Giriş
(5)

bir alışkanlığın bağımlılık olup olmadığını nasıl denetliyorsunuz?

duyurukullanıcısı
dizi izlemek, çok konuşmak, çok çay içmek, alışveriş vbyani alışkanlık mı? bağımlılık mı? değiştirilmeli mi? azaltılmalı mı? yoksa aynı mı kalmalı?bu sınırı belirlemenin yolu nedir?
dizi izlemek, çok konuşmak, çok çay içmek, alışveriş vb

yani alışkanlık mı? bağımlılık mı? değiştirilmeli mi? azaltılmalı mı? yoksa aynı mı kalmalı?

bu sınırı belirlemenin yolu nedir?
0
duyurukullanıcısı
(14.01.22)
yapman gereken bir şeye engel oluyorsa/çok vaktini alıyorsa/sana veya başkasına zararlıysa vs. azaltılması ya da bırakılması gereken bir şeydir.
0
rose parks
(14.01.22)
zaten sorun orada

onlara yol açtığının farkında değilsin
0
🌸duyurukullanıcısı
(14.01.22)
Cok basit, istediğin an durabiliyorsan aliskanlik. Durduramiyor önünü alamiyor engel olamiyorsan bagimlilik.

Sigara neden bagimlilik mesela? Birakmak istiyor bırakamıyor adam. Bu bagimlilik. Sigara çok pahalandi ekonimimi etkiliyor birakayim diyor ama yapamıyor.

Bağımlılık ile aliskanligi ayiran sey bu. Aliskanligini kontrol edemiyorsun o seni kontrol ediyorsa bagimliliga donusmus oluyor.
0
stavro
(14.01.22)
Bir tanımı vardı, aklımda şöyle kalmış.
"Hayatını olumsuz yönde etkilediğini düşünmene, durdurmak istemene rağmen durduramadığın hareket"
0
michael_knight
(15.01.22)
Bağımlılığın beyin kimyası farklı ve belli koşulların yerine gelmesi gerekli diye hatırlıyorum. Yani, örneğin fırsat buldukça her akşam oturup bir kaç bölüm dizi izliyorsunuzdur. Bir gün elektrik kesilir, izleyemezseniz canınız sıkılır ya da bir akşam arkadaşlarınızla buluşursunuz, aklınıza belki dizi izleyemediğiniz gelir, belki gelmez... Bu normal. Alışkanlık diyebiliriz sanırım.

Ama

1 - Dizi izleyemeyeceğim korkusuyla hard disklerinize dizi stokluyor, elektrik kesintisine karşı güç kaynağı alma planları yapıyor vb. iseniz
2 - Dizi izlemek sosyal ilişkilerinizi etkiliyor; sırf dizi izlemek için insanlara yalan söylüyorsanız, onları ihmal ediyorsanız
3 - Dizi izlemek öz bakımınızı olumsuz etkiliyorsa; dizi izlerken aç kalıyorsanız, tuvalete gitmemek için kendinizi sıkıyorsanız vb.
4 - Sabah uyandığınızda ilk aklınıza gelen şey dizi izlemekse. Dizi izleme saatiniz yaklaştıkça vücudunuz garip tepkiler veriyorsa; hep daha erken, daha çok dizi izlemek istiyorsanız,
5 - Dizi izleyememek size neredeyse fiziksel acı veriyorsa

Bunların hepsi birebir olmak zorunda değil, sonuçta bağımlılığın da seviyelerivar ama herhangi bir aktivite ya da madde için bunların bir kısmı, belli ölçülerde varsa bağımlılıktan söz edebiliriz sanırım.
0
salihdt
(15.01.22)
(4)

warez-bb tarzi

baldur2
torrent degil de eskiler bilir, warez-bb tarzi siteler ne var simdi? 1 tane programin pro versiyonunu bulmam gerekiyor da? lutfen silmeyin, ozellikle bir program sormuyorum, genel olarak warez siteleri kaldi mi diye soruyorum.
torrent degil de eskiler bilir, warez-bb tarzi siteler ne var simdi? 1 tane programin pro versiyonunu bulmam gerekiyor da?

lutfen silmeyin, ozellikle bir program sormuyorum, genel olarak warez siteleri kaldi mi diye soruyorum.
0
baldur2
(12.01.22)
www.warez-v3.org
sanet.st
0
salihdt
(12.01.22)
sonu "ddl" ile biten sitelere göz atılabilir
0
Erva
(12.01.22)
oneindir com veya fullprogramlarindir net iş görmüyor mu? sondaki paylaştıkları linkler genelde cloud linki oluyor hızlıca çekebiliyorsunuz.

fakat ben artık bütün bu sitelerin pro veya full sürümlerinde, pc için açık kapı bırakabilecek yazılımlar olduğunu düşünüyorum.
0
ananiyimioguz
(12.01.22)
programin pro versiyonu o sitelerde varsa torrenti kesin vardir. torrenti yoksa o sitelerde de yoktur.
0
robokot
(12.01.22)
(7)

işletme stratejisini değiştiren ürünler

holydreamer
apple'ın i serisini çıkarttıktan sonra stratejisinin değişmesi gibi aklınıza gelen başka örnekler var mı? yani bir firma bir ürün çıkartıyor iyi ya da kötü anlamda bu ürün işletmenin bütün stratejisini ve yönünü değiştiriyor.teşekkürler.
apple'ın i serisini çıkarttıktan sonra stratejisinin değişmesi gibi aklınıza gelen başka örnekler var mı? yani bir firma bir ürün çıkartıyor iyi ya da kötü anlamda bu ürün işletmenin bütün stratejisini ve yönünü değiştiriyor.

teşekkürler.
0
holydreamer
(11.01.22)
- Microsoft'un Office için abonelik sistemine geçmesi.
- Nokia'nın zamanında Symbian işletim sistemini kullanıp telefon piyasasına hükmetmesi.
- Amazon. Vaktinde sadece kitap alınıp satılan bir siteyken şimdi dünyanın en büyük alışveriş platformu.
- IBM'in bilgisayar satmaktan vazgeçmesi.
- Gittigidiyor. Eskiden açık artırma ile ürün satılan bir platformdu. e-bay'in satın alması ile bugünkü haline geldi.
- Trendyol. Eskiden ünlü markaların ucuzluğa girdiği yarı outlet gibi bir siteydi. Sonradan her şeyin satıldığı bir hale geldi. Aliexpress'in almasıyla yemeksepeti, getir gibi servislere de başladı.
- Yemeksepeti Banabi. Getir'e rakip çıktı.
- Getir. Eskiden kendi depoları yoktu. Marketten alıp getiriyorlardı. Şimdi kendi depoları var.
- Hepsiburada. Eskiden sadece kendi ürün satardı. N11 ve Gittigidiyor gibi pazar yeri haline geldi.

Bunlara ilaveten var olan üründe değişiklik yapıp strateji değiştirenler var. Örneğin Camel (sigara) eskiden Marlboro kaliteesi ve fiyatındaydı. Satışlarını artırmak için hedef pazar değişikiği yaptı. Kaliteyi ve fiyatı aşağı çekti. Bunun gibi birçok sektörden pek çok ünlü marka sayılabilir.
0
himmet dayi
(11.01.22)
Beşiktaş'ta B Blok eskiden normal yemek satıyordu, cheesecakeleri çok tutunca tüm stratejiyi cheesecake satmak üzerine değiştirdiler.

Bu bilgi senin işine büyük olasılıkla yaramayacak ama yolun düşerse gidip yersin.
0
archmage mahmut
(11.01.22)
akaryakıt istasyonlarındaki tuvaletler. adamlarda bir dönem akaryakıt 2. plandaydı, tuvalet hizmetinin yanında akaryakıt alıyordun. şimdi o da yok.
0
gabe h coud
(11.01.22)
Netflix'in dvd kiralama sirketinden streaming'e hatta icerik produksyonuna donmesi.
0
hot potato
(11.01.22)
roket adam
(12.01.22)
bunun kralını samsung yapmış zamanında. önceleri kuru balık ve çeşitli sebze satışı yaparken sonraları teknoloji şirketi olmuşlar :)
0
pardus
(12.01.22)
Amazon örneği alışveriş üzerinden verilmiş ama bence oradaki daha güzel örnek Amazon'un kendisi kullanmak için geliştirdiği servis arabirimi ve cloud altyapısının başlı başına bir ürün haline getirip AWS olarak diğer şirketlere satması, hatta AWS'in Amazon'u neredeyse gölgede bırakması...
0
salihdt
(12.01.22)
(4)

Yazılımın temeli nasıl öğrenilir?

marlonbranda
Selam. Bir yazılım dili öğrenmeye başlamak istiyorum eskiden kalan HTML bilgim dışında yazılım bilgim yok. Şu an aklımda Javascript var, bir yerden başlamak istiyorum fakat ezbere iş yapmak istemiyorum işin temelini öğrenip sonra uygulamaya geçmek istiyorum. işin temeli derken kastettiğim mantık ve
Selam. Bir yazılım dili öğrenmeye başlamak istiyorum eskiden kalan HTML bilgim dışında yazılım bilgim yok. Şu an aklımda Javascript var, bir yerden başlamak istiyorum fakat ezbere iş yapmak istemiyorum işin temelini öğrenip sonra uygulamaya geçmek istiyorum. işin temeli derken kastettiğim mantık ve algoritma öğren daha sonra başla gibi.. bu tip bir temel, işin zihinsel olarak temel kısmı.

tabi bana faydası olmayan bir şeye vakit harcamak istemem o yüzden fikirlerinizi istiyorum.

özet: bir yazılım dili öncesi yazılım temeli oluşturmak için ne çalışmalıyım? farazi örnek; mantık, algoritma vs.. gibi işin doğrusu gerekeni ne ise artık.

yazılım öğrenme amacım; JS ile web dapp'leri geliştirmek ihtiyaca göre üzerine koyarak devam etmek.
0
marlonbranda
(11.01.22)
Ya uzun bi cevap yazıp sildim. Özet geçmek gerekirse: uygulama geliştirmeye başla, ihtiyacın oldukça öğren.

Ama konuların temelini bilmeden nerede neye ihtiyacın olduğunu nasıl anlayacaksın? Bir şeye ihtiyacın olduğunu nasıl farkedeceksin yani? Bu sorunun cevabı yok. Sanırım üniversite bu işe yarıyor, bilen birileri mentörlük ediyor bi bakıma. Ama oturup "üniversite oku" demek saçma bi cevap olacağı için bu soruya mantıklı bir cevap bulamıyorum.

Algoritma olayının sonu yok çünkü. Çok özet bir cevap vermek gerekirse:

1- Computation temellerini öğren (opsiyonel)

2- Temel veri yapıları ve algoritmaları oku, sonra da implement et
temel veri yapıları: array, linked list, tree, graph
temel algoritmalar: search, sorting, tree balancing, graph traversal

3- Algoritma karmaşıklığı nedir, nasıl hesaplanır, big-o notasyonu nedir bunlara bak

4- JS'in temellerini öğren. Piyasada herkes kod yazıyor ama "this" tam olarak ne işe yarıyor, event loop nedir, değişkenler ram'de tam olarak nasıl tutuluyor falan bilen az.

5- Bolca pratik :)
0
plutongezegendegilmi
(11.01.22)
plutongezegendegilmi gayet güzel özetlemiş. Bence de önemli husus veri yapıları ve algoritmalar üzerinden hangi dil olduğundan bağımsız bir yazılım nasıl çalışır onu anlayabilir hale gelmek. Sonrasında gidip basit açık kaynaklı uygulamaların kodlarına bakıp ne döndüğünü anlamaya çalışarak da o veri yapılarının nasıl kullanıldığını, algoritmaların nasıl uygulandığını görürsünüz. Bundan bir adım sonrası da Object Oriented Programming özelinde class nedir, object nedir vb. gibi temel şeyler olabilir.
0
salihdt
(12.01.22)
roadmap.sh bu site sorunun tamamını karşılayacak şekilde yapılmış bence.
0
mimetorg
(12.01.22)
learntocodewith.me bu konuda gördüğüm en başarılı içeriklerin olduğu site.

Bir bakın derim, kendi başına sıfırdan öğrenmiş biri hazırlıyor siteyi.
0
anten
(12.01.22)
(26)

Bu insanlar çıldırmış mı? #2

deveyidiken
Önceki duyurum silindiği için yine paylaşıyorum. Belli bir grubu küçük düşürücü ifadeler kullanmışım :(Şu an kazandığım maaş 3700 TL. Önümüzdeki ay da 4500 civarı falan olacak. (Asgarinin altına düştüğü için mevcut maaşım, sağolsun şirketim müthiş bir artış yaptı) İstanbul’da ailemle birlikte kalıyo
Önceki duyurum silindiği için yine paylaşıyorum. Belli bir grubu küçük düşürücü ifadeler kullanmışım :(

Şu an kazandığım maaş 3700 TL. Önümüzdeki ay da 4500 civarı falan olacak. (Asgarinin altına düştüğü için mevcut maaşım, sağolsun şirketim müthiş bir artış yaptı)

İstanbul’da ailemle birlikte kalıyorum. 28 yaşına çok az kalmışken ayrı bir eve çıkıp düzen kurmayı çok istesem de bu para ile anca kiramı ödeyebilirim.

Kazandığım para itibariyle bir düzene sahip olmak imkansızken, çevremdeki insanlar bana sanki keyfiyetten düzen kurmuyormuşum gözüyle bakıyor. Bu insanlar mı normal düşünüyor, yoksa ben mi çok farklı bir bakış açısına sahibim?

Yani 4000-5000 lira ile İstanbul’da hayatta kalmak bana olanaksız geliyor. Bunu ben açık açık görebiliyorken, bu insanlar neden böyle davranıyor?
0
deveyidiken
(11.01.22)
Hayatta kalmasına kalırsın da her gün makarna yediğin hayat ne kadar hayat olur onu sen düşün. Eve taşınma masrafı bile binlerce lira tutuyor. Kimsenin aklına uyma. Gerçekçi düşünmüyor o kişiler.
0
dissendium
(11.01.22)
Zamanında rahat rahat ev, araba sahibi olabildikleri için. Bir de yaşlanınca gerçekten zekada bir gerileme oluyor, artık bundan emin olmaya başladım ben.
0
ruhen hastayim ben
(11.01.22)
Uyulacak bir akıl yok maalesef ortada. Ne ev kiralayacak ne de araba alacak durumu göremiyorum kendimde. Yemeyip içmeyip iki senedir birikim yapıyorum ama o bile yeterli değil. Bu ortamda yeterli param olsa da hareket edemem.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
Yani insan belli bir yastan sonra kendi evine cikmasi makbuldur eyvallah da bunun basit bir matematigi var, ac kalacagini bile bile de bunu yapmanin alemi yok. Su anki piyasada bir asgari ucretliye bedava ev verseler sadece aile evinden cikip o eve yerlesmenin masrafini 2 senede odeyemez. Akil var mantık var.
0
stavro
(11.01.22)
ya mis gibi duzenin olsa da insanlar elestirecek bir seyler bulur hic farketmiyor yani, bizde genelde baskalarinin hayatini nasil da yanlis yasadigini gostermek gibi bir takinti var. "ben senin yerinde olsam ne yapardim biliyor musun?" -yapamazdin abicim

elestiri aileden geliyorsa uzun vade cozumunu merak ediyor olabilirler. barinma + yemek parasi olmadiktan sonra (aileyle yasaniyorsa, tabii onlara para veriyor musun bilmiyorum) o maas direk egitime harcanabilir. sonucta kendini gelistirmiyorsan maasin zamlansa bile alim gucun asagi yukari hep ayni kalacaktir. omur boyu bu sartlarda yasamak istemedigin varsayimiyla, "tamam simdi 4500 maas aliyorsun, sirada ne var? bu durumdan nasil cikacaksin?" diye merak ediyor olabilirler.
0
robokot
(11.01.22)
"Bunu ben açık açık görebiliyorken, bu insanlar neden böyle davranıyor?"
0
invictae
(11.01.22)
"Bunu ben açık açık görebiliyorken, bu insanlar neden böyle davranıyor?" Çünkü boş konuşmaya bayılırlar.
0
invictae
(11.01.22)
İş değiştirme imkanınız yok mu?

Şu an vasıfsız işçiler bile 4.250 lira alıyor. 4.500 liranın çok üstünü hak ediyorsunuzdur eminim. benim gibi düşünen işverenler de vardır. bu şartlarda çalışmak zorunda değilseniz mutlaka yeni bir iş bakın.
0
himmet dayi
(11.01.22)
Schengen vizesine başvurdum, o çıkar çıkmaz işimi bırakacağım. Şu an Tik Tok’un işlerini yapan bir firmada çalışıyprum. Yani işim kabaca tik tok’ta içerikleri silmek. Çok havalı geliyor kulağa ama asla değil. İstifa etme sebebim de psikolojimin bozulması. İş bulabilir miyim, umutsuzum açıkçası bu konuda. Başvurduğum yerlerden dönüş alamıyorum. Yurt dışından çok daha iyi dönüşler var ama onda da çalışma izni sorun.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
insanlari bosver, duzen kurmak istiyorsan once istanbul'dan tasinman lazim..
ayakta kalabileceginiz paranizin yettigi sehirde yasayin. Metropolde yasamanin bir maaliyeti var, ve bu giderek artmaya devam edecek. Ilerde gelirini duzeltirsen donersin.
0
cooperr
(11.01.22)
@robokot +1 Özellikle ya mis gibi duzenin olsa da insanlar elestirecek bir seyler bulur hic farketmiyor +5


@invictae948 +1 Çünkü boş konuşmaya bayılırlar. +5
0
put it in your appropriate place
(11.01.22)
maalesef ülkemizde hava atmak, üstünlük taslamak, başkalarını aşağılayarak, ezerek, kötü hissettirerek iyi hisseden çok insan var. bu dediklerimi hobi gibi yapıyorlar, nefes almak gibi bir şey onlar için. kendilerini başka türlü önemli ve iyi hissedemiyorlar.

ülkemizde privacy denilen kavramın olmaması, herkesin birbirinin hayatına dan diye burnunu sokma cürretinde olması işleri daha da kızıştırıyor.

ek olarak hosftede kültür boyutlarından güç mesafesini inceleyebilirsiniz. ülkemizde ciddi bir ye kürküm ye durumu var. insanlar kendilerini ve diğerlerini güç, makam, mevki, mal, mülk üzerinden değerlendiriyor sadece.
0
la lykia
(11.01.22)
insanlar hakikaten cok ilginc. turk insani hayati su planda kuruyor: oku > askerligi yap > ise gir > evlen. ben cocuklugumdan beri bu anlayisi hicbir zaman hazmedemedim. mesela ben evlenmem diyen bir arkadasim bile gecen gun bana dedi ki, isin gucun var keyfin yerinde niye evlenmiyorsun? dedim, niye evleneyim??? neden yani ne icin? duzen olur hayatina ortak olur falan diyor. sana bunlara ihtiyacim oldugunu kim soyledi birader :D ben ciddiye almiyorum valla allah nasip etsin falan diyorlar yok etmesin diyorum geciyorum. insanlarla ugrasmak cok zor, ya dalga gec ya da gormezden gel bosver
0
nibba
(11.01.22)
öncelikle sakin olun ve insanları da yargılamayın.
kaç senedir çalışansınız bu da önemli.
yalnız olay sizin şu anki ekonomik ve sosyal durumu normalleştirmemenizde yatıyor. napalım ülke böyle, süreç böyle diyip dur bakalım bekleyelim dememek lazım. neyi bekleyeceksiniz bişey gelmeyecek, eee ne güzel işte yerinde sayan bir fakir yani sürekliliğe sahip bir "mahrum" olursunuz ve asla değişmez.

insanlar bu kabullenişe sitem ediyor bira da.
ev arkadaşıyla çıkmayı düşündünüz mü? iş değiştirmeyi, ek gelir sağlayacak bir iş yapmayı düşündünüz mü? aileden bir destek alabilir misiniz örneğin? ev kredisi gibi bir şeye girseniz? bu kadar para getiren bir mesleğe sahipseniz ve bu -sosyal ve ekonomik statü açısından- pek değişmeyecekse neden istanbulda yaşıyıyorsunuz? küçük bir şehre gitme imkanınız var mı? yurt dışına göç etme imkanınız var mı?

4+1 bir eve çıkmak değil olay; kendi kendinize yetecek, birey olabilecek düzen kurmak önemli.
0
rewlack
(11.01.22)
Sana öyle diyenlerin bir yerden desteği vardır. İstanbul'daki çoğu kişi ailesinden destek alıyor. Başkasının ne dediğini boşver. Zaten Türk insanının aklı ortada, gösteriş için yaşıyor millet.

Bir de beyaz Türk tayfası var. Kadıköy, Beşiktaş'ta evinde yoga yaparak ailesinin kira gelirleriyle falan yaşıyor. Bunları hiç dikkate bile alma.
0
OrangeYellow
(11.01.22)
ruhsen +1. zamaninda ucuza ev almis grup guncel gelir gider matematigini yapamiyor, zihinleri almiyor. takma.
0
hot potato
(11.01.22)
Ayrıca şu an Türkiye'de iş bulsam da alacağım maaş 3700'den 10 bin seviyelerine fırlamayacak bence. Bu olsa bile bu pahalılıkta hayat kurmaya yine yetmeyecek gibi geliyor bana.

Bu ortamda yurt dışını zorlamak daha makul geliyor.

Önümde iki seçenek var; ya Polonya gibi ülkelere master için gideceğim ya da İsviçre'de evlilik kovalayacağım.

"Neden İsviçre?" derseniz, 2006'da oradan döndük ailecek. Ben orada doğdum. C -kalıcı- oturumumuz vardı ama ailem bu oturumu iptal edip Türkiye'ye döndü. Akrabalar hala orada ama kimseye faydaları yok

Bir şekilde evlilik yolunu zorlayıp dönmek bir seçenek olabilir ama kısmet bulmak zor. :( -Ayrıca konsolosluğundan tutun, ülkeye girerken muhatap olduğum pasaport polisi bile evlilik yolunu en sağlıklısı olarak görüyor, bu yolu işaret ediyorlar-

Bundan üç sene önce konsolosluğa gittiğimde benimle ilgilenen kadın "Akrabalarına söyleyeceksin, onlar sana kız bulacak. Öyle gideceksin" demişti.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
Sorun şu ki, o kadar maaş verirler mi bilemiyorum. Onu da geçtim, ben şu anki işime benzer bir işin yakınından bile geçmek istemiyorum artık. Milletin rezilliklerini izlemek gerçekten sinir bozucu çünkü. Her allahın günü intihar eden insanları görmek hoş olmuyor.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
Çevrendeki insanlardan kastın eş, dost, yaşlı akraba ise onların varsayılan davranışı o, değiştirmek mümkün değil. Yani içinde bulunduğun maddi durum, sosyal statü, ruh hali vb. ne olursa olsun hayatında bulunduğun aşamaya göre evlenmeni, ev ya da araba almanı, +1 çocuk sahibi olmanı falan istiyorlar. İnanılmaz garip bir kafa yapısı. Bazen bot olduklarını falan düşünüyorum bazı akrabalarımın. Gerçi bot için bile fazlasıyla basit kaçıyorlar, olsa olsa oyunlardaki tek repliği olup, sürekli onu tekrarlayan NPC gibiler.
0
salihdt
(12.01.22)
Ayrı eve çıkma konusu, "tek başına hayatımı ve düzenimi kurdum" tavrı Türkiye'ye öğretilmiş bir davranış. 80'lerin sonundan itibaren türkiye'de bireyciliğin şişirilmesiyle bu yaşam tarzının itelenmesiyle ivme kazandı 2000'lerden itibaren. O yüzden sanki tek seçenek buymuş gibi kendini zorlama takılma:)

Sanılanın aksine Avrupa'da özellikle akdeniz ülkelerinde, yunanistan, italya, ispanya vb ve doğu Avrupa'da ailelerin bir arada yaşama alışkanlığı çok yaygın.
İş için bu konuda bir araştırma görmüştüm oradan biliyorum. "Tek başına yaşama" anglosakson ve kuzey avrupa kültüründe daha yaygın. Bir de bizim gibi onlara özenen ülkelerde. O yüzden üstünde böyle bir baskı hissetme stres olma.

Neyse bu kısmı geçiyorum. Önemli olan ekonomi zaten. Bizde insanlar gücü yetmese de zorluyor sırf etrafa kendini kanıtlamak için. ama istanbul'da bir evin maliyeti zaten 4000 lira, kirası, faturası, mutfak gideri vs.... O yüzden boşver kardeşim milletin ne dediğini. Herkes bol keseden atıyor. Emin ol "bak biz hayatımızı kurduk" diyenlerin çoğu 35-40 yaşında bile hala borç içinde yüzüyor oluyor. Ne hayat kurması?

Mesleğiniyazmışsın ama iş bulsan bile 4500 TL'den 8-9 bine çıkartabilecek misin maaşını?

eğitim durumunu bilmiyorum deidğim gibi. Ailenin maddi durumunu da.
Ama senin yerinde olsam şunları denerdim.

1-Eğer şansım varsa (aileyle yaşadığına göre kira, fatura vb giderlerin daha azdır diye düşünüyorum) maaşımdam mümkün olduğunca yatırım için ayırırım. Ama böyle NFT, Metaverse fantezi yatırımlar değil. Bir bankaya gider görüşürüm elimdeki nakiti ufak da olsa değerlendirmek istiyorum diye. Aile yanında olmanın en büyük avantajı bu.

2-Eğitimini bilmiyorum ama bana daha fazla maaş getirecek bir meslek için eğitim alırım. Beyaz yaka, mavi yaka fark etmez. İstersen bilişim üstüne teknik eğitim veren yerlerle görüş, istersen mutfak çalışanı yetiştiren eğitim kurumlarına falan git. ilgim alakam el yatkınlığım neye uyuyorsa ona giderdim.

