Giriş
(9)

Vocabulary “öğrenme” üzerine

guitarissimo
Merhaba duyuru,Girdiğim testlerde upper intermediate çıkan bir seviyem var ama intermediate olduğunu daha bir gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. 3 sene kadar da hep yabancı ev arkadaşlarım, normal arkadaşlarım oldu. Ama son 3 senede pandemi vs. evimi kapattım kimseyle görüşmedim açıkçası pek bir şe
Merhaba duyuru,
Girdiğim testlerde upper intermediate çıkan bir seviyem var ama intermediate olduğunu daha bir gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. 3 sene kadar da hep yabancı ev arkadaşlarım, normal arkadaşlarım oldu. Ama son 3 senede pandemi vs. evimi kapattım kimseyle görüşmedim açıkçası pek bir şey de okumadım İngilizce. Semih Saygıner’ in her gün 1 kelime yılda 365 kelime yapar. mottosuyla önce bir kelime öğrenirim sonra ikiye çıkartırım gibi bir düşüncem vardı. Hatırlatması olan her gün bir kelime öneren bir app kurdum ancak bana öyle kelimeler öneriyor ki mümkün değil kalmıyor. Önce anlamına bakıyorum, zihnimde bir anıyla eşliyorum, cümleler kuruyorum. Youglish den cümleler dinliyorum. Yeld.io da dizi film sahnelerine bakıyorum. Lyric sitelerinden kullanılan şarkılara bakıyorum ama bana mısın demiyor. Her gün tekrar ediyorum öncekileri de.

Kelimeler de şunlar: taciturn, veracity, abstruse, desultory…etc.

Ben nasıl ezberleyeceğim var mı bir önerisi olan?
0
guitarissimo
(28.08.23)
Bence vocabulary konusunda en iyisi ilgili olduğunuz konularda normal okuma yapmak. Özellikle de iyi kaynaklardan makale vb. okurken anlamadığınız kelimenin anlamına bakıp geçerseniz, aynı kelime birkaç kez denk gelince baya güzel akılda kalıyor. Tabi bu durumda istediğiniz kelimeleri öğrenme şansınız azalıyor ama yine de kelime hazneniz genişliyor.
0
salihdt
(28.08.23)
örnek verdiğiniz kelimelerin hiçbirini bilmediğimi fark ettim :D

bu kelimeleri kullanarak hayali bir hikaye yazın. saçma vs. önemli değil. zihninizde eşleştirdiğiniz anıyı yazıya dökün mesela. yeni kelime öğrendikçe hikayeyi devam ettirin + yazdıklarınızı ara ara okuyun.
0
axl
(28.08.23)
İlgili olduğunuz konularda normal okuma +1
Ya da mesela bir roman ya da öykü kitabı seçip günde 2-3 sayfa okuyun, bilmediğiniz kelimeleri işaretleyin ve okumanız bittikten sonra dönüp sözlüğe bakın. (Okurken anlamı kontekstten çıkarabilirsiniz, o yüzden sonradan bakın, kelimeyi sözlüğe bakmadan öğrenirseniz daha kalıcı olur.) Bunlarla kendinize kelime kartları çıkarın, bunun için de uygulamalar var sanırım.
0
kobuzchu kiz
(28.08.23)
verdigin kelimeleri kanada'da yoldan 10 kisi cevirsem 9'u bilmez.
ise yarar kelimelere yonelin, vakit kaybetmeyin.

taciturn yerine reserved, veracity yerine accuracy gibi kelimeleri kovalamak lazim.
0
cooperr
(28.08.23)
vocabulary bu bahsettigin kelimeler degil. bunlari tabi ogrenemezsin cunku o app disinda bu kelimelere non-fiction kitap okumuyorsan rastlamazsin ve akilda kalmaz. bu kelimelere gerek yok.

metin oku. metinde kullanilan kelimelerden bilmediklerini not al. bazilari surekli karsina cikacak ve ulan buna gecen bakmistim bak yine karsima cikti demek ki onemli kelime diyeceksin. onlari ogren.

desultory hayatimda duymadim. is yerinde kullansam herkes yuzume bakar. yazdigin butun kelimelerin cok yakin anlami veren yaygin karsiliklari var. hangi app ise o app'i birak derim.
0
antikadimag
(28.08.23)
normal okuma +1
0
put it in your appropriate place
(28.08.23)
@mansur ark hocam zaten vocabulary bilgim fena değil yani şu an için 7 kelime biliyor değilim. Bu app bana sınav yaptı ve en son seviyeyi uygun gördü.

Tavsiye ettiğiniz gibi okuma mantıklı yalnız o ayrı bir özveri ve mesai gerektiriyor ve ben çok yoğun çalışıyorum.
0
🌸guitarissimo
(28.08.23)
@guitarisimo

Günde 10-15 dakikanızı ayırıp ilgili olduğunuz konuda bir iki sayfa okuyup ya da radio talkları dinlerseniz belki günde bir kelime öğrenmezsiniz ama ayda otuzdan daha fazla kelime öğrenmeniz kesin olur sanırım.

Yukarda yazdığınız kelimeler cidden çok gereksiz, uygulama size test yapmış ama testin sonucuna ve uygulamanın kalitesine bu kadar bel bağlamayın bence.

Örneğin çalışırken, bir yere gidip gelirken, uzanırken açın bloomberg radioyu dinleyin. Emin olun bilmediğiniz birçok sözcük, akronim ve phrasal verb öğreneceksinizdir. Ayrıca güncel ekonomiyi takip etmeniz de cabası.

Bir de sözcüklere çok takılmayın bence upper intermediate seviyesinde phrasal verb dağarcığınızı geliştirmek de bir o kadar önemli ve bunları kağıttan sırayla ezberleyip akılda tutmak mümkün değil, ancak duyarak oturuyor.
0
akhenaten
(28.08.23)
bunlar gibi nicesini gre'ye çalışırken ezberlemiştim. magoosh'un gre verbal kelimeleri için ücretsiz flashcard sitesi var, algoritmasını beğenmiştim, tavsiye ederim. çalışırken ayrıca kelimenin etimolojisine ve mnemonic'lerine bakıyordum. ikisinden biri illa ki akılda kalacak şekilde oluyor. tabi bu tür kelimelerin günlük hayattan çok literatürde ve basında kullanılan kelimeler olduğunun altını çizeyim.
0
inveniam viam
(28.08.23)
(8)

Kediler mobilya canavarı mıdır?

Lubb
İhtiyaç sahibi bir kedi arkadaş sahiplenerek kedi ev arkadaşı edinme niyetim var. Win-win bir durum olacak yani aramızdaki ilişki.Lakin tecrübesizim. Araştrıyor öğreniyorum önce.Mobilyalarım da yeni açıkçası. Alırken sormadım valla kumaşını falan uygun mu kedili eve diye.Kedilerin mobilyaları tırmal
İhtiyaç sahibi bir kedi arkadaş sahiplenerek kedi ev arkadaşı edinme niyetim var. Win-win bir durum olacak yani aramızdaki ilişki.Lakin tecrübesizim. Araştrıyor öğreniyorum önce.

Mobilyalarım da yeni açıkçası. Alırken sormadım valla kumaşını falan uygun mu kedili eve diye.

Kedilerin mobilyaları tırmalama durumlarına dair bir sürü şey duyuyorum. Yok "bizde bir koltuğu haşat etti ona verdik.", yok "hiç sorun olmaz öğrertirsin aparatlar var alırsın" vs vs.

Tecbüreizliğimden kaynaklı soru işaretlerimi biraz olsun aydınlatacak var mı?

Teşekkürler.
0
Lubb
(26.08.23)
Malınız size bu kadar kıymetli geliyorsa kedi sahiplenmeyin derim. Sonuçta insan aklı olmayan bir hayvancağız bu; perde de çizer, mobilya da çizer, yeri gelir sağa sola tuvalet ihtiyacını da giderir.
0
koskoca kirpi
(26.08.23)
Mobilyaları düşünüyorsan kedi işine hiç girme, tamamen şans.
0
mirty
(26.08.23)
Canavarı demeyelim de eğer kumaşı hoşuna gidere, pençeleri geçirip sivriltebilirse baya yıpratır koltuğu. Diğer türlü çok bir zarar vermiyorlar mobilyalara. Ama tabi buna takılıyorsanız yukarıdaki yorumlara katılıyorum; bence de gerek yok, sahiplenmeyin.
0
salihdt
(26.08.23)
yorumları ofansif olarak algılamayın kedilerle ilgili gerçekler bunlar yeri geliyor evde 5 yaşında çocuk beslemekten daha fazla dikkat etmeniz, evin veya eşyaların durumunu kedilere göre değiştirmeniz gerekiyor bazen öyle akıl almaz yerlerden sahibine maddi zarar yada kendilerine sağlık sorunları açıyorlar.

örneğin elektrik süpürgesinin toz torbasını yırtmışlar fark etmeden kullandığım için elektrik süpürgesinin motoru yandı, yeni torbasız süpürge aldım onun filtre süngerini parçaladılar.

bir tanesi buzdolabın üstünde yatarken görmedim buzluğu açmamla kedi hemen yandaki bulaşık makinasının açık kapağındaki bıçak ve çatalların üstüne düştü hafif sıyrıkla atlattı

evde bilgisayar toplarken anakartın cpu yuvasına basıp pinleri yamultu.

kısaca baya masraflı hayvanlar.
0
Sir Anthony Hopkins
(26.08.23)
Kedisine göre değişir kimi kedi gerçekten tazmanya canavarı gibi fırtına estirirken kimisi biblo gibi duruyor.

Koltuğa gelince kumaşına çok bağlı, eğer böyle tırmalanacak cinsten bir kumaşsa evet efendi olanlar bile bi taktırır tırnağı. Engellemek mümkün mü meh başka opsiyonlar sunarak azaltılabilinir ama siz uyurken kedi kafasına göre takılıyor gece sonuçta o da var.
0
hedep
(26.08.23)
Bizim kedi yüzünden evde perdeden halıya, koltuktan kanepeye her şeyi değiştirdik. Hoşlarına gideni direk gebertiyorlar.
0
en bi orijinal
(26.08.23)
Ustekki arkadaşın yaşadığı talihsiz serüvenleri yaşamadım

Benim kedi kanepenin kolcagini mahvetmisti, diğer bazali kanepenin ise kumaşını yırtıp içine giriyordu. Dolaşırken saksıları devirirdi, büyük saksıların içinde uyurdu, çişini yapardı. Halıyı da çok tırmalardi. Perdeye bir şey yapmadı galiba hiç.

Sonra başka bir eve taşındım, kolcaksiz bir koltuk aldım, altı boş bir kanepe aldım. Onları hiç tirmalamadi, evde çiçek yok. Halıyı tirmalamiyor arada gerinirken yaptığı zaman da kızıyorum. Bunun yanında eve 3-4 tane tirmalama tahtası, aracı gereci koydum, gidip onları düzenli tirmaliyor. Kendim de tırnaklarını kesiyorum. Yani kedi hep geldiği gibi gitmiyor davranışları değişiyor zamanla. Şimdi mesela saksı almayi düşünüyorum.
0
sanguine
(26.08.23)
Editleyemiyorum şunu da söyleyeyim, isterse her şeyi mahvetsin, odanın ortasına sicsin, yine de ondan vazgeçmem. Ne yaparsa yapsın. Ben onu gerektiği zaman sözlü olarak uyarıyorum, anliyor da valla. Hayvanın yaşayacağı şurada kaç yıl, onun konforu için her şeyi yaparım, yapıyorum. Mobilyayı tirmalayacak diye asla ondan vazgeçmem. Benim başıma gelen en güzel seylerden birisi kedim.

Ayrıca ev arkadaşım, yani zamanla gerçekten uyum sağlıyor, neye kızıyorum neyi sevmiyorum biliyor. Adıni söylemem yetiyor. Bı de Kediler genel olarak 3-4 yaşından sonra sakinliyor. 15 saat uyuyor zaten hayvan, ben evdeyken de kudurmak istiyor haklı olarak.
0
sanguine
(26.08.23)
(3)

Flu TV'nin Kaderi Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?

french lover
Kaderi derken, geleceğinden bahsetmiyorum.Mesela alanında çok saygın olmayan ama fena da olmayan, hiç tanınmamış birisi gelip bir program yapıyor ve sonra ünleniyor. Ünlendikçe egosu şişiyor. Farklı mecralarda kendini göstermeye başlıyor. Belki de Flu TV'den daha fazla beklenti içerisine giriyorlar.
Kaderi derken, geleceğinden bahsetmiyorum.

Mesela alanında çok saygın olmayan ama fena da olmayan, hiç tanınmamış birisi gelip bir program yapıyor ve sonra ünleniyor. Ünlendikçe egosu şişiyor. Farklı mecralarda kendini göstermeye başlıyor. Belki de Flu TV'den daha fazla beklenti içerisine giriyorlar. Derken, bildiğiniz gibi çoğu uzman ile bir noktadan sonra yollarını ayırıyorlar.

Bu uzmanlara baktığınızda normalde bu kadar fazla kitleye kendi başlarına ulaşmalarının imkanı yok.Bu noktada İlker Canikligil perspektifinden baktığınızda olayı olgunlukla karşılar mıydınız merak ettim? Win-win durumu mu var sizce yoksa başka bir şey mi?
0
french lover
(20.08.23)
e zaten ilker gelen kişilerin çok da ünlü olup kanalın önüne geçmesini de istemiyor, değişim iyi bu bakımdan
youtu.be

5.35de bahsediyor hatta 5.20 den başlayabilirsin
0
freebird5406_2
(20.08.23)
Flu TV olabildiğince farklı telden içeriği bir araya getirerek bir açıdan kendisi için en iyisini yapıyor; böylece Emrah Safa Gürkan örneğinde olduğu gibi popüler serilerden birini üreten kişi ayrıldığında kanalın çok ciddi bir kayıp yaşaması engelleniyor ancak bence bu bir açıdan da handikap. Zira her ne kadar İlker Canikligil showrunner olarak hemen her videoda yer alsa da videoların konularının birbirinden çok farklı olması, kanalın belli bir odağı da olmaması anlamına geliyor. Oldukça uzun bir süredir piyasada oldukları düşünülürse hala 800 bin abonelerinin olması da bunu doğruluyor bence. Kağıt üstünde "Hemen herkesin kendine uygun içerik bulabileceği bir kanal" gibi gözükmesi abone sayısına yansır diye düşünülebilirdi ama sanki tam tersi bir etki oluyor; her şeyden biraaz var ama herhalde o konunun ilgilisi insanları tatmin edecek kadar da yok ki hem abone, hem de izlenme sayıları görece düşük kalıyor. Bu açıdan İlker Canikligil'in eli bence çok kuvvetli değil. Belli bir popülaritesi var ama bu "Seninle 1 yıl, 24 bölüm için anlaşalım, bu süre içinde başka kanala çıkma" diyebilecek bir bütçesi/izlenme sayısı vb. yok. Ha kendisi de bunu istemiyor olabilir, sonuçta kanalının adının Flu TV olmasının sebeplerinden biri de bu olabilir.
0
salihdt
(20.08.23)
alaninda gayet saygin kisiler fakat dediginiz gibi ulastigi kitle az normal sartlarda.

flu tv'nin hitap ettigi kitle bana gore kulturlenmek isteyen kultursuzler oldugundan, emrah safa hoca ya da diger kisiler salliyorum erkcan hoca kanalda belli grup tutuyor fakat bu grup kulturun tadini alinca daha cok istiyor. burada soyle bir sorun cikiyor tadini cok begenmelerine ragmen konu derinlestikce sadece tadi degil sindirmesi de gerekecek. bu kitle de zaten sindiremediginden kultursuz, bilgisiz kaliyor bir yerde.

bu nedenle canikligil'in yaptigi dogru. devam etse hem hocanin kredisi dolacak insanlar yeter bu kadar doydum bana yuzeysel bilgi yeter kulturlendim hissini aldim seklinde, sikilacaklar hem de diger programlara goz atma orani dusecek. canikligil ise yuzeysel bilginin verdigi tatminle insanlari enerjik tutarak diger iceriklere de goz attirip ayni sekilde devam etmelerini sagliyor. bu sekilde populer kalabiliyor, kitlesini iyi okuyor kisaca.
0
gule gule
(20.08.23)
(10)

Evlenip yurtdisina yerlesmek

fightorflight
Merhaba sizin yardiminiza ihtiyacim var cunku kafam kararsizliktan patlamak üzere :( 30uma yaklasiyorum kamuda öğretmenim. Biraz gitgelli de olsa dört bes yildir bi ilişkim var, erkek arkadasim muhendis is bulmak amaciyla Almanya’ya gitti ve bi süredir orda. Simdi is buldu ve yeni bir eve cikmaya ca
Merhaba sizin yardiminiza ihtiyacim var cunku kafam kararsizliktan patlamak üzere :(
30uma yaklasiyorum kamuda öğretmenim. Biraz gitgelli de olsa dört bes yildir bi ilişkim var, erkek arkadasim muhendis is bulmak amaciyla Almanya’ya gitti ve bi süredir orda. Simdi is buldu ve yeni bir eve cikmaya calisiyor. Eğer orada evlenirsek ben de elde ettiği çalisma izni, oturum haklara tabi olabiliyorum sanirim.
Benim burda ülkenin ekonomik sartlarinin zorluğunu cok da hissetmediğim bi yasantim var, dogudayim su an cogu sey erişilebilir formatta benim icin. İş harici yapabildiğim faaliyetler, arkadas çevresi, hobiler hatta zaman zaman ek gelir saglayan bazi islerim oluyor. Kisacasi aslinda keyfim yerinde ama illa bi sonu olacak ve gelecekte ne yapacagima dair karar vermem gerek. Biz uzun süredir uzak mesafeli ilişkimiz artik bi arada olmak istiyoruz ancak o haliyle Almanya’da hayatını devam ettirmek istiyor ve benim de oraya gelmem icap ediyor. Bazen cok hevesleniyorum bazen de asla gitmek istemiyorum. Burada bi süre almanca kursuna da gittim çok çok az Almanca biliyorum, İngilizce zaten var. Dil öğremeyi severim aslında ama Almanca bana bi ıztırap gibi geliyor. Her ne kadar Almanya’yı gezip beğenmiş olsam da.
En büyük derdim oraya gidince her şeye sifirdan başlamak, herhangi bir geçerli mesleğimin olmaması ki branşım da rehberlik. Evlenip sıfırdan birinin peşinden gitme düşüncesini de kendime yediremiyorum bi yandan. En kötü biraz yaşam deneyimi elde edip dönerim desem evlilik kurumunun baglayiciligi olacak kaldi ki kamuya tekrar dönmek de zor biliyorsunuz. Tüm bunların yaninda kardeşim haric ailemin bu iliskiden haberi dahi yok ve yurtdisi mevzusu da destekledikleri bir durum degil. Her sey bi yana ülkeye dair kötü gidişat, cocuk sahibi olmayı istemek gibi durumlar da bi an önce gitme kararını vermek gerektiriyormuş gibi hissettiriyor.
Bilemiyorum benzer bi durum yaşayan varsa ya da fikir belirtmek isteyen varsa konusmayi cok isterim.. sevgiler..
0
fightorflight
(19.08.23)
Bence ilişkinden emin olsan koşarak giderdin. İlişkine güvenmediğin için sana zor geliyor şu an.
0
elorelia
(19.08.23)
bakış açınızı birinin peşinden gitmek yerine "ortak bir yaşam için adım atmak" olarak değiştirebilirseniz bir tık daha kolay olabilir.
mevcut konfor alanından çıkmak elbette ki zor ama buna değer olup olmadığına da karar verecek olan sizsiniz. almanya'nın bireysel olarak size katacaklarına da odaklanabilirsiniz. kağıt üstünde artı eksi listesi yapmak durumu somutlaştıracaktır.
0
penceredengorunenmorbina
(19.08.23)
“Ortak bir yaşama adım atmak”

Bunu yaparken siz mesleğinizi, kazancınızı yani kendi kendinize yetiyor olma halinizi arkanızda bırakacaksınız. Bu birçok şeyden daha önemlidir. Ortak yaşama adım böyle atılmaz. Bu olsa olsa bir tarafın bencilliği olur.
0
ruhen hastayim ben
(19.08.23)
Elorelia+1
Yani siz zaten kişiden emin olsaniz ama niger'e gidilecek olsa hadi emin değilim denir de almanya.
Siz kisiden ve evlenmekten emin degilsiniz. Bundan emin olmadan yapmayın.
0
logisticsmanager
(19.08.23)
Bence konuyu "Gerçekten güvensen, sevsen giderdin" konusuna getirmeye gerek yok. Kaygılarınız erkek arkadaşınızı ne kadar sevdiğinizden bağımsız çok gerçekçi. Yurtdışına gitmek oraya gidip yapabileceğiniz geçerli bir işiniz olsa da bir çok sebeğten kolay değilken bir anda sahip olduğunuz mesleği, dolayısıyla da sosyal statünüzü ve kendinize yetebilme halini kaybetmek bu durumda çok mantıklı kaygılar.

Kaldı ki her insanın çevresiyle, ailesiyle ve içinde büyüdüğü kültürle ilişkisi farklı. Almanya'ya gitmek erkek arkadaşınız için görece kolayken (Ki bu da deneyimlenmeden çok bilinecek bir şey değil), sizin için çok daha sancılı olabilir. Bu ayıplanacak bir şey değil.

En nihayetinde bence bu konuları oturup bütün açıklığıyla konuşarak bir karara varmak en doğrusu.
0
salihdt
(19.08.23)
Tamamen toplumdan izole kalacaksınız. Kendi milletinden biriyle evli olup da yurtdışında yaşamak bence kötü. Ülkede sadece sen ve eşin olmak gibi düşün. Evde Türk, sokakta yabancı olma ikilemi. Gerçekten kötü.
0
owen
(19.08.23)
cok zor bir durum. benzer durumdayiz sadece erkek arkadasim henuz gocmedi. hala ikimiz de dusunuyoruz ama karsi taraf biraz daha "bilincli" bir sekilde hevesli olsaydi meylederdim. oyle bir durum olsa isi gucu birakmak yerine yaz tatilinde kesinlikle 3 ay zaman gecirirdim gittigi yerde. sonra donunce isten ayrilmalari vs. yapardim. muhtemelen giderseniz seveceksiniz. tek onun maasiyla ortalama bi hayati idame ettirebilirseniz bir sure parasizlik yasamazsaniz is arama sureciniz de kolay olabilir. dil icin polyglotlarin videolarindan, kullandiklari applerden vs faydalanabilirsiniz. zaten gocmenlere zorunlu dil egitimi veren ulkeler var (ben isvicreyi biliyorum belli kismi devlet karsiliyor) gittikten sonra o sorunu khalledersiniz. dedigim gibi bi sure adapte olana kadar issizlikten yakinmaniza gerek kalmayacak durumdaysaniz gidin.

not: 1 saattir grupta bu duyuru uzerine konusup gitmenin ne kadar zor oldugu dusuncelerimi aktardim. ama enine boyuna dusunurken hayata bir kere gelmemizin, tecrubelerin bazen yaralayacaginin ve guzelliklerin bazen zorluklarla gelmesi uzerine emin olarak biraz motivasyonla bu is olur diyorum :)
0
mess
(19.08.23)
Memurlukta ücretsiz izin hakkı yok mu? Varsa deneme süresi gibi onu kullanabilirsiniz. Hangi eyalet bilmiyorum ama berlin gibi yerlerde sadece ingilizce sosyalleşmek ve bazı part time işler için yeterli olabilir. Diplomanızın denkliği var mı,onu da kontrol edin. Sosyal hizmetler gibi yerlerde çalışabilirsiniz belki. Araştırmak lazım ama önce istemek lazım:) kolay bir karar değil tabii ama seçeneklerinizi bilmek rahatlatabilir.
0
asteriks
(19.08.23)
ogretmenlikte ydisina atamalar da oluyordu 5 yilinizi tamamlayinca. insanlar almanyaya artik o kadar gitmek istemiyordu cunku maasi cok yetersiz kaliyor
0
mess
(19.08.23)
@asteriks var ama 5 yılını doldurmuş olman gerekiyor. eğer olursa biz de zaten Berlin’de yasayacagiz. Evet alternatifleri bilmek bi nebze rahatlatıyor ama en önemli sorunlardan biri de kendi mesleğime uygun bir alternatife rastlayamadım, cocuklar ile calisabilecegim herhangi bir alan sadece lisans diploması ile karsima cikmiyor.. varsa da biz bilmiyoruz bunu :(
0
🌸fightorflight
(19.08.23)
(4)

bu bir ırkçı söylemidir?

karoyedili
bence evet ama merak ediyorum görüşlerinizi. bahsettiği Çin milli takımı https://youtu.be/NtIJTgctr2U?t=332
bence evet ama merak ediyorum görüşlerinizi. bahsettiği Çin milli takımı youtu.be
0
karoyedili
(18.08.23)
Dumduz evet tabii ki
0
aguen
(18.08.23)
bir aşağılama yok ama görünüşe göre stereotip oluşturma var. Bu ırkçılık dersek siyahi demek de ırkçılık olabilir aslında çünkü ten rengine göre bi ayrım yapmış oluyorsun. Cümle içinde olumsuz anlamda kullansa ırkçılık olurdu bence.

