var mı?
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(06.10.17)
turkiye.gov.tr.

Buradan bakılıyor.
0
secrexv2
(06.10.17)
E devlette maaştan kesilenler görülüyor. Eczanenin aldığını soruyorum.
Eczane aynı kişiden bazen hiç almıyor bazen alıyor durumu var.
Aynı ilaç için bi keresinde almadı başka zaman aldı. Anlam veremedim. Eczane evimin dibinde, komşu yani. Sohpetimiz var emin olmadan bişey demek istemedim.

İlacı eksik söyledi bir de. 4 kutu olduğunu biliyorum 3 kutu dedi. Birini verdi ikisini getirtecekmiş. Kızın kafası karışık olabilir diye o anda bişey demedim ben de yorgundum epeyce. Eve gelip dinlenince 54.61 lira tutarlı reçete için 24 tl alması, 4 kutu ilaca 3 kutu demesi tuhaf geldi.

Sgk sitesinde kurumdan maaş alanların maaşlarından kesilir ve oran için de %10 diyor. Başka listeler/ durumlar mı vardır anlamadım buraya sorayım dedim.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(06.10.17)
Muayene parasini da kesiyolardir.
Doktor sisteme 3 kutu girip receteye 4 yazdiysa ondan 3 demis olabilir. Devlet oarasiz sadece 3 kutu veriyodur, digerini kendin odemen gerekiyodur vs.

Bir de devlet odeme miktarlarini vb degistiriyor, katki paylari degisebiliyor filan. Ondan olabilir
0
kuehles blondes
(06.10.17)
Sistemde 4 adet görünüyor e-nabızdan baktım. Zaten artık reçete vermiyorlar reçete numarası veriliyor.
Aynı ilacı daha önce de 4 adet olarak aldım hiç para vermedim.
Muayene parası 9 tl imiş. Onu düşsem bile normalin iki katı kadar fark var.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(06.10.17)
(10)

Ekmek fiyatı

hayat aklini konusacak bir filozof uret
Yaşadığınız yerde 250 gr beyaz ekmeğin fiyatı ne?
Yaşadığınız yerde 250 gr beyaz ekmeğin fiyatı ne?
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(06.10.17)
pardon 1.25 lira.

2.5 lira olan çiftli diye satılan ekmek.
0
blue eyes white dragon
(06.10.17)
1
0
glamdr1ng
(06.10.17)
Normal ekmek 1.25 francali 3
0
all girls dream
(06.10.17)
İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Ekmek 60 kuruş.
Fırınlarda 1 lira
0
teknikekip
(06.10.17)
bir fırında 1.25,
diğerinde 1 TL
0
€xpolerer
(06.10.17)
1,5 tiel

evet paris'te gibi pahalı yaşıyor olduğum doğrudur.
0
demirr
(06.10.17)
1.50 ? Neresi orası?
@teknikekip,
İzmir'de her yer aynı değil. 1 lira olan bölge var, 1.25 olan bölge var. 75 krş olan bölge de olabilir çünkü ekmek bizim burada 1 lirayken 50 krş ve 75. krş olan bölgeler vardı.

Bizde (İzmir ksk) 1.25
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(06.10.17)
beylikdüzü - 1,25 TL
0
himmet dayi
(06.10.17)
1.25 Suadiye
0
since1907
(06.10.17)
@hayat aklini konusacak bir filozof uret

Kent ekmek her yerde yok sanırım. Orada 60 krş.
Bim'de 75 krş.
Fırınlarda düzeltiyorum 1.25 TL.
0
teknikekip
(10.10.17)
(10)

konserve yemek sağlıksız mı?

oddyseus
metabolizmam çok hızlı spora tekrar başladığımdan beri kilo alamıyorum. öncesinde 5 senelik geçmişim var. şu an 78 kiloyum eski 85 kiloma dönmek istiyorum yavaştan. glisemik indeks düşük omega 3:6 dengesine falan dikkat edince kalorimi tamamlamakta zorlanıyorum çerezlerle bile. benim 500 kaloriye da
metabolizmam çok hızlı spora tekrar başladığımdan beri kilo alamıyorum. öncesinde 5 senelik geçmişim var. şu an 78 kiloyum eski 85 kiloma dönmek istiyorum yavaştan. glisemik indeks düşük omega 3:6 dengesine falan dikkat edince kalorimi tamamlamakta zorlanıyorum çerezlerle bile. benim 500 kaloriye daha ihtiyacım var günlük. bunu konserver barbunyadan falan karşılasam nasıl olur? haftada 4-5 gün normal besinlerin üstüne konserveden yemek zararlı olur mu? koruyucu kimyasal falan katıyolar mmı bunun içine?
0
oddyseus
(06.10.17)
Konserve yerine dondurulmus ye demisti doktor
0
Traveller
(06.10.17)
Tuzla korunuyor genelde. Tuz alımın artar.
0
diffarentiationation
(06.10.17)
Konserveye kimyasal katmiyolarsa hicbir seye katmiyorlardir.
0
baldur2
(06.10.17)
badem fındık yer fıstığı falan yesen onun yerine?
0
my pink
(06.10.17)
Konserve barbunyada koruyucu yok aslında. Başka Bi zararı var mı bilmiyorum.
0
turk kizi
(06.10.17)
Konserve pastorize veya sterilize edilerek yapılıyor. Koruyucu olması gerekmiyor. Alırken içeriğine bakarsan koruyucu göremezsin. Sanmıyorum ama varsa firmanın işgüzarlığıdır ya da ürününe güvenmiyordur.

Konserve tüketirken dikkat edeceğin husus; kapak kısmında bombelenme veya çökme olmasın. Varsa o konserve bozulmuştur yeme.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(06.10.17)
@my pink

badem ve fındıkta aflatoksin var ve Türkiye'de kontrolü ne seviyede belli değil. Yüksek oranda olanı ciddi kanserojen.
0
christopher nolan
(06.10.17)
Konserveye kimyasal katmıyorlar, en azından bildik markalara, ama tuz oranı yüksek.
0
SiyamkedisiZorro
(06.10.17)
ben bol bol tavukla yüzünden yüksek sodyum alıyorum zaten bi de işin için çok tuzlu öğün girerse uzun vadede zararlı olmaz mı?
0
🌸oddyseus
(06.10.17)
Tuz çok olmaz ki konservede. Normal yemeğe konulan miktarda olur. Salamura ile karıştırıldı sanırım. Asma yaprağı, zeytin gibi salamura ürünlerde tuz oranı fazla oluyor, kullanırken suyla durulayıp / suda bekletip fazla tuzu atıyoruz.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(06.10.17)
(22)

En sevdiğiniz alkolsüz içecek?

kendi kendine yasayan yavrucak
benim su ve ayran <3 sizin?
benim su ve ayran <3 sizin?
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(05.10.17)
su, çay, limonata
0
elma
(05.10.17)
Cay ,soguk cay
0
krasich
(05.10.17)
alkolsüz bira
0
zugas
(05.10.17)
ayran
suyu saymıyorum bile
0
basond
(05.10.17)
çay.
0
secrexv2
(05.10.17)
su.
Gereksiz kalori sevmem ve sağığıma dikkat ederim.
0
powerpufgirl
(05.10.17)
soda limon ayran karışımı
Soğuk şalgam suyu
0
delicevat
(05.10.17)
Kefir ve kahve
0
catch the arrow
(05.10.17)
su, maden suyu, kefir.
0
evde liyakat kalmamis
(05.10.17)
Su, soda, çay.
0
manuel mandalina
(05.10.17)
Kefir, şalgam, maden suyu özellikle maden suyu<3
0
kullanıcıadımbuolsun
(05.10.17)
su, limonata, maden suyu içine limon dilimi
0
EasyTiger
(05.10.17)
Ice tea şeftali
0
cabiday
(05.10.17)
Kahve
0
freebird5406_2
(05.10.17)
Sıcak çikolata.
0
ms brownstone
(05.10.17)
Türk kahvesi.
0
buff
(05.10.17)
cola zero, beypazarı
0
regardless of what they say
(05.10.17)
Bu sıralar tonik.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.10.17)
su, limonata, salep
0
sta
(06.10.17)
çay
0
gezegen olan pluton
(06.10.17)
oralet yazan olmamış, enteresan.
0
gadasiz
(06.10.17)
türk kahvesi
sonra cola
0
all girls dream
(06.10.17)
(20)

Bu Eziklikten ve Dışlanmışlıktan Bıktım

sucuklu yumurta
Bu duyuru muhtemelen fark edilmeyecek ya da fark edenler de okumaya üşenecek belki, ama ben gene de yazacağım çünkü içimdekileri bu kadar uzun bir yazıya dökecek kadar doldum. Bu kadar dolmama neden olan yaşadıklarımdan ziyade bu yaşadıklarımın kısır döngü olduğu ve bu döngüden hiç kurtulamayacağım
Bu duyuru muhtemelen fark edilmeyecek ya da fark edenler de okumaya üşenecek belki, ama ben gene de yazacağım çünkü içimdekileri bu kadar uzun bir yazıya dökecek kadar doldum. Bu kadar dolmama neden olan yaşadıklarımdan ziyade bu yaşadıklarımın kısır döngü olduğu ve bu döngüden hiç kurtulamayacağım düşüncesi. Yaşadığım her şey ve kendi zayıflığım bu düşünceyi sürekli körüklediğinden ve kuvvetlendirdiğinden artık bu düşüncenin doğruluğuna kendimi inandırdım. Belki bu yazıyı okuyan biri çıkar, belki benle benzer durumları yaşayanlar vardır. Bunlar da dert mi diye düşünecek kişiler de olacak belki ama bizzat yaşayan bilir, bunlar çok ağır geliyor insana ve ben bu döngüden çıkamama gerçeğine daha fazla dayanamayacağım.

Küçüklüğümden beri hep grupların dışında kaldım, girdiğim grupların da zayıf halkası hep ben oldum. Bir kişi oyun grubu oluştururdu, ben oluşturmaya kalksam kimse katılmazdı bile. Sanki yokmuşum gibi. Arkadaş gruplarında bir yere gidileceği zaman unutulan tek kişi ben olurdum. Öğle teneffüsü olurdu, grupça kantine inilirdi, işi uzayan sona kalan kim olursa olsun grup o kişiyi beklerdi, benim dışımda. Eğer sona kalan ben isem grubun çok umrunda olmaz ve sınıfa çıkarlardı. Sona kalan Ayşe, Fatma bilmem kim ise onlar beklenirdi. Bu çocukluk zamanlarımla sınırlı kalmayıp ergenliğime de sıçradı. En iyi arkadaşım dediğim kişilerin en iyi arkadaşları hiçbir zaman ben olmadım. Ergenlik dönemimde beraber sinemaya gidelim diyeceğim ya da beni davet edecek bir arkadaşım hiç olmadı. Elimden geleni de yapıyordum halbuki, sıcakkanlı davranıyordum, fazla yılışmıyordum her şeyi kararında götürüyordum ya da ben öyle sanıyordum. NE ZAMAN BİRİYLE TANIŞSAM İLK ZAMANLARDA ÇOK SICAK DAVRANAN BU BİRİ, İLERİKİ ZAMANLARDA SANKİ HAKKIMDA UTANÇ VERİCİ BİR DEDİKODU DÖNMÜŞ GİBİ BENDEN HIZLA UZAKLAŞIYORDU. Lisenin bahar şenliklerine " yanımda kimse yok tek başıma nasıl eğleneceğim ki" deyip hiç gitmedim. Yalnızlığımdan utanırdım ama kaçamıyordum da üstümde bir kara büyü varmış gibi. Okulda ya da dershanede sanki vebalıymışım gibi sınıfta yanı boş olan kişi hep ben oldum,istisnasız, inanın.

Üniversitede de bu durumdan kurtulamadım. Bu sefer bir tane arkadaş edinebilmiştim kendime ancak o arkadaşın da bir arkadaşlığını göremedim. Yine de yalnızlıktan iyidir deyip attığı kazıklara rağmen yanında olmaya devam ettim. İlk defa sinemaya gittiğim arkadaşım oydu, cafeye gittiğim de. Asosyal değildim ama bilmediğim bir sebepten insanlar hep benden uzaklaşıp bana karşı tiksinti ya da acıma dolu bakışlar atıyordu. Tanımadığı kişiyle bile notlarını paylaşan öğrenciler nedense bende hep bir bahane buluyordu. Mezuniyet günümde de bu dışlanılmışlığın utancını ve kaygısını yaşadım. Diploma için ismi anons edilen her kişi alkışlanıyordu. Ben ise alkışlanmayacağımı biliyordum ve ailemin bu dışlanmışlığa şahit olmasının vereceği ağır utanç duygusu beni daha da streslendiriyordu. Evet dışlandığımdan utanıyordum ve ailemin de bu dışlanmışlığımı ve ezikliğimi görmesinden çok korkuyordum. Ama ilginçtir orada ismim anons edildiğinde alkış sesleri geldi çok olmasa da. Sanki hiç hazırlanmadığım çok önemli bir sınav birkaç ay sonraya ertelenmiş gibi müthiş bir rahatlık ve mutluluk yaşadım. Bu alkış herkes için olağandı ama benim için imkansız gibi bir şeydi.

Şu an 29 yaşındayım ve çalışmaktayım. Ofiste 6 kişiyiz. Tahmin edeceğiniz gibi tek dışta kalan kişi benim. Günaydınına cevap verilmeyen iyi akşamlarına kem küm ses çıkartılan kişi benim. Yemekhanede genelde yalnız yemek yiyen, ya da ofisteki grubuyla gittiğinde sona kalırsa beklenmeyen tek kişi benim. Hiç sevgilim de olmadı, dostum da. Sadece arada bir iki yazdığım üniversite arkadaşım var yukarıda bahsettiğim.

Bunları hak etmek için ne yaptım bilmiyorum, hayatımın her anında ve her ortamda böyle ezik ve dışlanmış olmak için bilmeden insanlara hakaret falan yağdırıyorum herhalde. Milletin telefonları susmazken bana haftada anca bir iki kere gelen whatsapp mesajı, ona da şükür diyorum aylarca kimsenin mesaj attığı olmadığı zamanları da yaşadım çünkü. Daha fazla böyle devam edebilir miyim bilmiyorum. Birkaç kez intihara kalkışmıştım ergenken, şu an da aklıma gelip gelip gidiyor. Hiçbir psikolog psikiyatr da çözüm etmiyor sanki hepsi para tuzağıymış gibi, boş boş dinliyorlar ve seans bitimini bekliyorlar.
0
sucuklu yumurta
(05.10.17)
kendini gruba zorla kabul ettirmen gerekiyor. Soğuk davranıldığında "bu onların problemi" deyip ısrarla günaydınlarına filan devam et ya da ne bileyim evinde davet ver. Bir de insanlara karşı hassas olmamayı öğren. Alınganlığında yüzde yüz haklı olabilirsin ama çoğu bunu anlmaz.

ne ypmış olabilirsin? muhtemelen hassas ve kibar birisin insanlr da bunu eziklik sanıyor.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(05.10.17)
bazen ağır ve üstüme vazife olmamasına rağmen konuştuğum için bu halleri çok tecrübe ettim. genel kabulün aksine farklı olanı söylediğim ve yaptığım ve söylediğim için genelde ters, aksi hatta kimilerince gereksiz olduğum yüzüme pek çok söylenmesine rağmen bir gün amann deyip saldım. ne bileyim umursamıyorum kimseyi.

bence sen de göge bakacağım diye ayağının dibindeki çicekleri görmüyorsun. biraz farklı yönlere bakmanı tavsiye ederim. ben de işe yaradığını söyleyebilirim.
0
secrexv2
(05.10.17)
bu duyurunu okuyunca insan yardımcı olmak istiyor ama tüm dünya neden böyle davranıyor bilemiyoruz gerçekten seni tanımadan bununla ilgili bir şey diyemeyiz.

Sosyal çevre aile baskısı senin farkında olmadan insanları kırıcı şeyler söylemen her şey olabilir.
Daha sosyal olmak gerekli buradaki zirvelere vs katılabilirsin.Yada dil kurslarına el işi kurslarına(ahşap,maket) katılabilirsin.

secrex +1 diyebilirim.
0
basond
(05.10.17)
gereksiz takıyorsun. yani olmazsa olmaz arkadaş grubu ofiste ne var bunda. öyle kafadan bacaklı değilsen de erkek arkadaşın da olur, mutlu da olursun, neler gördü bu gözler.
eskiden ben de öyleydim, hele lise ve üniversite başları, arkadaşlar hala dalga geçerler yaptıklarımla dsfsd. sonra işte böyle gitmeyeceğini kavrarsın, ben üniversite biterken açılmıştım zaten, sonra yurtdışında yüksek lisans yaparken zaten ipin ucunu kötü yönde bile kaçırmış olabilirim ahah.
kimseyi fazla aramam etmem, ama arada buluşuruz yani. hatta millete laf sokmayı çok severim, öyle kabul ediyorlar artık.
fake it til you make it
0
passion rules the game
(05.10.17)
inanın her ortamda böyle oluyor. istisnasız. her yeni ortama girerken umutlu oluyorum, bu sefer bambaşka olucak, arkadaşlarım olucak.. Başlangıçta herşey iyi, insanlar çok sıcak, mutlu oluyorum. Ama zaman geçtikçe bu insanlar benden uzaklaşıyor. İnanın kırıcı davranmıyorum,inanın, sıcakkanlı davranıyorum, çok da yılışık olmamaya dikkat ediyorum,kendimce dozunu ayarladığımı düşünüyorum. Ama yine hüsran yine hüsran. Benim lanetim sanırım bu durum, kurtulamadığım.
0
🌸sucuklu yumurta
(05.10.17)
passion rules the game
(05.10.17)
Psikolog-psikiyatr kısmını biraz hızlı geçmişsin; gittin mi yoksa önyargın mı var anlayamadım. Konuyu ciddiyetle ele alarak bir psikologla görüşmeni öneririm. Uzaktan ne desek boş olur.
0
manuel mandalina
(05.10.17)
gittim Ankara'da bir dolu,ama birişe yaramadı hiçbiri.
0
🌸sucuklu yumurta
(05.10.17)
Bendede aynı sorun var ama bazen yalnızlığı istediğim içinde oluyor örneğin millet batak atıyor belki 4-5saat ben katlanamıyorum hergün uzaklaşıyorsun o şekilde yani tahammül edebileceğin insanlarla vakit geçirmen lazım ayrıca biraz arayıp soran olman gerekiyor yorum yapan katkıda bulunan fikirlerini söyleyen.
Birde bu sorunu çok problem etmemek lazım şöyle bir şeyde var insanlarla iletişim kurmadıkça kurduğun cümleler kelime seçimlerin filan biraz abes kalıyor bunlarda konuştukça düzeliyor. Saçmalıyormuyum sıkıyor muyum diye düşünüp utanmamak lazım.
Psikiyatrik ilaçlar doktor kontrolünde olduktan sonra yaklaşık 4-5 ay üstünde devamlı kullanınca iyi etkiler alınıyor.
Psikologlar malesef pek yardımcı olmadığı için o konuda bir şey demiyorum.ama iyisini bulursan git. Onun yerine kişisel gelişim ve terapi kitapları önerebilirim.
Fikirlerinin oluşması ve düşünceler için ise ilgi duyduğun,klasikler gibi kitaplar okumanı film izlemeni dizi izlemeni öneririm. Kurs veya kulüplerde iyi geliyor mecburen konuşup birşeyler öğreniyorsun.
Benim tespit ettiklerim bunlar kendim için etkilerini gördüm en azından herkesle daha rahat konuşabilecek seviyeye geldim.
0
kararsızataletfilozofu
(05.10.17)
8 Eylül'de intharın eşiğindeyim diye duyuru açmıştınız. Haftalar sonra böyle bir yanlış yapmadığınızdan emin olmak için sizi hiç tanımayan ama derdinizi önemseyen biri olarak, size sadece merhaba yazan bir mesaj atmıştım geçenlerde. Ona cevap vermediniz ve ben cidden üzülmüştüm belki de hayatınızı kaybettiğinizi sanarak. Ama neyse ki yeni duyuru açtığınıza göre hayattasınız buna sevindim ama aynı zamanda mesajımı sallamadığınızı da görmüş oldum ve aklıma başka düşünceler geldi böyle olunca. Örneğin, bence siz bu anlattıklarınızı değil başka bir şeyler yaşıyorsunuz gibi geldi.
Belki de insanlar sizi önemseyip dinliyordur ama siz göremiyorsunuzdur!
Bu yüzden diyorum ki siz üstte anlattıklarınızı yaşadığınızı sanıyorsunuz.

