Giriş
(13)

Nasılsınız? Tatil planlarınız neler?

mezarkabul
Ve son olarak çevrenizde aşı karşıtı var mı?
Ve son olarak çevrenizde aşı karşıtı var mı?
0
mezarkabul
(04.07.21)
Ne olsun valla oyle takiliyorum. Tatil planim yok simdilik. Cevremde de asi karsiti yok.
0
j r r tolkien hayrani
(04.07.21)
Doğu Karadeniz e gideceğiz hanımla.
Hanım aşı oldu. Ben olmadım.
0
allah yazdiysa bozsun
(04.07.21)
iyiyim teşekkür ederim, siz?

31 temmuz'da evleniyorum, sonrasında 8-15 ağustos kaş tatili yapacağız.

çevremdeki herkes hemen hemen aşı oldular.
0
hooiken
(04.07.21)
Hayatım iyi mi kötü mü bilmiyorum, çok ciddi bir ilişkim bitti yok etti beni ama ilk kez casual bir şeylerin içinde buldum kendimi tuhaf. Kariyer olarak da korkumu aşıp yurtdışı yapacağım dedim ve bir yer olmazsa bir başkası çok net olacakmış gibi duruyor kendime güvenim gelkdi mutluyum.

2 senedir tatile gidemediğim için para da harcayamadım, yıllık iznim de birikti. 14'ünde 2. doz aşımı olup 24'ünde antikor testimi olup 3-4 gün denize gideceğim sanırım.

Ağustosta da sadece tarihi yerleri görmek için Yunanistan'a gideceğim. Arkadaştır flörttür falan davet bile etmedim. Akropolis'e Parthenon'a girip tüm gün kaybolacağım içlerinde çok heyecanlıyım.



Çevremde ara sıra aşı karşıtları çıkıyor ama çevremde kalamıyorlar :) şutluyorum.
0
aguen
(04.07.21)
Nasılsınız?
- İyiyim. Keyifler normal

Tatil planlarınız neler?
- Niyet var sadece. Bu ay gidemem. Ağustos düşük ihtimal. Eylül ayında bir deniz tatili olabilir.

Ve son olarak çevrenizde aşı karşıtı var mı?
- Sanırım var. Bir akrabam hiç niyeti yoktu olmaya ama türk aşısı olacağına dair söylemlar var.
0
put it in your appropriate place
(04.07.21)
Fena değil,planım yok, çevremde aşı karşıtı yok ama aşıya tamamen güvenmeyin insanlar var.
0
Mossy
(04.07.21)
İyiyim gayet. Hayatımda ilk kez arkadaşlarımla tatil planı yaptım, hem de iki ayrı arkadaşla iki ayrı yerde. O yüzden çok heyecanlıyım. İki plan da düşük bütçeli olarak ayarlansa da maddi olarak beni aşırı zorlayacak ama dikkatli harcayarak maksimum keyfi almaya çalışacağım, bakalım.
İlk plan çanakkale, assos, izmir olarak çadırlı kamplı
İkinci plan avşa’da sessiz sakin kendi halinde motel tatili olcak.

Tam olarak karşıt değil ama ne gerek var diyerek aşı olmayan yakın bir arkadaşım var, üzülüyorum. Akraba falan da var da onları pek önemsemiyorum.
0
i think therefore i am
(05.07.21)
hayatim berbat ama moralim fena degil. :D siz?

tatil planim yok cunku param yok :)

bir adet var. hollandali arkadasim asi karsiti.

siz de yazin bakalimlimlim.
0
batlegolas
(05.07.21)
Valla ben bir iyiyim bir kötüyüm, pandemiyle vs alakası yok durumun.

tatile birkaç gün güneydoğu turu birkaç hafta da istanbul düşünüyoruz. Bizim için en iyi seçenek istanbul oluyor hep. Benim çocukluğum, ergenliğim istanbulda geçti, karımın da öğrenciliği orada geçtiği için istanbulda tatil yapıyoruz çoğunlukla. Yavru kedilerimizle seyahat meselesini halledebilirsek istanbula gideceğiz işte. kara kara düşünüyorum o konuyu.


Karım genel olarak aşı karşıtı olmasa da, mrna aşılarına karşı hatta tüm corona aşılarına karşı diyebilirim. bense birkaç hafta önce aşı oldum :D
0
🌸mezarkabul
(05.07.21)
tatil arkadaşı bulursam gideceğim, tek gitmek istemiyorum.
0
jelly bear
(05.07.21)
iyiyim yaz ayı çok iyi geldi. her gün mutlu uyanıyorum. riva'ya gideceğiz 3 günlüğüne. sonra yaz okulu başlıyor. bittikten sonra eylül gibi izmir'e gideriz ikinci bir tatil için.
0
xrated
(05.07.21)
birkaç gün İzmir'de takılıp hemen Antalya'ya gidecem. Hem çalışıp hem de biraz tatil yapcam. İnş günde max 8 saatlik bir iş bulurum. İngilizce&Rusçama güvenerek gidiyorum ama Rusça hocam, orda çaycının bile Rusçası var demişti. Ekmek artık aslanın midesinde :/
0
karahan01
(07.07.21)
Cok keyifliyim. Siz?

Yunanistan, Fransa ve Isvicre var bu yaz.

Asi "karsiti" yok. Ezoterik meselelere bence fazla dalmis ve asiya mesafeli duran, sürekli asi olmayi erteleyen birkac kisi var.
0
buf-e kür
(07.07.21)
(13)

hayatta adaleti sorguluyor musunuz?

Kittie
mesela bu bos beles insan dururken neden hastalanan/olen/kaza geciren vs bu kisi oldu diye dusunuyor musunuz?neden bazi kotucul insanlar cok guzel hayatlar yasiyorlar simdi?bunlari dusunuyorum ve sinir oluyorum bu adaletsizlige.ayni sekilde sakat doganlara da uzuluyorum, neyin cezasini cekmeye dogmu
mesela bu bos beles insan dururken neden hastalanan/olen/kaza geciren vs bu kisi oldu diye dusunuyor musunuz?

neden bazi kotucul insanlar cok guzel hayatlar yasiyorlar simdi?

bunlari dusunuyorum ve sinir oluyorum bu adaletsizlige.

ayni sekilde sakat doganlara da uzuluyorum, neyin cezasini cekmeye dogmuslar diyorum? neden diger insanlarin standardindan mahrum dogmuslar anlayamiyorum.

boyle seyler dusunuyor musunuz ve yorumunuz nedir?
0
Kittie
(04.07.21)
Yok, hic.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(04.07.21)
evet, çok, adalet yok. milyon dolarlık hastalıklara asgari maaş alan kişilerin çocukları yakalanıyor.
0
gelmeistemem
(04.07.21)
Hayir cunku yok.
0
thesomberlain
(04.07.21)
hayır
0
dafuq
(04.07.21)
Valla ben sorguluyorum ancak oyle romantik bir sekilde "hayat neden adil degil?" ya da "Niye x kisi hasta oldu" seklinde degil. Bu olay adaleti falan sorgulamak degil bana gore. Hayat denilen kavrama sanki canli bir varlikms ya da daha dogrusu sanki bir insanmis gibi sifatlar yukleyip onun adil olmasini beklemek bana cok sacma geliyor. Hayat dedigin seyi olusturan sensin, benim, bizleriz. Yani o adaletsiz olarak gorulen seylerin sebebi su ya da bu sebepten dolayi bizim yaptigimiz ya da yapmadigimiz hareketler.

Hayat oyle rastgele 'dur bugun kimi hasta edeyim' diye dusunmuyor cunku dusunen bir hayat yok. Hasta olan kisi ya yasamin kosullari(kendisinin, ailesinin vs) ya genetigi ya da yanlis zamanda yanlis yerde vs olmasi yuzunden hastaligi geciriyor.

Bazi kisilerin iyi hayatlar yasamasi da yine hayatin 'dur bir sunu zengin edeyim de sevinsin' sekli yuzunden olmuyor. Ya ozel mulkiyet olayinin abartilip baskasinin emeginin su ya da bu sebeple nesiller boyu somurulmesi sonucu ya da bisekilde ugrasip didiip biseylerin elde edilmesi sonucu bazi kisiler bunlari elde ediyorlar. Yani ortada yine insan etkisi var.

Sakat dogma olaylari falan da oyle. Ya genetik oluyor, ya anne karnindayken bir etki olusuyor ya da dogum aninda vs bir olay oluyor. Yani oyle 'dur su da sakat dogsun' tarzi gorunmez bir olay yok.

Uzun oldu ancak hep adalet olayina sanki kendiliginden var olacak biseymis gibi bakilmasi canimi siktigi icin yazmak istedim. Boyle romantik bir bakis acisinin adaletle vs alakasi yok bence. Bunlar bisekil etki-tepki ya da karmasik olasiliksal hesaplama sonuclari. Adalet cok daha degisik bisey, senin insa edecegin ve senin katki saglayacagin biseydir bana gore adalet.
0
j r r tolkien hayrani
(04.07.21)
Hayatin adaletsiz oldugunu düşünüyorum. Ama bunun rastgele olduğunu düşünüyorum.
Bu kisim sebebiyle silinebilir bilmiyorum ama kendi düşüncelerim; Bu sebepten herhangi bir yüce vs güce inanmıyorum komik geliyor. Varsa da dünyadaki herşeyden daha zalim olduğunu dusunurum. Ha ona boyun egmisim ha diktatör. O yüzden zerre umrumda değil o tanrı bu tanrı.

Fakir olecegime zengin oleyim. En azindan olmeden bir sise single malt ile iki cuban içer ölürüm.
0
logisticsmanager
(04.07.21)
Hayır sorgulamıyorum. Adaletsizliğe itiraz ediyor, yapabileceğim bir şey varsa düzeltmeye ya da kendi adıma adil olmaya çalışıyorum ama dünyada neden adalet yok diye kafaya takmıyorum. Çünkü saçma geliyor. Adaletsiz durumlara üzülmek, üzerinde düşünmek değil bunu sorgulamak, yargılamak, bana/bize göre kötünün iyi durumda gözükmesi gibi durumlara takılı kalmıyorum. Çünkü adaletin aranacağı yer burası olamaz. Bu şuna benziyor, oyun bitmeden sonucu belirlemek gibi. Ya da bir filmin ortasında neden her şey çözümlenmiyor diye kızmak gibi, halbuki sonunu beklemek zorundayız. Düşünsenize 400 bölümlük bir dizide ne olaylar dönecek ama finali beklemek zorundayız.

Hayat da bunun gibi, dünyada gerçek bir adaletin sağlanması asla mümkün olamaz. Benim istediğim başka, karşıdakinin ki başka, diğerinin ki hepsinden başka olacak. Birimize adil gibi gelen ötekine gelmeyecek. Durumu etkileyen bir çok bileşen var, herkes için adaleti sağlamak mümkün olamaz. En sonunda oyun bittiğinde, kozlar paylaşıldığında adalet terazisi kurulduğunda herkes için gerçek bir adil yargılama başlayacak ve herkes hakkını alabilecek. Zaten ahiretin olmasının amacı bu. Çünkü oyun devam ederken, skor belli olmaz, hakem son düdüğü çalmadan maç bitmiş sayılmaz.

Her şeyin dünyada çözülmesini nasıl bekleyebiliriz? Basit bir örnekle diyelim ki adam 10 kişiye zarar verdi. Bu 10 kişinin adalet beklentisi aynı olur mu? Hayır. Biri şu yapılsa tamam der, öteki hayır bunu adil bulmuyorum şöyle olmasını istiyorum der, beriki başka bir şey... Dolayısıyla adalet böyle sağlanamaz.

Ancak tabi ki de dünyanın adaletli olmasına çalışmak, bunun için mücadele etmek gerekiyor. Bu başka bir durum. Zengin ultra zengin olup fakir aşırı fakir olmamalı, gelir dağılımı daha adil olmalı, insanlar emeğinin karşılığını alabilmeli, yaşam koşulları herkes iyileştirilmeli vs vs. Zaten iyi insanın bu dünyadaki varlık amaçlarından birisi de bunun için mücadele etmektir. İnsanlar kendi güçlerinin yetebildiği konularda adaleti sağlamakla yükümlüdür, yoksa kimin ölüp kimin yaşayacağına karar vermekle değil. Ben de sağlam bir ahiret inancı olmayanların bu konuya takıldığını düşünüyorum.
0
epitaf
(04.07.21)
Evet kolay kolay değiştirilemeyecek şeyler adaletsizliklerin çoğu ve bazıları değişmesi imkansız. Ahirette görüşürüz deyip kestirip atanlara imreniyorum mesela ama ben inanmadığımdan böyle düşünenlere de üzülüyorum. Hepimiz nasılsa öleceğiz’i avuntu olarak görüyorum e ölecez de bir kere geldiğimiz bu dünyada yaşayamadıktan sonra ne anladım bu işten, kötü kötülüğünü yaptıktan ve yanına kâr kaldıktan sonra. insan eliyle yapılan haksızlıkları kastediyorum tabi. Ölümden sonrasını kesinkes bilen olmadığına göre tüm bu şeyler dünyada hallolmalı fakat yüz yıllardır bir değişim yok. Hayat bu dengesizliğin üzerine kurulmuş anlaşılan. Müdahale edemediğine kapıl git yıllarını harca derken ömür böyle bitiyor.
0
heathen
(05.07.21)
Sağlık sorunları, kazalar dışında seçimlerin rolünün olduğunu düşünüyorum. Mesela akraba evliliği kaynaklı doğumsal kusurlar ana babanın tercihlerinin sonucu. Askerde bunu anlattığım kişiler Allah'ın işine karışma dediler.
0
mj23
(05.07.21)
sorgulamıyorum dünya böyle bir yer. hep vahşi doğa şartlarını düşünürüm bu durumlarda. insanlığında çok farkı yok. güçlü olan şanslı olan zeki olan yolunu buluyor bir şekilde. diğerleri için yapacak bir şey yok. rip.
0
xrated
(05.07.21)
tanrıya inanmama konusundaki en büyük motivasyonlarımdan biri bu söylediklerin.
0
reanarchy
(05.07.21)
hayır, sorgulamıyorum çünkü herkesin hayatı kendine, herkesin sınavı ayrı.
buna sakat doğanlar da dahil.

zaten "güzel hayat" ne demek?
bu çok subjektif bir şey.

kaldı ki, güzel hayat olarak nitelediğiniz şeyin nasıl bir hayat olduğunu içinde olmadan bilemezsiniz.
insanlar paralı pullu rahat yaşantıların bedelinin olmadığını sanıyor.
hayatta her şeyin bedeli var.
bazısı bu bedeli ödemeyi namuslu, şerefli bir şekilde gerçekleştiriyor, bazısı da tam tersi.
ama o da bir bedel.

yani kerimcan durmaz'ın kazandığı paranın da bir bedeli var, sokaktaki seks işçisinin de.
bunların hepsi, kişilerin kabullendikleri, hayatın kendilerine getirdiği ve cesaret edebildikleri bedeller.
hayatın insanları bazı şeylere mecbur bırakması, çok zorlaması da etken olmakla birlikte, herkesin kendi içinde kendine göre yaşadığı acılar, travmalar, üzüntüler var.

evet bazılarınınki daha zor, ama "en zor" diye bir şey de yok.
hayatta zorlukların sınırı yok, ölçüsü olan ya da karşılaştırılabilir bir şey değil bu.
her şeyin iki yönü var.
herkesin hayatına, herkesin küçük ya da büyük sınavına saygı duyarak yaşamak gerek, görüntünün iyi olması her şey demek değil.
o yüzden önemli olan insanın kendi potansiyelinin maksimumunda yaşamak için gayret göstermesi.

bu tür sorgulamaları zaman kaybı ve motivasyon eksilmesi olarak görüyorum.
başkasının hayatına bakıp kendininkinden şikayet etmek yetişkin bilincine ait bir şey değil.
şikayet ettiğin şeyleri kabullenirsen onları en azından belli ölçüde değiştirebilir, bazı şeyleri kendi lehine dönüştürebilirsin.
intiharın eşiğinde, depresyonda yaşayan sakat da var, olimpiyat şampiyonu olan da, ayağıyla resim yapan da.
buradaki fark bakış açısında ve bilinçte.
"başkasının kolu var da, benim niye yok?" diye soran, ayağıyla resim yapamayan olur.
o yüzden bana göre hayatta her şeyin başı, bazı şeyleri kabullenebilmek.
bunun için de olgunlaşmak lazım.
şikayet etmenin olgun bir yanı yok.

aynı zamanda insanları yaşadıkları hayat için o hayat hakkında, o insan olmak hakkında hiçbir şey bilmeden yargılamak hakkaniyetli bir şey değil.
herkes kendi bildiği şekilde hayata tutunmaya çalışıyor.
dünyada kimle konuşsanız, herkesin anlatacağı bir hikâyesi var sonuçta.
bu sebeplerle, insanın derdi kendiyle olmalı.
0
blatta hiberna
(05.07.21)
Sıklıkla sorguluyorum.
0
Hallegadola
(05.07.21)
(11)

kendi kendinize

absel
ne yapıyorsunuz? ev dışı önerileri alayım.arkadaşlara göre planlar uydurmaktan, son dakika iptallerden yoruldum.
ne yapıyorsunuz? ev dışı önerileri alayım.

arkadaşlara göre planlar uydurmaktan, son dakika iptallerden yoruldum.
0
absel
(03.07.21)
Geçen tam hazırlanırken planım iptal oldu. O gün de nasıl evde durmak istemiyorum sana anlatamam. Bu ara çizgi roman kitaplarına sardım (marvel, anime tarzı değil ) ve dedim ki İzmir’deki kitapçıları gezeyim ben yaaaa diyerekten Karşıyaka’dan başladım Konak ve Balçova’ya kadar yol aldım. İki tane kitap da aldım ama güzel bir doyumdu benim için. Sanırım ilerleyen zamanlarda bir planım daha iptal olsa bu kez halk kütüphanesine gidip kitap okumayı düşünüyorum bu da yurtdışında yaşarken cok sevdiğim bir aktiviteydi.
0
fıytfıyt
(03.07.21)
Sinemaya gidiyorum, yürüyüş playlistimi açıp yürüyorum, fotoğraf çekiyorum, güzel yeme içme noktaları varsa gözüme kestirdiğim, oralara gidiyorum
Bunları özellikle yalnız yapmaya çalışıyorum.

Denk gelince yalnız yaptığım şeyler bara gidip içmek, alışveriş yapmak.
0
Jux
(03.07.21)
mahallede yürüyorum. merdiven çok, oralarda oturuyorum. o sırada bir şeyler okumaca, içmece. kitapçıları dolaşıyorum. antikacılara girip çıkıyorum. kendime iş çıkarıp ya markete gidiyorum ya kargo şubelerine ya nalbura ya kırtasiyeye falan gidiyorum gerekli gereksiz :p sergidir kütüphanedir müzedir vb. yerler görünce girip birkaç saat dolanıyorum. cafelere yalnız gitmiyorum, belki çok sakinse girip otururum ama genelde girmem. genelde boş boş yürüyorum. önceden sürekli tiyatroya giderdim de pandemi sonrası henüz kısmet olmadı. bu döngüye bir de o eklenecek yakında.
0
dnzbrs
(03.07.21)
Amaçsızca yürüyorum bazen. Eskiden sevgilimle çok yapardık. O kadar yürürdük ki; saçmalık derecesinde. Şimdilerde salacaktan iniyorum sahile merdivenlerden, kuzguncuğa kadar yürüyorum sonra geri dönüyorum.tabi bunu aktivite olarak yapmıyorum. Sadece yapıyorum.
0
lüzumsuz adam
(03.07.21)
Normalda 1 saat spor yapardım. sabah erkenden yüzmeye giderdim. Onun dışında market gezmesi falan. Bazen yürüyüş. Son zamanlarda aşırı sıcak olduğundan hiç bir şey yapasım yok
0
grid
(03.07.21)
Benim pek arkadaşım yok canım sıkıldıkça bilgisayarımı alıp dışarı çıkıyorum. Kadıköy bazen Bağdat caddesinde geziyorum çalışıyorum dizi izliyorum vs
0
hakyememyemekyerim
(03.07.21)
Çok klasik olacak ama son zamanlarda Starbucks'ta kitap okuyorum :D Hayatımda bir kafeye gidip kitap okumuşluğum yoktu, bu hafta birkaç kez yaptım bunu ve sardı. Bayaa kaptırıp gidiyorum, not alıyorum. Evde bunları yapamıyordum hep aynı ortamdan bıktığım için. Diğer sevdiğim şey de sergi gezmek kendi başıma. Bazen de bisiklet sürmeye gidiyorum Moda ya da Bostancı. Dün tek başıma Ada'ya gittim, sadece yürüdüm. Yürürken biri seslendi, kahveye davet etti, yaşlı bir amca. Kabul ettim, bahçesinde kahve içtik sohbet ettik. Kendi kendime bir şeyler yapmaya alıştıktan sonra başka insanlar var ya da yok fark etmemeye başladı her şeyden keyif alıyorum.
0
Mossy
(03.07.21)
Birazdan çok güzel bir yerde yürüyüşe çıkıp, en sevdiğim foodtrucktan bir sandviç alıp nehir kıyısında yiyeceğim. Bu planı güya 3 kişi yapacaktık, acil işleri çıktı. Dışarıdaki her etkinliğe tek başıma gidebilirim, pek de keyifli geçer.
0
buf-e kür
(03.07.21)
küçük bir tatil beldesinde yaşıyorum. uzaktan çalıştığım için bazen böyle halkın hala kabul edemediği üçüncü nesil kahveciye gidip sokaktan gelen geçeni izleyip çalışıyorum. eğer işim yoksa ve hava durumu müsaitse bisiklete binip 30- 40 km pedal çeviriyorum. eğer enerjim yerindeyse çıkıp koşuyorum. bu ikisini yapamazsam sandalyemi alıp denize gidiyorum, kitabımı okuyorum güneşin batışını izliyorum. biraz monotonlaşıyor bir süre sonra ama hiç yoktan iyidir. evde oturmanın kime ne faydası olmuş.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(03.07.21)
Sahilde yürüyüş yapmak, bara gidip bira içmek, sinemaya gitmek tek başımayken en sık yaptığım aktiviteler.
0
astrid
(03.07.21)
gezebileceğim sergiler varsa onlara gidiyorum, sahilde yürüyüş yapıyorum, kitabevlerini geziyorum, kedilere mama vermek için evin civarında turluyorum, bir kafede oturup çay kahve içiyorum, tatlı yiyorum :)
0
elma
(03.07.21)
(6)

anksiyete hastalığım tetikleniyor

kaptan maydanoz
uzun bir süre yoğun anksiyete problemi yaşamıştım ama ilaçlı tedavi ile iyi olmuştum. 5 yıldır çok iyiyim ve hiç sıkıntım yoktu. 3 ay önce kedi sahiplendim. onunla birlikte anksiyetem de geri geldi. hatta duyuruya da çok kez soruyorum onun hakkında. sürekli mamasını unutursam, suyunu unutursam diye
uzun bir süre yoğun anksiyete problemi yaşamıştım ama ilaçlı tedavi ile iyi olmuştum. 5 yıldır çok iyiyim ve hiç sıkıntım yoktu.

3 ay önce kedi sahiplendim. onunla birlikte anksiyetem de geri geldi. hatta duyuruya da çok kez soruyorum onun hakkında.
sürekli mamasını unutursam, suyunu unutursam diye endişeleniyorum. en ufak hareketinde veterinere götürmek istiyorum. sürekli gözüm onun üstünde acaba mutlu mu hasta mı oldu iyi mi diye. sonra kafamda kurduğum endişe o kadar gerçekçi geliyor ki minicik bir davranışından ölmek üzere olabileceği sonucuna götürüyor beni, ağlıyorum.

ne yapacağım? ne güzel düzelmiştim ben.
0
kaptan maydanoz
(01.07.21)
Konunun temelde kediyle ilgisi yok aslında. kedi harici herhangi bir sorumluluk aldığınız bir zamanda da bu otomatik düşünceler ve panik hali devreye girebilir. Sürekli kötü ihtimalleri düşünmek, %1 ihtimali bile kafada büyütmek aslında anksiyete veya takıntının tam olarak bitmediğini, ara ara patlak verdiğini gösteriyor. Bir psikiyatriste gidin bence, belki küçük dozda ilaçlar yatıştırır sizi. İmkanınız varsa terapi+ilaç ya da sadece terapi daha iyi olur elbette.
0
tamam sakinim
(01.07.21)
Kedi beslemeyi birakmalisin acilen.
0
Avoiding The Puddle
(01.07.21)
Kediyi bırak nasıl bı tavsiye turu ya. Sonra daha detaylı cevap yazacağım sadece yaşadığın çok normal demeye geldim. Tam da senin gibi durumum, pandemi hayatın sıkıştırmaai falan derken beş sene sonra hortladı hastalığım.
Bu hastalığın çaresi kaçma savaş. Sonra detaylı konusuruz. Kediyi de takma kafaya bizimkiler üçer defa camdan uçtu bişey olmadı:)) kedi cidden baya dayanıklı bı canli
0
galandar kostumu
(02.07.21)
Evlat sahibi olan anksiyetesi sahibi bizler, anksiyete azınca çocuğu sokağa mı atalım :)

Kendi kendine telkinler verip bunun senin hastalığın olduğunu, böyle bir şey olmadığı ve olmayacağı (hastalık, kaza, ölüm, bela vs) düşündükçe bunu abartacağını kendine söyle.

Gerçekten de böyle, sakin ol, bunlar sadece vesvese. Düsturun şu olsun;

- şu an bir problem var mı?
+ yok
- salla o zaman.

telegramda bir anksiyete grubumuz var, gel istersen seni de alayım. Gerçi pek aktif değil ama atak gelince yazarsın telkin veririz, bedava terapi.
0
John Bloor
(02.07.21)
tedaviniz iyi sonuç vermiş ama iyileşmemişsiniz ve sorunu çözmemiş, bastırmışsınız bir şekilde demek ki.

bunun kediyle alakası yok, o sadece sizin düşünce yapınızı tetikleyen bir araç.
terapiye devam etmeniz, bu anksiyetenin temel nedeni neyse onu bulup üzerinde çalışmanız lazım.
0
blatta hiberna
(02.07.21)
hocam acilen tımarhaneye yatman lazım
0
sizofren06
(06.07.22)
(9)

Bir insan düzenli olma/hijyen alışkanlıklarını sonradan kazanabilir mi?

hadi ya la
Kız arkadaşım beni delirtiyor. 5 yıllık bir ilişkimiz var. Üniversitede öğrenci evime geldiği için kendi düzenim vardı, bir problem olmuyordu. Yurtdışında staj yaptığımızda ve burada yüksek lisans yaparken bir süre beraber yaşadık. O zamanlar bu kadar gözüme batmıyordu fakat kullandığı bir şeyi yeri
Kız arkadaşım beni delirtiyor. 5 yıllık bir ilişkimiz var. Üniversitede öğrenci evime geldiği için kendi düzenim vardı, bir problem olmuyordu. Yurtdışında staj yaptığımızda ve burada yüksek lisans yaparken bir süre beraber yaşadık. O zamanlar bu kadar gözüme batmıyordu fakat kullandığı bir şeyi yerine asla bırakmıyor.

Ben ortalığı toplamasam her yer yerde. Kıyafetler evin her yerine saçılmış, yatak hiçbir zaman toplanmamış ve üstünde bir sürü eşya, evin her yerinde küçük küçük eşyalar, peçete, bardak, bulaşık, ıvır zıvır.

Mutfakta da çok tartışıyoruz. Yemekleri ben yapıyorum. Her zaman yatmadan önce bulaşıklar halledilir ve tezgah silinir. Fakat kız arkadaşım daha bir şey neyle nasıl silinir bilmiyor. Öğretmeye çalıştığım zaman alınıyor. Nazik olmaya çalışıyorum, fakat orta yolu bulamıyoruz. Pislik içinde sarı bez ve bulaşık süngeri gördüğüm zaman çıldırıyorum.

Ben çok temiz ve düzenli bir evde büyüdüm. Belki benimki de abartı, ama bilemiyorum. Çok şey mi istiyorum? Kırıcı olmak da istemiyorum, zamanla orta yolu buluruz diyorum ama olmuyor.

Kendisi çok iyi bir insan, çok da seviyoruz birbirimizi. Ama bu yüzden delirme noktasına geldim çünkü dayanamıyorum.
0
hadi ya la
(01.07.21)
bunun ideali yok, kimse senin kadar düzenli tertipli olmak zorunda değil. benzer sıkıntıyı senin tarafında çekmiştim, sonrasında bunu karşı tarafı söylediğimde söylediğim şeyi çok güzel anlatmıştı.

bu bir yaşam tarzı meselesi gibi, öyle bak olaya ve onun senin gibi olmasını bekleme. ortak noktada buluşmanız lazım ama sen taviz vermez devam edersen o da sana yaklaşmaz. bence karşına alıp samimi bir şekilde bunlar beni rahatsız, bendeki de abartı ama orta yolu bulmak adına ne yapabiliriz gibilerinden içini dök. yaklaşımına göre hareket edersin.

biraz da salmayı öğrenmesi gereken kişi sensin yani.
0
Jux
(01.07.21)
kız arkadaşın bu saatten sonra değişmez, değişmeye çalışır belki ama olmaz yani. seni tatmin edecek standartlara yaklaşamaz dahi. umarım evlilik falan düşünmüyorsunuzdur yoksa hayat ızdırap olur.
0
reanarchy
(01.07.21)
O senin gibi olamaz sen de onun gibi rahat olamazsın

Böyle bir durumda temizlenecekleri önceliklendirin, örneğin kenara atılmış bir tişört ya da sehpada kalmış bardak sonra da kaldırılabilir ama tezgahta bırakılmış bulaşıklar kurur, koku yapar, karınca yapar bekletmeye gelmez günlük mutfak işi konusunda anlaşın
0
freebird5406_2
(01.07.21)
Eğer uğraşmaya değer buluyorsanız ilişkinizi iki tarafın da birer adım atmasıyla düzelebilecek bir şey. Kız arkadaşınız biraz düzen öğrenecek, siz de biraz salacaksınız. "Her zaman yatmadan önce bulaşık yıkanır tezgah silinir" noktasında mesela ben 2 çocuklu bir ev kadını olarak enerjimin kalmadığı gecelerde salıyorum. Bazen eşime rica ediyorum, ama o da benim kadar yorgunsa "canımızdan kıymetli değil" noktasında bırakıyorum. Bu ayda 1 olur belki. Tabii toplum daha çok titiz kadın-dağınık erkek klişesine alışmış olduğu için size hemen "ayrıl"ı yapıştırmışlar, ama dağınık insanla yaşamak her iki cins için de zor. Mesela benim kırmızı noktam mutfak bezi mutfakta kalır, banyo bezi banyoda kalır, diğer bezler ortak kullanımdadır. Onlarda da tozbezi ile yer bezi farklıdır. Bu mesela esnemez noktam. Onun dışında ev çok dağılırsa "haydi yarım saatte topluyoruz evi" diyorum, el birliği ile halloluyor.
0
SiyamkedisiZorro
(01.07.21)
değişmek isterse değişir, çok zor değil. orta yol bulabilirsiniz ama dediğiniz kadar çok dağınıksa o size daha çok yaklaşmalı sanki. yoksa siz yine rahat edemezsiniz. güzel güzel konuşun. uzun uzun anlatın. neden rahatsız olduğunuzu, ne hissettiğinizi...

ben de kardeşimle yaşıyorum mesela, bir huyu var yediği içtiği her şeyi ama her şeyi yarım bırakır. şişede soda, tenekede meyve suyu, tabakta yemek, kasede sos hepsi yarımdır. her gördüğümde uyarıyorum artık.

kedilerimi bile böyle yetiştirdim. kedilerin yatakta oyun oynaması yasak, 10 kere yatağa çıkıp güreşirlerdi 10 kere indirirdim usanmadan. öğrendiler. siz daha inatçı olacaksınız yani.

sağa sola bir şey bıraktığı an onu oradan alır mısın? yeni silmiştim ben, birazcık bir şey damlamış lütfen siler misin kurursa çıkmıyor vs. vs diye diye alışmasına yardım edebilirsiniz.

çünkü bazen insanlar yapmak istemediğinden değil ama bir düzenin içinde büyümediğinden öyle olması gerektiğini bilmiyor. sonradan öğrenmesi gerekiyor.
0
ofelia
(01.07.21)
evet, kazanabilir, ama eğer ilişkinin ilk ay/yıllarındaysa kazanır. 5 yıldır nasıl ki siz esneyememişsiniz onun da artık düzenli olacağını sanmıyorum. yine de konuşmak lazım tabii. belki ciddi bir konuşma yardımcı olur. diğer her konuda iyiyseniz de sırf bu sebepten ayrılmak olmaz. sanırım.
0
dnzbrs
(01.07.21)
kazanır. bundan 10 sene önce kız arkadaşınız gibiydim. şu an temizlik hayatta beni en çok rahatlatan şey diyebilirim. ama yeri geliyor yoğunluktan odamda kıyafetimi, çerimi çöpümü ortada bıraktığım oluyor. çünkü her insan gibi yorgun, halsiz veya isteksiz olabiliyorum.

mesele neden böyle olduğunu pasif agresiflik yapmadan veya tartışma çıkarmadan konuşmakta. davranışlarının sizi rahatsız ettiğini düzgün bir dille anlatıp bunu ilişkinizi etkileyecek bir sorun haline gelmeden çözmeye çalışın. dediğiniz gibi düzenli bir evde büyüyen insanın alışkanlığıyla da ilgisi var durumun.

iş bölümünü değiştirin. mesela ben mutfaktan nefret ederim. ev arkadaşım hafta sonu yemek ve mutfak temizliğini halleder, ben de evi siler süpürür banyoyu temizlerim. belki kız arkadaşınızın da daha çok sevdiği işler vardır -çamaşır yıkamak, asmak gibi-

burada sizin de fedakarlık yapmanız gerekiyor. "Her zaman yatmadan önce bulaşıklar halledilir ve tezgah silinir." böyle bir şey yok. o ev onun da evi. bir insanla -kız arkadaşınız olsun, ev arkadaşı olsun- ortak yaşam alanına dair kural koyarken birlikte konuşulur. sürekli tekrarlanmadığı sürece de müsamaha gösterilir.
0
amugochi
(01.07.21)
Hazır yapan bulmuş niye değişsin ki

İşleri bölüşmeyi deneyin ya da yaptığın yemek temizlik için para iste
0
bir soru sorcam
(01.07.21)
üstad dağınık olmak ile pis olmak ayrı şeyler. tamam eşyalar sağda solda olabilir o ayrı mesele, ama sağda solda kullanılmış peçeteler görsem ciddi söylüyorum ilişkimi gözden geçiririm. bu tarz dağınıklık - pislik olayları psikolojik rahatsızlıklardan dolayı da olabililiyor, depresyon falan geçiren insanlar salabiliyor bir yerden sonra bence bunu da düşünebilirsin.
0
roket adam
(01.07.21)
(4)

Eyvah Aşık Oldum Şimdi Ne Yapmalı VOL 2

paramolacak
Arkadaşlar merhaba, hikayenin başlangıcı için sizi şuraya alalım (git:1485633 )**Kısa Özet***Aşık olduğum kadın ve benim aramda geçen iletişim durumu** Kısa Özet Bitti***İnstagramdan takipleştiğim ve watsapptan da konuştuğum ortak bir proje üzerine geçen hafta sonu çalıştığımız kadın kişi film önerm
Arkadaşlar merhaba, hikayenin başlangıcı için sizi şuraya alalım (git:1485633 )

**Kısa Özet***

Aşık olduğum kadın ve benim aramda geçen iletişim durumu

** Kısa Özet Bitti***

İnstagramdan takipleştiğim ve watsapptan da konuştuğum ortak bir proje üzerine geçen hafta sonu çalıştığımız kadın kişi film önermişti onu izledim ve yorumlarımı yazdım, kendisi yorumlarıma ortalama 1 er saat sonra dönüp birer cümlelik yorumlarda bulundu.

Örneğin ben 10 cümle yazmışım, o 1 saat sonra 1 cümle yazmış, sonra ben yine 10 cümle yazmışım yine 1 saat sonra 1 cümle yazmış. Dün akşam en son yazdığı yoruma bu sabah cevap verdim ama gelen giden bi yorum yok hala.

Şimdi, yengeç burcu bir denyo olduğum için '' ya işi gücü vardır canım kötü düşünme'' düşüncesi aklıma geliyor ama bir diğer yandan da '' Kardeşim yavaştan topla halatı, tekneyi başka limanlara doğru yönelt'' mi demek istiyor diye düşünmüyorda değilim. Bir daha yine böyle yorumlar yapıp gülücük atıp takım taklavatı toplayayım mı ?

Sizce durum nedir? Bu başak burcu arkadaş ne yapmak, nereye varmak istemektir ?
0
paramolacak
(30.06.21)
Boşla oltayı
Al voltayı kardeşim.
0
allah yazdiysa bozsun
(30.06.21)
@gabe h coud yapma be :( bu hafta ibrahim Erkal'a devam o zaman
0
🌸paramolacak
(30.06.21)
Siz ve burada bu tarz soru açan insanların genel sorunu olayın üzerine çok düşünmek. Yazarsa, istekli olursa konuşursun, değilse konuşmazsın. Bekle şimdilik cevap gelmezse ya da sallama bir cevap gelirse boş ver. İstekliyse devam ettirir ya da dönüt yapar mutlaka.
0
biravekahve
(30.06.21)
diğer duyuruyu da okuyup cevaplamıştım. kendini geri çekmelisin biraz.

2 ihtimal var:

1- başka görüştüğü biri var onunla yakınlaşınca sana soğuk yapmaya başladı
2- bilerek böyle yapıp kendine daha çok bağlayabileceğinin farkında

en sonuna kadar görmek istiyorum dersen yazmaya devam et. bana kalırsa birkaç gün hiçbir şey yazma. karşındaki kişi yazarsa soğuk davranma (sanki tüm her şeyini ona göre ayarlıyormuşsun gibi olmasın) ama 10 cümle de yazma. 1-2 cümle yeterli. oradan ne yapmak istediğini anlarsın.
0
bugun hava gunluk gureslik
(30.06.21)
(9)

İş arkadaşı düğüne katılmamızı beklemiyordur dimi?

Gradient_tabanlı_mor
Evden çalıştığım için iş arkadaslarimin çoğunu tanımıyorum. Bir tane kızla da bir kaç kez çalıştık ama öyle samimi değiliz. Davetiye atmış gruba herkesi bekliyorum diye. Ortak hediye alımına katılıyorum bence bu yeterli. Ekstra olarak gelmeyeceğim diye bahane uydurmak zorunda değilim çünkü zaten o d
Evden çalıştığım için iş arkadaslarimin çoğunu tanımıyorum. Bir tane kızla da bir kaç kez çalıştık ama öyle samimi değiliz. Davetiye atmış gruba herkesi bekliyorum diye.

