Giriş
(17)

doktorla sevgili olma/evlenme fanteziniz var mı?

limoncello
kadınlarda görüyorum bu durumu özellikle. var mı sizde de? neden ola ki?bir doktorun nesi çekici geliyor, çok abartılmıyor mu şu doktor olma durumu?
kadınlarda görüyorum bu durumu özellikle. var mı sizde de? neden ola ki?
bir doktorun nesi çekici geliyor, çok abartılmıyor mu şu doktor olma durumu?
0
limoncello
(21.05.17)
Lim5
(21.05.17)
Hayır, yok. Hayatım boyunca da olmadı açıkçası.
0
fraise
(21.05.17)
Tabii ki her kadın değil ama çoğunlukta var. Normalde yüzüne bakmayacağı tiplere doktor diye bakıyorlar arkadaşlarıma yürüyen kızlardan biliyorum.
0
pastörizesüt
(21.05.17)
çok şükür daha renkli fantezilerimiz var
0
otonomo
(21.05.17)
Doktorla evlenmeye az kalan biri olarak, gidin başka fantezi bulun:D

Benim yok, smart is new sexy. Doktorlar da ortalama üstü. Belki o yüzdendir.

Ben benimkinin neyi çekici anlatırım da doktor olmasıyla alakalı değil herhalde hiç. Mecburi olayı bile doktor olmasaydı keşke dedirtiyor :m
0
bir ileti paylastim
(21.05.17)
yok
0
elorelia
(21.05.17)
doktorları neye göre zeki buluyorsunuz? tama aralarından zeki olanları vardır elbet her meslek grubundan olduğu gibi ama gerizekalıları da çoktur yani bütün doktorlar zekidir önermesi çok saçma. tıp eğitiminin de çok abartıldığını düşünüyorum.
0
🌸limoncello
(21.05.17)
hiçbir zaman doktor koca ya da sevgili arayan biri olmadım.
ama sorulsa, "kocamın doktor olması iyi olabilir" diye düşünürdüm belki.
çünkü verdiği bir güven var.
bilgisine, en azından ortalama üstü olması gereken zekasına duyulan hayranlık ya da güven çekici geliyor olabilir.
ya da belki bazı kadınlar statü olarak görebilir.

fakat deneyimlerim, doktorların çok da zannedildiği gibi cazip insanlar olmadıklarını gösterdi.
evet, aptal olmuyorlar, ama bu illaki yeterli oldukları anlamına da gelmiyor.
gereksiz bir fantezi yani.
0
blatta hiberna
(21.05.17)
Umarım vardır..

Not: tıp 3. Sinif/erkek

Not2: guzel kızlar eqlesin..
0
nundu
(21.05.17)
benim değil ama ailemin var :D nebileyim, eşe dosta faydası olur diye düşünüyor olabilirler. ben komik buluyorum. Böyle şeyler genelde hep çevre ve ailenin etkisi, bilinç altına işlemesi oluyor bence.
0
kismisolungac
(21.05.17)
Yok.
Hatta çevremde çokça doktor ve tıp öğrencisi var, tanıdıkça doktorlara karşı bir önyargı geliştirdim, asla olmasın modundayım.
Zaten pek çoğu çekilmez insanlar, kendilerini çok üstün çok zeki çok mükemmel görüyorlar, bir de üstüne dökülen saçlar ve kavanoz dibi gözlükleri ekleyince yani elde görsel çekicilik de olmayınca, ne yapayım adamın mesleğini?
Avukatlar eqlesin ajfkkdkdls
0
bir nick var benden iceri
(22.05.17)
Hiçbir zaman böyle bir düşüncem olmadı.
0
ms brownstone
(22.05.17)
Parası çekici geliyor olabilir.

Hiç böyle bir dusuncem olmadı
0
gazozailacatmauzmani
(22.05.17)
Doktor ne yahu. Daha renkli fantezilerim var +1
0
ruhen hastayim ben
(22.05.17)
Erkeğim ve böyle bir şey istemem. Eşim mümkünse az çalışsın ve birlikte vakit geçirmeye zamanımız olsun. Gece yarısı kadıncağız hastanelerde nöbet tutarken benim kıçımı devirip yalnız başıma uyumam pek adil olmaz. Aşık olursam belki ama normalde ı-ıh.
0
dissendium
(22.05.17)
benim var, o kendini biliyor.
0
sik kullanilanlar
(22.05.17)
Fantezi olarak isimlendirmem ama bir kadının veya erkeğin doktorla evlenmek istemesini, ya da ihtimaller içinde onu önde tutmasını çok makul buluyorum. Tıp kazanan ve zeki olmadığını düşündüğüm bir iki arkadaş da gördüm ama bunlar istisna sayılır, benim gördüğüm üniversite sınavında iyi bir derece yapmak için ortalama üstü bir zeka gerekir. Bu kısmı hiç saymazsak bile bu insanlar en az 6 yıl deli yoğun bir eğitim alıyorlar, bu da doktor kişinin asgari bir sabra ve disipline sahip olduğuna karine oluşturur. Risksiz maaş, saygınlık gibi artıların yanında ve bence en keyiflisi insan biyolojisini biliyorlar, oturursun uzun uzun anlatır. Kız arkadaşlarım anlatırken bile hevesle dinlerim ben. Bir de konu hastalık olunca insan kendini çok aciz hisseder, bu konularda da olası sorunlarda garanti bir destek sağlar doktor eş. Ne güzelleme yaptım ama :D
Ben yine de meslektaş biriyle evlenmenib en azından kendim için daha eğitici ve keyifli olacağına inanıyorum.
0
illiyet dağı
(22.05.17)
(3)

Uçurtma (matematikçiler bakın hele)

old possum
Oğlumun matematik ödevi için altıgen uçurtma yaptık. Çok da güzel oldu, yapım aşamalarını yazdık filan. Olayın geometriden yararlanma kısmında ne yazıcaz? Neden altıgen mesela? Uçurtmalar genelde neden altıgen yapılır?
Oğlumun matematik ödevi için altıgen uçurtma yaptık. Çok da güzel oldu, yapım aşamalarını yazdık filan. Olayın geometriden yararlanma kısmında ne yazıcaz? Neden altıgen mesela? Uçurtmalar genelde neden altıgen yapılır?
0
old possum
(21.05.17)
Altıgenin hem sağ-sol doğrultusunda hem de yukarı-aşağı doğrultusunda simetrisi var. Simetrik şekiller daha dengeli davranır.

i2.wp.com
0
dissendium
(21.05.17)
answers.yahoo.com

daha aerodinamikmiş.
0
cedex
(21.05.17)
@cedex ama orda elmas şekli demiş, elmas pentagon şeklinde değil mi?
0
🌸old possum
(22.05.17)
(5)

ingilizce tek cümle çeviri

umutsuzevjınıkı
Happiness isn't in things. it's in us cümlesinde mutluluk nerede değil diyor
Happiness isn't in things. it's in us cümlesinde mutluluk nerede değil diyor
0
umutsuzevjınıkı
(21.05.17)
İlişkiler, olaylar.
0
dissendium
(21.05.17)
things çok genel bir ifade... eşyalar, maddeler, yerler, olaylar da değil diyor. içimizde diyor.
0
gotic
(21.05.17)
www.youtube.com

çok gerek yok aslında da bu şarkıdaki özgürlük'ü mutluluk yapınca çeviriyor cümleyi.
0
gunhanselas
(21.05.17)
Things derken somut seyleri ozellikle para ile satin alinabilecek seyleri demek istiyor.
0
Traveller
(21.05.17)
traveler +1
dissendium -1
0
kismisolungac
(21.05.17)
(10)

kopek alsam

sergerde
hayvana kotu mu ederim? ev 2+1 buyuk de sayilir, yer sikintisi yok. ama ben calisiyorum. tekim. yavruyu aksamdan aksama ve haftasonu gorucem. tek basina buyuyecek kotu edicem gibi geliyor vicdan azabindan edinemiyorum bi tane. ha olsa onu cok severim. oyle severim ki. ama ben isteyim ama o evde kala
hayvana kotu mu ederim? ev 2+1 buyuk de sayilir, yer sikintisi yok. ama ben calisiyorum. tekim. yavruyu aksamdan aksama ve haftasonu gorucem. tek basina buyuyecek kotu edicem gibi geliyor vicdan azabindan edinemiyorum bi tane. ha olsa onu cok severim. oyle severim ki. ama ben isteyim ama o evde kalacak :( yallllniz. uzulur mu?

edit: kendime eve alistirmak icin yeterli vaktimiz olmayacak gibi geliyor. yeterince ilgilenemezsem diye de uzuluyorum. ama her calisanin oyle olmuyor mu zaten?
0
sergerde
(21.05.17)
Bence almamalısın.
0
dissendium
(21.05.17)
Ben de bu yalnız bırakma olayı yuzunden alamıyorum:/ dogru duzgun ilgilenilmeyecekse hayvana bence de yazık
0
theworldismine
(21.05.17)
gunde en az bir saat disari cikarabilecek misiniz? olene kadar birakmam esyalarimi parcalasa da evi tuy icinde biraksa da diyorsaniz ve de sahiplenmeyi dusunuyorsaniz, barinakta omur boyu kafeste kalmasindansa sevgi dolu bi yuva cok daha iyidir onun icin.
0
pide
(21.05.17)
Kedi sahiplenin bence. Gezdirmesi yok, köpek kadar ilgi istemiyor.
0
tahin pekmez yoğurt
(21.05.17)
Almayıp sahiplenmelisiniz bence ama uzun süre yalniz birakmamalisiniz

@tahin pekmez yoğurt +1
0
bu benim teorim
(21.05.17)
Yavru alma, barinaklardan buyugunu al. Yavru kopek cekilir gibi degil, cisi kakasi ogretene kadar canin cikiyo. Bi de azgin bisey cikarsa felaket. Gidip yetiskin bi kopegi almak cok daha iyi oluyo(biz iki kere yaptik bunu!)
0
beriberi
(21.05.17)
almayın. tuvaleti bile ayrı sorun olur sizin için. kesinlikle almayın
0
oscar
(21.05.17)
Bakamayacaksaniz almayin, cocuk gibi dusunun. Insanlarin bakamayacagi kadar cocuk yapmasi seni rahatsiz etmiyor mu? Kopek de bircok acidan cocuk gibi, ilgi gerekiyor. Bir de asiri hareketli hayvanlar, neredeyse her gun gezdirmen gerekecek.
0
Traveller
(21.05.17)
Evde yalnız kalmayacak olsa, barınaktan ya da sokaktan alırsan sevaba girerdin. Pet shop işi her türlü falso.
0
arnold schwarzeneger
(22.05.17)
onu her gun gelip alip gezdirecek birini bulmalisiniz, hatta mumkunse ekstradan evde onunla kalsin biraz oynasin. emanet edebilir misiniz baskasina bilmiyorum. tabi bir de butceniz onemli. ya da is yerine yakin bir eve tasinip, oglenleri eve gidebilirsiniz. bence evin buyuklugunun kopegin buyuklugu ile bir iliskisi yok, eger kangaldan bahsetmiyorsak.
0
bir varmis bir yokmus
(04.06.17)
(21)

linkedin üyeliğiniz var mı

marul hirsizi
isteyenler mesleğini de yazabilir.
isteyenler mesleğini de yazabilir.
0
marul hirsizi
(21.05.17)
var.
0
nigeo
(21.05.17)
var - araştırma görevlisi
0
yaraticinick
(21.05.17)
Var. Mühendis
0
eloharp
(21.05.17)
var.
mekatronik mühendisliği ama henüz mezun bile değilim :)
0
attirmayin makedonun kafasini
(21.05.17)
Var ama hemen hemen hiç ilgilenmiyorum. Makine mühendisliği doktora öğrencisi.
0
minduser
(21.05.17)
Var. Mühendis
0
kullanıcı adını aktif edemeyen insan
(21.05.17)
var. IT marabasıyım
0
klar
(21.05.17)
Vardi. Sildim ama sonra bir site uyeligi icin mecburen yeniden acmak zorunda kaldim. Bombos bir profilim var su anda ama yine de ekleyenden gecilmiyor.
Meslek: yazilimci makine muhendisi
0
gormemisin oglu
(21.05.17)
Yok. Kendi şirketimde pazarlamadan sorumluyum.
0
norek
(21.05.17)
var - müh
0
dedim dedim de kime dedim
(21.05.17)
Var, bilgisayar mühendisiyim.

İş ararken de, iş teklifi alırken de kullanışlı. Çevre yapmak vs. çok umrumda değil
0
chicha
(21.05.17)
Var, bilgisayar mühendisi araştırma görevlisiyim.
0
cilekli pasta
(21.05.17)
Vardı kapattım benim icin bi olayı yoktu.
0
cabiday
(21.05.17)
var ama bizim sektör pek kullanmıyor sanırım
0
bardakigüneşgözlüğü
(21.05.17)
Var. Mühendis
0
illegalstar
(22.05.17)
yok-tamirciyim
0
basond
(13.06.17)
Yok. Makine mühendisliği okuyorum. Birkaç yıl sonra kayıt olmayı düşünüyorum.
0
dissendium
(13.06.17)
var-memur
0
cliquot
(13.06.17)
var.
çevirmenim.
0
blatta hiberna
(13.06.17)
yok - akademisyenim
0
duyond
(13.06.17)
Var, mühendisim
0
nesenbilneben
(13.06.17)
(1)

Neydi o fotoğraf?

tuzumkuru
Elinde tespih tutan bıyıklı bir abimiz yanan araçtan uzaklaşırken çekilmiş cool bir fotoğraf vardı onu arıyorum. Şimdiden teşekkürler...
Elinde tespih tutan bıyıklı bir abimiz yanan araçtan uzaklaşırken çekilmiş cool bir fotoğraf vardı onu arıyorum. Şimdiden teşekkürler...
0
tuzumkuru
(21.05.17)
dissendium
(21.05.17)
(8)

Minnak ifşa

pastörizesüt
İki yaşındaysanız ve doğumgününüzse hayat çok zor https://hizliresim.com/vb1GrD
İki yaşındaysanız ve doğumgününüzse hayat çok zor

hizliresim.com
0
pastörizesüt
(21.05.17)
Saçların hiç değişmemiş. Geçen ifşada da kıvırcıktın. Geçerli. :)
0
dissendium
(21.05.17)
deden sagsa allah uzun ömür versin. benim icin fotografin punctum'u deden oldu.
0
cunnilinguist
(21.05.17)
heheh kıvırbaş :)
0
keçeli kalem
(21.05.17)
@cunnilinguist dedem çok önce vefat etti
0
🌸pastörizesüt
(21.05.17)
başın sagolsun, benim dedeme çok benziyor siması. ne cok özledigimi fark ettim gece gece.
0
cunnilinguist
(21.05.17)
hayatının ilk 7 yılını, carlos adında ispanyol bir erkek çocuk bedeninde yaşadığını itiraf et hemen.
0
Apocalypse
(21.05.17)
Hahahaha lanet olsun yine mi mum der gibi bir halin var :)
0
fraise
(21.05.17)
bonus kafa. sarışın bekliyordum, üzdün :(
0
limoncello
(21.05.17)
(15)

Bezelye sevmeyen çocuklar, cips paketleri

for day to break
Ablamın 10,11 yaşlarinda olan çocuklariyla ilgilenmek zorundayım. Patatesli bezelye yaptım aç değiliz dediler. Kavga çıkardım azıcık yediler. Çatala tek tek bezelye tanesi batirarak. Düşünün o kadar. Bakkala gidip kolayla cips almişlar. Çok üzülüyorum bu çocuklarin sonu ne olacak diye. Sanki hasta o
Ablamın 10,11 yaşlarinda olan çocuklariyla ilgilenmek zorundayım. Patatesli bezelye yaptım aç değiliz dediler. Kavga çıkardım azıcık yediler. Çatala tek tek bezelye tanesi batirarak. Düşünün o kadar. Bakkala gidip kolayla cips almişlar. Çok üzülüyorum bu çocuklarin sonu ne olacak diye. Sanki hasta olacaklar büyümeyecekler gibi geliyor. Abartiyor muyum sizce? Onlarin sebze yemeği sevmesi imkansiz demi. Ablam öyle yetistirmis ve de çok sakince ne yapiyim beni de dinlemiyorlar diyor.
0
for day to break
(20.05.17)
Yoo benim en sevdiğim yemek pirasaydi. Sevmedigim yemek olsa bile evde kafama göre yemeyip cips falan alabildiğimi de hatırlamiyorum.
0
ghilleinthemist
(20.05.17)
Bizim evde de klasik ege mutfağı çok sebze pişer ben de çocukken yerdim çoğunu. Bizimkiler beni hiç zorlamazdı ama atıyorum o yemeği yemezsem başka yemek de yapmazlardı yani ya yiyordum ya da aç kalıyordum sanırım. Ye diye zorlamadıkları için antipati de duymuyordum.
Yeğenlerinizi siz değiştiremezsiniz ama annesi değştirebilir bence yemek yerine cips yiyebilmeleri çok yanlış evde bir yemek disiplini olmalı.
0
pastörizesüt
(20.05.17)
sebzeyi hiç sevmem, çoğu sebzenin tadını bilmem. bezelye de sevmediklerim arasında. şu an 188 boy 96 kiloyum. yani büyünebiliniyor sebze yemeden. zaten sebzeyle onun alakası yok, hayvansal protein almaları gerek.
0
cekilmis gayfe
(20.05.17)
çocukları zorlamamayı öğrendiğiniz de onlar da içlerinden geldiği gibi yemek yiyecekler bir gün. kavga çıkarmışsınız bir de bravo. asla istediğiniz gibi olmayacaklar bu şekilde.
0
veritaslibertas
(20.05.17)
kesinlikle abartmıyorsun. 19 yaşına kadar sıkı popolu nefis seksi bir beyefendiyken takip eden üç yıl içerisinde hayatını kaydırmış bir gerizekalı olarak ben seni çok iyi anlıyorum. tabii ki çocukları zorlamak doğru değil, bu tip zehirlere elbette ki merak salacaklar falan ama bir şekilde doğru beslenme alışkanlığının yerleştirilmesi gerekiyor veletlere. nasıl olur orasını ben bilmiyorum.

ben de bu işi düzene sokmuş değilim. hala kabul edilebilir sınırın çok çok üstünde şeker ve pislik tüketiyorum ama çocuklara "hediye" olarak cips alınması falan beni dehşete düşürüyor. hadi ben yine 18-19'dan sonra sapıttım, çocukluğumda nispeten sağlıklı şeyler yedim. şimdiki çocuklar ne yapacak? aldıkları hava bile zarar veriyor bebelere, ödül olarak cipsle şekerle çikolatayla büyüyorlar.

bilmiyorum. ben hak veriyorum sana. belki biz abartıyoruzdur ama bana dehşet verici geliyor çünkü ben bunları kendim gördüm. cips yiyip kola içerek çok sağlıklı ve fit birinin ne hale gelebileceğini kendi gözlerimle gördüm. basbayağı iq'mun düştüğünü hissettim, bir sürü sağlık sorunu yaşadım.

bu zalımlar bağımlılık yapıyor. bana "ulan boğazına sahip çıkamamışsın amma dramatize ettin" diyebilirsiniz ama bu çocuklar o bilince de sahip değil. onlara anlatamazsın. onlar yedikçe yer, istedikçe ister. ben 19 yaşında tadını aldığım şeyi 22 yaşımda bırakamıyorum, o iradeyi gösteremiyorum. bu bebeler 10-12 sene boyunca o pislikleri tükettikten sonra nasıl göstersinler o iradeyi? kolay iş değil bu.

hiçbir zaman şu yasaklansın bu yasaklansın adamı olmadım; zaten cips yasaklansın falan da demiyorum ama en azından bu abur cuburların falan ne kadar rezil, sağlıksız olduğunu bilsin insanlar. bilinçlenelim bu konuda. kilitli kapılar açılsın lütfen. teyze gibi teyzelere selam olsun.
0
der meister
(20.05.17)
Bi cocuga bezelye yedirmek istiyosan kiymali donatesli yaparsin, patatesli degil. Patatesle yapicam illa diyosan patates puresiyle verirsin. Bu sekilde kavgayla cocuk buyutulmez. Ablaniz da ayni seyi yapmistir, olmayinca da "denedim olmuyo" demistir. Siz yapin bi guzel pilav ustu kiymali bezelye, kiymali fasulye, eksili havuclu barbunya, yemesinler oyle diyin yemedi.
0
beriberi
(20.05.17)
Sanîrim küçuk yasta damaklarini alistirmak lazimdi. Gecenlerde bir doktor şeker yiyen çocuklarin her tada alisamadiklarini çunku sekerin keskin tadinin diger tatlari bastirdiğini filan söyluyordu.
0
🌸for day to break
(20.05.17)
Alternatif sağlikli abur cubur makarna olabilir dediğiniz gibi. Açıkçasi yemeği ben bile severek yemedim. Sırf bezelye saglikli diye zorla bir tabak indirdim mideye.
0
🌸for day to break
(20.05.17)
Aslında ben de zorla yemek yedirilen çocuktum. Ama sevmediğim yemek çok az. Sağlikli beslenme takintim da saglik problemleriyle karsilasinca oldu. Su an yediklerime dikkat eden biriyim. Çocuklara karsi da boyle hissediyorum. Biraz kaderci olmak lazim belki. InsAllah sonlari güzel olur ne diyim.
0
🌸for day to break
(20.05.17)
Abartmıyorsun ama pes etmemen gerek. 24 yaşındayım ve ıspanak, pırasa vs. hayatımda yemedim. Küçükken zorla yedirmeye çalıştılar bir keresinde öğürerek kalktım sofradan. Sonra nelerden hoşlandığımı keşfettim. Ispanak yemeği yemem ama ıspanaklı pide yerim. Kabak yemem ama mücver yerim. Alamadığım sebzeleri farklı biçimlerde almaya çalıştım. Sen de klasik sulu yemek yerine onların farkında olmadan doğru besinleri alacağı şekilde yemek yaparsan sorun olmaz. Örneğin bezelye yemeği yemiyorlarsa bezelyeli börek yap. Kola içmeyin demek yerine sofraya direkt ayran koy. Çocuklara yapma etme demek yerine gizliden gizliye yönlendirmek daha iyi.
0
dissendium
(20.05.17)
@dissendium +1
karnıbaharı, kerevizi yemiyorlarsa kızart. patatesli bezelyeyi, en sevdikleri makarna ile karıştır, kendileri yerler.
pişirirken yanlarında bulunsunlar bir de, yardım iste. harcanılan emeği, çıkan sonucu görsünler. kendileri yaparsa, yemeyi de isterler.
sen mutfakta tek başına pişirirken onlar içerde boş boş televizyon izliyorlarsa, olmaz.
mesela kek yap, onlara karıştırma işini ver. sebzeli börek yap, ellerini yıkayıp sarmaya yardım ettir. bırak yanlış olsun, dağınık olsun.
0
cliquot
(08.06.17)
sevilmeyen yemegi cocuklarla birlikte yapmak ise yarayabilir
kucukken annem bana biseyler yaptirdiginda kendim yaptiysam (tabi annem hazirliyordu herseyi ama ufacik bir seyi yaptigimda bile ev ahaline sanki ben yapmisim gibi bahsediyordu) tadi umrumda olmadan heyecanla yiyordum
malzemeleri birlikte secmek, cocugun ocagin alti kapaliyken tencereyi karistirmasina izin vermek, yemegin pisme dakikasini ayarlamasina izin verip adeta oyunmuscasina onun takip etmesini saglamak hazirlanan yemegi yeme konusunda heyecan yaratabilir
0
part time pollyanna
(08.06.17)
Domatesli salcali makarna falan yapip koy önlerine. O yasta saglikli ya da yesil bir sey agzina koymak cool görünmüyor. Meyveye hayir demiyorlar, bol bol meyve yesinler en azindan, ona tesvik et.

Bir de biraz abartiyorsun. 10-11 yasinda pilav-döner disinda cok az sey yiyen ben, 13 yasinda kendi istegimle vejetaryen oldum, 4 senedir de veganim.
0
buf-e kür
(08.06.17)
çocuklarının cips kola yemesine izin veren anne üzülmüyor sen ne üzülüyorsun boşver bi paket de malbuş koy ceplerine tüttürsünler bence.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(08.06.17)
valla ben sana çok hak veriyorum. ablanın çocukları böyle alıştırmaması gerekiyordu.

günümüzde herkes tutturmuş bir “çocuklarınızı zorlamayın, bırakın ne yiyeceklerine kendileri karar versinler, bırakın yemek istemiyorlarsa yemesinler” falan diye. ya tamam kendileri karar versin de, sen çocuğa bamya yapıp o istemiyorum diyince ona her seferinde cips alma özgürlüğünü tanıyorsan o çocuk elbette gider her seferinde cips alır. çocuğum yok, ne yapılması gerek bilmiyorum ama doğrusu bu değil yani ona eminim.

"aslında abur cubur yiyen de büyüyor, okula gidiyor, işe giriyor; sebze yiyen de. çok takılmamak gerek." diyebilirsiniz. ama sebze yiyen (ben) hakkında ilginç bir tezim var.

ben açıkçası küçükken HİÇ cips yemedim. bu kadar da kesin konuşuyorum çünkü gerçekten yemedim. kuzenim, arkadaşım falan cips aldığında bir tane bile istemezdim. çünkü kanser yapıyor demişti annem ve ben de kanser olmak istemiyordum. kolayı da yılbaşında veya yemeğe misafir geldiyse içerdim, onda da bardağın yarısına kadar su koyarlardı iğrenç olurdu. ama iyi ki de öyle yapmışlar. çünkü ben kendimi bildim bileli hiç hasta olmadım. burnum bile akmaz. en son çok küçükken ateşim çıkmıştı onu hatırlıyorum. bence tamamen çocukluğumdan beri düzgün beslenmem sayesinde olan bir şey bu.

tabi doğduğumdan beri ev yemeği yediğim için damak tadımın o yönde gelişmesi, böylece sebzenin her çeşidini çok seviyor olmam ve bu yaşıma geldiğimde bile cips/hamburger gibi şeyler yerine pırasayı tercih ediyor olmam da cabası.

bence çocuklara doğuştan alıştırmak gerekiyor. sizin yeğenler ise artık kocaman olmuşlar ve zorlamanın iyi bir yöntem olduğunu düşünmüyorum ama @part time polyanna'nın dediği çok mantıklı geldi.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(08.06.17)
(1)

İş konusunda yardım (yardım derken bilgi istiyorum)

istambul
yaş 23. istanbul'da okuyorum. şimdiye kadar hiç iş tecrübem olmadı. o yüzden cehâletim çok büyük, yardım rica ediyorum. mevzuya giriyorum. yazın burda çalışacak bir iş bulursam memlekete dönmeyeceğim. şöyle haziran-temmuz-ağustos için iş arıyorum.1-ne önerirsiniz? (çok genel bir soru oldu idâre edin
yaş 23. istanbul'da okuyorum. şimdiye kadar hiç iş tecrübem olmadı. o yüzden cehâletim çok büyük, yardım rica ediyorum. mevzuya giriyorum. yazın burda çalışacak bir iş bulursam memlekete dönmeyeceğim. şöyle haziran-temmuz-ağustos için iş arıyorum.