Hem zaten çok küçük yaşlardan beri bu kadar fena insanlarla karşılaşmak çok mümkün değil. Arabesk bir anlatım seziyorum üstte ve bence bu gerçekten de sizin yaşadığınızı sandığınız hayat olabilir.

"Aslında olan" başka olabilir.


Edit: passion rules the game +1
eksisozluk.com
0
jamiro
(05.10.17)
bazen ne yaparsan yap olmuyor. ben arkadaş çevresi konusunda inanılmaz şanslıyım çok şükür. ama tek arkadaşı olarak benim olduğum 2 tane arkadaşım daha var. tutturamıyorlar bir türlü. kurslar okullar hobiler vs. bir türlü arkadaş edinemiyorlar. bazen akışına bırakmakta fayda var. ben eminim arkadaşlığın çok kıymetli olurdu ama üzme kendini. önce bir kendini sev. motive ol hayata karşı. yaşamayı sevmek lazım. bunu düstur edin kendine. insan sadece kendiyle de bir başka mutlu oluyor. 6 ay yalnızlığımda bunu tecrübe etmiştim. hala anarım o günleri:)
0
hemsta
(06.10.17)
İlacını yazıyorum. %100 başarılı. Okuduğunda hemen farkedip şok olacaksın. Ben oldum.
Bu bir kitap:
Tanrı Daima Tedbili Kıyafet Gezer

Bu kitabı sadece bilenler bilir.
Kendi hikayeni okuyacaksın
0
herşeyi soran adam
(06.10.17)
cinsiyetiniz nedir?
0
guldum gectim genceciktim
(06.10.17)
Bütün dunya bu sekilde davrandığına gore sorun senin bakis acın ve davranışlarında. Sosyal fobi tedavisi eğer kendi kendine yenemiyorsan iki antidepresana bakar. Bence iyi psikolog ve psikiyatriste ya denk gelememissin ya da dediklerini pek dinlememissin. Özgüvensizlik siliklik getirir. Bi yere girdiğinde gnydn diye agzinin icinde yuvarliyosan kimse cevap vermez, konuşurken sesin yuksek ve kelimeler net cikmali. Sen kendine saygi duymazsan kimse duymaz. Bu sekilde olmana sebep olan seni baskalarinin yaninda kucuk dusuren bir ailen vardi muhtemelen ve bu senin suçun değil. Normalde yapamayacagini düşündüğün seyler yap ve hatalarina gül gerisi gelecek. Hayati kendine daha fazla rezil etme kararli ol kendine guven.
0
instant crush
(06.10.17)
Seni anlıyorum.
Çözülmeyecek bir sorun değil, çözülüyor. Bu iyi haberdi. Kötü haber de kolay olmayacak, emek vermen üzerinde çalışman gerekecek. En zor kısmı da kendine ayna tutma kısmı. Bunun için davranışçı psikolog yardımı iyi olur. Gittim faydasını görmedim diyorsun. Vazgeçmeyeceksin. Vazgeçtiğin anda kaybedersin. Başkasını dene bu kez araştırarak dene. Öneri al, çalışma alanlarına bak...

Bir de yalnız olmadığını bimende fayda var. Senin yaşadığını yaşayan insanlar tanıyorum. Yani nedenini ben de tam çözemedim ama bazen oluyor bu durum.
Benim kızımın lise sınıfında bi çocuk vardı senin gibi. Yalnız oturuyomuş, kimse onunla konuşmuyormuş, anlattığın her şey onun için de geçerliydi. Kızımla bunu çok konuştuk, sen yakın davran diğerleri yapmıyorsa diyordum. Ancak niyeyse kızımın çabaları sonuçsuz kaldı. İlişki tek taraflı kurulmuyor, Ayşe o topa giremedi bi türlü. Aynı zamanda topluluk psikolojisi, davranış modeli diye bir durum var ve onu kırmak pek öyle kolay olmuyor. Ayşe lise son sınıfa kadar yalnız kaldı, sonrası ne oldu bilmiyorum.

İlk ve orta okulda yanına oturulmak istenmeyen, oyunlara dahil edilmeyen, tam anlamıyla dışlanan bi çocuk tanıyorum. Yakından tanıdığım biri. Şimdi sağlam kemik bi arkadaş gurubu var, yeni arkadaşlar da ediniyor. Ama durup dururken olmadı bu. Tavsiyelere önerilere kulak verdi, kendi de epey çabaladı ve en önemlisi vazgeçmedi.

Başka örnekler de var.

Sana yardımcı olacak bazı araçlar önereyim.
Kitaplar; %100 düşünce gücü, Duygusal Zeka, İyi Hissetmek ilk aklıma gelenler. Sen araştırıp dahasını bulursun. (ne kadar emek o kadar ekmek :)
Ted konuşmaları; kısa olması, görsellerle örneklerle desteklenen deneyim ve çalışmalar olması yönünden iyidir. Yararlı, ulaşımı kolay ve ekonomitir.

İlk yapman gereken şey de kurduğun cümlelere dikkat etmek. Mesela " ben bu döngüden çıkamama gerçeğine daha fazla dayanamayacağım" cümlesini ve benzerlerini kurduğun sürece ne yaparsan yap sittin sene bu döngüyü kıramazsın. Asla kendini proveke edecek cümleler kurma, kelimeler seçme. Acil olarak tam aksi yönde cümleler edin, kullanımına al.
"Döngüden çıkmama gerçeği" diye bişey yok, döngüden çıkma veya çıkmama olasılığı var. Sen hangisini seçersen o gerçek olacak. Çünkü bizi biz yapan, ona gönderdiğimiz bilgi ve duyguları işleyip aklımızı düşüncemizi oluşturan beynin çalışma şekli böyle. Senin yollamadığın bişeyi bilemez, uygulamaya alamaz, işleyemez, kullanamaz. Döngüden çıkıyoruz diyeceksin ki o da "hımm döngüden çıkıyomuşuz" diyecek, gerekenleri yapmaya başlayacak. Beyne yolladığın bilgiler 2 üzeri olarak ifade bulur. O katlayacak onu hiç merak etme. Sen sadece doğru, olumlu düşünmeye geç ve bırakma.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(06.10.17)
Maalesef ki insanlar dış görünüme ve etiketlere çok önem veriyor. Yani bunu bilinçli yapmasalar bile bilinç altında önem veriyorlar. Hani "hiç olmasın öyle arkadaş" desek bile belki biz de öyleyiz bilinç altımızda.

Bu konulara çok önem veriyor musun veya yapıyor musun bilmiyorum ama, yapmıyorsan, bakım yap kendine biraz. Saçlarını boyat veya kesimini değiştir, tırnaklarını yaptır, güzel kıyafetler al, güzel giyin. Bir kursa git. Dans olabilir mesela, latin dansları. Sosyal fobisini dans ile yenen birçok insan gördüm.
Çalışıyorsun ve bunlara biraz para ayırabileceğini düşünüyorum. Zamanla etrafındaki insanların sana önem vermeye başladığını göreceksin.

Bir de bizim toplumda kibarlık maalesef eziklik olarak algılanıyor. Çok fazla kibar olmamaya çalış.

Ben ortaokul lise zamanımda senin gibiydim. Hep o sessiz, bir iki arkadaşı olan, yalnız kızdım. Herkesin muhabbeti beni sıkıyordu yani bir arkadaş grubunun içine girsem muhabbet edemiyordum, söylecek bir şey bulamıyordum resmen, onlara katılamıyordum. Benden borç isterlerdi, hayır diyemezdim (hepsinin durumu benden iyi olmasına rağmen), sonra borç aldıklarını bile unuturlardı -umursamadıklarından- , bir de üstüne 5 parasız kalırdım ve isteyemezdim:D Okul kulüplerine gidiyordum, ama sadece gidip geliyordum.
Oturup saatlerce ansikolopedi okuduğum ve ders aralarında sınıfta kalıp sadece walkman/discman dinlediğim zamanlar:D Rehber hocası benimle özel ilgileniyordu bu yüzden ama bir işe yaramadı. Lise sonda biraz daha çabalayıp sosyalleşir oldum. Üniversitede ise ilk dönem okula gitmedim, ikinci dönem başladım. Daha kötü çünkü ben gittiğimde arkadaş grupları oluşmuştu bile. Ama ne oldu bilmiyorum, bir iki öğrenci kulübüne katıldım. Ve kendimi zorlaya zorlaya insanlara alıştım. Tam tersine, popüler oldum birden. Çünkü kendime bakmaya başladım. Eskiden yırtık pırtık demeden elime ne geçiyorsa giyip çıkıyordum, giyimime özen göstermeye başladım, saçlarımı yapmaya, hafiften makyaj yapmaya başladım. İlk defa sevgilim oldu.
Üniden sonra şehir değiştirdim, çalışmaya başladım. Şimdi üni.deki arkadaş grubum yok. En iyi arkadaşım yurt dışına yerleşti. Şu an eskilerden sadece 1-2 tane arada görüştüğüm arkadaşım var. Bu şekilde mutluyum.
0
peggy
(06.10.17)
nezaketin ve her seyi icsellestirmenden oturu bu boyle. digerlerinin daha cok sallaniyor olmasi onlarin harika insanlar olmalarindan degil kendilerini kale aldirmayi bilmelerinden kaynaklaniyor. insanoglu 'challenge' seviyor. karsindakine kotu davrandiginda, onemsemediginde lan bu beni niye sallamiyor diye daha cok ustune dusuyorlar. ayarinda bir terslik ise yariyor yani. ama sadece ters olmican, arada sevip guzel seyler de soylicen ki ayyy sucuklu bizi ovdu desinler.

o diger kisiler (kadin grubu bence bu, erkeklerin dunyasinda pek yasanmiyor boyle durumlar) kendilerini zorla Kabul ettiriyor. mesela 9 kisi x'e gidelim derken 1 prenses y'ye gidelim diyor ve diretip, gerekirse kusup dedigini yaptiriyor. kusmesi cok gerizekalica ama ise yariyor iste. boyle boyle ilerliyor iliskiler.

ha bence butun bu numaralar falan cok salak salak isler. illa ki bir yerde kafana gore biri denk gelir. ama arada her seyi kabullenmek yerine karsi oldugun seyi belirtmeyi, dedigini yaptirmayi ogrenmeyi deneyebilirsin.
0
jimicik
(06.10.17)
merhaba

doktor ya da psikolog değilim ancak şöyle bir tezim var.

küçükken, 0-7 yaş arasında çok sevdiğin ve güvendiğin birileri tarafından çok ezildin ve dışlanmışlık yaşadın mı? örneğin anne babandan. bilerek isteyerek yapmışlardır demiyorum. mesela kardeşin olmuştur, bir dönem onunla çok fazla ilgilendikleri için sen çok ilgi istediğin bir anda seni sallamamış olabilirler. bunu sürekli yapıyor olmalarına gerek de yok, çok anlık bir olay da olabilir. 100 seferin 1 seferinde ilgilenmemişlerdir ama o gün o dışlanma hissi öyle koymuştur ki hala acısı canlıdır içinde.

ya da çok sevdiğin deden senin yerine başka torununu parka götürmüştür mesela ne bileyim.

en sevdiğin insan vefat etmiştir ve ondan başka sana güvenen, seni benimeyen kimsenin kalmadığını, bir daha da öyle birini bulamayacağını düşünmüşsündür çocuk aklınla.

şimdi diyeceksin ki; öyle olduysa bile ne alaka, 29 yaşıma geldim koca kız oldum. niye hala sürüyor bu dışlanmışlık hissi. valla sürer. 0-7 yaş arasında yaşanılanlar çok önemli. o dönemler yaşadığın anlık bir olay beyninde negatif bir kayıt olarak yerleşmişse, hayatın boyunca o negatif kayıda saplantılı olarak yaşarsın. (eğer şu an aklına böyle 0-7 yaş arası yaşadığın bir negatif kayıt gelmiyorsa psikanalist'e gitmeni tavsiye ederim. ben de hiç gitmedim ama gidenlerden duyduklarım çok etkileyici.)

örneğin; anne babanın kardeşini senden daha çok önemsediğini ve seni dışladıklarını hissettiğin bir an olduğunu düşünelim. 5 yaşındasın ve ilk defa kendini dışlanmış hissediyorsun. hem de en güvendiğin, sevdiğin insanlar tarafından. sonra bilinçaltın diyor ki; "bak gördün mü, en çok güvendiğin iki insan bile seni dışladı. kimseye böyle fazla güvenme. dışlanacaksın."

sen de bu bilgi ışığında insanlara o kadar fazla güvenemedin. çünkü biz farkında olmasak da bizi bilinçaltımız yönetir. eh, arada böyle bir güven olmayınca güçlü bir bağ ve arkadaşlık da kurulamadı. ve onlar seni çok fazla sallamadı çünkü hiçbirinin en yakın arkadaşı olacak kadar güvenmemiştin onlara. sen sandın ki onlar seni dışlıyorlar. oysa sen kendini dışarıda tutuyordun. bu arada ilkokulda kantinde yalnız bırakıldığında, kimse senin yanına oturmadığında, yalnız yemek yediğinde falan bilinçaltın da dedi ki, "bak gene dışlandın işte. ben demiştim, herkes bir gün seni dışlayacak." ve sen bu dışlanmışlık hissini benimsemeye başladın. hem kendine, hem de çevrendekilere güvenin kalmadı. kimsenin arkadaşlığı için uğraşmadın.

yok ben aslında arkadaşlarıma çok güvenirim uğraşırım falan deme, bir düşün daha girişken olup daha çok çabalayabilir miydim diye. iyi biri olduğun halde bütün dünya seni umursamıyorsa sende bir yetersizlik var demektir. yetersizlik de, HER ZAMAN ama HER ZAMAN istediğimiz bir şeyi yapabileceğimize inanmamaktan dolayı olur.

yogaya gidiyorum, derslerde her zaman söylenen şey şu: eğer kendinize "ben şu kız kadar eğilemem, hele ellerimin üstünde asla duramam. onun kadar esnek de değilim" derseniz esnemeniz OLANAKSIZDIR. ama yapabileceğinize inanırsanız er ya da geç bütün hareketleri yaparsınız.

denemekten zarar gelmez. şunu düşün. en kötü ne olabilir.
diyelim biriyle çok yakın bir ilişki kurmaya çalıştın, ilk adımları sen attın, günaydın'ları bağırarak söyledin, duymadılar bir daha söyledin. yemeğe indin iş arkadaşlarının masasına oturdun çat diye, afiyet olsun dedin. birilerinin seni unuttuğunu hissettiğinde zorla aralarına girdin, arkalarından koştun yetiştin, gülmeye devam ettin. ve diyelim ki onlar gene bir yere gittiler ve gene seni çağırmadılar. en kötü ne olabilir? şu an bulunduğun noktada olursun. geri gitmezsin. ama eğer önce kendine sonra çevrendekilere güvenerek bu girişkenliğini sürdürürsen, bana öyle geliyor ki bu yaşadıkların düzelecek.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(06.10.17)
sıkıcı birisin net, bunu hakaret babında söylemiyorum. tespitim bu. bu durumları cok kafana takma ve olduğu gibi davran. kasıntı olma.
0
nuisance
(07.10.17)
önceki duyurulardan da anlaşıldıgı üzere sert otoriter bir baba ve biraz da hassas bir kişilik bu sonucu doğurmuş. insanların sen yokmuşsun gibi davranmaları ve sana acır gibi davranmalarının sebebi özgüvensiz davranışların. özgüvensiz yürüyüşün, kısık ses tonun, karşındakinin gözünün içine bakmayan gözlerin, hakkını savunamayışın insanların sana saygı duymamasına yol açıyor. düğün salonunda ayağa kalkmana bil karışan bir aile ile bundan daha fazlası olamazdın zaten. ilk iş ailenden koparak kendi kararlarını alan bir birey olmak.
0
bezginbekir
(07.10.17)
(19)

çocuğumuzun konuşmasında bir gerilik var mı sizce?

demirr
merhaba. 1,5 yaşında bir oğlumuz var ve bana konuşma konusunda eksikmiş gibi geliyor. şu ana kadar bilinçli olarak sadece annesine,onu çağırmak için "ade" diyor. bunun haricinde baba,dede bile demiyor.aslında anlama konusunda hiçbir sıkıntısı yok. sorulduğu zaman bütün azalarını gösteriyor. "kapıyı
merhaba. 1,5 yaşında bir oğlumuz var ve bana konuşma konusunda eksikmiş gibi geliyor. şu ana kadar bilinçli olarak sadece annesine,onu çağırmak için "ade" diyor. bunun haricinde baba,dede bile demiyor.

aslında anlama konusunda hiçbir sıkıntısı yok. sorulduğu zaman bütün azalarını gösteriyor. "kapıyı kapat,telefonu getir" gibi birçok şeyi anlıyor. "cip cip" değince banyoya,ellerimizi yıkayalım değince lavaboya hemen koşar. diş fırçasını verince dişlerini fırçalar.

şimdi soruya gelirsek:

1- acaba çocuğumuzun konuşma geriliği çektiği yönündeki endişemiz yersiz mi yoksa bununla ilgili emareler oluşmuş olabilir mi?

2- eğer bu konuda profesyonel bir yardım alacaksak kime başvurmamız gerekir?

3- sizin bu konuda eğitiminiz varsa ya da çocuğunuzdan tecrübeleriniz varsa bilgi aktarabilirseniz çok makbule geçer.

teşekkürler
0
demirr
(05.10.17)
Arkadaşımın çocuklarından tecrübeler aktarmak istiyorum; bazı çocuklar (ki bu hiç az bir olasılık değil) çok gözlemci olup mükemmel öğrenene kadar konuşmayı reddediyorlarmış. Yani 'babbabbaa' diye konuşmak yerine, 'Domatesin suyunu sıktınız mı' kıvamına gelene kadar konuşmuyorlarmış. Bir arkadaşımın oğlu 2.5 yaşına kadar konuşmadı ve bu süreçte doktora gittiler; sonrasında 'Canım çok sıkılıyor, bugün ne yapıyoruz' ile açılışı yapmıştı ama o zamana kadar anne de baba da ömürlerinden yediler. Sizin çocuğunuz da bu yapıda olabilir. Ancak, 'Böyle de olabilir' deyip salmayın, bir doktora (pedagog) başvurun ve önce bazı yapılması gereken testler varsa yapsınlar. Sonra içiniz rahatlasın sizin de.

Şöyle de bir entry var konu ile ilgili
eksisozluk.com
0
aychovsky
(05.10.17)
erkek cocuklar biraz daha gec konusabiliyor. kuzenim 3 bucuk yasinda konusmaya baslamisti. her seye iii diyodu sadece. bi de kokoooo diyordu (kokuyor) :D etrafimdan da 3-4 yaslarina kadar konusmayan cok cocuk duydum.
0
pide
(05.10.17)
Sorun olmayabilir, çocuk erkekse daha da normal. İş arkadaşımın çocuğu neredeyse 2,5 yaşına kadar herşeye “e e” diyordu, devamında ayço’nun dediği gibi kapsamlı cümleler kurmaya başladı. Şimdi hiç susmuyor diye şikayetçiler.
0
manuel mandalina
(05.10.17)
hiçbir sorun yok diye tahmin ediyorum. söylediklerinizi anlıyorsa, göz teması kurmakta ya da sözsüz iletişimde sorun yaşamıyorsanız çok endişe etmeye gerek yok. biz aile içinde benzer bir durum yaşadık. şu an 2,5 yaşında ve son 1 aydır bildiği tüm kelime dağarcığını kusmaya başladı. 2-3 kelimelik cümleler de birden bire başladı. çocuk istediği zaman konuşacak merak etmeyin.
0
yellow brick road
(05.10.17)
psikomotor gelişim ya da çocuk gelişimiyle ilgili kitaplar alıp ya da araştırmalar yapıp net sonuca ulaşabilirisniz. Biz üniversitede derste bile gördük her çocuk belki aynı değil ama belli gelişim evreleri yaşlara göre sıranlanmış durumdadır. (1 yaşında şunu yapıcak 4 aylıkken şunu yapabilecek şu organları gelişecek gibi)
0
powerpufgirl
(05.10.17)
bizim oglan da iki yasina kadar istedigi seyi parmagiyla gösterip "ee" diyordu, simdi "su alabilir miyim lütfen" diyor. bir-iki ay icinde birden cözüldü dili.

bence endiseleriniz su an icin yersiz.
0
pilav
(05.10.17)
Tam girip bir şey yazacaktım ki aychovsky benim düşündüklerimi yazmış. Bakinca göz teması kurup, sizi anladığını belli eden hareketler yapıyorsa çok endişelenmeye gerek yok. Evet, çocukların gelişim aşamaları var ama her çocuk bu aşamalar ile paralel gelişim gostermeyebilir ki son yıllarda geç konuşma vakaları oldukça arttı. 1.5 yaş çok da geç bir yaş değil. Benim erkek kardeşim de 3 yaşına kadar konusmadi, anneme 'anne' bile demezdi. 'Ginga' derdi. Annem çok endiselenirdi, babam bir psikolog olarak durumun normal olduğunu soylemis hep. İlk cümlesi 'annecim parka gidelim' oldu. Kelime bile değildi yani. Sonrasında gayet açılıp konuştu.