Mesela geçenlerde sıra beklemeyen birine "typical turk" dendiğini duydum. Burada bu iki sözcük ırkçı oluyor çünkü kötü bir özelliği tüm millete genelliyor.
0
nhk ni youkosu
(18.08.23)
Çekikler demek çok da biyolojik özellik belirtmek için kullanılmıyor aslında. Bu daha çok "ufaklar, sırıklar, şişkolar, yarmalar, çırpılar" gibi marjinalize eden bir sözcük, zaten söyleyen de esprili bir dil kullanmak amacıyla söylüyor bunu, yani çekikler demekteki niyet de bu aslında, böyle söyleyince daha komik oluyor. Bu da bu konu özelinde kötü niyet barındırmasa bile uygunsuz bir kullanım.

Ama bu tip tartışmalar bana fazla uzak geliyor ya. Yani günde iki paket sigara içen birinin sağlık hassasiyetiyle şekerden uzak kalmak için çok kasması gibi bir şey.
0
akhenaten
(18.08.23)
Irkçı belki ağır bir ifade olsa da ayrımcı. Bağlam itibariyle o insanları ifade eden gayet nötr bir ifade var zaten; "Çin alır" demek yerine "Çekikler alır" dediğinizde ister istemez kendinizi o nötr çizgisinin ötesine atıyorsunuz. Haliyle "Kötü bir şey demedim, fiziksel özelliklerine atıfta bulundum" iddiası biraz boşa düşüyor. Yukarıdaki "Siyahi" yorumuna bu anlamda katılmıyorum, zira bağlam önemli; farklı ten rengine sahip insanlar arasında birini anlatmak için "Siyahi" ya da "Çekik gözlü olan" (Ki aslında bu bile tepski çekebilir, muhtemelen "Asyalı" demek en kabul gören ifade olur) demekle "Çinliler" yerine "Çekikler" demek arasında fark var.
0
salihdt
(18.08.23)
(5)

Sulu skoç

ahm1
Bukowski okuyordum da adam hep sulu skoç iciyor. Baktim, sertligi azaltmak icin sadece birkac damla eklenebiliyormus. E bu kadar mi yani? Birkac damla o kadar buyuk fark yaratiyor mu? Daha fazla koysak ayiplanir miyiz? :) Ben de zihnimde en azindan viskinin ceyregi kadar falan koyuyordur diye dusunu
Bukowski okuyordum da adam hep sulu skoç iciyor. Baktim, sertligi azaltmak icin sadece birkac damla eklenebiliyormus. E bu kadar mi yani? Birkac damla o kadar buyuk fark yaratiyor mu? Daha fazla koysak ayiplanir miyiz? :) Ben de zihnimde en azindan viskinin ceyregi kadar falan koyuyordur diye dusunuyordum.

Bir de ayni romanda bazi yerlerde skoç, bazi yerlerde viski yaziyor ama viskiyi su ile icmiyor. İskoc olmayan viskilere su katmiyim mi yani ne yapayim? Fark eder mi?
0
ahm1
(14.08.23)
bukowski nasıl içiyor bilmiyorum da ben normal buz bile koymuyorum tadını bozmasın diye. soğutmak istiyorsan da onun taşları var mesela buz şeklinde buzlukta bekletebileceğin, o taşları atabiliyorsun vs.

istersen iki şekilde de test et hangisi hoşuna gidiyorsa öyle iç tabii. susuz, çok az suyla, çeyreği kadar suyla vs.

ben çok az su katanlardanım, belki 5-10%?
0
king lizard
(14.08.23)
Genelde "meleklerin goz yasi damlasi kadar" su damlatiliyor, o da sertligi azaltmaktan ziyade kokusunun daha iyi hissedilmesi icin olmasi lazim.

Viskinin sulanmasi genelde istenen bir sey degil, o yuzden buz yerine viski tasi konuyor mesela. Ha cask strength bir viski iciliyordur, belki o zaman biraz sulandirilir eger sert geliyorsa.
0
sertac akin
(14.08.23)
Single Malt viskilere birkaç damla su ekleniyor aromasını arttırması için. Skoç derken kastettiği Single Malt Scotch viskilerdir. Diğer tüm viski çeşitlerineyse viski deyip geçiyordur.
Single Maltların yoğun bir tadı ve içinde birbirinden farklı aromaları oluyor, diğer viskilerdeyse bu zenginlik genelde daha az. O yüzden diğerlerine bir şey eklemek gerekmiyor.
Yani diğerlerine su katmayın, single maltlara birkaç damla katın. Buz zaten çok haram. Hatta viski taşı ile soğutmak bile tadını azaltıyor gibi geliyor bana, onuu da kullanmak zorunda değilsiniz.

Nasıl keyif alıyorsanız öyle için. Elbette tavsiyeleri dinleyin, deneyimleyin ama keyfinizi istediğiniz şekilde yaşayın.
0
michael_knight
(14.08.23)
Bu kültürden kültüre değişiyor. Daha çok su ekleyenler de var. Sanırım Güney Amerika'da mesela su ve buz eklenerek kokteyl gibi içildiği ülkeler vardı. Bukowski'nin de A Man adlı şiirinde aşağıdaki ifade geçiyor. Kendisi de böyle bol sulu içiyor olabilir.

George opened the fifth, got two glasses, filled each a third with whiskey, two thirds
with water.
0
salihdt
(14.08.23)
@salihdt: o da cok suluymus ya, ciddi mi yazmis acaba, siirden anlamam :)
0
🌸ahm1
(14.08.23)
(2)

Yurtdışına çıkarken seyahat sigortası yaptırma hakkında?

Cesario
İstanbul-Amsterdam gidişli dönüşlü uçuşum var 11 gün.Bileti satın alırken 525 TL karşılığında seyahat sigortası yaptırdım thy sitesinden. Tıbbi, diş, kayıp bagaj, rötar vs birçok şeyi kapsıyor.Benim ektradan bir sigorta daha yapmama gerek var mı sigorta şirketinden anlamadım.
İstanbul-Amsterdam gidişli dönüşlü uçuşum var 11 gün.

Bileti satın alırken 525 TL karşılığında seyahat sigortası yaptırdım thy sitesinden. Tıbbi, diş, kayıp bagaj, rötar vs birçok şeyi kapsıyor.

Benim ektradan bir sigorta daha yapmama gerek var mı sigorta şirketinden anlamadım.
0
Cesario
(10.08.23)
Genelde seyahat sağlık sigortası yaptırılıyor zaten; eğer dediğiniz gibi sağlık harcamalarını da karşılıyorsa ayrıca bir sigortaya ihtiyacınız yok bence.
0
salihdt
(10.08.23)
sigortayi kendi icimiz rahat olsun basimiza bi olay gelirse bilmedigimiz yerlerde bir saglik sorunu olursa kosturmak zorunda kalmayalim diye yaptiriyoruz zaten (vize basvurusunda da isteniyor bazen). eger thy ile yaptirdiginizin yeterli oldugunu dusunuyorsaniz baska bir sey yapmaniza gerek yok (ben yaptirmazdim) ama icinize sinmediyse yaptirdiginizin sartlarini okuyup eksik gordugunuz kisim olursa onun icin bir seyler daha yaptirmayi dusunebilirsibniz.
0
kedi olmus gidiyorsun
(10.08.23)
(7)

afrika'daki bu ülkeler hk söylenen bu sözler doğru mu

biseysorcaktim
https://pbs.twimg.com/media/F2h-JPtXcAArjJx?format=jpg&name=largebu ülkelerin tarihini bilmediğim için merak ediyorum. çünkü bu caps'te yer alan ifadelere benzer ifadeler çok kez duydum. afrika'yı sömüren, onları köleleştiren bi çok ülke var. ama hiç sömürü olmasaydı da acaba yine benzer durumda ola
pbs.twimg.com

bu ülkelerin tarihini bilmediğim için merak ediyorum. çünkü bu caps'te yer alan ifadelere benzer ifadeler çok kez duydum.

afrika'yı sömüren, onları köleleştiren bi çok ülke var. ama hiç sömürü olmasaydı da acaba yine benzer durumda olacak mıydı?

caps'teki ülkelerde hala beyaz adam etkisi var mı?

(cevapları yarın okuyacağım, teşekkürler)
0
biseysorcaktim
(10.08.23)
tarihlerini bilmem ama bu durum tavuk yumurta ilişkisini hatırlatıyor bana.

sömürüldükleri için mi geriler yoksa zaten geri oldukları için mi gelen direkt sömürebildi/sömürebiliyor? bence ikisi de birbirini besliyordur.
0
nhk ni youkosu
(10.08.23)
Dünyada hiçbir devlet diğerlerinin refahı için uğraşmıyor bence en önemli nokta bu. Birlikte hareket eden devletler dahi kendi grupları içerisinde öne çıkmak için politik münakaşalara giriyor.

Yani refaha ulaşan devletler bunu hiçbir zaman başka devletlerin yardımlarıyla değil, aksine kendilerini bastırmak istemelerine rağmen yapıyor.

Bu açıdan bence evet, bu kadar yine böyle olurlardı.

Toplumların da kişiler gibi belli öncelikleri olur. Eğer toplum eğitim, gelişim, strateji gibi konuları önceliklendirmek yerine daha farklı arayışlara girer ve bu süreçte de diğer devletler tarafından dokunulmamak isterse bu gerçekçi bir beklenti olmaz. Dünya böyle işlemiyor, hiçbir zaman böyle işlemedi, hiçbir zaman da böyle işlemeyecek sanırım.

Bakın devletler içerisinde, o devletin karakterine göre o ülkenin vatandaşları görece eşit haklara ve fırsatlara sahip olabilir ancak ülke sınırlarından çıkıp ülkeler arası ilişkilere gelindiğinde tamamen orman kuralları hakim.

Ülkeleri birer kişi gibi düşünüp yaptıklarını kafanızda canlandırınca bu daha iyi görülüyor.

Keşke böyle olmasa, ama bunun böyle olmaması için ya dünyadaki bütün ülkelerin masayı devirmeden bir uzlaşı içine girmesi gerekiyor ya da dünyanın tek bir elden yönetilmesi. İkisi de çok mümkün değil.
0
akhenaten
(10.08.23)
Tanzanyada bulundum. halkta inanılmaz bir ingiliz hayranlığı var. bize medeniyet getirdi para getirdi turizm getirdi diyolar. kimse bizi sömürdü demiyo. çünkü sömürülmeden önce daha kötü durumdalarmış.
0
hobarey
(10.08.23)
Bu son zamanlarda sağcılar tarafından popülerleştirilen "Ya sömürdük, köleleştirdik de sanki yapmasak farklı olacaktı" söylemi. Ülkelerin gelişmişliği, medeniyet seviyesi vb. tartışılır ancak bu durum Afrika'nın neredeyse tüm yakın tarih boyunca sömürüldüğü ve ülkelerin şu anki hallerinin kökenlerinde de bunların etkisi olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Batılı ülkeler her fırsatta doğal kaynaklarını sömürmüş, insan kaynağını köleleştirmiş, daha kolay nüfuz edebilmek için farklı kabile ya da ülkeleri birbirine düşürmüş, işlerine gelmeyen biri iktidara geldiğinde darbe yaptırmış... Bunların hepsi yıllar boyu, tekrar tekrar yaşandıktan sonra "Yea zaten onlar olmasa da farketmezdi" demek bir nevi "Bu ırkların kendisinde bir problem var; beyazlar kadar ahlaklı/akıllı/çalışkan/kontrollü değiller" demek.
0
salihdt
(10.08.23)
Corumlu Amir diye bir youtube kanali var, adam çad'li, supermarket videosunda, somurgenin modern bir sekilde devam ettigini soyluyordu. Tipki ingiltere-hindistan'da oldugu gibi, hammadde satin alip islenmis urunu cok daha pahaliya satiyorsun, marketini domine ediyorsun. Yoksa illa boynuna tasma takilmiyor.

"Tufek mikrop celik" diye bir kitabi oneriyorlar ben de okuma firsati bulamadim.

Bir de kimse somurmese dahi, adamlarin topraklari corak, yagmur yok, hava asiri sicak bunlar da etken. Kitap buna da deginiyordu herhalde.

Benim arkadasin arkadasi da fasli. O da seviyor fransayi, "somurulmek harika bir sey" demiyor tabi. Somurulme olarak gormuyor. Yapabilecegin bir sey de yok sonucta.
Cok sukur tarih boyunca bagimsiz olmusuz. O duygulari anlamamiz biraz zor bence bu nedenle.
0
WithWorth
(10.08.23)
Bu herseyin sorumlusu Amariga ve İsrail diyenlerin uydurduğu temelsiz bos masal.

Modern devletlerin sekillendigi ve sanayilesmenin de costugu 19.20. Yüzyıllarda bu afrika devletleri gevşek feodal/kabile düzeninde yaşıyorlardı. Haliyle teknoloji yok onu geç artı ürün yok. Kabile savaşları var. Üstüne coğrafya çoğu yerde modern bir devletin devamlılığını sağlayacak kaynaklardan yoksun.

Haliyle sömürüye işgale ilhaka çok açıklar.

Avrupa devletleri kaynakları ve insan gücünü sömürdü lakin somurebilmek için bile bir teknolojik altyapı hizmeti sağladılar. Yani tamamen kendi hallerinde bırakılsalardi bugünkünden daha beter olacaklardı.

Yani somurulmeselerdi mutlu mesut yaşayamayacaklardi. Ezbere konuşmalar hep.
0
wilhelmwasmuss
(10.08.23)
doğru biraz ya. ulusların düşüşü diye bir kitap var burada detaylı anlatıyor. bu biraz sarmal gibi bir şey. bundan kurtulmak mümkün değil pek. bu bazen halkların elinde olmayan nedenlerden oluyor. ülkenin içinden geçen nehir bile etkili olabiliyor bu tarz şeylerde.

merkeziyetçilik veya feodalite gibi orta çağ sistemleri bile bugünün medeniyetlerinde mimari, sanat, ekonomi gibi olguları etkiliyor.

keza bizim bugünkü durumumuz binlerce yıllık geleneğin bir sonucu. insanlar böyle. atatürk uğraşmış ama olmuyor tam olarak hiçbir zaman.
0
bohr atom modeli
(11.08.23)
(11)

35'ten sonra yazılımcı olmak

saaman
Selamlar. 35 yaşında bir bireyin bu yaştan sonra front end developer olması ve bu yönde kendini geliştirerek bir kariyer değişikliğine gitmesine yorumunuz nedir? Html ve c# kendim öğrenip javadan itibaren iyi kurslara gidip bu alana yönelmek istiyorum. Şu anda yıllardır bir bankada çalışıyorum. Kadr
Selamlar. 35 yaşında bir bireyin bu yaştan sonra front end developer olması ve bu yönde kendini geliştirerek bir kariyer değişikliğine gitmesine yorumunuz nedir? Html ve c# kendim öğrenip javadan itibaren iyi kurslara gidip bu alana yönelmek istiyorum. Şu anda yıllardır bir bankada çalışıyorum. Kadro vs yok denilerek ne terfi alabiliyorum ne de bir şekilde ilerleyebiliyorum. Daha fazla körelmeden bırakmak niyetindeyim.
0
saaman
(24.07.23)
Dostum bence ne istediğini bilmiyorsun
0
Yavuşuhlu
(24.07.23)
@Yavuşuhlu nedenini biraz açar mısın?
0
🌸saaman
(24.07.23)
Mümkün. Ama daha net ilerlemek lazım. Örneğin react öğrenip ordan kasabilirsin veya angular veya vue.
0
garaser
(24.07.23)
@saaman
“Html ve c# kendim öğrenip javadan itibaren iyi kurslara gidip bu alana yönelmek istiyorum“

Bu doğru bir patika değil, patika bile değil
0
Yavuşuhlu
(24.07.23)
belli bir yaştan sonra mevcut yazılımcılar bile öğrenme uygulama döngüsünde zorlanıyor.

üstüne chatgpt ve yapayzeka gerçekten beginner işleri yapabiliyor, yani uzun atlama yapmanız gerekiyor. öğrendiniz ettiniz 36-37 olacaksınız, kim sizi jr dev olarak o yaşta alacak?

ayrıca tecrübe sadece yazılım değil. organizasyon, bussiness, mimari, hatta iş ortamı tecrübesi.
0
nuisance
(24.07.23)
@Yahuşuhlu
Ne tavsiye edersiniz?
0
🌸saaman
(24.07.23)
@nuisance
Amaç sosyal medyada karşımıza çıkan reklamlar gibi 3 ayda olayı kapmak değil ki hiç bir zaman bu kafada olmadım. Sizin tavsiyeiz ve ya yol haritanız ne olurdu?
0
🌸saaman
(24.07.23)
Önce amacın netleşmiş olmalı bence.Ne yazmak istiyorsun, önyüz mü, backend mi? Web mi mobil mi ?mobilse native mi hybrid mi?
Seni ne yapmak mutlu eder? Bunun için de okumalısın sanırım. Teknik bilgiye ihtiyacın yok şimdilik, bir web sitesi yapmak için hangi teknolojiler kullanılıyor, mobil için neler kullanılıyor. Google a yaz ve araştır, yol haritanı buna göre çiz.
Ben bu işin mühendisliğini okudum, alaylı biri nasıl başlar bilmiyorum ama şunu çok net söyleyebilirim ki tanıdığım alaylı ve iyi yazılımcılar istisnasız bu işe zaten gönül vermiş, üretmeyi seven bundan haz alan , gece gündüz kod yazabilen insanlar.
mesleğinden mutsuz olan, maaşını beğenmeyip video izleyerek meşhur tabirle “yazılımcı” olmak isteyen biri html öğrenirim sonra c# oradan da java yazarım gibi bir cümle kurabilir. Eğer bu işe girişmeyi gerçekten istiyorsan yol haritanı çizmekle başla.
0
Yavuşuhlu
(24.07.23)
@Yavuşuhlu
Bilgiler için teşekkür ederim. Iki sorum daha olacak.
Birincisi bu yaştaki insanın junior olarak sektöre girip iş bulabilmesi hakkında ne düşünüyorsun?
İkincisi ise bilge adam gibi 6 ila 8 aylik kurs ile iş garantili eğitim kurumları var. Yol haritasını hazırladıkları sonra bu yerlerin sıfırdan faydası olur mu ve ya çevrende bu yerleri deneyen oldu mu?
0
🌸saaman
(25.07.23)
Bankada çalışıyorsanız, özellikle bir alanda (Krediler, yatırım ürünleri, vb.) spesifik tecrübeniz varsa IT kısmına iş analisti, proje yöneticisigibi rollerde geçmeye çalışmak üzere eğitim almanız daha gerçekçi olabilir bence.
0
salihdt
(25.07.23)
@saaman
outsource kaynak desteği sağlayan firmalar bazen bahsi geçen firmadan aday yönlendirebiliyor. Yani piyasada varlar evet. Ben sıcak bakmıyorum ama bakmama gerekçem daha altyapısal,mimari işler çıkarmamız ve hatalarımızın dönüşünün maliyetli olması. Genel düşünmeye çalışıyorum, kalite ön planda değilse copy paste kodlarla iş yürüyorsa sektörde yer alınabilir belki.
Yine şahsi konuşuyorum 35 yaşında bir junior işe almam ben.
Üstteki arkadaşın dediği de mantıklı. Bir ekleme genel müdürlüğe iş birimi olarak da geçilebilir.
0
Yavuşuhlu
(25.07.23)
(7)

Filmlerde görsel efekt/dublör kullanılmaması

nundu
Bu niye yönetmen/oyuncu için övülen bir durum?Mesela Nolan, Oppenheimer'da hiç görsel efekt kullanmamış diye övülüyor şu sıralar. Henüz izlemedim ama bu övülmesi gereken bir şey mi ya? Özellikle patlama sahnesi için kullansa daha etkileyici olmaz mıydı? Bu konuda eleştiriler de okudum patlama anı ye
Bu niye yönetmen/oyuncu için övülen bir durum?

Mesela Nolan, Oppenheimer'da hiç görsel efekt kullanmamış diye övülüyor şu sıralar. Henüz izlemedim ama bu övülmesi gereken bir şey mi ya? Özellikle patlama sahnesi için kullansa daha etkileyici olmaz mıydı? Bu konuda eleştiriler de okudum patlama anı yeterince heybetli olmamış diye.

Ya da Tom Cruise için hep denir işte dublör kullanmıyor, tüm aksiyon sahnelerini, uçak uçurma sahnelerini kendi çekiyor diye. Yani kullansın bana ne diyesim geliyor burada da. Dublör kullanmamasının sinematik olarak bir faydası oluyor mu ki filme? Uçağı profesyonel pilot kullansa filmden ne eksilecek mesela?

Filmin bütçesi açısından faydası vardır elbette ama bütçesini umursamayan bir izleyici olarak bana ne faydası var bu durumların? Yıllardır merak ediyorum bunu da Oppenheimer ile tekrar gündem olunca sorayım dedim.
0
nundu
(24.07.23)
Bence bir iki farklı şey var;

1 - Görsel efekt iyi yapılmadığında baya bir kötü duruyor, üstüne de efektin türüne göre oyuncular orada olmayan nesnelere göre rol yaptıklarından onların performansı da düşebiliyor. Haliyle efektsiz yapabilmek bu açılardan daha iyi.

2 - Dublör kullanıldığında oyuncunun yüzünü gösteremiyorsun; dolayısıyla sahnelerin buna uygun kesilmesi falan lazım. Ama mesela Tom Cruise kendi koştuğunda, atladığında, hopladığında dublörü aradan çıkarttığı için daha etkileyici sekanslar çıkabiliyor.

3 - "Efekt kullanmadık" ya da "Dublör kullanılmadı" kendi içinde biraz reklam. Nolan'ın ne kadar takıntılı ve usta olduğunu ya da Tom Cruise'un ne kadar işine bağlı ve cesur olduğunu gösteriyor. Mesela Tom Cruise'un uçaktan atlaması, Burj Khalifa'ya tırmanması vb. defalarca haberleştirilip filmin bedava reklamının yapılmasını sağlıyor.
0
salihdt
(24.07.23)
Hem dublör hem de bilgisayar efektleri izleyiciyi kandıran eklemeler.
Bir filmin bunlara mecbur kalınmadan çekilmiş olmasının takdir edilmesi de gayet normal geliyor bana.
0
michael_knight
(24.07.23)
"Filmin bütçesi açısından faydası vardır"
aslında tam tersine, dublör zaten dövüşmeyi, düşmeyi vs. biliyor getir çek. Ama Tom Cruise'u, Keanu Reeves'i eğitmek ve çekimde güvenliğini sağlamak daha pahalıdır.

Cruise'un yaptığıyla Nolan'ınki çok farklı bence. Mesela Top Gun Maverick'te uçakları gerçekten kullanıp o G-kuvvetini yaşamaya çalıştılar ve ekrana yansıdı. Stüdyoda çektiğin filmde o çok yapay oluyor. Mission Impossible'da her sahneye bu kadar gerekli diyemem ama yine de oyuncu onu hissederek oynuyor, ayrıca reklam olarak acayip kullanıyorlar filme yarıyor yani.

Nolan'ınki biraz inat. Henüz izlemedim ama bu filmi 65mm çekmesinin anlamı var mı çok emin değilim ben. "en iyisi" ile çekmek olarak okey, Nolan'a özel film üretilmesi falan da egosunu besleyen bişey. Eminim "heyt be Kubrick gibi adam oldum" diyordur içinden :D ama ABD'nin atom bombasını hazırlama hikayesi ve bol yakın plandan oluşan bir dramaymış... ek olarak dediğin gibi patlama kısmı gerçek atom bombasının yakınından geçmiyor diyorlar. Filmi izleyenler beğeniyordur ama vfx ile esas atom bombasına yakın bir görsel izleyebilirdik. Bak Inception'da stüdyoda dönen oda yaptırmıştı, o Cruise'un yaptığına yakın bişey. Düz çekmektense oyuncuları gerçekten o zor durumlara sokup oyunculuklarını iyi hale getirdi o işe yarar bişey. Ama Oppenheimer'dakileri gidip görmek lazım ama bana reklam ve biraz boş iş gibi geliyor.
0
nhk ni youkosu
(24.07.23)
@salihdt

Bu kadar bütçeli filmlerde kötü vfx kullanılması çok düşük ihtimal ya. Yüz konusunda da günümüz teknolojileriyle çok zor değil diye biliyorum oyuncunun yüzünü dublöre aktarmak.

@michael_knight

hocam film izlemenin tüm olayı kandırılmak zaten. Cilian Murphy'yi Oppenheimer olarak ya da Tom Cruise'u casus ya da pilot ya da ne rolde oynuyorsa o olarak izlerken zaten kandırılmak için izliyoruz. Sinemanın tiyatroya göre en büyük avantajı da bu kandırılma hissini tamamen sağlıyor oluşu zaten. Ben kandırılmak istediğim için izliyorum yoksa niye izleyeyim filmi :D
0
🌸nundu
(24.07.23)
bu arada aklıma geldi ekleyeyim dedim, insan psikolojisi ters olanı seviyor. 1980-90'larda filmler "müthiş görsel efekt" diye pazarlanıyordu, The Matrix'te neyi nasıl yapmışlar, LOTR'da nasıl güzel ordu çoğaltmışlar Jurassic Park vs. 2000'lerde vfx'le dolu filmler gelince bu sefer analog değere bindi.

