Giriş
(16)

Yüzük

sineklerin tanrısı
Evlisiniz ve evdeyken yüzük takıyor musunuz?Cinsiyet belirtirseniz sevinirim
Evlisiniz ve evdeyken yüzük takıyor musunuz?
Cinsiyet belirtirseniz sevinirim
0
sineklerin tanrısı
(28.01.21)
evliyim, hiç yüzük takmadım.
35 e
0
neymis
(28.01.21)
Sürekli takıyorum, varlığını unutuyorum hatta o kadar alışmışım. K
Eşim de aynı, neden çıkaralım ki evdeyiz diye?
0
somethinginthewayshemoves
(28.01.21)
tak cikar yaparsam bi yerlerde unuturum. altin sonucta insan kiyamiyor :') k
0
pide
(28.01.21)
29e
Elimle bir yemek yapmayacagim surece cikarmiyorum. Cikarsam unuturum kaybolur gider
0
fakyoras
(28.01.21)
8 sene once taktim ve hic cikartmadim.
38e
0
cooperr
(28.01.21)
nisanliyim cikariyorum hatta bi yuzuk kosesi yaptik banyoda. el yikadiktan sonra oraya takiyoruz yeri belli :)
0
ala09
(28.01.21)
Birkaç hafta takiyorum sonra krem surerken yemek yaparken vs cikarip koyuyorum bi yere unutup haftalarca takmiyorum belli bir duzeni olmuyor. K
0
passive aggressive
(28.01.21)
Sürekli takıyoruz eşim de ben de. K.
0
elorelia
(28.01.21)
15 yıldır evliyiz ikimiz de hiç takmadık ama öyle inattan falan değil, aldık yüzükleri bir heves, o da rahat edemedi ben de kaldı öyle.
0
delidiyorum
(28.01.21)
takmıyoruz. eşim (erkek) pandemi nedeniyle zaten evde. ben işe gidiyorum ama ben de takmıyorum, el hijyenine engel oluyor. gerçi pandemi öncesinde de nadiren takardım, unutuyorum.
0
anksiyetik pia
(28.01.21)
ben cok begenerek takiyordum ama hamileyken sisti ellerim, biraz kilo vermem lazim tekrar takabilmek icin :) alyansim su an zayiflama kriterim, tekrar takabildigim gun hamilelik kilolarimdan kurtuldugum gun olacak yine severek takacagim :) cinsiyet belirtmeme gerek kalmadi gerci ama adettendir, 34 k :)
0
in vino veritas
(28.01.21)
31e evet
0
roket adam
(28.01.21)
evet k
eşim de takıyor. ben bazen çıkarıyorum o hep takıyor. ama takmak lazım gibi bir dusuncem yok, öyle olageldi
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(01.02.21)
Evde yüzük takmıyorum. Dışarıda hep takıyorum.
Karı-koca böyleyiz.
0
SiyamkedisiZorro
(01.02.21)
Pandemi çıktı çıkalı eşim de ben de takmıyoruz ne evde ne dışarıda. El yıkarken hijyene engel oluyor gibi bir anksiyete olmuştu bizde sanki altında pislik kalıyor gibi. Öyle de devam etti. Beni rahagsi ediyor şahsen yüzükle bütünleşemedim bir türlü.
0
anksiyetik pia
(04.10.22)
surekli takiyoruz ikimiz de. yuzuklerimiz epey ince ve basit, rahatsizlik vermiyor.
0
taurina
(04.10.22)
(11)

Ertesi Gün Hapı

parcaliham
Tek gecelik görüştüğünüz ama romantik bir şeye de evrilebilecek bir gecenin ardından kafalarda ufak bir kuşku kalınca ortak bir karar olarak ertesi gün hapına başvurmayı planlıyorsunuz.Siz erkek tarafısınız, karşınızdaki kişi ise kadın.Ertesi gün, erkek tarafı olarak kadın rahatsız olmasın diye hapı
Tek gecelik görüştüğünüz ama romantik bir şeye de evrilebilecek bir gecenin ardından kafalarda ufak bir kuşku kalınca ortak bir karar olarak ertesi gün hapına başvurmayı planlıyorsunuz.

Siz erkek tarafısınız, karşınızdaki kişi ise kadın.

Ertesi gün, erkek tarafı olarak kadın rahatsız olmasın diye hapı alıyorsunuz. (O da bunu tercih ediyor) Tam ayrılırken ne yaparsınız, içmesini görmek ister misiniz yoksa o kısmı ona mı bırakırsınız?

Eğer kadın olsanız ve erkek kişisi, yanınızda içmenizi rica etse tepkiniz ne olur?
0
parcaliham
(27.01.21)
hap ortak kararla alınmış. içme kısmı kadına kalır. zorla hap yutmasını isteyemem. tercih tamamen kadının.
0
uuth
(27.01.21)
bozulurum. içeceksem de bu ricadan sonra asla yanında içmem. ayrıca romantik bir şeye evrilme ihtimali ortadan kalkmış olur.

hapı hiç içmemeyi de düşünüyor olabilir kadın bu arada. sırf için rahatlasın diye aldırmış olabilir. bu da bir ihtimal. ama bunu sorma ve bilme bence, daha iyi.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(27.01.21)
İçer geçerim. Kötü benzetme olacak ama babamın oğlu değil ya neyime güvenecek? Problem etmezdim.
0
elorelia
(27.01.21)
Tek gecelikse yapılabilir ama zorbalıkla değil tabi ki.
Tek gecelik değilse, bir daha yüzünü görmek istemem o arkadaşın.
0
megalomaniac
(27.01.21)
Kadının doğurmak gibi bir amacı yoksa bu mevzuyu takmaz ama erkek "illa görcem" diye direttiyse bir daha görüşülmez.
0
lcha
(27.01.21)
Ben erkeklerin hamilelik konusunda kadın tarafına güvenmemesi tavrını anlamıyorum. Kadının hamile kalmayı senden daha fazla sorun edeceğini tahmin etmek niye bu kadar zor ki? En kötü ihtimalle kaçıp gideceksin, olan kadına olacak.

Ne olacağını sanıyorsun, sırf senin gıcıklığın için mi doğuracak o çocuğu? Ya da sana o kadar aşık ki çocuk bahanesiyle mi yüzüğü takmaya zorlayacak?
0
Jux
(27.01.21)
Herhalde tuhaf bulup yanında içer paranoyağa bak derim içimden. Bazen benim de kuşkucu düşüncelerim olduğu için yargılamam galiba. Tavır falan da önemli ama burada.
0
turkce konusan uzayli
(27.01.21)
Tanımadığı, doğru düzgün vakit geçirmediği adamdan çocuk doğurmak isteyecek vizyonsuzlukta biri olduğumu düşünmesine yol açacak ne yaptım diye düşünür, kendini kaf dağında gören bu adamla bir daha görüşmezdim. İlacı da imkanım olsa sekiz kere falan içerdim.
0
ruhen hastayim ben
(27.01.21)
Zengin çocuğu değilseniz sorun etmeyin. Zengin dediysem bir marka değerine sahip kişilerden bahsediyorum.
0
Unde bach canim
(27.01.21)
burada kişisel anılara pek girmem ama ben bir kere yaşadım bunu.

kendisi doktordu, birlikte bir gün geçirdik.
ki geçirdiğimiz tek gün de o oldu zaten ama tek gecelik gibi bir tarz da yoktu aslında.
bir ilişki olmasa da, önceden bir diyalogumuz vardı, sonra da devam etti.
neyse, "günün" sona erdiğine karar verince yan yana otururken ilacı istedi, öyle bir ortam oluştu ve ilacı içirdi bana bir şekilde.

böyle yazmam genelde ama büyük öküzlük, çapsızlık, artık ne derseniz.
ki bu genel halinin yanında kibarlık kalmıştı sağ olsun.

ruhen hastayim ben +1000

hamile kalmasından bu kadar endişe duyacağınız biriyle birlikte oluyorsanız kendiniz korunun.
0
blatta hiberna
(27.01.21)
@Jux, anlamayacak bir şey yok. Tamamen orta doğudaki yetiştirme tarzı ile ilgili bence.

Bir kadının günümüz Türkiye'si ve aile yapısında evlilik dışı hamile kalmasını ne kadar istemeyeceğini, korkacağını hepimiz biliyoruz.

Korkmasa bile tek gecelik ilişkiden bir çocuk dünyaya getirmemek isteyeceğini, iki tarafın da rızası olmadan aklı başında kimsenin bunu yapmayacağını da biliyoruz.

Eskiden birini hamile bıraktığında evlenme zorunluluğu gibi saçma bir gelenekten gelen toplumun korkularını hiçe sayamazsın. Erkek çocuklar yetiştirilirken "aman oğlum gül gibi çocuksun dikkat et uçkuruna sahip çık etraf cin gibi kız kaynıyor, biri gelir senden hamile kalır sonra uğraş dur" diye yetiştirildiği için, günümüzde böyle durumlar çok çok nadir de olsa erkeklerin içinde bu tarz korkuların olabileceğini tuhaf karşılamak tuhaf asıl bana göre. Özellikle ergen kızlarımızın ne düşünüp de ne yaptığını kestiremeyiz. Ailesinden ve hayatından memnun olmayan, bir şekilde kaçıp kurtulmayı düşünen bir dünya kız da var. Değişik bir psikolojiyle sevdiği adamın çocuğunu doğurmayı düşünebilir. Adamın mutlu olacağını düşünebilir.

Aklı başında yetişkin insanlar yapar mı.. pek sanmıyorum ama muhakkak yaşanmıştır. Hamilelik konusu evli değilsen ülkemizde ciddi bir konu. İki taraf da gayet korkabilir. İki taraf da bi zahmet iç rahatlatıcı davranmalıdır. Kendi düşüncem budur. Kadınların içi rahat etsin diye normalde "bu bana güvenmiyor mu ya" diye bozulunacak yerde "ya şimdi korkularını anlıyorum neyse yapayım bari" diye alttan alınan ve yapılan çok şey vardır. Kadınlar da yapsın ve bozulmasın bir zahmet. Yine de güven duymayı tercih ederim. Hiç böyle bir teklifte bulunmadım. Güvensiz biriyseniz oldu olacak yuttuktan sonra aç bakıyım ağzını deyin çünkü yutmuş gibi de yapabilir. Te allahım abartmaya gerek yok. Ama bu tarz iç rahatlatıcı isteklere şaşırmaya da gerek yok. Kim ne yaşadı ne gördü ne duydu bilemeyiz.
0
ananiyimioguz
(27.01.21)
(4)

korona günlerinde dating

makinesoguk
her yer kapalı, etkinlikler hep online. korona günlerinde nasıl date ediyorsunuz? sanat galerisi açık buldum bir tane, onun dışında özellikle beyoğlu-beşiktaş bölgesinde yapılabilecek aktivite önerileri arıyorum sevgili duyuru ahalisi.
her yer kapalı, etkinlikler hep online. korona günlerinde nasıl date ediyorsunuz?

sanat galerisi açık buldum bir tane, onun dışında özellikle beyoğlu-beşiktaş bölgesinde yapılabilecek aktivite önerileri arıyorum sevgili duyuru ahalisi.
0
makinesoguk
(26.01.21)
sahilde oturup sıcak şarap içicez biz, sonrasında sokaklar bizim.
0
Jux
(26.01.21)
genelde arabada takılıyoruz. bazen yürüyüş, kahve falan. bir tarafın evine de gidilebilir.
0
jelly bear
(27.01.21)
İyi ki koronadan önce evlenmişim. Özellikle ergenler perişan durumda şu an. Avm'ler, sahiller, turistik mekanlar... Bir termos al ve park ve bahçeler müdürlüğüne abone ol.
0
prole
(27.01.21)
Etmiyorum. Başkalarına da etmemelerini, pandeminin bitmesini beklemelerini öneriyorum. Kara veba bile en çok 7 sene sürdü, az sabır.

Zaten normalde de deyt etmiyorum. 40'ımı geçmişim, ne deyti ergen gibi? Yaşımdan başımdan utanırım arkadaşlarımın çocukları boylarını aşmışken. Geçti bizden artık.
0
d max
(29.01.21)
(16)

Aileniz ne kadar sık tartışıyor?

princess consuela
Kendi anne babam uzun yıllardır neredeyse her gün ufak bir sebepten bile olsa tartışıyorlar. Öyle ciddi şeyler için tartışma olmuyor ama ufak bir meseleyi bile bağırarak ve birbirlerini aşağılayarak sonlandırıyorlar. Normal bir ailede durum nasıl oluyor unuttum açıkçası. Sizin anne babalarınız nasıl
Kendi anne babam uzun yıllardır neredeyse her gün ufak bir sebepten bile olsa tartışıyorlar. Öyle ciddi şeyler için tartışma olmuyor ama ufak bir meseleyi bile bağırarak ve birbirlerini aşağılayarak sonlandırıyorlar. Normal bir ailede durum nasıl oluyor unuttum açıkçası. Sizin anne babalarınız nasıl? Ne sıklıkla ve neler için tartışırlar?
0
princess consuela
(26.01.21)
Her gün en ufak bir şey için bile tartışırlar. Bence normali bu:)
0
sta
(26.01.21)
size göre aşağılama olan sözler veya hareketler onların rutini haline gelmiş olabilir mi? Bunun dışında ilişkide tartışmasa olmasa muhtemelen birbirlerini boğazlayabilirler.

Normali bu +1
0
emininsel
(26.01.21)
Bence sizinkiler tartışmaktan zevk alıyor. Ve hayır normali bu değil. Bizimkiler 5 6 ayda bir anca tartışır onda da küslük vs uzatilmaz.
0
kaptan maydanoz
(26.01.21)
Çocukluğumuzu, ergenliğimizi, gençliğimizi zehir ettiler. Sağolsunlar evlilikten soğuttular.
0
skywalker.anakinn
(26.01.21)
Günde 1-2 heralde.
0
lcha
(26.01.21)
Benimkiler anlaşmazlık yaşadıklarında susmayı biliyorlar. Tabi tartışıyorlar ama seslerini yükseltmeden ve hakeret etmeden. Baktılar olacak gibi değil susuyorlar, bir süre sonra normale dönüyorlar.
0
fotrsapka
(26.01.21)
Ben çocukken (20 yıl kadar önce) çok tartışırlardı, sonra azalmaya başladı. Ben de zaten yıllardır onlarlar oturmuyorum o yüzden kesin bir şey diyemem ama çok ender tartışıyorlar artık sanki.
0
peki madem
(26.01.21)
Normali o değil elbette. Annem hayattayken bizimkiler çok sık tartışmazdı, en azından ben çok sık şahit olmazdım. Evde bağrış çağrış kavga olduğunu sadece iki kez hatırlıyorum. Onun da biri annemle babam arasındaydı, nedenini bilmiyorum; diğeri geniş aileyle ilgili bir meselede babamın telefonda bağırmasıydı, babam çok haklıydı. Bunlar dışında bağırıp çağırmadan konuşabiliyorlardı çoğunlukla, ufak tartışmalarda da asla aşağılama hakaret falan duymadım ikisinden de.
0
kobuzchu kiz
(26.01.21)
Hergun amansızca. Yarınlar yokmuscasina. Bence babam çok lafa salça oluyor. Yoksa çözülmeyecek meseleler değil.
0
allah yazdiysa bozsun
(26.01.21)
kucuk ama hemen hemen her gun. konular bir turlu degistirilmeyen aliskanliklardan veya onu niye oraya koydun, kapiyi niye sert kapattin tarzi kucuk seyler. bence bu tartismalar da bir nevi aliskanliga donmus artik vazgecemiyorlar.
0
baldur2
(26.01.21)
Tartıştıkları belli konular vardı. Evirip çevirip aynı konularda yıllarca nerdeyse her gün tartıştılar. Sonunda boşandılar da rahatladık.
0
jazzabel
(26.01.21)
Yani herkes demiş ama "bağırarak ve birbirlerini aşağılayarak sonlandırıyorlar." normal falan değil onu belirteyim.

Bir iki ayda bir falan derdim ben. Bu da olmasın isterdim ama ortalamaya göre iyi yine de.
0
aguen
(26.01.21)
Büyük ihtimalle anne-babanızın yaşındayımdır. Valla en son ne zaman tartıştığımızı hatırlamıyorum, 2 yıl olmuştur her halde. Tartıştığımız zaman da çocukların yanında tartışmayız. Genel olarak ortak zevk, düşünce ve hedefleri olan insanlarız. Bir de ben kadın tarafı olarak hiçbir zaman ekonomik sorumluluğun tamamını eşime yükleyip gerçekçi olmayan bir beklenti içine girmedim.
Benim anne-babam da çok tartışmazdı, ama büyüdüğüm zaman aslında birbirlerinden çok farklı ve maalesef birbirlerini sevmeyen insanlar olduklarını gördüm. Başta sevmişler ama sonra o beklentiler ve hayal kırıklıkları...
Eşimin anne-babasında fark ettiğim daha pasif agresif tavırlar var mesela. Baba bildiğini okuyor, anne durmadan konuşuyor, biz geldiğimizde babayı şikayet ediyor vs. Ama onlarda da bağırmak yok. Ben çok rahatsız olurdum herhalde bağırış-çağırış olsaydı. İki tarafın ebeveynleri de iletişim konusunda iyi değiller gördüğünüz gibi ancak en azından çocuklara travma bırakmamışlar.
0
SiyamkedisiZorro
(26.01.21)
peki madem +1.

ben küçükken çok kavga ederlerdi, hatta hafızamda tekme tokat bir kavgaları da var nasıl yerleştiyse bilincimden çıkmıyor o görüntü. ben gelince sonlandırmışlardı.

ama şu an neredeyse hiç kavga etmiyorlar.
0
juninho77
(26.01.21)
aşağılama ve hakaret normal değil +1

haftalık olarak ufak tefek atışmaları olur bizimkilerin. yaklaşık iki ayda bir gibi de tartışma olur. aşağılama, küfür ve hakaret olmaz.
0
makarnavodka
(26.01.21)
Bizimkiler normalde pek tartışmaz, annem arada söylenir ki genelde hep haklıdır, ufak ufak sitem eder. Çorap niye burada, neden geç hazırlandım, aradım niye açmıyorsun neden geri dönmüyorsun gibi. Şimdi pandemide ikisi de evde tartışmaların dozu biraz daha arttı normal ama ikisi de çok sıkıldı :)
0
elikası
(29.01.21)
(9)

Rüyalarinizda maske mesafe temizlik koşulları hiç yaşandı mi?

Ven
SB
SB
0
Ven
(25.01.21)
Evet :) Bir ara çok görüyordum. Maskemi unutmuşum ve markete giremiyorum gibi.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(25.01.21)
Ben de 1-2 hafta önce gördüm şöyle bir rüya: Dışarıya çıkıyorum, markete gitmek için. Etraf o kadar kalabalık ki şaşırıyorum. Polis beni çeviriyor. Güler yüzlü bir şekilde ceza kesiyor maskem yok diye. O sırada çok üzülüyorum maskemi almayı unutmuşum diye. Ama o kalabalıktaki insanların hiçbiri maske takmıyor. Polis sadece bana ceza yazdığı için üzülüyorum falan :D
0
himmet dayi
(25.01.21)
Ben zaten pandemi öncesi de mesafeli bi insandım ve manyaklık derecesinde temizlik takıntım vardı, dolayısıyla değişen bi şey olmadı rüyalarımda da :)
0
superfluid
(25.01.21)
Hayır, maske mesafe corona hiç uğramadı :)
0
hana bi
(25.01.21)
Evet ama mart nisan gibi görüyordum bu rüyaları. Uzun süredir görmedim.
0
black holes in the sky
(25.01.21)
geçenlerde görmüştüm. arkadaşla maskesiz dışarı çıkmışız bi şekilde. sokaklarda polisler yaya devriye geziyor silahlı milahlı. binaların arkasına saklanıyoruz görmesinler diye. sonra bi benzinlikten maske almaya çalışıyoruz tuvaletten çıkan birine rica ediyoruz bize alsın diye falan. heyecan arıyorum sanırım. :)) ilk ve tekti bu da.
0
olutaklidi
(25.01.21)
Evet çok :)
0
lcha
(26.01.21)
Birkaç kez maskemi unutmuş halde kalabalığa karıştığımı gördüm +1
Bir süre normal sürüyor rüya, sonra "maske takmayı unutup çıktık" diye telaşlı ve gergin bir atmosfere dönüşüyor her seferinde.
0
kobuzchu kiz
(26.01.21)
Birkaç kez maskeli olarak insanları gördüm, maske takmadığı için ya da mesafe konusundan dolayı insanları uyardığımı ve/veya rahatsız olduğumu gördüm.
0
nawar
(26.01.21)
(16)

Sevgilinin kafasına yastıkla vurmak

Piukh
Evvel zamanda bir akşam eski sevgilimle oturuyoruz. Herkes kendi dünyasına dalmış yaşıyor. Mutfağa gidip çay almak için koltuktan kalktım ve geçerken gözüm muhtereme takıldı. Mıknatıslı küçücük halkaları lego gibi birleştirerek şekiller yapmaya çalışıyor ama dünyadan koparak dalmış gitmiş, saçlar bi
Evvel zamanda bir akşam eski sevgilimle oturuyoruz. Herkes kendi dünyasına dalmış yaşıyor. Mutfağa gidip çay almak için koltuktan kalktım ve geçerken gözüm muhtereme takıldı. Mıknatıslı küçücük halkaları lego gibi birleştirerek şekiller yapmaya çalışıyor ama dünyadan koparak dalmış gitmiş, saçlar birbirine karışmış, üzerinde pijama. Bir an çok tatlı geldi, içim bi' kabardı, küçük çocuğu dişlemek istersin ya öyle yükseldim. Wes Anderson filmindeymişiz gibi her şeyin rengi birden pastelleşti, duvar kağıdında japon kiraz çiçekleri filizlendi (duvar boyalıydı.) ve tam o anda gözüme, arkasından kenara doğru kaymış kırlentin ucu ilişti. VEEE, evet, ucundan tutup bir anda çekerek pat diye (tatlı sert) vurdum kafasının arkasından...

Tam yaşadığım rahatlama ve tarık akan munzırlığında kahkahamın ilk harfleri ağzımdan çıkıyordu ki, bedenini hiç kıpırdatmadan ve yüzüne savrulan saçlarını çekmeden dönüp tokat yemiş şaşkınlığındaki gözleriyle ''ne kadar salak salak işler yapıyorsun ya, hayır komik mi, bunun normali-kaç yaşındasın sen...'' diye baktı, baktı, baktı. Ben bozuldum; ehe mehe, çok tatlısın, dayanamadım, tamam tamam yok bir şey diye kaçtım mutfağa. Elimle kavgaya tutuştum, ''çok tatlısın amk hııı'' diye küfür ettim kendime, bir daha yapmayacağıma ve bozulduğumu belli etmeyeceğime yeminler edip kendimi ve en çok da onu cezalandırdım.. :) Öyle işte, bu da böyle bir anım.

Neyse şimdi soruyorum size Romalılar: Yorumunuz nedir bu olaya, size yapılsa tepkiniz ne olur, yapar mısınız? Ve kaç kardeşsiniz? (sessizce genelleyeceğim çaktırmayalım.)
0
Piukh
(25.01.21)
vurmalı şakalar bende de ters tepiyor. sakin kalmaya çalışsam da içimden söverim. hani gıdıklama, makas alma vb şeyler olsa neyse ama vurmak nedir hakikaten... neyse, ben yapmam. yapan olursa uyarırım. yapmaya devam ederse adios. vee 3 kardeşiz.
0
hazen
(25.01.21)
siz erkekseniz ve sevgiliniz kadinsa verdigi tepki cok ucuk degil.
0
hot potato
(25.01.21)
Ben yapmam, bana yapılmasından da hoşlanmam. O kadar tatlıysam gelsin öpsün fln. Yastıkla vurmak nedir. Hiç komik de değil. Az bile tepki vermiş.
Tek çocuğum.
0
pati
(25.01.21)
Ben kadın tarafının ve boole pis yonlerim var, kimsenin de hoşuna gitmiyo aasdf. Yani yastık da geçirmedim kimseye gerçekten Allah'ını sasirtabilir insanın. Bazen şaşkınlık+acı bir araya gelince çok güçlü bı tepki oluyor, sevgilinizin sonradan o kadar buyutmedigine eminim. Ben genelde karşı taraf istendiği halde gıdıklama, ısırma, enseye göre şaplak gibi şeyler yapıyorum ve evet 4 kardeşiz.
0
red g
(25.01.21)
Aynı durumda hafif şekilde ben de yapardım ama cıvıtmam, karşı taraf da yapabilir. Kardeşim var.
0
reactionic
(25.01.21)
Hoşlanmam. Yapmam ve yaptırmam. 4 kardeşiz.
0
ruhen hastayim ben
(25.01.21)
kafaya vurmak kadar can sıkan bir şey yok. isterse dünyanın en tatlı ve naif şakası olsun
0
esref
(25.01.21)
Hiç hoş değil. Mutfağa kaçmak neymiş. Sırnaşıp affettirmen lazımdı kendini. Sen de dizinle kafama vur ödeşelim falan demen lazımdı.
0
IncredibleMau
(25.01.21)
vur ama kafasına ya da sırtına (bu şimdi aklıma geldi, bu da sinir bozabilir) vurma.

evet, kafaya vurmak gerçekten çok sinir bozuyor. kim yaparsa yapsın.

erkeğim bu arada. tek çocuğum. ama bunu ilkokul, ortaokul, lisede de yaşıyor erkekler, illa ki kardeşin sana vuracak diye bir şey yok. kızlar yaşamıyordur tabii pek.

bir de iyi ki yastıkla vurmuşsun. eğer çıplak elle vursaydın x2 puan kazanırdın, haberin olsun bir dahakine :) ben çıplak elle vurulmasına daha çok uyuz oluyorum ama belki bu kişiye göre değişir.

peki niye öpmek, sarılmak vs. yerine vurmak aklına geldi ki madem çok sevimli görünüyordu? :))
0
ahm1
(25.01.21)
takmam ama ben de bi yastık alır savaşırdım :d

sevdiğiniz insan size yastıkla vuruyor abartmayın yahu.
0
jelly bear
(25.01.21)
Erkeğim. Ben sevmem böyle şakaları. Sadece götünü sık sık tokatlarım sevdiceğin. Ama bana yapılsa da kötü hissetmemesi için çıkışmam. Sadece aşkım çok boktan bir şakaydı sen de kabul et diye psikolojik baskı ile alışkanlık haline getirmesini engellemeye çalışırım.
0
twelfth
(26.01.21)
Vurmalı tepmeli şakalar benim de her zaman hoşlandığım şeyler değil. İlla vurulacaksa da dozunda, can acıtmadan ve sataşma gibi durumlarda sataşmanın düzeyinin arttığı son noktada abartmadan yapmak gerekir diye düşünüyorum.

Not: bu işin kadını erkeği olmadığını düşünüyorum. kadın vurursa tamam ama erkek yaparsa olmaz diye bir şey bence saçma ve asıl konu değil.
0
henchman
(26.01.21)
3 kardeşiz hoşlanmam ben de. Bazen kardeşimle birbirimize yastık fırlattığımız oluyor ama kafama vursa hoşuma gitmez. Fırlatma olayı da hoşuma gitmiyor genelde o attı diye sinirlenip atıyorum.
0
eatpraylaw
(26.01.21)
Herkes yeterince dövmüş ama kelimesi kelimesine pati +1
Çok ters teper. Tek çocuğum.
0
kobuzchu kiz
(26.01.21)
her gördüğümde kafama vurulmuş gibi hissediyorum

yahu bu kafa kafa! beyin var içinde. jölemsi sıvı var arada.
abartmıyorum kafana ufak ya da büyük darbe alınca dünyan şaşıyor. minyatür bi travma geçiriyorsun. nerede olduğunu kim olduğunu unutuyorsun
0
esref
(26.01.21)
Bu duyuru bana sunu hatirlatti: evrimagaci.org
0
so weit so gut
(27.01.21)
(6)

Polonya'da yaşayan/yaşamış var mı? (Tinder içerir)

kadera bach
Nasıldır oralar biraz anlatabilir mi? Yüksek lisansı orada yapmak nasıl bir fikir? Dil faktörü nasıl etkiliyor? Lehçe öğrenmek zor diyorlar. İnsanları nasıl?Birkaç gündür tinder'da lokasyonu oraya çevirdim bu yüksek lisans düşüncesi için. Sürekli çok güzel kızlarla match alıyorum. 2 günde 20 match a
Nasıldır oralar biraz anlatabilir mi? Yüksek lisansı orada yapmak nasıl bir fikir? Dil faktörü nasıl etkiliyor? Lehçe öğrenmek zor diyorlar. İnsanları nasıl?

Birkaç gündür tinder'da lokasyonu oraya çevirdim bu yüksek lisans düşüncesi için. Sürekli çok güzel kızlarla match alıyorum. 2 günde 20 match aldım ve yarısından çoğu Türkiye'de bana bakmayacak tipten.

Hem yüksek lisans hem de bir evlilik yapıp geleyim diyorum. :)
0
kadera bach
(24.01.21)
2 yorumum olucak, konuları direkt bilen arkadaşlar yanlışsam düzeltsin

1- Avrupaya yüksek lisans yapmaya gitsem ve amacım yl için yl olmayacaksa asla polonyayı tercih etmem. Üni seviyesi olarak diğer Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında iyi durumda değiller.

2- Evlilik yoluyla orada oturma izni/vatandaşlık alma konularında polonya bu, diğer avrupa ülkelerine göre daha rahattır diye düşünmeyin. Polonya ab üyesi ve sonuçta oturma izni/vatandaşlık kazanma abnin temeli olan serbest dolaşımı ilgilendiriyor. O yüzden bu konuda katı olan ab mevzuatı uygulanır gibime geliyor.
0
kojonotsuki
(24.01.21)
ben de avrupa'daki üniversitelerde karşılaştığım ve hep de polonya'da okuyup erasmus'a başka ülkelere gelen bu tip tip türkler ne alaka, kim böyle, nereden de çıkıp geliyorlar diye düşünüyordum. büyük bir gizem aydınlandı.
0
snape i başından beri tanırım
(24.01.21)
hahahahahaha lütfen güncel tutun ilerledikçe eğleniriz topluca.


daha fazla maaş verseler yine taşınmam polonya'ya. gerçekten türkiye ama müslümanlar yerine hristiyanlar var ve yemekleri dandik.
0
aguen
(24.01.21)
Arkadaşlar bir durun yahu,

sabah ben açmadım kaçak yollarla Polonya'ya gitme başlığını. @duptıs


Polonya'da çalışmak istediğim kendi alanında başarılı bir profesör var. Onunla e-posta üzerinden görüştüm, olumlu sonuç geldi. Benimle çalışabileceğini söyledi. Yüksek lisans için Polonya'yı seçme hikayem buradan kaynaklanıyor. Sadece gitmeye karar vermeden önce okulun olduğu bölgede lokasyon oluşturdum hem belki aynı üni'den bir kişi bulurum sorularıma yanıt alırım diye.

Amma abarttınız
0
🌸kadera bach
(25.01.21)
Abicim ben Tahran'da bile İstanbul'dan çok match aldım. Türkiye'den daha kötüsünü bir tek Mumbai'de gördüm. Hindastan'ın ilişki kültürü Türkiye'ye çok benziyor. Hem evlilik dışı cinsellik tabu hem alengirli, pahalı düğün gelenekleri olduğu için geç evleniyorlar. Bizdeki gibi 30 yaşına kadar hın hın hın dolanıp kızların gördüğü ölçüsüz ilgiden aklını yitirmesine neden olan bir abazan sürüsü var. Türkiye hariç Ortadoğu ülkelerinde erkenden evlenirler, geride kalan da ne yapacaksa yapar bizde eskiden olduğu gibi. Nereye gidiyorsan git, kurtar kendini. Türkiye'de doğmuş bir erkeğin seks ve aşk hayatına yapacağı en büyük yatırım yurt dışına yerleşmektir.
0
rldofiui
(25.01.21)
Oncelikle Polonya: Okumaya ve evlenmeye giden arkadaslarim var. Avrupa'nin Yozgat'i oldugu dogru ama genelde kimse kimsenin uckuruna karismaz. Dil bariyeri cok yuksek. Lehce ogrenmek cok zor. Burokrasisi de sikintilidir. Eger yengen vizesi ile yerlesme hevesin varsa daha iyi ulkeler var.

