Giriş
(12)

teşekkür ederim sorunsalı, duygusal ilişkide

il padrino
düşünün ki sevgiliniz size seni özledim diyor siz de ben de seni özledim diyorsunuz. sevgiliniz de ayy teşekkür ederim diyor. tabii ki yorum yapmak için ilişki hakkında daha detaylı bilgi sahibi olmanız gerekebilir yalnız bu bana resmi veya soğuk geliyor. biraz da samimiyetten uzak geliyor. bu tür ş
düşünün ki sevgiliniz size seni özledim diyor siz de ben de seni özledim diyorsunuz. sevgiliniz de ayy teşekkür ederim diyor. tabii ki yorum yapmak için ilişki hakkında daha detaylı bilgi sahibi olmanız gerekebilir yalnız bu bana resmi veya soğuk geliyor. biraz da samimiyetten uzak geliyor. bu tür şeylerde teşekkür edilmesi sanki arada bir mesafe varmış algısı yaratıyor. aynı şekilde zamanımdan fedakarlık yaparak yanında olduğum bir zamanda da yaklaşım zamanını ayırdığın için teşekkür ederim şeklinde olmuştu. ben de bunlar benim için dile gelir şeyler değil içten yapılan şeyler onun için teşekkür edilmek biraz itici geliyor demiştim. sizin görüşleriniz nelerdir merak ederim.
0
il padrino
(20.04.17)
Seni sevmiyor. Ayrıl. Ayrılırken de rica ederim, hayırlı işler de.
0
dissendium
(20.04.17)
o teşekkür edince sen de eyvallah gardaş yaz
neden teşekkür ediyor cidden? kızın huyu mu bu? yoksa sana mı böyle?
0
cekilmis gayfe
(20.04.17)
huy biraz. normalde de teşekkür etmeyi bilen bir insan. yalnız ilişkide bu yaklaşım garip geliyor bana.
0
🌸il padrino
(20.04.17)
söyleyiş şekli önemli; mesela ben tuvalete girerken montumu tutan kız arkadaşıma teşekkür ederim montumu alırken, hiç de öyle "teşekkür ederim aşkoooom" gibi yavşaklıkta değil, gayet normal birine teşekkür eder gibi. bir de tanımadığımız insanlara sırf nezaket olsun diye teşekkür edişimiz vardır, eğer onun gibiyse bi samimiyet problemi var diyebiliriz.

minibüsçüden para üstü alırken teşekkür eden insan tanıyorum, dediğin gibi huyudur, eder; problem etmemeli o halde.
0
baba jo
(20.04.17)
benim de dilediğim özürler sevgililierime batmıştır hep. yanlışlıkla adamın yüzüne dirseğimi gömüyorum "ne özür diliyosun yaa" diyor.. böyle lafa söze takılmayın rica edicem. hissiyatta mesafe varsa, onu konuşalım.
0
manuel mandalina
(20.04.17)
Minibüsçüden para üstü alırken teşekkür eden insan benim. Ama bu durum bana da saçma geldi yadırgardım bana dese. Ama kötü niyetli değildir ya açık açık söylesene neden teşekkür ediyosun özlemem doğal değil mi falan gibi bir şeyler.
0
pastörizesüt
(20.04.17)
Bana en son bu şekilde teşekkür eden sevgilim 1-2 ay sonra bir şey hissetmediğini söyleyerek ayrıldı. Senin durumun tabii ki farklı olabilir ama hareketlerini gözlemlemeni öneririm.
0
mirty
(20.04.17)
Ben günde üç öğün teşekkür ederim en az. Hiçbir şey yoksa, sevgilim olduğu için teşekkür ederim. Günün güzel geçsin dediğinde teşekkür ederim. En çok sevişince art arda teşekkür ederim. Zaten ondan sonra da "Allah her tuttuğunu altın etsin. Allah ne muradın varsa versin. Allah prostat vermesin"in dinsiz versiyonunu yaşıyorum. Attığı her adım, bana söylediği her şey, olduğu kişi, vb için teşekkür ederim. Çok kereler. Geldiği için, yardım ettiği için, zamanınından bana ayırdığı için. En çok teşekkür ettiğim insan sevgilimdir. Bunu görev olarak yapması gerektiğinden, herhangi birimizin hak etmediğini düşündüğümden ya da bir alışveriş ilişkisi olduğundan değil; bunları onunla yaşadığım ve her yaptığında içimi aşkla ve minnetle doldurduğu için. Bunu bir başkasıyla değil de, birbirimizle yaptığımız için. Garipsemedi hiç. Çünkü bu doğal şeyler, eğer bir gün olmazsa (ölüm, ayrılık, koma vb) en çok özleyeceğim şeyler.

Bir de minibüs + 1
0
aychovsky
(20.04.17)
Aychovski +1 ben de teşekkur ederim sevgilime. Sıradan birine ettigim tesekkurden farklidir tabi bu. Hissettirdikleri icin, yaptiklari icin, varligi icin, zor zamanimda yanimda oldugu icin bir suru şey. Anlık bir seydir bu. Özel bir anda, duygu yogunluguyla dusunmeden çıkar ağızdan. O da aynı şekilde. Çok da güzel oluyor bence. Ama seni ozledim dedikten sonra tesekkur ederim dememişizdir. Seni seviyoruma tesekkur ederim diye karsilik vermek gibi bir sey bu. Buz gibi bir teşekkür mü ediyor nedir ? Yoksa tesekkur etmek gayet romantik bir olay oluyor yerine göre. Aranizdaki iliskinin sicakligina gore tesekkurun resmiyet yaratip yaratmadigini anlamaniz lazimdi. Tam anlamadim ben sizin mevzuyu.

(Minibuscuden, kasiyerden para ustu alirken ben de tesekkur ederim ayrica. Ne var ki.)
0
aquarium
(21.04.17)
Ben de çokça teşekkür ederim sevdiğime. Yüzyüze olduğunuzda anlıyorsunuzdur zaten, sevimli, cilveli,minnet dolu teşekkürünü görmüşsünüzdür. Ama bazen trip atarken de "düşündüğün için teşekkürler" derim. Farkı anlıyor o :D yani, siz de beden diline dikkat ederseniz, mesajlaşırken o halleri canlanır gözünüzde, anlar, alışırsınız.
0
illiyet dağı
(21.04.17)
Zamanını bana ayırdığı ya da yaptığı fedakarlıklar için içimden gelerek sevgilime ya da anneme ya da başkasına teşekkür ederim. Annem ya da sevgilim benim için bir şeyler yaparken teşekkür beklemiyorlar biliyorum ve benim yanımda olmak istedikleri için yanımdalar. Zaten bu yüzden teşekkür ederim. Bunu sözle de ifade etmeye çalışırım ama içimde hissettiğim şükran, minnet duygusunu yansıtabiliyor muyum, umarım. En samimi hissettiğim iki insandan bahsediyorum bu arada. Neden itici olsun ki. Teşekkür ederim demek görevini başarıyla tamamladın tebrikler demek değil ki.

Bir de ben otobüse minibüse binince kolay gelsin, iyi günler vs derim, kasiyerden şoförden para üstü alıyorken teşekkür ederim. Bu normal bir şey bence, sadece insanlara makine muamelesi yapmıyorum.
0
dahayeniymis
(21.04.17)
Bir dakika ilk "seni seviyorum" diyen zaten kız. Bence arada sen ilk söyle, muhtemelen böyle bir teşekkür sorunu yaşamayacaksın.
0
SiyamkedisiZorro
(21.04.17)
(11)

kendinizi nasıl motive ediyorsunuz?

passion rules the game
ya son zamanlarda diyorum zaten ölüp gideceğiz, boşuna yaşıyoruz. lanet olsun dünyaya. mantalitem bu.ne var ki bitirmem gereken doktora tezi var ve ilgilenmediğim her dakika vicdan azabı çekiyorum. başka bir işle uğraşsam bile sürekli aklımda, ama teze de konsantre olamıyorum. yazacak, anlatacak, ok
ya son zamanlarda diyorum zaten ölüp gideceğiz, boşuna yaşıyoruz. lanet olsun dünyaya. mantalitem bu.

ne var ki bitirmem gereken doktora tezi var ve ilgilenmediğim her dakika vicdan azabı çekiyorum. başka bir işle uğraşsam bile sürekli aklımda, ama teze de konsantre olamıyorum. yazacak, anlatacak, okuyacak çok şey var her şey birbirine giriyor.

30'lara yaklaşıyorum sözde ama ergenliğe girmiş gibi sürekli isyandayım. pasif agresif bir adam olacağım eğer işleri yoluna koyamazsam.

sonuç olarak hayata nasıl motive oluyorsunuz? sonuçta koca evrende küçücük noktayız. olsak ne olmasak ne.
ikinci olarak işe güce, derse, teze nasıl motive oluyorsunuz? bezdiren bu belki de.

çok danke.
0
passion rules the game
(20.04.17)
Sevdiğim şeylerle ilgileniyorum. Tez yük olarak geliyorsa büyük ihtimalle yanlış bir alanda çalışıyorsunuzdur. Ölüm çok basit bir olay. Bugün ölsen yarın gömüyorlar. Bunu düşünerek yaşamaya gerek yok.
0
dissendium
(20.04.17)
yok tez yük olarak gelmiyor da yani ilgi duyanlar hariç kimse okumayacak diye düşünüyorum. böyle bilimsel devrim olmayacak. zaten olması imkansız da en azından literatürde bir şey değiştirmek istiyor insan. zaten türkiye'de yazılan tezlerin çoğu bir garip. bilemiyorum.
0
🌸passion rules the game
(20.04.17)
böyle bir ülke gündeminde motive olmak çok zor ama hayat devam etmek zorunda,

ben kendi adıma elimden geldiğince negatif insanlardan uzak duruyorum ve sık sık seyahate çıkıyorum..
ve gelir gider tablosu eşliğinde yaşayıp gereksiz ve sürpriz harcama yapmıyorum.
0
redeath
(20.04.17)
Şu an beni tatmin eden tek şey para. Para kazanmaya, daha fazla para kazanmaya, mevcut parayı arttırmaya bakıyorum ve bu beni mutlu ediyor.

Bu arada çalışıyorum aylık maaş alıyorum olayı değil bu. Borsa de, finans de, gayrimenkul de, faiz de.
0
MaNOfTheYear
(20.04.17)
sadece sevdiğim şeyleri yapmaya çalışıyorum. sevdiğim insanlarla, sevdiğim yerlere gitmeye çalışıyorum. geleceği düşünmüyorum, tv izlemiyorum, hayatın tadını çıkarmaya bakıyorum. aslında bu da bir nevi depresyon hali zira hayatın gerçeğinden kopmaya çalışıyorum ama mutlu olmak için geldiysek, sadece mutlu olmaya çabalıyorum ve genel motto olarak anı yaşıyorum. işi de bu mutluluğu sağlayacak bir araç olarak görüyor ve iyi yapmaya çalışıyorum. takdir gördükçe iş için motivasyonum artıyor. fakat işten çıktıktan sonra iş şalterini indiriyorum. 6 dan sonra iş ile ilgili hiçbir şey yapmamaya düşünmemeye çalışıyorum.
0
awlmi
(20.04.17)
@passion
doktora tezi yazmayan ne oldugunu anlamaz, bakma sen sevdigin konu degildir falan diyenlere. sevdigin konu da olsa aylarca ve yillarca surekli bunu dusunmek, surekli suclu hissetmek, o vicdan azabi inanilmaz bir yuk, ozellikle bir de ayrica calisiyorsaniz. gayet iyi anliyorum.

surekli motive olmak diye bir sey yok. gayet normal surekli motive olamaman, hatta zaman uzadikca hic olamaman. hangi alanda yaziyorsunuz bilemiyorum ancak ben kucuk parcalara boldum kafamda. hatta her bir alt baslik icin ortalama bir sayfa sayisi belirleyip, kucuk hedefler koyuyorum. elbette o sayfa sayisi dolunca birakmiyorum ancak kafamda motive olmak icin haydi on sayfa kaldi, haydi bes sayfa kaldi gibi yardimci oluyor. ben gorece daha kisa surelerde belli hedeflere ulasirsam daha rahat yazabildigimi dusunuyorum ve biraz da olsa ise yariyor. bu sekilde nasil motive oldugunuzu bulmaya calisin ve doktora tezi yazan insanlarin %80'i bu sekilde aci cekerek calisiyor unutmayin. ben bu bezginliginizin dogrudan tez ile alakali oldugunu dusunuyorum bu nedenle bir an once bitirmeye calisin zira her seyi tezden sonraya ertelemek, bir tez bitsin onu da yaparim, tezim var simdi suraya gitmeyim diyip gitmeyip ders de calisamamak vs. insani cok yipratiyor.
0
kassiopeia
(20.04.17)
Tamam da doktora akademik kariyerin bittiği bir nokta değil ki. Doktora tezin literatüre bir şey katmayabilir ama akademisyen olduktan sonra ya da iş hayatında uzman olarak görev aldıktan sonra aklına gelen yeni fikirlerle gayet de literatüre güzel şeyler katabilirsin. Doktora bilimsel yeterliliği gösteren bir şey. Doktora demek her şeyin bitmesi demek değil. Daha yeni başlıyorsun. Yukarıda biri tez yazanların yüzde 80'i acı çekerek yazıyor demiş. Bu tamamen onların sorunu. Hiç strese girmeden doktora yapan da var. Bu ülkede millet askerden kaçmak için bile doktora yapıyorken herkesin istediği alanı bilerek ve isteyerek tercih ettiğini iddia etmek aptallık olur. Belki de gerçekten sevmediğiniz bir konudur ve bunu kendinize itiraf edemiyorsunuzdur. Ben bir insanın gerçekten sevdiği bir konuya odaklanma sorunu yaşayacağını düşünmüyorum. Tez yazmak gibi zamana yayılı olması gereken çalışmaların şu kadar gün şu kadar yazı yazsam şeklinde özetlenmesi, ödevleri son dakika yapan ilkokul öğrencilerinin kafasına benziyor.
0
dissendium
(20.04.17)
Önündeki işi parçalara böl. Sadece yapacağın küçük parçaya odaklan.
0
arnold schwarzeneger
(20.04.17)
@dissendium
diğer görüşlerin doğrudu yanlıştır bilemiyorum, kişisel fikirlerdir ama
doktora tezi literatüre bir şey katmak, yenilik getirmek amacıyla yapılır. makaleler türetilir vs. devrim yapmak tabi ki imkansız doktora teziyle ama hiç bir yenilik getirmeyen tezleri genelde şutluyorlar, en azından öyle olması lazım.
genelde yaratıcı süreçler acı verici olur diye düşünüyorum ben ama tabi hep öyle olmak zorunda da değildir herhalde.
ama konudan yana sıkıntım yok :)
0
🌸passion rules the game
(20.04.17)
eskiden süreç zorlu olsa da ne kadar motivasyonum düşse de bir hedefim amacım olurdu.
Ciddi manada o hedefe o başarıya ulaşmayı ve sonrasında bana açacağı kapıları düşünüp gerçekten o gün kü motivasyonsuzluğumu yok ederdim. Şu düşünce " evet şimdi zorlanıyorum evet şimdi istemiyorum ama başarınca onun meyvesini huzurla yemek için değer" diyordum işe yarıyordu. Belki böyle ciddi hedefler sizi heyecanlandıran hedefler bulmanız gerek ve sonra @arnold dediği gibi parçalara bölerek adım adım onu gerçekleştirmeniz gerek.

Şimdi ise biraz hedefsiz amaçsız kaldığım için ben de yaptığım şeylerde anlamsızlık ve motivasyonsuzluk yaşıyorum. Yani herkeste farklı tabi durum :/
0
qazaqwsx
(20.04.17)
Yani abi o kadar yıl eğitim aldıktan sonra literatüre hiçbir şey katmayacağını düşünmek biraz fazla kötümser bir yaklaşım değil mi? Göreceli olarak Einstein'a göre tabii ki hiçbir şey katmayabilir ama bireysel çabayı bu kadar da küçümsememek lazım. Ben bizim hocaların doktora tezlerini okudum. Bazıları performans ödevi gibi tez yazmış. Örneğin alüminyum alaşımlarının kaynak kabiliyetlerinin incelenmesi diye tez yazıyor biri. Literatüre mutlaka bir şey katıyor ama söz konusu tez, her yerden bulunabilecek bilgilerin derlenip toplandığı bir kitapçık, bir katalog halini alıyor. Bunu böyle tezler de var demek için söyledim. Gerçekten bir katkın olmayacağını düşünüyorsan da doktorayı bırakabilirsin. Zor bir süreç olduğu zaten bilinen bir şey ama herkesin mutlaka yapmak zorunda olduğu bir şey de değil doktora.
0
dissendium
(20.04.17)
(20)

Ölen eşin namahrem olması

kirmizipilotkalem
Sevgili arkadaşlarım, bugün annemle katıldığımız bir cenazede yaşanan olay aklıma tskıldı, ilk defa duyup, gördüm böyle bir şeyi.60 yıllık evli çift bunlar kadının kocası ölüyor son kez görmek istiyor ve cenaze evindeki diğer kadınlar "artık namahrem" deyip kadının kocasını son kez görmesine engel o
Sevgili arkadaşlarım, bugün annemle katıldığımız bir cenazede yaşanan olay aklıma tskıldı, ilk defa duyup, gördüm böyle bir şeyi.
60 yıllık evli çift bunlar kadının kocası ölüyor son kez görmek istiyor ve cenaze evindeki diğer kadınlar "artık namahrem" deyip kadının kocasını son kez görmesine engel oluyor.
Bizzat gözlerimin önünde yaşandı hadise. Hatta annemle o esnada bir ara gözgöze geldik, ne oluyor? Deyu.
Biraz saçmalık ve bağnazlık değil mi?
Hakikaten var mı böyle bir şey?
Yoksa kadınların işgüzarlığı mı?
Bu muhafazakar kesim kafayı yemiş...
0
kirmizipilotkalem
(19.04.17)
valla öyle bir şey var.
ölünce nikah bitiyor.
dine inanıyorsanız öyle.
not: ölen kadın diye anlamıştım.
0
niye ama
(19.04.17)
Ölü evlerinde çok bulundum ama ilk defa duyuyorum. Alo fetva ya da nihat hatipoğluna sorulası, merak ettim gerçekten de. Cevapları bekliyorum
0
fallopian
(19.04.17)
Ölen eşle alakalı değil ama erkeğin kadına, kadının erkeğe bakması genel olarak doğru değil diye biliyorum. Hatta ölen kadın gömülürken üzerine beyaz çarşaf gerilir cenaze görünmesin diye. Çünkü ölen kişi abdestli bir şekilde gömülüyor. Karşı cins o kişiyi o şekilde görürse abdesti kaçar diye düşünülüyor. Aslında çok yanlış değil böyle düşünülünce. O kişi ölmüş artık. Son bir kez görme olayı yıkanmadan önce olursa daha iyi. Çünkü cenaze ortamında kefeni açmak da pek doğru değil abdest açısından. Çünkü yüzü görünse bile esasında çıplak olarak orada bulunuyor o kişi.
0
dissendium
(19.04.17)
Bu ne ya? Hayatımda bu kadar saçma bir şey duymadım ki İslamda böyle bir şey olacağını sanmıyorum. Giderek kafayı yiyorlar hakikaten.
0
fraise
(19.04.17)
sorularlaislamiyet.com

www.fetvameclisi.com

kadın için iddet var erkek için yok ve evet nikah dü-şü-yor.
bu kadar.
saçmalık filan da deil.
benim dedem molla. fıkıh bilgim buradaki herkesi bir kaça katlar. hanefilik açısından herhangi bir akaidi bilmiyor olamam.

ha hoşuma gidiyor mu gitmiyor.
dindeki pek çok şeye bayılmıorum ama böyle mi böyle.
son olarak, oradaki kadınlar b.kunu çıkarmış mı çıkarmış nikah düşşe dahi zaten kadın kefenli en fazla yüzünü görecek. normalde yüzünü görse sanki haram mı ? değil. kefenli haliyle hatunu açacak bakacak değil herhalde. "soğuk yüzünü görmek" diye bir şey vardır anadoluda. ama işte. dindarlarımızın hepsi böyle gerizekalı. evet, dinen nikah düşüyor ama zaten o tavırlar o kadınlar hepsini yolacaksın tek tek.
0
niye ama
(19.04.17)
Boyle aptalca bir sey duymadim. Bizim koyde isteyen yikandiktan sonra son bir kez gider gorur olen kisiyi, oper koklar, vedalasir. Bu insanlarin arasinda hacilar da var.
0
kassiopeia
(19.04.17)
Aslında Hanefi mezhebi hariç diğer meZheplerde , hem kadın ölen kocasını , hem erkek ölen karısını , görebilir de yıkayabilir de .
Çünkü Peygamber'imiz eşine , sen benden önce ölürsen seni yıkar kefenlerim , demesi hemde Hz Ali'nin eşini yıkayıp kefenlemesi bi örnek alırlar .
Hanefi mezhebi ise , Peygamber'in sözünü , kabaca defin işlemlerimi yaptırırım , gibi yorumlamışlardır .
Kadın kocasını görür yıkar , çünkü İddet süresi devam etmektedir , yani nikah tam düşmüş sayılmaz ( kadın belli bir süre beklemeden nikahlanamaz ) ama kdın öldüğünde erkeğin nikahı düşer , bu yüzden namahrem olur .

Kadınların açıklamadı bu yüzden Hanefi mezhebine göre , doğru değildir . Öyle bişey vardır ama , anlatmak çalıştığım gibi tam tersidir ,
Yani kadın ölen eşini görebilir , yıkayabilir , kefenleyebilit.
0
dunyatuhaf
(19.04.17)
valla din nikaha pek öyle romantik bakmıyor.
ticari bir akid gibi bakıyor.
bitti mi bitti.
3 kere boş ol deyince de bitiyor mesela.
0
niye ama
(20.04.17)
Sen en büyük hatayı sorgulayarak yapmışsın. Dinlerde sorgulama yoktur. Kitapta ne yazarsa o ! Soran, araştıran, okuyan, mantıklı açıklama bulmaya çalışan insan zaten gerçekleri görür.
0
iwasbornonamountainside
(20.04.17)
@dunyatuhaf +

cidden bizim ülkede ateizm denince yapılan, bilinen ya da uygulama anlamında tek şey : tamamen islam karşıtlığı.
o kadar best seller ya da felsefi kitap okuyup entel olmakla övünenler bir zahmet edip bir fıkıh kitabına baksınlar. bunlar var hem de yüz yıllardır var. din akıl işi değildir.
duyurunun en buyuk sorunlarindan biri de, dini bir sey bilmedigi halde dini duyurular görüldügünde hemen üzerine atlama huyuna sahip olanlar. sonrasında yermeler, önemsizlestirmeler..
0
1adam
(20.04.17)
"""""nikah düşüyor""""" ne demek ya?

yani oradan biri o ölmüş kişiyle nikahlanabilir mi?

bu "nikah düşme" meselesi ne menem bir şeydir ki 8-10 yaşındaki çocukları dahi "nikah düşer-düşmez" falan diye kategorileştiriyor.

ulan evli biriyle nikah düşer mi başkasına?

çocukla ulan çocukla nikah düşer mi?