1-ne önerirsiniz? (çok genel bir soru oldu idâre edin.)
2-asgarî ücret dediğimiz maaş tam zamanlı her işte zorunluluk di mi?
3-part-time işlerde asgarî ücret olayı var mı?
4-kerizlenmemek için neye dikkat edeyim? meselâ iş sözleşmesi vs. imzalı bir süreç kesin olacak di mi?
5-internet ilânlarında anket şirketleri günlük 80-100 tl diyor. bunlara başvursam ayda kaç gün iş olur ki?
0
istambul
(20.05.17)
Ben LCW'de çalıştım üç dört kez. Bu tip yerlere başvuru yapabilirsin. Öğrenci çok oluyor. Yarı zamanlı işlerde asgari ücret yok diye biliyorum. Kurumsal yerlerde iş sözleşmesinde bir sorun çıkmaz genelde. Maaşını yatırırlar.
0
dissendium
(20.05.17)
(4)

Türkiyede hukuk okumak nasıldır?

freetakilir
Zor mudur? Iş hayatı zahmetli olur mu? Bir arkadaşım için soruyorum.Edit: siyasi sebeplerle sormaktayım.
Zor mudur? Iş hayatı zahmetli olur mu? Bir arkadaşım için soruyorum.

Edit: siyasi sebeplerle sormaktayım.
0
freetakilir
(20.05.17)
okurken derslere falan pek gitmiyorlar, bir sekilde mezun olurlar. mezun olduktan sonra 2000 liraya bir avukatin yaninda mesaili sekilde calisiyorlar.

mezun sayisi cok fazla, kendini onlardan bir sekilde ayiramayacaksa hic ugrasmasin.
0
fakyoras
(20.05.17)
not ezberleyip mezun oluyolar işte. ne bi eksik ne bi fazla.
0
lucky strike
(20.05.17)
Hakim savcı olmayı istiyorsa ve AKP militanı değilse okumasın. Ben olsam avukatlık için de okukam. Çok büyük ihtimalle sıradan bir avukat olacak. Ben pişmanım, herkese de hukuk yazmayın diyorum. Çok istekli ise diyecek bir şey yok ama önermiyorum.

Aühfspor

Edit: En iyisi Türkiye'de devletle muhatap olmayacağın veya en az muhatap olacağın bir bölümde okumak.
0
tahin pekmez yoğurt
(20.05.17)
İki yıllık adalet okudum açık öğretimden. Hukuk derslerine biraz aşinayım. Bana göre hem zevkli hem de sıkıcı hukuk okumak. Ceza hukuku bana güzel gelir. Ticaret hukuku ise efsane sıkıcıdır. Şimdi hukuk deyince bunları sevmesen de bir yere kadar bilmek zorundasın. O kısım sıkıntı. Hiç merak etmediğin şeyleri okurken bulabilirsin kendini. Arkadaşın yani. Mezun olunca başkasının işini yapıyorsun. Şimdi diyeceksin ki, herkes bu hayatta başkasının işini yapıyor ama hukukta daha da bir başkasının işini yapıyorsun. Adam suç işlemiş, onun g.tünü sen kurtarmaya çalışıyorsun. Normalde avukatlar gerçeğin ortaya çıkmasını sağlamalıdır etik olarak ama işin aslı öyle değil. Parayı veren işini yaptırıyor. Bu yüzden insanlarla iç içe olduğun bir bölüm. Mühendisliklere ya da temel bilimlere göre zorluğu daha düşük. Matematik yok bir şey yok. Okuma alışkanlığın varsa uzatmadan bitirirsin.
0
dissendium
(20.05.17)
(3)

internet üzerinden slayt yapma sitesi

bedrozan
var mıdır böyle bir şey acaba ?şimdi bilgisayara program yüklemek falan istemiyorum, varsa bildiğiniz site yazıverin lütfen.teşekkürler şimdiden.
var mıdır böyle bir şey acaba ?
şimdi bilgisayara program yüklemek falan istemiyorum, varsa bildiğiniz site yazıverin lütfen.

teşekkürler şimdiden.
0
bedrozan
(20.05.17)
Prezi
0
dissendium
(20.05.17)
Google Presentation
docs.google.com
0
superior
(20.05.17)
Prezi, çok başarılı bir site. Mutlaka dene
0
zaxurani
(20.05.17)
(23)

Benden Başka Sokakta Hayvanlara Selam Veren Var mı?

bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
Selamlar.Benim böyle bir alışkanlığım var, sokakta hayvan gördüğüm zaman "naber la kedi?", "şş, kuş! nabıyon?", "köpek, naber karşim?" gibi selamlar veriyorum geçerken. Bunu benden başka yapan var mı, yoks ben manyak mıyım skxkg. Az önce yine bi kediye selam veriyodum, dayının teki "mal mı lan bu" d
Selamlar.

Benim böyle bir alışkanlığım var, sokakta hayvan gördüğüm zaman "naber la kedi?", "şş, kuş! nabıyon?", "köpek, naber karşim?" gibi selamlar veriyorum geçerken. Bunu benden başka yapan var mı, yoks ben manyak mıyım skxkg. Az önce yine bi kediye selam veriyodum, dayının teki "mal mı lan bu" der gibi baktı.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(20.05.17)
seni anlamadıklarını biliyosan mal değilsin.
0
elorelia
(20.05.17)
Selam vermem de bir kedi yanıma pis pis yaklaşıyorsa napıyosun lan şerefsiz derim.
0
dissendium
(20.05.17)
Yapıyorum, çok severek hem de.
0
lolita
(20.05.17)
ben vermem.
ha verirlerse alırım ama.
zor hayatlar yaşayan bu kardeşlerimizden bir a.s'yi esirgeyecek değiliz.
0
filteria
(20.05.17)
Ben veriyorum onlar da bana cevap veriyorlar mivmiv diye konusarak anlasiyoruz karsilikli. Ayrica googleda aratirsan seni anladiklarini gorursun kediler kuyrugunu havaya dikerse seni selamliyor demek kedi dilinde. Kuyrugunu sakliyorsa mesela korkmustur.
0
neferkitty
(20.05.17)
her gördüğüm kediye köpeğe "köpeeekk naberr" ya da "kediii nabıyon len şerefsiz" şeklinde yaklaşırım, onlar da gelir sevdirir kendini.
0
veritaslibertas
(20.05.17)
Ben her sabah okula giderken yolumun üzerindeki kulübede yaşayan köpeğe korna çalıyordum bir zamanlar...
0
premium hayat yan gel yat
(20.05.17)
Ben de yapıyorum. Çok severek yapıyorum. Geçen altına işemiş yavrucuk bi kedi bulduydum, anneannemin yan apartmanının bahçesindeki yavrulara götürdüm. 2 de büyük kedi vardı. Bakın dedim size Tanrı misafiri getirdim, ona iyi bakcaksınız tamam mı dedim, bak emanet ona göre bi daha gelince kontrol etcem dedim. 2 hafta sonra benim yavruyu hoppidi hoppidi koştururken buldum :)) güzel bişey.
0
yaren
(20.05.17)
Ben de veriyorum. Yani selam falan demesem de yanına gidip gucugucu, pisipisi diyorum. Konuşuyorum bazen.
0
yirmisantim
(20.05.17)
Naber laa :) filan derim ben de.
0
runagain
(20.05.17)
Ben de konuşuyorum sokak hayvanlarıyla. Bana da "mal mı lan bu" der gibi bakıyorlar bazen. (Hem teyzeler hem kediler öyle bakıyor.) :/
0
kobuzchu kiz
(20.05.17)
Ben de veriyorum hemen hemen hepsine bazen hızımı alamayıp durup sevip sohbetime öyle devam ediyorum.
0
pastörizesüt
(20.05.17)
veriyorum. evimin oldugu sokağa girdiğimde bir dükkanın önünde oturan bir köpek var ismi paris bütün gün orada oturuyor kendisi bir golden retriever, arada seviyorum ama hep enerjim olmuyor veya hayvanı sıkmak istemiyorum o yüzden selam verip geçiyorum. diğerlerine de selam veririm ama nadiren, yani tanımadığımız insana selam veriyor muyuz hayır tanımadığım hayvana da kolay kolay selam vermem o yüzden.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.05.17)
ahaha bence güzelmiş. eğlenceli birisin. ama sesli yapma deli sanarlar :D
0
black mamba
(20.05.17)
Ben de konuşurum bazen. La bi git başimdan filan derim. Ama dayilarin gormeyeceği yerde derim.
0
for day to break
(20.05.17)
abi nefes alsam "deli diyolar mıdır acaba?" diye düşünen birisi olarak ben bunu hep yapıyorum ve garip olabileceğini ilk kez bu duyuruyu görünce fark ettim. ben kedi görünce takılıyorum genelde. geçen sigara içerken bi tanesi sırnaşıyodu mesela, "olum sigara mı veriyim ne istiyon, yiyecek bi şey yok ki" deyip sigarayı uzattıydım, yurttaki güvenlikçi abi görmüş, gülüyodu. ben seviyorum hayvanlarla konuşmayı. cevab da veremiyolar nasılsa ooh.
0
der meister
(20.05.17)
Köyde önümden geçen yılana "Ştt, nereye gidiyon?" demişliğim var.
0
inawen
(20.05.17)
hahhahaha kendin gibi birinin yaptığını bilmek çok güzel.
ben kedilere elmyra gibi nalsın kedicik falan diyom.
kopeklere de trakyalı ağzıyla naaprsın be küpek diyom hep:)))
0
faik abi
(20.05.17)
selamı bırak,dayanamayıp sesli sesli konuşuyorum ben. daha bugün "sen ne güzelsin, tatlı mısın sen" diyerek oldukça iri yapılı bir kediyi sevdim dakikalarca.
0
ruhen hastayim ben
(20.05.17)
çöpü karıştırırlarken veya birilerinin verdiği bir şeyleri yumulurken görürsem "afiyet olsun" falan diyorum kedilere.
ya da "naber pisicik" falan.
0
thomaswantsmore
(20.05.17)
Şişman köpeklere naber lan dobiş derim. Oynayan kedilere haha salak mısın sen derim gülerek izlerim.
0
hasmetizm 2046
(20.05.17)
ya ben direkt "anneeem" diye seviyorum. özellikle kedileri. kedilere karşı içimde büyük bi aşk var. köpeklere karşı da öyle. kedi görünce anneem napıyosuun diyorum. köpeklere de minnoşum falan diyorum.
arkadaşlar ben normal değilim galiba.
0
matilda
(20.05.17)
Ben de hep yapıyorum. Naber köpek, merhaba kedi falan derim.
Sabahları işe giderken köpekler geliyor yanıma servis için durduğum yerde. Onlara elimdeki çantada ne olduğunu falan anlatıyorum, sen de gelicen mi işe diyorum. Hiç gelmiyorlar ama.
Kuşlarla hiç sohbet etmedim ama sanırım. Onlara sadece merhaba merhaba.
0
sopiro
(21.05.17)
(1)

Çeviri Yardıma / Makine

pismis kofte
"Z-level cutting passes are applied to steep areas and boundary offset passes to shallow areas using a sophisticated logic that gives priority to continuity of toolpath between steep and shallow areas for smoother finishing."Özellikle makine mühendisi arkadaşlar varsa, bu cümlenin çevirisini yapabil
"Z-level cutting passes are applied to steep areas and boundary offset passes to shallow areas using a sophisticated logic that gives priority to continuity of toolpath between steep and shallow areas for smoother finishing."

Özellikle makine mühendisi arkadaşlar varsa, bu cümlenin çevirisini yapabilirler mi? Cutting pass ve boundry offset özellikle takıldığım iki terim.

Şimdiden teşekkürler.
0
pismis kofte
(20.05.17)
CNC'den bahsediyor sanırım.

Z seviyesi kesme geçişleri dik yüzeylere uygulanır... demek istiyor. Buradaki Z seviyesi dediği Z ekseni olabilir. Neden bahsettiğini anlamak lazım. Başka bir terim de olabilir. Boundary offset passes, sınır öteleme geçişleri demek sanırım ama buradaki offset kelimesi Türkçede de offset olarak kullanıldığı için öteleme diye çevirmek doğru olur mu bilmem.
0
dissendium
(20.05.17)
(7)

Kasa toplamaca

kobuzchu kiz
Pek sevdiğim masaüstü bilgisayarım yedi yılın sonunda isyan etti, emekliliğini istedi. Ege'de bir kasabaya taşınacakmış. Yeni bir kasa toplamam lazım. "AMD işlemci al, daha ucuz ama performansı iyi" diyenler oldu fakat hiç kullanmadım, anlamıyorum. (Eski işlemcim i3) Zaten 2010'dan beri aldığım en b
Pek sevdiğim masaüstü bilgisayarım yedi yılın sonunda isyan etti, emekliliğini istedi. Ege'de bir kasabaya taşınacakmış. Yeni bir kasa toplamam lazım. "AMD işlemci al, daha ucuz ama performansı iyi" diyenler oldu fakat hiç kullanmadım, anlamıyorum. (Eski işlemcim i3) Zaten 2010'dan beri aldığım en büyük şey de SSD, hiç takip ettiğim bir alan değil.

Elimdeki Harddiski ve SSD'yi tekrar kullanabilirim diye düşünüyorum. Uyumlu olursa RAM'leri de (DDR3) kullansam iyi olur. Olmazsa yenisini alırım.

Bir işlemci, bir anakart, bir ekran kartı, bir kasa lazım. Başka bir şey lazım mı? Güç kaynağı da alayım mı? Ne alayım, nereden başlayayım? Bütçeye 2500 lira civarı dersek çok mu az? Hiç fikrim yok, yardım edin :(

Kullanacağım en ağır şeyler Photoshop, Illustrator, InDesign, belki nadiren Premiere. Oyun oynamıyorum (Flash oyun falan oynarım en fazla) Photoshop'ta bir işlemi bir dakikada yapmasın, hızlı çalışsın, yeter bana.
0
kobuzchu kiz
(20.05.17)
www.eksiduyuru.com

Bilgisayarların zortlama dönemi anlaşılan. Görüyorum ve artırıyorum. Benimki 10 yıl dayandı. Zorlasam hala dayanır da evde iki tane laptop olduğu için masaüstünü artık zorlamak istemiyorum.

Verebileceğim tek tavsiye ASUS'tan şaşmaman. Güç kaynağını ASUS alabilirsin. Anakartı da. Ekran kartını 4 GB al. İşlemci i5 olabilir.
0
dissendium
(20.05.17)
şu anki bilgisayarının tam ve detaylı özelliklerini bir şekilde paylaşman mümkün mü? güç kaynağın(büyük ihtimalle) yeterli olmayacaktır diye düşünüyorum mesela ama bilemeyiz. ram'lerin de 2+2 ise mesela yine olmaz.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.05.17)
@proletarier şöyle:
- Gigabyte Intel DDR3 anakart, p55-us3l
- Intel i3 530 soket 1156 4mb işlemci
- 2+2 DDR3 1333 mhz ram (biri Patriot biri Corsair, ayrı ayrı aldım)
- Zotac Nvidia 9600GT 1gb ekran kartı
- 400w Xigmatek kasa (ayrıca güç kaynağı da almadım)
- Seagate SATA2 harddisk
- Kingston SATA SSD (sata2-3 ile geriye doğru uyumlu yazıyor, ne demek istiyor bilmiyorum.) :(

edit: işlemcinin şeyini düzelttim
0
🌸kobuzchu kiz
(20.05.17)
i3 1156 diye bir model yok. 1156 soket şeysi. i3 5xx/9xx gibi bi şey olmalı.
1156 i7 i5 ler olmalı eski nesil falan ama çok uçup kaçmayalım derseniz işinizi görür gibi i7 870. güç kaynağı kalkar sanırım altından. bi' de ram düşük kalmış biraz.
0
müftü
(20.05.17)
1156 socket ise baya eski nesil bir işlemcidir.

hdd, ssd ve kasa hariç her şeyi değiştirmen lazım gibi. güç kaynağı dahil.

birazdan kabaca bir liste çıkarırım.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.05.17)
Topluym mi güzel bişeyler sana abla?
0
dunyanineniyiinsani
(20.05.17)
+proletarier

ddr3 ramler de dahil elinden çıkarıp şöyle baştan bir makine topla bence. güç kaynağı gold ya da bronze alsan iyi edersin. 500W+
i5 in yeni serileri de seni idare eder i7 ye gerek yok
ekran kartı için www.amazon.com

ya da quadrolar var onlar da güzel.
0
yüzyıllık yalnızlık
(20.05.17)
(8)

Yoğurttaki protein %3 iken ayrandaki protein oranı nasıl %3 olabiliyor?

goodz
Yoğurt+Su=Ayran olduğuna göre bu hesaba göre eklenen suyun da protein oranının %3 olması gerekmez mi?
Yoğurt+Su=Ayran olduğuna göre bu hesaba göre eklenen suyun da protein oranının %3 olması gerekmez mi?
0
goodz
(20.05.17)
yoğurtta protein %3 değil ki.
0
kurnaz
(20.05.17)
🌸goodz
(20.05.17)
Endüstriyel ayranlar yoğurt + su değil, süt + su şeklinde üretiliyor diye biliyorum. Proseste yoğurt söz konusu değil.

Bir de su inorganik bir bileşik. Protein ise organik bir bileşik. İnorganik bileşiğin içinde organik bileşik zaten olmaz.
0
dissendium
(20.05.17)
@dissendium sütte de %3 diyerek beyin yakan soruyu sürdürüyorum :)
0
🌸goodz
(20.05.17)
Önemli değil o kısım. Su dediğin dihidrojen monoksit bileşiği. Yapısında sadece hidrojen ve oksijen atomu var. Proteinler farklı bir bileşik türü. Sudan protein gelmesi gibi bir şey söz konusu değil yani. Öyle bir şey olsaydı hepimiz kaslı yaratıklar olurduk.
0
dissendium
(20.05.17)
ayranda ne kadar protein vardır, ne kadar aminoasit vardır o kısmı gıda mühendisi arkadaşlara bırakıyorum ancak @dissendium'un yanlış bir genellemesi var. suda organik bulunabilir, hatta bunun tayin yöntemleri falan da var. saf sudan bahsetmiyorsak tabi. bildiğim kadarıyla da gıda sektöründe saf su kullanılmıyor :/
0
zgrydn
(20.05.17)
Yanlış genellemeyelim. Organik bileşiklerden kastım karbonhidrat, protein ve yağ. Suda bunların hiçbiri yoktur. Bunlar en büyük organik bileşik sınıfları. Sen dersen ki suya kanalizasyondan organik bileşik bulaşmış, bu durumda ona içinde organik bileşik var dersin ama bu organik bileşik genelde çok az miktarda bulunduğu için onu ciddiye almazsın çünkü onun canlılara bir faydası yoktur.
0
dissendium
(20.05.17)
bu değerleri nerden buldunuz? benim şimdiye gördüklerimde yoğurtta protein yüzde dört civarı, ayranda ise iki.
0
slow like honey
(20.05.17)
(12)

Bu sistem nasıl olur?

zaugnakhaldun
Selamlar!https://i.hizliresim.com/gq35q0.jpgBütçemin de yukarısına çıkmış durumdayım aslında; ama uzun bir süre, ilerleyen yıllarda sadece minimal upgrade ile idare edebileceğim bir oyun bilgisayarı kurmaya çalışıyorum : ) Yukarıdaki sistem nasıldır dersiniz, beni götürür mü uzun bir süre; yüksek ka
Selamlar!

i.hizliresim.com

Bütçemin de yukarısına çıkmış durumdayım aslında; ama uzun bir süre, ilerleyen yıllarda sadece minimal upgrade ile idare edebileceğim bir oyun bilgisayarı kurmaya çalışıyorum : )

Yukarıdaki sistem nasıldır dersiniz, beni götürür mü uzun bir süre; yüksek kalite yüksek fps verir mi bana : )

downgrade yapılabilecek bir parça varsa o konuda da önerilere açığım, vatan bilgisayardan olması önemli sadece =)


sogutma için de şunu düşündüm ama alternatiflere açığım:

i.hizliresim.com
0
zaugnakhaldun
(20.05.17)
i7 al.
0
dissendium
(20.05.17)
o kadar param yok
0
🌸zaugnakhaldun
(20.05.17)
i7 almana gerek yok. işlemciyi yeni nesil alman iyi. 7500 ile zaten overclock yapmayacaksın. o nedenle stok soğutucu yeterli. ileride minimal ekleme yapacağın için işlemciyi zaten değiştirmeyeceksin. farklı parçalar (işlemci ve anakart) ile overclock açılabilir ama belki max %10 fazla verim alırsın. bu sistem ile 1080p sıkıntı değil, çoğu oyunu yine akıcı 2k çözünürlükte oynarsın.
0
sporty
(20.05.17)
Kasada Corsair'den şaşma bence çok kaliteli iş yapıyorlar.
Anakart için Zserisi daha revaçta ileriyi de düşünerek ben Z270 yetmiyorsa 170 öneriyorum.
İşlemcide eğer i7-6700K alacak durumun yoksa i5-6600K tercih et liste başları bunlar. 7500 ilk 5 de bile yer bulamıyor incelemelerde.
SSD yi Adata alarak biraz tasarruf yapabilirsin f/p açısından gayet olumlu yorumları var.
Ramde hyperx fury, ballistix sport daha güzel olurdu bütçe el veriyorsa.
0
gozu acik sevisen yahudi
(20.05.17)
amazon'dan almayı düşündün mü daha ucuza geliyor.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.05.17)
RAM'de 3000 Mhz'den daha ucuz 2400 Mhz varsa onu al. Araştırmadım var mı diye.
0
harzem
(20.05.17)
geribildirimlere göre biraz değiştirdim sistemi, neredeyse aynı bütçeye oldu

hizliresim.com
0
🌸zaugnakhaldun
(20.05.17)
overclock yapmayacaksan yeni nesil olan işlemciyi almanı tavsiye ederdim ben. pek bir performans farkı yok ama daha yeni nesil her zaman daha iyidir.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.05.17)
ram leri amazondan alırsan ortalama 200 lira karda olursun.
0
yüzyıllık yalnızlık
(20.05.17)
amazonu bekleyememe durumum var biraz :/

@ proletarier, @ yüzyıllık yalnızlık
0
🌸zaugnakhaldun
(20.05.17)
1 hafta-10 gün arasında gelme ihtimali yüzde 90 üzerinde(kendi verdiğim siparişlerden yola çıkarak söylemem gerekirse)
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.05.17)
bu sistem için 600 watt güç kaynağına gerek yok bence. 450 500 fazlasıyla yeterli olur. Ayrıca arşiv vs yapmayacaksan hdd'ye de boşa para verme. 240 gb ssd yeterli. Hdd yerine bir üst model ekran kartı al.
0
oziloz
(20.05.17)
(5)

çelik ve alaşımlarının standartları

garagavun
özellikle akademide AISI SAE mi DIN mi daha çok kullanılıyor merak ettim. DIN daha kapsamlı fakat SAE daha yaygın gibi. öyle midir acep?
özellikle akademide AISI SAE mi DIN mi daha çok kullanılıyor merak ettim. DIN daha kapsamlı fakat SAE daha yaygın gibi. öyle midir acep?
0
garagavun
(19.05.17)
abd kaynakli calismalarda aisi ve sae yaygin olsa da, genelde en yani eski din standardlari kullaniliyor.
calistigin celik turune gore bile bu yayginlik degisebiliyor.
0
tavukbanalop
(19.05.17)
cevap için teşekkürler. yani ikisi de lazım diyorsun. of ülen.
0
🌸garagavun
(19.05.17)
Makale falan yazıyorsanız bence AISI yeterli. Şu Alman standartları azalarak bitsin artık. Bunların kullandığı indisler bile saçmalıktan öteye gitmiyor. Yaygınlık kısmı doğru ama kullanmak zorunda değilsiniz. Dişli çark için Zahnrad kelimesinin baş harfi olan "z" kullanılıyor formüllerde. Hesaplarda her şey karışıyor bu yüzden. Konuyla çok ilgili olmadı ama şu standartları kullanmayın, kullandırtmayın.
0
dissendium
(19.05.17)
o alman standartı bitmez abi, avrupa standartını ona adapte ettiler. SAE iyi hoş ama tablosu, açıklaması olmadan ne olduğunu anlayamayız. rakamlarının kimyasal içerikten bağımsız olması dünyayı böyle ortada bırakıyor. çalışmak maksatlı bir göz atıyordum da aklıma takılmıştı biri yetmez mi diye. unutmuşum bir de, çözene kadar kafayı yedim.
0
🌸garagavun
(19.05.17)
Piyasa genellikle DIN ve EN üstünde dönüyor sanırım akademi de ona yakındır. Ayrıca çelik standartlarında DIN ve EN gayet kullanışlı. Türkiye'de en çok kullanılan yapı çelikleri için konuşacak olursak DIN 17100 ve EN 10 025 standartlarına göre min. akma ve çekme dayanımlarını veriyor.
0
Roark
(21.05.17)
(14)

Özel üniversiteden mezun birinin devlette yüksek lisans yapmasi

fraise
Çok mu zor? Bir arkadaşım için soruyorum bunu. Özel üniversitelerin birinden (Koç, Bilkent vs değil ama apartman universitesi de degil) mezun kendisi. Gelecek sene yüksek lisans yapmak istiyor, öncelikli olarak devlet üniversitelerine girmeye çalışacak. Çevresinde birkaç kişi 'imkansıza yakın girmen
Çok mu zor? Bir arkadaşım için soruyorum bunu. Özel üniversitelerin birinden (Koç, Bilkent vs değil ama apartman universitesi de degil) mezun kendisi. Gelecek sene yüksek lisans yapmak istiyor, öncelikli olarak devlet üniversitelerine girmeye çalışacak. Çevresinde birkaç kişi 'imkansıza yakın girmen' demiş de, size soralım dedik. O kadar zor mu devlet üniversitesine girmesi? Ne yapması gerek? İçinizde daha önce girmiş olan var mıdır?

