Giriş
(8)

Empatik bakan bi bakış açısına ihtiyacım var galiba

ramazanali
İyi geceler...Kendimce ilginç bi durum yaşadım. Bugün boş bi vaktimde twittera girdim kız arkadaşımın sayfasına bakayım neleri beğenmiş diye bi beğeni sekmesine bastım.Aha o da ne bildiğin porno beğenmiş.Yanlışlıkla beğenmiş o konuda eminim çünkü öyle rahat biri değil.Şok oldum şaşırdım uyarmak isti
İyi geceler...
Kendimce ilginç bi durum yaşadım. Bugün boş bi vaktimde twittera girdim kız arkadaşımın sayfasına bakayım neleri beğenmiş diye bi beğeni sekmesine bastım.
Aha o da ne bildiğin porno beğenmiş.Yanlışlıkla beğenmiş o konuda eminim çünkü öyle rahat biri değil.Şok oldum şaşırdım uyarmak istiyorum ama utanmasını da istemiyorum. İlişkimiz uzaktan başladı uzaktan devam ediyor şimdilik.Samimiyet noktasında bazı çerçeveleri hala koruyoruz rahat bi şekilde gir beğenilerine bak böyle böyle olmuş diyemiyorum o yüzden.
Twittera giremiyorum bi denesene filan dedim ben giriyorum dedi. Sekmelerde sıkıntı var benim dedim direkt sekmelere baksana sen de diyemiyorum benim gördüğümü bilsin istemiyorum.Ama beğenisinin öyle kalması da iyi değil.Çalıştığı il milli eğitim müdürlüğü filan takip ediyo.HEsabı kilitli zaten 17 takipçisi var.
Ne yapsam şimdi direkt söylesem sabah sen ima ettin söylemedin niye söylemiyosun diyecek suçlu olucam ama ben de çekiniyorum.
0
ramazanali
(29.05.21)
"Hesabına virüs mü bulaşmış, böyle bir şey gördüm..." diye girebilirsin konuya. "Yoo bilerek beğendim" derse bilmediğiniz bir yönünü öğrenmiş olursunuz.
0
plutongezegendegilmi
(30.05.21)
ben olsam direkt söylerdim. aslında şuraya takıldım "İlişkimiz uzaktan başladı uzaktan devam ediyor şimdilik" yüz yüze görüşmeden mi sevgili oldunuz?
0
jelly bear
(30.05.21)
"twitter hesabinda soyle bir like gordum hacklenme olaylari da bu ara cok artti surekli goruyorum ben de dun tirstim bir tuhaflik var gibiydi sifremi degistirdim sen de bir kontrol et sifreni degistir istersen"
0
la lykia
(30.05.21)
twitter'da takip ettiğiniz kişilerin bazı beğenileri ana sayfanıza düşüyor zaten. "xxx kişisi beğendi" diye.

bence "ana sayfama düştü" diye söyleyin. girdim baktım demek yerine. rahat biri değil demişsiniz. başkalarının da görmesi onu daha da rahatsız edebilir bu yüzden erkenden söyleyin bence.
0
ilgeru
(30.05.21)
@ilgeru mantıklı konuşmuş. virüs falan komik durur, ne amaçla sorduğun çok belli yani :d
0
bir kum tanesindeki atom alti parcacik
(30.05.21)
Yaslar kac bilmiyorum ama dolayli yoldan soylemek de biraz tuhaf kacabilir. Utanmasini istemiyorsunuz ama virus mu girdi acaba diyerek konuyu acmak ve ancak bu sekilde onun sayfasina dusebilecegine ihtimal vermek bu durumu ona yakistiramadiginiz izlenimi birakabilir. Bence siz ne kadar direkt olursaniz olay o kadar normallesecektir.

Bu arada diger siteler yasak oldugu icin Twitter'da adult icerik izleyen insan sayisi az degildir. Uyarirsaniz o da daha dikkatli olur sonrasinda.
0
pike
(30.05.21)
Ben neden bu kadar kasıldığını anlamadım. Doğrudan söyle porno beğenmişsin diye. Herkes bakıyor çok sorun değil, öyle kurum vs de bakmaz ayrıca.
0
Hallegadola
(30.05.21)
Söyle geç. ne olabilir ki?
0
westblack
(30.05.21)
(14)

Dost Kazığı?

apurucikipi
4 yaşımdan beri bebeklik arkadaşım, hala her gün konuştuğum en yakın arkadaşım bu yaz evleniyor.ayrı şehirlerde yaşıyoruz. istemesine gidemedim, virüsten dolayı çok anlaşmazlıklarımız oldu. ne kadar üzülsem de mümkün olmayacağını söyledim. virüs de olsan geleceksin tarzında söylemlerine rağmen aramı
4 yaşımdan beri bebeklik arkadaşım, hala her gün konuştuğum en yakın arkadaşım bu yaz evleniyor.

ayrı şehirlerde yaşıyoruz. istemesine gidemedim, virüsten dolayı çok anlaşmazlıklarımız oldu. ne kadar üzülsem de mümkün olmayacağını söyledim. virüs de olsan geleceksin tarzında söylemlerine rağmen aramızı bozmadan bu konuyu kapattık. gitmemi önerdiği akrabasının bir hafta sonra covid olduğunu öğrendiklerini söyledi gülerek. eğer kabul etmiş olsaydım, ben de olacaktım.

şimdi nikah zamanı geldi çattı. yine aynı baskıyı yapıyor. aylardır işsizim, manevi ve maddi zor bir dönemden geçiyorum. gidip kalmam mümkün görünmüyor. kalacak yer ayarlama konusunda da yardımcı olmadı pek. her şartta ve koşulda gelmem gerektiği konusunda iddialaştığı için aramız şu an limoni.

nikahı yemekli olacak ve memleketin bir kaç yerinden misafirler ağırlayacaklar.
bu koşullarda sağlığımı da riske atamayacağım için çok sıcak bakmıyorum gitmeye. ama bir yandan sevgimi bununla sınayan bir insanla karşı karşıyayım.

gitmezsem, dost kazığı mı olur? en son bana; fedakarlık bunun neresinde? iki elin kanda olsa geleceksin gibi sözleri sonrasında konuşmayı kestik. bir adım atmamı bekliyor benden her söze rağmen. siz olsanız ne yapardınız?
0
apurucikipi
(29.05.21)
Dost kazığı böyle bişey değil yahu. İçini rahat olsun. Gitmemek en doğal hakkınız bu şartlarda.


Haaaa ben en yakın arkadaşım için giderdim sanırım bir şekilde ama gitmeyene, düğün benim olsa da gelmeyene laf etmem.
0
elorelia
(29.05.21)
Otobüs kalkar genelde başka şehirdeki düğünlere ve otel/ayarlanır kalacak. Bu covid döneminde mantıklı gelmiyor ama düğün yapıyorlarsa bunu da yaparlar herhalde. İşsiz gelirsiz insansınız karşılasın masrafları gidin :)
İşsiz adama şehirlerarası ille de gel kal demek bana çok bencilce geldi,
0
cilekli pasta
(29.05.21)
geçen sene 14 mart tarihinde en yakın arkadaşım başka şehirde evlendi. tam herkesin koronadan en çok korktuğu, türkiye'de ilk vakanın çıktığı dönemde. uçağa binip gitmemiz gerekiyordu. ben gitmedim. kıza da düğün sabahı gidemeyeceğimi söyledim. en ufak bir problem yaşamadık bununla ilgili.

bugün olsa kesin giderdim. çünkü virüsle yaşamayı öğrendik bence. bir de yaz geldi + gerekli önlemler vs öyle hemen korona olunmuyor. ayrıca kendi keyfim için tatile falan da gidiyorum. arkadaşımın düğününe gitmemek olmaz.

maddi durumun elvermiyor olsaydı, bunu bebeklik arkadaşıma söylerdim açık açık. düğün sahibininb böyle şeyleri düşünmesi ve yardımcı olması gerekir. ama korona da var risk falan demezdim. çünkü ben dediğim gibi o rsiki kendi tatilim vs için de alıyorum hali hazırda. ama korona yüzünden de gelemiyorum diyeceksen, bundan sonraki aylarda gerçekten hiçbir yere gitmemen lazım yoksa haklı olarak sana bozulur düğünüme gelmedin tatile gittin ama diye.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(29.05.21)
@cilekli pasta yaşa sen =) aynısını söyledim. hatta gelenekler öldü sandım sen bunu dıyene dek. arkadaşım otel ayarlamadıklarını kendi geleneklerinde böyle birşey olmadığını söyleyerek bana otel linki attı =) işsiz oldugum ıcın odemem mumkun de gorunmuyor zaten, üstelik pandemi boyunca tatil imkanım da olsa otelde kalmayı tercih etmem
0
🌸apurucikipi
(29.05.21)
Yakında nişanlancam sadece çekirdek aileler olacak. Düğün de yapmicam düz nikah gelen gelir isteyen. Korona zamanı böyle şeylerden alınan insan gerizekalıdır. Sizde sorun yok. Kendisi düşüncesiz.
0
Hallegadola
(29.05.21)
nacizane gorusum; salgin zamani yemekli dugun yapip sehirdisindan insan cagirmak akilli insan isi degil.

ote yandan insan gercekten cok cok yakin dostunun zor durumda oldugunu bilir. ben arkadasinizin yerinde olsam her seyi kendim arkadasim icin ayarlardim ama sadece arkadasima teklif ederdim. kimse kime icin hastaligi olumu goze almak mecburiyetinde degil.

acikken kafeye restorana otele gitmiyorsaniz, kisisel isleriniz icin toplu tasima bile kullanmiyorsaniz en dogal sey oraya da gitmek istememeniz.
0
la lykia
(29.05.21)
Hallegadola'ya katılıyorum. Hiç bir kazık falan filan da olmaz. Biz de geçen yıl evlendik, kimseye bir şey demedik. Mutlu anlar insanları zor durumda bırakarak yaşanmaz, fedakarlık falan değil bu direkt cahillik. Aşı olmadığın sürece girme bu işe.
0
roket adam
(29.05.21)
kendisi sağlık görevlisi =) aşılı, ailesi de aşılı.

evet çok haklısınız. zaten kavgam oydu, kendisine de hep bunları söyledim ama sizden duyunca daha da emin oldum. bazen malesef etrafımızda sağlam insanlar olmayınca kendimizden şüphe eder hale geliyoruz. teşekkür ederim tüm yorumlara
0
🌸apurucikipi
(29.05.21)
Ya birkaç tane böyle duyuru hatırlıyorum, bugün de her konuya atlama günüm gibi ama neyse, insanlar yemekli organizasyon yapıp bir de şehir dışına milleti çağırıyorlar, gelmeyenlere de bir tavırlar... Gerçekten bu kadar düğün takısı peşindeler mi, maskeyle aman kimseye bulaşmayayım diye tedirgin gezen misafirlerle eğlencenin dibine vuracaklarını mi düşünüyorlar, hele bir sağlık görevlisi aşısız bir insanın o seyahatin herhangi bir anında enfekte olma ailesine yayma riskini nasıl umursamayabiliyor, bir de tabii maddi kısmı var yok anlayamıyorum...
0
not dark yet
(29.05.21)
ben de hiç anlamıyorum :) üstelik bir de anormal olan kendileriyken, anormal muamelesi yapıyorlar. bu daha vahim. @not dark yet

yok şaka değil; enfekte de olsan geleceksin diye gülmüşlüğü de var :)) pandeminin başında öz dayımı kaybettim ve cenazesine katılamadık. sanırım net kararımı verdim =) gitmek aptallık olur
0
🌸apurucikipi
(29.05.21)
Bu kadar önemsediğin insanın yanında olması için bir şey yaparsın. Karşı tarafın yaklaşımında sorun var.
0
alfred
(29.05.21)
nasil nasiiil?

oncelikle basiniz sagolsun.

siz salginin basinda salgin nedeniyle dayinizi kaybettiniz, cenazesine bile katilamadiniz ve bu kisi size gulerek enfekte olsan bile geleceksin mi dedi???

ben bunun uzerine arkadasligimi cok buyuk ihtimalle bitirirdim.

bencilligin ve duyarsizligin bu seviyesinde yasayan birinin dostlugu eksik olsun derdim sanirim.
0
la lykia
(29.05.21)
@la lykia dayımı kaybetme sebebim, korona değildi muhtemelen. teşekkür ederim. çok haklısınız ama.. etrafta düzgün düşünen insan kaldı mı ki? bitire bitire bir hal olduk =)
0
🌸apurucikipi
(29.05.21)
maalesef kalmadi inanin bu tuhaf durumlari yasayan biri olarak yalniz degilsiniz.

salgin ile ekonomik sorunlar ve ulkenim icinde bulundugu yozlasma insanlarin davranislarini cok etkiledi.
artik empati, duyarlilik, nezaket gibi kavramlar hic kalmadi hatta siz boyle biriyseniz eziliyorsunuz.
biz de ailecek o kadar absurt olay yasadik ki ama hepsi de birbirinden cok farkli olaylar ve kisiler ile.
ve hepsinin temelinde nezaket ve empati sorunu vardi. artik sorun bizde galiba diye dusunuyoruz:) oyle ya yasadigin yere uyum saglamak da bir beceridir, biz uyum saglayamadik :)
0
la lykia
(30.05.21)
(12)

anne babanızla aranız nasıl?

abelardo
benim gibi babası ile hiç görüşmek istemeyen var mı
benim gibi babası ile hiç görüşmek istemeyen var mı
0
abelardo
(29.05.21)
annemle aram iyi de babam kadar no comment, etliye sutluye karismayan bir adam gormedim. ne desem hayirlisi diye cevap veriyor. uhasudha.
0
baldur2
(29.05.21)
babamla 3-4 senedir görüşmüyorum. annemle aram iyi.
0
stewie
(29.05.21)
Babamla aram daha iyi çünkü aynı kafa yapısındayız.

Annemle iyi geçinmeye çalışıyoruz ama iyi anlaşamayız. Bir şey paylaşmadığım için kavga etmiyoruz.
0
jazzabel
(29.05.21)
Babamla aram birkaç sene öncesine kadar çok iyiydi. O arada bir şeyler yaşadık ve biraz koptuk ama şimdi yine iyi sayılır çünkü zaten uzaktayız.

Annemle benim ya da başka bir insanın düzenli olarak iyi olma ihtimali yok çünkü gerçekten ciddi anlamda sorunlu bir insan. Aynı evde hatta aynı şehirde bile yaşamadığımız için uzaktan iyi sayılırız yine de ama aynı evde sorunsuz bir gün geçirme ihtimalimiz yok.
0
ms brownstone
(29.05.21)
Valla aram gayet iyi benimkilerle.
0
Amaranta ursula
(29.05.21)
annemle iyi ancak babamla anlaşamıyorum, sorunlu bi tip. 2-3 ayda bir görüşüyorum o yüzden sorun olmuyor
0
Pertev nail
(29.05.21)
3 ayda bir görüyorum ikisini de annemle aram biraz daha iyi babam değişik bir tip, her yanlarına gittiğimde yapma dediğim herşeyi yapmış buluyorum adam anlamak istemiyor.
0
nahtoderfahrung
(29.05.21)
Valla benim de aram iyi ikisiyle de. Öl derlerse ölmem ancak gönülleri olsun diye belli süre ölü taklidi yapabilirim, o derece.
0
j r r tolkien hayrani
(29.05.21)
İkisiyle de çok iyi, naza değmesin çok severim onları.
0
roket adam
(29.05.21)
Annemle aram iyi, babamla da iyi tutmaya çalışıyorum. Babamla çok anlaşamıyorum kafa yapımız çok farklı, tartışmaya girince kesin kavgayla sonuçlanıyor. Ben de artık pes ettim. He he evet öyle tabi yaaa diyip geçiyorum dinlemiyorum, gerginlik çıkmıyor kimsenin huzuru bozulmuyor. Sonuçta yaşlanıyorlar saçma sapan şeyler için pişmanlık duymak istemiyorum.
0
titanyum
(31.05.21)
Annemle yillardir gelgitliydik. Aylarca kus oldugumuz donemler oldu. Ozellikle din ve hayat tarzi ekseninde carpistik. Evime gelmesi yasakti. Gorusecegimiz zaman ben gidiyordum.

Babami hep dominant annemin golgesinde bir ezik olarak goruyordum. Iletisimimiz cok sinirliydi.

Babamin kanser olmasi bir suru farkindaliga sebep oldu. Aslinda onu ne kadar sevdigimi ve ornek aldigimi fark ettim. Babam oldukten sonra annemle sakinlestik, su anda farkli ulkelerdeyiz vee goruntulu konusma yapiyoruz. Konusmanin cogunu da esim yapiyor cunku annemle konustugumda hala enerjimin emildigini hissediyorum.
0
cleric
(31.05.21)
Babamı şahsen pek iplemiyorum. İplenecek bir tarafı yok çünkü. Annem ile normal.
0
put it in your appropriate place
(31.05.21)
(22)

yurt disinda mutlu olamadigim icin vicdan azabi cekiyorum

bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
evet dostlar, üzgün veya mutsuz degilim ama mutlu da degilim. konuyu biraz acayim.disaridan bakinca herkesin cok yasamak isteyecegi bir sehirde ve muhitte yasayip, cogu insanin yapmayi dileyecegi bir isi yapiyorum ama hayata karsi inanilmaz nötrüm. sosyal medyada turk timeline'ina bakip insanlarin y
evet dostlar, üzgün veya mutsuz degilim ama mutlu da degilim. konuyu biraz acayim.

disaridan bakinca herkesin cok yasamak isteyecegi bir sehirde ve muhitte yasayip, cogu insanin yapmayi dileyecegi bir isi yapiyorum ama hayata karsi inanilmaz nötrüm. sosyal medyada turk timeline'ina bakip insanlarin yurt disi hayallerini, isteklerini görünce veya yurt disina cikmis insanlarin mutlulugunu gorunce kendime kendime "ulan sen neden mutlu degilsin, ne buyuk sorunun var hayatta" diyorum ve kendime kiziyorum.

zamaninda okuyup calistigim yere birkac yillik turkiye arasindan sonra sirketin istegiyle geri geldim. dilini biliyorum, egitimim bu ulkeden, ortami biliyorum, tanidiklarim var ama icimde hicbir ekstra sevinc yok. turkiyede nasil yasiyorduysam ayni duygularla yasiyorum. diger insanlar gibi ne guzel iyi bir ulkede yasiyoruz diyemiyorum.

insanlarin avrupada cekilmis herhangi bir sokagin fotografina verdikleri tepkileri gorunce sasirip, insanlar senin bu hayatina ne kadar ozlem duyuyor ama sen sifir neşe ile oturuyorsun diyorum kendi kendime ve yasadigim hayata karsi nankörlük yapiyormusum gibi hissediyorum.

es dostun bir kismini turkiyeden taniyorum, bir kismi da bu ulkenin insani ama hicbir türk'e bu konuyu acamadim. nedense biraz cekindim bu konuyu konusmayi. belki onlar da benle ayni duygulari paylasiyor ama emin olamiyorum.

birkac haftadir dikkat ediyorum. is sonrasi veya hafta sonlari yaptigim aktiviteler ve bulusmalar bir gorevmis gibi gelmeye basladi. inzivaya cekilip kendi kendime evde kafa dinlemeyi istemem sanki yasadigim hayata nankorluk gibi geliyor.

evet, kazanc olarak daha iyi durumda oluyorsun. her ne kadar turkiyeden gorundugu kadar olmasa da maddi olarak rahatliyorsun. evet, sehirler guzel ve planli. evet, insanlarin hepsi olmasa da cogu daha duzgun. evet, daha huzurlu vs. fakat bunlarin hicbiri beni daha neşeli kilmadi.

gecenlerde turkiyeden yeni gelmis (sanirim okumak icin) ve bana bir konuyu danismak isteyen iki gencle tanistirdilar. nasil mutlular, nasil yuzleri guluyor anlatamam. ben de onlaro oyle gorunce mutlu oldum ama modumun onlar kadar yuksek olamamasina kizip durdum sonrasinda.

bu soruyu acma nedenim de aslinda yurt disinda en azindan bir 5 yili devirmis arkadaslarin ne hissettigini ogrenmek. ben calisan sinifa mensup bi insan olarak yine calisan kesimden, orta sinif arkadaslarin duygularini merak ediyorum.
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
(27.05.21)
10 seneye yakın okul+iş milano. şu an geri istanbul.
Şehir ülke insanı mutlu etmeye yeten şeyler olmadığı gibi mutsuzluk sebebi de değil aslında.

dünyanın en klasik sorusu bu, "sen hayatta ne yapmak istiyorsun? istediğin, sana iyi gelecek şey nedir?" cevabını ucundan yakala ve peşinden koş. her gün 7/24 mutlu olunamayacağını kabullen, kabullenmeyi kabullen ve içinde bulunduğun anda dur ve sana iyi geleni fark etmeye çalış.
her akşam yastığa kafayı koyduğumda kurduğum hayali milano'da gerçekleştiremeyeceğimi görüp istanbul'a döndüm. döndüğümün 3. senesi hayalin yarısı gerçekleşti. acelenin, telaşın, kendini yiyip bitirmenin gram faydası yok, akısına bırakıp sana iyi gelen şeyleri hatırla, hayal kur. kıstasın ayda ne kazandığın değil ayda kaliteli geçirebildiğin zaman olsun.

sıkma canını, yaşadığı yerden bağımsız insan aynı insan, senin de mutsuz olma memnun olmama hakkın var.
atalet-erteleme gelmeden sana ilham verecek beynini besleyecek bir şeyler bulmaya bak.

sevgiler
0
nwnd
(27.05.21)
kendini neden seninle benzer şartlarda olmayan insanlarla karşılaştırıyorsun ki...
0
heeresgruppe
(27.05.21)
Yurtdisina hic cikmadim ancak izin verirseniz cevaplamak istiyorum.

Bilgisayar muhendisiyim ve iyi bir devlet okulundan mezunum, su anda da yuksek lisansima devam ediyorum.

Etrafimdaki hemen hemen herkes yurtdisina tasindi ya da tasinma hayali kuruyor. Yurtdisi sihirli degnekmis gibi davraniyor insanlar. Giden insanlar da sanki orda en ufak bir zorluk cekmiyormus her sey muhtesemmis gibi anlatiyor ve davraniyor.

Yurtdisina gitmek bir nevi hayatin instagram versiyonu gibi. Nasil orda kimse kotu anini paylasmiyorsa gidenler de onu yapmiyor. Cok asiri minnettar olmaniz gereken dunya nimetiymis gibi davraniliyor disardan.


Ben her seyde oldugu gibi bunu da abartili buluyorum. Siz herhangi bir sahip oldugunuz sey yuzunden, millet buna gipta ediyor diye cok sukretmeliyim, %200 mutlu olmaliyim hissi yasamak zorunda degilsiniz.

Size ozenen insanlara da ozenen milyonlar var ona bakilirsa.

Olayin sehirden ziyade kendinizle ilgili oldugunu dusunmeniz gerekiyor. Kendinizi mutlu ve tatmin olmus hissedebileceginiz yollar arayin. Bu da illa spor ya da hobi ile ilgili olmak zorunda da degil. Belki bir ogrenciye burs verirsiniz belki alaninizdaki birilerine mentorluk saglarsiniz. Bambaska seyler de olabilir ama kendiniz aramali ve bulmalisiniz. Basakasinin onerdigi sizi tam anlamiyla tatmin etmez.
0
tessera
(27.05.21)
Yurtdisina geldigim icin mutluyum da bir yerden sonra geciyor yani ne yapacagim her gün Fransa'da yasadigima dua ederek kalkacak değilim. Belli yerden sonra rutin, normal hayat olmasi kadar normal birşey yok.

Yani ben de ilk geldiğimde oha ne güzel falan oldum ama artik alistim yani. Tamam maas guzel, yeme icme kaliteli, insanlar iyi ama polyanna gibi de dolasamayiz :) 5. Seneye giriyorum bir kac aya. Her Türkiye'ye gidince geri dönesim geliyor hemen o kadar daralıyorum.
0
logisticsmanager
(27.05.21)
Gecen bir yerde okumustum, "yurtidisina gidince arka fon degisiyor sadece, sen yine ayni sensin"

Not: 3 sene yurtdisinda yasadim.
0
brkylmz
(27.05.21)
4 yildir almanyadayim. bende hemen hemen benzer duygular icersindeyim. vicdan azabi cekmiyorum da buraya hicbizaman ait olamayacagimdan sanki bosuna burda zamanimi harciyormusum gibi geliyor. daha yeni izinden geldim türkiyeden. sanki hep orda rahat yasabilmek icin bu zamanimi feda ediyormusum gibi geliyor.

türkiyede az paraya calistigim üzüldügüm seyler olmamis gibi sebepsiz bir özlem duygusu oluyor.
galiba tipik bir almanci olma yolunda ilerliyorum.
0
vhs kaseti
(27.05.21)
Devlet okulundan koleje gecmis gibi oluyorsun, okul yine okul hergun derse giriyorsun.
Mutlu olmak zor bence.
0
divit
(27.05.21)
olay biraz nerde olduğun değil kimle/kimlerle olduğunda bence. ben de iki sene atinada çok mutsuz yaşadım, sonra ankaraya taşındım çok mutlu bir sene yaşadım.
0
sipsiyah
(27.05.21)
sikinti yasadigin hayatta veya kisiliginde degil, sikinti kendini baskasiyla karsilastirmanda. kendini degistirmene veya kafandan bir seyi silmene gerek yok. baglarini koparmana da gerek yok. kafana gore takil iste. evde durmak istiyorsan da evde dur, 'ben olsam hep gezerdim' diyen de ciksin gelsin kendisi gezsin. hem sanane baskasinin ne yaptigindan/yapacagindan, onlara ne senin ne yaptigindan?

ben de hic hazzetmiyorum turkiye'de yasayan cogu kisiyle konusmayi. resmen insani yurtdisinda yasadigi icin suclu hissettiriyolar. sanki hayat bi orda zor amk. biz burda yattigimiz yerden para kazaniyoruz sanki. evet refah duzeyi yuksek, zaten o yuzden geldik ama napayim yani benim sucum mu? kimle konussam 'oh lan kurtuldun valla, oh lan ne guzel istesen ferrari alirsin orada araba ucuz, oh valla ne guzel is hayati cok kolay' diye diye insani konusmaktan sogutuyolar. hic takmican.
0
icim urperiyor
(27.05.21)
20 seneyi devirdim.

Yurtdisi luks bir restaurant gibi. Dekor super, servis harika, tabak canak masa duzeni inanilmaz. Bir yemek soyluyorsun geliyor tabak harika hazirlanmis. Sonra bir catal aliyorsun tadi bombok.

Turkiye'de esnaf lokantasi, iceri korkarak girersin bazen saga sola dokunmak istemezsin. Onune bir yemek koyarlar goruntu olarak birseye benzemez, catallar bardaklar kirlidir vs. Sonra bir tadina bakarsin soka girersin.

Uzun sure disarida yasamayanin anlayabilecegi mevzular degil bunlar. Obur taraftan ne olursa olsun cikmak isteyenleri de anliyorum. Ama ciktikdan sonra iluzyon 3-5 sene icinde dagiliyor, bu da bir gercek.
0
cooperr
(27.05.21)
Maddi olarak rahatlamak, düzenli şehir evet güzel şeyler ve ilk akla gelenler de Türkiye’den kaçış furyası o kadar basit değil. Siz ne kadardır yurtdışındasınız bilmiyorum Göz göre göre her gün daha kötüye uyanmak çok yıpratıcı, gelecek kaygısı sadece maddi yönlü değil. Sorunların her zaman üstünün örtülmesi, hukuksuzluk, eskiden eğitimin, görgünün, yeteneğin getirdiği bütün avantajların yerini kaotik bir düzene bırakması... Boğulmak üzere hissediyor gençler o yüzden bu kadar büyük bir olay. Siz kendi düzeninizde bu hissiyata elbette uzaksınız o yüzden aşırı gelmesi çok doğal ama işte normal koşullarda değiliz. Aslında dediğiniz gibi sıradan bir Avrupa şehri fotoğrafına delirmek saçma.
Ha sizin haftasonu aktivitenizle bunun ne alakası olabilir? Orada durum kişisel bence. Evinizde oturun, dışarı çıkın kime ne? Bence bu mutsuzluk meselesini kendi şartlarınızda değerlendirin, cevabı yurtdışındaki çevreniz, yaşadıklarınız çerçevesinde arayın. Türkiye’nin olağanüstü şartları, bunalımı sizi yanlış yönlendirir.
0
not dark yet
(27.05.21)
8-9 aydir yurtdisindayim, oncesinde istanbul'da rahatim yerindeydi. Burda da rahatim yerinde. Farkettim ki icinde olmasam bile turkiye gundemi beni etkiliyor. Artik dolar arttiginda "napicaz yau" demiyorum belki ama yine uzuluyorum. Yasama kalitesi/gelir acisindan filan belki yurtdisi daha rahat ama kopamadim ben henuz turkiyeden. Kopabilecegimi de sanmiyorum. 5 haftalik tatilimin en az 2 haftasini turkiyede geciririm herhalde bundan sonra da.
0
fakyoras
(27.05.21)
ben olayin mantigini anlamadim.

yurtdisinda oldugun icin mi mutsuzsun? turkiye'de daha mi mutlu olacagini dusunuyorsun? yazdiklarindan anladigim kadariyla cevabin "hayir" - ayni hissediyorsun.

o zaman mutsuzlugunla yurtdisinda olmanin alakasi nedir onu cozemedim. hayattan tad alamiyorsun, belli ki bir cesit depresyondasin. nerede olursan ol bu problem cozulmedikce boyle hissedeceksin sonucta. butun meselenin yurtdisiyla alakasini anlamadim ozetle.

acaba "turkiye'de mutsuzum, yurtdisina gidersem mutlu olurum" diye dusunup gittin de hayal kirikligina mi ugradin? o zaman biraz daha anlasilir, ama problemin kaynagini degistirmiyor: bir cesit depresyon icindesin demek ki. bir profesyonelle gorusursen yardimci olur bence.
0
robokot
(27.05.21)
Bulundunuz yerde kök salamamissiniz.

Derdiniz, anlattiginiz kadariyla bu.

Insan iliskileri ictenlikli, samimi olacak. Oylesine kurulan arkadasliklarin tabii ki sosyallesmek adina bir onemi var. Ancak samimi olacaginiz, icerisindeyken cok rahat hissedeceginiz bir sosyal cevreye ihtiyaciniz var.

Avrupa´dayim, 5 yili da devirdim.

Surekli ilerlemek, kendimi gelistirmek amaciyla gelmistim, bir dakika bile "durmaktan" inanilmaz rahatsiz oluyordum. Sonunda istedigim ulkeye gelmistim, hicbir seyi geciktiremezdim. En kucuk sorunda da demoralize oluyordum. Kendimi bu yaris psikolojisinden cikartmam zamanimi aldi.

Burada her anim mutlu mesut gecmek zorunda degil. Karsilastirma yapmiyorum, surekli karsilastirma yapmaktan yoruldum. Benimle yakin tarihlerde baska sehirlere gocen arkadaslarimda da durum bu. Biz burada bir hayat kurduk. "Türkiye´de olsam simdi nasil olurdum?" sorusu sadece ve sadece yipratici.

Yasadigim ulkenin vatandasi da oldum. Burada bir hayat kurdum. Ve bu hayattaki sorunlar sadece benimle ilgili. Yasadigim yerin firsatlarindan, islerin ve hayatin kolayligindan memnunum. Bunlar minumum, bunlar standart. Insanca yasamanin minumum gereklilikleri saglaniyor diye ben niye neseleneyim?

Türkiye ormanindan cikinca, evet, ilk sene ben de cok neseli ve enerjiktim. Survivor modundan ciktiktan sonra normale dondum. Avrupa´dan anlasilacak sey cennet degil, sadece insani standartlari saglamis yer olmali.
0
buf-e kür
(27.05.21)
biraz beklentiyle alakalı bir problem var burada. ben 1 sene yaşadım daha önceden, giden, kalan ve dönen de çok arkadaşım var. yurtdışında yaşamak kendi evinde yaşamaya göre çok daha büyük ve sürprizlere açık bir challenge. zaten bu kadar çok göz önünde olmasının sebebi de bu, gidenlerin çoğu "acımadı ki" modunda "biz aşırı memnunuz, 1 liraya 10 kilo et alıyoruz" diyor ancak işin duygusal yönünde hissettikleri sakatlıkları anlatmıyorlar. dolayısıyla bir kere kesinlikle yalnız değilsin, sadece işin bu noktası konuşulmuyor. özellikle psikolojik açıdan gurbet gerçekten zor, bunun vizyonla falan da alakası yok. bunu amerikaya giden alman da yaşıyor, japonyadan avrupaya taşınan japon da. 40 milletten sadece biz bunu ayıplıyoruz, halbuki gavur homesickness diye terim bile üretmiş.

ikincisi, o uzak ülkede bir yabancı olarak kendi evini özlemen çok ama çok normal. kendine haksızlık etme kesinlikle. farklı çıkış yolları ararsın, denemeler yaparsın, ama işin sonunda ben trde 3 kuruş daha az kazanırım ama kendi çöplüğümde yaşarım dersen bu ayıplanacak bir şey değil, aksine çok normal bir şey. ben şahsen böyle düşünüyorum 1 senelik tecrübemin sonunda, ve o zamanlar kalma imkanım olduğu halde kalmadığım için de genel olarak çok memnunum, iyi ki de öyle yapmışım. her ne olursa olsun yabancılar şubesiyle uğraşmamak, kendimi anlatmak zorunda kalmamak, önyargılarla uğraşmamak, arkadaşlarına ve aileme yakın olmak, ailemden biri hasta olduğunda koşabilmek, kendi anadilimi konuşabilmek (ki 2 dili çok iyi seviyede biliyorum) bunların hepsi benim için paradan çok ama çok daha önemliydi, o yüzden mutluyum. zorlukları var evet, cool bir şey de değil, ama belki de bu iş sana göre değildir? yani öyle bi zaman gelir ki lan keşke istanbulda olsaydım da gidip çöplükte bira içseydim ama yanımda şu arkadaşım olsaydı dersin, işte o önemli bi detay. biraz makina olmak, duygusuz olmak lazım yani, fazla düşünmemek lazım.
0
roket adam
(27.05.21)
herkes farklı. Kimi insan arkadaş ilişkilerini veya ailesini özlüyor dönüyor mesela. Mutsuzsan dönmeyi de değerlendir tabii FAKAT tek söylemek istediğim bir şey var, lütfen mümkünse oranın vatandaşlığını almaya çalış (zaten 5+ yıldır oradasın sanırım), B planın ve garantin olarak dön Türkiye'ye. Çünkü burada işler iyi gitmiyor, belediyenin verdiği Gri pasaportlarla insan kaçakçılığı falan yapılıyor öyle düşün. Ben Türk pasaportunun hiçbir değeri kalmadığını ve ileride en ufak vize için bile çok zorlanacağımızı düşünüyorum. Gitmişken elin boş dönme.