Tinder, iliskiler vs... : TR'de arz talep dengesi gercekten korkunc bozuk ve siradan bir erkegin sansi cok dusuk. Oteki taraftan tercih edilmeyecek biriysen yurt disinda da cok tercih edilmiyorsun.
0
cleric
(25.01.21)
(4)

kıymet bilmeyen bi arkadaş mı sizce

durme
bir arkadaşımın kitabı için birkaç saat vakit ayırdım, hiç önemli değil elbette ancak kitabının çıktığını başka yerden öğreniyorum, bana bi imzalı kopasını gönderme inceliğinde bulunmadı. biraz incindim. çok mu abartıyorum? yani ben olsam kesin gönderirdim..
bir arkadaşımın kitabı için birkaç saat vakit ayırdım, hiç önemli değil elbette ancak kitabının çıktığını başka yerden öğreniyorum, bana bi imzalı kopasını gönderme inceliğinde bulunmadı. biraz incindim. çok mu abartıyorum
? yani ben olsam kesin gönderirdim..
0
durme
(24.01.21)
e tabii.
0
snape i başından beri tanırım
(24.01.21)
Kıymet Bilmiyor
0
yarey
(24.01.21)
abartmıyorsun, insanlar artık kullan-at olarak görüyor birbirini. Sen de mütekabiliyet esasınla hareket edersin artık o arkadaşına. Ben öyle yapıyorum.
0
adivar
(24.01.21)
çok büyük ihtimalle evet. benzer durum başıma geldi. albümü çıkacak bir arkadaşa metinlerin çevirisiyle ilgili yardım ettim ücret almadan, albüm çıktı bana bir tane hediye etmesini veya teşekkür kısmında bahsetmesini falan ümit ettim ama etmedi. Açıkça da söyledim beklentimi sonra, elimde kalmadı çok basılmadı bik bik yaptı.. kusura bakma falan da demedi. e ne oldu üzüldüm mü? yuoo. iyilik yapınca karşılık beklediğimi fark ettim. dersimi alıp oturdum. artık böyle güzellikler yapmıyorum yaparsam da yapıp denize atıyorum. incinmeyin siz de.
0
sevenay
(24.01.21)
(9)

yalnızlık neden yaşamayı engelliyor

aloneinthedark
yalnızlık hissettiğim için işlerimi yapasım gelmiyor. canım sıkılıyor. birsürü işim var normalde hiçbirini yapmak istemiyorum. yaşayamıyorum. internetten anonim kalmakta ısrar eder ya da aramdaki buzları eritemediğim insanlarla tanışıyorum. o boşluk dolmuyor. zaman geçiyor. yaşlanıyoruz işte. of
yalnızlık hissettiğim için işlerimi yapasım gelmiyor. canım sıkılıyor. birsürü işim var normalde hiçbirini yapmak istemiyorum. yaşayamıyorum. internetten anonim kalmakta ısrar eder ya da aramdaki buzları eritemediğim insanlarla tanışıyorum. o boşluk dolmuyor. zaman geçiyor. yaşlanıyoruz işte. of
0
aloneinthedark
(24.01.21)
İşlerini engelleyen yalnızlık sebebiyle gelişen depresyon olabilir.
0
Mistyimage
(24.01.21)
Bence herkesin bir motivasyon kaynağı var, ben de yalnızken hiçbir şey yapmak istemiyorum. Kafam hep başka yerlerde başka diyarlarda. Ne işe odaklanıyorum ne hobilerime. Hep renkli hayaller, arkadaşlıklar hayal ediyorum ama bu ülkeden umudu kestim maalesef.
0
olaylar olaylar
(24.01.21)
yalnizlik asosyallik getiriyor, asosyallik yalnizlik getiriyor. vicious cycle hesabi. ben de yalnizken hicbir sey yapmak istemiyorum, kisir dongu.
0
baldur2
(24.01.21)
Ortamınız müsaitse bir evcil hayvan sahiplenebilirsiniz. Elbette sohbet edebileceğiniz bir insanın yerini doldurmuyor, (yeri geliyor insanda hayvan dostunuzun yerini dolduramıyor) ama yalnızlığınızı hafifletir. Bir de kısa vadede bir çözüm olarak, iş yapmak için podcast ya da yeni çekilmiş youtube videoları izliyorum ben. Eski tarihli şeyler izlediğimde kendimi daha yalnız, sanki herkes günü yakalamışta ben geçmişte bir başıma sıkışıp kalmış gibi hissediyorum.
0
cometome
(24.01.21)
Tercih etmekle mecbur kalmak arasındaki ince çizgi vardır"ı değiştirerek "kalın çizgi" yapmak istiyorum. Çünkü bu o kadar önemli bir şeymiş ki! Bundan yaklaşık 2 ay önce ben de sizin gibi yalnızlıktan şikayet ediyordum. Sonra birtakım bir şeyler oldu/değişti hayatımda. Doktora gittim, şu an ilaç kullanıyorum. Ve hayatımda bir şeyler değişti. ben aslında kendime yetiyormuşum, yalnız kalmak ise aslında ihtiyaç duyduğum bir şeymiş. İnsanlara gereğinden fazla anlam yüklüyor, önem veriyormuşum. Hatta bazı durumlar oluyor ki gelen mesaja bile cevap vermek işkenceye dönüyor. Eğer bir de sizden hoşlanan biri varsa. Evet zaman alıyor yalnız kalmayı öğrenmek. Zor yollarla öğreniyorsun ama bir şekilde öğreniyorsun.

Bir de bence en önemlisi libido farkı. Eğer libido yüksekse insan doğal olarak birine ihtiyaç duyuyor, bu da senin yalnız kalma ihtiyacını bastırıyor ve asla kendine yetenmiyorsun , birilerine ihtiyaç duyuyorsun.

Bir doktora gidip derdini anlatabilirsin bence, bir şey kaybetmezsin.
0
kadera bach
(24.01.21)
esasen yalnızlık yaşamanın önünde bir engel teşkil edemeyecek kadar onunla yan yana yürür. zaten yaşamak bireysel yapılan bir şey. o yaşama anlam katarak dolu dolu yaşamak faslıysa, yine önce tek başına bunu yapabildikten sonra başkalarıyla daha da güzelleşiyor.

bu sebeple engel olan şey teklikten ziyade ruh halinizin ta kendisi olabilir.
0
brena
(24.01.21)
insan birileriyle etkileşime girmek, anlatmak istiyor

Bu yüzden f tipi cezaevi koğuşu insan haklarına aykırı

Çok fazla yalnız kalmak ya da çevrende insanlar olsa da kafanın uyuştuğu birileri olmayınca yalnız hissetmek uzun vadede insan psikolojisini olumsuz etkiliyor
0
freebird5406_2
(24.01.21)
muazzam samimiyette bir duyuru. gelen cevapların bazıları da çok güzel. fava attım. ifadenin duruluğunu övmeye geldim ben ama çözüm dersen küçük caseleri geçici insanlarla doldurmayı deneyebilirsin. evini toparlayıp düzenleyeceksen tasarımdan anlayan bi arkadaşını çaya çağırıp fikrini al mesela, güzel içkiler bişiler ikram et. kankeyto ol demiyorum zor ama bu tarz, komşuluktur, bişi için bir araya gelmedir, insanlara da bir miktar verici olarak verimli ve mutlu zamanlar şeyap ne bileyim.
0
snape i başından beri tanırım
(24.01.21)
Anlayabilen, hissedebilen, duygudaşlık kurabilen bir varlığın görüş açısına girmediği sürece yaptığımız işler, deneyimlediğimiz yaşantılar bu kavanoz dipli dünyada bir şey ifade etmiyor çünkü.
0
huçi kuçi
(24.01.21)
(5)

covid19 arkadaş ortamınızı nasıl etkiledi?

duyurukullanıcısı
eridi gitti ya hepsi benim dışarı çıkmaya çıkmaya öyle çok sosyal medya hesabım da yoktu işte milleti arardım falan.şimdi ayda bir anca belki bir telefon a falan düştü.
eridi gitti ya hepsi benim dışarı çıkmaya çıkmaya öyle çok sosyal medya hesabım da yoktu işte milleti arardım falan.

şimdi ayda bir anca belki bir telefon a falan düştü.
0
duyurukullanıcısı
(24.01.21)
1 yıldır çoğuyla görüşmüyorum arada telefon
0
Mossy
(24.01.21)
Ben zaten pek görüşemiyordum. Nerdeyse hiçbir şey değişmedi.
0
1bir1bir1
(24.01.21)
dostlarımla olan iletişimimi etkilemedi. arkadaşlarımla baya etkiledi. neredeyse hiç görüşmüyoruz.
0
makarnavodka
(24.01.21)
dostlarımla aynı değişmedi ama diğer arkadaşlarla görüşmez olduk telefonla aramayı sevmediğimden.
0
juliette
(24.01.21)
bir kısmıyla muhabbet biraz azaldı, az samimi karma ortamları yok etti
0
milletin efendisi olmaya gelen adam
(24.01.21)
(11)

İse başlıyorum

Sakinolmamlazim
Çok uzun zamandır issizdim ve çok istediğim bir yerde Nisan ayında ise başlıyorum.Ama bir anksiyete aldı başını gidiyor. Ya yapamazsam ya karistirirsam ya yöneticim çok uyuz biri çıkarsa...Bı silkeleyin beni ya
Çok uzun zamandır issizdim ve çok istediğim bir yerde Nisan ayında ise başlıyorum.

Ama bir anksiyete aldı başını gidiyor.

Ya yapamazsam ya karistirirsam ya yöneticim çok uyuz biri çıkarsa...

Bı silkeleyin beni ya
0
Sakinolmamlazim
(23.01.21)
Hayırlı olsun. Her şey güzel olacak!
0
aslil
(23.01.21)
kendiniz diyorsunuz, bu beyninizin size oynadığı bir oyun sadece :) bunu düşünün. hayırlı uğurlu olsun, darısı başıma.
0
candide
(23.01.21)
Bir süre bocalayacak olsan bile seni kovmazlar. Kovulmadığın sürede de toparlarsın. O yüzden sıkıntı yok. Ne kadar yetkin olursan ol bu tür tedirginlikler olur zaten.
0
prole
(23.01.21)
AYYYYYii çok sevindim :)
hadi hayırlı olsun oh beee.
hiç bişey olmaz. karıştırırsan karıştırırsın nolacak :D yeni başlamışsın zaten kim ne desin? şirkete ceo mu aldılar sanki en hayati stratejik kararları sen mi alacaksın? :D
hatalar yapsan bile nedir yani peeh.
gayet güzel alışırsın, tekrar tebrikler. zaten nisana çok var.
0
rewlack
(23.01.21)
Sakin olman lazım.

"ya yöneticim çok uyuz biri çıkarsa..."

Çıkarsa çıksın sen işine odaklan elbet her şey yolunu bulur.

Not: İş alanında yapmacık sosyal ilişkilere tahammül edemeyip freelance çalışmayı seçmiş biri olarak yazıyorum. Pek kaale alma beni yani.
0
new day new life
(23.01.21)
Hepinize çok teşekkür ederim inanılmaz zor üç yıl geçirdim işsiz olarak... Düşmanım bile bu dönemi yaşamasın
0
🌸Sakinolmamlazim
(23.01.21)
Hocam mevzu ise girene kadar. Sonra sen de goreceksin ki kimler kimler calisiyor o pozisyonlarda.

Ki sen 3 senenin gaziyla ortaligi ziplatirsin :)

Hayirli ugurlu olsun :)
0
brkylmz
(23.01.21)
iyi çalış ortamda seninle yaklaşık pozisyonda olanlara iyi iş yaptığını gösterme. üst yöneticin bilsin yeter. kıskanırlar.
0
iddaaci
(23.01.21)
En fazla bir bucuk sene sonra kendimi tekrar etmeye başladım diyip başka bişeyler mi yapsam diyeceksiniz bu yüzden şimdi çok büyütmeyin.


Başarılar
0
liberal
(23.01.21)
Tebrikler, hayırlı olsun. Şu anda da, işe başladığında da sakinlik çok önemli. Başarılar diliyorum..
0
Ven
(24.01.21)
Hayırlı olsun, nick, olay uyumu :) (sakin olmam lazım) gaza getirecek cümleler kuramıyorum ben maalesef ama şu gif i bırakmaya geldim
i.pinimg.com
Başarılar her şey gönlünüzce olsun ^^
0
cometome
(24.01.21)
(7)

Cumartesiniz nasıl geçiyor ahali?

milletin efendisi olmaya gelen adam
hep sb yazmak istemiştimsb
hep sb yazmak istemiştim
sb
0
milletin efendisi olmaya gelen adam
(23.01.21)
Dün karne faslı vardı. Bugün 3 haftalık tatilimin ilk günü. Üzerimde muazzam bir keyif var.
0
ruhen hastayim ben
(23.01.21)
3 gibi uyanıp kahvaltı yaptım. tekel sağolsun biraları gönderdiler. şimdi oyuna giricem arkadaşlarla 5 kişi. şimdlik 10/10 geçiyor. akşama doğru dizi/film işine girmeyi düşünüyorum bakalım.
0
golgi aygıtı
(23.01.21)
Sıkıntıdan ne yapacağımı bilemedim.
Öyle bir geçer zaman ki izliyorum. hiç izlememiştim bu diziyi. sardı. aptal çemile, mal ali kaptan diye geziyorum jfgjdfgj

bir de sözlükte başlıklar arasında geziniyorum.
çok sıkıldım.
0
ananotherlife
(23.01.21)
dün sevgilimden ayrıldım bugün online aldığım derslere girdim sonra aöf derslerini halledeceğim. hiç yürümedim uyandığım gibi aynı oda içinde uzun bir gün...........
0
ala09
(23.01.21)
duyuru chat saolsun yalnızlığımı geciriyor
0
smokee
(23.01.21)
pazartesiye teslim etmem gereken projeyi hafta sonuna bıraktığım için çalışıyorum.
kafamdaki ince hesaplara göre molasız iki saatte bitmesi gerekiyordu ama neremle hesapladıysam 7. saatteyim ve hala bitmedi(:
üzerimdeki stresi de playlist düzenleyerek yok sayıyorum şu an
0
pink cadillac
(23.01.21)
Cuma akşamı, Pazartesi sabaha yetişmesi gereken iş verdiler. Mesai yaptım keyifsizim.
0
jazzabel
(23.01.21)
(20)

28 Yaşında Sıfır Birikim Yapmış Olmak

yanqoue
Ev yok, araba yok.Sizce anormal bir durum mudur?
Ev yok, araba yok.

Sizce anormal bir durum mudur?
0
yanqoue
(23.01.21)
Bende de yok ilginçtir ki olmayacak gibi, bir şeyler kaybediyoruz da du bakalım
0
olaylar olaylar
(23.01.21)
Degil hocam bunlar kıstas değil daha gençsin
0
opitseri
(23.01.21)
kaç yıl çalıştığına ve ne kadar kazandığına bağlı.
0
jelly bear
(23.01.21)
türkiye şartlarında normal.
0
drako
(23.01.21)
Türkiye şartlarında gayet normal. Ne kazanıyoruz ki ne birikim yapacağız?

"Birim" değil de "Birikim" olacak bu arada. İstersen güncelle hocam
0
hümanist tabutçu
(23.01.21)
Gayet normal.
40’larında bile araba sahibi olamayabilirsin.
50’lerinfe bile ev sahibi olmayabilirsin.
0
otopsicocugu
(23.01.21)
37 yaşındayım, maddi birikimim sıfır. Borcum da sıfır. Anı biriktirdim ben tonlarca, çok da memnunum. 40'tan sonra maddi birikim yapmaya başlarım herhalde, malum 40 sonrası riskler artıyor. Sen daha gençsin, borcun yoksa ve mutlu/huzurlu bir hayat yaşayacak kadar kazanıyorsan Türkiye şartlarında çok büyük bir kesimin önündesin zaten.

Ev aldım diyenlerin çoğu aslında ev almıyor, 30 yıl borçlanıyor. Ev bankanın. Elbette kira ödemek yerine ev için taksit ödemek -eğer bir yere yerleşiksen ve makul bir ev bulursan- mantıklı ama sırf yeni diye neredeyse 1 milyon lira verip merkezden uzakta ortalama bir daire alacağıma kira öderim ben. Tabii ki bu benim tercihim.
0
faati
(23.01.21)
Gayet normal bir durum
0
pass
(23.01.21)
Normal.
0
silver apple
(23.01.21)
Sorun şu ki 40-50 bin biriktirseniz bile hiçbir şeye derman olmayacak. Ne ev alırsınız ne araba. Bu 100 bin olsa bile böyle.

100 bine aldığınız araba da çok matah bir şey olmayacak bu arada.

Çünkü Türkiye'de böyle artık. Öyle bir boktan döneme denk geldik ki, bitsin de kurtulayım gözüyle bakıyorum artık hayata.
0
deveyidiken
(23.01.21)
ya ben burda birikime değil de mesela araba kullanıyor musun? yeri gelir kiralarsın yeri gelir ailenden alırsın falan. tamamen uzak durulması arabadan, dolayısıyla arabayla gidilebilecek yerleri denemek istememek bana ilginç geliyor.bu konu dışı glb di mi.

parasal bazda bakarsanız normal bir şey genelde o yaşlarda ev, araba sahibi olmak için ya babadan ya da döviz kazanarak elde edilir türkiye'de diye düşünüyorum. 3-4 sene önce olsa muhtemelen 28 yaşındakiler alıyordu peugeot bilmem ne ama şu anda bırak 28 yaşındakini babam bile zor alır yeni araba klsjflk. araba=min 100tl dersek 22 yaşında mezun biri asgari ile başlıyor desek hesaplayınca iphone bile zor alır iki senede ne evi yeaa
0
ala09
(23.01.21)
Ev ve araba çok dert değil ama 28 yaş için sıfır birikim normal falan değil.
0
alfred
(23.01.21)
ailen zengin değilse ya da güvendiğin ayrı bir mecra yoksa işsiz kalmamak için yatıp kalkıp dua etmen lazım. bu insanın iş performansına da olumsuz yansır, stres yaparsın, risk alamazsın, risk alamazsan yükselemezsin, başka iş fırsatı çıkar riske giremediğin için değerlendiremezsin. aylık gelirini aşan bir ihtiyacın olur, tatil istersin atıyorum aman halledeyim şuradan diyemezsin, iyi bir yatırım fırsatı çıkar peşinatın olmadığı için değerlendiremezsin vesaire, vesaire.

ya da hayattan beklentisi minimum bi insansındır, çadırda yaşarım ekmek yerim dersin, o zaman yukarıda saydıklarım geçerli değildir tabii. evin araban olmayabilir kolay şeyler değil bunlar ama hani 23'ten 28'e kadar çalışan bi insanın kenarda en azından birkaç maaşlık parası olması lazım.
0
roket adam
(23.01.21)
Sizin sucunuz degil arkadaslar. Buyuklerinize kizip onlari sorumlu tutacaksiniz.
0
dunal
(23.01.21)
Gelire göre değişir normal olup olmaması.
0
elorelia
(23.01.21)
yaş 26 kenardaki 30k dışında hiçbir şeyim yok. mezun olduğum sene golfler 60 bin civarıydı şu an 3 katı. bizim bölgede 300 bin liraya sıfır ev alınıyordu şu an 500'ün altında ilan yok. normal bir durum çünkü ülkede her şey son 3 yılda 2.5-3x arttı maaşlar aynı. borçlanıp araba alayım diyorum 150 binin altında 2015 model üzeri temiz araba yok
0
golgi aygıtı
(23.01.21)
Senin suçun değil. Ama kenarda 15-20 bin liran olsa olabilirmis en azından.

Sektör de önemli. Çoğu sektörde her insan senin durumda. Aileden bir şeyler kalanlar rahat. Diğerleri sen gibi. Bir de evlenen kesim var Biraz daha araba vs almaya başladı ama onlar da 1 tane alabiliyor 36 ay vadeyle falan.
0
westblack
(23.01.21)
Bedelli askerlik yaptıysan vs kyk borcunu kapatmışsan makul görülebilir.
0
aids rakun
(23.01.21)
anormal değil. ortalama bir türk insanısın.
0
nickini degistiren yazar
(23.01.21)
e normal hayata göre değişir ailevi duruma göre vs ama bu yaşta bu durumda vs kafana takılacak durum değil.
0
basond
(24.01.21)
(22)

Evleneceğiniz kişinin maddi durumuna bakar mısınız?

top_secret
Ekşideki başlığı görünce aklıma geldi, mesela biriyle tanıştınız;1- Aldığı maaş, yaptığı iş onunla evlenmenizde pozitif yada negatif etki eder mi?2- Aldığı maaştan vs bağımsız olarak, ödemesi gereken yüklü bir miktar (mesela 300 bin TL) borcu olsa bu durum evlenmenize engel olur mu?(Borç kumar vs. g
Ekşideki başlığı görünce aklıma geldi, mesela biriyle tanıştınız;

1- Aldığı maaş, yaptığı iş onunla evlenmenizde pozitif yada negatif etki eder mi?

2- Aldığı maaştan vs bağımsız olarak, ödemesi gereken yüklü bir miktar (mesela 300 bin TL) borcu olsa bu durum evlenmenize engel olur mu?
(Borç kumar vs. gibi bir borç olmayıp, ev araba tarzı da değil. Misal bitirdiği özel üniversitenin ücreti yada hasta bir aile bireyinin yüklü hastane masrafı gibi)
0
top_secret
(23.01.21)
1) Hayır, etmez.
2) Hayır. Ancak borcun neyden kaynaklandığına göre değişir. Örneğin kumardan kaynaklanan borç karşımdaki kişiye olan düşüncelerimi etkiler.
0
Başkalaşım
(23.01.21)
1-çok zenginse istemem gibi.
2-kendi maaşıyla ödeyebilecekse sorun yok
0
sttc
(23.01.21)
1. Maaşı zaten eğitimi ve kariyeriyle direkt ilgilidir, bu sebeple evet eder.
2. Eğer hali hazırda sahip olduğu bir ev - arsa - iş sebebiyle bu borç olmuşsa sorun etmem. Ama birine iyilik için bu borç varsa koşarak uzaklaşırım
0
otopsicocugu
(23.01.21)
1 eder.
2 borcun ne olduğuna bağlı. getirisi olmayan borç engel olabilir.
0
andlee
(23.01.21)
Eğer sorumluluk sahibi biriyse fark etmez
0
rapisa
(23.01.21)
1- Evet..

2- Evet
0
Andrew
(23.01.21)
bir kisiyle evlenmeye karar vermissem, o kisiyle uzun suredir sevgiliyim demektir. biriyle uzun sure sevgiliysem, her seyini kabul etmisim demektir. herifle takilip takilip hmm bunun maasi az, borcu cok, evlenmem hadi bye mi diyecegim? sonra da kendime evlenmelik zengin koca mi bakacagim?

ben egitimsiz, kariyeri olmayan biriyle sevgili olmam. sogurum zaten. cunku ben egitimli ve kariyer sahibi biriyim. kendim gibi orta halli biriyle olurum. fazlasinda gozum yok ama aziyla da anlasamam.

kendim gibi birinin de maasi, borcu sorun olmaz. illa benden cok alsin demem. benden az aliyor da olabilir ama egitimli ve caliskan olmali. ben de iskolik biriyim zaten. ya zaten boyle birinin maasi dusuk olamaz ki. genelde kendimden 10 yas buyuklere asik oldugumu da dusunursek boyle bir sey mumkun degil.

hem biriyle sevgiliysem zaten seviyorumdur yani. insan sevdigini bu sebeplerle birakip evlenmekten vazgecer mi?

mesela su an "o" bana gelse, borcu da olsa, isten de atilsa evlenirim.
0
batlegolas
(23.01.21)
Valla bakmıyorum diyen bana uyduruyor gibi geliyor, bir arkadaş ama güzel açıklamış yukarıda. Maksat eğitim seviyesi denkliği. Eğitim seviyesi aşağı yukarı aynı olan biriyle birlikte olunur, o an sizden az kazanıyor olabilir ama gün gelir sizin maaşınızı ikiye katlar.

Maaş önemli çünkü bir aile kuruluyor, herkes hayattan bir beklenti içersinde. Ailenin birliği bir nevi ekonominin de birliği demek. Aşırı zengin birlikte birlikte olmazdım zaten ben. Şu an manitamla aynı seviyedeyiz, eğitim ve aile denkliği olarak, iyi gidiyor bence.
0
Hallegadola
(23.01.21)
İkinci soru konusunda da kendisine araba ev alır o borç ödenir o sorun değil. Ailesine ona buna başkasına saçmasapan krediler çekilmişse kabul etmem, söylerim zaten.
0
Hallegadola
(23.01.21)
1- Evet
2- Evet. 300 bin tl dediğin rakam ayda 5 bin tl ödesen 5 senede bitiyor. Ciddi bir rakam yani küçük bir para değil.

Hayır diyen insan hayatında yokluk görmemiştir ya da kendisi zengindir, diğer tarafı dengeler. Bence evlilikteki en önemli konulardan bir tanesi maddi uyum. Bir tarafın maddi seviyesi çok iyi değilse de diğer tarafın bunu dengeleyebilmesi lazım, aksi takdirde sürünmek zorunda kalıyorsun. Huzursuzluk oluyor.
0
roket adam
(23.01.21)
ben okul okurken eğitimim için (rakamlar 50-100K değişebilir) toplam 750K borca girdi ailem...

ona göre de kazançlı olacağını düşünülen bölüm..

karşı taraftan da aynı oykuyu bekliyor insan..

benim borcum benim borcum politikasından ilerledim..

sonucta ben okurken aileme cocuguma yararım olsun diye de okudum..

karşı tarafta elini taşın altına koyup bu anlattığım gibi yapması gerekir/di..

sağlık konusunda TR sosyalist sayılır.. o kadar borç çıkacağını düşünmüyorum..

özel okul borcuna ise okuduğu bölüme bakarım, çalıştığı kurumlara bakarım, maaşına bakarım, açıkcası herşeyine bakarım ve karar veririm..

ben dert aramıyorum, eş arıyorum fikrini savunurum.

asya ya da ilyas diye ölümler kaldı mı emin değilim
0
hunharca ben
(23.01.21)
ekonominin sosyal ve kültürel hatta psikolojik (hatta ve hatta dolaylı olarak fiziksel) etkileri var.
saedec flört değil arkadaşlıklarda da sosyal yapı önemli? ztaen başka ne önemli olacak.

1-e heralde. maaş veya genel ekonomik hayat standardının benden "aşırı farklı" olması/olacağı garantisi çok yüksek maaş da olsa çok düşük maaş da alsa olumsuz bir yargıya sebep olur.

2-hayır. yüklü derken kime göre yüklü? bu soruyu sorana yüklü galiba? 30k kazanan insana yüklü olmuyordur.

özetle hayatını ne düzeyde yaşamak istemesiyle ilgili. az para kazanıyım, kendimi de geliştirmeyeyim. orta altı bi hayat yaşayayım diyen biriyle -serveti olsa da- sosyokültürel bakışı nedeniyle birlikte olmam.
0
rewlack
(23.01.21)
1) hayır. maaşından ziyade çalışabilme, disiplin, sorumluluk alabilme gibi özelliklerine dikkat ederim. yani çok yetenekli, zaman zaman çok para kazanabilen ama devamlılığı olmayan birine kıyasla asgari ücretle çalışan ama devamlılığı olan, insana güven veren birini öne koyardım. sonuçta birlikte yuva kuracağız, belki 30-40 senemizi birlikte geçireceğiz. o aralıkta yaşam standardımız, kazandığımız para belki 50 kez değişecektir ama insanın karakteri kolay değişmiyor. asgari ücret alıp da çok sıkıştığımızda ek iş bakacak bir kadını ayda 10 bin lira kazanıp zora gelemeyen, kafasına göre işi bırakan birine tercih ederim. ikinci kişinin "kötü" olduğunu falan söylemiyorum, kişisel tercih elbette herkes istediği gibi yaşasın ama konu evlilikse eğer ben bir insana ne kadar güvenebileceğimi ön planda tutarım açıkçası. para sonra kazanılır. kaldı ki sevdiğim insanla "parası olduğu için" evlenmeyi düşünmüyorum, para kazanıp kendi hayatımı idame ettirmeyi şahsi sorumluluğum olarak görüyorum. eşimin çok para kazanması pastanın çileği olur, çok önemli bir şey değil.

2) kolay bir durum değil tabii ama evlenmemize engel olacağını zannetmiyorum. yine karakter ve bakış açısı meselesi bu esasen. atıyorum ben kendi maaşımla bir tanecik çikelata aldım diye "o kadar borcumuz var sen para harcıyosun" gibisinden laflar ederse ümüğünü sıkarım. onun dışında problem değil, elimden geldiğince ödemesine de yardımcı olurum. sevgi kolay bulunan bir şey değil, birlikte mutlu olduğum insana borcu var diye rest çekemem. varsa var nabalım, kimin borcu yok ki şu zamanda, canımızı mı alacaklar?
0
der meister
(23.01.21)
hayır diyenler yalan söylüyor. tr'deki boşanmaların %90'ı maddi kaynaklı şiddetli geçimsizlik kavga vs. kimse kimseye sen az para kazanıyorsun demiyor başka şeyleri bahane ediyor.

evleneceğin adam/kadın imza atmadan bir hafta önce sana geldi dedi ki benim 500k borcum var 15 yıl bunu kapatıcaz beraber

babayı evlenirsin.
0
duyurukullanıcısı
(23.01.21)
maaşına bakmam ama mesleği, mesleğinin geleceğine bakmak lazım karşılıklı.
Birimizin başına bir iş gelse diğeri tek başına evi döndürebilir mi?

borcu harcını kendi ödeyecekse sorun yok
yine de 20 bin borca ses etmem
300bin borç çok, sorumsuz biri demektir 300bin borcu olan kişi (mortgage veya araba kredisi hariç)
0
summatinyourteeth
(23.01.21)
Ben evlenmeyi düşünmüyorum ama Türkiye'deki evliliklerin çoğu mantık evliliğidir.
0
rldofiui
(23.01.21)
1- evet
2- hayır
0
silah taciri
(23.01.21)
ikisi de sevgili olmamda sorun yaratmaz. ikisi de evlilik kararımı etkiler. maasinin/parasinin miktarina bakmam, ama neyi nereye harcadığına bakarim. ev gecimini saglayamayacak gibiyse evlenmem. sacma sapan seylerle parasini carcur edip temel seyleri kısıyorsa askimdan olsem de ciddi dusunmem. tek basina yasasa ev gecindiremeyecek insanla evlenilmez. evlilik sadece ask/sevgi isi degil, olmamali.
0
hazen
(24.01.21)
Sorunun cevabı 2 türlü,
1)mantık evliliği durumunda iki sorunun cevabı da evet.
2)aşkın gözü kördür derler, böyle bu durumda hiç bir şey negatif etki etmez.

Ama çevremde gördüğüm kadarıyla o deli divane aşklar de bir müddet sonra bitiyor. Tanıdığım boşanmış olan çiftlerin hepsi zamanında aşık olarak evlenmişler, zamanla aşk bitince maddiyat dahil daha önce göze batmayan şeyler sorun oldu ve kaçınılmaz son.

Kimse kimseyi kandırmasın maddiyat önemli, aşk karın doyurmuyor. Belki az maaşla yaşamak bir derece tercih meselesi olabilir, ama borç meselesi sakat.
0
zikardo
(24.01.21)
1- eğitim durumu ve hayattan/kendinden/evlilikten beklentileri, kariyer hedefleri benimle uyumluysa aldığı maaş sorun olmaz (uçurum yaratmıyorsa eğer. yaratıyorsa da zamanla bir şey paylaşamadığım için soğuma olabilir direkt olarak maaşı az ya ds benden çok fazla diye bitmez benim için. paylaşımla ilgili biraz). geliri için durum buyken yaptığı meslek çok daha önemli çünkü insanın yaptığı iş yaşama bakışını etkiliyor. burada yine işin içine sosyo-kültürel paylaşımlar giriyor. o yüzden mesleğine en başta dikkat ederim zaten.