Teşekkür ederim şimdiden herkese.
0
fraise
(18.05.17)
Yo zor değil. 2 tanıdığım yaptı bunu. Mezun olduğu vakıf üniversiteleri çok da kaliteli değildi. Bölümle alakalı olabilir. Onlar psikoloji mezunuydu mesela.
0
patatesli yumurta
(18.05.17)
ne alaka? neden zor olsun ki. şayet dandik bir üni ise o zaman evet zor olabirdi ama eğer ortalama bir yer ise sıkıntı çıkmaz.
0
giovanne
(18.05.17)
tabii ki girebilir de şimdi cidden çok merak ettim siz bu ülke de devlet üniversitelerini ve vakıf üniversitelerini ne zannediyorsunuz?
odtü ve boğaziçi hariç diğer devlet üniversitelerinin koç sabancı bilkent gibi olmayan vakıflardan ne farkı ya da üstünlüğü var. üstelik nişantaşı gibi apartman üniversitesi de değil diyorsun hani. istanbulda koç, sabancı, bilgi, bahçeşehir, özyeğin, kadir has, yeditepe vs. gibi, ankarada bilkent, tobb, izmirde izmir ekonomi gibi gerçekten iyi özel okullar var. burda okuyan birçok tam burslu öğrenci var, burslu olmasa da başarılı sayılabilecek öğrenciler de var buralarda.
herkes bilip bilmeden konuşuyor bu tarz okullarda üstelik paralı okuyup da boğaziçi ve odtüde tezli yapan 2 kişi tanıyorum. bir de yine bu okullarda tam burslu okuyup koçta burslu master yapan da tanıyorum yani kriterleri karşıladığı müddetçe neden olmasın.

ama seni tenzih ediyorum @fraise ülkemizde bu özel devlet üniversitesi konusunda büyük bir cehalet var herkes kulaktan dolma bilgilerle konuşuyor. ben de devlet üniv. mezunuyum yani o yüzden savunuyor değilim.
ayrıca özel var devlet var yani mezun olduğu okul hangisi, gitmek istediği devlet hangisi?
0
limoncello
(18.05.17)
bölüm nedir bilmiyorum ama çoğu bölüm için devlette yapmak çoğu lisansüstü eğitim veren özellerde yapmaktan daha kolay (odtü, boğaziçi, vs hariç).

iyi ortalama, iyi ales/dil, sağlam hocalardan referans mektupları, çalışacağı alan hakkında bilgi sahbi olma, çalışacağı hocanın yayınları hakkında bilgi sahibi olma (mümkünse daha önceden tanışma).
0
kayranin kedisi
(18.05.17)
Limoncello, benim bir şey sandığımdan değil. Benzer şeyleri söyledim fakat branslarimiz farklı ve ben de konuya çok hakim değilim. Çevresindekilerde devlet universiteleri devlet mezunlarını alır tutumu olduğu için buraya sorup fikir alalim dedik.
0
🌸fraise
(18.05.17)
Yıldız ing. İktisat yl.'de vardı bi kaç kişi. Okulları hatırlamıyorum ama orta halli okullar diye aklımda kalmış. Burslu mı paralı mı hiç sormadim
0
gidelimburadan
(18.05.17)
@fraise ben de senin için demedim zaten. yani konu açılmışken fikrimi ve gözlemimi söyleyeyim dedim. özel üniversiteden mezun devlette yüksek yapmak diyince çok geniş bir aralık söz konusu. yani bu bütün özel üniversiteler çöp, bütün devletler de daha üst konumda gibi algılanıyor soruş biçimi olarak o yüzden söyledim.
koç, sabancı, bilkent hariç iyi eğitim veren özeller de var.
bazı devlet ve bazı özelleri ayırırsan ki 3-5 üniv. bunlar fazlası değil bir farkı yok. itibar olarak da öyle. bilgi üniv. istanbul üniv.den kötü değil aynıdır mesela. ama yanlış bir algı var özellere karşı.

tam cevap olarak dediğim gibi kriterler; ortalama, ales, dil puanı, bilim sınavı, mülakat, referans mektubu, projeler vs. istenenleri karşılıyorsa, apartman okulu da değilse odtü ve boünden de kabul alabilir. herkesin söylediğine bakmasın arkadaşın, bilip bilmeden konuşuyor herkes.
0
limoncello
(18.05.17)
yeditepeden istanbul üniversitesi oluyor. ki yeditepe bazı vakıf üniversitelerine göre biraz dandik sayılır. ales ve dil sınavındaki puanlar sağ olsun. zor değil.
0
ofelia
(18.05.17)
Başvurulan üniversite ve o üniversitedeki hocaların özel üniversitelere bakışına göre değişir bu sorunun cevabı. Bazı hocalar özel üniversiteleri ciddiye almaz. Bunlar tam klasik kafadaki hocalardır.

şöyle bir gerçek de var; istanbul, izmir, ankara dışındaki devlet okullarının dandik denilebilecek özel üniversitelerle itibarı aynı gibi. Özellikle istanbuldaki devlet üniversiteleri taşra üniversitelerini ciddiye almaz pek.
0
Cruyff
(18.05.17)
özelden devlete yatay geçiş yaptım. özeldeki sınıf arkadaşım ben okulu uzattığım için ben lisanstayken geldi, ben daha okulu bitiremeden yükseğini yaptı gitti, aynı dersi aldığımız da oldu oldukça absürd bir durumdu.
0
kimlanbu
(18.05.17)
Millet mal amk ya. Girer niye girmesin benim uni arkadasim Domus akademiye girdi ozel üniden mezun olup
0
all girls dream
(18.05.17)
Lisansim bahcesehir, yuksek lisansim marmara. Alan muhendislik. Kimse de demedi mulakatta aa ozelde okumussun diye.
0
cilekli pasta
(18.05.17)
Koç hukuktan mezun olup iü hukukta yüksek lisans yapan arkadaşım var
0
duru arsnova
(18.05.17)
Araştırma görevlisi olabilir mi desen düşünürdüm ama yüksek lisans için bir sorun yok bence. Yeterli sınav puanlarını alırsa yapar. Buradaki devlet üniversitesi çok geniş bir aralığı ifade ediyor. İTÜ de devlet üniversitesi, Yüzüncü Yıl Üniversitesi de. İTÜ almayabilir ama başka bir üniversite alabilir. Bu durumda genelleme yapmak doğru olmaz. Başvuru yapılacak okulla ilgili bu. Başvuran kişi akademik olarak çok iyi durumdadır, çok iyi bir okula bile girebilir. Birçok değişken söz konusu.
0
dissendium
(18.05.17)
(11)

karma'yı yaşayan var mı?

runagain
iyilik yapıp iyilik bulan?edit: cevaplarınız için teşekkürler. iyilik yapınca pek iyilik bulmadığımı düşünüyorum bir süredir, takıntılı bir şekilde. daha çok iyilik yapmaya başladım ben de. son on günde çocuk-büyük birkaç kişiyi sevindirdim. Allah da beni sevindirsin. amin.aslında yanlış bir yargı d
iyilik yapıp iyilik bulan?

edit: cevaplarınız için teşekkürler.

iyilik yapınca pek iyilik bulmadığımı düşünüyorum bir süredir, takıntılı bir şekilde. daha çok iyilik yapmaya başladım ben de. son on günde çocuk-büyük birkaç kişiyi sevindirdim. Allah da beni sevindirsin. amin.

aslında yanlış bir yargı da olabilir bu benimkisi. aslında belki de olabilecek birçok olumsuz şeyden korunuyorum. sadece istediğim şeyler olmuyor, ki olacak diye bir kural da yok zaten.

sevgi kelebeği modunda başladığım pek çok günde ve o ruh halindeyken pek çok işin/eylemin arasında/peşinden çok kötü kırıldığımı bilirim.

kalp kırdığımda gönül almayı, özür dilemeyi de bilirim.

iyi insanlar, sizleri seviyorum.
0
runagain
(17.05.17)
cureforlove+1 milyon falan. cok yadırgayan diilim zaten ama ne yadırgasam ya da buyuk konussam basıma gelir. iyiligi de bulurum.
0
galandar kostumu
(18.05.17)
iyilik de yapsam kötülük de yapsam bir şey değişmiyor hayatımda. gerçi kötülüğü genelde kötü ve hak eden insanlara yapıyorum ama bilemedim. sonuçta değişmiyor.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.05.17)
Valla ilkokul 5. Sınıfta benden bir kız hoşlanıyordu. Bana parfüm kokulu pembe mektup yazmıştı. Yırtıp atmıştım gözünün önünde. Bak 20 sene geçti neredeyse hala sevgilim olmadı. Artık nasıl beddua ettiyse
0
top_secret
(18.05.17)
Benim de güldüklerim yüzümden başıma bir şey geliyor. 1. sınıftayken 4. sınıfta olup, "hala" kimya dersi alan öğrenciye gülmüştüm. Yarın son finalime girip, 3. sınıfı bitiriyorum ve 1. sınıf dersinden tekrar kaldım. Bugün kağıdıma baktım. 80 ile 25'i toplayıp 125 bulmuşum. O işlem yanlış olunca tüm soru gitmiş. Geriye kalan bütün işlemler doğru. Şu anda okul uzar mı diye hesap yapıyorum. Böyle bir saçmalık olamaz.
0
dissendium
(18.05.17)
sıkıntı çekeceğimi bildiğim halde birine bir şey hibe edeyim mutlaka fazlasıyla geri gelir bir yerden. karmaya inanıyorum.
0
dedi ve gitti
(18.05.17)
hayır adalet veya karma gibi kavramlara inanmıyorum. iyilik de kötülük de yalnızca yaptığın anda kalıyor, ileriki zamanlara bir etkisi yok çünkü dünyada kaos var. öyle iyilik ettin iyilik bulacaksın gibi bir şeyin olması imkansıza yakın kanaatimce.
0
blame
(18.05.17)
Yaşadığımı sanmıyorum. Yalnızca iyi hissetmek istediğim zaman iyilik yapıyorum zaten.

İyilik yapıp sonra alacaklı hissedip de alamama durumu durduk yere üzülme sebebi gibi sanki.
0
pikrua
(18.05.17)
evet var. iyi niyetimi kaybetmemek için sonuna kadar savaşıyorum. kısa vadede bazen kaybetmiş gibi görünsem de uzun vadede hep kazanıyorum. bazen kısa vadede de kazanıyorum.
asla kimseyi hiç bir şey için kınamam, hor görmem, küçümsemem. o kişi için üzülür veya acırım ancak. ben bir olgu olarak saflığın ve asaletin savunucusuyum. ben gücümü ve inancımı bu iki tılsımdan alıyorum.
insanları yargılamakla ilgilenmiyorum. ben kendi kalbime kendi gönlüme ve zihnime odaklandım çünkü başkalarının kalbine giden yol benim kalbimden geçiyor.buraya kadar ciddi idim ancak bu satırlara devam edersem migros'ta baharat reyonunun yanında 12 tl ye satılan kitaplardan birini yazıp imza günü düzenleyebilirim.
0
AWD
(18.05.17)
Ben de takintili bir sekilde karsi yondeki radari haber vermezsem, radara yakalanacagimi dusunurum. Yakalanirim da.

Neyi dusunursen o oluyor :))

Iyilik gormek icin yapma iyiligi. Iyi bir insan olmak icin yap. Gerisi gelir.
Ben de kimi yargilarsam yasadigi basima gelir. Su an issizim mesela. 2 ay once bir arkadasimin issiz kaldigini ogrenmistim. Tuhaf gelmisti amumakoyim :)
0
janderzel zartanyan
(18.05.17)
böyle bir sistem yok. yani neye dayanarak var deniliyor bilmiyorum ama, ben vejeteryanım diye arenada bir boğanın sana saldırmamasını bekleyemezsin. olacak olan olur, kural budur. böyle genel büyük bir sistem vb yok dünya üzerinde, çoğu dinin huzur vermek için bulduğu bir çözümden ibaret.
0
eindaclub
(18.05.17)
hocam sen işi ticarete çevirmişsin. bu gün şu kadar yapsam hmm şurdan şu kadar gelse onu yarın şuraya harcasam iki gün sonra şurdan şunu alsam. vs
0
dedim dedim de kime dedim
(18.05.17)
(3)

ingilizcede bire bir çeviri olmaz mı ey ahali olay budur bakınız

sonsuz88
ingilizcede bire bir çeviri olmaz mı ey ahali olay budur bakınızfilmin adı centurionbu da turkcealtyazi.org sitesinden filmin ingilizce alt yazısından bir cümleIn the chaos of battle when the ground beneath your feet is a slurry of blood, puke, piss and the entrails of friends and enemies alike, it'
ingilizcede bire bir çeviri olmaz mı ey ahali olay budur bakınız

filmin adı centurion

bu da turkcealtyazi.org sitesinden filmin ingilizce alt yazısından bir cümle

In the chaos of battle when the ground beneath your feet is a slurry of blood, puke, piss and the entrails of friends and enemies alike, it's easy to turn to the gods for salvation. But it's soldiers who do the fighting and soldiers who do the dying. And the gods never get their feet wet.

aynı sitede türkçe altyazı çevirisi de var ve bu şekilde çevrilmiş

turkcealtyazi.org çeviri

Savaşın kargaşasında yere bastığınızda ayağınızın altındaki şey çamurlaşmış kan, kusmuk, idrardır ve arkadaşlarınızla düşmanın iç organları birbirine benzer. Kurtuluş için Tanrı'ya yönelmek olağan bir şeydir. Ancak öldürmeyi de ölümü de gerçekleştirenler askerlerdir. Ve Tanrı'lar asla bu işe karışmazlar.

bu da filmin türkçe dublaj izleme linki o linkten türkçe dublajı da yazıyorum

www.fullhdfilmcehennemi.net türkçe dublaj

Savaşın karmaşasında ayaklarımızın altındaki toprak kan, pislik ve dostlarınızla düşmanlarınızın iç organlarından oluşan bulamaçla kaplıyken kurtuluş için tanrıya dönüp yakarmak kolaydır ama savaşanlar da ölenler de askerlerdir ve tanrılar ellerini asla kirletmez.

google.com çeviri

Savaşın kaosunda ayaklarınızın altındaki zeminde kan, kusma, işemek ve arkadaşların ve düşmanların eşyalarının bulaşması olduğu zaman kurtuluş için tanrılara dönmek kolaydır. Fakat savaşı yapan askerler ve ölümü yapan askerler var. Ve tanrılar ayağının ıslanmasına asla izin vermezler.

sağolsun ed dan 2 arkadaşın çevirisi

eksiduyuru.com çeviriler

savaşın kaosunda ayağının altındaki toprak kan,kusmuk,idrar ve arkadaşlarının ve düşmanlarının bağırsaklarıyla kaplanmışken, kurtuluş için tanrılara yalvarmak kolaydır. ama aslında savaşanda ölende askerlerdir ve tanrıların bu konuya hiç bir ilgileri yoktur.

not: "And the gods never get their feet wet" birebir cümle çevirisi olarak "ve tanrılar ayağını asla ıslatmaz" oluyo ama anlam olarak yukarda yazdığım şekilde söylenmeye çalıştığını düşünüyorum

berginyonbaenreeksiduyuru.com kullanıcısı (15.05.17 03:32:39)

berginyonbaenre'nin çevirisi gayet güzel olmakla beraber biraz ekleme yaptım:

savaşın kaosunda ayağının altındaki toprak kan,kusmuk,idrar ve arkadaşlarının ve düşmanlarının bağırsaklarından oluşan bulamaç ile kaplanmışken, kurtuluş için tanrılara dönmek kolaydır. ama aslında savaşan da ölen de askerlerdir ve tanrıların ayakları asla kirlenmez.

argent dawnekşi sözlük yazarı (15.05.17 14:26:59)

bu da 2 arkadaşımın çevirisi

hüsniye ayça başeğmez çevirisi

Savaş kaosunun içinde, ayağının altındaki yer kan, kusmuk, çiş, arkadaşlarının ve düşmanların iç organlarıyla dolu bir bulamaçken kurtulmak için Tanrılara yakarmak kolaydır. Ama dövüşe giren ve ölen askerlerdir ve Tanrılar asla ayaklarını ıslatmazlar...

çiğdem payza çevirisi

savaşın kaosunda ayaklarının altı kan,kusmuk, pislik, arkadaşlarının ve düşmanlarının iç organlarıyla bulamaç olmuş haldeyken tanrılardan kurtuluş dilemek kolaydır. Fakat savaşan ve ölen askerlerdir ve tanrılar asla sana yardım etmezler.

ve hiçbir çeviri birbiriyle bire bir aynı değil özellikle sonları nasıl oluyor da böyle oluyor
0
sonsuz88
(17.05.17)
İlk çeviri en iyisi. Son çeviri de fena değil.

Son cümlede "tanrıların ayağının ıslanması" ifadesi bence bağlama uygun olsun diye zorlama bir şekilde çevrilmiş. Orada kastedilen şey tanrıların savaş ortamındaki duruma müdahale etmemesidir. Çeviride anlam doğru bir şekilde verilirse çeviri daha güzel oluyor. Şekil olarak bire bir çeviri yapmak bence her zaman doğru değil. Sonuçta bu hukuki bir metin değil. Her şeyin açık açık yazılmasına gerek yok. Cümlelere biraz doğallık katılması normal bir şey.
0
dissendium
(17.05.17)
Çeviriler arasındaki farklar "alike" sözcüğünden ve sondaki idiomdan kaynaklanmış.

Alike sözcüğü ilk akla gelen benzer anlamında değil iki veya daha fazla grubun da duruma dahil olduğunu belirtmek için kullanılmış.
(dictionary.cambridge.org)

Get feet wet ise bir şeyi ilk defa deneyimlemek anlamına geliyor. (idioms.thefreedictionary.com)

Bu durumda yukarıdaki çevirileri harmanlarsak ve düzenlersek en doğru çeviri

Savaşın kaosunda, ayağının altındaki yer kan, kusmuk, çiş, arkadaşlarının ve düşmanların iç organlarıyla dolu bir bulamaçken kurtulmak için Tanrılara yakarmak kolaydır. Ama savaşan ve ölen askerlerdir ve Tanrılar bu işe asla karışmazlar/müdahale etmezler. (Bu zamana kadar karışmadığı gibi bu sefer de karışmayacak)

şeklinde olacaktır. Sondaki idiom ilk cümledeki feet ile uyum içinde olsun diye kullanılmış, bu durumda birebir Türkçe çeviri yapmak da zorlaşmış.
0
voyager 1
(17.05.17)
"it's raining cats and dogs"
cümlesinin nasıl çevrilmesini tercih ediyorsun?
0
€xpolerer
(18.05.17)
(9)

satrançta

metal69
sizce fil mi yoksa at mı daha stratejik bir taş?
sizce fil mi yoksa at mı daha stratejik bir taş?
0
metal69
(17.05.17)
stratejine göre değişir.
0
fyodor fyodorovic
(17.05.17)
açılışına, rengine(siyah karedeki fil beyaz karedeki fil), stratejine+1 göre değişir.
iki taşında etkileri farklıdır.
0
basond
(17.05.17)
şu örnekte kalite fedası ve stratejiye göre taşların önemi güzel açıklanmış
www.youtube.com
0
basond
(17.05.17)
oyun başı at
oyun sonu fil.
0
kljgslsdkjsd
(17.05.17)
Bence fil daha stratejik. Daha uzağı tehdit edebiliyor. Rakip oyun içinde fili gözden kaçırabiliyor çoğu zaman. Fili yerinden bile oynatmadan şahı, veziri tehdit edebilirsin. Açarak şah çekmek için ideal. Atların hareket edebilmesi için koruma lazım. Biri atı kollayacak da çatal atıp taş alacaksın. Hem temiz alan lazım hem de rakibin atını tehdit edememesi lazım. Fil iyidir.
0
dissendium
(17.05.17)
bir amatör olarak fil.
0
blue eyes white dragon
(17.05.17)
İkisinin de değeri 3 puandır, ancak kapalı oyunlarda fil daha değersiz açık oyunlarda ise daha üstündür.
Genelde oyunlarda bu taşlar birbiri ile takas edilir, ancak söylediğim üzere açık oyunda atını feda edip filini koruyan, kapalı oyunda ise filini feda edip atını koruyan kazançlı sayılır.
0
kmj
(17.05.17)
Tabi birde filin siyah ve beyaz olma durumu var o da strateji derken kastedilen mesele olmuş oluyor, ona da +1
0
kmj
(17.05.17)
@kljgslsdkjsd gibi düşünüyorum. oyun başında tahta sıkışık olacağından atlaya atlaya giden bir taşın değeri daha iyidir. fakat ileride tahta tenhalaşınca o zaman filin değeri ortaya çıkar.

www.quora.com
0
idexo
(17.05.17)
(15)

çalıştığım yere rakip olarak yeni bir firma kurayım mı?

karsinin aksisi
uzun süredir aynı yerde çalışıyorum ve yeteri kadar değer görmediğimi hissettiğimden dolayı işten ayrılıp kendi firmamı kurmayı düşünüyorum. uzun süredir çalışan ve benim gibi düşünen üretimin bel kemiği ustamız da var. kendisiyle beraber istifa edip şuan ki çalıştığım yere rakip olacak bi üretim ha
uzun süredir aynı yerde çalışıyorum ve yeteri kadar değer görmediğimi hissettiğimden dolayı işten ayrılıp kendi firmamı kurmayı düşünüyorum. uzun süredir çalışan ve benim gibi düşünen üretimin bel kemiği ustamız da var. kendisiyle beraber istifa edip şuan ki çalıştığım yere rakip olacak bi üretim hane kurayım mı? bu riski alayım mı?

kosgeb'ten destek alıp zaman içinde çok çalışarak ayakta durmayı başarmak istiyorum.

üretim yaptığımız ürünü türkiye'de başka bir firma üretmiyor, yurt dışına satma potansiyeli de var. Şuan ki çalıştığım firmanın eksiklerini biliyorum geliştirip firmanın önüne geçme ihtimalim de ama işletme ile ilgili bilgim yok. bi işletme nasıl yönetilir fatura vs pek bilgim yok.

konu ile ilgili ne düşünürsünüz?

Herhangi bir sözleşmem yok.
öyle ki sigortamı bile aldığım maaş üzerinden göstermiyor bunlar. bide hacı hoca diye geçinirler toplamda 6-7 tane kişisel vasıtaları dünya kadar gayrimenkulleri var. cidden koymaya başladı artık.

makine mühendisiyim ve şuan ki işimde yaklaşık 4,5-5 yıldır çalışıyorum ve ustamızda 20 yıllık usta. güçlü olduğumuzu biliyorum.
Kosgeb desteği için evet öncesinde eğitim alınacağını sonrasında proje sunulacağını ve harcama yapıldıktan 3-4 ay sonra parayı alacağımı da biliyorum.
1 sene zaten gözümde değil de 1 seneden sonra toparlayabilir miyim onu bilmiyorum. Risk işte alınabilir mi sizce?
150 bin lira başlangıç sermayesi olarak düşünebilirsiniz.

ürünlerde farklılıklar olacak. birebir aynı olmayacak. ayrıca türkiye pazarı dar yavaş yavaş büyüyor şuan bizim şirket büyüklüğünde başka bir şirket olsa iki şirkette doymaz. ben hedeflerim arasında yurt dışı olacak. tek şirket olduğu için karlılık oranı çok yüksek.
0
karsinin aksisi
(17.05.17)
bence alınabilir bir risk. ben olsam yapardım.
0
sta
(17.05.17)
Sözleşmenizi iyi inceleyin, büyük bir firmada çalıştığım bi dönemde ayrıldıktan bir sene önce aynı sektörde çalışmam bile yasaktı, hukuki olarak bir cezası olabilir yapacağınız şeyi bu tip maddelerin altına imza attıysanız başlangıçta.
0
kullanıcıadımbuolsun
(17.05.17)
fatura en kolay konu.
sizin için önemli olan; kuruluş ve işletme sermayeleri olacaktır.

yaptiginizin yatirimin geri donus suresine gore elinizde yeterli sermaye varsa, yapılabilir. zaten pek cok işletme bu sekilde kuruluyor.
0
for the record
(17.05.17)
bu şekil bir çok hikaye duydum, işi iyi biliyorsanız, iyi bir araştırma sonucu karar vermenizi öneririm.
0
Apocalypse
(17.05.17)
Birikimden hiç bahsetmemişsiniz. Ben şu anda bir iş yeri açacak olsam, en az bir yıllık kira masrafımı kenara koymadan hiçbir adım atmam. Amcamın oğlu kendi işini kurdu bir iki yıl önce. Sanayide kiraladığı iş yerinin bakımı, makinelerin yerleştirilmesi, işlerin oturması üç ay kadar sürdü. Bu sürede hep kira ödedi. Bir iş yerinin kirası 3 bin lira olsa, üç ayda 9 bin lira kira masrafınız oluyor. Üretim için gerekli makineleri temin etmek de maliyet demek. Çalışanlara da işe girdikleri andan itibaren maaş vermeniz gerek. KOSGEB desteği hemen verilen bir destek değil. Öncesinde girişimcilik eğitimi veriliyor. Sonra bir dosya hazırlıyorsunuz ve o dosyayı inceledikten sonra destek verilip verilmeyeceğine karar veriyorlar. İşletmeyi yönetirsin, o sıkıntı değil de, imalat kısmı ayrı bir konu. Makine mühendisiyseniz belki bir şansınız var ama tekniker/teknisyen iseniz bence kurmayın derim. İmalatta malzeme temininden tutun, ürünlerin kalite kontrolüne kadar bir sürü sorun çıkıyor. İyi bir ekip kurmadan, sadece bir ustayla yola çıkmak mantıklı değil. Daha açık bir plan yapın.
0
dissendium
(17.05.17)
Bana bir başarı hikayesinin başlangıcı gibi geldi. Ben henüz cesaret edemedim.

Şunu da şuraya bırakayım. www.youtube.com
0
fyodor dostoyevski
(17.05.17)
kosgeb'e güvenip yola çıkmayın.
0
müftü
(17.05.17)
KOSGEB'e fazla güvenmeyin +1

evrak işleri için mali müşavir ile anlaşabilirsiniz.
0
cemiyetin ünlü siması
(17.05.17)
Kosgeb'e güvenmeyin, ama sadece diğer arkadaşların dediği sebepten ötürü değil. Siz işe başlar başlamaz eski şirketiniz size dava açacak. Ürünlerini ne şekilde korumaya aldıklarını biliyor musunuz? Fikri / sınai haklarını korumaya almışlarsa hem size dava açarlar hem de bu dava varken kosgeb zırnık vermez.
Öte yandan bu şirket ne kadar eski? BU zamana kadar nasıl rakipsiz kalmışlar. Hacı hoca ayrı mesele de asıl mafioso tipler var mı? Ben bundan daha bir çekinirdim açıkçası.
0
SiyamkedisiZorro
(17.05.17)
Hem durumuna hem de yazina bakarak idari isler icin bir ortak almani oneririm.
0
dunal
(17.05.17)
patronlar cesaretleri ve vizyonları olduğu için patron oluyor genelde. sabancı-koç gibi devleri kastetmiyorum illa. yanında çalıştırdığı ustası, komisi, sekreteri, şoförü kendisinden daha vizyon sahibi olan kişiler var. ve üstelik bunların üç beş birikimi/kaynağı da var.

uzun süredir kendi işimi kurmayı hayal ediyor/planlıyorum. maddi olarak hiç öyle bir imkanım olmadı/olmuyor.

kosgeb girişimcilik eğitimi aldım ve sertifikam var. tek gereken başlangıç sermayesi.

kosgeb'e çok güvenme ama çok da vehimlere/korkulara düşme. her ihtimali ama özellikle her olumsuz ihtimali düşünerek yap planını.

neden olmasın? neden başaramayasın?

