Giriş
(4)

bu iş beni yoruyor

callosum
ilişki bitti gibi bitmedi de gibi. iki taraf da bıcak gibi kesip atamadı. hala konuşma görüşme de devam ediyor aynı sıklıkla olmasa da. fakat benim içim deli gibi huzursuz, yani onun aramasıyla iyi hissetsem de sonra berbat bir his geliyor. bu muğlaklık ne zaman bitecek ya da bitecek mi bilmiyorum.
ilişki bitti gibi bitmedi de gibi. iki taraf da bıcak gibi kesip atamadı. hala konuşma görüşme de devam ediyor aynı sıklıkla olmasa da. fakat benim içim deli gibi huzursuz, yani onun aramasıyla iyi hissetsem de sonra berbat bir his geliyor. bu muğlaklık ne zaman bitecek ya da bitecek mi bilmiyorum. içten içe bitsin istesem kendim kesip atacağım o da yok. bir de öyle garip ki normalde sevgilim aşkım dediğin insanla şöyle dolu dolu karşılıklı geçip konuşamıyorum artık. kafamdaki belirsizlikleri ancak onla konuşabilirim ama o taraf böyle bir istekte de bulunmuyor ben de talep etmek istemiyorum. ve kendime en kızdığım nokta da şu, konuşursam ve artık gerçekten biterse bunu duymaktan da korkuyorum. netlik gerektiği halde. zamana bırakalım diyemiyorum malesef şuan öyleymiş gibi davransam da kafam hep dolu. hani hala flört gibi arasın yazsın heyecanı var ama o zamanki değil tabii, can sıkıyor cogu kez devamını düşünmekten.

bu durumu yaşayan oldu mu? galiba biraz benzer şeyler varsa duymak istiyorum. ve galiba olumsuz şeyler duyacağım istemesem de ama olsun.
0
callosum
(04.02.21)
Görmezden geliyorsun, geliyorsun. Sonra birinin karşısına biri çıkıyor. O kişi yeter ve deyip ayrılıyor. Sen de sonunda falan diyip rahatliyorsun aslında. 1 ay sonra başkasıyla olduğunu anlıyorsun. Bu içten içe üzüyor. Ne ara falan diyorsun. 1 sene sonra nişanlanıyolar. Falan.

Kısacası

ayrılacaksınız.
0
westblack
(04.02.21)
kesinlikle westblack +1. ikinizden biri yakın zamanda bitirecek. giden siz olursanız daha iyi hissedecekseniz, onun terk etmesini beklemeden bitirin.
0
olsa da yesek
(04.02.21)
youtu.be

''Ayrıl coco''
0
IcedFlames
(04.02.21)
Merhaba,
İlişkideyken sevdiğim ve varlığına alıştığım eski sevgilimle ayrılmamızın daha doğru olacağını düşündüğüm için ayrılmak istemediğim halde ayrıldım. Verdiğim en doğru kararlardan biriymiş. Üzücü evet ama üzüldüm geçti. Ayrılık acısı için, ilişki süresinin yarı süresi kadar derler, bence doğru. Bir süre sonra, “iyi ki diğerinde diretmemişim, eş olarak istediğim kişinin bu insan olduğuna eminim” dedirten ve rahatça her şeyi konuşabildiğim, beraber doya doya gülebildiğim, dünya iyisi şu anki sevgilimle tanıştım. :) Tavsiyem; yara bandı çeker gibi bir anda bitirin. İyi, kötü haberini almayın, halini sormayın, onun da iletişime geçmemesini rica edin. Bir süre sonra yalnız veya başka biriyle daha mutlu olacaksınız. İçinizi kemirmeye başlayan bir şey olduğunda bence geri dönüşü olmuyor.
0
Yubari kavunu
(04.02.21)
(27)

Evli çiftler harcama dağılımını nasıl yönetiyor?

goodyes
Kadın ve erkek çalışıyorsa masraf dağılımı ve para birikimini nasıl yapıyor genelde, siz nasıl yapıyorsunuz? Bu aralar bunu çok merak ediyorum. Mesela geçen eşi de kendisi de bankacı olan bi abi “eşim kendi harcayacağı parayı alır, geri kalan maaşını benim hesaba yatırır hesap yönetimini ben yaparım
Kadın ve erkek çalışıyorsa masraf dağılımı ve para birikimini nasıl yapıyor genelde, siz nasıl yapıyorsunuz? Bu aralar bunu çok merak ediyorum. Mesela geçen eşi de kendisi de bankacı olan bi abi “eşim kendi harcayacağı parayı alır, geri kalan maaşını benim hesaba yatırır hesap yönetimini ben yaparım” diyordu. İdeali böyle mi? Siz nasıl yapıyorsunuz?
0
goodyes
(03.02.21)
Evlilik ve öncesinde nişanlılık süresince, eşim ne kazandıysa hesabında biriktirdi, bütün harcamaları ben yaptım. Ben karşılayamadığım zamanda birikim hesabı olarak tuttuğumuz onun hesabından kullandık.
Her ay sonunda gelir gider hesabını ben yaparım, eksik varsa onun hesabından gerekeni tamamlarız. Nakit ihtiyacı varsa ben veririm.
Tahmin ediyorum ki banka kartını atm'ye takıp para çekmeyi unutmuş bile olabilir bu 10 yılda.
0
quaker
(03.02.21)
herkes kendi parasını harcıyor.

1. faturalar ortak (cep telefonları hariç)
2. yemek için alışveriş ortak.
3. misafir çağıracak olan kendi alışverişini yapar.
4. kozmetik herkes kendi öder.
5. araç masrafları ortak.

daha öne denenen ortak bütçe yönteminde plansız harcamlar yapan bir taraf olunca sıkıntı oluyor. şimdi hesaba gerek kalmıyor. yaşasın bağımsız bütçe.
0
helenart
(03.02.21)
erkeğim. kartı hanıma teslim ettim. bana harçlık veriyor. dünya umurumda değil.
0
iddaaci
(03.02.21)
Kredi kartları ortak
İsteyen istediğini alıyor, soran yok, haber verebilir isterse
ama genelde "al canım" diyoruz.

para ortak birikiyor.
kart ödeniyor sonra ay sonu
kalan parayla da pound alıp biriktiriyoruz.

paralar, poundlar, kart ödemeleri bende
eşim bana sık sık para gönderiyor, benim maaş + ek gelirler benim hesapta birleşiyor.
0
summatinyourteeth
(03.02.21)
Taraflardan biri "benim param benim param", "eşimin parası da benim param" diyorsa o evlilik yürümez.

Böyle olmayacak şekilde ayarlanması gerekiyor.
0
hayirsiz
(04.02.21)
1.5 yıllık evlilik. Maaşlar aşağı yukarı aynı. Mesela ben kenara 5x ayırıyorum, eşim 4x. Herkesin birikimi kendi hesabında. Herkes kendi kalan parasından özel harcamasını yapıyor. Ortak harcamalar ortak. Ama birbirimizden para esirgeme, ailelere yardım konusunda çekince falan olmuyor. Birikimler farklı olsa da kimde ne kadar var biliyoruz. Bir harcama olunca da ortak giriyoruz. Tam bir kanka galiba eşim.

Edit: Yatırım danışmanlığı genel olarak bende. "Altın al" diyorum, "vadeliye yatır şimdi" diyorum, yapıyor. Kaybedince de sorun etmiyor (muhtemelen tolere edilebilir kayıplar olduğu için:)
0
prole
(04.02.21)
Bizde "Sende ne kadar kaldı bende şu kadar var, tamam şunun için şu kadar ayıralım, haftaya da şu ödenecek" şeklinde dönüyor işler.
0
joker hakki
(04.02.21)
Evli değiliz, birlikte yaşıyoruz. Partnerimin üç katı kadar maaş alıyorum. Kira, aidat ve faturalara ait ödemeleri o yapıyor. Market alışverişleri ve yemek siparişleri bende. Ayrıca eve ev tekstili, küçük ev aletleri vs alınacaksa yine ben alıyorum. Tatillerde de kazancımız oranında harcıyoruz, o bir harcıyorsa ben üç şeklinde. Ekstra tatile çıkılacaksa, lüks bir harcamamız olacaksa tamamen ben karşılıyorum.
0
feliss
(04.02.21)
Ha, eklememe gerek yoktur tabii ama onun dışında herkes kendi kredi kartı ve banka hesaplarına sahip. Kişisel olarak ne isterse alıyor. Yatırımlarımız da ayrı ama birbirimize danışıyoruz hisse, döviz, cripto currency vs alım-satımlarında. Bir de tabii bunlar ayrı diyorum ama herhangi bir şekilde bir ihtiyacımız olursa, harcamamız gerekirse, ev, araba vs alacak olursak birkimlerimizden ortak bir şekilde harcarız.
0
feliss
(04.02.21)
Senin paran benim param yok. Bir sey alirken birbirimize soruyoruz.
Excel tablomuz var. Aylik max market harcamasi limiti belli, elektrik faturalarını giderleri kirayi her şeyi yazıyoruz. Harçlık da bırakıyoruz. Kalan miktarı hisse senedi ya da fon alarak değerlendiriyoruz. Bunlar benim hesabımda ama benim diye dusunmuyorum bizim diye düşünüyorum.

Sene sonunda kimin eve ne kadar para soktuğunu bileceğiz ama bu tamamen data icin, gelire göre farklı bir yaşam yok :)

Bu sağlıklı finansal iliskiyi 2 seye borçluyuz.
1) ailelerimize destek olmamiza gerek yok.
2) ikimiz de birçok insan için cimri sayılırız. Para harcama davranışlarımiz çok benzer bu konuda tartışmıyoruz hic. Ikimiz de alisveris düşkünü vs olsaydık da problem olmazdi. Sorun bi taraf daha tutumlu diğerinin daha savurgan oldugu zamanlarda ortaya çıkıyor bence.
0
sonsuz
(04.02.21)
Masrafların tek elde toplanması önemli. Tüm masrafları ben yönetirim. Harcamaları yaparım. Eşim eksik kalan kisimlari için takviye yapar. Artan olursa da çeşitli araçlarda değerlendirmeye çalışırız. Ama bu bu sıralar pek mümkün olmuyor.
0
grid
(04.02.21)
eşim har vurup harman savurucuydu, yavas yavas ögrendi. artık en azından buyuk harcamalardan önce soruyor.
her sey bende, gelirler de giderler de. ama giderler hep cok oldugu icin butce dengelemek cok yorucu oluyor benim icin:(
0
art vandaley
(04.02.21)
Herkesin kendi kartı ve hesabı var, ortak harcamaları kime denk geliyorsa o yapar. Bireysel harcamalarda ufak tefek şeyler konuşulmaz, daha büyük harcamalar yapılacaksa diğeriyle konuşulur. Maaşlar yatınca kartlar ödenir, eşim kira ve faturaları öder, eksik kalırsa ben takviye yaparım (gelirimiz yaklaşık aynı). Altın alınacaksa eşim, döviz alınacaksa ben alırım. Birikim takip ettiğimiz bir Excel dosyamız var. İkimiz de savruk olmadığımız için çalışıyor sistem, evlendiğimizde konuşmadık hiç nasıl yapalım diye kendiliğinden böyle gelişti.
0
gmzo
(04.02.21)
Ben evin kredisini ödüyorum ve kredi kartımı kapatıyorum. Eşim evin diğer masraflarını ödüyor ve eksik kaldığımız boktalarda birbirimize harçlık veriyoruz aslında ortak her şey. Ama evle ilgili genel ödenecek şeyleri onun maaşından ödüyoruz. Bir de o ayın 15 inde alıyor ben de ayın başında aldığım için aslında daha güzel oluyor 15 günde bir yeni maaş geliyor gibi oluyor birbirimize harçlıklarımızı o şekilde veriyoruz
0
esinikaybetmiscorap.
(04.02.21)
Eşim maaşını her ayın son iş günü alıyor. Kira faturalar krediler vs tüm ödemeler onda. Benim hesabıma da gönderiyor. Ben maaşımı çok geç aldığım için genelde benim maaş çarçur oluyor bir işe yaramıyor. Hesaplarımız bir asla senin paran benim param hesabı yapmayız.
0
suicides underground
(04.02.21)
evin tüm harcamaları, ev kredisi, araç kredisi, gezme tozma masrafları vs her şey bende. eşim kendi parasını harcıyor, kendi harcamalarını yapıyor, isterse biriktiriyor artanı. bazen benimki yetmezse ondan para istiyorum o kadar.

neden böyle yapıyoruz, onun harcamaları bana saçma gelebiliyor erkek olduğum için. benimkiler de ona saçma geliyor bazen. kendi kazanıp kendi harcayınca karışmıyorum. özellikle kadın çalışma özverisini gösteriyorsa iki taraf ta kendi parasını harcayabilmeli yoksa evliliklerden problemler oluyor. gidip araba kredisi çektirip kıza ödetmek falan büyük sıkıntı ve stres kaynağı, söylemiyorlar ama taşıyorlar bu mevzuyu yıllarca. kazansın ne yapıyorsa yapsın, kendi arabamı da kendim öderim en temizi bu, dolayısıyla bir çok evlilikteki o temel polemikleri kesinlikle yaşamıyoruz.
0
roket adam
(04.02.21)
Herşey ortak. Para ortak hesaba aktarılır tüm masraflar oradan ödenir alışveriş, kredi kartı, krediler vs. Herkes normal harcamalar dışındaki harcamalarında bilgi verir. Maşallah sorun yaşamıyoruz.
0
FAtE
(04.02.21)
"erkeğim. kartı hanıma teslim ettim. bana harçlık veriyor. dünya umurumda değil."

şöyle olmayı o kadar çok isterdim ki :D süper olay valla
0
jugador
(04.02.21)
Benim banka kartim ve kredi kartim esimde.Esim yapacagi tum harcamalari burdan yapar. Maaslardan arta kalanlar da dahil olmak uzere yatirimlarin nerelerde degerlendirilecegini ben yonetirim.Bu birikimlerin bir kismi benim hesabimda bir kismi onun hesabimda. Görüldügü gibi ortak bir havuzuz
0
turkuaz
(04.02.21)
Biz kirayı, faturaları bölüşüyoruz. Elektrik, internet birimizde, su ve doğalgaz diğerinde gibi.

Kalan parayla da birikim yapıyoruz. Ben uğraşmayı sevdiğimden hisse senedi kovalıyorum, o vadeliye veya çok uygunsa dolara/altına yatırıyor.

Keyfi harcamalarda vs. de birbirimize karışmıyoruz. Ben konsol aldım mesela kendim ödedim, o kendine hobi malzemeleri aldı kendi ödedi mesela.

He keyfi 1000 dolarlık harcama yapacak olsam sorarım, araba vs. alacak olsak yine ortak paydada buluşuruz bir şekilde.

Bizim de kendiliğinden gelişti, taraflardan biri çok dengesiz harcamalar yapmıyorsa özerklik iyidir bence.
0
chicha_v2
(04.02.21)
Evlendiğimizde ortak hesap açacaktık, ikimizin de internet bankacılığı ile ulaşabileceği bir hesap sunan banka bulamadık. Şimdi herkesin maaşı kendi hesabına yatıyor. Eşim kirayı, faturaları, kendi kredi kartını ödüyor. Ben de kendi kredi kartımı ödüyorum. Eşim her ay değişken meblağ gönderiyor bana, döviz alıp kendi hesabımda biriktiriyorum. öyle disiplinli bir ortam yok. Gidere göre ya ondan çıkıyor ya benden. Her şey ortak. buyuk harcamalarda istişare ederiz birbirimizle.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(04.02.21)
Ben savurganim, esim tutumlu. Kredi kartlarini pos cihazlarinda asla kullanmamaya karar verdik. Ne alırsak alalim nakit kullaniyoruz. Internet alisverislerinde hesaptaki canli parayi hemen kredi karti hesabina transfer ediyoruz. Hesapta varsa aliyoruz. Kirayi, faturaları ayirdiktan sonra maasi hanima teslim ediyorum. Bana harclik veriyor. Tum harcamalar onda. Oh. Kafa rahat.
0
Kirmizibavul
(05.02.21)
şu an evli değiliz ama evlenirsek şöyle yapcaz.

ikimizin geliri birleşecek. Bu toplam paranın;

- %20'si benim kişisel harcamam,
- %20'si kendisinin kişisel harcaması,
- %30'u ev harcamaları,
- %30'u yatırım.
0
makarnavodka
(05.02.21)
"erkeğim. kartı hanıma teslim ettim. bana harçlık veriyor. dünya umurumda değil."


yemin ederim evlenince hayat felsefesi yapicam bunu. 15 senedir buradayim, gordugum en efsane cevaplardan biri. haha.
0
baldur2
(05.02.21)
Tüm harcamalar ortak... TL, döviz, altın birikimlerini eşim yapıyor. Bitcoin birikimlerini ben yapıyorum.
0
humat
(06.02.21)
Birlikte çalıştığımız için bizim açımızdan çok kolay. Bütün para bende toplanıyor :D Kiralar, kredi kartları, krediler, maaşlar, faturalar, sigortalar vs bütün ödemeleri ben yapıyorum. Kenara atılacak, dövize çevrilecek vs parayı çeviriyorum. Cebimizde genel bi para oluyor harcamak için kimin neye ihtiyacı varsa. Para biterse yine harcanabilecek kısımdan ben veriyorum. Marketi filan da kartlardan yapıyoruz. Haftalık rapor veriyorum, şunu şöyle yaptık, bunu böyle yaptık, şu kadar kaldı haberin olsun gibi. Öyle yani özet olarak iş ortak, havuz ortak, harcamalarda ayrı gayrı yok ama yönetim tek elden.
0
pandispanya
(06.02.21)
ikimizde ihtiyacımızdan fazla kazanıyoruz herkes kendi parasını harcıyor artanı ek hesapta vade yapıyoruz
0
basond
(06.02.21)
(1)

fotoğrafını görünce kalbimi çarpıntı tuttu

infirmary blues
yıllar yıllar önce yolların ayrıldığı eski mi eski gönül işi aklıma esti. bugün doğum gününü anımsayınca bir instagram ziyareti gerçekleştirdim. pek ziyaret de etmiyorum kendilerini aman işte onca zaman onca insan onca mekan. fotoğrafını görünce bir çarpıntı tuttu tuhaflaştım şaşırdım. hatta kendi k
yıllar yıllar önce yolların ayrıldığı eski mi eski gönül işi aklıma esti. bugün doğum gününü anımsayınca bir instagram ziyareti gerçekleştirdim. pek ziyaret de etmiyorum kendilerini aman işte onca zaman onca insan onca mekan. fotoğrafını görünce bir çarpıntı tuttu tuhaflaştım şaşırdım. hatta kendi kendime, bu bana biraz abartılı geldi bile dedim, keyif çayı içesim geldi gece gece. yarın da iş var pek hayra alamet değil. şimdi kendime soruyorum ya ben unutamadım mı niye böyle oldu durduk yere, psikolojik sorunlarım mı var hormonal dengem mi bozuldu gibisinden. hiç olmazdı. normaldir olur öyle mi yoksa bu şeyi kafana tak mı diye dilemmaya düştüm, derdimi anlatasım geldi.
0
infirmary blues
(03.02.21)
Arada olur öyle. Normaldir.
0
himmet dayi
(03.02.21)
(4)

game of thrones + facebook

Tochinoshin
dizinin en iyi zamanlarını izleyip face'yi aktif kullandığınız zamanlarda aklınıza başka güzel, hatırlayınca mutlu eden neler geliyor? 2011-2015 olabilir mesela. ne ile ortak olarak ilgilenirdik o zaman?
dizinin en iyi zamanlarını izleyip face'yi aktif kullandığınız zamanlarda aklınıza başka güzel, hatırlayınca mutlu eden neler geliyor? 2011-2015 olabilir mesela. ne ile ortak olarak ilgilenirdik o zaman?
0
Tochinoshin
(03.02.21)
9gag. Ben de bir de shameless çok severim ortak mı bilemedim ama. Ya bir de ekşi sözlük. O zamanlar gerçekten severdim.
0
malwethiel
(03.02.21)
Benim ikilim de isketch+Facebook. 2009-12 arası oyun oynayıp Facebook’ta ekleşirdik :’(
0
hayvanat
(03.02.21)
The office geliyor aklıma 2011 yılları.

2007 08 de güzeldi. Facebooktan rakı ve dansöz gönderme vardı ahahah
0
false pretension
(03.02.21)
last.fmde güzel ortam vardı o dönemler. formspring.me yeni çıkmıştı herkes birbirine anonim soru soruyordu. connected2.me yeni çıkmıştı. 0.facebook.com vardı ve herkes yeni yeni mobil internet kullanmaya başlamıştı, 30 liraya 1 gb paket veriyordu operatörler.
0
theseachange
(03.02.21)
(4)

Yolunu bulamamak

ichbinikola
Merhaba. 29 yasinda insanin hala hayatta ne olacagina karar verememesi normal mi sizce. Akranlarim kariyerlerinde hep bir ust asamayi gozlerini dikmisken ben hala uzerime yapismis 5 senelik title’imla ne olmam gerektigine karar veremedim. Bir gun yurtdisinda yuksek yapmak, diger gun ciftci olmak, er
Merhaba. 29 yasinda insanin hala hayatta ne olacagina karar verememesi normal mi sizce. Akranlarim kariyerlerinde hep bir ust asamayi gozlerini dikmisken ben hala uzerime yapismis 5 senelik title’imla ne olmam gerektigine karar veremedim. Bir gun yurtdisinda yuksek yapmak, diger gun ciftci olmak, ertesi gun su an bulundugum yerde ilerlemek. Her gun kafam karisiyor. Kariyerleri stabil insanlar nasil yapiyor bunu :( arayisla omur gecmez diye dusunuyorum
0
ichbinikola
(02.02.21)
Hedefler koyun önünüze, her yıl bir şeyi bitirin, kendinizi geliştirin. Gençlikte bence üşengeçlik çok tehlikeli, bir şey yapmayınca hiç bir şey yapmıyorsunuz
0
esinikaybetmiscorap.
(02.02.21)
Gel kardeşim sarılayım sana :) +1

Ayrıca akranlarımın bir üst basamağa çıkmak için kaydırdıkları hayatları, asosyal olmalarını, sadece iş hakkında fikirleri olduklarını, patronun elini eteğini öpmelerini gördükçe iyi ki böyle hırslarım yok diyorum :)
0
paramolacak
(02.02.21)
40'i gecmis olup hala ne yapacaklarina karar verememis 3-5 arkadasim var.
Ortak ozellikleri para sikintilari yok, coluk cocuk yok, oturduklari daireler dededen kalma kira dertleri yok vs. Geziyorlar.
0
cooperr
(02.02.21)
paraya pek ihtiyacın yok diye düşünüyorum, zira paraya ihtiyacı olan adam yurtdışında yüksek yapmak ya da çiftçi olmak gibi seçenekleri değerlendiremez. paraya ihtiyacın yoksa fazla düşünmeden gerçek manada canının istediğini yap, seni o mutlu edecektir.

paraya ihtiyacı olan biriysen, en çok para getirecek kariyerin peşinden koşmak dışında bir şansın yok.
0
roket adam
(02.02.21)
(17)

Kedim vefat etti

sumuklurakun
Kısırlaştırma için sabah veterinere verdiğim kedimi gömdüm bugün.Kesiyi açtıkları anda solunumu zayıflamış, operasyonu iptal edip döndürmeye çalışmışlar ancak maalesef.Pek (hiç) arkadaşım olmadığı için buraya yazmak istedim.
Kısırlaştırma için sabah veterinere verdiğim kedimi gömdüm bugün.
Kesiyi açtıkları anda solunumu zayıflamış, operasyonu iptal edip döndürmeye çalışmışlar ancak maalesef.
Pek (hiç) arkadaşım olmadığı için buraya yazmak istedim.
0
sumuklurakun
(02.02.21)
:((
başın sağolsun :((
0
pati
(02.02.21)
başınız sağolsun. umarım keyifli ve güzel vakit geçirme şansınız olmuştur bugüne kadar. geçen yaz benzer bir durum yaşamıştım ben de. farklı olarak nerede gömülü olduğu vatsaptan konum olarak geldi bana. oysa orada olmalıydım. başlarda özlüyordum ama her şey gibi buna da alışıyorsun.
0
nrmnm
(02.02.21)
Çok üzüldüm yahu, yaşı gelmiş olsa neyse de, bu haliyle çok üzüldüm valla.
0
Fusha
(02.02.21)
Başınız sağ olsun. Ben de köpeğimi çok genç bir yaşında kaybetmiştim tıpkı sizin gibi. Günler hatta aylar sürecek şu anki üzüntünüz ama emin olun zamanla ister istemez buna da alışacaksınız ve güzel anılarınız kalacak hep aklınızda.
0
ms brownstone
(02.02.21)
çok üzüldüm. yavru kedi sahiplenin lütfen, daha rahat başedersiniz.
0
uuth
(02.02.21)
Çok üzüldüm ya :((( ben de bizimkini kısırlaştırma için bıraktığımızda hep böyle şeyler düşünüp tedirgin olmuştum. Gerçekleşmiş olmasını düşünemiyorum. Umarım çabuk atlatırsınız.
0
elorelia
(02.02.21)
3 yaşına girecekti Mayıs'ta
0
🌸sumuklurakun
(02.02.21)
Bol sabir!
0
buf-e kür
(02.02.21)
Çok üzüldüm başınız sağ olsun. Yeni bir minnoş sahiplenince acı az da olsa hafifliyor.
0
red morning
(02.02.21)
Başınız sağolsun :( O kediye çok güzel bir hayat yaşattığınıza ve mutlu ettiğinize eminim. Belki kişisel kölesi bile olmuşsunuzdur :)

O kedinin yerine geçmesi değil ama, başka bir kediyi mutlu etmek için yeni bir kedi sahiplenebilirsiniz; denildiği gibi baş etmesi daha kolay olur.
0
aguen
(02.02.21)
Başınız sağolsun, çok üzüldüm :( sabırlar diliyorum.
0
pandispanya
(02.02.21)
Hepiniz sağolun.
Vefat eden kedimin 1.5 yaşında bir kızı da var evde. Onu da kısırlaştırmayı düşünüyordum ancak bu saatten sonra imkanı yok bir daha böyle bir işe girişemem.
Evin içerisinde kızgınlıkta bağırmalarına da gönlüm elvermiyordu bu sebepten bunu da köye götürmeyi düşünüyorum. En azından orada doğurur, özgürce dolaşır şehir tehlikeleri olmadan. Götüreceğim kişi de en az benim kadar kedi seven ve iyi bakabilecek birisi.
0
🌸sumuklurakun
(02.02.21)
ihmal var mi acaba?
0
ghostinthemech
(02.02.21)
Başınız sağ olsun. Zor bir durum. Yavrusu içiniyi düşünmüşsünüz fakat o evde sizinle yaşamıyor mu
0
rapisa
(02.02.21)
eve alışmış kediye köye götürüp salma fikri hiç mantıklı değil. kısırlaştırırken ölmesin derken ömrünü kısaltıp hayat kalitesini düşürüyorsunuz.
0
elorelia
(03.02.21)
Allah sabır versin.
Geçenlerde bir arkadaşla konuşurken lafı geçti; ilk kedimizi sokaktan sahiplendiğimizde yetişkin bir kediydi, bizimle de 10 sene yaşadı. Üniversiteye yeni başlamıştım öldüğünde. 3-4 ay aklıma geldikçe ağladım. Bir diğer kedim öldüğünde de çok ağlamıştım. Şimdiki kedimin yaşı epey var, ama aradan geçen süre içinde öyle kayıplar oldu ki, bunun bir döngü olduğunun bilincine vardım. İnsanlar ve hayvanlar; doğar, yaşar ve ölür. Kimse kalıcı değil. Bir hoş sada bırakabilmişse bu kubbede ne mutlu.
0
SiyamkedisiZorro
(03.02.21)
cok uzuldum basiniz sagolsun yeni yavru kedi sahiplenme fikri bana da mantikli geldi atlatmaniz icin
0
camene87
(07.02.21)
(13)

mantıklı cevap arıyorum.

super kahraman olsaydim baba olurdum
ayrılmak üzere olduğum eşimin ailesi yaşadığımız sorunu bilmesine rağmen dün son kez konuşmak istedi. sorunun ne kızım dediler. ben de zaten bildikleri şeyi çok kırıp dökmemeye çalışarak anlattım.konuşmanın özünde bana aldatılmadığım ve dayak yemediğim için bir şeylere katlanmam gerektiği ve boşanma
ayrılmak üzere olduğum eşimin ailesi yaşadığımız sorunu bilmesine rağmen dün son kez konuşmak istedi. sorunun ne kızım dediler. ben de zaten bildikleri şeyi çok kırıp dökmemeye çalışarak anlattım.
konuşmanın özünde bana aldatılmadığım ve dayak yemediğim için bir şeylere katlanmam gerektiği ve boşanmamam gerektiği söylendi.
o kadar zoruma gitti ki, illa dayak yemem mi lazım ayrılmam için.
gerçekten bu kadar spesifik şeyler olmayınca insan bir şeylere katlanmak zorunda mı?
değil tabi de. siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(02.02.21)
Sen mi bosaniyorsun? Sacma tabii ki, sorun ne bilsek yorum yapabilirdik ama verdiğin karardan ne olursa olsun hiçbir zaman pisman olma derim, en doğrusunu sen bilirsin.
0
bbpress
(02.02.21)
söyledikleri şey saçma tabi ki. aldatılmamak, dövülmemek zaten evlilikte artı puan değildir ki. olması gereken şeydir. oh aldatılmıyorum diye şükretmez ki insan. yani nasıl anlatsam. çalışıp da oh maaş alabiliyorum, patronum maaşımı yatırıyor diye şükretmek gibi bi şey. ama zaten normal olan çalışıp maaş almak/evliliğe sadık kalmak olduğu için bunlar var diye katlanmamız beklenemez. aile çok meraklı ise senin aldatmıyor oluşuna şükretsin mesela.

yaşadığınız sorun ne bilmiyorum. ortada çocuk varsa ve büyük bi problem yoksa tekrar denenebilir. ama sevgi, saygı bittiyse yapacak bi şey yok. karar sizin kararınız. aynı yatağa giren sizsiniz. istenmeyen bi evliliği sürdürmek imkansız zaten, boşuna eziyet. dünyanın sonu da değil.
0
elorelia
(02.02.21)
bazı insanların görüşlerini önemsememeliyiz
nasıl isterlerse öyle düşünsünler
yeni hayatınızda başarılar dilerim
0
superb
(02.02.21)
ya kendini gaza getirip boşanma kararı mı alıyorsun acaba?

çünkü kadınlar belli bir yaşta sırf güç gösterisi yapmak için kendilerini gaza getirip boşanmaya çalışıyorlar.

bakın ben boşandım zor kararlar alabiliyorum güçlüyüm falan hesabı. çok gördüm.
0
duyurukullanıcısı
(02.02.21)
Sanırım ayrılma sebebiniz geçimsizlik. Dayak veya aldatma doğal olarak herkesçe meşru sayılırken geçimsizlik biraz daha hafife alınıyor. Toplum böyle olduğu için onların (eşinizin ailesi) yaklaşımlarını da çok dert etmeyin. Mühim olan sizin mutluluğunuz, başka bir çıkar yolu bulamıyor ve anlaşamıyorsanız mutluluğu ve huzuru seçmeniz gayet normal.
0
vampir akrep
(02.02.21)
karşı tarafın ailesinin ne demesini bekliyordun ki. çok normal olarak senin üstüne gelmişler iste. salla gitsin bence.
0
roket adam
(02.02.21)
Bir anne baba olarak bir şekilde bardağa dolu tarafından bakmanızı istemişler haklı olarak. sorun nedir bilmiyoruz tabii ama herkesin sorun eşiği de farklı olabilir.
onlara göre sorun olmayacak bir şey yaşadıysanız evliliği devam etmeniz yönünde tavsiyede bulunmayı görev edinmelerinde herhangi bir saçmalık veya yanlış bir şey yok bence.

İnsan katlanmak zorunda mı sorusu dünya görüşünüze, karakterinize göre değişir.

klasik bir hikaye vardır. Adamın tekine "bahçende bir siyah bir beyaz köpek var, kavga etseler hangisi üstün gelir?" diye sormuşlar. Adam da "hangisini beslersem o yener" diye cevap vermiş.

Siz hangisini beslemek istiyorsunuz?
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(02.02.21)
sorunun ne olduğunu öğrenmemiz gerekir tabi. Ama muhtemelen evlilik bitirme kararının çok ciddi bişey olduğunu ve geçerli gerçekten sebepler olması gerektiğini söylemek istemişlerdir.
0
azzlack
(02.02.21)
taraflar davet etmedikçe ailenin müdahil olması bile sakat bence. onlara açıklama borçlu musun? söyledikleri şeyin de iler tutar bir yanı yok, ilişki bu iş değil ki "piyasa kötü, bak maaşını da alıyosun" diye akıl verilsin.
0
her giriste sifresini unutan adam
(02.02.21)
Nedense şiddeti sadece fiziksel şiddet sanıyorlar. Psikolojik ve duygusal şiddet hiçbirşey ifade etmiyor bazıları için. O nesil malesef biraz böyle:(
0
suicides underground
(02.02.21)
onlara olan faydasini veya zararini düsünebilirsin sonucta sen taniyorsun, belki adama biz mi bakicaz, karisi baksin diyorlardir.
0
wishmaythşngs
(02.02.21)
insan elbette bir şeylere katlanmak zorunda değil, yani bir sabah uyanırsın ve artık yanındaki insanla uyanmak istemediğini düşünür, bu yüzden boşanırsın.

diğer yandan, geçen hafta böyle bir şey ailemde yaşandı.
dayımın ikinci kez evlendiği eşiyle aralarında bir süredir bir didişme vardı.
birbirlerini 15-16 yaşından beri tanıyorlar.
eskişehir-istanbul arasında gidip gelmeli bir evlilik.
sohbet arasında bir nevi eşinizin ailesinin dediklerini söyledim dayıma.

çünkü böyle düşünüyorum.
yani yaşa, duruma, sürece, konuya, kişilere göre değişir ama bu durumda bence de saçma sapan bir şeydi boşanacak olmaları.
ki dayım eskişehir'e gidince barıştılar.
yani içinizde bir şeyin bitmesi için illa bir nedene gerek yok.
dediğim gibi, bir anda aniden "istemiyorum ya" da diyebilirsiniz ve bu yeterli bir sebeptir.

ama diğer yandan da, evlilik ciddi bir mesele.
hepimiz 20'li 30'lu 40'lı yaşlarımızda kalmayacağız ömür boyu.
çevremde 40'lı yaşlarında koca boşamayı marifet sayan, adamları damızlık gibi kullanan ya da evlenirken öylesine evlenen, sonra adamı olduğu kişi için eleştiren kadın sayısı aşırı fazla.
ne evlenirken ne de boşanırken "sevgi"yle ilgili en ufak bir şeyi hesaba katmıyorlar.
bir kadın olarak bu durumda kadınlara hak vermiyorum açıkçası.
güçlü kadın hareketi bu demek değil.

yani sadece içsel olarak, nedensizce bile olsa bir şeyi istememek kapris değildir ama bir kapris uğruna evlilik bitirmek de yetişkince bir davranış değil.
bu durumda sorunuzun kesin bir cevabı yok.
0
blatta hiberna
(02.02.21)
onların söylediklerine gücenecek bir şey yok. onlar başka bir zamana aitler sizi ve yaşadıklarınızı anlamayabilirler. kendi meşreplerince yorum yapmışlar.

bunun kararını verecek olan sizsiniz. onların bilirkisiligine basvurmak, fikir almak zorunda değilsiniz.

sakin bir kafayla objektif olarak değerlendirin ama. hirslanmadan, sinirlenmeden ve başkalarının gazına gelmeden.

hiçbir detayı bilmiyoruz. anca bu kadar olur.
son kararınız en doğru karar olsun.
selamlar.
0
tabudeviren
(02.02.21)
(8)

Marla Singer

pofudukayi
Beyler size bir soru bu, toksik, guzellik normlarina uymayan, neresinden baksan eş adayı olmayan bu karekterde ne buluyoruz bu kadar fenomen olmasinin ardinda seksilik disinda ne var sizce ? Erkeklerin hangi duygu,dusunce veya durtusune hitap ediyor bu kadar ?
Beyler size bir soru bu, toksik, guzellik normlarina uymayan, neresinden baksan eş adayı olmayan bu karekterde ne buluyoruz bu kadar fenomen olmasinin ardinda seksilik disinda ne var sizce ? Erkeklerin hangi duygu,dusunce veya durtusune hitap ediyor bu kadar ?
0
pofudukayi
(02.02.21)
herkes kari koca mi ariyor bu hayatta ya pilav yapmiyo diye engeli basar misiniz djsjsj gayet gotik, ozguvenli, seksi bir kadin imaji. memur degil hr beyaz yakalisi degil bankaci degil daha ne istiyosundjdjsj kriterlerim bunlardi evt. zaten es adayi gibi gorunen cogu insan kadin erkek farketmeksizin seksi degildir.
26K
0
ala09
(02.02.21)
hah süper konu.

yingyang. her insanın içinde karanlık taraf var aydınlık gibi. bu karanlığa arada hitap eden birileri fena olmuyor.

askıntı olmuyorlar (ki marla bir yerde sıkmaya başlıyordu), birlikteliklere büyük payeler biçmiyorlar, beklentiye girmiyorlar.

erkeklerin hangi dürtüsü demişsin pofudukayı ama şu da var, (bkz: hatunların efendi adam yerine piç tercihi ) bu işler karşılıklı.

"ama bütün erkekler öylesiniz" ya da "hayatıma giren bütün erkekler aynı" ilkine cevabım dünya çok kalabalık, ikincisine cevabım eğer marla singerlara hayran erkekler bizi mutsuz ediyorsa uzak durulması gereken kadınlar başlığı var, seni oraya alalım. uzak duruyoruz.
0
sanzelize canavari
(02.02.21)
Herkes kadinlarin "bad boy/kotu cocuk" takintisini agzina sakiz etmis ama bence erkeklerin "eglenilecek kiz"lara duydugu cekim cok daha fazla. Kulturdeki agir muhafazakarlik ve baskidan dolayi renkli sac, dovme vs... gibi normun disindaki ozelliklere sahip kadinlar baya saglam arzulaniyorlar.
0
cleric
(02.02.21)
Ee sadece siz mi serseri seviyorsunuz?
0
guitarissimo
(02.02.21)
marla singer süper karakter. hem özgür ruhlu hem de feminen.
böyle özgür ve weird kadınlar bir zaman sonra erkekleşiyorlar. marla'da bu yok. hem kadınsı hem serseri. hareketleri oldukça feminen.
0
dafuq
(02.02.21)
-erkeklerin hanımkız yerine yelloz tercihi- diyerek özetleyebilirim konuyu, erkek doğası gereği savruk hayata meyillidir, kendi türünden birini gözlemleyince algıda seçici davranıp tercihini davranışının uyumlu olduğu kişiye yöneltebiliyor.
0
firemanjonny
(02.02.21)
profil hiçbir şekilde benim ilgimi çekmiyor. filmden sonra uzun süre gözlemlediğim şey kadınların bu profile özenmesi.
0
uuth
(02.02.21)
İsmail Saymaz bana bu karakterden daha çekici geliyor. Fenomen olmasının ardında ne var bilmiyorum ama seksiliği olmadığına neredeyse eminim.
0
bruce mclaren
(02.02.21)
(3)

uzun süreden sonra tekrar utangaç mı olmaya başladım

gizemli dede
27-28 yaşında er bireyim. uzun süreli bir ilişkimden ayrılalı 6-7 ay oldu. o sıra yeni bir şehirde olduğum için ayrıldıktan sonra doğru düzgün arkadaşım da olmadı. zaten korona da var.şimdi iş yerinde bir kız var. hoşuma gidiyor bazı tavırları ve konuşmaları. ya ama onun yanında tutukluk yapıyorum a
27-28 yaşında er bireyim. uzun süreli bir ilişkimden ayrılalı 6-7 ay oldu. o sıra yeni bir şehirde olduğum için ayrıldıktan sonra doğru düzgün arkadaşım da olmadı. zaten korona da var.

şimdi iş yerinde bir kız var. hoşuma gidiyor bazı tavırları ve konuşmaları. ya ama onun yanında tutukluk yapıyorum aşırı kasıyorum kendimi. gösteremiyorum kendimi. rahat olamıyorum. uzun süreden sonra ilk defa başıma geliyor böyle bir şey. kızla ortak arkadaşımız olan kızlara ona olan ilgimi bahsettim lakin benden aldıkları bu fikri kıza vermişler. ondan aldıkları fikri bana vermiyorlar.


şimdi sizce sebebi nedir bu tutukluğun. ilk. sevgilim olmayacak kendisi eğer olursa. neden tutukluk yapıyorum anlamıyorum.
0
gizemli dede
(02.02.21)
Olumlu olsa bahsederlerdi. Olumsuz olmasından dolayı fikri sana bahsetmiyor olabilir mi?
0
baal
(02.02.21)
Flört etmeyi unutmak diye bir şey var, uzun ilişkiden sonra olur, geçer.
@baal +1
0
pati
(02.02.21)
İnsanın dönemsel olarak özgüveni artabilir veya azalabilir.