Bu arada gördüğüm çoğu arkadaşım ilk 2-3 yıl içinde çok alışıp(başta zorlanıp) sonra "ya Türkiye'de bunu nasıl yapmışız çılgınlık" moduna giriyorlar. Good for them.
0
nhk ni youkosu
(27.05.21)
Merhaba,

Çok uzun süre sayılmaz ama bir yıl yurt dışında yaşayıp yaklaşık 4 ay önce geri döndüm. Kalıcı olmasam da bir yıl daha kalma imkanım vardı ama dönmeyi tercih ettim.

Benim gördüğüm kadarıyla sizin durumunuz o yurt dışına imrenip "kaçarcasına" Türkiye'den gidenler gibi değil. Yani sizin gitme motivasyonunuz muhtemelen o "Süper bir ülkeye geldik. Türkiye'den kurtulduk" diyenler kadar yüksek değilmiş. O nedenle böyle düşünmeniz oldukça normal geliyor bana. Sizinkisi iş için ülke değiştirmek gibi olmuş.

Ben de görece güzel bir ülke ve şehirde yaşadım. İşim buradakine göre oldukça hafifti. Büyük bir şehirdi ama doğası güzel, sessiz sakin bir yerdi. Ama inanın kendimi bu kadar güvensiz hissettiğim bir yer daha olmamıştı. Silahlı soygun ve ölümler çok yüksekti. Akşam hava kararmadan eve girmeye özen gösteriyordum. Markete giderken sürekli etrafı kolluyordum. Her şey mükemmel olmuyor maalesef. Bununla birlikte pandemi sebebiyle sosyal ortamım da olmadı. Ben de döndüm. Dönünce de "Biz, sen orada kalırsın artık diye düşünüyorduk." dediler hep. Öyle bir imaj var hep. Bu anlattıklarımı duysalar inanmazlar. :)
0
shatskikh
(27.05.21)
Bence genel olarak hissettiklerinizin yaşadığınız ülkeyle bir alakası yok. Biraz orta yaş bunalımına girip hayatı anlamlandırma noktasında zorluk çekiyorsunuz gibi gördüm yazınızdan.

Gelişmiş ülkeler sihirli bir şekilde sizin psikolojinizi düzeltecek, size hayat sevinci verecek diye bir şey yok bana göre. Size rahat ve mutlu bir hayat yaşamanıza yardımcı olacak şeyler veriyor sadece.

Türkiye'de zaten hayatın default zorluklarına ek olarak her geçen gün oldukça kötüye giden şeyler var. Insanlar önünü göremiyorlar. Düşünün orta sınıf görülen iyi eğitimli bir kişi, kıçı kırık ikinci el bir araba alabilmek için yıllarca çalışmak zorunda kalıyor. Fazla uzatmaya gerek yok ama buna benzer bir sürü olumsuzluk var siz de biliyorsunuz zaten. O yüzden insanların size imrenmeleri, daha mutlu olduğunuzu düşünmeleri normal.
0
synthetic a priori
(28.05.21)
Buna aslında kişilik ya da karakter diyoruz. Depresyonda olduğunu düşünmüyorum. Bir şeye nankörlük ettiğin de yok Neyden keyif alıyorsan ona devam.
0
velvetmorning
(28.05.21)
1 ay kadar falan once bir instagram reels izledim ve jeton tam manasiyla dustu: mutluluk depresyon gibi bir uc noktadir. her zaman mutlu olamazsin, aranan duygu tatmin olmaktir (being content)..

Bunun ustune epey bir dusundum cunku hayatindan genel olarak tatmin olan bir insan olarak bu deliler gibi mutlu olma kismi beni hep zorluyordu. Boyle bir baski var uzerimizde cunku ve bu bizi oldugumuzdan farkli olmak icin zorluyor. Yani evden ise isten eve rutiniyle gayet iyi gecinen bir insanim, kalabaliklarda olmak, arka planda istemedigim muziklere maruz kalmak (ki mutlulugun tanimini yapamam ama gercek bir mutsuzluk sebebidir benim icin), small talk dedikleri nane mutlu etmiyor beni ama cizilen portre o. bunun bir gereklilik olmadigini anladim o videoyla.
0
2oda1salon
(28.05.21)
Mutlu ya da mutsuz olmanın fonla değil insanın kendisi ile alakası var. Ama mutlu/mutsuz bir insanın tr'de mi mutlu/mutuz olması daha güzeldir yoksa insan hayatına değer verilen bir yerde mi diye sorarsan 2ncisini seçerim. Tr'nin kötü yanlarını kimi kesin her gün tadıyor, kimisi her gün tv'den izliyor, kimisi ise hayatında 1-2 defa yaşıyor. Fakat herkes etkileniyor. Bu gerçekliği denklemden çıkarırsan sen senle başbaşa kalıyorsun. Mutlu olmak oradan sonra sana kalmış durumda.
0
twelfth
(28.05.21)
Twelfth +1000

Soyledigi sey cok dogru. Kucuk cocuguyla yasayan bekar bir anne olarak, kendi can ve mal guvenligim icin ekstradan endiselenmek durumunda degilim. Turkiye'ye gelmemek icin en buyuk sebeplerimden birisidir bu. Erkeksiniz anlamayabilirsiniz bu durumu ama boyle bir rahatlik var.

Ekonomik olarak enflasyondu oynak fiyatlardi gecim icin endiselenmek durumunda degilim. 8. seneye giriyorum burada, tupgaz fiyatlari artmadi aksine geldigim zamankinden daha dusuk (buyuk bir rezerv bulunmustu geldigim sene onun etkisi oldu deniyor), bakliyat, sebze ve meyve yetisebilme bolluguna gore fiyati artar ve azalir. bu da 8 senedir hemen hemen ayni fiyatlarla olur. Bol zamaninda ne kadara dusecek, kit doneminde ne kadara yukselecek kafamda belli ve 8 senedir degismedi. 8 senedir degisen yeni sivi yag fiyati oldu. Oradaki artista tek yon sehir ici toplu tasima ucretine tekabul ediyor (2 lolipop parasi). Fiyatlarin artmamasina o kadar alismisim ki cok geldi bana.

bu tip artilar var

u
0
2oda1salon
(28.05.21)
(7)

kesişmek, göz süzmek nedir?

alko ikarus
kesişmek, göz süzmek tam olarak nedir? ne anlama gelir? karşı cinsten biri bana baktığında ilk gördüğümde üstüme alınmıyorum, ikinci gördüğümde acaba bende bir gariplik mi var deyip üstüme başıma bakıyorum. yıllardır böyle. mesela bir örnek:geçen gün hastane servisinde bir kadın bindi yolda. herkese
kesişmek, göz süzmek tam olarak nedir? ne anlama gelir?

karşı cinsten biri bana baktığında ilk gördüğümde üstüme alınmıyorum, ikinci gördüğümde acaba bende bir gariplik mi var deyip üstüme başıma bakıyorum. yıllardır böyle.

mesela bir örnek:

geçen gün hastane servisinde bir kadın bindi yolda. herkese günaydın diyerek boş koltuğa yöneldi, ben de günaydın dedim. bana önce dikkatli baktı sonra oturmadan önce de bi daha baktı. bu servise daha önce bir kere bindim. kimse beni tanımaz. daha doğrusu serviste olan 5 kişi sabit, her gün farklı kişiler biner. poliklinik servisi. ben de arkadaşın yerine gittim.

neyse öğle arasında bahçede güvenlik ile kamelyaya oturduk sigara içiyoruz. o ara iki kadın geldi biri bana binerken bakan. güvenlik davet etti oturdular. göz ucuyla çaktırmadan bakıyor. ona banktığımda gözlerini kaçırıyor. tiribe girdim iyice. maske olduğundan sakala pek bakmıyorum sigara için maskeyi çıkardım çok mu kötü görünüyorum dedim içimden rahatsız oldum.
0
alko ikarus
(23.05.21)
Yıllar önce ünide okurken bir kızın sürekli bana baktığını farkettim. Bir değil, iki değil, üç değil... Ne zaman kantinde denk gelsek, sürekli göz göze geliyoruz ve 1-2 saniye kadarda gözlerimizi kaçırmıyoruz. Sevgilim falanda yok o sıra, kızda güzel, tamam dedim bu kız benim. Arkadaşlardan da gazı aldım, konuşmaya karar verdim. Birgün gittim konuştum, kendisinden hoşlandığımı, yakından tanımak istediğimi söyledim. Olumsuz cevap verince, o zaman niye sürekli bana bakıyorsun dedim. Verdiği cevap şu, 'sen bana bakıyorsun diye bakıyordum'. Tamam bir daha bakmam, sen de bakma dedim, döndüm arkamı gittim.

Soruna cevap değil belki ama, bu bakma işleri sakat iş diye anlattım.
0
el conquerador
(23.05.21)
Gozlerini kacirmiyorsa ya da ikinci defa baktiysa ya begenmistir ya da sacin mor yuzunde 5 tane piercing falan vardir.
0
baldur2
(23.05.21)
beğendiysen sen de bak 1-2 hafta devam ettir. zaten mevzu ilerlerse cesaret gelir gider konuşursun.
0
xrated
(23.05.21)
peki göz süzmek, göz ucuyla bakmak ne oluyor?
0
🌸alko ikarus
(23.05.21)
Ya bazen biri bana çok bakınca gözüm takılıyor hiçbir anlamı olmuyor. Biraz daha gözlemleyin. Hoşlanıyorsa kokusu çıkar zaten, tanışmaya çalışır.
0
Hallegadola
(23.05.21)
Göz süzmek için şöyle eski romantik Hülya Koçyiğit filmlerine bakın, karşıdan Tarık Akan'a bakar, o bakınca 1-2 saniye bakışıp gözlerini kaçırır falan. Hah işte o.
0
kobuzchu kiz
(23.05.21)
beğendiği için bakabilir

ya da bütünü değil de sende olan bir detayı beğenmiştir onu inceliyordur
0
bir soru sorcam
(25.05.21)
(12)

Sorunlu baba ilişkisi olan kadınların ilgisini çekmek

Jux
Şöyle bir bakınca geçmişe, benden çok etkilenmiş abayı yakmış kadınların babalarıyla ilgili problemi olduğunu fark ettim. Kimi şiddet görmüştü, kimi sıfır iletişimdi, kimi love-hate ilişkisi yaşıyordu.Öyle babacan bi tip değilim, sevgimi şefkatimi gösteririm ama sahiplenen erkek duruşum pek yoktur.
Şöyle bir bakınca geçmişe, benden çok etkilenmiş abayı yakmış kadınların babalarıyla ilgili problemi olduğunu fark ettim. Kimi şiddet görmüştü, kimi sıfır iletişimdi, kimi love-hate ilişkisi yaşıyordu.

Öyle babacan bi tip değilim, sevgimi şefkatimi gösteririm ama sahiplenen erkek duruşum pek yoktur. Benimle kurdukları bağın babalarıyla olan ilişkilerinden etkilendiğini düşünüyorum çünkü bana en çok bağlananların hepsinde baba sorunu vardı. Ama kafamda oturtamadım nedenini. Sizin fikriniz nedir?
0
Jux
(21.05.21)
İlişki meselesi her zaman bir eksikliği kapatmak üzerine olmuyor benim fark ettiğim. Bu durumda sizin babacan şefkatli olmanız gerekirdi öyle olmamanıza rağmen bu tip ilişkiler yaşamış olmanız tamamen tesadüf olabilir mi acaba
0
olaylar olaylar
(21.05.21)
Sorunlu baba iliskisi degil de maalasef cok erken yasta babami kaybettim, sizin bakis acinizdan bakinca benim de o eksikligi doldurmam icin genelde babacan kisileri secmem gerekiyor ama aksine nerede sorunlu bir tip var onlari buluyorum. Hep kisa sureli ya da problemli iliskiler yasiyorum.

Bu konuyu cok arastirmistim zamaninda, kaybetme korkusu ya da baglanma korkusu olunca aslinda bilincaltimiz ozellikle kaybedebilecegimiz kisilere ilgi duymamizi saglayabiliyor. Yoksa tabiki oturup dusununce ben de o saydiginiz ozelliklerde birisiyle olmak isterim ama secimlerimin alakasi yok.
@olaylar olaylar'in dedigi gibi tamamen tesaduf de olabilir tabi.
0
carmenta
(21.05.21)
Babamla ilişkim mükemmeldi en iyi arkadaşım babamdı ve hep çöp tiplere aşık oldum:) bence bu konunun babayla ilgisi yok tamamen tesadüf olabilir.
0
suicides underground
(21.05.21)
Herkesin az cok babasiyla sorunu vardir zaten.
0
brkylmz
(21.05.21)
tesadüftür, kimin ebeveynleriyle sorunu yok ki? istisnalar var sadece. onlar tatlış, güzel azınlıklar. aferin onlara :)
0
ofelia
(21.05.21)
Güven veren bir tipin varsa, özgüvenliysen, sahipleniciysen, biraz da hayatı boyunca hep değersiz hisseden kisilere kendini değerli hissettirmeyi biliyorsan daddy issues ile ugrasman çok normal. Bunun dışındakiler tecrübelerin ya da olası tecrübelerin çoğu sözlükteki daddy issues başlığında yazıyor zaten.

Cinsellik haricinde Dünya'nın en b*ktan iliski tipi kısaca. Geçmişler olsun.
0
westblack
(21.05.21)
Kızların yarısı şu how i met your mother'daki robin yüzünden daddy issues var ben de diye takılıp cool ve nasty görünmeye çalışıyor, çoğuna inanmayın.

Gerçekten babasıyla sorun yaşamış kadınlar var. Ama ben hepsinin daha olgun ve ağır başlı olduğunu gördüm.

Sizi görmeden bilemeyiz. Bazen tipten dolayı bazen de karakterden dolayı insan karşısındakine güven veriyor. foto atın.
0
Hallegadola
(21.05.21)
@westblack, kesinlikle öyle. ben bunu bir karakter özelliği olarak "bana aşık olanlardan soğumak" gibi değerlendiriyordum konuyu farklı yorumlayıp. çünkü başta her şey yolunda olsa da zaman içinde needy'likleri artıyor ve beni bunaltıyordu. ama ilişkinin özünde olan bir çarpıklık bu sanırım.

tesadüf olabilir bu arada, çünkü insan denen canlı tek bir parametre ile karar vermiyor. ama çok benzer detaylar var hepsinde. ben çok "sevilesi" bir insan değilimdir, yani öyle aşık olup körkütük bağlanılacak bir tarafım yok. bu istisnai durumdaki insanların da ortak özelliği benzer olunca acaba mı diye sorıyım dedim; teşekkürler cevaplar için.

@Hallegadola, bu arkadaşlar daddy issue'm var diye ortalıkta dolanan tipler değillerdi. insan sevgili olunca geçmiş travmaları da konuşur ya hani, o anlatılardan vardığım bir çıkarımdı. zaten 1'i hariç hepsi olgun ağırbaşlı tiplerdi.
0
🌸Jux
(21.05.21)
daddy issues olan kadınlar sahiplenici erkek seçmiyorlar ki zaten. çıkış noktası hatalı

böyle kadınlar sorunlu tipleri seçerler.
0
dafuq
(21.05.21)
@dafuq +1 kendin de yazmışsın babacan bir tip değilim diye. Genelde çocukluğumuzda gördüğümüz muamele bizim normalimiz haline gelir. Babası şiddet eğilimli olan bir kadının ikili ilişkilerinde de buna yönelmesi, şiddet eğilimi olan erkeklerle birlikte olması muhtemeldir mesela. İlgisiz babayla büyüyen biri, sahiplenici olmayan bir babaya sahip bir kadın aynı özelliklerin olduğu bir erkek arayacaktır kendine. Buradaki mantık şu bildiğim kadarıyla (bilişsel davranışçı terapi, ben de alıyorum araştırdığım kadarı ile biliyorum) belli şemalarımız var tekrar ediyor. Biz bunların tekrar etmesi yönünde kararlar alıyoruz ve çocukluğumuzda yaşadığımız şeyleri tekrar edip bu sefer kötü sonuçlanmamasını bekliyoruz. Böylece geçmişte bizi yaralayan şeyi düzelteceğiz. Ama elbette bu mümkün değil, farkına varıp döngüyü kırmak gerekiyor. Neyse konuyu çok dağıtmadan, belki sen de bu kadınların döngülerini tekrar etmelerini sağlıyorsun babalarına olan benzerliklerinle.
0
Mossy
(21.05.21)
@dafuq, çok mantıklı. dışarıdan bakınca needy'liklerine karşılık vermeyen sonunda onlardan uzaklaşan bir insana bağlanmış oluyorlar; böylece döngü kendini tamamlıyor ve "niye böyle erkeklere aşık oluyorum" diye yakınıyorlar. Aydınlandım valla, sağol.
0
🌸Jux
(21.05.21)
www.youtube.com faydası olur kendini anlamana
0
Mossy
(21.05.21)
(2)

İstanbul'dakiler bugün napıcaksınız?

Jux
Hava güzel, bu tatil gününü nasıl değerlendireyim? Sahile gidip kitap okumayı düşünüyorum ama yaratıcı fikri olanlara açığım.
Hava güzel, bu tatil gününü nasıl değerlendireyim? Sahile gidip kitap okumayı düşünüyorum ama yaratıcı fikri olanlara açığım.
0
Jux
(19.05.21)
boğaz hattında bisiklet.
şöyle 70 km civarı bir şey yeter bana.
bisiklet olmasa yine kulaklığı takıp boğazda yürüyüşe çıkar, yemeğimi kahvemi dışarıda yer içer akşamı yapıp eve dönerdim.
0
filteria
(19.05.21)
Boğaz hattında koşu / yürüyüş.
0
irene
(19.05.21)
(8)

ayrıldığınız sevgilinize dair anket

istanbul kanatlarimin altinda
1. ne kadar süre birlikteydiniz? 2. ayrılma sebebinizi puanlayın: 1-“kırgınlıklarımız vardı” seviyesi ve 5-“bitmeyen kavgalar/aldatma/şiddet vs vardı.” seviyesi olsun. 3. ayrıldıktan sonra görüşmeye devam ettiniz mi, yoksa onu hayatınızdan temelli sildiniz mi? 4. neden?
1. ne kadar süre birlikteydiniz?
2. ayrılma sebebinizi puanlayın: 1-“kırgınlıklarımız vardı” seviyesi ve 5-“bitmeyen kavgalar/aldatma/şiddet vs vardı.” seviyesi olsun.
3. ayrıldıktan sonra görüşmeye devam ettiniz mi, yoksa onu hayatınızdan temelli sildiniz mi?
4. neden?
0
istanbul kanatlarimin altinda
(17.05.21)
hangi ayrıldığımız için cevaplıyoruz? istediğimiz sevgiliden başlayabilir miyiz?

1-3,5
2-ilişkideki beklentiler değişmişti, o ciddi bir adım atmak istedi ben ondan bağımsız böyle bir şeye hazır değildim. konuşup anlaşarak ayrıldık, o yüzden 0,5 diyorum
3-ayrılalı 3 seneyi geçti, hala konuşuruz, pandemi öncesi görüşüyorduk da nadiren de olsa.
4-tamamen arkadaşça, ortak ilgi alanlarımız üzerine olan görüşmelerdi bunlar. insan olarak çok sevdiğim şefkat duyduğum biri. değer verdiğim, bu dünya için biraz saf ve temiz biri. bence insan olarak dünyanın onun gibilere ihtiyacı var. bundan dolayı üzüntüleri kırgınlıkları oluyor. dert anlatır, dinler akıl veririm, o da benim bu yanımı sever, bana akıl danışır.

insanların karşısına böyle güzel bahsedebileceği -hele ki uzun süren eski bir ilişkiyse- kaç kişi çıkıyor? benim ondan sonra, en az onun kadar sevdiğim başkaları çıktı karşıma ama hiçbiri insaniyet namına onun kadar "iyi insan" değildi. iki insan arasındaki ilişkiye sevgililik, arkadaşlık, akrabalık olarak bakmaktan ziyade; daha üst anlamda, insani ilişki olarak bakabilmek lazım. ona bu anlamda bakıyor ve "güzel insan" olarak tanımlıyorum. böyle baktığımda iletişimde olmaktan mutlu olduğum biri, bu yüzden.
0
Jux
(17.05.21)
1) En son ilişki yaklaşık olarak 7-8 ay sürdü.
2) Puanım 3.
3) Burası saçma, corona olayları yüzünden ayrıldıktan sonra bile bir süre daha aynı evde yaşamak zorunda kaldık :D
4) Ee çünkü Corona.
0
j r r tolkien hayrani
(17.05.21)
1) 15 ay civari

2) genel olarak 2 diyebilirim. ciddi bir sorun yoktu. niye terk edildigimi hala anlamadim acikcasi, herhalde tirt buldu beni ama bunu anlamak icin bir sene gerekiyor muydu bilmiyorum.

3) gorusmuyorum tabii, sevdigim halde sktir edildim ne goruscem bu saatten sonra
0
der meister
(17.05.21)
Hangisi olduğunu söylememişsin ki :)
En çok sevmiş olduğumu söyleyeyim;

1- 1 sene
2- 1 puan
3- görüşmedik, hiç haberim yok.
4- yüzde yüz benim mallığımdan kaynaklandı. Hadi yüzde 98 diyelim.
0
kaptan maydanoz
(18.05.21)
Eşimle tanışmadan önceki son sevgilim:
1- 1 sene
2- ayrılma sebebimiz puanlanamayacak kadar ilginç
3- görüşmedik öldü mü kaldı mı haberim yok.
4- o.ç olduğu için
0
suicides underground
(18.05.21)
1. ne kadar süre birlikteydiniz? 5.5 yıl
2. ayrılma sebebinizi puanlayın: 1-“kırgınlıklarımız vardı” seviyesi ve 5-“bitmeyen kavgalar/aldatma/şiddet vs vardı.” seviyesi olsun. 0
3. ayrıldıktan sonra görüşmeye devam ettiniz mi, yoksa onu hayatınızdan temelli sildiniz mi? Sildim.
4. neden? Beni aldattığı için.
0
stewie
(18.05.21)
Şu anki sevgilimden önceki,

1. 1 seneyi geçmişti
2. 1 - Birbirimize uygun olmadığımızı gördüm. Öyle büyük kavgalar olmadı ama çok üzüldüm.
3. Hayır sildim
4. Görmeyi kaldıramıyordum o zamanlar ama şu an tamamen nötrüm.
0
jazzabel
(18.05.21)
1- 6 ay birlikteydik
2- 5 puan. Bitmek bilmeyen kavgalar. Diken üstünde dolaşmaca. Bugün ne sorun yaşayacağız vs.
3- Bir-iki telefon görüşmesi oldu. Sonra tekrardan beni her yerden engelledi.
4- Valla o engelledi. O yüzden ona sormalıyım.
0
Amory Lorch
(18.05.21)
(12)

mutlu musunuz?

0zlem
ve bu hayatı gerçekten yaşadığınızı düşünüyor musunuz?
ve bu hayatı gerçekten yaşadığınızı düşünüyor musunuz?
0
0zlem
(17.05.21)
Mutlu olmak için de sebeplerim var mutsuz olmak için de. Geçmişe takılmazsam mutluyum
0
okumakserbestbegenmeksart
(17.05.21)
Mutluyum, zekaliyim
0
abuzer
(17.05.21)
Para var ama huzur yok
0
stewie
(17.05.21)
iş yok, para yok, özgüven yok. geçmişe takılma var, dolandırılma var, yaş 30 saçlarım ağarıyor. mutlu olmayı başaramıyorum, değilim.
0
spartamed
(17.05.21)
sıfır. 10/0
0
ayseee
(17.05.21)
Evet, kısmen
0
etna
(17.05.21)
www.youtube.com

Hayır, harranliyam.

Bu güzel espriden sonra mutlu da değilim mutsuz da değilim diyorum. O değil de ben bunun aynısını başka başlıkta da yazmıştım bugün. Ilginç.
0
j r r tolkien hayrani
(17.05.21)
mutluluk genel bir ruh hali değil bence. en fazla olduğunda 1 gün süren bir şey. hadi çok leylasındır 1 hafta sürsün. mutlu eden şeye düzenli maruz kalmadıkça genel anlamda mutluyum demek zor bence. işin kötü yanı, bu şeye düzenli maruz kalmak ondan alınan mutluluğu da azaltıyor zamanla.

mutsuz da değilim ama. nötr. mutlu olup olmadığıma çok takılmıyorum, bunun üzerine düşünmek bile başlı başına insanı mutsuz eden bir şey çünkü.
0
Jux
(17.05.21)
değilim genel olarak
0
Mossy
(18.05.21)
Genel olarak mutluyum. İmkanlarım dahilinde hayatımı yaşadığımı düşünüyorum, yapmak istediğim şeylerin büyük kısmını yapabiliyorum. Ama kişilik olarak küçük şeylerden mutlu olan biriyim yani, hemen şu an norveçte somon yemek istiyorum gibi ütopik zevklerim yok.
0
roket adam
(18.05.21)
şu işteki sıkıntılarımız bitse manitamın da benim de, dünyanın en mutlu insanları olabiliriz.
0
Hallegadola
(18.05.21)
Bu hayatı gerçekten yaşadığımı düşünmüyorum.
Bu hayatı gerçekten yaşayan çok az insan olduğuna inanıyorum.
Sonuç: mutluyum
İyi günler
0
frontrow
(19.05.21)
(11)

Bir şeyi istediğinizi nasıl biliyorsunuz?

plutongezegendegilmi
Bazı insanlar var, bi takım konularda çok netler. İşte "şu arabayı istiyorum", "şu şu şu özelliklere sahip birisiyle evlenmek istiyorum", "şu şirkette çalışmak istiyorum" falan gibi aşırı spesifik istekleri var. Yani neyi istemediği bilmek (önceden denemiş, hoşlanmamışsındır), veya genel konsept/kri
Bazı insanlar var, bi takım konularda çok netler. İşte "şu arabayı istiyorum", "şu şu şu özelliklere sahip birisiyle evlenmek istiyorum", "şu şirkette çalışmak istiyorum" falan gibi aşırı spesifik istekleri var.

Yani neyi istemediği bilmek (önceden denemiş, hoşlanmamışsındır), veya genel konsept/kriter olarak nelerden hoşlandığını bilmek (yine denemişsindir, sarmıştır) mantıklı, ama bu kadar spesifik istekleri olan insanların, neye dayanarak bu kadar spesifik olabildiklerini ve bu isteklerinin nasıl farkına varabildiklerini merak ediyorum.

Araba konusu mesela, param olsa Tesla alırım çünkü iyi bi araba gibi geliyo bana, ama bunu "Tesla istiyorum" diye ifade etmem. Araba lazım bişey, Tesla da iyi bi seçenek gibi, ama özellikle "bunu istiyorum" gibi bir durum yok, sadece "param olsa bunu tercih ederim" gibi bir durum var. Şu an Tesla yerine Hyundai'm var ve gayet de memnunum, başka bir şey istemek için bi sebep göremiyorum.

Bi başka örnek, çevremde çok yaygın "dünyayı gezmek etmek istiyorum" diyen insanlar var. Baya istiyorlar yani bunu, para falan biriktiriyorlar bunun için. Bir insan dünyayı gezmek istediğini nasıl bilebilir? Biri gelip "dünyayı gezmek ister misin" dese hayır demem, ama bu, bunu özellikle istiyorum demek değil.

Kendime bakıyorum, bende hiç böyle spesifik bir istek yok. Yani "bu işi bu akşam bitirmek istiyorum" var, "canım akşam 2 bira içmek istiyor" var, ama kısa vadeli ya da anlık şeyler bunlar. Uzun vadeli bi kaç planım var ama onları gerçekten istediğimden de emin değilim. Acaba istiyor muyum gerçekten? Nasıl bilicem?

Nereden geldi bu düşünce? Bayadır kafamda "çalışmaktan çok sıkıldım, keşke şöyle 1-2 yıl çalışmadan takılsam" diye bir 'istek' vardı. Şirket battı falan işsizim, 1 ayda sıkıldım. İstediğimi zannediyordum ama demek ki o kadar da istemiyormuşum. E bu böyleyse, diğer şeyleri isteyip istemediğimi nereden bileceğim? Belki de sadece istediğimi zannediyorum??

Ne diyorsunuz bu konuda?

Edit: bu bişeyi istediğini ifade edememekten farklı bi durum. Karışıklık olmasın diye özellikle belirteyim dedim.
0
plutongezegendegilmi
(15.05.21)
Biraz kendini tanımak ve analitik olmakla ilgili bence. Neyi istediğini bilmek aynı zamanda neyi istemediğini bilmeyi de içeriyor. Bunu neden istiyorum, beni nesi mutlu eder, olmazsa neyim eksik olur gibi sorularla durumu analiz edebilirsin mesela.
0
Jux
(15.05.21)
@Jux aslında demek istediğim biraz da öyle bişey. Yani neyi istemediğimi biliyorum, ama neyi istemediğinle neyi istediğin ve tabi nelerden hoşlandığın birbirinden alakasız üç şey. "İstememezlik ettiğin şeyleri istiyorsundur" gibi değil bence. Ama o aradaki farkı nasıl algılayacağız, o konuda emin değilim.
0
🌸plutongezegendegilmi
(15.05.21)
Neyi neden istemediğini bildiğinde seni mutsuz edecek şeyi biliyor oluyorsun. Demek ki onun zıttı olan şeylere bakman lazım. Tesla istemiyorum çünkü çünkü motor sesi yok. Demek ki motor sesi istiyorum, bu da tüm elektriklileri eledi. Sonra motor sesi olanlara bakıp onlarda neyi istemediğini beğenmediğine bakıp ona göre ilerleyeceksin.

Seçenekler böyle böyle azaldı ama elde kalanları da istemiyor musun? O zaman almayacaksın, yapmayacaksın. Zorla bir şey almak saçma neticede. Ama bu her seferinde böyle oluyorsa, hiçbişi istemiyorsan o zaman daha farklı bir sorun var demektir.
0
Jux
(15.05.21)
Valla genel olarak ne istediğini sen özellikle secmiyorsun bence, o gelip seni buluyor gibi. Yani şöyle düşün bir şeyin istek olması için o şeyin sende olmaması gerekir. Yani bişeyin yokluğu ona ait bir istek oluşturur. O istek de yokluk durumunda karşılaştığın sıkıntılar veya elde ettiğinde ele geçirmeyi düşündüğün arzular, beklentilere bağlıdır bence.

Misal araba örneği, varsayalım ki benim arabam yok. Günün birinde çok acil bir işim çıktı ancak arabam olmadığı için halledemedim. O zaman "keşke arabam olsaydı" şeklinde bir istek oluşabilir ve bunu amaçlayabilirim. Ya da arabam var ancak arkadaşın teslasini gördüm ve arkadaş çok havalı duruyordu o zaman ben de Tesla yı arzulamaya baslayabilirim. Tesla aldığımda ben de havalı olacağım ve herkes beni kıskanacak şeklinde düşünebilirim.

Dünyayı gezme örneği mesela, varsayalım ben yaşadığı şehirden ilk kez universite için çıkmış biriyim. Üniversitede arkadaş ortamında herkes birbirine gezdiği ülkeleri anlatıp bişekil yarışma moduna girdi. Ben de ezik hissettim ve kendi kendime o an "ulan ben de dünyayı gezeceğim" diye bir söz verdim.

Kısaca o istekler ona sahip olmadığın zaman ne yaşadıklarına bağımlı. O yüzden onlar seni buluyor gibi.
0
j r r tolkien hayrani
(15.05.21)
Olaya biraz felsefik bakınca aslında isteklerimizin bizim değil bi üçüncü kişinin istekleri olduğunu görüyorum. Ha ben de bu duruma yenik düşüyorum ama neden arabam olsun? ihtiyacım var mı yok mu bilmiyorum ama olsun istiyorum. Hayat bu isteklerin peşinden koşmak değil mi zaten
0
olaylar olaylar
(15.05.21)
deneyerek anlıyorsun işte, saydığın tarz insanlar denemeyi seviyorlar. ben mesela saydığın grupta bir insan olarak yeni şeyler yeni deneyimler denemeye bayılırım. muhafazakar değilim, gerekirse bir çok şeyi riske de atarım, ama aklımda olan bir şeyi hoşuma gidecek mi acaba diye denemek isterim yani.
0
roket adam
(15.05.21)
bunu ben de düşünüp duyuruya sormuştum. tatmin edici cevap alamamıştım. genelde deneme yanılma yöntemi cevabı gelmişti.
0
candide
(15.05.21)
Spesifik olan ve olmayan dilekler şeklinde bağlamı da biraz kendi anlayışıma göre daraltarak cevap vereyim. Ben bu ayrımı ulaşılabilir hedefler/dilekler ve ulaşılması zor ya da imkansız olanlar şeklinde yapıyorum. "dünyayı gezmek" benim şu an ne maddi ne de zaman açısında altından kalkabileceğim bir şey değil. Eskiye kıyasla dünya turu yapmak sadece zengin eğlencesi değil aslında. Türlü ucuz barınma ve seyahat yöntemi olduğunu düşününce birine "dünya turuna çıkmak istiyorum" deyince kişinin aklına cebimdeki para değil bunu göze alıp almadığım geliyor. Yani bunu yapıp yapamayacağımı sadece ben biliyorum. Karşımdakini bunu yapabileceğime inandırabilirim. Ama 6 ay sonra "hani dünya turu noldu?" derse eğer küçük düşeceğim için büyük laf etmiyorum peşinen.

Dolayısıyla benim için cevap; istediğim şey ulaşılabilir bir şeyse eğer o konuda spesifik olabiliyorum. Biraz daha netleştireyim. Spesifik olarak belirttiğim şeye sahip olmak için imkanım varsa eğer neden özellikle o şeyi tercih ettiğimin nedenleri de belirginleşiyor.

Bu benim kendi bakış açımdı. Başkalarında daha farklı şeyler gözlemledim. Uç bi örnek olacak. "ilerde tesla almak istiyorum" diyen birinin ne iş yaptığını, çapını bilmiyorsan eğer torna tezgahında çalışan bi işçi olduğunu varsayamazsın. Teslaya uygun olacak bi imaj çizer sende bunu söyleyerek. Buradan hareketle insanlar spesifik şekilde hedeflerini/dileklerini belirtebiliyorlar çünkü olmak istedikleri, görünmek istedikleri kişinin profili onların kafasında çok spesifik.

Soru baya geniş perspektif istiyor o yüzden nereden yaklaşayım bilemedim.
0
IncredibleMau
(15.05.21)
Kendini tanımakla, kendine kulak vermekle ilgili diye düşünüyorum neyi istediğini ve istemediğini bilmenin. Tamamen senin keyfine kalmış, başka hiçbir kısıtlamaya tabî olmayacak bir konuda canın neyi yapmak, neyi seçmek istiyor? Ne sana lezzet veriyor? Bunlar üzerine düşünülecek ve deneyimlerle desteklenecek şeyler. Bu şekilde isteklerimizi keşfediyoruz.