Dijital fotoğraf makineleri büyük kolaylık olarak piyasaya girdi, tertemiz foto çeken bu makinelerden sonra 35mm filmle çekmek tekrar popüler oldu.(onun bi hazzı var gerçi:)

Aynı şey müzikte de var. Geçen yıllarda plak satış rekoru kırmıştı :D Halbuki eskiden kayıpsız düzgün ses diye CD ne güzeldi. Ama bir noktada zıtlık ve nostalji devreye giriyor.
0
nhk ni youkosu
(24.07.23)
abi alayı görsel efektten oluşan filmin çizgi filmden animasyondan bir farkı kalmıyor ki. stüdyoda yeşil perdenin önünde yarım metre yükseklikte düşme numarası yap, arkana uçurum eklesinler. e onu da yapma anasını satayım, seni de ekleyelim yapay zekayla. onun da adı film olsun.

beriki karavanında viskisini içerken atlamalı patlamalı sahneyi başka adam oynasın, ben de tom kuruyz diye izleyeyim. bu seyirciyi kandırmak değil de nedir?

arabayı patlatmaya kıyamayıp üstüne efekt yapmakla, patlayıcı koyup gerçekten patlatmak aynı şey mi yani? gider çizgi film izlerim daha iyi.

ulan sitindirik arka sokaklar dizisinde bile sırf patlatabilmek için hurdacıdan dandik araba alıp gerçekten patlatıyorlardı. dizinin geneline baktığında beklenmeyecek bir emekti.
0
kibritsuyu
(24.07.23)
Bizim için çok şey fark etmese de dünya genelinde 30 sinemada 70mm imax'de seyredenler için çok şey fark eder, görsel efektler çok yüksek çözünürlüklü filmlerde sırıtabilir çünkü mükemmel bir gerçeklik kazandırmak oldukça zordur bazen sahnelerde epeyce bir sırıtır hele hele bir de 18K bir çözünürlükte o görsel efekti sahneye yerleştirirsen efektin de mükemmel olması gerekir.

Oysa gerçek bir patlama arka planla mükemmel şekilde bütünleşir yüksek çözünürlükte dahi atmosferdeki havayı itişini yüksek çözünürlükte izleyebilmek ayrı bir haz verir.

Dublör olayına gelince, bildiğim kadarıyla zaten Oppenheimer'da öyle dublör gerejtirecek, uçmalı, kaçmalı sahneler yok, o yüzden doblör'e hiç ihtiyaç duymamışlardır, sinema severler açısından tamamen bir fantezi nesnesi tabi bu, yoksa dublör olmuş, olmamış pek önemi yok.
0
solo
(24.07.23)
(4)

"yaşamak çok büyük bir lütuf değil; ölmek çok büyük bir felaket değil"

mezzosprite
çelişkili gibi duruyor ama yaşamaya devam etmek için başlıktaki gibi düşünebilmeye ihtiyaç duyduğum bir dönemdeyim. böyle düşünmeme yardımcı olabilecek film, kitap, blog, dizi, her türlü medya, kaynak vs. önerinize ihtiyacım var. teşekkürler
çelişkili gibi duruyor ama yaşamaya devam etmek için başlıktaki gibi düşünebilmeye ihtiyaç duyduğum bir dönemdeyim. böyle düşünmeme yardımcı olabilecek film, kitap, blog, dizi, her türlü medya, kaynak vs. önerinize ihtiyacım var. teşekkürler
0
mezzosprite
(23.07.23)
mimikikili
(23.07.23)
Bende bu etkiyi direkt yaşamın tarihi ile ilgili kitaplar yapıyor, onları okudukça rahatlıyorum.

Milyarlarca yıl önce başlayan hayat bir şekilde evrile evrile bugünlere ulaştı. Bildiğimiz kadarıyla en az beş defa dünya üzerindeki hayat neredeyse tamamen sona erdi. Bütün yaşamış canlı türlerinin kabaca %99.9'u yeryüzünden silinmiş durumda. Ve tekrar olacak; biz doğayı ne kadar korusak, verdiğimiz hasarı geri alacak bir teknoloji bulsak da dünya kendi doğal döngüsü içinde yaşanamaz bir hale gelecek... Ha bu arada bunların hepsi de evrende salınan sonsuz sayıda gezegenden birinde olup bitiyor.

www.goodreads.com
www.goodreads.com
0
salihdt
(23.07.23)
yasını tutabildin mi? terapi almayı denedin mi?
0
anna sun
(23.07.23)
@anna sun, hala yas tutuyorum, terapi alıyorum
0
🌸mezzosprite
(23.07.23)
(6)

Akrabalar

a man alone
Bir yakınımı gördüğünde: x bana böyle yaptı, o bana şunu, ben ona dargınım, bu niye böyle yaptı" . vs diyor. Sorun yaşadığı diğer akrabayı ben de tanıyorum.herkes birinden şikayetçi, kimi görsem 3. kişi eleştiriyor. artık dinlemekten sıkıldım. git onunla konuş dediğimde "söyledim zaten" ya da "yok a
Bir yakınımı gördüğünde: x bana böyle yaptı, o bana şunu, ben ona dargınım, bu niye böyle yaptı" . vs diyor. Sorun yaşadığı diğer akrabayı ben de tanıyorum.

herkes birinden şikayetçi, kimi görsem 3. kişi eleştiriyor. artık dinlemekten sıkıldım. git onunla konuş dediğimde "söyledim zaten" ya da "yok abi ya ne konuşacağım" Vs diyor.

o, onu yapmış, bu bunu yapmış, o buna küsmüş, bu buna kızmış, niye yapmış, darılmış vs vs

sizin de akrabalarınız böyle mi?
0
a man alone
(22.07.23)
Akrabalar genel olarak öyledir. Hepimizin belli statü oyunlarına ihtiyacı var. Geniş aile birçoğumuz için bu statü oyunlarının ilk ve bazen tek oynandığı yer. Haliyle aile içinde kim ne almış, kime ne demiş, neden onu giymiş, kime nasıl davranmış hepsi öenmli, hepsi ucundan kıyısından birilerinin öne geçmesi, bizim statümüze halel gelmesi falan demek.
0
salihdt
(22.07.23)
Çok fenaymış. Benimkiler böyle değil çok şükür, herkes kendi işine bakıyor. Çok ender eski nesillerle ilgili eleştiri dönüyor ama hızlıca kapanıyor konu.
0
fotrsapka
(22.07.23)
Birebir ayni
0
allah yazdiysa bozsun
(22.07.23)
Homo sapiens kitabında dedikodu teorisinden bahsediyordu. Taşralilar bu dedikodularla, arkadan atıp tutmalarla kendi varlığına varıyorlar.
0
kullanilamayan ruhumuzlar
(22.07.23)
Böyle o yüzden çoğu ile görüşmüyorum bu konular açılınca kapatıyorum ve kalkıyorum oradan
0
basond
(22.07.23)
ufak yeğenlerim var. 5-12 yaş arasındalar. ben yanlarına gittiğimde sürekli birbirlerini şikayet ediyorlar. o şöyle yaptı, şu şunu dedi vs. ben de bana şikayet ile gelmeyin deyince konuşacak bir şeyleri kalmıyor ve susuyorlar.

bence biz insanlar bu alışkanlığı çocukken alıyoruz. doğru değil ama hiç gözlemleyip bunu sorgulamıyoruz, neden yaptığımızı ve niye o kalıpta konuştuğumuzu.
çocuk gibiyiz.
0
Leonardo~Da~Vinci
(22.07.23)
(1)

lie to me benzeri beden dilini konu alan dizi

bonjourrr
onerir misinizmentalistin konusu buna benzer mi
onerir misiniz

mentalistin konusu buna benzer mi
0
bonjourrr
(16.07.23)
Evet, Mentalis'in konusu Lie to Me'ye oldukça yakın. Hatta muhtemelen benzerleri arasında en yakını. Criminal Minds dizisi de yine Lie to Me ile paralel.
0
salihdt
(16.07.23)
(3)

Martı Amerikan Borsasında Tutar mı?

deadwampir
Sb
Sb
0
deadwampir
(06.07.23)
bunu bilecek insan (aşağı ya da yukarı yönlü) parayı gözü kapalı basardı muhtemelen.
0
synesthesia
(07.07.23)
ben bu olayi anlamiyorum, marti kar yapiyor mu ki borsaya aciliyor ?
0
foster
(07.07.23)
Yatırım olarak bana da saçma geliyor. Paylaşımlı bisiklet, scooter vb. iş fikirleri Amerikan Borsası için yeni değil. Bir çok ülkede de yürümedi; bir sürü alet çöpe gitti...

Tamamen ezberden konuşuyorum;
1 - Başka ülkelere açılmaya uğraşacaklardır; yurtdışından yatırım kovalamak için bu işe giriyorlardır
2 - Prestij olsun, ülke içinde taksici lobisine ve belediyelere karşı elimiz güçlensin "Ama sayın bakanım bakın biz de Amerikan borsasında işlem gören bir şirketiz, bi kolaylık sağlasanız" diyebilelim demişlerdir.
0
salihdt
(07.07.23)
(7)

Bla bla car

cemallamec
uygulaması nasıl para kazanıyor? Reklam yok, komisyon yok, bir şey yok.
uygulaması nasıl para kazanıyor? Reklam yok, komisyon yok, bir şey yok.
0
cemallamec
(06.07.23)
Komisyon yok değil var, gelirin büyük kısmı oradan geliyor, yanlış hatırlamıyorsam tamamen sürücüden alınıyor. Blablabus'tan da biraz pay alıyorlar , bir de bildiğim kadarıyla sürücüye sigorta tavsiyesinde bulunuyor eğer alırsa oradan da komisyon alıyor.
0
mirafiori
(06.07.23)
Benim bildiğim kadarıyla normalde var ama türkiye için yok. Bazı bir kaç ülkede de olmayabilir. Artık pilot bölge gibiyiz de bir şeyler mi deneniyor (uygulama bazlı) yoksa belli bir sayıya ulaşmayı mı bekliyorlar bilmiyorum.

Ama normalde var, bizim ülkede yok diye yineleyeyim, öyle biliyorum.

Bu uygulama fransız uygulaması diye biliyorum normalde bize geldiğinden daha eski ama ben 10 senedir kullanıyorum tr ye geldiğinden beri. İlk fransa'da çıkmış, orada komisyon falan alıyorlar.

edit: artık kalabalık ortamlarda kesin konuşamıyorum duyuru sağ olsun, bazen emin konuştuğum şeyin tamamen yanlış olduğuna şahit olabiliyorum, bir şeyler hızlı değişiyor :(
0
ananiyimioguz
(07.07.23)
En son 85 milyon dolar gelir elde etmişler global olarak; normalde %10-12 arası bir komisyon alıyorlarmış sanırım. Bazı ülkelerde otobüs bileti de satıyormuş. Muhtemelen Türkiye'de belli bir ölçeğe erişmeye uğraşıyorlardır.
0
salihdt
(07.07.23)
Sanıyorum Türkiye'de yasal düzenlemeyi aşamadıkları için komisyon alamıyorlar.
0
tss
(07.07.23)
2021-2022 zamanında komisyon almıyordu.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(07.07.23)
Sürücüye parayı elden veriyoruz nasıl komisyon alacak ki?
0
guitarissimo
(07.07.23)
yurt dışında ödeme uber gibi uygulama üstünden yapılıyormuş, elden değil. ama işte bizde o şekil bir kullanım açmadılar.
0
ananiyimioguz
(08.07.23)
(2)

Burberry gunes gozlugu

balpolen
Hakkinda ne dusunursunuz? Sadece gozluk ureten bir markadan almak daha mi saglikli olur?
Hakkinda ne dusunursunuz? Sadece gozluk ureten bir markadan almak daha mi saglikli olur?
0
balpolen
(06.07.23)
görünüşe göre luxottica üretiyor markayı. orijinal ise kaliteli bir marka almış olursun. ama optik markaları iyi oluyor. moda markalarında birazcık markaya para vermiş oluyorsun aslında.

www.luxottica.com
0
exlibris
(06.07.23)
Çok farketmez. Yukarıda da söylendiği gibi güneş gözlüğü piyasası çok büyük oranda luxottica'nın elinde (Mesela Ray-ban'da orada.)
Ayrıca gözlüklerde kullanılan filtreler, camlar falan çok özel şeyler değiller, ortalama gözlüklerde bile normal bir şekilde bulunuyorlar. Parayı büyük ölçüde markaya veriyoruz, malzemeye değil.
0
salihdt
(07.07.23)
(5)

her ay farklı bir şirketten hisse almanın uzun vadede ne zararı olur?

estranged
bist100 içerisinde yer alan şirketlerin her birinden sırayla her ay cüzi bir miktar (100-200 USD) hisse almanın ve bunu uzun yıllar devam ettirmenin ne gibi dezavantajları olabilir?
bist100 içerisinde yer alan şirketlerin her birinden sırayla her ay cüzi bir miktar (100-200 USD) hisse almanın ve bunu uzun yıllar devam ettirmenin ne gibi dezavantajları olabilir?
0
estranged
(02.07.23)
"her birinden" almanın hiç bir getirisi olmaz. Seçtiğiniz 3-5 belki 10 adet hisse almak mantıklı olabilir.
0
halanne
(02.07.23)
Alırken ve satarken boşuna komisyon (Eğer ödüyorsanız), gereksiz geniş portfolyo dağılımı. Neden direkt sepet şeklinde bu hisselere yatırım yapan fonlardan birini almıyorsunuz onun yerine?
0
salihdt
(02.07.23)
alırken ve satarken ödenen komisyon ortalaması binde 2 kadar, göz ardı edilebilir meblağ.
0
halanne
(02.07.23)
Bist100 çok büyük bir havuz. Hepsinden almak da kabaca rulet masasındaki bütün sayılara para koymak gibi. En fazla 8 10 şirket seçip bunlara yatırım yapmak en mantiklisi. Ama sizin için bence yukarıda da belirtildiği gibi fon almak daha makul görünüyor. Ayrıca kullandığınız bankanın yatırım bülteni olur. Örnek portföy ödetir düzenli olarak. Oradan da seçebilirsiniz.
0
allah yazdiysa bozsun
(02.07.23)
Senin için gözümü kapatıp BIST100'de bir kağıda parmak bastım. HURGZ çıktı.

!0 yıl önce bugün bir hissenin fiyatı 0,38 Dolarmış
Bugün bir hissenin fiyatı 0,14 Dolar.

Yani Dolar bazında hisse başına 0,24 Dolar, yani %63 zarardasın.

Dolar dediğin için Dolar bazında baktım. Başka kağıt ismi verirsen onlara da bakabilirim.

Sözün özü, 'Hisse al-Tut, Trade yapma diyenler niye böyle der bilmiyorum. Türkiye'de hisse alıp tutmak çok mantıklı bir yatırım şekli değil bence.

Tabi Trade yapmak için de bilmek lazım. O ayrı.

Ayrıca fon öneren arkadaşların, bunu neye istinaden yaptıklarını bilmiyorum ama Tefas'ın sayfasına girip Fonları getirilerine bakarsak şemsiye fonlar hariç diğerlerinin getirilerinin ortalamasının çöpe yakın olduğunu görürüz. Şemsiye fonlarını da alabilmek için NİTELİKLİ yatırımcı olmak gerekiyor :)

Ben aracı kurum bültenlerinin esinlenme için uygun olacağını ama yeterli olamayacağını düşünüyorum. Düşünsenize, bülteni hazırlayan hep başaran biri olsa niye bülten hazırlamakla vakit kaybetsin ki?

Bir de 100 endeks 10 senede ne yapmış diye bakayım dedim.
10 sene önce bu tarihte 358 dolarmış
Bugün 221 dolar.
100 endeks ortalamasında da kayıp büyük.

@orient blue' nun dediği gibi kazandıran fonlar da, kazandıran hisseler de olmuş. Ama müneccim değiliz ve ortalamalar iç açıcı değil.

Not: Gördüğün gibi bir tavsiye yok. Sadece rakamları koydum ortaya.
0
Mirket
(02.07.23)
(4)

her şeyin fiyatının artması

abelardo
her yerde konusuluyor, burada da sorular görüyorum.ev fiyatları daha artar mı? araba fiyatları çok arttı alamıyoruz?otel tatil fiyatları niye çok arttı? sebze, meyve, peynir, zeytin, vb market fiyatları çok arttı diyorlar.ama bunları hep ayrı ayrı başlıklarda sorup konusuyorlar. anlaşılan o ki her
her yerde konusuluyor, burada da sorular görüyorum.
ev fiyatları daha artar mı? araba fiyatları çok arttı alamıyoruz?
otel tatil fiyatları niye çok arttı? sebze, meyve, peynir, zeytin, vb market fiyatları çok arttı diyorlar.

ama bunları hep ayrı ayrı başlıklarda sorup konusuyorlar. anlaşılan o ki her şeyin fiyatı çok arttı. ve herkes şikayet ediyor.

alan alıyor, sen fakirsin falan yorumları yapmayın. alan tabi ki alıyor ama önceden 2 tane alıyorsa artık 1 alıyor, önceden daha iyisini alıyorsa artık daha kötüsünü almak zorunda kalıyor. önceden almayan ancak hayali olan ise hayallerini unutuyor veya hayallerini küçültmek zorunda kalıyor.

genel olarak bu durum düzelir mi? dibi bulduk mu, çıkarmıyız düzlüğe? ya da 2-3 sene içinde durum nereye gider? ne düşünüyorsunuz?

bence dünyadaki krizler, savaşlar, göç olayları ve ülkemizdeki akıl dışı daha önce denenmemiş yöntemler şu anki durumun sebepleri. peki düzelme ihtimali görüyor musunuz?

ben genel olarak her şeyin temel sebebi olarak kalabalığı görüyorum. evet, bu kadar insan kalabalığı olan yerde ne otomobil yeter, ne ev yeter, ne yiyecek yeter.
0
abelardo
(25.06.23)
Her şeyin fiyatı artar mı? nın cevabı. Şu an Türiye'de resmi kayıtlara göre %40 küsür enflasyon var. Yani herşeyin fiyatı bir tedbir alınmadığı taktirde %40 küsür artıyor ve artacak.

Enflasyonun yapışkanlık özelliği vardır. Çok sert tedbirlerle enflasyonla mücadele edilmediği taktirde devam eder. Tedbil alalım dense alınacak tedbirler sabit ücretlileri yani alt gelir grubunu çok büyük sıkıntıya sokar ve ülkede işsizliği patlatır ki, bu istenmiyor.

Yani böyle devam edilecek.
0
Mirket
(25.06.23)
ekonomiyi düzeltmek alt ve orta sınıfa dokunur, baştaki partinin oy deposu orası. Onlara pek dokunmuyorlar yani "işsizlik olmasın da enflasyon yüksek gitsin" kafası devam eder. Şu an sadece orta sınıfı mahvederek orta yolu bulmaya çalışıyorlar. (ki seçimde falan gördük kriz öyle her yerden hissedilen bir şey değil asgari ücretli 450 dolar civarıyla bayağı yüksek bir maaş alıyor bir dönem 280'lere kadar düşmüştü) Tabii bu çok artarsa millet eleman çıkarmak zorunda kalır vs. çok komplike bir iş.
0
nhk ni youkosu
(25.06.23)
"Ekonominin düzlüğe çıkması" kavramı genel olarak tartışılır. Bizdeki enflasyon büyük ölçüde talep sorunu; eğer zamanında "Faizleri düşürelim" politikası yerine faizler normal seyrinde kalsaydı bu kadar ciddi enflasyonla uğraşmazdık. Diğer yandan yukarıda da yazıldığı gibi enflasyonla mücadele kabaca halkın alım gücünün törpülenmesi demek; bu da halkta sefalet, talebin düşmesi, kobiler başta olmak üzere firmaların batması demek... Meşhur acı reçete yani... Bunun yerel seçimlerden önce yaşanması pek mümkün değil. O yüzden muhtemelen önümüzdeki aylarda da bir "Ne şiş yansın ne kebap" politikası göreceğiz. Sonrası artık Allah ne verdiyse kemer sıkma diye düşünüyorum, zira başka bir çıkış yok.

Ama Türk ekonomisinin uzun vadede de çok ciddi sorunları var. Her şeyden önce ithalat - ihracat dengesizliği çok büyük sıkıntı. Yurtiçinde üretilen mallarda bile ithal girdi oranı çok yüksek (Bazı kaynaklarda %35, bazılarında %49, bazılarında %70). Asgari ücret artışları nedeniyle işçilik maliyeti yüksek... Yani eskisi gibi "Devaluasyon yapalım; yüksek döviz, ucuz işgücü, bol ihracat, az ithalat ile ekonomiyi dengeleyelim" gibi bir sistem oluşmuyor, oluşamıyor. Enerji, kuru gıda, hayvancılık... Her şeyimizle yurtdışına bağımlıyız.
0
salihdt
(25.06.23)
18-19 yaşında euro-dolar kazananlar var artık. Her şey pahalı diyenler 90'lardaki düz beyaz yakacılık ya da memurluk olaylarına saplanıp kalmış kişiler. Bu insanların ev araba alması, normal bir yaşam sürebilmesi artık imkansız. Hala kpss çalışan görüyorum ve hayret ediyorum.

Çözüm hayata erken atılmak, kendi işini kurmak, geçerli bir diploma sahibi olunabiliyorsa olmak. Bunun dışında akraba ya da siyasi torpille veya sınavlarla düz eleman olmak iş yapmaz. Özellikle pandemi sonrasında bu sayfa kapandı.

Gerçekten de alan alıyor. Bak bir örnek, kendi işini yapan mobilyacı bir arkadaşım eşiyle yılda 3-4 defa yurtdışı tatili yapıyor. Bunları yaparken ev alıyor, araba alıyor.
0
socially awkward
(25.06.23)
(1)

Eş ile ortak banka hesabına sgk haciz koyabilir mi?

iwillsee
İnternette yeterli bilgi bulamadım. eşim ile olan ortak banka hesabımıza eşimi ilgilendirmeyen ama benim sgk borçlarım yüzünden haciz konuldu ve para çekildi. bu yasal mı?
İnternette yeterli bilgi bulamadım. eşim ile olan ortak banka hesabımıza eşimi ilgilendirmeyen ama benim sgk borçlarım yüzünden haciz konuldu ve para çekildi. bu yasal mı?
0
iwillsee
(23.06.23)
Sanırım oranlı olarak konabiliyor haciz. yani iki ortaksa %50'ye kadar haciz konuyor; ancak bir hukuçu daha iyi bilir tabi ki.
0
salihdt
(23.06.23)
(2)

bu videodaki trickshot'lar gerçek mi

avatar is back
https://www.youtube.com/shorts/3k01apyZFlI2 saat, 15 dk, 45 saat falan denenmiş. hem bu kadar uzun deneme süreleri inandırıcı gelmedi hem video. zach king'den sonra hiç bir şeye inanasım gelmiyor o ayrı da bu videoyu merak ettim çünkü algoritmadan dolayı benzerleri çok çıkıyor ya
www.youtube.com

2 saat, 15 dk, 45 saat falan denenmiş. hem bu kadar uzun deneme süreleri inandırıcı gelmedi hem video. zach king'den sonra hiç bir şeye inanasım gelmiyor o ayrı da bu videoyu merak ettim çünkü algoritmadan dolayı benzerleri çok çıkıyor ya
0
avatar is back
(23.06.23)
Gerçek olup olmadığını o çocuklar hariç kimse bilemez ama izlenme sayısını artırmak için çoğu YouTuber abartılı/yalan ifadeler kullanıyor.
0
orient blue
(23.06.23)
Bence gerçek, kafayı bunlarla kırmış baya insan var.
0
salihdt
(23.06.23)
(3)

Booking 19unda para çekti ama tl karşılıpı yükseldi

condom kurşunu
19unda yine yüksek bir kurla parayı tl olarak çektiler sanal karttan. Sanal kart sıfırlanmıştı. Provizyonda görünüyordu bugün bakayım dedim bu sefer dönem içine gelmiş ama tl olarak yükselmiş. E sanal kartta para yoktu ki nasıl laps diye çekebildiler de fiyat yükseldi. Ne ayak ya :/
19unda yine yüksek bir kurla parayı tl olarak çektiler sanal karttan. Sanal kart sıfırlanmıştı. Provizyonda görünüyordu bugün bakayım dedim bu sefer dönem içine gelmiş ama tl olarak yükselmiş. E sanal kartta para yoktu ki nasıl laps diye çekebildiler de fiyat yükseldi. Ne ayak ya :/
0
condom kurşunu
(22.06.23)
öyle oluyor ne yazık ki. Birkaç gün sonra mastercard/visa kurundan mı ne geçiyormuş sözde. Benim o şekilde sanal kartım eksi bakiyeye düşmüştü normalde olmaması gereken bir şey. Yani çekme iznini o an alıyor, ama esas kur sonra hesaplanıyor gibi düşün.