Stresli bir dönemden geçiyorsan utantaclik baslayabilir.
0
bbpress
(02.02.21)
(8)

artık boğma noktasına gelen motivasyon sıkıntısı

siyahliadam
merhaba. pandeminin başından beri evden çalışıyorum. tek yaşıyorum. ilk zamanlar aşırı yoğunluktan kaynaklı pek kafamı kaldıramadığımdan zaman tükenip geçti. ancak son 2 aydır inanılmaz bir motivasyon sıkıntısı yaşıyorum. gün içinde işimi yapıyorum ama normalde 2 saatte yapacağım işi 2 günde yapıyor
merhaba. pandeminin başından beri evden çalışıyorum. tek yaşıyorum. ilk zamanlar aşırı yoğunluktan kaynaklı pek kafamı kaldıramadığımdan zaman tükenip geçti. ancak son 2 aydır inanılmaz bir motivasyon sıkıntısı yaşıyorum. gün içinde işimi yapıyorum ama normalde 2 saatte yapacağım işi 2 günde yapıyorum. yoğunluk az olduğu için pek dert olmuyor ancak bu durumdan inanılmaz rahatsızım. huzursuzum.

işin az olmasını fırsat bilip kendimi geliştirmem gerek fakat açıp yeni bir şeyler okumak öğrenmek hiç içimden gelmiyor. girip youtube'da twitter'da bomboş takılıyorum. ortalamaya vursam günde en az 4-5 saatim böyle bomboş şeylerle geçiyor. akşam yemektir dizidir oyundur derken akşamı da yiyorum. haftasonu desen 10 dakika kendimi geliştirmek için bişi yapıyorsam karşılığında 3 saat boş atıyorum. ne oynadığım oyun ne izlediğim dizi hiçbirinden zerre keyif almıyorum. gerçekten artık çıldırma noktasına geldim hiçbir şey yapamamaktan. bu durum rahatsızlık vermese yine problem değil ama youtube'da 3-4 saati pişman ola ola izliyorum. resmen elim gitmiyor açıp bir şeyler öğrenmeye. bu nasıl saçmalık anlayamıyorum. arada arkadaşlarım gelip gidiyor ve diğerleriyle de internet aracılığıyla görüştüğümden dolayı yalnızlıktan kafayı yemiyorum.

bu durumu yaşayanlar illa ki vardır. peki bu durumdan çıkabilen yahut çıkma önerisi olan var mı? zaman su gibi akıp gidiyor ve bu verimli zamanlarımı youtube'da harcamaktan dolayı her akşam kafamı yastığa mutsuz şekilde koyuyorum. yoruldum bu durumdan.

teşekkürler.
0
siyahliadam
(02.02.21)
sebebi yalnızlık olabilir mi?
0
diffarentiationation
(02.02.21)
O mu tüm bu her şeye sebep oluyor? Yani en azından haftaiçi çalışabilirdim öyle olsaydı :/
0
🌸siyahliadam
(02.02.21)
birebir aynısını yaşıyorum ve yalnız değilim, bence sebebi o değil. ben çalışmıyorum ama bu sene mezun olacağım haliyle ödev proje vs sık oluyor. abartısız 10 aralıkta verilen deadline’ı 20 ocak 23.55 olan projeyi 20 ocak akşamı yüklüyorum hiç sektirmeden, ve bu özelliğimden nefret ediyorum. 1 ay kafamı kurcalıyor sürekli yapmalıyım diye kendimi telkinliyorum ama mutlaka son 1-2 gün yapıyorum. halbuki baştan yapsam kafam çok rahat olucak ama yok, mutlaka son ana bırakıyorum. onun haricinde ingilizcemi geliştireyim, bölümümle ilgili üç beş bişey izleyeyim, araştırayım öğreneyim diyorum ama yok katiyen yapamıyorum.

oyun oynuyorum, netflix, ekşide gündem takibi boş beleş şeyler okuma vs. ve bu hiçbir şey yapmama hissi o kadar batıyor ki sürekli geride kalıp benden bir bok olmayacak fikri ekleniyor onun üstüne. her gün geleceğimi düşünüp, geleceğime dair en ufak katkı verecek bişey yapamıyorum bu boş zamanlarda, ve eminim ki sonra çok pişman olucam.

ya mesela ben baya baya düzenli spor yapan adamdım, arabaya biner 15 dkda spora gider 2 saat ağırlık indir kaldır, eve gel güzel beslen üstüne duş al gibi bir döngüm vardı ve aksatmadan genelde yapıyordum bunu 2 yıldır. şimdi eve dumbell aldım odadan kalkıp içeri geçemiyorum spor yapmaya. Spor için haftada 4-5 kere salona gidip en az 3 saatimi gömerken totalde şimdi evde haftada 1 kere bile zor yapıyorum.

ben de çıldırmak üzereyim.
0
garavel
(02.02.21)
Aaa beni mi tarif ettiniz? O 2 saatlik is 2 gune uzayinca hissedilen sucluluk duygusu vs de cok etkiliyor :/

Ben terapiye baslicam, dayanmak zor geliyor artik. Bir de spor kampi gibi bir sey varmis (saglik/rehab olarak gectigi icin acik, ydisinda yasiyorum) ona gidecegim cunku evimden uzaklasmam lazim, salonun ortasinda monitorumu vs gormekten yildim artik
0
kuehles blondes
(02.02.21)
çok benzer durumlardayım. iş motivasyonum eskiye oranla çok düşük. ama bu yüzden suçluluk hissetmiyorum. bu aralar böyle, bunu kabul ettim.

suçluluk hissetmiyorum, çünkü bu dönemi kendime ayırdım. eskiden kendime pek bakmıyormuşum, onu fark ettim. hayatımı iş ve işten arta kalan zamanlarda sosyalleşmek dolduruyormuş, ama kendime bireysel zaman ayırmıyormuşum. şimdi ise kitap okuyorum. yazı yazıyorum. (yazmayı severim, az sonra bu yazı da destan olacak muhtemelen :)) iyi besleniyorum. kan tahlili yaptırdım, bazı değerlerim eksik çıktı onları toparlıyorum. bol bol dışarı çıkıyorum yürüyüş ve hava almak için. kendimi dinliyorum. birbirimize gelip gittiğimiz arkadaşlarım var. yıllarıdır yoga yapıyordum, ama olduğum yerde sayıyordum. orada kendimi çok geliştirdim. eskisi gibi motive iş yapamıyorum evet, oyun da oynuyorum evet, ama yukarıda saydıklarımı da yapıyorum bol bol. bütün bir cumartesiyi oyun oynayarak geçirdiğimde gelen o suçluluk hissi yerine yukarıda saydıklarımı da yaptığımda çok daha iyi hissettiriyor. hala iş motivasyonu sağlamıyorlar ama en azından kafamı yastığa mutsuz koymuyorum.

haftasonu yasaklarının bitmesi ve havaların düzelmesiyle birlikte gitmeyi planladığım kamplar ve aktiviteler var. az kaldı. onların hayalini kuruyorum.

mor bembom çok güzel yazmış. hayatlarımızın dengesi şaştıysa bu yüzden kendimizi suçlamamalıyız. örneğin sosyal medyada birçok insan yediğini içtiğini, gittiği yerleri, özene bezene yaptığı makyajıyla kıyafetleriyle selfielerini falan paylaşırdı. pandemi sonrasında bunları yapamaz oldular. başlarda gene evde kek yaptım börek yaptım yoga yaptım temalı fotoğraflar vardı. şimdi dikkat edersen onlar da yok. beğenme ve beğenilmeye çok alışmış olan büyük bir kesim bundan mahrum şu anda. ne kendimiz tatmin olabiliyoruz, ne de başkalarına gösterebileceğimiz ışıltılı bir yanı kaldı hayatlarımızın. ben şahsen çok sosyal medya kullanan biri değilim, daha çok izleyiciyim. belki 30 fotoğraf paylaşmışımdır bugüne kadar instagramda. ama takip ettiğim kadarıyla birçok insan hayatlarını göstermeyi alışkanlık haline getirmişken bunu yapamıyor artık.

karantina öncesi gene iyiydi, aralıktan önce yani. çıkıp deşarj olabiliyorduk. yazın bir ara virüs yok gibi takılıyorduk. herkes tatildeydi. şimdi bunu yapamıyoruz. hem iş stresi var, hem de deşarj olabileceğimiz bir alanımız kalmadı. bu bence kolay bir şey değil. madem deşarj olamıyoruz, işlerimizde de eskisi kadar iyi performans gösteremiyor olmamız bana kalırsa çok mantıksız değil.

hala çok iyi çalışan insanlar da var bu arada. ama onlara baktığımda zaten pandemic öncesinde de pek de sosyal ve aktif hayatları olmayan insanlar olduklarını görüyorum.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(02.02.21)
bence herkes eminim benzer şeyler yaşıyordur
zor zamanlar geçiriyoruz ve bunun da belli etkileri oluyor
kendinize yüklenmeyin

ben bu durumu düzenli spor ile aşabiliyorum, sizin için de uygunsa öneririm
ve bazı günler de dopamin orucu tutabilirsiniz
evrimagaci.org
0
superb
(02.02.21)
yalniz degilsin. benim de icimden hicbir sey yapmak gelmiyor. normalde de tembel bir insanim ama son donemde beter oldum.
0
lemmiwinks
(02.02.21)
Youtube’u sil telefondan
0
esinikaybetmiscorap.
(02.02.21)
(39)

Mesleğiniz nedir ?

garavel
Herkes yazılımcı gibi değil mi ya, gerçekten nereye kafamı çevirsem her taraf yazılımcı ve bir o kadar da sektörde açık var diyor işverenler.Yazılım harici bir meslekle uğraşanlara sorum, mesleğiniz nedir ?
Herkes yazılımcı gibi değil mi ya, gerçekten nereye kafamı çevirsem her taraf yazılımcı ve bir o kadar da sektörde açık var diyor işverenler.

Yazılım harici bir meslekle uğraşanlara sorum, mesleğiniz nedir ?
0
garavel
(01.02.21)
moda tasarımcısıyım
0
fragile lady
(01.02.21)
Önce arkeoloji, sonra sosyoloji bitirdim. Önce organizasyoncuydum, sonra nasıl olduysa son işimde iş geliştirme uzmanıydım. Şimdi de İstanbul Üni'nin açığından çocuk gelişimi okuyorum :D Diğer yandan da işletmeci mi, aşçı mı, garson mu, barmen mi, temizlikçi mi olduğumu bilmediğim bi işim var. İleride belki kreşte çalışırım :P
Böyle bakınca, keşke yazılımcı olsaymışım diyorum, en azından ne olduğun belli işte ne güzel :D
0
pandispanya
(01.02.21)
ingilizce öğretmeniyim. bundan 6 sene önce birkaç ay çalışır, başka iş bulur istifa ederim diye başlamıştım. sınıflarımı, öğrencilerimi öyle özledim ki... tanıdığım insanlara itiraf edemediğimi burada dile getireyim ben bu işi yapmayı çok sevmişim aslında.
0
dimpled
(01.02.21)
mühendisim. yazılımcı olsam güzel kapılar açarmış bana ama o kadar ilgim yok ki. mesleğimi seviyorum.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(01.02.21)
insaat mühendisiyim
0
ben de
(01.02.21)
Planlamacıyım. Bana da herkes ikcı gibi geliyor.
0
nickimin hakkini veremedim
(02.02.21)
@ben de sektörde durum nasıl ? maaşlar tatmin ediyor mu ?

@nickimin hakkini veremedim biraz daha açar mısınız ? ne bitirdiniz mesela, ne yapıyorsunuz tam olarak ?
0
🌸garavel
(02.02.21)
yayin operatoru. bana da benden baska bu isi yapan yok gibi geliyor
0
ala09
(02.02.21)
@garavel

türkiye piyasasini maalesef pek bilmiyorum ama maasimdan memnunum. diger sektörlerdeki corona durgunlugu ile kiyaslayacak olursam gayet iyi durumdayiz diyebilirim.
0
ben de
(02.02.21)
Psikoloğum. Bizden bol bol var gibi bu aralar :)
0
kullanıcıadımbuolsun
(02.02.21)
Yazılımcıyım herkes avukatmış gibi geliyor
0
Kahir ekseriyet
(02.02.21)
mühendis, teknoloji yatırımları danışmanı

fikrin ve paran varsa yapmak istediğin işte mühendislik içeriyorsa arayacağın kişi benim.
satış pazarlamaya karışmam geri kalan herşeyi halleder ürün bu, fiyat bu, kazanacağın para bu, yapman gereken bu diyip mevzuyu teslim ederim. tr/eu/iskandinavya çalışıyorum.
0
duyurukullanıcısı
(02.02.21)
Mimar / akademisyenim. Her ikisiyle de aşk / nefret ilişkisi yaşıyorum. Mimar olmak deli işi, akademisyen mimar olmak için tamamen keçileri kaçırmış olmak gerekiyor, özellikle tasarım alanında.
0
gmzo
(02.02.21)
onu yazmayı unutmuşum bana da herkes influencer gibi geliyor. bir şekilde sosyal medyadan ucuza para kazanma derdinde insanların çoğu, yapana da saygı duyuyorum haksız değiller.
0
🌸garavel
(02.02.21)
Bir diğer nereye baksan rastlanılan meslekteyim, avukatim
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.02.21)
Endüstri mühendisiyim. Yazılımcı olsaydım keşke diyorum. Yazılım dillerine yatkınlığım var. Zevkle yapardım. Şu an endüstri mühendisliği beni tatmin etmiyor.
0
himmet dayi
(02.02.21)
Sınıf öğretmeniyim. Ben de herkes yazılımcı sanıyordum.
0
ruhen hastayim ben
(02.02.21)
çevirmenim.

herkesin mesleğinin ne olduğundan ziyade, sabah şirkete gidip akşam döndükleri monoton bir dünyadalar diye düşünürdüm.
benimkinden çok farklı bir düzen bu.
en azından 2020'ye kadar farklıydı.
artık herkes benim gibi.
kendimi yalnız hissetmiyorum :)
0
blatta hiberna
(02.02.21)
@himmet dayi endüstri mühendisi ne yapar ? şuanki bulunduğunuz pozisyonunuz ve iş tanımınız nedir acaba ?
0
🌸garavel
(02.02.21)
Turizmciyim. Turdur, oteldir falan bakıyorum. Alaylıyım, 15 seneyi geçkin uğraşıyorum.
0
habarbey
(02.02.21)
universite doneminde (marmara reklam) produksiyon asistanligindan baslayip amirligine kadar geldim, tv calisaniydim.. yuksek lisans doneminde (arel grafik tasarim) free lance grafik ve tv baglantilarim sayesinde cevirmenlik yaptim.. akabinde medya ve uzantilarindan daralip meslek degistirmeye karar verdim.. o sirada ogretmenlik firsati cikti karsima dil ve sahip oldugum toefl`dan oturu.. 11 yil once oylesine basladigim meslege, ogretmenlik sertifikasi ile profesyonel olarak devam ediyorum..

bana herkes issiz gibi geliyor.. asiri pesimist ruh halimden de kaynaklaniyor olabilir..
0
mecik balit
(02.02.21)
@garavel

ne iş olsa yaparız abi :d

şaka bi yana üretim ve hizmet sektörlerinin birçok alanında çalışma imkanı var. yani hastanede çalışan arkadaşım da var, trt'de de çalışan arkadaşım da var, üretim sektörü ağırlıklı oluyor genelde ama işte alternatifler de çok fazla.

ben otomotiv sektöründe kısa bir süre planlama akabinde uzun süre proje yönetimi bölümlerinde çalıştım. şu an çalışmıyorum. yeni bir iş için istifa ettim. yeni işte süreç tamamlanmak üzere. otomotiv değil bu kez. yine üretim sektörü. pozisyon satın almaya bağlı bir uzmanlık diyeyim.

Genel olarak planlama, proje yönetimi, kalite, üretim (üretim mühendisliği, yalın üretim, verimlilik vb. ile ilgili tüm bölümler), satış, satın alma, ürün geliştirme (tasarım değil) vb. gibi pozisyonlarda çalışıyor endüstri mühendisleri.
0
himmet dayi
(02.02.21)
Kimya mühendisiyim. >10 yıldır boya argecisi olarak çalışıyorum.

Bana da duyurunun %85'i yazılımcı veya avukat gibi geliyordu :)
0
pati
(02.02.21)
sinema & televizyon mezunu, modern tavla oyuncusuyum.
0
ateistanbul
(02.02.21)
Turist rehberi & ziraat teknikeri
0
beetlejuice
(02.02.21)
yazılım.(eğitimim) çiftçi.(ata mesleği) öğretmen.(bilgisayar, girdim bitirdim. bitiremem sanıyordum ama bitirdim) taksici. (baba mesleği. yapmıyorum. eskiden adam olmayınca geceye çıkardım.)
0
phonex
(02.02.21)
Akademisyenim, siyaset bilimi alaninda doktoraya devam ediyorum, ayni zamanda ders veriyorum.
0
feliss
(02.02.21)
Ameleyim (müteahhit), kat karşılığı verilecek yeriniz varsa verin yapayım :)
0
John Bloor
(02.02.21)
yazilimciyim. bana da herkes benden cok kazaniyormus gibi geliyor.
0
lemmiwinks
(02.02.21)
teknikerim. hep bir şeyleri tamir ettim. şimdiyse ar-ge yapıyorum. bana da herkes benden çok kazanıyormuş gibi geliyor.
0
hemsta
(02.02.21)
finansçı/akademisyen/oyuncak tamircisi:)
0
yemrem
(02.02.21)
Hafta içi akşam 5'e kadar memurum, sonrası ve hafta sonu tam zamanlı esnafım. Kafamın içinde 24 saat esnafım. Şu, su verenin itfaiye hortumunu sevdiğiniz esnaflardan değilim, suyumuz var :)
0
synax
(02.02.21)
avukatım
0
her giriste sifresini unutan adam
(02.02.21)
Yazılımcıyım, bana da herkes yazılımcı olmaya çalışıyor gibi geliyor.

Neyse yazılımcı olun, belki ülke daha iyi bir yer olur 50 sene sonra.

youtu.be
0
chicha_v2
(02.02.21)
siyaset bilimi mezunuyum, işsizim.
0
rojhat
(02.02.21)
devlet memuruyum, düz.
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(02.02.21)
Eskiden hava indirme teğmen'dim. yani paraşütçü piyade. muvafaktaname ile memurluğa geçtim.
0
komando kani var bende
(03.02.21)
tamirciyim bildiğin tornavida anahtar gres yağ tamir işi.
0
basond
(03.02.21)
Mali müşavirim. ben de çoğunluğun yazılımcı olduğunu düşünenlerdendim.
0
naksidil
(03.02.21)
(18)

Gezmek için bir şehre gidince otel yerine yanında kalacak birini aramak

ms brownstone
Ben bu olayı asla anlamıyorum ve açıkçası biraz sinir de oluyorum. Yani bir şehre gezmek için gideceksem ve o şehirdeki biriyle özellikle plan yapmamışsak, beni evine davet etmemişse asla kimseye “ben x şehre geldim ama kalacak yerim yok, sende kalsam olur mu” gibi bir şey söyleyemem. Gezip para har
Ben bu olayı asla anlamıyorum ve açıkçası biraz sinir de oluyorum. Yani bir şehre gezmek için gideceksem ve o şehirdeki biriyle özellikle plan yapmamışsak, beni evine davet etmemişse asla kimseye “ben x şehre geldim ama kalacak yerim yok, sende kalsam olur mu” gibi bir şey söyleyemem. Gezip para harcamayı göze almışsam zaten gider kendime uygun bir otel bulup parası neyse veririm. Param yoksa da hiç gitmem. Asla bedava kalacak yer dilenemem kimseden.

Ayda yılda bir görüştüğüm bir arkadaşım yanındaki hiç tanımadığım arkadaşıyla günler öncesinden yaşadığım şehre gelmiş. Beni hiç arayıp sormadı bu süre boyunca. Kaldıkları kişinin yanından çıkmaları gerekince bize gelmek için yazdı bana. Ben de bahane bulup kabul etmedim. Zaten pandemide her yere girip çıktıklarını bildiğim insanlar ve arkadaşını hiç tanımıyorum bile. Ki evim de küçük, kardeşim sabah 9’da salonda işe başlıyor. Yani hem yaptığına sinir oldum hem de bu dönemde zaten pek mantıklı değildi ama yine de bi “ayıp mı oldu” düşüncesi geldi bana.

Sizler neler düşünüyorsunuz bu konuda? Yani bir yeri gezmeye gidecekken otel ayarlamak yerine sırf bedavaya getirmek için orda yaşayan tanıdıklarınızdan evlerinde kalmayı talep eder misiniz? Ya da birisi size bu şekilde gelse ne düşünürsünüz? Couchsurfing gibi daha çok yurt dışında olan şeyleri ayrı tutuyorum tabii ki. Orda iki tarafın da karşılıklı talebi söz konusu. Benim bahsettiğim bir anda çat diye bir aramayla akşam evde bir ya da daha fazla kişi için kalacak yerinizin olup olmadığının sorulması.
0
ms brownstone
(01.02.21)
Ben de asla yapamam. 4-5 sene önceki en yakın arkadaşım çağırmıştı 2 gün gezdik falan, davet edilmeme rağmen geceleri otele döndüm yine.

Şu anki en yakın arkadaşım olsa, haftasonu geliyorum sana uygunsa koltuğun benimdir derim yani ama çooooooook yakın olmamız lazım.
0
aguen
(01.02.21)
Haklısınız bence. Şehre gelmeden önce haber verse ve birlikte vakit geçirseniz neyse de böylesi yüzsüzlük. İyi yapmışsınız.
0
auroraaurora
(01.02.21)
arkadaşımla yakınlığıma bağlı. sevdiğim biriyse zaten otelde kalmasını ben istemem, bende kalsın isterim. ama samimiyetmize güvenerek "ben oraya geliyorum, sende kalabilir miyim" de dese "aa ben davet etmeden yanladı" falan diye düşünmem, gel buyur derim. ama fazla yakınım değilse, tüm koşullar iyi bile olsa (pandemi olmasa, evde kardeşim homeofis olmasa, evim yayla gibi olsa vs.) gene de kabul etmeyebilirim, niye rahatımı bozayım. fazla yakın olmadığın biri evinde kalsa rahatın bozulur çünkü.

ben ki kaç kere tanımadığım insanlarla ev arkadaşlığı yapmış & yapmakta olan biriyim ama o başka bu başka. hele ki şu pandemi döneminde bence kabul etsen garip olurdu.

ay hele ki bir de tanımadığın biriyle gelecek. vallahi millet yüzsüz, YÜZ-SÜZ.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(01.02.21)
iyi ki kabul etmemişsiniz. yoksa sinir olacaktınız durduk yerde.
otele para vermeyi boşa para akıtmak gibi düşünüyor insanlar. sadece uyuduğu için para vermek saçma geliyor. çok samimi bir arkadaşımsa belki kalırım, ama ben de otelciyim. samimi olmadığım biri otel olmadığı için evime gelmeye çalışsa huzursuzlanırım. eve birini almak çok özel bir durum.

sadece bir kere, hiç tanımadığım bir şehirde, gece yarısı kalmıştım. yani olaylar öyle gelişti ve ne yapacağımı bilemedim. çok samimi olmadığım bir arkadaşı arayıp, burada nasıl otel bulacağımı sormuştum. hemen beni aldı, kendi evi müsait olmadığı için ablasının evine götürdü. çok mahcup olmuştum ama çok iyi gelmişti. istisnai durumlar hep var. ama seninkiler baya şehri bilen, başlarına aksilik gelmemiş insanlar. ayıp olan biri varsa sensin. takma.
0
lovemyself
(01.02.21)
Ogrenciyken ve cok kisitli bir butceyle yasarken, tabii ki yaptim. Zoraki, son dakikalik bir istek olarak degil; oncesinde o insanla iletisime gecerek ve kucuk bir hediye goturerek mesela.

Tanidiklarim, benim isimin gucumun oldugu, en yogun oldugum vakitlerde dahi gelip kalsinlar, aksam bir yemek masasinda bulusuruz, ne olacak? Hic sorun yapmam, on gun eve cokulmedigi surece, tanimadigim insanlarla da gelip kalabilirler.

Ama pandemi doneminde sizin yaptiginizi yapardim.
0
buf-e kür
(01.02.21)
Kesinlikle katılıyorum. Nefret ediyorum misafirlikten. Misafir olmaktan da, ağırlamaktan da. Hele davetsiz misafirden ekstra nefret ederim.
0
roket adam
(01.02.21)
hayatımda ilk kez böyle bişey duyuyorum. bence arkadaşlarınızı ve arkadaşlıklarınızı gözden geçirin önce.
bırak konaklamayı normal ziyarete bile davetsiz/emrivakiyle gelme yüzsüzlüğü göstermez benim arkadaşlarım.

couchsurfing'de karşı biri değilim ama oradan izin, haber verme falan var :D

tam bir kıroluk diye düşünüyorum ne düşüneceğim. iletişimimi keserim böyle dandun insanlarla.
0
rewlack
(01.02.21)
Gezmeyi göze almışsa konaklamayı da düşünmeli ve önceden ayarlamalı. Ben de nefret ederim. Haklısınız.
0
ruhen hastayim ben
(01.02.21)
Yatılı misafir sevmiyorum. Misafirliğin en güzeli 1-2 saat oturup gitmektir.
0
kickboxer
(01.02.21)
arkadaşın kalacak yer bulmak için zahmetlere girmişse, bütçesine takla attırmışsa üzül. aksi halde üzülme
0
esref
(01.02.21)
haklisiniz. hicbir sekilde uzulmeyin.

ben de eski bir arkadasimi boyle evimde agirlamistim, uzun zamandir gorusmuyor ve konusmuyorduk hasret gideririz diye kabul ettim. kiz beni birakti gitti baska arkadaslariyla bulustu gezdi sonra evime geldi. ben sok oldum. sigara icemezsin dememe ragmen bir de odamda sigara icmis. asiri sinir oldum. ayni sekilde bir daha gelmek istedi ve kabul etmedim. bu yaptiklarini da yuzune vurdum. daha da konusmuyoruz. zaten konusmuyorduk, gerek yok.

hele simdi corona varken, annem ve kardesimi bile eve kabul etmiyorum. sifir risk ile tek basima yasiyorum, evden cikmiyorum. hic gerek yok.
0
batlegolas
(01.02.21)
ben de asla boyle bir teklifte bulunmam kimseye. rahat edemem.
0
batlegolas
(01.02.21)
Bu tamamen samimiyetle ilgili. Bir aile dostumuz var. Bir sabah zil sesiyle uyanırız ki cümbür cemaat kapımızdalar (70'li yıllarda bizim evde telefonumuz bile yokken kalkar Ankara'dan gelirlerdi, hey gidi çocukluğum)... Can dostumuz. Başka da bu rahatlıkta biri olmadı, sanırım olamaz da artık.
Yazdığınız senaryo, hele pandemi döneminde, az uzak dursun. Bu ne samimiyet?
0
SiyamkedisiZorro
(01.02.21)
buna benzer araba isteme mevzusu var birde,

çok acil olur eyvallah ama keyfi sebeple neden birinin aracını istiyorsun? git kirala.

ev için çok samimi isek ve elemanın mutlu olacağını düşünüyorsam sorarım. yoksa sormam.
0
duyurukullanıcısı
(01.02.21)
işi düşünce aramış hiç kendini kasma
0
basond
(01.02.21)
Ayıp yatakta olur. Kimse size istemediğiniz bir şeyi yaptırmak zorunda değil o ya da bu nedenden istememişsiniz ve kabul etmemişsiniz. Hepimiz özgür bireyleriz, kimseye bir söz vermemişsiniz, size güvenerek gelinmemiş o şehire ayrıca kimseyi de yarı yolda bırakmamışsınız. Hiç ayıp olmamış, gayette kendi kararınızı vermişsiniz. Üstüne daha fazla düşünmeye gerek bile yok.
0
wacot
(02.02.21)
yanlış bir şey değil yaptığınız. şahsen misafiri de misafirliği de sevmem. en geç üç gün öncesinden belirtilmesi ve de uygunluğuma göre olur derim olmaz da derim. pandemiden evvel bir arkadaşımın düğününe gittim 3 günlüğüne. gitmeden evvel oteli falan ayarlamış parasını da ödemiştim. illa bizimle kalacaksın diyen arkadaşlarıma otelin parasını verdim orda kalmazsam bana koyar diyerek reddetmiştim :)
0
phonex
(02.02.21)
“Gezip para harcamayı göze almışsam zaten gider kendime uygun bir otel bulup parası neyse veririm. Param yoksa da hiç gitmem. Asla bedava kalacak yer dilenemem kimseden. “

Kelimesi kelimesini katılıyorum
0
cilekli pasta
(25.10.21)
(18)

Telefonda sevgilinizin adını değiştirme eşiğiniz?

bilet
Ne zaman değiştirirsiniz? İsim soyisimden ne zaman arım balım peteğime ya da “isim”im e geçiş yaparsınız?
Ne zaman değiştirirsiniz? İsim soyisimden ne zaman arım balım peteğime ya da “isim”im e geçiş yaparsınız?
0
bilet
(01.02.21)
Hicbir zaman.
0
cleric
(01.02.21)
Hiç :D 10 yıldır aynı. 10 yılın içine arkadaşlık, flört, sevgililik, nişanlılık, evlilik dahil. Hep sadece adıyla kayıtlıydı, hiç de değiştirmeyi düşünmedim. Allah korusun ayrılsak da değiştirmek zorunda kalmayız bu sayede :P :D
Ben de onda ismimle kayıtlıyım. Kafalar hep rahat, süper :))
0
pandispanya
(01.02.21)
Hiçbir zaman +1
0
ruhen hastayim ben
(01.02.21)
Evlendik, yine değiştirmedik. İsim soyisim şeklinde kayıtlıyız karşılıklı, hatta eşim yeni soyadımı bile eklemeden orijinal soyadımı kullanıyor yine.

Edit: Senede bir falan ben onun telefonunu sinsice alıp kendi adımı "aşkitom <3 <3" falan yapıyorum. Gülüyoruz eğleniyoruz, düzeltiyor sonra.
0
kobuzchu kiz
(01.02.21)
Hicbir zaman. Ad soyad durur oyle.
0
turkce konusan uzayli
(01.02.21)
ben tanışınca direkt isimle kaydediyorum öyle kalıyor. soyad yazmıyorum.
0
jelly bear
(01.02.21)
Sadece adıyla kaydetmiştim zamanında ve öyle duruyor. Hiçbir zaman +1
0
ms brownstone
(01.02.21)
Yok oyle bir esik. Isminden memnunsa ozellikle, ismiyle kalsin.
0
buf-e kür
(01.02.21)
Ben kadın tarafıyım. Şimdiki eşim, erkek arkadaşımken bana iletişim bilgilerini contact olarak göndermişti. O haliyle kullanıyorum. Epey formal duruyor Dr. X. Y. Zoğlu gibi. Telefonun kısa yolunda X'im gibi bir kısaltmayla kayıtlı taa baştan beri hiç değişmedi. Ben de onun telefonunda baştan beri Siyamım gibi kayıtlıyım.
0
SiyamkedisiZorro
(01.02.21)
biz iki yil sonra falan degistirmistik ama sonra kavga edince geri isme döndü jdjdjs
0
ala09
(01.02.21)
sevgi sözcüklerinin söylenmeye başlandığı yani çağ kapatılıp çağ açılan o günde telefonda kayıtlı olan isim-soyisim ikilisinden soyismi silerek olaya samimiyet katmıştım. hala öyle duruyor.
0
starlightz
(01.02.21)
eski sevgilim ilk baslarda ismiyle kayitliydi. sonra komik bir sohbet gecti ve ona o sohbetle alakali bir hitap bulup ismini oyle degistirdim. sonra aska geldigim zamanlarda askim yaptim. kizdigim zamanlarda okuz yaptim. sonra tekrar o hitaba gecis yaptim. oyle kafama gore takildim.
0
batlegolas
(01.02.21)
2. hanımın yanına giderken sonuna r harfi ekliyorum.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(01.02.21)
Sadece isimle kaydedip değiştirmem, veya ilk kaydettiğimde isminin yanına mesela hangi ali olduğunu hatırlatacak bir kelime yazmışsam sevgili olacağımıza inandığım zaman onu silerim sadece ali kalır. Eski sevgilimin iş telefonu hala isminin baş harfi olarak kayıtlı, aceleyle öyle kaydetmiştim, kaldı.

Sevgilimin beni soyadımla kaydetmesi ayrılma sebebi olur :/

Edit: müdürüm >10 yıldır evli, eşi isim+eski soyadıyla kayıtlı telefonunda.
0
pati
(01.02.21)
genelde ad soyad kaydederim. iki eski sevgilimi aramızdaki bazı goygoya ithafen farklı kaydetmiştim. sonra da ayrıldık. bir daha birisi girerse hayatıma ilk kaydettiğim gibi (isim soy isim) olarak tutarım.
0
ananotherlife
(01.02.21)
ben genelde isimle kaydederdim. şu anki sevgilimle de tanışma, flört ve birlikteliğin ilk 3-4 ayında isim vardı. sonradan lakabına çevirdim. lakabını kendi arkadaş grubu çok sık kullanıyor. öyle olunca ben de alıştım, artık ismini telaffuz ettiğimde sanki yabancı birinden bahsediyormuşum gibi geliyor.
0
der meister
(01.02.21)
bu konuyu düşünmem asla. moduma göre. bugüne kadar isimleri dışında bir başka kelime ile de değiştirmedim. değiştirmek istersem değiştiririr. öncesinde zihnimi meşgul etmesini istemem böyle bir konunun.
0
matrix
(02.02.21)
22-23 yaşına kadar güzel sıfatlarla kaydederdim,şimdi dümdüz
ayşe ise ayşe diye kaydeder, senelerce de değiştirmem

tanışırken ne diye kaydettiysem o
0
megacracker
(14.02.21)
(1)

Almanla sevgili olan Türk kızının dramı!

rldofiui
Arada bir reddit'te aratıyorum hakkımızda neler konuşuyorlar diye. Şöyle bir şey denk geldi.https://www.reddit.com/r/FemaleDatingStrategy/comments/f6tvfh/advice_for_any_immigrants_when_dating_a_local/Yurtdışına yerleşip, oradaki ilişki kültürüne adapte olmakta zorlanan var mı aranızda?
Arada bir reddit'te aratıyorum hakkımızda neler konuşuyorlar diye. Şöyle bir şey denk geldi.

www.reddit.com

Yurtdışına yerleşip, oradaki ilişki kültürüne adapte olmakta zorlanan var mı aranızda?
0
rldofiui
(01.02.21)
Okurken güldüm bayağı. Benim de arkadaşımın arkadaşı türk bir kadınla sevgiliydi hem de burda yazandan çok daha uzak mesafe ilişkisiydi(Türkiye - Almanya). Sonuç olarak 1-1.5 sene sonunda evlendiler. Alman çocuk pandemi öncesi belki her ay ziyarete gidiyordu. Pandemi zamanı bile uçuşlar oldukça gidip geliyordu. Ev arkadaşım mesela, o da kız arkadaşını trenden/otobüsten alır ya da bırakırdı. Market alışverişinde kızın kendisine aldığı ufak tefek şeyleri öder veya kafede ısmarlardı. Bence bu kızımıza biraz hödüğü denk gelmiş ya da çocuk sallamıyor bunu ama kızımız farkında değil ve kültüre yoruyor bunu.
0
reactionic
(01.02.21)
(9)

Karantina nasıl geçiyor?

esinikaybetmiscorap.
Merhabalar,Karantinada hafta sonunuz veya hafta içi akşamlarınız nasıl geçiyor?Nasıl verimli geçirmeye çalışıyorsunuz?
Merhabalar,

Karantinada hafta sonunuz veya hafta içi akşamlarınız nasıl geçiyor?
Nasıl verimli geçirmeye çalışıyorsunuz?
0
esinikaybetmiscorap.
(31.01.21)
hafta içini çalışarak verimli geçiriyorum zaten. haftasonunu verim kaygım olmadan canım ne isterse onu yaparak geçirmeye çalışıyorum. canım bazen pc ile uğraşmak istiyor, bazen dizi bazen kitap okumak. bi de ek olarak spor yapmaya çalışıyorum evde.
0
roket adam
(31.01.21)
Geçmiyor, film, dizi falan derken netflixi sömürdük. Eskilere yeni tur dönüyoruz artık. Spor falan hak getire, alkol tüketimi arttı aksine, yeme içme vs derken hımbıl insanlara dönüştük.
Bıktık yahu,
0
erty_ksk
(31.01.21)
Aslında fena değil ama çok kilo aldım aynaya bakınca moralim bozuluyor.
0
mg3929
(31.01.21)
Blender 3d'e bir şeyler yapmaya çalışıyorum. 2 tane animasyon yaptım biri 8 saniye, öbürü 5 saniyelik. Gerçi 8 saniyelikte The Lord Of Rings'deki The Ring var sadece. Kamera dönüyor The Ring çıkıyor. 5 saniyelikte ise kamera soldan sağa gidiyor, 5 tane Super Mario'daki Mantar'dan çıkıyor. Böyle genel olarak.

Oynayacak oyun kalmadı.

yeme içme vs derken hımbıl insanlara dönüşmek +1
Spor hak getirene +1
Film dizi sömürke +1
0
put it in your appropriate place
(31.01.21)
leş gibi geçiyor. hayat enerjim kalmadı.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(31.01.21)
çocuk ile uğraşıyorum nadiren kendime kalan süre içinde 3d çizim ve baskılar yapıyorum. biraz da arduino öğreniyorum.
0
basond
(31.01.21)
İnanılmaz sıkılmaya başladım artık. Verimlilik adına zerre kadar bir şey yapmıyorum. Bomboş geçiyor öyle.
0
ms brownstone
(31.01.21)
Benim de aynı sizler gibi açıkçası, hergün biraz yürüyüş yapmaya dikkat ediyorum. Netflix felan da çok sıktı artık, ispanyolcaya başlamıştım duolingodan ona biraz daha devam etmeye karar verdim. Sınav mınav kasıyım diyorum, hafta içi zaten hep mesaili geçiyor. Hafta sonu da kapalı, evden çıktığımız yok kısaca
0
🌸esinikaybetmiscorap.
(31.01.21)
Durmaya o kadar ihtiyacım vardı ki baya resmen duruyorum. Bi o kediyi öpüyorum, bi bu köpeği mıncıklıyorum. Resim yapıyorum, film/dizi izliyorum. Yakın vadeli hedeflerim arasında haftaya yeni telefonumu alıp pubg oynamak var. Daha ne kadar verimli olabilirim ki? :D

Verimli olucam diye bi yandan spor yapıp, bi yandan yeni bi dil öğrenmeye çalışıp, bi yandan kitap okuyup, bi yandan sınavlara girip, bi yandan yeni tarifler denemeyi de denedim ama sonra benim için en verimlisinin durmak olacağına kanaat getirip durmaya başladım, çok iyi geldi :)
0
pandispanya
(31.01.21)
(17)

Ne kadar mutlusunuz

black mamba
Baya mutsuzum. Bu hayatımın büyük kısmını kaplıyor. Şu olsun rahata ericem diye düşünüyorum. O şey oluyor ama başka sorunlar çıkıyor sonra. Yavaş yavaş çevreye dikkat etmeye başladım. İnsanlar da pek mutlu değil gibi. 10 üzerinden kaç mutlusunuz genel olarak? Ben 10 üzerinden 3. Neşeli zamanlarında
Baya mutsuzum. Bu hayatımın büyük kısmını kaplıyor. Şu olsun rahata ericem diye düşünüyorum. O şey oluyor ama başka sorunlar çıkıyor sonra. Yavaş yavaş çevreye dikkat etmeye başladım. İnsanlar da pek mutlu değil gibi. 10 üzerinden kaç mutlusunuz genel olarak? Ben 10 üzerinden 3. Neşeli zamanlarında 4 oluyor. 10 üzerinden 7-8 normal, olması gereken sınır gibi düşünebilirsiniz. 10/10 ise çok mutlu.
0
black mamba
(31.01.21)
maşallah 10 diyeyim de bu biraz kendinle de alakalı.
ne güzel durumlarda şikayet edenler var ne rezil durumlarda mutlu olmasını bilenler var.
0
basond
(31.01.21)
5 civari
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(31.01.21)
bu skalaya göre 7 herhalde.
0
pati
(31.01.21)
1
0
azzlack
(31.01.21)
9 falan mutluyum, evet bence de kendinle alakalı bir durum. sağlığımda, ailemde falan ciddi bi sorun olmadığı sürece ıvır zıvır şeyleri kafaya takmam.
0
roket adam
(31.01.21)
2 falan :(
0
candide
(31.01.21)
8/10. hayat kısa, kuşlar uçuyor :)
0
makarnavodka
(31.01.21)
6/10
0
hayirsiz
(31.01.21)
7/10

2 sikintim var. biri ask biri para. para cok sorun olmaktan cikiyor yavas yavas da, ask...
0
batlegolas
(31.01.21)
Ben burada ne zaman güzel bir şeyde kendimi övsem/oylasam başıma bir şey geliyor.
O yüzden net bir şey söylemeyeceğim :D
Yuvarlanıp gidiyoruz diyelim.
Yapı olarak pozitifimdir ve güler yüzlüyümdür ama genelde. Öyle içi ağlayan cinsten de değil.

Hayat hep mücadele ile geçiyor. Hah şu sorunları hallettim, artık hep mutlu devam edeceğim diye bir şey yok. Benim genç yaşımda gördüğüm bu oldu.

O mutluluğu veya elde ettiklerini korumaya çalışmak için bile sürekli savaş veriyor, stres oluyor, kendini geliştirmek için bir şeylerle boğuşuyorsun.

Yerinde saymaya çalışmak bile bir çaba gerektiriyor. Hayatı idame ettirmeye çalışan insan 10/10 olamaz bence. Hele de Türkiye'de.
0
ananiyimioguz
(31.01.21)
çoğu zaman mutluyum ama uzun süredir çözemediğim bir iki sorun sağ olsun bazen umutsuzluk yaratıp ortalamayı düşürüyor.
8/10 diyelim.
0
juliette
(31.01.21)
3.

Eskiden playstation'da oynadığım oyunlarda geçemediğim bir bölüm olunca kolu ablama devredip o bölümü benim adıma geçmesini beklerdim. Benzer biçimde, hayatımın kontrolünü de bir süreliğine başkasının ellerine teslim edebilme fırsatım olsaydı keşke diyorum. Şöyle bir 3-4 sene, oyun karakterini yönlendirir gibi idare etse beni birisi; bugüne dair bütün sorunları çözmesini beklemiyorum, en azından çözme yoluna soksa, yolun üzerindeki taşları, çalı çırpıyı temizlese... Hayatımın kontrolünü geri aldığımda "evet, yine iyi değil ama hiç değilse artık nereden yürümem gerektiğini biliyorum" diyebilsem... Hiç fena olmazdı.
0
huçi kuçi
(31.01.21)
6,5 / 10
0
megacracker
(31.01.21)
10/2
0
ayseee
(31.01.21)
Valla bilmiyorum. Bazen 8. Bazen 6. Bazen 10 bzen 2.

Bir şeyler eksik ama neyin eksik olduğunu bilmiyorum. Eksik olanı bulsam bi, Alice Harikalar Diyarında.
0
put it in your appropriate place
(31.01.21)
Aylardır 4.
0
jalapeno
(09.02.21)
6-7. mutlulugumun cogu gamsizligimdan geliyor. kendi alanimla ilgili daha iyi bir is bulsam 8-9 derdim.
0
baldur2
(09.02.21)
(84)

I'm back! :)

pandispanya
Selamlar herkeseee, çok uzun zaman oldu :)) Çok zamandır aklımdaydınız ama bir türlü ilk adımı atamıyordum. Bugün o gün millet! :DÖncelikle güzel dileklerle başlayayım. Umarım tanıdığım/tanımadığım herkes bu uzun süre zarfında iyi ve mutlu kalabilmiştir. Özellikle içinde bulunduğumuz ekstra garip dö
Selamlar herkeseee, çok uzun zaman oldu :)) Çok zamandır aklımdaydınız ama bir türlü ilk adımı atamıyordum. Bugün o gün millet! :D

Öncelikle güzel dileklerle başlayayım. Umarım tanıdığım/tanımadığım herkes bu uzun süre zarfında iyi ve mutlu kalabilmiştir. Özellikle içinde bulunduğumuz ekstra garip dönemde hepinize sağlık, geçim kolaylığı ve yaşam motivasyonu diliyorum can ı gönülden.

Kimler gitti kimler kaldı pek bilemiyorum ama beni hatırlayıp merak edenler için bir özet geçeyim. Ben kısa tutmaya çalışacağım ama çok söz de veremiyorum :D Durumu olmayanlar şimdiden kusuruma bakmasın :))

Geride bıraktığım 5 senenin neredeyse her saniyesi kabus gibiydi diyebilirim. Güzel şeyler de oldu yalan yok ama geneli gerçekten kalitesiz bir yeşilçam filminin saçma sapan bir bollywood versiyonu gibiydi. Daha fazlası olmaz herhalde artık dedikçe her şey üst üste gelmeye devam etti :D Son 5 senem bir film olsaydı ilk 10 dakikasında çıkmıştım, öyle bir şey :D

Belki hatırlayanlar vardır tiroid problemlerim vardı. Öncelikle tiroide bağlı gelişen başka bir rahatsızlık sebebiyle minnoş gözlerimi kaybettim :D Çok şükür hala görüyorum ama şekilleri ve boyutları değişip büyüyüp yuvarlaklaştılar :D Sonra ameliyat geçirip tiroid problemimden kurtuldum ama gözler yadigar kaldı :D

Sonra evlendim ve Bodrum'a taşınıp ufak bi cafe/pub açtım. Sanırım buraya kadar bilenler biliyordu. Bodrum'un ve evliliğimizin ilk 6 ayı tek kelimeyle mü-kem-mel-di. İstanbul'da yaşarken benim de eşimin de güzel işlerimiz ve güzel maaşlarımız vardı. Çok şükür yiyip içip gezmemize hatta balta girmemiş ormanlardaki orangutanlara bile yardım etmemize rağmen paramız artıyordu ve biz de biriktiriyorduk :D Ne güzel zamanlarmış. Önce düğünümüze, ev eşyalarımıza bir yatırım olur diye biriktiriyorduk. Bu hastalıktan sonra ben dedim ki düğünü eşyayı boşverelim, dünyayı gezelim. Beğendiğimiz yerde kalabilmenin imkanlarını araştıralım ve yerleşelim. Şimdiki eşim, o zamanki erkek arkadaşım da iflah olmaz bir kurumsal kimlikti ve bu maceralara pek yanaşmıyordu. Bana dedi ki "son kez müdür pozisyonlu başvurularımı yapayım 15Ocak'a kadar geri dönüş olmazsa dünyayı gezelim. Eğer istediğim işlerden birine kabul edilirsem kariyer yapmak istiyorum" :D Naif planlar. Dedim hay hay. Gayet adaletli bir bakış açısı. Ama tabii onun işine çok ihtimal vermediğim için ben dünya gezisi rotasını oluşturmaya başladım :D Derken boş zamanlarında sahibinden.com'da hiçbir zaman almayacağı tekneleri, motorları ya da dükkanları gezen her Türk genci gibi biz de hiç aklımızda yokken Bodrum'da bi dükkan bulup tutmaya karar verdik. Tarih 31 Aralık 2015. Dedim ki yeter ki İstanbul'dan gidelim de bir işimiz olduktan sonra dünyayı sonra da gezebiliriz. NAAAH gezersin! :D 15 gün sonra başvurduğu işlerden olumlu geri dönüş alan eşim için de benim için de artık hayat başka bir yola savurmuştu bizi çoktan. Sonra işte şipşak düğün dernek, işlerden istifa, dükkanı kurmaca derken kendimizi burada işletmeci olarak bulduk.

