Giriş
(7)

İşe mutlu giden var mı?

anarsika
Kötü bir ortam yok. Ne güzel işimiz gücümüz de var diyoruz ama günde yolla beraber 10 saatimi verip, mutlu uyanamıyorum. Nedir bunun çaresi? Bir şekilde motive olmak lazım.
Kötü bir ortam yok. Ne güzel işimiz gücümüz de var diyoruz ama günde yolla beraber 10 saatimi verip, mutlu uyanamıyorum. Nedir bunun çaresi? Bir şekilde motive olmak lazım.
0
anarsika
(18.02.21)
İnsani şartlara sahip bir işim var. Severek gidiyorum. Sebebi bu olsa gerek.
0
ruhen hastayim ben
(18.02.21)
İş dışında öyle yaşaman lazım ki "ulan ben bunu yapmak için günde 10 saatimi vermeye razıyım" dedirtmen gerekiyor. Demek ki iş dışı vaktinde parayı doğru kullanamıyorsun. Soruyu cevaplamak gerekirse evet, en zor dönemlerinde de, şu anki gibi evden çalışılan dönemlerde de işimi seviyorum.
0
roket adam
(18.02.21)
Donem donem bana da oluyor o ama genel olarak memnunum sanirim isimden. Yol icin yolu guzel kilmak lazim, kitaptir - podcasttir. Oyle olunca yol bosa gitmis olmuyor, gun icinde yapmaya firsat bulamadigimiz seyleri yapiyoruz.

Ölene kadar yetecek param olsa da calismaya devam ederdim herhalde. Calismayip ne yapacaksin ki? Bir katma degeri olmali insanin. Su anda bulundugum isi severek yapiyorum, yeni bir sey ogrenmek/yapmak hosuma gidiyor.
0
fakyoras
(18.02.21)
benim sadece is yerinde gecirdigim sure 12 saat. arti yol git gel 3 saat=40 eder
:)
0
ala09
(18.02.21)
Son calistigim yerde sabah evden cikisim ile aksam eve gelisim arasinda 12.5 saat geciyordu. İsimi cok cok seviyordum ama deli gibi mutsuzdum. İstifa ettim, ayrildim. Su an calismiyorum, nereye kadar calismayacagim bilmiyorum ama mutluyum en azindan. Yol ile birlikte 12 saat nedir ya!?!? Para kazanmiyorum su an filan ama yemin ederim psikolojim rahat ya...
0
invictae
(18.02.21)
İşimi ve yöneticimi seviyorum ama uğraştığım diğer insanları sevmiyorum. Akşam yatarken, yarın kimlerle kavga edeceğim acaba diyerek yatıyorum.
0
jazzabel
(18.02.21)
İşyerim önceki işimin 4 katı maaş veriyor, işim daha az, insanlar genelde kültürlü sohbet edebiliyorum. Geç gelmem, erken çıkmam vs. sorun değil; hatta belli bir miktara kadar sebepsiz geç kalmamız normal karşılanıyor. vs de vs güzel iş


Ama her sabah kendimi sürükleyerek gidiyorum. Sadece para için çalışan biriyim. Hele şimdi evden çalışmayı da tattım ki, aynı miktarda hatta bazen daha çok işi 2-3 saatte bitirip kalanını hobilerime harcayabildiğimi keşfedince; 50% uzaktan çalışmanın diğer 50%si çok yoruyor beni.
0
aguen
(18.02.21)
(1)

Doğan Cüceloğlu

SiyamkedisiZorro
Gönül işleri kategorisinde, çünkü hoca gönüllere dokunuyordu, gidişi de gönül yarası oldu.Çalışma hayatına ilk başladığımda şirkete bir seminere gelmişti. Bilgisinin yanında çok da iyi bir hikaye anlatıcısıydı. Toplantı sonrasında soru cevap faslı çok uzun sürmüş, bir o kadar da her şey bittikten so
Gönül işleri kategorisinde, çünkü hoca gönüllere dokunuyordu, gidişi de gönül yarası oldu.
Çalışma hayatına ilk başladığımda şirkete bir seminere gelmişti. Bilgisinin yanında çok da iyi bir hikaye anlatıcısıydı. Toplantı sonrasında soru cevap faslı çok uzun sürmüş, bir o kadar da her şey bittikten sonra adamcağız toparlanıp çıkmaya çalışırken soru soranlarca uzamış, uzamıştı. Arkadaşımla konuşurken ikimiz de aynı şeyi fark etmiştik. Cevabını verirken, onca kişiyle aynı ortamda olsanız bile size özel konuştuğunu hissettirebilen bir insandı. Kendisiyle böyle hikayesi olan var mı? Allah rahmet eylesin.
0
SiyamkedisiZorro
(17.02.21)
Dünden beri hem kendisi hem eşi, evladı, öğrencisi Polat Doğru, dostum dediği Nurdoğan Arkış, yine dostum dediği Üstün Dökmen içimde hayalen dolaşıyorlar, hep üzüntüleri aklıma düşüyor, kim bilir nasıl bir acı yaşıyorlar diye meşgul içim. Zihnim değil, kalbimle birlikte bütün zihin dünyam. Tanışmadım ama dedemi kaybetmişim gibi hissediyorum... Allah ona şefkatiyle sevgisiyle merhametiyle muamele etsin...
0
1bir1bir1
(17.02.21)
(4)

çoğu gece rüyamda eski kız arkadaşımı görüyorum - ağlayarak uyanıyorum

aloneinthedark
merhaba.ayrılalı bir sene oldu. hiç görüşmedik. gerisi başlıkta yazdığım gibi.. en son dün oldu. çok ta garip bir rüya gördüm. ilişkimiz yüzünden ona verdiğim (nasıl başardıysam artık) zarardan dolayı değişmiş farklı biri vs. bişey olmuş. ninja worrior a katılmış ve kendini sağa sola çarparak kendin
merhaba.
ayrılalı bir sene oldu. hiç görüşmedik. gerisi başlıkta yazdığım gibi.. en son dün oldu. çok ta garip bir rüya gördüm. ilişkimiz yüzünden ona verdiğim (nasıl başardıysam artık) zarardan dolayı değişmiş farklı biri vs. bişey olmuş. ninja worrior a katılmış ve kendini sağa sola çarparak kendine zarar veriyormuş çünkü biraz çıldırmış dikkat çekmeye çalışıyormuş vs.. model olmaya çalışıyormuş.

yukarda anlattığım komik oldu ama genelde ağlayarak ya da yüreğim sıkışarak uyanıyorum. geçen boğazım şişti sıkıntıdan. sarılmayı onu sevmeyi sesini vs. çok özledim.

onunla ilgli yaşadıklarımı sorunlarımı mutluluklarımı kimseyle paylaşmadım bu yüzden zihnim allakbullak. bir kendimi suçluyorum bir o iyidir çoktan unutmuştur diyorum. ama artık bu durum canıma tak etti.

akıl verebilecek olan var mı?
0
aloneinthedark
(16.02.21)
Ayrılık sonrası çekilen acının normal süreçten daha uzun sürmesini hayattaki boşluklara bağlamak mantıklı geliyor bana. İş/arkadaş/aile durumların nasıl? Onlarla olan ilişkilerinde de mutsuzsan, hayatta sana mutluluk veren az şey varsa, geçmişe duyulan özlem onulmaz bir hale gelebiliyor. Sende bu özlem eski kız arkadaş olarak tezahür etmiş, onunla mutluymuşsun o günleri arıyorsun.

Çözümü ne dersen, hayatındaki diğer paydaşlarla mutlu olmak. İyi ve mutlu bir iş, iyi bir arkadaş çevresi, kısacası bu özlemin yerini ikame edebilecek şeyler. Bunlar her zaman mümkün olmuyor, hele şu koşullarda. Belki psikolojik bir yardım alabilirsin daha iyi gelir.
0
biravekahve
(16.02.21)
Rüyalar gerçek hayattan çok daha yoğun duygular içeriyor.
Atıyorum, bir kızla tanışıyorsun, "aa ne hoş kızmış" diyorsun. Hepsi bu. Sonra rüyanda görüyorsun. Bir bakmışsın kıza aşıksın. Uyandıktan birkaç saat sonra "ne alaka?" oluyorsun.

Rüyanda da eski kız arkadaşını görmen sana yoğun duygular yaşatmış. Gerçek hayatta karşılaşsan bu kadar yoğun hisler yaşamazdın eminim.

Eğer tekrar birlikte olma şansınız yoksa başka insanlarla tanış, üstesinden öyle gelirsin. Tabii ki hiçbir zaman unutman mümkün değil. Zaman zaman aklına gelecek yine ama bir yerden sonra "böyle de bir ilişkim olmuştu" diye gülüp geçersin.
0
himmet dayi
(16.02.21)
Benim 3 seneye yaklaşıyor. 2 sene civarında o çöküş bitti. Hep güzel hatırlıyordum. Ama çok büyük bir aşkı avuçlarımın içinden kaçırmışım gibi hissediyordum. 2 sene civarında bu bitti. Sonrasında yeni biri ile tanıştım. Çok daha büyük bir sevgi ile seviyorum. Derken babamı kaybettim ve aşk meşk işlerinin ne kadar da çocukça olduğunu düşünmeye başladım. Şimdi bir şarkıda duygulanmak, eski sevgiliyi hatırlayıp efkarlanmak babama ihanet gibi geliyor. Belki saçma diyeceksiniz ama ben bunu yahudilerin Auschwitz sonrasında şiir yazmak barbarcadır demesine benzetiyorum. Bu bilgi sana çözüm olmayacak. Fakat paylaşmak istedim.
0
twelfth
(16.02.21)
hayatini anlamlandirmani oneririm. logoterapi yi bir arastir istersen.
su kitabi okumani ozellikle tavsiye ederim.
viktor e. frankl - insanin anlam arayisi
0
sorusuolaninsanmodeli
(16.02.21)
(4)

şu video sizi gülümsetti mi?

diffarentiationation
https://youtu.be/NcRifDitRnU?t=2198tüyü yakalayıp geri bırakan kuşa güldüm ben nedense. hafiften komik geldi mi size de?
youtu.be

tüyü yakalayıp geri bırakan kuşa güldüm ben nedense. hafiften komik geldi mi size de?
0
diffarentiationation
(16.02.21)
Valla ben güldüm ya, ağız tadıyla yemeklerini yiyemediler bi. Hatta devamında bi kedi var, iki lokma bişey yiyicem diye uçurumdan aşağı yuvarlandı. Allah kolaylık versin hayvan kardeşlerimize.
0
plutongezegendegilmi
(16.02.21)
Ben de gülmedim çünkü yaptığı dürtusel bi davranış gibi geldi.
0
superfluid
(16.02.21)
kuşlar zaten komik hayvanlar. evde iki tane kuş var. ne zaman yemek yesem etrafımı sarıyolar. aynı videodaki kartal gibi kalıyorum ortada.
0
sinek kral
(16.02.21)
güldüm, sjdjfkfkfkfk
0
garavel
(16.02.21)
(7)

Biraz İç Dökmece

birsorunumvar
Bu biraz iç dökmek olacak dostlar. Öyle boktan bir döngüde sıkışıp kaldım ki. Yakın bir dönemde kız arkadaşımdan ayrıldım. Konular farklı olsa da bu ayrılıkta da yine sebep aynı. Güvenim kırıldı, yalan söylendi. Aldatma yok sonuçta diye kimisi için basit gelecek belki ama karşınızdaki insana çok değ
Bu biraz iç dökmek olacak dostlar. Öyle boktan bir döngüde sıkışıp kaldım ki. Yakın bir dönemde kız arkadaşımdan ayrıldım. Konular farklı olsa da bu ayrılıkta da yine sebep aynı. Güvenim kırıldı, yalan söylendi. Aldatma yok sonuçta diye kimisi için basit gelecek belki ama karşınızdaki insana çok değer verince bunun yıkımı da ağırlaşıyor. Ağlama duvarına çevirmek değil niyetim ama öylesine bıktım ki karşımdaki insanlardan ilişki sonrası aynı sözleri duymaktan. “-Hayatımda tanıdığım en iyi insansın. -Benim için şanstın ama ben içine ettim.” Utanıyorum bu cümleleri alıntı yapmaya ancak anonim olduğumuz bir yerde yazabiliyorum, nolur önyargıyla yaklaşmayın lütfen. Bu cümleleri duymaktan da, ben ilişkiyi sonra erdirdikten sonra karşımdakilerin ısrarlı aramalarından, mesaj atmalarından da iğreniyorum. Defalarca tekrar eden hataların ardından ayrılma kararlılığıma ve arkama bakmayışımdan yakınmalarından tiksiniyorum.
İlişki devam ederken defalarca gerçekleşen kayıtsızlıklar neden sonradan farkındalık yaratıyor? Kaldı ki yarattığını da düşünmüyorum ya neyse. Hiçbir zaman tek bir sıkıntıda da ilişkiyi bitirmedim. Diyorum ya ben daha çok emek verip karşımdaki insana çok değer verdiğimde sanırım hiç bırakmayacağımı düşünerek yine benzer olayların arkasından bitirmekten başka çarem kalmıyor. Buraya yazdıklarım benim ağzımdan ifadeler olduğundan objektif olamaz elbette fakat karşımdaki insanların ilişki bitimindeki söylemleri ve hatalarını fark etmelerinden, pişmanlıklarından dolayı çok yanlı bir tutum sergilediğimi düşünmüyorum.
Benim ilişkisel bağlamda pek çok kavrama inancım kalmadı. İnsanlara zaten kolay güvenen biri değilken, artık bu öyle had safhada ki anlatamam. Peki bu kadar şey yazdın derdin ne senin diyor olabilirsiniz. Geçen gün bir duyuruda görmüştüm. İnsanlar eşlerinden, hayatlarındaki kişilerden öyle güzel bahsediyorlardı ki, yemin ederim kıskanmadım, şanssız oluşuma yakınmadım. Sadece soruyorum gerçekten var mı sizi de kendisi kadar düşünebilen insanlar? Ben 30 yaşına geldim, gerçekten çok güzel kız arkadaşlarım oldu ama hiç bunları bana söyletecek birini tanımadım, tanıyacağıma dair de umudum yok.
Merak ediyorum dediğiniz gibi gerçekten varlar mı? Siz evet var dediğinizde de hemen önüme bakamayacağım belki ama bu boktanlığı aşamıyorum, olmuyor.
0
birsorunumvar
(15.02.21)
Aynı durumdayız aşağı yukarı. Ben saldım artık. Pek bir arayışım yok. Sosyal medyaya girmeye korkar oldum insanlar ne güzel ilişkiler yaşıyor diye. Keşke herkesin kafasına göre insanların bulunduğu bir havuz olsa ordan bulsak birbirimizi.
0
olaylar olaylar
(15.02.21)
Biraz seçici olmakla ve şansla ilgili bir şey uyumlu olacağın insanlara rastlamak bence. Biraz da kişilerin inşaa ettiği bir şey o imrenilen ilişkiler. Ne demiş Bülent Ortaçgil; büyük aşk yoktur, aşklarını büyütebilen insanlar var. Belki siz uyuşacağınız kişiye denk gelemediniz ya da o kişi/kişiler ile iletişimi doğru kuramadınız bilinmez. Böyle insanlara ve ilişkilere küsmeyin hemen. Hangi konuda sorun yaşıyorsanız ilişkilerinizde o konularda daha dikkatli olun, mesela en başta tavrınızı net bir şekilde ortaya koyun yalan konusunda hasassım bir daha dönüşü olmuyor gibi.
0
Mossy
(15.02.21)
www.youtube.com
bu abiyi dinleyin
0
bir soru sorcam
(15.02.21)
Yok. Bu ego dünyasında çok zor gibi.
0
jalapeno
(15.02.21)
Dostun geçmiş olsun. Zor ama imkansız değil. Ben de bir gün boşansam daha da hayatta ilişki kuramam diye düşünüyorum bazen. @Mossy’nin söylediklerine katılıyorum. İlişkiyi beslemek için çok emek gerekiyor. Verilen emeğin karşılıklı olması gerekiyor vs ama etrafta bunu arayıp bulamayan yüz binlerce kadın ve erkek olduğuna göre aslında bunların birbirini bulma şansı da var yani. Yok değil. İlişkilere küsme, kendine zaman tanı, önceki hata olarak gördüğün şeyleri yapmamaya çalış. 30 yaş dediğin nedir, daha yeni başlıyoruz aşkolsun :)
0
pandispanya
(15.02.21)
aa bunu ben mi yazdım dedim :(

özel hayat, arkadaşlıklar, akrabalar, iş hayatı, apartman hayatı...

içinde insan olan her şeyden o kadar bunaldım ki, güvenim o kadar yok oldu ki...
bir tek çekirdek ailemi alıp dağlara kaçasım var, mağarada yaşayasım var. ama onlarla da ayrı mağaralara, yakın olsun da aynı mağara olmasın mümkünse.

geçenlerde çağımızda narsisizmin arttığına dair bir yazı okumuştum. yani narsisistik kişilik bozukluğu olmasa bile insanların narsisistik davranışlarının arttığına dair bir yazıydı.

insan ilişkilerindeki değerler sanırım sosyal medyanın da etkisiyle iyice değişti maalesef. artık her şey "ego" üzerinden dönüyor gibi geliyor.
0
la lykia
(16.02.21)
hep aynı senaryoyu yaşıyorsanız sizin dışarıya verdiğiniz/vermediğiniz/veremediğiniz mesajlarda sıkıntı olabilir. hayatı yeniden keşfedin kitabını okumanızı çok öneririm.
0
Phoebe
(16.02.21)
(8)

Hayat bazen size de çok zor gelmiyor mu

mobydick
Bu aralar biraz zorlandığım bir dönem geçiriyorum. 2 ay boyunca hasta oldum ve halen hastayım. Geçmiyor. Abartısız kendime bebek gibi bakıyorum oysa. Ve bebek gibi. Yediğim içtiğim herşeye. Tabi bu nokta da inanılmaz zorlayıcı. Bu süreçte hastalığım ile uğraşırken bütün işlerim birikti. Evimin büt
Bu aralar biraz zorlandığım bir dönem geçiriyorum. 2 ay boyunca hasta oldum ve halen hastayım. Geçmiyor. Abartısız kendime bebek gibi bakıyorum oysa. Ve bebek gibi. Yediğim içtiğim herşeye. Tabi bu nokta da inanılmaz zorlayıcı.

Bu süreçte hastalığım ile uğraşırken bütün işlerim birikti. Evimin bütün işlerini kendim yapıyorum yemek, temizlik, düzen vs vs. Aynı zamanda çalışıyorum. Sanki eskiden bukdr çok yorulmuyordum bilmiyorum.

Arabamı satacaktım kaldı ben ilgilenene kadar fiyatlar düştü, işyeri için bir desteğe başvuracaktım kaldı, aylık 1000 lira zarardayım.

Bazen diyorum ki kendime bir asistan fln mı tutsam. Okdr çok iş var ve ben yetemiyorum. Okdr yoruldum ki.

Sürekli iş dışı ailemin işi ile de uğraşmak mahfetti beni. Hastalığımla ilgilenemedim ilerledi fln. Şimdi 5 kat uğraşmak zorunda kaldım.

Son zamanlarda ne yapsam elimde patlıyor gibi. Bugun o desteği de kaçırmış olmam bardağı taşıran damla oldu sanırım.

Belki de hata bende idi insanlar hayatı iki kişi paylaşıyor tek başıma herşeyle ilgilenmek çok çok yorucu.

Siz herşeye nasıl yetiyorsunuz, haftasonu dahi 7 de uyanan bır insanım, bok gibi de çalışıyorum, bıraz daha böyle çalışırsam tukenmışlık sendromuna girecdğim belki de girdim bilmiyorum.

Belki de insanlar sadece kendinden sorumlu bilemiyorum. Ne yapacağını bilemiyorum. Okdr çok trik noktam var ki. Bu hayatta yasarken okdr çok detayım. Hiç birşeyi alalade yapmama çabam.

Şöyle giyini süslenmekten başka bir bok bilmeyen kendisini başlamalarının üzerine atabilen bir kız olmayı ne çok isterdim oysa, ne çok.. Ama herşeyi moby yapmak zorunda. Sonra kendi içimde patlıyorum işte.
0
mobydick
(15.02.21)
Tek başına hasta olmak çok kötü, en son böyle bir grip geçirmiştim, kolumu kaldıracak halim yoktu yemek bile yapamıyordum sadece mandalina ve çubuk kraker ile besleniyordum :)
0
freebird5406_2
(15.02.21)
her seye tek basiniza yetismeye calismayin, bir noktada tukenirsiniz her anlamda.

ekonomik olarak zorlamayacak ise kesin asistan diyorum
0
sweetoffice
(15.02.21)
Maddi gücünüz varsa önce temizlik işini halledin, iki haftada bir (bütçeniz uygunsa haftada bir) gelecek birini ayarlayın. Geldiğinde iki tencere yemek de yapıp bırakacak birini bulabilirseniz daha da iyi, en azından 2-3 gün o yemekler götürür sizi.

Bir de her an her şeye yetişmek zorunda olmadığınızı fark edin, ev bazen dağınık kalabilir, mutfağı toplamak ertesi güne sarkabilir. Bazen bazı şeyler dağınık kalsın, bırakın. Pandemi falan derken herkes tükendi, böyle hissetmeniz ve yorulmanız çok normal. İmkanınız varsa 1-2 gün ayırın kendinize, tatil yapın. Bir yere gitmenize gerek yok, aklınızı işten uzak tutup dinlenin, en sevdiğiniz filmleri izleyin, pizza, tatlı falan söyleyin dışarıdan. Kafanız dinlensin. Bazı şeyleri alelade yapın :)
0
kobuzchu kiz
(15.02.21)
Uzun süredir işsizim sanırım hayatımın en sıkıntılı dönemi
0
karmaşık
(15.02.21)
bu süreçte hepimizin psikolojisi çok zorlanıyor, yaşadığınız şeylerde çok normal.

hayatında bir partner olupta sizden benden çok daha fazla yalnızlık çeken, her şeye bir de üstüne hayatındaki kişinin sorumluluklarına da tek başına koşturmak zorunda kalan yığınla kişi var. bu doğru bir kıyas değil. elbette sorumluluklarını, dertlerini, sevinçlerini paylaşabileceğin bir yol arkadaşı çok önemli ama bu tek başına çözüm değil.

eğer işler bu kadar yığılıyorsa acaba zaman yönetiminizde mi bir aksaklık var? bunu bir gözden geçirebilirsiniz.

ailenizin işlerine de koşturmaktan bahsedince sanki sınır çizmekte ve hayır demekte zorluk yaşayan birisiniz gibi geldi bana. ya da kurtarıcı, iş bitirici, sorun çözücü rollerine kendinizi fazla kaptırıp burdan besleniyor olabilir misiniz?

kobuchu kızın önerdiklerini bende yazacaktım, o yüzden +1 demekle yetiniyorum. şayet maddi durumunuz bunlara elvermiyorsa misal bir hafta sonu üstünde iyi düşünülmüş ön hazırlıkları yapılmış yiyecekler atabilirsiniz buzluğunuza. benim mesela mutlaka birkaç kap mercimek çorbam olur buzlukta. kavrulmuş kıyma, fırında ön pişirimi yapılmış patlıcan veya kabak bulundururum sonra bunları çözdürür, kıymayı salçayla hazırlayıp hemen fırına veririm. hastaykende çok işe yarar bu tarz ön hazırlıklar. tarhana mesela en sağlıklı ve faydalı hazır çorba bence, yoksa bulundurmanızda çok fayda var.

evle ilgili de ıvır zıvır, biblo, örtü, fazla eşya vesaire toparlayıp kaldırıp evin temizlik süresini kısaltabilirsiniz.

çok yüklenmeyin kendinize. en başta da dediğim gibi çok zor bir süreç bu hepimiz için. hepimizin iniş çıkışları oluyor, çok normal yaşadıklarınız.
0
Phoebe
(15.02.21)
Benim için de tam tersi... yapacak hiç bir şeyim yok. İş arıyorum yok, kendim bir gelir kapısı oluşturmaya çalışıyorum yok. Ev işleri hemen bitiyor boşluktan. Gıcık olacaksınız belki insan nasıl yapacak bir şey bulamaz diye ama yok gerçekten. Amaçsızca sürüklenip gidiyorum. Beni de bu şekilde yoruyor hayat. Umarım size boş zaman, bana da uğraşacak bir şeyler verir hayat.
0
cometome
(15.02.21)
@cometome, teşekkür ederim. Hep evrene şükretmeye çalışıyorum. Bazen böyle doluyorum ama anladım. Teşekkür ederim. Size de bir iş bulur inş :)
0
🌸mobydick
(15.02.21)
Emin olun hepimizin bu gibi sıkıntıları vardır o yüzden umutsuzluğa kapılmayın yine de bu günlere şükredin. Bir de ben sürekli not defterine notlar alırım yada telefona onları kafamdan bi nebze olsun oraya atarak kafamdaki ağırlığı atarım yaptıkça da tik atarım ne bilim alışverişe gidilecek yazıp tik atmak bile çok hoşuma gider. Bir de sosyal çevreniz azaldığından ya da ailenizle zaman geçirmeniz azaldığından karamsar olmuş olabilirsiniz bu alanlara da yogunlugunuzu vermeye çalışın
0
esinikaybetmiscorap.
(15.02.21)
(2)

Happy Valentine's Day

data
Günaydınlar, Görseldeki durumda olan tüm arkadaşların Sevgililer Günü kutlu olsun :) Herkese mutlu pazarlar :)
Günaydınlar,

Görseldeki durumda olan tüm arkadaşların Sevgililer Günü kutlu olsun :)

Herkese mutlu pazarlar :)
0
data
(14.02.21)
ahah teşekkürler, size de mutlu pazarlar :)
0
mrtkp1234
(14.02.21)
Teşekkürler :)
0
pro9it9is9
(14.02.21)
(13)

Sevgililer günü hediyesi tartışması

patos64
Arkadaşlar ben mi hatalı mıyım bilemedim ama, şimdi yarın sevgililer günü, uzak mesafe durumu var hatta yurtdışı:) ben hediye almak istedim kız kardeşiyle ulaştırmak için ya da kendim gideceğim 1 ay sonra vermek istedim, sonra da geç olur diye ulaştırayım dedim ama kız kardeşinin bir sorunundan dola
Arkadaşlar ben mi hatalı mıyım bilemedim ama, şimdi yarın sevgililer günü, uzak mesafe durumu var hatta yurtdışı:) ben hediye almak istedim kız kardeşiyle ulaştırmak için ya da kendim gideceğim 1 ay sonra vermek istedim, sonra da geç olur diye ulaştırayım dedim ama kız kardeşinin bir sorunundan dolayı bu haftaiçinde halledemedim, haftaya kaldı, ama biraz tezcanlı olduğu için hiçbir şey yapmasam hemen tepki verir, ama şurayı yanlış anlamayın çok ufak bile bir şey halletsem yeterli, hani çok hediye düşkünü anlamı da çıkmasın. Bu yüzden hediye aldığımı geldiğimde vereceğimi söyledim, maksat hiçbir şey yapmadığımı düşünmesin, hemde haftaiçi kardeşi verince sürpriz olsun, bir anda şöyle şeyler duydum, şimdi değilse ne anlamı var teknoloji gelişti, sipariş verebiliyor, bu bahane yapmadıysan şimdi açıklamanın anlamı yok boşuna konuşma yorulma gibi gibi... sonra sinirlendim dedim ki yahu en fazla dersin ki şimdi olsa daha güzel olurdu ama öyle planladıysan yapacak bir şey yok hatta içinden sinirlenebilirsin bile ama bunu böyle göstermenin ne anlamı var?
Bilmiyorum bana çok saçma geldi. Ne diyim. Ben de planım buydu ama heves falan bırakmadın bir şey yapmayacağım dedim.
0
patos64
(14.02.21)
sen haklısın. ben olsam o kızdan baya soğurdum açıkçası. hediye almazsan ortalığı yıkacak belli ki.
0
jelly bear
(14.02.21)
İyice saçmalamış.
Yani hediye onun için o kadar önemli ki sizin elinizden almayı bile bekleyemiyor. İşin maddi yönü önemli demek ki.
Kız kardeşi götürünce de mutlu olmayacak artık.
İyi ki kendini böyle erkenden belli etmiş.
İleride de sorun olur. Dikkatli olun.
0
pro9it9is9
(14.02.21)
Ya kadıncağız çok heveslenmiş. Sizde hediyeyi yüz yüze vermek için heveslenmiş, plan yapmışsınız. Belliki böyle günlere anlam yükleyen biri, sizde öylesiniz o kadar plan yapmışsınız, düşünmüşsünüz. Küçük çocuk gibi heveslenmiş işte. Üstelik uzaktaymışsınız. Galiba kapısına bi pasta bile gönderseniz hoşuna gidecektir. Sevgilimle yan yana değiliz, ama beni düşündü hediyesi geldi diye düşünmek istemiştir belki.

Bu kadar heveslendiği içinde hediye işinin hayal kırıklığını böyle tepki göstermiş. Keşke biriniz tepki gösterirken diğeriniz tepki göstermek yerine alttan alsaydı. İkinizde birbirinizin hevesini kırmışsınız. Çok küçük bir tartışma, yanlış anlaşılma aslında. İkinizde kendinizce haklısınız. O kadar plan yapmışsınız, bence konuşarak bu sorunu çözersiniz, 14 şubatı küs, bozuk geçirmeyi planlamıyordunuz sonuçta. Bence çiçek, hamburger, pizza gibi bir şeyler sipariş verin sevgilinizin evine, aranızı düzeltin.
0
GoodMorningTeacher
(14.02.21)
Böyle şeyler okuduğumda/duyduğumda hep şaşırmışımdır. İnsanlar çok cüretkar. Böyle çiğ bir insanla birlikte olmak size kalmış bir şey. Bu durumda yapana değil, kendisine yapılanı kabul edene laflar hazırlarım genelde.
0
ruhen hastayim ben
(14.02.21)
Benim için hediye inanılmaz önemli bir şey ve kendime alamayacağım kadar güzel şeyleri ince ince düşünüp başkalarına almışlığım çoktur. Hediye almayı daha da severim. Ama ben yerinizde olsam hediye almazdım. Almayacağım gibi de bu olayı kafamın bir yerinde böyle yanıp sönen yıldızlı yıldızlı ışıklarla not alırdım.
Bence hatalı değilsiniz. Ömrünüz boyunca her özel günde mi hediye alacaksınız? Alamadığınız zamanlarda ne olacağını biliyorsunuz artık.
0
pudra
(14.02.21)
Dostum seninde benimde problemimiz aynı, naif insanlariz, çok seviyoruz ve kullanılıyoruz.

Elbet birgün kendimize saygımız ağır basacak, hak ettikleri muamaleleri alacaklar.
0
kleider
(14.02.21)
O size ne aldı?

Şimdi şöyle olacak, hediye bugün gelmeyince zaten sinirlendi, bu kavganın üzerine sen de utanmış ve aceleyle kardeşinden yardım istemişsin, haftaiçi kardeşi bir şekilde halletmiş gibi saçma bir durum oluşacak:D
Madem böyle biraz fazla önemsiyor bu işleri, keşke önceden çiçeksepetinden gül söyleseydiniz. Kızın yaptığı şımarıklık buna katılıyorum. Ama onu tanıyorsunuz...
0
megalomaniac
(14.02.21)
peki aynı şekilde kendisi de sana hediye almış olmalı?
bu tepkiyi verdiğine göre.

aldıysa da haksız, almadıysa daha da haksız
0
megacracker
(14.02.21)
Haklıyken Trip, naz çekerek ilişki yürümez
Uzak mesafe ayrı öldürür

Sevgisinin samimiyetine bak
0
bir soru sorcam
(14.02.21)
Ön yargılı olmak istemiyorum, yanlışsa kusura bakmayın ama tam 14 şubatta instagrama foto atamayacağı için bu kadar sinirlenmiş olabilir mi? Öyleyse daha bunun evlilik teklifi var, nişanı kınası düğünü tatili. Bunun için yaşayan insanlarla ilişki sürdürmek çok zor.

Öyle değilse bile büyük kabalık. O size hediye gönderdi mi gününde? Bence bütün planı ve sizden bağımsız neden olmadığını anlatıp yerin dibine sokmalık bir durum.
0
pandispanya
(14.02.21)
bence ikiniz de kendinize göre haklısınız.
sonuçta siz çaba harcamışsınız ve tabii ki size göre bencilce bir davranışta bulunmuş.
ama özel güne önem veren insan için de hediyesini sürprizli ve/veya gününde almak çok mutlu eden bir şey.
bazı kadınlar bunu iple falan çekiyor, geceleri uyumadan "ayy ne aldı acaba?" diye düşünüyor.
hevesinin kırılması çok anormal değil ama dile getiriş biçimi ya da dile getirmesi saçma olmuş.

karşıdan sürekli olgunluk ve ağırlık bekleme hayatla örtüşmeyen bir şey.
hayatta bazı şeyler de heves üzerine kuruludur, üstelik yaşı gençse bu daha da öyledir, ki verdiği tepkiden öyle olduğunu tahmin ediyorum.
hediye düşkünü, açgözlü falan bir insan değilmiş zaten.
yani genel karakter olarak bu tarz biri değilse, büyütmeye gerek yok.

dediğim gibi, size yansıtması saçma, normalde bunlar kız arkadaşlar arasında konuşulan, üzerine yorum yapılan ve karşıya yansıtılmayan şeylerdir.
evet eksi puan ama o kadar da gömülecek bir durum da yok bence.

sevgililer gününde uzakta olan sevgilisinden gününde hediye alamadı diye canı sıkılmış, sizin de düşüncenizi bilmediği için ihmal ettiğinizi sanmış.
olur öyle şeyler.
üstelik arada mesafe olduğu için sizin ihmal ettiğinizi düşünüp buna tepki verme ihtimali normalden daha fazla çünkü uzak mesafe türü ilişkileri böyle şeyler ayakta tuttuğu için "önemsemiyor belki de" diye düşünür.
0
blatta hiberna
(14.02.21)
Ben @GoodMorningTeacher ve @blatta hiberna'ya katılıyorum. Söyleyiş biçimi hoş değil ama heveslenmiştir ve hâlâ kendisini önemsediğinizi görmek istemiştir. Keşke bu sekilde dile getirmeseymiş ama diğerlerinin yaptığı yorumlar bana çok ağır ve acımasızca geldi.
0
Mossy
(14.02.21)
ben olsam gerçekten seviyorsam hediyeyi verirdim kardeşi de durumu anlatırdı, hem vaziyeti anlardı hem de mahçup olurdu. ama genel bi davranışsa bu, o zaman daha derin düşünülebilir.

bir kadın olarak söylüyorum, insan kusursuzca düşünülmek istiyor. eğer karşıdaki yeterince önemsemezse sallamazsa kendini değer verilmemiş hissediyor. bu tarafını da görün. olay iki kuruşluk hediye değil, düşünülmek değer görmek ;)
0
durme
(14.02.21)
(5)

vücut sıvısı sorusu

Jux
kadınların bazıları cinsel uyarılma esnasında saydam bir sıvı salgılıyor, bazıları krem gibi opak. bu farkın sebebi nedir? kişiye göre mi değişiyor yoksa bir kişide ikisi de olabiliyor mu duruma göre?
kadınların bazıları cinsel uyarılma esnasında saydam bir sıvı salgılıyor, bazıları krem gibi opak. bu farkın sebebi nedir? kişiye göre mi değişiyor yoksa bir kişide ikisi de olabiliyor mu duruma göre?
0
Jux
(13.02.21)
Hepsi her kadında olur. Döneme göre değişiklik gösterir. Adet döngüsünün hangi kısmında olduğu ile alakalı.
1 ay boyunca her gün aynı kadını gözlemleseniz her rengini görürsünüz.
Yeşil-koyu sarı vb olmadığı sürece sağlıklıdır.
0
megalomaniac
(13.02.21)
İkisi de mevcut ve normal.
0
jalapeno
(13.02.21)
duşta kullanan krem ve jellere de bağlı. kullanılan temizlik malzemesinin bir kısmı durulanmadan kalmış ve ilk salgıyla atılmış olabiliyor.
0
sakurasou
(13.02.21)
şimdi siz böyle diyince şaşırdım. uzun dönemli partnerlerimi düşünüyorum(6 aydan uzun, 4 kişiden bahsedebiliriz), ikisini bir arada gördüğüm olmadı sanırım. genele vurduğumda krem gibi olan daha nadir hatta. hafızam mı beni yanıltıyor yoksa herkeste böyle değildir denebilir mi?
0
🌸Jux
(13.02.21)
Saydam ve akışkan olan vücudun doğal kayganlaştırıcısı diyeyim cahilce, ön sevişmede ve ilk penetrasyonda hızılca üretiliyor genelde.

Diğer beyaz katı ve krem gibi olan ise benim gözlemlerim, uzun süren ve kadına gerçekten haz veren seks esnasında üretiliyor sanki.
0
John Bloor
(15.02.21)
(1)

Clubhouseda sizi takip edenler

regina phalange
Bildirm falan gelmiyor mu bi baktım bisürü kişi eklmeiş haberim yok
Bildirm falan gelmiyor mu bi baktım bisürü kişi eklmeiş haberim yok
0
regina phalange
(13.02.21)
geliyor bana bildirim
0
jelly bear
(13.02.21)
(6)

Yabanci biriyle sevgililk/evlilik

catgroove
Biliyorum bu konunun net kurallari yok ama yine de sormak istiyorum. Yabanci birisiyle, hatta daraltarak sorayim, gelismis bir Avrupa ülkesinin vatandasiyla kurulacak bir duygusal iliskide (ve hatta evlilikte) olmazsa olmazlar nelerdir? Yani böyle bir iliskiyi/evliligi uzun süreye yayacak olan ekstr
Biliyorum bu konunun net kurallari yok ama yine de sormak istiyorum. Yabanci birisiyle, hatta daraltarak sorayim, gelismis bir Avrupa ülkesinin vatandasiyla kurulacak bir duygusal iliskide (ve hatta evlilikte) olmazsa olmazlar nelerdir? Yani böyle bir iliskiyi/evliligi uzun süreye yayacak olan ekstra faktörler ne olabilir? Sadakat, karsilikli anlayis, hayat tarzi uyumu gibi yerli-yabanci farketmeden her iliskide olmasi gereken durumlari degil de, özellikle yabanci birisiyle olan iliskinin icermesi gereken bazi püf noktalarini soruyorum. Kendinizden veya yakin cevrenizden basarili olmus veya olamamis iliskilerden örnekler vererek anlatabilirseniz güzel olur (basarili iliski demek de cok sacma oldu ama anladiniz siz :D)
0
catgroove
(12.02.21)
ozellikle yabanci birisiyle olmasi gereken puf nokta nedir? acik fikirlilik. gittigin ulkenin kurallarina ve sosyal hayatina, sosyal rituellerine uyum saglaman gerekir. kendi kulturunu dayatma, uyum sagla. yerel dili ogrenmeye gayret et. sosyal kurallara dikkat et.
0
JohnOakley
(12.02.21)
Yani ben vereyim hemen olm. Ilk aklıma geleni yazayım. Jeff artık Almanlaşmış bir Amerikan boy. Belirli bir mesafe herzaman var ilişkide. Adam kendini ifade edip samimi olarak böyle düsünüyorum dese bile film karakteri gibi konuşyor, yav bu bana yine da mini çakal gibi geliyor diyorsun. Duyguyu ifade ederken bile. Bu beni epey çekiyor açıkçası. Yani isterse en yakın ilişkiyi kur yine de arada kapanmayan bir mesafe var, o hiç kapanmayacak. bedensel bir şeyden bahsetmiyorum. Bir de susuyor ya, susmasını biliyor. Konuşmadığında seninle ilgilenmiyor, seni sevmiyor falan degil. Konuşmuyor. Turklerde bitmek bilmez bi konuşma var. Bana kalırsa suskunluk ve mesafeyi arayan ya da aramasa be kabul edebilecek biri çok sağlam ilişkiler kurabilir. Tabi bunların sevgi eksikliği olmadığını benimsemeli.

