Giriş
(9)

Sizin sevdiğiniz bir şeyi başkaları sevmeyince şaşırıyor musunuz?

m e b
Ya da sizin sevmeyip de başkalarının sevdiği bir şeyde şaşırıyor musunuz? Örneğin bir şarkıyı adeta orgazmik ya da etkileyici buluyorum. Arkadaşıma önerince "Bu ne ya? Resmen bok gibi, neresini sevdin bu kadar?" diyor. Bende bıraktığı etki, onda hiç yaşanmıyor. Ben de epey şaşırıyorum, hayal kırıkl
Ya da sizin sevmeyip de başkalarının sevdiği bir şeyde şaşırıyor musunuz? Örneğin bir şarkıyı adeta orgazmik ya da etkileyici buluyorum. Arkadaşıma önerince "Bu ne ya? Resmen bok gibi, neresini sevdin bu kadar?" diyor. Bende bıraktığı etki, onda hiç yaşanmıyor. Ben de epey şaşırıyorum, hayal kırıklığına uğruyorum. Ya da ne bileyim, mesela bir yiyeceği tapacak kadar sevenler var, tadıyorsunuz ama siz aynı şekilde beğenmiyorsunuz vs. Hani olay, nihayetinde zevkler-renkler meselesi ama bunu zaman zaman görmezden geliyoruz sonuçta.

(Olayı "Millet senin/benim zevkine göre mi yaşayacak ulan?" tepkisine indirgemeden cevap verirsek daha güzel olur. Kimseye "Sen ne anlarsın güzel müzikten/yemekten!" demiyoruz burada.)
0
m e b
(07.12.17)
seinfeld izleyip de sevmeyenleri anlamıyorum mesela. friends daha iyi diyorlar 2-3 sezon izledim friends de fena bir dizi değil ama bu ebedi tartışmanın açık galibi bana kalırsa seinfeld. friends'ten bağımsız olarak da izleyip sevmeyen kimseleri hiç anlamıyorum, gayet fıstık gibi bir dizi işte.
0
nickimin hakkini veremedim
(07.12.17)
şaşırmıyorum. Normali bu değil mi zaten
0
aquarium
(07.12.17)
Şok oluyorum
0
denef
(07.12.17)
Köpekleri sevimli bulmayan garip insanlar var. Ben buna hayret ediyorum.
0
ms brownstone
(07.12.17)
çok şaşırıyorum.

mesela uğruna adam bıçaklayacağım bi tatlı için, bu ne yaa? demişti biri. şaka gibi.
veya çok beğendiğim bir kitabı/filmi falan beğenmiyorlar, inanamıyorum.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(07.12.17)
oluyor oluyor yalan yok.

ilk bi şaşırıyorum sonra kendi yoluma bakıyorum. iyiki de benim sevdiklerimi herkes sevmiyor.

bazen de bağzı insanların sevmemesi doğru yolda olduğumu gösteriyor kendi adıma tabii ki. o zaman şaşırmıyorum.
0
AlsterWasser
(07.12.17)
Kendim bu kadar değişirken başkalarıyla farklarıma hiç şaşırmıyorum.
Müzik örneğinden gidersek; mesela iki yıl önce döndüre döndüre dinlediğim parçayı geçen gün tekrar dinledim, hiç bir anlam ifade etmedi. Gençliğimde saza bayılırdım, sonra keman / çello sevdim, şimdilerde fellik fellik gitar solosu arar oldum.

Muz sevmeyenleri hâlâ pek anladığımı söyleyemem yine de :)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.12.17)
Kapali havanin nesi sevilmez... kapkara bulutlar, hafif bir serinlik... hadi bu goreceli.

Bebekler, cocuklar nasil sevilmez.
0
runagain
(07.12.17)
hayat aklini konusacak bir filozof uret + 1

Benim zevkim yıllar içinde değişiyorken, şaşırmıyorum.

Şaşırdığım bir iki şey var. İlki, birinin bir şeyi çok seveceğini tahmin ediyorumdur, normalde zevkine çok uygundur ama sevmemiştir, 'Aaa, sen bunu mu sevmedin. Ben seversin diye düşünmüştüm' diyerek şaşırırım. İkincisi de, bir şeyin bana göre uç bir sevilme nedenine, sevilmeme nedenine şaşırabilirim. Örneğin, Little Miss Sunshine'ı izlediğimde ruhum daraldı, içim karardı, hatta birkaç gözyaşı döktüm ve açıkçası pek sevmedim. Sonra yorumlara bakıp 'İçimi ısıtan, iyi hissettiren film' gibi yorumlar okuduğumda çok şaşırmıştım. Yani, sevilmesi şaşırtmazdı ya da 'Güzel bir kara komedi idi. Kara mizahı severim' gibi yorumlar görsem şaşırmazdım ya da bir şey hissetmezdim ama 'İçim ısındı, günüm aydınlandı' gibi yorumları görünce 'Yok artık. İzlediğimiz aynı film değil' diye şaşırmıştım mesela. Böyle upuç bir fark olmadıktan sonra pek şaşırmıyorum.
0
aychovsky
(07.12.17)
(29)

Bir acaip etik sorunsali

terastaki havlu
Bir sene kadar once duyurudan tanistigim bir abinin yonlendirmesiyle ticari bir girisim kurdum.sagolsun adim adim yol gosterdi ne zaman acemilik ceksem yardimci oldu.guzel de para kazaniyorum kucuk bir yerde yasamama ve o abinin tavsiyelerinin aksine iste korkakca hamleler yapmama ragmen.isi kurarke
Bir sene kadar once duyurudan tanistigim bir abinin yonlendirmesiyle ticari bir girisim kurdum.sagolsun adim adim yol gosterdi ne zaman acemilik ceksem yardimci oldu.guzel de para kazaniyorum kucuk bir yerde yasamama ve o abinin tavsiyelerinin aksine iste korkakca hamleler yapmama ragmen.isi kurarken sakayla karisik benim oldugum sehre gelip kurmadigin surece bu isi her zaman yardimci olurum demisti.benim de o sehirle zaten hic ilgim yoktu. Ama kismet iste.simdi ailevi sebeplerle oraya tasinmam gerekiyor.isten de cok memnunum.isteki isigi goren ablam ve enistem de ise yatirim yapacak isi buyutecegiz.
Yardimci olan sozlukcu abiye utana sikila bunu haber verdim mesajla.hic cevap yazmadi.ilk defa boyle bisey yapiyor.belli ki bozuldu gucendi.ama oraya tasinmak zorundayim.bu isten de umdugumdan cok fazla kazaniyorum vazgecme sansim yok. Ama bu abinin gonlunu de almak istiyorum.nasil yapabilirim.icim hic rahat degil.
0
terastaki havlu
(07.12.17)
ortaklik teklif et?
0
pilav
(07.12.17)
iş başka aşk başka demişler ama oraya gidip abinin müşterilerini çalacaksınız kısmen. kazandığı parasını alacaksınız. bu yüzden başka seçenek olmadığını, bu işe sizin de emek verdiğinizi söyleyin. işi daha oraya taşımadan önce bir çay, kahve ısmarlayıp oturup güzelce konuşun. en iyisi ortaklık bence de.
0
dedimmidemedimmi
(07.12.17)
Valla ben çok gücenirdim onun yerinde olsam. İş başka aşk başka ama o olmasaydı bu işte başarılı olamayacaktın kuvvetle muhtemel. Yapılan ayıp mıdır bilmiyorum ama üzücüdür.
0
mezarkabul
(07.12.17)
Yapılan ayıptır net.

Taşınmama şansı varsa onu zorlardım ben. Ortaklık çözüm değil maalesef.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(07.12.17)
Adamin ortakligima ihtiyaci yok ki.ve evet bu isten para kazanilacagi o olmasa aklima bile gelmezdi.adam sadece fikir vermedi isi a dan z ye ogretti.kaderin cilvesi resmen oraya tasinma mecburiyetim.sanki birine kazik atmis hissi yasiyorum.yuzde yuz icimi rahatlatmam lazim.
0
🌸terastaki havlu
(07.12.17)
madem is güzel, ablanız da yatırım yapacak siz kalın taşınmayın...
0
strawberry first
(07.12.17)
Hem bu işi başarılı bi şekilde sürdürüp hem de gönlünüzü hoş tutmanız mümkün değil gibi görünüyor. İşinizi tabi ki yapacaksınız, burası insanlara o kadarcık özgürlüğün şimdilik sunulduğu bir ülke ama o kişiyle konuşmayı bir kez daha deneyin, bir şekilde ulaşın. Ona en azından bu kadarnı borçlu olduğunuzu unutmayın.
0
norek
(07.12.17)
Adam sana onun ekmegine mani olmadigin muddetce yardimci olacagini soylemis ve sozunu tutmus. Ben o abinin yerinde olsam cok kotu hissederdim. Yaptigin hic etik degil. baslangicta bahsedilen kosullari cigniyorsun.
0
tezek
(07.12.17)
Belki de ilk defa bir konuyu okuyup bitirdikten sonra yazacak bir fikrim yok, ne biçim iş gerçekten.

İnşallah hüsnü kuruntu yapıyorsunuzdur da mesajı görmemiştir, ''aaa harbiden mi, ne güzel haber, hoş geldin o zaman, aşk olsun ne gücenmesi, hem rekabette bereket vardır'' gibisinden bi şeyler söyler. Ya da yine inşallah hüsnü kuruntu yapıyorsunuzdur da oturduğunuz muhitlerin arasındaki mesafe kazanç bakımından birbirinizi hiç etkilemez.

Yoksa bilmiyorum, karşılıksız bir yardımla size güzel bir ekmek kapısı edindirmiş kişiye bunun karşılığında hediyeniz bu olacak düşünsenize. Kârına ortak olmak.
0
onemoremile
(07.12.17)
Ailemden biri hasta ve tedavisi orada yapilacak.benim destegime ihtiyaci var.tasinma mecburiyeti var.onun yasadigi yer buyuk.ikinci isyerini kaldirir ama abi orda imparator gibi para basiyor.ben mi ona zarar veririm yoksa golgesinde mi kalirim belli degil.kesin olan tasinma mecburi ve bu isten vazgecemem.ama abiyle helallesmem sart.
0
🌸terastaki havlu
(07.12.17)
işin pazarı bu kadar küçük mü ki adamın elindeki müşterileri alasın? rekabet kaliteyi getirir, yoluna çomak sokmadıktan sonra faydan bile dokunabilir. belki de seni değil onu tercih edecekler çeşitli sebeplerden, bilemeyiz. zaten aksi durumda ne olacak ki, işsiz kalmayı mı seçeceksin? sana bu iyiliği yapan insan bunu kabul edecek mi, orası da var.

bunu bu şekilde yüz yüze anlat abiye, ya da gördüyse gelsin buraya, sizi orta yolda buluşturalım. iş nedir ne değildir bişey anlamadım ama senin iyi niyetin ortada, abi zaten iyi niyetle bu işi sana söylemiş. bence tatlıya bağlanır orta yol bulunur.

sonradan cevap eklemişsin; tamam madem adam imparator, sen bu saatten sonra onun işine geldiğin gibi ket vuramazsın ki. anca çok agresif reklam meklam yapman lazım, onu yapmayıp kendi ekmeğine bakacaksan hiçbişey olmaz. buradaki "delikanlı" tiplere bakma sen, gören de şövalyelik döneminde yaşıyoruz sanır. napacak adam taş mı yesin, kaderin bi cilvesi işte, orta yol bulunacak.
0
Bruce
(07.12.17)
hiç doğru olmaz bunu yapmak. taşınmama şansın varsa onu kovala. olmadı başka iş planları düşün. yine olmadı mecbur yap ama bir şekilde ortak nokta bulmaya çalış adamla.
0
sckxyss
(07.12.17)
Iyice bunalima soktunuz beni:)
0
🌸terastaki havlu
(07.12.17)
Ayıp ötesi. Hiç uygun olmaz.
Ama kısmet işte.. diyip oraya taşınmayı planlıyorsun. Madem bu sadece ailevi sebep ise işi neden orada kurmayı planlıyorsun?
Çok ayıp çok.
0
1adam
(07.12.17)
Valla belli ki adam İstanbul’da değil. Sağlık tedavisi için İstanbul dışında bir yerde istanbul’dakinden daha iyi hizmet alacağın da şüpheli. E iyi de para kazanıyormuşsun. O halde aileni İstanbul’a gidip tedavi almaya ikna et.
0
sen git ben geliyorum
(07.12.17)
modern brütüs
0
burya
(07.12.17)
Adamla ortak ol
0
baldur2
(07.12.17)
açmaktan başka şansın olmadığını varsayıyorum.

hadi ilk ay kurmaydı, reklamdı ıvır zıvır olsun. ikinci aydan itibaren üç ay için elde ettiğin net gelire ve eğer kaybettiyse abinin kaybına bakarsın. müşterileri başka kanallara dağılsa bile sana gelen bellidir, üç aşağı beş yukarı gönlünü alırsın. tabi müşteri sayısı sabit veya işte talep elastik ise zor. 3 ayda da net bir fikre ulaşmak zor aslında ama kısa dönemli işte. uzun bir süre lazım zaten net etkileri görebilmek için.

başka satıcılar da varsa çok dert etmeye gerek yok gibi, serbest piyasa mantığında isteyen pazara girip çıkıyorsa başkası da girebilirdi. ama etik değil, o ayrı konu.

sektörü de anlamadım yani pezevenklik mi nedir :D - nasıl bir satıcı daha girince abi küsüyor, monopol mü olmuş :D kartel kurarsınız olmadı :)
0
passion rules the game
(07.12.17)
@passion valla sektörü ben de merak ettim :)
0
mezarkabul
(07.12.17)
@passion rules the game: sektör tahminine bayıldım. torbacılık falan geldi benim de aklıma nedense :) breaking bad made in turkey vakası mı yaşanıyor haydaaa
jk jk
0
burya
(07.12.17)
Turkiyede torbacilardan baska para kazanan yok mu.hem mevzu isin noldugu degil.bu gonlu nasil alacagim.
0
🌸terastaki havlu
(07.12.17)
Valla sektörü merak ettim ben de. nasıl bir iş ki akla gelmeyip çok para kazandırıyor.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(07.12.17)
Arkadasim burda bir komsum kayatuzu ve kayatuzu lambasi satiyor.sehirde tek.bu herkesin aklina gelir mi.ama o da iyi kazaniyor.amma paranoyaksiniz.
0
🌸terastaki havlu
(07.12.17)
Başka seçenekler her zaman vardır, bakınca görebilirsin.
Başını yastığa koyduğunda seni rahatsız hissettirecek hiç bir şey yapma. Hayat uzun, huzur yoksa başka hiç bir şeyin anlamı olmaz.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.12.17)
muhtemelen bu olay nedeniyle bir daha kimseye iyilik yapmayacak...

o size bir seçenek sunmuş "benim olduğum şehre gelip kurmadığın sürece" demiş, siz de muhtemelen "olur mu öyle şey" dediniz. şimdi yaptığınız tabi ki etik değil.

ha para kazanılan bir işi bırakmak kolay mı, o da değil. fakat sorunun cevabı tek.
0
her giriste sifresini unutan adam
(07.12.17)
kimse de dememiş ki niye taşınıyon? para kimde? sende, o halde senin borun öter karşim, ben gitmiyom dedin mi o konu kapanır.
0
selam
(07.12.17)
'Gönlünü almak' diyerek bile ayıp ediyorsun.
İşlerin rast gitmez bence, o zaman elinde ne kalır?
0
sadegazoz
(07.12.17)
Benim de icim hic rahat degil ama tasinmaya da mecburum.
0
🌸terastaki havlu
(07.12.17)
Sen içini rahatlatmaya gelmişsin ama olmaz. Adamın gönlünü Alman da çok zor. Başta şart koşmuş işte benim şehre gelmemen şartıyla diye. Şimdi başkalarına da yardım etmeyecek adam .
0
mezarkabul
(07.12.17)
(8)

et suyu yapmak

istanbul kanatlarimin altinda
merhaba cici bir ev hanımı olmaya karar verdiğim için ve bulyonlar hep kimyasal olduğu için evde et suyu yapacağım. hem çok faydalıymış. öyle bir yazmışlar ki sanırsın içen ölümsüz oluyor. bakalım göreceğiz.internette okuduğuma göre; önce kasaba gidip 1 kilo dana kemiği vermesini istiyorum. sonra b
merhaba

cici bir ev hanımı olmaya karar verdiğim için ve bulyonlar hep kimyasal olduğu için evde et suyu yapacağım. hem çok faydalıymış. öyle bir yazmışlar ki sanırsın içen ölümsüz oluyor. bakalım göreceğiz.

internette okuduğuma göre; önce kasaba gidip 1 kilo dana kemiği vermesini istiyorum.
sonra bu kemikleri tencereye koyup üstüne oda sıcaklığında 2,5 litre içme suyu ekliyorum.
içine soğan, havuç, pırasa, kereviz, sarımsak doğrayıp tuz koyup 4-5 saat kısık ateşte kaynatıyorum.

1- bunlar doğru mudur? sizin püf noktanız var mı?
2- düdüklü tencerem de var. düdüklüde mi yapsam?
3- kaynama süresi 4-5 saat yeterli mi? bazı yerlerde 12 saat kaynat demiş, bazı yerlerde 24 saat demiş, ben anlamadım. 24 saat ocak açık tutulur mu?
0
istanbul kanatlarimin altinda
(05.12.17)
1- benim annem de böyle yapar ama soğan havuç vs koymuyor.
2- düdüklüde yapıyor.
3- 24 saat nedir ya. düdüklüye göre ayarlamalısın bence
0
kablelvuku
(05.12.17)
Ne kadar kaynatırsanız o kadar iyi ama 24 saat falan genelde endüstriyel mutfaklarda yapılandır. Kasaplarda her gün kemik olmayabilir, belli günlerde geliyor olabilir, onu öğrenin önceden derim.

İçine bir şey koymak zorunda değilsiniz ama işte saydıklarınız gibi kafanıza göre bir şeyler de ekleyebilirsiniz, ben tane karabiber ve önceki yemek yapışlarımdan kalan ve buzlukta biriktirdiğim sebze artıklarını kullanıyorum mesela. Soğutup süzüp plastik çay bardaklarında buzluğa atıyorum, donunca çıkarıp poşetliyorum üçer beşer. Çok küçük buz kalıplarına koymayın, yetmiyor, bin tane kullanmak gerekiyor. Düdüklüde yapmıyorum ben, evde olduğum bir gün ağır ağır kaynatıyorum.
0
whoosie
(05.12.17)
kemiğin dışındakiler tamamen tat katması için. sana kalmış. ama soğan, sarımsak, baharat katarsan ayrı bir tadı oluyor. hele ki kemik suyu olduktan sonra en son sarımsağı kıyıp atarsan kelle-paçamsı bir tad oluyor enfes...

2/3 saate biz ocaktan alıyoruz. düdüklüde belki o kadar bile sürmüyor.

o kadar uğraştıktan sonra evde beyran yapmayı deneyebilirsin.

kemikleri kırdırmayı, tencereye sığacak şekilde almayı unutma.
0
qobel
(05.12.17)
bence burdaki tarife göre yapmalısınız. zira yararlı bişey yapayım derken bütün malzemeyi çöp edebilirsiniz. pinoeatshealthy.blogspot.com.tr
0
dedim ben sana
(05.12.17)
Dana kemiğini alırken kırdır.
Önce 200 derecede fırında pişir. Kemikler kahverengi olana kadar dursun.
Sonra kemikleri tencereye al. Tepside kalanları da suyla çalkalatıp tencereye al. Yağı, iliği atma.
Et suyuna sebze de ekleyebilirsin ama esası buke garni ile yapılır. Limon veya sirke eklersen kalsiyum da suya geçer.
Et suyu fokur fokur kaynatılmaz, yavaş ateşte tıkır tıkır pişirilr. 4-5 saat pişsin. Fazlası zarar etmez, daha fazla da tutabilirsin. Ben o kadar uzatmıyorum.
Pişerken kefeke olursa delikli kepçeyle kefekeyi alıp at.
Düdüklüde de olabilir ama tencerede has et suyu olur. Düdüklü bu iş için pek uygun değil bence.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.12.17)
24 saat, yemeğe koymalık et suyu için değil, kemik kırığı, menüsküs gibi rahatsızlıklarda içilsin diye kaynatılıyor bildiğim kadarıyla. sığır jelatini denilen şey elde ediliyor olabilir o kadar uzun kaynayınca.
0
Aman Sen de
(05.12.17)
Önce fırınlamak +1
0
inawen
(05.12.17)
biz de düdüklüde kaynatıyoruz 2 saate yakın. tane karabiber defne yaprağı ekliyorum ben.
0
balik kraker
(05.12.17)
(8)

Çocuk Sahibi Olmak

aradaki uzaklik
Ya gençler, beyler bayanlar,Bu çocuk sahibi olmak nasıl bir olaymış olm? Yani hayat tamamen bitiyor ve yeni hayata geçiyorsun. hastalığı, yaramazlığı, inlemesi, durmaması, gece uyutmaması, altına sıçması, ne bileyim. dünya tatlısı, gerçekten sana bakıp gülünce dünyan değişiyor, ama madalyonun öteki
Ya gençler, beyler bayanlar,

Bu çocuk sahibi olmak nasıl bir olaymış olm? Yani hayat tamamen bitiyor ve yeni hayata geçiyorsun. hastalığı, yaramazlığı, inlemesi, durmaması, gece uyutmaması, altına sıçması, ne bileyim.

dünya tatlısı, gerçekten sana bakıp gülünce dünyan değişiyor, ama madalyonun öteki yüzünü de unutmayın.

yani özetle, çocuk sahibi olmak ve ona bakmak büyük imtihan, bilginiz olsun. hayat tozpembe değil.

bizi kimse uyarmamıştı hayatımızın bu kadar alt üst olacağıyla ilgili, ben en azından görevimi yapayım.
0
aradaki uzaklik
(05.12.17)
Turkiye'de erkekler o islerle ilgilenmiyor ki, birkac tane istisnasi vardir o kadar.

Hasta olunca da, altina sisinca da, gece uyumayinca da anne bakar.
0
Traveller
(05.12.17)
geçici sıkıntılar bunlar en fazla 5 sene
18 ve 19 yaşındayken anne oldum daha ben çocuk sayılacak yaştayken üstüste 2 çocuk sorumluluğu aldım 20 yaşımda boşandım . evlenmiş olmaktan pişman olsam da çocuklarım olmasından hiç pişman olmadım .iyi ki yapmışım . en iyi arkadaşlarımı kendim doğurmuş oldum . hemen büyüyor bebeler merak etme
hayatı bir süre altüst ediyor olabilir çocuklar ama durgun su olmaktansa hayatına heyecan ve hareket katıyorlar
0
devilone
(05.12.17)
İstemeyen yapmasın zaten. Sonra çocuğun da hayatının içine sıçıp mahvediyorsunuz onları da. Sevgi göstermeyecek kimse yapmamalı.
0
mehmed resad
(05.12.17)
bütün sıkıntı ilk 3-4 sene. sonrası evde bol bol goygoy eglence makara.
0
bordeaux
(05.12.17)
Bunlar iyi günlerin deyip önce moralini dibe indireyim sonra da "şimdi zorlansan da ilerde bu günleri özlemle gülümseyerek anacaksın, tadını çıkarmaya bak" deyip ben de görevimi yapayım.

Çocuk sahibi olmak geri dönüşü olmayan bir karar. Üzerinde çok da düşünmeden verdiğimiz bir karar çoğunlukla. Sonrasında ne kadar zorlansak da bütüne bakınca "iyi ki" diyoruz.

Şimdi emek yoğun dönemdesiniz belli.. Yeni doğan bakımı fiziken zordur, uykusuzluk, yorgunluk, kendine zaman kalmaması... Anne için çok çok daha zor bir zaman dilimi. Bunlar geçecek. Geriye anılarınızda gülüşü, kokusu, elinize sıkı sıkı tutunması kalacak.

O el büyüyecek başkalarının eline de tutunmaya başlayacak. Daha büyüdüğünde eskilerin deyimiyle ele karıştığınızda başka ailelerin elleri ile de paylaşacaksınız o eli. Hastalandığında ateşine bakıp çorba pişiremeyeceksiniz, eşi iyi baksın diye umacaksınız. Hazır çorbasını pişirebiliyorken tadını çıkarın.

Şimdi üzerine sinek kondurmuyorsunuz, kolluyorsunuz. Herşeyden sakınabiliyorsunuz. Sonraları kontrol edemeyeceksiniz. Yeri gelecek üzecekler, ağlatacaklar, ses bile edemeyeceksiniz, çelme takan olacak engelleyemeyeceksiniz. Zaman gelecek yapabileceğiniz tek şey göğsünüze yaslanıp sıkıntısını dinlemek, hüngür hüngür ağlamasını izlemek olacak. Çaresizliğin ağa babası durumlara da hazırlıklı olun yani.

Taa ki erişkin olup kendi ayakları üzerinde durana dek. O yetişkin olunca siz tamamıyla olmasa da çok büyük oranda kendinize kalabileceksiniz. Şimdi benim olduğum aşama bu.

İşin püf noktası ne biliyor musunuz? Kendine kalamamak demenin hayatın bittiğini sanıp hayattan vazgeçmek olmadığını anlamak. Ona hayatın nasıl yaşanacağını kendin yaşayarak göstermek.
Ebeveyn olmak çocuk bakıcılığı demek değil, evlat sahibi olmak demek de değil, ebeveyn olmak; bir insan yetiştirmenin sorumluluğunu almak demek.
İnsan emek verdiği konuda ve emek verdiği oranda başarılı oluyor. Altını almak, mama yedirmek, deliksiz uyuyamamak durumları hava civa. Esas zorluklar ve tadlar sonradan gelecek. Evet ikisi birlikte olacak sürekli. Buna kendinizi alıştırın.
Zorluklarla başederken güzelliklerin tadını çıkarmaya odaklanın. Başka türlüsü eziyet olur hem sizin hem onun için.

Zaman ilerledikçe herşeye önceden hazırlıklı olmak isteyeceksiniz, öngörebilmeyi isteyeceksiniz. Donanımlı olmanız lazm. Hemen her konuda. Okurken, arkadaş çevresi edinirken, meslek edinirken, hayat arkadaşını seçerken... Önündeki yanlış sapakları görebilmek için , saparsa ne yapacağınzı bilebilmek için donanımlı olmanız lazım ve her daim uyanık, tetkte. Mecazi anlamdaki uyanıklığı tadınca uykusuz günlerinizi hasretle anabilirsiniz. Zira şimdi her şey kontrolünüz altında, sonra olmayacak. Tadını çıkarın.

