Giriş
(11)

Asiri pahali gida ürünleri ve boykotlar

Yourcousinmarvinberry
Son birkaç gündür ekside bu tarz basliklar var malum.Peki normalde ticaret bakanligina fahis fiyatli ürünler ihbar edilemiyor muydu ?
Son birkaç gündür ekside bu tarz basliklar var malum.

Peki normalde ticaret bakanligina fahis fiyatli ürünler ihbar edilemiyor muydu ?
0
Yourcousinmarvinberry
(21.04.24)
Türkiye'deki gıda enflasyonu, maliyetten kaynaklanan bir enflasyon. Sebepleri şurada uzun uzun anlatılıyor.

www.youtube.com

Ha, bu arada fırsatçılar var mıdır? Vardır elbet. Ama çözüm kısa sürelerde boykotlarla gelecek gibi değil. Bu ülkede soğan depoları basıldı, Bim'ler taşlandı falan. Şimdi de bu boykotlar bana çok komik geliyor. Kahveci protesto ederek Gazze katliamını durdurmak gibi bir şey.

Ayrıca serbest piyasa ekonomisinde fahiş fiyat diye bir şey nedir, onu da bir türlü anlayabilmiş değilim.
0
Mirket
(21.04.24)
Piyasa fiyatının uçuk derecede üstündeki ürünleri şikayet edebiliyorsunuz. Atıyorum aynı marka model ve aynı donanıma sahip bir bilgisayar 3 yerde 20 bin lirayken başka bir yerde 60 bin liraysa o 60 bin olanı şikayet edebiliyorsunuz.

Ama restoranlarda piyasa fiyatının kendisi sorun olmaya başladı. Birçok insan 25-35 bin arası maaşla çalışıyor. Daha doğrusu bu maaş aralığındaki insanların gittikleri mekanlar artık onlara lüks gelmeye başladı. Yeme ihtiyacını karşılamak için değil de biriyle vakit geçirmek için gittiğiniz tarzda mekanlarda bir yemek kişi başı bin lirayı bulabiliyor rahatlıkla. Çoğu yerde bunun üstüne çıkabilirsiniz artık istisna sayılmaz bu.

1000 lira da 35 bin için aylık kazancınızın %3'e yakın bir kısmı ediyor. Ayda iki kere dışarda yeseniz maaşın %6'sı gitti. Bu mekanlar ki birkaç sene önce sürekli gidilebilen yerlerdi. Bu tek kişi için böyle, ailecek gitmek bambaşka bir hikaye oldu.

Sorun yönetimdedir, işletmecidedir, insanların kendisindedir önemli değil artık. Bu durum rahatsızlık uyandırıyor. Dolayısıyla bakanlığa şikayet bir yöntem olsaydı bile insanların sadece bunla yetinmek steyeceğini sanmam.
0
akhenaten
(21.04.24)
Şikayet yapılabilir.

Ama bunların kesin çözümü, bakanlık eliyle merkezi bir fiyat takip sistemi.
Bilmem hangi ilin hangi ilçesinde bir market/dükkan/galeri fiyatta yaramazlık yaptığı an Ankara'dan görünmeli.
Tüm hepsi anlık takip edilmeli.
Yapanlar/failler fotoğraflar video ile tvlerde ifşa edilmeli. Halk kendisine fahiş fiyattan ürün satanları, stoklayanları yakından tanımalı.
Bu hususta hukuki düzenlemeler olmalı.
Hep TV'den tanıdığımız sadece sanatçı siyasetçi zengin vs. değil halkın cebine göz diken, kanuni boşlukları kendi menfaatleri için kullanan kişileri de tanımayalıyız.

Para cezası kesmek asla yetmiyor. Çözüm değil.
Faturası yine bize yani tüketiciye yansıyor.

Bir de yıllardır çıkarılamayan üretici ve tüketici için olumlu bir çok yönü bulunan hal yasası meselesi varmış. Ona da göz atılmalı.
0
diyecevaplandı
(21.04.24)
@diyecevapland'nın tarif ettiği yolun sonu komünizme çıkıyor.
Rusya denedi onu. Başaramadı :)
0
Mirket
(21.04.24)
fahiş fiyatın fahiş olduğunun anlaşılabilmesi için market ürünü gibi bişey olması lazım. Her yerde satılan X marka X gram ürün bir yerde 10 lira diğerinde 20 ise buna müdahale edilebilir.

Ama et döner bir yerde 100 lira diğerinde 500 lira ise, biri kıymadan diğeri bonfileden yapıyor olabilir bilemeyiz. Biri düşük kira veriyor öbürü çok yüksek veriyor olabilir vs. vs.

Hani Türkiye'de zaten gıda güvenliği yok, peynirlerin veya ısıl işlem görmüş etlerin çoğu çöp, bu yüzden ucuzlar. Şimdi işini düzgün yapıp görece pahalıya peynir satan sucuk satan yerlere ceza kesip kalitesize mahkum kalmak da var. Çok hassas konular. Ha ama şu var, mesela Afyon'dan Kayseri'den düzgün sucuk alsan kilosu 500 lira, İstanbul'da daha kötüsü 800 lira olabiliyor. Ama o şehirdeki maliyetler de gerçekten öyle belki de. Bu sefer haksız rekabet, sizin kiranız az diye bu şehirdeki üreticilere dava açılsa mesela? Çünkü internet sağlayıcılarda olmuştu bu, düşük olan yükselmişti sonunda :D Serbest piyasa bile ters çalışıyor ülkede.
0
nhk ni youkosu
(21.04.24)
İstemiyorsan almazsın o kadar. İsteyen istediği fiyattan satar. Sen özellikle bir marka ya da ürün istiyorsan o parayı vermek zorundasın.
0
ferenc
(21.04.24)
@ Mirket aslınde kastettiğim o değil.Ticarerin de bir usul, adabı olmalı. Piyasayı alt üst eden ve insanları zor duruma koyan bu noktada dağadaki teröristten farksızdır. Durum böyleyken devlette gücünü göstermelidir.

Böyle kriz anlarında bile serbest piyasa kavramına sarılan o zaman kazancı kadar devlete vergisini versin. Samimiyetini göstersin.
0
diyecevaplandı
(21.04.24)
Bu "Fahiş fiyat" anlatısının gerçekleşmesi için çok garip bir şeyin olması lazım: Neredeyse bütün gıda esnafı birbiriyle anlaşmışçasına deli gibi fiyat yükseltip bir kurabiyeye 150 lira, bir tabak makarnaya 400 lira fiyat çekerken talebin aynı kalıp da toplam tüketimin bu esnafları ayakta tutacak kadar canlı kalması için insanların da kafalarına silah dayıyor olmak lazım...

Sözlükte de bahsetmiştim. Esnaftan ya da şirketlerden etik beklemek normal değil; ürünün içeriği konusunda devletin denetimi lazım ki kırmızı biber yerine kiremit tozu, fıstık yerine bezelye yemeyelim. Ancak fiyat konusunda devletten bir şey beklemek saçma. Ne bekliyoruz, devletin pastaneye baskın yapıp "Bir kilo baklava 2000 lira olamaz" demesini mi? Pastane açan adamın "herkesin alabileceği fiyata baklava satma" zorunluluğu mu var yoksa devletin "Halka ucuza baklava temin etme" misyonu mu?

Diyelim ki köşedeki pastane sahibi gaza geldi ve popüler anlatıdaki gibi altına bir mercedes daha çekmek için bütün fiyatları iki katına çıkardı... Bu, adamın kontrolünde olan bir şey. Ancak bu adamın "İnsanlar yemezse ölürler" niteliğinde bir şey satmadığını kabul edersek bir iki şey olmasını bekleriz

a) Bu adam fiyatları piyasa dinamiklerinin tersine yükselttiği için müşterisi kalmadı, battı
b) Adam zam yapmasına ve belki toplam müşterisi düşmesine rağmen daha fazla ciro yapıyor

A şıkkı geçerliyse konuşmaya gerek yok zaten. Ama B şıkkı geçerliyse bu o ürünün bizim alım gücümüzü geçmesine rağmen başkaları için normal fiyatlı olduğunu gösteriyor. Yani burada esnafı suçlamanın anlamı yok. Ya o çevre bir anda lüks bir çevre haline geldi ya da biz fakirleştik... Çoğunlukla da cevap bu işte. Fakirleştik... Herkes aynı deecede fakirleşmediği için talep hala canlı ki esnaf ayakta kalabiliyor.
0
salihdt
(22.04.24)
Maalesef çok ciddi bir enflasyon var. Personel çalıştıran bir işletmenin personel masraflarını %50 artırıp, "bunu sineye çek" diyemezsin. Personel, kira, elektrik, vergi vs. her şeyi yansıtmak zorunda işletmeler.

İnsanlar kendileri de bu durumu gördükleri için, esnafa hak veriyorlar. Ancak bunu fırsata çevirmek isteyenler de var. Serbest piyasa olduğu için devlet regüle ettiği ürünler hariç, diğer ürünlerin fiyatına karışamaz. Adam isterse bire alır, bine satar.

Bence en güzeli, cebinize uymayan, bir anda çok hızlı artış yapılan ürünleri tüketmemek. Serbest piyasanın kendi kendine oturmasını sağlar.

Ayrıca toplumda o kahve 1.000 TL olsa da içecek, son yıllarda oldukça zenginleşmiş bir %5 te var. Ne olursa olsun, bazı işletmelerin fiyatları bizim bütçemizi çok aşacak.


.
0
kartallar yuksek ucar
(22.04.24)
Durum tespiti yapmak konusunda yaşanan bir sıkıntı yok aslında. Fiyatlar yükseliyor, maaşlar daha az yükseliyor. Bunun sonucunda her geçen ay alım gücü daha aşağı iniyor. Bunda herkes hemfikir, herkes farkında. Ekonomik durum birkaç yıl öncesine göre daha inişli çıkışlı.

Anlaşılmayan nokta sanırım buna insanların nasıl tepki vermesi gerektiği. Daha doğrusu insanların "doğru tepkileri" vermesi bekleniyor. Ancak dünya böyle işleseydi kurulan hiçbir devlet ve krallık yıkılmaz, hiçbir savaş çıkmaz, hiçbir ekonomi bozulmaz, hiçbir sistem zora girmez herkes huzur ve refah içinde yaşardı. Ne var ki topluluk olarak insan böyle uygun tepkiler vermiyor. Hiçbir zaman vermedi, hiçbir zaman da vermesi mümkün değil. Kırk yılda bir spontane verilen bir tepkinin doğru yere temas ettiği illaki olur ancak bu genel eğilim değil hiçbir zaman. Şimdi ortada böyle bir sorun ve bu sorunun yarattığı rahatsızlık varken bu konuda uzman ya da yetkili olmayan insanların sorunun kaynağını analiz edip buna en uygun tavır konusunda ortaklaşarak hareket etmesini beklemek sanırım gerçek dışı bir beklenti olur. Topluluğun vereceği tepkinin detaylarındaki öngörülemezlik de kendi içinde bir bütün olarak mantıklı bir olay aslında. Toplumun neye tepki verip neye vermeyeceğini kestirmek bir noktaya kadar mümkünken detaya inildikçe bu tepkiyi nasıl vereceğini söylemek güç. Toplum bir tepki verip rahatsızlığını belli ettikten sonra konuyla ilgili olanlar da bu tepkinin nasılına ve niçinine kafa yormak yerine ne tür aksiyonları alırız diye düşünmeli herhalde. Bence yanlış olan biraz da toplumu idealize edip en uygun şekilde davranmasını beklemek. Buna bu denli kafa yormak hiçbir şeyi çözmez sanırım.
0
akhenaten
(22.04.24)
Soruyu net algilayamayip, uzun cevap yazan arkadaslara ithafen;

Bahsettiginiz özel isletmeler, restoranlar da birer "esnaf" aslinda. Ve her esnaf grubu gibi, ticaret bakanliginin borusu bu arkadaslara da pekâla ötebilir(tabii istenirse).

Olay market-cafe ayrimi degil yani aslinda.
0
🌸Yourcousinmarvinberry
(23.04.24)
(6)

roma floransa venedik

andlee
hocalarım daha adam akıllı bir araştırma yapmadım açıkçası ama ilk burdan başlamak istedim. eşim ile 26 mayıs 2 haziran arası italyada bu iller arasında olacağız. nasıl bir yol izlemeliyim danışmak istedim. öncelikle nereye ne kadar süre ayırmalıyım? 26 öğlen romada olacağız. 26 27 28 kalıp 29 flora
hocalarım daha adam akıllı bir araştırma yapmadım açıkçası ama ilk burdan başlamak istedim. eşim ile 26 mayıs 2 haziran arası italyada bu iller arasında olacağız. nasıl bir yol izlemeliyim danışmak istedim.

öncelikle nereye ne kadar süre ayırmalıyım?
26 öğlen romada olacağız. 26 27 28 kalıp 29 floransaya geçiş.

romadan floransaya 29'unda sabah mı geçmeliyim roma daha iyi akşam mı geç dersiniz?
arada bir toscana varmış herhalde sizce oraya gitmeli miyim? piza kulesi bir de?

29 floransa'ya gittim. 30, 31'i kalıp 1'in sabahında direk venedik'e geçeceğim. 1'i gezip 2'si nasipse 15'teki uçakla döneceğim.

bu güzergahta önereceğiniz plan var mıdır?

romadan floransaya geçerken araba kiralamamı önerir misiniz? önerirseniz de dikkat etmem gerekenler ya da şirket öneriniz var mıdır? planım hep flixbus ile geçmek. toscana falan plana girerse ne yapcağımı bilemedim.

buralarda şunları yapabilirsiniz dediğiniz önemli önerilere açığım.
0
andlee
(18.04.24)
Yukarıdaki mesaja katılıyorum. Roma kocaman bir şehir; koştura koştura gezmek istemezsiniz. 6 gün Roma yapsanız koşturmadan, keyifle gezersiniz. Aynı hatayı yapmış bir insan olarak, artık bir şehre bir gün ayırmıyorum. Ne kadar küçük olursa olsun en az iki gün ayırmak lazım çünkü gittiğiniz gün ve ayrılacağınız gün zaten her halukarda yarım kalıyor. Zorlamak isterseniz 4 gün Roma - 2 gün Floransa yapılabilir ama eğer bütçeniz yeterse tren kullanmak daha mantıklı.
0
salihdt
(19.04.24)
Romaya mümkün olduğunca fazla zaman ayırın. Gerçekten tarihi anlamda eşsiz bir şehir. İstanbulu falan sollar yani o derece.

Floransaya 2 gün yeter bence. Venedik dahil ederseniz hiçbir şehirden tam anlamıyla verim alamazsınız. Ayrıca uzak. Pisada bir olay yok sadece kule var. Çok merak ediyorsanız yakın olduğu için Floransadan günübirlik trenle gidip gelebilirsiniz. Konaklamayla falan uğraşmayın orada kule haricinde birşey yok. Zamanınıza yazık olur.

Otobüs olayını bilmiyorum ben trenle gitmiştim şehirler arasında gayet rahattı.
0
nuevo
(19.04.24)
Roma floransa arasındaki en pratik çözüm hızlı tren. Önce alırsanız uygun olur ama iptal seçeneğiniz olmaz. Pisa'ya gidip gitmeyeceğinize floransa'ya gidince karar verirsiniz. Ben pisa yerine siena'yı tercih ederdim. Roma genel hatlarıyla üç günde biter ama bir hafta kalsanız da sıkılmadan gezecek yer bulursunuz. Floransa'ya da iki gün lazım. Venedik benim için tek günlük şehir,fazla kalabalık,fazla turistik ama zevkler değişir.
26-27-28-29 roma, 30-31 floransa,1-2 venedik
0
asteriks
(19.04.24)
yapılacak edilecek çok şey var. roma 3 gün ister tam gün. ama italyadaki müzelerin randevulu çalıştığını düşünürseniz. roma floransa müzelerini araştırın, venedik merkez 1 gün yeter ama adalar girerse 2 gün ister.
0
mikahakkinen
(19.04.24)
evet pisa'da çok bir şey yok doğru ama küçük sevimli bir italya şehri. bence ta oraya kadar gitmişken kuleyi görmeden dönmek mantıklı değil. onun haricinde diğer yazarlara katılıyorum. roma ve floransa (pisa'yı da floransa'ya dahil ediyorum çünkü çok yakın) 6 gün için fazlasıyla yeterli. günleriniz check in'lerle check out'larla, ulaşım araçlarına koşuşturmakla geçmesin. bu iki şehri rahat rahat gezebilirsiniz.
0
stronzo
(19.04.24)
plan fena değil. her gün gitmediğin için romayı 6 gün gezme. 26 27 28 29 roma 30 31 floransa 1 2 venedik. romanın bir gününü floransa ile arada olan şehirlere günübirlik uğrayabilirsiniz
0
paintov
(19.04.24)
(4)

boston donuts sahibi kim

WithWorth
daha genel olarak türkiyede faliyet gösteren bir şirketin sahibinin kim olduğunu nasıl öğrenebilirim ?sitelerinde yazmıyor ise.edit: yani resmi bir kanaldan öğrenmem mümkün mü ? linkedin'de kendini gizleyebilirdi de.
daha genel olarak türkiyede faliyet gösteren bir şirketin sahibinin kim olduğunu nasıl öğrenebilirim ?

sitelerinde yazmıyor ise.

edit: yani resmi bir kanaldan öğrenmem mümkün mü ? linkedin'de kendini gizleyebilirdi de.
0
WithWorth
(18.04.24)
Faaliyet ismiyle ticaret sicil gazetesinden bakılabiliyordu sanki, 100% emin değilim.
0
salihdt
(18.04.24)
Önce Boston Donuts markasının sahibi olan şirketin tam ünvanını buluyoruz. Sitelerinde yer alan bir dökümana göre sahibi UGM Gıda Sa Ltd. Şti diye bir firmaymış. Sonra Ticaret scil gaztesinin web ssitesine giriyoruz, üye değilsek ücretsiz üye oluyoruz ve arama kısmında firmanın adını ve bağlı olduğu ticaret sicil müdürlüğünün hangi ilde olduğunu seçiyoruz. Arama sonuncunda ticaret sicil gazetesine verilen ilanlardan şirket sahibi veya ortaklarını görebiliyoruz. Bu firma en son 2021'de bir ilan vermiş görünüyor. Sahibi de yazıyor.
0
kaptan memo
(18.04.24)
GGBS'den kayıtlı işletme sorgulayabilirsiniz. Bir ilde franchise ile işletme hakkını alan alt firmaları görebilirsiniz böylece.

ggbs.tarim.gov.tr
0
zihua
(18.04.24)
bir ileti paylastim
(18.04.24)
(10)

asgari ödeme tutarı

hknty
kredi kartının sadece asgari ödeme tutarını ödeyince gecikme faizi işlemiyor sanırım. banka neden böyle bir şey yapıyor? mesela 1000 lira yerine 300 lira ödicez diyelim. neden kalan 700 lirayı almıyor? o 700 lirayı sonraki aya mı deverediyor yoksa bütün aylara mı bölüyor. nasıl alıyor?
kredi kartının sadece asgari ödeme tutarını ödeyince gecikme faizi işlemiyor sanırım. banka neden böyle bir şey yapıyor? mesela 1000 lira yerine 300 lira ödicez diyelim. neden kalan 700 lirayı almıyor? o 700 lirayı sonraki aya mı deverediyor yoksa bütün aylara mı bölüyor. nasıl alıyor?
0
hknty
(16.04.24)
Almıyor derken? Yanlış mı anladım?

Banka almıyor değil, ödemesi gereken kişi ödemiyor. Dolayısıyla faiz işliyor. Banka normal alacağına bir de faiz işleyip daha çok kazanıyor.

700 faizle beraber diğer ayki Ekstrende geliyor.
0
saturn
(16.04.24)
almıyor derken yani o ay ödemek zorunda bırakmıyor. aylık ödemenin ufak bir kısmını ödeme imkanı tanıması bile ilginç geldi.

asgari tutarı ödeyince ekstradan gecikme faizi işlemiyor sanırım. yanılıyor muyum? sanırım sadece hala ödenmemiş olduğu için sonraki ay da 700 liradan faiz alınıyor.
0
🌸hknty
(16.04.24)
Ödemediğin tutar için faiz işliyor. Ekstrede görebilirsin alışveriş faizi falan gibi isimleri olur.
0
etna
(16.04.24)
Gecikme faizi işlemez ama asgari harici borca akdi faiz işler. 700tl'nin akdi faizini son ödeme tarihinden itibaren değil de ekstrenin kesildiği gün başlatır. Asgari haricini ödememek size kalmış, banka paranın üzerine faizi, gecikme bedeli vs. gibi ek ücretleri de ekler bir dahaki ekstrenize yansıtır.

YK'nin websitesinde hesaplama detayları verilmiş, 1000TL'nin asgarisini ödersen 15,75TL faiz işliyor. 1000TL'ye karşı hiç ödeme yapmazsan 23,50TL gecikme faizi işliyor.
0
Tutkun
(16.04.24)
Asgari tutarı ödemenin size faydası gecikmeye düşmüyor olmanız ve bu sayede kredi notunuzun etkilenmemesi. Aynı zamanda borç ödememe halinde işleyecek yasal süreler de buna uyum sağlıyor.

Asgari ödemenin size zararıysa borcunuzu kapatmamış olmanız. Borcunuza gecikme faizi işlemiyor, ancak alışveriş faizi işliyor. Alışveriş faizi de aylık bir oranla verilir ve günlük yansıtılır. Atıyorum %3 alışveriş faizi varsa bu kalan ödenmemiş borcunuzun bir ay sonra %3 artmış olacağını gösterir ve bu artış günlük olarak gün başına düşen tutar kadar siz ödeyene kadar borcunuza eklenir. Asgari tutarın altında ödeme yapmışsanız ayrıca bir de gecikme faizi işler.

Yani banka hiç faiz işletmiyor değil. Neden böyle bir şey yapıyorlar, çünkü bankanın bir kaybı yok. Üstüne sizden faiz geliri elde ediyor. Eğer borcunuzu hiç ödeyemezseniz de sizin borcunuzu varlık şirketlerinden birine satıp kendi alacağını alıyor. İnsanın başına her şey gelir, siz borcunuzu ödeyebilecek biri olmanıza rağmen o ay alacağınız ödemeleri alamamış ya da yapmanız gereken başka ödemeleri önceliklendirmiş olabilirsiniz. Eğer böyle istisnai bir durumda bile kredi notunuz düşecek olsa kredi kartı kullanmaya daha soğuk bakardınız. Bu da bankaların işine gelmezdi. Asgari ödeme tutarı sadece "o ay için durumunuz sıkışık olduğunda" mantıklı bir şey. Bi nevi bankaya güvence vermiş oluyorsunuz ve olay geçici olarak tatlıya bağlanıyor. Sonuç olarak herkesin işine geliyor.
0
akhenaten
(16.04.24)
Kredi kartının "Kredi" kısmı biraz da o asgari tutar ödendikten sonra kalan, ödenmeyen ve faiz işletilen kısmı. Bankalar için kredi kartını kazançlı hale getiren de biraz o, zira kredi kartları tek başına çok karlı ürünler değiller. Özellikle faizin yüksek olduğu Türkiye gibi bir ülkede eğer müşteriler kredi kartı ekstrelerini tam ve zamanında ödese bu banka için pek de hoş bir şey olmazdı, zira sizi 30-40 gün civarı bir süre bedavaya fonlamış olurdu. Yani müşterinin asgari tutarı ödemesi bankanın işine geliyor ve eğer devlet "Bundan sonra asgari ödeme tutarı 100% olacak" dese buna muhtemelen ilk bankalar karşı çıkardı.
0
salihdt
(16.04.24)
duydugum kadariyla bankanin en sevdigi musteri borcun asgarisini odeyen musteriymis. cunku borcun oldugu surece musterisin. ve evet kalan borca faiz uygulaniyor.

eskiden asgari odeme toplam borcun %10'uydu. gencken bu sebeple epey faiz odedim sahsen.
0
supergirl
(16.04.24)
peki bu durumda borcun süresi uzuyor değil mi? mesela aylık 1000 lira toplam 12 ay borcumuz var. ilk ay 1000 lira yerine 400 lira ödüyoruz diyelim. 6 ay böyle devam ettik. 12 bin liralık borçtan sadece 2400 lira ödendi. 9600 lira hala duruyor. bu durumda 12 değil daha uzun süre devam edecek borç. yanılıyor muyum?

enflasyon yüksek olduğu için böyle yapan çok var sanırım.
0
🌸hknty
(17.04.24)
asgari ödeme tutarını ödeyince kalan tutar için faiz işliyor. o yüzden soru hatalı, konu kilit.
0
benarrivo
(17.04.24)
--1000 lira toplam 12 ay borcumuz var. ilk ay 1000 lira yerine 400 lira ödüyoruz diyelim. 6 ay böyle devam ettik. 12 bin liralık borçtan sadece 2400 lira ödendi. 9600 lira hala duruyor. bu durumda 12 değil daha uzun süre devam edecek borç. yanılıyor muyum?