Döviz ekstresi almak çözüm ama ödeyecek dolar/euro hesabın ve paran yoksa yine bankadan yüksek kurdan dolar almak zorunda kalacaksın o da mantıksız.

edit: bu arada otelde ödesen daha kötü olabilir. Gittiğinde o günün euro kurundan hesaplarlar, şu son yıllarda büyük risk bu.
0
nhk ni youkosu
(22.06.23)
Peki fiziken kredi kartı harcaması yPtıgında da aynı şekilde mastercard kuru olayı oluyor mu soksa sadece banka mı komisyon alıyor?
0
🌸condom kurşunu
(23.06.23)
Döviz harcamalar hesap kesim tarihinde ekstre kesilene kadar oynak; döviz kuruna göre değişiyor. Ekstre kesim tarihindeki kurla çevrilip sabitleniyor. Tabi bu arada çeşitli dönüşümler var; kredi kartı hizmet sözleşmesinde görürsünüz. Mesela İş bankası'nde Euro harcamalar önce MasterCard tarafından Euro'dan DOlar'a çevriliyor, sonra banka tarafından Dolar'dan TL'ye çevriliyor, bu arada da %3 kadar komisyon da uygulanıyordu sanırım kur üzerinden. O anlamda döviz tutup döviz ekstre kullanmak en iyisi
0
salihdt
(23.06.23)
(4)

Masaüstü dos mu billgates mi

cakmayazar
Selam hackerler,Çocuk karne hediyesi diye bu kurtlarla bidaha olmaz diyerekten linktekini 6 taksitle aldım.Prime Üyeleri için günün fırsatı: Lenovo Ideacentre Gaming 5 Masaüstü Oyuncu Bilgisayarı, Intel Core i5-11400F, 16GB RAM, 512GB SSD, NVIDIA GeForce RTX 3060 12GB GDD46, FreeDOS, 90RE00NGTX http
Selam hackerler,

Çocuk karne hediyesi diye bu kurtlarla bidaha olmaz diyerekten linktekini 6 taksitle aldım.

Prime Üyeleri için günün fırsatı: Lenovo Ideacentre Gaming 5 Masaüstü Oyuncu Bilgisayarı, Intel Core i5-11400F, 16GB RAM, 512GB SSD, NVIDIA GeForce RTX 3060 12GB GDD46, FreeDOS, 90RE00NGTX amzn.eu

1-blender programı için aldım, rahatlıkla çalıştırır değil mi? render yapmaz ama video yapan bı başlangıc animasyon öğrencisi için uzun süre götürür mü.
2-12 GB ekran kartı sonundaki uzantı nedir,netde bilgi yok.
3-cocuk okul çağında olduğundan, bilişim vb dersi esnasında başka bir işletim sistemi okul vb etkiler mi?
3- ayrıca bı yerden USB ile işletim sistemi vb atmam gerekiyor mu yoksa kasayı açtığımda download edebileceğim bir tarayıcı vb olup internetten açık kaynak işletim sistemi indirecek miyim
4-hala Bill Gates ev ev sorgulama yapmıyorsa Microsoft daha mı mantıklı
5-elimde4 sene öncesi sıfır aldığım,TV'den çıkma bı ekran var, görüntü için
0
cakmayazar
(10.06.23)
1 - Blender benim benzer bilgisayarımda çalışıyor, render konusu sıkıntılı olabilir ama temel işlerde çok sıkıntı çıkmaz herhalde

2 - Orada yazım yanlışı yapmışlar sanırım, RAM'in nesli olsa gerek GDDR4 sanırım.

3 - Bunu anlamadım

4 - FreeDOS olduğu için işlerim sistemi gelmeyecektir, sizin ayrıca kurmanız gerekir. Onu da USB vb. ile halledebilirsiniz

5 - Lisans alabilirsiniz görece ucuza. N11'de falan satılıyor. Korsanla uğraşmaya gerek yok yani.

6 - TVler monitör olarak kullanılmaya çok uygun değil sanırım.
0
salihdt
(10.06.23)
3- aynı bilgisayara linux ve Windows kurmak diye arama yapabilirsiniz. Başlangıçta da ikisinden biri seçilebilir.

4 - Rufus uygulaması ile 8gb lık bir flash belleğe windows 10 x64 tr sürümünü yazdırın ( DVD yerine flash bellekten işletim sistemi kurmak için) sistem açılışında da biostan bazıcayatkar ile açılışı flash belleke yaparak kurun. Hızlı bir kurulum olur ama bu işlere yabancıysanız bir tanıdıkla bu işi halledin.

Yoksa 200-300 arası bir ücretle mahallenin bilgisayarcı abisine uğramak mecburi.

Özelliklere bakılırsa blender için de zaten çok yüksek bir sistem.

Bill Gates'in şu sıralar çok sesi çıkmıyor ama evdeki son kullanıcı ile bir işi olmuyor. Kendisi daha büyük,küresel planlar peşinde.
İşletim sistemi aktivasyonu başka yollarla da mümkün.
0
diyecevaplandı
(10.06.23)
@diyecevaplandi
3-ayni bilgisayara hem Windows hem linux kurulabiliyor ve başlangıçta seçilebilir diye anlıyorum, bunun bir avantajı var mıdır,
4-download yapıp indirebileceğim Windows laptop var ,8gb bellek yerine 128 var onla denerim.

Bu arada fabrika it ekibinde hazır vardır değil mi, Download ile uğraşmadan sadece n11 den key alıp kurmak daha mantıklı gelmeye başladı. Key bittiğinde tekrar alınır artık. Cevaplar için teşekkürler
0
🌸cakmayazar
(10.06.23)
Evet doğru başlangıçta sistem seçilebilir. Yapması tabi biraz ayrıntılı.İnternette bir çok bilgi var.

Sıradan kullanıcı için avantajı ise en basitinden Windows veya linuxta çalışmayan bir uygulama diğerinde çalışabiliyor mesela.
İkinci bir bilgisayar almaya ve taşımaya gerek kalmıyor. Yoksa bilgisayara kurmadan sadece USB bellek üstünden de kullanılabilen (live usb) sistem hazırlamakta mümkün. Açılmayan, çöken sistemlerden veri kurtarmaya da yardımcı oluyor.

Key konusunu çok kafaya takmayın. Asıl önemli olan işletim sistemi değil kişinin kendi verilerdir.
0
diyecevaplandı
(10.06.23)
(4)

.7z dosyası

zalbarath
bunun boyutunu nasıl daha da küçültebilirim tekrar sıkıştırmayı denedim ama boyut değişmedi.
bunun boyutunu nasıl daha da küçültebilirim tekrar sıkıştırmayı denedim ama boyut değişmedi.
0
zalbarath
(10.06.23)
Daha da küçülmez tekrar sıkıştırınca, çünkü aynı algoritmayı kullandığı için sıkıştıracak bir şey kalmıyor ikinci seferde. Belki parçalara bölebilirsiniz eğer tek parça olması gerekli değilse.
0
salihdt
(10.06.23)
Bazı programlarda sıkıştırma ayarı da oluyor, sizin kullandığınızda var mı bilmiyorum.

Mesela dosyanın boyutunu biraz daha fazla düşürüyor ama sıkıştırmak ve açmak daha uzun sürüyor. Fakat yine de mucize beklemeyin. Standart sıkıştırılmış halinden %3 daha az belki olur belki olmaz.
Dosya tipine, aynı kalıpların o dosyada ne kadar sık kullandıldığıyla vs. ilgili. Sıkıştırma konusuna fazla kafa yorarsanız sıyırırsınız. Onun hikmetini çok şey yapmayın.

Size gelen dosya küçültülmüş haldeyse onu açıp sonra .zip .rar .7z gibi farklı formatlardan hangisinin daha iyi sonuç vereceğini de deneyebilirsiniz.
0
michael_knight
(10.06.23)
parçalara bölün?
0
sparkle kiddle
(10.06.23)
Farklı uygulamalar denemek lazım.

Sıkıştırılan dosya resim ya da video içeriyor ise (jpg, MPEG, MP4 vs.) o formatlara uygun düzenleme programı kullanmak lazım.
0
diyecevaplandı
(10.06.23)
(2)

SQL en kısa sürede nasıl öğrenebilirim?

sassot
MSSQL, günde 2-3 saat çalışarak öğrenebilir miyim ne kadar sürer ve nereden çalışabilirim. şimdiden teşekkürler.
MSSQL, günde 2-3 saat çalışarak öğrenebilir miyim ne kadar sürer ve nereden çalışabilirim. şimdiden teşekkürler.
0
sassot
(09.06.23)
Ne kadar öğrenmek istediğinize göre değişir; en temel "Create, Read, Update, Delete" ya da "CRUD" kısmını öğrenmek muhtemelen birkaç saatinizi, hadi bir iki gününüzü alır. Karmaşık Select ifadeleri yazmak, tabloları birleştirmek, gruplamak, fonskiyon kullanmak vb. işin içine girerse günde 2-3 saatten 2+ hafta yeter herhalde. Oradan da stored procedurelara falan girersiniz, o da biraz daha zaman alır.

www.tutorialsteacher.com burası güzel gözüküyor başlangıç için
0
salihdt
(10.06.23)
w3school
0
abi bi dizi buldum on numara
(10.06.23)
(10)

flu tv - babala tv

hknty
birçok youtuber 3-5 kişiyle video çekip para kazanıyor. ancak bu iki kanal baya büyük prodüksiyonlar yapıyor ve maaşlı çalışanları var. ne kadar kazanıyorlardır youtube'tan? abd'de yaşayan bir türk gelirini paylaşmıştı 1 milyon izlenme 500 dolar kazandırmıştı. tabii daha uzun videlar daha çok kazand
birçok youtuber 3-5 kişiyle video çekip para kazanıyor. ancak bu iki kanal baya büyük prodüksiyonlar yapıyor ve maaşlı çalışanları var. ne kadar kazanıyorlardır youtube'tan?

abd'de yaşayan bir türk gelirini paylaşmıştı 1 milyon izlenme 500 dolar kazandırmıştı. tabii daha uzun videlar daha çok kazandırır ama bu kadar büyük bir ekip çalıştırmaya yetmez gibi ki pek asgari ücretle de çalıştırmıyorlardır.
0
hknty
(09.06.23)
Bence Youtube değil de asıl para sponsorluklarda. Youtube sponsorluklara önayak oluyor. Youtube'un ödediği tutarların TR için ABD'den çok daha düşük olduğunu biliyorum, hatta bazı içerik üreticileri sırf bu yüzden İngilizce içerik üretmeye başladı. Ama 1 milyonda 500 bin dolar da biraz abartılı geldi; her izleyen kişi için 50 cent ödemesi lazım, ki her izleyen için bundan çok daha fazla para kazanması lazım Youtube'un, bence orada bir yanlış var.
0
salihdt
(09.06.23)
youtube'un ulke bazli odemesi degisiyo trde tl olarak hesaplanir abd de usd
0
ala09
(09.06.23)
@salihdt iki kanal da doğru düzgün sponsor almıyor ama pek.

@ala09 pek farketmez aslında. izleyicilerin nereden olduğu önemli temelde. tr'de 500 dolar değil 10.000 lira olsun.

500 dolar yerine 500 bin dolar yazmışım yanlışlıkla. düzelttim.
0
🌸hknty
(09.06.23)
youtube geliri az cidden. asıl gelir reklam ve sponsorluklarda. 10 milyon abonen yoksa her videon 3-5 milyon izlenmiyorsa youtubedan kazanım zor. reklam gerek.
0
jelly bear
(09.06.23)
katıldan önce de vardı ama. 5 yıldır var ikisi de ve maaşlı çalışanlar var. sponsor da göremedim doğru düzgün.
0
🌸hknty
(09.06.23)
Babala'yı bilmyorum ama Flu TV Cambly, çeşitli otomotiv firmaları, aydınlatma, Phillips vb. gibi çeşitli markalara sponsorlu içerik üretti en azından benim hatırladığım kadarıyla. Youtube geliri, üstüne de abonelik vb. ile geçindiriyorlar demek ki kendilerini.
0
salihdt
(09.06.23)
bir tanidigim dunya genelinde is yapiyor, sirketi var ve en az 10-15 kisi calisiyor; kazancini buraya yazmayayim bende bilmiyorum ama milyonlar kazandigi asil isini birakti diyeyim siz anlayin :)
0
sweetoffice
(09.06.23)
@sweetvoice anlamadım tam. işi bırakıp youtuber mı oldu? ne tarz bir kanal oldu?
0
🌸hknty
(09.06.23)
www.youtube.com

oğuzhan uğur bizzat kendisi cevap vermiş bu soruya. :)
0
dr doofenshmirtz
(09.06.23)
reklamı izleyen kişi Türkiyedense kanalın nereden yayın yaptığı önemli değil öncelikle onu yazayım bazıları karıştırıyor. Burada reklam bütçesi 1000 tık başına X liraysa google ona göre pay veriyor.

1m izlenmeye 500 dolar mantıklı çünkü son zamanlarda 12 lira falan diyorlardı yarım dolar yapıyor işte. 1000 yarım dolar dersen 1m izlenme 500 dolar yapıyor direkt.

Ayda her yeni videoları 100-200 bin izleniyor gibi görünüyor bu okey, ama birikmiş geçmişten gelen izlenmeler de var 2 yıl önce yaptığın video da hala izleniyor ve reklam gösteriyor (veya premium üyeler veya katıl vs vs.) bu yüzden aylık gerçek izlenmeleri kaç ona bakmak lazım.

Ek olarak sponsorluklar + katıl (eskiden patreonda 1500 dolar gibi bir para görünüyordu aylık, orası katıl'a geçmiştir ama dolar cinsinden düşmüş olabilir de bilemeyiz)

Bir şekilde kendilerini geçindiriyorlar bence kaba bir hesap yapılabilir. Z kuşağı çocuklara asgari verdiğini söylüyordu(ama temmuz zammı gelmeden zam yapmış geçen videoda onu demişti), Canikligil ve Mustafa Seven az almıyordur, birkaç adını hatırlayamadığım hanım var, kamera karşısına çıkanlara telif ödüyor mu bilmiyoruz, leventte plaza altı ofis kirası var. Aslında bayağı para kazanıyor olmaları lazım sırf kendilerine 50-60 bin maaş alabilmek için bile.(ki umarım daha çok kazanıyorlardır)
0
nhk ni youkosu
(09.06.23)
(4)

İngilizce konuşma pratiği

iwillsee
ülkemizdeki çoğu vatandaş gibi ben de ingilizcede okuma ve yazma anlamında iyi olsam da speaking konusunda çok vast durumdayım. üstüne üstlük konuşma anında strese girdikçe hepten kitleniyorum ve kelimeler gidiyor aklımdan..önümüzdeki aylarda benim için önem arz eden ve amerikalıların olacağı ingili
ülkemizdeki çoğu vatandaş gibi ben de ingilizcede okuma ve yazma anlamında iyi olsam da speaking konusunda çok vast durumdayım. üstüne üstlük konuşma anında strese girdikçe hepten kitleniyorum ve kelimeler gidiyor aklımdan..

önümüzdeki aylarda benim için önem arz eden ve amerikalıların olacağı ingilizce bir mülakata girme ihtimalim var.

speaking sorunlarımı aşabilmek için şimdiden pratik yapmak istiyorum. piyasada bir dolu uygulama var ama daha önce hiç birini deneyimlemedim. bu tarz bir mülakata hazırlanmak özelinde hangisi verimi olur? hangilerinden memnun kaldınız?
0
iwillsee
(05.06.23)
(bkz: italki) kullandım çok da memnun kaldım ancak muhtemelen Cambly başta olmak üzere işinizi hemen hepsi görür. Anadili İngilizce olan kişilerle konuşma imkanı sunduğu sürece ekonomik açıdan hangisi işinize geliyorsa onu deneyebilirsiniz bence.
0
salihdt
(05.06.23)
Cambly 2 sene kullandım. İyi bir ingiliz hoca bul onunla plan yap devam et. Gramer odaklı olanlar sürekli düzeltenlerden uzak dur ya da yönlendir konuşma odaklı ilerlemek istiyorum diye.
0
abi bi dizi buldum on numara
(05.06.23)
Italki kullaniyorum.
Bilmen gereken en onemli sey
2 tip hoca var
1) community tutor
Ikinci hocaya gore cok daha ekonomik oluyor konusma icin bunlari secebilirsin fiyat farki var baya ama gramer konusunda cok bilgilisine rastlamadim


2cisi professional teacher

Fiyati tuzludur ogretmen dedigimiz kisiler gramere hakim oluyorlar genelde

Ben napiyorum?

Grameri kendim calisip soru biriktiriyorum community hocasina soruyorum tatmin olmazsam bir tane tuzlu hocaya baglaniyorum.
Bu sekilde ancak daha cok ogretmen gorebiliyorum.
0
Slynmaster
(05.06.23)
Shadowing-mirroring tekniklerini uygulamanızı tavsiye ederim.
0
Rh Negatif
(05.06.23)
(2)

Edindiğiniz bilgileri nasıl organize ediyorsunuz?

bir fincan kahve ile film izlemek
Uzun zamandır kafama takılan ve hep bir çözüm üretmeye çalıştığım bir mevzu.Mesleki veya değil, günlük hayat içinde çok fazla bilgiye maruz kalıyoruz, kimisi önemli veya değil. Bunları derleme toplama, organize etme ihtiyacı hissediyor musunuz? Ve nasıl yapıyorsunuz?Kitaplarda altını çizmek çok da i
Uzun zamandır kafama takılan ve hep bir çözüm üretmeye çalıştığım bir mevzu.
Mesleki veya değil, günlük hayat içinde çok fazla bilgiye maruz kalıyoruz, kimisi önemli veya değil.

Bunları derleme toplama, organize etme ihtiyacı hissediyor musunuz? Ve nasıl yapıyorsunuz?

Kitaplarda altını çizmek çok da işe yaramıyor gibi. Bir süre sonra, özellikle çok kitap okuyan biriyseniz, öncekiler unutulup gidiliyor çoğunlukla.
Veya teorik, akademik bilgiler vs.

Dizüstüne, tablete aynı gün, taze taze not mu almalı? Veya basılı kitapsa o an telefonla sayfanın fotoğrafını mı çekmeli?
Klasör açıp konulara göre dizin mi oluşturmalı?

Yani velhasıl elimde düzenli bir şey olsun istiyorum

Teşekkürler
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(04.06.23)
Arşiv tutmanın en sıkıntılı kısmı o arşivi kullanışlı ve güncel tutmak. Not alma uygulamaları, kitap altı çizme, bookmark listeleri oluşturma vb. teknikler denedim ama hepsi kısa vadeli işe yarıyor. Açıkçası bir noktada saldım. Eğer bir şey salt bilgiyse (Mesela bir olayın tarihi vb.) hatırlamaya çalışmakla uğraşmıyorum; açıp Google'dan bakıyorum. Kavramsal şeyleri de arkadaşlarımla ettiğim sohbetin bir parçası haline getirip bir nevi öğrendiğimi başkasına tekrar ederek pekiştiriyorum.
0
salihdt
(04.06.23)
Altını çizdiğiniz kitabı kaç kez açıp bakıyorsunuz? Sayfanın fotoğrafını çekseniz kaç kez açıp bakacaksınız? Yıllarca telefonda mı tutacaksınız yoksa bir klasörde mi biriktireceksiniz? Aynı şey filmler, trivial bilgiler vs için de geçerli.

Ben her şeyi biriktiriyorum, yirmi sene önceki ders notlarıma kadar üç harici disk dolusu dijital çöpüm var şu an. Çok az kısmı gerekli oluyor, çok az kısmına dönüp bakıyorum.

Kâğıt kalemle yazarak daha iyi öğrendiğim için darmadağınık bilgilerle, notlarla, listelerle dolu defterlerim var. Bunların da çok azına dönüp bakıyorum.

Sürekli kullanmanız gereken bilgiler zaten tekrar ede ede yerleşiyor zihne. Keki kaç derecede pişireceğimi unutmuyorum mesela, ama iki ay önce bulduğum tarifte ne kadar un vardı diye açıp bakıyorum. (Bunun için bir dijital not defterim, bir de fiziksel defterim var, tarifleri dosyalıyorum çünkü tekrar dönüp bakmam gerekeceğini biliyorum.)

Diğerleri bırakın unutulsun.
t24.com.tr
0
kobuzchu kiz
(04.06.23)
(13)

uçak bileti için en fazla kaç para verirdiniz?

buenosdias
diyelim önümüzdeki altı ay içinde bi avrupa ülkesine gitmeniz gerekiyor. fiyatlar şöyleyazın: 800 eurosonbaharda: 400 eurokışın: 260 euroyazın gitseniz: çok iyi olur.baharda gitseniz: iyi olur.kışın gitseniz: eh işte o'da olur.gibi bir durum var. 800 euro'da verebilirsiniz ama o parayı verince içini
diyelim önümüzdeki altı ay içinde bi avrupa ülkesine gitmeniz gerekiyor. fiyatlar şöyle

yazın: 800 euro
sonbaharda: 400 euro
kışın: 260 euro

yazın gitseniz: çok iyi olur.
baharda gitseniz: iyi olur.
kışın gitseniz: eh işte o'da olur.

gibi bir durum var.
800 euro'da verebilirsiniz ama o parayı verince içiniz biraz cız eder.

yukarıdaki bilgilere göre hangi bileti alırdınız?
0
buenosdias
(01.06.23)
Kışın da oluyorsa kışın giderim.
0
orient blue
(01.06.23)
Baharda giderim, hem daha az para veririm hem de yaz turisti kalabalığından yırtarım. Ülkesine göre değişir ama Avrupa'nın kışı zor; çileli olabilir.
0
salihdt
(01.06.23)
Sonbahar sanırsam.
0
put it in your appropriate place
(01.06.23)
Yani yurt dışına hiç çıkmadım ama ülkeye göre değişir bence. İtalya yaz, Almanya kış olabilir. Şehirlerin kimliğine göre değişir. Baharda sürekli yağmur yağmıyorsa bahar olabilir. Yazın gezmek zor.
0
dissendium
(01.06.23)
Ülkeye göre değişir. Italya'ya baharda gitmek isterim, ispanya'ya yazın. İsviçre'nin her dönemini ayrı merak ediyorum. Kışın ucuz olacaksa ve niyetliysen güzel bir kış tatili planlayabilirsin.
0
burty
(01.06.23)
Bu tatil için toplam yapacağım masrafa oranlayarak karar veririm.
Eğer o tatil 3000 euro tutacaksa 550 euro'luk farkı da önemsemeden önerdim.
2000 Euro'nun altında tutacak bir tatil için 550 euro fark ödemek istemezdim.

Siz de toplam masrafa göre karar verin derim.
Tatilin "çok iyi" olması için vereceğiniz fark %20'nin altındaysa düşünmeyin bile, alın "çok iyi olur" biletini.
0
michael_knight
(01.06.23)
Avrupa'nın güneyindeki ülkelere kışın da olur, o kdr soğuk olmuyo ama kuzeyindekilere ki buna almanya, hollanda da dahil, kışı tercih etmezdim. yani soğuk çok eziyet oluyor gerçekten ve ayrıca günler de kısa, hep karanlık kasvet insana basıyo. kasım başında isveçe gitmiştim, kardan tepeler oluşmuştu şehir içinde. 2 hafta önce kaş'ta denize giriyordum ben. hava 11 de aydınlanıp 3'te kararmaya başlıyordu. soğuğu saymıyorum bile.
0
sirkelimon
(01.06.23)
Hangi avrupa ülkesi o 800euro bilet fiyatı var ? Ertesi güne veya aynı güne bilet almıyorsanız 800euro çok fazla
0
kimlanbu
(01.06.23)
amaca ve ulkeye gore degisir +1
kisin avrupanin sogugu cekilmiyor, hic bir sey keyif vermiyor bana. ozellikle christmas market icin falan ya da kar goreyim diye gitmiyorsam kisi tercih etmem.

denize girme planim yoksa ilkbahar olur. hava ne cok sicak ne cok soguk, iliman. ama o zaman da yagmur riski var. hava durumuna iyi bakmak lazim.

deniz planim da varsa kesin yaz. kulturel amacli gezi olacaksa mayis ayi falan daha iyi olabilir. kisi cekilmedigi gibi sicagi da cekilmeyebiliyor bazi ulkelerin.

butun bunlarin yaninda michael_knight +1 toplam butceme ne kadar etki ettigi de onemli.
0
65 derece
(01.06.23)
Yasadigim yer itibariyle ryanair, easyjet fiyatlarina alismisim, Avrupa'ya hayatta 800, 400 euro falan vermem bilet icin asya, abd olur neyse dersin. Kaldi ki ucak bileti buysa konaklama nasil pahalidir o da ayri konu. Erken rezerve etmek lazim kisaca.
0
neck_and_neck
(01.06.23)
kisin avrupayi cok seviyordum ama artik hastalanma uhtimalini goz onunde bulunduruyorum cunku son sefer feci hastaydim. sonbaharda olabilir. yazin iki kati para vereceksem deniz tatili yaparim. deniz yoksa sonbahar
0
ala09
(01.06.23)
sonbahar kesin.

yarı yarıya fiyat var üstelik sonbaharda gezmek için güzel olur, fakat kışın gezmek sıkıntılı, 100 euro bile olsa kötü havaya denk gelirsen tatsız olur.
0
nuisance
(01.06.23)
bence turistik gezi icin iki guzel mevsim var:

1- ilkbahar
2 - sonbahar

hem hava guzel, hem fiyatlar uygun oluyo hem de gereksiz kalabalik olmuyo.
o yuzden sonbahar diyorum.
0
cooperr
(02.06.23)
(6)

genel kültür podcastleri var mı sevdiğiniz

ShadowOfMoon
türkçe ingilizce farketmez
türkçe ingilizce farketmez
0
ShadowOfMoon
(31.05.23)
salihdt
(31.05.23)
geri dönüyoruz podcast, yazar mahir ünsal eriş ve akademisyen töre sivrioğlu tarih antropoloji arkeoloji dilbilim gibi konularda konuşuyorlar ama muhabbetleri sıkmıyor

gayrisafi fikirler, bu podcast sona erdi fakat uzun sürmüştü 4-5 yıl sanırım o yüzden içeriği bol, iki arkadaş bilim felsefesi üzerine konuşuyor
0
freebird5406_2
(31.05.23)
Serdar Kuzuloğlu- Zihnimin kıvrımları
0
Amaranta ursula
(31.05.23)
Var Olma Lüksü (VOL)
0
onemoremile
(31.05.23)
the timur podcast
a history of the word 100 objects
fularsız entellik
0
unalub
(31.05.23)
Nereden Baslasam? - Mirgün Cabas ve Can Kozanoglu
0
mamu
(31.05.23)
(6)

Yurt disinda kredi karti kullaninca odeyecegimiz kur?

speedy
Is bankasinin kurlari da burda https://www.isbank.com.tr/doviz-kurlari Euro satis: 24.07 gozukuyor. Atiyorum is bankasi kredi kartini Almanya'da restoranda, supermarkette kullandim. Simdi bana kactan gecirir kuru mesela 26, 27 vs? Kabaca formul gibi bir sey var mi?
Is bankasinin kurlari da burda www.isbank.com.tr
Euro satis: 24.07 gozukuyor.