şimdiden başarılar...
0
runagain
(18.05.17)
Bence kesinlikle deneyin ama yola çıkmadan araştırma ve planlamanızı uzun uzun yapıp defalarca üstünden geçin. İlk zamanlar çok çalışmanız gerekebilir ama şunu unutmayın emek olmadan olmuyor. Bir ustadan bahsetmişsiniz, usta ile aranız şu anda iyi olabilir, çok iyi anlaşıyor olabilirsiniz ama iş ortaklık ya da kendi işinize gelince tavırlar değişebilir. Bunun için herkesin firmadaki yapacağı iş, ortaklıktaki yeri, şirketin prensipleri falan konuşun hatta yazıya dökün derim ben. Şimdiden hayırlı olsun.
0
kraldan cok kralci
(05.12.18)
aynı şeyi ben de düşünüyorum. firmanın muhasebe işlerine bakıyorum. işten hiç anlamamama rağmen ciddi ciddi düşünüyorum hem de. kosgeb'i ekstra gibi düşün. hep öyle bir para gelmeyecekmiş gibi gir işe. gelirse oh ne ala.

yapabileceğine inanıyorsan ve kendine ve ustaya güveniyorsan gir işe. dikkatli, becerikli, meraklı ve çalışkan bir ön muhasebe elemanı da bulursan sırtın yere gelmez.
0
naksidil
(05.12.18)
su anki sirketine kizmissin. orada deger gormedigini hissediyorsun. onlarin batmasini istiyorsun. batmalari icin onlara rakip bir sirket kurmayi dusunuyorsun. boylece kendini iyi hissedecksin, ocunu(sana deger vermeme durumu) almis olacaksin.

ben olsam bu sebeple bir is baslatmam. ofkeyle kalkan zararla oturur. her zaman sakin bir kafayla hareket etme taraftariyim.

ancak, yazinin devaminda bu iste firsat oldugunu belirtmissin. bir isik var. bu nedenle is baslatilabilir.

sonuc olarak, evet firma kur ancak is kurma amacin onlar olmasin.
0
Leonardo~Da~Vinci
(05.12.18)
kur
0
jimicik
(05.12.18)
(2)

Acil yardım ve afet yönetimi bölümü örgün olarak okumaya değer mi?

utkumon
Ne yapacağım ben bu bölüm işini ya?
Ne yapacağım ben bu bölüm işini ya?
0
utkumon
(17.05.17)
Merhaba. Sizle bir ara AKUT ya da AFAD hakkında konuşmuştuk sanırım. Meraklıydınız böyle şeylere. Yaşınızı bilmiyorum ama eğer 18-19 yaşında bir gençseniz ve ilk defa üniversite tercihi yapacaksanız çok daha kolay iş bulabileceğiniz bölümler tercih etmenizi öneririm. Türkiye deprem gibi en önemli doğal afeti bile "sallamayan" bir ülke. Bu konuda yetişmiş personelin iş imkanı ne kadar fazla olur bilmiyorum açıkçası. Bence o işi hobi olarak yapmaya devam edin.
0
dissendium
(17.05.17)
@dissendium Aynen öyle, AKUT giriş eğitimlerini tamamladım mülakatlardan sonra üyeliğim başlayacak. Tam 19 yaşındayım :) Şu an Ege üniversitesinde işletme okumaktayım fakat bölümü bıraktım, yaşam tarıma hiç uygun olmadığını ve bitirip işe başlasam bile mutlaka istifamı vereceğimi farkettiğim için nereden dönsem kardır dedim. Şimdi ise bir yandan doğada hayatı idame akademisinde eğitim alıyor bir yandan da yeni bölüm arayışım sürüyor.
0
🌸utkumon
(17.05.17)
(8)

sözlükteki ayrımcılık, nefret söylemleri, troller... ne düşünüyorsunuz

runagain
ben mi yanılıyorum yoksa sözlük de, ülkece yaşadığımız lümpen cennetine mi dönüştü?geçenlerde bir arkadaş sormuştu hani bir duyuruda; "o kibar, medeni, hayvan sever, doğa severler neredesiniz? gerçek hayatta hiç rastlamıyorum." diye.troller neden ve nasıl hala yazmaya devam edebiliyor? en ufak şeyde
ben mi yanılıyorum yoksa sözlük de, ülkece yaşadığımız lümpen cennetine mi dönüştü?
geçenlerde bir arkadaş sormuştu hani bir duyuruda; "o kibar, medeni, hayvan sever, doğa severler neredesiniz? gerçek hayatta hiç rastlamıyorum." diye.

troller neden ve nasıl hala yazmaya devam edebiliyor? en ufak şeyde uçurulan yazarlar dururken!

nefret söylemleri içeren başlık/entryler nasıl barındırılabiliyor? şikayet edince siliniyor kimisi, şahidim. ancak bolca örnekleri de varlığını sürdürüyor.

eskiden sözlüğe girdiğimde saatlerce çıkamazdım. o başlıkta o başlığa, o entryden diğerine atlar; öğrenir, eğlenir, iyi vakit geçirirdim. şimdi "bir arkadaşa bakıp çıkıcam" gibi giriyorum.

duyuru da çok farklı değil. sözlük kadar olmasa da. açılan duyuruya cevap vermek yerine; egosunu tatmin için yazan, işi gücü provoke olan tipler, her şeyin geyiğini yapanlar... tepeden tepeden ayar veren kasıntı tipler...

ne düşünüyorsunuz?
0
runagain
(16.05.17)
Sözlük'te ve Duyuru'da iyi insanlar da var ama geneli öyle. Geçen Sözlük'te bir entry'de o gün doğum günüm olduğunu yazmıştım mesela konuyla ilgili diye. 15 kişi falan hiç muhabbeti olmamasına rağmen mesaj atıp doğum günümü kutladı. Sol frame'e bakmadan gezmeye çalışıyorum. Sözlük yönetimi bunu istiyor. Daha çok karmaşa, daha çok olay, daha çok tıklanma, daha çok kazanç. Moderatör gelip sorun oluşturan entry'yi anında silerse, o zaman kimse tartışma yapamaz. Tartışma olmayınca da Sözlük daha az tıklanır. Millet zaten o tip şeyleri okumak için giriyor.
0
dissendium
(16.05.17)
Her zaman troller oldu, hatta zaman zaman ucuruluyorlar ama yeni hesapla geri geliyorlar. Yazi stillerinden falan anliyorsuz zaten ayni kisiler olduklarini. Zaten trolleroin bir kismi sevgili bulmaya geliyor, sevgilim benden sunu istedi kabul etmedim beni param icin kullaniyor diye yalan yanlis basliklar aciyorlar.

Nefret soylemi de zaten Turkiye'de en liberal gecinen insanlarda da var. Kadin haklarini savunur ama escinsellik karsitidir, irkciligi elestirir ama Israil dusmanligi yapar, Turklerin Avrupa'da ezildigini soyler ama Kurt karsitidir... insanlarimiz boyle, sozluk ve duyuru da bunun sadece yansimasi.
0
Traveller
(16.05.17)
genel itibariyle internet böyle bir şey, sözlüğe ya da ülkeye özel bir durum değil. hatta daha da genel bakacak olursak bu içerisinde bulunduğumuz dönem bilginin değil, dikkat çekmenin değer kazandığı bir dönem. bu da her alanda kendisini gösteriyor işte, gayet normal. ha bilgi yine mevcut ancak düzgününe ulaşmak zorlaştı.

ya bu arada traveller, "irkciligi elestirir ama Israil dusmanligi yapar" demişsin de ne alakası var? tam aksine birçok hümanist net olarak israil düşmanıdır. misal şu harekete içlerinde brian eno gibilerinin de olduğu birçok isim destek vermiştir --> bdsmovement.net ha kendi fikrime göre israil, hani derler ya "necessary evil", ne yazık ki bu devleti de o konumda görüyorum açıkçası şu coğrafyada.

nefret söylemi konusuysa söylemden söyleme değişir. yani bazen öyle abartılıyor ki ağzını açsan problem oluyor. dengeyi sağlamak mühim.

bu arada benim sözlükte en rahatsız olduğum şey yapılan hakikaten kötü espriler. klişeler var ya, bakınız veriyorlar direkt ezbere. açılan başlıklardaki ilk 2-3 sayfa çöp resmen artık. herif ilk sayfada yer almak adına sıçarken klozete düşecek telaşından. ben sadece ülkede ne olmuş diye gündemdeki başlıklara bakıp geçiyorum, okuduğum yok pek.
0
soso
(16.05.17)
kanzuğun trolleri de vardır kesin. ne kadar yaygara o kadar tık. o kadar boş muhabbet, saçma anket hem trollerin hem de yeni nesilin tırt olmasından kaynaklı sanırım. duyuru da pek farklı değil. adam en güzel elma hangi renk diye sorarsa altında bırakın da bi iki espiri dönsün.
0
hasmetizm 2046
(16.05.17)
2003'ten beri sözlükçüyüm. sözlük yıllar içinde gittikçe dayanılmaz bir yer haline geldi benim için.

mümkün olduğunca sol frame ile ilgilenmiyorum. badiler ne yazmış, neler favlamış, o kadar. badilerin yazdıklarından ve favladıklarından yeni badi devşiriyorum.

eskiden troller anında uçurulurdu ve bu troller şimdiki gibi ağır provokatif başlık açan tipler de değildi. o zamanlar sözlük sözlüktü. şimdi twitterımsı bir yapı yaptılar. hukuken sakıncalı olmadıkça her istediğini yazabiliyorsunuz.

yöneticiler de sözlükçülerin etinden sütünden ve hitinden ne kadar yararlanabilirizin hesabını yapıyor. o yüzden size tavsiyem, okuyun, alacağınızı alın, geçin.
0
tabudeviren
(16.05.17)
@soso

Bir ulkenin insanlarindan oldugu gibi nefret eden humanist! hahaha

Bir ulkenin hukumetini elestirebilirsin ama ben de Turk hukumetini elestirecekken Turk halki diye elestiri yapanlari sevmiyorum. O humanist gecinenlerin de bundan farki yok. Hukumeti elestireyim derken tum ulkeyi asagilamak, halkindan nefret etmek humanist bir durum degil.
0
Traveller
(16.05.17)
israil halk değil, bir devlet. israil karşıtlığı ayrı antisemitizm ayrı. sen israil dediğin için devlet üzerinde durdum. ancak israillilerden bahsediyorsan, tabii ki biraz gerizekalılık oluyor o tür bir düşmanlık.
0
soso
(16.05.17)
tabudeviren + 1

Sol frame'e bakmıyorum bile. Geçen gün bir başlık vardı, İngiliz bilmemkimleri acil toplantı için çağrılmış ve ilk entry 'Şu kadar yıldır olmayan bir durum, herkes merak içinde' tarzı bir şey yazmıştı. Olayın ne olduğunu bilmiyorum, sayfalarca bilgi aradım ve sayfalarca geyik vardı. Her sayfada 3-4 tane de 'Geyik yapmayın, haber almaya çalışıyoruz' tarzı entry vardı. Haklı olsalar bile onların çokluğundan yine bir şey anlaşılmıyordu. Velhasıl, 5. sayfada bilgi gibi bir şeye rastladım en sonunda. Önemli bir şey değildi ama Ekşi'yi hep bilgi alma amaçlı kullandım. Sonradan türedi bu 'Bilgi için buraya geliyorsanız, vay halinize' grubu.

Keşke sadece kutsal bilgi kaynağı olarak kalsaydı. Geyik yapmak komple yasaklansa ve ortalık ciddiyetten kaskatı olup buz kezse bile, şu durumla karşılaştırınca tercih ederim. Moderasyonun toplu istifasından sonra toplanamadı Sözlük. Şimdi sadece badiler neye favlamış ve o gün bir şey olmuş mu diye bakıyorum.

Nefret söylemi için bir mail grubu vardı eskiden ve çok güzel tartışmalar oluyordu. İnsanlar çok eleştirmişti 'Yapacak işiniz mi yok' diye ama her kelimeyi ayrı ayrı tartışıyorlardı. Sonuçta 'Yok, bu saldırı içeriyor' gibi basit bir yere çıksa ve bazen tartışma sonuçlanmasa bile gerçekten her şey güzel gerekçeli idi ve bir miktar emek verilen tartışmalarla ortaya çıkıyordu.

Sözlük artık ülkenin yansıması; nefret söylemi ülkede gırla giderken Sözlük'ün sığınak gibi olmasını beklemek zordu.
0
aychovsky
(17.05.17)
(5)

Şu olayda benim sorumluluğum var mıdır?

ya ben lan neyse
selamlar, öğretmen olarak çalışıyorum şehrin dışında bir okulda.bugün bizim m.yardımcısı sınıfa geldi dersteyken. yanında 2 tane üni öğrencisi kız, bir tane de veli...bana dedi ki "hocam bu öğrenciler anket için gelmişler, bu veli de senle görüşecekmiş. sen bir bak istersen..." ben veliyle görüşmek
selamlar, öğretmen olarak çalışıyorum şehrin dışında bir okulda.

bugün bizim m.yardımcısı sınıfa geldi dersteyken. yanında 2 tane üni öğrencisi kız, bir tane de veli...

bana dedi ki "hocam bu öğrenciler anket için gelmişler, bu veli de senle görüşecekmiş. sen bir bak istersen..." ben veliyle görüşmek için dışarı çıktım ki -açıkçası o sırada da aklımda teneffüste görüşelim demek vardı ama kadın birden söze girince kırmak da istemedim- m.yardımcısının yanındaki 2 kız lap diye daldı içeri. meğer kızlardan biri müdür yardımcısının kuzeniymiş ve ödevi için anket yapması gerekiyormuş. ben veliyle konuşurken bunlar başlamış kağıtları dağıtmaya. tam o sırada da zil çaldı.

ben gerçekten inanılmaz sinir oldum. adam emrivakiyle "yiğenimdir." falan diye 2 tane ne olduğu belirsiz çocuğu alıp gelmiş okula ve velilerden izinsiz anket doldurtuyor... getirdiği çocuklar da pdr okuyormuş.

olay bittikten sonra hiçbir şey diyemedim. inanın işler okullarda kağıt üzerindeki gibi yürümüyor. orada bir sosyal ortam var ve ahbap çavuş ilişkisi hat safhada. ben "olmaz istemem." desem adam büyük ihtimalle beni ruh hastası obsesif, kural manyağı falan görecek ki iyi bir şey değil. hem zaten anketler doldurulmuştu ve ben en fazla "senden izin aldılar mı?" diyebildim.

hasılı kafama şunlar takıldı: üni öğrencileri müdürden sözlü olarak izin almış. ama bir yazılı izinleri falan yoktu. 30 kişilik sınıfın dersini bozma pahasına kendi çocuğunun durumunu sormaya gelen anlayışsız velinin de bu gerizekalı üniversite öğrencilerinin de boğazını sıkmak istiyorum an itibariyle. o yüzden onların ne b.k yediği bu saatten sonra beni ilgilendirmiyor. başları bu iş yüzünden ağrır mı vs...

benim başım ağırır mı arkadaş? bana "neden izinsiz dışarıdan gelen birilerini sınıfa soktun?" denir mi olay duyulursa? ben veli olsam olayı öğrensem okula gelip sorardım "çocuklarıma ne yazdırdınız?" diye... haklarıdır.

gerçekten bana dokunmayan yılan bin yaşasın durumu değil ama izin veren müdürün de akrabasını okula ödev yapması için getiren m.yardımcısının da başına gelecekler umrumda değil. çünkü ikisinden de hoşlanmıyorum. ikisi de klasik ahbap-çavuşçu ve ikisi de yerine torpille gelmiş. benim bu olaydaki sorumluluğum nedir?
0
ya ben lan neyse
(16.05.17)
Kağıtları dağıttıktan sonra hemen zil çaldıysa, demek ki müdür bilerek ders saatinin sonuna doğru gelmiştir. Derse almama hakkınız var tabii ama bu olay dersin son beş dakikasında olduysa çok abartmaya gerek yok. Bir sorun olursa topu müdüre atın.
0
dissendium
(16.05.17)
İdarede ast üst ilişkisi sonucu bi sorumluluk doğacaksa bu izni veren müdüre falan biner merak etme
0
duru arsnova
(16.05.17)
Olaydaki idari sorumluluğunuzu bilmiyorum sadece şunu ekleyeceğim: Velinin ve anketçi öğrencilerin burada hatası yok, öğrenciler müdürden izin almışlar ve m.yardımcısı eşliğinde gelmişler. Veli de görüşmek istemiş, sizin dersten sonra demeniz gerekiyordu, karar verici sizsiniz, o da peki diyecekti.
0
mikro patlama
(16.05.17)
Bu krizin en uygun yönetimi sizin anketi inceleyip karar vermeniz, veliyi teneffüs arasına ötelemek olacaktı.

Anket incelenir, uygunsa izin verilir başında durulur toplanır. Teneffüs de veli halledilir herkes mutlu mesut ayrılır. Müdür Yardımcısı kısmen borçlu sayılır rica krediniz yükselir. Win win.
0
gozu acik sevisen yahudi
(16.05.17)
kaç yıllık öğretmensiniz bilmiyorum ama 30 yıla yakın öğretmenlik ve 10 yıla yakın idarecilik tecrübesi olan peder bey'in bu durumlarla ilgili net ve her zaman işe yarayan bir çözümü var. hiçbir şekilde mesai saatleri içerisinde veli ile görüşmez. o veli işini bırakıp gelmiş olabilir, yine de görüşmez. doğru olan budur zaten. ayrıca müdürün izni bildiğim kadarıyla o 2 öğrencinin sınıfa girmesini meşru kılmaz. origami benzeri bir şey satmak için gelen ve müdürden izin alan kişileri sınıfa sokmayıp müdürle kavga etmişliği vardır. siz de sonuçta bir eğitimcisiniz. gerektiğinde ağırlığınızı koymanızı öneririm. orası kimsenin babasının çiftliği değil. rehberlik servisinden anket gelir, paşa paşa yaptırırsınız ancak okul dışından birinin bu şekilde öğrencilere anket doldurması doğru değil. başınız ağrır mı ağrımaz gibi geliyor bana. ama yine de bunu müdüre bir söyleyin. bir şey olacaksa önce müdürün başı ağrır.

son olarak şu an zaten müdür ve müdür yardımcılarının yüzde 90'ı torpille gelen insanlar. referansı yüksek yerlerde olan okul müdürünün il milli eğitim müdürünü makamından ettiğini bilirim. eğer siz size verilen yönetmelik kapsamındaki görev ve sorumluluklarınızı yerine getiriyorsanız korkmanız gereken bir durum yok.
0
mind mischief
(17.05.17)
(9)

müzikle uğraşan arkadaşlar

blue eyes white dragon
televizyonlarda sıklıkla gördüğüm ve anlamadığım için soruyorum.şimdi şarkıcı arkadaşımız, bir şarkıyı icra edecek. diyelim ki demet sağıroğlu'ndan arnavut kaldırımlarını söyleyecek. fakat orkestraya şarkının adını değil de ''bi sol alayım'', ''bi fa alayım'' gibi müzik terimlerinden birini kullanıy
televizyonlarda sıklıkla gördüğüm ve anlamadığım için soruyorum.

şimdi şarkıcı arkadaşımız, bir şarkıyı icra edecek. diyelim ki demet sağıroğlu'ndan arnavut kaldırımlarını söyleyecek. fakat orkestraya şarkının adını değil de ''bi sol alayım'', ''bi fa alayım'' gibi müzik terimlerinden birini kullanıyor.

buradaki sol alayım, fa alayım ne anlama geliyor?

bu şarkının tek bir nota mantığı yok mu?
0
blue eyes white dragon
(16.05.17)
bir şarkıyı bir çok farklı sesten çalabilirsin.
0
nrmnm
(16.05.17)
ama şarkıda zaten önce enstrümanlar giriş yapıyor? sesi bu enstrüman seslerine (notalarına) göre ayarlamak olmuyor mu?
0
tabudeviren
(16.05.17)
burada amaç şu. şimdi eseri söyleyen kişinin sesi, eserin bulunduğu notaya ve aralıklara uygun değilse, (örneğin fazla tiz ise ve oraya çıkamıyorsa söyleyen) eseri transpoze etmek adına bunu söyler. yani orjinali mi olan bir parçayı, re ye alarak kendi sesine uygun bir halde çalınmasını isteyebilir. orada söylediği nota da eserin karar sesi.

bunun da bir kaç farklı çeşidi var. örneğin tonaliteyi koruyarak da yapılabilir, tonaliteyi değiştirerek de yapılabilir.

tabi transpozisyon sadece bunun için kullanılmaz. fakat sizin bahsettiğiniz bu.
0
windowsguvenlikduvari
(16.05.17)
Notaların karakteri olduğu düşünülüyor.

Örneğin Mi notası mutluluk ile ilişkili. Televizyon programında mutlu bir hava hakimse söylenecek şarkıya Mi notası ile başlanabilir.

Burada açıklanmış:

www.spidervis.com

Hababam Sınıfı filminin müziği, yavaş çalındığı zaman ortama duygusallık katıyor, ancak hızlı çalındığı zaman ortama neşe katıyor. Müziğin hızı da önemli bir etken.

Bu sanatçının sesiyle de ilgili. Sanatçı ile enstrüman uyumlu olmak zorunda. Bir televizyon programında bir tane sanatçı olmuyor. Müzik ekibi her sanatçı için aynı tonu kullanamaz. Benim sesime uygun ton, başka birinin sesine uygun olmayabilir. Bu durumda söylenen şarkı ile müzik uyumsuz olur. Bunu önlemek için her sanatçıya göre bir ton belirlenmesi normal bir şey.

Hatta burada örneği var, Eyvah Eyvah filminden:

www.youtube.com

Nota değişince daha iyi bir uyum olduğu görülüyor.
0
dissendium
(16.05.17)
o hareket vokal abimizin ablamızın sesini akort etmesi.

tek bir nota mantığı da yok. yukarıda da söylenmiş, bir şarkıyı farklı seslerden çalmak mümkün. atıyorum şarkıyı söyleyecek eleman camları aynaları kıracak tizlerde gezmek istiyordur, yukarıdan çalınır. yok efendim benim tokmak gibi sesim var, küçüklükte de hep 0.9 uç kullanırdım der, aşağıdan çalınır.
0
cay koy geliyorum
(16.05.17)
dissendium'un cevabinin konuyla alakasi yok. windowsguvenlikduvari'nin dedigi gibi asil amac transpozisyon.
0
hopeless
(16.05.17)
arkadaşlar izah etmiş gerçi ama, oktav meselesi var bi yerde. şöyle izah edicem daha anlaşılır olması için..

örn; 1.5 oktav sesiniz var.. şarkıdan şarkıya değişmekle birlikte, karar sesiniz sol diyelim.

1. oktav:(sol, la, si, do, re, mi, fa, sol)
2. oktav:(la, si, do, re)


bu aralıkta şarkı söyleyebilirsiniz sadece, ikinci oktav re sese geçince çatallaşma başlar.

mesela sıradan bir türk halk müziği bir oktav için yeterli olabiliyor, bu nedenle sesinizin aralığında bir yerde okumanız yeterli olabilir.

ancak ahu gözlerini sevdiğim dilber diye bir türkü var mesela veya neden geldim istanbula... bu türküler birden tizlere çıktığı için oktavın en kalın sesinden başlamanız daha yararlı olur.

hepimiz bi ibrahim tatlıses, bi haktan veya dodan özer değiliz maalesef?
0
jesues
(16.05.17)
Şöyle tarif etmeyi deneyeyim; önünüzdeki kağıda düz bir çizgi çizin. Bu çizginin bir ucu sizin en kalın çıkarabildiğiniz ses, diğer ucu da en ince çıkarabildiğiniz ses. Bu seslerin bir de nota karşılığı var. İşte bu da sizin sesinizin aralığı oluyor. Bu cepte.

Bildiğiniz üzere 7 tane meşhur nota var. Do-re-mi-fa-sol-la-si-do. işte bu iki do sesi arası bir oktav diye tabir edilen ses aralığını ifade ediyor. İlk nota do ile son nota do aslında birbirlerinin oktavı. Aynı notalar. Sadece biri daha kalın, diğeri daha ince.

Şimdi sizi ele alalım. Diyelim ki sizin çıkardığınız en kalın ses, Fa notasına karşılık geliyor. Ve en kalın fa sesini çıkardıktan sonra fa-sol-la-si-do-re-mi-fa-sol-la-si-do-re seslerini de çıkarabiliyorsunuz. En ince çıkardığınız ses de bu durumda re notasına denk geldi.

Bu durumda söyleyeceğiniz şarkıları, kendi ses aralığınıza uygun notalardan başlayarak söylemeniz gerek. Eğer kendi aralığınızın dışına çıkacak bir nota ile şarkıya başlarsınız, şarkı sizin çıkaramayacağınız tiz notalara tırmandığında kıpkırmızı kesilir, çiftleşme mevsimindeki kargaların çıkardığı seslere benzer sesler çıkarmaya başlarsınız. Bu duruma düşmemek için bu şarkıyı kendi ses aralığınıza çekmeniz gerekiyor. Yani orada şarkıcı orkestraya dönüp, ver ordan bir fa dediğinde anlamı, hacım sen şu şarkının notalarını benim ses aralığıma göre bir transpoze et de götümüz yırtılmasın anlamına gelir.

Şarkıların notaları da, az önce bahsettiğim oktav mantığına sizin ses aralığınıza göre ayarlanabilir. Böylece şarkı aynı kalır ancak sizin söyleyebileceğiniz notalara göre ayarlanmış olur. Buna da arkadaşların bahsettiği şarkıyı transpoze etme deniyor.
0
sarap dumani
(16.05.17)
Bir tanım da ben den gelsin. Notaları falan kenara bırakalım. Temel ilkokul bilgisiyle 7 temel nota olduğu bilgisini düşün.

1 2 3 4 5 6 7 diye gider.

1 2 3 4 5 6 7 tamamlanınca tekrar 1 2 3 4 5 6 7 diye başlar ama bir ince tondan. bu böyle incele incele gider.

1 2 3 4 5 6 7 1 olduğu anda bu bir gam demektir.


yani şöyle anlatayım.

(EN KALIN) 1 2 3 4 5 6 7 (Bitti) (AZ KALIN) 1 2 3 4 5 6 7 (bitti) (ORTA) 1 2 3 4 5 6 7 (bitti) (İNCE) 1 2 3 4 5 6 7

böyle gittikçe gider.

1'den başlayıp tekrar bire vardığın yer 1 gamı olsun (müzikal karşılığı do majör gibi. Do dan başladım tekrar bir ince do ya geldim.)

ben aynı diziyi üçle başlayıp 3 4 5 6 7 1 2 3 diye de kurabilirim. Bu da 3 gamı olur. (Müzikal karşılığı Mi majör gibi)

Şarkıcıların da ses aralıkları farklılık gösterir genelde.

Mesela bir şarkıcının ses aralığı en kalın 1'den başlar az kalın 5'te biter. Bundan sonraki notaları çıkaramaz düzgün şekilde.

Bir diğer şarkıcı Orta kalın 1'den başlar. İnce 2'de biter.

Her şarkının bir karar sesi vardır. Çünkü müzik'te bir de ara sesler vardır.
Hani bir sürü gam dizi vb var ya. İşte onlar bu ara seslerin nasıl dağıldığını belirler.

Majör gamlar şu aralıklarla ilerler.

Tam tam yarım tam tam tam yarım.

Yani ben şarkımda 1 majör gam kullanıyorsam şu notaları kullanabilirim.
1- 2 - 3 - 3,5 - 4,5 - 5,5 - 6,5 - 7 (tekrardan)1.....

eğer 3 majör gamını kullanıyorsam
3 - 4 - 5 - 5,5 -6,5 - 7,5 - 1,5 - 2 (tekrardan) 3.....

Gördüğün gibi başı sonu değişti ama bucukların yerleri aynı kaldı.

Hah işte o mevzu burada işe yarıyor.

Şarkıcı diyor ki ya dostlar bu şarkı 3 gamında yazılmış. Ama ben bunun incesine geçince 5'ten sonra çatlıyorum.
Gel bunu 1'den söyleyeyim. Daha rahat söylerim diyor.