Ortak hediye alımına katılıyorum bence bu yeterli. Ekstra olarak gelmeyeceğim diye bahane uydurmak zorunda değilim çünkü zaten o da biliyordur gelmeyecegimi diye düşünüyorum. Evet, nezaketen mesaj atılmalı mı sizce? (Bence hayır :( ama emin olmak istedim)
0
Gradient_tabanlı_mor
(30.06.21)
Davetiyede lcv bölümü var mı? Nezaketen de olsa katılım durumunuzu bildirirseniz iyi olur. Tabi ki gelmeyeceğinizi zaten biliyordur:)
0
suicides underground
(30.06.21)
Ben olsam nezaketen gelemeyeceğimi belirtirdim. bunlar ince sosyal jestlerdir, insanlarla iyi ilişki kurmaya yardımcı olur. Atmazsan zararı olmaz atarsan faydası olur yani.
0
Jux
(30.06.21)
Beklemiyordur
0
Kahir ekseriyet
(30.06.21)
Covid salgini hala ortadayken herkesin gelmeyecegini biliyordur.
0
Avoiding The Puddle
(30.06.21)
Kanka ben davet bile etmedim. Bir arkadaş evlendi o da beni davet etmedi. Ben yeniyim. Öyle aman aman bir hukukumuz da yok. Beni davet etmemesi çok doğal bence. Benim kimseyi davet etmemem gerektiğini düşünüyorum. İnsan ne de olsa sizin gibi garip bir vicdan muhasebesine giriyor. Bence üzerinize alınmayın. Daha samimi olduğu insanları çağırmıştır. Ama sizin durumda gelemeyeceginizi belirtseniz daha uygun olur.
0
allah yazdiysa bozsun
(30.06.21)
Ben olsam ortak hediyeye de katılmazdım.
Bana mı evleniyor sanki?
0
trixi
(30.06.21)
jux +1
0
in vino veritas
(30.06.21)
Kesin gelmeni istese LCV alırdı, salla boşver.
0
lcha
(30.06.21)
Siz de gruba çeyrek altın fotoğrafı atın!

Benim gelmemi isteyen bana özel davetiye getirir, ya da uzaksa telefon eder nezaketen de olsa kendi çağırır.
0
John Bloor
(30.06.21)
(6)

İlişkide karşı tarafa yoğun şefkat duymak hakkında ne düşünüyorsunuz?

vestasy
Mesela sevgilisi olan kadına bakarken gözlerinden ona karşı duyduğu şefkat çok net anlaşılabilen bir erkeğin o kadına karşı fiziksel bir çekim duyabilmesi mümkün müdür?
Mesela sevgilisi olan kadına bakarken gözlerinden ona karşı duyduğu şefkat çok net anlaşılabilen bir erkeğin o kadına karşı fiziksel bir çekim duyabilmesi mümkün müdür?
0
vestasy
(29.06.21)
Birebir yaşamış biri olarak cevap veriyorum. Mümkün.
0
bunetantana
(29.06.21)
"Gözlerinden anladım" güçlü bir emare değil ama "yoğun şefkat" özellikle hissedilmiş, tespiti iyi yapılmış bir ifadeyse eğer ne fiziksel ne cinsel çekimin olacağını zannetmiyorum ben o ilişkide. Hep zayıf yönlerini görür, acınacak bir şeyler, korunup kollanması gereken bir şey olarak bakar sana. İki taraf için de bu şefkat başta sevginin yoğun haline benzeyebilir ama sevginin çirkin bir formu gibi geliyor bana.
0
IncredibleMau
(29.06.21)
Hem de öyle bir mümkün ki
0
noluyo yaa
(29.06.21)
Noluyo yaa +1
0
invictae
(29.06.21)
ben hiçbir alaka kuramadım arada, şefkat ile fiziksel çekim arasında korelasyon vardır diyemeyiz bence.
0
ofelia
(29.06.21)
mümkündür tabi niye olmasın? çok normal bu, nadir ve olağandışı bişeymiş gibi yazman garip
0
avatar is back
(29.06.21)
(9)

eşlerin birbirini karşılaştırması hk.

titanyum
Eşiniz sık sık kendisiyle sizi karşılaştırıyor mu? Sizden daha iyi olduğu şeyleri dile getirip bu durumdan motive olmaya çalışıyor mu? Nasıl tepki veriyorsunuz?2-3 aydır diyetisyen kontrolünde kilo vermeye çalışıyorum. Eşimde diyetisyenden bağımsız olarak benimle birlikte yediklerine dikkat etmeye b
Eşiniz sık sık kendisiyle sizi karşılaştırıyor mu? Sizden daha iyi olduğu şeyleri dile getirip bu durumdan motive olmaya çalışıyor mu? Nasıl tepki veriyorsunuz?

2-3 aydır diyetisyen kontrolünde kilo vermeye çalışıyorum. Eşimde diyetisyenden bağımsız olarak benimle birlikte yediklerine dikkat etmeye başladı. Günün sonunda sürekli kendisiyle beni karşılaştırıyor. Sen bu kadar kilo verdin ben bu kadar vermişim seni geçmişim ahaha diyip mutlu oluyor falan. Ben de kendimi kötü hissediyorum. En sonunda bundan rahatsız olduğumu söyledim. Ne var bunda, abartıyorsun çocuk musun sen, yok yere moral bozuyorsun diye tepki gösterdi. Beni mutsuz edip kendini motive etmesi bana normal gelmiyor. Bu kıyaslama hiç bitmiyor. Bugün konu kiloysa yarın başka bir şey oluyor. Bu durumu takmamak da bir çözüm olmuyor benim için. Konuşuyorum ama senin gibi düşünmüyorum diyerek kesiyor. Kendini dünyanın en haklı insanı olarak görüyor şu anda. İletişim sıfır.

Nasıl çözebilirim? Benzer durumda olanlar ne yaptınız merak ediyorum. Cins: K
0
titanyum
(29.06.21)
Eşinizin yaptığı çok bilinçsizce. Kendi bünyesine göre yazılmamış bir programı yaparak -ki kendisi erkekmiş- alması gereken kalori miktarının altında kalıp kas kütlesini kaybediyor. Bu duruma sevinmesi değil ağlaması gerek bence swh.
0
ruhen hastayim ben
(29.06.21)
Eşinizin size karşı "saldırgan" olduğunu (moralinizi bozmaya çalışması gibi) düşünüyorsanız niye evlendiniz ki?

Yok eşiniz saldırgan değil, eğleniyorsa, bundan niye rahatsız oluyorsunuz?
0
plutongezegendegilmi
(29.06.21)
Eşler ve sevgililer arasında bazen bu tarz kıskançlıklar oluyor. fiziksel anlamda ona göre daha dikkat çekiciyseniz mesela, güzelleşmenizi iyi görünmenizi vs. istemiyor olabilir. Öncelikle açık açık konuşmaya çalışır sidik yarıştırma durumundan rahatsız olduğumu dile getirirdim. Anlamıyorsa laftan, tamam harikasın mükemmelsin der tartışmazdım. Özgüven eksikliği ile alakalı bir durum.
0
Josephine.
(29.06.21)
bana da eşinizin eğlence anlayışı buymuş gibi geldi, acaba siz benzer şekilde davrandığınızda gülüp eğleniyor mu yoksa bozuluyor mu? her ne olursa olsun üzüldüğünüzü söylediğinizde bu davranışı kesmesi gerekirdi.

acaba rahatsız oluyorum gibi genel değil ama bu konu özelinde, benim motivasyonumu çok düşürüyor böyle yapman ve vazgeçmek istiyorum halbuki birbirimizi motive etsek daha iyi olmaz mı ikimiz için de gibi uzlaşıcı bir şekilde konuşmayı denediniz mi?
0
evde liyakat kalmamis
(29.06.21)
Bana bunu eski patronum yapıyordu.
Ben diyetisyene gidiyordum benimle birlikte olabildiğince benim gibi beslenmeye çalışıyordu bende pek fark yoktu ama o çok şişman olduğu için gözle görülür bir fark oluyordu. Her gören "aa zayıflamışsın" dedikçe sürekli bana "bak sen o kadar para veriyorsun doktora ben vermeden senden çok zayıfladım" diyordu saçma sapan.
Belki kendini motive etmek için yapıyordu ama benim motivemi düşürüyordu.

Böyle olduğunu kendisine söyleyebilirsiniz.
Ciddi olmayabilir şaka da yapıyor olabilir bu süreçte böyle sözlerin motivenizi düşürdüğünü söylersen anlar belki.

Dinlememeye devam ederse de aynı yöntemi siz uygulayabilirsiniz.
Duymamazlıktan gelin motiveniz düşmesin.
(Bunu sadece bu konuyla ilgili söylüyorum)

Korktuğunuz gibi bu olayın başka konulara da atlama ihtimali varsa, tavrı hep buysa ve iletişiminiz sıfırsa olay daha karışık gibi sanki.
0
mutekebbir
(29.06.21)
doğrudan söylemem gerekirse eşinizin karakteri bu konuda olgunlaşmamış

bana spor salonuna yazılmaya giden çift arkadaşlarımı hatırlattı, uzun süre spor yapmamış bir çift, hoca bunlara hamlıklarını atsınlar kaslarını hazırlasınlar diye çok ağır olmayan bir başlangıç programı vermiş, erkek olan ne yani şimdi ben de eşimle aynı sayıda tekrar mı yapacam diye trip atmış hocaya
0
freebird5406_2
(29.06.21)
bence eşine göre bir tık daha iyisin eşin seni ezmeye çalışarak kendini ön plana çıkarma çabası içinde.
kilo vermek gibi zor işlemde sizin motivasyonunuzu düşürmeye değil desteğe zorunluluğu var.
eşiniz sıkıntılı bir tip bazı doğru sizin sevdiğiniz yönleri olsa da yorucu birisi olacak kesinlikle.
benim önerim şu şekilde kesinlikle sizi rahatsız eden konuda ters davrandıktan sonra yumuşamayın bunun tekrarı kesinlikle olmayacak şekilde net durunn. bir daha böyle yaptığında siz de hiç acımadan ama hiç acımadan gerekirse kırarak siz de onu eleştirip onun eksiğini yüzüne yapıştırın.
iki taraf kendini düzeltmez ise ya birine zorluk ömür boyu ya boşanma...
0
andlee
(29.06.21)
asla. espri olarak gıcık etmek için bazen belki yapar ama gıcık edip güldürmek amaçlı olduğu çok bellidir.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(29.06.21)
bu konudan bağımsız yaptığı şey sizi rahatsız ediyor ve kırıyorsa ve yaptığı şeyi yapmak karşı taraf için bir gereklilik değilse sizinle aynı şekilde düşünmüyor diye yapmaya devam etmemeli. ki bu insan eşiniz. konudan örnek verecek olursam sizinle kilo yarışı yapması sizi üzüyor, bu yarışa eşiniz girmese, en azından kendi içinde kendi motivasyonu için girse bile size her akşam gelip bunun dalgasını geçmese ölür mü? ölmez. hayatına negatif bir yansıması olur m? olmaz. ee kardeşim yapmıcan o zaman eşinin kırıldığı şeyi. sen dalga geçip 2 dakika eğlenicen diye ne gerek var? hatta bir de üste çıkıyor çocukça falan diye. ben zaten karşılıklı dalga geçilen ilişki anlayışını da anlamıyorum kaldı ki bir taraf yapıyor diğeri sadece gıcık oluyor, biri eğlenirken diğeri eğlenmiyorsa daha kötü.

sadece bu konuda değil diğer konularda da böyleyse rekabetçi yapıyla ilgilidir ve uzun vadede daha da canınızı sıkabilir. ilişkilerde bu rekabetçi yapı iyi şekilde de kullanılabilir. mesela ben de düzenli spor yapıyorum elimden geldiğince, erkek arkadaşıma "hadi bugün sporlar yapıldı mı?" diyorum yapıyoruz, birbirimizi tebrik ediyoruz geçiyoruz. ben onu teşvik etmeye çalışıyorum, rekabetimiz teşvik üzerine kurulu.

eğer iletişimi bu şekilde dalga geçme değil de motive etme, tebrik etme, perçinleme hatta ufak hediyeleşmeye çevirebilirseniz bu rekabet duygusunu güzel kullanabilirsiniz.
0
ofelia
(29.06.21)
(14)

abartıyor muyum?

not sure if serious
sevgilim işe gidip gelirken toplu taşıma kullanıyor bazen de kendi arabasını. neyse merak ediyorum gittiğinde geldiğinde haber versin istiyorum. o da haber veriyor zaten, problem yok bunda. birgünden birgüne rahatsız olduğunu söylemedi/ hissettirmedi. sadece ben kendimi sorguluyorum, baskıcı olmak i
sevgilim işe gidip gelirken toplu taşıma kullanıyor bazen de kendi arabasını. neyse merak ediyorum gittiğinde geldiğinde haber versin istiyorum. o da haber veriyor zaten, problem yok bunda. birgünden birgüne rahatsız olduğunu söylemedi/ hissettirmedi. sadece ben kendimi sorguluyorum, baskıcı olmak istemiyorum.

abartıyor muyum sizce? yoksa hangi ülkede yaşıyorsun; bu ülkede endişelenmen, merak etmen normal mi dersiniz?
0
not sure if serious
(28.06.21)
Çok normal. Evimizin önünde bile tacize uğradığımız bir ülkede yaşıyoruz. İşe gittiğim zaman Annem her sabah ben ofise varınxaya kadar uyumazdı. Eşime de ben geldim diye haber verirdim hep gayet normal.
0
suicides underground
(28.06.21)
Bu çok kişisel bir şey, bana yapılsa çıngar çıkarırım ama aynı düşüncede iki insan için normal bir şey olabilir. Benim kuzenim de mesela ailesine çok düşkün, her gün işten eve yürürken başka şehirde yaşayan anne ya da babasını arar konuşur. Gerçi onun biraz anksiyete-okb karışık durumları da var, iyi olduklarını ondan duyduğumda rahatlıyorum diyor.

Bunun karşı tarafa baskı olmuş olabileceğini düşünmen güzel bir yaklaşım, sevgiline sor bence "ya ben böyle diyorum ama" diye.
0
Jux
(28.06.21)
elbette ilişkilerde "geldim ben" ya da "çıkıyorum" gibi haberleşilir çoğu zaman ama merak edip baskıcı olup olmadığınızı sorgulayacak kadar ciddi bir psikolojiyle bunu yapıyorsanız, abartıyorsunuz.

karşınızdaki bir yetişkin.
size ihtiyacı olduğunda zaten bunu belirtecektir.
"böyle bir ülkedeyiz", "ülkenin ne olduğu belli" falan gibi sürekli saldırıya uğramaya hazır beklemek tam bir kurban psikolojisi.
korkularla yaşamanın anlamı yok.
0
blatta hiberna
(28.06.21)
zaten o başlamıştı haber vermeye. hani ben de bir yere gidiyorsam varınca haber ver vs der. @blatta en başta dediğin gibi ''geldim ben'', ''çıkıyorum'' seviyesinde beklentim. unuttuğunda bir kere (fırsatı olduğunda arar eder) ''merak ettim, aramana gere yok her seferinde. küçük bir mesajla vardığını/ iyi olduğunu bileyim yeter'' dedim.

genelde de zaten başka konularda da bana fazla açıklama yapmaya başladığında durdururum açıklama/ hesap verme psikolojisine girmemesi için. derim ben hesap vereceğin birisi değilim.

otorite figürü olmaktan kaçınırım, parteriyim onun ben.
0
🌸not sure if serious
(28.06.21)
normali bu zaten aslında. "ben çıktım - dikkat et kendine" diyaloğu yapılır. bir de işe varırken aranıp "ben otobüsten indim şimdi giriyorum işe - hadi öptüm kolay gelsin" muhabbeti hep yapılır ki zaten.

endişe konusunda da az biraz haklısın ama çokta korkmana gerek yok. ama normal aramak, araşmak güzel şeyler dilemek güzeldir. karşı tarafta seviyorsa bunu yap geç. iki defa 30 saniye telefonla konuşmaktan kimse bişey kaybetmez.
0
avatar is back
(28.06.21)
Başkan ben Fransa'da yaşıyorum, bir adet suç haberi günlerce haber oluyor o kadar aksiyon yok yaşadığım yerde.
Buna rağmen eşim çıktığında döndüğünde ufak bir mesaj atmasini isterim. Kafa rahatligi.
Ha bunu benim ailem de yapardi, aramana gerek yok da iyiyim de yeter derlerdi. Haftada iki kere ailemle konusan biriyim ondan böyle bir kültür/aliskanlik yerlesmis diyelim.

Ama esim Türkiye'deyken daha da meraklanirdim yani, yabanci tek basina. O sebepten ben anlıyorum ve karsi taraf bir tepki göstermediği sürece bir sıkıntı göremiyorum. Olursa da oturup konusursunuz karsilikli, bu kadar zor bir konu değil.
0
logisticsmanager
(28.06.21)
Haberleşmeniz normal ama her seferinde sormak baskıya sebep olabilir. Bunun yerine arada bir varacağı saatten 15 dakika sonra mesaj atın, günaydın vs. gibisinden eğer çok merak ediyorsanız tabii.
0
himmet dayi
(28.06.21)
@esther evet veriyorum, o da merak eder. yazmazsam sorar.

@himmet ekseriyetle o haber veriyor zaten. acelesi olduğunda, yoğunlukta filan yazamıyor. onda da vardın mı gibi bir şey yazıyorum.
0
🌸not sure if serious
(28.06.21)
Yok ya, bence normal, hele ki boyle bir ulkede.

Birak sevgiliyi, normal kiz/erkek arkadaslarimizla bile aksamlari ayrildigimizda eve vardin mi diye kontrol ediyoruz biz.
0
invictae
(28.06.21)
Kişisine göre değişir, benim gözümle bakarsak: sürekli çocuk-ebeveyn şekline dönüşen bir ilişkide karşımdaki insana çekim duymam imkansızlaşır.
0
lcha
(28.06.21)
vardın mı
yerine başka bi şey sor, muhabbet et

bu tip msjlar insan konuşmka istemediğinde rahatsız edici
sabah yorgun uyanmışsın bi şekilde gitmişsin işe, tak msj-arama geliyor
görüldü yapsan yetmiyor
bi şey yazsan zoraki
0
bir soru sorcam
(28.06.21)
Panik bir insanım, nişanlım eve gidince yazsın istiyorum ve bekliyorum, gecikince korkuyorum arıyorum. Sadece nişanlıma değil kardeşime vs de yapıyorum.

kadınım bu arada
0
Hallegadola
(28.06.21)
Baştan söyleyeyim, kadın tarafı benim. Böyle bir talebi olsa eşimin çok rahatsız olurum. Gün içinde konuşuyoruz zaten, özellikle eve dönerken günün kritiğini yaparız ama sizin bahsettiğiniz "eve / işe geldim, her şey yolunda" mesajı büyük bir gerginlik yaşadığınızı gösteriyor. Şehir dışına gitse hadi normal diyeyim, bilmediği yer vs. ya da gece yarısı bir arkadaş yemeğinden dönerken haber versin ama her gün gittiği işine varınca "ara beni" biraz fazla geldi. Kendinize de zarar.
0
SiyamkedisiZorro
(06.07.21)
Bu arada, eşim değil ama ablam çok yapar mesela. Rahatsız oluyorum. Her an kontrol altında olmaktan hoşlanmıyorum ben.
0
SiyamkedisiZorro
(06.07.21)
(8)

Eyvah! Aşık Oldum. Şimdi Ne Yapmalı ?

paramolacak
Şimdi arkadaşlar nerden nasıl başlasam bilemedim eğer olur ise akış dağınıklığı için şimdiden özür dilerim. Ortak çalıştığımız bir proje için bir araya geldiğim bir kadın arkadaş var, yine aynı proje için bir arya geldiğimiz 20 kişilik bir grubumuz var, bu gruptaki kimse daha önce birbirini tanıyan
Şimdi arkadaşlar nerden nasıl başlasam bilemedim eğer olur ise akış dağınıklığı için şimdiden özür dilerim.

Ortak çalıştığımız bir proje için bir araya geldiğim bir kadın arkadaş var, yine aynı proje için bir arya geldiğimiz 20 kişilik bir grubumuz var, bu gruptaki kimse daha önce birbirini tanıyan insanlar değildi. Neyse, cuma günü 1 saatte işimizi hallettikten sonra 2,5 saat sohbet ettik lafı lafı açtı çok keyifliydi, bu bizim birebir olarak ilk iletişimimizdi, hatta bir ara ''online da bu kadar keyifli sohbet ettiysek yüz yüze kim bilir nasıl olur'' dedi.

Sonra dünde projemizin çalışmasını 2 saat online de birebir çalışarak tamamladık ama sonra yine 1,5 saat keyifli sohbet ettik. Filmle'den, hayattan vs s konuştuk yine çok keyifli geçti. Ben laf arasında tatile onun yaşadığı yere geleceğimi ( orada bir arkadaşım var ve gerçektende gidicektim) onunlada görüşmek istediğimi söyledim çok sevindiğini o tarihlerde orada olacağını söyledi. Bana bi kaç ekşi linki attı burcuyla ilgili, film önerdik birbirimize ve kapattık zoom'u.

İkimizde instagram kullanıyoruz ama hiç takipleşelim gibi bi durum konuşulmadı, ben instagramını biliyorum,
1-Direkt eklesem denyoluk eder miyim ?
2- Gerçekten uzun zamandır bu kadar keyifli sohbet ettiğimi hatırlamıyorum buna binaen teşekkür amaçlı online bir etkinliğe bilet alıp hediye etsem denyoluk eder miyim ?
3-Önerdiği filmi izledikten sonra hadi gel film üzerine konusalım desem denyoluk eder miyim ?
4- Az çok müzik işleri ile ilgileniyorum, bu hafta bi enstrümantal yapıp, enstrumantal'ın adını de önerdiği film ismi yapsam ve ona atıp sence nasıl olmuş desem çok denyoluk eder miyim ?
5- Çok aşık oldum, gerçekten sizce ne yapayım ona kendi duygularımı açmak için ?

Ben erkek yaş 30
O kadın yaş 25

Dalga geçmek serbest, ama akıl verirseniz çok mutlu olurum :)
0
paramolacak
(28.06.21)
Aşık olmak için yüzyüze görüşmeyi bekle.
Ayrıca Instagram'dan ekle tabiki. Bir insanın Instagram'ı varsa, etkileşim almayı seviyordur.
0
etna
(28.06.21)
Abi dalga geçilecek ne var :)

1- Direkt de ekleyebilirsin, online toplantıda da bahsedebilirsin "seni takip ediyorum instagramdan?" gibi aslında soru olmayan bir soruyla.
2- Yüz yüze görüşeceksen bence buna şimdilik gerek yok. Önceliğin yüz yüze görüşmek olsun. Ama alırsan da denyoluk olmaz bence.
3- Abi hiç denyoluk olmaz. Ama hadi gel üzerine konuşalım değil, "önerdiğin filmi izledim, şöyle şöyle olması beni çok şaşırttı." gibi direkt konuya gir. Ondan gelecek karşılık cümleye göre devam edersin. Denyoluk ile alakası yok. Yani hiç alakasız biri ile de bu sohbeti yapabilirsin zaten.
4- Bence çok fazla. Biraz 'creepy' olabilir. Gerek yok.
5- Abi sakin. Anlattığın kadarıyla karşılıklı bir elektriklenme var zaten. Bir anda "ben sana aşık oldum" dersen korkutup kaçırırsın. Bu anlamda etna +1. Önce yüz yüze görüşmeyi bekle. Yani 'kendi duygularından emin ol' diye demiyorum aslında bunu, biraz doğal sürecine bırakman lazım. Pat diye söylenmez böyle bir şey. Ama aynı zamanda da kendi duygularından emin ol. 3-4 saatlik zoom sohbeti yeterli değil bu kadar yoğun bir duygu için. Etkilendim, hoşlandım desen neyse de "çok aşık oldum" biraz fazla ürkütücü şu an için.
0
himmet dayi
(28.06.21)
1-2-3 okey 4 ve 5 denyoluk olmaz ama fazla ileri olur.
0
bigcaptain
(28.06.21)
4-5 olacak işi olmaz yapar.

Öncelikle sakin ol, ağırdan al. Online ilişkiler reele geçince daha bir değişebiliyor.

2’de saçma. Sanki escorta teşekkür gibi. O keyif almadı mı, tek taraflı mı keyif. Daha buluşmadan biletler filan falan hiç gerek yok.

1-3 mantıklı. Direkt ekle, sonra izlediğin filmle alakalı yav böyle güzelmiş tadında muhabbete gir.

Kendini salma. 3 saatlik muhabbete hayatımın aşkı mevzusuna girme. Biraz daha ağırsan al sakin sakin ilerle.
0
KaraSakall
(28.06.21)
ekle ama çok da ümide kapılma. bu tip durumlarda fazla üzerine gitmek işe yaramaz o yüzden mesafeyi koru. o bir adım atarsa sen 1.5 adım atabilirsin ama daha fazlası değil. kendini fazla kaptırmış gibisin kafanda sürekli "ona ne yapsam" dönüyor ama buna gerek yok.
0
orpheus
(28.06.21)
1 ve 3'ü yapmanız gerekir. Yani yapsanız iyi olur değil yapmanız gerekir diye bu şekilde ifade ettim.

2 denyoluk değil. Ama teşekkür amaçlı diye söylemeniz yersiz olur.

4 ve 5 hanımefendiyi korkutup uzaklaştırabilir gibi geldi şu aşama için.

Bol şans.
0
pispinti
(28.06.21)
Arkadaşlarım kimsiniz nesiniz bilmiyorum ama bana acayip iyi geldiniz.

Recep İvedik gibi listeyi güncelliyorum
1- OKey, eklendi, takipleşildi bugün attığım fotoyu beğendi,
2- Bunu bugün değil bu hafta sonu yapsam nasıl olur '' Geçen hafta çok yoruldun bu hafta biraz daha keyifli vakit geçirmen için şöyle bir şey hediye etmek istedim'' diyip online bi konser/ tiyatro vs vs linki göndermek ( yönlendirmelerinize göre ilerleyeceğim bu maddede)
3- Bunu da çarşamba veya perşembe gibi yapacağım ( benim ona attığım linkleri henüz izlememiş bugün yazdı watsapptan )
4- Bunu sildim var olun
5- Bunuda sildim var olun
0
🌸paramolacak
(28.06.21)
Çok planlı gitme bence. Haydi gel konuşalım değil de “önerdiğin filmi izledim güzelmiş bla bla. başka neler yapıyorsun?” a bağla bence. Aksın sohbet.

Ayrıca böyle şeylerde erkeğin bir şeyler yapmaya çalışması çok güzeldir ama sonuç olarak gerçek anlamda görmediğin ve tanımadığın biri. ne olur ne olmaz tedbiri elden bırakma. “Bu çocuk ne çabuk bağlandı bana, tuhaf” diye düşünmesini bence istemezsin :)

erkekler ilk başta 300 kaplan gücünde oluyor kadınlar daha sonrasında bağlanıyor. İnşallah bu güzel duygular ilişki ilerlerse bulut olup uçmaz. hakkınızda hayırlısı olsun hehe.
0
bugun hava gunluk gureslik
(28.06.21)
(13)

Ne yapacağımı bilemiyorum.

shatskikh
Herkese merhaba,Biraz uzun olabilir. Sonuna kadar okuyup fikir verenlere çok teşekkürler.Yaş 32. Bekar. Erkek.Annemle babam lise 2'den beri ayrı. Ben de hep annemle yaşadım bu süreçte. Lisede yatılıydım. Üniversitede de yakın bir şehirdeydim. Hafta sonları hep gidip geldim. Yaklaşık 8 sene önce araş
Herkese merhaba,

Biraz uzun olabilir. Sonuna kadar okuyup fikir verenlere çok teşekkürler.

Yaş 32. Bekar. Erkek.

Annemle babam lise 2'den beri ayrı. Ben de hep annemle yaşadım bu süreçte. Lisede yatılıydım. Üniversitede de yakın bir şehirdeydim. Hafta sonları hep gidip geldim. Yaklaşık 8 sene önce araştırma görevliliğine başlayınca annem yanıma geldi, beraber yaşamaya başladık. Daha sonra da ben doktorayı bitirince 1 yıllığına tek başına yurtdışına gittim. Tam da pandemi başlangıcına denk geldi. Annem o dönem dönmem için çok ısrar etti. Hem pandemi hem de benim yokluğum kötü etkiledi onu. Ama ben de gitmek için çok uğraşmıştım. Hem kabul alana kadar (çok sayıda üniversite ile mülakat yapmıştım) hem de görevlendirme alana kadar (kendi üniversitemden) çok efor sarf etmiştim. O nedenle şiddetle itiraz edip kalmaya devam ettim. 1 seneyi tamamlayınca da geri döndüm. Öğretim üyesi kadrosuna atandım. O dönem annem pandeminin başından 3 ay sonra memlekette geçici bir ev tutup orada kalmıştı. Arkadaşları, akrabalar derken görece iyi vakit geçirdi orada. Ben geri dönünce o da yanıma geri döndü.

Bunları biraz girizgah olarak yazmak istedim. Yanıma tekrar gelince de el ve kollarının çok ağrıdığından şikayet etmeye başladı. Zaten problemleri vardı (sinir sıkışması) ama bu kadar ağrı/acı çekmiyordu. Şimdi hafif bir poşet bile taşısa akşama çok ağrı çektiği söylüyor. Temizlik yaparken problem yaşıyor. Ben de elimden geldiğince destek oluyorum. Mesela evin yarısını ben süpürüyorum. Geçen aylarda evin tüm camlarını ben sildim. Ama bazen iş yoğunluğum sebebiyle çok yardım edemediğim de oluyor.

Son dönemde artık evlenmem gerektiği konusunu çok sık açmaya başladı. Kız beğeniyor, fotoğraf gösteriyor, vb. Ancak şöyle bir durum var. Ben evlenirsem artık benim de bir "kendi hayatım" olacak. Ona eskisi kadar destek olamayacağım. Mesela teknoloji kullanımı çok kötüdür. "shatskikh telefonda bir şey çıktı", "shatskikh televizyona bir şey oldu", "gel şuna bir bak" cümleleri her gün duyulur bizim evde. Mesela tutturdu bir robot süpürge diye. Alalım ama ben yokken onu tek başına hayatta kullanamaz. Ben de bir şeyleri sürekli uzaktan çözemem evlenirsem. Bu gerçekleri göremeyip benim evlenmemi istemesi beni çok üzüyor ve öfkelendiriyor. Ne tasarlıyor, ne hayal ediyor anlamak güç. Ben birtakım sebeplerden ötürü zaten evlenmeyi düşünmüyorum ama bu işler de nasıl çözülür bilemiyorum. Pandemiden dolayı hastaneye de gitmeye çekiniyoruz. Benzer durumda annesi/babası tek yaşayan evliler ya da ayrı evde bekar yaşayanlar bu işleri nasıl çözüyor merak ediyorum.

Teşekkürler.
0
shatskikh
(27.06.21)
Abi herkes her seyi yapar merak etme. Robotu da kullanir televizyonu da.
Temizligi de yaptirir birine.

Sen yardim etmek yerine yapacagi islemi ona yaptir. Yanlis yaparsa tekrar bastan al, teknolojiyi yaslilar cok hizli ogreniyor ama ogreten yok.
0
divit
(27.06.21)
Annen evlendiğin zaman sizinle birlikte yaşamayı düşünüyor olabilir mi? Eğer görücü usulü bu şekilde birilerini buluyorsa belki bunu kabul edecek birileridir bulduğu kişiler?
0
mg3929
(27.06.21)
Hani genelde aileler çocukları sevdiği birini bulsun, evlensin, kendi hayatını kursun isterler ya? Annedir, bizim mutluluğumuzu ister falan?
0
Jux
(27.06.21)
@mg3929 Öyle de değil. :) Düşündüğü kişiler oldukça modern ailelerden geliyor. O kadınlar muhtemelen benden daha özgür bir hayata sahipler.
0
🌸shatskikh
(27.06.21)
@Jux Anlayamadım neyi kastettiğinizi. Benim yukarıda bahsettiğim düşüncelerimde mi bir problem var?
0
🌸shatskikh
(27.06.21)
Ben olsam tanışırım. Kim bilir belki aradığın kadını bulacaksın. Dalgama bakardım. Ayrıca; divit +1
0
komando kani var bende
(27.06.21)
Valla ben de @divit gibi düşünüyorum. Birlikte yaşamaya devam etmek istiyorsan et ama evlenmeye engel olacak bir durum değil bence.
0
Amaranta ursula
(27.06.21)
Kırk yaşından önce evlenmeyi düşünmüyorum de anneye :)
0
mezarkabul
(27.06.21)
annen bile olsa kendi hayatını feda ederek ömrünün sonuna kadar ona bakamazsın. tabii her zaman destek ol, elini üzerinden çekme ama kendini de feda etme. temizlik vs. bunlar çözülür haftada bir temizlikçi gelir halleder. teknoloji işi de eğer gerçekten çok gerekliyse öğrenir. maddi gücün yeterli ise şimdiden kendine bir ev bak. bu ev ne çok yakın ne de çok uzak olsun. tercihen 10-15 dakikalık uzaklık iyidir. 32 yaşında artık çok daha bağımsız olman gerekiyor.
0
orpheus
(28.06.21)
Senin hayattaki misyonun annenin temizlik, market, teknoloji vb ihtiyaçlarıni karsilamak olmus gibi gozukuyor. Evlen denince bu isleri artik yerine duzenli bir şekilde aninda yerine getiremeyecegini dusunerek sinirlenmen pek normal degil. Robot supurge mesela uzaktan da calistirilabilen bir sey, evde değilken ayarlayip calistirabiliyorsun. Telefonda bi sey çıkınca telefon patlamiyor bir sekilde hallediyorlar. Bunlar bahane. Esas olay burda yazmamis olduğun "birtakim baska sebeplerden evlenmeyi dusunmuyorum" dedigin kısımda yatıyor. Annenle iliskin duruma uzaktan bakamayacağım kadar iç-içe geçmiş ama soylediklerin hakli oldugun seyler degil, bagimsiz bir birey olmamak icin bahaneler. Bu anneni terket demek değil ama bir tane hayatin var kendin icin de yasamak zorundasin bir noktada.
0
instant crush
(28.06.21)
mecbur kalınca teknolojiyi öğrenir merak etme. şimdi sürekli yanında yardım eden biri var o yüzden öğrenmiyor. benim anne babamın yanında da hiç çocuk yok, aynı şehirdeyiz ama ayrı oturuyoruz. haftada 1-2 gidiyoruz, bizlik şeyler varsa hallediyoruz. aynı evde yaşıyor olsaydık tvde netflix kullanmayı öğrenmeyecek her seferinde içeriden bizi çağıracaklardı. şimdi biliyorlar, annem kendine instagram açıyor, yanlışlıkla iki facebook açıyor. robot süpürgesi de var.

aynı şehirde olun, çok uzak olmayın, haftada 1-2-3 canınız ne kadar isterse ziyaret edersiniz eşinizle. bazen yalnız gidersiniz. işini gücünü halledersiniz, temizlikçi gelir eve. getir kullanmayı öğretirsiniz market poşeti taşıması gerekmez. bunlar yoluna girer yani, siz kendi yaşamınızı ipotek altına almaya kendiniz niyetlenmişsiniz gibi geliyor :(
0
ofelia
(28.06.21)
evleneceğin kişiye de bağlı
2-3 günde 1 ziyarete gidelim de diyebilir yaşlı olduğu olduğu için
evi yakın tutarsan çok problem yaşamazsın
0
bir soru sorcam
(28.06.21)
1 yıl yurtdışına gittiğinizde anneniz nasıl yaşadı? Herkes her durumda idare eder siz onu merak etmeyin.

Ama bu mentaliteye sahipseniz evlendiğinizde eşinize sinir bozucu anlar yaşatabilirsiniz. Anneniz tabii ki en değerli varlığınız olacak ancak "ben evlenirsem annemle kim ilgilenecek?" düşüncesiyle evliliği istememeniz de çok sağlıklı bir bakış açısı olmayabilir. Hayat döngüsü bu.

Her şey hallolur en basitinden robot supurgeyi sen telefonundan çalıştırabilrisin :) ama emin ol ogrenir her seyini
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(28.06.21)
(2)

hevessizlik ve çocukluk

hsktr
yaşım arttıkça bunun artacağından endişe duyuyorum. yalnızca pandeminin etkisi olduğunu da düşünmüyorum. 50-60 yaşındaki adamlar hala nasıl futbola karşı bu kadar aşk dolu şaşırıyorum mesela. ben en son 10 yaşımda futbol için çok hevesliydim,beşiktaş'ın şampiyon olmasını, türkiye'nin turnuvalara kat
yaşım arttıkça bunun artacağından endişe duyuyorum. yalnızca pandeminin etkisi olduğunu da düşünmüyorum. 50-60 yaşındaki adamlar hala nasıl futbola karşı bu kadar aşk dolu şaşırıyorum mesela. ben en son 10 yaşımda futbol için çok hevesliydim,beşiktaş'ın şampiyon olmasını, türkiye'nin turnuvalara katılmasını canı yürekten istiyordum.

müziğe aşık olanlar, motosikletlerine tapanlar, kitap okumak için kendini tutamayanlar... nasıl bağlı kalıyorsunuz tutkularınıza? sizi motive eden şeyleri anlatsanıza :)

sonra hayatı kaçırdığını hissetmek. istanbul yetmiyor mesela, gerçek hayat new york'da dönüyor diye düşünüyor buluyorum kendimi. bunlar belki çocukça düşünceler ama spider-man new york'ta abi

şu anda %100 arzuladığım tek olay uçaktan atlamak. bu ekstrem sporların en ekstremi. e bunu düzenli olarak yapmak da olası gözükmüyor. aklımda ''kramp- lan n'oldu?'' çalıyor.