ölmüş gitmiş biriyle nikah düşer mi?

cevabını merak etmiyorum. saçmalık diyorum.
0
runfor
(20.04.17)
@dissendium,böyle düşününce yanlış değil derken? çıplak birine bakmak niye abdesti bozsun ki, olsa olsa en fazla günahtır. hadi abdesti bozuyor diyelim, neden bakan kişinin abdesti değil de, bakılan kişinin abdesti bozulsun. kaldı ki bakılan kişi zaten ölü...

nikah düşmesi meselesi de bu konu için bildiğim kadarıyla ölen kişi ile ilgili değil, geri de kalan kişiyle ilgili. birinin evlenebilir olması manasına geliyor.

kadın öldüğünde nikahın düşmesi de artık kocası için namahrem olduğu, onu göremeyeceği anlamına gelmez. @dünyatuhaf'ın dediği gibi bir adam ölen eşini yıkayabilir, kefenleyebilir. nikahın düşmesi kadın ölmüşse, erkek için yeniden başka biriyle evlenebilmesinin önünde bir engel yok anlamına gelir.

ancak erkek vefat ederse kadının bir müddet beklemesi gerekir. bu süreye iddet süresi denir. (3 regl dönemi kadar yanılmıyorsam), erkek için ise böyle bir zorunluluk yok. bunun amacı hem eşi vefat edip yeniden evlenmek isteyen kadın, hem de yeniden evlenmeyi düşündüğü adamın, kadının vefat eden/boşanılan eski eşinden hamile olup olmadığını anlaması. "namus" kavramı ile bakınca bana da çok çirkin geliyor. fakat hamilelik durumundan iki tarafın da emin olması ve evlilik kararı vereceklerse bu durumu bilerek vermesi açısından mantıklı. bir dönem türk medeni kanununda da yer almış. hatta orada iddet 300 günmüş. orada da sürenin bu kadar uzun olması doğumun gerçekleşmesi ve varislik durumunun düzenlenmesi ile ilgili diye düşünüyorum.
0
teyzem teyfik
(20.04.17)
@runfor, nikah düşmesi anladığım kadarıyla "evlenebilirler" olarak kullanılmıyor. kelime anlamı ve kullanılış bağlamından mantık yürütüyorum zira dinde mantık olmaz, bu tabir "abdesti bozar" olarak kullanılıyor genelde.
0
piremses
(20.04.17)
bu fıkıh denen şey zaten dinin kendisinden de çok sonraları ortaya çıkmış ve dinin insan tarafından üretilmiş bir sosyo-ekonomik sistem olduğunu çok güzel ispatlayan bir şey bana göre.

köleliği kaldıramayan allah ne hikmetse tırnak kesme sırasını belirliyor, kim kime mahrem işte kimin pipisi kimin kukusuna uygun filan bunların peşine düşüyor.

yersen :)

edit: beni araştırmaya davet eden medrese dincisi arkadaş, fıkıhın ortaya çıkış tarihiyle ilgilendiğimi sanmış galiba. kimsenin allah'tan geldiğini iddia etmediği anayasanın sürekli güncellenmesinden kararnamelerden tüzüklerden filan örnek vermiş :)

ben diyorum ki din nasıl insan yapımı ve çağ dışı ise, dinin sonradan (veya önceden neyse) konmuş kuralları da, bu kuralların üretilme metodları da (kıyas sünnet icma filan dediği şeyler) insan yapımıdır. yani 5 bin yıllık bile olsa tüm dinler ve kuralları geçmiş zamana ait insan üretimi şeylerdir. dolayısıyla çoğu kuralı da çağ dışı ve saçmadırlar. benim vurguladığım nokta buydu.

e bunu anlamak için de çok süper bir zeka ve araştırmacı bir kişilik gerekmiyor. biraz cesaret ve cüret yetiyor :) yoksa ben ni'met-i islam da okudum. biliyorum fıkıh'ın ne olduğunu nasıl çalıştığını.
0
otonomo
(20.04.17)
Benim bildiğim son abdestini aldırdıktan sonra kimsenin merhumun yüzünü vs. açmaması gerektiği. Yani sizin sorunuzda kadınlar işgüzarlık yapmış. Annem vefat ettiğinde yıkamasına girmiştim. hep beraber yıkadık. Ancak ben regl olduğum için son suyunu dökemedim. Kendince bir mantığı var herhalde. Riske atmak istemedim.
0
SiyamkedisiZorro
(20.04.17)
insanlar sevdikleri ile vedalasamadan onlari kaybedebilirler. o zaman olusu, dirisi son bir kez gormenin ne demek oldugunu yasamayan bilemez. sevdiginiz insani zaten her zaman cok guzel hatirlarsiniz.
0
kassiopeia
(20.04.17)
Adamlar daha çok yeni en "yaşanabilir" gezegeni keşfettiler. 2 gram beyniniz varsa terk edersiniz bu çağlar öncesinde kalmış dinleri

futurism.com
0
alm est
(20.04.17)
@otonomo
bana göre demeden önce araştırıp bakarsan fıkıhın , en başta kitap, sünnet, icma ve kıyas a tabi olduğunu görürsün ve bunlar gereklidir. su günlerde çok sözü edilen anayasa bile sosyal hayata sadece -kendisiyle- uygulanamaz. bunun için de tüzük kararname yönemelik genelge vs. vardır. hadi bunlara da - sonradan çıktılar yea - diyip uyma istersen . yaşanacak sorunlar ortada. kölelik evet kaldırılmadı ama İslamiyetten önce de vardı bu. dolayısıyla İslamiyet getirmedi bu kurumu ama düzenlendi. yine - bana göre yea - demeden iyice araştırırsan ...
yok sen şimdi araştırmaz - kim bakecek yea - dersin.. yine de sana bir kitap
tavsiye edeyim , Ali Hatalmış-İslam Toplumunda Kölelik ve Cariyelik.
fi çi pi ya da harry potter tadında değil ama oku biraz ufkun açılsın .
--
kitaptan ayrı olarak herhangi bir insanın yaptığı bir şey yok . en başta kur'an- ı kerim e bakarsan peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) e uyulmasına yönelik ayetler var. peygamberimizin yaptıkları ile de hadis-i şerifler ve sünnetler ortaya çıkıyor. bunda ne tuhaflık ya da çağ dışılık var olabilir ki?
sen, dini akla uydurduğun, yenilik aradığın yada o çok güvediğin aklının fonksiyonlarından saydığın septik/ kritik gözle bu konulara baktığın sürece zaten zamanla ortada din kalmadığını görürsün. hayret, çağ dışı saydığın halde hayatının her alanında karşına farklı şekil ve ya anlamda çıkabiliyor bu husus. din tamamen insana ve çağa uygundur. sana göre aklının içine almadığın her şey çağ dışı kalıyor. benimseme meselesi ..
bu arada, medrese eğitimi almadım.
0
1adam
(20.04.17)
@piremses, bu basliktaki ornekte evet 'evlenebilirler' anlaminda kullanilmamis. Aradaki nikahlilik bitmis, ben yanlis anladim ilk etapta.

'evlenebilirler' anlamindaki nikah dusmesi meselesiyle ilgili yazdim. Ki burada cocuklarla, farkli iki kisiyle evli insanlarin, birbirine nikahinin dusmesine sacma dedim. Ve hala da öyle düşünüyorum.

Bir arkadaş ozelden bununla ilgili biraz fikir/bilgi paylasti ama ben bu yorum ve kurallarin cagdisi olduğunu dusunuyorum hala.

Gunumuzle kiyasliyorum ve mesela hirsizlik yolsuzluk adam kayirma, hile yapma, insanlari birbirine düşürme ile ilgili hicbir haci hoca konusmuyor. Ihsan eliacik gibi bir iki istisna dışında. Herkes zalime fetva yarısında.

Varsa yoksa kil tuy basortusu. Butun namus anlayışı bacak arasina sıkıştırılmış. Geri kalan her turlu namussuzluga binbir kilif var.
0
runfor
(20.04.17)
kadınların işgüzarlığı ya. klasik mercimek beyinli yobaz insanlar işte.
0
sen git ben geliyorum
(20.04.17)
(6)

İstanbul üniversitesi edebiyat fakültesi ve feminizm

anonymice
Bazı bölümler östrojen kokuyor.. sebebi nedir bu feminist tutkunun?hocalar ciddi ciddi feminist parçalar falan ıslıyor...
Bazı bölümler östrojen kokuyor.. sebebi nedir bu feminist tutkunun?

hocalar ciddi ciddi feminist parçalar falan ıslıyor...
0
anonymice
(19.04.17)
bazı öğrencileri de soru sormayı bilmiyor sanırım. ne dedikleri bile anlaşılmıyor :)
0
otonomo
(19.04.17)
edebiyat fakültesindeki çoğu öğrenci aklı ve duygularını aynı anda kullanabildiklerinden bu feminizm dediğin kavram orada baskın gözüküyor. işin östrojen ile ilgisini anlayamadım? feminizm ezilen karşı cinsin yanında durmak gibi bir anlamda olan şey değil mi? biraz anlatsana bize rahatlarsın.
0
karlmarx
(19.04.17)
Bu bölümden bir tane kız arkadaşım vardı. Kendisi ilkokulda sevdiğim, sık sık MSN'de konuştuğum biriydi. Kız bu fakülteye başladıktan sonra kafayı yedi. Herkese üstten bakmalar, bölümüm çok zor imaları, bilmem neler... Geçen gördüğümde alışveriş merkezinde çalışıyordu. Mezun olunca iş bulamamış sanırım. Hiç bakmadım bile. Bu fakültede artık öğrencileri nasıl pohpohluyorlarsa mezun olunca herkesin tanıdığı bir edebiyatçı olacaklarını falan düşünüyorlar sanırım. Feminizm de bu "ben bilirim"ciliğin diğer bir kolu. Hatta bunların bazıları Fransız kültürüne çok ilgilidir. Yuvarlak çerçeveli gözlük takmayanı da dövüyorlar.
0
dissendium
(19.04.17)
Ciddi ciddi feminist.parcalar.isliyor diyorsun ya, inan sana neremle gulecegimi bilemiyorum.
0
thewizardofearthsea
(19.04.17)
edebiyat fakültesindeyim. havuzlu bahçedeki banklarda oturan vitrinlik şekili gençler var ama öyle abartıldığı kadar bir şey yok. sıradan normal fakülte.
0
tavish11
(19.04.17)
ayrıca bugün üniversitenin giriş kapısında hz. muhammed efendimiz kitapçığı ve lokum dağılıyordu. arka kapısında ise bedava döner dağıtılıyordu. ne östrojeni allasen..
0
tavish11
(19.04.17)
(11)

izmit'te hava nasıl?

neynep
Merhaba, İzmit taraflarına taşınmayı düşünüyorum da, istanbul'daki kötü havadan da şikayet ettiğim için her gün ( ve diğer sebepler)İzmit'te, gebze'de çok fabrika var, bu sebepten havası kirlidir gibi geliyor, ama yaşayanlar "burası, bu yukarılar tertemiz" filan diyor. Emlakçı BİLE "burda çöp öğütme
Merhaba,
İzmit taraflarına taşınmayı düşünüyorum da, istanbul'daki kötü havadan da şikayet ettiğim için her gün ( ve diğer sebepler)
İzmit'te, gebze'de çok fabrika var, bu sebepten havası kirlidir gibi geliyor, ama yaşayanlar "burası, bu yukarılar tertemiz" filan diyor. Emlakçı BİLE "burda çöp öğütme tesisi var, hava temiz değildir" dedi.
Sizce nasıl?

Teşekkür ederim
0
neynep
(19.04.17)
İstanbul'un aynısı; ama kalabalık ve trafik açısından daha cezbedici. Gebze'ye taşınmayacaksındır umarım.
0
sedat peker in yegeni
(19.04.17)
gölcük'e falan yerleşmeyeceksen izmit'in hava kirliliği açısından istanbul'dan hiçbir farkı yok, hatta muhtemelen daha bile kirlidir. istanbul'da plazası şusu busu bol. izmit direkt sanayi şehri, her yerinden pislik çıkıyor. temiz, kendi halinde, güzel ilçeleri de yok değil ama izmit merkez falan istanbul'dan farklı değil.

gebze'ye girmiyorum bile.
0
der meister
(19.04.17)
yok, yukarlara. orman kenarı gibi görünen yerler var, fevzi çakmak mı ne.
izmit merkez filan değil, yukarısını diyorum.
0
🌸neynep
(19.04.17)
İzmit'in havası son on yıldır b.k gibi. İzmit göç nedeniyle çok iğrenç bir şehir oldu. Bir yerlisi olarak ben bile buradan gitmeyi düşünüyorum. Tavsiye etmem. Bağçeşme gibi yerler daha temiz sayılır ama günün 12 saatini şehir merkezinde geçireceksen bunun pek önemi kalmıyor.
0
dissendium
(19.04.17)
semt olarak tavsiye edebileceğiniz bi yer var mı? istanbul'a ulaşımın kolay olması öncelik, o yüzden..
0
🌸neynep
(19.04.17)
Harikalar Sahili denen yer 60 Evler oluyor. Liseyi orada okudum. Güzel bir yer. Derince Limanı'na çok yakın olduğu için Kurban Bayramı zamanı yurt dışından gemiyle gelen hayvanlar yüzünden tüm sahil ahır gibi kokuyordu. Son zamanlarda aklıma hep bu geliyor. Normalde yazın güzeldir. Dört yılım geçti orada. Sakin bir yer. Körfez de olabilir.
0
dissendium
(19.04.17)
yuvacık fln güzel ama şehre uzak. ben yahyakaptanın otogara doğru olan tarafındaki sitelerde oturuyorum memnunum burdan. istanbula ulaşım da kolay yahyakaptandan ve %81 hayır çıktı burdan kafa yapısı öyle bir yer.
0
sta
(19.04.17)
3 ay yahyakaptan otogar arkasında oturdum sonra koşar adım kaçtım şehirden. havası zaten bok gibi de geceleri o pakmaya fabrikasından gelen koku bile yeterli orda oturmamak için. bence izmitte çalışacaksan en mantıklısı sapanca-maşukiye tarafında oturmak ya da değirmendere taraflarında bi ihtimal.
0
zikardo
(19.04.17)
@zikardo ben de senelerdir buralardayım ama hiç koku falan yok burda
0
sta
(19.04.17)
@sta

nasıl yok koku yahu? 09/2016- 02/2017 arası ordaydım. hatta tam olarak evin yeri yuvam sitelerinin alt tarafı kandıra yolundan 500 mt içerisi. geceleri cam kapı açamıyordum, hele sabahları işe giderken o lastik fabrikalarının önünden geçerken olan kimyasal kokusu-aseton kokusuna benzetiyordum ben- her sabah midemi kaldırıyordu.
0
zikardo
(19.04.17)
İstanbul'a yakın olsun diyorsan Gebze yerine en azından Darıca'yı tercih edebilirsin.
0
sedat peker in yegeni
(20.04.17)
(7)

sosyal medya

atcapar
sosyal medya hesaplarımı ( facebook ve instagramı) kapattım artık kullanmıcam sebebi ise çok fazla gereksiz siyasi videolar ve fotoğraflar paylaşılması ayrı yetten milliyet.com u da okumayı bıraktım taraflı haber yapıyorlar. Sizce iyi etmişmiyim? tavsiye edeceğiniz siteler nelerdir?
sosyal medya hesaplarımı ( facebook ve instagramı) kapattım artık kullanmıcam sebebi ise çok fazla gereksiz siyasi videolar ve fotoğraflar paylaşılması ayrı yetten milliyet.com u da okumayı bıraktım taraflı haber yapıyorlar. Sizce iyi etmişmiyim? tavsiye edeceğiniz siteler nelerdir?
0
atcapar
(19.04.17)
Yani siyasi paylaşım yapan arkadaşlarını silmek, sayfaları takip etmeyi bırakmak yerine hesabı kapatmak biraz düz bir yöntem. Daha iyi sayfaları takip edebilirsiniz. Ben The Guardian Australia, The New York Times sayfalarını takip ediyorum örneğin. Türkiye ile ilgi birçok haberi ilk orada görüyorum. Yorumların altında Amerikalı çomarlar oluyor ama onları okurken de İngilizce yeni kelimeler falan öğrenmiş oluyorsun. Kısaca direkt kapatmak yerine çeki düzen vermek daha akılcı bir yol.
0
dissendium
(19.04.17)
9gag. Gül biraz
0
begin again
(19.04.17)
milliyet, hurriyet gibi ana akim medyayi hicbir sekilde okumuyorum artik. cok nadiren bazi yazarlara bakiyorum, buyuk bir kismi cop zaten.

bence de alternatif medyayi takip etmelisiniz, daha az ama oz haber okuyorsunuz. o milliyet, hurriyetin igrenc resimli, karman corman haberleri gibi de yormuyor.
0
kassiopeia
(19.04.17)
iyi etmişsin, kararlı ol ama.
0
giovanne
(19.04.17)
face hesabımı kapattım. twitter'a çok alışamadım. instagram açtım, duruyor öylece. zaten çok zamanım da yok.

hürriyet, sözcü, odatv, diken, solhaber, sözlük/duyuru her gün takıldığım siteler.
0
runfor
(19.04.17)
Dissendium +1
0
klar
(19.04.17)
(36)

Erkek Biyolojisi Çok güçlü. Kadınım ve ezik hissediyorum.

sybella
Mesela bir erkek istesin 80 yaşında bile babalığı tadabilir, çocuk yapabilir. Ya kadın ? Taş çatlasa 40'ta işi biter, o da milyon tane tıbbi destekle. Erkek aynı anda 1oo kadını hamile bırakabilir, kadın bir çocuk doğurana kadar 9 ay zahmet çeker. Erkek biyolojisnin bu denli güçlü olması beni gıpta
Mesela bir erkek istesin 80 yaşında bile babalığı tadabilir, çocuk yapabilir. Ya kadın ? Taş çatlasa 40'ta işi biter, o da milyon tane tıbbi destekle. Erkek aynı anda 1oo kadını hamile bırakabilir, kadın bir çocuk doğurana kadar 9 ay zahmet çeker. Erkek biyolojisnin bu denli güçlü olması beni gıpta ettiriyor resmen.

Etrafta bebek gibi güzellikte kızlar, yeşil gözlü, sarışın, kel göbekli herifleri nikah masasına oturtmak için ter döküyorlar, herifler naz ediyor resmen. Bu kızların ortak özelliği 30-35 yaşında olmaları. Her kızın dna'sında bu var işte: "anne olma zamanım daralıyor birini bulmalıyım" olayı var. 65 yaşındaki bir akrabamız geçen nikahlandı, nikahına gittim. Adamın nikahı altına aldığı kadın 36 yaşında bekar, hiç evlenememiş, topluma "kız kurusu" olarak etiketlenen kadınlardan. sırf evliliği tadabilmek, anne olabilmek için 65'lik adamla evliliğe atladı resmen.1 ayda kıyıldı nikah.

Yani sözün özü, erkek biyolojisi çok güçlü, valla bu dünyaya erkek olarak gelmek varmış.Evlilik-bebek konularında çok şanslılar. Son zamanlarda bunu fazlaca düşünüyorum ve kendimi erkekler karşısında ezik hissediyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
0
sybella
(18.04.17)
kadınlık ölçütün bu mu yani? doğurganlık? damızlık mı sanıyorsun kendini?

toplumun dayatmalarını kabul edip etmemek senin elinde. bir erkek olarak kendini bu şekilde; erkeğe göre ezik, eksik vs gören, hisseden kadınlara sinir oluyorum.

lütfen saçmasapan konuşma.
0
washe
(18.04.17)
Evlenmeyi ve cocuk yapmayi hayatinizin merkezine koymazsaniz cok sorun yasamazsiniz aslinda.
0
luchetti
(18.04.17)
Hem feminist hem homo olmayı dene :) valla cok iyi hem güçlü hissediyorsun hem de böyle kısır döngülerde dolanmıyorsun
0
fıytfıyt
(18.04.17)
@washe ve luchetti, yıllarır yalnızım sevgili edinemedim bir de etrafımda böyle çok örnek var. erkekler için cinsel iktidar ve kudret çok önemli, 80'inde bebek yapabilmek de bunun parçası.
0
🌸sybella
(18.04.17)
@angelus Allah aşkına, zengin mengin değildi buldukları kocalar. ayda maksimum 3500 tl maaş alan beyaz yakalılardı.
0
🌸sybella
(18.04.17)
Erkekler icin cinsel iktidar ve kudret cok onemli genellemenize katilamiyorum. Eski uygarliklarda oyledir elbet hatta bereket tanrisi figurleri de bunu ifade eder diye biliyorum ama artik oyle degil sanki?
0
luchetti
(18.04.17)
Türkiye gibi bir yerde doğup keşke erkek olsaydım diyen ilk insansın sanırım, arkadaşa madalyasını getirin :D
0
Golden Ratio
(18.04.17)
Bu mudur yani kadin olmanin anlami? Erkek olmak da gordugunu becerebilmek degil. Bence daha genis dusunmelisin.

Ustelik nikahi altina almak da nedir? Hangi devirdeyiz? Boyle ifadeler 100 yil oncesinin laflari.
0
Traveller
(18.04.17)
kendi kendini bu kadar asagilayan
kadinlar gordugumde yazik diyorum sadece.
sizin kadin olarak baska amaciniz gayeniz yok mu
0
lithu
(18.04.17)
şu salak troll'ü hala banlamadı ya bu moderasyona da YUF olsun.
0
der meister
(18.04.17)
Sen çirkin biriydin diye hatırlıyorum. Çirkinlerin şansı hiç yok maalesef. Güzel olan kadın 50'sinde de seçilmez, seçer. Kalite meselesi. Evlilik programları 20 yaşında kızlarla dolu. Zengin erkek bulup çanta gibi yaşamak sadece yaşlı kadınlara özgü değil.
0
dissendium
(18.04.17)
en sığ ataerkil perspektiften bakarsak, evet kadın olmak çok ezik, erkek biyolojisi çok güçlü. farklı bir perspektif geliştirirsen bu şekilde hissetmezsin.
0
cikis yolu
(18.04.17)
@dissendium yoo çirkin deilim. sadece şanssızım ve yeni erkeklerle tanışacak ortamım yok.
0
🌸sybella
(18.04.17)
Bence çirkinsin. Gerçekten güzel olan kızlar şans, çevre gibi konulardan bağımsız olarak hayatlarını sürdürürler.
0
dissendium
(18.04.17)
@dissendium güzel türkçemizde "çirkin şansı" diye bir deyim bile var. güzel olup da çevresizlikten sevgili bulamayan insan çok
0
🌸sybella
(18.04.17)
Koca bir yalan o. Güzel bir kız tek bir Facebook profil fotoğrafıyla bile sevgili bulabilir. Facebook'tan, Instagram'dan bir tane bile tanışma mesajı almayan kız güzel değildir.
0
dissendium
(18.04.17)
@dissendium yahu ben de alıyorum sosyal ağlardan teklif. sosyal ağlarda herkesin fotosu güzel. ama oralardan tanışacak kadar kıro değilim.
0
🌸sybella
(18.04.17)
buradan nasıl bulamadın, hayret. mükemmel erkek dolu burası. elini sallasan mükemmel erkek. gelir birazdan.
0
stewie
(18.04.17)
Ben sana kimsenin tanışmak için mesaj attığını düşünmüyorum. Oradan yakışıklı biri sana tanışalım dese hemen atlardın. Kıro muyum dediğine göre oradan bile bulamıyorsun demek ki.
0
dissendium
(18.04.17)
bence bilinçaltında başka bir travma var ve bunu haklı çıkarmak için bu sebep-sonuç ilişkilerini kuruyorsun.
0
orpheus
(18.04.17)
@dissendium emin ol yakışıklılar da vardı ama sosyal ağlardan tanışan erkek kaliteli değildir nezdimde. gerçek hayatta hayatın olağan akışı içinden tanışmak daha cool.
0
🌸sybella
(18.04.17)
Ama gerçek hayatta da onlar seni tercih etmiyor ki. Tercih edilmeyen bir insan olarak kalite araman çok iyiymiş. Tebrik ettim.
0
dissendium
(18.04.17)
@dissendium gerçek hayatta karşılaşamıyoruz ki. sorun bu zaten. ortamsızlık.
0
🌸sybella
(18.04.17)
Ben de diyorum ki zaten güzel olsaydın böyle bir sorunun olmazdı. Çirkinsin demek ki. Belki de gerçek hayatta biri seninle konuşunca o kişinin kalitesi düşüyordur. Bence kabul et çirkin olduğunu. Ortamı bahane etme.
0
dissendium
(18.04.17)
yahu ortamsızlığın çirkinlikle alakası ne ??? nice şişko kızlar çevreleri geniş olduğu için sevgilileri var. çevre olmayınca güzelliğin anlamı yok.
0
🌸sybella
(18.04.17)
Çirkin kızlar ortamı bahane ederler. Arada böyle bir alaka var. Şişman kızlara bakmaz kimse kolay kolay. En fazla iki ay sürer onlarınki.
0
dissendium
(18.04.17)
yoo gayet güzeller de şikayet ediyor. yeni erkeklerle tanışamadığı için yalnız olan çok güzel var.
0
🌸sybella
(18.04.17)
Ama sen çirkin olduğun için yalnızsın işte. Aradaki fark bu.
0
dissendium
(18.04.17)
kafan cok guzelmis canim. evliligi tadabilmek icin 65lik adama varmis.

ulan benim cevremde abazaliktan kirilan yuzlerce erkek var.
0
mayeskuel
(18.04.17)
der meister +1.

oturup ciddi ciddi satırlarca cevap yazanlar var ve bu insanlar duyuru'nun gediklileri.
şaşırtıcı.
0
filteria
(18.04.17)
Güzel olan kadın 50'sinde de seçilmez, seçer. Kalite meselesi. Evlilik programları 20 yaşında kızlarla dolu.

dissendium +1
olay güzellikle, boyla ve fizikle alakalı.
160 boyla (gerçek boyundan bahsediyorum, bize söylerken +5 cm ilave ettiğin boy değil) altın çağın 25'te biter.
1.80 boyla altın çağın 50'ye kadar devam eder.
0
temhar
(19.04.17)
Yaşıtım kadınların çoğu pert olmuş durumda. ( yaş 25). Sigara içen, sağlığına özen göstermeyen kadınlarda cilt 30 yaşına gelmeden yaşlanıyor. Bir de bazılari var ki 3 çocuk doğurmuş gibi.
0
empedokles
(19.04.17)
@dissendium buse terim çok çirkin ama 23'ünde koca buldu.neslişah alkoçlar da çirkin ama 25'inde ikinci kez evlendi. çirkin olmalarına rağmen yalnız kalmadılar çünkü ailelerinin ismi sayesinde yağmur gibi çevreleri, yeni ve farklı erkeklerle tanışacak ortamları vardı. olay güzellik değil olay çevresizlik.