Atiyorum is bankasi kredi kartini Almanya'da restoranda, supermarkette kullandim. Simdi bana kactan gecirir kuru mesela 26, 27 vs? Kabaca formul gibi bir sey var mi?
0
speedy
(30.05.23)
Bu soruya cevabim yok ama tavsiyem var, kredi kartinizla euro ile ekstre alma secenegini aktif edin, maximum appten yapilabiliyor yamulmuyorsam. Dolayisiyla geciremesin.
0
wallcan
(30.05.23)
Aşağıdaki metin kredi kartı sözleşmesinden. Yanlış anlamıyorsam Euro zaten öncelikle USD'ye dönüşüyor, burada bir kayıp olacaktır, üstüne bu da TL'ye dönüyor bu sırada da %3 marj alınıyor.

Türkiye ve KKTC dışında TL cinsinden kredi kartı
hesap özetli kartlarla yabancı para cinslerinden
gerçekleştirilen işlemler, kredi kartının TL hesap
özetine takasta gelen USD işlem tutarı TL’ye
dönüştürülerek yansıtılır. TL’ye dönüşümde işlemin
karta borç kaydedildiği gün geçerli olan Banka gişe
döviz satış kuruna, alacak yönlü işlemlerde ise
işlemin karta alacak kaydedildiği gün geçerli olan
gişe döviz alış kuruna %3’e (yüzde üç) kadar marj
uygulanır
0
salihdt
(30.05.23)
Onceki yaptigim alisverislere baktim simdi: sterlin icin oradaki ayni oranlari vermis hemen hemen, sadece bir gun +1 eklemis: o gun satis fiyati 26.45 gorunurken iken 27.33'den charge etmis sterlini. Bankanin orani zaten berbat oran. Ustune daha fazla koymuyor max +1 sanirim ki o da dovizciye oranla berbat zaten (dovizci derken Tr'deki dovizciler bu arada y.disindaki dovizciler yolarlar adami)

Yani bankanin sitesinde euro 24 gozukuyorsa su an, 25 odersin max. Arakadaslarin dedigi yontemi kullan. Benim alisverisler 5, 10 sterlin ufak oldugu icin ben useniyorum extre cevirmeye:)
0
neck_and_neck
(30.05.23)
Soruyla alakasız ama ben maksimum kredi kartım için ayrı dolar ve euro hesabı tutturuyorum. Bu sayede yaptığım ödeme euro ya da dolar olarak işleniyor. Hesabımdaki döviz ile kur farkı ödemeden hesap kesim tarihi öncesi borcu kapatabiliyorum. Tavsiye ederim.
0
Depik
(30.05.23)
herkese katılmakla beraber şu detayı atlamamanız gerekiyor. hali hazırda harcamanız kadar euronuz olsun. yoksa şimdi 22 olan kuru 24 ten tl ye döndüler diye üzülürken ay sonunda tüm euro ekstresini ödemek için yeni euroyu 25,26 dan almayın.
0
bir ileti paylastim
(30.05.23)
hesap kesimine biraz zaman varsa TL'ye istediği kurdan çevirsin her türlü daha karda oluyorum. sadece asgariyi ödediğim için de daha kardayım. USD ya da EUR harcayıp TL ödüyosun, nasıl zararda olabilirsin zaten. USD ya da EUR olarak öderseniz net zarardasınız.
0
kandaz3
(31.05.23)
(6)

Hangi dil?

redcat
İspanyolca mı İtalyanca mı? Kitap okumak istiyorum o dilde. İyice öğrenmem lazım, biliyorum.
İspanyolca mı İtalyanca mı? Kitap okumak istiyorum o dilde. İyice öğrenmem lazım, biliyorum.
0
redcat
(30.05.23)
İtalyanca. Sanayide iyiler. Konuşursan iş bulabilirsin. İspanyolca popüler ama bence kültür etkisi. Gerçekte çok işine yaramayabilir.
0
dissendium
(30.05.23)
dili iş maksatlı öğrenmek sonu pek kestirilemeyen bir macera. yerine göre "ne alaka" diyeceğin, 3-5 milyonluk ülkede konuşulan dil sayesinde çok iyi iş bulabiliyorsun veya tam aksine çok yaygın kullanılan önemli bir dil sana "ooo akıllı/kültürlü biriymiş" algısı dışında maddi anlamda hiçbir şey katmayabiliyor.

kitap okuyacağım diyorsan bence yazarları, edebiyatı düşün. mesela eco'yu, pavese'yi italyanca okumak mı daha heyecan verici geliyor sana? yoksa marquez okuyup kafanda kolombiya'yı canlandırdığında mı daha mutlu olursun? bunlar önemli detaylar. dil öğrenme işi yaş ilerlese de aslında bebeklerinkine benziyor - yani sürekli maruz kalmak, hep duymak, hep konuşmaya çalışmak, her gün irili ufaklı bilgileri kapmak lazım. o açıdan ilgi duyduğun, ekstra efor sarf etmeden kendiliğinden yönelebileceğin dil hangisiyse bence onu öğren.

dissendium'un söylediğine hem katılıyorum hem katılmıyorum. katılıyorum çünkü italyancanın sanayi, moda gibi belli alanlarda geçerliliği olabiliyor. üniversitede italyan dili ve edebiyatı okuyup bu tarz işlere giren arkadaşlarım oldu. tabii diploma almak dışında dili kullanamayanlar da oldu. dediğim gibi risk.

katılmadığım kısmı ise ispanyolcanın işe yaramayacağı fikri. ispanyolca bütün güney amerika'da konuşuluyor birkaç ülke haricinde. onu geçtim artık abd ve kanada bile hispanik dolu. yarın bir gün atıyorum florida'ya, teksas'a gidecek olursun, bence ispanyolca biliyor olmak inanılmaz avantaj olur yabancı için. avrupa'da zaten ispanya'da konuşulmasına filan hiç girmiyorum bile (ha tamam arada aksan/kullanım farkları var tabii ki ama onlar da atla deve değil, dili bildikten sonra öğrenilir).

spesifik bir amaçla belli bir dili öğrenmek gerekmiyorsa bence insanın yakın hissettiği, sevdiği dile odaklanması daha mantıklı. çünkü terminatör ya da dahi değilsen bence uzun vadede rastgele bir dili çok iyi öğrenemezsin. kim uğraşacak?
0
mark greg sputnik
(30.05.23)
İspanyolca; çok daha geniş bir coğrafyada konuşuluyor, haliyle amaç edebiyse çok daha fazla eseri anadilinden okuma şansına sahipsiniz, amaç ticariyse de yüz milyonlarca insanla iletişim kurabilir hale geliyorsunuz.
0
salihdt
(30.05.23)
Mantıklı olan İspanyolca. Hem ticari, hem edebi, hem daha fazla insanla iletişim kurabilmek, hem daha fazla film, dizi izleyebilmek vs.

Ama bütün bu avantajlarına rağmen belki de İtalyanca öğrenmek hoşunuza gidecek. Fonetik olarak keyif alacaksınız, opera izlemekten keyif alacaksınız, pizza tariflerine bakacaksınız vs.
Kendim için düşününce İtalyanca öğrenmek bana çok daha keyifli gelir diye düşünüyorum.

Her ikisi için de derslere bir göz atın Youtube'dan. Hatta her ikisine de birer gün çalışın ve seçiminizi yapın. Keyif almadığınız dil her ne kadar daha mantıklı olsa da mecbur da olmadığınız için bir yerde takılıp kalırsınız.
0
michael_knight
(30.05.23)
Edebi zevk öznel bir konu, siz hangi dildeki edebi ürünlerden zevk alıyorsanız onu öğrenmelisiniz o halde. Neden kafanız karıştı ki?

Yani İspanyolca güncel eser sayısı elbette daha fazladır ama sadece okuyabileceğiniz eser sayısının fazla olması tek başına ne kadar mantıklı bir neden sayılabilir bilemedim. Neticede iki dilde de ömrünüz boyunca okuyarak bitiremeyeceğiniz kadar yazılmış şey vardır.

Ne seviyorsanız onu öğrenin.
0
akhenaten
(30.05.23)
Spesifik alanlar için İtalyanca, genel geçerlilik olarak İspanyolca. Lakin yurtdışında öğrenciyken İtalyan ve İspanyol öğrencilerin birbirleriyle baya baya kendi dillerinde konuşarak anlaştıklarına şahit olmuştum. Biri öğrenilince diğeri de kapılıyor.

İngilizce varsa önceden, iyice kafayı kırıp ikisini de öğrenmek isteyen var ise şöyle bir kitap var: "Comparative Grammar of Spanish, Portuguese, Italian and French." PDF'si de var bu arada ama korsana karşıyız.... ;)
0
d max
(30.05.23)
(3)

Farklı formatta CV hazırlama

esinikaybetmiscorap.
Merhabalar,Finans sektöründeyim, ancak CV mi diğerlerinden farklı olarak hazırlamak istiyorum, biraz daha illk bakıldığında farklılık olduğu gözüksün isterim. Tavsiye edebileceğiniz örnek CV siteleri var mıdır?Teşekkürler
Merhabalar,

Finans sektöründeyim, ancak CV mi diğerlerinden farklı olarak hazırlamak istiyorum, biraz daha illk bakıldığında farklılık olduğu gözüksün isterim. Tavsiye edebileceğiniz örnek CV siteleri var mıdır?

Teşekkürler
0
esinikaybetmiscorap.
(29.05.23)
ik cıyım, farklı formatta cv hiç güzel değil, sizi asla bir adım öne çıkartmayacak, klasik özgeçmişlerden devam edin bence.

tasarımcı, grafiker gibi işi "tasarım" olan profilleri ayrı bırakıyorum.
0
benaslinda
(29.05.23)
ikcılar sade cv bekliyor. eğitimini verenlerde sade cv öneriyor. öne çıkmak için belki fotoğraf çerçevesinde gözü alan bir renk kullanabilirsin.
0
abi bi dizi buldum on numara
(29.05.23)
Ek yapmaya geldim; özellikle yurtdışında otomatik CV değerlendirme uygulamaları kullanıldığını duymuştum, bilmiyorum Türkiye'de ne derece kullanılıyor. Ancak bu uygulamaların da düz, belli bölümleri olmayan CV formatlarını düzgün değerlendiremediklerini duymuştum. Görsel açıdan farklı bir CV formatı kullanmanın böyle bir handikapı da olabilir.
0
salihdt
(29.05.23)
(1)

Genel kültür arttırıcı MOOC

gnosis
Tarih, felsefe, edebiyat, dil ve kültür gibi konularda katılıp beğendiğiniz, ufuk açan mooclar arıyorum.Şimdiden teşekkürler.
Tarih, felsefe, edebiyat, dil ve kültür gibi konularda katılıp beğendiğiniz, ufuk açan mooclar arıyorum.
Şimdiden teşekkürler.
0
gnosis
(28.05.23)
Sosyal Psikoloji programı bitirdim, çok eğlenceliydi (www.coursera.org)
0
salihdt
(28.05.23)
(3)

Emekli sistemine güveni olan kaldı mı?

logisticsmanager
Sağolsun mevcut hükümet prim ödeyen ile ödemeyeni aynı yaptı.Bana 3 sene önce biri "abi elden maaş alacağım dese" saçmalama derdim.Şu an devlete bir kuruş para yollamayan her sistem daha mantıklı çünkü yıllarca prim odeyenler şu an aynı duruma düştü. Insanlarin haklari elinden alındı. Ailem ilk emek
Sağolsun mevcut hükümet prim ödeyen ile ödemeyeni aynı yaptı.
Bana 3 sene önce biri "abi elden maaş alacağım dese" saçmalama derdim.
Şu an devlete bir kuruş para yollamayan her sistem daha mantıklı çünkü yıllarca prim odeyenler şu an aynı duruma düştü. Insanlarin haklari elinden alındı. Ailem ilk emekliyken asgarinin iki katı alıyordu, şu an eşitledi her şey. Demek ki Türk devletinde emeklilik sistemi güvensiz. Çünkü biri gelip bütün prim ödemelerini vs kenara atabiliyor.

Evet hadi her şey düzeldi ama bu emekli sistemi bir daha nasıl düzelir? Düzelse kimin güveni kalır?

Amaç Türkiye'yi amerika falan gibi yapip özel sağlık, özel eğitim, özel emeklilik yapmak mi bilemiyorum artık çünkü hepsinin devlet kısmı kötü artık.
0
logisticsmanager
(28.05.23)
Genel olarak emekli maaşı zaten çok iyi şartlarda yaşatacak bir şey değil. Emekliler eskiden de çalışırken aldıkları gayrimenkulün kirasıyla ya da ikramiyeleriyle vb. aldıkları yazlıklarında, büyük şehrin pahalılığından görece uzakta, çok da bir sosyal hayatları, tatile gidecek paraları vb. olmadan yaşıyorlardı. Şimdi enflasyonun tavan yapmasıyla işler herkes için olduğu gibi onlar için de daha kötüye gidiyor. Yani ekonomi iyi olsa da emeklilik sistemine güven olmaz, zira amacı çalışmayan bu insanlara "hayatta kalacak kadar" para ödeyecek bir sistem, Türkiye'de ise ona bile yetmiyor... Geri gidecek bir memleket, kaçacak bir yazlık falan yoksa geçmiş olsun.
0
salihdt
(28.05.23)
@salihdt; olay emekli maaşının yetip yetmemesi değil. O dünyanın her yerinde olan bir soru.
Olay 3x prim ödeyen ile x prim ödeyenin maaşlarının aynı yapılması.
Yani bundan sonra 3x odemenin bir mantığı yok o zaman elden almak daha mantikli çünkü garip bir hükümet gelip verilen primleri yok sayabiliyor. Sorun bu.
0
🌸logisticsmanager
(28.05.23)
Doğru ancak o hesapta şöyle bir sorun var, emeklilik bir yandan da zorunlu bir birikim sistemi; "X yerine 3X ödemeyeyim" diyen insanın elden aldığı tutarı da düzgün bir şekilde yatırıma yönlendirmesi önemli, bu da belli bir finansal okur yazarlık ve disiplin ister. Tabi diğer yandan "Fazladan prim ödemenin bir anlamı kalmadı" konusu bugün için haklı ancak bugün çalışmaya başlayan bir insan 40+ sene sonra emekli olacak, yani o zaman şartların ne olacağını bilmek imkansız. Ancak yine de "Türkiye'deki sosyal güvenlik sistemine aktarılacak parayı dolara çevirip SP500 fonlarından birine yatırayım" fikri bence her halukarda devletin ödeyeceği maaşı katlar geçer.
0
salihdt
(28.05.23)
(8)

Türkiye'deki fiyatların "dünya geneline gör" bile çok yüksek olması?

tchuck
bu iş böyle devam edecek mi?gıdadan içkiye, elektronikten ev kiralarına (nispeten) kadar neredeyse her şey özellikle avrupa ortalamasının bile üstünde.avrupanın bir çok ülkesinin 5te biri kadar kişi başı milli gelirimiz olmasına rağmen, neredeyse her üründe onlardan fazla ödüyoruz.geçen ay fransa, a
bu iş böyle devam edecek mi?

gıdadan içkiye, elektronikten ev kiralarına (nispeten) kadar neredeyse her şey özellikle avrupa ortalamasının bile üstünde.

avrupanın bir çok ülkesinin 5te biri kadar kişi başı milli gelirimiz olmasına rağmen, neredeyse her üründe onlardan fazla ödüyoruz.

geçen ay fransa, amsterdam falan baya yer dolaştım.

dışarda yemek yerken; zaten içkili mekanlar daha ucuz. yani 2 pizza, 3 şişe şaraba türkiyede verdiğimin yarısını ödüyorum.

ama onun haricinde de durum farklı değil.
bir et yiyoruz, bir peynir tabağı söylüyoruz. fiyatı türk lirasına çevirince %15-20 daha fazla ödüyoruz orada, ama 2 kat fazla porsiyona sahip oluyoruz.

biraz daha gıdadan örnekle gideceğim ama. türkiyede 150 liraya 5 adet tavuk kanat, yanında da 1 kaşık pilav gönderiyorlar. aynı ürünü fransada 12 euroya, yaklaşık 2 kat 3 kat malzemeyle yiyorum. amsterdam gibi ultra pahalı bir şehirle bile kafa kafaya gidiyoruz.

market fiyatlarına girmiyorum bile. hollandadaki şarküteri reyonu fiyatları neredeyse yarımız kadardı. etinden peynirine kadar her şeyi kastediyorum. sebze biraz daha pahalı kalıyordu, o da büyük ihtimalle aynı kalite sebzeyi türkiyedeki marketlerden alsak eminim ki daha fazla ödeyeceğizdir.

hadi bir tek kiralarda önümüzdeler diyelim. ki o bile görece. kadıköyde 3+1 "ölme tehlikesi olmayan" bir eve 40 binden az para veremiyorsunuz. e amsterdamda da 2000-2300 euro arası benzer evler. (amsterdamın ağzının içine metroyla 10dk mesafedeki yerleri kastediyorum)

----------

biz fakir bir ülkeyiz. bu ürünler bu kadar pahalı. ve gördüğüm kadarıyla talep de hiç azalmıyor. ben şuan türkiyede para harcamaktan inanılmaz rahatsız hissediyorum. berbat kalitede ürünler, inanılmaz düşük porsiyonlar, dünya piyasalarıyla aynı para.

bu iş ne kadar daha sürecek?

"doları 25 alıyorlar" deseniz, yine pahalı kalıyor. kaldı ki, dolar 25 olunca sizce bunlar zam yapmayacak mı?
bu iş nasıl sürdürülebilir durumda?

ülkede milli gelir 9000 dolarken (yıllık!) , iskenderin fiyatının 10 euro olması nasıl mümkün olabilir?
amsterdamda 8 euroya yediğim dönerin aynı gramajı türkiyede 250-300 lira.

bu iş daha ne kadar böyle gidecek? fiyatlar hep böyle mi kalacak?
avrupadaki hiçbir arkadaşım bu sene türkiyeye tatile gitmiyor, çünkü italya vs. gibi yerler çok daha ucuz kalıyor. hem konaklama hem gıda olarak. daha sezon açılmadan çeşmedeki plajların girişleri 450-500 lira olmuş bile. 20-25 euro yani. bu bir çılgınlık?

bu iş hep böyle mi sürecek gerçekten?

bu pahalılık bir enflasyon pahalılığı da değil. ortada bambaşka bir şey var.
ülke fakirken, dolar fakiriyken her şeyin fiyatı nasıl dolar olarak bu derece artabilir?
0
tchuck
(28.05.23)
Biz o paralari verdigimiz sureve esnaf da bizi tokatlamaya devam edecek. Bu tamamen cikarcilik ekonomisi. Bi fark ettiler zam yaptikca satislar hic dusmuyor iyice arsizlastilar.

Bkz kaynar su kurbaga deneyi
0
floydian
(28.05.23)
@floydian,

kesinlikle sırf bunla ilgili olduğunu düşünmüyorum. ama başka bişeyle de bağdaştıramıyorum.

biz geçen yıllar haftada 1 defa mutlaka bi rakıya makıya bir şeye giderdik. şuan ayda 1 defa bile gitmemeye başladık en basiti. evimizde arkadaşlrı çağırıp oturuyoruz. çevremdeki çoğu insan da böyle. ama belli ki geriye kalan talep bile yetiyor lokantalara. o insanların da ekstra parası var belli ki, para mefhumu onlar için önemini yitirmiş.

ama yine de, cidden anlayamıyorum. ve nereye kadar gidecek bu iş
0
🌸tchuck
(28.05.23)
Ne kadar uzun yazmışsın. Enflasyonist bir ortamda müdahale ile döviz fiyatlarının düşük tutulmaya çalışılması sonucu ortaya çıkan bir durum bu.

Seçimden sonra bazı ayarlamalar yapılacaktır. Sürdürülebilir bir şey değildir. Sürdürülürse turizm gelirleri düşer, ihracat ölür ithalat patlar ve dövizde serbest piyasa ve resmi kur arası makas açılır.

Ayrıca, bu 'Tüketim hiç azalmıyor' lafına sinir oluyorum. Türkiyede zengin köpük bir kesim var. Alışverişi yapan, AVMleri dolduran, yeni İphone kuyruğuna giren onlar ve sen sadece onları görüyorsun.

İstanbulda İlkokula başlamış henüz deniz görmemiş insan yaşıyor bu ülkede. Hayatında hiç dışarda yemek yememiş, hiç tatile çıkmamış, köyünden askere gitmek için ilk kez çıkmış milyonlar var. Sadece köpüğe bakma.

Çelişkiler ülkesiyiz. Köpek bağlasan durmaz ev ilanı paylaşıp 'Gücüm ancak buna yetiyor, Yaşanır mı bu evde' diye duyuru açan insanlarla, 'Fiyatlar ne kadar artarsa artsın tüketim hiç azalmıyor' diyen insanlar aynı platformda yazıyor.

7 duyuru aşağıda 'kasaptan alma olanağım yok' diyen arkadaş varken, gerçekten tüketimin hiç azalmadığını mı düşünüyorsun.
0
Mirket
(28.05.23)
yazdıklarını ben yazmışım gibi okudum. kur farkına rağmen avrupa her türlü daha ucuz.

bu iş hep böyle mi sürecek gerçekten?
soruna gelirsek seçim sonuçlarına baktığımızda çoğunluk bu durumdan memnun. fiyatlar daha da yükselir ve böyle devam eder.
0
scudman1
(28.05.23)
ben en cok havaalanlarina sinir oluyorum, parasiz ögrenciyken erasmusta her havalaninda kahvemi ictim, pogacami yedim, 2-3 euroya, sabiha gökcen de su parasina. dolar 3 lira falandi.

münih havalaninda döner 7-8 euro, Tr'de havaalaninda simit 100 lira.

Ben ekonomik sebeplere baglamiyorum, Türk halkini, bu sinirlarda hapsettiler, hicbir sekilde insanlarin temel seviyede bile sosyal hayati yok. dizi izleyip, sabahta yabancilara hizmete, haftasonu da avm geziyorlar.
0
Coma
(28.05.23)
ya benim sormak istediğim şu:

bu fiyatlarla nasıl devam edilebiliyor? bunu ödeyebielcek insan sayısı yok. olamaz da. avrupada bile bulamazsınız. buna rağmen mekanlar hala kapatmıyor, bu nasıl oluyor? bu nasıl sürebilir?
0
🌸tchuck
(28.05.23)
Öncelikle enflasyon bir sarmal yaratır, fiyatlar yukarı gider, bir şey yapılmazsa da ivmelenme eğiliminde olur zaten. Zira enflasyon bir yandan alım gücünü törpülerken diğer yandan da tüketimi körükler. Fiyatların artacağı beklentisi insanlarda gerekirse gelecekteki geliri harcama pahasına kredi kullanarak, borç alarak da olsa bugün harcama yapmaya sebep olur. Faizlerin yükseltilmesinin sebebi de temelde budur; borçlanma maliyeti yükselince ekonomi soğur, talep düşer, fiyat artış hızı yavaşlar.

Bu denklem içinde "Şerefsiz esnaf" anlatısı yaratmak çok mantıklı değil; tabi ki ensaf maaşlı çalışana göre daha şanslı zira maliyet artışlarını fiyatlara yansıtma lüksü olabilir ancak

1 - Esnaf dediğimiz adam da eğer ürünü yoktan varetmiyorsa hammadde ve işçilik kullanıyor; yani o da sarmalın bir parçası

2 - Nominal olarak gelirler artsa da halkın alım gücünün erozyona uğraması sebebiyle reel gelirler aynı şekilde artmıyor, haliyle bir sürü şirket zombi haline geliyor, üretiyor, işliyor ama finansal anlamda aslında batmış ya da batmak üzere; krediyle, borçla, ödemelerini erteleyerek falan hayatta. Büyük şirketler bu anlamda görece şanslı zira onların nefeslerini tutabilecek, piyasa koşullarını belirleyecek şansı olabilir ama küçük şirketlerin pek şansı kalmıyor.
0
salihdt
(28.05.23)
Alım olduğu sürece satıcı fiyatı yukarı çıkarıyor, etik mi? Değil, ama yasal.