çocukluğunuzdaki hevesi yakaladığınız anlar ne zamanlar? hayatınızın dönüm noktalarından çıkardığınız dersler neler?

bir sürü soru sordum siz istediğinizi seçin cevaplayın))
0
hsktr
(27.06.21)
öncelikle insanın kendine bir noktada "dur" diyebilmesi lazım. üniversite için ankara'ya hayallerimin okuluna giderken orayı hep hogwarts gibi hayallerdim. öyle değilmiş. sonra bende başladı bir "ya istanbul çok güzeldi, ankara da bok gibi şehir!" sızlanmaları. asıl o zaman hayatı kaçırdığımı fark etmem birkaç yılımı aldı. ben hep ankara'ya bok attım ama hiç ankara'nın da güzel yanlarını keşfetmeye çalışmadım. kendime hiç dur demedim. sonuçta elime ne geçti? hiçbir şey. oysa biraz çabalayınca ankara'nın da kimi açılardan istanbul' a kıyasla çok daha güzel olduğunu keşfettim. ki siz anladığım kadarıyla istanbul'da yaşıyorsunuz. istanbul'un güzellikleri saymakla bitmez. sadece hangi pencereden baktığınıza bağlı. sürekli daha iyisini, farklısını istemek gibi bir olaya yer yok hayatta, ben buna inanıyorum. isteyeceğimiz zamanlar olmalı, gelişim ve değişim bu şekilde sağlanıyor. ama her zaman değil. elimizdekinin güzelliklerini görmediğimiz zaman asıl hayatı kaçırmış oluyoruz. pişman olmadan bu hatadan dönmek gerek.

tutkularla ilgili de şunu söyleyebilirim: bazen sadece sevdiğiniz için seversiniz. bu benim hayatımda insanlar için de hep böyle oldu. onu deliler gibi seviyordum ama başka insanlara göre bir artısı, muhteşem özellikleri olduğu için değildi. sadece seviyordum yani, bu kadar.

buradaki esas mesele o tutkuyu hayatın en merkezine koymamak bence. ben gezmeyi deli gibi severim, farklı yerler görmeyi, farklı insanlarla tanışmayı, yeni kültürler tanımayı.. bir sebebi yok vallahi, öylece hoşuma gidiyor. ama bunu ne zaman hayatın merkezine koyuyorum, bokunu çıkarır gibi yapıyorum o zaman bir soğuma geliyor. yani yine bir yerlerde "dur" demeyi bilmek lazım. ki bu saydıklarım birçok tutkudan çok daha farklı. sürekli ortam değişiyor, insanlar değişiyor, bilgiler değişiyor.. ama sıkıyor. farklı şeylerin içine daldığınızda özlüyorsunuz bunu yapmayı. bunu yaparken de başka şeyleri. futbola aşık insanlar bile -psikolojik sorunları olanları hariç tutuyorum- sürekli futbolla yaşamıyor. o maçları beklemenin bir heyecanı vardır.
0
bir kum tanesindeki atom alti parcacik
(27.06.21)
ellerine sağlık @2 :))) çok teşekkür ederim
0
🌸hsktr
(27.06.21)
(18)

Uğruna çabaladığınız hayaliniz ne?

pasifik beyaz surmeli yunus
Uğruna çabaladığınız hayaliniz ne? o hayalinize ulaşabilmek için ne yapıyorsunuz? motivasyonunuz nasıl?
Uğruna çabaladığınız hayaliniz ne? o hayalinize ulaşabilmek için ne yapıyorsunuz? motivasyonunuz nasıl?
0
pasifik beyaz surmeli yunus
(27.06.21)
ABD'de yaşamak. Her yıl Green Card'a başvuruyorum. Başka da bi çabam yok :) olmasa da olur yani. Biraz akışına bırakmak lazım. Hayata çok fazla anlam yüklememeyi tercih ediyorum.
0
himmet dayi
(27.06.21)
eu vatandaşı eş bulmak, sık sık türkiyedeki expatlarla yazışıyorum :p
0
9kuyruklukedi
(27.06.21)
En büyük kişisel hayalim AB vatandaşı olup Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oy kullanmak. Artık Türkiye mi AB'ye girer (zor), ben mi bireysel olarak bunu başarırım onu bilemiyorum. AB'yi ve seçimleri çok seven biri olarak kişisel hayalim bu :d
0
nundu
(27.06.21)
Basimda hasir sapka, hamakta yatiyorum, elimde kokteyl. Dalga sesi.
0
divit
(27.06.21)
Mutlu bi aile hayatı
0
msb
(27.06.21)
hayatımı yaşayacak kadar pasif gelirim olması. şimdilik herhangi bir şey yapmıyorum tüm motivasyonumu pandemiyle birlikte kaybettim. 2 sene sonra bunun için çabalarım ve girişimlerim olacak, kendimi önden hazırlamaya çalışıyorum. eğer başaramazsam da tası tarağı toplayıp yurt dışına gitme gibi bir planım var. fransa, ingiltere, almanya seçenekler arasında.
0
golgi aygıtı
(27.06.21)
Mortgage gibi zorunlu ve büyük masrafları en kısa sürede halledip çalışma süremi mümkün olduğunca azaltmak. Bir süredir haftada 4 gün çalışıyorum. Böyle bir kafa rahatlığı yok. Üzerine AB vatandaşlığını (en az 2 senesi var) ve ödemesi bitmiş mortgage'ı (7-10 sene) katınca gelecek kafa rahatlığını tahmin edemiyorum.
0
bruce mclaren
(27.06.21)
Yakın zamana kadar çok para kazanmaktı, artık o kadar da ön planda değil.

Hayalim mutlu olmak, mutlu etmek. Bu kadar.
0
hayirsiz
(27.06.21)
Saglikli olmak ve genel olarak saglimin kontrolunde olmak.
0
hot potato
(27.06.21)
Spesifik bir hayalim yok. Mutlu ve huzurlu olayım yeterli.
0
jazzabel
(27.06.21)
Yok... Şunu yapmak istiyorum, şunu yaşamadan ölmek istemiyorum dediğim hiçbir şey yok. Amaçsızca yaşıyorum, içimden gelerek yaptığım, severek isteyerek yaptığım herhangi bir eylem yok.
0
hayalhayal
(27.06.21)
öncelikle sağlıklı, sonrasında fit bir vücuda sahip olmak. tabii bunları yapabilecek zaman ve maddi imkan da lazım.

onun dışında çocukluğumdan beri (siyasi sebeplerden bağımsız olarak) yurtdışında yaşama hayalim var. farklı bir kültürün içinde olmak, bir "yabancı" olarak yeni bir şeye adapte olmak, aksaray'da "nasılsın abijim" diyen zenciler gibi yerlilerin benimseyeceği birine dönüşebilmek fikri çok hoşuma gidiyor jdfkd. neblim rusya'da yaşasam mesela, akşam eve gelirken pelmeni ve smetana alsam, kapıda sveta teyze "bu esmer oğlan da nerden geldi aq rusçası da bozuk ben bunun tipini skim" der gibi baksa ama ben lokum götürünce beni sevse falan böyle antin kuntin farklı şeyler. ülke ve kişiler değişebilir. yabancı ve farklı bir ortamda olma ve fakta sonrasında orayı benimseyebilme fikri hoşuma gidiyor.

bi de sevdiğim bir iş ve fazla çalışmamak istiyorum. çalışmak bence erdem falan değil, bu fakirler için uydurulmuş bir şey. hem kendimize hem de topluma faydalı olmak için elimizin iş tutması gerek, öyle camış gibi yatmayalım tabii ki ama bireysel ve spesifik hedefleri olan yazar, sporcu vb. kişiler haricinde (kısacası kendisi için çalışanlar) "fazla çalışmak" bence çok üzücü bir şey. senede iki haftacık tatili üç yerine beş yıldızlı otelde yapabilmek için fazla mesai istemiyorum ben mesela. gerçi böyle diyorum da ne tatili, aç karnımızı doyuramıyoruz.

kısacası ben 30-35 yaşına geldiğimde sağlıklı beslenen, sporcu vücuduna sahip, çok sevdiği bir iş yapan, adı türkiye olmayan bir ülkede yaşayan ve yarını düşünmek zorunda kalmayacak kadar para kazanan (eu standartlarında 3 bin euro iyidir mesela çok büyük paralardan söz etmiyorum) birisi olmak istiyorum. bu kadarı yeter. hayal kurmanın sonu yok çünkü. onu istiyorum, bunu istiyorum diye çarktaki hamster gibi kafayı yer insan. bazen kafayı boşa almak lazım.
0
der meister
(27.06.21)
hayalimin ne oldugunu bulmak icin neler vermezdim.beni mutlu edecek, doyuracak. ben bunun peşindeyim.
0
tunaktunaktun
(27.06.21)
Sanatçı olmak. Hikaye kitabı ve şiir kitabı yazmak, kısa filmler çekmek.
Yazdığım, yönettiğim ve müziklerini yaptığım filmimi yayınlamak.(yazma kısmı bitti müzik kısmı üzerinde çalışıyorum.)

Bu hayallerimden dolayı asıl mesleğim olan öğretmenliği bırakmayı bile düşünüyorum.
Her zaman müzikle, resimle, sinemayla ilgilenmeyi sevmiştim ama bir türlü imkanım olmamıştı. Öğretmenliğin tek faydası sevdiğim şeyleri yapabilmem için sınırlı da olsa bir alım gücüne sahip olmamı sağladı.
Gerçekten artık yaşadığımı hissediyorum ve bu fikirler sayesinde hayatımın hiçbir döneminde olmadığım kadar mutluyum.

Umarım tüm hayallerimi gerçekleştirebilirim.
0
kendi dugunune gitmeyen kamber
(27.06.21)
Of ben de yurt dışında refah bir ülkede yaşamak istiyorum ama çok zor.
0
Hallegadola
(28.06.21)
Para problemini cozmek ve mumkun oldugunca sicak bir yerde ve su kenarinda yasamak. Cocuklugum denizin icinde gecti ama son 5 senedir deniz yuzu gormedim, kardan soguktan biktim yaw.
0
cooperr
(28.06.21)
Beni seven biriyle hayallerimi ve tabi ki onun hayallerini paylaşmak ve yaşlanmak. Geçen haftaya kadar bununla ilgili sosyalleşmek, ilk adımı atmak gibi şeyler yapıyordum ama hepsi fail olunca şuan motivasyonum sıfır :D Akışına bıraktım.
0
kismisolungac
(29.06.21)
1-pilot oluyorum
2-ulkedeki b elirledigim onemli bir koltuga oturuyorum.
Bu iş bitmiştir.

Hayalim için ne yapiyorum? Her gün eziyet çekiyor ve ağzıma sicmalarina izin veriyorum
0
karahan01
(07.07.21)
(5)

Yazmak beyhude mi olur?

binlercedansozvar
Akşam arkadaşla içiyorduk yan taraftaki masada 3 4 kız vardı içlerinden en sevecen olanı beğendim, o masadan kalktığında ben de indim aşağı tuvalet sırasınao sonradan geldi yanımda durdu tuvalet sırasında2 3 defa göz göze baktık siz yan masamdaydınız dimi dedim evet dediAdını sordum o da benimkini
Akşam arkadaşla içiyorduk yan taraftaki masada 3 4 kız vardı
içlerinden en sevecen olanı beğendim, o masadan kalktığında ben de indim aşağı tuvalet sırasına
o sonradan geldi yanımda durdu tuvalet sırasında
2 3 defa göz göze baktık
siz yan masamdaydınız dimi dedim evet dedi
Adını sordum o da benimkini sordu
burası 9da kapanıyo dimi dedi evet dedim
neyse kızlar tuvaleti boşaldı girdi o
baktım erkekler tuvaletindekinin çıkacağı yok çıktım yukarı
hemen yukardaki boş tabureye oturdum baktım o da çıkıyor merdivenden, masama yürüyormuş gibi yaptım tam yanımdayken seslendim adıyla
efendim bana mı seslendin dedi
1 dk’n var mı dedim
evet dedi
ben senden etkilendim instanı alabilir miyim dedim
Farklı bi şehirde okuduğunu arkadaşlarını ziyarete geldiğimi ama yine de instasını verebileceğini sorun olmadığını söyledi
istedik bi kere ya sorun olmazsa alabilirim dedim gülümseyerek
nerde okuduğumu sordu
sonra telefonunu çıkardı yazabilirsin dedi sonra istek attı
sonra vedalaştık masasına geçti, biz de 10dk sonra kalktık
Olay istanbulda geçiyor
0
binlercedansozvar
(26.06.21)
başka şehirdeki kıza yazsan ne olur abi? diğer arkadaşlarına yürü
0
Pertev nail
(26.06.21)
hic tanimadigin biriyle uzaktan uzaga bir seyleri yurutebilecegine inaniyorsan yaz bence. gunumuzde cok zor artik bu isler. cunku binlerce dansoz var :)
0
in vino veritas
(26.06.21)
yani kızın sevgilisi de olabilirdi sonuçta her şeyi göze alarak tanışmışsın. yaz bence en kötü bir anı olarak kalır.
0
bugun hava gunluk gureslik
(27.06.21)
Şahane durum. Bir yaz, tanı. Belki okul bitiyordur geri dönecektir vs. Hemen kesip atma. Bugün olmaz yarın olur ;)
0
dougsampson
(27.06.21)
Sadece şu kadar soracağım;

ee ya sonra ?
0
Avoiding The Puddle
(27.06.21)
(8)

Arkadaşlığınızı bitirir miydiniz?

Öylesine biri
birkaç gün boyunca size bilmediğiniz bir numaradan mesaj atıp işletmeye çalışan kişinin 'en yakın arkadaşım' dediğiniz kişi olduğunu öğrenseniz tutumunuz ne olur? hala arkadaşınız olarak kalır mı? Bu arada daha öncede bir kitapta karakterin başından geçen bir olayı kendi yaşamış gibi anlatmıştı ve t
birkaç gün boyunca size bilmediğiniz bir numaradan mesaj atıp işletmeye çalışan kişinin 'en yakın arkadaşım' dediğiniz kişi olduğunu öğrenseniz tutumunuz ne olur? hala arkadaşınız olarak kalır mı?

Bu arada daha öncede bir kitapta karakterin başından geçen bir olayı kendi yaşamış gibi anlatmıştı ve tesadüfen fark ettim.
0
Öylesine biri
(26.06.21)
Valla hangi konuda işlettiğine bağlı. Sinirleneceğim, sağlıkla ölümle ilgili bir şeyse kızar tepkimi belli ederim. Ama boşluğuma gelen komik bir konuda işlettiyse güler geçerim. Ama her iki ihtimalde de boş durmam ben de daha sonra onu işletirim.
0
Amaranta ursula
(26.06.21)
bitiririm.

sevmem öyle kıçı başı oynayan, ne zaman ne yapacağı belli olmayan, palavracı insanları.
güvenebileceğim, sakin, huzur veren, benimle eğlenen değil birlikte eğleneceğimiz insnları seviyorum.
0
şarkı güzel ama ingilicce
(26.06.21)
Arkadaşlık bitirmek böyle kolay mı yahu? en yakın arkadaşınızsa hele belli bir geçmişiniz varır, onu tanıyosunuzdur, sizi işletebileceğini bile biliyorsunuzdur.

Geri kalanı için @amaranta +1
0
hayaletimsi
(26.06.21)
işletme konusunda kesin bişey söyleyemem ama bi tarafından hikayeler uyduran ya da sağdan soldan duyduğunu anlatan insan biraz komplekslidir bana göre. mesafeli olmak hatta tamamen uzak durmak gerekir.

yaklaşık 5 sene önce liseden bi arkadaşım bi konuda yalan söylemişti bana. söyledikten 10 dk sonra yalanını ortaya çıkarıp yüzüne vurdum. vurdum derken öyle sert bi çıkışta bulunmadım ama bozdum elemanı yani. sonra "yalan söyledim" diyip omuz kaldırdı. aşırı normal bişeymiş gibi. ben o gün onun zavallı haline sadece güldüm ve konuyu da uzatmadım pek. ama içten içe de kendisine puanını verdim. kelimenin tam anlamıyla 'gereksiz' bi konu için öyle boş palavralar atan insanlardan uzak durmak en mantıklı hareket olabilir.
0
isveperver
(26.06.21)
ağız arama veya güvenilirlik ölçme gibi bir sebeple işlettiyse bitirirdim. şakasınaysa güler geçerdim.
0
xrated
(26.06.21)
Şakaysa güler geçerim +1

Başka bir hikayeyi kendi yaşamış gibi anlattıysa asıl problem burada. Komple iletişimi kesmesem de mesafe koyarım araya.
0
himmet dayi
(26.06.21)
İşletme dediğin nasıl birşey? Gerçekten dışarıdan komik ise ben de güler geçerim. Ama yok benim hassas bir konumla ilgili ise en fazla gönül koyarım.
İnsanlar okuduğun şeylerden öok uzun süre geçince false memory yaşayıp başkasına dair anılar anlatabilir. Bu anının ne kadar önemli olduğu önemli olduğu önemli. Bazen de anlatacağın şey uzunsa bir yerden kaynak vermek yerine kendi yaşamış gibi anlatabilirsin. Yani anlattığı konu gündelik yaşamda kolayca rastlanabilecek, önemsiz birşey ise kesmezdim. Yok gerçekten önemli bir konuysa güvenim kırılır biraz mesafe koyardım.
Arkadaşlık ilişkilerinde herşeye takılmamak gerek. Günün sonunda insan yalnızdır.
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(26.06.21)
Ana avrat söverim. Kaldırabiliyorsa ödeşmiş oluruz, kaldıramıyorsa kendi bitirmiş olur.
0
neysene
(26.06.21)
(8)

Ne yapardınız?

onyetele
Bir akrabanızın haksız davranışına karşı 100 % haklı oldugunuz halde, anneniz sizi suçlu goruyor. Hatta olayı gordugu halde... ne yapardınız?
Bir akrabanızın haksız davranışına karşı 100 % haklı oldugunuz halde, anneniz sizi suçlu goruyor. Hatta olayı gordugu halde... ne yapardınız?
0
onyetele
(26.06.21)
hicbir sey yapmam sanirim. bana sorun yaratmiyorsa ne istiyorsa dusunmekte ozgur.
0
in vino veritas
(26.06.21)
Ben olsam, annenizin büyük ihtimal okumadığı ancak şairin çok güzel bir mısra-ı bercestesini okurdum; "İnsanlar ne der? diye kahrolası bir put vardır". Anneciğiniz de yaşanan olay karşısında olayın muhatabı olan size karşı okumadığı bu cümle hasebiyle meseleyi ele almış olabilir. Üzülmeyiniz, hayat, oluyor bazen böyle. Annenize: "haklısın anneciğim bir daha tekrarlanmaz" deyip, elini öp, hayır duasını al, www.youtube.com bu şiiri aç yaşın müsaitse ek olarak çiçek ile sansürlenen şeyden yak!
0
fairplay
(26.06.21)
Bir bilene sorardım ama daha çok detay vererek. Bu bilgiler ışığında bir şey çıkmıyor. Olay ne??
0
IncredibleMau
(26.06.21)
Valla olaya şahit olan kişi bana daha yakın olmasına rağmen beni haksız görüyorsa demek ki %100 haklı olmayabilirim diye düşünürüm ilk. Sonra da gider anneme beni niye haksız gördüğünü sorarım. Belki benim kaçırdığım bişey vardır ya da belki de annem olay öncesinde dolduruşa vs getirilmiştir diye.
0
j r r tolkien hayrani
(26.06.21)
Kafamı Yastığa gömüp bağırırım saddada
0
yarey
(26.06.21)
Bizde de hep aynısı oluyor zaten her şey benden kaynaklanıyor… hep benim suçum :)

Akrabayla görüşmeyi kes. Kes dediğim, bayaa sıfıra indir selam sabah bile kalmasın. Bazı Anneler bazı çocuklarına karşı böyle oluyor ne yazık ki
0
megalomaniac
(26.06.21)
hayatıma devam ederim. isteyen istediğini düşünebilir.
0
dafuq
(26.06.21)
dünyada en sevdiğim varlık annem. annem öyle bir şey yapsa,hayat bana akrabamı savunan anama bile mesafe koydurur.
0
andlee
(26.06.21)
(5)

Arkadaş ilişkisi sorusu

mg3929
Üniversiteden önce de tanıdığım bir arkadaşımla üniversitenin sonunda bi tartışmamız olmuştu, küsmedik ama aramız baya soğudu. Bunun üstünden 4 sene geçtiSonrasında benim bulunduğum şehre geldiğinde falan aradığı oldu, ortak arkadaşlar vesilesiyle görüştüğümüz falan oldu iletişimimiz kopmadı ama çok
Üniversiteden önce de tanıdığım bir arkadaşımla üniversitenin sonunda bi tartışmamız olmuştu, küsmedik ama aramız baya soğudu. Bunun üstünden 4 sene geçti

Sonrasında benim bulunduğum şehre geldiğinde falan aradığı oldu, ortak arkadaşlar vesilesiyle görüştüğümüz falan oldu iletişimimiz kopmadı ama çok da yakın değildik.

Bir kaç ay önce benim çalıştığım yerde işe başvurdu, başvuruda baya yardımcı oldum, şirketten kimseyi tanıyor musun diye falan sorulunca benim adımı vermiş vs. Gün aşırı yazıyordu konuşuyorduk elimden geleni yapıyordum.

Şimdi bu arkadaş birkaç aydır işe başladı, benim bulunduğum şehre geldi 2 kere ama işe başladıktan sonra hiç arayıp sormadı. Karşılık beklediğimden değil ama acayip uyuz oldum bu duruma. Çok görüşmek istediğimden falan da değil, nezaket gereği bi arayıp sorması gerekirdi gibi geliyor ama hiç aramadı.

Ben bu durumda uyuz olmakta haklıyım diyebilir miyiz yoksa abartıyor muyum?
0
mg3929
(25.06.21)
Haklısınız. Abartmıyorsunuz. O kadar yardımcı olmuşsunuz sonuçta. Yardımcı olmayabilirdiniz de. Kim olsa uyuz olurdu. Ben olsam selam sabahı keserdim o derece.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(25.06.21)
teşekkür etmedi mi? ettiyse ayrıca niye arasın ki? herhangi bir söz de vermedi sanırım, karşılık beklemediyseniz bence tuhaf bir durum yok. ama teşekkür etmeyip direkt kestirip atmışsa ayıp evet.
0
brochovich
(25.06.21)
haklısın bence. işi düşünce her gün yazıp hallolunca ortadan kaybolan insandan hayır gelmez. ben olsam silerim, muhatap olmam bir daha.
0
bismarck
(25.06.21)
Haklısın. Bazı insanlar iliskilerini çıkar üzerine kuruyor. Çok da takılma bence yine de. herkesin birbirine işi düşüyor bir şekilde.
0
coca cola
(26.06.21)
Kabul edildiğinde bırak mesajı arayıp ilgin için teşekkür etmeliydi. Emin ol yine sana ulaşırsa (teşekkür vb. ederse) başka bir işi düşmüş demektir. Siktiri çek
0
kullanilamayan ruhumuzlar
(26.06.21)
(12)

Hayatıma nasıl yön verebilirim ? (dertleşme içerir, biraz uzun olabilir)

top_secret
32 yaşındayım ve çok mutsuzum. İşimde mutsuzum, özel hayatımda mutsuzum yani toplamda hiç istediğim gibi değil durumlar.Bir devlet kurumunda çalışıyorum ama en alt pozisyondayım. 12 senedir bu işi yapıyorum. Zamanında "ohh ne güzel memurluk" kafasıyla girdim ama artık zoruma gidiyor benden vasıfsız
32 yaşındayım ve çok mutsuzum. İşimde mutsuzum, özel hayatımda mutsuzum yani toplamda hiç istediğim gibi değil durumlar.
Bir devlet kurumunda çalışıyorum ama en alt pozisyondayım. 12 senedir bu işi yapıyorum. Zamanında "ohh ne güzel memurluk" kafasıyla girdim ama artık zoruma gidiyor benden vasıfsız amirlere hizmet etmek. Hizmet dediğim öyle iş tanımında olan şeyler değil bildiğiniz ayak işleri. Yük taşı çay yap vs. Sürekli bi aşağılanma küçük görme yaşıyorum. En son bir amirimin kafama, elini sildiği peçeteyi top yapmak suretiyle kafama atmasıyla iyice gözüm döndü ama hiç bişey yapamadım. Bunun gibi nice örnekler var 12 senedir. Bu eziyete karşılık aldığım ücret 4100 TL.

Özel sektörde 12 sene çalışsam belki müdür hatta bölge müdürü filan olurdum. Şu an kazandığımın daha fazlasını kazanırdım belki.

Bu durumu değiştirmek için iki yıllık dört yıllık bir çok okul okudum (çoğu açıköğretim iş sebebiyle) tezsiz yl de yaptım ama bunlar para etmiyor işte.

Özel hayatım da pek parlak değil. Sevgilim yok epeydir yok. Kadınlarla sevgili olmaya yönelik adımlar atmasını bilmiyorum(ama çok iyi sohbet ederim friend zone a düşmek bende bir adet oldu) Utanıyorum çekiniyorum yazamıyorum yürüyemiyorum. Gözümün içine bakan kızlara gidip merhaba diyemiyorum. Neden bilmiyorum. Şu anki şartlarda evlenebilmem için bir kadının gelip bana açılması filan lazım ancak öyle olabilir.

Bu yaşta ailemle kalıyorum, evden ayrılmanın ekstra masraf olacağını düşünüyoru-m-z. Kendime ucuz yollu bi araba alayım dedim alamadım. Zaten arabamız varmış. Ama rahat edemiyorum, istediğim yere gidemiyorum istediğim saatte eve gelemiyorum. Kendime ait sadece yatağım var bir de cep telefonum.

Sonuç olarak; sabah işe gidip akşam eve geliyorum. Burada biraz takılıp uyuyorum, sonra yine aynı şeyleri yapıyorum. Bazen çılgınca bişey yapıp hafta sonu yürüyüş yapıyorum. Tek başıma bişeyler atıştırıp eve dönüyorum. Sonra yine biraz burada takılıyorum ve uyuyorum. (Arkadaşım yok, hepsi başka başka yerlere gitti)

Yaşamak bu mu? Ömrüm böyle böyle geçip sonra sessizce ölüp gidecek miyim? Yoksa bir yerde bir şey olacak ve her şey değişecek mi?

Akıl, fikir, eleştiri vs. açığım.
0
top_secret
(24.06.21)
32 yaşında para kazanan bir adamın ailesiyle yaşaması normal değil, gerçekler için üzgünüm. Kadınları da soğutuyor olabilir. Ben kadın olsam sogurum çünkü beni annesi yerine koyacak diyecek.

Çözüm ne? Git iyi bir eve çık. Istediğinde ailenin evine de git elbette. Arkadaşlarını çağır, yemek yap onlara, onlar yapsın, maç izleyin, film izleyin. Biraz arkadaş çevren olur. Belki bir kızla da tanisirsin.
0
howfaristhesky
(24.06.21)
ailesiyle aynı evde yaşıyor diye bir erkekten soğuyacak herhangi biriyle sevgili olamadığınız için üzülmeyin. ben de 31 yaşındayım, işim var, sosyal hayatım var, ekstra gidip oturabileceğim bir evim var ama ailemle birlikte yaşıyorum. hayatıma bariz bir kötü etkisi yok. istediğim saatte eve gelemiyorum konusu biraz şüpheye düşürdü beni. aileniz mi baskı yapıyor yoksa siz şık olmaz diye mi geç gitmiyorsunuz eve? söz konusu maaşla eğer büyük bir şehirde yaşıyorsanız istediğiniz eve çıkmanız zaten pek mümkün değil. hayat kaliteniz düşer

çalışılan yerde ezilmek ve hor görülmek konusunda maalesef yapabileceğiniz bir şey yok. özellikle devlet kurumlarında zaten liyakat hak getire. yol yordam bilmeyen insanlar kolayca üst makamlarda görev alıyor. siz daha iyi bilirsiniz yaşadığınız için.

kendinize bence bir hobi edinin. çok daraldığınızda hafta sonları en kötü piknik yapmaya gidin, kafa dağıtın. her şey arkadaş çevresi ve sosyal ortam değil buna takılmayın. insan kendi kendiyle de kaliteli vakit geçirebilir. bence bir noktada bunu yapmaya çalışın. evde muhtemelen kendinizi rahat hissetmiyorsunuz, kendinizi rahat hissedeceğiniz ortamlara kaçın.

ayrıca 32 yaş yeni bir iş öğrenmek için çok geç değil. hele ki sizin şartlarınızda yaşayan biri bir iki sene dişini sıkar ve ailesinden de destek görebilirse herhangi bir alanda freelance çalışabileceği bir iş öğrenebilir. orası sizin isteğinize ve ilginize baktığı için iş öneremiyorum ama çok geniş bir yelpazede yeni işler denenebilir.
0
bunetantana
(24.06.21)
Öncelikle kendini kötü hissetme. TR Y kuşağının %90'ı böyle zaten, yalnız değilsin. Sadece genelde o yaşlarda evlenip kaçanlar var, onun dışında geneli böyle.

Bunun dışında aile ile yaşamak bir boyunduruktur, yani sadece aynı evde bulunmak değil, 32 yaşında birinin kararlarına saygı duymayıp engellemek de aile ile yaşamaya dahil. Bu yüzden ben de diğer arkadaşlar gibi bir an önce o konuda özgürlüğe kavuşmanı önereceğim. Ondan sonrası doğal yöntemlerle ilerleyecek, çünkü konfor alanından çıkmış olacaksın. Eve çıkamıyorsan da kendine araç alabiliyorsan al. Rahat et, istediğin yere git, istediğin saatte gelebilecek bir kıvama getir hayatını.
0
roket adam
(24.06.21)
Yani aslında farkındalığınız yüksek, neyi istediğinizi de biliyorsunuz bence ama cesaretsizsiniz. Yanlış karar veririm, reddedilirim, yenilgiye uğrarım diye adım atmaya çekiniyorsunuz. Yapamam, edemem diyerek kendinizi frenliyorsunuz, hatta belki yaşadığınız bazı olumsuzlukları da yapamayacağınızın kanıtı olarak görüyorsunuz. Bence asıl yenilgi isteklerden kaçınarak istemediğimiz hayata kendimizi hapsetmek, hayatı kaçırmak. Yaşamak bu değil bana kalırsa. Yaşamak sonucu iyi veya kötü, kendi seçimlerinin sorumluluğunu alabilmek. İnsanın başına ne geliyorsa biraz da kusursuz davranmaya çalışmaktan geliyor bence. Rezil olun, utanın, reddedilin ama açılın bir kadına, biraz bunları yaşadıkça insanın cesareti artıyor. Evden ayrılmak size daha iyi gelecekse yapın mesela. İstediğiniz hayatı yaşama sorumluluğundan kaçabilirsiniz ancak bu size stres, kaygı olarak döner.

Yoksa bir yerde bir şey olacak ve her şey değişecek mi? demişsiniz. Zaman akıp gidiyor, değişme sorumluluğu yalnızca sizin elinizde. Yapamam, edemem diyerek kaçıngan kişiliğe bürünmektense, kötü de olsa deneyim kazanmak bence daha iyi. Üstte bir arkadaşın yazdığı gibi mesele konfor alanından çıkmaya bakıyor, isteklerinizden kaçmayıp üzerine gitmeniz lazım. Bunları uygulamak yazıldığı kadar kolay değil elbette, bir uzmandan yardım almak uygulamayı kolaylaştırabilir.
0
Josephine.
(24.06.21)
yasitiz. bizim kusakta cok var boyle.
evi mevi birak reis. kendi basina evlenebilen yok dogru duzgun.

ya anasindan babasindan ev kalmistir ya dugun icin anasindan babasindan yardim alir.


ulkenin hali cogunlukla kotu tek sen degilsin yani. ha bence durumun berbat da degil. ulkeye gore ortalamadasin.
soyledigin seyler de oyle hallolmayacak seyler degil.

bence en onemlisi sagligina dikkat et.
ya biraz da beklentiler onemli. lisedeyken eve gec gelmeyi bir sey zannerdim... simdi eve 12 den sonra geldigimi hatirlamiyorum. ne isim var gecenin korunde sokakta ugursuzu sarhosu berdusu. diyorum ya beklenti ve uzaktakinin guzel gelmesi.

bazi cocukluk arkadaslarim var durumlari iyi, babasi universiteyi bitirdi diye yasi 31 taycan aldi. herifin zaten spider'i vardi. zerre gulumseme sevinme yok. tesekkur ederim dedi kapatti mevzuyu. adam her seyi gormus tatmis.

omur dedigin biraz da boyle. maddi seylere cok bel baglamamak lazim. cunku bos anlamsiz geliyor insan sorguluyor. bunun icin mi geldik dunyaya dersin yoksa.
0
turbo sadık
(24.06.21)
Geri kalan noktalarda yorum yapamayacağım. Daha doğrusu üşeniyorum.

Sadece şunu söyleyeyim 30 yaşında olup sizden çok daha düşük maaşa çalışan milyonlarca insan var bu ülkede.

Özel bir yeteneğiniz, şansınız ve de çok iyi bir eğitiminiz olmadığı sürece özel sektörde muhtemelen anca 25-26 yaşınızda yeni yeni asgari ücretten fazla almaya başlayacaktınız ve muhtemelen şu anki ücretinizle aynı parayı alıyor olacaktınız.

12 yıldır bu durumu değiştirmek adına bir aksiyon almamanız, bence özel sektörde müdür, bölge müdürü vs olamayacağınızın bir kanıtı.

Bu sebepten dolayı kendinize yüklenmeyi bırakın.

Mutsuzluktan kaynaklı fevri adımlar planlamak yerine, önce kendinizle yaşamayı öğrenin. Önce bir kendi evinize çıkın, kendi başınıza yaşamayı öğrenin, araba istiyorsanız onu alabilecek cesaret kazanmayı öğrenin.

Sonra özel sektörde bölge müdürü olursunuz.
0
denizgonen
(24.06.21)
tayin iste ve orada yaptığın özgüvensiz hareketleri yeni yerinde yapma. uyuz oldum o amire ama senin duruşun ona bu hareketi yapmasına izin vermiştir.
0
xrated
(24.06.21)
Hangi şehirdesiniz bilmiyorum ama ayrı eve çıkmak hakikaten masraflı. Maaşının yarısı gider. Araba almak daha mantıklı. Odana kanepe tv vs. Almak belki iyi olabilir. Ama yaşadığın şehire göre eşyalı bir eve çıkmak belki de çok tutmaz bilemedim. Aynı yaştayız. Bekar olan çoğu kişi benzer, evli olanlar da başka türlü sorunlarla yaşayıyoruz. Kitap, müzik, spor vs. İle oyalanıp gidiyoruz.
0
cilekli krep
(24.06.21)
Arkadaş edinebilirsin erkeklerle takıl sosyalleşmeyi öğrenmek için

Memur olduğun için kovulman çok zor haksızlığa uğradığında sesini çıkarmalısın
Ama bunu ani kararlarla ve kendini haksız duruma düşürmeden

2. Araba çok mantıklı deil
Ayda bir uzak yerlere git mevcutla
0
bir soru sorcam
(25.06.21)
Eksikliğini gördüğün şeyleri 6 ayda çözersin
Sadece tecrüben yok ve geç kalmışsın

Hayatına doğru kişi çıkarsa evlenip çözebilirsin
Kötü biri çıkarsa sömürülürsün
Buna dikkat et

Dini konuları da ihmal etme
Yardım faliyetleri
0
bir soru sorcam
(25.06.21)
Josephine+1

burda bence tek sorun cesaret. dogdugunuzdan beri ayni duzende yasadiginiz icin hareket etmesi cok zor oluyor biliyorum ben de 27 yildir aile evinde yasiyorum nisbeten rahat olsalar da bir odada yasamak zor. ama sizinki zincirleme bi kendini kapatma durumu. su an elestirdiginiz hosuna gitmeyen seyler birbiriyle alakali gibi.

yerinizde olsam kesinlikle atama isterim. ayni sehirde ayri eve cikmaniz icin aileyle puuu cok savas vermen lazim arabaya bile masraf etme diyorlarsa. Kesinlikle atan ve mecburen eve cikinca her seyin yolu acilir. yeni hayat icin sans ver ve memurlugu avantaja donustur
0
ala09
(25.06.21)
Hocam nacizane görüşlerim:

-Spora başlayın.
-2022 KPSS'ye hemen yoğun olarak çalışmaya başlayın.
-Hobi edinin. Sosyal ortamı beraberinde getiren bir hobi daha iyi olur.
-Hayatın anlamını ve nasıl bir insan olarak yaşamak istediğinizi sorgulayın. Sonra da hemen o belirlediğiniz kişi olun.
-Rahat olun.
0
havadakarada
(25.06.21)
(10)

Yeni başlayan bişeyde saçma sapan anksiyete yaşıyorum

noluyo yaa
Bi hanım kızımızla 2 haftadır görüşüyorum. Çok da güzel geçiyor falan, ama böyle tak diye ayrılacak diye ödüm kopuyor, geriliyorum falan. Son kız arkadaşım 6 ay sonunda resmen ghost etti beni, ne telefonlarıma cevap verdi, ne mesajlarıma döndü vs herhalde ondan diye düşünüyorum. Ne yapmam lazım bu d
Bi hanım kızımızla 2 haftadır görüşüyorum. Çok da güzel geçiyor falan, ama böyle tak diye ayrılacak diye ödüm kopuyor, geriliyorum falan. Son kız arkadaşım 6 ay sonunda resmen ghost etti beni, ne telefonlarıma cevap verdi, ne mesajlarıma döndü vs herhalde ondan diye düşünüyorum.

Ne yapmam lazım bu durumda? Kendimi nasıl rahatlatabilirim "noluyo yaa olm saçmalama." şeklinde?
0
noluyo yaa
(24.06.21)
kendisiyle bu durumu konuşarak. "sebebi ne olursa olsun aramızdaki iletişimi bitirmeye karar verirsen bunu duymak istiyorum. sebebini açıklamana gerek yok, yalnızca söylesen yeter." gibi bir şey iş görebilir. sonuçta karşınızdaki insanın karakteriyle alakalı bir durum olduğu için bunun garantisini size kendisi dahil kimse veremez ancak belki biraz rahatlamaya yardımcı olur.
0
amugochi
(24.06.21)
karşı tarafla böyle bir şeyi bu aşamada konuşma derim. ne gerek var ki, olmayan bir şeyi aklına sokacaksın. kendine kendine çözmeye çalış, travmatik bir şey yaşadıysan psikologa git.
0
veritaslibertas
(24.06.21)
Bu durum karşı tarafı fazla yüceltme ve kendi değerini küçümseme gibi bir durum sanki, ya da üst üste benzeri olaylar yaşamak değerinizi sorgulatmış olabilir. Ayrılmasından, sizden kaçmasından korktuğunuz için bu durumun karşı tarafla konuşarak düzeleceğini pek sanmıyorum, sizin içinizde çözmeniz gereken, ilişkilere verdiğiniz önemi değerlendirmeniz gereken bir meseleye benziyor. Sizin değerinizi veya ilişkileri sağlıklı yürütüp yürütemediğinizi ghost edilmeniz vb. durumlar belirlemez bence. Bazen ne yaparsanız yapın karşınızdaki kişiden kaynaklanarak da ilişki bitebiliyor. Kendinizi kasarak, kabul edilmeye çalışarak ya da karşı tarafın kaçmaması için çabalayarak daha fazla stres olabilirsiniz. Sizi siz olduğunuz için kabul edecek bir insansa karşınızdaki, pek kaygı yaşatacak bir durum olmaz aslında. Yok sizin için yanlış bir tercihse o kişi, erkenden bitmesi daha iyi.
0
Josephine.
(24.06.21)
Henuz iki haftadir gorustugunuz insana bu kadar baglanip duygusal yatirim yapmaniz stresinizi arttiriyor olabilir. Birkac olumsuz tecrubeden sonra guzel bir seye denk gelince ay bu sefer oldu, hadi insallah moduna giriyor insan. Su an her seyin cok yeni oldugu ve birbirinizi de pek tanimadiginiz gercegiyle keyifli vakit gecirmeye bakin bence. Bu bir surec, oldu bittisi yok maalesef ve bu surecin sonunda belki de siz o kadar istekli olmayacaksiniz. Soylemesi kolay, biliyorum ama bu tarz dusunceler sizin icin ne kadar normallesirse, bir seylerin bitmesi o kadar az korkutucu olur fikrimce.
0
pike
(24.06.21)
Güzel şeyler yazmışsınız valla teşekkürler :) Haklısınız, yapmam dese ne farkeder ki, sanki kontrat imzalıyoruz :)

Sadece iyi gidiyor ve korkuyorum birden göt gibi kalmaya herhalde.
0
🌸noluyo yaa
(24.06.21)
Kimseye mecbur değilsin neticede. Kız gitse hayat bitmiyor. Kızın gitmesinin problem olduğu düşüncesinden vazgeçmeye çalış.
0
arnold schwarzeneger
(24.06.21)
İnsanlar gelir ve zamanı geldiğinde gider. Ayrılık doğal bir süreç. Yanındaki insanla mutlusun. Harika şeyler paylaşıyorsunuz. Buna odaklan bence. Bitecek ilişki vadesi dolunca zaten bitiyor naparsan yap. Yarın yaşayacağımız garanti değilken ilişkiyi garantiye almak saçma geliyor. Şöyle miss gibi bir çay ya da kahve yap kendine güzel bi müzik dinle ya da film izle.