@temhar 1.80 boy bir kadın için fazla. erkekler narin bayanlardan hoşlanıyor, 1.80 nedir ya insan azmanı gibi. topuklu giyse 1.90'a yakınsar. uzun boy erkeğe yaraşır. kadına 1.65-1.70 civarı orta boy iyidir.
0
🌸sybella
(19.04.17)
sene olmuş 2017, hala her kadının DNA'sında bu var diye evlilik, çocuk iteleyen insanlar var.
0
sopiro
(19.04.17)
Nikahı altına alma tabiriyle feminist/meriç kışkırtmaya çalıştığın ortada. Ama yine de kendini diğerleri kadar belli etmeyen bir trollsün. Hakkını vermek lazım.
0
arnold schwarzeneger
(19.04.17)
Buse Terim Duyuru'daki kızların güzellik ve fizik olarak yanından geçemeyeceği bir kadın. Hem çirkinsin hem düşük zekalısın.
0
dissendium
(19.04.17)
(11)

insanlık kendini yok etmeden önce

yons
uzayda türünün devamını sağlayabilecek mi sizce?
uzayda türünün devamını sağlayabilecek mi sizce?
0
yons
(18.04.17)
dünya 6 milyar yıl boyunca canlıların yaşayabileceği bir gezegen olarak var olmaya devam edecek. bu süre zarfında türünün devamı için bir formül keşfedilmeme şansı yok.
0
tendra van case
(18.04.17)
Evet
0
pispinti
(18.04.17)
Fizikte yeni bir atılım gerekli. Nasıl ki Newton fiziği sonrasında Einstein yeni bir fizik ortaya koyduysa yine Newton ve Einstein gibi birileri çıtayı çok iyi bir yere çıkartmalı. Şu anda o teknolojiden çok uzağız. Uzay araştırmalarının maliyeti çok yüksek. Beklenen atılım 500 yıl içerisinde gerçekleşirse bir sonraki 500 yılda böyle bir olasılık var.
0
dissendium
(18.04.17)
Evet, mars için harıl harıl çalışıyorlar, bir yandan dünyaya benzer gezegen aramaya devam ediyorlar. Başaracaklarına inanıyorum.
0
peggy
(18.04.17)
toplu imha silahlarını, biyolojik silahları, teknolojik ilerleme ile yıkım araçlarının (her türlü silah, patlayıcı, imha düznekleri vs.) mikro düzeyde elde edilebilmesini de göz önünde bulundurun. bugün nükleer silahlar sadece belirli ülkelerde üretilse bile 10-20 yıl sonra bilimum örgütlerin üretemeyeceği anlamına gelmez.

belki 50 yıl sonra tsar bombasının bir benzerini ışid benzeri bir örgüt üretebilecek.

yine de barış kazanır diyorsunuz. bu da birşey.
0
🌸yons
(18.04.17)
Nükleer bomba üretimi IŞİD zekasına biraz fazla değil mi? Düşün, Türkiye bile İTÜ, ODTÜ gibi üniversiteleri olmasına rağmen böyle bir şey yapamıyor. Teröristlerin ileri teknoloji gerektiren şeyleri gerçekleştireceğini beklemek fazla hayalperest olmayı gerektiriyor.
0
dissendium
(18.04.17)
bilgiye ulaşımın çok kolay olduğu bir çağdayız. hemen hemen hiçbir bilgi zihinlerde hapsolmuyor. ve zeka dediğimiz şey belirli bir süre sonra pratiğe dökülebilecek kılavuzlara dönüştürülebiliyor. 100 yıl önce imkansız olan birşey şimdi bir kılavuz kitapçığına başvurularak gerçekleştirilebiliyor.

kıstas burda zeka değil bence. gerekli kaynaklara ulaşım ve şimdilik gizli olan bilgilere erişimin zorluğu. (inernetin ücre köşelerinde silah üretimi ile ilgili dökümanlar mecvut mesela.)
50-100 yıl sonraki kolektif bilgi ile şimdiki farklı olacaktır. bugün nükleer bombanın 5-10 ülkenin tekelinde olması daha sonra da böyle kalacağını göstermez.
çok dağınık yazıyorum. kusura bakmayın.
0
🌸yons
(18.04.17)
20 yıl için bile imkansız böyle bir şey. Nükleer enerji bilgisi kolay ulaşılabilecek bir bilgi değil. Ülkeler bu işe milyar dolarlar harcıyorlar. Böylesine değerli bilgilerin 20 yıl içinde teröristlerin eline geçmesini, teröristlerin bu bilgileri anlayıp gerçeğe dönüştürmeleri 3. sınıf Hollywood filmlerinde bile görülmez. Nükleer başlık kaçırırlar deseniz eyvallah. Ama üretmek? Büyük bir saçmalık.
0
dissendium
(18.04.17)
Bildiğimiz anlamda insan için böyle bir şans yok, yani Homo sapiens sapiens için böyle durum mümkün değil. Bizim ırkımızın uzayda, Dünya dışındaki herhangi bir gezegende yaşama, yani bildiğimiz anlamda yaşama ihtimali yok. Biz bu çalışmaları biraz yanlış anlıyoruz, kendi türümüz için zannediyoruz. Öyle bir şey yok. Yapılan çalışmaların tümü, ki bu çalışmalar kayda alınmayacak kadar önemsiz çalışmalar, gelecekte bir gün, genetiği değiştirilmiş "İnsanın" mevcut uzay şartlarında yaşayıp, başka bir türe evrilip o şekilde yaşamaya devam etmesine yöneliktir. Misal radyasyona daha dayanıklı ya da yaşamak için oksijene ihtiyaç duymayan, ne bileyim bizim mecbur olduğumuz beslenme şekline ihtiyaç duymayan bir türe evrimle mümkün bu. Uzayda yaşamak için mevcut gezegen değiştiremeyeceğine göre; yani atmosferini, atmosferinin kimyasal yapısını, Güneş'e olan uzaklığını yakınlığını gibi özelliklerini, çözüm orada yaşamaya uygun bir türü üretmek. Bu da ancak çok çok çok fazla gelişmiş bir genetik bilimiyle mümkün ancak. Tüm bu bilimsel ilerlemeler gerçekleştiğinde, bildiğimiz anlamda "İnsanın" uzayda yaşaması mümkün değil ama genetiği değiştirilmiş, mevcut şartlara uyum sağlamış bir türün insandan evrilip yaşaması mümkün. Tabii bunlar çok uzak yıllar sonra. Bugün yapılan çalışmalar bunu en fazla hayal edebilir, gerçekleştirme ihtimali yok. Bugünün teknolojisi belli bir ağırlının üstündeki uzay araçlarının Mars'a inebilmesine bile olanak vermiyor daha atmosfer yapısından dolayı, Elon Musk çok heyecanlandırıyor insanları ama onun işi de umut tacirliği. Bu olaylar 1 milyar yıl sonrasının konusu.
0
angelus
(18.04.17)
20 yili nokta atisi yazmadim yahu. salliyorum. İstersen 100 yil yap onu.
Benim dikkat cekmek istedigim sey yikim gucunun iyi niyetli insanlarin tekelinde kalmayip birgun global capta bizi tehdit edebilecegi ihtimali.
0
🌸yons
(18.04.17)
devlet,ülke sınırları,para gibi kavramlardan kurtulup dünya vatandaşı olabilirsek belki.
0
Sir Anthony Hopkins
(18.04.17)
(6)

Sorum sakin insanlar için..

portakal
Sorum sakin insanlar icin... Sakin bir insansiniz. Sizi anlik heyecanlandiran durumlar soyler misiniz? Size sakinliginizi o an icin kaybettirme potansiyeli olan ama sakin kisiliginize zeval vermeyecek seyler...
Sorum sakin insanlar icin...

Sakin bir insansiniz. Sizi anlik heyecanlandiran durumlar soyler misiniz?

Size sakinliginizi o an icin kaybettirme potansiyeli olan ama sakin kisiliginize zeval vermeyecek seyler...
0
portakal
(17.04.17)
Birine şiddet uygulandığını görürsem sakinliğim gider. Örneğin bir anne gözümün önünde çocuğunu dövüyorsa sinirlenirim ya da biri gözümün önünde hakaret yiyorsa rahatsız olurum. Geçen yaz yaptığım stajda bir tane işçi bana başka bir işçi hakkında "Bak bu i.ne." demişti. İ.ne dediği adam da 35-40 yaşında falan. Karşımdaki birine öyle denmesinden ben rahatsız oldum ve kızdım hatta düzgün konuş diye. Normalde çok sakin bir insanım ama dengesiz, ağzı bozuk insanlarla karşılaşınca sinirleniyorum.
0
dissendium
(18.04.17)
tuttuğum takımın önemli maçlarında heyecanlanıyorum en çok. iyi anlamda heyecan tabi bu.
0
luchetti
(18.04.17)
Böcek + 1

İnkar edilmek ya da ne denir bilemiyorum. Diyelim ki bir şey için canını dişine takarak uğraştın ya da biri için çok güzel sürprizler düşündün. İş olmadı ya da sürpriz beğenilmedi. Birinin gelip "Zaten sen uğraşmamıştın pek" ya da "Sürpriz üstünde hiç düşünmemişsin" gibi şeyler sakin kişiliğime zarar vermez ama içeriden karşımdakini Hattori Hanzo kılıcı ile öldürmek isterim
0
aychovsky
(18.04.17)
korna.ani yuksek sesler.
0
duptıs
(18.04.17)
sinirlenmek gülmek gibi insani duygular.
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(18.04.17)
Birden çok kez aynı konuda sinirim bozulmuşsa/bozmuşlarsa sonunda parlıyorum. Daha önce aynı konuda yapılan saçmalıkları sakinlikle karşılarım ama.

Bir de malum şahsa ve o minvalde insanlara tahammülüm kalmadı artık.
0
Apocalypse
(18.04.17)
(5)

Napiyosunuz

brad pitt
Dunden sonra cok moralim bozuk. Sesim cikmiyor bogazim dugumleniyor sanki. Haksizliklar adaletsizlikler yasananlar soylenenler. Korkuyorum da ailem adina. Cok uzuluyorum da. Oyle iste.Sizde ne var ne yok.
Dunden sonra cok moralim bozuk. Sesim cikmiyor bogazim dugumleniyor sanki. Haksizliklar adaletsizlikler yasananlar soylenenler. Korkuyorum da ailem adina. Cok uzuluyorum da. Oyle iste.

Sizde ne var ne yok.
0
brad pitt
(17.04.17)
Hayat devam ediyor. Finallere çalışıyorum. Soru çözerken şarkı dinlemece vs.
0
dissendium
(17.04.17)
hissizleştim artık. şu an bir arkadaşımla konuşuyorum. ilerleyen saatlerde iki tane "mektup arkadaşı"ma yazacağım. gece 2'de toronto-washington, 4:30'da şanlı nashville-chicago maçlarını izleyeceğim. arada yemek yiyip duş alırım. nashville maçı bitince de otobüse atlayıp istanbul'a döneceğim. yemelik güzel bi' şey bulursam güzel gece olacak hehe
0
der meister
(17.04.17)
üzülüyorum, biz bu kılıçdarları hak edecek naptık diye düşünüyorum.
0
pikrua
(17.04.17)
Gençsin herhalde. Ben alıştım.
0
delicevat
(17.04.17)
formula 1 yarış analizi yapıyorum. değişen bir şey yok, keyfim yerinde bireysel olarak.
0
rain when i die
(18.04.17)
(8)

ABD'den kiz istemeye Turkiye'ye geliyorum!

dumanim ben
Hayatimi duzene sokmam, islerimin iyi gitmesi vs vs. sayesinde ikimiz ile ilgili hayaller kurmaya basladim. Sonunda o kadar mantikli geldiki bu hayali onunla paylastim. Dusundu, why not? dedi. Simdi evleniyoruz. 2 haftaya istemeye geliyorum(aileler zaten ok suan) 8 gun kalip ABD ye donecegim. Ve Haz
Hayatimi duzene sokmam, islerimin iyi gitmesi vs vs. sayesinde ikimiz ile ilgili hayaller kurmaya basladim. Sonunda o kadar mantikli geldiki bu hayali onunla paylastim. Dusundu, why not? dedi. Simdi evleniyoruz. 2 haftaya istemeye geliyorum(aileler zaten ok suan) 8 gun kalip ABD ye donecegim. Ve Haziran ortasinda kendisi buraya gelecek oyle evlenecegiz. 2 hafta sonraki ziyaretim icin hediye konusunda fikirlerinize acigim. Bu bi nisan yuzugu olabilir kendi hazirlayacagim birbirimizin resimlerinden olusan tatlis minik bir album olabilir. Degisik fikirlere acigim pahada agir olmazsa daha realistik olur, okudugun icin tesekkur eder, iyi aksamlar dilerim
0
dumanim ben
(17.04.17)
iPhone al bence. İlle ormantik bir şey olmak zorunda değil.
0
dissendium
(17.04.17)
ABD'de yaşayıp türkiye'ye gelip türk kızıyla mı evleniyon dayı emin misin?
0
xu
(17.04.17)
instagramdan burcuokutjewellery sayfasına bakın istemeden önce güzel bi teklif yapın bence.
0
dedim ben sana
(17.04.17)
dostum s.a ben olsam şöyle tennessee taraflarından at gibi sarışın bi hatun alıp viski falan içerdim, bence planı en başından tekrar değerlendir
0
der meister
(17.04.17)
6 yildir hep istedigim huyumuz suyumuz ayni olan, efendi ve geyik muhabbetten anlayan daha onemlisi beni anlayan ve bana gore zaten dunyanin en guzel kizi olan bir kizla evleniyorum. (Cidden asik olunasi olmasa bu kadar yol kat eder miydim?) O yuzden merak etmeyin yaw dunyanin en dogru hamlesi :)

Ayrica kendisi 1.75 sarisin mavi gozlu ve turkiye ortalamasinin baya uzerinde guzellikte yani suphe kalmasin hehe kaptim olum kizi..
0
🌸dumanim ben
(17.04.17)
Sosyopix e bakın
0
mutlusismankedi2015
(17.04.17)
sosyopix diyorum ben de, çok hoş ve kalıcı hediyeler bulabilirsin orada. hayırlı olsun şimdiden.
0
denhia
(17.04.17)
Tesekkur ederim! sosyopix cidden lezzetli gorunuyor! @denhia
0
🌸dumanim ben
(17.04.17)
(6)

dersi arkadaşlarınızla mı çalışırsınız

qazedcsrfvtyhngujmkol
ya ben hiç böyle biri olamadım hep utandım. lisede derhanede bi bebe vardı inekliyordu baya çözemediğim matematik sorularını ona sorardım herkese ezilen tip ben bikaç kere sorunca bana artislik yapmaya kalkmıştı ben de kendi işimi kendim görürüm dedim o zamandan beri. bilmiyorum faydası çok mu ünive
ya ben hiç böyle biri olamadım hep utandım. lisede derhanede bi bebe vardı inekliyordu baya çözemediğim matematik sorularını ona sorardım herkese ezilen tip ben bikaç kere sorunca bana artislik yapmaya kalkmıştı ben de kendi işimi kendim görürüm dedim o zamandan beri. bilmiyorum faydası çok mu üniversitede de hep çalışma masalarında çay kahve püskevit ders çalışan arkadaş gurupları görürdüm ama hiç onlardan biri olmadım. kendim anladığım kadar dedim ama şimdi düşünüyorum kalın kitapları okumak yerine konuyu bilen bir arkadaşa sorsam daha mı iyi olurdu acaba diye. kalabalıkta kasılmam bana çok şey mi kaybettiriyor yoksa doğru olanı mı yapıyorum emin değilim
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(17.04.17)
ben %90 kendim çalışarak bitirdim. makine mühendisliği.
0
bohr atom modeli
(17.04.17)
Konu çalışma kısmını kesinlikle tek başıma yaparım. Sonra arkadaşla soru çözüp pratik yaparım. Konuyu asla başkasıyla çalışmam. Herkesin öğrenme stili farklı. Ben yazarak çalışırım hep.
0
dissendium
(17.04.17)
dissendium'a benzer konu kısmını genelde kendim çalışırdım ama anlamadığım yerleri ve takıldığım soruları arkadaşlara sorardım matematik için bu.
şöyle de bir şey var herkeste o anlatma kabiliyeti olmuyor pek, bir arkadaşla baya boşa vakit geçirmiştim çocuk da üzülmüştü pek yardımcı olamadım diye. başka bir arkadaş epey faydalı olmuştu baya anlamıştım konuları.

daha sözel derslerde de karşılıklı soru sormalı vs güzel oluyordu beraber ders çalışmak
0
senolll
(17.04.17)
Ben de hiç yalnız çalışamam. illa birisi olacak o an etrafımda. Enerji ile ilgili birşey zaten bu, bazısı kendi enerjisini kendisi sağlar, bazırları da başkalarının enerjisiyle motive olur.

konu biraz derin ama , düğün & cenaze ilişkisiyle aynı temele dayanıyor. insanlar neden düğün törenleri ve cenaze törenleri düzenliyor sorusuyla aynı.
0
mete kudur
(17.04.17)
hep birileriyle çalıştım. kendim çalışmak durumunda kaldığım sınavlarda anlamlı derecede düşük aldım. En sonunda tus'a da arkadaşla çalışıyordum ki imkansız bir şey, zirvede bıraktım çok şükür
0
fallopian
(17.04.17)
kafamın uyuştuğu arkadaşlarla çalışırım. sözel kısımlar( lanet olası yer) tek başına çalışırdım, sayısal olan dersler ise soru çözerek öğrendiğimiz için arkadaşlarla. önce konuya bakarız, nedir, ne değildir diye ardından sorulara gömülürüz.
0
blue eyes white dragon
(17.04.17)
(4)

balkon konuşması dahi yapıldıktan sonra

foseptik çukuru
yasal yollarla, başvurularla, oy ve ötesi vb. platformların çabalarıyla hayır'a bir dönüş sizce ne derece mümkün haklı olunsa dahi ?adamlar balkona çıkıp şovlarını yaptılar. herşey bitmedi mi ? böyle bir hataya düşmezler. :/
yasal yollarla, başvurularla, oy ve ötesi vb. platformların çabalarıyla hayır'a bir dönüş sizce ne derece mümkün haklı olunsa dahi ?
adamlar balkona çıkıp şovlarını yaptılar. herşey bitmedi mi ? böyle bir hataya düşmezler. :/
0
foseptik çukuru
(17.04.17)
İmkansız. Biraz alakasız olacak ama 2011 YGS'de şifre skandalı ortaya çıktığında bilmem kaç milyon kişinin girdiği bir sınav için şifre yok denilmişti. Bu şekilde katılımın çok olduğu olaylarda pardon yanlış oldu demeleri pek mümkün değil bana göre.
0
dissendium
(17.04.17)
hukukçu bir arkadaşıma sordum. zannetmiyorum dedi.
ulen dedim hukukçu adam zannetmiyorum diye cevap mı verir!?
hangi hukuk dedi. yarın görüşürüz dedik kapattık.
0
brakgn
(17.04.17)
imkansız +1

aklıma mansur yavaş gelir..
0
kaputt
(17.04.17)
imkansız +1

ülkede her şey hukuka uygun sanki de ysk'nın yaptığı ihlale mi karşı gelinecek? kaldı ki ysk'nın kararı iç yargıya kapalı. sadee yapılan itirazları değerlendirip kararını değiştirebilir. bunu da yapmayacağını adımız gibi biliyoruz.

her ne kadar acı da olsa rte'nin dediği doğru; atı alan üsküdar'ı geçti.
0
himmet dayi
(17.04.17)
(10)

Mühürlü pusula muhursuz pusula?

pembepatiklipaticik
Merhabalar, Tartışmaya konu olan mühür nedir, ben hicbir secimde -sanırım dikkatsizligimden- ne zarfta ne de kağıtta kendi bastigimdan başka bir mühür gördüğümü hatirlamiyorum.Bilenler anlatir mi rica etsem?
Merhabalar,
Tartışmaya konu olan mühür nedir, ben hicbir secimde -sanırım dikkatsizligimden- ne zarfta ne de kağıtta kendi bastigimdan başka bir mühür gördüğümü hatirlamiyorum.

Bilenler anlatir mi rica etsem?
0
pembepatiklipaticik
(17.04.17)
Zarfın dış tarafında (kapak olmayan yerinde) mühür vardı.
0
dissendium
(17.04.17)
Pusulanin da arkasinda sandik kurulu tarafindan basilmis muhur bulunur.
0
luchetti
(17.04.17)
Cevaplar icin tesekkurler,
Pusulalar sabahtan toplu mu muhurleniyor yoksa oy verenler kabine gecerken tek tek mi muhurlenip veriliyor?

Sandık kurullarına fazla fazla pusula verilmiyor mu zaten?

Benim bildiğim, oy hırsızlığı bu fazla pusulalar biriktirilerek sandik başkanı secim kuruluna giderken cuvali aciyor ve değiştiriyor.

Mühür olmamasi ne anlama geliyor? Pusulalar mi sahte yoksa fazladan dağıtılan kullanilmayan Pusulalar mi?

Sebebi ne olabilir yani?
0
🌸pembepatiklipaticik
(17.04.17)
şimdi şu durumların veya benzerlerinin engellenmesi içindir;

mesela oylaru belirlemek istiyorsunuz, o zaman bir adet pusulanın aynısından ve tercih mühüründen elinize alıp, istediğiniz oydan pusulalar üretiyorsunuz, bunları da oy vereceklere dağıtıp, içeriden aldıkları boş pusulaları getirmeleri durumunda anlaştığınız herhangi bir konuda karşılığını veriyorsunuz; para olur, iş olur, işten çıkartılmama olur, artık aklınıza ne gelirse.

Ayrıca, yine bu sayede değişiklik yapabileceğiniz pusulalarda göze batmadan sisteme girmiş oluyor. Al birini ver diğerini.