2. yüklü miktarda borcu varsa eğer bunu kendi başına ödeyip eve de benim kadar katkı sağlayabilecek durumdaysa önemsemem. ama o, borcunu öderken evi yıllarca ben geçindirmek zorunda kalacaksam ve bu benim kişisel gelişimimi, kendimi gerçekleştirmek için harcayacağım kaynakları fazlasıyla etkileyecekse böyle bir evliliği yapmam.

elbette evlilik uzun bir sürecin meyvesi. yıllarca sevgili olup bunları görmezden gelip işler ciddileşince terk etmem. en başından zaten mesleği ve gelir durumu belli herkesin. hayatta beraber yürümek istemeyeceğim biriyle birkaç aydan fazla ilişki kurmuyorum (birkaç ay da tanıma evresi)
0
Mossy
(24.01.21)
1-) Evet
2-) Evet
0
nawar
(24.01.21)
1. soru icin "tembellik" diye cevap vereyim. iki insandan nefret ederim kadin erkek fark etmeksizin. tembel ve cimri olan. ikisinin de kokusunu alirim tabir-i caizse. boyle tiplerle arkadas dahi olunmamali ama is sevgililikten evlenmeye filan gelmisse ola ki; tembellik zaten hepsine bir anlamda etki ediyor; bu da vizyonu etkiliyor bence. Valla ben biraz isin vizyon tarafina bakiyorum. Ben dunyayi gezmek isterim; adamin hic o taraklarda bezi yoksa, cocuklarin egitimine degil de arsaya parayi yatirmak istiyorsa filan beni cok etkiler ki etrafimda da bu sebeple iliskilerin bittigini cok gordum.

borcu filan beni ilgilendirmez. ama destek de olmam; benim borcuma da destek olmasini istemem veya beklemem.
0
nefertarii
(24.01.21)
(12)

ayrılık üzerine

istanbul kanatlarimin altinda
5 yıldır sevgiliydik. 5 ay oldu o gideli. hala her gün ağlıyorum. eskiden hiç ağlamazdım, hiç ama. ayrıldıktan sonra rutin oldu ağlamak. odamda ağlıyorum, ev arkadaşım yoksa salonda, ya da tek başıma yolda yürürken.. ofiste bile ağlıyorum sessiz sessiz, bir yandan iş yapıyorum bir yandan gözlerimi s
5 yıldır sevgiliydik. 5 ay oldu o gideli. hala her gün ağlıyorum. eskiden hiç ağlamazdım, hiç ama. ayrıldıktan sonra rutin oldu ağlamak. odamda ağlıyorum, ev arkadaşım yoksa salonda, ya da tek başıma yolda yürürken.. ofiste bile ağlıyorum sessiz sessiz, bir yandan iş yapıyorum bir yandan gözlerimi siliyorum. bu acınası halime üzülüp daha çok ağlıyorum.

arkadaşlarımın yanında iyiyim ama. onlara sorsanız; oo çok iyi atlattım ve bana helal olsun. çok neşeliyim, konuşuyorum, planlar yapıyoruz, içiyoruz, gülüyoruz. ama kimse yokken hep kötüyüm. bir ben biliyorum içimdeki boşluğu. kedilerime sarılıyorum biraz doldurur diye, iyi mi geliyor daha mı çok üzüyor anlayamıyorum.

yani, insanların sevdikleri zamansızca ölüyor bazen. biliyorum benim yaşadığımdan çok daha büyük acılar var, ama işte benim de çok canım acıyor. bu acı geçiyor mu? nasıl geçiyor?
0
istanbul kanatlarimin altinda
(22.01.21)
Geçiyor. Yalnız kalmamaya çalışın, spor yapın. Acı çekeceksiniz, güzel günleri hatırlayacaksınız ama o yanınızda olmadığı için hepsi silikleşecek. Sadece zaman gerekiyor.
0
Tochinoshin
(22.01.21)
Böyle böyle geçiyor. Bazen 5 ay bazen 1 sene aynı duyguları yaşayabilirsiniz ama eninde sonunda bir rahatlama hissi oluyor. Belki de bu günlere bakıp ne malmışım diyeceksin
0
olaylar olaylar
(22.01.21)
Yani alışılıyor evet, normale dönüyorsun bi şekilde. Ama tam geçmesinin tek yolu var o da içinde daha büyük yer kaplayacak biriyle olmak. Öyle biri yok dediğini duyar gibiyim ama inan ki var. Kendine biraz zaman vermen biraz da düşüncelerinin kapılarını kapatmasına engel olman gerekiyor. Asla olamaz gibi geliyor biliyorum ama olabilir.
0
imnotsureabout
(22.01.21)
@tochinoshin spor değil de, yoga yapıyorum neredeyse her gün, bazen günde 2,5 saate varana kadar. dengeli ve güzel besleniyorum. kan tahlili yaptırdım, demir ilacına başladım. kendime değer verdiğimi ve iyi baktığımı kendime hissettirmeye çalışıyorum. ama hala içimde bir şeyler çok acıyor.

güzel günlerimizi hatırlıyorum. zaten bizim her anımız güzeldi. kötü bir şey olmadı ayrılmamıza sebep olacak. ama bir daha o güzel günleri yaşayamayacak olmamıza daha çok ağlıyorum.
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(22.01.21)
:(
Özlediğin insan değil de hislerin. O yüzden sana güzel hissettiren şeyler, insanlar vs bulman iyi olabilir. Geçiyor timi haklı, geciyor ama o geçişi bir de sana sormak lazım.....
0
her giriste sifresini unutan adam
(22.01.21)
Başka şekilde daha güzel günler sizin olsun. Ne desek bence burdan tam olarak size ulaşmaz.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(22.01.21)
bu durumdasın yani
www.youtube.com
0
dafuq
(23.01.21)
Hayatını ciddi manada etkilemiyorsa yapıcak çok bişey yok, zamana bırakıcaksın, geçicek
Ağla, üzül, doya doya yaşa hislerini ki bir an önce bitsin. Nasıl olsa geçicek, üzerine çok düşünmek de çok sağlıklı değil. Yavaş yavaş hayatın devam ettiğinin farkına varacaksın.
0
Jux
(23.01.21)
6 yıldır sevgiliydik 2.5 sene oldu ayrılalı. Daha dün ağladım:) Seni üzmek için söylemiyorum. Bu süreç döndükçe çapı genişleyen bir spiralin üzerinde yürümek gibi. Kendi hayatına devam ettikçe sana onu hatırlatan şeylerin sıklığı azalacak ve daha önemlisi hatırlamak artık kalbini şimdiki gibi acıtmamaya başlayacak. Hatta belki bir gün hiç hatırlanmayacaklar ama, kalbimize aldığımız insanların orda izi kalır sonuçta ve arada bir saygı duruşu gibi o göz yaşı bir pıtlar illa:)
Dışardan ne dediklerine bakma senin içini bir sen bilirsin. Bunun bir süreç olduğunu bilip eninde sonunda iyi olacağına inan.
0
sevenay
(23.01.21)
böyle oluyor, bazı insan(lar?) kalbimizde çok sağlam yer tutuyor. insan bir süre sonra üzülmenin, ağlamanın faydası olmadığını görüyor ve en azından bu kadar çok sevebilmiş oduğu için, güzel tatlı hatıraları yaşama lütfuna erişmiş olduğu için mutlu bile oluyor. sizinki çok yeni, eminim zamanla acınız azalacaktır ama kendinize sürekli hatırlatmayın, kendinizi yıpratmamaya çalışın lütfen.. ferahlıklar diliyorum..
0
evanka
(23.01.21)
ben 1 sene agladim. gittikce daha az agladim ama. 1 sene sonra baktim gecmis gitmis. sonra ara ara duygulanip agladigim oldu ama bir yildir artik hic aglatmiyor o ayrilik beni. aldatilmistim bi de. bi de affedip tekrar aldatildim. :d nefret de edemedim her seye ragmen.
0
batlegolas
(23.01.21)
benim de 5 yıllık ilişkimden ayrılalı 2 yıldan fazla olacak. terk edildikten sonra her şey boş geldi, işimden ayrıldım, telefonumu kapattım, arkadaşlarımla hiç görüşmedim, eve kapandım. gece gündüz ağladım.

ilk 8 ay filan boyunca böyle geçti, ne internet ne televizyon ne telefon. hepsi kapalı. bol bol kitap okudum, bu sefer romanlardaki karakterlerle hayatımı özdeşleştirip onlara ağladım :) romanlardan vazgeçip felsefe kitapları okumaya başladım. sonra mecburen bedelli askerlik zamanım geldi ona gittim, 8 ay aradan sonra ilk kez dışarıdan insanlarla iletişim kurdum ve fark ettim ki ben zamanı durdurmuşum. ayrılıktan sonrasını yaşamamışım ki bir sabah uyanınca her şey kaldığı yerden devam etsin. üzerinden neredeyse 1 yıl geçmiş ama ben hala sanki dün terk edilmişim gibi hissediyordum. askerden döndükten sonra iletişim kurdum, öğrendim ki biz ayrıldıktan 2 ay sonra başkasıyla birlikte olmaya başlamış. benim yatakta hüngür hüngür ağladığım zamanlar o çoktan yoluna devam etmiş. acaba öncesi de vardı da o yüzden mi terk etti beni düşüncesi beynimi kemirmeye başladı bir süre.

bir süre de buna ağlayarak geçti ama etkileri hala sürüyor. yeni işe girdim, sanırım bir şeylerle oyalanmak, robotlaşmak bu duygusallığı, o hisleri unutturuyor. 2 yıl öncesine göre çok daha iyiyim, artık hüngür hüngür ağlamıyorum ama dediğin gibi yalnız kalınca, özellikle geceleri, hüzünleniyorum, gözümden yaşlar dökülüyor.

senin zaten işin varmış, arkadaşların da varmış, hiçbir şeyden vazgeçmemişsin ne güzel. senden daha kötü durumlara düşen ben bile artık alışmaya başladıysam sen çabuk atlatırsın merak etme :)

sanırım en önemli şey kendinin kıymetini bilmek. umarım daha güzel günler yaşarız.
0
ocanal
(23.01.21)
(6)

çok sinirliyim ve evdeki kavga

Tochinoshin
abim evli. kız kardeşim, küçük kardeşim ve ben ve anne babamla yaşıyoruz. kız kardeşim ve annem sürekli kavga eder, ikisinin de psikolojileri iyi değil. ben 26, kardeşim 21 yaşında.az önce abim ve karısı geldi, kız kardeşim abime ağlamış odasında annemi şikayet etmiş. hepsi birden anneme yüklendiler
abim evli. kız kardeşim, küçük kardeşim ve ben ve anne babamla yaşıyoruz. kız kardeşim ve annem sürekli kavga eder, ikisinin de psikolojileri iyi değil. ben 26, kardeşim 21 yaşında.

az önce abim ve karısı geldi, kız kardeşim abime ağlamış odasında annemi şikayet etmiş. hepsi birden anneme yüklendiler birden, ne biçim kadınsın, hastasın, iğrençsin, kötüsün demeye başladılar. ben odamdayım müdahale etmedim.

gittiler sonra, annem deli gibi ağlıyor hala.

ben bu abimi de karısını da çocuklarını da hiç sevmem, karısını aldattı zaten şerefsizin biri. geldiklerinde de pek muhattap olmam, hoş geldin falan sadece, çocuklarını da sevmem odamda otururum geldiklerinde.

şimdi o dedikleri içimde kaldı. onlar gitti sıkıntısını biz çekeceğiz şimdi. tartıştıkları şeyler de değişmesi mümkün olmayan şeyler. böyle gelmiş böyle gider. o lafları etti diye hiçbir şey değişmeyecek yani, evde huzursuzluk olacak durduk yere.

şimdi ben bu abime açıp sövsem, bir vursam ölürsün zaten hasta, sakatın tekisin desem, bütün ilişkileri koparsam, hatta karısını aldattığını da söylesem ben çok mutlu olurum. onlarla bir daha muhattap olmamak hayatımda bir şeyi değiştirmez. ama bu küslük ömür boyu sürecek, değişme, düzelme şansı yok.

siz olsanız sessiz mi kalırdınız yoksa bitirir miydiniz her şeyi? bu içimde kalırsa baya dert edeceğim kendime.
0
Tochinoshin
(22.01.21)
lütfen bana kızma ama benim bakış açımla şöyle:

anne kazık kadar üç (+bir de küçük) çocuk annesi kadın, böyle şeylere ağlamasın da s.ktir çeksin abine.

sen kazık kadar insansın, gelirin varsa ayrı eve çık (konudan bağımsız).

anne-kız arasında olur böyle kavgalar, kardeşin yaşı ilerledikçe tolere etmeye başlayacak ve kavgalar azalacak. o da ekonomik özgürlük elde eder etmez evden ayrılsın. aynı evde yaşadıkça o tolerans gelişmez, kavgalar artarak devam eder. de ki kardeşine, madem anne bu kadar kötü, okulunu bitir işe gir, ayrı ev tut git evden.

abinin karısıyla arasına girme. abine sadece de ki kardeşinle annenin arasına girmesin. şerefsiz olduğunu düşünüyorsan da görüşmezsin olur biter, abin diye görüşmek zorunda değilsin. yenge daha anlaşılabilir biriyse aldatma konusuna girmeden yengeye anlat, böyle yapınca anne üzülüyor diye, o konuşsun abinle.

babanın olaydaki rolünü anlamadım ama annenin arkasında dursun o da, annen yapamıyorsa baban s.ktir çeksin abine.
0
pati
(22.01.21)
Zamanında yapılmayan doğru bir şeyi, sonradan yapmaya çalışırsanız yanlışlara yol açar. Bundan sonrasında annenizle sizin aranız da bozulabilir. Çünkü kendisi acı çekse bile evladını affetmeye meyillidir. Fakat sonucunda yine üzülebilir. Siz de bu duruma tahammül edemeyebilirsiniz.
Bence kız kardeşinle iyi bir iletişim kurarak sorunları çözmeyi denemelisin ve unutmadan bazı kötü şeylerin olması gerekiyorsa olur engel olamazsın.
0
bagcivan
(22.01.21)
su an abinin onceki hatalariyla herhangi bir alaka yok. ama sirf annenizi gelip ustune yurudugu icin annenize soyleyin bu adamin derdi ne gidip konuscam. konus abine de sen cok mu muhtesemsin gelip burda evin huzurunu bozuyorsun? veya ne soylemek istiyorsan "tamamen bu durumla alakali" ne istiyorsaniz konusun bence. ve aninda tepki verseydiniz daha iyiydi. onlar bagrisirken siz odada dinlediniz simdi anne susmayinca mi sinirleniyosunuz anlamadim acikcasi. ama arayin konusun diger kotulukler su an konusulmasina gerek yok. konusmak istemeseniz dahi gerek yok
0
ala09
(22.01.21)
Kardeşiniz satmış sizi. Aile içinde olan şeyler aile içinde kalır bence. Abiniz artık evlendiğine göre o başka bir aile. Kardeşinizin gidip de aileniz içindeki şeyleri abinize anlatması doğru değil. Bence önce kız kardeşinizle bu konuyu konuşun. Sövmek, kavga etmek yakışmaz.
0
dissendium
(22.01.21)
Bence de sorun kardeşte, abinize boşuna yüklenmeyin, yaptığı yanlış da kardeşiniz doldurmuş.

Anneniz de unutur zaten merak etmeyin, siz kardeşi ikna edin
0
kveldulv
(22.01.21)
kız kardeşine annemle sorunun varsa annemle çöz anneme karşı da saygısızlık yapma abim gidince evde ben varım ona göre diye de göz dağı ver bence. tartışma konusuna hakimsen hele de kız kardeşin haksızsa biraz fazla yüklen ama korkutma uzaklaşmasın senden dışarda teselli bulacak şekilde güvensiz olmasın yani.

abine de yengemin yanında bir şey demek istemedim ama tekrarı olursa gözünün yaşına bakmam annemi mal kardeşim dedikleri ile karınla ezmenize göz yumacak değilim de. yüklenirse de yaptığını yengene söylemekle tehdit et. yengene de hatta olay büyümesin diye bir şey demedim yenge ama annem ile konuşurken konuşmana dediklerine dikkat et de.

annene takmamasını düzeleceğini ama bu kavgaları azaltalım huzurumuz bouluyor anne bir yol yöntem bulalım de. anneni ikna edecek şekilde güzel bir şeyler söyle işte. anne bende kutsaldır dostum ama annelerde az da olsa haksız olabilir ama asla ezilmezine göz yumamam.
0
andlee
(23.01.21)
(12)

İş görüşmem için şans diler misiniz

ceann deas
Yarın sabah online görüşmem olacak iş için. Kabul edilirsem çok büyük bir fırsat ama aşırı heyecanlı ve gerginim ilk online iş görüşmem olacak. İnananların duasına inanmayanların güzel dileklerine ihtiyacım var şimdiden teşekkür ederim <3
Yarın sabah online görüşmem olacak iş için. Kabul edilirsem çok büyük bir fırsat ama aşırı heyecanlı ve gerginim ilk online iş görüşmem olacak. İnananların duasına inanmayanların güzel dileklerine ihtiyacım var şimdiden teşekkür ederim <3
0
ceann deas
(21.01.21)
Olur olur
Senden iyisini mi bulacaklar.
Tebrikler. Hayırlı olsun Yeni işin
0
kisa
(21.01.21)
Hayırlısı olsun
Yalnız gördüğüm kadarıyla çok heyecanlısın.
"Ulan nolcak, olursa olur olmazsa olmaz" dersen her şey daha kolay olur. Gerilme, heyecan yapma, bir an önce uyu ve bu gibi şeyleri, başarıya ulaşınca paylaş. (Göz var nazar var)
0
etna
(21.01.21)
rahat ol, online gorusme kolay is. onceden linke girip, gerekirse uygulamayi indirip mikrofon, kamera ayarlarini yap. muhtemeln iyi insanlarla goruseceksin, herhangi bir durumda anlayis gostereceklerdir, stres yok. umarim isi alirsin. :)
0
lemmiwinks
(21.01.21)
Fırsat tanrısı seninle olsun şimdiden hayırlı olsun
0
vedatchilipeppers
(21.01.21)
Evde sessizlik, önceden ayarlanmış kamera mikrofon program VS...başka bir şeye ihtiyacınız yok. Dilerim gönlünüze ve hayrınıza olsun her şey. Güzel haberlerinizi bekliyoruz.
0
balik kraker
(21.01.21)
Alacaksınız o işi, başarılar ^^
0
cometome
(21.01.21)
umarim tam istediginiz gibi ilerler her sey. bol sans! :)
0
hazen
(21.01.21)
Konuya sonradan iliştim, görmezsin muhtemelen ama bol şans :) Gönlünden geçirdiğin şey gelsin seni bulsun :)
0
superfluid
(22.01.21)
Başarılar diliyorum. Sakin ol yeterli (;
Bizi de bilgilendirmeyi unutma neticeden.
0
Ven
(22.01.21)
Bol bol şans diliyorum!
0
simderun
(22.01.21)
Ay bol şans!
0
saveur
(23.01.21)
Ee nasıl geçti
0
kisa
(23.01.21)
(17)

bir kadının eşini kurtarmak gibi bir sorumluluğu var mıdır sizce?

denizince
selamlar,bugün böyle hareketsiz adamlardan çok başlık açıldı, ben de derdimi açayım. evet sorum başlıkla... yani hayattan duygusal olarak beklentisini tüketmiş, zaruri ihtiyaçları dışında bilgisayarın başından kalkmayan, konuştuğunda ya sarkazm yapan ya da ümitsiz gelecekten bahseden, 2 ayda bir art
selamlar,

bugün böyle hareketsiz adamlardan çok başlık açıldı, ben de derdimi açayım. evet sorum başlıkla... yani hayattan duygusal olarak beklentisini tüketmiş, zaruri ihtiyaçları dışında bilgisayarın başından kalkmayan, konuştuğunda ya sarkazm yapan ya da ümitsiz gelecekten bahseden, 2 ayda bir artık durumundan sıkılıp hareketlenen sonra eski haline geri dönen, tasarruf yapmak için keyif alacağı aktivitelere bahane bulan bir adamı kurtarmak gibi bir vazifem var mı? "iyi günde kötü günde"deki kötü gün bu mu, yani onun depresif halini tolere etmek mi? şahsen aile bütünlüğümüz bozulacak olsa bile (boşanmaktan bahsetMİyorum) ben kendi yolumu çizmeliyim gibi hissediyorum. zira ömür geçiyor ve ben 5 yılımı yüzümü ona dönerek, kendimi dış dünyaya kapatarak geçirdim. benim yapım da içedönük ama bu kadarı fazla geliyor.
0
denizince
(21.01.21)
İtfaiye misin sen yoksa psikiyatr mı. Senin adam hayattan emekli olmuş. TV kumandası gibi düşün. İki tane dandik pil alırsın hemen biter. Sonra birini atar yerine Duracell takarsın. Kumanda bir tane bitik pil ve bir tane Duracell pille canavar gibi çalışır. Sen bu ilişkideki Duracell'sin.

Kendi hayatını kurtar önce.
0
pass
(21.01.21)
evlenmeden önce durum neydi? geçici bir durumsa, işsiz vs kalmış bunalıma girmişse ilerde toparlayabilir, destek olunabilir. ama kadınların erkeklere bakışı çok farklı. karşı tarafa saygıyı yitirdikten sonra toparlaması zor oluyor oldukça. ki ben öyle algıladım. yetersiz görüyorsun eşini.
0
benim adim kerim hepinizi severim
(21.01.21)
@benim adim kerim
evlenmeden önce de ağırbaşlı bir yapısı vardı ama bu kadar kötümser değildi. ülkenin hali malum, sadece memlekette olan biteni takip etmek bile insanın ruhunu yıpratıyor. iş yerinde beklediği değeri göremiyor, işini iyi yapsa da sosyal olmamaktan kaybediyor. ayrıca finansal olarak da zamanla geriye gittik. bütün bunlar birikince bu noktaya geldi. ama bence bunlar bahane olmamalı, insanın içinde yaşama hevesi varsa yine bu duruma gelmez. aslında ilk zamanlarımızı düşününce baştan beri böyle bir kara delik varmış içinde ama ben iyimser bakmışım hep, görmezden gelmişim.
0
🌸denizince
(21.01.21)
Böyle bir sorumluluğun yok tabi ki. 5 yıl uzun süre. Umut kalmamış. Yola başka şekilde devam etmelisin belli ki.
0
elorelia
(21.01.21)
Evet eş kurtarılmayı istiyor mu acaba?
Siz neden böyle bir rol üstlenmeye çalışıyorsunuz ayrıca? Belki de iğneyi kendinize batırarak başlayabilirsiniz.
0
sevenay
(21.01.21)
sanki benim esim yazmis gibi geldi biraz. ben de sanirim boyleyim. telefon/bilgisayar ile internette takilmak disinda bir sey yapmiyorum, kendimi gelistirmiyorum, bir aktivite uretmiyorum, ot gibi yasiyorum. arada bir ufak gaza gelsem de hemen geciyor. ozellikle son donemde cok depresifim. maddi olarak ileri gidiyoruz sadece ama esimin gerisinde kaliyorum artik.

cevap olarak:
kurtarmak gibi bir vazifen yok tabi ki. kendi yolunu cizmek istiyorsan cizmende bir sakinca yok ama bosanmadan da bunu yapamazmissin gibi anliyorum yazdiklarindan, cunku 5 yilda zaten yapmamissin. muhtemelen sikilmissin esinden, ortak bir gelecek de gormuyorsan zorlamaya gerek yok. hem evli kalip hem kendi yolunu cizmek mumkun mu bilmiyorum, o evlilik olur mu ondan da emin degilim. ama bi ihtimal sen kendi yolunu cizerken esin sana uyum gosterebilir (once bunu deneyebilir, olmazsa ayrilabilirsin de). kendi yolunu cizmek baskalariyla birlikte olmak vs. degilse tabi.
0
lemmiwinks
(21.01.21)
Bence var, ama bu kişisel bir şey, evlilikten ne anladığınıza göre değişiyor. Başkası yok der, doğrusu odur falan.

Bahsettiğiniz durum depresyon gibi görünüyor. Sonuçta bir hastalık. Siz hasta olsanız ve o sizi kendi halinize bıraksa ne hissederdiniz, onu düşünebilirsiniz.
0
plutongezegendegilmi
(21.01.21)
kurtarılmak isteyen insan kurtarılır.
talep edilmemiş yardımın altında da büyük bir ego yatar.
zaten ortada bir depresyon olmakla birlikte, kurtarılacak bir şey de yok bence.
yani konuyu o açıdan ele almak bence biraz dönüp kendinizi sorgulamanız gereken bir konu.
anlamaya çalışmaktan çok, beklentili ve yargılayan bir durumunuz varmış gibi geldi bana.
zaman içinde buna dönüşmüş de olabilirsiniz tabii.

ama insan hayatının da evliliklerin de inişleri ve çıkışları oluyor.
eşiniz sizde bir yılgınlık yaratmış olabilir.
bunu konuşup bazı çözümler getirmeniz lazım.
terapiye mi gidilecek, sosyal hayat mı canlandırılacak, artık duruma göre onları siz belirleyeceksiniz.
buna da yanaşmıyorsa, birlikte bir hareket planı yapamıyorsanız, o zaman kendi planlarınızı yaparsınız.
0
blatta hiberna
(21.01.21)
Eşinizi "iyileştiremezsiniz", eğer kurtarmaktan kastınız buysa. Ama iletişim kurmaya çalışabilirsiniz, terapiye yönlendirebilirsiniz, birlikte üretken olmayı ve bir şeyler paylaşmayı önerebilirsiniz.

Eşim bu durumda olsa sırtımı dönüp "ben kurtaramam bu adamı" diyemem. Ama eşime yüzümü döneceğim derken kendime sırtımı dönersem hem kendimi, hem de ilişkiyi tüketirim. Dolayısıyla dengeyi sağlamaya çalışmak gerekiyor. Ve evet "hastalıkta ve sağlıkta, iyi günde ve kötü günde" tam olarak bu.

Edit: Yani eşinizin kalp hastalığı olsa, kalp hastalığını siz iyileştiremezsiniz, doktordan yardım almanız gerekir. Ama bakımına, beslenmesine yardım eder, yürüyüşe yönlendirirsiniz. Bunun gibi düşünebilirsiniz.
0
gmzo
(21.01.21)
e bu şey değil mi ya? evlilik?
0
nuisance
(21.01.21)
seviyorsan var, sevmiyorsan yok. her şey sana bağlı. ben erkeğim, evli değilim ama mesela gerçekten seviyorsam eşimi, zorluk yaşadığında da, bir batağa saplandığında da onu oradan kurtarmaya çalışırım, hatta kurtarmaktan keyif de alırım. gerçi bende biraz kahraman olma hevesi de var ama.

ama tabii kişiyi döndüremeyeceğiniz bir nokta da olabilir. o noktada da o iş biter.

ama ufak bir zorlukta kaçan birinden de hazzetmem.

gerçi siz hala boşanmayı düşünmüyorsunuz. o halde çizin kendi yolunuzu bence.

çok çelişkili şeyler yazdım ama olay detaylarda çok değişkenlik gösterdiği için ve geçen 5 senenizi bilmediğimiz için böyle konuşabiliyorum ancak.
0
ardt
(21.01.21)
@kıyıya vuran dildolar

biraz hızlı ve argo bir giriş ama doğru tespit bravo, bende de pasif agresiflik vardı. gerçi çeşitli delirmeler sonucunda fark ettim ve aştığımı düşünüyorum.
0
🌸denizince
(21.01.21)
cevaplarınız için çok teşekkürler...

açıkçası bırakıp kaçma gibi bir niyetim yok. kendisini seviyorum da, bunun yanında saygı duyduğum pek çok özelliği de var. örneğin, fiziksel olarak ne kadar hantalsa zihni o kadar hareketlidir, keyfi yerinde olunca çok güzel muhabbet ederiz. dünyaya karşı umursamaz olduğu için kaygılı zamanlarımda bana farklı bakış açısı sunar, rahatlarım. çoğu şeyi düşünmüş ve kafasında bir yere oturtmuştur, bu halini seviyorum.

ben bu noktaya kadar onun hayatımdaki varlığını öncelik sıralamasında en üste koydum, şimdi artık önceliği kendime verip, o bana uyum sağlasın diye düşünerek hareket etmek istiyorum. böyle bir hamle yapmamın ilişkimize de iyi geleceğini seziyorum, ama emin değilim. belki de kopmaya sebep olur.
0
🌸denizince
(21.01.21)
"""iyi günde kötü günde"deki kötü gün bu mu""

Değil. O yapı itibariyle böyle. Bu kötü gün değil. Uyuşamıyorsanız ve böyle cidden huzur bulamıyorsan boşanman gerekir.
0
1bir1bir1
(22.01.21)
Birlikte spor yapın. Birlikte video oyunları oynayın. Yeni sohbet topicleri bulun. Cinselliğe yeni fanteziler ekleyin. Sarılın.
0
hasmetizm 2046
(22.01.21)
bence bir ilişkideki en önemli konulardan biri de yaşam enerjisi ve keyfi ile ilgili aradaki makasın aşırı açılması. daha durağan yaşayan çoğunlukla hiç değişmiyor çevreden gözlemlediğim kadarıyla. diğer taraf ya kendinden vazgeçiyor ama içinde bunun yanlış olduğunu bildiği için aşırı mutsuz oluyor. ya da kendini seçiyor ki bu da ilişkinin bitmesine neden oluyor.

iyi günde kötü günde bence tam olarak bu değil zira aynı şey diğer taraf içinde geçerli. o da sizin bu durumlardan etkilendiğiniz için kötü gün kısmında olduğunuzun farkında değil mi? farkında. şayet yine de hayatından memnunsa ve adım atmaya yanaşmıyorsa o zaman bu sizi aşar ve ömür boyu mutsuz olursunuz. ama o da sizin kötü günde olduğunuzun sorumluluğuyla somut ve devamlılığı olan adımlar atacaksa, mesela bir uzmanla görüşecekse, kendisine çekidüzen verecekse, o zaman elbette yanında olmaya devam edersiniz.
0
Phoebe
(22.01.21)
Sorumluluğunuz yok bana kalırsa. Ama birşeyler yapayım diyorsanız şu kitabı tavsiye ederim.
www.kitapyurdu.com
Bu kitapta evliler için bir bölüm var.
0
Anthony McCarten
(23.01.21)
(11)

Yalnızlık + Monoton Hayat

yanqoue
İş sebebiyle doğup büyüdüğüm şehri terk ettim. 2 senedir kariyer anlamında her şey olumlu gitti belki ama iş dışındaki hayatım bir hapishane hayatından farksız, olay covid'ten bağımsız olarak böyle. Zaten asosyalliğe yatkın birisiyim.Her geçen gün korkunç bir yalnızlığa batıyorum. Bu kadar bireysell
İş sebebiyle doğup büyüdüğüm şehri terk ettim. 2 senedir kariyer anlamında her şey olumlu gitti belki ama iş dışındaki hayatım bir hapishane hayatından farksız, olay covid'ten bağımsız olarak böyle. Zaten asosyalliğe yatkın birisiyim.

Her geçen gün korkunç bir yalnızlığa batıyorum. Bu kadar bireyselleştiğim bir dönem olmamıştı.
40 yıl daha yaşasam muhtemelen her gün aynı şeyleri yapmaya devam edeceğim ve bunun düşüncesi bile beni çıldırtıyor.

Ailemden uzağım, arkadaşım yok, sevgilim yok, ev ile iş arasında mekik dokuyorum sadece. İş arkadaşlarıma mecburen katlanıyor, açmayan muhabbetlerine zoraki dahil oluyorum. Her gün tıpatıp aynı. Kafamdan işi atamıyorum çünkü dikkat dağıtacak bir unsur yok hayatımda. Akşam için veya hafta sonu için planının olmaması çok boktan bir durum.

Hobilerim hep bireysel şeyler. Aktivitelerim: evden çıkmamak, Youtube'da entelektüel içerik izlemek, ekşi ve reddit okumak, lol oynamak, bazen dizi izlemek, bazen enstrüman çalmak, bazen de kitap okumak, ha bir de her gün fiks mastürbasyon yapmak.

Bir yandan sosyalleşen insanları kıskanıyor, öte yandan sosyalleşme fırsatlarını elimin tersiyle itiyorum. Muhabbetlerin çoğu sarmıyor. İnsanlarla tanışmak yorucu. Ben de sıkıcı birisiyim.

Kariyer için kendimi paraladım, şu an iyi bir şirkette Türkiye ortalamasının üstünde bir gelirim var ancak faydası yok, ev ve araba dışında istediğim birçok şeyi alabiliyorum ama motivasyonun ne derseniz cidden yok. Dışarıdan baktığınızda gıpta edersiniz ama mutsuzum. Mutsuz olduğum için deli gibi para harcıyorum. O kadar yatay seyrediyor ki hayatımın nabzı, yeni beklentiler yaratıyorum kendime bu şekilde.

Lanet olası bir dibe vuruş hikayesi benimki yemin ediyorum.
İflah olmaz bir kötümser olduğumu düşünüyorum.
İçinde yaşadığım dünya düzeninin tüm kabul görmüş mekanizmalarını bir bir reddediyorum.
Varlığımın bir hata olabileceğine kafayı yormaya başladım.
Beni bu bok çukurundan kurtaracak bir çıkış yolu arıyorum.
0
yanqoue
(19.01.21)
2 yıldır seninle aynı durumdayım, tüm olaylar birebir desem yeridir. şu zamana kadar yaptığım birikime güvenerek ay sonu istifa etmeyi planlıyorum. birikimim beni 2 yıl fonluyor. bi süre kafamı sıfırlayıp kendi aklımdaki bir kaç projeyi işe dönüştürme planım var. sana istifa et demiyorum ama iş ortamı insanı gerçekten yok ediyor diyebilirim, akşam eve geliyorsun ama kafa orada kalıyor ve bu bir döngü. en iyi çıkış yolunu sen bulursun fakat radikal olması gerekecek, ufak değişikliklerle zor. başarılar.
0
montakristokondu
(19.01.21)
monta +1

Bir suredir ben de benzer bi dongudeydim. İstifa ettim, bu ay son. Bazen boyle kararlar gerekiyor.
0
msb
(19.01.21)
Yaaa ilginç ben 4 aydır işsizim, sevgilim var ama 1 senedir sadece internetten konuşuyoruz çünkü yurtdışında, birlikteliğimçz belirsizlik içinde devam ediyor, sosyal biri değilim, zamanımı bir şekilde geçiriyorum ama tüm bunlardan bir şikayetim yok. Yanımda aikem diyebileceğim kimse yok. Sadece keşke işim olsaydı diyorum. Aç değilsin açıkta değilsin. Gem sosyalleşme imkanlarını değerlendşrmiyor, hemde sosyal insanları kıskanıyorsun. Sosyalleşemiyorsan bunu kendine neden dert ediniyorsun sonuçta çok isteseydin yapardın dimi. Kebdin diyorsun içimden gelmiyor. O zaman ne istiyorsun?
0
rapisa
(19.01.21)
bu sosyalleşme işi uzun süredir sosyalleşmediğinde başlarda zor gibi geliyor ama bir başladıktan sonra çorap söküğü gibi gerisi geliyor.

ama senin önce bakış açını değiştirmen lazım. içten içe sen de bir ortamlara dahil olmak, sosyalleşmek istiyorsun. yoksa neden bu duyuruyu açtın? çıkış yolun belli, sana insan lazım. ama sosyalleşme fırsatlarını da elimin tersiyle itiyorum diyorsun. sebebi ise yazdıklarında gizli. bir bakalım:

-asosyalliğe yatkınım
-muhbbetler sarmıyor
-insanlarla tanışmak yorucu
-ben sıkıcıyım
-varlığım hata

bunları düşündüğün sürece doğru olduklarına da inanırsın ve gerçekten ama gerçekten doğru olsalardı inan kimse gidip kimseyle tanışmaz, sosyalleşmezdi. ben de sana hak verirdim, "evet abi zaten en doğrusu asosyal kalmak, elin adamının sarmayan muhabbetini ne yapacaksın" derdim.

bu düşüncelerden kurtul. bunların tam tersinin geçerli olduğu bir dünya hayal et. hoşuna gittiyse bir bak, o dünyaya geçmek için neler yapabiliyorsun. bence sadece dışarı çıkmalısın. üç beş gün aynı cafeye git gel, bu bile neler neler değiştirir. tüm olay evden çıkmakta. alışverişini yaptığın manavdan, marketten bile birileriyle muhabbet kurabilirsin. evet bir yaştan sonra birileriyle tanışmak zor ama imkansız değil. bu kadar kötümser olma, belki de bu yaz en iyi yazın olacak.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(19.01.21)
Sadece sosyallik meselesi degil bu evlenme vaktinin geldiğine isaret.Sosyalliği sevmeyen adamlar genel olarak evcimen ve eşine vakit ayıran insanlar ama sen evli değilsin sorun bu
0
smokee
(19.01.21)
adamlar ev ile iş arasında mekik dokuyor. ben yatak - salon - balkon - mutfak arasında geziyorum 52 metrekarede. daha kahvaltı yaparken ya türkiye ofisi, ya da yardımcı olacaklarım whatsapp'ta oluyor. akşam yemek yerken de geliyorlar. çoğu kişi bu hayatı benden iyi yaşıyor bence.
0
rain when i die
(19.01.21)
kendi duyurum için burada bulunurken bu duyuruda aşırı kendimi gördüm, ben de böyleyim. hayatla rabıtamı sağlayan tek şey işim. ondandır belki de işimde saygı görmemeyi bu denli takıyor olmam.

bu arada @istanbul kanatlarımın altında'nın yorumu hakkında birşeyler karalamak istedim, evet doğru yazdıkların ben mesela pandemi yokken kendimi zorluyordum facebook tan toplu buluşmalar oluyordu onlara gidiyordum ama mesela girdiğim bir sosyal ortamda benimle dalga geçmek isteyen ya da sallamayan ciddiye olmayan oluyor ve her defasında yaşadığım için bunu yeni sosyal ortama girmeye korkar oldum: "eyvah benimle dalga geçecekler gene " ya da "eyvah görmezden gelecekler" diye düşünüyorum ve çektim kendimi neyse ki pandemi de geldi sosyalleşmek fırsatı da olmadı artık ama kafayı ben de yemek üzereyim. kabul ediyorum. artık duvarlarla konuşmaya başladım. kedi alayım diyorum ama pasaklı olduğum için hayvan perişan olur diye ona da cesaret edemiyorum. kumunu her gün temizlemek gerekirmiş ben çöpleri bile ayda 1 zor döküyorum. velhasıl böyle b.ktan bir durum.
0
sucuklu yumurta
(19.01.21)
@sucuklu, kendini bu kadar değersiz görmen en büyük problem. ben daha bir çopü 1 ay atmıyorum, demek ki pasaklıyım diyorsun ve bir çöpü atmamış olmandan yola çıkarak (muhtemelen) birçok işi beceremeyeceğin kanısına varıyorsun. hayatın boyunca hep çöplerini 1 ay bekletip mi attın? sanmıyorum. birkaç kere başına gelmiş bir olay belki bu. o kadar genellenecek bir şey değil.

genel olarak hep şu düşünce tarzıyla yaklaşırım olaylara. birileri bir ortamda beni ciddiye almamışsa ne olmuş? birileri benimle dalga geçmişse, ya da ben saçma bir şey söylemişsem ve bana gülmüşlerse, benim hakkımda şöyle böyle diye düşünmüşlerse vs vs. yani günün sonunda bana dokunacak bir konu var mı? yok. kaldı ki insanların da işi gücü yok, oturup "aa sucuklu da çok şöyle böyle" diye mi düşünecekler? maalesef hiçbirimiz birbirimizin gözünde öyle uzun uzadıya kafa yoracak kadar değerli değiliz. ama kendi kendimizi o kadar önemsiyoruz ki, hep bu birilerinin bizim hakkımızda konuştuğu şeyleri düşünüyoruz. oysa önemli olan kendimizin kendimiz hakkında ne düşündüğü. kendine karşı çok yıkıcısın bence, kendin hakkında olumlu şeyler düşünmelisin.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(19.01.21)
Bence seni bu çukurdan kurtaracak şey düşüncelerini değiştirmek.