Olumsuz bir tablo çizmiş gibi oldu ama kimse bizi uyarmamıştı dediğin için nelerle karşılaşabileceğinizi yazmak istedim. Olur veya olmaz bilemem. Hayat yoruma açık bişey. Herkes yorumladığı gibi yaşıyor.
İyi haberi de yazayım; evlat sahibi olup da "keşke olmasaydım" diyen sayısı "iyi ki olmuşum" diyenlere oranla devede kulak kalır. Memnuniyet garantili sayılır yani :)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.12.17)
+1 devione
+1 bordeaux

2 sene sonra görürüm ben seni :D cennet, cennet.
0
vassal
(05.12.17)
sırf bakkala göndermek için bile yapılır.
0
binder dandet
(05.12.17)
ben çok istiyorum. gece uyutmaması, altını temizlemek filan hiç sorun değil. ilk yeğenimle hepsini, bir kısmını da diğer yeğenlerle yaşadım zaten.
0
runagain
(05.12.17)
(7)

anneler babalar kızınızın nasıl biriyle evlenmesini istersiniz

qazedcsrfvtyhngujmkol
babamın arkadaşları veya onların karıları beni görünce suratlarını asıyorlar. demek ki bu adam bizim kızı ister mi diyorlar nedir. nasıl biri olmalıyım ben de anlamadım yani demek gerizekalı gibi bi görüntüm var dışardan.
babamın arkadaşları veya onların karıları beni görünce suratlarını asıyorlar. demek ki bu adam bizim kızı ister mi diyorlar nedir. nasıl biri olmalıyım ben de anlamadım yani demek gerizekalı gibi bi görüntüm var dışardan.
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(02.12.17)
kılıbık...
0
ya ben lan neyse
(02.12.17)
1- adam olsun. ( buradaki adam gerçekten adam)
2- yalan söylemesin. ( evlilik aşamasında yalan söylerse onu bir şeyin bir yerine sokarım. )
3- zenginmiş değilmiş önemli değil. kızımı, kendini ve gelecekteki çocukları geçindirecek kadar para kazanması kafi.
4- ailesinden uzak yaşaması lazım. tabiki benden de uzak olacak. herhangi bir aileye yakın yaşayan çiftlerde, kimin yanında yaşanılıyorsa o tarafın ağırlığı oluyor.
5- ne kadar uzak olursa olsun, bir bayram erkek tarafına gidilecekse bir bayram benimle olacak.
0
blue eyes white dragon
(02.12.17)
babanın arkadaşlarının veya onların eşlerinin seni görünce surat asmalarıyla eş seçimi arasındaki bağlantıyı anlamadım. bu adam dediğin kim anlamadım. biraz daha açıklama yapabilirsen iyi olur.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(02.12.17)
İnsan olmasını isterdim. Zeki, efendi, aile terbiyesi almış, saygılı, sadık, dürüst, güvenilir, çalışkan, nerede nasıl davranması gerektiğini bilen, nazik, düşünceli biri olsun. Sevgi ve huzur dolu bir yuvaları olsun isterdim.
Kıskanç, özgüvensiz, tembel, kendini beğenmiş, yalancı, ruh hastası, bencil, aptal ve cahil biri olmasın.
Yakışıklılık, güzellik geçici. Bunlar kriter değil. Suratınla alakası yok.
0
Lim5
(02.12.17)
kızımın evlenmesini istemem.
0
darkwizard
(02.12.17)
turşusunu kurarım.
0
eksimeksi
(02.12.17)
Kompleksli, ana kuzusu biriyle evlenmesin. Mümkünse adam çöpsüz üzüm veya ona yakın birşey olsun (Ataerkil Anadolu komün yapılanmalarına karışıp heder olmasın).
Yalan söylemesin, kızıma sahip çıksın (arabesk ataerkil moda bağlamadan) ve tabii ki onu üzmesin.
Yabancı damat olsa daha bir mutlu olurum sanki, kızımın kıymeti daha iyi bilecekmiş gibi gelir.
0
Sulfoxaflor
(03.12.17)
(10)

Kayınbiraderden Kurtulma Yöntemleri

bos gezenin bos ustasi
Çok boktan bir kayınbiraderim var.Tam bir gerizekalı. Eşim de biraz evladı gibi seviyor anasız büyüdükleri için. Ailenin en şımarık, en yavşak, en gevşek, en pısırık ve en zekasız olanı diyebilirim. Zaten domuz gibi yaşıyor, nerde akşam orda sabah. Saygısız, kendi konuşur, eşime hürmeten dinlerim. A
Çok boktan bir kayınbiraderim var.

Tam bir gerizekalı. Eşim de biraz evladı gibi seviyor anasız büyüdükleri için. Ailenin en şımarık, en yavşak, en gevşek, en pısırık ve en zekasız olanı diyebilirim. Zaten domuz gibi yaşıyor, nerde akşam orda sabah.

Saygısız, kendi konuşur, eşime hürmeten dinlerim. Ama ben konuşunca duymaz, dinlemez sikine takmaz. Kalkıp gidemiyorsun da yanından. Geldi mi 4-5 saat gitmek bilmiyor.

Gün aşırı damlar, yemeğini getirir bizde yer. Çöpünü bile atmaz.

Aşırı gerizekalı olduğu halde inanılmaz derecede egoist. Iq ayakkabı numarası ama ego Ibrahimovic.

Eşime de saygı duymaz.

Sırf kalbi kırılmasın genç oğlan diye üstüne gitmiyorum yaşı 25. Eşim de aynı şekilde ayar oluyor ama sineye çekiyor. Başka kimi kimsesi yok diye. Sevgilisi falan da yok kim napsın tam bir öküz tam bir hıyar zaten.

Geçenlerde bir söylediğim laf yüzünden bikaç ay surat astı uğramadı da rahat ettim. Bu aralar kendi kendine barışmış olsa gerek yine gelip gidiyor. Patavatsız bir de şakayla karışık aptal aptal konuşup tepemi attırıyor.

Eşimi üzmeden, bu canına tükürdüğümün de kalbini kırmadan kendisinden kurtulmak istiyorum. Önerileriniz nedir?
0
bos gezenin bos ustasi
(01.12.17)
Bizim asistan zeynep vardi, tanimazsiniz. Arkamda oturuyordu. Dondum ve "zeynep senden hic hoslanmiyorum ve biliyorum ki sen de benden hoslanmiyorsun lutfen benimle ayni odada bulunma" demistim. Ise yaramisti. Ben olsam yuzune kufrederdim. Allah kurtarsin.
0
allah yazdiysa bozsun
(01.12.17)
Eşin de onay veriyorsa alıp karşına konuşacaksın hocam. Ya küser ya da düzelir. Uç bir tedbir olarak şehir değiştirebilirsin.
0
termin8tor
(01.12.17)
önce eşinizi karşını alın, bi dökülüp rahatlayın. ama düzgün üslupla, geçmişten günümüze konuşun :) rahatsız olduğunuzu belirtin. aralarındaki ilişkiye karışmak istemediğiniz için "uyarabilir misin" diye sorun. bu sırada, yanlış anlamaması, sizi terslememesi açısından yıkama yağlama yöntemlerine başvurun.

bebeğim çok tatlısın çok güzelsin, sen bak sana bir şey söyleyeceğim gibi ajdkdkddkd aralara iltifat serpiştirmek önemli.
0
gebere jackson
(01.12.17)
karşına alıp konuşma bence. annesiz büyümüş. sizinle de araya soğukluk girerse kötü hisseder adam. bunalıma girebilir. 25 yaşındaymış. mazur görmek lazım.
0
lesemajeste
(01.12.17)
Kurtulmak yerine kazanmaya çalışsanız. Vaktiniz varsa yeteri kadar emek harcarsanız bi faydanız olabilir. Yaşı da fazla değil o kadar, eğitilebilir yaşlar 25 ler. Geç kalmış değilsiniz.
Anne yok, baba model olamadı belki ya da uygun çevresel koşulları olamadı arkadaş öğretmen gibi. Bi şans verin ve deneyin derim ben.
Baktınız olmuyor yok sayarsınız. O konuşurken siz dinlemezsiniz...
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(01.12.17)
haci konuşma ile geçecek gibi durmuyor,
kötü davransan eşin üzülecek
üzgünüm ama durumu çekecekmişsin gibi duruyor anca işte iş bulur falan filan neyse
0
dedim dedim de kime dedim
(01.12.17)
25 yasindaki adam nasil ergen olabiliyor. Ben o yasta universite mezunu olarak 3 yil deneyimliydim yuksek lisansa baslamistim. Salla gitsin. Adam olmaz ondan.
0
Traveller
(02.12.17)
çalışmadıgını varsayarak, onu bir işe girmesi gerektiğine inandırın.
boş zamanının çoğunu işte geçirir kalan kısmında da daha az görüşürsünüz.
0
ezkaza
(02.12.17)
Adam çalışıyor dostlar. İşçi kurumundan maaş alıyor işe gidiyor goygoy yapıp geliyor namussuz. Taşın falan diyen olmuş yapmayın kolay mı taşınmak çocuk oyuncağı mı? Zaten yaşadığım yerde ev kiralamak için 4 sene sıra beklemeniz gerekiyor.

Neyse Pardon filmindeki İbrahim'in eniştesi gibi olmak da istemiyorum. Gelince artık migrenim tuttu ben yatacam diyip çekilecem uğraşamam.
0
🌸bos gezenin bos ustasi
(02.12.17)
Yav evlat olsa sevilmez adami sen niye cekesin, mantikli bir sekilde sakin sakin anlatinca esinin cok duygusal karsilayacagini sanmiyorum.

Gec degil diyen olmus baya guldum.
0
piremses
(02.12.17)
(3)

dna fantom efekt

hayat aklini konusacak bir filozof uret
Deney gerçekten yapılmış mı, deneyde dna alındıktan sonra ışık dna formunu göstermiş mi, tamamı asparagas mı?Asparagas ise nedeni neydi acaba?
Deney gerçekten yapılmış mı, deneyde dna alındıktan sonra ışık dna formunu göstermiş mi, tamamı asparagas mı?

Asparagas ise nedeni neydi acaba?
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(01.12.17)
Okudum ben de. Gerçekten çok ilgi çekici bir konu. Yani o kadar mucizevi ki insan inanamıyor.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(01.12.17)
Mucizevi gelmesinden değil de; deneye / sonuçlarına hiç bir bilim yazısında yer verilmemiş olması ( bulamamış da olabilirim tabii), google aramalarında Gergg Braden, forumlar vs gelmesi asparagas olduğunu düşündürdü.
Deneyi yapan kişi hakkında da bilgi bulamadım doğru düzgün.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(01.12.17)
Okumadım ama makale şu sanırım.

www.researchgate.net

Bir de açıklayıcı bir yazı var.

www.bibliotecapleyades.net

Ben makalede "wormhole" kelimesine denk gelmedim. Bu kişinin çalışması bilimsel olabilir ama gördüğüm kadarıyla birileri bu çalışma üzerinden efsane yazmış.
0
dissendium
(01.12.17)
(10)

ruhum ebedi fakir

kibritsuyu
anlayamıyorum abi. rüşvet verecek 50 milyon euro ve hatta daha fazlası bir miktarda paraya sahip olan bir adam fazlasını neden ister? bu para neylerine yetmiyor, ne istiyorlar da yapamıyorlar ki sırf rüşveti en az 50 küsur milyon euro olan işlerden para kazanmaya çalışıyorlar? bu işin bedeli milyar
anlayamıyorum abi. rüşvet verecek 50 milyon euro ve hatta daha fazlası bir miktarda paraya sahip olan bir adam fazlasını neden ister? bu para neylerine yetmiyor, ne istiyorlar da yapamıyorlar ki sırf rüşveti en az 50 küsur milyon euro olan işlerden para kazanmaya çalışıyorlar? bu işin bedeli milyar dolarlar tutmalı. 50 milyon euro'yu rüşvet diye veren adam da anında züğürtlemiyor, kaç o kadar daha parası zaten vardır da daha rüşvetini verdiği işten kat be kat fazlasını kazanacaktır. ne yapıcan allah aşkına o parayı da bunca işe giriyorsun? yalıysa yalı, uçaksa uçak, neyin yok, neyi alamıyorsun, neyine yetmedi hacı? para dışında başka bir amaç mı var nedir? fakir ruhuma anlatamıyorum bir türlü. biraz aydınlatın beni gözünüzü seveyim.
0
kibritsuyu
(30.11.17)
zafer çağlayan o işi yapmak zorundaydı. reyizin bu konudan haberdar olmadığını düşünemeyeceğimize göre bu bağlantının sağlanması için gerekli bir kişi vardı, bu da o zamanki konumuna göre bu adamdı. yani sırf para için yapılmış değil, zaten yapılacaktı; bu yapmasa başkası yapacaktı. hatta belki de yapmazsa işini keybetmekle tehdit bile edilmiş olabilir ki çok safmış böyle düşündüyse, reyizin bu kadar net bir şekilde boka batacak, birini iş bittikten sonra elinde tutacağını sandıysa eğer...

savunmak için söylemiyorum tabii ki, para hırsından dolayı yapılan bir iş olmadığını belirtmek istedim.
0
Bruce
(30.11.17)
peki rıza'nın neyi eksik, ben onu soruyorum. dikkat ederseniz rüşveti alandan değil, verenden bahsettim. yedi sülalesinin her türlü en lüks ihtiyacına yetecek parası varken sırf rüşveti 50 milyon euro olan işten kazanacağı parayı ne yapıcak? rüşvet diye ona buna dağıtacağına otur ye ulan işte çatır çatır.

tehdit mi ediliyor, mecbur mu bırakılıyor, vatan sevdası mı nedir?

birileri: şş reza baksana ambargo koydular, biz memlekete (iran) para sokamıyoruz, para lazım, senin bağlantıların vardır, gel türkiye üzerinden bi dümen çevirip paraları altına falan çevirip ülkeye sokalım, sen bürokratları besle, kazanacağımızı kırışırız. milyar dolar var olum bu işte.

reza: ssstirin lan beni bulaştırmayın. ne uğraşıcam benim param var pulum var, ne pok yerseniz yiyin.

aha bitti. para dışında senin aklının ermediği başka mevzular da var derseniz boynumu eğer otururum.
0
🌸kibritsuyu
(30.11.17)
riza'yi zengin yapan bu isler zaten. "kazandi kazanacagi kadar, bu kadar para ona yeter, biraksin cekilsin" diyorsun ya, bir noktada oyle bir boka batiyorsun ki cikmak gibi bir opsiyon mumkun degil, ben cekildim deyince peki cnm deyip o haram parayi tatli tatli yedirmiyorlar adama. ya canini ya da herseyini vermen lazim (iste zarrab'in bugunku hali)

aslinda bahsettigin ornegi cem uzan yasiyor, her gun st.trophez de monaco'da orda burda, tekneler, luks restoranlar, saraplar, 365 gun bronz bir ten ama ona sorarsan gurbet, surgun, vatan hasreti, gs ozlemi, canim turkiyem...
0
ezeriko
(30.11.17)
Hanım Mars beklentisi içindeyken eve Plüton'la gelmek en hafif tabirle kabalık olurdu çünkü. Ciddi cevap verecek olursam bir yerden sonra, yani para para olmaktan çıktığında, olay sadece güç elde edip ego tatmin etme aktivitesine dönüşüyor sanırım. Adam tombalak, baldudak, ebleh tipli filan diye bu tip ihtiraslara sahip olmayacak diye bir şey yok.
0
jack of hearts
(30.11.17)
ah evet, ben ters anlamışım.

reza'nın(daha doğrusu ailesinin ve babek zencani'yi de içeren bir arada olduğu çetenin) iran'da politik güce ortak olmak istemesi başlıca sebeplerdendir diye düşünüyorum. bu işler başladığı dönemde iran ahmedinejad yönetimindeydi, babek zencani ile yakın ilişkileri var olduğunu biliyoruz kendisinin, aynı şekilde rıza'nın babek'in ortağı olduğunu da. bu 3'lünün iran'ı "daha aydınlık günlere" götürme niyetiylee o zengin topraklarda bir "imparatorluk" kurmaya çalışmaları çok "delice" bir hamle olmasa gerek.
0
Bruce
(30.11.17)
breaking bad'i izlemedin mi?
0
partizan
(30.11.17)
Habitatımız farklı, o nedenle anlayamıyoruz.
Sayamayacağı kadar varlığı olan adam, o varlığı konforlu bir yaşam için elde etmemiştir. Zihni o şekil çalışır, öyle şekillenmiştir. İçinde bulunduğu koşullar başka türlü davranmasına izin vermez. Zaten hazırda bekleyeni çoktur biri gelir onun yerini alır. Kendini imha etmek gibi bişey onlar için durmak.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(30.11.17)
Oyun gibi düşün. Para kazanmaca ve daha fazla güçlü olmaca oyunu.
0
ssiradanbirigibi
(30.11.17)
rıza zaten amerikanın kullandığı/görevlendirdiği bir kişi. şöyle düşünüyorum, abd bir ambargo koyuyor ve 10 milyar dolarlik bir illegal piyasa oluşuyor bu kararla. sizce avd bu piyasayı yönetimsiz bırakır mı? bence bırakmaz. salağın bile aklına gelir kendi koydugu yasağın yarattığı piyasayı yönetmek.
0
tukenmez adam
(30.11.17)
Dünyanın bir yerinde birisi de senin benim için "ya sıcak evleri var, her gün yemek yiyebiliyorlar, ayakkabıları bile var! Hala niye çalışıyorlar, terfi merfi almaya, daha iyi işlere geçmeye çabalıyorlar? Nelerine yetmiyor tüm bunlar?" gibi düşünceler içine giriyor. Herkes sahip olduğundan biraz daha fazlasını istiyor ve kendinden daha fazla şeye sahip olanların onunla mutlu olcağını düşünüyor. İnsan doğası böyle işlemiyor.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(30.11.17)
(4)

Zerdeçal Kanser İlişkisi

sevgikusunkanadinda
Bu baharatın kanser hastaları dahil pek çok kişi için önerildiğini biliyorum. Fakat sözlükte bir ara çeşitli kanser türlerini tetikleyebileceği, bu yüzden dikkatli kullanılması gerektiğine dair bir yazı okumuştum. Yazan arkadaş 1-2 araştırma yazısı da sunmuştu sanırım fakat şimdi bulamadım.Bu bahara
Bu baharatın kanser hastaları dahil pek çok kişi için önerildiğini biliyorum. Fakat sözlükte bir ara çeşitli kanser türlerini tetikleyebileceği, bu yüzden dikkatli kullanılması gerektiğine dair bir yazı okumuştum. Yazan arkadaş 1-2 araştırma yazısı da sunmuştu sanırım fakat şimdi bulamadım.

Bu baharatın olayı da vitaminler gibi mi? Çok kullanılırsa toksik etki yapıyor denilebilir mi? Ve bu limiti neye göre ayarlıyoruz?
0
sevgikusunkanadinda
(29.11.17)
Öyle birşey olsa, onun tabletini yaparlar ve en az 100 dolara satarlardi. İlaç endüstrisi silahdan daha büyük pazardır. Kanıtlanmış birşey olsa affetmezlerdi
0
Fritz-X
(29.11.17)
Kanser yapan veya kansere iyi gelen besin yoktur kesin bilgi.
0
diffarentiationation
(29.11.17)
bahsettiğin yazıyı bilmiyorum. şurada kanserle ilişkisi hakkında bazı bilgiler var.
eksisozluk.com

eski bir kanser hastası olarak kanser tedavisi için antioksidanlara çok yüklenmemek gerektiğini düşünüyorum.
tümörler kendine özgü özellikler içeren canlılar, dolayısıyla birine zarar veren diğerine fayda sağlayabiliyor. ısırgan otu gibi bazı besinler kanserin yokluğunda koruma sağlayabilirken varlığında kanser lehine çalışabiliyor. bilm son sözünü söyleynceye kadar temkinli olmak, metobolizmanın alışık olduğu düzenden fazlaca şaşmadan gitmek akıllıca olur.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(29.11.17)
eğer halihazırda kemoterapi alınan bir dönemdeyse bitkisel şeyler pek önerilmez ilaç etkileşimleri tam kanıtlanmadığı için fakat normal bir insan için curcuminin çok faydalı olduğuna dair tonla makale var pubmed'de. ama direkt kanseri korur diye bir şey yok tabii ki. hele türkiyede şuan tükettiğimiz zibilyon işlemden geçmiş zerdeçalda ne kadar curcuminn kalmıştır bilemiyorum.

ben de eski bir kanser hastası olarak şunu söyleyebilirim ki tedavi sürecimde kullanmadım fakat uzun yıllardır başka baharatlarla birlikte kullanıyorum neye ne etkisi var dersen bir şey gözlemledim diyemem biraz damak tadı keyfine yapıyorum açıkçası.
0
ruh i tibbiye
(30.11.17)
(2)

duyurunun izmirlileri!!

mehmed resad
Bu yıllarda özgürlük diye bi okul izmirin neresinde vardı? ben araştırdım ama bulamadım, ya adı değişti ya da yıkıldı bilmiyorum.. bilenler yardım edebilirse sevinirim.
Bu yıllarda özgürlük diye bi okul izmirin neresinde vardı? ben araştırdım ama bulamadım, ya adı değişti ya da yıkıldı bilmiyorum.. bilenler yardım edebilirse sevinirim.
0
mehmed resad
(29.11.17)
Şu okul olabilir:
frmsinsi.net
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(30.11.17)
@hayat aklını konusacak bir filozof uret

evet bu!! :)) çok teşekkür ederim!!
0
🌸mehmed resad
(30.11.17)
(6)

İmzamdan memnun değilim ama değiştirirsem ne olur bilmiyorum?

harry tuttle
Evet, tam bir hayalkırıklığıyım. Şimdi ben yıllardır bir imza atıyorum ama her seferinde aynı imzayı da atamıyorum. Bankaya gidince filan, sizin imzanız değişmiş deyip, yeni imzamı taratıp sisteme yüklüyorlar. Halbuki bilmiyorlar ki, o imzayı da atamayacağım daha sonra.Ama asıl konu şu; benim imza s
Evet, tam bir hayalkırıklığıyım. Şimdi ben yıllardır bir imza atıyorum ama her seferinde aynı imzayı da atamıyorum. Bankaya gidince filan, sizin imzanız değişmiş deyip, yeni imzamı taratıp sisteme yüklüyorlar. Halbuki bilmiyorlar ki, o imzayı da atamayacağım daha sonra.

Ama asıl konu şu; benim imza stilimde ismim yok. Yani ismimi imza olarak kullanmıyorum. Hatta ne baş harfini, ne soy isim baş harfini ne başka bir benzerliği var imzamın ismimle. Yani alakasız bir karalama yapıyorum. Normalde bakıyorum herkes ismini, baş harfini vs. el yazısıyla yazar gibi imzalıyor.

Ben ne yapmalıyım? Radikal bir karar alıp imzamı değiştirmeli miyim? Birdolu evrak imzalıyorum ki bunların işlemleri hala devam edeni de var. Yani işleyen süreci olan evraklar varken, imzadeğiştirmek de neyin nesi diyorum bazen kendi kendime. Olduğum yerde kalmalı mıyım?
0
harry tuttle
(28.11.17)
İlkokuldan beri imza çalıştım. Lisede oturttuğum imzam ünide pek az değişti. Hala aynı imzayı kullanıyorum. Ve çok beğeniyorum. Yaş kaç bilmiyorum ama belli ki yetişkinsiniz. Birkaç hafta çalışıp imzanızı oturtun. Olmadı Notere gidip onaylatın. Bu hali ile devam etmemeli.
0
SiyamkedisiZorro
(28.11.17)
bildiğim kadarı ile,
imza denilen şey isim ve soyisim yazılarak olur. el yazısı ile yazılır. bizlerin attığı karalamalar, yuvarlaklar, uzun çizgilerden falan oluşan imza dediğimiz şey aslında paraf.
siz de isim ve soyisminizi el yazısı ile yazarak imza atabilirsiniz. bu kalıcı olur sanırım.
0
veritaslibertas
(28.11.17)
işim gereği sürekli imza attığım için işe başlamadan önceki imzamla şimdiki arasında dağlar kadar fark var. 1 sene öncesiyle bile fark var. Bir şekilde bozuluyor, stabil durmuyor..
0
silah taciri
(28.11.17)
+1 ad soyad.

Sadece el yazınızla adınızı ve soyadınızı yazmanız yeterli. Sonuçta el yazınızın kendine has bir karakteri vardır (el yazısı derken sizin elinizden çıkan yazıyı kastediyorum. Güzel yazı dersindeki el yazısını değil). Estetik açıdan göze biraz daha hoş görünmesi için ve güvenlik açısından bol pratik yapın derim.
0
orient blue
(28.11.17)
Evlendiğim zaman soyadım değiştiği için imzamı da değiştirmiştim. Ben de senin gibi bi dolu evrak işinin göbeğindeydim, onlar bitse yenileri başlayacağı için beklemeden imzamı değiştirdim. Noterden yeni imzamla sirküler çıkarıp eski imzam olan dosyalar vs ne varsa yeni sirküleri ekleyip kaldığım yerden devam etmiştim. Çalıştığım bankalar bir süre eski imzamla düzenledğim vadeli çekleri bile ödemişti, bir süre iki imzalı gibi olmuştum. İmza değiştirmek çok büyük iş değil. İmzanla sıkıntı yaşayacağına değiştirmek uzun vadede rahatlık sağlar.

Yeni imzanı önceden çalışıp eline uygun bi imza belirlersen imzalar birbirini tutar, sıkıntı yaşamazsın.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(28.11.17)
İmzada ad soyad olması gerekiyor. Tek seferde atılan imzaların taklidi kolay oluyor. Kalem kaldırmak gerekli.
0
fallopian
(28.11.17)
(8)

kemik suyu

diffarentiationation
eklem, kas, kemik ağrılarım için sade kemik alayım dedim hayatımda ilk defa. 5-6 yere sordum yok dediler. olursa bedava verirlermiş. et yemek de istemiyorum sadece suyu içecem.paramla alamıyor muyum ben kemiği?
eklem, kas, kemik ağrılarım için sade kemik alayım dedim hayatımda ilk defa. 5-6 yere sordum yok dediler. olursa bedava verirlermiş. et yemek de istemiyorum sadece suyu içecem.
paramla alamıyor muyum ben kemiği?
0
diffarentiationation
(27.11.17)
migroslarda oluyor ilikli kemik.
0
inheritance
(27.11.17)
bizim kasaptan babam alıyor ama haftada 1 falan verebiliyor çünkü taliplisi çok. baya da faydalı
0
füt
(27.11.17)
migrostan vs. sakın alma +1
0
giovanne
(27.11.17)
kas-kemik ağrısı için ayran veya kefir içiniz kemik suyu şehir efsanesidir.
0
svarte dauen
(27.11.17)
Bir de ebebekten de bakabilirsiniz. Orada da vardı diye hatırlıyorum. Ayrıca kasaplara ben de sorduğumda ve acil almam gerekiyorsa kemikli et alıp kemiğini sıyırın diyorum. Bu şekilde işimi hallediyorum.
0
ceyhan prensi adana
(27.11.17)
File marketin donmuş ürünler bölümünde hazır kemik iliği gördüm paketli ama nedir ne değildir bilmiyorum.
0
inawen
(27.11.17)
Eklem kas kemik ağrıların için doktora gittin mi? Gitmediysen ihmal etme doktora bi git. Ağrılarnın nedenini bulman lazım.