Bucuklar aynı yerde duruyor. Ama adamın söyleyebildiği bir aralıktan.
0
anten
(16.05.17)
(8)

Rap'in iyisi/kötüsü nasıl anlaşılır?

aychovsky
Konudan hiç anlamadığımdan ve tamamen merak ettiğimden soruyorum. Sogapo'yı, Ceza'yı, Eminem'i, Dr. Dre'yi diğerlerinden ayıran nedir? İyi rap'i nasıl anlarız?
Konudan hiç anlamadığımdan ve tamamen merak ettiğimden soruyorum. Sogapo'yı, Ceza'yı, Eminem'i, Dr. Dre'yi diğerlerinden ayıran nedir? İyi rap'i nasıl anlarız?
0
aychovsky
(15.05.17)
bence melodi
sözlerin akışı
dikkatli dinlediğinde ince espriler
ve söyleyenin ses güzelliği.
0
basond
(15.05.17)
@basond +1

ama bir de rapte nakarat kısmı ne kadar "catchy" ise o kadar seviliyor. Gerçi bu genel bir şey ama..
0
qazaqwsx
(15.05.17)
rap gurusu değilim de özellikle türkçe'de sözlerin -en azından bir parça- anlam bütünlüğü içermesine bakıyorum ben. 16 yaşında bir ergenin elinden çıkmış bir tekerleme gibi durmasın en azından. altyapı -çok zayıf olmadığı sürece- bir şekilde hallediliyor bana kalırsa.
0
doxanikee
(15.05.17)
diğer tür parçaların iyisi kötüsü nasıl anlaşılıyorsa rapte de öyle anlaşılıyor. ne anlattığı, nasıl anlattığı, kafiye, müzik... hepsinin toplamındaki kalite parçanın kaliteli olup olmadığını belirliyor.

aslında saçma sapan bir rap parçası dinlediğinde kalitenin nereden geldiğini daha iyi görebiliyorsun. sadece kafiyeli diye cümle bütününde hiçbir anlamı olmayan kelimeler kullanıyorsa, kalitesizdir.

kaliteye güzel bir örnek: www.youtube.com
0
keçeli kalem
(15.05.17)
çoğu şarkıda olduğu gibi rap şarkılarında da altyapı çok önemli oluyor. özellikle türkçe olanlarında doğal olarak sözlere daha fazla yük bindiği için (çünkü türk'üz ve ister istemez sözlerine de odaklanacağız) şarkının altyapısı (beat'i) dinleyeni sıkmayacak, şarkıyı "bir konu hakkında nutuk atan şarkı" etiketinden kurtaracak bir ritim gerekiyor. hatta sözlerin içeriğine paralel bir beat, şarkının etkileyiciğini artırıyor.

sözler daha bir önemli olduğu için basond'un da dediği gibi, kelimelerle oyunlar yapanlar, mizahi bir dil kullananlar daha bir dikkat çekiyor haliyle. çünkü "aman dünyanın çivisi çıkmış" gibi herkesin kullanabileceği bir cümleyi daha etkileyici, iğneleyici veya cin bir şekilde dile getirmek çok daha iyi.


bunlardan ayrı olarak dinleyicinin neyi nasıl dinlemek istediğine bağlı biraz da; kimi dinleyiciler daha çok kendi agresifliğini, depresifliğini tasvir eden eserlere sığınmak ister ama bunu "bu dünyanın anasını ...." basitliğinde değil de daha ağırbaşlı bir dille anlatılmış şarkılarda duymak ister.


tabii, hepsinden öte, reddemeyeceğimiz zevk-renk etkeni var.

sagopa kajmer'den şunları dinlemeye doyamıyorum mesela:
www.youtube.com
www.youtube.com
0
m e b
(15.05.17)
Önce müziğe, sonra sözlere bakacaksın.

www.youtube.com

Şu şarkının ilk 20 saniyesini dinle yeter. Kaliteli ve doğal bir müzik dinleyiciyi çeken ilk şey.

Aynı zamanda sistem eleştirisi içeren rap parçaları gözlemlerime göre daha kaliteli oluyor. Modern hayatın sebep olduğu kötü durumları konu edinen parçalar, insanların ilgisini daha çok çekiyor.

Şunun da müziği kaliteli:

www.youtube.com

Kötü bir müzik şirketiyle çalışan Amerikalı bir rapçiye denk gelmedim hiç. Müzik altyapısının önemi büyük.
0
dissendium
(15.05.17)
müzik/melodi ve sözler. genel olarak disslere olan hayranlığım da bakidir.

kır kalbini ver elime dinlesem bunda müzik aramam, söz aramışımdır. mesela bir mürekkep doldurdum dinliyorsam bu müziğindendir.
0
blue eyes white dragon
(15.05.17)
rap dediğin böyle olmalı. bir kulak verince alıp götürmeli eritmeli bırakmamalı

www.youtube.com
0
mücrim
(09.06.17)
(27)

Mezuniyet balosuna katılmamayı düşünüyorum, sizce pişman olur muyum?

Geceler
Okulun suada'da mezuniyet balosu var, ben katılmayı düşünmüyorum. Sizce pişman olurmuyum ki? Bi de gidenler varsa orda ne yapılıyor ki tam olarak? :)
Okulun suada'da mezuniyet balosu var, ben katılmayı düşünmüyorum. Sizce pişman olurmuyum ki? Bi de gidenler varsa orda ne yapılıyor ki tam olarak? :)
0
Geceler
(15.05.17)
Ben katilmamistim ustunden 6 sene gecti hic pisman olmadim hatta su hayatta verdigim en dogru kararlardan biriydi bence :D
0
neferkitty
(15.05.17)
@vegas ne güzel konuşmuşsun.

Katılmadım. Aklıma bile gelmiyor.
0
sylr
(15.05.17)
Ortamın varsa git cok güzel eğlenirsin yoksa balo dediğimiz şey pek aman aman birşey değil bana göre.
0
fıytfıyt
(15.05.17)
Suada'da yapılıyorsa pişman olabilirsin. Gerçi ben de katılmayı düşünmüyorum 3. sınıf olmama rağmen ama Suada'da olsa kesin giderdim. Ortam iyi olur gibi. Türkiye'deki üniversiteli gençlerin içi çürümüş. 4 yılın sonunda bile kendilerine birkaç saatlik ödül vermekten korkuyorlar. Çok düşünmeden gidebilirsin. İş hayatına başlayınca çok ararsın bu günleri.
0
dissendium
(15.05.17)
Uni mi lise mi onu belietmemişsin ama ben ikisine de katilmamistim hiç pişman değilim katilsam sıkılırdim
0
all girls dream
(15.05.17)
Onun yerine samimi olduğun insanlarla vakit geçir bir gün daha iyi. Tek kelime etmediğin tiplerin yanında kasılmaya değmez.
0
patatesli yumurta
(15.05.17)
katılmadım eksikliğini hiçbir zaman hissetmedim.
0
catch the arrow
(15.05.17)
Ben de katılmadım. Zerre kadar da pişman olmadım. Aklıma bile gelmedi zaten sonra hiç.
0
ms brownstone
(15.05.17)
Ben nerdeyse herkesi tanıdığım için çok eğlenmiştim ki rezil bir organizasyondu. O gün çok aksilik yaşadım ama tatlı dertler bence. Gidip içip dans edeceksin işte arkadaşların gidiyorsa güzel geçer niye gitmeyesin ki.
0
jazzabel
(15.05.17)
katılmadım. hiçte eksikliğini hissetmedim. gayet arkadaşlarım da vardı sosyaldim de ama yok gitmemiştim. biraz yalan o ortamlar..genelde üniversite arkadaşlıklarının yalan olduğu gibi..
0
qazaqwsx
(15.05.17)
kesinlikle olursun.
askerlikteki bir toplu takılma/fotograf çektirme olayına inat edip takılmamıştım çünkü askerlikten nefret ediyordum!
ne olabilir ki en fazla. katıl, takıl, eğlen. sixtir et!
0
runagain
(15.05.17)
biz yakın arkadaşlarla(5-6 kişi) sınavlardan sonra çalgılı bir meyhaneye içmeye gideceğiz. baloda insanlar grup grup takılıp herkes ayrı telden çalacaktır emin olun. ben de bizim mühendislik fakültesinin balosuna katılmadım zerre de pişman olmadım. kep atma töreni falan yeter.
0
golgi aygıtı
(15.05.17)
Ben katıldım, çok güzel de eğlenmiştim. Kendi arkadaş ortamımla gayet güzel eğlenmiştik, yine olsa yine giderim, katılmasam üzülürdüm, bir kere yaşıyoruz o kadar da detaylı düşünmeye gerek yok, istiyorsan, yakın arkadaşların gidiyorsa git, en kötü ne olabilir ? Sevmezsen erken ayrılırsın.
0
elikası
(15.05.17)
Aman her gün sanki çok samimi ortamlardayız da bir gece samimiyetsiz ortama girince incilerimiz dökülücek. Yaptığın için pişman olmazsın en fazla "aman ne boktandı çok sıkıldım" dersin ama gitmezsen aslında nasıl olabileceğini asla bilemeyeceksin.

Ha okuldan hiç doğru düzgün arkadaşın yoksa gitme tabi patlarsın
0
duru arsnova
(15.05.17)
Gittim fakat keşke gitmeyip o parayla bi' gezi ayarlasaydım diye çok düşündüm yakın arkadaşlarımla ve pişman olmuştum ben de :)
0
cancoskn
(15.05.17)
katılmadım, 15 sene geçti üstünden pişman da değilim, bi daha olsa yine katılmam.
0
ravenudon
(15.05.17)
katılmadım, pişman değilim. ama üniversitedeki ortamı zaten sevmiyodum. arkadaş grubun varsave gidiyolarsa gitmek mantıklı olabilir. ben şu an hç biri ile görüşmediğim ve o zaman da görüşmeyeceğimi bildiğim için sallamamıştım.
0
elorelia
(15.05.17)
katılmadım. 9 sene oldu, pişman olmadım.
0
battal gemalmaz
(15.05.17)
Bitirdigim hicbir okulun mezuniyet torenine/balosuna/kinasina katilmadim. pisman degilim.

mezuniyet kinasi diye bir kavram varmis gercekten. degisik...
0
alperz
(15.05.17)
olmazsın
20-25 sene geçti hala görüştüğüm arkadaşlarım var
pişmanlık olmaz
0
çınarım
(15.05.17)
Okuldakilerle ortamın varsa git tabi.
0
arnold schwarzeneger
(15.05.17)
katılmadım, hayatımda verdiğim en iyi karardı. ileride bir gün cb olmayı düşünürsem mezuniyet fotosu bile yok diye mızmızlanacaklar ama olsun. sanki uzaya roket gönderdik, bir de kutlamasını yapıyoruz?

cevap: hiç pişman olmazsın arkadaşım.
0
hemi tune tune
(15.05.17)
pişman olurum diye katıldım ama keşke katılmasaydım dedim hiç gerek yokmuş.
0
yue
(15.05.17)
katılmazsan çok büyük ihtimalle hiç pişman olmazsın. iyi ki de gitmedim dersin. ama katılırsan da pişman olmazsın gibime gelioyor, güzel geçiyor çünkü ben hiç sıkılmamıştım. gelirsin, masalar önceden ayarlanmış olur, masana oturur içersin, sarhoş olunca kalkar oynarsın. düğün gibi bir konsepti var. sonra oradaki eğlence bitince reina'ya sortie'ye falan geçilirdi ama artık reina malum, ne yapılır bilmem. gerçi sizinki suada'da olduğu için bir yere gidilmez herhalde, gece 3e kadar içip dans edersiniz.

ben lise mezuniyet balomu hiç sevmemiştim. bence hepimiz 18 yaşına göre çok kasıntıydık, makyajlar saçlar falan. çünkü balo çırağan'da yapılmıştı. giydiğim elbise bile koca kadın elbisesiymiş şimdi düşününce. ne gerek varsa. ama üniversite mezuniyet balosunu çok sevmiştim. en yakın arkadaşlarım katılmamasına rağmen ben katıldım, çok sıkılıcam diye düşündüm ama hiç öyle olmadı. balonun sonunda da alkolün verdiği yetkiye dayanarak okulun en yauşuklu çocuğunu kapmıştım, bana göre çok çok fazlaydı ve büyük sürpriz olmuştu ikimize de, heheh. ons olarak kaldı ama hayatımın sonuna kadar anlatırım muhtemelen bu hikayeyi.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(15.05.17)
Bir lise 2 de uni mezuniyet balosuna katıldım. Uni'lerden birinde samimi bir avuç arkadaşım vardı, üstelik o dönem mezun bile olmayacaktım, ama yine de çok eğlendim, iyi ki gitmişim.
Sorduğunuza göre çok arkadaşınız yok ve sosyal anlamda çekingensiniz. Pişman olacağınız şey aslında mezuniyet balosuna katılıp katılmamak değil onca sene arkadaş edinememek olmalı...
0
SiyamkedisiZorro
(15.05.17)
Lisede de üniversitede de katılmadım. Hiç pişman değilim. Sahte sahte insanlarla eğlenebileceğimi düşünmüyordum çünkü. Keza benim yakın arkadaşlarım da aynı fikirdeydi. Biz gitmedik topluca.
0
chitosan
(15.05.17)
olmazsın.
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(15.05.17)
(6)

ses, yer çekiminden etkileniyor mu?

silver apple
bir ölçütü var mı?
bir ölçütü var mı?
0
silver apple
(15.05.17)
Sesin kütlesi yok, haliyle teknik olarak mümkün değil.
0
angelus
(15.05.17)
Ses madde değil. Madde olmadığı için kütlesi yok. Kütlesi olmadığı için de kütle çekiminden etkilenmez.
0
dissendium
(15.05.17)
sese doğrudan bir etkisi yok.
0
catch the arrow
(15.05.17)
ses bir madde üzerinde ilerleyen bir enerji formu, ilerlediği ortam yerçekiminden nasıl etkileniyorsa o da öyle etkilenir - ancak pratikte bir örneği yok desek yeri.

çok ince düşünürsek, mesela atmosfer yer yüzeyinden yükseldikçe inceleceği için yukarda bağırmanla aşağıda bağırman farklı uzaklıklardan duyulabilir.
0
celeron 300a
(15.05.17)
Ses bir hava titreşimi değil mi? Havanın kütlesi yok mu? Bence etkilenmeli. Oyyyy çok metafizik bir konu gibi geldi. <3
0
yaren
(15.05.17)
acilin ben fizikciyim. en basitinden sesin iletilme hizi etkilenebilir. yukarida da bahsedildigi gibi ses bir ortamdaki titresimlerin kendisi. oyle ekstradan bir madde degil. fakat sesin hizini belirleyen temel iki faktor var. biri iletildigi ortamin (ki illa hava olmak zorunda degil, mesela tren rayina kulanigi dayayip gozunle goremeyecegin kadar uzaktaki trenin sesini duyabilirsin) esneklik modulu (bulk modulus), digeri ise o ortamin yogunlugu. soz konusu ortam hava ise, kutle cekiminin yuksek oldugu yerde daha yogun, az oldugu yuksekliklerde daha az yogun oldugunu varsayalim. daha az yogun ortamda ses hizi artar. (yogunlukla ters orantili) ha bunu farki insan kulagi algilayabilir mi, o ayri bir soru.
0
elcucu
(15.05.17)
(32)

Otuzlu yaşlarında olanlar için özel soru

fraise
Otuzlu yaşlarında ya da yirmilerin sonlarında olanlar özellikle size soruyorum; turkiye'de kurulu bir düzeniniz, iyi ve gelecegi olan bir işiniz, aileniz varken yurtdışına (Avrupa ulkelerinden birine) taşınır misiniz? Bunun için yeniden yüksek lisans yapmaniz, ingilizce dışında bir dil daha öğrenmen
Otuzlu yaşlarında ya da yirmilerin sonlarında olanlar özellikle size soruyorum; turkiye'de kurulu bir düzeniniz, iyi ve gelecegi olan bir işiniz, aileniz varken yurtdışına (Avrupa ulkelerinden birine) taşınır misiniz? Bunun için yeniden yüksek lisans yapmaniz, ingilizce dışında bir dil daha öğrenmeniz, 3-4 yıl sürünmeyeceginiz ama rahat da olmayacağınız bir hayat yaşamanız gerekse göze alır mısınız? Yoksa bu kadar çabaya değmez mi diye düşünürsünüz? Sevgilinizin (ki yakın zamanda eşiniz olacak biri diyelim) bunu sizden talep etmesi bencillik mi olur? Yoksa ikinizin hayatını bir tık daha ust seviyeye taşımaya calisiyor diye mi düşünürsünüz?


Evet, herkesin düşüncesini çok merak ediyorum.

Not: burdaki özne ben değilim.
0
fraise
(12.05.17)
Evet hatta yapmak için çabalıyorum.
0
fasulyek
(12.05.17)
yapardım.
hele yanımda sevdiğim olsa, düşünmem bile.
0
filteria
(12.05.17)
yaş önemli değil, ecnebilerin dediği gibi: "run for your life !"
0
supermatik
(12.05.17)
35 yasindayim suan imkan olsa yaparim, zaten buradada super imkanlarla yasamiyorum, eger senin imkanlarin harikaysa 8-10 bin ve uzeri bir gelirin varsa dur yine bir dusun, burada oyle bir durumun yoksa gidecegin ulkede standartlarinin cok dusecegini sanmiyorum. ayrica sevgiln varmis, hadi yalniz olsan gerek yok diycem ama yaninda birisi olacak. hayata bir kere geliyorsun, yeni seylere sans ver.
0
bluewhale
(12.05.17)
Arkama bile bakmadan giderim. Ailem burada evet ama onlara ne kadar faydam dokunuyor tartışılır. Yurtdışında hem kendime hem gelecekteki çocuğuma iyi bir yaşam sunabilirim Avrupada. Zaten tek korku yalnızlık olur onda da evleneceğim adam destek olur zaten. Arkama bile bakmam Avrupa'da oturup dil oğrenecegim üstüne bir de yuksek lisans yapacagım ha. Vay arkadaş. (İmrendi)
0
Sulfoxaflor
(12.05.17)
yaptim, mutluyum
hayatim bir degil, 3 tik ust seviyede
0
ekyil
(12.05.17)
edit: buradaki özne ben değilim diye sonradan eklemişsin, ben yazarken allahıma yoktu o. ben sensindir diye düşünüp ona göre şeyaptımdı.

"otuzlu yaşlarında ya da yirmilerin sonlarında olmayan şerefsizler yazmasın" demediğin için çok yakında 23'ü dolduracak bir zırtapoz olarak yazıyorum,

ülkenin şu anki durumunu, bildiğim kadarıyla senin durumunla da birleştirecek olursam, ben bu riski alıp ülkeden kaçardım. seni daima çalışkan biri olarak gördüm, yanılmıyorsam halihazırda evropa vatandaşlığın da var zaten. hatta bir dakika ya, sen niye hala burada saygın iş kurulu düzen falan deyip duruyorsun ki, niye gitmiyorsun? orada da düzen kurulur, orada da yaşanır. düzen kurana, dil öğrenene kadar geçen süreçte yatağına bağlı vaziyette kalmayacaksın ki. öyle veya böyle hayat yine akacak, buradaki gibi olmasa bile yine yaşayacaksın.

ben yurtdışında yaşamayı kısa süreli olsa da tecrübe ettim. ne kadar ağır gelebileceğini, tatile gitmekten ne kadar farklı olduğunu gördüm. yine de bir avrupa ülkesinde yaşama şansım olsa bugün arkama bile bakmadan giderim.

bu ülke, hele ki genç bir kadın için, hiç güzel değil. ben senin avrupa görmüş bir insan olarak buraya nasıl bu kadar bağlandığını da hiç anlamıyom zaten. ben olsam giderim. hani klasik "o dönemin şartlarında değerlendirmek lazım" geyiği var ya... sen de gittiğin ülkenin şartlarına göre değerlendir kendini.

türkiye'de asgari ücretle çalışacak olsam, annesiyle yaşamak zorunda olan top sakallı teknosa çalışanı olurdum. ne geleceğim, ne gerçekleştirebileceğim hayallerim, ne de düzgün bir yaşantım olurdu. kendi adıma konuşuyorum, başkası pekala yardırıp gidebilir.

öte yandan almanya'da asgari ücretle çalışacak olsam muhtemelen yurtdışı tatilleri yapabilecek, işe bisikletle falan gidebilecek, netto kasiyeri olduğum için toplumda boş beleş adam muamelesi görmeden sakin sakin yaşayabilecektim. ben bu yüzden evropa'da yaşam için (almanya-fransa gibi ülkeler için söylüyorum) birkaç adım geri gelmeye razı gelirdim. evet biliyorum insan her yerde aynı, almanya da öyle cennet değil ve asgari ücretle çalışan bir yabancı olarak insanların bana bayılmayacağını biliyorum ama sonuç olarak kötü değil işte ya. değil yani bence.

ben rus dili edebiyatı okuyorum çünkü çok istediğim halde avrupa'ya gidemiyorum. bu yüzden rus hükümetine çalışıp avrupa'nın birlik ve beraberliğini bozmak, hansgillere falan nükleer bomba atmak istiyorum. tamam rusya'yı ve rusları gönülden severim ama motivasyonlarımın başında avrupa'yı bozmak geliyor. evet. ya benimsin ya kara toprağın çünkü.

git fraise, git. iki yıl oldu galiba, soruyorsun. git. valla git ya.

çok üzüldüm biraz sevineyim,

www.youtube.com
0
der meister
(12.05.17)
Kesin evleneceksem dil de öğrenirim, dünyanın bir ucuna da giderim.
0
kayranin kedisi
(12.05.17)
Senin durumunda olsam ben de aynısını yapardım sevgilimden bunu istemek bencillik değil bence ikinizin de iyiliği için istiyorsun.30lu yaşlarımda değilim belki o zaman değişikliğe daha karşı olurdum tam kestiremiyorum ama şu anki düşüncem bu şekilde.
0
pastörizesüt
(12.05.17)
Gitmezdim. Bence sen de gitmek istemiyorsun. İstesen bugüne kadar çoktan gitmiştin.
0
dissendium
(12.05.17)
şimdi bekara karı boşamak kolay. adamın kurulu düzeni var, iyi ve geleceği olan bir işi var. ailesi var. bunları bırakıp sevgilisiyle bir maceraya atılmak istemeyebilir, bu en doğal hakkıdır. fazla zorlarsan ayrılık kapıda. na işte buraya yazdım.

bu bir bakış açısıydı. kısıtlı bilgilerle bunu söyleyebiliriz.

sevgilinin kapasitesi de önemli. belli bir yaştan sonra sıfırdan başlamayı göze alamayabilir. burada mutludur belki de, belki de senin buraya ayak uydurmanı bekliyordur. aynı sorunun sana sorulduğunu düşünürsen daha iyi anlarsın. neden bu soruyu sen ona soruyorsun da o sana soramıyor? avrupa'da senin rahat edeceğin bir hayat yerine türkiye'de onun rahat edeceği, senin bir dönem gelişmeni gerektirecek bir hayat önerisini neden o sana soramıyor?

Bana sorulsa giderim ama çalışmak, dil öğrenmek bana kolay geldiği için. yapmakta zorlanacağım bir şey olsa, türkiye'de bırakmayı istemeyeceğim insanlar olsa, rahatımdan vazgeçemeyebilirdim.
0
stewie
(12.05.17)
düzeni bozma
0
jamswety
(12.05.17)
gideceğim yerin yaşam standartları önemli. temelli mi kalıcam orda bu süreçten sonra o da önemli. bunlar okeyse 3-4 yıl bişey değil. ben giderdim.
0
dedim ben sana
(12.05.17)
Gereksiz bir macera olur. Bunu yapmam için iki şey olmalı: Ya Türkiye savaş haline girer, ben de kaçmak için giderdim; ya da tüm bu işlerin sonunda astronot olma şansım olurdu, onun için giderim. Yoksa kurulu düzenim, geleceği ve kazancı olan iyi bir işim varken yurtdışında 3-4 yıl sığıntı bir hayat yaşamayı göze almazdım. Kaldı ki bizim planladığımız süreler hiçbir zaman nokta atışı olmaz, yani 3-4 yıl diyorsak o iş en az 6-7 yıl olur, hayatımın 6-7 yılı çöpe atamam bu şekilde. Ha ama dediğim gibi, işin sonunda astronot olacaksam şansımı denerdim.
0
angelus
(12.05.17)
taşınırım.

temmuz'da evleneceğiz. yabancı dilimiz çok iyi değil biraz dilimizi geliştirip bi şekilde gitmek istiyoruz.
0
contavolta
(12.05.17)
Burada ne kadar maaş aldığım hangi şehirde yaşadığım önemli faktörler olurdu. Gideceğim Avrupa ülkesi de önemli bence
Sektorel olarak çalıştığım ve esimin çalıştığı alanın o ülkedeki durumuna bakar tr'den daha iyi şartlarda yasayabilecegime ve er ya da geç buradaki standartimi yakalayabilecegimizi düşünüyorsak sevgilimi ya da esimi de ikna ederdim ve gitmek için tüm şartları sağlamaya çalışırdım
0
şapşiko
(12.05.17)
su anda 30lu yasların basında yeni yeni , düzen kurmus rahat etmiş birisiyim

hiç bir sey beni tekrar dil ögrenmeye , tekrar yuksek yapmaya itemez . birazda kafam rahat olsun artık yaş olmus 30bilmem kaç

valla içim bir kötü oldu
yurt dışında hazır iş var , ortam var , calısma kosulları mukemmel , mmaş on numara , 2-3 ayda bir 2-3 haftalıgına seni turkiyeye yolluyoruz filan derlerse düşünebilirim :D
0
bnmzz
(12.05.17)
sonunda hep mutsuzluk vardır bu işlerin .. hep ama
0
taylor durden
(12.05.17)
Yaptığımı biliyorsun. Aile, kurulu düzen, kadrolu iş, para, vb. ne varsa hepsini dağıtıp geldim. Düzenimi yeni kurmuştum ve uzun zamandan sonra her şey düzene girmişti. Türkiye'deki imkanlarım düzgündü, yoluna giriyordu. Borcum harcım yoktu, beyaz yakalı ayarında maaşım vardı; fıstık gibi yaşıyordum. Biraz yoruluyordum gerçi, 4 saatlik trafik dışında derdim yoktu.

Şimdi, daha da çok çalıştığım, asgari ücretin az üstünde kazandığım, yaşamakta zorlandığım, düzenin ötesinde bir durumdayım. Hayatım yetişkin hayatından, öğrenci hayatına başladım; bildiğimiz sıfırdan ama bu bir 3 seneden sonra normale girecek.

Türkiye'de 3 sene sonra yine aynı yerde olacaktım, iş yerinde mobbing'e uğruyorduk ve o daha da yoğunlaşarak devam edecekti. Arkadaşlarım KHK'larla atıldı, belki ben de atılanlardan biri olacaktım. Geldikten sonra 'Tam zamanında gitmişsin, çekilmez oldu burası' diyen mesajlar aldım bol bol. Pişman değilim geldiğime ama güzellik bedavaya gelmiyor tabii ki.