İnsanlar ölüyor yakınlarımızı kaybediyoruz. Geri gelmiyorlar. Ayrılık da böyle bir şey. Doğal, olması gereken. Ne yaparsan yap kendinle kalıyorsun. Üzülme, korkma yanındaki güzelliğe sarıl. Aşk sevgi güzel şeyler ya korkmayınca daha da çok seviyor ve mutlu ediyor. Kaygı bi insanı sevmeye engel, şimdiki kız arkadaşın bunu hak etmiyor.

Çok mutlu olun.
0
Corpsebridee
(24.06.21)
Bu kadar çok özgüvensiz olma. Ayrılsa ne olacak? En fazla birkaç zaman sonra unutup gideceksin, takılma bu kadar.
0
j r r tolkien hayrani
(24.06.21)
sizi çok iyi anlıyorum. insan bir kere ghostinge uğrayınca etkisinden kurtulması zor oluyor. hani flört evresinde olsa gene tamam ama sevgiliye ghosting yapılması büyük haksızlık. bende de sonraki ilişkilerimde tedirginlik yarattı hep, birkaç gün cevap gelmese "yine aynı şey mi" diye düşündüm. ama bununla yaşamak ve bir şekilde aşmak zorundayiz maalesef. karşıdaki insana bu konuyu açmak ya da aşırı takmak "kendini gerçekleştiren kehanet"e yol açıyor bir süre sonra.
0
bana bir nick verin
(24.06.21)
@bana bir nick verin, sağol valla anladığın için. Cidden zor, böyle bi adam değildim ben bu olaydan önce :)

Ama işte resmen çok canımı yakmış son olay.
0
🌸noluyo yaa
(25.06.21)
(14)

Erkeklerde kolye, zincir keko işi mi?

neysene
Hayatımda bileklik dışında bir takı takmadım. Onu da uzun zamandır takmıyorum. Esasen takı da sevmiyorum yalnız son zamanlarda keko hissi verse de zincir kolyelere bir sempatim oluştu. Özellikle tshirt üzerinde güzel duruyor.Şu tarz: https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQhoqUvAvdyFl
Hayatımda bileklik dışında bir takı takmadım. Onu da uzun zamandır takmıyorum. Esasen takı da sevmiyorum yalnız son zamanlarda keko hissi verse de zincir kolyelere bir sempatim oluştu. Özellikle tshirt üzerinde güzel duruyor.

Şu tarz: encrypted-tbn0.gstatic.com

Bir erkeğin zincir kolye takması sizce keko işi mi?
0
neysene
(23.06.21)
kolye, zincir olayları yakışıklı ve tarz erkeklere yakışıyor sadece. onun dışında evet keko gibi bence :)
0
rose parks
(23.06.21)
Kisa cevap vermek gerekirse evet.
0
hot potato
(23.06.21)
güzel&yakışıklı olunca en keko sayılan şey bile güzel oluyor. yorma kendini. hoşuna gidiyorsa boşver başkalarını tak hevesini al.
0
lazpalle
(23.06.21)
Zincire göre değişir. İnce uzun gümüş zincirler kötü değil bence.
0
Josephine.
(23.06.21)
Linkteki keko değil. Kombinin bağlı. Gömlekle falan keko evet ama düzgün bir tişörtle havalı da durabiliyor.
0
bugun hava gunluk gureslik
(23.06.21)
Uygun kombin,uzun boylu yakisikli erkekse ok :)
0
matilda
(23.06.21)
Fotoğraftaki gibi zarif kolyeler keko gibi durmuyor.
Gömlek içi kalın zincirler ise keko duruyor. Bir de Nuri Alço'yu akla getiriyor :)
0
pro9it9is9
(23.06.21)
Tak gitsin ya.
0
elorelia
(23.06.21)
Fotograftaki guzel.
0
invictae
(23.06.21)
Bizim insanimizin en buyuk sikintilarindan biri devamli olarak "baskasi ne dusunur" kiskaci altinda yasamasi. Tak gitsin, disarda zenciler yazin ortasinda leopar desenli cakma kurkle dolasiyor :D
0
cooperr
(23.06.21)
hot potato +1
0
camussar
(23.06.21)
Bence bileklik de keko ama kekoluk tanımı kişiden kişiye değişir yukarıda yazanlara göre.
0
howfaristhesky
(23.06.21)
kanki çirkinsen belli kalıpların dışındaki bütün giyim kuşam tarzın karşı taraf için keko muamelesi görecek, türkiye gerçekleri böyle
0
nahtoderfahrung
(23.06.21)
Abi hoşuna gidiyorsa tak. Sana keko diyecek olan lord mu ?
0
ycaycayca
(24.06.21)
(9)

Instagram'da takip isteğimi onaylamayan bu arkadaşların sorunu ne?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Çok sosyal medya kullanan biri değilim. Kısa bir süre önce Instagram hesabı açmam gerekti ve açmışken de okuldan arkadaşlarımı falan eklemek istedim.Şimdi burada "derdini seveyim" butonuna tıklayabilirsiniz ancak bazıları ya direk siliyor takip isteğini ya da bekletiyor. Bunların
Merhaba arkadaşlar,

Çok sosyal medya kullanan biri değilim. Kısa bir süre önce Instagram hesabı açmam gerekti ve açmışken de okuldan arkadaşlarımı falan eklemek istedim.Şimdi burada "derdini seveyim" butonuna tıklayabilirsiniz ancak bazıları ya direk siliyor takip isteğini ya da bekletiyor. Bunların arasında zamanında çok samimi olduğum arkadaşlar da var çok samimi olmasak da belli bir muhabbetimin olduğu arkadaşlar da var. Hepsi de okuldan arkadaşımdı. Birbirimizi en son 5-6 yıl önce gördük.

Bu takip isteğimi bekletmeleri ve silmeleri acayip dumura uğrattı ve üzdü açıkçası. Ya tamam sosyal medya delisi değilim ama kafama takıldı, sinirden gülüyorum o derece. Ben naptım bu insanlara? Tamam 5-6 yıl uzun bir süre ama ne değişti bana karşı bakışlarında? Herkes tarafından sevilen biriydim. Kimseye karşı bir kusurum olmadı, herkese karşı sevecen ve saygılı davrandım. Elimden gelen yardımı yaptım. Uyduruk bir sanal dünyada birilerinin takibini hayat memat meselesi yapacak değilim ama cidden merak ediyorum: Ne değişti? Cidden değişik kafalar. Her neyse siz ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.

Not: "Derdini seveyim" de diyebilirsiniz.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(22.06.21)
Hiç gönderin yoksa hesabın fake gibi görüniyordur. Bu arada malum kişiyi ekledin mi:)
0
suicides underground
(22.06.21)
Bazen ben de hatırlamak istemediğim dönemlere ait insanları silip reddediyorum. 16 yıllık okul hayatımdan 16 arkadaş bile ekli değildir. İlla olumsuz bir şey yaşanmış olmasına gerek yok. Sizinle ilgili bir problem olmayabilir.
0
ruhen hastayim ben
(22.06.21)
Ben instagram hesabımı sınırlı tutuyorum. Uzun süredir görmediğim, demek ki hayatımı paylaşmaya gerek görmediğim insanlar neden benim özel hayatımı görsün. Facebook değil ki fotoğraf paylaşılıyor sadece instagramda. Hal hatır soracak olan mesaj atabilir numaram varsa. Belki tatil fotoğrafımı koyucam, belki çalıştığım yerden atıcam herkes görürse çok da güvenli olmaz mesela
0
eatpraylaw
(22.06.21)
Ben de amaaan bu kisi su saatten sonra benim profilimi gorse ya da ben onunkini gorsem ne olacak ya deyip kabul etmiyorum ama zamaninda yakin arkadassak ederim sadece siniftan biri ve okulda muhabbetimiz olmamis ve bende merak uyandirmayan biriyse gerek duymam
0
matilda
(22.06.21)
bu olay beni de cok uzuyor. ben de hic kimseyi kabul etmiyorum normalde. isteklere bakmiyorum bile ama tamamen kullanmamazliktan. ama ekledigim kisiler kabul etmezse veya beni arkadasliktan silerlerse cok ezik hissediyorum :'D

yani baktiginda konuscagimiz hicbi seyimiz de yok ama ben istiyorum ki stalk edeyim ne yapmislar arada bakayim, yasadiklarini bileyim...
0
yoggi
(22.06.21)
hiç paylaşım yapmayıp, takip isteği gönderiyorsanız bu yüzden olabilir.

şahsen bu durumda olanları bende kabul etmek istemiyorum. aaa dur millet ne yapıyor ne ediyor, kimse beni bilmesin ama ben herkesin ne yaptığını sinsi sinsi takip edeyim demiş gibi hissediyorum, hoş karşılamıyorum.
0
wilhelmwasmuss
(22.06.21)
ben günlük hayatta muhabbetimin olmadığı kimseyi eklemiyorum. Bu yüzden Facebookta 50 arkadaşım falan vardı en son ki hesabı kapattım sonra. İnstagramda da okulda konuşup ettiğim ama şimdi iki kelime konuşmayacağım insanları eklemiyorum. Bazen takipleşip sonra sıkılıp takipten çıkıp block/unblock yapıyorum. Eskiden b/ub de yapmıyodum da biri ayıp oluyor o seni takip ederken senin çıkman dedi diye onu da yapmaya başladım :D
0
nundu
(22.06.21)
Ben biriyle anlık ekleşmediysek açıp ekleme taleplerine bakmıyorum. Takipçi kasan satış sayfaları ve tanımadığım insanlar dolu o kısım, girip silmiyorum da, tanıdık ekledi ve bildirimden bakmadıysam o an kalıyor o yığının arasında.
Belki benim gibi olan arkadaşların da vardır.
0
somethinginthewayshemoves
(23.06.21)
Ben şu anda yakın cevremde olmayan, halihazırda konuşmadığım kimseyi kabul etmiyorum. Hatta hesabımda olan ama işten ayrılma, ülke değiştirme vs sebeplerle bir daha görüşme durumum olmayacak herkesi özenle anında çıkarıyorum hesabımdan. Sizinle alakalı bir durum değil bence, tamamen diğer kisinin gizlilik seviyesi ve hesabını nasıl kullanmak istediğiyle alakalı.
0
PopeHope
(23.06.21)
(29)

Abimden yedigim azari gururuma yediremiyorum

Bikit
Merhabalar, Bir apartman dairesinde tek basima yasiyorum. Abim, esi ve 5 aylik cocuklari ust katimda yasiyor. Ben 6 ay once kanser tanisi aldim. Kemoterapi gordum. Su an radyoterapi goruyorum.Kt surecinde abim, esi, ailem, dostlarim herkes cok destek oldu. Asla haklarini odeyemem. Yegenim yeni dogdu
Merhabalar,

Bir apartman dairesinde tek basima yasiyorum. Abim, esi ve 5 aylik cocuklari ust katimda yasiyor.

Ben 6 ay once kanser tanisi aldim. Kemoterapi gordum. Su an radyoterapi goruyorum.
Kt surecinde abim, esi, ailem, dostlarim herkes cok destek oldu. Asla haklarini odeyemem. Yegenim yeni dogdugu icin abimin esinin annesi de onlarda kaliyordu. Ben de onlara dahil olmus gibi oldum. Ozellikle abim, esi, esinin ailesi en buyuk yardimcilarim oldu

Ktlerim bittigi hafta tekrar abime ciktigimda esi soguk davranmaya basladi. Bisey olup olmadigini sordum abim bana esinin alana ihtiyaci oldugunu artik yalniz kalmak istedigini soyledi. Yani her gun onlara gitmememi ima etti bir anlamda. Ben de anlayisla karsiladim. Sonucta yeni dogum yapti, ben de cok pozitif durumda degilim, onun da kendine gore dertleri var. Ama annesi, kardesi vb. onlarda kaliyordu. Bu arada benim onlara gitme amacim yemek yemek ya da hizmet degildi. Cok ciddi intihar egilimlerim vardi ve doktor yalniz kalmamami onerdi. Major depresyon tanisi aldim. Televizyon acip oturuyordum zaten gunde 1-2 saat ancak onlardaydim.

Bu arada saclarim kaslarim dokuldugu icin disariya da cikamiyordum ihtiyaclarimi internetten karsiliyorum. Surekli hastaneye gittigimden abimlerin adresini vermistim. Daha sonra bunun icin de beni uyardilar. Cocuk uyuyormus zile basiliyormus baska adres versen olmaz mi gibi seyler. Tamam dedim. 3 ay hic bir sey siparis vermedim. 70 yasinda babami ariyorum o alip bana getiriyor. 2-3 is arkadasim baya bi kosturdular ihtiyaclarima.

2 gun once yine bir siparis verdim. Radyoterapilere her gun gittigim icin esine sordum size gelebilir mi bu kargom diye. Tamam kapiya not yazarim oraya birakirlar dedi. Bugun cikarken baktim kapiya not yazmis cocuk uyuyor kapiya birakin diye. Ama kargocu gormemis zile basmis. Babamla radyoterapiden ciktik, abim aradi. Once nasilsin falan diye 10 dakika muhabbet etti. Alakasiz seyler sordu. Sonra senin kargon gelmis dedi. Daha gelecek mi dedi. Cocuk uyuyormus zile basmislar hos olmamis gibi seyler soyledi. Esim rahatsiz oluyor zaten zor uyutuyor dedi. Ben de bunu soylemek icin 10 dakika yalandan muhabbet etmene gerek yoktu bi daha gelmez kargo kusura bakmayin dedim. Cok da sakin, izole yasayan insanlar degiller. Evde 7-8 kisi akraba gunu, cocuklu insanlar gunu falan yapan tipler.

Sonra biraz icime oturdu. Cocugum olmadigi icin anlamayabilirim belki. Ama bu durum beni uzdu acikcasi. Agladim epey. Onlari bi miktar anlamakla beraber simdi ne diyecegimi, nasil davranacagimi bilemiyorum. Belki asiri duygusal bir donemdeyim fazla alinganlik yaptim ama gidip alacaksiniz tabi bi gidin diyesim geliyor. Su anda muhtac durumdayim cunku. Trip ya da pasif agresiflik yapmak istemiyorum. Ama onlarin o cocuklu hayat cemberine de girmek istemiyorum artik. Bana ne onerirsiniz bu duruma yaklasimimla ilgili? Goremedigim bir hatam var mi?
iyi aksamlar.
0
Bikit
(22.06.21)
kusura bakmayın, biraz haddimi aşabilirim ama okuduklarımdan anladığım kadarıyla abinizin eşi buldumcuk anne sendromuna kapılmış.
abiniz de buna çanak tutuyor,
böyle durumlarda lafı edilecek şeyler değil bunlar.

kırıcı ve üzücü olduğunu çok iyi anlıyorum, üstelik normalin dışında da bir ihtiyacınız var ama mecburen araya biraz mesafe koymanız gerekiyor.
dünyada bir gün herkesin birilerine ihtiyacı olabilir, oluyor da.
bunları biraz düşünmek lazım.
düşünememek onların ayıbı.

kendinize farklı bir sistem kurmaya çalışın.
gerekirse kargo şirketleriyle konuşun, kargonuzu sizin kapınıza bıraksınlar.
ya da başka bir yol bulun.

bu gibi durumlara da "insan doğası" deyin, geçin.
üzülmek size iyi gelmez.
çok geçmiş olsun.
0
blatta hiberna
(22.06.21)
Kargocu niye onlarin ziline basiyor anlamadim.
Zil olayini cozseniz kavga bitecek.
0
divit
(22.06.21)
Abinin esi fena. Sal gitsin abini de esini de sana destek olan olacak baskalari varsa
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(22.06.21)
@divit

çünkü bu arkadaş o sırada evde olmuyor, ben öyle anladım.

Bence abiniz zil konusunda haksız. AMA sizin de her gün gidip 1-2 saat onlarda oturmanız normal değil, artık abinizin kendi evi, kendi hayatı var.
0
hayirsiz
(22.06.21)
anlattigin hikayede kargocu zurnanin son deligi gibi. bence kargocu bahane. hani onlari da suclamak istemiyorum seni de; ama hem depresyon hem kanser olup ustune yeni evli insanlarla yakın olmak çok hassas bir durum. muhtemelen farketmedigin seylerle rahatsizlik veriyorsun. abin de kibar olmaya calismis ama bir yere kadar, umarım bir an onxe duzelir
0
buenosdias
(22.06.21)
Zile cozum bulunur, surada herkes elektronikci.

bulamazsan da benzincilerde,avm'lerde kargo kutulari var oraya yonlendirebilirsin. Bazi esnaflar da kargo noktasi.
0
divit
(22.06.21)
Abin ve eşi kötü insanlar olsalar seni kt durumunda yalnız bırakırlardı. Abimin 3 ay önce çocuğu oldu ve ben de bir süre yardım için gidiyorum er birey olarak. Çocuk inanılmaz yorucu birşey. Derdini hiç anlamıyorsun herşeyi cidden dert. Doğum sonrasında kadın bireyler de o süreçteki zorlukla biraz değişiyorlar. Bence bu biraz birşeylerin üst üste gelmesinden kaynaklı. Bu kadar dert etme.Yengenin annesi sonuçta aileden biri ve sana kıyasla çok saha farklı iletişimi var. O yüzden kendini kıyaslama onlarla. Kendi sağlığına odaklan bir yerden sonra her koyun kendi bacağından asılıyor
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(22.06.21)
abini de seni de tanimayan biri olarak "gurur" falan tarzi seylere cok takilma. hayat uzlasma ve taviz uzerinden yurur. abin tutup senin karakterine laf soylememis. cocuk bakmak da asiri iskence bir olay, bunalmis olabilir.

aninda cevap da vermissin zaten, "icimde kaldi" demelik bir durum da yok. o yuzden devam et.
0
hot potato
(22.06.21)
Benim diyeceğim şey şu;
Kargoyu kendi katınıza yönlendirip kendi kapınıza kapıya bırakın yazmanız bir çok sorunu çözerdi eğer hırsızlık konusundan çok korkmuyorsanız.

Dürüst olayım, bazen size çok basitmiş gibi gelen şeyler karşı tarafa batabiliyor, bu kargo mevzusunda sadece zile basılması değil belki, sizin daha sonra kargonuzu almaya çıkmanız da batıyor olabilir, mesela sadece şey diyebilirsiniz, kargomu alıp gidiyorum, bu durumda onları kargo şubesi gibi kullanıyorsunuz gibi durur.

Burada size haksınız demek değil amacım, bazen ne kadar empati yapsanızda anlayamayacağınız şeyler olabiliyor.

Mesela ben örnek vereyim, bir arkadaşım, kendisinin benden isteyeceği bir çok şeyi yapabileceğim birisi, bana abi benim amazon hesabı yok sen alsan olur mu dediğinde bu bana batıyor. Bak çok basit bir şey ama batıyor.
0
atom karincanin torunu
(22.06.21)
Lohusa/yeni anne kadın çok özür dilerim göğüslerini bir salmak don atlet gezinmek ister. Sizin de hassas döneminiz sağ olsun güzel karşılamış. Ama sınır dolmuş biraz.
Anne olmak yetebiliyor muyum korkusu onu da germiş. Bu çocuk uyutmak dünyanın en zor işlerinden. Bizim zile yanlış basan bir yaşlı komşu var bu adam her bastığında çocuk uyanır ben de ağlardım içli içli. 40 dk emzir uyusun biri zile bassın dön başa, dünyam yıkılırdı. Abartı bir tepki biliyorum ama o an abartı gelmiyor işte dengen bozulmuş bir kere.
O sizin depresyonunuzu çekmiş siz de onun depresyonunu çekin uzak durun. Sakın kendinizi üzüp suçlamayın. Siz ebeveyn değilsiniz hesap edemezsiniz, onlar rahatsızlıklarını dile getirmiş siz de yapmazsınız konu kapanır.
0
cilekli pasta
(22.06.21)
Çocuk uyutmak zor, zille falan uyandırılması muhabbetine maraz yapmayan görmedim. Eve kargo söyleme dediği halde niye zorluyorsunuz ki? Trendyol falan teslim noktaları yapmış. Marketler de saatli getiriyor. Bence düzenlenebilecek şeyleri düzenlememişsiniz.
0
baal
(22.06.21)
Kadınların çoğu hamilelik depresyonuna girip uzun süre çıkamıyor. Çocukları 3 yaşına girene kadar da oldukça sinirleri bozuk oluyor. Hem uykusuzluk hem çocuğa bir şey olacak endişesi hem hormonlar hem yetersizlik hissi. Siz de çok pozitif hissetmiyor olabilirsiniz ama alan tanımak konusunda alınganlık göstermeyin böyle dönemlerde insanların ihtiyacı oluyor. Buldumcuk anne diyenleri de çocuk doğurup büyütmeye davet ediyorum. Karşılıklı hoşgörü ile halledilemeyecek bir olay değil.
0
eatpraylaw
(22.06.21)
abiniz kötü bişey söylememiş ki sizi dolduracak. bence fazla alınganlık ediyorsunuz. onların da ilk çocukları. ana-babalığı öğreniyorlar. neyi nasıl yapacaklarını bilmiyorlar. günlerce uykusuz kalıyor insan ilk zamanlar. abinin eşine de hak vermek lazım biraz.

karşılıklı hoşgörü içerisinde halledilmeyecek şey yoktur. bence bi akşam küçük bir hediye ya da ne bileyim akşam yemeği alıp gidin arayı soğutmadan. araya soğukluk girdimi kolay kolay düzelmez tekrar.
0
naksidil
(22.06.21)
şimdi tanımadığım bir kimsenin niyetini veya samimiyetini bilemem tabi ama küçük bebeği olan bir baba olarak söyleyebilirim ki, zil konusu gerçekten bahane filan olmayabilir. gerçekten hayatı kabusa çeviren bir şey. bebek hadi iki salla pış pış yap uyusun bir varlık değil, uyutmak gerçekten çok uzun vakit alabiliyor ve yorucu. dakikalarca, saatlerce uyutmaya çabalıyorsunuz ve o bir zil her şeyi bok etmeye yetiyor. çok defa yaşadık.

kendinize göre haklısınız, bunalım, yalnız kalmama tavsiyesi vs ama ortada evli bir çift var ve hemen her gün sektirmeden 1-2 saat eve gelen biri var. yani hiçbir şey yapmasanız bile bu bir yerden sonra çok rahatsızlık verici olur. evde çocuklu insanlar günü, bilmem ne günü yapmaları kendi istedikleri zaman yaptıkları bir şey, sizin her gün gelmeniz veya gelmeseniz bile kargo sebebiyle dolaylı yoldan varlığınızın bir şekilde o evde kendini hissettirmesi aynı şey değil.

aslında abiniz bence gayet dürüst ve kibar bir insan gibi geldi bana. ''Bisey olup olmadigini sordum abim bana esinin alana ihtiyaci oldugunu artik yalniz kalmak istedigini soyledi'' yani gayet düzgün konuşmuş. burada tabi çelişki şu, bunlar soylenirken abinizin eşinin anasının, danasının evde ikamet etmesi. bu da karşı olduğum bir durum, çogu çocuklu çift aman cocuğa baksın diye kadın tarafının annesini eve getiriyor. tamam kolaylık da huzur muzur kalmıyor genelde o durumda da. (biz iki tarafın ailesine de uzak bir şehirde olduğumuzdan aile büyüğü filan yok ama cevremde çok sahit oldum)çiftlerin mahremi falan kalmıyor. bir kere getirmişler ya şimdi kolaylarına geldiği için veya git diyemedikleri için veya abiniz rahatsız olsa bile abinizin eşi, anneme git mi diyorsun bla bla yaptığı için abinizin kaynana evde. sizin de zorunuza gidiyor. ama dediğim gibi sizin de o veya bu sebeple her gün onlarda olmanız bence doğru değil.

ya ben aslında aynı aileden kişilerin, hele ki evlilik falan varsa aynı apartmanda komşu olmasını da tasvip etmiyorum. yani sürekli dip dibe olmaz ki. şahsen sosyal hayattaki arkadaşlarımla bile aynı apartmanda olmak istemem.

kargo için kesinlikle alternatif bulun.
0
wilhelmwasmuss
(22.06.21)
bu kadar duygusal olmamalısınız bence. abinizin eşi kendi ailesiyle kalmak istiyor olabilir, kendisi uyuyamıyor olduğu için uyutma meselesine takılmış da olabilir.

abiniz kırmamak için uğraşmış gibi ama siz bayağı hassas olmalısınız sahiden, insanları bu kadar umursamamaya çalışmanız en doğrusu.
0
dnzdnz
(22.06.21)
yeni bir anne olarak soyleyebilirim ki bebegi uyuttugun anda calan zil gercekten insanda o zili gereksiz calan insana kafa atma istegi uyandiriyor. butun gece uyumamissin ve neden agladigini kendi bile bilmeyen bir canliya bakim vermeye calisiyorsun. belki kucaginda uyumus ve yaklasik 1 bucuk saat boyunca sadece biraz sessizce oturabilmek icin kipirdamadan durmussun. ya da ne bileyim bebegi uyutayim dusa gireyim/tuvalete gideyim/yemek yiyeyim demissin. insani ihtiyaclarin icin bile beklemekten bahsediyorum farkindaysan. tuvalete gitme hayaliyle 1 bucuk saat uyutmaya calistigin bebegi tam yatagina koydugun anda seninle hicbir ilgisi olmayan ve farkli sekilde pek cok cozumu olabilecek bir sey yuzunden zilin calindigini ve bebegin uyandigini dusun. buyutmuyorum, abartmiyorum, yasamayan bilemez anlayamaz diyorum. biz apartman girisinden calan zile kapatma dugmesi taktik ve evin kapisina da bebek uyuyor zili calmayin yazdik. ona ragmen bazen oyle bir an oluyor ki bekledigim kargo geliyor ama ben bebegi emzirerek uyutuyorum. kapi acmak inanilmaz bir problem oluyor. ya dalmak uzere olan bebegi uyandirip kapiyi acicam ya da lanet olsun kargosuna diyip acmiycam. cogunlukla tercihim ikincisi oluyor. artik esimin ofisine soyluyorum kargolari cunku bu kadar fiziksel ve psikolojik derdin yaninda bir de kargocuydu zildi dert edinemiycem.

tabii bir de yeni dogum yapmis ve surekli emzirme halinde olan bir kadin soz konusu. senin yaninda rahat hissedemiyordur, ben salonumun koltugunda rahat rahat emzirebilecekken evde esimin kardesi var diye baska bir yerde sıkış tepiş emzirmeye calismak istemezdim acikcasi. bu konuda da kiz hakli.

asla dogurmamis ve bebek emzirmemis kisilerin gelip buraya kiza b.k atmasina gonlum razi gelmedi, biraz anlatmak istedim.

zaten sana destek de olmuslar ve ben abinin soylediginde olumsuz bir sey gormedim acikcasi. tatli dille soyleseymis denmis de daha ne soylesin 10 dk sirf konuyu yumusatmak ve belli ki seni kirmamak icin havadan sudan konusmus. ki yine de ters tepki vermissin bence.

pasif agresif bir tavira girmeye gerek yok burada, onlar senin depresyon doneminde destek olmuslar yani gercekten yapabileceklerini yapmislar gibi anladim ben. sen de bu zor donemlerinde onlara anlayis gosterebilirsin bence. ve kesinlikle ama kesinlikle kargo isine onlari dahil etmeyecek bir cozum bulmalisin.

son olarak gecmis olsun diyorum. umarim bitmistir kanserle ve depresyonla isin.
0
in vino veritas
(22.06.21)
Çocuğu oldu diye dünyanın tüm önceliklerine sahip olmayı hakettiğini düşünen bir kesim var. Bahsettiğiniz çift tam olarak bu. Kapıya yazıldığı halde zile basan kargocunun derdini size yükleyemez kimse. Bu sizin sorumluluğunuzda-kontrolünüzde olan bir mesele değil ki…
Olabildiğince onlara yaklaşmadan halletmeye çalışın işlerinizi, siz kendinize yetersiniz bunca şeyi atlatmışsınız bunu mu aşamayacaksınız, destek oldular diye onlara bir şey borçlu değilsiniz. Kendinizi düşünün kimseye eyvallah etmeyin.
0
megalomaniac
(22.06.21)
Hepinize tesekkurler. Gormedigim seyler oldugunu farkettim, sagolun. Ben zaten rahatsiz olduklarini bildigim icin son 3 ayda toplam 10 kere falan gittim onlara, 30 dakika sureli yegen sevme amacli.

Sadece kemoterapi zamani olan o 3 ayda her gun gidiyordum. Onun da 1.5 ayi ailemde kalmisimdir. Gittigim zaman da yengemin annesiyle dizi izliyoduk ben sonra eve donuyordum. Ama sagolsunlar haklarini odeyemem. Kolay surecler degildi bana katlandilar.
Daha once ise ayda 1 kere belki kahveye ugrardim. Disarda bulusurduk genelde.


Eklemek istedigim hususlar: kanser tedavisi cok agir bir surec. Dusmanimin basina bile gelmesin. Logusalikla 32 yasinda kemoterapilerle menopoza sokulmus bir insanin hormon durumunu ayni degil.
Hayatta 2-3 senesi kalmis insan psikolojisiyle cocugu zilden uyanmis, uykusuz kalmis insan psikolojisi ayni degil.
Bu iki durumu karsilastirmak bile abes. Umarim bu duruma gelmek zorunda kalip o eziyet zannettiginiz gunlerinizi mumla aramazsiniz.
Hediye alip gitmek de degisik fikirmis.
Ama suna katiliyorum. Aile de olsa kimse kimseye yardim etmek zorunda degil. Tolere etmek zorunda degil. Bencilliklerine katlanmak zorunda degil. Her koyun kendi bacagindan asilir. Yine ellerinden geleni yaptilar. Ikisine de minnetarim.

Ben tanidan itibaren tedavi olmak istemedim zaten. Bunun en buyuk nedeni yalniz olmam ve kimseye yuk olmak istemememdi ve bu agir tedavileri cekip 2-3 sene daha yasayacagima 1 sene hayatimi dibine kadar yasar, veda ederim kafasindaydim. Hala da bu fikrimin daha dogru oldugunu dusunuyorum. Hayat bu. Elbet bitecek.

Aileme direnemedigim icin kabul etmis bulundum. Cok kavgalar dovusler duygu somuruleri gozyaslariyla dolu pazarliklar yapildi. Her seyine raziyiz, yeter ki tedaviyi reddetme bilmem ne edebiyatlari.
Su an geldigim noktada biraz ikna edene kadar kus sutuyle besleyelim, tedaviden sonra naparsa yapsin durumuna gelindi. Amacim kimseyi suclamak degil ama sadece sanal bi sevgi cemberi yaratilmis gibi hissettim. Tiyatro oyunu gibi. Zaten yasamla bagi cok kuvvetli biri degilim artik, kusla bocekle, kendime aldigim mumlarla mutlu olmaya calisiyorum bi de onlarin tuzu kuru dertlerini ve sitemlerini isitmek asiri itici geliyor. Ama dedigim gibi anne baba kardes de olsa kimse kimseyi cekmek zorunda degil.

Hepinize tesekkurler.
0
🌸Bikit
(22.06.21)
Benim nacizane tek tavsiyem saçınızı kaşınızı dert etmeden rahatca dışarıya çıkmanız, gelip geçici süreçler bunlar kimseye muhtaç görünmeyin herkese gücünüzü gösterin geçmiş olsun
0
apocalipy
(23.06.21)
Uzunca yazmaya gerek yok.
Ayıp etmişler.
0
teritori
(23.06.21)
Oncelikle gecmis olsun, allah sifa versin. Insanin ilgiye/yardima ihtiyaci varken ihmal edildigi duygusu cok agir. Ben olsam boyle bir seyi kardesime hissettirmemek icin elimden geleni yapardim ama kardeslerimden boyle bir fedakarlik beklemezdim. Bu konularda bilerek ve isteyerek toplumun bakisina gore biraz malim.

Benim toplumda gordugum kadariyla kardeslik olayini cok buyutmemek gerekiyor. Hic bir zaman bir anne baba kadar insanin derdiyle dertlenmelerini beklememek lazim. Bana kalirsa anne baba da cogu zaman insanin eşi seviyesine cikamiyor bu konuda. Bosuna hayat arkadasi demiyorlar. Deli Dumrul'u bilirsiniz. Azrail canini baska bir can getirmesi sartiyla affedince anasi, babasi degil eşi canini vermeye razi oluyordu. Hikayede kardes lafi bile gecmiyor. Baskalarinin abisi kardeslerine sizin abinizin size destek oldugu kadar bile olmuyor emin olun.

Ben olsam olumlu tarafından bakarim. Yapabiliyorsam abime az biraz hiyar gibi davrandigini soylerim mutlaka ama bir abim oldugu icin de sevindigimi eklerim hakkini teslim etmek icin.

Bu arada baslikla icerik uyusmuyor. Bi azar olmadığı gibi gururunuzu kiracak bir durum da olmamis. Bu durum insanin gardini dusuruyor evet ama boksor yere dustugu zaman degil, ayaga kalkamadigi zaman yenilir. Sanki sizde de bi yumruk daha yesem de ringin surasina uzansam biraz gibi bir istek olabilir mi? Son ana kadar maci birakmayin. O kadar darbeden sonra tum gucunu toplayip rakibini aparkartla nakavt eden bir suru boksor vardir. Cindirella man oluyor da cinderalla girl niye olmasin?
0
Kirmizibavul
(23.06.21)
Öncelikle geçmiş olsun acil şifalar dilerim

Eşim de doğumdan sonra değişti karakteri filan cocuk onları cok zorluyor hele uyumayan bir çocuk varsa kadinlar lohusa ve bebekli dönemlerinde alıngan olurlar.

Bu döneme rast gelmissiniz öncelikler değişebilir bebekle beraber

Abiniz arada kalmış saniirim, onlar cocugua alıştıkça sizinle araları eskisi gibi olacaktır
0
intern in the house
(23.06.21)
bir evde bebek doğarsa o bebek evin yöneticisi ve merkezi olur.

bebeğimiz 1 yaşında ve ben eşimi inanın çocuk doğduğundan başlayan süreç ve çocuğun 3. aya giren sürecine kadar tanıyamadım. bazı kadınlar böyle durumlar yaşayabiliyor. 9 yıldır tanıdığım pamuk gibi insan asabi, sinirli ve çekilmez bir hale büründü. bizim çocuk ilk 6 ay uyumama ve emmeme problemi yaşattı bize aşırı şekilde. çocuk olunca anladım bu gerçekten büyük bir problem (özellikle büyüyebilmesi için uyku ve emzirme cok önemli).

haliyle yengeniz abinize bu konuya paralel bir durum yaşatmış olabilir. abinize kırılmayın zaten kötü bir insan olsa tedavi sürecinde size yardım etmezdi. emin olun çocuk 1 yaşına yaklaşınca ve çocuk sizi severse "amcası amcası" diye sürekli sizinle olacaktır. o da size moral katar umarım. bir süre onlardan uzak durmaya, onların sizi ziyaret etmesine altyapı hazırlamaya çalışın. çocuğa bir hediye alın vs. inanın size daha güzel döneceklerdir.

geçmiş olsun.
0
bisorumvargaliba
(23.06.21)
senin cevabına kadar okudugum yorumlarda biraz içim ezildi acıkcası, herkes kıza yuklenmiş ne kadar ebeveyn savunucusu cıktılar falan diye iç sesim konusuyordu.

cocuk olayı cok zor ama senin durumun ve psikolojinin bozuk olması da cok zor. biri diğerinin üstüne konabilecek bişey mi, bence buna bi cevap var ama gördüğümüz üzere herkesin farklı bir cevabı olabiliyor. senin için de önemli olan muhatap oldugun insanların yaklasımı.

pek cok ihtimal var, tekil değerlendirmemek lazım. mesela bugun eşimin kardesi aradı, onun da 9-10 aylık bi bebegi var. normalde dunyanın en fedakar ve sorumluluk sahibi evladıdır, babaları rahatsız biraz. ben yetişemiyorum gelsin babasıyla ilgilensin gibi son derece soguk bi ifadeyle aradı. cok sasırdım ama cocuk sahibi olmak böyle bişey dedim sonra.
öte yandan bebek sahibi olan insanlarda bi takdir beklentisi ve belki bunun duygusal anlamda sefasını sürmek içgudusu de olmus olabilir, belki de senin bu ilgi isteyen surecin gelin hanımınkini baltaladıgı icin elinde olmadan, artık tedavi surecinin de sona yaklasmasıyla biraz daha hayattan isteklerini almak konusunda hırcınlasmıs olabilir. bence abine kızmamalısın ama zira duygusal anlamda en sıkısık kişi o olabilir su resimde. on dk muhabbet etmesi falan kibarlıgına veriyorum ben. muhtemelen evde büyük psikolojik baskı altındadır.
bir de şöyle acı bir gerçek var ki, psikolojik hastalıklarda kimse kimsenin derdinden anlamıyor. senin kanser tedavini idrak etmişlerdir ama major depresyonun nasıl bir bela oldugunu hiçbirinin anlayabildigini dusunmuyorum.
girls dizisinde duymustum, hala da unutmam beni cok etkilemişti. depresyonda olan birini ancak depresyonda olan biri anlayabilir, atlatan bile degil. (bu arada vaktin varsa bu diziyi izle cok iyidir)

durum zor ama hayatta sunu ögrenmek lazım, kendine faydan önce senden gelecek. dısardan beklentiyi ne kadar azaltırsan kafan o kadar rahat olur. cok zor biliyorum, ama dene lutfen
0
galandar kostumu
(23.06.21)
tabii ki net olarak , bozulmakta haklısınız. lohusaymış da bilmem neymiş. lohusalık depresyonu olsa tamam derim de, abiyle iyi, evdeki 7-8 kişi ile iyi sadece kanser tedavisi alan size mi depresif yengeniz?! radyoterapiye gidiyorsanız tedaviniz hala devam ediyor demektir. çocuk oldu, yakamızdan düşsün moduna geçmiş. abiniz de desteklemiş. ikisi de haksız. herkes kanser tedavisi alan kardeşini desteklemek zorunda mı? kesinlikle evet zorunda. yoksa kardeş sıfatını haketmiyor demektir.
bunlara üzülüp moralinizi bozmayın. kanser tedavisinde moral çok önemli. inşallah en yakın zamanda tedaviyi tamamlayıp hastalık öncesi hayatınıza dönersiniz. siz moralinizi yüksek tutun, buldumcuklardan da uzak durun.
0
sumuklu asilzade
(23.06.21)
buldumcuklara da biri söylesin; bebek uyuyor notunu kapıya değil zilin üstüne yapıştırıyoruz.
0
sumuklu asilzade
(23.06.21)
Daha önceki bir duyurunda da böyle sitemkardin sanki, adamin birinin üzerine bile yürümüstün yok yere. Hastalik seni duygusal olarak yipratmis aslinda.