Sonra epey planlı. Yahu adam zaman cetveli yapmış kendine, günlük, yani grafiklerla falan, deli çıkacagım. Şimdi mesela ben iki dakika burada duyuruda bir sey yazıyorum ya, o böyle bir sey yapmaz, yapsa bile günlük zaman çizelgesine işler (*-*)/ Bakar ki zamanını alıyor, bırakır. Duş zamanı bile yazılı. Benim fark ettiğim epey zaman planlamasına sahipler ve boş zaman geçirmiyorlar. Bu yuzden yaşam tarzın buna yakınsa süper ilerler gibi geliyor. Gün içinde çok iş yapiyorlar bu yüzden. Senden de bu hıza ve plana ayak uydurman bekleniyor. Kendine ait ugraşının olması çok önemli. Cünkü onun yalnız yapmak istediği seyler var. Seni istemiyor yani. Neyseki ben de onu istemiyorum, bu yüzden bazı durumlarda istenmemek gayet normal. Bir de ben en çok şunu seviyorum. Ebeveyni olmuyorsun, o da senin olmuyor. Anne, baba rolü yok. Türklerde her şey birbirine karişmış, yahu anne şefkati istesem anneme giderim, kaybettiysem de onu baskasında bulamayacağımı bilirim. Anne baba istemiyorum ben kendime eşitimi istiyorum. Bu Jeff'le tam oldu mesela. Yani "her şeyim" olsun falan diyorsan o iš yaş. Bu iyi. Aklıma bunlar geldi bir çırpıda. bu arada uzun süredir birlikteyiz. Farklı evlerde yaşıyoruz ama birbirimizde kalıyoruz çoğunlukla. Raad bir ilişki.
0
velvetmorning
(12.02.21)
yabancı diye kendinizi aşağıda görmeyin, 1 numaralı kural bu sanırım. arkadaşlarım çok yapıyor sinir oluyorum.
0
aguen
(12.02.21)
Benim için tek sıkıntı aile faktörü olurdu sanırım. Malum bizim ailelerin en açık fikirli olanı bile çiftlere müdahale ediyor
0
olaylar olaylar
(12.02.21)
türkiye'deki saçma sapan kıskançlıklar olmuyor. mesajlaşırken anında yanıt beklemek gibi ergenlikler yok. (bütün genellemeler yanlıştır) iltifat ederken bayağı ölçülü olmak lazım yoksa garipsenebiliyor. senin için ölürüm falan gibi şeylerden net uzak durmak lazım:D (yaptığımdan değil ama anlamsız olacağı bariz) böyle arabesk şeyler bizde var daha çok. yalnız kalma ihtiyacının dile getirilmesi de bunlardan biri doğal olarak. bunlar genelde ilişkinin başlarında olabilecek şeyler tabii.
bunlar bizdeki ilişkilere göre olumlu tarafları. olumsuz kısım da kendinizi bir ilişki içinde hissetmeniz bazen uzun sürebiliyor, bu da bizim alışkanlıklara göre biraz değişik. ev arkadaşım biriyle tanışmıştı ve 3-5 ay geçti hala "seni seviyorum" deyip dememe konusunu kafaya takıyordu. ingilizlerin böyle deyimleri vardır ya, nefret/aşk güçlü bir kelimedir falan gibi. bu görülebilyior bence.

tabii bunları önemseyip önemsememeniz kimin hangi ülkede olduğuna bağlı. bu avrupa vatandaşı türkiye'deyse o düşünsün nasıl davranacağını. siz bu ülkelerin birindeyseniz siz biraz ayak uydurmalısınız. yine de kişiliğinizden ödün vermemelisiniz. kimse türklerden aşağı olmadığı gibi üstün falan da değil. sizi uzun vadede ilgi çekici yapacak olan şeyler deneyimleriniz ve kafanızın içindekiler. birey olma olgusu batıda daha önemsendiği için nereden geldiğiniz nereye gittiğinizden ziyade kişisel olarak ne olduğunuz daha çok önem taşıyor gibi.
0
bohr atom modeli
(12.02.21)
uzak mesafe olacaksa (hatta olmayacaksa bile) aradaki gelir/sınıf farkının çok olmamasına dikkat etmek lazım. yabancı kişi avrupalıysa bu durum daha da zor olabilir.

biz bu yüzden çok zorlanıyoruz çünkü kız arkadaşım benim bir ayda kazandığım parayı üç günde kazanıyor. başına bir şey gelse ülkesine gidemem çünkü vize bile vermezler. hayattaki konumumuz olsun, hayata bakış açımız ve ideallerimiz olsun çok farklı. ben mesela "nasılsa işsiz kalcam" diye okulu bitirmeye korkuyorum, o ise gelecek kaygısı olmadığı ve okul ortamını sevdiği için bitirmek istemiyor. bazen içinde bulunduğum durumu, yaşadığım stresi vs. gerçekten hiç anlamadığını düşünüyorum. benzer şekilde benim de onun dünyasını anlayamadığımı düşündüğüm oluyor. bu açıdan ortak bir noktada buluşabilmek veya en azından karşı tarafı anlayabilmek önemli.

bence onun dışında ne desek boş çünkü yabancı dediğin insan da genellenmiyor sonuçta. yerine göre bi türk bi ingilizden çok daha soğuk veya mesafeli olabiliyor insan ilişkilerinde. benim iki tane yabancı sevgilim oldu. ilk ilişkimde her şey gayet normaldi, açıkçası bi türkle olmaktan daha farklı gelmedi bana, ufak tefek bazı olumlu detaylar haricinde (daha özgüvenli olması, daha az kıskanç olması vs.). şu anki ilişkimde ise bazen çok soğuk olduğunu düşünüyorum. bir yıl geçti ama hala alışamadım. "canım konuşmak istemiyor" deyip susabiliyor mesela. aslında hiç garip bi şey değil bu. ben de "yalnız kalmak istiyorum" diye o türkiye'deyken, vaktimiz kısıtlıyken kızı bırakıp kendi evime gidiyodum yalnız oturmak için, yani hiç öyle yapışkan ve sürekli ilgi bekleyecek bi sevgili değilim ama ona rağmen tuhaf geliyodu bana hiçbi işi gücü yokken aktif bi şekilde benimle konuşmayı reddetmesi.

bence kişiden kişiye çok değişir bu, o yüzden ne desek boş. kimi avrupalıyla 20 yıllık arkadaşınmış gibi rahat iletişim kurar ve iyi anlaşırsın, kimisiyle de hiç olmaz.
0
der meister
(12.02.21)
(10)

İltifat

docrivers
Yahu kız gecelikle foto atıo ok, seks konusu açıo ok, biz üst üste 3 4 iltifat edince çok hızlı gidiyoruz bye oldu ...Bunlara iltifat edilmiodu galiba, unutmuşuz bu işleri, gayet iyi giden flört, hormonal anlamda direksiyonu biraz kaybedince sarsıldı, yazmayım mı geri döner mi acaba, arkadaş gruplar
Yahu kız gecelikle foto atıo ok, seks konusu açıo ok, biz üst üste 3 4 iltifat edince çok hızlı gidiyoruz bye oldu ...
Bunlara iltifat edilmiodu galiba, unutmuşuz bu işleri, gayet iyi giden flört, hormonal anlamda direksiyonu biraz kaybedince sarsıldı, yazmayım mı geri döner mi acaba, arkadaş gruplarında yelkenleri hemen suya indirdi olmuşuz.
0
docrivers
(12.02.21)
Ah ah ne diyeyim. Kanka çoğu kez etrafından dolanıyoruz. Her şeyi öyle direkt söylemiyoruz.
0
olaylar olaylar
(12.02.21)
Abi direkt elektrik direğine vurdum arabayı ya shshshs
0
🌸docrivers
(12.02.21)
Kız herhalde bu bana aşık olur bir kaç gecelik ilişki yaşayamam diye düşündü. Sal gitsin. Yaramaz sana
0
westblack
(12.02.21)
Kız beni 55 kilo yaparsan seninle evlenirim diodu, şakasınada olsa gelecekle alakalı bu tip romantil örnekler hep onun tarafından çıkıodu, bir anda noldu anlamadım, ben kız yelkenleri indirdi diye zaten vites yükselttim , 20 senedir maç izlerim böyle bi kontra atak golü görmedim, şaşkınız.
0
🌸docrivers
(12.02.21)
Sizinle konuşuyorken başkaları da vardır, daha uygun birini bulup sizi sepetlemiştir
0
Hallegadola
(12.02.21)
İçeriye adam soktum, çift taraflı çalışıo, öyle bir durum yok, eskş sevgilisinin peşünden çok koşmuş, bende sanırım onu gerçekten tanıma konusunda ne kadar motive olduğumu (düşğk motivasyondayım) gösteremedim
0
🌸docrivers
(12.02.21)
ahahaha bu toplara girmeden önce cinsel açlığı yatıştırmak lazım. açken sen sen değilsin.
bi de böyle dengesiz varoşlarla takılma boşver.
0
bohr atom modeli
(12.02.21)
tatsız bir durum olmuş. ama net bir şekilde ben geldim, buradayım diyen birisi değilse devam etmeye gerek de yok.
ne dert edeceksin.

arkadaş gruplarında yelkenleri hemen suya indirdi olmuşuz.
yazmışsın, bir arkadaş ortamında mı anlatmış ettiği flörtü o kısmı anlamadım. ama flörtlerini anlatan insanla olmaması daha hayırlı sanki.
0
ananotherlife
(12.02.21)
Cinsel açlıktan ofsayta yakalandık ama zaten cinsel olarak düşünüyorum ben, ortak noktamız hiç yok, aşık olmuş gibi rol keselim dedik beceremedik
0
🌸docrivers
(12.02.21)
Açık açık yazmayı dene, böyle böyle yapıyorsun doğal olarak bende böyle böyle düşünüyorum senin amacın niyetin beklentin nedir de.
0
zekicalik
(12.02.21)
(6)

Boşta kalmamak için sevgili olmak

Unde bach canim
Yalnız olduğunuzu hissettiğiniz, şehvet arzunuz veya farklı bir zaafınız yüzünden içinize sinmeyen biriyle sevgili oldunuz mu?Ama bu başta sevmedim sonra sevmeye başladım değil de, “baştan beri pek ilgi duymadığım halde xxx sebeple sevgili oldum hatta evlendim” dediğiniz biri oldu mu? Olduysa sebebi
Yalnız olduğunuzu hissettiğiniz, şehvet arzunuz veya farklı bir zaafınız yüzünden içinize sinmeyen biriyle sevgili oldunuz mu?
Ama bu başta sevmedim sonra sevmeye başladım değil de, “baştan beri pek ilgi duymadığım halde xxx sebeple sevgili oldum hatta evlendim” dediğiniz biri oldu mu? Olduysa sebebi neydi?
0
Unde bach canim
(11.02.21)
Yoook artık. Ha, 13 yaşındayken filan birisine üzüldüğüm ve hayır deyip kırmaya korktuğum için bir ay filan sevgili olmuştum. O da çocukluk yani, bir yetişkin bunu yapmaz diye umuyorum asdhaha :D Olmadı.
0
pandispanya
(11.02.21)
türkçe konuşunca aşırı sempatik gelen biriyle olmuştum kısa bir süre. sesi çok tatlıydı. gerçi kendi de tatlıydı ama kafa pek uyuşmadı.
0
bohr atom modeli
(11.02.21)
Sevgili olmuştum. Hem de 2 defa :D Ama boşta kalmamak için değil de karşıdakine acıdığım için. Asosyal karakterlerin sosyal zekası gerçekten çok düşük, özgüvenleri düşük ama tüm bunlara rağmen benim için bu kadar çabaladılar kendi çaplarında madem diye denemiştim :D Pişman oldum çünkü karakterler uyuşmayınca karşıdakine hayatı zindan ediyorsun. Bi daha da denemedim.
0
superfluid
(11.02.21)
Buna takılmak deniyor
0
freebird5406_2
(11.02.21)
oldum. haliyle boşuna endişe ve sıkıntı yaratmaktan başka bir yere varmadı.
sebebi "yalnız kalmayayım" , "amaan, takılırız ne olacak" düşüncesiydi işte.
bir de seks ihtiyacı tabii.

bir daha böyle bir şey yapmam. sırf aynı şeyi yapmış olmamak için hayatımın en uzun yalnızlığını yaşıyorum. sorun değil gerçi böyle de iyiyim.
0
filteria
(11.02.21)
Yaptım bir daha yapmam. Sırf bu konudaki pişmanlığım yüzünden uzun süreli yalnızlık yaşıyorum. en azından içim artık rahat.
0
kestane gürgen palamut
(13.02.21)
(20)

Çocuk yapma nedeni

instant crush
Merhabalar, gunun felsefe ve yaşam problemi olarak sorumuz: çocuk sahibi olmaya nasıl ve neden karar verdiniz? "Kendimi bildim bileli çocuğum olsun istiyorum" diyenlerden ve "bebekler cok tatli senin yetistirecegin bir küçük sen yapiyorsun" diyenlerden veya "dunyada kaynaklar tükeniyor cocuk mocuk y
Merhabalar, gunun felsefe ve yaşam problemi olarak sorumuz: çocuk sahibi olmaya nasıl ve neden karar verdiniz? "Kendimi bildim bileli çocuğum olsun istiyorum" diyenlerden ve "bebekler cok tatli senin yetistirecegin bir küçük sen yapiyorsun" diyenlerden veya "dunyada kaynaklar tükeniyor cocuk mocuk yapmayin"cilardan ziyade bu dünyaya çocuk getirmek isteyip istemediğini kisisel olarak bilmeyenlerin cevaplarini merak ediyorum.

Düşünüyorum düşünüyorum bir insan var edip basina durduk yere dert açmaya gerek var mi emin olamıyorum. 5 yasinda okula gitmeye baslayacak, yillarca ülkemiz insani ile mücadele ederek okulu bitirecek sonra is bulma derdi, yine sacma sapan insanlarla uğraşarak para kazanmaya calisacak vs. Veya bunlari yapmasa atıyorum sanatçı olsa yine baska baska sıkıntılar yaşanıyordur. Hayatın amaci mutlu olmak değil evet ama mutsuz olma ihtimali olan bir canlıyı var etmek için alınacak sorumluluğa dair motivasyon nereden geliyor? Olsa canla basla olabilecek en iyi şekilde yetistirmeye calisiriz o ayrı tabi ki ama sıfırdan var etme noktasındaki karar aşaması beni düşündüren kısım. Belki de karamsar bir insan olmayacak ve gayet sansli ve mutlu olacak bunu da bilmiyoruz tabi.

Siz ne diyorsunuz? Evli ve 30 yaş üstü cevap verebilirse sevinirim.
0
instant crush
(11.02.21)
bu kadar sorgulamadıkları için :)

çoğu evlilik zaten bireyi tüketen ve hayata devamlılığını zorlaştıran bir psikolojiye sokuyor. maalesef bunu çocuk yaparak 3-5 yıl daha geçiştirmeye çalışıyorlar.

o yüzden kişi öncelik "ben" diyip yaşarsa mantık çerçevesinde düşünününce bırak çocuğu evlilik bile yapmaz.
0
redeath
(11.02.21)
Üreme duygusu içgüdüseldir.
Söylediğin makul ve mantıklı gerekçeler gün olacak, an gelecek içgüdülerine yenik düşecektir.
0
Mirket
(11.02.21)
bir canlıyı var etmek için alınacak sorumluluğa dair motivasyon, bir primat olmaktan geliyor. primat özellikleri tüm bu sorgulamalardan daha baskın çıkıyor bir süre sonra.

baba olmayı, özellikle genç bir baba olmayı çok isterdim. yaşım 36, kanser hastasıyım (atlatıyorum, problem bu değil). artık baba olmak istemiyorum, sebebi genetik olarak bu rahatsızlığın sıkıntısını çocuğum/çocuğu/çocukları vs çekmesin diye.
0
uuth
(11.02.21)
30 yaşın üzerinde, 5 senelik evli ve 10 senedir aynı sevdiğim adamla birlikteyim. Gerçekten bu dünyaya ikimizden bir çocuk getirmeyi çok isterdim, çok da iyi ebeveynler olacağımıza inanıyorum ama her şeye rağmen g.tüm yemiyor, totalde istemiyorum. Bu ülkede yaşamasaydım ya da bu ülke bu kadar kaygı yaratacak bir ortam olmasaydı yapardım. Şu ortamda çocuk yapmak ya bencillik ya oyuncak arayışı ya da gerçekten iyi maddi imkanlarına güvenerek çocuğu koruyacak bir fanus yaratılabileceğine olan güvenin neticesindedir diye düşünüyorum. Fanustan kastım, kendine benzer ailelerin çocuklarıyla, en elit eğitimi verip, en donanımlı şekilde yetiştirebileceğin, kafana eserse tak diye yurtdışına gönderebileceğin bi fanus. Çocuk toplumla çok yüzleşmek zorunda kalmadan yani. Onda da gerçekten 20 sene sonra, 40 sene sonra neyse susuzluk başlarsa, nükleer bişey olursa dünyanın herhangi bir yerinde nasıl koruyacaksın diye düşünüyorum.

Hormonlarım ve aklım bir olup bana yapma diyor kısaca :D artık bi gün kafayı yersem yaparım, bakıcaz :) Çocuğu olan tüm ailelere de sabır, güç, sağlık, başarı, mutluluk diliyorum :))
0
pandispanya
(11.02.21)
Sınırlı kaynakların olduğu dünyaya bir çocuk getirme fikri şuan içime sinmiyor. Ama çok iyi bir anne olurum diye düşünüyorum, öğrenme ve gelişme aşamasında oyun kurmak, merak etmek, çocuğumla birlikte gelişmek, keşfetmek isterdim. Bir yanım eksik kalır gibi geliyor. Bir yandan da maddi yükümlülüğü istemiyorum, işe ara vermek istemiyorum, evimi değiştirmek durumunda kalmak istemiyorum. Eşim para olursa her şey hallolur diyor içten içe ona katılıyorum. Tam olarak ebeveyn olup olmayacağımıza karar vermiş değiliz. Yine de kendi ebeveynlerimiz yaşlandı ve destek gerekebiliyor, akrabalı büyük bir aile değiliz, bunu görünce bizim bir çocuğumuz olsa acaba destek olur mu ilerde diyorum içimden. Bakım vermek değil kastettiğim ama aramak sormak, görüşmek, danışmak, muhabbet etmek gibi şeyler. Belirsizlik hayatın her yerinde de olsa evrimin dürtmesi kendini anne babayken bulmak da var. Keşke bir taraf daha ağır bassa, ben bu meselede tam ortadayım.
0
kullanıcıadımbuolsun
(11.02.21)
koşullar iyi ise neden yapılmasın bence ok
ama 2021 türkiye'sinde bence anlamsız
0
duyurukullanıcısı
(11.02.21)
33 E / Bizde şu şekilde gelişti; Evlendikten sonra uzun zaman gezelim çocuk yapmayalım diye bol keseden konuştuk önce. Sonra etraftaki arkadaşlarımızın çocukları oldu, eşimin arkadaşları da birbiri ardına bebeklerini kucaklarına aldı. Sonra nasıl oldu anlamadık biz de çocuk istiyor olduk. Bebeğimiz henüz yolda, bizi neler bekliyor hala bilmiyoruz ancak daha gelmeden her muhabbet onun üzerinden dönüyor.
0
va
(11.02.21)
Kendimi bildim bileli çocuk düşkünü olmadım. 30'larıma gelene kadar çocuk mu / kedi mi deseler herhalde kedi derdim.
30 enteresan bir dönüm noktası kadınlarda. Hormonlar coşuyor mudur nedir? İki kızım var çok şükür, iyi ki varlar.
Mutlu olmanın tamamen olmasa da bir karar verme işi olduğunu düşünüyorum. Çocuklarımı öyle yetiştirmeye çalışıyorum. Kendimi karamsarlığa kaptırmadım, onları da kaptırtmamak için elimden geleni yaparım.
0
SiyamkedisiZorro
(11.02.21)
seviyorsan, seviliyorsan, güveniyorsan, bir ömür beraber geçer diyorsan: gaz maskesiyle gül koklanmaz deyip çocuk yapılıyor bence
0
bir soru sorcam
(11.02.21)
Belli bir sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik standardın altında kalan insanların bunu bir basamak olarak kabul ettiklerini düşünüyorum ve gözlemliyorum. Okul bitti, işe gir, evlen, çocuk yap. Üzerine çok fazla düşünmüyorlar ve romantik yaşıyorlar hayatı. Yapılması gerekiyor, çocuk aile kurumunun amacıdır gibi geliyor sanırım onlara. Kendileri henüz hazır hissetmeseler aile büyükleri istiyor diye yapıyorlar mesela. Ben ciddi anlamda planlayıp kendimi geri dönülmez şekilde hazır hissetmeden çocuk yapma kararı almam ama onlar için böyle bir süreç yok sanırım.
0
Mossy
(11.02.21)
Bu istek içgüdüden çok kültüren kodlar yüzünden baskın geliyor

Zorluğu var evet fakat yanında gelen statü ve tamamlanmışlık etiketi
0
freebird5406_2
(11.02.21)
toplumsal ve kültürel olduğunu düşünüyorum ben de. bir yerde herkes "ee çocuk?" diye düşünüyor. evli olmadığı ve mevcut şartlarda çocuk yapma ihtimali olmayan kişiler bile "ne zaman çocuk yapacağım" fikrine kapılıyor. ya da bir an önce evleneyim de çocuk yapayım falan. yaş geçmesi diye bir türkü var bir de, yaşım geçiyor diye bir telaşa giriliyor. bir de fazla abartılıyor. bizde abartılan iki şey herhalde çocuk yapmak ve annelik. isteyen yapsın tabii ki, allah mutlu mesut etsin, ama çocuk aşırı büyük sorumluluk. bir çok insan da bunu pek düşünmeden yapıyor geçiyor. neden, çünkü kültürel, çünkü herkes yapıyor, o niye yapmasın.
0
veritaslibertas
(11.02.21)
7 yıllık evliyim, şu an 5 aylık hamileyim. Tüp bebekle, anam ağlayarak yaptım bi de açıkçası. Hata kaza galan değil, gayet planlı bir bebek.Yorumları şoka girerek okudum açıkçası.

Kendimi de çok kötü hissettim. Bu dünyaya çocuk getirerekk sınırlı kaynakları kötü kullanan, çocuğunun geleceğini düşünmeyenn bencil insanlar olarak...

Gaz maskesiyle gül koklanmayacağı(!) için çocuk yapıldığını düşünen de varmış demek ki gerçekten. Ya da bireyselliğimizi yitirdiğimiz için evliliğimiz ite kaka gitsin diye çocuk yapmış da olabilirmişiz. Vay... vay ki ne vay...

Soru sahibi, biz mutlu insanlarız. Birbirimizi seviyoruz, dünyaya sevebileceğimiz bizden bir parça getirmek istedik. Hepsi bu kadar.
0
physcos physcos
(11.02.21)
6 yillik evliyim 1 cocuk var

Bir tane daha yapmazsam annem babam ve kayınpeder kaynana beni kesecek

Çok baskı yapıyorlar

Çocuk yapma nedenim: tam bir aile olmak ve eşimin anne olmayı istemesi
0
intern in the house
(11.02.21)
34 K tüp bebek tedavisi ile 1 aylık hamileyim. Eşim bu ülkeye çocuk mu yapılır kafasındaydı ama ben aile olmak bütün olmak istedim. Ayrıca bizim gibi insanlar çoğalmazsa ilerde yaşadığımız yer daha da boktan bir yere dönüşecek. Gümbür gümbür cahil nesil geliyor. Annelerinin kafasına çukur işareti kazıttığı çocuklar büyüyünce bu ülkeyi yönetecek.
0
suicides underground
(11.02.21)
35 yaşındayım 2 çocuğum var. çocuk konusunda hala gelgitli düşüncelerim var:

(1) geleceği distopya gibi görmediğim için (maksimum 2 çocuk şartıyla :)) çocuğa iyi bir gelecek sağlayarak topluma katkı sağlayacağımı düşünüyorum. kendi hayatımızdan büyük feragatle oluyor bu ama bizim gibi düşünenler olmasa suicides underground'ın dediği gibi olacak.

(2) anne olmayı ilk istediğim zamanlarda motivasyonum biraz farklıydı, çevreme baktığımda gördüğüm anneliğin verdiği o olgunluğa erişmeyi istiyordum, iyi bir insanın yetişmesine emek vermeyi istiyordum. o zamanlar gayretliydim yani. ama kazın ayağı öyle değilmiş, o olgunluk doğumla birlikte güncelleme gibi inmiyormuş, burnunu sürte sürte olgunlaşıldığını tecrübe ettim. hem 30 yaşından sonra zamanının yönetimini egosantrik bir varlığın eline vermek zorunda kalmak, hem de çocuk büyürken kendi travmalarımla yüzleşmek beni çok zorladı. böyle olacağını bilsem hiç bu işlere girmezdim diye düşünüyorum bazen. biraz depsesif biriyim, bu genlerin aktarılmaması lazımdı, doğal seleksiyonla yok olmalılardı :) (bunu çocuklarımın şahsından bağımsız olarak söylüyorum tabi ki)

evliliğin 5.yılında annelerimiz çocuk meselesini çıtlatmaya başlamıştı, onun da etkisi olmuştur mutlaka. kırk kere söylersen olur hesabı :)
0
starlightz
(11.02.21)
6 aylık evliyim, 31e. çocuk yapma konusunda ne düşünürsen düşün, şu denklemi asla unutma: kadınların çocuk yapabileceği sınır bir yaş var ve sonrasında sağlıklı bir çocuk dünyaya getirme ihtimalin oldukça düşüyor. ister çocuk iste, ister isteme, bir çok kadın "bu dünyaya bir kere geliyorum ve bunu yapamayacağım" düşüncesinin kurbanı oluyor. bunun üzerine toplumsal "anne" kodlarını da eklersen neden insanların önce aa çocuk mu asla çok banal dünya turu yapıcaz biz deyip sonra birden apar topar çocuk patlattıklarını anlayacaksın.
0
roket adam
(11.02.21)
Koşullar zerre umrumda değil, musmutlu bir hayat sürdüm diyemem ama ben yaşamayı seviyorum. Kötü şeylerden de saçma bir haz alıyorum, karamsarlığa düşünce ''keşke doğmasaydım'' dediğim zamanlar lise biterken sona erdi sanırım. Bunları yaşamamak, hiç doğmamış olmak istemezdim. Şu an her şey b.k gibi hayatımda:) ama olsun yaşamak güzel şey. Düzeltmeye çalışmak, çabalamak güzel sağlıklı olduğun sürece.

Yine de hiçbir zaman çocuk sahibi olmayı hayal etmedim. Kendi hayatımı noktalayıp başkası için yaşamak gibi geliyor çocuk meselesi. Çok zengin olsaydım, düzenli ve düzgün bir hayatım olsaydı yine de istemezdim bence, çünkü aynı kapıya çıkıyor.

30 K e
0
megalomaniac
(12.02.21)
giderek cidden bu yıllarda çocuk yapanların cesaretine hayran oluyorum
0
duyurukullanıcısı
(12.02.21)
evli ve 30 yaş üstü olarak cevap veriyorum: uzun yıllardan sonra gerçek hisler beslediğim bir sevgili kişisi olmuştu. türlü fedakarlıklar yaparak beraber olduk. sevgili kişisi deliler gibi çocuk istiyordu ben ise onu henüz yeni bulduğum için sevgililik müessesinin tadına varmak istiyordum hayatımda ilk defa. derken bir gün bazı şikayetler yüzünden jinekolog ziyaretim oldu ve bir rahatsızlığım olduğunu öğrendim doktor hemen çocuk yapmayı dene 1 ay bile ssenin için kayıp yoksa çok zorlanırsın falan dedi. sonra çocuğum olmadığını ve sevgili kişisinin çok üzüldüğünü hayal ettim. benim motivasyonum bu oldu ve korunmayı bırakınca hamile kaldım. bebiş gelince ilk 1 yıl çok zorlandım malum herkesin zorlandığı sebepler ama özellikle de sevgili kişsii ile benim zamanımdan çaldı diye düşündüm vs. ama bebe 1 yaşlına geçince bende bir şeyler oldu bebişle aramda muazzam bir bağ oluştu ve şu an bile hr geçen gün artıyor o bağ 3 yaşına gelmek üzere kendisi. çok klişe ama annelik hiç bir aşka benzemiyor bambaşka bi hisle seviyorsunuz bebeyi. ülkenin güvenlik ve ekonomi ile ilgili sorunları beni onun geleceği ileilgili çok kaygılandırıyor o yüzden 2. ye asla cesaret edemiyorum zaten ayrıca maddi ve manevi olarak kendimden yaptığım fedakarlıklar da 2. yi asla düşündürmüyor.. evet partner kişisi ile ilişkimizden kendimizden dev fedakarlıklar yapıyoruz ilk 2 yıl uyku uyumadığım için kronik migrenli olup ilaçlardan sağlığımı kaybettim ama şimdi dönüp bakınca her şeye değer. hayata bir deneyimler silsilesi olarak bakıyorsak her kadının anneliği bir kez deneyimlemesi gerektiğini düşünüyorum.
0
iwillsee
(21.02.21)
(12)

yalnız yaşayanlar, sıkılmıyor musunuz?

dafuq
sb
sb
0
dafuq
(10.02.21)
kafayı yiyorum. durumum hiç iyi değil.
0
Anjelik
(10.02.21)
Yalnız yaşamaktan değil ama pandemi özelinde evet çok sıkılıyorum. Hafta sonları özellikle çok anlamsız geçiyor.
0
himmet dayi
(10.02.21)
Yoo :)
0
pati
(10.02.21)
sabahtan akşama kadar iş hem de yoğun tempolu iş

genelde akşam sıkılıyorum ama bilgisayar oyunundan zevk almaz isem mesela veya aşırı dertliysem

öte yandan geçen bir sene nasıl hızlı geçmiş anlamadım.

-------

sevgilimle 2 sene beraber yaşadıktan sonra bu durumdayım. onunla yaşamak kesinlikle tercihim. şu an bir yandan aşırı depresif bir moddayım.
0
rain when i die
(10.02.21)
hafta içi bir şekilde geçiyor da hafta sonları zorlanıyorum.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(10.02.21)
Hafta içi değil de, hafta sonu epey bi sıkıcı oluyor.
0
msb
(10.02.21)
hafta içi hayır ama hafta sonu çok sıkılıyorum.
0
juliette
(10.02.21)
yok kafam çok rahat ya :)
0
e mice
(10.02.21)
Çalışmak zorunda olmasam hiç sıkılmam. Evden çalıştığım için sıkılıyorum.
0
peki madem
(10.02.21)
Eskiden hiç sıkılmazdım da şimdi ara ara sıkılıyorum. Yalnız yaşamaktan değil de işte pandemiden yani.
0
turkce konusan uzayli
(11.02.21)
Yok valla ben yalnız kalamadigim zaman daha çok sıkılıyorum :)
0
nediyimkisimdi
(11.02.21)
köpeğim sıkılmama fırsat vermiyor :)
0
avarel dalton
(11.02.21)
(3)

Özel günler kombosu

kondansator
Sevdiceğim ile 14 Şubat günü tam 5. Senemiz doluyor. Aynı şekilde evlilikte 3. Ayımız olacak. Özel gün kovalayan birisi değilim normalde de, ona hediye almayalı uzun zaman oldu. Malum artık eskisi gibi sokaklarda takılamıyoruz, evde beraber bir sofra kurup güzel bir akşam geçirelim dedik. Ben de bir
Sevdiceğim ile 14 Şubat günü tam 5. Senemiz doluyor. Aynı şekilde evlilikte 3. Ayımız olacak. Özel gün kovalayan birisi değilim normalde de, ona hediye almayalı uzun zaman oldu. Malum artık eskisi gibi sokaklarda takılamıyoruz, evde beraber bir sofra kurup güzel bir akşam geçirelim dedik. Ben de bir hediye alayım hoşuna da gitsin, 5.sene hatırası gibi hep aklımızda da kalsın istiyorum. Saat kullanmıyor, öyle mücevher merakı da yok sayılır. Anca yüzüklerini takıyor. Nasıl bir hediye seçmemi önerirsiniz
0
kondansator
(10.02.21)
Detaylı bir hediye planlamak için biraz geç kalınmış sanki :( Öyle custom şeyler hazırlamak / hazırlatmak bir ayı falan bulabiliyor.

Yine de 4 gün var bolca zaman bu. Mücevher çok sevmese de şık bir kolye vs. olabilir mi acaba? Senelerce kalacak bir şey.
0
aguen
(10.02.21)
Altın kolye, bileklik, küpe... 5. yıla altın yakışır.
0
dissendium
(10.02.21)
Kullanmiyor diye silmeyin kafadan ya bence de altin yakisir. aksesuar tasimakta zorlaniyorsa cok ince bir bileklik de olabilir.

hic kendisiyle ilgili detay vermediginiz icin bir sey diyemeyecegim ama gittigim piyano kursundan bir arkadas esinin kendisine piyano hediye aldigini bu vesileyle kursa basladigini ve cok iyi geldigini kendisine zaman ayirdigini bu sayede vs anlatmisti. belki evde cok zaman geciriyorsaniz boyle hobiye donusturebilecegi alet edevat olabilr. online bi workshop alip pastacilik heykelcilik mumculuk bilmem necilik icin malzeme alip workshop satin alabilirsin bu haftasonu da onla ilgili zaman gecirebilirsiniz.
Online tiyatrolara da bilet alabilirsiniz extradan. moda sahnesinin vardi sanirim. nice guzel yillariniz olsun sevgiler!
fotograf makinesi, oyun konsolu, piyano bunlar ilk aklima gelenler oldu.
0
ala09
(10.02.21)
(8)

insanların ne kadar küçük şeyleri dert ettiğini fark ettiniz mi?

mezarkabul
birkaç gündür dert dinliyorum, fark ettim de insanlar çok ufak şeyleri dert ediyor ve çoğunlukla iletişimsizlikten kaynaklanıyor sorunlar. Bugün bir şeye canım sıkıldı, sonra kafamda birine anlattığımı hayal ettim ve o zaman anca fark edebildim zerre kadar bir sorun olduğunu. ben bu taktiği uyguları
birkaç gündür dert dinliyorum, fark ettim de insanlar çok ufak şeyleri dert ediyor ve çoğunlukla iletişimsizlikten kaynaklanıyor sorunlar.

Bugün bir şeye canım sıkıldı, sonra kafamda birine anlattığımı hayal ettim ve o zaman anca fark edebildim zerre kadar bir sorun olduğunu. ben bu taktiği uygularım bundan sonra :) siz de deneyin derim.
0
mezarkabul
(10.02.21)
Evet çoğu kişi o kadar denyimsiz ki hayata karşı... Ya da boşluktan saçma sapan şeyleri dert ediniyorlar sanırım. Kendi şu ana kadar yaşadığım sorun ve deneyimlerle kıyaslıyorum, devede kulak kalıyor diğer insanlarınki. Ben de dinlemiyorum bu sebeple :) Çoluk çocukla uğraşmamak adına :) Henüz psikolojik ve ruhsal olgunluğa ulaşmamış çoğu kişi maalesef.
0
superfluid
(10.02.21)
valla çok uzun zamandır bunun bilincindeyim. bu kimseler hayatta pek bi şey görmemişler ve her başlarına geleni önemli sanıyorlar. dertleri de böyle sevinçleri de. şaşırtıcı buldukları şeyler de, arkadaşlarıyla konuştukları da.

benim kafamdan geçirmeye dahi tenezzül etmeyeceğim şeyler için bazı insanların çıkardıkları yaygaraya bakıyorum ve gerçekten garipsiyorum.
0
bohr atom modeli
(10.02.21)
Evet, çevremdeki insanlar genelde hep aileden zengin, ailedeki herkesin ve kendilerinin sağlığı yerinde, 40 yaşında hala çalışmayıp ama anadan babadan parası akmaya devam eden kişiler :D Bazen onların günlük dertlerini dinleyince “vay aq derde bak :D” diyorum ama herkesin derdi kendine büyük sonuçta. Kafamı dağıtıyorum başka dertler dinleyerek, sorun olmuyor. Benim derdim de bi başkasına küçük gelebilir. Yargılamaktan kaçındığım konulardır.
0
pandispanya
(10.02.21)
Herkesin hayat yolu farklı, her olayın insanlar üzerindeki tesirleri de öyle. O yüzden insanların dertlerini kederlerini küçümsemeyi doğru bulmuyorum. Başka insanların yaşanmışıklarını kendilerininkiler üzerinden ölçen, ben bunlara dert bile demem gibi tutumlar sergileyen insanlar bana asıl olgunluğa erişememiş kişiler gibi geliyor. Sonuçta kimse yargı mercii, onay mercii falan değil bu hayatta. Böyle insanlar kendilerini fazla önemsiyor bence. Herkesin derdi tasası kendinedir.
0
Mossy
(10.02.21)
Alınganlık: medeniyetin en zayıf halkasıdır
Kimse edebiyatı sevmek zorunda değil. Estetik kaygı ile konuşmak, hareket etmek, giyinmek zorunda değil. İnsanlar alınır mı diye düşünmek zorunda değil. Topluluk olarak sıçmış bir toplum bu. İnsanları değiştirmeyi düşünmeden yaşa, kendini geliştir. Değiştiğini, daha iyi olduğunu göreceksin. bilinçli bir varlıksın. Buna uygun yaşa. Hayatını estetik yerine işlevselliğe ada. Minimalist hayat tarzı da bu demek. Sosyal medyasız internetsiz teknolojisiz, silahsız bir dünyayı kendimiz yaratmalıyız. Gelecekte şiddet yanlısı, savaş meraklısı askerlerin kurduğu bir ülkede mı yaşamak bu dünyanın ne kaderi ne de tek seçeneği. Teknoloji askeri bir taktik sadece. Askeriyenin Prototipini ürettiği her teknolojik cihaz topluma süslü bir şekilde entegre oldu. Askeriye hayatımızı insani şartlar sağlayarak yaşamamızı istemiyor. haritaları üzerinde çizdikleri hayalî sınır çizgileri arasında
Elimizi kolumuzu sallayarak dolasmamizi istemiyorlar. Cahil ve aptal köleler olmanızı istiyorlar. Bu yüzden boktan bir eğitim ile büyüyor ve açlık sınırı altinda yaşıyoruz çoğumuz. Tüm toplum bir kurtarıcı bekliyor. Kendisi kurtarmak istemiyor. Ona unutturulan en önemli gerçek yalnız olmadığı aslında, sadece hatırlaması gerekiyor insanların. İnternetteki televizyondaki gazetedeki tüm beyin yıkama propagandalarından uzaklaşın. Konsantre olun. Gerçekçiliğe odaklanın. Bu sizi alınganlıktan korur. Bu sizi mantıklı kılar. Konsantrasyon; meditasyonun ana etkisidir. Kendinizi kabul edin, gelen tüm düşünceleri kabul edin, aklınızda dolaşan tüm düşünceler boş yere orada değil. Kenara atılmış düşüncelerinizi irdeleyip, konsantrasyonunuzu bozan düşünceleri algınızdan çıkardığınızda daha hafif ve daha kontrollü hissedeceksiniz.