Kemği pişirirken suyla birlikte limon suyu (kalsiyum çözünüp suya geçsin diye) ve buke garni ekle, lezzetli olur. Daha lezzetli olmasını istersen önce fırında kemikler kahverengi olana kadar pişir sonra çok yavaş ateşte ocakta pişir. kaynamasın tıkır tıkır pişsin.

Migrosta dilimlenmiş dana kemiği satılıyor. Et yemiyorsan en pratik çözüm migrostan almak olacak. Kasaplarda da oluyor ama et almadığın için sadece kemik verirler mi bilemiyorum. Kemiği daimi müşterilerine ayırıyorlardır.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(27.11.17)
Gerçek kemiksuyu için saatlerce kaynatmanız lazım. Belki 5-6 saat daha da fazla olabilir
0
insomnia
(28.11.17)
(2)

Çiçeğin yaprağını delsek ne olur;

mete kudur
elimizde, kılıç gibi uzayan yaprakları olan soğanlı bi' çiçek var; yaprakları uzayıp yamulduğu için kuvvet x kuvvet kolundan dolayı bi' noktada deforme olmuşlar, oradan kırılacaklar büyük ihtimalle. o noktaya destek profil koyalım diyoruz, ama bağlayamıyoruz, ille yaprağı delerek tutaracağız. delse
elimizde, kılıç gibi uzayan yaprakları olan soğanlı bi' çiçek var; yaprakları uzayıp yamulduğu için kuvvet x kuvvet kolundan dolayı bi' noktada deforme olmuşlar, oradan kırılacaklar büyük ihtimalle. o noktaya destek profil koyalım diyoruz, ama bağlayamıyoruz, ille yaprağı delerek tutaracağız. delsek yaprak ölür mü ?
0
mete kudur
(21.11.17)
Y şeklinde destek yapın. arasına yaprağı koyun. boşuna delmeyin
0
eeb
(21.11.17)
Yaprağı delersen büyük olasılık ölmez ama o şekilde tutunmaz ki yine kendini salmayacak mı? Yaprağa zarar vermene gerek yok zaten, profille bi kurdelayla bağlayabilirsin. kurdelayı iki kez gevçekçe yaprağa dola sonra profile bağla.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(21.11.17)
(8)

Eve dadanan hamam böceklerini yok etme & korkuyu yenme

elon
Eşim hamam böceğinden (diğer böceklere, örümceğe vs karşı sıkıntısı yok) öyle böyle değil acayip korkuyor. Kendinden geçiyor bayılacak gibi oluyor, titriyor falan.1- Çeşitli ilaç, sprey falan denedik ama bu böcekleri nasıl yok ederiz? Taşınmak dışında nasıl bir çözüm üretebiliriz? Kullanıp memnun ka
Eşim hamam böceğinden (diğer böceklere, örümceğe vs karşı sıkıntısı yok) öyle böyle değil acayip korkuyor. Kendinden geçiyor bayılacak gibi oluyor, titriyor falan.

1- Çeşitli ilaç, sprey falan denedik ama bu böcekleri nasıl yok ederiz? Taşınmak dışında nasıl bir çözüm üretebiliriz? Kullanıp memnun kaldığınız ürünler var mı?

2- Korkuyu yenmeye yönelik psikolog bu işe çözüm olur mu?
0
elon
(20.11.17)
2. Soru icin emdr yontemini uygulayan iyi bir terapiste gidebilir.
0
red g
(20.11.17)
laminant parke taktırdığımda eve, parkeler için bir ilaç vardı zirai ilaç tahta kuruları için, tamamen zehir gibi bir şey..

piyasada bu tarz güçlü ilaçlar pek yaygın değil bildiğim kadarıyla, ama evdeki hamam böceklerini tamamen sildi attı.
0
redeath
(20.11.17)
Hocam bu isi profesyonel yapanlar var. 2 yil gelmiyor bocekler.
0
tezek
(20.11.17)
bayer maxforce hamam böceği jeli işe yarıyor.
0
kamile necaset
(20.11.17)
Bizim evde de hergün temizlenmesine çamaşır suyu ile durulanmasına rağmen aynı sorunlar oldu,

Öncelikle havalar soğuduğunda kendileri zaten ziyaretlerini azaltıyorlar,

Ben yazın Raid'in hamam böceği tabletlerinden aldım 3 paket evin her yerine koydum, özellikle nemli lavabo altlarına banyodaki lavabo altına mutfağa salona oturma odasına vs. 1 hafta sonra tabletlerin yanlarında leşlerini toplarken bile hırsımı almamıştım, sonra sprey alıp aynı yerlere sıktım, yeni tablet alıp aynı yerelere koydum.

5-6 aydır hiçbir izlerine rastlamadım çok şükür.
0
kaosu
(20.11.17)
K-Othrin kullandınız mı? Bu işin en etkili çözümü K-Othrin. Yalnız bir kez sıkıp bırakmayın 1 haftalık periyodlarla en az 3-4 kez tekrar edin. Böcek ilaçları yumurtalara etki etmiyor, yumurtadan çıkanlar tekrar üremeden ilaçlamayı tekrar yapmanız lazım.
Ayrıca temizlik yapıldığında su ilacın etkisini azalttığı için her temizlikten sonra tekrar ilaçlama yapın.
Sokak kapısı eşiği, banyo penceresi, dolap arkaları, koltuk altları vs kuytu köşe her yeri ilaçlayın. Komşularınız da ilaçlama yaparsa iyi olur.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(20.11.17)
1-Profesyonel ilaçlama (ne kadar çok daire katılırsa o kadar iyi)
2-Yarık, delik, açıklık yerleri tespit edip mümkün olduğunca kapatma. Buna ciddi mesai harcama.
3-Geceleri bulaşık bırakmama (ziyafet çekerler)

Kalıcı bir çözüm değil fakat en azından gözüme az gözüksünler diyorsanız ışıkları hep açık tutma.
0
testis agrisi
(20.11.17)
bu mevsimde bile çıkıyorsa ciddi anlamda yuvalamışlar yakın çevreye. sıcaklar bitince görünmezler çünkü.

+1 www.hepsiburada.com

bir de geçen sene chrysamed.com.tr kullanmıştım

bayere öncelik verin gayet etkili.
0
oku oku yazar ol
(20.11.17)
(4)

Yakin mesafeden dolayi yasanan bas donmesi

yigitovic
Ozellikle mevsim gecislerinde yasiyorum bu problemi. Hafif bir mayhosluk hissi oluyor gun icinde, fakat yakin mesafeden bir noktaya, ozellikle hareket eden bir seye bakarken baya kotu hissediyorum. Ozellikle ikili gorusmelerde, toplantilarda sorun yasatiyor bu durum, goz goze gelmek cok zorlayici ol
Ozellikle mevsim gecislerinde yasiyorum bu problemi. Hafif bir mayhosluk hissi oluyor gun icinde, fakat yakin mesafeden bir noktaya, ozellikle hareket eden bir seye bakarken baya kotu hissediyorum. Ozellikle ikili gorusmelerde, toplantilarda sorun yasatiyor bu durum, goz goze gelmek cok zorlayici oluyor. Kafami cevirmek, oturdugum yerden kalkmak istiyorum. Doktorlar bir cozum bulamadi, tahliller, mr vs temiz. Boyun fitigim ve ense duzlesmesi var, alakali midir bilmiyorum. Benzer bir problem yasayan var mi?
0
yigitovic
(09.11.17)
Gitmediysen göz doktoruna da bi git, gözle alakalı da olabilir.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(09.11.17)
Goz doktoruna da gidildi, problem yok.
0
🌸yigitovic
(09.11.17)
benim o.
yemek yerken ekiple beraber sanki bayılacakmışım gibi oluyor. sanırım çok dipdibe olmaktan. bir sağlık problemim yok ama bu ara neredeyse günde 1 kez oluyor bu his. dediğimiz gibi bazen bir evrağa bakarken, bazen telefonda konuşurken.. .
0
balik kraker
(09.11.17)
@balik kraker, iyi gelen bir sey kesfettiniz mi?
Mesela gun icinde telefonla cok hasir nesir olmazsam daha iyi hissediyorum.
0
🌸yigitovic
(09.11.17)
(5)

parka daraltılır mı?

Apocalypse
http://images.asos-media.com/products/levis-parka-coat-sutro-thermore-long-hooded/5375949-1-nightwatchblue?$XXL$&wid=513&fit=constrainşu parka, yanlardan daralttırmak mümkün mü?
images.asos-media.com

şu parka, yanlardan daralttırmak mümkün mü?
0
Apocalypse
(07.11.17)
İşini iyi bilen bir terzi her şeyi yapar. Sonuçta terzi ona parka değil, kumaş olarak bakar
0
1adam
(07.11.17)
kumaş pantolonun paçaları daraltılır mı peki?
0
bizansa karsi memleket takimi
(07.11.17)
Daraltmak mümkün fakat çoğu terzi uğraşmak istemeyecektir. 20 30 lira için böyle işlerle vakit harcamak istemiyorlar pek.

@bizansa karsi memleket takimi evet daraltılır.
0
teoridefeminist pratiktegeysa
(07.11.17)
Tabii ki daraltılır. Sadece tamir işleriyle uğraşan terziler yapar. Özel dikim yapnlar uğraşmak istemeyebilir.
0
himmet dayi
(07.11.17)
O parka yanlardan daraltılabilir. gördüğüm kadarıyla cepler yan dikişlerin üzerine gelmiş gibi, eğer öyleyse iyi bi terziye ver, ceplerin bir kısmının sökülüp tekrar dikilmesi lazım beceremezlerse güzel olmaz.
Kumaş pantolonun paçaları sorunsuz daraltılabilir.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.11.17)
(2)

sony xperia aqua

hayat aklini konusacak bir filozof uret
Eski telefonuma dönmek zorunda kaldım. Dahili deposu şişmiş durumda olduğu için telefon tam randımanlı çalışmıyor. Telefonun 8 gb hafızası var. 4.03 gb android sistem yüklenmiş. 3,41 gb uygulama varmış. 2.15 mb cık da resim var.1. Uygulamaları devre dışı bırakma seçeneği geliyor kaldırma seçeneği
Eski telefonuma dönmek zorunda kaldım. Dahili deposu şişmiş durumda olduğu için telefon tam randımanlı çalışmıyor.
Telefonun 8 gb hafızası var. 4.03 gb android sistem yüklenmiş. 3,41 gb uygulama varmış. 2.15 mb cık da resim var.

1. Uygulamaları devre dışı bırakma seçeneği geliyor kaldırma seçeneği gelmiyor, Kullanmadığım uygulamaları nasıl silerim?
2. Kullandığım uygulamaları nasıl sd karta alabilirim? (sd karta aktar diyorum aktaracak veri bulamıyor. şarj sırasında otomatik sd karta aktarım işaretli)

3. Format atılırsa veya başka bi yöntemle ön tanımlı gelen uygulamaları kaldırma silme olanağı olur mu?

4. Fabrika ayarlarına dön dersem uygulamaları siler mi? Şu anda telefonda saklamak istediğim hiç bir şey yok tümden format, fabrika ayarı hepsi olabilir yani. Yeter ki yer açılsın telefon düzgün çalışmaya başlasın.

Ayrıca; sony xperia alacaksanız hiç tavsiye etmiyorum Daha garantisi dolmadan lanet gelsin dedirtti.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(06.11.17)
root edilirse gereksiz uygulamalar silinebilir. ayrica bu telefon android 6 alacakti zamaninda sdkarta tasima olmasi lazim.
0
partizan
(06.11.17)
Evet 6.0 mış bendeki.
Bu durumda fabrika ayarlarına dönüp kullandığım uygulamaları direkt sd karta yazdırmaya çalışmaktan başka seçeneğim yok sanırım.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(06.11.17)
(1)

Ziraatçiler! Ligustrum fidanı şimdi dikilir mi?

alperz
Bir ay kadar önce dürü yapıp yanık koyun gübresi atıp suladığım 1x7 metrelik küçük bir alanım var. Buraya şimdi ligustrum diksem olur mu? Yoksa baharı mı bekleyeyim? Konum Gonya.
Bir ay kadar önce dürü yapıp yanık koyun gübresi atıp suladığım 1x7 metrelik küçük bir alanım var. Buraya şimdi ligustrum diksem olur mu? Yoksa baharı mı bekleyeyim? Konum Gonya.
0
alperz
(05.11.17)
Köklenmiş ligustrumların toprağa dikilme zamanları ekim ve kasım aylarıdır. Şimdi tam zamanı yani.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.11.17)
(1)

israil yapımı veya israil-filistin konusunu içeren filmler diziler

lucky strike
selam, öneriniz var mı izlemelik bir şeyler? netflix te veya internette bulabileceğim bir şey olursa sevinirim. belgesel türü de olurizleyip sevdiklerimden bazıları;fauda - http://www.imdb.com/title/tt4565380/?ref_=fn_al_tt_1Bikur Ha-Tizmoret - http://www.imdb.com/title/tt1032856/Bnei Aruba (hostag
selam, öneriniz var mı izlemelik bir şeyler? netflix te veya internette bulabileceğim bir şey olursa sevinirim. belgesel türü de olur

izleyip sevdiklerimden bazıları;
fauda - www.imdb.com

Bikur Ha-Tizmoret - www.imdb.com

Bnei Aruba (hostages) - www.imdb.com

The Honourable Woman - www.imdb.com

The Gatekeepers - www.imdb.com

Vals Im Bashir - www.imdb.com

When Pigs Have Wings - www.imdb.com
0
lucky strike
(04.11.17)
Free Zone (2005) - www.imdb.com
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.11.17)
(1)

Ses kısıklığı

balpolen
Gençler sesim 3 gündür kısık, orada bir balgam var atamıyorum. Onun dısında burun tıkanması vs yok. İyi gelen şeyler var mı bildiginiz?
Gençler sesim 3 gündür kısık, orada bir balgam var atamıyorum. Onun dısında burun tıkanması vs yok. İyi gelen şeyler var mı bildiginiz?
0
balpolen
(04.11.17)
Bol sıvı al, balgam sökmeye yardımcı olur. Ihlamur, adaçayı, hakiki salep, kış çayı (havlıcanlı zencefilli olsun) iç.
Kara turp ve bal (nette tarifleri vardır)
Sarımsak soğan tüket.
Geçmiş olsun.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.11.17)
(5)

Izmir kiyafet yardımı

rastocasdelay
Selamlar ey ahali, Elimde boyu ya da eni dar geldigi icin giyilmeyen ama iyi durumda 4 torba kadin ve erkek giysileri var(pantolon tişört etek) bunu izmirde mumkunse alsancak konak taraflarında nereye verebilirim? Arabam olmadığı ve hafta içi çalıştığım için belediyenin kıyafet deposuna bırakamıyoru
Selamlar ey ahali,

Elimde boyu ya da eni dar geldigi icin giyilmeyen ama iyi durumda 4 torba kadin ve erkek giysileri var(pantolon tişört etek) bunu izmirde mumkunse alsancak konak taraflarında nereye verebilirim? Arabam olmadığı ve hafta içi çalıştığım için belediyenin kıyafet deposuna bırakamıyorum. Var mıdır bir oneriniz? Ayrica çocuk kitaplarım da var verebileceğim bunlar icin de bir adres biliyor musunuz?
0
rastocasdelay
(04.11.17)
Amacın birilerine yardım etmekse Kızılay giyim kutularına atmanı önermem. Çünkü o kutuların içine girip kıyafetleri alarak ikinci el satan bir güruh var...
0
patty duke
(04.11.17)
Hatay yakınlarında İnönü caddesi üzerinde Kızılay giysi kutularına atıyoruz. Ama size tavsiyem iyice içine gittiğine emin olun. Oradan alıp satanlar varmış çünkü.
0
teknikekip
(04.11.17)
Ege üniversitesi kampüsünde çydd nin giysi bankası var. Öğrencilere uygun giysilerse onlara verebilirsin. Yanlış bilmiyorsam pazartesi günleri açık oluyor.
Çydd merkezi Kıbrıs Şehitlerinin girişine yakın. telefonla ararsan gönüllüler arabayla gelip alabilirler.

Belediyeler de alıyorlar. Konak belediyesi de alıyordur mutlaka. Bayraklı belediyesi de uygun olur, yörede ihtiyaçlı çok aile var.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.11.17)
Belediyeler hafta içi mesai saatlerinde istedikleri için onlara veremedim. Çydd kıbrıs şehitlerini arayacağım kabul ederlerse onlara vereyim. Giysiler genç giysisi olduğu için problem olmaz sanırım.
0
🌸rastocasdelay
(04.11.17)
Karşıyaka belediyesi gelip adresten alıyor, çydd olmazsa belediyelere alıyorlar mı diye bi sor istersen.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.11.17)
(11)

Evinizin duvarlarını hangi renk boyattınız?

işimdeyim gücümdeyim
Birazdan renk seçmeye gideceğiz.Salonun bir duvarını ve çocuk odasını farklı renk yapmak istiyoruz.Mesela gri. Sizce nasıl fikir?Sizin evinizin duvarları ne renk? (Şampanya, Kapuçino vb?)Mümkünse fotoğraf atabilir misiniz? Biz de örnek alalım.Çook çok makbule geçer.
Birazdan renk seçmeye gideceğiz.
Salonun bir duvarını ve çocuk odasını farklı renk yapmak istiyoruz.
Mesela gri. Sizce nasıl fikir?

Sizin evinizin duvarları ne renk? (Şampanya, Kapuçino vb?)

Mümkünse fotoğraf atabilir misiniz? Biz de örnek alalım.
Çook çok makbule geçer.
0
işimdeyim gücümdeyim
(04.11.17)
ben koyu griye boyatmıştım odamı
0
vedatchilipeppers
(04.11.17)
demoniclewinsky
(04.11.17)
www.filliboya.com

çocuk odası (erkek): yıldız
evin kalanı: kristal kuvars

yıldız güzel bir açık mavi tonu, kristal kuvars da açık bir gri.

çok güzel oldu, tavsiye ederim.
0
kibritsuyu
(04.11.17)
Full beyaz +1
0
i m cool with that
(04.11.17)
Çocuk odası açık mavi tonlarında olmalı (zekaya hitap eder). Mutfak sarı tonlarda olmalı (mideye hitap eder). Kız çocuğunun odasının pembe ve tonlarında olmasının da pek uygun olmadığı konusunda görüşler var.
0
1adam
(04.11.17)
borak beji.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(04.11.17)
tertemiz bir beyaz
0
ozgur bir kusun hatirati
(04.11.17)
polisan yalın beyaz. tavsiye ederim şiddetle..
0
tabudeviren
(04.11.17)
beyazdan şaşmayın, griden kaçının en kötüsü gri gözümde
0
michael_knight
(04.11.17)
Eşyanızın renklerine göre karar verin bence.

Şurda 2017 moda renkleri ve güzel öneriler var.
www.homebunch.com
www.emlakgurmesi.com
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.11.17)
Benimkisi acik gri. Koridora direkt gunes gelmedigi icin orada bir ton daha acik gri. Yatak odamda tek duvar cok koyu yesil. Orman/zumrut yesili.

Cocuk odasi icin pastel renkler guzel olur bence. Mavi gibi ya da yesil gibi. Ama pastel tabi.
Bu arada hangi odalara nasil isik geliyor? Cok az isik gelen odaya koyu bi renk yapmayin derim.
0
kuehles blondes
(04.11.17)
(4)

Bunları Hakikaten Alan Var mı ?

mete kudur
Artık geçmişte nasıl bir fakirlik çektiysem ''yok yaa reklamdır bu'' noktasına geldim. Geçenlerde sorduğum bir soruya bi' internet sayfası cevabı gelmişti Allah için güzel de ürünleri var fakat fiyatlarına anlam vermekte zorlandım. Şeyine de baktım acaba ağacımı özel yahut kullanılan malzeme mi a
Artık geçmişte nasıl bir fakirlik çektiysem ''yok yaa reklamdır bu'' noktasına geldim.

Geçenlerde sorduğum bir soruya bi' internet sayfası cevabı gelmişti Allah için güzel de ürünleri var fakat fiyatlarına anlam vermekte zorlandım. Şeyine de baktım acaba ağacımı özel yahut kullanılan malzeme mi aksiyonlu işçiliği mi zor, ürün tasarım ürün mü diye ama bütün sorularımın cevabını kendi kendime ''yoo'' diye verdim ki, normalde bu tür ünlemleri kullanmam.

Ve o alttaki üründen biz öğrenci evinde kalırken içki içmeyi çok seven üst komşumuzda vardı, içkilerini dizmişti ama ben yemin etsem başım ağrımaz o abimiz asla bu parayı vermemiştir. Vermezde. bunları bu fiyatlara alan güzel insanlar var mı yoksa bunlar vitrin ürünleri mi ?
0
mete kudur
(04.11.17)
alanlar var. fakat bu markayı mı alıyorlar onu bilmiyorum yakın çevremde tekli koltuga 7 bin euro veren insan var. aynı adamın türkiye şartlarında 4 tane lüks aracı var toplam değeri 7 milyon tl'lik belki ondandır ki bunlar aşırı ucuz kaçıyor
0
Aşk Adamı
(04.11.17)
Aylık gelirim 150 bin tl olsa böyle şeyler alabilirdim.
0
himmet dayi
(04.11.17)
Siteden kitaplığa baktım.
Masif gül ağacından yapılmış, lake boya, demir profiller toz boya. Bu ürün evladiyelik denilen cinsten, kaliteli bir ürün.
İmal edilen yer ağacın anavatanı olan Hindistan. Malum, ucuz işçilik ve malzeme bölgesi.
Satışa sunan firma Otto Group. Bu yılki e-ticaret hacmi 10 milyar euro civarı.
Yorumlarsak;
Evladiyelik ürün almak artık rafa kalktı sayılır, özellikle pahalı ürün alabilenler için hiç geçerli değil. Bunu eledik.
Kitaplığın mal oluşu bütün giderler dahil 500 lirayı geçmez diye düşünüyorum. bi o kadar da kar marjı koy 1000 tl.

Pahalı ürün ve marka olayı statü göstergesi. Yani aynı ürünü birine 300 liraya diğerine 3000 liraya satabilirsin. 3000 lira alıcısı asla 300 liralık mal kullanmaz, kullanamaz. Mahalle baskısı her kesimde var, sadece boyutları değişik.

Ben orta halli biri olarak bu ürünü istersem, keresteciler sitesine gidip gül ağacı veya bulamazsam / keseme uymazsa muadili olan keresteden mesela abanoz ağacından sipariş ederim ve tahminime göre 300-500 arası bi fiyata mal ederek aynı kalitede ürün sahibi olabilirim. Malum biz de Hindistan kadar olmasa da ucuz işçilik ve malzeme bölgesindeyiz.

Yanii kısacası o ürünleri alanlar elbette var.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.11.17)
adnan ziyagil filan alıyodur yani.
0
elorelia
(04.11.17)
(5)

hayat bir bilgisayar oyunu olsaydı

bir sevgi faresi jamal
sistem gereksinimleri ne olurdu?4 gb ram intel core duo 2'yle açmaz herhalde.
sistem gereksinimleri ne olurdu?
4 gb ram intel core duo 2'yle açmaz herhalde.
0
bir sevgi faresi jamal
(04.11.17)
seri şeklinde çıkan bir oyun olsa ilk doğduğun zaman ilk yaşlarını kapsayan oyun 4gb ram intel core duo 2 ile low graphics de çalıştırırdı. eğer cd çizik değilse.
0
AlsterWasser
(04.11.17)
@ardacan
aynen. milyarlarca olasılık var. football manager'de bile databaseyi yükseltince bilgisayar kafayı yiyor. düşünsene telefonun çalması, elektriklerin gitmesi, evde hamamböceği görmen, taksinin kısa mesafeye almaması vs. yapay zeka at koşturuyor valla, herkes kafasına göre.
0
🌸bir sevgi faresi jamal
(04.11.17)
Açmaz ama ben pentiumla oynuyor olurdum :(
0
freetakilir
(04.11.17)
Süper bir optimizasyon olurdu. Bf1 gibi olabilir mesela. 1080ti da açar oyunu 860M de fakat onun aldığı tadı asla alamazsın o oyundan. Sen dümdüz ayrıntısız bir hayat yaşarken o tüm detayları ile hayatın içinde olur. O sniper ile 1000M de sümüğü akan adamı görür, sen uçak süremezsin pc kasıyor diye.
0
gozu acik sevisen yahudi
(04.11.17)
Diğer canlılar olmadan sadece insan olursa; oyundaki her bir insan zihni için 2^100 milyar olasılığın olduğu zihin oluşumunu ( çözümlemesini - bağlantısını) yapabiecek kapasitede sistem gerekirdi.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.11.17)
(6)

matematikle ilgili bir soru

sylow
kümeler konusunda m(A) ve s(A) şeklinde kullanılan s ve m harfleri neyin kısaltılmışıdır
kümeler konusunda m(A) ve s(A) şeklinde kullanılan s ve m harfleri neyin kısaltılmışıdır
0
sylow
(03.11.17)
s kümenin İngilizcesi (set) m de orijinali yani Almancası (menge) şeklinde olabilir, kesin bilgi değil.
0
i was made for you
(03.11.17)
hayatımda ilk kez bir şey için tahminde dahi bulunamıyorum.
0
petek
(03.11.17)
s(A) eleman sayisi da m(A) ilk defa duyuyorum. Alt kume sayisi olabilir.
0
imelih
(03.11.17)
Her ikisi de kümenin eleman sayısını vermek için kullanılır. s(A)=m(A)=5 ise örneğin, "A kümesi 5 elemanlıdır." demektir. Harflerdeki farklılık yukarıda bahsedildiği gibi referans alınan dilden kaynaklanıyor olabilir.