3-Bir meslek edinmeye yoğunlaşırım. Yani büyük bir firmada çalışıyorsun ama bir uzmanlığın yok gibi duruyor. O yüzden yasal geçerliliği olan bir meslek sertifikası edinmeye çalışırım. Uluslararası olması daha iyi tabii. O yüzden elin yatkınsa mutfak çalışanı olmak bir seçenek çünkü uluslararası sertifikalar veren okullar var Türkiye'de.

4-Kulağımı etrafa tıkar, kendi hayatımı yaşarım.
0
anten
(12.01.22)
Ben de aynı şeyi düşünüyorum. 4000'den 8-9'lara fırlamak pek mümkün gelmiyor bana şu ortamda.

Halkla ilişkiler mezunuyum ve bu alandaki işlerin maaşları maalesef bir yazılımcı vs kadar olamıyor bu ülkede. Artık alanımla ilgili pek konuşmak da istemiyorum, çünkü insanlar sanki herkes yazılımcı olmak zorundaymış gibi birbirini yermeye fırsat kolluyor. Bu ülkenin insanını zaten artık anlayamıyorum, neyse.

Bugün istifamı verip sonrasına bakacağım. Bir süre kendimi çekip çevirecek param var. Sonrasına bakıp bir yol bulacağım artık.
0
🌸deveyidiken
(12.01.22)
yaptigin is cok yipratici bir is. yipratici oldugu bilinen bir is (turkiye'de biliniyor mu bilmiyorum ama yabancilar uyandi buna coktan). bir suru kisi profesyonel yardim almak zorunda kaliyor sonradan. kesinlikle degecek bir is degil yani, aile yaninda kaliyorsan istifa etmekle cok iyi yapmissin.
0
robokot
(12.01.22)
Son cevabına göre istifa etme derim. İnanılmaz mantıksız bir hareket olur. Hareket alanın kısıtlanır. İş bulmadan istifa etme kesinlikle. Yıl başı olduğu için biraz durgunluk var. 4500>0. Ayrıca işe gitmeyince ailenle daha çok zaman geçireceksin.
0
dissendium
(12.01.22)
Git Sultanbeyli'de bir giriş katında 1+1'de otur. Orada da A101 ve Bim'den kredi kartı ile borç içinde yaşayarak aldıklarınla beslen diyorlar. Çünkü onlar için o hayat ile Kadıköy'de, Beşiktaş'ta falan oturmak arasında fark yok. Sadece Etiler'de ve Bebek'te oturmak lüks diye biliyorlar, onların da masrafı kesin pahalı marka ve içki onlara göre o kadar. Geri kalan hepsi aynı onlara göre.

Kafa yok.
0
nawar
(12.01.22)
Türkiye'de insanlar bilmiyor bu işin ne kadar yıpratıcı olduğunu. Arkadaş çevremde falan bu işi yapıyorum deyince "Ooo ne güzel, evden video izleyip para kazanıyorsun" diyorlar. Ama o iş öyle olmuyor maalesef. Şirketim de bu işin ne kadar yıpratıcı olduğunu biliyor ki, geçen ay bize sözleşme imzalattılar "Psikolojiniz bozulursa bizi dava edemezsiniz" diye. Ki şirket psikolojik destek de sağlamıyor.

Geçen sene Dublin ofisine QA olarak başvurdum, sponsor da oluyorlardı ama şirkette daha 5 aylıktım o zaman. Deneyimden çuvalladım zannediyorum. Maaşı da 3000 euro civarıydı. Kısmet değilmiş.
0
🌸deveyidiken
(12.01.22)
@ dissendium

İstifa etmezsem kanser olacağım. Çok bunaldım çünkü. Vücudumda çıkmadık yara kalmadı.
0
🌸deveyidiken
(12.01.22)
(17)

harry potter'ın setini şimdi alsam sarar mı sizce? yaş 27

der meister
okumanın yaşı yok tabii ama kitapyurdu "çocuk ve gençlik kitapları" arasında listelediği için biraz bozuldum hehe.ben 11-12 yaşındayken filan bunu ta ortasından okumaya başlamıştım, melez prens'ti galiba yeşil olan. büyük keyif alıyordum okurken. yine çocuk yaşta kuzenle bir filmini de izlemiştik, h
okumanın yaşı yok tabii ama kitapyurdu "çocuk ve gençlik kitapları" arasında listelediği için biraz bozuldum hehe.

ben 11-12 yaşındayken filan bunu ta ortasından okumaya başlamıştım, melez prens'ti galiba yeşil olan. büyük keyif alıyordum okurken. yine çocuk yaşta kuzenle bir filmini de izlemiştik, hoşuma gitmişti. okuduğum kitabı da yengem almıştı bana, annem paramız yok diye almak istememişti, o yüzden aslında içimde uktedir baştan sona okuyabilmek ama bu yaştan sonra kurgusu sarar mı emin olamadım ya, az para da değil yani indirimde 230 küsür lira şu an.

tavsiye eder misiniz, almaya değer mi? en kötü ilerde 13-14 yaşında birilerine veririm diye düşündüm, baktılar ki hoşlarına gitti bir çocuğu/ergeni okumaya teşvik etmiş oluruz en azından.

bunun dışında farklı evrende geçen, kurgusu sağlam bu tarz seri önerebilir misiniz? george martin şüşkosunu okumak istiyordum da bunun bitireceği yok, yarım kalacak bir 5 bin sayfalık hikaye okumak istemiyorum açıkçası. asoiaf gibi var mı başka mesela öyle bi şeyler?
0
der meister
(11.01.22)
Hem de nasıl sarar, bak şimdi çok özledim:)
Harry Potter ile büyümüş şanslı kuşaktanım. İki sene önce (yaş 27'ken) açtım yeniden bitirdim mesela yedi kitabı, yine aynı heyecan ve keyifle okudum.

Eminim şu an açsam yine yedi kitabı arka arkaya okuyabilirim.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.01.22)
Ben sarmayacağını düşünüyorum. Yaşım 30 şimdi açsam ben de okurum tekrar ama hiç okumamış olsam bu yaşımda okumazdım.

Set olarak değil de sadece ilk kitabı alıp okumak daha mantıklı olabilir.
0
nickimin hakkini veremedim
(11.01.22)
Ben kitap karakterleri ile aynı yaşta iken okuyordum ve adeta onlarla birlikte büyüyorduk. Çok keyifliydi ve bizi adeta girdap gibi içine çekiyordu. Aynı dönemde pek çok yetişkin de zevkle okuyordu Harry Potter kitaplarını.

Ben şimdi okusam aynı keyfi alır mıyım bilemem ama ilk defa okuyan kişi bence hoşlanabilir. Ayrıca; ilk kitaplar daha çocuksu seyrederken 3-4 ile birlikte daha karanlık ve grift bir yapıya bürünüyor. Hızlı okunur zaten.

Satın alma kısmını bilemeyeceğim. Kütüphanelerden ödünç alma imkanınız varsa öyle okuyun derim.
0
burka
(11.01.22)
28 yaşındayım. Daha geçen Harry Potter ve Felsefe Taşı'nın resimli kitabını okudum. Her canım istediğinde açıp okurum. Teyzemin çocuğuna da Harry Potter sevgisi aşıladım. Harry Potter koleksiyonu yapmaya başlamış. İnsanın elinin altında sevdiği birkaç kitap olması güzel bir şey. O yüzden seviyorsan tavsiye ederim ama hepsini almak zorunda değilsin. Benim okumayı en sevdiğim kitap Ölüm Yadigârları. En çok onu okudum, okuyorum. Sen de sevdiğin kitabı alabilirsin sadece. Sonra istersen zaten diğerlerini de alırsın. Ben şu an gidip de set almam çünkü koyacak yer yok. İndirimi kaçırmayayım diyorsan al ama yeni kapak tasarımlarını ben beğenmedim.
0
dissendium
(11.01.22)
Valla ilk kitaplar pek sarmayabilir belki anca sonradan oldukça sarar bence. İlk kitaplarda falan cidden atmosfer daha çok sanki masalsı ve çocuksu gibi. Sonraki kitaplarda kademe kademe atmosfer değişip daha bir rayına oturuyor ve o çocuksuluk gidiyor.

Başka seri için de herkese şiddetle tavsiye ettiğim fırtınaışığı arşivi serisine bak derim. Her kitap tuğla gibi olmasına rağmen herif resmen roman yazma makinesi gibi pat pat çıkarıyor kitapları.
0
j r r tolkien hayrani
(11.01.22)
Nerede indirimde ya, yeni kutulu sette benim de gözüm var, link atsana. :)

37 yaşındayım, bir buçuk yıldır sesli kitaplarını dinliyorum çünkü resmen özledim kitapları. Al tabii, çok keyifli seri.
0
kobuzchu kiz
(11.01.22)
@kobuzchu, kitapyurdu'nda indirimde görünüyor, eğer gerçek fiyatına bindirip geri indirdiyseler onu bilmiyorum tabii: www.kitapyurdu.com&filter_name=harry+potter
0
🌸der meister
(11.01.22)
Sarmama ihtimali var. İlk 2 kitap direkt çocuk kitabı. 3'te biraz olay ciddileşse de 4'ten öncesi zor. Ben (33) resmen Harry Potter ile büyümüş oldum. O yüzden şimdi gidip aynı hevesle ilk filmi de izleyebiliyorum ilk kitabı da okuyabiliyorum ama ilk kitabı okurken yorumum hala çocuk kitabı olduğu yönünde.

ASOIAF için %100 haklısın. 124214 yıldır ortada kaldık bekliyoruz ve bu can sıkıcı. Dune, Zaman Çarkı, Unutulmuş Diyarlar, Ejderha Mızrağı ve bunlara bağlı başka seriler var. Yüzüklerin Efendisi'ni okuyabilirsin bütün diğer kitapları ile.
0
nawar
(11.01.22)
Meh, Kitapyurdu'nu boykot ediyorum ben fakat YKY'nin kendi sitesinde de 236 lira, haberin olsun :)

(Mobilden edit yapamadım.)

Azmettim edit yapmaya. Eganba'da daha ucuz. www.eganba.com
0
kobuzchu kiz
(11.01.22)
Degmez. Bence alisveris yapasin gelmis. Bana da oluyor arada. Ortaokul/lisede okunacak kitaplar, yetiskin olarak para vermeye degmez. Bende kitaplarin bazilari var (4/5/6 sanirim), 30 sene bos kalsam tekrar acip okumam.
0
hot potato
(11.01.22)
Gecen sene sesli kitap ile ilk 3 kitabi tekrar bitirdim
Potter ile buyumedim 26 27 yaslarimda okumistum ilk, cokta keyif almistim.
0
eja
(11.01.22)
Abi filmleri izle gec vaktine yazik
0
floydian
(11.01.22)
Harry Potter o yaşta gayet de sarar eğer genel olarak ilgiliyseniz o türe. Filmleri de güzeldir ama kitapların yerini tutmaz.
0
salihdt
(12.01.22)
Ilk 25 yas civari okumustum ben de, gayet de sardi ama ilk iki uc kitap ve filmin cocuksu olduguna katiliyorum ben de. Onlari asarsaniz arkasi gelir yani.

Zaman Carki'ni deneyebilirsiniz, dizisi de var artik.

Edit: burada falan bir sorsaniz belki elden cikarmak isteyen veya odunc verebilecek kisiler vardir seriyi ya da bazi kitaplari.
0
sopiro
(12.01.22)
Ben de yeni okudum sayılır ve okuduğumda yaşım 39'du. Tüm kitapları çok kısa bir süre içinde yutar gibi okumuştum. Kitaplar da, Harry Potter büyüdükçe onunla birlikte büyüyor ve dili, anlatımı olgunlaşıyor.

Bazı kitaplar bazı mevsimlerle çok iyi eşleşiyor. Bence içinde bulunduğumuz aylar Harry Potter okumak için mükemmel seçim olurdu.
0
thracia
(12.01.22)
30 yaşındayım ve bu sene tüm serisini aldım ve okuyorum. gayet de sarıyor.
0
drako
(12.01.22)
Harry Potter her yaşta okunur. Her zaman sarar. Bence hiç geç değil. İlk 3 kitabın çocuksu olmasının sebebi bence Harry'den kaynaklı. O büyüdükçe kitaplar karanlık bir hal alıyor. Dili de sürükleyici. Güzel..
Yüzüklerin Efendisi olabilir başka. Dili Harry Potter kadar sürükleyici değil ama.
0
matilda
(12.01.22)
(21)

her konunun yurtdışına bağlanması sizi de çok bunaltmıyor mu?

der meister
en baştan belirteyim çocuk yaştan beri yurtdışında yaşamayı istemiş biriyim, imkanım olsa arkama bakmam.yalnız sosyal medyada istisnasız her ama her şeyin fakirliğe ve yurtdışına bağlanması acayip sinirime dokunmaya başladı. "okuma o zaman" diyeceksiniz ki aslında haklısınız, sosyal medyada vakit ge
en baştan belirteyim çocuk yaştan beri yurtdışında yaşamayı istemiş biriyim, imkanım olsa arkama bakmam.

yalnız sosyal medyada istisnasız her ama her şeyin fakirliğe ve yurtdışına bağlanması acayip sinirime dokunmaya başladı. "okuma o zaman" diyeceksiniz ki aslında haklısınız, sosyal medyada vakit geçirmek çok lüzumsuz ama insan ucundan kıyısından da olsa baksa görüyor bunları hep.

ya atıyorum bir maç var. başlığına giriyorum ekşi'de. "tribünde herkes birasını içiyor, ne güzel, biz burda fakiriz, bok gibi ülkede yaşıyoruz" temalı entry'ler hemen... her allahın günü bugün olduğu gibi "doktorluğu bırakıp isviçre'de kebapçı olan adam" tarzı hikayeler...

abi bu kafayla nasıl manyak olmuyor bu insanlar? b*k gibi yaşıyoruz eyvallah hiç itirazım yok da imkanım neye el veriyorsa onunla iyi hissetmeye çalışıyorum bazen. daha iyisini istiyor, bunun için mücadele ediyor ama bir yandan bugünümde de kendimi iyi hissedebilmek istiyorum şahsen.

bi insan maç izlerken tribünde bira gördü diye konuyu nasıl ülkenin boktanlığına bağlayabilir ya bir değil iki değil herkes aynı şeyi yazıp duruyor sürekli. hal böyleyken insan şu durumda mutlu olabileceği varsa bile yine olamıyor arkadaş, bir saniye aklımızdan çıkartmıyorlar dandik yaşadığımız gerçeğini.

bu durum sizi de etkiliyor mu mental olarak ya da kızıyor musunuz, üzülüyor musunuz? yauv arkadaş bak akşam oturmuşsun, maç izliyorsun, ne güzel. iki saat kafanı dinle, keyifli vakit geçir... yok. konu bi şekilde türkiye'ye bağlanıyor. lan böyle hayat mı yaşanır? ben mi abartıyorum, sizin görüşleriniz nedir?

hayır bu duruma ses çıkarsak ne olacak abi, sokağa çıksak hapisteyiz zaten. ben mesela, beni az çok tanıyorsunuzdur çoğunuz, allah aşkına ben mücadele edip kendimi geliştirsem ne olur? yılbaşı videosundaki dayı gibi, "şu adamın tipine bak allah aşkna bu nasıl yeni yıla girecek" hesabı, yani neyi kovalıyoruz bu kadar gerçekten anlamıyorum. neden hepimiz sanki €3000 maaş varmış da bize verilmiyormuş zihniyetiyle yaşayıp sinir hastası oluyoruz ki?
0
der meister
(08.01.22)
Evet, ben bu olaydan coktan biktim. Her gun "burada durulmaz ya" tipleri goruyorum. Ben muthis bir yer burasi demiyorum ama hepimiz bu ulkedeyiz, hepimiz bu ulkenin durumunu goruyoruz, biliyoruz, birebir yasiyoruz zaten. Daha neyi kime bininci defa anlatiyorsun? Herkes her seyin farkinda. Bildigimiz seyleri bininci defa duyunca mutlu olmuyoruz, anlayin artik. Hep sikayet, hep sikayet.
0
hlot
(08.01.22)
gören bilen insan ister istemez kıyaslıyor aslında üzüldüğünden ama o an için toksiklik oluyor biraz evet.

ama pek bilmeyen sallamayan insanlar zaten bunu yapmıyor. trde mutlu onlar. "başka ülkede yaşayamam" kafası.

emin ol onlarla da sen anlaşamazsın.

bilmenin laneti.
0
AlsterWasser
(08.01.22)
şöyle söyleyeyim. otuzlu yaşlarında işinde iyi yerlerde olan çiftiz. yaşıtlarımızın avrupa'daki yaşam standartlarını biliyoruz. her birimizin maaşı 1000 usd etmiyor şu an. hangi ülkede iyi üniversite mezunu, alanında iyi eğitim almış kalifiye gençler 1000 usd altında para alıyor? benim 2 dilim var, ikimiz de ingilizce biliyoruz. şu an avrupa'da hizmet sektöründe part time çalışan adamın maaşını alıyoruz. araba alamıyoruz, tatile çıkarken kırk kere düşünüyoruz. bu şartlar altında nasıl kıyaslama yapmayabiliriz ki?

daha yeni arkadaşımız almanya'ya gitti çalışmaya. burada karı koca it gibi çalışarak kazandıklarının iki katını sadece bir kişi çalışarak kazanıyorlar. bu reva mı bu gençliğe?
0
wild honey suckle
(08.01.22)
Güzel başlık olmuş. Gidebilen ya da gitmeyi tercih eden gidiyor zaten.

Bazı konularda "benchmark" gibi belirleyip kıyaslamak doğru olabilir gösterge açısından, atıyorum ülkelerin insani gelişmişlik endeksleri ya da gayri safi yurtiçi hasılalarını bu yeri gelen bir konuda genel fikir vermesi açısından kullanılabilir. Bazı konuların bizi zorladığı, hayat kalitemizin de düştüğü doğru çeşitli nedenlerle. Ama bunu sürekli "yurtdışı da şöyle süper, insanlar şöyle geziyor, şöyle partiliyor, şu kadar euro kazanıyor, herkes hep musmutlu, hayat da tozpembe" gibi argümanlarla savunmak bana da yüzeysel, amiyane tabirle de "goygoy" geliyor.
0
dreamnesiac
(08.01.22)
valla ben de biktim,
bizim sorunlarimiz var ama bunu cok dile getiren cevremdeki tipler, almanya'da falan sosyal yardim parasiyla gecinmeyi hayal ediyorlarmis gibi.

ya da bir doktorun burada durulmaz demesini anliyorum, hak veriyorum ama benim mal kuzenim almanya'ya gidecem ben de diyor, daha uyduruk özel üniversitesini bitirememis, kendine faydasi yok.
0
Coma
(08.01.22)
etkilemiyor. gençliğin verdiği çiğlikle konuştuklarını düşünüyorum.

23-24 yaşlarında ben de ülkede her şeyin berbat olduğunu düşünüyordum. türkiye'de asla mutlu olunamaz havalarındaydım. ya siyah ya beyazdı her şey. rigid karakter de diyormuş buna psikiyatrlar, olumsuz manada tabii. yaşlandıkça o sivri köşeler yumuşuyor.

türkiye gayet sorunlu bir ülke ama güneşli bir güne uyanmak ülkelerin sınırlarından bağımsız güzel. ya da dediğiniz gibi bira eşliğinde maç keyfi. ufak tefek anların kıymetini bilmek de yaş almakla gelişebilen bir özellik galiba.
0
adse
(08.01.22)
arkadaşlar bazılarınız beni yanlış anlıyorsunuz. kıyaslamayalım, iyisini istemeyelim demiyorum. inanın bu konuda en çok üzülen, bunu en çok kafasına takan insanlardan biri benimdir. sevgilim yabancıydı, en yakın arkadaşım yabancı, yani sürekli görüyorum bunları; üstelik türkiye'de de durumum iyi filan değil, belki mental olarak bundan en çok etkilenen gençlerden biriyimdir.

benim bahsettiğim şey bunun SÜREKLİ ön planda tutulması. oturup çay içerken bile konunun yabancı ülkeye gelmesi. benim anlamadığım kısım burası. la insan su içerken bile "isviçre dağlarından gelen suyu içiyor olabilirdik" der mi mesela? 7/24 buna maruz kalmak zorunda mıyız? ben bundan bahsediyorum. yoksa türkiye'de yaşayıp durumuna üzülmeyen gencin aklına şaşarım, orası ayrı mesele.
0
🌸der meister
(08.01.22)
Valla beni bunaltmiyor cunku haklilar. Hani mesele surekli bir kiyaslama meselesi degil sadece, ister istemez kafa ona gidebiliyor bazen.

'bi insan maç izlerken tribünde bira gördü diye konuyu nasıl ülkenin boktanlığına bağlayabilir '

Demissin mesela. Ben soyleyeyim, ulkede surekli olarak biraya/alkole zam geliyor. Bir kutu bira bile artik oldukca luks kategorisine girmis gibi. Hal boyle olunca yani neredeyse devamli alkole zam haberlerini duyunca ister istemez algida secicilik devreye girebiliyor bazen. Adam belki o kareye kadar mutlu mutlu maci izliyordu ancak o kareyi gordukten sonra istemsizce akli yine biraya, fiyatlara, vergilere, zamlara gidip en son o cumleyi kurar hale gelmistir.

Bir de o tur mesaji yazanlarin 7/24 sanki sikayetcilermis de hic zevk almiyorlarmis gibi yasadiklari sonucuna nasil vardin onu da anlamadim. Dedigim gibi adam da her seye ragmen oturup keyif almak icin maci izlemeye baslayip en son ister istemez o mesaji yazmis olabilir. Sirf o mesaji yazdi diye hemen sanki surekli ayni tutumu takiniyorlar gibi dusunmen yuzunden bence abartiyorsun.

Hatta sende de algida secicilik yine devreye girmis gibi. Sen de surekli olumsuz yorumlara odaklaniyor gibisin.
0
j r r tolkien hayrani
(08.01.22)
kesinlikle aynı fikirdeyim.

gavur okulu diye tabir edilen liselerden birinden mezunum.
yani "bilmeyen"lerden değilim kesinlikle.
birçok arkadaşım ülke bu hale gelmeden eğitim için yurt dışında okudu, bazısı kaldı, bazısı döndü.

"türkiye bir mühendis kaybetti, abd bir pizza delivery guy kazandı" temalı şeyleri gördükçe içime fenalık geliyor artık.
gitmek isteyen elbette gider ama her giden de bilmem kaç bin dolar maaşla, x şirketinde iş bularak gitmiyor.
diğer yandan, herkes gidip x bir ülkede servis şoförü ya da delivery guy olmak istemeyebilir, bunun bilmemekle alakası yok.

esg biraz eğitimli, ekonomik olarak orta ama sosyal-kültürel anlamda orta-üst sınıfta olan insanların yurt dışına akademisyen olarak bile gitse göçmen olduğunu ve bunun da çok tercih edilesi bir şey olmadığını söylediğinde linç yemişti, ki kendisini bazen antipatik buluyorum ama bu konuda haklı bence de.

belki yaşım gereği bazı şeyleri daha sakin karşılıyor da olabilirim ama hayat boyu bir ülkede göçmen olarak yaşamak o kadar da "muhteşem" bir şey değil.

lüzumsuz bir karşılaştırma trendi ve "yurt dışına gitmek lazım abi yea" havası var.

çocuğunun adını bile yurt dışına yollamak üzere türkçe karakterli koymamak falan...
sanki dünya şimdiye kadar türk adı görmemiş, kimse yurt dışıyla veya yurt dışında iş yapmamış gibi.

hayatımızın sonuna kadar bu şekilde yaşayacağız ve buna mahkumuz diye düşünmek genelde bu dönemde doğmuş ve/veya büyümüş insanlarda var.

afganistan gibi aşırı örnekler dışında, elbet her dönem geçer, yerine yenisi gelir.
ki afganistan için bile bu bir dönem, elbet bazı şeyler onlar için bile değişecektir.

biraz da soğukkanlı olabilmek lazım.
bunların anlamı yok, bunlar kendileriyle birlikte insanları aşağı çekmekten başka bir işe yaramıyor.

haklılar mı, evet?
ben de araba istiyorum, alamıyorum.
ama bu ülkede her ekonomik kriz çıktığında yurt dışına gitmeye kalksak, benim bu üçüncü olacaktı mesela.
bu sene alamazsın, iki yıl sonra alırsın.
bu durumu düzeltmek için toplum olarak doğru seçimler yapmak, sağlam durup psikolojiyi çok yıpratmadan sabırlı olmak dışında yapılacak bir şey yok şu anda.
çünkü bu işlerin toparlandığı bir dönem de gelecek, o zaman ne olacak?
"yaşasın, canım ülkem!" mi olacak?
bugünden şikâyet etmek güzel de, biraz da yarını düşünerek konuşmak lazım bence.
yani ülke yönetimiyle ülkenin kendisini karıştırmamak gerekiyor.
0
blatta hiberna
(08.01.22)
Haklı oldukları için onlara sonuna kadar katılıyorum. Sadece fakirlik de değil ülkenin sorunu. En kılcal damarına kadar kötülükle, insanların mutluluğuna karşı bi zihniyetle dolmuş durumda.

Ya en basiti, kaldırımda yürüyorsunuz biri gelip bıçaklayabilir. Ya da bir partinin gençlik kolları başkan yardımcısının arkadaşı size arabayla çarpar, ölürsünüz kendisi hiçbir sorun yaşamaz. Böyle boktan bir ülkede kim neden yaşamak istesin allah aşkına doğru değil mi bunlar?