İstekler ise gerçekleştirmeye yetecek imkan olup olmamasına göre ya hayal olarak kalır ya da hedeflenen bir şey haline gelir. Örneğin akademik kariyer hedefim var. Araştırma yapmaktan, soyut kavramlar üzerine düşünmekten, bilgiyi işlemekten bağlantılar kurmaktan keyif aldığım için sosyal bilimler alanına yöneldim. Ama bir şeyden keyif almak, onu hedeflemek için yeterli değildir. Yöneldiğim bu şeyde başarılı olacak niteliklere sahip olup olmadığımı irdelediğimde cevap evetse bunu halletmek artık elimde olan bir şey. Dolayısıyla bu bir hedef artık. Aynı şey dünyayı gezmek için geçerli. İnsanlar neden dünyayı gezmek istiyor? İnsanlık tarihinde önemli yere sahip yapıları görmek istiyor olabilirler, farklı kültürlere ait lezzetleri tatmak istiyor olabilirler vs... demek ki kilit şeylerden biri de merak. Siz neleri merak ediyorsunuz ya da neleri deneyimlemek size keyif verecek?

1 2 ay çalışmadan takılsam deyip sonra bundan memnun olmamanız da bir çeşit kendinizi tanıma aracı bence. Vaktinizi nasıl geçirdiniz o 1 2 ay boyunca bilmem ama demek ki istediğiniz şey o yaptığınız şey değilmiş. Artık bunu biliyorsunuz *-* Belki o süreyi daha farklı değerlendirseniz fikriniz bu yönde olmayacaktı.

Dünyayı açık haritalı bir oyun gibi düşünüyorum ben, bedenim de yönlendirdigim bir avatar gibi. Keyfim ne istiyor diye düşünüyorum, neyi kurcalamak istiyorum, neyi merak ediyorum, ne bana zevk veriyor, ne gönlümü hoş ediyor... Bunlar zaten herkesin kendi içine bakınca cevabını bulacağı sorulardır.
0
Micella
(15.05.21)
Ailen ihtiyaç fazlasını sağlıyor muydu?
Yani aslında ihtiyacın olan şey bir çikolatadır ama yaramazlık yapmaman için, daha çabuk susman için, daha fazla ilgilenmiş olmak için sana cikolata + oyuncak verilmiştir. Bu yetiştirme tarzı ileride arzu/arzuya ulaşma bilincinde sağlıksız sonuçlar doğuruyor. Tabi ki bu tek seferlik davranış biçimiyle açıklanacak bir durum değil, ailenin genel tutumu fazla vermeye yakınsa tatminsiz, istek bilinçsiz bireyde en önemli etken olarak karşımıza çıkıyor.
0
Gradient_tabanlı_mor
(15.05.21)
Tamamen karakterle alakalı.
Her konuda kararsız kalan ve onu şöyle yapsam bu nasıl olur diye düşünen birisi olduğun için ben de kararlı olan kişileri anlamıyorum:)
0
neysene
(16.05.21)
(19)

hayatın tadını çıkarmak

chihirovekohaku
- yaşadığınız hayattan keyif alıyor musunuz?- sizce hayatın tadı nasıl çıkarılır? doyumlu bir hayat nasıl sürülür? azıcık paylaşalım.
- yaşadığınız hayattan keyif alıyor musunuz?

- sizce hayatın tadı nasıl çıkarılır? doyumlu bir hayat nasıl sürülür?

azıcık paylaşalım.
0
chihirovekohaku
(15.05.21)
-Almıyorum
- Türkiye için konuşuyorum Para ile
0
paramolacak
(15.05.21)
1. Hayır
2. İnsanların çoğunun yaptığının aksini yaparak.
bu da tabi işin içindeyken değil de işin/meselenin dışında bir gözlem yoluyla oluyor.
Hayatın her ortamında siyahlar içinde yaşamaya çalışan kimselere yine siyahın yanlışlığını zararını anlatmak zordur.

Örneklerle griden başlamak lazım ki sonrasında beyaza geçilmesi kolay olsun.
0
Erva
(15.05.21)
Hayatın tadı bence gezerek çıkarılır. Türkiye'yi, dünyayı gezen biri bence hayatını yaşıyordur.

Doyum için kesinlikle kişisel gelişim şart. Sadece parayla doyum olmaz. Kitap okumak, film izlemek, yabancı dil öğrenmek, enstrüman öğrenmek, bir sporda uzmanlaşmak, hobi sahibi olmak doyum için gerekli.
0
dissendium
(15.05.21)
- Evet
- insanın içinde olan bir şey bu. doğru bir mindset'e sahip bir insan yerde gördüğü sümüklü böcekten bile mutluluk duyar, bir muhabbet çıkartır. olumsuz insan aşırı zengin olsa en kral yere gitse bile mutsuz olur.
0
roket adam
(15.05.21)
"bende su eksik, su arkadasimda olan sey bende de olsa" kafasindan cikarak tadi cikarilir.
0
hot potato
(15.05.21)
Pandemi sebebiyle almıyorum ama öncesinde elimden gelenin en iyisini yapıyordum.

Hayatın tadı merak edilerek çıkarılır. Bu biraz istek meselesi, içten gelmeyince gelmiyor. Ama insan ne kadar çok şey öğrenirse o kadar çok merak etmeye başlıyor. O yüzden kendini yeni şeyler öğrenmeye biraz zorlar ve bir şeylerin üzerine düşünme eylemini pratik hale getirirse o zaman kendiliğinden gelişiyor.

Merak ettikçe yeni şeyleri öğrenme hevesi geliyor. Ne kadar çok şey deneyimlersen o kadar fazla tanıyorsun kendini, neyin seni memnun ettiğini, neyden keyif aldığını daha somut bir şekilde anlıyorsun. Dünyanın en lezzetli meyvesini yiyen bir köylü bunun farkında olmaz çünkü daha kötüsünü yememiştir. O meyveden keyif alması gerektiğinin farkında değildir. Şu anda yaşadığın hayat belki de keyif alman için yeterli ama alternatifleri görmeden bunu bilemezsin. Ya da alternatifleri görüp keyfin farkına varabilir, hayatını buna göre değiştirebilirsin.

Doyuma ulaşma hissi bence bunun önünde engel, her zaman daha iyisi vardır. Çünkü deneyim o kadar öznel bir şey ki, ve içinde bulunduğun dinamiklerden o kadar etkilenir ki; doyduğunu düşündüğün senaryo bir zaman sonra sıkıcılaşabilir. Daha önce seni doyurmayan başka bir senaryo değişen dinamikler yüzünden doyurucu hale gelebilir. Bunun için de bu merak-öğrenme-deneyimleme-farkına varma süreci sen bunlardan yorulana kadar devam etmelidir. Amaç bir yere ulaşmak değil, yolculuğun kendisi diyip klişeyle de bağlıyım.

Neleri yapmaktan zevk aldığını keşfetmen lazım kısaca, sonrası gelir.
0
Jux
(15.05.21)
- pandemiyi saymazsak evet.

- biraz kisisel sanirim ikinci soru, bana gore ulasilabilir beklentiler olusturup, onlari yavas yavas gercege cevirerek cikarilir.
0
fakyoras
(15.05.21)
hayatın tadını çıkaran insanlar genelde gamsız ve birazda saf insanlar oluyor şahsi fikrime göre.
0
komando kani var bende
(15.05.21)
- almıyorum. pek beklentim de yok.

- sağlıklı olmak birinci gereklilik. sonrasında çevrende güzel insanların olması belki ikinci sırada olabilir. bu ikisi olduktan sonra üç, dört, beş doldurulur elbet şimdilik bilmiyorum. kendi adıma yeterince kazandığım için parayı yazmadım ama muhakkak şart. iki bira alırken düşünüyorsan bunun getireceği mutsuzluk ve stres de fazladır tahminimce.
0
nehara
(15.05.21)
-basladim
-bolca yer görerek, iyi insanlarla zaman geçirerek, tüketmek yerine üreterek (örneğin tatilde en az parayı harcayıp en çok yeri görerek), yürüyüş yaparak, hayatı oku, çalış, evlen, çocuk bak, emekli ol çizgisinden kurtararak
0
howfaristhesky
(15.05.21)
-evet artik keyif almaya başladim.

-kpss'yi hayatimdan çıkardım mesela. Yillardir eberjimi sömürüyormuş resmen. Birikim yapıcam diye kendimi kasmayi da biraktim. Gezmeye, yeme icmeye, kiyafete, bakimima ve ilgi alanlarima çok kendimi aşmadan harcama yapmaya başladım. Beni mutlu eden iyi hissettiren şeylere yöneldim.ve antisosyalliği bir kenara birakip kaliteli insanlarin oldugu bir cevre edinmeyi de dusunuyorum. Yalnizlik sıkıcı geliyor artik.
0
pikap
(15.05.21)
@komando kani var bende +1
1) Almıyorum.
2) Değiştirilemez koşullar (seçilen meslek, çalışma koşulları, zorunlu ailevi ilişkiler, bakmakla yükümlü olunan kişiler) ve aşırı vicdan varsa hayatın tadı çıkmıyor.
"Doğduğun ev kaderindir" sözüne inanıyorum. Kişilik yapımız, kararlarımız hep buna bağlı. Gamsız, bencil olamıyorum. Böylece hep bir şeyler ayak bağı oluyor.
Sağlıklı olduğuma seviniyorum. Bir de Polyannacılık oynamaya çalışıyorum.
0
pro9it9is9
(15.05.21)
Aliyorum hem de cokkk

BENCE hayatın tadını cikarmamda ilk ve en önemli temeli gelecek kaygimin olmamasiyla attim. Sonrasında üzerine, surekli gezmek, sevdiğim insanlarla ve sevdiğim bir coğrafyada yasayarak keyifli zamanlar geçirmek şeklinde bina inşa ettim. Kendimi kimseyle/bir şeyle kiyaslamamayi öğrendim çünkü daha fazlasi her zaman var. Bunun sonunun olmadigini, insanı sadece insanin mutlu ettigini ve kendi degerimi kesfettigimden beri keyifsiz çok az zamanim olmuştur.
0
abuzer
(15.05.21)
hiçbir şekilde keyif almıyorum.

paylaşarak bence. ama gerçekten. sosyal medyadan degil.
0
darkcran
(15.05.21)
almıyorum.
canının istediğini istediği zaman yapıp, istemediğini yapmayarak.
0
candide
(15.05.21)
bence hayatın tadı çeşitlilikten geçer, sürekli gezsek bile 10 gün sonra mutsuz olmaya, sahip oldugumuzu hafife almaya ve değerini bilmemeye başlarız

inisiyatif alabildiğimiz, çeşitli aktivitelere finansal durumumuzun elverdiği, konfor alanımızdan hafif şekilde çıkmak zorunda kaldıgımız sürekli zorlayıcı fakat devamlı stresli olmayan bi işten çıkıp akşam eve geldiğimizde yaptıgımız aktivitelerle hayattan zevk alırız

uzun zaman canım ne isterse onu yaparak keyif almaya çalıştım ve asla tatmin olmadım. shiç işim olmasa bile sabah kalkıp kitap okumak gibi bir eylem yapıyorum. kendime görevler tanımlayıp yerine getiriyorum, daha sonra daha cok zevk aldıgım aktiviteleri yapıyorum. bu akşama kadar huzurlu olmamı saglıyor :)
0
megacracker
(15.05.21)
-genelde almıyorum ama imkanlar olgunlaşınca bu tatsızlık geçecek diye düşünüyorum

-kendini gerçekleştirmek için çabalayarak, keyif aldığın şeylere ayıracak zamanı ve maddi imkanı bulabildiginde
0
Micella
(15.05.21)
Ben de hayattan keyif alamayanlardanım. Pandeminin ve yurdum sorunlarının ruh halimde etkisi büyük. Hayattan eskisi kadar keyif almadığımı farkettim bir süredir. İstanbul'dan da çok bunaldım. Yokuşlarından, betonundan, gürültüsünden.

Yokuş çıkmadan yeşilliğinin içinde yürüyebildiğimde, istediğim alanda çalışabildiğimde ve çalışmak dışında gezmeye, yeni hobiler edinmeye zaman ayırabildiğimde yeniden mutlu hissedebileceğimi umuyorum.
0
🌸chihirovekohaku
(16.05.21)
Nasil konusunda abuzer guzel yazmis bana kalirsa. Buna belki bir seyler uretip ona emek vermeyi ekleyip cevreyi biraz daha vurgulayabilirim. Ruh hali sirayet eden bir sey, kotu bir cevrede iyi olmak bu acidan cok zor. Cevreden gelen stres etkenleri de cabasi. Sehir yasami zaten eksik bir yasam, hele hele Istanbul hic insani degil. Diger yandan herkesi geren pandemi korkusu sadece bir korku, gercekci degil ve fazlaca pompalaniyor. Yurt sorunlarini ise herkes birakti. Zaten cozumu elinde olmayan dertleri birakmamaktan baska yapilabilecek bir sey yok, dusununce bunlari bastan yuklenmis olmak sorunlu. i.imgur.com
0
dunal
(17.05.21)
(10)

Yeni baslayan iliskide ufak tuhafliklar

karanlik yanim
Yeni iliskiye basladigim kadinla ilgili, kendisini cok begenip sevsem de, kafama takilan bazi seyler var. > Durduk yere bende “daddy issues” denilen seyden var diyor, babasiyla problemli, bu yüzden ailesinin geri kalanindan da uzak. Bu diger insanlarla iliskilerini nasil etkiliyor sorusuna kacamak y
Yeni iliskiye basladigim kadinla ilgili, kendisini cok begenip sevsem de, kafama takilan bazi seyler var.

> Durduk yere bende “daddy issues” denilen seyden var diyor, babasiyla problemli, bu yüzden ailesinin geri kalanindan da uzak. Bu diger insanlarla iliskilerini nasil etkiliyor sorusuna kacamak yanit veriyor.

> Iliskilerde fevri olabiliyorum, kafama yatmayan birsey olursa aniden cok soguyup arkama bakmadan uzaklasabiliyorum gibi birseyler söylüyor arada bir, gecmis iliskilerden örnekler veriyor.

> Su ana kadar beni haketmedigim sekilde iltifatlara bogup göklere cikariyor. Sürekli ne kadar mükemmel, ne kadar da asmis bir insan oldugumu ima eden seyler söylüyor her 10 dakikada. Sakaya falan vuruyorum ama iltifatin dozunu da ayarlayamadigini hissediyorum.

Bu seyler birbiriyle baglantili mi bilmiyorum, ama biraz tuhaflik hissediyorum, bu is bir yerde patlayacakmis hissi veriyor nedense. Varsa yorumlarinizi alirim.
0
karanlik yanim
(14.05.21)
Psikiyatrist değilim ancak borderline olabilir mi diye düşündüm.
0
pro9it9is9
(14.05.21)
herkesin kendine göre sorunları var aslında, kimse "geçmişsiz" değil. ama kendine çok net tanımlamalar koyan biri bundan da kolay kolay vazgeçip daha iyi olabilirmiş gibi gelmedi bana. yüzde 80 bir yerde patlayacak. ilişki başlı başlına zor bir şey zaman zaman iyi günü var kötü günü var anlaşamayıp hır gür birbirinize girdiğiniz dönemi var, hele sağlıklı bir psikolojide olmayan biriyle zor.
0
barisa
(14.05.21)
Şöyle bir olay olabilir. Diyelim kavga ettiniz. Üzüldü. Sen de diyelim çocuk gibi onunla ilgilenmedin. Daddy issues denen şey yüzünden seni suçlayabilir. Benimle ilgilenmedin gibi.

İkinci durumda da kavga ederseniz uzun bir süre konuşmayabilirsiniz. Çünkü soğuyunca her şey başa döner. Aranın düzelmesi zaman alır. Bu çok sık olursa yorucu olabilir.

Üçüncü durum da heyecandan. İlişki yeniyse taraflar o anki heyecanla böyle davranabilir. Bu durum zamanla normalde dönebilir.
0
dissendium
(14.05.21)
kız önceden uyarmış işte.

aynı şey başıma geldi birden fazla kez. "her gün mü böyle hoş bir hanımla tanışıyorum canım, birbirimizi sevmişsek yoluna oturturuz bi şekilde <3 <3" diyerek görmezden geldim. hepsinde bir süre sonra sanki hiç tanışmamışız gibi terk edildim djfjdk.

ben yol yakınken geri dön derim. "iyi de kızdı yahu, acaba denesek nasıl olurdu?" dediğin düşünce can yakmaz, bi süre sonra da gider. ama işte kendini verdiğin bir ilişki biterse belki yıllarca üzülüyor veya travma yaşıyorsun. kafana yatmıyorsa hiç girme bence o topa, bu tür problemlerin kendi kendini çözdüğü veya ilişki sırasında yok olduğu sanırım neredeyse hiç görülmemiştir. bugün görmezden gelirsin, yarın büyüyerek seni yutar o sorun.
0
der meister
(14.05.21)
Üçüncü madde için (bkz: love bombing)
Tuhaflık hissediyorsanız kızın aşırı ilgisi samimi olmadığındandır belki.
0
kobuzchu kiz
(14.05.21)
daddy issues var diyorsa kacarak uzaklas. sana bir dost tavsiyesi
0
nibba
(14.05.21)
Bence ilginç olmaya çalışıyor. Daddy issues'ün bile ne olduğunu bildiğini sanmam. Her babasıyla arası kötü olanda daddy issues olacaksa yandık. Eğer yeniyse ilişki sen kendin gözlem yapmaya, tanımaya çalış. Ilk baştaki sezgiler yanıltmaz ama genelde.
0
velvetmorning
(14.05.21)
Bomboş bir kız bence. Bende şu varrrrr, bende bu varrrr, ben tehlikeli nasty ve horny bir kızımmmm kafası. İlginizi çekiyorsa devam edin ne diyelim.
0
Hallegadola
(14.05.21)
ailedeki bir sorununu anlatmasi guzel. ancak kacamak yanit veriyor diyorsunuz, yani sizi bos bilgiye boguyor; sizin ne yapmaniz gerektigini, sizinle olan iliskisine yansimasini konusmuyor?

simdi verdigi bu "fevri davranip pat diye giderim." bilgisiyle siz ne yapabilirsiniz? bunu size niye anlatti?

asiri iltifat ve "basip gitme" tehlikesini soylemesi pek uyusmuyor. bir tuhaflik var, dogru hissediyorsunuz. kimse heyecandan on dakikada bir sizi arsa cikartmaz.

bu kadar hizli cikislarin, hizli da inisi oluyor.
0
buf-e kür
(14.05.21)
@velvet+1
Bana da sanki olduğundan farklı bir kişilik çizmeye çalışıyor gibi geldi. Çok kaptırma o yüzden kendini.
0
j r r tolkien hayrani
(14.05.21)
(3)

Yazim mi?

sorumu sorup gidicem
Yeni tanıştığım biri var. Guzel bir gece geçirdikten sonra 2. buluşmayı ayarlamıştık. Buluşma öncesi ayna karşısı cinsel çağrışımlı fotolar falan da atmıştı önceki görüşmeye atıfta bulunan. Buluşmaya az bi zaman kala geçerli sayılabilecek bir bahane ile yatırdı. Yalan da olabilir elbette fakat önces
Yeni tanıştığım biri var. Guzel bir gece geçirdikten sonra 2. buluşmayı ayarlamıştık. Buluşma öncesi ayna karşısı cinsel çağrışımlı fotolar falan da atmıştı önceki görüşmeye atıfta bulunan. Buluşmaya az bi zaman kala geçerli sayılabilecek bir bahane ile yatırdı. Yalan da olabilir elbette fakat öncesinde o kadar istekli konuşulmaz diye tahmin ediyorum, kendimi de avutuyor olabilirim.
Neyse, sonra iletişim çoğunlukla benim ilk mesajı atmamla 1-2 kere kakara kikiri şeklinde oldu. 2. Kez buluşma için bir mesaj atayım mı sizce?
0
sorumu sorup gidicem
(13.05.21)
Atmaman için bir sebep anlatmamışsın ki? Aksine dair şüphe uyandıracak şeyler olmadığı durumlarda insanların bize söylediği şeyleri gerçek kabul ederiz.

Yani at demek bile gereksiz geliyor, niye atmayasın?
0
Jux
(13.05.21)
buluşmayı iptal eden ayarlar. kural böyledir. geçerli bir sebebi vardıysa zaten 2. buluşmanın lafını açar. açmazsa koşma peşinden.
0
rayde
(14.05.21)
Flört mü ediyorsunuz, sevişiyor musunuz, ciddi mi düşünüyorsunuz onu hem kendiniz karar verin hem de buraya yazın ki ona göre cevaplayalım.

Amaç sex ise yaz geç olursa olur olmazsa olmaz. Flört ise biraz daha bekle öyle yaz eğer yazmazsa. Ciddi düşünüyor isen o gemi geçmiş çoktan boş ver.
0
Hallegadola
(14.05.21)
(7)

nefesim daralıyor

batlegolas
her şey çok fazla değil mi ya? ülke gündemi çok kalabalık. günde 5245 tane olay, açıklama, karar, yasak... ekonomi rezil bir halde. dolar, euro çoştu. hiçbir şey alamıyoruz. halk olarak battık. çok zor hayatlar yaşıyoruz. intihar eden insanlar var.çok fazla ya, bunalıyorum.3 yıldır tatil yapmıyorum.
her şey çok fazla değil mi ya? ülke gündemi çok kalabalık. günde 5245 tane olay, açıklama, karar, yasak... ekonomi rezil bir halde. dolar, euro çoştu. hiçbir şey alamıyoruz. halk olarak battık. çok zor hayatlar yaşıyoruz. intihar eden insanlar var.

çok fazla ya, bunalıyorum.

3 yıldır tatil yapmıyorum. sağlığım kötüleşti. maddi durumum kötüleşti. işimle ilgili acayip büyük bir travma yaşadım. şu sıralar onun etkisi hala sürüyor. iş konusunda şanssızım. aile konusunda şanssızım. aşkta da şanssızım. parada tam şanssızım.

özel en ufak bir şey alamıyorum. kolye bile alamıyorum ya. giderlerimi karşılayabiliyorum sadece. bu beni çok etkiliyor. kendimi çok kötü hissettiriyor. çok bunalıyorum. psikoloğa gidemiyorum çok pahalı. antidepresanım var ama yetmiyor işte terapi lazım. kedime zor yetişiyorum. bir de o hastalandı iyileşti. dertlerim hep üst üste geliyor. annem olmasa zaten asla istanbul'da yaşayamazdım.


çok daralıyorum çok. çok fazla şey oluyor. ben yetişemiyorum. kendi sorunlarımı toparlamaya yetişemiyorum. bir de üstüne ülke problemleri. cidden çok fazla. sorunlar çok kalabalık. her şey üst üste geliyor. her şey çok fazla.

bu nasıl devam edecek böyle? nasıl düzelecek?
0
batlegolas
(13.05.21)
Çok haklısın. Çoooookkk haklısın.

Ben de 18 yıldır tatile gitmedim. Yaş 39. 2 erkek kardeşim var biri evli çocuklu ve işsiz diğeri 25 yaşında ve işsiz, ikisi de iş bulamıyor bir tek ben çalışıyorum. Herkese yetişecem diye kredi üstüne kredi çekiyorum ama bunlar keyfi şeyler değil işte napıcan, mecburen yapıyoruz.

Sevgili arkadaşım sıkıntında çok haklısın ve bunları sen bu hale getirmedin. Tek tek biz yapmış değiliz bunları. Evvelki nesiller yaptı ve temizlemesi bize düşüyor evet, dünyanın en saçma gerçeği bu. Ama bu böyle, eğer biz bişey yapmazsak gelecek nesillere karşı en büyük sorumluluk bizde olacak, öncekilerde değil...

Sevgili arkadaşım gerçekten çok haklısın ama sen bir insansın ve bu ülkenin, bu dünyanın sana çok ihtiyacı var. İyi olmak bile hayata ve insanlığa bir pozitif katkıdır. İyi ol lütfen. Bak sana iki şahane kitap:

1. David Burns'ün İyi Hissetmek kitabı
2. Doğan Cüceloğlu'nun İçimizdeki Çocuk isimli kitabı

Bu ikisini uygulaya uygulaya oku, mutlaka yap. İnan ki psikoterapiye gitme ihtiyacın %80 azalacak. Daha konuşacak birini bulamazsan gel bana de ki arkadaş çok bunaldım beni bi dinle de, dökül dökülebildiğin kadar, sayende bari iyi bir işe yarayayım ben de. Hm? Ben bütün samimiyetimle varım. Çok haklısın, ama bitecek bu günler üzülme.
0
1bir1bir1
(13.05.21)
Kitapları sana şahsen bayram hediyesi etmek isterim, kabul edersen.
0
1bir1bir1
(13.05.21)
cevaplarınız için çok teşekkürler.

@gabe h coud - öyle gerçekten. ne yapıp ne edip bu ülkeden gitmeli. alanımda para var ama çok değil. hem beklemem gerekiyor deneyim kazanmam için. sancılı bir süreç olacak maddi açıdan. kendi kendimi geçindirebilene kadar işkence.

@1bir1bir1 - ayy sizin de durumunuz fenaymış. herkes böyle cidden ya. bir arkadaşım var o hariç herkes böyle çevremde. o arkadaşım her konuda oldukça şanslı. insan imreniyor. kitap önerileri için çok teşekkürler. yalnız o konuda şu sıralar hiç iyi dğeilim. en son 3 ay önce kitap okudum. şu sıralar hiç okumak gelmiyor içimden. boşuna almayayım sizden çok teşekkür ederim ince teklifiniz için. ama keyfim biraz daha düzeldiğinde, biraz enerji geldiğinde okuyacağım. kitapların ismini arkadaşlarıma yazdım bile. alalım okuyalım diye.
0
🌸batlegolas
(13.05.21)
Çok iyi ettin, yine de enerjinin gelmesini beklemek enerjinin gelmemesine sebep oluyor, bir abla tavsiyesi olup yıllardır tecrübe etmekteyimdir. Kendini zorlayacan kuzum, imkan bulduğun an dışarı çıkıcan yok bulamadın evde ip atlayacan takla atacan bişey yapacan. Yoksa enerji gelmediği gibi, vücut enerji toplama düşüncesiyle daha da ağırlaşıyor (evet kilo almaktan bahsediyorum) ve harekete geçmek daha da zorlaşıyor. Hareket etmeye etmeye bu sefer kaslar gevşiyor zayıflıyor ve tuvalete gitmek bile acı verir hale geliniyor. Depresyonu büyük bir sivrisinek gibi düşün ve kovala onu başından. İcabında peşine düş ve öldür. Yoksa geçmiyor ablacım, genç yaşta hastalık sahibi olunuyor...
0
1bir1bir1
(13.05.21)
Ben geçmişi bir ibret alanı olarak hatırlamayı tercih ediyorum.

1 odada sığıntı olarak 6 yıl yaşadık annem ve iki kardeşimle. Annem ekonominin şahlandığı dönemlerde akşam pazar dağılırken milletin elindeki paranın belki de onda birine pazarına çıktı. Ben fırınlardan ıskarta/bayat etmek aldım.

Hatta babamız da bir depresyon sonucu intihar ederek ayrıldı aramızdan.

Şu an 4 kişi standarta yakın bir hayata kavuşmuş durumdayız çok şükür. Ama annem pes etse ve bize destek olmasa, kardeşimle ben ders çalışmayı bıraksak şu an ne kardeşim avukat ne de ben akademik personel olabilirdim.

Kendimden örnek vererek bak benim yaralarım daha derin demek değil amacım. Eğer öyle hissettirdiysem özür dilerim. Sadece hayatına giren olumsuzlukların yarın karşılaşmamaya karşı kendi geliştireceğin reflekslerle savuracağın şeyler olduğunu, yaşamın tecrübelerle dolu olduğunu, ölürken bile yaşamadığımız milyonlarca tecrübe olacağını, aynı suda iki defa yıkanamayacağımızı bilmeni isterim.

Şu an yaralar alıyorsun. Hayatta kaldığın sürece yaralar seni daha da güçlendiriyor.

Son olarak kendini gündemden soyutlayabildiğin kadar soyutlamanı öneririm.
0
armagan abanuz
(13.05.21)
çok detay vermediğin için anlattığın kadarıyla bir tavsiye vereyim: ülkeyi boşver, haberleri izleme, bunları kafana takma.

yapman gereken tamamen, baştan sona a'dan z'ye kendi hayatına odaklanmak. bulunduğun durumu nasıl iyileştirebileceğine bakacaksın onun dışındaki her şey (özellikle siyaset) fasa fiso.
0
roket adam
(13.05.21)
Yalnız terapiye gittiğinde cebinde parayla çıkmış olmayacaksın o seanstan. Daha somut ve getirisi yüksek şeylerle ilgilenmen şart.
0
Avoiding The Puddle
(16.05.21)
(4)

Bayramınız nasıl geçiyor?

dissendium
Neler yapıyorsunuz? Yasaklardan kaçıp gezen var mı?
Neler yapıyorsunuz? Yasaklardan kaçıp gezen var mı?
0
dissendium
(13.05.21)
Diğer günlerden tek farkı telefon görüşmeleri. Evde oturuyorum.
0
himmet dayi
(13.05.21)
Ev isi yapmaca, guzel yemek yapmaca ve oyun. Boyle gider herhalde. Butun mail bildirimlerini de kapattim telefonda beyni de cikarip bi cekmeceye koysam mis gibi olacak
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(13.05.21)
Çekirdek ailemle bayramlaştım sabah onun dışında kimseyle konuşmadım. Bir de 1 saat kadar mahallede yürüyüş yaptım valla. İnsanlar geziyordu ben de çıktım yeter artık diye. Evin içi soğuk kat kat giyiniyorum dışarı çıkınca ısındım yemin ederim. Çarşamba günü bütün işlerimi bitirmiştim neyse ki bu tatilde çalışma baskısı olmadan dinlenebileceğim biraz. Evi temizleme planlarım var. Bir de bir arkadaşımın hediyesi üzerinde çalışacağım. Öyle yani.
0
peki madem
(13.05.21)
pazartesi ola hayrola diyorum umarım hızlıca geçer zaman
0
megacracker
(13.05.21)
(7)

eski sevgilinize iletisimi tumden kesmek istediginizi nasil soylersiniz?

la lykia
insan gibi konusup anlasarak bitirdiginiz bir iliski sonrasi aramaya devam ediyorsa ama hatrini sormak icin aradim deyip, konusmayi uzatip iliskideki defterleri aciyorsa ve konusma sizi suclamaya donuyorsailetisimde kalmak istemediginizi de soylediyseniz, aramalarini acmamanizdan, donmememizden de a
insan gibi konusup anlasarak bitirdiginiz bir iliski sonrasi aramaya devam ediyorsa ama hatrini sormak icin aradim deyip, konusmayi uzatip iliskideki defterleri aciyorsa ve konusma sizi suclamaya donuyorsa

iletisimde kalmak istemediginizi de soylediyseniz, aramalarini acmamanizdan, donmememizden de anlamiyorsa, ulasmaya calismaya devam ediyorsa

bir de bu kisiyle komsuysaniz, sık sık ev cevresinde karsilasiyorsaniz

artik anlasin, aramaktan vazgecsin diye kesin bir dil ile son kez ne dersiniz?
0
la lykia
(13.05.21)
Soğutmaya devam. Bu kadar ısrarcı birinin laftan anlayacağını sanmıyorum.
0
vizivozo
(13.05.21)
Kesin bir dille son kez istemediğinizi söylemek?
0
Mossy
(13.05.21)
Son bir kez açık ve sert bir şekilde istemediğimi tekrar söylerdim, rahatsız edici tavırlarına hala devam ediyorsa da her yerden engelleyip karşılaştığımda da görmemiş gibi yaparak elimden geldiğince kendimi ondan uzak tutmaya çalışırdım.
0
kedimedi
(13.05.21)
demek ki anlaşarak bitmiyormuş. anlaşmayarak, arayı bozarak, kötü bitirin. yüksek yüzdeyle işe yarayan bir yöntem bu. naçizane.
0
conanmaverick
(13.05.21)
Açık ve kısaca onunla artık iletişimde olmak istemediğimi, konuşmak istemediğimi söylerim. Sen de söylemişsin galiba bazıları anlamıyor. Anlamazsa her yerden engellerim sokakta görünce de yüzüne bakmam.

Bir eski sevgili bana baya çektirmişti. Bilmiyorum kadın mısın kadınlar için daha zor olabiliyor bazı şeyler. Laftan falan anlamıyordu yani kesin bir şekilde iletişime geçmediğimde daha iyi anladı. Olayı ne kadar büyütse de hiçbir şekilde iletişim kurmadım. Kesin bir dil diyorsun ya o bile iletişimi sürdürüyor. Yani benim için böyleydi seninki böyle mi bilemiyorum ama bence en iyisi bir kere artık seninle konuşmak istemiyorum diyip bir daha asla konuşmamak.
0
turkce konusan uzayli
(13.05.21)
"sevgilim rahatsiz oluyor artik arama ve karsima cikmaya calisma lutfen."
0
in vino veritas
(13.05.21)
Engelle geç
0
suicides underground
(13.05.21)
(1)

bayram

1bir1bir1
Herkese ama herkese bayram gibi bir ömür dilerim. Umarım ülkemizde de en yakın zamanda içimize sine sine yaşayabileceğimiz bir bayram havası oluşur ve hiç eksik olmaz...
Herkese ama herkese bayram gibi bir ömür dilerim. Umarım ülkemizde de en yakın zamanda içimize sine sine yaşayabileceğimiz bir bayram havası oluşur ve hiç eksik olmaz...
0
1bir1bir1
(13.05.21)
Mutlu bayramlar... <3
0
invictae
(13.05.21)
(16)

30 yaşına gelmem ama işim yok diye bana harçlık verilmeye çalışılması

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Bendeniz 30 yaşına gelmiş ve henüz kariyerinde istediği atılımı gerçekleştirememiş birisiyim. Son tam zamanlı işimden ayrılalı 3 yıl olacak 1 ay sonra. Doğru düzgün bir iş bulamadığım için serbest çevirmenlik yapıyorum. Hoşuma gitmiyor serbest çevirmenlik ama hiç değilse geçimimi
Merhaba arkadaşlar,

Bendeniz 30 yaşına gelmiş ve henüz kariyerinde istediği atılımı gerçekleştirememiş birisiyim. Son tam zamanlı işimden ayrılalı 3 yıl olacak 1 ay sonra. Doğru düzgün bir iş bulamadığım için serbest çevirmenlik yapıyorum. Hoşuma gitmiyor serbest çevirmenlik ama hiç değilse geçimimi sağlayacak parayı çıkarıyorum. Adam gibi bir iş bulana kadar böyle devam.

Ailemle yaşıyorum. Bir düzen kuramamış olmak, hala ailenin dizinin dibinde olmak pek hoşuma gitmiyor ama ne yazık ki işleri bir türlü rayına oturtamıyorum. Yaklaşık 3,5 yıldır ailemden para istemiyorum. Zaten öyle çok para harcayan bir tip de değilim. İstediğim şeyi peşin peşin alabiliyorum çok şükür.

