Giriş
(9)

baba borcu soru iki

logisticsmanager
Bankalara gitsem bana son iki senelik hesap dökümü vs desem çıkarabilirler mi?Işin içinden çıkamadım. Son 1 senede 560 bin lira kredi çekmiş, ayda 21 bin lira geliri var 50 bin lira ödemesi var (önceden olanlarla beraber ayda 65 bin lira ödeme çıkıyor).Şu an resmen ödeme dışında cevap arıyorum. Bir
Bankalara gitsem bana son iki senelik hesap dökümü vs desem çıkarabilirler mi?
Işin içinden çıkamadım. Son 1 senede 560 bin lira kredi çekmiş, ayda 21 bin lira geliri var 50 bin lira ödemesi var (önceden olanlarla beraber ayda 65 bin lira ödeme çıkıyor).

Şu an resmen ödeme dışında cevap arıyorum. Bir banka bana desin ki "babanız at yarışı oynamış" tamam diyeceğim. 1 senelik hesap giriş çıkışlarına baktım bulamıyorum net bir cevap. Telefon aldık 11 bin lira telefona pahalı dedi adam, Hepsiburada/amazon/trendyol vs baktım yok bir harcama. Root cause arıyorum yani resmen.

Excel vs olarak verebiliyorlar mi bunu? Öyle çabucak filtre vs yaparım dedim yoksa kağıt ile zor olur.

Bir de bu kredi almak zor değil mi? Bu 4 banka mal mı (hadi benim baba akılsız) 21 bin lira gelire 560 bin lira kredi çıkarmışlar?
0
logisticsmanager
(01.11.24)
Verirler tabi neden vermesinler. Bazılarının internet şubelerinde de hesap hareketlerini farklı formatlarda almak mümkün oluyor ama belki son bir yılla sınırlı olabilir. Şube ya da iletişi merkezi ile görüşürseniz (Daha doğrusu babanız görüşürse) hesap hareketlerini iletirler. CSV kullanan banka biliyorum ama bankadan bankaya değişir herhalde, format konusunda emin değilim.
0
salihdt
(01.11.24)
Farklı formatlar var elbette ama size vermezler. Kimsenin hesap hareketi başkasına verilmez. Babanız olması da fark etmez diye düşünüyorum. Ama şansınızı deneyin tabi
0
dre mithatoğlu
(01.11.24)
veraset ilamı ve mirascılık belgeleri ile bankadan talep edin, hesap dökümü istemedik ama bu bilgilerle hesabı var mı diye sormuştuk bankalara. verirler diye düşünüyorum
0
eja
(01.11.24)
Ayni kisiyseniz eger, tum cekilen paralar finalde kredi kartina yatiyor demistiniz.

Muhtemel senaryo;

Kredi kartini odeyemedigi icin kredi cekip karta yatirdi. Sonraki ay cektigi kredinin odeme gunu gelince parasi kalmadigi icin baska bir kredi daha cekip hem ilk cektigi kredinin taksidini hem de o ayki kredi kartini odedi. Boylece kredi sarmalina girdi.

Giderek kredileri buyutup ayni seyi tekrar etti durdu.

Siz paranin gittigi bir yer ariyorsunuz ama tum para bankalar arasinda borc kapatmak icin gezdi durdu bence.

Topragi bol olsun.
0
brkylmz
(01.11.24)
Başınız sağolsun, normalde ölüm belgesi ile gitseniz verirler heralde. Onun dışında önceki cevaplarda da belirtildiği gibi internet şubelerine girebiliyorsanız ordan da döküm alabilirsiniz.
0
kumandanim
(01.11.24)
Profesyonel bir şekilde aynı gün içinde daha kredibilite güncellenmeden ihtiyaç kredisini alabiliyorlar diye duymuştum.
0
enteg
(01.11.24)
veraset ilamı ile gidince sadece bankada ne kadar varlığı olduğunu bildiren yazı veriyorlar. hesap dökümü ve hesap üzerine işlem yapabilmek için veraset intikal beyannamesini verip, vergi dairesinden borcu yoktur yazısını alıp, bankaya götürüp devir yaptırman gerekiyor. onun dışında vefat eden babanın tek mirasçısı bile olsan hiçbir şey vermiyorlar.
0
kibritsuyu
(01.11.24)
Findeks raporu çektim; 1 milyon lira kredi limiti varmış, notu 1572. 2021den beri sürekli kredi çekip kredi ödemiş. Böyle kartopu olmuş.
Ana bankasinin hesap hareketlerine baktım; uzun süredir gelirinden fazla harcamış her ay.

Yani brkylmz gibi işte. Zamanında bir söylese versem 2bin euro cozulseydi olay. Şimdi kartopu olmuş işte.

22 bin lira geliri olan adamın 1 milyon lira kredi limiti olması da aklım almayan bir olay. Qnb şimdi mesaj atiyor ek hesap limiti isteginiz onaylandi 50 bin diye. Hangi bankaya girsem "firsatli kredi için şuna tiklayin" diyor. Uyuşturucu bağımlısına sürekli kokain önerir gibi...
0
🌸logisticsmanager
(01.11.24)
turkiye'de zaten herkes boyle dondurmuyor mu, kredi kartina taksit yapan baska bir ulke gordun mu? sasilacak bisey yok bence. 500bin oyle astronomik bir rakam da degil ayrica gunumuzde, 1980 model toros icin 200bin istiyorlar. 5 milyon deseydin baskaydi.

bence fazla kafaya takacak bisey yok..
0
cooperr
(01.11.24)
(16)

İş yerinin 28 Ekim’i tüm gün tatil ilan etmesi ve olayların gelişmesi..

Caremio
Sevgili işçi ve iş veren kardeşlerim. Bildiğiniz gibi geçtiğimiz Pazartesi günü yarım gün resmi tatildi. İş yerim yarım günü çalıştırmak yerine tatil ilan etti. Ben bu şirkette yeniyim, o yüzden usüllerini bilemedim. Ücretli izin verilmesi gerekirdi diye düşündüm. Çarşamba iş başı yaptık dediler ki
Sevgili işçi ve iş veren kardeşlerim. Bildiğiniz gibi geçtiğimiz Pazartesi günü yarım gün resmi tatildi. İş yerim yarım günü çalıştırmak yerine tatil ilan etti. Ben bu şirkette yeniyim, o yüzden usüllerini bilemedim. Ücretli izin verilmesi gerekirdi diye düşündüm. Çarşamba iş başı yaptık dediler ki yıllık izin formu ya da mazeret izni formu doldur. Dedim ki ne alaka.
Pandemi ya da ilaçlama vs gibi bir sebep olsa ortada şirketi tatil etmek için tamam. Ama kendi inisiyatifiyle yarım gün iş yeri tatil ilan etmiş ama ben talep etmişim gibi gelmemeyi ya maaşımdan kestirecekmişim ya da yıllık izne saydıracakmışım. Üçüncü bir seçenek sunulmuyor. İK müdürü açıklama yapamadı, bizde böyle dedi geçti. Bilgisi de yok üstelik sesini yükseltti bir de. 100 yıllık bir özel şirket burası ama müdürleri zır cahil.
Ben kafasına göre işverenlerin iş kanununu eğip bükmesini sevmiyorum. Hem maliyetten kaç hem işçiyinin hakkını veya parasını gasp et. İyiymiş.
Neyse, sıtkımız sıyrıldı böyle şeylere sinirlenmekten.

Ben ne yapayım şimdi?? Hangisi daha az mağdur eder? Maaştan kestireyim diyorum. Yıllık izin gerektiğinde geriye dönük bu konuyu açmak istemem diye sanırım. Siz olsanız ne yaparsınız?
0
Caremio
(31.10.24)
bizim şirket de bazen böyle tatilleri birleştirip izinleri düşüyor.

işveren ne zaman izin kullanacağına karar verebilir.
0
jelly bear
(31.10.24)
haklı da olsam kovulmamak için mesele yapmam mevzuyu
mazeret izni varsa onu kullan
0
bir soru sorcam
(31.10.24)
Cok enteresanmis, benim en son calistigim sirket 28 Ekim'i birak 27 Ekim Pazartesi'ne denk gelse onu bile tatil ilan edip, hic bir yerden dusmuyorlardi.