Yurtdışına gitmemiş olmamın tek sebebi zaten haber falan izlemesem süper imkanlarımın olması ve şimdiki işimde kendimi geliştirme özgürlüğümün yüksek olması. Şimdi gitsem alacağım €60000 falan, seneye bir üst pozisyonda gidip çok daha fazla alırım diye bekliyorum.
0
aguen
(08.01.22)
Psikokulturel olarak asiri ice donuk, kendi toplumunu dunyanin merkezinde gorme egiliminde bir toplum olarak, iyi veya kotu her seyin sadece Turkiye'de oldugu sanrisi var. Surekli soyle seyler okuyorum:
- Ev fiyatlari cok yuksek. Bir ev almak icin 10 yil kredi altina girmen gerekiyor. Turkiye iste ah...
- Yurtdisinda doktorlar hic kaba degil, bir tek bizim doktorlarimiz boyle.
- Ulkenin esnafi sahtekar. Duzgun black friday indirimi yok. Once fiyarlari arttirip sonra dusuruyorlar, aslinda indirim falan degil.
- [Bunu direkt kopyaladim] bizim ticaret kültüründe gerekirse çöpe atılır mal. ama son kullanma tarihinden önce sikseler indirim yapmayı düşünmezler.
- [bu da direkt alinti] arkadaslar turkiye'de cevreniz kadar adamsiniz malesef

Dedigim gibi cok ice donuklukten ve/veya dunyanin geri kalanina asina olmamaktan olsa gerek her seyin en iyisi (ornek: yemekler. yemek kulturu bir tek Turkiye'de var) ve en kotusu Turkiye'de. halbuki ne alakasi var, yukarida yazdigim her sey tum ulkelerde yasanan seyler, ki bazilarinda Turkiye dunya ortalamasindan iyi bile olabilir. Yukaridaki cevaplarin bazilarinda da gene ahlaksizlik, sahtekarlik, yozlasmislik sanki bir tek turkiyedeymis gibi konusulmus.
0
hot potato
(08.01.22)
bunaltıyor da kendim gidemediğim için ve gitmek için daha çok çaba harcamam gerektiğini hatırlattığı için bunaltıyor. bir de sosyal medyada şöyle bir durum var, olumlu şeyler daha az yazılıyor bence. insanlar çevresindekilere sürekli şikayet edemeyeceğinden sosyal medyada yazıp rahatlıyorlar. benim hesabım öyle günlük hayatta sürekli bunu konuşmadığım halde. kısaca, onlar da haklı sen de haklısın.
0
curious mind
(08.01.22)
Bunaltıyor. Genelde bunları yazanlar Z kuşağı. Her şeyi kendilerinin bildiklerini sanıyorlar. Bilgiye tamamen kapalılar. En çok da doktorların yurtdışı muhabbetinden bıktım diyebilirim. Sanki dünyada ülke kalmadı da Almanya Türkiye'den gelmek isteyen bütün doktorları alacak. Başka Avrupa ülkelerinden tut Çin ve Hindistan'a kadar herkes en iyiyi istiyor.

Bir de gidebilen kişi zaten gider. Konuşmuş olmak için konuştuklarından bunaltıyorlar açıkçası.
0
garylineker
(08.01.22)
bunaltıyor. ek olarak ''x ülkesi yeni bir su ürünleri mühendisi kazandı'' muhabbeti de çok bunaltıyor.

15 sene kadar önce bir arkadaş grubuyla birlikte yurtdışına taşındık, aramızdan ara sıra türkiye'ye geri dönenler oldu ama memnun olmalarına rağmen resmen peer pressure yüzünden yurtdışına geri döndüler.''yurtdışından taşındım'' dediğinde bahsettiğin ülkeye 2 gün kahve içmeye gelmiş insanlar sana hayatının hatasını yapmışsın gibi davranıyorlar çünkü.

ve bu yorumlar insanları kötü etkiliyor, sadece türkiye'de yaşadıkları için mesleklerinde asla başarılı olamayacağını düşünen insanlar görüyorum. aynı şey herhangi bir uğraş, hobi, hayata dair bir hedef için geçerli.

son olarak bu tarz siyah-beyaz ayrım yapan insanların kafasında yurtdışı neresi onu da anlayamıyorum. sydney ve cagliari'deki hayatı aynı görecek kadar yüzeysel bakmak maalesef bu şehirlerden de zevk alamamakla sonuçlanır diye düşünüyorum.
0
william morris
(08.01.22)
Kesinlikle katılıyorum ben aşırı sıkıldım ve böyle düşündüğüm için kendimi tuhaf hissediyordum. Ancak burada aynı fikirde olanları görünce bir nebze rahatladım.

Genelde her konuyu yurtdışına bağlayan kişilerin yurtdışında uzun süreli hiç yaşamamış insanlar olduğunu farkettim. Yurtdışında ekonomik refah, düşünce özgürlüğü vs muhakkak daha fazla. Yurtdışında yaşamak kötü demeyeceğim gurbetçiler gibi. Ancak uzun süreli yaşamayan insanlar home sick olmanın, başka bir ülkede ne kadar oralı gibi olursan ol yabancı olmanın ne demek olduğunu tatmamışlar. Bu yüzdendir ki gözlerinde çok büyütüyorlar.

Bir de sürekli Avrupa'dan bahsedip kendini o standarda çekememiş insanlar var ki benim en ciddiye alamadığım kesim. Tribünde bira içmek istiyor fakat çöpünü muhtemelen yere atacak. Turist olarak gittiği yerde bile kendini belli ediyor ancak yurtdışında yaşamak istiyor. Önce burada faydalı olamamış ki yurtdışında olsun.
0
mysticriver
(08.01.22)
bazısının sıkıntıları var. konusu bile açılmadan, sana öfkelenerek, zaten ülkeden gideceğim diyenler var muayenehanede.

bazısı çoluk çocuk

ateşi ilk yakanlar da gazeteci/siyasetçi yanında çalışan çömezler heralde.
nihayetinde 3 kenar internet gazetesi aynı konuyu manşete çekti mi, o konu gündem de yer ediyor. bu yol su yemek olarak geri dönüyor muhakkak.
0
comp
(09.01.22)
dostum kesinlikle haklısın, bence bunun sebebi şu: eskiden insanlar yurtdışına çok daha kolay gidebiliyordu. yurtdışına öğrenci olarak, turist olarak vs gitmek çok daha kolaydı. giden insanlar, orada da insanların bir takım sıkıntılar çektiğini, oranın da kendine göre zorlukları olduğunu görüyor, tecrübe ediyordu, dolayısıyla evet burası zor ama orası da beni altın kaşıkla beklemiyor, orada da farklı bir zorluk var şeklinde bir tecrübe ediniyordu. şu anda insanlar gidemiyor, turist olarak bile tecrübe edemiyorlar. instagram'dan, youtube'dan edinilmiş bir yurtdışı tecrübesi var, içerik üreticileri de, paylaşım yapanlar da takipçi kasmak için her şeyin inanılmaz güzel olduğu bir hayali satıyor. yurtdışının zorlukları, kötü yanlarını gösteren bir video, genel narrative'a aykırı olduğu için izlenmiyor bile, arada kaybolup gidiyor. bir de yurtdışını gidip de bu ülkeden nefret eden insanlardan öğreniyorlar, ya adam gitmiş, burayla derdi bitmiyor. sal abi şu ülkeyi. evet burası bok gibi bir yer, sen de müthiş bir hayat yaşıyorsun. allah daha iyi etsin de sal kardeş şurayı.

tabii ki kıyaslanacak, tabii ki daha iyisi istenecek. tabii ki ülke olarak geliştirmek zorunda olduğumuz çok şey var. ama şu kuru kuruya "gidicem lan ben de gidecem, aslında siktir olup gitmek lazım abi" muhabbetinden ben de sıkıldım. burada akademisyen olacağıma orada dönerci olurum. ol kardeşim. ya ol ya da muhabbetini etme artık, yeter bıktık yani. bunlar kişisel tercihler, ülkem için giden tecrübe kazanan da iyi, gitmeyen kalan da iyi. ama bu kadar çok anlam yüklemek gerçekten bıktırdı.

bak mesela bir örnek vereyim; arkadaşlarla konuşuyoruz abi senin araba burada 500 bin tl orada 20 bin euro. evet kardeşim doğru. burada 3 sene kredi ödüyorsun aracının değeri döviz bazında bile benzer rakamlarda kalabiliyor. almanya'da 20 bin euroluk araç 3 sene sonra 5 bin euroya düşüyor. bu aracı sürmek için yılda 5 bin euro çöpe atar mısın? cevap, aa öyle miymiş. e işte diyorum ya, kolay olana inanmak dışında bir olayımız yok tc millleti olarak.

almanyaya göç etmeyi hayal ediyor adam. tamam çok güzel. yahu iki kelime almanca öğrenmemiş. lan internetten aç okursun, iki adım atarsın hayalin için di mi. yok abi. hasbelkader giderse de yerel halktan bağımsız bi getto kurmaya çalışıyor kendince. gittiğinde bile gittiği ülkeden izole kalmayı başabilen bir milletten ne bekliyorsun?

neyse yani insanlar özetle mutsuz. mutsuz olmakta haklı sebepleri var. bu sebeplerin bir kısmı ülke ve ülkenin yönetimiyle alakalı bu da %100 doğru. ancak bir kısmı da kişinin kendisiyle alakalı. insanların çoğu da suçu karşı tarafa atıp kendileri bir şeyleri iyiye götürmek için bir çaba göstermiyor. 20 ülkeden fazla gezmişimdir, mesela ben sokakta rastgele biri tarafından bıçaklanabileceğimi gerçekten kafaya taksam, anında psikoloğa giderim. bunun burası ile alakası yok, kendinde bir psikolojik problem var bunu çözmen lazım. ya da maddi olanaklar evet kısıtlı, daha çok kazanmak için ne yapabilirim? yabancı dilin var mı? yaptığın işin önü açık mı? kariyerin daha nereye gidebilir? bunları konuşmaktansa abi dönerci olacaksın var ya mustang'e bineceksin geyiği yapmak daha kolay oluyor, acı ama gerçek.
0
roket adam
(09.01.22)
Bu sinir bozucu olsa da normal bir davranış. Bugün 20'li hatta 30'lu yaşlarında olan insanlar kendilerinden önceki jenerasyonlardan farklılar. Türkiye'nin 2000'ler öncesi yaşadıkları ekonomik ve siyasi çalkantılarda, o dönemin gençleri şimdiki kadar imkana sahip değildiler, dertlerini çekerken Almanya'da, Amerika'da vb. nasıl hayatlar yaşandığını, akranlarının nasıl fırsatlara sahip olduğunu an be an görme imkanları yoktu.

Bugün ise haberlerle, sosyal medyayla, arkadaşları vasıtasıyla vb. dünyadan haberdar olmayan 35 yaş altı kimse kalmadı. Üstelik bu insanların tamamı 10-15 yıllık ekonomik büyüme dönemini, görece stabil döviz kuru zamanlarını yaşamış; bu sayede belki sosyal seviye atlamış, kariyer yapmış, yurtdışı görmüş hiçbiri olmasa yine evinde, cebinde interneti olan insanlar. Bir ekonomik ya da siyasi kriz yaşandığında kendi bilgileri dahilinde yurtdışındaki insanlara bakmaları, onlara öykünmeleri normal. Burada tabi ki bazı çıkarımlar çok yüzeysel ve "Yurtdışı" hiçbir sorunu olmayan, her şeyin mükemmel olduğu adeta mitolojik bir noktaya da çıkartılıyor ama insanların "Demek ki kaderimiz bu" demektense "Ulan millet ne güzel yaşıyor, bizim neyimiz eksik" demesi daha iyi, belki hemen olmasa da orta-uzun vadede bir şeyleri değiştirir.

Tabi diğer bir etken de insanların yorgunluğu. Bugün sokak röportajlarına bakarsanız 8 yaşında çocuklar bile dolar kurundan, faiz oranından falan bahsediyor. Bu gündem çok yorucu ve insanların olmayan umutlarını daha da tüketiyor. Bu noktada insanlara suç bulamıyorum çünkü bu yönetimsel bir tercih. Bugün güdülen siyaset partilerin kitlelerinin politize olması üzerine. İktidar istiyor ki tüm seçmen kitlesi konsolide olsun, her an her politikasını savunsun. Ha keza muhalefet de insanların tepkilerinin canlı kalmasını istiyor... Bu durumda her konunun siyasete çıkması, o tartışmaların da bir noktada "Ulan yurtdışına bak adamların kafası ne kadar rahat" seviyesine gelmesi bence normal. Ülke sadece ekonomik ve siyasi değil, mental açıdan da zor zamanlardan geçiyor.
0
salihdt
(09.01.22)
Ben de gitmeyi düşünüyorum ama başka çarem olmadığı için. Yazılımcı olmuş olsam, doktor olmuş olsam gitmeyi düşünmezdim. Uzman doktorun maaşına yakın bir para kazanabilmem mümkün değil mesela.

Dil bilmeyip falan gideceğim diyen tipler de var. Bunlarla muhabbet insanın modunu düşürüyor açıkçası. Evlenmiş, çocuk yapmış buna rağmen kafasında gitme hayalleri falan. Yapılmaz değil yapılır ama çok zor iş gerçekten.

Anadolu'da okumuş hiçbir dersi ingilizce almamış bir doktorun gittiği ülkenin dilini ana dili gibi konuşabilmesi lazım. Ayrıca gidilecek ülkede en azından bir diploma almış olmak çok önemli. Bu işleri araştırmış biri olarak söylüyorum bunları.
0
antropolog
(09.01.22)
Ben de imkanım neye el veriyorsa onunla iyi hissetmeye çalışırım hep ama sorun şurada imkanlar günden güne daralıyor, kendimizi birazcık iyi hissetmek için yapacağımız şeyler yine ülkenin durumu kaynaklı bir yerlere tosluyor.

Ben kendi adıma yurtdışında hiç yaşamadım, 1-2 haftalık tatiller dışında herhangi bir ülkeyi tecrübe etme şansım olmadı ama ben de ister istemez şöyle bir kıyaslama yapıyorum, 10 sene önce 20 sene önce son derece rahat yapabildiğim şeylere bugün ulaşamıyorum, sadece maddi anlamda da değil, zihniyet değişti, çevre değişti ve günden güne kendimi bu yeni insanların bulunduğu yere ait hissetmez oldum, sürekli bu durumla yüzleşmemek için hayatımı daraltmak durumunda kaldım, bu tutumun da bir maliyeti oluyor ve insan bunalıyor, bunalınca da içinden atmak istiyosun.

O nedenle bu tarz yazılara denk geldiğimde çok da bunalmıyorum ve anlıyorum yazan kişinin duygularını, zaman zaman olumsuzluk duymaktan sıkılsam da, ortada hiç sorun yokmuş gibi yaşayanlar, bir nevi mış gibi yapanlar beni daha çok bunaltıyor, ha gerçekten aşmış olanlara bir dediğim yok onlara ancak imrenirim ama ‘hep olumlu olmalıyız’ durumu da beni boğuyor.
0
(09.01.22)
Yani insanlar tükendiği ve inanılmaz mutsuz olduğu için anlayışla karşılıyorum, ama kendimi uzak tutmaya da çalışıyorum bu sohbetlerden.
Beni daha çok sinir eden şey bilmedikleri konularda yurtdışı guzellemeleri yapmaları insanların. “Ya zaten avrupada herkes X” “devlet Y yapıyor” falan gibi olmayan artık nerden de duyuldugu belli olmayan garip idealler yaratıyorlar. Bu memleketlerde taciz, tecavüz, ırkçılık, dolandırıcılık, suç, saçma politikacılar, cinsiyetçilik yokmuş gibi. Ha bizdekinden iyidir kötüdür bakın bununla ilgili bir şey demiyorum. Kastettiğim buraların masalsı harikalar diyarı olarak yansıtılması. Yani Amerikadan guzellikler diyarı diye bahseden birine “hmm, tabii orda da ırkçılık var” falan deseniz “ya bırakıcaksın ırkçılığı” diyorlar mesela. E bu nasıl bir arguman? Ne demek ki bu?

Konuyu değiştirmek gibi olmasın ama ben bu spektrumun diğer ucundayım. İki sene kadar önce Turkiyeden tasındım. Ustumdeki tek baskı “hayatın tadını cıkarma” konusunda. Herkes surekli “sen neyse ki kurtardın kendini” diyorlar, hep bir refah ve mutluluk baskısı. Türkiyedeki insanlarla olan iletisim dönüp dolaşıp “bizi de aldırsana ehuıehueh” şakalarına geliyor. “Bizim çocuk da biraz buyusun yanına gonderelim” gibi garip soylemler. Erkek arkadasım da bazen “beni de kurtar burdan ya” falan diyor yarı ciddi. Yahu evlenmeden oturma izni olmuyor yaşadıgım ülkede, insanların karısına kocasına bile vize çıkmadı iki senedir, e hadi getirdim buraya ne iş yapılacak? Vs derken birden kendinizi sırf yurtdışına gittiğiniz için hazır değilken evlenip çok da tanımadığınız iki çocuğun sorumluluğunu alma ihtimalini düşünürken buluyorsunuz. Olacak iş değil de, bahsettiğiniz sohbetin diğer yönünü anlatmak için soyledim. Kimse de fikrimi sormamıştı gerçi, sorry.
0
sopiro
(09.01.22)
(2)

Yatırım tavsiyesi lazim

seyyar satıcı
Sizce hangisi mantikliKredi çekip bir yerden arsa ev almak miYoksa maaş yattikca bir miktari ile Nike Apple Starbucks gibi şirketlerden ameriakda hisse almak mı mantıklı bunlar temettü veriyor.Temmettunun alternatifi Erdemir isdemirden hisse almak düzenliAma tl ile yatırım korkutuyorSizin yorumunuz
Sizce hangisi mantikli

Kredi çekip bir yerden arsa ev almak mi

Yoksa maaş yattikca bir miktari ile Nike Apple Starbucks gibi şirketlerden ameriakda hisse almak mı mantıklı bunlar temettü veriyor.
Temmettunun alternatifi Erdemir isdemirden hisse almak düzenli

Ama tl ile yatırım korkutuyor

Sizin yorumunuz nedir
0
seyyar satıcı
(08.01.22)
Kendi yatırım algımdan bahsedeyim, belki faydası olur: Öncelikle TL bazlı yatırım çok mantıklı gelmiyor, zira hisselerin fiyatları TL bazında yükselse de dolar bazında ya düşüyor ya da en iyi ihtimalle aynı kalıyor. Burada tabi ki yatırımın süresi önemli ama döviz bazlı hisse yatırımı bence daha mantıklı. Gayrimenkul yatırımına hiç girmem; eğer içinde yaşayacaksam ve bana hayat güvencesi olacağını düşünüyorsam ev alırım ama zaten bu sorunum yoksa yine TL bazlı gayrimenkul yatırımı yapmam, zira bu da aynı kur derdinden muzdarip, üstelik likit değil, bir de üstüne eskiyor, kira alıyorsanız gerçek enflasyon oranında artıramıyorsunuz, haliyle geliri de TL bazında enflasyonun altına düşüyor, üstüne bir de bakımı vb. var...

Amerikan hisseleri olabilir; incelediğim, bildiğim hisse varsa alırım, yoksa ya da riski dağıtmak istiyorsam ETF alırım.
0
salihdt
(09.01.22)
1. Kredi cekip hisse senedi almak risklerinden genel olarak tavsiye edilmez. Yani bu ABD'deki genel yatirim yaklasimi ki faizlerin sifira yakin oldugu bir ortamdan soz ediyoruz.
2. Arsayi nerede ve neden aldiginiz onemli. Herkesin bilmedigi bir seyi biliyorsaniz ve degerleneceginizden eminseniz baska.
3. Amac temmettu ise Apple dise dokunur bir temettu vermiyor. Apple'in ozelligi stock buy back falan yapmasi ve anaparanin coskulu bir artis trendinde olmasi (son 1 senede %33). Temettu arayisindaysaniz (ki anlamsiz bence) baska sirketler var mesela ExxonMobil, Philip Morris, Unilever vs.
4. YTD :p
0
hot potato
(09.01.22)
(5)

Yurtdışı borsalarinda islem

seyyar satıcı
Yapmak için hangi uygulamayı kullanmak lazımHangisinin komisyonu daha düşüktürHangisini tavsiye edersiniz
Yapmak için hangi uygulamayı kullanmak lazım
Hangisinin komisyonu daha düşüktür
Hangisini tavsiye edersiniz
0
seyyar satıcı
(07.01.22)
interactive brokers ve saxo bank uluslararası bireysel yatırımcılar tarafından sıklıkla kullanılıyorlar diye biliyorum.
0
salihdt
(07.01.22)
Interactive Brokers kullanıyorum, Türkiye'de banka hesapları var. EFT ile para transferi yapabiliyorsunuz. İşlem başına 1$ ödüyorum, oldukça memnunum. Hesap açılışı da kolaydı, 2-3 gün içinde açtım ben. Interactive Brokers'tan açmayı düşünüyorsanız mesaj atabilirsiniz.
0
burka
(07.01.22)
Midas'a da bakabilirsin.
0
chicha_v2
(07.01.22)
@interactive brockers açtım TL mi gonderiyorsunuz dolar mı hangisi mantikli
0
🌸seyyar satıcı
(08.01.22)
Bildiğim kadarıyla Türkiye'de sadece TL hesapları var ama döviz makası çok düşük diye biliyorum. Döviz büroları ve bankalardan çok daha iyi oranlarda dönüşüm yapıyorlar, neredeyse paranın tam karşılığı olan USD miktarı Interactive Brokers hesabınıza geçiyor.

Türkiye USD hesapları var mı kontrol edeceğim, benim bildiğim yoktu çünkü.
0
burka
(08.01.22)
(4)

Bunun adı işini önemsememek mi? | schengen vizesi

deveyidiken
Schengen vizesine başvuracağım için çalıştığım şirketten birkaç evrak talebim oldu. İK'nın bana gönderdiği ilk izin yazısında yetkili kişinin TC kimlik numaramı yanlış yazdığını fark ettim. Dedim olabilir, insanlık halidir. Hatayı fark edince ikinci kez evrak talebinde bulundum ve bu sefer de doğum
Schengen vizesine başvuracağım için çalıştığım şirketten birkaç evrak talebim oldu. İK'nın bana gönderdiği ilk izin yazısında yetkili kişinin TC kimlik numaramı yanlış yazdığını fark ettim. Dedim olabilir, insanlık halidir. Hatayı fark edince ikinci kez evrak talebinde bulundum ve bu sefer de doğum tarihimin yanlış yazıldığını fark ettim.

İlgili belgeye hemen erişebilsem yine bir talepte bulunacağım fakat şirketin İstanbul ofisinin imza yetkisi olmadığından belgeler yurt dışındaki merkeze gidiyor ve oradan imzalanıp tarafıma iletiliyor. Pazartesi günü de vize randevum olduğundan ve yeni belgenin de yetişmeyeceğini göz önüne alarak elimdeki belgeyle vizeye başvursam bir problem olur mu acaba? (İsviçre için başvuru yapacağım)

Ayrıca bu tip sorunlara çalıştığım şirkette çok sık denk geliyorum. Bu insanlar neden yaptığı işi önemsemiyorlar? Sizin böyle bir durumda tavrınız ne olurdu?
0
deveyidiken
(06.01.22)
Bilgisayarda kendin düzelt cikti al ver. Zaten orijinal vermeyeksin cikti vereceksin hic bisey olmaz. Paintte bile yaparsin.
0
c1b2k3
(06.01.22)
Bunun adı işini önemsememek, elinin ucuyla yapmak. Ben olsam hatayı yapan kişiye bunu söylerdim. Eğer belli değilse, bu işlemleri halleden grubun bir mail adresi vb. üzerinden yürüyorsa oraya mail atardım.
0
salihdt
(07.01.22)
kendin duzelt, ciktisini al gotur +1

Bunun adı işini önemsememek mi sorusuna gelince, soyle diyelim, IKcilar ile emlakcilar benim gozumde ayni seviyede. Fazla performans beklemek utopik olur, salla gitsin.
0
cooperr
(07.01.22)
Vize merkezini aradım, böyle bir hata olduğunu belirttim ve bunun için düzeltme niteliğinde basit bir dilekçe yazmanın yeterli olacağından söz ettiler.
0
🌸deveyidiken
(07.01.22)
(2)

360 derece yorum

karaca2
Merhaba. Sirketin 360 derece formunda kendinizle ilgili degerlendirmede nasil bir uslupla yaziyorsunuz? Bu isi ilk kez yapiyorum diyebilirim. Cunku onceki sirketimde sadece puan veriyordum yorum yazmiyordum. Simdi kendime beklenen ustu versem bile nasil bir uslup takinmam gerekiyor. Bu yorumlari dir
Merhaba. Sirketin 360 derece formunda kendinizle ilgili degerlendirmede nasil bir uslupla yaziyorsunuz? Bu isi ilk kez yapiyorum diyebilirim. Cunku onceki sirketimde sadece puan veriyordum yorum yazmiyordum. Simdi kendime beklenen ustu versem bile nasil bir uslup takinmam gerekiyor. Bu yorumlari direktor okuyacagi icin komik mi yaziyorum emin olamadim. Ornegin musterimiz onceligimizde kendimi iyi not vermek istiyorum ama nasil bir yazi olmali ki bu cringe olmasin?
0
karaca2
(03.01.22)
Bence normal bir dille o performans dönemi içerisinde aldığınız sorumlulukları,iyi performans sergilediğinizi düşündüğünüz noktaları ve gelecek dönemde geliştirmeyi planladığınız yönlerinizi yazın; kendinizi gereksiz övmeye de yermeye de gerek yok. Hangi seviyede olduğunuzu düşünüyorsanız kendinize o notu verin, mesela sırf tevazu olsun diye düşük göstermeyin.
0
salihdt
(04.01.22)
Güçlü olduğunuzu düşündüğünüz yönlerinizi anlatırken de gelişime açık yönlerinizi anlatırken de kaleminiz keskin ve net olsun. Açıklık ve kendini bilmek yöneticinizin gözünde değerinizi arttıracak unsurlardır her zaman.