Bir de hastalik güçtür ama hasta bakmak, ilgilenmek çok daha güçtür.
0
Avoiding The Puddle
(23.06.21)
Öncelikle çok geçmiş olsun, çok zor bir dönemden geçiyor olmalısınız, umarım bir an önce hem fiziksel, hem de ruhsal sağlığınıza kavuşursunuz.

Abiniz kendi ailesini kurmuş, üzerine birkaç ay önce ailelerine yeni bir birey katılmış ve yeni düzenlerine alışmaya çalışıyorlar. Telefonda sizi azarlamamış. Uzunca bir süre size destek olmuşlar. Sonra da düzgün bir dille size beklentisini aktarmış, siz önemsemeyip aynı hareketi tekrarlamışsınız.

Aşağıda verdiğiniz cevapta dertleri yarıştırıp kendi derdinizi abinizin eşinin derdinin üzerinde tutuyorsunuz. Böyle bir şeye hakkınız yok, dert yarıştırılmaz. Birine küçük görünen dert, diğeri için çok ağır yük olabilir ya da tam tersi. Sizin derdinizi yüklenmek için kimse kendi derdini görmezden gelmek zorunda değil, hatta bunu yapmamalı da zaten, yoksa kendi ruh sağlığı bozulur.

Fiziksel rahatsızlığı olan birine destek olup, birlikte vakit geçirmek zor ama ruhsal problemleri olan birisiyle daha da zor. Bunu kişisel deneyimlerim doğrultusunda söylüyorum. Bu duyurudan bile depresyonunuz sebebiyle bazı konuları düzgün değerlendiremediğinizi görebiliyoruz. Abinizin daha size söylemediği bir sürü şey olduğundan eminim.

Herkesin kişisel sınırlara ihtiyacı var. Abiniz ve eşi size bu sınırı göstermiş, siz sınırı ihlal etmişsiniz, sonra tekrar size sınır hatırlatıldı diye sinirleniyorsunuz. Bu doğru değil. Ne olursa olsun insanların talep ettiği kişisel sınırlara saygı göstermek zorundasınız. Özel durumunuz size bu sınırları ihlal hakkı tanımaz. İnsanların diğer ilişkilerini nasıl yürüttüğü de sizi ilgilendirmez.

Er ya da geç düştüğümüz zor durumlardan kendimiz sıyrılmayı başarabilmeliyiz. Başka insanların az ya da çok, geçici destekleri söz konusu olabilir sadece. Her şeyden önce, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığınızın sorumluluğu sizde. Bunun farkına varmadan asla iyileşemezsiniz. Umarım bu farkındalığa ve güzel günlere bir an önce kavuşursunuz..
0
gmzo
(23.06.21)
Çok çok geçmiş olsın.
Allah önce abinize
Sonra size ve ailenize sabır versin.
Yenge hanım ile mümkün mertebe muhabbeti sıfır'a indirirdim ben olsam.
0
paramolacak
(23.06.21)
(6)

Yeni sevgiliye ufak tefek bi şey ne alınır?

noluyo yaa
Böyle alayım da hatun mutlu olsun diyorum ama çok abartılı bir şey de olmasın istiyorum.
Böyle alayım da hatun mutlu olsun diyorum ama çok abartılı bir şey de olmasın istiyorum.
0
noluyo yaa
(21.06.21)
onda yoksa kablosuz kulaklık
her fiyata var
0
bir soru sorcam
(21.06.21)
Küpe olabilir. Taktığı küpe tarzına göre benzer bir çift küpe.
0
himmet dayi
(21.06.21)
takı diyorum ben de; gümüş takıyorsa ya da doğal taş.. gayet makul olur.
0
lcha
(21.06.21)
içine tatlı bir not iliştirilmiş incili istiridye kolye
0
bir kum tanesindeki atom alti parcacik
(22.06.21)
kolye, küpe falan gibi şeyler olabilir bence.
en temizi.
0
blatta hiberna
(22.06.21)
Çok tatlı öneriler geldi, sağolun. ama en sonunda farklı bir şey almaya karar verdim.

www.ciceksepeti.com

bu tarz bir şey aldım, kız da çok sevindi :)
0
🌸noluyo yaa
(22.06.21)
(25)

Çocuk sahibi olmak

dissendium
Çocuk sahibi olmak hakkında düşünceleriniz neler?Ben günümüzde çocuk yapmanın çılgınlık olduğunu düşünüyorum. Hem dünyada birçok sorun var (küresel ısınma, aşırı nüfus, su kıtlığı, besinlerin kalitesizliği, hava ve deniz kirliliği, savaşlar...) hem de ekonomik olarak büyük bir yük olduğunu düşünüyor
Çocuk sahibi olmak hakkında düşünceleriniz neler?

Ben günümüzde çocuk yapmanın çılgınlık olduğunu düşünüyorum. Hem dünyada birçok sorun var (küresel ısınma, aşırı nüfus, su kıtlığı, besinlerin kalitesizliği, hava ve deniz kirliliği, savaşlar...) hem de ekonomik olarak büyük bir yük olduğunu düşünüyorum çocuk sahibi olmanın. Hele 3 çocuk sahibi olan insanlar bana bayağı ilginç geliyor. Ben 1 çocuğumun olmasını isterim. 2 çocuk bile bence fazla. Maliyet direkt iki katına çıkıyor. Siz kaç çocuk sahibi olmayı istiyorsunuz? 2 ve üstü sayıda çocuk düşünen kişilerin motivasyonları ne? Çocuk yapmak yerine evlat edinmeyi düşünür müydünüz?
0
dissendium
(19.06.21)
Bu hayatta en net olduğum konulardan biri çocuk sahibi olmamak

Evlat edinmek değil ama ekonomik olarak biraz rahat olsam çocuk ya da çocukların eğitim ve sosyal hayatına destek olmak isterim
0
freebird5406_2
(19.06.21)
Çocuk yapmak yerine evlat edinmeyi düşündük. Ama kedi sahiplenmek gibi kolay değil. Biz kritere uymadık mesela. Evimiz kira, benim kronik rahatsızlığım var, en az 5 yıldır evli değiliz. Direkt eleniyoruz. Kriterler uysa da 3 yıl çocuğa koruyucu aile oluyorsun daha sonra mahkeme kararıyla çocuğu evlat edinebiliyorsun. Evlat edinmek kolay olsaydı tüm varlığımızı, paramızı son kuruşuna kadar tüp bebek merkezine gömmezdik. Bizim çocuk sahibi olma motivasyonumuz kendimiz gibi bir insanın daha olmasıydı. Tabi bu özetin de özeti. Ben kendim gibi farkındalığı olan, duyarlı ve ahlaklı bir insan daha olsun istedim. dondurulmuş embriyolarımız var. İlerde maddi gücümüz ve sağlığımız elverirse bir embriyo çözdürebiliriz:)
0
suicides underground
(19.06.21)
Çocuk sahibi olmak istemiyorum. Hatta istememekten öte bu konuda çok netim. Dünyanın en büyük sorumluluğu ve insanların çok büyük bir kısmının bu kadar rahat bir şekilde bu sorumluluğun altına girmesi bana da çok ütopik geliyor.

Çocuklardan hiç hoşlanmıyorum açıkçası ve evlat edinmek de çok ütopik bir şey benim için bu yüzden. Mümkün değil başkasının çocuğuna dokunamam ya da hiçbir çocukla 1 gün bile geçiremem.
0
ms brownstone
(19.06.21)
çocukları severim ama çocuk sahibi olmayı pek düşünmüyorum, her açıdan büyük sorumluluklar gerektiren bir iş.

32 e
0
blue rebel motorcycle club
(19.06.21)
ben öyle bu dünyaya çocuk getirmek istemiyorum gibi argümanları sevmem ama çocuk bakmak dünyanın en sıkıcı şeyi gibi geliyor bana. komşunun çocuğunu, yeğenlerimi falan seviyorum. güzel bir bebek gördüğümde de dayanamayıp severim ama konu çocuk bakmaya gelince bana çok korkunç geliyor. bir kere sosyal hayatın sıfırın altına inecek. hele ki yaramaz bir çocuk insanı çok hızlı yaşlandırır. bu pahalılıkta hala 3-5 çocuk yapanları ben de anlamıyorum.
0
nothing in my way
(19.06.21)
youtu.be

Sirf 46 gun yuva yapmaya kasiyor, sonra kari koca besliyorlar. Hatta erkek olan disiyi besliyor.
Sonra bunun cogu ölüyor. 2 tanesi ucuyor.

Bunun bir de sahinli versiyonu var, o kadar vahsi kus dagin basina et tasiyor devamli.
Disi kaciyor, yavrularin hepsi ölüyor erkek yine bastan basliyor.

Dusun iste cocuk yapmak oyle manyak bir icgudu, istemesen bile genlerinde kodlu oldugu icin karsi koyamiyorsun.
0
divit
(19.06.21)
Cocuk dogurmanin bencil ve yanlis bir davranis oldugunu dusunuyorum. Ebeveynler kendi istek ve kaygilari dogrultusunda dunyaya bir hayat getiriyorlar. Ancak bu bebege yasamak istiyor musun diye soran yok.
Kendi istek ve arzularimiz disinda dogurulup bu dunyaya atiliyoruz...
0
nax
(19.06.21)
Ekonomik durumum iyi, duygularımı saklamam, sevgi göstermekten çekinmem, haksız olduğum kanıtlanırsa kabul ederim vs. vs. çok iyi bir baba olacağımı düşünüyorum ama bu dünyaya bir çocuk getirme planım yok.

Hem hedeflerim çok büyük, isteklerim çok fazla; çocuk yaparsam zaten az olan kişisel zamanım yok olacak çünkü hepsini ona ayıracağım; çocuğu boşlamayacağım.

Hem de ülkeye göre iyi bir durumdayım ama bu ülkeye çocuk mu getirilir. Mutsuz yaşayacağına hiç var olmasın daha iyi bence. Hadi yurtdışına gittim diyelim; insanların gelir artışının enflasyonun çok altında olduğu bir sistem sürüyor. 30 yıl sonra ne durumda olacak insanlık bilmiyoruz.

Kirlilik, su krizi, küresel ısınma, nüfus patlaması bunlar yaşanabilir alanları yok ediyor ve yakın gelecekte yüz milyonlarca mülteci olacak. Sistem değişmediği sürece çocuk yapmayı düşünmüyorum. Şu an ilişki durumumuz karışık olan son sevgilim de çocuk yapmaya karşıydı ama evlat edinmeye açıktı, eğer gerçekten kişisel olarak istediğim noktaya gelirsem o opsiyonu düşünebilirim.

Yine de gelecek hayallerimde çocuk yok. Kedi ve tavşan ağırlıklı planlar yapıyorum.
0
aguen
(19.06.21)
Valla ben istiyorum ya da istemiyorum şeklinde net bir şey diyemiyorum. Hayat bu insan değişiyor her şey değişiyor. Ancak çocuk yapma büyütme süreci oldukça meşakkatli. Öte yandan bir canlıya ahlaki ve insani şekil vermek çok zor, ağır ve önemli bir sorumluluk. Böyle bakınca ne gerek var diye düşünüyorum. Ama birgün anne olursam iyi bir anne olacağıma inanıyorum. Evlat edinme konusunda da olumlu düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(19.06.21)
Çok doğru düşünüyorsunuz. Çocuk sahibi olmak isteyenlerin en büyük argümanı "çocuk evin neşesi" klişesi. Çok büyük bir istismar bu, çocuğu eğlence aracı olarak görüyorlar. Diğerleri de sanki 200 IQ'lari varmış gibi genlerimi aktarmak istiyorum diyor. Bu kişiler bu konuyu düşünenler yine de. Diğerleri ise ne toplumu ne de kendi hayatini sorgulamayan kişiler. Koyun gibi oku, çalış, çocuk yap, tüket, emekli ol, öl mantığında kişiler.
0
howfaristhesky
(19.06.21)
Hayattaki kendi verebileceğim kararlar içerisinde ilk kırmızı çizgim heralde. Çocuk istemiyorum. 30 e.
0
the real brad pitt
(19.06.21)
Antinatalizm deniyo bu olaya, çocuk yapmanın doğru bir şey olmadığını savunan bi akım.

Ben şahsen çok olumlu bakıyorum çocuk olayına, hedef 5 çocuk. Henüz hiç yok gerçi, belki ilk 2'den sonra fikrim değişir, bilmiyorum :)

Sorumluluk almak hayatta en sevdiğim şey, öbür türlü sıkılıyorum. O dandik Twitter postlarından gibi olacak ama bi sürü ülke gezdim, her şeyi yedim içtim falan, baydı bi noktadan sonra. Yani kötü değil ama kesmiyor diyeyim. 50 yaşıma gelip 3. kedimle baş başa oturuyor olmak düşlediğim gelecek değil.

Niye 1-2 değil de 5? Çok çocuklu geniş ailelerde çocuğun daha geniş bir özgürlük alanına sahip olduğunu düşünüyorum. Önemli bir şey bu.
0
plutongezegendegilmi
(19.06.21)
Bir çocuk istiyorum, iki çocuk belki. Esim iki cocukmus ve iki cocuk konusunda mantıklı yorumları var.

Yalniz çocuğu yapmadan aşağıdakiler olacak;
-arabanin kredisi bitecek (39 ay)
-benim kalacagim ülke ya da sehir daha netlesecek (bir üst müdürüm 4 seneye falan emekli.amaclari beni onun pozisyonuna atamak ama büyük firmada olunca bir anda kendimi İsviçre, İrlanda'da falan bulabilirim).
-bu ikinci kisim olursa artik bir eve girisecegiz.

Bunlar olunca cocuk yapabiliriz diyoruz. Normal sartlarda herşey düzgün giderse çocuk 18 yasina geldiginde isteyecegi eğitim icin bi 20-30 bin euro para olabilir ama iki cocuk olursa biraz zorlu.

Neyse; genel düşüncelerimiz para durumumuzun iyi olmasi ve benim kariyerimin biraz daha belli olmasi. Öyle acayip çocuk yapalim olayimiz yok. Daha yasimiz var, bir 4-5 seneye bakariz.

3 cocuk bana göre de fazla :)
0
logisticsmanager
(19.06.21)
Çocukken bile diğer çocukları sevmeyen bir çocuktum. "Biyolojik saatin alarm verecek, sen de çocuk isteyeceksin" dediler yıllarca, kırkıma geliyorum ama hâlâ istemiyorum. Dünyanın sorunları, ülkenin ekonomisi falan gibi "mantıklı" gerekçelerim yok. Basitçe, çoğalma güdüsüne sahip değilim.

Evlat edinmek gibi bir niyetim de yok. Kedilerimden biri üç gün önce ameliyat oldu, ilaçları, iğneleri, kuma giremediği için parkeye işemesi derken ameliyattan bir gün sonra "Yok ben zaten çocuk falan bakamazmışım, bu ne ya, bıktım, yoruldum, yeter" diye homurdanıyordum evde, o bile fazla geldi. Çocuk isteyen arkadaşlarım, yakınlarım çocuk sahibi olduğunda onlar için mutlu oluyorum ama bir yandan da çok çekecekler ya yazık diye üzülüyorum içten içe.

Çok çocuk yapma motivasyonu çok karmaşık. Üremek ve soyunu devam ettirmek çok ilkel/temel bir insan güdüsü, bir kısmımız mantığı devreye sokup çocuk yapmazken ya da bir çocuk yapıp bütün sermayesini/enerjisini ona yöneltirken bir kısmımız da "bol bol çocuk yapayım da en az biri soyumu devam ettirsin" seviyesinde davranıyor (bunu bilinçli yapması gerekmiyor, güdü işte). (Mültecilerin kamplarda bile çocuk yapmaya devam etmesi, pandeminin ortasında insanların bile isteye çocuk yapması da buna dahil bence.)

Ya da inancı gereği doğum kontrolünden uzak duranlar var, eğitimi-parası-imkânı olmadığı için doğum kontrolüne erişemeyenler var. Çok fazla ve karmaşık sebep var bunun arkasında.
0
kobuzchu kiz
(19.06.21)
çok üstün zeaklı olursun ya da ne biliğim dünya için çok önemli şeyler başarırsın belki genlerin bir sonraki nesle aktarılması için yaparsın da arkadaş dünyayı tüketmekten başka bir şey yapmayanlar neden illa kendi egoist ihtiyaçlarını karşılamak için ürer. Neyse ki uzun vadede insanlar ya çocuk yapmayı seçmeyecek ya da imkanları buna el vermeyecek ya da bunun kombinasyonu olacak.
0
bartholomew87
(19.06.21)
Temeli sağlam bir aşk evliliği yapmak, sevgi, saygının olduğu huzurlu bir yuva kurmak çocuk yapma eyleminden çok daha zorlu geliyor bana. Şiddetli geçimsizlikten herkesin apar topar boşandığı, birbirine tahammülünün zayıfladığı bir dönemdeyiz. Belki kendi anne babamda sağlıklı evlilik göremediğim için inancım bu kadar zayıf olabilir. Sıcak bir yuvada, eğitimli, ekonomik olarak rahat ve ruh sağlığı yerinde anne baba ile büyüyen çocuklar özgüvenleri, hayata karşı pozitif bakış açıklarıyla kendilerini belli ediyorlar zaten hemen. Çocuk doğduğunda bir kil kütlesi gibi aslında, çevre ona bir heykeltıraş gibi şekil veriyor sunduğu iyi ve kötü yaşantılarla. Gerçekten doğru eşi bulduğuma inanırsam ki olasılık biraz düşük geliyor bana, ekonomik açıdan da sıkıntı yaşamadığım sürece 1 tane çocuk yapmak isterdim. Herkes anne baba olmak zorunda değil, olmamalı da zaten. Hele evliliğini kurtarmak için eve neşe gelsin diye çocuk hiç yapmamalı. Asgari düzeyde fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçları bile karşılayamıyor çoğu ebeveyn, bencil ebeveynler bu gibi ebeveynler bana göre.
0
Josephine.
(19.06.21)
çocukları çok seven, çocuk hassasiyeti fazla olan biri değilim ama çocuk sahibi olmak istemenin bununla bir ilgisi pek yok gibi.
elbette çocuk isterim.
hatta duruma göre 2-3 tane de istenebilir ama şartlar çok önemli.
maddi ve manevi olarak kısıtlı imkanları bölüştüreceksem gerek yok.
onu ilkini yaptıktan sonra düşünmek lazım.

benim asıl kriterim gerçekten benden çocuk yapmak isteyen birinden, gerçekten çocuk dünyaya getirmek isteyeceğim biriyle bunu yapmak.
önemli olan bu.
0
blatta hiberna
(19.06.21)
biz yaptık büyütüyoruz maşallah sağlıklı sıhhatli büyüyor yapmak isteyen yapar istemeyen yapmaz zaten ama kısır döngü bu bilinçli insanlar az çocuk yapıp yada yapmayıp bilinçsizler üredikçe toplum git gide daha kötü yozlaşıyor
0
basond
(19.06.21)
Biraz dar bir perspektiften bakıyorsun. Mesela kendine çocugun tum masrafları devlet tarafından karşılansa çocuk dogurup doğurmayacağını sorabilirsin. En son danimarka tatilde hamilelik oranı daha yuksek oldugu icin tatile teşvik paketleri başlatmıştı. Ya da Almanya 25 yaşına kadar çocuğa gelir sağlıyor. Vallahi ben doğurmak istiyorum. Ama finlandiya'ya taşınacağım galiba doğurmak için. 3 yaşına kadar evde bakacağım çocuğuma deyince maaş ödüyor ebeveyne. Jeff evde ilgilenir, Aylık 200 euro da bu bakıcı maaşın dışında çocuk için veriyorlar. Bir de bütün bebek bakım malzemleri koli ile geliyor yaş ilerledikçe. Her çocuk başına para artıyor çocuk sayısı arttıkça. Bukadar maliyet dedin diye yazdım bunları (*-*)/ Ülkeye göre gideri bırak üzerine para alıyorsun.
0
velvetmorning
(19.06.21)
@velvetmorning, yahu Danimarka, Finlandiya gibi 5, 6 milyonluk ülkelerde 50 yaşındaki insanlar da çocuk yapar. Almanya zaten yaş ortalaması yüksek bir ülke. Tarihten silinmemek için mecbur teşvik etmesi gerekiyor. Ben bunları referans kabul etmiyorum maalesef. Bu tip ülkelerde doğmak zaten hayata 3 0 önde başlamak demek. Ben Türkiye'yi ve yakın coğrafyayı dikkate aldığımda dar bir perspektife sahip olduğumu düşünmüyorum. Bu arada erkeğim. Bunu doğum konusu için belirttim. Ama para da verseler yine 2'den fazla çocuk istemem.
0
🌸dissendium
(19.06.21)
Maddi durumlari cok iyi olanlar genelde cocuk yapiyor. Gozlemim bu yonde.
0
medusa
(19.06.21)
benden 16 yaş küçük kardeşimin yalnız bir çocukluk geçirmesinden dolayı diyorum ki: eğer çocuk sahibi olunacaksa en az 2 tane olmalı ve yakın yaşlarda olmalılar. tek çocuk her şeyden önce çocuk için sıkıntı. kardeşim mesela pandemi vardı okula gidemediler, dışarı çıkamadılar, çıksalar oyun oynayamadılar. kardeşi olsa bu kadar yalnız ve oyunsuz kalır mıydı? hayır. ebeveylerle buyuklerle bir yere kadar oluyor o ve gerisi olmuyor, olmaz. bu konuda aşırı netim. tek çocuğa karşıyım. eğer bir gün anne olursam o yola en az 2 çocuk için çıkmışımdır. ama çok büyük ihtimalle olmayacağım, çünkü 1) doğurmaktan ve hamilelikten ölesiye korkuyorum 2) klişe ya da her neyse bu dünyaya çocuk getirip üzülmesine, yorulmasına, haksızlığa uğramasına, çaresiz kalmasına vb hiçbir şekilde yaşayacağı olumsuz şeylere sebep olmak istemiyorum. ben her türlü yanında olurum ama illa ki büyüyecek ve hür bir birey olacak, bu ülkede veya bu ülkeden kaçıp herhangi bir yerde ne kadar hür olabilirse tabii. e bir de baba olacak kalibrede erkek tanımamam da etkili tabii. ama buna gelene dek zaten oluru yok.
0
levybroo
(19.06.21)
Ben çocuk istemiyorum, ama hormonlarım zaman zaman baskı yapıyor. :) Çocukları severim aslında. Fakat bakımını üstlenmek istemediğim için evlat edinmeyi de düşünmem.
0
auroraaurora
(19.06.21)
2 tarafın da ana baba sağ ise ve yakında oturuyorlarsa yapılabilir
2 taraf da çalışabilir bu durumda
ama anne 3 yaşa kadar izin alma imkanı olursa daha sağlıklı olur
0
bir soru sorcam
(19.06.21)
cocuk sahibi olmak istemiyorum. kimsenin dusunmedigi, umursamadigi kadar cok sorumluluk gerektiriyor.

ulkenin hali belli. dunyanin hali belli. dogaya verdigimiz zarar, siyasi sorunlar... bunlar zaten hayati mahveden seyler. boyle bir hayata bir cocuk getirirsem karsilasacagi sorunlarin ustesinden nasil gelirim bilmiyorum.

hem ben bu cocuga yeterli ilgiyi veremem, cok yogun bir is hayatim var. cocuklari da oyle cok sevmiyorum. basa cikamam.

zengin degilim, her istedigini yapamam. kaliteli bir hayat yasamasi icin gereken ihtiyaclarini asgari olcude bile karsilamam cok zor. saldim cayira mevlam kayira bir sekilde cocuk buyutmeyi dogru bulmuyorum.

saglikli, mutlu, ozguvenli, merhametli, egitimli, enerjik, ogrenen, eglenen, akilli, bilgili, saygili bir cocuk yetistirmek icin yapmak gereken cok sey var. bu cok seyi ben yapamam. zamanimi cocuga ayiramam. yeterli de olamam zaten.

evim, arabam, birikmis param yok. ben bu cocugun gelecegini nasil garantileyecegim? bana bir sey olursa bu cocuga ne olacak?

en basitinden saglikli beslenmesini saglayamam. kendim bile saglikli beslenmiyorum. yemek yapmayi sevmiyorum.

bu cocugun okulu var, lisesi var, universitesi var, erasmusu var, masteri var. var oglu var.

ben bu egitim sureci boyunca ona hicbir sekilde destek olamam. ha benim gibi tasarimci olacaksa olurum ama matematik, fizik, kimya, biyoloji... bunlardan anlamiyorum. destek olamam. ogretmen tutmak gerekir, para ayiramam.

bir suru hastalik var. hastalandiginda en iyi tedaviyi almasini saglayamam. para para para. oldu da kotu bir durum yasadi diyelim. bir uzvunu kaybetti veya yasitlarina gore daha sakin yasamasini gerektitecek bir kalp hastaligi cikti diyelim. ben ona bu durumda ihtiyaci oldugu psikolojik destegi saglayamam. benim zaten psikolojim bozuk.

evet bak benim psikolojim bozuk. nereden yaptim bu cocugu keske yapmasaydim derim. cocuga yazik ettim kendimden nefret ediyorum derim. berbat gunler geciririm. bu hallerimle cocugu korkuturum. onun da psikolojisi bozulur.

benden anne manne olmaz. yok yok istemem.
0
batlegolas
(20.06.21)
(12)

Bu adama ne oluyor?

bittimgozunaydin
3 yıllık evliyiz. Eşimle incir çekirdeğini doldurmayan her konuda tartışıyoruz.Geçen gün sofrada tuzlugu kullanıp ondan uzağa ama ulaşabileceği bir noktaya koydum beni düşüncesiz birisi olmakla ve incelikten yoksun olmakla suçladı ( yemin ederim şaka değil)Aşırı tembel çöpü bile atmaz, unuttum der g
3 yıllık evliyiz. Eşimle incir çekirdeğini doldurmayan her konuda tartışıyoruz.
Geçen gün sofrada tuzlugu kullanıp ondan uzağa ama ulaşabileceği bir noktaya koydum beni düşüncesiz birisi olmakla ve incelikten yoksun olmakla suçladı ( yemin ederim şaka değil)

Aşırı tembel çöpü bile atmaz, unuttum der geçer gider
Evle ilgili asla bir yardımı olmaz, aksine her şeye müdahil olur. Bunları söylediğim zaman da onu suçlayan agr sif ve tahammülsüz birisi olduğumu söyleyip hemen kendini mağdur konumuna koyar.

Ben kendimi nasıl koruyabilirim? Pandemi sebebiyle işten çıkarıldım, bosansam maddi manevi yanımda olacak kimsem yok (annem ve babam da dahil)
Şu an doktora yapıyorum, akademisyen olmak istiyorum, özel sektörden de hiç geri dönüş olmuyor.

Çok zor durumdayım ne yapabilirim?
0
bittimgozunaydin
(19.06.21)
Hep evdeyseniz kavga oluyor, bizim yoneticiler ofis kapali olmasina ragmen ise gidiyorlar hergun.

Adam ise gidiyor mu?
0
divit
(19.06.21)
Çekilecek çile değil. Ancak şu an boşanabilecek gibi değilsiniz anlaşılan. Anne baba neden destek olamıyor? Özel bir durum mu var yoksa siz destek olmayacaklarını mı düşünüyorsunuz?

Kısa vadede boşanmak bir seçenek değilse iş arama sürecini yoğunlaştırın. Ancak bundan önce eşinizle ciddi bir konuşma yapın. Böyle mutlu olmadığınızı ve sürdürmenin çok zor olduğunu vs. belirtin. Ancak bu konuşma sırasında sakin kalın ve o sinirlenirse onu da sakinleştirin ve kavgaya dönmesine müsaade etmeyin. Bu konuşma sonrasında bir değişme olmaz ise hiç daha fazla uzatmayın bence.
0
himmet dayi
(19.06.21)
@divit evet çalışıyor

@himmet dayı ailem maddi ve manevi anlamda yetersiz. Özellikle manevi anlamda hiç bir zaman yanımda olamadı
0
🌸bittimgozunaydin
(19.06.21)
Bence iyi bir aile danışmanlığı alın bir psikiyatrdan yada psikologdan. Burada yazılan profesyonel olmayan tavsiyeler genelde ya sizi fazla doldurur yada vazgeçtirir. Bu yüzden bir tavsiyede bulunmayacağım.
Çocuk yapmak tamamen yazı tura demek ya kötü olursa herşey çocuğun psikolojisini düşünün.bu ve diğer tavsiyeler özele inildiğinde havada kalır sorunun merkezine inmeniz gerek "profesyonel" olarak.
0
Raymalifalitiko
(19.06.21)
bana eşinizin başka problemleri var da acısı sizden çıkıyor gibi geldi.
bence kendi çabalarınızla bunu öğrenmeniz, öğrenseniz de çözmeniz çok zor.

profesyonel destek +1
0
south park in kapusonlu uyesi
(19.06.21)
3 senedir sürekli böyleyse sıkıntı büyük. Bu durumda bazı şeyleri daha en başından oturtamamışsınız gibi duruyor. Yok, son zamanlarda böyleyse o zaman bir sıkıntısı ya da bir sorunu vs olabilir. Her durumda da oturup açık açık konuşmanız şart bence de.
0
j r r tolkien hayrani
(19.06.21)
Olayi tek agizdan dinledigimiz için hüküm vermek zor ama evlilik terapisti falan bunlar da vakit kaybi.

Sorun büyük ihtimalle baska yerde, ekonomik yük kocanizin sirtindaysa bu onu agresiflestirmis olabilir.
0
Avoiding The Puddle
(19.06.21)
Iş arayın bulun bosanin hayat böyle geçmez
0
howfaristhesky
(19.06.21)
bana sanki kopmuşsunuz gibi geldi.

acaba altında cinsel ya da ekomomik bir neden yatıyor olabilir mi?
bunlar sadece tahmin tabii ama "aşırı tembel" gibi muhtemelen başından beri olan huyları sizin işten çıkmanızla birlikte hassasiyetinizin artmasıyla mı gözünüze batar oldu?
yoksa duygularınız en başından beri mi böyle?

eğer şu anda boşanabilecek durumda değilseniz, "belki bir süreçtir" diye iyimser düşünmeye çalışıp iletişim kurmak için uğraşmaktan başka çareniz yok gibi.
en azından boşanabilecek duruma geldiğinizde de elinizden gelen her şeyi denemiş olursunuz.
0
blatta hiberna
(19.06.21)
evlilikle ilgili benim de sorunlarim var erkrk kişisi olarak. boşanmak sizi rahatlatmaz. seven eş anlamaya çalişir destek olur. bol bol konuşmak gerek milim milim. bence eş doktoradan da onemli
0
tunaktunaktun
(20.06.21)
Tabi ki eşin de isteği olmalı ama bence rahatsızlıklarınızı konuşmayı deneyin.

www.dr.com.tr
0
kismisolungac
(29.06.21)
aile terapistine gidin lütfen.

mevzu gördüğüm kadarıyla sizin kötü bireyler olmanız değil, artık nefes alıp verseniz bile karşı tarafa batar olmuş. bir taraf ak derken diğeri bunu kara anlıyor. doğru iletişim kanallarını bozmuşsunuz.

lütfen bir aile terapistine gidin. aile terapistleri illa ilişkiyi düzeltmeye çalışmazlar. bakarlar, ilişki yürümeyecekse en azından sağlıklı sonlandırmanıza yardımcı olurlar.
0
yemrem
(29.06.21)
(11)

Flörtte israr

polopan
Flörtlestigim herhangi bir kadin ilk 1-2 bulusmadan sonra "süper birisin ama ben seninle iliski hayal edemedim, heyecan hissetmedim" tarzi birsey dediginde ben dogal olarak hemen iletisimi birakirim, asla israr etmem. Buna karsin bazi kadin arkadaslarim "cabuk vazgeciyorsun, kadinlar bu dönemde herk
Flörtlestigim herhangi bir kadin ilk 1-2 bulusmadan sonra "süper birisin ama ben seninle iliski hayal edemedim, heyecan hissetmedim" tarzi birsey dediginde ben dogal olarak hemen iletisimi birakirim, asla israr etmem.

Buna karsin bazi kadin arkadaslarim "cabuk vazgeciyorsun, kadinlar bu dönemde herkes sürekli birbirine yazdigi icin talibim cok yanilgisiyla bu tarz seyleri kolay söyleyebiliyorlar, saygili ve centilmen davrandigin sürece ve kadinla uyumlu olabilecegini hissediyorsan tekrar görüsmek icin biraz daha israrci olabilirsin" diyorlar. Hatta kendilerinden ya da baskalarindan örnek veriyorlar (iste tipik kadinin basta erkegi begenmedigi ama sapiklasmadan israr eden erkegin kadinin bir sekilde fikrini degistirdigi ve sonradan iliskiye basladigi durumlar). Bu söyledikleri seyin iler tutar yani var mi sizce?

Edit: Bu kadin arkadaslarimin beni düzgün bir insan olarak gördüklerini, sapiklik yapmayacagimi bildiklerini varsayarak degerlendirin.
0
polopan
(17.06.21)
Ben israr olayina artik pek sicak bakmiyorum. Sosyal medyada vb olur olmaz her duruma sapiklik yaftasi yapistirilip ifsa ediliyor. o temiz israr durumlari eskiden calisiyordu belki ama artik biraz riskli. birkac ekran goruntusuyle sirf ilgi toplamak adina ismin olmadik sekilde ifsa edilebilir.
0
msb
(17.06.21)
Sen gibiyim ben de. Kimsenin peşinde kosamam, kosmak da istemiyorum. Ilişkiler net olmalı. Bıktık imalar üzerinden dönen sohbet ve ilişkilerden.
0
westblack
(17.06.21)
Israr etmek mantıklı değil. Oyun oynayanla da ben uğraşamam.
0
hayirsiz
(17.06.21)
Söylediklerinize katılıyorum. Bu "ısrar" konusunda çok kesin bir şekilde bir karmaşa var. Abartmadan "ısrar" etseniz bile sapık oluyorsunuz, geri çekilseniz "iradesiz" oluyorsunuz anlamadım gitti. Ben bu yüzden her zaman "Kadınları Anlama Rehberi" diye bir şey olmasını istemişimdir hep. Erkekler de ayrı bir tuhaf. Bir de Türkiye'de kadın-erkek ilişkileri çok karmaşık bana göre ve kimse kartlarını açık oynamıyor. Gereksiz bir gizem var. Sanki CSI'dayız.

Bu arada kuzenim de (kadın) şimdiki evli olduğu eşiyle ilk başta onu yakışıklı bulmadığını ve ilişkiye sıcak bakmadığını ancak enişte bey biraz ısrarcı davranınca kuzenim onun karakterini beğendiğini ve sevildiğini hissedince enişte beye şans verdiğini söylemişti ki enişte bey gerçekten çok ama çok klas bir adamdır. Kuzenim için en doğru seçim enişte beydi. Evleneli bi 5-6 yıl oluyordur herhalde.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(17.06.21)
Israr ile peşinden koşmak ayrı şeyler. Kadınların ne noktada kesip attığı ne noktada açık kapı bıraktığı - karşındaki kişi ruh hastası değilse- genelde anlaşılabilirdir.

Ben de peşten koşan biri değilim ama bunu yapabileceğim zamanla yapmamam gereken zamanı anlayabiliyorum. Yapabileceğim zamanlar olmuştur ama yapmamışımdır. Hatta bunu çaktıran, yani biraz peşinden koşulmasını istenen kişiyle öyle bir noktaya gelmişimdir ki ben peşini bıraktığımda o adım atmıştır. Kadınlar bunu bilerek, kötü niyetle yapmıyor her zaman. Yine de bana uyan bir yaklaşım olmadığı için sonradan adım atsalar bile ben yaklaşmıyorum.

Basit bir mantığı olan şu taktiği deneyebilirsin. Sohbeti "yürüme" ekseninden kaydırıp iki normal insan sohbetine dönüştürmek gerekiyor. Önceden iltifat ediyorsundur, ilgini açıkça belli ediyorsundur ve bi sebepten kırmızı ışık gelmiştir. Eğer bir daha beni arama demediyse okay diyip normal sohbete dönebilirsin. eğer karşındaki kişi peşinden koşabileceğin biriyse(buna açık kapı bıraktıysa) buna ayak uydurur ama yetmez, bi süre sonra eski ilgini çekmek için bir şeyler yapar, söyler.