Yapmaniz gereken basit, baska acilardan asiri iyi bir is degilse, kendinizi fazla hirpalamadan normal calismaniza devam edebilirsiniz. Bu sirada piyasa sartlarini okuyup daha duzgun bir yerde is arayabilirsiniz. Tabii baska buyuk sorunlar yoksa acele etmeden de yapilabilir. Turkiye'deki durumu bilmiyorum ama uluslararasi ortamlarda beklentiler kuculme, issizlik vs karamsar mod hakim. Malumunuz dunyadaki olaylar er yada gec ulkemize de yansir.
0
mbond
(31.10.24)
bildiğim en az 5 büyük kurumsal şirket de bağladığında yarısını izinden düşüyor. baya tr'nin ilk 30 kuruluşunun içinde olan şirketler. para kesmezler, kullanmayacaksan şirkete gelebilirsin yönetici onayı ile. genelde böyle yürütülüyor.

mazeret izni girin, en temizi.
0
awlmi
(31.10.24)
@mbond
Her neredeyseniz Cvmi ileteyim mi? Hatta yok kimliğimi ileteyim de o şirket beni nüfusuna alsın lütfen :))
0
🌸Caremio
(31.10.24)
Dediğin şey köprü tatil adında uygulanılıyor. Hafta tatili ile bayram vs. sebepli tatil olduğunda çalışma bu şekilde durdurulup şirket bünyesinde köprü tatil ilan ediliyor. Bunun için telafi çalışması ya da ücretli izin şeklinde dönüş yaptırılabiliyor. Yaygın bir kullanım. Biraz şirket kültürüne biraz da şuna dayıyorlar:

İŞ KANUNU
...
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
İşin Düzenlenmesi
...
Telafi çalışması
Madde 64 - Zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce
veya sonra işyerinin tatil edilmesi veya benzer nedenlerle işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya tamamen tatil edilmesi ya da işçinin talebi ile kendisine izin verilmesi hallerinde, işveren dört ay içinde çalışılmayan süreler için telafi çalışması yaptırabilir. (Ek cümle:25/3/2020-7226/43 md.) Cumhurbaşkanı bu süreyi iki katına kadar artırmaya yetkilidir. Bu çalışmalar fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma sayılmaz.

Telafi çalışmaları, günlük en çok çalışma süresini aşmamak koşulu ile günde üç saatten fazla olamaz. Tatil günlerinde telafi çalışması yaptırılamaz.
0
nawar
(31.10.24)
Bu yılın başında insan kaynaklarından böyle bol gülücüklü bir mail geldi, başlığı "sevdiklerinizle daha fazla vakit geçirebilin diye :)"

Maili okumaya başlayınca 2024 yılının dini ve resmi bayram takvimi paylaşılmmış ve ara günler tatil ilan edilmiş ve sevdiklerimizle daha çok vakit geçirelim diye böyle güzellik yapmışlar gibi.

devamında ise anlaşılıyor ki o günlerde yıllık izin kullanabilirmişiz.

Kanunlarda belirtilen izin hakkımızı kullanabileceğimizi bize yan hak gibi anlatmışlar.

Şirket Bist30'da ve sektöründe Türkiye'de birinci Avrupa'da ilk üçte bu arada.
0
materyalist imam
(31.10.24)
@Caremio Şirket Ingenico, yeni adı artık Worldline sanırım, ITU Teknokent ARI-3'deler. 1,5 güne kadar dini/milli bayramları bağlıyorlardı, hala öyledir sanırım. Yasal sınırdan 3 gün fazla yıllık izni de vardı, ayrıca 3 gün de mazeret izni yıllık, bunlar iyi tabii ama günün sonunda Euro'nun kısa sürede 18 TL'ye çıktığı günlerde maddi olarak çalışanları çok uzun süre ezdiler. Ben başka sebeplerden dolayı çıktım herkese %80'leri dayadılar. Ben yeni yılda 2,5 aylık mesaim olmasına rağmen sembolik bir fark bile alamadım.
0
mbond
(01.11.24)
ya ne güzel bütün şirket izne çıkıyorsunuz, kafa rahat hsonu ile birleştirip 4 gün izin yapılıyor. herkes çalıştığı için arama, mail v.s. taciz edilmiyorsunuz.

bu olumsuz değil tam tersine çalışan için iyi bir şey.

hadi siz olumsuz algıladınız fakat bunun için de önemli bir sorunmuş gibi dert etmeniz, şirket içinde tartışmanız v.s. çok çok gereksiz.
ayrıca şirket içinde uyumsuz davranış göze batar, yapmayın.
0
nuisance2
(01.11.24)
nuisance2'ye katılıyorum bir ölçüde ve bu uygulama yeni değil yurtiçinde de yurtdışında da var. Özellikle birçok kişinin izin aldığı, iznini bağladığı durumlarda şirketlerde işi yürütecek kadar adam kalmayabiliyor çünkü herkesin amzereti "Aaa X yok izinde, Y yok tatilde, bunları sonra halledelim oluyor" haklı olarak. Haliyle de bazı şirketler bu arada derede kalan günleri kapatıp çalışanların yıllık izninden düşüyor.

Burada ciddi bir sorun var tabi; TR'de genel olarak yıllık izin gününün az oluşu.
0
salihdt
(01.11.24)
Kurumsal firmaların çoğunun yaptığı ve yasal bir durum. Yukarda anlattıkları gibi yani.
0
enteg
(01.11.24)
@nuisance2
Göze batmamak gibi bir derdim yok. Ortada bir yanlış varsa her ortamda söylerim. En fazla ne olabilir, işten atarlar yani :) kafa rahatizne çıkılmıyor ayrıca siz farklı hayal ediyorsunuz durumu. 80 ülkeye İhtacat yapan şirkette müşteri temsilcisiyim ben. Telefon gece gündüz asla susmaz ve ofise gelmeyince o günün işleri birikir. Burda problem ben sana iyilik yapıyorum kisvesiyle hak gaspı yapılması.Basit sorulara da yetkin olması gereken yöneticilerin cevap vermemesi. Konu üst yöneticilere de gitti. Kimse beni ciddiye alıp cevap bile vermiyor. Sormaya hakkım var usulen izin işlemlerini nasıl yaptıklarını. Köle gibi davranılmaktan gerçekten sıkıldmı. İş kontratı altında emeğimi kiralıyorum ve konu bundan ibaret. Ben ne dersem ona tamamdiyeceksin ve sorgulamayacaksın yoksa işten atarım kafası da sıktı artık ya. İnsan muamelesi görsek yetecek. Konu bu
0
🌸Caremio
(01.11.24)
@mbond
Hayallerimin yıkılması bu kadar kısa sürecekti, biliyordum :)
0
🌸Caremio
(01.11.24)
anormal bir durum değil. bizim şirket ne yıllık izinden düşüyor ne de ücret kesiyor. hatta bayramları 9 güne tamamlanan tatillerde de aynı şeyi yapıyor. eşimin şirketi yıllık izinden düşüyormuş, duyduğumda ben de şaşırmıştım. ama olabiliyormuş.
yıllık izin mi maaş mı derseniz sizin özel durumunuz neyi rahat kaldıracaksa onu yapın. bir günlük ücretiniz yüksek ise izin düşün, izniniz çok azsa maaştan vazgeçin.
0
elorelia
(01.11.24)
Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği'nde belirtildiği üzere yıllık izin kullanılacağı zamanı belirlemek işverenin yönetim hakkı kapsamındadır. Bu sebeple işveren bu tatilleri köprü tatili yapıp şirketi kapatabilir ve bu izinleri de işçinin yıllık izninden düşebilir.
0
wendyangelamoiradarling
(01.11.24)
@wendy
Aynı yönetmelikte işveren tarafından yıl içinde verilmiş diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez de yazıyor.
Ayrıca iş kanunu 56/4 de zaten bunu belirtiyor.
Bu köprü izni meselesi telafi çalışması yaptırırım ama tatil ederim yarım gün diyor. Ben buna tamam derim zaten. Ama benim durumumda şirket bunu önermiyor. Ya ücretsiz izin yazıcam sana yarım günü ya da yıllık iznine mahsup edeceğim diyor.
Ayrıca bilmeyenler için, mazeret izni de ücret kesintisiyle oluyor
0
🌸Caremio
(01.11.24)
(5)

Youtube da gördüğüm çok ilginç insanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Zetnikov
en cok garibime gidenleri söyleyeceğim fikirlerinizi gercekten cok merak ediyorum1-) Nasıl milyoner oldum sizde nasıl olabilirsiniz videosu cekip vitaminsiz gezenlersorun bendemi bilmiyorum ben milyoner olsam gidip insanlar nasıl milyoner oldugumu anlatmazdım siz anlatır mıydınız? herkes biliyorki
en cok garibime gidenleri söyleyeceğim fikirlerinizi gercekten cok merak ediyorum

1-) Nasıl milyoner oldum sizde nasıl olabilirsiniz videosu cekip vitaminsiz gezenler

sorun bendemi bilmiyorum ben milyoner olsam gidip insanlar nasıl milyoner oldugumu anlatmazdım siz anlatır mıydınız? herkes biliyorki birşeyden ne kadar cok olursa degerı o kadar dusuyor altın elmas gıbı az bulunan seyler daha degerlıdır daima. sen mılyon tane rakip ister misin bi iş yaparken. o zaman sen mılyoner kalamazsın ki.

herneyse adamın kanalını ıncelıyorum kendısı mılyoner degıl mesela normal birisi ama mılyoner nasıl olunacagını anlatıyor bu cok garip degil mi? neden kendısı once mılyoner olmuyor baskalarına nasıl olunur anlatıyor youtube da takılıyor neyın kafası bu? bilenler yesıllendırsın.