İş hayatında yumurtluyorsanız gıdaklamanız gerekir.
0
pispinti
(04.01.22)
(6)

kripto'dan yüksek meblağlar kazananlar

Barki
kripto'dan yüksek meblağlar kazananlar bu paraları nasıl çekiyor? yani mesela binance'e adam 5 bin lira yatırıyor. yatırdığı coin bir anda değer kazanıyor ve parası diyelim 1 milyon lira oluyor. bu adam bu parayı oradan nasıl çekebiliyor? vergi mi veriyor nası yürüyor bu işler :/
kripto'dan yüksek meblağlar kazananlar bu paraları nasıl çekiyor?
yani mesela binance'e adam 5 bin lira yatırıyor. yatırdığı coin bir anda değer kazanıyor ve parası diyelim 1 milyon lira oluyor. bu adam bu parayı oradan nasıl çekebiliyor? vergi mi veriyor nası yürüyor bu işler :/
0
Barki
(03.01.22)
şu anlık vergi yok da her an gelebilir
0
jelly bear
(03.01.22)
abi ama mantıken mesela aylık geliri asgari ücret olan birinin banka hesabına bir anda 1 milyon lira geldiğinde devlet bunun peşine düşmüyor mu? Mafyalar boşuna mı kara para aklamak için türlü yöntemlere başvurdular bu zamana kadar :))
0
🌸Barki
(03.01.22)
onlar irs'ten korkuyor.
Amerikalinin hayatta korktugu tek kavramdir kendisi.
0
divit
(03.01.22)
@barki: parayi nasil kazandigini kanitlamak cok kolay. paranin nereden geldigi belli, kripto piyasasinda yaptigin islemlerin kaydini da tutuyor uygulama zaten. mufettis gelse gosterirsin. asgari ucretli birinin yapabilecegi yatirimin milyona donusme ihtimalinden daha zor degil orada olayi ispatlamak.

ha, ama kara para konusunda haklisin :)
0
reavelyn
(04.01.22)
Gelirin kaynağı ve vergi biraz farklı konular. Banka sizin verginizi ödeyip ödemediğinizle ilgilenmez, onlar paranın herhangi bir suçtan kazanılmadığını anlamaya çalışıyor. Belli kriterlere göre bu işlemler şüpheli görülürse MASAK'a raporlanır, ondan sonrası MASAK'ın işi. MASAK eğer bu işlemlerde bir sakınca görürse bankadan (Ya da diğer kurumlardan) ek bilgi isteyebilir ve nihayetinde bir suç unsuru görürse ilgili kuruma (Sanırım savcılık) bu konuyu aktarır. Tabi kripto durumunda böyle bir şey olması zor.

Gelir vergisi konusu ise farklı; teoride bir gelir varsa vergisinin de olması lazım. Ancak yanlış hatırlamıyorsam bizim vergi düzenimizde anaparadaki kur farkı bir gelir olarak nitelendirilmiyor; bu nedenle, örneğin dolara bugün 1000 TL yatırım yapan adam bunu 2500 liraya satınca 1500 lira gelir etmiş gibi vergi ödemek zorunda kalmıyor. Ancak kripto paralar döviz değil de yatırım aracı olarak sınıflanırsa hisse senedi ya da herhangi başka bir yatırım aracından farksız olacak, dolayısıyla bunlardan edinilen karlar da vergiye tabi olacaktır.
0
salihdt
(04.01.22)
parça parça çeker hiçbir şey olmaz.

konudan bağımsız olarak kriptoda 5bin lirayı 1milyon lira yapabilme oranı, iddiada tek kuponda 3 tane 7 gol üstü maç bulmak aynı şey. ayrıca 5bini 15bin oluyor sonra 10bine düşüyor bu daha düşer deyip 11bin olsa satıp çıkıyor %99,99 kişi. şehir efsaneleri ile kriptoya çekiyorlar herkesi. beni de dahil.
0
dadasalon
(04.01.22)
(9)

BES'den çıkmak ya da kalmak

ManikD
Selam Romalılar,Otomatik BES'e dahil edildim. Malum 2 ay içinde çıkma seçeceği var. Sizce çıkmalı mı? Sizler nasıl yaptınız. Kalmak sanki parayı çöp etmek gibi geliyor. Diğer yandan uzun vadeli birikim, devlet katkısı da var. 10 sene sonra geri döner diye düşünüyorum. Hoş 56 yaşa daha 18 sene var. Ö
Selam Romalılar,

Otomatik BES'e dahil edildim. Malum 2 ay içinde çıkma seçeceği var. Sizce çıkmalı mı? Sizler nasıl yaptınız. Kalmak sanki parayı çöp etmek gibi geliyor. Diğer yandan uzun vadeli birikim, devlet katkısı da var. 10 sene sonra geri döner diye düşünüyorum. Hoş 56 yaşa daha 18 sene var. Öyle olunca geri de almada kesinti var galiba. TC'de 18 sene sonrası için böyle bir sisteme güvenmek ne kadar mantıklı bilemedim. Sizin nedenlerinizi dinlemek istedim.

Şimididen iyi yıllar.
0
ManikD
(31.12.21)
Eğer işyerinizin kendi bünyesinde BES desteği yoksa (belli bir miktara kadar sizin yatırdığınızı match ediyorlar) pek bir işe yaramıyor hiç bulaşmayın derim.
0
aguen
(31.12.21)
Ben çıktım. Benden 50 lira falan kesilmişti. 50 lira bazen ihtiyaç için harcanabiliyor. Bir de benden izinsiz hesabımdan para çekilmesine sinirlenmiştim. O yüzden direkt iptal ettim.
0
dissendium
(31.12.21)
attilla yeşilada kalınmasını savunuyordu çünkü önümüzdeki süreçte milyonlarca artacak emekli sayısının maaşlara olacak etkisinden falan bahsetmişti. tek başına devletten alınan maaşın yeterli olmayacağını ve bes'te kalmanın gereklilik olduğunu söylemişti diye hatırlıyorum.
0
false pretension
(31.12.21)
Devlete güvenmiyorsan özel şirketle bireysel emeklilik yap. Atilla Yeşilada'nın temel açıklaması o. Yani parasını değerlendirip köşeye atabilene eyvallah, ama çoğunluk yapamıyor ve maaştan kesilip otomatik biriken ve 60 yaşında seni kurtarabilecek/yaşatabilecek herhangi para iyi paradır gözüyle bakıyor o. Diğer türlü emekli maaşımızla beslenmemizi bile karşılayamayabiliriz.
0
nhk ni youkosu
(31.12.21)
Otomatik BES'den çıkıp, kendiniz olarak başvuru yaptığınız BES'i tavsiye ederim.
0
put it in your appropriate place
(31.12.21)
yenisini açmadan eskisinden çıkmayın. yalnızca birikim değil birikimin yatırımını da kendiniz yapabileceğiniz ve yüzde otuzu da havadan gelen başka ürün bulamazsınız. 2017'de otomatik açılandan çıkmayıp agresif fon seçeneğinde kaldım, azıcık aylık ödemelerle iki üç maaş birikti. sonra 2019'da kendim özelden açıp yönettim, iki senede yüzde yüz karlılığa ulaştı. her şekilde emeklilikten önce bozabileceğim için ikisini de tutuyorum.
0
engelbert humperdinck
(31.12.21)
Çııkkk...çıkkk...çıkkk...tl ile uzun vade birikim olmaz. tek borsaya atılabilir tl.
0
alicandan
(01.01.22)
TR'de uzun vadeli TL bazlı yatırım, devlet desteğine rağmen, bana pek mantıklı gelmiyor. ABD ya da global hisselere yatırım yapan bir BES fonu varsa buna girilebilir ya da yeterli disipline sahipseniz uluslararası hisselere yatırım yapan TEFAS fonlarına yönelebilir, her ay belli bir miktar bunlardan alınabilir.
0
salihdt
(01.01.22)
BES pişmanlıktır. Direk çıkın.

Devlet katkısı 1 seferlik ve ayrı bir fonda tutuluyor. (Bir sefer %25i yıllara vurursanız %1 veya aşağısına gelir süreye oranlayınca) Devlet katkısı üzerinde yatırım için söz hakkınız yok ve o fonun tıpkı işsizlik fonu gibi yutulması kaçınılmaz.

BES fonları piyasadaki alternatiflerine göre başarısız.

Bir sürü gizli ücret vs... var.

Paranızı TR gibi bir ülkede devlete güvenip yıllarca bir enstrumanda kitlemek delilik.
0
cleric
(01.01.22)
(5)

Çok acil speaking geliştirmem lazım

kaptan maydanoz
En kısa sürede acil şekilde nasıl hallederim? Ankara'da kurs tavsiye edebilir misiniz? İntermediate seviyeyim şu an. Ama pratiğim sıfır.
En kısa sürede acil şekilde nasıl hallederim?
Ankara'da kurs tavsiye edebilir misiniz? İntermediate seviyeyim şu an. Ama pratiğim sıfır.
0
kaptan maydanoz
(31.12.21)
Cambly? En iyi pratikle gelişir ve pratik için de aklıma bu geliyor
0
kisa
(31.12.21)
Kursla pek gelismez. Gelisse bile "acil" olmaz. Online veya yuz yuze ozel ders mantikli.
0
hot potato
(31.12.21)
Cambly (Ya da hangi yöntemle pratik yapabiliyorsanız) +1
0
salihdt
(31.12.21)
Eve yabanci ogrenci al kira bedava de.
0
divit
(31.12.21)
Yabancı öğrenci alsa bir işe yaramaz, Erasmus öğrencileriyle kalıyorum, kimisi kulağından kulaklığı çıkarıp ''merhaba bile demiyor.'' Cambly+1
0
barguzhale
(31.12.21)
(2)

Milli piyangoyu elinde kalan şube alamıyor mu?

Unde bach canim
Diyelim ki satılmayan ve milyon tl çıkan(eski zamanlar için de genel bir soru olarak düşünün) çeyrek bilet bir bayiide kaldı. Hiç bilet almış biri olmadığım için sistemi bilmiyorum ama bir şekilde satıldığına dair bu bilet sisteme kaydediliyor sanırım(gerçi sokakta satan adam nasıl kaydedecek o zama
Diyelim ki satılmayan ve milyon tl çıkan(eski zamanlar için de genel bir soru olarak düşünün) çeyrek bilet bir bayiide kaldı. Hiç bilet almış biri olmadığım için sistemi bilmiyorum ama bir şekilde satıldığına dair bu bilet sisteme kaydediliyor sanırım(gerçi sokakta satan adam nasıl kaydedecek o zaman). Peki bayiideki adam açıklandıktan sonra çıkan bileti alıp milyoner olamıyor mu? Çekiliş öncesi biletler toplanıyor mu? Ya da o bayiiye çıkan bilet o bayii 1. Derece akrabaları alamaz diye bir kural mı var? Nedir bu uyanıklığa bulunan çözüm?
0
Unde bach canim
(30.12.21)
Piyangocular satılmayan biletleri Milli Piyango İdaresi'ne çekilişten önce iade ediyorlardı diye hatırlıyorum. Sadece belli büyük çekilişlerde (Mesela yılbaşı çekilişi) biletlerin iadesi olmuyordu sanki. Ancak iade etmezse sizin dediğiniz olur, sonuçta piyango vurmuş bir bilet ile hamiline yazılmış bir çek arasında çok fark yok.
0
salihdt
(30.12.21)
Satılmayan biletler iade ediliyor, çekilişin son günü iade edilmesi lazım.

Tabi ki yasal bayiler için geçerli bir kural bu, yılbaşı gibi yoğun satış olan dönemlerde yasal olmayan bir çok seyyar insan bayilerden deste ile bilet alıp sokaklarda gezerek satmaya çalışır.

Onlar satamadıklarını götürüp iade edebilir mi? Aldığı bayi ile arasında böyle bir anlaşma varsa edebilir, ama son gün olmaz sanırım, çünkü son gün bayi idareye iade edecek zaten, seyyar bayi daha önce getirmeli ki iadeleri liste yapılıp iade edilsin.

Satılmayan bilete ikramiye vurduğunu hatırlıyorum ben, hatta birden fazla kez bile olmuş olabilir bu.

İade edilmeyen her biletin sahipliği hamilidir kısaca. İade edilen biletin de sahibi piyango idaresidir.


Edit: Özellikle 90'lı yıllardan bir haber buldum;

Yılbaşı çekilişinde ikinci büyük ikramiye olan 75 milyar lira da ikiye bölündü. 7279503 numaralı biletlerden biri İstanbul'da satılırken, Mardin'e gönderilen aynı numaralı biletin satılmayan biletler arasında olduğu ileri sürüldü. Satılmayan biletler arasında bulunan 37.5 milyar liralık Milli Piyango biletinin Ziraat Bankası kasasında olduğu belirtildi.
Mardin'de yılbaşı özel çekilişi için toplam 11 milyarlık bilet satıldığı öğrenildi. Satılmayan çok az sayıdaki bilet arasında büyük ikramiyenin isabet ettiği biletin olması Mardin'de halk arasında üzüntüyle karşılandı
0
John Bloor
(30.12.21)
(7)

Fotoğraf makinası

banane yaaaa
Selamlar bende sonny a6000 var. Lensi basic ola 50mm sanırım. Ufak. Makinayı güncellemek istitorum. Tavsiyeler alabilir miyim?şimdiden teşekürler. Kullanım amacım hobi gezi seyahat fotoğraf vs. Profesyonel değilim ama bu kullandığım makinada bişey farketrim. Nerdeyse telefon daha iyi çekiyor :/
Selamlar bende sonny a6000 var. Lensi basic ola 50mm sanırım. Ufak. Makinayı güncellemek istitorum. Tavsiyeler alabilir miyim?şimdiden teşekürler. Kullanım amacım hobi gezi seyahat fotoğraf vs. Profesyonel değilim ama bu kullandığım makinada bişey farketrim. Nerdeyse telefon daha iyi çekiyor :/
0
banane yaaaa
(28.12.21)
Sony a6000 ile cep telefonunu karşılaştırmak çok zor. a6000 serisi apsc sensörlü en iyi makinelerden biridir. Cep telefonunu 10'a katlar :)

Muhtemelen kullandığın lens kit 16-50mm lenstir. Bu lens çok fazla bir güzellik sunmaz.

Tavsiyem makineyi güncellemek yerine farklı lenslere yönelmen. Mesela 18-105 veya geniş açı seviyorsan 10-18mm olabilir. İnsan, portre, yemek fotoğrafları çekiyorsan 35mm olabilir.

Youtube'da The Icelandic Guy'u tavsiye ederim. Aynı makine ile profesyonelleşip çok güzel işler çıkartıyor.
www.youtube.com

Toms Jurjaks yine aynı şekilde
www.youtube.com
0
Northern Mariner
(28.12.21)
Teşekürler. Bir de lensi değiştirelim o zaman.
0
🌸banane yaaaa
(28.12.21)
Profesyonel makinaların ayarıyla, lensiyle uğraşmak istemiyorsan bir iPhone 13 Pro Max alıp geçebilirsin. Çok iyi fotoğraflar çekiyor.

Yok makina ile uğraşacağım dersen, NorthernMariner'in dediği gibi çekim amacına göre lense yatırım yapman iyi olur.

Mesela 35mm f1.8 lensle çekeceğin fotoğrafları çoğu telefon yapabilemez.
0
kaptankedi
(28.12.21)
Tam olarak sizin makinanız için değil ama mesela şu lens hakkında epey iyi şeyler duymuştum: www.bhphotovideo.com

Hem geniş açı olabiliyor, hem de az ışık performansı şahane.
0
kaptankedi
(28.12.21)
bu makinelerin amacı ham(raw) çekip işlemek.

Telefon yapay zekalı veya otomatik işlemler yapıyor. O yüzden tabii ki telefon daha iyi görünüyor. Mesela iphone otomatik hdr video çekiyor herhangi birine göster onun videosunu ham müthiş bi kameranın videosuna tercih ederler.

a6000 ile çekiyorsan sonra Lightroom vb. ile işleyeceksin. Jpeg çekmeyeceksin. Tabii çektiğin şeye uygun bir lensin olacak ayar yapmasını da bileceksin. Her sensörün dinamik aralığı, en iyi performansı verdiği iso farklıdır mesela. Kimini birkaç stop patlak çekince daha iyi sonuç elde edersin. Dümdüz çekeceğim diyorsan son model bir iphone al geç.
0
nhk ni youkosu
(28.12.21)
Telefona fark koysun net bir şekilde diyorsanız diyaframa önem verin, diyafram genişledikçe fiyat olarak epey farkeder ama sonuçlar da vayanasını olur.
0
hedep
(28.12.21)
Bende de aynı fotoğraf makinesi var; zaten kit lensi ile gayet güzel fotoğraflar çekiyor. Eğer biraz daha zoom olsun istiyorsanız Sony'nin 18-135 MM lensi düşünülebilir; böylece kit lensi yerine bir nevi bunu yanınıza alırsınız, fazladan lens taşımamış olursunuz.

Eğer lens taşımaya üşenmezseniz 5yine fiyat/performansı fena olmayan 55-210 4.5-6.3 f değerli lense bakabilirsiniz. Kit lensinin yeterli gelmediği durumlarda zoom amaçlı olarak bunu kullanabilirsiniz. Daha geniş açı ya da prime lensler içinse Sony ve diğer lens üreticilerinin fiyatları çok yüksek; burada Çin malı lens üreticilerine bakabilirsiniz; mesela 7Artisans'ın 25mm 1.8 lensi bokehli portreler için harika. Keza Samyang da güzel fisheye lensler üretiyor. Tabi bunlar manuel, yani auto focus mümkün değil.
0
salihdt
(29.12.21)
(16)

maaş zammı alana kadar acil/önemli şeyler dışında bir şey yapmamak

ufockinwotm8
günlük işlerin yürümesi dışında iş geliştirecek şeyler yapmıyorum son 1 aydır pek. son 2 haftadır ise hiç yapmıyorum. maaşım olmuş asgari ücret, zam yapacaklar 6 olacak veya 6'ya yaklaşacak ama benim son birkaç aydır geçinemememi anca telafi edecek ve sene ortası yine zar zor geçinir hale geleceğim.
günlük işlerin yürümesi dışında iş geliştirecek şeyler yapmıyorum son 1 aydır pek. son 2 haftadır ise hiç yapmıyorum. maaşım olmuş asgari ücret, zam yapacaklar 6 olacak veya 6'ya yaklaşacak ama benim son birkaç aydır geçinemememi anca telafi edecek ve sene ortası yine zar zor geçinir hale geleceğim.

Türk-İş'e göre bekar bir çalışanın yaşam maliyeti 5bin olmuş. yani yaşama maliyetim kadar bile maaş vermiyorlarsa iş aksamadığı sürece işi geliştirici bir şey yapmamak etik dışı mıdır sizce?

EK SORU: maaş zammının ne olacağını bildirmemek Ocak ayında, yeni maaşı yatınca görmek aşşşırı ayıp değil mi ya? Resmen kaç paraya çalıştığımı bilmiyor oluyorum 1 ay boyunca. ben mi yanlış düşünüyorum?
0
ufockinwotm8
(27.12.21)
Ayrılın o zaman o maaşa çalışmak istemiyorsanız ?

Göreviniz iş geliştirici bir şey yapmak ise etik dışıdır. Değilse etik içidir bence.
0
ceketimi alip cikcam
(27.12.21)
o kadar net iş tanımı olacak kadar şanslı bir insan değilim. ne gerekirse onu yapmam gerekiyor dönem dönem.
0
🌸ufockinwotm8
(27.12.21)
konu işveren, patron olunca etiği düşünmenize gerek yok. onlar etiği falan düşünmeden maddi manevi her anlamda sömürüyorlar sizi, merak etmeyin.
0
ahm1
(27.12.21)
Maaşlı bir çalışanın karşılığını (Maaş artışı, mevki, yan haklar vb.) almadığı bir şeyi yapması zaten anlamsız. Eğer mevcut performansınız kimsenin gözüne batmıyorsa bence bir sorun yok.
0
salihdt
(27.12.21)
nick çok güzelmiş.

valla çeşitli sebeplerle ara ara motivasyonunun düşmesi normal bir şey. acil ve önemli şeyleri yapıyormuşsunuz zaten. etik dışı bir şey yok bunda.

tek sıkıntı işte bu durum biraz göze batıp az zam almanıza yol açar mı, şimdi kasıp, istediğiniz zam gelmezse ondan sonra salmak daha mı iyi olur vs. gibi düşünceler olabilir. ama onu da siz daha iyi bilirsiniz zaten.
0
plutongezegendegilmi
(27.12.21)
tecrübenizi, yaşınızı, pozisyonunuzu bilmeden yazıyorum.

bu iş kısır döngü. mevcut işinizde iyi performans vermeden :

- bulunduğunuz yerden zam isteyemezsiniz
- çalıştığınız konu hakkında yeterince tecrübeniz olmayacağı için başka bir yere geçemezsiniz
- çalıştığınız yerden ayrılmış birisi başka bir şirkette işe başlar, çalışacak birisi lazımdır, sizi önermez
- müşterilerinizden birisinde çalışacak birisi lazımdır, size teklif yapmaz

bunların hepsi tekrar tekrar yaşanmış şeyler.

örnekler vereyim :

- şirketteki bir muhasebecimiz boş boş etrafa bakıyordu, her sene en düşük zam oranını alıyordu (bir sebepten kovamıyorduk)
- şirketteki bir sekreterimiz çok üstün gayretle çalışıyordu, bir iki sene üst üste çok yüksek zam oranları aldı.
- çok iyi bir çalışan olmasına rağmen bir arkadaşı işten çıkarmak zorunda kaldık, haftasına kalmadan rakip şirkette işe başladı (hem rakip şirket, hem çalışan ayrı ayrı aradılar benden izin istediler)

bunları neden yazdım?

kimse için bir şey yapmak zorunda değilsiniz ama kendiniz için bir şey yapmak zorundasınız. ne çalışırsanız kendinize çalışıyorsunuz. inanın az çalışmanız, çok çalışmanız, bulunduğunuz şirket için çok fark etmiyor. siz ayrıldığınızda hoooop diye yerine birilerini buluveriyorlar. her koyun kendi bacağından asılıyor.

ancak çalışmadığınız sürece, maaşınız düşük kalmaya devam edecek. tersi mümkün değil.
0
co2s2
(27.12.21)
@co2s2 ve plutonolangezegen, inancımı yitirmmemiş olsam ben zaten üstün efor göstermeye devam ederdim. kimse hesabını sormadan, hedef koymadan güzel şeyler başardım kendi kendime. bir sürü paranın şirketten çıkmamasını sağladım zorunda olmadığım halde şahsi eforum ile. çoğu zaman gün içinde 1-2 maaşım kadar tasarruf ettirdim. baktım bir değeri yok saldım. HR'ın iyi çalışması lazım biraz ama o da hiç yok. yani bizim şirkette iyi çalışınca ödülü olmuyor bunu çok daha eski ve üst mevkilerde favori olan kişiler bile söylüyor.

kendini geliştirme anlamında da, asıl şimdi geliştiriyorum kendimi açıkçası. yan projelere falan bakıyorum sadece kendime bir şey katacaksa o konuya odaklanıyorum.
0
🌸ufockinwotm8
(27.12.21)
bosver cok kasma. work smart.
0
baldur2
(27.12.21)
Sevgili hocam yazdıklariniza bakarsam sizin şirkete güveniniz kalmamış. Bu ilişki sizi bir yere götürmez, iş aramanız mantıklı.

Efor gösterip karşılığını alamıyorsanız zaten durmaniz hata.

Yalnız kendi hayat tecrübelerim sadece işinde yazanı yapan kişilerin ne ileri ne geri gittigini söylüyor. Ama bu benim kendi hayatimdan, ben cok çalışarak geldim hep. beklenenden fazlasini yaptim ve karsiligini aldim, o sebepten bana göre ilerlemek isteyen kisi beklenenin fazlasini vermeli.

Ama siz bunu zaten yaptim ama karsilik yok diyorsunuz(galiba), o zaman linkedin.
0
logisticsmanager
(27.12.21)
arkadaşlar güzel yazmışlar. bu şekilde çalışırsan hem yerinde sayarsın, hem de maaş zammı alma ihtimalin varsa bile sıfırlarsın. işyerlerinde pasif agresiflik genelde işe yaramaz, tepkinin neden olduğunu bile fark etmezler ve anında ocak dışı kalırsın.

açık açık agresif olmanı (vermezseniz gidiyorum deyip gitmeni yani) ya da normal bir çalışan gibi çalışmaya devam edip bak abi ben elimden geleni yapıyorum ama geçinemiyorum bir şey yapmanız lazım ayağı çekmeni öneririm.
0
roket adam
(27.12.21)
son bir ayda kaç iş başvurusu yaptınız?
O şirket aileniz değil, memnun değilseniz ayrılmanın yollarını arayın.

"İş geliştirici bir şey" sizden beklenen, görev tanımınızda olan bir konuysa yapmanız gerekiyor bence. Ama yöneticinize de maddi sıkıntı sebebiyle yeterince motive çalışamadığınızı, zam beklentinizin ne kadar olduğunu söyleyin.
0
michael_knight
(28.12.21)
işveren işçi versusunda işvereni savunduracak bir tek hareketi, bir tek haklı yanı yok işverenlerin. özellikle de bu ülkede yani plz. daha fazla nasıl sömürürüm diye düzenini kurmuşların yanında sizin sunduğunuz gerekçelerle yaptığınız şeyin etik dışı hiçbir tarafı yok (ki yemişim etiğini). iş yavaşlatmak da hakkınız grev de hakkınız. onlar size bilmeniz gerekenleri söylemezse siz de bunları söylemezsiniz. öyle saça böyle tarak.
0
erenderk
(28.12.21)
Is basvurusu da yaptim yapiyorum, maas zammi da istedim. Yani kendi kendime daga kusmuyorum aslinda.
0
🌸ufockinwotm8
(28.12.21)
Sadece patron değil, iş arkadaşları da fırsat olunca insanı sömürüyor bence. Çalıştığım yerde gençler sabahın köründe gelip it gibi çalışıyorlar. Benim seviyemdeki bir takım kıdemliler de ofise lütfen gelince "burcu şu iş bitti mi, berk akşama şunu yapalım deyip toplantılarda artist artist takılıyorlar".