++ 1000x12 ay borcunuz varsa ve ilk ay 400 oderseniz ikinci ay 1000+(600 ve faizi)+varsa bu ayki harcamalariniz=borcunuz olur. 1000 liralik taksidiniz varsa her ay 1000 lira ekstrenize isleyecek. sanki o ay harcamissiniz gibi. borc eger 12. ayda kapatirsaniz daha uzun surmez.
0
supergirl
(17.04.24)
(2)

Akıllı saat tavsiyesi

kanepeee
Android kullanıcısıyım, apple saatleri düşünmüyorum.Şarjı uzun gitmeli mutlaka.Yuvarlak olmalı, kare değil.Kasası kaliteli olmalı, rengi atmamalı.Metal kordon olmalı. Veya takılabilmeli.Sporla ilgili bir merakım yok, nabız vs ilgilenmiyorum.Bunların dışında, șunlardan bazıları olabilse güzel olur:-
Android kullanıcısıyım, apple saatleri düşünmüyorum.

Şarjı uzun gitmeli mutlaka.
Yuvarlak olmalı, kare değil.
Kasası kaliteli olmalı, rengi atmamalı.
Metal kordon olmalı. Veya takılabilmeli.
Sporla ilgili bir merakım yok, nabız vs ilgilenmiyorum.

Bunların dışında, șunlardan bazıları olabilse güzel olur:
- Shazam ile şarkı dinleyip bulmak
- kredi kartı yerine temassız ödeme için kullanmak
- apple music (olmazsa spotify) listelerimden şarkı seçip kulaklıkta çalmak
- bir gün iPhone kullanmaya başlarsam onunla uyumlu olmak.

Tavsiye ettiğiniz bir model var mı? Varsa yukarıdaki özelliklerin hangilerini sağlıyor sağlamıyor? Uzak durmam gereken bir işletim sistemi var mı? Yazın sonuna kadar bekle şu çıkacak dediğiniz bir model varsa onu da bekleyebilirim.
0
kanepeee
(15.04.24)
Apple Watch android cihazlarla çalışmaz zaten.

Garmin, Fitbit ya da Huawei watch olabilir. Tüm Bluetooth’lu saatler iPhone ile çalışır (tüm özellikleri desteklemese de). Hemen tüm akıllı saatlerle istediklerinizi yapabilirsiniz yalnız temassız ödeme için saatte nfc olmalı ve bankanızın uygulaması saatte de çalışabiliyor olmalı (bundan çok emin değilim, Apple Watch ve Apple Pay gibi çalışmıyor olabilir). Google pay Türkiye’de olmadığı için banka uygulaması üstünden ödeme yapabiliyor olmanız lazım.
0
orient blue
(16.04.24)
Samsung Watch 4 kullanıyorum ve sanırım pili en kötü seri bu, Android olmasından mütevellit uygulama çalıştırmada vb. sorunu yok; Spotify var, açıkçası Shazam denemedim ama vardır herhalde, olmaması için bir sebep gelmiyor aklıma. Keza NFC ile ödeme de var.
iPhone ile uyum konusu sıkıntılı ancak onun Samsung ile alakası yok, Apple kendi üretmediği cihazlara her halukarda kısıtlı erişim verdiği için hiçbir Android saat iPhone'da Apple kadar iyi deneyim yaşatamıyor.

Pil konusunda 6 iyimiş sanıyorum bir de yeni gelecek 7. neslin iyi olacağı söyleniyor. Ama mucize beklememek lazım. Aktif kullanılacaksa (Spor vb. gibi özellikle) muhtemelen taş çatlasın 36 saatte bir şarj etmek gerekecektir; iki günü çıkartması zor. Ben her gün şarj ediyorum mesela.
0
salihdt
(16.04.24)
(1)

Uçağa biniş hakkında bir soru ?

pwyll
Arkadaşlar, online bilet aldım. Online check-in yaptım. Telefonuma bilet barkodunu gösteren link ile mesaj da geldi. Uçağa binerken sadece kimliğimi yanıma almam yeterli olur mu?
Arkadaşlar, online bilet aldım. Online check-in yaptım. Telefonuma bilet barkodunu gösteren link ile mesaj da geldi. Uçağa binerken sadece kimliğimi yanıma almam yeterli olur mu?
0
pwyll
(15.04.24)
Yurtiçi bilet olduğunu ya da kimlikle seyahat edilebilen bir ülkeye gittiğinizi varsayarsak evet. Tabi bu arada yanınıza alamayacağınız boyutta bir valiziniz varsa onun için hala check-in bankosuna uğramanız lazım.
0
salihdt
(15.04.24)
(6)

Herkes bir şeyler yapıyor dimi

Lubb
herkes bir şeyler yapıyor dimi?valla bakıyorum herkes maceracı, girişimci, aktif, üretken, gezgin vs.kendime bakıyorum olduğum yerde aynı hiçbir şey yok. hayatta kaldığıma şükreder durumdayım.hedef lazım, tutku lazım. kaldıysa. siz de kesin bir şeyler yapıyorsunuzdur kesin var ya.. ee ne yapıyorsunu
herkes bir şeyler yapıyor dimi?

valla bakıyorum herkes maceracı, girişimci, aktif, üretken, gezgin vs.

kendime bakıyorum olduğum yerde aynı hiçbir şey yok. hayatta kaldığıma şükreder durumdayım.

hedef lazım, tutku lazım. kaldıysa.

siz de kesin bir şeyler yapıyorsunuzdur kesin var ya..

ee ne yapıyorsunuz? ne yapayım ?

www.youtube.com
0
Lubb
(08.04.24)
ben de böyleyim. banane diyip devam ediyorum. herkes maskeli yaşıyor bence. kendi hallerine bıraksan yapmayacakları şeyleri yaşamaya çalışıyorlar
0
baldan kaymak
(08.04.24)
Yoo. Surekli bir sey yapmaliyim, hic bos kalmamaliyim refleksi, istanbul merkezli beyaz yaka endisesi olarak ortaya cikti ve yerlesti. Herkes surekli bir seyler yapmak zorunda degil. Bazen yapilir, bazen hicbir sey yapilmaz, hepsi insanca.
0
mor oje
(08.04.24)
Yok be kimsenin bi şey yaptığı yok.

Ufacık bi azınlık dolu dolu yaşıyor, kalanı hayat derdinde işte.

Aç bi dizi, al çerezini keyfine bak, hayat bu kadar.

"Cesur ol", "vazgeçme", "konfor alanından çık" vb vb...

Külliyen yalan.

Benim kedi gibi karnını doyurup iki götünü yalansan mutlusun işte.
0
msb
(08.04.24)
parası olan yapıyor:)
0
nothing in my way
(09.04.24)
Mor oje+1

Bence kişinin cocuklarina öğretmesi gereken şeylerden biri de sıkılmak oldu. Sürekli telefon, sürekli sosyal medya derken sürekli bir şeyler yapıyoruz. Ben yeni yeni kontrol altina almaya çalışıyorum ama is yaparken bir seyi bekliyorsam hiçbir şey için olmasa bile telefona bakıyorum misal. Çünkü beyin bir şey yapmadan duramiyor.

Size tavsiyem biraz ingilizce arastirmaniz bunu ama sosyal medya yüzünden herkes çok mutlu, herkes çok aktif olayi yayildi ama değil. Hatta en iyi aciklayan video bu heralde;
youtu.be

Ha illa kendinize aktivite ariyorsaniz aslında spor yapmak en ideali. Ne olursa ama paraya bile gerek yok bir çok sporu yapmak için.

Ben açıkçası son zamanlarda hayatında dolmuş birkaç kisi dinliyorum. Kimseden sürekli bir şey yapın koşun coşun duymuyorum. Insanlar mutlu sadece.

O yüzden biraz sosyal medyadan çıkın:)
0
logisticsmanager
(09.04.24)
(bkz: fomo)
0
salihdt
(09.04.24)
(3)

the new yorker dergisine üye olan var mı türkiyeden?

fakat
şimdi ben buna yıllık 250 dolar vermek istiyorum, basılı olarak da gelecek olan versiyonu-teklifi bu. ama gümrük işleri falan nasıl oluyor? yani geç gelmesi sıkıntı değil ama gelir mi, ulaşır mı, gümrük işleri ne olur? dijital artı basılı olan 250 dolar olunca sadece dijital yerine böyle yapayım mı
şimdi ben buna yıllık 250 dolar vermek istiyorum, basılı olarak da gelecek olan versiyonu-teklifi bu. ama gümrük işleri falan nasıl oluyor? yani geç gelmesi sıkıntı değil ama gelir mi, ulaşır mı, gümrük işleri ne olur? dijital artı basılı olan 250 dolar olunca sadece dijital yerine böyle yapayım mı diye de düşündüm.
0
fakat
(08.04.24)
Çok güncel bilgi değil ama ben fi tarihinde olduğumda baya bir dert olmuştu. İlk sayı baya bir süre gelmedi, sonra iki üç sayı aynı anda bıraktılar, sonra yine gelmedi falan. Ben de iptal ettirmiştim uğraşmamak için. Fiziksel versiyonunu okumak da baya zor bu arada; yazılar küçük, reklamlar falan... En güzeli Kindle versiyonu aslında.
0
salihdt
(08.04.24)
websitesinde "Import fees, declaration fees, import duties and/or taxes may be imposed on free gifts shipped outside the U.S. All such fees are the customer's sole responsibility." yaziyor.
0
hot potato
(08.04.24)
peder 30 senedir der spiegel uyesi, haftalik dergi en iyi ihtimalle 2 haftada bir, bazen ayda bir toplu olarak geliyor. PTT eline dustukten sonra ne olacagini kestirmek zor.

Postaneye gittik sorduk, postaci her hafta getirmeye useniyormus, toplu getirmeyi tercih ediyormus. $aka degil gercekten boyle soylediler :)
0
cooperr
(08.04.24)
(5)

3 cisim problemi yavaş mı ielrliyor

condom kurşunu
İlk sahne bitti jenerik girdi şu an. ama bu kadar izlemeyle bana çok abartılmış gibi geldi o kadar sürükleyici bi tarafı var mı ilerde?
İlk sahne bitti jenerik girdi şu an. ama bu kadar izlemeyle bana çok abartılmış gibi geldi o kadar sürükleyici bi tarafı var mı ilerde?
0
condom kurşunu
(08.04.24)
Netflix olanından bahsediyorsan sadece konu sürükledi beni. Oyunculuklar çok kötü, yine de hızlıca bitirdim. Çin versiyonunu deneyeyim dedim, yorumlar baya iyiydi ama o da çok ağır ilerliyor, çeviri de boktan olunca devam edemedim. Kitabını da merak ettim ama onun çevirisi de kötüymüş.
0
Godless
(08.04.24)
Konu boka bağlanıyor ama güzel dizi
0
basond
(08.04.24)
İlk sezonu izledim, ilk kitabı okudum; bence genel olarak eserin kendisi sorunlu. Bazı kurgu sorunları vb. var. Yazar ilginç bir fikir bulmuş ama sanki pek sonunu getirememiş gibi hissettiriyor.
0
salihdt
(08.04.24)
Mantık hatalarını görmezden gelirsen izleniyor aslında.
0
elorelia
(08.04.24)
Diziyi izlemedim ama kitap serisi gelmiş geçmiş en iyi bilimkurgu serisi arasında rahat yerini alır. Kült denilen birçok bilimkurgu kitabı okumuş biri olarak yorumum bu. Eğer kitabın kurgusuna sorunlu diyen varsa Barış Özcan geçen haftalarda bu seriyle ilgili video yayınlamıştı, ona bakabilir.
0
pianeta
(08.04.24)
(6)

Uçağa alınmamak

nivoandmira
SunExpress uçuşuma 30 dk kala havaalanındaydım. checkin işlemini yoldayken yapmaya çalıştım uygulama hata veriyordu. Görevli uçuşa 45 dk kala checkin sistemlerinin kapandığını uçağa alınmayacağımı ve vergi iadesi yapılabileceğini söyledi. Bir sonraki sefere aktarım yapılmasını istedim o da olmadıBe
SunExpress uçuşuma 30 dk kala havaalanındaydım. checkin işlemini yoldayken yapmaya çalıştım uygulama hata veriyordu. Görevli uçuşa 45 dk kala checkin sistemlerinin kapandığını uçağa alınmayacağımı ve vergi iadesi yapılabileceğini söyledi. Bir sonraki sefere aktarım yapılmasını istedim o da olmadı
Benim bu tarz durumlarda ne yapmam gerekiyordu? Muhtemelen uçak full dolu gitti fazladan bilet satışı yaptılar bende ortada kaldım
0
nivoandmira
(07.04.24)
Ne yazık ki yapabileceğiniz birşey yok. Online check-in yapabilseydiniz 20 dk. kalaya kadar uçağa binebilirdiniz, ama yapamadığınız için yapacak birşey kalmamış.
0
tss
(07.04.24)
Fazladan bilet yuzunden oldugunu sanmiyorum. Oyle olsa soylerlerdi. Bu gizledikleri bi durum falan degil zaten.
Yapmaniz gerekenleri yapmamissiniz, ucaga girememissiniz bu kadar net.
Boyle durumlarda yapacaginiz bir sey yok. Bir sonraki sefere yapmaniz gerekenleri dogru zamanda tamamlarsaniz ucaga girebilirsiniz.
0
zimbirik
(07.04.24)
Zimbirik+1

Sunexpress kullanım koşulları konuyu aşağıdaki gibi açıklamış:

Tarafınıza uçuşla ilgili olarak hazır bulunmanız için başka bir zaman bildirilmediyse yurt dışı uçuşlarında uçuş saatinden en az 2 saat önce Check-in/Kontuar önünde bulunmakla yükümlüsünüz.

Türkiye dahilindeki uçuşlarda, size uçuşla ilgili olarak hazır bulunmanız için başka bir zaman bildirilmediyse uçuş saatinden en az 90 dakika önce Check-in/Kontuar önünde hazır bulunmakla yükümlüsünüz.

Havalimanına varışınızı bildirilen sürelere uyacak şekilde planlamanızı önemle rica ederiz. Ek olarak, uçağa binmek için bildirilen zamanda uçağa biniş kapısında hazır bulunmanız gerekir.

Bu süreye uymadığınız takdirde SunExpress, uçuş rezervasyonunuzu iptal etmeye ve taşımayı reddetmeye yetkilidir. Bu kuralların sadece tarafınıza atfedilebilecek nedenlerle ihlali sonucu ortaya çıkan zararlarınız ve harcamalarınızdan SunExpress sorumlu değildir.
0
salihdt
(07.04.24)
sunexpress'e özel bi uygulama değil.thy'de de aynı şekilde. o yüzden online check in yapıp elektronik bileti bastırmak gerekiyor. bu şekilde yaparsanız kapı kapanana kadar şansınız var.
0
spirit crusher
(07.04.24)
sunexpress 36 saat kala check in açıyor, son 45 dk ise tüm şirketler check-in kapatırlar. çünkü son 30 dk yolcu binişi başlar.

"Benim bu tarz durumlarda ne yapmam gerekiyordu?", son 36 saat içinde yaklaşık 1,5-2 dk zaman ayırıp check-in yapmanız gerekiyordu.
0
avatar is back
(07.04.24)
Kaçırmışsınız uçağı. Elden birşey gelmez
0
basond
(07.04.24)
(4)

Covid muafiyet belgesi

cakmayazar
Selam zombiler,Avustralya Yurtdışı vizesi için gideceğimiz yer ya aşılarınizin tam olduğuna dair ya da muafiyet belgesi istiyor. Biz keyfi olmadık.nasil olcak bu iş.
Selam zombiler,

Avustralya Yurtdışı vizesi için gideceğimiz yer ya aşılarınizin tam olduğuna dair ya da muafiyet belgesi istiyor. Biz keyfi olmadık.nasil olcak bu iş.
0
cakmayazar
(27.03.24)
Aşı tam olması veya "medical exemption from receiving a COVID-19 vaccine" demişler.
0
🌸cakmayazar
(27.03.24)
covid kısıtlaması yok diyor kendi sağlık bakanlığı sitesinde ama, emin misiniz?

www.health.gov.au

bu da bonus;
usa.embassy.gov.au
0
orient blue
(27.03.24)
bunun cevabı için "facebook>seyahat fırsatları" grubu. Orada sorarsanız aradığınız cevabı bulabilirsiniz.
Grupta o kadar çok "her yere", ve "alakasız her yere" giden var ki, bazen çok şaşırıyorum
0
artci sarsinti
(27.03.24)
Kalmadı öyle bir zorunluluk diye hatırlıyorum. Yukarıda Orient Blue da paylaşmış zaten. Hatta copy paste yapayım

Avustralya'ya gelen uluslararası yolcular:

Avustralya'nın sınırları açıktır ve Australian Government'ı (Avustralya Hükümeti) aşağıdaki konularda herhangi bir zorunluluk getirmemiştir:

Avustralya'ya girişte negatif COVID-19 testi kanıtı sunma
COVID-19 aşısı olduğuna dair kanıt sunma
maske takma; ancak bu önlem teşvik edilmektedir.
0
salihdt
(27.03.24)
(3)

Şu zengin abinin ismi nedir?

el conquerador
İnstegram'da bir sayfa gördüm. İsmi, millionaire_empire678Bunun türevi başka sayfalarda da mevcut. Bu sayfalarda, deste deste paraların üzerinde yüzüyorlar. balya balya paraların üzerinde oturuyorlar. Pizza getiren elemana balya balya bahşiş veriyorlar falan. Altlarında lüks araçlar, bugün hangisini
İnstegram'da bir sayfa gördüm. İsmi, millionaire_empire678
Bunun türevi başka sayfalarda da mevcut.

Bu sayfalarda, deste deste paraların üzerinde yüzüyorlar. balya balya paraların üzerinde oturuyorlar. Pizza getiren elemana balya balya bahşiş veriyorlar falan. Altlarında lüks araçlar, bugün hangisini sürsem diye o piti piti yapıyorlar. İzlerken insanın ağzı sulanıyor dostlar. Bu paralar gerçek mi? Kim bu adamlar?

www.instagram.com
Şu pembe gömlekli abinin ismi nedir? Yetkili birisine benziyor kendisi.
0
el conquerador
(23.03.24)
Baya bir fake duruyor. Hashtaglere de bakılırsa klasik "Bakın biz dropshippingle/dijital marketingle/cryptoyla/NFTlerle nasıl da zengin olduk bizim danışmanlığımızı/kursumuzu/dersimizi/platformumuzu alın siz de bizim kadar zengin olun" dolandırıcılığı sanırım. Alayı yalan dolan; paralar sahte, videolar scripted, spor arabalar kiralık...
0
salihdt
(23.03.24)
fake bu.
Bunlar türkiye ye de gelmişti hatta bi kere istiklalde para saçmışlardı havaya.
Ama 1 dolardan toplasan 1000 dolar bile değildi saçtığı.
O balyalar printerdan çıkma dolar görselleri başka bişi değil.
0
rentts
(23.03.24)
Bu adamın tüm paraları sahte zaten seri numaraları aynı ve üstünde geçersiz yazıyor fakat böyle böyle ün kazandığı ıcın o kadar para olmasada bir balya biriktirebilmiştir. Zengin değildi zengin oldu bu sayede diyebilirim tamamen yetkisiz
0
Aşk Adamı
(23.03.24)
(2)

iş görüşmesi sorusu - şirket ne yapmaya çalışıyor?

asap raki
1 aydan fazla bir süre önce TR’nin en büyük holdinginin iştiraklerinden biriyle iş görüşmesi yaptım, ben başvurmamıştım onlar beni buldular. Görüşme bana kalırsa olumluydu. Görüşmenin sonunda biz sadece senin alanına değil, ek bazı alanlara da bakacak biri olsun geleceğin liderini yetiştiriyoruz fal
1 aydan fazla bir süre önce TR’nin en büyük holdinginin iştiraklerinden biriyle iş görüşmesi yaptım, ben başvurmamıştım onlar beni buldular. Görüşme bana kalırsa olumluydu. Görüşmenin sonunda biz sadece senin alanına değil, ek bazı alanlara da bakacak biri olsun geleceğin liderini yetiştiriyoruz falan gibi bi şeyler söylendi (30 yaşındayım). Benim görüşme bittikten sonra linkedinde yeni bir ilan açıp tanıttılar bu ilanı. Şimdi de 1 aydan uzun sürenin ardından yeniden aradılar, sizinle tekrar görüşmek istiyoruz, bu iş birkaç iş alanının kombinasyonu olacak falan gibi bir şeyler söylediler. Daha önce görüştüğüm adam işle ilgili yeni detayları anlatacakmış. Bunlarla sizce görüşmeme gerek var mı? bu tutumları bana benim şu an yaptığım işi çok umursamıyorlar, ortada her işi yaptıracaklar hissi verdi.
0
asap raki
(21.03.24)
Konu insan kaynakları olunca tam olarak ne olduğunu kestirebilmek çok mümkün değil. Bazı şirketlerde pozisyonlar için ilan açma zorunluluğu oluyor, öyle kafadan gidip birini işe alamazsın gibilerinden. Belki onun bir sonucu olarak ilan açmışlardır... Bence siz yine görüşün, işe alım sürecindeki deneyimle işin kendisi arasında bir bağ olmayabiliyor; hala sizin işinize gelecek, güzel bir fırsat olabilir; kafanıza takılan her şeyi sorup tam olarak ne beklediklerini öğrenebilirsiniz. Olmazsa da en fazla bir iki saat zaman kaybetmiş olursunuz.
0
salihdt
(21.03.24)
Ben olsam giderdim.

Ben 100'den fazla yönetici işe aldım.
IK'cı değilim,

Açık pozisyonuma senden daha uygun biri gelmiştir ve almışımdır
ama seni de beğenmişimdir ve farklı bir görevle ekibimde istiyorumdur,
tekrar çağırırım. sana konuyu anlatır, yaklaşımına bakarım.
Sonuçta farklı bir pozisyonla ilgili görüşmüştüm seninle, gel deyip başka iş vermem etik olmaz.

Konu böyle olabilir.
veya
IK'cı salak olabilir,
sadece 1 toplantı zaman kaybetmiş olursun.

veya seni 2. toplantıya çağırıyor olabilirler,
Ben en az 2 kez görüşmeden kimseyi yönetici pozisyonuna almadım.
Zahmet edip bana 2 gün ayıramıyorsa yeterince istekli olmayabilir.
insanların modları farklı günlerde farklı olabiliyor.
koca operasyonu tek görüşte aşık olduğum adaya emanet etmek istemem.
0
mhm
(21.03.24)
(3)

Vizesiz ülkeler için de 6 aylık pasaport gerekiyor mu?

sckxyss
Sırbistan ve Karadağ için, en az 6 ay geçerli pasaport zorunluluğu var mi? Vize isteyen ülkelerin 3-6 ay gibi istekleri var ama vizesizler için bulamadım resmi bir yazı.
Sırbistan ve Karadağ için, en az 6 ay geçerli pasaport zorunluluğu var mi? Vize isteyen ülkelerin 3-6 ay gibi istekleri var ama vizesizler için bulamadım resmi bir yazı.
0
sckxyss
(21.03.24)
whoosie
(21.03.24)
6 ay geçerli pasaport vizeden bağımsız bir gereklilik çoğu ülke için. İlgili ülke için konsolosluk sayfasında yazar genelde.

Mesela: www.mfa.gov.tr
0
salihdt
(21.03.24)
++ gecerlilik sürem 3 ay mesela, bunun için tekrar mı pasaporta basvurmalıyım.
+salihdt whooise
0
optimistbakunin
(21.03.24)
(7)

Sanitarium gibi oyunlarda rehbersiz ilerlemek

p133mmx
Rehbere bakmadan oynayayım diyorum ama bazen nasıl ilerleyeceğini bulmak için saatlerim gidiyor. Bu sırada bir zevk de almıyorum. Bu zamanda bu tür oyunlarda nasıl ilerleyeceğini bulmaya sizce saatlerini gömmek sizce mantıklı mı, zevkli mi? Görüşlerinizi merak etmekteyim.
Rehbere bakmadan oynayayım diyorum ama bazen nasıl ilerleyeceğini bulmak için saatlerim gidiyor. Bu sırada bir zevk de almıyorum. Bu zamanda bu tür oyunlarda nasıl ilerleyeceğini bulmaya sizce saatlerini gömmek sizce mantıklı mı, zevkli mi? Görüşlerinizi merak etmekteyim.
0
p133mmx
(21.03.24)
Yakın zamanda Sanitarium oynadım, öyle çok rehber gerektiren bir oyun değildi, biraz diyaloglara dikkat etmek lazım sadece. Oyun iyi tasarlandıysa çok sorun olmaması lazım ama kilit bir diyalog ya da işaret kaçınca sıkıntı olabiliyor. Eğer ben biraz debelenip geçemezsem hızlıca internetten bakıyorum neyi kaçırdığımı anlamak için.
0
salihdt
(21.03.24)
Temiz 5 yıl olmuştur ama ben de bir yerde baktım galiba. Bence çok güzel oyun, yüzde 99 rehbersiz yaptiktan sonra çok da kafaya takmamak lazım.
0
logisticsmanager
(21.03.24)
bu hikayeli adventure oyunlarının keyfi yanında bir arkadaşın varken çıkar, o da senin gibi sevecek, kafa yoracak, hem oyunun muhabbeti hem de günlük muhabbet yapılacak, yanında cips kola takviyesi olacak

2000 lerde bu oyunları tüplü monitörlerle böyle oynadık :)
0
grimavi
(21.03.24)
bazi yerleri cozmek zor olabilir. takildigin yerde cozume bakilabilir. ben de bakmistim diye hatirliyorum. baya uzun zaman oldu oynayali.

cozume bakmak istemeyip ugrasmaktan da zevk alan olur. kisiye bagli. cok daha zor puzzle olan oyunlar var.
0
ermanen
(21.03.24)
Eskiden takıldığım ve zorlayıp bulamadığım yerde 2-3 forum arardım. Şimdi en ufak şeyde elim gidiyor bazen. Biraz yorgunluk ve tahammül ile ilgili sanırım. Yani 20 yaşında olsam yapmazdım herhalde.