2-) E ticaret sitelerinden nasıl mılyonlar kazanılır videosu cekenler

adamlar resmen detaylı nasıl uye olunurdan hangı urun satılır herseyın asırı detaylı vıdeolarını cekmısler ve tek platformda da degıl tum platformlarda tek tek aşırı detaylı hani kimsenin bilemeyecegı seylerı paylasmıs.
ama inceliyorum adam milyonerlikle kendisinin alakası yok mühendislik okumus bir vatandas. sunu anlamadım kendılerı anlattıkları seylerı yapsalar hakkatende mılyoner olurlar neden boyle bı kanal acmıslar onu anlamadım ısın ıcınden cıkamadım.
0
Zetnikov
(31.10.24)
adamın ilgi çekecek bir başlık atması lazım. bir yerde de hayal satması lazım. şöyle başlıklar atsalar kim izleyecek videolarını:

- ben beceremedim ama e-ticaret için şunların yapılması gerektiğini düşünüyorum.
- ben değilim ama şunları yaparsanız milyoner olma ihtimaliniz var bence.

aynı şey, sağda solda borsa-ekonomi yorumu yapanlarla, yine sağda solda futbol, at yarışı vs bahis tahmini yapanlarda da geçerli. eğer bunların yazdıkları şeyler doğru olsaydı, kendileri zengin olurdu.
0
co2s2
(31.10.24)
Klasik "Altına hücum" hikayesi. Birileri gerçekten altını buluyor, kalanların hepsi hücum ediyor; kimisi üç beş kazanıyor, kimisi elindeki avcundakinden oluyor ama o arada asıl parayı kürek satanlar kazanıyor.

Yukarda senin dediklerin de bir nevi "suyunun, suyunun, suyu" artık; bir umut kendilerine izlenme, reklam geliri, affiliate link üzerinden komisyon falan devşirmeye çalışıyorlar işte.
0
salihdt
(31.10.24)
cogu yurtdisindaki icerikleri taklit ediyor. Orada ne izleniyorsa, cevirip kopyalayip yapiyorlar. ilk basta niye izleniyor sorusuna da, hayallerde yasayan tembeller yuzunden. kafasi calismayan, ekrana bakip hayaller kurmayi seven insanlar tikladikca, videoyu yapanlar az biraz para kazaniyor.

O videolari izleyip gercekten bi seyler ogrenip uygulamaya koyanlar da illa ki vardir ama %99.9u bos bos izleyenler iste. Bu gun onu izler, yarin luks arabalari izler, obur gun piramitin altindaki altinlari izler falan.
0
icim urperiyor
(31.10.24)
sosyal medyada insanlara cogu cakal. kotu tarafi bunlar daha iyi gunlerimiz. yapay zekayi kullanarak sosyal medya'da kendini kanaat onderi gibi gosterebilirsin.
0
buenosdias
(31.10.24)
alayi oltaci tabiiki.

kimse altin yumurtlayan tavugu kaptirmaz.
0
cooperr
(31.10.24)
(3)

İngilizce kalıp

Unde bach canim
Bu niye böyle yazılmış, anlamlandıramadım.Bu metin Soru şıklarından biri bu arada:Comply with the speed limit on the road the driver is joining.
Bu niye böyle yazılmış, anlamlandıramadım.
Bu metin Soru şıklarından biri bu arada:
Comply with the speed limit on the road the driver is joining.
0
Unde bach canim
(31.10.24)
Tam olarak soru neydi?
0
but that was just a dream
(31.10.24)
Cümle kalıbını anlamlandıramadım, yalın hali nasıl olur?
0
🌸Unde bach canim
(31.10.24)
Bu "imperative" bir cümle, genelde yol tabelalarında vb. kullanılıyor.
0
salihdt
(31.10.24)
(12)

murat bardakçı / hakikaten neden bu kadar duygulanıp ağlıyoruz?

estranged
(git: https://youtu.be/De5FktySPMM?si=qGvyZzKu7AdyYWJp&t=3065)51.05 dakikadan itibarenmurat bardakçı'nın söylediği şeyi ele alacak olursak:1- diğer ülkelerde her yıl uğruna ağlanan bir lider var mı?2- bu kadar duygusal olmak kültürel bir mevzu mu?3- bu duygusallık çocukluktan beri öğretilen bir şey
(git: youtu.be

51.05 dakikadan itibaren

murat bardakçı'nın söylediği şeyi ele alacak olursak:

1- diğer ülkelerde her yıl uğruna ağlanan bir lider var mı?
2- bu kadar duygusal olmak kültürel bir mevzu mu?
3- bu duygusallık çocukluktan beri öğretilen bir şey mi?
4- bu duygusallık rasyonel mi?
5- örneğin kerbela olayını anma törenlerinde de her sene insanlar ağlıyor. ikisi arasında bir fark var mı?
0
estranged
(29.10.24)
Selanik'ten bir yetimin gelip çürümeye yüz tutmuş bir hanedanlığı silip geçtikten sonra onca zorluğun imkansızlığın içinde içerideki ve dışarıdaki düşmanlara rağmen sıfırdan pırıl pırıl bir ülke yarattığı için duygulanıp ağlıyoruz işte çok da sorgulamanın gereği yok Murat Bardakçı saçma sapan bir insan.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.10.24)
kaleci +1 ve bu adamın her kararının ne kadar doğru olduğunu, nelerle savaştığını 100 yıl sonra bize 4k izleten bir diktatöre maruz kalıyor oluşumuz bunun sebebi. 2000lerin ortalarında daha kurbağanın kıçı yanmaya başlamamışken ağlayan eden yoktu.
0
titanyum22
(29.10.24)
Bardakçıya ziyadesi ile katılıyorum.
Bazı şeyleri abarttığımızı düşünüyorum halk olarak. Sen bize gülmeyi öğrettin diye her yeri donatan bir Bursa bb görüyorum son zamanlarda sosyal medyada. Ne alaka abi? E her iyi şeyi Atatürk e bağlarsak ağlarız.
0
benaslindayohum
(29.10.24)
Suanki yönetim ve yaşananlar yüzünden değerini daha iyi anladığımız icin
0
abuzer
(30.10.24)
"Ulus" dediğimiz şey inşa edilen bir şeydir. Hamurunda da vatan, bayrak, marş, ortak bir tarih, çeşitli kahramanlıklar, efsaneler vb. vardır. Türkiye Cumhuriyeti için bu hamurun mayası da Atatürk. Bu noktada Atatürk bir kişi olmaktan çıkıp bir kavram haline geliyor.

1- diğer ülkelerde her yıl uğruna ağlanan bir lider var mı?
Çok anlamlı bir soru değil; farklı ülkelerin kuruluş hikayeleri farklı şekilleniyor, haliyle bu ülkelerin varlıklarını üzerine şekillendirdikleri kavramlar da değişik. Yani Napolyon Fransa için neyse, Atatürk Türkiye için odur diyebiliyor muyuz, ya da Fransız aydınlanması Türk aydınlanmasıyla aynı mı gelişmiştir ki "Ama Fransızlar Napolyon'a ağlamıyor" diye çıkarım yapalım?