Şerefsizlik yapma ama kendini de çok yıpratma bence. Ben senelerdir yıpratıyorum ekstra bir faydasını görmedim.
0
trixi
(28.12.21)
kimse sana asgari ücret bile vermek zorunda değil. yanlış anlama çalışıyorsan en az asgari ücret alacaksın ama seni işe alıp maaş bağlamak zorunda değil. demek ki şirkete bir katkın var ve bu parayı alıyorsun, sen de kendi içinde aldığın parayı hak ettiğini düşünüyorsan, rahatlayabilirsin.

benim kriterim şu oluyor. her ay en az bir kere "işte bu yüzden bu parayı alıyorum" dediğim önemli bir şey yapıyorum. gelişim minik minik, kümülatif etkiyle oluyor. 4 sene önce geldiğim şirketle şimdiki şirket arasında dağlar kadar fark var, o halde parayı hak etmişim diyorum.

maaş zammı maaşı almadan bildirilmeli ama 1 ay önceden olamayabiliyor. en geç zamlı maaşın alınacağı ayın ilk haftası kabul görebilir.
0
gabe h coud
(28.12.21)
@trixi yanima birini aldilar bana yardimci olsun diye ya salak ya da felaket savsakliyor bahsettim bu durumdan hafifce tabii citlattim.diyeyim ama.hicbir sey olmadi. Belki az zam alacak.bilemem ama insanin canini sikiyor. Niye ugrasiyorum diyorsun
0
🌸ufockinwotm8
(28.12.21)
(5)

passive ETF'ler

thad castle
hangi yabancı etf'lerine yatırım yapıyorsunuz? al ve unut tarzı spy alımına ne dersiniz?teşekkürler,
hangi yabancı etf'lerine yatırım yapıyorsunuz? al ve unut tarzı spy alımına ne dersiniz?

teşekkürler,
0
thad castle
(27.12.21)
makul. ben şahsen full boglehead'lik ettim ve vti/vxus/bndw yaptım. spy spesifik olarak s&p'ye güveniyorsanız gayet mantıklı.
0
xiduyuru
(27.12.21)
En ucuzu hangisiyse ona yatırım yapın gitsin bence. Prospektüslerinde yönetim maliyetleri yazıyor. Vanguard VGS var bende
0
salihdt
(27.12.21)
gözün kapalı girip yıllarca unutabilirsin
0
canbalseven
(27.12.21)
VTI akar.
0
baldur2
(27.12.21)
VWCE and chill.
0
yürümeyin
(27.12.21)
(5)

CV'de deneyimler ben dili ile mi yazılır yoksa 3.tekil kişi ile mi?

The colors of my sea perfect color me
Dün arkadaşımla bu konuda ayrı düştük. O 3.tekil ile yazmıştı. Misal:"X işlerinin yapılması, sahaya çıkılması, verilerin sisteme yüklenmesi ve analizi."Ben ise şöyle yazmıştım:"X işlerini yapıyor, sahaya çıkıyordum. Verileri sisteme yükleyip bu verilerin analizini yapmaktan sorumluydum."Hangi şekild
Dün arkadaşımla bu konuda ayrı düştük. O 3.tekil ile yazmıştı. Misal:

"X işlerinin yapılması, sahaya çıkılması, verilerin sisteme yüklenmesi ve analizi."

Ben ise şöyle yazmıştım:

"X işlerini yapıyor, sahaya çıkıyordum. Verileri sisteme yükleyip bu verilerin analizini yapmaktan sorumluydum."

Hangi şekilde yazılır?
0
The colors of my sea perfect color me
(26.12.21)
Bir IK'cı ile görüşmemde birinci tekil şahıstan kendi yaptıklarını yaz, anlat diye geri bildirim almıştım. Benim durumumda "Yaptık, geliştirdik, vb." gibi çoğul ifadeler vardı. "Biz senin deneyiminle ilgileniyoruz, sonuçta bunların ekip çalışması olduğunun farkındayız" demişti. Şahsen birinci tekil şahıs daha iyi duruyor diye düşünüyorum.
0
salihdt
(26.12.21)
3. tekil kişi. çoğu ik bu şekilde öneriyor.
0
pide
(26.12.21)
Bende ilk verdiğin örnekteki gibi yazıyor. Cümleler değil maddeler şeklinde.

Ama anlatırken “biz şunu yaptık” diye değil “ben bunu yaptım” şeklinde anlatman gerekiyor.
0
zimbirik
(26.12.21)
Valla bende de ilk durumdaki gibi yaziyor. CV zaten benim cv oldugu icin oradaki seyler zaten benim yaptigim seylerdir, hal boyleyken gidip tekrar tekrar onu belirtmek de bana anlamsiz geldigi icin daha cok isleri on plana cikaran yazim bana daha mantikli geliyor.
0
j r r tolkien hayrani
(26.12.21)
Yaptım ettim ön yazıya, motivasyon mektubuna yazılır. İş tecrübelerindeki görev sorumlulukları bullet point olarak yaz ki kısa ve öz olsun. Bullet point kullandığında yaptım ettim kullanmak hoş görünmediği için yapılması, edilmesi, yapmak, etmek şeklinde belirtmek yeterlidir.

Ön yazı ya da motivasyon mektubunu ise düz yazı olarak yazdığın için yaptım ettim kullanabilirsin.
0
Bruce
(27.12.21)
(4)

kabin bagajında uzatma fişi

funl
Merhaba, geçen hafta sabiha gökçende uçuşum vardı. Kabin bagajımın içinde uzatma prizi vardı ambalajını bile açmamıştım. Güvenlik görevlisi "kalın kablo" diyerek el koydu. Diyorum böyle bi ibare yok, vs. dedikleri tek şey "kalın kablo"... Gerçekte böyle bir yasak var mı ? Eğer yoksa ben bu güvenlik
Merhaba, geçen hafta sabiha gökçende uçuşum vardı. Kabin bagajımın içinde uzatma prizi vardı ambalajını bile açmamıştım. Güvenlik görevlisi "kalın kablo" diyerek el koydu. Diyorum böyle bi ibare yok, vs. dedikleri tek şey "kalın kablo"... Gerçekte böyle bir yasak var mı ? Eğer yoksa ben bu güvenlik görevlilerini nereye şikayet edebilirim ? Gerçekten gıcık oldum.
0
funl
(25.12.21)
Sunexpresste urgan halat vb yasak demişler. Kalın kabloyu o yüzden almamış olabilirler. Öndeki yolcunun boğazına geçirip boğarlar mazallah...
0
ceketimi alip cikcam
(25.12.21)
İlla vardır bir yasal dayanağı da , laptop adaptör kabloları vb. de bir uzatma kablosundan çok da ince olmuyor sanki. Biraz işgüzarlık olmuş bence.
0
salihdt
(26.12.21)
Ofise kablo lazim olmustur.
O kurala uyulsa ustte denildigi gibi laptop sarj aletleri gecemez.
0
divit
(26.12.21)
Nereye sikayet edebilirim ?
0
🌸funl
(26.12.21)
(8)

Venedik-floransa-roma gezisi

nefertarii
Trenle filan hizli ulasim var mi? Bakiyorum da 10 saatten asagi degil seferler? 3’er gun ayirmayi dusunuyorum; ama ulasimi halledebilirsem.Tecrubesi olan yazabilir mi?
Trenle filan hizli ulasim var mi? Bakiyorum da 10 saatten asagi degil seferler? 3’er gun ayirmayi dusunuyorum; ama ulasimi halledebilirsem.

Tecrubesi olan yazabilir mi?
0
nefertarii
(25.12.21)
Bunların arasında mı? 10 saat çok uzun, regionale diye geçen en yavaş ve aktarması bol trenlere mi bakıyorsunuz? Ben Trenitalia'dan Roma - Floransa arasını 1 saat 36 dakika olarak görüyorum (Şubat ayında), italo'ya da bakabilirsiniz.
0
salihdt
(25.12.21)
En az 3 aktarma gosteriyor venedik-floransa
0
🌸nefertarii
(25.12.21)
Hızlı trenlere bakın trenitalia yada italo kullanabilirsiniz biz kullandık gayet hızlı konforlu
0
basond
(25.12.21)
flixbus ve blabla da bakabilirsiniz, hızlı trenler pahalıydı.
0
syabk
(25.12.21)
Roma'dan venedik'e gece treniyle gitmistik, sabah 4-5 gibi birakiyordu iyi oluyordu. Hizli trenler de var, cok daha hizli gidip geliyorlar. Uc sehrin arasinda da olmali
0
fakyoras
(25.12.21)
ben araba kiralamistim. bence venedik 3 gun iyi, floransa 2 gun. roma en az 3-4 gun. yani tabi sanat ve tarih ne kadar ilgini cekiyor, orasi da belirleyici. focus muzeler ve mimari ise gez gez bitmez.
0
camussar
(25.12.21)
Roma ve Floransa arası regionaleler ile de olur da Venedik-Roma/Floransa anca Italo vs. ya da başka bir ulaşım aracı daha mantıklı olabilir.
0
AlsterWasser
(25.12.21)
Roma-Floransa arası ve Floransa-Venedik arası hızlı ve direkt seferler var. Trenitaliadan dikkatli inceleyin. Venedik, Floransa'da seyrek kullanılan duraklar var, arama yaparken onları seçmiş olabilirsiniz. Bu iki güzergah da hızlı trenle 2 saat civarı olmalı. Bileti çok önceden alırsanız uyguna gelir.
0
asteriks
(25.12.21)
(9)

la casa de papel abartı değil mi

mertozkoy
çok çok zorlama bir senaryosu vardı özellikle 4 ve 5. sezonda.idare eder bir dizi ama neden bu kadar hypelaniyor anlamadım.
çok çok zorlama bir senaryosu vardı özellikle 4 ve 5. sezonda.

idare eder bir dizi ama neden bu kadar hypelaniyor anlamadım.
0
mertozkoy
(24.12.21)
--- spoiler ---

2. sezonda Tokyo mahlaslı abla motosikletle 40 özel tim polisin arasından sıyrık almadan geçip bankaya dönünce bu diziden bir halt olmayacağına emin olmuştum.

--- spoiler ---

Sonraki sezonları izlemedim zaten.
0
himmet dayi
(24.12.21)
evet sezon ilerledikçe acayip zorladılar. ilk sezonu çok severek izlemiştim ama mesela 5'i izleyesim gelmiyor. açıp açıp hadi lan artık deyip kapatıyorz.
0
roket adam
(24.12.21)
abartılı dizi de şart, birlikte izlerken güzel oluyor. yok artık daha ne kadar abartabilirler diye gevezeliğini yaparak izledik biz, gayet de güzel vakit geçti bu kadar yıl. bu açıdan ben de herkese önerebilirim. sonuçta diziden ne beklediğiniz önemli.
0
akhenaten
(24.12.21)
1. Sezon guzeldi sonra cilki ciktida, sasirtan dizi bir kac tane var, kurgu guzel hikaye merak uyandirici, sasirtici daha ne olsun. 1 sezonda hic bir yere gitmeyen wheel of time la foundation mu ovelim ;(
0
eja
(24.12.21)
Ciktigi donem guzeldi.
Sonra aynisindan tonla dizi cektiler kendisi eski gibi kaldi.

Bir de esas konu bitince birakmaliydin sonraki sezonlar para gelsin diye cektiler.
Orijinal hali tam yerinde bitmisti.
0
divit
(24.12.21)
Ben izleyemedim. 2 bölüm dayanabildim.
0
chavezding
(24.12.21)
dizi, film konularında kılı kırk yaran biri değilim, dizi akıcıysa iyi vakit geçirmemi sağlıyorsa aşırı saçmalamadıkça mantık hatalarına takılmam en ince detayına kadar irdeleyip kötülemem,

lcdp nin normalde planlanıp çekilen ilk iki (sonradan 3 oldu bölündü vs) sezonu benim için keyifliydi, bi solukta oturdum izledim sevdim, sonraki sezonu zorlamaydı ama yine de sabredip izledim, fakat devamındaki artık 5 mi oluyor birinci kısım ikinci kısım neyse açıp bakmadım bile, tadında bırakmak önemli. ne gerek vardı sanki benim için.
0
hypathia
(24.12.21)
Bence bir şeyin hype olabilmesi için bazı elementler var; bunların başında "ikonlaştırılabilirlik" geliyor. Son zamanlarda çok hype olan şeylere bakarsanız hep bu var; La Casa de Papel'de kırmızı tulum ve maske, Squid Game'de ilk oyundaki dev kız maketi ve onun sesi. Bunlar hem Netflix tarafından kolayca pazarlanabiliyor hem de diziyi izleyenler tarafından paketlenip (Story, caps, ses kaydı, video vb.) gibi sosyal medyada paylaşılabiliyor ve hype başlıyor. Tabi bu "böyle yaparsan kesin hype olur" demek değil ama bence önemli bir bileşen.

La Casa de Papel'de de ilk kısım eğlenceliydi, adamlar çeşitli sorunları olsa da tutarlı bir senaryo yazmışlar. Ama sonrasında Netflix satın alıp, iş de bu kadar patlayınca devamını çekmek gerekti ve tabi ki her şeyi abartmak, sakız gibi uzatmak zorunda kaldılar
0
salihdt
(25.12.21)
Bana kalırsa ilk sezon sürükleyiciydi. Hadi ikinciyi de katıyorum. Ama devamı gelmemeliydi.
Mesela şu an son sezonu hala daha izlemedim, açıkçası ne olacağını merak etmiyorum. Sırf bitirmiş olmak için bitireceğim bir ara...
0
invictae
(25.12.21)
(4)

ehliyeti olmayan biri yurt dışında ehliyet almak isterse

erenderk
hali hazırda ehliyeti olandan daha mı zor alır? Ingiltere ve abd için soruyorum.
hali hazırda ehliyeti olandan daha mı zor alır? Ingiltere ve abd için soruyorum.
0
erenderk
(23.12.21)
Aslında trafiğin aktığı yön dikkate alındığında Türkiye'de almamış olmak İngiltere için tam tersi şekilde faydalı olabilir. Sınavlar değişebilir tabii ki ama sonuçta araba aynı araba. Türkiye'de alıp, geliştirip orada tekrar sınava girmek oradaki sınav için olumlu. Çünkü tecrübe kazanıyorsunuz. Tecrübe kazanınca stres azalır. Sınav zor da olsa geçme şansınız artar.
0
dissendium
(23.12.21)
İngilterede yaşayan biri olarak soyluyorum. Ehliyetinin olması ya da olmaması hic farketmez. Sınava girersin (Önce test sonra pratik) ve alırsın. Bu kadar :)
0
im2shy
(23.12.21)
Bazı yerlerde farkediyor; mesela Avustralya'da önceden ehliyetin varsa stajyer ehliyetlerini atlayıp direkt full ehliyet alabiliyorsun.
0
salihdt
(24.12.21)
abd ehliyeti alirken turk ehliyetine yokmus muamelesi yapilir.
0
antikadimag
(24.12.21)
(9)

Kolon kanseri olabilir miyim?

Kayzer1919
Öncelikle "doktora gidin" diyecek olanlar demesinler çünkü şu an için çok mümkün değil. Doktora öğrencisi olduğum için işsiz, dolayısıyla sigortasızım. Kolonoskopi ücretini denkleştirene kadar 5-6 aylık bir süre içinde doktora gitmem mümkün olmayacak (ülke ne kadar iyi değil mi? Doktora yapıyorum am
Öncelikle "doktora gidin" diyecek olanlar demesinler çünkü şu an için çok mümkün değil. Doktora öğrencisi olduğum için işsiz, dolayısıyla sigortasızım. Kolonoskopi ücretini denkleştirene kadar 5-6 aylık bir süre içinde doktora gitmem mümkün olmayacak (ülke ne kadar iyi değil mi? Doktora yapıyorum ama kanser olup olmadığımı anlayabilecek imkanım yok).

O nedenle şu an tek ihtiyacım olan belki biraz içime su serpecek öneriler almak. Konu hakkında deneyimi/bilgisi/eğitimi olan yardımcı olabilirse durumum şöyle:

Şu an 29 yaşındayım (erkeğim), 17-18 yaşımdan beri hem iç hem dış hemoroidim var. 2 senede bir, bazen senede bir azar, onun dışında ağrılı şekilde her an varlığını hissetmem. Bir ilaç kulanmıyorum, temiz tutuyorum ve oynamıyorum. Çoğunlukla stresli olduğum ve/veya fazla hareketsiz olduğum dönemlerde varlığını hissettirir,

Yakın zamanda babamı kolon kanserinden kaybettim. 60 yaşındaydı. Ailede var yani.

Son 4-5 senedir bağırsaklarımda farklı bir hareketlilik mevcut:

1. Ara ara ishal oluyorum. Ancak bir iki kez bozuk birşeyler yemekten kaynaklı da bunu yaşadım. Mesela evdeki uzun zamandır kullandığım arıtma cihazının filtresini değiştirdikten sonra bir daha ishal olmadım ama hala çok seyrek şekilde ara ara açıklayamadığım şekilde ishal oluyorum.
2. Son 4-5 seneden daha da uzun süredir çok fazla gazım var. Afedersiniz osura osura bir hal oluyorum.
3. Bağırsaklarımdan bazen sürekli olarak sesler geliyor.
4. Ara ara sanki boşaltım yapıp rahatlamam gerekiyormuş gibi ama hafif karın ağrım oluyor. Bunlar hafif ağrılar ama. Sadece orada varlığını hissediyorum.
5. Ara ara ve özellikle (ki bunun altını çiziyorum, çok dikkat ettim) yoğun stres altında olduğum sıralarda kanama oluyor. Hemoroid azdığında da kanamalarım oluyor tabi ama stresli zamanlarımda azma olmadığı ve bazen hiçbir ağrı hissetmediğim halde damla damla kanama oluyor. Kanamalar parlak kırmızı renkte. Koyuluk yok.
6. Bazen tuvalet kağıdında mukus görüyorum.

Çoğunlukla dışkı rengi ve yoğunluğu anormal değil. Bir iki defa sarıya çok yakın olduğunu gördüm ama uzun zamandır görmedim. Dışkıda kan olduğunu da hiç görmedim. Dışkılama sırasında kanama mevcut ama dışkıyla karışık kan olmadı.

Bütün bu söylediklerim yaklaşık 2017'den beri var. Oldukça stresli bir yaşamım var. Sürekli gelecek ve para kaygısının yanı sıra yaptığım iş de çok stresli.

Tüm bu belirtiler hemoroidle ilişkili olabilir mi? Stresten dolayı hemoroidin yanı sıra huzursuz bağırsak sendromu da yaşıyor olabilir miyim? Yoksa kanser mi sizce?
0
Kayzer1919
(23.12.21)
basiniz sagolsun. hem ailede olmasi hem de mevcut saglik sorunlariniz nedeniyle imkan oldugu zaman tetikte olmakta, ara ara belki kontrole gitmekte fayda olabilir elbette ama bence kanser degilsinizdir, bunu dusunup kendinizi daha cok strese sokmayin.

stresli yasam tarzinda hemoroid de varsa boyle durumlar zaman zaman yasanabilir. hele ki beslenme konusunda dikkatli degilseniz, aktif yasantiniz yoksa zaten su an agirlikli olarak tukettigimiz besinlerle mide-bagirsak sorunlari yasamamamiz mucize.

kansere gelene kadar cok daha cesitli ve basit sebepleri olabilir. kulaga korkunc geliyor belki ama kanser olsaydiniz anlardiniz diye dusunuyorum, hayatimda hic "aa kanserim lan galiba!" diye dusunup de gercekten kanser olan birini duymadim.
0
der meister
(23.12.21)
Bir kaç basit, denenmiş, gözlenmiş önerim var. Arıtma su içmeyi derhal bırakın. İyi kalite kaynak suyu içmeye başlayın. bir hafta sürecek aç karnına bir çay bardağı olacak şekilde kefir kürü yapın, ayda bir tekrarlayın. Dışkılama saatinizi sabit tutmaya çalışın. Mümkünse stresi hafifletecek tıbbi yardım alın.
0
olivia
(23.12.21)
bahsettigin seyler huzursuz bagirsak + hemoroid ile aciklanabilecek seyler. anksiyete / stres bazi kisilerde bu duruma gayet kolay sebep olabiliyor.

ama baska bir sey de tabii ki olabilir. sirf bu korkunun kendisi bile bu duzensizligi ve sorunlari besleyebilir, oyle bir feedback loop olusabilir. bu verileri sozlu olarak alaninda uzman ustu uzman bir doktora versen bile "kanser mi sizce?" sorusunun cevabini veremez, tetkik gerekir.

su anda turkiye'de "sigortasiz" diye bir sey yok. sigortali ama gss borcu olan biri olabilirsin en fazla. bu saglik hizmeti almana engel olmuyor bildigim kadariyla en fazla 5-10 lira para aliyorlar diye biliyorum. herkes bu hizmeti catir catir aliyorken sen de kacinmamalisin bence, git randevunu al. sistem direk gastro randevusu almana izin vermez sanirim, once ic hastaliklari doktoruna falan alman gerekir (veya aile hekiminden alabilirsin) onlar seni gastroya sevk eder, sistemde gastro randevu alma hakkin acilir, oradan devam edersin.

gecmis olsun.
0
robokot
(23.12.21)
Çok geçmiş olsun öncelikle. aileden gelebileceğine inandığın bir rahatsızlıktan endişe duyuyorsanız özel sağlık sigortası kapsamında ömür boyu yenileme garantisini mutlaka kazanmaya çalışınız. sigorta şirketleri arasında bazı ufak nüans farklılıkları olsa da eğer rahatsızlığınızın ilk poliçe ve garanti hak kazanım döneminden önce teşhis ve tedavisi yoksa ömür boyu yenime garantisine ortalama 3 yıl içinde sahip oluyorsunuz. akabinde rahatsızlıklarınızdan kaynaklı tüm teşhis ve tedavileri özel sağlığınızdan karşılatabilirsiniz. üstelik yıl geçince de yeni poliçenizde artık bu hastalık istisna tutulamaz. sigortasızım demişsiniz yine de böyle önemli bir konuda, ailede hastalık geçmişi de varken, yılda maks.2-3 bin tl ayırabileceğinizi umuyorum. elbette maddi imkanlar dahilinde.
özel sağlık sigortaları konusunu farklı algılamamız neticesinde bizlere hep gereksiz gelmiştir. Ancak yakınlarının ya da kendi başından kanser vb. hastalıklar geçmiş bu süreçleri ve maliyetleri iyi bilen kişiler hak verecektir ki hayatın en kötü döneminde sizi ayakta tutan temel unsurlardan biri oluyor.
rahatsızlığınızın teşhisini ve tedavisini de buradan öğrenip uygulama yoluna da gitmenizi tavsiye etmem. en kısa zamanda bir uzmana görüşmeniz şart. tekrar çok geçmiş olsun.
0
erty_ksk
(23.12.21)
belediyelerin saglik merkezleri var mesela benim bildigim maltepe belediyesini var. ya da kizilay merkezleri var. muayene ucretleri cok cok dusuk, belki durumunuzu anlatsaniz ucret bile almayabilirler. ben olsam bir gider gorusur arastiririm ya da.
0
oscar
(23.12.21)
Tek tecrübe ettiğim gaz kısmı. Ben de tez yazıyorum stres aşırı gaz yapıyor. Çorbalara kimyonu basıyorum, kimyon çayı içiyorum iyi söktürüyor. Sizin gaz da tez gazıdır muhtemelen kimyon kullanın.
Umarım diğer sıkıntılar da strestendir ama genlerinizden ötürü ilk dr fırsatını değerlendirin.
0
cilekli pasta
(23.12.21)
Stresli ve hareketsiz bir yaşamın getirileri bunlar.

- Bol yeşillikli, bol sulu bir diyet.
- Günde en az 1 saat hareket.
- İşlenmiş, hazır yemek ve abur cuburdan uzak bir yaşam.
- Ekmek tüketimini limitleme.
- Alkol ve baharat tüketiminde azaltım.


Denendi, uygulandı, olumlu sonuç alındı.
0
BuddyGuy
(23.12.21)
Benzer şeyler yaşadım (karın bölgesinde ses, dışkıda mukus, ağrı, sıkışıklık ve engel hissi, farklı renklerde dışkılama, basur kaynaklı kanama), kolonoskopi ve dışkı testi yaptırdım, herhangi bir sorun görülmedi ve stres kaynaklı olduğu söylendi
0
salihdt
(23.12.21)
Ülseratif kolit olabilir. Calprotectin gaita testi yaptırın, oradan az çok ipucu belli olur.
Onun dışında tavisyem 8 hafta kadar, glutensiz, laktozsuz ve low fodmadp bir diyet deneyin
0
spankenstein
(23.12.21)
(3)

Manipülasyon ile Ülkenin Dış Borçlarını Kapatmak

sweet child o mine
Aklıma günlerdir takılan bir soru var. Ekonomi konusunda bilgili arkadaşlar cevap verebilirse sevinirim. Hatırlarsanız Trump bir ara çok eleştiriliyordu borsayı kasıtlı manipüle edip kar ediyor diye. Hatta Elon Musk için bile aynı şeyi söyleyebiliriz. O da yaptığı açıklamalarla kendi şirketinin hiss
Aklıma günlerdir takılan bir soru var. Ekonomi konusunda bilgili arkadaşlar cevap verebilirse sevinirim. Hatırlarsanız Trump bir ara çok eleştiriliyordu borsayı kasıtlı manipüle edip kar ediyor diye. Hatta Elon Musk için bile aynı şeyi söyleyebiliriz. O da yaptığı açıklamalarla kendi şirketinin hisselerini indirip çıkarttığı için eleştiriliyor.