Normalde kendi paramız dükkanı tutmaya ve düzeltmeye; aşçı, barmen vs tutmaya yetiyordu ama kocacıııım yine her Türk gencinin hayali olan "liseden arkadaşlarıyla ileride bir bar açma" hayaline tutunarak, çocukluk arkadaşını ve eşini de bize ortak etti. İlk FAIL! Ta daaa :D İlk 6 aya dönelim, mükemmeldi dedik. Çocukluğumuz ve ilk gençliğimiz berbat geçmiş olduğundan "Hayatımızda ilk defa mutlu ve huzurluyuz" diye düşündük. Ortağımızın eşi "ben mükemmel bir aşçıyım, sana her şeyi öğretirim" dediği; ve onun kocası da "ben mükemmel bir barmenim" dediği için bir süre insanlara pişmemiş pirinç yedirdik ve bara gelip cin tonik isteyenlere bira verdik. Ona rağmen mutlu, çözüm odaklı ve iyimserdik. Her şeyi zamanla, çalışkanlığımızla, dürüstlüğümüzle, gençliğimizle çözeceğimize inanıyorduk. Bu arada ben 25, eşim 27 yaşındaydık.

6.ayımızda babam bir cinsel istismar iftirası sonucu tutuklandı. Huzurla uyuduğumuz bir gecenin sabahına birçok yalan haber ve ölüm tehditleriyle uyandık. Bana göre bu mümkün olamazdı ama yine de beşer şaşar diyerek apar topar İstanbul'a gidip babamla yüzleştim. Kafamdaki plan çok netti. Eğer bu şerefsizliği yapmışsa, ölmüş kabul edip yoluma devam edecektim. Yapmamışsa yolumuz uzun ve sancılıydı. Babam olanlardan, hakkında söylenenlerden, tehditlerden, gazete ve televizyonlarda dönen yalan haberlerden habersiz, masum ve şaşkındı. Avukatlar tuttum, onun varolan borçlarını ödedim, dükkanını araştırmaya gelmeleri için aylarca kirasını ödedim, tüm masraflarını üstlendim kısaca. Hakkında ortaya atılan tüm iddiaların aksi kanıtlanmasına rağmen, iftirayı atanlar söyledikleri şeyleri geri çekmelerine rağmen, polis raporları bizden yana olmasına rağmen, bilir kişi raporları bizden yana olmasına rağmen, tanık beyanlarının tümü bizden yana olmasına rağmen, görüntülü kayıtlar, fotoğraf ve videolarla da birçok şeyi desteklememize rağmen; her celse değişen hakim ve savcılar, karşı tarafın medya ve belediyeyle olan yakın ilişkileri; dosyayı açıp okumadan karar veren sözde yetkililer sebebiyle dosyamız okunmadan, hiçbir delil değerlendirilmeden babam 25 yıl hapis cezası aldı. Günde 15-16 saat kafede çalışarak, her hafta İstanbul'a gidip geldim. Düğünden gelen tüm takı ve paraları bu iş için harcadım, yetmedi krediler çektim (sağolsun eşim inanılmaz destekledi), yine de başaramadım. Hukuki sürecin devamı çok uzun ama yıllar boyunca tüm sosyal mecralardan taciz edilmeye devam ettim. Esasında duyuruyu bırakmam bu olaya dayanıyor.

Biz bilim ışığında, akılla mantıkla sunulan kanıtlarla kendimizi bozmadan süreci ilerletelim, vicdanımız rahat, kanıtlarımız tam, nasılsa birileri okuyup bu konuyu aklına mantığına sığdıramayacak dedik ama ne yazık ki kurunun yanında yaş da yandı ve dosya hiçbir zaman okunmadı. Sonra yargıtay cezayı 17 seneye düşürdü. Şu an anayasa mahkemesindeyiz. Hala bekliyor ve mücadele ediyoruz, bakalım.

Bu süreçten birkaç ay sonra ortaklar da tüm yaşadıklarımızı bilmelerine rağmen, girerken koydukları paranın 2,5 katını talep ederek ayrılmak istediler. Toplamda 9-10 ay beraber çalışmıştık. Dedik ki madem kardeş dediğimiz insanlar 9 ayın sonunda, tüm sıkıntılarımıza rağmen bu şekilde ayrılarak böyle bir para talep ediyorlar; verelim. Dükkan bi marka filan olmadı, daha sandalyelerde minder yok :D 5 sene öncenin parasıyla 45bin tl istiyorlar şaka gibi :D Yine kredi çektik. Onlara istedikleri rakamı ödedik ve ayrıldılar. Sonradan öğrendik ki "İstanbul'dan varlıklı arkadaşlarımız geliyor, işi kurup sonra ayrılıp para alıcaz" diye yapmışlar zaten planlarını :D Fail 2! :D Varlıklı olsaydık keşke gerçekten. Aynı parayı bölüşüyorduk; bu herif kumar oynayıp bütün parayı kaybedip devamlı ailesinden destekle yaşıyordu. Bizse hem kendimize, hem baktığımız hayvanların tüm giderlerine (sokaktaki 20 kedi, 5 köpek filan, kısırlaştırmalar, mamalar, aşılar:D), hem babamın giderlerine, hem benim her hafta İstanbul'a gidip gelmeme yettiriyorduk. Kendi kıçı kırık motorumuzu bile onlara vermiştik, işe kolay gidip gelsinler diye izinli günlerimizde, yaz gününde Bodrum'da yeni evli çift olarak evde oturuyorduk aracımız ve paramız olmadığından :D Neyse, öyle ayrıldılar. Sonra biz dükkanda ikimiz kaldık eşimle.

Benim İstanbul süreci ayda 1-2'ye düşmüştü. Dükkanı toparlamaya çalışıyorduk. Buradan da gelenler oldu bu arada :D Sağolsunlar, yolunuz düşerse hepinizi bekleriz :D

Bi 6 ay da böyle geçti. Borç ve kredi yükümüz çok ağır geldiğinden dükkana yeni bir çalışan almadan her şeyi kendimiz yaptık. Mutfağa ben, bara eşim geçti. Sabahlara kadar çalıştık, denedik, alışverişi de kendimiz yaptık, tuvaleti de kendimiz temizledik, servisi de biz yaptık, hazırlığı da, müziği de, bulaşığı da... Aklınıza ne gelirse, gece gündüz çalışıp, hiç es vermeden kendimizi babamı kurtarmaya ve borç ödemeye adadık. Bir yandan da hizmet sektöründe her ne kadar sabah güne yeni bir tehditle, hakaretle, kötü haber veren bir telefonla uyanmış olursan ol, insanlara gülümsemek ve onları eğlendirmek zorunda olmanın psikolojik yükü de ekleniyordu ama yine de güçlüydük. Sonraaa tam yeniden hayata karşı umutlanacakken eşimin babasının akciğer kanseri olduğunu öğrendik. Bu sefer de o süreç başladı.

Önce Eskişehir, İzmir, Ankara, İstanbul vb yerlerde çeşitli profesör ve hastane arama süreçleri, sonra tedavi süreci başladı. Kayınpederim bu dönemde artık çalışamaz duruma geldiği için onun ailesinin masraflarını da biz üstlendik. (İkinci eşinden 20 yaşında bir oğlu ve 8 yaşında kızı vardı).

Gece yarısına kadar çalışıyorduk, dükkanı kapatınca eşim Marmaris'e gidip babasını alıp İzmir'e götürüp kemoterapiyi bekleyip, yeniden Marmaris'e gidip babasını bırakıp, Bodrum'a dönüyor ve çalışmaya devam ediyordu. Bazı zamanlar 10-15 gün dükkanı tek başıma açıp kapattığım oldu. O dönünce ben aynı matematikle İstanbul'a gidip, babamı görüp, avukatlarla görüşüp aynı gün geri dönüp gece çalışmaya devam ediyordum. Kayınpederlerin mutfak alışverişi, çocuğun okul giderleri vb destekçileriydik.

Sanırım gençliğin verdiği güçle gerçekten her düştüğümüzde daha güçlü kalktık hep ayağa. Biraz da enayilik. Ama çok şükür artık iş yeri azıcık daha profesyonel olmaya ve para kazandırmaya başlamıştı. Ne duruyoruz o zaman helva yapalım dedik. Eşimin, son 5 senedir odasından hiç çıkmamış 20 yaşındaki kardeşine iş verelim, onu hayata hazırlayalım dedik. Bak bak :D:D Fail 3'ün zemini geliyo :D Bu çocukcağız da 15 yaşında liseyi bırakmış, işte 5 senedir odasından çıkmıyor, eli bir iş tutmuyor, akşam okulunun borcu biriktiği için okula devam edemiyor filan. Marmaris'ten geldi, bize taşındı. İlk etapta 6 ay kadar birlikte yaşadık ve çalıştık. Çok şükür, iki kelimeyi yan yana getirmeye utanan çocuk açıldı, özgüvenlendi; barı, kahveyi, mutfağı öğrendi; para kazandı. Biz kazandığı paradan ayrı olarak okulunun geçmiş borçlarını ve yeni gelen taksitlerini ödedik, cep telefonunu aldık, üst baş alışverişini yaptık ve sezon sonunda bir sonraki yaza da görüşmek üzere vedalaştık.

Bu arada kayınpederim de kanseri atlattı, güzel bir kutlama yaptık; derken çok kısa bir zamanda nüksetti ve yukarıda anlattığım süreç yeniden başladı. Sonra da tam her şey yeniden iyi gidiyorken kendisini aniden kaybettik.

Bu arada ben devamlı mahkemelere gidiyorum, her celse büyük umutlarla gidip aşağılanarak dönüyorum, yeniden televizyonlarda, gazetelerde dönüyoruz filan çok zor. Kayınpederimin hastaneye kaldırıldığı haberini duyar duymaz dükkanı kapatıp yola çıktık. Yolda eşim arabayı süremeyeceğini söyleyip yanımızda da bir büyük olsun diye annesini çağırdı. Kayınvalidemle gittik Marmaris'e ama kayınvalidem kayınpederin eski eşi. Validenin de 25 senelik yeni eşi var. Bütün hikayelerin üstünden 25 yıl geçmiş ama kadıncağız insanlık yaptı bize.

Biz Marmaris'e giderken, babayı kaybettiğimizin haberi geldi. Yıkıldık. Neyse gittik, gerekli işlemleri hallettik ve 24 saat geçmeden Bodrum'a geri döndük. Günlerden Pazar. Pazartesi günü benim babamın İstanbul'da mahkemesi var. Salı günü ise eşimin babası yine İstanbul'da defnedilecek. Pazartesi sabahı 6.30'da uçağımız var diyelim.

Kayınvalidemi evine bıraktık, eşim de üvey babasının yanına çıktı, sarılıp teselli ettiler birbirlerini. Aksi bir şey yok gibiydi. Biz de eve geldik. Aramız 15dk. Eşim artık ağlayabilirim dedi. Kahve yaptım, içerken telefon çaldı. Telefonda sadece kayınvalidemin çığlıkları geliyordu "yapma, vurma, yeter" gibi :( Eşim "annemi dövüyo" dedi. Valla yalın ayak arabaya nasıl atladık, nasıl gittik oralar bende yok. 4-5 dk içinde oradaydık. Yolda jandarmayı aradık, biz içeri bi girdik ki kadını 40 dk darp etmiş şerefsiz. Kıskançlık sebebiyle ve alkol problemi bahanesiyle. Kadıncağızın ayakta duracak gücü yok, her yerden kanlar süzülüyor, bir yandan şoktan mıdır nedir "o çok iyi bir insan, onu polise vermeyin" diye yalvarıyor :/ Allah'ım son 3 sene kesin kabustu diyorum artık. Birazdan uyanacağım, uyanmam lazım yani. Daha babayı kaybedeli 24 saat geçmedi, bu nedir.

Üvey kayınpeder daya atmaktan yorulmuş sandalyeye oturmuş, oturduğu yerden kayınvalideye ve eşime ve hatta daha vefatının üzerinden 1 gün bile geçmeyen babasına küfürler hakaretler ediyor. Eşim önce üvey babayı dövdü, sonra jandarmalar müdahale etti. Ve de yanlış bi hareket yaparsa artık onu da nezarete atacaklarını söyledikleri için başına bir şey gelmesin diye kalanında da ben dövdüm. Bir yandan eşim sinir krizi geçiriyor, bir yandan herif kayınpedere küfrediyor, bir yandan kayınvalide "o çok iyi bir insan, onu götürmeyin" diyor, jandarma ultimatom veriyor asjdha o ara ben de yerlere düşürüp tekmeledim adamı, bi de suratını yumrukladım :/ Yaşadığımız her şeyin içinde vicdanım bi tek bazen buna sızlıyor. Hala utanıyorum yaptığım şeyden. Ama yine olsa yine yapardım...

İstanbul uçağının kalkmasına 4-5 saat var, günlerdir uykusuzuz, kayınpederi kaybetmişiz, kayınvalide öldüresiye dövülmüş, sabahında babamın mahkemesi var, ertesi gün cenazemiz var ve sabaha kadar hastane, karakol vs dolaşıyoruz. İşin kötüsü kayınvalidem de hastanede yaralarını saklıyor, karakolda hayır dövmedi diye yalan söylüyor, inanılmaz bir şey yaşıyoruz.

Uçağa birkaç saat kala, güvendiğimiz bir ablamızı kayınvalidemin yanına yerleştirdik ve biz gelene kadar buradan ayrılma dedik. Sonra gittik, babam bu sefer kesin çıkıyor dediğimiz mahkeme de g.tümüze girdi. Ertesi gün de cenaze... Sonra Bodrum'a döndük.

Kayınvalideye gittik, uzaklaştırma çıkarıldı, tehditler alıyor adamdan ama bize söylemiyor. Jandarmaya da söylemiyor öyle bekliyor ve adamı koruyor. Yanına koyduğumuz abla vardı ya bize o anlatıyor gelen mesajları. Bu arada bi de eşimin anneannesi var, alzheimer hastası, kayınvalidemlerle yaşıyordu. Bizim gittiğimiz o bir haftada her geçen gün kadının hareketleri kısıtlanıyor, birkaç gün sonrasında da tamamen felç geçirmiş gibi oldu. Hop yine hastaneler, meğer herif bunun kafasına telefon fırlatmış annemi dövdüğü gün. Anneanne de o günden beri ufak ufak beyin kanaması geçiriyormuş. 85 yaşında kadın. Masada kalabilir denerek ameliyata alındı. Daha kayınpederin yasını tutamadan yine hastane süreci. Bu arada çalışmaya devam ediyoruz. Ben dükkanda kalıyorum, eşim anneannesinin yanında hastanede. Neyse ki ameliyat başarılı geçti ama bu olaydan sonra anneanne tamamen yatağa bağımlı hale geldi...

Tekrar bahar geldi, kardeşimin erkek kardeşini geçen sene söz verdiğimiz gibi yeniden yanımıza aldık. Bu arada maddi anlamda götü biraz doğrulttuğumuz için bir arkadaş daha bizimle çalışmaya başlamıştı. Toplamda 4 kişi olduk dükkanda. Derken bu sefer eşimin üvey annesi tutturdu ben de Bodrum'a taşınacağım diye. Yapma etme dedik, buralar pahalı, küçük kız babasını yeni kaybetti, okul ve çevre değişikliği iyi gelmeyebilir filan. Yok dedi taşınacam. Ok dedik o zaman yakınımıza taşın ki tanıdıklarımızı kullanarak sana iş bulabilelim. Okul çıkışında kızı alabilelim filan. Evler bulduk, gönderdik, bak sakın bize sormadan ev tutma çünkü burada yeni gelenleri çok kazıklıyorlar, arada bir tanıdık buluruz, bize farklı davranırlar dedik. Dedik de dedik. Fail vol. 45764
Anaaa bi baktık kadın bize haber vermeden bize oldukça uzak bi yerde, oldukça yüksek fiyatlı bi ev tutmuş. Bize tuttuktan sonra haber veriyo. Hayırlısı dedik, belki kadın 50 yaşından sonra özgür kalmak istiyor hayatında ilk kez. Saygı duyalım. Duyduk da.

Biz erkek kardeşe hayat yolu çizmeye odaklıyız. Bu sezonun sonunda lise bitince MSA'ya gönderelim, masraflarını da biz üstlenelim, eli artık iş tutuyor, mesleği de olsun planları yapıyoruz. Annesi dedi ki ben bayramın 1. günü taşınıyorum. Yardıma gelir misiniz...

Bilenler biliyor, tatil yöresinde bayram günü hizmet sektöründeki yoğunluğu. Bütün kış beklediğimiz gün gelmiş. Kadın o gün taşınacak. Hay hay babamızın emaneti. Erkek kardeş yine bizimle yaşıyor bu arada. Eşim dedi ki "yarın şu saatte uyanıyoruz, bu saatte evden çıkıp, şu saatte anneni taşıyoruz, akşam da bu saatte dükkana dönüyoruz rezervasyonlar full". Ok, sabah oldu, kardeşi uyandırıyoruz uyanmıyor. Belki 10-15 defa uyandırdık. Evden çıkma saati geldi geçiyor, eşim de kendi başına çıktı, üvey anneyi taşımaya gitti. Yarım saat sonra kardeşi uyandı, abisini sordu, anlattım. Tamam deyip evden çıktı. Gidiş o gidiş :D Yukarıda fail 3 zemini olarak anlatmıştım ya :D Cebine henüz çalışmadan verdiğimiz maaşını da koyup kaçtı herif akdljhsa :D Bayram günü dükkanda iki kişi de kaldık mı :D Arıyoruz açmıyor filan sonra arkadaşları haber verdi, Türkiye turuna çıkmış lkdsjla :D Neyse biz bütün yazı güç bela 3 kişi hallettik ama sezon ortasında yeni eleman da bulamadığımız için iflahımız s.kildi afedersiniz.

Bu arada babadan 400.000tl filan borç kaldı dahgsd kafamız çok karışık ama üvey anne abuk subuk harcamalar yapıyor, atıyorum 6 tane kahvaltı tabağına 1.000 tl veriyor, saçma sapan bir elbiseye 900tl veriyor. Sonra param bitti diye bizden destek istiyor, veriyoruz; evden kaçan kardeşin okul taksidi diye para istiyor, veriyoruz filan saçma sapan bir durum :D Küçük kız için yine okul ve üst baş harcamaları, onu gezdirip yedirip içirmeler, helali hoş olsun, tüm hikayeler içindeki en masum kişi kendisi...
Abi 6 ay sonra, kadın dedi ki ben Bodrum'da yapamıyorum, burası çok pahalı, kız okuldan eve geliyor tek başına, ev sahibi beni dolandırıyor vs. Be amk, biz 6 ay önce bunları söyledik zaten sana. Peki ne yapalım? Ben tekrar Marmaris'e taşınacağım, bana nakliyeci ayarlayın. Bi de bilmem ne kadar para. Ok. Bunları da yaptık.

En son benim doğum günümden önceki akşam saat 9'da eşimi arıyor. Sabah 8'de taşınıyorum, yardıma gelebilir misin diye. Ben de kendimce yasta olduğum için senelerdir doğum günü kutlamamışım; o sene Antalya'dan annemler ananemler geliyor, dükkanda müdavim müşteri ve arkadaşlarla kutlama yapacağız. Eşim de durumu izah ediyor, evde 4 kişi misafirimiz var, yarın kızın doğumgünü, dükkanda organizasyon var vs. derken telefon suratına kapanıyor :D Kapanış o kapanış :D Bi daha ulaşamadık. Taşınıp bizi sildi hayatından. Küçük kızı da taşınmadan iki hafta önce Marmaris'e yollamıştı zaten. Veda bile ettirmeden :D

Bu arada eşimin annesi adamdan ayrılma arifesindeydi ya, o da yanında bir erkeğin eksikliğini hissetmesin filan diye ona da maddi manevi yardımcı oluyoruz. Gece 5'te dükkanı kapatıp, sabah 7'de eşim kapı montajına gidip, birkaç saat sonra dükkanı açıp 15 saat aralıksız çalışıyor filan öyle bir şey.
Ama annesi yalnız kalma kısmını kabullenemeyip adamla tekrar barıştı. Çok boktan hissettik.

Aileden yediğimiz bu son kazıklardan sonra bizim psikolojimiz baya gitti bitti. Çok garip oldu. Peki dedik, öldürülmek istiyorsan artık senin kararın ama madem kocan yanında o zaman bizden maddi manevi bir desteğe gerek kalmadı diye blöf yaptık. Yeniden birleşme denemeleri 1 ay sürdü. Ama o 1 ayda çektiğimizi Allah biliyor. Her gece evlerini gözetledik kavga var mı, kötü bir şey var mı diye. Her uykudan kabusla uyandık.

1 ayın sonunda herif yine içip sıçmaya başlayınca anne nihayet uyandı ve adamı kovdu. Bu sefer de onun bozulan psikolojisiyle yaptığı işler batmaya başladı. Bir yandan yatalak annesine bakıp bi yandan çalışmaya çalışıyordu ama başaramadı. Dedik ki bu böyle olmaz, hiçbir şey yapmasan aylık giderin (dükkanın masrafı, ev kirası, bakıcı parası, çalışan maaşı vs) 20.000TL. Gel bizimle yaşa, dükkanını da kapat, tüm masraflarından kurtul.
Böylelikle kayınvalide bize taşındı. Bu arada 2+1 evde 2 kedi, 1 köpek, 1 kayınvalide, 1 yatalak anneanne bir de biziz ashdkajsdh :D Bu şekilde 7 ay kadar birlikte yaşadık. Zaten melek gibi insanlar, başımın üstünde yerleri. Ama bu sayede kadıncağız son 1 iş daha yapıp, ufak tefek borç kapatıp, cebine de bir miktar parasını koyabildi. Geçtiğimiz Mayıs ayında onu Antalya'da ufak bir köye taşıdık. Şimdi tarım yapıyor, annesiyle emekli maaşlarıyla tatlıca geçiniyorlar.

Anam ne uzun oldu :D Aralarda bi sürü şey daha var onları geçiyorum artık. Tam yine her şeyi yoluna koyduk, artık bi Avrupa yapabiliriz derken bu sefer de pandemiler çıktı işte oralar zaten malum. Dolar euro da öyle :D Bu bir senenin yaklaşık 6 ayında kapalıydık. Bu aradaaa yaş da 30 oldu :D

Sonuç, işler ve dükkan genel olarak gayet güzel oturdu. Bu yaz dükkanda çalışan nihayet 5 kişiydik. Küçük kız kardeş Darüşşafaka'yı kazandı :,) Annesi telefonlarımızı açmadığı için görüşemiyorduk, geçtiğimiz aylarda ona güzel bi telefon hediye ettik kendisine ait, artık rahatça görüşebiliyoruz :)

Borçlar bitti sayılır; yeniden borca girmeden kendi birikimimizden harcayabiliyoruz en azından pandemi sürecinde. Kendimizden çokça ödün vererek belki bir güzel ev ve araba parasını havaya üfledik ama vicdanlarımız rahat diye bakıyorum.

Geçenlerde eşimin annesi ufak bir kanser tehlikesi atlattı, ameliyatı için Antalya'ya gittik, anneanneye ben baktım, eşim de annesinin yanında durdu mesela. Annem de bize yardıma geldi kayınvalidelere. Sonra hep beraber benim Anneannemlere gittik. Yetişemiyorlarmış perdelerini yıkadık, yemeklerini yaptık :) Dedem kalp krizi geçirmişti, onu bi daha göremem diye çok korkuyordum, onu gördüm. Ailenin kalan kısmıyla mutlu zamanlar geçirebilmek çok değerli bence. Nolur size değer verenlere sıkı sıkı sarılın. Küsseniz barışın.

Şimdi de benim annem tiroid kanseri oldu sanırım. Pazartesi günü belli olacak, bakalım. Özet olamadı ama özetle benim de duyuruya ara verme sebeplerim böyle şeylerdi.

Şu sıralar artık daha fazla vakit ayırmaya çalışacağım. Umarım başarabilirim. Bana ulaşamayan mesajlarınız olduysa hepinizden özür dilerim.

Hatırlayanlara bol sevgiler, ve bir de kapanış fotoğrafı gönderirim :))

İlk kedimi sahiplenmeden önce duyuruya sormuştum. Herkes sende kalsın lütfen sokağa bırakma demişti. Buradan aldığım en güzel cevaptı. Çünkü tüm bu boktan süreçlerde hiçbir terapi, hiçbir ilaç olmadan, hayata tutunmamı sağlayan en güzel şeydi kendisi. Sonra sorunlar arttıkça, evdeki terapicilerin sayısı da arttı asdhajga :D Teşekkür ederim tekrardan. Onlardan bi hatıra bırakıyorum buraya.

Sorularınız varsa sorun, umarım modlar silmez :p Sağlıcakla kalın.

Sevgiler.
0
pandispanya
(30.01.21)
Çok üzgünüm ben de bunu amaçlamamıştım ama başlayınca çok uzun sürdü 4,5 senenin özeti :D Bazı yerler çok detaylı olmuş ama beynim sulanınca geri dönüp silemedim de kaldı öyle artık hayırlısı :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
korkunç, nutkum tutuldu. çok çok geçmiş olsun babana.
! gördünüz mü millete nasıl iftira atılıyor. nasıl hayatlar karartılıyor. ahh ah
kötünün kötüsü bi haber ama yalnız değilsiniz
www.hurriyet.com.tr iftira 2009
www.hurriyet.com.tr iftira 2018
www.hurriyet.com.tr iftira 2021

ileri okuma:
false accusation of rape
0
esref
(31.01.21)
@esref çok teşekkür ederim. Başımıza gelenlerden sonra duyduğumuz, okuduğumuz her şeyi önce sorgulama konusunda çok hassas olduk. Bu konu bu ülkenin en iğrenç gerçeklerinden birisi olmasına rağmen, hiçbir suç işlemeden mağdur olan da çok insan var maalesef. İşini düzgün yapan kurum yok denecek kadar az. Suçlu elini kolunu sallayarak dışarıda, suçsuz içeride olabiliyor. Teşekkür ederim tekrar.
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Allahım film gibi! Geçmiş olsun gerçekten ve hoş geldin :)
0
mor oje
(31.01.21)
Çok teşekkür ederim, çok hoş buldum :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
ben seni hayal meyal hatırlıyorum. çok uzun süre olmuştur gerçekten ama. tüm yazdıklarını da okudum okurken de kolum uyuştu bu kadar olay nasıl üst üste gelir diye hayatı sorguladım. allah güç kuvvet versin ve yardımcınız olsun demekten başka da elimden bi şey gelmiyor. gerçekten çok zor şeyler yaşamışsınız.
0
lata
(31.01.21)
Bende burada çok aktif olamadan da oldukça eskiyim ve pandispanya yi hatırlıyorum. Söyleyeceğim tek şey; Helal olsun size... Hoşgeldin.
0
primetime
(31.01.21)
sen dağ gibi bir insansın. kocan da öyle. ve evet, Allah dağına göre kar veriyor.
biliyorum, dağ olmayı ben istemedim ki diyeceksin. benim de istemediklerim oldu. nasip.

ayrıca rahmetlinin mekanı cennet olsun.
0
esref
(31.01.21)
@lata, çok teşekkürler, yazdıklarınız ne kadar değerli bilemezsiniz, sağolun, hepimize güç kuvvet diliyorum :)

@prime time, hoşbuldum, çok teşekkür ederim <3 :)

@esref, insanlar ne zorluklar yaşıyor, bizimki de dert mi diye düşünüyorum aslında. her şeye rağmen şükür. Bazı çok keskin hatlarımızı törpüledi, önem sıralamalarımız değişti, alabildiklerimizi alıp yola devam etmek gerekiyor, hayat işte. Güzel sözleriniz ve temenniniz için çok teşekkürler, çok sağolun gerçekten :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
vay be, ne dönüş ama :D
hepsini okudum, daha önce de bu nicki duyuruda görmüştüm, hatta isminin geçtiği/arandığın zamanlar da oldu.
gerçekten helal olsun. okurken kaç kere dedim "oha lan MtKrt, buraya kadar kaç kere intihar ederdin?!".
yaşanabilecek her kötü olayı yaşayıp atlatmışsınız. bundan sonrası önünüz umarım aydınlık olur. hoş, olmasa da siz üstesinden gelirsiniz:D
tekrar hoşgeldiniz.
ve bol şans.
0
MtKrt
(31.01.21)
hahahasjkdhakj kahkaha attım valla çok sağolun ya. ben de sizin isminizi hatırlıyorum, o zaman artık moderasyonlarda görüşürüz :p Çok teşekkürler gerçekten, intiharlık bir şey yok, nasılsa kendiliğimizden ölücez bi gün, daha bölüm sonu canavarı çok :D hoşbuldum.
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
woaw film gibi okudum. ne kadar güçlüsünüz...
bodrumu çok severim. mekanınız nerede adı nedir bir uğrarım :)
0
omonia
(31.01.21)
tamamını okudum. inanılmaz şeyler atlatmışsınız. çok çok geçmiş olsun.
yıllar sonra yeni bir dönüş yaptığım için nick yeni olsa da çok net hatırlıyorum ben seni :) bundan sonra her şey daha güzel olur umarım sizin için.
iyi ki geldin, hoş geldin!
0
juliette
(31.01.21)
Acilen dünya turuna çıkın ;) kaç kaç kaç kaç
Şaka bir yana geçmiş olsun...
0
intihar etsem de kendime gelsem
(31.01.21)
@omonia, çoook sevinirim, biz Yalıkavak'tayız, mesaj atıyorum ismini :D

@juliette, ya çok çok teşekkür ederim. çok mutlu oluyorum, hepimiz için kabul olsun bu dilekler :)) çok sağol, hoşbulduk! :)

@intihar.. asdhaha dünya buna hazır mı bilemiyorum benim şansımla başedemeyebilir :/ :D Çok teşekkürler.
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
ben hatırlıyorum.
eskilerden şöyle 3-4 yıl önceden.

hoşgeldin.
0
alt4y
(31.01.21)
Tanımıyorum ama geçmiş olsun.
0
dissendium
(31.01.21)
Aa hatirliyorum seni, o kadar oldu mu diye baktim da son duyuru uzerinden 5 sene gecmis. cok cok gecmis olsun. Sonunda toparlayabilmenize cok sevindim.

Mekanin adini ben de isterim :)
0
fakyoras
(31.01.21)
Müthiş hikaye, çoğu filmde bu kadar aksiyon olmuyor. Süper kahraman olsa çoktan kostümünü çıkarıp emekliye ayrılmıştı. Çok iyi bir iş başarmışsınız, umarım güzel günler gelmiştir ve hiç geçmez.
0
alfred
(31.01.21)
@alt4y, tanıdık isimler görmek çok hoş :) hoşbuldum.

@dissendium, çok teşekkürler :)

@fakyoras, çok iyi hatırlıyorum seni de, çok teşekkürler :) gönderiyorum hemen :d

@alfred, çok sağolun, güzel dilekler hepimiz için gerçek olur umarım.
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
vay be... senin nickini çok net hatırlıyorum. 4-5 sene geçmiş en son yazdığından beri
neler neler yaşamışsın saygı duydum. karıştırmıyorsam sanki ifşalardan birinde eşinizle açık alanda bi fotonuz vardı ya da o aycovskimiydi bi dk...:/ hee bi de duyuru kızları buluşmaları yapılıyordu orda da vardın sen sanki :)
0
mr.brown
(31.01.21)
@mr. brown yok, eşli fotoğraf benim değildi, kimindi hatırlamıyorum ama yine de helal valla :D kızlar buluşmaları düzenliyorduk doğru :D güzel zamanlardı. sizi de hatırlıyorum. çok teşekkür ederim.

not: tekrar düşündüm, fotoğraf benim de olabilir emin değilim :D
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Hiç konuşmadık sanırım ama ben çok iyi hatırlıyorum sizi. Hatta Bodrum’a taşınmadan önce Bodrum ve mekan açmakla falan ilgili duyurularınızı çok net hatırlıyorum. Hoşgeldiniz :))

Yaşadıklarınız okuyana bile çok zor gelirken 5 sene bunlara dayanmanız ve hala pozitif kalabilmeniz gerçekten olağanüstü. Umarım annenizin hastalığı kanser değildir de bu kadar şeyden sonra güzel bir haber alırsınız pazartesi günü.

Bu arada mekanınınız adını ben de isterim. Hatta yemin ederim zamanında burda açtığınız duyurulardan beri merak ediyordum :D Yazarsanız Bodrum’a gelince uğramayı çok isterim :)
0
ms brownstone
(31.01.21)
süreçten haberim yoktu ama hatırlıyorum elbette.
hastalıklar ve başa gelenler nedeniyle gelmiş geçmiş olsun diyebiliyorum ancak.

hoş geldin.
0
blatta hiberna
(31.01.21)
Ya okuduğunuza inanamıyoruum :D Ben bile ne yazmışım diye dönüp okuyamadım, çok teşekkür ederim, kim okuyacak diyordum, öyle içimi dökmüştüm, çok sağolun gerçekten :,)

@ms brownstone, hoşbuldum, hemen gönderiyorum, iyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim, umarım bundan sonrası güzel olur. Görüşmek dileğiyle :))

@blatta hiberna, tanıdık isimler çok güzel geliyor, hoşbuldum, çok teşekkür ederim :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
zaman ne çabuk geçiyor, hatırlıyorum seni. aktif kullanıyordun duyuruyu :)

o değil de film gibi geçmiş 5 yıl.
0
kaptan maydanoz
(31.01.21)
hayret ve hayranlıkla okudum. türlü zorlukların içinden geçerken iyilik yapmaktan da geri durmamışsınız, ailenin her bireyine yetişmişsiniz. helal olsun vallahi. ailenizle güzel günler görmenizi dilerim. duyurunun epeydir kullanıcısı olmama rağmen pek girmezdim o sebeple sizi bilmiyordum, ama geri dönmenize memnun oldum, kendinize çok iyi bakın..
0
denizince
(31.01.21)
ækaptan maydanoz, ben de seni hatırlıyorum, hihi :) evet inanılmaz hızlı geçmiş zaman :) yani normal şartlar altında insanların başına daha ileriki yaşlarda gelen ya da bazısı hiç gelmeyecek sıkıntıların hepsi peşpeşe all in one şeklinde geldi gibi oldu. sağlık olsun ne diyeyim, beterin beteri var.

@denizince, ben de çok memnun oldum, çok teşekkürler, sevgiler :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Merhaba. Sizin kadar eski değilim o yüzden hatırlamıyorum sizi. Ama hoş geldiniz. Ne badireler atlatmışsınız. Çok geçmiş olsun. Umarım bundan sonra üst üste mutlu haberler alırsınız :)
0
black holes in the sky
(31.01.21)
allah askina ozet gec kanka :D
0
baldur2
(31.01.21)
@black holes, çok teşekkür ederim, tanışmış olduk, sevgiler :)

@baldur, özet geçiyorum :D 5 yıla yakındır, ölümler, hapisler, hastalıklar, tehdit, kan, göz yaşı, açlık, sefalet, hıyanet, sel, susuzluk, toprak kayması vb sebeplerle yoktum, sular biraz duruldu, geri döndüm, hoşbuldum :D
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
e hadi, şimdi sıra güzel günlerde. hoşgeldin yeniden.
0
antihero
(31.01.21)
Ben 2013-2014 gibi aranıza katıldığım icin nickinizi cok net hatırlıyorum. 19 yaslarinda falandim. Ama kisisel olarak pek tanımıyordum. Duyurarinizi falan da hatırlamıyorum yani ama duyuruda popüler birisi olduğunuzu biliyordum. Hatta gözüm mözüm kaydı diyorsunuz ama simdilerde pek olmasa bile siz gittikten sonra buralarda yapılan ifşalarda, duyurunun en güzel kizi tartismalari ortaya çıkıyordu ve oralarda halen adinizi gördüğümü hatırlıyorum. Eger bu animsamam yanlis değilse, kendinize hakaret etmeyin bence. Çünkü ifsalarda gayet iddiali arkadaslar vardi :D

Benim nickimi belki gormus olabilirsiniz. Gecen senelerde ufak bir travma yaşayınca tüm duyurularimi sildim bir süre uzak kaldım. Toparlayınca ve guzel bir iliskiye, guzel bir ise başlayınca geri döndüm. Benim süreç biraz kisa sürdü şanslıydım. Sildigim 1000e yakın duyuruya yanıyorum. Bir suru guzel data vardi. Basond uyarmisti yapma etme dedi ama dinlemedim. O an iyi gelmişti ama sinirimi beni duyuruya sokan kisiden cikaramadigim icin duyurudan çıkarmıştım sdhfjg Neyse sonra güçlenip asiyorsunuz, hem datalar da belki cok onemli değildir, dunya icin kucuktur de.. benim icin büyük bir sey gibi hissetmisimdir :) (yok oyle bedavadan dert dinletmek siz de bizi dinleyin diyomusum shfjf) Neyse kisa kestim ben tamam. Sizinkinin yaninda devede kulak.

Yazıya gelirsek, okurken hikayede gecen hemen her kahramanı nasıl boğasım geldi anlatamam. Suan gulerek anlatmaniz bir miktar çoğumuzu rahatlatsa da gerek sizi kullanan insanlara gerekse sizin eşinizle olan polyanaciliginiza ve iyi kalpliligine sinirlenmeden edemedik bence ona eminim :D

Fakat böyle olmadan da güçlü duracak enerjiyi, azmi ve motivasyonu sağlayamaya bilirdiniz orası da ayrı bir konu.

Ölüm ve hastaliklara cok uzuldum, basiniz sag olsun. Insanlik olarak çoğumuzun asamadigi tek sey şu ölüm ve hastalıklar bence. Hayatin akışında olsa da kimse hazirlikli değil.

Olaylara donersek, ne yazık ki akraba da olsa arkadas da olsa yolunacak insan ariyor herkes. Ben hep dedemin veya babamin insanlar tarafından nasil kullanildiklarinin geçtiği hikayelerle büyüdüm. Dinlemeseydim benim de basima cok sey gelebilirdi. Cunku asiri iyi niyetli, herkese çabuk guvenen ve yardımsever bir insanim. Bu karakteristik bir özellik sanirim, doğuştan geliyor pek yapacak bir sey yok ama dikkatli oluyorum işte. Normalde "ya şimdi laf ederler arkamdan şöyle derler" diyerek yaptigim fedakarliklari biraz olsun azalttim yani. Cok da umrumda değil kimin ne düşündüğünü. Bisey diyecek olan yapsan da diyor yapmasan da.

Anlattiklarinizdan sonra, 5 parasiz 1995te Londra'ya gidip, sefaletler cekip, simdi zincir markalara rakip olacak büyüklükte bir coffee shop/restaurant açmış amcamın, davranislarinin altinda yatan sebepleri anladigimi düşünüyorum. Çünkü anlam veremiyorduk. Cok konusmadigimiz icin hikayesini de cok bilmiyorduk. Gecen senelerde yanina gittigimde de davranislarina anlam vermemistim cunku. Melek gibi bir insan ama kimseye kesinlikle güvenmiyor. Çok şüpheci. Cafeyi kesinlikle kimseye emanet etmiyor. Ise alimlarda 40 kere dusunuyor, arastiriyor. Kendini fakir gibi gösteriyor. (Cevreye de ailesine de.) Öyle giyiniyor. Bankada milyon poundlari olduğuna eminim. 400 poundluk arabayla geziyor ama.

Tabi bu biraz isin hastalikli boyutu sanki ama adam orada hala tek basina. Sanirim boyle davranmak zorunda. Sizin gibi seyler mi yasadi yoksa boyle yapmazsa basina bunlarin geleceğinin farkinda mi bilmiyorum. Ama ben kisa hayat hikayenizden cok guzel dersler aldim. Kotu biri olmayacagim tabii ki. Cunku 3-5 kurus ugruna onurunu da serefini de satan, sagdan soldan uckagitcilikla indirdikleri paralarla kendilerini zeki zanneden insanlarin mutlu olabilecegine inanmiyorum ben. Gecici mutluluklar onlarınki. Onlara verilecek en büyük cevabi her dusus veya tokezlemede daha güçlü kalkarak vermissiniz zaten. Bu hikayenin sonunda da iyiler kazanmis gibi duruyor, sevindik. Umarim daha güzel yerlere gelir, daha büyük mutluluklar yaşarsınız.

Cafe ismini biz de istiyoruz, muhakkak geliriz!!

Bu arada durumları buraya anlatsaniz da kesinlikle her türlü yardim gelirdi fakat kendi basiniza mucadele edip cogu zorluğun ustesinden gelmeniz de ayri takdire şayan. İlk defa simdi duyuyoruz. Cogu eski duyurucu bireylerin saskinlikla okuduguna eminim.

Tekrar gecmis olsun, hos geldiniz ^^
0
ananiyimioguz
(31.01.21)
Gerçekten hoşgeldiniz. Ne bitmez bir heyecan, okurken hem çok sinirlendim size yapılanlara hem de çok duygulandım sabrınıza, iyi niyetinize. Karşınıza bundan sonra iyi insanlar çıkar inşallah. Keşke arkadaşım olsaydınız, öyle ısındım size ve eşinize.
0
curukturpkokusu
(31.01.21)
@antihero, çok çok teşekkür ederim :)

@ananiyimioguz, ben de seni çok iyi hatırlıyorum, yanılıyor olabilirim ama sanki ilişki tavsiyeleri üzerine gelişen bir sohbetimiz vardı ve yaşına rağmen olgun bir insan olduğunu düşünüyordum. Eğer doğru hatırlıyorsam, görüyorum ki yıllar senden bu anlamda hiçbir şey eksiltmediği gibi, üstüne eklemiş. Ne büyük bir kazanım. Öncelikle zaman ayırıp okuduğun ve bu kadar emek vererek yazdığın için çok teşekkür ederim gerçekten. Çok şaşkınım. Çok teşekkürler.