Tabii ki içinizin rahat etmesi için bir pedagog ile görüşün. Süreci hızlandırmak için belirli aktiviteler vs onerebilir ama çok büyük bir sorun olduğunu sanmıyorum ben.
0
fraise
(05.10.17)
kreş bu işi çözüyor genelde. kısa sürede çok hızlı mesafe alabilirsiniz kreşle.
0
adivar
(05.10.17)
Kulağında su olabilir. Bu yüzden kelimeleri eksik duyup eksik öğreniyor da olabilir. Sadece bir varsayım. İnşallah hiç bir şeyi yoktur.
0
Restclean
(05.10.17)
allaa çok heyecanlı valla. inşallah genius'tır :D allah analı babalı büyütsün.

çocuk cin gibi bakacak böyle çakır çakır. dili çözülür korkmayın.

*profesyonel sağlık tavsiyesi değildir. kocakarı bilgisidir ^^
0
otonomo
(05.10.17)
Gelişim psikolojisi kitapları konuşmayı 0-2 yaş arası olarak belirlese de son araştırmalara bakıldığında konuşma yaşının 4'e kadar çıktığı görülmekte. Bunun sebebi ise beynin dil merkezinin yer aldığı bölümünün yeni doğanlarda daha kalın olmasıymış.
Tabii ki yine de bir pedagogla görüşün ama bireysel farklılıklar, mükemmeliyetçilik gibi konuları da göz ardı etmeyin.
0
duyond
(05.10.17)
sizinle iletişimi, göz teması normalse herbsey yolundadır. 1.5 yaş kontrolüne gidince doktora da sorun.

ama her çocuğun gelişim evresi aynı degil. oğlum 3.5 aylıkken sürünmeye 6 aylıkken de sıralamaya başladı. ama 8 aylik olduğunda bile oturamıyordu.

şimdi 1.5 yaşında. iki kelimeli basit cumleler kuruyor. "hadi gidelim, anneanne yok" vb gibi bir kaç basit cumle. kelime dağarcığı epey geniş.
gel gelelim henüz anne demedi.
kendi başına (parmak beslenmeye başlayalı daha 2 ay oldu. normalde 8 ay civari söküyorlar bunu.)
hic blenderla ezip ya da rende ile püre vermeye alistirmadigim halde salatalık elma gibi besinleri çiğner ama yutamaz tükürür. ustelik 16 dış var ağzında.

kısacası bu yaşta konuşabiliyor olması diger becerilerinin çok iyi olmasını gerektirmiyor. siz çocuğunuzu kendi ozelinde değerlendirin.

her gün becerileri artıyor mu?
göz teması var mi?
adına tepki veriyor mu?

bir de emzik, tv, tablet konuşmayı geciktiriyor diye duydum. benimki hic kullanmadı bunları.

yavruyu opun benim için...
0
strawberry first
(05.10.17)
2 - 2.5 yaşına kadar konuşmayan çocuklar oluyor. Endişe etmek için henüz erken. İsterseniz bir çocuk doktorundan görüş alın. Gerek görürse işlevsel olup olmadığını anlamak üzere kbb, çocuk nörölojisine yönlendirir.

Konuşma kaslarını geliştirecek bazı oyunlar önereyim.
Üfleme hareketi hem konuşma hem boşaltım kaslarını çalıştırıyor. TBen tvalete alıştırırken ufak balonlardan bi torba alırdım, hem eğlence hem kas gelişimine faydası olurdu.
(arada balonun içine su koyup ağzını sıkıca bağlayın karşılıklı geçip birbirinize atın. atarken 3'e kadar sayın. 3'e kadar sayma kısmı konuşmaya teşvik gerisi el kol kasları gelişimi, motor hareket gelişimi, el göz koordinasyonu için yararlı ve eğlenceli bi faaliyettir. yaşı büyüyünce de bırakmayın, 5-6 yaşlara kadar hatta çocuk oynamak istemeyene kadar yapın. balonları zamanla büyük boya geçirirsiniz. çok yararlı bi oyundur. yalnız büyük balon çalışmasını yazın ve mümkünse bahçe balkon gibi yerlerde yapın. balon patlayabiliyor:)

Kağıttan rüzgar gülü yapabilirsiiz o da yardım eder azıcık. Yaparken küçük kas grubu çalışır üflerken de konuşma ve karın, kalça kasları çalışır.
Kış geliyor cama üfleyip buğu yaparsınız, Bol bol üflesin, üflemek iyidir.

Yanakları sırayla şişirip parmaklarla ağızdan bırr sesi çıkarma oyunu gibi oyunlar oynayın.

Onunla konuşurken daha çok eksiz, uzun olmayan basit kelimeler seçmeye özen gösterin. Bir nesne veya olay için çocuk konuşmaya geçinceye kadar hep aynı kelimeyi kullanmayı tercih edin. Kelimeleri anlaşılır hızda söyleyin.
Dikkatinizi onun konuşmasında olmasın. Hemen anlarlar tedirgin olurlar. Bunlar hep oyun. Siz de eğlenmeye bakın, tadını çıkarın.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.10.17)
çok kıymetli ve rahatlatıcı bilgiler aldım. tecrübe ve bilgilerini paylaşan ve daha paylaşacak olan herkese ayrı ayrı teşekkür ederim. birbirini hiç tanımayan insanların iyilikte ve iyi niyette buluşması çok güzel
0
🌸demirr
(05.10.17)
sıkıntı yok. benim oğlum 2.5 yaşına kadar çiçek diyordu sadece :)
0
burya
(05.10.17)
Şimdi hatırladım onu da ekleyeyim. Bir de ilk kelimeden sonra bir süre ara veriyorlar. dede dedi mesela bir süre gidiyor o öyle. duraklama devri gibi düşünün. Bir süre sonra başka kelime geliyor.

Konuşmaya başlayınca trt gibi düzgün türkçe kullanılan radyo programlarını açın, fonda çalsın.Kelime dağarcığına katkısı olur (kulak dolgunluğu olur) telaffuza katkısı olur.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.10.17)
dün görüp cevap yazamamıştım.

ablam 8 aylıkken konuşmuş, 1 yaşında tekerlemeler biliyormuş. 5 yıl sonra doğan ben ise, 2 yaşıma geldiğimde saçmasapan sesler çıkararak derdimi anlatıyormuşum. kaç defa doktora götürmüşler bu çocuk sağır mı, gerizekalı mı diye. en son bir doktor "siz onu anladığınız sürece konuşmayacaktır, size kendini anlattığı için konuşmaya ihtiyaç duymuyor tembellik ediyor, söylediklerini anlamayın" demiş. ondan sonra bizimkiler beni anlamıyor gibi yapmaya başlamışlar ve ben 2,5 yaşında konuşmuşum.

bir daha hiç susmadım.
0
111111
(06.10.17)
aychovsky gayet güzel özetlemiş. Ben sadece Selim İleri'nin anlattığı anısını yazmaya geldim.
Selim İleri 3 yaşına gelmiş neredeyse hiç konuşmuyor. Aile gergin, doktora götürüyorlar, nefesi kuvvetli hocalara okutuyorlar, nafile. Bayram öncesi Selim'e ve ablasına yeni ayakkabılar alınıyor. Ablanın ayakkabıları kırmızı rugan, nasıl güzel ayakkabılar. Selim zaten ablasını çok kıskanıyor ve o hiddetle "çıkart o ayakkabıları ayağından #½ ?!$" şeklinde küfürlü bir konuşmaya başlangıç yapıyor. Aile sevinse mi üzülse mi öyle kalakalıyorlar.
0
SiyamkedisiZorro
(06.10.17)
Her çocuğun hazır bulunuşluğu farklıdır.Siz istediğiniz kadar onu konuşturmak için uğraşın, çocuk o hazır bulunuşluk seviyesine gelmeden konuşmaz. Eğer sizden aldığı komutları anlıyorsa ve tepki veriyorsa sıkıntı yok, kafanıza takmayın. Benim oğlum 2,5 yaşında kelimeleri söylemeye başladı. 3 yaşında cümle kurdu. (cümleden kastım yanyana 3 kelimeyi getirebilmesi)

Endişe etmeyin, bu zamanlarınızın tadını çıkarın.
0
indeng
(06.10.17)
(38)

sevgilinizin babasının evinize erzak göndermesini nasıl karşılardınız?

istanbul kanatlarimin altinda
Erkek arkadaşımla 2 senedir birlikte yaşıyoruz. Onun ailesi de bize 15 dakika uzaklıkta oturuyor. Arada bir ailesinin evine gidiyor onları görmeye, bazen ben de gidiyorum. Özellikle babasıyla uzun süredir tanışıyoruz. Çok tatlı adam, muhabbeti süper. Birkaç kere beraber rakı içmişliğimiz falan var.
Erkek arkadaşımla 2 senedir birlikte yaşıyoruz. Onun ailesi de bize 15 dakika uzaklıkta oturuyor. Arada bir ailesinin evine gidiyor onları görmeye, bazen ben de gidiyorum. Özellikle babasıyla uzun süredir tanışıyoruz. Çok tatlı adam, muhabbeti süper. Birkaç kere beraber rakı içmişliğimiz falan var.

Geçenlerde gene onlara gittiğimde görüştük. Babasıyla ayaküstü konuşurken bana "Siz akşamları ne yiyorsunuz?" dedi. "Kahvaltı ya da tost yapıyoruz." dedim. Bunun üzerine erkek arkadaşımı göstererek, "Bu çocuk eve erzak almayı bilmez hiç, ben size et falan alayım getireyim onları pişirin yiyin." dedi. Ben şaka yapıyor sandım.

Sonra bugün erkek arkadaşım mesaj attı. "Akşam babamla buluşabilir misin, bize et almış, biraz da erzak falan, onları verecek." dedi. Ben de kızdım. Yani ben istesem alamıyor muyum kendi etimi sütümü diye düşündüm. Ha buluşmuşuz babası bana para vermiş, ha et vermiş; ne farkı var. Mesela benim annem de bize hep peynir, zeytinyağı falan yolluyor çünkü onların yaşadığı ilçede o ürünler çok güzel ve istesem gidip alamam. Ama burada babası kasaptan et alıp bana verecek, istesem gider ben de alırım oysa.

Bu arada şöyle detaylar vereyim. Babası yemek yapmayı ve yemeyi çok seven bir adam. Bazen yemek yaptığında bize de yolluyor. Bir keresinde kendisi getirdi hatta. Çok da güzel yapıyor. Erkek arkadaşımı besleyemediğimi, ya da bizim paramız yetmediği için erzak alamadığımızı :p falan düşündüğünü hiç sanmıyorum. Tek derdi "Çocuklar güzel şeyler yesin" dir eminim. Ama üslup da biraz garip değil mi yani et ve erzak alıp eve göndermeler falan?

Sonra düşününce kızmam yersiz mi oldu ki acaba dedim. Ama gene de garip değil mi?

*edit.genel istek üzerine başlıktaki "başkası" kısmını "sevgilinizin babası" olarak değiştirdim :)
0
istanbul kanatlarimin altinda
(05.10.17)
ebeveyn hareketi normaldir. dünya kadar maaş alsan ve hesap bilgilerin küsüratına kadar bilinse yine de yapılır bu yani. afiyet olsun :)
0
euphrat
(05.10.17)
"Ama üslup da biraz garip değil mi yani et ve erzak alıp eve göndermeler falan?"
Hayır değil. ana babalar yapar öyle şeyler.
uzun uzun yazamıcam şuan ama kızman da yersiz, hatta saçma.
0
veritaslibertas
(05.10.17)
Aslında garip, ama adamın niyetinin kötü olduğunu düşünmüyorum. Bence bir defalık git, sonrasında kırmadan, incitmeden ben alıyorum zaten, hallediyoruz bir şekilde diye ikna et. Kızılacak kadar ciddi bir durum değil, konuşularak halledilebilir bence.
0
elikası
(05.10.17)
aa ben seni erkek sanıyordum, şaşırdım. bence adamın niyeti kötü değil. ben olsam sevinirdim. muhtemelen "markete gitmeye üşeniyorlar, alayım da yesin yavrucaklar" diye düşünmüştür. ben garipsemedim.

edit: bir de başlığa "bir başkasının evinize erzak göndermesi" yazmışsın ama burada söz konusu erkek arkadaşın babası. bir başkası değil yani. yabancı biri gönderse kabul etmezdim tabii ki durumum varsa.
0
dedimmidemedimmi
(05.10.17)
Böyle bir müstakbel 2. babaya sahip olduğun için sevineceğin yerde bunları düşünebilmen asıl garip olan. Afiyet olsun :)
0
iwasbornonamountainside
(05.10.17)
Babaların çocuklarına et yedirme uğraşı oluyor hep bendede aynı mevzu var babam bana otobüsle kebap yollamak bile istiyor 3 saatlik yol biraz garip olur babalar
0
alp9900
(05.10.17)
Garip olanın senin akşam yemeğinde tost ve kahvaltı yapıyoruz demen. Birlikte yaşıyorsunuz ve hala akşam yemeği için tost ve kahvaltı. Yazık o babaya.
0
nickfury
(05.10.17)
kızman yersiz.
0
elorelia
(05.10.17)
e sen tost yapıyoruz dersen baba da et yollayım yesin garipler der tabi
ne güzel adam sizi düşünüyor daha ne istiyorsun?
"istesem ben alamaz mıyım" nedir? demek istemiyorsun ki almıyorsun. ama beceriksizsin ama düşüncesizsin ama sağlıklı yemek filan umrunda değil ama vaktin yok...bilemeyiz. adam da sana bak al yap dememiş. kendi el atmış. daha ne?
dayak istiyorsun.
0
niye ama
(05.10.17)
Kızma bozma aranızı böyle basit şeylerden, gıcık da tutma adama.
0
Adramelekhh
(05.10.17)
yani ben diğerlerine katılmayacağım ama kızman versiz
lokum gibi aile bulmuşsun dır dır ediyorsun. dikkat et yakında kapının önüne koymasınlar seni. sonra bonfileler, antrikotlar, ciğerler, kavurmalar diye aplarsın :)
0
dedim dedim de kime dedim
(05.10.17)
kesinlikle kızmanız yersiz.
0
duyond
(05.10.17)
@jimmy derdimi sikmeyin arkadaşlar, herkesin derdi "depresyondayım, mutsuzum, iş bulamıyorum, çok yalnızım" vs olsaydı topluca cinnetler geçirirdik. ben de biliyorum bu önemsiz bir şey ama bazen böyle şeyler de oluyor. samimiyetinize güvendim sordum sormasa mıydım.

evet kızmamın yersiz olduğunu hissetmiştim zaten ama bir de buraya danışayım dedim. cidden yersizmiş onu anladım. teşekkür ederim herkese. babasını da çok seviyorum zaten koca adama böyle şey için laf söyleyebilir miyim hiç. saygısızlık olur en başta. sadece bana garip geldi hepsi o.

@nickfurry merak ettim de nesi varmış kahvaltı etmenin ya da tost yemenin? akşamları başbaşa ya da arkadaşlarla vakit geçirmeyi seven bir çiftiz. zaten haftada bikaç akşam o spora gidiyor ben de yogaya. e yemek yapmaya kalksak 2 saat sürüyor, dışarıdan söylesek de çok pahalı ve yağlı. ikimiz de işyerimizde öğlenleri ev yemeği yiyoruz zaten. o yüzden akşamları yemek yemeyi tercih etmiyoruz.
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(05.10.17)
benim mottom hep “yemek varsa yerim. yol varsa giderim. is varsa yaparim” oldugundan cok normal geldi bana.
0
alperz
(05.10.17)
"evde kedin aç" demek istemiş.
0
herhaltibiliyoring
(05.10.17)
ağır saçmalamışsın, için kötü fesat bence sana yaranılmaz:)
0
oscar
(05.10.17)
Anne baba başkası değil, babalar yapar öyle şeyler+
Emrivaki yapmamış, önceden söylemiş. Sen şaka sandığın için istemediğini söylememişsin, olay bu yönde gelişmiş. Senin annen de yolluyormuş. adamın yaşadığı yerde çok güzel ve istesen gidip alamayacağı şeyler olmaması bu şekil yapmayı düşündürmüş de olabilir.
Hem evlatlar güzel şeyler yiyorlar der mutlu olur hem (öyle düşünmüşse) annenlerin yolluyor olması durumuna karşı kendini eksikli hissetmemiş olur.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.10.17)
@oscar ya yuh ne alaka. hangi noktada ağır saçmalamışım? "kızdım" dedim, böyle diyince herkes kavgalar koptu sandı galiba. o kızma kısmını da açayım madem. babasının bize erzak getireceğini öğrenince erkek arkadaşıma dedim ki "valla teşekkürler ama ne gerek vardı. biz istesek kendimiz alamıyor muyuz etimizi sütümüzü sanki"
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(05.10.17)
kimse dememiş garip
kızman yersiz
0
basond
(05.10.17)
ablama gideceğim zaman annem evden bazlama ve toz şeker gönderiyor bazen. ablam da geçen anneme yoğurt kabı göndermeye çalışıyodu benle beraber. bildiğin boş yoğurt kabı, anneme lazım oluyomuş. evlilik kafası, anne baba kafası başka. ayrıca yeri gelir çıkarır para da verir. babası sonuçta.

bi de tost yapana kadar hazır çorba yapmak daha pratik. o cevap bana da garip geldi.
0
elorelia
(05.10.17)
babanın suçu yok. sen de fazla hassas davranmışsın.

ama sevgilin seni bu pozisyona sokmasa daha iyi olurdu.

seni göndermek yerine akşama babasından kendisi alsa daha hoş olurdu sanki.

onun haricinde bunda takılacak bir şey yok ki adamla samimiyetiniz de oldukça var gibi.
0
eeb
(05.10.17)
@elorelia belki ablan bazlamayı başka yerden alamıyorsa annen o yüzden gönderiyordur. benim annem de memleketten zeytinyağı ve peynir gönderiyor dediğim gibi. ama toz şeker değişikmiş mesela. ya ne bileyim bana garip geldi işte, neyse garip değilmiş demek.

hazır çorba mı, öğk. çok ama çok zararlı, içmeyin öyle katkılı şeyler çocum :/ normal çorba yapıyoruz aslında ama şimdi daha çorba havaları gelmedi tam. kışın yaparız.

allahaşkına kahvaltının nesi var ya. mis gibi yumurtalı peynirli. çok takıldım o kısma. dur bunu ayrı soru olarak sorayım :D
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(05.10.17)
Valla kusura bakma ama zorlasan bu kadae kötü niyetli düşünemezdin.
0
aquarium
(05.10.17)
Her aksam kahvalti ya da tost yapiyorsaniz ben de garipsedim.Her aksam kahvalti ya da tost yapmiyorsaniz, biraz yanlis lanse etmissiniz, sizde de hata var. Adam alamadiginizi dusunduyse hakli yani.

Bence gayet normal ya. Kendi annem, babam bile erzak yollamiyor, keske yollasalar. Kendi erzagimi kendim yapiyorum. Anca anneannem yolluyor arada. Nasil seviniyorum. Yani, yaranilmiyor +1 Kizmaniz cidden yersiz, yani bu erzak yollamanin neresi kotu olabilir ki? Hani sunda nasil bir artniyet olabilir?