2- bu kadar duygusal olmak kültürel bir mevzu mu?
Bu halkın genetiğinde taşıdığı duygusallıkla alakalı bir şey değil bence. Yukarda da bahsettiğim gibi her ulusun özünü teşkil eden çeşitli şeyler vardır ve o ulusu oluşturan bireyler, hele de kişisel ya da bir ulus olarak zor geçen dönemlerde bu öze daha sıkı sarılırlar. Haliyle de ona karşı hassas davranmaları normaldir.

3- bu duygusallık çocukluktan beri öğretilen bir şey mi?
Ulus inşası önemli ölçüde okullarda olur. Adı üstünde "milli" eğitim sistemi. Bizim eğitim sistemimiz de belli dönemlerde Atatürk'ü yoğun bir şekilde kullanmıştır ve bu siyasi bir tercihtir. Her tercih gibi fayda ve zararları olur. En büyük zararı tabi ki o kişi, kavram ya da nesnenin anlamının kayması, statüsünün değişmesi vardır. Bu süreç neticesinde de o şey kimi zaman arkasına sığınıp istediğiniz şeyi yapabileceğiniz bir zırh, kimi zaman da birilerine yöneltip onları elimine edebileceğiniz bir silah olur.

4- bu duygusallık rasyonel mi?
Kendi içinde rasyonel; Türkiye Cumhuriyeti özelinde insanların Atatürk'e yoğun bir sevgi duyması hem ülkenin tarihi, hem Atatürk'ün kişiliği ve yaptıkları, hem de ülkenin mevcut durumu düşünüldüğünde mantıklı. Atatürk hikayelerle, efsanelerle, bir tane kahramanlığın abartılmasıyla "Atatürk" haline gelen bir kişi değil ya da daha kabaca "Müritleri tarafından uçurulan bir şeyh" değil. Gerçekten de bir çok açıdan istisnai becerileri olan büyük bir lider.

5- örneğin kerbela olayını anma törenlerinde de her sene insanlar ağlıyor. ikisi arasında bir fark var mı?
İkisi arasında çok büyük bir paralellik görmüyorum
0
salihdt
(30.10.24)
1. Yaptıklarının ve yapmak istediklerinin değerinin anlaşılamalışının hüznü,
2. Duygusal olmamız,
3. Başımızdakilerin (doğal olarak toplum ortalamamızın) cumhuriyeti murdar etme merakı ve az buçuk bilinçlilerin bu duruma karşı çaresiz hissetmesi
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(30.10.24)
kenbdimizi paralayalım yerlere vuralım, zincirle dövelim demiyorum ama; taşlanmadan, recm edilmeden rahatça hayatını yaşadığı halde, döndürülmek istendiğimiz ortaçağ karanlığından rahatsız OLMAYANLAR Atatürk'e duygulanmaktan daha garip bence
0
abuzer
(30.10.24)
Murat Bardakçı gibi egolarının esiri olmuş ilgi budalası bir saray yanaşmasının yaptığı manipülasyonlar yine hedefi bulmuş gibi gözüküyor.

Bardakçı'nın Napolyon gibi emperyalist ve tek derdi imparator olmak olan biriyle, bir milletin sadece var olma değil bir benlik sahibi olma mücadelesinin önderini kıyaslaması bilgisizliğinden ya da analiz fukaralığından kaynaklanmıyor. Yanaşmalığını yaptığı siyasi gücün hoşuna gidecek zurna nağmelerini öttürüyor her zaman olduğu gibi. Depremde millet enkaz altında can çekişirken "bugün deprem bölgesinde koordinasyon sorunu falan kalmadı, hepsi çözüldü" derken de, ipini koparıp gelen afganları güzellerken de, haması kuvayi milliyeye benzetirken de aynı zurnayı çalıyordu kendisi.

Kendisi her devrin adamından başka bir şey değildir. Hadi onun ajandası farklı, peki napolyon ve atatürk kıyasının saçmalığının farkına varamayan tüm bu insanlara ne demeli?
0
thracia
(30.10.24)
dandik bir tv dizisine bile ağlanıyor. tamamen yaşanmış gerçek olayların akıllara gelip duygulanılması kadar doğal bir şey yok. Bununla problemi olanın muhtemelen "tamamen yaşanmış gerçek" olaylarla problemi vardır, sonuçtan memnun olmadığı için anlamayabilir.
0
ilgeru
(30.10.24)
Bence duygusallık konusu tartışılırken örneğin diyerek Atatürk gösterilmemeli. Başka bir benzeri bence dünyada yok çünkü. Başka bir kişi için böyle ağlamıyor ki. En yakınindakiler tarafından bile yeterince anlaşılamamış fikren hep yalnız kalmış bir adam. O kadar kısa zamanda ülkede yapılan devrimler, zamanın ilerisindeki bir bakış açısı. Bulunmaz bir adam ve aslında çok genç yaşta bir ölüm. Her zaman bir doyamamislik hissi var. Bir yirmi yıl daha var olsaydı toplumsal olarak nerelere varirdik düşüncesi mevcut. Milletin babası gibi. Her zorlukta bir öksüzlük hissi var. Şimdi hayatta olsaydı keşke duygusu var.Bu halkına sevgiden başka ne olabilir ki millete tüm hayatını adamış . Sevildiğini bildiği için halk tarafından Ona hep bir özlem var. Hangi devlet adamı böyle özleniyor ki. Duygusallık konusu ele alınırken bu ornek üzerinden konusulmamali. Hiç aynı değil...
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(30.10.24)
1-bilmiyorum ve beni ilgilendirmiyor olmak zorunda da degil.
2-hayir, insani bir mevzu
3-hayir
4-evet
5-var
0
bay b
(30.10.24)
bardakçı saçmalamış. napolyon ve atatürk alakasız
tek ortak noktaları napolyon bazı devrimleri yapmış. o kadar
napolyon konsül olduktan sonra imparator oldu, atatürk olmadı.
napolyon sürekli savaştı, atatürk yurtta barış dünyada barış dedi
napolyon yayılmacıydı. atatürk değildi.
napolyon ülkeyi kurmadı. atatürk kurdu.

bir yerde de washington ile kıyaslıyor. o da alakasız. washington komutandı. ülkeyi kuranlar ise kurucu babalardı.
atatürk ise hem komutan hem kurucudur. cumhuriyeti yapayalnız kurdu. bu büyük inkılap onsuz olmazdı.

duygulanma işini abartanlar var evet. ama atatürk yukarıdaki isimlerle kıyaslanamaz.
ayrıca son yıllarda atatürkün önemini daha çok anladık. duygulanmamız bu yüzden
0
abelardo
(30.10.24)
(3)

kindle vs kobo & kitaplara ulaşım

brakgn
bir e kitap okuyucu almak istiyorum. biraz araştırdım işin içinden çıkamadım. ön not bırakayım, sadece türkçe kitaplara erişmek istiyorum.anladığım kadarıyla amazonun kütüphanesinde türkçe kitap sayısı çok az. kobo'nunkinde durum nispeten daha iyi ama hala yetersiz.bu kütüphanelere bağlı kalmadan al
bir e kitap okuyucu almak istiyorum. biraz araştırdım işin içinden çıkamadım.

ön not bırakayım, sadece türkçe kitaplara erişmek istiyorum.

anladığım kadarıyla amazonun kütüphanesinde türkçe kitap sayısı çok az. kobo'nunkinde durum nispeten daha iyi ama hala yetersiz.

bu kütüphanelere bağlı kalmadan alternatif yollarla da bazı kaynaklara ulaşılabiliyor sanırım ancak buralardan indirilen formatları ilgili cihazlarda çalıştırmak için kırk takla mı atmalı?

hangi cihazla hayatım daha kolaylaşır?

mümkünse en yeterli modeli de önerirseniz çok sevineceğim. tek beklentim kitap okumak.

konu hakkında bilgisi olanları sahneye ya da dm'ye rica ediyorum.
teşekkür ederim.
0
brakgn
(28.10.24)
Kobo'yu tam olarak bilmiyorum ancak Kindle için söylediklerinize yakın bir durum var. Ne yazık ki Türkçe kitapların birçoğunun E-kitabı çıkmıyor (Bu arada bu kitapları illegal olarak da bulmak mümkün değil, bazı kitaplar PDF olarak denk gelebilir ancak o da bir e-kitap formatı olmadığı için bir anlamı olmuyor).

Bu arada en azından Kindle için D&R ya da Kobo'dan aldığınız kitapların DRM kilidini açıp Kindle üzerinde okumanız da mümkün. Bu görece teknik bir işlem ama çok zor değil. Eminim internette bir yerlerde birileri anlatmıştır. Bu cihazlara sahip olan hemen herkes e-kitaplarını yönetmek ve dönüştürmek için "Calibre" PC uygulamasını kullanıyor ve onun üzerinden bu tür işlemlerin tamamı halledilebiliyor.