Herhangi bir hükümet düşünün. Çeşitli politikalar ve basın açıklamalarıyla borsayı ve kendi parasının değerini düşürüp yükseltiyor. Bu hükümet diyelim ki düşük bir noktadan hazinenin parasıyla dolar aldı, sonra da izlediği bazı politikalar ve yaptığı açıklamalarla kendi parasının değerini düşürdü ve dolar aşırı yüksekteyken satıp kendi parasına döndü. Sonra yine bazı açıklamalarla kendi parası değerlendi, dolar düştü falan. Başa dönüp aynı şeyi tekrar yaparak dolar aldı ve süreci tekrarlamaya devam etti. Özetle tekrar tekrar düşükten alıp yüksekten satarak inanılmaz kar etti diyelim. Bu yöntemi izleyip kar ede ede dış borçları kapatamaz mı? Yani bu durumun yasallığını sorgulayacak dünyada herhangi bağlayıcı bir organizasyon var mıdır acaba?

Söylemek istediğim şey aslında şu: twitter.com Yani 340 milyon dolar ile devletin dışarı olan borçlarının bir kısmı kapatılabilir. Devletin borçlu olduğu taraf bu paranın nereden nasıl geldiğini sorgulamıyor mu?
0
sweet child o mine
(22.12.21)
Kapanmaz. Çünkü bir tutar, iki tutar üçüncüde piyasa aciklamalari iplemez :)

Misal dolarim var, ilk inandim düşeceğine, sattım. Bir baktım hükümet simdi de yukseltiyor. Bir daha hayatta satmam, bindigim trenden inmem.
0
logisticsmanager
(22.12.21)
Kendi parasının değerini düşürmek basit bir işlem. Ama kendi parasının değerini yükseltmek için piyasaya dolar satması gerekiyor. Merkez bankasindaki dolar miktarı sınırlı. Yani sürdürülebilir değil bu tür manipulasyonlar.
0
nickini degistiren yazar
(22.12.21)
Öncelikle sizin teorinizde ülkedeki dolar miktarı değişmiyor, sadece merkez bankası döviz rezervlerini artırıyor ve bir nevi kendi vatandaşını manipüle edip bunların döviz birikimlerini TL'ye döndürüyor; ortada bir kar yok bana kalırsa. Teoride devlet halkın elindeki dövize de el koyabilir ve bunu borç ödemek için kullanabilir iş oraya gelirse, yani öyle saçma sapan yöntemlere gerek yok. Diğer yandan yabancı ülkeler bir ülkenin bu gibi iç işlerine karışamazlar. Ancak böyle cin fikirli politikalar yürütürsen riskli bir ülke haline geleceğin için borçlanma maliyetin artar, diğer yandan yabancı yatırım da alamazsın, haliyle ülkene yeni döviz gelmez, açığın büyür, daha fazla borçlanmak zorunda kalırsın...

Borç korkulacak bir şey değil, bir araç. Dolayısıyla borcu ödemek, sıfırlamak değil bunu sürdürülebilir bir seviyede tutmak, maliyetini düşürmek, vadesini uzun tutmak vb. önemli. Keza dış borcun ödemelerinde kurdan çok döviz gelirlerini yükseltip gelirle gider arasındaki makası kapatmak lazım; böyle bir durumda geri ödemeleri düşünmeye gerek kalmıyor zira ülkende bol bol döviz var.
0
salihdt
(23.12.21)
(3)

Şu şirketlerin vaadleri ne kadar dogru?

goklerdengelenkarar
https://www.eksiduyuru.com/mobil/duyuru/1505271/batik-biri-ne-yapmaliBurada bahsettigim arkadasim icin arastiriyorum. https://emirvarlik.com/tr/Musteri/CozumAdimlariAnladigim kadariyla musteri isterse kendi banka borclarini bu sirkete devredebiliyor. Sirket borclarinizi kendisi kapatiyor ve siz sirk
www.eksiduyuru.com


Burada bahsettigim arkadasim icin arastiriyorum.

emirvarlik.com


Anladigim kadariyla musteri isterse kendi banka borclarini bu sirkete devredebiliyor. Sirket borclarinizi kendisi kapatiyor ve siz sirkete borclu oluyorsunuz. Yani sadece tahsilat araciligi yapmiyor bu sirketler. Batik kredileri bankalardan satin almakla kisitli degiller.

Dogru mu anlıyorum? Ne derece guvenilir bir sistem sizce?
0
goklerdengelenkarar
(18.12.21)
Borcunu baska sirkete devretmenin ne avantaji olabilir ki?
Bu sefer tum akrabalarini arayip borcunu ode dese ne yapabilirsin.

Alacagini satsan anlarim da borc satmanin ne kari var anlamadim.
0
divit
(18.12.21)
@divit; durum soyle. Eski duyurumdaki arkadas tikanmis durumda. Borcunu yapılandırip uzun vadeye yayarak tek yere daha rahat odeyecek. Bankalar kredi vermedigi icin bunu su an banka kanaliyla yapamiyor.
0
🌸goklerdengelenkarar
(18.12.21)
Bu şirketler normalde bankalardan batık kredileri çok düşük fiyata alıp ondan sonra insanlardan ne koparırlarsa tahsil edip para kazanmaya çalışırlar. Bazılarının insanları çağrılarla yıldırmaya çalıştığı, hacizle falan tehdit ettiği de görülmemiş şeyler değil. Açıkçası herhangi bir bankanın kredi vermediği bir insanın bütün borcunu kapatmaları için aklıma gelen tek sebep çok yüksek bir faizle bunu yapmaları. Ancak sanıyorum ki yasal olarak tahsil edilebilecek faizin de bir sınırı var. Dolayısıyla ticari açıdan firma açısından fazlasıyla riskli ve anlamsız duruyor.
0
salihdt
(18.12.21)
(7)

Yatırım hatası - Finansal hata yapanlar

amusan
Keşke şu altını bozmasaydım iki katına çıktı, keşke o anda coinleri bozsaydım bitcoin çakıldı tarzı pişmanlıklar içinizi kemirmiyor mu? Anlık para ihtiyacı doğabileceği için yanlış zamanda dolar bozdum 40 bin lira zarardayım kafayı yiyeceğim. Daha önce yatırım yapıp zarar ettiğim olmamıştı sadece ri
Keşke şu altını bozmasaydım iki katına çıktı, keşke o anda coinleri bozsaydım bitcoin çakıldı tarzı pişmanlıklar içinizi kemirmiyor mu? Anlık para ihtiyacı doğabileceği için yanlış zamanda dolar bozdum 40 bin lira zarardayım kafayı yiyeceğim.
Daha önce yatırım yapıp zarar ettiğim olmamıştı sadece risk alamamaktan kaybettiğim olmuştur.
Siz nasıl atlatıyorsunuz bu psikolojiyi?
0
amusan
(17.12.21)
Zamanda geri gidemeyeceğimize göre olmuş bitmiş bir şeye kafa takmak saçma. Bu işte zarar etmek her zaman var. Zarar edeceğin gerçeğiyle yüzleşemiyorsan yatırım yapmayacaksın.
0
himmet dayi
(17.12.21)
2018 krizinde 7 liradan dolar alan ekşicilerdendim, geceleri uyuyamaz olmuştum, aynen dediğiniz gibi bu hata içimi kemiriyodu, zamanla geçti, para sonuçta candan kıymetli mi diyor insan.
0
(17.12.21)
kemirir pek tabi, ancak insan kendince doğru gördüğü varsayımlar üzerine yatırım yapar. kimse ne zaman ne olacağını tam olarak bilemez, sadece konu hakkında fazlaca bilgi sahibiyseniz tahminleriniz daha öngörülü ve tutarlı olabilir. yine de zarar edebilirsiniz, bu gibi şeyler yüzünden batan koca şirketlerle dolu tarih.

kırılgan ekonomiler içinde yaşayan insanların kendisi de bu yüzden kırılgan oluyor zaten. herkes diyor ya "önümüzü göremiyoruz" diye, bahsedilen şey bu işte.

stabil ekonomilerde de riskli yatırımlar var, ancak bizim durumumuzda şu an her yatırım kendi içinde riskli. onun için çok detaylı hesaplar yapıp muntazam uyum beklerseniz siz yorulursunuz. Şu sıralar herkes benzer duygular yaşıyor.
0
akhenaten
(17.12.21)
Gelecekten gecmise baktiginiz icin aslinda haksiz yere kendinizi sucluyorsunuz.

Dolar 10 liraya da dusebilirdi. (Ki 7 liralar doneminde 9 liradan alanlar zarar etti)

2milyon dogecoinim vardi 2014'te. 100 dolarla almistim. Arkadaslarim bakip 1.5milyon usd ediyor falan diyorlardi gecenlerde ve benden cok kafalarini duvara vuruyorlar :) benim hic umrumda degil. Bir hata yaptigimi da dusunmuyorum. O surecte 1000 dolar etseydi yine satacaktim, hadi satmadim 5000 dolar edince kesin satacaktim.

Bugunden gecmise bakip kendimi suclamak abesle istigal olur. Sanki simdiki vaziyeti biliyordum da niye oyle yapmamisim diye hayiflanmak aptalca.

Olan olmus, o gun oyle gerekmis. Caninizi sikmaya gerek yok.
0
brkylmz
(17.12.21)
Borsada kilitlenmis bir param var. Cikartamiyorum.

Her 2 senede bir bu halti mutlaka yerim.
Birkac ay calismam cope gider.
Neyse ki baska yerlerden kurtardim yoksa saglam zarardi.
0
divit
(17.12.21)
Buna hindsight bias diyebiliriz sanırım. Bugün sahip olduğunuz bilgiyle geçmişteki kararları değerlendirmek neredeyse her zaman hata yapmanıza sebep olur. Mesela şansa dayalı bir karar yüzünden para kazanıp bunu sanki geleceği öngörmüş gibi düşünüp kendi yeteneğinize yorar ve gereksiz riskler almaya başlarsınız ya da sizin dediğiniz gibi "şunu yanlış zamanda bozdum, yanlış zamanda sattım, ben sattıktan sonra X katına çıktı" diye üzerinizde baskı yaratırsınız, bu da sonraki yatırımlarınızda zararlarınızı görüp çıkmamanıza ve neticesinde daha çok zarar etmenize sebep olabilir.

Günlük al-sat yapmıyorsanız ya da paranızı aşırı spekülatif araçlarda değerlendirmiyorsanız daha sabırlı davranmayı öğrenmek önemli. Sonrasında da verilen kararları ve sonuçlarını tabi ki değerlendirebilirsiniz ama orada da şunu anlamak lazım; "Bu kararı verirken neye göre verdim, sonucu oluşturan bilgiye sahip miydim"; Örnek veriyorum bir havayolu şirketine bugün yüklüce yatırım yaparsınız, yarın şirketin hangarında bir patlama olur ve şirketin bütün operasyonları ciddi bir şekilde etkilenir, hisseleri %30 değer kaybeder... Burada sizin yapabileceğiniz bir şey, dolayısıyla da "Yanlış zamanda yatırım yapmak" söz konusu değil.
0
salihdt
(18.12.21)
O sozunu ettiginiz, erken bozdurdugunuzu dusundugunuz altiniya da coini aldiginiz zaman ile sattiginiz zaman arasindaki kariniz da sizin satin aldiginiz kisinin zarari oluyor bu durumda. Bunun sonu yok yani. Sistem boyle.
0
kartonpiyer
(18.12.21)
(1)

Bankaların kredi oranları nasıl okunmalı?

ya ben lan neyse
şu sayfa ziraatin: https://www.ziraatbank.com.tr/tr/hesaplama-araclari/kredi-hesaplama/tuketici-kredisifaiz oranı 1,59 ne demek? aylık mı, yıllık mı nedir bu?bir de hesaplama aracı neden faizi değiştirmemize izin veriyor? ben 0 faizli kredi istiyorum biz belirliyorsak?
şu sayfa ziraatin: www.ziraatbank.com.tr

faiz oranı 1,59 ne demek? aylık mı, yıllık mı nedir bu?

bir de hesaplama aracı neden faizi değiştirmemize izin veriyor? ben 0 faizli kredi istiyorum biz belirliyorsak?
0
ya ben lan neyse
(16.12.21)
Aylık oran, yıllık ne maliyetine bakmak lazım. Faizi değiştirmeniz alabileceğiniz kredi açısından bir şeyi değiştirmiyor. Sadece "Farklı faiz oranı olsa ne olurdu" diye hesaplama yapmanızı sağlar.
0
salihdt
(16.12.21)
(5)

İş görüşmesinde kar ediyor musunuz sorusu sorulur mu

regina phalange
Finans departmanı görüşmesi bu arada
Finans departmanı görüşmesi bu arada
0
regina phalange
(15.12.21)
Amacınız şirketin sağlam olup olmadığını anlamaksa kar edip etmediklerini sormaktansa nasıl fonlandıklarını, gelecek planlarını vb. sormak daha mantıklı. Ne tür bir şirketten bahsediyorsunuz bilmiyorum ama mesela yazılım startupları kar konusunda hassas olabiliyorlar, çok büyük bir kısmı uzun yıllar kar etmediği için bu tür soruları da pek sevmiyorlar. Zaten bu anlamda karlılıktan çok ne kadar fon toplayabildikleri önemli oluyor.
0
salihdt
(16.12.21)
Sormak saçma çünkü kar etmeyen bir işletme ayakta duramaz. Ekibe yeni birini katacak durumu varsa elbet kar ediyordur, aksi oldukça istisnadır.

Şirkete ortak olmuyorsan sorman abes kaçar. Kaldı ki bu gizli bir bilgidir, sorsan bile cevap vermek istemezler.
0
Bruce
(16.12.21)
sormak saçma değil bence sorulabilir.

@Bruce , benim eski işyerim 7 yıldır full zarar yazıyordu ama kapanmadı, çok uluslu bir şirket, sürekli yurtdışında para alarak döndürüyorlardı, patronlar tr yi sevdikleri için ülkeden çıkmadılar.
0
benaslinda
(16.12.21)
+ peki 10 yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz?
- müdür olurum. firma olarak siz?

gibi bi etki bırakır :D
0
onemoremile
(16.12.21)
maaşları ödeyebilecek misiniz anlamında sormadım hiç.

ama onun haricinde özellikle startup ise sorarım, çünkü yaptığım işi baltalayacak şekilde nakit akışında patladık, şu projeyi yapacağız şeklinde bir şey gelsin istemiyorum.

hatta süre vs.. her şeyi konuşabiliyorsunuz.

tabii bu firmalar avrupa merkezliydi, Türkiye için farklı olabilir.
0
safak efendisi
(16.12.21)
(3)

Yazılımcılara birkaç soru

dissendium
Yazılımda bilgi sahibi olmanın avantajını kullanarak kendiniz için ya da ticari amaçla web sitesi, uygulama, oyun tasarlıyor musunuz?Örnek olarak ben eski Messenger gibi bir uygulama yapmak isterdim. Ama yazılım bilmediğim için yapamıyorum. Ya da bazen aklıma oyun tasarlayıp para kazanmak da geliyor
Yazılımda bilgi sahibi olmanın avantajını kullanarak kendiniz için ya da ticari amaçla web sitesi, uygulama, oyun tasarlıyor musunuz?

Örnek olarak ben eski Messenger gibi bir uygulama yapmak isterdim. Ama yazılım bilmediğim için yapamıyorum. Ya da bazen aklıma oyun tasarlayıp para kazanmak da geliyor ama yazılım bilmediğim için yine yapamıyorum. O zaman niye öğrenmiyorsun diyeceksiniz ama o kadar da ilgimi çekmiyor. Siz hazır biliyorken bir şeyler yapıyor musunuz?

Bu işlerin o kadar kolay olmadığının farkındayım. Yani bir inşaat mühendisine madem mukavemet biliyorsun, o zaman neden kendi gökdelenini yapmıyorsun demek gibi bir şey zannetmeyin bu soruyu. Ben tasarımı için 50 kişi gerekmeyen, kendi çapınızda uğraştığınız uygulamalardan bahsediyorum. Eğer böyle bir uygulama varsa başarılı oldu mu?

Bir de bu Google Play Store'da oyunlardan, uygulamalardan ne düzeyde para kazanılıyor?

Teşekkür ederim cevap veren olursa.
0
dissendium
(15.12.21)
Yazılımcı değilim ama yazılım sektöründeyim; mobil uygulamalar ilk yaygınlaşmaya başladığında herkesin hayali bir uygulama yapıp markete atmaktı, "1 dolardan koysak, 500.000 kişi indirse..." gibi hesaplar yapılıyordu ama o işler tabi ki o kadar kolay değil.

Öncelikle büütün basit fikirler zaten gerçekleştirilmiş oluyor. Yani öyle sırf yazılım bildiğiniz için "Bi hesap makinesi uygulaması yapayım" vb. gibi bir fikirle çıkamıyorsunuz.

Yazılım işin sadece bir bacağı, o işten para kazanmak istiyorsanız sağlam tasarım, iyi bir kullanıcı deneyimi, pazarlama vb. de lazım. Yoksa günler, aylar harcadığınız proje altındaki fikir süper olsa bile kimsenin umrunda olmuyor.

Bunların istisnaları var tabi ki; bazen o ana kadar pek yapılmamış bir şeyi bir tane adam yapıp biraz da şansın yardımıyla inanılmaz noktalara ulaşabiliyor (Örn: Flappy Bird)

Ya da çok niş kitlelere hitap edecek şeyler yazıyorsunuzdur; mesela sınırlı üretim satılacak spor ayakkabıları çıktığı an satın almak için bot yazan yazılımcılar da var.
0
salihdt
(15.12.21)
O alanda uzmanligin yoksa yapamiyorsun. Tek bir urun(product) cikmak cok fazla alanda uzmanlik gerektiriyor.
Ustune bir de donanim kiralayip ona para vermen bakimini surdurmen gerekiyor.
Eve kurdugum dns server 8 ay sonra yanarak hayatina veda etti. Durduk yere 500 tl zarar ustune de dunyanin elektrigini tuketti.

Oturup tek basina messenger cikartabilecek bir yazilimci belki piyasanin 10binde biri bile degil.
Mesela ben en son web isini yapali 12 sene falan oluyor site yapmaya kalksam normalin 100 kati falan daha cok zamanim gider.

Full stack dedigimiz adamlar var cogu isi yapiyorlar ama bunlar da her seye tamamen hakim degiller.

Yazilimda urunun hazirini bulmak yapmaktan her zaman daha ucuzdur.
Hesap makinesi yazmak 2 haftani alir onun yerine mukemmel hesap makinesini bulmak 2 gun surer, belki en fazla 5 dolar verirsin.

Koray birand videosunda gormustum dogru duzgun foto programi bulamadigi icin kendisi yazmis ama o adam biraz dahi zaten.
Normal yazilimci oturup onla ugrasmaz.
0
divit
(15.12.21)
çoğu yazılımcı büyük bir inşaattaki ustalardan farksızdır.

2 tane ustayı alıp al şu binayı sıfırdan tasarlayıp yap demek gibi bir şey demektir bahsettiğin.
0
nuisance
(15.12.21)
(7)

Yabancı ülkede yaşayacak kadar İngilizce Seviyesi

put it in your appropriate place
Eğer fırsatını bulursam niyetim yurtdışında çalışmak. Tabii kolay değil ama yine de denemeye değer.Şimdi merak ettiğim yabancı ülkedeki insanların İngilizce seviyesi nasıl? Oraya gittiğimde, yeri geldiğinde normal muhabbet, yeri geldiğinde goy goy yapacak seviyede olmak istiyorum. İşte yeri geldiğin
Eğer fırsatını bulursam niyetim yurtdışında çalışmak. Tabii kolay değil ama yine de denemeye değer.

Şimdi merak ettiğim yabancı ülkedeki insanların İngilizce seviyesi nasıl? Oraya gittiğimde, yeri geldiğinde normal muhabbet, yeri geldiğinde goy goy yapacak seviyede olmak istiyorum. İşte yeri geldiğinde board game ortamı olduğunda kuralları anlayabilirim.

Yds'e çalışıyorum ilkbahardakine ama girer miyim bilmiyorum. İngilizce haber siteleri, zaman zaman kitap ve The Economist gibi dergileri okuyorum. İngilizce altyazı filmler, diziler izliyorum ama bazen vaktimi boşa harcıyormuşum gibi geliyor.

Ne yapabilirim İngilizce'yi geliştirmek için?
0
put it in your appropriate place
(15.12.21)
Öncelikle

1 - Kimse kusursuz bir İngilizce beklemiyor
2 - Aksan umursanmıyor

Yaptığınız meslek özelinde anlamanız gereken şeyleri anlayabiliyor ve gereken seviyede iletişim kurabiliyorsanız yeterli. Tabi burada bir skala var; örneğin daha teknik bir iş yapıyorsanız ve iletişiminiz birkaç kişiyle sınırlıysa işiniz daha kolay olur ama mesela sunum yapmanızı, insanlarla sık sık tooplantıya girmenizi gerektiren bir işiniz varsa yine yukarıdaki iki husus geçerli olacak şekilde görece daha iyi bir İngilizce avantaj sağlar.
0
salihdt
(15.12.21)
abi ana dili İngilizce olmayan ülkede çalışacaksan kimse süper dil beklemez, diğerleri de çok iyi olmuyor çünkü. iş görecek kadarı yeter ama o da işin ne olduğuna bağlı. bazı durum vardır sadece mail atarsın, bazı iş var sürekli telefon görüşmesi ve hatta sunum vs. yapman beklenir, o açıdan net konuşmak zor. yds gibi sadece kağıt üstünde soru üzerinden becerin ölçen sınavları çok dikkate alma derim ama yüksek olması tabii ki olumlu.

istisnalar dışında İngilizce bilmek yurtdışında iş sağlamaz ama. önemli olan işi yapıp üstüne yurtdışına çıkacak donanıma sahip olmak. benim ingilizcem oldukça iyi, mülakatta filan teklemeden gavur gibi konuşurum, her konuda kavga ederim, biraz rusçam da var ama kariyer.net'te cv'me kimse açıp bakmıyor bile :) çünkü yaptığım bir iş yok, sadece dil biliyorum. atıyorum petrol mühendisi olup üstüne ing rus bilsem belki kazandığım parayı koyacak yerim olmaz ama şu an bir işe yaramıyor, kız bile düşmüyor çünkü 30 yaşında yırtık pantulla gezen adamı kim ne yapsın?

kısacası İngilizceden çok işe odaklan derim, yurtdışına çıkarırsa iş çıkarır. dil ekstrası olur. kimse iyi İngilizce biliyor diye gidemiyor, başka sebepler lazım.
0
der meister
(15.12.21)
İzlemek dinlemek bir yere kadar. Konuşmadığın sürece hiçbir yere varmaz. "Anlıyorum ama konuşamıyorum" seviyesinde kalırsın.

Gittiğin ülkeye göre de değişir ihtiyaç duyduğun ingilizce. Mesela italya ispanya gibi ülkelerde zaten onların da berbat ingilizcesi. ama bizim gibi beden dili çok kullanırlar bir şekilde derdini anlatırsın.

Çalıştığın sektörle de alakalı. Atıyorum grafik tasarımcısındır ya da yazılımcısındır. Orada iş kendini anlatır, ingilizce seviyenin anlamı olmaz. Ama marketing işindesindir orada çok önemlidir dil seviyen.

Cambly dene bence.
0
anten
(15.12.21)
Bence cevaplardaki genellemeler biraz anlamsiz. Butun 'yabanci ulke'ler ayni degil. Ukrayna'da yeterli olabilecek ingilizceyle Hollanda'daki seviye cok farkli. Beyaz yaka/masa basi is istiyorsan gelismis ulkelerde ingilizce seviyesi beklentisi daha yuksek, ana dilleri ingilizce olmasa bile. Hizmet sektorunde de yerel dil on plana cikacaktir.
"Kimse kusursuz bir İngilizce beklemiyor" sadece yazilim vs gibi cok talep goren bir mesleginiz varsa gecerli olabilir. Hem ulkenin dilini bilmeyip ustune bir de ingilizce vasatsa ihtimalleri epey daraltiyorsunuz demektir.
0
hot potato
(15.12.21)
@der meister, hak veriyorum bu konuda. Yabancı dil dışında yeti lazım iş içim.

@Sour, yds aslında dil tazminatı için çalışıyorum. En azından çalışmaya çalışıyorum. Hazır böyle bir çalışma yaparken genele yaymak istiyorum.

@anten Son derece haklısınız. Pratik yapıyorum ara ara. Bir dönem sürekli yapıyordum ama şimdi maddi yönden sıkıntılı olunca yapamıyorum sürekli.
0
🌸put it in your appropriate place
(15.12.21)
The Economist okuyup fazla sozluge falan gerek kalmadan anliyorsan ingilizcen anadili ingilizce olan ulkeler dahil hepsi icin yeterlidir. Akici konusma ve duydugunu anlama zamanla kazanilan birsey, tamamen icine gomulmeden halletmesi cok zor.

Goygoy kismina gelince, zor. Adamlarin kulturune asiri hakim olman lazim. Seksenlerde izledikleri bilmemne dizisinden ya da o zamanlardaki bir unluden konu aciliyor, 10dk espiriler donuyor mal gibi bakiyorsun, mevzuya uzaksin. Benim adamlara "tarkan'in ilk ciktigindaki halleri neydi oyle, levent yuksel'in ilk kasedi superdi" gibi bir muhabbet acip katilmalarini beklemem gibi birsey.