Üstelik bunu birkaç sene sonra tekrar yapmak durumunda da kalabilirim. Bu ülkede olacağımın bir garantisi yok. Dil öğrenip başka bir ülkeye geçmeyi de deneyebilirim. Ama şunu biliyorum ki birkaç sene çok stabil bir düzenim yok.
0
aychovsky
(12.05.17)
temelli orada kalabileceksem evet. yoksa dil okulu için gitmeyi mantıksız buluyorum. yüksek için de gidilebilir.
0
nax
(12.05.17)
Hayat cok kisa, fazla garantici olmamak lazim diye dusunuyorum. Ben olsam kesin giderdim, hatta su an bavulumu toplamaya baslardim. Ha bu arada ben yillardir burada dikis tutturamamis biriyim, onun da etkisi var, belirtmis olayim. Gidince de hersey cok guzel olacak diye birsey yok, ama yine de denerdim.

Not: 30 kusur yasindayim.
0
loveisallaround
(12.05.17)
Kriterlere uyan birisi olarak, duruma bağlı diyorum.

Burada ticaret vs. yapıyorsam, işimi oturtmuş ve rahata alışmışsam bir daha düşünürüm. Ama normal bir çalışan vs. isem, şartlara bakarım. Eğer çok yoksulluk çekmeyeceksem ve köle gibi çalışmak durumunda kalmayacaksam giderim, kim ne demiş şeyimde bile olmaz. Kaldı ki sevgilim çağırıyor diyorsun ve muhtemelen evlenirim diyorsun. İlk zamanlarında sana yardım eder illa ki, o yüzden gidilebilir diye düşünüyorum.

Özet, para sıkıntım olmasa ben çoktan gitmiştim zaten. Maddi olarak burada halihazırda çok iyi durumda bulunuyorsam da yine ciddi bir düşünürdüm ve hatta gitme düşüncesi yine ağır basardı bence.
0
skooma
(12.05.17)
yaptim, devam ediyorum ama surunmem sanarken surunur hale geldim. pisman miyim degil miyim bilmiyorum, bazen pisman oluyorum bazen olmuyorum. fakat bu olay sevgiliyle beraber yapilacak is degil arkadas, sonu mutlaka kotu biter, kimse sizin icin hayatini degistirmez. degistirse de mutlaka basiniza karar, ya da icten ice nefret beslemeye baslar. siz hangi taraftasiniz bilmiyorum ama iki taraf icin de risk. iki kisinin de ayni seyi ayni derece tutkuyla istiyor olmasi gerekiyor bunu beraber yapmak icin. dedigim gibi, hayat gulluk gulistanlik gecmiyor, bazen maddi bazen manevi cok sayida problem yasaniyor yurt disinda, egitim falan orta yasta, cok zor.
0
kurbanlik koyun
(12.05.17)
kesinlikle giderdim, türkiye'de şu an iyi gözüken işin olsa ne yazar, yarın ne olacağını biliyor musun, işsiz mi kalacaksın, en doğal haklarından mahrum mu olacaksın, ülke nereye gidiyor belli değil.
hele bu ülke isviçreyse kesin giderim. 30 yaş zaten çok genç bir yaş, aile sıkıntı olabilir sadece onun için de iletişim kanalları çok gelişti zaten.
bence hayati önemi var bu konunun. kesinlikle giderdim
0
limoncello
(12.05.17)
bunun yaşla ilgisi olmadığını düşünüyorum.
30'lu yaşlardayım ve taşınamam.
20'li yaşlarda olsaydım da taşınamazdım, gidip farklı bir ülkede yaşayamazdım.

sevdiğim insanlar benden böyle bir şey istese çok üzülürdüm.

tabii bu benim düşüncem.

ben buraya ait hissediyorum. anadilimi konuşmak istiyorum. buranın yemeklerini yemek ve rakı içmek istiyorum.

bu ülkeyi düzeltebilmek istiyorum.

teşekkürler,
0
kosun lan mevzu var
(12.05.17)
daha kotu kosullarda yaptim bu eylemi, evet su an surunuyoruz ve biraz daha surunecegiz ama mutluyuz.

30larin sonu, evli ve cocuklu.
0
enaz3kedi
(12.05.17)
Ben de bunun yaşla alakası olmadığını düşünüyorum. Kişilik, beklenti ve hayaller ile ilgili bu durum. İsteğinizi belirtmenizin bencillik olduğunu düşünmüyorum, ancak sevgiliniz açık ve net bir şekilde istemediğini söylediyse ısrar etmeniz çok yıpratıcı ve üzücü olur. Farklı zamanlarda ve biçimlerde benzer bir ısrarı babam ve sevgilim üzerimde uyguladılar, üzüntüm ağlamaya kadar gitti fakat hiçbir yere gitmedim. Bu yüzden ısrar etmeyin.
0
gmzo
(12.05.17)
Yaşla alakası yok diyenlere katılmıyorum. İnsan öğrenciyken, gençken garsonluk, kasiyerlik, amelelik yapar fazla koymaz. Ama üniversiteyi bitirmiş eğitimli, iyi de bir işe sahip kişi bir anda hayat standardının bu derece düşmesini kolay sindiremez. Cem Yılmaz gosterisinde diyor ya hani, skmişim İngiltereyi, ne kasıyorsun pasaport görevlisi Pakistanlı diye. Bir zahmet en kalifiyemiz başvursun bakalım, İngiltere'de pasaport görevlisi olabiliyor mu olamıyor mu? Herşeyden once bir göçmensiniz, Hele bir de dile hakim değilsen, bir beyaz türkün burun kıvırdığı sekreterlik, resepsiyonistlik, garsonluk bile yapamazsın. Ha dile gerek duyulmayan bir mesleğin vardır, yazılım, it alanında ya da mutfakta şef sindir. Kendi mesleğini icra edersin, fazla standartların değişmez ya da daha da yükselir o ayrı. Ama her zaman bir yabancısındır, Londra ya da New York gibi bir kozmopolit yerde yaşamıyorsan bunu her zaman hissedersin.
0
neck_and_neck
(13.05.17)
yaparım ve yapıcam da zaten. planlarım o yönde. hatta, gücüm yeterse annemi de yanıma almayı planlıyorum ilerleyen senelerde.
0
i drive the hearse
(13.05.17)
25 yaşındayım. askerliğimi yaptım ve türkiye'de halen yüksek yapmaktayım. yazma sebebim başlığım aklımda kalması ve gaza gelmek. sevgilim yok, sapım, sadece annem ve babam var. başka kimseye eyvallahım yok.

"Yoksa bu kadar çabaya değmez mi diye düşünürsünüz? "

ama buna bazen evet diyorum.
0
rain when i die
(13.05.17)
yurtdisinda zorluk cekebilirsin, baslarda her sey farkli gelir. insanlari anlamayabilirsin, kazik da yiyebilirsin. ama bir sure sonra yurtdisina tasinmanin ne kadar dogru bir karar oldugunun farkina varacaksiniz. bu arada yurtdisindan turkiye'ye donus yapanlarin cogu, tutunamamis insanlardir..mesala odtu'de bu sekilde donmus cok hoca vardi.
0
ubi dubium ibi libertas
(13.05.17)
buradaki mutluluğunun ölçüsünü bilmeden kimse bişey diyemez aslında. yada der de bi sonuca ulaştırmaz seni ama benim kendim için fikrim şudur,yurtdışı askerlik gibidir kardeşim .. hele burada bir evi ailesi evi arabası gelrii olan biri için çok zor bir yerdir. bu durumda değilsen burada alta tabaka olacağına orada alt tabaka olmanı önerebilirim .
burada durum ortalama ve üstüyse kal ,değilse git
0
taylor durden
(15.11.17)
(13)

Ekşi sözlüğe girmek istememe hissi

ilkinci
Sizde de böyle bir his var mı? Çok değerli yazılar görebiliyorum ama gerek aktrollerin iğrenç karalama başlıkları olsun gerek sözlük formatına aykırı girilmiş en bayağı forum sayfalarında görebileceğimiz başlıklar sözlüğe girmeden önce düşündürüyor. Sözlük yönetiminin pek rahatsız olmadığı da ortada
Sizde de böyle bir his var mı?
Çok değerli yazılar görebiliyorum ama gerek aktrollerin iğrenç karalama başlıkları olsun gerek sözlük formatına aykırı girilmiş en bayağı forum sayfalarında görebileceğimiz başlıklar sözlüğe girmeden önce düşündürüyor. Sözlük yönetiminin pek rahatsız olmadığı da ortada.
Bu duyuru da benim tepkim olsun. Peki siz ne düşünüyorsunuz?
0
ilkinci
(12.05.17)
Özellikle debe kalktığından beri ekşisözlüğe girme sıklığım azaldı. Artık sadece tek başıma yemek yerken okuyorum.
Saçma başlık sayısı arttı senin de dediğin gibi. Ekşi güzel bir hazine, içinde kıymetli ve güzeş yazılar var. Ama çöp daha fazla.
0
helena
(12.05.17)
ben çok extreme bir şey aramıyorsam girmiyorum artık.

debe olduğunda her gün okurdum debede ne var ne yok diye, en son o kalktığından beri çok azaldı giriş sayım.
0
kurnaz
(12.05.17)
duyuruya girebilmek icin giriyorum mecbur. birde gun icinde aradigim bir teknik terim varsa aratmak icin/
0
jedilance
(12.05.17)
ben de bir şey aramıyorsam girmiyorum.
geçenlerde şimdi hatırlamadığım bir başlığa bakıyordum. sozluk formati, tanim falan yalan olmuş. böyle alt alta karşılıklı sohbet etmişler. zaten rezillesmisti, iyice leşi çıkmış.
eskiden okumaya doyamazdım.
0
balik kraker
(12.05.17)
Bir zaman bir badimle konuşurken, "Yahu sözlük hata verdi, 5000 insan engellemişim de sınır oymuş." demişti bana. Çok karşı çıktığımı hatırlıyorum, "Birçok farklı görüş var hoşumuza gitmese de, en kötü ihtimalle okur geçerim." demiştim hatta. Sonra kendisi de bütün bilgilendirici entry'lerini silip kayboldu gitti, tıpkı diğer bütün kaliteli yazarlar gibi.

Sayı 5000 olmasa da, sözlüğün kalitesini düşürecek kadar kötü olduğunu düşündüğüm entry ve başlıkları engellemeye çalışıyorum hâliyle. Yönetimin zerre umursamadığı şeyi yazarlar kendi başlarına hallediyor işte. Bir profil değişikliği oluyor, talepler ortadayken futurama sayesinde kullanılabilir şekilde geri kazanıyoruz sözlüğü.

İçerdiği muhteşem entry'lerin hatırı için, hiç girmemek yerine girmeme mani olanları göz ardı etmeye çalışıyorum. Hoş bir yöntem değil esasında ama size de tavsiye ederim. Noktalama işareti yerine küfür kullanılan, okuyana bir şey katacağına "Bu neydi ya?" gibi bir tepki verdiren, sinir krizi geçirtecek kadar aykırı entry'leri görmezden gelin; nispeten çekilebilir oluyor.
0
tel tokasini duzelten samuray
(12.05.17)
Sözlük bozdu klisesi var ama son 2-3 senede okunur olmaktan tamamen çıktı sözlük. Hani o eski eski sözlük markasının altı tamamen boşaldı. Türkiye ortalamasına indi ve her başlık aptal dolu, hangi başlığa girsem silme beyinsizlik kaynıyor. O yüzden buraya girmeye başladım, henüz pek kesfedilmedi burası.
0
doxanikee
(12.05.17)
Kanzuk moderatör vs ne varsa kaldırdı zaten, eski sözlük ortamını koruma gibi bir gayesi yok hatta daha fazla çaylak alımını destekliyor. Twitter gibi herkes istediğini yazsın havasında takılıyor ve tek amacı elbette para, kurumsal bir şirket gibi bireysel bir sözlük vizyonu yok.
0
neferkitty
(12.05.17)
cok uzun zamandır var sadece spesıfık bır bılgı almak ıcın gırıyorum
0
hopp
(12.05.17)
aşırı şekilde manipulasyon ve propaganda yapılıyor sözlükte.
ee kapatılmamanın diyeti sanırım bunlar.

düzgün takılınabilecek bir yerler bilen varsa haber etsin.
0
supermatik
(12.05.17)
Troll'leri geçtim. Sözlükte gerçekten "bilgi" yok. Geçen kütlesel debi başlığına bakayım dedim. Başlık "kutlesel debi" olarak duruyor. Bir kişi bile düzeltmemiş başlığı. Fizikte, matematikte var olan en temel kavramları bile bulamıyorsun. Ben sözlüğü hep bilgi edinmek için kullandım. Güzel yazarların kaliteli yazıları sitenin başka bir güzelliği oluyordu. Şimdi onlar zaten gitti. Bilgi zaten yok. Kural yok. Moderatör yok. Çok iyi yazarlar tanıyorum ama ortalık düşük zekalıdan geçilmiyor. Eskiden itü sözlük'te bile küfürlü ve bakınızlı bir entry anında silinirdi. Hatta devamı uçurulma nedeniydi. Bugün bir başlığa bakıyorsun, 35 tane bakınız var. Bazen kafa dağıtmak için okuyorum. Onun haricinde tırt.
0
dissendium
(12.05.17)
mumkun oldukca badilerin yazdiklari & badilerin favladiklarini okuyorum. bunlarin dışında bakmamaya çalışıyorum. çünkü felaket zaman kaybı. bir sürü çerçöp insanın yazdığı şeyi niye okuyayım?

badilerin favladigi yazari badi yapiyorum. bazen bi yazisini begenip badiye eklediğim kişi saçmasapan şeyler yazınca çıkarıyorum.
0
tabudeviren
(12.05.17)
Allah debeoku sitesini yapandan razı olsun her gün ordan okuyorum özet geçmiş gibi oluyorum, onun dısında sadece spesifik bir arama yapacaksam ekşide şansımı deniyorum.
0
Sulfoxaflor
(12.05.17)
sözlüğün 2002 yılından beri okuru, 2003'ten beri de yazarıyım. yeni değilim yani.
ilk tanıdığım yıllarda benden her anlamda "üst" (yaş, birikim, statü vs.) insanların cirit attığı bir ortam olduğunu düşünür (öyleydi de), ağzım hayranlıktan ayran budalası gibi "ehe" pozisyonda donmuş okurdum.

hatırlıyorum da, az buz zaman geçirmezdim başında.

şimdi dediğin gibi, bakasım gelmiyor. böyle dudağımın kenarı tiksintiyle büzülmüş, çemçük ağızla göz atıyorum arada. bu sadece benim tadımın kalmamasıyla ilgili değil.

yine de kutsal bilgi kaynağıdır tabii, bu anlamda çok değerli olduğunu düşünüyorum. hâlâ...

ben asıl birkaç ay öncesine kadar duyuru'ya merak edip bakmamıştım bile, burada ne varmış diye. yani duyuru kafamda bir şeyler alınıp satılan, kedilere yuva filan aranan bir yerdi. girdim baktım bayağı frame var, akıyor. zaman geçiyor, takılıyorsun yani...

şaşırdım doğrusu.
0
filteria
(12.05.17)
(5)

Mirasla ilgili olarak yardım

uçurumda açan çiçek
Merhaba,Dedem vefat etti. Annemler 3 kardeşler bir de anneannem var. Dedemin bahçeleri vardı ve çiftçiydi. Dayım anneme bahçeleri tek tapu yaptıklarını, annemin kendi hakkını onlara kiraya verdiğine dair bir şey imzalaması gerektiğini söylemiş. onlar ekip biçiyordu. Annemin şimdilik kiralama gibi bi
Merhaba,

Dedem vefat etti. Annemler 3 kardeşler bir de anneannem var. Dedemin bahçeleri vardı ve çiftçiydi. Dayım anneme bahçeleri tek tapu yaptıklarını, annemin kendi hakkını onlara kiraya verdiğine dair bir şey imzalaması gerektiğini söylemiş. onlar ekip biçiyordu. Annemin şimdilik kiralama gibi bir niyeti yok. ki kira falan ödemezler zaten.

Bir şey anlamadık.

1. Neden kira sözleşmesi istediler dediler bize? Sigorta vb. şeylerle ilgili olabilir mi?
2. Annem olmadan miras işiyle ilgili olarak tek tapu dedikleri şeyi yapabilirler mi?
3. Mirasla ilgili olarak prosedürü anlayabileceğim bir şekilde birisi anlatırsa bize çok yardımcı olmuş olacak.

Teşekkürler.
0
uçurumda açan çiçek
(11.05.17)
Veraset ilamı almanız gerekiyor. Sulh Hukuk mahkemesine başvuru yapın. Anneniz her önüne gelen şeyi imzalamasın. Miras ciddi bir boyuttaysa bir avukata danışın.
0
dissendium
(11.05.17)
Başın sağolsun. Önceki hafta benim de dedem vefat etti. Babamlar da 3 kardeş, bugün 3ü birlikte tapuya gitti, ayrı tapular yaptırdıklarını söylediler. Bildiğim kadarıyla annen olmadan tapu işlerini yapamazlar. Bildiğim bu kadar malesef.
0
manuel mandalina
(11.05.17)
başınız sağolsun.
söyleyeceklerim yarım yamalak bilgime ve çeyrek aklıma dayanmaktadır.

merhumdan kalan her şey altsoya ve eşe ait.
merhumun mirasının dörtte üçü çocuklarına, dörtte biri sağ kalan eşine ait.

tek tapu, kadastral durumu belli olan bir araziye tek bir kişinin sahip olması demektir.
şu anda tapuda, anneanne ve üç kardeşin dörtte birer payı var. miras kalmış olması sebebiyle bu elbirliği mülkiyetidir(medeni kanun'da böyle geçiyor). elbirliği mülkiyetinde tapu üzerinde değişiklik yapmak için 4 paydaşın en az 3'ünün rızası gerekir (çoğunluk). yani anneniz olmadan değişiklik yapılabilir. ya da bu mülkiyetin paylı mülkiyete çevrilmesi ile ilgili mirasçılardan birinin mahkeme talebi yeterlidir.

kira sözleşmesi için de paydaşların çoğunluğunun rızası gerekir diye düşünüyorum. kira sözleşmei vergiyle alakalı şeyler için gerekli görülüyor. ancak paydaşlardan birisi kira sözleşmesi ile arsayı tamamen kendi kullanımına almak istiyor olabilir.
dediğim gibi uzman değilim.

ekleme: manuel mandalina'nın dediği paylı mülkiyet. yukarıdakinden farkı mülkiyet bir tane değil. kaç paydaş varsa o kadar mülkiyet var ve herkesin arazisinin sınırları belli. dolayısıyla kendi tapusunu satmak isteyen kimseye sormadan satabilir. yapabiliyorsa bina yapabilir. kiraya verebilir veya ateşe verebilir.
0
attirmayin makedonun kafasini
(11.05.17)
inanmayın. çünkü aynı senaryo ile anneannem annemden imza istedi. üstelik "babanın maaşını alamıyorum, sizlerin (yani senin ve kardeşlerinin) imzası gerekiyormuş." denildi. annem de annesine güvendi tabii. imzaladı ve annemin üstüne hiçbir şey kalmadı. ne var ne yok anneannem kendi üstüne geçirdi. sonradan da dayımlara paylaştırdı.
0
m e b
(11.05.17)
ben bir yandan da kanun falan okuyorum seviyorum bu konuları.
ne olur ne olmaz, okumadan imzalamayın, okuduğunuza da güvenmeyip okuduğunuz metindeki tabirleri araştırın veya bir avukat tutun.
avukat en temizi olur.
0
attirmayin makedonun kafasini
(11.05.17)
(17)

en sevdiğiniz şiir?

matilda
böyle kısacık şiirleri okumayı seviyorum. uzun değil de 4 mısra bile olur. sizin sevdiğiniz şiirler ne? hadi mesainin bitmesine az bi zaman kala şiirlenelim.
böyle kısacık şiirleri okumayı seviyorum.
uzun değil de 4 mısra bile olur.
sizin sevdiğiniz şiirler ne? hadi mesainin bitmesine az bi zaman kala şiirlenelim.
0
matilda
(11.05.17)
En sevdiğim değil de yeni keşfettim. Geçen sınıfta otururken çocuğun biri durduk yere kendi kendine şiirin ilk cümlesini söyledi. Öyle arayıp buldum.

Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin.
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık.

Cemal Süreya (Aşk şiirinin bir kısmı)
0
dissendium
(11.05.17)
Bir misafirliğe gitsem
Bana temiz bir yatak yapsalar
Her şeyi, adımı bile unutup, Uyusam…
Kalktığımda yatağım hâlâ lavanta koksa
Kekikli zeytinli bir kahvaltı hazırlasalar
Nerede olduğumu hatırlamasam
Hatta adımı bile unutsam…

Melih Cevdet Anday
0
partizan
(11.05.17)
islamcı olduğu için fazılboy'u hiç sevmem ama "beklenen"in hakkını vermek lazım, bayılıyorum şahsen. ne zaman okusam soğuk mezara girmiş gibi hissediyorum kendimi şerefsizim, kısa ama çok etkili ve ağır geliyor bana. gerçi sevdiğiniz şiir duyurusuna bunu yazmak da biraz "metalika diye bi grup buldum süper" gibi oldu ama olsun,

Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme, artık neye yarar?

***

bunun dışında şöyle bir enstantane geldi aklıma: lisede bir kıza aşıktım. üçüncü şahsın şiiri işleniyordu derste. hocamdan izin isteyip tuvalete gitmiş ve adeta bir LITTLE BITCH gibi ağlamıştım. ebem zkilmişti fikrimce. çok fenaydı. o şiiri de çok severim ama sırf o anının acısı yüzünden görmek/duymak istemem pek. hayır aşk dediğim şey de 1-2 aya geçip gitmişti yani liseliyiz sonuçta ama kendi kendime hissettiğim o kadar yoğun olmuş ki o şiir hala canımı yakar.
0
der meister
(11.05.17)
"En"li soruları sevmem ama aklıma ilk gelen Behçet necatigil'in sevgilerde şiiri
0
mutlusismankedi2015
(11.05.17)
Ayrılış

Bakakalırım giden geminin ardından;
Atamam kendimi denize, dünya güzel;
Serde erkeklik var, ağlayamam.

Orhan Veli Kanık
0
nathanieltroy
(11.05.17)
Eski bir sevdadan kurtulmuşum;
Artık bütün kadınlar güzel;
Gömleğim yeni,
Yıkanmışım,
Traş olmuşum;
Sulh olmuş.
Bahar gelmiş.
Güneş açmış.
Sokağa çıkmışım, insanlar rahat;
Ben de rahatım.

Orhan Veli

Şiirin adının "Illusion" olması da ironik bence.
0
thomaswantsmore
(11.05.17)
Tebessümle vuslat etmez sima, ezelden beri nicedir çektiğim azap.
Aşikar ki huzur memnudur bu ruha, müptelası olmuş elemin düşmüş bitap.
Fecr çökmüş şarka, lakin, terk-i diyar eylemiş zayidir afitap.
Beyhude bir hülyadır reha, nihayete ermedikçe bu büyük gazap.
0
minduser
(11.05.17)
yaşamaya dair.
0
allaccess
(11.05.17)
karanfilden sandala bindi beyaz maşlahlı hanım
bir elinde şemsiyesi
bir eliyle açtı yelpazesini
cuma günü göksu'ya gitti
beyaz maşlahlı hanım.

---

neler yapmadık şu vatan için
kimimiz öldük kimimiz nutuk söyledik
0
fyodor fyodorovic
(11.05.17)
SİS

İki şehri var gecenin, biri gözümde
tütüyor, birinin dumanı üstünde yağmur
gibi çöken siste, bana bu uykusuz
şehri niye bıraktın, göze alamadığım
bir şehrin yerine bütün şehirlerdesin,
gece değil istediğin hayli karanlık
bakışlı bir şehrin gözleriyle çarpışmak
hevesindesin! Gözlerini anlıyorum henüz
bağışlayabileceği gözleriyle çarpışmadı kimsenin;
gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız
göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır,
ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir,
öyle acıyor ki gözlerim kim bağışlayacak,
sis değil, uykusuzluk değil, iki uzak
şehir gibi ayrılıktan kavuşmuyor gözlerim :
Biri hepimizle gözgöze gibi hala uykusuz,
biri sis içinde kirpiklerine kadar açık,
bu sessizliği kim bıraktıysa, göremiyorum
konuşkan gözlerinde tek sözcük bile,
gözlerimiz birbirine değmiyor gecenin iki şehrinde

Kimsenin kimseye gözü değmiyorsa, şiir niye ?

Haydar ERGÜLEN
0
pieta
(11.05.17)
üçüncü şahsın şiiri

gözlerin gözlerime değince
felâketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceğimden korkardım
felâketim olurdu ağlardım
0
demoniclewinsky
(11.05.17)
Aşkım da değişebilir, gerçeklerim de.
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim dizboyu sulara,
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum,
Hiçbirinizle döğüşemem.
Siz ne derseniz deyiniz
Benim bir gizli bildiğim var,
Sizin alınız al inandım,
Sizin morunuz mor inandım,
Ben tam dünyaya göre,
Ben tam kendime göre,
Ama sizin adınız ne?
Benim dengemi bozmayınız.

Turgut UYAR
0
benim dengemi bozmayiniz
(11.05.17)
ağaca bir taş attım
düşmedi taşım
düşmedi taşım
taşımı ağaç yedi
taşımı isterim
taşımı isterim

orhan veli kanık

kısa dediğin için bunu tercih etim yoksa karar veremezdim, sevgiler.
0
111111
(11.05.17)
Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz:
İki başımız var, bir tek bedenimiz.
Ne kadar dönersem döneyim çevrende:
Er geç baş başa verecek değil miyiz?

ömer hayyamın murabbalarını seviyorum ben.
0
halanne
(11.05.17)
sesinde ne var biliyor musun
bir bahçenin ortası var
mavi ipek kış çiçeği
sigara içmek için
üst kata çıkıyorsun

sesinde ne var biliyor musun
uykusuz türkçe var
işinden memnun değilsin
bu kenti sevmiyorsun
bir adam gazetesini katlar

sesinde ne var biliyor musun
eski öpüşler var
banyonun buzlu camı
birkaç gün görünmedin
okul şarkıları var

sesinde ne var biliyor musun
ev dağınıklığı var
ikide bir elini başına götürüp
rüzgârda dağılan yalnızlığını
düzeltiyorsun

sesinde ne var biliyor musun
söylemediğin sözcükler var
küçücük şeyler belki
ama günün bu saatinde
anıt gibi dururlar

sesinde ne var biliyor musun
söyleyemediğin sözcükler var.

8.10 vapuru - CS

bir de Sezai Karakoç'un balkon şiiri.

çocuk düşerse ölür çünkü balkon
ölümün cesur körfezidir evlerde
yüzünde son gülümseme kaybolurken çocukların
anneler anneler elleri balkonların demirinde

içimde ve evlerde balkon
bir tabut kadar yer tutar
çamaşırlarınızı asarsınız hazır kefen
şezlongunuza uzanın ölü

gelecek zamanlarda
ölüleri balkonlara gömecekler
insan rahat etmeyecek
öldükten sonra da

bana sormayın böyle nereye
koşa koşa gidiyorum
alnından öpmeye gidiyorum
evleri balkonsuz yapan mimarların.
0
efreet sultan
(11.05.17)
insansız adalet olmaz.
adaletsiz insan olur mu?
olur, olmaz olur mu?
ama, olmaz olsun!