Ama bir durum var ki çok fena canımı yakıyor. Yakın çevrem, bazı akrabalarım falan adamakıllı bir işim olmadığı için bana harçlık vermeye çalışıyor. Biliyorum beni sevdiklerinden ama 30 yaşına gelmiş biri olarak benliğim kaldırmıyor artık. Fakir değiliz fukara değiliz. Kirada oturmuyoruz. İnsanlar neden hala gururu incinir mi demeden belli bir yaşa gelmiş insanlara harçlık vermeye çalışır? Sağ olsunlar var olsunlar ama harçlık da bir yere kadar sonuçta.

Ben zaten kendimi bildim bileli dik kafalının, kimseye eyvallahı olmayanın biri oldum ve hiçbir konuda yardım almayı kolay kolay düşünmedim. Her şeyi kendi başıma halletmeye çalıştım. Böyle birileri harçlık verince kendimi zayıf hissediyorum. Zaten ihtiyacım yok. Kabul etmeyince bana darılıyorlar. Kardeşim her ay 500 TL harçlık veriyor ve hiçbir şekilde geri çevirmeme izin vermiyor. Doğal olarak kötü hissediyorum.

İşin diğer boyutuysa almak istemediğim için verilen harçlıkları harcamaya dair içimden en ufak bir istek bile gelmiyor. Kendi param gibi göremiyorum, birisi tarafından emanet bırakılmış gibi geliyor. Ayıp olmayacağını bilsem verilen bütün harçlıkları bir hayır kurumuna bağışlarım. Oysa kendi param söz konusu olunca şunu da alsam bunu da alsam diye hep plan yapıyorum ve harcamak inanılmaz tatlı geliyor.

Sizce ne desem de karşı tarafı kırmadan incitmeden harçlık vermemeleri gerektiği konusunda ikna etsem? "30 yaşına geldim."," Ben kendi paramı kazanıyorum zaten." lafları işe yaramıyor maalesef. Böyle durumlar yaşayanınız var mı? Siz olsanız nasıl hissedersiniz? Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(09.05.21)
Çevrenize remote/home Office çalıştığınızı söyleyebilirsiniz. Ki zaten kısmen öyle yapıyormuşsunuz.
0
Gradient_tabanlı_mor
(09.05.21)
Harçlığı yaşla ilgili görmeyenler var bence, örneğin annemin dayısının anneme harçlık vermişliğini görmüşüm. Her zaman düzenli değil de kırk yılda bir misal, istediğin bir şey alırsın diye hediye babından. Tam da harçlık sayılmaz gerçi bu, şimdi yazarken farkettim.

Durumunuzu tam kestiremiyorum ama babadan, kardeşten her türlü harçlığa tamamım :))
Yaş kaç olmuş, iş de var ama babam harçlık verince alırım yine şakasını yapar eğleniriz.

Bayram harçlığı da 1lira bile olsa alırım, maksat eğlenmek
0
epitaf
(09.05.21)
Ben bu kadar katı olmazdım. 28 yaşındayım. Anneannem bazen harçlık verir, her harçlık verdiğinde gülerim. Şöyle güzel bir söz var. Kaç yaşında olursanız olun anneniz, babanız hayattaysa hâlâ çocuksunuz demektir. Evlenince gelinle damada takılan paralar da bir bakıma harçlık sayılır. Ben bir gün baba olursam çocuğum 40 yaşına da gelse para veririm.
0
dissendium
(09.05.21)
freelance işlerden gelen paranın yettiğini ihtiyacın olmadığını söyleyebilirsin. gurur yaptığını düşünürlerse daha çok ısrar edecekler. bir de acaba annen-baban durumu görüp yönlendiriyor olabilir mi, oğlum kardeşine arada destek ol gibi ?
0
orpheus
(09.05.21)
"Ayıp olmayacağını bilsem verilen bütün harçlıkları bir hayır kurumuna bağışlarım."

E bagislayin...
0
invictae
(09.05.21)
@ orpheus Annem, bu konularda katı olduğumu bildiği için bir şey söylemez. Zaten söyleme gereği duysa da söylemez direk kendi verir harçlığı bana.

@ invictae Duyarlarsa kırılırlar.
0
🌸İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(09.05.21)
Bana ana noktayı kaçırıyorsunuz gibi geliyor. İnsanlar "size acıdıkları" ya da "doğru düzgün işiniz olmadığı" için değil, kendileri iyilik yapmak istedikleri için para veriyorlar. Eğer rahatsız olma nedeniniz muhtaç görünüyor olmaksa, muhtemelen o sadece sizin kafanızda olan bir düşünce. Karşı tarafın öyle düşündüğünü zannetmiyorum.

Ben de 30'a yakınım, anneannem her gördüğünde harçlık verir. Bi ara anneannemin yıllık emeklilik maaşından fazla para kazanıyordum bir ayda, o zaman da veriyordu. Şu an işsizim, yine vermeye çalışıyor. Konunun benimle ilgisi yok yani, onun kendince iyilik yapma şekli bu. Vefat etmeden önce dedemin babannemin falan davranışları da böyleydi.

Ben sizin yerinizde olsam parayı alırım, kullanmak istemiyorsam da sonra onları ziyarete giderken o parayla tatlıdır, işte küçük hediyelerdir falan öyle şeyler alıp giderim. Hem iyi niyetleri için teşekkür etmiş olursunuz, hem de "bakın ben de size bir şeyler alıyorum" mesajı vermiş olursunuz. Win-win durumu gibi. Aranızdaki bağ güçlenir.

Tabi bunları akrabalarınızın kötü niyetli insanlar olmadığını varsayarak söylüyorum. Eğer gerçekten size kendinizi kötü hissettirmek istiyorlarsa kırılırlar mı falan diye düşünmeden hayır demek lazım.
0
plutongezegendegilmi
(09.05.21)
ben üstte yazılanlara katılmıyorum. 30 yaşındaki birine kimse harçlık vermez normalde. iyi niyetli kişiler var da olabilir ama ben çoğunluğun acıdığını düşünüyorum. insanların kafasında "ay 30 yaşına gelmiş hala işi yok, ne evlenebilmiş ne düzen kurabilmiş yazık" düşüncesi oluyor. eğer ısrarla söylemenize rağmen hala vazgeçmiyorlarsa kendi düzeninizi kurmanız lazım ki sussunlar. yani bir birey olduğunuzu göstermeniz lazım. bunun yolu kendi ayaklarınızın üstünde durmaktan geçiyor. aslında durabiliyor gibi gözüküyorsunuz ama bizim milletimiz için tam zamanlı bir işinizin olması ya da ana babadan ayrı yaşamanız, evlenmeniz vs. gerekiyor. ben olsam tam zamanlı iş bulmaya çalışırdım. kendim de şu an freelance takılıyorum ama bu düzen böyle gitmez, farkındayım. tam zamanlı işten sonra da ufak ufak ayrı ev bakmaya başlamanız gerek. herkesin şartları farklı tabii ki ama çok ekstrem bir durum olmadığı müddetçe 30 yaşındaki birisi ana babası ile yaşamamalı.
0
rose parks
(09.05.21)
Konu sahibi iş bulsa, o da ailesiyle yaşamazdı. İş bulamadığı için freelance devam etmek zorunda olduğunu yazmış. Bizim toplumda böyle freelance olanın işi yok. Memur olmalı ya da özelde olmalısın.
0
gelmeistemem
(09.05.21)
Tutup alakasız uzak akrabalar veriyorsa sevimsiz ama genel olarak ben de çoğunluğa katılıyorum. Rahmetli anneannem demans yüzünden iyice aklı karışana kadar bana ara sıra harçlık verirdi. Şu an 37 yaşımdayım, evliyim, kendimize yetiyoruz ama iki hafta önce babam "tamam ihtiyacınız yok ama ben böyle daha huzurlu oluyorum" diye zorla para verdi, aldım harcadım valla, ne yapayım ¯\_(ツ)_/¯

Yine bu sıralar yurt dışında yaşayan halam burada, kendisi köydeyken onun adına almam gereken şeyler için para bıraktı bana, fazla vermiş, aldım hallettim dedim, çocukmuşum gibi "üstü sende kalsın kızım" dedi, ben de o parayla buradan yanında götürmesi için bir şeyler aldım hazırladım @pluton'un dediği gibi.
0
kobuzchu kiz
(09.05.21)
Bence cok konuyu takmamak lazim iyi bir gelirim var ama harclik gelse allah bereket versin der atarim cebe. Guler gecerim.
Babannem hala her ay butun cocuklarina esinden kalan maasi harclik gibi paylastirir. Cocuklarin hepsi evli barkli en kucugu 55 yasinda.
0
kuzey li
(09.05.21)
ailenizle yaşıyorsunuz ve evli falan da değilsiniz, dolayısıyla ailenin çocuğu olarak görülüyorsunuz.
onlar da kendilerince ilgileniyorlar.

evet, aslında bir anlamda dediğiniz gibi bir his yaratması normal ama bence iş güç meselesi sıkıntıda olduğu için normalden daha hassas davranıyorsunuz.
emanet para gibi görüp bağışlamayı düşünmek falan abartılı.
biriktirin, yatırım yapın o zaman.
0
blatta hiberna
(09.05.21)
Bence siz inciniyorsanız onların da incinmemesi için çabalamayın. Bazen 1 sefer sert çıkış yaparsınız ve konu kapanır, gereken budur.
0
megalomaniac
(09.05.21)
yıldırma politikası olarak çar çura harcadığınızı göstermek. saçma sapan şeylere cok para verirseniz "ulan bu bizden zengin" imajı yaratbilirsinizs

iyi niyetli yöntem: size harçlık verenlere bahanelerle hediye al para dönsün 500 lira verdiyse 500 liralık bi şey al ver kendisine internette gördüm aldım fln dersin

kenara atma fikrine ben de sıcak baktım kumbara yap doldur içini. öyle zamanda hayat kurtarır ki kumbara. bizzat size lazım olmasa da yakınınıza sıcak para bulundurmak güzeldir imkan var yapabilirsiniz. çok alınacak bir durummuş gibi gelmedi. verenlerin "minnet etmelisin bana" iması yoksa güzel bi şey harçlık
0
ala09
(10.05.21)
Bence biraz hassasiyet göstermişsiniz, bizim toplumda aile fertleri birbirine bu tür destek olmayı sever, hatta normaldir. Çok hoşunuza gitmiyorsa da, kendi bütçenize karıştırmadan bir köşede ayrı biriktirin. Ama ben olsam sevinirdim doğrusu.
0
firez
(11.05.21)
rose parks +1

megalomaniac +1

kabul etme, istemiyorum de, parayı bırak git. zorla cebine mi sokacak? sokarsa da çıkar. "ihtiyacı olan birine verin de bari bir işe yarasın" falan de.

çok benzer olmasa da hissettiğini anlıyorum. 12 yaşımda babamı kaybettim. ama annem çalıştığı için ve babamdan maaş bağlandığı için durumumuz iyiydi. evimiz de vardı. ama sırf babam yok diye lisede öğretmenler karar vermiş beni alışverişe götürmüşlerdi. yalandan en başarılı sensin sana hediye alacağız dediler. ama herkesten de saklıyorlar. madem başarılıyım ilan et tebrik et. he dedim canım he yemezler. ayakkabı aldıracaklardı bana istemedim. zaten ayağımda o senenin son model nike'ı vardı. yalvar yakar aldırmıştım anneme, annem de kızıp başka ayakkabı almayacağım demişti. ben de çok sevdiğimden her gün onu giyiyordum. bir kız olarak erkek ayakkabısı giyiyordum ama ergenlik işte havalı geliyordu. galiba o ayakkabıyı kötü bir şey sandılar ama pahalı bir ayakkabıydı yani. neyse direttim ve kesinlikle aldırmadım okula geri döndük. sırf muhtaçmışım gibi düşündüklerinden yaptılar bunu ve ben okula dönünce arkadaşıma sarılıp ağladım, babam yok diye muhtaç değiliz biz diye.
0
batlegolas
(13.05.21)
(7)

İstediğin zaman konuşabiliriz cümlesi

kljgslsdkjsd
İstediğin zaman yazabilirsin/konuşabiliriz cümlesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Geçen arka arkaya 2 kişiden duydum bunu. İkisine de ben mesaj atmıştım ikisi de tahmin edebileceğiniz üzere yakın olmayan arkadaşım.Bana sanki ben sana hiçbir zaman yazmayacağım aslında senle konuşmak da istemiyorum ama n
İstediğin zaman yazabilirsin/konuşabiliriz cümlesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Geçen arka arkaya 2 kişiden duydum bunu. İkisine de ben mesaj atmıştım ikisi de tahmin edebileceğiniz üzere yakın olmayan arkadaşım.

Bana sanki ben sana hiçbir zaman yazmayacağım aslında senle konuşmak da istemiyorum ama naif bir insanım, yazarsan konuşurum demek gibi geliyor.
0
kljgslsdkjsd
(07.05.21)
Bence çok tatlı bir söz. Bana söylenildiğinde mutlu oluyorum.
0
kaptan maydanoz
(07.05.21)
Karşıdaki kişinin seni önemsediği gösteriyor bence. Aranızdaki ilişkiye de bağlı tabi biraz anlamı.
0
jjimyl
(07.05.21)
Bence samimiyetsiz bir söz. Sen kimsin (buraya küfür gelecek) derdim. Boyle şeyler lütuf olamaz.
0
olaylar olaylar
(07.05.21)
Ilişkinin tipini bilmiyorum ancak misal iş arkadaşlığı ise çok çekingen biri olduğunu düşünüp, seni cesaretlendirmek istemiş olabilirler.

Yani "sor tabii lan, çekinme. Bu işler böyle öğrenilir" manası da olabilir.
0
j r r tolkien hayrani
(07.05.21)
Yakın olmayan bir arkadaştan duymuşsam lutfen böyle söylüyor sanki der biraz gıcık olurum. Ben konuşmaya muhtacım sanki de imkan sağlıyor bana. Hoşuma gitmez. Ama bağlama göre de değişir.

Flört etmek isteyen biri söylüyorsa bu cümleyi ve ilk arama/mesaj da kendisinden gelmişse topu bana atıyor bir sonraki konuşma için derim.
0
Mossy
(07.05.21)
1-Yakın olmadığım birinin benimle iletişime geçerken çekindiğini hissedersem ( mesela kusura bakma rahatsız ediyorum, aradım ama müsait miydin vs vs cümleler fazlaca varsa). mutlaka bu tarz cümleler kuruyorum. Amacım yakın olmadığımız için beni rahatsız edeceği düşüncesini kafasından atması ve rahatlıkla iletişime geçmesi.
2- Sadece belli bir konuda bana ihtiyacı olan kişiye; benim onunla iletişime geçmeyeceğim ama onun istediğinde arayabileceğini bildirmek. Dr- hasta, akademik- öğrenci ilişkisi gibi...
0
sumuklu asilzade
(08.05.21)
hic kotu anlasilabilecegini dusunmemistim bu cumlenin. ben her zaman tam soylemeye calistigi gibi karsimdakinin sorusu olursa cekinmeden istedigi zaman sorabilecegibi anlatmak icin kullanirim bu lafi. yasadigim bir tecrube hakkinda olur, isle ilgili bir konu olur. ya simdi sormiyim ayip olur diye dusunmemesini temin etmek icin soylerim hep.
0
in vino veritas
(08.05.21)
(19)

Hatırladığınız ilk anılarınız kaç yaşınıza ait?

neysene
Mesela ben 5 yaşımdaki anılarımdan öncesini hatırlamıyorum. İlk anım 5 yaşıma ait, 5-7 yaş arası 2-3 anı. 7-10 arası yarıyarıya.Sizin hatırladığınız ilk anınız kaç yaşınıza ait? Ve neydi?
Mesela ben 5 yaşımdaki anılarımdan öncesini hatırlamıyorum. İlk anım 5 yaşıma ait, 5-7 yaş arası 2-3 anı. 7-10 arası yarıyarıya.

Sizin hatırladığınız ilk anınız kaç yaşınıza ait? Ve neydi?
0
neysene
(07.05.21)
ben 4 yaşımda kardeşimin doğduğu anı hatırlıyorum,ondan öncesine dair hiçbir anım yok.
0
aynenbencede
(07.05.21)
ya ben acaba insanların anlattıklarından mı hatırlıyorum yoksa kendim cidden hatırlıyor muyum bilmiyorum ama 3,5 yaşında bir otele gitmişiz ve elleri kolları kınalı bebek şarkısında sahneye çıkıp dans etmişim, millet çok eğlenmiş falan.

sanırım durmadan insanlar anlattığı içi hatırlıyorum.
0
wild honey suckle
(07.05.21)
1.5 yaşındayken yaşanan bir olaydan bir görüntü aklımda hala. daha ileri yaşlarda bu olay ara ara konuşulurken hatırlamadığım halde anlatılardan hareketle mi hatırladığımı zannediyorum yoksa gerçek mi pek emin değilim. gerçi bahsettiğim görüntüdeki sofra bezinin desenlerini bile biliyorum. aile arasında sofra bezinin deseni niye konuşulsun ki diye düşününce benim bunu gerçekten hatırlıyor olma ihtimalim biraz güçleniyor.

4-5 yaş arası 5-10 anı
5 ve 7 arası onlarca anı hatırlıyorum.

ek : 1.5 yaşında bir bebeğin aklında kalan şeyi hatıradan saymak biraz mantıksız olabilir o açıdan kazınmış bir görüntü falan mı demek lazım bilmiyorum.
0
IncredibleMau
(07.05.21)
2.5-3 yaşındayken uzay rampası bir oyuncağım vardı. koşarken düşmüştüm. oyuncak kırılmıştı. en erken hatırladığım bu ama video şeklinde değil fotoğraf fotoğraf.
0
canercuxy
(07.05.21)
Ben 2 yaşımdan anılar hatırlıyorum. Meme emerken yatağın arkasında katlı duran nevresimlerin desenlerini hatırlıyorum ben de.
0
suicides underground
(07.05.21)
2-3 yaşlarıma dair ebeveyn confirmlü birkaç sahne var aklımda anı değil tam olarak (fotoğrafları olmadığı için sonradan yerleşmediğine eminim)
1- İzmir'de akşam sokak satıcısından rubik küp almıştık (tezgahı, etrafı ve havanın serinliğini hatırlıyorum)
2- Komşumuzun oğlu bir tane zeytin yiyip 3 çekirdek çıkarmıştı (muhtemelen çok şaşırdığımdan aklımda kaldı)
3- Başka bir komşumuz beni bahçeye çıkarmıştı çimlerde oyuncak kirpi bulmuştuk.

3 yaşında başka şehire taşındığımızdan bunlar İzmir'de yaşandığından yaş aralığından eminim. Tabi 4+ yaş için tonla anım var kardeşim doğduğu için net hatırlıyorum oradan sonrasını
0
eatpraylaw
(07.05.21)
Yaşımı bilmiyorum ama en eski anımda yürümeyi yeni öğrendiğim için merdivenlerden çok zorlanarak ve tutunarak indiğim bir anım var. Sonra da salıncakta sallandım:)
2 yaş olabilir.

Sonrasında 3.5 yaşında kendi kendime okuma yazmayı keşfettigim bir anım var. Onda da harfleri yanyana getirince yazı yazabiliyoruz diye aydınlanmıştım. Emre yazmıştım abimin ismini. İlk net anı bu. :)
0
kaptan maydanoz
(07.05.21)
Sanirim en erken 2 yas civari. Durup dusunsem 10dan fazla an vardir hatirladigim. Fotografik ve uzerinde konusulmayacak detaylar dolayisiyla konusulanlardan etkilendigimi sanmiyorum.

Bazi anlarda o andaki dusuncelerimi de hatirliyorum. Mesela 17 aylikken cekilmis fotografimda giydigim elbiseyi tekrar giydirmisler ama etek ucunu acmislar, biraz buyumus olmaliyim. o elbiseyi resimden hatirlayip buyudugumu dusunmustum. zaman kavrami varmis demek ki.

2.5 yasina dogru evin icinde gordugum hayali varliklari ve onlara dair uydurdugum hikayeyi goruntulu sekilde hatirliyorum.

seyrettigimiz bir film, 17 ay kucuk kardesime divana cikmasina yardim edisim, dikenli legolarla oynadigim bir an misafir gelmesi ve mavi ucgen parcayi misafir kelimesiyle ozdeslestirmem.

3 yas dogum gunumde kac yasina bastin muhabbetinde, benim gercekten topun ustune basip bak bastim falan demem.

tuhaf tuhaf cocuk kafasiyla yapilmis mantiksiz mantik cikarimlari an an fotografli bende..
0
2oda1salon
(07.05.21)
3 yaş. kardeşimin doğumu için hastaneye gitmek üzere valiz hazırlanmıştı ve masaya yaslanmıştı. ilk anım budur.
0
twelfth
(07.05.21)
tam 3 yaşındayken kardeşim doğduğunda bana camdan göstermişlerdi bunu hatırlıyorum.

bunun dışında daha annem hamile dahi değilken babam annem ve ben salonda oturmuştuk ve babam topu çevirerek ileriye atıp kendine dönmesini sağlıyordu. bu beni aşırı büyülemişti ve annemin "seni kandırıyor oğlum" deyişini hatırlıyorum. bu ben 2-2,5 yaşındayken falan olmuştur diye düşünüyorum çünkü kardeşim yoktu.

hani birinin anlatacağı bir şey olsa aklıma öyle girmiş derim ama öyle de değil. bu ufak detayı ne annem ne de babam hatırlardı.
0
bohr atom modeli
(07.05.21)
Yaklaşık 1,5 yaşındayken annem benimle ablamla benim odamızda yerde oyun oynuyordu. Babam geldi ve dedemin vefat ettiğini söyledi. O döenme ait tek anım bu. Dedemi de hayal meyal hatırlıyorum.
Sonra yaklaşık 2,5-3 yaşındayken Ankara ve Konya'ya gitmiştik bir aile dostumuzla. Oraları hatırlıyorum. Bir de o gezi için bana kırmızılı siyahlı bir ayakkabı almışlardı. Bağcıklarını bağlamak zor işti. Onu hatırlıyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(07.05.21)
1.5 -2 yaş civarı çok net anılarım var.

ancak bu anılar şu an epey yıprandılar. demek istediğim şu an hatırladığım o anılardan çok çocukluk ve ergenlik yılları boyunca o anıların tekrar akla gelmesinin izleri gibi.
0
orpheus
(07.05.21)
benim 4 yaşında bi anım var annemle pencereden dışarıyı izlerken ben ne zaman okula başlayacağım diye sormuştum
0
nahtoderfahrung
(07.05.21)
4, kardeşimin eve gelişini net hatırlıyorum
0
basond
(08.05.21)
yaşımı tam atırlamıyorum ama ilkokula başlamadan öncesine ait. 4 veya 5 diye tahmin ediyorum. anaokuluna gidiyordum. oradan parça parça sahneler aklımda

-öğle uykusu saati ben ikili ranzanın üstünde yatıyorum, hava loş, tavandaki badana izleri acayip geliyor
-kızamık olduğumda beni tecrit etmişlerdi
-sanırım anaokuluyla ilgili bu kadar belki bir on sene önce olsa daha çok şey olabilirdi aklımda.
0
sanguine
(08.05.21)
2.5 yaş; kardeşimin doğduğu gece. Çok net hatırlıyorum.
0
fraise
(08.05.21)
3 yaş. Kardeşim doğmuş, hastaneden almışız annemle kardeşimi, eve dönüyoruz.
0
gayda
(09.05.21)
2 yaşıma ait bir anım var.
onun dışında, 3 yaşıma kadar yaşadığımız evi çok net hatırlıyorum.
0
blatta hiberna
(09.05.21)
2 yaşımdan hatırlıyorum bir kaç tane ama hep kötü şeyleri. Bir tanesinde beşiğimdeyim, tuvaletim geliyor ama beşikten inemiyorum, ağlıyorum annem duymuyor, annem beni bırakıp gitti mi diye düşünüyorum daha fazla ağlıyorum. Sonra kendimi beşikten aşağı attım bir şekilde gittim tuvaletimi yaptım. Annem salonun kapısını kapatmış televizyondan ses geliyordu. Ağlaya ağlaya gittim yanına sonra tekrar yatağıma götürdü
0
jazzabel
(09.05.21)
(18)

evliliğin beni hiç çekmemesi

nothing in my way
nasıl anlatsam bilmiyorum. 28 yaşına gelmiş bir adamım, şimdiye kadar evlenmeyi hiç düşünmedim. açıkçası bundan sonra da hiç düşünmüyorum. etrafıma bakıyorum, yaşıtlarımın çoğu evlendi. ilkokul,lise arkadaşlarımdan çocuğu olanlar da var. ama bunların hiçbiri beni etkilemiyor. millet yaşı geçecek diy
nasıl anlatsam bilmiyorum. 28 yaşına gelmiş bir adamım, şimdiye kadar evlenmeyi hiç düşünmedim. açıkçası bundan sonra da hiç düşünmüyorum. etrafıma bakıyorum, yaşıtlarımın çoğu evlendi. ilkokul,lise arkadaşlarımdan çocuğu olanlar da var. ama bunların hiçbiri beni etkilemiyor. millet yaşı geçecek diye alelacele evleniyor. çocuk yapmak desen bana göre olacak son şey sanırım. ona rağmen çocukları severim ama çabuk sıkılırım. evlilik dünyanın en sıradan şeyi gibi geliyor. zamanla da bu düşüncelerim değişmez gibi geliyor bana. sizce normal miyim ben? benim gibi olan var mı merak ettim.
0
nothing in my way
(05.05.21)
normalsin, gunumuzde cogu insan senin gibi dusunuyor. kafana uygun bir insan bulursan evlenmeden de cok mutlu olabilirsin ayrica.
0
in vino veritas
(05.05.21)
Yalnız değilsin. Sanki ben yazmışım gibi hissettim duyuruyu.

20 yaşında da aynısını hissediyorum, 27'de de. "Zamanla değişir fikirlerin" diyorlardı, değişmedi.

Mevzu ekonomik şartlar falan da değil, hiçbir yönüyle cazip gelmiyor yani.
0
deveyidiken
(05.05.21)
Yalnız değilsin +1

Bazı insanların evlenmek istemesi ne kadar normalse bazılarının istememesi de o kadar normal aslında ama ne yazık ki toplumda herkes belli bir yaştan önce evlenmeli gibi saçma bir düşünce var.

Aynı yaştayız ve evlilik bana da hep çok gereksiz ve uzak geldi şimdiye kadar. Zaten çocukları da sevmiyorum ve hayatta yapmayacağımdan emin olduğum tek şey varsa o da çocuk doğurmak. Bu durumda evlilik için zaten bir sebep bulamazken çocuk da istemeyince daha da anlamsız geliyor.

Yalnız şöyle bir şey var. Erkek arkadaşımla bazı planlarımız var ve aileler işin içine girince evlenmek durumunda kalabiliriz gibi görünüyor. Bazen bunu düşündükçe içim daralıyor böyle tarifsiz bir şekilde. İstemediğim ve hiçbir anlam yükleyemediğim bir şeyi sırf başkalarının içi rahat etsin ve “elalem ne der” düşüncesi yüzünden yapmak zorunda kalacakmışım gibi geliyor.

Sevdiğin kişiyle resmiyette bir bağının olması bir avantaj olabilir belki ama bunun dışında evliliğe dair her şey anlamsız ve gereksiz bence. Keşke bizim gibiler çoğunlukta olsa da bu anlamsız şeyler azalarak bitse.
0
ms brownstone
(05.05.21)
değişebilir, değişmeyebilir, bunların hepsi normal. kafana takma bence. karşındaki kişiyle ilgili bir şey evlilik zaten, mantıklı bir tarafı yok, duygusal bir karar. o duygu yükü altında değilsen anlamaman da çok normal diye düşünüyorum. ben 25'e kadar hiç düşünmüyordum, 30 yaşında evlendim, hayat bu noktaya getirdi yani. kendini kasma yani, hayatını yaşa. doğru ya da yanlışı yok bunun, kendin için nasıl uygunsa o senin için iyidir.
0
roket adam
(05.05.21)
Normal. Ben 20 yasinda da boyle dusunuyordum, sizin yasinizda da, simdi de... Ancak farkli bir duygu durumu icine girince degisir sanirim, o da degisirse artik :)

Evlenmek istemeyi de istememeyi de ben normal karsiliyorum.
0
invictae
(05.05.21)
Çocuk sahibi olmak istemiyorsan evlenmek mantıksız (yurt dışına gidiş vs ozeL durumlar hariç). tşkler.
0
abuzer
(05.05.21)
26 bitiyor ben de böyle hissediyorum bir kadın olarak. Çocuk çok büyük sorumluluk, aşırı derecede korkuyorum. Evlensem de yapmam diye düşünüyorum. Hayatımı ona vakfedemem.

Evlilik de çok büyük sorumluluk ve erkeklerin ev içi sorumlulukları eşit derecede yüklenmediğini görüyorum en modern ailede bile. Kendim hariç birinin ufacık işini bile sorumluluk adı altında yapmam. Ev temizlemek, yemek yapmaktan tutup her yere vekilebilir bu. İçimden gelip de yapacak olduğum şeyler başka, ev arkadaşımla bile birbirimize çok nazımız geçer ama sorumluluk olarak %50 eşitiz her konuda. Evliliğin bana bunu getireceğine inanmıyorum.

Bir de sadece seninle evledigin kişiyi kapsamayan bir kurum. Ailelerin ilişkisi, ikimizin birbirinizin ailesi ile olan ilişkisi falan bana çok yük geliyor.

Bu konularda benimle aynı düşünen ve yaşayan biri karşıma çıkar da evlenmeye değer bu adam dersem, seversem gerçekten evlenirim. Tabu değil benim için, iki imzadır atılır. Ama bunlarda anlaşma olmazsa gerek yok.
0
Mossy
(05.05.21)
evlilikten ne anladığına bağlı aslında
ortak zevklerinin olduğu biriyle full time zaman geçirme işlemi olarak görüyorum ben evliliği
e tabi devlet ve ailelere de nikah ile bunu onaylatmak gerekebiliyor, ama istemediğin düğün vs prosedürlerini geçebilirsin tabii
0
megacracker
(05.05.21)
Değişebilir, değişmeyebilir, bunların hepsi normal. +1
Evlenmek için evlenmediğiniz sürece kimseye zararınız yok, vakti geldi diye evlenilmez.
0
kobuzchu kiz
(05.05.21)
Evlenmek istemek de normal, istememek de +1.

Böyle konulardaki ruh ikizim "herkesin hayatına kimse karışamaz" diyen amca. Evlenenleri "evlenmek de çok saçma yeaaa'" diye elestirenleri de anlamıyorum, yaşı geçti korkusuyla olmayacak evlilik yapanları da.

Zaman içinde sizinle uyusacak biriyle denk gelince evlenebilirsiniz, birlikte yaşayabilirsiniz. Hiç evlenmeyip bireysel hayat da sürebilirsiniz. Bunların hepsi normal.
0
fraise
(05.05.21)
ben 29 yaşındayım ve ilkokul ve lise arkadaşlarımın %90'ı bekar. evlenenlerden de boşananlar oldu. artık eskisi gibi değil 35'ten öncesi geç kabul edilmiyor bence.
0
bohr atom modeli
(06.05.21)
Ben de 27 olcam kadınım, çevremdeki yaşıtların veya yaşı yakınların %90ı bekar.

Bir de ben de isterdim Norveçli olmak, sevgilimle yaşamak, evlenmeden çocuk doğurmak, gerizekalı mıyım Orta Doğulu olmak istiyim? Türkiye’de mecbur evlencez. Sevgilim en iyi arkadaşım, onla birlikte eğlenmek ve yaşamak isterim. Ama çocuk ve artan sorumluluklar beni korkutuyor.
0
Hallegadola
(06.05.21)
ben de böyleyim. hele hamile kalıp çocuk doğurmak ve ona bakmak imkansız ötesi benim için. asla yapabileceğim bir şey değil.
0
rose parks
(06.05.21)
beni çekiyordu, iki kez evlendim :) keşke hiç evlenmeseydim.
0
antihero
(06.05.21)
Hayat okula git, üniversiteyi kazan, iş bul, evlen, çocuk yap, ev al, emekli ol demek değil. Bunlardan birini ya da birkaçını yapmak istemeyebilirsiniz. Toplum sizi hamur gibi şekillendirmeye çalışır. Bu şekillenme de tüketim üzerine kuruludur. Bu zincirden kurtulabilirsiniz.
0
howfaristhesky
(06.05.21)
Normal miyim diye soruyorsanız ya siz normal olmadığını düşünüyorsunuz ya da aslında evlenmek istiyorsunuz da bir türlü olacağına inanmıyorsunuz. Kafanızda bu ihtimaller belirmemişse niye anormal olma ihtimalini kurcalayasınız ki? Tabii ki normal. Evlilik mecburi bir iş değil sonuçta. Evlenen de normal evlenmeyen de.
0
conanmaverick
(06.05.21)
valla ben de 38 yasindayim su insanla evlenirim diyebilecegim bir durum dahi olmadi ve kendimi hic evlenmis biri olarak dusunemiyorum. lakin tamamen de karsi degilim sonucta hayatta her sey olabilir. beni rahatsiz eden evliligin toplumda bir odev gibi gorulmesi ev evlenme asamasinda yapilan aptalca olaylar, hicbirini cekemem gibime geliyor hele ki karsimdaki insan ailesine asiri duskunse.

ote yandan gun gectikce iliskilerin de iyice garip bir hal aldigini gorup zaten istesem de evlenemezmisim gibi geliyor. garip halden kastim iste sosyal medyanin buyusu, insanlarin cok fazla sey istemesi beklemesi vs. herkesin kendince sebepleri vardir. o yuzden de bazen keske gec olmadan evlenseymisim bundan sonra istesem de imkansiz galiba diye dusunuyorum :D
0
bay b
(06.05.21)
uzun süreli ciddi bir ilişkin varsa ailelerin görüşüne bağlı olarak evlenirsin ya da evlenmezsin...
0
humat
(07.05.21)
(11)

Sevgilinin eski sevgilileriyle fotoğrafları

şarkı güzel ama ingilicce
Sevgilinizin eski sevgilileriyle olan fotoğraflarını saklıyor olmasını nasıl karşılarsınız?5—6 senedir kullandığı bilgisayarda, telefonda yıllar içinde birikmiş, tahminen 2-3 farklı kız arkadaşıyla olan fotoğraflar.Fotoğraflar arkadaş grubuyla çekilmiş olduğu için silmediğini söylüyor açıklama olara
Sevgilinizin eski sevgilileriyle olan fotoğraflarını saklıyor olmasını nasıl karşılarsınız?