Sohbete devam edip cidden sadece arkadaş kalmak istiyor da olabilir, devam etmesi illa ilgi istediği anlamına gelmez. Ama o zaman da anlarsın zaten düz sohbet etmesinden.
0
Jux
(17.06.21)
Valla beni reddene karşı direkt "beni sevmeyeni ben hiç sevmem" moduna girip direkt uzaklaşırım ben de. Öyle "reddetti ama peşinden koş" tarzı olaylar çok saçma geliyor bana. Madem kabul edecek niye reddediyor, madem reddetti niye peşinden koşayım. Her türlü gereksiz iş bence.
0
j r r tolkien hayrani
(18.06.21)
berbat samimiyetsiz bir ifade .."süper birisin ama ben seninle iliski hayal edemedim, heyecan hissetmedim"

net olan insan açıkça söyler neymiş sıkıntı. benim tahminim para falandır. ya da istediği havalı formata uymuyorsundur
0
integrative
(18.06.21)
ince bir çizgi... seninle heyecan hissetmedim diyene de ısrar edilmez bence. ama mesela baska etkenler vardır durum değişir. ben flört ettiğim kişiye, "bu aralar gerçekten hayatımda böyle bir ilişkiye zaman ve enerji harcayamayacağımı hissediyorum" dedim ve görüşmek istemedim. kibarca ısrar etti. şimdi evliyiz.:D
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(18.06.21)
Ben arkadaşlarınızın düşündüğünün tam tersini düşünüyorum. Kadınlar ilişki konularında daha sezgisel hareket ettiklerinden heyecan hissetmedim, ilişki istemiyorum gibi cümleler kuruyorlarsa çoğu zaman netler bence. Ayrıca kadınların birçoğu, peşinden koşan erkekten ziyade kadını peşinden koşturacak kapasiteye, güce, özgüvene sahip erkeklerden daha çok hoşlanabiliyor. Kadınları etkileyen şey güç. Bu güç özgüven de olabilir, fiziksel güç-çekicilik de olabilir, para, yüksek zeka da olabilir. En başta bunlar kadın tarafını çekmediyse sonradan peşinden koşma durumu özsaygısı düşük insan hareketi gibi de algılanabilir, bu da kadının egosunun tatmin edilmesinden başka ilişkisel açıdan bir fayda sağlamaz.
0
Josephine.
(18.06.21)
Bu dediğini ben de yapıyorum.

Sanırım ısrardan kasıtları bazı kadınlar bunu diyerek shit test yapıyorlar.

sende o tarz enerji hissedemedim deyip sonra ama arkadaş olabiliriz diyen bir kaç kişi ile arkadaş olarak da iyi olabileceğini düşündüğüm için görüşmeye devam ettim, tabi ki flört dönemindeki ilgiyi alakayı göstermedim.

Bunu bana 5 kişi dediyse herhalde 3'ü ile ilerleyen zamanlarda sevgililik ya da cinsellik yaşadım.

Yani arkadaş olabileceğini düşünüyorsan vites düşür normal bir şekilde konuşmaya devam et belki olur. Yok uğraşmaya değmiyorsa salla gitsin.
0
kindarfil
(19.06.21)
Sana söylenenler doğru ama "süper birisin ama ben seninle iliski hayal edemedim, heyecan hissetmedim" diyen birinde ısrarcı olman yanlış olur. Bu ilişki olsa da zorlama olur. Israrcı ol, ama istemediğini açık bir şekilde ifade eden birine değil.
0
kitap gibi sessiz
(03.07.21)
(6)

engelleyen kişiye yazmak

istanbul kanatlarimin altinda
bu sene ilk defa 2 farklı kişi tarafından whatsapp'tan engellendim. biri geçen ay, biri de bu ay. neler oluyor? oysa engellemelerini gerektirecek en ufak bir şey yapmamıştım, bu konuda içim çok rahat. ama insan çok üzülüyor. rica ederim kimse kimseyi yok yere engellemesin. yani çok haklı sebebiniz v
bu sene ilk defa 2 farklı kişi tarafından whatsapp'tan engellendim. biri geçen ay, biri de bu ay. neler oluyor? oysa engellemelerini gerektirecek en ufak bir şey yapmamıştım, bu konuda içim çok rahat. ama insan çok üzülüyor. rica ederim kimse kimseyi yok yere engellemesin. yani çok haklı sebebiniz vardır belki, sapığınızdır, habire yazıyordur, ya da tehdit ediyordur, tatsız mesajlarıyla gününüz kötü geçiyordur falan o zaman olabilir ama naif ve hiçbir kötü niyeti olmayan, karşısındakini sadece bir zamanlar çok sevdiği biri olduğu için kırmamaya çalışan insanları engellediğinizde o insanların kalbi o kadar kırılıyor ki.. kırılıyormuş daha doğrusu.

neyse. soruma geleyim.

beni son engelleyen kişi, 10 ay önce ayrıldığımız ve o günden beri hiç iletişimde bulunmadığımız eski sevgilim. dün çok arkadaşça bir mesaj yazdım ilk defa, ve beni engelledi. sebebi çok önemli değil. sevgilisi vardır diyeceksiniz belki, ama sevgilisi olması bile beni engellemesini gerektirmiyordu bence. "yazma" deseydi, hatta cevap vermeseydi ben anlardım.

bu sabah uyandım ve ona sanki hiç ayrılmamışız gibi mesajlar yazdım. eski günlerdeki gibi, sanki hala sevgiliymişiz gibi. nasıl olsa engelledi ve okuyamayacak. aylardır ilk defa o kadar iyi geldi ki. huzurlu yuvama dönmüşüm ve sıcacık sarılıp sarmalanmışım gibi hissettim. bana bu mesajları atma alanı açtığı için iyi ki de engellemiş diyeceğim neredeyse.

bunu yapmaya devam edersem delirir miyim?

edit. biraz duygusal yazmışım ama yanlış anlaşılmasın. onunla birlikte bir gelecek düşünmüyorum artık. gelse, yeniden deneyelim dese olmaz derim. ama hayatımdan çıkıp gittiği için de çok üzülüyorum. boşluğu bir türlü dolmuyor. bu attığım mesajlar sanki boşluğunu doldurur gibi oldu.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(17.06.21)
>bunu yapmaya devam edersem delirir miyim?

miyim kısmını geçmişsin sanki hocam biraz
0
nahtoderfahrung
(17.06.21)
yargılamak için değil sadece tespit, ilişkiler konusunda hangi yaşta deneyimde olursak olalım hepimiz zor durumlardan geçebiliyoruz fakat duyuruda bu konuda sıkça duyuru açan nicklerden birisin elbet bunun üzerine düşünüyor ya da yazıp paylaştıkça rahatlıyor olabilirsin
0
freebird5406_2
(17.06.21)
o kişiye değil hissettiğin duygulara ihtiyacın var anladım ben. başka biriyle sevgili olsan yine "sıcacık, yuvandaymışsın gibi" hissedersin.
0
deartheodosia
(17.06.21)
Bunu terapistinle paylaşsan çok iyi olacak. (Not burda "ne soru soruyosun?" sitemi değil, bir terapiste görüşme zamanının çok gelip geçtiği ifade edilmektedir)
0
lcha
(17.06.21)
10 aydır hiçbir şey yapmadım ama. birkaç kere profiline bakmak sayılmazsa stalk bile yapmadım. hobi edin, yürüyüş yap, yeni insanlar tanı gibi gerekli ayrılık adımları da tamam. yaptığım ilk delilik bu, direkt terapistlik mi oldum şimdi?
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(17.06.21)
var olman o kadar fazla gelmiş ki artık yok ol istemiş olabilirler mi? sen fazla gelmiş olabilir misin yani?

medeni olmak, iletişimde kalmak, birine çok değer vermek ve aynı yolda yürümeseniz bile hayatında olmak istemek, ne bileyim tüm bunların kimseye bir kötülüğünün olmadığını düşünmek falan çok ideal ve insan neden bunu olağanlaştırır anlıyorum ama bunlar hep SENle ilgili, senin perspektifinden, senin okey olduğun şeyler değil mi? sanki bana herkesten seninle aynı davranmalarını bekliyor gibisin gibi geliyor. son zamanlarda çok görüyorum duyurularını ve gerçekten sürekli kendini, hissettiklerini, yaptıklarını bir şekilde onaylatmaya ihtiyaç duyuyormuşsun gibi de bir gözlemim var. sana ne yapacağını söyleyecek kadar densiz değilim ama kendini negatif pekiştiriyorsun gibi hissediyorum. bazen benzer şeyleri ben de yapıyorum, o anlarda boğulmamak için çırpınışımla kendi kendime yeterek hayatta kaldığımı sandığım çok oldu ama bunun bana pek bir faydası olmadığını, hala aynı yerde durduğumu şu an baktığım noktadan görebiliyorum misal. sırf bu yüzden bile gerçekten profesyonel birileriyle konuşmalısın, başka bir perspektif şart.
0
evde liyakat kalmamis
(17.06.21)
(8)

aşk meşk sohbet :)

batlegolas
selamlar :)soyleyin bakalim, ask konusunda sansli misiniz?kac kere reddedildiniz?kac kere reddettiniz?reddedilmenize ragmen askiniz ne kadar daha surdu? tekrar denediniz mi?platonik ask benim yasam bicimim oldu arkadaslar. rezalet derecede sanssizim. bakalim sizler ne durumdasiniz.ben k,24. yakinda
selamlar :)

soyleyin bakalim, ask konusunda sansli misiniz?

kac kere reddedildiniz?

kac kere reddettiniz?

reddedilmenize ragmen askiniz ne kadar daha surdu? tekrar denediniz mi?

platonik ask benim yasam bicimim oldu arkadaslar. rezalet derecede sanssizim. bakalim sizler ne durumdasiniz.

ben k,24. yakinda 25 olacagim.
0
batlegolas
(17.06.21)
Kurduğum iletişimlerin gidişatı ve şekli yüzünden "ret etmek ya da reddedilmek" gibi aksiyonlarım hiç olmadı. Ama hiçkimseyle de sevgili olayım, ilişkim olsun istemedim. Casual diyebiliriz buna daha çok. Platonik falan da yok hâliyle.

Hayatımda işi olan kişi zaten kalıyor bir şekilde, olmayan ise kendi kendini baştan eliyor, ben bir şey yapmıyorum.
0
Avoiding The Puddle
(17.06.21)
birine bir kere kaptırdım mı bir daha unutmuyorum. sonra gelene engel olmuyor bende, ancak önceki de gitmiyor. ilişki içinde sadakati bozmuyorum, asla bozmam.

o yüzden hep önceki ilişkilerimden ötürü, keşke bitmeseydi, diye düşünüyorum.

baya kötü durumdayım yani. e26
0
heeresgruppe
(17.06.21)
aşk merakım yok, 1-2 kere reddedildim çünkü max 1-2 kere birine yazmışımdır. bu da %100 şanssız biri olduğumu işaret ediyor sanırım :D
0
nahtoderfahrung
(17.06.21)
eskiden kimseleri beğenmezdim, sanki olan erkek arkadaşım en iyisiymiş gibi gelirdi hahah.

reddedilme noktasına getirmemeye çalışıyorum durumu. hiç yaşamadım o yüzden.

reddetme değil de arkadaş sohbetine döndürme veya çok az ilgilenme oluyor bende.

şanslı olduğumu söylerler , kısmet işi bu işler tabi.

K,24
0
bugun hava gunluk gureslik
(17.06.21)
15 kere çok rahat reddedilmişimdir bi 10 kere de reddetmişimdir herhalde çok takmaya gerek yok kişisel algılamamak lazım o kişinin istediği kişi o an sen olamayabiliyorsun kendi özelliklerini de kendin seçmiyorsun ben artık öyle bakıyorum ve uyuşabileceğim kişileri arıyorum
0
lata
(17.06.21)
Ben genelde platonikte kalamıyorum, beklemek veya uzaktan uzağa umut etmek hiç bana göre değil. Birinden hoşlandıysam kısa süre içinde gidip açık açık hislerimi söylüyorum, biraz arsız biriyimdir bu konularda. Söyleme dediğim ilanıaşk değil elbette, sadece açıkça onunla ilgilendiğimi belirtiyorum. Bu şekilde beş kişiye açıldım şu ana kadar, sadece biri reddetti beni. O reddeden de iyi ki reddetmiş, şu an düşününce oldukça saçma geliyor bana ondan hoşlanmam.

Birkaç seneyi bir hayli hızlı geçirdim ama açıkçası son yıllarda kimseye ilk adımı ben atmıyorum. Kadınların ilk adımı atmamasından şikayet eden erkeklerde bile cepte görme ve önem vermeme durumu oluşuyor ne yazık ki ilk adımı atınca, bunu bizzat deneyimledim ve artık gelenleri değerlendiriyorum sadece. Bu konularda şanslıyımdır biraz, hangi ortama girsem bir sürü talibim çıkar nedense. Artık şöyle yapıyorum: aralarında hoşlandığım varsa onunla arkadaş gibi görüşmeye başlıyoruz, iş yolda haliyle flörte dönüp en sonunda da sevgililik şeklinde sonuçlanıyor.

Çok uzattım cevabı ama şunu da diyeyim, açıkça reddettiğim bir kişi oldu sadece. Diğerleri soğuk tavrımdan durumu anlayıp hemen uzaklaştılar ama bu ruh hastası takıntı yapıp bir türlü ondan hoşlanmadığımı sindiremedi, beni uzun süre uğraştırdı.
0
kedimedi
(17.06.21)
ilişkiler üzerine bu kadar düşünme, platonik aşk diye bir şey yok özgüvensizlik ve obsesyon var. beğendiğin adama yürürsün, muhabbet ilerlemiyorsa salarsın gider. ben de 27 olacağım -kadınım-, eskiden aşırı kasardım öyle mi oldu böyle mi oldu diye, şimdilerde bu kadar kafa yormaya gerek olmadığını anlıyorum valla. Herkes birilerini reddediyor, birilerince reddediliyor, ghostluyor, ghostlanıyor. Beni beğeneni ben beğenmem, benim beğendiğim beni beğenmeyebilir ismail yk gibi yoksa ben zurna mıyım diye kederlenmenin manası yok :D şanssızım diye düşünüp üzülme bence, bir gün aynı frekansta olduğun biri ile karşılaşırsın illa ki.
0
Mossy
(17.06.21)
önceden reddettiğim sayı reddedildiğim sayıdan fazlaydı. sonra uzun ilişkiler yaşayıp piyasadan uzak kaldığım bir dönem oldu. o dönem bittikten sonra biraz daha atılgan olmak istedim çünkü eski seksapelim kalmamıştı alsjdk.
atılgan olduktan sonra çok ret yedim, hatta daha bu sabah yedim sonuncuyu. erkek arkadaşı varmış, vurucu bir ret sayılmaz ama red reddir tabii...
0
Jux
(17.06.21)
(6)

instagram hesabı ve kişilik değerlendirmesi

duyurukullanıcısı
tanımadığınız insanların instagram hesabına bakıp kişilik değerlendirmesi yapıyor musunuz?
tanımadığınız insanların instagram hesabına bakıp kişilik değerlendirmesi yapıyor musunuz?
0
duyurukullanıcısı
(16.06.21)
Tanimadigim insanlarin profillerinin sahte veya abartili oldugunu düsünüyorum. Tanidiklarim içinse durum daha da vahim.
0
Avoiding The Puddle
(16.06.21)
Denk gelirsem evet. Bazıları “ben boş insanın tekiyim” diye bağırıyor.
0
ruhen hastayim ben
(16.06.21)
bana sürekli kendi fotoğrafını paylaşanların paylaşacak başka bir şeyleri yokmuş gibi geliyor. her güzel manzaraya bi şekilde kendilerini monte etmeleri falan tuhaf bi kişilik problemi gibi geliyor. bunun dışında pek bi değerlendirmem olmuyor.
0
levybroo
(16.06.21)
Galiba bilinçsiz bir şekilde yapıyorum. Şimdi düşününce bunun farkına vardım. Normalde haftada bir fotoğraf ya da hikaye paylaşan bir arkadaş yurtdışına yerleştikten sonra günde 3-4 paylaşım yapmaya başladı. "Vay görgüsüz" diye düşünmeden edemiyorum. Birkaç yıl önce de eski iş yerinden biri Kanada'ya yerleşmişti. Belediye otobüsünün içinden video çekip atıyordu. Bir de süpermarkete gitmiş, içki reyonunun önünde durup "cennete düştüm" diye fotoğraf paylaşmıştı. Bu bahsettiğim kişiyi tanıyan iki arkadaş olarak "sanki burada yok alkol reyonu ..." diye gülmüştük. Yine bu bahsettiğim kişi istisnasız her gönderisinde mekan olarak Kanada'yı işaretlerdi. Evinin duvarını çekse bile konum eklerdi. "Anladık Kanada'dasın" gibi bir his oluştu bende bir süre sonra.
0
himmet dayi
(16.06.21)
evet
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(16.06.21)
Senede 1 - 2 belki üç kez paylaşım yapıyorum. Beni takip eden kişilerin hayatımın akışını bilmeleri gerektiğini düşünmüyorum ve evet sürekli yediğini, içtiğini, okuduğu kitabı, bahçesini, orasını burasını, ayakkabısını paylaşan insanları saçma buluyorum
0
rapisa
(17.06.21)
(4)

Yalnızlık ve yalnızlaşmak

proculianus
Bununla başa çıkabiliyor musunuz ve nasıl ?Benim hayatta en büyük korkularımdan biri yalnız kalmaktı ve sanırım bu kadar korktuğun için de yavaş yavaş başıma geliyor. Yalnızlıktan kastım asla sevgilisizlik değil. O da var tabi ama bahsettiğim başka. Öncelikle şunu söyleyeyim tek başına vakit geçirem
Bununla başa çıkabiliyor musunuz ve nasıl ?

Benim hayatta en büyük korkularımdan biri yalnız kalmaktı ve sanırım bu kadar korktuğun için de yavaş yavaş başıma geliyor.

Yalnızlıktan kastım asla sevgilisizlik değil. O da var tabi ama bahsettiğim başka. Öncelikle şunu söyleyeyim tek başına vakit geçiremeyen , yemek yemek için bile tanına birini arayan insanlardan değilim. Tek başıma da pek ala vakit geçirip mutlu olabiliyorum. Ama benim canımı sıkan artık bu tek başınalıklar çoğaldı ve zevkten ziyade mecburiyete döndü. Şöyle özetleyeyim

Benim hiçbir zaman uzun süreli ve düzenli bir ilişkim olmadı. Kısa süreli, bir yere varmayan ve bana hiç de iyi gelmeyen iflört dememeleri yaşadım genelde. Ama sırf bu sebepten kendimi yalnız hissetmemiştim pek. E insanız aşk isteriz tabi ama çok da sorun olmamıştı benim için. Çünkü bir sürü arkadaşım vardı, ailem vardı. Ama sonra iş hayatına atıldık herkes yoğun çalışma temposuna kaptırdı kendini, e sonrasında herkes evlendi çoluğa çocuğa karıştı. Bir de pandemi çıkınca kimseyle doğru dürüst görüşemez olduk. Herkes ailesiyle takılıyor. Bekar olanlar da ilk fırsatta sevgililerine koşuyor.

Ailemde ise 4 sene önce en yakın arkadaşım olan annemi kaybettim. Meğerse ailedeki iletişimi sağlayan annemmiş ve annem gidince aile içi iletişimsizlkler başladı. Kimsenin kimseyle problemi yok ama kimsenin kimseden de haberi yok. Kısacası ailede de yalnızlaştım.

Biraz önce yine 2 hafta evvelden yaptığımız plan içim arkadaşlarım önlerine çıkan başka seçenekleri tercih ettiği için beni ektiler. Tribe girme hemen şöyleydi böyleydi diye açıklama yaptılar ama ben aşırı bozuldum. İkinci seçenek olmak üzdü beni. Biri sevgilisi için biri de ailesi için ekti. Ama hastalık, ya da acil bir durum yok, tamamen keyfi. Biz piknik yapmayı düşünüyorduk bu havada olmaz zaten diyip geçiştirdiler başka seçenek bir aktiviteyi öne sürmediler hemen başla plan yaptılar. Çok kızdım ve bozuldum onlara da söyledim. Abartıyor muyum? Bu arada kendileri karantinalarda sevgilileriyle ufak tatiller yaptılar, görüştüler gezdiler tozdular. Ben ise işten de çıktığım için sürekli evdeyim ve sadece ayda yılda bir onlarla görüşmek için dışarı çıkıyorum. Ve bu plan benim için hem işsizliğim yüzünden hem de uzun süredir evde olmam yüzünden biraz olsun nefes aldıracaktı ve onlar da bunu gayet iyi biliyor. Bu yüzden de çok bozuldum.

Sonuç olarak böyle böyle yalnızlaştım. Benim sevgilim yok ve açıkçası olacağını da düşünmüyorum. Bu konularda çok şanssızımdır. Birlikte vakit geçirdiğim arkadaşlarım kendi ailelerini kurup beni ikinci plana attılar. Ailemden geriye pek bir şey kalmadı. Kalanla da iletişimim yok. Zaman içinde yalnızlaştım ve bu durum beni aşırı üzüyor. Siz bu durumda napardınız ya da napıyorsunuz? Durumu kabul etmek mi lazım? Hep böyle mi devam edecek?
0
proculianus
(16.06.21)
öncelikle başınız sağolsun, teyzenin mekanı cennet olsun.

aynı durumdayız, ben de tam olarak sizin durumunuzdayım. tek farkımız sevgilim de var, ailemle de aram iyi, işimi de görece iyi. rahatım yani. ama çok yalnızım. neden böyle hissettiğimi çokça soruyorum ama cevap bulamıyorum.

ben de akışına bıraktım artık. ne enseyi karartıyorum ne de hevesleniyorum. su akar, yatağını bulur diyorum.
0
azzlack
(16.06.21)
Ben de benzer durumdayım sizinle. Hayatımda sevgili denebilecek biri olduğunda onunla ve onun arkadaşlarıyla vakit geçiriyorum, o kişiden ayrıldığımda tümü hayatımdan çıkıyor ve eski yalnızlığımla tekrar buluşuyorum.

Eskiden bu durumu değiştirmek, belki küçük bir sıcaklık görebilmek için çokça çabalar ve kendime fırsatlar yaratmaya çalışırdım. Bunu yaparken insanlara bir hayli tolerans da gösterirdim, günün sonunda bu sebepten yalnızlığıma ek olarak bir de yıpranmış bir hale bürünürdüm.

Açıkçası artık hiç önemsemiyorum, ben de akışına bıraktım. Eskiden olsaydı sık sık bu durumu düşünüp kendimde bir sorun arayarak üzülürdüm ama artık "Olursa olur, olmazsa olmaz." düşüncesindeyim. Payıma düşeni doğrudan kabul etmiyorum ama onunla ilgilenmiyorum da, önüme bakıyorum.

Ben kesinlikle umutsuz değilim, siz de olumsuz düşüncelere saplanıp onları kendi gerçekliğiniz haline dönüştürmeyin lütfen.
0
kedimedi
(16.06.21)
Yalnızlık tercih, yalnızlaşmak ise hayatın doğan bir döngüsü.

Aile üyelerinle yolların elbette günün birinde ayrılacaktı ama bir sevgilin vs. yoksa hâlâ bunu değiştirmek de senin elinde.
0
Avoiding The Puddle
(16.06.21)
kendimi yalnız hissediyorum öyleyim de zaten. akrabalarımla hiç çok samimi olamadım. zamanla arkadaşım da kalmadı. annemle babam var bir tek. hem bu durum değişsin istiyorum hem de hiçbir şey yapmıyorum. içten içe böyle süreceğini düşünüp kendini gerçekleştiren kehanet olacak diye korkuyorum. bir sevgilim olsa bile günün sonunda yalnız olacağım sanırım ama sevgilim olsun istiyorum falan filan.
0
Sonsuzluk ve Bir Gün
(17.06.21)
(8)

Aileler ve çevre çocukları neden evlendirmekle meşguller?

bare gud dømmer meg
Kendi hayatını bile yaşayamıyosun. Sürekli evlilik,evlen bilmem ne. Boğuyorlar insanı bi nefes aldırmıyorlar. Neden aileler ve çevre başkasının hayatıyla meşgul bu kadar? Sanki kişi evlenmiyo aileler evleniyor bu nedir ya
Kendi hayatını bile yaşayamıyosun. Sürekli evlilik,evlen bilmem ne. Boğuyorlar insanı bi nefes aldırmıyorlar. Neden aileler ve çevre başkasının hayatıyla meşgul bu kadar? Sanki kişi evlenmiyo aileler evleniyor bu nedir ya
0
bare gud dømmer meg
(15.06.21)
1- Toplum baskısı
2- Evlatlarına karşı görevlerini tamamlayamama ( aile bir görev olarak görüyor bu durumu)
3- Evlensin yuvasını açsın düzenini kursun mantığı ( evlenilmeden düzen oluşmaz kafası)
4- Evli olunca mutlu olunur algısı
0
paramolacak
(15.06.21)
Valla esas olay bence kontrol etmeyi isteme olayı. Evlilik o kontrol etmeye çalışma olayının sadece başka bir aşaması. Evli olsan bu sefer "çocuk ne zaman, torun istiyoruz" torun olsa "nerede bunun kardeşi" vs şeklinde sürekli bir kontrol etmeye çalışma olayı olacak. Yani iş evlilik ile son bulmayacak.

Niye hep aynı şeyleri öneriyorlar dersen, yani niye gidip "dünyayı gez" değil de "evlen artık" diyorlar dersen o da yaşadıkları toplumdaki genel gözlemler sonucu oluşmuş. Yani herkes bişeyi yapıyorsa ya da çoğunluk yapıyorsa o şey doğrudur gibi düşünülüyor. Genelde insanlar da evlendiği için istenen şey hep o oluyor. Yani istekleri genelde toplum belirliyor. Onlar ise o istekleri kullanarak kontrol etmeye çalışıyorlar.
0
j r r tolkien hayrani
(16.06.21)
Cunku evlilik olunca cocuklarinin "adam" olacagini dusunuyorlar. Adami cinsiyetten bagimsiz olarak kullandim. "adamlik" kelimesini toplumda kabul goren, tam ve varolus amacini gerceklestirmis insan olarak dusunebiliriz. Evli olunca calistigin is yerinde bile bakis acisi degisiyor insana. Bir de evliligi bir basari olarak goren/kabul edenler var... evlilik toplumsal izlerini hayatin her aninda bireylere hissettirdigi icin bunu bir gereklilik olarak goruyoruz. Evliysek daha ciddiye aliniyoruz mesela. Ne alakaysa... "Aman evli olsun, yeri belli olsun"

Bunun yaninda evliligi soyun devamini saglayan baslangic olarak goruyoruz. Cunku uremek icin evli olmaliyiz. Ureme, soy devam ettirme zaten insanoglunda varoluşsal bir güdü. Bu hepimizde mevcut. Toplumsal zeminle birleşince daha da karşı konulmaz oluyor.

Bir de gozu disarda olmasin, bir duzeni olsun, harama el uzatmasin, elalem evde kaldi demesin vs. Gibi turlu sebeplerle de pekistiriliyor cogunlukla.

Ezcumle, ebeveynler cocuklarini toplumsal konjonktürde "tam" olarak ilan etmek icin evlenmelerini istiyorlar. Onun icin bir silsile izliyoruz hep. Oku-askere git-is bul-evlen-cocuk yap-emekli ol-ol.
"Okudun, askerligini yaptin, e mesleginde var evlilik ne zaman?" Cunku siradaki ve en onemli eksik parca evlilik...
0
pardus
(16.06.21)
Bir de su var; "onun da oglu/kizi var su yaslarda evlenemedi hala" diye bir diyalog eminim hepimizin hayatinda yer almistir. Bu istenilmeyen bir durum ve bu durumun oznesinin kendi cocugu olmasini istemiyor ebeveynler. Dogru veya yanlisin otesinde yazdiklarim sadece tespit amaclidir. Bu tum soylediklerim kisiler icin dogru da olabilir yanlista. Soylediklerimden bu amaclarla evlilik yapilmaz veya yapilir anlami cikmaz. Evlilik kisinin hayatindaki en stratejik karardir.
0
pardus
(16.06.21)
Sosyal yasam matematik degildir ama muhafazarlik arttikca sosyal yasam matematik gibi tek dogrusu yani tek yasam bicimi varmis gibi kabul edilir. Insan okumali, is bulmali, evlenmeli, iki uc cocuk yapmali, yazlik ev almali, hayatini tuketerek gecirmeli, ne kadar tuketebilirse de o kadar basarili sayilmali algisi var. Bunun disina cikanlar, yanlis sayiliyor, yasam bicimine matematik gibi yaklastiklari icin.
0
howfaristhesky
(16.06.21)
kendi hayatlarını yaşamamayı öğrendikleri ve bunun farkına varamadıkları için kendilerinden sonraki neslin de hayatlarını yaşamalarına izin vermiyorlar.
kendilerine uygulanan manipülasyonu, üzerlerindeki kontrolü başkasına (yani sonraki nesle) aktarmayı norm haline getirdikleri için.

bunun dışında kültürel olarak da dünyalarının küçük olması, herhangi bir hayat amaçlarının olmaması ve sosyal etkinlik eksikliği gibi etkenler de var.
0
blatta hiberna
(16.06.21)
Ebeveynlikten "mezun" olmak için. Ciddiyim.
Düşünürsek bu bir döngü. Türk aile yapısında (hele kız çocuğu için) ebeveynliğin son noktası çocuğunu evlendirmek. Elbette şimdilerde büyükanne&büyükbabaları bekleyen torun bakma durumu da var ama buna kesin bir görev diyemeyiz. Ana sorumluluk anne-babada, büyükanne&büyükbabada değil. Bu sebeple sorumluluklarını sizi evlendirerek tamamlamak istiyorlar. Tabii sonrasında "torun yap torun sevelim" hikayesi de gelecek ama onun motivasyonu daha çok soyun devam etmesi bir de "yar bana bir eğlence" kafası.
0
SiyamkedisiZorro
(16.06.21)
valla türkiye'de çoğunluk aile böyle galiba, bizimkiler de tam tersi. o yüzden garibime gidiyor.

sürekli kimseye ihtiyacın yok, aslansın kaplansın, ne evliliği boş ver hayatını yaşa gibi cümleler duydum. bu da iyi bir şey değil çünkü duygusal ilişki kurmakta ve devam ettirmekte zorluklar yaşadığım zamanlar oldu ve bu biraz beni yalnızlığa itti. oysa ki çok insani olarak sevmeye ve sevilmeye ihtiyaç duyuyorum.

neyse her şeyin en dengelisi en güzeli galiba.
0
elma
(16.06.21)
(10)

bir yılda kaç mutlu anınız çıkıyor

duyurukullanıcısı
ortalama kaç mutlu anı kardasınız? mutlu anılar - mutsuz anılar = ?
ortalama kaç mutlu anı kardasınız?

mutlu anılar - mutsuz anılar = ?
0
duyurukullanıcısı
(15.06.21)
eksi çıkıyor :d
0
rose parks
(15.06.21)
Uzun süredir mutlu anım olmuyor. Mutsuz anları saymıyorum o yüzden ona bir sayı veremeyeceğim.ama hesaba göre - deyim o kesin
0
yazdonumu
(15.06.21)
eksi 500 ama mutluluk da böyle bir şey zaten, sürekli ya da çok sık olmuyor zigmunt bauman ın bunun üzerine söylediği şeyler vardı
youtu.be
0
freebird5406_2
(15.06.21)
benim mutsuz olduğum çok çeşitli şeyler yok, belli başlı birkaç önemli konuya mütemadiyen üzülüyorum. ufak tefek mutlu olduğum şeyler ise sık sık oluyor. ama mutsuzluklarım kadar büyük mutluluklarım yok. nasıl bir matematik hesabı yapsam bilemedim :)

korona öncesinde sorsaydın fazlasıyla karlı olduğumu söylerdim mutlu anlar açısından.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(15.06.21)
eksi
0
paramolacak
(15.06.21)
Boyle bir hesap da cok ilginc simdi. Tam o an mutlu olmak mi o aniyi mutlu kiliyor yoksa geriye baktigimda mutlu olarak degerlendirmek mi? Atiyorum simdi ben bir is teklifinden ret yesem o an uzgun olurum ancak o ret yuzunden hayalimin isine kavussam bu durumda o ret teklifi anisi mutlu aniya mi dahil edilmeli yoksa mutsuzluga mi? Tersi icin de aynisi gecerli.

Onun disinda mutluluk ve mutsuzluk olaylarina bakis acisi da biraz onemli. Yani mutluluk cok uzun omurlu degil ancak cok kisa sureli mutluluk anlari da cok oluyor. Atiyorum simdi gitsem buzdolabinda durup dururken bir kola gorsem bu beni mutlu eder ancak ileride mutlu ani olarak hatirlanmaz, diger yandan var olan kolami birinin caldigini farketsem o olay benim mutsuz anim olarak hatirlanabilir. Direkt olarak o an mutsuz hissetmem yuzunden degil, misal o olay yuzunden 'kim caldi', 'nasil caldi' sorgulamalarina girip daha fazla seyden artik suphelenme olayinin baslamasi yuzunden olabilir.

Kisacasi, oyle bir hesap pek tutarli ve gercekci olmaz bence. Yok illa rakam verin dersem de mutluluk da mutsuzluk da hep oldugu icin 0 derim.
0
j r r tolkien hayrani
(16.06.21)
mutlu anıların veya mutsuz anıların süresini sormuyorum. nicelik olarak yani toplam sayıda. örneğin çocuğun oldu o hafta süper geçti o zaman 7 yazıyorsun haneye hem hafta güzel geçti hem zam aldın 8 oldu ama arabayı çarptın tekrar 7 gibi.
0
🌸duyurukullanıcısı
(16.06.21)
2015-2021 arası mutlu anılarımdan mutsuz anılarımı çıkarırsam eksi çıkıyor.
0
Anthony McCarten
(16.06.21)
Standart bir insan bu muhasebede eksi çıkar. İnsanoğlu doğası gereği uzun süre huzurlu ve mutlu olamaz diye düşünüyorum.
0
ismim ibrahim
(16.06.21)
Ekstrem sporlarla ilgileniyorum, doğa sporları ile ilgileniyorum, kış sporları ile ilgileniyorum.
Bunlarla geçirdiğim her hafta sonu "hayat bu" modundayım. Bu nedenle mutlu anılarım çoook daha fazla. Mesela şuan iş problemlerim var. Nefret ediyorum işimden. Ama kitea gideceğim, dalışa gideceğim anın hayali ile mutlu oluyorum.

Evime, kendime çok çok çok gerekli değilse bir ürün almıyorum. Paramı hep deneyimlerime, aktivitelerime yatırıyorum. Açıkçası bu beni çok mutlu ediyor.
0
zimbirik
(16.06.21)
(14)

insiyatif almayan arkadaşlar

istanbul kanatlarimin altinda
en yakın olduğum 2 arkadaşım var. haftada min. 4-5 akşam görüşürüz, bende kalırlar, dertleşiriz, bir sıkıntıları olduğunda dinlerim, onlar da tabi derdimde yanımda olurlar vs. erkek ikisi de. ben kadınım. canımı sıkan muhabbetlerimiz genel olarak şu şekilde:ben planlar yapıyorum heyecanla. oraya gid
en yakın olduğum 2 arkadaşım var. haftada min. 4-5 akşam görüşürüz, bende kalırlar, dertleşiriz, bir sıkıntıları olduğunda dinlerim, onlar da tabi derdimde yanımda olurlar vs. erkek ikisi de. ben kadınım.

canımı sıkan muhabbetlerimiz genel olarak şu şekilde:

ben planlar yapıyorum heyecanla. oraya gidelim, bunu yapalım, bana gelin diye. hepsi de bugüne kadar hep yaptığımız ve keyif aldığımız şeyler. arkadaşlarımdan gelen cevaplar genel olarak şöyle:

olabilir.
bakılır.
bilmem. (bilmem yapan, ellerini iki yana açmış adam emojisi)

sonra o planlar 90% yapılıyor.

ben de sinir oluyorum bu kadar heyecansız olmalarına. o kadar hevesimi kaçırıyorlar ki. ben çünkü detaylarıyla düşünüp neşeli neşeli anlatıyorum. onlarda bir gülümseme kırıntısı, benim heyecanımın yarısı dahi yok.

bir de bu planları aylar sonrasına yapmıyorum tabiki. mesela az önce, "yarın akşam bize gelin, diğerlerine de söyleyeyim toplanalım" dedim. gelecek insanların yasaklar yüzünden bende kalmaları gerektiğini söyledim. "şu burada yatar, o burada yatar, herkese yer buluruz" diye planımı destekleyici şeyler de anlattım uzun uzun. "geliriz herhalde." dedi birisi. diğeri dediklerimin orasını burasını sorguladı, "diğerlerine de sordun mu gelecekler miymiş" dedi, (daha diğerlerine sormadığımı, önce onlara sorduğumu söyledim) ama kendinin gelip gelmeyeceğine dair bir şey demedi.

ya da mesela kampa gidecek oluyoruz. benden çıkıyor gene fikir. hafta başından başlıyorum gidelim demeye. gene gelen cevaplar "olabilir" seviyesinde. hatta ben biraz ısrar edince bu olabilir'ler geliyor. ısrar etmesem cevap bile yok. sonra perşembe akşamı oluyor, ben gene darlıyorum eee? diye. bazen inanın ki perşembe günü bile hala belirsiz cevaplar veriyorlar. ertesi akşam yola çıkacağız ama. sonra 90% geliyorlar.

bunu bir ihtimal daha iyi plan çıkarsa ve gelmekten vazgeçerlerse "ama biz söz vermedik ki" diyebilmek için yaptıklarını düşünüyorum.

benim bu huylarına sinir olmaya hakkım var mı? yani en yakın arkadaşlarım bunlar, her şeyi beraber yapıyoruz sözde ama hiçbir şey için şöyle ağız tadıyla heveslenemiyorum.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(15.06.21)
Iyi de adamlar normal cevap veriyor. Herkesin kendince plani, programi olur. Sen kafanda planlari yapiyorsun ve sana gore oldukca guzel plan olabilir ancak adamlar o plandan anca sen soyleyince haberdar oluyor, hal boyle olunca bu sefer kendi planlarini vs hesaba katip ona gore cevap veriyorlar. Yani o planlara olasilik bildiren cevap vermek mantikli.

Hatta sen surekli boyle plan yapip milletin planlarina bisekil engel oluyorsan da bu sefer bir bikkinlik yaratabilir insanlarda.
0
j r r tolkien hayrani
(15.06.21)
arkadaş ilişkilerinde micromanaging dediğimiz olay bu kadar iyi bir şey değil, kendi kafanızda düşünseniz bile kimin nerede yatacağına kadar planladığınızı paylaşmanız çok sıkıcı olabilir. tersine onlar daha spontane davranmayı seviyorlar besbelli ki.

"bunu bir ihtimal daha iyi plan çıkarsa ve gelmekten vazgeçerlerse "ama biz söz vermedik ki" diyebilmek için yaptıklarını düşünüyorum." bence haftada 4-5 gün görüşecek kadar yakın olduğunuz insanların bunu düşüneceğinizi düşünmeniz yanlış bu arada. tersine kesin bir şekilde geleceğim dedikten sonra iptal etmeleri daha kırıcı olmuyor mu?

biraz müsaade edin bir kere de onlar planlarla gelsin. plan yaparken de bu kadar detayına inmeyin çok spesifik şekilde planlanması gereken bir aktivite değilse.
0
amugochi
(15.06.21)
@jrr tolkien

iyi de, bu insanların genellikle benim dediklerimden başka planları olmuyor ki. olduğu zaman zaten onu yapıyorlar. (ailemle olucam/lise arkadaşımla görüşücem vs.) ama böyle bir ekstra planları çok nadir oluyor. olduğu zaman zaten ne diyebilirim ki. bunlar haricinde haftada 4-5 gün hep birlikteyiz. ben plan yapmasam gene bende evde oturacağız. bütün kış çok sıkıldım kendi adıma hep ev hep ev.

ayrıca, sadece bana göre oldukça güzel planlar değil onların da çok sevdiği planlar bunlar. buna eminim. dediğim gibi zaten eninde sonunda yapıyoruz dediklerimi. istemeseler zorla yapacak değiller. onların diğer planlarına engel oluyormuşum gibi bir durum asla yok. ama sadece bu kadar hevessiz olmalarına üzülüyorum.