özdemir asaf - adalet
0
keçeli kalem
(11.05.17)
Gülce-Ömer Lütfi Mete
0
scomalt
(11.05.17)
(1)

üniversite yaz stajı

telecastır
Denizbank'da staja kabul edildim.1 ay sürücekmiş,para veriyolar mı?
Denizbank'da staja kabul edildim.1 ay sürücekmiş,para veriyolar mı?
0
telecastır
(11.05.17)
Banka hesabı açtırmanı istedilerse büyük ihtimalle verirler.
0
dissendium
(11.05.17)
(4)

Adalet Önlisans'tan Hukuk'a DGS

gonion
Bilgi sahibi arkadaşlar;1) Adalet Önlisans'a başvuru ne zaman? Az önce "ön kayıt" diye bir şey bulup yaptım Anadolu Ünv. sayfasında. Gerçek başvuru ne zaman ama bu bilgiyi bulamadım.2) Son DGS bayağı zormuş anladığım kadarıyla. Vaktiyle sağlam sayısalcıydım, ÖSS'de de iyi yaptım (2003). Nasıl çalışm
Bilgi sahibi arkadaşlar;

1) Adalet Önlisans'a başvuru ne zaman? Az önce "ön kayıt" diye bir şey bulup yaptım Anadolu Ünv. sayfasında. Gerçek başvuru ne zaman ama bu bilgiyi bulamadım.

2) Son DGS bayağı zormuş anladığım kadarıyla. Vaktiyle sağlam sayısalcıydım, ÖSS'de de iyi yaptım (2003). Nasıl çalışmak lazım DGS'ye?

3) DGS'yi kazanıp fakülteye geçiş yaptık diyelim, 2 yıl daha mı okuyoruz, yoksa 4 yıl daha mı okuyoruz?

*

Adalet sonrası DGS ile Hukuk yapan varsa hayrına iletişim kurabilir mi? Sorularım var :/
0
gonion
(10.05.17)
3) tarih-edebiyat-bilgisayar gibi bikaç dersinizi sayıp 4 sene devam ettirebilirler. Ancak bu fakülteye göre değişen bir durum. Kesin olarak söyleyebileceğim şu, 4 sene daha devam edeceksiniz dgs'den sonra(tabi üstten ders alıp daha kısa sürede de bitirebilirsiniz)
0
megalomaniac
(10.05.17)
1. Ben Ekim ayında kayıt yaptırmıştım. İkinci üniversite kapsamında olduğu için onların başvuru dönemi ÖSYM kayıtlarından daha sonra oluyor. Yanlış yönlendirmiş olmayayım. 2015'te mezun oldum. Şu anda değişmiş olabilir. Resmi sitesini ziyaret edin.

2. DGS'de hız önemli. Konular çok basit. Bol soru çözmek gerek.

3. Devlet üniversitelerinde 3'ten başlatmıyorlar genelde. Özel üniversitelerde bu durum olabiliyor diye biliyorum.
0
dissendium
(10.05.17)
1. Eylul-ekim'deydi sanirim.

2. Dgs kolay bir sinav, rahat halleder bence oss'de iyi yapan biri.

3. Arkadaslar dort yil okunuyor yazmislar ama sanmiyorum boyle oldugunu. Ankara hukuk icin konusayim, dgs ile gecip ilk yilinda esya hukuku dersi alan cok ogrenci gordum. Esya hukuku 3. Sinif dersidir. Demek ki adalette aldiklari anayasa, medeni, idare, ceza genel, medeni usulu vs. saydirdilar ki esya alabiliyorlar diye dusunmustum.
0
signore
(10.05.17)
yıl 2017 hala zan ile hareket eden var. şaka gibi.

2- hangi sınava hazırlanırsanız hazırlanın kendi kaynaklarından çalışmak lazım; dgs mat1 ve tr1 sınavıdır 60'ar soru barındırır ve kolaysa da herkese kolay zorsada herkese zordur. yani genel kültür sorusu gibi bilenin yaptığı sınav değil zamanla yarıştığın ve soru tekrar antremanlının kazandığı bir sınavdır. standart ösym sınavı gibi, önce konuları çalışıp sonrada bol sayıda örnek çözeceksiniz. sınav basit diyen adamları çok da sallamayın çünkü unutmayın basitse daha da kötü, çünkü basitse herkes çözer ve bu bir puan sınavı değil sıralama sınavı olduğu için kendinizi kapıda bulursunuz.

3-dgs den sonra okula kayıt yaptırıyorsun ve okullar intibak kurulunda derslerini görüşüyor. buna göre 1-2-3. sınıfların herhangi birinden seni sisteme dahil ediyorlar ama bu demek değil ki sisteme dahil ettikleri sınfıtan başlıyorsun.

bu konuda megalomaniac en doğru saptamayı yapmış, ortak dersler diye isimlendirdikleri ve kredisi tutan dersleri intibak ettirirler nedir bunlar her üniversitede ilk yıl göreceğin derslerdir. onun dışındakileri aldırırlar hele ki alan derslerini aldırmayan okul görmedim daha (kıbrıs dahil) genelde de biraz çalışıp 4 yılda değilde 3 yılda mezun olabilirsin maksimum 2,5 yıl da olursun ki o da hem kuruldan yana şanslı olacaksın, hem dersleri geçeceksin hem de yaz okulu filan açılacak.

eskiden de dgs ile geçişler 3 yıldı (intibak+3+4) şimdi intibak kalktı kurul geldi 3'ten kayıt alsalar bile 1 ve 2 den derslerin olduğu için 2 yılda bitmez okul.


onun dışında senın asıl ılgılenmen gereken şey, aöf adaletin önünü kapatacaklar. 2 sene önce dgs de denediler aöf ile dgs ye kontenjan getirdiler, bu ne demek örgün kontenjanı ayrı aöf kontenjanı ayrı oldu ve tahmin edersin ki aöfciler patlamış oldu ama karar danıştaydan döndü, benim bildiğim hükümet bu kararı yeniden bi şekilde tekrar sokacaktır ama bunu şu zaman mı yapar sonra mı yapar onu bilemem.

bir de aöf adalet okuyup da hukuka geçmek istemeyen yok, yani her kamu görevlisi (inşaat mühendisliği bölümünde yar doç. vardı bizim okulda adalet son sınıftı 3.84 ortalaması vardı ve hukuğa geçecekti) hukuk da devam mecburiyeti olmadığı için kamuda bulunan çoğu kişi bunu tercih ediyor, hatta siyasal öğrencileri meslek hayatlarında tekrar deniyorlar, hem okul aöf hem de hukukda devam yok ve derslerinin çoğu ortak. yine kocaeli üniversitesinde bir arkadaşım siyaset bilimi ve kamudan sonra aöf adalette 3,97 ortalama yapıp dgs ile 114. olmuş ancak tercih yapamadı sapkın herif. şimdi evleniyor bu yaz bir dahaki sene tekrar gireceğim bu sefer hedef 1 diyor. rakibini tanı istedim, Allah yardımcın olsun.
0
mete kudur
(10.05.17)
(5)

kariyer planlama sorunsalı

farrytikki2
sevgili bizinıs dünyasının ileri gelenleri;ben makine mühendisliğini bitireli 2 yıl oldu. askerden den 2 hafta önce geldim.hiçbir iş tecrubem yok.geçtiğimiz yıllarda klasik işsizlik psikolojisi içindeydim. hiçbir yere başvuru da yapmadım bugüne kadar. çünkü gördüğüm duyduğum kadarıyla zaten reddedec
sevgili bizinıs dünyasının ileri gelenleri;

ben makine mühendisliğini bitireli 2 yıl oldu. askerden den 2 hafta önce geldim.
hiçbir iş tecrubem yok.

geçtiğimiz yıllarda klasik işsizlik psikolojisi içindeydim. hiçbir yere başvuru da yapmadım bugüne kadar. çünkü gördüğüm duyduğum kadarıyla zaten reddedeceklerdi beni.

neyse konumuza dönelim.

2 gün önce küçük denilebilecek, atölye çapında bir yerde işe başladım. adamlar gelişmekteler. başladığım pozisyon kalite kontrolcülük. benden önceki eleman makine resim hocalığı mı ne bitirmiş bir adammış. yapılan iş de mikrometre ağırlıkta olmak üzere çeşitli ölçüm aletleriyle ürünleri kontrol etmek...
yani teknik eleman işi gibime geldi.
bu iş bana mühendislik anlamında bişey katar mı? bana kalsa çok birşey katmayacağı yönünde..birkaç aydan fazla çalışmak sanki zaman kaybı gibime geliyor.
şuan hiçbir iş tecrubem olmaması sebebiyle kabul ettim. haftasonu tatil yok.
ücreti daha konusmadık ama büyük ihtimal 1500-1700 civarı...



not: hiçbir yere cv doldurmadığımı belirtmek isterim.


siz ne düşünüyorsunuz? gelecek vaadeder mi? ne yapayım?
0
farrytikki2
(10.05.17)
la olum bu nasıl bir düşünce yapısı yav? nasıl olsa reddedecekler diye işe başvurmadım ne demek?

sen hiç 'yetiştirilmek üzere' ya da 'tecrübeli ya da tecrübesiz' gibi başlayan ilan görmedin mi? en kötü ihtimalle bunlara başvurman lazım.

atıyorum büyük bir şirkette 4 kişilik bir kalite ekibi öngörülmüştür. 3 tane tecrübeli eleman vardır, bir tane de tecrübesiz alırlar. böylece maaş bütçesini aşmadan pozisyonu doldururlar ve seni de yetiştirirler.

bir an önce kariyer.net'ten falan cv doldurup ilanlara hücum ediyorsun. zaten geri dönüşler aylar sonra olacak.

neyse. mevcut işe gelirsek. ben sana bir şey katacağını düşünmüyorum. nitekim sen mühendissin. senin işin ölçüm yapmak değil. kalite bölümünde devam etmek isteyebilirsin. bu normal. ancak bunun için kalite sistemlerini (16949, VDA, 9001 vs.) öğrenmek isteyeceksin. işveren de 'bu adam bu eğitimleri alırsa iki ay sonra bizi bırakır gider' diye düşünüp sana yatırım yapmayacak. o yüzden yeni bir iş bulana kadar kalabilirsin belki ama derhal düzgün bir iş bulmak için girişimlere başla.
0
himmet dayi
(10.05.17)
Daha iyisini bulana kadar çalış. Acele etme. Askerden daha yeni gelmişsin. Hayırlı olsun. Hemen iş bulabildiğine şükret. Kalite kontrol aslında teknik eleman işi gibi ama mühendis gözüyle olaya bakmak daha farklı. Örneğin ben staj yaparken bir tane tek katlı ev büyüklüğünde çelik bir ürünün kalite kontrolünü görmüştüm. Her kaynak bölgesi ultrasonla kontrol ediliyor. Her bir kaynak bölgesinin standartlara uyup uymadığına bakılıyor. Hatta kaynakçılara puan bile veriliyor. Kalite kontrolün önemi aslında büyük. Ama bana kalırsa hiç çalışmak istemeyeceğim bir bölüm. Vakit kaybı diye düşünme. Kalite kontrol birçok sektörde var olan bir şey. Kimya sektöründe bile satın alınan malzemenin hemen kalite kontrolü yapılıyor. Hatta validasyon gibi daha ciddi uygulamalar da var.
0
dissendium
(10.05.17)
Kendini çok küçümsüyorsun bu psikolojiden çık. Kimse beni almaz diye başvurmamak neyin kafası? Bir de anladığım kadarıyla şu anda çalışıtığın iş senin becerilerinin altında kendşne mühendislik işi bul. Böyle olmaz, toparla kendini.
0
fasulyek
(10.05.17)
Hiçbir yere cv doldurmadan iş bulabildiğin için seni tebrik ederim.
0
axl
(10.05.17)
piyasada yapılan çoğu iş için makina mühendisliği eğitimine gerek bile yok. o yüzden bu iş "teknisyen işidir" demek de doğru değil. bir gün elle kontrol edersin, bir gün excel başında oturmuş control chart çiziyorsun, bir gün gelir kalite müdürü olmuşsun. böyle böyle gider iş.
0
rain when i die
(10.05.17)
(4)

Satranç öğrenirken günde kaç oyun oynasam daha iyi?

winston insani
MerhabalarSatrancın temelinin biraz üstünde bir oyuncuyum. chess.com üzerinde günlük 10 dakika süreli bana denk olan oyuncularla oyunlar oynuyorum. Tabi çoğunluğunu kaybediyorum şimdilik :)Ama şu aralar böyle kaybetmeme isteğim için günde 1-2 oyundan fazla oyun oynayasım gelmiyor. Kaybedince de mora
Merhabalar

Satrancın temelinin biraz üstünde bir oyuncuyum. chess.com üzerinde günlük 10 dakika süreli bana denk olan oyuncularla oyunlar oynuyorum. Tabi çoğunluğunu kaybediyorum şimdilik :)

Ama şu aralar böyle kaybetmeme isteğim için günde 1-2 oyundan fazla oyun oynayasım gelmiyor. Kaybedince de moralim bozuluyor.

Doğru mu yapıyorum? Yoksa oynayabildiğim kadar oynayıp, kabettiklerimi de analiz edip ders mi çıkarsam daha iyi?

Bir de aramızda çok iyi oyuncular varsa (böyle IM, CM hatta GM seviyesinde) her türlü tavsiyelere açığım.

Teşekkürler.
0
winston insani
(10.05.17)
Günde bir kez oyna, tam oyna.
0
dissendium
(10.05.17)
ben oynamayı çok severim. ama asla hırs yapmam.
çünkü uluslararası bir oyunucu olamayacağımın farkındayım. zevk almak için oynuyorum
oynarken alıyorumda
bilgisayarla oynuyorum genelde en az 10 oyun oynarım
zaten göreceksin bir muddet sonra oyunların başlangıcı hep aynı. çünkü açılışlar standart
hatta öyle ki gm ler ilk 20 hamleyi ezbere oynuyor açılışa göre
analiz yapmayı severim. feda olayı bence müthiş birşey. hele böyle 3-4 hamle sonrasını görebilmek süper ötesi birşey.
neyse oynamak istersen chess.com üzerinden eksi_bhyc herzaman herkesi beklerim
0
bana her yer cehennem
(10.05.17)
öğrenmek istiyorsan hiç egona yenilme, oynayabildiğin kadar oyna. ayrıca satranç taktik kitapları oku, bunları hafiften yansıt oyununa, en güzel öyle gelişirsin.
0
stewie
(10.05.17)
Bu aşamada sabır çok önemli. İki açıdan sabır, birincisi yenile yenile oyna. Yenilmekten bıkma, sabret. İkincisi oyun içinde sabırlı ol, aceleci olma.
0
Fusha
(25.07.17)
(27)

yaşayan en iyi türk erkek oyuncu

blue eyes white dragon
NOT: YAKIŞIKLI DEĞİL İYİ. buraya gelip sırf yakışıklı olduğu için peşinde koşan yüzbinlerce insan var diye bir yapım izlenmesi onu başarılı kılmaz herhalde. buradaki iyi, başarılıyı falan simgelemektedir. var mı bu konuda söyleyecekleriniz.
NOT: YAKIŞIKLI DEĞİL İYİ. buraya gelip sırf yakışıklı olduğu için peşinde koşan yüzbinlerce insan var diye bir yapım izlenmesi onu başarılı kılmaz herhalde.

buradaki iyi, başarılıyı falan simgelemektedir.

var mı bu konuda söyleyecekleriniz.
0
blue eyes white dragon
(09.05.17)
haluk bilginer, mi, acaba. öyle geldi.
0
turk kizi
(09.05.17)
haluk bilginer diyesim geldi.

edit: olgun şimşek de olabilir bak. bir dizide canlandırdığı iki karakterden birisi, diğerinin taklidini yapmaya çalışıp beceremiyordu. onu oynadı adam.
0
zgrydn
(09.05.17)
erdal beşikçioğlu çok başarılı
0
nucleon
(09.05.17)
erkan can
0
prompter
(09.05.17)
şener şen.
0
cabiday
(09.05.17)
erdal beşikçioğlu,uğur yücel
0
mavi kız
(09.05.17)
ufuk bayraktar, ercan servet, birol unel bunlarin oyunculugunu begeniyorum. ama sener sen yasadigi muddetce bir numaradir tabi.
0
partizan
(09.05.17)
Şener Şen...
0
gotic
(09.05.17)
Şener Şen+1
Haluk Bilginer+1
Olgun Şimşek +1
Uğur Polat
Çetin Tekindor
Metin Çekmez
0
buzbebek
(09.05.17)
tabii ki, çetin tekindor.
0
stewie
(09.05.17)
şöyle bir liste yapılmış.

www.imdb.com
0
stewie
(09.05.17)
Şener Şen, Haluk Bilginer ve Çetin Tekindor demeye gelmiştim ben de.
0
ms brownstone
(09.05.17)
Erdal Beşikçioğlu'na güldüm. Behzat Ç. haricinde gerçekten bir olayı yok.

Haluk Bilginer olabilir. Masumiyet filminde Güven Kıraç ile olan konuşması oyuncu geçinenlere ders olarak okutulmalı. Gerçi biz daha genciz. Eski oyunculara haksızlık ediyor olmayalım ama bence Şener Şen de son yıllarda performans gösteren biri olmamasına rağmen iyi.

Edit: Ben Erdal Beşikçioğlu hakkındaki araştırmamı çok önceden yaptım. Haluk Bilginer gibi biriyle karşılaştırılamaz. Bana gülen adamın yazdığı cevaba bak: Taner Birsel. Bir Zamanlar Anadolu'da filminin kamera arkasını bir izle, Taner Birsel'in yönetmenin yüz elli tane yönlendirmesi olmadan ne kadar rol yapabildiğini gör.
0
dissendium
(09.05.17)
haluk bilginer bence. bu kadar farklı karakterleri bu kadar iyi canlandıran başka aktör yok gibi.
0
black mamba
(09.05.17)
disendium'a güldüm, ufak bir araştırma yeterli erdal beşikçioğlu'nun sadece behzat ç. ile kısıtlı bir adam olmadığını görmek için.

erdal beşikçioğlu +1
haluk bilginer +1
taner birsel
şener şen +1
ve tabi ki münir özkul, nasıl unutulmuş.
0
Apocalypse
(09.05.17)
Şener şen
Haluk bilginer
Mustafa ve Ahmet Uğurlu
0
suicides underground
(09.05.17)
Arkadaşlar çok iyi oyuncular saymışlar. Bana göre de en iyilerden biri Zafer Algöz.
0
hümanist tabutçu
(09.05.17)
Genelde bu soruları sadece sahnede izlediğim insanları düşünerek cevaplarım bir kişi hariç yine öyle yapacağım;
Halit Ergenç; Kendisini tiyatro sahnesinde izlemedim ama burada ismini vermemek büyük haksızlık olur.

Erdal Beşikçioğlu
Mert Turak
Yiğit Sertdemir
Mert Tanık
Musa Uzunlar
Okan Yalabık

Altta görünce lan nasıl unuturum diye kızdım kendime kesinlikle
Bülent Emin Yarar +1
Yetkin Dikinciler +1 diyorum.
0
mutekebbir
(09.05.17)
tiyatro sahnesinde devleşenler;
bülent emin yarar
zafer algöz
yetkin dikinciler
erkan can

daha önce pek çok kez sayılan
şener şen
olgun şimşek
haluk bilginer
çetin tekindor

umut vaadedenlerde de bence aras bulut iynemli var.
0
bir nick var benden iceri
(09.05.17)
ferhan şensoy, erdal beşikçioğlu ve şener şen 3'lüsünden biri olmalı bence. ben şener şen'i bir adım önde görüyorum.
0
golgi aygıtı
(09.05.17)
benim için tartışmasız
1-Şener Şen
2-Cüneyt Arkın'dır.
0
basond
(09.05.17)
En iyi mi bilmiyorum ama bence Cengiz Bozkurt şistede olmalı. Parmaklıklar Ardında'ki karakterle Erdal Bakkal arasındaki 180 derece fark var ve adam oynamıyor, yaşıyor. Sinop'ta diziyi çekerken adam kötü karakteri oynadığı için yolda durdurup kızanlar, suratına tükürenler olurmuş. Adam çok büyük yere gelmeli.
0
aychovsky
(09.05.17)
Sıralı listem;
Haluk bilginer
Fikret kuşkan
Şener şen
Erkan can
Ayhan ışık
Erdal beşikçioğlu
Yetkin dikinciler
Nejat işler
Cüneyt arkın
Ahmet uğurlu
Yiğit özşener
Mahir günşiray
Ufuk bayraktar
Tuncel kurtiz
0
a r a m i s
(09.05.17)
Ercan kesal
Berkay ates
Rifat sungar
Taner birsel
Olgun simsek
Daha var tabi de aklima gelmedi su an
0
loveisallaround
(09.05.17)
şener şen, ilyas salman, erkan can, settar tanrıöğen.
0
vayezikhan
(09.05.17)
en iyi dediğiniz için 1 tane yazıyorum.
Şener Şen.
0
odiyus
(09.05.17)
ahmet mümtaz taylan ve çetin tekindor. tek geçerimmm ikisini de. Uğur Yücel ve Erkan Can'ı da izlemekten keyif alıyorum.
0
duyond
(09.05.17)
(3)

Fizik elektrik alan kisa soru - sinava girmek üzereyim, fikre ihtiyacim var

pln
Sekildeki Z'nin elektrik alani nasil hesaplanir? x'ten büyük müdür?
Sekildeki Z'nin elektrik alani nasil hesaplanir? x'ten büyük müdür?
0
pln
(09.05.17)
Tam emin değilim ama bence iki levha arasında yer almadığı için 50 V'nin oluşturduğu elektrik alandan etkilenmeyecek. Sadece kendi elektrik yüküyle orantılı olacak kadar bir elektrik alanı olacak. Diğer bir seçenek de Z ile levha arasına "a" mesafesi deyip, levhaların merkezine göre hesaplama yaparken mesafeyi (a+d/2) almak olabilir.
0
dissendium
(09.05.17)
ucu açık mı o devrenin ? nasıl indüktans oluşcakmış anlamadım.
0
fyodor dostoyevski
(09.05.17)
@fyodor kapaliymis ucu, simdi gördüm.

@dissendium sagol!
0
🌸pln
(09.05.17)
(10)

En Komik Entriler

Cherea
Sözlük tarihinin en komik entrileri sizce nelerdir?link de olursa şükela olur.
Sözlük tarihinin en komik entrileri sizce nelerdir?

link de olursa şükela olur.
0
Cherea
(08.05.17)
bi tane dayak hikayesi anlatan vardi da bulmam imkansız, motordan inip dövüyolardı falan bunu mahalle arasında. efsane gülmüştüm.
0
hayati cozemeyen adam
(08.05.17)
Seni arkadaşıma göstericem diyerek bir cüceyi dolaba kitleyen biri vardı. Ona bayağı gülmüştüm. İlk beşe girer.
0
dissendium
(08.05.17)
@dissendium

lsd tripleri başlığında bulunabilir
0
docrivers
(08.05.17)
kıyafeti dökülen ama çok zengin olan biriyle ilgili bir entry vardı. adam telefonda konuştuğu kişiye "sertaççım" diyordu, bu bir zenginlik belirtisiydi vs.

ona bayağı gülmüştüm.
0
sopiro
(08.05.17)
pide
(08.05.17)
ya çocuklarla girilen komik diyaloglar başlığına bayılıyorum ben. müthiş diyaloglar var. tezgaha çıkıp "baba bak ucuz atlatıcam!" diyen eleman favorim asyfhjasfka. bir tane de minibüs diyaloğu vardı, hangi başlıkta hatırlamıyorum, aşağı yukarı şöyle bi şeydi,

- yarın şeyler de tatil mi bu çocuklar falan gidiyo?
- okullar mı abi? evet tatil
- peki bu şey tayyip mayyip?
- devlet daireleri de tatil abi
0
der meister
(08.05.17)
açık ara:

eksisozluk.com

süfer bişi yha :D
0
mezarkabul
(08.05.17)
eksisozluk.com

eksisozluk.com

@mezarkabul ahahahah sahaneymis :D
0
ekaterina
(08.05.17)
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(08.05.17)
depeyi'nin entryleri. for example eksisozluk.com
0
greyback
(09.05.17)
(10)

Müzik dinlemek bağımlılık mıdır?

tiksinmedenuyanmak
Soru başlıkta buyrun tartışalım. Bence evet.
Soru başlıkta buyrun tartışalım. Bence evet.
0
tiksinmedenuyanmak
(08.05.17)
Psikotrop bir maddeyle merkezî sinir sistemi arasındaki etkileşmeden doğan ve maddenin keyif artırıcı psişik etkilerini duyumsamak ve bazen de yokluğunun vereceği huzursuzluktan sakınmak için maddeyi devamlı veya periyodik olarak alma isteği.

tdk
0
eksimeksi
(08.05.17)
Tabi sözlük anlamından farklı olarak sordum. 3 gün müzik dinlemediğimde canım çekiyor resmen.
0
🌸tiksinmedenuyanmak
(08.05.17)
bilimsel olarak bir kanıt sunamam veya yorum yapamam. ancak benim müzik dinlemediğim hiç ama hiçbir gün yok. kulaklıklarım daima yanımda. bu bağımlılık mıdır, bilmiyorum ama.
0
m e b
(08.05.17)
filteria
(08.05.17)
Bence bağımlılık. Her çalışma arasında dinlenmek için müzik dinliyorum. Şu ana kadar hiçbir fikrimin olmadığı Bulgarca, Sırpça, Hırvatça gibi dillerde bile 500 tane şarkı dinlemişimdir. Bir de şarkı sözlerine bakma alışkanlığı var. Bazılarını aklımda bile tutuyorum. Bence süper bir olay.
0
dissendium
(08.05.17)
Alışkanlık olabilir ama bağımlılık değildir bana kalırsa.
0
helena
(08.05.17)
Kesinlikle evet, film izler gibi müzik dinliyorum
0
ugrcn
(08.05.17)
benim bağımlılığa hiç müsait olmayan bir hayatım/ yapım var. sigara, içki, hiçbir uyuşturucu vs kullanmam. her şeyi çok çabuk bırakabilirim. yeme, içme, kullanma vs açısından "olmazsa olmaz" dediğim hiçbir şey yok.

ayda yılda bir müzik dinlerim, dinlemezsem hiç aramam. dinlediğimde de %90 çok çabuk sıkılırım.

bilmem bir bağlantı var mıdır...
0
sopiro
(08.05.17)
en azından benim için güzel bir bağımlılık. yani evet müzik olmadan olmuyor dolayısıyla dinlemeye bağımlıyım.
0
qazaqwsx
(08.05.17)
bence bağımlılık, internet pakedim yoksa ve telefonumda şarkı yoksa metroya binmeyip yolumu 1 saat uzatabiliyorum, kulaklıksız dışarı kesinlikle çıkmıyorum.
0
docrivers
(08.05.17)
(4)

jupiter'in yerçekimi

yons
jupiterin muazzam yerçekimi dolayısı ile uzaydaki başıboş meteorları bizden uzak tuttuğunu biliyorum. peki jupiterin aksi istikametinden gelen meteorların da mı yönünü değiştiriyor? meteor-->jupiter //blok// > dünyajupiter - dünya < meteor ??
jupiterin muazzam yerçekimi dolayısı ile uzaydaki başıboş meteorları bizden uzak tuttuğunu biliyorum. peki jupiterin aksi istikametinden gelen meteorların da mı yönünü değiştiriyor?

meteor-->jupiter //blok// > dünya

jupiter - dünya < meteor ??
0
yons
(08.05.17)
iyide jüpiter dünya ile beraber hareket etmiyor ki?
dünya saat 6 pozisyonundayken jüpiter saat 2 pozisyonunda dönüyor güneş çevresinde.
meteorları bloklaması biraz uçuk geldi

3.bp.blogspot.com

i1.wp.com
0
basond
(08.05.17)
O olay o kadar basit değil.