*Sarhoşken konu üzerine düşünürken yazmıştım daha geçen gün bunları. İnsanların bi kendini salıp rahatlaması lazım. Çok kasıyor herkes.
0
hasmetizm 2046
(10.02.21)
Kendim için düşünüyorum, ne eften püften şeylere bozuluyorsun diye :) Ben de bazen evde kendi kendime anlatıyorum, bazen zaten anlatırken sorunu çözüyorum, aydınlanma geliyor yani. Başkalarının derdi için düşünmem ama.
0
peki madem
(10.02.21)
Herkesin derdi kendine büyüktür.
0
heathen
(10.02.21)
Herkesin derdi kendine büyüktür tabii de, bu ufacık dertleri büyüttüğümüz gerçeğini değiştirmiyor.

- terfi aldım, hayırlı olsuna gelmedi.

- o, çok daha az iş yapıyor, işi bana kitliyorlar (bu şikayete, abi belki ona da başka bir iş vermişlerdir, senin haberin yoktur dedim, doğru çıktı tahminim)

Bir de, bir arkadaş, yan ofisteki arkadaşının gürültü yapmasından şikayetçi. Yapılacak birkaç şey var. Git uyar, kulaklık tak müzik dinle, tıkaç tak. İçinde büyütme işte.

Son olarak, bir arkadaş ortak yapmaları gereken işi diğer kişi hep buna kitliyormus, önce böyle dedi, sonra onu çağırana kadar ben hallediyorum dedi.

Sonra da şikayet ediyor, e çağır işte.

Bir de, trafikte herkes aptalmis gibi hareket et derler ya. Hayatın her alanında geçerli belki de bu. Normalde ofiste niye sürekli gürültü yapar ki insan? İşte onu, akıllı bir insan olarak kabul edersen, durduğun yerde kudurursun. Git uyar işte gerizekalıyı.
0
🌸mezarkabul
(10.02.21)
(16)

sadakat sınırınız

bir soru sorcam
aslında biraz stalk yapmaya da giriyorbir sevdiğiniz var kabulüyle:-twitter'da güzel/yakışıklı bir profil resmi gördünüz mü, diğer twitlerine de bakar mısınız, resmini büyütür müsünüz-haber sitelerinde takılırken, ünlü resim haberlerine de tıklar mısınız -ekşi duyuruda, sözlükte karşı cins entryleri
aslında biraz stalk yapmaya da giriyor
bir sevdiğiniz var kabulüyle:

-twitter'da güzel/yakışıklı bir profil resmi gördünüz mü, diğer twitlerine de bakar mısınız, resmini büyütür müsünüz
-haber sitelerinde takılırken, ünlü resim haberlerine de tıklar mısınız
-ekşi duyuruda, sözlükte karşı cins entrylerini geriye dönük olarak özellikle inceler misiniz
-gerçek hayatta yolda görüp keşke dediğiniz insanlar oluyor mu
-instagramda bilgisinden çok dış görünüşü sebebiyle takip ettikleriniz var mı

--
ben daha çok 3.yü yapıyorum, okuyup bi şeyler öğrenmek, eğlenceli şeyler okumak, bir insanı tanımak daha sonra akılda kalan uygun şeyleri paylaşmak
tabi bir yerde sosyalleşme ihtiyacını karşıladığı için gerçek hayattaki muhabbeti de azaltabiliyor
bu daha çok arada bir dargınlık olduğu zaman oluyor, geçiyor
0
bir soru sorcam
(10.02.21)
Hepsini yaparim. Ozellikle unlu haberlerine bakmanin ne alakasi var anlamadim gerci.
0
hot potato
(10.02.21)
Ben de hepsini yapıyorum ya, çok normal bir şey bence.
0
roket adam
(10.02.21)
Hepsini yaparım ki dünyanın en sadık eşiyimdir. Bunlarda sorun yok.
0
sta
(10.02.21)
-twitter'da güzel/yakışıklı bir profil resmi gördünüz mü, diğer twitlerine de bakar mısınız, resmini büyütür müsünüz

ilgimi çekerse evet.

-haber sitelerinde takılırken, ünlü resim haberlerine de tıklar mısınız

hayır hiç ilgilenmem.

-ekşi duyuruda, sözlükte karşı cins entrylerini geriye dönük olarak özellikle inceler misiniz

"aaa karşı cins" diye değil ama o kişiyle bir yazışma etkileşim falan olduysa kabaca kimmiş nasıl biriymiş diye bakarım. yoksa ilgilenmem.

-gerçek hayatta yolda görüp keşke dediğiniz insanlar oluyor mu

evet.

-instagramda bilgisinden çok dış görünüşü sebebiyle takip ettikleriniz var mı

hayır. ama takip ettiklerimi de tanıdığım için takip ediyorum. bilgisi için değil.
0
tabudeviren
(10.02.21)
-no
-no
-cinsiyeti fark etmeksizin birinin mesajları ilgimi çekiyorsa bakıyorum bi
-bunu yapıyorum bazen ama inanılmaz insanlar geçiyor
-no
0
aguen
(10.02.21)
Hepsi hayır. Gerçi çoğunu yalnızken de yapmıyorum ama hayatımda biri varsa özellikle yapmam.
Normal değil ayrıca yapan insan umarım benim sevgilim olmaz:'(
0
kaptan maydanoz
(10.02.21)
çoğunu yapıyorum ben ama kesinlikle tek yapmadığım yolda güzel birini görüp keşke demek. bugüne kadar birlikte olduğum kadın dışında kimseye bakıp keşke onunla olsaydım demedim.
gerçi ilişkim yoksa da demiyorum. saçma loser bir psikoloji bu.
0
bohr atom modeli
(10.02.21)
1) Çok nadiren. Ama onda da karşı cinse değil hemcinslerime bakarım %99 xD meraktan.
2) hayır
3) hayır
4) asla
5) hayır

Bunları aldatmak olarak görmüyorum bu arada. Ama ilgimi de çekmiyor. (4 numara üzücü bişey bence).
0
pandispanya
(10.02.21)
güzel kadına erkeğe bakmakta bence sıkıntı yok bir kere estetik kaygı ile bence zaten bakmak lazım yani bu insan ne yapmışta bu kadar güzel? sadece doğal güzelliğin olması veya olmaması işe yaramıyor

ama ben buna yürüyeyim bizimkini boşlayayım tabi hoş değil
0
duyurukullanıcısı
(10.02.21)
Bunların hepsi olabilen şeyler bence 4. Maddeyi de görüp keşke demekten çok kısa bir an ilgilenmek, merak etmek gibi yorumladım. Bence sadakat sınırı daha çok etkileşime girmeyle başlıyor.
0
turkce konusan uzayli
(10.02.21)
irade meselesi bence daha çok
etkileşime girmek eyleme dönüştürmek oluyor
0
🌸bir soru sorcam
(10.02.21)
Evet eyleme dönüştürmek oluyor ondan bahsediyorum ve etkileşime girildiğinde de sadakat sınırı aşılmaya başlıyor. Sadakatsizliğe geçmeye başlıyor. Ama twitterdan fotoğrafı büyütüp bakmak olur yani nedir ki. insanız sadakat sınırları içinde bir davranış.
0
turkce konusan uzayli
(10.02.21)
bunlarda ne var ki? anlayamıyorum.
0
naksidil
(10.02.21)
asla yapılmaması gerek
0
lcha
(10.02.21)
Yolda görüp keşke demek ne demek? Yolda gördüğüm çoook güzel kadını oha kıza bak diye kız arkadaşıma göstermişliğim var. Ama sevgilim olmasa bile yolda gördüğüm kimse için keşke sevgilim olsa ya da keşke sevişsek demiyorum. Güzelliğini görüp takdir edip geçip gidiyorum.

Söylediğin şeylerin hiç biri bir insanı aldatma anlamına gelecek şeyler değil. Hepsini farklı niyetle yapabilirsin.
0
Jux
(10.02.21)
haber sitelerini saymazsak gerisi var. ama şu sıralar yalnızım ilişkim olduğunda işim olmaz.
0
guitarissimo
(14.02.21)
(4)

Çok bunaldım

gmzo
11 aydır evdeyim, doktora tezi yazıyorum, uzaktan çalışıyorum. Parkta-sahilde yürüyüş, yoga derken yine iyi idare ediyordum ama 3 hafta önce bacağımı sakatlamamla ikisini de bırakmak zorunda kaldım. Çok fena bunaldım, ruhum sıkılıyor, bir taraftan da kendime kızıyorum şımarıklık yaptığım için. Şu or
11 aydır evdeyim, doktora tezi yazıyorum, uzaktan çalışıyorum. Parkta-sahilde yürüyüş, yoga derken yine iyi idare ediyordum ama 3 hafta önce bacağımı sakatlamamla ikisini de bırakmak zorunda kaldım. Çok fena bunaldım, ruhum sıkılıyor, bir taraftan da kendime kızıyorum şımarıklık yaptığım için. Şu ortamda işe gitmek için insan içine çıkmak zorunda değilim, yakınlarım sevdiklerim iyi.

Ama yakın gelecek için bile plan yapamıyor olmak, bir tiyatro oyununu, seyahati heyecanla bekleyemiyor olmak bütün hayat enerjimi sömürdü artık. Enerjim de yüksektir ama bir senenin sonunda stokları tükettim sanırım.

Ne soracağımı da bilmiyorum öyle yazma ihtiyacı hissettim.
0
gmzo
(09.02.21)
Böyle durumlarda her şeyin geçtiğini kendime hatırlatıyorum. Daha önceki dertlerimi hatırlamadığımi.
0
kisa
(09.02.21)
Sizden kötüleri düşünerek şükretmek daha da üzüntü vermesi lazım mantıken. Eş dost davet ediyor musunuz eve? Çok iyi geliyor. Eski erkek arkadaşıma bacak sakatlığında refakat etmiştim, zamanı çok kolay geçmişti.
0
jalapeno
(10.02.21)
Bir umut bekliyoruz işte. Kafa dağıtacak kafa bile kalmadı.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(10.02.21)
Sosyalleşmeler iyidir.
0
hepbiarayisicinde
(10.02.21)
(3)

Efendi erkek beğenen kız

kiriko
Yeğenimle oturduk konuşuyoruz kız arkadaşı bizimkini kıskandırmak için burada çok uslu erkekler var gibi bi laf etmiş.Dedim asrın malıdır o kız bozuldu bana arkadaşlar sizce dd uslu erkek arayan kalmış mıdır ya efendi dese neyse uslu ne ya?
Yeğenimle oturduk konuşuyoruz kız arkadaşı bizimkini kıskandırmak için burada çok uslu erkekler var gibi bi laf etmiş.Dedim asrın malıdır o kız bozuldu bana arkadaşlar sizce dd uslu erkek arayan kalmış mıdır ya efendi dese neyse uslu ne ya?
0
kiriko
(09.02.21)
30 yaşından sonra efendi erkek öncesi hep piç erkek.
0
olaylar olaylar
(09.02.21)
Valla ne demek istedi acaba kız, mal ama kendisi, orada hemfikiriz.
Birinin böyle bir lafı erkek arkadaşının yanında söylemesi bana kızın fena halde "burada kapım sonuna kadar açık, bu yanımda görmüş olduğunuz mal bundan faydalanmıyor, yok mu beni layıkıyla ferahlatacak bir erkek" mesajı vermek istediği intibaını veriyor.
Özür dilerim...
0
SiyamkedisiZorro
(10.02.21)
buradaki tek problem yeğeninin sevgilisine mal diyen bir insan. benim sevgilime dese biri bir daha görüşmem o insanla.

kıskandırmak için demiş işte, cilveleşiyorlar, uslu ol demiş, serserisin sen şapşik demiş, ne bileyim? kaç yaşındalar?
0
Sour
(04.03.21)
(4)

Buluşma işleri

henchman
Bu dönemde buluşan arkadaşlar nerelerde buluşuyor ve ne yapıyor? Özellikle Ankara için soruyorum. Date veya arkadaşlık için, ev haricinde nerelere gidiyorsunuz neler yapıyorsunuz?
Bu dönemde buluşan arkadaşlar nerelerde buluşuyor ve ne yapıyor? Özellikle Ankara için soruyorum. Date veya arkadaşlık için, ev haricinde nerelere gidiyorsunuz neler yapıyorsunuz?
0
henchman
(09.02.21)
Parka taşınabilir katlanan sandalye getirip oturuyoruz, termosa çay doldurup. Ya da en yakın starbuckstan kahve alıyoruz.
0
Hallegadola
(09.02.21)
biz istanbullular sahile iniyoruz genelde. siz de yeşillik yerlerde takılabilirsiniz, park, orman vs.
0
rose parks
(09.02.21)
Seğmenlere iran caddesindeki makrocenter'dan bira alıp gidiyoruz
Botanike atakuleden bira alıp gidiyoruz
Eymire panoradan bira alıp gidiyoruz
Kuğuluya birasız gidiyoruz kalabalık oluyor:)

Kuğulu hariç hepsi date için uygun, portakal çiçeği de düşünülebilir ben tercih etmiyorum ama
0
milletin efendisi olmaya gelen adam
(09.02.21)
valla yaşadığım yerde hava -10 derece bugün, evden eve gidip duruyoruz. biraz karda falan yürüyoruz ama insanın bıyıkları donuyor. evde takılmak daha rahat.
0
bohr atom modeli
(10.02.21)
(4)

annemden tiksiniyorum

aloneinthedark
köpeğe durduk yere saçma sapan bağırıyor, ben yanına gidince bağıra bağıra şarkı söylüyor. yemek yemek için beni bekliyor benim yeme saatlerim ayrı olmasına rağmen ve yemek istemememe ramen. ağzı açık konuşarak yemek yiyor. ıvır zıvır alıyor istemediğim yemekler yapıyor. çok pis. her yer toz içinde.
köpeğe durduk yere saçma sapan bağırıyor, ben yanına gidince bağıra bağıra şarkı söylüyor. yemek yemek için beni bekliyor benim yeme saatlerim ayrı olmasına rağmen ve yemek istemememe ramen. ağzı açık konuşarak yemek yiyor. ıvır zıvır alıyor istemediğim yemekler yapıyor. çok pis. her yer toz içinde. ben siliyorum kendisi dağıtıyor. beni gizlice odamda gözetliyor.

hher hareketin sinirimi hoplatıyor. nasıl yapıcam?
0
aloneinthedark
(08.02.21)
Şu an içerde sakız çiğniyor ve şak şak bana duyurmaya çalışıyor sakızı patlatırket hıakkkk pıah diye ses çıkarıyor . Stresten napacağımı şaşırdım
0
🌸aloneinthedark
(08.02.21)
Ayrı bir eve çıkmayı kafama koyardım aynı durumda. Ki şu an düşündüğüm şey.
0
heathen
(08.02.21)
Okurken ben strese girdim gerçekten :/
Çözülür mü çözülmez mi bilemiyorum ama rahatsız olduğun şeyleri sakince ve olgunlukla konuşmalısın. Evde bi baba var mı? Kardeşler var mı? Yoksa ikiniz misiniz? Senden başkaları varsa onların desteğini almalısın.
Yaşın kaç, çalışıyor musun bilmiyorum. En güzeli ekonomik özgürlüğü eline almak. Kavga etme, kendini tüketme, annen baya troll gibi çünkü :D tartışarak bir yere varacağını sanmıyorum, devamlı manipüle edecek gibi duruyor :)) Ama karşındaki kişinin sana saygı göstermesi için öncelikle sen de olgun bir insan olduğunu davranışlarınla, tarzınla göstermelisin. Karşılıklı kendi isteklerinizi anlatıp bunlara uymaya çalışın. Zor bir durum ama sabret bir gün geçecek.
0
pandispanya
(08.02.21)
18 yaşımdan beri ailemden ekonomik destek almadan kendi ayaklarım üzerinde duruyorum.

Afedersin ama annen kendi evindeyse veya ekonomik olarak kendi çekip çevirdiği bir evdeyse isterse salona sıçar ve bu da kendi bileceği iştir.

Anneden tiksinmek yerine ayaklar üzerinde durmayı öğrenmek gerek.
0
lcha
(08.02.21)
(10)

corona depresyonu vurduğunda

duyurukullanıcısı
ne yapıyorsunuz?ara ara vuruyor hemde ne
ne yapıyorsunuz?

ara ara vuruyor hemde ne
0
duyurukullanıcısı
(07.02.21)
Benim de bugün anksiyetem tetiklendi durup dururken, hava çok güzeldi ve kendimi üretken olmak zorunda hissettim, bu havayı harcamamalı gibi fakat hem gündem boğucu, hem de film dizi başka bir şeye odaklanıp dikkatimi dağıtamadım

Spor hareket olsun diye ip atladım bir de iyi temiz beslenmek iyi oluyor, can sıkıntısından abur cubur karbonhidrata abanmamak ya da iştah kapanmasından dolayı yemek yememeyi bırakmamak gerek
0
freebird5406_2
(07.02.21)
Yoga yapıp az olsada anda kalmaya çalışıyorum.
0
jjimyl
(07.02.21)
Valla ben içiyorum artık. Normalde evde çok tüketmem alkol ama artık hafta sonları geçmez oluyor, bissürü sıkıntı dert birikince mecbur uyuşmaya çalışıyorum. Pandemi bittiğinde alkoliğe dönmüş olursam insanlığı asla affetmiycem.
0
Jux
(07.02.21)
Arkadaşlarımı arıyorum, keyifli anılardan bahsedip yaz için tatil planları yapıyorum. Gidemeyecek bile olsam fikren ferahlatıyor.
Konuşasım olmazsa da kitap okuyorum zihnen uzaklaşmaya çalışıyorum. Her seferinde olmasa da çoğunlukla işe yarıyor.
0
i think therefore i am
(07.02.21)
bugun bana da vurdu sonunda. gercekten artik zorlanmaya basladigimi hissediyorum. dogal bir ortamdayim kedi kopek var onlarla vakit gecirmeye calisiyorum, egitimlerim var onlara odaklandim.kitap okumak dizi izlemek spor yapmak baska da bisey yok. insan yuzu(yani arkadas, yasit gibi) gormeyeli cok oldu. yaz icin plan yapiyorum ben de. bu yasaklar yazin bitecek her turlu, siz de tatil plani yapabilirsiniz.
0
camene87
(07.02.21)
basıyorum şarabı vodkayı birayı.
0
tabudeviren
(08.02.21)
Önyargıyla yanaşıp izlemediğim filmleri izliyorum güzel de oluyor
0
heathen
(08.02.21)
yalnızsam:
- alkol
- netflix
- youtube
- geforce now
- temizlikçi kadın çağırıp evin temizlenmesinden gelen dopamin
- arkadaşlarla zoom call

yalnız değilsem
- alkol
- seks
- muhabbet
0
twelfth
(08.02.21)
yüz yogası yapıyorum. şimdi saçma gelebilir ama kendin için bişeyler yapmak insanın moralini düzeltiyor.
0
naksidil
(08.02.21)
Pek depresyona giremiyorum. Evde çeşitli arazlara sahip yarı yatalak anne olunca onun için ayakta kalmak zorundayım. Bunalınca komik videoydu, nostaljik müziklerdi....serbest olarak çeviri yapmaktayım, normal işim sadece kağıt üzerinde var. Şirket telefonundan mail bakmak...ki zaten mail de gelmiyor artık. Ama çeviriyi de hep tavsatıyorum, deadline yaklaşıyor. Bakalım ne olacak encamımız?
0
d max
(16.02.21)
(6)

Neyim var benim? İnsanlardan kaçmak, yalnızlık, arada kalmışlık...

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Kendimi bildim bileli hep içedönük, çok konuşmayan, sakin biriydim ama ortamına göre eğlenceli, espritüel ve enerjik de birisiyim. İnsanlarla pek içli dışlı olamıyorum, kalabalık ortamlara gelemiyorum ama bunu kimseye fark ettirmiyorum. Böyle ortamlarda bulununca soğukluğumu bırak
Merhaba arkadaşlar,

Kendimi bildim bileli hep içedönük, çok konuşmayan, sakin biriydim ama ortamına göre eğlenceli, espritüel ve enerjik de birisiyim. İnsanlarla pek içli dışlı olamıyorum, kalabalık ortamlara gelemiyorum ama bunu kimseye fark ettirmiyorum. Böyle ortamlarda bulununca soğukluğumu bırakıp ortama ayak uyduruyorum, eğleniyorum falan. Hatta arkadaşlarım beni standupçı gibi görüyor, ciddiyim.

Ama son zamanlarda iyice yabanileşmeye başladım. Artık insanlardan olabildiğince uzak yaşamak geliyor içimden. Kimseye tahammül edemiyorum, insanlara çok kolay kulp takıp onları aşağılayabiliyorum. İçimde bir nefret var sürekli. Kalabalık ortamlara girdiğimde kendimi hani Matrix'de Morpheus'un Neo'yu sahte dünyaya götürdüğü ve Kırmızılı Kadın ile karşılaştığı sahnedeki Neo gibi hissediyorum. Şu sahne:

www.youtube.com

Neo gibi her şey bana da yabancı geliyor.

Her neyse hayatım boyunca arkadaş sayım 2-3'den öteye gitmedi. Zaten bunda çok seçici biri olmamın da büyük etkisi var. Ama her zaman arkadaşım vardı. Şu anda bir tane bile arkadaşım kalmadı. Aramın çok iyi olduğu bir üniversite arkadaşım vardı, onunla da ergence davranışlarından dolayı iletişimi kestim. Çok aramıyorum artık arkadaşları ama kafamın uyuştuğu biriyle oturup muhabbet ettiğimde falan böyle arkadaşa, sohbete falan son derece ihtiyacım olduğunu anlıyorum. Hani soğukta kalırsınız da üşüdüğünüzü hissetmezsiniz ama bir ateşin başına geçtiğinizde "Ne kadar üşümüşüm böyle!" dersiniz ya tam olarak öyle oluyor.

Bazen oyun oynarken falan güzel bir uyum oluşturulan arkadaşlar denk geliyor. Öyle durumlarda "Keşke gerçek hayatta da arkadaş olsaydık!" diyorum. Hatta 5-6 ay önce bir tane Alman hanımefendi ile tanışıp bayağı muhabbet etmiştim. Çok da güzel olmuştu. Oyun oynamak için değil de onunla muhabbet etmek için falan oyun oynuyordum. Her şeyden o kadar zevk alırken, yoldaşlığa, muhabbete, goygoya bu kadar aç olduğumu fark etmeme rağmen insanlardan kaçmak, yalnızlığa sarılmak niye diye düşünüyorum ama bulamıyorum. Sanki bir paradoksun içindeyim ve ne onla ne de onsuz oluyor gibi.

Sorun doğru kişileri bulamamış olmam mı yoksa başka bir şey mi? Her neyse daha da uzun yazardım ama uzun olur. Sorunumun ne olduğunu yazarsanız veya düşüncelerinizi paylaşırsanız sevinirim. Siz nasıl hissediyorsunuz onu da yazarsanız güzel olur. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(07.02.21)
Yazdıklarınızın çoğu bana da uyuyor. Yalnız yaşadığım için böyle olduğunu düşünüyorum kendi adıma. Yalnızlığa alıştıkça daha da uzaklaşıyor gibiyim insanlardan. Tahammül sınırı gittikçe düşüyor. Bu işin içinden nasıl çıkılır bilemiyorum.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(07.02.21)
Ben de anlattıklarınıza benzer bir hayat yaşıyorum. Sorun doğru kişilerle karşılaşmamış olmanızdan kaynaklanıyor olabilir. Gerçekten seçici biriyseniz herhangi biriyle uyum yakalamak oldukça zor. Uyum yakalayınca da sürdürmesi tabi ki. Ama sizin kişiliğiniz zaten bu şekilde olduğu için de bunu yaşıyor olabilirsiniz. Bence bunu bir sorun olarak görmekten öte çocukluğunuzdan beri öyle olduğununu sandığınız kişiyi kabul etmeniz lazım. Ve sosyal anlamda nasıl rahat hissediyorsanız öyle davranmalısınız. Dengeyi bulmak çok zor biliyorum:)
0
jjimyl
(07.02.21)
kafa dengi akli dengesi yerinde insan sayısı o kadar az ki normal böyle hissetmek. insanların özellikle tr'de ki insanların yarısı beyin özürlü.
0
ayseee
(07.02.21)
en.wikipedia.org's_profile
0
rldofiui
(08.02.21)
Ben de aynı durumdayım. O kadar insanlardan uzaklaştım ki kadın halimle bıyık bıraktım.
0
adetsancısı
(08.02.21)
patron, su teste bir bak. muhtemelen eglenceli ama ice donuksun.
garip ama bu kisilik testi cok ise yariyor, hatta insanin agzi acik kaliyor
orada kisiliginin getirdigi dezavantajlar ve bunlari nasil degistirebileceginle ilgili kisimlar var. faydali olabilir


www.16personalities.com
0
foster
(08.02.21)
(8)

sevgili stalku

callosum
sevgilinizin ya da flörtünüzün düzenli olarak kimi takip ettigine vs bakar mısınız? işkillendiginiz biri olursa sorar mısınız kim diye yoksa yansıtmaz mısınız?
sevgilinizin ya da flörtünüzün düzenli olarak kimi takip ettigine vs bakar mısınız? işkillendiginiz biri olursa sorar mısınız kim diye yoksa yansıtmaz mısınız?
0
callosum
(07.02.21)
Flört şiddetine giriyor kimi takip ettiğine bakıp bir de sormak.
Ne bakarım, ne sorarım yazmıştım ama denk geldiğinde sordum ya, yalan söylemeyeyim. Baskıcı bir tutumla hesap sorma gibi değil, meraktan. Sevgilin iyi niyetinden eminse rahatsız olmaz sanırım. Düzenli takip vs varsa, sıkıntı.
0
jalapeno
(07.02.21)
bakmam. bakıyorsam güvenmiyorumdur, güvenmiyorsam niye sevgiliyim onu sorgularım.
yaklaşımım bu olduğu için birinden işkillenmem için aleni bişeylerin olması gerekir, o zaman da tabii ki sorarım. bunu hesap sorma olarak görmüyorum çünkü ortada benim kuruntumdan ziyada somut bişeyler var demektir. belki yanlış anlaşılmadır ama neticede bana "ne alaka yaa" diyemeyeceği şekilde sorarım. açıklaması tatmin etmezse de bunu söylerim, tatmin olmadım ama okay madem öyle diyorsun sorun yok derim. ya da cidden bi dalavere varsa da ona göre hareket ederim.
0
Jux
(07.02.21)
cidden bakmamayı nasıl başarıyorsunuz ya hiç mi merak etmiyorsunuz :( ne güzelmiş
0
🌸callosum
(07.02.21)
eğer erkeksen bu bakma işlerine girdin mi sonu yok bi kere. kadınsan daha iyi bilirsin, sevgilin olsun olmasın, önüne gelene yürüyen bir kitle var internette. bunları sevgilinin elbette savuşturabiliyor olması lazım. hepsini bire bir görüp tanık olmanın bir anlamı yok.
0
Jux
(07.02.21)
Daha önce hiç bakmadığımı fark ettim şu an. Gerek yok böyle şeylere sanki.
0
turkce konusan uzayli
(07.02.21)
ben de hiç bakmadım, bakmam bana kalsa.. ama sosyal medyada öyle aldatılma hikayeleri okuyorum ki bakmamak saflık mı diye de düşünmeye başladım. hissettirmeden ara sıra bir göz atmak gerekli gibi geliyor (hala bakmıyorum). ama ona sormam bu kim diye..
yani güveniyorum ama olası bir durumda da enayi konumuna düşmek istemiyorum. gönlü geçtiyse ok kimseyi iple bağlayamam kendime, ama mertce çıkıp bitti demezse ya? beşer şaşar.
0
starlightz
(07.02.21)
Kapattığım kapının deliğinden hiç bakmadım bakmam
0
olaylar olaylar
(07.02.21)
Var böyle bir tane baktığım kişi. Hatta biliyor söylmeişliğim bile var :DD Sevgilim değil böyle çok nadiren görüşüp seviştiğimiz, güvercinler gibi sürtündüğümüz ama benim çaresiz kaldığım bir kız <3

Arada bakıyorum, sonra profili kız arkadaşlara atıp ''bu mu ben mi daha yakışıklıyım knk'' diyorum. Şimdiye kadar hep ben çıktım içim rahatladı. Ama bi 2 tane pz*venk vardı '' o knk'' dedikleri :D
0
eazy
(08.02.21)
(5)

Karşı cins

docrivers
Yahu ben beğendiğim beğenmediğim, beni beğenen farketmiyor, hiçbi kızla konuşamıyorum, konu bulamıyorun akmıyor ya, özgüvenim sıfır.
Yahu ben beğendiğim beğenmediğim, beni beğenen farketmiyor, hiçbi kızla konuşamıyorum, konu bulamıyorun akmıyor ya, özgüvenim sıfır.
0
docrivers
(06.02.21)
kadınların büyük beklentileri olduğuna inanmış olabilirsin. herkes bilimden siyasete konuşacak değil. kasılmayı merak ederek bırakabilirsin. düz merak. sever kadınlar ilgiyi, hayatlarına dair soruları. sen sordun, o sordu derken... yine mi ilerlemiyor?
0
jalapeno
(06.02.21)
Okuyunca aklıma Big Bang Theorydeki Raj Koothrappali geldi :D Sen de alkol alıp konuş :)
0
superfluid
(06.02.21)
Böyle durumlar için burası veya sözlük biçilmiş kaftan. Kimse kimseyi görmediği için önemli olan tek şey senin düşüncelerin, yazdıkların, kendini rahatça ifade edebilirsin. Herhangi bir konu özelinde olmasa bile, gündelik hayatta bir arkadaşınla konuşuyormuş gibi konuş. Merak ettiklerini sor, sorularına cevap ver. Bir süre sonra alışırsın. Ki burada yapacağın muhabetler inan bana gündelik hayatta da işine yarayacaktır ilerde. Maksat muhabbet, çok kasma..
0
Bu yol nereye gider bilmem ama yürüyorum işte
(07.02.21)
Mesaj atarken bile bu kadar heycanlanıyorken, yüz yüze kalp krizi geçiririm diye korkuyorum.
0
🌸docrivers
(07.02.21)
kadınlarla konuşmak diye bir şey yoktur. konuşmak diye bir şey vardır. karşındakini kadın değil insan olarak gör. meriç lafı gibi oldu ama gerçek bu. karşındakinin kadınlığı senin için fazla anlamlı değilse değerin artar. sen de kendi ayağına sıkmamış olursun.
0
twelfth
(08.02.21)
(14)

25 yaşınıza geri dönseniz

Mossy
Neler yaparsınız şimdiki bilgi ve tecrübenize sahip olarak? Keşke daha gençken farketseydim, aklıma gelseydi ya da farklı yapsaydım dediğiniz şeyler neler?
Neler yaparsınız şimdiki bilgi ve tecrübenize sahip olarak? Keşke daha gençken farketseydim, aklıma gelseydi ya da farklı yapsaydım dediğiniz şeyler neler?
0
Mossy
(06.02.21)
olumsuz olaylar için bu kadar üzülme derim,

genç olunca sanki dünyada herşeyi bir tek sen yaşıyormuşsun gibi hissediyorsun.

herkes en baba eleman bile hata yapar. çok üzülme devam et derdim.
0
duyurukullanıcısı
(06.02.21)
çoğu olayın, yaş ilerledikçe önemsiz olduğu anlaşılıyor. Şüphe , endişe gibi kavramları çok ön plana almamaya çalışırdım.
0
silver apple
(06.02.21)
18 e basar basmaz şehir değiştirip yalnız yasasaydim keşke
0
opitseri
(06.02.21)
kanada'ya gocerdim.
0
baldur2
(06.02.21)
o zamanki işimden daha erken ayrılırdım, bi de daha fazla aktif olurdum iş hayatında.
daha sık yurt dışını gezmeye giderdim. çok daha az kazanıyordum ama hem daha çok vaktim esnekliğim vardı hem de elimdeki para iyi kötü bişeye yetiyordu.
0
Jux
(06.02.21)
yurt disina yerlesirdim
0
in vino veritas
(06.02.21)
2 sene türkiye'de yüksek lisans yapacağıma direkman parası neyse verir yurt dışında yüksek lisans yapar ve kapağı yurt dışına atardım.

veya hiç yüksek lisans yapmadan yine avustralya'ya göçerdim.
0
rain when i die
(06.02.21)
25 yaşındayken İngiltere'de yüksek lisans yapıyordum, iş bulmak zor diye geri dönmüştüm şimdiki aklım olsa kebapçıya girer yine kalırdım :) şu an ielts'e hazırlanıyorum Kanada express entry'e başvuracağım. 30 yaşındayım. Ek olarak, 26 yaşında doktoraya başladım, geçen yıl bıraktım. Şimdi dönsem hiç başlamaz vakit harcamaz diğer hayallerime yoğunlaşırdım.
0
nhk ni youkosu
(06.02.21)
Daha az fastfood yerdim
0
nax
(06.02.21)
Çok detaylı düşünmeden ilişki yaşardım, ne istediğimi çabuk anlamak için, ciddiye de almadan, ükeyif alırdım.
25 yaşımdaysam malesef mesleğimi değiştirme yaşım geçmiş ama yurtdışında masterdan sonra çalışmak için yolları denerdim, şansımı zorlardım en azından 2 sene iş hayatım olsun diye çabalardım sonra olaylar gelişirdi
0
hopp
(06.02.21)
şunun şurasında bikaç sene öncesi ama sene olarak da gideceksek birkaç sene geriye, bol bol gezerdim korona çıkmadan.
0
olutaklidi
(07.02.21)
direkt yurtdışına yerleşirdim. arkama bile bakmadan.
0
reanarchy
(11.02.21)
ya bu arada yeni madde ekliyorum hala güncelken duyuru.

net, taaa üniversite çağlarında kendime uyan birini bulup evlenirdim 25'inde

ama bu da kısmet işi tamamen.
0
rain when i die
(11.02.21)
- master yapmazdim direk is hayatina atilirdim.
- yurtdisinda 10 seneyi gecirmeden vatandasligi alir almaz tr'ye geri donerdim - o da 29-30 civarina denk geliyor.
- 35'e gelmeden yatirim olarak cok daha fazla riske girerdim. Mesela stock/kripto isine cok daha erken dalardim..
0
cooperr
(23.03.21)
(13)

flört etmek istiyorum

isimsiz uye
kendisi dördüncü kattaki avukatlık bürosunda avukat.ben zemin katta pide dükkanının sahibinin oğluyum. tesadüfen karşılaştığımızda merhaba-merhabamız var. en fazlası bu kadar. iki gündür rüyalarıma giriyor.ben erkek (26) o kadın (25)
kendisi dördüncü kattaki avukatlık bürosunda avukat.
ben zemin katta pide dükkanının sahibinin oğluyum. tesadüfen karşılaştığımızda merhaba-merhabamız var. en fazlası bu kadar. iki gündür rüyalarıma giriyor.
ben erkek (26) o kadın (25)
0
isimsiz uye
(05.02.21)
Sipariş vermeden pide götür, üstüne de sucuktan telefon numaranı yaz.
0
Jux
(05.02.21)
@jux dahice :) ama yemezler
0
🌸isimsiz uye
(05.02.21)
aklima su geldi: www.youtube.com

biraz daha merhaba merhaba yapip sosyal medyadan ekleyip yuruyebilirsin, belki sevgilisi/esi vardir.
0
fakyoras
(05.02.21)
fakyoras dur zaten ortalık karışık, kafam bi dünya :)
0
🌸isimsiz uye
(05.02.21)
@Jux güzel demiş aslında sipariş vermeden pide gelse ben çok mutlu olurdum:) ama kıymalı olmasın hatta etli bişey olmasın çünkü vejetaryen olabilir.