Mesela bu paragraf:

Her geçen gün korkunç bir yalnızlığa batıyorum. Bu kadar bireyselleştiğim bir dönem olmamıştı.
40 yıl daha yaşasam muhtemelen her gün aynı şeyleri yapmaya devam edeceğim ve bunun düşüncesi bile beni çıldırtıyor

Şu sıralar hepimiz yalnızlaşıyoruz ve çoğumuzun bu kadar bireyselleştiği bir dönem olmamıştı. Bunu korkunç yapan ne? Madem korkunç neden sosyalleşme ihtimallerini elinin tersiyle itiyorsun? 40 yıl daha yaşasan ne yapacağın da büyük oranda senin elinde. Dur çıldırmaya gerek yok :)

Ya da şu var:
Muhabbetlerin çoğu sarmıyor. İnsanlarla tanışmak yorucu. Ben de sıkıcı birisiyim.

Mesela sen ilgini çeken konularda insanlarla konuşmayı denedin mi? Belki bu mubabbetleri ettiğin insanlar arasında da bu konuları sıkıcı bulan insanlar da vardır. İnsanlarla tanışmayı en son ne zaman denedin veya sıkıcı biriyim ne demek? En çok buna takıldım bence sıkıcı biri diye bir şey yok. Tamam her insan ortamların aranan kişisi olmuyor ama herkesin birlikte bir şey yapmaktan hoşlandıgı insan tipi farklıdır. Kimine sıkıcı gelen diğer insanın bir şeyler yapmaktan en çok hoşlandığı kişidir.

Hele şu son paragraf dur yahu bu düşüncelere saplanma.

Yanlış anlama ne seni yargılıyorum ne de bu sorulara cevap vermeni bekliyorum. Ama belki kendin bunun üzerine düşünmelisin. Gerçekten sıkıcı insan diye bir şey var mı mesela kime göre neye göre? Her insan zaman zaman mantıksız düşüncelere odaklanabilir ve bu da insanlara olumsuz duygular yaşatır. başka düşüncelerle aynı olaylar bu denli olumsuz duygular yaratmayabilir.

Belli ki bu durumdan çıkmak istiyorsun ama çıkmamak için de çabalıyorsun. İnsanlarla tanışmak bazen yorucu olabilir ama birkaç kere daha denemeye değer. Sosyal medya duyuru sözlük gibi platformlarda bile sosyalleşebiliyoruz.
0
turkce konusan uzayli
(20.01.21)
çabalamadığımda aynı durumdayım.

salgın öncesi hadi kalk çıkıcaz bu cumartesi diyen arkadaşlarıma uyup çıktığımda gayet iyi geliyordu. başka insanlar da varmış. başka sohbetler de olabiliyormuş mutluluğuyla dönerken eve girer girmez meeh noldu şimdi sanki bi daha mı görücem o insanları diye aynı moda dönüyordum.

tehlikeli bir sınırı var yalnız kalmanın, eşikten sonrası yabanlık. ama isteyince kırılıyor.
0
9kuyruklukedi
(20.01.21)
40'a geliyorum. Şu hayattan öğrendiğim en büyük derslerden biri: Hayatın bilerek ve isteyerek altına girilen bir yükü kaldırmak dışında bir anlamı yok. Ne kadar hafifsen o kadar anlamsızsın. Birinin elinden tut. O elin de seni kaldırdığını göreceksin. Bunun altını sen doldur.
0
twelfth
(21.01.21)
(8)

Tutunacak hiçbir şeyim yok

TheDifference
Belki kafamda büyütüyorum ama şu hayatta hiçbir hayalim yok, hayal edecek yaşı da geçtim.Gerçeklerle yüzleşiyorum, radyo tv sinema gibi boktan bir bölümden mezunum.Doğru düzgün bir işim yok, polisliğe hazırlanıyorum ama hiçbir şekilde polis olmak istemiyorum, hakkını arayanlara sırf birinin işine ge
Belki kafamda büyütüyorum ama şu hayatta hiçbir hayalim yok, hayal edecek yaşı da geçtim.Gerçeklerle yüzleşiyorum, radyo tv sinema gibi boktan bir bölümden mezunum.Doğru düzgün bir işim yok, polisliğe hazırlanıyorum ama hiçbir şekilde polis olmak istemiyorum, hakkını arayanlara sırf birinin işine gelmiyor diye gaz bombası sallamak istemiyorum.Her zaman fark yaratacak bir şeyler yapmak isterdim, bazı geceler bu ülkeyi kuranlara olan borcumu nasıl ödeyeceğim diye düşüncelere dalıyorum.Biraz abartı gelebilir ama gerçekten öyle.Kendimi hep güçsüz, umutsuz, depresif hissediyorum.Dertlerimi bazen büyütüyormuşum gibi geliyor, hastalıklarla, açlıkla, evsizlikle mücadele eden insanlar varken böyle şeyleri düşünmem şımarıklık mı sizce? Düşünceler içinde kayboluyorum.Bir şey yazmanıza gerek yok, kimseyle konuşamadığım için içimi dökmek istedim, sanırım bir psikoloğa ihtiyacım var.Hadi eyv.
0
TheDifference
(19.01.21)
Yaş kaç
0
pass
(19.01.21)
Sorularina baktım, 25 yasinda falansin. Evet 20 yaşında hayal edeceğin seyleri hayal etme yasini gecmissin ama 25 yaşında hayal edeceğin seyleri hayal etme yasini geçmemişsin. Seneye 26 olacak bu. Her yasin kendine özel bir hayali var.

Bak ne güzel senin de hayalin polis olmamak. Bundan güzel hayal olur mu?

Belgesel cekeyim demissin. Gordugun uzere belgesel dediğin şey icin artık okyanusa dalman ya da safariye çıkman gerekmiyor. Millet alıyor eline kamerayı 30 dk'lik Tosuncuk belgeseli çekiyor. Izle o belgeseli bak çok zor değil onun gibi şeyler yapmak.

Ulkeyi kurtaran kisilere olan borcunu en güzel boyle ödeyebilirsin. Sen bul bir konu, yap bir belgesel. Kimseyle de konuşmamış olursun. Başkasını konuşturursun. En sevdiğim. Başkası konuşsun ben dinleyeyim. Ücretsiz yap. Yayinla YouTube'da. Namin yurusun. Yapistir altina radyo tv sinema boktan mezuniyetini ki bence boktan da degil ne güzel bolum iste kaymak gibi cillop gibi. Ekipmana da ihtiyacın yok. Millet iPhone'la dizi çekiyor. Sokak röportajlarını DSLR kamerayla falan yapıyorlar.

Kendini güçsüz ve depresif hissediyorsan sıfır şaka söylüyorum: 2-3 günde bir Pharmaton veya Supradyn al.

Belgesel işine odaklan. Bir sponsor bul. 200 TL versinler sorun değil. Onu da götür evsizler için harca. Misyonunu da yerine getirmiş olursun.

Kendini deli deli yapma boşuna. Senin psikologa değil gaileye ihtiyacın var değerli kardeşim. Senin canın sıkılıyor.
0
pass
(19.01.21)
Hele bir polis ol da sonra düşünürsün bunları. Ciddiyim.
0
allah yazdiysa bozsun
(19.01.21)
yalnız değilsin senin gibi milyonlarca insan var. bulaşıkçılıktan tezgahtarlıktan motokuryelikten çaycı yamaklığından falan başla. 1 2 ay çok az paraya çalış. önemli olan piyasayı tanıman. o sıra bolca fikrin oluşacak. önce sisteme girmen gerekiyor.
sistem dışındasın ve depresyondasın.

psikologlar şu an bi işe yaramaz.
0
luluki
(19.01.21)
düşünce tarzın çok sıkıntılı ya. boktan bölümmüş, fark yaratacak işlermiş, ülkeyi kuranlara borçmuş. zaten huzura eremezmiş kafan. koşullarla mazeret bulmaya gerek yok. fakat koşullar da koşullar hani. genç insanların çok büyük kısmı böyle, yalnız değilsin yani. hangi meslek, bilgi alanı boktan bilemiyorum ama genelde insanlar bu şekilde polisliğe yöneliyor zaten, işsizlikten. tavsiye vermek de saçma geçim derdi olan bir insana ama entelektüel alanına biraz daha yatırım yapman iyi olabilir.

ek olarak ben de garsonluk, kuryelik, avm vs. işlerle başlayabileceğini düşünüyorum. o sırada kpss'ye hazırlanıp daha makul bir memuriyet deneyebilirsin belki? bu meslekleri yapan da eğitimli ve çeşitli nedenlerle iş bulamayan insanlar çok.
0
snape i başından beri tanırım
(19.01.21)
ben de pass'a katılıyorum. bölüm boktan değil aksine süper bir bölüm. en basitinden kurgu öğrenmiş olsan, şu anda youtubr olmaya çalışan ama video çekmek dışında yeteneği olmayan bir sürü adam var. kendimi geliştirmek için ücretsiz kurgu yapıyorum deyip birkaç kişi bağlasan bile bi yerden sonra para kazanmaya başlanabilir. videoları dandik ama izlenme sayıları yüksek adamlara teklif götürmekle başlanabilir gibi geliyor. ciddi açık var bu noktada.
0
roket adam
(19.01.21)
bence bu ülkede polislik sizi daha da dibe çeker. yapmayın.
0
hazen
(20.01.21)
polis olma şansınız varsa olun. her polis gaz sıkıp coplayan polis olmuyor. yaşadığım şehirde bir sürü düzgün polis var işini layıkıyla yapan. polis olmayıp böyle devam ederseniz maddi ( ve dolayısıyla manevi) açıdan yaşayacağınız zorluklara girmiyorum bile
0
ismim ibrahim
(20.01.21)
(11)

Kırgın/kızgın olmakta haklı mıyım?

m e b
İyi akşamlar.Konu biraz uzun ve sıkıcı gelebilir ama kimseye anlatamayacağım bir şey olduğu için içimi size dökmek ve fikrinizi almak istiyorum.Üniversiteden, yaklaşık 9 senedir tanıdığım bir arkadaşım var; her yönüyle sevdiğim, ne yaparsa yapsa kredisi bende bitmeyen, aşktan öte, kardeşlikten daha
İyi akşamlar.
Konu biraz uzun ve sıkıcı gelebilir ama kimseye anlatamayacağım bir şey olduğu için içimi size dökmek ve fikrinizi almak istiyorum.
Üniversiteden, yaklaşık 9 senedir tanıdığım bir arkadaşım var; her yönüyle sevdiğim, ne yaparsa yapsa kredisi bende bitmeyen, aşktan öte, kardeşlikten daha derin bir ilişkimin olduğu biri. Öyle sıcak yakınlığımız var ki benim çevremde kendisini bilmeyen, onun çevresinde de beni bilmeyen yok. Kendisine Ali diyelim.
Bir de yine okuldan ortak arkadaşımız var, adına Mehmet diyelim. Ne yaparsak yapalım hep üçümüz yapıyor, takılıyorduk. Mehmet, iki sene önce kendi çevresinden bir kızla ciddi bir şey düşünüyordu ve birkaç hafta birbirlerini tanıma evresindelerdi. Kıza da Ayşe diyelim. Bu süreçte, Ali'nin ofisinde kadın eleman arandığı için Ali, Mehmet'e "Senin Ayşe bizim ofiste çalışsın iş arıyorsa eğer." diyor ve Ayşe Ali'nin ofisinde çalışmaya başlıyor. Bu çalışma süresince Mehmet ile Ayşe birbirleri için uyumlu olmadıklarını anlıyorlar ve ayrılıyorlar. Ayşe hala Ali'nin ofisinde çalışmaya devam ediyor ama Ali'ye de Mehmet'in gözü önünde kur yapıyor devamlı. Sona, Ayşe Mehmet'in kuzeniyle çıkmaya başlıyor. Aradan bir erkek daha geçiyor ve Ali'ye yavşamaya başlıyor. Ben en başından beri Ali'yi uyarıyorum bu kız sağlam pabuç değil ve hepsinden öte en yakın ortak arkadaşımızın eski çıktığı, sana yakışmaz diyorum vs. En başta bir tehlike gözükmüyor ama sonraları Ali bana hep "Bu kız bana ofiste rahat vermiyor, devamlı bedensel temasta bulunacak ucuz şeyler yapıyor. Ya ben işten çıkacağım ya da askere gideceğim." diyor. Sonunda hem işten çıkıyor hem askere gidiyor. Kız oraya bile gidiyor Ali için. Ali bana her defasında olumsuz yanıt verdiğini ve kızın kendisini artık engellediğini söylüyor vs. Sonra askerden dönünce kız yine rahat vermiyor ve Ayşe'nin hala Ali'nin ofisine gittiğini öğreniyorum bir şekilde. Ali bana her defasında "Bana sen engel ol, hep ikimiz buluşalım ki o cesaret edemesin. Çünkü ben ona senin onu sevmediğini, eğer aramızda bir şey olduğunu sezerse Mehmet'e söyleyeceğini ve bunun sonucunda da iki dostumu birden kaybedeceğimi söyledim. Arkadaş olarak kalalım, ileri gitmesin dedim. Bu yüzden sen bana hep destek ve engel ol bu konuda." diye her defasında benden destek istiyor. Ben artık aralarında bir şey yok, sadece arkadaşlık olarak biliyordum. Ama geçen Ali'nin doğum günüydü. Whatsapp durumuma Ali'nin doğum günün kutladığım bir şey paylaştım ama aradan kısa bir süre sonra bir de baktım ki Ayşe de Ali ile beraber gittikleri, yanak yanağa gezdikleri eski fotoğraflardan kolaj yapıp "iyi ki doğdun sevgili!" diye bir şey paylaşmış. Ben şok oldum çünkü böyle bir şey beklemiyordum. Ama eski fotoğraflar hep iki senelik fotoğraflardı, büyük ihtimalle sadece ben engelini ortadan kaldırmak için durumu ben göreyim diye gizliliği sadece bana açık olarak paylaşmış olabilirdi. Ali'ye Whatsapp durumunun görüntülerini atıp ironi olarak "Allah tamamına erdirsin" yazdım ama cevap gelmedi. Kıza da yazdım. Kız da "Teşekkür ederim. İlişkimizin gizli kalmasını istemiştik. Bilmiyor muydun yoksa?" diye cevap yazdı. ben yine Ali'yi aradım ama bakmadı.

Sonra ertesi gün bana "Ayşe ile ne konuştuysanız ekran görüntüsünü at bana" dedi, o iki cümlelik ekran görüntüsünü attım. Sonra bir daha konuşmadık. Aradım, bakmadı. Ertesi günü Ayşe Whatsapp durumunda doğum günü pastası ve mum ışığında bir kutlama fotoğrafı atmış tekrar. Bu sefer fotoğraf yeniydi, maskeleri vardı çünkü. Sonra Ali'yi tekrar aradım. Bakmadı, Whatsapp'tan hayal kırıklığına uğradığımı ve gerçekten sevgili olup olmadıklarını sordum. O da bana "Sen bu soruyu bana sormak için geç kaldın, gittin arkamdan iş çeviren birini muhatap aldın. Dostluğumuzu zedeledin, bana ihanet ettin. Seneler sonra ilk kez böyle bir ihanetle karşılaşıyorum." diye cevap yazdı. Ben de "Arkandan iş çeviren birini tebrik etmek için mi kutlama yapıyordun? Nikah masasında mı öğrenecektim? Kraldan çok kralcı olduğum için özür dilerim. Size gerçekten mutluluklar dilerim." dedim. O zamandan bu yana konuşmuyoruz. Sadece aradan bir hafta geçti, bana iki akşamda bir "Oyun oynayalım" diye mesaj atıyor (beraber oynadığımız bilgisayar oyunu için).

Bu akıl tutulmasına, ortak arkadaşımıza yapılan ihanete (ki her ne kadar Mehmet artık evli ama yine de yanlış değil mi?), bu basit kıza gönül vermesine, bana "Sen bana engel ol" derken bir yandan da zaten yapacağını çoktan yapmasına, beni saçma sapan bir şeyle suçlayarak olayı asıl noktasından çıkarmasına, buluşalım istediğim her anı zaten diğeriyle doldurup "Benim pek keyfim yok." diyerek beni geçiştirdiği gerçeğine deli oluyorum. Hani çok sevdiğiniz biri için en iyisini istersiniz ya, ben de o sebeple üzülüyorum. Onun mutluluğu benim mutluluğum, onun hüznü benim hüznümdü çünkü.

Ben abartıyor muyum? Kızgın, kırgın olmakta haklı mıyım?
0
m e b
(18.01.21)
Oyun oynayalım mesajlarına yanıt veriyor musun, ne yanıt veriyorsun? Ya bu tip karaktersizleri hayatınızda tutmayın ya rica ediyorum.
0
Kahir ekseriyet
(18.01.21)
Mehmet 'in son gelişmelerden haberi var mı? Varsa tepkisi nedir merak ettim. Mehmet ile Ali'nin güncel samimiyeti de soru işareti.
0
cekcekli
(18.01.21)
Ya insanlar ne kadar entrikalı şeyleri seviyorlar yaa!!
İnsan gerçekten hayret ediyor.
Neyse ben de rahatsız olurdum haklısınız.
0
elma
(18.01.21)
Bence siz burada istismar edilmişsiniz. Hem size diyorki kız benimle yakınlaşmak istiyor sen bana engel ol. Kendisi bir birey olarak bir kızdan uzak duramayacak kadar iradesiz biri demekki. Hadi diyelim öyle yardım istedi o zaman neden yalnız kaldıklarında yanak yanağalar. Bir ilişki yaşıyorsan arkasında dur yaşamıyorsan bu nedir diye sormanız çok normal. Siz sordunuz diye sanki hakkınız yokmuş gibi hani erkek aldatınca inkar eder kadın güvenmeyince suçlu olur ama erkek aldatmıştır ama sen bana güvenmiyor musun deyip üste çıkmaya çalışır ya arkadaşınız da aynen böyle yapmış sşze. Ben olsam bu arkadaşa temkinli yaklaşırdım. Diğer arkadaşlarınızın eski sevgilisiyle sevgili olmasını bir kenara bırakın bu kişi sağlam pabuç değil
0
rapisa
(18.01.21)
@Kahir ekseriyet: cevap vermiyorum ya da "keyfim yok" diye geçiştiriyorum.
@cekcekli: hayır, haberi yok. iş dolayısıyla devamlı aynı ortamda karşılalıyorlar ama.
@playing star again: kendisine attığım "siz gerçekten sevgili misiniz?" sorusuna verdiği cevap.
0
🌸m e b
(18.01.21)
Üzgünüm ama arkadaşınız klasik zeytinyağı gibi üste çıkan insan modeli. "Dostunuz" size, dostluğumuzu zedeledin gittin arkamdan iş çevirdin diyecek ama iki günde bir oyuna davet edecek? Neden iki kelime bile olsa cevap veriyorsunuz, vermeyin :( Zaten kızla çoktan sevgili olmuşken size, bana engel ol beni rahatsız ediyor demesi, ileride durum öğrenildiğinde, hem size hem Mehmet'e karşı, ben çok direndim imajı çizmek için olmasın?
Haklısınız tabii ki, iletişimi kesin derim.
0
saveur
(19.01.21)
sen seyircisin burada. bir film olsa oturur tartışılır kim haklı diye. ama senin durumun insanların işine karışmak. bu arkadaşlık falan değil.
0
sanzelize canavari
(19.01.21)
Okurken bile sinir oldum. Yakın arkadaşın eski sevgilisiyle beraber olmak yeterince kötü de o kısmı geçiyorum. Güvenilecek bir adam değil bu, arkadaşım da sevgilim de olmasını istemezdim. Sizi de anlayamadım, tekrar tekrar niye arıyorsunuz? Kıza da meb seni kıskanıyor falan demiştir. Bana ihanet ettin deyip size oyun oynama mesajları atması da süper. Adama karşı zaafınız mı var, çok mu naifsiniz bilmiyorum ama evet sizi istismar ediyor.
0
asteriks
(19.01.21)
tamam durum hoş değil ama bu insanlar yetişkin. istedikleri ile sevgili olabilirler. bunu namus meselesi haline getirmek size mi kaldı?
0
elorelia
(19.01.21)
elorelia +1

özetle: herkes hatalı.

O onunla eski sevgili, bununla eski flört vs. diye, namus meselesi yapmak anlamsız olmuş. Ki Mehmet'le yaşadıkları doğru düzgün bir şey de yok. Mevcut ilişkilerine zarar vermedikten sonra, kişiler ayrıldıktan sonra isteyen istediği ile sevgili olur. Bunda ahlaksızlık vs. yok.

Tahminim şöyle: Ali kızı başlarda uzak tutmak istedi ama sonra bu durumdan kendisi de etkilendi. Siz de hem çok tavırlı hem de namus bekçiliği yaptığınız için size durumu anlatamadı.

Ama son yaptığı büyük öküzlük, ben olsam ekran görüntüsünü alır kıza gönderirdim. Sevgilin senin için arkamdan iş çeviren diye bahsediyor, bir daha düşün derdim. Sonra da elime çekirdek alır Ali'nin yazmasını beklerdim.

Ama sonuç olarak: Ne böyle insanlarla arkadaş olun, ne de milletin fi zamanında ilişki yaşadığı kadını "namus" meselesi yapın.
0
lcha
(19.01.21)
değilsin. Bu kadar mesele haline getirmeye gerek yok, ayşe'yi ya da başka birini. tercih arkadaşına kalmış ister çıkar ister çıkmaz isterse hepinize gider yapar kendi kararı. Nasıl ifade etsem bilemedim ama bir düşün şu olaylardaki rolünü eğer ayşe seninle daha önce ilişki yaşamadıysa neden mesele haline getiriyorsun ki. ayşeyle sen de takılsaydın dahi daha verimli olurdu şu içinde olduğun sohbetten.
0
herseysermayeicin
(19.01.21)
(4)

kendimi üzmek için saçma sapan huylar edindim

nahtoderfahrung
sami babacan, kadıköyde bir evsiz, arada görüyordum kadıköyde gezerken, az önce soğukta donarak öldüğünü duydum. geçen gün de cebinden simit çıkararak açım diye ağlayan bir adama denk gelmiştim. kendimi bu insanların çocukluğunu düşünerek buluyorum genelde, 8-9 yaşlarında hayal ediyorum, herşeyden h
sami babacan, kadıköyde bir evsiz, arada görüyordum kadıköyde gezerken, az önce soğukta donarak öldüğünü duydum. geçen gün de cebinden simit çıkararak açım diye ağlayan bir adama denk gelmiştim.

kendimi bu insanların çocukluğunu düşünerek buluyorum genelde, 8-9 yaşlarında hayal ediyorum, herşeyden habersiz bir çocuk olarak. ailesi belki yine fakirdi, ama çocuk aklıyla farkında değillerdi belki de, gülüp oynamaya çalışıyorlardı herşeye rağmen, çocukluklarını bir şekil yaşamaya çalışıyorlardı.

bu çocuk büyüyünce aç kalacak, sami abi gibi soğukta donacak. 8-9 yaşındaki halini düşünürken kenarda bu gerçeklerden habersiz olduğunu kuruyorum kafamda sürekli, aslında soğukta donan kişi ve aç kalan kişi 40-50'li yaşlarında değil de o 8-9 yaşındaki çocukmuş gibi. acayip canımı sıkıyor sizce ben mal mıyım kendimi dolaylı şekilde üzüyorum sürekli?
0
nahtoderfahrung
(18.01.21)
mal değilsiniz, insansınız. kış vakti sokaktaki insanlara ve hayvanlara üzülmekten yürüyemiyorum. eve geldiğimde o üzüntüden kurtulmak en azından 15 dakikamı alıyor. yağmur veya kar yağdığında onları düşünmekten sevinemiyorum (bir ankaralı olarak karı çok severim). bu kışı aşağı yukarı böyle geçirip yazdıklarınızı okuyunca tekrar üzüldüm.

bu insanlara veya bu insanlara yardım eden yerlere yardımda bulunmaktan başka yapılacak bir şey var mı bilmiyorum. uzun bir işsizliğin ardından işe girince kendi payıma düşeni yapmaya başladım ama pek geçecek bir şey değil tabii. keşke herkes sizin gibi hissedebilse, belki de o insan donarak ölmeyecekti.
0
amugochi
(18.01.21)
valla ben de üzülüyorum, insanları görünce kitlenip ne yapacağıma karar da veremiyorum bazen gerçek mi diye emin olamadığım için. insanlık empati gerektiriyor.

benim beslediğim bir sokak köpeği var, bugün önüne yaş mama koydum ama benim köpeğim yanına gidince bir saldırdı, benimkine bir şey olmadı ama arada çizikler yedim hahah. dedim açtır o yüzden yaptı, yarın ayrı kıstırıp besleyeceğim görürsem :D

hayat zor, dışarıda insana hayvana daha da zor. türk toplumu artık ahlakını, empati yeteneğini kaybetti ama, çok net gözlüyorum bunu.
0
passion rules the game
(18.01.21)
Bence gayet insani bir durum, yani insan olduğunun farkında olan, duygusal yönü yüksek biri için. Bu yüzden üzülmeyin.
Fazla hassas, duyarlı insanlar için bu dünyada olan biteni görmezden gelmek imkansız, zor böyle yaşamak elbet ama ne mutlu size.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(18.01.21)
Mal degilsiniz tabii ki; başkalarıyla empati yapmak, sosyal bir grubun içinde yaşayan biz insanlar için hayatımızın bir parçası, olması gereken şey.

Ben de yolda yürürken hemen hemen aynı duygulardayim tüm kış; okulların hala açılmıyor oluşuna beni hiç mi hiç ilgilendirmemesine rağmen (okula gidecek yaşı geçtim, çocuğum da yok) sürekli kafa yoruyorum zira karda kışta kilometrelerce yol gitmek zorunda kalan, internete bağlanamayan çocuklarin haberlerini görüyoruz sürekli. Asıl bu ve bu gibi haberlere duyarsız kalmak sizin tabirinizle 'mallık' bana kalırsa.
0
fraise
(19.01.21)
(10)

siz de eşinizi/sevgilinizi kısa sürede özlüyor musunuz?

dedi ayca
elbette herkes özlüyordur sevgilisini/eşini ama örneğin ben haftada 3 gün ofise gidiyorum, eşim de genelde 5 gün evden çalışıyor. hafta sonları beraberiz ve akşamları da 6dan sonra beraberiz. aslında böyle nöbetlerle çalışan ve denk gelemeyen çiftlerden değiliz ama eve gittiğimde çok özlemiş oluyoru
elbette herkes özlüyordur sevgilisini/eşini ama örneğin ben haftada 3 gün ofise gidiyorum, eşim de genelde 5 gün evden çalışıyor. hafta sonları beraberiz ve akşamları da 6dan sonra beraberiz. aslında böyle nöbetlerle çalışan ve denk gelemeyen çiftlerden değiliz ama eve gittiğimde çok özlemiş oluyorum ve hatta gün içinde de sarılma, öpme ihtiyacı duyup özlemin başıma vurduğu oluyor :D biraz okudum benim gibi hisseden başka başka insanlar da var. sizde durumlar nasıl?
0
dedi ayca
(18.01.21)
yaaa çok tatlısııın <3 şuraya bi maşallah koyalım.

Valla bende genelde şöyle oluyor, biriyle çok vakit geçirdiysem ayrılınca çok hızlı özlüyorum. ama çok az vakit geçirdiysem ya da sık görüşmüyorsam hiç umrumda olmuyor.Senin durumunda ben de çok aşırı özleyen olurdum kesin :)
0
lcha
(18.01.21)
Maaşallah +1

Ben de öyleyim. Telefonda darlamam ama. Neredeyse 20 senedir evliyiz, eve gelince hala mıç-mıç. Şükür o da öyle. Ben yılışmasam o yılışır bana :)
0
SiyamkedisiZorro
(18.01.21)
@lcha hahah teşekkür ederim.

aslında benzer durum bende de var sanırım, haziran ayında evlendik ve pandemi dolayısıyla ofislerimiz dışında hiçbir yere gitmiyoruz. 8 senedir de beraberiz aslında evlendik ve cicim aylarındayız gibi bir durumumuz da yok ama sanırım artık o kadar alıştık ki birbirimizin etrafında olmaya, ofise gidince eksik hissediyorum. :(
0
🌸dedi ayca
(18.01.21)
allah bozmasın

5 yıllık evliyim o gündüz ben gece çalışsam muhtemelen daha mutlu olurduk, o ilgi göster sürekli tipi biri, ben şahsi alan sessizlik aşığı biriyim, bazen sadece ses olsun diye soruyor bişiler hiç olmuyor, aile apt. gibi bir yerde yaşamak kurtaracak bizi, herkese kendi meşrebin eş nasip olsun, siz böyle ne güzelmiş.
0
firemanjonny
(18.01.21)
Oh be yalnız değilmişiz :) Biz 15 senedir böyleyiz , ulan bizde mi bir tuhaflık var diyorduk. 15 saat beraber çalıştığımızda bile eve gelince ne öpüp koklaşmalarımız ne de yatakta hala bıcır bıcır konuşmalarımız biter. Çok seviyorum ben bu kadını :) Hepinize kocaman , dolu dolu mutluluklar dilerim.
0
synax
(18.01.21)
@SiyamkedisiZorro ya 20 seneye de koca bir maaşallah benden gelsin, demek aşk pekala sürdürülebilir bir şey :))
0
🌸dedi ayca
(18.01.21)
özlemiyorsanız problem var bence
0
co2s2
(18.01.21)
Her şeyin fazlası zarar.
0
Avoiding The Puddle
(21.01.21)
evet, son sevgilimi işte bile özlüyordum.

ayrıldık ve hala özlüyorum. biriyle beraberken de özleyeceğimi düşünüyorum.
0
rain when i die
(21.01.21)
çook ozlüyorum
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(21.01.21)
(5)

yalniz yasayanlar

baldur2
hic ulan kafayi yiyecegim, cok yalnizim seklinde dusundugunuz oluyor mu? sirf bu yuzden bir arkadasinizla veya tanimadiginiz bir ev arkadasiyla yasamaya basladiginiz oldu mu? yalniz 3-5 kisiyle degil de en fazla 1 kisiyle. yani 2 oda 1 salon bir evden bahsediyorum.
hic ulan kafayi yiyecegim, cok yalnizim seklinde dusundugunuz oluyor mu? sirf bu yuzden bir arkadasinizla veya tanimadiginiz bir ev arkadasiyla yasamaya basladiginiz oldu mu? yalniz 3-5 kisiyle degil de en fazla 1 kisiyle. yani 2 oda 1 salon bir evden bahsediyorum.
0
baldur2
(18.01.21)
Hayır:)
Tam tersi, biriyle birkaç günden fazla aynı evin içinde olunca kafayı yiyorum.
0
pati
(18.01.21)
covid var herkes sıkıntıda diye kendimi teselli ediyorum, ama bi arkadaşım geldi misafirliğe, daraldım bi an önce gitsin istedim içimden :D
0
nahtoderfahrung
(18.01.21)
hayatimin uzun bir doneminde yalniz yasadim cok da memnundum. yalniz kisacik bir donem (ayrilik acisi cekerken) bu yalnizliktan bunalip cok da ardini arkasini dusunmeden cok fazla tanimadigim biriyle eve ciktim. birkac ay sonra borclari takip 2 kisi kirasini ancak karsilayabildigimiz evde beni tek basima birakip gidince kasindigimi anladim. guzel bir kazik yiyip yalniz yasamanin mutluluguna geri dondum. hos o olaylardan kisa bi sure sonra esimle tanistim, birlikte yasamaya basladik, simdi evliyiz. yani sirf aman evde bi insan daha olsun diye kimseyle eve cikma. sevdigin kisiyle yasamiyorsan yalniz yasamak buyuk bi nimettir. kedi, kopek ya da en olmadi saksi cicekleri edin, epey ise yariyor.
0
in vino veritas
(18.01.21)
Ben daha gençken yalnızlığı seviyordum. Çok konforlu ve rahat hissediyordum. Ama şu karantine dönemiyle birlikte aşırı yalnızlıktan çok bunaldım ve yalnızlıktan çok da hoşlanmadığımı fark ettim. Arkadaşlarım da benim gibi yalnız yaşayan kişiler, o yüzden bol bol görüntülü konuşup bir nebze olsa yalnızlığımız giderdik ama aynı eve çıkmayı hiç düşünmedik :)
0
elma
(18.01.21)
Ev arkadaşlığı daha büyük yalnızlık. O nedenle eğer sevgilin eşin yoksa, yalnız yaşamak çok daha iyi amaaa.. aslında en güzeli part time eş :)
0
lcha
(18.01.21)
(1)

Özlemedik mi?

erty_ksk
sorum video dolayısıyla önce izmirlilere ama her kentin yakışıklıları, güzelleri cevaplayabilir.Özelemedik mi? şöyle maskesiz, istediğimiz yere gitmeyi, gece hayatını, yiyip içmeyi, gezip tozmayı, yaz gecelerini, yaz aşklarını, ilk aşklarımızı, sevgilimizin elini tutup sahilde içmeyi, çimlere uzanma
sorum video dolayısıyla önce izmirlilere ama her kentin yakışıklıları, güzelleri cevaplayabilir.
Özelemedik mi? şöyle maskesiz, istediğimiz yere gitmeyi, gece hayatını, yiyip içmeyi, gezip tozmayı, yaz gecelerini, yaz aşklarını, ilk aşklarımızı, sevgilimizin elini tutup sahilde içmeyi, çimlere uzanmayı, sabahlamayı, o son birayı içmeyi özlemedik mi?

Öneri: dileyemeden cevap vermeyin
www.youtube.com
0
erty_ksk
(15.01.21)
Cirkin oldugum icin ne desem bilemedim
0
cay sigara
(15.01.21)
(3)

Pandemi dönemi sosyalleşmek

Nickbulamadım
Merhaba arkadaşlar, eminim ki benim gibi düşünen, hisseden pek çok kişi vardır. Son zamanlarda içinde bulunduğumuz durumun da etkisiyle ne sosyalleşebiliyoruz ne sevdiklerimizle ne arkadaşlarımızla görüşebiliyoruz. Giderek büyüyor gibi hissediyorum yalnızlığımız, yalnızlığım. Yeni insanlar tanımak,
Merhaba arkadaşlar,

eminim ki benim gibi düşünen, hisseden pek çok kişi vardır. Son zamanlarda içinde bulunduğumuz durumun da etkisiyle ne sosyalleşebiliyoruz ne sevdiklerimizle ne arkadaşlarımızla görüşebiliyoruz. Giderek büyüyor gibi hissediyorum yalnızlığımız, yalnızlığım. Yeni insanlar tanımak, farklı hayatlarda ortak paydalar yakalamak, sohbet muhabbet etmek ihtiyacı duyuyorum çok yoğun bir şekilde. Neler yapıyorsunuz? Nasıl başarıyorsunuz bunu? Kimseyle durup dururken muhabbet kurulmuyor, e evdeyken de pek sosyalleşilemiyor malumunuz. Nedir önerileriniz, sizler nereden nasıl tanışıp muhabbet ediyorsunuz?