Basond'u dinlemeyen yanar :D ama hiçbir şey için pişman olmaya gerek yok, belki ileride kullanabileceğin güzel bir tecrübe edinmişsindir, onca emek ve yaşanmışlığı silme kararınla. Bi dahakine belki bi yedek alırsın aksjd :D

Başıma bu hastalıklar gelmeden önce her gün aynaya bakıp ne kadar çirkinim diye ağlardım ashdhah :D Daha kaslı olmak için, daha az yağlı olmak için vs :D Sonrasında gözümü kabul etmem de zor oldu, zaman aldı, ama şu an artık gerçekten umrumda değil, kafam kopsa da üzülmem, öyle gezerim. Gerçek dert görmemektenmiş o dertler, biraz da ergenlik :D

Bizimle ilgili söylediğin her şeye katılıyorum. iyi niyetle enayilik arasında bir çizgi var. Biz biraz enayi davrandık belki. Babam dışında kendi ailemden pek bir sorun yaşamadım, genel olarak destek gördüm, belki kendi aileme yapmayacağımdan fazlasını eşimin ailesine yapmış olabilirim. Çünkü eşimin ailesiyle ilgili konularda karar verirkenki kriterim mantık değil vicdan oldu. "Ya benim yüzümden/benim etkimle yaptığımız ya da yapmadığımız bir şeyin sonucunda eşim mutsuz olursa/ vicdan azabı çekerse" diye düşünerek her şeyi fazlaca yapmak için çabalayıp onu da gaza getirdim. Açıkçası benim de etrafımda genelde kadınlar çok baskın karakterli ve karar mercii olduklarından, ben de kendime çocukluğumdan beri bunu tembihlemiştim: Kimsenin vicdan azabına sebep olma, kimsenin ailesiyle arasına girme, 50 sene sonra "senin yüzünden" diye başlayan kavgalara sebep olma, gibi... Benim kendime verdiğim dersin sonucunda fazlaca yıpranmış olduk ama en azından sevgi, saygı içinde, birlikte ve birlikte olmaktan mutluyuz. Kendi ailemle ilgili vereceğim kararlar beni bağlar ama başkasına kötü etki etmemeliyim diye düşünerek fazla verici davrandım. Bence doğru bir davranış olmayabilir ama pişman da değilim yine olsa yine yaparım. Bunun bedelleri oldu ama diğer türlü davransaydık onun da bedelleri olacaktı. En azından kabul etmeye razı olduğum bedelleri ödedim. Sonuç olarak bence vicdan rahatlığı; akıl ve ruh sağlığını korumanın en iyi yoluydu. Benim için en azından.

Aslında zeka, başkalarının tecrübelerinden de ders çıkarabilmeyi de kapsıyor. Tek sorun, çıkardığın tecrübelerin de hesaplanamayan birçok başka şeye gebe olacak olmasında :) Yine de içimden bir ses, senin bu konuda daha başarılı olacağını söylüyor :)

Dükkanın ismini yazacağım, yeniden çok teşekkür ederim, çok hoşbulduk :))

@r evolution, çok teşekkür ederim :D Dosyayı silip, silinenlerden de silmeyi umuyorum. Çok sağolun :))

@curukturpkokusu, bence iyi insanlar eninde sonunda birbirini buluyor. Biz bir şekilde genel olarak ailelerimizin hatalarının bedelini ödedik gibi oldu. Kendi seçtiğimiz çevremizde genel olarak şanslı olduğumuzu düşünüyorum, gerçekten hayatı pahasına kendisini bize siper eden arkadaşlarımız oldu. Bin yaşasınlar. Sizinle de arkadaş oluruz neden olmasın, merak etmeyin siper etmelik bölümü geçtik gibi :P :D Çok teşekkür ederim tekrardan güzel sözleriniz ve dileklerinize <3 :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Sonuna kadar okudum (:
Hoşgeldiniz.. Mekanın adını ben de öğrenebilir miyim? Bu arada 3. Hata erkek kardeşin akıbeti noldu?
0
Ven
(31.01.21)
@ven ajdghsga ya çok tatlısınız hepiniz valla allah razı olsun yüzümü güldürdünüz:D
3. hata, önce bi iki ay değişik şehirlerdeki arkadaşlarında memleket turu yaptı. Sonra annesiyle yaşamaya başladı ama hem çalışmayıp hem evdeki herhangi bir işe de yardımcı olmadığı için onunla da anlaşamadılar. Şimdi varlıklı bi kız arkadaş bulmuş, İstanbul'a taşındı. Onunla e ticaret gibi bi işler yapıyorlar. :D iyi gibi, sağlığı keyfi yerinde bildiğim kadarıyla. mutfak ve bar becerileriyle göz dolduruyormuş :D duyuru dedikodu birimi gururla sundu ajksh :D
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
nickinizi hatırlıyorum :)

ne kabus ama! çok büyük geçmiş olsun hepsi geride kalmıştır umarım. mekanın adını ben de isterim bu ortak belamızı da def edince bir biranızı içeriz belki.

paticanlara selam.
0
Ufuk
(31.01.21)
Hafızam kötü oldugundan hatırlayamadım sizi.

Sabahın yedisinde bir solukta okudum. Direksiyon sınavından kaldım diye perişan haldeyim bir gündür. Kendi derdim inanılmaz manasız geliyor şu an.

Göz kısmını anlamadım. Görüşünüzde problem yok, sadece şekil olarak mi değiştiler? Olabiliyor mu öyle? Geçmiş olsun.

Maddi konularda fazlaca verici olmuşsunuz. Enayi demek istemiyorum, ayıptır, ama öyle gibi biraz. Sizin sorumluluğunuzda olmayan kişiler için sırf kan bağınız var diye bu kadar masraf yapmamalısınız. Üvey anne mesela çocuk dogururken size mi güvendi? Ne diye Kahraman olmaya çalışıyorsunuz ki? Tamam on sene sonra vicdanınız sizlamayacak ama siz de tekrar yirmili yaşlara dönemeyeceksiniz, giden gitmiş olacak. Kavga sebebi olmaktan bu kadar çekinmeyin. Yoksa daha çoook sömürülürsünüz. Bunca şeyin üstüne artık farklı bir konu olur ve hayır derseniz, eşiniz de bunun kavgasını ederse ona yuhh zaten.

Babanızın başına gelen iftira mi gerçekten? Umarım öyledir. Ben bu konuda kendi babama dahi güvenmem.

Her şey için geçmiş olsun. Umarım toparlarsınız.
0
elorelia
(31.01.21)
Ohaa 5 yıl mi olmuş :///
0
abuzer
(31.01.21)
Hoş geldin tekrar :)

Ben de çok net hatırlayanlardanım. Hatta buradan bi arkadaşla "duyuruda şu arkadaşlar vardı artık girmiyorlar" dedikodusu yaparken seni de saymıştık.

Yaşadıklarınız gerçekten film gibi. Ama siz de çok naifmişsiniz. Özellikle verdikleri paranın 2,5 katını isteyen dolandırıcı tiplere keşke istediklerini vermeseymişsiniz dedim içimden. Neyse artık olan olmuş. Zaten okudukça o parayı unutuyorsun.

Başınız sağ olsun, geçmiş olsun :/
Umarım artık bugün milat olur ve çok güzel şeyler sizi bekliyordur.
0
himmet dayi
(31.01.21)
ayrica dunya bu kadar iyi olmak icin fazlasiyla kotu bir yer. dark side'a gecme ama bu kadar da iyi olma :D
0
baldur2
(31.01.21)
Ben babada kaldım. SÖzlüğe falan taşıyın, twitterda yayın, esra erola çıkın, cimerden yazın. Gerçekten tecavüz edince salıveriyorlar, iftira atında tutukluyorlar. Bugün sizin babanız yarın bizim babamız, başkasının eşi, erkek kardeşi. Üzüldüm.
0
gelmeistemem
(31.01.21)
hoşgeldiin, kedileri öp, iti mıncır. bir mekanda müdavimler varsa orası olmuştur artık, sırtınız yere gelmez.
0
selam
(31.01.21)
hosgeldin. birebir hic tanismadik ama nickini hatirliyorum. butun bunlari su anda bu kadar rahat anlatabiliyor oldugun icin seni ve esini tebrik ederim. bu surecte bu kadar guclu kalabilmeniz harika. umarim bundan sonra hayatinizda her sey cok daha iyi olur!

daha guzel yarinlara, cheers.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(31.01.21)
welcome back
0
paranoyak kedi
(31.01.21)
ben de nickini hatırlıyorum. hatta sanıyorum birkaç defa mesajlaşmıştık farklı konularda.

her şey için gelmiş geçmiş olsun ve de hoş geldin diyelim o halde :)).
0
Phoebe
(31.01.21)
Duyuruyu aktif kullanmasam da bir süredir, nickinizi hatırlıyorum. 5 seneye ne hikayeler sığdırmışsınız valla helal olsun diyorum, eşiniz ve siz çok güçlüymüşsünüz. Mutlu yarınlara diyorum :)
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(31.01.21)
@ufuk, onların da selamı var çok teşekkürler, birazdan mesaj atacağım, umarım birlikte kadeh kaldırabiliriz :)

@elorelia, ben seni hatırlıyoruuum :) ifşalarda da vardın, çok aktif kullanıyordun duyuruyu, ne güzel seni görmek de. Görüşümde de problem var aslında. Sürekli acı çekiyorum, bazen çift görüyorum, ilerlerse körlüğe kadar götürebilecek bir şey. İlerlemesi için de elimden geleni yaptım açıkçası ama o başka bir duyurunun konusu olsun :P

Söylediğin şeyler doğru, katılıyorum ama olanlar oldu bi kere, su akıp kendi yolunu biz iyi davranmaya çalışsak da yine buldu. Babamla ilgili olan kısımda, gerçekten anlattığım şekilde her şey. O kadar akla mantığa aykırı ki yıllar sonra üniversitede ders olarak okutulabilecek şekilde bir hukuksuzluk örneği sergilendi. Bazen keşke gerçek olsaydı, şimdiye kadar ne psikolojim, ne maddi manevi hayatımız bu kadar yıpranmazdı diye düşünürdüm. Birisini öldü kabul edip, hayatımdan silmek, bu geçirdiğimiz süreçten daha kolay olurdu. Hatta karşı tarafın yanında yer alıp, aldırabileceğim en yüksek cezayı aldırdığıma emin olmak isterdim. Bi de utanırdım ve bunu buraya bile yazmazdım, sonuçta nereden bilebilirsiniz :) Ne yazık ki suçsuz yere yatıyor.

@abuzer, valla dile kolay, 5 yıl olmuş :))

@himmet dayiiii, teşekkür ederim ben de seni hatırlıyorum, hayvanlarla ilgili güzel tavsiyeler veriyordun bi de aynı görüşte olmasak bile senin yazdıklarını okuduğumda "he himmet dayı geldi şimdi görüşüm değişecek kesin" diyordum :D Sizi görmek çok güzel, çok teşekkür ederim :))

@baldur, bir ara deneyeceğim dostum :d

@gelmeistemem, kesinlikle katılıyorum, bu geçirdiğimiz 5 sene, daha önce hiç karakolun yolunu bilmeyen, bu kadar olay kimlerin başına geliyor diye düşünen bana, 3. sayfa haberlerine düşmenin aslında pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösterdi. Çok toy ve tek başımaydım, kimseyi tanımıyor, yol yordam bilmiyordum bu konularda. Diğer yandan da dosyayı okuyan, birbirinden bağımsız bütün eski savcı, hakim, avukat vs ne kadar uzman kişi varsa hep sakinleştirdiler. Hayatımızda gördüğümüz en saçma dosya, merak etmeyin bu celse çıkar, yok merak etmeyin toplumun lincine uğramamak için tutuyorlar (medyatik bi dosya olmuştu), merak etmeyin başına bir iş gelmesin diye tutuyorlar (devamlı tehdit alıyorduk) vs dedikçe inanıp sabrettim. Sonuçta geldiğimiz noktada da bu tarz baskı yapılabilecek bir noktada değiliz artık. Açıkçası hala inanıyorum, AYM'de çözülecek, orada çözülmezse İnsan Hakları Mahkemesi'nde çözülecek. Bu inancı taşıyorken, bi şeylerin benim yüzümden bok olmasından korkuyorum. Herkesten tek ricam, her haberi enine boyuna değerlendirmeden, boşlukları mantıkla doldurmadan linç uygulamamaları. Hayırlısı, bakalım, artık gelişmelerden haberdar ederim, çok teşekkürler :))

@selam, selam! :) çok teşekkürler, bebelerin de selamı varmış, görüşmek dileğiyle :)

@cesarioooo, vay be doğan büyüyor resmen :D evet bıraktığımda 22 yaşındaydın hatırlıyorum, çok sevindim seni gördüğüme :)

@e bana nick bırakmamışsınız: bu saydıklarının hepsi gitti mi ya? :( O kadar güzel isimler hatırlıyorum ki yazmaya başlasam iyice uzayacak. Ne kavgalar ne dövüşler :D Şimdi bakınca hepsi çok güzel ve değerli günlermiş, herkese selamlar :)) çok teşekkür ederim.

@eksi sozlukte eksiyen adam, ben de senin ismini hatırlıyorum, güzel dileklerin için çok teşekkürler, hepimizin hayatında dertler bir bir düzelebilir umarım, cheers! :)

@paranoyak kedi, çok hoşbuldum, teşekkürler :)

@phoebe, ben de seni hatırlıyorum hihi :) çok teşekkür ederim, hoşbuldum.

@birfincandahakahveisteyenadam, mutlu yarınlar hepimizin olsun, çok teşekkürler! :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Ben de hatırlıyorum, çok çok geçmiş olsun :) zor günler geçirmişsiniz ama belki biraz da siz zorlaştırmışsınız. Problemlerin hiçbiri size ait değil çünkü ama gereksiz sahiplenmişsiniz. Belli şeyler yapılır tabi ama kardeşe, üvey anneye vesaire Her şeye okey demek zorunda da değildiniz. Bana enayilik ya da aşırı iyilikten ziyade aslında eşinizle “karşılıklı“ birbirinizin ailesini tolere etmişsiniz gibi geldi. Babanızın böyle bir olayı olmasa ve babanız için bir şeyleri feda etmeseniz onun ailesine karşı belki de bu kadar verici olmazdınız, en azından bu kadar vicdan yapmazdınız. Belki yine de yapardınız bilemeyiz tabi. Umarım bundan sonra kendi iki kişilik dünyanızın tadını çıkarırsınız biraz :)
0
aquarium
(31.01.21)
ben de seni hatırlıyorum ama o zaman duyuruda yatagants nickiyle yazıyordum, sözlük hesabı uçunca o da gitti.

Zor süreçler geçmiş, hoş geldin bundan sonrası aydınlık olur umarım.
0
hayaletimsi
(31.01.21)
@aquarium, o kadar doğru tespitler ki ne desem boş :) o kadar çaresiz zamanımda eşimden beklediğimden çok daha fazla destek gördüğüm için gerçekten sonrasında bunları ödemek istemiş de olabilirim. Haklısınız. Benim de en büyük dileğim bundan sonra 2 kişilik yaşayabilmek, ben de seni hatırlıyorum, hep böyle mantıklı tavsiyeler veriyordun :D Çok teşekkürler :))

@yatagants, geçmiş olsun sana da sen de hoşgelmişsin, sen de benim hatrımdasın, çok teşekkürler :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
yeniden hoşgeldin pandispanya. zor şeyler yaşamışsın ama çoğunu atlatmışsın, çok geçmiş olsun. babanın son durumunu yazmış mısın göremedim, tekrar okumaya enerjim kalmadı ama umarım o da atlatır kısa zamanda.

bu arada enişte de buralarda galiba, "bodrum'da mekan işletiyorum, sorularınızı alayım" diye soru açmıştı, "aa neresi, benüm bütün yazlarım bodrum'da geçiyor, tarif et gelelim" diye sordum, bilbo'yu tarif etti asdfsdaklja kocanmış meğer, aldım selamını.

modlar silmez derken? sen de zaten mod değil misin ya :)
0
kibritsuyu
(31.01.21)
@kibritsuyu, asjdhajk evet ben de senin selamını aldım :D babamın süreç devam ediyor, şimdi AYM aşamasındayız. Umut her geçen adımda tükenmiş gibi gözüküyor ama benim bi yerlerde işini doğru yapan insanların hala olduğuna dair inancım tam.

Valla ben yolu bu kadar Bodrum'a düşüp de bize hiç uğramayan bi seni gördüm, yani şey, göremedim :D Umarım bi gün yan yana kadeh tokuşturabiliriz.

Evet, modum ama modlar da modlara müdahale edemiyor mu modum? :) İnsafınıza sığındım, bundan sonraki duyurularımı daha dikkatli açacağım, bütün emekleriniz ve iyi niyetleriniz için çok teşekkür ederim :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
ya bu arada kızmazsanız, dün gece upuzuuun duyuruyu ve i'm back başlığını görünce okumadan önce nick'e baktım, cocodancer mı diye :)) sonrasında olaylar olaylar zaten..
0
denizince
(31.01.21)
@denizince, hahahah aaah cocodaner ya :D Dün bu duyuruyu yazıp gönderirken entity is too large diye bi uyarı aldım önce. İlk olarak düşündüm dedim ki "aaa duyuruya karakter sınırlaması gelmiş herhalde. ama daha önceden yoktu, cocodancer yazabiliyordu" diye geçti içimden :D Sonra baktım, yüklediğim fotoğrafın boyutu büyükmüş. :D Sanırım sonra başka nicklerle geldi. Umarım hayatta ve mutludur, selam olsun :D
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Hoşgeldiniz, sizi çok iyi hatırlıyorum. İyi ki geldiniz çok güzel tavsiyeler verirdiniz gözlerim sizi arardı valla:)
0
medusa
(31.01.21)
Hatırladım sizi 2013'ten beri duyuruyu takip ederim. 5 sene önce İstabul'da bir plazada çalışıyordunuz ama mutsuz bir yaşamınız vardı. Plaza yaşamını pek sevmiyordunuz. O zaman duyuru açıp bu işleri eşimle bırakıp Ege'de bir kafe açacağız diyordun ama o zaman duyurudakiler uyarmıştı sizi "yapma etme bilmediğin bir işe girme"diye.
Baya ağır şeyler yaşamışsınız ama güçlü bir şekilde çıkmışsınız olaylardan. Hayırlısı olsun. Güzel günler dilerim.
0
komando kani var bende
(31.01.21)
Hatırlamaz olurmuyum ameliyatlarımız birbirine çok yakın zamanlardaydı. Sen yeşim hocaya, ben yusuf hocaya ameliyat olmuştum. Benim ki tiroid ca ydı. O dönem bana çok destek olmuştun. Benim ameliyat izim niye böyle, benim sesim niye kısıldı, kesin hep böyle kalacak, al işte yine beni buldu gibi vs şeylerle seni çok darlamıştım. O dönemde ameliyat sonrası fotoğraf falan da paylaşmıştık birbirimizle. Sonradan numaranı bir şekilde kaybettim.

Yaşadıklarını büyük üzüntüyle okudum. Bundan sonrası için iyi şeyler yaşamanı tüm kalbimle diliyorum. Sen ve sevdillerin mutluluk sağlık ve huzur içinde yaşayın. Babanın yaşadıkları da çok üzücü. İnşallah en kısa zamanda bu durumdan kurtulur. Anneciğine de çok çok geçmiş olsun.
0
nick konusunda kararsizim
(31.01.21)
Hoşgeldin tekrar, umarım annende korktuğunuz gibi bir şey çıkmaz. Görmeyeli Florance Nightingale olmuşsun. Kocanı da al kaç bence, okurken panikatak geçirdim.

Annenin bir rahatsızlığı yoktur umarım bu arada.
0
epistemic_regress
(31.01.21)
@medusa, selaaaam :) çok teşekkür ederim, çok hoşbuldum, ben de sizi hatırlıyorum, yeni cevaplarda görüşebilmek dileğiyle :))

@komando, vallahi şaşırıyorum, çok doğru hatırlıyorsunuz :D neredeen nereye :D güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim :))

@nick konusunda kararsızım, ya ben seni çok aradım ama nickini her defasında unuttumm! Bir ara mesajlaşmıştık buradan ama sonra yine benim başıma olmadık işler gelip girememiştim, bir sonraki girişimde de bütün mesajlar silinmişti askjdh :D Çok üzülmüştüm. Güzel dileklerin için çok çok teşekkür ederim. Beni hiç darlamamıştın, birbirimize destek olmaya çalışıyorduk :)) Umarım sen de sağlıklı ve mutlusundur. Benim yara izim tam olarak geçmedi bu arada :D

@epistemic_regress, çok teşekkür ederim umarım çıkmaz, çıkarsa da savaşmaya devam :) çok hoşbuldum, yeniden teşekkür ederim, sevgiler :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Kedili duyurulardan hatırlıyorum ama gerçekten "oha 5 yıl mi olmuş" diye şok oldum.

Ne yalan söyleyeyim bana da çok çok güçlü ve pozitif bir insan izlenimi verdiniz. Herkes demiş zaten ben olsam ilk büyük sıkıntıda pes ederdim sanırım, belki ikincide.

Bundan sonraki hayatınız umarım huzurlu olur, annenizin de inşallah bir şeyi yoktur. Kocaman bir geçmiş olsun, uzaktan sarılıyorum ve tebrik ediyorum duruşunuz için
0
piremses
(31.01.21)
okudum ama simdi cevap yazmak icin scroll yapinca fark ettim ki bayaa uzunmus :D

ben de hatirliyorum seni, ifsalardan guzel bir kiz oldugun aklimda kalmis :) ama fekat 5 yil olmus mu, inanamadim.

ilk duyurumu 2008'de actigimi gorunce de sasirmistim.

hosgeldin tekrar. umarim tatsiz olaylar geride kalmistir.
0
supergirl
(31.01.21)
''Allah allah nerede ki bu pandispanya son zamanlarda hiç görmüyorum'' dediğim şey 5 senelik bir süreç miymiş?! Yuh :)

Her şey için çok geçmiş olsun.
Tekrar hoşgeldin ^^
0
megalomaniac
(31.01.21)
@piremses, yihuu seni de gördüm :) çok teşekkür ederim, güzel dileklerine, güzel sözlerine. sevgiler benden :))

@supergirl, çok teşekkür ederim, o ifşalar çok abartılmıştı, hakettiğimi düşünmüyorum. Zaman ne çabuk geçiyor gerçekten, size de güzellikler diliyorum, sevgiler :))

@megalomaniac, hahaha :D senin ismini gördüğüme de çok sevindim. hoşbuldum, çok teşekkür ederim :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Pek iletişimimiz olmamıştı sanki ama senin nickini -ve cevap yazan kişilerin nicklerini de- görünce ekstra mutlu oldum. Tekrardan hoşgeldin :)
0
physcos physcos
(01.02.21)
hatırlıyorum :) hoşgeldin ve hatta, helal olsun :)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(01.02.21)
Merhaba pandispanya, ben hatirlamadim, cok eski uyeligim ama 5 sene oncesinde pek aktif degildim.

Hatirlattigin cok onemli ve degerli bir sey icin tesekkur ederim. Aileyle fiziki uzaklik sart. Iyi ki de yapmisim, cok da guzel yapmisim.
0
buf-e kür
(01.02.21)
Sevgili pandispanya ne çok şey olmuş ^^ Neden okudum yazdığınız her şeyi hiç bilemiyorum üstelik işten çıkmama 5 dakika var ve yapmam gerekenler vardı ahhaha.. Bodrumu sever Atanlyada yaşarım. Bol şanslar dilerim hikayenin devamında. :)
0
denizmaniaherif
(01.02.21)
@physcos physcos, hoşbuldum, evet belki konuşamamış olabiliriz ama ben de nickinizi hatırlıyorum. Tüm nickler de çok güzel oldu sanki sadece bi hafta girememişim gibi :) çok teşekkürler :)

@kitap arasında kalmış silgi tozu, hoşgeldim, çok teşekkür ederiiim :))

@buf-e kür, işte başka tecrübelerden herkes farklı dersler çıkarabiliyor :D Verdiğiniz karardan ötürü mutlu olmanıza sevindim :))

@denizmaniaherif, hahaha çok üzgünüm çok vakit aldım :D yolunuz buralara düşerse uğrayın, çok teşekkür ederim :)
0
🌸pandispanya
(01.02.21)
Canım pandispanya’m <3 bir yandan gözlerim dolu dolu oldu okurken bir yandan sinirlerim hopladı. Neler yaşanmış ya gerçekten inanılmaz. Ne kadar da güçlüymüşsünüz gurur duydum sizinle.
0
sta
(03.02.21)
yaaa pandispanyaaaaa senin güzel yüreğini severim <3 çok aradı gözlerimiz seni, neler neler yaşamışsın meğer. benim sanırım duyuruya ilk katıldığım zamanlarda aktiftin pek severdim yazdıklarından seni :) yaşadıklarının hepsi geçmiş bitmiş olsun bundan sonrası çok daha güzel olsun inşallah sevgiler...
0
dedim ben sana
(04.02.21)
@sta & @dedimbensana, ya nasıl teşekkür etsem az. Çok sağolun gerçekten. Ben de burada olmayı çok özlemiştim. Paylaşmak da çok iyi geldi. Ne desem az. Güzel dilekleriniz karşısında ben de günlerdir duygu seli içerisindeyim :)) güzel günler hepimize gelsin. Sevgiler.
0
🌸pandispanya
(05.02.21)
emek veren her zaman kazanıyormuş hakkaten
0
bir soru sorcam
(08.02.21)
hoş geldin. umarım bundan sonra her şey güzel olur.

"Taşınıp bizi sildi"

sizin yap(a)madığınızı o yapmış ve bu sizin için de çok iyi olmuş bana göre.

"biz biraz enayi gibi davrandık belki"

maalesef. karşı taraf sadece kendisini düşünüyor, sizi bir güzel sömürüyorsa şahsen ben öyle birine yardım etmem, ne hali varsa görsün derim. herkesin yardımına, yardım istemeyenin bile yardımına koşmak (öldürülme tehlikesi olan anneyi hariç bırakıyorum tabii) çok fazla yorar insanı.

eşinizin çocukluk arkadaşının sizi satması sonrasında biraz arkadaşlıklara olan inancım azaldı ama sonrasında "bir sürü arkadaşımız hayatı pahasına bize siper oldu" demişsiniz. o güzel bir olaymış :)

biraz hızlı okudum. babanız hala hapiste sanırım? peki özel değilse bu iftira atan kişi neden iftira atmış?
0
hlot
(08.02.21)
@bi soru sorcam, hahah öyle diyelim fakir tesellisi olsun bizimki de :))

@hlot, uzunca anlatmıştım aslında ama cep telefonumun azizliğine uğradım ve tüm cevabım gönderemeden kayboldu :) bu yüzden yeniden yazmak için güç toplamayı bekledim. nihayet topladım :))

söylediğiniz şeyler çok doğru. Kesinlikle yardım talep etmeyen insanlara ısrarla yardım etmek yanlış. Yardım talep edenler de bir süre sonra mantık dışı taleplerde bulunmaya başlıyorsa orada da dur demek gerekli. Teoride hepsini her zaman biliyorduk ama pratiğe dökemedik maalesef :D Umarım ileride bu konuda biraz daha başarılı olabiliriz.

Evet babam hala cezaevinde. İftiranın sebebini gerçekten net olarak kestiremiyorum. Birkaç boyutu var. İftirayı atan kızın annesi, babama devamlı eşinden boşanmak istediğini, evlilikten çok sıkıldığını, sevildiğini hissetmediğini anlatıp babama yanlıyormuş. Babam da her fırsatta ikisi arasında böyle bir şeyin söz konusu olamayacağını dile getirmiş, kendi kız arkadaşıyla tanıştırmış, her fırsatta kadının eşi olacak adamı övmüş, aralarını yapmak için çabalamış vs. Buraları kadın da reddetmiyor. Kadın devamlı babama birikmiş parası olup olmadığını, malı mülkü olup olmadığını soruyor sohbetlerde. Diğer yandan bu ailenin ekonomik durumu kötü. Babam da durumu kötü olan 4-5 çocuğa aynı anda ders veriyor. Bazı dersler 1-2 sabit yetişkin de katılıyor. Ders verilen yer 8-10m2'lik bir alan. Bütün öğrenciler yanyana oturuyor. Zaten aynı zamanda malzeme satışı yapılan bir yer. Devamlı müşteri de var, hiç bir saniye boş kalmaz. Şikayetçi olan kız, eğer babama yakın olan sandalyede oturmazsa ağlayıp ortamı terk ediyor, yalvar yakar başka öğrenciyle yer değiştiriyorlar her defasında önde ve babamın yanında olmak için. Derste çekilmiş o kadar çok fotoğraf da var ki. Kız babama devamlı arkasından sarılıyor, şakalar komiklikler yapıyor vs. Bu fotoğrafların hiçbirinde de babamın bir teması yok. Öğrenci gelip arkasından elini atmış yani babama, son derece güven dolu bir ilişki gözüküyor.

Babam bu çocukların maddi durumu kötü ama çok yetenekli oldukları için, normalde verdiği fiyatın 5'te 1'ine filan veriyor dersleri. Gerçekten komik rakamlara. Hatta bu olaylar olmadan önce babam bu çocukların yaramazlığından çok şikayetçiydi, enerjimi emiyorlar diyordu. Ben de tartışmıştım babamla, sen deli misin günde kaç saatini 25 lira için tüketiyorsun diye. O da ileride iyi bir sanatçı olduklarında benim de bir katkım olmuş olsun, yoksa heba olacaklar demişti. İdealist bir adamdı maalesef. Sonunda g.tümüzde patladı.

Neyse uzatmayayım. Babam devamlı ailelerle tartışıyor bu çocukların yaramazlıkları yüzünden. Dersleri bitirmek istiyor. Çocuklar ağlıyor hocam bizi bırakmayın diye. Aileler de yalvarıyor bi şans daha verin diye. Böyle diye diye 3-5 defa tam bitme aşamasındayken zorla devam ettirdiler babamı. Bu arada şikayetçi olan kızın ailesi çocuğun yaptığı şeyleri satarak para kazanıyor. Mesela babamdan aldığı ders ve materyal 100 tl'ye malolduysa 500tl'ye başkasına satıyorlar gibi. Çocuğu fabrika gibi kullanıyorlar. Hatta çocuk babama arada şikayet ediyor "hocam annem sattığı şeylerden bana hiç para vermiyor" diye. Çocuklar derse gelmeyi sevdiği için devam etmek istiyorlar ama ailenin kaygısı da geçim kapısı olması.

Sonra kurs bitiyor, yaz tatili başlıyor. Bunlar köylerine dönüyorlar. Ertesi eğitim döneminde ilk olarak yine bu kız yine babama geliyor derslere devam etmek istediğini söylüyor. Babam bu sene yapamayacağım diyor. Yine ısrarla başlıyorlar. Derken son derste yine öncekilerle benzer sebeplerden babam önce kızı azarlıyor, sonra da annesi babamın sanatına hakaret edince annesiyle tartışıyor ve onları atölyesinden kovuyor. Bi daha buraya gelmeyin artık yeter başka kurs bulun diye gönderiyor. Hatta tartışmada kadının kocası da orada ve babama hak veriyor, adam babamdan özür dileyerek ayrılıyor, o da inkar etmedi bunu da mahkemede.

İşte ertesi gün babamı gelip tacizci diye alıyorlar. O gün bugündür babam yok. Babama bütün fotoğraflarda kendiliğinden sarılan çocuk, bir anda "ilk günden beri beni taciz etti, telefonundan devamlı porno izletiyordu" diyor. Bu arada 7-8 ay kursa güle oynaya gelip, ertesi sene de devam eden de kendisi. Annesi ücretsiz kurs bulup o kursa göndermek istediğinde kız "anne ben attan inip eşeğe binmem" diye ağlıyor herkesin gözü önünde askdjha. Babası olan adam belediyede en alt kademe çalışandı (tam görevini özellikle söylemiyorum), kadın da ev hanımıydı. Bu olaydan sonra yarattıkları o yalan mağduriyetle öyle büyük bir destek aldılar ki, herif milletvekili aday adayı oldu, kadın delege oldu filan öyle bir hikayeler :) Bütün kapılar açıldı sonuna kadar.

Bu arada demiştim ya, o 8m2 alanda ders alan 4-5 kişiler sabit diye. O kişilerden biri kızın kuzeni. Aynı süre yan yana ders alıyorlar ve çocuk hiç böyle bi olay görmediğini söylüyor. Çocuklarla aynı anda derse giren yetişkinler de aynı beyanı veriyor. Daha detaylı biçimde. Sonra avukatları "yalan söylüyorsunuz, çocuklar bu yetişkinleri hiç tanımazlar" dediler, bi dolu fotoğraf ve video verdik dosyaya. Çocukların o yetişkinlerle beraber ders aldıkları, kutlama yaptıkları... Ama hiçbiri dikkate alınmadı. Bu arada babamın telefonuna porno iddiası için ilk dakika el koyuyorlar zaten. Babam da diyor ki "bahsettiğiniz türden en ufak bi görüntü bulursanız, beni yargılamayın direkt idam edin" diye veriyor telefonu. Nitekim hem polis, hem de bilirkişi ayrı ayrı detaylı inceleme yapıyor ve ikisinin de raporu babamın lehine, çocuğun söylediği tarzda herhangi bir görüntü hiç olmamış telefonda. Yani ortadaki yalan gün gibi ortada. Ama bunu da değerlendirmedi mahkeme.

"Şu da tacize uğruyordu" dedikleri yetişkinler vardı. Onlar da mahkemeye gelip bu ülkede her gün sayısız tacize uğradıklarını ama bunu yapan kişinin hiçbir zaman benim babam olmadığını" söyledi sağolsun.

Bir tek bu alfa kızın en yakın arkadaşı olan, yine aynı sınıfta bunla ders alan diğer kız dedi ki "beni de taciz etmiş ben görmedim ama arkadaşım ayşe (diyelim) görmüş, öğretmen benim popoma elini sokmuş, şikayetçiyim" adshakd. O kızın ailesi kızlarının gerçekten tacize uğrayıp uğramadığını bilmek, hak aramak isteyen insanlardı mesela. Onlara kızmıyorum. Ama yani 1.80 boyunda bir yetişkin, herkesin içinde bir kızın pantolonundan içeri elini soksa, bunu o kızın farketmeyip arkadaşının ona sonradan haber vermesi mümkün mü... İçerideki diğer insanları geçtim. Sana yapılan şeyi sen farketmiyorsun da arkadaşın sana haber veriyor. Hiçbir yerde de yalnız kalınıp yalnız ders yapılmıyor bu arada. Bi tek bu esas kız ilk ifadesinde öyle bi yalan söylemişti. Ben de babama sormuştum, "yok kızım hiç tek başına ders yapmadık" demişti. Sonra kız mahkemede ifadeyi geri çekti, öyle bişey olmadı dedi. Off bunlar minik detaylar. Çok daha majör şeyleri atlıyorum sürece zarar verir mi bilmediğimden.

Mesela çocuk izlem merkezi diye bi yer var, oradaki uzaman 2 çocuğa da defalarca soruyor, "hiç vücudunuza kıyafetlerinizin içinden dokundu" mu diye, iki çocuk da birbirinden habersiz defalarca "hayır hiç öyle bişey olmadı" diyorlar. Sonra adli görüşme bitiyor, çocuklar aile ve avukatların yanına gidip sonra geri dönüp aslında söylemeyi unuttukları bişey olduğunu ve öğretmenin onlara kıyafetlerinin içinden de dokunduğunu ekletiyorlar rapora. Bu da raporda aynen böyle "adli görüşme sona erdikten sonra çocuklar aile ve avukatların yanına gidip döndükten sonra bıdı bıdı eklettiler" diye yazıyor. Sonra mahkemede bunu da geri aldılar "yok öyle bişey olmadı" diye.
Yani çocukların görüntülü ifade vermesinin bi amacı var. Görüntülü ifade bitip her şey kapandıktan sonra bunu rapora kim ve nasıl yazdırdı, bu raporu tutan kişi 50 kez bu soruya cevap almasına rağmen bunu nasıl sonradan rapora ekledi, mahkeme bu geçersiz rapora nasıl riayet etti, hadi etti diyelim, çocuklar sonradan yalan söylediklerini kabul edince neden bir şey değişmedi? Bir sürü bilinmez...

Neyse sonuca geleyim. Bu işlere ömrünü adamış bir profesör ve klinik psikolog bizim dosyamızı, çocukların beden dilini, sesini, mimiğini, verilen ifadeleri filan inceleyerek bi rapor sundular. Bu raporda söylenene göre, esas kız annesinin etkisi altında, ikinci kız da esas kızın etkisi altında yalan söylüyor. 15 sayfalık aşırı detaylı bir rapor. Ben bir cümleyle özetlemiş olayım.

Sebebini bilmiyorum, sonuç olarak belki başta bi ceza vermek istediler ama bir yerde kontrollerinden çıktı. Ardından gelen imtiyazlar, işlerin büyümesi ve yalancı çıkmaları durumunda ceza alma ihtimalleri sebebiyle geri adım da atamadılar. Düşüncem bu yönde.

Dosyayı okuyup isterlerse 200 sene ceza versinler ama okusunlar yeter ki. Bugüne kadar okunmadı maalesef. Hala son kararda bile geri çekilen ifadeler sanki yeni verilmiş gibi yazıyor. Tüm kararlar kopyala yapıştır şeklindeydi. İnanıyorum bir gün okuyacaklar.
0
🌸pandispanya
(11.02.21)
mahkeme heyeti oluşan kamuoyunun-birilerinin etkisi altında olabilir mi
0
esref
(11.02.21)
@esref, detay veremiyorum ama kesinlikle öyleydi. O dönem ne yazık ki gerçek olan birçok iğrenç olay peşpeşe oluyordu, hepimiz zaten artık patlama noktasındaydık. babam ne yazık ki bu gündemin içine düştü. ailelerden biri medya çalışanı, diğeri belediye ve bazı mezhepçilik işlerinin içinde olunca çok büyük bi kamuoyu oluştu ve finans programlarına kadar babam dönüyordu haberlerde.
0
🌸pandispanya
(11.02.21)
Off cok kotuymus ya. Kiz da butun ifadelerini geri aliyor da o porno ifadesini niye geri almiyor :(
0
hlot
(13.02.21)
@hlot, onu geri almasına gerek kalmadı zaten, yalan söylediği 2 ayrı inceleme ile, devletin kurumları ve kanalları ile kanıtlandı zaten...
0
🌸pandispanya
(13.02.21)
vay! uzun bir süredir çok aktif değilim ben de burada ama net hatırladığım kullanıcılardansınız.

bu kadar şeyi yaşadığınızı bilmek üzdü fakat bu kadar şeyin altından kalkabildiğinizi görmek bana gerçekten hayat motivasyonu oldu.

umarım bir daha ayağınıza taş değmez!

cafe ismini alabilirsem ben de mutlaka uğramak, yönlendirmek isterim.
0
bir ileti paylastim
(23.02.21)
@bir ileti paylaştim, ben de sizi net olarak hatırlıyorum :) eveet bazen dert dinlemek de dertlere bir nebze derman olabiliyor xD çok teşekkürler güzel dileklerinize. Kafenin ismini paylaşacağım :) Duyuruculara ömür boyu indirim var, mutlaka haberdar edin! :D
0
🌸pandispanya
(23.02.21)
Seninle tanıştığımız dönemden farklı bir kullanıcı adı kullandığım için şu an beni hatırlamayacaksın muhtemelen ama hem mesaj atıp kendimi tanıtacağım hem de mekanın ismini alacağım ki yazın gelelim :)
Ben seni çok iyi hatırlıyorum, saç rengini seçtiğimiz zamanları falan. Böyle uzun sarı/soğan kabuğu gibi bir saçın vardı çok güzel dalgaları olan. Keyfin de yerindeydi o zamanlar. Güzelliğine özenmiştim yalan yok. Geçtiğimiz haftalarda da duyurudan bir arkadaşımla oturup milletin duyurularıyla dalga geçerken senin cevabını gördük :D dedik aaa dönmüş, yoktu uzun zamandır falan... o zaman şöyle bir yorum yapmıştık “yea benim de öyle fıstık gibi hayatım olsa hayatta uğraşmam yani duyuru falan” şu konuşmadan ve önyargıdan utandım okuyunca, hepsini de okudum. Öncelikle babanın başına gelenler için çok üzgünüm, empati yapıyorum, anlattıkların benim mental sağlığımı geri dönüşsüz bozardı. Sen çok güçlüymüşsün. Başınız sağ olsun ayrıca ve umarım annenin sonuçları da iyi çıkacaktır. Gözlerine gelince, minnoş gözlerin daha da minnoş olmuştur eminim. Hayat bu, görme yetimizin ömür boyu bizde kalıp kalmayacağını da bilemeyiz. O yüzden “insan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir, gerçeğin mayası gözle görünmez.” Diyorum. Sen ve eşin duyduğum en güzel kalpli insanlardansınız. Umarım isteyen herkese böyle hayat arkadaşları nasip olur. Hoşgeldin canım.
0
irene
(23.02.21)
@irene, hay allah ya gerçekten gözlerim dolu dolu okudum. ne güzel yazmışsın :/ çok teşekkür ederim. bütün güzel düşünce ve dileklerine. hayat işte durduğu yerde durmuyor :D
aaaa ama o zaman güzel haberi de vereyim, annemin sonuçlarını daha birkaç gün önce alabildik, temiz çıktıııı :) bence de bir gün bir yerlerde yeniden güzel şeyler olacak. kimse umudunu kaybetmesin yuhuu :d

çok hoş buldum. gerçekten. tarif edemeyeceğim kadar çok teşekkür ederim... <3
0
🌸pandispanya
(24.02.21)
(9)

kadınlara hangisi daha çekici geliyor?

duyurukullanıcısı
pamuk gibi yumuşak erkek eli mi?ağaç kabuğu gibi sert erkek eli mi?
pamuk gibi yumuşak erkek eli mi?
ağaç kabuğu gibi sert erkek eli mi?
0
duyurukullanıcısı
(30.01.21)
1
0
serbest gezen koala
(30.01.21)
kadın değilim; ama ikisi arasındaki algı farkı şu:

pamuk gibi yumuşak el: bu herifin elinden hiç bir iş gelmez, beceriksiz, tornavida bile kullanamaz. işlerini hep başkasına yaptırmış/yaptırıyor

ağaç kabuğu gibi el: bu adam ağır işçi, elinden iş geliyor ama kafası pek basmıyordur.

ikisinin ortası: adamın elinden iş geliyor, en azından ufak tefek işler. demekki kafası çalışıyor elinden işte geliyor.


not: kişi ağırlık kaldırma/body çalışıyorsa durum farklı, vücüdu elinden daha öne çıkıyor
0
selam
(30.01.21)
Kadın değilim

Ama yumuşak el olunca elinden niye iş gelmiyor algısı oluyor. Adam eline iyi bakamaz mı.
0
fezagezgini_4
(30.01.21)
Kadınlar dediğin 3.5 milyar insan. Yarısına 1 yarısına 2 hoş geliyordur.
0
avatar is back
(30.01.21)
olay elde değil adama karşı duygularımda. ten uyumu ve çekim varsa her ikisi de ve daha farklı versiyonları da çekici gelebilir. tek önem verdiğim nokta tırnaklarının temiz ve bakımlı olması.
0
Phoebe
(30.01.21)
İkisi de değil.
Temiz olacak.
Tırnaklarını düzgünce kesmiş, krem sürmüş nemlendirmiş “erkeğim ben yau ne işim olur kremle” dememiş olan erkek eli çekicidir.
0
megalomaniac
(30.01.21)
Ağaç kabuğunu tercih eden var mı cidden, ilginç geldi. Yumuşak daha iyi.
0
Hazelelif18
(30.01.21)
Kendi uzerimden soylersem kadinlar ellerimi asla sevmez, o yüzden birincisi.
0
Avoiding The Puddle
(30.01.21)
bu sorunun sorulmasına neden olan seyler yaşanıyor demek ki hmmh değişik. agac kabugunun kendisi cekici değilken oyle eller neden cekici olsun -_- iş ele kalmışsa tabii ki pamuk gibi yumuşak ve temiz eller.
0
hazen
(30.01.21)
(7)

Kadınlar bunu neden yapıyor

wiekannich
Bir arkadaşım diyerek gireceğim ama olayı kendimin de geçmişte yaşadığımı soyleyeyimde utanıyorda başkasına yıkıyor olmasın.Çocuk kızdan hoşlanıyor, niyetini her türlü belli ediyor. Kız aralıklı olarak buna bi sıcak bi soğuk yapıyor, elemanın gözü kör tabi küçücük ilgisinde yelkenleri tekrar suya in
Bir arkadaşım diyerek gireceğim ama olayı kendimin de geçmişte yaşadığımı soyleyeyimde utanıyorda başkasına yıkıyor olmasın.