Model konusunda Kindle Basic eğer bütçeniz kısıtlıysa gayet yeterli olur. Ancak biraz daha para ayırabilirseniz Kindle Paperwhite ideal modeldir.
0
salihdt
(28.10.24)
evde ikisinden de var. kindle'a calibreden kitap atarak 10 yıldır kullanıyoruz.

kobo clara colouru yeni aldık. epub dosyalarını direkt actığı için usb'e dosya atmak gibi kolay. İnternette ekitap verimli olarak bulacağınız dosya tipi de bu zaten.

ihtiyaclarınıza kobo clara bw yeterli gelir.
0
unalub
(28.10.24)
Türkçe özellikle güncel kitaplar için ikisi de yetersiz
0
grimavi
(28.10.24)
(7)

Neden son cikan bazi telefonlarda hafiza karti destegi olmuyor

Zetnikov
Dikkat ettim de telefon iyi guzel herseyi fullAma hafiza karti destegi yok diyordipnot : Hafizasi isterse 512 olsun bana lazim oluyor bu meret bazen
Dikkat ettim de telefon iyi guzel herseyi full
Ama hafiza karti destegi yok diyor

dipnot : Hafizasi isterse 512 olsun bana lazim oluyor bu meret bazen
0
Zetnikov
(26.10.24)
Ticari bir karar. 256 GB hafızayla satılan telefonla 512 GB hafızayla satılan telefon arasında o hafıza çipinin maliyetinden çok daha fazla satış fiyatı farkı var. Haliyle üreticiler eğer en düşük hafızalı versiyon 256 GB ise "Bu telefon sadece 999 lira" diyor ama sonra satın alma aşamasında "Ama bak bi iki yüz lira daha verirsen iki katı hafızalısını alabilirsin" diyerek sana daha fazla harcama yaptırıyor.
(bkz: Upsell)
0
salihdt
(26.10.24)
çoğunluğa lazım olmuyor çünkü artık, her şey bulutta, bağlantılar hızlı. telefonu olabildiğince yekpare yapıp su/toz geçirmezlik sağlamak açısından da üreticiler tercih etmiyor herhalde. devri geçti yani kısaca.

ben 10 yıldır falan ihtiyaç duyduğumu hatırlamıyorum.
0
orient blue
(26.10.24)
Hız ve güvenlik için
0
grimavi
(26.10.24)
hem ek maliyet hem yer kaplıyor hem çirkin ve cihaz bütünlüğünü bozan bişey hem de cloud satmak için
0
avatar is back
(26.10.24)
orient blue +1

Su geçirmezlik için vazgeçtiler. Ayrıca gereksiz bir şey artık. Telefona 50 bin lira verip, 2 tb bulut alanına yılda 500 lira vermemek mantıksız bir hareket (google drive güncel fiyat 450 lira civarı yıllık 2 tb için).
0
nundu
(26.10.24)
Bulut tabanlı veri depolama merkezlerine ücretsiz kölelik yapmamız için..
Bu şekilde her ne kadar farklı servisler de kullanılsa zamanla senkronizasyon ve servislerin satın alınmalarıyla "big data" oluşumu sağlanıyor.

Başkası gelip bize para verse ona fotoğraf belgelerimizi asla vermeyiz ama hiç bir yetkilisinin yüzünü dahi görmediğimiz free depolama servislerine her şeyimizi verir olduk.
CD/DVD ye kayıt imkanı da yeni nesil notebooklarda yok. Bir zaman sonra usb belleklere kayıt imkanı kalkar mı o da muğlak. windows 11 bile,
hadi her şeyini buluta yedekle.. diye uyarı verip duruyor.

(Verinin adeta kan gibi değerli olduğu bir yerde kan hastalıklarında olduğu gibi internette de bir sanal pandemi muhakkak yaşanacaktır. Devletlerarası gerilimde her zaman asker ve silahlar değil, hackerlar öne çıkacaktır)
0
diyecevaplandı
(26.10.24)
Cloud kiralamak ve su geçirmezliğe ek olarak hafıza hızı da bir faktör.

Millet gidip ucuz micro SD alıp takıyor, artık çok yüksek çözünürlükte foto video çekilen bir dönemdeyiz onu anında kaydedecek hızda depolama lazım. Uygulama ve oyunları hızla açacak hafıza lazım. Telefonun en zayıf kısmı milletin bimden alıp taktığı hafıza olursa "bilmemne telefon aldık kasıyor ve yavaş yea" diyen tipler çıkıyor. Bu da bir sebep.

Mesela v10 v20 v30 diye standart çıkarmışlardı kartın minimum yazma hızı 30mb/s, okuma hızı 80mb/s falan. Bunlar artık telefonların kendi içindeki hafızalara göre çok yavaş.
0
nhk ni youkosu
(26.10.24)
(9)

temettüleri napiyorsunuz

robert bosch
a) harciyorumb) ayni hisseden temettü kadarini hemen geri aliyorumc) ayni hisseyi zamana bölerek aldigim temettünün parasiyla geri aliyorumd) hangi hisse senedini/tahvili almaya karar verdiysem öyle devam ediyorum. ha temettü parasiyla almisim ha ben kendim para koyup almisim fark etmiyor.
a) harciyorum
b) ayni hisseden temettü kadarini hemen geri aliyorum
c) ayni hisseyi zamana bölerek aldigim temettünün parasiyla geri aliyorum
d) hangi hisse senedini/tahvili almaya karar verdiysem öyle devam ediyorum. ha temettü parasiyla almisim ha ben kendim para koyup almisim fark etmiyor.
0
robert bosch
(25.10.24)
d - sırf temettüden geldiği için cebimdeki diğer nakitten bir farkı, bir artısı olmuyor. bir illiyet bağı kurmam.

Sadece Eurobond yatırımında gelen faiz geliriyle Eurobond alırım. Çünkü satıp TL'ye dönsem makastan zarar ederim. Eurobond'ı sattığımda ya da vadesinde geri aldığımda bankadan USD çekerim.
0
gabe h coud
(25.10.24)
b-c-d arasindan o anda uygun oldugunu dusundugum birini seciyorum ama harcamiyorum.
0
inspired by a true story
(25.10.24)
Biriktirdigim hisseler icin b,

Bir de bir kisim hisse var su donem icin elimde diyelim onlar tutulan surec icinde temettu verirse d., a da olabilir bu ihtiyaca gore.

Aslinda hepsi d, dusununce biriktirdigim hisse zaten almaya karar verdigim hisse. ayni sey yani.
0
wallcan
(25.10.24)
b
0
salihdt
(25.10.24)
O aldığım 3 kuruş temettülerle geçiniyorum. artanı eşe dosta dağıtıyorum, avrupa seyahatine çıkıp kuzey ışıklarını görmeye gideceğim. Sonra da bir tekne alırım herhalde.

Arkadaşlar lütfen şu temettü şeysini bırakın. Olmaz o. Eurobond iyidir ama. Cidden tavsiye ederim.
0
Mirket
(25.10.24)
genelde b ama paraya çok ihtiyacım olduğu birkaç durumda harcamıştım
0
oekuklu
(25.10.24)
Merhaba

b-c-d

Temettü gelirim yatırım hesabımda duruyor. Elde ettiğim gelirler ile tekrar alım yapıyorum.
0
burka
(25.10.24)
B şıkkı haricinde bi' şey yapmadım.
0
kumandanim
(25.10.24)
amac portfoyu buyutmekse d sıkkını kullanıyorum. Cunku portfoydeki ağırlıklarına da bakıyorum sirketlerin ve onumuzdeki 12 aylık beklentilerine. Onlara gore secip ilerliyorum. Temettüden ziyade buyume hikayesi daha onemli geliyor bana bu kadar yüksek bir faiz ortamında.
0
solenkol
(25.10.24)
(3)

Yurtdışında kalıcı yaşayabilmek için en iyi yöntem nedir?