NOT: tinder gibi uygulamalar kullanan birisi değilim, pek sıcak da bakmıyorum.
0
Nickbulamadım
(14.01.21)
sözlük hesabın var mı? 2020'nin en popüler başlıklarından olmuş dertleşecek veritabanı, kim bilir ne sosyallik dönmüştür oradan...
0
Jux
(14.01.21)
tinder kullanmam diyosun buraya yazı yazmaca interneti bırak o zaman çık sokağa ben her gün her an biriyle tanışabiliyorum hala. merhaba diceksin konuşcaksın
0
kushkush
(15.01.21)
online eğitim ve söyleşilerden (sinema, edebiyat, arkeoloji, gezi gibi ilgi alanlarımda) çok kafa dengi arkadaşlar edindim. mevcut arkadaşlarıma ilaveten yeni kişiler, değişiklik iyi geldi. sohbetlerimizde bir sürü yeni şey konuşmuş oluyoruz. deneyebilirsiniz bu tarz eğitim, söyleşi ve benzeri ortamları.
0
Phoebe
(15.01.21)
(5)

Dertleşeceğim kimsem yok

yeni ve işsiz
Neredeyse bütün arkadaşlarım çıkarları uğruna benimle muhabbetini sürdürdüler ve fark ettiğim zaman iletişimimi kestim kendime daha fazla kötülük etmek istemediğim için... Hiçmi yok güvenilecek birileri artık? :(
Neredeyse bütün arkadaşlarım çıkarları uğruna benimle muhabbetini sürdürdüler ve fark ettiğim zaman iletişimimi kestim kendime daha fazla kötülük etmek istemediğim için... Hiçmi yok güvenilecek birileri artık? :(
0
yeni ve işsiz
(14.01.21)
Dinlerim. Var olmaz mı
0
opitseri
(14.01.21)
işsizsen dinlemem :))

var tabii, duyuru ülkenin nadir bulunan bir köşesi. Eskiden seviye çok çok yükseklerde de olsa, hala pırlanta gibi insanlar var.
0
stewie
(14.01.21)
Erkeksen dinlemem hacı. Ama kızsan dinlerim bak
0
allah yazdiysa bozsun
(14.01.21)
Dinlerim ama sen de benimkileri dinlersin
0
oekuklu
(14.01.21)
Ben de dinlerim muhtar, ama saçma aşk acılarıyla makara da yaparım bak peşin söyliyim :)
0
John Bloor
(15.01.21)
(6)

uzaktaki sevgili adayının doğum günü kutlamacası ?

ramazanali
Sevgili adayı Siirt'te görev yaptığı için oraya gidicem.25 Ocakta gidicem.Batman havaalanından o olacak onun için evine gidip sürpriz yapma imkanı da yok.Giderken yanımda bi hediye götürmem lazım ne götürsem bilemedim.Ben er kişiyim.Belki buradan birlikte güzel bir fikir çıkabiliriz diye yazmak iste
Sevgili adayı Siirt'te görev yaptığı için oraya gidicem.25 Ocakta gidicem.Batman havaalanından o olacak onun için evine gidip sürpriz yapma imkanı da yok.Giderken yanımda bi hediye götürmem lazım ne götürsem bilemedim.Ben er kişiyim.Belki buradan birlikte güzel bir fikir çıkabiliriz diye yazmak istedim.
Teşekkürler şimdiden sayın duyurucular...
Edit: Doğum günü 27 ocakta.Onun evinde kalacağım için dışarıdan pasta filan da getirememem.
0
ramazanali
(13.01.21)
Uçakta taşıma durumu nasıl olur bilmiyorum ama şampanya patlat inince arabaya geçmeden önce, bence güzel olur. Elinde çiçekle gidersin, hediyesini de şampanya içerken verirsin.
0
megalomaniac
(13.01.21)
Ama biz kendisinin zevklerini ve ihtiyaçlarını bilmiyoruz ki... bilsek, biraz bilgi versen..?
0
1bir1bir1
(13.01.21)
Siirt'te şampanya patlatmak falan sakın...
0
pass
(13.01.21)
hediye al Sakla esyalarin arasina. taki, saat gibi bi sey alirsan saklayabilirsin belki bi seyin cebinde vs. ilk giderken ucaga pasta sokabilirsiniz kalpli balon al sonra kendin inince sisirirsiniz. oyle ilk gordugunde kutlamayi deneyin. asil dogum gununde de hediyesini verip surprizsiz beraberken ister pasta ister sarap ne ise :>
0
ala09
(13.01.21)
Evdeyken dışardan pasta siparişi verebilirsiniz. Not olarak, kapiyi calmamalari gerektiğini belirtirseniz sürprizi de bozulmaz. Çöp atar gibi kapıya çıkıp pastayı alıp içeri girerseniz. Harika olur.
0
secretname
(14.01.21)
birden fazla hediye al. birini doğumgününde var. diğerini evde bir yere sakla. gittikten sonra yerini tarif et bulsun :) ipuçlarıyla bulmasını sağlayabilirsin. pastayı da dışardan sipariş verebilirsin bence. olmadı bi markete gidiyim diye çıkıp marketten de alabilirsin migros/pastane falan.
0
jelly bear
(14.01.21)
(21)

Evli bir birey ile ilişki yaşarmıydınız?

paramolacak
Er kişisi evli olmasına rağmen karşı cinse ilişki teklif ediyor (gönül+fiziksel) Kadın kişisi reddediyor ,ama iletişime devam ediyor ( havadan sudan konuşuyorlar sadece)Sonra bir yerlerde iş nedeni ile karşılaşıyorlar hatta aynı odada kalıyorlar.Şimdide beraber çalışıyorlar ( bu bir rastlantı değil
Er kişisi evli olmasına rağmen karşı cinse ilişki teklif ediyor (gönül+fiziksel)
Kadın kişisi reddediyor ,ama iletişime devam ediyor ( havadan sudan konuşuyorlar sadece)
Sonra bir yerlerde iş nedeni ile karşılaşıyorlar hatta aynı odada kalıyorlar.
Şimdide beraber çalışıyorlar ( bu bir rastlantı değil kadın kişisi er kişinin yanına çalışmaya gidiyor bilerek ve isteyerek)
Kadın kişisi, er kişisinin kişilik özelliklerinden nefret edip bi ton küfür saydırmasına rağmen, onu fiziksel ve gönül olarak arzuladığını söylüyor.
Kadın kişisi er kişisinin evli olduğunu biliyor hatta eşi ve çocukları ile tanıştığını söylüyor.

Abi bu nası bi dümen, benim midem bulanıyor bu kadın kişisi ''ee ne var bunda'' diyor.

Kadın kişisi beni arayıp bu olayları anlatınca nutkum tutuldu, tabi insanın arkadaşından gelmesi böyle bişey, en azından benim için şaşırtıcı bir durum. Bana göre böyle işler ters olduğu için kendisi ile birdahailetişime geçmeyeceğimi söyledim kibar bir dil ile.

''Bu kişiden kişiye değişir yargılamamalıyım'' diye mi düşünmeliydim ?

Bu arada lütfen kadınlar böyle erkekler şöyle demeyin olur mu? olayın cinsiyet ile ilgisi yok.
0
paramolacak
(13.01.21)
Bu olay senin Türkçe'ne fazla gelmiş. Acilen uzaklaş.
0
epistemic_regress
(13.01.21)
Aynen şimdi tekrar okudumda doğru söylüyorsun, türkçem yettiği kadarı ile düzelttim, en azından anlayabilen arkadaşlar cevaplarsa sevinirim.@epistemic_regress
0
🌸paramolacak
(13.01.21)
ahlaksızlık. her ikisi için de. umarım her ikisinni de allah bin türlü belaısnı verir ve iki yakaları bir araya gelmez.
0
tchuck
(13.01.21)
10 yıl önce düşündüklerimle sonradan yaptıklarım o kadar farklı ki.

Tabii ki aralarından bazıları iğrenç şeylerdi fakat kınamayın arkadaşlar. Başınıza geliyor.

Senin tabirinle er kişisi olarak evlenmeden ilişkiye girmem ben de karşımdakine saygısızlık, o da girmemis olsun, ben de diyordum.

Sonra bu önemini yitirdi kaç kere seviştim hatırlamıyorum.

Aldatmam ben ya ne iğrenç karaktersiz insanlar bunlar diyordum, nasıl bakıyorlar sevgililerinin yüzüne diyordum, bir direndim iki direndim üçüncüde aldattım.

Hala, binde bir de olsa uygun şartlar sağlandığında cinsel güdülerimize yenik düşebilen, doyumsuz, nefsine hakim olamayan yaratıklar olduğumuz için; şaşırmıyorum ben artık insanların yaptıkları şeylere.

Çok şükür ilişkisi olan veya evli biriyle yatmadım, genel olarak doyuma da ulaştığımı düşünüyorum artık kralı gelse eyvallah bacım diyecek moddayım ama diğer insanlar neler yaşadı, nasıl bir çevrede yetişti, nelere maruz kaldı, hangi filmleri romanları okudu da toplumun yanlış gördüğü şeyler ona normal gelmeye başladı bilemeyiz. Cinsel duygularını ne kadar bastırdı veya libidosu ne düzeyde onu da bilemeyiz. Yoksa tabii ki yanlıştır.

O yüzden artık yargılayamıyorum. Sen de aynı sonuca çıkmışsın zaten.

Dinler ve tek eşlilik olmasaydı sanki dünya seksten geçilmezdi gibi geliyor. Her canlının üremek için yaşadığını düşünüyorum. Kimisi için bu yolda her şey mübah olabilir.
0
ananiyimioguz
(13.01.21)
Son 1 yıla yakın zamandır veya belki fazladır radyo tiyatrosu dinliyorum. Çok oyun dinledim ve yazarı yabancı olan oyunlarda çok ortak bazı unsurlar var; evli çiftlerde ya kadın ya erkek ya da ikisi birden eşini aldatıyor, evli çiftlerden biri veya ailenin üyelerinden biri eşini veya ailenin miras bırakacak kişisini rahatlıkla öldürebiliyor, sadece para için çok çeşitli, çok samimi görünen ama samimiyetsiz ilişkiler kuruluyor ve sonu ölümle bitiyor, bir de enteresandır, zengin veya fakir her evde mutlaka en az 1 hizmetçi çalışıyor vs.

Bunlar son derece normalmiş gibi işleniyor. Yani bu tarz oyunların halka servis edilmesiyle, bunlara muhatap olan halkların gözünde aldatmalar, yasak ve/veya çarpık ilişkiler ve öldürmeler son derece sağlam bir şekilde normalleştiriliyor.

Halkın bu tarz davranışlarını normal görebilme sebeplerinden birinin, vaktiyle bu tarz etkilere maruz kalıp referans alarak hayata geçirebilmeleri ve uyguladıklarında da daha normal hislere doğru yol almaları olduğunu düşünüyorum. Öldürmek bu derece normalleştirilememeliydi bence. Aldatmak da öyle. Sonuç bu.
0
1bir1bir1
(13.01.21)
Ayrıca @ananiyimioguz +1
0
1bir1bir1
(13.01.21)
sadakat sorumluluğu olan kişi erkek, kadın değil. tek eşliliği seçipte birine söz veren, evlilik kurumuna dahil olan erkek kişisi. kadın tarafınında ciddi psikolojik sorunları var. kişilik özelliklerine küfrettiğin birini gönül ve fiziksel olarak arzulamanın başka bir açıklaması yok zira. şayet arkadaşınızda bu tarz dejenere davranışlar genel bir tutumsa veya buna dönüşüyorsa ben olsam uzaklaşırdım. yargılamam, vay ahlaksız sen neler yapıyorsun demem, sessiz sedasız iletişimimi keserim. yok tek seferlik insani bir tökezleme ise, durumdan çıkmak için dost, arkadaş desteğine ihtiyaç duyduğunu söylüyorsa sınırı yine de belli tutarak destek olmaya çalışırım.
0
Phoebe
(13.01.21)
ikisi de ahlaksizlik ama evli olan iliski yasamamali bekar icin yani arkadasiniza cok yorum yapmam yani adamin evliliginin sorumlusu kulliyen adam mesul onu demek istiyorum. kadin kendinden. ha hata yapmak kacinilmaz olsa da hepimiz yapsak da onun hata oldugunu kabul etmek lazim. mevzu bunu dogal akis veya dunya benim cevremde donuyor veyahut "ne var bunda" anlayisi sakincali. arkadasligimi kesmezdim hatta yargi machine veya cezalandirma anlayisindan uzak durmak isterim ama beni rahatsiz ederse daha az konusurm
0
ala09
(13.01.21)
Arkadaşınızın ee ne var bunda demesi mide bulandırıcı evet. Ve fakat diyeceğim şu ki bazen hayat öyle bir durum ortaya çıkartıyor ki asla yapmam etmem dediğiniz bir hali karşınıza getirip elinizi kolunuzu bağlayabiliyor. Hayat uzun, kınadığını yaşıyorsun. Arkadaşınız en azından öyle hissettiği için vicdan azabı çekmeliydi, hem de kişilik olarak tiksindiği biri için öyle demesi, yazık.
0
mslny
(13.01.21)
Herkes kendine yakışanı yapar. Şimdi herkesin inancı, yaşam tarzı, karşılaştığı sorunlar vs farklıdır eyvallah da yapılacak şey var yapılmayacak şey var. Ben hiç anlayamayacağım bu durumu. Yadırgayacağım da yargılayacağım da. Şayet birgün böyle bir şey yaparsam Allah benim de belamı versin. Ben hoşlandığım kişilerin bırakın eşi, sevgilisi olduğunu öğrendiğimde bile çok utanıyorum. Arkasında ne olursa olsun yaptıkları ahlaksızlık olduğu gerçeğini değiştirmez.
0
skywalker.anakinn
(13.01.21)
Bir keresinde yaşadım ama sevgili gibi değildik. Evliliğinden mutsuz ve şartlar gereği yaptığı yanlış bir evlilikti, zaten boşanma yolundaydı. Hiç ummadığım bir şekilde inanılmaz bir cinsel çekim hissetmiştim, ki öyle herkese kolay kolay kendimi tutamayacak kadar yükselen biri değilim. Bu arkadaşa karşı koymaya çalıştım ama hiç tecrübe etmediğim bir çekim vardı, hani derler ya temas ettikçe kıvılcım çıkıyor diye, çok enteresandı. Hiçbir sevgilimde o kadarını yaşamadım, hala bile.

Arkadaş olarak da çok iyi anlaşıyorduk ama evliliği sebebiyle normal bir ilişkiye döndürmek istemedik. Sonrasında aynı ortamdan ayrıldık, o boşanma sürecine girdi, uzaklaştık.

Geçenlerde evli olduğunu bilmediğim biriyle flörtleşiyorduk, söylemedi bana ben de normal yürüdüm. Sonra öğrenince çok şaşırdım çünkü hiç evli olduğu insanı aldatacak biri değildi. Kültürlü, hayata karşı sorumluluk sahibi, mantıklı. Hatta çocuk sahibi. Sonradan anlattı, yaşadığı zorluklar, sorunlu bir evlilik. Boşanacak ama şartların olgunlaşmasını bekliyormuş. Başka sebepten bir ilişkiye dönüşmedi ama eşini aldatacak olması onu benim gözümde "aşağılık" bir insan yapmadı.

Kimse bu hayatı mükemmel yaşamıyor, herkes hata yapıyor. Kimi o hataların sorumluluklarıyla baş eder, kiminin hatası boyunu aşar, onunla yaşaması zor olur, çıkar yol arar. Gerekirse o yanlış yola girer ama hayatın bana öğrettiği şey hiçbir şey siyahla beyaz değil, gri alan da en az ikisi kadar geniş. Olay bazında değerlendiririm ben bu durumu ama genel anlamda hoş bir şey olmadığına katılıyorum.
0
Jux
(13.01.21)
Ya tejrar okuyunca yazarken hikayenin diger ayrintilarini atladigimi farkettim. karisi ve cocuguyla tamismak, calistigi yerde calismak icin cabalamak sonra is icin gidilip beraber kalmak vs. defolsun gitsin ya sozde bi de karakterindennnefret etmeler falan. yaziklarimdan vazgectim! idam!!!!
0
ala09
(14.01.21)
Soruya cevabım:

Kesinlikle hayır.
0
hayirsiz
(14.01.21)
Sadece başlığı okuyarak cevap veriyorum, aşıksam yaşardım, sırf skor olsun diye ya da boşlukta olduğumdan sevişmek için yaşamazdım
0
freebird5406_2
(14.01.21)
Böyle adamlar var, şartlar uygun olsa 4-14 kadınla idare eder. Teklif eder.Bir tarafta eşi ve çocuklarıyla beraber olduğu dünya, öte tarafta iş hayatını renkli kılacak seçenekler. Evet sadakat sorumluluğu olan erkek tarafı, ama çevremizde görüyoruz arada böyle tipleri. Bu tiplerin tabii ki en büyük argümanı "artık eşimle geçinemiyoruz", "ayrılma aşamasındayız", "çocuk var", vs. 1000 senelik yalanlar.
Bu adamlar kadınları kandırabilmek için normalde bir erkeğin bir kadına yapacağı jestlerden ve iltifatlardan daha fazlasını yapıyorlar. Kadınların ilk düşme noktası bu. Ondan sonra durumun aslında ne kadar b.tan olduğunu gören kadın durumu rasyonalize etmeye çalışıyor, "evlilikleri zaten kötü gidiyormuş", "çocuk olmasa bi dakka durmam dedi"...
Eşi ve çocuklarıyla tanışma kısmı tümden iğrenç...
Allah ıslah etsin. "Yargılamasam mı acaba" demem ben şahsen. Bu yargımı etrafımla paylaşmam ama o kişiyle görüşmem de, arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim durumu. Hemcinsler için hele... Yargılar kişi hakkındaki kanaatlarımızdır. Ne demek yargılamayayım? Düşünmeyeyim mi ne yaptığını? Bana ters.
0
SiyamkedisiZorro
(14.01.21)
yargılama, kınadığınla kınanırsın derler. iletişimi kesmişsin zaten. yapman gereken oydu. dedemden yadigar bi aferin vardı, senin olsun.
0
antihero
(14.01.21)
böyle bir arkadaşım oldu, yeni evliydi ve eski sevgilisiyle görüşüyordu. kızla bir daha hiç görüşmedim. bu tür şeylere ortak olmak istemiyorum.
0
deartheodosia
(14.01.21)
aslında durumu kendi içinde değerlendirmek doğru olur. mesela evlidir ama evlilik bitmiştir artık ayrı evlerde yaşıyorlardır ve çocuklarla ilgili şeyler dışında diyalogları yoktur. sadece mahkeme kararıyla boşanma olmamıştır. o zaman sıkıntı bir durum görmüyorum ben. olabilir.
0
naksidil
(14.01.21)
Kesinlikle girmem . Bir sürü bekar kadın var.
0
opitseri
(14.01.21)
+5 yıllık sevgilim evliydi. evlilikleri bitmişti, o boşanmaya çalışıyordu ama kadın boşanmamak için süründürüyordu. bir taraf istemiyorsa boşanmak hiç kolay bir şey değil. biz de çok aşık olduk. sonra sevgili olduk. ilk aydan itibaren beraber yaşadık. o diğer kadın karısı değil, eski sevgilisiydi hep benim gözümde.

bana da bu ilişkiden önce sorsaydınız böyle böyle bir şey yaşar mısın diye, tabiki hayır derdim. ama olabiliyor. yaşarken farklı değerlendiriyor insan. şartlar önemli gene de. eğer hala karısıyla birlikte yaşıyor olsaydı, ona da canım cicim davranıyor olsaydı, karısının hiçbir şeyden haberi olmasaydı falan böyle bir işe girmezdim. herkes birini seçmeli. "hem karım dursun, hem sevgilim olsun" olmaz.

şimdi biliyorum ki dünyanın lincini yiyeceğim. daha önce de yedim :) ama paramolacak'ın hikayesindeki kadın kişisine katılıyorum, "ee ne var bunda." seviyordum, o da beni seviyordu, karısını sevmiyordu, karısı da onu sevmiyordu. herkes her şeyin farkındaydı. sırf zamanında bir imza attılar ve o imzanın bozulması onları hiç tanımayan bir savcının iki dudağına kaldı diye biz öyle güzel bir ilişki yaşamasa mıydık? şahsen pişman değilim.

sonuç olarak cevabım; yargılamamalısın. fikirlerini belirtmişsin, sana çok tersse iletişimi de kesersin ama yargılamak başka bir şey. twitterda fikirleri sana ters insanları takip edip twitlerinin altına kötü yorumlar döşemek gibi bir şey bu. beğenmiyorsan takip etme. diğer yandan, ben olsam sevdiğim bir arkadaşımsa iletişimi de kesmezdim. yaşamadan bilemezsin. ingilizcede bir deyim var ya; "try walking in my shoes." tam olarak öyle.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(14.01.21)
mesleğimden dolayı yargılamamaya çalışıyorum insanları. (psikolojik danışmanım.)
aldatmak çok farklı bir olay. evlilik iki kişilik bir iş. karı koca arasındadır. taraflardan birisi farklı bir gönül ilişkisine gidebilir. diğer tarafın bundan haberi var mı buna bakmak lazım.
eşimiz bizim bir yansımamızdır, ayna gibidir, her halimizi görür, gördüğünü de biliriz. kimi zaman evlilikte taraflardan birisi sürekli aynı aynaya bakmaktan yorulur, kendini daha farklı görmek, göstermek ister. bu zamanda da farklı birisi ona iyi gelebilir.
bir diğer nokta da aldatan kişi evlilikte mutsuzdur. sürdürmeyi istemiyordur. ancak bunu söyleyecek cesareti, belki düşüncelerini ortaya koymaya cesareti bile yoktur. aldatmayı seçip yakalanma güdüsü vardır. yakalanmak için aldatır.

bir de diğer kadından bakmak lazım. neden kendine ait olmayan bir erkekle beraber olmaktan kendini alıkoyamıyor?

şahsen ben böyle bir durumla karşılaşsaydım arkadaşımın bana çok değer verdiğini düşünürdüm. çünkü arkadaşınızın durumu toplumsal baskılar nedeniyle o kadar zor bir durum ki, kime anlatsa yanından ayrılacak. zor bir süreç.
bana böyle bir şey anlatan arkadaşımın yanında olmaya çabalarım.

etik olarak doğru bulabilirsin, bulmayabilirsin, farklı mevzular. yargılamak doğru değil, şahsi düşüncem. herkesi bir yere getiren büyük hikayeler vardır. onların hikayelerini bilmiyoruz.
her şey siyah veya beyaz değildir.
0
ananotherlife
(14.01.21)
(8)

is bulamiyorum

lemmiwinks
yazilimciyim. isimden cok sikildim. kalitesiz bir urun ortaya cikardik bircok sebepten. urun kalitesinden de, kod kalitesinden de memnun degilim. calistigim insanlarin cogunlugu kaliteli is cikaracak kapasiteye sahip degildi, bir kismi baska projelere gonderildi, bir kismi sirketten ayrildi. bunlar
yazilimciyim. isimden cok sikildim. kalitesiz bir urun ortaya cikardik bircok sebepten. urun kalitesinden de, kod kalitesinden de memnun degilim. calistigim insanlarin cogunlugu kaliteli is cikaracak kapasiteye sahip degildi, bir kismi baska projelere gonderildi, bir kismi sirketten ayrildi. bunlar arasinda iyi olanlar da vardi tabi ama azinlik. buyuk ekibimiz kuculdu, geriye ben ve pek de memnun olmadigim 2-3 kisi kaldi. ben de oyle cok iyi bir yazilimci degilim zaten, temelim saglam degil, mulakatlardan bu yuzden eleniyorum cogunlukla, ama fena is yapmadigimi dusunuyorum (feedbackler de o yonde). ama tech lead olabilecek biri de degilim ve bu isin buyuk bir kismi benim ustumde su an mecburen. esas tech lead'imiz daha genis ekibin tech lead'i durumunda su an ve bizim projeye eskisi gibi vakit ayiramiyor. benim de motivasyonum yok, beceriksizce yazilmis kodlar, duzgun test edilmemis, duzgun calismayan bir uygulama var elimde ve benim bu iste calisma istegim hic yok. o yuzden islerimi son ana kadar uzatiyorum hep. buna ragmen iyi calistigimi dusunuyor ekipteki yazilimci olmayanlar. acikca neredeyse calismadigimi soyleyince sasiriyorlar.

cok fazla yerle gorustum is icin. yurt disinda bircok yer, yurt icinde iyi bilinenlerin cogu, yurt disi merkezli turk sirketleri vs. cogunda teknik gorusmede veya davranissal (sorunlu biri degilim ama STAR teknigi sorularini cevaplayamiyorum pek, aklima anlatacak seyler gelmiyor) gorusmede takildim. kiminde verdikleri projeyi duzgun yapamadim ya da bunaldigim icin ozensiz yaptim. kimi yer maas beklentimi sorup bir daha donmedi ama onlar olucu bence. :) sona cok yaklastigim 2 yer oldu, biri hollanda, mid seviye buldular beni, vermeyi dusundukleri para vergi indirimi icin yeterli olmuyordu, benim de beklentimin altindaydi, hic teklif yapmadilar. digeri amerika merkezli bir turk sirketi, turkiye'de remote calisiyorlardi, dolar ile maas falan, tum asamalari gectim ama benden daha iyi birini bulduklarini soylediler. boylece onlar da olmadi.

teorik bilgimi artirmaya calisiyorum bir yandan ama asiri tembel ve motivasyonsuzum, kendi motivasyonumu kendim saglayamiyorum. o yuzden cok yavas ilerliyorum. bir daha is bulabilir miyim bilmiyorum artik. mecbur bulundugum sirketten emekli olacagim sanirim. ama dedigim gibi cok sikiliyorum, daha iyisini yapabilecegimi dusunuyorum ama motivasyon sorunum buyuk dert. cok fazla yerle gorusup hicbirinin olmamasi ise bikkinlik getirdi, artik basvuru bile yapmiyorum. bu isin icinden nasil cikacagimi bilmiyorum. beni ancak beraber calisip beni tanimis insanlar ise alir sanirim, ama cok cevrem de yok, yani o da zor.

bu da boyle bir ic dokme oldugundan gonul islerinde. yaklasik ne yapmam gerektigini biliyorum (teori calis, calisirken karsilastigin zorluklari ve nasil astigini not et, side project gelistir vs) ama bunlari yapacak motivasyonu hic saglayamadim ve saglayamam gibi geliyor.

bu arada ise almak isteyen olursa fullstack calisiyorum ama bundan sonra frontend olarak devam etmek istiyorum ve basvurularim da bu yonde oldu cok buyuk cogunlukla.

not: is aliskanligi ingilizce klavye kullaniyorum, kusuruma bakmayin.
0
lemmiwinks
(12.01.21)
Hocam eğer imkanın varsa istifa et, 1-2 ay ara ver, sonra iş aramaya başla. Benim burnout olan bi kaç arkadaşım böyle yaptı ve çalışırken iş aramaya göre çok daha rahat iş bulduklarını gözlemledim. O enerji farkediyor herhalde. Motivasyon sorununuz da çözülür muhtemelen.

Kötü biten proje yazılımcının başına gelebilecek en kötü şey herhalde. Öldürsen öldüremiyorsun, toparlayayım desen toparlanmıyor. İki ucu boklu değnek. Bir şekilde oradan kaçmaya bak, hiç öyle emeklilik falan deme, kariyerin biter orada. Moralinin bozuk olması da çok normal.

Onun haricinde o kadar çok mülakata girip hiçbirini geçememek iyiye işaret değil. Motivasyon olayı okey, ama kendini "mid-seviye" görüyor olmana rağmen acaba junior olabilir misin? Self assessment zor iş, işyerinde de iyi yöneticin yok, sadece kod yazarak geçirdiğin yıl sayısına bakıp buna karar vermek de mantıksız. Eğer böyle bir durum varsa iyi şirketlerde junior pozisyonlara da başvurabilirsin. Bir sene geçirip biraz toparladıktan sonra mid seviye ilanlara bakmaya başlarsın tekrardan. Fullstack olmak da biraz dezavantaj bu konuda, kendimden biliyorum.
0
plutongezegendegilmi
(12.01.21)
pozisyonum senior. ben kendimi mid goruyorum (avrupayi dusunerek, yoksa turkiye icin mid-senior) ama etrafimdakiler senior goruyor ve daha fazla maas almam gerektigini dusunuyorlar. bunlar beraber calistigim yazilimcilarin yorumlari. junior olmadigim kesin. :) su an aldigim maasin altina bir yere gitmem. disaridan baktiginda iyi denebilecek bir sirketteyim.
0
🌸lemmiwinks
(12.01.21)
@lemmiwinks, okey, ben Hollandalı şirket "mid seviye buldu" diyince junior'dan mid gibi zannetmiştim, böyle düşününce daha mantıklı. Zamanında ben de junior role başvurmuştum ama beni mid role almışlardı falan filan, direkt ondan öyle düşündüm.

Ama TR'de senior yazılımcı olarak Avrupa'da senior rol bulamamak normal, arada çok ciddi bir fark var. Benim şu an çalıştığım şirketteki (Avrupa'da) junior'lar TR'deki mid dev'lerden çok daha iyiler bence. Tabi bu benim kısıtlı bir çevrede gözlemim, tamamen yanılıyor da olabilirim.

Yine de özellikle remote bir rol bakıyorsanız bir seviye alttan daha kolay iş bulursunuz, alacağınız para da daha fazla bile olabilir. Benim öyle olmuştu en azından.
0
plutongezegendegilmi
(12.01.21)
şu an türkiyede tecrübeli, uyumlu ve az biraz akıllı bir yazılımcının iş bulamaması imkansız gibi bir şey.
0
nuisance
(12.01.21)
@nuisance: demek bunlardan biri eksik bende :)
0
🌸lemmiwinks
(12.01.21)
beklentiniz yüksektir belki.
0
nuisance
(12.01.21)
metni sanki ben yazmışım gibi hissettim okuyunca.

1 sene önce ben de tam bu sebeplerden işimden ayrıldım. rahatım yerindeydi hiçbir problemim yoktu ama çıkan ürüne baktığımda utanıyordum ve dediğin gibi seni yönlendirecek tecrübeli biri olmayınca çok fazla ilerleyemiyorsun.

korona filan derken uzunca bir süre tatil yaptım, o sırada da senin gibi iş başvuruları yaptım, yine dediğin sebeplerden çoğu yerden olumsuz cevap aldım.

geçtiğimiz ay da bir firma kariyer.net'ten beni bulup aradı ve verdikleri case'i yaptım. 3-4 görüşmeden sonra anlaştık ve çalışmaya başladım.

son zamanlarda ben de senin gibi hissediyordum iş bulamayacağım filan diye ama fırsatın nereden geleceği belli olmuyor. aramaya devam et bence.

yeni iş bulmadan işinizden ayrılmayın derler hep bir sebebi vardır mutlaka ama benim işten ayrılmam bana iyi gelmişti. eğer ekonomik olarak zorlamayacaksa belki sana da iyi gelebilir. bir de şöyle düşün şu an çalıştığın yerde neredeyse tech lead işi yapabildiğine göre en kötü yine benzer bir iş bulabilirsin.

son olarak söyleyeceğim şey de eğer anlaşmaya yakın olduğun bir iş bulursan, kendini geliştirebileceğin bir ortam sağlanıyorsa, o şirketi basamak olarak görüp düşük maaşla da başlayabilirsin.
0
aziz dostum jack
(13.01.21)
Merhaba,

Sizin durumunuzdaydim yillar once. Turkiye'de gayet iyi yerlerde guzel projelerle, guzel insanlarla calistim fakat yapilan isin kalitesi cogunlukla beni tatmin etmiyordu. Bunu degistirmek icin elime firsat gecti, bir teknoloji sirketinde 4-5 yil kadar principal developer olarak calisip yazilim gelistirme sureclerini bastan asagi yeniden duzenledik. Cok yorucu ve yogun calismamiz gerekti ama her yazilimcinin boyle bir tecrube edinmesi gerektigine inaniyorum. Eger urettiginiz urunden ve calisma yonteminden memnun degilseniz ve kendinize guvenip insiyatif alabilecekseniz boyle bir seyi denemenizi, degisim surecindeki veya niyetinde olan sirketleri takip etmenizi onerebilirim. Eger ise, surece kendinizi tamamen adayabilirseniz bahsettiginiz sikinti, konsantrasyon problemleri vs. buyuk olcude azalacaktir.

5 yildan uzun suredir Hollanda'da calisiyorum. Eger kafanizda buraya gelmek varsa kendiniz ile ilgili degistirmeniz gereken seyler olacak. Oncelikle kariyer acisindan bir adim geriye gitmeniz gerekebilir. Turkiye'de principal olarak calisirken buradaki ilk isime senior olarak, o zamanlar Turkiye'deki maasimdan biraz daha az paraya gelmistim ( o zamanlar try bu kadar degersiz degildi ). Hollanda icin bu normal. Sizi buraya alacak sirket risk alacak ve masrafta bulunacak. Nacizane tavsiyem is bulursaniz maasa bakmadan (%30 kuralina dahil oldugu surece) gitmeniz. 1-2 yil Hollanda'da calistiktan sonra daha yuksek maasla is bulmaniz cok daha kolay.

Bunlara ek olarak eger iyi bir projede calismak istiyorsaniz github orada duruyor. Binlerce cok kaliteli opensource proje contributor bekliyor. Eger yaptiginiz is sizi tatmin etmiyorsa, hangi teknoloji uzerinden calismak isterseniz isteyin mutlaka github'da size uygun bir proje vardir.
0
whisky
(13.01.21)
(10)

Foyası çıkınca önce inkara sonra yalan söylemeye başlayan erkek

zahlebinin
Daha önce bu sebeplerden defalarca kavga edilmiş, yine erkeğin güven sarsıcı hareketlerinden dolayı ayrılınmış. Ayrıldıktan sonra aradan epey zaman geçmiş(6ay) bu süreçte erkek yalan söyleme huyunu, öfke problemini vs kabullenip hatrı sayılır bir terapistle çoook uzun seanslar yapmış ve düzeldiğini
Daha önce bu sebeplerden defalarca kavga edilmiş, yine erkeğin güven sarsıcı hareketlerinden dolayı ayrılınmış. Ayrıldıktan sonra aradan epey zaman geçmiş(6ay) bu süreçte erkek yalan söyleme huyunu, öfke problemini vs kabullenip hatrı sayılır bir terapistle çoook uzun seanslar yapmış ve düzeldiğini iddia ediyor. Seanslara artık düzenli devam etmiyor, ilaç da kullanmamış ama terapist artık sık seanslara ihtiyacı olmadığını arada bir görüşmenin yeteceğini söylemiş.