@amugochi

valla geleceğim deseler ve sadece geleceğim demekle kalmayıp heycanıma ortak olsalar, "ya ne iyi düşünmüşsün valla ne güzel olur" deseler mesela, sonra başka bir plan çıkarsa "ya kusura bakma (sallıyorum) kız yazdı ben ona gidicem" deseler asla kırıcı olmazdı.

kimin nerede yatacağını da onlar rahatsız olmasın diye baştan söyledim. onların yeri zaten bizim evde belli, diğerlerine yer yok gibi düşünecekler şimdi diye düşündüm. "şuraya da yer yatağı koyarız, iki kişi de orada yatar. sizi yerinizden etmem" minivalinde söyledim.
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(15.06.21)
Aslında çok şanslısın seni reddetmiyorlar. Bence niyetin kötü olmasa da manipulatif bir insansın ve sevildiğin için kırmamaya çalışıyorlar. Bence biraz sal.
0
lcha
(15.06.21)
sinir olmaya hakkın yok darlama seviyen on üzerinden yirmi, ya biraz sakin olmayı dene ya da plan yapmaya senin kadar heves eden başka arkadaşlar bulmaya çalış. bu demek değil ki arkadaşların senle vakit geçirmek istemiyor, arkadaşların sadece plan yapmak istemiyor gibi görünüyor. hevesinin kırılması senle alakalı bir durum yani :)
0
evde liyakat kalmamis
(15.06.21)
bana da desen bende olabilir derim ve %90 gelirim. Tabiatimiz bu şekilde olsa gerek
0
all girls dream
(15.06.21)
@duster @ Icha @evde liyakat

onlar aileleriyle yaşıyorlar diye rahat değiller ve genellikle bende kalıyorlar. benimle bir şeyler yapmak istemeseler neden bende kalsınlar? onlara bu alanı seve seve açıyorum. elbette lafını bile etmiyorum. tam aksine ben de seviyorum gelmelerini, evimde insan oluyor işte ne güzel. ben herhangi bir plan yapmasam gene bende evde oturacağız. bir de yasaklar yeni bitti, yeni yeni bir şeyler yapmaya başladık. öyle habire plan yapıyorum durumu yok.

son olarak, şu konudan çok eminim ki yaptığım planlara beni kırmamak için değil kendileri de sevdikleri için dahil oluyorlar bu konuda herhangi bir soru işareti yok. örneğin içlerinden biri bir kızla görüşüyor ve son 2 haftasonu kampa gittik, o gelmedi. gelmemeleri kesinlikle sorun değil.
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(15.06.21)
@istanbul kanatlarimin altinda işte bu kadar detaylı düşünüyorsunuz, aynı telaşları her planda yaşayan bir insanım böyle söylediğime bakmayın. ancak bırakın onlar sorsun yav millet gelince nerede yatacağız sığacak mıyız o kadar insan diye.

öbür dediğiniz de belki biraz kibar söz duyma isteği ama erkek milleti böyle düşünemiyor, kaldı ki bu kadar sık plan yapıyorsanız bir süre sonra öyle söylemeleri de samimiyetsiz olur. planlarınız güzel ki %90'ına katılım gösteriyorlar. ama iki yakın erkek arkadaş olunca bizim kadar detaylı ve ince düşünmelerini beklemek çok doğru değil :(
0
amugochi
(15.06.21)
Takma, karakter meselesi.
0
invictae
(15.06.21)
Tam enerji emici insan tipi. Sinir olmakta sonuna kadar haklısın
0
sta
(15.06.21)
Başka atraksiyonlara heyecanla yaklaşıp sizinkilere böyle tepki vermiyolarsa olduğu gibi kabullenmekte fayda var durumu, herkesin mizacı farklı, zaman zaman insan ister istemez sinir olur aynı heves seviyesinde olmayınca, anlayabiliyorum ama sonuçta bir aradasınız, bu kadar düşünmemeye çalışın derim, yapı meselesi sonuçta.
0
(15.06.21)
vaktiniz oldugunda "cumartesi napalım gencler" diye sorarak başlayabilirsin direkt planla gitmeyin. biiraz cinsiyet kaynaklı bir durum. erkekler gezme konusunda çok yaratıcı değiller nazarımda. genelde ikili ilişkilerde de böyle olur. siz hali hazırda programla gittiğiniz için aslında karşı tarafı ikinci plana atmış gibi oluyor
0
ala09
(15.06.21)
Tam da düşündüğüm gibi, aile yanında kalmamak için sizin özgür ortamınızda sizin enerjinizi sömürüyorlar. Gebeş erkek tipi. Siz de o evin annesi olmuşsunuz. Erkek arkadaşınız olduğu zaman görürüm ben onları...
0
SiyamkedisiZorro
(16.06.21)
Bekar erkeklerin sende kalmaları bile yeterince büyük bir şeyken (böyle bir şeyi onlar neden istesin, sen neden isteyesin normalde) planlarına seni dahil etmiyor oluşlarını dert etmen aşırı saçma.
0
Avoiding The Puddle
(16.06.21)
(2)

instagram mevzusu

isimsiz uye
instagramda takipleştikten hemen sonra kadın kişisi seksendört'ün,"kendime yalan söyledimyalnızım bunu ben istedimparamparça bütün aynalariçimde kan revan birisi var"sözlerini paylaşıyor şarkı eşliğinde. benimle takipleştikten sonra değil ama. başka bir arkadaşla takipleştikten sonra yapıyor bunu. ş
instagramda takipleştikten hemen sonra kadın kişisi seksendört'ün,

"kendime yalan söyledim
yalnızım bunu ben istedim
paramparça bütün aynalar
içimde kan revan birisi var"

sözlerini paylaşıyor şarkı eşliğinde. benimle takipleştikten sonra değil ama. başka bir arkadaşla takipleştikten sonra yapıyor bunu. şu an ikimizle de sadece arkadaş (yani sanırım). ben normal muhabbet ediyorum ama arkadaş bildiğin kur yapıyor kıza. evli de üstelik. bense baya baya vurgunum, yanıyorum yani o derece. şimdi bu hikayeyi gördüm, vakit geçmeden bizim çocuk kendi fotoğrafını koyup fona "barış akarsu - gözlerin" iliştirmiş kendi hikayesine. çalıştığımız yer aynı, bugün 3 saatliğine işyerinden ayrılmıştım o zaman olmuş bunlar. takipleşmiyorlardı bile

neyse uzatmayayım salak oldum zaten iyice sağlıklı kelime kullanamıyorum. bir anlam çıkar mı bu anlattıklarımdan diyeceğim. (kızın yaptıklarından yani. yoksa çocuğun zaten gözü var)
0
isimsiz uye
(14.06.21)
(bkz: platoniğin aşırı umut veren sıradan davranışları)

çok gereksiz bir anlam yükleme halindesin.
0
himmet dayi
(15.06.21)
manasız
0
KaraSakall
(15.06.21)
(6)

Kendinizle ilgili en büyük hayal kırıklığınız ne?

levent bilgen
sb.
sb.
0
levent bilgen
(11.06.21)
Dünkü oyunda jungledaki yaratıklar tarafından öldürüldüm. Onun utanciyla da daha fazla devam etmek istemeyip oyundan çıktım. Çok büyük hayal kırıklığı oldu, kendime hiç yakıştıramadım.
0
j r r tolkien hayrani
(11.06.21)
Japonya ya gitme ihtimalim vardı gitmedim.
0
neymis
(11.06.21)
İmkanim oldugu halde üniversite okumamam...
0
matilda
(11.06.21)
Ailemin benim için karar almasına izin vermek, 20li yailarda estetik yaptırmamam, liste uzar gider
0
ashleybon
(11.06.21)
Çok iyi bir liseden, berbat bir üniversiteye girmem. Kazandığım lise; arkadaşlarım, akrabalarım için hayal edilemeyecek bir okuldu.
0
allah yazdiysa bozsun
(11.06.21)
Babamın bana “ ya güzel sanatlar ya hiç, güzel sanatlar okumazsan seni okutmam” demesine rağmen liseyi aptal gibi tutturup sırf arkadaşım orada okuyor diye düz lisede okumam. Neyse ki üniversitede kurtardık:)

Sayamayacağım kadar çok kupası ve madalyası olan usta yelkenci babamdan ısrarlarına rağmen yelken öğrenmemiş olmam.
0
suicides underground
(11.06.21)
(10)

Kendinizi sevgiliniz için yetersiz hissettiğiniz oldu mu hiç?

kedimedi
Böyle durumlarda bu hissi yok etmek için neler yapıyorsunuz?Kısaca kendi durumunu açıklayayım:Zaman zaman kendimi entelektüel açıdan yetersiz hissediyorum sevgilime göre. Onun bana söylediği, hissettirdiği bir şey olmadı veya yetersiz olduğumu anladığım belli bir şey yaşamadık. Sadece onun entelektü
Böyle durumlarda bu hissi yok etmek için neler yapıyorsunuz?

Kısaca kendi durumunu açıklayayım:

Zaman zaman kendimi entelektüel açıdan yetersiz hissediyorum sevgilime göre. Onun bana söylediği, hissettirdiği bir şey olmadı veya yetersiz olduğumu anladığım belli bir şey yaşamadık. Sadece onun entelektüel yönünü iyi biliyorum, ki çok da hoşuma gidiyor böyle biri olması, ama zaman zaman kendimi fazlasıyla yetersiz hissediyorum ve nedense ona kendimi kanıtlama isteği duyuyorum içimde. Bunlara anlam veremesem de hissettiklerim beni rahatsız ediyor ve hırçınlaştırıyor.

Normalde hiç öyle biri değilimdir aslında ama özgüvensizlik mi oluyor bu ya da kendini sevmemek denebilir mi? Ne düşünülebilir bu hislerin sebebi olarak?

Soruyu muhtemelen sileceğim ama önerilerinizi duymak isterim, gece gece aniden geldi bu his ve kendimi çok da iyi hissetmiyorum.
0
kedimedi
(10.06.21)
Olmadı ama senin gibi hisseden birden fazla sevgilim oldu. Sorsan onlar da senin gibi bunu hissettirecek bir şey yapmadı derler ama şöyle bir geri bakınca -kasten yapmasam da- insanlara kendini yetersiz hissettirme potansiyelim olduğunu görüyorum.

Bu tabii tek taraflı değil, senin özgüven problemlerin varsa tek suçu karşıya atmak olmaz ama biraz da karşı tarafla ilgili bir durum bence.
0
Jux
(10.06.21)
Sadece şunu diyebilirim karşı tarafın gözüne girmek için sakın ilginizi hiç çekmemiş ya da çekmeyecek konulara merak salmayın sırf o biliyor ya da ilgileniyor diye. Bazı şeylerin eksiklik olduğunu nereden çıkardınız sizin ilginizi çekmemiştir, ya da merakınız olmamıştır. Zorlamayın. Neyseniz o olun derim. Daha önceki ilişkimde yaşadım bunu. Ayrılırken Bergman çok sıkıcı demişti. Yalandan çok güzel diyormuş hep. Umarım anlatabilmişimdir.
0
olaylar olaylar
(10.06.21)
Valla olmadı hiç. Zaten şu entellik kavramı da bana çok itici bir kavram gibi geliyor. Bir kişinin sahip olduğu bilgiler, fikirler hep ilgi alanına göre şekillenir. Bir kişinin ilgi alanı benim ilgi alanımdan farklıysa ve ilgi alanında bişeyler biliyorsa onu direkt entelektüel olarak niteleme de saçma.

Olay cidden bişeylere ilgi duyma meselesi. O çok şey biliyor, ben çok bilmiyorum şeklinde bilgiyi kıyaslama da saçma. Mesela Dotadan 50 hero bilmek de bilgidir, "Abu çi çi" şarkısının sözlerini ezbere bilmek de bilgidir. Yani mesele sahip olunan bilgiyse öyle ya da böyle bilgiye sahibiz. Yok o bilgiyi bişekil değerli/önemli olarak görme ise bu sefer de klasik "kime göre/neye göre" olayı çıkıyor ortaya. Yani bir abu ci ci şarkısını ezbere bilmek niye pink floyd şarkısını ezbere bilmekten daha önemsiz olsun ki.

Kısaca, herkes her şeyi bilecek diye bişey olmadığı gibi bişeyler bilen ya da bildiğini düşünen kişiyi de abartmaya gerek yok.
0
j r r tolkien hayrani
(10.06.21)
Son olarak bir şeyler biliyor olmak kişiyi entelektüel yapmaz, tavır önemlidir.
0
olaylar olaylar
(10.06.21)
Kendini kanıtlama isteği çok sağlıklı bir istek değil. Yani bunun bir hırs haline gelmesi tehlikeli olabilir. Önemli olan birlikte olunan, konuşulan zamanlarda ortak bir konuda uzun uzun konuşabilmek. Konunun ne olduğunun önemi yok bence. Teletubbies köyünün ne kadar küçük olduğuna dair bir konu bile olabilir. Eğer ortaklaşa saatlerce konuşabileceğiniz bu gibi konular yoksa sevgilinin ilgi alanlarından, senin de ilgini çekebilecek bir konuda bir şeyler öğrenip, bilemediğin, anlamadığın yerlerde onun fikrini almak için sohbet açman onun da hoşuna gidecektir.

Biz erkekler iyi bildiğimiz ya da bildiğimizi düşündüğümüz konularda uzun uzun konuşmayı severiz. En azından ben öyleyim. İlgi duyduğum alanlarda biri konu açarsa saatlerce konuşabilirim.
0
himmet dayi
(10.06.21)
Önemli olan bir konuya ilgili olmak. Bu konuda okumalar yapıyor olmak, araştırmalar yapıyor olmak, vaktini dizi, film, sosyal medya ile dopamin bağımlısı olup boş boş öldürmemek.

ama senin de bir ilgi alanın varsa bu konuda bilgilerin varsa ve buna rağmen kendini buşekilde hissediyorsan o zaman ya biraz özgüven problemin var ya da o kişi karşısındakini yetersiz hissettirmeye biraz yakın biri.

Kimin söylediğini hatırlamadığım şu çözü çok severim:

Her konu hakkında bir şey, bir konu hakkında her şeyi bilmek gerekli.
0
zimbirik
(10.06.21)
Yetersiz hissettiğim değil de hissettirildiğim oldu. Üstte bir arkadaşın da bahsettiği gibi genel kültür kısmı haricinde geri kalan entelektüel birikim ilgi alanlarına göre şekilleniyor. Örneğin eski sevgililerimin çoğunun sosyal ve duygusal zekası çok zayıf, mekanik, matematiksel zekası çok yüksekti. Çünkü benim sosyal bilimlere onların ise teknik bilimlere daha fazla ilgisi vardı. Bu olağan bir durum ancak işin içine kibir ve ego girince sıkıntı yaşıyordum. Bu nedenle fiziksel görünüş, zeka, entelektüel birikimden önce insanlarla mütevazı olup olmamalarına göre ilişki kuruyorum. Alçakgönüllü insanlar kültürel birikimi benden yüksek olsa da beni yetersiz hissettirmedi, bunu nasıl bilmezsin demek yerine bilmediğim şeyleri öğretti. Ben de ona onun bilmediklerini öğrettim. Bu durumu arada 5-6 yaştan daha fazla yaş farkı olduğunda yaşıyorum bu arada yalnızca. Aynı jenerasyon olsak da örneğin y kuşağı, 80lerde doğmuş biriyle 90larda doğmuş birinin anlaşması da kolay olmuyor. Kısacası önemli olan karşılıklı uyum sağlayabilmek bence.
0
Josephine.
(10.06.21)
Bir şeyleri az az bilmek benim özelliğimdir. Ancak ben ne kadar çok şey bilindiği ya da bi konuda ne kadar derinlemesine bilgi sahibi olduğuyla ilgilenmiyorum.


Ben kişinin konular ve görüşler, geçmiş-günümü-gelecek bağlamında bu bilgilerinden nasıl sentezler çıkarıyor onunla ilgileniyorum.

Yoksa bilmem ne viskisinin tarihi ya da şu teoremin önemi beni bağlamaz.

Kalkıp bana şu viski bu coğrafyanın kaderini değiştirdi sonrasında japonya ya götürdüler ve şu an orda bunun sayesinde yeni bir kültür oluştu. Bunun da şu şu etkisi her yerde görüldü gibi bir çıkarım yapıyorsa ki bu yazdığımı şu an salladım, bu ilginç geliyor.

Saçma da olsa nöronlarındaki farklı bi bağlantı ile farklı bi çözümleme yapması ilginç. Herkesin twitter da yaptığı çözümlemeler gibi şeyler de hoş değil. Özgün ve farklı bi bağıntı, bağlantı bulması gerçekten bi entelektüel birikim ister.
0
tessera
(10.06.21)
Evet özgüvensizlik de denir, kendini sevmemek de denir. Fakat sorun entelektüel olarak yeterli olup olmamanız değil. Tabii ki sizin entelektüeli nasıl tanımladığınızla da ilgili bu, ben sadece herhangi bir özelliğinin sizden üstün olduğunu düşündüğünüz sevgiliniz tarafından onaylanma ihtiyacına değineceğim. Her insan bazı konularda güçlü bazı konularda zayıftır. Muhtemelen sizin de sevgilinize göre daha iyi olduğunuz konular vardır. Ve ikinizin de önem verdiği konularda fikirleriniz, davranışlarınız birbirinizle uyumlu olmuş ki bir aradasınız. Yani neticede bir denklik durumu var ve zaten sevgiliniz size yetersiz hissettirmemiş. Sizin bunu kendi kendinize düşünmeniz bana kendinizi değersizleştirmeye çalıştığınızı dşündürdü. Bunu bilinçli yapmıyor olabilirsiniz ama çocukluğunuzda hissettiğiniz bir duyguysa bu yetersizlik duygusu, sizin için "en bilinen ve güvenli gelen" duygu olur. Farkında olmasanız bile kendinizi yetersiz hissedeceğiniz ortamlara sokar, yanında yetersiz hissedeceğiniz insanlarla birlikte olursunuz. Bunu siz memnun olmasanız bile kendi kendinize yaşatırsınız. Maddi imkanlarınız el veriyorsa terapi almak çok iyi olur. Ya da daha kısa vadeli bir çözüm olarak "entelektüel olmanın sizin için önemi nedir? Sevgiliniz için önemi nedir? Bu yüzden onu kaybetmekten mi korkuyorsunuz? Olduğunuz halinizle sevilmeyeceğinizi düşünüyor o yüzden onaylanmayı mı istiyorsunuz?" gibi soruları dşünebilirsiniz.
0
remeddy
(12.06.21)
genel olarak "yetersiz" hissettigim olmadi ama fazla savruk, daginik, rasgele vs hissettigim oldu. bir de alakasiz olarak fazla fakir hissettigim oldu. bunlar hep kisa donem seyler, o yuzden boyle hissettim ama yurudu iliski seklinde bir sey diyemiyorum.
0
hot potato
(12.06.21)
(5)

Bu kadar yoksullukta yaşayamazdım diyor musunuz?

Piukh
Sınırın ne olduğu önemli değil, böyle bir soru dahilinde yoksulluk kişiye göre değişebilir. Merak ettiğim kafanızda sınır olup olmadığı.
Sınırın ne olduğu önemli değil, böyle bir soru dahilinde yoksulluk kişiye göre değişebilir. Merak ettiğim kafanızda sınır olup olmadığı.
0
Piukh
(08.06.21)
yaşayamayıp ne yapacaksın ki? yaşayamam diye bir şey yok. açlıktan yemek bulamayıp ağzına çakıl taşı atar yine yaşarsın.
0
bohr atom modeli
(08.06.21)
bu biraz "ne kadar intihara meyillisiniz?" sorusu olmuş. @bohr'a katılıyorum. mal mülk içinde yaşarken iflas edip 1 ekmeğe muhtaç insanlar bile yaşamaya devam ediyor. dünya hali. yaşarsın bir şekilde.
0
ilgeru
(08.06.21)
insan her şeye alışıyor.
0
gmzo
(08.06.21)
Allah yaşatmasın ama her koşulda yaşarım. Size suç ve ceza'dan şu parçayı bırakıyorum;

Raskolnikov yürürken, "Acaba neredeydi?" diye düşündü. "Nerede okumuştum, hani bir idam mahkumu, ölümünden biraz önce şöyle söylemiş ya da düşünmüştü: 'Yüksek ve sarp bir kayalıkta, ancak iki ayağımın sığabileceği, dar bir çıkıntıda, dört bir yanım uçurumlar, okyanuslar, sonsuz bir gece, sonsuz bir yalnızlık ve hiç bitmeyecek fırtınayla sarılmış vaziyette yaşamak zorunda olsam ve bütün ömrümce, bin yıl boyunca, hatta sonsuza kadar o bir karış toprakta durmam da gerekse, o şekilde yaşamak, şu anda bir saat içinde ölecek olmaktan çok daha iyidir?' Yeter ki yaşasındı, sırf yaşasın! Nasıl olursa olsun, ama yeter ki yaşasın!.."
0
kaptan maydanoz
(08.06.21)
yasiyorsunuz. yasaniyor.

issizdim, cocuk vardi, iliklerime kadar nefret ettigim bir ulkedeydim, pirinci yagi gunluk aliyordum, 1 olcu yag, yarim kilo pirinc, o ogune yetecek kadar. o siralarda cok garip bir sekilde birini tanidi esim, o adam tanidikliga mahsuben ne zaman urununu satmaya gitse bize de mutlaka 2-3 kilo birakirdi. Aldigimiz pirince onlar eslik ederdi. O adam bizim durum duzelmeye baslayinca o urunden ekmez ve pazara cikmaz oldu. Garip dedigim kismi buydu.

Fakir bir ulkedeydik, bakkallar olcuyle azar azar yag satmaya, yarim kilo pirince bir avuc fasulye tartmaya alisiktilar. Turkiye'de doverler herhalde sizi.

Insan adapte olur.
0
2oda1salon
(09.06.21)
(22)

ayni boyda kizla olur mu?

mhmtt
ben de 176'yim, o da:/yanyna geldik birebir ayniyiz diyebilirim. tas catlasa yarim santim vardir aramizda ama bence o bile yok xdkizlar takilir mi buna cok ne diyursunuz?
ben de 176'yim, o da:/

yanyna geldik birebir ayniyiz diyebilirim. tas catlasa yarim santim vardir aramizda ama bence o bile yok xd

kizlar takilir mi buna cok ne diyursunuz?
0
mhmtt
(08.06.21)
Kafaya takma üstad topuklu giyersin :)
0
ozgurluk savascisi
(08.06.21)
@ozgurluk savascisi hocam kiriliyor kalbim biliyorsun degil mi?
0
🌸mhmtt
(08.06.21)
"kızlar" takılmaz ama senin kız takılabilir, çok kişisel bişey.
yürümeden bilemezsin, önce bi yürü.
0
Jux
(08.06.21)
Ikiniz de 1.80m+ olsaydiniz takilmazdi çunku zaten kendisi de hayli uzun olacakti.

Ama simdi kendisi uzunken sen standartin altinda kalmissin, takacagini zannetmiyorum ama 1.86'lik delikanlilarda gözü kalabilir.
0
Avoiding The Puddle
(08.06.21)
Olur tabi neden olmasın :) Boy uyumluluğundan ziyade fikir uyumluluğuna odaklanın bence.
0
amanos
(08.06.21)
Takılır.
0
prole
(08.06.21)
oha bide soruyor musun. boyle bir cift gorsem direkt polisi ararim. tamam medeniyiz falan o kadar da uzun boylu degil yani.
0
buenosdias
(08.06.21)
@mhmtt kirildiysan afedersin. Bence hiç problem yok. Sorun etme Boşver
0
ozgurluk savascisi
(08.06.21)
@ozgurluk savascis yok be kanki takiliyorum:D
0
🌸mhmtt
(08.06.21)
Eşim benden 6 cm uzun ama o göbekli ben zayıfım, aynıya yakın duruyoruz buna rağmen arada topuklu ayakkabı bile giyiyorum sorun etmiyoruz. Onu geçiyorum ama gayet sevimliyiz bence. İkimiz de takılmıyoruz böyle şeylere, keyfimize bakıyoruz.
0
somethinginthewayshemoves
(08.06.21)
kiz belki ok ama sen yapamaz gibisin dostum
0
ala09
(08.06.21)
Eşim de ben de 1.74’üz. 2 yıl olacak, evliyiz. Ona kalsa topuklu giyebilirsin ben sorun etmem diyor ama ben giymemeyi tercih ediyorum. Aynı boy tamam ama uzun olmak istemem kız tarafı olarak.
Benim için, erkek daha kısa olmadığı müddetçe sorun yok :) Ama çok göreceli bir mevzu.
0
hrvl
(08.06.21)
Selam ben aynı boydaki kız, sorun olmaz diyorum. O boyda bu ülkede yaşayan kadın alışıyor böyle şeylere zaten. Daha değerli şeyler var.
0
turkce konusan uzayli
(08.06.21)
1.76 bir kızı yarma gibi gösterecek bir boy değil. Ondan aynı boyda olmanız çok sıkıntı olmaz.
0
arnold schwarzeneger
(08.06.21)
ben o boydayım, hep de flörtlerim benimle aynı boyda oldu. yan yana garip hissediyordum. katı kurallar yok tabii ama en kötü benden 10 cm uzun olsun diyorum :)
0
candide
(08.06.21)
Ben, benden uzun birini isterim, hic benden kisa sevgilim olmadi olmasin da bi zahmet boyum 155. Ama bence erkegin kadin topuklu giydiginde yine kadini gecebilecek boyda olmasi lazim. Mesela eşimin boyu 175
0
matilda
(08.06.21)
sorun olmaz olur mu?
ayakkabini giyiyor, kazagini giyiyor gomlegini giyiyor. ulam abimle yapiyorduk biz bunu. simdi hatunla yapar olduk. paylasamamakla alakasi yok bu anlattigim tuhaf duygu.
bir sey olmuyor yatakta boylar esitleniyor devamke namin yurur.
0
dio
(08.06.21)
Bir şey olmaz ya. Kız ortalama üstündeymis zaten. Hiç de garip Durmaz.
0
Benyinegulerim
(08.06.21)
sen kalıplıysan sorun olmaz
5-10 cm kısa olsa ideal olurdu
sinirlendirmezsen topuklu giymez senin yanında
başka da bir sorun yok
0
bir soru sorcam
(09.06.21)
Ortalamadan uzun kizlarda garip bir "sevgilim de uzun olsun" takintisi var anlam veremedigim. Toplumun gozunde uzun kadin kisa erkek ciftinin komik gozukmesi ile alakasi vardir diye tahmin ediyorum. Boylariniz ayni ise sorun etmez gibi geliyor.
0
cleric
(09.06.21)
Senden daha kalıplıysa sorun olabilir, ama modern dünyada bu şeyler kafaya takılmamalı.
0
Arkabi08
(10.06.21)
Bu duruma kızlar değil, erkekler takılıyor daha çok. Zaten Türkiye standartlarına göre uzun boylu bir kız 1.76 ve zaten Türkiye standartlarında erkeklerin boy ortalaması da 1.85 değil. O yüzden beklentisi çok yüksek değildir kızın, en iyi ihtimalle kendinden 5 cm uzun biri olacağını biliyordur.
0
remeddy
(12.06.21)
(4)

Olduğu gibi görünmeli mi

kiriko
Arkadaşlar diyelim ki olduğun gibi göründün sevilmeyen beğenilmeyen birçok özelliğin var.Bu durumda kişi bunları göstermemeli farklı davranmalı değil m?Siz ne düşünüyorsunuz
Arkadaşlar diyelim ki olduğun gibi göründün sevilmeyen beğenilmeyen birçok özelliğin var.Bu durumda kişi bunları göstermemeli farklı davranmalı değil m?Siz ne düşünüyorsunuz
0
kiriko
(06.06.21)
Hayır. Niye olduğumdan başkası gibi davranayım?

Beğenilmeyen özelliklerim anormal değilse, benden rahatsız olan insanlarla vakit geçirmem. Eğer anormal bir özellik ise ve bunun farkına varırsam bu özelliğimi değiştirmeye çalışırım. Atıyorum gevezeyimdir, boş konuşuyorumdur, çok yüksek sesle konuşuyorumdur, çok kısık sesle konuşuyorumdur vs. vs.

Ama birileri beni beğensin diye farklı davranmam. Farklı davranın da akıl sağlığından şüphe ederim.
0
himmet dayi
(06.06.21)
Toplumda kabul gören, çevresi olan bir birey olmak istiyorsan bazı aşırı davranışları törpülemek gerekiyor. Mesela her şeyi her yerde söyleyen patavatsız insanlar, kendini "ben dürüstüm abi hiç bir şeyi saklamıyorum" diyerek savunurlar, ama aslında sosyal zekası düşük, her doğrunun her yerde söylenmeyeceğini bilmeyen bireylerdir. Şimdi bu adam kendini düzeltmezse toplumda tutunamaz, haklı olarak dışlanır.

Dolayısıyla evet ilişki kuramayacağın bir noktaya gelen aşırı davranışlar varsa bunun farkına varıp düzeltmekte fayda var diye düşünüyorum ben. Kendini düzeltmeyen de vardır, ona da saygı duyarım, ama nerede nasıl davranacağını bilmeyen insanlarla pek bir araya gelmem.
0
roket adam
(06.06.21)
Herkes gostermek istedigi kadarini gostermeli karsiya.

Herkese farkliyiz. Bir yazi okumustum, herkesin birden cok kisiligi vardir diye. Siz nasil ailenizle konustugunuzda farkli, arkadaslarinizla farkli, sevgilinizle farkliysaniz her sevgilinize de baska bir siz tanitabilirsiniz. Yalan soyleyin saklayin demiyorum. Sizin iyi ozellikleriniz bilmesini isteyebilirsiniz. Kendinizi gostermek istediginiz acidan tanimlayabilkrsiniz.

Yalan soyleyin demiyorum. Kendinizi karsidakinin gozunde tamamen ciplak birakmak zorunda da degilsiniz diyorum.
0
tessera
(06.06.21)
Canımın istediği zaman canımın istediği kişiye canımın istediği şekilde davranırım, hepsi de benim.
0
Arkabi08
(07.06.21)
(3)

İnanmak Hakkında

frontrow
İnanmak başarmanın yarısıdır diyorlar ya, gerçekten inanarak birşeyi başardığınız ya da elde ettiğiniz falan oldu mu? Ya da bu düşünce şeklini saçma mı buluyorsunuz?
İnanmak başarmanın yarısıdır diyorlar ya, gerçekten inanarak birşeyi başardığınız ya da elde ettiğiniz falan oldu mu? Ya da bu düşünce şeklini saçma mı buluyorsunuz?
0
frontrow
(06.06.21)
Saçma bulmuyorum, gerçekten inanınca çok saglam motive olduğun için o işi başarma yüzden artıyor.
0
olaylar olaylar
(06.06.21)
Bana çok oldu. Başardığım şeyler esasında ben bunu başarırım ya da başaracağım kafasıyla girdiğim işlerde oluyor. Buradaki olay yukaridaki arkadaşın dediği gibi motive olmak.
0
Arkabi08
(06.06.21)
Doğru. İnanınca ona göre motive olup çalışıyor insan.
0
ruhen hastayim ben
(06.06.21)
(13)

tek yaşayanlar

nadirendeolsa
salonda koltukta mı yoksa odanızda yatakta mı uyuyprsunuz cogunlukla
salonda koltukta mı yoksa odanızda yatakta mı uyuyprsunuz cogunlukla
0
nadirendeolsa
(05.06.21)
şu anda tek yaşamıyorum ama tek yaşadığım dönemlerde yatakta uyuyordum.
0
sanal uyku
(05.06.21)
Yatağımda. Ama gündüz uykusu ise salonda kestiririm :)
0
Benyinegulerim
(05.06.21)
hiç koltukta uyumam, hep yatağa giderim.
0
irene
(05.06.21)
Önce koltuk sonra yatak.
0
bigbadabum
(05.06.21)
yatakta
0
nahtoderfahrung
(05.06.21)
yatakta ama bazen çok yorgun olup koltukta da sızıyorum
0
Pertev nail
(05.06.21)
yatakta elbette. ama bazen uyuyamadığım zamanlar oluyor böyle sabaha kadar yatakta dönüp duruyorsam o zaman salona geçiyorum çok rahatsız kanepelerim olsa da bu yöntem bazen işe yarıyor uyuyorum.
0
jamiro
(05.06.21)
Yalniz yaşadığım donemde çok uzun sure koltukta, salonda kendime iskence ede ede uyumustum. Hem tembellikten hem de cile cekmek icindi herhalde. Sonra bir gece koca binada kavga cikti. Adamin teki vururum ulan bilmemkimi vurdun seni de vururum filan gibi cumlelerle yirtti kendini. Benim de koltuğum dış kapinin karsisindaydi. Hahahah. O günü saçma saçma şeyler düşünüp ben bi daha burda yatmayayim dedim. Yatak en guzeli.
0
a perfect lie
(05.06.21)
Yatak odasında. Bazen televizyon karşısında kanepede uyuyakaldığım oluyor ama.
0
antihero
(05.06.21)
Salonu yalnızca arkadaşlarım, misafirlerim geldiğinde kullanıyorum. Onun dışında sürekli kendi odamdayım.
0
candoguaydin
(05.06.21)
Yatakta.
0
ruhen hastayim ben
(05.06.21)
17 yasindan beri tek yasiyorum. Yurt, askerlik, bekar evleri her daim yatakta uyumusumdur.

20 saat otobus yolculugunda bile uyumam, yatakta yatamadigim icin.

Yatak candir.
0
Filinta61
(05.06.21)
Yatakta.
0
j r r tolkien hayrani
(06.06.21)
(7)

intikam hikayeleriniz var mı?

cosmicgadin
Birinden intikam aldınız mı? Bunu nasıl yaptınız? Hayatınızı mahfeden, dönüşü olmayan, tüm seyrini değiştirecek bir şey yapan ve bunu umursamadan yaşayan biri olduğunu düşünün. Ondan nasıl intikam alırdınız? (Gerçekle ilgisi yoktur)
Birinden intikam aldınız mı? Bunu nasıl yaptınız?
Hayatınızı mahfeden, dönüşü olmayan, tüm seyrini değiştirecek bir şey yapan ve bunu umursamadan yaşayan biri olduğunu düşünün. Ondan nasıl intikam alırdınız?
(Gerçekle ilgisi yoktur)
0
cosmicgadin
(05.06.21)
Hiçbir şey yapmayarak yok sayarak devam etmek en büyük intikam şeklidir, desem de bana yapılanın en kötüsünü yapmak isterdim
0
olaylar olaylar
(05.06.21)
Yok. Bahsettigin senaryoyu da anlamadim tam. Yani ne yapmis ki benim tum hayatimi mahvetmis ya da o onu yaparken ben ne yapiyordum? Hayatimin tum kontrolunu ona verip oyle takiliyor muydum?
0
j r r tolkien hayrani
(05.06.21)
Hayatta çoğu kişiden intikamımı aldım, o da onları yok sayarak,
0
Arkabi08
(05.06.21)
İntikam değil de biri bana yaşattıkları yüzünden babamın ona söylediği bir cümle ile 10 yıl koruma ile dolaştı korkudan.
0
suicides underground
(05.06.21)
Birinden intikam almak icin bir sey kurgulamaya calismak buna kafa yormak vakit ayirmak fiziksel olarak ugrasmak filan bana gereksiz gelir. Yani yaptığı şey suç sayilabilecek nitelikte bir kotulukse belki cezasini ceksin diye caba sarf ederdim ama kendi kendime bir intikam icin ugrasmazdim sanirim. Bomboş işsiz bi insan olsam belki.
0
a perfect lie
(05.06.21)
hayır. intikam soğuk yenilen yemektir denir ama o kadar soğuyunca bende de kalmıyor ki bir şey. anlık öfkeyle bir plan tasarlarsam ona bile uzun süre sadık kalacağımı düşünmüyorum, eh skerler deyip işime gücüme bakarım herhalde. yalnız, hayatı mahveden kısmını açmak gerek; varımı yoğumu alıp terkedip giden çok aşık olduğum biri filan mı (meeh) yoksa ailemden birine geri döndürülemeyecek bir hasar mı veriliyor? ikinci durumda karanlık tarafa geçiş sanırım mümkün. kendimi oldukça soğukkanlı görüyorum, benden geldiği bile hiç anlaşılamayacak intikamlar da alabileceğimi sanıyorum. umarım hayat boyu öyle bir gereksinim hiç olmaz ben de haklı olup olmadığımı öğrenemem.
0
engelbert humperdinck
(05.06.21)
Çok ekstre, aşırı bir şey olmafığı müddetçe intikam için oturup plan yapmak bana doğru gelmiyor.ona harcayacağım vakit ve enerji gene bana ziyan çünkü. Ha ama bi fırsat olursa ona yok demem. Soruda mahveden demişsiniz evet o durum bir motivasyon yaratır belki ama o kadar büyük kazıkları herkes yemiyor bana göre
0
yazdonumu
(05.06.21)
(11)

uzun süreli, mutlu evliliklere denk geliyor musunuz?

cosmicgadin
En az 15-20 yıllık evli, birbirini görmekten, vakit geçirmekten keyif alan, mutlu çiftler var mı etrafınızda? Bunlar nasıl karakterler? Ve nasıl bir ilişkideler? Duygular sizce bir süre sonra kaçınılmaz olarak daha çok sevgi, saygı, minnet benzeri duygular mı?
En az 15-20 yıllık evli, birbirini görmekten, vakit geçirmekten keyif alan, mutlu çiftler var mı etrafınızda? Bunlar nasıl karakterler? Ve nasıl bir ilişkideler? Duygular sizce bir süre sonra kaçınılmaz olarak daha çok sevgi, saygı, minnet benzeri duygular mı?
0
cosmicgadin
(04.06.21)
Arkadasim var 12 yillik evli ikisi de muhendis acayip mutlular, cocuklari da var.