Son olarak, zaten o mühürün kendisi dışarıdan gelmediğinin tek kanıtı ve mühürün zaten yegane amacı bu iken; dışarıdan geldiği kesin değilse mühürsüz de kabuldür demek, abes ile iştigaldir.
0
cursor
(17.04.17)
@cursor
Yani ya sandık başkanı mühür basmayi unuttu ya da birisi fotokopi vs cogaltip cebinde getirdi doğru mu?

Farzedelim ki x partisi il başkanı çalışanlarına dediğini yaptırdı, yani dışardan sahte pusulayi cebinden sandiga atti.
Gerçek yani mühürlü pusulayi cebinde saklayip il başkanına verdi.

Peki sonra?

Cuval Sandık baskaninda, secim kuruluna goturulme asamasinda actirip rakip partininkini cikarip yerine kendisininkini mi koyuyor?
0
🌸pembepatiklipaticik
(17.04.17)
ne gereği var. içeri gönderdikleri garibim karşılığını almak için bunların verdiği oyu attı ve içeriden boş ve gerçek pusulayı getirdi mi, getirdi. Sonrasında o topladıkları pusulalar çöp olur. zaten istedikleri oy girdi.

İçerideki pusulalarda daha sabahtan mühürlenmez ise tabiki bu işlem çok daha kolay olur, veya arada atlanmış diyerek yine kabul olur. Sonuç olarak dışarıdan pusula sokmanın yolu içeridekilerin de işaretsiz olması veya işaretsizlerin de geçerli sayılmasıdır.

Ha bir de merak etmeyin, bazı videolarda da görüldüğü gibi, sandıklarda çıkan, o mühürsüz pusuları da mühürleyip ysk ya gönderdiler.
0
cursor
(17.04.17)
Yani muhursuz pusulanin tek amacı satılık metozori oyları garanti altina almak. Oy hırsızlığı değil doğru mu?
0
🌸pembepatiklipaticik
(17.04.17)
Hayir dogru degil, bakin 1.5-2 milyon oydan bahsediliyor. Bugune kadar yapilan secimlerde -en azindan son iki secimde oy ve otesinin raporu var- hilelerin sinirli kAldigini gorduk. Bunun en buyuk garantisi bu muhur olayi idi, zira o muhuru bulmak basmak oyu gecerli hale getirmek kolay degil. Artik isterse 40 milyon nereden geldigi belli olmayan zarf atilsin gecerli olacak. Inanilmaz bir sey bu. Oy vermenin bir anlami yok o zaman, oyunuz tamamen degistirilip, yerine yepisyeni damgasiz zarflar konabilir. Yani illa sizin satmaniza falan gerek yok, biri turkiyedeki sandiklarin tamamini degistirip yeni oylar koyabilir ve gikiniz cikamaz.
0
kassiopeia
(17.04.17)
teknik olarak mühürlü pusula mühürsüz pusula ile oy çalınması mümkün değil. ortada hukuksuzluk var mı yok mu tartışılır.
dışarıdan istedikleri oyu getirip atsın demiş birisi. komik. yahu orada 4 tane müşahit var, ve dışarında oy atıyorsun sonra sandığın içindeki oyu alıyorsun he mi? bu nasıl kafa? ha diyelim ki oyları ysk da değiştirdiler o zaman da ıslak imzalı sonuçların olduğu liste ile örtüşmez. dolayısıyla teknik olarak oy hırsızlığı imkansız!
0
aklimdakisorular
(17.04.17)
@pembepatiklipaticik

Oy hırsızlığı değil demek bayağı bir polyannacılık olur. İçeriye kontrolsüz olarak pusula girmesinin önü açıldığı için, atılması için zorlanan oylar, sayım yerinde değiştirilen oylar, toptan değiştirilen çuvallar, yani dışarıdan oy sokmanın her türlü yöntemi daha olası hale gelir. Sonuçta pusulanın seçmene verilen pusula olduğuna dair tek güvenlik önlemini ortadan kaldırıyorsun.
0
cursor
(17.04.17)
(10)

Hangi Bölümü Seçersem Yurtdışına Kolay Giderim?

tahin pekmez yoğurt
Şu an hukuk 3. sınıf öğrencisiyim. Biliyorsunuz hukuk okuyup yurtdışında çalışmak çok zor. Ben kesinlikle bu ülkeden gitmek istiyorum. Mezun olunca hangi bölümü tekrar okuyum ki çok kolay yurtdışına gidebileyim.İşletme, Ekonomi, Psikoloji, Sosyoloji, Siyaset Bilimi, Uluslararası İlişkilersadece TM b
Şu an hukuk 3. sınıf öğrencisiyim. Biliyorsunuz hukuk okuyup yurtdışında çalışmak çok zor. Ben kesinlikle bu ülkeden gitmek istiyorum. Mezun olunca hangi bölümü tekrar okuyum ki çok kolay yurtdışına gidebileyim.

İşletme, Ekonomi, Psikoloji, Sosyoloji, Siyaset Bilimi, Uluslararası İlişkiler

sadece TM bölümlerini yazdım. TM öğrencisiydim. Bu bölümler ODTÜ veya Boğaziçi'nde okunacak. Kapasitem var. ODTÜ'nün saydığım bütün bölümlerine 3 yıl önce puanım yetiyordu. Boğaziçi Sosyolojiye de yetiyordu. Ben aptallık ettim ve hukuk seçtim.

Hangisi? Lütfen mantıklı ve işe yarar cevaplar verin. Bu bölümlerde okuyanlar cevaplarsa çok iyi olur.
0
tahin pekmez yoğurt
(16.04.17)
Psikolojinin geçerliliği yok akademi kovalamayacaksanız, sadece türkçe terapi yapabiliyorsunuz nihayetinde.(odtü psy, üstüne iki masterdan bildiriyorum sevgiler.)
0
kullanıcıadımbuolsun
(16.04.17)
4 yıl daha okumak gözünde büyümüyor mu? Bi de sinava girceksen en az 5 yıl. Onun yerine yüksek muksek kassan çok mu zor? Soruyorum yani. Soruna cevap değil ama yani
0
klar
(16.04.17)
dediğin bölümlerden iyi okullarda okunulursa işletme, ekonomi okuyarak belki gidilebilir.

ancak en iyi mühendislik - özellikle elektronik, bilgisayar, makine - okursan rahat gidersin. Tabi iyi üniversitelerde okumak şartıyla
0
Cruyff
(16.04.17)
bu ülkeden ayrılmanın en kolay yolu yüksek lisans ve ya doktorada ayrılmak değil, direkman lisans'ı yurt dışında okumaktır. benim minicik puanla, balıkesir mimarlık tutturan arkadaşlarım; ailelerinin desteği ile viyana teknik mimarlık'ta veya makina'larda okuyup, bir daha ülkeye dönmediler.
0
rain when i die
(16.04.17)
Ben Boğaziçi işletme diyorum. Kendimce nedenlerini şöyle sıralayayım.

-Dünyada özel şirketlerin sayısı devlet kurumlarına göre çok daha fazla. Siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler gibi bölümler doğrudan devletle ve doğal olarak devlet kurumlarıyla yakından ilişkili. Bu bölümleri okuduktan sonra özel sektör seçeneği yok gibi. Bu başlangıç olarak sınırlı bir alanı ifade ediyor. O yüzden alanı sınırlandırmamak adına bu ikisini eliyorum.

-Ekonomi diğerleri arasında bana göre en akademik olan bölüm. İçerisinde matematik var. Dünya parayla dönüyor. Kafası çalışan iktisatçılara hep ihtiyaç olacaktır. Ama yurt dışı da siyasette olduğu gibi ekonomi konusunda farklı sistemlere sahip. Türkiye'deki ekonomi anlayışıyla yurt dışındaki ekonomi anlayışı aynı değil. Her ülkenin kendi kaynaklarına, üretimlerine, harcamalarına göre farklı politikaları var. Türkiye'de öğrenilen ekonomi orada işe yaramayabilir. Bu nedenle bunu da eliyorum.

-Sosyoloji ve psikoloji gibi mezun olur olmaz iş bulma şansı tanımayan bölümleri de tavsiye etmem. İyi bir psikolog olmak için mezuniyet sonrasında birtakım eğitimler almak gerekiyor.

Özetle işletme okuyup, gerçekten iyi bir İngilizceyle anında kaçış yapılabilir.
0
dissendium
(16.04.17)
@klar
5 yıl daha okusam mezun olunca 27 yaşında olmuş olacağım. Çok geç bir yaş olduğunu düşünmüyorum. Bizim okulda 30-40 yaşında olup mezun olunca avukatlık yapma planları olan birsürü kişi var.
0
🌸tahin pekmez yoğurt
(16.04.17)
@rain when i die
Yurtdışında lisans okuyacak kadar param yok. Memur çocuğuyum.
0
🌸tahin pekmez yoğurt
(16.04.17)
Boşa türkiyede okumak diye bel bağlama .Tek çözüm yolun yurtdısında bir lisans okumak kardesim .
0
sorunvar
(16.04.17)
hukuk ortalaman iyiyse bilkent-boğaziçi gibi bir yerde political science tarzı bir alanda yüksek lisans yap, oradan phd'ye gidersin. iyi bir doktora tezi ile yurtdışındaki okullarda asistant prof olarak işe başlayabilirsin.

illaki sıfırdan okuyacağım diyorsan odtü iktisat-psikoloji, boun iktisat-işletme-psikoloji. ama açık söyleyeyim bunlara girersen de amacın yüksek lisans üzerinden yurtdışı olmak zorunda, zira iş bularak gitme ihtimalin tayyip'in yarın kalp krizinden ölme ihtimaliyle denk -bilkent iktisat okuyan birisi olarak yazıyorum-.
0
illusive88
(17.04.17)
Hukuk secersin ama Hukuk Sosyolojisi`nden master yapar gidersin yurtdisina. Öyle bir sinirlama yok. Ben Türkoloji okudum, öyle ciktim. Istedigin bölümü oku.
0
buf-e kür
(17.04.17)
(4)

insan mı

black mamba
çok şeker değil mi? aşık oldum :(https://www.instagram.com/p/BSZIPtqDlXG/
çok şeker değil mi? aşık oldum :(

www.instagram.com
0
black mamba
(16.04.17)
O aşkı bırak derim.
www.instagram.com
0
begin again
(16.04.17)
@begin şu fotoğrafı görünce içime öküz oturdu :(

www.instagram.com
0
🌸black mamba
(16.04.17)
Sıkıştırılmış beton gibi maşallah.
0
dissendium
(16.04.17)
göğüsler suni gibi gözüküyor.Bu tip hatunları sevemiyorum bir türlü
0
turkuaz
(18.04.17)
(3)

oy verip imza atmayı unutmuş olabilir mi birisi

kirazıseviyorum
mümkün müdür
mümkün müdür
0
kirazıseviyorum
(16.04.17)
Görevliler uyuyorsa mümkün. Bana hemen hopopopop imza deyip önüme atladılar.
0
dissendium
(16.04.17)
oy vermeden imza attırıyolar. yaptırmadıysa evet olabilir.
bizim sandıkta oy kullanmadan önce attırdılar. sonra unutulur diye belki
0
cekilmis gayfe
(16.04.17)
imza oy kullandıktan sonra atılır,
unutulmuş olması mümkündür. bu durumda, yani zarf sayısının imza sayısından fazla olması durumunda eksik imza sayısı kadar zarf rastgele seçilerek açılmadan imha edilir.
0
luchetti
(16.04.17)
(9)

gençlikten olgunluğa geçtiğinizi nasıl farkettiniz?

jonestown
başlık biraz saçma olabilir ama şöyle sorayım. 25 yaşına adım atmış bir kadın olarak (kadın yazarken bile tereddüt yaşadım) kendimi yaşımın hep altında hissettim. genelde de küçük gösterdiğimi söylerlerdi hep. dışarıda hep kendimden küçük erkekler ilgilenirdi bakardı vs. son 4.5 aydır farkediyorum k
başlık biraz saçma olabilir ama şöyle sorayım. 25 yaşına adım atmış bir kadın olarak (kadın yazarken bile tereddüt yaşadım) kendimi yaşımın hep altında hissettim. genelde de küçük gösterdiğimi söylerlerdi hep. dışarıda hep kendimden küçük erkekler ilgilenirdi bakardı vs. son 4.5 aydır farkediyorum ki adımla hitap eden yaş kitleleri abla demeye başladı, işlerine yeni giren personeller belki saygüdan bilemiyorum ama hep abla diyorlar. yaşlarıda tahmini 21 22 sanırım. dışarıda bakan kitle de değişti ama ben hala aynı hissediyorum kendimi. bu durum bana olgunluğa geçiş yaptığımı artık öyle kanı kaynayan genç heyecanlı yaşları geçtiğimi zorda olsa farkettirdi. yaş kompleksi olan biri olarak bunu da nasıl aşarım bilmiyorum açıkçası.

siz nasıl ya da nerede farkettiniz o geçiş dönemini?
0
jonestown
(16.04.17)
Olaylara karşı sabırlı ve hemen bir tepki vermediğimi fark ettiğimde. Düşündüğümde. İyi analiz ettiğimde.
0
MaNOfTheYear
(16.04.17)
20 askerin canı bana emanet edildiğinde. Üşütmemeleri, dkkatli olmaları, birbirlerine saygı göstermeleri için aylarca hepsi için tek gözü açık uyuduğumda. Babalıktan bi önceki evre sanırım.
0
zirrealist
(16.04.17)
hem genç olup hem olgun olunmuyor mu O.o?

hala gençsin. sadece çocuk değilsin. sorumluluk almak haliyle belli bir olgunluk gerektiriyor ama 25 yaşında 45 gibi düşünmeye gerek yok. Hala gençliğini yaşayacağın ve hata yapacağın zamanlar var. Sadece çocuk değilsin artık.
0
qazaqwsx
(16.04.17)
@25de gençlik bitiyor demedim arkadaşlar, illaki vardır o olgunlaşmanın herkesin kafasına dank ettiği bir dönem ya da an. onu soruyorum, bitse herkesten önce keserdim bileklerimi :)
0
🌸jonestown
(16.04.17)
Bu yıl olgunlaştım. Aşık olduğum kıza hislerimi söylemedim. İçim içimi yedi, bazen hala yiyor, ama artık duygularıma göre hareket etmemeyi seçebiliyorum. 24 olmama çok az kaldı ama bana da koca koca adamlar abi diyor bazen. O karşıdakini saymakla alakalı.
0
dissendium
(16.04.17)
25inde bir kadın olarak ben de hiç 25 hissetmiyorum. Fakat aksi gibi 15 yaşındayken bile 40 yaşındaki adamlar asılırdı, nasıl görünüyoduysam artık (ya da sadece onların hayvanlığıydı da). Şimdi ise kendi yaş grubumla beraber yaşça büyükler ilgi gösteriyor mesela. Ben ise kendi yaş grubum hatta zaman zaman 22-23 yaşlarındaki erkekleri beğeniyorum. Yani beğenmekle kalıyorum gerçi de dkgjd. Hani benim tipim dediğim erkekler mesela o yaş grubunda oluyor. Bunun nedenini de geçmişte yaşımın dışında şeyler yaşamış olmama bağlıyorum. Genç yaşta çok acı çektim anlamında değil de bazı şeyleri yaşamam gereken yaştan daha geç yaşamış ya da hala yaşamamış olmama bağlıyorum. Bu sadece duygusal ilişkiler anlamında da değil, giyim tarzımdan arkadaşlık ilişkilerime kadar böyle. Çoğu arkadaşım topuklulara geçmişken ben converselerle takılıyodum. Şuan bile topuklu giydiğimde sanki 18 yaşındaymışım da kendimi 25 filan göstermeye çalışıyomuşum gibi hissedip rahatsız oluyorum, halbuki 25im yani dlkgd.

Karakter olarak 18-19uma kadar yaşımdan olgun olduğumu söylerlerdi. Bunun nedeni de en küçük ablamın benden 9 yaş büyük olması, lise döneminde benden 6-7 yaş büyük insanlarla arkadaşlık kurmuş olmama bağlıyorum. Sonra üniversitede saçma sapan şeyler yaşayınca hiç de olgun olmadığımı farketmiştim. Şimdiyse geçmişten kalma "olgun" görünüşümü kırmak için salak saçma şeyler yapıp eğleniyorum filan. Çünkü 28-29 olduğumda da hala içimdeki yaşanmamışlıklardan kaynaklı 20 filan hissetmek istemiyorum. 25 yine de kanın kaynamayacağı bi yaş değil bence ya. Hele ki Türkiye'de bi işe başlamanın yaşı da çok erken değilken (işe başlamak biraz da kendi hayatını idame ettirme anlamına geldiği için olgunlukla bi noktada bağdaşıyor). Şu an yaşadığım yerde 22 yaşında gençler mezun olup iş buluyolar direk. Ben 25 yaşında hala değişim öğrencisiyim filan dkgjd.
0
kozmosta bir nokta
(16.04.17)
Amcam bir yaştan sonra insanın yüzündeki "çocukluk" diye bir şeyin silindiğini söyler. Bunun Herkes için farklı yaslarda olduğunu söylüyor. Belki senin de yüzündeki çocukluk silinmiştir.
0
fyodor fyodorovic
(16.04.17)
Hayatımı,kaybettiklerimi,doğrularımı ve yanlışlarımı daha fazla sorgulamaya başladığımda olgunlaştım çok değil iki sene önce yaş 31 ama en çok ailenizden birini kaybedince olgunlaşıyorsunuz o yüzden şimdiden kaygılanmayın :(
0
mavi kız
(17.04.17)
eğlence olsun diye köpeğe halat bağlamadığını gördüm birileri bağlamış bırakmış köpeği, köpek halattan kurtulmaya çalışıyordu, bende köpeğe yardımcı oldum ipi çözmesine, tam o anda çocuğun birisi gelip AMCA o köpek bitli heahehaha dediğinde artık yaşlanmaya başladığımı farkettim.

olgunluğa geçiş diyorsun ama ben hep "yaşlanıyorum ama büyümüyorum" diyorum.
yaş 34
0
basond
(17.04.17)
(5)

ısınamadığınız bir türdeki kitapları ısrarla okumaya çalışır mısınız?

bir fincan kahve ile film izlemek
böyle bir ısrarla denemeniz var mı? yani ısınamadığınız türde çok meşhur, klasik olmuş bir eseri size hitap etmese de okur musunuz yoksa ''hayat zaten okunacak kitaplar için kısa, istediğimi okurum'' diye mi düşünürsünüz?ben örneğin fantastik edebiyatın bir türlü okuyucusu olamadım (sadece harry po
böyle bir ısrarla denemeniz var mı? yani ısınamadığınız türde çok meşhur, klasik olmuş bir eseri size hitap etmese de okur musunuz yoksa ''hayat zaten okunacak kitaplar için kısa, istediğimi okurum'' diye mi düşünürsünüz?

ben örneğin fantastik edebiyatın bir türlü okuyucusu olamadım (sadece harry potter serisini baştan sona okuyup sevdiğimi bilirim)

kara kule serisine başladım ama ilk kitaptan sonra sıkıldım, devam edemeyip bıraktım.
şimdilerde yüzüklerin efendisi serisini okuyorum. ilk kitap bitti, ikincideyim ama yok, çok sıkıldım. akmıyor, kitabın içine giremiyorum, haftalardır elimde süründü. kitabın edebi yetkinliği şüphesiz zaten yine de zorlasam da içine giremedim. öte taraftan başlamışken de bırakmaya içim elvermiyor, öyle yarım yamalak gidiyor yani.

siz nasıl yapıyorsunuz, ısrar etmeyip bırakır mısınız ısınamadığınız kitabı?
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(16.04.17)
Başlayıp da yarım bıraktığım bir tane kitap var, onun dışında zaten ilgi alanıma giren kitaplar olduğu için ısınamama durumum pek olmuyor o nedenle yarım bırakmıyorum. Bazen belki biraz sıkan benzerleri gibi ilerlemeyen kitaplar nadir de olsa oluyor ama onları da ayıp olmasın diye bitiriyorum.
0
angelus
(16.04.17)
türü denerim, sarmazsa artık okuma yapmam.
fantastik edebiyat hiçbir zaman ilgi alanıma girmedi örneğin, denemedim bile. ama polisiyenin en klasiklerini ve bazı kişisel gelişim kitaplarını severek okuyabildim.

ayrıca herhangi bir kitap bunu ilk sayfalarında yapmadıysa bir süre daha beni içine çeke umuduyla okumaya devam ederim ama başladığımı bitirmek gibi bir takıntım hiç olmaz. zorlamam, bırakırım.
0
filteria
(16.04.17)
ben de "gurur ve önyargı" kitabına 3-4 kere başladım ama 15-20 sayfadan öteye bir türlü gidemedim. Hakkında sözlükte hep olumlu yorumlar var, hatta yanlış hatırlamıyorsam Teoman bu kitabın aşk ve gurur şeklindeki çevirisinden etkilenip albümüne ismini vermiş ama ben ne buldular bu kitapta anlamadım.
0
gsgsgsgsgsgsgsgs
(16.04.17)
Hayatta okumam. George Orwell'ın 1984 adlı eserini sıkıntıdan okuyamadım. Çok uyduruk kavramlar vardı kitapta. Bir de yayınevi yazıları o kadar düzenli yazmış ki, noktalama işareti görmekten gözlerim yorulmuştu.
0
dissendium
(16.04.17)
Kitabın hacmine göre değişiyor. Eğer 800 sayfalık kitabın 150. sayfasındaysam ve gerçekten tiksindiysem bırakıyorum ama 200 sayfalık kitabın 100 sayfasını okuduysam az daha sabredip bitiriyorum.
0
salihdt
(16.04.17)
(8)

Sarı saçın en çok yakıştığı kadın

begin again
Kim sizce yabancı/yerli fark etmeksizin?
Kim sizce yabancı/yerli fark etmeksizin?
0
begin again
(15.04.17)
marie harf

başka renk gitmez o kadına.
0
zirrealist
(15.04.17)
Scarlett J.
0
apolitikherif
(15.04.17)
Laurie Holden
0
mungojerry
(15.04.17)
emel sayin
0
duyurumvar
(15.04.17)
J. K. Rowling

colorincoloradolibros.files.wordpress.com

Seviyorum bu kadını.