Yukarı çıkıp ücreti mukabilinde hukuki bişeyler danışın. Ordan muhabbet kurarsınız belki. Mesela “ben x şirketi kurmak istiyorum da prosedür nasıl ilerler” vb.
Ücreti kabul etmezse(sanmıyorum ama shdjş) pideyi ozaman gönderirsiniz:)

Duyuru yüzünden canı pide çeken sadece ben değilimdir umarım.
0
megalomaniac
(05.02.21)
öncelikle kolay gelsin diyorum.

sakın ama sakın, sadece "merhaba-merhaba"nız varken pide yollama. tamirci çırağına bağlarsın, hiç cool olmaz, direkt "keko" imajın oluşur.

bunun yerine zamanla muhabbeti artırmaya çalış derim. sırf onunla değil, bürodaki diğer insanlarla da arkadaşlık kur. bu şekilde arkadaş canlısı, güvenilir bir imajın olur. sonrasına bakarsın duruma göre.
0
noxell
(05.02.21)
Sigara falan içiyor mu, içen arkadaşlarına eşlik de ediyor olabilir. Hava almaya çıktığı ortama bi şekilde gir, çakmak iste havadan sudan sebepten muhabbete gir, kusura bakmayin kulak misafiri oldum avukatsınız sanırım böyle böyle bi durum var kime danışmalıyım vs vs

Bide bu asil niyeti saklama olayı erkeklerde düşündüğümüz kadar üstü kapalı olmuyor. kadınlar onlara yaklaşan erkeklerin niyetini erkeklerin sandığından 10 kat daha hızlı sezerler diye bi psikolojik paper okuduydum fi tarihinde. Ben direkt olmaktan yanayım, ha avını bekleyen tilki modu çok daha efektif ama amaan kim kafa yoracak ona ?
0
wiekannich
(05.02.21)
Ayaküstü hukuki bilgi sorma sakın, en çok kızılan şey bu.
0
megalomaniac
(05.02.21)
Sizin title ne? Bu avukatlar gereksiz egolu oluyo. İyi niyetli biri değilse çok üzülürsün. (linç yiyeceğim ama genç avukatlar genelde böyle)
0
westblack
(05.02.21)
kız geçerken mfö den ali desidero şarkısını açabilirsin.
0
xdenizx
(05.02.21)
pide dükkanımız var ben de hala okuyorum. başka bir title'ım yok. ilgimi nasıl belli edeyim? gidip telefon isteyemem. instagramdan yapabilirim her şeyi
0
🌸isimsiz uye
(05.02.21)
Daha önce de hastane'de çalışan birine 'yazıyordun' diye hatırlıyorum. Ne oldu o iş? Böyle bir oradan bir buradan birine aşık olursan işin iş.
0
bitchesaintshit
(05.02.21)
@bitchesaintshit evet. kendisiyle hiç konuşamadım. bir daha denk de gelmedik zaten. imkansız gördüğüm için üstüne de düşmedim. yani denenmeden kaybedildi.
aşık olduğumu söylediğimi hatırlamıyorum. o çok farklı bir boyut. benim hissettiğim yüksek derece hoşlantı. birini kaybettik diye ölene kadar o düşünceye esir mi yaşayalım?
0
🌸isimsiz uye
(05.02.21)
(3)

Eski ben

docrivers
Ben bugün bir aydınlanma yaşadım, 4 aydır psikoloğa gidiyorum etkisi olmuştur. Kendim ile ilgili detayları yazmayım , ama artık günlük olarak ufak ve fazla haz aldığım şeyleri bulup uzmanlaşmaya uğraşacağım. Bu şekilde düşünürsem motive edersem olur ve ben artık değişmiş olurum, şuanki bu cümleleri
Ben bugün bir aydınlanma yaşadım, 4 aydır psikoloğa gidiyorum etkisi olmuştur. Kendim ile ilgili detayları yazmayım , ama artık günlük olarak ufak ve fazla haz aldığım şeyleri bulup uzmanlaşmaya uğraşacağım. Bu şekilde düşünürsem motive edersem olur ve ben artık değişmiş olurum, şuanki bu cümleleri yazan 27 yıllık bana ne olacak peki, özlemicek miyim o hayatı.
0
docrivers
(04.02.21)
Daha iyi bi hayat yaşarsan neden özleyesin? Insan unutuyor eski halini, hep böyle imişsin gibi geliyor. Ki zaten çok değişmiyorsun, bazı zincirleri atıyorsun sadece.
0
cilgin korsan ces
(04.02.21)
Eski ben, yeni ben, şimdiki ben vs. Hepsi de ben’mişim aslında. Her halimle barıştım aksi halde hayat yaşanır halde olmuyor. Asla öyle biri olmam dediğim bir benliğe doğru adım adım gidiyor olsam da kendime yüklenmiyorum. Demek sebebim var ki öyle oluyorum. Kafayı rahat tutmak en önceliğim. Bir de bu aydınlanma hali gelince ona sıkı sıkı sarıl bırakma. Moral motivasyon yükseldiği zaman onu düşürmemek için de çabalamak gerekir.
0
hepbiarayisicinde
(04.02.21)
bence özlemeyeceksiniz, hatta hatırlamak istemeyebilirsiniz bile. tamamen şu anki sizin kendisinden ne kadar memnun olduğu ve hayattan ne kadar lezzet aldığıdır mesele.

kişi zaman zaman geçmişi özlese de geçmiş geçmişte güzel, şu anda geçmiştekileri yaşamaya devam etseniz bundan memnun olmayacakken, geçmişte kalmış bir geçmiş tasviri içinizde özlem uyandırabilir elbette. bu da o duygunun kendi lezzeti. özlemek kötü bir şey değildir.
0
Mossy
(04.02.21)
(4)

bu iş beni yoruyor

callosum
ilişki bitti gibi bitmedi de gibi. iki taraf da bıcak gibi kesip atamadı. hala konuşma görüşme de devam ediyor aynı sıklıkla olmasa da. fakat benim içim deli gibi huzursuz, yani onun aramasıyla iyi hissetsem de sonra berbat bir his geliyor. bu muğlaklık ne zaman bitecek ya da bitecek mi bilmiyorum.
ilişki bitti gibi bitmedi de gibi. iki taraf da bıcak gibi kesip atamadı. hala konuşma görüşme de devam ediyor aynı sıklıkla olmasa da. fakat benim içim deli gibi huzursuz, yani onun aramasıyla iyi hissetsem de sonra berbat bir his geliyor. bu muğlaklık ne zaman bitecek ya da bitecek mi bilmiyorum. içten içe bitsin istesem kendim kesip atacağım o da yok. bir de öyle garip ki normalde sevgilim aşkım dediğin insanla şöyle dolu dolu karşılıklı geçip konuşamıyorum artık. kafamdaki belirsizlikleri ancak onla konuşabilirim ama o taraf böyle bir istekte de bulunmuyor ben de talep etmek istemiyorum. ve kendime en kızdığım nokta da şu, konuşursam ve artık gerçekten biterse bunu duymaktan da korkuyorum. netlik gerektiği halde. zamana bırakalım diyemiyorum malesef şuan öyleymiş gibi davransam da kafam hep dolu. hani hala flört gibi arasın yazsın heyecanı var ama o zamanki değil tabii, can sıkıyor cogu kez devamını düşünmekten.

bu durumu yaşayan oldu mu? galiba biraz benzer şeyler varsa duymak istiyorum. ve galiba olumsuz şeyler duyacağım istemesem de ama olsun.
0
callosum
(04.02.21)
Görmezden geliyorsun, geliyorsun. Sonra birinin karşısına biri çıkıyor. O kişi yeter ve deyip ayrılıyor. Sen de sonunda falan diyip rahatliyorsun aslında. 1 ay sonra başkasıyla olduğunu anlıyorsun. Bu içten içe üzüyor. Ne ara falan diyorsun. 1 sene sonra nişanlanıyolar. Falan.

Kısacası

ayrılacaksınız.
0
westblack
(04.02.21)
kesinlikle westblack +1. ikinizden biri yakın zamanda bitirecek. giden siz olursanız daha iyi hissedecekseniz, onun terk etmesini beklemeden bitirin.
0
olsa da yesek
(04.02.21)
youtu.be

''Ayrıl coco''
0
IcedFlames
(04.02.21)
Merhaba,
İlişkideyken sevdiğim ve varlığına alıştığım eski sevgilimle ayrılmamızın daha doğru olacağını düşündüğüm için ayrılmak istemediğim halde ayrıldım. Verdiğim en doğru kararlardan biriymiş. Üzücü evet ama üzüldüm geçti. Ayrılık acısı için, ilişki süresinin yarı süresi kadar derler, bence doğru. Bir süre sonra, “iyi ki diğerinde diretmemişim, eş olarak istediğim kişinin bu insan olduğuna eminim” dedirten ve rahatça her şeyi konuşabildiğim, beraber doya doya gülebildiğim, dünya iyisi şu anki sevgilimle tanıştım. :) Tavsiyem; yara bandı çeker gibi bir anda bitirin. İyi, kötü haberini almayın, halini sormayın, onun da iletişime geçmemesini rica edin. Bir süre sonra yalnız veya başka biriyle daha mutlu olacaksınız. İçinizi kemirmeye başlayan bir şey olduğunda bence geri dönüşü olmuyor.
0
Yubari kavunu
(04.02.21)
(27)

Evli çiftler harcama dağılımını nasıl yönetiyor?

goodyes
Kadın ve erkek çalışıyorsa masraf dağılımı ve para birikimini nasıl yapıyor genelde, siz nasıl yapıyorsunuz? Bu aralar bunu çok merak ediyorum. Mesela geçen eşi de kendisi de bankacı olan bi abi “eşim kendi harcayacağı parayı alır, geri kalan maaşını benim hesaba yatırır hesap yönetimini ben yaparım
Kadın ve erkek çalışıyorsa masraf dağılımı ve para birikimini nasıl yapıyor genelde, siz nasıl yapıyorsunuz? Bu aralar bunu çok merak ediyorum. Mesela geçen eşi de kendisi de bankacı olan bi abi “eşim kendi harcayacağı parayı alır, geri kalan maaşını benim hesaba yatırır hesap yönetimini ben yaparım” diyordu. İdeali böyle mi? Siz nasıl yapıyorsunuz?
0
goodyes
(03.02.21)
Evlilik ve öncesinde nişanlılık süresince, eşim ne kazandıysa hesabında biriktirdi, bütün harcamaları ben yaptım. Ben karşılayamadığım zamanda birikim hesabı olarak tuttuğumuz onun hesabından kullandık.
Her ay sonunda gelir gider hesabını ben yaparım, eksik varsa onun hesabından gerekeni tamamlarız. Nakit ihtiyacı varsa ben veririm.
Tahmin ediyorum ki banka kartını atm'ye takıp para çekmeyi unutmuş bile olabilir bu 10 yılda.
0
quaker
(03.02.21)
herkes kendi parasını harcıyor.

1. faturalar ortak (cep telefonları hariç)
2. yemek için alışveriş ortak.
3. misafir çağıracak olan kendi alışverişini yapar.
4. kozmetik herkes kendi öder.
5. araç masrafları ortak.

daha öne denenen ortak bütçe yönteminde plansız harcamlar yapan bir taraf olunca sıkıntı oluyor. şimdi hesaba gerek kalmıyor. yaşasın bağımsız bütçe.
0
helenart
(03.02.21)
erkeğim. kartı hanıma teslim ettim. bana harçlık veriyor. dünya umurumda değil.
0
iddaaci
(03.02.21)
Kredi kartları ortak
İsteyen istediğini alıyor, soran yok, haber verebilir isterse
ama genelde "al canım" diyoruz.

para ortak birikiyor.
kart ödeniyor sonra ay sonu
kalan parayla da pound alıp biriktiriyoruz.

paralar, poundlar, kart ödemeleri bende
eşim bana sık sık para gönderiyor, benim maaş + ek gelirler benim hesapta birleşiyor.
0
summatinyourteeth
(03.02.21)
Taraflardan biri "benim param benim param", "eşimin parası da benim param" diyorsa o evlilik yürümez.

Böyle olmayacak şekilde ayarlanması gerekiyor.
0
hayirsiz
(04.02.21)
1.5 yıllık evlilik. Maaşlar aşağı yukarı aynı. Mesela ben kenara 5x ayırıyorum, eşim 4x. Herkesin birikimi kendi hesabında. Herkes kendi kalan parasından özel harcamasını yapıyor. Ortak harcamalar ortak. Ama birbirimizden para esirgeme, ailelere yardım konusunda çekince falan olmuyor. Birikimler farklı olsa da kimde ne kadar var biliyoruz. Bir harcama olunca da ortak giriyoruz. Tam bir kanka galiba eşim.

Edit: Yatırım danışmanlığı genel olarak bende. "Altın al" diyorum, "vadeliye yatır şimdi" diyorum, yapıyor. Kaybedince de sorun etmiyor (muhtemelen tolere edilebilir kayıplar olduğu için:)
0
prole
(04.02.21)
Bizde "Sende ne kadar kaldı bende şu kadar var, tamam şunun için şu kadar ayıralım, haftaya da şu ödenecek" şeklinde dönüyor işler.
0
joker hakki
(04.02.21)
Evli değiliz, birlikte yaşıyoruz. Partnerimin üç katı kadar maaş alıyorum. Kira, aidat ve faturalara ait ödemeleri o yapıyor. Market alışverişleri ve yemek siparişleri bende. Ayrıca eve ev tekstili, küçük ev aletleri vs alınacaksa yine ben alıyorum. Tatillerde de kazancımız oranında harcıyoruz, o bir harcıyorsa ben üç şeklinde. Ekstra tatile çıkılacaksa, lüks bir harcamamız olacaksa tamamen ben karşılıyorum.
0
feliss
(04.02.21)
Ha, eklememe gerek yoktur tabii ama onun dışında herkes kendi kredi kartı ve banka hesaplarına sahip. Kişisel olarak ne isterse alıyor. Yatırımlarımız da ayrı ama birbirimize danışıyoruz hisse, döviz, cripto currency vs alım-satımlarında. Bir de tabii bunlar ayrı diyorum ama herhangi bir şekilde bir ihtiyacımız olursa, harcamamız gerekirse, ev, araba vs alacak olursak birkimlerimizden ortak bir şekilde harcarız.
0
feliss
(04.02.21)
Senin paran benim param yok. Bir sey alirken birbirimize soruyoruz.
Excel tablomuz var. Aylik max market harcamasi limiti belli, elektrik faturalarını giderleri kirayi her şeyi yazıyoruz. Harçlık da bırakıyoruz. Kalan miktarı hisse senedi ya da fon alarak değerlendiriyoruz. Bunlar benim hesabımda ama benim diye dusunmuyorum bizim diye düşünüyorum.

Sene sonunda kimin eve ne kadar para soktuğunu bileceğiz ama bu tamamen data icin, gelire göre farklı bir yaşam yok :)

Bu sağlıklı finansal iliskiyi 2 seye borçluyuz.
1) ailelerimize destek olmamiza gerek yok.
2) ikimiz de birçok insan için cimri sayılırız. Para harcama davranışlarımiz çok benzer bu konuda tartışmıyoruz hic. Ikimiz de alisveris düşkünü vs olsaydık da problem olmazdi. Sorun bi taraf daha tutumlu diğerinin daha savurgan oldugu zamanlarda ortaya çıkıyor bence.
0
sonsuz
(04.02.21)
Masrafların tek elde toplanması önemli. Tüm masrafları ben yönetirim. Harcamaları yaparım. Eşim eksik kalan kisimlari için takviye yapar. Artan olursa da çeşitli araçlarda değerlendirmeye çalışırız. Ama bu bu sıralar pek mümkün olmuyor.
0
grid
(04.02.21)
eşim har vurup harman savurucuydu, yavas yavas ögrendi. artık en azından buyuk harcamalardan önce soruyor.
her sey bende, gelirler de giderler de. ama giderler hep cok oldugu icin butce dengelemek cok yorucu oluyor benim icin:(
0
art vandaley
(04.02.21)
Herkesin kendi kartı ve hesabı var, ortak harcamaları kime denk geliyorsa o yapar. Bireysel harcamalarda ufak tefek şeyler konuşulmaz, daha büyük harcamalar yapılacaksa diğeriyle konuşulur. Maaşlar yatınca kartlar ödenir, eşim kira ve faturaları öder, eksik kalırsa ben takviye yaparım (gelirimiz yaklaşık aynı). Altın alınacaksa eşim, döviz alınacaksa ben alırım. Birikim takip ettiğimiz bir Excel dosyamız var. İkimiz de savruk olmadığımız için çalışıyor sistem, evlendiğimizde konuşmadık hiç nasıl yapalım diye kendiliğinden böyle gelişti.
0
gmzo
(04.02.21)
Ben evin kredisini ödüyorum ve kredi kartımı kapatıyorum. Eşim evin diğer masraflarını ödüyor ve eksik kaldığımız boktalarda birbirimize harçlık veriyoruz aslında ortak her şey. Ama evle ilgili genel ödenecek şeyleri onun maaşından ödüyoruz. Bir de o ayın 15 inde alıyor ben de ayın başında aldığım için aslında daha güzel oluyor 15 günde bir yeni maaş geliyor gibi oluyor birbirimize harçlıklarımızı o şekilde veriyoruz
0
esinikaybetmiscorap.
(04.02.21)
Eşim maaşını her ayın son iş günü alıyor. Kira faturalar krediler vs tüm ödemeler onda. Benim hesabıma da gönderiyor. Ben maaşımı çok geç aldığım için genelde benim maaş çarçur oluyor bir işe yaramıyor. Hesaplarımız bir asla senin paran benim param hesabı yapmayız.
0
suicides underground
(04.02.21)
evin tüm harcamaları, ev kredisi, araç kredisi, gezme tozma masrafları vs her şey bende. eşim kendi parasını harcıyor, kendi harcamalarını yapıyor, isterse biriktiriyor artanı. bazen benimki yetmezse ondan para istiyorum o kadar.

neden böyle yapıyoruz, onun harcamaları bana saçma gelebiliyor erkek olduğum için. benimkiler de ona saçma geliyor bazen. kendi kazanıp kendi harcayınca karışmıyorum. özellikle kadın çalışma özverisini gösteriyorsa iki taraf ta kendi parasını harcayabilmeli yoksa evliliklerden problemler oluyor. gidip araba kredisi çektirip kıza ödetmek falan büyük sıkıntı ve stres kaynağı, söylemiyorlar ama taşıyorlar bu mevzuyu yıllarca. kazansın ne yapıyorsa yapsın, kendi arabamı da kendim öderim en temizi bu, dolayısıyla bir çok evlilikteki o temel polemikleri kesinlikle yaşamıyoruz.
0
roket adam
(04.02.21)
Herşey ortak. Para ortak hesaba aktarılır tüm masraflar oradan ödenir alışveriş, kredi kartı, krediler vs. Herkes normal harcamalar dışındaki harcamalarında bilgi verir. Maşallah sorun yaşamıyoruz.
0
FAtE
(04.02.21)
"erkeğim. kartı hanıma teslim ettim. bana harçlık veriyor. dünya umurumda değil."

şöyle olmayı o kadar çok isterdim ki :D süper olay valla
0
jugador
(04.02.21)
Benim banka kartim ve kredi kartim esimde.Esim yapacagi tum harcamalari burdan yapar. Maaslardan arta kalanlar da dahil olmak uzere yatirimlarin nerelerde degerlendirilecegini ben yonetirim.Bu birikimlerin bir kismi benim hesabimda bir kismi onun hesabimda. Görüldügü gibi ortak bir havuzuz
0
turkuaz
(04.02.21)
Biz kirayı, faturaları bölüşüyoruz. Elektrik, internet birimizde, su ve doğalgaz diğerinde gibi.

Kalan parayla da birikim yapıyoruz. Ben uğraşmayı sevdiğimden hisse senedi kovalıyorum, o vadeliye veya çok uygunsa dolara/altına yatırıyor.

Keyfi harcamalarda vs. de birbirimize karışmıyoruz. Ben konsol aldım mesela kendim ödedim, o kendine hobi malzemeleri aldı kendi ödedi mesela.

He keyfi 1000 dolarlık harcama yapacak olsam sorarım, araba vs. alacak olsak yine ortak paydada buluşuruz bir şekilde.

Bizim de kendiliğinden gelişti, taraflardan biri çok dengesiz harcamalar yapmıyorsa özerklik iyidir bence.
0
chicha_v2
(04.02.21)
Evlendiğimizde ortak hesap açacaktık, ikimizin de internet bankacılığı ile ulaşabileceği bir hesap sunan banka bulamadık. Şimdi herkesin maaşı kendi hesabına yatıyor. Eşim kirayı, faturaları, kendi kredi kartını ödüyor. Ben de kendi kredi kartımı ödüyorum. Eşim her ay değişken meblağ gönderiyor bana, döviz alıp kendi hesabımda biriktiriyorum. öyle disiplinli bir ortam yok. Gidere göre ya ondan çıkıyor ya benden. Her şey ortak. buyuk harcamalarda istişare ederiz birbirimizle.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(04.02.21)
Ben savurganim, esim tutumlu. Kredi kartlarini pos cihazlarinda asla kullanmamaya karar verdik. Ne alırsak alalim nakit kullaniyoruz. Internet alisverislerinde hesaptaki canli parayi hemen kredi karti hesabina transfer ediyoruz. Hesapta varsa aliyoruz. Kirayi, faturaları ayirdiktan sonra maasi hanima teslim ediyorum. Bana harclik veriyor. Tum harcamalar onda. Oh. Kafa rahat.
0
Kirmizibavul
(05.02.21)
şu an evli değiliz ama evlenirsek şöyle yapcaz.

ikimizin geliri birleşecek. Bu toplam paranın;

- %20'si benim kişisel harcamam,
- %20'si kendisinin kişisel harcaması,
- %30'u ev harcamaları,
- %30'u yatırım.
0
makarnavodka
(05.02.21)
"erkeğim. kartı hanıma teslim ettim. bana harçlık veriyor. dünya umurumda değil."


yemin ederim evlenince hayat felsefesi yapicam bunu. 15 senedir buradayim, gordugum en efsane cevaplardan biri. haha.
0
baldur2
(05.02.21)
Tüm harcamalar ortak... TL, döviz, altın birikimlerini eşim yapıyor. Bitcoin birikimlerini ben yapıyorum.
0
humat
(06.02.21)
Birlikte çalıştığımız için bizim açımızdan çok kolay. Bütün para bende toplanıyor :D Kiralar, kredi kartları, krediler, maaşlar, faturalar, sigortalar vs bütün ödemeleri ben yapıyorum. Kenara atılacak, dövize çevrilecek vs parayı çeviriyorum. Cebimizde genel bi para oluyor harcamak için kimin neye ihtiyacı varsa. Para biterse yine harcanabilecek kısımdan ben veriyorum. Marketi filan da kartlardan yapıyoruz. Haftalık rapor veriyorum, şunu şöyle yaptık, bunu böyle yaptık, şu kadar kaldı haberin olsun gibi. Öyle yani özet olarak iş ortak, havuz ortak, harcamalarda ayrı gayrı yok ama yönetim tek elden.
0
pandispanya
(06.02.21)
ikimizde ihtiyacımızdan fazla kazanıyoruz herkes kendi parasını harcıyor artanı ek hesapta vade yapıyoruz
0
basond
(06.02.21)
(1)

fotoğrafını görünce kalbimi çarpıntı tuttu

infirmary blues
yıllar yıllar önce yolların ayrıldığı eski mi eski gönül işi aklıma esti. bugün doğum gününü anımsayınca bir instagram ziyareti gerçekleştirdim. pek ziyaret de etmiyorum kendilerini aman işte onca zaman onca insan onca mekan. fotoğrafını görünce bir çarpıntı tuttu tuhaflaştım şaşırdım. hatta kendi k
yıllar yıllar önce yolların ayrıldığı eski mi eski gönül işi aklıma esti. bugün doğum gününü anımsayınca bir instagram ziyareti gerçekleştirdim. pek ziyaret de etmiyorum kendilerini aman işte onca zaman onca insan onca mekan. fotoğrafını görünce bir çarpıntı tuttu tuhaflaştım şaşırdım. hatta kendi kendime, bu bana biraz abartılı geldi bile dedim, keyif çayı içesim geldi gece gece. yarın da iş var pek hayra alamet değil. şimdi kendime soruyorum ya ben unutamadım mı niye böyle oldu durduk yere, psikolojik sorunlarım mı var hormonal dengem mi bozuldu gibisinden. hiç olmazdı. normaldir olur öyle mi yoksa bu şeyi kafana tak mı diye dilemmaya düştüm, derdimi anlatasım geldi.
0
infirmary blues
(03.02.21)
Arada olur öyle. Normaldir.
0
himmet dayi
(03.02.21)
(4)

game of thrones + facebook

Tochinoshin
dizinin en iyi zamanlarını izleyip face'yi aktif kullandığınız zamanlarda aklınıza başka güzel, hatırlayınca mutlu eden neler geliyor? 2011-2015 olabilir mesela. ne ile ortak olarak ilgilenirdik o zaman?
dizinin en iyi zamanlarını izleyip face'yi aktif kullandığınız zamanlarda aklınıza başka güzel, hatırlayınca mutlu eden neler geliyor? 2011-2015 olabilir mesela. ne ile ortak olarak ilgilenirdik o zaman?
0
Tochinoshin
(03.02.21)
9gag. Ben de bir de shameless çok severim ortak mı bilemedim ama. Ya bir de ekşi sözlük. O zamanlar gerçekten severdim.
0
malwethiel
(03.02.21)
Benim ikilim de isketch+Facebook. 2009-12 arası oyun oynayıp Facebook’ta ekleşirdik :’(
0
hayvanat
(03.02.21)
The office geliyor aklıma 2011 yılları.

2007 08 de güzeldi. Facebooktan rakı ve dansöz gönderme vardı ahahah
0
false pretension
(03.02.21)
last.fmde güzel ortam vardı o dönemler. formspring.me yeni çıkmıştı herkes birbirine anonim soru soruyordu. connected2.me yeni çıkmıştı. 0.facebook.com vardı ve herkes yeni yeni mobil internet kullanmaya başlamıştı, 30 liraya 1 gb paket veriyordu operatörler.
0
theseachange
(03.02.21)
(4)

Yolunu bulamamak

ichbinikola
Merhaba. 29 yasinda insanin hala hayatta ne olacagina karar verememesi normal mi sizce. Akranlarim kariyerlerinde hep bir ust asamayi gozlerini dikmisken ben hala uzerime yapismis 5 senelik title’imla ne olmam gerektigine karar veremedim. Bir gun yurtdisinda yuksek yapmak, diger gun ciftci olmak, er
Merhaba. 29 yasinda insanin hala hayatta ne olacagina karar verememesi normal mi sizce. Akranlarim kariyerlerinde hep bir ust asamayi gozlerini dikmisken ben hala uzerime yapismis 5 senelik title’imla ne olmam gerektigine karar veremedim. Bir gun yurtdisinda yuksek yapmak, diger gun ciftci olmak, ertesi gun su an bulundugum yerde ilerlemek. Her gun kafam karisiyor. Kariyerleri stabil insanlar nasil yapiyor bunu :( arayisla omur gecmez diye dusunuyorum
0
ichbinikola
(02.02.21)
Hedefler koyun önünüze, her yıl bir şeyi bitirin, kendinizi geliştirin. Gençlikte bence üşengeçlik çok tehlikeli, bir şey yapmayınca hiç bir şey yapmıyorsunuz
0
esinikaybetmiscorap.
(02.02.21)
Gel kardeşim sarılayım sana :) +1

Ayrıca akranlarımın bir üst basamağa çıkmak için kaydırdıkları hayatları, asosyal olmalarını, sadece iş hakkında fikirleri olduklarını, patronun elini eteğini öpmelerini gördükçe iyi ki böyle hırslarım yok diyorum :)
0
paramolacak
(02.02.21)
40'i gecmis olup hala ne yapacaklarina karar verememis 3-5 arkadasim var.
Ortak ozellikleri para sikintilari yok, coluk cocuk yok, oturduklari daireler dededen kalma kira dertleri yok vs. Geziyorlar.
0
cooperr
(02.02.21)
paraya pek ihtiyacın yok diye düşünüyorum, zira paraya ihtiyacı olan adam yurtdışında yüksek yapmak ya da çiftçi olmak gibi seçenekleri değerlendiremez. paraya ihtiyacın yoksa fazla düşünmeden gerçek manada canının istediğini yap, seni o mutlu edecektir.

paraya ihtiyacı olan biriysen, en çok para getirecek kariyerin peşinden koşmak dışında bir şansın yok.
0
roket adam
(02.02.21)
(17)

Kedim vefat etti

sumuklurakun
Kısırlaştırma için sabah veterinere verdiğim kedimi gömdüm bugün.Kesiyi açtıkları anda solunumu zayıflamış, operasyonu iptal edip döndürmeye çalışmışlar ancak maalesef.Pek (hiç) arkadaşım olmadığı için buraya yazmak istedim.
Kısırlaştırma için sabah veterinere verdiğim kedimi gömdüm bugün.
Kesiyi açtıkları anda solunumu zayıflamış, operasyonu iptal edip döndürmeye çalışmışlar ancak maalesef.
Pek (hiç) arkadaşım olmadığı için buraya yazmak istedim.
0
sumuklurakun
(02.02.21)
:((
başın sağolsun :((
0
pati
(02.02.21)
başınız sağolsun. umarım keyifli ve güzel vakit geçirme şansınız olmuştur bugüne kadar. geçen yaz benzer bir durum yaşamıştım ben de. farklı olarak nerede gömülü olduğu vatsaptan konum olarak geldi bana. oysa orada olmalıydım. başlarda özlüyordum ama her şey gibi buna da alışıyorsun.
0
nrmnm
(02.02.21)
Çok üzüldüm yahu, yaşı gelmiş olsa neyse de, bu haliyle çok üzüldüm valla.
0
Fusha
(02.02.21)
Başınız sağ olsun. Ben de köpeğimi çok genç bir yaşında kaybetmiştim tıpkı sizin gibi. Günler hatta aylar sürecek şu anki üzüntünüz ama emin olun zamanla ister istemez buna da alışacaksınız ve güzel anılarınız kalacak hep aklınızda.
0
ms brownstone
(02.02.21)
çok üzüldüm. yavru kedi sahiplenin lütfen, daha rahat başedersiniz.
0
uuth
(02.02.21)
Çok üzüldüm ya :((( ben de bizimkini kısırlaştırma için bıraktığımızda hep böyle şeyler düşünüp tedirgin olmuştum. Gerçekleşmiş olmasını düşünemiyorum. Umarım çabuk atlatırsınız.
0
elorelia
(02.02.21)
3 yaşına girecekti Mayıs'ta
0
🌸sumuklurakun
(02.02.21)
Bol sabir!
0
buf-e kür
(02.02.21)
Çok üzüldüm başınız sağ olsun. Yeni bir minnoş sahiplenince acı az da olsa hafifliyor.
0
red morning
(02.02.21)
Başınız sağolsun :( O kediye çok güzel bir hayat yaşattığınıza ve mutlu ettiğinize eminim. Belki kişisel kölesi bile olmuşsunuzdur :)

O kedinin yerine geçmesi değil ama, başka bir kediyi mutlu etmek için yeni bir kedi sahiplenebilirsiniz; denildiği gibi baş etmesi daha kolay olur.
0
aguen
(02.02.21)
Başınız sağolsun, çok üzüldüm :( sabırlar diliyorum.
0
pandispanya
(02.02.21)
Hepiniz sağolun.
Vefat eden kedimin 1.5 yaşında bir kızı da var evde. Onu da kısırlaştırmayı düşünüyordum ancak bu saatten sonra imkanı yok bir daha böyle bir işe girişemem.
Evin içerisinde kızgınlıkta bağırmalarına da gönlüm elvermiyordu bu sebepten bunu da köye götürmeyi düşünüyorum. En azından orada doğurur, özgürce dolaşır şehir tehlikeleri olmadan. Götüreceğim kişi de en az benim kadar kedi seven ve iyi bakabilecek birisi.
0
🌸sumuklurakun
(02.02.21)
ihmal var mi acaba?
0
ghostinthemech
(02.02.21)
Başınız sağ olsun. Zor bir durum. Yavrusu içiniyi düşünmüşsünüz fakat o evde sizinle yaşamıyor mu
0
rapisa
(02.02.21)
eve alışmış kediye köye götürüp salma fikri hiç mantıklı değil. kısırlaştırırken ölmesin derken ömrünü kısaltıp hayat kalitesini düşürüyorsunuz.
0
elorelia
(03.02.21)
Allah sabır versin.
Geçenlerde bir arkadaşla konuşurken lafı geçti; ilk kedimizi sokaktan sahiplendiğimizde yetişkin bir kediydi, bizimle de 10 sene yaşadı. Üniversiteye yeni başlamıştım öldüğünde. 3-4 ay aklıma geldikçe ağladım. Bir diğer kedim öldüğünde de çok ağlamıştım. Şimdiki kedimin yaşı epey var, ama aradan geçen süre içinde öyle kayıplar oldu ki, bunun bir döngü olduğunun bilincine vardım. İnsanlar ve hayvanlar; doğar, yaşar ve ölür. Kimse kalıcı değil. Bir hoş sada bırakabilmişse bu kubbede ne mutlu.
0
SiyamkedisiZorro
(03.02.21)
cok uzuldum basiniz sagolsun yeni yavru kedi sahiplenme fikri bana da mantikli geldi atlatmaniz icin
0
camene87
(07.02.21)
(13)

mantıklı cevap arıyorum.

super kahraman olsaydim baba olurdum
ayrılmak üzere olduğum eşimin ailesi yaşadığımız sorunu bilmesine rağmen dün son kez konuşmak istedi. sorunun ne kızım dediler. ben de zaten bildikleri şeyi çok kırıp dökmemeye çalışarak anlattım.konuşmanın özünde bana aldatılmadığım ve dayak yemediğim için bir şeylere katlanmam gerektiği ve boşanma
ayrılmak üzere olduğum eşimin ailesi yaşadığımız sorunu bilmesine rağmen dün son kez konuşmak istedi. sorunun ne kızım dediler. ben de zaten bildikleri şeyi çok kırıp dökmemeye çalışarak anlattım.
konuşmanın özünde bana aldatılmadığım ve dayak yemediğim için bir şeylere katlanmam gerektiği ve boşanmamam gerektiği söylendi.
o kadar zoruma gitti ki, illa dayak yemem mi lazım ayrılmam için.
gerçekten bu kadar spesifik şeyler olmayınca insan bir şeylere katlanmak zorunda mı?
değil tabi de. siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(02.02.21)
Sen mi bosaniyorsun? Sacma tabii ki, sorun ne bilsek yorum yapabilirdik ama verdiğin karardan ne olursa olsun hiçbir zaman pisman olma derim, en doğrusunu sen bilirsin.
0
bbpress
(02.02.21)
söyledikleri şey saçma tabi ki. aldatılmamak, dövülmemek zaten evlilikte artı puan değildir ki. olması gereken şeydir. oh aldatılmıyorum diye şükretmez ki insan. yani nasıl anlatsam. çalışıp da oh maaş alabiliyorum, patronum maaşımı yatırıyor diye şükretmek gibi bi şey. ama zaten normal olan çalışıp maaş almak/evliliğe sadık kalmak olduğu için bunlar var diye katlanmamız beklenemez. aile çok meraklı ise senin aldatmıyor oluşuna şükretsin mesela.

yaşadığınız sorun ne bilmiyorum. ortada çocuk varsa ve büyük bi problem yoksa tekrar denenebilir. ama sevgi, saygı bittiyse yapacak bi şey yok. karar sizin kararınız. aynı yatağa giren sizsiniz. istenmeyen bi evliliği sürdürmek imkansız zaten, boşuna eziyet. dünyanın sonu da değil.
0
elorelia
(02.02.21)
bazı insanların görüşlerini önemsememeliyiz
nasıl isterlerse öyle düşünsünler
yeni hayatınızda başarılar dilerim
0
superb
(02.02.21)
ya kendini gaza getirip boşanma kararı mı alıyorsun acaba?

çünkü kadınlar belli bir yaşta sırf güç gösterisi yapmak için kendilerini gaza getirip boşanmaya çalışıyorlar.

bakın ben boşandım zor kararlar alabiliyorum güçlüyüm falan hesabı. çok gördüm.
0
duyurukullanıcısı
(02.02.21)
Sanırım ayrılma sebebiniz geçimsizlik. Dayak veya aldatma doğal olarak herkesçe meşru sayılırken geçimsizlik biraz daha hafife alınıyor. Toplum böyle olduğu için onların (eşinizin ailesi) yaklaşımlarını da çok dert etmeyin. Mühim olan sizin mutluluğunuz, başka bir çıkar yolu bulamıyor ve anlaşamıyorsanız mutluluğu ve huzuru seçmeniz gayet normal.
0
vampir akrep
(02.02.21)
karşı tarafın ailesinin ne demesini bekliyordun ki. çok normal olarak senin üstüne gelmişler iste. salla gitsin bence.
0
roket adam
(02.02.21)
Bir anne baba olarak bir şekilde bardağa dolu tarafından bakmanızı istemişler haklı olarak. sorun nedir bilmiyoruz tabii ama herkesin sorun eşiği de farklı olabilir.
onlara göre sorun olmayacak bir şey yaşadıysanız evliliği devam etmeniz yönünde tavsiyede bulunmayı görev edinmelerinde herhangi bir saçmalık veya yanlış bir şey yok bence.

İnsan katlanmak zorunda mı sorusu dünya görüşünüze, karakterinize göre değişir.

klasik bir hikaye vardır. Adamın tekine "bahçende bir siyah bir beyaz köpek var, kavga etseler hangisi üstün gelir?" diye sormuşlar. Adam da "hangisini beslersem o yener" diye cevap vermiş.

Siz hangisini beslemek istiyorsunuz?
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(02.02.21)
sorunun ne olduğunu öğrenmemiz gerekir tabi. Ama muhtemelen evlilik bitirme kararının çok ciddi bişey olduğunu ve geçerli gerçekten sebepler olması gerektiğini söylemek istemişlerdir.
0
azzlack
(02.02.21)
taraflar davet etmedikçe ailenin müdahil olması bile sakat bence. onlara açıklama borçlu musun? söyledikleri şeyin de iler tutar bir yanı yok, ilişki bu iş değil ki "piyasa kötü, bak maaşını da alıyosun" diye akıl verilsin.
0
her giriste sifresini unutan adam
(02.02.21)
Nedense şiddeti sadece fiziksel şiddet sanıyorlar. Psikolojik ve duygusal şiddet hiçbirşey ifade etmiyor bazıları için. O nesil malesef biraz böyle:(
0
suicides underground
(02.02.21)
onlara olan faydasini veya zararini düsünebilirsin sonucta sen taniyorsun, belki adama biz mi bakicaz, karisi baksin diyorlardir.
0
wishmaythşngs
(02.02.21)
insan elbette bir şeylere katlanmak zorunda değil, yani bir sabah uyanırsın ve artık yanındaki insanla uyanmak istemediğini düşünür, bu yüzden boşanırsın.

diğer yandan, geçen hafta böyle bir şey ailemde yaşandı.
dayımın ikinci kez evlendiği eşiyle aralarında bir süredir bir didişme vardı.
birbirlerini 15-16 yaşından beri tanıyorlar.
eskişehir-istanbul arasında gidip gelmeli bir evlilik.
sohbet arasında bir nevi eşinizin ailesinin dediklerini söyledim dayıma.