Neyse, kız inanmıyor ama eski güzel günlerin hatrına düşman da olmak istemiyor çünkü 5 sene geçirmişler birlikte. Erkek her şeyi düzelttim, düzeltmeye devam edeceğim sana göstereceğim vs diyor ama kız belli seviyede görüşebiliriz, başka türlüsü artık olmaz diyor. Erkek ayrı kaldıkları süreçte mide kanamaları geçirdiğini, bir büyük trafik kazası atlattığını, arabanın çok büyük hasar aldığını(araba bir arkadaşının) kendisinin burnu kanamadan mucizevi bir şekilde kurtulduğunu söylüyor. “İstersen fotoları gösteririm” diyor. Kız gerek yok ne alaka fotoyu neden isteyeyim diyor.

Birkaç gün sonra erkek endoskopi yaptırıyor, kız istersen geleyim yalnız gitme diyor ama erkek kabul etmiyor. Endoskopi sonucunun iyi çıktığını söylüyor. Kız raporu bana da gönder diyor. Erkek bir ara gönderirim yanımda değil vs diyerek yaklaşık 1 ay göndermiyor, arada muhabbeti geçtikçe kız soruyor “aa unuttum, bulamadım, yarın atıyım” vs.

Kız sonunda patlıyor. Arabanın resimlerini de istiyor, endoskopiyi de. Adam “arabanın fotoları bende yok arkadaşımda vardı sordum ama atmadı” diyor. Sorduğun mesajın ss’sini at ozaman diyor kız. Adam atmıyor, gerekçesi “ehh çok fazlaymış bu kadarı”. Kız yalan söylüyosun diyor, adam inkarda. Endoskopi raporunu hastaneden yarın alıp atarım görürsün diyor(bugün güya ama ses yok)

Adamın derdi ne?
Kız psikopat mı, adam mı onu güvensiz hareketleriyle delirtmiş? Kız bi başkasına böyle şüpheler duymadığını söylüyor.
Adam tedavi olduğunu, güvenini tekrar kazanacağını vs. söylerken böyle bir şeyi yapması, bu yaşananlar karşısında en azından elinde ne varsa koşa koşa toplayıp kendini dürüst çıkarmak için kızın alnına çarpması gerekmez mi? İlişkileri tamamen kopacaksa da bunu yapması gerekmez miydi ?
Kız ne yapsın sizce? Merhametli davranmalı mı adamı kendi hayatına çok dokundurmadan, yoksa olabildiğince uzak mı kalmalı. (Adamın nerdeyse kimsesi yok, ailesiyle kalıyor ama dialog sıfır. Kazadan-endoskopiden hiçkimsenin haberi yok sadece kıza anlatmış adam. Bir de arabanın sahibi biliyor.)

Uzun oldu kusura bakmayın ama benim için çok önemli. Teşekkürler yorumlarınız için şimdiden.
0
zahlebinin
(11.01.21)
kızın derdi ne?
yani adamın ne mal olduğunu anlamış madem, sonra niye "inanmak işine gelmiş"? yalan söylediğini biliyorsa niye iletişime devam edip üstüne bir de yalanlarını yüzüne vurmuş?
adam yalancıysa ya iletişimi tamamen kesecek, ya da yalanını yakalayınca yüzlemeyecek. tamam yalan söylüyor, biliyorsun, bu ısrar niye? kes iletişimi?

not: adam ruh hastası. yalan konuşmak bir ruh hastalığıdır.
0
pati
(11.01.21)
Kızın derdi şu, çok aşık olmuş zamanında güzel şeyler de yaşamış, adam elinde imkan varsa kızın her istediğini her zaman yapmış(hala da yapmaya çalışıyor ama kız fazla müsade etmiyor) bu yüzden de kız sorumlu hissediyor.
0
🌸zahlebinin
(11.01.21)
Adam ilgi çekmeye çalışıyor işte, bende öfkeden çok üzüntü hissettirdi bu davranış.

Kız ne yapsın? Valla kız bilir. Ama adam böyle davranıyorsa ilişkide zaten bi sevgisizlik / iletişimsizlik sorunu var gibi, bir de 5 yıl birlikte geçirdikten sonra hala devam ediyorsa aralarındaki iletişim önceden de çok iyi değilmiş gibi görünüyor.
0
plutongezegendegilmi
(11.01.21)
epey zaman geçmiş, 6 aydan sonrasını okumak istemedim. 6 ay uzun bir süre değil, 6 ayda yalan söyleme huyu, öfke problemi vs.. terapiyle çözülebileceğini sanmıyorum çok daha uzun sürer bence.

ama okudum, bence yalanlar devam, kız yoluna baksın, öyle adamdan bi bok olmaz.
0
benaslinda
(11.01.21)
Ben okurken üşeniyorum siz yaşarken uşenmiyor musunuz? Bu kişi kardeşiniz değil ana babanız değil eşiniz degil. Eski'den başka sıfatı yok. Ne diye hayatınızda tutup oyalaniyorsunuz ki?
0
elorelia
(11.01.21)
Bu ilişki başından sonuna kadar hiç sağlıklı, normal bir ilişki gibi durmuyor. Yani ortada en az 5 yıllık bir geçmiş var, siz birbirinizin arkadaşlarını tanımıyor musunuz? Hiç mi tanışmadınız? Mümkün değil 5 yıllık ilişkide bu. Yani kızın, erkek arkadaşının dediklerini teyit edebileceği kimse olmaması mümkün değil. Belki aileler tanışmamıştır, haberdar değildirler diyeceğim ama 5 yıldan bahsediyoruz.

Adam, arkadaşının arabasıyla büyük bir kaza yapıyor. Kız inanıp, inanmamak arasında kalıyor. Ee yani böyle büyük bir kaza üzerine hiç mi ortak tanıdığı yok, olayı teyit edecek? Hastanede bir operasyon geçiriyor, bunu bile teyit edecek tanıdığı yok. En kötü, hastaneyi arar sorarsınız, habersiz hastaneye gidersiniz.

Çok garip bir ilişki bu. Hani karşınızdaki kişi size mezun olduğu okulunu yalan söyler, ailesinden-arkadaşından 5 senede yine öğrenirsiniz gerçeği. Öyle çok aşık olunan bir ilişki gibi durmuyor bu yaşanılanlara bakılırsa. Kız, adamın yalan, uydurma halini biliyor sonra ne gerek var fotoğraflara diyor daha sonra olana bitene inanmayıp fotoğraf istiyor.. bence yazık etmeyin kendinize. Kendi hayatınıza bakın.
0
GoodMorningTeacher
(11.01.21)
Kız ne yapsın bence yalancıya yol versin.
0
turkce konusan uzayli
(11.01.21)
@goodmorningteacher
Adamın arkadaşım dediği kişi kızla ayrıldıktan sonra samimiyetinin ilerlediği, ticaret yaparken iş için tanıştığı bir adam. Kızla herhangi bir tanışıklığı yok. Adam bu kazayı hem ailesinden hem de tüm çevresinden sakladığını söylüyor. Genel olarak başına gelen her şeyi özellikle ailesinden saklayan biri, çünkü yargılamaktan, suçlamaktan ve ezmekten başka bir şey yapmayan bir ailesi ve her olup bitene ayılıp bayılma potansiyeline sahip bir annesi var.
Adam yalnız biri yazmıştım.
0
🌸zahlebinin
(11.01.21)
Yalan söylüyor. Ona merhamet gösterip yeniden hayatınıza almanız için. Seanslar da yalandir muhtemen. Bence çok düşünmeye gerek yok. Zaten her olayda yalan olmasa bile yalan mı diye süpheyle nasıl birlikte olacaksınız? Ayrıca Ona minnet duyuyormuşsunuz fakat minnet duygusu üzerine ilişki kurulmaz.
0
velvetmorning
(12.01.21)
bu adam önceden mitomani miydi? sanki hastalığı devam ediyor. terapiste gittiği bile yalan olabilir.

5 yıl değil 25 yıllık ilişkiler bitiyor. kendisini üzmesin artık kız tarafı.
0
false pretension
(13.01.21)
(10)

kafayı yiycem artık gelin dertleşelim

proletarier aller lander vereinigt euch
bir sürü kişi benzer durumdadır benimle diye dertleşmek istedim. evden çalışıyorum ama işler bitmiyor bu da sürekli ekstra çalışmam demek oluyor. sadece işlerin çokluğundan da değil İngiltere ile çalışıyorum ama Türkiye tarafında da yapılacak işler var yani mesaim sabah 9'da başlıyor ama benim ingil
bir sürü kişi benzer durumdadır benimle diye dertleşmek istedim.

evden çalışıyorum ama işler bitmiyor bu da sürekli ekstra çalışmam demek oluyor. sadece işlerin çokluğundan da değil İngiltere ile çalışıyorum ama Türkiye tarafında da yapılacak işler var yani mesaim sabah 9'da başlıyor ama benim ingiltere tarafından gelen mesajlar email'lerden kurtulmam akşam en erken 9'u buluyor. 6'da işi bıraksam bile oh mesai bitti diyip rahatlayamıyorum sürekli mesajlar emailler gelince acil dönüş beklenen. ee noldu akşam 9'dan sonra biraz rahatlama dinlenme derken birkaç saat sonra yattım uyudum ertesi gün yine aynı.

haftasonu geliyor bi dışarı çıkıp nefes alamıyorum nasıl geçtiğini bile anlamıyorum o yüzden haftasonlarının. sanki daha dün akşam cuma akşamıymış gibi geliyor. evden çalışınca bitmeyen işlerin beni 2 adım ötedeki bilgisayarda bekliyor olması da çok geriyor. bir ofis olmayınca ev=ofis olunca evde olduğum her an bir sürü yapılacak iş olması gerginliği oluyor üstümde. bu sizde de var mı mesela yoksa benim toyluğum mu?

markete çıktığım veya yürüdüğüm zamanlar hariç insan görmüyorum bırakın iletişimi. benzer durumda olan var mı acaba ben mi fazla mızmızım yoksa bu kadar kafayı yiyecek duruma gelmem normal mi?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(10.01.21)
icinde bulundugum projenin baslarinda sabah 8 aksam 8-9 calistik birkac hafta. kucucuk otel odasinda utu masasinda calisiyordum bi de. o zamanlar ben de baya kotu hissediyordum. once 8 yerine 10'da baslamaya basladik, ardindan da mesai saatlerimiz daha duzgun saatlere indi.

sizin durumunuzda yasaklardan dolayi hic disari cikamiyorsunuz, gercekten tuketici olmali. konusup sabah gec baslamayi teklif etseniz?
0
fakyoras
(10.01.21)
iş biten bir şey değil. "ooh işler bitti artık rahatım" diyebileceğin bir an yok yani. her zaman yapman gereken işler olacak ve her zaman iş bitince yenisi gelecek. bunu kabul edip, mümkün olduğunca mesai yapmaktan kaçınıp, aklam 6'dan sonra bildirimleri kapatıp, kendi hayat ve hobilerine falan odaklanman lazım. herkesin işi acil, hep acil, bu bitmeyecek. bu noktada net bir tavır koymadığın sürece bu iş böyle devam eder ve burnout olursun, hayatını devam ettiremez, kariyerini de riske atarsın. iş - yaşam dengesini koruması gereken kişi sensin bu noktada.

bana 6'dan sonra telefon gelirse en az 2 kere tekrar arattırdıktan en az 1 saat sonra geri dönüyorum ve yemekteydim diyorum. aynı şekilde, haftasonu darlayan olursa da telefonu asla tekte açmam. mesai dışı arayan mahçup olacak aga, benim ona bir kıyak yaptığımı, bi daha da yapmayabileceğimi bilecek. aksi takdirde bu hayat hayat olmaktan çıkar. elimden geldiğince yardımcı olurum ama herkes bunun istisna olduğunu bilir. bu rahatlığı birine tanıdığın anda gece gündüz ararlar çünkü.

ha şirketin seni buna zorluyorsa o ayrı bir konu, geçici bir şeyse (mesela proje) idare edilir ama hep böyleyse o zaman şirketle olan ilişkini de gözden geçirmen lazım. üstüne, müdürüne bu durumdan bahsettin mi? bunun sürdürülemezliiği ile ilgili şikayet ettin mi? ettin de sallamıyorlarsa o zaman başka kıyılara yelken açmak için arayışa girmek lazım. yok etmediysen, hala da akşam çalışmaya devam ediyorsan, mızmızlanmaya hakkın yok. iş geldikçe gelir, sen yaptıkça iş gelir.
0
roket adam
(10.01.21)
benim elim çok hızlıdır. öyle böyle değil. geçen sene ben müdürken benden önceki müdürün 6 saatte yaptığı işi 15 dkya indirmişliğim var. normalde quarter raporlar 10 günde yapılıyor, ben 3. günde bitiriyordum. ama raporları deadline'a kadar vermiyordum. o arada yatıp yuvarlanıyordum. bilgisayar açık, bir mesaj gelirse bakıyorum, raporları yapıyorum, yoğunum diyip evde spor, dizi vs. ama ilk 3 gün geceleyip, tüm işleri bitirdiğim için hak edilmiş bir rahatlık. neyse şimdi gm'yim fakat maalesef eski gm gidene kadar hala raporlar bende. şu geçiş sürecini de atlattım mı, full time yatıp yuvarlanmaca.

bu kadar kendimi övdükten sonra senin için çıkarılacak şey, deadline'ı ileriye atabiliyorsan at. işleri yap ama deadline gelene kadar verme, insanları nasıl alıştırırsan öyle gider. her zaman biraz buffer alanın olsun. bak bu bütçe için de öyle. personel bütçesi oluşturuyorsun, seneye 150 milyon tl personel bütçesi hedefliyorsun ama 160 milyon raporluyorsun ki arada biraz rahatlığın olsun, bir hesaplama hatası ya da ters bir durumda yeni adam alacaksın, yeni bütçe onaylanması için beklemezsin. kendi rahatını düşün, gerekirse yalan söyle. no problem. iş bu. olması gereken de bu. zaten globaldeki adamlar da bu bütçenin içinde bir miktar buffer olduğunu biliyorlar.
0
stewie
(10.01.21)
@proletarier

Çok benzer durumdayım. Ciddi ciddi depresyona girdiğimi düşünmeye başlamıştım biraz egzersiz yapmaya zorlamaya başladım kendimi. Öğlen çıkamasam bile akşam mesaiden sonra serbest saatlerde yarım saat yürüyüş yapıp dönüyorum, gerekirse gece 12'ye kadar çalışıyorum sonra da. Bilmiyorum ne kadar böyle sürecek ama cidden zorlamaya başladı artık.
0
Bluesque
(10.01.21)
@fakyoras: sabah geç başlama durumum pek yok ne yazık ki. sabah belirli bir saate kadar yapılması gereken 1-2 iş var her gün düzenli.

@roket adam: aslında işlerin asla bitmediğinin ben de farkındayım ama buffer alanım olmasından bahsediyordum stewie'nin dediği gibi. şirket zorlamıyor o konuda iyiler aslında ama ben nedense üstümde baskı hissediyorum kendi kendime yaptığım bir şey bu. proje gibi bir şey aslında ama oldukça uzun dönemli. şu an en kötü zamanları ama aynı zamanda covid yüzünden hayatımın da en kötü zamanı olduğu için katlanması daha zor oluyor.

@stewie: biraz buffer alanım olsa keşke. olduğu zamanlar bu dediğini yapıyordum aslında ya yapıp geç haber veriyordum ya da yavaş yapıyordum ama şu an sürekli programın gerisindeyim. benim yaptığımdan daha hızlı yeni işler geliyor. yardımcı birini aldılar bana ama benim eğitmem gerekiyor iyi de eğitmeye vaktim yok? zaten yaptığım iş konusunda da çok temeli yok yani eğitim süreci de çok kolay ve hızlı gitmiyor. ayrıca bir de kontrol etmem gerekiyor işleri düzgün yapmış mı diye -en azından telafisi zor olacak hata potansiyeline gebe işleri- böyle olunca da o bile ekstra iş yükü oluyor şu aralar bana.

bir de normalde ben de hızlıyımdır oldukça ama şunu fark ettim ki, gittikçe yavaşlıyorum? ya beynim yanıyor kendimi boş boş ekrana bakarken buluyorum ya da -ki en önemli sorun bu- o kadar farklı işler oluyor ki multi-task yapmam gereken odağımı birinden diğerine aktarmak sürekli bir verimsizliğe sebep oluyor ama hepsinin aynı anda yürümesi gerektiği için de mecbur böyle olmak zorunda kalıyor.

EZCÜMLE: bakmayın sızlandığıma, ben malım. işleri ölümüne aksatsam yine kovulmam ama malım demiş miydim?
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(10.01.21)
kardeş yani şirket yardımcı birini bile almış, daha ne yapsın şirket ekstra olarak? bence sorunu covid'de ya da şirkette aramamak lazım, direkt kendinle ilgili bir çeki düzen verme operasyonuna girişmenin vakti gelmiş. artık spor mu yapıyorsun, uyku saatine mi bakıyorsun, beslenmene mi dikkat ediyorsun bilmiyorum ama bir şeyler yapman lazım yani o kesin. covid dönemi insanın kendi düzenini oturtması için müthiş bir dönem, tanıdığım bir çok insan hayatının en düzenli ve en sağlıklı dönemini yaşıyor. evde yemek yapıyor düzgün besleniyor, trafikte vakit kaybetmediği için hobilerine vakit kalıyor, sporunu yapıyor, yoga yapıyor, uyku saatine dikkat ediyor vs yani bunları bi gözden geçir derim.
0
roket adam
(10.01.21)
Yaklasik 10 aydir, pandeminin basindan beri calistigim yerde bire bir ayni durumdaydim. Cok calistim oyle boyle degil. Ama cok basarili isler de cikarttik. Aynen sizinki gibi sabah aksam evde bilgisayar basinda, hafta sonu yine ayni. Dedim olacak gibi degil verdim istifayi. Allahtan internet uzerinden sagladigim gelir kaynaklarim var, oradan yuruyecegim yoksa boyle yasam olmaz olsun dedirtti.
0
msb
(10.01.21)
Kritiklik düzeyi çok büyük bir işte çalışıyorum, o yüzden telefonu kapatmam mümkün değil ama açık açık söylüyorum. En son 31 Aralık'ta yazmışlardı "4 Ocak öğlene şu iş yetişebilir mi" diye.

Ben de "Arada yarım iş günü var? Yetişmesini nasıl bekliyorsunuz, ve acil bir iş gibi de durmuyor neden acil dediniz?" Pazartesi sabah başlayacağım, haberdar ederim." gibi biraz daha kibar ama yine atarlı bir mail yazdım.


Ha gerçekten önemli bir şey oldu gece 2'ye kadar çalıştığım oldu, ama önemsiz gördüğüm şeylerde kimse beni çalıştıramaz.
0
aguen
(10.01.21)
Her mail onemli ve acil degildir ayrica ingilteredekilerin mesai saati kavramina dikkat etmesi lazim. Her aksam icin recurring otomatik cevap kurabilirsiniz mesela.

Cok gerekli oldugunda hepimiz calisiyoruz, benim de gece 2-3e calistigim olmustur ama bunun surekli hale gelmemesi onemli olan. Is bitmez, onemli olan bunlari “prioritize” edebilmek (lanet olsun dostum, turkcesini unuttum)
Ilk basladigimda hic kimseye “baska isim var, bunu sonra yapabilirim” vs diyemiyordum, simdi cok net soyluyorum. Su anda baska projelerim var, bunu ancak 2 hafta sonraya yapabilirim diye mesela. (Ornek tabi bu, bazen cok acil sey geliyor, o zaman tabi diger isi gucu rolantiye alip o gelen isle ilgilenmem gerekebiliyor ama bunu duzenledim artik.) herkesin kendi isi acil cunku. Ayrica hsonu vs cevap verirseniz alisirlar, alistirmayin buna. Yapmak istmeeyince suc sizde olur sonra.

Bir de home officete ev/is yeri ayrimi yapamiyorum demissiniz. Ben haftasonlari laptopun kapagini kapatip sandalyeyi iyice masaya iterek cozum buldum. Cok basit ama psikolojik olarak beni olumlu etkiledi. Is telefonunu tamamen sessize alip cekmeceye koyuyorum mesela.
Baska bir arkadasim usenmiyor, her cuma is bitince monitorunu, laptopunu bi yere kaldiriyor, pazartesi sabahi tekrar kuruyor. Boyle seyler deneyebilirsiniz.
0
kuehles blondes
(11.01.21)
Bir arkadaş tamamen başka bir sebepten ekran paylaşımı yaparken gördüm. Kendine gün içinde nefes alma araları için zaman ayırmış. Ben kendime yemek arası bile ayırmıyordum (afedesiniz mal gibi). Birinin işi düşünce de o aralara hep toplantı atıyorlar, ben bir bakmışım günüm bir toplantıdan öbürüne aralıksız çalışarak geçiyor. Benim de mesai sabah saat 8'den akşam 8'e uzuyor. Arada normal ama böylesi değil. Evden çalışıyorum ama evde çoluk çocuk var. Yılbaşı öncesi sinir oldum; ben masada çalışıyorum, masanın öbür yanında eşim, çocuklarım sessizce yemek yiyorlar, çünkü anne toplantıda.
Çare tam değil ama aralara nefes almalık boşluklar koyun.
0
SiyamkedisiZorro
(11.01.21)
(4)

Sevgilinin Ailesi İle Tanışmak

Ven
Merhaba, Ankara'da ilk tanışma için yer/fikir önerebilir misiniz?
Merhaba,
Ankara'da ilk tanışma için yer/fikir önerebilir misiniz?
0
Ven
(09.01.21)
E kapali her yer?
0
mor oje
(09.01.21)
Hafta içi güneşli bir günde Kuğulupark, Kurtuluş Parkı gibi yeşillik ve düzenli bir yere çay-kurabiye yaparsınız. Samimi bir ortam olur.
0
1bir1bir1
(09.01.21)
bir ay daha bekleyin, restoranlar falan açılsın öyle tanışırsınız.
0
blatta hiberna
(10.01.21)
bu soğukta ciddi misiniz siz? yasak falan var paket servis dışında her yer kapalı?

dışarıda bir yerde oturun denilse de hava soğuk. anlamak güç.
0
siyahliadam
(10.01.21)
(6)

sürpriz yapalım

cosmicgadin
Sizi görünce sevinecek birine nası sürpriz yapabiliriz? Bir iki fikrim var ama eminim daha iyileri vardır sizde =) Elimizde bol miktarda doğa, dere yatağı, ağaçlar, Bungalovlar falan var bir de 3 4 eleman.
Sizi görünce sevinecek birine nası sürpriz yapabiliriz? Bir iki fikrim var ama eminim daha iyileri vardır sizde =) Elimizde bol miktarda doğa, dere yatağı, ağaçlar, Bungalovlar falan var bir de 3 4 eleman.
0
cosmicgadin
(08.01.21)
iyi de bu info yetmez, sevgilinse çıplak çık. sürpriz gibi sürpriz!

Değilse, arkadaşınsa geleceğinden haberi mi yok, gelemem dedin de mi geliyosun vs. duruma göre öneriler değişebilir :)
0
lcha
(08.01.21)
Arkadaş. Evet gelmem dedim
0
🌸cosmicgadin
(08.01.21)
Diğer elemanlar hakkında kötü konuşsunlar, gelmedi bak işine gelmedi vs. diye o sırada ortama dal
0
lcha
(08.01.21)
Kötü konuşma zemini hazırlamayın.
Buluşacaklari yere siz daha erken gidin
0
kisa
(08.01.21)
Zaten Bi yerdeler hepsi ama biraz olaylı olsun istemiştim =/
0
🌸cosmicgadin
(08.01.21)
i.sozcu.com.tr

şöyle bir kamuflaj yap. dibine kadar git. arkadaşların biraz oyalasın o sırada.
0
stewie
(08.01.21)
(6)

ağlamayana meme yok-dertleşme duyurusudur

Kıllanıcı adı:
Gıcık oluyorum bu söze. Bir anne olarak hiçbir zaman meme vermek için bebeğimin ağlamasını beklemedim. Çünkü değer veriyorum, gözlüyorum, üzerine düşünüyorum ve ihtiyaçlarının farkındayım. Evet ağladığında da verdim ama bunu beklemedim. Canımı sıkan şu. Zam ayındayız, patron yine enflasyon oranında
Gıcık oluyorum bu söze. Bir anne olarak hiçbir zaman meme vermek için bebeğimin ağlamasını beklemedim. Çünkü değer veriyorum, gözlüyorum, üzerine düşünüyorum ve ihtiyaçlarının farkındayım. Evet ağladığında da verdim ama bunu beklemedim.

Canımı sıkan şu. Zam ayındayız, patron yine enflasyon oranında, performansa, ihtiyaca, gidere bakmadan herkese eşit ve dandik bir zam yapacak. Geçinemiyoruz, bu sene bakıcı ya da kreş masrafı olacak ve yapacakları minnacık zamla bunu karşılayamayacağız. En basiti gidip konuşmak, ağlamak, iyileştirme istemek.

Firmada 50 kişi bile yokuz çalışan, herkes herkesin her şeyini biliyor. Patron da o kadar yakından biliyor ki, ev kira, araba yok, bebek var, zar zor geçiniyoruz. Elinde imkan varken neden üç kuruşa mahkum ediyor bizi. Başa dönüyorum, çünkü değer vermiyor, üzerine düşünmüyor. İlla ağlayacaksın bak buradayım ve sana ihtiyacım var diye.

Öleceğimi bilsem bir bardak su istememem ekstradan. Diğerleri burnu aksa peçeteyi firmaya aldırıyor. Bu yüzden de diğer çalışanlara nazaran sürünüyorum.

Müstahak mı bana?
0
Kıllanıcı adı:
(08.01.21)
zam almak için iş değiştirmek gerekiyor.

ilk iş yerimde 4 yıl çalıştım her sene enflasyon civarı zam yaptı patron it gibi çalıştım ne gece ne gündüz dedim ilk iş yerimdi çok şey öğrendim hakkını yiyemem ama iş değiştirmek istiyorum ayrılıcam dediğimde %50 zam teklif etti ama ben %100 civarı zam alarak başka yere geçtim.

diğer yerde 2 yıl çalıştım yine %60 yakın farkla başka yere geçtim.bu şekilde 2 yıl 2 yıl derken cidden iyi bi maaşa eriştim. şu an kurumsalda enflasyon +5 civarı zam alıyorum 3 yıldır o yüzden koymuyor ama geçim sıkıntısı yaşasam direkt iş ararım.

ağlamaktan öte senin ona değil onun sana ihtiyacı olduğu noktaya gelmekte fayda var.
0
prezarlatif
(08.01.21)
iş hayatında bu söz gerçekten doğru. gurur yapacak bir şey de yok, hakkın olana tamah etmeyerek onurlu bir tavır sergilemiyorsun. ağlamaktan ziyade hakkın olanı koparmak için ses çıkarmalısın.
0
theseachange
(08.01.21)
ağlamak + hafiften tehdit. bak giderim haa, gibi. hiç utanma, sıkılma. bebeğinin, senin, eşinin geleceği için ne koparırsan kardır.

soruya cevap, sana müstehak. bu psikolojini değiştirmen gerek.
0
stewie
(08.01.21)
bunun ağlamakla, ağlamamakla bir ilgisi yok. paraya ihtiyacı olan, farklı bir yerde iş bulması kolay olmayan, çocuklu anne babalar patronların en sevdiği tiplerdir çünkü dibine kadar sömürebilirler, kimse de sesini çıkarmaz. sesini çıkarmadığın sürece de bu aynen böyle devam eder. sesini çıkaracak cesaret ya da kariyerin yoksa da sömürüye devam edilir.
0
roket adam
(08.01.21)
Müstehak demek istemezdim ama sanırım biraz öyle. “Geçinemiyoruz” diyeyecek kadar bir ekonomik tablonuz varken neden çocuk sahibi olmayı tercih ettiniz?
Olan olmuş artık gerçi de çocuğun iyiliği için gurur yapmayı bırakıp, eğer burnunuz şirkette akıyor ise peçetesini de firmaya aldıracaksınız.
0
irene
(08.01.21)
@ the cat in the hat, hayır tabii ki. İyi bir performansla çalışan herkese, ünvanına, tecrübesine göre iyi bir zam yapsın. Birinin maaşı uçarken birisinin yerlerde olmasın. Ağlayana al sana meme, ağlamayana birşey yok hesabından rahatsızım sadece.

@irene, geçinme anlayışlarımız farklı olabilir. Kimse aç değil, açıkta değil. Aldığım para borçlarıma ve masraflarıma yetiyor. Birikim yapamıyorum, hobiye, eğlenceye, keyfe keder harcamaya, tatile, almak istediğim eğitimlere, özel sağlık harcamalarına verebilecek ekstra bir param yok. Çocuğum yokken de bir elim yağda bir elim balda değildi.


Teşekkürler cevaplarınız için.
0
🌸Kıllanıcı adı:
(08.01.21)
(7)

"o"nu hatırlatan bir şey

Tochinoshin
görünce, duyunca, koklayınca veya aklınıza gelince içiniz acıyor mu? `after all this time`?
görünce, duyunca, koklayınca veya aklınıza gelince içiniz acıyor mu? after all this time?
0
Tochinoshin
(08.01.21)
Aklımızdan çıkıyor mu ki aklımıza gelsin
0
pass
(08.01.21)
Not after all this time though.
Bir müddet sonra geçiyor.
0
yarey
(08.01.21)
bir süre sonra bu olay geçiyor. (denendi, onaylandı)
0
steve rogers
(08.01.21)
Evet maalesef
0
stewie
(08.01.21)
always
0
twelfth
(08.01.21)
ukte kalır ama unutulur
0
Hayat34
(08.01.21)
Yok
0
ryhmer
(08.01.21)
(16)

Eski nişanlım hakkında

madurumdamadurum
Ayrıldık ağustos ayında ve o günden beri hiçbir şekilde ne iletişim ne başka birşey olmadı ve karşılaşmadık. Ayrıca aklıma dahi gelmiyor( bu normalmi bilmiyorum ) üzülme süreci değil adeta rahatlama yaşadım gibi bişey oldu. Herneyse...Aklımda olmayan birini sürekli rüyalarımda görüyorum anlamıyorum
Ayrıldık ağustos ayında ve o günden beri hiçbir şekilde ne iletişim ne başka birşey olmadı ve karşılaşmadık. Ayrıca aklıma dahi gelmiyor( bu normalmi bilmiyorum ) üzülme süreci değil adeta rahatlama yaşadım gibi bişey oldu. Herneyse...
Aklımda olmayan birini sürekli rüyalarımda görüyorum anlamıyorum neden görüyorum genelde rüyalarımda ya evleniyoruz ya imza filan atıyoruz hep böyle pozitif şeyler açıkçası rüya yorumlayan biri olsa ona bile danışmak istiyorum.
Sebebi nedir bu denli onun tarafından rahatsız edilişimin? Nasıl yorumlarsınız?
0
madurumdamadurum
(08.01.21)
"üzülme süreci değil adeta rahatlama yaşadım gibi bişey oldu"
dışarıya böyle yansıtmak için uğraşmışsın ve aslında hissetmen gereken şeyleri bastırmışsın gibi geldi. e bunlar da kontrolün olmadığı rüyalarda ortaya çıkıyor tabii...

nişan atmak -esktrem sebepler yoksa- üzerine düşünülecek, üzülünecek bir şeydir; bunları yaşamak doğaldır. kendine dürüst ol, pişmanlıkların varsa al kendini karşına, anlat içini dök.
0
Jux
(08.01.21)
@Jux aldatılmamın yada hakaretlere uğramamın nesine üzülmeliyim ki ? Anlamıyorum...
0
🌸madurumdamadurum
(08.01.21)
sevdiğin, evlenmeyi düşündüğün insan tarafından aldatılmak ve hakaretlere uğramak yeterince üzücü değil mi?
0
Jux
(08.01.21)
Böyle bir insandan kurtulduğum için üzülmüyor aksine seviniyorum çünkü evlendikten sonra bunları yaşayabilirdim diye düşünüyorum.
0
🌸madurumdamadurum
(08.01.21)
Ben sizin bu konuyla duyurunuzu hatırlıyorum, ayrılarak kendiniz için en doğru şeyi yapmışsınız, kendinize iyilik yapmışsınız, hatta sizin iş baya ciddi haldeyken buna cesaret etmiştiniz hatırlıyorum hep.