AVM'lerdeki zincir giyim markalarında, basit bir tişört 30 dolar. 40 hatta 50 dolara bile var.

Aynı marka, dünyanın hiç bir yerinde bu kadar pahalı değil. Resmen göz göre göre kazıklanıyoruz, ne zaman ki almayı bırakırız. Bunlar da kira ödeyemez hale gelir, o zaman fiyatlar normale döner bence.

Olay aynı 2. el araç sektörü gibi oldu, ne fiyat yazılsa alıcı çıkıyor çünkü.
0
John Bloor
(29.05.23)
(6)

Samsung s22 vs s23

gotosleep
Selamlar. 2 cihaz arasında kaldım, devrimsel değişiklik olmadığı sürece telefon degistiren bir insan değilim. Yeni bir telefon alma vaktim geldi fakat arada kaldım. Ikisi arasında 7 bin lira gibi bir fark görüyorum, 7 bin fark ödemek bana s22'de bulamadığım neyi verebilir? Bilgisi olanların yardı
Selamlar.

2 cihaz arasında kaldım, devrimsel değişiklik olmadığı sürece telefon degistiren bir insan değilim.

Yeni bir telefon alma vaktim geldi fakat arada kaldım. Ikisi arasında 7 bin lira gibi bir fark görüyorum, 7 bin fark ödemek bana s22'de bulamadığım neyi verebilir?

Bilgisi olanların yardımcı olmasını rica ederim.
0
gotosleep
(22.05.23)
s22 nin şarjı çabuk bitiyor insanlar samsung un değişim programıyla üzerine ekleyip 23e geçtiler, youtube da s22 incelemelerini izle tek sorun şarjı belki de en büyük sorun
0
freebird5406_2
(22.05.23)
S22+ kullanıyorum herhangi bir şarj sorunu yaşamadım (Belki 22'ye ya da belli serilere özgüdür), telefondan çok memnunum. Gerek fotoğraf kalitesi, gerek genel performansı, gerek ekranı; her şeyiyle fazlasıyla işimi görüyor. S22+ ile S23+ arasında 7000 TL olsaydı 22+ alır geçerdim, günlük kullanımda çok ciddi bir fark hissedileceğini sanmıyorum.
0
salihdt
(22.05.23)
gün içinde şarj etme imkanın olmadan telefon elinden düşmüyorsa veya sık oyun oynama alışkanlığın varsa s22'nin batarya performansı üzebilir (internette çok sallayan var) ama ortalama kullanıcıysan yeterli gayet ben kullanıyorum günde 1 tam şarj fazla bile geliyor benim kullanımıma. s23'te 1 üst model işlemci kullanılması dışında en önemli gelişme 128 gb olanda değil ama 256 gb olanda ufs 4.0 depolamaya geçildi. bu telefonlar için ssd gibi düşünülebilir yani yıllardır ufs 3 serisi vardı ufs'de 4.0 hem yazma okuma hızlarını arttırıyor hem de daha az güç harcatıyor. hem bu sebeple hem de bataryada yapılan iyileştirmeyle batarya performansı iyileştirildi.

yani özetle 1 üst model işlemci (ama bunun kullanımda ne kadar farkı olur bilmiyorum), ufs 4.0'a geçiş (bunun da bataryaya etkisi dışındaki etkisi hissedilir seviyede mi bilmiyorum) ve iyileştirilmiş batarya performansı (bunun net hissedildiği söyleniyor) farkları var. 7 bine değer mi bilmiyorum o da senin kararın.
0
semaforo de medianoche
(22.05.23)
Redditte bakinca s22 illallah eden çok insan varken s23 yok.
Ben de telefon bakarken gözüme takildi, s23 alasim var.
0
logisticsmanager
(22.05.23)
Şarj noktasında çekimser kalmıştım, görünen o ki s23 şarj problemi yaşatmıyor. Bir süre sonra kabloya bağlı yaşamak sıkıyor cidden, s23 dünyasına doğru yelken açmalı anlaşılan. 5 sene götürür diye düşünüyorum.

Cevaplar icin teşekkürler, teknik detay icin ayrıca teşekkür ederim @semaforo
0
🌸gotosleep
(22.05.23)
Fiyatlar yanıltıcı. Ben S20 FE aldım. Ben aldığımda A54 yeni cıkmıştı ve benim telefonumdan pahalıydı. Ama benim telefonum daha iyi. Bunun çözümü ihtiyaçlarınızı belirlemek. Benim için güzel fotoğraf çekmek önemliydi. Youtube, Insragram dışında bir şey kullanmam. Siz de böyleyseniz 7 bin TL fazla vermenize gerek yok. Mağazada fotoğraf çekip karşılaştırabilirsiniz fotoğrafları.
0
dissendium
(22.05.23)
(3)

web masterlar

deepex
bir proje için soruyorum Migros carfure gibi marketler ürünlerin güncel fiyatlarını nasıl çekebilirim?ve yasal mı?
bir proje için soruyorum
Migros carfure gibi marketler ürünlerin güncel fiyatlarını nasıl çekebilirim?
ve yasal mı?
0
deepex
(22.05.23)
Servis vereceklerini sanmıyorum. kendin siteden fiyat çekebilirsin. baya bir uğraştırır.
kendi sitesinde yayınladığı fiyatı alman ile ekranı açıp bakman arasında bir fark olmayacağı için yasal olarak bir yaptırım olmayacaktır.
0
rhan
(22.05.23)
Web master değilim ama eğer APIleri yoksa (Ki sanmıyorum olacağını), screen scraping yapmanız lazım. Bu da kapaca istediğiniz web sayfasını yazılım ile alıp, içindeki elementleri tasnif etmek oluyor. Yani mesela "www.migros.com.tr" URL'ini çağırıp burada listelenen ürünleri (Ki genelde hepsi aynı yapıyı kullanıyor olacaktır) çekiyorsunuz. Tabi sayfalar arası gezmeniz vb. gerekebilir; mesela her sayfada 50 ürün varsa, yazdığınız kodun ilk sayfayı çektikten sonra başka sayfa olup olmadığına bakması, varsa tek tek onları da gezmesi gerekli.

İşin hukuki kısmını bilemiyorum; verileri ne amaçla kullandığınıza göre değişebilir herhalde ama yaptığınız şey aslında web sitesini gezmekten ve o halka açık olan bu bilgileri toplamaktan ibaret. Bunu çok sık yaparssanız yasal bir sorun olmasa bile sitenin çeşitli güvenlik mekanizmaları devreye girer ve mesela Captcha girmeniz, IP değiştirmeniz vb. gerekir.
0
salihdt
(22.05.23)
scaper yazar çekersin, çok dert değil.

google gibi yapay zeka kasmak istemiyorsan bütün kategori/listeleme sayfalarını bulup bir indexe atan bir ön scaper yaz (kendin manuel de abanabilirsin).

onu çözebilirsen sonrasında detay ya da listeleme sayfalarından fiyatları çekip ayrıca paginationu takip eden ikinci bir script daha yazarsın ikisi de aynı şekilde çalışacak zaten.

düz curl ile data çekip çalışırsan her siteden data çekemeyebilirsin. örn cepteşok client side rendering ile çalışıyor curl'de boş sayfa döndürür. onu da chromimum ile sayfayı render alıp atlatabilirsin.

kolay gelsin, arkadaşların dediği gibi uğraştırıcı ama yazılıma merakın varsa keyifli de bir iş :)
0
yuto
(23.05.23)
(3)

sözlük bi daha açılmaz mı?

lahmacun
seçim sonuçlarına da bakılırsa?
seçim sonuçlarına da bakılırsa?
0
lahmacun
(17.05.23)
Sözlük kapalı değil ki dönem dönem ismi değişiyor sadece.
0
Zaman Tamircisi
(17.05.23)
Yani kapalı kalması için bahane bulmak kolay, muhtemelen orijinal domain üzerindeki yasaklama yakın zamanda kalkmaz.
0
salihdt
(17.05.23)
doğan medya gibi yandaş birilerine devredilmezse bir daha gerçek anlamda açılamaz.
0
nuisance
(17.05.23)
(25)

rte nasıl bu kadar yüksek aldı sizce?

avatar is back
tamam kendi dar çevremize bakmayalım diyorum ama her yerde ciddi bir değişim isteği vardı, insanlar da o hava vardı. bir kaç akp'li arkadaşım tayyibe oy vermeyecekti ama son seçim vaatleri (maaşları, asgariyi uçuracaz) ve pkk bakanlık alacak söylemleri çok etkiledi gidip verdiler ama bir o kadar da
tamam kendi dar çevremize bakmayalım diyorum ama her yerde ciddi bir değişim isteği vardı, insanlar da o hava vardı. bir kaç akp'li arkadaşım tayyibe oy vermeyecekti ama son seçim vaatleri (maaşları, asgariyi uçuracaz) ve pkk bakanlık alacak söylemleri çok etkiledi gidip verdiler ama bir o kadar da değişimden yana olan, 2015'te falan baya oy verip bugün kk destekleyenler de baya oldu.

geniş perspektiften bakınca ülkenin %70 civarı haberleri hala trt, atv, cnn gibi kanallardan takip edince biraz anlıyor gibiyim ama 5 senede bu kadar da olamaz gibi ya. 2008 krizi bile ülkeyi çok etkilememesine rağmen 2009'da halk cezayı kesti adamlar 47'lerden 38'e düştü. hakeza 2015 haziranı da var.

bugün nasıl olmadı bu? son 5 yılda memuru orta grubu falan bitirdiler ama özellikle esnaf ticaretle uğraşan adam para bastı, ev araba alan alanaydı, bunlar hiç ekonomik kriz falan görüp yaşamadılar bunlar mı desteğe devam etti acaba?
0
avatar is back
(15.05.23)
Asgari ücretli ile özel sektör mühendisi arasındaki maaş farkı 1.5 kat gibi. Benzer şekilde memur, öğretmen vb mesleklerde de oran aynı. Ülkenin %50 si asgari ücretli. Özellikle küçük şehirlerde, anadolu'da asgari ücretli sayısı fazla. Buradan oy almış olabilirler.

Bunun dışında bir kültürleme olayı da var. Daha muhafazakar bir yapı oluştu.

Bir de kriz istanbul'dan uzaklaştıkça çok hissedilmiyor. Urfa'da asgari ücret açıklanınca zurna ve davulla halay çekiyorlar.
0
roe
(15.05.23)
Çünkü ülke böyle. Ülkede milliyetçi muhafazakar bir yüzde 50-55 var. Bunların bir kısmı kırgın ogan vermiş bir kısmı vermemiş gerisi kendisi.

Son aylarda yapılanlar;
Memur işçisine zam
Eyt
Asgarî ücret zam

Dün birinde okudum; deprem bölgesinde biri ben evimde iki çeşit yiyebilirdim burada kahvaltida bir sürü çeşit olur demis. Yani insanlar mutlu işte, mutsuz olan orta kesim falan.

Ha bu arada rte mhp olmadan bir hiç durumunda şu an. Ülkede bundan sonraki dönüş muhafazakar değil milliyetçi olacak gibi MHP+iyip+zafer vs neyse.
0
logisticsmanager
(15.05.23)
yaşlılar vefat ediyor gençler geliyor diyorlardı ama o matematik tutmadı. Ya gençler de benzer dağılımda oy verdi ya da büyük kısmı veremedi. Ki ikinci tur hiç vermezler üşenirler.

Değişim isteği büyük şehirlerde vardı abi ya. Demek ki etkilemiyor/yetmiyor. Ben zaten son aylarda dolar tutulunca gereksiz bi zenginleşme yaşadığımızı düşünüyordum demek ki halk da hissetmiş ve oy getirmiş. Ayrıca asgari ücretli ve emekli tayfanın hayatı pek değişmedi (emekliler eskiden evini aldıysa bi şekilde geçiniyor, küçük şehirde kirada olan pek etkilenmiyor)

Asgari ücretli hep kötüydü hala kötü hep 300-400 dolar civarında gidip geliyor. (dolar enflasyonu vs. düşünmüyorum şimdi çünkü gıda kalitesi düşse de alım gücü benzer, sadece daha kalitesizini alıyor)

En çok etkilenen beyaz yakalıydı, onlar da büyük şehre sıkışmış azınlık demek işte.

Ayrıca rte herkesi yok doğalgaz, gemi, araba, uçak bilmemne şovuyla toparladı. Kendi kitlesini çok iyi tanıyor. Korkuyu da kullandı, rte kalırsa gidişat belli diğerleri gelirse kötü olur gibi algı yarattı sanırım.
0
nhk ni youkosu
(15.05.23)
Binlerce insan erken emekli oldu. Bunu da dikkate almak gerekiyor. Euro yüksek. Yurt dışında yaşayanlar düşmesini istemiyor. Suriyelilere vatandaşlık verildi. Bunlara rağmen Kılıçdaroğlu iyi bile aldı.
0
dissendium
(15.05.23)
1-tamamen dincilere oynadi bu sefer, eskiden yetmez ama evetci tipleri de urkutmeden konuşuyordu bu sefer seriatcisi, tarikatcisi hepsine yürüdü, modern seçmeni tamamen disladi.

2-iki taraf da HDP ve mhp konusunda kumar oynadı, ben de şahsen HDP 15 alır diye bekliyordum, MHP de 5. Bu sebeple akp Kürtleri bütünüyle gözden çıkardı. CHP de tam tersini yaptı. Bundan sonra hiçbir ittifak HDP ve Kürtleri ağzına bile almaz, bundan sonra sonsuza dek ortada kalacaklar ve her ittifak HDP karşıtlığı üzerine yapacak politikasını

3-chp dincilere yürümeye çalıştı ve neredeyse 0 getirisi oldu üstelik MV kaybetti.

Bu tabloda HDP ve mhp konusunda kkya kızmıyorum yani hepimiz şaşırdık şok olduk. Faakat dinciler konusunda başından beri hata yaptığını düşünüyorum. Tamam hdp yi yanına aldın ama bir şekilde ogan ve inceyi de safına cekecektin.
0
sanguine
(15.05.23)
Genel olarak bir sürü şeyin etkisi var sanırım ama bence

1 - Mevcut kitleyi onca yıllık kazanımların kaybı korkusu, muhalefetin parçalı yapısı, TOGG, uçak gemisi, bedava doğalgaz, maaş zamları vb. üzerinden sürekli diri tutup hem katılımı yükseltti, hem de başka partilere kaçacakları azalttı.

2 - Başka partilere oy vermeyi kafayı koymuş seçmenin önüne MHP dışında Yeniden Refah başta olmak üzere çeşitli partiler koydu. Zaten MHP burada "RTE iyi de çevresi kötü" diye düşünen insanlar için iyi bir alternatifken, Yeniden Refah dini hassasiyeti yüksek olan ama AKP'den de uzaklaşmış seçmene opsiyon oldu; mesela bu kitlede "Diğer tarafta da Saadet var" deme ihtiyacı kalmadı.

3 - Son olarak da terörle işbirliği argümanı fazlasıyla vurgulandı. İyi Parti'nin milliyetçi kitleye ulaşmasını engelleyip bunları MHP ile Sinan Oğan arasında seçim yapmaya mecbur bıraktı.
0
salihdt
(15.05.23)
- vatandas yapilan gocmenler
- alevi'ye hicbir sekilde oy vermeyecek kitle
- depremin muhalefete getirdigi rehavet, insanimiz deprem Allah'in isi, kader der gecer faturayi niye lidere kessin ozellikle o bolgenin insani
- trollerin teror orgutu ile muhalefeti iliskilendirmesi. AKP HDP ile ittifak yapsa kardeslik, baris, cozum, Barzani gormekten kusardik 7/24. Ama simdi bizim milletin milliyetci olacagi tuttu birdenbire.
- Sedat peker, muhammet yakutmus, cevheriymis, amerika, ingiltere, bati falan Allah askina agzini acmasin. Bunlarin ne dediklerinin bizim halkta karsiligi yok. Aksine ters tepiyor. Aha bak bizim adama operasyon yapiyorlar, reisi indirmek istiyorlar diye karsi taraf daha da konsolide oluyor.
- Euro kazanip burda yiyen y.disi secmeni. Bunlar oyle kendi halinde tipler degil ha sagda solda Reis soyle, reis boyle, Turkiye cok gelismis, Avrupa'da bulamiyoz, Avrupa'dan iyiyiz diye agizlarindan kopuk saca saca Reis overler saatlerce. Mulayim, kendi halinde reisci gurbetci bir elin parmaklarini gecmez. Adamlar ayakli Reis reklam panosu gibi dolasip reis ovuyorlar, cevresindekiler de bunlari yiyor o ayri.
- devletin tum imkanlarini kullanan partiye karsi yarismak da kolay degil: akp'ye oy vericem deyince, 3 hasta bakici, ambulans aninda hazir ediliyor youtu.be
0
freedonia
(15.05.23)
hakan bayrakçı aylardır söyledi kk ve hdp desteği ile kazanılmaz hdp getirdiğindan daha çok götürür diye.
0
mhmt11226
(15.05.23)
ben chp secmeni olarak kilicdaroglundan hicbisey anlamadim, ve gercekten zor oy verdim. kilicdar fazla bile aldi.
0
wishmaythşngs
(15.05.23)
öncelikle rte ve ak parti yüksek oy almadı kendi standartlarının gayet altındalar bence akp de de bir hoşnutsuzluk hakim mevcut sistemde her şekilde mhp ye tabi oldular.

Bence burda sorgulanması gereken mhp'nin bütün anketleri ters köşe yapması, milliyetçi çizgisi olan iyi parti'nin mhp den oy koparamaması ve hdp'nin oylarının diplemesi yukarıda arkadaşın dediği gibi bu seçim hdp'nin dahili ya da harici olarak ittifaka destek verdiği son seçim sanırım daha da hiç bir parti bu riske girmez.
0
frenk
(15.05.23)
muhafazakar seçmen kürt alevi adaya oy atmıyor olay bu. ayrıca kemik kesimin hayatında değişen bir şey yok. minimum hayatını sürdürdüğü sürece sıkıntısı ideolejiye iniyor. ayrıca iyip örgütleri çalışmamış seçmeni de kkyı kabullenmedi. araştırmacılar ve gazeteciler meydanlara bakıyor ancak pazara gitmeleri lazım.

ben 300 memurun olduğu yerden 10 kk oyu duymadım, çoğu iktidar ve oğana attı. ülkenin ana sorunu halen terör bu gruba göre.
0
mikahakkinen
(15.05.23)
Ulkenin yuzde 70i sagci. Meclisin de yuzde 80i sagci oldu kemal kilicdaroglu sagolsun.
0
baldur2
(15.05.23)
1. secim kazanmak icin yapilan yalan zamlar...evet kur baskisiyla zamlar bugune etki etti ancak yakin zamanda maaslarin cop olmasi olasi.
2.cikartilmamis dogalgazi sanki cikarmisiz gibi gostermek, bu sirada rusyadan dogalgaz odemesi erteletip, sanki turk gazini dagitmisiz gibi hava yaratmak.
3. dunyada butun ulkeler elektrikli araba cikarmaya basladi, dizayni italyadan akusu cinden vs artik cok daha kolay. ama sanki sifirdan bmw yaratmisiz gibi bir algi olusturdular. afganistanin bile arabasi var su an ama halk bunu anlayabilecek durumda degil.
4. tv'de,radyoda 7/24 chp teroristtir propagandasi yapildi. o kadar tekrar ettiler ve karsi cikabilen yok ki artik bu arguman akp secmeninin gozunde gercek oldu.
5. kilicdaroglu'na beslenen duygular da secimde etkili oldu. inaniyorum ki imamoglu olsaydi aday, cok daha fazla oy alirdi. sinan ogan olsaydi mesela o da cok daha fazla oy alirdi. bu kilicdaroglu kotu oldugu icin degil ancak secmenin liderde kendisini gormesiyle alakali.
0
monicapp
(15.05.23)
En büyük sebep bana göre HDP. Çevremde dahi yıllardır CHP'ye oy verenler HDP ile alakalı hassasiyetleri nedeniyle çekinceliydi. Kimi vermedi , kimisi ise zorlama ile verdi. Bence HDP ile olan durum da KK'ya zarar verdi. Götürüsü daha fazla oldu.
0
drako
(15.05.23)
Bu arada not olarak düşeyim; HDP konusunda iktidarın yaptığı propagandanın başarısı burada bile hissediliyor. Ciddi bir muhalif seçmen kitlesi tüm yaşanan sosyal, hukuk, ekonomik olumsuzluklara rağmen kayyumları, HDP'ye oy veren herkesin ötekileştirilmesini, bütün HDPlilerin kategorik olarak terörist olarak nitelendirilmesini falan kabul etmiş, bunun üzerinden altılı masaya kuşkuyla bakmış; Üstelik de HDP gerçek anlamda masanın bir üyesi değilken ve resmi olarak herhangi bir pazarlık yapılmamışken... Öyle bir hava estirildi ki sanki Kemal Kılıçdaroğlu başkan olduğunun ertesi günü ülke bölünecek, Diyarbakır merkezli yeni bir eyalet kurulacak falan filan... Halbuki olsa olsa Demirtaş serbest kalırdı ki onun da teoride başkanla değil, yargının düzgün işletilmesiyle alakası var.
0
salihdt
(15.05.23)
chp'li babamin sinan'i secme sebebi kilicdaroglu, davutoglu, babacan, hdp, kisaca milleti canta da keklik görmeleri. milliyetci oylarin rte'de kalma sebebi
0
Coma
(15.05.23)
Din + milliyetçlik + makarna

Hakir görmüyorum, Türk halkının büyük bir kısmı basit düşünür

Sonuç ortada
0
ditu
(15.05.23)
ilk önce şunu görelim, akp oy kaybetti %34 aldı. akp oyları mhp ve yeniden refaha kaydı. öyle ki mhp+iyip 20'nin üstünde bu demek oluyor ki ikisi birlikte tek parti olsa chp'yi bile geçme ihtimali vardı.

rte'nin %49 alması en büyük şaşkınlık zaten. oğan olmasa ilk turda alırdı. çünkü mhp+oğan vermiş insanlar, ikinci turda rte'ye döner oylar muhtemelen.

sorun şu halk alevi adaya oy vermedi vermiyor. ülkedeki %55 sağ oyu koronadaki yaşlı ölümleri ve deprem azaltmadıysa daha da azalmaz. bu ülkede solun iktidar olamayacağı anlaşılmalı.

hdp bu seçimin kumarı olduğuna katılıyorum. oylarını hep yüksekten gösterdiler. büyük ihtimalle baraj %7 olmasa onun da altına düşebilirlerdi. demek ki sandığımız kadar hdp seçmeni yok. bence bu fark edilmeli buna göre hareket edilmeli.

seçimin kaybedeni net chp'dir, kazananı da yeniden refah. deva, gelecek ve saaadet oy kazandırmadı ki hatta milletvekili kaybetti chp. saadet ve akp oylarının da yeniden refaha aktığını gördük.

bu seçim şunu da gösterdi, rte menderesi de geçti. artık ölümüne kadar rte'nin kalacağı kesinleşti gibi. sevindiric gelişme ise %34e düşen akp oyunun rte'den sonra dağılacağı. bu oyu kim paylaşacak peki gelecekte bu sorulmalı, yeniden refah mı, mhp mi yoksa yeni bir merkez sağ parti mi?
0
Hallegadola
(15.05.23)
bir de akp+rte kadınlardan çok oy oluyor. istanbul sözleşmesi faso fiso. ilk önce halkı okumak gerek.
0
Hallegadola
(15.05.23)
sn @anten

bu yazıyı sözlüğe ref vererek taşıyabilir miyim?
0
nuisance
(15.05.23)
bir nevi aidiyet hissi denilebilir buna sanirim. tahminimce büyük bir kisim insan bu adami sanki aileden biri gibi görüyor, dolayisiyla onu dogrusuyla yanlisiyla aynen kabul ediyor. ne yapilirsa yapilsin bu hissin yok olacagina ihtimal vermiyorum. bu kitle en az %35 civarindadir desek pek gercekdisi olmaz sanirim.

adamin binasi yikildi, evi yok, hala ona oy veriyor. babam yapsa su adamin yaptiklarini tüm irtibati coktan kesmistim ben ama bazi insanlar aileden gördügü kisiyi arada bazen sallantilar, kirginliklar olsa da bagrina basmaya devam ediyor. kisilik meselesi iste.
0
soso
(15.05.23)
ben secimin basindan beri kk'ya saygi gosterdim, ekrem ya da mansur'u aday gostermemesine bir sey demedim, fark edecegine inanmamistim sanirim. ancak dun cikan tablodan sonra, akp'de de degisim isteyen insanlarin olduguna ancak kk degil ekrem olsaydi oy verebileceklerini dusunmeye basladim. mansur yine fark yaratmazdi bence. bir sekilde akp secmeni, degisim isteyen kismi, kk ile ozdeslesemiyor, kk olacagina bu devam etsin diyor bence.

ayrica sinan ogan'in cb olma ihtimalini cok tehlikeli buluyorum, kk cekilmesi durumunda oy vermem muhtemelen.
0
kassiopeia
(15.05.23)
şu tweeti buraya bırakayım, üç aşağı beş yukarı bende bu şekilde düşünüyorum.
twitter.com
0
sealth
(15.05.23)
İki tarafın da oylarını arttırmak için dişe dokunur bir çabası olmadı. Hele akp'nin hiç olmadı.