Basliga cevap, hos karsilardim.
0
yuzır
(05.10.17)
tam evlenilecek sevgili babası bence kızmayı bırak mutlu olmalısın. çok tatlı bir hareket.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(05.10.17)
@sadakatsiz @aquarium

babasına kötü bir şey demedim elbette. hakkında kötü de düşünmedim. okumadan etmeden cevap yazıyorsunuz. babasının tatlı bir adam olduğunu ve niyetinin kötü olmadığını da biliyorum bunu soruda da yazdım. "kızdım" dediğim nokta yukarıda bir cevapta da yazdığım gibi erkek arkadaşıma "ne gerek vardı, biz alamıyor muyduk" dememden ibaret. gün içinde de ara ara aklıma geldi, o yüzden sorayım dedim. şu soruyu sormasaydım hala bu konuyu garipsemekle garipsememek arasında gidip gelecektim ama artık eminim ki babasının davranışında bir gariplik yok.

peki itici ve kötü niyetli diyenler o kısımları biraz açabilirler mi? itici ya da kötü bir insan olduğumu düşünmüyorum çünkü, hatta tam aksi bir insanım bence. bu sorudan bu yorumların nasıl yapabildiğini merak ettim.
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(05.10.17)
bi de baba dediğin adam sonuç olarak erkek, bir kadın kadar ince düşünceli olmasını beklememek lazım. biraz daha dobra olur gayet normaldir, alır eti verir elinize hadi alın yiyin sıpalar der o da onun sevgisini ve ilgisini gösterme şeklidir.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(05.10.17)
Anne baba yapiyor öyle seyler. Ben eve gittigimde (yurtdisinda yasiyorm normalde) annem ceviz, üzüm falan bile koymaya kalkiyor valizime. Sanki burada yok :D
0
chitosan
(05.10.17)
Kötüsün demedik. Çok tatli bir davranisin uzerine Kötü düşünmüşsün, art niyet aramissin bu da kotu niyettir dedik. "Ne gerek vardi biz alamiyor muyduk" "ha para vermis ha et vermis" "üslup da garip" yani şu cümlelere bakınca şeker gibi adamcagizin yaptigi iyilik icin bi ton gereksiz ve art niyetli şey geçirmişsin aklından. boyle dusunmek icin zorlasan düşünemezdin dedim yani ben de. Anlattigin kadarina bakinca genel olarak bu dusuncede bir insansan memnuniyetsiz ve sorun cikarmaya meyilli bir insan cikiyor ortaya. Tabi bu bu olay icin boyle. normalde nasil biri oldugunu yorumlamadık.
0
aquarium
(05.10.17)
okudukça cidden şok oldum. Babaya teşkkür edeceğinize birde kurmuşsunuz zavallı adam o kadar ince düşünemez yani sizin minnak kalbiniz kırılmasın diye. Elinize para vermekle kendinize hiç iyi bakmıyorsunuz biraz et yollayayım yemek yapın yiyin demesi çok farklı şeyler. Kendi annenize de yollatmayın o zaman ben arada bir fark göremedim. Ayrıca benimle aynı muhabbeti yapıyor olsaydınız ben de size et yollardım her gün tost mu yenir allah aşkına patates gibi olucaksınız, adam doğru olanı yapmış.

Ne güzel sizi kızı olarak görmüş bazen cidden hayret ediyorum iyilik yapsan bir dert yapmasan bir dert.
0
powerpufgirl
(05.10.17)
yersiz ve abartılı bi tepki olmus bence kızmak. ben olsam nazikce tesekkur ederdim dusundugu icin. boyle bi sey sizi rahatsiz ettiyse bile tekrarlanmamasi icin yapmaniz gereken kizmak ya da tepki gostermek degil.
0
theworldismine
(05.10.17)
yersiz kızman
0
binder dandet
(05.10.17)
Ben adamda kötü niyet görmüyorum.
Kızılacak bir şey yok bence.
0
kayranin kedisi
(05.10.17)
Bana da et alan olsa da yesem +1

Şu aşamada kızılacak bir şey yok +14278
0
skooma
(05.10.17)
seni sanirim bir tek ben anladim. ayni sey benim basima gelse ben de garip karsilarim ama bunu kizmak olarak nitelendirmem.
ilk önce bi cok mahcup olurum. sonra da senin gibi ne gerek vardi diye aklimdan gecer. ögrenci falan olsam belki bunu hic dert etmeyebilirim ama ikimiz de calisiyoruz demenden yasini basini almis yetiskin ve kendi ayaklari üzeürnde durabilen insanlar oldugunuzu anliyorum.

ailenin ccouklarina pismis yemek ya da memleketten/köyden yiyecek getirmesini ayri kefeye koyuyorum, o benim icin baska bir konu. ama böyle market alisverisini yapmak bence de garip. kayinpederim elinde iki migros posetiyle gelse garipserim valla.
0
pilav
(05.10.17)
@want2die

yarım saattir gülüyorum hacı.

"keşke bana da et alsalar." ne demektir ya qwueqwhequwehqweıu
0
kosun lan mevzu var
(05.10.17)
öff pöfff, daha ne istiyosunuz bilmem ki :/
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(05.10.17)
maksi güncelleme! - isteyenler çizgi çektiğim bölümden sonrasına devam edebilir. babasının asıl derdi meğer neymiş, orada anlattım.

hepinize teşekkür ederim. sağlığıma benden çok dikkat etmişsiniz, böyle yemeye devam edersem sağlıksız olacağımı falan söylemişsiniz ama buna pek katılamayacağım. burada yazan çoğu insandan çok daha sağlıklı beslendiğimi düşünüyorum. işlenmiş şekeri, çikolata-cips tarzı marketten alınan herhangi bir abur cuburu, kızartmaları yemiyorum. kola içerdim geçen seneye kadar, onu da bu duyurudakilerin gazıyla bıraktım (eksiduyu.ru) aylardır aklıma bile gelmiyor. zaten dışarıdan da yemek söylemem. hamburger-pizza tarzı şeyler de böylece eleniyor. işyerinde ev yemeği yiyorum, eh işten gelince bir tost yemişim ya da 2 dilim ekmek, peynir, domates, tereyağı gömmüşüm ne zararı var ki? çoğu akşam yemeğinden çok daha hafif ve sağlıklı bence.

tamam, akşamları sebzeli kıymalı yemekler yesek bu kahvaltıya göre daha sağlıklı olabilir ama biz boş vaktimizi başka şekillerde değerlendirmeyi seviyoruz. "akşamları işten eve gelirsin, yemek yapıp yersin, dizi izleyip yatarsın." gibi bir evli hayatımız yok yani. sosyal hayatımız yoğun. sahile iniyoruz, spora/yogaya gidiyoruz, arkadaşlarla buluşuyoruz, erkek arkadaşım ukulele çalmayı öğreniyor her akşam bir süre ona çalışıyor ^^ yemek yapmak ise bunların yanında sıkıcı kalıyor tabi. işe gitmiyor olsak yapardık ama şu hayat tarzımızla buna vakit yok. kahvaltı o yüzden bana ideal geliyor. hem maliyetli değil, hem kızartmalı, şekerli, kalorili falan değil, hem de çok kısa sürüyor.

ama gelin görün ki şimdi eve erzaklar da gelecek, mecburen bozulmasınlar diye oturup yemek yapacağız. çoğu insan bu yazdıklarımı şımarıklık olarak algılamış, nankörlük ediyorsun, bana da alsalar ben pişirsem falan denilmiş de, herkesin boş zamanlarını değerlendirme tarzı bir olmak zorunda değil ki. benim bir düzenim var ve yıllardır böyle beslenmişim. canım yemek yemek isterse zaten gidip kendime kadar kıyma, sebze alıp yapıyorum (ayda yılda bir) ama babası getirdi diye şimdi bir süre evde yemek yapacağız. zamanımızı bu sevmediğimiz işe ayıracağız. oysa başka hobilerimiz var. onlara daha az zaman ayıracağız. canımı asıl sıkan bu aslında.

----

sadede geleyim.

erkek arkadaşım dün babasını aramış, "sen bize alacaklarını al, yarın gelir evden alırız poşetleri" demiş. babası da "neden istanbul kanatlarımın altında (ben) gelmiyor, ben onunla birlikte alışverişe çıkacaktım" demiş. erkek arkadaşım da iş güç vs bahaneler söylemiş ben alışverişe çıkmayı istemem nasıl olsa diye.

ben de "niye özellikle benimle birlikte alışverişe çıkmak istiyor ki?" diye sordum. o da "babam işte, şimdi seni alışverişe çıkaracak; soğanın nasıl seçileceğini, eti ne kadar süre ateşte tutacağını, neyin yanına hangi yemeğin yakışacağını, püf noktalarını falan anlatacak uzun uzun. çünkü seviyor adam onun da hobisi o. eskiden benimle çıkardı, bana çok anlattı hepsini. şimdi de sana anlatacaktı işte." dedi. o öyle diyince de ben tabi çok üzüldüm. kaç yaşında adamın bir keyfi var onu da kaçırdık diye. bugün arayıp "akşam geleyim alışveriş yapalım" diyeceğim. hem düşününce mantıklı da geldi, vedat milor gibi adam babası baya bir şey öğrenebilirim :D

benim babam da böyle; bu yaşlardaki insanlar bildiklerini anlatmayı ve onları dinleyecek birilerinin olmasını seviyorlar. adamın gönlü olsun.

neyse. anlayacağınız babasının derdi biz habire tost yiyoruz diye bize sağlıklı şeyler yedirmek değilmiş, sadece yemekler hakkındaki bildiklerini anlatası gelmiş.

herkese teşekkürler. en çılgın sorular bile bu kadar uzamamıştı herhalde :p
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(06.10.17)
(3)

Kramp giren bacak

mutlusismankedi2015
Merhaba, mobilde olduğum için arama yapamıyorum, tavsiye lazım.Dün gece değil önceki gece, uyurken birer saat arayla baldırlarıma kramp girdi. Acı dolu bir uyanma şekliydi :/ Dün sabah uyandığımda da acı hissediyordum hafiften de olsa. Ama bugün sabah daha beter bi acı hissediyorum sol baldırda. Üst
Merhaba, mobilde olduğum için arama yapamıyorum, tavsiye lazım.

Dün gece değil önceki gece, uyurken birer saat arayla baldırlarıma kramp girdi. Acı dolu bir uyanma şekliydi :/ Dün sabah uyandığımda da acı hissediyordum hafiften de olsa. Ama bugün sabah daha beter bi acı hissediyorum sol baldırda. Üstüne tam bastıkça, merdiven indikçe acı duyuyorum.

1) bu kramplar niye giriyor?

2) acısı neden bu kadar uzun sürüyor?

3) bu acıyı nasıl geçiricem :/
0
mutlusismankedi2015
(05.10.17)
Onun acısı geçmez. 1.5 2 gün çekicen. Spor, maden suyu, muz. Bu 3lüyü dene
0
glamdr1ng
(05.10.17)
acısı uzun sürer
muz +1

nedeni fazla laktik asit birikmesi yani yorgunluk vs

www.youtube.com
0
basond
(05.10.17)
Kakao magnezyum yönünden en zengin gıdadır.100 gramında 500 mg kadar magnezyum olması beklenir. Kaliteli kakao alıp tüket bir süre.
Maden sularından magnezyum oranı yüksek olanlarını tercih et.
Düzelme olmazsa doktora gidip tahlil yaptır.
Kramp esnasında bacağı çimdiklemek, sert bi cisimle uyarmak krampı geçirir. Ayak bileğinin arka tarafını ovmak da krampı geçirir, ama ovacak biri lazım bacak kramplıyken sen yapamazsın.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.10.17)
(8)

Kuru et neden asiri pahali?

stavro
Kilosu 155tl. Nedir bunu bu kadar pahali yapan? Tamam yagsiz et, suyunu cekmis agirligi da azalmis falan ama buna ragmen cok yuksek bir rakam 155tl/kg. 90-100tl ye pastirmanin, kavurmanin kilosunu aliyorsun mesela.
Kilosu 155tl. Nedir bunu bu kadar pahali yapan? Tamam yagsiz et, suyunu cekmis agirligi da azalmis falan ama buna ragmen cok yuksek bir rakam 155tl/kg. 90-100tl ye pastirmanin, kavurmanin kilosunu aliyorsun mesela.
0
stavro
(05.10.17)
hocam sen pahalısını bulmuşsun. dün aldım kilosu 105 tl. boşnakların en meşhur kasabından hem de.
0
goodman
(05.10.17)
lux şarküteri ürünü çünkü. içkiyle beraber meze olarak tüketiliyor. ayrıcs pastırmayla farklı firesi daha çok. pastırma alırken 1 kilo aldınız diyelim sallıyorum 200 gr da çemenini üzerinde alıyorsunuz saf 1 kg pastırma almıyorsunuz. kuru et saf ama
0
oscar
(05.10.17)
çiğ etin su oranı %75 civarı diye hatırlıyorum.
0
1917
(05.10.17)
kuru et müsterisi daha az olan ve pahali segment ürünü.
0
kurnaz
(05.10.17)
Turkiyede her sey pahali. Gercek cevap bu.
0
baldur2
(05.10.17)
1) türkiye'de et genel olarak pahalı.

2) kuru et anavatanında ucuz, burada pahalı. ülkemizde füme-kurutulmuş-fermente olmuş etler genel olarak lüks tüketim ürünü gibi muamele görüyor.

3) 100 tl civarına da kuru et var. kalite kalite değişir. tıpkı pastırma gibi.

4) karşılaştırdığınız pastırmaya ve bilhassa kavurmaya nazaran firesi daha çok ve hilesi daha az.
0
theos ek mekhanes
(05.10.17)
Kendin alıp kurutarak çok daha ucuza mal edebilirsin oldukça da basit yapılışı youtube da izleyerek kurutulmuş et pastırma sucuk hepsini yaptım. Sadece tütsülenmiş et için ekstra aparat ve bahçe vb gerekiyor
0
apathetic
(05.10.17)
İşlenmiş ürünün vergisi fazla oluyor. İşlenmiş ürünün maliyeti de fazla oluyor.
Adam eti alıp hemen satışa sunmuyor, tesis, eleman ve zaman maliyetleri var. Ürün su kaybediyor firesi de var. Gıda olduğu için üretimde bozulma yani kayıp riski var.
Yine de vergi yükü dahil hepsini toplasan o kadar eder mi hesaplayıp bakmak lazım.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.10.17)
(17)

siradan bir isi boyle romantiklestirip, adeta dunyayi kurtardigini dusunen

scars dont fade
tipler hakkinda ne dusunuyorsunuz?https://www.youtube.com/watch?v=3SNPHUEMXWkadamlarin kafasi oyle guzel ki, biz siradan meslek sahipleri yasamiyor ama ölüyoruz. bıraksanız 10 saat bu mesleği anlatıp duracaklar. bu kafaya nasıl ulaşıyorlar?
tipler hakkinda ne dusunuyorsunuz?

www.youtube.com

adamlarin kafasi oyle guzel ki, biz siradan meslek sahipleri yasamiyor ama ölüyoruz. bıraksanız 10 saat bu mesleği anlatıp duracaklar. bu kafaya nasıl ulaşıyorlar?
0
scars dont fade
(05.10.17)
ne iş yapıyosun?

açıkçası bişey üreten insanın romantikliğini ben mantıklı buluyorum. muhasebeci ile, satışçı ile ne bileyim temizlikçi ile bir değiller tabi ki.
0
elorelia
(05.10.17)
gayet doğal bir durum. fatura bilgilerini gir fatura kesilsin, tuşlara bas üretim yapılsın, belgeyi gönder izinler alınsın gibi bir iş yapmıyorlar.

söz konusu cam işini ele alırsak tutuşu, üfleyişi, döndürüşü hep farklı ve özgün bir madde ortaya çıkartıyor. bu yüzden bir bakış açısı, el beceresi ve yeteneği olması ve duygu/düşüncelerini esere aktarması başka bir olay.

ben çektiğim bir fotoğrafın bir yerde yayınlandığını ya da kullanıldığını gördüğümde bi gururlanıyorum. evet basıp çektim ama o kadraj, ışık, pozlama bana ait.

yani oluşumunda sizin katkınız çok ise böyle bıraksanız 10 saat anlatabilecek bir olay oluyor.
0
eeb
(05.10.17)
sıradan bir iş değil ki, sanat.
Tasarımı, üretimi ,verilen emeği sıradan bir "iş" ile kıyaslamanın anlamı yok çünkü bu bir meslek dalı değil bence. Kimsenin para kazanmak için cam sanatçısı olmaya karar verdiğini sanmıyorum.

Sanat olduğu için duygu içermesi, sanatçının kendi duygularıyla birleştirerek eserini anlatması kadar doğal bir kafa yok.
Sizinki mühendis kafası, onlarınki sanatçı :)
0
demoniclewinsky
(05.10.17)
anlamlandırma çaresizliği
0
neynep
(05.10.17)
Cam uflemeciligi siradan bir is mi sizin cevrenizde? Ben hayatimda bunu yapan kimseyle tanismadim, dinlerdim mesela.
0
common of demons
(05.10.17)
Common of demons +1

Ayrıca dünyayı kurtarıyor moduna girdiklerini hiç hissetmedim izlerken.
0
Fusha
(05.10.17)
Sanatla ilgisi olmayan, merakı olmayan insanların böyle düşünmesi gayet normal. Yaptığın bir resmin her dokunuşunda emeğin ruhun vardır, tabloyu bitirdiğinde yaşadığın hazzı kaç kişi bilebilir, anlayabilir ki. Çoğuna göre fırçayı almış sürmüş ne var ben de yaparım der, işte ona fırçayı-kalemi ve hatta camı verip izleyeceksin ne yapacak. Cam bir sanattır, ve herkesin istekle severek yapabileceği kadar kolay değildir, para için hiç değildir. Yapmak isteyip henüz zaman ve mekân bulamadığım sanattır, o zaman malesef bu arkadaşlar gibi konuşucam muhtemelen, kusura bakmayın.
0
mslny
(05.10.17)
@sour, adhominem ve dis gorunuse gore ayrimcilik yapmasan?

illa edebiyat cevirisi yapmak mi lazim?

2 ay ismek kursuna gidip, biz de o zaman cam ufleyerek "sanatci" olabiliyormusuz:

www.ismek.ist

demek, sanayiye gitseniz, orada cekic sallayan her ustayi sanatci olarak goreceksiniz; nihayetinde o cekici tutusunun bir acisi, örste dövdüğü demirin optimal bir sıcaklığı var. her ürettiği bıçak birbirinin aynısı olmuyor, ona terini, emeğini "nakşediyor".

buyrun, hipster olmadığı için toplumca sanatçı kabul edilmeyen ve dünyayı kurtardıklarının farkında olmayan dedeler:

www.youtube.com
0
🌸scars dont fade
(05.10.17)
Bilmediğiniz şey sanat ve zanaatın farkı.
0
demoniclewinsky
(05.10.17)
ulan adam sanat icra ediyo, bırak da romantikleşsin azcık. videonun tamamını izlemedim ama sonuçta reklam sektörü için yapılmış bi iş, mevzuya fazladan drama katılması normal.
0
yuto
(05.10.17)
@yuto, ulan sensin.

tekrar degerlendirelim, bu sise ufleyenlere sanatci diyoruz, cunku

- emek var.
- ruh var.
- alin teri var.
- ozgunluk var.

comlekcilik de sanat o zaman, ustelik 4 dakikada yapiyor ve 10tl ye alabiliyorsunuz

www.youtube.com

benzer olarak gunumuzde endustrilesmis gecmiste elle yapilan butun isler sanatti. hali dokumak, elbise dikmek, kazak ormek, igne oyasi yapmak, havlu kenari yapmak, nakis dikmek vs. siz o kisilerin ruhunu o islere verip vermedigini biliyor musunuz? belki oyle hissediyorlar ve huzur buluyorlar yaparken? bu durumda, kazak oren anneannelerimize de sanatci mi diyecegiz?

sanat, para icin yapilmaz diyenlere ise mabadimla guluyorum. zaten sanatcilarin hepsi havadan gelen parayla geciniyor.
0
🌸scars dont fade
(05.10.17)
Bence yapılan her iş iştir. Yaptığınız işi saatlerce anlatabiliyorsanız, hikayelerini biliyorsanız da sanattır.

Muhasebeci diye küçümsenen insanlar bile koca şirketin para kazanması, herkesin maaşını almasını sağlıyorlar ve pek çok ustalığı ve hikayesi olan bir iş yapıyorlar. 10 dakikada çömlek yapan adam da o 10 dakikaya verdiği değer oranında sanatçıdır ve emekçidir evet.

Ya sevdiğiniz işi yapın, ya yaptığınız işi sevin, ya da napacaksanız yapın başkalarının işini küçümseyip değersizleştirip ahkam hesmeyin.
0
otonomo
(05.10.17)
lüzumsuz romantizm. bu tiplerin kafasını eritilmiş cama basarsam acayip mutlu olurum.
0
doxanikee
(05.10.17)
sanat kavramı çok muğlak. belirtilen video reklam amaçlı, dolayısıyla her şey çarpıtılabilir istenildiği kadar. bir script işliyor sonuçta. belgesel değil.
0
tukenmez adam
(05.10.17)
Videoda sıradan meslek sahiplerini küçümseme durumu yok ki, insanlar işlerini seviyorlar, anlamlı buluyorlar. Hangi meslekten olursa olsun işini seven anlamlı bulan biri onlar gibi konuşur.