Aklın sonradan başa gelmesi üzerine ek: Gösterimin ne anlama geldiğini değil harflerin neyin kısaltması olduğunu sormuşsunuz. Geç fark ettim. Dil fikrine katılıyorum. Bu şekilde dursun madem bu cevap da.
0
olanlaolunmaz
(03.11.17)
m harfi yeni sanırım. bizim zamanımızda yani 70'ler ve 80'lerde s veya n kullanılıyordu.
ben s harfini türkçe eleman sayısından geldiğini düşünürdüm.
n de bildiğimiz "n sayıda" derkenki n, yani kümenin niceli (kardinalitesi) olsa gerek.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(03.11.17)
m galiba measure'dan geliyor.
s harfinin ne olduğunu bilmiyorum, bir yazısında Ali Nesin de bilmediğini söylememişti.
0
rakicandir
(03.11.17)
(4)

kumaş satın almak

black mamba
gömlek dikmek için kumaş satın almak istiyorum. nereden bulunur bunlar? izmir'de var mıdır? pahalı mıdır? şu markalara kumaş satan yerlere ulaşabilir miyim?
gömlek dikmek için kumaş satın almak istiyorum. nereden bulunur bunlar? izmir'de var mıdır? pahalı mıdır? şu markalara kumaş satan yerlere ulaşabilir miyim?
0
black mamba
(02.11.17)
Altınyıldız var uygun fiyatlı güzelyalı da uygun fiyatlı bursa pazarı var. Kemeraltında da kızlarağasına doğru sol tarafın arkasında kumaşçılar var.
0
fasulyek
(02.11.17)
kemeraltı'na git istemediğin kadar kumaşçı var. ütü sevmem dersen bürümcük tipi kumaş seçersenn ütü derdinden kurtulursun
0
antik depresan
(02.11.17)
elimde bir gömlek ve tişört var. götürsem benzer kumaşları bulabilir miyim?
0
🌸black mamba
(02.11.17)
Bol çeşit ve değişik kalite kumaşçıları toplu halde Kemeraltı arşısında bulursun. Çankaya tarafından gir Hisarönü civarında sorarsın.
Kupon ve üst kalite kumaşlar Hasan İkbal'dedir. Lüks ve pahalıdır. O da Hisarönü yakınında.

Markaların kullandığı kumaş kalanlarını satan yerler var. Biri Karşıyaka çarşısında, mağazanın adını anımsayamadım giderim dersen öğrenirim.

Bursa kumaş pazarı mağazaları hemen her semtte var galiba. Bildiklerim; Karşıyaka, Bornova, İkiçeşmelik. Nispeten ekonomik ürünler olur, f/p oranı makul kaliteli kumaş bulabilirsin.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(02.11.17)
(6)

İzmir'e ill kez gidecek birine öneriler

johnnycash
Değerli duyuru halkı,hayatımda ilk defa izmir'e gideceğim. naapsam, neetsem? müze insanıyım. hangi müzeler tırttır? hangilerine gidilir? hangi sokak gezmeye layıktır? saat kulesi demeyeceksiniz umarım. resim heykel, arkeoloji, etnografya müzesi gördüm. başka öneresi olan var mı, lunapark'ından, artı
Değerli duyuru halkı,

hayatımda ilk defa izmir'e gideceğim. naapsam, neetsem? müze insanıyım. hangi müzeler tırttır? hangilerine gidilir? hangi sokak gezmeye layıktır? saat kulesi demeyeceksiniz umarım. resim heykel, arkeoloji, etnografya müzesi gördüm. başka öneresi olan var mı, lunapark'ından, artık ne bileyim leziz lokantasına falan filan. şimdiden teşekkürler.
0
johnnycash
(02.11.17)
doğma büyüme izmir karşıyaka'lı olarak ilk defa gideceğiniz için çok fazla beklentiye girmeyin derim .
midyeleri çok güzel özellikle karşıyaka vapur iskelesinin karşısına geçince sağda sokağın başında ( postane sokağı girişi ) midyeci ahmet var . bayılırsınız .
alsancak pasaport iskelesi yakınında meşhur topçu da çöpşiş yiyebilirsiniz .
ben de müze gezmeyi çok severim yazdıkların dışında efes selçuk yazasım geldi yakın sonuçta .
hatta selçuğa gitmişken selçuk müzesi efsanedir . ben çok beğenmiştim . ve oradan da şirince köyüne geçersin şarap denemeye .
istanbul'da yaşıyorsan ve izmir'e gideceksen mesafelerin kısalığı dikkatini çekecektir. mesela biz iş çıkışı çeşme'ye gidip denizde yüzen insanlardık izmir'de yaşarken . hem çok trafik olmaz hem de insan az .
bir de sokak sormuşsun hilton oteli yakınında sevgi yolu var sağlı sollu kitapçılar takılar birşeyler sergiler olan palmiye ağaçları arasında gezmelik bir yer .
0
devilone
(02.11.17)
Karşıyaka tarafında olacaksan manzarası bakımından Seyir Tepe restoranını tavsiye ederim. Eskiden alkol yoktu. Belki hala yoktur ama bahçesinden manzarası mükemmel.

Bunun yanında gezmek için devilone'a katılıyorum. Selçuk / Efes/ Şirince tarafları görülmesi gereken yerler. Şehrin içinde çok fazla gezilecek, takılacak yer yok.

Gezilesi sokak önerisi olarak da küçük istiklal olan Karşıyaka çarşıya bakabilirsin ama çok beklentiye girmeyin +1
0
himmet dayi
(02.11.17)
Midye+1... İstanbul'daysan eğer, yediklerim midye mi kum mu diye düşünürsün...

Onun dışında aracın varsa Efes'e, Şirince'ye geç yakın nasılsa.
0
lcha
(02.11.17)
folkart ve arkas sanat galerilerinde güzel sergiler var bu ara, onları ziyaret edebilirsiniz. müze seviyorum dediğiniz için söylüyorum, bunlarıda seversiniz büyük ihtimalle. arkas sanat galerisinin olduğu bina zaten kendisi müze gibi. ikiside ücretsiz.

kemeraltında şurda yemek yiyin, şahanedir yemekleri;
www.gevrekandginger.com

abacıoğlu handa yolo art'da bişiler için, mutfağıda iyidir;
www.gevrekandginger.com

bu butik otel kemeraltı'nın içinde, havralar sokağından hemen önceki bir handa, avlusunda mola verebilirsiniz, ordanda havralar sokağına geçebilirsiniz;
www.lagoraoldtown.com

kemeraltı kuyum pide;
tr.foursquare.com

kağıt ve kitap sanatları müzesi, Pablo Picasso, Marc Chagall, Joan Miro, Salvador Dali, Wassily Kandisky, Henri Matisse ve Andy Warhol gibi ünlü sanatçıların eserleri var;
tr.foursquare.com

tcdd müzesi, teşhir ve tanzim vahim durumda olsada en favori yerlerimden birisidir. hemen alsancak garın karşısında, girişi çok belirsiz, dikkatli bakmanız lazım;
www.kulturvarliklari.gov.tr

radyo ve demokrasi müzesi, hemen yanında da aziz vukolos kilisesi var;
www.konak.bel.tr

konak tarafından salepçioğlu camiiye de gidin, barok etkileri taşıyan şahane bir camiidir. süslemeleride yakın zamanda restore edildiğinden, göz alıcı bir renk ahengi var bu aralar.

daha çokkkk yazarımda, izmir'de yapacak bir şey yok denilince şaşkınlığımdan hızlıca bunları yazdım şimdilik. bu yazdıklarımın en az 5 katı daha yer, butik müze, tarihi sokak vesaire yazabilirim. beklentilerinize ve şehri nasıl deneyimlemek istediğinize bağlı, çok çok daha fazlası var.

efes gezilmeli doğrudur, müzeside yenilendi ayrıca.
0
Phoebe
(02.11.17)
+
İzmir Kadın Müzesi - Basmane
Neşe ve Karikatür Müzesi -Alsancak Kıbrıs Şehitleri Cad.
Mask Müzesi - Alsancak
Basın Müzesi - Basmane
Göç ve Mübadele Müzesi - Buca
Radyo ve Demokrasi Müzesi -Basmane
Tarım ve Makineleri Müzesi - Bornova

Yakınlardaki bazı müzeler:
Tales Matematik Müzesi - Aydın
Key Otomobil Müzesi - Torbalı
Asklepion- Bergama

Gezilecek görülecek bazı yerler:
Asansör ve Dario Moreno sokağı - Karataş (Körfez manzarası için akşam saatlerini tercih edin)
Kemeraltı Çarşısı, ara ve paralel sokaklarına girin. Kesteli yokuşu, Havra Sokağı, Şadırvanlar, Kızlarağası Hanı, Hisar Camii...
Karşıyaka'da Latife Hanım Anı evi, Zübeyde Hanım Anıt Mezarı

Eski İzmir esintileri için:
Konak Varyant bölgesi, Damlacık yokuşu ve antik roma yolunun da bulunduğu alan komple gezilebilir.
www.mgkmedya.com
Basmane Garı ve civarı
Buca kasaplar meydanı, Buca laventen köşkleri
Alsancak Garı ve Kıbrıs Şehitleri arasındaki bölge,

Doğa - dinlence - piknik
Buca gölet, Doğal yaşam parkı, Çiçekli Köy, Şirince, Balçova teleferik, Balçova Termal'de ılıca, İnciraltı kent ormanı...
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(02.11.17)
Yazilabilecek her seyi hayat aklini konusacak... kisisi yazmis. Altina imzami atarim. Bergama'ya gelecekseniz, ben gezdiririm sizi.
0
janderzel zartanyan
(03.11.17)
(8)

yatak, baza, baza basligi aldim ama baza basligi cok mu gerekli?

buenosdias
100 lira da o tutmus; ama o paraya canak, comlek alirdim. sizce yatak basligini iade edeyim mi?
100 lira da o tutmus; ama o paraya canak, comlek alirdim. sizce yatak basligini iade edeyim mi?
0
buenosdias
(31.10.17)
Basliksiz cok kotu duruyor ve beni rahatsiz ediyor.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(31.10.17)
Hocam yastıklarla filan tutabilirsin ama bence olmasında bir zarar yok. Hatta ben çok kolumu çarptığımdan iyi oluyo olması :D
0
lcha
(31.10.17)
ben senelerdir başlıksız kullanıyorum rahatsız eden bi kısmı yok
0
jedilance
(31.10.17)
Ben kitap okurken sırtımı yaslamayı sevdiğim için başlık kullanıyorum. Ama böyle bir kullanımınız yoksa, sadece görüntü için aldıysanız iade edebilirsiniz belki.
0
fotrsapka
(31.10.17)
Duvardan soğuk gelir, kafan üşütmesin.
0
Tutkun
(31.10.17)
Kafa yaglari duvara bulasiyormus basliksiz. Arkadasimin annesi soylemisti :D
0
rusyalı kozmonot
(31.10.17)
ben başlık sevmiyorum, birincisi ekstra yer kaplıyor odada. büyük ve hantal duruyor. ikincisi de dediğin gibi gereksiz masraf. onun yerine iki uzun yastık alıp yatağın baş tarafına koysan daha güzel ve modern durur. hem daha kullanışlı.
şunun gibi
3.bp.blogspot.com
0
istanbul kanatlarimin altinda
(31.10.17)
Çok gerekli değil, çanak çömlek kadar hiç değil. İade et.
Daha ekonomik altarnatifler de var sonra elin erince şık bişey de ayarlayabilirsin. Hem sana özel olur hem bazılar daha kullanışlı bile oluyorlar. Yatak başlığı yapmak zor bişey değil. Çok fazla sayıda ve ekonomik yelpazede seçenek var.
mesela;
www.homify.com.tr
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(31.10.17)
(8)

Felsefede "doğru" nasıl tanımlanıyor?

gezegen olan pluton
SB.
SB.
0
gezegen olan pluton
(31.10.17)
"adam diyorsa dogrudur koca profesorden iyi mi bileceksin?"

seklinde.

saka bir yana, "dogru" tanimi felsefede en cok tartisilmis konulardan biridir, cok cok genis bir alan ve farkli akimlar var. "boyle tanimlaniyor" demenin mumkunu yok kisaca.
0
robokot
(31.10.17)
kime gore dogru ya? bu ne genis bir soru. aristoteles'e gore mi? bergson'a gore mi vs vs
0
mula
(31.10.17)
ooooohoooo.

öncelikle bu linkteki yazının sana epey yardımı dokunacağını düşünüyorum

pbs.twimg.com

sonralıkla o sorunun cevabını okuyarak bulman lazım. bunun için pusula benzeri bir yöntemle yazılmış kitaplara (ya da makaleler de olabilir emin değilim hangisi) rastlamıştım. şöyle başlıklar vardı (başlıkları uyduruyorum şu an):

- antik yunan felsefesinde doğru kavramı
- postmodern dönemde doğruluk ve anlamlılık

kısacası, alcan okucan kim ne demiş neye göre demiş.
0
dafaisss
(31.10.17)
dogrunun taniminin olmadigi dogru mu?
0
robokot
(31.10.17)
Hangi doğru?
0
fever
(31.10.17)
Epistemoloji incelemen konu ..
0
sonhakan
(31.10.17)
Felsefe esas itibarıyla doğruluğu arama çabası.
Felsefe hangisi doğru diye yaklaşmaz, doğruluğun ne olduğunu, doğruluğun niteliğinin doğasını araştırır.
Eskiden iki ayrı açıdan ele alınıyordu, varlıkbilgisel ve bilgikuramsal şeklinde. Varlık konusu elendi şimdi genel kabul gören görüş bilgi.
Bilgi inançtan farklı olarak önermelerin kuramların vb. bir niteliğidir ve doğrulanabilir veya yanlışlanabilir olması gerekir deniyor.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(31.10.17)
(bkz: tutarlı)
0
sarper361
(31.10.17)
(8)

80ler nasıldı?

oddyseus
95li bir bebeyim. ve dizilerde filmlerde portrelenen 80ler atmosferine bayılıyorum. araçlar, müzkler, kıyafetler, saç stilleri. zaten insanlığın en üst seviyesine çıkmışsınız neden değiştirdiniz tüm alışkanlıklarınızı?yoksa gerçeklikten uzak bir 80 havası mı aşılanıyor bize bu dizilerde?mesela bir ö
95li bir bebeyim. ve dizilerde filmlerde portrelenen 80ler atmosferine bayılıyorum. araçlar, müzkler, kıyafetler, saç stilleri. zaten insanlığın en üst seviyesine çıkmışsınız neden değiştirdiniz tüm alışkanlıklarınızı?

yoksa gerçeklikten uzak bir 80 havası mı aşılanıyor bize bu dizilerde?

mesela bir örnek: stranger things
0
oddyseus
(30.10.17)
biz değştirmedik bir baktık değişmiş :/
0
sta
(30.10.17)
81 doğumluyum. 80'ler çok güzeldi.Müzikleri olsun,insanlar arası ilişkilerin bozulmamış olması olsun,şehirlerin daha insani olması olsun her şeyiyle dört dörtlüktü.Sanki kaynaklar kısıtlıydı ama her şeyin kıymeti daha iyi bilniyordu gibi.

Bu arada ben asıl şu 90'lar nostaljisine çok şaşırıyorum.İddiam o ki Türkiyenin en karanlık ve sorunlu zaman dilimi 90'lardır.
0
turkuaz
(30.10.17)
80lerde oyle diziler yoktu, tek kanal vardi trt o da gece 12 gibi istiklal marsi calar kapanirdi. gece tv falan yoktu yani. cogu evde telefon bile yoktu nasil yasiyorduk aklim almiyor. babani aksam yemegine bekliyorsun mesela, iste mesaiye kalmis olsun, haber alma ihtimalin yok bekle ki gelsin. biriyle randevulasacaksin mesela, son bulusmada randevulasman lazim ki bir dahaki sefere gorusebilin. yoksa gorusmek icin birbirinizi bulmaniz gerek. ilginc ya

90lar daha civcikliydi ozel kanallar falan geldi telefon melefon geldi. internet geldi sonlarina dogru iyiydi yani.
0
robokot
(30.10.17)
80'ler Türkiye ve Amerika'da çok farklıydı. Ben direk görmesem de hayat ve medyadaki etkilerinden biliyorum. Amerika'da 80'ler yeni finans kapitalizminin ve teknolojinin atılım çağıydı. Türkiye ise darbenin tramvasından yeni yeni çıkmaya çalışan, neoliberalizm'in yeni doğmuş bebeği gibi karmakarışık bir şeydi. Bir yanda umutlar, bir yanda disko, uyuşturucu, bankerler, reklam filmleri, mcdonalds...

Ama 90'lar başka bir alemdi ama. Onun canlı tanığıyım :)
0
otonomo
(30.10.17)
80'lerde insanlar çok daha ufak ve izole bir dünyada yaşıyordu. düşünsene internet yok onlarca tv kanalı yok. dünyayı birkaç radyo ve devletin işlettiği tek televizyon kanalından takip ediyorsun. geri kalanı gazete ve dergiler. pazar günleri fazladan bir gazete daha alınırdı mesela. hayat şimdiki gibi bizim isteğimize uymaz biz ona uyardık. sabah sinemasi, pazar akşamı sineması. izlemek istiyorsan o saatte orda olmalıydın. başka şansın yoktu.

ilginç gelebilir ama bilgisayar kullanmayı ve programlamayı bile dergilerden kitaplardan öğrendi 80 kuşağı.
0
orpheus
(30.10.17)
Ne tarafından baktığına göre çoook değişiyor 80'lerin gerçekliği.

Ben 1983 doğumluyum, 80'li yıllara dair çok hatırladığım şey yok. Son birkaç yılını iyi hatırlayabiliyorum ama başka bakış açılarını anlatabilirim.

Abim ve kuzenim metalciler. Kuzenim ilk üniversite heavy metal gruplarından birini kurduğu için Hürriyet'e çıkmış. Onun küpürünü hala saklar. Abim de ilk lise metal müzik gruplarından birindeydi. Onlar için altın çağ gibi bir şeydi. Müziksel açıdan bakıldığında Serpil Çakmaklı bir filmde şöyle diyor 'Az parası olan arabesk, biraz parası olan türkü, parası olan pop dinliyor' diye. Tam böyle bir segmentasyondan bahsedemesek bile gerçekten müzik sosyoekonomik sınıfı net bir şekilde belli ediyordu. Arabeski zenginler ve şehirliler çok fazla dinlemezdi mesela.

Babam eski solculardan. Ona 80'ler deyince böyle nostaljik şeyler yaşamıyor; çünkü ona 80'lerin hatırlattığı şey arkadaşlarının ölmesi, kaybolması, işkence görmesi, hapse girmesi. Aile dostlarının işkenceler sonucu hasta olması veya ölmesi. Babam ve Oğlum'da olanları çevremizde çok gördüm ama hayal meyal hatırlıyorum. Geçenlerde Seksenler dizisine kuzenim 'Çok güzel yapmışlar, tam da böyleydi' derken babam 'Hiç de böyle değildi, acılar içindeydik' derdi. Bugünkü kadar olmasa da totaliter bir ortam vardı. Çocukluğumdan hatırladığım şeylerden biri kitapları saklamamız, Zülfü Livaneli ve Ahmet Kaya'yı gizli gizli dinlememiz, 'Çocuktan al haberi' olmasın diye bana sıkı sıkı 'Bunları dinlediğimizi, okuduğumuzu kimseye söyleme' tembihleri. Zülfü Livaneli zamanında Rumeli Hisarı Konseri vermişti de, babam 'Hey gidi, biz gizli gizli dinlerdik. O gün bunu sakladığımız kişiler şimdi biletleri satın alıyor. Zaman ne garip' demişti.

Abime sorduğunda yeni dünyaya açıldığımız için, daha doğrusu dünya bize açılabildiği için her şeyin yeni bir keşif olduğu ve heyecan verici bir dönem.

80'ler anladığım kadarıyla hem gelişmede hem yozlaşmada çok atılım yaptığımız bir dönem. Küreselleşmeye kendimizi açmamızla birlikte bir yandan tüp kuyruğu, yağ kuyruğu gibi kavramlar hayatımızdan çıkarken ve bu konularda belirli refaha kavuşurken, diğer yandan İngilizcenin Türkçeye saldırısının, İngilizce kelimelerin Türkçe cümlelere serpildiği dönem. O yozlaşmayı en iyi bu skeç anlatıyor sanırım.
www.youtube.com

Amerika'dan farklı olduğumuz gerçek. Bunun en büyük kanıtı da şu. Y jenerasyonu veya millenial dediğimiz jenerasyon Amerika'da 1981 doğumlulardan başlıyor ama Türkiye'nin sosyal yapısında bu jenerasyon 1988-1989 gibi başlıyor. İki ülkedeki dinamikler çok çok farklı ama herkesin birbirinden haberinin olup aynı modanın dünyanın aynı anında yaşanması sürecinin başladığı dönem olabilir.

Giysilere, makyajlara bakıldığında '100 years of Beauty' videolarında görülüyor ki 80'lerin modası dünyayı kasıp kavurmuş ve dünya da yeni yeni bir şeyleri keşfediyor. Her şey parlak parlak, makyajda neon neon binbir renk, her şey çok cesur.
i.pinimg.com
ghk.h-cdn.co
Şu mavi far-pembe ruj ikilisi kabuslarıma girer. Ayrıca, aynı ikiliyi 10 yıl öncesine kadar gelinlerde yapıyorlardı ara sokak kuaförlerinde.
3.bp.blogspot.com
Bazen uyumlu bazen uyumsuz. Şu en sağdaki kız gibi geziniyordum ben.
s-media-cache-ak0.pinimg.com
Modada zaten 80'ler abartı, 90'lar basitlik olarak belirtilir. 90'lar 80'lere tepki olarak doğmuş gibi bir anda. Aynı şekilde, güzelik anlayışı 80'lerde biraz daha etli butlu ve dişiyken, 90'larda 'heroin chic' modası ile çok zayıf ve androjenik kadın geldi. Aradaki fark şöyle oldu.
i.dailymail.co.uk
i.dailymail.co.uk
s-media-cache-ak0.pinimg.com
cdn1.lockerdomecdn.com
2010'da ise durum şöyle
greatist.com
www.racingfashion.com.au
0
aychovsky
(30.10.17)
Yaşarken filmlerde portrelenen atmosfer gibi değildi. Benim için 60 lar ikincil olarak 70'ler gibisi yok. Çünkü 60'lar çocukluğum 70'ler gençliğim.

80'ler ise darbe sonrasının çok ağır acıları yaşanırken hiç bir şey olmamış, olmaya devam etmiyormuşçasına yaşanılan zaman dilimiydi. Hiç unutmam, o dönemde patates zammı haberi için bile bir gazete cezalandırılmıştı. öte yandan kolay para kazanma olanakları vardı, malum özal dönemi...

İnsanlar arası ilişkilerin bozulmaya başladığı yıllardı. Gammazlıklar oldu, güvensizlikler başladı. Öncesinde Ecevit'çi, Demirel'ci, Erbakan'cı aileler bir araya geldiğinde şapka kadayıf karaoğlan der tatlı tatlı şakalaşırlardı. Asla ilişkilerinin merkezinde siyaset olmazdı. İnsanlık, komşuluk, akrabalık ilişkileri ön planda olurdu. Şehirlerde apartman hayatının yaygınlaşmaya başlaması ve kadınların çalışma hayatına girişiyle komşuluklar eskisi gibi olmamaya başladı. Ben gelin gittiğim apartmanda 1 komşumla görüşüyordum. Diğerleriyle merhaba merhaba seviyesindeydik. Bayramlar keza eskisi gibi değildi. Herkes tatile kaçmaya başladı. Diziler bu yönü anlatmadan daha eskiden kalan durumları sergiliyor bu nedenle eskiyi bilen biri olarak bana pek bir anlam ifade etmiyor. Eskisi hakikaten çok güzeldi.

Müzik konusunda otorite değilim ama 80'lerin müzikleri iyiydi diyemem. Ban hala 60'larda 70'lerde dinlediğim müzikleri dinlemektan zevk alıyorum, benim özelimde 80'lerden çok az parça bu güne gelebildi.

Kıyafetlerse tam bir faciaymış. Giyerken bize öyle gelmiyordu tabii. Ben terziyim eski zaman burda dergilerinden sadece 80'leri kullanmıyorum, kutulayıp kaldırdım. 60'ların kalıpları daha zarif, 70'ler daha özgür 80'ler facia. Eski kitap dergi satan yerede de 80'lerin moda dergileri ellerinde kalır kimse almaz.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(30.10.17)
Bu konu, pek çok bilimsel araştırmaya da konu olan bir olgu. Şu entry'de güzel bir derlemesi var;

eksisozluk.com
0
sarap dumani
(30.10.17)
(6)

Algılama güçlüğü

lifeislife5
Biriyle konuşurken sürekli beynimden ''ne söylemem gerekiyor şimdi, kesin saçmalıycam'' diye geçiriyorum. Ve maalesef aynen öyle oluyor. Birisi basit bir soru sorduğunda bile hemen cevap veremiyorum. Ne söylemem gerektiğini düşünüyorum sürekli. Düşünmeden cevap veremiyorum. Algılamada çok güçlük çek
Biriyle konuşurken sürekli beynimden ''ne söylemem gerekiyor şimdi, kesin saçmalıycam'' diye geçiriyorum. Ve maalesef aynen öyle oluyor. Birisi basit bir soru sorduğunda bile hemen cevap veremiyorum. Ne söylemem gerektiğini düşünüyorum sürekli. Düşünmeden cevap veremiyorum.

Algılamada çok güçlük çekiyorum. Sanki söylenen şeyler beynime iki dakika sonra ulaşıyor; idrak edemiyorum. Dikkat eksikliği, odaklanma sorunu yaşıyorum. İki işi aynı anda yapamıyorum. Ders anlatılırken not alamamak, yemek yaparken aynı anda sohbet edememek gibi. Bunları nasıl aşarım? Antidepresan değil de vitamin var mı bu sorunları yok edecek? Ne yapmalı?
0
lifeislife5
(29.10.17)
Hahaha o bende de vardi bi ara. Insanlar seni yanlis taniyor. Normalde cok konusken esprili samimi biriyimdir. Ama stresli endiseli zamanlarimda dediğin sey oluyor. Algilamada ve cevap vermede zorluk. Ah su psikolojik seyleri bi yenebilsek her illetin sebebi.
0
imelih
(29.10.17)
buna dikkat eksikliği deniyor sanırım.
psikiyatra bi gözükmek gerek.
0
herhaltibiliyoring
(29.10.17)
Keşke bende öyle olsam. Duraksamadan cevap verip sonradan düşünüyorum.
Saçmalamaktan korkma bence diyorum.
0
denef
(29.10.17)
Kitap okumakla falan olmuyor arkadaşlar. Antidepresan kullanmam gerekiyor sanırım ama bunu antidepresan kullanmadan halletmek istiyorum. Artık çok sıkıldım bu durumdan.