Eleman devamli aldatiyor ama kadini bilmiyorum.
0
divit
(04.06.21)
Benim üniversiteden hocam var. 50 yaşında falan vardır. Gezmeyi, yemek yemeyi falan çok seviyorlar. Maddi durumları falan da çok iyi. Kızı New York'da okudu. Sürekli bi yerlerden foto atıyorlar tatillerde. Yani öyle bir yaşamda mutsuz olmak çok da mümkün değil gibi.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(04.06.21)
ben uzun senelerdir beraber olup hala sevgili gibi olan çift görmedim hiç. ya asker arkadaşı gibi oluyorlar ya da mutsuz.
0
levybroo
(04.06.21)
Sadakat. İnsan vakit geçtikçe daha fazla mı talepleri oluyor ya da gençken gözü mü kör oluyor çözemiyorum. Sanırım karakterle ilgili. Uzun ilişki iki tarafın karakteriyle ilgili. Belki de hoşgörü, sınırsız bağlılık. Sınırsız bağlanmak ne kadar zor? Cidden zor mu
0
bigbadabum
(04.06.21)
Valla ben kısa süreli mutlu evliliğe de denk gelmiyorum
0
aquarium
(04.06.21)
var. çok nadir ama. çoğu ilişki mutsuzluğa mahkum gibi görünüyor. o mutsuz insanlar da "canım cicim aylarınız geçsin de göreyim sizi:):):):)" veya "aman diyim evlenmeyin" tarzı garip propagandalar yapıyorlar. onlar zavallı diye herkes zavallı olmak zorunda değil. ama dediğim gibi, çok az denk geliyorum gerçekten birbirini seven mutlu çiftlere. mutluluktan kastım da her günün güllük gülistanlık geçmesi değil bu arada. her ilişkide zorluklar olur tabii ki.
0
aweamadeus
(04.06.21)
Annem ve babam 38 yıldır evli. Tabi onlara sormak lazım ama çok mutlu görünüyorlar. Bana sorarsanız hala birbirlerine aşıklar. Karakter olarak ikisi de karşısındakini dinleyen tipler, yani üste çıkmak için saçmasapan konuştuklarına şahit olmadım hiç. Tartışıyorlar ama konuşup anlaşıyorlar bir şekilde. Tartışıkları şey de "sen şöylesin böylesin" gibi suçlama değil de doğrudan sorun ile ilgili oluyor. Ayrıca kıskanç değiller. İkisi de kendine zaman ayırıyor, boş zamanlarında kendi arkadaşlarıyla takılıyor.
0
fotrsapka
(04.06.21)
var. 70'li yaşlarına yaklaştılar, ellerinde büyüdüm diyebilirim neredeyse ve şu yaşıma kadar birbirlerine ters bir söz söylediklerini bile duymadım. çok kibar insanlar ama dışarıdan bu kadar sempatik görünmelerinde sanırım kadın tarafının payı büyük - gerçekten dünya tatlısı ve iyisi, "ne bakıyon" deyip kavga çıkarabilecek tarzdaki birini bile yumuşatabilecek kadar klas bir insan. ben çocukken evlerinde gittiğimde bile huzurlu hissederdim (kendi ailemde ciddi bir sorun olmamasına rağmen) ve çocuk aklımla bile derdim yani, "buradaki insanlar gerçekten mutlu" diye. yaşım 30 olacak neredeyse, fikrim hala değişmedi :)

yalnız açıkçası ben bu "evlilik mutsuz eder" görüşüne de katılmıyorum. bugün mutsuz olan, evliliğine söven insanların çoğu ayrılsa emin olun ertesi gün eşini özler ve ister. belki tamamen alışkanlıktan, belki tamamen sevgisiz bir şekilde olur ama yine de ister. birlikte yıllar geçirmek, bir ilişki inşa etmek kolay iş değil. ayrıca kusura bakmayın ama çoğumuz da tırt insanlarız, evlenmeyince çok daha dolu ve süper hayatlar yaşayacakmışız gibi davranıyor bazıları. bana tuhaf geliyor. sanki çok mutlu olacaklarmış da evli oldukları için mutsuzlarmış gibi... değişik. tabii kişiden kişiye değişir bu, bazı insanlar gerçekten yanlış evlilik yapıyor ve evlenmese daha mutlu yaşayacak gibi oluyor.

bunu niye yazdım? "uzun süreli mutlu evlilik"ten çok dışarıdan mutsuz görünen ama bittiğinde tarafları çok daha üzücü bir hayata iten birliktelikleri daha sık gördüğüm için. bence aynı evde yaşadığın, hayatını paylaştığın bir insanı daima aynı tutkuyla sevmek mümkün değil. tabii ki yeri gelecek "ulan bu ne biçim insanmış" bile diyeceksin. gelgelelim çok ciddi veya temel problemler yoksa bir arada 15-20 yıl geçirmiş insanlar ayrıldıklarında daha mutlu olmuyorlar. en azından şahsi gözlemim bu yönde. YÜCE RABBIM her insanın gönlüne göre, nasıl mutlu olacaklarsa öyle versin.
0
der meister
(04.06.21)
Benim annem babam 27 yıldır evli. Baya anlaşıyolar. Annem hiç üste çıkan bi tip değil. Babam baskın ilişkide. Annem de daha çok kabullenici olunca anlaşıyolar, birbirlerinin dilinden anlıyolar. Liseli aşıklar gibi değiller ama anlaşıyolar. Tabi tartışma oluyor ama annem küsüyor o durumlarda, kavga çıkarmıyo. Sonradan geri barışıyolar.
0
turuncu tonlarda
(04.06.21)
Gördüm annemin halası ve eniştesi. Ama şöyle bir şey var, onları herkes severdi. Zaten aşırı iyi insanlardı. Karı koca öğretmenlerdi. Enişte zaten aşırı ünlü bir kimya öğretmeniydi Samsun’da. Herkese yardım etmişlerdi karı koca. Annemle babamın da evlenmesine ön ayak olmuşlar. Çok sıkıntı da çektiler. En son enişte mide kanseri oldu. O tonton göbekli hoş sohbet adam eridi 40 kiloyla vefat etti. Bir yıl geçmeden hala da vefat etti. Birbirlerini çok seviyorlardı aşk evliliğiydi zaten uzaktan akraba olsalar da. Ölümüne de dayanamadı kocasının peşinden gitti. Halen daha onları atakumda evlerinde hayal ediyorum ben. Hiç ölmemişler gibi. Çok minnoşlar halen daha. Duygulandım.
0
Arkabi08
(04.06.21)
31 yıllık evli olan annem ve babam. Bence 15 yıldan sonra daha iyi anlaşmaya başladılar. Birbirlerini seviyorlar, düşünüyorlar. Ayrı hiç kalamıyorlar. Çoğu zaman yeni evlenmiş gibi takılırlar sarılıp film izleme, el ele yürüyüşe çıkma, başbaşa yemek vs.
Nadiren tartışırlar onda da annemin sitem etmesi babamın susması şeklinde oluyor. Annem baskın bir karakter ve yaş olarak da babamdan büyük. Babam da çocuk ruhlu bir insan. Tamamliyorlar bence birbirlerini.
0
Benyinegulerim
(05.06.21)
(13)

Iltifatlara nasil karsilik verilir?

kuehles blondes
Merhaba, Flörtlestigim beyler bir iltifat ettiklerinde tek diyebildigim “tesekkur ederim” ya da “sagol” filan oluyor ve biraz okuzce sanirim. Ne denir? Siz ne diyorsunuz? “Kuehles cok x sin” dendiginde mesela “tesekkurler, sen de x sin” filan diyorum bir de, o da cok sinir bozucu ahaha
Merhaba,

Flörtlestigim beyler bir iltifat ettiklerinde tek diyebildigim “tesekkur ederim” ya da “sagol” filan oluyor ve biraz okuzce sanirim.

Ne denir? Siz ne diyorsunuz?
“Kuehles cok x sin” dendiginde mesela “tesekkurler, sen de x sin” filan diyorum bir de, o da cok sinir bozucu ahaha
0
kuehles blondes
(03.06.21)
Ahaha yerim seni sen de bla bla bla şablonunu kullanıyorum ben.
0
olaylar olaylar
(03.06.21)
çok ince düşüncelisin kuehles.
0
etna
(03.06.21)
Bence teşekkür öküzce değil, aksine olması gereken oymuş gibi geliyor. Biri sana iltifat ettiğinde karşılık olarak sen de şöylesin falan demek bana samimiyetsiz geliyor mesela, sırf o dedi diye demiş gibi oluyorsun.

Ben derim ki efendi gibi teşekkürünü et geç, temiz. Ha şakalı falan bir yanıt da verilebilir ama o yanıtta da ne diyebileceğin iltifatına göre değişir.

Flörtleşmek ne güzel bi şeydi ya, çok özledim.
0
buff
(03.06.21)
Teşekkür etmek yeterlidir
0
all girls dream
(03.06.21)
ben birine iltifat etsem o da teşekkür etse ha tamam anlaşıldı der bir daha iltifat etmem herhalde.

insan en azından bi başında "yaaa" nidası bekler yani. olmadı ne bileyim sonuna bi canım tatlım vs bir şey eklemek lazım.

sen de xsin demek de evet samimiyetsiz ve buffın dediği gibi o dedi diye demiş gibi.
0
kljgslsdkjsd
(03.06.21)
O senin bakışının x'liği

Bu biraz karşı yürüme gibi de olduğu için bunu sadece hoşlandığın beylere karşı kullan tabi.

Teşekkür ederim, sağol da makul ama süslemen lazım +1

Yia|yaa|hii|ah + (çok teşekkür ederim | çok sağol) + (utanan maymun|utanan surat).. da bir seçenek.

Yok iyice masumu oynuycam dersen erkeklerin ilgisini şu da çeker;

"ya teşekür ederim çok utandım böyle durumlarda ne diyeceğimi bilemiyorum" tarzı bir cümle. Lütfen ot gibi cevaplar vermeyin :|
0
ananiyimioguz
(03.06.21)
Ay bugün bored panda'da bakınırken şu vardı:

The correct response to any compliment is "Thank you." You can then follow it up with a comment if you'd like to continue the conversation. If someone likes your dress? "Thank you, it has pockets!" If someone compliments your art? "Thank you, I've been practicing." If someone asks if you're a professional singer because you have a good singing voice? "Thank you, I just sing for fun."

Not only does it make you seem confident and self-assured, it tells them that they are right! That's a friendly thing to do.

This even works if you don't believe the compliment. Saying, "Oh, no, I'm ugly," when someone compliments your appearance not only tells them that they're wrong, it makes you think of yourself as ugly. A better answer would be, "Thank you, I really appreciate that and I don't always believe it, so hearing that from you helps."
0
kobuzchu kiz
(03.06.21)
sonuna bir gülümseme eklendiğinde problem kalmaz bence. soğuk bir şekilde teşekkür edilirse bir daha öyle bir iltifat gelmeyebilir.
0
bohr atom modeli
(03.06.21)
iltifata teşekkür etmemek kabalıktır. 88 yıllık eşin de olsa, götünü yaladığın partnerin de olsa iltifata teşekkür edilir. karşılık verirsin ya da vermezsin, utanır konuyu değiştirirsin ya da şakaya vurursun; bağlama göre değişir ama iltifatıma teşekkür etmeyen insan için bazı kanılara varabilirim.
0
Jux
(03.06.21)
Ananiyimioguz +1

flört iltifatı için tam şu kısım: Yia|yaa|hii|ah + (çok teşekkür ederim | çok sağol) + (utanan maymun|utanan surat).. da bir seçenek.
0
somethinginthewayshemoves
(04.06.21)
tesekkur etmek yeterli.
sen de x'sin samimi gelmiyor bana. ama olabilir elbette. kobuzchu kiz'in cevabi arti 1 ayrica.
0
baldur2
(04.06.21)
Flörtleşme = karşılıklı ilgi. O zaman senin de bir misilleme yapman beklenir bir süre sonra. Yoksa adam boşuna kasıyoruz düşüncesine girer.
0
arnold schwarzeneger
(04.06.21)
flörtleşme esnasında minnoş ve çıtkırıldım bir teşekkürler.

öylesine birinden geldiyse sert bir ifade ile sağ ol.
0
Arkabi08
(04.06.21)
(4)

dırdır ömrü gerçekten azaltır mı

dafuq
karı dırdırı, koca dırdırıveya dırdırcı bir müdür, patronbu gibi insanlar gerçekten ömrü azaltır mı?bana öyle geliyor ki böyle dırdırcı insanların yanında yaşayan insanlar zamanla içe dönük hale geliyor. eğer vurdumduymaz birisi değilse bu dırdır psikolojilerini bozuyor, bazı hastalıklara sebebiyet
karı dırdırı, koca dırdırı
veya dırdırcı bir müdür, patron

bu gibi insanlar gerçekten ömrü azaltır mı?

bana öyle geliyor ki böyle dırdırcı insanların yanında yaşayan insanlar zamanla içe dönük hale geliyor. eğer vurdumduymaz birisi değilse bu dırdır psikolojilerini bozuyor, bazı hastalıklara sebebiyet veriyor ve gerçekten ömrü kısaltıyor.
0
dafuq
(03.06.21)
Kesinlikle azaltır. Dırdır dediğin sürekli negatiflik yani.
0
roket adam
(03.06.21)
Azaltir mi bilmem ama hayat kalitesini düşürür. Bu da hayattan zevk alma esigini düsürür, bu da boşa zaman gecirmeni saglar. Cunku enerjin düşer.

Misal ben az stresli ve az maasli ve cok kendine zaman ayirmali isleri, cok stresli ve cok maasli ama kendine zaman kalmayan islere hep tercih ettim.
0
Filinta61
(03.06.21)
evet
0
Hallegadola
(03.06.21)
Azaltır, nepnet
0
Mossy
(03.06.21)
(10)

Negatif ve Umutsuz bir insan olarak yaftalanmam hakkında

paramolacak
Konumuz gelecekten umutlu olmak,Geçtiğimiz gün bir sohbet grubunda bir birey Z kuğaından ve gelecekten çok umutlu olduğunu ülkeyi değiştirecek gücün onların ellerinde olduğunu ve gelecekten kendide umutlu olduğunu söyledi ( ülkemiz adına)Bende bu Z kuşağı olayının sadece bir pr olduğunu, sadece bir
Konumuz gelecekten umutlu olmak,

Geçtiğimiz gün bir sohbet grubunda bir birey Z kuğaından ve gelecekten çok umutlu olduğunu ülkeyi değiştirecek gücün onların ellerinde olduğunu ve gelecekten kendide umutlu olduğunu söyledi ( ülkemiz adına)

Bende bu Z kuşağı olayının sadece bir pr olduğunu, sadece bir neslin tek başına ülkeyi düze çıkarmasının mümkün olmadığını ülkenin farklı kodlarının, gelenekselci yapısının ve bazı toplumsal normlarının olduğunu söyledim. Ayrıca sadece büyük kentlerin güzel semtlerinde yetişmiş çocukları gördüklerini bu coğrafyada kararı niteliksiz çoğunluğun belirliedğini ve Nişantaşı'nda tek çocuklu ailelere bakarak bu kararı vermenin yanlış oluğunu Fatih'te 6 çocuklu ailelere de bakması gerektiğini söyledim

Akabinde umutlu ve negatif bir insan ilan edildim, bunun karşısında umutsuz değil gerçekçi olduğumu söyleyerek çekildim masadan.

Yahu ben gerçekten umutsuz muyum sizce de ? Fatih Tezcan'ı, Hacı Yakışıklıyı, Abdulkadir Selvi'yi Nagehan Alçı'yı bilmiyorsan , tabi ki umutlu olursun, sadece kendi küçük pencerenden bakarsan dünyaya tabi ki mutlu olursun dedim, bana onlar kim onları hiç duymadım dedi.

Bu tip insanları Pembe Bulut olarak tanımlıyorum, yani iç dökmek istedim sadece o nedenle açtım soruyu bana artık bunlardan gına geldi vallahi.
0
paramolacak
(03.06.21)
bu dünyayı değiştiremeyen kuşakların umudu bir sonraki kuşağın sırtına yüklemesi, gelecekte iyi şeyler olacak umudunu canlı tutması

gezi sürecinde de y kuşağı güzellemesi vardı, ellerinden geleni de yaptılar fakat düzen onları da öğüttü

z kuşağı bireylerinin kendileriyle ilgili şüphem yok, hepsinin aklı çalışıyor aptal değiller fakat imkanları olmadıktan sonra ne yapabilirler, yani gençlere ne verdin de bunun çıktısını bekliyorsun
0
freebird5406_2
(03.06.21)
içeriği bize uzun uzun anlatmanıza gerek yok. önemli olan kendinizi nasıl ne zaman ve ne şekilde ifade ettiğiniz. golden elmalar starkinglerden kötü derken de gereksiz negatiflik basabilir biri ortama.. önemli olan haklılık değil.
yani örneğin öleceğimiz bir gerçek. her ortamda öleceğiz biliyorsun di mi demiyoruz ama..

bir de tespitlerinize ek olarak, Fatih'te 6 çocuklu aileler veya onları görebilenler de nişantaşında tek çocuklu aileleri anlayamıyor/göremiyor olabilir.
ama neyse konu dediğim gibi bu değil zaten.
0
rewlack
(03.06.21)
Ben de tam tersine z kuşağı pr'ının hak ettiği kadar yapılamadığını düşünüyorum. Dijitalin sağı şu an yok. Dini değerler sürekli zayıflıyor, anne babanın siyasi görüşü popüler bir youtuberın fikirlerinden daha cool değil. Daha doğru da değil zaten. Böyle giderse önümüzdeki 20 senede sağ diye bir şey kalmayacak, solun sağı ve solu şeklinde siyaset ayrılacak gibi geliyor bana.

Dolayısıyla evet, negatif ve umutsuzsun.
0
IncredibleMau
(03.06.21)
bence de z kuşağı ile bir şeyler değişecek ve bu değişim 50-100 yıl sonra avrupa'dan bile daha seküler hale getirecek ülkeyi.

bunun altında yatan bir neden var çünkü. almanya'da hristiyan partisinden şansölye merkel çok uzun zamandır ülkeyi yönetmesine rağmen ateist dahi olsalar insanlar ondan şikayet etmiyor, hatta destekleyenler de çok. bizde ise öyle bir nefret birikti ki bunların köklü değişimler yapmaması imkansız.

zaten geçen yıllarda gördüğüme göre türkiye'deki ateist oranı italya'dan fazla olabilirmiş mesela. dinsizleşme kendi başına olumlu olarak değerlendirilebilecek bir olgu değil fakat bunun getirileri çok olacak.
0
bohr atom modeli
(03.06.21)
size umutsuz diyemem ama küreselleşmenin kültürleşmeye olan etkilerinin hiç olmadığı kadar arttığından ve özellikle bu etkilerin Türkiye gibi kültürü Doğu-Batı çatışması altında yaşayan bir ülkede daha keskin görüldüğünden haberiniz yok veya görmezden geliyorsunuz derim. muhafazakar Türk kültürü büyük bir sınanma içinde ve bu "nisantasi" çocukları arasında değil, Z ve (belki) geç-Y kuşağı üyelerinin çoğunda geçerli bir durum. Z kuşağında bir kırılma beklemesinin en büyük sebebi bu.
0
asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
(03.06.21)
Ben de sizin gibi düşünüyorum bu nedenle size gerçekçi derim. Ülkedeki eğitim bizim çocukluğumuza göre daha kötü bir noktada. Eğitimli insanların çocuklarına bakarak Z kuşağı güzellemek çok doğru gelmiyor bana.

Her kuşak bir sonraki kuşaktan medet umuyor. Ama ben işlerin olumluya doğru değil olumsuza doğru gideceğini düşünüyorum.

Dijitalin sağını görmüyor olmamız olmadığı ya da olmayacağı anlamına gelmiyor. Şuanki sosyal medya teknolojinin gelişmesiyle insanı kendi fanusunun içine hapsedecek şekilde ilerliyor. Sizinle aynı fikirde olmayan insanlar ile karşılaşmıyorsunuz, karşılaşsanız da aslına olması gerektiği düzeyde karşılaşmıyorsunuz. Ya da onların en saçma abzürt fikirleri sizin fanusun içine girebiliyor. İnsanlar da bunun yanılsamasını yaşıyor. Youtubeda, twitterda sizinle aynı fikirde olan insanlar ile daha çok karşılaşıyor olmanız dışarıda da bu şekilde olduğunu göstermiyor maalesef.

Herkes Z kuşağının kendi fikirleri doğrultusunda güzel adımlar atacağını düşünüyor. Sağcılar da, solcular da, bağnazlar da, devrimciler de.
0
zimbirik
(03.06.21)
z kuşağının geneli bomboş olabilir ama bu genelleme işte. biz yeni bir cumhuriyetiz, yeni nesillerin ülkeyi ileri taşıyacağını düşünüyorum. artık bu dünyada fakirliği çek ahirette kralsın duyarı dindar kesimin çocuklarını da bağlamıyor. son 20 senede siyaset insanları kutuplaştırdı. okullarda baş örtü serbestisi yüzünden mesela kaç çocuğun zorla çocuk yaşta başı kapatılıyor. twitterda falan bu kızların en büyük hayalinin şehir dışını kazanmak ve bir daha aile evine dönmemek. bence siyasal islam denendi ve bir bok olmadığı görüldü. bir daha böyle bir dönem olmayacak, yıllar sonra toruna torbaya anlatırız bunları tarih kitaplarınad okurlar.
0
Hallegadola
(03.06.21)
çünkü insanlar denge unsurundan ve rasyonel zeminden uzak. hop bir twitle kahraman ilan edebiliyorlar birini ve sonsuz umutlar bağlayabiliyorlar. ya da tak diye koca bir paragraftan cımbızlanmış bir cümle nedeniyle öncesinde pozitif baktığı kişiyi linç edebiliyorlar. o nedenle şu anda da z kuşağını ya itin ...tüne sokuyorlar ya da kurtarıcı mesihler gibi davranıyorlar. kaldı ki böyle düşünenlerinde yaklaşımları tapınmaktan hiç farklı değil.

siz daha gerçekçi bir bakış açısıyla yorumlamışsınız. böyle durumlarda hımmm, ha öyle mi, pr smile üçlüsünü kullanmak dışında hiç yormuyorum kendimi. siz de yormayın. umutsuz insan sizin argümanınızı sunamazdı, battık bittik öldük geberdik daha da bir halt olmaz bizden vesaire derdi.
0
Phoebe
(03.06.21)
yav zaten her gelen nesil öncekinden daha gelişmiş, daha eğitimli, daha özgür olur. 1870 nesli de 1850'den daha ileriydi mesela, bunun z ile alakası yok. yani ülkeyi z kurtaracak diye bir şey yok. her nesil biraz biraz ilerletiyor işte. ilerde z kuşağı da "biz çok beceremedik alfa kuşağı ilerletecek" diyecek. o yüzden kurtarır kurtarmaz muhabbetini komik buluyorum. az az ilerliyoruz işte. bu ülkeden bir bok olmaz demek de saçma, ülkeyi bunlar kurtaracak!!!1 demek de saçma.
0
rose parks
(03.06.21)
Valla AKP nin bu ulkeye en buyuk faydasi neredeyse herkesi direkt politiklestirmesi ve herkesi siyasetle ilgili hale getirmesi olmustur. Misal ben y jenerasyonundanim ve genel anlamda guzel bir jenerasyondu ancak bizim jenerasyonun sikintisi bisekil apolitiklikti. Ben uni zamaninda dogru duzgun siyaset, politika konusacak kisi bilmiyordum. Hani elbet vardi bikac kisi ancak cogu biraz uzak gibiydi.

Simdiki nesilde ise dedigim gibi herkes ilgili cunku surekli degisik degisik karar alip direkt millete hayat tarzi dayatmasi yapiyorlar. Ancak olur da degisim olursa eger, degisimi baslatacak kesim de sadece z kusagi degil. Aksine eskinin gorece apolitik y kusagi da dahil oldu olaya.

Genel anlamda benim Z kusagina cok fazla elestirilerim var kendimce ancak siyasete de y kusaginin ayni donemlerine gore daha ilgililer bunu da kabul etmek gerek.
0
j r r tolkien hayrani
(03.06.21)
(14)

Sevgilinizle ne derece özelinizi paylaşıyorsunuz?

sevimli yukarı norveç mahallesi
Aile içinde yaşanan ve sizi de ilgilendiren sorunlar (tartışmalar vb.), çocukluk travmalarınız, hemoroid ya da kıl dönmesinden muzdarip olmanız... Mesela bunlara sevgilinizi ne derece ortak ediyorsunuz? Aklıma öylesine gelenleri sıraladım, başka örnekler de olabilir tabii ki. Sevgilisinin ishal oldu
Aile içinde yaşanan ve sizi de ilgilendiren sorunlar (tartışmalar vb.), çocukluk travmalarınız, hemoroid ya da kıl dönmesinden muzdarip olmanız... Mesela bunlara sevgilinizi ne derece ortak ediyorsunuz? Aklıma öylesine gelenleri sıraladım, başka örnekler de olabilir tabii ki.

Sevgilisinin ishal olduğunu öğrenince tiksinen de tanıdım, çözüm önerisi sunmaya çalışan da. Siz hangi tarafa yakınsınız? Arada mutlaka bir sınır olması gerektiğini düşünüyor musunuz?
0
sevimli yukarı norveç mahallesi
(03.06.21)
Güldüm xd. Bunların hepsini paylaşabileceğim bi sevgili arıyorum diyeyim sen anla gerisini
0
olaylar olaylar
(03.06.21)
Sevgilimi her anıma ortak etmek isterim, her şeyi paylaşmak, danışmak vs aynı şekilde ona da bu hakkı tanıyabilmek isterim
Diğeri türlüsü bana biraz soğuk geliyor

Böyle birini de bulamadığımız için yalnızlığa devam
0
purplee
(03.06.21)
sevgilim varken bunların hepsini paylaşırdım ve paylaşılmasını beklerdim. Sevgilim ishal olsa bilemem içten içe tiksinsem de çözüm önerisi sunar hatta kendi elimle getirir veririm çözümü. Başı ağrısa masaj yaparım dizime yatırıp bebek gibi. Aile sorunu olsa destek olurum. Aynılarını da beklerim.

Bunları alırken genelde sorun yoktur insanlar için ama aynı özveriyi pek göstermeye hevesli olmazlar. Ya da bu içtenlikte yaşayan çok az insan var. O sebeple de yalnızım ama aradığım tam olarak böyle bir ilişki.
0
bismarck
(03.06.21)
her seyi paylasabilecegim/her seyini paylasacabilecek biriyle sevgili olmak yeglerdim sahsen.
0
baldur2
(03.06.21)
Valla kisi sevgilim de olsa annem babam da olsa kardesim de olsa paylasim olayinin bir yeri ve zamani olmali bana gore. Durup dururken saglik sorunlari ya da psikolojik olaylar anlatilmaz gibime geliyor. Ne bileyim tv izlerken birden 'benim su travmam var' denmez gibi. O olayin konusulacagi bir ortam olusursa paylasilabilir ancak diger turlusu garip kacar.

Dolayisiyla paylasim olayi o ortamin olusup olusmadigina bagli olarak degisir. Olustuysa ortak ederim, olusmadiysa ortak etmem.
0
j r r tolkien hayrani
(03.06.21)
İshal olunmanın nesi tiksindirici çözemedim.

Sağlıkla ilgili bir durum ve gayet sıradan. Doktorla paylaşıyorsun sevgiliyle neden paylaşamayasın.
0
Avoiding The Puddle
(03.06.21)
zihinsel haric her seyi paylasirim. cok komik de gelir. partnerim de paylasir genelde.

sabah bunun geyigi dondu. #off bi biraktim kedi kadar, aklin varsa tuvalete girme# dedim. ilkin ufff ne igrensin sozcukleri dokuldu ama sonra gulmece eglenmece. fiziksel olan her seyi paylasiriz egleniriz de ancak ruhsal seylerde ben kimseye bir sey anlatmam. bu biraz da yapi ile alakali galiba.

bazilari sarhos olunca mahallede bagirir masa ustune sandalye ustune cikar dans eder. ben sarhos olunca kose ararim kendime. o koseye gider sirtimi kose duvara yaslarim. oyle sessiz sessiz otururum. tribe mi giriyorum ne oluyorsa artik.
0
turbo sadık
(03.06.21)
Her şeyi paylaşırım. Sadece başka arkadaşların, kuzenlerin sırlarını paylaşmıyorum o kadar.
0
zimbirik
(03.06.21)
Soruda yazdiklarinizi paylasirim. Diger kisilerin ozelleri degilse tabii ki.

İshal mishal de igrenmem acikcasi. boka merakli oldugumdan degil, saglikla ilgili bu tip seyler mahrem degil benim icin. Burada cok sevdigim bir kisi olmasi onemli benim icin. Yolda onumde biri kussa ben de kusacak gibi olurum cok igrenirim, ama sevdigim biriyse(sevgili olmasi sart degil) ellerimle temizlerim hic sorun olmaz. Oyle iste...
0
invictae
(03.06.21)
İshalden tiksinilir mi ya, ben sevgilimin donlarını da yıkarım. genellikle düzelmesi için uğraşıyorum ya da ay bebeğim götünü tutamıyormuş da napsın diye takılıyorum. ben de hemoroid problemimi söyledim mesela bunlar sorun değil. hastalık vs söylenir bence. travmalarını da söylüyor. ben ona daha çok bağlanıyorum öyle oldukça.

sadece ailemin özel hayatını ve kavgalarını söylemiyorum çünkü onu çok ilgilindirmez, sıkılır yani. ben de onun ailesine dair özel şeyleri duymak istemem.
0
Hallegadola
(03.06.21)
her şeyi paylaşmaya gerek yoksa ki benim için gerek yok, her şeyi paylaşmam. ishal örneğinde de azıcık aklı başındaysa ne yapınca iyileşeceğini bilir, bunu sevgiliye* söylemenin gereği ne? bana çok saçma geldi açıkçası (tiksinmekle alakası yok). sevgilinin çözebileceği bir sorun, bir durum vardır paylaşılır anlarım ama ıncığını cıncığını paylaşmak benim için normal değil. o kadar sınırsız bi ilişki kurmam, kurandan da uzaklaşırım. travmalarını da paylaşmak isterse pekala dinlerim, yardım isterse ederim; ama bu demek değil ki sevgiliyiz diye herkes her şeyini anlatsın. ortamı oluşmuş gelişmişse zaten heralde istediği insana anlatır da bu sevgililikle gelen bir şey değil benim için. arada mutlaka bir sınır olmalı, herkesle olmalı. sınırı nereye taşıdığım da kişiyle olan yakınlığıma bağlı ama bi sınır her zaman olur.

*edit: ya da herhangi bir insana.
0
levybroo
(03.06.21)
Her şeyi paylaşırım konu fark etmez. Paylaşamadığım insanla beraber olmam.

Bazen sıkmamak için kısa keserim konuyu. Kendisi daha fazla ayrıntı ister sürekli sorar
0
jazzabel
(03.06.21)
ben paylaşamıyorum çünkü genelde onlar da paylaşmamış oluyor. ishal paylaşmasak da olur ama söylese tiksinmem çözüm bulmaya çalışırım. veya çocukluk travması vs anlatılsa beni yakın görüyor diye mutlu olurum. kendim anlatır mıyım bilmiyorum çünkü daha sonra her davranışın altında başka bir şey aranır vs. gerek yok sanki.
0
Benyinegulerim
(03.06.21)
Biz 5 yıllık sevgiliyiz her şeyi paylaşıyoruz. Hiç bi şeyi özel bulup sakladığım olmadı.
0
turuncu tonlarda
(05.06.21)
(6)

Hep daha iyisini istemek

olaylar olaylar
Bunun bi sonu yok mu sizce, kısa süreli flörtlerimin sonlanmasına yakın fark ettiğim ya da hissettiğim bir şey var, genelde herkes daha iyisini hedefliyormuş gibi hissediyorum. Bunu bazen kendimde de görüyorum ama onlardaki bu doyumsuzluğu görene kadar böyle düşünmüyorum. Sonra diyorum ki evet bu bö
Bunun bi sonu yok mu sizce, kısa süreli flörtlerimin sonlanmasına yakın fark ettiğim ya da hissettiğim bir şey var, genelde herkes daha iyisini hedefliyormuş gibi hissediyorum. Bunu bazen kendimde de görüyorum ama onlardaki bu doyumsuzluğu görene kadar böyle düşünmüyorum. Sonra diyorum ki evet bu böyle kabul et. Böyle mi olmak zorunda hep, makul olmak imkansız mı?
0
olaylar olaylar
(02.06.21)
Bu flört işi bitmedikçe böyle devam eder. Sevişelim takılalım ama sevgili olmayalım ayakları yüzünden kadınlar darmadağın oluyor erkekler azıyor. Çıkma teklifi gelmeli.
0
Hallegadola
(02.06.21)
Valla ben bunu istemenin makul olmamak olduğuna katılmıyorum açıkçası. Hatta bir yerde bunun ben doğru olduğunu düşünüyorum.

Şöyle ki, eskiden insanların başka insanlar ile etkileşime girmesi o kadar kolay değildi. Çevre sınırlıydı bişekil, hal böyle olunca insanlar da o çevresi içinden kendilerine en çok uyan kişi ile birlikte olurlardı. Yani bişekil local maksimum olayı.

Simdi ise teknolojinin verdiği imkanlar ile insanlar o local maksimumun eldeki tek maksimum olmadığını gördü. Daha başka birçok maksimum varken, yani kendilerine uygun birileri varken de bu sefer global maksimumu aramaya başladılar. Yani mantık yine aynı sadece imkan ve alan geniş.
0
j r r tolkien hayrani
(03.06.21)
@j r r tolkien hayranı tam aradığım mükemmel insan bu dediğinin de iyisi vardır illaki hayatta. Global, teknoloji, imkan falan filan bunlar da doğrudur da somut olarak bu normları oluşturan şey ne ? Yarın biri çıkıp dese hadi artık bu normu terk ediyoruz, makul olacağız bundan sonra dese ne olacak? İlerde tamamen duyguyu yok edecekmişiz gibi geliyor.
0
🌸olaylar olaylar
(03.06.21)
Valla hocam aslinda makul olmak olarak nitelendirdigin sey de temelde yine iyisini istemeye dayali. Tabii onda bir de elindekilerle yetinme olayi var, o yuzden ben onun makul oldugunu dusunmuyorum.

Daha iyisini isteme de birilerinin sana direkt dikte edecegi bisey degil. Yani insanlar birileri 'hadi daha iyisini isteyelim, hep daha iyisini isteyelim' dedigi icin daha iyisini istemiyor. Etki-tepki sonucu bu sonuca kendileri variyor. Etki nedir dersen, atiyorum tinder hesabi actiginda gelen begenilerdir, yeni ortamlara girip yeni insanlar tanimandir. Tepki ise yeni beklentiler ve 'demek ki ben beklentilerimin tamamini bisekil karsilayabilirim' dusuncesinin olusmasidir.

Eskiden olay suydu, sen elindeki seceneklerin pek degismeyecegini bildigin icin kendini onlarla yetinmeye zorlardin. Yani atiyorum bir iliskide karsi tarafin begenmedigin bir ozelligini farkettiginde onu tolere etmeye calisabiliyordun. Tolere etmeye calisman da en temelde daha iyisini bulamayacagin dusuncesine dayaniyordu. Simdi ise beklentilerini tam karsilayabilecek birini, yani daha iyisini bulabilecegini dusundugun icin tolere etmek istemeyebiliyorsun.
0
j r r tolkien hayrani
(03.06.21)
hep daha iyisini istemek kisir dongu yaratiyor cunku hep daha iyisi var. bir tik ile hep daha iyilerine ulasma imkanin varken kisinin kafasinda hep soru isareti oluyor, o daha uzun ona mi yogunlassam, onun arabasi daha guzel ona mi yogunlassam vs.

biraz da bu cag ve bu erisim kolayligi yuzunden hem aldatmalar cogaldi hem de kimse kolayca ciddi iliski bakmaz oldu.
0
baldur2
(03.06.21)
İnsanlar tabiki hep daha iyisini isteyebilirler. jrrt hayranının dediği gibi bu daha iyiyi aramanın alanı genişledi sadece. Rekabet arttı. Ben bir yanlışlık görmüyorum. 38E'yim. 70 yaşımda yalnız kalma riskini alma gücüne sahipsem hala bekar kalıp daha iyisini aramaya devam edebilirim. Riski alamayacak olan da oyundan çekilir. Özetle şu olmalı bu olmayı diye bir şey yok. Herkes kendi yüreğinin ekmeğini yer. :)
0
twelfth
(03.06.21)
(3)

hiç arkadaşım yok

effa
35 yaşındayım. eskiden o kadar çok arkadaşım vardı ki hiç böyle olacağını düşünmemiştim. benim mallıklarım, işimin asosyal olması, yaşıtlarımın evlenmesi gibi nedenlerle sıfır arkadaşım kaldığını farkettim. aslında bir tane var, iyi adam ama çok kaypak. kızlarla aram iyi, kah arkadaş kah sevgili olu
35 yaşındayım. eskiden o kadar çok arkadaşım vardı ki hiç böyle olacağını düşünmemiştim. benim mallıklarım, işimin asosyal olması, yaşıtlarımın evlenmesi gibi nedenlerle sıfır arkadaşım kaldığını farkettim. aslında bir tane var, iyi adam ama çok kaypak. kızlarla aram iyi, kah arkadaş kah sevgili oluyorum.
eski arkadaşlarım ile yılda bir falan anca görüşüyorum. ne yapayım.
0
effa
(30.05.21)
pandemi dönemi zor ama kurslara falan yazıl. pandemiden evvel kaydolduğum birkaç kurs vasıtasıyla çevrem genişlemişti.
0
phonex
(30.05.21)
abi çok zor belli bir yaştan sonra. bugün mesela sitenin basket kortuna oynamaya gittim. 2 kişi vardı 30 civarı yaşları. gidip tanışayım dedim. uzaylı görmüş agent mulder gibi mal mal baktılar suratıma. cevap da vermiyorlar. insanlar iyice yaban olmuşlar :)

daha önce yazmıştım. en düzgün insanları goethe institut almanca kursunda buldum. dalış kursu, yelkenli klüpleri vs.

para vermeye değer dersen şunlara da bak.

www.buyukkulup.org.tr
www.modadenizkulubu.org.tr
0
stewie
(30.05.21)
30 yaşından sonra millet insan kapatıyor.

yani adamın zaten 15 kişilik bir grubu var oradan tüm sosyal etkileşimini alıyor. ee bir de iş var. bir de normal hayat var.

dolayısı ile dışarıdaki insanlara kapatıyorlar kendilerini. özellikle evli ise zaten geçmiş olsun.

ama toplumun çeşitli sosyal kodları var. mesela erkeksen futbol bunlardan birii araba bunlardan biri. bunları sevmeyebilirsin ama toplum sosyalleşmek için bunları sosyal kod olarak kullanıyor.

basket potasında iki kişi görüpte yanına gittiğinde bu iki kişi 'nerden geldi bu ya şimdi ne güzel oynuyorduk' diye düşünürken aynı kişiler bir aracın etrafındayken gidip usta tavsiye etsen veya dünkü maçı sorsan toplumsal kod çalışıyor ve sosyalleşmeye başlıyorsun.

mevzu bu biraz ve türkiye'de sosyal kodun çok az olması. köyden gelen peynir muhabbetini boşuna çevirmiyor insanlar.
0
duyurukullanıcısı
(30.05.21)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.