İşleri sıradan, değerli, ulvi, vb. gibi katagorilere ayırmak doğru gelmiyor bana.
İşe, karşılığında para aldığın emeğin ve zamanın olarak bakarsan sıradanlaşır. (Emeğine zamanına değer verme konusunu bi kenara alıyorum.) Ama bütünün içinde bi yerlere koyuyorsan / tutkuyla vaya severek yapıyorsan/ sonuç seni tatmin ediyorsa.. o iş artık senin için sıradan değildir. Ne iş olursa olsun bu böyle. Kağıt toplayan adam için de geçerli bu, muhasebeci için de geçerli, mimar, mühendis, dokor avukat, pasta şemsiyesi yapan adam için de geçerli.

Kağıt toplayıcısını ele alalım. Mecburiyet olmasa yapılmayacak sıradan bile görülmeyen bir iş. Fiziksel riskleri var, sosyal alanda statüsü yok onu bırak hor görülüyor. Oysa bana göre topluma, geleceğe, doğaya katkıları mesela bir cam üfleyenden kat kat fazla. Olduğunu sanmıyorum ama farkındalık geliştirmişse o iş onun için artık anlamlıdır. Aynı videoda konuşan kişiler gibi tutkuyla yaptığı işi anlatabilir.
Muhasebeci , satışçı denmiş,
Cam üfleyen kadar önemlidir muhasebe ve satış işi. Sanat olarak bakmıyoruz tekrar altını çizeyim. İş kapsamında değerlendiriyoruz.
Şimdi ben bi cam atölyesi kursam, müthiş güzellikte ürünler çıkarsam diyelim. Satış ayağı olmazsa ürünler elimde kalır, muhasebe olmazsa vergi dairesi yakama yapışabilir, hesabımı bilmediğim için açık veririm, zarar ederim.

Çalıştığınız yerlerde çay ocağına bakan eleman ya da temizlik elemanının işleri savsakladığını ya da olmadığını varsayın. Telefona bakan sekreter kız gelen aramaların ikisine bakıp birini meşgule atıyor, ara dediğinizi aramıyor, not almıyor, satış laklak yapıyor muhasebe soliter oynuyor. Siz oturmuş mükemmel sanat içerikli işler yapıyorsunuz. O işin sonucu hüsran olur, işiniz değil uğraşınız olarak kalır.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.10.17)
"benzer olarak gunumuzde endustrilesmis gecmiste elle yapilan butun isler sanatti."
yanlış. o zaman da zanaattı.
birbirinin benzeri ya da elle yapıldığı için ufak da olsa farklar içeren fakat bir maddeye olan ihtiyacı gidermek için yapılan üretimler sanat kapsamına girmez.
o yüzden eskiden ya da şimdi elle toplu üretim yapan kimseler sanatçı değildir.
Sanat eseri olma şartı "biricik" olmasıdır.

Para mevzusunda da sanatçı tabii ki yaşamak ve üretmek için paraya ihtiyaç duyar ama bence farkı birinin ben çok para kazanacağım diyip cam sanatçısı, heykeltıraş olma amacıyla yola çıkmayacağı yönünde. Yeteneğin varsa, şanslıysan vs. bundan para kazanabilirsin ama sanatçı olma isteğinin arkasındaki güdü, meslek gruplarının aksine para olmaz.
Çoğu zaman da para kazandırmaz zaten.

Sanat kavramı üzerine onlarca görüş var farklı farklı.Bunlar benim fikirlerim ancak yazdıklarınızda beni ısrarla rahatsız eden kısım esasen sizin videoda yapılan işi küçümsemeniz.
Bu nedir ya, ben bunu 3 dakkada yaparım dediğiniz , hipster uğraşısı olarak nitelendirdiğiniz şeyleri denemenizi tavsiye ederim :)
o zaman fikriniz değişir bence.
0
demoniclewinsky
(06.10.17)
Vurun az daha, henuz olmedi adam:)
0
stavro
(06.10.17)
(18)

Çocuk sahibi olacağını öğrenmek neden abartılıyor?

diffarentiationation
Kadının içine erkek boşalırsa, bir hastalıkları da yoksa çocuk olur zaten?Nedir bu baba anne oluyorum dünyalar benim artık tripleri?Gerçekte pek rastlamadım ama, televizyonda her baba olacağını öğrenen baba oluyorum uleyn deyip havalara uçuyor. Gerçekte olmuyor mu yoksa öyle şeyler?
Kadının içine erkek boşalırsa, bir hastalıkları da yoksa çocuk olur zaten?
Nedir bu baba anne oluyorum dünyalar benim artık tripleri?

Gerçekte pek rastlamadım ama, televizyonda her baba olacağını öğrenen baba oluyorum uleyn deyip havalara uçuyor. Gerçekte olmuyor mu yoksa öyle şeyler?
0
diffarentiationation
(03.10.17)
çocuk isteyen bireylerde oluyordur,
ilk defa bu hissi yaşıyorsa olabilir, yada önceden yaşamış tekrar anne baba olma hissi heyecan yaratmış olabilir.Bence normal bu his.

Ama medyada bebek geliyo canlarım, annelik/babalık kursu selfie si falan tarzında salakça şeyleri bende uçuk buluyorum.
0
basond
(03.10.17)
Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz'daki sahne gibi mi mesela? :)


Internette okuduğum bir yazıya göre normalde sandığımız gibi kolay değilmiş ama kaynak ne kadar doğru, bilmiyorum.
0
m e b
(03.10.17)
Hemen olmuyor olsa bile dünyaya gelene dek binbir sınavdan geçiyorsun hepimiz bi mucizeyiz aslında
0
söylemez
(03.10.17)
ya bu bence çok güzel bir şey. buna hak veriyorum. özellikle bazı çiftler çok fazla uğraşıyorlar, dışarıdan bilmek mümkün değil.

ben yine hak vermeme rağmen bu aralar karnı burnundaki hamilelere takığım. sanki her gittikleri yerde durumlarıyla ilgili birkaç cümle kuruyorlar gibi geliyor :)
0
EasyTiger
(03.10.17)
abi cidden bu kadar sığ mı bakıyosun bu olaya ya da saçmasapan diziler üzerinden mi çıkarım yapıyosun? sevdiğin insanla birlikte sizden bi parça olan yeni bi canlı getiriyosun dünyaya. ben baba değilim, nasıl bir his olduğunu tahmin bile edemiyorum ama sadece düşüncesi bile ne kadar özel bir şey olduğunu kavramama yetiyor. yepyeni bir insan çıkıyor ortaya. aile oluyorsunuz. seni idolü belleyecek, karşılıksız seveceğin lvl 1 canavar spawn oluyor. parka götürüyosun, büyüyo doktor ya da serseri falan oluyo. tüm bu meseleyi, hatta kendi mevcudiyetini, bütünüyle varlığını bi adamın kadının içine boşalması olarak mı değerlendiriyosun gerçekten?

ya şöyle bi şey yapıyosun ve bu eleman sana baba, sevdiğin kadına anne diyo jsjfsk muhteşem bi şey değil mi bu yahu, buna sevinmeyip neye sevinsinler: www.youtube.com

ya da şu ahahaha: youtu.be
0
der meister
(03.10.17)
@m e b evet onda gördüm az önce :D

Hastalık hariç zaten. Normal bireylerden bahsediyorum.
0
🌸diffarentiationation
(03.10.17)
arkadaş tamam bazı insanlar abartıyorda sende itin götüne sokmuşsun olayı.
elbette sevinecek insanlar. seni anan baban laboratuarda glikoz şurubu ile mi yaptı? hortumla mı beslediler? sevgi senin için sadece emek miydi?
0
dedim dedim de kime dedim
(03.10.17)
ben de çocuk yapmak çok kolay sanıyordum da öyle değilmiş.
0
pinkpeony
(03.10.17)
Dedigin kadar kolay olsa keske, benim icin 3 sene ugrasmazlardi.
0
baldur2
(03.10.17)
Gerçekte havalara uçup çığlık atan da oluyordur, şıkıdım şıkıdım oynayan da oluyordur, sadece gülmseyip birbirlerine sarılan da oluyordur. Herkesin gülmesi, ağlaması nasıl farklıysa, olaylara verdikleri tepkiler nasıl farklı farklıysa bu da öyle. Daha çok gülüp sarılma olur, biz sevinçte mutlulukta pek öyle çok uçlara giden bi millet değilz.

Televizyonda daha doğrusu sinema ve tiyatroda şimdi de dizilerde bazı durumları izleyiciye aktarmada kullanılma alışkanlığı edinilmiş bazı kalıplar var. Palyaço elbisesi gibi düşün. Modelleri farklıdır ama elbisenin tanımını yapabilirsin. palyaço görünce gülmeye hazırlanırsın. palyaço= şaklabanlık, gülmecedir.
Doğum da gerçekte filmlerde görüldüğü gibi bağıra çağıra olmaz mesela. Arada tek tük bağıran olsa da o kadar bağırılmaz.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(03.10.17)
büyük ihtimal ergensin. bir çiftin 30 gün boyunca ilişkiye girse dahi hamile kalma olasılığı % 20 fln. ki ierkeğin spermleri kadının yumurtası sağlıklı ise. yani hepimiz mucizeyiz aslında
0
habula
(03.10.17)
Bir insan bu olaya daha ne kdr sig ve yüzeysel bakabilir acaba Nacizane tavsiyem biraz daha az tv izle özellikle Türk dizileri fln
0
all girls dream
(03.10.17)
basligi acan arkadasa sonuna kadar katiliyorum, ergen falan da ddgilim, daha once benim de aklimdan gecmis bir soru bu,
bazilari " o kadar kolay degil, soyle zor boyle imkansiz" falan demis, tup bebek icin omrunu harcayanlar bir yana da arkadasim nesi zor bunun yahu,
omlet yapmaktan kolay birsey bu, tecavuzle dahi hamile kalan belki de binlerce ornek vardir,
saglikli bir kadin ve erkek cocuk sahibi olmak istesin is bir cinsel munasebete bakar, bunu sanki plutundan elmas getirmis gibi gozyaslari ile kutlamak nedir yahu?
buna karar vermek ancak sevinilecek birsey olabilir ama bunun vuku buldugunu ogrenmek neden bu kadat abartilir gercekten anlasilir gibi degil..
0
alttaraf
(04.10.17)
yeni baba bildiriyor. bir çok durumda, anne - baba olmakta yada olacağını öğrenmekte fizyolojik olarak abartılacak bir şey olmadığına katılıyorum. ancak sonrasında bu kişilerin hayatındaki değişim öylesine dramatik olacak ki, bunu ancak ve ancak sevindirici b'şey olarak kutlayıp yüceltirlerse katlanabilirler. çünkü haberi aldığı anda kişinin bünyesi, artık hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını öyle böyle hissediyor. bunu sevindirici bir şey olarak kucaklamayı beceremezse; paniğe kapılıp çıldırtıcı bir gelişme olarak alması işten değildir ve bu stres hali annenin hormonlarını etkileyip bebeğin kaybına kadar götürebilir işi.

sözün özü, topluma yada üçüncü şahıslara giren çıkan yok ama bu iki kişinin hayatı tepe taklak olmak üzere. bu sevincin altında da bünyeyi bu duruma hazırlama psikolojisi var ve bana soracak olursanız, böyle dehşetli bi sevinç gösterisiyle motive oluyorlarsa kendi bilecekleri iştir, eşe dosta fazla eziyet etmeden bunu yapabilseler ne ala, bunun için çeşitli normlar mevcut kültürlerde (nazar değer vb.) ama onları da geride bırakınca iyice göze batar oluyor tabi bu haller.
0
kaichi
(04.10.17)
Hamile oldugunu ogrenmeyi kastetmis adam ki hakli. Evet sonrasi zor degerli onemli uzun. Ama hamile kalmak cok ekstrem bir sey degil ki. Her sey normalse olur yani. Surpriz degil ki.
0
brad pitt
(04.10.17)
"yapması zor olan bir şeyi başardık" diye sevinmiyorlar. dünyaya yeni bir birey getirecekleri için, ailelerine yeni bir üye katılacağı için mutlu olup heyecanlanıyorlar.

maalesef ergenlerin, sevgiyi aşkı tanımayanların anlaması zor.

yapmanın zorluğunu kolaylığını geçtim. dünyanın en kolay şeyi olsun. duvardaki bi düğmeye basınca leyleğin biri getirip önüne bebek koyuyo olsun mesela. siz ailenize o bebeği katacağın zaman, o düğmeye basarken heyecanlanmayacak mısınız, mutlu olmayacak mısınız? bu kadar mı sevgisiz düşünüyorsunuz? mikişince oluyo işte bunun nesi heyacanlı he mi?
0
kibritsuyu
(04.10.17)
Baba olacağımı öğrendiğimde gözlerim kararmış bayılacak gibi olmuştum. Heyecandan :)
0
Son Müzakereci
(04.10.17)
son müzakereci haklı, ben de aynı göz kararmasını, aynı baş dönmesini yaşmıştım.

çocuk sahibi olmak o kadar kolay değil, öncesinde yıllarca o çocuğu sağlıklı bir ortamda büyütebilmek için uğraşıyorsun; bir hayat arkadaşı bul, onu iyice tanı. sonra evlilik fikrine alış, teklif et, git iste (ya da gelsinler istesinler), söz, nişan bohçası, nişan, kına hazırlığı yap, kınada maymun ol, gelinlik seç, evlilik hazırlığı yap, bir ev bul ve onu yaşanabilir hale getir, eşyasıydı perdesiydi ayarla. evlen, nikahta/düğünde bir daha görmeyeceğin teyzelerin elini öp, evlendiğini ilan et.

sonra anne/baba olmaya karar ver, doktora git/eşini doktora götür, kontroller tahliller yapılsın, gebelik öncesi ilaçları al, programlı sevişmelere başla, takip et, git gebelik testi bul, üzerine işe, olmadı kan ver.

çocuk haberi almak artık bu maratonun bittiğinin habercisi. hayatının en önemli kararını verdiğini, birsürü şeyi düzgün yaptığını ve sağlıklı bir üreme sistemine sahip olduğunu belirten haber.

çocuk sahibi olmak istediği için yıllarca binlerce iğne yiyerek tüp bebek merkezi dolaşmak zorunda kalan bir dolu insan var. umarım hepsi tez zamanda bebeklerini kucaklarına alırlar.

bebek haberi o andan sonra sana bir sıfat etkiyor; anne/baba. bu sıfattan kurtulmak mümkün değil, istifası yok, vazgeçmesi yok, geri dönmesi yok. o bebek ilk andan itibaren sana muhtaç ve senin hayattaki en büyük zevkin.

ne parayla, ne başarıyla ölçülecek bir keyif değil. an an, gün gün, saat saat ellerinde büyüyecek bir melek yavrunun hikayesinin başladığı an.

bana kalırsa insan hayatının en önemli dönüm noktası, asla vazgeçemeyeceğin tek şey o çocuk.

ben bebek sahibi olacağımı öğrendiğimde hunharca sevinmiş, dakikalarca zıplamıştım sevinçten. az bile yapmışım.
0
babilbaligi
(04.10.17)
(15)

Çocuk sahibi olmak için ideal yaş sizce kaç?

söylemez
Özellikle uzun ilişki sonrası evlenenler yanıtlayabilirse sevinirim:)Siz ne zaman anne-baba oldunuz? Ben şu ara tek gündemim bu fakat sağlık engellerim var bu sıra onların geçmesini beklemek zorundayım 6 ay kadar malesef. Sanki geç kalıyorum gibi hissediyorum:( Yaş:28 6 yıl ilişki+1 yıl evlilik
Özellikle uzun ilişki sonrası evlenenler yanıtlayabilirse sevinirim:)
Siz ne zaman anne-baba oldunuz? Ben şu ara tek gündemim bu fakat sağlık engellerim var bu sıra onların geçmesini beklemek zorundayım 6 ay kadar malesef. Sanki geç kalıyorum gibi hissediyorum:(
Yaş:28 6 yıl ilişki+1 yıl evlilik
0
söylemez
(03.10.17)
28 gayet erken. 36-37 yaşında anne-baba olan insanlar var.
0
mahone
(03.10.17)
30
0
peggy
(03.10.17)
31 yasımdayım 2 yıllık evliyim. 35den once cocuk dusunmuyorum.
0
polypropylene
(03.10.17)
Vücudun kendini toparlaması açısından 26-30 aralığı iyi diye düşünüyorum. Ama psikolojik olarak kendini hazır hissetme ve doğumdan sonra 'birden yaşlandım gençliğimi buna harcadım heba ettim' dememek için 30-35 aralığı.
Şöyle olur, 26-30 arasında vücut kolay toparlanıyodur ama 30-35 aralığında daha sıkı çalışırsak eski formumuzu yakalarız diye ümit ediyorum. Ama psikolojik olarak hazır olmadan doğum yapmanın telafisi yok, sorunlu bireyler artarak çoğalmış olur.
Psikolojik açıdan doğru zamanı tayin etmek daha önemli bence.
0
megalomaniac
(03.10.17)
megalo+1

Yastan ziyade psikolojik olarak hazir olmak daha onemli.
0
mertillopasha
(03.10.17)
eger bunu zaten istiyorsaniz yani bir bakima hazirsaniz yapin, yok eger cok istemiyorum ama iste yapmazsak pisman olur muyuz ya da olsa da olur olmasa da olur tadindaysaniz - ki boyle olabilirsiniz gayet normal, boyle olmaniz cocugunuz dogdugunda ona herseyinizle bakmayacaginiz ve iyi yetistirmeyeceginiz anlamina gelmiyor - o zaman 33'den once yapmayin. zira, kendi paranizi kazaniyorsaniz, kafa da bir esiniz varsa hayatin tadi 30'dan sonra cikiyor.
0
kassiopeia
(03.10.17)
32 yaşında anne oldum. 30'dan önce olunmamalı bence.
0
sta
(03.10.17)
tam şimdi.
0
diye yazdim ama hep yalan
(03.10.17)
çocuğun ihtiyaçlarının maddi ve manevi olarak karşılanabileceği, anne ve babanın çocuk sahibi olmaya hazır ve istekli olduğu zaman ideal yaş.
0
pinkpeony
(03.10.17)
28 yaşında geç kalıyor gibi hissetmen bence hiç normal değil. sandalyeye tutku bisküvi oturtmayanlardan olduğunu varsayıyorum tabii. soruna gelecek olursam ebeveyn olmanın hakkını verebilmek için herkesin en azından 30'u devirmesi gerektiğini düşünüyorum.
0
shin
(03.10.17)
Çocukla aramda 30+ yaş olsun istemem aynı zamanda 30'dan önce de olsun istemem. Garip bir ikilem oldu ama.
0
yaraticinick
(03.10.17)
Ebeveynlik geri dönüşü olmayan kararlarımızdan biri. Bence en önemlisi.
Bir ömür boyu sürecek olan böyle bi kararın anne ve baba hazır olmadan, birbirlerinden ve evliliklerinin geleceğinden emin olmadan verilmemesi uygun olur. Tabii ki hayat neler getirecek belli olmaz ama hali hazırda ufak tefek kuşkular, soru işaretleri bile varsa öncelikle onları halletmekte yarar var.

22-23 ve 37 yaşlarımda 3 normal doğum yaptım. İlk ikisinde nasıl davranacağımı çok da bilmeden bazen el yordamı, bazen eskilerin deneyimleri, daha çok kitaplar ve içgüdülerimle ilerledim. Avantajım enerjik olmaktı. Her şeye yetişecek enerjim vardı. Sonçeyi büyütürken ilklerdeki kadar olmasa da yine de enerjiktim. Avantajım hayat tecrübemdi. Daha olgundum, daha sabırlıydım, daha tadını aldım, daha bilerek ilerledim.

Yani geç kalmıyorsun. Önce sağlık engellerin geçsin. Daha vakit var:)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(03.10.17)
30 yasinda erkekler henuz cocuk olabiliyor. Bir de bence evliligin de 6 yili gecmesi gerekli cunku 3. ya da 4. yillarinda bircok cift bosaniyor. O sureci de atlatsalar iyi olur. Yani 35 - 36 ideal olabilir. Bu arada kadinlar icin canlar caliyor klisesi biraz curuyor.

www.youtube.com

Ingilizce biliyorsaniz sunu izleyin.
0
Traveller
(03.10.17)
en ideal yaş anne-babanın kafasının rahat olduğu yaş.

çocuk konusunda size bir önerim var, çocuğun en ideal rotada olmasını beklemeyin. her çocuk ayrı bir hikayedir. en güzel sizin hazır olduğunuz, doğru bulduğunuzdur.

ben 20 yaşında çocuk sahibi olup mutlu olan da biliyorum, 40 yaşında da. rahat olun. yoksa her adımda başınız çok ağrır, demedi demeyin.
0
babilbaligi
(04.10.17)
8 Yıllık ilişki
5 Yıllık evlilik
Yaş: 28
2 çocuğum var.