Bulunduğum ortamdan çok çabuk sıkılıyorum. Hemen içimden bitse de bir an evvel gitsem diyorum. O anın tadını çıkaramıyorum. Bana soru sorulduğunda cümleleri toparlayamıyorum. Odak nokta ben olunca birden ne diyeceğimi bilemiyorum. Hatta aslında hiç sevmediğim bir şeye evet seviyorum bile diyebiliyorum.

Bir konu hakkında bilgi sahibi olsam bile o konuyu detaylıca insanlara anlatamıyorum. İlk başta bir cümle söylüyorum sonrasında hemen duraksıyorum. O zaman hemen aklımdan ''kahretsin yine aklıma bir şey gelmedi'' düşüncesi geçiyor. Sonra da konuşmaya devam edince saçmalayabiliyorum. Bazıları hiç duraksamayıp akıcı bir şekilde kendini net ifade edebilir ya, o bende olmuyor işte bir türlü.

Bende genelde sohbet akmıyor, öyle duruyor. Beyin ile alakalı bir durum olabilir mi acaba?
0
🌸lifeislife5
(29.10.17)
kendini kısıtlama bakalım belki saçmalamayacaksın sal gitsin ne istersen söyle düşünme . daha çok kalabalığa girmeli daha çok konuşmalısın .
bir de dil öğrenmeye çalışmak beyin hücrelerini arttırır diyorlar boş kaldıkça yabancı dil öğrenmeye çalış kendi kendine
ya da bulmaca çöz , süreli hafıza testleri yap .ilaç yerine pratik ile aşılabilecek bir şey bence .
0
devilone
(30.10.17)
mor bembombom+

Odak noktası sen olunca ne diyeceğini bileme durumunu çözmek çok kolay. Konuştuğun insanlarla kafanda durumunu eşitle ve odak sen değilsin, ikili veya çoklu iletişimdesiniz diye düşün.

Ben çalışırken işim gereği küçük gruplara konuşmalar yapıyordum. İlkinde biraz heyecanlanmıştım sonra normal gelmeye başlamıştı. Ama ilk kez büyük bir gruba hitap edeceğim zaman gerçekten afalladım. Kafamdaki cümleler karıştı, kelimeler saklandı. Bir oditoryum dolusu insan, alanında yetkin kimseler de bulunan epeyce kalabalık bir grup. Millet notlar alıyor, teypler açılmış. Hata yaparsam diye gerildim haliyle.
Konuşmaya başlayacağım anda salondaki insanların gözlerinin içine bakıp onlarla ortak noktalarımı düşündüm. Karşımdaki insanlar da aynı ben gibi sabah yataktan kalkıp elini yüzünü yıkyor, sabah çişini yapıyor, kahvaltı hazırlayıp ailesel konuşmalar eşliğinde kahvaltı edip işe gidiyor olmalıydı. Bende bulunan insani özellikler onlarda da vardı. hasta oluyor, üzülüyor, seviniyor hatalar yapıyor vs. vs. Hepsi aynı ben.
Eşitlendik. Eşitlenince cünleler de akmaya başladı. Hata yapmaktan korkmayınca önemini yitiriyor, hata yapma düşüncesi seni rahatsız etmemeye başlıyor. Hem herkesin hata yapma hakkı var en fazla hata hakkımı kullandım dersin olur biter.

Bir de şu var biz başkalarının hatalarını kendimizinki kadar büyütmüyoruz. Herkes kendi hatasından utanıyor başkalarınınki hatırlanmıyor çoğunlukla. İlkokulu hatırla, öğretmen bir arkadaşına kızdığında hissettiklerini hatırla bir de sana kızdığında hissettiklerini hatırla. Akşam eve geldiğimizde o gün kime kızdığını bile unutmuş oluyorduk. Sonrasında benzer durumları yaşamışsındır mutlaka. Yani bizim hatalarımız onlar için önemli olmuyor, korkma, çekinme, yardır gitsin.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(30.10.17)
(11)

sözlükteki kalite düşüşü

demirr
ben yazar değilim fakat haber almak ve bilgi edinmek için günlük muhakkak girerim sözlüğe. fakat özellikle son 10-15 gündür başlık ve girdi kalitesinde bariz bi düşüş var. "bu başlıkta bilmem ne gibi yazıyoruz" türü forum sitesi gibi başlıklar ve bütün başlıklarda görülen kalitesiz girdiler vs.vs.vs
ben yazar değilim fakat haber almak ve bilgi edinmek için günlük muhakkak girerim sözlüğe. fakat özellikle son 10-15 gündür başlık ve girdi kalitesinde bariz bi düşüş var. "bu başlıkta bilmem ne gibi yazıyoruz" türü forum sitesi gibi başlıklar ve bütün başlıklarda görülen kalitesiz girdiler vs.vs.vs.

bana katılıyor musunuz?

nedir bu son zamanlardaki kalite düşüşü? neye bağlıyorsunuz?
0
demirr
(29.10.17)
Son 3 5 yıl diyelim. 15 günlük mesele değil.
0
sutlu nescafe
(29.10.17)
10-15 gün değil ki. Birkaç yıldır böyle. Lisedeyken falan ders aralarında okuyup eğlenirdik, sonra üniversitede medya iyice boka sarınca sözlükten haber almaya başlamıştım çoğu şeyi. Şimdi açıp bakınca okuyacak başlık bile bulamıyorum doğru düzgün.
0
ms brownstone
(29.10.17)
yıllardır böyle maalesef...
0
balik kraker
(29.10.17)
uzun süredir böyle. biraz önce unutulmuş bir türkçe kelime yazıyoruz" başlığına girdim. ciddi ciddi örneklerle bir dolu arapça-farsça sözcüğü dizmişler. kalitelileri bunlar yani. nasıl ir zeka/genel kültür düşüşü yaşanıyor anlayamıyorum. gireceğim entryden vazgeçiyorum, çünkü başlıklat çöplüğe dönmüş durumda.
0
adivar
(29.10.17)
Kimse yazmamis ama yillardir boyle
0
dedim dedim de kime dedim
(29.10.17)
katılıyorum. birkaç nedeni var.
ilki yönetimin yanlışları. en son ekşi şeyler durumu oldu, sözlük çok fazla kayıp verdi. değer katan yazarların çoğu yazılarını silip gitti. gitmekte yerden göğe kadar haklıydılar ama olan okuyucuya oldu. ben sözlüğü çoğunlukla badylerden takip ediyorum okuyacak yazar sayım inanılmaz düştü. bu nedenle de gidenlere kırgınım biraz. çünkü henüz alternatifi olmayan bir oluşum.birleşip alternatif oluşturabilseydiler çok iyi olurdu ama pratikte çok da mümkün gözükmüyor.

eski yazarlar iş güç, evlilik çoluk çocuk vs o kadar vakit ayıramıyorlar, ayırma gereği duymuyorlar. bu beklenen bir durumdu.
yeni gelenlerin çoğu da memleket profiline uygun olarak geldi. hala iyi yazarlar da geliyor tabii.
eskilerden yazanlar da var. yani hepten çöplük olmadı henüz.
sözlükten daha iyi yararlanmak için bady ve kanal kullanabilirsin. ilgilendiğin kanalları okuyup iyi yazan gördükçe bady yapabilirsin.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(29.10.17)
Bence sözlüğün girip bir şeyler okunacak hali kalmadı, önüne gelen yazar oldu. Gayet normal bu hali.
0
doxanikee
(29.10.17)
uldağ sözlük'le itü sözlük'ün ne kadar yazarı varsa toplarsan olacağo bu.
0
Delay Fuze
(29.10.17)
Tamamen yönetim. Geçen bir başlığın üçüncü girisi "anan zaaa" idi. Sonra silmişler. Ben tek bir entry yüzünden uçurulmuştum kaç yıl önce ama bu tiplere müsamaha gösteriyorlar nedense. DEBE'nin kaldırılması büyük bir hata oldu. Sözlük'teki özenli yazı yazan kitle oraya girmek için çaba harcıyordu ve okurlar direkt gündemi takip edebiliyordu. Ekşi Sözlük aynı zamanda bir haber sitesiydi bu özellik sayesinde ama artık bu özelliğini kaybetti. Ekşi Şeyler Sözlük'ün içini boşalttı. Adamlar sadece moderasyon oluştursa bir günde on kat kalite artar.
0
dissendium
(29.10.17)
bence bu durum son 6-12 aydır böyle, bunda ergen ruhundan çıkamamış yeni nesil alınan yazar güruhu etkili sanırım, şimdi bakıyorsun 1995 ve üzeri doğumlu birisi saf bir şekilde mevcut hükumetin eğitim politikalarına maruz kaldı, haliyle sonuç bu, daha da kötüye gidecek bence, şimdi alternatifi olmadığı için daha atıl halde değil sözlük.
0
gezegen olan pluton
(29.10.17)
aklı başında yetişkinlerin maç başlıklarında, siyasi meselelerde karşılıklı küfürleştikleri kahvehane ortamı. bir de troller var tabii. reddit varken günde 1-2 dakikadan fazla vakit harcamaya değmez.
0
sporty
(29.10.17)
(3)

Eski tip firin

ismoreto
Ustteki tus sanirim isiyi acma ama alttaki ne olabilir?
Ustteki tus sanirim isiyi acma ama alttaki ne olabilir?
0
ismoreto
(28.10.17)
tam seçilmiyor ama altında gril işareti var sanki.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(28.10.17)
piliç çevirme.
0
ayaklibalik
(29.10.17)
Oha gercekten donen yuvarlak varmis icerde pilic cevirmeymis. cok tesekkurler :D
0
🌸ismoreto
(29.10.17)
(8)

Aralık ayında doğacak bebek nasıl giydirilmeli?

kaymaktutmayansicaksut
1- Hastaneden çıkarken:Bebeğin içine yarım kollu body, üstüne pamuk uzun kollu tulum giydirilse, kafasına da bere; anne sling ile kendine sarsa ve üzerine battaniye örtse kafi midir?Sling içinde olacağı için kafi gibi geliyor ama bilemedik.2- Gece uyurken:Yine aynı şekilde yarım kollu body üstüne pa
1- Hastaneden çıkarken:
Bebeğin içine yarım kollu body, üstüne pamuk uzun kollu tulum giydirilse, kafasına da bere; anne sling ile kendine sarsa ve üzerine battaniye örtse kafi midir?

Sling içinde olacağı için kafi gibi geliyor ama bilemedik.

2- Gece uyurken:
Yine aynı şekilde yarım kollu body üstüne pamuk uzun kollu tulum giydirilip yarım kundak yapılsa? Yoksa uyku tulumu mu giydirilmeli 2 kat üzerine?
0
kaymaktutmayansicaksut
(28.10.17)
Çocuğu usutmeyin de nasıl usutmezseniz usutmeyin. Giydirin battaniyeye sarın şapka giydirin. Bir de çok merak etmeyin çocuğa göre her şeyi ayarlayacaksanız zaten zamanla. Bilmediklerinizi öğreneceksiniz. Hayırlı olsun.
0
scorpion37
(28.10.17)
yav kız belli ki bebek tecrübesi olan yaşıtlarına soruyor, hemen innilirinizi sirsinizi.

hastaneden çıkarken saydığın kombin bence olur dışarda kara kış yoksa, zaten arabayla eve gideceksiniz, üşümez bence. en kötü astronot kıyafeti gibi tulumlar var ya, onlardan alır giydirirsiniz hiçbi şey olmaz.

gece uyurken yeni nesil anneler oda sıcaklığını baz alarak giydiriyorlar, 25 derece sıcaklıkta bir odada bebek terlemiycek şekilde giydirebilirsin. o da genelde şöyle: atlet görevi gören bir şey, üzerine tulum, üzerine battaniye. bu kadar.

6 aralıkta doğursana <3
0
evde liyakat kalmamis
(28.10.17)
Hastanede ikişer tane giydiriyorlar elleri ayakları çok üşüyor bebeklerin. Şuan üç aylık oğluma zıbın sweat kulotlu corap ve patikli eşofman giydiriyorum uykudan kalkıncada hırka. Hastanede doğum sonrası bebek hemsıreleri size emzirme eğitimine gelecekler onlara sorun en dogru onlar bilir. Birde yenidoğanı slingle değilde hastane çıkısı pusetle götürün bence annenin ağrısı oluyor çünkü ve bebekte su gibi dokunmaya kıyamazsınız.
0
hernezıkkımsa
(28.10.17)
geçtiğimiz aralıkta teyze olmuştum, ah minnoşum büyüdü ya <3

hastaneden çıkarken söylediğin kıyafet uygun. battaniyeleri ikileyin ama bence.

geceleri de evin sıcaklığına göre ayarlarsınız. yarım kundak kurtarmaz, ben kendimi yorganla dürüm yapıyorum yani buna göre düşünün :) yine iki kat battaniye diyorum.

ha bi de, üşütmekten değil de manyak gibi giydirmekten daha çok çekinin bence. hep etrafta görüyorum çılgın anaları, o yavrular nasıl havale geçirmiyor şaşıyorum gerçekten. sonra en ufak soğukta hasta oluyorlar falan.

velhasıl, sağlıkla dünyaya gelsin inşallah. halledersiniz çok düşünmeyin şimdiden. aklınızın yarısını alacak, kalanı da sırf ona çalışacak zaten :)
0
bxgx
(28.10.17)
Kız devorla senin mi çocuğun oldu yoksa? Güle güle büyütün. Facebook ta yüzüne emoji koyup paylaşma da çocuğu nasıl giydirirsen giydir. Anneler bilir nasıl giydieceğini.
0
for day to break
(28.10.17)
1. ceket de giydirin bence. battaniye ince olmasın kalın battaniye kullanın. aralık ayı soğuk olur.
sling bence de uygun değil.hem anne rahat edemez o da kalın bişeyler giyecek çıkarken hem de göbek düşene kadar sling bebeği rahatsız edebilir, göbeği zedeleyebilir. puset yoksa kucakta battaniyeye sararak çıkarırsınız.

2. yarım kundak deliksiz uykuya da yardımcı oluyor bebek kendi hareketinden uyanmıyor ama bebek gelişimine olumsuz etkileri olduğu için önerilmiyor. kalça çıkığı riski, dolaşıma olumsuz etkileri var. bir de bebek ayakları kıvrık tutmaya alışkın, kundak rahatsız eder. uyku tulumu hem kullanımı rahat hem zararsız.
bir batında doğum olsun, analı babalı büyüsün:)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(28.10.17)
Benim duyduğum; evde anne baba nasıl giyinirse onun bir kat fazlası. Çocuk üzerine giyerse bir de yelek veya boydan tulum. Özellikle astronot uyku tutumları iyi oluyor. Ama bebeğimiz için kullanmadık biz.
0
ceyhan prensi adana
(28.10.17)
sling hastaneden çıkmaya uygun bir ürün degil.

çünkü sling e sarsıntınızda siz kemer takamiyorsunuz. bu da bir kaza anında savrulmaniz ve bebeğin sizinle çarptığınız yer arasına sıkışması demek.
biraz büyüyüp de kanguruyla geçince ya da single devam ederken ben kemeri sırtımdan geçirip sadece bel bölgemden tutturuyordum. bu da taksi ya da araba koltuğu olmayan bir arabaya binmek zorunda kalırsam uyguladıgim bir yöntemdi.

hastaneden sadece ve sadece ana kucağı icinde cikarin. arabada hep ana kucağında olsun. inince sling e sararsınız.

sağlıkla kucağınıza alın.. . gözünüz aydın şimdiden.. .
0
balik kraker
(28.10.17)
(55)

Eşimin borçlarıma yardım etmesi gerekmez mi?

anladım
Evlenirken oturma odasını ve salonu ben aldım, ev aldığım için içini biraz dekore ettirdim falan baya bi borç oldu. Eşim de yatak odasını, beyaz eşyaları ve mutfak eşyalarını falan aldı, daha doğrusu onun ailesi aldı sanıyordum. Buraya kadar sorun yok ama ben ailesi aldı bilirken meğerse 10 bin tl k
Evlenirken oturma odasını ve salonu ben aldım, ev aldığım için içini biraz dekore ettirdim falan baya bi borç oldu. Eşim de yatak odasını, beyaz eşyaları ve mutfak eşyalarını falan aldı, daha doğrusu onun ailesi aldı sanıyordum. Buraya kadar sorun yok ama ben ailesi aldı bilirken meğerse 10 bin tl kredi çekmişler, onu da eşim ödeyecekmiş. Kına için vs. para yetmemiş öyle diyor. Tamam da ben ev taksidini birlikte öderiz diye düşünmüştüm, ben annemlere 12 boyunca her ay 900 tl vereceğim deyince bende şarteller attı. Madem katkın yok işten çık evde otur, senin ailen benim bunun farkına var istersen dedim zaten 1500 tl maaşı var. O da annemler o kadar masrafın altından nasıl kalksın sen durumumuzu bilmiyor musun dedi, yanaşmadı yani. Ondan beri biraz soğuğuz.

Ben anlamıyorum ya kendilerini iş yaptı diye gösteriyolar ama meğerse yine bize yükleniyormuş borçlar. Allah aşkına çok ayıp değil mi bu yaptıkları?
0
anladım
(26.10.17)
ailesi size biz aldık, sana ödetmiycez mi dedi? dediyse bile demek ki yan çizmişler çocuklarından bekliyolar. eşin napsın, ailesine banane siz ödeyin mi desin? ailenin yaptığı eğer öderiz deyip ödememekse evet ayıp ama burada eşini suçlamanı gerektirecek bi durum yok.

madem katkın yok işten çık evde otur ne çirkin bi yaklaşım ya.

başlığa bakınca rızkını ota boka yatırıyo sandım ama ortada başka bi durum bar. bakış açın yanlış.
0
elorelia
(26.10.17)
Yatak odasini iviri ziviri alacak durumun yoksa soylersin esine beraber alirsiniz. Herkes hesabini kitabini yapar.

Artik olan olmus, o esyalari sanki beraber almissiniz gibi hesaba dahil edip oturup matematigini yapin.

Ben olsam ne yapardim; kredi ceker tek seferde onlarin ne kadar borcu varsa kapatir hayatimdan cikarirdim. Geri kalan kismi da beni ilgilendirirdi. Ona 500 vericem, oburu benim icin kredi cekmis 600 vericem falan olmaz o isler. (dedigim gibi bana gore)

edit: tekrar okudum yazdigimi da "hayatimdan cikarirdim" derken parasal mevzular anlaminda.
0
brkylmz
(26.10.17)
"evi alırken bana mı sordun" iyi bir soru sanki
0
danton
(26.10.17)
hocam
1 yıllık bir süreç biraz dişini sık
üzme yengeyi
aksam bir cicek al git
10 bin lira cok az bir para
0
kingcyrax
(26.10.17)
sizin borcunuzla eşinizin borcu arasındaki fark ne onu anlamadım? ikiniz de kendi evinize kendi kullanacağınız eşyalar almışsınız ve onların borcunu ödüyorsunuz işte. eşiniz ailesine havadan para göndermiyor yani. durumları varsa masrafları kendileri karşılayabilir elbette ama böyle bir zorunlulukları da yok. biz karşılayacağız deyip de böyle yaptılarsa işte o zaman ayıp.

"Madem katkın yok işten çık evde otur" bunu söylerken tam olarak ne düşündünüz onu merak ettim.
0
nrmnm
(26.10.17)
ya evet bi de anlamıyorum yatak odasını benim kartımla aldık annesi nakit verdi bana, beyaz eşya da aynı onu da ay ay ödediler. Sanırım perde konusunda aramızda bi anlaşmazlık çıkmıştı onu anlatmıştım, perdeyi onlar yaptılar, siz karışmayın kızımın istediğini ben alırım dedi annesi. Bu büyük ihtimalle perdeyle kına ama bana söylemiyor korkusundan bi de böyle bi şey var, çünkü perde için annemin kalbini kırdı şimdi annem yapmadı diyemez.
0
🌸anladım
(26.10.17)
Aynen ya olmuş bi kere.Ödeyebilcek durumda olsalar 1500 maaş alan birine yıkmazlardı heralde.Cok hoş bi durum değil ama bu durumun içinden anlayışla çıkabilmek bu evliliği sürdürür, hemen atarlanmaya gerek yok.
0
maria puder
(26.10.17)
Bi de hiç borç olmasa bile annesine 10 bin tl veremez miymiş, o kadar okutmuşlar. İyi ver ama biz borçluyken mi olmalı bu.
0
🌸anladım
(26.10.17)
eski konularını hatırladım. sen annemi kırdı kafasındasın. ama o konularda eşinin de kalbi kırıldı. bişeylerin hıncını çıkarma. yanlış yoldasın. eşin şu durumda napsın ailesine ödemiyom mk siz ödeyin mi desin?
0
elorelia
(26.10.17)
Anlayış göster diyenlere: gösteremiyorum ya, çok uzatırım ben bunu. Verilmeyecek o para, anneme söylemedim daha, söylesem anında arar annesini.
0
🌸anladım
(26.10.17)
asıl inanılmaz ayıp olan senin yaptığın. insan eşine "madem katkın yok işten çık evde otur" der mi ya! ben bu lafı duysam biraz soğumam, tek kelime etmeden çeker giderim. para konusunu nasıl da büyütmüşsün ya, hem de "napalım, olan olmuş. hallederiz bir şekilde hayatım" diyip eşinin gözünde kahraman olabilecekken. en sevmediğim insan tipisin kusura bakma. ben hazmedemiyorum sevginin olduğu yerde para konuşulmasını.

diğer yandan, eşinin ailesinin durumu yokken sizlere de haber vermeden krediyle eşya alması evet biraz hoş değil ama size yardım etmek istemişler işte kendilerince ve ellerinden bu gelmiş. ayrıca senin düşündüğünü onlar düşünememiş olabilirler. ona bakarsan sen de "ev taksidini eşimle birlikte öderiz" diye düşünmüşsün ama bunu söylememişsin eşine, belki eşin bunu bilseydi böyle borç harca girmeyecekti.

kınaya para kalmıyorsa yapmayıverin. diğer ıvır zıvır eşyaları da almayıverin. paranız oldukça alırsınız. borç harçla yaşamayın şu hayatı, az şeyiniz olsun ama birbirinize saygınız olsun, para gibi çirkin bir konudan böyle kavgalar çıkmasın.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(26.10.17)
hoş bi olay olmamış ama para mevzusu yüzünden birbirinizi kırmayın derim kardişim.
0
herhaltibiliyoring
(26.10.17)
anaa sen o perde olayındaki "zeynep"in nişanlısı mıydın? evlendiniz demek sonunda hayırlı uğurlu olsun.

siz niye evlendiniz ki ya?? sizin evlilik işinin yürümeyeceği başından belliydi zaten.

asdfgfhgjk evet hemen koş yetiştir annene..
0
nrmnm
(26.10.17)
@elorelia evet gayet kocam izin vermiyor anne diyebilir. Bana bunu nişanlıyken söyledi ben de krediye yardım etmen lazım, öyle olmaz bak dedim, şimdi bi çekelim de para lazım napalım demişti meğer geçiştirmiş.
0
🌸anladım
(26.10.17)
yaptıkları şey ayıp, çirkin gerçekten. ama zaten alınması gereken şeyler. onlar alıp sizin üzerinize yıkmasa bile bir şekilde yine siz borçlanacaktınız bu eşyalar için. eşinize karşı olan tutumunuz çok çirkin.
0
rahip janick
(26.10.17)
geçenki olay şimdi aklıma geldi. umarım trollsündür. zira eğer gerçekse senden ne eş ne de arkadaş olur.
0
danton
(26.10.17)
10 bin tl için karımla tartışmaya girmem bile.hele yeni evlenmişsem.
derdin planlama ise eğer evlenmeden önce yapılır bu işler.
0
jamswety
(26.10.17)
abi bence sen, eşin, onun ailesi, senin aile falan hepiniz aynı kafada insanlarsınız birbirinizi iyi bulmuşsunuz, o yüzden önünüzde uzun bir evlilik olacağından eminim. tebrikler. dışarıdan bir muhasebeci ya da hakem gibi bir şey tutun bu meseleleri halletsin zaten evlenmiş misiniz limitet şirket mi kurmuşsunuz belli değil, bu sorunu en iyi 3. parti çözer.
0
sir gawain
(26.10.17)
kocam izin vermiyor nedir ya. senin annen ablan perde için olay çıkarırken sen burda akıl alıyodun, aklına nişanlım seçecek demek gelmiyodu. hayırdır neyin inadı bu. üzüldüm valla kıza.


bak hala kendi anneni karıştırıyosun. ona ne laf düşüyor burda?

''Anlayış göster diyenlere: gösteremiyorum ya, çok uzatırım ben bunu. Verilmeyecek o para, anneme söylemedim daha, söylesem anında arar annesini.''

valla yazık senin gibi biriyle evlenen kıza. git koş anana hemen haber ver toplasın arkanı. ablana da söyle o da eksik kalmasın.
0
elorelia
(26.10.17)
Anlatmak istemiyordum ama kavga aslında daha da uzadı, zeynep biz bu kadar alamayız oturma odasını biz alsak, yatak odasını siz alsanız olmaz mı demişti, ben de o zaman oturma odası sadece koltuk değil, ünitesi var, televizyonu var. Sen bunları nasıl alacaksın yatak odasına pahalı diyorsan? diye sordum. Şimdi sen bizim üstümüze yüklendin böyle oldu diyor. Halıyı bile aldırmışım e bi odayı yapıyorsan halısız mı olacak. Evet ailesinin durumu yok, babası emekli, ben ne yapayım ama, vurun abalıya mı olacaktı?

Yatak odasını da zeynep beğendi kadın sonraki şeylere param kalmaz kızım bunu alamam deseydi. Yanlış mı düşünüyorum ya.
0
🌸anladım
(26.10.17)
Düğün sürecinde olması gereken iki ailede gücü elverdiğince yapabileceği maddi desteği söylemeli çocuklara. Çocuklar da toplam bütçe üzerinden hareket etmeli.

Bu yola girmek de kolay değil tutucu ve baskıcı aileler yüzünden.