Yurtdisinda yasaman icin gerekli seylerden "biri" ingilizce. Ama oncelik kesinlikle degil. Ben tarzanca ile inanilmaz noktalara gelen insanlari gordum, gormeye de devam ediyorum.
0
cooperr
(15.12.21)
@cooperr The Economist'i okurken bir hayli bakıyorum sözlüğe.
0
🌸put it in your appropriate place
(15.12.21)
(3)

İş telefonunun WhatsApp yazışmaları görülebilir mi?

jonas
İş yerinin verdiği telefon ve sim üzerinden yapılan WhatsApp yazışmalarının, işveren tarafından görülebilmesi mümkün müdür acaba?
İş yerinin verdiği telefon ve sim üzerinden yapılan WhatsApp yazışmalarının, işveren tarafından görülebilmesi mümkün müdür acaba?
0
jonas
(15.12.21)
no.

aynı hattan 2 tane varsa ve aynı anda 2 hat çalışma ihtimali varsa farklı telefonda görür.
0
alt4y
(15.12.21)
extra yazılım yüklemediyse içeriğini göremez

iş yeri wifi kullanırsan veri miktarı tespit edilir

operaör üzerinden de veri miktarı ve çok uğraşırsalar konum
0
bir soru sorcam
(15.12.21)
Whatsapp'ın böyle bir özelliği yok bildiğim kadarıyla ancak bir noktada sim kartı iade ederseniz ve iş telefonu whatsapp görüşmelerini şirketin hesabında bir yerde yedekliyorsa o zaman bunlara ulaşırlar.
0
salihdt
(15.12.21)
(6)

Yaşamak için İngiltere vs Hollanda

r_u_h
Bu iki ülkenin yaşamak için avantaj ve dezavantajları nelerdir? Kimisi Hollanda çok ırkçı diyor, kimisi yok hiç yaşamadım diyor, kimisi İngiltere daha iyi diyor, kimi daha kötü diyor. Karar vermek için kısa süremiz var, tek tek gidip dolaşmaya vakit de yok. Ben örneğin İngiltere'de müzik olaylarının
Bu iki ülkenin yaşamak için avantaj ve dezavantajları nelerdir? Kimisi Hollanda çok ırkçı diyor, kimisi yok hiç yaşamadım diyor, kimisi İngiltere daha iyi diyor, kimi daha kötü diyor. Karar vermek için kısa süremiz var, tek tek gidip dolaşmaya vakit de yok.

Ben örneğin İngiltere'de müzik olaylarının iyi olduğunu biliyorum, hem dinlemek eğlenmek, hem de çalmak için ortamlar, müzik dükkanları vs olarak. Hollanda'nın bu konudaki durumunu bilmiyorum, sadece elektronik müzikte iyi olduklarını biliyorum. İnsanları göçmenlere ve karmaşaya daha alışık gibi. Ama gelişim ve sosyal haklar olarak Hollanda daha önde görünüyor. Teknoloji sektöründe iş fırsatı da Hollanda'da daha iyi mi?

Ben UX tasarımcısıyım(uygulama, web, vs), eşim pazarlamacı.
0
r_u_h
(15.12.21)
UKde yaşadım hollandada uzun süre yaşamadım.
yaş medeni durum? dil bilgisi? motivasyon? bunları bilmemiz lazım.
UK, kültürel olarak -sadece ingilizce bilen biri için- uyum sağlaması bence daha kolay bir yer. çok kültürlülük, yaşam standardı, etkinlik, sosyal yaşam vs açısından daha geniş bir perspektif sunabilir. ama hangi şehrinde olacaksınız? merkezi bir yerlerde değilseniz bu sosyal avantajlardan bir parça mahrum da kalabilirsiniz. merkezi yerlerde de çılgın kiralar ödeyebilirsiniz, üstelik hayat daha pahalı bence ingilterenin genelinde. vatandaşlık almak daha uzun sürebilir vs.

hollandada ingilizce yeterli olabilir ama entegrasyon için ülkenin kendi dilini öğrenmek nereye giderseniz gidin önemli bi mesele. evet bir mesele. duruma göre maddi birikim için daha avantajlı olabilir. yıllık izinler, yan haklar vs de daha cazip ama uzun vadede kalıcı hayat kurmak için durmayacaksanız ingiltere daha cazip olabilir.
0
rewlack
(15.12.21)
@rewlack çok teşekkürler. Yaşlar 34-35, İngilizcemiz var, eşimin Fransızcası da var. Az buçuk Almanca öğrenmiştik, bunun dışında İspanyolca ve Japonca da ucundan öğrenip devam etmedim ama dil öğrenmeye yatkınız. Amacımız kalıcı olmak. İngiltere için Londra merkeze şehir belirlemedik, çok önemli değil zaten bir şehirden Amsterdam'a gitmek Kartal-Kadıköy'den kısa sürüyor.
0
🌸r_u_h
(15.12.21)
Öncelikle ikisinde de yaşamadım ancak araştırmalarım ve arkadaşlarım üzerinden edindiğim bilgiler üzerinden

İngilitere'den kasıt Londra ise hayat gerçekten pahalı, kiralar yüksek, toplu taşıma bile önemli bir gider. Ancak Londra hala çok önemli bir merkez, bu anlamda inanılmaz bir kültürel zenginliği mevcut; yeme içme, konserler, etkinlikler, müzeler... Saymakla bitmiyor. Mevsimi ve havası gerçekten bazen yorucu olabiliyor.

Hollanda için, Amsterdam Londra kadar olmasa da pahalı ancak expatlar için bir vergi avantajı var sanıyorum ki, dolayısıyla gelir-gider dengesi burada daha iyi. Londra kadar olmasa da Amsterdam da kozmopolit ve kültürel açıdan zengin bir şehir. Hızlı trenle Brüksel ve hatta Paris'e, diğer tarafta Almanya'ya gitmek oldukça kolay. Kışları sert geçmesine rağmen hava İngiltere kadar iç karartıcı değil.

Irkçılıkla ilgili direkt olarak kimseden bir şikayet duymadım; saçma sapan insanlarla denk gelmeniz her yerde olası. Sonuçta her ülkede fazlasıyla ırkçı var ancak kendi kültürel çevrenizde o tür bir sorun yaşayacağınızı sanmıyorum. Ancak direkt olarak ırkçılık olmasa da bazı noktalarda sorun yaşayabilirsiniz; bu anlamda sanıyorum en azından Londra, Amsterdam'a göre daha göçmen dostu.
0
salihdt
(15.12.21)
iki ülkede de uzun süre yaşadım. düz ırkçılık ikisinde de yok, sosyal anlamda biraz dışlanma olabilir, o da sadece hollanda'da ve belli durumlarda. ingiltere gerçekten çok kültürlülüğe alışmış bir ülke, her alanda hissediliyor. ek olarak ingilizcenizin felemenkçenizden iyi olduğunu varsayıyorum, bu durumları düşününce ingiltere'ye entegre olmak bence daha kolay.

tasarımcıyım, kreatif alanlarda (müzik dahil) ingiltere'de insanların avrupa'nın kalanına göre biraz daha yenilikçi kafada olduklarını görüyorum, gelenekleri falan sorgulamadan sürekli bir deneyimleme durumu var sonuç olarak üretken insanların olduğu ortamlar bana daha canlı geldi hep ingiltere'de.
0
william morris
(15.12.21)
Bu iki ülke arasında hiçbir kriter belirtmeden seçim olacaksa Hollanda derim.

Edit. Neden dersen tam da aşağıda belirtilen durum. Herkesin yaşayamayacağı yerde yaşam daha kaliteli.
0
OrangeYellow
(15.12.21)
Bircok is alaninda hollandaca bilmeden calisamazsiniz Hollanda'da. Mesela kamu. Pazarlama falan da sadece ingilizceyle cok kisitli imkanlar saglayabilir. Ingilitere'de o bariyer yok, diger her seyin esit oldugunu varsayarsak.
0
hot potato
(15.12.21)
(6)

bunu memleketi yagmalamak olarak mi gormeliyiz yoksa doviz girisi mi?

buenosdias
https://www.ntv.com.tr/galeri/turkiye/ilac-almak-icin-bulgaristandan-geliyorlar,_oZl4db3FEuIXfFWcpfffQsebebiyle aciklarsaniz sevinirim.
www.ntv.com.tr

sebebiyle aciklarsaniz sevinirim.
0
buenosdias
(15.12.21)
Yağmalamak, maalesef her şeyimiz yağmalanıyor ve bir kısım bunu yatırım zannediyor, BBVA'nın garanti hisselerini almasını yatırım olarak tanımlayanlar vardı gülün geçin, asıl yatırım Araba fabrikası kurulması gibi şeylerdir, kuran tabiki kar amacı güder ama ülke ekonomisine direkt katkısı olur, ülke içine de katkısı olur, Honda fabrikası, Tofaş fabrikası gibi. S
0
atom karincanin torunu
(15.12.21)
bu direkt olarak yağmalamak. yabancı şirketler tr pazarına destek olmak için düşük maliyetlerle veriyorlar bir çok ürünü. mesela aspirin atıyorum almanyada 1 euro ise bulgaristanda 0.7'ye tr'de 0.3 euroya satılıyor. bu sübvansiyonun kötüye kullanıldığı ve farklı pazarlara satış yapıldığı görülürse genelde bu destekler kaldırılır, bize de kol gibi aynı fiyattan uygularlar.

tr'de üretilen bir şeyin satışından bahsetseydik problem değildi, yani adamlar gelip domates patates aldığında bence bir problem yok.
0
roket adam
(15.12.21)
Tabii ki döviz girişi! Eczanelerde ilaç bulamayınca döviz girişinin meyvelerini yemeye başlayacağız. Henüz erken. Kullandığım göz damlasının şu an ancak muadilini bulabiliyorum. Muadilini de bulamamam lazım.

Örneğin ilaç üzerine olması çok sinirimi bozdu. Şu olay döviz kurunun arttığı her yıl yaşanıyor zaten: www.cumhuriyet.com.tr bir de buna Bulgarların yağmasını ekleyince halimiz ne olacak merak ediyorum.
eksisozluk.com
0
ganbatte
(15.12.21)
avm, pazar, tekstil alışverişi olsa direkt döviz girişi derdim ancak bu yağmalamak. çünkü biz bakanlık olarak ilaçları sabit kurdan alıyoruz ve bazı ilaçlar gelmiyor artık adet gibi problemlerden dolayı. eğer kozmetikse yine döviz girişi.

azıcık onuru olan herkes için yağma olarak görülebilir. ben de gururuma yediremiyorum. özellikle edirne'de gördüklerime içim dayanmıyor. teknik olarak tr menşeili üretimler için döviz girişi deriz ancak.

ha tabi yine onursal olarak bakarsak, biz 85 milyon bi halta yaramayan paramızla çalışıp elaleme ucuz mal üretiyoruz. o kısmı da var tabi
0
avatar is back
(15.12.21)
Aslında bahsettiğiniz iki şey birbirinin karşıtı değil. Yağmalamak dediğiniz şey gidip birilerinin malını zorla almak demek. Sonuçta Bulgarlar bu ürünlerin parasını ödeyip alıyorlar. Tabi ki bu bizim için iyi bir şey değil, sonuçta ilaç dediğimiz şey kritik bir ürün; gerçi bilemiyorum yabancıların reçetesiz aldıkları ilaçlar ne kadar kritik ama sonuçta bu engellenmesi zor bir şey. Herhalde en kesin çözüm bu ürünlerin kritik olanlarının reçeteye bağlanması ya da vatandaşlık numarası üzerinden belli sınırda satılması vb. olur. Burada Bulgarlara suç bulmak, yağmacı falan demek asıl sorunu gözden kaçırmak oluyor.
0
salihdt
(15.12.21)
eksisozluk.com

sırf şu olaydan dolayı çok tedirginim, yarın eczacılara da ödeme yapmazlarsa ilaç alamazsam diye acayip korkuyorum.

aynı şekilde fiyat konusundan eczacılar ilaç temininde sıkıntı yaşarsa, getiremezlerse diye de çok çekiniyorum.

bazı ilaçlar o kadar pahalı ki duyunca insanın aklı yerinden çıkıyor.

bu yukarıdaki durum varken kesinlikle ilaç falan satılmaması lazım bu şekildeki yabancı insanlara, ha türkiye'de kalıyordur, reçetesi vardır, aciliyeti vardır o zaman tamam.
0
killerbee
(15.12.21)
(3)

çocuk işçinin tanımı

Wakatakakage
Film, dizi vs.lerde oynayan çocuk oyuncular çocuk işçiden sayılmıyor mu? Neden?
Film, dizi vs.lerde oynayan çocuk oyuncular çocuk işçiden sayılmıyor mu? Neden?
0
Wakatakakage
(13.12.21)
Hukuken tam nasıl bilmiyorum ama sanırım belli kriterleri var; mesela çocuk çalışmak için eğitiminden vazgeçmemeli, bir yandan eğitimine devam eden çocuklar için iş eğitimi olumsuz etkileyecek kadar yoğun olmamalı, iş fiziksel olarak çocuğun beden gücünü zorlayacak, zihinsel olarak da gelişimini etkileyecek nitelikte olmamalı.
0
salihdt
(13.12.21)
Emegini para karşılıgında satan kişiye işci denir. Bu tanıma uyan her çocuk işcidir.
0
limonlu eksi
(13.12.21)
Çocuk işçi olamaz diye bir kural yok. Sadece belli işleri belli şartlar altında yapabilirler. Oyuncular da buna dahil.

www.sozcu.com.tr

Bu konudaki yönetmelik.

www.mevzuat.gov.tr
0
yeninesiltupcu
(13.12.21)
(3)

Kürt Sorunu - Kitap

maksat muhabbet
Arkadaşlar Merhabalar;Aranızda, KÜrt sorununu anlatan, olabildiğince tarafsız bir kitap önerebilecek birileri var mıdır?Yani ne Millliyetçilik hassasiyeti ile yazılsın, nede birilerinin sözcülüğümü yapsın kitap. Olabildiğince tarafsız bir kitap var mıdır?
Arkadaşlar Merhabalar;
Aranızda, KÜrt sorununu anlatan, olabildiğince tarafsız bir kitap önerebilecek birileri var mıdır?

Yani ne Millliyetçilik hassasiyeti ile yazılsın, nede birilerinin sözcülüğümü yapsın kitap. Olabildiğince tarafsız bir kitap var mıdır?
0
maksat muhabbet
(13.12.21)
Hasan Cemal'in Kürtler kitabı iyi bir başlangıç olabilir.
0
salihdt
(13.12.21)
Şu kitabı öneririm: Milada Dönüş: Ulus Devletten Devlet-Ulusa Türk ve Kürt Meselesinin Üç İkilemi, Murat Somer

Direkt Kürt Sorunu kitabı olmasa da bağlantılı kitaplar da tavsiye edeyim:

Aliza Marcus'un PKK'yı anlattığı kitabı: Kan ve İnanç

Kadri Gürsel'in PKK'nın elinde esir olduğu günleri anlattığı kitabı Dağdakiler.

Şu kitap çok iyi değildi ama koruculuk hakkında temel bilgiler vs için okunabilir: Devlet ve PKK İkileminde Korucular, Mehmet Seymen Önder

Taraflı bir kitap, daha doğrusu bir araştırma değil fikir kitabı. Apocu olmayan bir Kürt milliyetçisi olduğunu sandığım bir yazarın kitabı. İçinde ilginç şeyler var: Muhatapsız Savaş Muhatapsız Barış


Bu da aslında konuyla doğrudan bağlantılı değil gibi görünse de işin erlerle ilgili yönü için çarpıcı ve önemli bir kitap:Mehmedin Kitabı, Nadire Mater
0
perferil
(13.12.21)
www.idefix.com

nadir kitapta uygun fiyata 10-12 liraya var
0
freebird5406_2
(13.12.21)
(4)

arka sokaklar bitince

Wakatakakage
oyuncularına ne olur sizce? 15 sene olmuş, intihar eden çıkar mı? örnekleri var mı dünyada? hayatları bu dizi olmuş sonuçta.
oyuncularına ne olur sizce? 15 sene olmuş, intihar eden çıkar mı? örnekleri var mı dünyada? hayatları bu dizi olmuş sonuçta.
0
Wakatakakage
(12.12.21)
dizinin ilk bölümünden beri 15 yıldır devam eden 5 tane oyuncu var aklıma gelen.
zafer ergin (rıza baba), şevket çoruh (mesut), özgür ozan (hüsnü çoban), furkan göksel (metin çoban), kerimhan duman (tunç).

zafer ergin yılların oyuncusu. arka sokaklar'dan 2-3 yıl önce türkiye'nin en fenomen dizisinde mehmet karahanlı idi. emekli olmadıkça boş kalmaz.

şevket çoruh. arada film denk geldikçe oynuyor (çakallarla dans serisi vs), ayrıca tiyatrosu var. adamın keyfi yerinde.

özgür ozan. yine arka sokaklar'dan 2-3 yıl önce türkiye'nin en çok izlenen dizilerinden birinde light selami idi. hüsnü çoban üstüne yapıştı lakin bunun da açkalacağını sanmıyorum.

gençlerin önü açık zaten. diğer gençler geçen sezon kendi istekleriyle ayrıldı, bunalıma falan giren yok. herkes yoluna bakıyor.
0
kibritsuyu
(12.12.21)
Yok abi nereye intihar ediyorlar. Diziden onlar da sikilmistir artik, 'bitse de gitsek' diye dua ediyorlardir. 15 senedir hep ayni senaryo adamlari da baymistir ancak para tatli geldigi icin bisey yapamamislardir.
0
j r r tolkien hayrani
(12.12.21)
bence hiç de bunalıma falan girmezler keyifleri de yerindedir. zengin memurluk gibi düşünüyorum ben bunları. hepsi bölüm başı bi validen aşağı almıyorlardır ama her hafta aşaı yukarı aynı senaryolar aynı oyunculuk. valla memurluk olacaksa böyle olsun. insan sıkılacaksa böyle sıkılsın.
0
fff02561
(12.12.21)
Var, pembe diziler genelde uzun sürüyor mesela. Bizde de bir dönem fırtınalar estiren Yalan Rüzgarı (The Young and the Restless) 1973'ten beri hala devam ediyor. Victor Newman'ı oynayan Eric Braeden 1980'den beri 3600 küsür bölümde oynamış...
0
salihdt
(12.12.21)
(1)

nft konusunda kaynak önerebilecek/ sorularımı cevaplayabilecek biri?

leeloodallas
merhaba, nft konusunda bana etkili bir kaynak önerebilecek veya platformlar hakkında sorularımı cevaplayabilecek olan var mı?
merhaba, nft konusunda bana etkili bir kaynak önerebilecek veya platformlar hakkında sorularımı cevaplayabilecek olan var mı?
0
leeloodallas
(06.12.21)
Çok spesifik bir şey sormamışsınız; bence NFT başlığına bakarsanız ya da genel bir Google araması yaparsanız ne olduğunu anlarsınız. Özünde dağıtık bir ağa (Blockchain) kaydedilen, sonrada değiştirelemeyen bir veri bloğu gibi düşünülebilir. Bu veri bloğu son zamanlarda resim, GIF, video vb. tutmak ve bunları çeşitli siteler üzerinden satmak üzerinde dönüyor. Gerçi burada NFT teknolojisinin sağladığı özelliklerden çok bunun etrafında yaratılan hype kaynaklı olduğundan bahsetmekte fayda var. Yani siz herhangi bir şeye değer verecek bir insan kitlesi bulursanız her şey değer kazanmaya başlar. Örneğin "Sneakerhead" denilen insanlar spor ayakkabı biriktiriyor, sınırlı üretim ayakkabılar mağaza satış fiyatlarının onlarca katına satılıyor, saklanıyor, sergileniyor vb. NFT'de de olan kabaca bu, bir çok popüler insan NFT çıkardı, bunlar talep gördü, satıldı, değerlendi, tekrar satıldı vb. Yani burada bir pazar oluştu, haliyle insanlar da NFTlerin değerleneceği, bugün görece ucuza alınacak NFTlerin gelecekte değerleneceklerini düşünüp daha da ilgi gösterdiler...

İşin bu kısmını geçersek bir kayıt aracı olarak NFT siz ne amaçla kullanmak isterseniz ona yarayabilir. Örneğin tapu gibi bir taşınmazın size ait olduğunu kanıtlayan bir kayıt olarak da kullanılabilir belli bir çerçevede.
0
salihdt
(07.12.21)
(4)

bu nasıl ingilizce?

Wakatakakage
cnn haber manşeti. ne tür bir yazım bu she ile başlayan cümle?
cnn haber manşeti. ne tür bir yazım bu she ile başlayan cümle?
0
Wakatakakage
(06.12.21)
Yazım yanlışı yapmışlar, orada bir "to" olması lazım en azından. Bu CNN sitesine reklam atmış bir 3rd party site olmasın?
0
salihdt
(06.12.21)
kötü ingilizce.

1. bu manşet değil.
2. bu görsel cnn'dense link ver. muhtemelen arkadaşın dediği gibi 3rd party.
0
fatihkkk
(06.12.21)
Haberin gerçeği bu;
edition.cnn.com

Kısacası 3rd party sitenin kendi kötü ingilizcesi diyelim.
0
logisticsmanager
(06.12.21)
Dün arada to yoktu düzeltmişler şimdi. Rezillik valla. Cnn ana sayfada haber.
0
🌸Wakatakakage
(06.12.21)
(8)

İnsanlar neden uçamıyor?

ir mania
Hazerfan bile kaç yıl önceden çalışmasını yapmış hatta başarmış diyenler var aya gideli 50 yılı geçti marsta koloni kuracağız diyoruz ama kuşlar gibi uçan bi tane bile insan görmedik.
Hazerfan bile kaç yıl önceden çalışmasını yapmış hatta başarmış diyenler var aya gideli 50 yılı geçti marsta koloni kuracağız diyoruz ama kuşlar gibi uçan bi tane bile insan görmedik.
0
ir mania
(04.12.21)
Bir aparat kullanıp uçmaktan bahsediyorsanız bu yapılıyor zaten. Fethiye'ye ya da Nevyehir'e gidip kafanızı kaldırırsanız binlerce uçan insan görebilirsiniz. İstanbul'da falan neden yapılmıyor diye soracak olursanız şehrin konumu, binaların yerleşimi ve hava koşullarının uygun olmamasından dolayı olabilir.
0
her seye atarlanan adam
(04.12.21)
insanin urettigi enerji kendini kaldirmaya yetmiyor.
Kemiklerimiz cok agir, hangi aleti yaparsan yap ucamiyorsun.

Dunya rekoru 60 saniye havada kalma

youtu.be
0
divit
(04.12.21)
kuşlar gibi olmasa, yavaş yavaş: www.youtube.com
0
WithWorth
(04.12.21)
@wiw roket riskli gibi. Kanatlı bi şey yapılamıyor demek ki hala
0
🌸ir mania
(04.12.21)
Kendi enerjimizle (en azından kanat çırparak) olmuyor, kalanlar da ekonomik olarak feasible değil. Bir şeyin yapılması için her zaman tek engel bir şeylerin icat edilmemesi ya da kilit bir bileşenin bulunamaması olmuyor. Bazen teknolojisi olsa da ciddi bir pazarı olmadığı için kimse o işe para aktarmıyor, haliyle mevcut teknolojiler o amaca yarayacak şekle evrilemiyor.

Hezarfen'in de efsane olduğu, bir insanın en ideal şartlarda bile Galata'dan Üsküdar'a süzülemeyeceği bir yerlerde anlatılmıştı sanıyorum, şu anda kaynağını tam hatırlamasam da. Bu arada uçmak ile süzülmek de teknik olarak farklı şeyler.
0
salihdt
(05.12.21)
yuksekten atladiktan sonra (hezarfen hikayesindeki gibi) kanatli seyler de var, takip suzulerek yuksekten inersin.

oldugun yerde kanatla kalkmak zor, kanat sihirli bir sey degil, kendi agirligin kadar kanatlarinla havayi iterek lift olusturmalisin. bir insan kendi agirligini kac kere indir kaldir yapabilir ki zaten? kanat cirpmak dedigin tam olarak o sonucta.
0
robokot
(05.12.21)
Insana atıyorum kemerle kanat takılacak kanatlar mekanik olacak benim bahsettiğim teknoloji bu şekilde. Bu devirde bile yapılamaması ilginç
0
🌸ir mania
(05.12.21)
tamam iste yukarida yazdigim gibi, kanat takarsin kemerle de insanda kendi agirligini havada tasiyabilecek kas gucu yok. kendini havada tutmak icin (yukselmek icin) kendi agirliginca lift olusturmak zorundasin, ve surekli. bunu yapacak kas gucumuz yok, o yuzden harici enerji kaynaklari kullanmamiz gerekiyor - o da var zaten.

yani dedigini engelleyen teknoloji / eksik bir icat degil doganin kanunu. vucudumuzun agirligi kas gucumuze gore cok fazla. bu oran ayni kaldigi surece hayal ettigin sey 1 milyon yil sonra bile olmayacak. ama o zamana harici enerji kaynaklari, depolama / verimlilik artar, kanatlara bir motor (veya o zamanin motoru neyse artik) baglarsin, anca oyle olur.
0
robokot
(05.12.21)
(2)

Çizimleri çoğaltmak için dijitale taşımak

g3c
elle çizilmiş renkli ve/veya siyah beyaz çizimleri satmak üzere basıp çoğaltmak için ne yapmak gerekli? bu iş scanner üzerinden mi dijitale geçiyor ve sonra ne şekilde basmak gerekiyor bunu bilen varsa aydınlatırsa sevinirim.
elle çizilmiş renkli ve/veya siyah beyaz çizimleri satmak üzere basıp çoğaltmak için ne yapmak gerekli? bu iş scanner üzerinden mi dijitale geçiyor ve sonra ne şekilde basmak gerekiyor bunu bilen varsa aydınlatırsa sevinirim.
0
g3c
(04.12.21)
Öncelikle mümkün olduğunca iyi bir kalitede taramanız lazım. Ancak kullanım alanı ve baskı yapılacaksa baskı boyutu da önemli. Sonuçta kaynak resim boyutu belli; bunu taradığınızda belli bir kalite kaybı da olacak, o yüzden kullanım amacına yönelik bir nevi post-prodüksiyon gerekebilir. Mesela bunları illustrator gibi bir uygulama üzerinde vektörel nesnelere çevirebilir (eğer buna uygunlarsa tabi) ya da photoshop gibi bir uygulamayla renklerini vb. düzenleyebilirsiniz.
0
salihdt
(04.12.21)
fotoğraf makinası ile de denedim, scanner ile de denedim.