Yanlış anlamadıysam rüyanızda eski nişanlınızı görüyorsunuz, bence çok normal, baya sizi üzmüştü bu kişi. Beklemediğiniz şekilde davranmıştı. Belki farkında olmadınız ama yaşadıklarınız sizi çok yıpratmıştır bir yerde, onun etkisidir. Birde her rüyanızdan sonra bunu sorgulamanız, daha sık rüya görmenizi tetikliyor olabilir. Uykuya dalmadan önce sizi sakinleştirecek bir uyku düzeniniz olsun, uykuya dalmadan önce aklınızda iyi, güzel, başka farklı şeyler geçirin. Bu konuyu böyle düşündükçe daha fazla rüyanıza girer.
0
GoodMorningTeacher
(08.01.21)
yeterince üzülüp duygularını dışa vurduktan sonra hissetmen ve düşünmen gereken şey bu zaten ama sen bu kısma direkt atlamışsın sanırım. seni senden çok tanıyacak değilim tabii de, demek istediğimi farklı açıdan yaklaşırsan anlayacaksın diye düşünüyorum.
0
Jux
(08.01.21)
@GoodMorningTeacher hatırlamanız beni mutlu etti :)
Haklısınız bunu düşünerek daha fazla çağırıyorum ve bunun bilincinde olduğum için çoğu zaman düşünmüyorum ama şu saatlerde yine aklıma takıldı ve sorarak aslında biraz da farklı düşünceler ile karşılaşmak ve kendime farklı bakış açıları katmak için böyle bir soru sordum.
Çok saçmadır ki aklımda yokken art arda günlerce görüyorum :D
0
🌸madurumdamadurum
(08.01.21)
@Jux haklısın belki de güçlü durabilmek için atlamış olabilirim ve bilinç altıma bunları süpürmüş orada hapsetmiş dolayısı ile rüyalar yoluyla açığa çıkarmış olabilirim ki düşüncem bu yönde :) Peki ne önerirdin bu karmaşalıktan kendimi kurtarmam için? :)
0
🌸madurumdamadurum
(08.01.21)
psikolojide bunun bir yöntemi yordamı vardır, psikolog terapist arkadaşlar görürse yazsın; ben direkt bir şey öneremeyeceğim papatya çayını kaynatıp buharını ağzından alıp burnundan ver gibi. ama işin özü o zaman yaşayamadığın hislerini yaşamak ve bununla barışmak diye düşünüyorum. yüzüne söylemek istediklerini bir kağıda yazabilirsin, sanki ona verecekmiş gibi. aldatılmanın senin suçun olmadığını, karşı tarafın karaktersizliği ile ilgili olduğunu, bunun herkesin başına gelebildiğini, önünde aynı güzel sevme-sevilme hissini yaşamak için çok fırsat olduğunu düşünebilirsin mesela.
0
Jux
(08.01.21)
@Jux değerli görüşünüz ve ayırdığınız zaman için çok teşekkür ederim :)
0
🌸madurumdamadurum
(08.01.21)
Meditasyon yapın. Bağ kesme meditasyonu diye bir meditasyon var youtube da ben eski sevgilim için yapmıştım etkili oldu. Yani o kişiyi istemesemde hayatımda bir yaşanmışlık olduğu için ilerideki ilişkilerimi, davranışlarımı etkiliyor. Örneğin biri sizi aldatöışsa daha sonraki sevgilinizinde aldatacağını düşünmek veya insanlardan uzaklaşmak gibi. Farkında olmadan bilinçaltına yerleşiyor. Böyle şeylerde tabi bir uzmandan (psikolog) yardım almak en doğrusu fakat seansı 200 civarından başlayan seansları kaç seans süreceği ve etkili olup olmayacağı belli olmayan şeye harcayacak kadar çok param yok malesef.
0
rapisa
(08.01.21)
@rapisa ilginç bir cevap ve böyle birşey olduğunu bilmiyordum deneyeceğim teşekkür ederim. Önerdiğiniz kişi veya kişiler var mı ?
0
🌸madurumdamadurum
(08.01.21)
Ben can Aydoğdu nunkini yaptım fakat bazı kişiler sevmiyor. Bende işe yaradı fakat uzun sürüyor ve bir kaç kez yapmak gerekebiliyor.
0
rapisa
(08.01.21)
Rüyadaki sen ne hissediyor? Huzursuz mu, memnun mu? Normal sen ile farkı var mı?
0
curukturpkokusu
(08.01.21)
Bilinçaltının rüyalar yoluyla kendini temizledişini söyleyenler vardı. Belki ilişkiniz boyunca alışkanlık haline gelen düşünceleri temizliyordur bilinçaltın.
0
1bir1bir1
(08.01.21)
Rüya değil kabus kabus. Nişan sonuçta insanın hayatında önemli bir olay.
Muhtemelen 5-10 sene sonra da aynı kabusları göreceksin

Şey gibi 30 yaşına gelip rüyanda tekrar lise sonda olduğunu görmek gibi bir şey.
0
yarey
(08.01.21)
(6)

Kafeler kapalıyken bu çocukla nasıl görüşeceğim?

kırmızıayakkabılıgargamel
Bir çocukla tanıştım, güzel gidiyordu. Haftaya tekrar yüz yüze gelme şansımız oldu ama İstanbul’da her yer kapalı. Ve haftaya hava kötü de olacakmış gibi gözüküyor, yağmur, kar vs. Hem sosyal mesafeye dikkat edip, hem de kendisiyle rahatça konuşabileceğim bir yer öneremez misiniz? Taşınabilir sandal
Bir çocukla tanıştım, güzel gidiyordu. Haftaya tekrar yüz yüze gelme şansımız oldu ama İstanbul’da her yer kapalı. Ve haftaya hava kötü de olacakmış gibi gözüküyor, yağmur, kar vs.

Hem sosyal mesafeye dikkat edip, hem de kendisiyle rahatça konuşabileceğim bir yer öneremez misiniz?

Taşınabilir sandalyeyle çimlerde otururuz demişti ben ama yağmurdan dolayı mümkün olmayacak.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(08.01.21)
Bazı cafeler saçak altı ya da korunaklı yerlerde servise devam ediyorlar. Sarıyer sahilde bir tanesi mevcut.
0
habarbey
(08.01.21)
Eve at
0
allah yazdiysa bozsun
(08.01.21)
Erkek olsaydınız corona sebebiyle millet yardırırdı:) çok acayip bir mecra ya şu ekşi alemi.

Cevaba gelirsek Bazı parklarda kamelyalar oluyor. Bilmiyorsanız biraz araştırın nerede var diye, oralarda oturun.
0
Unde bach canim
(08.01.21)
Havalar çok kötü değil, sıkı giyinerek bir sahilde veya parkta banka oturup sohbet edebilirsiniz. Araç varsa, yani taşımak zor olmayacaksa termos ile çay/kahve de götürebilirsiniz.
0
John Bloor
(08.01.21)
haftaya cok soguk olacak diyorlar :(

eve de atamam, ama fikirler icin tesekkurler :D
0
🌸kırmızıayakkabılıgargamel
(08.01.21)
valla biz arabada oturuyoruz. aliyoruz kahvelerimizi, filmlerdeki gibi manzarasi guzel sessiz sakin bir yere cekiyoruz mis gibi oluyor. arada arabadan inip yuruyus de yapiyoruz vs. tavsiye ederim
0
wagner love
(10.01.21)
(11)

kadının ilgi göstermesi

alko ikarus
bi kız arkadaş vardı arada bizim öğrenci evine gelir giderdi. en son bizim elemanla flört etmeye başladılar. flört etmeye başladıtan sonra gediği bir gün gecesinde arkadaşın işi çıktı evden gitti, kız evde kaldı. salonda tv izlerken bu kız arkadaş salona geldi. uyku tutmadı uyumamadım dedi. bir az d
bi kız arkadaş vardı arada bizim öğrenci evine gelir giderdi. en son bizim elemanla flört etmeye başladılar. flört etmeye başladıtan sonra gediği bir gün gecesinde arkadaşın işi çıktı evden gitti, kız evde kaldı. salonda tv izlerken bu kız arkadaş salona geldi. uyku tutmadı uyumamadım dedi. bir az durdu gitti. sonra yine geldi uyuyamıyorum dedi sohbet açtı. dertliymiş biraz ailesinden dert yandı. ben de dinledim akıl vermeye çalıştım. sonra gitti.

geçen gün bizim elemana olanı biteni anlattım senin kız hala dertli mi o gün bana tv izletmedi dedim. o da kız sana yürümüş dedi. benim kafam basmadı. yalnız bu kız arkadaş nasıl desem sevişmeyi seven bir arkadaş, takılır kafasına göre. hakketen yürümüş mü buna?

EK: 26 yaşındayım ve bu işlerden hiç anlamam. kesişmek nedir, bakışmak nedir bilmem. bir kaç yıl evvel bir kız arkadaş açıktan ilgi göstermiş ben olayın farkında bile değildim. benden için çok aptal salak demiş falan. yani bilmiyorum bu tür şeyleri. arkadaş öyle deyince acaba arkadaş abarttı mı diye düşündüm.
0
alko ikarus
(06.01.21)
Sevişgen kızın nasılsın diye sorması = yürümek

Evet.
0
elorelia
(06.01.21)
kız mı demiş yürüdüm ama izimi belli etmedim diye? yoksa, yürümemiş.
0
stewie
(06.01.21)
ben kafama göre takılan ve çok sevişen birisi olsaydım yürüdüğüm insana dert yanmakla kalmazdım. bunu sohbet başlatmak için kullanır, sonradan konuyu daha kişisel meselelere getirir veya doğrudan "sevişex mi?" derdim. yürüme maksadıyla biriyle sohbet etmeye başlamışsam şansımı zorlardım yani, bir noktada karşı taraf yürüdüğümü kesin olarak anlardı.

sizin durumunuzda bence yürüme yok. ha yürümeyi düşünerek yapmış olabilir tabii ki ama fazla belirsiz olmuş o zaman. yani pekala uyku tutmadığı için öyle sohbet etmek istemiş olabilir kız, niye yürümüş olsun?
0
der meister
(06.01.21)
kız sevişmek istediyse o olay sevişmeyle sonlanırdı çok büyük ihtimalle. gidip biraz takılayım iş çıkarsa çıkar demiş olabilir belki kendi içinde. fakat sadece gelip hal hatır sormasından, dert anlatmasından yürümüş-yürümemiş diyemez sanırım kimse.
0
hadsafhada
(06.01.21)
@der meister
kişisel özel meseleler açtı. hatta ben bunun yakın arkadaşı değilim neden anlatıyor diye düşündüm.

26 yaşındayım ve bu işlerden hiç anlamam. kesişmek nedir, bakışmak nedir bilmem. bir kaç yıl evvel bir kız arkadaş açıktan ilgi göstermiş ben olayın farkında bile değildim. benden için çok aptal salak demiş falan. yani bilmiyorum bu tür şeyleri. arkadaş öyle deyince acaba arkadaş abarttı mı diye düşündüm.
0
🌸alko ikarus
(06.01.21)
kızın benden dilini görmeden bilemeyiz, gerçekten canı sıkılmış oyalanmak için biraz ilgi istemiş olabilir.
0
orpheus
(06.01.21)
Arkadaşın godoş galiba.
Bence yürümemiş, evde yalnız kalınca sıkılmış ve sohbet etmek-takılmak istemiş.
0
megalomaniac
(06.01.21)
yürüme olmamış. kadın sevişgen biriyse zaten nasıl yürüneceğini, erkeği nasıl yatağa atacağını bilir. o yüzden anlamanı gerektirecek bişi olmamış.

diğer bir konu da o kızın flört ettiği arkadaşın eğer sana böyle bişi söylemişse @megalomaniac'ın dediği gibi arkadaşın yılın godoşu olabilir.
0
amandil
(07.01.21)
yürümemiş diyenler size gerçekten inanamıyorum abi.

türk kızlarında canının istediği gibi davranma olayı pek az kızda var. sevişmek istiyorum sevişelim mi demez çoğu kız. örnekteki kız akşam akşam yanına gelip saçmalar. olayı senin ileri taşıman gerekir. böyle yaparlar ki bütün sorumluluk erkeğin üstünde olsun ileride belli bazı şeyleri deny edip kafalarındaki pure kız imajı sağlam kalsın isterler.

orada senin yapman gereken iki bira açıp bir iki adım atmandı. yapmamışsın. kız da vazgeçmiş.

@orpheus hariç, beden dili çok açık belli eder niyeti. ses tonu, bakışı, yanına mı oturuyor, şakalaşırken fiziksel temas var mı ıvır zıvır tonla şey. eğer beden dili o gerilimi ve vibe ı vermiyorsa gerçekten uyuyamamış ve ilgi istemiş olabilir.
0
charlotte blanc
(07.01.21)
yürümüş, kesin bilgi
0
dafuq
(07.01.21)
yurumus bence.

ama charlotte blanc in dedigi gibi degil o isler. insan biraz istendigini anlamak ister. kadinin sevisgeni robot degil arkadaslar. bir adim atmis ortami kurmus badak gibi anlamazliktan geldiysen gule gule cekmis o da.
0
2oda1salon
(08.01.21)
(4)

Bu işin sonu yok mu?

plutongezegendegilmi
1-2 hafta önce yeni telefon aldım, eskisini de koydum çekmecede duruyo. Bugün bi program için eskisini kullanmam gerekti, oyuncak telefon gibi geldi elime alet. Halbuki daha bir ay öncesine kadar kullanıyordum ve pilinin az gitmesi hariç bir sorunu yoktu. Biraz "eskidi artık" diye laf olsun diye değ
1-2 hafta önce yeni telefon aldım, eskisini de koydum çekmecede duruyo.

Bugün bi program için eskisini kullanmam gerekti, oyuncak telefon gibi geldi elime alet. Halbuki daha bir ay öncesine kadar kullanıyordum ve pilinin az gitmesi hariç bir sorunu yoktu. Biraz "eskidi artık" diye laf olsun diye değiştirmiştim, nasıl bu kadar çabuk alıştım yenisine anlamadım valla.

İşin garibi aynı duyguları bu eski telefonu aldığımda, ondan bir önceki telefon için de hissetmiştim. Unutmuşum işte şimdi yenisini alınca tekrar etti, hatırladım.

Aynı şey bilgisayarı değiştirdiğimde, daha iyi ayakkabı, daha iyi mont, daha iyi araba aldığımda vs. vs. her seferinde gerçekleşiyor. Yeniye karşı değilim, daha iyisi güzeli olsun, konfor sonuçta, ama o konfora çok çabuk alışıp eskisinin "kötü" olduğunu düşünmek/hissetmek bana problemli gelmeye başladı.

Çünkü yeni/iyi aletlerin hayatıma kattığı şey en fazla biraz daha konfor, "olmasa da olur/nice to have" kategorisinde bir şey, ama bu kadar çabuk alışıp sonrasında eskaza eskiye dönmem gerekirse mutsuz olacağımdan çekiniyorum. Kaldı ki bu konfor için daha çok para harcamam gerekiyor, gelirim zamanla artsa bile aynı oranda para harcadığım için yine durmadan çalışmam gerekiyor. Üstelik bu yeni "konfor" hissi düzenli bir mutluluk da sağlamıyor, kısa bir süre sonra alışıyorsun, normalin o oluyor.

Yani sonuçta çok fazla mutlu etmeyip, potansiyel mutsuzluğu artırıyorsa bu bir şeyleri upgrade etme işinin anlamı ne? Yapmasak daha iyi değil mi? Zorunluluk olunca yapılır da, zorunluluk değilse kaçınmak lazım gibi geliyor. Ne dersiniz?

Çok basit bir şeyden bahsediyorum belki ama o eski telefonu elime alınca bunları hissettim birden. Size de fikrinizi sorayım dedim, ne düşünüyorsunuz diye. Çünkü bazı duyuruları hatırlıyorum, "aylık 100 bin lira geliriniz olsa napardınız" gibi, "daha iyi kıyafetler/arabalar alırdım" vs. yaygın bir cevaptı. Şu an bunu istiyorsunuz ama aldığınızda size bir şey ifade etmeyecek, ya da ben bir şeyleri kaçırıyorum, eğer öyleyse neyi? "Lifestyle upgrade" kalıcı mutluluk sağlayabilir mi?
0
plutongezegendegilmi
(05.01.21)
gönül işlerini görünce hikayenin sonunda eski sevgili - yeni sevgili benzetmesine bağlanacak sandım ama o değilmiş :)

bunu arkadaşlarla çok konuştuk, tartıştık gerçekten bir tatmin noktası yok.

en altlarda bir level var (aslında o da yok) aç kalmayacak kadar kazanmak, ondan sonrası hep tatminsizlik.

her level'da bir üstü talep ediyor bünye, mesela benim "abi harika bir oyun bilgisayarı topladım" sevincim ile ali koç'un "bilmem kaç metrelik yat aldım" sevinci farklı bünyelerde fakat aynı seviyede bence.

benim vardığım sonuç şu evet hayatın düzeni böyle daha fazla para kazanma odaklı yaşayacağım hep ama lifestyle upgrade'i her daim mümkün kılamayacağın için para gerektirmeyen yan aktivitelere, mutluluklara odaklanmak lazım biraz. aşk gibi, kitap okumak gibi vs.
0
ocanal
(05.01.21)
çok tehlikeli bir aydınlanma. eğer başkalarına da bulaşırsa zaruri ihtiyaçlar hariç tüketim biter, yeni araçlar, elbiseler, elektronik cihazlar, takviye gıdalar satılamaz olur. büyük buhran kapıda bekler
0
esref
(05.01.21)
Eşimle sürekli bunu konuşuyoruz bu sene. Sahip olduğun standartı kaybetmek ya da sağlayamamak büyük bir tatminsizlik hissi getiriyor. Bir mutluluk eşiği var hakikaten ve pradan sonra gelen upgradelere alışıyoruz ve belli bir süre sonra yine aynı mutluluk seviyesine ulaşıyoruz.
0
kullanıcıadımbuolsun
(05.01.21)
(bkz: Minimalizm)
(bkz: Paraya verilen aşırı önem)

Bunun çözümü mutluluğun sabit olduğunu kabul etmek. Frankl-insanin anlam arayışı kitabında güzel bir örnek vardı. Nazi kampındakilerin bir fotoğrafı gazeteye basıldığında herkes onlar için üzülüp acıyor ama o mahkumlar o gün çok mutlular çünkü yemekte ekstra patates veriliyor. Mahkumun ekstra patates aldığında yaşadığı mutluluk ile senin yeni telefon aldığında yaşadığın mutluluk eş değer. Çünkü her ne kadar kabul etmeseniz de dünya adaletli bir yer. Her şey kendi içinde tutarlı ilerliyor.

Nihayetinde sürekli yeni mutluluk peşinde koşmak da çok kötü bir şey degil. Yaşama isteği dediğimiz motivasyon bununla sağlanıyor. Bir nevi insanın hayatta kalma güdüsü. Bugün bir telefonla mutlu oluyorsun bundan 10 yıl sonra çocuğunun okuma yazma öğrenmesine mutlu olursun. Her zaman maddi olgular peşinde değil insan oğlu.
Tek dikkat edilmesi gereken, yeni mutluluklara açık olmak ama saplantı haline getirmemek.

Ayrıca yeni telefonun hayırlı olsun. Güle güle kullan.
0
kaptan maydanoz
(05.01.21)
(20)

Almanya’da yaşayanlar; Alman erkeklerini nasıl bilirsiniz?

bfm
Ciddi cevaplar lütfen:) ben kısa süreli ziyaretler dışında yaşamadım, genel yorum yapamıyorum. Çok tatlı bir insana denk geldim ve kendimi çimdikliyorum “bu gerçek olamaz” diye. İnsanları analiz etme kabiliyetime güvenmediğim için orada yaşamış insanların yorumları iyi olurdu.Şu yüzden soruyorum; sö
Ciddi cevaplar lütfen:) ben kısa süreli ziyaretler dışında yaşamadım, genel yorum yapamıyorum. Çok tatlı bir insana denk geldim ve kendimi çimdikliyorum “bu gerçek olamaz” diye. İnsanları analiz etme kabiliyetime güvenmediğim için orada yaşamış insanların yorumları iyi olurdu.
Şu yüzden soruyorum; sözlükte herkes “Alman günahını germez” , “çok sokıcı”, “hiç romantik” değil falan denmiş. Daha önce böyle numaraları yemiştim, yine mi yiyorum?
Somut örnekler welcome:)
0
bfm
(04.01.21)
İsmi Elmar'sa ve eski futbolcuysa uzak dur. Gerisini bilemiyorum. Başka Alman tanımadım.
0
epistemic_regress
(04.01.21)
@epistemic hahaha. Yok değil:)
0
🌸bfm
(04.01.21)
iki tane çok sevdiğim alman arkadaşım var ikisi de eğlenceli ve iyi insanlar. ama yaşları 25-30 arası. benim gözlemlerime göre şu an yaşı 30+ almanlar hiç çekilmiyor, ama 30 un altındakiler klasik almandan çok globalin yeni jenerasyonuna daha yakın oldukları için daha iyiler.

not: kocaman adamım :)
0
makarnavodka
(04.01.21)
elbette kişisine göre değişiyor ancak genel çerçeveye oturtacaksak; sen türk tipi bir romantik ilişki insanıysan bahsettiğin gibi sıkıcı, odun, fazla mantıksal gelebiliyor almanlar. amiyane tabirle söylemek gerekirse tam bir "türk kızı" isen tuhaf gelebilir sana bazı huyları. çünkü bizim insanımızın ilişkilere bakışı daha "almak vermek" odaklı. fedakarlıklar yapılsın, karşı taraf sevgisini emeğe döksün, ilgisini belli etsin istiyorsan bu konularda bizim kadar gevşek olmadıklarını görüp üzülebilirsin.

ama yok, ben zaten bizim insanımızın ilişki yaşayış biçiminden hoşlaşmıyorum, bana daha net ve poz kesme olmayan şeyler hitap ediyor diyorsan bence sorun yaşamazsın. ama tabii, nasıl senin standart türk kadını olmadığın senaryo mümkünse onun da standart bir alman erkeği olmama ihtimali var. o yüzden bizim dediklerimizden bağımsız bir yanaş sen hele, sonrasını düşünürsün kendini çok kaptırmadan.
0
Jux
(04.01.21)
genellemelerin her türlüsünden kaçınınız efendim. her milletin her insanın iyisi kötüsü, romantiği öküzü vardır. yetişilen kültür farkı ikili ilişkilerde bir şeylerin belirleyicisi olabilir ama o da başka bir konu. en yakın arkadaşım bir alman ile evli, normal bir insan yani ne diyeyim onu da bilemedim :)
0
nimberjack
(04.01.21)
Almanın kadını da erkeği de bize gelmez. Bir turkle almanın kafa yapısının uymasına imkan ihtimal yok. Munihten bildirildi.
0
wiekannich
(04.01.21)
2021 yılında sahiden böyle genellemelere inanıyor musunuz? Koca bir milletten bahsediyoruz ya hu, bu ne bilimsizliktir.
0
but that was just a dream
(04.01.21)
@wiekanch, örnek alabilir miyim :) böyle söyleyince kafada oturmuyor çünkü bende.
Mesela ben örnek vereyim, hakkaten çok soğuk ve net. Ama geriye baktığımda sanki bu zamana kadarki tüm tartışmalar benden kaynaklı çıkmış gibi. O da alttan almamış, reste rest. Ben neden tartışma çıkarmışım diye düşünüyorum, soğukluğundan ötürü “sevmiyor mu, dur bi dürteyim anlarız” demişim. Şimdi bu bariz Türk kızı hareketi gibi, öyle ise sorun etmeyeceğim. Zamanla geçer. Ama ya öyle değilse ve ben normalde sıcak kanlı insanlarla daha mutlu olabilirsem? Yoksa “sürekli ilgi göster de kız kaçmasın” kafasındaki Türk erkeklerimiz aslında fake ve olması gereken gerçek insan ilişkisi böyle net olmak mı?
Çok detay verip sizi sıkmayayım şimdi ama böyle ikilemler yaşayan oldu mu?
0
🌸bfm
(04.01.21)
@but that was just... eğleniyoruz şurada, ne bilimi:)
0
🌸bfm
(04.01.21)
@bfm çok örnek var, kendi hayatımda da çevremdeki türko artı alamancı tayfada da. Genel problem kafa uyuşmazlığı. Seks keyifli olabilir (çoğu alman kadını/erkeği spor yapar bakımlıdır sadedir). Ötesine gidebileni göremedim. Konu fiziksel çekim dışına çıktığı %99 durumda fikir ayrılığı/çatışması/karmaşası yaşayacağına emin olabilirsin. Alamancıları düşün, kafanda canlandır. Saçlarını sarıya boya, kariyeri/eğitimi de üzerine ekle muhafazakar çizgiyi de hristiyanlığa entegre et aha alman sana bu. Almancılar için aslında almanların bir türk vücudundaki sentezi diyebiliriz. Her şey aşırı rasyonel ve planlı (ama her şey). Sosyallik ve insan ilişkileri bir görev gibi görülüyor(spontane bir şey yaparsa error veriyor adam). Bigün sevgilim hafta sonu şu göle gezmeye gidelim beraber hoş vakit geçiririz dendiğinde gölde balık mı tutacağız, kenarında yoga mı yapacağız yoksa bisikletle spor mu yapacağız diyecektir (hayır ulan oturacağız sadece belki öpüşürüz :d diyemezsin), daha da beteri olmaz 15 ay öncesinden yarına bi iş planlamıştım der (işi de akşam çamaşır yıkamaktır ahaha). Kötüdürler demiyorum kötü olsalar burda kalmazdım zaten hala. Bak sana özel değil, kolombiyalı da anlaşamıyor, hintli de, italyan da, sırp da (hep sıcak yerleri sayıyorum bak).
0
wiekannich
(04.01.21)
@wiekannich heh çok iyi dedin! Bana böyle olumsuz pat pat örnekler lazım. Doğru örnek bunlar çünkü biliyorum :) ama gel gelelim, bana denk gelen müthiş spontane çıktı. Aniden gelen her kararıma ok dedi, ama hepsine. İnsan bir “n’oluyo lan” oluyor. Sonra ailesi/arkadaşı/kardeşleriyle ilgili kişisel bişey sorunca “private” diyor oh be diyorum tersledi :D
0
🌸bfm
(04.01.21)
Yani ben gönül ilişkilerinde kendi deneyimlerimi anlattım fakat herkes aynı olmayabilir, hazırlıklı olup beklentiyi ona göre şekillendirmek lazım. Tabi kendiniz deneyin görün en net zamanla anlaşılır.
0
wiekannich
(05.01.21)
Kim alman erkeklerini kötülüyor ya neresi sıkıcı neresi romantik değil aşırı şaşkınım şu an. Tabi ki bütün genellemeler yanlıştır ama illa genelleyeceksek alman erkekleri en iyisi bence ve bana katılan baya bir türk kadını da var çevremde. Ben kuzey eyaletinde bir şehirde yaşadım. Çevremizdekiler de üniversiteli genç tayfaydı belki ondan. Neyse hayatımda tanıdığım belki en eğlenceli en kafamın uyuştuğu belki adamdı. gel göl kanarında oturalım diyip oturuyorduk da mesela :D bu kadar uzun süreli olmayan başka bir ilişkimsi daha oldu alman o da hoştu mesela bir sorunu yoktu hatta baya romantikti de ve eğlenceliydi. Eğlenceden kastım mesela sabaha kadar içip gülüp sohbet etmek.

Neyse türkiyeye göre özellikle fiziksel daha sonra kibarlık, cinsiyet eşitliği, mesela adamlar yapılan her şeyin değerini biliyordu, eğlence, ilişkiye bakış açısı öndeler bence.
0
turkce konusan uzayli
(05.01.21)
yerinde görmedim, Türkiyede bulunanlar üzerinde konuşacağım. Türkten de cıvık seksist şakalar yapan almanlar tanıdım. esprililik soğukluk onları geç derim. ama bir ortadoğuluya tepeden bakmayan alaman tanımadım. az biraz deşince çıkıyor ortaya. sanki başımızdaki şahsımız aynı anadan olma kardeşimizmiş gibi onun aldığı kararları bize sormaları falan. bunu yaparken hitlere kendileri de saydırırlar ama bir yerden sonra -ki o yer gayet yüzeysel olsa bile- eleştiri kabul etmezler. dönüp dolaşıp wiekannich'in dediğine geliyorum, alamandan bize yar olmaz.
0
birsürüsorumvarr
(05.01.21)
Benim is arkadaslarim cok efendi, gercekten alman erkegi diyince aklima efendi erkek geliyor hem davranis hem tip olarak, yalniz almanin kötüsü türkün kötüsünden beter. espri , sosyallik bizimki kadar derin degil, yüzeysel.

bir de anlamadigim birsey var tas gibi alman cocuklarin yaninda ecis bücüs cekik gözlü asyalilar görüyorum, bir degil iki degil, gercekten bir gün birini cevirip soracagim

tesekkürler arkadaslar, aydinlandim.
0
wishmaythşngs
(05.01.21)
@wishmaythşngs

Ucuza guzel hizmet ablacim..aynisini yana yakila filipino arayan kanadali arkadaslara sordum ordan biliyorum. Hatunun onune bir kap corba koyuyorsun 1 ay goturuyor, az yakiyor dediler. Ben onlarin yalancisiyim :)
0
cooperr
(05.01.21)
@wishmy

sormalik bir sey yok, asyali hatunlarin batili beyaz adam takintisi bir baskadir. e asyali hatunlar da ezik olduklarindan erkegin bir dediklerini iki etmezler, pasaportu alirlar, daha guzel ulkede yasarlar, e erkegin de isine gelir, temizligini, yemegini yapar, sadiktir. tam bir win win situation.
0
baldur2
(05.01.21)
@baldur hahaha.
Pozitif mesajlar için de ayrıca teşekkürler. Kendi adıma bazen bu kadar medeni, bu kadar romantik bir türün varlığına inanamıyorum. Sonra da “dur lan Türk erkekleri de böyleydi başlarda” diyorum, geçer bi süre sonra diyorum. Yine de ben tatmin oldum :D
0
🌸bfm
(05.01.21)
ben üniversite ortamında bulunduğum için midir bilmem ama alman arkadaşlarımın çoğu ya dal****k ya da geek idi. yaptıklarıyla aşırı övünen ve ari ırk olduğunu dillendiremese de hissettirmek için elinden geleni yapan heriflerdi. ha aksi illa ki vardır ancak iyi analiz et. bulabiliyosan avusturyalı bul onlar iyi herifler sfsd
0
KidLazer
(05.01.21)
erkek değil ama alman kızları tanıdım, biri çok romantik sürekli ilgi isteyen bir kız diğerinin ise telefon direğinden farkı yoktu. İki ayrı uç dolayısıyla buradan istediğin gibi bir cevap bulamayacaksın muhtemelen. Ortak noktaları hepsi dakik, paylaşımcı ve mantıklı insanlar benim gördüklerim.
0
mirty
(05.01.21)
(13)

Kadınların erkeklerde aradığı kalite standardı neden bu kadar düştü?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Çok uzun bir süredir gözüme takılıyor ama son zamanlarda iyice artmaya başladı. Güzel kadınların yanında gördüğüm erkek tipleri gittikçe kalitesizleşiyor. Nerede çakal çukal, serseri, suç sabıkası olan, at hırsızı, okumamış, cahil tipler varsa onlarla takılmaya özen gösteriyor gib
Merhaba arkadaşlar,

Çok uzun bir süredir gözüme takılıyor ama son zamanlarda iyice artmaya başladı. Güzel kadınların yanında gördüğüm erkek tipleri gittikçe kalitesizleşiyor. Nerede çakal çukal, serseri, suç sabıkası olan, at hırsızı, okumamış, cahil tipler varsa onlarla takılmaya özen gösteriyor gibiler. Erkeklerdeki "Nefes alsın yeter!" kafası sanırım artık kadınlarda da baş göstermeye başladı.

Bakıyorum evrenin patroniçesi olabilecek, cemaati olsa müridi olabileceğim kadınların yanında böyle vasat altı tipler var. Sanki önceden bu kadar zevksiz değillerdi. Çoğunun yanında yakışıklı, kültürlü tipte beyefendiler görüyordum. Görünce de "Vay lan helal olsun!Birbirlerini hak ediyorlar!" diyordum. Örneğin şu linklerdeki birbiriyle uyum oluşturmuş ünlüler gibi.

hips.hearstapps.com

hips.hearstapps.com


Biliyorum bu örnekler biraz abartı olabilir ama anlatmak istediğimi ifade edebildiğimi düşünüyorum.

Bir de son zamanlarda sugar daddy mevzuları çoğalmaya başladı. Taş gibi kadınlar parası var diye harika bir midesizlik örneği göstererek babaları, dedeleri yaşlarında adamlarla birlikte oluyorlar. Tamam mevzu paraysa, rahat bir yaşamsa bunu vaad edebilecek bir sürü zengin genç var, neden onları tercih etmiyorlar da gidip normal zamanda köpek çekeceği adamlarla birlikte oluyorlar? Nedir bu yozlaşmanın sebebi? Düşüncelerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(03.01.21)
Fotoğraftaki adamları tanımıyorum ama gayet hoş görünüyorlar bence.
0
epistemic_regress
(03.01.21)
He linktekiler uyumlu demişin, pardon
0
epistemic_regress
(03.01.21)
Babası dedesi yaşındakilerle birlikte olma sebepleri açıkça ortada ki adam öldüğünde mirasından 1. derecede hak sahibi olmak. Başka bir sebebi olabileceğini zannedemiyorum yeteneklerim ermiyor o noktaya.

Niye kalitesiz... kadınlar kaliteli erkek bulamıyor dersem kızarsın şimdi. Kaliteli erkek aramak için kaliteli kadın olmak gerekir, zira kalitenin ne olduğunu kendinden bilir insan. Kendi kalite anlayışı neyse onun peşine düşer insan. Demek ki herkes kendi kalibresinde kişilere yöneliyor.

Ama şu da var. Kendini çok farklı gösterip sonradan 180 derece ters çıkanlar da hiç az değil, her iki tarafta da. Hatta benim sırf bu yüzden neredeyse fobi denecek kadar korkularım oluştu, bırak evlenmeyi, ilişki bile kuramıyorum. Evet resmen fobi.

Onun için bu konuya kafa yormak çok da verimli olmayacak bence. Herkes kendine göre birini buluyor işte. Oluyor veya olmuyor ayrı mesele.
0
1bir1bir1
(03.01.21)
Soru güzel kadınlar, neden kültürlü yakışıklı erkekleri tercih etmiyor anladığım kadarıyla. Belki onlar da kültürlü değildir ya da kültürleri bu tiplerle uyumludur sadece tipleri değildir bilmem anlatabildim mi. Bazı güzel kadınların zengin erkeklerle birlikte olması ezelden beri olan bir şey. Ben son zamanlarda bunda herhangi bir artış görmedim. Sugar daddy mevzusu da aynı şekilde. Genç ve yakışıklı zenginler belki onlarla ilgilenmemiştir, çok eşlilikten yanadır. Belki de yaşlı olan makbul geliyordur evlilik ölüm miras vs.
0
turkce konusan uzayli
(03.01.21)
Bahsettiğin türde hırt erkek-prenses kadın çiftlerinden çok görmüyorum ben. Kriterleri bence hiç değişmiyor kadınların. Hazır kurulu düzen istiyolar. Yakın gelecekte mesela erkeğin bugünkü türkiye şartlarında bu bahsettiğim düzeni kurması daha uzun sürecek artık. Eski türkiye'de 25'inde kadın ve erkeğin evlilik için gereken asgari şartları sağlaması daha kolayken artık çok daha zor. 30'unda kadın 40-45'inde erkek çiftlerini gelecekte çok görecez bence.
0
IncredibleMau
(03.01.21)
Geneli öyle midir bilmem ama öyleyse de sebebi ekonomik olabilir, idealist erkekler genelde fakir. Kız belli bir yaştan sonra yemişim entelektüel erkeği diyor olabilir. Ama çevremde böyle insan yok benim
0
olaylar olaylar
(03.01.21)
o güzel bakımlı kadınların çoğu zaten kendisi keko. 2 dakika normal iletişim kuramazsın ama bazı kadınların keko sevdası yıl 3000'de olsa bitmez.büyük oranda yetişmeden,ortamdan kaynaklı. sugar daddy olayında ise eskortluktan daha güvenli olduğu için olabilir.
0
potsdamer
(03.01.21)
the cat in the hat +1

kadın güzelse otomatik olarak zeka, kültür, anlayış, vizyon vs. hepsi otomatik bünyelerine mi yükleniyor? demek o adamlara denkler işte.
0
anais
(03.01.21)
Hem güzel, bakımlı hem de kültürlü çok kadın var, onlar hemen kapılıyor. Senin bahsettiğin, sadece güzelliğine güvenerek kendine bir şey katmamış kadınlar. Halo effect’e yeniliyorsun. Bir kadın güzel olduğu için iyi ya da güzel olmayandan daha kaliteli, kültürlü sanıyor olabilirsin.