Psikolojik olarak her ikiniz de hazırsanız, hiç beklemeyin.

Edit: Sağlık engelleri konusunda doktor tavsiyelerine birebir uy, pişman olma
0
PoscheN
(04.10.17)
(15)

nasıl ölmek istersiniz?

for day to break
ben şehit olmak isterim, yani insanlar arkamdan çok ağıtlar yaksınlar isterim. :D tabi ben bunu görmeliyim. bazen de sağlıklı bir şekilde yaşlanıp, yatağımda tatlı tatlı uyurken ölmek isterim.
ben şehit olmak isterim, yani insanlar arkamdan çok ağıtlar yaksınlar isterim. :D tabi ben bunu görmeliyim. bazen de sağlıklı bir şekilde yaşlanıp, yatağımda tatlı tatlı uyurken ölmek isterim.
0
for day to break
(03.10.17)
en temizi kafaya bir adet kurşun ile bence.

fekat!

yüksek katlı bir bina ya da köprüden atlayıp inene kadar son pişmanlığı yaşamak istiyorum. hatta şöyle çooooook yüksek bir binadan atlayıp düşünmek için bolca vaktim olsun istiyorum.

edit: yaşlılığımı hiç hayal edemiyorum. hep derim, bir gün öleceğim ve bu bir kaza olmayacak diye.
0
rahip janick
(03.10.17)
Sevgilime yan baktin kavgasinda.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(03.10.17)
Yaslanmadan ölmek isterim sadece. 50'ler ideal bence.
0
doxanikee
(03.10.17)
çocukluğumdan beri savaşta öleceğimi düşünürüm, böyle garip ve rahatsız edici bir his var. bu tamamen benim manyak olmamdan da kaynaklanıyor olabilir tabii ama sanki ağzımda rambo bıçağıyla cephedeyken çotank diye alnımın çatına mermi yiyecekmişim gibi hissediyorum. anında ölmeyeceğim ama. son anlarımda öleceğimi bileceğim gibi. böyle bir senaryo var kafamda. böyle ölmeyi istiyor muyum? bilmiyorum.

ben sanırım pişmanlık duymayacağım bir şekilde ölmek isterdim. "güzel bir hayat yaşadım" diyebilerek, çok ani olmadan, öleceğim için üzülmeyerek. bir de önlenebilir bir ölüm olmasın. hani gerizekalılığım yüzünden ölmeyeyim mesela, sevenler "kafası çalışsaydı ölmezdi" diyemesinler, "keşke öyle olmasaydı, o zaman kurtulabilirdi" diyecekleri bir şey olmasın ellerinde. "e ölmeyip napcaktı daha amk" desinler, ölmemin normal karşılanacağı bir durumda ve güzel bir hayat yaşamış olarak öleyim.

bu durumda galiba klasik ölüm döşeğinde huzurla ölme şeysi ağır basıyor. güzel olurdu ya. rammstein falan açardım. ergenliğimi, gençliğimi düşünürdüm. öyle sakin sakin ölürdüm. mis.
0
der meister
(03.10.17)
Yaşlanmadan, acı çekmeden.
0
mutekebbir
(03.10.17)
Uyurken güzel olurdu ama içimde bok yoluna gideceğim gibi bir his var.
0
ketcapli dondurma
(03.10.17)
Uyurken fark etmeden.
0
anumegha
(03.10.17)
Ben doksanımı göreceğimi düşünüyorum. (öyle düşünmek işime geliyor:)
80-85'e kadar aktif olarak geçirip kalanını da ihtiyarlığın tadını çıkararak yaşama düşüncesindeyim. Zihnimdeki ihtiyarlık görüntüsü şöyle: Tercihen evimin önündeki verandada sallanan sandalyede dizlerimde yün şal olduğu halde oturuyorum, hava serin ama güneş var, sabah çiğ olmuş, çiçeklerimin üzerindeki çiğ damlaları güneşin ışığıyla muhteşem renklere bürünüyorlar, ben ve köpeğim birbirimize bakıp gülümsüyoruz.

"Eh artık ben ölem" dediğim zaman da artık yapmak istediğim bişi kalmamaış olacağı için akışına bırakırım.
Tek çekincem birilerine muhtaç olma düşüncesi. O şekil bişi başıma gelirse ve iyileşmem, kendime yetme durumum söz konusu değilse muhtemelen sevdiğim şeyleri hiç durmamacasına yeme gibi bişeler ayarlarım.
O yaşa kadar yaşamışsam çocuklar da artık büyüdükleri için kadavra başvurumu yapmış olurum. Gerçi 2050 lerden sonra belki kadavraya da gerek kalmaz, öğrenciler sanal veya yazıcı çıktısı organ ve bedenlerde pratik yapıyor olabilirler. Öyle olursa da toprakla buluşuruz :)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(03.10.17)
Ben soğuktan donarak ölmekte isteyebilirim. Ama tabi hiç acı yaşamayım korku da çok dozajında olsun. Ardimdan çok feci dramlar dönsün. Kibritçi kiz gibi.
0
🌸for day to break
(03.10.17)
Overdose.
40'ların başı olabilir.
0
kayranin kedisi
(03.10.17)
son zamanlarda düşündüğüm iç savaş gibi bir sokak çatışmasında siniper la tek atış..
0
jamswety
(03.10.17)
"100 Days of Happiness" diye bir roman var. Onda da hastalığından öleceğini öğrenen bir adam, 100 gün sonrasına bir başka ülkede (neresi olduğunu hatırlamıyorum) bir hastaneden randevu alarak assisted suicide ile ölmeye karar veriyor. Yeterince yaşadığımı ve ileride elden ayaktan düşeceğimi hissettiğim zaman o şekilde ölebilmek isterdim. Vedalaşarak, işlerimi hallederek, sürpriz faktörü olmadan, acı olmadan vs.
0
sopiro
(03.10.17)
öncelikle ölmek istemiyorum.
ben yokken üretilmiş nadide sanat eserlerini, cevapları bulunmamış bilimsel problemleri ve insanların barış içinde huzurla yaşayabildiği günleri görebilmek isterdim. yine de eğer ölürsem çalışma masamda çalışırken, ney'imi üflerken ya da sevdiğim kadının yanında son nefesimi vermek isterdim.
0
rakicandir
(03.10.17)
fark etmez, çok bekletmesin yeterli.
0
gadasiz
(03.10.17)
overdose en temizi gibi düşünüyorum. bizimkiler öldüğünde kaç yaşındaysam o civarlar oluru var.
0
vedatchilipeppers
(03.10.17)
(8)

Anksiyete ile baş etmek veya belirtilerden uzaklaşmak için homemade tavsiye

ileridemokrasi
Merhaba sevgili duyuru kullanıcıları,hepinize güzel bir gün diliyorum. Sizlerin yardımına ihtiyacım var. Evde veya işte, yolda veya sokakta anksiyetemle nasıl başa çıkabilirim? Kendimi bildim bileli üzgün ve mutsuzum. Bunu yenmek istiyorum? Terapiye gitmek istiyorum elbette ama bir şeyi kendi başıma
Merhaba sevgili duyuru kullanıcıları,
hepinize güzel bir gün diliyorum. Sizlerin yardımına ihtiyacım var. Evde veya işte, yolda veya sokakta anksiyetemle nasıl başa çıkabilirim? Kendimi bildim bileli üzgün ve mutsuzum. Bunu yenmek istiyorum? Terapiye gitmek istiyorum elbette ama bir şeyi kendi başıma halledebilmenin mutluluğunu da tatmak istiyorum. Biraz olsa yol katetsem iyi.
Terapi, kitap, müzik veya egzersiz? Sistematik olarak bilginiz varsa benimle paylaşabilir misiniz?
0
ileridemokrasi
(03.10.17)
nefes terapisi
yoga
spor (yorucu ve zor olan)
0
füt
(03.10.17)
kendi kendine her sey iyi olacak ben iyiyim ve her sey iyi gidecek vb tarzı tekrarla.

Yapılan arastırmalar beyin ne dusunurse inanmasan dahi ona uydugunu göstermiş.
0
binder dandet
(03.10.17)
Anksiyetenin ne üzerine olduğunu çok anlamadım ama benim gittiğim psikolog psikonet yayınlarından hayatı yeniden keşfedin adında bir kitabı önermişti. Zaten kitap şema terapi yöntemlerini anlatıyor. Kendinize uygun şemayı bulup, o durumla nasıl baş edebileceğinizin yollarını anlatıyor. Aynı yayınevinin başka terapi kitapları da var. Bir inceleyin bence.
www.psikonet.com
0
sedat peker in yegeni
(03.10.17)
İyi Hissetmek ve Anksiyeteyi Dengelemek kitaplarını tavsiye ederim. www.nobelkitap.com
0
kaset
(03.10.17)
İyi güzel diyorsun da psikoloji kokenli rahatsızlıkları kendi başına atlatmaya çalışmak çoğu zaman hüsranla sonuçlanıyor. Dolayısıyla senin için riskli bir şeyi denemek istiyorsun. Hem, biraz olsun yol katetmektense kökten çözmek daha akıllıca olur.

Yani tavsiyem şu; bir uzmandan yardım al ve homemade ile destekliyerek sorunu çöz.

Evde sokakta iş yerinde anlık olarak ankisiyetenle başa çıkabileceğin pratik bi yöntem önereyim:
Zihninde kendine sığınak hazırla. Ankisiyete başlayınca sığınağa gir, geçince çık.
Sığınak hazırlamak şöyle oluyor: Kendini iyi hissttiğin bir anı, bi ortam, bi durum düşünüyorsun ve bu benim sığınağım olsun diyorsun. Ortalık karışınca da sığınağa yani o düşünceye geçiyorsun. Değişimli kullanacağın bi kaç sığınak da edinebilirsin. zararı olmaz.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(03.10.17)
Tavsiyeler için çok teşekkür ederim. @hayat aklini konusacak bir filozof uret; demek istediğim aslında buydu. Bir şeyleri yanlış yapabileceğimin farkındayım. Sorun tespiti önemli ve bunu kendi başıma sağlıklı bir şekilde yapabilecek bir uzman değilim. o yüzden terapiye en hızlısından başlayacağım. Ama yine de biraz ön bilgi edinesim vardı.
0
🌸ileridemokrasi
(03.10.17)
Evde kendi başına çözebileceğin bir şey degil. O anxieteyi yaratan zatan kendi zihnin, yok olması için ona güvenemeyeceksin muhtemelen ve endişen tetiklenecek. Başka bir zihne mutlak bir şekilde ihtiyacın var.
0
velvetmorning
(03.10.17)
çok uzun zamandır bu dert ile uğraşıyorum ben de. ne yazık ki ne kadar kendi başına halletmeye çalışsan da, bazen profesyonel yardım almadan bu pek mümkün olmuyor.
0
yonge and bloor
(03.10.17)
(8)

gamboç ve agrafın ne olduğunu biliyor musunuz?

Bruce
bu iki kelimeyi daha önce duydunuz mu, ne anlama geldiklerini biliyor musunuz?ne olduklarını görünce "hee bu muymuş" diyeceksiniz muhtemelen, ben kelime olarak duyup duymadığınızı merak ettim.gamboç: http://dogangamboc.com/uploads/productsimages/c543895c-4da1-40fe-8710-7e0894f9dde4Elbise-kilifi.pnga
bu iki kelimeyi daha önce duydunuz mu, ne anlama geldiklerini biliyor musunuz?
ne olduklarını görünce "hee bu muymuş" diyeceksiniz muhtemelen, ben kelime olarak duyup duymadığınızı merak ettim.

gamboç: dogangamboc.com

agraf: www.kardes1.com
0
Bruce
(02.10.17)
Moda mezunuyum bu nedenle de biliyorum :D
0
dedi ayca
(02.10.17)
Agrafı bilmiyordum
0
Fusha
(02.10.17)
Agrafı biliyordum, gamboçu geçtiğimiz aylarda öğrendim.
0
fotrsapka
(02.10.17)
agrafi biliyordum. gambocu az önce öğrendim.
0
balik kraker
(02.10.17)
ikisini de biliyorum.
gamboç halk arasında bilinmez, günlük kullanımda yeri yok pek. daha çok elbise kılıfı deniyor.
agrafı daha çok anneler bilir.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(02.10.17)
gamboçu biliyordum agrafı şimdi senden öğrendim.
0
blacksky
(02.10.17)
gamboçu biliyordum agrafı duymadım
0
orpheus
(03.10.17)
İlk defa duydum ikisini de.
0
aychovsky
(03.10.17)
(4)

üzerinde power yazan hap

hayat aklini konusacak bir filozof uret
ne olabilir? açık sarı kaplı, içi beyaz tebeşir gibi.ekleme: o harfinin olduğu yerden kırılmış. olsa olsa mantığıyla power demiş.
ne olabilir?
açık sarı kaplı, içi beyaz tebeşir gibi.
ekleme:
o harfinin olduğu yerden kırılmış. olsa olsa mantığıyla power demiş.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(02.10.17)
Power yazdığına emin miyiz? Orayı anlamadim. Hap yumurta şeklinde olabilir mi (oval) aklima cialis ve lifta geldi
0
aksach
(02.10.17)
tinki winki lala dipsi ve po daki po olabilir mi?

o zaman iciniz.:)
0
binder dandet
(02.10.17)
P ? wer şeklinde hapın üzerinde yazıyor. biçim olarak aprol fort'a benziyormuş. aynısının sarı olanıymış.
hap elimde olmadığı için fotoğraf atamadım. soran kişinin de atma olanağı yok.
hapın görseli şu şekil:
korkmazhaber.com

esas öğrenmek istediği şey, bonzai gibi bişey olabilir mi?
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(02.10.17)
benim bildiğim bonzai görünüş itibariyle ota benizyor, yani yeşil bitki gibi bir şey. ama çok da uydurmuş olmayayım.
hap ise ekstazi olabilir derdim ama ekstazilerin üstünde genelde şekiller olur, yazılar değil. bir de yusyuvarlak olurlar. youtube'da belgeseli vardı izleyebilirsiniz, merdivenaltı imalathanelerde makinaları var orada yapıyorlar. hapların renkleri ve üzerindeki basılmış şekiller farklı olsa da hepsi makinanın kalıbı nedeniyle yuvarlak çıkıyor.
www.karamangundem.com
0
istanbul kanatlarimin altinda
(02.10.17)
(15)

Sex, Yemek, Uyuşturucu ve Uyku gibi ''Haz''lardan Başka Var Mı ?

mete kudur
Yekten kendisinden dolayı haz veren aksiyonlar.edit: soruyu tam idrak edememiş arkadaşlarımız var, eylemin amacı değil yekten kendisi zevk verecek. mesela uykun geldiğinde vücudun ölürmüşcesine uyumak istemesi gibi. sevişmek aklına düştüğündeki halin gibi, uyuşturucu gibi. çok acıkınca ki yemek gibi
Yekten kendisinden dolayı haz veren aksiyonlar.

edit: soruyu tam idrak edememiş arkadaşlarımız var, eylemin amacı değil yekten kendisi zevk verecek. mesela uykun geldiğinde vücudun ölürmüşcesine uyumak istemesi gibi. sevişmek aklına düştüğündeki halin gibi, uyuşturucu gibi. çok acıkınca ki yemek gibi.
0
mete kudur
(02.10.17)
çok çalışmak bende uyuşturucu etkisi yaratıyor.
0
paudi
(02.10.17)
Duzenli koşu harika hormonlari dogal olarak salgilatiyor.
0
ykyt
(02.10.17)
Tuvaletini yapmak.
0
stavro
(02.10.17)
kumar
0
lamartin
(02.10.17)
kahve
0
dedim dedim de kime dedim
(02.10.17)
Doğum yapmak, emzirmek.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(02.10.17)
Benim için oyunculuk. Role girmek falan. Haz veriyor
0
MaNOfTheYear
(02.10.17)
Uçmak. Skydiving gibi.
0
six packsiz
(02.10.17)
Rock 'n roll
0
freebird5406_2
(02.10.17)
dans etmek, yıkanmak-temizlenmek, kaşınmak, sarılmak, alkışlanmak, yüzmek.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(02.10.17)
Başarı.
Başarılı bi satış yapınca ya da yazdığım kod çalışınca hissettiğim haz küçümsenemeyecek seviyede. Ciddiyim.
0
norek
(02.10.17)
Müzik.
0
ms brownstone
(02.10.17)
Kasinan bir yeri kasimak.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(02.10.17)
Öğrenmek.

Örneğin ben astrofizik konularında her yeni öğrendiğim şeyden büyük haz duyarım.
0
himmet dayi
(02.10.17)
Kaşinmak ve tuvalet +1
Bi de bi yerimi vursam ve morarma, çürüme olsa oraya elimi bastırmak, masaj yapmak amacsiz bir şekilde zevk veriyor.
0
cabiday
(02.10.17)
(7)

Ev için ütü önerisi

reyals
Ağır olmayan, kırışıklığı güzel açan, orta karar fiyatı olan ütü tavsiyesi alabilir miyim?
Ağır olmayan, kırışıklığı güzel açan, orta karar fiyatı olan ütü tavsiyesi alabilir miyim?
0
reyals
(01.10.17)
Kirisigi en guzel acan buhar kazanlilar. Gomlek falan utulemek dert olmaktan cikiyor
0
ykyt
(01.10.17)
evet buhar kazanlılar iyidir ama biraz pahalıdır. klasik ütü istersen philips'in modellerini tavsiye ederim.
0
delidir yakalayin
(01.10.17)
Philips kırışığı iyi açar.
Buhar kazanlıların hepsi iyi olmuyor, bende var bir tane deloghni. almaz olaydım ütü yapmaktan soğuttu.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(01.10.17)
Çok teşekkürler. Aslında model önerisi de rica ediyorum.
0
🌸reyals
(01.10.17)
su ürün

www.hepsiburada.com

ama a101 de 99 liraya sattılar. ben oradan alıp kullandım, ablam çok özendi ona verdim. yine bekliyorum. böyle bir indirimde kendime alacağım. şiddetle tavsiye ederim.

kullanması kolay, su ekleme yapabiliyorsunuz.cabuk ısınıyor.isterseniz kuru utu de yapıyor.
0
balik kraker
(02.10.17)
Dört farklı model ve özelliklerini bir tablo yapmıştım. Müsait olunca atarım
0
sylr
(02.10.17)
ben bu ürün diyorum ;

www.hepsiburada.com
0
delidir yakalayin
(02.10.17)
(9)

Alaçatı vs Urla vs Foça

integral almayi bilmeyen muhendis
Selamlar sevgili duyuru ahalisi,Bu yaz tatil yapmamış biri olarak, hazır havalarda tam soğumadan izmir'inde yoğunluğu azalmıştır diye düşünerek önümüzde ki hafta kız arkadaşımla beraber izmir taraflarına kaçmayı planlıyoruz.Hepi topu kalacağımız iki gece. Akşamüsleri sahilinde gezelim, salaş yerleri
Selamlar sevgili duyuru ahalisi,

Bu yaz tatil yapmamış biri olarak, hazır havalarda tam soğumadan izmir'inde yoğunluğu azalmıştır diye düşünerek önümüzde ki hafta kız arkadaşımla beraber izmir taraflarına kaçmayı planlıyoruz.

Hepi topu kalacağımız iki gece. Akşamüsleri sahilinde gezelim, salaş yerlerinde rakı balık yapalım, yöresel zeytin yağlılarından tadalım. Anlayacağınız kafa dinlemelik sakin ama sıkıcı da olmayan bir yer arıyoruz.

Alaçatı, Urla ve Foça bunlardan hangisini tavsiye edersiniz ?

İzmir taraflarında başka önerilere de açığım.