Gerçi bu kadar fazla çözüm rehberi olması ve genel olarak internette oyun çözümlerinin kolay ulaşılabilir olması olayı hikaye anlatımını bozdu zaten. Yani kendimi oyuna vermek yerine "acaba şu kararı alırsam, oyunun kendi belirlediği standartlara göre doğru olanı mı yapmış oluyorum" düşüncesi dürtüyor beni de. Oysa ki önceden kendi doğrularımla oyunu oynardım.
0
nawar
(21.03.24)
@grimavi tüplü monitör önünde arkadaşlarla geçen saatleri ben de çok özlüyorum. bu zamanda her şey var ama arkadaş kalmadı.
0
🌸p133mmx
(21.03.24)
Grim Fandango diye bir oyun vardı 1998'de çıkan. Grim Fandango'yu rehbersiz oynayamam misal.
0
put it in your appropriate place
(21.03.24)
(1)

Online Ders Verme - Preply

conta
Merhabayın,Bir arkadaşım ekolü (gerçekten) preply'da ders veriyor. Kazandığı ücreti vergi vermesi gerekir mi, muafiyet oluyor mu, nasıldır?Teşekkürler
Merhabayın,

Bir arkadaşım ekolü (gerçekten) preply'da ders veriyor. Kazandığı ücreti vergi vermesi gerekir mi, muafiyet oluyor mu, nasıldır?

Teşekkürler
0
conta
(19.03.24)
Gelir varsa vergisi de vardır tabi ki. Yurtdışında yerleşik kişilere verilen hizmetlerde çeşitli oranlarda istisnalar mevcut sanırım, incelemek lazım. Eğer arkadaşınız bu işi düzenli yapıp bedelini banka hesabına alıyorsa bir noktada denetime takılabilir, o yüzden en azından bir muhasebeciye danışmakta fayda var.
0
salihdt
(20.03.24)
(6)

Afrikadaki aç çocuklara ramazan yardımı

tekil3.şahıs
Benim şahsi görüşüm bu gibi yardım adı altında toplanan paraların yerini belki bulup büyük ihtimalle bulamadığı yönünde ama internette çok fazla haber yada kaynak göremedim. Yani parayı gönderiyorsunuz ve size video atıyorlar, isminiz soyisminiz yazılı ve toplu halde çocuklar size teşekkür ediyor, v
Benim şahsi görüşüm bu gibi yardım adı altında toplanan paraların yerini belki bulup büyük ihtimalle bulamadığı yönünde ama internette çok fazla haber yada kaynak göremedim.

Yani parayı gönderiyorsunuz ve size video atıyorlar, isminiz soyisminiz yazılı ve toplu halde çocuklar size teşekkür ediyor, vicdan mastürbasyonu.

Paranın kaçta kaçı kimin cebine gidiyor muamma!

Siz ne düşünüyor, konu hakkında neler biliyorsunuz?
0
tekil3.şahıs
(18.03.24)
Aynısını düşünüyorum. Sağlam para kaldırılıyor.

Ağaç dikmek
Su kuyusu açtırmak
Afrikaya yemek yardımı
...

hepsi vurgun.
0
ferenc
(18.03.24)
O işlerle uğraşanlar hayrına yapmıyor zaten, hiç bir şey çalmasalar bile yönetici vs sıfatıyla çok yüklü maaşlar alıyorlar. Toplamda 100 birim bağış alıyorlarsa min %50 sini yönetim masrafı-maaş vs şeklinde kendilerine ayırıyorlar. 50 birim yardım olarak yerine ulaşırsa ne ala, ki nihai olarak ihtiyaç sahiplerine yapılan yardımın 50 birim olduğu bile şüpheli. Eğer yardım yapacaksam çevremde ihtiyacı olduğunu bildiğim kişilere şahsen teslim ederim, onun dışında hepsi yalan. Kurban bayramlarında mesela vurgunun kralı oluyor, ya kurbanı bizzat kestirip etini dağıtacaksın ya da hiç para verip hisse alma işlerine falan girmeyeceksin.
0
zikardo
(19.03.24)
butun bu yurt disi organizasyonlari problemli. sizin adiniza hayir yapiliyor evet o konuda problem yok ama verdiginiz paranin bir kismi da yurt icindeki organizasyonlarina aktariliyor.

en guzeli cevrenizdeki ihtiyac sahiplerini bulup onlara yardim etmek. kimseyi bulamiyorsaniz da herhangi bir muhtarliga gidip sorun. yardimi da bizzat goturun kendiniz teslim edin.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(19.03.24)
Bu hususta genel bir yargı yapmak doğru değil diye düşünüyorum.
Takip ettiğim yerler var.
Reklam diye düşülmemesi için kurumların isimlerini vermiyorum ama yardım yaptıklarına da inanıyorum.
Geniş kapsamlı yardım, yemek ve iftar organizasyonlarının videolarını paylaşıyorlar.
En son izlediğim yardım organizasyonu videosu Çad'daydı.
Suistimal ihtimali her zaman olsa da iyi niyetli olduklarına inanıyorum.

Türk toplumunun tarihinde yardım etmek vardır.İstatistiklere bakılabilir. Pandemiydi, ekonomik krizdi, depremdi derken bile son 3-4 yıldır uluslararası yardımlarda Türkiye'nin üst sıralarda olduğunu biliyorum.

zor durumda kaldığını söyleyen arkadaşın borç istemesi ve ödemeyi geçiktirerek bir zaman sonra yanımızdan yeni değiştirdiği arabayla geçmesi veya
9-10 bin liraya hediye aldığımız aşkımızın(!) bizi aldatarak ondan ayrılmanız sonucu hediyenin taksidini ödemeye devam etme zorunluluğu yanında yapılan bu yardımları ayrıca desteklemek gerektiğini düşünüyorum.

Yine de yardım etme düşüncemiz varsa en azından kendimiz araştırarak yakın çevremizdeki bir fakir aileye destek olmalıyız.
böyle işler de erken davranmak lazım ki şüphe/vesvese yardımı geciktirmeye ayrıca sebep.
0
diyecevaplandı
(19.03.24)
Yurtdışı yardımlar özellikle Afrika gibi bölgeler denetim açısından sıkıntılı fakat kimseyi yargilayamayız,elde delil yok iftiraya girer nihayetinde buradaki vakıflarda emin bildikleri kişilerle çalışıyorlardır daha önce batılı yardım kuruluşlarının Afrika'da yaptığı vurgular ortaya çıkmıştı. Yardım yapıp yapmamak size kalmış mesele vicdan mastürbasyonu, duygu sömürüsü ise bu konu en fazla sokak hayvanları ve işlek yerlerde valilikten onaylı ASMR hastalarına yapılan bağış kampanyaları ile yapılıyor.
0
doharkoman
(19.03.24)
Gerçekten transparan bir yardım kuruluşu direkt olarak bütün finansal tablolarını paylaşmıyorsa bile topladığı yardımların net olarak yüzde kaçının yardıma muhtaçlara harcandığını söyler. Eğer bu bilgiyi paylaşmaya tenezzül etmiyorlarsa ve herhangi bir bağımsız denetimden geçmiyorlarsa kusura bakmasınlar ama paylaştıkları görsellerin pek anlamı yok... Az önce üşenmeden Google'dan "Kuyu açtırma bedeli" vb. gibi şeyler aratıp üç beş hayır kurumunun istelerine baktım, hiçbiri ne sıkça sorulan konular kısmında, ne kurumsal dökümanlar kısmında yapılan yardımların ne kadarının gerçekten ilgili amaçlara uygun harcandığını paylaşmamış. Birisi "Bağımsız denetçi raporu" sayfası koymuş ama raporu paylaşmamış ama hepsi değerleri kısmına "Şeffaflık" eklemiş ama sadece "Kimseye verilemeyecek hesabımız yok" tadında beylik laflarla geçiştirilmiş.

Dolayısıyla iş sizin bir kuruma kişisel güveninize ya da kendinizi şanslı hissedip hissetmemenize kalıyor. Verdiğiniz 1000 liranın 800 lirası da yardıma gidebilir (Gayet iyi bir oran), 200 lirası da, hiç de gitmeyebilir...
0
salihdt
(19.03.24)
(2)

Görseli otomatik olarak vektörize etmek için araç?

harmanyeri
Merhaba.Hazır bir görseli canva üzerinden yüksek kaliteli PNG veya SVG olarak indirdikten sonra otomatik olarak nasıl vektör haline getirebilirim? bazı siteler var ama tavsiyenizi merak ediyorum. İnkspace'de de yapılıyor sanırım ama PC kasıyor..Teşekkür ederim :)
Merhaba.

Hazır bir görseli canva üzerinden yüksek kaliteli PNG veya SVG olarak indirdikten sonra otomatik olarak nasıl vektör haline getirebilirim? bazı siteler var ama tavsiyenizi merak ediyorum. İnkspace'de de yapılıyor sanırım ama PC kasıyor..

Teşekkür ederim :)
0
harmanyeri
(18.03.24)
Vector Magic diye bir uygulama vardı, keza Inkspace'in kendi aracı var ama özellikle görsel görece karmaşıksa kesin bir çözümü yok benim de bildiğim. Genelde Inkscape kasmasın diye grayscale 4-5 tona ayarlayıp sonra çıkan sonucu elle düzeltme yoluna gidiyorum.
0
salihdt
(18.03.24)
vectorizer.ai

ben birkaç görsel yaptım bu sitede, epey başarılı
0
mustafakesekci
(18.03.24)
(4)

amerikan emperyalizmi ve obama

WithWorth
1. afrikanın sömürgeleştirilmesinde herkesin bildiği avrupa devletleri; ingiltere, fransa, ispanya, portekiz, almanya vs. herkes var iken amerika böyle bir sömürgecilik yarışında neden yoktu ?https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/2/24/World_1898_empires_colonies_territory.png2. obama'nın rt
1. afrikanın sömürgeleştirilmesinde herkesin bildiği avrupa devletleri; ingiltere, fransa, ispanya, portekiz, almanya vs. herkes var iken amerika böyle bir sömürgecilik yarışında neden yoktu ?
upload.wikimedia.org

2. obama'nın rte ile görüşmesinde servis edilen beyzbol sopalı fotoğrafı hatırlarsınız.
Wikipedia'da şöyle bir maddeye rastladım üstelik amerika kökenli: tr.wikipedia.org

alenen göndermelerinin altında yatan fikir, kendi tarihlerinden gelen bu madde olabilir mi ? O dönem bu gönderme okunabilmiş midir dersiniz?
0
WithWorth
(17.03.24)
1 - Amerika'nın kendisi sömürge; İngiliz hakimiyetinden kurtulduktan sonra kendi içlerine döndükleri bir dönem var, yanlış hatırlamıyorsam bu siyasi olarak kabaca birinci dünya savaşına kadar da gidiyor. Bir de Amerika zaten devasa bir coğrafya, hele ki o zamanki popülasyon açısından bakılırsa kaynak sınırsız gibi bir şey ve bu süreçte kendi iç meseleleriyle uğraşıyorlar. En büyük sıkıntı insan kaynağı o da zaten özellikle güneyde kölelikle çözülüyor.

2 - Sopa konusu o zaman da gündem olmuştu diye hatırlıyorum. Amerika'yı bir bütün olarak görmek çok mantıklı değil bence. Hemen her dönem Amerika içinde "Bizim ne işimiz var başka ülkelerin işlerine karışıyoruz" diye bir ses var, zira öyle ya da böyle harcanan para Amerikan halkının vergileri, sağda solda ölenler Amerikan gençleri. Bu insanların bir şekilde ikna edilmesi lazım... Zaman zaman "Biz Dünya'nın hamisiyiz" fikri ön plana çıksa da zaman zaman Trump gibi "Hiç işim olmaz, kapatırım ülkeyi, kimseyi sokmam, kimseye de karışmam" kafasında insanlar da başa gelebiliyor.
0
salihdt
(17.03.24)
1.Afrikanın sömürgeleştirilmesi aşamasında Amerikanın kendisi sömürgeydi. 5 kişinin öldürüldüğü müthiş(!) Boston katliamından 1. Dünya savaşının üçüncü yılına kadar Amerika Birleşik Devletleri 'Amerika Amerikalılarındır' politikasını güdüyordu. Daha sonra da zaten Fiziki sömürgeye gerek olmadığı, ekonomik tedbirlerle ve istihbari çalışmalarla da zahmetsiz bir şekilde dünyanın sömürülebileceği keşfedildi ve Wilson prensipleri devreye sokuldu.

2. Zaten yapılan hareket de bizdeki 'Aba altından sopa göstermek.' sözünün ete kemiğe büründürülmüş hali değil mi?
0
Mirket
(17.03.24)
Afrika'nın genel manada sömürgeleştirilmesi süreci geç bir dönem (19.yy) bu sırada ABD artık bir koloni değil.

Ancak ABD'nin kolonilere ihtiyacı yok. Sömürgecilik faaliyetleri şeytani amaçlarla ilişkilendiriliyor ancak bu olayların yaşanma sebebi temelde ufak yüzölçümüne sahip avrupalıların ihtiyaçları olan çoğu şeyi kendi topraklarında bulamıyor olması. Avrupa konumu gereği Çin ve Hindistan gibi ülkelerle de her zaman rahatlıkla ticaret yapamıyor ve bu sırada bilimsel ve teknolojik gelişmeler ilerlemeye sevam ediyor. Sanayii faaliyetleri gelişiyor. Hammade ve kaynak lazım, ama yok. Avrupa ülkelerinin birbirlerine karşı güç yetiremedikleri zaten yüzyıllarca süren savaşlarla defalarca görüldü. Ancak afrika ve başka küçük adalar güçsüz ve kaynakları bol vaziyette orada duruyor.

ABD ise böyle değil, ABD bulunduğu kıtanın büyük bölümüne yayılmış bir devlet ve bu topraklar neredeyse el değmemiş, kaynaklarla dolup taşıyor. Dolayısıyla ABD'nin koloniye ihtiyacı yok. Bunun üstüne ABD hala süper güç olan ABD değil. Kendi bölgesinde uğraştığı birçok problem var.

ABD tarihiyle ilgili Allan Nevins'in ABD tarihi diye bir kitabı var, çevirisini de Halil İnalcık yapıyor. Onu okuyabilirsiniz.
0
akhenaten
(17.03.24)
2- Bahsettiginiz "big stick diplomacy" zaten: sen diplomasini guzelce konusarak yap ama elinde her ihtimale karsi elinde sopan olsun diyor. Ordunu, gucunu goster tehdit unsuru olarak kullan diyor. Yanlis anlasilan ya da yorumlanan bir sey yok ortada. Mirket'in dedigi gibi aba altindan sopa gostermek iste Obama'nin yaptigi.
0
freedonia
(17.03.24)
(3)

tarihi olayların büyüklüğünü anlamak yahut kıyaslamak

WithWorth
mesela "büyük buhran" ne kadar büyük ?yada "haçlı seferleri" gerçekten islama ciddi zarar verdi mi ?yoksa tolere edilebildi mi ?gibi, tarihi olayları gereğinden fazla abartıp abartmadığımızı nasıl anlayabiliriz ?
mesela "büyük buhran" ne kadar büyük ?

yada "haçlı seferleri" gerçekten islama ciddi zarar verdi mi ?
yoksa tolere edilebildi mi ?

gibi, tarihi olayları gereğinden fazla abartıp abartmadığımızı nasıl anlayabiliriz ?
0
WithWorth
(16.03.24)
Etkilerine bakmak önemli bir ölçüt olabilir; bunun için de o olaya sonrasında ne kadar atıf yapılmış, ülkenin politikasını, çevredeki ülkeleri, insanların hayatlarını vb. ne kadar etkilemiş araştırmak işe yarayabilir. Diğer yandan yabancı kaynakları kontrol etmek de kullanışlı olur sanırım. Bir ülkenin çeşitli politik sebeplerle abarttığı bir olay farklı kaynaklarda daha bağımsız ve gerçek ölçeğine uygun işlenmiş olabilir.
0
salihdt
(16.03.24)
Tarihi olayları anlayabilmek için çok değişik kaynaklardan ve çok fazla okumak gerekiyor.

Örneğin 1.Dünya savaşında Medineyi terkedip Kolordusuyla Şam'a katılması emredilen Fahrettin Paşa, bu emre direnmiş ve kutsal toprak Medine'den ayrılmamış, Osmanlı teslim olduğu halde Padişah emrine de karşı gelip, aylarca çekirge ile beslediği birliğiyle Medineyi savunmuş. Maiyeti tarafından derdest edilerek Medine teslim edilmiştir.

Bizim kitaplarda Fahrettin Paşa öve öve bitirilemez. Ancak.

Medine'de Peygamber efendimizin mezarı vardır. Bize göre kutsaldır. Selefiler mezara kutsiyet atfetmezler.

Arabistanlı Lawrence'in anılarını okuduğumuzda da, Medinenin terkedilmemesinin Osmanlı için bir Kolorduluk bir gücün heba edilmesi olarak anlatılır. Medine özellikle düşürülmez ve demiryolu özellikle tahrip edilmez. Şöyle anlatır:

Su içinde hortumla nefes alan bir adam gibiydiler. Osmanlı onlara sürekli lojistik destek yollamak zorundaydı. Biz istediğimiz zaman trenlere baskın veriyorduk. İstediğimde hava borusunu sıkıyor, havasızlıktan öleceklerken gevşetiyorduk.
0
Mirket
(16.03.24)
İki boyutu var dediğiniz şeyin. Birincisi bahsettiğiniz konuları yetkin ve doğru kaynaklardan okuduğunuza emin olmak. Popüler yayınlar tarihi abartmayı seviyor. Ancak eğer zaten bilimsel metodolojiye uygun yazılmış yetkin bir kaynağı doğrulamak istiyorsanız o halde kendiniz paralel bir çalışma yapmalısınız. Ki bu zaten tarihçilik yapmak demek.

Bunun kolay bir yolu yok malesef. Tek cümleyle anlattığınız şey ciddi ve kapsamlı bir çalışma alanı. Ayrıca tek sonuca çıkan bir cevaba da ulaşamayacaksınız.

Bakmak istediğiniz dönem hakkında yeterince bilgi sahibi olmalısınız. O dönemde bakmak istediğiniz bölge hakkında yeterince bilgi sahibi olmalısınız. Bunlar için gerekli kitapları bulup başkayabilirsiniz. Bu açığı kapattıktan sonra yaşanan olayla alakalı birçok okuma yapmanız gerekiyor. Bu okumalar da wikipedi'den vs. olmaz. Jstor, cambridge core gibi ücretli makale veritabanlarında literatür taraması yapıp okumalarınıza başlarsınız. Okudukça yapılan atıflardan, tartışma halindeki konulardan ordan oraya atlayarak genel bir çerçeve çizersiniz. Bunlar size konu hakkında uzmanların ne düşündükleriyle ilgili veri ve derli toplu bir düşünce akışı sağlar.

En nihayetinde son noktayı koymak için döneme ait kayıtları kendiniz incelemelisiniz. Şanslıysanız çeşitli veritabanlarındali el yazmalarında vs bunları bulabilirsiniz ya da daha önce bu konuda çalışmış insanların yazdıklarını okurken oralarda karşınıza çıkmış olur. Ancak neticede o alandaki dili de bilmeniz gerekiyor.

Özetle en başta da dediğim gibi, sizin dediğiniz şey tarihçilik yapmak.
0
akhenaten
(16.03.24)
(6)

seri numarası aynı olan takviye gıdalar?

karpux
trendyol'dan iki kutu vitamin takviyesi aldım. tarım bakanlığından gıda onay numarasını kontrol ettim orijinal duruyorfakatiki kutunun da barkod numarası birebir aynı. hatta satın alanların koyduğu görsellerdeki barkodlar da bendekiyle aynı.kutuda başka şüphe çeken bir durum yok fakat bu durumdan hu
trendyol'dan iki kutu vitamin takviyesi aldım. tarım bakanlığından gıda onay numarasını kontrol ettim orijinal duruyor

fakat

iki kutunun da barkod numarası birebir aynı. hatta satın alanların koyduğu görsellerdeki barkodlar da bendekiyle aynı.

kutuda başka şüphe çeken bir durum yok fakat bu durumdan huylandım. iade edeyim mi?
0
karpux
(16.03.24)
Farklı marka ürünler mi bunlar? Eğer standart EAN barkodlarından (Marketteki ürünlerde de kullanılan) bahsediyorsak aynı ürünlerin tamamının barkodu aynıdır zaten.
0
salihdt
(16.03.24)
barkod ile seri numara farklıdır hocam. aynı ambalajda aynı ürünün barkodu hep aynı olur. oradan orijinal olup olmadığı çıkarılamaz.
0
mustafakesekci
(16.03.24)
sağolun. barkod ve seri no kavramları karışmış bende :)
0
🌸karpux
(16.03.24)
İade edebiliyorsanız edin alakalı sitedeki takviye gıdaların çoğu sahte fiyatlarının piyasanın altında olmasının sebebi de bu zaten bunu profesyonel şekilde yapıyorlar takviye gıdaları eczaneden satın alınız.
0
doharkoman
(16.03.24)
Takviyeler vb. ürünlerde çok sahte var trendyol, hepsiburada.da satılan, asla ayırt edemezsiniz. Barkod ve ambalajı kopyalamak çok kolay, o nedenle sahte ürün çok. Üreticiden temin edildiğine ve orjinal ürün olduğuna ancak eczaneden alırsanız güvenebilirsiniz. Aradaki fiyat farkı sağlığı tehlikeye atmaya değmez zaten.
0
anthemis nobilis
(16.03.24)
karekod ürüne özel olabilir bi tek
0
bir soru sorcam
(16.03.24)
(9)

Ekşi Sözlükte’ki THY başlığı hakkında.

dedeminhirkasi
Şöyle bir başlık okudum. Özetle Thy pasaport kontrolünden geçen yolcuyu uçağa düşük profillisiniz diye almamış. Böyle bir durum olabilir mi? Pasaport kontrolünden geçen bir yolcuyu havayolu şirketi uçağa nasıl almayabiliyor?https://eksisozluk.com/turk-hava-yollari-dusuk-profil-rezaleti--7795224?a=po
Şöyle bir başlık okudum. Özetle Thy pasaport kontrolünden geçen yolcuyu uçağa düşük profillisiniz diye almamış. Böyle bir durum olabilir mi? Pasaport kontrolünden geçen bir yolcuyu havayolu şirketi uçağa nasıl almayabiliyor?

eksisozluk.com
0
dedeminhirkasi
(15.03.24)
İngiltere (ve sanırım Abd Kanada) uçuşlarında uçağa binmeden ekstra Gözen security diye bi şirket hem vize kontrolü yapıyor hem çantaları ekstra tarıyor. (Sabiha'da da Pegasusun elemanı yapmıştı)

Mesela İngiltere bu yıl sonu residence permit kartlarını kaldırıyor online sisteme geçecek, 1 ocak 2025te birçok kişinin böyle bir sorun yaşayacağından korkuyorum ben.
0
nhk ni youkosu
(15.03.24)
yapar evet, gayet olağan bir durum. bu thy ile alakalı bir şey değil, varış ülkesinin böyle bir talebi varsa thy bunu uygulamakla sorumlu.

fakat bilet ücretinin iade edilmemesi ve pnr bahane edilmesi ile 2. biletin satılması vs konuları tamamen rezalet bence de.
0
emfuzi
(15.03.24)
Oluyor, oyle seyler. Tam ucaga binecekken son kez binis karti okutma olayi var, orda makine uyari veriyor bazen, gorevli sonra o kisi icin icerden birilerini ariyor bu okumadi sorun nedir falan diyor, arkadan hayvan gibi sira birikiyor, sonra o kisiyi kenara cekiyorlar, ekstra gorevliler geliyor sorular soruyorlar, hatta o kisiler icin bazen ucak bile rotar yapabiliyor alsak mi almasak mi durumlari oluyor.

Nhk'nin dedigi Gozen security gibi firmalarin insiyatifinde bizim ucaga binip binmememiz. Bir de pasaporttan gectim ama ya nedir ya. Pasaporttan ben de sofya biletiyle geceyim, sonra New york ucagina bineyim gideyim o zaman:) Pasaporttan gecis sadece asamalardan biri
0
freedonia
(15.03.24)
oluyor evet. bu arada eleman da büyük ihtimalle gerçekten kaçmak için gidiyor uçağa. çünkü cebinde son kalan parayla hem bilet alıp, üstüne ertesi gün ısrarla tekrar bilet alıyor :) durum baya net gibi.
0
tchuck
(15.03.24)
Almanyadan japonyaya giderken, üstüm başım çok kötüydü beni ve hintli gibi kahverengi ten rengi olanları çevirip kağıtlarımızı kontrol etmişlerdi. Pasaport kontrolünden falan sonra tam uçağa binerken. Çok gurur kırıcı birşey.