Çocuk kızdan hoşlanıyor, niyetini her türlü belli ediyor. Kız aralıklı olarak buna bi sıcak bi soğuk yapıyor, elemanın gözü kör tabi küçücük ilgisinde yelkenleri tekrar suya indiriyor. Yapma diyorum, kullanıyor ilgini, değmez sen de insansin diyorum. Yok abi kız çok değerli benim için ha bugün ha yarın acilacagim deyip deyip erteliyor, açıldığı falan da yok. Red yersem ilişkimizi sonsuza kadar bitirmek zorunda kalırım diyor. E bitsin diyorum o halde netlesir iste. Kiz birgun isterse diyemiyor ama dilinin altında o var, hissediyorum. Yedekte tutuluyorsun yazık yapma, o halini görünce üzülüyorum, arkadasimsin sonucta da diyemiyorum. Gelip gidip anlatıyor, ben de dinliyorum tabi.

Bana kalırsa hatun tamamen ilgisini emmeye çalışıyor. Çocuğa kabul ettiremedim. Daha da ustelemiyorum zaten kocaman insanlar. Benim baktigim acıdan farklı değerlendirebilecek var mı, artık cidden sinirimi bozmaya başladı.
0
wiekannich
(28.01.21)
24 yaşındayım, ergenken bile böyle bir şey yapmadım. İlgimi çekmeyen adamın ilgisi beni her zaman rahatsız etmiştir. Erkek olsaydım bu midesizliği yapan birisine selam bile vermeyi çok görürdüm.
0
ruhen hastayim ben
(28.01.21)
Çocuk hoşlandığı için kızın her hareketini kendine yoruyor. Kız belki o gün mutlu olduğu için normalden daha fazla o çocukla konuştu, çocuk da bunu ilgi olarak yorumladı. Çocuğun kız için soğuk dediği gün kız belki bütün gün dışarıdaydı ve birileriyle konuşmaya zamanı olmadı. Çocuk nasıl görmek isterse öyle görüyor. Bir de o kızın sıcak davranması başkaları için de mümkün olabilir. Çocuğa gösterdiği sıcaklığı okulunda, iş yerinde muhabbeti bulunan başka bir çocuğa da gösterebilir. Bu durumda kızın gösterdiği sıcaklık kız için normal bir olaydır ve kız açısından çocuğa karşı herhangi bir ilgi gösterme anlamı taşımaz.
0
dissendium
(28.01.21)
Eğer bir kadın kendiyle ilgilenen erkekten hoşlanıyor değilse, ona karşı her zaman aynı ruh halinde olmaması çok doğaldır. O an kafası bişeye kızmıştır hırsını ondan çıkarır, o an bişeye sevinmiştir çok güleç davranır, o an düşüncelidir kafası meşguldür soğuk davranır vs. Ondan hoşlanıyor değil ama olumsuz hisler de beslemiyorsa o kız bu şekilde davranır. Erkek beyefendilerin bunu bi anlaması lazım.

Fakat bu durum kızın onu sınamakta olabileceğini de gösterir. Bilemeyiz. Erkek beyler gidip açıkça konuşup net bir cevap almadıkça bu sürünceme devam edecektir.
0
1bir1bir1
(28.01.21)
Arkadaşınız insan ilişkilerinden bihaber sanıyorum. Muhtemelen bu kaçma kovalama durumumdan da haz alıyor. Kadın tarafından silleyi yemesi şart
0
olaylar olaylar
(28.01.21)
Yok ya @olaylar olaylar in dedigi gibi düşünüyorum, yüzüne de söyledim. Senin hoşuna gidiyor bu durum başka açıklaması yok diye. Kız gece 3 de uyudun mu falan yazıyor öyle anlık moody tavırlar yok yani.
0
🌸wiekannich
(28.01.21)
Detaya girmek istemiyorum ama erkekler de yapıyor bunu. Bu tuzağa düşen nice asil duyguların insanı kadınlar da var. Yapacak bir şey yok ama, bekleyeceksiniz, kendi görecek. O zaman there there yapmak için yanında olmak arkadaşlık.
0
gayda
(28.01.21)
bu olayda kadının yaptığı ne var anlamadım? arkadaşında sıkıntı var sadece hikayede. zamanla öğrenir istenmediği yeri bırakıp gitmeyi.
0
nahtoderfahrung
(28.01.21)
(2)

Hadi herkes bir anısını anlatsın

oekuklu
Can sıkıntısı işte. Başlıyorumyıllar yıllar önce, peteranswer.com diye bi site vardı, belki hala vardır. önce bi soru cümlesi yazıyordun, o arada bi klavye oyunuyla soracağın sorunun cevabını yazıp öteki sekmeye sorunu yazıp soruyordun ve sanki peter cevap vermişçesine bir cevap görünüyordu ama aslı
Can sıkıntısı işte. Başlıyorum

yıllar yıllar önce, peteranswer.com diye bi site vardı, belki hala vardır. önce bi soru cümlesi yazıyordun, o arada bi klavye oyunuyla soracağın sorunun cevabını yazıp öteki sekmeye sorunu yazıp soruyordun ve sanki peter cevap vermişçesine bir cevap görünüyordu ama aslında cevabı veren klavyeyi kullananın ta kendisiydi.

gelelim benim anıma. siteyi keşfettiğimde (2000li yılların başları tabi) önce benden 6 yaş küçük yeğenimi kandırmıştım. sonra o da ablama söylemiş, ablamı da inandırmıştım kendime. ablam annemle babama söyleyince onları da tuzağıma düşürmüştüm. başlarda eğlenceli gidiyordu, ta ki gelen misafirlere annem "peter diye bişi var fala bakıyor gel senin de falına bakalım" diyinceye kadar. artık gelen giden tüm misafirlerin falına bakıyordum. artık iş çığrından çıkmış, yalan söylemekte profesyonelleşmeye başlamıştım. misafir, akraba sülale derken işin garibi herkes inanmıştı benim yalanlarıma.

liseye geçtikten sonra site kapandı, bozuldu tarzında cevaplarla yalana ara vermiş, en sonunda itiraf etmiştim. tabi itiraf ettiğimde olayın üzerinden çoktan 2-3 sene geçmişti ahdkd

bu da böyle anımdır.
0
oekuklu
(28.01.21)
Lise yıllarında dershanedeyken, dershanenin kütüphanesine gitmiştim.Çalışma masaları duvarla bitişikti.Oturunca herkes duvara dönük bir şekilde oturuyordu.
Bir gün ders çalışırken kapıdan 2 kişi girdi.Konuşmaya başladılar susarlar diye bekledim ,susmadılar.

Dedim ki artık yeter yani söyleyeceğim.Arkamı dönmeden yarım saattir konuşuyorsunuz artık susar mısınız dedim biraz yüksek sesle.Sonra arkamı döndüm ikisinin de üzerinde beyaz önlük vardı.İkisi de hocaymış donup kaldılar.Biri güldü baya diğeri sinirlendi ben de utancımdan dışarı çıkmıştım.
0
perfectlysplendid
(28.01.21)
Istanbulda tatil yapip yurtdisina ailemin yanina gittim. Bizim alt dairede yangin baslamis, bizim daireye kadar ulasmis.

Dumandan dolayi biz inemedik, itfaiye ekipleri bizi birer birer cikardilar disari. Biz haric tüm apartman disarida..

Ambulansa attilar ücümüzü, acile gittik. Her birimizi ayri odalara alip tedaviye basladilar. Ben Istanbuldan yeni geldigim icin kuaförde sac, kulak, burun temizlenmis sekilde.. Doktor kadin burnuma bakarkan "burun killariniz yanlis" diye sasirinca ben bi dumura ugradim. Aglasam mi gülsem mi bilemedim.
Hic bir sey demeden bizimkileri aramak icin saga sola bakinmaya basladim.

Bizimkiler duman zehirlenmesi icin geldikleri acil kapisinda sigara tüttürüyorlardi :)
0
VIPCH
(28.01.21)
(9)

ciddi kalamamak ne demek

zeggy557
kısaca özetliyorum:bir hatunla 12 mayıs 2021'de buluşmak için yıllar önce sözleşmiştik. geçen ay gibi tekrar konuşmaya başladık, bir yerde bana "not: 12 mayıs bayram" yazdı. ben de kendisinin hal ve tavırlarından dolayı buluşmamız bayram gibi olacak demeye çalışıyor diye düşündüm.gel zaman git zaman
kısaca özetliyorum:

bir hatunla 12 mayıs 2021'de buluşmak için yıllar önce sözleşmiştik. geçen ay gibi tekrar konuşmaya başladık, bir yerde bana "not: 12 mayıs bayram" yazdı. ben de kendisinin hal ve tavırlarından dolayı buluşmamız bayram gibi olacak demeye çalışıyor diye düşündüm.

gel zaman git zaman ben birkaç gün önce kendisini kızdırdım yaptığım bir şey dolayısıyla. benimle görüşmek istemediğini söyledi, mesajlarıma cevap vermedi. ben de kendisine hissettiğim şeylerden bahseden birkaç sayfalık uzunca bir şeyler yazıp gönderdim. içinde bir yerde "12 mayıs bayramımız" yazıyordu.

gönderdiğim gün bunları okudu, cevap vermedi. iki gün sonra beni ortak kullandığımız bir discord server'ından blokladı. ondan da iki gün sonra gecenin bir vakti şöyle bir mesaj attı: "yazdıklarında bayramımız demişsin, ciddi kalamadım. çünkü gerçekten bayram. ramazan bayramı".

12 mayıs'ın bayram değil arefe olması dışında, burada ne anlatılmak isteniyor? ben ve tüm erkek arkadaşlarım "hahahaha beni kendine aşık mı sandın söylediklerini ciddiye alamadım" olarak anlıyoruz. tüm kadın arkadaşlarım ise "sana sinirli kalamadım, güldürdün oç :)))" yazdığını, sevimlilik yapmaya çalıştığını söylüyor.

sizce hangisi doğru? cinsiyetinizi de belirtebilirsiniz çok sevinirim.

bir de tabii buna ne cevap verilmeli?
0
zeggy557
(28.01.21)
ikisi de değil bence. alaycı bir yaklaşımla o gün gerçekten bayram diye bir açıklama yapma gereği hissetmiş sen onun söylediğini yanlış anladığın için. ben öyle anladım.
sadece yazdığın kısmıyla yorumluyorum, buradan ne "beni kendine aşık mı sandın", ne de "sana sinirli kalamadım" yorumu çıkar bence.
0
veritaslibertas
(28.01.21)
@veritaslibertas, direkt cevap olarak böyle yazmış olsa ben de açıklama derdim ama bunu son iletişimden dört gün sonra gece 2'de durup dururken yazmış olması bizi açıklama gereği duyması dışında seçeneklere götürüyor.
0
🌸zeggy557
(28.01.21)
abla sana "12 mayıs'ta buluşamayız çünkü bayram ve muhtemelen sokağa çıkma yasağı olabilir" demiş aslında. sen uyanamışsın.

bu arada ramazan bayramında arefe olmaz. arefe kurban bayramında olur sadece.
0
alperz
(28.01.21)
ben de veritaslibertas gibi anladim valla. ciddi kalamadim kismi tam da durup dururken gecenin bi koru yazmasini acikliyor iste. olayi yanlis anlamissin kiz buna gulmus, hafif de alayci bi sekilde bunu sana soylemis. yazdigin iki secenege de uymuyor bence. tek yazdigi bu mu? baska seyler de yazdiysa bi adim atip atmama yonelimini belki anlariz ama tek bunu yazdiysa uzgunum umutlarin biraz bosuna gibi.
0
in vino veritas
(28.01.21)
@in vino veritas ve @veritaslibertas gibi anladım ben de.

Arkadaşların bu ilişki sürecinizi daha yakından ve daha uzun süreli takip ettikleri için öyle bir anlam yüklemişler. Bizde ise sadece eldeki veriler var.
0
nawar
(28.01.21)
"esasen suskunluğumu bozmayacaktım ama alakasız bir şeyi o kadar yanlış anlamışsın ki kayıtsız kalamadım, kendi kendine gelin güvey olmuşsun bu konuda; bunu da bilmiş ol, kib bye" demiş bana göre. kadınım.

bence hiç cevap verilmemeli.
0
brena
(28.01.21)
Bunu kendisine sorsan daha iyi olmaz mı? İletişimi onunla kur. Daha açık ve açıklayıcı şekilde cümleler kurun. Dizilerdeki gibi. Belli ki üstü kapalı diyaloglarla kendinizi yeterince doğru ifade edemeyip sorun yaşıyorsunuz.
0
pass
(28.01.21)
brena +1
0
barabas
(28.01.21)
brena +1

"yazmayacaktım ama tepkisiz kalamadım" demek istemiş.

sizi engelleyerek sergilediği ciddi tavrı ve duruşu bozarak açıklama yapma ihtiyacı hissetmiş yani.
o yüzden "ciddi kalamadım" diye ifade etmiş.
nereden baksanız sorunlu bir ifade zaten ama bunu demek istemiş.

"sana sinirli kalamadım, güldürdün" falan anlamında yazsa böyle mahkeme dilekçesi gibi değil, en azından bir emoji, smiley falan koyardı zaten.
yıllardır bir şekilde iletişimde olduğun insanı engelliyorsan, bir espriyle (ki burada espri yapmamışsınız da, sempatik bir şey olarak algıladı diyelim) ya da kendince komik bulduğu bir şeyle o engeli açmazsın.
yıllardır bir şekilde iletişimde olduğun insanı engelleyecek raddeye geldiysen ya da bu karara bir şekilde vardıysan, dünyanın en komik şeyi de olsa gülmezsin zaten.

cevap verilmemeli.


cinsiyet: kadın.
0
blatta hiberna
(28.01.21)
(16)

Yüzük

sineklerin tanrısı
Evlisiniz ve evdeyken yüzük takıyor musunuz?Cinsiyet belirtirseniz sevinirim
Evlisiniz ve evdeyken yüzük takıyor musunuz?
Cinsiyet belirtirseniz sevinirim
0
sineklerin tanrısı
(28.01.21)
evliyim, hiç yüzük takmadım.
35 e
0
neymis
(28.01.21)
Sürekli takıyorum, varlığını unutuyorum hatta o kadar alışmışım. K
Eşim de aynı, neden çıkaralım ki evdeyiz diye?
0
somethinginthewayshemoves
(28.01.21)
tak cikar yaparsam bi yerlerde unuturum. altin sonucta insan kiyamiyor :') k
0
pide
(28.01.21)
29e
Elimle bir yemek yapmayacagim surece cikarmiyorum. Cikarsam unuturum kaybolur gider
0
fakyoras
(28.01.21)
8 sene once taktim ve hic cikartmadim.
38e
0
cooperr
(28.01.21)
nisanliyim cikariyorum hatta bi yuzuk kosesi yaptik banyoda. el yikadiktan sonra oraya takiyoruz yeri belli :)
0
ala09
(28.01.21)
Birkaç hafta takiyorum sonra krem surerken yemek yaparken vs cikarip koyuyorum bi yere unutup haftalarca takmiyorum belli bir duzeni olmuyor. K
0
passive aggressive
(28.01.21)
Sürekli takıyoruz eşim de ben de. K.
0
elorelia
(28.01.21)
15 yıldır evliyiz ikimiz de hiç takmadık ama öyle inattan falan değil, aldık yüzükleri bir heves, o da rahat edemedi ben de kaldı öyle.
0
delidiyorum
(28.01.21)
takmıyoruz. eşim (erkek) pandemi nedeniyle zaten evde. ben işe gidiyorum ama ben de takmıyorum, el hijyenine engel oluyor. gerçi pandemi öncesinde de nadiren takardım, unutuyorum.
0
anksiyetik pia
(28.01.21)
ben cok begenerek takiyordum ama hamileyken sisti ellerim, biraz kilo vermem lazim tekrar takabilmek icin :) alyansim su an zayiflama kriterim, tekrar takabildigim gun hamilelik kilolarimdan kurtuldugum gun olacak yine severek takacagim :) cinsiyet belirtmeme gerek kalmadi gerci ama adettendir, 34 k :)
0
in vino veritas
(28.01.21)
31e evet
0
roket adam
(28.01.21)
evet k
eşim de takıyor. ben bazen çıkarıyorum o hep takıyor. ama takmak lazım gibi bir dusuncem yok, öyle olageldi
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(01.02.21)
Evde yüzük takmıyorum. Dışarıda hep takıyorum.
Karı-koca böyleyiz.
0
SiyamkedisiZorro
(01.02.21)
Pandemi çıktı çıkalı eşim de ben de takmıyoruz ne evde ne dışarıda. El yıkarken hijyene engel oluyor gibi bir anksiyete olmuştu bizde sanki altında pislik kalıyor gibi. Öyle de devam etti. Beni rahagsi ediyor şahsen yüzükle bütünleşemedim bir türlü.
0
anksiyetik pia
(04.10.22)
surekli takiyoruz ikimiz de. yuzuklerimiz epey ince ve basit, rahatsizlik vermiyor.
0
taurina
(04.10.22)
(11)

Ertesi Gün Hapı

parcaliham
Tek gecelik görüştüğünüz ama romantik bir şeye de evrilebilecek bir gecenin ardından kafalarda ufak bir kuşku kalınca ortak bir karar olarak ertesi gün hapına başvurmayı planlıyorsunuz.Siz erkek tarafısınız, karşınızdaki kişi ise kadın.Ertesi gün, erkek tarafı olarak kadın rahatsız olmasın diye hapı
Tek gecelik görüştüğünüz ama romantik bir şeye de evrilebilecek bir gecenin ardından kafalarda ufak bir kuşku kalınca ortak bir karar olarak ertesi gün hapına başvurmayı planlıyorsunuz.

Siz erkek tarafısınız, karşınızdaki kişi ise kadın.

Ertesi gün, erkek tarafı olarak kadın rahatsız olmasın diye hapı alıyorsunuz. (O da bunu tercih ediyor) Tam ayrılırken ne yaparsınız, içmesini görmek ister misiniz yoksa o kısmı ona mı bırakırsınız?

Eğer kadın olsanız ve erkek kişisi, yanınızda içmenizi rica etse tepkiniz ne olur?
0
parcaliham
(27.01.21)
hap ortak kararla alınmış. içme kısmı kadına kalır. zorla hap yutmasını isteyemem. tercih tamamen kadının.
0
uuth
(27.01.21)
bozulurum. içeceksem de bu ricadan sonra asla yanında içmem. ayrıca romantik bir şeye evrilme ihtimali ortadan kalkmış olur.

hapı hiç içmemeyi de düşünüyor olabilir kadın bu arada. sırf için rahatlasın diye aldırmış olabilir. bu da bir ihtimal. ama bunu sorma ve bilme bence, daha iyi.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(27.01.21)
İçer geçerim. Kötü benzetme olacak ama babamın oğlu değil ya neyime güvenecek? Problem etmezdim.
0
elorelia
(27.01.21)
Tek gecelikse yapılabilir ama zorbalıkla değil tabi ki.
Tek gecelik değilse, bir daha yüzünü görmek istemem o arkadaşın.
0
megalomaniac
(27.01.21)
Kadının doğurmak gibi bir amacı yoksa bu mevzuyu takmaz ama erkek "illa görcem" diye direttiyse bir daha görüşülmez.
0
lcha
(27.01.21)
Ben erkeklerin hamilelik konusunda kadın tarafına güvenmemesi tavrını anlamıyorum. Kadının hamile kalmayı senden daha fazla sorun edeceğini tahmin etmek niye bu kadar zor ki? En kötü ihtimalle kaçıp gideceksin, olan kadına olacak.

Ne olacağını sanıyorsun, sırf senin gıcıklığın için mi doğuracak o çocuğu? Ya da sana o kadar aşık ki çocuk bahanesiyle mi yüzüğü takmaya zorlayacak?
0
Jux
(27.01.21)
Herhalde tuhaf bulup yanında içer paranoyağa bak derim içimden. Bazen benim de kuşkucu düşüncelerim olduğu için yargılamam galiba. Tavır falan da önemli ama burada.
0
turkce konusan uzayli
(27.01.21)
Tanımadığı, doğru düzgün vakit geçirmediği adamdan çocuk doğurmak isteyecek vizyonsuzlukta biri olduğumu düşünmesine yol açacak ne yaptım diye düşünür, kendini kaf dağında gören bu adamla bir daha görüşmezdim. İlacı da imkanım olsa sekiz kere falan içerdim.
0
ruhen hastayim ben
(27.01.21)
Zengin çocuğu değilseniz sorun etmeyin. Zengin dediysem bir marka değerine sahip kişilerden bahsediyorum.
0
Unde bach canim
(27.01.21)
burada kişisel anılara pek girmem ama ben bir kere yaşadım bunu.

kendisi doktordu, birlikte bir gün geçirdik.
ki geçirdiğimiz tek gün de o oldu zaten ama tek gecelik gibi bir tarz da yoktu aslında.
bir ilişki olmasa da, önceden bir diyalogumuz vardı, sonra da devam etti.
neyse, "günün" sona erdiğine karar verince yan yana otururken ilacı istedi, öyle bir ortam oluştu ve ilacı içirdi bana bir şekilde.

böyle yazmam genelde ama büyük öküzlük, çapsızlık, artık ne derseniz.
ki bu genel halinin yanında kibarlık kalmıştı sağ olsun.

ruhen hastayim ben +1000

hamile kalmasından bu kadar endişe duyacağınız biriyle birlikte oluyorsanız kendiniz korunun.
0
blatta hiberna
(27.01.21)
@Jux, anlamayacak bir şey yok. Tamamen orta doğudaki yetiştirme tarzı ile ilgili bence.

Bir kadının günümüz Türkiye'si ve aile yapısında evlilik dışı hamile kalmasını ne kadar istemeyeceğini, korkacağını hepimiz biliyoruz.

Korkmasa bile tek gecelik ilişkiden bir çocuk dünyaya getirmemek isteyeceğini, iki tarafın da rızası olmadan aklı başında kimsenin bunu yapmayacağını da biliyoruz.

Eskiden birini hamile bıraktığında evlenme zorunluluğu gibi saçma bir gelenekten gelen toplumun korkularını hiçe sayamazsın. Erkek çocuklar yetiştirilirken "aman oğlum gül gibi çocuksun dikkat et uçkuruna sahip çık etraf cin gibi kız kaynıyor, biri gelir senden hamile kalır sonra uğraş dur" diye yetiştirildiği için, günümüzde böyle durumlar çok çok nadir de olsa erkeklerin içinde bu tarz korkuların olabileceğini tuhaf karşılamak tuhaf asıl bana göre. Özellikle ergen kızlarımızın ne düşünüp de ne yaptığını kestiremeyiz. Ailesinden ve hayatından memnun olmayan, bir şekilde kaçıp kurtulmayı düşünen bir dünya kız da var. Değişik bir psikolojiyle sevdiği adamın çocuğunu doğurmayı düşünebilir. Adamın mutlu olacağını düşünebilir.

Aklı başında yetişkin insanlar yapar mı.. pek sanmıyorum ama muhakkak yaşanmıştır. Hamilelik konusu evli değilsen ülkemizde ciddi bir konu. İki taraf da gayet korkabilir. İki taraf da bi zahmet iç rahatlatıcı davranmalıdır. Kendi düşüncem budur. Kadınların içi rahat etsin diye normalde "bu bana güvenmiyor mu ya" diye bozulunacak yerde "ya şimdi korkularını anlıyorum neyse yapayım bari" diye alttan alınan ve yapılan çok şey vardır. Kadınlar da yapsın ve bozulmasın bir zahmet. Yine de güven duymayı tercih ederim. Hiç böyle bir teklifte bulunmadım. Güvensiz biriyseniz oldu olacak yuttuktan sonra aç bakıyım ağzını deyin çünkü yutmuş gibi de yapabilir. Te allahım abartmaya gerek yok. Ama bu tarz iç rahatlatıcı isteklere şaşırmaya da gerek yok. Kim ne yaşadı ne gördü ne duydu bilemeyiz.
0
ananiyimioguz
(27.01.21)
(4)

korona günlerinde dating

makinesoguk
her yer kapalı, etkinlikler hep online. korona günlerinde nasıl date ediyorsunuz? sanat galerisi açık buldum bir tane, onun dışında özellikle beyoğlu-beşiktaş bölgesinde yapılabilecek aktivite önerileri arıyorum sevgili duyuru ahalisi.
her yer kapalı, etkinlikler hep online. korona günlerinde nasıl date ediyorsunuz?

sanat galerisi açık buldum bir tane, onun dışında özellikle beyoğlu-beşiktaş bölgesinde yapılabilecek aktivite önerileri arıyorum sevgili duyuru ahalisi.
0
makinesoguk
(26.01.21)
sahilde oturup sıcak şarap içicez biz, sonrasında sokaklar bizim.
0
Jux
(26.01.21)
genelde arabada takılıyoruz. bazen yürüyüş, kahve falan. bir tarafın evine de gidilebilir.
0
jelly bear
(27.01.21)
İyi ki koronadan önce evlenmişim. Özellikle ergenler perişan durumda şu an. Avm'ler, sahiller, turistik mekanlar... Bir termos al ve park ve bahçeler müdürlüğüne abone ol.
0
prole
(27.01.21)
Etmiyorum. Başkalarına da etmemelerini, pandeminin bitmesini beklemelerini öneriyorum. Kara veba bile en çok 7 sene sürdü, az sabır.

Zaten normalde de deyt etmiyorum. 40'ımı geçmişim, ne deyti ergen gibi? Yaşımdan başımdan utanırım arkadaşlarımın çocukları boylarını aşmışken. Geçti bizden artık.
0
d max
(29.01.21)
(16)

Aileniz ne kadar sık tartışıyor?

princess consuela
Kendi anne babam uzun yıllardır neredeyse her gün ufak bir sebepten bile olsa tartışıyorlar. Öyle ciddi şeyler için tartışma olmuyor ama ufak bir meseleyi bile bağırarak ve birbirlerini aşağılayarak sonlandırıyorlar. Normal bir ailede durum nasıl oluyor unuttum açıkçası. Sizin anne babalarınız nasıl
Kendi anne babam uzun yıllardır neredeyse her gün ufak bir sebepten bile olsa tartışıyorlar. Öyle ciddi şeyler için tartışma olmuyor ama ufak bir meseleyi bile bağırarak ve birbirlerini aşağılayarak sonlandırıyorlar. Normal bir ailede durum nasıl oluyor unuttum açıkçası. Sizin anne babalarınız nasıl? Ne sıklıkla ve neler için tartışırlar?
0
princess consuela
(26.01.21)
Her gün en ufak bir şey için bile tartışırlar. Bence normali bu:)
0
sta
(26.01.21)
size göre aşağılama olan sözler veya hareketler onların rutini haline gelmiş olabilir mi? Bunun dışında ilişkide tartışmasa olmasa muhtemelen birbirlerini boğazlayabilirler.

Normali bu +1
0
emininsel
(26.01.21)
Bence sizinkiler tartışmaktan zevk alıyor. Ve hayır normali bu değil. Bizimkiler 5 6 ayda bir anca tartışır onda da küslük vs uzatilmaz.
0
kaptan maydanoz
(26.01.21)
Çocukluğumuzu, ergenliğimizi, gençliğimizi zehir ettiler. Sağolsunlar evlilikten soğuttular.
0
skywalker.anakinn
(26.01.21)
Günde 1-2 heralde.
0
lcha
(26.01.21)
Benimkiler anlaşmazlık yaşadıklarında susmayı biliyorlar. Tabi tartışıyorlar ama seslerini yükseltmeden ve hakeret etmeden. Baktılar olacak gibi değil susuyorlar, bir süre sonra normale dönüyorlar.
0
fotrsapka
(26.01.21)
Ben çocukken (20 yıl kadar önce) çok tartışırlardı, sonra azalmaya başladı. Ben de zaten yıllardır onlarlar oturmuyorum o yüzden kesin bir şey diyemem ama çok ender tartışıyorlar artık sanki.
0
peki madem
(26.01.21)
Normali o değil elbette. Annem hayattayken bizimkiler çok sık tartışmazdı, en azından ben çok sık şahit olmazdım. Evde bağrış çağrış kavga olduğunu sadece iki kez hatırlıyorum. Onun da biri annemle babam arasındaydı, nedenini bilmiyorum; diğeri geniş aileyle ilgili bir meselede babamın telefonda bağırmasıydı, babam çok haklıydı. Bunlar dışında bağırıp çağırmadan konuşabiliyorlardı çoğunlukla, ufak tartışmalarda da asla aşağılama hakaret falan duymadım ikisinden de.
0
kobuzchu kiz
(26.01.21)
Hergun amansızca. Yarınlar yokmuscasina. Bence babam çok lafa salça oluyor. Yoksa çözülmeyecek meseleler değil.
0
allah yazdiysa bozsun
(26.01.21)
kucuk ama hemen hemen her gun. konular bir turlu degistirilmeyen aliskanliklardan veya onu niye oraya koydun, kapiyi niye sert kapattin tarzi kucuk seyler. bence bu tartismalar da bir nevi aliskanliga donmus artik vazgecemiyorlar.
0
baldur2
(26.01.21)
Tartıştıkları belli konular vardı. Evirip çevirip aynı konularda yıllarca nerdeyse her gün tartıştılar. Sonunda boşandılar da rahatladık.
0
jazzabel
(26.01.21)
Yani herkes demiş ama "bağırarak ve birbirlerini aşağılayarak sonlandırıyorlar." normal falan değil onu belirteyim.

Bir iki ayda bir falan derdim ben. Bu da olmasın isterdim ama ortalamaya göre iyi yine de.
0
aguen
(26.01.21)
Büyük ihtimalle anne-babanızın yaşındayımdır. Valla en son ne zaman tartıştığımızı hatırlamıyorum, 2 yıl olmuştur her halde. Tartıştığımız zaman da çocukların yanında tartışmayız. Genel olarak ortak zevk, düşünce ve hedefleri olan insanlarız. Bir de ben kadın tarafı olarak hiçbir zaman ekonomik sorumluluğun tamamını eşime yükleyip gerçekçi olmayan bir beklenti içine girmedim.
Benim anne-babam da çok tartışmazdı, ama büyüdüğüm zaman aslında birbirlerinden çok farklı ve maalesef birbirlerini sevmeyen insanlar olduklarını gördüm. Başta sevmişler ama sonra o beklentiler ve hayal kırıklıkları...
Eşimin anne-babasında fark ettiğim daha pasif agresif tavırlar var mesela. Baba bildiğini okuyor, anne durmadan konuşuyor, biz geldiğimizde babayı şikayet ediyor vs. Ama onlarda da bağırmak yok. Ben çok rahatsız olurdum herhalde bağırış-çağırış olsaydı. İki tarafın ebeveynleri de iletişim konusunda iyi değiller gördüğünüz gibi ancak en azından çocuklara travma bırakmamışlar.
0
SiyamkedisiZorro
(26.01.21)
peki madem +1.

ben küçükken çok kavga ederlerdi, hatta hafızamda tekme tokat bir kavgaları da var nasıl yerleştiyse bilincimden çıkmıyor o görüntü. ben gelince sonlandırmışlardı.

ama şu an neredeyse hiç kavga etmiyorlar.
0
juninho77
(26.01.21)
aşağılama ve hakaret normal değil +1

haftalık olarak ufak tefek atışmaları olur bizimkilerin. yaklaşık iki ayda bir gibi de tartışma olur. aşağılama, küfür ve hakaret olmaz.
0
makarnavodka
(26.01.21)
Bizimkiler normalde pek tartışmaz, annem arada söylenir ki genelde hep haklıdır, ufak ufak sitem eder. Çorap niye burada, neden geç hazırlandım, aradım niye açmıyorsun neden geri dönmüyorsun gibi. Şimdi pandemide ikisi de evde tartışmaların dozu biraz daha arttı normal ama ikisi de çok sıkıldı :)
0
elikası
(29.01.21)
(9)

Rüyalarinizda maske mesafe temizlik koşulları hiç yaşandı mi?

Ven
SB
SB
0
Ven
(25.01.21)
Evet :) Bir ara çok görüyordum. Maskemi unutmuşum ve markete giremiyorum gibi.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(25.01.21)
Ben de 1-2 hafta önce gördüm şöyle bir rüya: Dışarıya çıkıyorum, markete gitmek için. Etraf o kadar kalabalık ki şaşırıyorum. Polis beni çeviriyor. Güler yüzlü bir şekilde ceza kesiyor maskem yok diye. O sırada çok üzülüyorum maskemi almayı unutmuşum diye. Ama o kalabalıktaki insanların hiçbiri maske takmıyor. Polis sadece bana ceza yazdığı için üzülüyorum falan :D
0
himmet dayi
(25.01.21)
Ben zaten pandemi öncesi de mesafeli bi insandım ve manyaklık derecesinde temizlik takıntım vardı, dolayısıyla değişen bi şey olmadı rüyalarımda da :)
0
superfluid
(25.01.21)
Hayır, maske mesafe corona hiç uğramadı :)
0
hana bi
(25.01.21)
Evet ama mart nisan gibi görüyordum bu rüyaları. Uzun süredir görmedim.
0
black holes in the sky
(25.01.21)
geçenlerde görmüştüm. arkadaşla maskesiz dışarı çıkmışız bi şekilde. sokaklarda polisler yaya devriye geziyor silahlı milahlı. binaların arkasına saklanıyoruz görmesinler diye. sonra bi benzinlikten maske almaya çalışıyoruz tuvaletten çıkan birine rica ediyoruz bize alsın diye falan. heyecan arıyorum sanırım. :)) ilk ve tekti bu da.
0
olutaklidi
(25.01.21)
Evet çok :)
0
lcha
(26.01.21)
Birkaç kez maskemi unutmuş halde kalabalığa karıştığımı gördüm +1
Bir süre normal sürüyor rüya, sonra "maske takmayı unutup çıktık" diye telaşlı ve gergin bir atmosfere dönüşüyor her seferinde.
0
kobuzchu kiz
(26.01.21)
Birkaç kez maskeli olarak insanları gördüm, maske takmadığı için ya da mesafe konusundan dolayı insanları uyardığımı ve/veya rahatsız olduğumu gördüm.
0
nawar
(26.01.21)
(16)

Sevgilinin kafasına yastıkla vurmak

Piukh
Evvel zamanda bir akşam eski sevgilimle oturuyoruz. Herkes kendi dünyasına dalmış yaşıyor. Mutfağa gidip çay almak için koltuktan kalktım ve geçerken gözüm muhtereme takıldı. Mıknatıslı küçücük halkaları lego gibi birleştirerek şekiller yapmaya çalışıyor ama dünyadan koparak dalmış gitmiş, saçlar bi
Evvel zamanda bir akşam eski sevgilimle oturuyoruz. Herkes kendi dünyasına dalmış yaşıyor. Mutfağa gidip çay almak için koltuktan kalktım ve geçerken gözüm muhtereme takıldı. Mıknatıslı küçücük halkaları lego gibi birleştirerek şekiller yapmaya çalışıyor ama dünyadan koparak dalmış gitmiş, saçlar birbirine karışmış, üzerinde pijama. Bir an çok tatlı geldi, içim bi' kabardı, küçük çocuğu dişlemek istersin ya öyle yükseldim. Wes Anderson filmindeymişiz gibi her şeyin rengi birden pastelleşti, duvar kağıdında japon kiraz çiçekleri filizlendi (duvar boyalıydı.) ve tam o anda gözüme, arkasından kenara doğru kaymış kırlentin ucu ilişti. VEEE, evet, ucundan tutup bir anda çekerek pat diye (tatlı sert) vurdum kafasının arkasından...

Tam yaşadığım rahatlama ve tarık akan munzırlığında kahkahamın ilk harfleri ağzımdan çıkıyordu ki, bedenini hiç kıpırdatmadan ve yüzüne savrulan saçlarını çekmeden dönüp tokat yemiş şaşkınlığındaki gözleriyle ''ne kadar salak salak işler yapıyorsun ya, hayır komik mi, bunun normali-kaç yaşındasın sen...'' diye baktı, baktı, baktı. Ben bozuldum; ehe mehe, çok tatlısın, dayanamadım, tamam tamam yok bir şey diye kaçtım mutfağa. Elimle kavgaya tutuştum, ''çok tatlısın amk hııı'' diye küfür ettim kendime, bir daha yapmayacağıma ve bozulduğumu belli etmeyeceğime yeminler edip kendimi ve en çok da onu cezalandırdım.. :) Öyle işte, bu da böyle bir anım.

Neyse şimdi soruyorum size Romalılar: Yorumunuz nedir bu olaya, size yapılsa tepkiniz ne olur, yapar mısınız? Ve kaç kardeşsiniz? (sessizce genelleyeceğim çaktırmayalım.)
0
Piukh
(25.01.21)
vurmalı şakalar bende de ters tepiyor. sakin kalmaya çalışsam da içimden söverim. hani gıdıklama, makas alma vb şeyler olsa neyse ama vurmak nedir hakikaten... neyse, ben yapmam. yapan olursa uyarırım. yapmaya devam ederse adios. vee 3 kardeşiz.
0
hazen
(25.01.21)
siz erkekseniz ve sevgiliniz kadinsa verdigi tepki cok ucuk degil.
0
hot potato
(25.01.21)
Ben yapmam, bana yapılmasından da hoşlanmam. O kadar tatlıysam gelsin öpsün fln. Yastıkla vurmak nedir. Hiç komik de değil. Az bile tepki vermiş.
Tek çocuğum.
0
pati
(25.01.21)
Ben kadın tarafının ve boole pis yonlerim var, kimsenin de hoşuna gitmiyo aasdf. Yani yastık da geçirmedim kimseye gerçekten Allah'ını sasirtabilir insanın. Bazen şaşkınlık+acı bir araya gelince çok güçlü bı tepki oluyor, sevgilinizin sonradan o kadar buyutmedigine eminim. Ben genelde karşı taraf istendiği halde gıdıklama, ısırma, enseye göre şaplak gibi şeyler yapıyorum ve evet 4 kardeşiz.
0
red g
(25.01.21)
Aynı durumda hafif şekilde ben de yapardım ama cıvıtmam, karşı taraf da yapabilir. Kardeşim var.
0
reactionic
(25.01.21)
Hoşlanmam. Yapmam ve yaptırmam. 4 kardeşiz.
0
ruhen hastayim ben
(25.01.21)
kafaya vurmak kadar can sıkan bir şey yok. isterse dünyanın en tatlı ve naif şakası olsun
0
esref
(25.01.21)
Hiç hoş değil. Mutfağa kaçmak neymiş. Sırnaşıp affettirmen lazımdı kendini. Sen de dizinle kafama vur ödeşelim falan demen lazımdı.
0
IncredibleMau
(25.01.21)
vur ama kafasına ya da sırtına (bu şimdi aklıma geldi, bu da sinir bozabilir) vurma.

evet, kafaya vurmak gerçekten çok sinir bozuyor. kim yaparsa yapsın.

erkeğim bu arada. tek çocuğum. ama bunu ilkokul, ortaokul, lisede de yaşıyor erkekler, illa ki kardeşin sana vuracak diye bir şey yok. kızlar yaşamıyordur tabii pek.

bir de iyi ki yastıkla vurmuşsun. eğer çıplak elle vursaydın x2 puan kazanırdın, haberin olsun bir dahakine :) ben çıplak elle vurulmasına daha çok uyuz oluyorum ama belki bu kişiye göre değişir.

peki niye öpmek, sarılmak vs. yerine vurmak aklına geldi ki madem çok sevimli görünüyordu? :))
0
ahm1
(25.01.21)
takmam ama ben de bi yastık alır savaşırdım :d

sevdiğiniz insan size yastıkla vuruyor abartmayın yahu.
0
jelly bear
(25.01.21)
Erkeğim. Ben sevmem böyle şakaları. Sadece götünü sık sık tokatlarım sevdiceğin. Ama bana yapılsa da kötü hissetmemesi için çıkışmam. Sadece aşkım çok boktan bir şakaydı sen de kabul et diye psikolojik baskı ile alışkanlık haline getirmesini engellemeye çalışırım.
0
twelfth
(26.01.21)
Vurmalı tepmeli şakalar benim de her zaman hoşlandığım şeyler değil. İlla vurulacaksa da dozunda, can acıtmadan ve sataşma gibi durumlarda sataşmanın düzeyinin arttığı son noktada abartmadan yapmak gerekir diye düşünüyorum.

Not: bu işin kadını erkeği olmadığını düşünüyorum. kadın vurursa tamam ama erkek yaparsa olmaz diye bir şey bence saçma ve asıl konu değil.
0
henchman
(26.01.21)
3 kardeşiz hoşlanmam ben de. Bazen kardeşimle birbirimize yastık fırlattığımız oluyor ama kafama vursa hoşuma gitmez. Fırlatma olayı da hoşuma gitmiyor genelde o attı diye sinirlenip atıyorum.
0
eatpraylaw
(26.01.21)
Herkes yeterince dövmüş ama kelimesi kelimesine pati +1
Çok ters teper. Tek çocuğum.
0
kobuzchu kiz
(26.01.21)
her gördüğümde kafama vurulmuş gibi hissediyorum

yahu bu kafa kafa! beyin var içinde. jölemsi sıvı var arada.
abartmıyorum kafana ufak ya da büyük darbe alınca dünyan şaşıyor. minyatür bi travma geçiriyorsun. nerede olduğunu kim olduğunu unutuyorsun
0
esref
(26.01.21)
Bu duyuru bana sunu hatirlatti: evrimagaci.org
0
so weit so gut
(27.01.21)
(6)

Polonya'da yaşayan/yaşamış var mı? (Tinder içerir)

kadera bach
Nasıldır oralar biraz anlatabilir mi? Yüksek lisansı orada yapmak nasıl bir fikir? Dil faktörü nasıl etkiliyor? Lehçe öğrenmek zor diyorlar. İnsanları nasıl?Birkaç gündür tinder'da lokasyonu oraya çevirdim bu yüksek lisans düşüncesi için. Sürekli çok güzel kızlarla match alıyorum. 2 günde 20 match a
Nasıldır oralar biraz anlatabilir mi? Yüksek lisansı orada yapmak nasıl bir fikir? Dil faktörü nasıl etkiliyor? Lehçe öğrenmek zor diyorlar. İnsanları nasıl?

Birkaç gündür tinder'da lokasyonu oraya çevirdim bu yüksek lisans düşüncesi için. Sürekli çok güzel kızlarla match alıyorum. 2 günde 20 match aldım ve yarısından çoğu Türkiye'de bana bakmayacak tipten.

Hem yüksek lisans hem de bir evlilik yapıp geleyim diyorum. :)
0
kadera bach
(24.01.21)
2 yorumum olucak, konuları direkt bilen arkadaşlar yanlışsam düzeltsin

1- Avrupaya yüksek lisans yapmaya gitsem ve amacım yl için yl olmayacaksa asla polonyayı tercih etmem. Üni seviyesi olarak diğer Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında iyi durumda değiller.

2- Evlilik yoluyla orada oturma izni/vatandaşlık alma konularında polonya bu, diğer avrupa ülkelerine göre daha rahattır diye düşünmeyin. Polonya ab üyesi ve sonuçta oturma izni/vatandaşlık kazanma abnin temeli olan serbest dolaşımı ilgilendiriyor. O yüzden bu konuda katı olan ab mevzuatı uygulanır gibime geliyor.
0
kojonotsuki
(24.01.21)
ben de avrupa'daki üniversitelerde karşılaştığım ve hep de polonya'da okuyup erasmus'a başka ülkelere gelen bu tip tip türkler ne alaka, kim böyle, nereden de çıkıp geliyorlar diye düşünüyordum. büyük bir gizem aydınlandı.
0
snape i başından beri tanırım
(24.01.21)
hahahahahaha lütfen güncel tutun ilerledikçe eğleniriz topluca.


daha fazla maaş verseler yine taşınmam polonya'ya. gerçekten türkiye ama müslümanlar yerine hristiyanlar var ve yemekleri dandik.
0
aguen
(24.01.21)
Arkadaşlar bir durun yahu,

sabah ben açmadım kaçak yollarla Polonya'ya gitme başlığını. @duptıs


Polonya'da çalışmak istediğim kendi alanında başarılı bir profesör var. Onunla e-posta üzerinden görüştüm, olumlu sonuç geldi. Benimle çalışabileceğini söyledi. Yüksek lisans için Polonya'yı seçme hikayem buradan kaynaklanıyor. Sadece gitmeye karar vermeden önce okulun olduğu bölgede lokasyon oluşturdum hem belki aynı üni'den bir kişi bulurum sorularıma yanıt alırım diye.