dnzy 1
Üniversitemi %100 İngilizce okudum, psikoloji mezunuyum. Şu an C2 seviyesinde bir dil kursunda eğitim alıyorum, eksiklerimi tamamlayıp Ielts ve Toefl sınavlarına gireceğim en geç 2025 Ocak'ta.İngilizce'nin konuşulduğu, resmi dil olduğu bir ülke düşünüyorum.Birikimim 30.000 Usd. Tek atımlık kurşun gi
Üniversitemi %100 İngilizce okudum, psikoloji mezunuyum. Şu an C2 seviyesinde bir dil kursunda eğitim alıyorum, eksiklerimi tamamlayıp Ielts ve Toefl sınavlarına gireceğim en geç 2025 Ocak'ta.
İngilizce'nin konuşulduğu, resmi dil olduğu bir ülke düşünüyorum.
Birikimim 30.000 Usd. Tek atımlık kurşun gibi düşünün bunu. Bu birikimi de çar çur edemem, düzenimi oturtana kadar geçimi vs sağlamak için ayırmıştım.
Eğer ucunda vatandaşlık yoksa, yüksek lisans bana mantıklı gelmiyor, onun yerine bu parayı aileme bıraksam daha iyi olacak. Eğer yüksek lisans olacaksa da eğitim hayatım boyunca ayıracağım birikimi geçmemesi lazım, tabii o süreçte işim de olur diye düşünüyorum.
Düşündüğüm ülkeler; ABD, İrlanda, Avustralya, İngiltere.
Peki benim için yurtdışında hangi ülke mantıklı? Bu parayı nasıl değerlendirmeliyim? Ne önerirsiniz? Ne şekilde gidebilir ve kalma ihtimalimi arttırırım?
0
dnzy 1
(25.10.24)
Amerika belli: Green Card çekilişi, tamamen şans. Eğer çıkarsa gider orada işinizi yapmaya çalışabilirsiniz. Akreditasyon, denklik vb. konusunu ayrıca araştırmak lazım.

Avustralya için nitelikli göçmenlik vizelerini düşünebilirsiniz. Sanırım klinik psikoloji aranan meslekler listesinde ancak detaylarına bakmak lazım. İlgili kurumun sitesinden denklik koşullarını, Avustralya'nın göçmenlik sitesinden de vize detaylarını görebilirsiniz.
psychology.org.au

immi.homeaffairs.gov.au

Kanada için de benzer bir göçmenlik süreci var; nitelikli göçmenliği araştırmak ve denklik şartlarını karşılayı karşılayamayacağınızı öğrenmeniz lazım
cpa.ca

İrlanda ve İngiltere için bir bilgim yok. En azından İrlanda için bir göçmenlik programından haberdar değilim. Normal şartlarda hemen her ülke için bir "Çalışma vizesi" var, Avrupa'ya giden bir çok mühendis bu tür vizelerle gidiyorlar ancak orada önemli olan konu
a) Onlara bu çalışma vizesi için sponsor olmak isteyen bir şirket oluyor
b) Yapılan iş için ilgili ülkedeki bir kurumun ayrıca onayı (Denklik) gerekmiyor.
0
salihdt
(25.10.24)
avustralya'da kagit uzerinde kalici olmak cok zor bi sey. gidip 10 yil kalirsin kalmasina ama kalici oturum alamama ihtimalin cok yuksek.

ingiltere ve irlanda ankara anlasmasina tabi. buralarda belli bir yil calisarak kalici oturum alabilirsin. abd ile ilgili cok bilgim yok.

ben yuksek lisans sonra da is oneririm direkt is bulma sansi yoksa. yas geckinse is tecrubesinden dolayi bi sey cikmadigi surece biraz surunebilirsin.

malta falan da bi secenek olabilir de malta gibi bi ulkede yasamak ister misin bilmiyorum.
0
bohr atom modeli
(25.10.24)
o ulkede yuksek lisans yapinca oturma izni veren, belli bir sure calisinca da kalici oturum veya vatandasliga cevirme imkani sunan ulkeler var. ulkelerin bu sekilde calisma izni ve gocmenlik prosedurlerini teker teker arastir.

"Eğer yüksek lisans olacaksa da eğitim hayatım boyunca ayıracağım birikimi geçmemesi lazım" ne demek istedigini anlamadim acikcasi.

genel olarak tavsiyem bir once baslat bu sureci. gocmenlik olayi her gecen yil daha da cetinlesiyor. ama tabii ki ulkeyi ve okulu dikkatli sec dedigim gibi.
0
hot potato
(25.10.24)
(7)

İnsan kusan şehir

gang leader of wasseypur
Her sabah mesai ve okul saatlerinde İstanbul'un her köşesinde binlerce insan duraklarda tost olmuş bekliyor. Bir mahalle durağında bile doluluktan geçen 3 otobüse 2 minibüse binemiyorum. Gelen araç insan alamadan gidiyor. Metrobusler metrolar insan kusuyor adim atilamiyor durulan yerde. Bu işe bir ç
Her sabah mesai ve okul saatlerinde İstanbul'un her köşesinde binlerce insan duraklarda tost olmuş bekliyor. Bir mahalle durağında bile doluluktan geçen 3 otobüse 2 minibüse binemiyorum. Gelen araç insan alamadan gidiyor. Metrobusler metrolar insan kusuyor adim atilamiyor durulan yerde. Bu işe bir çözüm lazım kimsenin umrunda değil mi ya bu delilik? Bok gibi yaşıyoruz resmen yasadigimiz bu rezalet ne ara normallesti?
Belli saat aralığında acil durumlar icin kullanilmayan (hastane vs) özel araçlara trafiğin bazı bölgelerini kapatip otobus seferlerini x3 arttirsalar - Boyle bir şey çok mu ütopik olurdu?
0
gang leader of wasseypur
(22.10.24)
imkanı olan kaçsın, kaçmak isteyen imkan yaratsın. Sorun bunlar değil sorun temelde. Şehirleşme yanlış. Her gün insanları beylikdüzü'nden levent bölgesine taşırsan böyle oluyor işte. her yere metro yapma imkanı yok olsa bile herkes marmaray'da mertorbüstte üst üste
0
croswell
(22.10.24)
Fi tarihinde "Tek plaka - Çift plaka" gibi yöntemler tartışılmıştı ama sonra bir şey çıkmadı. O tür yöntemlerin işleyebilmesi için şehrin toplu taşıma sisteminin gelişmiş ve entegre olması lazım, yoksa bir yandan trafiği azaltmaya çalışırken diğer yandan insanları ciddi sıkıntılara sokarsın.
0
salihdt
(22.10.24)
Orada kalan için diyeceğim: ne yapıp edip taşınması lazım.
Devletimizin bunun için planlayacağı ilk şey kırsal yerlerde yaşamayı teşvik etmek bunun için de başta tarım hayvancılık olmak üzere iş sahalarına yatırım sağlanmalı.
Artık insanlara değil arabalara bile yer yok İstanbul'da.
Türlü yollar yapmakta çözüm değil.
Çünkü bir zaman sonra tekrardan ulaşımda yoğunluk oluşuyor.

Gelmek isteyen için de İstanbul gibi yerlere taşınmak zorlaştırılmalı. Gerekli şartları taşımayan veya isteyen herkes gelmemeli.
Şehir için özel bir kota şekli konması lazım.

Yıllar öncesinde orada görmüştüm, trafikte yaşlanmanın ne demek olduğunu.
İnsanlarımız geçim için adeta bir tost makinesi içinde sıkışıp kalmamalı.
Artık stresse giren, karadenizli bir arkadaşım da durumu düzelttikten sonra köyünde tavuk yetiştirme ve yumurta pazarlamayı düşünüyordu.
0
diyecevaplandı
(22.10.24)
otobüsler yetmiyor, otobüs şoförleri kasıtlı olarak seferleri geciktiriyor ve bazı seferleri otobüs arızalı yalanı ile yapmıyor. bu sebeple duraklarda insanlar biriktikçe birikiyor. sariyer'de yıllardır olan bir sorun bu.

ilkokul sonrası okullar sabah 10'dan sonra başlamalı bence istanbul'da.
0
ayseee
(22.10.24)
Trafik yoğunluğu, toplu taşıma vs bunlar kural koyucu ve uygulayıcıların umurunda olan şeyler değil. Bu gerçekle ne kadar hızlı bir şekilde yüzleşip geleceğinize dair planları ona göre şekillendirirseniz o kadar iyi.