Benim eşim annesinin oturduğu evin kirasını ödüyor, bunları kafaya takarsan hayattan zevk alamazsın. Onun gelirine karışma bence, bırak dilediğince harcasın, vakti gelip birikim yaptıkça ortak bütçe yaparsınız.
0
cakabo
(26.10.17)
ahahaah abi "curtain incident" da mı sizindi ya? siz sahiden çok yanlış bir işe girmişsiniz. üniversitede eve çıkan pimpirikli, her kuruşun hesabını yapan insanlara benziyorsunuz. "ben onu aldım, sen bunu al, ben şuna şu kadar para vermiştim şimdi sen bana şu kadar vermelisin." kafasıyla arkadaşlık bile yürütülemezken siz evliliğinizi nasıl yürüteceksiniz? boşandığınızda da herkes ne aldıysa eve, onu alıp gider artık.

yol yakınken boşanın hacı siz. keşke evlenmeseydiniz.
0
rahip janick
(26.10.17)
bayılırım dedikoduya, kahvemi de aldım geldim. Uzun zaman olmuştu, hala da tam müsait olmamadım gerçi. Neyse;

Öncelikle, kalben sevip aklen evlenenlerin dünyasına hoşgeldin. ikili ilişkiler rastlantısal oluştuğu için çokcanası efsunlu başlıyor ve insan o dönemlerde bu tür şeyleri konuşmaktan çekiniyor/atlayabiliyor/yahut önemsiz görebiliyor. Ve devamında evlilik arefesinde ve sonrasında işin içine maddi aksiyomlar girince de(-ki zaten alelerimiz evleniyor dalaveresi de tam bu noktada kopar, onun dışındaki sosyo-kültürel uygunluk filan fason olaylardır)... girince de kendi(burası kıymetli) ailesi etrafında bi' takım kararlar alıp bunu ''tadımız kaçmasın'' kisvesiyle ortalığa saçmadan uygulayabiliyor. O kadar yaygın bir olay ki bu, sen de ucundan nasiplenmişsin işte biraz. telaşa mahal yok.

Bu noktadan sonra, olayı konuşarak senin yaklaşımınla çözebilmeniz mümkün değil. Zaten asıl marifet bunun önüne geçebilmekti, yani öncesinde ''ben öyle sanıyorum''lara yer vermemekti, o kısmı başaramamışsınız. Buradan sonra da, ya siyasi davranıp ''pazarlık'' kavramına başvuracaksınız(bu kısmı romantikler sevmez ama, eninde sonunda süreçte yaşayacaksınız) ya da hiç kirli işlere bulaşmadan ''sevdiceğimin ailesi benim de ailemdir madem böyle bir gereklilik gördünüz, biz de üzerimize düşeni yerine getireceğiz elbette ama keşke bunu daha önce konuşsaymışız'' gibi daha yapıcı bir rol alarak Atlas'lığa devam edeceksin.

Sorununuzun çözümüne/cevabına, kabullenmekle ulaşacaksınız. Sorunun cevabı ise, ayıp kavramı ile ilgili(şimdi hiç bunlara giresim yok)

Yani, normalde kadın tarafı bunu asla ayıp olarak görmez, hatta sınıf atlama arefesinde olan herhangi birileri de - kadın/erkek farketmeksizin bunu ayıp olarak görmez. Aileye karşı borç olarak görür.

Yani senin aile kavramınla eşinin aile kavramı biraz farklı(ne kadar iyi niyetliyim). Sen aileni onunla oluştururken o ailesine seni dahil ediyor. Dostoyevski(onun da Allah iyiliğini versin) bu durumu ayrıntısıyla açıklar zaten.

Yani sen aslında şikayet ettiğin bu duyurunda haklısın, ancak daha önceden bunları konuşmadığınız/öngöremediğin için ve sonradan takındığın biz bir aileyiz çok çalışıp az kazanıyorsun bunun da 900'ünü bize ayıramayacaksan, hiç çalışma yorulma evde dur bari, rahat edersin(!) tavrınla kusur dağılımında 4/10'luk bir pay kazanıyorsun. Geçmiş olsun.

Bi' çiçek alıp bu zor günlerinde hanımı yemeğe götürüp özür dile. Kendi içinde bulunduğun psikolojik ve fiziksel şartları anlat ve ona hak verdiğini fevri ve ani çıkışın için de affetmesini ve biraz da anlayış beklediğini ilet.

Romantizm böyledir işte, olmadık zamanlarda olmadık ödünlere sebebiyet verir masraf açar. Öğrenciyken et döner yemeye benzer, en ihtiyaç halinde yeni bir hediye-yemek masrafı çıkartır. Ve her ne kadar sevgililer günü ''olmasa da olur'' diyenlerden de olsa o hediye ve yemekle mutlu olur, taviz verir.

Bugün hava çok güzel, ben leblebi almaya gidiyorum.

edit: oha, ben yazana kadar 3milyon kişi yazmış(tam saymadım) herkes eli klavyede bu soruyu bekliyormuş meğer. Herkesin her konuda bir yargısının(fikir değil) olması ne güzel demi, insan ırkı çok eğlenceli esasında.
0
mete kudur
(26.10.17)
trollsen gerçekten çok başarılı bir çalışma. kurgu falan süper olmuş. takdir ettim ve ayakta alkışlıyorum.

yok bu muhabbetler gerçekse allah evinize ateşler salsın.
0
nrmnm
(26.10.17)
kötü bir eşsiniz.

eşinize yaklaşımınız çok çirkin. 10 bin değil 100 bin dahi olsa yaptığınız yanlış.

kötü bir damatsınız.

aileler ödeyeceğim demiş olabilir ama durumları elvermemiştir. ev hazırlıkları yaparken de ödeyemicez almayın diyememişlerdir. siz onların evlatlarını aldınız. onların borcu, onların sıkınıtısı eşinizin, dolayısıyla sizin de sorumluluğunuz.

kötü bir erkeksiniz.

anneme söylesem annem hemen annesini arar ne demek. ne biçim erkeksiniz. büyüyün. erkek gibi davranın.
0
eeb
(26.10.17)
suclu sensin. esine asla eve katkin yoksa cik isten otur diyemezsin. Ailenin durumu kotu olsa sen yardim etmeyecek misin hic bi sekilde? yanlis dusunuyorsun. Tamam olan olmus onceden olsa kizmakta hakli olabilirsin ama afedersin gote giren semsiye acilmaz.

birak yil idare et sonrasinda bulursun bi caresini. Artik siz aile oldunuz bunlar sizi birbirinizden sogutacak sorunlar sakin esinizin ustune gitmeyin kafaya takmayin. 1 yil sonra biter o borc zaten sonra diger borclarinizi odersiniz.
0
England
(26.10.17)
@anladım, eski duyurularınızı da okudum ve anneniz ile ablanız gerçekten zor insanlar, büyütülmeyecek konuları öyle büyütmüşler ki sürekli gerginlik olmuş. Bana kalırsa siz de genel olarak orta yolu bulmakta zorlanıyorsunuz ve ailelerin ilişkinize başından beri haddinden fazla müdahil oluşunun artçı sarsıntıları sürüyor.

Eşinizle biraz empati kurmalısınız, benim anladığım kadarıyla anneniz ve ablanız fazlasıyla ve haksız yere üzerine gittiğinde dahi saygı çerçevesinde yaklaşmaya çalışmış kızcağız. Ayrıca"madem katkın yok çık evde otur" demeniz çok kırıcı ve kaba. Ben eşinizin yerinde olsam gönlümü almanızı beklerdim.

Ekleme:Konuyla doğrudan ilgili değil ama yine önceki duyurularınızdan yola çıkarak belirtme ihtiyacı duyuyorum. Artık kaç yaşına gelmiş evli barklı insanlarsınız. Evde huzurlu olmak istiyorsanız (hem eşiniz hem de sizin için söylüyorum) annelerinize ve ablalarınıza evdeki her konuyu/sorunu aktarmamalısınız, sonra muhtemelen farkında dahi olmadan onlar tarafından dolduruluşa getirilip gelip eşinize patlıyorsunuz.
0
a day at the races
(26.10.17)
Ne eşinin ailesi ne de senin ailen sizin evinize katkı da bulunmak zorunda. İsterlerse hiç bir şey yapmazlar, ki senin eşinin ailesi de maddi durumlarını da mazeret göstererek size destek olmamışlar. Olayı böyle gör, borç sizin borcunuz, ikinizin, ev de ikinizin, hayat da, o yüzden eşinle kendini ayrı düşünme. Beraber ödeyeceksiniz borçları başka yolu yok.
0
elikası
(26.10.17)
ay sen osun!

vallahi bilsem cevap bile yazmaya tenezzül etmezdim karşim. gelip bizden bir ton şey için akıl aldın, herkes “annen ablan haksız, zeynep haklı. kızın tarafında ol” dedi, sen gene anacığının yanına koştun. bu sefer de belli böyle olacak.

sen bizi falan boşver, kafanın dikine gitmeye devam et. ne de olsa her kadın bir noktaya kadar sever, bir yerden sonra “elin adamının kaprisini mi çekmeye geldim bu dünyaya” diyip boşar seni.

hakkınızda hayırlısı.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(26.10.17)
eşin yanlış biriyle evlenmiş.

senin ailen kıza psikolojik eziyet ediyordu, yazdıklarını hatırlıyorum. sen o zaman ailene karşı "karışamazsınız, sizi ilgilendirmez" diyemiyordun da "yaa annemi kırmadan nasıl halledebilirim" diyordun.
şimdi karın, ailesini senin için neden karşısına alsın?
eşyalar müşterek evinizde, ortak kullanımız dahilinde değil mi? yani kadının ödediği para, anne babasının kullanımı altında değil, senin ve kendisinin kullanımında? eee neyin tatavasını yapıyorsun?
bir şekilde bazı şeyleri söyleyememişler ama, eşyaların senin kullanımındaysa, kazıklanıyormuşsun gibi davranma. üstelik kadın "kendi çalıştığı ve kazandığı" para ile ödeme yapıyor, senden para talep etmiyor...

evlenmiş olsanız da, eşinin yanlışından çocuk yapmadan dönmesini diliyorum...
parasını kendi alın teri ile ödediği eşyalarını alsın, babaevine dönsün. sen de karına psikolojik şiddet gösteren ananın yanına...
0
patty duke
(26.10.17)
pazarlık kötü mevzu ama arkadaş paraları yoksa ne skime kına yaparlar ki?
paran yoksa kına yaptırmazsın kına parasıyla gider eve eşya alırsın.
0
whatdreamsnevercome
(26.10.17)
asıl senin yaptığın ayıp. zaten durumları yokmuş, kimsenin de art niyetle 'ya şu eşyaları alalım da şimdi, sonra damada kitleriz' gibi bi düşünceye sahip olduğunu da sanmıyorum. başta öderiz diye düşünmüşler, şimdi ödeyemiyorsa işin bi yerinde kafasızlık yapmışlar ama ayıp falan değil. napsın yoksa, banka mı soysun, hırsızlık mı yapsın?! sanki var da vermiyor insanlar..

inanılmaz çirkin bi şey bu ayrıca. siz yeni bi aile değil bildiğin anonim şirketi kurmuşsunuz. onu o aldı, bunu ben aldım muhabbeti yapıp bunun çetelesini tutmak ne ya?! o ev sizin, evdekiler sizin, her şey sizin. senin paran benim param diye de bi şey yok, evlisiniz, hayatı paylaşıyorsanız her şeyi paylaşacaksınız. bu benim-onun muhabbeti döndükçe daha çok böyle şeyler olur zaten.

koş annene yetiştir şimdi.
0
mehmed resad
(26.10.17)
Abicım siz çift terapisine gidin acilen. Yoksa sen kızı çeker vurursun mazallah böyle haksız bir sebepten. Sende o ruh halini görüyorum. Annesinin, ablasının gölgesinde yıllarca ezilmiş, şimdi de kendi eşine onların gazıyla lagaluga yapan özgüveni düşük koca modeli olmuşsun resmen. Dikkat et bak, iyi bir yere gitmez bu hallerin.
0
inawen
(26.10.17)
Trolmusun trolsen cok basarılı değilsen olmamıs yakısmamıs. Evlilik sozlesme değil hayat bağı demek o borclar kapansın kimsenin kalbini de kırma sonra da duzenini kur bi dahada esine senin ailen benim ailem zart zurt deme sizinkiler bizimkiler yok artık otur oturdugun yere karınında gonlunu al kadınlar anlayıslıdır anlar olgunlas
0
steward
(26.10.17)
Aşktır, cicim ayıdır; bu nedenlerle ekonomik şeyler konuşulmamıştır, olabilir. Belki haklısınızdır ama üslup kabus.

Kızı aşağılamışsınız 'Kuş kadar kazanıyorsun zaten, çalışma' diye. Hem de kızın ailesinin durumunu bile bile 'Bana ne, ben televizyonumu da isterim, halıyı da isterim' diye yüklenmişsiniz. Yani, hem her eşyam olsun, hem de kız ödemesin diye bir şey yok. En yakın arkadaşım 2010'da evlendi; televizyonu daha bu sene alabildiler. Halıyı da iki üç sene önce alabildiler, öncesinde halısızlardı. Belki eşiniz de halısız oturmaya razıydı. Ailesi dar gelirliyse, emekliyse; tabii ki kız ödeyecek. Sanmıyorum ki ailesi kötü niyetle size kitlemiş olsun. Kız zaten ailesine 'ikinizin' kullandığı eşyalar için para veriyor; dolayısıyla size ve borçlarınıza yardım ediyor zaten. Evinize eşya alıyor, daha ne yapsın. Size yardım etmesi için illa elinize parayı tutuşturması gerekmez.

Onun hatası size baştan söylememek olmuş. Belki de tatsızlık çıkacağını düşünüp söylememiştir, ki verdiğiniz tepkiye bakılırsa söylemeye korkmuş da olabilir. Valla, yazınızdan ben korktum.

Artık iş işten geçmiş. Kızın eve kalan 600 TL de olsa bir katkısı var ve büyük olasılıkla elinden geleni yapıyordur. Yani, ona para veren oldu da, o mu bu işe razı oldu. Hem ailesini yükten kurtarmaya çalışıyor, hem eve katkıda bulunmaya çalışıyor az maaşı ile.

Edit: Aaa, perde olayını hatırladım. Kod adı Zeynep olan kız. Zeynep'e sarılın sıkı sıkı ve bırakmayın. Kız hem sizi çok seviyor hem de peygamber gibi sabrı var. Değerini bilin. Uzun vadede kızı kanser etmezseniz stresten, daha iyisini bulamazsınız.
0
aychovsky
(26.10.17)
herkes birden beni mi trollüyor? nedir bu? ne biçim evlilik bu? nasıl aile ilişkileri bunlar?

kaç tane cevap girilmiş, biri de çıkıp hunharca "zaaaaaaxD" diye gülmemiş arkadaş. herkes ciddiye alıp gayet de "kettle çay kaşıklarından 10 lira pahalıya geldi, bu kabul edilemez" tadında cevaplar vermiş.

truman show mu bu?

imdaaaat amk!
0
boyle buyurdum
(26.10.17)
''anneme söylemedim daha, söylesem anında arar annesini.'' keşke büyüyüp evlenseydiniz. daha maç başlamadan birbirinizden bazı şeyler gizliyosanız ilerde çok kavga olur.
0
xu
(26.10.17)
Önceki sorularını da okudum. Siz Zeynep'le evlisiniz. Hayat arkadaşı olarak birbirinizi seçmişsiniz. Annen ve ablanı (önceki sorularına istinaden) neden evinin içine karıştırıyorsun? Ailene tabi saygısızlık edilmesine izin verme ama "anneme söylesem hemen annesini arar" ne demek ya. Bu kadar basiretsiz olmayın Allah aşkına, eşinize yazık günah yahu.

Yuva kurmuşsunuz, paranın pulun hesabını yapmayın. O eşyalarla huzurlu biçimde yaşamaya bakın. Bir de kadını aşağılamışsın. "Eve katkın olmayacaksa" ne demek iş ortaklığı veya ev arkadaşlığı mı yapıyorsunuz? Biraz şefkat.. Evlilik hastalıkta sağlıkta diye yapılır...

O kıza karşı biraz anlayışlı olsaydın ayrıca sana kredi çektiğini de söylerdi. Tepkinden korkmuş besbelli. Yazık, karına destek çıkıp, canın sağ olsun, üzülme ödenir gider deyip sarılacağına, hesaplar yapıp burada yazıyorsun.

Karın hatalıysa karına, annense annene, ablansa ablana güzelce hatasını açıklayarak tepki göstermelisin. Ama sürekli bir anneyi masum görme ön yargısında olmamalısın.

Ayrıca kızın ablası akademisyenmiş. Ne demek akademisyenlik işten kaçanların mesleği. Kıskanmış belli ki. Ablana aşırı derecede sinir oldum. Birazcık kitap okuyarak ufkunu genişletse de böyle kırıcı konuşmasa iyi olur.

Troll olmasan da böyle erkekler var. Şaşırmıyorum...
0
uçurumda açan çiçek
(26.10.17)
Senden tiksindim. Kafan hiç çalışmıyor, daha önce de yazmıştım.

900 lira ailesine gönderiyor, evin kredisine yardım edecekti diye kavga çıkartmışsın sonra da demişsin ki "Otur evinde zaten aldığın 1500 lira." Ee sen o 1500 liraya muhtaçsın? Neyin atarı? Senin ailen benim demişsin bir de, seninki annen ama? Git annenin dizine yatmaya devam et.
0
Lim5
(26.10.17)
Durumu olmayan biriyle evlenmeseydin. Hem eşya istemişsin bir ton ses edememiş kız. Karşı tarafı hiç anlamamışsın. 1500₺ azsa neden o paraya tamah ediyorsun. Kız hiç şikayet etmemiş sana 600₺ ile geçinilir mi dememiş. Bugün sodekso va yoksa aylık dışarda yemek zaten 300₺ tutuyor en az (iş için öğle yemeğinden bahsediyorum) yol parasıydı vs kızın elinde ne kalıyor ki.
Tiksindim artı bir
0
fasulyek
(26.10.17)
makara yapmıyorsanız gereksiz tavırlar içindesiniz. @Trollziya haklı. evlenmeseydiniz madem. ne perdeymiş birader
0
burya
(26.10.17)
Anayi baciyi karistirma.
0
japon askeri
(26.10.17)
ayrıca duyurunun başlığı da feci şekilde manipülasyon içeriyor, "eşimin borçlarıma yardım etmesi gerekmez mi" diye sormuş.
eşin zaten 1500 lira maaş almasına rağmen borçlarına yardım ediyor. ortak kullanımınızdaki eşyaların parasını ödüyor.

bir de "anneme söylemedim, söylesem anında annesini arar" demişsin, çirkeflik genetik galiba?

siz aşk evliliği de yapmamışsınız belli... ondan bu derece hesap kitap.
vay anasını...

neyse, ben başlığın esas sorundan uzak, manipülasyon içerdiğini söylemek için tekrar gelmiştim, iki sıvadım gidiyorum.
0
patty duke
(26.10.17)
Suçluyorsun ama suçladığın şeyleri sen de yapıyorsun.
Sen borçsuz mu evlendin de eşinden borçsuz evlenmesini bekliyorsun?
Üstelik kızın ailesinin ödeme gücü de yok. Ödeme gücü olsaydı bile borçsuz gelmesini istememen gerekirdi. Adil davranmıyorsun.
Evi evlenmeden önce edinmişsin. Diyelim ki ayrıldınız, ev kimde kalacak? Sen tadilat yap, borçları eşinle beraber ödeyin, ama ev senin. Yok öyle bir dünya. Senin düşünce tarzın hatalı olduğu için konunun bu yönünü de yazdım. Yoksa normal evlilikte senin benim diye bişey olmaz. Yanlış anlaşılmasın.

"Madem katkın yok evde otur" düşüncene diyecek laf bulmakta zorlanıyorum. Evlilik yaşamı beraber kucaklamak, birlikte yaşamak demektir, birinin diğeri üzerinde tahakkümü demek değildir. Olur da evliliğiniz sürerse ilerde rüzgarın yönü değişir böyle düşünüp böyle yaptığına bin pişman olursun benden demesi.

Sen eşine "senin ailen benim" diyecek bir kişi olduğuna emin misin? Peki senin ailen kim?
Anneme söylemedim demene bakılırsa yetişkin vücudunda ana sınıfı çocuğu var. Sana bi abla tavsiyesi, baba olmadan önce bunu iyice düşün.

Aldığın evde mutlu huzurlu yaşamak istiyorsan eşini mutsuz etme. Kadın mutsuzsa, huzursuzsa adam da mutlu huzurlu olamaz, o kadının yetiştirdiği çocuklar da mutlu birer çocuk olamaz. Para mal mülk hepsi hava civa, bir evde huzur yoksa diğer hiç bir şeyin anlamı olmaz.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(26.10.17)
Sana onerim bu tur konulari buradaki insanlara sorma. Buradaki kullanicilar (ben de dahil) klavyenin basindan catir catir yazar gecerler, kimse boyle konularda kendini senin yerine koyamaz. Istese de koyamaz! Yorumlarin alayi empatiden yoksun olacaktir. Gercekten senin durumunda iken dusunecegi gibi dusunmezler buradan yazarken. Sana haklisin ya da haksizsin demiyorum. Olaya bir yorum yapmiyorum. Demek istedigim su ki bosuna soruyorsun. Aile meselelerini buraya ya da bunun gibi platformlara sormak hicbir ise yaramaz. Surada yazan bir dunya yorumun hepsi bos. Olumlu ya da olumsuz yorum olsun, hicbir getirisi yok sana.
Ya "vay serefsiz, hic oyle yapilir mi" diye yuklenecekler ya da "asiri haklisin vur agzina" diye destekleyecekler. Kendince 2dk icinde yorumlayacak herkes olayi.
Otur dusun, durumu kendin degerlerndir, dogrusuna kendin karar ver, ona gore hareket et. Bosuna kafa karsikligi yaratma kendine bu konularda.
0
stavro
(26.10.17)
stavro +1
0
xvyz
(26.10.17)
senin suçun kendini bu duruma düşürmek. ben de dahil olmak üzere seni suçlayanlar da sana karşı ayrımcılık yapıyorlar.

karşı tarafın suçu ise sana haber vermeden senin sırtına binmek.

bu durumu ya aşacaksın ya da aşamayacaksın.

kadını savunmak dünyada toplumsal bir refleks olmuş. insanlar karşıdakinin haksız, akılsız, düşüncesiz olduğunun farkında bile değiller. ona ayrıcalık tanıyorlar. kadınlar sanki çocuk gibi, hasta gibi, sakat gibi, bakıma muhtaç gibi hoşgörülen bir konuma sahipler. sorumlulukları yokmuş gibi davranıyorlar. dolayısıyla evlilikte de kadın erkekten biraz daha eşit.

artık buradan ders al. gelecekte akıllı ol; hem kendini bu tarz durumlara düşürme hem de ayrımcılığa uğrayacağının bilincinde ol.

geçmiş olsun.
0
idexo
(27.10.17)
insanların çalışması ve meslek edinmesi gerek.
bizim çalışma önceliğimiz maaş ve gelir elde etmek olsa da, her hangi iş sahibi olmanın psikolojik etkisi getirdiği mali değerden daha fazla.

yani eşiniz daha az kazansa bile evde oturmasını değil, çalışmasını desteklemeniz gerekir. yoksa kendini körelttiğini düşünür ve kötü hisseder.

"anneme söylerim, annesine telefon eder" lafı ve düşüncesi çok kötü.
ailenizi karıştırmayın, onlara bu durumdan bahsetmeyin. hatta kimseye bahsetmeyin. buraya bahsederek kendinizi haklı çıkaracak birini arıyorsunuz. aramayın.

eşlerin birbirinin maaşını bile tam olarak bilmemesi gerektiğini düşünüyorum. aile planlaması için yaklaşık olarak bilebilir, ama tam olarak bilmemeliler. bazı özel durumlar eşle bile paylaşılmamalı iken, ailenize, "yeni aileniz" ile ilgili olayları anlatmanız doğru değil.
0
dahinnotha
(27.10.17)
anneme söylesem annesini arar nedir dlfjdfs kaç yaşındasın abi sen

kadına yazık+1071

umarım seni boşar

sevgiler, naru.
0
narudocko
(27.10.17)
Tatlı su ekşicileri toplanmiş yine. Bence adam hakli. Abicim o zaman sen de kendi ailene aldiklari esyalarin parasini öde.
0
pozitif pekistirici
(27.10.17)
Adam borçlarıM diyor, "sen de ailene yaptığı masrafları öde madem " deniyor. kızın ailesi de salt 10 bin lirayla kız evlendirdi sanki.
35 yıllık evli, iki oğlan kardeş bir kız kardeş iki de kız çocuğumu evlendirmiş biri olarak hatalı tarafın erkek tarafı olduğunu açıkça görüyorum.
kız annesini ve tarafını dinleyin bakalım ne anlatacaklar.
kız yatak odasını alamayacağız demiş, oturma odasına gücünüz hiç yetmez demişsiniz. perdeye karar vermeye kalkmışsınız kızın annesi evladımın istediği olsun ben alayım bari demiş. bir de perde için annemin kalbi kırıldı ondan şimdi bana söyleyemiyor diyorsun. perde olayında annen çok hatalıydı kalbi kırılacak bir durum yoktu. o kadar anlatmaya çalıştık ama anlatamamışız sanırım.
kız tarafı kızımın başı yere eğilmesin eksikli kalmasın demiş siz de halısı perdesi tadilatı uçmuşsunuz. şimdi de zorlanıyorsunuz işte böyle.
annen dominant bi karakter. anlıyorum onu kırmak istemiyorsun filan ama yuvana müdahil ederek kendi mutluluğunla oynuyorsun. bu iş böyle yürümez. yakında çatlaklar baş göstermeye başlar. geri dönülmez yaralar açıyorsun. senin ailen eşin. borçlarım değil borcumuz demen gerekir. birlikte ortak kararlar alın başkasını karıştırmayın. sağlam bir yuvan olsun istiyorsan tabii.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(27.10.17)
yanlışsın kusurabakma, eşinin de üstüne varıp onu arada bırakma, tercih yapmak zorunda bırakma.
0
esesdopiyespiyes
(27.10.17)
çok sağlam bir şekilde karının yanında duramayacaksan da ayrılın bence, zavallı kızcağıza bunları yaşatma.
0
esesdopiyespiyes
(27.10.17)
Kafaniza silah mı dayiyorlar evlenin diye anlamiyorum... Ceplerinde evin esyalarini alacak para yok, borca girerek dugun yapiyorlar.
Pes. Muhabbete bak.
Ucun besin pesinde ucuz ucuz para muhabbetleri. Varos isi
0
terra rossa mia
(27.10.17)
son olarak da şunu diyeyim; anneniz sizi boşatacak, sebebiniz olacak. bilginiz olsun
0
esesdopiyespiyes
(27.10.17)
(4)

Muhasebe cetveli hk

adilaradevrim
Merhaba,Soru 1: Neden muhasebe cetvelinde, sol taraf BORÇ, sağ taraf ALACAK olarak addedilmiş? Soru 2: Neden ilk açılış kaydı BORÇ ile başlıyor?Teşekkürler,
Merhaba,
Soru 1: Neden muhasebe cetvelinde, sol taraf BORÇ, sağ taraf ALACAK olarak addedilmiş?
Soru 2: Neden ilk açılış kaydı BORÇ ile başlıyor?
Teşekkürler,
0
adilaradevrim
(26.10.17)
tam tersi olsaydı, bu sefer niye sağ taraf borç, sol taraf alacak diye soracaktınız.

borç tarafını sol olarak seçmelerinin özel bir nedeni olduğunu sanmıyorum. tekdüzen hesap planı borçlu çalışan hesaplarla başlar. dilimizde de yazı, soldan sağa doğru yazılır. bu psikoloji ile ilk hesapları soldan başlayacak şekilde seçmiş olabilirler.

ilk kaydın borç olması da benzer bir istemsiz düşünce tarzı ile olabilir.

yine de net cevap istiyorsanız sizin için tekdüzen hesap planı hazırlama komisyonunun başkanı olan sayın hocama bunu bir danışacağım.
0
kibritsuyu
(26.10.17)
Sol tarafını "Varlıklar", sağ tarafını "Yükümlülükler" olarak da düşünebilirsiniz. Belki muhasebe mantığını kavramaya yardımcı olabilir.
0
loras
(26.10.17)
borç alacak olarak düşünme. Debit Credit olarak düşün. + - yani. Sen olsan sağ tarafa önce - ile mi başlarsın?
0
justinho26
(26.10.17)
2. Cebine para girmeden harcayamazsın ya muhasebe mantığı da aynı şekilde çalışır.