çünkü böyle düşünüyorum.
yani yaşa, duruma, sürece, konuya, kişilere göre değişir ama bu durumda bence de saçma sapan bir şeydi boşanacak olmaları.
ki dayım eskişehir'e gidince barıştılar.
yani içinizde bir şeyin bitmesi için illa bir nedene gerek yok.
dediğim gibi, bir anda aniden "istemiyorum ya" da diyebilirsiniz ve bu yeterli bir sebeptir.

ama diğer yandan da, evlilik ciddi bir mesele.
hepimiz 20'li 30'lu 40'lı yaşlarımızda kalmayacağız ömür boyu.
çevremde 40'lı yaşlarında koca boşamayı marifet sayan, adamları damızlık gibi kullanan ya da evlenirken öylesine evlenen, sonra adamı olduğu kişi için eleştiren kadın sayısı aşırı fazla.
ne evlenirken ne de boşanırken "sevgi"yle ilgili en ufak bir şeyi hesaba katmıyorlar.
bir kadın olarak bu durumda kadınlara hak vermiyorum açıkçası.
güçlü kadın hareketi bu demek değil.

yani sadece içsel olarak, nedensizce bile olsa bir şeyi istememek kapris değildir ama bir kapris uğruna evlilik bitirmek de yetişkince bir davranış değil.
bu durumda sorunuzun kesin bir cevabı yok.
0
blatta hiberna
(02.02.21)
onların söylediklerine gücenecek bir şey yok. onlar başka bir zamana aitler sizi ve yaşadıklarınızı anlamayabilirler. kendi meşreplerince yorum yapmışlar.

bunun kararını verecek olan sizsiniz. onların bilirkisiligine basvurmak, fikir almak zorunda değilsiniz.

sakin bir kafayla objektif olarak değerlendirin ama. hirslanmadan, sinirlenmeden ve başkalarının gazına gelmeden.

hiçbir detayı bilmiyoruz. anca bu kadar olur.
son kararınız en doğru karar olsun.
selamlar.
0
tabudeviren
(02.02.21)
(8)

Marla Singer

pofudukayi
Beyler size bir soru bu, toksik, guzellik normlarina uymayan, neresinden baksan eş adayı olmayan bu karekterde ne buluyoruz bu kadar fenomen olmasinin ardinda seksilik disinda ne var sizce ? Erkeklerin hangi duygu,dusunce veya durtusune hitap ediyor bu kadar ?
Beyler size bir soru bu, toksik, guzellik normlarina uymayan, neresinden baksan eş adayı olmayan bu karekterde ne buluyoruz bu kadar fenomen olmasinin ardinda seksilik disinda ne var sizce ? Erkeklerin hangi duygu,dusunce veya durtusune hitap ediyor bu kadar ?
0
pofudukayi
(02.02.21)
herkes kari koca mi ariyor bu hayatta ya pilav yapmiyo diye engeli basar misiniz djsjsj gayet gotik, ozguvenli, seksi bir kadin imaji. memur degil hr beyaz yakalisi degil bankaci degil daha ne istiyosundjdjsj kriterlerim bunlardi evt. zaten es adayi gibi gorunen cogu insan kadin erkek farketmeksizin seksi degildir.
26K
0
ala09
(02.02.21)
hah süper konu.

yingyang. her insanın içinde karanlık taraf var aydınlık gibi. bu karanlığa arada hitap eden birileri fena olmuyor.

askıntı olmuyorlar (ki marla bir yerde sıkmaya başlıyordu), birlikteliklere büyük payeler biçmiyorlar, beklentiye girmiyorlar.

erkeklerin hangi dürtüsü demişsin pofudukayı ama şu da var, (bkz: hatunların efendi adam yerine piç tercihi ) bu işler karşılıklı.

"ama bütün erkekler öylesiniz" ya da "hayatıma giren bütün erkekler aynı" ilkine cevabım dünya çok kalabalık, ikincisine cevabım eğer marla singerlara hayran erkekler bizi mutsuz ediyorsa uzak durulması gereken kadınlar başlığı var, seni oraya alalım. uzak duruyoruz.
0
sanzelize canavari
(02.02.21)
Herkes kadinlarin "bad boy/kotu cocuk" takintisini agzina sakiz etmis ama bence erkeklerin "eglenilecek kiz"lara duydugu cekim cok daha fazla. Kulturdeki agir muhafazakarlik ve baskidan dolayi renkli sac, dovme vs... gibi normun disindaki ozelliklere sahip kadinlar baya saglam arzulaniyorlar.
0
cleric
(02.02.21)
Ee sadece siz mi serseri seviyorsunuz?
0
guitarissimo
(02.02.21)
marla singer süper karakter. hem özgür ruhlu hem de feminen.
böyle özgür ve weird kadınlar bir zaman sonra erkekleşiyorlar. marla'da bu yok. hem kadınsı hem serseri. hareketleri oldukça feminen.
0
dafuq
(02.02.21)
-erkeklerin hanımkız yerine yelloz tercihi- diyerek özetleyebilirim konuyu, erkek doğası gereği savruk hayata meyillidir, kendi türünden birini gözlemleyince algıda seçici davranıp tercihini davranışının uyumlu olduğu kişiye yöneltebiliyor.
0
firemanjonny
(02.02.21)
profil hiçbir şekilde benim ilgimi çekmiyor. filmden sonra uzun süre gözlemlediğim şey kadınların bu profile özenmesi.
0
uuth
(02.02.21)
İsmail Saymaz bana bu karakterden daha çekici geliyor. Fenomen olmasının ardında ne var bilmiyorum ama seksiliği olmadığına neredeyse eminim.
0
bruce mclaren
(02.02.21)
(3)

uzun süreden sonra tekrar utangaç mı olmaya başladım

gizemli dede
27-28 yaşında er bireyim. uzun süreli bir ilişkimden ayrılalı 6-7 ay oldu. o sıra yeni bir şehirde olduğum için ayrıldıktan sonra doğru düzgün arkadaşım da olmadı. zaten korona da var.şimdi iş yerinde bir kız var. hoşuma gidiyor bazı tavırları ve konuşmaları. ya ama onun yanında tutukluk yapıyorum a
27-28 yaşında er bireyim. uzun süreli bir ilişkimden ayrılalı 6-7 ay oldu. o sıra yeni bir şehirde olduğum için ayrıldıktan sonra doğru düzgün arkadaşım da olmadı. zaten korona da var.

şimdi iş yerinde bir kız var. hoşuma gidiyor bazı tavırları ve konuşmaları. ya ama onun yanında tutukluk yapıyorum aşırı kasıyorum kendimi. gösteremiyorum kendimi. rahat olamıyorum. uzun süreden sonra ilk defa başıma geliyor böyle bir şey. kızla ortak arkadaşımız olan kızlara ona olan ilgimi bahsettim lakin benden aldıkları bu fikri kıza vermişler. ondan aldıkları fikri bana vermiyorlar.


şimdi sizce sebebi nedir bu tutukluğun. ilk. sevgilim olmayacak kendisi eğer olursa. neden tutukluk yapıyorum anlamıyorum.
0
gizemli dede
(02.02.21)
Olumlu olsa bahsederlerdi. Olumsuz olmasından dolayı fikri sana bahsetmiyor olabilir mi?
0
baal
(02.02.21)
Flört etmeyi unutmak diye bir şey var, uzun ilişkiden sonra olur, geçer.
@baal +1
0
pati
(02.02.21)
İnsanın dönemsel olarak özgüveni artabilir veya azalabilir.

Stresli bir dönemden geçiyorsan utantaclik baslayabilir.
0
bbpress
(02.02.21)
(8)

artık boğma noktasına gelen motivasyon sıkıntısı

siyahliadam
merhaba. pandeminin başından beri evden çalışıyorum. tek yaşıyorum. ilk zamanlar aşırı yoğunluktan kaynaklı pek kafamı kaldıramadığımdan zaman tükenip geçti. ancak son 2 aydır inanılmaz bir motivasyon sıkıntısı yaşıyorum. gün içinde işimi yapıyorum ama normalde 2 saatte yapacağım işi 2 günde yapıyor
merhaba. pandeminin başından beri evden çalışıyorum. tek yaşıyorum. ilk zamanlar aşırı yoğunluktan kaynaklı pek kafamı kaldıramadığımdan zaman tükenip geçti. ancak son 2 aydır inanılmaz bir motivasyon sıkıntısı yaşıyorum. gün içinde işimi yapıyorum ama normalde 2 saatte yapacağım işi 2 günde yapıyorum. yoğunluk az olduğu için pek dert olmuyor ancak bu durumdan inanılmaz rahatsızım. huzursuzum.

işin az olmasını fırsat bilip kendimi geliştirmem gerek fakat açıp yeni bir şeyler okumak öğrenmek hiç içimden gelmiyor. girip youtube'da twitter'da bomboş takılıyorum. ortalamaya vursam günde en az 4-5 saatim böyle bomboş şeylerle geçiyor. akşam yemektir dizidir oyundur derken akşamı da yiyorum. haftasonu desen 10 dakika kendimi geliştirmek için bişi yapıyorsam karşılığında 3 saat boş atıyorum. ne oynadığım oyun ne izlediğim dizi hiçbirinden zerre keyif almıyorum. gerçekten artık çıldırma noktasına geldim hiçbir şey yapamamaktan. bu durum rahatsızlık vermese yine problem değil ama youtube'da 3-4 saati pişman ola ola izliyorum. resmen elim gitmiyor açıp bir şeyler öğrenmeye. bu nasıl saçmalık anlayamıyorum. arada arkadaşlarım gelip gidiyor ve diğerleriyle de internet aracılığıyla görüştüğümden dolayı yalnızlıktan kafayı yemiyorum.

bu durumu yaşayanlar illa ki vardır. peki bu durumdan çıkabilen yahut çıkma önerisi olan var mı? zaman su gibi akıp gidiyor ve bu verimli zamanlarımı youtube'da harcamaktan dolayı her akşam kafamı yastığa mutsuz şekilde koyuyorum. yoruldum bu durumdan.

teşekkürler.
0
siyahliadam
(02.02.21)
sebebi yalnızlık olabilir mi?
0
diffarentiationation
(02.02.21)
O mu tüm bu her şeye sebep oluyor? Yani en azından haftaiçi çalışabilirdim öyle olsaydı :/
0
🌸siyahliadam
(02.02.21)
birebir aynısını yaşıyorum ve yalnız değilim, bence sebebi o değil. ben çalışmıyorum ama bu sene mezun olacağım haliyle ödev proje vs sık oluyor. abartısız 10 aralıkta verilen deadline’ı 20 ocak 23.55 olan projeyi 20 ocak akşamı yüklüyorum hiç sektirmeden, ve bu özelliğimden nefret ediyorum. 1 ay kafamı kurcalıyor sürekli yapmalıyım diye kendimi telkinliyorum ama mutlaka son 1-2 gün yapıyorum. halbuki baştan yapsam kafam çok rahat olucak ama yok, mutlaka son ana bırakıyorum. onun haricinde ingilizcemi geliştireyim, bölümümle ilgili üç beş bişey izleyeyim, araştırayım öğreneyim diyorum ama yok katiyen yapamıyorum.

oyun oynuyorum, netflix, ekşide gündem takibi boş beleş şeyler okuma vs. ve bu hiçbir şey yapmama hissi o kadar batıyor ki sürekli geride kalıp benden bir bok olmayacak fikri ekleniyor onun üstüne. her gün geleceğimi düşünüp, geleceğime dair en ufak katkı verecek bişey yapamıyorum bu boş zamanlarda, ve eminim ki sonra çok pişman olucam.

ya mesela ben baya baya düzenli spor yapan adamdım, arabaya biner 15 dkda spora gider 2 saat ağırlık indir kaldır, eve gel güzel beslen üstüne duş al gibi bir döngüm vardı ve aksatmadan genelde yapıyordum bunu 2 yıldır. şimdi eve dumbell aldım odadan kalkıp içeri geçemiyorum spor yapmaya. Spor için haftada 4-5 kere salona gidip en az 3 saatimi gömerken totalde şimdi evde haftada 1 kere bile zor yapıyorum.

ben de çıldırmak üzereyim.
0
garavel
(02.02.21)
Aaa beni mi tarif ettiniz? O 2 saatlik is 2 gune uzayinca hissedilen sucluluk duygusu vs de cok etkiliyor :/

Ben terapiye baslicam, dayanmak zor geliyor artik. Bir de spor kampi gibi bir sey varmis (saglik/rehab olarak gectigi icin acik, ydisinda yasiyorum) ona gidecegim cunku evimden uzaklasmam lazim, salonun ortasinda monitorumu vs gormekten yildim artik
0
kuehles blondes
(02.02.21)
çok benzer durumlardayım. iş motivasyonum eskiye oranla çok düşük. ama bu yüzden suçluluk hissetmiyorum. bu aralar böyle, bunu kabul ettim.

suçluluk hissetmiyorum, çünkü bu dönemi kendime ayırdım. eskiden kendime pek bakmıyormuşum, onu fark ettim. hayatımı iş ve işten arta kalan zamanlarda sosyalleşmek dolduruyormuş, ama kendime bireysel zaman ayırmıyormuşum. şimdi ise kitap okuyorum. yazı yazıyorum. (yazmayı severim, az sonra bu yazı da destan olacak muhtemelen :)) iyi besleniyorum. kan tahlili yaptırdım, bazı değerlerim eksik çıktı onları toparlıyorum. bol bol dışarı çıkıyorum yürüyüş ve hava almak için. kendimi dinliyorum. birbirimize gelip gittiğimiz arkadaşlarım var. yıllarıdır yoga yapıyordum, ama olduğum yerde sayıyordum. orada kendimi çok geliştirdim. eskisi gibi motive iş yapamıyorum evet, oyun da oynuyorum evet, ama yukarıda saydıklarımı da yapıyorum bol bol. bütün bir cumartesiyi oyun oynayarak geçirdiğimde gelen o suçluluk hissi yerine yukarıda saydıklarımı da yaptığımda çok daha iyi hissettiriyor. hala iş motivasyonu sağlamıyorlar ama en azından kafamı yastığa mutsuz koymuyorum.

haftasonu yasaklarının bitmesi ve havaların düzelmesiyle birlikte gitmeyi planladığım kamplar ve aktiviteler var. az kaldı. onların hayalini kuruyorum.

mor bembom çok güzel yazmış. hayatlarımızın dengesi şaştıysa bu yüzden kendimizi suçlamamalıyız. örneğin sosyal medyada birçok insan yediğini içtiğini, gittiği yerleri, özene bezene yaptığı makyajıyla kıyafetleriyle selfielerini falan paylaşırdı. pandemi sonrasında bunları yapamaz oldular. başlarda gene evde kek yaptım börek yaptım yoga yaptım temalı fotoğraflar vardı. şimdi dikkat edersen onlar da yok. beğenme ve beğenilmeye çok alışmış olan büyük bir kesim bundan mahrum şu anda. ne kendimiz tatmin olabiliyoruz, ne de başkalarına gösterebileceğimiz ışıltılı bir yanı kaldı hayatlarımızın. ben şahsen çok sosyal medya kullanan biri değilim, daha çok izleyiciyim. belki 30 fotoğraf paylaşmışımdır bugüne kadar instagramda. ama takip ettiğim kadarıyla birçok insan hayatlarını göstermeyi alışkanlık haline getirmişken bunu yapamıyor artık.

karantina öncesi gene iyiydi, aralıktan önce yani. çıkıp deşarj olabiliyorduk. yazın bir ara virüs yok gibi takılıyorduk. herkes tatildeydi. şimdi bunu yapamıyoruz. hem iş stresi var, hem de deşarj olabileceğimiz bir alanımız kalmadı. bu bence kolay bir şey değil. madem deşarj olamıyoruz, işlerimizde de eskisi kadar iyi performans gösteremiyor olmamız bana kalırsa çok mantıksız değil.

hala çok iyi çalışan insanlar da var bu arada. ama onlara baktığımda zaten pandemic öncesinde de pek de sosyal ve aktif hayatları olmayan insanlar olduklarını görüyorum.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(02.02.21)
bence herkes eminim benzer şeyler yaşıyordur
zor zamanlar geçiriyoruz ve bunun da belli etkileri oluyor
kendinize yüklenmeyin

ben bu durumu düzenli spor ile aşabiliyorum, sizin için de uygunsa öneririm
ve bazı günler de dopamin orucu tutabilirsiniz
evrimagaci.org
0
superb
(02.02.21)
yalniz degilsin. benim de icimden hicbir sey yapmak gelmiyor. normalde de tembel bir insanim ama son donemde beter oldum.
0
lemmiwinks
(02.02.21)
Youtube’u sil telefondan
0
esinikaybetmiscorap.
(02.02.21)
(39)

Mesleğiniz nedir ?

garavel
Herkes yazılımcı gibi değil mi ya, gerçekten nereye kafamı çevirsem her taraf yazılımcı ve bir o kadar da sektörde açık var diyor işverenler.Yazılım harici bir meslekle uğraşanlara sorum, mesleğiniz nedir ?
Herkes yazılımcı gibi değil mi ya, gerçekten nereye kafamı çevirsem her taraf yazılımcı ve bir o kadar da sektörde açık var diyor işverenler.

Yazılım harici bir meslekle uğraşanlara sorum, mesleğiniz nedir ?
0
garavel
(01.02.21)
moda tasarımcısıyım
0
fragile lady
(01.02.21)
Önce arkeoloji, sonra sosyoloji bitirdim. Önce organizasyoncuydum, sonra nasıl olduysa son işimde iş geliştirme uzmanıydım. Şimdi de İstanbul Üni'nin açığından çocuk gelişimi okuyorum :D Diğer yandan da işletmeci mi, aşçı mı, garson mu, barmen mi, temizlikçi mi olduğumu bilmediğim bi işim var. İleride belki kreşte çalışırım :P
Böyle bakınca, keşke yazılımcı olsaymışım diyorum, en azından ne olduğun belli işte ne güzel :D
0
pandispanya
(01.02.21)
ingilizce öğretmeniyim. bundan 6 sene önce birkaç ay çalışır, başka iş bulur istifa ederim diye başlamıştım. sınıflarımı, öğrencilerimi öyle özledim ki... tanıdığım insanlara itiraf edemediğimi burada dile getireyim ben bu işi yapmayı çok sevmişim aslında.
0
dimpled
(01.02.21)
mühendisim. yazılımcı olsam güzel kapılar açarmış bana ama o kadar ilgim yok ki. mesleğimi seviyorum.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(01.02.21)
insaat mühendisiyim
0
ben de
(01.02.21)
Planlamacıyım. Bana da herkes ikcı gibi geliyor.
0
nickimin hakkini veremedim
(02.02.21)
@ben de sektörde durum nasıl ? maaşlar tatmin ediyor mu ?

@nickimin hakkini veremedim biraz daha açar mısınız ? ne bitirdiniz mesela, ne yapıyorsunuz tam olarak ?
0
🌸garavel
(02.02.21)
yayin operatoru. bana da benden baska bu isi yapan yok gibi geliyor
0
ala09
(02.02.21)
@garavel

türkiye piyasasini maalesef pek bilmiyorum ama maasimdan memnunum. diger sektörlerdeki corona durgunlugu ile kiyaslayacak olursam gayet iyi durumdayiz diyebilirim.
0
ben de
(02.02.21)
Psikoloğum. Bizden bol bol var gibi bu aralar :)
0
kullanıcıadımbuolsun
(02.02.21)
Yazılımcıyım herkes avukatmış gibi geliyor
0
Kahir ekseriyet
(02.02.21)
mühendis, teknoloji yatırımları danışmanı

fikrin ve paran varsa yapmak istediğin işte mühendislik içeriyorsa arayacağın kişi benim.
satış pazarlamaya karışmam geri kalan herşeyi halleder ürün bu, fiyat bu, kazanacağın para bu, yapman gereken bu diyip mevzuyu teslim ederim. tr/eu/iskandinavya çalışıyorum.
0
duyurukullanıcısı
(02.02.21)
Mimar / akademisyenim. Her ikisiyle de aşk / nefret ilişkisi yaşıyorum. Mimar olmak deli işi, akademisyen mimar olmak için tamamen keçileri kaçırmış olmak gerekiyor, özellikle tasarım alanında.
0
gmzo
(02.02.21)
onu yazmayı unutmuşum bana da herkes influencer gibi geliyor. bir şekilde sosyal medyadan ucuza para kazanma derdinde insanların çoğu, yapana da saygı duyuyorum haksız değiller.
0
🌸garavel
(02.02.21)
Bir diğer nereye baksan rastlanılan meslekteyim, avukatim
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.02.21)
Endüstri mühendisiyim. Yazılımcı olsaydım keşke diyorum. Yazılım dillerine yatkınlığım var. Zevkle yapardım. Şu an endüstri mühendisliği beni tatmin etmiyor.
0
himmet dayi
(02.02.21)
Sınıf öğretmeniyim. Ben de herkes yazılımcı sanıyordum.
0
ruhen hastayim ben
(02.02.21)
çevirmenim.

herkesin mesleğinin ne olduğundan ziyade, sabah şirkete gidip akşam döndükleri monoton bir dünyadalar diye düşünürdüm.
benimkinden çok farklı bir düzen bu.
en azından 2020'ye kadar farklıydı.
artık herkes benim gibi.
kendimi yalnız hissetmiyorum :)
0
blatta hiberna
(02.02.21)
@himmet dayi endüstri mühendisi ne yapar ? şuanki bulunduğunuz pozisyonunuz ve iş tanımınız nedir acaba ?
0
🌸garavel
(02.02.21)
Turizmciyim. Turdur, oteldir falan bakıyorum. Alaylıyım, 15 seneyi geçkin uğraşıyorum.
0
habarbey
(02.02.21)
universite doneminde (marmara reklam) produksiyon asistanligindan baslayip amirligine kadar geldim, tv calisaniydim.. yuksek lisans doneminde (arel grafik tasarim) free lance grafik ve tv baglantilarim sayesinde cevirmenlik yaptim.. akabinde medya ve uzantilarindan daralip meslek degistirmeye karar verdim.. o sirada ogretmenlik firsati cikti karsima dil ve sahip oldugum toefl`dan oturu.. 11 yil once oylesine basladigim meslege, ogretmenlik sertifikasi ile profesyonel olarak devam ediyorum..

bana herkes issiz gibi geliyor.. asiri pesimist ruh halimden de kaynaklaniyor olabilir..
0
mecik balit
(02.02.21)
@garavel

ne iş olsa yaparız abi :d

şaka bi yana üretim ve hizmet sektörlerinin birçok alanında çalışma imkanı var. yani hastanede çalışan arkadaşım da var, trt'de de çalışan arkadaşım da var, üretim sektörü ağırlıklı oluyor genelde ama işte alternatifler de çok fazla.

ben otomotiv sektöründe kısa bir süre planlama akabinde uzun süre proje yönetimi bölümlerinde çalıştım. şu an çalışmıyorum. yeni bir iş için istifa ettim. yeni işte süreç tamamlanmak üzere. otomotiv değil bu kez. yine üretim sektörü. pozisyon satın almaya bağlı bir uzmanlık diyeyim.

Genel olarak planlama, proje yönetimi, kalite, üretim (üretim mühendisliği, yalın üretim, verimlilik vb. ile ilgili tüm bölümler), satış, satın alma, ürün geliştirme (tasarım değil) vb. gibi pozisyonlarda çalışıyor endüstri mühendisleri.
0
himmet dayi
(02.02.21)
Kimya mühendisiyim. >10 yıldır boya argecisi olarak çalışıyorum.

Bana da duyurunun %85'i yazılımcı veya avukat gibi geliyordu :)
0
pati
(02.02.21)
sinema & televizyon mezunu, modern tavla oyuncusuyum.
0
ateistanbul
(02.02.21)
Turist rehberi & ziraat teknikeri
0
beetlejuice
(02.02.21)
yazılım.(eğitimim) çiftçi.(ata mesleği) öğretmen.(bilgisayar, girdim bitirdim. bitiremem sanıyordum ama bitirdim) taksici. (baba mesleği. yapmıyorum. eskiden adam olmayınca geceye çıkardım.)
0
phonex
(02.02.21)
Akademisyenim, siyaset bilimi alaninda doktoraya devam ediyorum, ayni zamanda ders veriyorum.
0
feliss
(02.02.21)
Ameleyim (müteahhit), kat karşılığı verilecek yeriniz varsa verin yapayım :)
0
John Bloor
(02.02.21)
yazilimciyim. bana da herkes benden cok kazaniyormus gibi geliyor.
0
lemmiwinks
(02.02.21)
teknikerim. hep bir şeyleri tamir ettim. şimdiyse ar-ge yapıyorum. bana da herkes benden çok kazanıyormuş gibi geliyor.
0
hemsta
(02.02.21)
finansçı/akademisyen/oyuncak tamircisi:)
0
yemrem
(02.02.21)
Hafta içi akşam 5'e kadar memurum, sonrası ve hafta sonu tam zamanlı esnafım. Kafamın içinde 24 saat esnafım. Şu, su verenin itfaiye hortumunu sevdiğiniz esnaflardan değilim, suyumuz var :)
0
synax
(02.02.21)
avukatım
0
her giriste sifresini unutan adam
(02.02.21)
Yazılımcıyım, bana da herkes yazılımcı olmaya çalışıyor gibi geliyor.

Neyse yazılımcı olun, belki ülke daha iyi bir yer olur 50 sene sonra.

youtu.be
0
chicha_v2
(02.02.21)
siyaset bilimi mezunuyum, işsizim.
0
rojhat
(02.02.21)
devlet memuruyum, düz.
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(02.02.21)
Eskiden hava indirme teğmen'dim. yani paraşütçü piyade. muvafaktaname ile memurluğa geçtim.
0
komando kani var bende
(03.02.21)
tamirciyim bildiğin tornavida anahtar gres yağ tamir işi.
0
basond
(03.02.21)
Mali müşavirim. ben de çoğunluğun yazılımcı olduğunu düşünenlerdendim.
0
naksidil
(03.02.21)
(18)

Gezmek için bir şehre gidince otel yerine yanında kalacak birini aramak

ms brownstone
Ben bu olayı asla anlamıyorum ve açıkçası biraz sinir de oluyorum. Yani bir şehre gezmek için gideceksem ve o şehirdeki biriyle özellikle plan yapmamışsak, beni evine davet etmemişse asla kimseye “ben x şehre geldim ama kalacak yerim yok, sende kalsam olur mu” gibi bir şey söyleyemem. Gezip para har
Ben bu olayı asla anlamıyorum ve açıkçası biraz sinir de oluyorum. Yani bir şehre gezmek için gideceksem ve o şehirdeki biriyle özellikle plan yapmamışsak, beni evine davet etmemişse asla kimseye “ben x şehre geldim ama kalacak yerim yok, sende kalsam olur mu” gibi bir şey söyleyemem. Gezip para harcamayı göze almışsam zaten gider kendime uygun bir otel bulup parası neyse veririm. Param yoksa da hiç gitmem. Asla bedava kalacak yer dilenemem kimseden.

Ayda yılda bir görüştüğüm bir arkadaşım yanındaki hiç tanımadığım arkadaşıyla günler öncesinden yaşadığım şehre gelmiş. Beni hiç arayıp sormadı bu süre boyunca. Kaldıkları kişinin yanından çıkmaları gerekince bize gelmek için yazdı bana. Ben de bahane bulup kabul etmedim. Zaten pandemide her yere girip çıktıklarını bildiğim insanlar ve arkadaşını hiç tanımıyorum bile. Ki evim de küçük, kardeşim sabah 9’da salonda işe başlıyor. Yani hem yaptığına sinir oldum hem de bu dönemde zaten pek mantıklı değildi ama yine de bi “ayıp mı oldu” düşüncesi geldi bana.

Sizler neler düşünüyorsunuz bu konuda? Yani bir yeri gezmeye gidecekken otel ayarlamak yerine sırf bedavaya getirmek için orda yaşayan tanıdıklarınızdan evlerinde kalmayı talep eder misiniz? Ya da birisi size bu şekilde gelse ne düşünürsünüz? Couchsurfing gibi daha çok yurt dışında olan şeyleri ayrı tutuyorum tabii ki. Orda iki tarafın da karşılıklı talebi söz konusu. Benim bahsettiğim bir anda çat diye bir aramayla akşam evde bir ya da daha fazla kişi için kalacak yerinizin olup olmadığının sorulması.
0
ms brownstone
(01.02.21)
Ben de asla yapamam. 4-5 sene önceki en yakın arkadaşım çağırmıştı 2 gün gezdik falan, davet edilmeme rağmen geceleri otele döndüm yine.

Şu anki en yakın arkadaşım olsa, haftasonu geliyorum sana uygunsa koltuğun benimdir derim yani ama çooooooook yakın olmamız lazım.
0
aguen
(01.02.21)
Haklısınız bence. Şehre gelmeden önce haber verse ve birlikte vakit geçirseniz neyse de böylesi yüzsüzlük. İyi yapmışsınız.
0
auroraaurora
(01.02.21)
arkadaşımla yakınlığıma bağlı. sevdiğim biriyse zaten otelde kalmasını ben istemem, bende kalsın isterim. ama samimiyetmize güvenerek "ben oraya geliyorum, sende kalabilir miyim" de dese "aa ben davet etmeden yanladı" falan diye düşünmem, gel buyur derim. ama fazla yakınım değilse, tüm koşullar iyi bile olsa (pandemi olmasa, evde kardeşim homeofis olmasa, evim yayla gibi olsa vs.) gene de kabul etmeyebilirim, niye rahatımı bozayım. fazla yakın olmadığın biri evinde kalsa rahatın bozulur çünkü.

ben ki kaç kere tanımadığım insanlarla ev arkadaşlığı yapmış & yapmakta olan biriyim ama o başka bu başka. hele ki şu pandemi döneminde bence kabul etsen garip olurdu.

ay hele ki bir de tanımadığın biriyle gelecek. vallahi millet yüzsüz, YÜZ-SÜZ.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(01.02.21)
iyi ki kabul etmemişsiniz. yoksa sinir olacaktınız durduk yerde.
otele para vermeyi boşa para akıtmak gibi düşünüyor insanlar. sadece uyuduğu için para vermek saçma geliyor. çok samimi bir arkadaşımsa belki kalırım, ama ben de otelciyim. samimi olmadığım biri otel olmadığı için evime gelmeye çalışsa huzursuzlanırım. eve birini almak çok özel bir durum.

sadece bir kere, hiç tanımadığım bir şehirde, gece yarısı kalmıştım. yani olaylar öyle gelişti ve ne yapacağımı bilemedim. çok samimi olmadığım bir arkadaşı arayıp, burada nasıl otel bulacağımı sormuştum. hemen beni aldı, kendi evi müsait olmadığı için ablasının evine götürdü. çok mahcup olmuştum ama çok iyi gelmişti. istisnai durumlar hep var. ama seninkiler baya şehri bilen, başlarına aksilik gelmemiş insanlar. ayıp olan biri varsa sensin. takma.
0
lovemyself
(01.02.21)
Ogrenciyken ve cok kisitli bir butceyle yasarken, tabii ki yaptim. Zoraki, son dakikalik bir istek olarak degil; oncesinde o insanla iletisime gecerek ve kucuk bir hediye goturerek mesela.

Tanidiklarim, benim isimin gucumun oldugu, en yogun oldugum vakitlerde dahi gelip kalsinlar, aksam bir yemek masasinda bulusuruz, ne olacak? Hic sorun yapmam, on gun eve cokulmedigi surece, tanimadigim insanlarla da gelip kalabilirler.

Ama pandemi doneminde sizin yaptiginizi yapardim.
0
buf-e kür
(01.02.21)
Kesinlikle katılıyorum. Nefret ediyorum misafirlikten. Misafir olmaktan da, ağırlamaktan da. Hele davetsiz misafirden ekstra nefret ederim.
0
roket adam
(01.02.21)
hayatımda ilk kez böyle bişey duyuyorum. bence arkadaşlarınızı ve arkadaşlıklarınızı gözden geçirin önce.
bırak konaklamayı normal ziyarete bile davetsiz/emrivakiyle gelme yüzsüzlüğü göstermez benim arkadaşlarım.

couchsurfing'de karşı biri değilim ama oradan izin, haber verme falan var :D

tam bir kıroluk diye düşünüyorum ne düşüneceğim. iletişimimi keserim böyle dandun insanlarla.
0
rewlack
(01.02.21)
Gezmeyi göze almışsa konaklamayı da düşünmeli ve önceden ayarlamalı. Ben de nefret ederim. Haklısınız.
0
ruhen hastayim ben
(01.02.21)
Yatılı misafir sevmiyorum. Misafirliğin en güzeli 1-2 saat oturup gitmektir.
0
kickboxer
(01.02.21)
arkadaşın kalacak yer bulmak için zahmetlere girmişse, bütçesine takla attırmışsa üzül. aksi halde üzülme
0
esref
(01.02.21)
haklisiniz. hicbir sekilde uzulmeyin.

ben de eski bir arkadasimi boyle evimde agirlamistim, uzun zamandir gorusmuyor ve konusmuyorduk hasret gideririz diye kabul ettim. kiz beni birakti gitti baska arkadaslariyla bulustu gezdi sonra evime geldi. ben sok oldum. sigara icemezsin dememe ragmen bir de odamda sigara icmis. asiri sinir oldum. ayni sekilde bir daha gelmek istedi ve kabul etmedim. bu yaptiklarini da yuzune vurdum. daha da konusmuyoruz. zaten konusmuyorduk, gerek yok.

hele simdi corona varken, annem ve kardesimi bile eve kabul etmiyorum. sifir risk ile tek basima yasiyorum, evden cikmiyorum. hic gerek yok.
0
batlegolas
(01.02.21)
ben de asla boyle bir teklifte bulunmam kimseye. rahat edemem.
0
batlegolas
(01.02.21)
Bu tamamen samimiyetle ilgili. Bir aile dostumuz var. Bir sabah zil sesiyle uyanırız ki cümbür cemaat kapımızdalar (70'li yıllarda bizim evde telefonumuz bile yokken kalkar Ankara'dan gelirlerdi, hey gidi çocukluğum)... Can dostumuz. Başka da bu rahatlıkta biri olmadı, sanırım olamaz da artık.
Yazdığınız senaryo, hele pandemi döneminde, az uzak dursun. Bu ne samimiyet?
0
SiyamkedisiZorro
(01.02.21)
buna benzer araba isteme mevzusu var birde,

çok acil olur eyvallah ama keyfi sebeple neden birinin aracını istiyorsun? git kirala.

ev için çok samimi isek ve elemanın mutlu olacağını düşünüyorsam sorarım. yoksa sormam.
0
duyurukullanıcısı
(01.02.21)
işi düşünce aramış hiç kendini kasma
0
basond
(01.02.21)
Ayıp yatakta olur. Kimse size istemediğiniz bir şeyi yaptırmak zorunda değil o ya da bu nedenden istememişsiniz ve kabul etmemişsiniz. Hepimiz özgür bireyleriz, kimseye bir söz vermemişsiniz, size güvenerek gelinmemiş o şehire ayrıca kimseyi de yarı yolda bırakmamışsınız. Hiç ayıp olmamış, gayette kendi kararınızı vermişsiniz. Üstüne daha fazla düşünmeye gerek bile yok.
0
wacot
(02.02.21)
yanlış bir şey değil yaptığınız. şahsen misafiri de misafirliği de sevmem. en geç üç gün öncesinden belirtilmesi ve de uygunluğuma göre olur derim olmaz da derim. pandemiden evvel bir arkadaşımın düğününe gittim 3 günlüğüne. gitmeden evvel oteli falan ayarlamış parasını da ödemiştim. illa bizimle kalacaksın diyen arkadaşlarıma otelin parasını verdim orda kalmazsam bana koyar diyerek reddetmiştim :)
0
phonex
(02.02.21)
“Gezip para harcamayı göze almışsam zaten gider kendime uygun bir otel bulup parası neyse veririm. Param yoksa da hiç gitmem. Asla bedava kalacak yer dilenemem kimseden. “

Kelimesi kelimesini katılıyorum
0
cilekli pasta
(25.10.21)
(18)

Telefonda sevgilinizin adını değiştirme eşiğiniz?

bilet
Ne zaman değiştirirsiniz? İsim soyisimden ne zaman arım balım peteğime ya da “isim”im e geçiş yaparsınız?
Ne zaman değiştirirsiniz? İsim soyisimden ne zaman arım balım peteğime ya da “isim”im e geçiş yaparsınız?
0
bilet
(01.02.21)
Hicbir zaman.
0
cleric
(01.02.21)
Hiç :D 10 yıldır aynı. 10 yılın içine arkadaşlık, flört, sevgililik, nişanlılık, evlilik dahil. Hep sadece adıyla kayıtlıydı, hiç de değiştirmeyi düşünmedim. Allah korusun ayrılsak da değiştirmek zorunda kalmayız bu sayede :P :D
Ben de onda ismimle kayıtlıyım. Kafalar hep rahat, süper :))
0
pandispanya
(01.02.21)
Hiçbir zaman +1
0
ruhen hastayim ben
(01.02.21)
Evlendik, yine değiştirmedik. İsim soyisim şeklinde kayıtlıyız karşılıklı, hatta eşim yeni soyadımı bile eklemeden orijinal soyadımı kullanıyor yine.

Edit: Senede bir falan ben onun telefonunu sinsice alıp kendi adımı "aşkitom <3 <3" falan yapıyorum. Gülüyoruz eğleniyoruz, düzeltiyor sonra.
0
kobuzchu kiz
(01.02.21)
Hicbir zaman. Ad soyad durur oyle.
0
turkce konusan uzayli
(01.02.21)
ben tanışınca direkt isimle kaydediyorum öyle kalıyor. soyad yazmıyorum.
0
jelly bear
(01.02.21)
Sadece adıyla kaydetmiştim zamanında ve öyle duruyor. Hiçbir zaman +1
0
ms brownstone
(01.02.21)
Yok oyle bir esik. Isminden memnunsa ozellikle, ismiyle kalsin.
0
buf-e kür
(01.02.21)
Ben kadın tarafıyım. Şimdiki eşim, erkek arkadaşımken bana iletişim bilgilerini contact olarak göndermişti. O haliyle kullanıyorum. Epey formal duruyor Dr. X. Y. Zoğlu gibi. Telefonun kısa yolunda X'im gibi bir kısaltmayla kayıtlı taa baştan beri hiç değişmedi. Ben de onun telefonunda baştan beri Siyamım gibi kayıtlıyım.
0
SiyamkedisiZorro
(01.02.21)
biz iki yil sonra falan degistirmistik ama sonra kavga edince geri isme döndü jdjdjs
0
ala09
(01.02.21)
sevgi sözcüklerinin söylenmeye başlandığı yani çağ kapatılıp çağ açılan o günde telefonda kayıtlı olan isim-soyisim ikilisinden soyismi silerek olaya samimiyet katmıştım. hala öyle duruyor.
0
starlightz
(01.02.21)
eski sevgilim ilk baslarda ismiyle kayitliydi. sonra komik bir sohbet gecti ve ona o sohbetle alakali bir hitap bulup ismini oyle degistirdim. sonra aska geldigim zamanlarda askim yaptim. kizdigim zamanlarda okuz yaptim. sonra tekrar o hitaba gecis yaptim. oyle kafama gore takildim.
0
batlegolas
(01.02.21)
2. hanımın yanına giderken sonuna r harfi ekliyorum.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(01.02.21)
Sadece isimle kaydedip değiştirmem, veya ilk kaydettiğimde isminin yanına mesela hangi ali olduğunu hatırlatacak bir kelime yazmışsam sevgili olacağımıza inandığım zaman onu silerim sadece ali kalır. Eski sevgilimin iş telefonu hala isminin baş harfi olarak kayıtlı, aceleyle öyle kaydetmiştim, kaldı.