20 milyon nüfuslu bir şehirde hala cayır cayır toplu konut yapılıyor mu? yapılıyor, her yere imar izinleri verilip yeni imar sahaları açılıyor mu? açılıyor. Bunların yapılması demek şehre yeni nüfusun eklenmesine alan açmak demek. Görüldüğü gibi öncelikler sizin refahınız, trafik sorunu falan değil. Avrupada neden 3 milyondan çok nüfusa sahip şehir yok ya da neden avrupanın büyük metropollerinde emlak fiyatları yüksek sanıyorsunuz? adamlar bilmiyor mu toprakları imara açıp yeni konuta izin vermeyi?

Hayat kalitenizin artmasını istiyorsanız kısa vadede bu şehirden taşınmak dışında bir seçenek maalesef gözükmüyor. Elbette iş olanakları bu durumu sınırlayan en büyük etken ama maalesef bu ülkede hemen her alanda yaşadığımız sıkışmışlığı burada da yaşıyoruz.
0
thracia
(22.10.24)
ibb istanbul'dan gidene ucretsiz nakliye destegi veriyor. kimse bisi yapmiyor mu sorusuna cevap.
0
buenosdias
(22.10.24)
Thracia +1

Bütün sirketleri, finans merkezini, her şeyi rant için İstanbul'a topladilar. Kimsenin sizi ipledigi yok, hükümet insanlar diğer sehirlere gitsin istemiyor, bütün Türkiye koskoca bir istanbul olacak bu gidişle böyle büyütmeye devam ederlerse.

Bu düzelmez. Imkanı yok bu kadar insanla. Ve insanlari da anliyorum; is yok. Türkiye'de olsam ancak İstanbul'da yasardim heralde (belki ankara) çünkü yok yani başka yerde düzgün iş. Napicam küçükbaş hayvancilik mi yapicam Türkiye'ye gelirsem?

Kısacası hukumetlerin iğrenç yönetimlerinin sonucu bu. Çözümü de sizin sehirden gitmeniz. Cozulmeyecek, imkanı yok.
0
logisticsmanager
(22.10.24)
(8)

Biri cirkinsiniz diye 1000 lira verse kabul eder misiniz

lapaz
?
?
0
lapaz
(21.10.24)
Hindiler de kuşlar gibi uçmak ister miydi?
Evet.

Bu gerçekten inanılmaz.

images.app.goo.gl
0
gabe h coud
(21.10.24)
"Bedava ve ekstra bir gıda" der, alırım.

(bkz: Umut Sarıkaya)
0
salihdt
(21.10.24)
bi 1.000 tl de benim adıma verseniz olmaz mı derdim.

hayat kısa, birds flying.
0
baldan kaymak
(21.10.24)
"mahalle berberinde bi saç sakal tıraşı olmuş 500 lira, 3-5 bişey daha at da adam gibi bakıma gideyim bari, 1000 lira nedir oç" derim.
0
kibritsuyu
(21.10.24)
çirkin diye oynatılan bi sürü aktör var tonla para kazanıyorlar. benim neyim eksik deyip geri çeviririm. e:bu paraya çirkinliğim tescillenecekse parayı az buldum.
0
engelbert humperdinck
(21.10.24)
Biz sana 1000 lira versek de artık soru sormasan.
0
potasyum bebek
(21.10.24)
Çok çirkinim. 1000 TL vermek isteyen varsa fotoğrafımı gondericem:D
0
ırene adler
(21.10.24)
Tabi ki. çirkinim ama aptal değilim.
(redditten)
0
sttc
(21.10.24)
(3)

gss prim borcundan dolayı haciz?

karpux
şu an çalışmıyorum ve geçmişten biriken yüklü prim borcu sebebiyle eve tebligat kağıdı geldi.1. gss borcundan ötürü eve haciz gelme durumu olur mu, yoksa sadece bankaya mı bloke koyuyorlar?2. şimdilik ödeme durumum yok fakat bir yerlerden para bulup ne yapıp edip ödeyeyim mi, bu yaptırım işi çok cid
şu an çalışmıyorum ve geçmişten biriken yüklü prim borcu sebebiyle eve tebligat kağıdı geldi.

1. gss borcundan ötürü eve haciz gelme durumu olur mu, yoksa sadece bankaya mı bloke koyuyorlar?
2. şimdilik ödeme durumum yok fakat bir yerlerden para bulup ne yapıp edip ödeyeyim mi, bu yaptırım işi çok ciddiye biner mi, yoksa zamanla af/yapılandırma imkanı gelir mi?
3. başka tavsiyeleriniz, tecrübeniz varsa alırım.

teşekkürler
0
karpux
(20.10.24)
Tecrübem yok ama mezun olduktan sonra işsiz kaldığım 8 aylık süre + askerden geldikten sonra yine çalışmadığım 3 aylık süre için GSS yazıp faiz bindirdiler epey.

ödemeyeceğim, kullanmadığım hizmet için haraç kesilmesini kabul etmiyorum, e-haciz vs olursa da üşenmeyip mahkemelik olurum.

şimdiye kadar borç işleyen hiçbir tanıdğıma da haicz gelmiş değil ama Mehmet Şimşek'in ne yapacağı belli olmaz
0
materyalist imam
(20.10.24)
Bende de var bu borçtan, kaç para olduğuna açıp bakmadım bile. Arada bir gündeme getiriyorlar ki birileri korkup ödesin, hazineye 3-5 para aksın. Ama açıkçası 9-10 milyon insana haciz gönderecek kadar gerçeklikten koptuklarını düşünmüyorum zira o paranın tamamını kılçıksız tahsil etseler de bir derde deva olacak bir yekün tutmuyor. Bir noktada bu GSS uygulaması biter, borçlar da ya sembolik bir tutarda ödenir ya da tamamen silinir.
0
salihdt
(21.10.24)
Benim de var borcum. Bir süredir ödemiyorum. Çok sıkışarsam öderim ama hiç sanmıyorum gerek olacağını. Çok dert etmeyin şimdilik. Bana da blöf gibi geliyor.
0
biseysorcaktim
(21.10.24)
(15)

Yapılanın bir şekilde karşılık bulması

tuborg yesili
ilahi adalet mi deniyor doğrudan emin değilim ama yapılan başkalarının hayatını doğrudan etkileyen ahlaksız, art niyetli vb davranışların yapana bir şekilde geri döneceğini düşünüyor musunuz yoksa bu sadece bir insan avuntusundan ibaret mi?Ülkenin gündemi malum, benim de çevremde bu hafta birinin ha
ilahi adalet mi deniyor doğrudan emin değilim ama yapılan başkalarının hayatını doğrudan etkileyen ahlaksız, art niyetli vb davranışların yapana bir şekilde geri döneceğini düşünüyor musunuz yoksa bu sadece bir insan avuntusundan ibaret mi?

Ülkenin gündemi malum, benim de çevremde bu hafta birinin hakkı yendi açık bir şekilde ama yiyen kişinin umrunda değil ve bence yanına kar kalacak ama hakkı yenen öyle olmayacağına inanıp mutlaka bir şekilde evren allah artık ne ise bir şekilde geri dönüşünü olacağına inanıyor ya da inanmak istiyor.

Sizin düşüncelerinizi merak ettim.

Keyifli pazarlar.
0
tuborg yesili
(20.10.24)
Yapana geri dönebilir de dönmeyebilir de. Kesinlikle döner ya da dönmez denilemez bence
0
rock n roll
(20.10.24)
İlahi adalet diye bişi yok ama düzenli "kötülük" yapan insanlar bir süre sonra karşılık görürler. Şu bebek meselesini daha önceden bilen, tahmin eden sağlık çalışanları varmış. O zaman durumu bilen bi insan muhtemelen ilahi adalet varsa bu insanlar belalarını bulacaklardır demiş olabilir.
Örgüt aynı şeye devam etti, bitane savcıya denk geldi oyun bozuldu. Bu şimdi ilahi adalet mi yoksa birilerinin bir şeylere dur demesi mi?

İlahi adalet, şükür, karma bunlar dönüp dolaşıp bir şeyleri değiştirmeye muktedir olmayan insanların vicdanlarını rahatlatma yöntemlerinden biri. İlahtan adalet beklemeden yapabileceğin bişi varsa yapacaksın, yapacak bir şeyin yoksa ya da yapmak istemiyorsan da bununla yüzleşeceksin.
0
Bruce
(20.10.24)
yani bazen avuntu olmadığı düşünüyorum. Mesela canımı yakmış ya da bir kötülüğünü gördüğüm bir insanın hiç iletişimde olmasam dahi bir şekilde saçma bir durumda olduğu ile ilgili bilgi önüme düşüyor, karşıma çıkıyor. alakasız birinden duyup haberdar oluyorum. yanına kalmamış olduğu karşıma çıkıyor. Bunu bazen garipsiyorum. ama benim de başıma üzücü bir şey gelince bu sefer birine kötülük mü ettim niye bunu yaşadım diye de sorguluyorum. buna inanmakla baş etmek çok zor.