1. Sol tarafa varlıklar yazılmaya nasıl başlandı bilmiyorum, tahminime göre yövmiye defteri kaydından gelen bir alışkanlık olsa gerek. Maddeyi yazarken soldan başlıyorsun ilk kayıt borç olduğu için borçlar solda alacaklar sağda olmuş olabilir. Yövmiye defteri derken; bilgisayar çıktısı değil ciltli deftere dolma kalemle yazılan zamanlardaki yövmiye defteri.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(26.10.17)
(6)

Bu ne baliğı capsli

sonhakan
Bilen var mi geçenlerde dayim tuttu ..
Bilen var mi geçenlerde dayim tuttu ..
0
sonhakan
(24.10.17)
demet akalın a benzettim.
0
paudi
(24.10.17)
Malta palamuduna benziyor.

www.gezenbilir.com
0
himmet dayi
(24.10.17)
kikla gibi geldi de bana.
0
sarper361
(24.10.17)
yazılı (çizgili) hani balığı.
www.google.com.tr
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(24.10.17)
Mırmır olabilir.
0
skooma
(24.10.17)
palamuta benziyor...
0
pangea
(24.10.17)
(25)

Türkçesi bozuk insanlara direkt ön yargı ile yaklaşıyor musunuz?

gezegen olan pluton
Özellikle yazılı Türkçe, yazım kuralları, noktalama gibi olayları bilmeyen insan eşittir kültürsüz, popüler kültür beslemesi, ilgisiz, cahil midir sizin için?Bir de son bir soru sorayım karşı cins değerlendirirken iyi bir filtre midir Türkçe'yi bilme seviyesi?
Özellikle yazılı Türkçe, yazım kuralları, noktalama gibi olayları bilmeyen insan eşittir kültürsüz, popüler kültür beslemesi, ilgisiz, cahil midir sizin için?

Bir de son bir soru sorayım karşı cins değerlendirirken iyi bir filtre midir Türkçe'yi bilme seviyesi?
0
gezegen olan pluton
(23.10.17)
şahsen ben son zamanlarda çokça tekrarlanan konuları bilmeyenleri eleştiriyorum.
nasıl got izlemeyen insan eleştirilebiliyorsa, bağlacı ayıramayan, soru ekini yazamayan insanlar da eleştirilebilir ve daha da haklı bir şekilde eleştirilir.

yıl olmuş 2017, sesli harf kullanmadan konuşanlar var. özellikle mesaj yazarken nbr, slm, ii, napysn falan yazıyorlar.

herkes yazamayan, her şey yazamayan haliyle değersiz oluyor gözümde.
geri kalan dil bilgisi kuralları böyle sanal ortamlarda biraz esnetilebilir ama genel olarak bence düzgün yazmak gerekiyor.

karşı cins de olsa eğer değerlendiririm ama karşı cins yok hiç buralarda.
0
attirmayin makedonun kafasini
(23.10.17)
Iki soru icin de cevabim evet.

Ayni sey sive icin gecerli degil, yani sive buyudugu cevreye bagli olabilir kisinin ve yoreden yoreye degisir. Ama Turkce yazim kurallari degisiklik gostermez, agir siveli konusan birisi bile dogru sekilde yazabilir.
0
crown
(23.10.17)
evet
0
burya
(23.10.17)
Evet. Kesinlikle objektif bir kriter.
0
doxanikee
(23.10.17)
Herkesin fark etmeden de olsa dikkat ettiğini düşünüyorum. Konuşur gibi yazdığı için, yazılı olarak anlattığı şeyi anlamadığım insanlara, kelimeleri eksik ve yanlış yazan insanlara, dilimizi kötü kullanan insanlara önyargım var, bunu yapan bir üniversite hocası bile olsa, bulunduğu yeri hak etmediğine inanırım.
0
patty duke
(23.10.17)
''okumuş insan'' sayılıp doğru cümle yazamayan birisini çok ciddiye almam. ama gündelik konuşmada yazışmada filan çok takılmam, fazla obsesif buluyorum alakalı alakasız yerde ''ama de ayrı'' diye konuya giren tipleri.

ama dediğim gibi, anayasa profösörü adamın maymun gibi tweet atmasını sevmiyorum.
0
otonomo
(23.10.17)
Bence karşıdaki kim olursa olsun çok iyi bir filtre. İnsan kendi dilini doğru kullanmaktan aciz olmasın yani bir zahmet.
0
ms brownstone
(23.10.17)
Mesleğim gereği fazlasıyla takılıyorum ve bazen hataları düzeltmekten konudan kopabiliyorum. İnsanların bu kadar basit ve şekilsel şeyleri yapamamaları bana garip geliyor. Kültürsüz vs. değil ama dikkatsiz, özensiz olduklarını; zaman zaman ise zeka ile ilgili problemlerinin olduğunu düşünebiliyorum. Olumsuzlar hakkında net olarak karar veremesem de Türkçesi iyi olan insanların kültürlü vb. olduğunu düşünüyorum kesinlikle.
0
duyond
(23.10.17)
Evet. Kültürsüz, cahil demem ama popüler kültür beslemesi, ilgisiz olduğunu düşünürüm.
Bağlaç konusu özellikle önemli çünkü cümlenin anlamı kayıyor, saçmasapan bişey oluyor. Kelimedeki harf hatalarına çok takılmıyorum, noktalamaları da anlam bozulmadığı sürece tolere ediyorum. Edebi metin, makale vb. değilse tabii.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(23.10.17)
Evet ve evet
0
bloodymoon
(23.10.17)
Üniversite mezunu biriyse, yazdıklarını dikkate bile alamıyorum bazen. Böyle bir e-posta geldiğinde Word'e kopyalayıp yapıştırmıştım ve yazım yanlışlarını düzelttikten (de'leri, ki'leri uygun yerlerine koyduktan sonra) sonra okuyabilmiştim. Başka türlü yazılanı anlayamıyorum, okurken ana fikre gelemiyorum, içeriğe odaklanamıyorum.

Arada bir birkaç kelimenin yanlış yazılması önemli değil, herkesin başına gelebilir. TDK bazı dilbilgisi kurallarını 5-10 yılda bir değiştiriyor, senin öğrendiğin 10 yıl sonra yanlış bir bilgi haline gelebiliyor ama üniversite mezunu biri sürekli bir yazım yanlışı yapınca eğitime ve kendini geliştirmeye kapalı olduğunu düşünüyorum. Cahil olduğunu değil; cahil olmayı benimsediğini ve eğitimi reddettiğini düşünürüm. Okumamış biri bunu yapsa yargılamam. Virgül kullanımı çok zor, her yerde doğru kullanılamıyor; yanlış yerdeki virgülü de yadırgamam.

Şive ise apayrı. Şiveleri kültürel zenginlik olarak görüyorum.

Bu 'nbr', 'slm' gibi ifadeler bir mesajın iki kontör olduğu dönemden kaldı. Akranlarımın bir kısmı alışkanlıktan hala öyle yazar. 10 yıl 100 karaktere sığdıracağım diye maymun olmuş bir nesil helak oldu arada.

Karşı cinsle iletişimimde karşımdaki okumuş bir insansa çoook önemli. Şöyle söyleyeyim, 'İçkisi, kumarı yok. Karıya, kıza yan gözle bakmaz. Bir de bağlaç olan de'leri ayrı yazar' derecesinde.
0
aychovsky
(23.10.17)
evt yaklaş mamak mümkünmüki!
0
robokot
(23.10.17)
hepsine evet
0
sporty
(23.10.17)
Benim için yazım kurallarını bilip bilmemesi önemli açıkçası. bildiği halde kendi istediği gibi yazan kişilere karşı pek bi gıcığım yok. Çünkü ben de öyleyim. Mesela arkadaşım da öyle, cumhuriyet savcısıdır, ama internette beraber oyun filan oynarken ya da Chatlerde çok üstünkörü yazar. Hatta argo. Yazışmalarımızı o an görsen bizi kültürsüz filan görebilirsin belki yani...
0
ssiradanbirigibi
(23.10.17)
Evet.
0
jazzabel
(23.10.17)
nerede ve nasıl yapıldığına göre değişiyor. mesela yakın bir arkadaşımla mesajlaşırken, bir gönderi altında goygoy yaparken pek takılmıyorum ama konu ciddiyse yani en azından bir şeyleri anlatmayı amaçlayan bir yazıysa dikkat ediyorum. tabi tek tük hatalar göz ardı edilebilir bence, o an insan aklındakileri yazıya dökerken bir iki bağlacın, soru ekinin birleşik yazılması önemsiz yazının genelinde buna dikkat edilmişse. lakin bazı yazılar var ki okurken nasıl küfrediyorum anlatamam. bu yazım yanlışları arttıkça karşımdakinin cehalet kat sayısı da gözümde artıyor.

yazım yanlışları bir yere kadar ama şahsen karşımdaki insanı tamamen bitiren asıl şey türkçe kelime yerine özellikle yabancı kelime kullanmasıdır. içimdeki cengiz han açığa çıkıyor resmen, cahilliği falan geçtim doğrudan gerzek statüsüne ulaşıyor gözümde.

ölüm vuruşu ise hem yazım yanlışı yapıp hem yabancı kelime kullanıp üzerine bir de bunları matah bir şeymiş gibi savunması.

yukarıda yazdıklarım aynı zamanda her iki sorunun da cevabı.
0
issiz karga
(23.10.17)
Disleksi denen şeyden müzdarip olduğum için çok kötü yazdığım dönemler oluyor ve insanlar bana direk gerizekalı muamelesi yapıyor.
Elde olmayabiliyor bazen o yüzden çok çok saçma bir şey olmadığı sürece takılmıyorum.
0
fasulyek
(23.10.17)
tek başına yeterli bi filtre değildir tabi ki. adam düzgün türkçe ile yazıyor diye bu onun cahil olmadığı anlamına gelmez.

ama benim için filtrelerden biridir. türkçesi bozuksa karşı tarafın, baştan bi soğuma ve önyargı oluyor.
0
elorelia
(23.10.17)
evet evet evet!
(ayağa basar...)

karşı cinsi değerlendirirken çok iyi bir filtredir, düzgün yazıp da "benim bununla ne işim var" dediğim kimse olmadı. düzgün yazmaya çalışan insan özenlidir, hayatına da özen gösteriyordur. biliyor olması yetmiyor çünkü, bilip kullanmaması haklı çıkartmaz benim gözümde.
bilmiyorsa zaten kesin filtre, yazım kuralları ve imlayı bilmeyen biriyle ayrı dünyaların insanıyızdır, uyuşamayız. önyargıdan öte bir fikir oluşturur bende.

insanların buna dikkat etmemeyi tercih etmesini anlıyorum ama aynı empatiyi "niye bu kadar takıyorsunuz" diyenlerden bekliyorum.

disleksiyi görünce eklemeden edemedim, tabii ki bir bozukluktan ötürü yazamayanlar dahil değil bu genellememe.
0
Bruce
(23.10.17)
Evet. Kesinlikle.
0
MaNOfTheYear
(23.10.17)
Evet
0
i m cool with that
(23.10.17)
Bence de evet.
Cahil ağır kalır belki, belli bir bilgi birikimi olabilir ama bunu aktarma biçimi yanlışsa okuyamıyorum yazdıklarını. Şuna da rastladığım oldu; sohbeti çok iyi bilgili kültürlü duruyor, belli bir zeka seviyesinde falan ama bir yazışmaya başlıyorsun felaket. Haliyle ikinci durumun cevabına geçiyor olay, değerlendirme kriterime takılıyor ve soğuyorum.
0
Aman Sen de
(23.10.17)
kesinlikle bir önyargıyla yaklaşıyorum ama bunun çok da doğru olduğunu düşünmüyorum.
he ama "bu adam net kültürsüz, popüler kültür beslemesi, ilgisiz, cahil" falan da demem. o kadar abartmamak lazım bence.

ben çocukluğumda çok fazla kitap okudum. hep ablam sayesinde ama. yani ona özeniyordum, o çok kitap okuyordu ve ben de öyle oldum. ablam da annem babamdan görüp özenmiş onlar da çok okurlar. biz böyle bir ailede büyüdüğümüz için çok şanslıydık. her hafta sonu eve kitap alınırdı mesela çünkü bir önceki haftasonu alınan kitaplar okunup bitmiş olurdu. bizim yaşadığımız ilçede çok deli kitapçılar olmadığı için haftasonu yarım saat uzaklıktaki daha büyük ilçeye gidip oradan alırdık kitapları. kitap konusunda inanılmaz şımartıldım yani, bir gün bile "alamayız çok pahalı, daha yeni aldık ne gerek var, şimdi kim gidip alacak taa oradan kitap, bi haftasonumuz var zaten oturalım dinlenelim evde" falan demediler.

ama kitap dediğin pahalı bir şey aslında. hadi günümüzde e-book'lar var bi şekilde ucuza da okuma şansı var okumak isteyenin ama biz çocukken (90'ların başı) pahalıydı yani. hele daha eskilerde daha da pahalıydı. o yüzden çok da "cahil cühela, allah belanı versin" diyemiyorum. gene de istemsizce uyuz oluyorum ama. çünkü bu imla kuralları en çok çocuklukta öğrenilip yerleşiyor ama büyüyünce de öğrenilemez diye bir kaide yok. yazım kurallarını çocukluğunda öğrenememiş bir insanın büyüyünce bu eksikliğini fark edip oturup öğrenmesi lazım.

ama mesaj yazarken sesli harfleri yazmayanlara inanılmaz sinir oluyorum. onlar lütfen azalarak bitsin. iş maillerindeki kısaltmalara da sinir oluyorum. "FYI" ne ya. yıllarca "bye" gibi bir şey sandım onu ben :D

karşı cins değerlendirirken çok iyi bir kriter bence. tabiki trt spikeri gibi olun demem ama çok göze batan yanlışlar yapıyorsa ve sürekli yapıyorsa aramızda bariz bir kültür farkı var diye düşünürüm.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(23.10.17)
Evet, ister istemez fikirlerimi etkiliyor.
Arkadaşımla yazışırken ateşli ateşli bir şeylerden şikayet ediyor, anlatıyorsa vs "bende dedim ki" yazsa, "yuh, cahile bak" falan demem. Diğer bir çok durumda derim sanırım.

Benim en sinir olduklarımdan biri, "eylenmek, deyişik" falan diyenler. "Değim yerindeyse" vs yazanlar. Yahu hadi duya duya alıştın öyle sanıyorsun, hiç mi bir şey okumuyorsun da doğruyu öğrenmiyorsun?

Whatsapp/ Instagram/ Facebook vs gibi yerlerde de garip noktalama işaretleri kullanılmasını veya kelimelerin arasına emojiler sokulmasını hiç anlamıyorum. Biri bunu yaparsa hangi cins olursa olsun itici buluyorum. "Yine güzelmi güzel (kalp) (kalp) (kalp) bir Pazartesi (top emojisi) den herkeze (yonca yaprağıx4) şans diliyorum" falan yazan insanlar hayatın anlamını söylese, dönüp bakmam. Bilmesem daha iyi.
0
sopiro
(23.10.17)
Gercek hayatta tanistiysam takilmam, kisi onayimdan gecerek yazili iletisim safhasina ulasmis.

Cook gecmis zaman olur ki Resat Calislar'in "Bir ortamin/toplulugun ritmini yakalamak" ana fikrinde sahane bir analizi vardi bu konuya yakin sayilabilecek.

Bir ortamda/toplulukta yer edinmis, o ortamin ruhunu ve ritmini yakalamis kisiyi internet ortaminda "tabiki" derken bulabilirsiniz fakat bu kimsenin umrunda olmaz. Kisi gercek hayatta kendini kanitlamis ve ait oldugu grubun sartlarini saglayan bir bireydir.
0
perfectum
(24.10.17)
(13)

Çakma Aydın'ı Tanımlayan Sözcük?

gezegen olan pluton
Hani şu az buçuk bildiği veya bilmediği şeyi kendi uydurmaları ve bozuk mantığı ile doldurup; bilgili, aydın geçinen kesim var ya, bunları tanımlayan sözcük Türkçe'de ya da İngilizce'de var mı?
Hani şu az buçuk bildiği veya bilmediği şeyi kendi uydurmaları ve bozuk mantığı ile doldurup; bilgili, aydın geçinen kesim var ya, bunları tanımlayan sözcük Türkçe'de ya da İngilizce'de var mı?
0
gezegen olan pluton
(22.10.17)
tatlı su aydını var ama o pek uymuyor.
0
kosteklisaat
(22.10.17)
lümpen?
0
theseachange
(22.10.17)
lümpen'i biliyorum, ayak takımı tdk anlamı, alt sınıfı kast ediyor. Lümpen daha çok aydın değil de cahilliği ile gurur duyan kesim bence.
0
🌸gezegen olan pluton
(22.10.17)
Pseudo intellectual
0
dissendium
(22.10.17)
Aydın=entelektüel dersek çakma aydına da entel deriz.
0
i was made for you
(22.10.17)
yarı aydın -> eksisozluk.com
0
olanlaolunmaz
(22.10.17)
Suser sdgfkk. Az şey bilip çok şey bildiğini sanıyor çoğu.

Entel olabilir gibi.

Entelim dantelim, hani benim çanak antenim.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(22.10.17)
Ilik
0
baldur2
(22.10.17)
Aydın ile entelektüel aynı değil ama entel olabilir.
0
elitist
(22.10.17)
cihangir solcusu
0
yetkili birine benzeyen abi
(22.10.17)
yarı cahil yeterlidir. aydınlığa değil, cahilliğine vurgu yapmak lazım ki kavram kirlenmesin.
0
hybridus
(22.10.17)
Sözde aydın en uygunu. Entel de yakın ama tam değil. Entellektüel insanla aydın insan aynı anlamı taşımıyor.
Ben günlük konuşmada boş teneke diyorum. laf salatası, salatacı dediğim de oluyor.

Edit:
Aslında "kifayetsiz muhteris" entel kelimesinden daha yaklaşık ifade ediyor.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(22.10.17)
türkiye'de liberal bu işi görüyor:)
0
renegade
(22.10.17)
(3)

patlıcanlı tarifler

balpolen
3-4 tane patlıcan var elimde ne yapabilirim bunlarla?karnıyarık, imambayıldı ve köz patlıcan salatası ve hünkar beğendi dışında.kızartma da secenek dışı arkadaşlar
3-4 tane patlıcan var elimde ne yapabilirim bunlarla?

karnıyarık, imambayıldı ve köz patlıcan salatası ve hünkar beğendi dışında.
kızartma da secenek dışı arkadaşlar
0
balpolen
(21.10.17)
patlıcan, domates, kırmızı biber, yeşil biber, soğan ve sarımsak kullanarak, çok güzel zeytinyağlı yemek yapabilirsin.

soğanı, kırmızı biberi, yeşil biberi çok az yağda kavur. sonra domatesleri kat ve bir iki çevir yalandan sonra küp doğradığın patlıcanları ve bütün sarımsakları tencereye at, biraz çevir ve kapağını kapat. sonra üzerine zeytinyağı ekle, pişsin, biraz soğusun, ye.
0
patty duke
(21.10.17)
Patlıcan pizza?

Ben şöyle yapıyorum; patlıcanları halka halka dograyip yağlı kağıt üzerine seriyorum. Üstlerini hafif zeytinyağı ile yağlayıp fırına atıyorum. Bu sırada domates püresi, sarımsak, karabiber, kekik ve nane ile bir sos hazırlıyorum. Patlıcanları çıkarıp üzerine birer kaşık bu sostan koyuyorum. Sonrasında fesleğen/nane yaprakları, zeytin ekliyorum. En üste de mozeralla ya da kaşar peyniri. Üzerine koyacaklariniz size kalmış fakat fesleğen ve zeytin sahiden çok yakışıyor. Tekrar fırına atıp peynirler eriyene kadar pişiriyorum. Patlıcan sevmeyen ben bunu bayağı severek yiyorum.
0
fraise
(21.10.17)
dolma
patlıcanlı börek
oturtma
patlıcan kebabı
kürdan kebabı
sebzeli pilav (bulgur veya pirinç olabilir)
tübyaz
ali nazik
patlıcan mücveri
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(21.10.17)
(2)

Yüzme malzemeleri-İzmir

helena
Şnorkel ve yarım palet almam gerek iki gün içerisinde ancak bornovadan gaziemire Decathlon'a gitmeye çok üşeniyorum. Başka nereden alabilirim havuz malzemelerini?
Şnorkel ve yarım palet almam gerek iki gün içerisinde ancak bornovadan gaziemire Decathlon'a gitmeye çok üşeniyorum. Başka nereden alabilirim havuz malzemelerini?
0
helena
(21.10.17)
Üşenmeye gerek yok, metro+izban en fazla yarım saat sürer.
0
murtiii
(21.10.17)
Bornova Zirai Araştırma'nın yakınlarında dalgıç malzemeleri satan bikaç dükkan varmış ben gitmediğim için yerini tam tarif edeeyeceğim.
Karşıyaka'da bulabilirsin. Dolmuş son durakta inince Gazi Lisesini sor, Gazi'ye yakın bir dükkan var. O dükkanda bulamazsan Aksoy'da da var o biraz daha uzak ama çok değil, yürüme mesafesi.
Kemeraltı'nda bulabilirsin. Metroyla gidersen pratik olur. Çankaya durağında in, Hisar Camii yakınında bikaç dükkan var.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(21.10.17)
(9)

bu elbise sizce nasıl?

holydreamer
eşime doğum günü hediyesi olarak düşünüyorum. ben havasını sevdim ama çok mu karmaşık ve boğaz detayı sıkıcı olur mu bilemedim.http://www.koton.com/tr/kadin-fahriye-evcen-for-koton-jeans-elbise/p/8KAK83524QW04Hbir alternatif daha ekledim.http://www.koton.com/tr/kadin-cicekli-elbise/p/8KAK83165EK76D
eşime doğum günü hediyesi olarak düşünüyorum. ben havasını sevdim ama çok mu karmaşık ve boğaz detayı sıkıcı olur mu bilemedim.

www.koton.com

bir alternatif daha ekledim.

www.koton.com
0
holydreamer
(18.10.17)
kısa kol ve dekolte lazım buna. bu hali ile kötü bence.

ikinci alternatif de pek hoş değil.

ama eşinizin tarzı böyle ise eğer ikincisi alınabilir. biraz kimono esintileri var.
0
elorelia
(18.10.17)
Tarzını, neyi giyip giymeyeceğini siz bilirsiniz tabii ki ama ben pek sevmedim.

Sanırım rahat ve çiçekli şeyler seviyor.
Şunlar nasıl?

www.koton.com
www.koton.com
www.koton.com
www.koton.com

(Bunları da çok beğendiğim söylenemez ama hem sizinkileri çağrıştıran hem de gözüme daha iyi gelenlerden toparladım bir şeyler.)
0
mutekebbir
(18.10.17)
ikisi de çok kötü. ikincisi bir nebze belki..
0
anksiyetik pia
(18.10.17)
rica ederim kumasi %100 polyester olan bir elbise alma.
0
pilav
(18.10.17)
ikisi de kötü
0
aquarium
(18.10.17)
polyester almayın lütfen.. ederi 10 tl olan kıyafeti 70 küsüre kaktırıyorlar, sonra da ucuz sanıyorsunuz.
viskoz, pamuklu, yün karışık, ipek alın.
polyester var polyester var bir de, mesela banana republic markasının polyesteri koton'dan daha iyidir.
0
nzessia
(18.10.17)
sizinkileri sevmedim. esiniz upuzun boylu 40 kilo bir kadın değilse almayın. kumaş topu gibi yuvarlanır.

öneri yapan arkadaşın 2 ve 4 numaralı linkleri çok hos. onlardan birini tavsiye ederim.
0
balik kraker
(18.10.17)
ayrica polyester konusuna katılıyorum ama konudan sapmayalim derseniz seçeneklerim onlar.
0
balik kraker
(18.10.17)
Birinciyi ben çok beğendim, hareketli bir model, detaylar güzel çalışılmış.
Yakayı bağlamadan serbest de kullanabilir veya isterse bi terzi yakayı değiştirebilir kaldırabilir de.
Kesinlikle 1. model diyorum.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(18.10.17)
(1)

Evde kum torbası ? Kot kumaşı yada başka kumaş?

Fritz-X
Eve barfiks demiri aldım, güzelce kolidora monte ettim. Şimdi portatif kum torbası yapmayı planlıyorum ses çıkarmaması için zincir yerine paraşüt ipi gibi bir ip tamam da, kum torbasınin suni deri yerine kot kumaşinda diktirsem nasıl olur. Suni deri yada çadır brandasi ses yapar gibi geliyor. Sağlam
Eve barfiks demiri aldım, güzelce kolidora monte ettim. Şimdi portatif kum torbası yapmayı planlıyorum ses çıkarmaması için zincir yerine paraşüt ipi gibi bir ip tamam da, kum torbasınin suni deri yerine kot kumaşinda diktirsem nasıl olur. Suni deri yada çadır brandasi ses yapar gibi geliyor. Sağlam kumaştan ve zincir olmadan mümkün olduğunca sessiz nasıl hallederim. İçinde talaş kum ve tekstil parçaları koyucam dış kılıfı en az 6 ay gitsin fermuarlı olucak. Ekte örnek var bir tane
0
Fritz-X
(18.10.17)
Kot kumaşı olabilir. Daha sağlam olsun dersen tente brandası kumaşı olabilir. portatif sandalyelerde kullanılıyor ya, o kumaşlardan. Yalnız kumaşlar suni deri gibi pürüzsüz yüzeyli olmuyor, eldivensiz kullanacaksan derini zedeleyebilir.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(18.10.17)
(2)

yapılması en kolay ve kısa süren baklagil hangisi?