Gerçek görsel bu.

img-s2.onedio.com

Bunların bir de döndüğünü düşün.

Gezegenler ve uyduları Dünya'nın çevresini sürekli kapatıyorlar.
0
dissendium
(08.05.17)
Sağdan soldan meteor gelmiyor hiçbir yere, Jüpiter'le Mars arasında Asteroid Kuşağı var, bunlar Güneş sistemindeki diğer gezegenler gibi yörüngede dönüyorlar, yani gelişi güzel bir asteroid seyahati yok, bu asteroidler gezegenler var olduğundan beri aynı şekilde burada dönüyorlar. Düşündüğün gibi sağdan soldan asteroid gelmiyor bir yere. Ha arada bu kuşaktan bir şekilde kaçan meteorlar oluyor ama onlar da filmlerde olduğu gibi sıkış tepiş bir arada olmuyorlar; aralarında binlerce km mesafe oluyor boş uzayda kendilerini durduracak bir yörüngeye denk gelene kadar ilerliyorlar. Bununla birlikte, bir de daha dışarıda Kuiper Kuşağı var, burada da cüce gezegenler gezegenimsi cisimler buzdan astroidler göktaşları falan var ama bu çok uzakta, neredeyse Güneş sisteminin dışında bir kuşak; Neptün'ün yörüngesinden başlayıp Plüton'un dışına çıkan bir kuşak. Bizi çok ilgilendirmiyor yani. Ayrıca bir de Oort Bulutu var; tüm Güneş sistemini 3 boyutlu bir şekilde saran bir bulut bu. Burada da kuyruklu yıldızlar var, aynı şekilde sisteminin etrafında dönüyorlar. Yani evrende gelişi güzel hareket eden hiçbir şey yok.
0
angelus
(08.05.17)
www.physics-astronomy.com

@dissendium bu gorselde img-s2.onedio.com buyukluk olcekleri ve cisimlerim hacimlerinin gercek oldugunu dusunmuyorum. gunes sistemi bu kadar yogun degil. birbirlerine bu kadar yakin degiller, jupiteri nerdeyse gunes kadar cizmisler. calisto gunese dunyadan daha yakin bu gorselde, bircok yanlis var. gercek olcek burada gorulebilir vimeo.com
0
emrahday
(08.05.17)
(6)

enerji için vitamin desteği

manuel mandalina
selam!sınav hazırlığı için 3-4 aydır çok yoğun bir dönem geçiriyorum, son 3 haftam ama çok yoruldum ve en fazla performansı bu ara göstermem gerek. son bir kaç de gündür göz seğirmesi, baş ağrısıyla uyanma gibi şeyler başgösterdi. süreci daha rahat atlatmamı sağlayacak öneriniz var mıdır?not: kısa b
selam!
sınav hazırlığı için 3-4 aydır çok yoğun bir dönem geçiriyorum, son 3 haftam ama çok yoruldum ve en fazla performansı bu ara göstermem gerek. son bir kaç de gündür göz seğirmesi, baş ağrısıyla uyanma gibi şeyler başgösterdi. süreci daha rahat atlatmamı sağlayacak öneriniz var mıdır?

not: kısa bi dönem pharmaton kullandım ama aşırı iştah ve uykusuzluk yaptı. özellikle uykusuzluk yapmadığını bildiğiniz bi seçenek varsa çok iyi olur.

en güzel haftalar sizlerin olsun :*
0
manuel mandalina
(08.05.17)
kefir ve probiyotik yoğurt, ev yapımı. bir de magnezyum desteği alabilirsiniz.

doktor değilim, kişisel tecrübelerim.
0
Phoebe
(08.05.17)
her sabah kefir içiyorum. son iki haftadır magnezyum da kullanıyorum.
tüm kaynakları tüketmişim anlaşılan :P
0
🌸manuel mandalina
(08.05.17)
Vitaminleri en iyi meyvelerden alırsın. Havalar ısındı. Meyveler çok kötü değil artık. Pazara çıkıp hepsinden yarım kilo alsan, bir hafta boyunca yersin hepsini. Bir yerde göz seğirmesinin vücuttaki su yetersizliğinden olduğunu okumuştum. En az 3 litre su iç. Alkol ve sigara zaten kullanma. Bir de bilimsel anlamda vitaminler enerji vermez. Karbonhidratlar, proteinler ve yağlar enerji verir. Mineraller de enerji vermez. Çünkü hücresel solunumla yakılmazlar. Enerji için yeterli uyku, yeterli spor, yeterli temiz hava ve düzgün bir psikoloji gerekli.
0
dissendium
(08.05.17)
suyu gereğinden fazla içiyorum, kötü alışkanlığım yok, meyveyi arttırabilirim. ama yeterli uyku, yeterli spor, yeterli temiz hava ve düzgün bir psikolojiyi şu ara sağlamam mümkün değil. bu nedenle yorgunluk belirtileri artış gösterdi ve bunun için geçici bir destek arıyorum aslında.
0
🌸manuel mandalina
(08.05.17)
şöyle ki tam zamanlı bir işim var ve onun dışındaki vakitlerde daha enerjik olma ihtiyacındayım. yani bana takviye lazım :)
0
🌸manuel mandalina
(08.05.17)
ne ettiniz, kefir de magnezyum da aksam alinmasi gereken seyler. uyku kacirmaz, getirir.

enerji istiyorsan B-kompleks vitamin tabletlerinden alabilirsin ama sabah, yoksa aksama uyku kacirir. bunun yanisira kahve ve abartmadan meyvelerle destekleyebilirsin ama kafein oranina bagli olarak 6 saat dus uyku vaktinden, one gore ic son yudumunu. yoksa kafein damarlarinda gezip dolasirken yine uyku tutmaz ve yine gozun segire segire uyanirsin sabah.

not: ben de doktor degilim ama kronik ogrenciyim.
0
superfluid
(08.05.17)
(20)

aylık geliriniz 50.000 tl olsa

sta
neler yaparsınız? nerelere harcarsınız? ne kadarını harcarsınız ne kadarını biriktirirsiniz?
neler yaparsınız? nerelere harcarsınız?
ne kadarını harcarsınız ne kadarını biriktirirsiniz?
0
sta
(08.05.17)
hepsini yerim muhtemelen şu anda hepsini yiyorum. yine yetmiyor yea derim insanoğlu bu huyu değişmez.
0
gozu acik sevisen yahudi
(08.05.17)
nereden nasıl geldiğine bağlı
kira geliri yada faiz geliri ise yerim
değilse maaşım ise yatırım için bir kısmını biriktiririm.
birikim kısmı sanırım 30-40 arası olurdu.
0
basond
(08.05.17)
Gezmeye ayırırdım. Uçak bileti, otel parası derken hemen biter zaten. Amacım fotoğraf çekmek olurdu. Gezgin olurdum, fotoğraf çekerdim, anılarımı yazardım, hatta dergi bile çıkarabilirdim. Her hafta konsere katılmaya çalışırdım. Çok az bir kısmını biriktirirdim.
0
dissendium
(08.05.17)
araba, sosyal aktivite, yurt dışı gezmeleri.

not: hayat çok mu güzel lan?
0
mezarkabul
(08.05.17)
35-40 birikim ve yatirim
10 lirayla her ay bir ulkeye giderdim
0
exlibris
(08.05.17)
yakın bir tanıdığım var aylık 35K alıyor yaşı 50 civarı. öyle ultra lüks yaşayamıyor o para ile. çocukların özel okulu evlerin masrafları vs. iki ayda bir ydışı tatili yapar 2-3 günlük o kadar.
0
orpheus
(08.05.17)
Sevdiklerimi, yakınlarımı sürekli ama sürekli tatile götürürüm.
Nereye isterlerse.
Hatta sürprizler yaparım. Tatil alışverişi dahil her şeylerini ben karşılamak isterim.
(Tabi yatırımlarımı başta yaparım ki, para kesilirse ortada kalmayalım)
0
megalomaniac
(08.05.17)
emlak alımı ve nakit ile vatandaşlık alabileceğim bir avrupa ülkesi için paramı harcamak amacıyla biriktirirdim. onun dışında, ondan önce veya sonra; şu anki hayatıma devam. tek fark ispanya veya malta'da olmak.
0
rain when i die
(08.05.17)
Dostum bu parayı yiyecek zaman önemli. Yani haftada bir gün tatilin olup sabahtan aksama kadar çalışıyorsam eger bu parayı ben zaten yiyemem ki kendi kendine birikir gider. Sonra işten ayrılırım sonra paranın ...... diyorum bence bu daha mantıklı.
0
fıytfıyt
(08.05.17)
ev
araba
yurtdışı ve yurtiçi gezi
0
faik abi
(08.05.17)
Hali hazırda birkaç milyon$ edecek yatırım yoksa, o seviyeye gelene kadar ayda 3-5k harcayıp, birikim yapmak. Daha sonra sadece yatırımdan gelen para ile istediğin şeyle uğraşmak.
0
christopher nolan
(08.05.17)
tarla alır üzüm yetiştirir, şarap üretirim.
iş kurar batırırım.
dünyayı gezerim.
0
bass solo take one
(08.05.17)
Önce 35 binini birikim hesabıma atar geri kalanını harcardım. 15 bin de her akşam nusret ayarında yerlerde yemek yemeyenler için oldukça yüksek standartta bir hayat sunar.
0
Euxinos007
(08.05.17)
bir seylerin pesinden kosarak o para kazaniliyorsa o parayi harcayacak vakit olmaz.

suanki gelirim o kadar yok, lakin istedigim ulkeye gidecek ve tatil yapacak kadar param var. hatta suan, abd'den bir yerlerden yaziyorum bu cevabi. yakinda olacak bir toplanti icin hazirlik yapiyorum, su pazar gunu bile calisiyorum.

50 bin lira gelirin olsa, neden 50 bin daha gelirim yok diyip calisirsn muhtemelen. aylik gelirin 10 bin ya da 50 bin olmasi insanin hayatinda cok buyuk degisiklik yaratmaz. daha buyuk evin olur, daha pahali arabalara binersin o kadar.

param oldugunda nelere harciyorsan dersen, ucak bileti-tatil-kultur turlari-elektronik ve ailem & yakinlarim icin hediyeler.

aylik olarak dusunmedim, lakin bir yerden bir yere gitmeyi kestigim gun galiba gelirimle guzel bir kutuphane kurardim kendime.
0
ubi dubium ibi libertas
(08.05.17)
kudururdum galiba. yapacağım bu olurdu :(
0
canercuxy
(08.05.17)
şubat sonundan nisan ortasına kadar rusya'yı gezer, KHL play-off'larını yerinde izlerdim. kendimce bir tur planı yapardım. işte st. petersburg'da iki maç izlerdim, sonra sibirya'ya uçardım. omsk'a, çelyabinsk'e, novosibirsk'e hatta vladivostok'a giderdim. bazı maçları salonda, bazılarını televizyonda takip ederdim. diğer vakitlerimde de şehirleri gezerdim.

nisan ortasında nhl play-off'larıyla birlikte abd'ye giderdim. orada o kadar dolaşmak mümkün olmazdı sanırım 50k'yla, o yüzden yakın 3-4 takım belirleyip onların şehirleri arasında gidip gelirdim. new york-chicago-boston ya da los angeles-anaheim-san jose veya st.louis-nashville gibi çökerdim bi yerlere. bazı maçları salonda izlerdim, bazılarını bu amariganların sports barları oluyor oralarda izlerdim. akşam çıkardım neşvil'de country dinlerdim, açılırdım tennessee'nin çayırında bayırında köy köy dolaşıp maceracı gibi DEZZEM GÖZLEME Mİ YAPIYON deyip milletin ineğini samanını yerdim.

kışları ukrayna ya da rusya'da geçirmek isterdim. belki isveç'e giderdim, lulea'ya. ama oraya 50k yetmeyebilir. küçük bir daire kiralar, oyun falan oynardım. kitap yazmaya çalışırdım belki.

pek bi şey yapmazdım ya. gezerdim sadece. kalan olursa kenara koyardım. daha düzgün bir ülkeye yerleşmeye çalışırdım. orada yatırım falan yapardım yeterince param olduğunda. onun için biriktirirdim belki.

neyse ki fakirim, böyle şeyleri düşünmek zorunda kalmıyorum.
0
der meister
(08.05.17)
yerdim. ama istediğim her şeyi yaşama lüksüm olduğundan bitiremezdim (evet bitiremezdim) sanırım. çünkü boş vakitlerimi gelecek kaygısı gütmeden sınırsızca kitap okuyarak, film/belgesel izleyerek, gezerek, kafama estiğinde mütevazi bir sahil kasabasında yalnızlığı dibine kadar yaşayarak, sevdiğimle sevişerek ve tabiki pink floyd dinleyerek geçirirdim

bunlar ve bi karavanım olsun, zikmişim birikimi
0
isimsiz uye
(08.05.17)
yeni motor alırdım
0
Caaannn
(08.05.17)
Cocuguma kalacak sekilde yatirim yapardim.
0
beriberi
(08.05.17)
çeşitli outdoor ve extrem sporlarla ilgilenerek dünyayı gezerdim.
0
zirrealist
(08.05.17)
(8)

bazen acaba öldüm de hayata farklı bi yerden mi devam ediyorum diye,

for day to break
düşündüğünüz oluyor mu? benim oluyor sonra hemen toparlıyorum. Yok canım ne ölmesi filan diyorum.
düşündüğünüz oluyor mu? benim oluyor sonra hemen toparlıyorum. Yok canım ne ölmesi filan diyorum.
0
for day to break
(07.05.17)
yok bende hiç olmuyor
0
basond
(07.05.17)
Bende şey oluyor sanki 6 çocuğum varmışta beni huzurevine bırakmışlar gibi hissediyorum.
0
ugrcn
(07.05.17)
Yok ya hiç o kadar sapıtmadım.
0
dissendium
(07.05.17)
hayır, bana hiç olmadı sanırım. çok fazla garip ve saçma düşüncem oldu ama bu olmadı.
0
der meister
(07.05.17)
Benim oluyor. Hele trafikte çok olur. Hızlı giderken ya da viraj dönerken, aniden kaza yaptım ve bir hayatımda öldüm ve bir başkasında mı yaşıyorum acaba diyorum.

Anlatamadığım şekilde de oluyor ara ara.
0
bir ileti paylastim
(07.05.17)
ben mesela bu günlerde olduğum yerde kitlendiğimi düşünüyorum. hiç ilerleme yok, ne ilişkilerde... ne kariyerde. istek de yok o yüzden.
0
rain when i die
(07.05.17)
ben de acayip derecede hissizlik var, belki de çoktan ölmüşümdür; dünya yeniden kuruldu ben hala tepkisiz bir şekilde olanları izliyorum..

*yarın sabah iş var bir ton mal insana maruz kalacağım,dünya bir kez daha yeniden kurulsa ya..
0
redeath
(07.05.17)
sadece ölmek değil, her türlü senaryonun mantıklı geldiği zamanlar oluyor.

geçen sabah şizofren olduğuma emin olarak uyanmıştım. simülasyon olduğumuzu falan bazen ciddi ciddi sindiriyorum.

sonra çöpşiş istiyo canım, mevzu geçiveriyor. yerken de ya şununla kontrol ediliyorsam, ne malım lan ben bi çöpşişe varoluşçuluğu satıyorum diyorum.

ama yiyorum da, ezmesiyle falan hem de.
0
jadle
(08.05.17)
(11)

doğa için çal olayları

anonymice
8. ye rastgeldeim bugün.yoksa reklam geliri için çal'a mı dönüştü?
8. ye rastgeldeim bugün.

yoksa reklam geliri için çal'a mı dönüştü?
0
anonymice
(07.05.17)
saçma sapan bişi ya, ha müzik yapsınlar falan eyvallahta, her ünlünün 10 saniye bir şeyler söylemesi hiç teşvik edici, doğayı daha güzel bir hale getirecek bi olay değil, show yapıyorlar sadece
0
purple rain
(07.05.17)
ben bu bölümünü hiç beğenmedim valla. normalde çok seviyordum ve heyecanla bekliyordum. bu biraz zorlama olmuş. bence de artık farklı bir şeye dönüştü.
0
matilda
(07.05.17)
Ben klipte reklam göremedim. Tuvana Türkay hanım çok başarılı biri bence. Devam etmeli bu çalışmalar.
0
dissendium
(07.05.17)
ben baştan beri ne işe yaradığını anlamadım. bu tür sosyal sorumluluk şeylerinin hiçbir amaca hizmet ettiğini sanmıyorum.
0
doxanikee
(07.05.17)
konuya neden bu kadar takıldınız anlamadım.

projenin amacı doğayı müzikle kurtarmak değil zaten. amaç farkındalığı arttırmak.
birisi çıkıp video yayınlasa "doğayı kirletmeyin, çevreyi temiz tutun, bak şu hayvan türünün nesli tükeniyor" vs. demesini izler misiniz, izlemezsiniz?

Çünkü zaten bazı şeylerin farkında olduğunuzu biliyorsunuz belki elinizden geldiğince çevreyi korumaya çalışıyorsunuz, belki çevre örgütlerine bağış yapıyorsunuz ama gün sonunda tekrar tekrar aynı şeyleri duymak sıkıcı oluyor.

bilgilendirme yapan greenpeace çalışanlarından nefret edilmesi de aslında bu yüzden.

sonuç olarak doğa için çal, müzikle birlikte bir farkındalık yaratıyor, söyleyenler, çalanlar doğa ortamında bunu icra ettikleri için türkiye'nin dört bir yanından doğa manzaralı bir görüntü ve güzel seslerle aslında size doğa sevgisini, çevre koruma içgüdüsünü aşılamaya çalışıyorlar.

önsöz'ü okumanızda fayda var.

www.dogaicincal.com

eksisozluk.com
0
ocanal
(07.05.17)
1 sarkiyla dunyayi degistirdiklerini saniyorlar. ulan 1 sarki. hani album olsa gam yemicem.
0
mayeskuel
(07.05.17)
Ne kadar sığ yorumlar yapılmış, hayret. @ocanal aciklamis zaten.
Valla tuhafsiniz.
0
veritaslibertas
(08.05.17)
Çok ciddi bir reklam geliri sağladıklarını düşünmüyorum.
Müzikal anlamda ise sonuncusu diğer hepsine nazaran en kötü olanı aralarında.
@ocanal +1
0
Euxinos007
(08.05.17)
ben şu ana kadar ki tüm videolarını beğendim açıkçası, hepsini de büyük ilgiyle bekledim ve çıkınca mutlu oluyorum. en sevdiğim de 4. video, cahit berkay müzikleri olan

ünlü kişilerin olmasını yadırgamıyorum aksine keşke daha fazla ünlü olsa, bunu reklam olarak görmedim hiç o yüzden soruyu sorarken reklam olarak onu kastettiğinizi anlamamıştım alttaki yorumlardan anladım, tuvana türkay kim tanımıyorum ayrıca

bu arada ben olaya şarkı olarak bakıyorum sadece niye illa dünyayı kurtarmak amaçlarıymış gibi davranıyorsunuz? bu arkadaşlar bir sosyal sorumluluk projesindeler ve kendi aralarında böyle çalışmalar yapıyorlar ben de o çalışmaları beğenerek izliyorum, zaten doğaya yardım ediyorlardır mutlaka, yani bu videolardan gelen parayla ne fayda veriyorlar falan diye de hiç düşünmemiştim şu ana kadar. olayın amacı da o değil bence, amaç bilinci artırmak, türkiyede bu mantık hiç anlaşılmıyor. 3 yıl önce ice bucket challange meşhur olduğunda da olay türkiye'ye geldiğinde bizim millet "ulan zengin insanlar 10 bin dolar vermemek için buzlu kova döküyolar vay anasını" falan diyolardı, acayip uyuz oluyordum. zaten çoğu challenge'ın yanında para veriyordu ama onun yanısıra als diye bi hastalık olduğunu tüm dünya öğrenmiş oldu bu sayede, bizde bu mantık oturamadı bi türlü
0
nundu
(08.05.17)
Sadece burada yazılanlar bu ülkenin neden sıradan bir ortadoğu ülkesi olmaktan kurtulamayacağını açıklamaya yetiyor. Bu ülkenin insanı iyi bir şey yapanı gördü mü hemen aşağı çekmeye, değersizleştirmeye çalışır. Varsayalım ki doğaya hiçbir bir katkıları olmamış olsun, müzik işte, dinle, ya da dinleme, kimse zorla dinletmiyor, para da vermedin, derdin nedir?
0
mikro patlama
(08.05.17)
evet sizin gibiler yuzunden ortadogu ulkesiyiz. herkesin kendiniz gibi romantik olmasini istiyorsaniz. olmayinca da ortadogulu, sig diye yaftaliyorsunuz.
0
mayeskuel
(08.05.17)
(17)

Hayat felsefesi yaptığınız atasözleri var mı

Vse budet horosho
Ya da deyim gibi şeyler. Varsa nedir?Benim ilk düsturum rus atasözü olab "kurtlarla arkadaşlık yapacaksan baltanı yanından ayırmayacaksın"Sizin?
Ya da deyim gibi şeyler. Varsa nedir?

Benim ilk düsturum rus atasözü olab "kurtlarla arkadaşlık yapacaksan baltanı yanından ayırmayacaksın"

Sizin?
0
Vse budet horosho
(07.05.17)
Emeksiz yemek olmaz
0
nodrama
(07.05.17)
Yaşlanıyorum ama büyümüyorum
0
basond
(07.05.17)
ayağını yorganına göre uzat.
0
dedim ben sana
(07.05.17)
her şeyin başı sağlık.
ucuz mal alacak kadar zengin değilim.
0
sta
(07.05.17)
taze sipa sert ossurur.
0
tezek
(07.05.17)
Olmaz deme olur
0
jazzabel
(07.05.17)
Sonunu dusunen kahraman olamaz.
Azdan az coktan cok gider.
Soru sormuyorum hesap soruyorum.
Kapi kapi dolasma vakti bitmistir. Yazihanecilik bitmistir. Bundan boyle kendi kapimiza hakim olucaz. It de ugrar cakal da ugrar aslan da ugrar. Ite it gibi cakala cakal gibi aslana aslan gibi davranicaz.
0
brad pitt
(07.05.17)
bir3iki7
(07.05.17)
halim itten beter keyfim paşada yok
0
ercumentcozer
(07.05.17)
Hope for the best but prepare for the worst.
Ucuz mal alacak kadar zengin değilim.
0
kulagina kupe olsun
(07.05.17)
Allah'ın acelesi yok.
0
oyokbuyoknevar
(07.05.17)
Sonunu düşünen kahraman olamaz.
0
bigbadabum
(07.05.17)
@brad pitt abi raconlu ecdadlı dizi izlemeyi biraz azalt istersen :(

"You are the only one who can limit your greatness. You are enough."
0
duru arsnova
(07.05.17)
hayat felsefem değil ama bu hayatta tecrübe ettiğim ve sonrasında kulağıma küpe olarak duran şu var :

-don't put all your eggs in one basket
0
qazaqwsx
(07.05.17)
atasözü değil de özlü söz.
You may delay, but time will not.
Benjamin Franklin
0
hayır
(07.05.17)
Abla deme lazım olur.
0
dissendium
(07.05.17)
Geç gelen adalet adalet değildir
0
mutlusismankedi2015
(07.05.17)
(2)

Gece ders çalışabilme yeteneği

apolitikherif
Benim gece 12 den sonra kafam basmıyor, sizin nasıl basıyor???
Benim gece 12 den sonra kafam basmıyor, sizin nasıl basıyor???
0
apolitikherif
(07.05.17)
valla ben de bugün ders çalışıcam diye erken uyandım.
akşama kadar oturdum kalktım, ağırlık kaldırdım, yemek yedim falan.
iki saat önce falan bi istek geldi laps diye koydum masaya ne varsa, çalıştım az önce bıraktım.

şartlanmışın sen şartlanma.
büyü de yapılmış olabilir.
0
attirmayin makedonun kafasini
(07.05.17)
İkinci öğretim olduğum için özel olarak böyle bir yeteneğim var. Çok erken kalkma. Biraz geç kalkmaya alış. Akşama doğru enerjin hala bitmemiş olacak.
0
dissendium
(07.05.17)
(4)

Kars havalimanı - Şavşat

harzem
Kars'a uçakla indikten sonra Şavşat'a nasıl gidiliyor? Artvin'e giden servis falan var mı, şavşat'tan geçiyor mu?
Kars'a uçakla indikten sonra Şavşat'a nasıl gidiliyor? Artvin'e giden servis falan var mı, şavşat'tan geçiyor mu?
0
harzem
(06.05.17)
Otogara servis vardır. Şavşat'a servis olmaz. Çok uzak.
0
dissendium
(06.05.17)
Artvin'e servis var görünüyor internette, şavşat da yol üstü gibi. O yüzden sordum, tecrübesi olan varsa diye.
0
🌸harzem
(06.05.17)
Kaynanamların köy evine gidiyoruz :) Şavşat'ta mıydın sen?
0
🌸harzem
(06.05.17)
artvine var mı hatırlamıyorum ama ardahana var araçlar.
0
bass solo take one
(06.05.17)
(6)

yarışma trolü

neynep
korcan cinemre'yi nasıl bilirsiniz? biraz önce izledim de, siz nası görüyosunuz merak ettim
korcan cinemre'yi nasıl bilirsiniz?
biraz önce izledim de, siz nası görüyosunuz merak ettim
0
neynep
(06.05.17)
arada izleyip gülüyorum. saçma bi komikliği var
0
durbikonusucaz
(06.05.17)
Zeki bir adam ama kelime yarışmasında patlamıştı. Evlilik programları gibi zeka gerektirmeyen ortamlarda güzel troll'lük yapıyor ama bilgi yarışmasında gömmüşlerdi adamı. Selin'le dalga geçme tarzı iyiydi.
0
dissendium
(06.05.17)
İzdivaçta çok iyiydi :))
0
archery
(06.05.17)
@dissendium, zamanında kelime oyunu izleyicisi olmama rağmen, onu şimdi izliyorum hemen
:)
(sunucudan sebep yayılamamıştır orda)
0
🌸neynep
(06.05.17)
rol de değil, natural trol gibi bişey sanki. algım karıştı
0
🌸neynep
(06.05.17)
Benim dediğim şu yalnız. :)

www.youtube.com

Bulmaca oyunuymuş. Onda da kelime buluyorsun.
0
dissendium
(06.05.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.