5—6 senedir kullandığı bilgisayarda, telefonda yıllar içinde birikmiş, tahminen 2-3 farklı kız arkadaşıyla olan fotoğraflar.
Fotoğraflar arkadaş grubuyla çekilmiş olduğu için silmediğini söylüyor açıklama olarak. Açıp açıp bakmıyormuş ki, duruyorlarmış öyle. Beni rahatsız etti ama adama da bütün anılarını sil diye baskı yapacak halim yok.

Gereksiz yere kendi huzurumu mu kaçırıyorum? Normal şeyler mi bunlar? Fikirlerinizi merak ettim.
0
şarkı güzel ama ingilicce
(05.05.21)
gereksiz yere kendi huzurunu kaçırıyorsun, normal şeyler bunlar. hele ki arkada grubu fotosuysa çok normal.

şöyle düşünürsen bakışın netleşebilir. erkek arkadaşının ara ara o eski fotoları açıp "ahhh ne güzel kızdı be, keşke bırakmasaydım şimdiki sümüklüye kaldık" diyeceğine ihtimal veriyor musun? cevap hayırsa bu sorun olmamalı. cevap evetse asıl sorun fotolar değildir, o fotoyu silse bile senin bu düşüncen değişmez; emin ol farklı durumlarda yine hortlar bu düşünce.
0
Jux
(05.05.21)
Gerkesiz bence de.
Yani sadece bu fotoğraflar varsa düşünmek lazım ama 1000 tane fotoğraf içinde yer alıyorsa da lafını etmek olmaz
0
kisa
(05.05.21)
4-5 tane saklanabilir, sen de aklına biri gelince sosyal medyadan bakmayacak kadar her şeyi geride bıraktıysan biraz dert edebilirsin

saklanması elbette hoş değil ama o insandan çok, güzel geçirilen vakitlerin anısı içindir iyi niyetle bakarsak
0
bir soru sorcam
(05.05.21)
birisiyle birlikte olduğunuzda ona sahip olmuyorsunuz. karşınızda bir insan var ve bu insanın da bir geçmişi var. bu insan siz kıskandınız diye geçmişini silmek zorunda olmamalı. arada bakıyorsa bile, o insanı özlediği için bakmıyor olabilir. belki sadece o zamanları özlüyordur.

herkes yaşlanacak ilerde. kimse gençliğine ait bazı fotoğrafların sırf bir sevgili dedi diye yok olmuş olmasını istemez diye düşünüyorum. insanların bu kadar özgürlüğü olmalı. rahatsız olduğunuzu belirtirseniz bence o da bu durumdan rahatsız olur.
0
isabella was a ginger
(05.05.21)
Benim sevgilim öncekileri sildirtmişti. Ulan 5 yılda yüzlerce fotoğraf var. E bak bu kalmış, şunu niye silmedin vs diye kafamın etini yemişti. Hangi birini sileyim?

O zamanlar "tabii aşkım haklı" diyordum. Ama şimdi geçmişimi niye sildirttim diye kendime kızıyorum. Şu da var; onun da eski sevgilileriyle olan fotoğraflarını silmesini isterdim. Veya görmeyeceğim şekilde kaybetmesini.
0
Amory Lorch
(05.05.21)
Kendi huzurunu kaçıyorsun. Senin tarafından bakınca evet kısmanman doğal, ben de kıskanırdım. Ama gerçekçi bakınca benim de telefonumda eski sevgilimle olan fotoğraflarım duruyor. Sarmaş dolaş olanları sildim evet ama sadece ikimizin olduğu bir sürü fotoğraf var öyle arkadaş grubu falan da değil. Silmeme sebebim çok olması falan da değil, 15 dakikada silinir hepsi ama silmek istemiyorum. O da benim hayatımın bir dönemi, onu da ben yaşadım ve güzel günler geçirdik beraber. Sonra beni aldattığını öğrendim geçdn hafta, yani ayrıldıktan 3 sene sonra. Yine de silmedim. Çünkü fotoğraf ile o kişinin bir bağı bile yok benim için. Duruyor. Ara ara bakıyorum da hatta diğer fotoğraflara bakarken. Ama o kişiyi özlemiyorum, ona karşı bir şey hissetmiyorum zaten seneler olmuş biteli. Ama dursun, anıdır, bana aittir o da.
0
Mossy
(05.05.21)
Eski erkek arkadaşım bana gezegenler kadar uzak geliyor. Ama resimleri vardır albümlerde şurada burada. Grup içi resimler. Niye atayım. Utanacak bir şey yapmadım ki. O da hayatımın bir parçası. Açıp açıp iç geçirseydim o zaman atardım da yani bu hali ile geçmişten bir hatıra.
0
SiyamkedisiZorro
(05.05.21)
Ben silerdim, silmesini isterdim, ortak fotoğrafımın olduğu doluca arkadaşım vardı şimdi yoklar, fotoğraflar her şey değil. İnstagramlarda ekliler zaten arkadaşlar çok özlediğinde girsin profiline baksın. Ben fotoğraflarına baktığımda sevgilimin kolunu başka bir kızın beline doladığını görmeyi kaldırmam.
0
Hallegadola
(05.05.21)
"yaşanmışlıklar" adı altında romantize etmeye gerek yok, zihnen ileriye odaklanabilmek adına silinmesi doğru bence ama seni rahatsız ettiğini bile bile madem silmiyor, konuyu uzatmak gereksiz. bir gün sen de eski ilişkisi olacaksın, bir de böyle bak.
0
deartheodosia
(05.05.21)
hocam ben bosandım
karımla olan tüm fotoları bosandıktan 6 ay sonra sildim facebooktan
ama icinde cocuk olanları silemedim icim el vermedi sonucta cocugumun resmi her anısı kıymetli
cok da sıkıntı degil silmesin bosver
erkek saklamaz genelde durur ugrasmaz
0
kingcyrax
(05.05.21)
ben ilişkide kıskanc olailen biriyim. şahsen benim de fotoğraf arşivlrimin içinde eski sevgilimle fotograflarım var ama açıp açıp bakmıyorum. yani orda duruyorlar ve silmek için bile aklıma gelmiyor. sevgilimin de bilgisayarında ya da belleginde olsa kızmazdım. ama bakıp dursa mesela, (bunu da bilemeyiz gerçi) üzücü tabii.

sosyal medyada olması daha sıkıntı bence. o biraz daha insanlara açık alan ve bir nevi hayatını insanlara göstrdigin bir yer. 'ne gereği var' olurdum.
0
nadirendeolsa
(05.05.21)
(3)

İlişkileri kendi içinde halledememek

Mossy
Biriyle birkaç ay flört ettiğimde, belirsiz bir şekilde bittiyse, veda edilmeden azalarak biten ya da soğuyan bir iletişim olduysa bu insanları özlüyorum. Acaba dönsem olur muydu, o son mesajı ben atsaydım falan diyorum. Genelde hiçbir kopmada adım atan ben olmadığım için ve flört/ilişki boyunca ben
Biriyle birkaç ay flört ettiğimde, belirsiz bir şekilde bittiyse, veda edilmeden azalarak biten ya da soğuyan bir iletişim olduysa bu insanları özlüyorum. Acaba dönsem olur muydu, o son mesajı ben atsaydım falan diyorum. Genelde hiçbir kopmada adım atan ben olmadığım için ve flört/ilişki boyunca ben kendini mahrum bırakan taraf olduğum için en sonunda karşı taraf da salıyor beni haklı olarak.

Bu durumun sorunlu bir şey olduğunu düşünüyorum. Sanki bağımlı olduğum bir madde elimden alınmış gibi oluyorum belirsizce biten ilişkilerde. Ne diyorsunuz ne yapılabilir? Size de oluyor mu? Normal mi? Anormal mi?

Ek: 2 aydır konuştuğum biriyle iletişimimiz benim tat almadığım bir hale gelmişti. Sonunda buz gibi konuştum ve bi daha da yazmadım. O da yazmadı ama bozulduğunu biliyorum. Benim kendisine olan ilgimin farkındaydı ve beklemiyordu bunu. Bir haftadır konuşmuyoruz. Ama özlüyorum kendisini. Yazmalı mıyım bilemiyorum. En azından güzel bir veda etmek için ne bileyim
0
Mossy
(05.05.21)
Sen closure denen kapanışları seviyorsun öyle rahat ediyorsun iyi ya da kötü ve bu kapanışları yapmaya hakkın var
0
freebird5406_2
(05.05.21)
Bu tip sorulara genelde hep aynı cevabı veriyorum, buradaki arkadaşların gerçeklikten ve halktan kopuk olduğunu fark ettim. İlişkilerde biraz daha net olmayı deneyin. Birinden hoşlanıyorsanız hoşlanıyorum senden sevgili olalım deneyelim diyin. Yok bizden bir şey çıkmaz diyorsanız yine net olun ve net bir şekilde konuşmak istemediğinizi ve vedalaşmanın gerektiğini söyleyin. Bu tip dertler yeni modamız oldu çünkü flörtleşme adında yaşanan yakınlaşma ve sohbetler anlamını yitirdi. Flört aslında iki kişinin henüz birbirine açılmadığı ama hoşlandığı, birbirine kur yaptığı, yanlış anlaşılmaların veya küçük iltifatların yaşandığı sevgililiğin gerçekleşmesinden az önceki evrenin adıdır. Ama bu artık işte her konuşulan insanla sevişebiliriz de evlenebiliriz de ama ayrıla da biliriz, ad koymayalım, takılalım ilişkisine dönüştü. Azalarak bitmenin nedeni bu. Sohbetin modu düşüyor, daha iyi alternatif oluyor ve ona kayılıyor.

Bence siz fark etmeden bir şeylerin ters gittiğini hissediyorsunuz. Güzel bir veda hakkınız. Bence insanlar veda etme ya da sevgiliğe adım atma konusunda cesaretli olmalı.
0
Hallegadola
(05.05.21)
Rica ederim, kolay gelsin. :)
0
Hallegadola
(05.05.21)
(18)

Eski Kız Arkadaş Soru, Siz olsaydınız ne yapardınız ?

paramolacak
Selamlar,Eski kız arkadaşım hep kendi internet sitesi olsun istiyordu ben ona hediye olarak posting ve domain alıp hediye etmiştim ama bu işlerden anlamıyor diye kurulum aşamasında ben yardımcı oldum. Siteyi aktif edemeden de ayrıldık zaten ve yaklaşık 2 yıldır görüşmüyoruz. Şimdi mail geldi host ve
Selamlar,

Eski kız arkadaşım hep kendi internet sitesi olsun istiyordu ben ona hediye olarak posting ve domain alıp hediye etmiştim ama bu işlerden anlamıyor diye kurulum aşamasında ben yardımcı oldum. Siteyi aktif edemeden de ayrıldık zaten ve yaklaşık 2 yıldır görüşmüyoruz. Şimdi mail geldi host ve domain süresi bitiyormuş, domain kendi adı ve soyadından oluşuyor, acaba kendisini arayıp bak bitiyormuş boşa çıkacak alan adı istersen al diyeyim mi ? Birde süre bittikten ne kadar zaman sonra girip alabilir domaini ? i
0
paramolacak
(05.05.21)
Ben olsam aramaz ama mail atardım, bilgiyi iletmek kibarlıktır. (Tabii canavar kötü bir insan değilse)

edit: ulan bi ben iyi niyetliymişim, eski kız arkadaş olduğumdan herhalde sjdhfsk
0
whoosie
(05.05.21)
Ya bir anda çat diye '' sen daha iyilerine layıksın'' mesajı ile ayrıldı benden kişiliği iyidir ama canavar mı değil mi bilemedim sahdbasışduba
0
🌸paramolacak
(05.05.21)
Bosveeer...
0
invictae
(05.05.21)
Boşver bir iletişimde bulunma. O istese arar zaten seni.
0
komando kani var bende
(05.05.21)
Site gidince onun sana ulaşması daha makbul. Ama ilk sen adım atarsan "unutamamış eki eki" dedirtirsin. Boşver. Ben olsaydım niyetim varsa hanımefendi ile yazardım veya arardım.
0
Amory Lorch
(05.05.21)
Normalde yardım edilir de sen daha iyisine layıksın mesajıyla ayrılan birine etmezdim ben. Dert onun, senin yardımını istiyorsa o sana ulaşsın.
0
Jux
(05.05.21)
[email protected] diye fake bi mail hesabiyla

"Su tarihte kullanim sureniz bitiyor. Bilginize.

Not: Bilgilendirme mail'idir, geri donus yapmayiniz"

yazip gonderilebilir.

Iyilik yap denize at misali.
0
onemoremile
(05.05.21)
Siteyi aktif etmemişsiziniz zaten. Ne için aramak istiyorsun? Eskiden iş çıkmaz. Önüne bak. Enerjini bunlara harcama.
0
hepbiarayisicinde
(05.05.21)
Tekrar birlikte olmak istiyor şeklinde yorumlar +1

Tekrar birlikte olmak istiyorsan yaz, yoksa yazma.
0
himmet dayi
(05.05.21)
sAlla gitsin ya
0
all girls dream
(05.05.21)
Yok ya tekrar birlikte olmak istemiyorum, sadece haberi olsun boşa düştüğünden alan adının, çok istediği bir şeydi bu, bende diye gerçekleştiremedi istediğini haber edeyim çekileyim derdindeyim. Çok saf olabilirim tabi. Bu arada teşekkür ederim fikirlerini paylaşan arkadaşlarıma
0
🌸paramolacak
(05.05.21)
100 dolara satiyorum alacaksan diye mesaj at. Almazsa icine bu alan adi satiliktir yaz.
0
divit
(05.05.21)
Kendin al sonra fahis fiyata satarsin :P
0
vudin
(05.05.21)
Neden yazacaksınız anlamadım, o arasın fark edince.
0
Hallegadola
(05.05.21)
Kontrol falan etmezse haberi olsun diye düşündüm
0
🌸paramolacak
(05.05.21)
sen al, sahte bir mail ile bitiyor falan almak ister misin de, almak isterse alamasın :D
0
xdenizx
(05.05.21)
tekrar gorusmeye baslamak, iletisime gecmek gibi bir caba yoksa ortada cok gereksiz bir hamle bence. ben olsam parmagimi oynatnam. cok istiyorsa o alir zaten sizi ilgilendiren bir sey yokmus burada.
0
in vino veritas
(05.05.21)
mail atarım ben olsam, birde erişiim bilgilerini verirdim sonrası benim işim değil.
0
selam
(05.05.21)
(17)

Fuckbuddy'si olan biriyle flört eder misiniz?

Jux
Biriyle flört ediyorsunuz, fb'si olduğunu öğrendiniz(o söyledi ya da sen sordun, fark etmez). Flörtü keser misiniz? Ne anlamda etkiler sizi?
Biriyle flört ediyorsunuz, fb'si olduğunu öğrendiniz(o söyledi ya da sen sordun, fark etmez). Flörtü keser misiniz? Ne anlamda etkiler sizi?
0
Jux
(05.05.21)
fuckbuddysi olan biriyle anca fuckbuddy olunur o yüzden etmezdim.
0
jelly bear
(05.05.21)
@Synapselicindy, seninle flört ederse fb'sini bıracak, çok eşlilik yok. Bu dile getirilmedi ama normal olan da bu değil midir zaten? biriyle fb'sindir, sonra başkasından hoşlanır onunla flört edersin sevgili olursun, o durumda da fb ile görüşmezsin. işin usulü budur diye düşünüp sordum ben soruyu aslında. iki tarafın da buna ikna olması lazım sanırım, o halde üzerine konuşulması gerekir herhalde.
0
🌸Jux
(05.05.21)
Fb sinin sevgilisi ile flört ederim.
0
infernalcadre
(05.05.21)
İkiyüzlülüğe gerek yok, kendi için fb müessesesini normal görüp partnerinin geçmişini bu çerçevede sorgulamak ikiyüzlülüktür. çok eşlilik olmadığı sürece (her iki taraf için de elbette) bir sorun görmüyorum. flörte başladığım biri fb'siyle hala birlikte oluyorsa flörtü keserdim.
0
himmet dayi
(05.05.21)
Bırak flörtü sohbet etmez arkadaşı olmazdım.
0
Hallegadola
(05.05.21)
Flörtü keserim. Duygu, his vs olmadan başka bir vücuda kolayca dokunabilen birisi ile sevgili olamam. Basit biri der geçerim.
0
Amory Lorch
(05.05.21)
himmet +1

önemli olan aynı anda olmaması.
geçmişte cinsel olarak kimin ne yaptığıyla ilgilenmem.
ilişkileriyle de ilgilenmem.
ben de düşününce geçmişte yaptığım birçok şeyi artık tercih etmeyebiliyorum.
bunlar yargılanacak şeyler değil.
insan ilişkileri karışık, o yüzden çok ahkâm kesmemek lazım.
0
blatta hiberna
(05.05.21)
Flört ediyorken fbsi olduğunu öğrenmişsem soğurum. Geçmişinde varsa çok sorgulamam ama o an benimle konuşuyor ve halihazırda biriyle cinsel paylaşım olarak bile olsa ilişkisi olduğunu öğrenmek uzaklaştırır. Benimle olması halinde onu bırakacak olması da bana itici gelir. Seçenek olmaktır bu bence. Önce kimle ne ilişkisi varsa bitirmesini sonra benimle flörte başlamasını yeğlerdim. Pazarlık gibi bu biraz, sen gelirsen onu yollarım gibi... çirkin
0
Mossy
(05.05.21)
benimle görüştüğü süreçte fb'siyle takılmadığı sürece etkilemez. "senden önce bir kız arkadaşım vardı" demesiyle aynı şey. birinde birisiyle takılmış ve sevgili olmuş, diğeriyle ise takılmış ve sevgili olamayacaklarını görmüş, fb olmuş.

ayrıca, önceden fuckbuddy ilişkisi ya da toplumca fazla onaylanmayan başka bir ilişki yaşadı diye tüm flörtleriyle bu tarz ilişkiler kuracak değil. insan bir sürü şey deneyimliyor hayatta. o yüzden geçmişte yaşadığı ilişkilere değil, bana nasıl davrandığına göre değerlendiririm flörtümü.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(05.05.21)
@Mossy, biriyle flört ediyorsan onu henüz tanımamışsın demektir. Mesela ilk buluşmadan belki etkilenmeyeceksin, bu sebeple fb ilişkisini bitirmek ne kadar mantıklı?

Kaldı ki ikisi aynı amaca hizmet eden şeyler değil, o yüzden direkt pazarlık malzemesi olarak mı bakmak lazım bilmiyorum. Birinde hoşlantı var gönül ilişkisi, öbüründe bu yok. Yani fb sevgilinin alternatifi değil bu anlamda.
0
🌸Jux
(05.05.21)
Flort ediyosak (kesin bilgiye) kesmeli iliskisini. Duysam sogurum. K

Ama bazı kadınlara bu çekici bile gelebilir, soylim ;) çünkü; diğer kadına tercih edildigini düşünmek...
0
abuzer
(05.05.21)
Etmem , FB si olan biri ile arkadaşlıkta etmem
0
paramolacak
(05.05.21)
hocam
fb si oldugunu soyledi ya da ogrendin
bir erkegin bunu kaldırması cok zor
gercekci olalım

bir erkek de soylemez fb var diye
arkadasım der bir şey der
0
kingcyrax
(05.05.21)
o an var olduğunu öğrendiysem ben de o eğilimde yürürdüm. önceden varmışsa sıkıntı olmazdı. çok açık bir soru olmamış.
0
bohr atom modeli
(06.05.21)
öğrendim ve flörtü kestim. asla bu şekilde flört edemem. birden fazla flörtü de kabul edemem. bu ne rahatlık genişlik arkadaş :P
0
batlegolas
(06.05.21)
Flörtün de fb'sine karışılaşacaksa yani... Burada tek yanlış flört kişisinin fb'si olduğunu söylemesi. Ne gerek var bunu söylemeye. Flört daha sevgili havasına bürünürse zaten fb bırakılırdı ve geçmişte kalırdı. Böyle kime ne faydası var anlamadım. Herkes herkesle flört değil mi zaten? Bu iş çok sıradanlaşmadı mı? 2 gün konuşulan insan için neden seks hayatını değiştirsin? Sevgiliden farkı ne o zaman? Tuhaf. Kimisi de arkadaş bile edinmem demiş gsjsg Neyse. Edilir yani sonuçta, sadece bunları konuşmaya gerek yok.
0
conanmaverick
(06.05.21)
Niye flört edilmesin ki ? O başka bu başka. FB'nin mantığı zaten senin veya onun gönül işlerine bulaşmıyor oluşu.
0
Avoiding The Puddle
(16.05.21)
(16)

kollarda damarların belli olması

nick bulamadim
ergenlikten beri kollarımdaki damarlar çok belli oluyor. dikkat ettiğim kadarıyla ergenliğinde zayıf olmuş insanlarda oluyor. spora başladıktan sonra daha da arttı. gerçi 2. fotoğraftaki gibi kolun içindeki ve bicepstekini seviyorum. ama ellerimdekiler rahatsız ediyor. sürekli ellerii saklıyorum ya
ergenlikten beri kollarımdaki damarlar çok belli oluyor. dikkat ettiğim kadarıyla ergenliğinde zayıf olmuş insanlarda oluyor. spora başladıktan sonra daha da arttı. gerçi 2. fotoğraftaki gibi kolun içindeki ve bicepstekini seviyorum. ama ellerimdekiler rahatsız ediyor. sürekli ellerii saklıyorum yazları. kız aradaşım yok. olsa elimi saklarım ve tutmasını istemem.

eksiup.com
eksiup.com

skleroterapi diye bir tedavi varmış. köpük gibi bir şey enjekte edip kurutuyorlarmış. tedavi olayım mı? damarları kurutacakları için endişeleniyorum tehlikelidir diye. bir de bicepstekinin yok olmasıın istemiyorum. :D ama bu şekilde sürekli ellerimi saklamaktan da sıkıldım. özgüvenimi etkiliyor. siz rahatsız olur muydunuz? tedavi olur muydunuz yoksa takmaz mıydınız?tedavi olunca şöyle bir değişim oluyormuş.

www.hekim.net
0
nick bulamadim
(04.05.21)
Böyle damarlı ele, kola düşen bir sürü kız var bence boşuna saklıyorsun
0
sta
(04.05.21)
Bir sorun göremedim ben. Kadınların daha çok hoşuna gidiyor +1. Saklamayın kollarınızı.
0
Hallegadola
(04.05.21)
umarım ters psikoloji yapıyorsundur kardeş, yunan tanrısı gibisin maşalla, ekmeğin bol olsun.
0
Jux
(04.05.21)
benim de bu kadar olmasa da boyle.

karizma oglum bu, sen cok yanlis gelmissin.
0
baldur2
(04.05.21)
uff nası güzel serum bağlanır bu damarlara, resmen hemşire rüyası gibi kolların varmış maşalla..

Kadınlar çok da sallamaz bu damar meselesini ve hatta evet çekici bulanı da var.
0
lcha
(04.05.21)
Bence gayet hoş. Ellerde bu kadar belirgin olanı ilk defa görüyorum ama sadece farklı ben hiç garipsemedim. Kollardaki aksine çekici duruyor saklamanıza hiç gerek yok
0
ddenizz
(04.05.21)
Bence gayet hoş görünüyor. Bir çok hemcinsimin de böyle düşüneceğine eminim.
0
Benyinegulerim
(04.05.21)
Uzaktan olan fotoğraflarda özellikle çok güzel duruyor. Çekici bir şey ki bu, sen buna neden tutuldun acaba.
0
turkce konusan uzayli
(04.05.21)
Herkes yazmis zaten ama ben de yazayim, eksik kalmayayim :D cogu kadinin buna dibi dusuyor zaten, yunan tanrisi masallah +1 :)

Takmayin kafaniza, dusundugunuzun aksine guzel bir sey :)
0
invictae
(04.05.21)
yağ oranı düşük erkeklerde böyle damarlar gözüküyor. yani çok zayıf değilsen muhtemelen vücudun orantılı, sağlıklı ve çekici durumdadır. diğer insanlar da bunun farkındadır. gereksiz bir endişe.
0
isabella was a ginger
(04.05.21)
Üniversite yıllarında ellerimdeki damarları gören bi kız başka yerlerimin de damarlı olup olmadığını sormuştu lapss diye, tabii ben şok :) Sonra damarlardan vb sohbet ettik bi süre. Genel olarak hoşlarına gidiyor, senin el kol yapısı da gaayet iyi. O damarları belirgin kılmak için nice yiğitler salonlarda telef oluyor bunu unutma :)
0
msb
(04.05.21)
Sakın skleroterapi yaptırmayın.
Ölümden dönmüş ve hastanede çok zor damar yolu bulunan biri olarak, tavsiyem estetik için damarlarınızı feda etmemenizdir. İnsanın başına her şey gelebilir.
Ayrıca hiç de rahatsız edici görünümü yok.
0
pro9it9is9
(04.05.21)
Tanıdığım 10 kadından 8i damarlı kol hastası
0
suicides underground
(04.05.21)
açıkcası bu kadar olumlu bir yorum beklemiyordum. teşekkürler olumlu yorumlar için. ben de severim özellikle bicepste falan hoş duruyor ama bende çok fazla gibi. son 5 yılda daha da arttı. özellikle ellerimin üzerindekilerden rahatsız oluyorum. yaşlı eli gibi oluyor :d
0
🌸nick bulamadim
(04.05.21)
El fetişçisi kadınları ayıklamak için açılmış bir duyuru bile olabilir diye düşünüyorum. Eğer öyle değilse, ellerin çok güzel 10/10 verdim, insanlarda ilk ele bakan biri olarak sonnnn derece çekici buldum.
0
Mossy
(04.05.21)
Duyurunun açılma sebebiyle ilgili olarak: Mossy +1

Kız arkadaşının olmadığı detayını belirtmen faydalı olmuş.

i.ibb.co

soruya da cevap vereyim de silinmesin: Hayır.
0
himmet dayi
(04.05.21)
(19)

Akıl sağlığınızı nasıl koruyorsunuz?

Sakinolmamlazim
Soru başlıktaBen çok yorulduğumu, motivasyonumun çok düştüğünü hissediyorum. En azından çıkıp yürüyüş yapıp evden kurtuluyordum ama o da bitti malum.Siz neler yapıyorsunuz? Çok bunaldığınız zaman sizi motive eden şey ne oluyor?Not: Beni artık bu sürecin geçici olduğunu düşünmek falan da kesmiyor
Soru başlıkta

Ben çok yorulduğumu, motivasyonumun çok düştüğünü hissediyorum. En azından çıkıp yürüyüş yapıp evden kurtuluyordum ama o da bitti malum.

Siz neler yapıyorsunuz? Çok bunaldığınız zaman sizi motive eden şey ne oluyor?

Not: Beni artık bu sürecin geçici olduğunu düşünmek falan da kesmiyor
0
Sakinolmamlazim
(04.05.21)
korumuyoruz.
0
fff02561
(04.05.21)
koruyamadım ve paikolojik problemlerimin olduğunu düşünüyorum artık. yakın zamanda psikiyatriste gidip ilaç kullanmayı planlıyorum.
0
rose parks
(04.05.21)
2020'yi çok iyi atlattım ama 2021'de benim de pilim bitti gerçekten. Yürüyüş yapmaya devam ediyorum açıkçası başka türlü gece uyuyamamaya falan başladım.
0
roket adam
(04.05.21)
Koruyamadım. Psikiyatriste başlayacağım.
0
sta
(04.05.21)
Green carda başvurmuştum. Son 3 aydır canımı sıkan her şeyi 8 Mayıs sonrasına erteliyodum. O vakit de geldi çattı. Bu olmadı diyelim, beklemem gereken ve sonu heyecanlı biten biten başka bir şey icat edip onunla oyalanıcam. Çok da gidip bir başka yere yerleşeyim heveslisi değilim aslında ama bir şeyleri beklemek beni güzel oyalıyor.
0
IncredibleMau
(04.05.21)
Koruyamıyorum, psikolojik destek alıyorum.
0
Mossy
(04.05.21)
Ben de yürüyüş yapmayı çok severdim iyi gelirdi şimdi yerine yoga yapmaya başladım yerini doldurdu gibi sanki.

Ana sorunun cevabı nasıl koruyorum ben de bilmiyorum ama koruyorum.
0
turkce konusan uzayli
(04.05.21)
Merak güdüsü fazla sanırım bende, devamlı araştıracak konu vs. arıyorum ,buluyorum. Bir yerde doydum gibi olunca, dizi-film izliyorum.
0
evimin paspasi
(04.05.21)
Korumuyorum, kimsenin de koruduğunu görmedim. Pilatese başlamak istiyordum rahatlamak için ama annemle babam corona var diye izin vermiyor. Sevgilim iş yüzünden çıldırıyor onun hasta olmaması için sürekli dua ediyorum.
0
Hallegadola
(04.05.21)
Psikiyatriste başladım yeniden (hep gitmesem de 7 yıllık bir geçmişim var). Kendisi de aslında normal zamanda olmasaydı ilk aşamada terapi ile devam edip ilaca gerek olup olmadığını görebilirdik ama şimdi iyi hissettirecek şeyleri yapamayacak durumda olduğun için ilaç vereyim de bir toparlan dedi. İlaçlara başladım bir değişiklik yok ama göreceğiz.
0
peki madem
(04.05.21)
saldım gidiyor. hayatımda hiç bu kadar mutsuz hissetmemiştim genel olarak.
0
rain when i die
(04.05.21)
Koruyup koruyamamak arasında ince bir çizgideyim. Anlık geleceği düşünüp bir şeyler yapmam gerektiğini hatırlayınca toparlanabilirsem toparlanıyorum.
0
jjimyl
(04.05.21)
Analog not defterine yapmam gerekenleri ve yaptıklarımı yazarak.

Motivasyonum tabii ki her zaman çok yüksek değil, ama yapılması gerekenler aradan çıkıyor bu şekilde. Yapılacaklar birikince ben şahsen ruh sağlığımı koruyamıyorum. Erteleme hastalığı olan biri olarak, bundan çok çektim.

Öz bakımınızı yapmaya üşenir hale geldiyseniz, uzun süre kötü hissediyorsanız, prof. yardım almaktan çekinmeyin ve bunu ertelemeyin.
0
buf-e kür
(04.05.21)
Twitter açtım sabah akşam beyninden geçen her düşünceyi yazıyorum sağolsun arkadaşlarım da okuyor.
0
lata
(04.05.21)
düzenli spor ve meditasyonla
0
superb
(04.05.21)
fırın, nöbetçi eczane falan, çıkıp yürüyün hocam yine .. :(
0
WithWorth
(04.05.21)
yaklaşık 5 senedir koruyamıyorum. Korumaya çalışıyorum fakat iki adım ileri üç geri hep. artık ilerisini düşünmemeye gayret ediyorum, yeni hayal kırıklıkları edinmemek için.
0
lüzumsuz adam
(04.05.21)
Lan duyuruda herkes delirmiş resmen.

Valla benim sülalem raad. Pandemi yokken de evde zaman geçirmeyi seven biriydim. O yüzden pek de zorlanmıyorum. Canım sıkılıyor tabii ama Friends açıp ona odaklanıyorum, olmadı Playstation oynuyorum, kedileri kovalıyorum, yakalarsam tarıyorum vs. vs. Kafayı sıyırmadım.
0
himmet dayi
(04.05.21)
Bisiklet.

Geçtiğimiz yıl Mart ayından beri evden çalışıyorum. Sabah 8 de tükkanı açıp akşam 6'ya kadar çok yoğun çalışıyorum. Bilgisayar başından kalkmadan ve bu kadar konsantre çalıştıktan sonra herhangi bir kitaba, filme odaklanmak anlayıp algılamak ekstra zor oluyor.

Normalde bisikleti dışarda sürerdim ama malum yasaklar. Kendime bir trainer aldım. Bisikleti üzerine taktığın ve evde sürebildiğin bir edevat. Hatta bu alet akıllı bişey olduğu için zwift isimli program vasıtasıyla televizyon ekranından sürdüğün yolu görebildiğin gibi bu programı kullanan başkalarıyla da yarışabiliyorsun. Yokuşları falan da simüle ediyor. İşte benim pandemi ilacım bu. Akşamları bazen 60-90 kilometre hafta sonları 100-150-200 allah ne verdiyse. Bazen 10-12 saat non stop pedallıyorum. Kan ter içinde, nefes nefese ekranda beni geçen gerçek kişilerin avatarlarını yakalamaya çalışıyorum.