Sevgilimin beni soyadımla kaydetmesi ayrılma sebebi olur :/

Edit: müdürüm >10 yıldır evli, eşi isim+eski soyadıyla kayıtlı telefonunda.
0
pati
(01.02.21)
genelde ad soyad kaydederim. iki eski sevgilimi aramızdaki bazı goygoya ithafen farklı kaydetmiştim. sonra da ayrıldık. bir daha birisi girerse hayatıma ilk kaydettiğim gibi (isim soy isim) olarak tutarım.
0
ananotherlife
(01.02.21)
ben genelde isimle kaydederdim. şu anki sevgilimle de tanışma, flört ve birlikteliğin ilk 3-4 ayında isim vardı. sonradan lakabına çevirdim. lakabını kendi arkadaş grubu çok sık kullanıyor. öyle olunca ben de alıştım, artık ismini telaffuz ettiğimde sanki yabancı birinden bahsediyormuşum gibi geliyor.
0
der meister
(01.02.21)
bu konuyu düşünmem asla. moduma göre. bugüne kadar isimleri dışında bir başka kelime ile de değiştirmedim. değiştirmek istersem değiştiririr. öncesinde zihnimi meşgul etmesini istemem böyle bir konunun.
0
matrix
(02.02.21)
22-23 yaşına kadar güzel sıfatlarla kaydederdim,şimdi dümdüz
ayşe ise ayşe diye kaydeder, senelerce de değiştirmem

tanışırken ne diye kaydettiysem o
0
megacracker
(14.02.21)
(1)

Almanla sevgili olan Türk kızının dramı!

rldofiui
Arada bir reddit'te aratıyorum hakkımızda neler konuşuyorlar diye. Şöyle bir şey denk geldi.https://www.reddit.com/r/FemaleDatingStrategy/comments/f6tvfh/advice_for_any_immigrants_when_dating_a_local/Yurtdışına yerleşip, oradaki ilişki kültürüne adapte olmakta zorlanan var mı aranızda?
Arada bir reddit'te aratıyorum hakkımızda neler konuşuyorlar diye. Şöyle bir şey denk geldi.

www.reddit.com

Yurtdışına yerleşip, oradaki ilişki kültürüne adapte olmakta zorlanan var mı aranızda?
0
rldofiui
(01.02.21)
Okurken güldüm bayağı. Benim de arkadaşımın arkadaşı türk bir kadınla sevgiliydi hem de burda yazandan çok daha uzak mesafe ilişkisiydi(Türkiye - Almanya). Sonuç olarak 1-1.5 sene sonunda evlendiler. Alman çocuk pandemi öncesi belki her ay ziyarete gidiyordu. Pandemi zamanı bile uçuşlar oldukça gidip geliyordu. Ev arkadaşım mesela, o da kız arkadaşını trenden/otobüsten alır ya da bırakırdı. Market alışverişinde kızın kendisine aldığı ufak tefek şeyleri öder veya kafede ısmarlardı. Bence bu kızımıza biraz hödüğü denk gelmiş ya da çocuk sallamıyor bunu ama kızımız farkında değil ve kültüre yoruyor bunu.
0
reactionic
(01.02.21)
(9)

Karantina nasıl geçiyor?

esinikaybetmiscorap.
Merhabalar,Karantinada hafta sonunuz veya hafta içi akşamlarınız nasıl geçiyor?Nasıl verimli geçirmeye çalışıyorsunuz?
Merhabalar,

Karantinada hafta sonunuz veya hafta içi akşamlarınız nasıl geçiyor?
Nasıl verimli geçirmeye çalışıyorsunuz?
0
esinikaybetmiscorap.
(31.01.21)
hafta içini çalışarak verimli geçiriyorum zaten. haftasonunu verim kaygım olmadan canım ne isterse onu yaparak geçirmeye çalışıyorum. canım bazen pc ile uğraşmak istiyor, bazen dizi bazen kitap okumak. bi de ek olarak spor yapmaya çalışıyorum evde.
0
roket adam
(31.01.21)
Geçmiyor, film, dizi falan derken netflixi sömürdük. Eskilere yeni tur dönüyoruz artık. Spor falan hak getire, alkol tüketimi arttı aksine, yeme içme vs derken hımbıl insanlara dönüştük.
Bıktık yahu,
0
erty_ksk
(31.01.21)
Aslında fena değil ama çok kilo aldım aynaya bakınca moralim bozuluyor.
0
mg3929
(31.01.21)
Blender 3d'e bir şeyler yapmaya çalışıyorum. 2 tane animasyon yaptım biri 8 saniye, öbürü 5 saniyelik. Gerçi 8 saniyelikte The Lord Of Rings'deki The Ring var sadece. Kamera dönüyor The Ring çıkıyor. 5 saniyelikte ise kamera soldan sağa gidiyor, 5 tane Super Mario'daki Mantar'dan çıkıyor. Böyle genel olarak.

Oynayacak oyun kalmadı.

yeme içme vs derken hımbıl insanlara dönüşmek +1
Spor hak getirene +1
Film dizi sömürke +1
0
put it in your appropriate place
(31.01.21)
leş gibi geçiyor. hayat enerjim kalmadı.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(31.01.21)
çocuk ile uğraşıyorum nadiren kendime kalan süre içinde 3d çizim ve baskılar yapıyorum. biraz da arduino öğreniyorum.
0
basond
(31.01.21)
İnanılmaz sıkılmaya başladım artık. Verimlilik adına zerre kadar bir şey yapmıyorum. Bomboş geçiyor öyle.
0
ms brownstone
(31.01.21)
Benim de aynı sizler gibi açıkçası, hergün biraz yürüyüş yapmaya dikkat ediyorum. Netflix felan da çok sıktı artık, ispanyolcaya başlamıştım duolingodan ona biraz daha devam etmeye karar verdim. Sınav mınav kasıyım diyorum, hafta içi zaten hep mesaili geçiyor. Hafta sonu da kapalı, evden çıktığımız yok kısaca
0
🌸esinikaybetmiscorap.
(31.01.21)
Durmaya o kadar ihtiyacım vardı ki baya resmen duruyorum. Bi o kediyi öpüyorum, bi bu köpeği mıncıklıyorum. Resim yapıyorum, film/dizi izliyorum. Yakın vadeli hedeflerim arasında haftaya yeni telefonumu alıp pubg oynamak var. Daha ne kadar verimli olabilirim ki? :D

Verimli olucam diye bi yandan spor yapıp, bi yandan yeni bi dil öğrenmeye çalışıp, bi yandan kitap okuyup, bi yandan sınavlara girip, bi yandan yeni tarifler denemeyi de denedim ama sonra benim için en verimlisinin durmak olacağına kanaat getirip durmaya başladım, çok iyi geldi :)
0
pandispanya
(31.01.21)
(17)

Ne kadar mutlusunuz

black mamba
Baya mutsuzum. Bu hayatımın büyük kısmını kaplıyor. Şu olsun rahata ericem diye düşünüyorum. O şey oluyor ama başka sorunlar çıkıyor sonra. Yavaş yavaş çevreye dikkat etmeye başladım. İnsanlar da pek mutlu değil gibi. 10 üzerinden kaç mutlusunuz genel olarak? Ben 10 üzerinden 3. Neşeli zamanlarında
Baya mutsuzum. Bu hayatımın büyük kısmını kaplıyor. Şu olsun rahata ericem diye düşünüyorum. O şey oluyor ama başka sorunlar çıkıyor sonra. Yavaş yavaş çevreye dikkat etmeye başladım. İnsanlar da pek mutlu değil gibi. 10 üzerinden kaç mutlusunuz genel olarak? Ben 10 üzerinden 3. Neşeli zamanlarında 4 oluyor. 10 üzerinden 7-8 normal, olması gereken sınır gibi düşünebilirsiniz. 10/10 ise çok mutlu.
0
black mamba
(31.01.21)
maşallah 10 diyeyim de bu biraz kendinle de alakalı.
ne güzel durumlarda şikayet edenler var ne rezil durumlarda mutlu olmasını bilenler var.
0
basond
(31.01.21)
5 civari
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(31.01.21)
bu skalaya göre 7 herhalde.
0
pati
(31.01.21)
1
0
azzlack
(31.01.21)
9 falan mutluyum, evet bence de kendinle alakalı bir durum. sağlığımda, ailemde falan ciddi bi sorun olmadığı sürece ıvır zıvır şeyleri kafaya takmam.
0
roket adam
(31.01.21)
2 falan :(
0
candide
(31.01.21)
8/10. hayat kısa, kuşlar uçuyor :)
0
makarnavodka
(31.01.21)
6/10
0
hayirsiz
(31.01.21)
7/10

2 sikintim var. biri ask biri para. para cok sorun olmaktan cikiyor yavas yavas da, ask...
0
batlegolas
(31.01.21)
Ben burada ne zaman güzel bir şeyde kendimi övsem/oylasam başıma bir şey geliyor.
O yüzden net bir şey söylemeyeceğim :D
Yuvarlanıp gidiyoruz diyelim.
Yapı olarak pozitifimdir ve güler yüzlüyümdür ama genelde. Öyle içi ağlayan cinsten de değil.

Hayat hep mücadele ile geçiyor. Hah şu sorunları hallettim, artık hep mutlu devam edeceğim diye bir şey yok. Benim genç yaşımda gördüğüm bu oldu.

O mutluluğu veya elde ettiklerini korumaya çalışmak için bile sürekli savaş veriyor, stres oluyor, kendini geliştirmek için bir şeylerle boğuşuyorsun.

Yerinde saymaya çalışmak bile bir çaba gerektiriyor. Hayatı idame ettirmeye çalışan insan 10/10 olamaz bence. Hele de Türkiye'de.
0
ananiyimioguz
(31.01.21)
çoğu zaman mutluyum ama uzun süredir çözemediğim bir iki sorun sağ olsun bazen umutsuzluk yaratıp ortalamayı düşürüyor.
8/10 diyelim.
0
juliette
(31.01.21)
3.

Eskiden playstation'da oynadığım oyunlarda geçemediğim bir bölüm olunca kolu ablama devredip o bölümü benim adıma geçmesini beklerdim. Benzer biçimde, hayatımın kontrolünü de bir süreliğine başkasının ellerine teslim edebilme fırsatım olsaydı keşke diyorum. Şöyle bir 3-4 sene, oyun karakterini yönlendirir gibi idare etse beni birisi; bugüne dair bütün sorunları çözmesini beklemiyorum, en azından çözme yoluna soksa, yolun üzerindeki taşları, çalı çırpıyı temizlese... Hayatımın kontrolünü geri aldığımda "evet, yine iyi değil ama hiç değilse artık nereden yürümem gerektiğini biliyorum" diyebilsem... Hiç fena olmazdı.
0
huçi kuçi
(31.01.21)
6,5 / 10
0
megacracker
(31.01.21)
10/2
0
ayseee
(31.01.21)
Valla bilmiyorum. Bazen 8. Bazen 6. Bazen 10 bzen 2.

Bir şeyler eksik ama neyin eksik olduğunu bilmiyorum. Eksik olanı bulsam bi, Alice Harikalar Diyarında.
0
put it in your appropriate place
(31.01.21)
Aylardır 4.
0
jalapeno
(09.02.21)
6-7. mutlulugumun cogu gamsizligimdan geliyor. kendi alanimla ilgili daha iyi bir is bulsam 8-9 derdim.
0
baldur2
(09.02.21)
(84)

I'm back! :)

pandispanya
Selamlar herkeseee, çok uzun zaman oldu :)) Çok zamandır aklımdaydınız ama bir türlü ilk adımı atamıyordum. Bugün o gün millet! :DÖncelikle güzel dileklerle başlayayım. Umarım tanıdığım/tanımadığım herkes bu uzun süre zarfında iyi ve mutlu kalabilmiştir. Özellikle içinde bulunduğumuz ekstra garip dö
Selamlar herkeseee, çok uzun zaman oldu :)) Çok zamandır aklımdaydınız ama bir türlü ilk adımı atamıyordum. Bugün o gün millet! :D

Öncelikle güzel dileklerle başlayayım. Umarım tanıdığım/tanımadığım herkes bu uzun süre zarfında iyi ve mutlu kalabilmiştir. Özellikle içinde bulunduğumuz ekstra garip dönemde hepinize sağlık, geçim kolaylığı ve yaşam motivasyonu diliyorum can ı gönülden.

Kimler gitti kimler kaldı pek bilemiyorum ama beni hatırlayıp merak edenler için bir özet geçeyim. Ben kısa tutmaya çalışacağım ama çok söz de veremiyorum :D Durumu olmayanlar şimdiden kusuruma bakmasın :))

Geride bıraktığım 5 senenin neredeyse her saniyesi kabus gibiydi diyebilirim. Güzel şeyler de oldu yalan yok ama geneli gerçekten kalitesiz bir yeşilçam filminin saçma sapan bir bollywood versiyonu gibiydi. Daha fazlası olmaz herhalde artık dedikçe her şey üst üste gelmeye devam etti :D Son 5 senem bir film olsaydı ilk 10 dakikasında çıkmıştım, öyle bir şey :D

Belki hatırlayanlar vardır tiroid problemlerim vardı. Öncelikle tiroide bağlı gelişen başka bir rahatsızlık sebebiyle minnoş gözlerimi kaybettim :D Çok şükür hala görüyorum ama şekilleri ve boyutları değişip büyüyüp yuvarlaklaştılar :D Sonra ameliyat geçirip tiroid problemimden kurtuldum ama gözler yadigar kaldı :D

Sonra evlendim ve Bodrum'a taşınıp ufak bi cafe/pub açtım. Sanırım buraya kadar bilenler biliyordu. Bodrum'un ve evliliğimizin ilk 6 ayı tek kelimeyle mü-kem-mel-di. İstanbul'da yaşarken benim de eşimin de güzel işlerimiz ve güzel maaşlarımız vardı. Çok şükür yiyip içip gezmemize hatta balta girmemiş ormanlardaki orangutanlara bile yardım etmemize rağmen paramız artıyordu ve biz de biriktiriyorduk :D Ne güzel zamanlarmış. Önce düğünümüze, ev eşyalarımıza bir yatırım olur diye biriktiriyorduk. Bu hastalıktan sonra ben dedim ki düğünü eşyayı boşverelim, dünyayı gezelim. Beğendiğimiz yerde kalabilmenin imkanlarını araştıralım ve yerleşelim. Şimdiki eşim, o zamanki erkek arkadaşım da iflah olmaz bir kurumsal kimlikti ve bu maceralara pek yanaşmıyordu. Bana dedi ki "son kez müdür pozisyonlu başvurularımı yapayım 15Ocak'a kadar geri dönüş olmazsa dünyayı gezelim. Eğer istediğim işlerden birine kabul edilirsem kariyer yapmak istiyorum" :D Naif planlar. Dedim hay hay. Gayet adaletli bir bakış açısı. Ama tabii onun işine çok ihtimal vermediğim için ben dünya gezisi rotasını oluşturmaya başladım :D Derken boş zamanlarında sahibinden.com'da hiçbir zaman almayacağı tekneleri, motorları ya da dükkanları gezen her Türk genci gibi biz de hiç aklımızda yokken Bodrum'da bi dükkan bulup tutmaya karar verdik. Tarih 31 Aralık 2015. Dedim ki yeter ki İstanbul'dan gidelim de bir işimiz olduktan sonra dünyayı sonra da gezebiliriz. NAAAH gezersin! :D 15 gün sonra başvurduğu işlerden olumlu geri dönüş alan eşim için de benim için de artık hayat başka bir yola savurmuştu bizi çoktan. Sonra işte şipşak düğün dernek, işlerden istifa, dükkanı kurmaca derken kendimizi burada işletmeci olarak bulduk.

Normalde kendi paramız dükkanı tutmaya ve düzeltmeye; aşçı, barmen vs tutmaya yetiyordu ama kocacıııım yine her Türk gencinin hayali olan "liseden arkadaşlarıyla ileride bir bar açma" hayaline tutunarak, çocukluk arkadaşını ve eşini de bize ortak etti. İlk FAIL! Ta daaa :D İlk 6 aya dönelim, mükemmeldi dedik. Çocukluğumuz ve ilk gençliğimiz berbat geçmiş olduğundan "Hayatımızda ilk defa mutlu ve huzurluyuz" diye düşündük. Ortağımızın eşi "ben mükemmel bir aşçıyım, sana her şeyi öğretirim" dediği; ve onun kocası da "ben mükemmel bir barmenim" dediği için bir süre insanlara pişmemiş pirinç yedirdik ve bara gelip cin tonik isteyenlere bira verdik. Ona rağmen mutlu, çözüm odaklı ve iyimserdik. Her şeyi zamanla, çalışkanlığımızla, dürüstlüğümüzle, gençliğimizle çözeceğimize inanıyorduk. Bu arada ben 25, eşim 27 yaşındaydık.

6.ayımızda babam bir cinsel istismar iftirası sonucu tutuklandı. Huzurla uyuduğumuz bir gecenin sabahına birçok yalan haber ve ölüm tehditleriyle uyandık. Bana göre bu mümkün olamazdı ama yine de beşer şaşar diyerek apar topar İstanbul'a gidip babamla yüzleştim. Kafamdaki plan çok netti. Eğer bu şerefsizliği yapmışsa, ölmüş kabul edip yoluma devam edecektim. Yapmamışsa yolumuz uzun ve sancılıydı. Babam olanlardan, hakkında söylenenlerden, tehditlerden, gazete ve televizyonlarda dönen yalan haberlerden habersiz, masum ve şaşkındı. Avukatlar tuttum, onun varolan borçlarını ödedim, dükkanını araştırmaya gelmeleri için aylarca kirasını ödedim, tüm masraflarını üstlendim kısaca. Hakkında ortaya atılan tüm iddiaların aksi kanıtlanmasına rağmen, iftirayı atanlar söyledikleri şeyleri geri çekmelerine rağmen, polis raporları bizden yana olmasına rağmen, bilir kişi raporları bizden yana olmasına rağmen, tanık beyanlarının tümü bizden yana olmasına rağmen, görüntülü kayıtlar, fotoğraf ve videolarla da birçok şeyi desteklememize rağmen; her celse değişen hakim ve savcılar, karşı tarafın medya ve belediyeyle olan yakın ilişkileri; dosyayı açıp okumadan karar veren sözde yetkililer sebebiyle dosyamız okunmadan, hiçbir delil değerlendirilmeden babam 25 yıl hapis cezası aldı. Günde 15-16 saat kafede çalışarak, her hafta İstanbul'a gidip geldim. Düğünden gelen tüm takı ve paraları bu iş için harcadım, yetmedi krediler çektim (sağolsun eşim inanılmaz destekledi), yine de başaramadım. Hukuki sürecin devamı çok uzun ama yıllar boyunca tüm sosyal mecralardan taciz edilmeye devam ettim. Esasında duyuruyu bırakmam bu olaya dayanıyor.

Biz bilim ışığında, akılla mantıkla sunulan kanıtlarla kendimizi bozmadan süreci ilerletelim, vicdanımız rahat, kanıtlarımız tam, nasılsa birileri okuyup bu konuyu aklına mantığına sığdıramayacak dedik ama ne yazık ki kurunun yanında yaş da yandı ve dosya hiçbir zaman okunmadı. Sonra yargıtay cezayı 17 seneye düşürdü. Şu an anayasa mahkemesindeyiz. Hala bekliyor ve mücadele ediyoruz, bakalım.

Bu süreçten birkaç ay sonra ortaklar da tüm yaşadıklarımızı bilmelerine rağmen, girerken koydukları paranın 2,5 katını talep ederek ayrılmak istediler. Toplamda 9-10 ay beraber çalışmıştık. Dedik ki madem kardeş dediğimiz insanlar 9 ayın sonunda, tüm sıkıntılarımıza rağmen bu şekilde ayrılarak böyle bir para talep ediyorlar; verelim. Dükkan bi marka filan olmadı, daha sandalyelerde minder yok :D 5 sene öncenin parasıyla 45bin tl istiyorlar şaka gibi :D Yine kredi çektik. Onlara istedikleri rakamı ödedik ve ayrıldılar. Sonradan öğrendik ki "İstanbul'dan varlıklı arkadaşlarımız geliyor, işi kurup sonra ayrılıp para alıcaz" diye yapmışlar zaten planlarını :D Fail 2! :D Varlıklı olsaydık keşke gerçekten. Aynı parayı bölüşüyorduk; bu herif kumar oynayıp bütün parayı kaybedip devamlı ailesinden destekle yaşıyordu. Bizse hem kendimize, hem baktığımız hayvanların tüm giderlerine (sokaktaki 20 kedi, 5 köpek filan, kısırlaştırmalar, mamalar, aşılar:D), hem babamın giderlerine, hem benim her hafta İstanbul'a gidip gelmeme yettiriyorduk. Kendi kıçı kırık motorumuzu bile onlara vermiştik, işe kolay gidip gelsinler diye izinli günlerimizde, yaz gününde Bodrum'da yeni evli çift olarak evde oturuyorduk aracımız ve paramız olmadığından :D Neyse, öyle ayrıldılar. Sonra biz dükkanda ikimiz kaldık eşimle.

Benim İstanbul süreci ayda 1-2'ye düşmüştü. Dükkanı toparlamaya çalışıyorduk. Buradan da gelenler oldu bu arada :D Sağolsunlar, yolunuz düşerse hepinizi bekleriz :D

Bi 6 ay da böyle geçti. Borç ve kredi yükümüz çok ağır geldiğinden dükkana yeni bir çalışan almadan her şeyi kendimiz yaptık. Mutfağa ben, bara eşim geçti. Sabahlara kadar çalıştık, denedik, alışverişi de kendimiz yaptık, tuvaleti de kendimiz temizledik, servisi de biz yaptık, hazırlığı da, müziği de, bulaşığı da... Aklınıza ne gelirse, gece gündüz çalışıp, hiç es vermeden kendimizi babamı kurtarmaya ve borç ödemeye adadık. Bir yandan da hizmet sektöründe her ne kadar sabah güne yeni bir tehditle, hakaretle, kötü haber veren bir telefonla uyanmış olursan ol, insanlara gülümsemek ve onları eğlendirmek zorunda olmanın psikolojik yükü de ekleniyordu ama yine de güçlüydük. Sonraaa tam yeniden hayata karşı umutlanacakken eşimin babasının akciğer kanseri olduğunu öğrendik. Bu sefer de o süreç başladı.

Önce Eskişehir, İzmir, Ankara, İstanbul vb yerlerde çeşitli profesör ve hastane arama süreçleri, sonra tedavi süreci başladı. Kayınpederim bu dönemde artık çalışamaz duruma geldiği için onun ailesinin masraflarını da biz üstlendik. (İkinci eşinden 20 yaşında bir oğlu ve 8 yaşında kızı vardı).

Gece yarısına kadar çalışıyorduk, dükkanı kapatınca eşim Marmaris'e gidip babasını alıp İzmir'e götürüp kemoterapiyi bekleyip, yeniden Marmaris'e gidip babasını bırakıp, Bodrum'a dönüyor ve çalışmaya devam ediyordu. Bazı zamanlar 10-15 gün dükkanı tek başıma açıp kapattığım oldu. O dönünce ben aynı matematikle İstanbul'a gidip, babamı görüp, avukatlarla görüşüp aynı gün geri dönüp gece çalışmaya devam ediyordum. Kayınpederlerin mutfak alışverişi, çocuğun okul giderleri vb destekçileriydik.

Sanırım gençliğin verdiği güçle gerçekten her düştüğümüzde daha güçlü kalktık hep ayağa. Biraz da enayilik. Ama çok şükür artık iş yeri azıcık daha profesyonel olmaya ve para kazandırmaya başlamıştı. Ne duruyoruz o zaman helva yapalım dedik. Eşimin, son 5 senedir odasından hiç çıkmamış 20 yaşındaki kardeşine iş verelim, onu hayata hazırlayalım dedik. Bak bak :D:D Fail 3'ün zemini geliyo :D Bu çocukcağız da 15 yaşında liseyi bırakmış, işte 5 senedir odasından çıkmıyor, eli bir iş tutmuyor, akşam okulunun borcu biriktiği için okula devam edemiyor filan. Marmaris'ten geldi, bize taşındı. İlk etapta 6 ay kadar birlikte yaşadık ve çalıştık. Çok şükür, iki kelimeyi yan yana getirmeye utanan çocuk açıldı, özgüvenlendi; barı, kahveyi, mutfağı öğrendi; para kazandı. Biz kazandığı paradan ayrı olarak okulunun geçmiş borçlarını ve yeni gelen taksitlerini ödedik, cep telefonunu aldık, üst baş alışverişini yaptık ve sezon sonunda bir sonraki yaza da görüşmek üzere vedalaştık.

Bu arada kayınpederim de kanseri atlattı, güzel bir kutlama yaptık; derken çok kısa bir zamanda nüksetti ve yukarıda anlattığım süreç yeniden başladı. Sonra da tam her şey yeniden iyi gidiyorken kendisini aniden kaybettik.

Bu arada ben devamlı mahkemelere gidiyorum, her celse büyük umutlarla gidip aşağılanarak dönüyorum, yeniden televizyonlarda, gazetelerde dönüyoruz filan çok zor. Kayınpederimin hastaneye kaldırıldığı haberini duyar duymaz dükkanı kapatıp yola çıktık. Yolda eşim arabayı süremeyeceğini söyleyip yanımızda da bir büyük olsun diye annesini çağırdı. Kayınvalidemle gittik Marmaris'e ama kayınvalidem kayınpederin eski eşi. Validenin de 25 senelik yeni eşi var. Bütün hikayelerin üstünden 25 yıl geçmiş ama kadıncağız insanlık yaptı bize.

Biz Marmaris'e giderken, babayı kaybettiğimizin haberi geldi. Yıkıldık. Neyse gittik, gerekli işlemleri hallettik ve 24 saat geçmeden Bodrum'a geri döndük. Günlerden Pazar. Pazartesi günü benim babamın İstanbul'da mahkemesi var. Salı günü ise eşimin babası yine İstanbul'da defnedilecek. Pazartesi sabahı 6.30'da uçağımız var diyelim.

Kayınvalidemi evine bıraktık, eşim de üvey babasının yanına çıktı, sarılıp teselli ettiler birbirlerini. Aksi bir şey yok gibiydi. Biz de eve geldik. Aramız 15dk. Eşim artık ağlayabilirim dedi. Kahve yaptım, içerken telefon çaldı. Telefonda sadece kayınvalidemin çığlıkları geliyordu "yapma, vurma, yeter" gibi :( Eşim "annemi dövüyo" dedi. Valla yalın ayak arabaya nasıl atladık, nasıl gittik oralar bende yok. 4-5 dk içinde oradaydık. Yolda jandarmayı aradık, biz içeri bi girdik ki kadını 40 dk darp etmiş şerefsiz. Kıskançlık sebebiyle ve alkol problemi bahanesiyle. Kadıncağızın ayakta duracak gücü yok, her yerden kanlar süzülüyor, bir yandan şoktan mıdır nedir "o çok iyi bir insan, onu polise vermeyin" diye yalvarıyor :/ Allah'ım son 3 sene kesin kabustu diyorum artık. Birazdan uyanacağım, uyanmam lazım yani. Daha babayı kaybedeli 24 saat geçmedi, bu nedir.

Üvey kayınpeder daya atmaktan yorulmuş sandalyeye oturmuş, oturduğu yerden kayınvalideye ve eşime ve hatta daha vefatının üzerinden 1 gün bile geçmeyen babasına küfürler hakaretler ediyor. Eşim önce üvey babayı dövdü, sonra jandarmalar müdahale etti. Ve de yanlış bi hareket yaparsa artık onu da nezarete atacaklarını söyledikleri için başına bir şey gelmesin diye kalanında da ben dövdüm. Bir yandan eşim sinir krizi geçiriyor, bir yandan herif kayınpedere küfrediyor, bir yandan kayınvalide "o çok iyi bir insan, onu götürmeyin" diyor, jandarma ultimatom veriyor asjdha o ara ben de yerlere düşürüp tekmeledim adamı, bi de suratını yumrukladım :/ Yaşadığımız her şeyin içinde vicdanım bi tek bazen buna sızlıyor. Hala utanıyorum yaptığım şeyden. Ama yine olsa yine yapardım...

İstanbul uçağının kalkmasına 4-5 saat var, günlerdir uykusuzuz, kayınpederi kaybetmişiz, kayınvalide öldüresiye dövülmüş, sabahında babamın mahkemesi var, ertesi gün cenazemiz var ve sabaha kadar hastane, karakol vs dolaşıyoruz. İşin kötüsü kayınvalidem de hastanede yaralarını saklıyor, karakolda hayır dövmedi diye yalan söylüyor, inanılmaz bir şey yaşıyoruz.

Uçağa birkaç saat kala, güvendiğimiz bir ablamızı kayınvalidemin yanına yerleştirdik ve biz gelene kadar buradan ayrılma dedik. Sonra gittik, babam bu sefer kesin çıkıyor dediğimiz mahkeme de g.tümüze girdi. Ertesi gün de cenaze... Sonra Bodrum'a döndük.

Kayınvalideye gittik, uzaklaştırma çıkarıldı, tehditler alıyor adamdan ama bize söylemiyor. Jandarmaya da söylemiyor öyle bekliyor ve adamı koruyor. Yanına koyduğumuz abla vardı ya bize o anlatıyor gelen mesajları. Bu arada bi de eşimin anneannesi var, alzheimer hastası, kayınvalidemlerle yaşıyordu. Bizim gittiğimiz o bir haftada her geçen gün kadının hareketleri kısıtlanıyor, birkaç gün sonrasında da tamamen felç geçirmiş gibi oldu. Hop yine hastaneler, meğer herif bunun kafasına telefon fırlatmış annemi dövdüğü gün. Anneanne de o günden beri ufak ufak beyin kanaması geçiriyormuş. 85 yaşında kadın. Masada kalabilir denerek ameliyata alındı. Daha kayınpederin yasını tutamadan yine hastane süreci. Bu arada çalışmaya devam ediyoruz. Ben dükkanda kalıyorum, eşim anneannesinin yanında hastanede. Neyse ki ameliyat başarılı geçti ama bu olaydan sonra anneanne tamamen yatağa bağımlı hale geldi...

Tekrar bahar geldi, kardeşimin erkek kardeşini geçen sene söz verdiğimiz gibi yeniden yanımıza aldık. Bu arada maddi anlamda götü biraz doğrulttuğumuz için bir arkadaş daha bizimle çalışmaya başlamıştı. Toplamda 4 kişi olduk dükkanda. Derken bu sefer eşimin üvey annesi tutturdu ben de Bodrum'a taşınacağım diye. Yapma etme dedik, buralar pahalı, küçük kız babasını yeni kaybetti, okul ve çevre değişikliği iyi gelmeyebilir filan. Yok dedi taşınacam. Ok dedik o zaman yakınımıza taşın ki tanıdıklarımızı kullanarak sana iş bulabilelim. Okul çıkışında kızı alabilelim filan. Evler bulduk, gönderdik, bak sakın bize sormadan ev tutma çünkü burada yeni gelenleri çok kazıklıyorlar, arada bir tanıdık buluruz, bize farklı davranırlar dedik. Dedik de dedik. Fail vol. 45764
Anaaa bi baktık kadın bize haber vermeden bize oldukça uzak bi yerde, oldukça yüksek fiyatlı bi ev tutmuş. Bize tuttuktan sonra haber veriyo. Hayırlısı dedik, belki kadın 50 yaşından sonra özgür kalmak istiyor hayatında ilk kez. Saygı duyalım. Duyduk da.

Biz erkek kardeşe hayat yolu çizmeye odaklıyız. Bu sezonun sonunda lise bitince MSA'ya gönderelim, masraflarını da biz üstlenelim, eli artık iş tutuyor, mesleği de olsun planları yapıyoruz. Annesi dedi ki ben bayramın 1. günü taşınıyorum. Yardıma gelir misiniz...

Bilenler biliyor, tatil yöresinde bayram günü hizmet sektöründeki yoğunluğu. Bütün kış beklediğimiz gün gelmiş. Kadın o gün taşınacak. Hay hay babamızın emaneti. Erkek kardeş yine bizimle yaşıyor bu arada. Eşim dedi ki "yarın şu saatte uyanıyoruz, bu saatte evden çıkıp, şu saatte anneni taşıyoruz, akşam da bu saatte dükkana dönüyoruz rezervasyonlar full". Ok, sabah oldu, kardeşi uyandırıyoruz uyanmıyor. Belki 10-15 defa uyandırdık. Evden çıkma saati geldi geçiyor, eşim de kendi başına çıktı, üvey anneyi taşımaya gitti. Yarım saat sonra kardeşi uyandı, abisini sordu, anlattım. Tamam deyip evden çıktı. Gidiş o gidiş :D Yukarıda fail 3 zemini olarak anlatmıştım ya :D Cebine henüz çalışmadan verdiğimiz maaşını da koyup kaçtı herif akdljhsa :D Bayram günü dükkanda iki kişi de kaldık mı :D Arıyoruz açmıyor filan sonra arkadaşları haber verdi, Türkiye turuna çıkmış lkdsjla :D Neyse biz bütün yazı güç bela 3 kişi hallettik ama sezon ortasında yeni eleman da bulamadığımız için iflahımız s.kildi afedersiniz.

Bu arada babadan 400.000tl filan borç kaldı dahgsd kafamız çok karışık ama üvey anne abuk subuk harcamalar yapıyor, atıyorum 6 tane kahvaltı tabağına 1.000 tl veriyor, saçma sapan bir elbiseye 900tl veriyor. Sonra param bitti diye bizden destek istiyor, veriyoruz; evden kaçan kardeşin okul taksidi diye para istiyor, veriyoruz filan saçma sapan bir durum :D Küçük kız için yine okul ve üst baş harcamaları, onu gezdirip yedirip içirmeler, helali hoş olsun, tüm hikayeler içindeki en masum kişi kendisi...
Abi 6 ay sonra, kadın dedi ki ben Bodrum'da yapamıyorum, burası çok pahalı, kız okuldan eve geliyor tek başına, ev sahibi beni dolandırıyor vs. Be amk, biz 6 ay önce bunları söyledik zaten sana. Peki ne yapalım? Ben tekrar Marmaris'e taşınacağım, bana nakliyeci ayarlayın. Bi de bilmem ne kadar para. Ok. Bunları da yaptık.

En son benim doğum günümden önceki akşam saat 9'da eşimi arıyor. Sabah 8'de taşınıyorum, yardıma gelebilir misin diye. Ben de kendimce yasta olduğum için senelerdir doğum günü kutlamamışım; o sene Antalya'dan annemler ananemler geliyor, dükkanda müdavim müşteri ve arkadaşlarla kutlama yapacağız. Eşim de durumu izah ediyor, evde 4 kişi misafirimiz var, yarın kızın doğumgünü, dükkanda organizasyon var vs. derken telefon suratına kapanıyor :D Kapanış o kapanış :D Bi daha ulaşamadık. Taşınıp bizi sildi hayatından. Küçük kızı da taşınmadan iki hafta önce Marmaris'e yollamıştı zaten. Veda bile ettirmeden :D

Bu arada eşimin annesi adamdan ayrılma arifesindeydi ya, o da yanında bir erkeğin eksikliğini hissetmesin filan diye ona da maddi manevi yardımcı oluyoruz. Gece 5'te dükkanı kapatıp, sabah 7'de eşim kapı montajına gidip, birkaç saat sonra dükkanı açıp 15 saat aralıksız çalışıyor filan öyle bir şey.
Ama annesi yalnız kalma kısmını kabullenemeyip adamla tekrar barıştı. Çok boktan hissettik.

Aileden yediğimiz bu son kazıklardan sonra bizim psikolojimiz baya gitti bitti. Çok garip oldu. Peki dedik, öldürülmek istiyorsan artık senin kararın ama madem kocan yanında o zaman bizden maddi manevi bir desteğe gerek kalmadı diye blöf yaptık. Yeniden birleşme denemeleri 1 ay sürdü. Ama o 1 ayda çektiğimizi Allah biliyor. Her gece evlerini gözetledik kavga var mı, kötü bir şey var mı diye. Her uykudan kabusla uyandık.

1 ayın sonunda herif yine içip sıçmaya başlayınca anne nihayet uyandı ve adamı kovdu. Bu sefer de onun bozulan psikolojisiyle yaptığı işler batmaya başladı. Bir yandan yatalak annesine bakıp bi yandan çalışmaya çalışıyordu ama başaramadı. Dedik ki bu böyle olmaz, hiçbir şey yapmasan aylık giderin (dükkanın masrafı, ev kirası, bakıcı parası, çalışan maaşı vs) 20.000TL. Gel bizimle yaşa, dükkanını da kapat, tüm masraflarından kurtul.
Böylelikle kayınvalide bize taşındı. Bu arada 2+1 evde 2 kedi, 1 köpek, 1 kayınvalide, 1 yatalak anneanne bir de biziz ashdkajsdh :D Bu şekilde 7 ay kadar birlikte yaşadık. Zaten melek gibi insanlar, başımın üstünde yerleri. Ama bu sayede kadıncağız son 1 iş daha yapıp, ufak tefek borç kapatıp, cebine de bir miktar parasını koyabildi. Geçtiğimiz Mayıs ayında onu Antalya'da ufak bir köye taşıdık. Şimdi tarım yapıyor, annesiyle emekli maaşlarıyla tatlıca geçiniyorlar.

Anam ne uzun oldu :D Aralarda bi sürü şey daha var onları geçiyorum artık. Tam yine her şeyi yoluna koyduk, artık bi Avrupa yapabiliriz derken bu sefer de pandemiler çıktı işte oralar zaten malum. Dolar euro da öyle :D Bu bir senenin yaklaşık 6 ayında kapalıydık. Bu aradaaa yaş da 30 oldu :D

Sonuç, işler ve dükkan genel olarak gayet güzel oturdu. Bu yaz dükkanda çalışan nihayet 5 kişiydik. Küçük kız kardeş Darüşşafaka'yı kazandı :,) Annesi telefonlarımızı açmadığı için görüşemiyorduk, geçtiğimiz aylarda ona güzel bi telefon hediye ettik kendisine ait, artık rahatça görüşebiliyoruz :)

Borçlar bitti sayılır; yeniden borca girmeden kendi birikimimizden harcayabiliyoruz en azından pandemi sürecinde. Kendimizden çokça ödün vererek belki bir güzel ev ve araba parasını havaya üfledik ama vicdanlarımız rahat diye bakıyorum.