Sour
düdüklüde değil tencerede pişirebileceğim. kolay ve kısa sürede pişebilecek baklagil arıyorum.
düdüklüde değil tencerede pişirebileceğim. kolay ve kısa sürede pişebilecek baklagil arıyorum.
0
Sour
(18.10.17)
Yeşil mercimek +1 nispeten kolay haşlanıyor ve yemeği de salatası da çok güzel oluyor
0
voyager 1
(18.10.17)
Ufak taneli daha çabuk pişer. Sırasıyla;
1. En çabuk kırmızı mercimek pişer. Yemek olarak yapabilirsin,. soğan salça kavur pişirdiğin mercimeğe ekle.
2. Yeşil mercimek
3. Börülce, iç bakla, şeker fasulye
4. Diğer fasulye türleri
5. Nohut
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(18.10.17)
(5)

Yaşlanma ne zaman başlar ve gözle ilgili bir soru

yalnizliktan devren kiralik
23 yaşındayım. Kendimi eskiye göre baya yaşlı hissediyorum. Mesela 19 yaşıma göre. Hatta 21'e göre bile.Son 2 senedir bilgisayar başında 8 saat falan çalışıyorum, belki bu yüzden. Göz altlarım yanağım nasılsa öyleydi, canlı ve beyazdı. Şimdi şu eyelinerın kuyruğunu sürdüğümüz yerde hafif bir kahvere
23 yaşındayım. Kendimi eskiye göre baya yaşlı hissediyorum. Mesela 19 yaşıma göre. Hatta 21'e göre bile.

Son 2 senedir bilgisayar başında 8 saat falan çalışıyorum, belki bu yüzden. Göz altlarım yanağım nasılsa öyleydi, canlı ve beyazdı. Şimdi şu eyelinerın kuyruğunu sürdüğümüz yerde hafif bir kahverengilik gördüm. Bu beni inanılmaz bir tribe soktu. Gözaltı kremi aldım. Kullandım biraz ama çok bir şey değişmedi bence. Neyse çok gevelemeden üç sorumu özetleyeyim:

1. Yaşlanma ne zaman başlar? Şu an hissettiğim hiçbir şey mi? Ne zaman "gerçekten çok yaşlandım" diye hissediyoruz?
2. Çok bilgisayar kullanmaktan kaynaklı göz kenarımda böyle bir hafif kahverengilik oluşmuş olabilir mi? Çok dikkatli incelemeyince fark edilmiyor ama daha da yoğunlaşırsa diye korkuyorum. Eskiden sabah 7'de uyuyup öğlen 2'de uyanırdım hiç böyle bir sorunum yoktu. Şimdi 12.30-08.00 arası uyuyorum ama bu sorun var.
3. Sizce 23 yaş gençlik kapsamında nasıl değerlendirilir?

Teşekkürler.

Not: evet delirdim.
0
yalnizliktan devren kiralik
(18.10.17)
kendimi eskiye göre yaşlı hissediyorum diyebilmek için 35i geçmek gerek. şu an 19a göre yaşlıyım demezsin, 19a göre daha büyüğüm filan dersin ancak.

benim de gözlerin altı koyu biraz. yaş 26. ortaokulda bi kız vardı. kapkaraydı gözlerinin altı, tıpkı annesi gibi. biraz genetik. onun yaşlılıkla ya da bilgisayarla alakası yok.
0
elorelia
(18.10.17)
27 gibi hissetmeye başlamıştım, evlendikten sonra zaten direkt yaşlandım.
0
prezarlatif
(18.10.17)
Ailemde herkesin göz altları canlı ve beyaz, benim de öyleydi. Şimdi arkadaşım hatırlattı. Tatilde birkaç kez güneş kremi sürmemiştim yüzüme ve pancar gibi olmuştum. Bu yüzden mi oldu ki?
0
🌸yalnizliktan devren kiralik
(18.10.17)
vücuduna iyi davranmazsan 15inde de yaşlı hissedersin bence kendini..
0
redeath
(18.10.17)
Yaşlanma aslında doğumla başlar^_^
1. Yaşlandığına karar verme zamanı kişiye göre değişir. Ben 58 yaşıma girdiğim bu sene 60'a 2 kaldı falan demeye başladım. Zaman zaman yaşlılığın ayak seslerini duyar gibi oluyorum, 2 adım sonra kapımı çalacakmış gibi geliyor. Ancak dediğim gibi daimi bir his değil ara ara oluşan bi his. Genel olarak olgunlaşma aşamasında olma hissi hakim.
Yaşlıyım demek için 75 hatta 80'in geçmesi gerek. İhtiyarladım demek için 90 olmam gerek.
(Ayrıca yanlış bilmiyorsam 7 yılda bir bütün vücudumuz yenilenmiş oluyor, en fazla 7 yaşında oluyoruz diye de düşünebiliriz pekala ^_^)

2. Evet tabii ki olabilir. Sağlıklı şeyler yersen, uyku düzeninle oynayıp metobolizmanı yormazsan düzelir.

3. Ne güzel bir yaş olarak değerlendirirlir. Gençliğin başlangıcı :)

Yok delirmedin, ara ara o his olabiliyor sonra geçiyor. Hem yaşlanmak kötü bişi değil, tadını çıkardığın her yaş güzel. Tadını çıkarmaya bak.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(18.10.17)
(8)

Sosyal sorumlukuk

hrvl
Sevgili duyuruseverler, sosyal sorumluluk adlı bir seçmeli ders için proje hazırlamamız gerekiyor. Hocanın şartı klişe olmayacak, orjinal bir fikir olacak. Yani ihtiyacı olan öğrencilere kıyafet alalım, huzurevi ziyaret edelim gibi şeyler değil. Var mıdır fikri olan? Beynim yandı benim.
Sevgili duyuruseverler, sosyal sorumluluk adlı bir seçmeli ders için proje hazırlamamız gerekiyor. Hocanın şartı klişe olmayacak, orjinal bir fikir olacak. Yani ihtiyacı olan öğrencilere kıyafet alalım, huzurevi ziyaret edelim gibi şeyler değil. Var mıdır fikri olan? Beynim yandı benim.
0
hrvl
(18.10.17)
artık kimse hayal kurmuyor çok karamsar bir millet olduk, insanlara geleceğe umutla baktırıp HAYAL kurmalarını sağlayabilirsiniz, hem masraf da gerektirmiyor..
0
redeath
(18.10.17)
çocuklar çok acımasız olabiliyor. aileden, çevreden ya da televizyonda gördüklerinden dolayı şiddete meyilli olabiliyor. özellikle yoksul çevrelerdeki devlet okullarında buna yönelik bir şeyler yapılabilir belki.
0
rahip janick
(18.10.17)
evs sayfasını inceleyin. gönüllülük programlarında yapılanlar belki size fikir verebilir.
0
balik kraker
(18.10.17)
Biz mülteci, ailesi olmayan çocuklara Türkçe ve İngilizce öğretiyoruz arkadaşlarımla. Dil öğretiğimi, yetenek kazandırma vs olabilir onlarla ilgili.
0
EyLüL Kizi
(18.10.17)
benzer bir ders için barınaklardaki hayvanlar için insanlara mama toplama ve bilinçledirme kampanyası yapmıştık.
0
pinkpeony
(18.10.17)
Çevrenizdeki şehit ailelerini ziyaret edin. Sadece maddi yardım değil, durumu iyi olsa bile ufak bir hediye ile ziyaret edip, hallerini hatırlarını sormak, ellerini öpmek, acılarına ortak olmak, onlar için büyük moral kaynağı olacaktır. Bayrak alabilirsiniz mesela.

Eğer daha da geniş olmasını istiyorsanız, çocuğunu kaybeden tüm aileleri ziyaret edin.


.
0
kartallar yuksek ucar
(18.10.17)
Her yaşlıya bir torun ya da her çocuğa bir dede / nine gibi bi proje daha önce uygulanmadı sanırım.
Kardeş aile, abi abla projelerine benziyor ama özü göç ve şehir bütünleştirmesi olmadığı için farklı bir uygulama olur diyebiliriz bence.
Huzur evleri ve çocuk yuvaları kaynaşması olabilir, genişletilebilir...
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(18.10.17)
Çöp toplama.
0
bebekkoala
(18.10.17)
(11)

Annem

parcaliham
Hiç doğduğunuz için annenizin hayatını bir şekilde kötü hale getirdiğinizi düşündünüz ve içiniz daraldı mı? Benim arada bir daralıyor. Annem, dışarıdan modern görünen ama baskıcı bir koca (ki babam oluyor işte) ile evlendiğinde 18 yaşındaydı. Çocuklarının ardından kendisine pek yaşayacak hayatı kalm
Hiç doğduğunuz için annenizin hayatını bir şekilde kötü hale getirdiğinizi düşündünüz ve içiniz daraldı mı? Benim arada bir daralıyor. Annem, dışarıdan modern görünen ama baskıcı bir koca (ki babam oluyor işte) ile evlendiğinde 18 yaşındaydı. Çocuklarının ardından kendisine pek yaşayacak hayatı kalmadı. Şu an bile halen sadece ev işleri ile uğraşıyor. Geçen gün baş başa kaldığımız anların birinde, yapmak isteyip de yapamadıklarından bahsetti ve içim acıdı. bir diğer durum da, onunla çok fazla zaman geçiremiyor oluşum. bir türlü olmuyor. olduğu zaman da ufak hareketleri beni sinirlendiriyor. böyle söyleyince saçma durduğunun farkındayım ama ailede herkes, ben de dahil olmak üzere onu eleştiriyoruz, yargılıyoruz sürekli.

ve ben gecenin bazı saatleri kendi evimide bulaşık yıkarken bu anları düşünüp o kadar pişman oluyorum ve o kadar çaresiz hissediyorum ki belki beni hiç doğurmasa ve belki evlenmese daha güzel bir hayatı olabilirdi diye düşünüyorum.
0
parcaliham
(16.10.17)
sen doğmasan başkası doğacaktı değişen bir şey olmayacaktı. annenin bu durumunu değiştirmek senin elinde. hayallerini gerçekleştirmesine yardımcı olabilirsin, kadını alıp gezmeye, tatile götürebilirsin vs.
0
sta
(16.10.17)
Benim de annemle ilgili çok derin yaralarım var, seninkilere benziyorlar. Annelerimiz erken yaşta evlenip çocuk sahibi oldular ve evet bir daha geri gelmeyecek gençliklerini hiç yaşayamadılar. Bu düşünce beni de çok fazla üzüyor. Ancak senden farklı olarak burada kendimi sorumlu hissetmiyorum. Benim gözümde annemin gençliğini çalan sorumluluar; babam ve anneannem/dedem. Hiçbirisini de sevmem. Eğer ben olmasaydım annem bugün daha mutsuz ve korumasız olurdu, ben böyle düşünüyorum. Ben annemi bugün koruyorum ve onu mutlu etmeye çabalıyorum. Annemin gençken yapamadıklarını onunla yapmaya çalışıyorum. Misal bu yıl çok fazla yer gezdik gördük. Bu benim annemin gençken yapmak isteyip yapamadığı bir şeydi ve annem çok mutlu oldu. Bundan sonra da böyle devam etmeyi düşünüyorum. Eğer ben olmasaydım annemi bu yaşında bile koruyan ve cidden önemseyen birisi olmazdı, onu mutlu etmeye çalışmazdı ve annem tamamen yalnız olurdu. Sen de böyle düşünüp anneni mutlu etmeye çabalarsan iyi olur.
0
shin
(16.10.17)
"Geçen gün baş başa kaldığımız anların birinde, yapmak isteyip de yapamadıklarından bahsetti ve içim acıdı."

bunu külliyen üzerine alınıp kendini suçlamışsın, sonra da ben olmasam daha iyi gibi gitmiş düşüncelerin. şimdi olsa fazla düşünmem üzerine muhtemelen ama, daha küçükken benzer konuşmalar geçtiğinde ismini koyamadığım bir suçluluk hissederdim, hani senin dediğin gibi "ben doğmasam annem daha iyi olurmuş sanki"ye kadar gidiyodu aklımdan geçenler.

düşüncesi bile acımasızca gelebilir ama, sen doğana kadar bir sürü şey yapabilirdi yapamadığı neyse onlarla ilgili, "sen doğdun da okula devam edemedim/gidemedim" "şu işi yapmak, şuraları gezmek isterdim" gibi şeylerse engel olan sen değil akrabalarınız anneanne babaanne dede amca teyze kim varsa başka ve aralarındaki ilişkilermiş diye düşünmeye başladım bir aşamada ben (annem tarif ettiğine benzer konuşmaları çokça yaptı bana, bir de üstüne babaannem yaptı çünkü annem çalışırken babaannem bakardı bana).

isteyip de yapamadığı neymiş annenin yazmamışsın annenin, saçma örnekler veriyosam mazur gör, aklıma ilk gelenleri yazıyom: mesela 1 haftalığına madrid'i görmek istiyosa bu işin içinde baban var, "hanım gel ufağı da alalım gidelim" demiyosa ve maddi bir engel de yoktuysa; ya da "hanım parcaliham'i annemlere/annenlere bırakalım gidelim ben de izin alırım" demediyse olmamıştır tabi.

okul, meslek vb. şeyler için de geçerli bunlar. annenin babanla evlenmiş olmasında da 18 yaşında evlenmiş olmasında da senin zerre etkin yok.
0
dafaisss
(16.10.17)
Evet bence de ,geçmişi düşünme ve geleceğe odaklan.Doğmasaydım diceğine hayallerine ne kadar katkıda bulunabilirsin bunun yollarını ara bence. Benim annemde çok çok zeki biridir,dedem ölünce evlendirmişler,okuyayamamıs.Okusa eminim çok iyi yerlere gelirdi.Bizi okuttu,ablamın şu an çok iyi bir işi var,benim de olucak kısmetse.Ve biz de zamanımızın çoğunu annemle geçiriyoruz,onu mutlu etmeye çalışıyoruz,seyahatlere götürüyoruz.İmkanları zorlayarak gerekirse ve içimizden geldiği için yapıyoruz bunları.
0
maria puder
(16.10.17)
evet oluyor. çalışıyorken ben doğunca bırakmak zorunda kalmış. (patronu iğrençmiş benim 40ım bile çıkmadan iznini bitirmiş. annem lavaboda sütlerimi sağardım ağlaya ağlaya diyor) senelerdir aynı iş hikayelerini anlatır durur, çalışmayı o zaman çok sevdiğini söyler. beni yuvaya vermeyi düşünmüşler ama o zaman çok fazla çocuk dövme, gazla uyutma haberleri falan çıkıyormuş güvenememişler. benim yüzümden işten çıkmış yani.

belki ben doğmasam kadın çalışıp mutlu olacaktı, şimdi sürekli evin içinde, hani fakir değiliz ama sürekli gezebilecek kadar paramız da yok o yüzden kadın kısılıp kalmış bir şekilde. bir keresinde söylemiştim bana saçmalama falan diyip kızmıştı. ben de annemi çok seviyorum ama bunu dile getirmiyorum, ya da sürekli tartışıyoruz vs.
(en basitinden geçen gün çalışmak kölelik, başkasına para kazandırmak falan dedim hemen celallendi işte ÇALIŞMA O ZAMAN GENÇLER NİYE BÖYLE ANLAMIYORUM BEN şeklinde daha da uzatarak konuyu bağrındı. ben de bebek olmadığımdan dolayı cevap veriyorum iş uzuyor, gereksiz gerginlik) ama dediğin gibi bazı bu tarz şeyleri düşündükçe çok üzülüyorum
0
dedi ayca
(16.10.17)
ya gece gece çok dertlendim şimdi ben de :( vicdanım rahatsız, gözlerim falan dolu dolu oldu :(
0
dedi ayca
(16.10.17)
Ne yazık ki bu coğrafyada genelde başka seçenek olmuyor kadınlar için.
Evlense doğurmasa, kısır diyecekler daha beter baskı altına alacaklar, belki boşanacak çevreden dul kadın baskısı görecek.
Hiç evlenmese, kendi ailesi habire sıkıştıracak "bak biz öleceğiz sen tek kalacaksın haydi haydi" diye.
Sen olmasan da başka bir çocuk getirecekti dünyaya, işler o şekilde yürüyor.
Yukarda da yazmışlar, yapabileceğin tek şey elinden geldiğince hayallerinin elinden tutmak. Görmek istediği yer varsa götür, ekonomik bağımsızlık istiyorsa ozel günlerde altın al ne bileyim...
0
Sulfoxaflor
(16.10.17)
senle alakası yok olayın, toplumda kadının yeriyle ilgili. sen doğmasan başka bi tane doğurup yine aynı noktaya varacaktı annen. ama elinden bişey geliyorsa ve yapmıyosan o senin eşekliğin oluyor biraz.
0
elorelia
(16.10.17)
Seninle alakası yok +1
Annem babası çok küçük yaşta ölünce annesi onu okuldan almış, bana yardım edersin demiş. Babamla evlendiklerinde çok çok genç değilmiş, bu sebeple kendi annesine çok hıncı, kızgınlığı vardı. Babam da çok ezmiş, bir de çapkınlık yapmış. Annem hayatı boyunca bu iki sebepten dolayı hayata kızgın ve kırgın oldu. Bizi - çocuklarını - gözünden sakındı. Ama bu travlamalar Alzheimer'a sebep oldu. Geçmişte olan geçmişte kalmalı. Şimdiki zaman önemli. Ne zaman aklıma geçmişte yaşadığım bir haksızlık gelse, derin bir nefes alıp kendimi ve buna sebep olduğunu düşündüğüm kişiyi affediyorum. Çünkü bu yükü taşıyacak gücüm / enerjim yok. Şu hayatta mutlu şeylere odaklanmak gerek.
0
SiyamkedisiZorro
(16.10.17)
Herkes yaptıklarından kendi sorumludur. Annenin evlenmesi, cocuk yapmaya karar vermesi ve seni dogurmasi onun verdiği kararlardi. Değiştirmek isteseydi değiştirebilirdi. Insan pişman olabiliyor ancak pişman olmasi aldığı kararlarin sorumlulugunu baskasinin uzerine alabileceği anlamina gelemez. Dünyaya gelmek icin sen karar vermedin, o karari annen verdi. Cok basit dediklerim ama böyle.
0
coca cola
(16.10.17)
Senin doğumunla ilgili değil o durum. Çocuğu olmasaydı da benzer bi hayat yaşayacaktı ve büyük olasılık şimdi daha mutsuz olacaktı. Senin varlığın ona yaşama sevinci veriyordur. Sen iyi olmaya bak, sen iyi oldukça o da iyi hisseder.
Bir de çocuklar biraz büyüyünce kendimizle ilgili düşünme fırsatımız oluyor. Aynısı bende de oldu. İsteklerini yapmak için geç kalmış değil. Ben 58 yaşındayım, hâlâ her sene kendime bi hedef belirliyorum, bazen iki üç hedefim oluyor. O yıl bitmeyeni sonraki yıllarda devam ettiriyorum. Annene bu yönde destek olabilirsin.
İleri yaşlarında büyük işler yapabilen insanlar var, eh malum artık internet sayesinde örnek bulmak da kolay. Google amcaya sor, bir çok örnek bulabilirsin.
Manken dede var bir tane mesela, veya teknesiyle dünya turu yapan bi teyze var. Zaten belli başlı isler fatihSultan değilsen biraz daha geç yaşlarda yapılıyor genel olarak. Adı bu güne kadar gelebilmiş insanların çoğu buna örnek esasında. Yani geç değil tam vakti de olabilir annen için. Bunu fark edebilirse tabii. Farkındalık da senin yardımınla gelişebilir pekala :)

Çok zaman geçirme belli bi yaşa kadar olur, sonrası çok sağlıklı değil. Vaktin miktarı değil niteliği önemli, nitelikli zaman geçirmeye bakın.

Eleştirmeyi yargılamayı kesersiniz sanırım. Madem fark etmişsin, daha da yapmazsın, yapılmasına meydan vermemeye çalışırsın diye düşünüp bu konuda bişey demiyorum.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(16.10.17)
(10)

Uyuşturucu kullanan birine ne yapılabilir?

utkumon
Kuzenim her türlü uyuşturucunun dibine vurup sağa sola saldırıyor. Tedavi de olmak istemiyor. Kendi rızası olmadıkça hastaneye yatırılamıyormuş. Ee ne yapıcaz biz böyle ?
Kuzenim her türlü uyuşturucunun dibine vurup sağa sola saldırıyor. Tedavi de olmak istemiyor. Kendi rızası olmadıkça hastaneye yatırılamıyormuş. Ee ne yapıcaz biz böyle ?
0
utkumon
(13.10.17)
kovun evden.
0
glamdr1ng
(13.10.17)
hangi uyuşturucuymuş bu sağa sola saldırtan merak ettim.
0
La Femme D'argent
(13.10.17)
ne içiyor ki?
0
vayezikhan
(13.10.17)
1) madde ile bağı kesilecek kriz dönemini atlatana kadar , madde bulmasının önüne gecilecek.gerekirse bağlanacak.hapis tutuklama vb.
2)gerçekten bırakıp bırakmak istemediği tespit edilecek. Birakacam deyip yalan söyleme ihtimalleri çok fazla.
3) kriz dönemi ve düşkünlüğü bitince arkadaş ortamı ile bağı kesilecek. Yaşadığı şehir değiştirilecek. Güvenilir bir tanıdıkta köy vb. Bir yerde Kontrol altında tutulacak.
4) Bir işle oyalanması sağlanacak.
Uzun süreli kontrol altında tutulup sağlıklı düşünebileceği bir evreye kadar bırakılmayacak.
Çok zor ve uzun bir süreç geçmiş olsun , umarım ise yarar.
0
scorpion37
(13.10.17)
@scorpion o kadar yardırmışsın da ne maddesi onu da söyle anlamışsın belli ki.
0
La Femme D'argent
(13.10.17)
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(13.10.17)
tanıdık var uyuşturucu kullanmıyor ama sağa sola saldırıyor, öfkesine hakim olamıyor. 112 acil aranılıp polis eşliğinde adana akıl hastanesine götürülüyor. orda kuzu gibi olup geliyor.
0
for day to break
(13.10.17)
polisi arayabilirsiniz.
0
e haliyle
(13.10.17)
parayı nerden buluyo o da önemli. dibine vurmadan kastınızı bilmiyorum ama tahminen düzenli bir işte çalışamaz olsa gerek, ya da bulsa da süreklilik sağlayamaz.

burnu sürtmeden akıllanmaz diye düşünüyorum ben.
0
dafaisss
(14.10.17)
112 ve acil durumu kendisi maddeyi bırakmayı istemediği sürece işe yaramaz. Çünkü hastaneye gittiğinde psikiyatrist kendisine maddeyi bırakmak isteyip istemediğini soruyor istemiyorsa ayaktan tedaviyle bırakıyorlar. ancak birinci dereceden yakını sulh hukuk mahkemesine başvurduğunda kararda zorunlu yatarak tedavi ile ilgili bir şey geçiyorsa kararla toplum sağlığı merkezlerine gittiklerinde acil sevk ile yatışı yapılabilir. ama yine mahkemeden vasilik kararı çıkartmakta da fayda var.
0
forrestgumpinkosusu
(14.10.17)
(5)

türkçe'de bir benzetme kalıbı arıyorum.

bir sevgi faresi jamal
hani iki kişi birbirine aşıktır da "biz aynen x'le y gibiyiz" derler.tencere kapak gibi ama sanki daha romantik. ingilizce'de "peas and carrots "diyebir deyim var. bezelye ve havuç gibi. bizim dilimizde ne var tam olarak? aklıma gelmedi.
hani iki kişi birbirine aşıktır da "biz aynen x'le y gibiyiz" derler.

tencere kapak gibi ama sanki daha romantik. ingilizce'de "peas and carrots "diye
bir deyim var. bezelye ve havuç gibi.

bizim dilimizde ne var tam olarak? aklıma gelmedi.
0
bir sevgi faresi jamal
(13.10.17)
et ve tirnak
0
partizan
(13.10.17)
etle tırnak gibiyiz, oldu mu? olmadı sanki ahaha.
0
doxanikee
(13.10.17)
Leyla ile mecnun
Kerem ile aslı
Ferhat ile şirin
0
diffarentiationation
(13.10.17)
kumrular gibi, çifte kumrular
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(13.10.17)
Balla kaymak olabilir. Şarkı da vardı bi tane böyle.

Etle tırnak da olur ama o daha çok sevgililer için değil, sıkı dostlar, arkadaşlar için uygun olur.
0
kibritsuyu
(13.10.17)
(4)

abiye elbise dezenfekte etme yöntemleri

me23
soğuk suda sabunlu suda biraz bekletmek abiyeye zarar verir mi? kuru temizleme harici önerileriniz nelerdir?
soğuk suda sabunlu suda biraz bekletmek abiyeye zarar verir mi? kuru temizleme harici önerileriniz nelerdir?
0
me23
(13.10.17)
su spreyi sisesinin icine birkac damla beyaz sirke geri kalani icme suyu olacak sekilde doldur, ozellikle kokan yerleri tamamen islanmayacak sekilde fisfisla, sonra havadar bir yere as, evde votka varsa ama aromasi falan olmayan sade duz olanindan ayni sekilde onu da kullanabilirsin.
diger bir secenek gun boyu uv isinlariyla steril olacak sekilde kapali balkon gibi bir yere asmak, resmen gunes isigiyla yikiyorsun.
baska bir secenek buhar veren bir aleti biraz mesafeli tutarak sanki utuler gibi etrafinda gezdirmek, bunu birden fazla kere yapman gerekebilir.
0
mavicorap
(13.10.17)
Ben bir zararını görmedim. Hatta abiyelerin kirli kısımlarını sabunla çitileyip, tamamını ılık sabunlu suda bir müddet bekletiyorum, sıkmadan fazla suyunu alarak, sererek kurutuyorum. Kola gerektirmeyen abiyeleri kuru temizlemeye vermeden evde temizliyorum.
0
elikası
(13.10.17)
Düsük ısıda makineye atılabilir 30 derecede falan
0
hernezıkkımsa
(13.10.17)
@mavicorap+1

Yalnız saten tarzı su lekesi tutan bir kumaşsa sıvı ve buhar olmaz, güneş tek seçenek.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(13.10.17)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.