Esenboğada da brezilya pasaportu olan suriyelilere görevliler baya takmıştı, hatta duyduğum kadarıyla birgün sonra uçmuşlar konsolosluğa sorulmuş falan..
0
durgunfoton
(15.03.24)
Ülkelerin farklı süreçleri var, başlık altında da söylenmiş zaten "inadmissible passenger" diye bir şey var. Havayolu şirketi söz konusu ülkenin yolcu kabul uygulamalarını kontrol etmek zorunda. Mesela normalde bunun en barizi vizedir; vize gerektiren bir ülkeye giderken eğer uçağa vizesi kabul edilirseniz bu kişi ilgili ülkeye kabul edilmeyeceği ancak bununla birlikte bir sürü de masraf yaratacağı için havayolu şirketine ceza kesilir. Tabi bir yandan da havayolu şirketi bu kişiyi geri götürmek zorunda kalır vb. O yüzden gidip "Sanane kardeşim Schengen vizem var mı yok mu, o Almanya'nın sorunu, ben biletimi aldıysam sen beni götürmek zorundasın" demiyoruz.

Ancak son THY haberlerinde iki sorun var; kriterlerden bir kısmı muğlak, haliyle "Biz kabul etsek de ilgili ülke kabul etmeyecekti zaten" konusu çok kesin değil. İkincisi de tabi ki bundan kaynaklı olarak yanan biletin maliyetinin müşteriye yüklenmesi. Kriterler muğlaklığa izin vermese ve bilet satışı sırasında müşterilere gösterilse, müşteri de buna rağmen bilet alsa THY haklı olabilirdi.
0
salihdt
(15.03.24)
Esim bi ara konsoloslukta o isi yapiyordu. Vizesi var, bileti var ama bir sebeple (yazarin profil dedigi sey), kisi konsolosluga bildiriliyor. Onlar da arkada check edip ucsun ya da ucmasin diyorlardi.

Kacacak adamin profili direkt belli oluyor zaten, hayatinda yurtdisi gormemis, maasinin 3 kati parayi bilete vermis adam "meksikayi cok merak ediyorum, turistik gidiyorum" falan diyor.
0
brkylmz
(15.03.24)
@brkylmz, konsolosluğa bildiren kişi veya makam neresi? Türk tarafı mı gidilecek ülke yetkilileri mi?
0
🌸dedeminhirkasi
(15.03.24)
Turk tarafi (ulkesine gore degismekle birlikte gozen vs iste)
0
brkylmz
(15.03.24)
(16)

Hediye gelmiş çeyrek altın sahte çıkarsa verene söyler misiniz?

sonhakan
...
...
0
sonhakan
(14.03.24)
Söylemem. Belki o da dolandırıldı sahte altın sattılar. Belki de gerçekten sahte altın aldı yüz göz olmak istemem.
0
rock n roll
(14.03.24)
Söylemem.

Farkında olmadan yaptığını düşünüyorsam konuyu unuturdum.
Bilerek getirmiştir sahte çeyreği diyorsam da saklarım çeyreği onun önemli gününde geri götürüm.
0
nuevo
(14.03.24)
söylerim, "bu ne iş?" derim
0
noxie
(14.03.24)
Söylerim, eğer dolandırıldılarsa gidip hesap sorarlar.
0
salihdt
(14.03.24)
tabii ki söylerim. sonuçta dolandırılmışlar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(14.03.24)
söylerim.
0
jelly bear
(14.03.24)
Söylemem.
Bilerek de yaptılarsa dolandırılarak da yaptılarsa o dramayı, o "çok özür dileriz, telafi edeceğiz, nasıl olur, inanamıyorum, hayatımda hiç başıma gelmedi, hesap soracağım" gibi sözleri hareketleri dinlemek bana çeyrek altından daha ağır gelir.
Büyük ihtimalle de zaten gerçek altınla değiştirmezler onu.

Bir de üstüne "neden bize iftira atıyorsun?" diye hesap sorma ihtimalleri de var.

Bu konuya hiç girmezdim.
0
michael_knight
(14.03.24)
aileme, çok yakın çevreme söylerim. onun dışında söylemem.
0
elorelia
(14.03.24)
tabi ki söylerim ya öyle saçma şey mi olur. ayrıca altını veren kişi de farkında olmadan mağdur olur söylemezseniz.
0
neira
(14.03.24)
tabii ki soylerim. en azindan onu aldiklari yerden bir daha almasinlar.
0
hot potato
(14.03.24)
çoğu aile stoklarında ki altınları yakınlarına dağıtıyor. yani eskiden gelen bir altın olabilir. boşu boşuna keyifsizlik. değmez.
0
jamswety
(14.03.24)
söylerim dolandırılmışsın derim.
0
mikahakkinen
(14.03.24)
söylemek lazım .
belki bir kaç tane daha almışlardır kendilerine. Aydınlatmak gerek
0
diyecevaplandı
(14.03.24)
söylemem.

kendisi yaptıysa zaten terbiyesizlik. o durumun içine girmek beni daha çok rahatsız eder. kendisi yapmadıysa da mahçup olur bu sefer. suçlu olmadığı halde zan altında kalır. gerek yok.
0
paintov
(14.03.24)
söylemem. muhtemelen bilmeden o da dolandırılmış olabilir. ben de yakın zamanda bir kaç düğün için kuyumcudan gram vs aldım. ama sahte mi gerçek mi sorgulamadım ve gidip taktım. sahteyse ve bana söylenirse çok üzülürüm.
0
exlibris
(14.03.24)
Tabii ki söylerim. Kendileri dolandırıcı değillerse, dolandırılmışlar demektir. Hediye olduğu için ben zarar görmedim diye neden dolandırıcıların rahat gezmesine ya da bana altın hediye eden birinin dolandırılmış olmasına göz yumayım?

www.eksiduyuru.com

Şu duyuru ile birlikte görünce bir "acaba?" dedim tabii :P
0
nawar
(14.03.24)
(5)

slogan

piyade binbasi er
selam arkadaşlarfocus bright sunshine"parlak güneş ışığına odaklan" olarak çevrilebilir mi, saçma ve komik olur mu?
selam arkadaşlar

focus bright sunshine

"parlak güneş ışığına odaklan" olarak çevrilebilir mi, saçma ve komik olur mu?
0
piyade binbasi er
(14.03.24)
araya bir "on" lazım. to focus on something.
0
cinsi kisi
(14.03.24)
@cinsi kisi

focus on bright sunshine

böyle mi hocam
0
🌸piyade binbasi er
(14.03.24)
"focus bright sunshine" olarak kullanirsan farkli anlama geliyor.

"parlak güneş ışığını odakla (bir noktada topla)" gibi, yani güneş ışığını mercek ile bir noktada toplamak gibi

focus sunlight with a magnifying glass = güneş ışığını büyüteç ile bir noktada topla

"sunshine" yerine "sunlight" daha çok kullanılıyor bu durumda.

----

focus on bright sunshine = parlak güneş ışığına odaklan
0
ermanen
(14.03.24)
@ermanen

teşekkür ederim.
0
🌸piyade binbasi er
(14.03.24)
Bir de "Bright" gereksiz bence. Sunshine zaten "Shine" itibariyle parlayan bir şey.
0
salihdt
(14.03.24)
(13)

Vücut yapip, t-shirt'le gezenler.

Yourcousinmarvinberry
Bu arkadaslar neyin kafasini yasiyor ?Gögüs ve kol kasi yaptigi için her ortamda(disarida hava soguk bile olsa) sadece kisa kollu shirt giymekten vazgeçmiyorlar. Motivasyonlari ne ? Sokakta yürürken bir kadinin onlari durdurup, ceplerine numaralarini tutusturmalarini mi bekliyorlar ?
Bu arkadaslar neyin kafasini yasiyor ?

Gögüs ve kol kasi yaptigi için her ortamda(disarida hava soguk bile olsa) sadece kisa kollu shirt giymekten vazgeçmiyorlar. Motivasyonlari ne ? Sokakta yürürken bir kadinin onlari durdurup, ceplerine numaralarini tutusturmalarini mi bekliyorlar ?
0
Yourcousinmarvinberry
(07.03.24)
vücut sıcak. üşümüyoruz :P
0
gabe h coud
(07.03.24)
Maslow'un ihtiyaçlar piramidinde dördüncü sırada beğenilmek var.

Bende böyle bir ihtiyaç yok deme. Bu bilimsel bir gerçeklik.

Konuya gelirsek, adam beğeniliyor ve beğeni bakışları alıyor ki öyle yapıyor. Telefon numarası tutuşturma konusuna gelirsek, oluyor gerçekten, oldu.

Ama ben gelişmiş bir vücudun, iyi bir meslek, saygın bir yaşam tarzı, düzgün kılık ve kıyafet, düzgün bir çevre ve entelektüel bir yapı eşliğinde anlamlı olduğunu düşünüyorum.
0
Mirket
(07.03.24)
Günlük hayatta insanların yapıp da statü aracı olmayan bir şey var mı?

Kahve içtiğimiz yer, giydiğimiz markalar, izlediğimiz filmler, okuduğumuz kitaplar, siyasi görüşümüz, gittiğimiz yerler, bildiğimiz şeyler, tanıdığımız insanlar, kullandığımız telefon, hobilerimiz, arabamız, evimiz... Hepsi öyle ya da böyle kimliğimizin bir parçası, içinde olduğumuz sosyal gruplardaki yerimizin belirleyicisi, karşı cinsle iletişimimizde birer imleç olmuyor mu?
0
salihdt
(07.03.24)
İzmir'de hava 12 derece şuan t-shirt ile geziyorum iş yerinde. Hafif serinliği severim. Geniş sırtım ve seksi kaslarım ile mutluyum. Kadınlardan bir beklentim yok ama bakışları okumayı bildiğim için hoşuma da gidiyor aldığım Vibe. Kafa yaşamak istersem bir şeyler içiyorum, farklı şeyler yapıyorum t-shirt kafası kesmez beni.
0
hasmetizm 2046
(07.03.24)
Onlardan biri benim abim. Tek motivasyonu: "Kadınlar bakıyor." Kendini salmayıp vücut çalıştığı dönemlerde iki haftada bir sevgili değiştiriyor. Abimle bu süreçte takılanlar da üniversiteli ya da yeni iş hayatına atılan kızlar. Ciddi bir ilişki arayışında değil zaten.
0
gnosis
(07.03.24)
diri memeleri olup meme dekoltesi giyen, uzun sekilli bacaklari olup mini short ve etek giyen kadin neyi yasiyorsa onu yasiyorlar. erkegin genel olarak cok estetik bir vucudu yok, artik antik yunan doneminde de yasamadigimiz icin ortalama bir erkegin armut gibi vucudu var. bunun uzerinde olanlar da bunu gostermek istiyor.
0
bay b
(07.03.24)
Kendimizi iyi hissediyoruz
0
mirty
(07.03.24)
beğenilme beklentisi her insanda mevcut. bazı insanlar güçlü olabileceği yöne yöneliyor. vücut yapıp t-shirtle gezip beğenilme beklentisiyle gezen arkadaşın beklentisiyle ona numara verenin beklentisi aynıdır zaten.
0
mikahakkinen
(07.03.24)
ben de kışın şirkete full tshirt ile giderim. sağ kol full sleeve dövme ama amacım bu değil. bana sıcak basıyor, ben gömlek de giyemiyorum hatta patronla papaz oluyoruz sürekli :)

şu cebe numara koyma mevzusu da doğru. benim başıma gelmedi ama kuzenimde harley vardı. ışıklarda durdurup ahlaksız teklif etme teklifinde bile bulundular bi tur karşılığı:)
0
KidLazer
(07.03.24)
@Kid, bence onlar Harley'e vurulmus(:
0
🌸Yourcousinmarvinberry
(07.03.24)
kardesim gorup gorebilecegiz hot boy sayisi belli sen neye mani olmaya calisiyorsun ki? ayrica istedigini giyer teshircilik degil bu. gorsem gercekten sicakladigini dusunurum btw bunlar kolay kolay bot ve mont da giyemezler veya cok kalin degildir montlari. saglikli beslenince usume olmuyor sanirim. ben yedi kat yorganin altinda yatarken donla gezebiliyolar. ustune bir de bizi isitabiliyorlar. pekmez ye senin de olsun
0
ala09
(07.03.24)
Başarılı olmuş ve göstermek istiyor. Kolay değil kan, ter, gözyaşı.
0
rock n roll
(07.03.24)
@your
ufak bir farkla, kuzende de 6pack vücut var :)
0
KidLazer
(07.03.24)
(6)

you are my oldest friend cümlesi

in vino veritas
"sen benim en eski arkadaşımsın.""sen benim en yaşlı arkadaşımsın."hangisi? niye?
"sen benim en eski arkadaşımsın."
"sen benim en yaşlı arkadaşımsın."

hangisi? niye?
0
in vino veritas
(03.03.24)
Ikisi de olur, bu haliyle bilemeyiz.
0
freedonia
(03.03.24)
Context(bağlam)'e bağlı.
0
put it in your appropriate place
(03.03.24)
ikisi de olabilir.
0
king lizard
(03.03.24)
İkisi de olur, bundan kaçınmak için eğer "En yaşlı" denecekse eldest kullanmak daha mantıklı olur.
0
salihdt
(03.03.24)
bence ikisi de olmaz. yani old kelimesini hem yaşlı, hem eski anlamında kullanılabilecek bir cümlede kullanıyorsanız oradaki anlam "eski" olur.

yani you are my oldest friend = benim en eski arkadaşımsın.

bence. yaşlı demek isteyen eldest friend der.
0
kibritsuyu
(03.03.24)
en yaşlı arkadaşımsın için "you are the oldest of my friends" denilebilir.
0
mustafakesekci
(04.03.24)
(4)

spor salonuna ne kadar sürede gidiyorsunuz?

datnet
sb. bu işin üst limiti nedir? 30 dk fazla mı?
sb. bu işin üst limiti nedir? 30 dk fazla mı?
0
datnet
(02.03.24)
1 dk. site içinde.

üst limit bana göre 15 dk.
0
gabe h coud
(03.03.24)
30 dakika bence fazla. Zaten günlük yaşam temposu içinde bir bahane bulup sporu önce aksatmak, sonra da bırakmak görece kolay. "Bi saat git gel kim uğraşacak" tek başına çok büyük bir bahane olur bence.
0
salihdt
(03.03.24)
- 12-13 dakika sürüyordu yaya olarak.
- Dönmesi 20-25 dakikayı buluyordu hem yokuştan hem yorgunluktan dolayı.
- 30 dakika bence fazla +1
0
put it in your appropriate place
(03.03.24)
ben kardio kısmını dışarıda halediyorum.
40-45 dk kalıyorum.
0
mhm
(03.03.24)
(14)

Kötü niyet bu mudur?

skr1292
Bir arkadaşla aramızda geçen diyalogları birebir yazıyorum;Ben : Bugün öğlene kadar uyudumO : depresyonda mısın---Ben : aklımda şöyle şöyle bir iş fikri varO: Yapamazsın deneme bile---Ben: Abi işsizlik psikolojisi çok kötü insanın hayat enerjisi bitiyorO: Doğru ama sen niye bu kadar mutlusun onu anl
Bir arkadaşla aramızda geçen diyalogları birebir yazıyorum;

Ben : Bugün öğlene kadar uyudum
O : depresyonda mısın

---

Ben : aklımda şöyle şöyle bir iş fikri var
O: Yapamazsın deneme bile

---

Ben: Abi işsizlik psikolojisi çok kötü insanın hayat enerjisi bitiyor
O: Doğru ama sen niye bu kadar mutlusun onu anlamadım

---

Ben: Bugün ehliyet sınavım var
O: bu yağmurda işin çok zor

---

Ben: İngilizce için kitap aldım
O: 2-3 gün sonra çalışmayı bırakırsın iade et bence

---

Bütün bu diyaloglar bir yana yaşadığım şu olay bitirdi beni ;

bu arkadaşla normal bir şekilde sohbet ederken telefonum çaldı iş görüşmesine çağırdılar. Telefonu kapattım, arkadaşa söyledim iş görüşmesi için aradılar yarın görüşmeye gidicem diye. Abi yüzü bir düştü sanki çekip vurmuşlar gibi. İnanılmaz morali bozuldu. Bir anda durgunlaştı sessizleşti. Ben keyfini yerine getirmek için kıvrandım.
0
skr1292
(25.02.24)
(bkz: Dalyarak)

Belli ki kendi hayatı çok iyi gitmiyor, etrafındaki kimsenin de iyi gitmesin istiyor. Bilerek isteyerek zarar vermese bile iyiliğinizi istemiyor işte.
0
salihdt
(25.02.24)
“Ben keyfini yerine getirmek için kıvrandım.” Neden? Kesinlikle salihdt +1. Art niyetini rahatlıkla dışavurmaktan çekinmeyecek kadar kötü.
0
odiyus
(25.02.24)
heves baltalayan balta diye bi karikatür serisi vardı. onun baş karakterine benziyor.
son olay bambaşkaymış. bu kimse arkadaşın olmayı haketmiyo olabilir. yaptığından emin ol ve yol ver
0
lambırcek
(25.02.24)
saflığından faydalanıyor.
o senin keyfini yerine getirecek
hiç bir şey yapmamış oysa.
Araya mesafeni koy.

Bazı insanlar beden olarak büyüyor ama empati veya diğergamlılık olarak yerlerinde sayabiliyorlar.

Arada bazı oyunlar hazırla onun için.
Mesela kargodan gelmiş gibi kendine bir paket hazırla içine de güzel bir kaç eşya koy. bunları seni seven bir arkadaşın göndermiş gibi hareketler çiz.
yine bir arkadaşına, sen onun yanındayken aramasını söyle.
Seni akşam eve davet ettiğini söylesin o da duysun konuştuklarınızı.
Ona oldukça uygun indirimlerden aldığın eşyaları da göstermeyi ihmal etme.
senden yardım benzeri bir şey talep ettiğinde beklentisinin altında tavır sergile.
mesela borç olarak 500 mü istedi? 150 TL var ama markette bana lazım de.
psikolojik savaş neymiş görsün.

neyse, konunun mizahla kurgu edilmiş hali burada:
m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(25.02.24)
Kıskanıyor enerjinizi emiyor hiçbir şey demeden engelleyin arkadaşlığınızı bitirin
0
Hallegadola
(25.02.24)
Ya iyidir kötüdür bilemem. Ama hayatını negatif yaşadığı belli. Sadece negatifleri görüp negatife odaklanıyor ve negatif duygularını paylaşıyor. Zihninde pozitif bir şey döndüğünü hiç sanmıyorum ben. Yani pozitif ve mutlu bir yanı olsa ve sana göstermese kötü niyetli derdim. Ama kendi negatif duygularını o kadar büyütmüş ki içinde pozitif bir şey kalmamış.

Ben olsam mesafe koyarım. Bu durumlar bulaşıcı. Bir şeyi 40 kere söylersen olur. Nasıl duygulara maruz kalırsan ona dönüşürsün. Görüşmeyı bırak bu insanla.
0
zimbirik
(25.02.24)
ben size daha iyi bi arkadaş olurum. buradan anlayabilirsiniz ne niyeti varmış.
0
baldan kaymak
(25.02.24)
Sizi kıskanıyor da olabilir, kötü niyetli de, eğer o da işsizse dümdüz mutsuz da. Tanımadığım için bir şey diyemem. Tek bildiğim arkadaştan uzaklaşmanız gerektiği. Kendi başını yesin :)
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(25.02.24)
Ben de de var bu tarz valla artık yaşım gereği sanırım iyice sıkıldım yük gibi taşımaktan beni beğenmez ama yaptıklarımın da aynısını yapar. Öncelikle storylerimi görmesini engelledim, görüşmelere de gitmiyorum, wapptan cevap yazında da gruplardan cevap atmıyorum. Kendi mutsuz olduğundan sizin hayatınızın akışında gitmesini istemiyor, iyiliğinizi istemiyor kısaca.
0
esinikaybetmiscorap.
(25.02.24)
Kesin kıskanıyor bırak kudursun
0
turuncu tonlarda
(25.02.24)
cosmicstring +1

Sorunuzu okurken ben de aynı şeyi düşündüm. Neden hala arkadaşsınız anlamış değilim.
0
pispinti
(25.02.24)
o arkadasın bu mu?
www.eksiduyuru.com
0
benarrivo
(25.02.24)
@benarrivo

hayır hocam farklı kişiler.
0
🌸skr1292
(25.02.24)
Kendi içindekileri size yansıtmış gibi. Depresyondadır ve mutsuz hissediyordur. Acıyı paylaşmaya odaklanmış bakış açısı, sizin mutluluğunuz onu mutsuz etmiş daha çok. Arkadaşlığın gidişatı sizin yaklaşımınız ile belirlenecektir şimdi. Destek mi olacaksanız yoksa yalnız mı bırakacaksınız? Ne derdi var diye sorun, ne olsa derdi biter hayatı güzelleşir diye sorun, neye ihtiyacı varmış öğrenin merak ediyorsanız ve yardımcı olmak isterseniz.
0
hasmetizm 2046
(26.02.24)
(25)

Siz bir insanı uyarır mısınız? Yoksa fişini çeker misiniz?

tchuck
Soruyu doğru bir şekilde soramadım ama bir örnek üzerindenanlatmam gerekirse;eve yarım günlük temizlikçi çağırıyoruz. kadın ilk 2-3 gelişnde işini düzgün yaptı.sonra bi anda öğlen 12de gelip, 2de çıkmaya başladı. 1de geliyor 3te çıkıyor 3.30da çıkıyor.ben de bu kadına hiçbir şey demedim "2de çıkamaz
Soruyu doğru bir şekilde soramadım ama bir örnek üzerindenanlatmam gerekirse;

eve yarım günlük temizlikçi çağırıyoruz. kadın ilk 2-3 gelişnde işini düzgün yaptı.
sonra bi anda öğlen 12de gelip, 2de çıkmaya başladı. 1de geliyor 3te çıkıyor 3.30da çıkıyor.

ben de bu kadına hiçbir şey demedim "2de çıkamazsın, yarım gün anlaştıysak en az 4 saat durman gerekir. buralarda tozlar duruyor, şurayı silmemişsin, burayı bilmem napmamışsın" gibi uyarılarda bulunmadım.

direkt yol verdim.

bu ilk kişi de değil, tüm herkese bunu yapıyorum.

iş veya günlük hayatımda da aynıyım. birinden bir şey istemem, bir şeyi düzeltmesini istemem, uyarmam etmem. direkt o kişiyle çalışmyı vs. bırakırım.

çünkü bana "uyarılmadığı sürece" işini hakkıyla yapmayan insanlar "ahlaksız" geliyor. yani bn bu kadını uyarıp ne yapacağım? bütün gün başınad durup onu mu denetleyeceğim? avizeyi silmesi gerektiğini her sferinde ben mi söyleyeceğim? yani bu kadına supervisorluk falan mı yapacağım gerçekten?

veya işyerimde altımdaki kişiye "bir sürü iş varken youtube mu izliyorsun?" demeliyim? yani bunu benim söylemem gerekiyor mu gerçekten?

ben bu insanları uyardığım için düzeldikleri sürece, yarın bir gün uyaramayacağım bir pozisyonda kalırsam, işlerini doğru yapmayacaklar öyleyse?

veya yanlış mı düşünüyorum?
sizin tavrınız noluyor genelde?
0
tchuck
(12.02.24)
ben de genelde uyarmam. çünkü nasıl teoki vereceğini bilmiyorum uğraşamam. kimse vazgeçilmez değil. ha değer verdiğin biridir. ya da uyarınca değişeceğine inancın varsa uyarırsın.
0
jelly bear
(12.02.24)
sizin bizim ne yaptigimiz onemli degil. dogrusu ve yanlisi ne ona bakmak lazim. hayatta binbir turlu olay, durum, istisna vs dinamik var. herkese ibmde calisiyormus gibi davranamazsiniz. davranirsaniz cevrenizde pek hos bir intiba birakmazsiniz.
0
buenosdias
(12.02.24)
insanlara onlardan ne beklediğimi söylerim

eve temizlikçi hizmeti alırken, iş yerinde task dağıtırken

daha esnek davranıyorum, insan yönetmek ve verim almak böyle bir şey bence
0
grimavi
(12.02.24)
buenosdias+1

Size göre doğruyla olması gereken şey her zaman genel geçer doğru olmayabileceği gibi, insanların hata ve davranışlarının çeşitli geçerli sebepleri olabilir. O yüzden insanlarla konuşup onları anlamaya çalışmaktan zarar gelmez diye düşünüyorum.
0
salihdt
(12.02.24)
Ben önce uyarırım ona rağmen olmuyorsa çalışmam o kişiyle. Ama bu arada kendime de bakarım, acaba yaptığımız anlaşmaya ben de tam anlamıyla uydum mu? Ya da karşımdaki insandan kapasitesinin üzerinde beklentide bulunuyor muyum? Mesela az para verip çok iş mi bekliyorum? Sigorta yaptım mı? Çünkü bazen insanlar çok zor durumda kaldığında mecburen bazı şeyleri kabul ediyorlar ama nihayetinde insan. Ego devreye giriyor vs. Her zaman önce uyarıdan yanayım.
0
rock n roll
(12.02.24)
uyarırsın pişman olursun, bozulur,
uyarmazsın pişman olursun, düzelmeye meyilli birisidir, toparlar kendini, sebepleri varmıştır vs.

arkadaşların dediği gibi durumu iyi analiz etmek ve ona uygun davranmak olabilir.
0
WithWorth
(12.02.24)
Sıkıntı yaşadığı bir çalışanı uyarmak, düzeltmek, verimli hale getirmek yerine her seferinde göndermeyi seçen kişi pek başarılı bir yönetici değildir.
Çok aşırı örnekleri dışında tutarsak gönderdiğiniz kişi ile yerine gelecek kişi arasında dağlar kadar fark olmayacaktır. Sürekli işe birilerini alıp gönderip yenisini almak uzun vadede baktığımızda çok zararlı olabilir.