Geçenlerde eşimin annesi ufak bir kanser tehlikesi atlattı, ameliyatı için Antalya'ya gittik, anneanneye ben baktım, eşim de annesinin yanında durdu mesela. Annem de bize yardıma geldi kayınvalidelere. Sonra hep beraber benim Anneannemlere gittik. Yetişemiyorlarmış perdelerini yıkadık, yemeklerini yaptık :) Dedem kalp krizi geçirmişti, onu bi daha göremem diye çok korkuyordum, onu gördüm. Ailenin kalan kısmıyla mutlu zamanlar geçirebilmek çok değerli bence. Nolur size değer verenlere sıkı sıkı sarılın. Küsseniz barışın.

Şimdi de benim annem tiroid kanseri oldu sanırım. Pazartesi günü belli olacak, bakalım. Özet olamadı ama özetle benim de duyuruya ara verme sebeplerim böyle şeylerdi.

Şu sıralar artık daha fazla vakit ayırmaya çalışacağım. Umarım başarabilirim. Bana ulaşamayan mesajlarınız olduysa hepinizden özür dilerim.

Hatırlayanlara bol sevgiler, ve bir de kapanış fotoğrafı gönderirim :))

İlk kedimi sahiplenmeden önce duyuruya sormuştum. Herkes sende kalsın lütfen sokağa bırakma demişti. Buradan aldığım en güzel cevaptı. Çünkü tüm bu boktan süreçlerde hiçbir terapi, hiçbir ilaç olmadan, hayata tutunmamı sağlayan en güzel şeydi kendisi. Sonra sorunlar arttıkça, evdeki terapicilerin sayısı da arttı asdhajga :D Teşekkür ederim tekrardan. Onlardan bi hatıra bırakıyorum buraya.

Sorularınız varsa sorun, umarım modlar silmez :p Sağlıcakla kalın.

Sevgiler.
0
pandispanya
(30.01.21)
Çok üzgünüm ben de bunu amaçlamamıştım ama başlayınca çok uzun sürdü 4,5 senenin özeti :D Bazı yerler çok detaylı olmuş ama beynim sulanınca geri dönüp silemedim de kaldı öyle artık hayırlısı :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
korkunç, nutkum tutuldu. çok çok geçmiş olsun babana.
! gördünüz mü millete nasıl iftira atılıyor. nasıl hayatlar karartılıyor. ahh ah
kötünün kötüsü bi haber ama yalnız değilsiniz
www.hurriyet.com.tr iftira 2009
www.hurriyet.com.tr iftira 2018
www.hurriyet.com.tr iftira 2021

ileri okuma:
false accusation of rape
0
esref
(31.01.21)
@esref çok teşekkür ederim. Başımıza gelenlerden sonra duyduğumuz, okuduğumuz her şeyi önce sorgulama konusunda çok hassas olduk. Bu konu bu ülkenin en iğrenç gerçeklerinden birisi olmasına rağmen, hiçbir suç işlemeden mağdur olan da çok insan var maalesef. İşini düzgün yapan kurum yok denecek kadar az. Suçlu elini kolunu sallayarak dışarıda, suçsuz içeride olabiliyor. Teşekkür ederim tekrar.
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Allahım film gibi! Geçmiş olsun gerçekten ve hoş geldin :)
0
mor oje
(31.01.21)
Çok teşekkür ederim, çok hoş buldum :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
ben seni hayal meyal hatırlıyorum. çok uzun süre olmuştur gerçekten ama. tüm yazdıklarını da okudum okurken de kolum uyuştu bu kadar olay nasıl üst üste gelir diye hayatı sorguladım. allah güç kuvvet versin ve yardımcınız olsun demekten başka da elimden bi şey gelmiyor. gerçekten çok zor şeyler yaşamışsınız.
0
lata
(31.01.21)
Bende burada çok aktif olamadan da oldukça eskiyim ve pandispanya yi hatırlıyorum. Söyleyeceğim tek şey; Helal olsun size... Hoşgeldin.
0
primetime
(31.01.21)
sen dağ gibi bir insansın. kocan da öyle. ve evet, Allah dağına göre kar veriyor.
biliyorum, dağ olmayı ben istemedim ki diyeceksin. benim de istemediklerim oldu. nasip.

ayrıca rahmetlinin mekanı cennet olsun.
0
esref
(31.01.21)
@lata, çok teşekkürler, yazdıklarınız ne kadar değerli bilemezsiniz, sağolun, hepimize güç kuvvet diliyorum :)

@prime time, hoşbuldum, çok teşekkür ederim <3 :)

@esref, insanlar ne zorluklar yaşıyor, bizimki de dert mi diye düşünüyorum aslında. her şeye rağmen şükür. Bazı çok keskin hatlarımızı törpüledi, önem sıralamalarımız değişti, alabildiklerimizi alıp yola devam etmek gerekiyor, hayat işte. Güzel sözleriniz ve temenniniz için çok teşekkürler, çok sağolun gerçekten :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
vay be, ne dönüş ama :D
hepsini okudum, daha önce de bu nicki duyuruda görmüştüm, hatta isminin geçtiği/arandığın zamanlar da oldu.
gerçekten helal olsun. okurken kaç kere dedim "oha lan MtKrt, buraya kadar kaç kere intihar ederdin?!".
yaşanabilecek her kötü olayı yaşayıp atlatmışsınız. bundan sonrası önünüz umarım aydınlık olur. hoş, olmasa da siz üstesinden gelirsiniz:D
tekrar hoşgeldiniz.
ve bol şans.
0
MtKrt
(31.01.21)
hahahasjkdhakj kahkaha attım valla çok sağolun ya. ben de sizin isminizi hatırlıyorum, o zaman artık moderasyonlarda görüşürüz :p Çok teşekkürler gerçekten, intiharlık bir şey yok, nasılsa kendiliğimizden ölücez bi gün, daha bölüm sonu canavarı çok :D hoşbuldum.
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
woaw film gibi okudum. ne kadar güçlüsünüz...
bodrumu çok severim. mekanınız nerede adı nedir bir uğrarım :)
0
omonia
(31.01.21)
tamamını okudum. inanılmaz şeyler atlatmışsınız. çok çok geçmiş olsun.
yıllar sonra yeni bir dönüş yaptığım için nick yeni olsa da çok net hatırlıyorum ben seni :) bundan sonra her şey daha güzel olur umarım sizin için.
iyi ki geldin, hoş geldin!
0
juliette
(31.01.21)
Acilen dünya turuna çıkın ;) kaç kaç kaç kaç
Şaka bir yana geçmiş olsun...
0
intihar etsem de kendime gelsem
(31.01.21)
@omonia, çoook sevinirim, biz Yalıkavak'tayız, mesaj atıyorum ismini :D

@juliette, ya çok çok teşekkür ederim. çok mutlu oluyorum, hepimiz için kabul olsun bu dilekler :)) çok sağol, hoşbulduk! :)

@intihar.. asdhaha dünya buna hazır mı bilemiyorum benim şansımla başedemeyebilir :/ :D Çok teşekkürler.
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
ben hatırlıyorum.
eskilerden şöyle 3-4 yıl önceden.

hoşgeldin.
0
alt4y
(31.01.21)
Tanımıyorum ama geçmiş olsun.
0
dissendium
(31.01.21)
Aa hatirliyorum seni, o kadar oldu mu diye baktim da son duyuru uzerinden 5 sene gecmis. cok cok gecmis olsun. Sonunda toparlayabilmenize cok sevindim.

Mekanin adini ben de isterim :)
0
fakyoras
(31.01.21)
Müthiş hikaye, çoğu filmde bu kadar aksiyon olmuyor. Süper kahraman olsa çoktan kostümünü çıkarıp emekliye ayrılmıştı. Çok iyi bir iş başarmışsınız, umarım güzel günler gelmiştir ve hiç geçmez.
0
alfred
(31.01.21)
@alt4y, tanıdık isimler görmek çok hoş :) hoşbuldum.

@dissendium, çok teşekkürler :)

@fakyoras, çok iyi hatırlıyorum seni de, çok teşekkürler :) gönderiyorum hemen :d

@alfred, çok sağolun, güzel dilekler hepimiz için gerçek olur umarım.
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
vay be... senin nickini çok net hatırlıyorum. 4-5 sene geçmiş en son yazdığından beri
neler neler yaşamışsın saygı duydum. karıştırmıyorsam sanki ifşalardan birinde eşinizle açık alanda bi fotonuz vardı ya da o aycovskimiydi bi dk...:/ hee bi de duyuru kızları buluşmaları yapılıyordu orda da vardın sen sanki :)
0
mr.brown
(31.01.21)
@mr. brown yok, eşli fotoğraf benim değildi, kimindi hatırlamıyorum ama yine de helal valla :D kızlar buluşmaları düzenliyorduk doğru :D güzel zamanlardı. sizi de hatırlıyorum. çok teşekkür ederim.

not: tekrar düşündüm, fotoğraf benim de olabilir emin değilim :D
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Hiç konuşmadık sanırım ama ben çok iyi hatırlıyorum sizi. Hatta Bodrum’a taşınmadan önce Bodrum ve mekan açmakla falan ilgili duyurularınızı çok net hatırlıyorum. Hoşgeldiniz :))

Yaşadıklarınız okuyana bile çok zor gelirken 5 sene bunlara dayanmanız ve hala pozitif kalabilmeniz gerçekten olağanüstü. Umarım annenizin hastalığı kanser değildir de bu kadar şeyden sonra güzel bir haber alırsınız pazartesi günü.

Bu arada mekanınınız adını ben de isterim. Hatta yemin ederim zamanında burda açtığınız duyurulardan beri merak ediyordum :D Yazarsanız Bodrum’a gelince uğramayı çok isterim :)
0
ms brownstone
(31.01.21)
süreçten haberim yoktu ama hatırlıyorum elbette.
hastalıklar ve başa gelenler nedeniyle gelmiş geçmiş olsun diyebiliyorum ancak.

hoş geldin.
0
blatta hiberna
(31.01.21)
Ya okuduğunuza inanamıyoruum :D Ben bile ne yazmışım diye dönüp okuyamadım, çok teşekkür ederim, kim okuyacak diyordum, öyle içimi dökmüştüm, çok sağolun gerçekten :,)

@ms brownstone, hoşbuldum, hemen gönderiyorum, iyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim, umarım bundan sonrası güzel olur. Görüşmek dileğiyle :))

@blatta hiberna, tanıdık isimler çok güzel geliyor, hoşbuldum, çok teşekkür ederim :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
zaman ne çabuk geçiyor, hatırlıyorum seni. aktif kullanıyordun duyuruyu :)

o değil de film gibi geçmiş 5 yıl.
0
kaptan maydanoz
(31.01.21)
hayret ve hayranlıkla okudum. türlü zorlukların içinden geçerken iyilik yapmaktan da geri durmamışsınız, ailenin her bireyine yetişmişsiniz. helal olsun vallahi. ailenizle güzel günler görmenizi dilerim. duyurunun epeydir kullanıcısı olmama rağmen pek girmezdim o sebeple sizi bilmiyordum, ama geri dönmenize memnun oldum, kendinize çok iyi bakın..
0
denizince
(31.01.21)
ækaptan maydanoz, ben de seni hatırlıyorum, hihi :) evet inanılmaz hızlı geçmiş zaman :) yani normal şartlar altında insanların başına daha ileriki yaşlarda gelen ya da bazısı hiç gelmeyecek sıkıntıların hepsi peşpeşe all in one şeklinde geldi gibi oldu. sağlık olsun ne diyeyim, beterin beteri var.

@denizince, ben de çok memnun oldum, çok teşekkürler, sevgiler :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Merhaba. Sizin kadar eski değilim o yüzden hatırlamıyorum sizi. Ama hoş geldiniz. Ne badireler atlatmışsınız. Çok geçmiş olsun. Umarım bundan sonra üst üste mutlu haberler alırsınız :)
0
black holes in the sky
(31.01.21)
allah askina ozet gec kanka :D
0
baldur2
(31.01.21)
@black holes, çok teşekkür ederim, tanışmış olduk, sevgiler :)

@baldur, özet geçiyorum :D 5 yıla yakındır, ölümler, hapisler, hastalıklar, tehdit, kan, göz yaşı, açlık, sefalet, hıyanet, sel, susuzluk, toprak kayması vb sebeplerle yoktum, sular biraz duruldu, geri döndüm, hoşbuldum :D
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
e hadi, şimdi sıra güzel günlerde. hoşgeldin yeniden.
0
antihero
(31.01.21)
Ben 2013-2014 gibi aranıza katıldığım icin nickinizi cok net hatırlıyorum. 19 yaslarinda falandim. Ama kisisel olarak pek tanımıyordum. Duyurarinizi falan da hatırlamıyorum yani ama duyuruda popüler birisi olduğunuzu biliyordum. Hatta gözüm mözüm kaydı diyorsunuz ama simdilerde pek olmasa bile siz gittikten sonra buralarda yapılan ifşalarda, duyurunun en güzel kizi tartismalari ortaya çıkıyordu ve oralarda halen adinizi gördüğümü hatırlıyorum. Eger bu animsamam yanlis değilse, kendinize hakaret etmeyin bence. Çünkü ifsalarda gayet iddiali arkadaslar vardi :D

Benim nickimi belki gormus olabilirsiniz. Gecen senelerde ufak bir travma yaşayınca tüm duyurularimi sildim bir süre uzak kaldım. Toparlayınca ve guzel bir iliskiye, guzel bir ise başlayınca geri döndüm. Benim süreç biraz kisa sürdü şanslıydım. Sildigim 1000e yakın duyuruya yanıyorum. Bir suru guzel data vardi. Basond uyarmisti yapma etme dedi ama dinlemedim. O an iyi gelmişti ama sinirimi beni duyuruya sokan kisiden cikaramadigim icin duyurudan çıkarmıştım sdhfjg Neyse sonra güçlenip asiyorsunuz, hem datalar da belki cok onemli değildir, dunya icin kucuktur de.. benim icin büyük bir sey gibi hissetmisimdir :) (yok oyle bedavadan dert dinletmek siz de bizi dinleyin diyomusum shfjf) Neyse kisa kestim ben tamam. Sizinkinin yaninda devede kulak.

Yazıya gelirsek, okurken hikayede gecen hemen her kahramanı nasıl boğasım geldi anlatamam. Suan gulerek anlatmaniz bir miktar çoğumuzu rahatlatsa da gerek sizi kullanan insanlara gerekse sizin eşinizle olan polyanaciliginiza ve iyi kalpliligine sinirlenmeden edemedik bence ona eminim :D

Fakat böyle olmadan da güçlü duracak enerjiyi, azmi ve motivasyonu sağlayamaya bilirdiniz orası da ayrı bir konu.

Ölüm ve hastaliklara cok uzuldum, basiniz sag olsun. Insanlik olarak çoğumuzun asamadigi tek sey şu ölüm ve hastalıklar bence. Hayatin akışında olsa da kimse hazirlikli değil.

Olaylara donersek, ne yazık ki akraba da olsa arkadas da olsa yolunacak insan ariyor herkes. Ben hep dedemin veya babamin insanlar tarafından nasil kullanildiklarinin geçtiği hikayelerle büyüdüm. Dinlemeseydim benim de basima cok sey gelebilirdi. Cunku asiri iyi niyetli, herkese çabuk guvenen ve yardımsever bir insanim. Bu karakteristik bir özellik sanirim, doğuştan geliyor pek yapacak bir sey yok ama dikkatli oluyorum işte. Normalde "ya şimdi laf ederler arkamdan şöyle derler" diyerek yaptigim fedakarliklari biraz olsun azalttim yani. Cok da umrumda değil kimin ne düşündüğünü. Bisey diyecek olan yapsan da diyor yapmasan da.

Anlattiklarinizdan sonra, 5 parasiz 1995te Londra'ya gidip, sefaletler cekip, simdi zincir markalara rakip olacak büyüklükte bir coffee shop/restaurant açmış amcamın, davranislarinin altinda yatan sebepleri anladigimi düşünüyorum. Çünkü anlam veremiyorduk. Cok konusmadigimiz icin hikayesini de cok bilmiyorduk. Gecen senelerde yanina gittigimde de davranislarina anlam vermemistim cunku. Melek gibi bir insan ama kimseye kesinlikle güvenmiyor. Çok şüpheci. Cafeyi kesinlikle kimseye emanet etmiyor. Ise alimlarda 40 kere dusunuyor, arastiriyor. Kendini fakir gibi gösteriyor. (Cevreye de ailesine de.) Öyle giyiniyor. Bankada milyon poundlari olduğuna eminim. 400 poundluk arabayla geziyor ama.

Tabi bu biraz isin hastalikli boyutu sanki ama adam orada hala tek basina. Sanirim boyle davranmak zorunda. Sizin gibi seyler mi yasadi yoksa boyle yapmazsa basina bunlarin geleceğinin farkinda mi bilmiyorum. Ama ben kisa hayat hikayenizden cok guzel dersler aldim. Kotu biri olmayacagim tabii ki. Cunku 3-5 kurus ugruna onurunu da serefini de satan, sagdan soldan uckagitcilikla indirdikleri paralarla kendilerini zeki zanneden insanlarin mutlu olabilecegine inanmiyorum ben. Gecici mutluluklar onlarınki. Onlara verilecek en büyük cevabi her dusus veya tokezlemede daha güçlü kalkarak vermissiniz zaten. Bu hikayenin sonunda da iyiler kazanmis gibi duruyor, sevindik. Umarim daha güzel yerlere gelir, daha büyük mutluluklar yaşarsınız.

Cafe ismini biz de istiyoruz, muhakkak geliriz!!

Bu arada durumları buraya anlatsaniz da kesinlikle her türlü yardim gelirdi fakat kendi basiniza mucadele edip cogu zorluğun ustesinden gelmeniz de ayri takdire şayan. İlk defa simdi duyuyoruz. Cogu eski duyurucu bireylerin saskinlikla okuduguna eminim.

Tekrar gecmis olsun, hos geldiniz ^^
0
ananiyimioguz
(31.01.21)
Gerçekten hoşgeldiniz. Ne bitmez bir heyecan, okurken hem çok sinirlendim size yapılanlara hem de çok duygulandım sabrınıza, iyi niyetinize. Karşınıza bundan sonra iyi insanlar çıkar inşallah. Keşke arkadaşım olsaydınız, öyle ısındım size ve eşinize.
0
curukturpkokusu
(31.01.21)
@antihero, çok çok teşekkür ederim :)

@ananiyimioguz, ben de seni çok iyi hatırlıyorum, yanılıyor olabilirim ama sanki ilişki tavsiyeleri üzerine gelişen bir sohbetimiz vardı ve yaşına rağmen olgun bir insan olduğunu düşünüyordum. Eğer doğru hatırlıyorsam, görüyorum ki yıllar senden bu anlamda hiçbir şey eksiltmediği gibi, üstüne eklemiş. Ne büyük bir kazanım. Öncelikle zaman ayırıp okuduğun ve bu kadar emek vererek yazdığın için çok teşekkür ederim gerçekten. Çok şaşkınım. Çok teşekkürler.

Basond'u dinlemeyen yanar :D ama hiçbir şey için pişman olmaya gerek yok, belki ileride kullanabileceğin güzel bir tecrübe edinmişsindir, onca emek ve yaşanmışlığı silme kararınla. Bi dahakine belki bi yedek alırsın aksjd :D

Başıma bu hastalıklar gelmeden önce her gün aynaya bakıp ne kadar çirkinim diye ağlardım ashdhah :D Daha kaslı olmak için, daha az yağlı olmak için vs :D Sonrasında gözümü kabul etmem de zor oldu, zaman aldı, ama şu an artık gerçekten umrumda değil, kafam kopsa da üzülmem, öyle gezerim. Gerçek dert görmemektenmiş o dertler, biraz da ergenlik :D

Bizimle ilgili söylediğin her şeye katılıyorum. iyi niyetle enayilik arasında bir çizgi var. Biz biraz enayi davrandık belki. Babam dışında kendi ailemden pek bir sorun yaşamadım, genel olarak destek gördüm, belki kendi aileme yapmayacağımdan fazlasını eşimin ailesine yapmış olabilirim. Çünkü eşimin ailesiyle ilgili konularda karar verirkenki kriterim mantık değil vicdan oldu. "Ya benim yüzümden/benim etkimle yaptığımız ya da yapmadığımız bir şeyin sonucunda eşim mutsuz olursa/ vicdan azabı çekerse" diye düşünerek her şeyi fazlaca yapmak için çabalayıp onu da gaza getirdim. Açıkçası benim de etrafımda genelde kadınlar çok baskın karakterli ve karar mercii olduklarından, ben de kendime çocukluğumdan beri bunu tembihlemiştim: Kimsenin vicdan azabına sebep olma, kimsenin ailesiyle arasına girme, 50 sene sonra "senin yüzünden" diye başlayan kavgalara sebep olma, gibi... Benim kendime verdiğim dersin sonucunda fazlaca yıpranmış olduk ama en azından sevgi, saygı içinde, birlikte ve birlikte olmaktan mutluyuz. Kendi ailemle ilgili vereceğim kararlar beni bağlar ama başkasına kötü etki etmemeliyim diye düşünerek fazla verici davrandım. Bence doğru bir davranış olmayabilir ama pişman da değilim yine olsa yine yaparım. Bunun bedelleri oldu ama diğer türlü davransaydık onun da bedelleri olacaktı. En azından kabul etmeye razı olduğum bedelleri ödedim. Sonuç olarak bence vicdan rahatlığı; akıl ve ruh sağlığını korumanın en iyi yoluydu. Benim için en azından.

Aslında zeka, başkalarının tecrübelerinden de ders çıkarabilmeyi de kapsıyor. Tek sorun, çıkardığın tecrübelerin de hesaplanamayan birçok başka şeye gebe olacak olmasında :) Yine de içimden bir ses, senin bu konuda daha başarılı olacağını söylüyor :)

Dükkanın ismini yazacağım, yeniden çok teşekkür ederim, çok hoşbulduk :))

@r evolution, çok teşekkür ederim :D Dosyayı silip, silinenlerden de silmeyi umuyorum. Çok sağolun :))

@curukturpkokusu, bence iyi insanlar eninde sonunda birbirini buluyor. Biz bir şekilde genel olarak ailelerimizin hatalarının bedelini ödedik gibi oldu. Kendi seçtiğimiz çevremizde genel olarak şanslı olduğumuzu düşünüyorum, gerçekten hayatı pahasına kendisini bize siper eden arkadaşlarımız oldu. Bin yaşasınlar. Sizinle de arkadaş oluruz neden olmasın, merak etmeyin siper etmelik bölümü geçtik gibi :P :D Çok teşekkür ederim tekrardan güzel sözleriniz ve dileklerinize <3 :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Sonuna kadar okudum (:
Hoşgeldiniz.. Mekanın adını ben de öğrenebilir miyim? Bu arada 3. Hata erkek kardeşin akıbeti noldu?
0
Ven
(31.01.21)
@ven ajdghsga ya çok tatlısınız hepiniz valla allah razı olsun yüzümü güldürdünüz:D
3. hata, önce bi iki ay değişik şehirlerdeki arkadaşlarında memleket turu yaptı. Sonra annesiyle yaşamaya başladı ama hem çalışmayıp hem evdeki herhangi bir işe de yardımcı olmadığı için onunla da anlaşamadılar. Şimdi varlıklı bi kız arkadaş bulmuş, İstanbul'a taşındı. Onunla e ticaret gibi bi işler yapıyorlar. :D iyi gibi, sağlığı keyfi yerinde bildiğim kadarıyla. mutfak ve bar becerileriyle göz dolduruyormuş :D duyuru dedikodu birimi gururla sundu ajksh :D
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
nickinizi hatırlıyorum :)

ne kabus ama! çok büyük geçmiş olsun hepsi geride kalmıştır umarım. mekanın adını ben de isterim bu ortak belamızı da def edince bir biranızı içeriz belki.

paticanlara selam.
0
Ufuk
(31.01.21)
Hafızam kötü oldugundan hatırlayamadım sizi.

Sabahın yedisinde bir solukta okudum. Direksiyon sınavından kaldım diye perişan haldeyim bir gündür. Kendi derdim inanılmaz manasız geliyor şu an.

Göz kısmını anlamadım. Görüşünüzde problem yok, sadece şekil olarak mi değiştiler? Olabiliyor mu öyle? Geçmiş olsun.

Maddi konularda fazlaca verici olmuşsunuz. Enayi demek istemiyorum, ayıptır, ama öyle gibi biraz. Sizin sorumluluğunuzda olmayan kişiler için sırf kan bağınız var diye bu kadar masraf yapmamalısınız. Üvey anne mesela çocuk dogururken size mi güvendi? Ne diye Kahraman olmaya çalışıyorsunuz ki? Tamam on sene sonra vicdanınız sizlamayacak ama siz de tekrar yirmili yaşlara dönemeyeceksiniz, giden gitmiş olacak. Kavga sebebi olmaktan bu kadar çekinmeyin. Yoksa daha çoook sömürülürsünüz. Bunca şeyin üstüne artık farklı bir konu olur ve hayır derseniz, eşiniz de bunun kavgasını ederse ona yuhh zaten.

Babanızın başına gelen iftira mi gerçekten? Umarım öyledir. Ben bu konuda kendi babama dahi güvenmem.

Her şey için geçmiş olsun. Umarım toparlarsınız.
0
elorelia
(31.01.21)
Ohaa 5 yıl mi olmuş :///
0
abuzer
(31.01.21)
Hoş geldin tekrar :)

Ben de çok net hatırlayanlardanım. Hatta buradan bi arkadaşla "duyuruda şu arkadaşlar vardı artık girmiyorlar" dedikodusu yaparken seni de saymıştık.

Yaşadıklarınız gerçekten film gibi. Ama siz de çok naifmişsiniz. Özellikle verdikleri paranın 2,5 katını isteyen dolandırıcı tiplere keşke istediklerini vermeseymişsiniz dedim içimden. Neyse artık olan olmuş. Zaten okudukça o parayı unutuyorsun.

Başınız sağ olsun, geçmiş olsun :/
Umarım artık bugün milat olur ve çok güzel şeyler sizi bekliyordur.
0
himmet dayi
(31.01.21)
ayrica dunya bu kadar iyi olmak icin fazlasiyla kotu bir yer. dark side'a gecme ama bu kadar da iyi olma :D
0
baldur2
(31.01.21)
Ben babada kaldım. SÖzlüğe falan taşıyın, twitterda yayın, esra erola çıkın, cimerden yazın. Gerçekten tecavüz edince salıveriyorlar, iftira atında tutukluyorlar. Bugün sizin babanız yarın bizim babamız, başkasının eşi, erkek kardeşi. Üzüldüm.
0
gelmeistemem
(31.01.21)
hoşgeldiin, kedileri öp, iti mıncır. bir mekanda müdavimler varsa orası olmuştur artık, sırtınız yere gelmez.
0
selam
(31.01.21)
hosgeldin. birebir hic tanismadik ama nickini hatirliyorum. butun bunlari su anda bu kadar rahat anlatabiliyor oldugun icin seni ve esini tebrik ederim. bu surecte bu kadar guclu kalabilmeniz harika. umarim bundan sonra hayatinizda her sey cok daha iyi olur!

daha guzel yarinlara, cheers.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(31.01.21)
welcome back
0
paranoyak kedi
(31.01.21)
ben de nickini hatırlıyorum. hatta sanıyorum birkaç defa mesajlaşmıştık farklı konularda.

her şey için gelmiş geçmiş olsun ve de hoş geldin diyelim o halde :)).
0
Phoebe
(31.01.21)
Duyuruyu aktif kullanmasam da bir süredir, nickinizi hatırlıyorum. 5 seneye ne hikayeler sığdırmışsınız valla helal olsun diyorum, eşiniz ve siz çok güçlüymüşsünüz. Mutlu yarınlara diyorum :)
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(31.01.21)
@ufuk, onların da selamı var çok teşekkürler, birazdan mesaj atacağım, umarım birlikte kadeh kaldırabiliriz :)

@elorelia, ben seni hatırlıyoruuum :) ifşalarda da vardın, çok aktif kullanıyordun duyuruyu, ne güzel seni görmek de. Görüşümde de problem var aslında. Sürekli acı çekiyorum, bazen çift görüyorum, ilerlerse körlüğe kadar götürebilecek bir şey. İlerlemesi için de elimden geleni yaptım açıkçası ama o başka bir duyurunun konusu olsun :P

Söylediğin şeyler doğru, katılıyorum ama olanlar oldu bi kere, su akıp kendi yolunu biz iyi davranmaya çalışsak da yine buldu. Babamla ilgili olan kısımda, gerçekten anlattığım şekilde her şey. O kadar akla mantığa aykırı ki yıllar sonra üniversitede ders olarak okutulabilecek şekilde bir hukuksuzluk örneği sergilendi. Bazen keşke gerçek olsaydı, şimdiye kadar ne psikolojim, ne maddi manevi hayatımız bu kadar yıpranmazdı diye düşünürdüm. Birisini öldü kabul edip, hayatımdan silmek, bu geçirdiğimiz süreçten daha kolay olurdu. Hatta karşı tarafın yanında yer alıp, aldırabileceğim en yüksek cezayı aldırdığıma emin olmak isterdim. Bi de utanırdım ve bunu buraya bile yazmazdım, sonuçta nereden bilebilirsiniz :) Ne yazık ki suçsuz yere yatıyor.

@abuzer, valla dile kolay, 5 yıl olmuş :))

@himmet dayiiii, teşekkür ederim ben de seni hatırlıyorum, hayvanlarla ilgili güzel tavsiyeler veriyordun bi de aynı görüşte olmasak bile senin yazdıklarını okuduğumda "he himmet dayı geldi şimdi görüşüm değişecek kesin" diyordum :D Sizi görmek çok güzel, çok teşekkür ederim :))

@baldur, bir ara deneyeceğim dostum :d

@gelmeistemem, kesinlikle katılıyorum, bu geçirdiğimiz 5 sene, daha önce hiç karakolun yolunu bilmeyen, bu kadar olay kimlerin başına geliyor diye düşünen bana, 3. sayfa haberlerine düşmenin aslında pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösterdi. Çok toy ve tek başımaydım, kimseyi tanımıyor, yol yordam bilmiyordum bu konularda. Diğer yandan da dosyayı okuyan, birbirinden bağımsız bütün eski savcı, hakim, avukat vs ne kadar uzman kişi varsa hep sakinleştirdiler. Hayatımızda gördüğümüz en saçma dosya, merak etmeyin bu celse çıkar, yok merak etmeyin toplumun lincine uğramamak için tutuyorlar (medyatik bi dosya olmuştu), merak etmeyin başına bir iş gelmesin diye tutuyorlar (devamlı tehdit alıyorduk) vs dedikçe inanıp sabrettim. Sonuçta geldiğimiz noktada da bu tarz baskı yapılabilecek bir noktada değiliz artık. Açıkçası hala inanıyorum, AYM'de çözülecek, orada çözülmezse İnsan Hakları Mahkemesi'nde çözülecek. Bu inancı taşıyorken, bi şeylerin benim yüzümden bok olmasından korkuyorum. Herkesten tek ricam, her haberi enine boyuna değerlendirmeden, boşlukları mantıkla doldurmadan linç uygulamamaları. Hayırlısı, bakalım, artık gelişmelerden haberdar ederim, çok teşekkürler :))

@selam, selam! :) çok teşekkürler, bebelerin de selamı varmış, görüşmek dileğiyle :)

@cesarioooo, vay be doğan büyüyor resmen :D evet bıraktığımda 22 yaşındaydın hatırlıyorum, çok sevindim seni gördüğüme :)

@e bana nick bırakmamışsınız: bu saydıklarının hepsi gitti mi ya? :( O kadar güzel isimler hatırlıyorum ki yazmaya başlasam iyice uzayacak. Ne kavgalar ne dövüşler :D Şimdi bakınca hepsi çok güzel ve değerli günlermiş, herkese selamlar :)) çok teşekkür ederim.

@eksi sozlukte eksiyen adam, ben de senin ismini hatırlıyorum, güzel dileklerin için çok teşekkürler, hepimizin hayatında dertler bir bir düzelebilir umarım, cheers! :)

@paranoyak kedi, çok hoşbuldum, teşekkürler :)

@phoebe, ben de seni hatırlıyorum hihi :) çok teşekkür ederim, hoşbuldum.

@birfincandahakahveisteyenadam, mutlu yarınlar hepimizin olsun, çok teşekkürler! :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Ben de hatırlıyorum, çok çok geçmiş olsun :) zor günler geçirmişsiniz ama belki biraz da siz zorlaştırmışsınız. Problemlerin hiçbiri size ait değil çünkü ama gereksiz sahiplenmişsiniz. Belli şeyler yapılır tabi ama kardeşe, üvey anneye vesaire Her şeye okey demek zorunda da değildiniz. Bana enayilik ya da aşırı iyilikten ziyade aslında eşinizle “karşılıklı“ birbirinizin ailesini tolere etmişsiniz gibi geldi. Babanızın böyle bir olayı olmasa ve babanız için bir şeyleri feda etmeseniz onun ailesine karşı belki de bu kadar verici olmazdınız, en azından bu kadar vicdan yapmazdınız. Belki yine de yapardınız bilemeyiz tabi. Umarım bundan sonra kendi iki kişilik dünyanızın tadını çıkarırsınız biraz :)
0
aquarium
(31.01.21)
ben de seni hatırlıyorum ama o zaman duyuruda yatagants nickiyle yazıyordum, sözlük hesabı uçunca o da gitti.

Zor süreçler geçmiş, hoş geldin bundan sonrası aydınlık olur umarım.
0
hayaletimsi
(31.01.21)
@aquarium, o kadar doğru tespitler ki ne desem boş :) o kadar çaresiz zamanımda eşimden beklediğimden çok daha fazla destek gördüğüm için gerçekten sonrasında bunları ödemek istemiş de olabilirim. Haklısınız. Benim de en büyük dileğim bundan sonra 2 kişilik yaşayabilmek, ben de seni hatırlıyorum, hep böyle mantıklı tavsiyeler veriyordun :D Çok teşekkürler :))

@yatagants, geçmiş olsun sana da sen de hoşgelmişsin, sen de benim hatrımdasın, çok teşekkürler :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
yeniden hoşgeldin pandispanya. zor şeyler yaşamışsın ama çoğunu atlatmışsın, çok geçmiş olsun. babanın son durumunu yazmış mısın göremedim, tekrar okumaya enerjim kalmadı ama umarım o da atlatır kısa zamanda.

bu arada enişte de buralarda galiba, "bodrum'da mekan işletiyorum, sorularınızı alayım" diye soru açmıştı, "aa neresi, benüm bütün yazlarım bodrum'da geçiyor, tarif et gelelim" diye sordum, bilbo'yu tarif etti asdfsdaklja kocanmış meğer, aldım selamını.

modlar silmez derken? sen de zaten mod değil misin ya :)
0
kibritsuyu
(31.01.21)
@kibritsuyu, asjdhajk evet ben de senin selamını aldım :D babamın süreç devam ediyor, şimdi AYM aşamasındayız. Umut her geçen adımda tükenmiş gibi gözüküyor ama benim bi yerlerde işini doğru yapan insanların hala olduğuna dair inancım tam.

Valla ben yolu bu kadar Bodrum'a düşüp de bize hiç uğramayan bi seni gördüm, yani şey, göremedim :D Umarım bi gün yan yana kadeh tokuşturabiliriz.

Evet, modum ama modlar da modlara müdahale edemiyor mu modum? :) İnsafınıza sığındım, bundan sonraki duyurularımı daha dikkatli açacağım, bütün emekleriniz ve iyi niyetleriniz için çok teşekkür ederim :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
ya bu arada kızmazsanız, dün gece upuzuuun duyuruyu ve i'm back başlığını görünce okumadan önce nick'e baktım, cocodancer mı diye :)) sonrasında olaylar olaylar zaten..
0
denizince
(31.01.21)
@denizince, hahahah aaah cocodaner ya :D Dün bu duyuruyu yazıp gönderirken entity is too large diye bi uyarı aldım önce. İlk olarak düşündüm dedim ki "aaa duyuruya karakter sınırlaması gelmiş herhalde. ama daha önceden yoktu, cocodancer yazabiliyordu" diye geçti içimden :D Sonra baktım, yüklediğim fotoğrafın boyutu büyükmüş. :D Sanırım sonra başka nicklerle geldi. Umarım hayatta ve mutludur, selam olsun :D
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Hoşgeldiniz, sizi çok iyi hatırlıyorum. İyi ki geldiniz çok güzel tavsiyeler verirdiniz gözlerim sizi arardı valla:)
0
medusa
(31.01.21)
Hatırladım sizi 2013'ten beri duyuruyu takip ederim. 5 sene önce İstabul'da bir plazada çalışıyordunuz ama mutsuz bir yaşamınız vardı. Plaza yaşamını pek sevmiyordunuz. O zaman duyuru açıp bu işleri eşimle bırakıp Ege'de bir kafe açacağız diyordun ama o zaman duyurudakiler uyarmıştı sizi "yapma etme bilmediğin bir işe girme"diye.
Baya ağır şeyler yaşamışsınız ama güçlü bir şekilde çıkmışsınız olaylardan. Hayırlısı olsun. Güzel günler dilerim.
0
komando kani var bende
(31.01.21)
Hatırlamaz olurmuyum ameliyatlarımız birbirine çok yakın zamanlardaydı. Sen yeşim hocaya, ben yusuf hocaya ameliyat olmuştum. Benim ki tiroid ca ydı. O dönem bana çok destek olmuştun. Benim ameliyat izim niye böyle, benim sesim niye kısıldı, kesin hep böyle kalacak, al işte yine beni buldu gibi vs şeylerle seni çok darlamıştım. O dönemde ameliyat sonrası fotoğraf falan da paylaşmıştık birbirimizle. Sonradan numaranı bir şekilde kaybettim.

Yaşadıklarını büyük üzüntüyle okudum. Bundan sonrası için iyi şeyler yaşamanı tüm kalbimle diliyorum. Sen ve sevdillerin mutluluk sağlık ve huzur içinde yaşayın. Babanın yaşadıkları da çok üzücü. İnşallah en kısa zamanda bu durumdan kurtulur. Anneciğine de çok çok geçmiş olsun.
0
nick konusunda kararsizim
(31.01.21)
Hoşgeldin tekrar, umarım annende korktuğunuz gibi bir şey çıkmaz. Görmeyeli Florance Nightingale olmuşsun. Kocanı da al kaç bence, okurken panikatak geçirdim.