Amma abarttınız
0
🌸kadera bach
(25.01.21)
Abicim ben Tahran'da bile İstanbul'dan çok match aldım. Türkiye'den daha kötüsünü bir tek Mumbai'de gördüm. Hindastan'ın ilişki kültürü Türkiye'ye çok benziyor. Hem evlilik dışı cinsellik tabu hem alengirli, pahalı düğün gelenekleri olduğu için geç evleniyorlar. Bizdeki gibi 30 yaşına kadar hın hın hın dolanıp kızların gördüğü ölçüsüz ilgiden aklını yitirmesine neden olan bir abazan sürüsü var. Türkiye hariç Ortadoğu ülkelerinde erkenden evlenirler, geride kalan da ne yapacaksa yapar bizde eskiden olduğu gibi. Nereye gidiyorsan git, kurtar kendini. Türkiye'de doğmuş bir erkeğin seks ve aşk hayatına yapacağı en büyük yatırım yurt dışına yerleşmektir.
0
rldofiui
(25.01.21)
Oncelikle Polonya: Okumaya ve evlenmeye giden arkadaslarim var. Avrupa'nin Yozgat'i oldugu dogru ama genelde kimse kimsenin uckuruna karismaz. Dil bariyeri cok yuksek. Lehce ogrenmek cok zor. Burokrasisi de sikintilidir. Eger yengen vizesi ile yerlesme hevesin varsa daha iyi ulkeler var.

Tinder, iliskiler vs... : TR'de arz talep dengesi gercekten korkunc bozuk ve siradan bir erkegin sansi cok dusuk. Oteki taraftan tercih edilmeyecek biriysen yurt disinda da cok tercih edilmiyorsun.
0
cleric
(25.01.21)
(4)

kıymet bilmeyen bi arkadaş mı sizce

durme
bir arkadaşımın kitabı için birkaç saat vakit ayırdım, hiç önemli değil elbette ancak kitabının çıktığını başka yerden öğreniyorum, bana bi imzalı kopasını gönderme inceliğinde bulunmadı. biraz incindim. çok mu abartıyorum? yani ben olsam kesin gönderirdim..
bir arkadaşımın kitabı için birkaç saat vakit ayırdım, hiç önemli değil elbette ancak kitabının çıktığını başka yerden öğreniyorum, bana bi imzalı kopasını gönderme inceliğinde bulunmadı. biraz incindim. çok mu abartıyorum
? yani ben olsam kesin gönderirdim..
0
durme
(24.01.21)
e tabii.
0
snape i başından beri tanırım
(24.01.21)
Kıymet Bilmiyor
0
yarey
(24.01.21)
abartmıyorsun, insanlar artık kullan-at olarak görüyor birbirini. Sen de mütekabiliyet esasınla hareket edersin artık o arkadaşına. Ben öyle yapıyorum.
0
adivar
(24.01.21)
çok büyük ihtimalle evet. benzer durum başıma geldi. albümü çıkacak bir arkadaşa metinlerin çevirisiyle ilgili yardım ettim ücret almadan, albüm çıktı bana bir tane hediye etmesini veya teşekkür kısmında bahsetmesini falan ümit ettim ama etmedi. Açıkça da söyledim beklentimi sonra, elimde kalmadı çok basılmadı bik bik yaptı.. kusura bakma falan da demedi. e ne oldu üzüldüm mü? yuoo. iyilik yapınca karşılık beklediğimi fark ettim. dersimi alıp oturdum. artık böyle güzellikler yapmıyorum yaparsam da yapıp denize atıyorum. incinmeyin siz de.
0
sevenay
(24.01.21)
(9)

yalnızlık neden yaşamayı engelliyor

aloneinthedark
yalnızlık hissettiğim için işlerimi yapasım gelmiyor. canım sıkılıyor. birsürü işim var normalde hiçbirini yapmak istemiyorum. yaşayamıyorum. internetten anonim kalmakta ısrar eder ya da aramdaki buzları eritemediğim insanlarla tanışıyorum. o boşluk dolmuyor. zaman geçiyor. yaşlanıyoruz işte. of
yalnızlık hissettiğim için işlerimi yapasım gelmiyor. canım sıkılıyor. birsürü işim var normalde hiçbirini yapmak istemiyorum. yaşayamıyorum. internetten anonim kalmakta ısrar eder ya da aramdaki buzları eritemediğim insanlarla tanışıyorum. o boşluk dolmuyor. zaman geçiyor. yaşlanıyoruz işte. of
0
aloneinthedark
(24.01.21)
İşlerini engelleyen yalnızlık sebebiyle gelişen depresyon olabilir.
0
Mistyimage
(24.01.21)
Bence herkesin bir motivasyon kaynağı var, ben de yalnızken hiçbir şey yapmak istemiyorum. Kafam hep başka yerlerde başka diyarlarda. Ne işe odaklanıyorum ne hobilerime. Hep renkli hayaller, arkadaşlıklar hayal ediyorum ama bu ülkeden umudu kestim maalesef.
0
olaylar olaylar
(24.01.21)
yalnizlik asosyallik getiriyor, asosyallik yalnizlik getiriyor. vicious cycle hesabi. ben de yalnizken hicbir sey yapmak istemiyorum, kisir dongu.
0
baldur2
(24.01.21)
Ortamınız müsaitse bir evcil hayvan sahiplenebilirsiniz. Elbette sohbet edebileceğiniz bir insanın yerini doldurmuyor, (yeri geliyor insanda hayvan dostunuzun yerini dolduramıyor) ama yalnızlığınızı hafifletir. Bir de kısa vadede bir çözüm olarak, iş yapmak için podcast ya da yeni çekilmiş youtube videoları izliyorum ben. Eski tarihli şeyler izlediğimde kendimi daha yalnız, sanki herkes günü yakalamışta ben geçmişte bir başıma sıkışıp kalmış gibi hissediyorum.
0
cometome
(24.01.21)
Tercih etmekle mecbur kalmak arasındaki ince çizgi vardır"ı değiştirerek "kalın çizgi" yapmak istiyorum. Çünkü bu o kadar önemli bir şeymiş ki! Bundan yaklaşık 2 ay önce ben de sizin gibi yalnızlıktan şikayet ediyordum. Sonra birtakım bir şeyler oldu/değişti hayatımda. Doktora gittim, şu an ilaç kullanıyorum. Ve hayatımda bir şeyler değişti. ben aslında kendime yetiyormuşum, yalnız kalmak ise aslında ihtiyaç duyduğum bir şeymiş. İnsanlara gereğinden fazla anlam yüklüyor, önem veriyormuşum. Hatta bazı durumlar oluyor ki gelen mesaja bile cevap vermek işkenceye dönüyor. Eğer bir de sizden hoşlanan biri varsa. Evet zaman alıyor yalnız kalmayı öğrenmek. Zor yollarla öğreniyorsun ama bir şekilde öğreniyorsun.

Bir de bence en önemlisi libido farkı. Eğer libido yüksekse insan doğal olarak birine ihtiyaç duyuyor, bu da senin yalnız kalma ihtiyacını bastırıyor ve asla kendine yetenmiyorsun , birilerine ihtiyaç duyuyorsun.

Bir doktora gidip derdini anlatabilirsin bence, bir şey kaybetmezsin.
0
kadera bach
(24.01.21)
esasen yalnızlık yaşamanın önünde bir engel teşkil edemeyecek kadar onunla yan yana yürür. zaten yaşamak bireysel yapılan bir şey. o yaşama anlam katarak dolu dolu yaşamak faslıysa, yine önce tek başına bunu yapabildikten sonra başkalarıyla daha da güzelleşiyor.

bu sebeple engel olan şey teklikten ziyade ruh halinizin ta kendisi olabilir.
0
brena
(24.01.21)
insan birileriyle etkileşime girmek, anlatmak istiyor

Bu yüzden f tipi cezaevi koğuşu insan haklarına aykırı

Çok fazla yalnız kalmak ya da çevrende insanlar olsa da kafanın uyuştuğu birileri olmayınca yalnız hissetmek uzun vadede insan psikolojisini olumsuz etkiliyor
0
freebird5406_2
(24.01.21)
muazzam samimiyette bir duyuru. gelen cevapların bazıları da çok güzel. fava attım. ifadenin duruluğunu övmeye geldim ben ama çözüm dersen küçük caseleri geçici insanlarla doldurmayı deneyebilirsin. evini toparlayıp düzenleyeceksen tasarımdan anlayan bi arkadaşını çaya çağırıp fikrini al mesela, güzel içkiler bişiler ikram et. kankeyto ol demiyorum zor ama bu tarz, komşuluktur, bişi için bir araya gelmedir, insanlara da bir miktar verici olarak verimli ve mutlu zamanlar şeyap ne bileyim.
0
snape i başından beri tanırım
(24.01.21)
Anlayabilen, hissedebilen, duygudaşlık kurabilen bir varlığın görüş açısına girmediği sürece yaptığımız işler, deneyimlediğimiz yaşantılar bu kavanoz dipli dünyada bir şey ifade etmiyor çünkü.
0
huçi kuçi
(24.01.21)
(5)

covid19 arkadaş ortamınızı nasıl etkiledi?

duyurukullanıcısı
eridi gitti ya hepsi benim dışarı çıkmaya çıkmaya öyle çok sosyal medya hesabım da yoktu işte milleti arardım falan.şimdi ayda bir anca belki bir telefon a falan düştü.
eridi gitti ya hepsi benim dışarı çıkmaya çıkmaya öyle çok sosyal medya hesabım da yoktu işte milleti arardım falan.

şimdi ayda bir anca belki bir telefon a falan düştü.
0
duyurukullanıcısı
(24.01.21)
1 yıldır çoğuyla görüşmüyorum arada telefon
0
Mossy
(24.01.21)
Ben zaten pek görüşemiyordum. Nerdeyse hiçbir şey değişmedi.
0
1bir1bir1
(24.01.21)
dostlarımla olan iletişimimi etkilemedi. arkadaşlarımla baya etkiledi. neredeyse hiç görüşmüyoruz.
0
makarnavodka
(24.01.21)
dostlarımla aynı değişmedi ama diğer arkadaşlarla görüşmez olduk telefonla aramayı sevmediğimden.
0
juliette
(24.01.21)
bir kısmıyla muhabbet biraz azaldı, az samimi karma ortamları yok etti
0
milletin efendisi olmaya gelen adam
(24.01.21)
(11)

İse başlıyorum

Sakinolmamlazim
Çok uzun zamandır issizdim ve çok istediğim bir yerde Nisan ayında ise başlıyorum.Ama bir anksiyete aldı başını gidiyor. Ya yapamazsam ya karistirirsam ya yöneticim çok uyuz biri çıkarsa...Bı silkeleyin beni ya
Çok uzun zamandır issizdim ve çok istediğim bir yerde Nisan ayında ise başlıyorum.

Ama bir anksiyete aldı başını gidiyor.

Ya yapamazsam ya karistirirsam ya yöneticim çok uyuz biri çıkarsa...

Bı silkeleyin beni ya
0
Sakinolmamlazim
(23.01.21)
Hayırlı olsun. Her şey güzel olacak!
0
aslil
(23.01.21)
kendiniz diyorsunuz, bu beyninizin size oynadığı bir oyun sadece :) bunu düşünün. hayırlı uğurlu olsun, darısı başıma.
0
candide
(23.01.21)
Bir süre bocalayacak olsan bile seni kovmazlar. Kovulmadığın sürede de toparlarsın. O yüzden sıkıntı yok. Ne kadar yetkin olursan ol bu tür tedirginlikler olur zaten.
0
prole
(23.01.21)
AYYYYYii çok sevindim :)
hadi hayırlı olsun oh beee.
hiç bişey olmaz. karıştırırsan karıştırırsın nolacak :D yeni başlamışsın zaten kim ne desin? şirkete ceo mu aldılar sanki en hayati stratejik kararları sen mi alacaksın? :D
hatalar yapsan bile nedir yani peeh.
gayet güzel alışırsın, tekrar tebrikler. zaten nisana çok var.
0
rewlack
(23.01.21)
Sakin olman lazım.

"ya yöneticim çok uyuz biri çıkarsa..."

Çıkarsa çıksın sen işine odaklan elbet her şey yolunu bulur.

Not: İş alanında yapmacık sosyal ilişkilere tahammül edemeyip freelance çalışmayı seçmiş biri olarak yazıyorum. Pek kaale alma beni yani.
0
new day new life
(23.01.21)
Hepinize çok teşekkür ederim inanılmaz zor üç yıl geçirdim işsiz olarak... Düşmanım bile bu dönemi yaşamasın
0
🌸Sakinolmamlazim
(23.01.21)
Hocam mevzu ise girene kadar. Sonra sen de goreceksin ki kimler kimler calisiyor o pozisyonlarda.

Ki sen 3 senenin gaziyla ortaligi ziplatirsin :)

Hayirli ugurlu olsun :)
0
brkylmz
(23.01.21)
iyi çalış ortamda seninle yaklaşık pozisyonda olanlara iyi iş yaptığını gösterme. üst yöneticin bilsin yeter. kıskanırlar.
0
iddaaci
(23.01.21)
En fazla bir bucuk sene sonra kendimi tekrar etmeye başladım diyip başka bişeyler mi yapsam diyeceksiniz bu yüzden şimdi çok büyütmeyin.


Başarılar
0
liberal
(23.01.21)
Tebrikler, hayırlı olsun. Şu anda da, işe başladığında da sakinlik çok önemli. Başarılar diliyorum..
0
Ven
(24.01.21)
Hayırlı olsun, nick, olay uyumu :) (sakin olmam lazım) gaza getirecek cümleler kuramıyorum ben maalesef ama şu gif i bırakmaya geldim
i.pinimg.com
Başarılar her şey gönlünüzce olsun ^^
0
cometome
(24.01.21)
(7)

Cumartesiniz nasıl geçiyor ahali?

milletin efendisi olmaya gelen adam
hep sb yazmak istemiştimsb
hep sb yazmak istemiştim
sb
0
milletin efendisi olmaya gelen adam
(23.01.21)
Dün karne faslı vardı. Bugün 3 haftalık tatilimin ilk günü. Üzerimde muazzam bir keyif var.
0
ruhen hastayim ben
(23.01.21)
3 gibi uyanıp kahvaltı yaptım. tekel sağolsun biraları gönderdiler. şimdi oyuna giricem arkadaşlarla 5 kişi. şimdlik 10/10 geçiyor. akşama doğru dizi/film işine girmeyi düşünüyorum bakalım.
0
golgi aygıtı
(23.01.21)
Sıkıntıdan ne yapacağımı bilemedim.
Öyle bir geçer zaman ki izliyorum. hiç izlememiştim bu diziyi. sardı. aptal çemile, mal ali kaptan diye geziyorum jfgjdfgj

bir de sözlükte başlıklar arasında geziniyorum.
çok sıkıldım.
0
ananotherlife
(23.01.21)
dün sevgilimden ayrıldım bugün online aldığım derslere girdim sonra aöf derslerini halledeceğim. hiç yürümedim uyandığım gibi aynı oda içinde uzun bir gün...........
0
ala09
(23.01.21)
duyuru chat saolsun yalnızlığımı geciriyor
0
smokee
(23.01.21)
pazartesiye teslim etmem gereken projeyi hafta sonuna bıraktığım için çalışıyorum.
kafamdaki ince hesaplara göre molasız iki saatte bitmesi gerekiyordu ama neremle hesapladıysam 7. saatteyim ve hala bitmedi(:
üzerimdeki stresi de playlist düzenleyerek yok sayıyorum şu an
0
pink cadillac
(23.01.21)
Cuma akşamı, Pazartesi sabaha yetişmesi gereken iş verdiler. Mesai yaptım keyifsizim.
0
jazzabel
(23.01.21)
(20)

28 Yaşında Sıfır Birikim Yapmış Olmak

yanqoue
Ev yok, araba yok.Sizce anormal bir durum mudur?
Ev yok, araba yok.

Sizce anormal bir durum mudur?
0
yanqoue
(23.01.21)
Bende de yok ilginçtir ki olmayacak gibi, bir şeyler kaybediyoruz da du bakalım
0
olaylar olaylar
(23.01.21)
Degil hocam bunlar kıstas değil daha gençsin
0
opitseri
(23.01.21)
kaç yıl çalıştığına ve ne kadar kazandığına bağlı.
0
jelly bear
(23.01.21)
türkiye şartlarında normal.
0
drako
(23.01.21)
Türkiye şartlarında gayet normal. Ne kazanıyoruz ki ne birikim yapacağız?

"Birim" değil de "Birikim" olacak bu arada. İstersen güncelle hocam
0
hümanist tabutçu
(23.01.21)
Gayet normal.
40’larında bile araba sahibi olamayabilirsin.
50’lerinfe bile ev sahibi olmayabilirsin.
0
otopsicocugu
(23.01.21)
37 yaşındayım, maddi birikimim sıfır. Borcum da sıfır. Anı biriktirdim ben tonlarca, çok da memnunum. 40'tan sonra maddi birikim yapmaya başlarım herhalde, malum 40 sonrası riskler artıyor. Sen daha gençsin, borcun yoksa ve mutlu/huzurlu bir hayat yaşayacak kadar kazanıyorsan Türkiye şartlarında çok büyük bir kesimin önündesin zaten.

Ev aldım diyenlerin çoğu aslında ev almıyor, 30 yıl borçlanıyor. Ev bankanın. Elbette kira ödemek yerine ev için taksit ödemek -eğer bir yere yerleşiksen ve makul bir ev bulursan- mantıklı ama sırf yeni diye neredeyse 1 milyon lira verip merkezden uzakta ortalama bir daire alacağıma kira öderim ben. Tabii ki bu benim tercihim.
0
faati
(23.01.21)
Gayet normal bir durum
0
pass
(23.01.21)
Normal.
0
silver apple
(23.01.21)
Sorun şu ki 40-50 bin biriktirseniz bile hiçbir şeye derman olmayacak. Ne ev alırsınız ne araba. Bu 100 bin olsa bile böyle.

100 bine aldığınız araba da çok matah bir şey olmayacak bu arada.

Çünkü Türkiye'de böyle artık. Öyle bir boktan döneme denk geldik ki, bitsin de kurtulayım gözüyle bakıyorum artık hayata.
0
deveyidiken
(23.01.21)
ya ben burda birikime değil de mesela araba kullanıyor musun? yeri gelir kiralarsın yeri gelir ailenden alırsın falan. tamamen uzak durulması arabadan, dolayısıyla arabayla gidilebilecek yerleri denemek istememek bana ilginç geliyor.bu konu dışı glb di mi.

parasal bazda bakarsanız normal bir şey genelde o yaşlarda ev, araba sahibi olmak için ya babadan ya da döviz kazanarak elde edilir türkiye'de diye düşünüyorum. 3-4 sene önce olsa muhtemelen 28 yaşındakiler alıyordu peugeot bilmem ne ama şu anda bırak 28 yaşındakini babam bile zor alır yeni araba klsjflk. araba=min 100tl dersek 22 yaşında mezun biri asgari ile başlıyor desek hesaplayınca iphone bile zor alır iki senede ne evi yeaa
0
ala09
(23.01.21)
Ev ve araba çok dert değil ama 28 yaş için sıfır birikim normal falan değil.
0
alfred
(23.01.21)
ailen zengin değilse ya da güvendiğin ayrı bir mecra yoksa işsiz kalmamak için yatıp kalkıp dua etmen lazım. bu insanın iş performansına da olumsuz yansır, stres yaparsın, risk alamazsın, risk alamazsan yükselemezsin, başka iş fırsatı çıkar riske giremediğin için değerlendiremezsin. aylık gelirini aşan bir ihtiyacın olur, tatil istersin atıyorum aman halledeyim şuradan diyemezsin, iyi bir yatırım fırsatı çıkar peşinatın olmadığı için değerlendiremezsin vesaire, vesaire.

ya da hayattan beklentisi minimum bi insansındır, çadırda yaşarım ekmek yerim dersin, o zaman yukarıda saydıklarım geçerli değildir tabii. evin araban olmayabilir kolay şeyler değil bunlar ama hani 23'ten 28'e kadar çalışan bi insanın kenarda en azından birkaç maaşlık parası olması lazım.
0
roket adam
(23.01.21)
Sizin sucunuz degil arkadaslar. Buyuklerinize kizip onlari sorumlu tutacaksiniz.
0
dunal
(23.01.21)
Gelire göre değişir normal olup olmaması.
0
elorelia
(23.01.21)
yaş 26 kenardaki 30k dışında hiçbir şeyim yok. mezun olduğum sene golfler 60 bin civarıydı şu an 3 katı. bizim bölgede 300 bin liraya sıfır ev alınıyordu şu an 500'ün altında ilan yok. normal bir durum çünkü ülkede her şey son 3 yılda 2.5-3x arttı maaşlar aynı. borçlanıp araba alayım diyorum 150 binin altında 2015 model üzeri temiz araba yok
0
golgi aygıtı
(23.01.21)
Senin suçun değil. Ama kenarda 15-20 bin liran olsa olabilirmis en azından.

Sektör de önemli. Çoğu sektörde her insan senin durumda. Aileden bir şeyler kalanlar rahat. Diğerleri sen gibi. Bir de evlenen kesim var Biraz daha araba vs almaya başladı ama onlar da 1 tane alabiliyor 36 ay vadeyle falan.
0
westblack
(23.01.21)
Bedelli askerlik yaptıysan vs kyk borcunu kapatmışsan makul görülebilir.
0
aids rakun
(23.01.21)
anormal değil. ortalama bir türk insanısın.
0
nickini degistiren yazar
(23.01.21)
e normal hayata göre değişir ailevi duruma göre vs ama bu yaşta bu durumda vs kafana takılacak durum değil.
0
basond
(24.01.21)
(22)

Evleneceğiniz kişinin maddi durumuna bakar mısınız?

top_secret
Ekşideki başlığı görünce aklıma geldi, mesela biriyle tanıştınız;1- Aldığı maaş, yaptığı iş onunla evlenmenizde pozitif yada negatif etki eder mi?2- Aldığı maaştan vs bağımsız olarak, ödemesi gereken yüklü bir miktar (mesela 300 bin TL) borcu olsa bu durum evlenmenize engel olur mu?(Borç kumar vs. g
Ekşideki başlığı görünce aklıma geldi, mesela biriyle tanıştınız;

1- Aldığı maaş, yaptığı iş onunla evlenmenizde pozitif yada negatif etki eder mi?

2- Aldığı maaştan vs bağımsız olarak, ödemesi gereken yüklü bir miktar (mesela 300 bin TL) borcu olsa bu durum evlenmenize engel olur mu?
(Borç kumar vs. gibi bir borç olmayıp, ev araba tarzı da değil. Misal bitirdiği özel üniversitenin ücreti yada hasta bir aile bireyinin yüklü hastane masrafı gibi)
0
top_secret
(23.01.21)
1) Hayır, etmez.
2) Hayır. Ancak borcun neyden kaynaklandığına göre değişir. Örneğin kumardan kaynaklanan borç karşımdaki kişiye olan düşüncelerimi etkiler.
0
Başkalaşım
(23.01.21)
1-çok zenginse istemem gibi.
2-kendi maaşıyla ödeyebilecekse sorun yok
0
sttc
(23.01.21)
1. Maaşı zaten eğitimi ve kariyeriyle direkt ilgilidir, bu sebeple evet eder.
2. Eğer hali hazırda sahip olduğu bir ev - arsa - iş sebebiyle bu borç olmuşsa sorun etmem. Ama birine iyilik için bu borç varsa koşarak uzaklaşırım
0
otopsicocugu
(23.01.21)
1 eder.
2 borcun ne olduğuna bağlı. getirisi olmayan borç engel olabilir.
0
andlee
(23.01.21)
Eğer sorumluluk sahibi biriyse fark etmez
0
rapisa
(23.01.21)
1- Evet..

2- Evet
0
Andrew
(23.01.21)
bir kisiyle evlenmeye karar vermissem, o kisiyle uzun suredir sevgiliyim demektir. biriyle uzun sure sevgiliysem, her seyini kabul etmisim demektir. herifle takilip takilip hmm bunun maasi az, borcu cok, evlenmem hadi bye mi diyecegim? sonra da kendime evlenmelik zengin koca mi bakacagim?

ben egitimsiz, kariyeri olmayan biriyle sevgili olmam. sogurum zaten. cunku ben egitimli ve kariyer sahibi biriyim. kendim gibi orta halli biriyle olurum. fazlasinda gozum yok ama aziyla da anlasamam.

kendim gibi birinin de maasi, borcu sorun olmaz. illa benden cok alsin demem. benden az aliyor da olabilir ama egitimli ve caliskan olmali. ben de iskolik biriyim zaten. ya zaten boyle birinin maasi dusuk olamaz ki. genelde kendimden 10 yas buyuklere asik oldugumu da dusunursek boyle bir sey mumkun degil.

hem biriyle sevgiliysem zaten seviyorumdur yani. insan sevdigini bu sebeplerle birakip evlenmekten vazgecer mi?

mesela su an "o" bana gelse, borcu da olsa, isten de atilsa evlenirim.
0
batlegolas
(23.01.21)
Valla bakmıyorum diyen bana uyduruyor gibi geliyor, bir arkadaş ama güzel açıklamış yukarıda. Maksat eğitim seviyesi denkliği. Eğitim seviyesi aşağı yukarı aynı olan biriyle birlikte olunur, o an sizden az kazanıyor olabilir ama gün gelir sizin maaşınızı ikiye katlar.

Maaş önemli çünkü bir aile kuruluyor, herkes hayattan bir beklenti içersinde. Ailenin birliği bir nevi ekonominin de birliği demek. Aşırı zengin birlikte birlikte olmazdım zaten ben. Şu an manitamla aynı seviyedeyiz, eğitim ve aile denkliği olarak, iyi gidiyor bence.
0
Hallegadola
(23.01.21)
İkinci soru konusunda da kendisine araba ev alır o borç ödenir o sorun değil. Ailesine ona buna başkasına saçmasapan krediler çekilmişse kabul etmem, söylerim zaten.
0
Hallegadola
(23.01.21)
1- Evet
2- Evet. 300 bin tl dediğin rakam ayda 5 bin tl ödesen 5 senede bitiyor. Ciddi bir rakam yani küçük bir para değil.

Hayır diyen insan hayatında yokluk görmemiştir ya da kendisi zengindir, diğer tarafı dengeler. Bence evlilikteki en önemli konulardan bir tanesi maddi uyum. Bir tarafın maddi seviyesi çok iyi değilse de diğer tarafın bunu dengeleyebilmesi lazım, aksi takdirde sürünmek zorunda kalıyorsun. Huzursuzluk oluyor.
0
roket adam
(23.01.21)
ben okul okurken eğitimim için (rakamlar 50-100K değişebilir) toplam 750K borca girdi ailem...

ona göre de kazançlı olacağını düşünülen bölüm..

karşı taraftan da aynı oykuyu bekliyor insan..

benim borcum benim borcum politikasından ilerledim..

sonucta ben okurken aileme cocuguma yararım olsun diye de okudum..

karşı tarafta elini taşın altına koyup bu anlattığım gibi yapması gerekir/di..

sağlık konusunda TR sosyalist sayılır.. o kadar borç çıkacağını düşünmüyorum..

özel okul borcuna ise okuduğu bölüme bakarım, çalıştığı kurumlara bakarım, maaşına bakarım, açıkcası herşeyine bakarım ve karar veririm..

ben dert aramıyorum, eş arıyorum fikrini savunurum.

asya ya da ilyas diye ölümler kaldı mı emin değilim
0
hunharca ben
(23.01.21)
ekonominin sosyal ve kültürel hatta psikolojik (hatta ve hatta dolaylı olarak fiziksel) etkileri var.
saedec flört değil arkadaşlıklarda da sosyal yapı önemli? ztaen başka ne önemli olacak.

1-e heralde. maaş veya genel ekonomik hayat standardının benden "aşırı farklı" olması/olacağı garantisi çok yüksek maaş da olsa çok düşük maaş da alsa olumsuz bir yargıya sebep olur.

2-hayır. yüklü derken kime göre yüklü? bu soruyu sorana yüklü galiba? 30k kazanan insana yüklü olmuyordur.

özetle hayatını ne düzeyde yaşamak istemesiyle ilgili. az para kazanıyım, kendimi de geliştirmeyeyim. orta altı bi hayat yaşayayım diyen biriyle -serveti olsa da- sosyokültürel bakışı nedeniyle birlikte olmam.
0
rewlack
(23.01.21)
1) hayır. maaşından ziyade çalışabilme, disiplin, sorumluluk alabilme gibi özelliklerine dikkat ederim. yani çok yetenekli, zaman zaman çok para kazanabilen ama devamlılığı olmayan birine kıyasla asgari ücretle çalışan ama devamlılığı olan, insana güven veren birini öne koyardım. sonuçta birlikte yuva kuracağız, belki 30-40 senemizi birlikte geçireceğiz. o aralıkta yaşam standardımız, kazandığımız para belki 50 kez değişecektir ama insanın karakteri kolay değişmiyor. asgari ücret alıp da çok sıkıştığımızda ek iş bakacak bir kadını ayda 10 bin lira kazanıp zora gelemeyen, kafasına göre işi bırakan birine tercih ederim. ikinci kişinin "kötü" olduğunu falan söylemiyorum, kişisel tercih elbette herkes istediği gibi yaşasın ama konu evlilikse eğer ben bir insana ne kadar güvenebileceğimi ön planda tutarım açıkçası. para sonra kazanılır. kaldı ki sevdiğim insanla "parası olduğu için" evlenmeyi düşünmüyorum, para kazanıp kendi hayatımı idame ettirmeyi şahsi sorumluluğum olarak görüyorum. eşimin çok para kazanması pastanın çileği olur, çok önemli bir şey değil.

2) kolay bir durum değil tabii ama evlenmemize engel olacağını zannetmiyorum. yine karakter ve bakış açısı meselesi bu esasen. atıyorum ben kendi maaşımla bir tanecik çikelata aldım diye "o kadar borcumuz var sen para harcıyosun" gibisinden laflar ederse ümüğünü sıkarım. onun dışında problem değil, elimden geldiğince ödemesine de yardımcı olurum. sevgi kolay bulunan bir şey değil, birlikte mutlu olduğum insana borcu var diye rest çekemem. varsa var nabalım, kimin borcu yok ki şu zamanda, canımızı mı alacaklar?
0
der meister
(23.01.21)
hayır diyenler yalan söylüyor. tr'deki boşanmaların %90'ı maddi kaynaklı şiddetli geçimsizlik kavga vs. kimse kimseye sen az para kazanıyorsun demiyor başka şeyleri bahane ediyor.

evleneceğin adam/kadın imza atmadan bir hafta önce sana geldi dedi ki benim 500k borcum var 15 yıl bunu kapatıcaz beraber

babayı evlenirsin.
0
duyurukullanıcısı
(23.01.21)
maaşına bakmam ama mesleği, mesleğinin geleceğine bakmak lazım karşılıklı.
Birimizin başına bir iş gelse diğeri tek başına evi döndürebilir mi?

borcu harcını kendi ödeyecekse sorun yok
yine de 20 bin borca ses etmem
300bin borç çok, sorumsuz biri demektir 300bin borcu olan kişi (mortgage veya araba kredisi hariç)
0
summatinyourteeth
(23.01.21)
Ben evlenmeyi düşünmüyorum ama Türkiye'deki evliliklerin çoğu mantık evliliğidir.
0
rldofiui
(23.01.21)
1- evet
2- hayır
0
silah taciri
(23.01.21)
ikisi de sevgili olmamda sorun yaratmaz. ikisi de evlilik kararımı etkiler. maasinin/parasinin miktarina bakmam, ama neyi nereye harcadığına bakarim. ev gecimini saglayamayacak gibiyse evlenmem. sacma sapan seylerle parasini carcur edip temel seyleri kısıyorsa askimdan olsem de ciddi dusunmem. tek basina yasasa ev gecindiremeyecek insanla evlenilmez. evlilik sadece ask/sevgi isi degil, olmamali.
0
hazen
(24.01.21)
Sorunun cevabı 2 türlü,
1)mantık evliliği durumunda iki sorunun cevabı da evet.
2)aşkın gözü kördür derler, böyle bu durumda hiç bir şey negatif etki etmez.

Ama çevremde gördüğüm kadarıyla o deli divane aşklar de bir müddet sonra bitiyor. Tanıdığım boşanmış olan çiftlerin hepsi zamanında aşık olarak evlenmişler, zamanla aşk bitince maddiyat dahil daha önce göze batmayan şeyler sorun oldu ve kaçınılmaz son.

Kimse kimseyi kandırmasın maddiyat önemli, aşk karın doyurmuyor. Belki az maaşla yaşamak bir derece tercih meselesi olabilir, ama borç meselesi sakat.
0
zikardo
(24.01.21)
1- eğitim durumu ve hayattan/kendinden/evlilikten beklentileri, kariyer hedefleri benimle uyumluysa aldığı maaş sorun olmaz (uçurum yaratmıyorsa eğer. yaratıyorsa da zamanla bir şey paylaşamadığım için soğuma olabilir direkt olarak maaşı az ya ds benden çok fazla diye bitmez benim için. paylaşımla ilgili biraz). geliri için durum buyken yaptığı meslek çok daha önemli çünkü insanın yaptığı iş yaşama bakışını etkiliyor. burada yine işin içine sosyo-kültürel paylaşımlar giriyor. o yüzden mesleğine en başta dikkat ederim zaten.

2. yüklü miktarda borcu varsa eğer bunu kendi başına ödeyip eve de benim kadar katkı sağlayabilecek durumdaysa önemsemem. ama o, borcunu öderken evi yıllarca ben geçindirmek zorunda kalacaksam ve bu benim kişisel gelişimimi, kendimi gerçekleştirmek için harcayacağım kaynakları fazlasıyla etkileyecekse böyle bir evliliği yapmam.

elbette evlilik uzun bir sürecin meyvesi. yıllarca sevgili olup bunları görmezden gelip işler ciddileşince terk etmem. en başından zaten mesleği ve gelir durumu belli herkesin. hayatta beraber yürümek istemeyeceğim biriyle birkaç aydan fazla ilişki kurmuyorum (birkaç ay da tanıma evresi)
0
Mossy
(24.01.21)
1-) Evet
2-) Evet
0
nawar
(24.01.21)
1. soru icin "tembellik" diye cevap vereyim. iki insandan nefret ederim kadin erkek fark etmeksizin. tembel ve cimri olan. ikisinin de kokusunu alirim tabir-i caizse. boyle tiplerle arkadas dahi olunmamali ama is sevgililikten evlenmeye filan gelmisse ola ki; tembellik zaten hepsine bir anlamda etki ediyor; bu da vizyonu etkiliyor bence. Valla ben biraz isin vizyon tarafina bakiyorum. Ben dunyayi gezmek isterim; adamin hic o taraklarda bezi yoksa, cocuklarin egitimine degil de arsaya parayi yatirmak istiyorsa filan beni cok etkiler ki etrafimda da bu sebeple iliskilerin bittigini cok gordum.

borcu filan beni ilgilendirmez. ama destek de olmam; benim borcuma da destek olmasini istemem veya beklemem.
0
nefertarii
(24.01.21)
(12)

ayrılık üzerine

istanbul kanatlarimin altinda
5 yıldır sevgiliydik. 5 ay oldu o gideli. hala her gün ağlıyorum. eskiden hiç ağlamazdım, hiç ama. ayrıldıktan sonra rutin oldu ağlamak. odamda ağlıyorum, ev arkadaşım yoksa salonda, ya da tek başıma yolda yürürken.. ofiste bile ağlıyorum sessiz sessiz, bir yandan iş yapıyorum bir yandan gözlerimi s
5 yıldır sevgiliydik. 5 ay oldu o gideli. hala her gün ağlıyorum. eskiden hiç ağlamazdım, hiç ama. ayrıldıktan sonra rutin oldu ağlamak. odamda ağlıyorum, ev arkadaşım yoksa salonda, ya da tek başıma yolda yürürken.. ofiste bile ağlıyorum sessiz sessiz, bir yandan iş yapıyorum bir yandan gözlerimi siliyorum. bu acınası halime üzülüp daha çok ağlıyorum.

arkadaşlarımın yanında iyiyim ama. onlara sorsanız; oo çok iyi atlattım ve bana helal olsun. çok neşeliyim, konuşuyorum, planlar yapıyoruz, içiyoruz, gülüyoruz. ama kimse yokken hep kötüyüm. bir ben biliyorum içimdeki boşluğu. kedilerime sarılıyorum biraz doldurur diye, iyi mi geliyor daha mı çok üzüyor anlayamıyorum.

yani, insanların sevdikleri zamansızca ölüyor bazen. biliyorum benim yaşadığımdan çok daha büyük acılar var, ama işte benim de çok canım acıyor. bu acı geçiyor mu? nasıl geçiyor?
0
istanbul kanatlarimin altinda
(22.01.21)
Geçiyor. Yalnız kalmamaya çalışın, spor yapın. Acı çekeceksiniz, güzel günleri hatırlayacaksınız ama o yanınızda olmadığı için hepsi silikleşecek. Sadece zaman gerekiyor.
0
Tochinoshin
(22.01.21)
Böyle böyle geçiyor. Bazen 5 ay bazen 1 sene aynı duyguları yaşayabilirsiniz ama eninde sonunda bir rahatlama hissi oluyor. Belki de bu günlere bakıp ne malmışım diyeceksin
0
olaylar olaylar
(22.01.21)
Yani alışılıyor evet, normale dönüyorsun bi şekilde. Ama tam geçmesinin tek yolu var o da içinde daha büyük yer kaplayacak biriyle olmak. Öyle biri yok dediğini duyar gibiyim ama inan ki var. Kendine biraz zaman vermen biraz da düşüncelerinin kapılarını kapatmasına engel olman gerekiyor. Asla olamaz gibi geliyor biliyorum ama olabilir.
0
imnotsureabout
(22.01.21)
@tochinoshin spor değil de, yoga yapıyorum neredeyse her gün, bazen günde 2,5 saate varana kadar. dengeli ve güzel besleniyorum. kan tahlili yaptırdım, demir ilacına başladım. kendime değer verdiğimi ve iyi baktığımı kendime hissettirmeye çalışıyorum. ama hala içimde bir şeyler çok acıyor.

güzel günlerimizi hatırlıyorum. zaten bizim her anımız güzeldi. kötü bir şey olmadı ayrılmamıza sebep olacak. ama bir daha o güzel günleri yaşayamayacak olmamıza daha çok ağlıyorum.
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(22.01.21)
:(
Özlediğin insan değil de hislerin. O yüzden sana güzel hissettiren şeyler, insanlar vs bulman iyi olabilir. Geçiyor timi haklı, geciyor ama o geçişi bir de sana sormak lazım.....
0
her giriste sifresini unutan adam
(22.01.21)
Başka şekilde daha güzel günler sizin olsun. Ne desek bence burdan tam olarak size ulaşmaz.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(22.01.21)
bu durumdasın yani
www.youtube.com
0
dafuq
(23.01.21)
Hayatını ciddi manada etkilemiyorsa yapıcak çok bişey yok, zamana bırakıcaksın, geçicek
Ağla, üzül, doya doya yaşa hislerini ki bir an önce bitsin. Nasıl olsa geçicek, üzerine çok düşünmek de çok sağlıklı değil. Yavaş yavaş hayatın devam ettiğinin farkına varacaksın.
0
Jux
(23.01.21)
6 yıldır sevgiliydik 2.5 sene oldu ayrılalı. Daha dün ağladım:) Seni üzmek için söylemiyorum. Bu süreç döndükçe çapı genişleyen bir spiralin üzerinde yürümek gibi. Kendi hayatına devam ettikçe sana onu hatırlatan şeylerin sıklığı azalacak ve daha önemlisi hatırlamak artık kalbini şimdiki gibi acıtmamaya başlayacak. Hatta belki bir gün hiç hatırlanmayacaklar ama, kalbimize aldığımız insanların orda izi kalır sonuçta ve arada bir saygı duruşu gibi o göz yaşı bir pıtlar illa:)
Dışardan ne dediklerine bakma senin içini bir sen bilirsin. Bunun bir süreç olduğunu bilip eninde sonunda iyi olacağına inan.
0
sevenay
(23.01.21)
böyle oluyor, bazı insan(lar?) kalbimizde çok sağlam yer tutuyor. insan bir süre sonra üzülmenin, ağlamanın faydası olmadığını görüyor ve en azından bu kadar çok sevebilmiş oduğu için, güzel tatlı hatıraları yaşama lütfuna erişmiş olduğu için mutlu bile oluyor. sizinki çok yeni, eminim zamanla acınız azalacaktır ama kendinize sürekli hatırlatmayın, kendinizi yıpratmamaya çalışın lütfen.. ferahlıklar diliyorum..
0
evanka
(23.01.21)
ben 1 sene agladim. gittikce daha az agladim ama. 1 sene sonra baktim gecmis gitmis. sonra ara ara duygulanip agladigim oldu ama bir yildir artik hic aglatmiyor o ayrilik beni. aldatilmistim bi de. bi de affedip tekrar aldatildim. :d nefret de edemedim her seye ragmen.
0
batlegolas
(23.01.21)
benim de 5 yıllık ilişkimden ayrılalı 2 yıldan fazla olacak. terk edildikten sonra her şey boş geldi, işimden ayrıldım, telefonumu kapattım, arkadaşlarımla hiç görüşmedim, eve kapandım. gece gündüz ağladım.

ilk 8 ay filan boyunca böyle geçti, ne internet ne televizyon ne telefon. hepsi kapalı. bol bol kitap okudum, bu sefer romanlardaki karakterlerle hayatımı özdeşleştirip onlara ağladım :) romanlardan vazgeçip felsefe kitapları okumaya başladım. sonra mecburen bedelli askerlik zamanım geldi ona gittim, 8 ay aradan sonra ilk kez dışarıdan insanlarla iletişim kurdum ve fark ettim ki ben zamanı durdurmuşum. ayrılıktan sonrasını yaşamamışım ki bir sabah uyanınca her şey kaldığı yerden devam etsin. üzerinden neredeyse 1 yıl geçmiş ama ben hala sanki dün terk edilmişim gibi hissediyordum. askerden döndükten sonra iletişim kurdum, öğrendim ki biz ayrıldıktan 2 ay sonra başkasıyla birlikte olmaya başlamış. benim yatakta hüngür hüngür ağladığım zamanlar o çoktan yoluna devam etmiş. acaba öncesi de vardı da o yüzden mi terk etti beni düşüncesi beynimi kemirmeye başladı bir süre.

bir süre de buna ağlayarak geçti ama etkileri hala sürüyor. yeni işe girdim, sanırım bir şeylerle oyalanmak, robotlaşmak bu duygusallığı, o hisleri unutturuyor. 2 yıl öncesine göre çok daha iyiyim, artık hüngür hüngür ağlamıyorum ama dediğin gibi yalnız kalınca, özellikle geceleri, hüzünleniyorum, gözümden yaşlar dökülüyor.

senin zaten işin varmış, arkadaşların da varmış, hiçbir şeyden vazgeçmemişsin ne güzel. senden daha kötü durumlara düşen ben bile artık alışmaya başladıysam sen çabuk atlatırsın merak etme :)

sanırım en önemli şey kendinin kıymetini bilmek. umarım daha güzel günler yaşarız.
0
ocanal
(23.01.21)
(6)

çok sinirliyim ve evdeki kavga

Tochinoshin
abim evli. kız kardeşim, küçük kardeşim ve ben ve anne babamla yaşıyoruz. kız kardeşim ve annem sürekli kavga eder, ikisinin de psikolojileri iyi değil. ben 26, kardeşim 21 yaşında.az önce abim ve karısı geldi, kız kardeşim abime ağlamış odasında annemi şikayet etmiş. hepsi birden anneme yüklendiler
abim evli. kız kardeşim, küçük kardeşim ve ben ve anne babamla yaşıyoruz. kız kardeşim ve annem sürekli kavga eder, ikisinin de psikolojileri iyi değil. ben 26, kardeşim 21 yaşında.

az önce abim ve karısı geldi, kız kardeşim abime ağlamış odasında annemi şikayet etmiş. hepsi birden anneme yüklendiler birden, ne biçim kadınsın, hastasın, iğrençsin, kötüsün demeye başladılar. ben odamdayım müdahale etmedim.

gittiler sonra, annem deli gibi ağlıyor hala.

ben bu abimi de karısını da çocuklarını da hiç sevmem, karısını aldattı zaten şerefsizin biri. geldiklerinde de pek muhattap olmam, hoş geldin falan sadece, çocuklarını da sevmem odamda otururum geldiklerinde.