Kendi evinizin temizliği konusunda bu şekilde davranınca eviniz temizlenmemiş oluyor ve bununla baş edebiliyorsunuz ama çalıştığınız şirkette işler bu kadar sık aksadığı zaman suçlu o verimsiz çalışan değil o departmanı yönetemeyen, o çalışanlardan verim alamayan yönetici olacaktır.
0
michael_knight
(12.02.24)
en iyisini yapmışsınız. bu saatten sonra millete yol yordam mı öğreteceksin.
ahlaki kurallar, etik davranışlar her yerde aynıdır.

4 saat kalmaması ayrı bir sorun işini yapmaması daha büyük sorun.
eli çabuk olsa tamam dersin o da yok.

bu insanlar insanların iyi niyetlerini sömüren tipler.
0
OgutucuRecep
(12.02.24)
Uyarı işin doğasında olan bir şey. En iyi çalışan bile işi savsaklayabilir. Bence hiç uyarı yapmadan her şeyi harfiyen kitabına uygun yapan ve bu motivasyonunu sürekli devam ettiren birini bulma olasılığına sarılmak sadece sizi yorar. İşleri kendiniz için zorlaştırmış olursunuz. Bu kişi ideal bir çalışan olurdu, ancak gerçek hayatta ideal tanımlar çoğunlukla hayal ürünü olarak kalır.

İş bağlamında düşününce işi savsaklayan çalışan = kötü çalışan demek değil. Eğer normal şartlarda işini düzgün yapan biriyse ve sonradan işin bozulduğunu görüyorsanız uyarı yaparsınız ve eğer iş düzelirse bundan hem kendisi hem de düzgün iş yapan birini elinde tutan kişi olarak siz fayda sağlarsınız.

Uyarıyı dikkate almak da bir meziyet ve iyi bir çalışanın bir göstergesi. Bana sorarsanız sizin tavrınız uzun vadede size kaybettirir.
0
akhenaten
(12.02.24)
ben daha cok zor konusmalardan kacan ve kendine de zaman zaman kirilgan ve zayif olma izni vermedigi icin karsi tarafla da bunu iletesemeyen ve buna izin vermeyen bir insan goruyorum acikcasi. sizi bilemem ama insanlar makine degil, herkesin iyi gunu, kotu gunu, zor gunu var, bu bazen bir gun degil belli bir zaman suruyor. bunu benle konusmadan bana yol veren bir liderim olsa, dusunecegim son sey 'bana soylemeden benim yapmam gerekirdi' olurdu herhalde. kimin ne yasadigi, neden ne yaptigi konusunda hicbir fikriniz yok, fikrimiz yok aslinda, yasamin ozu bu. kendi varsayimlarinizla yasiyorsunuz anladigim kadariyla. mutevazi olmak onemli. hayat sizin dogrularinizdan, ne nasil olmali'larinizdan ibaret degil.
0
kassiopeia
(12.02.24)
Uyarmadan yol vermek bana yanlış geliyor. Kimse benim zihnimi okumak veya benimle birebir aynı önceliklere sahip değil. Elbette iş etiği ve sorumluluk denen kavramlar çok önemli (yani uyarmadan işini düzgün yapan kişi tabi ki uyarı aldıktan sonra düzgün yapandan daha önde bu anlamda), ama herkesin geçmiş deneyimleri, çalıştıkları ortamlar ve kişiler de farklı. İki kişinin aynı noktada buluşması için konuşmak gerekir. Ha, konuşma üzerine hala bildiğini okuyordur, o zaman elbette yollarımızı ayırırız.
0
fotrsapka
(12.02.24)
Bu gibi hizmet alimlarinda tutumunuz ise yarayabilir ancak is yasaminda da bu sekilde davranirsaniz yoneticlilik kariyerinizde hayal ettiginiz yere gelmeniz zor olur.
0
turkuaz
(12.02.24)
Bu tarz durumlarda herseyi en bastan konusup firsat vermemek lazim
0
Zetnikov
(12.02.24)
Iste sure veriyorum, o surede bitmezse maille uyari, art niyetli birsey varsa uyarmakla yorulmam.
Bir de 100% hakli olup en kibar sekilde uyardiginda bile insanlar tavir aliyor, triplere giriyor. o yuzden hic ugrasamam.
0
spherical
(12.02.24)
Birde her insan herseyi dusunebilecek kapasitede olmayabiliyor.
0
Zetnikov
(12.02.24)
uyarmam, uyarmakla insan değiştiğini hiç görmedin. temizlik gibi basit bir konuda yol vermek en doğrusu.
0
orpheus
(12.02.24)
Belirli başlı durumlar için elbette ki öncelikle uyarmak gerekiyor. Onun dışında yazdığın her şeyde haklısın. Yani çalışma stili değişikliği ile çalışmama farklı şeyler. Çalışmayanı uyarmaya gerek yok. Uyardıkça çalışıyorsa, uyaran olmayınca kaytarıyordur. Beyaz yakalı işçilerin ve memurların %80'i de böyle.
0
nawar
(12.02.24)
fişi çekmek deniyor muydu bu duruma? bir çırpıda silmek diye biliyordum ben.

cevap: bence uyarmak denenmeli. hepimiz insanız. hata yapabiliriz. hayatımızda sağlığımızda vs. kötü giden durumlar olabilir.
0
ermanen
(12.02.24)
uyarmam. hatalarını düşünemeyecek insanla önce muhabbeti indirger, sonra da keserim.
0
tolgan
(12.02.24)
Değişkenlere tavırlara bağlı
Sizi haksız bulmadım
0
basond
(12.02.24)
kötü niyetli insanları silmek daha mantıklı
düzeltmeye çalışmak yıpratıcı olur

herkes hata yapar kimse mükemmel değildir
bu gibi durumlarda ben hata yaptığımda silseler nasıl olur empatisi yaparım

parasını az verebilirdiniz temizlikçinin ya da ne derdi varmış diye sormak
bir de hiç kimse başkasının evine özenmek ne kadar iş ahlakı deseniz de
ev temizliği için başkasını çağırmak güvenmek evi emanet etmek büyük risk

"bir sürü iş varken youtube mu izliyorsun?"
iş zamanında yetişmez ise sizin üstünüz sizden hesap sorar
ve projeler genelde zamanında yetişmez, iyi bir yönetici en başta bundan daha dramatik durumlar için hata payı bırakır, zamanından önce işi bitirerek prim yapar

haksızsınız demiyorum ama sildiğiniz insan yerine daha iyisini bulmaya çalışmak da yorucu
0
mantık
(12.02.24)
"Şayet Allah insanları yapıp ettikleri yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yerin üstünde tek bir canlı bırakmazdı; ...." bir de bu ayet gelir aklıma
0
mantık
(12.02.24)
bir çeşit pasif agresyon. iletişim eksikliği. tabii türkiye gibi eleştiriye kapalı insanların olduğu bir ülkede bunun olması normal ama doğru değil. düzgün bir üslupla rahatsızlığını dile getirmeyi öğrenmelisin. belki olumsuz bir geri dönüşten de kaçabiliyor olabilirsin bununla yüzleşmeyi de öğrenmelisin belki. en başta sana zararı olur.

burada kilit nokta da şu aslında. bir durumdan rahatsız olabilirsin. bu çok normal ve en doğal hakkın. bunu karşıdakini de kırmadan, kırılmadan dile getirmelisin. karşıdaki de kırılmamalı. ama türkiye'de insanlar eleştiriye açık olmadığı için hatta görevleri hatırlatıldığı zaman düşmanlaştığı için böyle bir pasif agresyon gelişiyor. ben de yumjuşak bir şekilde söyleyemem rahatsızlığımı. ya hiç bir şey demem senin gibi ilişiğimi keserim ya da kavga ederim. o yüzden aslında doğru iletişim kurmayı öğrenip rahatsız olduğumuz konuyu kavga da etmeden dile getirmemiz lazım. kimisi de laf cambazıdır, kendini çok iyi ifade eder o kadına rahatsızlığını söyler ama ipleri de koparmaz, bir gerginlik yaşamaz. bu önemli bir yetenek ve geliştirmek gerek.
0
blackkmamba
(12.02.24)
insandan insana değişir. böyle yapınca çevrende insan kalmaz. iş yaptıracak insan bulamazsın. sonuç odaklı olmak lazım. en baştan konuş, beklentilerini anlat. olmuyorsa ok ama kendi kendine çözsün, ben demezsem işini yapmıyor bakış açısı doğru değil. ülkede çalışan beyaz yakalının çoğunluğu gizli işsiz. internette takılmak üzerine, mail döndürmek üzerine maaş alıyor. hepsini kovalım o zaman.
0
gabe h coud
(12.02.24)
Zaten uyarmanızla, kendini düzeltecek karakterde biri, baştan bunu yapmaz. En güzelini yapmışsınız.

Uyarsaydınız, ya "bana iş mi yok" diye gidecekti, ya da kalıp baştan savma iş yapacaktı.


.
0
kartallar yuksek ucar
(13.02.24)
(7)

İşte kendimi yetersiz hissediyorum

cambalkon
1,5 ay önce mezun oldum. 10 gündür çalışıyorum. İş konusunda çok yetersiz hissediyorum. Verilen tüm görevleri yapıp teslim edebildim. Ama yine de hiçbir şey bilmeden yapıyormuşum hissi var. Ben işimde iyiyim hissine nasıl erişeceğim?
1,5 ay önce mezun oldum. 10 gündür çalışıyorum. İş konusunda çok yetersiz hissediyorum. Verilen tüm görevleri yapıp teslim edebildim. Ama yine de hiçbir şey bilmeden yapıyormuşum hissi var. Ben işimde iyiyim hissine nasıl erişeceğim?
0
cambalkon
(12.02.24)
Bunun adı tecrübe. Daha çok erken, biraz sabır (ve elbette gayret, öğrenme hevesi, kendini geliştirmeye devam etme) lazım.
0
orient blue
(12.02.24)
Acele etme. 10 gün çok kısa.
Bu arada işini iyi yapan birinden kopyalar da çek, sorular da sor ve yine işle ilgili notlar al ara sıra.

İşten birinin ayrılması, rahatsızlığı sebebiyle yaptığın işe en yakın birime/departmana verilme olasılığın da mümkün olduğundan oralardan da zamanla bir şeyler almalısın.

Farklı bir iş yerine geçmiştim geçen zamanda.
Başlama zamanından yaklaşık 16 ay sonra iş konusunda üsttekilerden olumlu bildirim geldi.
Bu gibi geri bildirimlerle avunmaktan çok işe odaklanmak önemli tabi.

biraz daha iyi hissetmek için 5-6 ay kadar süre ver kendine.
0
diyecevaplandı
(12.02.24)
(bkz: imposter sendromu)

Bu muhtemelen uzun süre yakanızı bırakmayacak bir şey. Tecrübe kazandıkça geçer ama mesela iş değiştirince ya da terfi edince geri gelir. Her şeyi bildiğini, mükemmel iş çıkardığını sanmaktan iyidir, sizi sürekli öğrenmeye teşvik eder.
0
salihdt
(12.02.24)
Sektörde 4. yılım, yeni yeni geciyor o duygu.

Ama yine de baska yapilan projeleri gorunce ohoo daha cok fırın ekmek yemem lazım diyorum.
0
ananiyimioguz
(12.02.24)
Sakin ol genç adam. 10 gün nedir ya :) ben 10.günümde çay ocağını bulamıyordum haha. Bir kaç ay sonra halledersin
0
avatar is back
(12.02.24)
Selamlar, 15 yıldan fazla tecrübem var. hala yaşıyorum o duyguyu, şirkette yıldız gibiyim, bir sorun olunca bana ulaşırlar, benle aynı işi yapan dış ekipler sorun yaşayınca bana sorarlar, hep en iyi performans puanını ben alırım ama yine de ara ara kendimi yetersiz hissediyorum. bu aslında biraz sırtımdaki kırbaç gibi. muhtemelen bu duygu olmasa kendimi hiç geliştiremem. buna çok fazla takılmayıp alanında kendini geliştirmeye devam.
0
amour fou
(12.02.24)
ben ilk on gun tuvaletin yerini soramamistim :D
0
foster
(12.02.24)
(7)

Irkçı ve faşist ilan edilmek

mrvln
Son yaşadığım tartışmadan sonra canımı sıkmaya başladı. Şöyle ki artık siyaset ya da güncel konularla ilgili fikrimi belirtmiyorum. Daha az haber izliyorum daha az okuyorum ama artık daha az yeni yerlere gidip daha kapalı yaşamaya başladığım için pek mutlu değilim. Evde de evin dışında da her geçen
Son yaşadığım tartışmadan sonra canımı sıkmaya başladı.
Şöyle ki artık siyaset ya da güncel konularla ilgili fikrimi belirtmiyorum. Daha az haber izliyorum daha az okuyorum ama artık daha az yeni yerlere gidip daha kapalı yaşamaya başladığım için pek mutlu değilim. Evde de evin dışında da her geçen gün daha da tedirgin hissederek yaşıyorum. Sokağım, marketim, eğlenmeye gittiğim yer, ilçem her geçen gün daha da tehlikeli oluyor. Uzun uzun anlatabilirim ama beni anlayanlar zaten anladı, sorum da onlara.
Bu tür suçlamalara karşı kendinizi nasıl koruyorsunuz? En son yılın 6 ayını farklı ülkelerde tatillere giden biri tarafından suçlandım ama nasıl bir suçlama anlatamam. Vicdansızlar, ırkçılar, beyaz türk çakmaları(buna biraz gülünce ortam daha da karıştı) neler neler. Terör benim gibiler yüzünden varmış, kültürlere saygı duymuyormuşum, ülke babamın malı değilmiş, çocuklar ve kadınları düşünmüyormuşum, benim gibiler yok olduğunda dünya daha güzel bir yer olacakmışla bitirdik geceyi.
Açıkçası sen olmayınca dünya daha güzel bir yer olacak diyene kadar he he dedim ama buna çok kırıldım ya. Çimlere basmayan insanım ben. Kırdı yani beni.
Böyle bir durumda ne yapıyorsunuz? Tüm bu yaşananlardan sonra ve içinde bulunduğumuz durumda bile bu şekilde düşünen insanlarla konuşmamaya çalışıyorum zaten de, gece vakti sigara almak için yan sokağa arabayla giden biri olarak yoruldum artık. Kendini güvende hissetmeyen ve sürekli korku halinde kendini korumak zorunda hisseden benim. Benden istenen şey nedir? Ne diyeyim ben şimdi?
0
mrvln
(10.02.24)
Böyle bir durumda ne yapılacağı olaya ve kişiye göre değişir.

Uzun zamandır gözlemlediğim kadarıyla biz ABD'den politika ithal ediyoruz. Sağcısı da solcusu da bunu yapıyor. Irkçılık konusu buna bir örnek, ancak düz dünyacılardan tutun silah serbestisine kadar tartıştığımız çoğu konu aslında bizim kendi iç dinamiklerimizden doğan konular değil. Geçen ABD seçimlerinden beri düzenli olarak ABD haber kanallarını izleyip gündemi takip ediyorum. Ne zaman orada bir tartışma patlak verse birkaç ay sonra aynı konu burada patlıyor. Bunu sorunun kaynağı olarak gördüğümden söylemiyorum, o klasik "ABD karşıtı" tiplerden değilim. Her sorunun kaynağı da ABD değil, bunların hiçbirini ima etmiyorum. Sorun insanlarda, X yerdeki dinamiklerle Y yerdeki dinamikler birbirinden farklı olabilir ancak insanlar gerçekten düşünmeden, sadece ezberden duyduklarını tekrar ettikleri için X yerdeki olayı alıp aynen Y yerdeki olaya uyarlıyorlar.

Bir yerde yaşayan insan topluluğunun da kendi hakları vardır. Kültür de kendi içinde bir ekosistemdir. Bakın geçenlerde define aramak için bir buzul gölü boşaltılmıştı, sonra suyu tekrar doldurup sorun çözüldü gibi davranıldı ancak o göl buzul çağından beri süregelen bir ekosisteme sahipti ve bu yok oldu. Suyu tekrar doldurduğunuzda gölü kurtarmış olmuyorsunuz, o gölü o göl yapan orada su bulunması değildi, o göl bir organizmaydı. Aynı şekilde insan toplumu da böyle bir organizma, ülke sınırları siyasi olabilir ancak yol açtığı etkiler sadece siyasi değil. Burada yaşayan insanların da kendi doğrularıyla yaşamaya hakları var. Siz oransal olarak buradaki nüfusa doğrudan etkisi olacak kadar yabancı unsuru kısa sürede içeriye alırsanız o ülkedeki ekosistemde depremler yaratmış olursunuz ve o kültür de bu duruma tepki gösterir. Bu tamamen beklenen bir tepki, p ise q durumu.

Sizi tanımıyorum, belki ırkçısınızdır belki de değilsinizdir. Ben sadece kabataslak bir gündemden yaptığım çıkarım üzerine konuşuyorum burada. Ancak karşınızdaki insan sizin aktardığınız kadarıyla tamamen irrasyonel davranmış. Olayları doğru tahlil ettiğini sanmıyorum. Karşınızdaki insan bir fikri bilerek savunmayıp, sadece o fikri üretenlerin davranışlarını taklit ediyorsa onunla konuşarak baş edemezsiniz. Çünkü söylediği şeylerin altyapısını bilmediği için onları masaya yatırıp tartışacak kabiliyete de sahip olamaz. Yapabileceğiniz tek şey "elin delisi geldi beni buldu" deyip hayatınıza devam etmek.
0
akhenaten
(10.02.24)
bu konular tam aktarılamaz size nasıl davranıldı bilemem fakat "ırkçı" davranan sürekli yabancılardan şikayet eden insanların sorunu şu, sorunları bireysel insanların üzerine yıkma kolaycılığında bulunuyorlar, ülkeyi denetleyen düzenleyen yapılara sesleri çıkmıyor

örnek vermek gerekirse, mahallede hırsızlık arttı, bunun birincil sorumlusu devlet, güvenliğiyle, adaletiyle vs

ama buna ses çıkarmak zor geliyor, bu öfke basınç kişilere yöneliyor
0
grimavi
(10.02.24)
Irkçılığa uğrayan biri olarak ırkçılığın sistemli bir kötülük olduğunu öğrendim, sürekli önüne engel çıkarıyorlar vs. Biz de ırkçılık biraz lafta kalıyor.

Ben Tr’deki surilerden, afganlardan nefret ediyorum, ettiğimi de söylüyorum. bazı arkadaşlar laf atıyor ama gel Mersin’de bizim evde tatil yap diyince gelip giden yok. Babam iş vermiş mesela bahçede birine hem onun fakirliğine üzülüyorum, yardımcı oluyorum hem de babama seni öldürürse, bulmak için Müge anlı’ya mı çıkacağız diye kızıyorum.
Fil çimen ilişkisi.

Yurtdışında tanıştığım araplar da surilerden nefret ediyor özellikle İstanbul’a gelmiş olanlar kendileri bahsediyor, onlarda mı ırkçı.
Birinin ırkından dolayı nefret etmek ayrı, istilasından dolayı nefret etmek ayrı.
marmaristeki ingilizlerden de nefret ediyorum.
Popülist davranmış, bana bu kişinin ya seninle ilgili problemi var gibi geldi ya da ortamlarda hava atmaya mı çalışmış anlamadım.
0
durgunfoton
(10.02.24)
Yurtdışında problem yaşamıştır belki pasaport polisiyle problemi olmuştur. Hıncını sana yansıtmış.
Akademik çalışmanız mı var? Stk’lar da çalıştın? falan diye sorunca birşey diyemiyorlar, neyi savunduklarını bilmiyorlar bile.
Terör senin gibiler yüzünden var dediğinde İzmit’teki kıza tecavüz edenlerde seni gibiler yüzünden var diye ağzının payını verecektin.
0
spherical
(10.02.24)
Ben de çevremden genelde aynı suçlamaları duyarım, bazen biraz vicdansız ve aşırıya kaçtığım söylenir. Ama en azından bunu diyenler pembe gtlü olmadığımı biliyorum. Çok sallamıyorum ben bu denyoları. Şu an okuyunca bile sinirlendim aslında sallıyormuşum biraz.
0
pianeta
(10.02.24)
Benimle bir sorunu olduğunu düşünmüyorum. Genel olarak kimseyle sorunu olan biri değil anladığım kadarıyla. Benim burada ne işim var havasındaydı. Haftaya okyanusun ortasındaki adını anlamadığım bir adaya gidecek mesela. Farklı bir dünyası var.
@grimavi bu arada bununla da suçlandım :)
Yazmayı unutmuşum, teşekkür ederim. Oyumu kullanarak, yasalara uyarak, içinde bulunduğumuz durumun sorumlularından, sorumlulara destek olanlara kadar kimseyle maddi manevi ilişki kurmayarak elimden geleni yaptığımı düşünüyorum. Yeri geldiğinde kimseye lafımı esirgemedim. Bir vatandaş olarak daha fazla ne yapabilirim?
Ayrıca suç bireysel değil miydi? Neden biri suç işlediğinde onu sorumlu tutmayayım ki? 11 yaşındaki çocukla evlenmek isteyen birini suçlarım. 11 yaşındaki çocukla evlenmeyi normal bulan “kültürü” de suçlarım. Kim ya da ne bana ve varlığıma zarar verecek şey yaparsa onu suçlarım. Sadece bir şeyi suçlama hakkım yok ki benim.
Bambaşka ülkelerdeki bambaşka insanların hakkında yorum yapmıyorum. Bambaşka şeyleri yargılamıyorum. Ben artık yan sokağıma yürüyerek gitmiyorum diyorum size. Yaşadığım mahallede son bir ayda üç dört silahlı çatışma yaşandı. Bilmem kaç bıçaklı yaralama oldu. Canımın güvenliğinden endişeliyim diyorum size. Böyle bir durumda kafama göre birilerinin üzerine bir şeyler yıkabilecek durumda mıyım sizce? Emeği geçen herkese(bu arada havada uçan kuş da dahil) sinirliyim. Daha ne kadar net anlatabilirim.
Bunların hepsini konuştuk. Tartışma da eve dönme meselesinden çıktı zaten. Alkollüyken araba kullanmak istemedim. Taksiye de 600 lira vermek canımı sıktı çünkü toplu taşımayla kapının önünden binip, indiğim yerden 2 dakika içinde evimde olabiliyorum. Sinirle söylendim ve konu buralara geldi. Buna da hakkım yokmuş demek ki.
Bu suçlamaları kabul etmek istemiyorum. Tartışmak da istemiyorum. Kısacık bir açıklamayla konuyu kapatmak istiyorum.
0
🌸mrvln
(10.02.24)
Mevcut göçmen ve mülteci politikasından rahatsız olmak demek ırkçı olmak değildir ancak ırkçıların tamamı da ideolojileri gereği bundan rahatsız olur. Kategorik olarak belli bir ırka mensup insanlardan nefret etmiyor ve/veya kendi ırkınızı kıymeti kendinden menkul sebeplerden dolayı diğerlerinden üstün görmüyorsanız kafanıza takmayın. Bir insanın mülteci olması onun hırsız/tacizci/terörist olduğunu ya da olmadığını göstermez.
0
salihdt
(10.02.24)
(16)

Nazar hakkında ne düşünüyorsunuz?

UriahHeep
Ben nazara inanmamaya çalışan ama kurtulamayan biriyim. Hayatımda benim kadar nazar değen bir insan görmedim iyi giden her işim ya da cisim başkasının öğrenmesiyle veya kendimce iyi gidiyor dememle bozuluyor. Çaresini bulamadım çok zor durumdayım.Bir de üstüne üstlük çok haz etmediğim ama görüşmek z
Ben nazara inanmamaya çalışan ama kurtulamayan biriyim. Hayatımda benim kadar nazar değen bir insan görmedim iyi giden her işim ya da cisim başkasının öğrenmesiyle veya kendimce iyi gidiyor dememle bozuluyor. Çaresini bulamadım çok zor durumdayım.

Bir de üstüne üstlük çok haz etmediğim ama görüşmek zorunda olduğum biri benim bu hassasiyetimi öğrenip benden bir şeyler gizlemeye çalışması beni iyice nefret ettirdi. Birisi neden böyle bir şey yapar ki?

Akraba sayılırız yaptığı şu:
/eee araba al artık böyle kiralamayla uğraşma. (Tamamen iyi niyet)
\yaa bakacağız kuzenle bir galerilere filan. (Deyip ertesi gün sıfır araba aldı)

Bir insan sıfır araba almaya bir günde karar verir mi çok zengin değilse? Böyle şeyler işte.

Aynı kişi bir işte çalışıyor ve memnun olduğunu iyi kazandığını biliyoruz. Ya ben adamı görünce insanım iletişim kurmalıyım değil mi? Ne soracağım?
Nasılsın işler nasıl gidiyor vs. //// Bu adam her zaman işini kötüler ve her sorduğunuzda iş arıyordur. Ancak asla öyle major bir durum yoktur ortada.