Şarkı vardı böyle, uykusuz her gece, yorgun ölesiye...
0
thracia
(04.05.21)
(9)

Tanriyla bir anlasma imkanin olsaydi...

alttaraf
Geri kalan omrunun her bir yili icin 1 milyon tl verse kabul eder miydin ve kac yil icin kabul ederdin? Acayim..Hayal bu ya, farz edelim ki tanri seninle pazarliga oturdu ve dedi ki "bundan sonraki omrunun her bir 365 gunu icin 1 milyon teklif ediyorum, tek bir kez isteme hakkin var, kac gunun kaldi
Geri kalan omrunun her bir yili icin 1 milyon tl verse kabul eder miydin ve kac yil icin kabul ederdin? Acayim..
Hayal bu ya, farz edelim ki tanri seninle pazarliga oturdu ve dedi ki "bundan sonraki omrunun her bir 365 gunu icin 1 milyon teklif ediyorum, tek bir kez isteme hakkin var, kac gunun kaldigini biliyorum, ve istegin bakiyenden fazlaysa yani diyelim 4 yil icin 4 milyon istedin, yeterli bakiyen yok deyip pazarligi bitirecegim.."
cevabiniz ne olurdu?
kendi adima 5 yil/milyon olarak teklifimi iletiyorum..
(gunlerin omrunun son gununden itibaren dusecek elbette ve sen son gununun ne zaman oldugunu bilmeyeceksin, yani 5 yilin varsa son 4 unude istemis olabilirsin)
let the game begin:)
0
alttaraf
(04.05.21)
omrumu kisaltsin da para vermese de olur valla
0
nibba
(04.05.21)
TL ile iş yapan bir tanrıyla pazarlığa oturacağımı sanmıyorum ya.
0
plutongezegendegilmi
(04.05.21)
ben de 5 sene civarı derdim. genelde yaşlanıp ölüyoruz, zaten yaşlılıkta bir şey yapmıyoruz hayat anlamsız. bütün gün evde oturup bir ton hastalıkla boğuşup öleceğimiz günü bekliyoruz. gençlikteki gibi gideyim gezeyim, arkadaşlarla oturayım olayı da yok. o yüzden yaşlılıktan 5 sene gitse gayet iyi olur. hem hastalıklarla boğuşmam hem kimseye muhtaç olmam. hem de 5 milyona iyi bir hayat yaşadım derim. daha genç yaşlarda öleceğimi hesaba katarsam da (atıyorum 37de ölecekmişim ama 32de öldüm), zaten genç yaşta geberecekmişim, en azında zengin bir hayatım oldu derim. özetle 5 iyidir, ne az ne çok.
0
rose parks
(04.05.21)
Ben yaşamayı niye bu kadar seviyorum bilmiyorum ya çok da matah bi hayatım yok halbuki .s ömrümden veresim gelmedi hiç belki 1 sene veririm 1 milyon beni yeterince ihya eder bence. dolara yatırır yavaş yavaş ezerim yatırım matırım yapmam. gezer tozarım.
0
olutaklidi
(04.05.21)
5 yıl teklif edip ret yersem eğer kısa zamanda öleceğimi öğrenmiş olurum. 5 milyon da para değil zaten. Bu riske girmem. Ters bir şey olmazsa eğer önümüzdeki 2 yıl yaşayacağımı öngörüyorum. Yine kaza vs. olmaz da ecelimle öleceksem eğer muhtelemelen hastalıkla geçecek ömrümün son 2 senesini feda edebilirim.
0
IncredibleMau
(04.05.21)
5 yıl iyiymiş bence de. 600 bin dolar ediyormuş. O parayla gider kendime yeni bir hayat kurmaya çalışırım.
0
peki madem
(04.05.21)
Ben soruyu çok anlamadım ama cevapları okuyunca anladım gibi. Valla böyle olaylara şüpheyle yaklaşırım, kripto borsası gibi çiftlikbank gibi ne olacağı belli değil. Ömrümden çok vermezdim. Ömrümden kıyamazdım daha doğrusu. Pazarlık yapardım, yarısını kısalt 500 bin ver derdim. O da denemek için nasıl bir iş diye.
0
Hallegadola
(04.05.21)
6 ay yeter. borçları kapatayım da düze çıkınca gerisi kolay. ona da bakiye yetersiz derse bi hassiktir çekerim artık :)
0
antihero
(04.05.21)
3 yeter bana
0
superb
(04.05.21)
(1)

4 Mayıs'ımız kutlu olsun!

boray eris
Jedi arkadaşlar! 4 Mayıs'ımız kutlu olsun.
Jedi arkadaşlar! 4 Mayıs'ımız kutlu olsun.
0
boray eris
(04.05.21)
May the 4th be with you :)
0
Northern Mariner
(04.05.21)
(9)

yaşlı çiftlerin boşanması

roket adam
şimdi bugün bill melinda gates boşanması üzerine tekrardan aklıma geldi. geçen yıl da eski ev sahibimizle eşi boşanmıştı, mali açıdan her türlü imkanları olan 60+ bir çift ama bi şekilde boşandılar işte. gençken boşanmayı daha iyi anlayabiliyorum ama genel olarak yaşlıyken boşanmak aşırı zor değil m
şimdi bugün bill melinda gates boşanması üzerine tekrardan aklıma geldi. geçen yıl da eski ev sahibimizle eşi boşanmıştı, mali açıdan her türlü imkanları olan 60+ bir çift ama bi şekilde boşandılar işte. gençken boşanmayı daha iyi anlayabiliyorum ama genel olarak yaşlıyken boşanmak aşırı zor değil mi ya sizce de? belli bi yaştan sonra baştan hayat kurmak, 2. bi hayat yaşamak zaten çok zor. o kadar yıllık hayat arkadaşına veda edip yalnız ölmek ne bileyim çok zor gibi geliyor.
0
roket adam
(04.05.21)
Bazen o birliktelik yalnız yaşamaktan/ölmekten daha zor olabiliyor. Her gün kavga, gürültü çekmektense o zorluğu göze alıyor çiftler yaşlı olsalar da. Yaşlılıkta zaten her iki taraf da daha az tolere ediyor birbirini. Bu yüzden kavga sıklığı ve şiddeti artıyor her geçen yıl. Bir yerden sonra çiftler birbirine katlanamaz hale geliyor.
0
himmet dayi
(04.05.21)
melinda ve bill için bu kadar zor olmasa da geçen bir araştırma okumuştum, amerikada 40 yaş üstü boşanmış erkekler intihara 3 kat meyilli oluyorlarmış, sebebi yalnızlık hissi ve izolasyonmuş
0
freebird5406_2
(04.05.21)
Yaslandikca insanlarin huylari degisiyor. Daha az toleransli oluyorlar. Belli bir yasa gelmis insan eger birikimi vs de varsa baskalarina katlanmamayi tercih ediyor olabilir.
0
nax
(04.05.21)
Çevremde o yaşlarda boşanan çok aile dostumuz var. Genelde çiftlerden birisi sürekli gezmek, diğeri de sürekli evde oturmak istiyor. Anlaşmazlıkların ana kaynağı bu. 60 artık o kadar da yaşlı değil günümüzde. Yeniden de evlenebilirler veya özgürce birisine bağımlı olmadan gezip tozabilirler.
0
iwasbornonamountainside
(04.05.21)
huysuz, problem oluşturan ve çözüm yanlısı olmayan bir insanla uğraşarak hayat enerjilerini tüketmektense yalnız kalıp kafa rahatlığı içinde olmak daha tercih edilebilir geliyordur. ilişkiler tıkandıklarında çok yorucu oluyor ve yalnızlık daha iyi bir seçenek olarak görünebiliyor.
0
deartheodosia
(04.05.21)
çoğu zaten gençken de sorunları olan çiftler.belli yere kadar sabrediyorlar ama sonrasında dayanılamıyor bazı şeyler.bunun da etkisi var.
0
drako
(04.05.21)
Torunuyla çok eski arkadaşı olduğum böyle yaşlı bir çift vardı, aynı sitede otururduk. Biz büyüdük tabi, sonra aniden bu yaşlı çiftin boşandığını duyduk. Meğersem amca teyzeye yıllardır psikolojik baskı uygularmış, şiddet de varmış. Bi gün çocuklarından da güç bulmuş boşanmışlar, arkadaşımın anneannesi arkadaşımın ailesiyle yaşamaya başladı, dedeyi de sallamadılar. Zaten dede öldü sonrasında.
0
Hallegadola
(04.05.21)
Neden zor olsun.
Aksine insanlar o yaşa kadar “sabredip”, şiddet görüp, güçsüz hissettirilip bastırılıyorlar. O yaşta boşanınca belki tam tersine çok daha mutlu,rahatlamış şekilde hayatlarına devam ediyorlardır.
0
rewlack
(04.05.21)
mor bembombom + 1 milyon. hatta ortalama bence 50-55 yaş ve üstü kadınlar için %75, imkanları olsa anında ayrılırlar. görüyorum etrafımda adamlar 70 yaşında hala kendisiyle yaşıt kadından en az 3 çeşit yemek bekliyor, donunun çorabının yerini soruyor, sabah çekip kahveye gidiyor, gitmesede tv karşısında yemeğini suyunu kahvesini ayağına bekliyor. üstelik bu kadınların önemli bir kısmı torun veya başka bir aile büyüğüne de bakıyor.
0
Phoebe
(04.05.21)
(5)

"sevmek" kavramı

yuvarlanantencereninkapagi
dinlediğim bir podcastte kendini sevmekten bahsediyordu. aslında sevmek kavramını bildiğimizde kendimizi ya da bir başkasını sevmenin aynı oldugunu, bir baskasının ya da kendimizin sadece nesne oldugunu söylüyordu. sizce de böyle mi?bir de aynı podcastten sorular size:1- sevmek hayatınızda şu anki h
dinlediğim bir podcastte kendini sevmekten bahsediyordu. aslında sevmek kavramını bildiğimizde kendimizi ya da bir başkasını sevmenin aynı oldugunu, bir baskasının ya da kendimizin sadece nesne oldugunu söylüyordu. sizce de böyle mi?

bir de aynı podcastten sorular size:

1- sevmek hayatınızda şu anki haliyle nasıl var, sizin dünyanızda neye tekabül ediyor?
2- nasıl seviyor, nasıl seviliyorsunuz? sevilmek sizin için ne demek?
3- " iyi sevgi" sizin için ne demek?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(03.05.21)
alfred
(03.05.21)
sevmek tabiki özne ile nesne arasındaki ilişki, karşılıklı olursa sevişmek oluyor. karşılıklı birbirini sevmek yani.

1- onun için iyi olanı yapmak + onunla beraber olmaktan zevk almak. bu ikisinin bir arada olduğu hal benim için. kendini sevmek için de aynı şey geçerli. kendini seviyorsan kendine sanki bakmakla yükümlü birine davranır gibi davranırsın. ama bunu tatlılıkla yaparsın. kendine zaman geçirmekten de hoşlanırsın.
2- tutkulu seviyorum. oyle sevilmeyi bekliyorum. hayranlıkla izlenmek twelfth'e bak ne kadar tatlı ne kadar karizmatik diye aşık olan kadınlarla tatlı ilişkilerim oluyor. ne yaparsam yapayım vazgeçilmezim hissi coşturuyor beni. tabiki gerçekçi bir beklenti değil ama doğam bu.
3- kendine zarar vermeyi onaylamayan sevgi iyi sevgidir. seviyorum ondan bırak mutlu olsun hali ise kötü sevgidir.
0
twelfth
(03.05.21)
Valla açıkçası bana şu klasik kişisel gelişim zirvalamalasi gibi geldi. Bence başkasini sevmek ile kendini sevmek arasında çok büyük fark var. Hani tamam, en temelde zaten hep kendini düşündüğün, kendini iyi hissettiğin için yapıyorsun ancak yapılan şeyler arasında dağlar kadar fark var.

Mesela başkasını seven kişi sırf onu kaybetmemek için türlü türlü saçmalıklara katlanabilir. Dediğim gibi en temelde o kişiyi kaybetmemek için yani dolayısıyla kaybetme hissini kendine yaşatmamak ve kendini sevdiğin için yapıyorsun bu şeyleri ancak işte kendine bişekilde iyi davranmama olayı da var. Yani bişekilde kendini yok sayarak/kendinden taviz vererek kendini seviyorsun.

Salt kendini sevme ise adı üstünde kendini sevmektir. Kendini hiçbir şekilde yok saymadan, kendini her türlü en temelde oturtmakla ilgilidir bence. Gördüğün gibi ikisi arasında fark var.

Onun dışında "gerçek X" ya da "aslında X" tarzı şeyler de her zaman için bizim saçma sapan beklentilerimizin ürünüdür. Sana göre "gerçek/aslında X" başka bişey olabilir, bana göre "gerçek X" başka bişey olabilir. Hal böyleyken, yani tanım kişiye göre değişkenlik gösteriyorken "gerçek" kavramınından nasıl bahsedebiliriz ki. Gerçek dediğin kişiye göre değişmeyen, sabit, katı bişey olmalı. Bak gerçekliği tanımlarken bile aynı şeyi yaptım. Ilginç.
0
j r r tolkien hayrani
(03.05.21)
Kendiyle Dost Olmak diye bir kitap var bu soruların cevabını burada bulabilirsin belki. Youtube'da Ceren Sungur da bu kitabı incelemişti oradan da izleyebilirsin gayet tatmin edici yanıtlar veriyor.
0
Mossy
(03.05.21)
Doğan Cüceloğlu'nun sevme anlayışı var, çok beğenirim ve gerçekten de doğrudur, o anlayış da senin dinlediğin şeydeki anlayışa uyar, kendine de başkasına da uygulayabilirsin.

Sevmek Doğan Cüceloğlu'na göre, onun kendi olmasını, kendi olarak var olmasını desteklemek, ona o istediği sürece onun iyiliği yönünde yardımcı olmak, onun kendi alanına ve varlığına saygılı davranmaktır. Yani "senin iyiliğin için" deyip deyip onun adına karar vermek onun adına hareket etmek sevgi filan değil. Videolarını izle istersen...
0
1bir1bir1
(03.05.21)
(11)

Duygusal İlişkilerde Sessizlik

ikilem
Erkek arkadaşımla ne zaman bir anlaşmazlık yaşasak bu durumu konuşmak yerine hemen bir suskunluğa giriyor. Ben onu aramadan veya ona mesaj atmadan hiçbir şekilde iletişime geçmiyor. İletişime geçmediği gibi de belli bir süre mesajlarımı görmezden geliyor. Bu davranışı beni öyle yaralıyor ki anlatama
Erkek arkadaşımla ne zaman bir anlaşmazlık yaşasak bu durumu konuşmak yerine hemen bir suskunluğa giriyor. Ben onu aramadan veya ona mesaj atmadan hiçbir şekilde iletişime geçmiyor. İletişime geçmediği gibi de belli bir süre mesajlarımı görmezden geliyor. Bu davranışı beni öyle yaralıyor ki anlatamam. Mantıklı olan ayrılmak ama bir yandan da onu çok seviyorum. Nasıl davranmam gerek?
0
ikilem
(03.05.21)
Buna silent treatment deniyor hoş değil bir nevi manipülasyon, evet belki bir olay sıcağı sıcağına tartışılmamalı fakat bunun silent treatment a da dönmemesi gerekiyor

ilişkiler ve iletişim konusunda gottman institute ın güzel paylaşımları oluyor instgram sayfası da var
0
freebird5406_2
(03.05.21)
Mantıklı olanı yap +1 böyle hayat geçmez
0
sta
(03.05.21)
bu durum bana küfürden daha ağır geliyor. ben de aynı durumdaydım ve fazla katlanmayacağıma karar verdim. iyiyken çok iyi, en ufak bir bozuşmada günlerce ses yok, aramalara cevap yok. canı isteyecek de dönecek. müthiş bir manipülasyon.
0
bana bir nick verin
(03.05.21)
her zaman açıkça konuşmak gerekiyor. karşı taraf konuşmuyorsa da ne yazık ki ne kadar durumu değiştirmeye çalışsanız boş. aynı durumu yaşamış biri olarak, ilişkinin gayet yolunda gittiğini düşünürken, erkek arkadaşımın aslında kafasında birçok problem olduğunu bir gün aniden benden ayrılmak istediğini söylediğinde öğrendim. ki onları da üstü kapalı bir şekilde geçiştirdi sadece. şanslısın ki sen sorunu önceden fark etmişsin. bu durumda öncelikli olarak sorunları açıkça konuşmaya ikna etmeye çalışman, olmadığı takdirde ayrılman tek çözüm sanırım. iletişim kurmak bu kadar zor olmamalı..
0
PearlJam
(03.05.21)
evet bu bir manipülasyon tekniğidir, gerçekten acımasız bir yöntem bu arada. "seni ve şu anda yaşadığın sıkıntıyı önemsemiyorum" mesajı veriyor, hislerini saçma buluyor yani. ben benim hislerimi önemsemeyen, saçma bulan bir insanla beraber olmak istemezdim şahsen.
0
roket adam
(03.05.21)
bunu ben de yaşadım. benimki ben açık açık konuşmaya çalışınca beni suçlayarak kaçardı bir de. gayet kibarca ve ürkütmeden ''rahatsız olduğum birkaç şey yaşadık, lütfen bunların üzerine konuşalım.'' derdim, ''sorun olan bir şey yok, sen abartıyorsun. böyle saçma şeyleri konuşmam ben. hem zaten ben haklıyım, konuşmaya gerek yok.'' derdi. bana bu şekilde davranması beni o kadar değersiz, hislerinin ve düşüncelerinin hiçbir önemi olmayan, sürekli sorun çıkartan suçlu biri gibi hissettirirdi ki kendimi ''sorunlu'' olarak görmeye başlamıştım ve ağzımızın tadını yine kaçırmamak için rahatsız olduğum her şeyi içime ata ata sessizleşip tamamen içime kapanmıştım. en son beni terk etti bu, sebep de eskisi kadar neşeli ve cıvıl cıvıl olmamamdı. giderken de yine beni suçladı, aramızdaki müthiş enerjiyi ben mahvetmişim. yeni yeni fark edebiliyorum sağlıksız bir ilişki anlayışı yürütmeye çalışanın, sorunlu olanın o olduğunu. bana iki yıl boyunca büyük anlamda zarar verdi ve bunu düzeltmek için artık çok geç, açıkçası bana bunu yapmasına izin verdiğim için sık sık üzülüyorum şu an.

ilişkilerde iletişim, ortak bir paydada düzgünce konuşmak/konuşabilmek doğrusu sağlıklı bir süreklilik adına en önemli ve en temel nokta diye düşünüyorum. karşınızda bu basit yükümlülüğü dahi yerine getirmekten aciz bir insan varsa bu ilişkiye devam etmenizi önermem. normalde bu şekilde ayrılmayı açıkça salık verme eğiliminde değilimdir hep ama umarım kendi psikolojiniz için en doğrusunu yaparsınız.
0
kedimedi
(03.05.21)
Bunu yapan ama düzelmeye başlamış biri olarak geldim, merhaba. Manipülasyon için değil, pasif agresif bir savunma olarak yapıyordum ben; bir de çok sinirliysem ya da çok üzüldüysem hissettiklerimin kaynağını bulup anlam verebilmek için zamana ihtiyacım oluyor. O anda neye kızdığımı ya da aklıma takılanın ne olduğunu düzgün ifade edemediğim için içime kaçıp sessizleşiyorum.

@PearlJam'in başına geleni ben yapardım eskiden, ufak şeyleri konuşmak yerine uzun süre biriktirip sonunda patlama noktasına gelince ayrılırdım.

Ben sorunu eşimle beraber çözdüm. Bir anlaşmazlık olunca yine içime kapanıyorum ama "bana biraz zaman ver, akşam/yarın/cumartesi konuşalım" gibi bir şey söylemeyi öğrendim. O arada kendi kendime düşünüp, tartışıp neye kızdığımı ya da üzüldüğümü ya da kıskançlık mı yaptığımı, kaygımın kaynağını buluyorum. Önce kendi içimde bir çözüyorum yani meseleyi. Sonra eşimle konuşmak daha kolay oluyor. Bu sırada eşim de huyumu bildiği (ve gerçekten sabırlı bir insan olduğu) için, şimdi konuşmak istemiyorum dediğimde beni dinliyor ve kendi halime bırakıyor. Biz böyle orta yolu bulduk. Ama orta yolu bulmaya yanaşmayan, konuşmaya hiç yanaşmayan biriyse bir noktada patlarsınız.

Neden böyle davrandığını açıklayabiliyorsa (ortada bir anlaşmazlık olmayan bir zaman sorabilirsiniz belki) ona göre bir orta yol bulursunuz. Açıklayamıyorsa ya da manipülatif davrandığına karar verirseniz, iletişiminiz düzelmeyecekse ayrılın rahatlayın.
0
kobuzchu kiz
(03.05.21)
şu kitabı okumanızı/okumasını tavsiye ederim
www.amazon.com
0
superb
(03.05.21)
a- ilişki tecrübesi az olabilir.
b- seni ciddi bir opsiyon olarak görmüyor olabilir.
0
twelfth
(03.05.21)
aynı buraya yazdığın gibi ona söylesen belki bi ilerleme kat edebilirsiniz halbuki... insan sevdiğiyle olan sıkıntısını ona söylemeye çekiniyorsa bu nasıl ilişkidir ki?
0
olutaklidi
(03.05.21)
@olutaklidi sıkıntımı söylemeye çekindiğim falan yok. hep söylüyorum ama bir şey değişmiyor.
0
🌸ikilem
(05.05.21)
(3)

Pazartesiye bile enerjisiz baslayanlar?

proletarier aller lander vereinigt euch
Uzun zamandir bir pazartesiye bu kadar enerjisiz baslamamistim. Sizde durumlar nasil? Elimi kaldiracak motivasyonum yok
Uzun zamandir bir pazartesiye bu kadar enerjisiz baslamamistim. Sizde durumlar nasil? Elimi kaldiracak motivasyonum yok
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(03.05.21)
Pazartesiye enerjiyle mi başlanıyormuş? Bize öyle bir bilgi gelmedi...
Hele bi de tam kapanmada. Hem de mis gibi güneşli havada tam kapanmışken.

Motivasyon bu toprakları terk edeli çok oldu...
0
Jux
(03.05.21)
Hiçbir pazartesiye enerjiyle başlamadım. Bu sebeple bu hafta da değişen durum yok.
0
scholes
(03.05.21)
Pazartesileri benim genelde en mutsuz ve enerjisiz olduğum gündür. Özellikle çalışmaya başladığımdan beri yol boyunca hayatı sorgularim.

Şimdi kapanma sayesinde evdeyim de yine biraz keyfim yerinde sayılır.
0
fraise
(03.05.21)
(9)

dua lipa

dedim ben sana
z kuşağı ölüp bitiyor bu kız için. kızlı erkekli baya beğeniyorlar. bir y kuşağı olarak ben woooaawlık bişey göremedim kızda. ortalama bi ses, sıradan bi güzellik. neden bu kadar abartılıyor?
z kuşağı ölüp bitiyor bu kız için. kızlı erkekli baya beğeniyorlar. bir y kuşağı olarak ben woooaawlık bişey göremedim kızda. ortalama bi ses, sıradan bi güzellik. neden bu kadar abartılıyor?
0
dedim ben sana
(02.05.21)
kuşaklık bir şey yok pek bence. günün sonunda konu gene zevkler ve renklere bağlanıyor.
0
fff02561
(02.05.21)
Havalı çünkü
0
mg3929
(02.05.21)
Yetenek hiçbir şey, imaj her şey.
0
prole
(02.05.21)
ses ve dışardan bakınca sanırım büyük birisi gibi duruyor. bana mersinli bir kız çocuğunu hatırlatıyor.
0
evimin paspasi
(02.05.21)
Bence Arnavut olmasının çok büyük payı var. Hem farklı bir tip Batı için hem de biraz Doğulu kalıyor. Ben beğenmiyorum normalde çok ama iri yapılı bir kadın olduğu için ve anoreksiya modasına bir tekme de kendisi attığı için seviyorum. Bir de Hadidlerin en küçüğü Enver Hadidle nişanlandı, çok medyatikler ve farklılar bence.
0
Hallegadola
(02.05.21)
Teenage kizlara popstar lazim iste star isigi falan yok aslinda. New Rules disinda dogru duzgun sarkisi da yok. New rules basta dikkatimi bile cekmemisti, sagda solda duya duya zihne girip kendini sevdiren bir sarki o da. Magazinsel sansasyonel yonu fazla. Sampiyona sirasinda Ispanya milli takim kampina gelmis gizlice otele birileriyle birlikte olmus falan tum Avrupa bunu konusuyordu
0
neverletyougodown
(02.05.21)
Her sey ses degil cunku. Ha bu arada sesi de baya guzel bence ama asil olay sarkilari. Sarkilari guzel.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(02.05.21)
Katılıyorum sana, bence de pek bir olayı yok. Bizim kuşağın mesela britney spears gibi ünlüleriyle karşılaştırırsan dua lipa hiç bir şey.
0
roket adam
(02.05.21)
Be the one gibi bir şahesere sahip çünkü. Şarkıları çok iyi.
0
diffarentiationation
(02.05.21)
(10)

Hobileriniz neler?

alisamadim
Merhaba mevcut pandemi şartlarından dolayı nöbet usulü çalışıyorum ve cok fazla boş günüm oluyor. Yalnız yaşadığımdan dolayı bazen evde vakit geçirmekte zorlanıyorum. Sizin hobileriniz neler? Nasıl zaman geçiriyorsunuz? Bana ne önerirsiniz?
Merhaba mevcut pandemi şartlarından dolayı nöbet usulü çalışıyorum ve cok fazla boş günüm oluyor. Yalnız yaşadığımdan dolayı bazen evde vakit geçirmekte zorlanıyorum. Sizin hobileriniz neler? Nasıl zaman geçiriyorsunuz? Bana ne önerirsiniz?
0
alisamadim
(02.05.21)
3d print
0
basond
(02.05.21)
Şuursuzca oyun oynuyorum konsolda.

Bu zamana kadar ilgilendiğim şeyler hep dışarıda olduğu için onlardan da uzaklaştım, psikolojim daha fazla bozulmasın diye kendimi eğlendiriyorum.
0
chicha_v2
(02.05.21)
Oyun, gitar, milletle tartışma.
0
j r r tolkien hayrani
(02.05.21)
Hobi sayılır mı bilmem ama konsolda ya da PC'de oyun +1
0
himmet dayi
(02.05.21)
Bisiklete binmek, kısa turlara çıkmak. Zaten binerdim ama şu 1 senede özellikle bisiklet sporu ile ilgili çok şey öğrendim.
0
burka
(02.05.21)
enstrüman spor ve kitap
0
superb
(02.05.21)
Pasta yapıyorum ben. Bir de bir senedir dışarıdan aldığımız birsürü yemeği evde yapmayı denedik, Thai curry, tantuni, pizza, deep dish pizza, hamburger (ekmeği de evde sıfırdan) gibi şeyler hem zaman alıyor hem keyifli.

Maket boyamaya giriştik.

Ben bir kanvas aldım akrilikle bir şeyler boyarım diye ama hâlâ yapmadım.
0
kobuzchu kiz
(02.05.21)
Klavye çalıyorum podcast kaydediyorun
0
paramolacak
(02.05.21)
Kanaviçe veya punch nakışı yapmayı çok seviyorum ama tezime bir türlü başlayamadığım için kanaviçe de yapamıyorum.
0
Hallegadola
(02.05.21)
'Hareket' ise konu, zaten başlamış olduğunuz, belki uzun süre önce yapıp, zevk alıp, ara verdiğiniz bir uğraşa tekrar başlamanızı öneririm.

Yoga kursuma online devam ediyorum, düzenli yapmaya çalışıyorum. Sıfırdan başlamazdım herhalde.

Dil öğrenmek hobi midir? Seviyorum sanırım. Fransızca öğrenmeye başladım, zevk ve sefa için. Kursum var, online devam ediyor.

Şarap bir süredir oyun alanım. Tadımlar maalesef online.
0
buf-e kür
(02.05.21)
(5)

ese yildonumu hediyesi

honfleur
ben kiz tarafiyim, eskiden Mudo concept'te cok sik erkek aksesuar ya da kisisel,dekoratif esya tarzi hediyeler olurdu. hic kalmamis. biraz klas bir sey almak istiyorum, evladiyelik. yakinda baba olacak bu arada, onunla da ilgili olabilir... hangi markaya, siteye baksam?
ben kiz tarafiyim, eskiden Mudo concept'te cok sik erkek aksesuar ya da kisisel,dekoratif esya tarzi hediyeler olurdu. hic kalmamis. biraz klas bir sey almak istiyorum, evladiyelik. yakinda baba olacak bu arada, onunla da ilgili olabilir... hangi markaya, siteye baksam?
0
honfleur
(01.05.21)
Aklıma ilk kaliteli bir çakı, saat, kol düğmesi ve dolma kalem geldi. Bunlar klasik hediyeler. Bir de şöyle kutu hediyeler oluyor, bir mutluluk ve muhiku gibi sitelere bakabilirsiniz.
0
Hallegadola
(02.05.21)
yıldönümünüze ne kadar zaman kaldı bilmiyorum ama bir arkadaşım kişiye özel seramik üretiyor. isterseniz hesabınızı inceleyebilirsiniz: www.instagram.com
0
chillbabe
(02.05.21)
kahve seviyorsa kahve makinesi al.
0
nuisance
(02.05.21)
Güzel bir dolma kalem olabilir.
0
oligomer
(02.05.21)
Eşim doğum gününde bana bunu aldı. Cok mutlu oldum salona monte ettik gün içerisinde atış yapıyorum hep:)
archtwain.com
0
solenkol
(02.05.21)
(5)

romantik ilişki için artık tek çare tinder mı?

a darkness coming
malum covid sosyallik falan yok, iş yerinde ise gizlilik içeren bir pozisyondayım herhangi biriyle ilişki yaşamam mümkün değil. duyulmaz tabi ki ama duyulursa koşulsuz fesih sebebi.ne yapıyorsunuz bu durumda olanlar?
malum covid sosyallik falan yok, iş yerinde ise gizlilik içeren bir pozisyondayım herhangi biriyle ilişki yaşamam mümkün değil. duyulmaz tabi ki ama duyulursa koşulsuz fesih sebebi.

ne yapıyorsunuz bu durumda olanlar?
0
a darkness coming
(01.05.21)
İlişki yaşamam mümkün değil derken? Sözleşme mi imzaladınız ilişki yaşamayacağım diye? Cidden merakımdan soruyorum
0
vedatchilipeppers
(01.05.21)
tinder'da genelde kendini yedirip içirip gezdirecek adam arayan kadın dolu. pavyon mantığı var yani. arada gerçekten ilişki ve iletişime açık kadınlar da denk geliyor
0
Andrew
(01.05.21)
tinder'da ne ararsanız onu buluyorsunuz, tÜRk kIzI diyenler de aradıklarını buluyorlar :)


son 2 senede aktif olarak 3 hafta falan kullandım herhalde. erkek olarak beğenmediğim kadınlarla hiç muhabbete vs uğraşmıyordum swipe ediyordum, sadece beğendiklerime like atıyordum.

ikinci günümde birini buldum fena değildi bi 4 ay sonra amicable şekilde ayrıldık ama sonra hala friendly muhabbetlerimiz oldu, sevgili olarak uyuşmasak da mükemmel bir insan hala.

arada başkasıyla yine birkaç ay bir şey oldu ama en son tanıştığım insanlanla 1 seneyi aştık. 4 date'e çıkılan kişiden 3'ünden pişman olmamışsam bu hem kendimin hem uygulamanın mantıklı olmasındandır.


---


sorunuza gelirsek, fesih falan sebebi olamaz. işyerinizdeki bir sürü kıro insanın bile tinder'ı olduğuna eminim. çokçokçok önemli ve gizlilik içeren bir pozisyonda çalışıyorum ben de; işyerinde kullanan arkadaşlarla muhabbeti bile dönüyor.
0
aguen
(01.05.21)
soruda net ifade edememişim affola, iş yerinde ilişki yaşamak fesih sebebi olabilir, tinder kullanmak değil.

hr'dayım, kariyer yönetimi, özlük vs. her şey kontrolümden geçiyor. şirket içinde ilişki yaşamam halinde rotasyonum ya da iş akdi feshim söz konusu.

anlatamadığım için tekrar kusura bakmayın.
0
🌸a darkness coming
(01.05.21)
iş yerinden birinin sizi tinder'da falan görmesini istemiyorsanız tinder plus alın. çalışan insansınız çok da pahalı bir şey değil. orada "sadece beğendiğim insanlar beni görsün" seçeneği var. böylelikle tanıdık manıdık sizi, siz onu beğenmediğiniz sürece göremez. sadece "beğendiğiniz" insanlara gözükür sizin profiliniz.
0
ilgeru
(01.05.21)
(4)

İnstagram tüyoları

tiptansoguyantipci
Herkese merhaba. Bu soruyu yakın arkadaşım(erkek birey) için soruyorum. Kuzeninin liseden arkadaşını eklemiş. Eklediği kızı tanımıyor, hiç tanışmamışlar. Kuzeni kızı göstermiş. Bu da beğenip eklemiş. Tabii kız daha onaylamamış arkadaşlık isteğini.Tanışmak için ne yapmalı? İnstagramdan mesaj mı atm
Herkese merhaba.
Bu soruyu yakın arkadaşım(erkek birey) için soruyorum.
Kuzeninin liseden arkadaşını eklemiş. Eklediği kızı tanımıyor, hiç tanışmamışlar. Kuzeni kızı göstermiş. Bu da beğenip eklemiş. Tabii kız daha onaylamamış arkadaşlık isteğini.
Tanışmak için ne yapmalı? İnstagramdan mesaj mı atmalı? Bana göre imkansız karşı tarafın eklemesi. Sizin fikriniz nedir?
İnstagramda beğendiğiniz profile istek gönderir misiniz?
0
tiptansoguyantipci
(30.04.21)
Ben hayatımda hiç yapmadım ama beni bazen ekleyen insanlar oluyor. Normal selam verenler, fotolarla ilgili yorum yapanlar ve (sanırım) benim bir şeyler yazmamı bekleyenler olmak üzere üç grup insan var. Şahsi favorim dümdüz selam verenler.

Sizin durumda madem arada kuzen var, direkt oradan konuya girsin hanım kızımız kabul ederse. Cevap alamazsa da zaten olmamış demektir.

Not: Mesaj atmayın erkeğim.
0
son feci skilacci
(30.04.21)
Böyle çok oluyor ya tanımadığı kişiyi takip etme durumu. Ben bir bakıyorum iyi bir tipse geri takip ediyorum. Geri takip ederse bir hikayeden vs sohbet açılabilir.
0
turkce konusan uzayli
(30.04.21)
Eklediği kızın takipçi sayısı 1000’in üzerindeyse ordan buluşma ayarlaması zor. Sosyal medyada kızlara ilgi alaka had safhada tahmin ediyorsunuzdur. Yoo öyle değil diyorsanız da siz söyleyin yine de çok ümit etmesin. Gelelim taktiğe. Kız takip isteğini onaylamadan mesaj atmak gibi erkeği ‘muhtaç’ pozisyona sokacak bi harekete asla girişmeyin. Takip kabul edilirse hikayelerine bakar, kendisi bir iki hikaye atar, kız bakmış mı kontrol edilir. Eğer karşılık varsa bir hikaye üzerinden sohbet açabilir.
Ekstra not: sen benim kuzenimin liseden arkadaşıymışsın’a girmesin.
0
hepbiarayisicinde
(01.05.21)
Mesaj atma ve eklemesin. Arkadaşa iletsin biri var sana göre, sen de bak, beğenirseniz konuşun desin. Yoksa hiç bulaşmasın.
0
Hallegadola
(01.05.21)
(17)

Herkes mutkuyken isyan ettiğiniz oluyor mu?

pikap
Çevrenizde arkadaşlarınızın, akrabalarınızın, sevdiğiniz sevmediginiz insanların geneli mutlu, işi gücü yolunda, iliski evlilik hayatları bi düzende fakat siz yerinizde sayıyorsanız; şansınız, kaderiniz size hep kazık atıyorsa bir şeyler için çaba gosteriyor emek veriyor ama yine hiçbir şey olmuyors
Çevrenizde arkadaşlarınızın, akrabalarınızın, sevdiğiniz sevmediginiz insanların geneli mutlu, işi gücü yolunda, iliski evlilik hayatları bi düzende fakat siz yerinizde sayıyorsanız; şansınız, kaderiniz size hep kazık atıyorsa bir şeyler için çaba gosteriyor emek veriyor ama yine hiçbir şey olmuyorsa özetle dönülmez akşamın ufkundaysanız ve artık vakit çok geçse bir şey dokunmuyor mu size de. Başkalarına karsı art niyetten değil de kendinize duyduğunuz üzüntüden dolayı çevredeki insanların mutluluğuna tahammülsüzleştiginizi hissettiğiniz oluyor mu?

Mesela somutlandirayim. Geçen gün bir akrabamiz oğlunun geleceği hakkinda (lise tercihleri)planlama yaparken ortamda beni olumsuz örnek olarak gosterdi. Ben yıllardir kpss'ye giren atanamayan ücretli ögretmenlik yapan bir öğretmenim. Tabii ki o cocuğa ben de önermem fakat çok zoruma gitti söyleyiş şekli. Ortamdaki kuzenlerime siz kendinizi kurtardıniz dedi fakat beni yillardir surunen ve bir baltaya sap olmamış biri gibi lanse etmesi o kadar zoruma gitti ki. Ağlayacaktım. Ben üniversiteden mezun olalı 10 yıl oluyor neredeyse. Fakat hep aksilikler oldu mesleğimle ilgili. Zaman zaman ben de yetersiz oldum gereken çabayı gosteremedim belki ama genel olarak hep ugrastim,hep bir seylere tutunmaya çalistim. Mezun oldugumdan beri ücretli ögretmenlik yapiyorum. Oyle ya da boyle kimseye muhtaç olmak istemedim.