E nasıl o zaman 4% fark attı dersen cevabı asılında basit;

Kırsalda yaşayan kesim, metropollerde yaşayana benzemez. Kriz çıkar "buna da şükür" der, deprem/afet olur "takdiri ilahi" der, her kesimin gönlünü almak isterim dersin "teröriste oy mu veririm" der ve sonuçta Kılıçdar değil, Clark Kent bile aday olsa maalesef 50%'yi göremez.


Nitekim Kılıçdar 51% ile seçilseydi bile meclis çoğunluğunun yine iktidar elinde olması her şeyi özetliyor.
0
Avoiding The Puddle
(15.05.23)
ben bozulan ülke popülasyonuna bağlıyorum biraz da. yabancılar, mülteciler, sayıları azımsanmayacak kadar fazla.
0
kondansator
(16.05.23)
(6)

İş görüşmesi

dissendium
Merhabalar. İş görüşmesinde değerlendireceğiz deniliyor bazen. Bu değerlendirme gerçekten yapılıyor mu? Değerlendireceğiz denildikten sonra ikinci görüşme yapan ya da direkt işe alınan var mı? Mutlaka vardır ama birinci görüşme ile ikinci görüşme ya da olumlu dönüş arasında geçen süreyi merak ediyor
Merhabalar. İş görüşmesinde değerlendireceğiz deniliyor bazen. Bu değerlendirme gerçekten yapılıyor mu? Değerlendireceğiz denildikten sonra ikinci görüşme yapan ya da direkt işe alınan var mı? Mutlaka vardır ama birinci görüşme ile ikinci görüşme ya da olumlu dönüş arasında geçen süreyi merak ediyorum. Sağ olun.
0
dissendium
(12.05.23)
Türkiye'deki işimde ilk olarak müdürle, sonra ikci ile konuştum. Sonra başka işe girdiler. 3 hafta sonra bunlar aradi "ya biz onay bekliyorduk vs vs" diye.

Şu an çalıştığım yer, tabi Türkiye değil, sabah 9'da konuştum, 10.30'da tamam denildi.

Işe aldığım kişiler;
Ilk olarak birinci görüşme ben ve üst yönetimden bir kişiyle.
Sonra diğer müdür ve üst yönetimden başka kişiyle.
Sonra ik ile.
Bunlar arasında max 1 hafta geçer çünkü zaman kaybedecek Bir şey olmaz.
0
logisticsmanager
(12.05.23)
Çok değişiyor o süreçler; IT özelinde söylemek gerekirse "İyi ya bu aday, olur bence, İK'ya söyleyelim teklif yapsınlar" diye görüşme çıkışı yorum yapan da gördüm, belli sayıda adayla görüşme zorunluluğu koyup, onların tamamıyla görüşme yapıldıktan sonra ikinci, hatta üçüncü tura dönen, sonra da İK'ya neden bir adayın seçildiğini anlattıran şirketler de gördüm.
0
salihdt
(12.05.23)
iş görüşmesi değerlendireceğiz, biz sizi olumlu ya da olumsuz durumda arayacağız denildiyse bilin ki sizi aramayacaklar. kibarca sizi reddetmiştir.

işe alacaklarsa onu belli ederler. hemen 2. görüşme ayarlanır ya da gün içinde dönüş yapılır.

türkiye'de mükakatlar genelde insanları salak yerine koymayla biter.
0
koela
(12.05.23)
burada çoğu zaman kast edilen " biz pozisyonun işe alım sürecini değerlendireceğiz" yani sizi gördük, eksilerinizi artılarınızı beklentileriniz not aldık ama başka adaylar da göreceğiz, sonra onların hepsini açık pozsiyon için değerlendireceğiz.
soruların cevabı pozizyondan pozisyona çok değişir, eğer mavi gözlü zenci arıyorsan ve ilk görüşmeyi onunla yaptıysan 2.yi de göreyim demezsin, bulmuşken alırsın. ama tonla aday görebileceğin pozisyonlarda farklı ilerler. giriş seviye için 1 mülakat yeterken yönetici seviysei için 3 kişiyle 3 farklı görüşme yaparsın, bazı şirketler eşdeğerleri ile de görüştürüyor mutlaka vs..vs.. bin tane değişken var.
genelde pozisyonun kapatılma süresi3 ila 4 haftadır, ilanın çıkılmasından adayla el sıkışılmasına kadar olan süre, buradan değerlendirebilirsiniz.
0
benaslinda
(12.05.23)
Hayatımda sadece bir kere denk geldim, alıma kapalı ama alım olunca sizin cvnizi değerlendireceğiz dediler ve birkaç ay sonra geri arayıp mülaka soktular. Mülakat iyi geçmedi ve elendim ama sonuçta dediğiniz şey gerçekleşti. Ha 1/1000 oran kaale alınabilir mi bilmiyorum, bunun değerlendirmesi de size kalmış.
0
Unde bach canim
(12.05.23)
Aynı gün silsileyi takip ederek ise girdiğimde oldu. Bir aydan fazla süre sonra arandığım da. İhtiyaca göre olabilir. Bazen biraz erken ilana çıkıp geçecek olan sürede doğru insanı arıyorlar. Bazen de hemen başlatıyorlar. Ortalama 3-4 hafta beklerim yine de.
0
mekaniker
(12.05.23)
(8)

Skolyoz hakkında bilgi/deneyim sahibi olanlar bir bakabilir mi?

norules
Merhaba. Fotoğraflarımda, aynada falan sağ omuzumun sola göre daha aşağıda olduğunu görüyorum. Hem önden hem de arkadan çekilen fotoğraflarımda sağıma doğru bir miktar devriklik görüntüsü mevcut oluyor. Ben bunu birkaç yıl önce fark etmiştim ama yapısal bir şeydir diye üzerine düşmedim. Dün bu mevzu
Merhaba. Fotoğraflarımda, aynada falan sağ omuzumun sola göre daha aşağıda olduğunu görüyorum. Hem önden hem de arkadan çekilen fotoğraflarımda sağıma doğru bir miktar devriklik görüntüsü mevcut oluyor. Ben bunu birkaç yıl önce fark etmiştim ama yapısal bir şeydir diye üzerine düşmedim.

Dün bu mevzunun aklıma düşeceği tuttu, biraz internette göz gezdireyim dedim ve bu muhtemelen Skolyoz denilen hadise oluyor.

Şunu merak ediyorum; doktordan "Sende Skolyoz var" teşhisi alınca, hayatımızda herhangi bir şey değişiyor mu? Çünkü benim anladığım kadarıyla çok ciddi, ileri vakalar olmadıkça bunun ameliyatının yapılması tercih edilmiyor. Tedavi olarak da korse tedavisi varmış ama o da çocuklara uygulanıyormuş sanırım. 30'unu geçmiş bir insana korse tedavisi fayda etmez ve uygulanmaz diye tahmin ediyorum. Bilgi sahibi olanlar, ne dersiniz bu konularda acaba?
0
norules
(10.05.23)
Normalde erken teşhis edildiğinde yüzmeye yollanıyor insan ama 30'dan sonra da bu yöntem var mıdır bilemiyorum. Uzman bir doktor yalnızca eğilmenizle skolyoz var mı yok mu anlayabilir, çok yüksek değilse uygun spor egzersiz verir.
0
whoosie
(10.05.23)
hem skolyozu hem de kifozu olan biri olarak tecrübem gittiği yere kadar fizik tedavi, yüzme, spor. doktor bana ameliyat son çare, herşeyi yaptım, ne yaparsam yapayım ağrılarla başa çıkamıyorum dersen o zaman demişti.

fizik tedavi bölümüne gidin onlar yönlendirir. röntgen çekilecektir muhtemelen. her hastanede var mı bilmiyorum ama skolyoz grafisi çekebilen yerleri tercih edin derim. bunda belden boyuna kadar tek seferde çekiliyor. öbür türlü beli ayrı, sırtı ayrı çekiyorlar.
0
inheritance
(10.05.23)
@inheritance Teşekkürler. Bende hiç ağrı yok bu arada, sadece şekil bozukluğu gözlemliyorum.
0
🌸norules
(10.05.23)
Skolyoz olduğunuzu düşünüyorsunuz ama bildiğim kadarıyla insan vücudu 100% simetrik değil o anlamda. Kullandığınız elinizin olduğu tarafın, diğer tarafa göre farklı gözükmesi normal. Ben de aynaya baktığımda sağ taraf ile sol taraf arasında fark görüyorum normal dururken, özel olarak dengelemeye uğraşmazsam.
0
salihdt
(10.05.23)
skolyoz, kifoz ve lordozlu olarak geldim :D Yuzme dedi doktor ama soyle bir sey varki ben zaten normalde de kopekleme yuzerim, o yuzden duzgun yuzemiyorsaniz yuzme cok fayda saglamayabilir. Bende de skolyoza bagli agri yoktu ama bir yamukluk hissediyordum kendimde oyle sordum doktora.
aletli pilates yapin efendim duzgun yuzemiyorsaniz. lordoz ve kifoz oldukca azaldi, postur cok daha duzgun, omuz hareketleriyle de o yamuklugu azaltmaya calisiyoruz.
uzun bir surec ama deger.
0
65 derece
(10.05.23)
Sene 2013 gittiğim spor salonunda antrenörüm bir omzumun daha düşük olduğunu fark etmişti. Çekilen mr ve röntgenler sonucu birbirine ters yönde iki adet skolyozum olduğunu öğrendim :’) Fizik tedavi ve sporla üç dört ay gibi bir sürede omuzlarım birbirine eşitlendi. İşin komiği kardeşler olarak hepimizde bu hastalık var ama düzenli spor yaptığımız için dışarıdan fark edilmiyor. Ameliyatı riskli bir hastalık ve sadece ileri düzeydeki hastalara yapılıyor. Sizin de muhtemelen benimkisi gibi derecesi hafiftir. Yoksa bariz bir anormali görürdünüz.

Tek eksisi inanılmaz bir ağrı yapıyor, bazen omurgamı çıkarıp elimle düzlemek istiyorum, süper gücüm olsa ilk bunu gerçekleştirirdim. Artısı ise üç günden uzun süre spora ara verirseniz ağrılar oluyor. Bu yüzden her daim fit ve canlı oluyorsunuz ister istemez.

Edit: Spordan kastım dandik skolyoz egzersizleri değil. Ciddi ciddi hayatınızda spor olmalı.
0
ruhen hastayim ben
(10.05.23)
Anladığım kadarıyla gözle görünür olsa da ağrı gibi bir sıkıntınız yok.

Yaşlandıkça artmaması ve ağrılı hale gelmemesi için.

Önce teşhis ve hekim tavsiyesi için bir FTR uzmanına görünün. Sonrasında hayatınıza sporu alın. Maddi durumunuz elveriyorsa (en azından ilk zamanlar, fizyoterapistin hoca olarak çalıştığı bir salonda) reformer platese başlayın. Yüzme iyidir, köpekleme yüzmek de, suda sırtüstü dakikalarca yatmak bile çok iyidir. Pilates, fitness salonları ve yüzme havuzlarını hayatınızın bir parçası yaparsanız bir sıkıntı yaşamazsınız.
0
Mirket
(10.05.23)
%45 üzeri eğrilik varsa ameliyat yapılıyor, bu orandan daha düşükse fizik tedavi, ağır kaldırmamak, kilo almamak, postürü düzeltmek vb. öneriliyor. yüzme en çok tavsiye edilen spor, bir de pilates.
0
kafasizbiri
(17.05.23)
(11)

Türkiye'nin ekonomi düzelmesi nasıl olacak

logisticsmanager
Geçen demiştim zaten, çoğu şey Avrupa'dan pahalı. Carrefour Fransa kıyması Türkiye'den ucuz. Mcdonalds vs yüzde 10-15 fark bir şey kalmış. Türkiye'ye tatilz giden malum partili gurbetcilerden bile böyle şeyler duymaya başladık.Şimdi kur düşük desek, yükselse gene fiyat artıracaklar(mi?)Yok kur norma
Geçen demiştim zaten, çoğu şey Avrupa'dan pahalı. Carrefour Fransa kıyması Türkiye'den ucuz. Mcdonalds vs yüzde 10-15 fark bir şey kalmış. Türkiye'ye tatilz giden malum partili gurbetcilerden bile böyle şeyler duymaya başladık.

Şimdi kur düşük desek, yükselse gene fiyat artıracaklar(mi?)
Yok kur normal desek, enflasyon sabit tutup insanların geliri artacak desek bu nasıl olacak anlamadım; hangi şirket Türkiye'de döviz olarak daha fazla para vermek ister? Misal asgari ücret artacak desek e bu sefer ucuz avrupa ülkelerine yaklaşacak (polonya, macaristan, romanya) Bu zaten döviz sabit tutulurken nasıl olacak anlamadım hangi güç ile.


Neyse yani buradan çıkışta süreç nasıl işler?
0
logisticsmanager
(10.05.23)
Öncelikle şu faiz - enflasyon dengesinin yerini bulması lazım bence. Böyle faizi baskılayıp, döviz kurlarını yapay olark belli bir seviyede tutmaya çalıştıkça, üstüne de kur korumalı mevduat gibi bir gariplikle bütçeye açık verdirdikçe ne ödemeler dengesi kaldı, ne de ihracat/ithalat sektöründe doğru dürüst iş yapacak hal. Buradan çıkış sanıyorum ki pek eğlenceli olmayacak; sonuçta o dövizler hiç satılmamış, o oranlar hiç baskılanmamış gibi yapıp hayatımıza devam edemeyiz. Ama yavaş yavaş da düzelmeyecek bir şey değil.
0
salihdt
(10.05.23)
Fiyatların yükselmesinin ana sebebi enflasyonla birlikte aynı zamanda talep. Türkiye'de çok büyük bir nüfus var, bu nüfusun büyük kısmı çok düşük ücretlere geçinirken, kalan kısmı da deli gibi tüketim yapabiliyor. Tüketim yapan kısım buna devam ettiği ve edebildiği sürece o kesime hitap eden fiyatlar artmaya devam edecektir zira arzın kısıtlı olduğu yerde talep oldukça fiyatlar artmaya devam eder. Onun dışındaki nüfus zaten çile çekerek yaşamaya alışmış bir grup o yüzden onların günü kurtarmak dışında bir beklentisi yok.

Bu belirttiğin şeyi çok açıdan incelemek lazım. Mesela üretim sektörü için, eğer üretim maliyetleri burada yüksek olursa, düşük nitelikli sadece ucuz işgücüne dayanan işletmeler türkiyeyi terk eder. Edecek de nereye gidecek, romanya'ya mı, polonya'ya mı? Benim çalıştığım şirket IT sektöründe, türkiye onlar için çok büyük bir pazar, polonya'dan adama türkiye'ye baktırmak yerine türk olan bana daha fazla para verip polonya'ya baktırmayı tercih eder. O yüzden maliyetler yükselse bile türkiye üretim ve insan kaynağı açısından doğu avrupa ve balkan bölgesinde rakipsiz gibi geliyor bana hep.

O yüzden öyle karamsar bakmıyorum, tam tersine şöyle düşünüyorum, türkiye döviz bazında inanılmaz ucuzdu geçtiğimiz yıllarda ve şu an herkes bunun farkına vardı. İstanbul gibi bir şehir bulgaristan'dan, doğu avrupa'dan, ıvır zıvır bir sürü yerden ucuz olamaz ve olmamalı. Mevcutta olması gereken bu, türk insanının alım gücü de döviz bazında arttıkça bu sorun daha görülmez hale gelecektir ve 2000'lerde olduğu gibi döviz bazında avrupalı insanlar kadar kazanan ve harcayabilen nüfusumuz artacaktır.

Genel ekonomi açısından ise en büyük problem ve çözüm KKM. İnanılmaz bir formül ve çok uzun süre ceremesini çekeceğiz, KKM bu kadar cazip olduğu sürece çok uzun süre para basmaya devam edeceğiz bu da enflasyon demek. Ama yavaş bir geçişle bu da bitirilebilir. Dediğim gibi asıl mevzu ülkede güvenilir bir yönetimin olması ve yatırım alması, bunu becerebilirsek çok iyi bir gelecek bizi bekliyor.

Son olarak şunu yazayım: ev fiyatları 2010'larda yine dolar bazında gayet yüksekti. Oturduğum evi mısırlı bir adamdan aldım, 2010'da projeden 200 küsür bin dolara almış. Bana 55 bin dolara satmıştı. Şimdi fiyatı yine 200 bin dolar civarı. Yani aslında bir artış yok, darbe sonrası yaşanan arz fazlasından ötürü bir fiyat dengesizliği oluşmuş.
0
roket adam
(10.05.23)
unidentified floating object
(10.05.23)
Mümkün değil kısa sürede düzelmesi. Zengin zenginleşecek, fakir fakirliğe devam edecek. Şu an evlerimden herhangi birini satarak istediğim ülkenin istediğim şehrinden ev alabiliyorum. Döviz geliri olanın bile ev alması çok zor.

Onun dışında gıda da çok pahalı.
0
roe
(10.05.23)
Bugüne kadar sıkı sıkıya tutulmuş döviz kuru, yeni düzene geçtik diye koyuverilmez. Ne yapılacaksa çoook uzun vadeye yayarak yavaş yavaş yapılacak. Yapılan her şey de genel bir iyileşme ortaya çıkaracak olsa bile beraberinde zorlukları, hatta yıkımları getirecek.

Bu söylediğime de seçim ekonomisinin ve depremin yıkımı henüz dahil değil. Onlarla ilgili henüz bir şey görmedik.

Yani şöyle düşün. Ekonomik anlamda önümüzdeki sürece nazaran şu ana kadar gördüklerimiz pembe bir tablo. Baharı yaşıyoruz. Kış henüz gelmedi.
0
Mirket
(10.05.23)
katma değerli üretimle, üretim fazlasıyla ve çakallıklara, kartele izin vermeyerek. örneğin üretim fazlası soğanı tarladan toplamıyor adam. başka bir ürünü denize döküyor. ya da stokluyor, arzı azalınca fiyatı arttığında satıyor.

insanların geliri artarken ürünlerin de ucuzlaması lazım. money multiplier etkisini ne kadar artırırsak, yani ekonomide para ne kadar fazla dönerse o kadar büyürüz, zenginleşiriz.

yabancıya ev satışını yasaklayacaksın. göçmenleri göndereceksin. ev arzını artıracaksın. iş kurulması için teşvikler olacak. bürokrasi bizim için çok büyük sorun. kaldıracaksın. adaleti tesis edeceksin. bir kere ihaleye fesat karıştırdığı ortaya çıkan ceza alacak ve cezasını çekse bile bir daha ihaleye giremeyecek. aslında caydırıcı yasal önlemler böyle olmalı.
0
gabe h coud
(10.05.23)
önümüzdeki 1-2 senede alım gücü şimdikinden daha kötü olacak.
0
nuisance
(10.05.23)
Hangi siyasetçiden şu vaadi duydunuz ''NEREDEN BULDUN YASASI'' nı ayrım yapmaksızın herkese uygulayacağım ? Bu yasa senin ekonomi kitabının birinci maddesi olmak zorunda başka yolu yok. Bahsettikleri ve bahsedecekleri bütün vaatler fasarya kalır bu yoksa.

Devlet dediğimizin yazarkasası vergi , sen bu yasayı çıkarıp hesap sorar ve ona göre vergilendirirsen zaten çok şey hızlıca değişmeye başlar.

Şu an devletin en önemli gelir kaynağı maaşlı adamdan aldığı vergi, peşinen alıyor ama asıl vergi kaynağı olandan almadığı gibi zırt pırt af çıkarıyor.

Herhangi bir ticarethaneye girin vergi tabelası açıkta olmak zorunda, matrahına bakın ; herif 18 bin tl vergi göstermiş altında 4,5 milyon liralık araba var 10 milyon liralık evde oturuyor.

Sen aldın o herife o arabayı, sen aldın o herife o evi.
0
synax
(10.05.23)
Çok bir şey yapmaya gerek yok; saçma sapan hezeyanlardan kurtulup aptal bürokratları işten atınca zaten olaylar kendiliğinden düzeliyor. Boş koltuk enflasyonla çok daha iyi mücadele ediyor, o derece...
0
babilfish
(10.05.23)
Bu işlerden pek anlamam ama yabancı yatırımcıya güven verdiğin zaman buradaki ucuz iş gücünü kullanacaklardır.Bu da yatırımların buraya akması anlamına gelir.
0
guitarissimo
(10.05.23)
katma degeri uretim yapmayi dusunenler gercek rekabeti bilmiyor kendi kolasini bile yaptirmadar. bu kadar bozulan ve geride kalan durumun duzelmesi durumu zor. degisimi cok az kisi istiyor.
0
abi bi dizi buldum on numara
(10.05.23)
(9)

Hangi işi tercih etmeliyim ?

sassot
İkisinde de teklif yok ama gelecek gibi, olumlu geçtiğini düşünüyorum görüşmelerin.`1.iş ;`çalışma saatleri ; haftanın 6 günü 10-19 arası. 1 buçuk saat mola. pazar günü tatilmaaş: 11 bin tlortam ; evden home ofis çalışıcam, yol derdi yok. şahıs şirketi. direkt patrona bağlıyım. start-up şirketi yeni
İkisinde de teklif yok ama gelecek gibi, olumlu geçtiğini düşünüyorum görüşmelerin.

1.iş ;

çalışma saatleri ; haftanın 6 günü 10-19 arası. 1 buçuk saat mola. pazar günü tatil

maaş: 11 bin tl

ortam ; evden home ofis çalışıcam, yol derdi yok. şahıs şirketi. direkt patrona bağlıyım. start-up şirketi yeni kurulmuş. 5-6 kişi çalışıyor, herkesin görevi farklı.

2.iş ;

çalışma saatleri : haftanın 5 günü 9-17.30 arası. 1 saat mola. cumartesi pazar tatil. şirkete gidip çalışıcam işe gitmek için 7.30 da kalkıp 8 de evden çıkmam gerek. 17.30'da çıktığımda da 1 saatte evde olurum.

maaş : 10 bin tl

ortam: şirket ortamı. kurumsal bir yer. bir ekip var o ekiple birlikte çalışacağım. 20 senelik şirket.
0
sassot
(09.05.23)
2
0
pavlis
(09.05.23)
Ofiste daha çok şey öğrenebilirsin. 2.
0
dissendium
(10.05.23)
2
0
cooperr
(10.05.23)
2. sinde kendine cok daha fazla zamanin kaliyor.
0
hot potato
(10.05.23)
Ben 2'yi seçerdim. 1000 lira daha fazla kazanmak için değmez bence 6 gün çalışmaya. Ayrıca homeoffice çalışmaya da eksi olarak bakıyorum. Yaşam alanının ve iş yerinin ayrı yerlerde olması taraftarıyım.
0
la haine filmindeki aynali sahne
(10.05.23)
Startupların işi, aciliyeti, stresi bitmez... Eğer gelecek vaadeden bir şeyse, orta-uzun vadede büyüyen bir şirketin önemli bir çalışanı olacağını düşünüyorsan idare edebilir. Öyle bir durum yoksa ben de ikinciyi seçerdim.
0
salihdt
(10.05.23)
2 diyorum ben de. Ofise gittiğinde bişeyler öğrenebilme ihtimalin daha yüksek. 1.sinde olur da kimse senle ilgilenmezse (ki yüksek ihtimal) çok zorlanırsın.
0
plutongezegendegilmi
(10.05.23)
2 kesinlikle
0
floydian
(10.05.23)
2, 1000 lira için cumartesilerinizi feda etmeyin.
0
kobuzchu kiz
(10.05.23)
(8)

Tüm takım imzalı forma yapımı

hayati cozemeyen adam
Sevdiğim bir abim kıyak geçerek bana trabzonsporun tüm takım imzalı formasını gönderdi babam için ( kendisi hasta trabzonsporlu bir maraşlı ) babam diyor ki bu imzalı formaları çoğaltıp basıyorlar arkaya isim yazıyorlar yani hepsi için ayrı imzalamıyorlar, ben de diyorum ki özellikle imzalıyorlar o
Sevdiğim bir abim kıyak geçerek bana trabzonsporun tüm takım imzalı formasını gönderdi babam için ( kendisi hasta trabzonsporlu bir maraşlı ) babam diyor ki bu imzalı formaları çoğaltıp basıyorlar arkaya isim yazıyorlar yani hepsi için ayrı imzalamıyorlar, ben de diyorum ki özellikle imzalıyorlar o yüzden değerli. yani isim soyismini görüp de imzalamışlardır.