Teşekkür ederim.
0
integral almayi bilmeyen muhendis
(01.10.17)
Tereddütsüz alaçatı. Foça falan sıkar, alaçatı bu mevsimde sakindir müthiş güzel. iki gece diyosunuz ondan fiyat da çok koymaz tadını çıkarın.
0
hayati cozemeyen adam
(01.10.17)
Hemen gidin güneş gidiyor yavaş yavaş. Ayrıca yukarıdaki arkadaşın da dediği gibi kesinlikle alaçatı hatta çeşmeye gitmişken ılıca'ya gitmenizi öneririm. Vakit bulursanız ve araç temin edebiliyorsanız şirince'ye bi gezi yapın. O kadar güzel ki şu anda. 7yıl öncesinin bağ bozumu şampiyonu beyaz şarap var, onu da tavsiye ederim. İyi gezmeler:)
0
etfalmorgu
(01.10.17)
alaçatı. ama deniz pek beklediğiniz gibi çıkmayabilir. epey rüzgarlı olur oralar çünkü. ama kafa dinlenir.
0
tepedeki psychedelic adam
(01.10.17)
Alacati -1
Foca-2
0
mor oje
(01.10.17)
Hem foçada hem alaçatıda rüzgar bugünlerde kuzey kuzeydoğudan esiyor, rüzgarı ve soğuğu can sıkıcı olabilir, 10 ekimden sonra güney güneydoğudan esmeye başlıyor hava daha güzel olur o tarihlere denk getirebilirseniz, yine de sık sık hava durumuna göz atmak gerekli ani değişiklikler olabilir

Foca denizdurumu.com

Alacati denizdurumu.com

Rüzgar önemli :) Alaçatıya gidin
0
freebird5406_2
(01.10.17)
Foça bu aralar biraz serin diğer seçenekleri değerlendirin. Eskifocadayim.
0
opitseri
(01.10.17)
Balık yiyeyim sahilde gezeyim diyosaniz foça sonra urla en son alacatı
0
delicevat
(01.10.17)
Alacatiyi alacati yapan yaz sezonundaki o kalabalık ve eglence hayati. Alacati oyle dogal guzellige sakinlige sahip bir yer degil. Yapay bi yer. Sezon bittiktsn sonra su an hicbir sey kalmadi. Urlanin zaten bir olayi yok. Ben de foça diyorum. Foça ozellikle bu mevsimde sessiz sakin, yuruyuş yap, bisiklet sur, balık ye tarzı bi yer.
0
aquarium
(01.10.17)
Ilıca denizi ılıktır. Gerçi bu mevsim diğerleri de ılıktır ama ılıca daha bi ılık olur.
Bence gideceğiniz tarihteki rüzgar durumuna bakıp yere öyle karar verin.
Ben aradığınız özellikler için o üç yerden Foça'yı tercih ederdim.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(01.10.17)
(6)

Beklemediğiniz şarkıcılardan beklemediğiniz şarkı/türkü yorumları neler var

mete kudur
bazı kavramları bilmiyorum o yüzden şarkı'ya türkü dahil mi değil mi onu da bilemedim; bir de aslında çok da beklenmedik olması da değilde, neyse bunu da tam anlatamadım. Şöyle ki eski eserlerin yeniden yorumlanmasını seviyorum, bunların alternatif tarzda olanlarını daha da çok seviyorum. Keza ill
bazı kavramları bilmiyorum o yüzden şarkı'ya türkü dahil mi değil mi onu da bilemedim; bir de aslında çok da beklenmedik olması da değilde, neyse bunu da tam anlatamadım.

Şöyle ki eski eserlerin yeniden yorumlanmasını seviyorum, bunların alternatif tarzda olanlarını daha da çok seviyorum. Keza illa eski olmasına da gerek yok;

şöyle birkaç örnek vereyim

Fazıl Say - Cem Adrian(insan insan / Muhyİddİn Abdal)
Karsu Dönmez ( Kum Gibi / Ahmet Kaya )
Demet Akalın - Ahmet Aslan (Çeşm-i Siyahım)
Abdal (Ervah-ı Ezelde)
Light in Babylon (Bursa'nın Ufak Tefek Taşları)
Leyla ile Mecnun (Bu Gala Daşlı Gala)
İşler Güçler (Feride Feride)
Manga (Rep Rep/Cem Karaca)
Emre Altuğ (Adını Söylerdim)
Cem Yılmaz ( Ah Bu Gönül Şarkıları)

Böyle kafanızdaki yapıya(sanılarınıza) uymayan aa bak bunu da bu söylemiş fena da olmamış dediğiniz müzikler varsa paylaşırsanız eğer, dinleriz.
0
mete kudur
(30.09.17)
Takip edeyim aklıma gelen olursa eklerim.
0
curukturpkokusu
(30.09.17)
yarım saattir bu listeyi dinliyorum,sağol valla.

bende şu yorumu seviyorum.
www.youtube.com
0
denef
(30.09.17)
duyunca çok şaşırmıştım: youtu.be
@üğpoıuy; deyişmiş, youtu.be
0
g7mor
(30.09.17)
sarki degil de ben ismail yk'nin farkli enstrumanlarla yaptigi sovlari izladigimde cok sasirmistim. o adam agzini acmadan muzik yapmali.
0
in vino veritas
(01.10.17)
Manuş Baba'nın İçerde yorumu
www.youtube.com
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(01.10.17)
şevval sam
www.youtube.com

bunun dışında olumsuz anlamda fatih erkoç'un tüm şarkıları.
0
nocturness
(01.10.17)
(21)

izlediğiniz en iyi aşk filmini soruyorum. ciğer söken cinsi makbûl.

mslny
Sizi en dağıtan film hangisiydi? sayko aşk da olabilir, sadece dram da. Avrupa, Asya, kuzey yapımı hiç farketmez, yeter ki klişeden ölmesin. İzlemediğim çıkacak mı merak ediyorum.
Sizi en dağıtan film hangisiydi? sayko aşk da olabilir, sadece dram da. Avrupa, Asya, kuzey yapımı hiç farketmez, yeter ki klişeden ölmesin. İzlemediğim çıkacak mı merak ediyorum.
0
mslny
(30.09.17)
Elbette gegen die wand.
0
a summer day
(30.09.17)
Benim için eternal sunshine of the spotless mind.
Tamam belki ciğer sökmez ama izlediğim dönem yaşadığım durumlardan ötürü benimkini fazlasıyla sökmüştü.
0
apolitikherif
(30.09.17)
The Vow güzel.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(30.09.17)
Romantik komedi dahilse:

One Fine Day ve As good as it gets
0
kreatin
(30.09.17)
Cesaretin var mı aşka. Bir fransız filmi. Çok güzel.
0
:)
(30.09.17)
Nae meorisokui jiwoogae
0
japon askeri
(30.09.17)
klişe değil -checked
sayko -checked (kimine göre)
dram -checked
avrupa -checked
izlemediğiniz -checked (muhtemelen)

Love -Gaspar Noe
0
leontocephaline
(30.09.17)
ruby spark
0
secrexv2
(30.09.17)
immortal beloved
0
manuel mandalina
(30.09.17)
somewhere in time ve when harry met sally iyi filmler
about time, notebook, a walk to remember, never let me go bunları da beğeniyorum.

izlememiş olabilirsiniz the lovers of the arctic circle var.
0
EasyTiger
(30.09.17)
The Ring of the Nibelungs. Şimdi bazılarınız ne alaka diyecek (belki dandik film diyenler de olabilir, tabii bilen varsa) çünkü konu sadece o değil belki ama ben beğenmiştim. Spoiler olmasın ama bayağı üzücüydü.

Aklıma bir tek bu geldi. Ama muhtemelen bunu izlememişsinizdir.
0
skooma
(30.09.17)
Yav eleman ciğer söken demiş, nerde şen şakrak film varsa sıralamışsınız.

Bi tane daha geldi aklıma: what dreams may come
0
manuel mandalina
(30.09.17)
atonement yazıyorum bu başlıklara hep :D
0
nice tnetennba
(30.09.17)
@manuel mandalina haklısın, when harry.. ile ihlal etmişim.
0
EasyTiger
(30.09.17)
Kısa zamanda izlicem. Yazılanlar arasında izlemediklerim;
Love
The vow
One Fine Day
Ruby Spark
İmmortal beloved
Somewhere in time
the lovers of the arctic circle
The Ring of the Nibelungs
what dreams may come
0
🌸mslny
(30.09.17)
@nice tnetennba, atonement kıyıda kalmış çok güzel bir filmdir bence de.
0
🌸mslny
(30.09.17)
son ekleme: in the mood for love
0
manuel mandalina
(30.09.17)
one day.
0
grace margaret mulligan
(30.09.17)
başka dilde aşk
0
since1907
(15.11.17)
Los amantes de circulo polar (Kutup çizgisi aşıkları)
0
peggy
(15.11.17)
Tam aşk filmi sayar mısın bilemem ama en çok üzüldüğüm film Manchester by the Sea idi.
0
noluyo yaa
(15.11.17)
(4)

keselenmek

uyusam iyi olur
1) cilt lekelerine iyi gelir mi?2) 2-3 günde bir hafif hafif kese yapıyorum ve sürekli ölü deri çıkıyor normal mi sizce?3) vücut çatlaklarına iyi gelir mi?4) güneşte kararmış bölgeleri eski haline getirmekte işe yarar mı?istediğiniz sorudan başlayabilirsiniz.
1) cilt lekelerine iyi gelir mi?

2) 2-3 günde bir hafif hafif kese yapıyorum ve sürekli ölü deri çıkıyor normal mi sizce?

3) vücut çatlaklarına iyi gelir mi?

4) güneşte kararmış bölgeleri eski haline getirmekte işe yarar mı?

istediğiniz sorudan başlayabilirsiniz.
0
uyusam iyi olur
(30.09.17)
1. bilmiyorum
2. herkesin cilt tipi farklıdır. normaldir bence. ama ölü deriyi nasıl tespit ediyosun onu anlamadım. ben keseleyip çıkıyorum duştan.
3. hayır. zaten beyaza dönmüş çatlakların dönüşü yok diye biliyorum :(
4. yarar.

@silgi tozu gibi mi? heralde ben doğru yapmıyorum bu işi.
0
elorelia
(30.09.17)
@elorelia
ölü deriler silgi tozu gibi çıkıyor. sizde öyle olmuyor mu?
0
🌸uyusam iyi olur
(30.09.17)
1. Gelebilir de gelmeyebilir de. Lekeler üst derideyse gelebilir, alttaysa aynen kalır.
2. Yaz bitimi ölü deri daha fazla olur. Normal yani.
3. Çatlaklar alt katmanların olayı, pek zannetmiyorum.
4. Keselenmekle süreci hızlandırmış olursun.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(30.09.17)
2) 2-3 günde bir kese fazla sanki. haftada bir uygun.
3) vücut çatlaklarını estetik haricinde hiçbir durum düzeltemez. beyaz çizgilerden bahsediyorum.
4) hayır. bunun için beyazlatıcı kremler var. "whitening cream" diye aratırsanız çıkıyor. ancak onu da abartmayın tabii.
0
nice tnetennba
(30.09.17)
(6)

Yaptığım resim nasıl olmuş

d e ayri yazilir
Amatörüm henüz. Puanlar mısınız?
Amatörüm henüz. Puanlar mısınız?
0
d e ayri yazilir
(30.09.17)
2 / 10 daha çok çaba göstermelisin. (:
0
Ufuk
(30.09.17)
Gördüğünü aktarabilme konusunda fena değilsin ama bayaaaa bi anatomi oran/orantı çalışmalısın. uzunca bir süre böyle çalışır etüd edersen aynı resmi tekrar çizmeyi denediğinde birebir modelin aynısı olduğunu hataların çok aza indiğini bariz görürsün. güzel bir başlangıç olmuş devam et.
0
nolmus yani
(30.09.17)
anatomi çalışman gerek. biraz da gölgeleme lazım olabilir.
0
zgrydn
(30.09.17)
Rezil
0
yemektehamsivar
(30.09.17)
Amatör için gayet güzel olmuş.
Anatomi ve gölgeleme çalış +1

Resmin bütününe baktığın zaman açık koyu ve orta lekelerin orantılı/ dengeli olması resmi daha güzel gösterir. taslağını geçişler, lekelerin yerleri ve birbirlerine oranlarına dikkat ederek oluştur. gölgelerken de aynı şekilde bak.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(30.09.17)
anime memesi olmuş o, biraz daha dekolte incele bence.
0
Bruce
(30.09.17)
(3)

kitap anlayamama

redcat
geçen sene bana araba çarptı. 3 ay yoğum bakımda kaldım. bu süreci atlatınca yüksek lisansıma devam edeyim dedim. okuduğum kitap ingilizce alanım da ingiliz edebiyatı ama kitabı okuduktan sonra aklımda bi şey kalmıyor. bi de kazada kafam darbe almış. beynin düzelmesi için 2-3 yıl gerekir diyorlar. n
geçen sene bana araba çarptı. 3 ay yoğum bakımda kaldım. bu süreci atlatınca yüksek lisansıma devam edeyim dedim. okuduğum kitap ingilizce alanım da ingiliz edebiyatı ama kitabı okuduktan sonra aklımda bi şey kalmıyor. bi de kazada kafam darbe almış. beynin düzelmesi için 2-3 yıl gerekir diyorlar. ne yapabiirim bi öneriniz var mı?
0
redcat
(29.09.17)
öncelikle geçmiş olsun, büyük badire atlatmışsın.
annem de araba kazası geçirip kafasına 17 dikiş atılınca hemen hemen 1 yıl süre okuduğunu anlayamadı falan. gayet normal yani bence.

çözüm de mini egzersizlerle başlayıp boyutu arttırmaktır diye tahmin ediyorum. örneğin önce tek sayfa okuyup onu özetlerken bir hafta sonra sayfa sayısını 3-5 neyse ona arttırmak gibi.
0
hosein
(29.09.17)
geçmiş olsun.
uzman değilim ama bildiğim; öğrenmenin ve hatırlamanın tekrarla ilgisi büyük. sabırlı olup tekrar tekrar oku ama değiştirerek oku. mesela bi kitabı oku sonra diğerine geç ondan sonra ilk kitabı tekrar oku veya iki üç bölüm oku sonra ilk bölüme tekrar dön. pekiştirmeli gitmek diyorum ben buna.

beynin darbe almış ve 3 ay fazla bi iş yapmamış. snapslar zayıflamıştır muhtemelen. sen okudukça bağlar yeniden kurulur zayıflayanlar sağlamlaşır.
hatta yapabiliyorsan aynı konu hakkında değişik mataryellerden de yararlan. ezberden kaçınarak ve farklı bağlantılar da oluşturarak gitmene katkısı olur.

takviye olarak balık yağı hapı gibi şeyler de alabilirsin. almadan önce doktorunla konuş ama.
emin değilim ama galiba zerdeçalın da bü tür bi faydası varmış.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(29.09.17)
Geçmiş olsun. Kafama darbe almadım şahsen ama okuduğumu hatırlamam gün geçtikçe zorlaşıyor. Yaş, stres, yorgunluk gibi şeyler bunda etken. Biraz evhamlı biriysen, tez gibi çalışmalarda insanın beyni bazen iyice kapatıyor kendini kaygıdan. Bunlar da aklında olsun.
0
manuel mandalina
(29.09.17)
(20)

Elif ismi hakkında

limoncello
Elif ismi size dini bir isim gibi geliyor mu? Kübra Büşra gibi dini isim kategorisine koyuyor musunuz? Bugün bir arkadaşla bu konu hakkında konuştuk ve arkadaşım dedi ki, ' ben kızım olursa ona asla elif Büşra kübra ecrin gibi dini isimler koymam' dedi. Ben de elif ismini çok severim ve asla özellik
Elif ismi size dini bir isim gibi geliyor mu? Kübra Büşra gibi dini isim kategorisine koyuyor musunuz? Bugün bir arkadaşla bu konu hakkında konuştuk ve arkadaşım dedi ki, ' ben kızım olursa ona asla elif Büşra kübra ecrin gibi dini isimler koymam' dedi. Ben de elif ismini çok severim ve asla özellikle dini muhafazakar kesim tarafından kullanıldığını görmedim. Elif isminin zengin fakir genç yaşlı modern muhafazakar her kesim tarafından kullanıldığını Büşra kübra gibi isimler kategorisine asla koyulamayacağını söyledim. Dini muhafazakar kesim de kullanabilir ama birçok modern hatta sosyetik kesimde de bu ismi gördüm. Oysa Kuran'da geçtiğini dini isim olduğunu vs söyledi bu bana çok saçma geldi Arapça kökenli olması illa dini olması anlamında mı ? Cevapları arkadaşa da göstericem. Siz elif ismini dini bir isim olarak algılıyor musunuz, bu isme sahip olanlara ve ailesine dincidir bunlar diye yaklaşıyor musunuz ne düşünüyorsunuz?
0
limoncello
(29.09.17)
Evet
0
terra rossa mia
(29.09.17)
En yakın arkadaşım Elif olduğu ve ailesi de muhafazakarın tam tersi olduğu için hiç aklıma gelmiyor öyle olması. Elif bu yeni nesil muhafazakar isimler çıkmadan çok önce de vardı, ondan herhalde.
0
whoosie
(29.09.17)
ben elif ismini cok severim, arap alfabesinin ilk harfi oldugunu biliyorum fakat bana hic dini cagrisim yapmiyor. uzun ince kiz gibi baska anlamlari da var zaten. tanidigim eliflerin cogunun ailesi muhafazakar aileler degiller.
0
evde liyakat kalmamis
(29.09.17)
herhangi bir isme bakarak bir yargıda bulunmadığım için elif ismi için de şöyle geliyor diyemeyeceğim. yani isim bu. ayrıca arapça yazılmış bir kitap var ortada. bir sürü başka kelime de geçiyor orada. böyle bakmak bana hatalı geliyor.

bir isme sahip diye birine, bu kesin böyledir gibi bir yaklaşımda bulunmuyorum. çocuk kendi seçmiyor bu ismi sonuçta. ayrıca ailesine de böyle bir yaklaşımda bulunmuyorum. isim değil yani önemli olan. bu yaklaşımı da çok sığ buldum açıkçası.
0
windowsguvenlikduvari
(29.09.17)
Ben Elif'i dini isim kategorisinde kabul ediyorum.
0
battal gemalmaz
(29.09.17)
Tanıdığım bir Elif (muhafazakâr olmayan bir ailenin kızı) bile "ne kadar mübarek bir ismim var" diye geyik yapıyor.
He kuranda isim olarak geçmiyor sanırım ama "bir" anlamına geldiği, Arap alfabesinin ilk harfi olduğu vs için yine önemli (yani sembolik bir değeri var falan) ve bence de Arap kökenli isim=muhafazakâr isim.
0
kobuzchu kiz
(29.09.17)
elif ismi dini bir isimdir demek aslında pek doğru değil.

kuranı kerim orijinali arapça olduğu için arapçada geçen bir harf sadece.

çağrışımı konusunda haklısınız ama kübra büşra kadar da oooo muhafazakar değil.
0
eeb
(29.09.17)
eskiden dini isim değildi ama artık dini isim.
0
sta
(29.09.17)
@sta neden öyle dedin?
0
🌸limoncello
(29.09.17)
evet dini bir isim. elif, zeynep, merve bunlar hep arapça'dan geçmiş islami kökenleri olan isimler. muhafazakar olmayan 1 elif varsa 10 tane muhafazar elif var. ama baktığında islami kökenden gelmeyen isim az zaten.
0
pinkpeony
(29.09.17)
bu saydığın isimlerin hepsi muhafazakar olmayan aileler tarafından da kızlarına koyulan isimler ama dini isim olduğu gerçeğini değiştirmiyor, dini isim koymak istemiyosan koymamalısın yani. ailesi dincidir diye düşünmem direk ama öyle dini hayatına hiç karıştırmayan bi aile olmadığını islamın az da olsa sözünün geçtiği bi aile olduğunu anlarım ki zaten ülkedeki ailelerin büyük bölümü bu kategoride. sümeyye, rümeysa gibi sadece muhafazakar ailelerin koyduğu dini isimler var bi de onlar ayrı direk yobaz yaftası oluşuyor kafamda.
0
semaforo de medianoche
(29.09.17)
Evet ama Kübra, Büşra kadar değil sanki.
0
pamuk helvalar cebe
(29.09.17)
Elif baya bi türk ismi yalnız. Yani arapça olabilir ama, ayşe esra falan gibi arapların kullandığı bir isim değil.
0
noluyo yaa
(29.09.17)
Elif bana zeynep ayşe Esra gibi isimler kategorisinde klasik bir isim. Bu isimler de Arapça kökenli ama zeynep Esra ayşe diyince dini isim geliyor mu, pek değil. 10u muhafazakar 1i modern olduğunu da düşünmüyorum hatta tam tersi
Dini değil klasik isim
0
🌸limoncello
(29.09.17)
Ben o isimlilerle arkadas bile olmuyorum diyordum. Birgun is yerine Ismail diye biri geldi. Solcu, gay, Alevi falan cok sasirdim. Adami sevdim.
0
Traveller
(29.09.17)
ben algılamıyorum.

hatta kübra, büşra, merve gibi isimlere sahip olanları da muhafazakar diye nitelendirmiyorum hemen. gayet de zıttı olabiliyor. muhtelif sebepleri olabilir bu isimlerin koyulmasının. yine de, bu önyargının haklı olduğunu iddia etmek için yeteri kadar örnek sunulabilir.

arapça'dan gelen her ismin islami bir kaygı yaşadığının düşünülmesi doğru değil. islamiyet'ten önce de arapça isimler vardı. kuran'dan önce de arapça kullanılıyordu.

mesela zeynep sözcüğü değerli bir taş anlamına gelir.

arapça kökenli isim =/= islami isim.
0
dahinnotha
(29.09.17)
Elif eskiden dini isim çağrışımı yapmazdı, Ayşe Fatma'ya göre daha modern isim olarak algılanırdı. Şimdi dinci ismi olarak algılanabilir.