Güzellik dediğin maksimum 10 sene geçerli. Şimdi ben 36 yaşındayım, yaşıtlarımın 10 sene öncesini hatırlıyorum. Şimdi istesem 2 günde bir sugar baby bulurum ama 20-25 yaşında, güzel ama keko bir kadın istemem. Kapılanlardan arıyorum, bulacağıma inanıyorum.
0
stewie
(04.01.21)
erkeklerdeki güzel kadını iyi insan zannetme yanılgısı

vs

kadınlardaki kaba erkeği güçlü erkek zannetme yanılgısı
0
twelfth
(04.01.21)
"Bakıyorum evrenin patroniçesi olabilecek, cemaati olsa müridi olabileceğim kadınlar"

örneğini koyduğun kadınların güzellik dışında bi numaraları yok. it kopuk seven kadın neyse, tın tın teneke içi boş dışı güzel kadına tapan sen de osun.

sen bu kadınları beğenince normal, onlar bunları beğenince kabahat. ben de bu ikiyüzlülüğünüzü utanmadan ortalık yerlere yazabilmenize ve sanki çok anormal bir şeymiş gibi canhıraş savunabilmenize hayret ediyorum.
0
birsürüsorumvarr
(05.01.21)
herkes seni dövmüş ve gereken cevabı vermiş zaten :)

ben twelfth +1 demeye geldim
0
dafuq
(05.01.21)
Genelde bu tercihi yapan kadınlar benim gördüğüm. Eğitimli, avrupai ailelerden gelen kadınlar oluşturuyor. Bu psikopat tiplerin yanında kendilerini daha güvende hissediyorlar.

Birde birde erw +1
0
komando kani var bende
(06.01.21)
(11)

Neden aramadı?

frankfrank
Hiçbir zaman sevgililiğe dökülmese de birkaç yıl önce flörtvari bir havada olduğumuz bir arkadaş vardı. arkadaştık ama fazlası da var gibiydi. kısmet değilmiş sanırım, olmamıştı. (ben kadın, o erkek)yıllardır pek görüşmedik, denk gelemedik.sosyal medyada, ortak arkadaşların hikayelerinde falan görme
Hiçbir zaman sevgililiğe dökülmese de birkaç yıl önce flörtvari bir havada olduğumuz bir arkadaş vardı. arkadaştık ama fazlası da var gibiydi. kısmet değilmiş sanırım, olmamıştı. (ben kadın, o erkek)

yıllardır pek görüşmedik, denk gelemedik.

sosyal medyada, ortak arkadaşların hikayelerinde falan görmeye başladım birkaç kere.

aklıma düştü, aradım. çok mutlu oldu. 1 saati aşkın sohbet ettik. yüzyüze de görüşelim dedi. saatine gününe kadar kararlaştırdık. buluşmayı konuşurken heyecanını, mutluluğunu sesinde hissettim. 1 hafta sonra olacaktı. o işten çıkıp gelecekti, o nedenle o arayacaktı.

aramadı. buluşacağımız akşam yine bir ortak arkadaşın hikayesinde gördüm.

aradan 2 hafta geçti. başta ben aradığım için, sonrasında o haber vereceği ama vermediği için ben de tekrar aramadım. abartmamak için.

kendisi görüşmeyi teklif edip mutlu da olmuşken neden sonrasında hiç aramamış olabilir?
0
frankfrank
(01.01.21)
Yanlış hissetmiş olabilirsin. Doğru hissettiğini düşünüyorsan kibarca sebebini sor? Tersini düşünüyorsan bir şey yapmana gerek yok.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(01.01.21)
Bunun sebebini sadece kendi bilebilir. Uygun bir dille sorabilirsin, bunda bir sakınca yok bence.
0
elma
(01.01.21)
- araması gerekirken aramadı
- başkasının hikayesinde görünüyor (yani önemli bir engeli yok)
- üstelik aramamasıyla ilgili bir geri dönüş de yapmadı

en yüksek iki olasılık

- o kişi için öneminiz/anlamınız muhtemelen sizin zannettiğinizden daha az
- arayan kadınsa ve arada ciddi bir negatiflik yoksa erkekler %90 terslemez ve memnun gözükür ama bu arayanın öncelik taşıdığı anlamına gelmez
0
qaram
(01.01.21)
Bana da bazen oluyor, araya zaman girdi mi böyle o ilk heyecan gitmiş oluyor.
Bir de ilk sen aradığına göre biraz çantada keklik gibi hissetmiş olabilir bu da tabii ilgiyi azaltıyor
0
yarey
(01.01.21)
Araya zaman girdi dediğim o bir hafta. Kararlaştırdıktan sonraki. Buluşmadan bir iki gün önce tekrar o ateşi yakmak lazım galiba
0
yarey
(01.01.21)
ararsanız soğuyabilir ne kadar çaresiz biri gibi deyip. tersi de olabilir eğer unutmuşsa gerçekten. bence unutmamıştır sadece acelesi yok
0
ShadowOfMoon
(01.01.21)
1hafta boyunca konuşmadıysanız çekinmiş olabilir. sizden beklemiştir belki bir ses seda buluşmaya 1-2 gün kala. arayıp sormadı diyip boşver demiş olabilir.
0
xrated
(01.01.21)
ben de insanları aramam pek. arayacağım diye söz verdiysem ararım. unuttuysam 2 seçenek var ya ilgi duymuyorum o kadar çok ya da çok sıkışık durumdayım. o kişi sıkışık durumda değlilse eğleniyorsa unutmuştur. çok sallamamıştır.
0
aloneinthedark
(02.01.21)
Salin gitsin +1

Bulusulacagi zaman tarih, saat ve mekani MUTLAKA onceden netlestirin. Son ana kadar “su gun bulusuruz ama isten cikamazsa gelemez” ya da “ciktiginda uygun bi yer soyler orada olur” vs olunca olmuyor.
Bulusamayacak olursa da haber verme durumunda kalir boylece.
0
kuehles blondes
(02.01.21)
Neden arasın ki?

Mutlu filan olmadı. Böyle bir durumda biri ben arasa bende soğuk davranmam, mutlu gibi yaparım. Telefonu kapattım mı "nereden çıktı bu" derim.

Eğer buluşma zamanına kadar beni darlamadıysa unutma numarası yaparım.
Aramayıp kaybolduysa süper olur.
Buluşma önce ararsa mecbur buluşulur, çok mutluymuş gibi konuşulur.

Tüm bunlar "arkadaştık ama fazlası da var gibiydi. kısmet değilmiş sanırım, olmamıştı." kısmının sebeplerine bağlı. Özellikle senden dolayı bir sebepten olduysa üstteki yazdıklarım geçerli.
0
infernalcadre
(02.01.21)
ya uzun süreden sonra sizin durumunuzdaki biri beni arasa ben açmazdım açıkçası. ama adam açmış bi de plan yapmış. çabuk sıkılan biriyse hemen hevesi kaçmış olabilir.
0
wheredidallthewinego
(04.01.21)
(13)

Yılbaşını nasıl geçiriyorsunuz?

we are floating in space
Ne izliyor, ne dinliyor, neyi takip ediyorsunuz? Bizimle de paylaşın.
Ne izliyor, ne dinliyor, neyi takip ediyorsunuz? Bizimle de paylaşın.
0
we are floating in space
(31.12.20)
yatış. ot gibi takılıyorum, covidi yeni atlattım ailem karantinada hala, herkes kendi odasında

edit: teşekkür ederim
0
oekuklu
(31.12.20)
@oekuklu geçmiş olsun.
0
🌸we are floating in space
(31.12.20)
Özel bi yemek hazırlamadım, evde kestane ve sıcak şarap ve film ile minimal bir eğlence, sonra da sevdiğim bir konseri açabilirim yine youtube dan, geçen sene de yılbaşını böyle geçirdim ve bu modu seviyorum
0
freebird5406_2
(31.12.20)
Pizza yapiyorum. Bitince alıp seçtiğim filmlerden birini karşısında yerim herhalde.
0
Amaranta ursula
(31.12.20)
2 senedir oyun oynarak giriyorum. bu sene de niyetim oyun oynamak.
0
put it in your appropriate place
(31.12.20)
içim sıkılıyor ve bir an önce sızmayı diliyorum :D
0
passion rules the game
(31.12.20)
Konsolum var oyun oynayarak
0
opitseri
(31.12.20)
biraz sonra trainer'da 45 dk düşük tempo pedal çevireceğim. maksat spor olsun.
akabinde 22.00 civarına kadar çalışırım.
sonra bir online yılbaşı meeting'ine katılıp kamerayı sesi filan kapatarak eğleniyormuş gibi davranmaya bile tenezzül etmeyiş,
ardından bir film. büyük ihtimal uzakdoğu filmi.
0
filteria
(31.12.20)
ilk kez tek başıma giriyorum. güzel bir yemek yaptım kendime. bir şişe şarap açtım. spotifydan güzel bir liste açtım öyle takılıyorum.
open.spotify.com
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(31.12.20)
Molalarla çalışarak giriyorum. Aralarda Anna Karenina’yı izliyorum durdura durdura. Çay, kahve.
0
gayda
(31.12.20)
Toplu yeni yıl mesajlarını hem gönül kırmadan hem sohbeti uzatmadan tek mesajda eritmenin yöntemlerini düşünüyodum. İşe yarıyor gibi.

Film + karbonhidrat..
0
IncredibleMau
(31.12.20)
ben de ps4 oynuyorum arada youtbe'dan bir şeyler izliyorum. yine arada da sevgilim ve eş dostla konuşuyoruz. standart bir tatil günü gibi geçiyor.
0
ravenclaw
(31.12.20)
Kız arkadaşımla gezdim yasak saatine kadar. Film izlemeyi düşünüyoruz. Arada televizyona bakıyorum. Kuru yemiş, mandalina, çay falan takılırım.
0
dissendium
(31.12.20)
(24)

32 yaşındayım hiç alkollü içecek içmedim

işimdeyim gücümdeyim
Çok şey kaçırıyor muyum?
Çok şey kaçırıyor muyum?
0
işimdeyim gücümdeyim
(31.12.20)
Evet.
0
buff
(31.12.20)
Bence hayır.
0
himmet dayi
(31.12.20)
Hayır. Ilgın ve merakın varsa iç.
Ben de hiç içmedim ve açıkçası hiç merak etmiyorum. Aksine kokusundan rahatsız oluyorum. Işin sağlık boyutuna hiç girmiyorum bile.
0
Amaranta ursula
(31.12.20)
İçinde başka Bi güzel oluyor ama içmeyince de kötü olmuyor.
0
valarmurgulis
(31.12.20)
Bol bol eğlenceyi, normalde yapmayacağın şeyleri yapmayı, arkadaşlarınla bol bol duygusallaşmayı gülmeyi falan kaçırıyorsun.
0
eazy
(31.12.20)
niye denemiyorsun?
0
jepa
(31.12.20)
yeryüzünde başkalarının yaşayıp deneyimlediği bazı şeyleri yaşamamış oluyorsun.

bu yaşanmamışlığı eksiklik olarak görmüyorsan bir şey kaçırmamışsındır.
0
tabudeviren
(31.12.20)
Hayir hic bir sey kaybetmiyorsun. Ama deneyebilirsin. Zaten deneyimce begenmeyeceksiN. Alkol tadi guzel oldugu icin icilen bir sey degil.
0
exlibris
(31.12.20)
sanmam...iste karacigerin kullanim omrunu bi 10 sene uzatmissindir iste. yoksa su icen de hep ayni yere
0
hay sikfuck
(31.12.20)
Bana göre evet.
Güzel viskinin, romun, sıcak ve spor yapildiktan/is yapildiktan sonra icilen soğuk biranin, bazi kokteyllerin hepsinin yeri baska.

Kişiden kisiye değişir, bana göre alkol hic almayan kisi cok sey kacirir.
0
logisticsmanager
(31.12.20)
bir şey kaçırdığın yok hocam. tamamiyle senin tercihin.

alkol ortama göre güzel giden bir içecek. belki 10 kere içiyorsun birinde keyif alıyorsun öyle bir şey. kebapla aynı yani.

o sebeple kaçırdığın bir şey yok.
0
duyurukullanıcısı
(31.12.20)
hiç içmediğin için evet.
0
Piukh
(31.12.20)
Hiç de bir şey kacirmiyorsun.
Iğrenç. Sadece şekil yapmak için içiliyor.
0
yarey
(31.12.20)
Kaçırdıkların; içmeye başladıktan yaklaşık bir saat sonra söylemek isteyipte söylemediklerini söyleyipte rahatlamak, içinden geldiği gibi kendini kasmadan eğlenebilmek, deşarj olmak, yaşamayı-arkadaşlarını-sevgilini-karını o an yanında kim varsa işte daha çok sevdiğini anlayıp ona sevgi cümleleri kurmak. Üç saat sonra daha çok içme isteğiyle masadaki bütün alkollere saldırmak. Dört saat sonra mide bulantısıyla uyumaya çalışmak, kusmak yada sızmak. Sabah kalktığında deli gibi baş ağrısıyla kendine sövüp geceyi düşünmek, gecenin yarısını hatırlamayıp kötü birşey yapmadım yada saçmalamadım umarım diye paranoyaya girmek. Muhtemelen ilk içtiğinde başına gelecekler bunlar tabi ortamına da bağlı. Düzenli içmeye başladıktan sonra nerede durup nerede devam edeceğini öğrendikten sonra bunları nadir yaşayacaksın. Sonuç olarak dene tabiki pişman da olsan bir tecrübe olur.
0
IcedFlames
(31.12.20)
hmm yani çok şey kaçırıyorsun diyemem ama bazen çok hoş oluyor insan sevdiklerinle beraber içerken böyle bir mutluluk geliyor, harika bir his :D bir kere bile olsa deneyimlemeni tavsiye ederim.
0
theseachange
(31.12.20)
ben de hiç içmedim. içen çok arkadaşım var ama içmek hiç aklıma gelmedi. 17-18 yaşıma kadar içen kimseyi görmediğim için olabilir belki. bir şey kaçırdığını sanmıyorum
0
avatar is back
(31.12.20)
kaçırmıyorsun. zaten kaçırmışsın.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(31.12.20)
evet ve hayır. neden hoşlandığına bağlı
0
argent dawn
(31.12.20)
Neden içmediniz? Dini nedenlerden ötürü mü? Ben de sevmem. Midem kaldırmıyor.
0
gelmeistemem
(31.12.20)
hiç içmediysen iki bira bile yeterli olabilir hafif bir sarhoşluk yaşamak için. yani tam olarak en yakın tekele gidip 25-30 lira vererek yaşayabileceğin bir tecrübeden söz ediyoruz. haliyle çok şey kaçırdığını zannetmiyorum ama sarhoşluk ŞAHSİ FİKRİMCE herkesin en azından bir kere tecrübe etmesi gereken değişik bir his. yaşamayan çok şey mi kaçırmıştır? hayır. küçük bir şey yani, üzerinde düşünmeye değmez.

ben ilk kez 18 yaşımdayken içmiştim. arkadaş kadıköy'de bir mekana götürmüştü. buz gibiydi bira. tadını beğenmemiştim (ilk içişte alkolü seven kimse yoktur herhalde) ama hem dışarıda oturuyorduk hem de arkadaşımlaydım, haliyle güzel bir ortam vardı. çerezle fındıkla fıstıkla iki tane içiverdim. çok tatlı bir sarhoşluk yaşamıştım o gün. hafif gevşeme, rahatlama, her şeyin göze daha güzel görünmesi vs...

ama bu da biraz uyuşturucu gibi elbette, açıkçası alıştıktan sonra hem sarhoş olmak zorlaşıyor hem de sarhoş olsan bile ilk seferki gibi tatlı gelmiyor.

bence bi ara kap iki tane bira, al yanına çerezini, otur iç yavaş yavaş. hiçbir şey kaybetmezsin.
0
der meister
(31.12.20)
Zamanında alkol kullanıp bırakmış biri olarak söylüyorum kesinlikle bir şey kaçırmıyorsunuz ve doğru olanı yapıyorsunuz. Tekel ürünleri sağlığa zararlıdır zehirdir. Siroz, diyabet, obezite gibi hastalıkların en büyük sebeplerinden biridir. Alkol kana karıştığı andan itibaren iç organlarda tahribata sebep olabilir. Ayrıca suç oranları alkol kullanımıyla paralel olarak artış göstermektir.
0
acebi
(31.12.20)
Kesinlikle bişi kaçırmıyorsun
Matah bişi değil
0
photo85
(01.01.21)
Sırası geldiğinde kafayı bulamayanlar kesinlikle bir şeyler kaçırıyor. Sizin adınıza sizden rica ediyorum, şu hayatınızda bir kez olsun kafanız güzel olacak kadar için.
0
huçi kuçi
(01.01.21)
çeşitli sebeplerin vardır sanırım ama hiçbiri hiç içmemek için yeterince makul değildir. bence böyle düşünmek yerine yanında tuzlu atıştırmalıklarını da hazır ederek hemen koş bi şeyler iç. yavaş yavaş, güzellerinden başlayıp deneye deneye kaçırdığın şeylere yetişebilirsin. sevmezsen ya da kötü deneyim yaşarsan vazgeçip kaçma, ağırdan da al o yüzden. hadi inş.
0
snape i başından beri tanırım
(01.01.21)
(9)

aile ve çocuk baskısı

melodi
ailelerinizin çocuk yapın baskısıyla nasıl başediyorsunuz? 2.5senelik evlilik öncesinde 5senelik bi ilişki. nerdeyse ilişkinin tamamı hastalıklar&vefatlarla geçti doğru dürüst birbirimize zaman ayıramadık.evlendik bu sefer işten ayrılmak zorunda kaldım ve 2 sene çalışmadım(bulunduğumuz yerde mesleği
ailelerinizin çocuk yapın baskısıyla nasıl başediyorsunuz?

2.5senelik evlilik öncesinde 5senelik bi ilişki. nerdeyse ilişkinin tamamı hastalıklar&vefatlarla geçti doğru dürüst birbirimize zaman ayıramadık.evlendik bu sefer işten ayrılmak zorunda kaldım ve 2 sene çalışmadım(bulunduğumuz yerde mesleğimle alakalı iş olmaması sebebiyle) şimdi iş olanağı olan bi yere geldik onda da corona patladı iş yok neyse sonuçta psikolojik olarak çocuğa hazır değilim.(2 sene daha evde oturmaya gücüm yok)

dün eşimin anneannesi aradı iyi yıllar vs dedikten sonra ben artık ölücem yaşlandım torun sevmek çok istiyorum dedi. eşimde inşallah vs diyip geçiştirdi(her aradığında söylediği için) sonra bombayı patlattı ve eğer olmuyorsa doktora gidin dedi.inanılmaz zoruma gitti ya neden bilmiyorum ama bu saygısızlık değil mi? (eşim benim duyduğumu bilmiyor)
0
melodi
(31.12.20)
Boş verin. Bu ortamda çocuk bakmak mantıklı mı?
0
geçerkenugradım
(31.12.20)
Saygısızlık. Çocuğunuz olmayabilir, şu anki gibi hazır olmayabilirsiniz ya da hiç çocuk istemiyor da olabilirsiniz. Bu sadece sizi ilgilendirir. Ben gerçekten hayret ediyorum insanların bu derece cüretkar olmasına.
Ben biraz fazla net bir insanım, sizin yerinizde olsam konuyu bana ima eder veya açarsa net bi şekilde fikrimi dile getiririm.
0
loverdose
(31.12.20)
Evli değilim ama ben de muhatap oluyorum böyle ifadelerle. Rahatsız olmuyorum. Onların da (anne, baba) böyle bi özlemi var, benle paylaşıyorlar; anormal gelmiyor. Dile getirdikleri şey (dünya gözüyle görmek arzusu) gayet insani bir şey hepimiz ölümlü olduğumuz için. Böyle bi motivasyonla evlenilip, çocuk yapılmaz elbette; ama ben de böyle tecrübelerim olacaksa ailem sağ olsun o zamanlarda, paylaşalım isterim. Geçenlerde bi arkadaşım işe girdi, annesi “babası sağ olaydı da göreydi” gibi bir şey dedi. Aynı şey. Güzellikleri, sevinçleri paylaşmak istiyoruz.

Bir de size dememiş, kendi torununa demiş. Belki bu konuda konuşacak yakınlıkları vardır. Yakın arkadaşlarımla gayet detaylı muhabbetler ediyoruz bu konularda. Çocuk isteyip hamile kalamayan da paylaşıyor, çocuk istemeyen de paylaşıyor, çocuk isteyip yapacak adam bulamayan da paylaşıyor; çeşit çeşit. Kesinlikle kocamdan başka kimseyle konuşmam diyeceğiniz bi tabu mu bu konu? Benim tavrım böyle kişisel konularda, sorunun kimden geldiğine göre değişiyor. Ben işsizken bikbik konuşan alakasız insanlar vardı, susturdum. Sana ne, sen mi besliyorsun beni dediğim kişiler oldu. Ne alaka bi dayım dile getirince evlilik konusunu lafını verip, mutlu oluyorum misal. Çünkü ona ne, ona burdan bi sevinç veya üzüntü payı yok ki? Belki sene oldu görmeyeli, napacan benim medeni halimi?

Maruz kaldığınız diğer baskılar (iş) yüzünden, kadının sözleri bilmeden başka bi yere dokunmuş olabilir. Sizin çocuk hakkındaki düşüncelerinizi ne bilsin? Bir de, bi akranım bana iki sene daha evde oturmayı göze alamam dese gayet anlarım. Ama annem anlamaz misal. 2,5 sene oğlundan veya kızından hamilelik haberi almazsa ya evliliğinde bi sorun var diye düşünür ya da biyolojik bi problem var diye düşünür. Sorar da bunu. Yekten söylediniz mi çocuk istemediğinizi? Böyle hep inşallahlarla geçiştirerek kurguya sevkediyor olabilirsiniz.

Çok yaşlı savunucusu bir yorum oldu ama patavatsızlık, saygısızlık gelişinden belli eder kendini. Yakınlığa bağlı olarak değişir, bu konularda konuşulması her zaman saygısızlık değil benim gözümde.
0
gayda
(31.12.20)
Saygısızlık. Yüzlerine yüzlerine "sana ne" diye bağırılmasını hak ediyorlar. Tınmayın. Yapabileceğinize inandığınız zaman teşebbüs edersiniz. Buna onlar karışamaz.
0
1bir1bir1
(31.12.20)
@gayda yani 5sene çalıştıktan sonra istanbuldan abuk 25.000 nufüslü bi ilçeye taşınma&işsizlik süreçlerimin hepsine 2 sene boyunca şahit. her aradığında eşime kızı gezdir biraz evde oturmak zordur diyen insan. bi kaç defa bozdum bana söylemiyor artık ama arkamdan konuşur gibi sıkıntı mı var vs demesi sinirimi bozdu( kist geçmişim var ve bunu biliyor o yüzden fizyolojik bişey olup olmamasını bana yorduğunu düşünüyorum)

yaşlar 30un ortaları olunca bizden çok o telaşlanıyor sanıyorum. biz de belki isteyeceğiz ve belki olmayacak o zaman anne&baba özlemi çeken bi sürü çocuk var evlatlık edinirz diye düşünüyoruz eşimle
0
🌸melodi
(31.12.20)
abartıyorsunuz ve tepkileriniz normal değil. diğer cevap verenlerin de tepkileri normal değil.
demek sizin de kafanıza takılan bir olay veya içten içe istiyorsunuz yoksa niye insan buna sinirlensin ki? evlenmek ve çocuk yapmak istemediğim dönemde bunu ima edenler komik geliyordu bana ve hiç sinirlenmiyordum. ne zaman ki kistim ortaya çıkıp çocuk riskim oluştu o zaman alınmaya başladım çünkü ben de üzülüyordum duruma. benimki gibi olabilir bence.
0
kaptan maydanoz
(01.01.21)
@kaptan maydanoz kistim olduğunda evli bile değildim kistle bunun ne bağı var anlayamadım. hayatımın hiç bi dönemi aman bi çocuğum olsun demedim hiçbir zaman arkadaşlarımın çocuklarını sevmedim.

içten içe istemek ne istesem yaparım :) yani kimden neyden çekinicem. net bir şekilde istemiyorum çocuk ve bunun benim arkamdan bi sıkıntı mı var doktora gidin diye akıl verilmesi de bence terbiyesizlik
0
🌸melodi
(01.01.21)
Bekarlara da ne zaman evleneceksin hala birini bulamadın mı diye sorarlar :)
Yani böyle şeylere hayatımız boyunca maruz kalacağız, insanları susturmak mümkün değil.
Galiba doğru olan umursamamayı öğrenmek, bırakın konuşsunlar, siz de kırmadan umırsamadan geçiştirin, sizin huzurunuzdan önemli değil sonuçta.
0
elma
(01.01.21)
5 yillik evliyiz. En basindan beri cocuk istemiyoruz diye net bir sekilde belirtiyoruz. Artik pek bir sey demiyor kimse, alistilar. Insallah deyip gecistirirseniz, soylemeue devam ederler sizin de istediginizi ve yapamadiginizi dusunup. Onun gecistirme oldugunu herkes anlamaz. :)
0
lemmiwinks
(01.01.21)
(4)

Anneyle Babanın Saf Olması

namidigerkokuc
Cidden artık yıldım ya. Birileri bunlara çirkefleşiyor. Bunlar doğru düzgün sesini çıkarmıyor. Hani korkudan falan da değil. Korkacak bi durum yok ortada. Bunlar bakarız moduna geçiyor. Ortaokulda babam 600 lira dersane parasına laf ediyordu, eve gelen adamlar konuştular ettiler 1 koli kitaba bin kü
Cidden artık yıldım ya. Birileri bunlara çirkefleşiyor. Bunlar doğru düzgün sesini çıkarmıyor. Hani korkudan falan da değil. Korkacak bi durum yok ortada. Bunlar bakarız moduna geçiyor. Ortaokulda babam 600 lira dersane parasına laf ediyordu, eve gelen adamlar konuştular ettiler 1 koli kitaba bin küsur lira için babama senet imzalatmışlardı. Niye böyleler cidden anlayamıyor. İşin kötü tarafı ben de küçüklüğümden beri çevrem tarafından hep saf bulunuyorum okulda 1. olsam bile. Napıcam ben...
0
namidigerkokuc
(30.12.20)
Sen büyüyünce denge bulunur. Sen onlara göz kulak olursun, onlar da biraz durulur. Normal şeyler bunlar.
0
prole
(30.12.20)
Anne babalar her zaman daha saf gelmiştir bana da.
0
eylul
(30.12.20)
Benimkiler de böyle değişmiyor.
0
Hallegadola
(30.12.20)
Kendilerini uyanık sanıp öyle geçinmeye çalışmalarından iyidir. İdare et onları sen de işte. İnsanların yarısından fazlası saftır, kalanların yarısından fazlası da kendini açıkgöz sanan saflardır. Saflık gayet normal bir şey. Ayıp da değil günah da.
0
fyodor fyodorovic
(30.12.20)
(2)

Nasıl hayırlı bir kısmet bulabiliriz?

wacot
Merhaba sayın duyuru sakinleri,Benim 41 yaşında abim gibi gördüğüm bir büyüğüm var. Kendisi işinde gücünde, çok kibar ve mütevazi öyle çok sosyal biri olmadığı için hayatında pek bir kadın olmamış.Doğal olarak bu pandemi döneminde biraz yalnızlığı kafaya taktı ve hafif depresyona sardı. Bu abimize h
Merhaba sayın duyuru sakinleri,

Benim 41 yaşında abim gibi gördüğüm bir büyüğüm var. Kendisi işinde gücünde, çok kibar ve mütevazi öyle çok sosyal biri olmadığı için hayatında pek bir kadın olmamış.
Doğal olarak bu pandemi döneminde biraz yalnızlığı kafaya taktı ve hafif depresyona sardı. Bu abimize hayırlı bir kısmeti nerelerden bulabiliriz ?
Neler yapabiliriz acaba ?

Not : Yaşadığı şehir Kayseri.
0
wacot
(29.12.20)
Beklentileri o kadar yüksek değil her insan gibi diyebiliriz. Aile'nin buldukları pek kafa dengi olmuyor veya fazla muhafazakar kaçıyor.
0
🌸wacot
(29.12.20)
Mantıklı, teşekkür ederiz cosmicstring (:
0
🌸wacot
(29.12.20)
(8)

Neden yaşıyoruz?

ayakkokususeveninsan
Neden yaşıyoruz?Daha saygın biri olmak için mi?Genlerimizi diğer nesillere aktararak insan soyunun devamını sağlamak için mi?Herhangi bir dini inancı olmayan bir insan olarak neden yaşıyorum sorusuna cevap bulamıyorum. Belki de yoktur cevabı. Her yaptığım eylemin nedenini sorguladığımda en son neden
Neden yaşıyoruz?
Daha saygın biri olmak için mi?
Genlerimizi diğer nesillere aktararak insan soyunun devamını sağlamak için mi?
Herhangi bir dini inancı olmayan bir insan olarak neden yaşıyorum sorusuna cevap bulamıyorum. Belki de yoktur cevabı. Her yaptığım eylemin nedenini sorguladığımda en son neden yaşıyorum sorusuna ulaşıyorum.
0
ayakkokususeveninsan
(29.12.20)
merak duygusu? bilemiyorum bu varoluşsal kaygı çok su kaldıracak bir konu. üstüne konuşulacak bir çok bakış açısı var.
0
drystedb efficacious
(29.12.20)
hiç vslla
0
papuayenigine02561
(29.12.20)
Bana kalırsa hayatta olan herkesin ona yaşama hevesi aşılayan nedenleri, geleceğe ilişkin ifade edilmemiş umutları ya da en azından, ıstırap verici de olsa hayatını sürdürmeyi onun için bir gereklilik haline getiren, kendisini sorumlu hissettiği bağlılıkları vardır. Bunlar tamamen duygusal şeyler, makul bir varoluş gerekçesi yok kimsenin. En sonunda bütün çırpınışlarımız hiçliğe gidiyor, burada mantık aranır mı? Duygularımız yaşatıyor bizi: arzularımız, umutlarımız, sorumluluklarımız... Mantığın bakış açısından hepsi en nihayetinde beyhude, boşuna. Bunu bile bile yaşıyoruz. Çünkü eylemimizi belirleyen şey bizi yaşamın boşunalığına dair bilinç sahibi kılan akıl yürütmelerimiz değil. Akıl sadece amaçlara uygun araçları tayin eden bir yeti, eylemlerimizi duygularımızla seçiyoruz. Duygularınız size yaşamaya değer bir şeylerin varolduğunu fısıldıyorsa, mantığınız kendi köşesinde istediği kadar hiççilik oynayabilir, siz yine de hayatta olmayı yeğlersiniz.
0
huçi kuçi
(29.12.20)
Çünkü neden yaşamayalım?

www.youtube.com
0
ananiyimioguz
(29.12.20)
Sevdiğim bir kadın ve zaman zaman tattığım anlık mutluluklar var. Yaşamamanın nasıl bir şey olduğunu bilmiyorum, ben de çoğunluk gibi gün geçiriyorum.
0
monty python
(29.12.20)
neden varız? varlık var mıdır? tanrı var mıdır? tanrı varsa ve her şeye gücü yetiyorsa bizim gibi sınırlı varlıkların olduğu bir şeyi neden yarattı?

bazı soruların cevabı malesef yok yaşadığımız kainatta. cevap olarak var yok %50 %50 ihtimal varsa düşünmenin de önemi yoktur.

Hava burda soğuk. parmaklarım üşüyor. ayın dördünde sınava gireceğim onun stresi var. bu sene artık amuda durabilmek ve sırbistanı ziyaret etmek istiyorum.
0
aloneinthedark
(30.12.20)
Sebebi yok Tanrının yazmış olduğu romanının bir parçası gibiyiz ve sahnede onun filmine renk katmak için oynuyoruz .
0
yeni ve işsiz
(08.01.21)
ben almanya'ya yerleşebilme hayaliyle yaşıyorum.

bildiğim tek şey "var olmak". insan o yüzden sebep bulmakta çok zorlanmıyor bence. o olmasın, başka bir şey olur.

yuvarlanıyoruz işte bi şekilde. taş çatlasa yaşayacağımız 100 yıl zaten, çok da zorlamanın anlamı yok bana kalırsa.
0
der meister
(08.01.21)
(11)

En yakışıklı Türk aktör ve en güzel Türk aktrist?

Trafalgar
sb
sb
0
Trafalgar
(29.12.20)
Fahriye evcen ve kocası.
0
IncredibleMau
(29.12.20)
kıvanç tatlıtuğ ve ya kadın bulamadım hiçbiri yeterince güzel gelmiyor. hazal kaya'nın yüzü çok güzel ama fizik yok onda da.
0
matilda
(29.12.20)
Yaşayan mı ? Cüneyt arkın ın gençliği yakışıklı, amerikada olsa dünyada tanınırdı
0
freebird5406_2
(29.12.20)
aktristi bilmiyorum pek çok seçenek var da aktör kesinlikle kıvanç tatlıtuğ.
0
rose parks
(29.12.20)
hic aklima gelmedi. dizilerdeki hali degil de nesliha atagulun tarzini begeniyorum. meryem uzerli de iyi.
erkek kivanc olur
0
ala09
(29.12.20)
cüneyt arkın, göksel arsoy, kartal tibet

icdn.ensonhaber.com

aktrist; türkan şoray ve ıtır esen.
0
stewie
(29.12.20)
Yeniler: Tuba Büyüküstün ve Kıvanç Tatlıtuğ. Dünyanın herhangi bir ülkesinde de ünlü olabilirlerdi bence bunlar.

Eskiler: Cüneyt Arkın ve Gülşen Bubikoğlu. İkisinin bir filmi de vardı, çok severdim.
0
Hallegadola
(29.12.20)
Tarık Akan bende 1. Sırada. Hülya Avşar da zamanın en iyilerinden
0
olaylar olaylar
(29.12.20)
Cúneyt Arkın
Itır Esen
0
dilemma of subscribtionability
(29.12.20)
Salih Güney
Müjde Ar
0
mutekebbir
(29.12.20)
eskilerden: cüneyt arkin ve emel sayin
yenilerden: kivanc ve esra bilgic
0
wishmaythşngs
(31.12.20)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.