1200 dpi bi scanner dslrden çok daha rahat kullanılacaktır. 6400 dpi scannerler var ama pahalı, dpi ve tarama boyutu ne kadar artarsa işlem o kadar yavaşlıyor, dışarda taratırsanız bu özeni gösterirler mi bilemedim.

1200 dpi bir scanner, en yüksek kalite ayarında taratılmalı ve raw gibi(böyle bi kaç format daha vardı aklıma gelmedi) fotoşopta işlenebilir bir formatta olmalı.

ondan sonrası fotoşopta arka planı silip, istediğiniz şekilde renklerini düzeltip kompozisyon haline getirmek

ben bu tür şeyleri png(arka plansız) ve psd dosyası olarak saklıyorum.
tabi fotoşopun da kalite seçenekleri ayarları var, hepinde en yükseği seçiyoruz.

basım konusunu bilmiyorum, çok kaliteli fotoğraf printerlerı var ama hiç kullanmadım. onun da bir sürü inceliği var özellikle doğru renk konusu.

www.amazon.com.tr

pahalı dediğim scanner bu ama bu kadar yüksek dpi ye ihtiyacınız olmayacaktır çizim olduğu için, bir tane 1200 dpi taratıp büyütüp inceleyin.
0
killerbee
(04.12.21)
(4)

Kendisinde yapildiginda sikayet edip aynisini baskasina yapmak

floydian
Yani mesela is yerinde calisanken birisi ona bir sey yaptiginda sikayet edip dertlenirken aynisini baskasina musteriyken yapmak o insanin ne yoksunu oldugunu gosterir?
Yani mesela is yerinde calisanken birisi ona bir sey yaptiginda sikayet edip dertlenirken aynisini baskasina musteriyken yapmak o insanin ne yoksunu oldugunu gosterir?
0
floydian
(03.12.21)
İçgörü yok derim ben
0
yirmibir
(03.12.21)
Kalite.
0
bana kedicik derdi
(04.12.21)
Şeref.
0
Yavuşuhlu
(04.12.21)
O insanın "normal" olduğunu gösterir; insanların geneli böyle davranmıyor mu? Ben müşteri hizmetlerinde çalıştım, bu sürede her meslekten ve sosyal kesimden binlerce insanla konuştum; herhengi bir sorun yaşadığında, sorunun kaynağından bağımsız, karşısındakine nazik kalabilen, insan gibi davranan insan oranı %20'yi geçmiyordu. Herkes her an her şeyin çalışmasını istiyor, hiçbir konuda problem çıkmasın istiyor ancak kim kendi işini bu kadar mükemmel yapıyor?
0
salihdt
(04.12.21)
(5)

Akıllı saatler hayatınızı çok kolaylaştırdı mı?

dogu karelyadaki dere agzi
Telefonda yapmanın çok zor, akıllı saatle çok kolay hale gelen işlemler için neler diyebilirsiniz?
Telefonda yapmanın çok zor, akıllı saatle çok kolay hale gelen işlemler için neler diyebilirsiniz?
0
dogu karelyadaki dere agzi
(01.12.21)
Telefonu hep sessizde kullanırım. Bana tek faydası; bildirimleri kaçırma imkanım yok saat kolumda olduğu sürece. Bir de mac'in kapağını açınca şifre girmeden direkt açılıyor. Bunun dışında bir şeyi kolaylaştırmadı. Olmasa da olur bir şey yani.
0
himmet dayi
(01.12.21)
(bkz: apple watch/@roket adam) şu başlıkta yazmıştım. bence çok bi olayı yok fitness dışında.
0
roket adam
(01.12.21)
Şarj edilmesi gereken cihazlar sayısına eklenen, bildirimleri uyarıları daha da vücuda yakınlaştırıp dikkat dağıtan; dolayısıyla da hayatı daha da zorlaştıran nesneler bence.
0
salihdt
(01.12.21)
Evde telefonu nereye bıraktığımı unuttuğum oluyor.
Siri ye geri sayım başlatma konusu yemek pişirirken falan büyük kolaylık.
Dış mekan yürüyüş antrenmanını Siriye başlatıp nabızından mesafeye, adım sayısına, istatistiklerine kadar ölçülüyor olması muhteşem.
İki elin doluyken mesajına, bildirimlerine bakabilmek, aramalara cevap verebilmek ayrıca güzel.
Daha saymaya üşendim. İyi ki almışım dediğim sayılı şeylerdendir kendisi.
Daha önce Mi Band 4, ondan önce Mi Band 3 üm vardı. Herbirini icat edenden Allah razı olsun.
0
Mirket
(01.12.21)
telefonu yatak odasina sokmuyorum sayesinde
o bile yeter bence
0
foster
(01.12.21)
(2)

aliexpress

black mamba
ben bunu tam anlamadım. çok garip durumlar var. 1- bazı ürünlerde sadece tek bir tane alınabilir limiti var. aşağıdaki 2. linteki sd kartı sadece tek 1 tane olarak satıyorlar. neden böyle? 2- bu ürünler gerçekten bu kadar ucuz mu? usb bellekleri hangi boyutta seçerseniz seçin 0.14 try diyor. 141 lir
ben bunu tam anlamadım. çok garip durumlar var.

1- bazı ürünlerde sadece tek bir tane alınabilir limiti var. aşağıdaki 2. linteki sd kartı sadece tek 1 tane olarak satıyorlar. neden böyle?


2- bu ürünler gerçekten bu kadar ucuz mu? usb bellekleri hangi boyutta seçerseniz seçin 0.14 try diyor. 141 liranın üzerinde de kargo ücretsiz. garip geldi.

www.aliexpress.com


www.aliexpress.com

3- çok dengesiz fiyat farklılıkları var. yukarıdaki sd kartın 200gb'lık olanı 20 lira olarak görünüyor. kargo da 16 lira. ancak 512 gb'lık da 141 lira. neden böyle?
0
black mamba
(01.12.21)
Yeni kullanıcılara özel ilgi çekmek için yapılmış kampanyalar olabilir; her sitenin ya da satıcının yeni müşteri kazanmak için belli bir pazarlama bütçesi oluyor, muhtemelen ondan yiyorlar. Sonuçta bunlar çok özel ürünler değiller, lokal markalar, ne kadar hızlı oldukları tartışılır; satıcıya öyle inanılmaz bir maliyetleri yok yani.
0
salihdt
(01.12.21)
gelir mi ki? yani şu an 0.14 liraya yani 14 kuruşa 128 gb sd kart satıyorlar. kargosu 16 lira.
0
🌸black mamba
(01.12.21)
(11)

Roborock robot süpürge vs. Dyson

ms brownstone
Evet bu konuda 362827 tane duyuru açıldı ve ben de bir kısmını okudum ama ikisini de kullanmış olanların güncel yorumlarını merak ettim. Biraz tembel bir insan olarak robot süpürge daha çok işime geliyor açıkçası ama duvar diplerini, kapı arkalarını falan iyi süpüremeyecekse ve Dyson daha iyidir der
Evet bu konuda 362827 tane duyuru açıldı ve ben de bir kısmını okudum ama ikisini de kullanmış olanların güncel yorumlarını merak ettim.

Biraz tembel bir insan olarak robot süpürge daha çok işime geliyor açıkçası ama duvar diplerini, kapı arkalarını falan iyi süpüremeyecekse ve Dyson daha iyidir derseniz ona da tamamım şu an.

Bu arada evde henüz eşya yok. Robot süpürgeye karar verirsek en azından kanepedir yataktır bu tarz şeyleri süpürge girecek kadar yüksek alabiliriz.

Ne dersiniz bu durumda? Hangisi daha kullanışlı bu ikiliden?
0
ms brownstone
(01.12.21)
Robot süpürge ile koltuklar, yatak falan süpürülmüyor, ilk başta Dyson, ilerleyen zamanlarda tembellik için robot derim. Eşyaları yine yüksek alın, dikey süpürge ile kolayca temizlenir.
0
whoosie
(01.12.21)
Roborock basit kullanım için işe yarıyor ama Dyson ile güç ya da temizlik kalitesi anlamında karşılaştırılması zor. İkisinden birini alacaksanız, başka bir süpürgeniz yoksa Roborock sizi tatmin etmeyecektir.
0
salihdt
(01.12.21)
Evde başka süpürge yoksa tek başına robot süpürge yetmiyor. Yukarıdaki iki yoruma katılıyorum, günlük temizlik için robot süpürge harika ama sürekli kullanımda yetmiyor. Eğer bütçe oluşturulabilirse ikisi birden çok rahat oluyor. (Robot süpürge varken Dyson kullanılmaz diye düşünüyorsunuz ama gerçekten kullanılıyor.) Sadece biri alınabilecekse Dyson.
0
love my way
(01.12.21)
Evde robot süpürge tek süpürge olamaz. Her halükarda evde bir elektrikli süpürge olmalı. Ha robota sık sık temizlik yaptırırsın ortalık temiz kalır ama dip bucak süpüremez robot öyle bir şey yok.
Not: s5 max kullanıcısı
0
bana kedicik derdi
(01.12.21)
İkisi aynı şey değil diyebilirim. Süpürge zaten alacaksınız. Miele c3 alın. Bir de orta karar robot alırsınız bitti gitti. Dyson alacaksanız bile robot a göre alın bence eşyaları çünkü er ya da geç robot alınır.

Tembelseniz haftada bir ve daha uzun aralıkla süpürge açılacaksa dyson olmuş, miele olmuş, philips olmuş bence farkı da yok.
0
baal
(01.12.21)
ikisi farkli+1 ama robot aldigimdan sonra cok az supurge actim. temizlik yapilmasi gerektiginde halilari cirpmak(!) suretiyle ve yerleri silmek suretiyle temizledigim icin supurge olmasa da ölmezdim. robot daha iyi benim icin cunku evde az vakit geciriyorum. o koltuk supurme falan hikayesini ben silerek sagladigim icin once iyi bi robot alirdim ihtiyac halinde dandirikten bi elektrikli supurge alirdim.
0
ala09
(01.12.21)
elimle ben yapcak olduktan sonra isterse ferrari olsun markası. robot süper buluş markası vestel olsa bile.
0
mikahakkinen
(01.12.21)
bütçe sınırlı ise; sadece dyson almak yerine robot + klasik elektrik süpürgesi daha mantıklı bence.
0
nuisance
(01.12.21)
birine öncelik verecek olsam dikey süpürge alırım. ki öyle yaptım. xiaomi robot almıştık. bir süre kullandık sonra arızalandı iade ettik ama gidip aynısından almak yerine dikey süpürge aldım. evde kedi de olduğu için koltuk süpürmek vs önemli. ayrıca robot ne kadar iyi süpürürse süpürsün asıl pisliklerin biriktiği köşelere giremiyor. zaten evde döküntü varsa bunları en baştan toplamak gerekiyor vs vs.

yani bence öncelik dikey süpürge. ama sonra robot da gerekli. şu an robot süpürge bakıyoruz mesela.
0
elorelia
(01.12.21)
1,5 yıldır roborcok s5 max kullanıyorum, o kadar memnunum ki bence ilk onun alınması gerekiyor, günlük tozu fulla dlığı ve hatta mop da yaptığı için çok başarılı. günlük süpürdüğü için kapı arkaları vs.. toz toplamıyor zaten.

geçen ay sırf meraktan dyson v15 aldık, 1 kere koltukları ve yatağı süpürdük ve bir daha kullanmadık. robot süpürge büyük rahatlık.

bence robot + normal bi süpürgeyle ilerlenmesi en mantıklısı (dysona gerek yok)
0
benaslinda
(01.12.21)
Robot + klasik ucuz elektrikli süpürge en iyi kombinasyon olur.

Robot aldığımızdan beri ayda bir belki açıyoruz süpürgeyi. Dip köşe gayette iyi temizliyor buradaki yorumların aksine. Biz yalnızca koltuk üstlerini, alçak koltukların altlarını falan normal süpürge ile temizliyoruz.

Kapı açık olduğunda kapı arkalarına girmediği için 2 seferde bir oda kapısı kapalı süpürüyoruz falan. Çözüm bulduk yani her şeye.
0
zimbirik
(01.12.21)
(4)

mining yapmak ne oluyor

Filinta61
cahilliğime verin. okudum yine anlamadım. soruyorum bilen yok ekran kartı ile coin nasıl kazanılıyor. ne alaka? böyle bir amacım yok ama gerçekten anlayamıyorum. teknik terimsiz kısa ve öz nasıl olduğunu özetleyebilir misiniz?
cahilliğime verin. okudum yine anlamadım. soruyorum bilen yok ekran kartı ile coin nasıl kazanılıyor. ne alaka?

böyle bir amacım yok ama gerçekten anlayamıyorum. teknik terimsiz kısa ve öz nasıl olduğunu özetleyebilir misiniz?
0
Filinta61
(01.12.21)
teknik terimsiz kısa ve öz şekilde şöyle.

blokzinciri üzerindeki her bir işlemin onaylanması işlemini ekran kartının gücünü kullanarak yapıyorsun, karşılığında işlem ücreti alıyorsun. buna madencilik deniyor
0
dafuq
(01.12.21)
coin dünyasını ikiye ayırmak gerekirse bundan borsa gibi al sat yaparak kazanç sağlayanlar ve bu al sat işlemlerin kontrolünü onayını yapıp sistemin yürümesini sağlayan minerlar var

minerları bankadaki veznecilere benzetebiliriz, bilgisayarlarına gelen bu dijital transfer bilgileri ekran kartının grafik işlemcisi sayesinde işleniyor ve bu yaptıkları iş dolayısıyla bankadan maaş yerine bitcoin olarak pay alıyorlar
0
freebird5406_2
(01.12.21)
Mining merkeziyetsiz paraların işlemleri doğrulama yöntemi; normalde merkezi bir kurum (Örneğin banka) olduğunda bu kurum bakiyeleri tutup, transferlerden sorumlu oluyor. Ama bunun olmadığı kripto para sistemlerinde bu sorumluluk ağdaki üyelere dağılıyor. Bu üyeler özünde bütün transferlerin kaydını bir yandan dağıtıp, kendi bilgisayarlarında tutarlarken diğer yandan da matematiksel bir bulmacayı çözmeye çalışıyorlar. Bu bulmacayı çözen kişinin kayıt defteri geçerli kabul edilip işlemler kesinlik kazanırken bu kişiye de ödül olarak yeni yaratılan (Mine edilen, kazılan) kripto para veriliyor.
0
salihdt
(01.12.21)
Banka nasıl çalışıyor?
Bankanın data merkezleri var işte kayıtlar burda tutuluyor.

Kriptoparada kayıt tutma ve transfer işlemleri bir zincir halinde uç uca ekleniyor bu bilgiler. Bu bilgilerin eklendiği bloklar var işte. Blok zincir dedikleri bu.

Tek fark bu veriyi küresel bir ağ halinde yapıyor madenciler. Yani kaydı tutan tek bir yer yok. E ama güvenilirlik? Ben nerden bilecem kaydı tutanın yanlış kayıt tutmadığını?

Bunun için 2 yöntem var işte.

1. Proof of work
2. Proof of stake

Pow denen şey bildiğin mining zaten. Burada sen bir dizi matematik işlem yaparsın, bu sırada elektrik harcar efor sarfedersin(para) bu işin karşılığı olarak "bir ihtimalle" sana ödül olarak btc eth artık ne kazıyorsan verilir. Bu durumda kaydı yanlış tutman engellenmiş olur çünkü senle aynı anda milyonlarca cihaz kayıt tutuyor ve sen bu işe para yatırmış oluyorsun(cihaz+elektrik). Bu durumda yanlışlık sözkonusu olamaz.

İşte mining budur. İşlem yapan cihaz ve işlem gücü arttıkça mining getirisi birim işlem başına düşer bu yüzden. Sürekli insanlar daha fazla sayıda ve daha güçlü cihaz sisteme soktuğu için zaten bloktan fork yapamazsın.

Proof of stake'de durum daha farklı. Paranı stake ediyorsun. Yani diyorsun mesela bende 10000 eth var. Satmıyorum tutacam. Heh 2 yıl tuttuğuna dair taahhüt yapıyorsun sistemde ve buna mukabil blok zincirine veri girme hakkı elde ediyorsun. Yanlış veri girer sistemi hacklersen (ki bunu senin pc yapıyor sen değil ama neyse) eth fiyatı düşeceği için ilk etapta zararı sen edersin. Bu yüzden kendi bakkalını soymayacağın için anahtarın oluyor. Buna da proof of stake deniyor.

Kazım budur. Bankaların visa veya mastercard'ın yaptığı işlemi merkeziyetsiz olarak yapan bir global ağdır. Transfer ücretlerinin yüksek olma sebebi de proof of work sisteminde işlemin denklem çözme üzerine dayanmasıdır. Yani cihaz + enerji tüketimi yüksektir. Mesela bir bitcoin işlemi sanırım yarım milyon visa işlemine eşdeğer enerji sarfiyatına sebep oluyor ve çok daha yavaş diye biliyorum. Proof of stake'in ise daha az güvenilir olma ihtimali var ama visa gibi tertemiz hızlı. Kriptopara dünyasındaki ikilem şu an bu. Ethereum pow sisteminden pos sistemine geçmeye hazırlanıyor mesela.
0
bana kedicik derdi
(01.12.21)
(5)

türk lirasından kurtulmanın hiçbir yolu yok mu?

dokunmakalbime
döviz coştuğu için giremiyorum. altın, gümüş, coin, token falan sanırım hep dövize bağlı olduğu için oradan da umut yok. ev, arsa alacak kadar param da yok. resmen arada kaldım. elimdeki paranın değerini kaybetmeden yatıracağım birşey yok mu?
döviz coştuğu için giremiyorum. altın, gümüş, coin, token falan sanırım hep dövize bağlı olduğu için oradan da umut yok. ev, arsa alacak kadar param da yok. resmen arada kaldım. elimdeki paranın değerini kaybetmeden yatıracağım birşey yok mu?
0
dokunmakalbime
(01.12.21)
Bilgisayar al:) çip krizi daha süreceğe benziyor bir süre hem kullanırsın hem değerini korur.
0
bana kedicik derdi
(01.12.21)
dün maaşım yattı ödemeleri yaptıktan sonra tamamını kura falan bakmadan dolar'a çevirdim. bugün bir uyandım tl yine abuk subuk değer kaybetmiş ama benim 3-5 demeden kenara koyduğum para en azından değer kaybetmemiş oldu. bir gecede 200-300 tl kaybetmedim.

bence döviz coştu giremiyorum gibi düşünmemek lazım.
0
ilgeru
(01.12.21)
Coştuğu için derken, daha da coşmayacağını mı düşünüyorsunuz?
0
salihdt
(01.12.21)
Salihdt +1
0
ceketimi alip cikcam
(01.12.21)
bugun çakıldı 12.40a kadar umarım almışsındır :)
0
xrated
(01.12.21)
(1)

Alkolizm hakkinda verimli bilgi kaynagi

icim urperiyor
Selam. Alkolizm 101 niteliginde, tanimi, teshisi, dogrudan etkileri, psikolojik be fiziksel yan etkileri, mumkunse eski alkoliklerin hikayeleri gibi cok akademik olmasa da bilimsel bilgilerin oldugu bir kaynak ariyorum. Yesilay sitesinde buldum bi kac tane ama makaleler hem cok cok kisa, hem yeterin
Selam. Alkolizm 101 niteliginde, tanimi, teshisi, dogrudan etkileri, psikolojik be fiziksel yan etkileri, mumkunse eski alkoliklerin hikayeleri gibi cok akademik olmasa da bilimsel bilgilerin oldugu bir kaynak ariyorum. Yesilay sitesinde buldum bi kac tane ama makaleler hem cok cok kisa, hem yeterince bilgilendirici degil. Bu konuda kaynak tavsiye edebilecek var mi? Tesekkurler.
0
icim urperiyor
(30.11.21)
Abraham J. Twerski'nin Bağımlılık Psikolojisi kitabına bakabilirsiniz.
0
salihdt
(30.11.21)
(2)

VPN ile ilgili siteye girmek

rojava kurd u kurdistan
herkese iyi akşamlar bir dizi sitesine iki gündür giriş yapamıyorum. seed4.me fastestvpn gibi programları denedim ancak hala giremiyorum. opera'da vpn açınca ise girilebiliyor. bu neden olur? illa ücretli vpn mi lazım? not: opera kullanmak istemiyorum
herkese iyi akşamlar bir dizi sitesine iki gündür giriş yapamıyorum. seed4.me fastestvpn gibi programları denedim ancak hala giremiyorum. opera'da vpn açınca ise girilebiliyor. bu neden olur? illa ücretli vpn mi lazım? not: opera kullanmak istemiyorum
0
rojava kurd u kurdistan
(28.11.21)
Bazı VPNler, özellikle ücretsiz olanlar, video çok bant genişliği tüketecek siteleri engelliyorlar, ya da bazı siteler VPN üzerinden bağlantı kabul etmiyor. İkisi de olabilir ama ikinci daha düşük ihtimal, zira Opera VPN çalışıyorsa site bloklamak istese bunu bloklardı. Hangi ülke VPN'i lazım bilmiyorum ama PrototnVPN ücretsiz versiyonunda ABD, Hollanda ve Japonya'dan çıkış veriyor, video siteleri de çalışıyor. Ona bakabilirsiniz.
0
salihdt
(28.11.21)
Bazı siteler(ör BBC) VPN servislerinin sağladığı IP adreslerini banlıyorlar. Bu nedenle giriş yapamıyorsun. Opera vpn çalışıyor ise henüz ban yememiş demektir.
0
bana kedicik derdi
(28.11.21)
(7)

eski kız arkadaşımın erkek kardeşine yanlışlıkla kargo gönderdim

gizemli dede
arkadaşlar 2 3 sene önce eski sevgilim benim n11 hesabımdan sipariş vermişti. o adresi güncelledim sandım ama güncelleyememişim. (silip yeni adres eklesene amk dedim kendime iş işten geçtikten sonra) çok pahalı olmasa da bir kargo sipariş etmiştim. o çocuk da almış nerden geliyor bu değirmenin suyu
arkadaşlar 2 3 sene önce eski sevgilim benim n11 hesabımdan sipariş vermişti. o adresi güncelledim sandım ama güncelleyememişim. (silip yeni adres eklesene amk dedim kendime iş işten geçtikten sonra) çok pahalı olmasa da bir kargo sipariş etmiştim. o çocuk da almış nerden geliyor bu değirmenin suyu diye sormadan heralde.

eski kız arkadaşıma bu küçük meblağ için mesaj atsam hem yanlış anlar hem kurgu sanar. ama bana da dokundu çünkü artık iyi hisler beslemiyorum.

önerilerinizi alayım.
0
gizemli dede
(24.11.21)
Yeni yıl hediyesi de geç. Belki tekrar deneyip evlenirsiniz.
0
dissendium
(24.11.21)
şu anda başka biriyle nişanlıyım
0
🌸gizemli dede
(24.11.21)
O zaman kuzenim almış deyin.
0
dissendium
(24.11.21)
Yanlış anlaşılacak bir şey yok bence. Arayıp "uzun süredir sipariş vermiyordum senin adresin kayıtlıymış, paketi geri yollar mısın" falan derseniz yollar herhalde. Paket için için hiç arayıp sormamak daha saçma, o zaman karşı taraf "Benim aramamı istiyor herhalde" diye düşünebilir, "Kuzenim aldı" da garip; kuzen senin hesabını neden kullansın, hadi kullandı diyelim neden kendi adresini girmesin, hadi girmedi adresin senin olduğunu nasıl farketmesin.
0
salihdt
(24.11.21)
küçük meblalık bişeyse, ölü taklidi yap. muhtemelen telefon edip medip boşuna gerileceksin.

bi vesileyle dönerlerse sana böyle bi kargo geldi diye, yanlışlıkla olmuş der çıkarsın işin içinden. hatta yanlışlık olmuş, geri göndermenize gerek yok 3 kuruşluk şey için zahmet etmeyin deyip hediye göndermiş etkisini de ortadan kaldırırsın.

dönmezlerse bişey olmaz zaten.

normalde yapılması gereken hareket, benim bu kargodan haberim yok, siz şubeye götürün, ben göndereni arayıp öğrenip size döneceğim deyip teslim almamak. sonuçta kaç sene geçmiş ve elemanın bu bana yanlışlıkla geldi diye düşünmesi için yeteri kadar da bilgisi var.
0
killerbee
(24.11.21)
Arayıp ya da mesaj atıp “yanlışlıkla gönderdim geri gönderebilir misiniz?” Diyebilirsin. Eğer kargo ücreti yenisini almaktan daha pahalıysa o zaman geri göndermelerine gerek olmadığını söyleyebilirsin.
0
zimbirik
(24.11.21)
erkek kardeşini arayıp iste
0
bir soru sorcam
(24.11.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.