Elif arap alfabesinin ilk harfinin adı olmanın dışında islamla bağı olan bi isim değil bildiğim kadarıyla.
Yabancı olmayan, tanıdık, dost anlamında olan ülfet kelimesinden türeyen bir isim. Bu anlamların "daha bi" "en" olma ifadesidir esasen Elif.
Mecazen de ince ve uzun anlamında kullanılır.

Demezsem olmaz editi: Bir de vakti zamanında Karacaoğlan'a o güzel dizeleri yazdırmış bir hatunun adıdır tabii.
www.youtube.com
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(29.09.17)
ilk harf yahu. kübra ve büşadan daha dini bi isim.
0
elorelia
(29.09.17)
Harika bir isim. Dini çağrışım bende yapmıyor
0
EasyTiger
(29.09.17)
ailesi illa dincidir demiyorum ama orta derece muhafazakar olmayan ailelerden dahi elif ismi çıkmıyor. büyük çoğunluğu da muhafazakar hatta.
0
cabiday
(29.09.17)
(6)

gripken neler yapilmaz

mayeskuel
burun bogaz ve gozler sikintili sanirim grip oldum. dun iyi olurum diye 5 bitki cayini karistirip saunaya gittim. daha kotu oldum. bu yanlismis. baska neler yanlis? mesela kahve icmek? spor yapmak da zararli mi?
burun bogaz ve gozler sikintili sanirim grip oldum. dun iyi olurum diye 5 bitki cayini karistirip saunaya gittim. daha kotu oldum. bu yanlismis. baska neler yanlis? mesela kahve icmek? spor yapmak da zararli mi?
0
mayeskuel
(29.09.17)
Mümkün mertebe dinlenmek ve uyumak lazım. İyileşme hızlanıyor.
0
rusyalı kozmonot
(29.09.17)
çok sıcak şeyler içilmez.
ateşiniz varsa sıcak ortamlara girilmez.
enerji seviyenize göre hafif egzersiz iyi bile gelebilir, ama çok hastaysanız dinlenmeniz iyi olur. İlla bir şey yapacaksanız açık havada kısa yürüyüş gibi şeylerle sınırlı tutun.
Aç kalmayın ama çok çok fazla da yemeyin, yediğiniz de faydalı şeyler olsun.
Bol su için.
Gözlerinizi de ekrana vs bakarak yormayın. Dinlendirin.
0
sopiro
(29.09.17)
Kahve de boğazı tahriş ediyor, içmesen daha iyi diyorlar.
0
kobuzchu kiz
(29.09.17)
süt ve yoğurt türü şeyler tüketme. boğazlarında mikrop üremesine müsait ortam yaratıyorlar.
protein ve vitamin al bol bol. ama vitamin alıcam diye portakal suyu içme, portakalı ye. hatta bulabilirsen greyfurt. bir de limon suyu iç.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(29.09.17)
ekseriyetle seks yapmaktan vazgeçin
0
regardless of what they say
(29.09.17)
Belkide hastalık hizini aldı, sauna terletir gözenekleri açar iyi gelmesi lazım.
Grip gibi hastalıklarda vücuuttan mikrobu bir an önce atmaya bakacan. Bol sıvı ve terleme tavsiyesi verilmesinin nedeni bu. Döngüyü hızlandırmak. Sauna ve bitki çayı iyi olmuştur bence, ama 5 bitki çayını 1 fincanda almak yerine 2-3 fincanda içmek daha iyi olurdu.
Spor yalnış değil. Ter atarsan iyi de olur. Vücudunda kırgınlık halsizlik yoksa yapılır, varsa vücudun sesine kulak verip dinlenirsin.
Bol oksijen, güneş iyidir. Sarımsak, soğan iyidir, adaçayı gargarası veya içmek iyidir.

Bunların tersi durumlar yanlış.
Mesela havasız ortam yalnış, kahve gibi peklik yapan şeyler olmasa iyi olur veya az bişey olabilir, az sıvı almak yanlış.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(29.09.17)
(28)

burayı ciddiye alıyor musunuz?

lucky strike
dünkü olay üzerine açılan duyuruya yazılan cevaplara istinaden soruyorum. https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1227323/duyuru-ile-alakali-su-olay-hakkinda-ne-dusunuyosunuzbir takım insanlar burayı (duyuruyu kastederek) ciddiye alanlara "gülüyor" ve burayı fazla takmamamızı, sadece işimizi halletmek içi
dünkü olay üzerine açılan duyuruya yazılan cevaplara istinaden soruyorum. www.eksiduyuru.com

bir takım insanlar burayı (duyuruyu kastederek) ciddiye alanlara "gülüyor" ve burayı fazla takmamamızı, sadece işimizi halletmek için kullanmamızı nasihatliyor. hatta burayı ciddiye alanlara gülenler bile var.

refere ettiğim duyurudan ve olaydan tamamen bağımsız olarak soruyorum; burayı ciddiye alıyor musunuz? hatta genişleteyim, sanal olarak var olduğunuz siteleri ve hesaplarınızı ciddiye alıyor musunuz?

ben alıyorum. bu veya az çok emek harcadığım bir hesabım kapatılırsa üzülürüm, kahrolurum. daha önce ekşi hesabım kapatıldığında buradaki hesabım da uçmuştu, çok üzülmüştüm mesela.
0
lucky strike
(28.09.17)
alıyorum. neden almayayım.
0
secrexv2
(28.09.17)
hesabım nedensizce uçurulursa ciddiye alırım. linkteki kişiyi bilmiyorum, belki haklıdır belki haksızdır ama bunu problem yapması anormal değil.

ciddiye almıyor olmak daha iyi tabii.
0
pinkpeony
(28.09.17)
Genel olarak almıyorum da spesifik olarak bahsettigin olayda mesele ciddiye almak/almamak değil. Konuyu oraya çekenlerin okuduğunu anlama ve degerlendirmede problemi var. Adaletsiz bir karar mekanizması varsa olayın muhatabı ve muhatabı olmayanları rahatsız eder. Bu ciddiyet/sizlikten bağımsız.
0
doxanikee
(28.09.17)
Kimi insanlari aliyorum kimilerini almiyorum. Kimilerinin kimi goruslerine katiliyorum kimilerine katilmiyorum. Cok dolu birkac insan oldugu gibi cok bos insan da cok var. Kisaca ciddiye alinmasi gerekeni aliyorum. Kalani umursamiyorum.
0
Traveller
(28.09.17)
şöyle ki, almıyorum. bahsettiğiniz olaydan haberim yoktu mesela beni de ilgilendirmez hiç. etliye sütlüye bulaşmam can sıkıntısına girer 2-3 soru okur çıkarım kimsenin nickini bile bilmem. sorduğum sorulara gelen cevapları, başka sorulara gelenleri alirim ama arka planda nolmuş kim neyapmış falan filan hiç alakadar etmez dalgama bakarım.

not: ekşiyi de almıyorum ama uçurulursa üzülürüm tabii ki o ayrı bişey o kadar vakit geçiriyosun fln
0
hayati cozemeyen adam
(28.09.17)
evet ciddiye alıyorum. insanlara yardım etmek için buradayım. bir faydam dokunsun derdindeyim. hatta bilgim olmayıp cevap veremeyip yardımcı olamadığım için burukluk yaşadığım oluyor.
0
MtKrt
(28.09.17)
duyuruyu değil insanları ciddiye alırım. bu konuyla ilgili kimi ciddiye alacağımı belirleyen, senelerin tecrübesiyle geliştirdiğim yarı geçirgen bir filtrem var.
0
zgrydn
(28.09.17)
Hesabım özelinde konuşursam evet.

Onun haricinde buradakileri nahoş bir durum olduğunda ciddiye almıyorum.

Ama çoğu zaman ciddi bazen de eğlence amaçlı kullandığımdan böyle bir meşgalenin şu an için bitmesini istemem.
0
eeb
(28.09.17)
neden almayayım +1
0
isimsiz uye
(28.09.17)
Zerre siklemiyorum.

2012-2013 yıllarında en çok zaman harcadığım siteydi. Git gide bitti. Hatta iddia ediyorum duyuru’nun boka sarmaya başlaması ilk ifşalar ile başladı.
0
sen git ben geliyorum
(28.09.17)
drive denen mal banlandı mı? 2 kere seni mallar listesine ekliyorum diye mesaj attı 1 ay arayla. psikolojisi bozuktu galiba.

linkteki linkteki entry de silinmiş neydi bu arada?
0
diffarentiationation
(28.09.17)
burayı pek almasam da burada olan bazı insanları ciddiye alıyorum.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(28.09.17)
Ciddiye alınacak kullanıcıları ciddiye alıyorum -ki sayıca çok değil- onun disinda kavga, hakaret, moderasyon, tartışmaya yönelik duyurular gibi şeyleri çok önemsemiyorum.
0
aquarium
(28.09.17)
bugüne kadar ciddiye alıyordum, bundan sonra ben de malları filtrelemeye başlayacam. az önce çamaşır ve kurutma makinesinin nasıl kullanılacağını soran birine üşenmedim madde madde anlattım,belki ilk defa çamaşır makiesi kullanıyor diye. ama şahıs duyurusunu silmiş ve benim yazdıklarım da boşa gitti. böylelerini gördüğüm anda mallar listesine ekleyeceğim artık.
0
izole
(28.09.17)
Hesabımı ciddiye almıyorum. Yani, birgün uçsam 'Niye uçurdunuz beni' demem. Nick'im benim yatırım aracım değil, sonuçta kendimi belli etmek istersem aycho2, aycho3 diye milyona kadar yolu var bunun; illa kendimi burada ifade edeceksem, öyle ifade ederim. Bana ulaşamayınca hayatı kayacak biri falan yok. Bir küsur ay uzaklaştım yoğunluktan ve başka sebeplerden, bensiz kaos mu çıktı ya da ortalık mı karıştı. Ne koca koca insanlar gittiler, arkasından ağıt mı yaktık. En fazla 'Ay gidiyormuş, üzüldük' falan dedik. Bir gün de bırakmaya karar verirsem, herkes sakin sakin yazmaya devam edecek; atılırsam da aynı şey olacak. Hesabım çok umrumda değil.

İnsanları ciddiye alıyorum ama. 'Ailemle kavga ettim' diyeni, 'Sevgilim şöyle şöyle' diyeni ya da en basitinden 'Bu akşam ne yapıyorsunuz' diyeni dahi ciddiye alıyorum. Karşımda etiyle, kanıyla olmasa da zihniyle bir insan var ve yardım edebilirsem ne mutlu bana. Bilindik bir troll olursa ciddiye almam ama onun dışında herhangi söylenilen bir şeyi ciddiye alırım.
0
aychovsky
(28.09.17)
eksiduyuru benim en sevdigim sitelerden birisi ve basladigi tarihlerden beri yogun sekilde takip ettigim bir olusum.
Farkli jenerasyonlardan pek cok kisinin goruslerini buradan takip edebiliyorum,haber sitelerinden ve televizyondan uzak durdugum icin guncel pek cok olaydan burasi sayesinde haberdar oluyorum.sozlugu okumayai yazmayi birakali gene uzun seneler olmasina rag,en buradan hic vazgecemedim.kesinlikle ciddiye alip,cokcada egleniyprum burada.

Aslinda ciddiye almaya gerek yok diyenlerde ciddiye aldiklari icin bunu yaziyorlar gibi geldi bana,ciddiye almiyorsan bunu yazmanin bir manasi yok.

Moderatorlerle gecimsizlik konusuna da pek katilmiyprum.haksiz yere silindigini dusundugum cokca cevabim ,birazda sorularim oldugu halde buna icerleyip blr dalasa girmedim.silinmistir olup bitmistir.en son moderator kavgasinda da burada ciddi ciddi takildigi goruntusunu veren arkadaslarin birden fazla nikle moderatorlere giristigini ,sacma bir kontrol arayisinda olduklarini gorduk.birazda bu yuzden moderatorlugun anonim olmasinin faydali olacagini dusundum genelde.

Bir moderatorun olm sabah olsun sunu banlayim diye dusundugunu zannetmiyorum.enteresan bir suru adam var burada.herseyi kopileyip endeksleyenden tut,ifsa resimlerini stoklayana kadar.cevaba kufur eden cesitlerden,dmden hunharca yuruyenlere.enteresan komunite,yonetimi oldukca zor.

Bence siteyi aycovskiye devretmek lazim.
0
duptıs
(28.09.17)
hayır ciddiye almıyorum, ancak haklı olduğumu düşündüğüm bir olay varsa sanal manal dinlemem pek.
0
gebere jackson
(28.09.17)
ciddiye alıp almamak benim karar vereceğim bir iş.
0
regardless of what they say
(28.09.17)
duyuruyu ciddiye alıyorum.

bahsedilen olayın linkleri uçmuş, her gün girip bakmama rağmen kaçırmışım olayı. ama ilgili duyuruyu da yazdığım gibi, verilen cevaplarda haddi aşan, özel mesajlarda küfür/hakaret edenlerin uçurulması taraftarıyım.

sözlükle ve duyuruyla ilgisi olmayan, interneti facebook'tan filan ibaret insanlara öyle güzel anlatıyorum ki sözlüğü ve duyuruyu. bazen çok da mahcup oluyorum tabii ki.

@cesario, bahsettiğine benzer bir olay yaşadım. bir duyuru açan arkadaşla görüştük ve ticari bir iş için bulduğum kaynak başına pay alacaktım. sonra bu arkadaş mesajlara cevap vermedi filan. ben çevreme ettiğim büyük büyük laflarla kaldım. o kadar insan benim için çabaladı. kız asıldığımı filan düşünmesin diye de açıkça sadece işle ilgili bilgi almak için geri dönüş yapmasını rica ettim. tanımam etmem, o kadar mı çaresizim ki, sırf kız diye asılacağım ya da o kadar mı kıroyum.

ilginç şeyler yaşanıyor ama ben güzel taraflarını görmeye çalışıyorum hep. hayatta da hep öyle yapmaya çalışıyorum.
0
runagain
(28.09.17)
Sanal olarak varolduğum platformları ciddiye alıyorum. Ciddiye almadığım platformda bulunmuyorum.

Şimdi ben nasıl kanlı canlı oturmuş bu yazıyı yazıyorsam soruyu soran da aynı benim gibi ekranın arkasında yazı yazan bir insan. Niye ciddiye almayayım?

Hesabım kapatılırsa üzülmem, nedenine bakarım, yanlışım varsa ders almaya çalışırım, yanlış anlaşılma vs bi durum varsa kendimi ifade etmenin yollarını ararım, platform yönetimi veya üyeleriyle siyasi dini veya futbol taraftarlığı gibi fanatiklik içeren konularda aynı tarafta olmadığım için hesabım kapatılmışsa "yanlış yerdeymişim, iyi oldu bu" der üstüne bir de sevinirim. (Fanatizmden, fanatiklerden uzak durmak daha iyi)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(28.09.17)
duyuru ile ilgili ne zaman soru sorulsa 'burayı ciddiye almayın' diyen bi akıllı atlıyor hemen. sanırsın eve gidip duyuruda bu olmuş diye ağlıyoruz filan sanıcaklar. bişey olmuş soruyoruz alt tarafı. ayrıca burada bi sürü insanlar tanıştım ettim, yardımlaştım. ne bileyim. ciddiye alıyorum illaki. gayet normal bişey.
0
elorelia
(28.09.17)
Duyuruyu ciddiye almiyorsan ve burasi mod ciftligi ve kadinlar kulubuyse neden buradasin? Amacim kavga cikarmak degil. Gercekten merak ediyorum. Neden bir suru forum bilmemne varken ve burasi dedigin gibi bir yerde neden buradasin?
0
Traveller
(28.09.17)
gerektiği kadar alıyorum da bu i diverse olayı baya uzadı saçma sapan. banlanmış, gitmiş modlara sormuş, cevabını almış, hala "banlandım da banlandım" diye duyurular geliyor sürekli. o arkadaş bana da "seni mallar sürüsüne ekliyorum" diye mesaj attı. ben de cevap attım ve mesaj gönderemediğimi görünce duyuruma yazdım. sonra gitmiş uzun uzun paragraflarla konu hakkında duyuru açmış, ben de orada bıraktım olayı. bu kadar ciddiye almak mantıklı değil bence, insanda sinir yapar, erken yaşlanmaya neden olur. burada böyleyse, gerçek dünyada nasıl yaşıyor bu insanlar? zor bence.

ayrıca ben sözlükte reklam yaptığım için çok fazla uçurulduğumdan dolayı 7. veya 8. hesabımı kullanıyorum şu an ama yine beni bilen biliyor. demem o ki çok da şey yapmamak lazım.
0
dedimmidemedimmi
(28.09.17)
bu arada açıklama ihtiyacı hissettim duyuruyu açan ben olduğum için.

iki tarafı da tanımıyorum. entryi yazan arkadaşla mesajlaştık konu üzerine. ama onun da küfür tarihçesinin kabarık olduğuna dair mesajlar aldım. bir de benim de daha önce tartışma yaşadığım biri (farklı nick) olduğunu söylediler. yani uçurulması belki isabetli bi karar olmuş olabilir. ama 3/3ün de duyuru altında bariz küfürleri var ve özel mesaj ifşası yapan da oymuş. bu durumda sanırım onun tarihçesi yeterince kabarık bulunmadığı için uçurulmamış. ama bence yine de ortada keyfi bi uygulama var.
0
elorelia
(28.09.17)
günden güne daha az ciddiye alıyorum. çok iyi insanlar var elbette ama geneli kendini akıllı ve kültürlü sanan içi boş insanlar. belki yaşım ilerledikçe bunu farkettim. ciddiye almayan ve sadece ihtiyacı oldukça az yazı yazan insanların daha değerli olduklarını farkettim ayrıca.
0
dafuq
(28.09.17)
alıyorum ama ciddiye alınmadığım için üzülüyorum. kim ne sorarsa sorsun, tüm içtenliğimle yanıtlıyorum ama benim sorularımla dalga geçen ufak tefek embesiller oluyor. onların da ergenliğine veriyorum.
0
for day to break
(28.09.17)
Bilgi açısından gerçekten güzel cevap veren arkadaşlar var, bir yandanda iki yüzlü insanlar var Birgün rimel tavsiyesi alıp ertesi gün askerlik tecilini nasıl yapılır diye soran troller var. Kritik bilgi olup emek edip yazıp soruyu silenler. Hiç olmadığı hayatı olayları anlatıp hikâye uyduranlar var. Hatta bir tane kamil var ( bayan) bir hemşire oldu, bir yönetici bir araba aldı bir ev aldı bir patronu ile kavga etti vs hayat hikayesi yalan dolan. İfşa da sahte resim atıp milleti trolledi. Çok var böyle tipler. En azından çoğu kullanıcı bilgilerini deneyimlerini paylaşıyor seviyorum burayı
0
Fritz-X
(28.09.17)
Ciddiye almıyorum diyenleri afaroz ediyorsunuz sanırım. Başıma bir iş gelmeyecekse ben burayı belli oranda ciddiye alıyorum. "Tabii ki ciddiye alıyorum yani .s.s" seviyesinde değilim. Şöyle ki, burada gerçekten yardımcı olmaya çalışan çok güzel insanlar var, onların cevaplarını ciddiye alıyorum bittabi. Kendilerine müteşekkirim, onlar sayesinde bu platforma arada uğruyorum, yazdıklarını okuyorum. İyi oluyor. Ama işi bulandıran, gerçek hayattaki tatminsizliğini burada başkalarına saldırgan cevaplar vererek atmaya çalışan vb. kişilere sinir olmuyorum. Neden? Çünkü bunlar gibilerini ben normalde de ciddiye almam, burada mı alacağım? He he deyip geçiyorum, çoğu zaman cevap bile vermiyorum. Kapatıp çıkıyorum. Benim buradaki bu tür bir insanı ciddiye alıp karşılık vermem için gerçekten çok ama çok kötü bir gün geçiriyor olmam gerekir. Yani o gün zaten sinirliysem o insana patlayabilirim. Onun haricinde sallamam. Başka derdim mi yok.
0
i m cool with that
(28.09.17)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.