Ben ne yapayım ben bunlar gibi yapamam.

Nazara inanmayan ya da saçma bulan ayrıca korkan da yazsın lütfen.
0
UriahHeep
(09.02.24)
Ben de sıfır araba almaya bir günde karar verdim valla. Bir de şöylr bir surum var araba almaya gidicem yarın dersin istesiğin model olmaz istediğin fiyata ğnmez alamaz geri sönersin sonra çevrene şöyle oldu böyle oldu diye ağlar durursun, onu yaşamak istememiştir.

Öte yandan İşi gücü iyi gidip de haybeye yakınan s*kiklerden ben de hazzetmem ama bu iki kişiyi biye bu kadar ciddiye aldınız. Öyle çok önemli insanlar gibi de değil belli ki. Bu arada size nazar değiyor diye karşınızdaki kişi alım satım işlerini niye tamamen açıklamak zorunda olsun ki.
0
herp
(09.02.24)
İnanmiyorum tabii ki nazara falan.
0
ahm1
(09.02.24)
Verdiğiniz örneklerin nazarla ne alakası var hiç anlamadım. Anlattıklarınızdan karşıdaki kişinin ketum biri olduğu dışında bir sonuca ulaşamadım ben.
Araba alacakmış, söylememiş. 1 günde araba almaya karar vermeyeceğine göre size söylemek istememiş, belki de kimseye söylememiş. Sizle konuştuğu ertesi gün de belki beklediği, haber saldığı vs bir yerden haber gelmiştir, gitmiş almıştır.
İşini sorunca da iyi gidiyor memnunum dememiş, kötü gidiyor demiş. En fazla yalan söylemiş deriz burda da.
Nazar nerde cidden samimi olarak soruyorum? Bu hikayede nazar kime değmiş tam olarak?


Ayrıca nazarın tabi ki de inanılacak bir tarafı yok. Bana biraz kendini fazla önemsemek gibi geliyor.
0
pianeta
(09.02.24)
Nazar var.
Ayrıca verdiğin örnekler konuyla ilgisiz.
0
diyecevaplandı
(09.02.24)
Nazara inanmıyorum. Nazar iki alakasız şeyin alakalıYMIŞ gibi yorumlanmasından ibaret. Yani temelde iki alakasız zaman çizgisi var, sizinki ve diğer kişininki. Nazara inananlar sırf bu iki zaman çizgisi bir yerde kesişti diye yoktan anlam var ediyor.

Birine "yarın iş görüşmem var" demeniz ile o iş görüşmesinde çuvallamanız arasındaki hiçbir ilişki yok. İşi alamamanız sizin o pozisyon için yetersiz olmanız, İK'cının aradığı niteliklerin farklı olması, sizden bir önce mülakata giren kişinin daha iyi bir aday olması, başkasının araya torpil sokması vb. gibi nedenlerdendir. Ama size çuvallamanızın nedeninin bunlardan hangisi olduğu açıklanmadığı için, siz açıklayabildiğiniz (çünkü bizzat yaşadığınız) bir şeye atfetmeye çalışıyorsunuz, bu da bir gün önce rastgele bir insana bu mülakatten bahsetmiş olmanız.
0
fotrsapka
(09.02.24)
Nazar kesinlikle var. Yeri geliyor insanın kendine bile nazarı değiyor.

Nefesine güvendiğiniz, sevdiğiniz bir büyüğünüz arada bir okusun üflesin sizi.

Rahmetli ninemin nefesi çok iyi gelirdi bana.
0
anaphylacticshock
(09.02.24)
Algıda seçiciliği bir kenara bırakıyorum. İnsanların gözünden çıkan sihirli ışınların diğer insanlara kötü şans getirme ihtimali, insan psikolojisinin zannettiğimizden daha karmaşık olması ve bilinçli olarak fark etmediğimiz onca detaydan etkilenerek eylemlerimizi buna göre belirlememiz ihtimalinden çok daha düşük.
0
aloha snackbar 3
(09.02.24)
@jjj 3 +1

Nazar yok.
0
nawar
(09.02.24)
Verdiğim iki örnek nazarla şu şekilde alakalı. İşine nazar değmesinden korktuğu için her zaman kötülüyor. Sıfır araba almaya gidecek ama bunu söylemiyor çünkü nazar değecek ve aşamayacağını düşünüyor. Araba konusunda kendini öyle bir gösteriyor ki örneğin 94 lada Samara alacak sanıyorsun. Ama 2024 orta segment bir araba alıyor.
0
🌸UriahHeep
(09.02.24)
Hocam insanlar yaşayıp anlam veremedikleri durumları anlamlandırmaya çalışırlar. Eğer konu hakkında yetkin bilginiz varsa, ya da dünyadaki ortalama eğitim seviyesi olan şeyleri anlamdırmaya yetiyorsa olan şeylerin ne olduğunu bilirsiniz.

Bundan birkaç yüzyıl önce insanlar nelere inanıyordu, şimdi gülüp geçiyoruz.

Nazar da böyle bir şey. Eğer siz insanlar tarafından kolayca manipüle edilebilen, ya da özgüvenini kolayca kaybedebilen bir yapıdaysanız ve insanlarla etkileşiminiz sizde bunlara sebep oluyorsa ya özgüveninizi geliştirmeye yönelik bir uğraş içine girersiniz ya da bu sorunla yüzleşip üstesinden gelmek yerine nazara sığınıp bu olayları bastırıp insanlarla daha az paylaşıma girme yolunu seçersiniz.

Ortada doğaüstü bir güç yok, siz ve etrafınızdaki insanlarla olan etkileşiminiz varsınız.

Tabi bu tip şeylere inaancınız varsa bir de işin içine self-sabotaj olayı giriyor. Eğer siz bir şey gerçekleştiğinde sonuçta kötü bir olay geleceğine yeterince inanırsanız o kötğ olayın gerçekten olmasını sağlarsınız.

Bence nazarı bir kenera bırakıp kendinize odaklanın.
0
akhenaten
(09.02.24)
ben nazara inaniyorum ama, mesela unluler, sporcular vs gayet iyi, degse onlara deger. kotu enerji seklinde falan algilyorum ben ya da birsey diyip moralimi falan bozuyorlar anlaminda.
nazar disinda genelde insanlar kazancini gizliyor, bunu bana maasini soylesin diye demiyorum. cevremde ozellikle de durumu iyi olup, bir is karistaranlar hep ac, yoksul ve muhtac. borc istemesinler diye yapiyor da olabilirler ama hem oyle bir durum soz konusu degil hem de konuyu kendileri aciyor.
o yuzden ben de bana anlatmayana anlatmiyorum. sen de alisirsin.
0
durgunfoton
(09.02.24)
Nazara inaniyorum. Ayrica verdigin ornekleri anladim ilk okudugumda. Sakliyorlar iste. Demek onlar da inaniyor. Burada sinir olacak bir sey yok. O da inaniyor ve araba alacagini soylemiyor."hassasiyetimi ogrendi ve boyle davraniyor" ne alaka onu anlamadim sadece.

Sen de onlar gibi yap. Niye yapamiyorsun. Sir kupu olma ama dikkat et. Ben evlilige giden iliskim nazar yuzunden bitti. Kime soylesem inanmiyor ama ortada bir sey yokken ne oldugunu anlamadan ayrildik. Herkesin gozu bizdeydi. Hangi isten memnun olsam ve bunu birine belirtsem ki bu kisi hep ayni kisi oluyor, hep bir anda isten soguyup ayrildim. O kisiye hicbir sey soylemiyorum. Gecen bulustuk ilk kez bi seyden bahsetti. O da bozuldu birkac hafta sonra. Dehsete dusuyorum. Gozu goz degil derler ya oyle.
0
Kittie
(09.02.24)
Bazı insanlar kendi maddi durumları hakkında konuşulmasını sevmezken bazı insanlar bu konularda çok soru soruyorlar. Bazı insanlar da hem kendi maddi durumları hakkında konuşulmasını sevmiyor hem de bu konularda çok soru soruyorlar. Bunu böyle kabul edip bu üçüncü tip kişi olmamaya devam etmelisiniz. başka konular konuşun, insanların maddi durumlarıyla alıp sattıklarıyla ilgilenmeyin. o kadar ilgilenmeyin ki anlatmak istediklerinde konuyu değiştirin, en güzeli bu bence.

Nazara gelince, bir süre inandım, bu sebeple şu anda inananları tenzih ediyorum ama ben şahsen artık nazara götümle gülüyorum. başıma gelen iyi şeyleri bazen anlatır bazen anlatmam, aynı koşullarda anlatıp anlatmamamla o işlerin bozulma olasılıkları arasında hiç bir ilişki bulunamaz. entropi gereği mutluluğumuzu paylaşırken de paylaşmazken de bir takım işler bozuluyor, başımıza kötü şeyler geliyor, artık yaşımız bilmem kaç oldu bunlara alışmamız lazım.
0
engelbert humperdinck
(09.02.24)
nazar kesinlikle var yaw, o yuzden eve mutlaka nazar boncugu asarim. Yeni aldigim seyleri (ornek: arac) insanlarla, 1. derece akraba haric, mumkun oldugu kadar biraz eskitene kadar paylasmam cunku kesinlikle bir bokluk oluyor.
0
cooperr
(09.02.24)
nazara inanıyorum , nazar boncuğu gibi şeylere inanmıyorum.
0
ercu cozer
(10.02.24)
Nazar dediğimiz şey çoğunlukla seçici algı. Bir olayın olmasına neden olan bir sürü şey vardır; genelde söz konusu şeyin gerçekleşmesine sebep olan olaylar zinciri bahsi geçen "Nazarın" yaşanmasından çok önce başlar. Eğer bu tür şeylere inanmaya teşne biriyseniz hoşunuza gitmeyen şeyler yaşandığında "Aaa nazar" dersiniz; zira neredeyse her olay birilerinin bilgisi dahilinde gerçekleşir. Herhangi bir sorun yaşanmayan olaylar için ise, bu olaylar da birilerinin bilgisi dahilinde, gözleri önünde gerçekleşse de "Aa neden nazar değmedi acaba" diye düşünmezsiniz.

Gerçi şimdi düşündüm de belki de Nazar gerçektir ve çift yarık deneylerindeki gözlemci etkisi nazardır. Bilemedim
0
salihdt
(10.02.24)
(4)

fal tarot ve benzeri şeyler baktıran var mı?

tabudeviren
bu gibi şeylere baktırdığınızda hiç bildikleri oldu mu?"yakında güzel bir haber alacaksın" gibi muallak şeyler değil, şu şu şu olacak gibisinden şeyler...baktıracağımdan değil merakımdan soruyorum..
bu gibi şeylere baktırdığınızda hiç bildikleri oldu mu?
"yakında güzel bir haber alacaksın" gibi muallak şeyler değil, şu şu şu olacak gibisinden şeyler...

baktıracağımdan değil merakımdan soruyorum..
0
tabudeviren
(23.01.24)
ben tarot baktırmıştım, theta healing de yapıyordu. doğum haritamla birlikte evlerimi gözden geçirip üzerine konuşmuştuk, çok garipti. anlatamıyorum bile. hala söylediği birkaç şey aklımda ama geleceğe yönelik şu şu olacak tarzı şeyler söylemedi. desteklendiğim alanlarla ilgili "bunlara yönelirsen böyle güzel şeylere yol açabilir" gibi cümleler kurmuştu.
0
penceredengorunenmorbina
(23.01.24)
Onlar işini bilir: (bkz: barnum etkisi)
0
salihdt
(24.01.24)
ben baktırmadım ama binnaz com dan baktım bisüre :) inanılmaz sallıyordum ona rağmen insanlar hastaydı bana çok iyi bakıyor falan diye yorumlar geilyodu. yani evet bilirler biliriz :)
0
hobarey
(24.01.24)
Baktırdım, bildikleri oldu çünkü zaten genelde bu insanlar sizi görür görmez karakteriniz hakkında çıkarımlarda bulunabiliyor. Bunun için metafizik bir yeteneğe ihtiyacınız yok.

Bence faydalı bir şey. Falcılar sizin karakteriniz ve dışardan nasıl göründüğünüzle ilgili fikrinizi genişletir. İnsanlar size gelip durduk yere çok safsın, o kadar pasif bir karakterin var ki birçok kişi tarafından kandırılma potansiyelin var hatta kesin çok defa kandırılmışsındır gibi şeyler söylemezler. Psikologlar da bu tip şeyler söylemez.

Ancak falcılar söyler :D Sadece bunu doğrudan sizin karakterinizi yorumluyor gibi yapmazlar, ancak siz mesajı bu şekilde almak üzerine dinlerseniz baya bir faydası olur.

"Ben geleceğimi göreceğim" amacıyla değil de "acaba dışardan ilk bakışta nasıl görünüyorum" gibi bir düşünceyle gittiğinizde falcıların ufkunuzu baya açabildiğini fark ettim :D
0
akhenaten
(24.01.24)
(4)

Swatch almalı mı? Alternatifler?

robokot
Swatch dizaynlarını beğeniyorum ama kafamda şu soru işareti var: normal plastik kayışlı bir saatin kayışını 2-3 yılda bir değiştirmem gerekiyor kullanılmaz hale geldiği / koptuğu için. Casio masio saatlerin kayışları her yerde bulunuyor. Bakıyorum bu swatchların kayışları ne garanti kapsamında (ki 2
Swatch dizaynlarını beğeniyorum ama kafamda şu soru işareti var: normal plastik kayışlı bir saatin kayışını 2-3 yılda bir değiştirmem gerekiyor kullanılmaz hale geldiği / koptuğu için. Casio masio saatlerin kayışları her yerde bulunuyor. Bakıyorum bu swatchların kayışları ne garanti kapsamında (ki 2 yıldan sonra ne olacak garanti olsa da) ne de ayrı olarak satılıyor(muş?). E bunların dizaynları kayışlarıyla bütün olduğu için gidip rastgele bir kayış da alamayız. Swatch saatin kayışını değiştirmeyi reddettiği zaman çöp mü oluyor bu saatler?

Swatch sever birinin beğenebileceği benzer fiyat bandında iyi saat markaları nelerdir bir de?
0
robokot
(11.12.23)
Çok sesli çalışıyor. Sadece bu yüzden alınmaz.
0
ferenc
(11.12.23)
Casio Gshock'un güzel serileri var. Ben şahsen Seiko severim, Swatch kadar renkli olmasa da çok güzel saatleri vardır.
0
salihdt
(11.12.23)
Swatch alırsan içinin açılmadığını, arıza halinde çöp olduğunu bil. Sadece pil değişimine izin veriyor. Yerinde olsam Casio tercih ederdim.
0
halitkin
(11.12.23)
Casio'nun saatlerinin de içi açılmıyor ama solar teknolojisi olan bir saat alırsan pil değişimine gerek yok. Zaten casio'nun pek arıza yaptığı görülmemiştir. f91 gibi en ucuz saati pil değiştirmeden 10 sene dayanıyor
0
ferenc
(11.12.23)
(5)

okunabilir e kitap

daglien
e kitap okuyucu aldık. lakin belli sıkıntılar var. misal e kitap okuyucuların hepsi yavaş çalışıyormuş.bilgisayarda yıllardır bekleyen pdf'leri attık lakin gözleri bozacak derecede kötü yazılar. yani kitaptan fotoğraf çekilerek e kitap haline getirilmiş şeyler.şöyle güzel, okunabilir bi e kitap arşi
e kitap okuyucu aldık. lakin belli sıkıntılar var. misal e kitap okuyucuların hepsi yavaş çalışıyormuş.

bilgisayarda yıllardır bekleyen pdf'leri attık lakin gözleri bozacak derecede kötü yazılar. yani kitaptan fotoğraf çekilerek e kitap haline getirilmiş şeyler.

şöyle güzel, okunabilir bi e kitap arşivine nasıl ulaşılır?
0
daglien
(10.12.23)
zaman ilac degil insanlar unutkan
(11.12.23)
E kitap okuyucular PDF konusunda çok başarılı değiller. Daha doğrusu PDF bir e-kitap formatı değil. Sizin epub bulmanız lazım. Ekşi sözlükteki "sömürülesi e-kitap siteleri" başlığına bakabilirsiniz. Yanlış görmediysem yukarıdaki arkadaşın paylaştığı linktekiler de çoğunlukla PDF.
0
salihdt
(11.12.23)
salihdt +1

epub formatında e-kitap bulmanız lazım. epub olursa font değiştirebilir, büyüklüğünü ayarlayabilir ve okumayı kolaylaştıracak bir çok özellikten faydalabilirsiniz.
0
kaptan memo
(11.12.23)
düzgün e-pub formatli türkce kitaplar icin hattusa var. her gün 10 kitap indirme hakki veriyor sanirim. daha fazla üyelik acarak daha fazla kitap indirebilirsiniz.

onun disinda yukarida yazanlara katiliyorum. pdf bir e-kitap formati degildir. bu okuyucular e-kitap formatlari icin gelistirilmistir, pdf okumak icin degil. pdf'i ayip olmasin diye aciyorlar.
0
sir gawain
(11.12.23)
telegramda ebook kanalları var ordan istediğiniz kitabı bulabilirsiniz.
0
sta
(11.12.23)
(4)

Kaliteli gozluk markasi

turkuaz
Selamlar,Yillar sonra numarali gozlugumu degistirecegim.Genelde cercevesiz gozlukler kullandim ancak bu sefer kaliteli cerceveli bir gozluk de olabilir. Duyuruda uzun sure once numarali gozluk konusunda fiyati yuksek ancak kalitesi referans olan bir markadan bahsedildigini hatirliyorum ancak ilgili
Selamlar,
Yillar sonra numarali gozlugumu degistirecegim.Genelde cercevesiz gozlukler kullandim ancak bu sefer kaliteli cerceveli bir gozluk de olabilir. Duyuruda uzun sure once numarali gozluk konusunda fiyati yuksek ancak kalitesi referans olan bir markadan bahsedildigini hatirliyorum ancak ilgili mesajlari bulamadim.Bu marka hangisi olabilir? 8-10 yil arasi kullanmayi dusundugum icin maliyetine bir yere kadar katlanabilirim
0
turkuaz
(10.12.23)
ben persol kullanıyorum. güneş gözlüğü ile hiç bu kadar rahat etmemişti. numaralı gözlükleri de aynıdır diye yorumda bulunuyorum.
0
tolgan
(10.12.23)
Gözlük çerçevesi eğer titanium vb. bir malzeme değil de asetat alacaksanız çok basit bir şey. 100 liralık çerçeve ile 1000 liralık arasındaki fark kalite değil. Yüzünüze oturan, adı sanı duyulmamış bir şey de işinizi görür.
0
salihdt
(11.12.23)
Silhouette var bende, oldukca memnunum. Hem cok hafif ve rahat, hem de vidasiz bir sistemi var, kolay bozulacak gibi durmuyor.
0
lemmiwinks
(11.12.23)
persol + 1
0
cooperr
(11.12.23)
(3)

Garanti Bonuslar nasıl korunabilir

Mehmet Ersoz
Bonus kart'ta biriken bonuslar kullanılmazsa 15gün sonra karttan geri çekiyorlar. Bonusları kullanabileceğimiz online site sayısı da çok az. Ben bu bonusların heba olmasını nasıl engelleyebilirim? (Gereksiz alışveriş de yapmak istemiyorum sırf bonusu kullanmak için)
Bonus kart'ta biriken bonuslar kullanılmazsa 15gün sonra karttan geri çekiyorlar. Bonusları kullanabileceğimiz online site sayısı da çok az. Ben bu bonusların heba olmasını nasıl engelleyebilirim? (Gereksiz alışveriş de yapmak istemiyorum sırf bonusu kullanmak için)
0
Mehmet Ersoz
(25.11.23)
Bim a101 lerde geçiyor zaten, günlük alışverişinizi yaparken kullansanız yeter, heba olmazlar.
0
efruz
(25.11.23)
Araban varsa akaryakıt al. En iyisi o
Tabi bonus pos cihazı olması lazım istasyonda
0
etna
(25.11.23)
"Gereksiz alışveriş de yapmak istemiyorum sırf bonusu kullanmak için" demişsiniz ama kampanya bonuslarının kısa sürede silinecek şekilde yüklenmesinin tam olarak sebebi o... Eğer yakın zamanda değişmediyse bonusların ilgili bankanın POS cihazı olan her üye işyerinde kullanılabiliyor olması lazım; belki birkaç istisnası vardır.
0
salihdt
(26.11.23)
(9)

Yurtdışı Danışmanlık Şirketi

heritage
Merhaba,Yurtdışında iş bulup göndereceğini vadeden bir şirket var. Tabii bir ücret karşılığı yapıyorlar. Kazıklanmadan önce bunların sahtekar olup olmadığını nasıl anlarım? Şirket mevzubahis ülkede ilgili faaliyet alanlarıyla kayıtlı. Adamın ismi de gözüküyor. Yardımcı olabilecek kişilere teşekkürle
Merhaba,
Yurtdışında iş bulup göndereceğini vadeden bir şirket var. Tabii bir ücret karşılığı yapıyorlar. Kazıklanmadan önce bunların sahtekar olup olmadığını nasıl anlarım? Şirket mevzubahis ülkede ilgili faaliyet alanlarıyla kayıtlı. Adamın ismi de gözüküyor. Yardımcı olabilecek kişilere teşekkürler.
0
heritage
(15.11.23)
Daha önce bu şirket ile gidip iş bulabilmiş var mı ona bakmak lazım.
0
durbidakka
(15.11.23)
İş bulup gönderiyor derken? Bu tür aracılar genelde işverenlerden komisyon alırlar doldurdukları pozisyonlar için, iş arayanlardan değil. Eğer siz bir tutar ödeyecekseniz bile iş bulduktan sonra ödeme yapılacak şekilde bir anlaşma/sözleşme işine girin. Diğer türlü ne için para ödeyeceksiniz ki tam olarak?
0
salihdt
(15.11.23)
@salihdt
Danışmanlık hizmeti altında bilgilerimizin kuruma iletilmesi ve sürecin yönetilmesi için isteniyor para. Ücretin yarısı 1 taksit olarak önden, kalanı da vize işlemleri başlarken isteniyor.
0
🌸heritage
(15.11.23)
İşverenin seni almadığı durumda ucret iadesi yapıyor mu? Genelde salihdt'nin dediği şekilde işler bu süreçler.
0
mirty
(15.11.23)
Açıkçası amerikadaki work and travel olaylarında mağdur olan bayağı kişi vardı. Gerçek bir iş bulur bulmaz ayrı bir de maaşınızı öderler mi ya da anlaştığınız fiyattan öderler mi vs.

Bunu anlamanın yolu maalesef firmadan hizmet alan kişilerin deneyimleri, başka bir şey değil. Onu da anca şikayetvar da falan görürsünüz belki de. Linkedinde adam “bu firma beni çalışma vizesiyle şuraya gönderdi” diye yazmaz, üstüne bunu saklamaya çalışır. E haliyle nicknamei olan bir kullanıcı yorumu dışında böyle birileri bulunabilir mi bilmiyorum. Yani dil okulu falan olsa millet yazar eder ama prosedür gereği biraz sıkıntılı konu. Firmadan referans isteseniz onlar zaten kötüleyecek adamla size kontak sağlamaz, belki de çalışanını referans diye kakalar.

Yani firma yorumlarına güvenmekten başka seçenek kalmıyor gibi
0
filipis
(15.11.23)
@mirty
Evet, olmazsa para iadesi yapıyoruz diyorlar.
0
🌸heritage
(15.11.23)
Selam. Böyle bir şey mümkün değil. Her ülkenin göçmelik koşulları farklı. Hiçbir şirket size yurtdışında iş bulamaz. Kimseye tek kuruş vermeyin.

"Yurtdışında" o ülkelerin vatandaşlarının bile iş garantisi yok. Yurtdışında herkes zengin değil. Yurtdışında mükkemmel sosyallik ve sonsuz welcoming bir ortam yok. Genel prensip şu; Türkiye'de gelirin iyi ve saygınsan aynısı devam eder. Türkiye'de dikiş tutturamamışsan yurtdışında sokakta kalırsın. Türkiye'deki en dipte olan insan belki bir ev falan alır. Yurtdışında kebapçılarda kaçak takılan ağrı gibi şehirlerden çıkma insanların tek oda kiralamaktan başka bir gelecek belkentisi yok.

Umarım yeterince net olmuştur.
0
ferenc
(15.11.23)
reddit bunlarla dolu, Hintlileri falan sahte şirket mektupları ile kandırıyorlar.

"senden para alan şirket dolandırıcıdır veya hayal satıyordur" bu kadar açık. Çünkü normalde şirket seni aldığında şirketten alırlar o parayı.

Çoğu şirket sponsor olmak istemiyor zaten. Senin başvurularını yöneticez diye para alıyorlarsa, "eee sen işe giremedin şirketler kabul etmedi, para bizde kalacak" diyebilirler ki bu en masum senaryo. Umut tacirliği yapıp paranı kapmış olurlar bir dolandırıcılık yok demektir bunda.