Fakat insanlar bu işsizlik ortaminda buna bile burun kiviriyorlar. Ücretli ögretmenliğe devam ettiğimi söyleyince acıyolar resmen. Bu durum artik o kadar zoruma gidiyor ki... insanların ne dediğini takma diyecekler olacaktır belki ama olmuyor oyle. Herkese karsi ezik gosteriliyorsun yetersiz basarisiz gosteriliyorsun. Nasil takmayacaksin ki.

Hem başkalarini takmasan bile sen kendine sorup duruyosun. Ne olacak böyle , ne zaman duzelecek, başka bir seye mi yonelmem gerekiyor iş güç konusunda. Sıfırdan neye başlanir ki vs vs vs

Bi de evlilik konuları var. Bu konuda da emin olun insanlar nispet yapmaya bayıliyorlar. Mesela tek sap siz mi kaldınız. İnceden göndermeler başlıyor hemen. Yok senin çeyizine de yardim ederiz yok pikap'in ismini de ayakkabinin altina yaz... bi gün bile kimseye ben artik evlenmek istiyorum demisligim yoktur. Ama nispet yapılacak ya illa. Bir şekilde üzerimden geçilmesi gerekiyor. Tek malzeme benim sonuçta.

Evet. Art niyetli değilim dedim ama belki de öyleyim. İnsanların mutlulugunu, mutluluklarını gozüme sokmalarini çekemiyorum artık. Evet herkes mutlu olsun tabii ki. Allah kimseye kotu gunler yasatmasin ama insan düşünmeden edemiyor. Ben de mutlu olayım. Çok mu zor?

Gerçekten çevrenizdeki tek nutsuz kişi kendiniz olduğunu düşündüğunüzde siz ne hissediyor ne yapıyorsunuz?

Not: soru sorma bahane iç dökme şahane.
0
pikap
(30.04.21)
İnsanların çoğu kendini bilmez. Herkes başkalarının hayatını yargılayabileceğini düşünüyor. Sebebi eğitimsizlik. Böyle insanlarla iletişimi en az seviyede tutmak, aynı ortamda bulunmamak, mümkünse hiç konuşmamak iyi bir yol.

Karakter olarak zayıf kişilerin başarılı, zengin olduğunu görünce ben de zaman zaman rahatsız olurum onların hareketlerinden. Karakteri iyi olan insanların başarılı, zengin olmalarından hiç rahatsız olmam. Rahatsız olmama neden olan şey genelde o kişinin karakteri olur. Örnek olarak biri başarılıdır ama bundan bahsetmez bile. Alçak gönüllüdür, insanlara üstten bakmaya çalışmaz. O kişiden hiç rahatsız olmam. Hatta umarım daha başarılı olur derim.
0
dissendium
(30.04.21)
İş konusunda sevgilimle aşırı zor durumlardan geçiyoruz ve acı çekiyoruz. Gülen insanlardan nefret ediyorum bazen o derece.
0
Hallegadola
(30.04.21)
Karikaturde ss, hayat cok mu guzel lan diyen abimizin hissettiklerini uzun uzun yazmissin bi nevi. Ama guzel haber su ki normal bir durum. Anormal olman icin sen mutluyken de baskalarinin mutluluguna isyan etmen lazim. Bu hastalikli. Seninki saglikli. Yani; gecer. Gun dogmadan neler dogar. Hayatta degismeyen tek sey degisim, umarim her sey adina guzel degisir.
0
onemoremile
(30.04.21)
Bulunduğun konumla barışmanı öneririm. Yani bekar olabilirsin, veya işsiz olabilirsin, ee ne var yani? Akraba ilişkileri zaten türk kültüründe oldukça toksik, onlarla bile görüşmene gerek yok. Gerçekten sana değer veren arkadaşlarınla vakit geçirmen daha mantıklı, yerim akrabasını. Bunları kafana takman gereksiz yani, çıkar kendini o ortamdan. Senin ortamın orası değil. Hayat bu, herkesin hızı farklı, ilerlemesi farklı, isteği, planı farklı olabilir. Bir kalıba uymak zorunda değilsin. Dediğim gibi bu insanlarla takılma. Senin gibi yaşayan milyonlarca insan var bu ülkede. Kimi için çok iyidir kimi için çok kötüdür. Üzme kendini. Uzaklaş.
0
roket adam
(30.04.21)
Hepsini okuyamadım salt başlığa istinaden yazıyorum; umrumda bile değil.
0
vedatchilipeppers
(30.04.21)
@roket adam

Beni isyan ettiren şey de bu oluyor zaten. Yani evet çok mutlu olmasam da planlarim istediğim sekilde gitmese de ben an'lik halimden memnunum. Kariyerim yok belki ama Çok şukur bi işim var. Hayatımda bi eş yok ama zaten yalnizligi seven biriyim.

Fakat insanlarin bana acınası davranmaları kendilerini tepede gormeleri beni sinir ediyor. haklisiniz en guzeli boyle ortamlara yaklasmamak ama iste bazen mecbur o ortamda bulunmus oluyorsunuz.
0
🌸pikap
(30.04.21)
Önceden her şeyi daha fazla üstüme alınırdım. Fakat hayatımı düzene soktuktan sonra ve iç huzurumu sağlayınca gerçekten insanların söyledikleri umrumda olmadı.

Bence insanlardan çok siz kendinizden memnun değilsiniz.
0
perfectlysplendid
(30.04.21)
@perfectlysplendid

Evet tabii ki insan kendisini sorguluyor daha mutlu olmak istiyor. Memnuniyetsizligimi inkar etmiyorum zaten. Bakin siz kendiniz de diyorsunuz "hayatimi duzene soktuktan sonra umrumda olmadi" diye. İnsanın hayatında duzensizlikler olunca kafaya takiyor bir sekilde.
0
🌸pikap
(30.04.21)
Başkaları dedi de yap diye demiyorum ama ne yap ne et gece gündüz çalış ve atanmaya çalış. Eskiden gece gündüz çalışınca atanabiliyordu insanlar ama şimdi o bile zor evet ama kendin için yaptığın en iyi şey olacağını söyleyebilirim. Bu arada insanların konuşmaları, karşılaştırmaları hiç bitmez. Sadece kendin için bi şeyler yapmaya çalış.
0
oyokbuyoknevar
(30.04.21)
Valla diğer insanların mutluluğu benim için mutsuzluk sebebi yaratmaz. Iş konularında falan da pek hırslı değilim o yüzden o konular da pek umurunda olmaz.

Bir de genel olarak bir arabesk moduna girip "ne yapsam olmuyor, şans, kader, herkesin hayatı süper bir ben sürünüyorum" olayları bana biraz saçma geliyor. Hani "hayat süper, çalışırsan yaparsin" tarzı boş hayaller satma falan değil amacım. Sadece sorunun çözüm yolunun o arabesk mod olmadığını söylemek istiyorum. Ortada bir sıkıntı varsa ve sen o sıkıntıyı gerçekten çözmek istiyorsan o zaman o sıkıntıyı analiz etmeye çalışıp, ona yönelik çözüm üretmeye çalışırsın değil mi.

Misal senin durumu ele alalım, öğretmenlik tercih ettin ve kadro olmadı sen de çözüm olarak gidip ücretli öğretmenlik yapmaya başladın. Böyle bakınca evet, bir çözüm bulmussun ancak o bulduğun çözümün etkili çözüm olmadığıni farketmişsin peki sonra ne yaptın? Atıyorum gidip sıfırdan üni okumayı düşünüp başka mesleğe geçiş yapmaya çalıştın mi? Tamam, oldukça zor ve uzun süreli bir çözüm ancak başka bir çözüm işte senin sıkıntına. Niye denemedin bu yolu? Ya da ben mesleğinden memnunum diyorsan oturup deli gibi KPSS falan kastın mi?

Demek istediğim bir şeyin çözümünün farkli şekillerde yolu olabilir. O yollar da her zaman kolay olmaz. Işte bu sefer de olay neyi istediğine geliyor. Gerçekten o sıkıntıyı çözmek mi istiyorsun yoksa oturup "hayat böyle, kader, sans" deyip arabesk moda girmek mi istiyorsun.

Tabii bir de bunun dışında, senin kendini bir şekilde ezik görme olayın var gibi. Anlıyorum, işsizlik psikolojisi falan yüzünden bu şekil bir durum oluşmuş olabilir ancak başkalarının seni aşağılamasına da elinden geldiğince karşı çıkman gerek. Misal o akrabanın yaptığı olay gibi densizlikler karşısında onun dediğini kabullenmek yerine "Sen kimsin ki beni kalkıp başkalarıyla kıyaslayıp bir de aşağılamaya çalışıyorsun" diye çatman bence daha iyi bir tepki olurdu. Issızsin diye bu şekil olayları normalleştirmeye çalışma.
0
j r r tolkien hayrani
(30.04.21)
@j r r tolkien hayrani

Bana dokunan şey zaten elimden gelen her seyi yapip bir yere varamamak. Kuru kuru oturdugum yerden arabesk takilan biri olsaydim zaten bu kadar sorgulamazdım da.

Mesela ikinci bi ünv okudum ben okuyunca onun da önü kapandı. Ücretli ögretmenlik cozum olarak gorup devam ettirdigim bi is degil. Sadece hem okul ortami kendi meslegim diye hem de ekonomik ozgurlugum olsun diye devam ettirdigim bi durum.

Kpss ye verdigim emek o kadar coktu ki bu yil. Evet ben de kendime soyledim sizlanmakla olmaz cozum lazim diye. Tum parami enerjimi gecemi gunduzumu kpss ye ders calismaya harcadim. Cok da guzel bir puan aldim fakat bu sefer atama sayisini diger yillardan dusuk tuttular. Farkli alanlardaki alimlara da basvuruyorum onlar da olmadi.

Hani hep çabalayip hiç olmayinca kim olsa isyankar takilir emin olun ve artik cozum aramaktan da yorulur.
0
🌸pikap
(30.04.21)
Hocam tamam da
1- Ben senin bu şekilde uğraştığını nereden bileyim? Yazdığın duyuruda sadece 10 sene önce öğretmenlik mezunu olan ve ücretli öğretmenlik yapmış biri olduğun bilgisi var. Okumuş olduğun ikinci üniversite, sınavlara ne kadar hazırlandığın ile ilgili hiçbir detay yok. Hal böyleyken sanki ben bunların hepsini biliyormuşum da ona göre cevap yazmışım gibi bir cevap almam sence de garip değil mi. Duyurunu dışardan birisiymiş gibi okursan ne demek istediğimi anlarsın.

2- Mesela bu yazacaklarım da üstteki mesajından aldığım ek bilgilere göre olacak.

Tamam, uğraşmışsin gerçekten ve olmamış ancak benim mesela bu olaylar sonucunda gördüğüm şey sende geleceği iyi analiz edememe olayı gibi duruyor. Amaç seni yerme falan değil, sadece probleme ve çözümüne yönelik bir düşünme. Yani gidip iki kere önü kapanan bir üni bölümü okuduysan -ki ne olduğunu bilmiyorum ve umarım yine sanki zaten onu biliyormuşum gibi değerlendirmezsin- ben senin yerinde olsam kendimi geleceği pek öngöremeyen biri olarak yorumlarım. Yani oturup yine isyan edeceğime derim ki "demek ki olay bu, gidip başka şeylere odaklanmaliyim".

Tabii ki geleceği öngörme olayı çok zor ancak madem gidip o kadar emek harcayıp ikinci bir üni okuyacak olsaydım ben oldukça garantili takılırdim mesela. Atıyorum giderdim klasik yazılım ya da mühendislik ile ilgili bişeyler okurdum. Bunlarin önünün kapanması zaten mümkün değil vs.

Neyse, umarım bişekilde cozersin deyip uzuyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(30.04.21)
Senle alakası yok. Sözde türk insanı düşüncelidir, iyi niyetlidir. Alakası yok. Herkesin derdi daha fazla para kazanmak. Düşünceli de değildir. Yüzeysel, bencil, kötü bir toplum. Belki senin yanında bile söylememeleri gerekirken bir de söyledikleri şeye bak. Ben de benzer durumlar yaşadım. Hiç de alttan almıyorum bu saygısızlıkları. Üslubunca cevabını veriyorum. Ve izole bir hayat yaşıyorum. Toplum bu. Çürümüş maalesef.
0
black mamba
(30.04.21)
Ayrıca düzgğb bir toplum olsa bazı sorular sorulmaz. İşsiz olduğunu bildiğim arkadaşlarıma "senin iş ne oldu" bile demiyorum çok yakın değilsek. O insan için işsizlik zaten zorken bu soruyu duymak da yıpratıcı oluyor. Ama toplumda çok sorulan sorulardan biri.

Eğitimsiz ve kötü bir toplum. Bir futbolcunun eşi vardı. Sürekli neden çocuk yapmıyorsunuz, çocuğunuz yok mu gibi sorular soruyorlarmış instada. Kadın da son olarak açıklama yapmıştı. Artık sormayı bırakın çocuğumuz olmuyor diye. İnsanlar zaten üzülüyorken bir de böyle densizliklerle uğraşıyorlar. Senin durumun da aynı. Yolunu bulursun bir şekilde ama toplum baskısı kötü. İşleri yoluna koysan, iş Buldan, evlensen bu sefer çocuk sorusuyla muhatap olacaksın.
0
black mamba
(30.04.21)
@j r r tolkien hayrani

İğneleyici bir üslubunuz var. Yine de uzun uzun yazmissiniz sağ olun.
0
🌸pikap
(30.04.21)
akrabalarınız siz başarılı olsanız da boklamak için bir yol bulur. tıp kazanmıştı kuzenim, diger teyzem "tıp okuyanlar çok mutsuz oluyormuş." diye laf atmaya çalışıyordu.
o yüzden en iyisi akrabalardan uzak durmak.
0
bana bir nick verin
(30.04.21)
amaaan be pikap, salla gitsin. yaşadığın şeylerin başka hallerini yaşıyorum ben de, ama artık saldım. biri bi laf derse laf sokuyorum artık direkt. insanlardan da uzaklaştım bu yüzden. görüştüğüm bi kaç kişi kaldı sadece. kabullendim herhalde bazı şeyleri.
0
antihero
(01.05.21)
(7)

Mutsuzluk artık karakterim olmuş. Değişebilir miyim?

spartamed
Merhaba. Çok mutsuzum. Sizden başka da anlatacak kimsem olmadığı için buraya yazıyorum. Biraz hayatımdan bahsetmek isterim size. Ben 30 yaşındayım. Diyarbakırlıyım. 3 kardeşiz en küçük benim. Annem ev hanımı babam da emekli öğretmen. Ben 4-5 yaşlarındayken babamın tayini hasebiyle Van'a taşındık. İl
Merhaba. Çok mutsuzum. Sizden başka da anlatacak kimsem olmadığı için buraya yazıyorum. Biraz hayatımdan bahsetmek isterim size. Ben 30 yaşındayım. Diyarbakırlıyım. 3 kardeşiz en küçük benim. Annem ev hanımı babam da emekli öğretmen. Ben 4-5 yaşlarındayken babamın tayini hasebiyle Van'a taşındık. İlk ve ortaokulu orada bitirdim. Babam emekli olduktan sonra emekli ikramiyesiyle orada ortaklı bir dershane açtı. Saf ve iyi niyetli biri, ticareti başaramadı, ortaklarımız da bizi kazıkladılar ve çok para kaybederek yıllarca borç ödemek zorunda kalarak iflas edip oradan ayrıldık. Bunun yanında da dertlerim vardı, babam ve annem geç evlenmiş babam dede yaşında sayılır sürekli geceleri babam ölecek diye korkulara teslim oluyordum. Ben küçükken ateşli bir hastalık geçirdiğimden büyüme hormonum iyi salgılanmıyordu ve okulun en ufak tefeğiydim. Bu yüzden akran zorbalığına inanılmaz maruz kaldım. Çok canım yandı, daha çocukken dahi intihar etmeyi, ölmeyi çok istiyordum. İsmim de Kürtçe ve telaffuzu zor o yüzden de dalga geçiyorlardı, memur çocuklarının olduğu bir okuldaydım. Dolayısıyla kendimi hep toplumdan farklı hissediyordum. Okulda da başarısız bir öğrenciydim hatta yazım o kadar çirkindi ki öğretmenim tek tek öğrencilere defterimi göstererek beni yeriyordu. Okulda futbolda vs de başarısızdım yani hiçbir yerde tam değildim. Annemin de acılı bir hayatı var çok küçük yaşta babasını kaybetmiş erkek kardeşi yeni evliyken kanser olup ölmüş. Babamla da sevmeden evlenmiş. Bunlardan olsa gerek çocukken beni çok dövüyordu. Evde de çoklukla kavga ediyorlardı birbirileriyle. Ortaokul bittikten sonra biz geri Diyarbakır'a taşındık. Buraya gelirken de korkuyordum, kenar mahallede bir liseye gittim. Boyum halen kısaydı ve akran zorbalığı devam ediyordu. Ben de içime kapandıkça kapandım. Okula gidiyordum gelip 8 saat falan internete kafeye gidiyordum.(Diyarbakır'da saati 50 kuruştu çok ucuzdu) Hayatım böyleydi. Çirkin bir çocuktum ve insanlar bunu söylemekten de çekinmiyorlardı. Velhasıl böyle böyle büyüdüm, lisede hormon tedavisi aldım ve boyum uzadı. Ama çirkinliğim devam :) Üniversiteyi zor bela Çanakkale'de Çeko kazandım. Gitmeden önce korkuyordum, Diyarbakırlıydım ismim Kürtçeydi. Sürekli google'da "Kürt, ülkücü, çanakkale" keywordlerini arayıp çıkan haberleri okuyordum. Korka korka gittim, hiç alışamadım. Hayalimdeki üniversite de bu değildi. Sonra eve yalvar yakar edip ağlaya ağlaya bırakıp geldim hukuk kazanırım diye. Çalışmadım ve kazanamadım. Sonra Siyaset Bilimi okudum. Herhalde asosyal oluşumdan internette de olsa biraz arkadaş edinmeye ihtiyaç duyuyordum ve twitter açtım. Fenomen denilecek kadar takipçi elde ettim ama benim başarımdan değil, misal ortamımızda konuşulan başkasının yaptığı esprileri de yazıyordum yani takipçiler benim maharetim değildi. Twitter'dan biriyle tanıştım, çok aşık oldum. Ama birbirimize çok aykırıydık; o çok zengindi, iyi bir işi vardı ve inanılmaz güzeldi. Zaten benim tanıştırdığım biriyle de aldattı beni ve yıllarca da onun etkisinde kaldım. Okul biteli 4 yıl oldu. İşsizim, ilk başlarda iş seçiyordum şimdi bulamıyorum da. Asosyal saçma sapan biri olarak evde kalakalıyorum. Çok edilgen biriyim. 3 kişi arabaya bineceksek doğal olarak arka koltuk bana kalıyor, 5 kişi kahvedeysek okey oynanacaksa masa etrafı hep ben oluyorum, bi yere gidilecekse benim fikrim en son merak edilen. Bunlardan hariç aha önce duyuruların birinde bahsetmiştim, bir akrabamız da bizi dolandırdı ve evimizi ipotek ettirdi ona da canımı çok sıkıyorum. 

Bugün artık taşacak durumda olmamın sebebi de bir kuzenimle tartışmış olmam. Sürekli haklı olduğunu iddia ediyor. Basit bir konuda dahi insanı bastırıyor(Misal geçen enstrümanların hepsine saz deniyor dedim, mesela üflemeli sazlar diye, yine hayır öyle bir şey yok dedi. sonra dayanamayıp internetten açıp gösterdim halen hayır yazanlar saçmalıyor diye savundu. Böyle saçma sapan şeylerde bile bir galip geliş muhabbetine döndürüyor olayı) Üstelik iyi eğitimli biri de. Bugün yine mansplaining yaptığı için dayanadım ve artık görüşmeyelim deyip masadan ayrıldım. Sorunum her şeyi kafaya takmak. Hayat bana çok zor. Yoksulum, işsizim, asosyalim, çirkinim. 
0
spartamed
(29.04.21)
Kötü bir başlangıçla giden zor şartlar altında bir hayat.
Kolay bir çözüm elbette yok. Sadece artık çocuk değilsin. bir şekilde farkında olduğunu bu hayatla doğru şekilde savaşmaya devam ederek geçecek hayatın.
Bu süreç hep kötü olmak zorunda değil. Güzellikleri de karşına çıkacak ve aslında alışık olduğun bu kötü durum da.
Sadece pes etme diyebilirim.
Daha güzel daha doğru fikirler verecek birileri çıkacaktır.
Kendini ve etrafini analiz edebiliyorsun. Makul sonuçlara ulaşıyorsun. Altından kalkabilecegini düşünüyorum
0
kisa
(29.04.21)
www.erkekadam.org
0
hepbiarayisicinde
(29.04.21)
yalniz degilsin, cok benzer hikayeleri ben de yaşadim yillarca. cözümü biraz kendine dönmek, kendini iyi hissedecegin aktivitelere odaklanmak ve başkalarının onayini beklemeden yaşamayi ögrenmek. sakin erkekadam gibi saçmalıklara bulasma, yaşadıkların zaten daha cok erkek olmak isteyen, daha fazla erkek gibi görünmek isteyen erkeklerin saçtığı zehrin sonucu. sen de kendini bu rekabete sokarak harap etme, birak onlar kendi boku icinde debelensin. kendin icin yaşa, sen kendin icin yaşadikca, senin gibi insanlarla bir araya geleceksin. konusmak sohbet istersen hep buradayim.
0
spivak
(29.04.21)
Diğer duyurularını da okudum ve sana laflar hazırladım.

1) Öncelikle erkeğin çirkini olmaz derler, doğru. Kişiliğinle, kariyerinle vs. bu durumu kotarabilirsin. Zor bir şey değil yani zor olan diğerlerini sağlamak.

2) "Epey zamandır işsizim, kötü bir çocukluk geçirdim. Hep pesimist biriydim. Çirkindim, okulda da başarılı değildim, boyum kısaydı."

Ee? Geçmiş geçmiştir. Geçmişle yaşamayı ve kendine acımayı bırak. Bundan sonra ne yapabilirsin bunlara odaklan ve kendine bahaneler üretme.
Ayrıca sürekli çevresel etkenleri suçladığını fark ettim. Halbuki duyurunu okuduğumda istikrarsızlık ve dehşet bir negatiflik görüyorum. Sen kendine acıdığın ve hak etmediğini düşündüğün için bu enerjin karşı tarafa da geçiyor. Kurban psikolojisinden kurtulman lazım.

"Annemin de acılı bir hayatı var çok küçük yaşta babasını kaybetmiş erkek kardeşi yeni evliyken kanser olup ölmüş."
Bak mesela, bunun konumuzla alakası yok. Ama sen acılar içinde büyüdüğüne kendini o kadar inandırmışsın ki bu konuyu da kendine bağlamışsın. İnan ki Türkiye'de çocukken dayak yemeyen, maddi sorunlar çekmeyen, babası annesini aldatmayan yani kısaca mutlu bir çocukluk geçiren çok az insan vardır. Başına gelenlerin sana özel olmadığını, hayatın/Allah'ın/evrenin senle bir derdi olmadığını anlaman gerek.

3) Baban ölecek. Annen ölecek. Sen de öleceksin. Bundan kaçamazsın. Bunları düşünüp durmak hayatı sana zindan etmekten başka hiçbir işe yaramaz. Bununla ilgili TEK yapabileceğin babanla daha fazla daha güzel vakit geçirmek, böylece ayrılık vakti geldiğinde pişmanlık duymamak.

4) Kariyer.net iş aramak için berbat bi yer. LinkedIn'e yönelebilirsin. Mesleğin ne bilmiyorum ama bu alanda iş bulamıyorsan yine bölümünle ilgili yan alanlar araştırabilirsin.

5) Anksiyete için mutlaka profesyonel destek alman gerekir. Bence ilk olarak çözeceğin şey bu olsun. Ayrıca öz saygı ve kurban psikolojisi anahtar kelimelerini YouTube'da bi aratabilirsin. Bunlarla ilgili taktiklere vs. bakarsan faydalı olacağını düşünüyorum.

6) Uyku, hareket, yemek, su. Klişe ama bu dörtlüyü düzene sokarsan psikolojine ve hayata bakışına da çok büyük faydası olacaktır.

Uzman falan değilim ama yardımcı olabileceğim bir şey olursa özelden yazabilirsin.
0
jacque
(30.04.21)
önce iş bulman lazım, erkek adamın cebinde kendi kazandığı parası olmayınca her şey kötü görünüyor. para kazanmaya başlayınca bakışın yavaş yavaş düzelecek.
0
antihero
(30.04.21)
Hepinize teşekkür ederim.

@jacque hep çevresel etmenlerden değil elbet yaşadıklarım, kendim pişmanlıklar silsilesiyim. hep duygularımla hareket ediyor, erken sinirleniyor, alınıyor ve tahammülden uzaklaşıyorum. özsaygım yok. annemin konumuzla ilgisi yok demişsin onu sadece çok dayak yediğimden sebebinin bu olacağını söylemiştim. onun dışında haklısın. ama başaramıyorum, edilgenlikten, korkaklıktan, birey olamamaktan kurtulamıyorum. artık her şey çekilmez geliyor, dün tartıştığım kuzenim halen aklımdan çıkmıyor kendisinden nefret eder haldeyim ama bu istisna bir durum değil benim için o yüzden bozuk olan benim. evet geçmişteyim ama şimdi de olumlu devam eden hiçbir şey yok neredeyse. evimizdeki hayatın ritmi nuri bilge ceylan filmi gibi. 70 küsur yaşında babam 60'ını geçmiş annem ve tüm gününü çocukluğundan kalmış ranzada yahut bilgisayarının başında geçiren ben. Aciz biriyim, çocukken de böyleydim. 7'sinde neysen 70'inde de osun dedikleri acı gerçek sanırım. teşekkürler tekrar.
0
🌸spartamed
(30.04.21)
Ben de geldim buralara.. Spartamed bence yarın uyandıgında yaşanan her seyi bi kenara koyup yeni bir insan olarak devam etsen mis gibi olabilir. Kendine fazla yükleniyorsun. Yaşadıkların yaşanabilecek şeyler. Itirafların da herkesin normal hayatta yaptıgı ve kimseye söylemediği seyler. Sen açık yürekli güzel kalpli bir insansın. Kendinden çok başkalarının düşüncelerine deger veriyorsun, uyumlusun. Kibarsın. Kalp kırmadıgın için kırılıyorsun. İş konusuna gelince güzel arkadaşım seninle aynı yaştayım ve benzer durumdayız. Bizim nesil kayıp kuşak ne yazık ki iş bulabilmek için biraz çaba sarf etmeli. Önce kendini sonra da çevreni degistir. Yeni arkadaslar edin ve bi is bul en kötüsü bile hiç olmamasından iyi inan bana. Çok sarıldımmm
0
Corpsebridee
(17.05.21)
(15)

Şu an ne hediye edilse mutlu olurdunuz?

dedim ben sana
Uzun zamandir adidasin siyah yuruyus ayakkabilarina ve otomatik kahve makinalarina bakiyorum. Fiyatlardan dolayi ancak bakabiliyorum. Biri hediye etse mesela asiri mutlu okurdum. Size ne hediye edilmesini isterdiniz?
Uzun zamandir adidasin siyah yuruyus ayakkabilarina ve otomatik kahve makinalarina bakiyorum. Fiyatlardan dolayi ancak bakabiliyorum. Biri hediye etse mesela asiri mutlu okurdum. Size ne hediye edilmesini isterdiniz?
0
dedim ben sana
(29.04.21)
güzel bir kafaüstü kulaklık veya xiaomi mi box s
0
sutlu nescafe
(29.04.21)
İyi bir oyun bilgisayarı (laptop), PS5, DSLR fotoğraf makinesi, kitap...
0
dissendium
(29.04.21)
Guzel bir bluetooth kulaklik :(
0
invictae
(29.04.21)
Kindle.
0
pike
(29.04.21)
Kahve makinesi. Kaliteli ve pahalı olanlardan birinin hakkını verebilmek için kahve kültürümü baya bi geliştirmem lazım. Hediye gelseydi bunu dert etmezdim.
0
IncredibleMau
(29.04.21)
araba. keh keh
0
ala09
(29.04.21)
Ben de yeni kasa A7 istiyorum.:D
0
alfred
(29.04.21)
bisiklet kilidi ya. bu işi halletmeye harcayacak enerjim yok. çıksa bi yerden hediye diye gelse şu 20 gün mutlu eder beni.
0
a perfect lie
(29.04.21)
mini arp :)
0
elma
(29.04.21)
Yakut ve zümrüt taşlı kolye, adidas boost ayakkabı, müstakil ev :D
0
rapisa
(29.04.21)
3d printer (bkz: snapmaker)
nike airmax 97 veya airmax 2090
0
roket adam
(29.04.21)
Saat. Bir tane hasır, bir tane metal bir de deri. modelleri kafamda.

Çok iyi soru bu arada, bayıldım
0
newsman
(29.04.21)
uçurtma.
0
dilemma of subscribtionability
(29.04.21)
pc.
0
isveperver
(30.04.21)
Tabanca, 5-6 güne doğum günüm var hanımı ikna edebilecek birisi olsa aranızdan keşke:(
0
synax
(30.04.21)
(7)

Hayattaki önceliğiniz kendiniz mi?

tuborg yesili
istemediğiniz her şeye hayır diyebiliyor musunuz?Ya da kendinizi önceliklendirebiliyor musunuz?Ne kadar yapmak istemediğiniz herhangi bişeyi yapıyor veya içine düşüyorsunuz?
istemediğiniz her şeye hayır diyebiliyor musunuz?
Ya da kendinizi önceliklendirebiliyor musunuz?
Ne kadar yapmak istemediğiniz herhangi bişeyi yapıyor veya içine düşüyorsunuz?
0
tuborg yesili
(29.04.21)
Evet kendim.
0
Bartebly
(29.04.21)
evet, kimseyi sallamıyorum.
0
candide
(29.04.21)
%80-90 kendim, kalan kısım da eşim ve ailem tabii. Toplum hiç umrumda değil.
0
roket adam
(29.04.21)
Evet önceliğim kendim.
0
legolasin son oku
(29.04.21)
Valla genelde hayır diyebiliyorum ancak istemediğim her şeye de hayır diyemiyorum. Hayatın bir şekil zorunluluklari var. Misal ben en temelde başkalarını zengin etmek için çalışmak istemiyorum ancak buna da mecburum bir yerde.

En istemediğim şeylerden birini yapmak zorunda olup, bunun için de o kadar zaman-emek harcadigim için de önceliğim kendimim cümlesini kuramıyorum. Gerçi diğer yandan düşününce de o mecburi çalışma olayı bir yerde benim iyi bir hayat yaşamam için yaptığım bişey, o yüzden önceliğim kendimim diyebilirim belki. Bilemedim şimdi, kafam karisti.
0
j r r tolkien hayrani
(29.04.21)
Evet kendim.

istemediğiniz her şeye hayır diyebiliyor musunuz?
- Biraz zor oluyor. Mantık biçimde hayır demeye çalışıyorum. Sonu gelmiyor çünkü. Arada atarlandığım oluyor. Valla pişman değilim ama her şeye hayır diyemiyorum.

- Ya da kendinizi önceliklendirebiliyor musunuz?
Evet.

- Ne kadar yapmak istemediğiniz herhangi bişeyi yapıyor veya içine düşüyorsunuz?
Evet. Yapacak bir şey yok maalasef.

Tabii değer verdiğim insanlar var. Abim ve kuzenlerim gibi. Ayrıca onların çocukları. Onları biraz öne koyduğum oluyor.
0
put it in your appropriate place
(29.04.21)
Kendim, kendimin mutluluğu için sevgilim ve ailem.
0
Hallegadola
(29.04.21)
(2)

Cevap vermememe rağmen düzenli olarak mesaj atan kişi

isabella was a ginger
Bu insanla 3-4 sene önce yalnızca bir kez görüştüm. Bazı hoşlanmadığım hareketleri olduğu için (o zamanlar yurtta kalıyordum, daha ilk görüşmede, ortada hiçbir şey yokken birlikte yaşamayı teklif etmişti. Daha sonraki günlerde de kıskançlık yapmıştı) bir daha görüşmemiştim. Konuşma tartışmaya dönünc
Bu insanla 3-4 sene önce yalnızca bir kez görüştüm. Bazı hoşlanmadığım hareketleri olduğu için (o zamanlar yurtta kalıyordum, daha ilk görüşmede, ortada hiçbir şey yokken birlikte yaşamayı teklif etmişti. Daha sonraki günlerde de kıskançlık yapmıştı) bir daha görüşmemiştim. Konuşma tartışmaya dönünce whatsapp'tan engellemiştim. 3 küsur yıldır da engelli olarak duruyordu.

6 ay kadar önce telegram yükledim. Telegram kullanıcılarına bildirim gidiyormuş kişilerindeki biri telegram yükleyince. O da beni görünce mesaj attı. O kadar zaman geçti, artık ayıp olur diye ordan da engellemedim. Nasılsın ne yapıyorsun şeklinde çok kısa bir konuşmamız oldu.