şimdi o dedikleri içimde kaldı. onlar gitti sıkıntısını biz çekeceğiz şimdi. tartıştıkları şeyler de değişmesi mümkün olmayan şeyler. böyle gelmiş böyle gider. o lafları etti diye hiçbir şey değişmeyecek yani, evde huzursuzluk olacak durduk yere.

şimdi ben bu abime açıp sövsem, bir vursam ölürsün zaten hasta, sakatın tekisin desem, bütün ilişkileri koparsam, hatta karısını aldattığını da söylesem ben çok mutlu olurum. onlarla bir daha muhattap olmamak hayatımda bir şeyi değiştirmez. ama bu küslük ömür boyu sürecek, değişme, düzelme şansı yok.

siz olsanız sessiz mi kalırdınız yoksa bitirir miydiniz her şeyi? bu içimde kalırsa baya dert edeceğim kendime.
0
Tochinoshin
(22.01.21)
lütfen bana kızma ama benim bakış açımla şöyle:

anne kazık kadar üç (+bir de küçük) çocuk annesi kadın, böyle şeylere ağlamasın da s.ktir çeksin abine.

sen kazık kadar insansın, gelirin varsa ayrı eve çık (konudan bağımsız).

anne-kız arasında olur böyle kavgalar, kardeşin yaşı ilerledikçe tolere etmeye başlayacak ve kavgalar azalacak. o da ekonomik özgürlük elde eder etmez evden ayrılsın. aynı evde yaşadıkça o tolerans gelişmez, kavgalar artarak devam eder. de ki kardeşine, madem anne bu kadar kötü, okulunu bitir işe gir, ayrı ev tut git evden.

abinin karısıyla arasına girme. abine sadece de ki kardeşinle annenin arasına girmesin. şerefsiz olduğunu düşünüyorsan da görüşmezsin olur biter, abin diye görüşmek zorunda değilsin. yenge daha anlaşılabilir biriyse aldatma konusuna girmeden yengeye anlat, böyle yapınca anne üzülüyor diye, o konuşsun abinle.

babanın olaydaki rolünü anlamadım ama annenin arkasında dursun o da, annen yapamıyorsa baban s.ktir çeksin abine.
0
pati
(22.01.21)
Zamanında yapılmayan doğru bir şeyi, sonradan yapmaya çalışırsanız yanlışlara yol açar. Bundan sonrasında annenizle sizin aranız da bozulabilir. Çünkü kendisi acı çekse bile evladını affetmeye meyillidir. Fakat sonucunda yine üzülebilir. Siz de bu duruma tahammül edemeyebilirsiniz.
Bence kız kardeşinle iyi bir iletişim kurarak sorunları çözmeyi denemelisin ve unutmadan bazı kötü şeylerin olması gerekiyorsa olur engel olamazsın.
0
bagcivan
(22.01.21)
su an abinin onceki hatalariyla herhangi bir alaka yok. ama sirf annenizi gelip ustune yurudugu icin annenize soyleyin bu adamin derdi ne gidip konuscam. konus abine de sen cok mu muhtesemsin gelip burda evin huzurunu bozuyorsun? veya ne soylemek istiyorsan "tamamen bu durumla alakali" ne istiyorsaniz konusun bence. ve aninda tepki verseydiniz daha iyiydi. onlar bagrisirken siz odada dinlediniz simdi anne susmayinca mi sinirleniyosunuz anlamadim acikcasi. ama arayin konusun diger kotulukler su an konusulmasina gerek yok. konusmak istemeseniz dahi gerek yok
0
ala09
(22.01.21)
Kardeşiniz satmış sizi. Aile içinde olan şeyler aile içinde kalır bence. Abiniz artık evlendiğine göre o başka bir aile. Kardeşinizin gidip de aileniz içindeki şeyleri abinize anlatması doğru değil. Bence önce kız kardeşinizle bu konuyu konuşun. Sövmek, kavga etmek yakışmaz.
0
dissendium
(22.01.21)
Bence de sorun kardeşte, abinize boşuna yüklenmeyin, yaptığı yanlış da kardeşiniz doldurmuş.

Anneniz de unutur zaten merak etmeyin, siz kardeşi ikna edin
0
kveldulv
(22.01.21)
kız kardeşine annemle sorunun varsa annemle çöz anneme karşı da saygısızlık yapma abim gidince evde ben varım ona göre diye de göz dağı ver bence. tartışma konusuna hakimsen hele de kız kardeşin haksızsa biraz fazla yüklen ama korkutma uzaklaşmasın senden dışarda teselli bulacak şekilde güvensiz olmasın yani.

abine de yengemin yanında bir şey demek istemedim ama tekrarı olursa gözünün yaşına bakmam annemi mal kardeşim dedikleri ile karınla ezmenize göz yumacak değilim de. yüklenirse de yaptığını yengene söylemekle tehdit et. yengene de hatta olay büyümesin diye bir şey demedim yenge ama annem ile konuşurken konuşmana dediklerine dikkat et de.

annene takmamasını düzeleceğini ama bu kavgaları azaltalım huzurumuz bouluyor anne bir yol yöntem bulalım de. anneni ikna edecek şekilde güzel bir şeyler söyle işte. anne bende kutsaldır dostum ama annelerde az da olsa haksız olabilir ama asla ezilmezine göz yumamam.
0
andlee
(23.01.21)
(12)

İş görüşmem için şans diler misiniz

ceann deas
Yarın sabah online görüşmem olacak iş için. Kabul edilirsem çok büyük bir fırsat ama aşırı heyecanlı ve gerginim ilk online iş görüşmem olacak. İnananların duasına inanmayanların güzel dileklerine ihtiyacım var şimdiden teşekkür ederim <3
Yarın sabah online görüşmem olacak iş için. Kabul edilirsem çok büyük bir fırsat ama aşırı heyecanlı ve gerginim ilk online iş görüşmem olacak. İnananların duasına inanmayanların güzel dileklerine ihtiyacım var şimdiden teşekkür ederim <3
0
ceann deas
(21.01.21)
Olur olur
Senden iyisini mi bulacaklar.
Tebrikler. Hayırlı olsun Yeni işin
0
kisa
(21.01.21)
Hayırlısı olsun
Yalnız gördüğüm kadarıyla çok heyecanlısın.
"Ulan nolcak, olursa olur olmazsa olmaz" dersen her şey daha kolay olur. Gerilme, heyecan yapma, bir an önce uyu ve bu gibi şeyleri, başarıya ulaşınca paylaş. (Göz var nazar var)
0
etna
(21.01.21)
rahat ol, online gorusme kolay is. onceden linke girip, gerekirse uygulamayi indirip mikrofon, kamera ayarlarini yap. muhtemeln iyi insanlarla goruseceksin, herhangi bir durumda anlayis gostereceklerdir, stres yok. umarim isi alirsin. :)
0
lemmiwinks
(21.01.21)
Fırsat tanrısı seninle olsun şimdiden hayırlı olsun
0
vedatchilipeppers
(21.01.21)
Evde sessizlik, önceden ayarlanmış kamera mikrofon program VS...başka bir şeye ihtiyacınız yok. Dilerim gönlünüze ve hayrınıza olsun her şey. Güzel haberlerinizi bekliyoruz.
0
balik kraker
(21.01.21)
Alacaksınız o işi, başarılar ^^
0
cometome
(21.01.21)
umarim tam istediginiz gibi ilerler her sey. bol sans! :)
0
hazen
(21.01.21)
Konuya sonradan iliştim, görmezsin muhtemelen ama bol şans :) Gönlünden geçirdiğin şey gelsin seni bulsun :)
0
superfluid
(22.01.21)
Başarılar diliyorum. Sakin ol yeterli (;
Bizi de bilgilendirmeyi unutma neticeden.
0
Ven
(22.01.21)
Bol bol şans diliyorum!
0
simderun
(22.01.21)
Ay bol şans!
0
saveur
(23.01.21)
Ee nasıl geçti
0
kisa
(23.01.21)
(17)

bir kadının eşini kurtarmak gibi bir sorumluluğu var mıdır sizce?

denizince
selamlar,bugün böyle hareketsiz adamlardan çok başlık açıldı, ben de derdimi açayım. evet sorum başlıkla... yani hayattan duygusal olarak beklentisini tüketmiş, zaruri ihtiyaçları dışında bilgisayarın başından kalkmayan, konuştuğunda ya sarkazm yapan ya da ümitsiz gelecekten bahseden, 2 ayda bir art
selamlar,

bugün böyle hareketsiz adamlardan çok başlık açıldı, ben de derdimi açayım. evet sorum başlıkla... yani hayattan duygusal olarak beklentisini tüketmiş, zaruri ihtiyaçları dışında bilgisayarın başından kalkmayan, konuştuğunda ya sarkazm yapan ya da ümitsiz gelecekten bahseden, 2 ayda bir artık durumundan sıkılıp hareketlenen sonra eski haline geri dönen, tasarruf yapmak için keyif alacağı aktivitelere bahane bulan bir adamı kurtarmak gibi bir vazifem var mı? "iyi günde kötü günde"deki kötü gün bu mu, yani onun depresif halini tolere etmek mi? şahsen aile bütünlüğümüz bozulacak olsa bile (boşanmaktan bahsetMİyorum) ben kendi yolumu çizmeliyim gibi hissediyorum. zira ömür geçiyor ve ben 5 yılımı yüzümü ona dönerek, kendimi dış dünyaya kapatarak geçirdim. benim yapım da içedönük ama bu kadarı fazla geliyor.
0
denizince
(21.01.21)
İtfaiye misin sen yoksa psikiyatr mı. Senin adam hayattan emekli olmuş. TV kumandası gibi düşün. İki tane dandik pil alırsın hemen biter. Sonra birini atar yerine Duracell takarsın. Kumanda bir tane bitik pil ve bir tane Duracell pille canavar gibi çalışır. Sen bu ilişkideki Duracell'sin.

Kendi hayatını kurtar önce.
0
pass
(21.01.21)
evlenmeden önce durum neydi? geçici bir durumsa, işsiz vs kalmış bunalıma girmişse ilerde toparlayabilir, destek olunabilir. ama kadınların erkeklere bakışı çok farklı. karşı tarafa saygıyı yitirdikten sonra toparlaması zor oluyor oldukça. ki ben öyle algıladım. yetersiz görüyorsun eşini.
0
benim adim kerim hepinizi severim
(21.01.21)
@benim adim kerim
evlenmeden önce de ağırbaşlı bir yapısı vardı ama bu kadar kötümser değildi. ülkenin hali malum, sadece memlekette olan biteni takip etmek bile insanın ruhunu yıpratıyor. iş yerinde beklediği değeri göremiyor, işini iyi yapsa da sosyal olmamaktan kaybediyor. ayrıca finansal olarak da zamanla geriye gittik. bütün bunlar birikince bu noktaya geldi. ama bence bunlar bahane olmamalı, insanın içinde yaşama hevesi varsa yine bu duruma gelmez. aslında ilk zamanlarımızı düşününce baştan beri böyle bir kara delik varmış içinde ama ben iyimser bakmışım hep, görmezden gelmişim.
0
🌸denizince
(21.01.21)
Böyle bir sorumluluğun yok tabi ki. 5 yıl uzun süre. Umut kalmamış. Yola başka şekilde devam etmelisin belli ki.
0
elorelia
(21.01.21)
Evet eş kurtarılmayı istiyor mu acaba?
Siz neden böyle bir rol üstlenmeye çalışıyorsunuz ayrıca? Belki de iğneyi kendinize batırarak başlayabilirsiniz.
0
sevenay
(21.01.21)
sanki benim esim yazmis gibi geldi biraz. ben de sanirim boyleyim. telefon/bilgisayar ile internette takilmak disinda bir sey yapmiyorum, kendimi gelistirmiyorum, bir aktivite uretmiyorum, ot gibi yasiyorum. arada bir ufak gaza gelsem de hemen geciyor. ozellikle son donemde cok depresifim. maddi olarak ileri gidiyoruz sadece ama esimin gerisinde kaliyorum artik.

cevap olarak:
kurtarmak gibi bir vazifen yok tabi ki. kendi yolunu cizmek istiyorsan cizmende bir sakinca yok ama bosanmadan da bunu yapamazmissin gibi anliyorum yazdiklarindan, cunku 5 yilda zaten yapmamissin. muhtemelen sikilmissin esinden, ortak bir gelecek de gormuyorsan zorlamaya gerek yok. hem evli kalip hem kendi yolunu cizmek mumkun mu bilmiyorum, o evlilik olur mu ondan da emin degilim. ama bi ihtimal sen kendi yolunu cizerken esin sana uyum gosterebilir (once bunu deneyebilir, olmazsa ayrilabilirsin de). kendi yolunu cizmek baskalariyla birlikte olmak vs. degilse tabi.
0
lemmiwinks
(21.01.21)
Bence var, ama bu kişisel bir şey, evlilikten ne anladığınıza göre değişiyor. Başkası yok der, doğrusu odur falan.

Bahsettiğiniz durum depresyon gibi görünüyor. Sonuçta bir hastalık. Siz hasta olsanız ve o sizi kendi halinize bıraksa ne hissederdiniz, onu düşünebilirsiniz.
0
plutongezegendegilmi
(21.01.21)
kurtarılmak isteyen insan kurtarılır.
talep edilmemiş yardımın altında da büyük bir ego yatar.
zaten ortada bir depresyon olmakla birlikte, kurtarılacak bir şey de yok bence.
yani konuyu o açıdan ele almak bence biraz dönüp kendinizi sorgulamanız gereken bir konu.
anlamaya çalışmaktan çok, beklentili ve yargılayan bir durumunuz varmış gibi geldi bana.
zaman içinde buna dönüşmüş de olabilirsiniz tabii.

ama insan hayatının da evliliklerin de inişleri ve çıkışları oluyor.
eşiniz sizde bir yılgınlık yaratmış olabilir.
bunu konuşup bazı çözümler getirmeniz lazım.
terapiye mi gidilecek, sosyal hayat mı canlandırılacak, artık duruma göre onları siz belirleyeceksiniz.
buna da yanaşmıyorsa, birlikte bir hareket planı yapamıyorsanız, o zaman kendi planlarınızı yaparsınız.
0
blatta hiberna
(21.01.21)
Eşinizi "iyileştiremezsiniz", eğer kurtarmaktan kastınız buysa. Ama iletişim kurmaya çalışabilirsiniz, terapiye yönlendirebilirsiniz, birlikte üretken olmayı ve bir şeyler paylaşmayı önerebilirsiniz.

Eşim bu durumda olsa sırtımı dönüp "ben kurtaramam bu adamı" diyemem. Ama eşime yüzümü döneceğim derken kendime sırtımı dönersem hem kendimi, hem de ilişkiyi tüketirim. Dolayısıyla dengeyi sağlamaya çalışmak gerekiyor. Ve evet "hastalıkta ve sağlıkta, iyi günde ve kötü günde" tam olarak bu.

Edit: Yani eşinizin kalp hastalığı olsa, kalp hastalığını siz iyileştiremezsiniz, doktordan yardım almanız gerekir. Ama bakımına, beslenmesine yardım eder, yürüyüşe yönlendirirsiniz. Bunun gibi düşünebilirsiniz.
0
gmzo
(21.01.21)
e bu şey değil mi ya? evlilik?
0
nuisance
(21.01.21)
seviyorsan var, sevmiyorsan yok. her şey sana bağlı. ben erkeğim, evli değilim ama mesela gerçekten seviyorsam eşimi, zorluk yaşadığında da, bir batağa saplandığında da onu oradan kurtarmaya çalışırım, hatta kurtarmaktan keyif de alırım. gerçi bende biraz kahraman olma hevesi de var ama.

ama tabii kişiyi döndüremeyeceğiniz bir nokta da olabilir. o noktada da o iş biter.

ama ufak bir zorlukta kaçan birinden de hazzetmem.

gerçi siz hala boşanmayı düşünmüyorsunuz. o halde çizin kendi yolunuzu bence.

çok çelişkili şeyler yazdım ama olay detaylarda çok değişkenlik gösterdiği için ve geçen 5 senenizi bilmediğimiz için böyle konuşabiliyorum ancak.
0
ardt
(21.01.21)
@kıyıya vuran dildolar

biraz hızlı ve argo bir giriş ama doğru tespit bravo, bende de pasif agresiflik vardı. gerçi çeşitli delirmeler sonucunda fark ettim ve aştığımı düşünüyorum.
0
🌸denizince
(21.01.21)
cevaplarınız için çok teşekkürler...

açıkçası bırakıp kaçma gibi bir niyetim yok. kendisini seviyorum da, bunun yanında saygı duyduğum pek çok özelliği de var. örneğin, fiziksel olarak ne kadar hantalsa zihni o kadar hareketlidir, keyfi yerinde olunca çok güzel muhabbet ederiz. dünyaya karşı umursamaz olduğu için kaygılı zamanlarımda bana farklı bakış açısı sunar, rahatlarım. çoğu şeyi düşünmüş ve kafasında bir yere oturtmuştur, bu halini seviyorum.

ben bu noktaya kadar onun hayatımdaki varlığını öncelik sıralamasında en üste koydum, şimdi artık önceliği kendime verip, o bana uyum sağlasın diye düşünerek hareket etmek istiyorum. böyle bir hamle yapmamın ilişkimize de iyi geleceğini seziyorum, ama emin değilim. belki de kopmaya sebep olur.
0
🌸denizince
(21.01.21)
"""iyi günde kötü günde"deki kötü gün bu mu""

Değil. O yapı itibariyle böyle. Bu kötü gün değil. Uyuşamıyorsanız ve böyle cidden huzur bulamıyorsan boşanman gerekir.
0
1bir1bir1
(22.01.21)
Birlikte spor yapın. Birlikte video oyunları oynayın. Yeni sohbet topicleri bulun. Cinselliğe yeni fanteziler ekleyin. Sarılın.
0
hasmetizm 2046
(22.01.21)
bence bir ilişkideki en önemli konulardan biri de yaşam enerjisi ve keyfi ile ilgili aradaki makasın aşırı açılması. daha durağan yaşayan çoğunlukla hiç değişmiyor çevreden gözlemlediğim kadarıyla. diğer taraf ya kendinden vazgeçiyor ama içinde bunun yanlış olduğunu bildiği için aşırı mutsuz oluyor. ya da kendini seçiyor ki bu da ilişkinin bitmesine neden oluyor.

iyi günde kötü günde bence tam olarak bu değil zira aynı şey diğer taraf içinde geçerli. o da sizin bu durumlardan etkilendiğiniz için kötü gün kısmında olduğunuzun farkında değil mi? farkında. şayet yine de hayatından memnunsa ve adım atmaya yanaşmıyorsa o zaman bu sizi aşar ve ömür boyu mutsuz olursunuz. ama o da sizin kötü günde olduğunuzun sorumluluğuyla somut ve devamlılığı olan adımlar atacaksa, mesela bir uzmanla görüşecekse, kendisine çekidüzen verecekse, o zaman elbette yanında olmaya devam edersiniz.
0
Phoebe
(22.01.21)
Sorumluluğunuz yok bana kalırsa. Ama birşeyler yapayım diyorsanız şu kitabı tavsiye ederim.
www.kitapyurdu.com
Bu kitapta evliler için bir bölüm var.
0
Anthony McCarten
(23.01.21)
(11)

Yalnızlık + Monoton Hayat

yanqoue
İş sebebiyle doğup büyüdüğüm şehri terk ettim. 2 senedir kariyer anlamında her şey olumlu gitti belki ama iş dışındaki hayatım bir hapishane hayatından farksız, olay covid'ten bağımsız olarak böyle. Zaten asosyalliğe yatkın birisiyim.Her geçen gün korkunç bir yalnızlığa batıyorum. Bu kadar bireysell
İş sebebiyle doğup büyüdüğüm şehri terk ettim. 2 senedir kariyer anlamında her şey olumlu gitti belki ama iş dışındaki hayatım bir hapishane hayatından farksız, olay covid'ten bağımsız olarak böyle. Zaten asosyalliğe yatkın birisiyim.

Her geçen gün korkunç bir yalnızlığa batıyorum. Bu kadar bireyselleştiğim bir dönem olmamıştı.
40 yıl daha yaşasam muhtemelen her gün aynı şeyleri yapmaya devam edeceğim ve bunun düşüncesi bile beni çıldırtıyor.

Ailemden uzağım, arkadaşım yok, sevgilim yok, ev ile iş arasında mekik dokuyorum sadece. İş arkadaşlarıma mecburen katlanıyor, açmayan muhabbetlerine zoraki dahil oluyorum. Her gün tıpatıp aynı. Kafamdan işi atamıyorum çünkü dikkat dağıtacak bir unsur yok hayatımda. Akşam için veya hafta sonu için planının olmaması çok boktan bir durum.

Hobilerim hep bireysel şeyler. Aktivitelerim: evden çıkmamak, Youtube'da entelektüel içerik izlemek, ekşi ve reddit okumak, lol oynamak, bazen dizi izlemek, bazen enstrüman çalmak, bazen de kitap okumak, ha bir de her gün fiks mastürbasyon yapmak.

Bir yandan sosyalleşen insanları kıskanıyor, öte yandan sosyalleşme fırsatlarını elimin tersiyle itiyorum. Muhabbetlerin çoğu sarmıyor. İnsanlarla tanışmak yorucu. Ben de sıkıcı birisiyim.

Kariyer için kendimi paraladım, şu an iyi bir şirkette Türkiye ortalamasının üstünde bir gelirim var ancak faydası yok, ev ve araba dışında istediğim birçok şeyi alabiliyorum ama motivasyonun ne derseniz cidden yok. Dışarıdan baktığınızda gıpta edersiniz ama mutsuzum. Mutsuz olduğum için deli gibi para harcıyorum. O kadar yatay seyrediyor ki hayatımın nabzı, yeni beklentiler yaratıyorum kendime bu şekilde.

Lanet olası bir dibe vuruş hikayesi benimki yemin ediyorum.
İflah olmaz bir kötümser olduğumu düşünüyorum.
İçinde yaşadığım dünya düzeninin tüm kabul görmüş mekanizmalarını bir bir reddediyorum.
Varlığımın bir hata olabileceğine kafayı yormaya başladım.
Beni bu bok çukurundan kurtaracak bir çıkış yolu arıyorum.
0
yanqoue
(19.01.21)
2 yıldır seninle aynı durumdayım, tüm olaylar birebir desem yeridir. şu zamana kadar yaptığım birikime güvenerek ay sonu istifa etmeyi planlıyorum. birikimim beni 2 yıl fonluyor. bi süre kafamı sıfırlayıp kendi aklımdaki bir kaç projeyi işe dönüştürme planım var. sana istifa et demiyorum ama iş ortamı insanı gerçekten yok ediyor diyebilirim, akşam eve geliyorsun ama kafa orada kalıyor ve bu bir döngü. en iyi çıkış yolunu sen bulursun fakat radikal olması gerekecek, ufak değişikliklerle zor. başarılar.
0
montakristokondu
(19.01.21)
monta +1

Bir suredir ben de benzer bi dongudeydim. İstifa ettim, bu ay son. Bazen boyle kararlar gerekiyor.
0
msb
(19.01.21)
Yaaa ilginç ben 4 aydır işsizim, sevgilim var ama 1 senedir sadece internetten konuşuyoruz çünkü yurtdışında, birlikteliğimçz belirsizlik içinde devam ediyor, sosyal biri değilim, zamanımı bir şekilde geçiriyorum ama tüm bunlardan bir şikayetim yok. Yanımda aikem diyebileceğim kimse yok. Sadece keşke işim olsaydı diyorum. Aç değilsin açıkta değilsin. Gem sosyalleşme imkanlarını değerlendşrmiyor, hemde sosyal insanları kıskanıyorsun. Sosyalleşemiyorsan bunu kendine neden dert ediniyorsun sonuçta çok isteseydin yapardın dimi. Kebdin diyorsun içimden gelmiyor. O zaman ne istiyorsun?
0
rapisa
(19.01.21)
bu sosyalleşme işi uzun süredir sosyalleşmediğinde başlarda zor gibi geliyor ama bir başladıktan sonra çorap söküğü gibi gerisi geliyor.

ama senin önce bakış açını değiştirmen lazım. içten içe sen de bir ortamlara dahil olmak, sosyalleşmek istiyorsun. yoksa neden bu duyuruyu açtın? çıkış yolun belli, sana insan lazım. ama sosyalleşme fırsatlarını da elimin tersiyle itiyorum diyorsun. sebebi ise yazdıklarında gizli. bir bakalım:

-asosyalliğe yatkınım
-muhbbetler sarmıyor
-insanlarla tanışmak yorucu
-ben sıkıcıyım
-varlığım hata

bunları düşündüğün sürece doğru olduklarına da inanırsın ve gerçekten ama gerçekten doğru olsalardı inan kimse gidip kimseyle tanışmaz, sosyalleşmezdi. ben de sana hak verirdim, "evet abi zaten en doğrusu asosyal kalmak, elin adamının sarmayan muhabbetini ne yapacaksın" derdim.

bu düşüncelerden kurtul. bunların tam tersinin geçerli olduğu bir dünya hayal et. hoşuna gittiyse bir bak, o dünyaya geçmek için neler yapabiliyorsun. bence sadece dışarı çıkmalısın. üç beş gün aynı cafeye git gel, bu bile neler neler değiştirir. tüm olay evden çıkmakta. alışverişini yaptığın manavdan, marketten bile birileriyle muhabbet kurabilirsin. evet bir yaştan sonra birileriyle tanışmak zor ama imkansız değil. bu kadar kötümser olma, belki de bu yaz en iyi yazın olacak.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(19.01.21)
Sadece sosyallik meselesi degil bu evlenme vaktinin geldiğine isaret.Sosyalliği sevmeyen adamlar genel olarak evcimen ve eşine vakit ayıran insanlar ama sen evli değilsin sorun bu
0
smokee
(19.01.21)
adamlar ev ile iş arasında mekik dokuyor. ben yatak - salon - balkon - mutfak arasında geziyorum 52 metrekarede. daha kahvaltı yaparken ya türkiye ofisi, ya da yardımcı olacaklarım whatsapp'ta oluyor. akşam yemek yerken de geliyorlar. çoğu kişi bu hayatı benden iyi yaşıyor bence.
0
rain when i die
(19.01.21)
kendi duyurum için burada bulunurken bu duyuruda aşırı kendimi gördüm, ben de böyleyim. hayatla rabıtamı sağlayan tek şey işim. ondandır belki de işimde saygı görmemeyi bu denli takıyor olmam.

bu arada @istanbul kanatlarımın altında'nın yorumu hakkında birşeyler karalamak istedim, evet doğru yazdıkların ben mesela pandemi yokken kendimi zorluyordum facebook tan toplu buluşmalar oluyordu onlara gidiyordum ama mesela girdiğim bir sosyal ortamda benimle dalga geçmek isteyen ya da sallamayan ciddiye olmayan oluyor ve her defasında yaşadığım için bunu yeni sosyal ortama girmeye korkar oldum: "eyvah benimle dalga geçecekler gene " ya da "eyvah görmezden gelecekler" diye düşünüyorum ve çektim kendimi neyse ki pandemi de geldi sosyalleşmek fırsatı da olmadı artık ama kafayı ben de yemek üzereyim. kabul ediyorum. artık duvarlarla konuşmaya başladım. kedi alayım diyorum ama pasaklı olduğum için hayvan perişan olur diye ona da cesaret edemiyorum. kumunu her gün temizlemek gerekirmiş ben çöpleri bile ayda 1 zor döküyorum. velhasıl böyle b.ktan bir durum.
0
sucuklu yumurta
(19.01.21)
@sucuklu, kendini bu kadar değersiz görmen en büyük problem. ben daha bir çopü 1 ay atmıyorum, demek ki pasaklıyım diyorsun ve bir çöpü atmamış olmandan yola çıkarak (muhtemelen) birçok işi beceremeyeceğin kanısına varıyorsun. hayatın boyunca hep çöplerini 1 ay bekletip mi attın? sanmıyorum. birkaç kere başına gelmiş bir olay belki bu. o kadar genellenecek bir şey değil.

genel olarak hep şu düşünce tarzıyla yaklaşırım olaylara. birileri bir ortamda beni ciddiye almamışsa ne olmuş? birileri benimle dalga geçmişse, ya da ben saçma bir şey söylemişsem ve bana gülmüşlerse, benim hakkımda şöyle böyle diye düşünmüşlerse vs vs. yani günün sonunda bana dokunacak bir konu var mı? yok. kaldı ki insanların da işi gücü yok, oturup "aa sucuklu da çok şöyle böyle" diye mi düşünecekler? maalesef hiçbirimiz birbirimizin gözünde öyle uzun uzadıya kafa yoracak kadar değerli değiliz. ama kendi kendimizi o kadar önemsiyoruz ki, hep bu birilerinin bizim hakkımızda konuştuğu şeyleri düşünüyoruz. oysa önemli olan kendimizin kendimiz hakkında ne düşündüğü. kendine karşı çok yıkıcısın bence, kendin hakkında olumlu şeyler düşünmelisin.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(19.01.21)
Bence seni bu çukurdan kurtaracak şey düşüncelerini değiştirmek.

Mesela bu paragraf:

Her geçen gün korkunç bir yalnızlığa batıyorum. Bu kadar bireyselleştiğim bir dönem olmamıştı.
40 yıl daha yaşasam muhtemelen her gün aynı şeyleri yapmaya devam edeceğim ve bunun düşüncesi bile beni çıldırtıyor

Şu sıralar hepimiz yalnızlaşıyoruz ve çoğumuzun bu kadar bireyselleştiği bir dönem olmamıştı. Bunu korkunç yapan ne? Madem korkunç neden sosyalleşme ihtimallerini elinin tersiyle itiyorsun? 40 yıl daha yaşasan ne yapacağın da büyük oranda senin elinde. Dur çıldırmaya gerek yok :)

Ya da şu var:
Muhabbetlerin çoğu sarmıyor. İnsanlarla tanışmak yorucu. Ben de sıkıcı birisiyim.

Mesela sen ilgini çeken konularda insanlarla konuşmayı denedin mi? Belki bu mubabbetleri ettiğin insanlar arasında da bu konuları sıkıcı bulan insanlar da vardır. İnsanlarla tanışmayı en son ne zaman denedin veya sıkıcı biriyim ne demek? En çok buna takıldım bence sıkıcı biri diye bir şey yok. Tamam her insan ortamların aranan kişisi olmuyor ama herkesin birlikte bir şey yapmaktan hoşlandıgı insan tipi farklıdır. Kimine sıkıcı gelen diğer insanın bir şeyler yapmaktan en çok hoşlandığı kişidir.

Hele şu son paragraf dur yahu bu düşüncelere saplanma.

Yanlış anlama ne seni yargılıyorum ne de bu sorulara cevap vermeni bekliyorum. Ama belki kendin bunun üzerine düşünmelisin. Gerçekten sıkıcı insan diye bir şey var mı mesela kime göre neye göre? Her insan zaman zaman mantıksız düşüncelere odaklanabilir ve bu da insanlara olumsuz duygular yaşatır. başka düşüncelerle aynı olaylar bu denli olumsuz duygular yaratmayabilir.

Belli ki bu durumdan çıkmak istiyorsun ama çıkmamak için de çabalıyorsun. İnsanlarla tanışmak bazen yorucu olabilir ama birkaç kere daha denemeye değer. Sosyal medya duyuru sözlük gibi platformlarda bile sosyalleşebiliyoruz.
0
turkce konusan uzayli
(20.01.21)
çabalamadığımda aynı durumdayım.

salgın öncesi hadi kalk çıkıcaz bu cumartesi diyen arkadaşlarıma uyup çıktığımda gayet iyi geliyordu. başka insanlar da varmış. başka sohbetler de olabiliyormuş mutluluğuyla dönerken eve girer girmez meeh noldu şimdi sanki bi daha mı görücem o insanları diye aynı moda dönüyordum.

tehlikeli bir sınırı var yalnız kalmanın, eşikten sonrası yabanlık. ama isteyince kırılıyor.
0
9kuyruklukedi
(20.01.21)
40'a geliyorum. Şu hayattan öğrendiğim en büyük derslerden biri: Hayatın bilerek ve isteyerek altına girilen bir yükü kaldırmak dışında bir anlamı yok. Ne kadar hafifsen o kadar anlamsızsın. Birinin elinden tut. O elin de seni kaldırdığını göreceksin. Bunun altını sen doldur.
0
twelfth
(21.01.21)
(8)

Tutunacak hiçbir şeyim yok

TheDifference
Belki kafamda büyütüyorum ama şu hayatta hiçbir hayalim yok, hayal edecek yaşı da geçtim.Gerçeklerle yüzleşiyorum, radyo tv sinema gibi boktan bir bölümden mezunum.Doğru düzgün bir işim yok, polisliğe hazırlanıyorum ama hiçbir şekilde polis olmak istemiyorum, hakkını arayanlara sırf birinin işine ge
Belki kafamda büyütüyorum ama şu hayatta hiçbir hayalim yok, hayal edecek yaşı da geçtim.Gerçeklerle yüzleşiyorum, radyo tv sinema gibi boktan bir bölümden mezunum.Doğru düzgün bir işim yok, polisliğe hazırlanıyorum ama hiçbir şekilde polis olmak istemiyorum, hakkını arayanlara sırf birinin işine gelmiyor diye gaz bombası sallamak istemiyorum.Her zaman fark yaratacak bir şeyler yapmak isterdim, bazı geceler bu ülkeyi kuranlara olan borcumu nasıl ödeyeceğim diye düşüncelere dalıyorum.Biraz abartı gelebilir ama gerçekten öyle.Kendimi hep güçsüz, umutsuz, depresif hissediyorum.Dertlerimi bazen büyütüyormuşum gibi geliyor, hastalıklarla, açlıkla, evsizlikle mücadele eden insanlar varken böyle şeyleri düşünmem şımarıklık mı sizce? Düşünceler içinde kayboluyorum.Bir şey yazmanıza gerek yok, kimseyle konuşamadığım için içimi dökmek istedim, sanırım bir psikoloğa ihtiyacım var.Hadi eyv.
0
TheDifference
(19.01.21)
Yaş kaç
0
pass
(19.01.21)
Sorularina baktım, 25 yasinda falansin. Evet 20 yaşında hayal edeceğin seyleri hayal etme yasini gecmissin ama 25 yaşında hayal edeceğin seyleri hayal etme yasini geçmemişsin. Seneye 26 olacak bu. Her yasin kendine özel bir hayali var.

Bak ne güzel senin de hayalin polis olmamak. Bundan güzel hayal olur mu?

Belgesel cekeyim demissin. Gordugun uzere belgesel dediğin şey icin artık okyanusa dalman ya da safariye çıkman gerekmiyor. Millet alıyor eline kamerayı 30 dk'lik Tosuncuk belgeseli çekiyor. Izle o belgeseli bak çok zor değil onun gibi şeyler yapmak.

Ulkeyi kurtaran kisilere olan borcunu en güzel boyle ödeyebilirsin. Sen bul bir konu, yap bir belgesel. Kimseyle de konuşmamış olursun. Başkasını konuşturursun. En sevdiğim. Başkası konuşsun ben dinleyeyim. Ücretsiz yap. Yayinla YouTube'da. Namin yurusun. Yapistir altina radyo tv sinema boktan mezuniyetini ki bence boktan da degil ne güzel bolum iste kaymak gibi cillop gibi. Ekipmana da ihtiyacın yok. Millet iPhone'la dizi çekiyor. Sokak röportajlarını DSLR kamerayla falan yapıyorlar.

Kendini güçsüz ve depresif hissediyorsan sıfır şaka söylüyorum: 2-3 günde bir Pharmaton veya Supradyn al.

Belgesel işine odaklan. Bir sponsor bul. 200 TL versinler sorun değil. Onu da götür evsizler için harca. Misyonunu da yerine getirmiş olursun.

Kendini deli deli yapma boşuna. Senin psikologa değil gaileye ihtiyacın var değerli kardeşim. Senin canın sıkılıyor.
0
pass
(19.01.21)
Hele bir polis ol da sonra düşünürsün bunları. Ciddiyim.
0
allah yazdiysa bozsun
(19.01.21)
yalnız değilsin senin gibi milyonlarca insan var. bulaşıkçılıktan tezgahtarlıktan motokuryelikten çaycı yamaklığından falan başla. 1 2 ay çok az paraya çalış. önemli olan piyasayı tanıman. o sıra bolca fikrin oluşacak. önce sisteme girmen gerekiyor.
sistem dışındasın ve depresyondasın.

psikologlar şu an bi işe yaramaz.
0
luluki
(19.01.21)
düşünce tarzın çok sıkıntılı ya. boktan bölümmüş, fark yaratacak işlermiş, ülkeyi kuranlara borçmuş. zaten huzura eremezmiş kafan. koşullarla mazeret bulmaya gerek yok. fakat koşullar da koşullar hani. genç insanların çok büyük kısmı böyle, yalnız değilsin yani. hangi meslek, bilgi alanı boktan bilemiyorum ama genelde insanlar bu şekilde polisliğe yöneliyor zaten, işsizlikten. tavsiye vermek de saçma geçim derdi olan bir insana ama entelektüel alanına biraz daha yatırım yapman iyi olabilir.

ek olarak ben de garsonluk, kuryelik, avm vs. işlerle başlayabileceğini düşünüyorum. o sırada kpss'ye hazırlanıp daha makul bir memuriyet deneyebilirsin belki? bu meslekleri yapan da eğitimli ve çeşitli nedenlerle iş bulamayan insanlar çok.
0
snape i başından beri tanırım
(19.01.21)
ben de pass'a katılıyorum. bölüm boktan değil aksine süper bir bölüm. en basitinden kurgu öğrenmiş olsan, şu anda youtubr olmaya çalışan ama video çekmek dışında yeteneği olmayan bir sürü adam var. kendimi geliştirmek için ücretsiz kurgu yapıyorum deyip birkaç kişi bağlasan bile bi yerden sonra para kazanmaya başlanabilir. videoları dandik ama izlenme sayıları yüksek adamlara teklif götürmekle başlanabilir gibi geliyor. ciddi açık var bu noktada.
0
roket adam
(19.01.21)
bence bu ülkede polislik sizi daha da dibe çeker. yapmayın.
0
hazen
(20.01.21)
polis olma şansınız varsa olun. her polis gaz sıkıp coplayan polis olmuyor. yaşadığım şehirde bir sürü düzgün polis var işini layıkıyla yapan. polis olmayıp böyle devam ederseniz maddi ( ve dolayısıyla manevi) açıdan yaşayacağınız zorluklara girmiyorum bile
0
ismim ibrahim
(20.01.21)
(11)

Kırgın/kızgın olmakta haklı mıyım?

m e b
İyi akşamlar.Konu biraz uzun ve sıkıcı gelebilir ama kimseye anlatamayacağım bir şey olduğu için içimi size dökmek ve fikrinizi almak istiyorum.Üniversiteden, yaklaşık 9 senedir tanıdığım bir arkadaşım var; her yönüyle sevdiğim, ne yaparsa yapsa kredisi bende bitmeyen, aşktan öte, kardeşlikten daha
İyi akşamlar.
Konu biraz uzun ve sıkıcı gelebilir ama kimseye anlatamayacağım bir şey olduğu için içimi size dökmek ve fikrinizi almak istiyorum.
Üniversiteden, yaklaşık 9 senedir tanıdığım bir arkadaşım var; her yönüyle sevdiğim, ne yaparsa yapsa kredisi bende bitmeyen, aşktan öte, kardeşlikten daha derin bir ilişkimin olduğu biri. Öyle sıcak yakınlığımız var ki benim çevremde kendisini bilmeyen, onun çevresinde de beni bilmeyen yok. Kendisine Ali diyelim.
Bir de yine okuldan ortak arkadaşımız var, adına Mehmet diyelim. Ne yaparsak yapalım hep üçümüz yapıyor, takılıyorduk. Mehmet, iki sene önce kendi çevresinden bir kızla ciddi bir şey düşünüyordu ve birkaç hafta birbirlerini tanıma evresindelerdi. Kıza da Ayşe diyelim. Bu süreçte, Ali'nin ofisinde kadın eleman arandığı için Ali, Mehmet'e "Senin Ayşe bizim ofiste çalışsın iş arıyorsa eğer." diyor ve Ayşe Ali'nin ofisinde çalışmaya başlıyor. Bu çalışma süresince Mehmet ile Ayşe birbirleri için uyumlu olmadıklarını anlıyorlar ve ayrılıyorlar. Ayşe hala Ali'nin ofisinde çalışmaya devam ediyor ama Ali'ye de Mehmet'in gözü önünde kur yapıyor devamlı. Sona, Ayşe Mehmet'in kuzeniyle çıkmaya başlıyor. Aradan bir erkek daha geçiyor ve Ali'ye yavşamaya başlıyor. Ben en başından beri Ali'yi uyarıyorum bu kız sağlam pabuç değil ve hepsinden öte en yakın ortak arkadaşımızın eski çıktığı, sana yakışmaz diyorum vs. En başta bir tehlike gözükmüyor ama sonraları Ali bana hep "Bu kız bana ofiste rahat vermiyor, devamlı bedensel temasta bulunacak ucuz şeyler yapıyor. Ya ben işten çıkacağım ya da askere gideceğim." diyor. Sonunda hem işten çıkıyor hem askere gidiyor. Kız oraya bile gidiyor Ali için. Ali bana her defasında olumsuz yanıt verdiğini ve kızın kendisini artık engellediğini söylüyor vs. Sonra askerden dönünce kız yine rahat vermiyor ve Ayşe'nin hala Ali'nin ofisine gittiğini öğreniyorum bir şekilde. Ali bana her defasında "Bana sen engel ol, hep ikimiz buluşalım ki o cesaret edemesin. Çünkü ben ona senin onu sevmediğini, eğer aramızda bir şey olduğunu sezerse Mehmet'e söyleyeceğini ve bunun sonucunda da iki dostumu birden kaybedeceğimi söyledim. Arkadaş olarak kalalım, ileri gitmesin dedim. Bu yüzden sen bana hep destek ve engel ol bu konuda." diye her defasında benden destek istiyor. Ben artık aralarında bir şey yok, sadece arkadaşlık olarak biliyordum. Ama geçen Ali'nin doğum günüydü. Whatsapp durumuma Ali'nin doğum günün kutladığım bir şey paylaştım ama aradan kısa bir süre sonra bir de baktım ki Ayşe de Ali ile beraber gittikleri, yanak yanağa gezdikleri eski fotoğraflardan kolaj yapıp "iyi ki doğdun sevgili!" diye bir şey paylaşmış. Ben şok oldum çünkü böyle bir şey beklemiyordum. Ama eski fotoğraflar hep iki senelik fotoğraflardı, büyük ihtimalle sadece ben engelini ortadan kaldırmak için durumu ben göreyim diye gizliliği sadece bana açık olarak paylaşmış olabilirdi. Ali'ye Whatsapp durumunun görüntülerini atıp ironi olarak "Allah tamamına erdirsin" yazdım ama cevap gelmedi. Kıza da yazdım. Kız da "Teşekkür ederim. İlişkimizin gizli kalmasını istemiştik. Bilmiyor muydun yoksa?" diye cevap yazdı. ben yine Ali'yi aradım ama bakmadı.