Skyler White

galeri12.uludagsozluk.com

Lanet bi karı ama güzel.
0
dissendium
(15.04.17)
scarlett demeye geldim
0
yuvarlanantencereninkapagi
(15.04.17)
gwyneth paltrow
0
theworldismine
(16.04.17)
gwyneth +1
0
filteria
(16.04.17)
(4)

Formula 1 in hali neden boyle

lacrim
Yasim cok fazla degil. 20 li yaslarimin henuz basindayim. 2002 yilindan beri abimle formula 1 izlerim ve kucucuk cocukken alonso hayraniydim. Hatta bana gore araclarin en guzel oldugu donem 2005-2006 yillariydi. Arka kanadin engin ve genis olmasi, lastiklerin seritliligi, motorun sesi, o benzin ikma
Yasim cok fazla degil. 20 li yaslarimin henuz basindayim. 2002 yilindan beri abimle formula 1 izlerim ve kucucuk cocukken alonso hayraniydim. Hatta bana gore araclarin en guzel oldugu donem 2005-2006 yillariydi. Arka kanadin engin ve genis olmasi, lastiklerin seritliligi, motorun sesi, o benzin ikmali falan sabahin korunde kalkar cilginlar gibi izlerdim. Az once youtube'da bahreyn gp de pole u alan ismini bile bilmedigim bir cocugun 1 turunu izledim. Arabadan cikan ses yurek burkuyor. Tek kelimeyle rezalet. Noldu bu araclara ozellikle 2013 ten sonra ? Zaten 2007-2008 gibi (yaniliyor olabilirim) lastikler degisti, arka kanat yukseldi darlasti, motor hacmi kucultuldu, salak gibi bir sey oldu araba ama yine de izlenirdi. Ama 2013 ten sonrasi icler acisi. Bu durumun tek sebebi tasarruf mudur ? Ve hala f1 izleyen kaldi mi ?
0
lacrim
(15.04.17)
Ben çok daha önce izlerdim. O zamanlar barichello, david coulthard, juan pablo montoya falan vardı. Raikonnen yeni yeni geliyordu. Schumi gene ambargo koyuyordu ama izlemesi zevkliydi bence de eskiden. Şimdi hiç içimden gelmiyor. Nedeni bence daha çok eski zamanlarda olmasına dayanıyor o zevkin. Açayım biraz. O zamanlar böyle internetler, dizi furyası falan yoktu. Mecburen tv karşısında olurduk ve F1 de bir ayrıcalık gibi bir şeydi. Ayrıca malum küçüktük kanımız çabuk kaynardı. Böyle F1 gibi bir şey de tam bize hitap ediyordu sanki. Arabalar, yarış, az kişi izlediği için gelen bir ayrıcalıklı olma hissi vardı.
0
begin again
(15.04.17)
Şurada açıklamışlar bir kısmını.

www.turkf1.com

Mühendislik açısından ses iyi bir şey değil. Makine mühendisliği bölümünde titreşim dersi var seçmeli olarak. Bu derste gürültü konusu da işleniyor. Ses televizyondan ne kadar güzel gelse de uzun vadede hem sürücü için, hem de çevredekiler için zararlı. Makinelerde amaç titreşimi ve gürültüyü en aza indirmek. Motorun sesinin çok olması onun güçlü olduğu anlamına gelmiyor. Bu çamaşır makinesi için de böyle, otomobiller için de böyle. Bir de mühendislik geliştikçe tasarımlara yeni bir gözle bakılıyor. Yapılan bir değişiklik, başka bir değişikliği tetikliyor.
0
dissendium
(15.04.17)
Hey gidi. Lacrim'in de dediği gibi ben de Alonso ve Renoult hayranı idim ve Michael'in ambargo koyduğu yıllarda Alonso kazansın diye hırslanırdım. Sonra nedense bir burukluk oluştu.. İzlememeye başladım. Ardından şifreli yayın vs.. derken işler iyice sarpa sardı. Belki de hala Avrupa da F1 aynı heyecanda izleniyordur ancak bizde şifreli yayın olmasından tut neredeyse hiçbir spor haberinde geçmemesi bu durumu yarattı.
0
st curse
(15.04.17)
İzliyoruz babamla.
0
bir ileti paylastim
(15.04.17)
(4)

Merkez Bankasının Bugu

Erensq06
Arkadaşlar merhaba , bu akşam 'kim milyoner olmak ister' yarışmasında gördüğüme göre elimizde yırtılmış paranın %50si elinde olunca parayı veriyorlarmış. O zaman parayı alıp 2 ye bölsek de 2 kat kar etsek ne olur ? :) soru:http://i.hizliresim.com/P0a8g5.jpg
Arkadaşlar merhaba , bu akşam 'kim milyoner olmak ister' yarışmasında gördüğüme göre elimizde yırtılmış paranın %50si elinde olunca parayı veriyorlarmış. O zaman parayı alıp 2 ye bölsek de 2 kat kar etsek ne olur ? :)
soru:
i.hizliresim.com
0
Erensq06
(15.04.17)
Yüzde 50 değil, yüzde 50'den fazlası diyor. Örneğin yüzde 60'ı senin elinde olsa, geriye kalan yüzde 40'ını banka almaz.
0
dissendium
(15.04.17)
seri no iki ayrı parçada da var, o yüzden kandıramazsın.

www.tcmb.gov.tr
0
neo
(15.04.17)
zirrealist
(15.04.17)
Hem kanunda hem soruda "%50'den fazlası" olarak geçiyor. Sen nerenle okudun :)
0
harzem
(15.04.17)
(6)

Gönülsüz .ikişten burunsuz çocuk doğar

rosey
Böyle bir atasözü var. Mecaz yanını bırakırsak bunun somut gerçekliğine inanıyor musunuz. Bir kadın düşünelim. Tek yumurta ikizi ali ve veli var. Aliyi seviyor ama zorla hiç sevmediği veli ile evlendiriliyor. aşk evliliği yapsaydı çocuğu daha güzel/yakışıklı olur muydu. Mutluluğun , mutlu bir seksin
Böyle bir atasözü var. Mecaz yanını bırakırsak bunun somut gerçekliğine inanıyor musunuz. Bir kadın düşünelim. Tek yumurta ikizi ali ve veli var. Aliyi seviyor ama zorla hiç sevmediği veli ile evlendiriliyor. aşk evliliği yapsaydı çocuğu daha güzel/yakışıklı olur muydu. Mutluluğun , mutlu bir seksin görünüme etkisi var mıdır varsa nasıl kanıtlanabilir ki
0
rosey
(15.04.17)
kücük bir cocukken güzel cocukların mutlu bir evlilik ve sevisme sonrasi olduguna inanirdim. bilimsel bir gecerliligi yok, anne babamin mutsuz evliliginin de bunda etkisi var tabii.
0
thewizardofearthsea
(15.04.17)
Seks esnasında bir araya gelen yumurta ve spermler o zamandan çok daha önce üretilmiş oluyorlar. Örneğin şu anda çocuk yapmaya karar versem, yumurtayla birleşecek sperm, belki de bir hafta önce üretilmiş olan sperm oluyor. Bu, seksin yapıldığı anla ilgili bir şey değil. İyi bir seks bireyleri hormonsal olarak daha iyi bir konuma getirdiği için bireyler psikolojik olarak çocuklarının daha güzel olacağına inanıyor olabilirler.
0
dissendium
(15.04.17)
Güzel kadınlar var aşk evliliği yapmayan para için. Genelde zenginlerin çocukları güzel olur oradan bak bir de.
0
begin again
(15.04.17)
sadece cinsel birliktelik olarak bakmazsak annenin yaşadığı stres ve mutsuzluk hamilelik sırasında bebeğin sağlıklı gelişimini etkiliyor. bebeğin sağlıksız gelişmesi illa çirkin olacağı anlamına gelmese de ilişkilendirilebilir bence. sağlıksızı (çelimsiz, düşük zekalı, mutsuz vs) çirkin olarak algılamaya meylimiz var çünkü.
0
misterturist
(15.04.17)
Kadin orgazm oldugu takdirde gebelik sansi artiyor

Bunun disinda epigenetik de soz konusu olabilir
0
la noix
(15.04.17)
Galiba evet. Bununla ilgili şöyle bir şey okumuştum. Yumurta en kaliteli spermle ya da en hızlı spermle döllenmiyor. İlk gelen spermler yumurtanın duvarını inceltiyor ve artık kaçıncıya kadar dayanırsa o giriyor yumurtaya. Yani, en hızlı sperm değil de, şansı açık ama o kadar da iyi olmayan sperm giriyor. Ancak, kadın orgazm olduğunda bu durum yumurta çeperini inceltiyormuş ve hamile kalacağı sperm yarışta daha önce gelen bir sperm oluyormuş. Dolayısıyla orgazm bebeği daha kaliteli oluyormuş. Buradaki "Hızlı olan daha kalitelidir" varsayım mı, kanıtlanmış bir şey mi bilmiyorum, olaydan anlamıyorum ama böyle anlatıyordu.
0
aychovsky
(15.04.17)
(14)

Hangi Ülkede Yaşamak İstersiniz?

tahin pekmez yoğurt
Neden?
Neden?
0
tahin pekmez yoğurt
(15.04.17)
Türkiye ama hükümet seçme şansımız var mı? Burası cennet bir ülke.
0
gozu acik sevisen yahudi
(15.04.17)
ingiltere. insanlar genelde kibar, saygılı ve güler yüzlü olduğu için.
0
nathanieltroy
(15.04.17)
avustralya/yeni zelanda huzur var
0
cevab veremedim
(15.04.17)
@Asilov
gerçekten şu an Türkiye'de 2. sınıf vatandaş olmadığınızı mı düşünüyorsunuz? Belki siz değilsiniz ama milyonlarca insan 2. sınıf vatandaş sayılıyor, hatta vatandaş değil yok edilecek düşman gözüyle bakılıyor.
İnsanlar dilleri, inançları, etnisite ve cinsel yönelimleri yüzünden yok sayılıyor.
0
🌸tahin pekmez yoğurt
(15.04.17)
terörün, ırkçılığın ve buna karşılık libfag'lığın, efendime söyliyim cuck'lığın bu kadar coştuğu bir dünyada hiçbir yeri güvenli ve bir yabancı olarak yeterince rahat görmüyorum açıkçası. o yüzden ben yine estonya ve sibirya diyeceğim en başta. estonya hem iskandinav havasına sahip hem avrupa. sevdiğim yerlere yakın. cüccük kadar ülke, zahmet edip de terörist saldırı bile yapmazlar. estonya'da yaşasam mutluluktan ölürdüm aq. sibirya zaten çocukluğumdan beri aşığı olduğum bi yer. koy novosibirsk'e takılayım işte mis.

normal şartlarda isveç'te yaşamayı isterdim mesela ama şu an için thx cnm mülteciden bıçak, sopa, tekmik yemek yahut tecavüze uğramak istesem onu burda da yaparım zaten. ayrıca şimdi "sen isveç'te göçmen olmayacak mısın sanki" diyecek olan libfag'lere sözüm: ben orada toplumun parçası olabilmek, isveççe öğrenebilmek, isveç insanıyla kaynaşabilmek ve misafir olarak girdiğim o yerde elimden gelenin en iyisini yapabilmek için köpek gibi çalışırım. 35 çocuğuyla gidip de milletin anasını bacısını elleyen barzolardan olmam. ha isveçlinin gözünde hepimiz barzoyuzdur sonuç olarak ona bi şey yapamam ama ben kendim insan olmaya çalışırım işte.
0
der meister
(15.04.17)
Abd. Neden Türkiye'de yaşamak isteyelim ki?
0
begin again
(15.04.17)
İsviçre'de yaşanır abi. Hatta güzel bir köyünde yaşayacaksın.
0
soft
(15.04.17)
İtalya. Birinci nedeni pizza. İkinci nedeni Akdeniz'in en güzel yerinde olması. Üçüncü nedeni de Rönesans.
0
dissendium
(15.04.17)
Irlanda ya da italya. Simdilik.
0
kassiopeia
(15.04.17)
italya +1 ama bu saatten sonra yurt dışında yaşayacağıma inancım olmadığı için (25 yaş) çabalamayı bile düşünmüyorum.
0
rain when i die
(15.04.17)
şu an abd istiyor canım.
0
pinkpeony
(15.04.17)
kimse isvec dememis tabi ki isvec!
0
monkey
(15.04.17)
los angeles- california.
0
baldur2
(15.04.17)
Kanada veya Hollanda sanırım.
Nedeni de hukuk devleti olmaları, bir de biri amerika ile diğeri almanya ile komşu.
İklim müsait olsaydı iskandinav ülkeleri de olabilirdi.
0
aydogank
(15.04.17)
(5)

üniversitede öğrencilerle iletişim

gmzo
kısa süre önce araştırma görevlisi oldum, güvenlik soruşturmamı beklerken haftada 2 gün hocalarımın yanında derse girdim. şimdi süreç sonlandı ve tam zamanlı olarak üniversitede bulunmaya başlayacağım.heves ve heyecan ile birlikte şu aşamada öğrencilerle iyi iletişim kurduğumu düşünüyorum, tatlı tat
kısa süre önce araştırma görevlisi oldum, güvenlik soruşturmamı beklerken haftada 2 gün hocalarımın yanında derse girdim. şimdi süreç sonlandı ve tam zamanlı olarak üniversitede bulunmaya başlayacağım.

heves ve heyecan ile birlikte şu aşamada öğrencilerle iyi iletişim kurduğumu düşünüyorum, tatlı tatlı geri dönüşler alıyorum. mezun olalı henüz 3 sene bile olmadı, dolayısıyla hallerinden anlıyorum. iyi anlaşmamız biraz da bununla ilgili sanıyorum. bölüm ve okul itibariyle zor ve yorucu bir eğitim alıyorlar, hatta proje atölyelerinde öğrencilerin özgüvenini ciddi derecede sarsan hocalar da var.

öğrencilerle iletişim kurma, bilgiyi aktarma gibi konularda kendimi geliştirmek istiyorum. sanırım "pedagoji" kavramı bu öğrencilerin yaşları itibariyle çok da bir şey ifade etmiyor. konuyla ilgili tavsiye verebilecek, kaynak (makale, kitap, bildiri, vs.) önerebilir misiniz?
0
gmzo
(14.04.17)
Fi dizisini izler misin?

Başrolde olan şahıs da bir hoca ve özgüvenle alakalı şeyler söylüyor.

Yani bu öğretme olayı içinden gelmeli aslında bi insanın, kendini iyi ifade edebiliyorsundur umarım? Daha fazlası için, daha çok bilgi öğren, güncel bilgilere bak, öğrencilere "voov" dedirtecek bilgileri öğren yani. Sana hayran kalsınlar.

Biraz araştırmacı ruh şart
0
MaNOfTheYear
(14.04.17)
olay basit aslında. üni yaşantında nefret ettiğin hoca profilinden olma. öğrenci-öğretmen ilişkisi laçka olmadan da samimi bir şekilde olabilir. ulaşılamaz olma. kapına gelen birine defol git tarzında kelimeler söyleme müsait değilsindir bunu herkes anlar, kapına gelen çocukları şu saatte gel de öyle yolla.

biraz fedekarlık yap. hangi bölümsün bilmem illaha boş bir zamanın vardır, illaha çok iyi olduğun bir konu vardır. bunun için izin almak gerekir mi gerekmez mi akademik hayat nasıldır bilmiyorum ama 2+2=4'ü öğrenciler anlamadıysa, sen de iyi biliyorsan ve anlatmanda bir sakınca yoksa anlat.

öncelikle söyleyeceğim filmde olay her ne kadar lisede gerçekleşse de bence izlesen birkaç bir şey kapabilirsin.

(bkz: imkansız olasılık)

sen olursun olmaz mısın bilmem ama ben böyle yapardım yani.

edit: hem iş hem eğitim hayatında başarılar dilerim.
0
blue eyes white dragon
(14.04.17)
www.edutopia.org

www.readingrockets.org

Bu yazılar daha çok öğretmenler için yazılmış ama sizin için de faydalı olabilir. Örneğin son yazıda "Ask questions requiring short answers." yazıyor.

Bu çok önemli bir şey. Sınıftakiler sizi dinliyorlar mı yoksa uyuyorlar mı ya da dediklerinizi gerçekten anlıyorlar mı yoksa anlıyormuş gibi mi yapıyorlar, bunu anlamak için böyle şeylere ihtiyacınız var.

Öğrencilerin gözünde iyi bir hoca olmak maalesef kitaplardan öğrenilmiyor. 10 üzerinden 1 puanı çok gördüğüm Prof. Dr. hocalar var. Bir akademisyen anlatmaktan korkmamalı. Eşek üstünde ders anlatmamalı. Alanınızı bilmiyorum ama tahtayı etkin bir şekilde kulanmanız gerekli. En basit soruları bile dalga geçmeden, küçümsemeden kimi zaman defalarca açıklamak gerekli. Bunlar bir öğrenci olarak kişisel tavsiyelerim. Öğrenci dostu olursanız size her yerde saygı duyarlar.
0
dissendium
(14.04.17)
'Teaching Tips' diye bir kitap var, ders anlatma, soru hazırlama, iletişim kurma gibi konularda faydalı. Branşa göre değişecektir mutlaka ama illa ki işe yarar.

Onun dışında mümkün olduğunca öğrencilerin isimlerini öğrenin ve onlara isimleriyle hitap edin. Samimi olun ama sizinle laubali olmalarına izin vermeyin. Bilmiyorum demekten çekinmeyin. Alanınızla ilgili yeni konuları takip edin. Kayıtlar, seçmeli dersler, yüksek lisans, yds, ales, yatay geçiş, yan dal, çift ana dal gibi konularda bilgi sahibi olun, yeni kuralları bilin, öğrenciler böyle konularda kime danışacaklarını bilemiyorlar ve çoğu hocanın böyle şeyler için zamanı olmuyor.
0
opucuk baligi
(15.04.17)
Harika tavsiyeler için çok teşekkür ederim herkese!
0
🌸gmzo
(15.04.17)
(4)

herkesin içinde makyaj yapan kadınlar

manuelka
Cafede otobüste iş yerinde amfide herkesin içinde makyaj yapan kadınlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Bir bana mı itici geliyor bunlar?
Cafede otobüste iş yerinde amfide herkesin içinde makyaj yapan kadınlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Bir bana mı itici geliyor bunlar?
0
manuelka
(14.04.17)
Çok tatlı buluyorum. Erkeğim.
0
dissendium
(14.04.17)
Ofiste yapıyorum. Patron haric kimse umrumda olmaz. Diger kadınlara da aynı umursamazligi tavsiye ederim.
0
elorelia
(14.04.17)
Görgü kuralları gereği tuvalette yapılması gerekir.
Ancak hangimiz görgü kurallarına tamamen uyan beyefendiler hanımefendileriz ki? Bu sebeple beni rahatsız etmiyor. Zaman zaman rujumu da tazelerim ortalık yerde, şık bi restoranda vs olmadığım sürece zerre umrumda değil.
0
bir nick var benden iceri
(14.04.17)
Beni de rahatsız etmiyor
0
all girls dream
(14.04.17)
(10)

Ayrılık sezonunda mıyız?

qazaqwsx
Merhaba,Ben dahil çevremde bir sürü kişi duydum şu sıralar ayrılan? Ne oluyor yahu?Duyuruda durumlar nasıl? Sevgilisinden ayrılan, terk edilen parmak kaldırsın.
Merhaba,

Ben dahil çevremde bir sürü kişi duydum şu sıralar ayrılan? Ne oluyor yahu?

Duyuruda durumlar nasıl?

Sevgilisinden ayrılan, terk edilen parmak kaldırsın.
0
qazaqwsx
(14.04.17)
merkür retrosu var eski sevgilisini özleyen şimdikini bırakıyo olabilir.
0
freya
(14.04.17)
Havalar güzelleşince kaslı erkekler cıbıl kızlara, cıbıl kızlar kaslı erkeklere geçiş yapıyor. Eş değişimi gibi.
0
dissendium
(14.04.17)
vay amk ben de diyorum neden istisnasız 5 senedir nisan ayında sevgilimden ayrılıyorum... kahpesin dünya
0
isimsiz uye
(14.04.17)
saplar da sap takılmaya devam ediyor, o yüzden bilemem.
0
rain when i die
(14.04.17)
Merkür den tüm bunlar. Geri çekile çekile bir hal oldu.
0
dragons
(14.04.17)
@freya, @dragons

astrolojiye bugüne kadar prim vermedim hiç umrumda da olamadı ama nerdeyse inanıcam şaka gibi..
0
🌸qazaqwsx
(14.04.17)
Bir oku bakalım Nisan ayı yorumlarını. Çok bel bağlanacak bir şey mi bu astroloji ben de emin değilim ama tutuyor işte
0
dragons
(14.04.17)
11 Nisan 2017 Salı – Terazi Burcunda Dolunay

Bugün saat 09:07 de 21 derece Terazi Burcunda dolunay gerçekleşecek. Dolunay özellikle ilişkilerimize ışık tutacak. Özel ve sosyal ilişkiler, evlilik, ortaklık gibi hukuki zemini olan ilişkiler, anlaşmalar, para ilişkileri, diplomasi ve uluslararası ilişkiler gibi kısaca denge ve uyum içinde ilerlemesi gereken her türlü ilişki ve iletişim konuları yaklaşık iki haftalık süreçte gündemimizi daha fazla meşgul edecek.

Dolunayın açığa çıkarma, sonuçlanma ya da sonlandırma etkisini gerek toplumsal, gerekse bireysel anlamda deneyimleyeceğiz. Tabi bireysel doğum haritamızda gerçekleştiği ev ve temas ettiği gezegenlere göre her birimizde farklı etkilere neden olacak.

Ertelediğimiz, yok saydığımız, üzerinde durmadığımız ya da gizlemeye çalıştığımız konular açığa çıkabilir ve artık sorumluluk almamız, gereğini yapmamız gerekebilir. İlişkilerimizdeki uyumsuzlukların açığa çıkması ayrılıkları getirebilir ya da tam tersi uyumlu ilişkilerde hızlı evlilik kararları gelebilir. Aynı etki sosyal ilişkiler, arkadaşlıklar, ortaklıklar ve iş ilişkileri için de geçerli. Tabi retro gezegenleri de hesaba katarsak alacağımız ani kararların risk içerdiğini unutmayalım. Geçmişte yaptığımız hataları tekrarlayıp farklı sonuçlar beklemek yanlış olacaktır. Kader yanlış zamanda doğru kişiyi, doğru zamanda yanlış kişiyi karşımıza çıkarabilir. Hayli riskli, hayli sürprizli, kafa karıştırıcı bir dolunay dönemi.

Bu dönem zamanla ilgili algımızda problemler yaşayabiliriz. Dünde miyiz, bugünde miyiz karıştırabiliriz. Geçmişte kaldığını düşündüğümüz konular, kişiler önümüze gelebilir ya da geçmişi hatırlatan temalarla karşılaşabiliriz. Karma ve kader kavramları zihnimizi fazlasıyla meşgul edecek. Kadersel olaylarla sınanabilir, hatalarımızla yüzleşebilir, kaybetme korkusu yaşayabiliriz. Diğer taraftan geçmişte yapılan iyicil eylemlerin olumlu hak edişleri gelebilir, gecikmiş adalet gerçekleşebilir ya da kaçırdığımız fırsatlar 2. şanslar olarak karşımıza çıkabilir.

Sağlık açısından ise böbrekler ve bel bölgesi hassaslaşabilir. Böbrek taşları, kum, bel bölgesindeki rahatsızlıklar, bel ağrısı, tutulma gibi sorunlar ayrıca kulak ve gözlerde şikayetler gelişebilir. Özellikle şeker ve tansiyon hastalarının dikkatli olması gereken bir dönem. Şekere bağlı böbrek ya da göz hastalıkları tetiklenebilir, bilinçsiz ve yüksek dozda kullanılan ağrı kesici ve ilaçlar böbrekleri zorlayabilir. Ayrıca güzelleşmek uğruna neleri göze aldığımızı da iyi değerlendirmek gerekiyor. Venüs retro ve Satürn tarafından baskılanıyor. Estetik girişimler için uygun bir dönemde olmadığımıza işaret ediyor.

Genel Olarak;
Ani, beklenmedik, dolayısıyla şaşırtıcı gelişmelerin yaşanacağı, toplumsal hareketliliğin artacağı enerjik bir dolunay dönemi olacak. Sert açıların hakim olması toplumsal gerilimi tırmandırabilir. Liderlerin birbirleri arasında veya ülkelerin üst düzey kurumları arasında yaşanan ancak halka yansıtılmayan gerilimleri gizlemek pek mümkün olmayacak. Şaşırtıcı açıklamalar duyabilir, gizli birtakım bilgilerin açıklanmasıyla paniğe kapılabiliriz. Askeri hareketliliğin artmasını ve çatışmaların şiddetlenmesini bekleyebiliriz.

Para ve maddi kaynaklar konusu fazlasıyla gündeme gelecek, tabi bunlarla beraber para piyasaları, borsalar, bankalar ve kredi kuruluşları da ön plana çıkacak. Krediler, vergiler, sigortalar, primler, fonlar ve faizlerle ilgili önemli değişiklikler yaşanabilir, kredi derecelendirme kuruluşlarının kararları, borçlarla ilgili yapılandırmalar ya da politika değişiklikleri piyasaların çalkalanmasına neden olabilir. Ekonomik alanda uluslararası anlaşmaların ya da iş birliklerinin bozulması ya da ertelenmesi de gündeme gelebilir. Diğer taraftan maddi kaynak yaratmaya ve işsizlikle mücadeleye yönelik kararlı adımlar atılabilir. Kısaca dolunayın önemli konularından biri ekonomik mücadele.