Bir scam de kendi kurdukları şirketle bir şekilde referans olup o ülkeye gerçekten getirtmeleri. Bu tür şeylerde gerçekten vize alıyorlar ama gittiğinde işin olmuyor :) BBC'de haber görmüştüm Nijerya'dan insanları böyle getiriyorlarmış ama geldiklerinde fulltime iş yerine diyelim haftada 4 saat veriyorlar, azıcık parayla da aç kalıyor insanlar.
0
nhk ni youkosu
(16.11.23)
%99.9 dolandirici..
son zamanlarda herkes uzamak istedigi icin boyle firmalarin sayisi asiri artti..
0
cooperr
(16.11.23)
(2)

Neden çok fazla ödeme sistemi var

biseysorcaktim
vodafone pay, turkcell pay, migros pay, papara, ininal, bkm express, colendi, sipay... her bankanın ya da büyük kurumun dijital cüzdan uygulaması var.son bi kaç yılda böyle çok fazla hizmet ortaya çıktı.kullanıcı parasını cüzdana atıyor, firma bu paraları değerlendiriyor ve oradan gelir mi elde ediy
vodafone pay, turkcell pay, migros pay, papara, ininal, bkm express, colendi, sipay... her bankanın ya da büyük kurumun dijital cüzdan uygulaması var.

son bi kaç yılda böyle çok fazla hizmet ortaya çıktı.

kullanıcı parasını cüzdana atıyor, firma bu paraları değerlendiriyor ve oradan gelir mi elde ediyor? bunu yapıyordur da tek olayı bu değildir, sebebi ne bunca yatırımın?
0
biseysorcaktim
(19.10.23)
dijital bankacilik olmasa sen benden aldigin 100 TL ile baska bir yere olan borcunu öderdin, o kisi baska bir yere borcunu öderdi vs. Sonuc olarak o 100 tl hep piyasada dönecekti.

Dijital bankacilik ile kesilen komisyonlardan dolayi o para belli sayida el degistirme sonrasinda sifirlaniyor. Yeni cikan servislerin hepside bir sekilde bu pastadan pay kapma derdindeler.
0
VIPCH
(19.10.23)
O uyguamalardan birinde çalışmış biri olarak cevap vereyim. Çünkü olabildiğinden dolayı... Bunlardan bazıları para kazanıyor. Mesela ininal, Papara... Bazıları da (Özellikle bazı GSM şirketi ve bankaların sunduğu ürünler) başkaları yaptığı için para kazanmamasına hatta kaybetmesine rağmen yapıyor. Bunlar kağıt üstünde "Efendim bizim X milyon müşterimiz var zaten, bunların %Y'si kullansa, onlardan da Z lira komisyon alsak... Zaten bakın onlar da yapıyor, biz yapmazsak ve gelecekte bu alan patlarsa onlar aya giderken biz yaya kalırız" falan diye üst yönetime pazarlanan, sonra sağda solda sektörel ödüller alıp, reklamların gazıyla belli sayıda kullanıcıya ulaşan ancak hiçbir zaman gerçek anlamda kara geçmeyen işler. Bunlara harcanan yazılım, bakım, reklam vb. gideri düşünüldüğünde bunların tamamının kar etmesi imkansız zaten. Zira Türk insanının finansal hizmete para ödeme alışkanlığı sınırlı. Haliyle sürekli kampanyaydı, bedave işlemdi falan diye sübvanse edilmeleri lazım.
0
salihdt
(19.10.23)
(6)

Yurtdisi Pasaport Yenileme

guguklusaat
Selamlar, yurtdisinda ikamet eden biri pasaportunu hem konsolosluk hem de Turkiyede muracaat ederek yenileyebiliyor mu? Bir de bu iki sekilde alinan pasaportlar arasinda havalimanlarinda kolay gecis arasinda kullanabilme farkliligi oldugunu duydum birinden, boyle bir fark var mi? Normalde ikisinin a
Selamlar, yurtdisinda ikamet eden biri pasaportunu hem konsolosluk hem de Turkiyede muracaat ederek yenileyebiliyor mu? Bir de bu iki sekilde alinan pasaportlar arasinda havalimanlarinda kolay gecis arasinda kullanabilme farkliligi oldugunu duydum birinden, boyle bir fark var mi? Normalde ikisinin ayni olmasini beklerim.
0
guguklusaat
(21.09.23)
Bildiğim kadarıyla yurtdışında ikamet ediyorsanız hem ikamet ettiğiniz yerdeki konsolosluktan hem de Türkiye'de iseniz normal bir şekilde başvuruda bulunabiliyorsunuz. Teknik açıdan fark olacağını sanmıyorum çünkü yurtdışında başvurduğunuz pasaport da yine Türkiye'de hazırlanıp yurtdışına aktarılıyor diye hatırlıyorum.
0
salihdt
(21.09.23)
Iki sekilde de yeniledim, bir fark gormedim.
0
sertac akin
(21.09.23)
Turkiye'de yenilerseniz ornek veriyorum, verildigi yer Istanbul, yurtdisinda yenilerseniz verildigi yer X Konsoloslugu yaziyordur muhtemelen. Hangi havalimaninda kolay gecisten bahsediyorsunuz bilmiyorum ama yurtdisinda bir yere giderken kimse pasaportun nerede verildigine bakarak almak/almamazlik yapmaz, oturum izninize, vizenize bakar. Turkiye'ye giris cikista ztn bir sorun olmaz.
0
kassiopeia
(21.09.23)
gecen sene hizli gecisten gecememistim, pasaportu yurtdisindan almissiniz ondandir demeisti oradaki memur. sacma?

ancak bu sene hizli gecisten sorunsuz bicimde gecebildim.
0
kimi raikkonen
(21.09.23)
Şuan kullandığım bir pasaportum yurtiçinden diğeri konsolosluktan alınma hiç bir farkları yok. Giriş çıkışta da bir değişiklik görmedim.
Belki tek farkları geçtiğimiz senelerde pasaportların tasarımında yapılan değişiklikler.
0
yeninesiltupcu
(21.09.23)
ben Yunanistan'da aldim, enteresan bir sekilde, Turkiye'de basilip gonderilmesine ragmen bir miktar daha ucuzdu. (gonderim ucreti oluyor 3-5)

uzerinde Atina-Pire baskonsoloslugu yaziyor evet.
hizli geciste hicbir problem yasamadim. ama hizli geciste polislerin etraftakilere farkli bahaneler soyledigine sahit oldum (bir tanidigima sizin parmak izi yok dedi)

tek dusuneceginiz sey su olabilir. bulundugunuz ulkenin ambargolu oldugu bir ulkeye gidecek olursaniz sorun yasayabilirsiniz.

ornegin Israil'de yasiyorsaniz, Iran'a normalde TC pasaportuyla girmenizde bir problem olmamasina ragmen Israil konsoloslugu ismini gormeleri hoslarina gitmeyebilir.

kardesimin pasaportu Kuzey Kibris'ta yenilendi, Yunan'a onunla giremiyor mesela.
0
supergirl
(23.09.23)
(9)

Aylık birikim yapabiliyor olsanız neye yönelirdiniz?

whatdreamsnevercome
her ay hesabınıza 4500-5000 dolar arası fazla para yatıyor olsa (ve bu hep dolar olarak yatıyor olacaksa) bu parayı nasıl değerlendirirdiniz?sepet yapmak gerekiyordur büyük ihtimalle, ama en mantıklısı nedir?yani çok fazla opsiyon olduğu için, bilemiyorum.bir kısmıyla fon, bi kısmıyla hisse, altın a
her ay hesabınıza 4500-5000 dolar arası fazla para yatıyor olsa (ve bu hep dolar olarak yatıyor olacaksa) bu parayı nasıl değerlendirirdiniz?

sepet yapmak gerekiyordur büyük ihtimalle, ama en mantıklısı nedir?

yani çok fazla opsiyon olduğu için, bilemiyorum.
bir kısmıyla fon, bi kısmıyla hisse, altın al, birazını BES'e at. (veya da allianz'ın hayat sigortası diye sunduğu hem yıllık dolar bazlı faiz verdiği hem kar payı verdiği falan 10 yıllık planlar vardı yanılmıyorsam. üstelik bunları vergiden de düşebiliyorduk brüt çalışanlar).

yani nedir yapılması gereken?
0
whatdreamsnevercome
(14.09.23)
10 yıla kadar vaden varsa hisse senedi fonlarından alırsan her ay, 10 yıl sonunda milyarder olursun. hayal bile edemeyeceğin para birikir.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(14.09.23)
bist 30 hissesi al ve unut.
0
tabudeviren
(14.09.23)
her şeyden önce ekonomi ve ekonomi politikalarını çok iyi öğrenmek gerekiyor.
Bundan sonra zaten siz , yatırım yapmanın bir bebek büyükmek gibi olduğunu öğrenceksiniz zaten.
Yani bebeğinizi sürekli beslemeniz bundan daha önemlisi enflasyon gibi canavarlardan korumanız gerekecek.

Bu anlamda da dönemsellik konusunu iyi bilmeniz ucuz olan varlıkları toplayıp pahalı iken satıp, sonra
ucuz kalan diğer varlıklara geçmeniz olacaktır. Ayrıca ucuz kredileri kaçırmayıp, rüzgarıda arkanıza almalısınız.

Örneğin şu ortamda ucuz kalan , altın , dolar, varsa ucuz kalmış tarla arazı alabilirsiniz, bunları pik yaptığında
elden çıkarıp , sonrasında duruma göre diğer varlıklara geçeceksiniz.

Borsada ülkemizde dalgalı bu yüzden borsada real bir kar olup, olmadığını dolar bazlı artı doların kendi enflasyonunuda dikkate alarak bakmanız gerekiyor, yoksa yanlış algı içerisinde olursunuz.

Ayrıca bir kısım paranızıda bes olarak da değerlendirebilirsiniz.
0
Rao
(14.09.23)
anladım, bir de bu 4500-5000 dolar bana 1 yıl da gelebilir, 10 yıl da. onu da tam kestiremiyorum yani, ama bir hastalık veya özel bi fırsat vs. olmadığı sürece buraya attığım paraya 10-15 yıl arası dokunmak istemiyorum
0
🌸whatdreamsnevercome
(14.09.23)
Ben olsam bir kısmını ABD borsası temelli, düşük yönetim ücreti olan görece stabil bir ETF'e yatırırdım; Vanguard'ın S&P 500'ü mesela.

Bir kısmını daha tematik ve potansiyeli olduğuna inandığım bir sektör ETF'inde değerlendirirdim; mesela çeşitli firmaların (Ör: iShares) "Elektrikli Araç", "Siber Güvenlik", "Batarya Teknolojisi", "Ödeme Sistemleri" vb. ETFleri var. Artık sizin ilgi alanınıza göre bunlardan biri ya da bir kaçı düşünülebilir.

Bir kısmını da Eurobond, Tahvil vb. gibi sabit getirili bir araca yatırırdım.
0
salihdt
(14.09.23)
hocam hiç fark etmez, kendin de bakabilirsin istediğin bir tarihten seç 10 bile değil 5 yıl aralığı seç. dolarmış, eurobondmuş bilmem neymiş hepsini siler atar yatırım fonları.

vaden uzunsa borsayı (hisse yatırım fonlarını) hiçbir şey geçemez. bu dünya döndükçe borsa nihayetinde yukarı gitmek zorundadır.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(14.09.23)
Sepetin bir kısmında eurobond, bir kısmında borsa istanbul bir kısmında da amerikan borsası değerlendirmesi yapardım. Borsayı da uzun vadeli ve kısa vadeli olarak iki ayrı mekanizmada çalışırdım. Bunun için bluechip şirketler vs pek çok seçeneğiniz var. Fonlar da keza değerlendirilebilir.
0
gergedan
(15.09.23)
Öncelikle yaklaşık 5 senedir gelirimin %50'lik kısmını yatırıma ayırıyorum.

Öncelikle kafamı sokacak bir ev çocuk sonrası bir araba aldım.

Son 5 yıldır nakit kalan parayıda borsa, döviz, kıymetli maden gibi noktalarda değerlendirmeye çalışıyorum.

Borsa; bu kısım aslında oldukça karışık ama basit düşünerek işlem yapıyorum. Türkiye'de olgunlaşmış ve iş alanını büyüten ya da hedefi olan hisseleri seçmeye gayret ettim. Her aldığım/sattığım hisseyi not ettim, sonrasında kur ile de kontrol edip dolar bazında karlımıyım gibi analizlere kadar indim. Şu ana kadar tüm yatırımlar arasında en çok kazandığım yer burası. Özellikle son 2-3 yıldır (pandemide dipten aldığım yüklü alımlarla ciddi anlamda paramı 5-6 civarında katladığım hisse senetleri oldu.)

Hisse senedi bulmak tamamen kişinin kendi becerisi ama ben baya bilindik firmaların hisselerini aylık olarak topluyorum, sürekli takip ettiğinizde bir yerden sonra hangi kağıdın neye tepki verdiğini nerede bir yükseliş düşüş olacağını bilebiliyorsunuz. Yükselişin olduğu zamanlarda parayı TL ya da döviz tutup hisse senedi düştüğünde parayı toplu olarak hisse senedine geçtiğim zamanlar oluyor ama şu ana kadar büyük hisse senetlerini hiç satmadım hep alıcılı taraftayım.

Döviz; elimde para kaldıkça küsüratlı olarak alım yaptım 1-2 sene sonra baya bir dolar birikmişti elimde, CDSlerin coştuğu acaba batıyormuyuz dediğimiz 2 senelik süreçte 24 farklı eurobonda yatırım yaptım, 2030-2043 vadeli, her ay 2 tanesinden ödeme alıyorum. çok birşey gibi gözükmesede ayda 120-150 usd arası havadan para geliyor. Ayrıca toplamda 20bin $ 'dan az ödediğim ana parayı vade vade sonunda 24bin $ olarak geri alacağım.

Döviz 2 ; hayat sigortası aylık olarak 250$ hayat sigortası 10 yıllık. vefat durumunda 32K$ direkt ödeme yapıyor vefat olmazsa 10 yıl sonunda bu parayı nakit olarak alabileceğim. Aylık 250$ ödemeyi vergiden düşüyorum. 800-3000 arası ek nakit geliyor, bunuda ayrıca dolar yapıyorum ve ZP6 fonunda günlük faizde biriktiriyorum.

Altın, aklıma gelirse 1-2 gr alıyorum, henüz bunu değerlendirme şansım olmadı, uygun bir fon bakıyorum ya da burayı bes'e kaydırıp +%30 devlet katkısını alıp bes'te altın fonunda değerlendirme fikrim var.

Tabi tüm bu senaryom hayatın yolunda ülkenin normal şartlarda gittiği durumda işe yarar. Büyük bir deprem sonrası büyük ihtimalle fiziksel altın dışındaki hiçbir şeyim bir işe yaramayacak.
0
prezarlatif
(15.09.23)
ya bir tık bu başlığı hortlatmak istiyorum.

direkt paranın yarısını bist 30 fonuna,
%25'ini altına
%25'ini de bist 100 dışı fonuna mı aktarsam? yoksa saçma bir karar mı olur
0
🌸whatdreamsnevercome
(23.09.23)
(7)

Aracımın alıcısı var mı?

bir ileti paylastim
Selam 2017 model mercedes gla var evimizde. Değiştirmek istiyorum. İlanlara baktığım kadarıyla 1.6 milyon civarı fiyatı var. Şu an bu fiyatlara araç baksam ben gla almazdım herhalde. Eskiden olsa 5-6 yıllık mercedes her türlü sıfır reno,pejo,nissan vb ne göre tercih ederdim. Şimdi sanki teknolojik f
Selam
2017 model mercedes gla var evimizde. Değiştirmek istiyorum. İlanlara baktığım kadarıyla 1.6 milyon civarı fiyatı var.

Şu an bu fiyatlara araç baksam ben gla almazdım herhalde. Eskiden olsa 5-6 yıllık mercedes her türlü sıfır reno,pejo,nissan vb ne göre tercih ederdim. Şimdi sanki teknolojik farklar beni kandırıyor. Yani yeni araçlardaki ekrandı, tasarımdı vs daha cazip geliyor bana.

Ben de genel fikri merak ettim. Böyle allanmış pullanmış yeni araba mı, yoksa yine de sonuçta mercedes diyerek gla mı alırdınız?

Teşekkür.
0
bir ileti paylastim
(13.09.23)
Açıkçası o araçtaki donanımı bilmiyorum ancak kameralar, sensörler, uyarılar gerçekten çok kullanışlı. Dolayısıyla arabayı kullanmak, rahat etmek vb. isteyen biri bunlara yönelir. Ancak bir kişinin Mercedes GLA ile Nissan arasında öyle bir ayrımda kalacağını sanmıyorum, zira arada donanım farkından çok statü farkı var. İkisinin alıcısı (Mercedesin statüsü - Teknolojik yeniliğin güven ve konforu) çoğunlukla farklı olur, ikisini birden isteyen de parayı basıp son model Mercedes alır diye düşünüyorum.
0
salihdt
(13.09.23)
gla çok piyasası olan bir araç değil. aracın ederi 1.6 olabilir ancak piyasa durgun. subjektif olarak ben her zaman preminyum araçtan yanayım. reno fiattan biraz iyi pejo suvlar çok sert nissan eşittir reno vb.
0
mikahakkinen
(13.09.23)
@salihdt, güvenlik için çarpışma sensörleri, geri görüş kamerası, dikkat uyarı sistemi vb var tabii arabada.

Şimdi 1.6 milyonluk citroen de, koltuk soğutma, masaj falan var da, onları kıyas etmek istedim.

Ben de gla satıp reno almam bu arada, eqa ya da eqb ye yükseğim, kovalıyorum.

@mikahakkinen Satmakta geç kaldım gibi geliyor bana da ama hayırlısı :)
2 sene önceki aklımdaki dolar değerinden hala yüksek piyasası, ondan biraz rahatım.
0
🌸bir ileti paylastim
(13.09.23)
Sizin gibi düşünüyorum. Eskiden (10 sene önce falan yani) olsa dediğiniz gibi en kötü Mercedes en iyi premium olmayan markadan iyidir derdim belki ama artık saydığınız markaların modelleri de premiumların giriş seviyesi modellerine yaklaştı (konfor, performans, donanım gibi birçok konuda), belki birçok konuda önde bile olabilir. Elbette e serisi Mercedes’i, ne bileyim 5 serisi bmw’yi ve üstünü hariç tutuyorum. Giriş seviyesi premiumlardan bahsediyorum.

Hatta işin içine bakım maliyetleri, sigorta gibi kalemleri ekleyince örneğin bmw 1 ya da Mercedes a serisi almak anlamsızlaştı bence. Üstelik diğer markalarda standart sunulan birçok özellik premiumlarda hala bilmem ne paketi adıyla satılıyor, üst üste ekleyince de liste fiyatının çok üstüne çıkıyor. Söz gelimi opsiyonları eklenmiş ve 2 milyonu geçmiş bir bmw 1 yerine ondan 500 bin lira daha ucuz 308 alırım ya da aynı fiyata 408 alırım. Peugeot’u örnek olarak verdim.

mikahakkinen’in dediği gibi birçok marka aynı çatı altında artık. Pejo, Citroen, Opel, Fiat = stellantis. Reno = Nissan gibi. Yani premiumlar dışında kalan markaların hemen hepsi birbirinin altyapı anlamında kopyası. Bu da düşük satın alma ve işletme maliyeti demek. Bol donanımlı orta sınıf bir araç bence boş ve giriş seviyesi premiumdan daha iyi.
0
orient blue
(13.09.23)
Her malin alicisi vardir, satamazsan fiyat kirarsin, olmadi takasa sokarsin. Sonucta EQA/EQB dusunen adama 50-60k kayip komaz.

almanin sikintisi uzun sureli kullanimdan sonra diger markalarin pek tatmin etmemesi, yani evet fransiz, italyan, japon, kore mali araclar daha teknolojik olabilir ama surus zevki, aracin icinde dokundugun yerlerin kalitesi tatmin etmiyor.
0
cooperr
(13.09.23)
Merhabalar, tabi ki aracınızın alıcısı olacaktır. Çünkü 10 yaşında fakir mercedesi dedikleri a180 de bile otomatik park özelliği var. Çarpışma uyarı sistemi var. O yaştaki neredeyse çoğu arabada bulunmayan idare eder bir infotainment ekranı var, benim çok beğendiğim bir ambiyans aydınlatması var. Bugün nimetmiş gibi sundukları zımbırtıların hepsini mercedes 10 yıl öncesinde aracına koymuş. Bunun yanındaki premium hissini veriyor olması ayrı bir tatmin. Millet neden mercedes hastası oluyormuş ben anladım.

Örneğin yeni nesil zımbırtılar ile dolu arabaların guruplarına girin saçma sapan kronik boya problemleri, yok ekranı bezle silince kayması gibi problemler bulunuyor.

Benim gla almak istememem için tek sebep kasanın değişmesi olurdu. Başkada her türlü GLA> sıradan çinko karbon piller.
0
kraldan cok kralci
(13.09.23)
birebir aynı durumu yaşıyoruz. anneme 2017 model GLA almıştım, araç 6 yaşında ve 15bin km'de. sıfır gibi. satmayı düşünüyoruz ve birebir aynı çekincelere sahiptim. ancak yaptığım piyasa araştırmasında gördüm ki, azımsanmayacak sayıda insan sadece merc-bmw-audi 3lüsünden araç almak için kendini şartlıyor. yani bana sorarsanız bence de aynı fiyata sıfır bir citroen bu araçlardan bir nesil önde teknolojiye sahip ancak mercedes bakan birisi onu asla citroenle veya honda'yla vs. karşılaştırmıyor.
0
kent sakini
(13.09.23)
(3)

Bir vize sorusu

roe
Bir Türk vatandaşı Türkiye dışında başka bir ülkeden vize başvurusu yaptığında vize alma ihtimali yükselir mi?
Bir Türk vatandaşı Türkiye dışında başka bir ülkeden vize başvurusu yaptığında vize alma ihtimali yükselir mi?
0
roe
(13.09.23)
Öncelikle Türkiye dışında başka bir ülkden Schengen başvurusu yapabilmeniz için o ülkede yerleşik olmanız lazım diye biliyorum. Dolayısıyla Oriend Blue'nun mesajına belli ölçüde katılıyorum; yani en çok vize reddine sebep olan kriter "Geri döner mi emin olamadık" ise, tabi ki vizeye örneğin Amerika'dan başvuran bir Green Card sahibi için bu kriter çok bir anlam ifade etmemeye başlıyor. Tabi bir de önyargı konusu olabilir; Türkiye'deki başvuruları değerlendiren personelin doğal olarak başvuru yapanlara dair kafalarında bir profil oluşmuş olabilir. Haliyle yurtdışından başvurunca bu önyargı da ortadan kalkıyor olabilir (Ya da tam tersi daha kötü bir önyargı da işin içine girebilir tabi, bilinmesi pek mümkün değil)
0
salihdt
(13.09.23)
Valla bazı ülkeler ve bazı durumlarda başvuru bile yapamayabilirsiniz. Mesela Amerika çoğunlukla eğer randevu alabilirseniz başka bir ülkedeki elçiliğinden başvuru yapmanıza izin veriyor. Ama çoğu ülke sadece oturumunuzun/ikametinizin olduğu ülkelerden başvuru yapmanızı şart kılıyor.

Hatta bir ara ülke içinde bile bölünmüş durumdaydı. Misalen, eğer bir ülkenin Türkiye'de birden fazla temsilciliği var ise, ülkenin şehirlerini görev alanlarına bölüyorlardı. Mesela ikametin Bursa'da ise sadece İstanbul'daki Baş konsolosluğa başvuru yapabiliyordun. Belki hala aynıdır ama artık aracı kurumlar üzerinden başvuru gittiği için biz arkadaki görev dağılımı ve süreçle ile birebir karşılaşmıyoruz.
0
yeninesiltupcu
(13.09.23)
Baska ulkeden schengene basvurmak icin oturum kartiniz olmasi gerekiyor. Oturum karti olmadan islem yapamiyorsunuz.

Irlanda schengen bolgesinde olmadigi icin avrupaya gitmek vize almak gerekiyordu. Hic zorlanmadan 2 - 3 is gununde vize alinabiliyordu. Cunku elinde oturum karti var ve goc etmek icin sebep yok zaten avrupa birligi ulkesindesin kafasindalar.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(13.09.23)
(6)

sanat tarihi kitabı önerileri

denizzz
sanat tarihi hakkında okumalar yapmak istiyorum. aslında esas olarak ilgimi resim tarihi çekiyor. var mı önerileriniz? benim için başlangıç olacağından okunması kolay kitaplar tavsiye edebilirseniz daha iyi olur.
sanat tarihi hakkında okumalar yapmak istiyorum. aslında esas olarak ilgimi resim tarihi çekiyor. var mı önerileriniz? benim için başlangıç olacağından okunması kolay kitaplar tavsiye edebilirseniz daha iyi olur.
0
denizzz
(11.09.23)
Aradığınız şey Türkçe kaynaklar için çok zor aslında biliyor musunuz :D Bloglar vesaire dışında derli toplu resim sanatının gelişimini konu alan çok kitap yok. Başlangıç kitapları genel olarak her şeyi kapsar; mimari, resim, yerli, yabancı vs... Diğer kitaplarsa genelde belirli bir periyot için yazılmış (örn. 15.yy) sizi sıkacak kitaplardır.

Türkçe güzel bir kaynak var mı bu şekilde bilmiyorum ama aradığınız tarzda bir yapısı olan What Paintings Say: 100 Masterpieces in Detail diye bir kitap var. Seçilmiş 100 adet eseri inceliyor.

Kitabın içeriği şöyle, videosu varmış; www.youtube.com
Bu da d&r linki, ama stokta yok diyor; www.dr.com.tr

Kitap daha çok resim nasıl yorumlanır temalı.