Sorun şu ki o günden beridir haftada birkaç kere bana alakasız sanat haberleri, resimler (sanat), bunlar hakkındaki görüşlerini filan gönderiyor, neler okumuş, neler düşünmüş bunları anlatıyor. Bir kere bile cevap vermedim, ama düzenli bir şekilde bunları göndermeye devam ediyor. Şimdi bu adamın bana ilgisi mi var acaba diye sormuyorum, var herhalde ki ısrarcı davranıyor. Merak ettiğim şey, bir insan aylardır hiç cevap alamamış olmasına rağmen niye hala mesaj atmaya devam eder? Yani, nasıl bir psikoloji ve düşünceyle yapıyor bunu? Bir de ben güncel sanat haberleri takip etmek istesem gider dergi alırım, neden bana ücretsiz olarak böyle bir hizmet veriyorsun?
0
isabella was a ginger
(29.04.21)
engelle
0
KaraSakall
(29.04.21)
Ne soruyorsun engeli bas geç
0
Hallegadola
(29.04.21)
(3)

Mantığın ve duyguların çatışması

kupala
Selam, öncelikle duyuru bana ait değil, hesabı olmayan bir arkadaşım adına yazıyorum, o da takip edecek cevapları.ikisi de 32 yaşında bir kadın ve bir erkek. 4 yıllık uzak mesafe ilişkisi. evlenme kararı alındı, aileler tanıştı, iyi anlaştılar. ama şehir meselesi sebebiyle anlaşmazlık çıkıyor. kadın
Selam, öncelikle duyuru bana ait değil, hesabı olmayan bir arkadaşım adına yazıyorum, o da takip edecek cevapları.

ikisi de 32 yaşında bir kadın ve bir erkek. 4 yıllık uzak mesafe ilişkisi. evlenme kararı alındı, aileler tanıştı, iyi anlaştılar.

ama şehir meselesi sebebiyle anlaşmazlık çıkıyor. kadın birkaç sene daha istanbul'da devam etmek istiyor, erkek de istanbul'a gelebilir ama çok sevmediğini belirtiyor. gelirse en az 4 yıl kalması gerekiyor iş sebebiyle. yine de kadın ısrar ederse gelecek ama surat yapmaya başladı.

erkek başka şehirleri öneriyor (onlarda da en az 4 yıl kalması gerekiyor), kadın gitmek istemiyor. erkek bozuluyor buna.

kadının mantığına uymadığı için ve araya yabancılaşma girdiği için ayrılmak aklına geliyor, erkeğin de böyle düşündüğünü zannediyor ama erkek gerekirse uzaktan da devam edelim diyor. ayrılma muhabbeti açılınca biraz uzaklaşma yaşanıyor.

kadın, erkeğin fotoğrafını görünce bile dayanamıyor, içi gidiyor ama mantıken anlaşamadıkları ve farklı baktıkları için ne yapacağını da bilemiyor. yaşının giderek ilerlediğini düşündüğü için de sıkıntı duyuyor.

ne yapsınlar bu durumda?

not: sizden linçlememenizi rica ediyorum :), kadın tarafı zaten kötü durumda şu an :/
0
kupala
(29.04.21)
Linçlemiyorum, ben olsam evlenirdim.
0
Hallegadola
(29.04.21)
ortak bir yol bulmaktan başka çare yok. kadın tarafı da seçeneklerle gelsin. illa tek seçenek diye dayatmasın. erkek de aynı şekilde. sonra eleye eleye çözüm bulsunlar. artılarını eksilerini yazsınlar ama asla benim dediğim olacak kafasında değil. ayrılmak kolay, ama değer vereceğin birini bulmak zor. yaş kaç olursa olsun.
0
rayde
(29.04.21)
yaş önemli tabi ama 5 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşayıp evlendim. hala çok mutluyum çok şükür.
şuan ev ile iş yerim farklı illerde, hafta içi çalışıp hafta sonu eve dönüyorum. arada (evlendiğimiz ilk yıllarda) evdeydik, bunların bir artı ya da eksi olduğunu düşündüren bir durum olmadı.
seviyorlarsa bekleyebilirler, yaştan olmaz derlerse, evlenip 4 yıl uzaktan da bu iş yürür bence.
0
pccopath
(29.04.21)
(9)

şeker hastası insanla evlenmenin zorlukları

odiyus
merhaba duyuru ahalisi.başlıkta olduğu gibi şeker hastası bir kadın, erkek ile evlenmenin olumsuz yönleri ve zorlukları nelerdir?
merhaba duyuru ahalisi.
başlıkta olduğu gibi şeker hastası bir kadın, erkek ile evlenmenin olumsuz yönleri ve zorlukları nelerdir?
0
odiyus
(28.04.21)
50 yasindan sonra neredeyse herkes seker hastasi oluyor zaten. Evlenmeye engel olarak ne dusundunuz ki anlamadim?
0
invictae
(28.04.21)
Kendine dikkat etmeyip sizi kanser edebilecek bir vurdumduymazlık varsa fena.
Onun dışında biraz disiplinle hayata güzelce devam edersiniz.
0
kisa
(28.04.21)
Zamanla çekme oluyor. Alacansan Macar malından sasmayacaksin zaten. Ne demişler araba alacaksan almandan kız alacaksan macardan.
0
allah yazdiysa bozsun
(28.04.21)
Dikkat etmesi gerek o kadar.
0
Hallegadola
(28.04.21)
Alıntı:
Erkekte en sık görülen cinsel bozukluk, istek azlığı ve erektil fonksiyon bozukluğudur. Tüm erektil disfonksiyonlu kişilerin yüzde 40'ı şeker hastasıdır. Tüm şeker hastası erkeklerin yüzde 30-40'ında impotans (iktidarsızlık) mevcuttur.

www.sozcu.com.tr
www.muradceltik.com
www.doktortakvimi.com
0
ceketimi alip cikcam
(28.04.21)
vurdumduymazsa fena+1 bunun koması da var iki günde bir acillik olması da var.

dikkatliyse sıkıntı yok
0
ala09
(28.04.21)
İnvictae
Bu başlığa gelen yorumları arkadaşıma okutacağım. Kendisi şeker hastası. Evlilikten kaçınıyor hastalığından dolayı. Kimsenin hayatını etkilemek istemiyorum düşüncesi hakim. Kendisini iknaya uğraşıyoruz. Cinsiyeti kadın. Özellikle doğumlarının sıkıntılığı olduğunu söyleyip duruyor.
Gelen cevaplar için teşekkürler.
0
🌸odiyus
(28.04.21)
şeker hastası bir kadın tanıdığım var, kendisi elinden gelen özeni gösteriyor. çocuk sahibi de oldu. ne ailesi ne eşi hastalığı ile ilgili yakınmıyor. ben ama anlamadım, bu elimizde olan bir şey değil ki. yarın öbür gün hepimiz bir hastalığa yakalanabiliriz, kanser olabiliriz, sakat kalabiliriz.
0
ofelia
(28.04.21)
Şeker hastalıklarının tipleri var bildiğim kadarıyla. Bir kuzenim şeker hastalığı olan biriyle evlendi sonra çocukları oldu. Çocuk bir gün şeker komasına girdi ve şu an o da babası gibi şeker hastası. Çocuklara nasıl geçiyor konusunda hiçbir fikrim yok fakat sanırım en büyük olumsuz yönü bu.
0
legolasin son oku
(29.04.21)
(8)

annenize ne hediye edeceksiniz?

buf-e kür
Bu yasaklar isi daha da zorlastirdi. Soru baslikta. Belki birileri birilerine esin kaynagi olur. Hatta ben de yararlanirim umuduyla...
Bu yasaklar isi daha da zorlastirdi.

Soru baslikta.

Belki birileri birilerine esin kaynagi olur. Hatta ben de yararlanirim umuduyla...
0
buf-e kür
(27.04.21)
ben mi band aldım, bendekini görünce sordu bu adım sayıyor mu, bana da mı alsak vs diye. mutlu da oldu şapşik. her gün bakıyor evin içinde kaç adım atmış, ne kadar uyumuş. telefonunu da kaybetmezsin böylece dedim. sağa sola bırakıyor arıyoruz duymuyor.
0
ofelia
(27.04.21)
Tam da düşündüğüm hediye açıkcası, güle güle kullansın:)
mi akıllı bileklikler androidle uyumlu biliyorum ama , iosla da uyumlu mu
internette karısık bilgiler var emin olamadım

bunun dısında ,
pelus yumusak sabahlık,
beğendiği tarz ayakkabı ya da canta
cok istediği mutfak gereci kahve makinası
ya da sık bir altın kolye, küpe
tesettürlüyse esarp güzel olabilir
canım anneler yi ki varlar *
0
blackgirl00
(27.04.21)
Ben biraz erken vermis bulundum, telefonu eskiydi iphone se aldim.

Mi band tarzi seyler cok mantikli geliyor, telefon bambaska yerlerde olunca veya cantada filanken duymayabiliyor.
0
fakyoras
(27.04.21)
Hafta sonu yazlik kislik yapmisti. Yazlik kiyafet eksikleri vardi. Onlari aldim bugun disari cikip. Musmutlu oldu. <3 Bir de fincanda cay icmeyi sever, lugat365'in anne yazili kupasindan siparis ettim pasabahceden.
0
invictae
(27.04.21)
Cam silme robotu alıcam.
0
cilekli krep
(27.04.21)
Ben suluboya resim yapıp verdim ya peşin peşin.
0
vedatchilipeppers
(27.04.21)
makyaj malzemesi alacağım <3
0
theseachange
(27.04.21)
Ben de birkaç öneride bulunayım:

- Bütçe dahilindeyse ve mevcuttaki telefonuyla bir sıkıntı yaşıyorsa cep telefonu. Bu sene ben telefon aldım ve o kadar mutlu oldu ki, inanılmaz bir şey.
- Çok saçma gelebilir ama Tefal'in iyi tavalarından. Bu kadar kullanımı ve temizliği kolaylaştıran, bu kadar insanı rahat ettiren bir başka mutfak eşyası var mıdır acaba.
- Pasta-kurabiye işlerine çok ilgiliyse yemek kitabı veya bakery malzemesi. Ayrıca öneriler olabilir burada.
- Tesettürlü ise şal/eşarp.
- Çok güzel, kaliteli bir pamuklu pijama takımı. Kullanmasa bile Allah korusun hastane durumları için mutlaka bir köşede iyi bir pijama takımı bulunmalı.
- Kolyeler çok takılmayabiliyor, altının değeri de azalıyor bence verimsiz bir hediye. Onun yerine direkt çeyrek/yarım/tam altın. Anneannemin boynunda her zaman taşıdığı bir tam altını var, ona da hediye gelmiş. Zor zamanları için takar, ne olur ne olmaz diyerek. Hep anneme böyle bir altın almak istemişimdir, takması için değil tabii ki, kenarda durması için.
- Kitap okuyan, okumayı seven anneye Kindle/Kobo ya da herhangi bir e-kitap okuyucu.
- Mevcuttaki eskidiyse cüzdan. Hatta küçük cüzdan, küçük çantalar için çok kurtarıcı. Massimo Dutti'de 250 TL. :)
- Sporla ilgilenen anneye spor kıyafet, spor yapmaya çalışan tesettürlü anneye Nike Pro Hijab.
- Anneden anneye göre değişmekle birlikte, genelde gördüğüm kadarıyla asla para vermedikleri iyi bir güneş gözlüğü.
0
silverleaf
(28.04.21)
(7)

Otobüste, uçakta karşı cinsle tanışmak

santiago
Daha da genişletebiliriz, metroda tanışmak, otobüs durağında tanışmak vs Özellikle erkeklerin kızla tanışmasından bahsediyorum. Bu şekilde başlayan birçok ilişki var. Kısa süreli ilişki veya uzun. Bi müddet kesişme sonrası yeşil ışık alınırsa tanışma vs. Kadınların birçoğundan şunu duydum. Yakışıklı
Daha da genişletebiliriz, metroda tanışmak, otobüs durağında tanışmak vs Özellikle erkeklerin kızla tanışmasından bahsediyorum. Bu şekilde başlayan birçok ilişki var. Kısa süreli ilişki veya uzun. Bi müddet kesişme sonrası yeşil ışık alınırsa tanışma vs.

Kadınların birçoğundan şunu duydum. Yakışıklı partnerlarını ilk görmede beğenmişler ama başlangıçta tipsiz bulduğu sevgililerini zamanla sevmişler. İş arkadaşı, okul arkadaşı falan gibi.. tabi sevdikten sonra gözüne güzel gelmiş olabilir ama sevgili olma aşamasını konuşuyoruz.

Dolayısıyla bu uçakta yan koltuğunda oturan güzel kızla tanışma ya da şehirlerarası otobüste mola yerinde hoşuna giden kızla tanışma, otobüste durağında tanışma falan gibi anlatılan hikayeler aslında görünüm olarak çekici insanların hikayesi değil mi?

Tipin gayet kötü ama karakterin, başarıların ya da statün(konum, para) iyi olsa bile böyle kısacık zaman diliminde karşı tarafa bunları sunamazsın. Hatta böyle metroda kesişmeler sadece tip ile ilgili değil mi?

(hatta gerçekten böyleyse bunun yetenek ve başarı olarak sunulması garip değil mi)
0
santiago
(27.04.21)
Yetenek ve başarı kısmı gidip konuşma kısmı. Çok yakışıklı olsan bile bahsettiğin şekilde seni kesen bir kadının gelip seninle konuşması çok nadir. İlgisini çekmek yetmiyor, bir şekile sohbet başlatman lazım. Ki bu konuda kadınlar örnek anlatsın, konuşana kadar her şeyi mükemmel görünüp konuştuktan sonra batıran insan da az değil. Yetenek ve başarı kısmı burayla ilgili.
0
Jux
(27.04.21)
Bu tarz tanismalar dis gorunus (tip, giyim kusam) arti ozguvenin meyvesidir. Max 14 yasinda bunu cozmen lazimdi zaten bro.
0
neverletyougodown
(27.04.21)
Konu yakisiklilik / guzellik degil ozguven, enerji ve karizma meselesi.

Kimi insanlar var kapidan girdigi anda tum dikkatleri ceker, kimi insan var bir saat takildigi mekanda"aaa sen burda miydin" diye karsilanir.

Yani cok yakisikli ya da guzel olup inanilmaz silik insanlar da var.

Tam tersi tipsiz olup herkesin tanismak icin siraya girdigi insanlar da var.

Yani bu biraz ozguvensiz insanlarin avuntusu gibi geliyor bana.

Tabii ozguven ve karizma ile yilisiklik ve simariklik arasinda da bir cizgi var
0
anten
(27.04.21)
Dediğiniz doğru kimse beğenmediği insana yanaşmıyor.
0
Hallegadola
(27.04.21)
Olayı aslında şu:

- Yakışıklı isen yürü. Cold open direkt.
- Yakışıklı değilsin ama şeytan tüyü var, özgüven var, ilginç kişilik var, zeka var, alfa dedikleri faktör var. 1-2 cümle kadar yürü, olmazsa unut. Yürümezlik etme.
- Yakışıklı değilsin, saydıklarım da yok ama paran var: Ya Hakan Sabancı olmalısın ya da paranın olduğunu aleni şekilde kadının gözüne sokmadan tesadüfen belli etmelisin. Buradan da yürüyenler var.
- Yakışıklı değilsin, saydıklarım yok, paran da yok. Kadınlar seni düşününce ıslanmayacak, dediğin tarzda bir ilişki kuracaksın ve başkalarını düşünerek ıslanan kadının 2nci seçeneği olarak mutlu olacaksın.

Sonuncuyu yani zamanla tanıyarak kazanılan sevgiyi güzel bulanlar var. Ben onlardan değilim. En güzeli, 1 ya da 2 ile başlayıp kasıklardan beyne doğru derinleşen sevgi.
0
twelfth
(28.04.21)
@beretta beretta milletin kacirdigi o zaten. Brad Pitt degilim niye teklif edeyim kafasindaki bireyler kaybediyor bu oyunu tip olarak daha dusuk leveldaki cesaretli, atilgan bireylere. Tamam sen Brad Pitt degilsin e karsidaki de Angelina Jolie degil zaten:) Bunu kaciriyorlar. Bu isin yuzde 55,60i ozguven zaten, kalani dis gorunus
0
speedy
(28.04.21)
yakışıklı olmadığı için üzülen erkek kardeşlerime;

turkiyede yakısıklı erkek yok bir etrafınıza göz atarsanız. bunlar biraz genetik işi o yuzden genelliyorum boy ortalamasından vs. yani o yuzden zekanızla övünüyo gibi görünüyoruz ama aslında muhteşem zekanızdan da değil de elde tutulur belki bi bakışta anlaşılmayacak soyut şeyleri övüyoruz. yok çok merhametliliğinden vay efendim aşırı zeki oluşundan, zeki ama çalışmıyor oluşunuzdan, ya ihtimalli ya da klasik özelliklerden tutulur basit şeyler buluyoruz. bu yüzden çok seçiciymişiz gibi düşünmeyin. tutunacak bi şey kanıtlayın yeter. statü ve parayı ilk seferde ispatlamaya gerek yok zaten ama onlar biraz belli eder insanda kendini azzcıh da olsa
0
ala09
(29.04.21)
(29)

Erkeğin babalık testi istemesi

other half
Güzel giden, sorunsuz, kısacası normal seyrindeki ilişkinizde hamile kalıyorsunuz. Bunu öğrendikten sonra erkek babalık testi yaptırmak istiyor. Kadın buna çok bozuluyor ve teste izin vermiyor. Sizce kadın tepkisinde haklı mı? Erkeğin test yaptırmak istemesi normal mi? O kadının yerinde olsaydım boş
Güzel giden, sorunsuz, kısacası normal seyrindeki ilişkinizde hamile kalıyorsunuz. Bunu öğrendikten sonra erkek babalık testi yaptırmak istiyor. Kadın buna çok bozuluyor ve teste izin vermiyor. Sizce kadın tepkisinde haklı mı? Erkeğin test yaptırmak istemesi normal mi? O kadının yerinde olsaydım boşanırdım der misiniz?
0
other half
(27.04.21)
Boşanıp testi yaptırır testi de suratına çarpardim
0
carpenic
(27.04.21)
Bir şeylerin ters gittiği kesin. Bi taraf haklı tabi. Eğer kadın olarak haklıysam boşanırdım. Erkek tarafı isem de aklıma kurt düştüğü için boşanırdım
0
olaylar olaylar
(27.04.21)
carpenic +1
0
serbest gezen koala
(27.04.21)
erkek haklı. babalık testi erkeğin istemesine gerek kalmadan yapılması gereken bir test. güven, özellikle bu zamanda abartılan, içi boş bir kelime. ilişkide sadece kadın çocuğun kendinden olduğunu bilme lüksüne sahip. onlarca yıl sürecek maddi manevi sorumluluğu erkeğin üzerine yüklemeden bunu bilme hakkı erkeğe de tanınmalı.
0
nehara
(27.04.21)
erkek tarafını anlamak gerek. kimse sınanmadığı günahın masumu değildir diye bir söz var. insanlar 30 yıl boyunca babası olmadığı çocuğa bakıyor. çocuğa bakmak mesele değil 30 yıllık bir enayi yerine koyulmuşluğu öğrendiğin anı düşün. intihara bile sürükleyebilir.

bana güvenmiyor musun sevgilim diye sormak çok manasız. kimse kimsenin içinde ne olduğunu asla bilemez ve kimse kimseye kendi akıl sağlığı için %100 güvenmemelidir.

bence sorumlu bir eş çocuk doğar doğmaz kendi teklif eder. ben kadın olsam hiç düşünmem ve gocunmam.
0
bohr atom modeli
(27.04.21)
son yazanlara katılmıyorum. bir erkeğin çocuğun kendisinin olduğunu bilme hakkı olduğu kadar bir kadının da çocuk yapacak kadar güvendiği erkekten karşılıklı güven beklemeye hakkı var.

yakın zamanda reddit'te benzer bir gönderi görmüştüm, linkleri aşağı bırakıyorum. ne yazık ki evliliğin sonlandığı bir gönderi.

www.reddit.com
www.reddit.com
0
amugochi
(27.04.21)
boşanırdım. zaten test isteyebilecek bir erkekle değil evlenmek, flört bile etmezdim.
0
candide
(27.04.21)
Dışardan göz olarak: Evli değillerse erkek haklı.

Olaydaki kadın ben olsam: Benimle birlikte olan adam zaten nasıl birisi olduğumu bildiği için benden şüphe duymaz. İster evli olayım ister sevgili, bana sevgilim bu soruyu soramaz. Velev ki istedi, o testi yapar sonra münasip yerine sokardım bana güven duymadığı için.

Ancakkkkkk olması gereken: Bence doğumdan sonra zorunlu babalık testi mutlaka gelmeli. Kaç baba kendisinin olmayan çocuğa bakıyor kandırılarak. Müge Anlı, Esra Erol'da sürekli görüyoruz. Yani bence bu test kadın veya erkek tarafına bırakılmamalı. Her türlü ilişkide zorunlu test gelmeli bir an önce. Öbür türlü çiftlerin arasında yukarıda bahsettiğim gibi güven sorununu ortaya çıkarıyor
0
Hallegadola
(27.04.21)
Valla erkeğin babalık testi istemesi de tuhaf,

Kadının hiç sormadan bak babalık testi yaptırdım, babası sensin, bunu bilmek senin en doğal hakkın falan demesi de tuhaf benim için.

E herhalde yani şüphen mi vardı neden gittin yaptırdın?

Erkek isterse, kadın bozulmakta haklı.

Ama erkek, benim ailemde veya çevremde böyle böyle durumlar yaşandı, benim hayattaki en büyük korkum da bu, sana çok güveniyorum ama lütfen bir test yaptıralım diye anlatsa belki bir nebze yumuşatır ama iki ucu boklu değnek kadın her türlü bozulabilir.

Bir de benim anlamadığım bunu kadına niye söyler ki erkek? Şüphesi varsa çocuk doğunca bir saç telinden falan test yaptırsın, olmuyor mu öyle? Biraz sıksın dişini yani. Ne diye ortalığı geriyor.
0
ananiyimioguz
(27.04.21)
evli ya da değil, fark etmez. bir terslik bir şüphe var bu işte mutlaka. normal değil yani. resmen kadından şüpheleniyor adam. normal bir şey kesinlikle yok. ama boşanmak için de çok geç olabilir bence.

belki erkek de aldatıyordur, aynısının yaşamaktan korkuyordur. kişi kendinden bilir işi. ama kesinlikle sağlıklı bir durum değil.
0
roket adam
(27.04.21)
@nehara +1

Kadının bildiği şeyi erkeğin niye bilmeye hakkı olmasın? Adam kadına güvenmiyorsa başka sorunlar vardır, o ayrı bir konu, ama teste izin vermemesi hatalı bir davranış.
0
plutongezegendegilmi
(27.04.21)
Ortada makul bir şüphe varsa erkek tarafı haklı, değilse büyük sıkıntı.

Konuşup, kafasındakileri öğrenmek lazım. Bazı insanlar geçmişte yaşadıkları olaylardan dolayı, bu tarz kanaatlere sahip olabiliyorlar. Çevresinde sıkıntılı durum çok olmuş olabilir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(27.04.21)
Meslek hayatım içerisinde ilk boşanma davamı aldığımda müvekkilim erkek kişi ilişkilerinin senelerdir iyi gittiğini eşinin kendine karşı çok iyi olduğundan fakat bir gün eşinin tabletinden dizi izlerken bir google fotoğraflar bildirimi ile eşinin başka bir adamla olan fotoğrafına denk geldiğini belirtmiş ve çocukları için babalık testi yaptırmak istemişti şartları sağlayıp aracı olduk neticede 2 çocuğun da kendisinden olmadığı ortaya çıktı çocuklar 12 ve 4 yaşlarındaydı adam neredeyse kendini kesecekti.

Sonraki süreçlerde de şüpheli durumlarda ben müvekkillerime bu testi tavsiye ettim 4 defa babası farklı çocuk vakası ile karşılaştıktan sonra şimdi diyebilirim ki kendi çocuğum olduğunda eşim hastaneden taburcu olmadan o testi çoktan yaptırmış olurum.
0
apocalipy
(27.04.21)
Güven kontrole engel değil. Ben erkeğim ama benden de isteseler yok demem. Güzelce sebeplerini öğrenirim; konuşalım çözelim. Kadın tarafından bunu istemek de ne var ki? Ben otelde çalışıyorum ve neler görüyorum neler. Bu bir zorunluluk olmalı. Millet habersiz başkasının çocuğuna bakıyor. Bir kadından bunu isteyince boşanmak istemesine şaşıyorum. Korkacak bir şeyi olmayan al sana test ver bana bunun sebebini der. Konuşulur. Her şey konuşulmalı. Banka ekstrelerini göreyim, telefondaki mesajlara bakayım vs. Demek ki bir sebebi var. Ver baksın. "Aaaa güveni yok", "al bak ama bitiririm bu evliliği" demek saçmalık.
0
Amory Lorch
(27.04.21)
10 hafta dolmadan küretaj yaptırıp, materyalden DNA testi yaptırır ve sonucu suratına çarpardım.
0
pro9it9is9
(27.04.21)
apocalipy +1

erkek olsaydım ben kesin isterdim. karakter olarak çok şüpheci biri olmanın yanı sıra benim çevremde bile duyma mesafesindeyse bu olaylar, sanıldığından çok daha yaygın bir durum demek ki diye düşünüyorum. aynı şekilde evli erkeklerin de başka kadınlardan çocukları çıkıyor.

bence de hastaneden çıkmadan zorunlu test yapılmalı +1.
0
deartheodosia
(27.04.21)
Altında sadece çirkin imalar taşıyan bu talepte nedense hep erkek tarafıyla empati yapılıyor, kadının kırılacak onuru belli ki kimsenin umrunda değil. Hastalık derecesine varan bu denli şüpheci biriyle zaten evlenip ondan çocuk yapmazdım, evlendikten sonra karakter evrimi geçirip bu hale gelmişse ve benden böyle bir talebi olduysa o zaman da @pro9it9is9 +1. İnsan ilişkilerinde güven en önem verdiğim husus ve beni tanımasına rağmen bana güvenmeyen birinin sadece merhabalaşmak için dahi olsa hayatımda hiçbir sıfatla yeri yok.
0
kedimedi
(27.04.21)
Tek eşli bir evlilikte çocuğun başkasından olma ihtimali olamaz ki. Bunun tükrçesi bakayım beni aldatıyor musun kiminmiş çocuk demek.
Çok küçültücü bir davranış. O çocuğu aldırıp ardından dna testi yaptırmak ve adamın suratına çarpmak gerek ama ben bir anne olarak evladıma kıyamazdım.
0
cilekli pasta
(27.04.21)
bu testi soracak kadar şüphelendiğim bir durum varsa zaten evliliğin geçerliliği kalmamış demektir.

Kadına çirkin bir itham bu, beni aldatmış olabilirsin diye suçlamak direkt.

ki genelde erkek tarafından bakarım.

ha direkt şüpheleniyorsundur aldatıldığını ispat et, boşan
0
KaraSakall
(27.04.21)
Hamilelikte test yaptırmanın riskli bişey olduğunu duymuştum. Böyle bir şey de olabilir
0
cilekli krep
(27.04.21)
carpenic daha tartışma başlamadan bitirmiş bence.

tek eşli, sorunsuz ve güzel giden bir ilişkide erkek kişisinin böyle fikirleri varsa bi zahmet korunsun çocuk yapmasın.
0
aguen
(27.04.21)
bosanma filan demnmis ama evli olduklari bilgisine nereden ulastik onu anlamadim.

ilk is kurtaj. sonra zaten cok uzun surmez ayrilik gelir.
0
supergirl
(27.04.21)
nehara +1
bohr atom +1

kadınlar bundan zaten otomatikman emin olduğu için bu konuda erkeklerin çok fazla anlaşılabileceklerini sanmıyorum. ilişki mutlu gitsin veya gitmesin bence her erkeğin hakkı. hemen hemen her ilişkide güven konusunda onca tartışma yaşanabilirken babalık testinin bence tartışmasız yapılması lazım.
0
lesmiserables
(27.04.21)
boşanırdım, kürtaj yaptırırdım diyenlerin dünyadan haberi var mı acaba? hadi onu geçtim hiç mi ekşi sözlük'teki müge anlı başlıklarına bakmıyorsunuz? :)

kadın açısından evet güven kırıcı bir olay. bunu kabul ediyorum. ancak erkek tarafından bakınca da niyeyse çok haksız görmüyorum. erkeğin belli ki bir güven problemi var birlikte olduğu kişiye karşı. zaten burada avukat olanlar yazmış, benim de çevremdeki avukat arkadaşlarımdan böyle birkaç olay duymuşluğum var. üstelik 10+ yıl evlilikte ilk çocuk kendisinden iken 2. çocuğun başkasından olma gibi vahim durumlar bile var.

o yüzden erkeğin test istemesi kendince haklı, kendini bilen kadının buna bozulması da yine kendince haklı. teste izin vermemek bence hatalı bir hareket. izin vermemekte diretmek şüphe katsayısını arttırmaktan başka bir işe yarayacağını zannetmiyorum. izin vermeyip çocuğu tek büyütmek / kürtaj yaptırmak gibi sonuçlara kadar gider o iş. o yüzden ne olacaksa test sonucundan sonra olmalı. iş boşanma kısmına veya kürtaja geliyorsa orada oturup karşılıklı duygu paylaşımı yapılmalı. yani erkek neden böyle bir şey istedi, hangi durumlar yüzünden güven problemi oluştu bunlar üzerine konuşulmalı. kadın kendisine söylenenlere ikna olmadıysa boşanmakta da kürtajda da haklı.
0
amandil
(28.04.21)
Şüphelenen erkek olsam, çocuk doğduktan sonra saçından örnek alır gizlice yapardım. Kadının da onuru kırılmazdı.

Belki de çocuk doğunca tıpatıp babaya benzeyecek, teste de gerek kalmayacak.
0
John Bloor
(28.04.21)
O ilişki sorunsuz değildir
O test yaptırılır, adamın yüzüne çarpılır bir daha da görüşülmez.
Sonra karar verir kadın; doğuracaksa sağlam bir nafaka (eşi değilse bile çocuk içşin nafaka şart), ya da kürtaj.
Zaman kötü diye "sorunsuz" ilişki böyle piç edilmez. Sorunludur o...
0
SiyamkedisiZorro
(28.04.21)
evli olsaydim, kürtaj bosanma dna testi seklinde olurdu.
sevgili olsam, ayrilirdim yine.

ama erkeklere de hak veriyorum, neler var.

ama yapardim vs demek kolay.
0
Ley
(28.04.21)
erkek bunu durum dururken istemez.istiyorsa şüphelendiği mutlaka bir şey vardır.

evli olsam durup dururken niye babalık testi isteyeyim?ama yine de hoş değil tabi ki.
0
drako
(28.04.21)
başka adamların çocuklarına babalık yapan adamlar da eşlerinden şüphelenmiyorlar. onur kırıcı doğrudur ama ben nasıl istersin demezdim. sonunda boşanabilirdim tabi. duruma bağlı.
0
anais
(28.04.21)
(8)

Ailem için degersizim galiba

epistemic_regress
Bir haftadır hastayım, çok büyük ihtimalle covid. Ama ailemdeki kimse bakmayı bırak, kendimi hasta ettiğim için sanki hesap soruyor. "İnşallah covid değilsindir, bir de evlere mi kapanacagiz?" demeye getiriyorlar. Bir de hepsinin dilinde "Ailem benim için her şeyden önce gelir" zirvasi. Evin erkekle
Bir haftadır hastayım, çok büyük ihtimalle covid. Ama ailemdeki kimse bakmayı bırak, kendimi hasta ettiğim için sanki hesap soruyor. "İnşallah covid değilsindir, bir de evlere mi kapanacagiz?" demeye getiriyorlar. Bir de hepsinin dilinde "Ailem benim için her şeyden önce gelir" zirvasi. Evin erkekleri bakım istiyor, yemeğini yap, dağıttığını topla, donunu yıka, annem koşulsuz itaat bekliyor (bal iç bir şeyin kalmaz dedi bütün gün). Sevgi, bağlılık, çok yüce aile değerleri bütün bu olup bitenlerin neresinde? Hapishane gibi, kendine ayrı bir dünya kurmana da izin yok, yadirganiyorsun. Ancak evlenerek kurtulabilirsin bu insanların tahakkumunden.

Sorum yok, yeni evli çiftlere ricamdir, hayatı çocuklarınız için yarı açık cezaevine çevirmeyin, sevginizi koşula bağlı vermeyin.

İyi akşamlar herkese.
0
epistemic_regress
(26.04.21)
Geçmiş olsun. Günün sonunda tek başımızayız.
0
not dark yet
(26.04.21)
geçmiş olsun, iyi akşamlar.
0
gadasiz
(26.04.21)
üzüldüm geçmiş olsun
bu ikiyüzlülük tüm insanlıkta var lafla peynir gemisi yürütmek.
0
basond
(26.04.21)
kendi paranı kazanıp adios amigos diyebilmen lazım. yani o aşamada olabilmen lazım.
0
duyurukullanıcısı
(26.04.21)
Diğerlerinden daha az dikkatli davranmışsındır, onlar da biraz bunun hıncını çıkarıyordur. Üzücü ama olur böyle şeyler. Unutursunuz bir haftaya. Geçmiş olsun.
0
IncredibleMau
(26.04.21)
herkesin psikolojisi cozutmak üzere bu ara. bu cepte. korkularımız, anksiyetelerimiz arttı. belki ölmekten, hasta olmaktan korkuyorlar. ikincisi, anne babalarımız insandır. insan da kusursuz olmaz. aile diye kutsallaştırmaya, yüce görmeye gerek yok. sevgileri de kusurlu olabilir tabi ki.
0
rayde
(26.04.21)
boyle dusunuyorsan neden bu kirginligini ayni bu cumlelerle onlara soylemek varken bize yaziyorsun acaba?
0
hopp
(27.04.21)
Onlarla paylasabilsem buraya yazmazdim.
0
🌸epistemic_regress
(27.04.21)
(4)

Gerçekten bu videolara bu tepkileri verenler var mı?

basond
ilgili video şuhttps://www.youtube.com/watch?v=EsyyQAyS4mc&ab_channel=WokyTokybenzeri buhttps://www.youtube.com/watch?v=96Jp_n-tpvQ&ab_channel=TerenceEliabbu video da izleyenlerin tepkileri gerçek hayatta da bu şekilde mi?Bana pek inandırıcı gelmiyor aklına gelir tamam da böyle tepkiler gerçek mi yo
ilgili video şu
www.youtube.com

benzeri bu
www.youtube.com

bu video da izleyenlerin tepkileri gerçek hayatta da bu şekilde mi?
Bana pek inandırıcı gelmiyor aklına gelir tamam da böyle tepkiler gerçek mi yoksa takipçi olayı mı?

sizde durum nedir?
0
basond
(25.04.21)
Ete atılan şaplak endonezyalının bastırılmış dürtülerine denk geldi herhalde. Bi tek o gerçekçiydi. Hepsini izleyemedim çünkü inanılmaz anlamsız.

İnandırıcı değil. Anlamlı da değil.
0
IncredibleMau
(25.04.21)
İzledim böyle bir tepki olmadı. Wtf dedim içimden.
0
coca cola
(25.04.21)
popüler hesaplardan 1-2 tanesi bu videoyu abartılı tepkileriyle paylaşıp prim kasıyor. sonra zaten etkileşim peşinde koşanlarda benzer videoları çekiyorlar. bu videoları çekenlerin tamamı öncesinde en az 20-30 tane reaction izleyip ona göre yapay tepki veriyorlar. en acayip tepki verene huahaa diye gülüp prim veriyorlar işte
0
avatar is back
(25.04.21)
Valla şu reaction videoları zaten en başından doğallığı kaybediyor. Hani şu izleyici kasma olaylarını falan bir kenara bıraksak bile, sen eğer birilerinin seni izleyeceğini biliyorsan tepkini zaten ona göre ayarlarsın. Yani doğal davranma ihtimali direkt elenir. Kendi tepkini videoya alip paylaşıyorsan da bunun üstüne bir de @avatarin dediği gibi prim kasma olayıni eklersin ki o zaman olay zaten bambaşka bir noktaya geliyor.

Burda da olay o şekilde, amaç uç davranıp popüler olma. Yani gerçeklikle pek ilgisi yok.
0
j r r tolkien hayrani
(25.04.21)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.