Bu dönem Birleşmiş Milletleri ve insan hakları, çocuk hakları, savaş mağdurları ya da adaletle ilgili örgütleri daha fazla ön planda görebiliriz. Özellikle çocuklar, çocuk ölümleri ve mültecilerle ilgili konularda hassasiyetin artması tabi öncesinde bunu tetikleyecek olayların yaşanması mümkün. Çatışma bölgelerinde kadın, çocuk, sivil ölümleri artabilir, mülteci gemileri batabilir ve çoğu çocuk boğularak ölümler gerçekleşebilir. Gençlerin, çocukların ağırlıklı olduğu yerler örneğin okullar, eğlence mekanları, sinema, tiyatro, alışveriş merkezi, stadyum, eğlence parkı gibi mekanlarda terör, saldırı eylemleri, hava operasyonlarında okulların vurulması gibi olaylarla karşılaşabiliriz. Siyasi kurum ve parlamentolar da risk altında olacak. Plutonun 8. Evden sert etkisi ölüm ve taciz temalarını düşündürüyor.

Uluslararası soruşturmalar ve davalar da gündeme gelebilir. Ancak bunlar daha çok geçmişte başlamış, ertelenmiş ya da geri plana atılmış durumlar olacak gibi görünüyor. Politik nedenlerle, gözden düşürmek, prestij kaybına neden olmak ya da baskı oluşturmak amaçlı olması, liderleri, üst düzey yöneticileri, iş adamlarını ve ünlüleri hedef alması mümkün.

Dolunaylar ölüm ve hastalık temasını daha çok barındırır, Terazi burcu ise sanatçılarla bağlantılıdır. Dolayısıyla sanatçı, sporcu, göz önünde olan ve sevilen kişilerin hastalık ve kayıpları, bununla birlikte kavgalı boşanma haberleri gelebilir. Birtakım bağımlılıkları nedeniyle gözden düşmeleri ya da yasal sorunlarla karşılaşmaları da mümkün.

Dolunay ülkemiz haritasında önemli kontaklar yapıyor. Bildiğimiz, alıştığımız kamu düzeninde, kanunlarda, kamusal alanda önemli değişiklikleri işaret ediyor. Malum konumuz referandum ve Anayasa değişikliğini oylayacağız. Ancak çok fazla gezegen retro ve Güneşle kavuşum halinde olan Uranüs natal Merkür-Satürn kavuşumuna karşıt. Dolayısıyla beklenmedik gelişmeler ve aksaklıklar referandumun önüne geçebilir, hatta referandumun ertelenmesini de gündeme getirebilir.

Referandumdan net ve uygulanabilir bir sonuç çıkmayabilir ya da tamamen beklenmedik sürpriz bir sonuç çıkabilir. Uranüsün erken seçimi gündeme getirmesi de mümkün. Merkürün retro olması ise geçersiz oylar, hatalı pusulalar, oy sayımında hatalar, elektronik sistem arızaları ya da ulaşım problemlerini akla getiriyor. Oyları birkaç kez saymak, ancak yine de emin olamamak, sonucu kabullenmemek ve itiraz etmek gibi etkiler de verebilir. Kısaca gökyüzü kadar akılların da karışık olduğu bir dönemde geleceğimizle ilgili önemli bir karar vermemiz gerekiyor.

Çiğdem ÇİĞDEMTEPE

Şamanın Sözü:
Kendine zaman ayırmak için bütün işlerinin ve sorumluluklarının bitmesini beklersen, bunu hiç başaramayacaksın. Bir iş görüşmen varmış gibi her gün 1 saatini kendine ayır. Bunu büyük bir ciddiyetle yap. Kendine ayırdığın bu 1 saat senin özel zamanın olsun, yapmak isteyip de yapamadıklarını yap, okumak istediğin kitapları oku, meditasyon yap. Yeter ki bu 1 saati kendine ayır. Unutma kendine ayıracağın bu 1 saat senin daha verimli, çevrenle daha uyumlu ve mutlu bir insan olmanı sağlayacaktır.
0
aydogank
(15.04.17)
ek olarak; ben de ayrılık muhabbeti yaşadım, bunu okuyunca şok oldum. :(
0
aydogank
(15.04.17)
2 hafta önce terk edildim
0
FreSh
(15.04.17)
(3)

4658 sayfalık iddianame

apolitikherif
Akıncı üssü iddianamesi.1-Bu kadar sayfayı bir savcı nasıl yazabiliyor?Birden fazla savcı mı yazıyor, öyle olsa bile çok zor bir iş değil mi?2- hakim ve avukatlar bu iddianamenin tamamını okuyor mu?
Akıncı üssü iddianamesi.

1-Bu kadar sayfayı bir savcı nasıl yazabiliyor?
Birden fazla savcı mı yazıyor, öyle olsa bile çok zor bir iş değil mi?

2- hakim ve avukatlar bu iddianamenin tamamını okuyor mu?
0
apolitikherif
(14.04.17)
iddianamenin çoğu emniyet raporu, masak raporu falandır.
0
eleutheiros
(14.04.17)
1- evet çok zor iş. Ama yardımcıları var.

2- okumak zorunda. Aksi taktirde savunma yapamaz. İddianamenin çoğu kopyala yapıştır. Zira çoğu aynı suç ile yargılanıyor
0
mr2alp
(14.04.17)
O işlere raportörler bakıyor bildiğim kadarıyla. Ergenekon Davasında bunun kat be kat fazlası vardı. Zor bir iş ama plan yapılarak yazıldığında zor değil.

Tamamını okumayı geç, bazı kısımlar mahkemede sesli okunuyor.

Edit: Hatta merak edip buldum iddianameyi. Bence çok heyecanlı bunları ortaya koymak.
0
dissendium
(14.04.17)
(8)

işi gücü bırakıp aşçı olasım var

hononu
nasıl fikir? yurtdışına çıkmak istiyorum. ama yaptığım iş yurtdışında öncelikli aradıkları bir meslek alanında değil . Aşçılık eğitimi alıp yurtdışında şansımı denemeyi düşünüyorum. yemek yapmayı zaten seviyorum. çok mu utopik bir hayal?
nasıl fikir? yurtdışına çıkmak istiyorum. ama yaptığım iş yurtdışında öncelikli aradıkları bir meslek alanında değil . Aşçılık eğitimi alıp yurtdışında şansımı denemeyi düşünüyorum. yemek yapmayı zaten seviyorum. çok mu utopik bir hayal?
0
hononu
(13.04.17)
Neden olsun ki? Aşçılık yurt dışında çok prestijli bir meslek. Kendi önünde bir tek sen varsın şu an.
0
begin again
(13.04.17)
yoo gayet olabilecek bir fikir imkanın arzun isteğin varsa dene şansını
0
basond
(13.04.17)
chief kurslarına git. iyi yabancı dilin varsa yaparsın.
0
cekilmis gayfe
(13.04.17)
Hayal değil ama gereksiz bence. Bir otelde yazın ortasında günde 12 saat çalışınca işin zevki gider. Hemen şef olma şansın zaten yok. Ne kadar eğitim alırsan al, bu tecrübeyle olacak bir şey. Bu da en azından bir on yıl çalışmak demek. Bunu göze alarak böyle bir yola gir.
0
dissendium
(13.04.17)
@diasendium olm mühendislik çok mu matah bir meslek kırmasana milletin şevkini.
Olmayacak birşey değil.
0
hayde bre
(13.04.17)
@haybe bre, ne alaka olm mühendislikle? Kimsenin şevkini kırdığım yok. Nereden çıkarıyorsunuz böyle şeyleri? Aşçılık da psikoloji gibi son yıllarda popüler olmuş bir meslek. Çalışma koşullarını bilip görmeden ciddi hayaller kurmak gerçekçi değil.
0
dissendium
(13.04.17)
aşçılık çok yorucu bir kariyer. yani ben de yemek yapmayı severim, kafamda tatları tatmadan hissedebilirim vs. ama aşçı olamam. çok fazla çalışma, kendini adama gerektiriyor.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(13.04.17)
üzgünüm ama öyle kolay değil. yakın arkadaşım ünv bitirdikten sonra amerikaya gitti 2 yıl eğitim 1 yıl da staj yaptı aşçılık üzerine. ama ne amerikada ne avrupa ds iş bulamado. daha doğrusu şöyle iş bulsa da vize sorunu yaşadı. restoranlar oteller biz vizeyle uğraşmayız bir şekşl evlen fln çalışma oturma vizen olsun iş verelim dediler.
0
oscar
(13.04.17)
(11)

Bu kız çok güzel değil mi?

birkibirkibirkibirkiuc
Yoksa ben mi abartiyorum?https://www.instagram.com/charlottesmckee/
Yoksa ben mi abartiyorum?

www.instagram.com
0
birkibirkibirkibirkiuc
(13.04.17)
NSFW

güzel.
0
elorelia
(13.04.17)
Uuu beybi bi hareketlenme oldu bende.

Güzel.
0
dissendium
(13.04.17)
Bayağı iyi.
0
arnold schwarzeneger
(13.04.17)
Vücudu oki tabii ama yüzünün alt sivri üst geniş bi enteresan, konuşsa kesin çemçük ağızlı.
0
kedimbitmis
(13.04.17)
Yiğidi öldür hakkini yeme.
0
cabiday
(13.04.17)
Abartmıyorsun.
0
mutekebbir
(13.04.17)
içlendim.
0
filteria
(13.04.17)
Güzel bence de
0
mutlusismankedi2015
(13.04.17)
295bin kişi güzel olduğunu düşünmüş zaten niye gelip burayada soruyon ki.

soruyada cevaben baya güzel ama küçük sanki daha 20 max falan sanırsam
0
selam
(13.04.17)
@selam para verdiler bana cunku. duyuru diye bi site varmış biz giremiyoruz, sen git reklamını yap dediler.
0
🌸birkibirkibirkibirkiuc
(13.04.17)
abartiyorsun dostum
0
tufi
(13.04.17)
(6)

Bir mühendislik problemi

appdata
Arkadaşlar selam...Öncelikle sorunum şudur;Şimdi bizim bir portakal, limon, mandalina vs. turunçgil kesme makinemiz var... portakalları ikiye kesmeye ve biraz ezmeye yarıyor...ancak bazen yumuşak portakallar (veya limon, mandalina vs.) geliyor ve yumuşak olduğu için ikiye kesilip gitmiyor, ortadaki
Arkadaşlar selam...

Öncelikle sorunum şudur;
Şimdi bizim bir portakal, limon, mandalina vs. turunçgil kesme makinemiz var... portakalları ikiye kesmeye ve biraz ezmeye yarıyor...
ancak bazen yumuşak portakallar (veya limon, mandalina vs.) geliyor ve yumuşak olduğu için ikiye kesilip gitmiyor, ortadaki bıçağın üstüne yapışıyor... orda bir duvar, engel oluşturuyor ve arkasından dökülen portakallar da ona takılıyor ve makine taşıp patlıyor...

daha iyi anlamanız için video linkini de atayim, sorun tam olarak şudur;

youtu.be

gördüğünüz gibi bıçağın üstünde yumuşak bir kaç limon sıkışmış, ve eğer arkasından limonları göndermeye devam etsek makine taşacak, kapakları patlayıp etrafa saçılacak...

makinenin kesit çizimi de şu şekilde;

i.hizliresim.com

kırmızı halka ile işaretlediğim yerde oluyor bu sıkışma...

sizce bu problemi nasıl çözebilirim... var mı bir fikriniz...
benim bir fikrim var aslında ama kafanızı karıştırmamak için şimdi söylemeyim..

teşekkürler şimdiden...
0
appdata
(12.04.17)
anladığım kadarıyla 2 nolu silindirler yalnızca limonları vs. aşağı itmek için kullanılıyor. bıçak dediğimiz şey 3 nolu bölge.

eğer bıçakla temas etmeyecek şekilde silindirlerin üstüne helix bir katman, vidalarda olduğu gibi, yerleştirirseniz bu limonu aşağı iterken aynı zamanda helix yüzeyler de silindir ekseni boyunca itecektir. böylece orada kalan şeyleri silindirin bittiği yerden toplayabilirsiniz. belki o topladıklarınızı da sonradan tekrar kesime gönderebilirsiniz.

sözel olarak tam oldu mu bilmiyorum ama umarım birileri çizerek anlatabilir.
0
ron dennis
(12.04.17)
sadece fikirlerimi belirtiyorum, kesin çözüm olmayabilir.
1- tamburları birbirine yaklaştırarak.
2- tamburların sürtünme katsayısını arttıracak şekilde tırnaklarını revize ederek.
3- tamburların üzerine 5-10mm kalınlığında tek şerit çekebilirsiniz, bir tam tur sonunda kalan kabukları aşağı alacaktır. bıçağa çarpmayacak şekilde bu yapılabilir.
4-aralıklarla tambura titreşim verilebilir.
0
tukenmez adam
(12.04.17)
Sıkışmanın olduğu durumda silindirlerden biri ters yönde dönmeye başlayamaz mı? Silindirler sadece tek yönde mi dönebiliyor? Silindirlerden biri kısa bir süre ters yönde dönerse arada sıkışan meyveler oradan kurtulabilir. Ya da silindirlerin devir sayıları geçici bir süre için artırılabilir. Sıkışma ortadan kalkınca devir sayısı normale döner.
0
dissendium
(12.04.17)
@ron dennis
@tukenmez adam
çok teşekkür ederim.. ikinizin de yöntemini ciddi şekilde araştıracağım... açıkcası tırnak koymak fikri benim de aklıma ilk gelen çözüm yöntemlerinden birisi oldu.. ama helix koymak veya tek tırnak koymak aklıma gelmemişti... ben tamburun etrafını komple tırnaklarla döşemeyi düşünmüştüm, ama her tarafı tırnaklarla döşeyince, tambur da hızlı döndüğü için düz bir yüzeyden farkı olmaz diye vazgeçiyordum... tek tırnak koymak veya helix döşemek çok güzel bir fikir...

@dissendium

çok teşekkür ederim, ama dediğiniz sistem otomasyona giriyor sanırım. bu çok basit bir makine, böylesine basit bir makinecik için o kadar masraf etmeyi yönetime kabul ettiremem... oraya sıkışmayı algılayacak sensör konulacak, ters yönde döndüren motor, kondüktör sistemi, plc falan alınacak. daha basit mühendislik, mekanik çözümler varken altı üstü sıkışan 2 portakal sorunu için otomasyon yapmak biraz mantıksız gibi...
ancak çok teşekkür ederim.
0
🌸appdata
(12.04.17)
bir de şunu sorsam,
şöyle bir yöntem yapsak olur mu sizce?

Bir motora bağlasak, veya kompresörden gelen basınçlı havayı kullanan 2 tane piston koysak, bu motor veya pistonlar iki tane plakayı tepeden bıçağın sağ ve sol tarafına iki tane plaka indirip kaldırsa ve o bölgedeki sıkışan meyveyi aşağı ittirse...
sizce böyle bir şey olabilir mi?
0
🌸appdata
(13.04.17)
tırnak fikri ilk aklıma gelen çözümdü ama bence işe yaramaz. hızla dönen tırnak yumuşak portakal üstünde ilk çiziği attıktan sonra artık tutunma kabiliyetini gene kaybedecek.

portakalların tambur arasına düşüş yüksekliği ve şekli nedir bilmiyorum ama aklıma gelen çözümlerden biri. meyveyi yukarıdan tam tamburun arasına ve belli bir hızda düşmesini sağlamak. rastgele dökmemek. böylece hızla dönen tamburun meyveyi yakalaması kolaylaşır.

bir çözüm de bu sorunlu yumuşak meyveleri makineye girmeden ayıklamak olabilir. optik veya mekanik olarak belki bu ayıklama yapılabilir.

yukarıda yazılan helik fikri de gayet mantıklı. o dönüş hızı ile itebileceği malzemeyi iter. itemediği heliks üzerinde kaya kaya artık madde deposu türü başka bir kanala itelenir.
0
orpheus
(13.04.17)
(9)

masturbasyon (18+)

utangac1isi
Her gün yapmak sağlıksız bir profile mi işaret eder? (Yaş 30+)Evliyken yapmak neyle açıklanabilir?Masturbasyonu bırakmak libidoyu yükseltir mi?Masturbasyon nasıl bırakılır?
Her gün yapmak sağlıksız bir profile mi işaret eder? (Yaş 30+)
Evliyken yapmak neyle açıklanabilir?
Masturbasyonu bırakmak libidoyu yükseltir mi?
Masturbasyon nasıl bırakılır?
0
utangac1isi
(12.04.17)
1- cesitli teoriler var. yuzde 80 hergun yapmak zararlidir. yani sonucta nadir vakalar haric hergun sikissin diye yapilmamis bu alet cok kurcalamamak lazim. ikinci teori ise wolf of wall streetdeki karakterin dedigi gibi stresli bir isteysen gunde 2 kez yapsan da birsey olmuyor.
2-
3- yukseltiyor. 3. gun, 9.gun ve bir de 11. gunler zor geliyor. dayanabilirsen 18.gunde falan artik takimlar agrimaya basliyor. gerisi icin agrilarin azalip normale donmesini bekliyorum
4- irade gucu, yalniz kalmamak. bir de destekleyen bir arkadas grubunuza kendinize bunu yapmayacaginiza dair soz verdiginizi soyleyin. onlarla birlikte birakin.
0
charlotte blanc
(12.04.17)
Ben uzun yıllar önce bıraktım. Ne zevk veren bir şey, ne de gerçek bir şey. Tamamen saçmalık.
0
MaNOfTheYear
(12.04.17)
30+ bir insan her gün masturbasyon yapiyorsa, orada daha ciddi bir sorun vardir. evliyken de olur, birlikte de yapilabilir partnerle, karsilikli yapilabilir. bekar olmakla evli olmakla alakasi yok. kendine bir mesgale bularak, ellerini görünür yerde tutmaya devam ederek masturbasyon birakilabilir.
0
thewizardofearthsea
(12.04.17)
Normal değil.
Kız arkadaşınla karınla ya da neyse konuşmalısınız bence
0
benaslindayohum
(12.04.17)
1. Bilinç altına bağlı. 30 yaşında pek ala ergenlikteki gibi birçok şeyden tahrik olabilirsin.

2. Evliyken de yapılabilir. Seks yeterli gelmiyorsa birey kendini tatmin etmek için bir şeyler yapmak zorunda.

3. Hiç bırakmadım ama biraz ara verdiğim zaman daha enerjik oluyorum.

4. Bırakılmaz. Sadece azaltılabilir. İdeal periyotu belirlemek senin elinde. Vücutta sürekli sperm üretildiği için onlar bir şekilde atılmak zorunda. Ben en fazla 11-12 gün yapmadım ve sonunda kendiliğinden dışarı çıktı. Bu kimilerinde daha uzun ya da kısa olabilir. Kendini kıvrandırmak yerine 5-6 günde bir yapılabilir.
0
dissendium
(12.04.17)
bir zararı olacağını düşünmüyorum
0
gazozailacatmauzmani
(12.04.17)
Elindekini yavaşça yerine bırakarak başlayabilirsin "bırakma sürecine".
Libidoyu yükseltir.
Sağlıksız olsan her gün yapamazdın zaten at gibisin bildiğin. 30+ hergün osbir valla helal. Ama saç döker azalt.
0
tekila shot bardağı
(12.04.17)
bana da sağlıksız geliyor. bir arkadaşım da öyle takılıyordu.

evliyken, evli olmadığım için bilemeyeceğim ama, tuhaf geliyor. şöyle bir şey olabilir:

(git:www.google.com.tr )

sanırım libido yükselir masturbasyon bırakılınca.

sosyal yaşamın capcanlı olması ve bir sevgili.

bir iki gün yapmayınca, bad bundy gibi, alt tarafın çıplak uyanmak var. gün içerisinde, özellikle çiş yaparken akıp gelmesi var. öyle de şeyler var işte.
0
runfor
(12.04.17)
Hem fizyolojik hem de psikolojik olarak zararlı bir şey.

Evliyken yapman makul görülebiliri ama bu kadar sık olması hem seni hem partnerini hem de cinsel yaşamınızı olumsuz etkiler.

Son iki sorun için de tedavi olman gerekir.
0
fragile lady
(12.04.17)
(5)

tv karşısında abur cubur yemek/yememek. işte mesele bu.

yons
bir maç veya film izlerken (2 saat civarı) abur cubur yemeden bünye rahat durmuyor. irade kıt biraz.var mı buna bir çözüm?
bir maç veya film izlerken (2 saat civarı) abur cubur yemeden bünye rahat durmuyor. irade kıt biraz.

var mı buna bir çözüm?
0
yons
(12.04.17)
yediklerini değiştirebilirsin
havuç salatalık şeklinde değiştirebilirsin.
yada meyve şeklinde
0
basond
(12.04.17)
Kuruyemis gom
0
baldur2
(12.04.17)
çiğ fındık, badem, kaju vs. yardır ilave şekersiz çay
0
orijinal nick bulamadim
(12.04.17)
öncesinde mideyi suyla, kalorisiz şeylerle doldur. salatalık, marul vs. maç zamanı abur cubur olsa da yanında, yiyemezsin.
0
stewie
(12.04.17)
Temizliği düşün. Ben fıstık yersem ellerim yağlanır, kumanda kirlenir diye fıstık yemiyorum mesela.
0
dissendium
(12.04.17)
(3)

İngilizce/would kullanımı

10032007
Hello,"She'd play the piano, I'd turn the pages." Cümlesinde niye would kullanılmış? Gerçi o would di mi had değil? Önceki cümle de "We used to volunteer at the senior center every Wednesday." Thank you.
Hello,

"She'd play the piano, I'd turn the pages." Cümlesinde niye would kullanılmış? Gerçi o would di mi had değil? Önceki cümle de "We used to volunteer at the senior center every Wednesday."

Thank you.
0
10032007
(12.04.17)
O piyano çalardı, ben sayfaları çevirirdim.