Hangisi doğru acaba ?
0
hayati cozemeyen adam
(09.05.23)
Formayı at bakalım :)
0
freebird5406_2
(09.05.23)
Hazır imzalı forma ile ıslak imzayı formayı bariz anlayabilmeniz lazım, zira polyester üzerine kalemle atılan imza ya da yazılan yazı ister istemez bir miktar dağılır, arkadan gözükür, vb. Baskı imza ise dümdüz durur. Yanlış bilmiyorsam bu imza olayında formayı tesislerin girişinde bırakıyorlar, sporcular gelirken imza atıp geçiyor. Muhtemelen standart hale gelmiştir.
0
salihdt
(09.05.23)
Trabzonspor orjinal imzalı forması olan taraftar olarak babanın dediği de doğru orjinal imzalı formalar da mevcut..
görmek lazım
0
deepex
(09.05.23)
eksiup.com

Link buyrun :)
0
🌸hayati cozemeyen adam
(09.05.23)
Yok ya gerçek imzalı bence. Baskı gibi gelmedi hiç.
0
chicha_v2
(09.05.23)
sponsorun ustunun kapanmamasi tesaduf olamaz. baski diyorum.
0
buenosdias
(09.05.23)
@buenosdias abi vestel yazısının üstüne niye imzalasın:) bence normali öyle olmaması zaten.
0
🌸hayati cozemeyen adam
(09.05.23)
Bro böyle baskı mı olur şekilsiz şemalsiz zaten imzaların çoğu, hadi her şeyi geç sağ alttaki Y'nin noktasındaki mürekkep bile akmış biraz, bildiğin ıslak imza işte.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(09.05.23)
(3)

Cv’de sigortasız çalışılmış birer yıllık iki iş yazılmalı mıdır?

psmstc
1 yıl bir yerde bir yıl başka bir işyerinde sigortasız çalışmalar yazılmalı mıdır? Gir-çık yapmış sürekli gibi bir imaj olur mu yani?Yoksa iki yıl çalışmadım şeklinde boş kalması CV için daha mı uygun olur? Şimdiden teşekkürler.
1 yıl bir yerde bir yıl başka bir işyerinde sigortasız çalışmalar yazılmalı mıdır? Gir-çık yapmış sürekli gibi bir imaj olur mu yani?
Yoksa iki yıl çalışmadım şeklinde boş kalması CV için daha mı uygun olur? Şimdiden teşekkürler.
0
psmstc
(09.05.23)
Çalıştıysan yaz abi. CV dediğin devlete verdiğin resmi bir döküman değil ki.

Kimse araştırmaz ama "ya bu adam sigortasız da çalışıyormuş" imajı vermek istemiyorsan ekleme. Ama araştırmazlar zaten yani.
0
plutongezegendegilmi
(09.05.23)
Yazılır her halukarda bence. CV'nin olayı sizin iş deneyiminizi göstermesi, hukuki bir doküman değil.
0
salihdt
(09.05.23)
yazılabilir
0
gadlemler
(09.05.23)
(3)

Kıdem tazminatıyla ilgili bir soru

karayel
2008 öncesi girişlerde 25 yıllık sigortalılık deniyor.Mesela biz 25 yılın 20 yılını kendimiz ayrılırak geçirdiğimiz bir çalışma şekli olsun. Kendimiz ayrıldığımız için hiçbir yerden tazminat almamışız.Son çalıştığımız şirkette 5 sene çalışarak kıdem tazminatı almaya hak kazanmışız ama birlikte çalış
2008 öncesi girişlerde 25 yıllık sigortalılık deniyor.

Mesela biz 25 yılın 20 yılını kendimiz ayrılırak geçirdiğimiz bir çalışma şekli olsun. Kendimiz ayrıldığımız için hiçbir yerden tazminat almamışız.

Son çalıştığımız şirkette 5 sene çalışarak kıdem tazminatı almaya hak kazanmışız ama birlikte çalıştığımız iş arkadaşımız o şirkette 25 yılını doldurduğu için 25 yıllık tazminat alırken biz 5 yıllık tazminat alıyoruz.

Bu sistem saçma değil mi arkadaşlar?

Ben kendimi geliştirmek adına 500 tane işte çalışayım burada memur gibi çalışan adam benden fazla para alsın?

Ne diyorsunuz?
0
karayel
(08.05.23)
Mevcut haliyle saçma değil çünkü kıdem tazminatını şirket ödüyor. Düşününce sadece 5 yıl çalıştığınız şirketin size 25 yıllık tazminat ödemesi saçma olurdu. Hükümet aslında bunu değiştirmeye ve kıdem tazminatını devlette biriktirecek bir sisteme geçmeye çalıştı; ancak oradaki sorun da şuydu, toplamda ödenecek tutar düşüyordu. Yanlış hatırlamıyorsam kıdem tazminatından faydalanma şartı da işten ayrılmadan çok sadece emeklilikte ödenecek şekle getiriliyordu; böylelikle işçi işsizliğe karşı maddi açıdan daha korunmasız kalırken işveren hali hazırda kıdem tazminatını işçinin çalıştığı süreye göre ödediği için işçiyi daha kolay gözden çıkartabiliyordu.

Özetle; mevcut sistem mükemmel değil ancak bunu "Her çalışılan yıl için sistemde para biriksin, böylelikle iş değiştirildiğinde kıdem sıfırlanmasın" şekline getireceksek de işçinin ne kazandığı, ne kaybettiği iyice tartışılmalı.
0
salihdt
(08.05.23)
Saçma değil.
Kıdem tazminatının "ek para alma hakkı" değil işler yolunda gitmezse diye orada duran bir "güvence" olduğunu düşünürseniz neden saçma olmadığını anlarsınız.

Patron yönünden de bakmayı deneyin. 25 yıldır güvenilir bir şekilde her zaman şirketinizde çalışmış birinin olması o firma ve patron için çok kıymetlidir. Patrona sorsak 25 değil 50 yıllık tazminat vereyim de böyle çalışanlarım olacağına emin olayım der.

Siz kendinizi geliştirmek için 500 tane işte çalışırken her iş değiştirmenizde 10 dolar fazla veren şirkete geçtiyseniz o diğer arkadaşınızdan 5000 dolar daha fazla kazanıyor olursunuz. Bu da zaten 4-5 ay içerisinde o şanslı arkadaşınızın çalışma hayatı boyunca sadece 1 defa alacağı paradan daha fazla para eder.
Konuya baktığınız yeri değiştirin.
0
michael_knight
(08.05.23)
asiri sacma bir bakis acisi. bu durum sizi koruma amacli bir sey aslinda.

is yeri degistiriyorsaniz zaten maas artisiniz vardir. 10% diyelim. bu zaten yillik 1 maas skalasinin üzerine cikariyor kaybinizi.

kendinizi gelistirmeniz size fayda saglar ve daha iyi kazanmaniza neden olmali. bu da size finansal cikar sagliyor. degistirdiginiz is cikmaniza degmiyorsa cikmayin.

ben yönetim danismanligi yapiyorum, isten cikacak kisileri belirlerken mesela bu bir kistas benim icin. 25 yildir sirkette olan birinin katkisi ile 3 senedir orada olan bir degil. duruma, sektöre, kisiye bagli olaran 25 maaslik tazminat para findik fistik parasi gelir, 3 yillik calisani tutup, 25 yilligi cikarirken. ben genelde dinamizmden yanayim ama bunu hesaplarken dikkat etmek lazim.
0
bora benim lan aslında
(08.05.23)
(17)

Kötülük döner dolaşır sahibini bulur mu?

sassot
soru başlıkta
soru başlıkta
0
sassot
(08.05.23)
bulur.
0
tantunisultansuleyman
(08.05.23)
Bulur. yıllar geçse de bulur.

Ayrıca bir filmizden dolayı zarar gören bir hak sahibi varsa uygun dille konuşmak, özür dilemek gerekir.
0
diyecevaplandı
(08.05.23)
Hayır :d
0
ruhen hastayim ben
(08.05.23)
Bulmaz... Yaptığı kötülüklerin bedelini ödemeden gayet güzel hayatlar yaşayıp ölmüş bir sürü insan var. Ancak şöyle bir mantık yürütebiliriz; kötülük dediğimiz şey çoğu zaman kendine denk bir tepki oluşturma ihtimali taşır (Birine yumruk atarsan, yumruk yeme ihtimalin artar), bazen illegaldir, bazen ciddi risk almayı gerektirir; haliyle bu büyük riskleri tekrar tekrar alan kişi bir noktada işin matematiği gereği kaybeder. Bunu "Su testisi su yolunda kırılır" diye de yorumlayabiliriz. Ancak bu "Döner dolaşır sahibini bulur" şeklinde bir kesinlik belirtecek şekilde olmak zorunda değil.
0
salihdt
(08.05.23)
bulur :D
ama düşndüğün şekilde değil.

çok detaya girmeden, aslında saf kötülük diye bir şey arama, çok nadir. kötülük dediğin şey büyük oranda insanın bencilliği ve aç gözlülüğü.
dolayısıyla, silahla yaşayan silahla ölür gibi düşün. bu şekilde yaşayan insanlar da benzer durumlara maruz kalırlar. ha, bu verdiği sıkıntının cezasını görür şekilde olmaz. ama kazık atan biriyse, etrafında böyle insanlar olur, sürekli tetiklte olmak zorunda kalır vs. yoksa sana kazık attı, hayatını kaydırdı, onun da başına bir şey geldi ve pişman oldu diye bir şey düşünme :D
yani olay aalet, bedel ödeme değil, seçtiği hayatın dinamikleriyle yaşamış olmak.
0
kisa
(08.05.23)
bulmaz.
0
gabe h coud
(08.05.23)
Bunu bekleyeni bulur.
Ayrıca bekleyenin evi başına yıkılır, diğerini bulsa da cornetto disk alır dondurma kısmı betona yapışır.
0
pavlis
(08.05.23)
Sirlar dunyasi'nda oluyor o durumlar, gercek hayat oyle degil.
0
freedonia
(08.05.23)
bulmaz.
her insanın başına bir kötülük gelebilir tabi; bunu da insanlar karmaya, ilahi adalete bağlarlar.
0
lazpalle
(08.05.23)
Hep kaybeden insanların avuntusu olan bir batıl inançtır o.
Aslı astarı yoktur.
0
Mirket
(08.05.23)
hayır. dünyada çok fazla iyilik ve kötülük yapılıyor, bunlardan bazılarına belli sıralarla rastlamak kaçınılmaz.
0
engelbert humperdinck
(08.05.23)
Kısa +1
0
abelardo
(08.05.23)
kısa +1

ayrıca kötülük yapanlar kendini çok akıllı sananlar, ama herkes bir yerde hata yapar, hatasının bedelini öder aslında kötülüğünün değil.
0
Hallegadola
(08.05.23)
Hayır.
Öyle olsa birileri binlerce insanın ölümüne sebep olup sarayda yaşamaya devam etmezdi.
0
vizivozo
(08.05.23)
kesin
0
debian
(08.05.23)
Hayır. Kesin bilgi. Yayalım. 100 taneden 1 tanesinin başına gelince "bak işte kimsenin yanına kar kalmıyor" denir. Burç muhabbeti gibi.
0
nawar
(08.05.23)
Böyle bir şey gerçek olsaydı, Kenan Evren 96 yaşına kadar yaşamazdı.

Ama herkes ektiğini biçecektir bir noktada, o doğru.
0
Avoiding The Puddle
(08.05.23)
(13)

Para biriktiremedim ve kendimi suçlu hissediyorum

tchuck
geçen sene yurtdışına döviz bazlı iş yapmaya başladım. gerçekten elimi çok rahatlattı.ben işe girdikten 3 ay sonra, doların önüne set çekildi. dolar artmamaya başladı. ama her şeyin fiyatı uçtu. yediğim iskender 85 liradan 200 liraya geldi. yediğim et 100 küsur liralardan 400 liralara geldi. peynir
geçen sene yurtdışına döviz bazlı iş yapmaya başladım. gerçekten elimi çok rahatlattı.

ben işe girdikten 3 ay sonra, doların önüne set çekildi. dolar artmamaya başladı. ama her şeyin fiyatı uçtu. yediğim iskender 85 liradan 200 liraya geldi. yediğim et 100 küsur liralardan 400 liralara geldi. peynir keza aynı. aldığım nefesten ödediğim aidata kadar her şey. o günden bugüne dolar %10-12 arası anca arttı.

biraz da yılların vermiş olduğu yaşamamışlık nedeniyle para da harcadım açıkçası. tatilidir, almak istediklerimdir vs.

neyse;
işin özeti şu oldu. ilk maaşımı aldığım dönemler paranın yarısını kenara atıyordum ve biriktiriyordum. döviz artmıyorken enflasyonun %200lerde dolanması sebebiyle zamanla önce para atamamaya başladım, sonra kenardaki paraları yemeye başladım. aynı süreçte türkiyede çalışan arkadaşlarım en az %70-80 zam alırken, ben haliyle hiç zam alamadım.

bu durum beni perişan etti.
açıkçası iyi para biriktirebilmeyi amaçlıyordum 1 yılda. neredeyse hiçbir şey birikemedi. arada yaşadıklarım kâr kaldı, hepsi bu.

kendimi bu konuda kötü hissediyorum. arada yatırım mı yapsam diye düşünüyorum ama öyle bir rahatlığım da yok gibi hissediyorum.

sizce önümüzdeki dönem daha da mı imkansız biriktirmem?
veya sizce kredi kartı ve kredi limitlerimi zorlayıp altın falan mı alsam? önümüzdeki dönem döviz artarsa onların taksitlerini ödemem kolay olur vs.

biraz saçma bir başlık oldu ama, bu durum bana çlok koyuyor. o yüzden yazmak istedim
0
tchuck
(08.05.23)
Bir yıl çok uzun bir zaman dilimi değil; biriktirseydiniz de astronomik bir para olmayacaktı. Kendinizce güzel vakit geçirmişsiniz, bence çok da kötü hissetmenizi gerektirecek bir şey yok. Seçim sonrası dövizin artacağı bekleniyor; bence orta vadede Türkiye'de dövizle para kazanmak TL ile kazanmaktan her şartta daha iyi. Bunun tam tersinin geçerli olması için TL'nin döviz karşısında ciddi değerlenmesi lazım ki bunun olması da kısa vadede çok olası gözükmüyor. Dolayısıyla zaman içinde para biriktirme kapasiteniz bence tekrar artacaktır.
0
salihdt
(08.05.23)
1 yıldan bahsediyorsun. 70 yaşına gelmiş de ortada kalmış değilsin. tekrar çalışır tekrar kazanırsın. hiç değilse gönlünce harcamışsın, birine borç verebilirdin geri vermeyebilir ve o harcayabilirdi, kumar gibi alışkanlıklarda hiç edebilirdin, en kötüsü belki sağlık harcaması yapabilirdin. zaten 1 yılda biriktireceğin en fazla ne olabilirdi? tr’de aşağı yukarı çoğumuz aynı durumu yaşıyoruz. boşver.
0
deartheodosia
(08.05.23)
Sürekli her yerde para konuşuluyor, hem enflasyon konuşuluyor çok haklı olarak hem de bir kısım maalesef ağır görgüsüz insan şurdan buna girdim, burdan beşe ona katladım diye kafa ütülüyor. Sizin gibi buradaki maaşlı çalışana göre bayağı avantajlı döviz kazananlar bile maalesef söylediğiniz gibi bir suçluluğa kapılıyorlar. Kapılmayın. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın.
0
sibertenik
(08.05.23)
geçen geçmiş artık, keyifli bir 1 yıl yaşamışsın şu kriz ortamında :)

senin yerinde olsam TL borçlanarak mal edinirdim. (araba, arsa vs.)
0
brkylmz
(08.05.23)
perişan olma sebebin döviz bazlı maaş alıp, gönlünce gezip tozup hayat yaşayıp para biriktirememek mi :) gayet iyi yapmışsın ilk defa iyi para kazanmaya başlayınca insan kendine de yatırım yapıyor ve yapmalı zaten. gezmek tozmak bunlar boşa giden paralar değil bence. bundan sonrasına bakacaksın, dövizi enflasyonu suçlayıp kolaya kaçmaktansa harcamalarını kontrol edeceksin gayet basit. güzel 1 sene geçirdiysen hiç düşünme.

harcadıktan sonra değil harcarken düşünmen lazım.
0
roket adam
(08.05.23)
sadece para biriksin diye mi biriktirmek istiyorsunuz? bir amacınız yoksa motivasyonu bulmak zor olabilir.
0
bohr atom modeli
(08.05.23)
suclu hissetmen normal ve dogru. rasgele para harcamak = kendine yatirim degil bence. bunu ilerisi icin ders olarak al. eger soylendigi gibi normalde kenara para atacak disiplini kendinde bulamiyorsan hedef koymak (1 senede bilmem kac dolar birikecek gibi) veya ev arsa tarzi bir sey icin borclanip onun borcunu odemek mantikli olabilir.
0
hot potato
(08.05.23)
arkadaşlara ek olarak sadece bir madde söyleyeceğim ki bir daha böyle bir şey yaşamayın;
yüksek enflasyonda harcamalarınızın artması normal, burada limiti zevkinizi düşünerek biriktirdiğiniz parayı harcamaya koymak lazım. o parayı geleceğiniz için biriktirdiniz, zevkiniz için harcayamazsınız. acil durumlar-emeklilik-ev peşinatı gibi durumlar dışında o paraya dokunmamanız gerektiğini anlamanız gerekiyor yoksa sürekli aynı şeyi yaşarsınız. zevk harcamalarının sınırı yok ne de olsa.

burada ciddi bir hata yapmışsınız, bir daha yapmadığınız sürece sorun yok.
0
montreal
(08.05.23)
bütçeni yapamıyorsan en iyisi aktiflerini artırmak için borca girmek. prim yapmamış yerlerden bulabilirsen bir kaç milyonluk ev al. eurobond al.

telafi edersin, üzme kendini.
0
gabe h coud
(08.05.23)
Dövizi saldiklarinda, maaşın çat diye 1,5-2 katına çıkınca düzelir moralin :)
Ben de senin gibi doviz kazanıyorum, dediğim olayın olmasını bekliyorum.
Bu sırada olabildiğince tl borclaniyorum, sana da öneririm.
0
sckxyss
(08.05.23)
Kredi çekip ev al hocam.

Onu ödediğin sürece "kenara çok fazla para atamıyorum" diye hayıflanmana gerek yok, çünkü zaten durduğu yerde değerleniyor baya.
0
plutongezegendegilmi
(08.05.23)
Türkiye bir şekilde herkesi cezalandırıyor :D Normalde döviz kazanan kraldı ama dediğin gibi son yıl tam tersi oldu. Biz de eşimle şeye çok şaşırıyoruz, normalde hiç alamadığımız kadar dolar alıp biriktirebiliyoruz çünkü dediğin gibi dolar tutuldu ama tl olarak zamlar daha yüksek kaldı. Şu an büyük kriz olsa da eskiden kazanamadığımız doları kazanıyoruz sanki. İşler garip şekilde ters.

Sen yine uzun vadede iyi duruma gelirsin ama doları tutmaları sana patlamış. Çok sürdürülebilir değil ve tutulamadığında büyük hareketler yapıyor. Bu arada evet kredi kartıyla/krediyle borçlanmak mantıklı. Dolarını bozmayıp kartın minimumunu ödeyerek devam edebilirsin en mantıklısı o bence. Parası olmayan için sıkıntı ama sen paranı değeri altında bozmamak için bunu yapmış olacaksın.

edit: suçlu hissetme, senin durumun "ev aldım kiraya verdim %25 zam yapıldı kendimi suçlu hissediyorum" demekle aynı. Senlik bişey yok aslında ama şartlar çok kötü.
0
nhk ni youkosu
(08.05.23)
En iyisini yapmışsın boşver.
0
primetime
(08.05.23)
(2)

Enteresan bir denk gelme? Böyle bir çete var mı?

fakat
Biraz komik... Beni arayan numaraları kaydetme gibi bir özelliğim var, kaydettikten sonra WhatsApp'tan bakarım ona göre açarım:) şimdi gece gece öylesine dolaşırken zamana yayılan bir şekilde beni arayan bazı numaralarin profil resminde çocuklu benzer pozlar dikkatimi çekti. Böyle bir tesadüf entere
Biraz komik... Beni arayan numaraları kaydetme gibi bir özelliğim var, kaydettikten sonra WhatsApp'tan bakarım ona göre açarım:) şimdi gece gece öylesine dolaşırken zamana yayılan bir şekilde beni arayan bazı numaralarin profil resminde çocuklu benzer pozlar dikkatimi çekti. Böyle bir tesadüf enteresan geldi ne yalan söyleyeyim. Sizce de bı gariplik var mı bunda? Adamlar beni aramışlar farklı zamanlarda, profil resimlerinde de çocuklarıyla arkalarını dönüp yürürken çekilmiş fotoğraf koymuşlar. Tırstım he, umarım basit paranoyadir.
0
fakat
(08.05.23)
Örneklem çok küçük; tesadüf ve muhtemelen seçici algı. Bahsettiğiniz şey de çok anormal bir şey değil; evli, çocuklu insanlar genelde benzer fotoğraflar kullanıyorlar. Profillerde üçgen içinde göz vb. gibi şekiller görürseniz endişelenin ama, o zaman iş ciddi demektir.
0
salihdt
(08.05.23)
Ne bileyim ben, dedim organ mafyası peşimde, şakaya aliyorum ama ciddi de düşünüyorum :)
0
🌸fakat
(08.05.23)
(3)

Takımla Uyumluluk mu, Takımında Öne Çıkan Olmak mı İyidir?

onkiloversemtamamım
Merhaba, ben aslında başarı odaklı olduğum için, kendi fikirlerimin doğruluğuna daha çok önem verip, güzel fikirlerle takımı yönlendirip bu sayede başarıya ulaşabileceğime inanıyorum. işe alım mülakatlarında bunun dengesine bakıyolar ama bi tarafta çok submissive olurum, diğer tarafta da kompleksli
Merhaba, ben aslında başarı odaklı olduğum için, kendi fikirlerimin doğruluğuna daha çok önem verip, güzel fikirlerle takımı yönlendirip bu sayede başarıya ulaşabileceğime inanıyorum. işe alım mülakatlarında bunun dengesine bakıyolar ama bi tarafta çok submissive olurum, diğer tarafta da kompleksli ve dominasyon kurmaya çalışan uyumsuz insan olurum diye çekiniyorum. Bunun dengesi nasıl olmalı? Sizin çalışma gruplarınızda sizce hangisi daha önemli? Takımla uyumlu olup başarıya ulaşmak mı yoksa takımın öne çıkanı olmak mı iyidir?
0
onkiloversemtamamım
(06.05.23)
Temel esaslara bağlı kaldıktan sonra takımla uyumluluktan bahsedilebilir.
Bu arada arada zaten en iyisini yaptığınızı düşünüyorsanız bir süre sonra farkedilirisiniz.

Bilgi, yetenek olduktan sonra kalabalık arasında onlar gibi sırandan biri olmak, bu şekilde ömür sürmek şu an olmasa da ileride kişinin en azından hayıflanmasına sebep olacaktır.

Çoğumuz aslında alışkanlıklarımıza ve çevremizdekilere biraz daha fazla bağlı olduğumuzdan, aslında hak edebileceğimiz çoğu şeyleri baştan kaybediyoruz.
0
diyecevaplandı
(06.05.23)
Takımda neyle öne çıktığınız önemli; "Güzel fikirlerle takımı yönlendirmek" demişsiniz mesela, o fikirlerin güzel olduğuna kim karar verecek. Takımda kendi fikirlerinin daha güzel olduğunu düşünüp de takımı yönlendirmeye çalışan başka biri daha varsa ne yapacaksınız?

Sektör vb. tabi ki önemli ancak çalışılan ekibin ahengini bozmamak önemli bir nitelik. Bu da aslında fikirlerinizin ne kadar iyi olduğundan bağımsız takım arkadaşlarınızla olan iletişiminizle alakalı bir şey. Yani işinizde iyiyseniz ve ekibinizle de iyi bir iletişim kurarsanız işiniz kolaylaşır.

Bu arada yine işine vb. göre de, başarıyı nasıl değerlendirdiğinize göre de değişir tabi ancak bir işi iyi yapmanız, örneğin terfi alacağınızı ya da daha iyi maaş alacağınızı falan garanti etmez. Bazı durumlarda bunlar kişisel performansınızla bağlantılı olmakla birlikte networkünüze, yöneticinizle iletişiminize, kendinizi nasıl pazarladığınıza ya da bazen tamamen doğru zamanda doğru yerde olmanıza bağlı olabilir.
0
salihdt
(06.05.23)
takımın ihtiyacına göre değişir. gerçek hayatta siyah ve beyaz yok bunu kabul etmek lazım.

futbol takımı kurdun, messi'yi mi ronaldo'yu mu alırsın? takım makine gibiyse messi'yi, ortalamayı yükseltmek istiyorsan ronaldo'yu alırsın. bazı takım oyuncuları ekstra bir şey katmaz ama var olanı zor da olsa bir üst noktaya taşır. bazıları ise kötü olan bir şeyi iyiye taşır. ikisi de kolay değildir.

mesela öss'de 100 binden 20 bine çıkmak için de büyük çaba gerekir, 20 binden 3 bine çıkmak için de. farklıdır ama bunlar için gereken çalışma yöntemleri.
0
bohr atom modeli
(06.05.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.