Bu arada sadece resim değil, ancak başlangıç kitabı olarak sıklıkla önerilen bir kitap da Gombrich'in Story of Art'ı. Bunun Türkçe çevirisi var, sanatın öyküsü olarak bakabilirsiniz.
0
akhenaten
(11.09.23)
Ntv yayınlarının sanat isimli harika bir kitabı var. Agırlık görsel sanatlar üzerine. Bence kesinlikle edinmelisiniz
0
limonlu eksi
(11.09.23)
Twitter’da the cultural tutor bu konularda cok guzel floodlar yapiyor tavsiye ederim.
0
gibicibicis
(11.09.23)
(bkz: Sözden İmgeye Batı Sanatında İkonografi) güzel bir kitaptı, işinize yarayabilir.
0
salihdt
(11.09.23)
Gombrich - Story of Art +1
0
gergedan
(11.09.23)
500 sanatçının 500 eserinin yorumu için bunu düşünebilirsiniz :

static.nadirkitap.com
0
diyecevaplandı
(11.09.23)
(6)

Taraftarı olunan takımın değiştirilememesi

Bir ben var benden şurada
Tamam münferit de olsa değiştiren vardır ama sorum onlarla ilgili değil daha genel, bir insan neden mensubu olduğu dinden eşinden ya da ne bileyim ülkesinden çoluğundan çocuğundan gerekli şartlar oluşursa vazgeçebiliyor da taraftarı olduğu takımdan vazgeçemiyor, bunun altında yatan sebep ne olabili
Tamam münferit de olsa değiştiren vardır ama sorum onlarla ilgili değil daha genel, bir insan neden mensubu olduğu dinden eşinden ya da ne bileyim ülkesinden çoluğundan çocuğundan gerekli şartlar oluşursa vazgeçebiliyor da taraftarı olduğu takımdan vazgeçemiyor, bunun altında yatan sebep ne olabilir?
0
Bir ben var benden şurada
(10.09.23)
çevresi tarafından alaya/linçe uğramamak için olabilir ancak bahsettiğin diğer değerleri değiştirmek bence takım değiştirmeye göre daha zor ve dikkat çekici.
0
makarnavodka
(10.09.23)
niye değiştirsin ki. değiştirdiği takımın tutuğu takımdan ne farkı var ki? ha ancak belki çok sevdiği bir oyuncu gelir onun etkisiyle bir sempatisi olabilir.
verilen örneklerde çok doğru gelmedi bana. insan zamanla eşiyle sorunlar yaşaya bilir veya din konusunda okuyarak doğru yolu bulabilir(din değiştirmekte aynı mantıkla gereksiz dinlerin birbirlerinden farkı yok) ama taraftarlıkta bir mantık yok ki.
0
my fault
(10.09.23)
Bence güzel soru düşündürdü. Küçüklükten kurduğumuz bağ ile ilgili sanırım. Kadınım, fenerbahçenin hiçbir maçını izlemem taraftar falan değilim ama takıma hep sempatim var. Fanatik baba kardeşler göre göre, hmm bu önemli bir şey duygusu küçüklükten yerleşmiş olabilir. Çünkü takım tutmayan eski erkek arkadaşımın babasının da futbola ilgisi yoktu mesela. Din insanın yaşam amacını belirleyen önemli unsurlardan biri, hayatını buna göre şekillendiriyorsun ya da din sebebiyle hayatın ciddi şekilde etkilenebiliyor günümüzde olduğu gibi. O sebepten onunla kurulan bağ zamanla zayıfladı.

Bu arada evrimsel bi açıklaması da olabilir. Erkekler grup halinde avlanırlar ve grup halinde yapılan aktiviteler hala olduğu gibi onlara keyif verir. Rekabet doğasında var erkeklerin. Evrimsel baktığında takımını bırakıp karşıya geçmen takıma zarar vereceğinden sosyal baskıya neden olacak bir durum. Zaten takım mevzusunun öldürmeye varacak kadar abartılmasının sebebi evrimsel bence.
0
personaa
(10.09.23)
evet, bu lafı biri demişti yıllar önce. "din değiştirirsin, cinsiyet değiştirirsin saygıyla karşılanır ama takım değiştirirsen dalga geçilir" vs. diye.

diğerlerini değiştirirken bir argümanın var çünkü. "okudum, düşündüm, ettim, artık dinler mantıklı gelmiyor" dersin değiştirirsin. "milliyetçilik de saçma. nüfus cüzdanımda türkiye vatandaşı yazsa ne olacak, brezilya vatandaşı yazsa ne olacak" dersin değiştirirsin.

ama takım değiştirirsen "lan adamlar iki güzel transfer yaptı diye takım mı değiştiriyorsun. her sene transferlere göre takım mı değiştiricen" falan denir. çıkar amaçlı bir ilişki hissi verir.

başka istisnai bir sebebin varsa değiştirebilirsin. atıyorum kulübün, taraftarların yıllardır ciddi bir duruşu vardır, o zaman değiştirsen fazla bir insanın bir şey diyeceğini sanmıyorum. ama sağlam bir duruş olmalı bu. iki politik slogan attı diye takım değiştirirsen dalga geçilir. o sloganları atanlar da iki ay sonra ne slogan attıklarını bile unutur çünkü.
0
ahm1
(10.09.23)
Tamamen kıçımdan sallıyorum: Taraftarlık zaten sonradan edinilen, kendi inşa ettiğin zamanla da irrasyonelleşen bir olgu. İlk başta, çocukken değiştirilebiliyor zira taraftarlığa duygusal yatırım yapılmamış; sebep de çoğunlukla ya doğal (Trabzonluyuz), ya dışsal (Babam da Beşiktaşlı) ya yüzeysel (Geçen sene Galatasaray şampiyon oldu), ya da mantıksal (En güçlü takım Fenerbahçe)

Ama yıllar geçince taraftarlık derinleşiyor; hem maddi, hem manevi yatırım yapılıyor, uğruna zaman ve para harcanıyor... Bu süreçte de taraftarlığın o ilk sebebi yeniden yorumlanıp sanki o takımın taraftarı olmak kişinin özünde olan bir şeymiş de, ilk sebep sadece vesile olmuş gibi bir hikaye oluşuyor. Yani bir nevi gerçeklikten kopuş söz konusu. Tabi bu sırada kişi o taraftar grubunun bir parçası da oluyor. Yani o noktada taraftarlık bir yandan kişinin benliğinin, diğer yandan da toplumsal kimliğinin parçası... Bu noktada bunu oturup düşünerek değiştirmek mümkün değil zira kişi ile tuttuğu takım arasındaki bağ rasyonel değil, duygusal bir bağ. Kişi inancını sorgulayıp, dinini değiştirebiliyor çünkü onun özünde hala "Denileni yap, cezadan kaç, ödülünü al" gibi temel bir mantık var.

Özetle bir yalan inşa edip ona inanıyorsun, aynı yalana inanmış inanlarla bir aradasın. Yetişkin halinle daha önce yarattığın yalanı inkar edip yeni bir yalana inanman pek mümkün değil, zira bu hem kendini reddetmek, hem de ait olduğun gruptan başka bir yalan inşa etmeye çalışmak için (Yani özünde herhangi bir fayda sağlamadan) ayrılmak demek.
0
salihdt
(11.09.23)
Ben de cevaplarla paralel bir şey diyecektim, çünkü takım "takım tutulur gibi tutuluyor"

Takım değiştirmek temelde hayata bakış açınızı değiştiren bir şey değil. A takımını ya da B takımını tutuyor olmak sizin hakkınızda sosyal bir çıkarım yapmaya sebep olmuyor. Dahası bir takımı desteklerken onun başarılı ya da başarısız gitmesinin sizin hayatınıza yansıyan bir yönü yok.

Örneğin insanlar bu futbol takımlarının hisse senetlerinden hangisine yatırım yapacakları konusundaki fikirleri gayet de değişiyor :D

Konu basit aslında. Takım değiştirmek için bir sebep yok, kendinize sebep bulursanız değiştirirsiniz.
0
akhenaten
(11.09.23)
(19)

3.823 tl (132 euro) luk bir urun gumrukte gecerken sorun olur mu

Zetnikov
Sınır 150 euroymus max
Sınır 150 euroymus max
0
Zetnikov
(09.09.23)
20 veya 22 euro sinir.
0
floydian
(09.09.23)
@floydian

Internette 150 euro yaziyor???
0
🌸Zetnikov
(09.09.23)
Internette dunya duz de yaziyor
0
floydian
(09.09.23)
@floydian

Youtube videolarina baktim 5 ay oncesi??? Emin misin
0
🌸Zetnikov
(09.09.23)
Bakanligi aradim gorevli 150 euro dedi 20 degilmis
0
🌸Zetnikov
(09.09.23)
Pardon abi evet haklisin ben bir malim. Yapistir.
0
floydian
(09.09.23)
Floydian +1

www.sikayetvar.com
Bir sürü adam var sıkıntı çeken.

Al abi sen sonra geçerse duyuruya yazarsin, gecemezse de şikayet başlığı açarsın.

Yani Türkiye'ye yurtdışından ürün getirmek yazı turadir.
0
logisticsmanager
(09.09.23)
@Floydian hicam saka mi yapiosun ciddi misin anlamadim
0
🌸Zetnikov
(09.09.23)
@floydian diyor ki “dedim inanmadın, dert anlatmaya çalışacağıma he deyip geçerim. Sıkıntı yaşadığında görürsün.

Bu arada o 150 euro sınırı teeee maliye bakanı damat iken değişti diye hatırlıyorum. Burada ekşide millet kendini parçalıyordu bundan sebep
0
Unde bach canim
(09.09.23)
@unde bach canim

Hocam bakanligi aradim diyorum arayip sizde sorun isterseniz

4448482
0
🌸Zetnikov
(09.09.23)
sınır işi şöyle; 20 euro’yu aşınca gümrük vergisi ekleniyor. bunun üst limiti de 150 euro. çin ya da ab ülkesi, amerika falan olmasına göre değişiyor vergi. 150 euro üstüne çıkarsanız iş değişiyor, 20 milyon euro’luk ithalat yapmışsınız gibi gümrükçü tutmak, seksen tane masraf ödemek falan gerekiyor.

kısacası 150 euro’ya kadar olan ve ithali yasak olmayan ürünleri ufak bir vergi ile alabilirsiniz gümrükçü tutmadan. amazon almanya’dan 150 euro altı bir ürünü alıyormuş gibi yapıp vergiye bakabilirsiniz.
0
orient blue
(09.09.23)
@orient blue

Tesekkurler aradigim yorum
0
🌸Zetnikov
(09.09.23)
(git: ticaret.gov.tr)

Buna göre muafiyet sadece kitap ve benzeri basılı yayında var. Diğer ürünlerde muafiyet yok, her halukarda vergi ödeniyor.

1.Soru: Posta/hızlı kargo eşyası için muafiyetin kapsamı nedir?
Cevap:. Türkiye Gümrük Bölgesindeki bir kişiye posta ya da hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gelen, bedeli gönderi başına toplam 150 Avro’yu geçmeyen kişisel kullanıma mahsus kitap veya benzeri basılı yayına muafiyet tanınmaktadır.

2.Soru: Vergileri ödenmek suretiyle posta ya da hızlı kargo taşımacılığı yoluyla serbest dolaşıma sokulacak eşya nedir?
Cevap: Her bir sevkiyat için kıymeti 150 Avro'yu aşmayan eşyaya geldiği ülkeye göre tek ve maktu vergi oranı uygulanacaktır. Söz konusu vergi oranları, eşyanın
Avrupa Birliği ülkelerinden doğrudan gelmesi durumunda %18,

Diğer ülkelerden gelmesi durumunda %30,
Kitap veya benzeri basılı yayın için %0,
6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (IV) sayılı listede yer alan eşya olması durumunda yukarıdaki oranlara ilave %20
0
salihdt
(09.09.23)
Birde vergisini sitede odetti
0
🌸Zetnikov
(09.09.23)
20-23 euro olayı da çok eskidendi, o muafiyet olayı düştü düştü sonra 1 dolarlık bişey bile alsan %18-30 arası vergi çıkmaya başladı ülkesine göre.

150€ altı "vergisini vererek" alabiliyorsun, azıcık geçse ticaret yapıyorsun diyip bir sürü belge istiyorlar.

Fakat normalde kargo hariç 150 altı olması lazım ama ben kargo dahil öyleymiş gibi düşünürdüm.(aliexpress ve yabancı amazonlardan öyle alıyorum) Gümrükteki kişi neyi nasıl hesaplıyor bilemiyoruz ve itiraz etmek zor.
0
nhk ni youkosu
(09.09.23)
150 euro ama bir sürü detay var. mesela bazen alirxpressten gümrüğü ödenmiş olarak alıyorsun ve geçebiliyor. ya da amazon da böyle satabiliyor.

bazı memur bu ücrete kargoyu dahil ediyor bazısı etmiyor. hayat süprizlerle dolu.
0
orpheus
(09.09.23)
ben 150 euro + kargo ücreti olarak 2 3 ay önce çok defa ürün aldım yurtdışından. ptt kargo ile geldi ve gümrük bedelini gümrük işlemleri tamamlandıktan sonra ptt nin kargo takip sitesi üzerinde gördüm. bir ayda 5 adet getirme hakkın var. aynı üründen 2 tane getirirsen aralarında muhakkak 2 hafta süre olması gerekiyormuş çünkü aynı ürün olduğu için iki ayrı kargo da olsa bir olarak işlem görüyomuş ben 2 adet hoparlör getirtmiştim ikisi birleşince gümrük sınırını geçti diye geri göndermek zorunda kaldım kaldı ki tek tek satılan ürünlerdi.

yaşadığım tek sorun ptt kargonun adrese teslim etmeme sıkıntısıydı. ha normalde getirmeleri lazım da bekle babam bekle bir türlü dağıtıma çıkmayınca ben gidip almıştım.

tabi alacğın ürünü gönderecek firmanın da işi bilmesi lazım atıyorum basılı ve detaylı fatura koyması lazım ki kalkıp seni gümrüğe bu ne, kaç para diye sormak için çağırmasınlar.
0
Fodera
(09.09.23)
(git:www.eksiduyuru.com)

geçen aralıktan benzer bir durum
0
fakat
(09.09.23)
@fakat

Sen nasil bir kralsin ya
0
🌸Zetnikov
(10.09.23)
(5)

1.000.000 tl hedefi için

mrctrk
Önümüzde 6 ay içersinde 1.000.000 tl ilk bir birikim hedefim var, eğer siz olsaydınız bu hedefe ulaşmak için hangi yatırım araçlarını kullanırdınız ve neden ? Not Aylık olarak eklenebilecek max tutar 50.000 tl Teşekkürler.
Önümüzde 6 ay içersinde 1.000.000 tl ilk bir birikim hedefim var, eğer siz olsaydınız bu hedefe ulaşmak için hangi yatırım araçlarını kullanırdınız ve neden ?

Not Aylık olarak eklenebilecek max tutar 50.000 tl


Teşekkürler.
0
mrctrk
(09.09.23)
Valla 5 ay boyunca 250 bin Tl’yi temiz temiz biriktirirdim. Altıncı ay gelen 50bin tl ile Kıbrıs’a uçup 2 kez kırmızıya basıp parayı dörde katlardım. Neden? çünkü diğer yatırım yöntemlerinde deniz’e girip tatil yapmamış oluyorsunuz.
0
archmage mahmut
(09.09.23)
Sıfırdan başlayıp her ay 50 bin TL yatırım yaparak 6 ayın ardından 1 milyon TL'ye erişmenin garanti yolunu bilen insanın burada ne işi var? Gider temiz temiz sosyal medyada yeni nesil peygamber olur.
0
salihdt
(09.09.23)
Kısa vade için borsa diyorlar (dı) halka arz popüler oldu son birkaç haftadır, nereye evrilir bilinmez...
Borsa + diğer yatırım araçları 6 ayda çok büyük risk almadan mümkün olmaz bence...tabii aylık kenara atacağınızı tl olarak atacağınızı belirttiğiniz için, hedefinize ulaşmanız ülke gündemi ve ekonomisiyle de ilgili.

Malum gündemler çok hızlı değişiyor, bir gecede milyoner olacağınız gibi, çöküşün çöküşünü de yaşayabilirsiniz.

Cevap: ne kadar risk alabilirsiniz??...
0
gadlemler
(09.09.23)
En başta yatırım dediğimiz şey, kendimizden başlıyor. Dışarıya gezmeye yemeye içmeye çıkmadan ve bize diğer harcama yaptıracak çoğu alışkanlıklarımızdan uzak bir 6 ay içinde, 1 milyon hedefi tutturulmasa bile bu şekilde bir kemer sıkmayla iyi bir birikim elde edilebilir.

Gelir arttıkça keyfi ve zaruri olmayan harcamaların arttığı da bir gerçek.
Diğer yandan yatırım için kendim araya borsa banka vs gibi koymadan bu imkanla sadece fiziki altın alırdım .
0
diyecevaplandı
(09.09.23)
Ben olsam yerel seçim öncesi böyle bir hedef belirlemezdim.
0
useless
(09.09.23)
(3)

Pin giriş ekranında klavye harf tuşları çalismiyor

horizon
Hp15s model yeni bir pc var ama Pin giriş ekranında harf tuşları çalışmıyor bunu nasıl cozebiliriz
Hp15s model yeni bir pc var ama Pin giriş ekranında harf tuşları çalışmıyor bunu nasıl cozebiliriz
0
horizon
(08.09.23)
Şifre belirlerken sadece rakamları kabul etmiyor hardde istiyor
0
🌸horizon
(08.09.23)
Bitlocker dan kitli diyor
0
🌸horizon
(08.09.23)
Bitlocker sadece rakamlarla çalışıyor sanki. Bende de var, her açılışta giriyorum, sadece rakam kabul ediyor
0
salihdt
(09.09.23)
(5)

Gerçek ekonomi kitabı veya kaynak

mrctrk
Merhaba, ekonomi=algı yönetimi olduğunu hepimiz biliyoruz bu anlamda, ekonominin gerçeklerini anlamak için yerli ve yabancı kitap veya kaynak tavsiyeleriniz var mıdır?Teşekkürler
Merhaba, ekonomi=algı yönetimi olduğunu hepimiz biliyoruz bu anlamda, ekonominin gerçeklerini anlamak için yerli ve yabancı kitap veya kaynak tavsiyeleriniz var mıdır?

Teşekkürler
0
mrctrk
(05.09.23)
Mahfi Eğilmez'in kitaplarına bakar mısın? Aradığın gibi bir şey olabilir.
0
Mirket
(05.09.23)
Yani ben "ekonomi = algı yönetimi" demezdim. "Burjuva iktisadı = algı yönetimi" derdim. Ekonominin gerçekleri ise "burjuva (politik) iktisadının eleştirisi olan politik iktisat"tır. Bu anlamda önerebileceğim eserler

Marx - Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı

David Harvey - Marx'ın Kapital'i için Kılavuz

Ernest Mandel - Geç Kapitalizm

E.M. Wood - Sermaye İmparatorluğu

Ursula Huws - Küresel Dijital Ekonomide Emek

E.M. Wood - Kapitalizmin Kökeni

Aklıma ilk gelenler bunlar ama basit bir biçimde kapsamlı çerçeve sunacaklarını düşünüyorum.
0
prole
(05.09.23)
+ Aaron Benanav - Otomasyon ve İşin Geleceği. Kitabın son bölümünde yer alan politik projeksiyonun sorunlarını dışarıda bıraktığınızda bu kitap 2. Dünya Savaşı sonrası küresel ekonominin işleyişini güzel açıklıyor ama bu kitabı verimli bir biçimde kavramak için daha önce yazdığım kitaplarda yer alan temel çerçeveye hakim olmak gerekecektir. Aksi halde kitabın yaklaşımı toplumsalın olmadığı bir "teknik izah" olaral kavranabilir.
0
prole
(05.09.23)
The Ascent of Money: A Financial History of the World
Capital and Ideology
The Precariat: The New Dangerous Class
Behavioral Economics: Moving Forward
Platform Capitalism
0
salihdt
(05.09.23)
Greenspan'in (efsane fed başkanı) kendi yazdığı kitabını okuyun.

Algı yönetimi değil aslında, detayları kitapta.
0
alfired
(05.09.23)
(9)

İş yerleri böyle samimiyetsiz mi ?

skr1292
Yeni bir işe başladım. saçma sapan şeyler. İnsan ben niye böyle şeylerle uğraşıyorum diyor. Ekip lideri yazmış mesela hedefimiz şu, şunu yapmaya çalışıyoruz diye. Samimiyetsiz bir ortam. Her iş yeri böyle mi. İşim masabaşı yazılım desteği falan veriyorum.
Yeni bir işe başladım. saçma sapan şeyler. İnsan ben niye böyle şeylerle uğraşıyorum diyor. Ekip lideri yazmış mesela hedefimiz şu, şunu yapmaya çalışıyoruz diye. Samimiyetsiz bir ortam. Her iş yeri böyle mi.

İşim masabaşı yazılım desteği falan veriyorum.
0
skr1292
(04.09.23)
hedefini söylemesi mi samimiyetsiz anlamadım?
ama evet çok samimi ortamlar değiller. dıştan öyle gözüküyor ama.
0
jelly bear
(04.09.23)
her iş yerinde, ya da belli bir amaç doğrultusunda bir araya gelmiş gruplarda hedef koyulur evet.

tam olarak neyin samimiyetsiz geldiğini yazarsan belki daha yardımcı olabiliriz.
0
king lizard
(04.09.23)
Neyin samimiyetsiz olduğu belirsiz +1
0
logisticsmanager
(04.09.23)
çalışma hayatına hoşgeldin. muhtemelen ilk işin ve kurumsal dil sana garip geliyordur. bir zaman sonra alışırsın.
0
sir gawain
(04.09.23)
İş ortamı samimiyet beklemek için yanlış yer aslında, önemli olan şey kibar ve herkesin işine gücüne baktığı bir ortam olması. Samimiyet bunun üstüne yalnızca bir artı olabilir.

İnsanlar işe alınırken kişisel özelliklerinden ziyade yapılacak işteki yeteneklerine bakılıyor, aksi ayrımcılık olurdu, kime göre samimi mesela? Kimin geçinmeye hakkı olduğuna bu tarz özelliklere göre karar veremezsiniz. Haliyle birbirine çok zıt kutuplardaki insanlar ister istemez aynı işi yapmak için bir araya geliyor, burada önemli olan hırgür olmadan herkesin birbirinin alanına saygılı olarak işleri yürütmesi. Bunu yapmak için de arada bir mesafe bulunmalı, bu da size samimiyetsiz geliyor olabilir.
0
akhenaten
(04.09.23)
Evet samimiyetsiz. İş yerlerinde, hele de satış yapılan yerlerde; "Wow arkadaşlar süperiz, mükemmeliz, şöyle sattık, böyle hedefleri tutturduk" muhabbeti hiç bitmez. Az satanlarla çok satanlar birbirlerine kırdırılır, zira şirket satış yapanlara prim falan vermek istemediği için insanları birbirlerine düşürüp onları at gibi yarıştırma derdindedir.
0
salihdt
(04.09.23)
herhangi bir hedefim olmadan calismak istemezdim sanirim, ozellikle de bir ekip isi ise yaptigim. kendi isinizi yaparken de bir hedefiniz olur, su kadar para yapayim, su kadar musteriye ulasayim, su isi su zamanda bitireyim gibi gibi. ayrica is yerinden nasil bir samimiyet beklediginize gore degisir, insanlarin birbirine kibar ve saygili davrandigi, kole muamelesi gormediginiz, gercekci beklentiler icinde olan bir ekiple calismak, yaptiginiz isin deger gormesi vs. yeterli. is yeri sonucta bu, isimizi yapip cikacagiz.
0
kassiopeia
(04.09.23)
İşin samimi olmasına da gerek yok. Ama şirket amaçları ile kendi amaçlarını hiç ama hiç denk düşüremiyorsan o zaman o sektör sana göre olmayabilir.

Mesela bankacılık sektöründe müşteriden yapılacak kesintileri tıkır tıkır alırken, hala burada daha fazla kesinti yapmak in proje yaparken kendini insanlığa ihanet ediyor gibi hissediyorsan, yöneticinin koyduğu hedefler sana çok komik hatta adice gelir.

Ama bir telekominikasyon alt yapısı yapıyorsan ya da araç geliştiriyorsan falan o zaman insanlığa ihanet ediyor gi i düşünmüyorsun. araç geliştirirken yaptığın testlerin ileride insan hayatını korumak üzere olduğunu biliyorsun, sana koyulan hedefler o kadar da batmıyor.

Tabi ki tüm şirketlerin ilk amacı para kazanmak, kar etmek. Koyulan tüm hedeflerin de amacı daha çok para kazanmaya çıkıyor. Ama 2. Amaç müşteriyi soymak mı, onlara teknoloji mi taşımak, araçlarını güvenli hale mi getirmek? Bu 2. Amaç işte senin ortamı samimi bulup bulmamanı etkiliyor.
Eğer kar etme amacı dışında, sana daha anlamlı gelen bir sektör varsa, o zaman orada san göre daha anlamlı ve samimi bir ortam bulabilirsin
0
zimbirik
(04.09.23)
iş hayatına hoş geldin. ticari işletmeler için durum çoğunlukla böyledir.
0
ezkaza
(04.09.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.