Used to gibi kullanılmış.
0
dissendium
(12.04.17)
Geçmişte tekrar eden şeyler için would kullanılabilir. Aşağıdaki linkte örneklerle açıklanmış:
learnenglish.britishcouncil.org
0
voyager 1
(12.04.17)
dissendium +1
"would", tıpkı "used to" kalıbı gibi, geçmişte belli bir dönem yaptığımız eylemleri anlatırken de kullanılıyor. "yapardı", "ederdi" gibi.

zaten "had" olamaz. çünkü v3 olması gerekirdi en basitinden.
0
m e b
(12.04.17)
(16)

Game of Thrones'da oynayan Sansa Stark (Sophie Turner) sizce güzel mi?

portakal
soru başlıkta.
soru başlıkta.
0
portakal
(11.04.17)
ortalama bir red head bence her türlü güzel oluyor. farklı olduğu için.
0
gliderpilot
(11.04.17)
Çok güzel ama geri zekalı.
0
dissendium
(11.04.17)
8 eder bence en azından. Şu filmde diziye göre daha hoş bence.
m.imdb.com
0
begin again
(11.04.17)
değil.
0
cihann
(11.04.17)
Got hiç izlemedim. Geçen x-men apocalypse'te gördüm. Güzel ama çok da çekici değil.
0
nothing in my way
(11.04.17)
Hocam teklif mi etti :) kaçırma derim, çok güzel kız.
0
web kamerasiyla yayin yapan tv
(11.04.17)
abi çok kötü bence ya. gözler falan soğuk bakıyor.
0
mesudiyeli mesut
(11.04.17)
Ben beğenmiyorum. Benim favorim Emilia Clarke <3
0
pastörizesüt
(11.04.17)
Çok hoş bence
0
mutlusismankedi2015
(11.04.17)
bakislar cok donuk. guzelliginin onune geciyo.
0
pgup
(11.04.17)
pehlivan gibi
0
nickimin hakkini veremedim
(11.04.17)
Güzel ile çok güzel arası bence. Dizideki en güzel olduğunu düşünmğyorum, gıdığı var biraz. Hafiften boynu kalınca
www1.pictures.stylebistro.com
i2.wp.com
Bir de gözleri ve burnu yüzü ile doğru orantılı değil ama çok çok minik sapmalar; ihmal de edebiliriz ve vücut süper! O yüzden 8-9 derim rahat. Favorim Missandei.
0
aychovsky
(11.04.17)
değil, kendisi doğu alman gülle atıcısı terk.
0
ben demistim zaten
(11.04.17)
Bence çok hoş bir kadın. Golden Globe ödüllerinde muhteşem olmuştu
0
fragile lady
(11.04.17)
Ben de pek beğenmiyorum.
0
chitosan
(12.04.17)
Standart. 10/6
0
bahtiyar
(12.04.17)
(5)

Dalga Teorisi Sorusu

mungojerry
son kısımda işlem yanlışlığı var mı? işlemi anlatır mısınız?http://i.hizliresim.com/X0lDY0.jpg
son kısımda işlem yanlışlığı var mı? işlemi anlatır mısınız?

i.hizliresim.com
0
mungojerry
(11.04.17)
formülleri unutmuşum, notlarım da yok artık. belki internetten bakarsam hatırlayabilirim. tam olarak hangi kısım? r.dv/dr=c1 mi?
0
icim urperiyor
(11.04.17)
ondan sonra eşitliği ortadan kaldırıp dv/dr*c1/r yapılmış, nasıl oluyor onu anlamadım.
0
🌸mungojerry
(11.04.17)
Fonksiyon 0'a eşitmiş. 1/r ifadesi sabit olduğundan fonksiyonun 0'a eşit olabilmesi için (d/dr).(r.dv/dr) ifadesi 0'a eşit olmalı. Her iki tarafın integralini alırsan 0'ın integrali c1 olur. Bunu ilk fonksiyonda yerine yazarsan dediğin ifade geliyor. O paydadaki r ifadesi ilk fonksiyondaki sabit ifade. Çarpılınca paydaya geçmiş. Bu durumda her iki tarafın tekrar integralini alırsan sağ taraftaki 0, bu sefer c2 olur. O c1.lnr ifadesi ancak integralden gelebilir. Sadece c2 karşı tarafa atılınca eksi olabilir diye düşünüyorum. Konuyu bilmiyorum. Tamamen matematiksel olarak değerlendirdim. Tamamen sallamış da olabilirim.
0
dissendium
(11.04.17)
doğru doğru @dissendium yukarıdaki fonksiyonu unutmuşum ben, eşitliği nasıl yok etmiş onu düşünyordum.
0
🌸mungojerry
(11.04.17)
Eşitliği nerede yok etmiş? Ben göremedim sanırım.
0
dissendium
(11.04.17)
(7)

Leon

nucleon
az önce bu filmi açtım, yıllar sonra yeniden izliyorum. çok iyi değil mi ya bu film?oyunculuk, sahne geçişleri, senaryo...Gary Oldman mesela çok görünmüyor ama, acayip bi performansı var bu filmdebaşka böyle oyunculuğun coştuğu film ne vardı ki?
az önce bu filmi açtım, yıllar sonra yeniden izliyorum.

çok iyi değil mi ya bu film?

oyunculuk, sahne geçişleri, senaryo...

Gary Oldman mesela çok görünmüyor ama, acayip bi performansı var bu filmde

başka böyle oyunculuğun coştuğu film ne vardı ki?
0
nucleon
(10.04.17)
New York'un sakin halini ekrana yansıttığı için biraz seviyorum. New York'ta genelde pek iyi şeyler olmaz. Ya uzaylılar saldırır, ya biri şehri ele geçirmeye çalışır... Bu filmde böyle bir saçmalık yok. O açıdan iyi. Kötü sonla biten bir film olduğu için de eh işte diyorum.
0
dissendium
(10.04.17)
leon gerçekten efsanevi bir film, türkiye'deki eşkıya gibi...

-spoiler-

film kötü sonla bitmiyor. kötü son dediğiniz nedir ki?

-spoiler-
0
luchetti
(10.04.17)
Gary oldmandan bahsediyorsak air force one
0
delicevat
(10.04.17)
lars and the real girl - ryan gosling'in bence zirve yaptığı film.

birdman - michael keaton. eleştirmenle tartıştığı sahnede insanın kendisiyle oynayası geliyor.

glengarry glen ross vs.
0
mattiadestro
(11.04.17)
zamanında şöyle bir duyuru açmıştım ve hala aynısını düşünüyorum:
eksiduyu.ru


ayrıca bu gary oldman sevdası nereden geliyor, onu da anlamıyorum. nerede coşuyor tam olarak acaba? aynısını harry potter'da da yaptılar: "yav bu sirius black (gary oldman) mükemmel performans gösterdi."
oysa orada da hiç de öyle aman aman bir rolü yoktu.
0
m e b
(11.04.17)
@ m e b;

filmde bi retro hava var, atmosfer çok hoş, oyunculuk gerçekçi geliyor bana.

sen bayağı gömmüşsün filmi ama o kadar değil yahu.

gary oldman mesela ilk geliyor hap atıyor bi tane, tavana bakarak bi kendinden geçiyor gibi oluyor ya, sonra bir de, matildanın babası ile ilk diyaloğunda müziğini kesip adama dönüp, bakıp ilerliyor. çok iyi oyunculuk bana göre bunlar.

ha bu konuda otorite değiliz yani, izleyici olarak böyle
0
🌸nucleon
(11.04.17)
tabii ki de çok iyi bir film.örnek olaraksa the godfather'i verebiliriz sanırım.
0
mungojerry
(11.04.17)
(5)

Büyük Patlama

babaganus
Büyük patlamanın yaklaşık 13 milyar yıl önce olduğu neye dayanarak söyleniyor. Her kaynak çok uzun bir şekilde anlatmış, 2-3 cümlede özet geçebilecek var mı?
Büyük patlamanın yaklaşık 13 milyar yıl önce olduğu neye dayanarak söyleniyor. Her kaynak çok uzun bir şekilde anlatmış, 2-3 cümlede özet geçebilecek var mı?
0
babaganus
(10.04.17)
evrenin çapını ve genişleme hızını baz alıyorlar.
0
isimsiz uye
(10.04.17)
temel olarak en eski yıldızın yaşı hesaplanarak bu 13.5 milyar yıla ulaşılıyor, yani evren en eski yıldızdan daha yeni olamaz diyoruz...
0
luchetti
(10.04.17)
tr.wikipedia.org

Bu da hesaplamalar için bir dayanak oluşturuyor. Büyük Patlama'nın başlangıcından gelen ışıma, aynı zamana geçmişten gelen ışıma oluyor.
0
dissendium
(10.04.17)
uranyum'un yarılanma ömrüne bakarak şu tarihten daha fazla olmalı diye yazıyordu bir kitapta ama bu tabi doğrudan kanıtı değil de sadece bu tarihi destekleyen bir delil.
0
gkct
(10.04.17)
Dünya'nın yaşını hesaplamada yeryüzündeki göktaşı parçalarındaki zincon kristallerinin barındırdığı uranyum maddesi ölçülerek 4.5 milyar yıl olduğu bulundu fakat büyük patlama her ne kadar 13 küsür milyar yıl önce dense de bu hala teoridir çünkü kesin olarak bulunması mümkün değil, kara deliklerin, evrendeki çöken ve oluşan yıldızların, son hızla genişleyen evrende radyoaktif ısının hesaplanmasıyla bulabilecek bir şey. Bu da şu anki imkanlarla imkansız görünüyor.
0
Hendrix'e tapan adam
(10.04.17)
(3)

ingilizce çalışırken şunlara bakayım mı?

ahm1
seviyem pre-intermediate ya da intermediate. tam bilemiyorum (iü'nün testinde intermediate çıktım ama pek güvenmiyorum).arada ingilizce haber okusam da (biraz zorlanarak okuyorum tabii, siteden siteye, haberden habere değişiyor) ingilizcem iyi değil. ingilizce de çalışmıyorum uzun bir süredir ama ar
seviyem pre-intermediate ya da intermediate. tam bilemiyorum (iü'nün testinde intermediate çıktım ama pek güvenmiyorum).

arada ingilizce haber okusam da (biraz zorlanarak okuyorum tabii, siteden siteye, haberden habere değişiyor) ingilizcem iyi değil. ingilizce de çalışmıyorum uzun bir süredir ama artık bir çeki düzen vermem, iyice öğrenmem lazım.

fakat şöyle bir sorun var: konu başlıkları mesela şöyle "reflexive pronouns", "relative pronouns", "interrogative determiners". e ben bunları türkçe olarak da %100 bilmiyorum. hatta bazılarını cümle içinde göster desen gösteremem. lisedeyken de bu konuları hiç sevmiyordum.

her ne kadar içlerinde tabii ki bildiğim konular olsa da sıfırdan başladım ingilizce çalışmaya. peki, ben bu "relative pronouns"un vs.'nin türkçelerini iyice öğreneyim de sonra mı bu konuların ingilizcelerine bakayım sizce?

çalıştığım site şu: learnenglish.britishcouncil.org
0
ahm1
(09.04.17)
Ben bu şekilde konu okuya okuya İngilizce çalışmayı doğru bulmuyorum. Örnek cümleler üzerinden İngilizcenizi geliştirmeniz daha pratik bir yol. Örneğin yanlışlıkla parmağını kesen biri "I have cut myself." der. Buradaki myself, reflexive pronoun. Direkt şu cümleyi aklınızda tutsanız ya da benzer cümleler okusanız konular hemen aklınızda kalır. O sitede tüm yapıları da görseniz gerçek hayatta o yapıları kullanamadıktan sonra pek verimli olmaz öğrendikleriniz.
0
dissendium
(09.04.17)
hangi yöntem daha iyi bilmiyorum. senin dediğin yöntem üzerine yazılan bir kaynak var mı? bakmak lazım. kendi kendime çalışamam sonuçta.
0
🌸ahm1
(09.04.17)
Benim dediğim yöntem araştırmaya dayalı. Görüp okuduğun her yapıyı merak edip anlamaya çalışmakla ilgili. İlk başta zor gelebilir ama kendi sistemini geliştirirsen kısa sürede bu tip gramer yapılarını anlayabilirsin. Bu benim çalışma tarzım tabii. Mutlaka başka çalışma tarzları da var.
0
dissendium
(09.04.17)
(21)

sevgili bulmak zor mu? (erkekler icin)

anonymice
şimdi bakın, zaten kendinize göre bir sevgili bulmayı gectim, normal sevgili bile bulmak asırı zor bir olay degil mi sizce?yazacak cok seyim var bu konuda ama yeterli enerjim yok. Şu argumanı sunmak istiyorum.Standart altı kadınlara bile çok fazla talep geliyor. ohoo sen asırı ortalama ustu olacaksı
şimdi bakın, zaten kendinize göre bir sevgili bulmayı gectim, normal sevgili bile bulmak asırı zor bir olay degil mi sizce?


yazacak cok seyim var bu konuda ama yeterli enerjim yok. Şu argumanı sunmak istiyorum.

Standart altı kadınlara bile çok fazla talep geliyor. ohoo sen asırı ortalama ustu olacaksında bu sürüden ayrılacaksında sevgili olacaksın.

Internetle haşır neşir olan hanımlar bilir, her yerden erkek fışkırıyor, otomatik siir yazan herkese mi dersin, türlü türlü abazan var.

Bak simdi dusundum kadınlar icinde zor ama en iyisinin kokuna kibrit suyu o konuya girmeyecegim.


soyumuz böyle böyle tükenecek . mi?
0
anonymice
(09.04.17)
Sevgili bulmak kadınlar için de zor, o fışkıran erkeklerin %99'u çöp, seks peşinde, tek gecelik ilişkiler peşinde insanlar. Normal sevgili bulmak bile zorken kendine göre bi sevgili bulmak cidden çok zor. Bazen buluyorsun tam hop aldatıyor, hop ben ilişkiye hazır değilim diyor veya ay ben bu kadar ciddiyete gelemiyorum diyor çekip gidiyor. Zorluk her iki taraf için de özetle.
0
ave maria
(09.04.17)
+1 vegas

Sevgili bulmak kadınlar için de zor diyen qıslar eqlesin diyecek kadar umutsuz bir durum. Tabi erkeğin karakteriyle alakalı çoğunlukla.
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(09.04.17)
Sosyal bir insan isen, çevren de varsa, iyi de konuşabiliyorsan sevgili bulmak gayet basit.
0
MaNOfTheYear
(09.04.17)
Bence çok zor değil. Şu anda yeterli param olsun, aşık olduğum kız haricinde gayet rahat sevgili yapabilirim. Para olsa herkes yapar diyeceksin ama öyle değil. Gerçekten benim şu sıralar tek eksiğim para ve zaman. Fakir biri kesinlikle değilim. Üniversite eğitimine çok para harcıyorum. Sadece istediğim ekonomik seviyede değilim. O seviyeye gelmem için iş hayatına başlamam lazım. Üniversitede liseliler gibi takılmamak için bilerek sevgili yapmıyorum. Yoksa ilişkilerde pek sorunum yok.
0
dissendium
(09.04.17)
tartışılmaz bir şekilde ortalama altı bir tipin varsa, ağzın çok iyi laf yapmıyorsa zor. ama yine de imkansız değil. ortalama bir tip ve ortalama laf yapma ile basit bence. neticede kadın erkek sayısı bir denge halinde?
0
pilavmaker
(09.04.17)
dediğiniz gibi olan erkeklerden sevgili olmadığından (otomatik şiir yazan, garip garip mesajları atıp ısrar eden tipleri kastediyorum) sevgili bulmak kadınlar için de zor.
0
sopiro
(09.04.17)
Onemli olan sevgili bulmak degil zaten, buldugunla mutlu olmak. Kadinlar icin kolay diyorsan sen de fiskir bi yerden, mutlaka birini dusurursun bu sekilde mutlu olacaksan. Ha ben hic caba harcamadan ortalama ustu kizlar istiyorum diyorsan da acikta kalan yerlerini ort derim, oylesi niye sana baksin. :)
0
piremses
(09.04.17)
sevgili bulmak zor değil, âşık olabileceğin birini bulmak zor.
"müthiş bir insanım, dengimi bulamıyorum" değil demek istediğim.
bu kişi karşına çıkacak, hisler karşılıklı olacak, sonra her şey olması gerektiği gibi gidecek de bir araya geleceksiniz..
bak daha yazarken yoruldum.
0
filteria
(09.04.17)
Beyaz yaka çalışan, etrafımdaki arkadaşlara baktığım kadarıyla.Belli bir pozisyona sahip erkek kişilerin sevgilisiz/eşsiz olma durumu sıfıra yakından aynı durumda yalnız olan çok kadın tanıdığım var.
0
turkuaz
(09.04.17)
sevgili bulmak inan baya kolay. düzgün sevgili bulmak zor olan.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(09.04.17)
Piremses,filteria +1

Önemli olan uyum. Bence zor değil ama mutlu olunabilecek kadın gibi kadın bulmak zor be bro. Herkesin ilişki türünü bilmem ayrıca umrumda değil ama samimiyet benim için gerekli.
0
hayde bre
(09.04.17)
piçlik katsayısı x tip

bende ikisi de yok. hayatım boyunca yalnız kalacakmış gibi hissediyorum
0
isimsiz uye
(09.04.17)
Öncelikle erkeğim
Hiçbir şey yapmasam bile sadece fiziğimden (1.95) ötürü tanışmak için her yerden fışkıran kadınlar oldu, oluyor. Fakat yukarıdaki bayanların (kadın değil) yazdığı üzre önemli olan uyum.
0
gkct
(09.04.17)
Kadınların işi daha zor ama sen bilirsin. 2 kişinin cok iyi anlaşması dışında insanın dengini bulabilmesi cok zor. Bu kapsamda a isimli kadına ilgi duyan erkek cok olduğu gibi, b isimli erkeğe de ilgi duyan çokça kadin olabiliyor.ama denklik olmayınca hepsi fos.

Dünya nüfusunu da dikkate alırsak kadınların işi cok daha zor sanırım :(
0
cabiday
(09.04.17)
birisini bulmak zor değil. istedigin gibisini bulmak zor.
0
thewizardofearthsea
(09.04.17)
"Standart altı kadınlara bile çok fazla talep geliyor."

asfgsfg bu çok saçma olmuş gerçekten. Herhangi bir sevgili bulmayı geç, tırışkadan sevgili bulmak bile çok zor. Sırf tipi düzgün diye "istesem hemen bulurum" diyenlere bakma. Tipsiz olsalardı napacaklardı acaba?

Birileri elbette doğal seleksiyona uğrayacaktı sonuçta.
0
mandalina kokusu
(09.04.17)
Arayınca bulmak zor evet
0
gazozailacatmauzmani
(09.04.17)
zor dostum zor... senin olsun dediğin sana yanaşmıyor. senin ilgi duymadığın da sana ilgi duyuyor. garip bir iş.
0
braveheart xakah
(09.04.17)
Eğer illa olsun diyorsan illa bulursun .İstediğin gibi birini bulmak zor ..
0
sorunvar
(09.04.17)
doğrusunu bulmak zor.

www.youtube.com
0
Apocalypse
(10.04.17)
kadınlar için yatacak adam bulmak kolay, doğru düzgün erkek arkadaş bulmak çok zor.
0
cezzar dede
(15.04.17)
(4)

Merkezi sistem iyi mi kötü mü

tavish11
Bir daire almaya karar verdik. 290 bin tl. 2+1. 90-100 m2 civarı.Daireyi gezdik içerisi sıcaktı. Borular da daire içinden yukarı doğru geçtiği için iyi ısınıyor.Apartmanın girişindeki panoya baktım. Mart 2017 ısınma gideri daire başı 182 lira olmuş. Tüm apartman 1988 tlSizce bu daire alınır mı
Bir daire almaya karar verdik. 290 bin tl. 2+1. 90-100 m2 civarı.

Daireyi gezdik içerisi sıcaktı. Borular da daire içinden yukarı doğru geçtiği için iyi ısınıyor.

Apartmanın girişindeki panoya baktım. Mart 2017 ısınma gideri daire başı 182 lira olmuş. Tüm apartman 1988 tl

Sizce bu daire alınır mı
0
tavish11
(09.04.17)
2+1 için fazla bence.
0
dissendium
(09.04.17)
konum önemli hocam, daire nerede? il, ilçe. bina yüksekte mi, aşağılarda mı? çevresinde daireler var ve soğuk engelliyor mu.

zannedersem en son şubatı ödedik bina olarak 144 lira. daire 130-140 m^2 arası bir şey. evimizde hiç üşüdüğümüz söylenemez. mart daha az gelecektir.
0
blue eyes white dragon
(09.04.17)
her ay o fiyatsa çok ama sadece kış ayları içinse iyi
0
gezegen olan pluton
(09.04.17)
ıs pay ölçerli iyi oluyor 50 60 ödüyorum ben
0
seyyar satıcı
(10.04.17)
(1)

Terleme hızı?

yaren
SelamSuyu içtikten en geç 5 dk sonra (çoğu zaman 1 dk sonra falan) deli gibi teelemek normal mi? Terleyen bölgeler alnın saç diplerinden itibaren tamamı, saçların içinde kalan baş derisi, boyun ense ve büst kısmı.Normal değilse napıyoruz endokrine mi gidiyoruz dahiliyeye mi? Çünkü neden?
Selam

Suyu içtikten en geç 5 dk sonra (çoğu zaman 1 dk sonra falan) deli gibi teelemek normal mi? Terleyen bölgeler alnın saç diplerinden itibaren tamamı, saçların içinde kalan baş derisi, boyun ense ve büst kısmı.

Normal değilse napıyoruz endokrine mi gidiyoruz dahiliyeye mi? Çünkü neden?
0
yaren
(09.04.17)
Dahiliyeye gitmen gerekiyor.

www.memorial.com.tr
0
dissendium
(09.04.17)
(25)

Evinizin yakınında ne olmasını isterdiniz?

efreet sultan
Şöyle 250-500 metrelik bir alan içerisinden bahsediyorum.az evvel kütüphaneye gidip kitap bakayım dedim sonra ulan şimdi kim gidecek o kadar uzağa diye vazcaydım.evimin karşısında kütüphane olaydı iyiydi be.
Şöyle 250-500 metrelik bir alan içerisinden bahsediyorum.

az evvel kütüphaneye gidip kitap bakayım dedim sonra ulan şimdi kim gidecek o kadar uzağa diye vazcaydım.

evimin karşısında kütüphane olaydı iyiydi be.
0
efreet sultan
(09.04.17)
Deniz.
0
dissendium
(09.04.17)
spor salonu - ölüm gibi bir şey uzak salona gitmek. gittikten sonrası süper. her şey gidene kadar.

ücretsiz otopark alanı - istanbul' un en büyük problemi.
0
carabelli
(09.04.17)
Supermarket 24 saat acik benzin istasyonu cafe ve barlar restoranlar

Hepsi de 5 dk yurume mesafesinde olsun
0
Traveller
(09.04.17)
7/24 açık bir büfe/tekelvari bir yer olsa iyiydi, belirli saat uygulamalarına takılmamak için sahibiyle de kanka olunabilecek türden hehe.

kuru temizlemeci de olsun. bu ihtiyacı hep son dakika fark ettiğimden kaç kere o kıyafetleri giymekten vazgeçmek zorunda kaldım.

ha bir de iyi bir kasap. çünkü eti çok seviyorum. /:
0
treamorg
(09.04.17)
Plaj
0
partizan
(09.04.17)
Bir kahveci ve sahil.
0
sopiro
(09.04.17)
kütüphane ve bar
0
gkct
(09.04.17)
spor salonu, metro market, metro, starbucks.
0
dedim ben sana
(09.04.17)
Barlı kutuphane deniz kenarinda.
0
ykyt
(09.04.17)
Tiyatro
Güzel kahveler yapan sakin bir cafe
Gece sigara getirmek için donuna kadar sipariş vermeni istemeyen tekel
Bir de kozmetik market.
0
bir nick var benden iceri
(09.04.17)
metro durağı
0
buhebu
(09.04.17)
Eczane, süpermarket, fırın, cafe, dolmuş durağı ve deniz manzarası.
0
cabiday
(09.04.17)
Sahile cok yakin yasadim uzun sure. Sahil olsun bir de bir cay bahcesi olsun kitap okuyabilecegim yetrrli.
0
thewizardofearthsea
(09.04.17)
pideci canım pide istiyor ama yakında olmadığı için aç aç bekliyorum.
0
kuzey li
(09.04.17)
Yaşadığım her şehirde hepsinden tattım ama bir tek, hemen evimin altında sepet sallayabileceğim bir bakkal içimde kaldı.
0
fallopian
(09.04.17)
Büyükten küçüğe doğru :

Araba Park Yeri,
Metro,
Tekel Bayi (24 saat açık olanından)
Atm,
Eczane
0
nuevo
(09.04.17)
gerekli alışverişleri yapabileceğim ve takılıp zaman geçirebileceğim mekânları barındıran şehir/kasaba merkezi.
denizi güzel bir plaj.
0
filteria
(09.04.17)
Park yeri var, iki tane park (yıldız maçka)var, kütüphane ( bau yıldız)var yürüme mesafesinde hepsi. Boğaz da var. Beşiktaş ta bu yüzden yaşamak güzel. Alış veris yerleri de var bir tek rossman yok o da iş yerine yakın var artık.
0
fasulyek
(09.04.17)
Ayrıca 24 saat açık gece ikiye kadar eve servis yapan tekel de var. Tiyatro bkm az yokuş çıksan crr (maçka tarafındayım). Cafe çeşit çeşit, büyük kırtasiye de var. Bir tek güzel spor salonu yok sanırım.
0
fasulyek
(09.04.17)
Avm, metro(yakında geliyor), otobüs/dolmuş durağı, sinema, tiyatro, benzin istasyonu var ama iş yerim uzak. İş yeri en önemlisi bence.
0
ofkeyle kalkanin yerine oturan yazar
(09.04.17)
Üniversite
0
hayde bre
(09.04.17)
Deniz, güzel de bir sahil parkı.
0
soft
(09.04.17)
Eczane, firin, gratisimsi/rossmanimsi dukkan, cafe, supermarket, metro duragi, park, iyi birkac restoran, arabam varsa park yeri, spor salonu, postane. (Kargo subesi olarak uyarlayabilirim tr icin)

Su anki evimin etrafinda park yeri haric hepsi max 300 m mesafede. Arabam olmadigi icin de cok seyapmdim park yerini zaten.
0
kuehles blondes
(09.04.17)
Bu sayılanların hepsi eve çok yakın. Bir sahil bir de de okulum uzak :(
0
Lim5
(09.04.17)
huzur be kardsm
0
der meister
(09.04.17)
(19)

Kaç çift spor ayakkabınız var?

ms brownstone
Ben normalde alışverişten, gereksiz alınan her türlü giyim kuşam ürününden nefret eden bir insanım ama konu spor ayakkabı olunca beğenip de almak istediğim bir sürü model oluyor. Kışın bot giydiğim 2-3 ay dışında çoğunlukla spor ayakkabı giyiyorum zaten yıl boyunca. Beğendiğim birkaç modelin çeşit ç
Ben normalde alışverişten, gereksiz alınan her türlü giyim kuşam ürününden nefret eden bir insanım ama konu spor ayakkabı olunca beğenip de almak istediğim bir sürü model oluyor. Kışın bot giydiğim 2-3 ay dışında çoğunlukla spor ayakkabı giyiyorum zaten yıl boyunca. Beğendiğim birkaç modelin çeşit çeşit renklerini görünce falan da alasım geliyor hep ama çoğunlukla frenliyorum tabii kendimi.