Annenin bir rahatsızlığı yoktur umarım bu arada.
0
epistemic_regress
(31.01.21)
@medusa, selaaaam :) çok teşekkür ederim, çok hoşbuldum, ben de sizi hatırlıyorum, yeni cevaplarda görüşebilmek dileğiyle :))

@komando, vallahi şaşırıyorum, çok doğru hatırlıyorsunuz :D neredeen nereye :D güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim :))

@nick konusunda kararsızım, ya ben seni çok aradım ama nickini her defasında unuttumm! Bir ara mesajlaşmıştık buradan ama sonra yine benim başıma olmadık işler gelip girememiştim, bir sonraki girişimde de bütün mesajlar silinmişti askjdh :D Çok üzülmüştüm. Güzel dileklerin için çok çok teşekkür ederim. Beni hiç darlamamıştın, birbirimize destek olmaya çalışıyorduk :)) Umarım sen de sağlıklı ve mutlusundur. Benim yara izim tam olarak geçmedi bu arada :D

@epistemic_regress, çok teşekkür ederim umarım çıkmaz, çıkarsa da savaşmaya devam :) çok hoşbuldum, yeniden teşekkür ederim, sevgiler :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Kedili duyurulardan hatırlıyorum ama gerçekten "oha 5 yıl mi olmuş" diye şok oldum.

Ne yalan söyleyeyim bana da çok çok güçlü ve pozitif bir insan izlenimi verdiniz. Herkes demiş zaten ben olsam ilk büyük sıkıntıda pes ederdim sanırım, belki ikincide.

Bundan sonraki hayatınız umarım huzurlu olur, annenizin de inşallah bir şeyi yoktur. Kocaman bir geçmiş olsun, uzaktan sarılıyorum ve tebrik ediyorum duruşunuz için
0
piremses
(31.01.21)
okudum ama simdi cevap yazmak icin scroll yapinca fark ettim ki bayaa uzunmus :D

ben de hatirliyorum seni, ifsalardan guzel bir kiz oldugun aklimda kalmis :) ama fekat 5 yil olmus mu, inanamadim.

ilk duyurumu 2008'de actigimi gorunce de sasirmistim.

hosgeldin tekrar. umarim tatsiz olaylar geride kalmistir.
0
supergirl
(31.01.21)
''Allah allah nerede ki bu pandispanya son zamanlarda hiç görmüyorum'' dediğim şey 5 senelik bir süreç miymiş?! Yuh :)

Her şey için çok geçmiş olsun.
Tekrar hoşgeldin ^^
0
megalomaniac
(31.01.21)
@piremses, yihuu seni de gördüm :) çok teşekkür ederim, güzel dileklerine, güzel sözlerine. sevgiler benden :))

@supergirl, çok teşekkür ederim, o ifşalar çok abartılmıştı, hakettiğimi düşünmüyorum. Zaman ne çabuk geçiyor gerçekten, size de güzellikler diliyorum, sevgiler :))

@megalomaniac, hahaha :D senin ismini gördüğüme de çok sevindim. hoşbuldum, çok teşekkür ederim :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Pek iletişimimiz olmamıştı sanki ama senin nickini -ve cevap yazan kişilerin nicklerini de- görünce ekstra mutlu oldum. Tekrardan hoşgeldin :)
0
physcos physcos
(01.02.21)
hatırlıyorum :) hoşgeldin ve hatta, helal olsun :)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(01.02.21)
Merhaba pandispanya, ben hatirlamadim, cok eski uyeligim ama 5 sene oncesinde pek aktif degildim.

Hatirlattigin cok onemli ve degerli bir sey icin tesekkur ederim. Aileyle fiziki uzaklik sart. Iyi ki de yapmisim, cok da guzel yapmisim.
0
buf-e kür
(01.02.21)
Sevgili pandispanya ne çok şey olmuş ^^ Neden okudum yazdığınız her şeyi hiç bilemiyorum üstelik işten çıkmama 5 dakika var ve yapmam gerekenler vardı ahhaha.. Bodrumu sever Atanlyada yaşarım. Bol şanslar dilerim hikayenin devamında. :)
0
denizmaniaherif
(01.02.21)
@physcos physcos, hoşbuldum, evet belki konuşamamış olabiliriz ama ben de nickinizi hatırlıyorum. Tüm nickler de çok güzel oldu sanki sadece bi hafta girememişim gibi :) çok teşekkürler :)

@kitap arasında kalmış silgi tozu, hoşgeldim, çok teşekkür ederiiim :))

@buf-e kür, işte başka tecrübelerden herkes farklı dersler çıkarabiliyor :D Verdiğiniz karardan ötürü mutlu olmanıza sevindim :))

@denizmaniaherif, hahaha çok üzgünüm çok vakit aldım :D yolunuz buralara düşerse uğrayın, çok teşekkür ederim :)
0
🌸pandispanya
(01.02.21)
Canım pandispanya’m <3 bir yandan gözlerim dolu dolu oldu okurken bir yandan sinirlerim hopladı. Neler yaşanmış ya gerçekten inanılmaz. Ne kadar da güçlüymüşsünüz gurur duydum sizinle.
0
sta
(03.02.21)
yaaa pandispanyaaaaa senin güzel yüreğini severim <3 çok aradı gözlerimiz seni, neler neler yaşamışsın meğer. benim sanırım duyuruya ilk katıldığım zamanlarda aktiftin pek severdim yazdıklarından seni :) yaşadıklarının hepsi geçmiş bitmiş olsun bundan sonrası çok daha güzel olsun inşallah sevgiler...
0
dedim ben sana
(04.02.21)
@sta & @dedimbensana, ya nasıl teşekkür etsem az. Çok sağolun gerçekten. Ben de burada olmayı çok özlemiştim. Paylaşmak da çok iyi geldi. Ne desem az. Güzel dilekleriniz karşısında ben de günlerdir duygu seli içerisindeyim :)) güzel günler hepimize gelsin. Sevgiler.
0
🌸pandispanya
(05.02.21)
emek veren her zaman kazanıyormuş hakkaten
0
bir soru sorcam
(08.02.21)
hoş geldin. umarım bundan sonra her şey güzel olur.

"Taşınıp bizi sildi"

sizin yap(a)madığınızı o yapmış ve bu sizin için de çok iyi olmuş bana göre.

"biz biraz enayi gibi davrandık belki"

maalesef. karşı taraf sadece kendisini düşünüyor, sizi bir güzel sömürüyorsa şahsen ben öyle birine yardım etmem, ne hali varsa görsün derim. herkesin yardımına, yardım istemeyenin bile yardımına koşmak (öldürülme tehlikesi olan anneyi hariç bırakıyorum tabii) çok fazla yorar insanı.

eşinizin çocukluk arkadaşının sizi satması sonrasında biraz arkadaşlıklara olan inancım azaldı ama sonrasında "bir sürü arkadaşımız hayatı pahasına bize siper oldu" demişsiniz. o güzel bir olaymış :)

biraz hızlı okudum. babanız hala hapiste sanırım? peki özel değilse bu iftira atan kişi neden iftira atmış?
0
hlot
(08.02.21)
@bi soru sorcam, hahah öyle diyelim fakir tesellisi olsun bizimki de :))

@hlot, uzunca anlatmıştım aslında ama cep telefonumun azizliğine uğradım ve tüm cevabım gönderemeden kayboldu :) bu yüzden yeniden yazmak için güç toplamayı bekledim. nihayet topladım :))

söylediğiniz şeyler çok doğru. Kesinlikle yardım talep etmeyen insanlara ısrarla yardım etmek yanlış. Yardım talep edenler de bir süre sonra mantık dışı taleplerde bulunmaya başlıyorsa orada da dur demek gerekli. Teoride hepsini her zaman biliyorduk ama pratiğe dökemedik maalesef :D Umarım ileride bu konuda biraz daha başarılı olabiliriz.

Evet babam hala cezaevinde. İftiranın sebebini gerçekten net olarak kestiremiyorum. Birkaç boyutu var. İftirayı atan kızın annesi, babama devamlı eşinden boşanmak istediğini, evlilikten çok sıkıldığını, sevildiğini hissetmediğini anlatıp babama yanlıyormuş. Babam da her fırsatta ikisi arasında böyle bir şeyin söz konusu olamayacağını dile getirmiş, kendi kız arkadaşıyla tanıştırmış, her fırsatta kadının eşi olacak adamı övmüş, aralarını yapmak için çabalamış vs. Buraları kadın da reddetmiyor. Kadın devamlı babama birikmiş parası olup olmadığını, malı mülkü olup olmadığını soruyor sohbetlerde. Diğer yandan bu ailenin ekonomik durumu kötü. Babam da durumu kötü olan 4-5 çocuğa aynı anda ders veriyor. Bazı dersler 1-2 sabit yetişkin de katılıyor. Ders verilen yer 8-10m2'lik bir alan. Bütün öğrenciler yanyana oturuyor. Zaten aynı zamanda malzeme satışı yapılan bir yer. Devamlı müşteri de var, hiç bir saniye boş kalmaz. Şikayetçi olan kız, eğer babama yakın olan sandalyede oturmazsa ağlayıp ortamı terk ediyor, yalvar yakar başka öğrenciyle yer değiştiriyorlar her defasında önde ve babamın yanında olmak için. Derste çekilmiş o kadar çok fotoğraf da var ki. Kız babama devamlı arkasından sarılıyor, şakalar komiklikler yapıyor vs. Bu fotoğrafların hiçbirinde de babamın bir teması yok. Öğrenci gelip arkasından elini atmış yani babama, son derece güven dolu bir ilişki gözüküyor.

Babam bu çocukların maddi durumu kötü ama çok yetenekli oldukları için, normalde verdiği fiyatın 5'te 1'ine filan veriyor dersleri. Gerçekten komik rakamlara. Hatta bu olaylar olmadan önce babam bu çocukların yaramazlığından çok şikayetçiydi, enerjimi emiyorlar diyordu. Ben de tartışmıştım babamla, sen deli misin günde kaç saatini 25 lira için tüketiyorsun diye. O da ileride iyi bir sanatçı olduklarında benim de bir katkım olmuş olsun, yoksa heba olacaklar demişti. İdealist bir adamdı maalesef. Sonunda g.tümüzde patladı.

Neyse uzatmayayım. Babam devamlı ailelerle tartışıyor bu çocukların yaramazlıkları yüzünden. Dersleri bitirmek istiyor. Çocuklar ağlıyor hocam bizi bırakmayın diye. Aileler de yalvarıyor bi şans daha verin diye. Böyle diye diye 3-5 defa tam bitme aşamasındayken zorla devam ettirdiler babamı. Bu arada şikayetçi olan kızın ailesi çocuğun yaptığı şeyleri satarak para kazanıyor. Mesela babamdan aldığı ders ve materyal 100 tl'ye malolduysa 500tl'ye başkasına satıyorlar gibi. Çocuğu fabrika gibi kullanıyorlar. Hatta çocuk babama arada şikayet ediyor "hocam annem sattığı şeylerden bana hiç para vermiyor" diye. Çocuklar derse gelmeyi sevdiği için devam etmek istiyorlar ama ailenin kaygısı da geçim kapısı olması.

Sonra kurs bitiyor, yaz tatili başlıyor. Bunlar köylerine dönüyorlar. Ertesi eğitim döneminde ilk olarak yine bu kız yine babama geliyor derslere devam etmek istediğini söylüyor. Babam bu sene yapamayacağım diyor. Yine ısrarla başlıyorlar. Derken son derste yine öncekilerle benzer sebeplerden babam önce kızı azarlıyor, sonra da annesi babamın sanatına hakaret edince annesiyle tartışıyor ve onları atölyesinden kovuyor. Bi daha buraya gelmeyin artık yeter başka kurs bulun diye gönderiyor. Hatta tartışmada kadının kocası da orada ve babama hak veriyor, adam babamdan özür dileyerek ayrılıyor, o da inkar etmedi bunu da mahkemede.

İşte ertesi gün babamı gelip tacizci diye alıyorlar. O gün bugündür babam yok. Babama bütün fotoğraflarda kendiliğinden sarılan çocuk, bir anda "ilk günden beri beni taciz etti, telefonundan devamlı porno izletiyordu" diyor. Bu arada 7-8 ay kursa güle oynaya gelip, ertesi sene de devam eden de kendisi. Annesi ücretsiz kurs bulup o kursa göndermek istediğinde kız "anne ben attan inip eşeğe binmem" diye ağlıyor herkesin gözü önünde askdjha. Babası olan adam belediyede en alt kademe çalışandı (tam görevini özellikle söylemiyorum), kadın da ev hanımıydı. Bu olaydan sonra yarattıkları o yalan mağduriyetle öyle büyük bir destek aldılar ki, herif milletvekili aday adayı oldu, kadın delege oldu filan öyle bir hikayeler :) Bütün kapılar açıldı sonuna kadar.

Bu arada demiştim ya, o 8m2 alanda ders alan 4-5 kişiler sabit diye. O kişilerden biri kızın kuzeni. Aynı süre yan yana ders alıyorlar ve çocuk hiç böyle bi olay görmediğini söylüyor. Çocuklarla aynı anda derse giren yetişkinler de aynı beyanı veriyor. Daha detaylı biçimde. Sonra avukatları "yalan söylüyorsunuz, çocuklar bu yetişkinleri hiç tanımazlar" dediler, bi dolu fotoğraf ve video verdik dosyaya. Çocukların o yetişkinlerle beraber ders aldıkları, kutlama yaptıkları... Ama hiçbiri dikkate alınmadı. Bu arada babamın telefonuna porno iddiası için ilk dakika el koyuyorlar zaten. Babam da diyor ki "bahsettiğiniz türden en ufak bi görüntü bulursanız, beni yargılamayın direkt idam edin" diye veriyor telefonu. Nitekim hem polis, hem de bilirkişi ayrı ayrı detaylı inceleme yapıyor ve ikisinin de raporu babamın lehine, çocuğun söylediği tarzda herhangi bir görüntü hiç olmamış telefonda. Yani ortadaki yalan gün gibi ortada. Ama bunu da değerlendirmedi mahkeme.

"Şu da tacize uğruyordu" dedikleri yetişkinler vardı. Onlar da mahkemeye gelip bu ülkede her gün sayısız tacize uğradıklarını ama bunu yapan kişinin hiçbir zaman benim babam olmadığını" söyledi sağolsun.

Bir tek bu alfa kızın en yakın arkadaşı olan, yine aynı sınıfta bunla ders alan diğer kız dedi ki "beni de taciz etmiş ben görmedim ama arkadaşım ayşe (diyelim) görmüş, öğretmen benim popoma elini sokmuş, şikayetçiyim" adshakd. O kızın ailesi kızlarının gerçekten tacize uğrayıp uğramadığını bilmek, hak aramak isteyen insanlardı mesela. Onlara kızmıyorum. Ama yani 1.80 boyunda bir yetişkin, herkesin içinde bir kızın pantolonundan içeri elini soksa, bunu o kızın farketmeyip arkadaşının ona sonradan haber vermesi mümkün mü... İçerideki diğer insanları geçtim. Sana yapılan şeyi sen farketmiyorsun da arkadaşın sana haber veriyor. Hiçbir yerde de yalnız kalınıp yalnız ders yapılmıyor bu arada. Bi tek bu esas kız ilk ifadesinde öyle bi yalan söylemişti. Ben de babama sormuştum, "yok kızım hiç tek başına ders yapmadık" demişti. Sonra kız mahkemede ifadeyi geri çekti, öyle bişey olmadı dedi. Off bunlar minik detaylar. Çok daha majör şeyleri atlıyorum sürece zarar verir mi bilmediğimden.

Mesela çocuk izlem merkezi diye bi yer var, oradaki uzaman 2 çocuğa da defalarca soruyor, "hiç vücudunuza kıyafetlerinizin içinden dokundu" mu diye, iki çocuk da birbirinden habersiz defalarca "hayır hiç öyle bişey olmadı" diyorlar. Sonra adli görüşme bitiyor, çocuklar aile ve avukatların yanına gidip sonra geri dönüp aslında söylemeyi unuttukları bişey olduğunu ve öğretmenin onlara kıyafetlerinin içinden de dokunduğunu ekletiyorlar rapora. Bu da raporda aynen böyle "adli görüşme sona erdikten sonra çocuklar aile ve avukatların yanına gidip döndükten sonra bıdı bıdı eklettiler" diye yazıyor. Sonra mahkemede bunu da geri aldılar "yok öyle bişey olmadı" diye.
Yani çocukların görüntülü ifade vermesinin bi amacı var. Görüntülü ifade bitip her şey kapandıktan sonra bunu rapora kim ve nasıl yazdırdı, bu raporu tutan kişi 50 kez bu soruya cevap almasına rağmen bunu nasıl sonradan rapora ekledi, mahkeme bu geçersiz rapora nasıl riayet etti, hadi etti diyelim, çocuklar sonradan yalan söylediklerini kabul edince neden bir şey değişmedi? Bir sürü bilinmez...

Neyse sonuca geleyim. Bu işlere ömrünü adamış bir profesör ve klinik psikolog bizim dosyamızı, çocukların beden dilini, sesini, mimiğini, verilen ifadeleri filan inceleyerek bi rapor sundular. Bu raporda söylenene göre, esas kız annesinin etkisi altında, ikinci kız da esas kızın etkisi altında yalan söylüyor. 15 sayfalık aşırı detaylı bir rapor. Ben bir cümleyle özetlemiş olayım.

Sebebini bilmiyorum, sonuç olarak belki başta bi ceza vermek istediler ama bir yerde kontrollerinden çıktı. Ardından gelen imtiyazlar, işlerin büyümesi ve yalancı çıkmaları durumunda ceza alma ihtimalleri sebebiyle geri adım da atamadılar. Düşüncem bu yönde.

Dosyayı okuyup isterlerse 200 sene ceza versinler ama okusunlar yeter ki. Bugüne kadar okunmadı maalesef. Hala son kararda bile geri çekilen ifadeler sanki yeni verilmiş gibi yazıyor. Tüm kararlar kopyala yapıştır şeklindeydi. İnanıyorum bir gün okuyacaklar.
0
🌸pandispanya
(11.02.21)
mahkeme heyeti oluşan kamuoyunun-birilerinin etkisi altında olabilir mi
0
esref
(11.02.21)
@esref, detay veremiyorum ama kesinlikle öyleydi. O dönem ne yazık ki gerçek olan birçok iğrenç olay peşpeşe oluyordu, hepimiz zaten artık patlama noktasındaydık. babam ne yazık ki bu gündemin içine düştü. ailelerden biri medya çalışanı, diğeri belediye ve bazı mezhepçilik işlerinin içinde olunca çok büyük bi kamuoyu oluştu ve finans programlarına kadar babam dönüyordu haberlerde.
0
🌸pandispanya
(11.02.21)
Off cok kotuymus ya. Kiz da butun ifadelerini geri aliyor da o porno ifadesini niye geri almiyor :(
0
hlot
(13.02.21)
@hlot, onu geri almasına gerek kalmadı zaten, yalan söylediği 2 ayrı inceleme ile, devletin kurumları ve kanalları ile kanıtlandı zaten...
0
🌸pandispanya
(13.02.21)
vay! uzun bir süredir çok aktif değilim ben de burada ama net hatırladığım kullanıcılardansınız.

bu kadar şeyi yaşadığınızı bilmek üzdü fakat bu kadar şeyin altından kalkabildiğinizi görmek bana gerçekten hayat motivasyonu oldu.

umarım bir daha ayağınıza taş değmez!

cafe ismini alabilirsem ben de mutlaka uğramak, yönlendirmek isterim.
0
bir ileti paylastim
(23.02.21)
@bir ileti paylaştim, ben de sizi net olarak hatırlıyorum :) eveet bazen dert dinlemek de dertlere bir nebze derman olabiliyor xD çok teşekkürler güzel dileklerinize. Kafenin ismini paylaşacağım :) Duyuruculara ömür boyu indirim var, mutlaka haberdar edin! :D
0
🌸pandispanya
(23.02.21)
Seninle tanıştığımız dönemden farklı bir kullanıcı adı kullandığım için şu an beni hatırlamayacaksın muhtemelen ama hem mesaj atıp kendimi tanıtacağım hem de mekanın ismini alacağım ki yazın gelelim :)
Ben seni çok iyi hatırlıyorum, saç rengini seçtiğimiz zamanları falan. Böyle uzun sarı/soğan kabuğu gibi bir saçın vardı çok güzel dalgaları olan. Keyfin de yerindeydi o zamanlar. Güzelliğine özenmiştim yalan yok. Geçtiğimiz haftalarda da duyurudan bir arkadaşımla oturup milletin duyurularıyla dalga geçerken senin cevabını gördük :D dedik aaa dönmüş, yoktu uzun zamandır falan... o zaman şöyle bir yorum yapmıştık “yea benim de öyle fıstık gibi hayatım olsa hayatta uğraşmam yani duyuru falan” şu konuşmadan ve önyargıdan utandım okuyunca, hepsini de okudum. Öncelikle babanın başına gelenler için çok üzgünüm, empati yapıyorum, anlattıkların benim mental sağlığımı geri dönüşsüz bozardı. Sen çok güçlüymüşsün. Başınız sağ olsun ayrıca ve umarım annenin sonuçları da iyi çıkacaktır. Gözlerine gelince, minnoş gözlerin daha da minnoş olmuştur eminim. Hayat bu, görme yetimizin ömür boyu bizde kalıp kalmayacağını da bilemeyiz. O yüzden “insan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir, gerçeğin mayası gözle görünmez.” Diyorum. Sen ve eşin duyduğum en güzel kalpli insanlardansınız. Umarım isteyen herkese böyle hayat arkadaşları nasip olur. Hoşgeldin canım.
0
irene
(23.02.21)
@irene, hay allah ya gerçekten gözlerim dolu dolu okudum. ne güzel yazmışsın :/ çok teşekkür ederim. bütün güzel düşünce ve dileklerine. hayat işte durduğu yerde durmuyor :D
aaaa ama o zaman güzel haberi de vereyim, annemin sonuçlarını daha birkaç gün önce alabildik, temiz çıktıııı :) bence de bir gün bir yerlerde yeniden güzel şeyler olacak. kimse umudunu kaybetmesin yuhuu :d

çok hoş buldum. gerçekten. tarif edemeyeceğim kadar çok teşekkür ederim... <3
0
🌸pandispanya
(24.02.21)
(9)

kadınlara hangisi daha çekici geliyor?

duyurukullanıcısı
pamuk gibi yumuşak erkek eli mi?ağaç kabuğu gibi sert erkek eli mi?
pamuk gibi yumuşak erkek eli mi?
ağaç kabuğu gibi sert erkek eli mi?
0
duyurukullanıcısı
(30.01.21)
1
0
serbest gezen koala
(30.01.21)
kadın değilim; ama ikisi arasındaki algı farkı şu:

pamuk gibi yumuşak el: bu herifin elinden hiç bir iş gelmez, beceriksiz, tornavida bile kullanamaz. işlerini hep başkasına yaptırmış/yaptırıyor

ağaç kabuğu gibi el: bu adam ağır işçi, elinden iş geliyor ama kafası pek basmıyordur.

ikisinin ortası: adamın elinden iş geliyor, en azından ufak tefek işler. demekki kafası çalışıyor elinden işte geliyor.


not: kişi ağırlık kaldırma/body çalışıyorsa durum farklı, vücüdu elinden daha öne çıkıyor
0
selam
(30.01.21)
Kadın değilim

Ama yumuşak el olunca elinden niye iş gelmiyor algısı oluyor. Adam eline iyi bakamaz mı.
0
fezagezgini_4
(30.01.21)
Kadınlar dediğin 3.5 milyar insan. Yarısına 1 yarısına 2 hoş geliyordur.
0
avatar is back
(30.01.21)
olay elde değil adama karşı duygularımda. ten uyumu ve çekim varsa her ikisi de ve daha farklı versiyonları da çekici gelebilir. tek önem verdiğim nokta tırnaklarının temiz ve bakımlı olması.
0
Phoebe
(30.01.21)
İkisi de değil.
Temiz olacak.
Tırnaklarını düzgünce kesmiş, krem sürmüş nemlendirmiş “erkeğim ben yau ne işim olur kremle” dememiş olan erkek eli çekicidir.
0
megalomaniac
(30.01.21)
Ağaç kabuğunu tercih eden var mı cidden, ilginç geldi. Yumuşak daha iyi.
0
Hazelelif18
(30.01.21)
Kendi uzerimden soylersem kadinlar ellerimi asla sevmez, o yüzden birincisi.
0
Avoiding The Puddle
(30.01.21)
bu sorunun sorulmasına neden olan seyler yaşanıyor demek ki hmmh değişik. agac kabugunun kendisi cekici değilken oyle eller neden cekici olsun -_- iş ele kalmışsa tabii ki pamuk gibi yumuşak ve temiz eller.
0
hazen
(30.01.21)
(7)

Kadınlar bunu neden yapıyor

wiekannich
Bir arkadaşım diyerek gireceğim ama olayı kendimin de geçmişte yaşadığımı soyleyeyimde utanıyorda başkasına yıkıyor olmasın.Çocuk kızdan hoşlanıyor, niyetini her türlü belli ediyor. Kız aralıklı olarak buna bi sıcak bi soğuk yapıyor, elemanın gözü kör tabi küçücük ilgisinde yelkenleri tekrar suya in
Bir arkadaşım diyerek gireceğim ama olayı kendimin de geçmişte yaşadığımı soyleyeyimde utanıyorda başkasına yıkıyor olmasın.

Çocuk kızdan hoşlanıyor, niyetini her türlü belli ediyor. Kız aralıklı olarak buna bi sıcak bi soğuk yapıyor, elemanın gözü kör tabi küçücük ilgisinde yelkenleri tekrar suya indiriyor. Yapma diyorum, kullanıyor ilgini, değmez sen de insansin diyorum. Yok abi kız çok değerli benim için ha bugün ha yarın acilacagim deyip deyip erteliyor, açıldığı falan da yok. Red yersem ilişkimizi sonsuza kadar bitirmek zorunda kalırım diyor. E bitsin diyorum o halde netlesir iste. Kiz birgun isterse diyemiyor ama dilinin altında o var, hissediyorum. Yedekte tutuluyorsun yazık yapma, o halini görünce üzülüyorum, arkadasimsin sonucta da diyemiyorum. Gelip gidip anlatıyor, ben de dinliyorum tabi.

Bana kalırsa hatun tamamen ilgisini emmeye çalışıyor. Çocuğa kabul ettiremedim. Daha da ustelemiyorum zaten kocaman insanlar. Benim baktigim acıdan farklı değerlendirebilecek var mı, artık cidden sinirimi bozmaya başladı.
0
wiekannich
(28.01.21)
24 yaşındayım, ergenken bile böyle bir şey yapmadım. İlgimi çekmeyen adamın ilgisi beni her zaman rahatsız etmiştir. Erkek olsaydım bu midesizliği yapan birisine selam bile vermeyi çok görürdüm.
0
ruhen hastayim ben
(28.01.21)
Çocuk hoşlandığı için kızın her hareketini kendine yoruyor. Kız belki o gün mutlu olduğu için normalden daha fazla o çocukla konuştu, çocuk da bunu ilgi olarak yorumladı. Çocuğun kız için soğuk dediği gün kız belki bütün gün dışarıdaydı ve birileriyle konuşmaya zamanı olmadı. Çocuk nasıl görmek isterse öyle görüyor. Bir de o kızın sıcak davranması başkaları için de mümkün olabilir. Çocuğa gösterdiği sıcaklığı okulunda, iş yerinde muhabbeti bulunan başka bir çocuğa da gösterebilir. Bu durumda kızın gösterdiği sıcaklık kız için normal bir olaydır ve kız açısından çocuğa karşı herhangi bir ilgi gösterme anlamı taşımaz.
0
dissendium
(28.01.21)
Eğer bir kadın kendiyle ilgilenen erkekten hoşlanıyor değilse, ona karşı her zaman aynı ruh halinde olmaması çok doğaldır. O an kafası bişeye kızmıştır hırsını ondan çıkarır, o an bişeye sevinmiştir çok güleç davranır, o an düşüncelidir kafası meşguldür soğuk davranır vs. Ondan hoşlanıyor değil ama olumsuz hisler de beslemiyorsa o kız bu şekilde davranır. Erkek beyefendilerin bunu bi anlaması lazım.

Fakat bu durum kızın onu sınamakta olabileceğini de gösterir. Bilemeyiz. Erkek beyler gidip açıkça konuşup net bir cevap almadıkça bu sürünceme devam edecektir.
0
1bir1bir1
(28.01.21)
Arkadaşınız insan ilişkilerinden bihaber sanıyorum. Muhtemelen bu kaçma kovalama durumumdan da haz alıyor. Kadın tarafından silleyi yemesi şart
0
olaylar olaylar
(28.01.21)
Yok ya @olaylar olaylar in dedigi gibi düşünüyorum, yüzüne de söyledim. Senin hoşuna gidiyor bu durum başka açıklaması yok diye. Kız gece 3 de uyudun mu falan yazıyor öyle anlık moody tavırlar yok yani.
0
🌸wiekannich
(28.01.21)
Detaya girmek istemiyorum ama erkekler de yapıyor bunu. Bu tuzağa düşen nice asil duyguların insanı kadınlar da var. Yapacak bir şey yok ama, bekleyeceksiniz, kendi görecek. O zaman there there yapmak için yanında olmak arkadaşlık.
0
gayda
(28.01.21)
bu olayda kadının yaptığı ne var anlamadım? arkadaşında sıkıntı var sadece hikayede. zamanla öğrenir istenmediği yeri bırakıp gitmeyi.
0
nahtoderfahrung
(28.01.21)
(2)

Hadi herkes bir anısını anlatsın

oekuklu
Can sıkıntısı işte. Başlıyorumyıllar yıllar önce, peteranswer.com diye bi site vardı, belki hala vardır. önce bi soru cümlesi yazıyordun, o arada bi klavye oyunuyla soracağın sorunun cevabını yazıp öteki sekmeye sorunu yazıp soruyordun ve sanki peter cevap vermişçesine bir cevap görünüyordu ama aslı
Can sıkıntısı işte. Başlıyorum

yıllar yıllar önce, peteranswer.com diye bi site vardı, belki hala vardır. önce bi soru cümlesi yazıyordun, o arada bi klavye oyunuyla soracağın sorunun cevabını yazıp öteki sekmeye sorunu yazıp soruyordun ve sanki peter cevap vermişçesine bir cevap görünüyordu ama aslında cevabı veren klavyeyi kullananın ta kendisiydi.

gelelim benim anıma. siteyi keşfettiğimde (2000li yılların başları tabi) önce benden 6 yaş küçük yeğenimi kandırmıştım. sonra o da ablama söylemiş, ablamı da inandırmıştım kendime. ablam annemle babama söyleyince onları da tuzağıma düşürmüştüm. başlarda eğlenceli gidiyordu, ta ki gelen misafirlere annem "peter diye bişi var fala bakıyor gel senin de falına bakalım" diyinceye kadar. artık gelen giden tüm misafirlerin falına bakıyordum. artık iş çığrından çıkmış, yalan söylemekte profesyonelleşmeye başlamıştım. misafir, akraba sülale derken işin garibi herkes inanmıştı benim yalanlarıma.

liseye geçtikten sonra site kapandı, bozuldu tarzında cevaplarla yalana ara vermiş, en sonunda itiraf etmiştim. tabi itiraf ettiğimde olayın üzerinden çoktan 2-3 sene geçmişti ahdkd

bu da böyle anımdır.
0
oekuklu
(28.01.21)
Lise yıllarında dershanedeyken, dershanenin kütüphanesine gitmiştim.Çalışma masaları duvarla bitişikti.Oturunca herkes duvara dönük bir şekilde oturuyordu.
Bir gün ders çalışırken kapıdan 2 kişi girdi.Konuşmaya başladılar susarlar diye bekledim ,susmadılar.

Dedim ki artık yeter yani söyleyeceğim.Arkamı dönmeden yarım saattir konuşuyorsunuz artık susar mısınız dedim biraz yüksek sesle.Sonra arkamı döndüm ikisinin de üzerinde beyaz önlük vardı.İkisi de hocaymış donup kaldılar.Biri güldü baya diğeri sinirlendi ben de utancımdan dışarı çıkmıştım.
0
perfectlysplendid
(28.01.21)
Istanbulda tatil yapip yurtdisina ailemin yanina gittim. Bizim alt dairede yangin baslamis, bizim daireye kadar ulasmis.

Dumandan dolayi biz inemedik, itfaiye ekipleri bizi birer birer cikardilar disari. Biz haric tüm apartman disarida..

Ambulansa attilar ücümüzü, acile gittik. Her birimizi ayri odalara alip tedaviye basladilar. Ben Istanbuldan yeni geldigim icin kuaförde sac, kulak, burun temizlenmis sekilde.. Doktor kadin burnuma bakarkan "burun killariniz yanlis" diye sasirinca ben bi dumura ugradim. Aglasam mi gülsem mi bilemedim.
Hic bir sey demeden bizimkileri aramak icin saga sola bakinmaya basladim.

Bizimkiler duman zehirlenmesi icin geldikleri acil kapisinda sigara tüttürüyorlardi :)
0
VIPCH
(28.01.21)
(9)

ciddi kalamamak ne demek

zeggy557
kısaca özetliyorum:bir hatunla 12 mayıs 2021'de buluşmak için yıllar önce sözleşmiştik. geçen ay gibi tekrar konuşmaya başladık, bir yerde bana "not: 12 mayıs bayram" yazdı. ben de kendisinin hal ve tavırlarından dolayı buluşmamız bayram gibi olacak demeye çalışıyor diye düşündüm.gel zaman git zaman
kısaca özetliyorum:

bir hatunla 12 mayıs 2021'de buluşmak için yıllar önce sözleşmiştik. geçen ay gibi tekrar konuşmaya başladık, bir yerde bana "not: 12 mayıs bayram" yazdı. ben de kendisinin hal ve tavırlarından dolayı buluşmamız bayram gibi olacak demeye çalışıyor diye düşündüm.

gel zaman git zaman ben birkaç gün önce kendisini kızdırdım yaptığım bir şey dolayısıyla. benimle görüşmek istemediğini söyledi, mesajlarıma cevap vermedi. ben de kendisine hissettiğim şeylerden bahseden birkaç sayfalık uzunca bir şeyler yazıp gönderdim. içinde bir yerde "12 mayıs bayramımız" yazıyordu.

gönderdiğim gün bunları okudu, cevap vermedi. iki gün sonra beni ortak kullandığımız bir discord server'ından blokladı. ondan da iki gün sonra gecenin bir vakti şöyle bir mesaj attı: "yazdıklarında bayramımız demişsin, ciddi kalamadım. çünkü gerçekten bayram. ramazan bayramı".

12 mayıs'ın bayram değil arefe olması dışında, burada ne anlatılmak isteniyor? ben ve tüm erkek arkadaşlarım "hahahaha beni kendine aşık mı sandın söylediklerini ciddiye alamadım" olarak anlıyoruz. tüm kadın arkadaşlarım ise "sana sinirli kalamadım, güldürdün oç :)))" yazdığını, sevimlilik yapmaya çalıştığını söylüyor.

sizce hangisi doğru? cinsiyetinizi de belirtebilirsiniz çok sevinirim.

bir de tabii buna ne cevap verilmeli?
0
zeggy557
(28.01.21)
ikisi de değil bence. alaycı bir yaklaşımla o gün gerçekten bayram diye bir açıklama yapma gereği hissetmiş sen onun söylediğini yanlış anladığın için. ben öyle anladım.
sadece yazdığın kısmıyla yorumluyorum, buradan ne "beni kendine aşık mı sandın", ne de "sana sinirli kalamadım" yorumu çıkar bence.
0
veritaslibertas
(28.01.21)
@veritaslibertas, direkt cevap olarak böyle yazmış olsa ben de açıklama derdim ama bunu son iletişimden dört gün sonra gece 2'de durup dururken yazmış olması bizi açıklama gereği duyması dışında seçeneklere götürüyor.
0
🌸zeggy557
(28.01.21)
abla sana "12 mayıs'ta buluşamayız çünkü bayram ve muhtemelen sokağa çıkma yasağı olabilir" demiş aslında. sen uyanamışsın.

bu arada ramazan bayramında arefe olmaz. arefe kurban bayramında olur sadece.
0
alperz
(28.01.21)
ben de veritaslibertas gibi anladim valla. ciddi kalamadim kismi tam da durup dururken gecenin bi koru yazmasini acikliyor iste. olayi yanlis anlamissin kiz buna gulmus, hafif de alayci bi sekilde bunu sana soylemis. yazdigin iki secenege de uymuyor bence. tek yazdigi bu mu? baska seyler de yazdiysa bi adim atip atmama yonelimini belki anlariz ama tek bunu yazdiysa uzgunum umutlarin biraz bosuna gibi.
0
in vino veritas
(28.01.21)
@in vino veritas ve @veritaslibertas gibi anladım ben de.

Arkadaşların bu ilişki sürecinizi daha yakından ve daha uzun süreli takip ettikleri için öyle bir anlam yüklemişler. Bizde ise sadece eldeki veriler var.
0
nawar
(28.01.21)
"esasen suskunluğumu bozmayacaktım ama alakasız bir şeyi o kadar yanlış anlamışsın ki kayıtsız kalamadım, kendi kendine gelin güvey olmuşsun bu konuda; bunu da bilmiş ol, kib bye" demiş bana göre. kadınım.

bence hiç cevap verilmemeli.
0
brena
(28.01.21)
Bunu kendisine sorsan daha iyi olmaz mı? İletişimi onunla kur. Daha açık ve açıklayıcı şekilde cümleler kurun. Dizilerdeki gibi. Belli ki üstü kapalı diyaloglarla kendinizi yeterince doğru ifade edemeyip sorun yaşıyorsunuz.
0
pass
(28.01.21)
brena +1
0
barabas
(28.01.21)
brena +1

"yazmayacaktım ama tepkisiz kalamadım" demek istemiş.

sizi engelleyerek sergilediği ciddi tavrı ve duruşu bozarak açıklama yapma ihtiyacı hissetmiş yani.
o yüzden "ciddi kalamadım" diye ifade etmiş.
nereden baksanız sorunlu bir ifade zaten ama bunu demek istemiş.

"sana sinirli kalamadım, güldürdün" falan anlamında yazsa böyle mahkeme dilekçesi gibi değil, en azından bir emoji, smiley falan koyardı zaten.
yıllardır bir şekilde iletişimde olduğun insanı engelliyorsan, bir espriyle (ki burada espri yapmamışsınız da, sempatik bir şey olarak algıladı diyelim) ya da kendince komik bulduğu bir şeyle o engeli açmazsın.
yıllardır bir şekilde iletişimde olduğun insanı engelleyecek raddeye geldiysen ya da bu karara bir şekilde vardıysan, dünyanın en komik şeyi de olsa gülmezsin zaten.

cevap verilmemeli.


cinsiyet: kadın.
0
blatta hiberna
(28.01.21)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.