Sonra ertesi gün bana "Ayşe ile ne konuştuysanız ekran görüntüsünü at bana" dedi, o iki cümlelik ekran görüntüsünü attım. Sonra bir daha konuşmadık. Aradım, bakmadı. Ertesi günü Ayşe Whatsapp durumunda doğum günü pastası ve mum ışığında bir kutlama fotoğrafı atmış tekrar. Bu sefer fotoğraf yeniydi, maskeleri vardı çünkü. Sonra Ali'yi tekrar aradım. Bakmadı, Whatsapp'tan hayal kırıklığına uğradığımı ve gerçekten sevgili olup olmadıklarını sordum. O da bana "Sen bu soruyu bana sormak için geç kaldın, gittin arkamdan iş çeviren birini muhatap aldın. Dostluğumuzu zedeledin, bana ihanet ettin. Seneler sonra ilk kez böyle bir ihanetle karşılaşıyorum." diye cevap yazdı. Ben de "Arkandan iş çeviren birini tebrik etmek için mi kutlama yapıyordun? Nikah masasında mı öğrenecektim? Kraldan çok kralcı olduğum için özür dilerim. Size gerçekten mutluluklar dilerim." dedim. O zamandan bu yana konuşmuyoruz. Sadece aradan bir hafta geçti, bana iki akşamda bir "Oyun oynayalım" diye mesaj atıyor (beraber oynadığımız bilgisayar oyunu için).

Bu akıl tutulmasına, ortak arkadaşımıza yapılan ihanete (ki her ne kadar Mehmet artık evli ama yine de yanlış değil mi?), bu basit kıza gönül vermesine, bana "Sen bana engel ol" derken bir yandan da zaten yapacağını çoktan yapmasına, beni saçma sapan bir şeyle suçlayarak olayı asıl noktasından çıkarmasına, buluşalım istediğim her anı zaten diğeriyle doldurup "Benim pek keyfim yok." diyerek beni geçiştirdiği gerçeğine deli oluyorum. Hani çok sevdiğiniz biri için en iyisini istersiniz ya, ben de o sebeple üzülüyorum. Onun mutluluğu benim mutluluğum, onun hüznü benim hüznümdü çünkü.

Ben abartıyor muyum? Kızgın, kırgın olmakta haklı mıyım?
0
m e b
(18.01.21)
Oyun oynayalım mesajlarına yanıt veriyor musun, ne yanıt veriyorsun? Ya bu tip karaktersizleri hayatınızda tutmayın ya rica ediyorum.
0
Kahir ekseriyet
(18.01.21)
Mehmet 'in son gelişmelerden haberi var mı? Varsa tepkisi nedir merak ettim. Mehmet ile Ali'nin güncel samimiyeti de soru işareti.
0
cekcekli
(18.01.21)
Ya insanlar ne kadar entrikalı şeyleri seviyorlar yaa!!
İnsan gerçekten hayret ediyor.
Neyse ben de rahatsız olurdum haklısınız.
0
elma
(18.01.21)
Bence siz burada istismar edilmişsiniz. Hem size diyorki kız benimle yakınlaşmak istiyor sen bana engel ol. Kendisi bir birey olarak bir kızdan uzak duramayacak kadar iradesiz biri demekki. Hadi diyelim öyle yardım istedi o zaman neden yalnız kaldıklarında yanak yanağalar. Bir ilişki yaşıyorsan arkasında dur yaşamıyorsan bu nedir diye sormanız çok normal. Siz sordunuz diye sanki hakkınız yokmuş gibi hani erkek aldatınca inkar eder kadın güvenmeyince suçlu olur ama erkek aldatmıştır ama sen bana güvenmiyor musun deyip üste çıkmaya çalışır ya arkadaşınız da aynen böyle yapmış sşze. Ben olsam bu arkadaşa temkinli yaklaşırdım. Diğer arkadaşlarınızın eski sevgilisiyle sevgili olmasını bir kenara bırakın bu kişi sağlam pabuç değil
0
rapisa
(18.01.21)
@Kahir ekseriyet: cevap vermiyorum ya da "keyfim yok" diye geçiştiriyorum.
@cekcekli: hayır, haberi yok. iş dolayısıyla devamlı aynı ortamda karşılalıyorlar ama.
@playing star again: kendisine attığım "siz gerçekten sevgili misiniz?" sorusuna verdiği cevap.
0
🌸m e b
(18.01.21)
Üzgünüm ama arkadaşınız klasik zeytinyağı gibi üste çıkan insan modeli. "Dostunuz" size, dostluğumuzu zedeledin gittin arkamdan iş çevirdin diyecek ama iki günde bir oyuna davet edecek? Neden iki kelime bile olsa cevap veriyorsunuz, vermeyin :( Zaten kızla çoktan sevgili olmuşken size, bana engel ol beni rahatsız ediyor demesi, ileride durum öğrenildiğinde, hem size hem Mehmet'e karşı, ben çok direndim imajı çizmek için olmasın?
Haklısınız tabii ki, iletişimi kesin derim.
0
saveur
(19.01.21)
sen seyircisin burada. bir film olsa oturur tartışılır kim haklı diye. ama senin durumun insanların işine karışmak. bu arkadaşlık falan değil.
0
sanzelize canavari
(19.01.21)
Okurken bile sinir oldum. Yakın arkadaşın eski sevgilisiyle beraber olmak yeterince kötü de o kısmı geçiyorum. Güvenilecek bir adam değil bu, arkadaşım da sevgilim de olmasını istemezdim. Sizi de anlayamadım, tekrar tekrar niye arıyorsunuz? Kıza da meb seni kıskanıyor falan demiştir. Bana ihanet ettin deyip size oyun oynama mesajları atması da süper. Adama karşı zaafınız mı var, çok mu naifsiniz bilmiyorum ama evet sizi istismar ediyor.
0
asteriks
(19.01.21)
tamam durum hoş değil ama bu insanlar yetişkin. istedikleri ile sevgili olabilirler. bunu namus meselesi haline getirmek size mi kaldı?
0
elorelia
(19.01.21)
elorelia +1

özetle: herkes hatalı.

O onunla eski sevgili, bununla eski flört vs. diye, namus meselesi yapmak anlamsız olmuş. Ki Mehmet'le yaşadıkları doğru düzgün bir şey de yok. Mevcut ilişkilerine zarar vermedikten sonra, kişiler ayrıldıktan sonra isteyen istediği ile sevgili olur. Bunda ahlaksızlık vs. yok.

Tahminim şöyle: Ali kızı başlarda uzak tutmak istedi ama sonra bu durumdan kendisi de etkilendi. Siz de hem çok tavırlı hem de namus bekçiliği yaptığınız için size durumu anlatamadı.

Ama son yaptığı büyük öküzlük, ben olsam ekran görüntüsünü alır kıza gönderirdim. Sevgilin senin için arkamdan iş çeviren diye bahsediyor, bir daha düşün derdim. Sonra da elime çekirdek alır Ali'nin yazmasını beklerdim.

Ama sonuç olarak: Ne böyle insanlarla arkadaş olun, ne de milletin fi zamanında ilişki yaşadığı kadını "namus" meselesi yapın.
0
lcha
(19.01.21)
değilsin. Bu kadar mesele haline getirmeye gerek yok, ayşe'yi ya da başka birini. tercih arkadaşına kalmış ister çıkar ister çıkmaz isterse hepinize gider yapar kendi kararı. Nasıl ifade etsem bilemedim ama bir düşün şu olaylardaki rolünü eğer ayşe seninle daha önce ilişki yaşamadıysa neden mesele haline getiriyorsun ki. ayşeyle sen de takılsaydın dahi daha verimli olurdu şu içinde olduğun sohbetten.
0
herseysermayeicin
(19.01.21)
(4)

kendimi üzmek için saçma sapan huylar edindim

nahtoderfahrung
sami babacan, kadıköyde bir evsiz, arada görüyordum kadıköyde gezerken, az önce soğukta donarak öldüğünü duydum. geçen gün de cebinden simit çıkararak açım diye ağlayan bir adama denk gelmiştim. kendimi bu insanların çocukluğunu düşünerek buluyorum genelde, 8-9 yaşlarında hayal ediyorum, herşeyden h
sami babacan, kadıköyde bir evsiz, arada görüyordum kadıköyde gezerken, az önce soğukta donarak öldüğünü duydum. geçen gün de cebinden simit çıkararak açım diye ağlayan bir adama denk gelmiştim.

kendimi bu insanların çocukluğunu düşünerek buluyorum genelde, 8-9 yaşlarında hayal ediyorum, herşeyden habersiz bir çocuk olarak. ailesi belki yine fakirdi, ama çocuk aklıyla farkında değillerdi belki de, gülüp oynamaya çalışıyorlardı herşeye rağmen, çocukluklarını bir şekil yaşamaya çalışıyorlardı.

bu çocuk büyüyünce aç kalacak, sami abi gibi soğukta donacak. 8-9 yaşındaki halini düşünürken kenarda bu gerçeklerden habersiz olduğunu kuruyorum kafamda sürekli, aslında soğukta donan kişi ve aç kalan kişi 40-50'li yaşlarında değil de o 8-9 yaşındaki çocukmuş gibi. acayip canımı sıkıyor sizce ben mal mıyım kendimi dolaylı şekilde üzüyorum sürekli?
0
nahtoderfahrung
(18.01.21)
mal değilsiniz, insansınız. kış vakti sokaktaki insanlara ve hayvanlara üzülmekten yürüyemiyorum. eve geldiğimde o üzüntüden kurtulmak en azından 15 dakikamı alıyor. yağmur veya kar yağdığında onları düşünmekten sevinemiyorum (bir ankaralı olarak karı çok severim). bu kışı aşağı yukarı böyle geçirip yazdıklarınızı okuyunca tekrar üzüldüm.

bu insanlara veya bu insanlara yardım eden yerlere yardımda bulunmaktan başka yapılacak bir şey var mı bilmiyorum. uzun bir işsizliğin ardından işe girince kendi payıma düşeni yapmaya başladım ama pek geçecek bir şey değil tabii. keşke herkes sizin gibi hissedebilse, belki de o insan donarak ölmeyecekti.
0
amugochi
(18.01.21)
valla ben de üzülüyorum, insanları görünce kitlenip ne yapacağıma karar da veremiyorum bazen gerçek mi diye emin olamadığım için. insanlık empati gerektiriyor.

benim beslediğim bir sokak köpeği var, bugün önüne yaş mama koydum ama benim köpeğim yanına gidince bir saldırdı, benimkine bir şey olmadı ama arada çizikler yedim hahah. dedim açtır o yüzden yaptı, yarın ayrı kıstırıp besleyeceğim görürsem :D

hayat zor, dışarıda insana hayvana daha da zor. türk toplumu artık ahlakını, empati yeteneğini kaybetti ama, çok net gözlüyorum bunu.
0
passion rules the game
(18.01.21)
Bence gayet insani bir durum, yani insan olduğunun farkında olan, duygusal yönü yüksek biri için. Bu yüzden üzülmeyin.
Fazla hassas, duyarlı insanlar için bu dünyada olan biteni görmezden gelmek imkansız, zor böyle yaşamak elbet ama ne mutlu size.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(18.01.21)
Mal degilsiniz tabii ki; başkalarıyla empati yapmak, sosyal bir grubun içinde yaşayan biz insanlar için hayatımızın bir parçası, olması gereken şey.

Ben de yolda yürürken hemen hemen aynı duygulardayim tüm kış; okulların hala açılmıyor oluşuna beni hiç mi hiç ilgilendirmemesine rağmen (okula gidecek yaşı geçtim, çocuğum da yok) sürekli kafa yoruyorum zira karda kışta kilometrelerce yol gitmek zorunda kalan, internete bağlanamayan çocuklarin haberlerini görüyoruz sürekli. Asıl bu ve bu gibi haberlere duyarsız kalmak sizin tabirinizle 'mallık' bana kalırsa.
0
fraise
(19.01.21)
(10)

siz de eşinizi/sevgilinizi kısa sürede özlüyor musunuz?

dedi ayca
elbette herkes özlüyordur sevgilisini/eşini ama örneğin ben haftada 3 gün ofise gidiyorum, eşim de genelde 5 gün evden çalışıyor. hafta sonları beraberiz ve akşamları da 6dan sonra beraberiz. aslında böyle nöbetlerle çalışan ve denk gelemeyen çiftlerden değiliz ama eve gittiğimde çok özlemiş oluyoru
elbette herkes özlüyordur sevgilisini/eşini ama örneğin ben haftada 3 gün ofise gidiyorum, eşim de genelde 5 gün evden çalışıyor. hafta sonları beraberiz ve akşamları da 6dan sonra beraberiz. aslında böyle nöbetlerle çalışan ve denk gelemeyen çiftlerden değiliz ama eve gittiğimde çok özlemiş oluyorum ve hatta gün içinde de sarılma, öpme ihtiyacı duyup özlemin başıma vurduğu oluyor :D biraz okudum benim gibi hisseden başka başka insanlar da var. sizde durumlar nasıl?
0
dedi ayca
(18.01.21)
yaaa çok tatlısııın <3 şuraya bi maşallah koyalım.

Valla bende genelde şöyle oluyor, biriyle çok vakit geçirdiysem ayrılınca çok hızlı özlüyorum. ama çok az vakit geçirdiysem ya da sık görüşmüyorsam hiç umrumda olmuyor.Senin durumunda ben de çok aşırı özleyen olurdum kesin :)
0
lcha
(18.01.21)
Maaşallah +1

Ben de öyleyim. Telefonda darlamam ama. Neredeyse 20 senedir evliyiz, eve gelince hala mıç-mıç. Şükür o da öyle. Ben yılışmasam o yılışır bana :)
0
SiyamkedisiZorro
(18.01.21)
@lcha hahah teşekkür ederim.

aslında benzer durum bende de var sanırım, haziran ayında evlendik ve pandemi dolayısıyla ofislerimiz dışında hiçbir yere gitmiyoruz. 8 senedir de beraberiz aslında evlendik ve cicim aylarındayız gibi bir durumumuz da yok ama sanırım artık o kadar alıştık ki birbirimizin etrafında olmaya, ofise gidince eksik hissediyorum. :(
0
🌸dedi ayca
(18.01.21)
allah bozmasın

5 yıllık evliyim o gündüz ben gece çalışsam muhtemelen daha mutlu olurduk, o ilgi göster sürekli tipi biri, ben şahsi alan sessizlik aşığı biriyim, bazen sadece ses olsun diye soruyor bişiler hiç olmuyor, aile apt. gibi bir yerde yaşamak kurtaracak bizi, herkese kendi meşrebin eş nasip olsun, siz böyle ne güzelmiş.
0
firemanjonny
(18.01.21)
Oh be yalnız değilmişiz :) Biz 15 senedir böyleyiz , ulan bizde mi bir tuhaflık var diyorduk. 15 saat beraber çalıştığımızda bile eve gelince ne öpüp koklaşmalarımız ne de yatakta hala bıcır bıcır konuşmalarımız biter. Çok seviyorum ben bu kadını :) Hepinize kocaman , dolu dolu mutluluklar dilerim.
0
synax
(18.01.21)
@SiyamkedisiZorro ya 20 seneye de koca bir maaşallah benden gelsin, demek aşk pekala sürdürülebilir bir şey :))
0
🌸dedi ayca
(18.01.21)
özlemiyorsanız problem var bence
0
co2s2
(18.01.21)
Her şeyin fazlası zarar.
0
Avoiding The Puddle
(21.01.21)
evet, son sevgilimi işte bile özlüyordum.

ayrıldık ve hala özlüyorum. biriyle beraberken de özleyeceğimi düşünüyorum.
0
rain when i die
(21.01.21)
çook ozlüyorum
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(21.01.21)
(5)

yalniz yasayanlar

baldur2
hic ulan kafayi yiyecegim, cok yalnizim seklinde dusundugunuz oluyor mu? sirf bu yuzden bir arkadasinizla veya tanimadiginiz bir ev arkadasiyla yasamaya basladiginiz oldu mu? yalniz 3-5 kisiyle degil de en fazla 1 kisiyle. yani 2 oda 1 salon bir evden bahsediyorum.
hic ulan kafayi yiyecegim, cok yalnizim seklinde dusundugunuz oluyor mu? sirf bu yuzden bir arkadasinizla veya tanimadiginiz bir ev arkadasiyla yasamaya basladiginiz oldu mu? yalniz 3-5 kisiyle degil de en fazla 1 kisiyle. yani 2 oda 1 salon bir evden bahsediyorum.
0
baldur2
(18.01.21)
Hayır:)
Tam tersi, biriyle birkaç günden fazla aynı evin içinde olunca kafayı yiyorum.
0
pati
(18.01.21)
covid var herkes sıkıntıda diye kendimi teselli ediyorum, ama bi arkadaşım geldi misafirliğe, daraldım bi an önce gitsin istedim içimden :D
0
nahtoderfahrung
(18.01.21)
hayatimin uzun bir doneminde yalniz yasadim cok da memnundum. yalniz kisacik bir donem (ayrilik acisi cekerken) bu yalnizliktan bunalip cok da ardini arkasini dusunmeden cok fazla tanimadigim biriyle eve ciktim. birkac ay sonra borclari takip 2 kisi kirasini ancak karsilayabildigimiz evde beni tek basima birakip gidince kasindigimi anladim. guzel bir kazik yiyip yalniz yasamanin mutluluguna geri dondum. hos o olaylardan kisa bi sure sonra esimle tanistim, birlikte yasamaya basladik, simdi evliyiz. yani sirf aman evde bi insan daha olsun diye kimseyle eve cikma. sevdigin kisiyle yasamiyorsan yalniz yasamak buyuk bi nimettir. kedi, kopek ya da en olmadi saksi cicekleri edin, epey ise yariyor.
0
in vino veritas
(18.01.21)
Ben daha gençken yalnızlığı seviyordum. Çok konforlu ve rahat hissediyordum. Ama şu karantine dönemiyle birlikte aşırı yalnızlıktan çok bunaldım ve yalnızlıktan çok da hoşlanmadığımı fark ettim. Arkadaşlarım da benim gibi yalnız yaşayan kişiler, o yüzden bol bol görüntülü konuşup bir nebze olsa yalnızlığımız giderdik ama aynı eve çıkmayı hiç düşünmedik :)
0
elma
(18.01.21)
Ev arkadaşlığı daha büyük yalnızlık. O nedenle eğer sevgilin eşin yoksa, yalnız yaşamak çok daha iyi amaaa.. aslında en güzeli part time eş :)
0
lcha
(18.01.21)
(1)

Özlemedik mi?

erty_ksk
sorum video dolayısıyla önce izmirlilere ama her kentin yakışıklıları, güzelleri cevaplayabilir.Özelemedik mi? şöyle maskesiz, istediğimiz yere gitmeyi, gece hayatını, yiyip içmeyi, gezip tozmayı, yaz gecelerini, yaz aşklarını, ilk aşklarımızı, sevgilimizin elini tutup sahilde içmeyi, çimlere uzanma
sorum video dolayısıyla önce izmirlilere ama her kentin yakışıklıları, güzelleri cevaplayabilir.
Özelemedik mi? şöyle maskesiz, istediğimiz yere gitmeyi, gece hayatını, yiyip içmeyi, gezip tozmayı, yaz gecelerini, yaz aşklarını, ilk aşklarımızı, sevgilimizin elini tutup sahilde içmeyi, çimlere uzanmayı, sabahlamayı, o son birayı içmeyi özlemedik mi?

Öneri: dileyemeden cevap vermeyin
www.youtube.com
0
erty_ksk
(15.01.21)
Cirkin oldugum icin ne desem bilemedim
0
cay sigara
(15.01.21)
(3)

Pandemi dönemi sosyalleşmek

Nickbulamadım
Merhaba arkadaşlar, eminim ki benim gibi düşünen, hisseden pek çok kişi vardır. Son zamanlarda içinde bulunduğumuz durumun da etkisiyle ne sosyalleşebiliyoruz ne sevdiklerimizle ne arkadaşlarımızla görüşebiliyoruz. Giderek büyüyor gibi hissediyorum yalnızlığımız, yalnızlığım. Yeni insanlar tanımak,
Merhaba arkadaşlar,

eminim ki benim gibi düşünen, hisseden pek çok kişi vardır. Son zamanlarda içinde bulunduğumuz durumun da etkisiyle ne sosyalleşebiliyoruz ne sevdiklerimizle ne arkadaşlarımızla görüşebiliyoruz. Giderek büyüyor gibi hissediyorum yalnızlığımız, yalnızlığım. Yeni insanlar tanımak, farklı hayatlarda ortak paydalar yakalamak, sohbet muhabbet etmek ihtiyacı duyuyorum çok yoğun bir şekilde. Neler yapıyorsunuz? Nasıl başarıyorsunuz bunu? Kimseyle durup dururken muhabbet kurulmuyor, e evdeyken de pek sosyalleşilemiyor malumunuz. Nedir önerileriniz, sizler nereden nasıl tanışıp muhabbet ediyorsunuz?

NOT: tinder gibi uygulamalar kullanan birisi değilim, pek sıcak da bakmıyorum.
0
Nickbulamadım
(14.01.21)
sözlük hesabın var mı? 2020'nin en popüler başlıklarından olmuş dertleşecek veritabanı, kim bilir ne sosyallik dönmüştür oradan...
0
Jux
(14.01.21)
tinder kullanmam diyosun buraya yazı yazmaca interneti bırak o zaman çık sokağa ben her gün her an biriyle tanışabiliyorum hala. merhaba diceksin konuşcaksın
0
kushkush
(15.01.21)
online eğitim ve söyleşilerden (sinema, edebiyat, arkeoloji, gezi gibi ilgi alanlarımda) çok kafa dengi arkadaşlar edindim. mevcut arkadaşlarıma ilaveten yeni kişiler, değişiklik iyi geldi. sohbetlerimizde bir sürü yeni şey konuşmuş oluyoruz. deneyebilirsiniz bu tarz eğitim, söyleşi ve benzeri ortamları.
0
Phoebe
(15.01.21)
(5)

Dertleşeceğim kimsem yok

yeni ve işsiz
Neredeyse bütün arkadaşlarım çıkarları uğruna benimle muhabbetini sürdürdüler ve fark ettiğim zaman iletişimimi kestim kendime daha fazla kötülük etmek istemediğim için... Hiçmi yok güvenilecek birileri artık? :(
Neredeyse bütün arkadaşlarım çıkarları uğruna benimle muhabbetini sürdürdüler ve fark ettiğim zaman iletişimimi kestim kendime daha fazla kötülük etmek istemediğim için... Hiçmi yok güvenilecek birileri artık? :(
0
yeni ve işsiz
(14.01.21)
Dinlerim. Var olmaz mı
0
opitseri
(14.01.21)
işsizsen dinlemem :))

var tabii, duyuru ülkenin nadir bulunan bir köşesi. Eskiden seviye çok çok yükseklerde de olsa, hala pırlanta gibi insanlar var.
0
stewie
(14.01.21)
Erkeksen dinlemem hacı. Ama kızsan dinlerim bak
0
allah yazdiysa bozsun
(14.01.21)
Dinlerim ama sen de benimkileri dinlersin
0
oekuklu
(14.01.21)
Ben de dinlerim muhtar, ama saçma aşk acılarıyla makara da yaparım bak peşin söyliyim :)
0
John Bloor
(15.01.21)
(6)

uzaktaki sevgili adayının doğum günü kutlamacası ?

ramazanali
Sevgili adayı Siirt'te görev yaptığı için oraya gidicem.25 Ocakta gidicem.Batman havaalanından o olacak onun için evine gidip sürpriz yapma imkanı da yok.Giderken yanımda bi hediye götürmem lazım ne götürsem bilemedim.Ben er kişiyim.Belki buradan birlikte güzel bir fikir çıkabiliriz diye yazmak iste
Sevgili adayı Siirt'te görev yaptığı için oraya gidicem.25 Ocakta gidicem.Batman havaalanından o olacak onun için evine gidip sürpriz yapma imkanı da yok.Giderken yanımda bi hediye götürmem lazım ne götürsem bilemedim.Ben er kişiyim.Belki buradan birlikte güzel bir fikir çıkabiliriz diye yazmak istedim.
Teşekkürler şimdiden sayın duyurucular...
Edit: Doğum günü 27 ocakta.Onun evinde kalacağım için dışarıdan pasta filan da getirememem.
0
ramazanali
(13.01.21)
Uçakta taşıma durumu nasıl olur bilmiyorum ama şampanya patlat inince arabaya geçmeden önce, bence güzel olur. Elinde çiçekle gidersin, hediyesini de şampanya içerken verirsin.
0
megalomaniac
(13.01.21)
Ama biz kendisinin zevklerini ve ihtiyaçlarını bilmiyoruz ki... bilsek, biraz bilgi versen..?
0
1bir1bir1
(13.01.21)
Siirt'te şampanya patlatmak falan sakın...
0
pass
(13.01.21)
hediye al Sakla esyalarin arasina. taki, saat gibi bi sey alirsan saklayabilirsin belki bi seyin cebinde vs. ilk giderken ucaga pasta sokabilirsiniz kalpli balon al sonra kendin inince sisirirsiniz. oyle ilk gordugunde kutlamayi deneyin. asil dogum gununde de hediyesini verip surprizsiz beraberken ister pasta ister sarap ne ise :>
0
ala09
(13.01.21)
Evdeyken dışardan pasta siparişi verebilirsiniz. Not olarak, kapiyi calmamalari gerektiğini belirtirseniz sürprizi de bozulmaz. Çöp atar gibi kapıya çıkıp pastayı alıp içeri girerseniz. Harika olur.
0
secretname
(14.01.21)
birden fazla hediye al. birini doğumgününde var. diğerini evde bir yere sakla. gittikten sonra yerini tarif et bulsun :) ipuçlarıyla bulmasını sağlayabilirsin. pastayı da dışardan sipariş verebilirsin bence. olmadı bi markete gidiyim diye çıkıp marketten de alabilirsin migros/pastane falan.
0
jelly bear
(14.01.21)
(21)

Evli bir birey ile ilişki yaşarmıydınız?

paramolacak
Er kişisi evli olmasına rağmen karşı cinse ilişki teklif ediyor (gönül+fiziksel) Kadın kişisi reddediyor ,ama iletişime devam ediyor ( havadan sudan konuşuyorlar sadece)Sonra bir yerlerde iş nedeni ile karşılaşıyorlar hatta aynı odada kalıyorlar.Şimdide beraber çalışıyorlar ( bu bir rastlantı değil
Er kişisi evli olmasına rağmen karşı cinse ilişki teklif ediyor (gönül+fiziksel)
Kadın kişisi reddediyor ,ama iletişime devam ediyor ( havadan sudan konuşuyorlar sadece)
Sonra bir yerlerde iş nedeni ile karşılaşıyorlar hatta aynı odada kalıyorlar.
Şimdide beraber çalışıyorlar ( bu bir rastlantı değil kadın kişisi er kişinin yanına çalışmaya gidiyor bilerek ve isteyerek)
Kadın kişisi, er kişisinin kişilik özelliklerinden nefret edip bi ton küfür saydırmasına rağmen, onu fiziksel ve gönül olarak arzuladığını söylüyor.
Kadın kişisi er kişisinin evli olduğunu biliyor hatta eşi ve çocukları ile tanıştığını söylüyor.

Abi bu nası bi dümen, benim midem bulanıyor bu kadın kişisi ''ee ne var bunda'' diyor.

Kadın kişisi beni arayıp bu olayları anlatınca nutkum tutuldu, tabi insanın arkadaşından gelmesi böyle bişey, en azından benim için şaşırtıcı bir durum. Bana göre böyle işler ters olduğu için kendisi ile birdahailetişime geçmeyeceğimi söyledim kibar bir dil ile.

''Bu kişiden kişiye değişir yargılamamalıyım'' diye mi düşünmeliydim ?

Bu arada lütfen kadınlar böyle erkekler şöyle demeyin olur mu? olayın cinsiyet ile ilgisi yok.
0
paramolacak
(13.01.21)
Bu olay senin Türkçe'ne fazla gelmiş. Acilen uzaklaş.
0
epistemic_regress
(13.01.21)
Aynen şimdi tekrar okudumda doğru söylüyorsun, türkçem yettiği kadarı ile düzelttim, en azından anlayabilen arkadaşlar cevaplarsa sevinirim.@epistemic_regress
0
🌸paramolacak
(13.01.21)
ahlaksızlık. her ikisi için de. umarım her ikisinni de allah bin türlü belaısnı verir ve iki yakaları bir araya gelmez.
0
tchuck
(13.01.21)
10 yıl önce düşündüklerimle sonradan yaptıklarım o kadar farklı ki.

Tabii ki aralarından bazıları iğrenç şeylerdi fakat kınamayın arkadaşlar. Başınıza geliyor.

Senin tabirinle er kişisi olarak evlenmeden ilişkiye girmem ben de karşımdakine saygısızlık, o da girmemis olsun, ben de diyordum.

Sonra bu önemini yitirdi kaç kere seviştim hatırlamıyorum.

Aldatmam ben ya ne iğrenç karaktersiz insanlar bunlar diyordum, nasıl bakıyorlar sevgililerinin yüzüne diyordum, bir direndim iki direndim üçüncüde aldattım.

Hala, binde bir de olsa uygun şartlar sağlandığında cinsel güdülerimize yenik düşebilen, doyumsuz, nefsine hakim olamayan yaratıklar olduğumuz için; şaşırmıyorum ben artık insanların yaptıkları şeylere.

Çok şükür ilişkisi olan veya evli biriyle yatmadım, genel olarak doyuma da ulaştığımı düşünüyorum artık kralı gelse eyvallah bacım diyecek moddayım ama diğer insanlar neler yaşadı, nasıl bir çevrede yetişti, nelere maruz kaldı, hangi filmleri romanları okudu da toplumun yanlış gördüğü şeyler ona normal gelmeye başladı bilemeyiz. Cinsel duygularını ne kadar bastırdı veya libidosu ne düzeyde onu da bilemeyiz. Yoksa tabii ki yanlıştır.

O yüzden artık yargılayamıyorum. Sen de aynı sonuca çıkmışsın zaten.

Dinler ve tek eşlilik olmasaydı sanki dünya seksten geçilmezdi gibi geliyor. Her canlının üremek için yaşadığını düşünüyorum. Kimisi için bu yolda her şey mübah olabilir.
0
ananiyimioguz
(13.01.21)
Son 1 yıla yakın zamandır veya belki fazladır radyo tiyatrosu dinliyorum. Çok oyun dinledim ve yazarı yabancı olan oyunlarda çok ortak bazı unsurlar var; evli çiftlerde ya kadın ya erkek ya da ikisi birden eşini aldatıyor, evli çiftlerden biri veya ailenin üyelerinden biri eşini veya ailenin miras bırakacak kişisini rahatlıkla öldürebiliyor, sadece para için çok çeşitli, çok samimi görünen ama samimiyetsiz ilişkiler kuruluyor ve sonu ölümle bitiyor, bir de enteresandır, zengin veya fakir her evde mutlaka en az 1 hizmetçi çalışıyor vs.

Bunlar son derece normalmiş gibi işleniyor. Yani bu tarz oyunların halka servis edilmesiyle, bunlara muhatap olan halkların gözünde aldatmalar, yasak ve/veya çarpık ilişkiler ve öldürmeler son derece sağlam bir şekilde normalleştiriliyor.

Halkın bu tarz davranışlarını normal görebilme sebeplerinden birinin, vaktiyle bu tarz etkilere maruz kalıp referans alarak hayata geçirebilmeleri ve uyguladıklarında da daha normal hislere doğru yol almaları olduğunu düşünüyorum. Öldürmek bu derece normalleştirilememeliydi bence. Aldatmak da öyle. Sonuç bu.
0
1bir1bir1
(13.01.21)
Ayrıca @ananiyimioguz +1
0
1bir1bir1
(13.01.21)
sadakat sorumluluğu olan kişi erkek, kadın değil. tek eşliliği seçipte birine söz veren, evlilik kurumuna dahil olan erkek kişisi. kadın tarafınında ciddi psikolojik sorunları var. kişilik özelliklerine küfrettiğin birini gönül ve fiziksel olarak arzulamanın başka bir açıklaması yok zira. şayet arkadaşınızda bu tarz dejenere davranışlar genel bir tutumsa veya buna dönüşüyorsa ben olsam uzaklaşırdım. yargılamam, vay ahlaksız sen neler yapıyorsun demem, sessiz sedasız iletişimimi keserim. yok tek seferlik insani bir tökezleme ise, durumdan çıkmak için dost, arkadaş desteğine ihtiyaç duyduğunu söylüyorsa sınırı yine de belli tutarak destek olmaya çalışırım.
0
Phoebe
(13.01.21)
ikisi de ahlaksizlik ama evli olan iliski yasamamali bekar icin yani arkadasiniza cok yorum yapmam yani adamin evliliginin sorumlusu kulliyen adam mesul onu demek istiyorum. kadin kendinden. ha hata yapmak kacinilmaz olsa da hepimiz yapsak da onun hata oldugunu kabul etmek lazim. mevzu bunu dogal akis veya dunya benim cevremde donuyor veyahut "ne var bunda" anlayisi sakincali. arkadasligimi kesmezdim hatta yargi machine veya cezalandirma anlayisindan uzak durmak isterim ama beni rahatsiz ederse daha az konusurm
0
ala09
(13.01.21)
Arkadaşınızın ee ne var bunda demesi mide bulandırıcı evet. Ve fakat diyeceğim şu ki bazen hayat öyle bir durum ortaya çıkartıyor ki asla yapmam etmem dediğiniz bir hali karşınıza getirip elinizi kolunuzu bağlayabiliyor. Hayat uzun, kınadığını yaşıyorsun. Arkadaşınız en azından öyle hissettiği için vicdan azabı çekmeliydi, hem de kişilik olarak tiksindiği biri için öyle demesi, yazık.
0
mslny
(13.01.21)
Herkes kendine yakışanı yapar. Şimdi herkesin inancı, yaşam tarzı, karşılaştığı sorunlar vs farklıdır eyvallah da yapılacak şey var yapılmayacak şey var. Ben hiç anlayamayacağım bu durumu. Yadırgayacağım da yargılayacağım da. Şayet birgün böyle bir şey yaparsam Allah benim de belamı versin. Ben hoşlandığım kişilerin bırakın eşi, sevgilisi olduğunu öğrendiğimde bile çok utanıyorum. Arkasında ne olursa olsun yaptıkları ahlaksızlık olduğu gerçeğini değiştirmez.
0
skywalker.anakinn
(13.01.21)
Bir keresinde yaşadım ama sevgili gibi değildik. Evliliğinden mutsuz ve şartlar gereği yaptığı yanlış bir evlilikti, zaten boşanma yolundaydı. Hiç ummadığım bir şekilde inanılmaz bir cinsel çekim hissetmiştim, ki öyle herkese kolay kolay kendimi tutamayacak kadar yükselen biri değilim. Bu arkadaşa karşı koymaya çalıştım ama hiç tecrübe etmediğim bir çekim vardı, hani derler ya temas ettikçe kıvılcım çıkıyor diye, çok enteresandı. Hiçbir sevgilimde o kadarını yaşamadım, hala bile.

Arkadaş olarak da çok iyi anlaşıyorduk ama evliliği sebebiyle normal bir ilişkiye döndürmek istemedik. Sonrasında aynı ortamdan ayrıldık, o boşanma sürecine girdi, uzaklaştık.

Geçenlerde evli olduğunu bilmediğim biriyle flörtleşiyorduk, söylemedi bana ben de normal yürüdüm. Sonra öğrenince çok şaşırdım çünkü hiç evli olduğu insanı aldatacak biri değildi. Kültürlü, hayata karşı sorumluluk sahibi, mantıklı. Hatta çocuk sahibi. Sonradan anlattı, yaşadığı zorluklar, sorunlu bir evlilik. Boşanacak ama şartların olgunlaşmasını bekliyormuş. Başka sebepten bir ilişkiye dönüşmedi ama eşini aldatacak olması onu benim gözümde "aşağılık" bir insan yapmadı.

Kimse bu hayatı mükemmel yaşamıyor, herkes hata yapıyor. Kimi o hataların sorumluluklarıyla baş eder, kiminin hatası boyunu aşar, onunla yaşaması zor olur, çıkar yol arar. Gerekirse o yanlış yola girer ama hayatın bana öğrettiği şey hiçbir şey siyahla beyaz değil, gri alan da en az ikisi kadar geniş. Olay bazında değerlendiririm ben bu durumu ama genel anlamda hoş bir şey olmadığına katılıyorum.
0
Jux
(13.01.21)
Ya tejrar okuyunca yazarken hikayenin diger ayrintilarini atladigimi farkettim. karisi ve cocuguyla tamismak, calistigi yerde calismak icin cabalamak sonra is icin gidilip beraber kalmak vs. defolsun gitsin ya sozde bi de karakterindennnefret etmeler falan. yaziklarimdan vazgectim! idam!!!!
0
ala09
(14.01.21)
Soruya cevabım:

Kesinlikle hayır.
0
hayirsiz
(14.01.21)
Sadece başlığı okuyarak cevap veriyorum, aşıksam yaşardım, sırf skor olsun diye ya da boşlukta olduğumdan sevişmek için yaşamazdım
0
freebird5406_2
(14.01.21)
Böyle adamlar var, şartlar uygun olsa 4-14 kadınla idare eder. Teklif eder.Bir tarafta eşi ve çocuklarıyla beraber olduğu dünya, öte tarafta iş hayatını renkli kılacak seçenekler. Evet sadakat sorumluluğu olan erkek tarafı, ama çevremizde görüyoruz arada böyle tipleri. Bu tiplerin tabii ki en büyük argümanı "artık eşimle geçinemiyoruz", "ayrılma aşamasındayız", "çocuk var", vs. 1000 senelik yalanlar.
Bu adamlar kadınları kandırabilmek için normalde bir erkeğin bir kadına yapacağı jestlerden ve iltifatlardan daha fazlasını yapıyorlar. Kadınların ilk düşme noktası bu. Ondan sonra durumun aslında ne kadar b.tan olduğunu gören kadın durumu rasyonalize etmeye çalışıyor, "evlilikleri zaten kötü gidiyormuş", "çocuk olmasa bi dakka durmam dedi"...
Eşi ve çocuklarıyla tanışma kısmı tümden iğrenç...
Allah ıslah etsin. "Yargılamasam mı acaba" demem ben şahsen. Bu yargımı etrafımla paylaşmam ama o kişiyle görüşmem de, arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim durumu. Hemcinsler için hele... Yargılar kişi hakkındaki kanaatlarımızdır. Ne demek yargılamayayım? Düşünmeyeyim mi ne yaptığını? Bana ters.
0
SiyamkedisiZorro
(14.01.21)
yargılama, kınadığınla kınanırsın derler. iletişimi kesmişsin zaten. yapman gereken oydu. dedemden yadigar bi aferin vardı, senin olsun.
0
antihero
(14.01.21)
böyle bir arkadaşım oldu, yeni evliydi ve eski sevgilisiyle görüşüyordu. kızla bir daha hiç görüşmedim. bu tür şeylere ortak olmak istemiyorum.
0
deartheodosia
(14.01.21)
aslında durumu kendi içinde değerlendirmek doğru olur. mesela evlidir ama evlilik bitmiştir artık ayrı evlerde yaşıyorlardır ve çocuklarla ilgili şeyler dışında diyalogları yoktur. sadece mahkeme kararıyla boşanma olmamıştır. o zaman sıkıntı bir durum görmüyorum ben. olabilir.
0
naksidil
(14.01.21)
Kesinlikle girmem . Bir sürü bekar kadın var.
0
opitseri
(14.01.21)
+5 yıllık sevgilim evliydi. evlilikleri bitmişti, o boşanmaya çalışıyordu ama kadın boşanmamak için süründürüyordu. bir taraf istemiyorsa boşanmak hiç kolay bir şey değil. biz de çok aşık olduk. sonra sevgili olduk. ilk aydan itibaren beraber yaşadık. o diğer kadın karısı değil, eski sevgilisiydi hep benim gözümde.

bana da bu ilişkiden önce sorsaydınız böyle böyle bir şey yaşar mısın diye, tabiki hayır derdim. ama olabiliyor. yaşarken farklı değerlendiriyor insan. şartlar önemli gene de. eğer hala karısıyla birlikte yaşıyor olsaydı, ona da canım cicim davranıyor olsaydı, karısının hiçbir şeyden haberi olmasaydı falan böyle bir işe girmezdim. herkes birini seçmeli. "hem karım dursun, hem sevgilim olsun" olmaz.

şimdi biliyorum ki dünyanın lincini yiyeceğim. daha önce de yedim :) ama paramolacak'ın hikayesindeki kadın kişisine katılıyorum, "ee ne var bunda." seviyordum, o da beni seviyordu, karısını sevmiyordu, karısı da onu sevmiyordu. herkes her şeyin farkındaydı. sırf zamanında bir imza attılar ve o imzanın bozulması onları hiç tanımayan bir savcının iki dudağına kaldı diye biz öyle güzel bir ilişki yaşamasa mıydık? şahsen pişman değilim.

sonuç olarak cevabım; yargılamamalısın. fikirlerini belirtmişsin, sana çok tersse iletişimi de kesersin ama yargılamak başka bir şey. twitterda fikirleri sana ters insanları takip edip twitlerinin altına kötü yorumlar döşemek gibi bir şey bu. beğenmiyorsan takip etme. diğer yandan, ben olsam sevdiğim bir arkadaşımsa iletişimi de kesmezdim. yaşamadan bilemezsin. ingilizcede bir deyim var ya; "try walking in my shoes." tam olarak öyle.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(14.01.21)
mesleğimden dolayı yargılamamaya çalışıyorum insanları. (psikolojik danışmanım.)
aldatmak çok farklı bir olay. evlilik iki kişilik bir iş. karı koca arasındadır. taraflardan birisi farklı bir gönül ilişkisine gidebilir. diğer tarafın bundan haberi var mı buna bakmak lazım.
eşimiz bizim bir yansımamızdır, ayna gibidir, her halimizi görür, gördüğünü de biliriz. kimi zaman evlilikte taraflardan birisi sürekli aynı aynaya bakmaktan yorulur, kendini daha farklı görmek, göstermek ister. bu zamanda da farklı birisi ona iyi gelebilir.
bir diğer nokta da aldatan kişi evlilikte mutsuzdur. sürdürmeyi istemiyordur. ancak bunu söyleyecek cesareti, belki düşüncelerini ortaya koymaya cesareti bile yoktur. aldatmayı seçip yakalanma güdüsü vardır. yakalanmak için aldatır.

bir de diğer kadından bakmak lazım. neden kendine ait olmayan bir erkekle beraber olmaktan kendini alıkoyamıyor?

şahsen ben böyle bir durumla karşılaşsaydım arkadaşımın bana çok değer verdiğini düşünürdüm. çünkü arkadaşınızın durumu toplumsal baskılar nedeniyle o kadar zor bir durum ki, kime anlatsa yanından ayrılacak. zor bir süreç.
bana böyle bir şey anlatan arkadaşımın yanında olmaya çabalarım.

etik olarak doğru bulabilirsin, bulmayabilirsin, farklı mevzular. yargılamak doğru değil, şahsi düşüncem. herkesi bir yere getiren büyük hikayeler vardır. onların hikayelerini bilmiyoruz.
her şey siyah veya beyaz değildir.
0
ananotherlife
(14.01.21)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.