Siz ne sıklıkla spor ayakkabı giyiyorsunuz? Kaç çift spor ayakkabınız var?
0
ms brownstone
(09.04.17)
iki çift var. Biri koşu, diğeri yürüyüş ayakkabısı. İkinciyi spor salonunda giyiyorum.
0
sopiro
(09.04.17)
3 çift. ve evet alışverişten hazzetmesem dahi ayakkabı benim için de bir tabu.
0
mehmed kursad
(09.04.17)
bir koşu (koşmuyorum ama koşu ayakkabıları çok rahat) bir günlük, bir spor salonu bir de evde giydiğim var. (son ikisi eskiyince böyle değerlendirdiğim ayakkabılar)

sağanak yağış ya da karın olmadığı her zaman spor ayakkabı giyerim.
0
filteria
(09.04.17)
3 çift:

-Fitness
-Günlük
-Koşu
0
chitosan
(09.04.17)
3 çift var. Sık giyemiyorum ama cok seviyorum.
0
cabiday
(09.04.17)
2 çift var.

birini günlük giyiyorum, diğerini hem yürüyüş hem de koşu için kullanıyorum.

kışın ben de hiç spor ayakkabı giyemem hep bot giyiyorum. genelde ayakkabılarımı 3-4 yıldan az kullanmam.
0
ruh i tibbiye
(09.04.17)
5 çift. 4'ü koşu, biri skechers'ın bantlı babet tarzı olanlarından.
2014te almıştım ilkini daha en az 3 4 giyerim belki daha da fazla. Yazın Ve baharda giyiyorum sık sık
0
mutlusismankedi2015
(09.04.17)
eğer eşit oranda spor olmayan ayakkabınız yoksa bunu kadınların ayakkabı konusundaki tutkusuna bağlayıp psikolojik diyeceğim. ben kış ve yaz hariç hep spor ayakkabı giyerim ama 2 çift ayakkabım var. 4 standart bence. her gün aynı ayakkabıyı giymek ürüne zarar verir zaten.
0
douglas
(09.04.17)
+10 herhalde saymadım
0
stewie
(09.04.17)
4 çift var. Bir tanesini daha dün aldım. Bir iki tanesi tam spor olmasa da spor görünümlü. Klasik ayakkabı hiç giymem. Zaten kendim de sporcu olduğum için spor ayakkabı haricinde eşofman giyme alışkanlığım da var. Sağlığın için olumlu etki yapıyorsa spor ayakkabı almanda bir sorun yok ama sadece renk için alıyorsan biraz daha tasarruflu olabilirsin. Bir ayakkabıya 300-400 lira veriyorsan parasal anlamda dikkatli olmanda fayda var. O parayı daha farklı şeyler için harcayabilirsin.
0
dissendium
(09.04.17)
1 tane var.. 3 senelik Nike..
0
st curse
(09.04.17)
işyeri için, dışarı çıkmak için, spor salonu için, halı saha için. toplam 4 çift.
0
kimlanbu
(09.04.17)
5 çift. 2sini günlük, 1ini salonda, 1ini işyerinde, 1si de arada sırada dışarda kullanıyorum.
0
dedim ben sana
(09.04.17)
10
spor dışında ayakkabım yok
0
try again fail again fail better
(09.04.17)
daha geçenlerde aldım 1 tane, ondan 3 sene önce de bi' tane almıştım. altı filan komple gidince(yere ayağımla basmak durumunda kalmaya başladım, çimlere basınca hiç hoş olmuyor) yenisini aldım.

Ama mesleki olabilir, bizim işimiz dolayısıyla ayakkabıyı iş yerinden temin ediyoruz(bi tarafları çelik ve spor ayakkabıya benziyor, kışın da yine bi' tarafları çelik bot ve çizmesi var) ve ben onu heryerde giyiyorum benim için ayakkabının öyle pek bi' numarası yok.
0
mete kudur
(09.04.17)
10-15 tane vardır

Vans, Nike, adidas vs markaları. En çok vans ve adidas var.

Yakında Skechers de alacağım galiba
0
MaNOfTheYear
(09.04.17)
14 çift.
spordan başka bir tane ayakkabım var.
0
ketcapli dondurma
(09.04.17)
5-6 tane falan var. bi tanesi 10 seneden eski, işimi görüyor atmıyorum. yağmur çamur varsa bot, yoksa her zaman spor ayakkabı giyerim. en yeni spor ayakkabım sanırsam 2 senelik falan. şu sıralar 6 yıllık olanı giyiyorum.
0
yuto
(09.04.17)
Bir uzun, bir kısa mesafe, bir de trail için 3 tane koşu ayakkabısı, 1 tane de halter ayakkabısı var. 2 tane de perti çıkıp atmadığım koşu ayakkabısı duruyor kenarda. Bir tane de hiç kullandığım salon tipi ayakkabı var çok eski. 7 eder.
0
arnold schwarzeneger
(10.04.17)
(6)

Bi tane kız var

klar
Ay parçası. Hatay'ın vatan toprağına katılmış olmasına hic bu kadar sevinmemiştim. Bir gülüyor ki ya rabbim o ne gülüş. Neyse işte, normalde yurtdisinda yaşıyor. Erasmus için buraya gelmiş. Almancı işte. Gecen gece biyerde tanıştık. Daha doğrusu tanıştım. Sohbet ettik. Sora ben de almanca pratik yap
Ay parçası. Hatay'ın vatan toprağına katılmış olmasına hic bu kadar sevinmemiştim. Bir gülüyor ki ya rabbim o ne gülüş. Neyse işte, normalde yurtdisinda yaşıyor. Erasmus için buraya gelmiş. Almancı işte. Gecen gece biyerde tanıştık. Daha doğrusu tanıştım. Sohbet ettik. Sora ben de almanca pratik yapcak birini arıyodum, arada bir buluşup kahve içsek nasıl olur dedim. Olabilir, dedi. Ama çok kibar bi kız. İstemese de o an yok demek istememiş olabilir. Facebooktan mesaj attim kendimi hatırlatmak için. O kadar işte.. Kuul da bi kız öyle tipik almancılarla alakası yok. En son nerede oturduğunu sordum, söyledi. Hmm, süper dedim. Bu kadar. Su an ben hiç mesaj atmasam o da hic atmicak gibi hissediyorum. Bu durumu tersine çevirmek için ne önerirsiniz? Keşke o gece onu çok beğendiğimi filan söyleseydim en kötü reddedilirdim şu an da hiç uğraşmazdım. Yarım saat gördüğü adamın biriyim su an, hiç şansım yok :(


aylar sonra gelen edit: ya bişey dicem. ben bu kıza ara ara mesaj atmak dışında hiç de darlamadım. ısrarcı olmadan bikaç kez kahve teklifi yaptım sadece. bakarız filan şeklinde salladı. ama şöyle bi dipnot var; ben bu mesaj attığım zamanlar da hep ... bu çok kötü bi intiba bırakmış olabilir. bu sebepten hiç oralı bile olmamış olabilir. şöyle uzun uzun bi mesaj döşesem mi? yani beni yanlış tanımış olabilir, hatta tanıdı, muhtemelen. ya da bi mektup yazıp oturduğu semtin postanesine yollasam, sana bi mektup yazdım desem sadece mesajla. hm, ne dersiniz?
0
klar
(09.04.17)
direkt çağır bir kahve içelim mi vaktin varsa konuşuruz sohbet ederiz de bu insanlar bizimki kadar takık değiller ay kahve içmeye çağırdı acaba evlenme mi teklif edecek diye bakmıyorlar olaya. zaten kimyanız tutarsa da hissedersin tutmazsa da zaten büyük ihtimalle kibarca reddeder bir dahaki buluşma davetini.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(09.04.17)
Git söyle ya. Ona yazan erkekLER arasında en iyisi olmana gerek yok, kız karpuz seçer gibi sevgili seçmiyorsa.
0
dissendium
(09.04.17)
feysbukta yeni pp koymuş. ah, ah.. şöyle bi buluşsak, açılsam. yani hayranlığımı açsam bile yeter gibi geliyor. vallahi şeker gibi bir kız ya :(
0
🌸klar
(05.07.17)
@j r r tolkien hayrani

yok yok büyütmüyorum. aylardır hiçbişey yazmamıştım zaten. öyle güzel kızdı diye aklıma arada geliyodu sadece. bi kez karşılaştık, ben gene görünce baktım, güldüm. o da usul usul, şaşkın bişekilde baktı ama ilgilenmedi benle. uzun zaman sonra gülcemalini görünce içim bir hopladı, o kadar.
0
🌸klar
(05.07.17)
ya bişey dicem. ben bu kıza ara ara mesaj atmak dışında hiç de darlamadım. ısrarcı olmadan bikaç kez kahve teklifi yaptım sadece. bakarız filan şeklinde salladı. ama şöyle bi dipnot var; ben bu mesaj attığım zamanlar da hep sarhoş falandım. bu çok kötü bi intiba bırakmış olabilir. bu sebepten hiç oralı bile olmamış olabilir. şöyle uzun uzun bi mesaj döşesem mi? yani beni yanlış tanımış olabilir, hatta tanıdı, muhtemelen. ya da bi mektup yazıp oturduğu semtin postanesine yollasam, sana bi mektup yazdım desem sadece mesajla. hm, ne dersiniz?
0
🌸klar
(05.07.17)
gecenin 12'sinde bi ara kahve içelim dediysen tabii sallanmazsın gayet doğal. iş işten geçmiştir boşver ha illa tam anlamıyla güzelce reddedileyim özgüvenim sarsılsın diyorsan yaz tabii.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(05.07.17)
(6)

Uykusuz nasıl idare ediyorsunuz?

uyusam iyi olur
Azıcık uykusuz kalınca benim feleğim şaşıyor. Hiç birşey yapmak istemiyorum sadece uyumak ister hale geliyorum. Millet 2 gün uyumayıp sınava çalışıyor ama bir sorun olmuyor. Kahve çok içersem çarpıntı yapıyor hareketlerim tuhaflaşıyor. Nasıl alışılır ki uykusuzluğa?
Azıcık uykusuz kalınca benim feleğim şaşıyor. Hiç birşey yapmak istemiyorum sadece uyumak ister hale geliyorum. Millet 2 gün uyumayıp sınava çalışıyor ama bir sorun olmuyor. Kahve çok içersem çarpıntı yapıyor hareketlerim tuhaflaşıyor. Nasıl alışılır ki uykusuzluğa?
0
uyusam iyi olur
(08.04.17)
alisma zaten. uyku uyudugun zaman vucudun onarimdan geciyor, hatiralar-ogrendigin bilgiler dosyalaniyor. yara bere agri yorgunluk gideriliyor daha hizli iyilesiyorsun. ayni zamanda ruhsal saglik ve hormon dengesi bakimindan da onemli bu. saglikli bir vucuda sahip oldugun ici nbence azicik uykusuz kalinca dengen bozuluyor.
0
charlotte blanc
(08.04.17)
Öncelikle (bkz: duyuru nick uyumu)

Alışılmaz. Gün içinde bir iki saat uyuyabilmeyi öğrendim. Sabah sınavım varsa eve geldiğim zaman iki saat uyuyup günün geri kalanına öyle devam ederim. Uyuyacak yer ya da zaman yoksa da erken yatmayı bilmek lazım. Saatler 23.00 olunca çekip gidebilirsen sabah 8-9'a kadar fazlasıyla uyumuş olursun.
0
dissendium
(09.04.17)
çoğu zaman gece 3'e kadar çalışıp yatıp sabah 7'de işe gidiyorum işe gider gitmez lavaboya gidip yüzümü yıkıyorum odada hemen 1 çay 1 sade kahve içiyorum. (tabi sende çarpıntı yapıyormuş :() gün içinde sürekli şirket içinde inip çıktığım için uyku hissetmiyorum öğle yemeğinde abanmıyorum hafif bişeyler atıştırıp çay kahve devam.
0
deligine yuvarlanmis tavsan
(09.04.17)
Yani evet uyku ilaç resmen, alışma bence de. Filmlerde bile hastayı uyutuyolar ki daha çabuk toparlasın diye. Film de olsa doktor adam sonuçta bi bildiği vardır. Ben de az uyusam ruh gibi geziyorum ve buna alıştım maalesef. Ama uykusuzluga dayanamamamizin sebebi sağlıkli bir vucuda sahip olmaktan ziyade zayıf bir metabolizmaya işaret bence. Bence yani.. doktor degilim sonuçta ama babam aktar, o kadar tahmin yapabileyim dimi?
0
klar
(09.04.17)
Askere gidebilirsin. Sadece ve sadece 1 saatlik uykuyla sivil hayatımda 1 aya sığdıramayacağım şeyleri o uykusuzlukla 1 güne sığdırabilmiştim. Bu tabii tercih değil mecburiyet.
0
IncredibleMau
(09.04.17)
nickine bakınca kahkaha attım ya tanrı da seni güldürsün lol
0
isimsiz uye
(09.04.17)
(6)

canim cok pis skiliyor

charlotte blanc
gonul islerini okurdum canim skliinca o bile care olmadi. ne yapiyorsunuz cumartersi aksami ?
gonul islerini okurdum canim skliinca o bile care olmadi. ne yapiyorsunuz cumartersi aksami ?
0
charlotte blanc
(08.04.17)
Balkan şarkıları eşliğinde soru çözmece...

www.youtube.com

www.youtube.com
0
dissendium
(08.04.17)
neferkitty
(08.04.17)
dizi izliyorum. sen
0
marul hirsizi
(08.04.17)
dermatoloji mi çalışsam iç hastalıkları mı diye düşünüyorum.

hayli eğlenceli bir akşam..........
0
yuvarlanantencereninkapagi
(08.04.17)
valla hic bise.ben de cok skiliyorum.
0
mungojerry
(08.04.17)
bütün günü heba ettiğimden çalışmaya çalışıyorum, ama onu da beceremiyorum. hafta sonu evde yaparım diye getirdiğim işler birikti..

şimdi onun da verdiği vicdan azabıyla evi toplamaya ütü yapmaya falan başlarım kesin. kafayı kullanmamı gerektirmeyecek her türlü şeye açık haldeyim.
0
treamorg
(09.04.17)
(8)

tuvalet tıkanıklığı

sensible soccer
sebep dışkı.çok ufak bir parça tıkadı.tel ile açılabiliyormuş diye okudum eski duyurularda falan. bu saatte nereden bulabilirim o telden? anadolu yakası / bostancı.başka öneriler var mı?
sebep dışkı.

çok ufak bir parça tıkadı.

tel ile açılabiliyormuş diye okudum eski duyurularda falan. bu saatte nereden bulabilirim o telden? anadolu yakası / bostancı.

başka öneriler var mı?
0
sensible soccer
(08.04.17)
civi civiyi soker diyerek daha buyuk bir parca gonderebilirsin.
0
ateistanbul
(08.04.17)
Porçöz. Pencere varsa açıp, porçöz'ü döküp, kapıyı kapatıp ortamdan hızla kaçıyorsunuz. 10 dakika sonra sifonu çekebilirsiniz.
0
innatedesire
(08.04.17)
ya dünyanın en beceriksiz adamıyım, lavabo aç aldım ama onu bile dökmeye korkuyorum kendimi zehirlerim - elime yüzüme bulaştırırım diye.

mekanik bir yol arıyorum mümkünse.
0
🌸sensible soccer
(08.04.17)
Lavabo açıcı çok mantıklı değil. Gerçekten ciddi bir tıkanıklık varsa klozetten dışarı taşabilir. Kimyasal maddelerle şaka olmaz. Bence vileda kovasına su doldurup bir anda büyük bir miktar su dökün. Akış enerjisiyle bir anda açılabilir.
0
dissendium
(08.04.17)
E o zaman bi elbise askısını kır, uzun bi tel haline gelir. Onunla tıkayan şeyi daha küçük parçalar haline getirmek suretiyle işte, açılır yani.
0
innatedesire
(08.04.17)
Klozetse iki yanında birer büyük vida var onları sök. sonra biraz güç verip sağa sola hareket ettir açılır.
0
Son Müzakereci
(08.04.17)
tüm klozetlerin borusu şu soldaki resimdeki gibi mi peki? teli o şekilde mi sokmam lazım?
www.tesisat.org
0
🌸sensible soccer
(08.04.17)
bildiğin sopayla dürtme suretiyle açana şahit oldum, kesin bilgi yayalım aklsjgdlk.

bence direkt su dökerek açmaya çalışma ama, sonuç menfi olursa suyun taşma riski büyük. kimyasalsız en mantıklı çözüm dışarıdan kuvvet uygulamak.
0
treamorg
(09.04.17)
(2)

söyle be falcı...

attirmayin makedonun kafasini
http://i.hizliresim.com/5gNR1D.jpghttp://i.hizliresim.com/69D6LE.jpghttp://i.hizliresim.com/NpLbRQ.jpghttp://i.hizliresim.com/M01lM2.jpghttps://www.youtube.com/watch?v=Ug9rkJn38Aw
0
attirmayin makedonun kafasini
(08.04.17)
İlk fotoğrafta kafasını elleri arasına almış tek gözlü bir adam var. Bela is coming...

Not: Falcı değilim. Yanlış olabilir.
0
dissendium
(08.04.17)
öf kim o gene ya? bıktırdılar beni canımdan bezdirdiler.
0
🌸attirmayin makedonun kafasini
(08.04.17)
(10)

şu romantik mi?

black mamba
gerçekten şöyle şeyleri romantik buluyor musunuz? bence son derece samimiyetsiz. birini tavlamak için, flört aşamasında güzel taktik ama cidden samimi mi sizce?https://www.instagram.com/p/BSniJUWBC0m/
gerçekten şöyle şeyleri romantik buluyor musunuz? bence son derece samimiyetsiz. birini tavlamak için, flört aşamasında güzel taktik ama cidden samimi mi sizce?


www.instagram.com
0
black mamba
(08.04.17)
ayh

çok sıkıntılı. ben olsam bırakırdım. sağlıklı bi kafa yapısı yok diye ahahah
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(08.04.17)
Ben de az önce gördüm. Seven yapar. Samimi olup olmaması bir şey ifade etmiyor. Bir de birçok insan tostun durumundan bahsediyor. Sizce konu tost mu burada? Önemli olan karşıdakini düşünmek bu olayda. Bu jesti yapan çocuk yemek yedim deyip muhabbeti geçiştirebilirdi. Sevdiği insana böyle bir hareket yapmak istemiş ve yapmış. Şu olayda konuyu sadece tost yemek olarak gören insanların hayatları boyunca hiçbir zaman mutlu olamayacaklarını düşünüyorum.
0
dissendium
(08.04.17)
pek normal göremedim ilişkinin başında bile. o tost ne hale geldi acaba. ayvalık tostu çok ormantik gerçekten
0
limoncello
(08.04.17)
sosyal medyada paylasir diye dusunulerek yapilmis ve oyle de olmus. samimi olsaydi instagramda gormezdik.
0
cedex
(08.04.17)
@dissendium aslında konu burda tost işte. mesela çocuk yemek sepetinden sipariş verse kız hem sıcak yemek yer hem daha normal olurdu. ama bundan prim yapamazdı, "romantik" olmazdı. bilmiyorum romantizmin böyle kalıplara sokulması saçma geliyor.

mesela evlilik teklifinde de var. ne kadar meşakatli bir evlenme teklifi olursa o kadar iyi oluyor. diğer türlü değersiz oluyor. sevginin böyle gösterişlere indirgenmesi saçma olan. eğer çocuğun derdi gerçekten yemek olsa söyler siparişi yemek sepetinden kız sabahı beklemeden yerdi. ama prim yapamazdı işte. burda önemli olan yemek değil romantik olmuş olmak. ve maalesef genel algı da bu yönde.
0
🌸black mamba
(08.04.17)
Önemli olan hareketi yaptığı kişi, size nasıl hissettirdiğinin ne önemi var?
0
Adramelekhh
(08.04.17)
Olayı hala anlamamışsın. Burada önemli olan kızın tost yiyip yememesi, karnını doyurması değil. Sen bir yere geziye gidiyorsun ve o yerin bir yiyeceği meşhur. Sevgilinle telefonda mesajlaşırken onun canının çektiğini görüyorsun ve o an oradan bir tost alıp yollayasın geliyor sevgiline. Yemeksepeti nedir ya. Adamın tamam aşkım iki dakikaya sipariş veriyorum demesi asıl saçma olan. Çünkü yemeksepetindeki tost gerçek tost değil. Nasıl İstanbul'da yediğin Maraş dondurması, Kahramanmaraş'taki dondurma ile aynı değilse bu tost da o tost değil. Burada bir mana var. Burada göze sokulan bir romantizm göremedim ben. Kız kendi Instagram hesabında sevgilisinin yaptığı jesti paylaşmış. Bu paylaşımı kız yaymıyor ki sosyal medyaya? Sen yayıyorsun, başkaları yayıyor. Bunun neresinde prim var? Kız adamın sevgilisi zaten. Tavlamaya çalıştığı falan yok.
0
dissendium
(08.04.17)
hayır işte önemli olan romantik olmuş olmak. sevdiğin insana sevdiğini göstermek için böyle meşakkatli işler yapmalısın. kadınlarda hep bu yönde bir beklenti var. evlilik teklifi de aynı. uçan balonda ya da suyun altında evlenme teklifi edersen romantik oluyor. işte güllerle donatılmış bir odada teklif edince doğru adam oluyor ama sade bir yüzük takınca doğru adam olmamış oluyor. sorun bir kadının sevgilisinin sevgisini işin meşakkatine, zorluğuna göre ölçmesi. mesela şu şekilde bir teklif alsa çoğu kadın yüzüğü adamın kafasına atar. hatta yüzük bile yok şurda asklşdak ama adam samimi.

youtu.be
0
🌸black mamba
(08.04.17)
Olayı nasıl Behzat Ç. ile Savcı Esra'ya bağladın anlamak güç. :) Savcı Esra zaten karakter olarak samimiyet arayan biri. Daha önce eşinden boşanmış ve sıkıcı bir hayatı var. Onun artık sürpriz bekleyecek hali kalmamış. Sevdiği adamı kapıda görünce evet diyor işte. Koskoca baş komisere hayır mı desin? Ben kezbanların "en iyisi, en farklısı benim olmalı" düşüncelerine karşıyım. Ona lafım yok. Ama ben burada şov göremedim. Kız sadece doğru insanı bulduğumdan emin oldum demiş. Buradaki doğru insan "karşıdakini düşünen biri" demek. Ben olayı böyle yorumladım. Sen kendi düşüncelerini onaylatmak için bu soruyu sorduysan maalesef sana katılmıyorum. Olayı kendi önyargılarınla yorumluyorsun.
0
dissendium
(08.04.17)
Ben açamadım
0
stewie
(08.04.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.