Çoğunlukla diyorum ki avuntu. Herkesin büyük büyük kötülükler gayet de yanına kar kalıyor. bkz ülkemiz.
0
a perfect lie
(20.10.24)
Dünyaya en büyük kötülükleri yapan insanlar en güzel hayatları yaşıyorlar. Yok tabi ki öyle bir karma ya da ilahi adalet.
0
salihdt
(20.10.24)
Yapanın yanına kâr kalmaz gibi zamana ya da öbür dünyaya tahvil eden düşünceden vazgeçip herkesin biraz daha büyümesini diliyorum :(
0
grimavi
(20.10.24)
Salihdt +1
Yüz kötü varsa yanına kar kalmayan 30 tane falandir.
avuntu kısacası. Bir diğeri de her şeye şükür etmek ki bu sayede fakirler oturduğu yerde otursun.
0
logisticsmanager
(20.10.24)
Bence Allah'ın bir nizamı var Kendi koyduğu kuralları bozmuyor bu yüzden de dünyanın en zalim insanları bile en büyük kötülük yaptığı halde eğer bu kuralları çözmüşlerse bilerek ya da bilmeyerek bu dünyada oldukça iyi şartlarda ve hiç kaybetmeden devam edebiliyorlar. Bilgisayar oyunundaki kısayol ya da hile gibi düşünüyorum. Bugünkü kişisel gelişimcilerin ya da pozitif düşünme meraklılarinin içsel gücü aktive eden uygulamaları bu nizamın küçük bir tezahürü. Yani kuralları uyguladığın zaman Dünya üzerinde ödüllendiriyorsun inancının olması çok önemli değil. Ama alınan nefesin bile bir hesabı olduğuna inanıyorum illa bu dünyada değil ama mutlaka bir karşılığının olduğuna inanıyorum. Sadece kendi düşüncem.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(20.10.24)
Keşke hepimiz ektiğimizi biçsek, hayat ne güzel olurdu. Karma ya da ilahi adalet denilen şeye inanmıyorum.
0
asteriks
(20.10.24)
Yok+1
0
parka
(20.10.24)
İlahi adaletin olduğuna inanırım.
Sadece biz kendi adımıza hızlıca sorunlarımıza bir çözüm gelmesini istiyoruz.
Bu doğru değil. Sabırla beklemek gerek.

Kendimiz bir kötülük yaptığında o adalet pek aklımıza gelmiyor sadece
0
diyecevaplandı
(20.10.24)
30 yaşına kadar inanmıyordum karma tarzı seylere ama 30 dan sonra cok sahıt oldum ınanıyorum artık.

"ne ekersen onu bıcersın"
0
Zetnikov
(20.10.24)
İnanmıyorum çünkü dünya böyle işlemiyor yani yaşam bu tür kuralları olan bir oyun değil. Bir temenni elbette, kendimizi avutuyoruz işte. Buyrun şuna bir göz atın:

eksiseyler.com
0
burka
(20.10.24)
dünyada yok öyle bir şey. hesap kitap öte tarafa kalıyor diye düşünüyorum
0
titanyum22
(20.10.24)
Yok, kendini kandırmaya bahane
0
mirty
(20.10.24)
(13)

İdam propagandası

makbur
Sosyal medyada inanılmaz gaza basmış durumdalar.İdam karşıtı açılan başlıkların da yine bu propagandanin bir ürünü olduğunu düşünüyorum: idamı tartışarak gündemde kalmasını sağlıyorlar, daha da mühimi insanların kafasına "idamın tartisilabilir bir şey oldugu fikri"ni eşik altı eşik üstü vs yerleştir
Sosyal medyada inanılmaz gaza basmış durumdalar.

İdam karşıtı açılan başlıkların da yine bu propagandanin bir ürünü olduğunu düşünüyorum: idamı tartışarak gündemde kalmasını sağlıyorlar, daha da mühimi insanların kafasına "idamın tartisilabilir bir şey oldugu fikri"ni eşik altı eşik üstü vs yerleştirmeye çalışıyorlar.

Ya da bu aktroller vs beni iyice paranoyaklastirdilar mı?

Peki ya aktroll olmayan insanların da bunlara tuzlukla kosmasi?
0
makbur
(20.10.24)
Bunu başka şeylerle bir torbaya koyup referandum yapalım bile diyebilir. Mültecileri tuttuğu sürece batıya uyumlanma derdi yok. Halk ajite ve her zaman olduğu gibi rasyonel düşünemiyor.
0
anon1m
(20.10.24)
Gündemi bulandırma çabaları.
0
sibertenik
(20.10.24)
İdam demek Şeriat propagandası demektir, idamı bu halka benimseterek şeriatı dayayacaklar bizim halk da tıpış tıpış seyredecek her şeyi seyrettiği gibi, izleyin görün…
0
olaylar olaylar
(20.10.24)
İki boyutu olabilir; birincisi klasik hedef şaşırtma; insanlar "İdam gelmeli mi gelmemeli mi" diye tartışırken asıl sorunun suç işleyene verilecek ceza değil o suçlulara alan açan ve onları yaratan sistemin olduğunu unutsun. İkincisi de tabi ki "Yeni Anayasa" konusu. İktidar yeni bir Kürt açılımı, İsrail saldırdı saldıracak iddaları vb. de dahil yeni anayasa üzerinden RTE'ye tekrar seçilme ortamı yaratmak için her tuşa basıyor; bu idam konusu da onu beslemek için kullanılabilir.

Ancak açıkçası ben birinci kısmın daha ön planda olduğunu düşünüyorum. Sosyal medya çağındayız, devlet bu tür konuların bir nevi demir perde dönemindekine benzer bir şekilde konuşulmasını engelleyip kapatılamayacağının farkında. O yüzden de hemen her konuyu bastırmak yerine bir sürü farklı açıdan köpürtmeyi tercih ediyor. Böylece görece basit adli konular bile komplo teorilerine gark olup uzunca bir süre insanların gündemini meşgul ederken yüksek enflasyon ve yüksek vergilerle birkaç hafta daha geçiştirilmiş oluyor.
0
salihdt
(20.10.24)
Tamamen dikkatleri ekonomiden uzaklastirma çabası. Halkta zaten odaklanamama sorunu var. Alım değil Arif olmak lazım. Hükümet İmralı'daki haini asabilir mi? Onun için kalkmıştı zaten vardı ülkede idam. Cumhurbaşkanınin geçen gün yaptığı kapımız mültecilere açık açıklaması gibi bir şey. Şu gündemi sen belirleme biraz da ekonomi konuşalım diyen yok. İllüzyonistler de bu yöntemi izler. Başka bir yerde dikkati toplarken numaralarını yaparlar. Öyle üzülüyorum ki şu anda hayalimdeki hayatı yaşayan farklı coğrafyalar var ve ben Türkiye similasyonudayım. Ben diğer ülkelerin refahını değil kanunları sıkı bir şekilde uygulayan ve buna uyan, maliyetin üzerine çıkan küçücük bir zamda bile örgütlenip o malı boykot eden vatandaşının bilincini istiyorum. Ulkemiz Ortadoğu kafasında. Yolsuzluk bitmesin ki bir gün başa geçersek bize de yarasın düşüncesi ile idamı on yıl sonra bile önümüze getirirler lazım oldukça.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(20.10.24)
15 Temmuz sonrası siyasetçiler dw idam deyip halkın gazını aldılar. İdam gelmez ama millet kendini böyle şeylerle oyalıyor. Normal yasalar adamlara uygulanmazken idam mı uygulanacak.
0
cemallamec
(20.10.24)
O kadar uc noktalarda yaşanıyorki idam konusunda bile farklı düşünülüyor. Bunun hükümetle, partiyle troll olmayla bir ilgisi yok diye düşünüyorum.

Dünya yıkılsa ve yeniden kurulsa insan nesli de geçmiş tarih hiç yaşanmamamış gibi dünya üstünde yeniden var olsa toplumsal hayatı düzenlemek için bazı suçlarda idamın yine olması gerekir.

Yakın zamandaki yaşanan suç örneklerini burada sıralamaya gerek yok.
Daha kestirmeden gidecek olursak, bu cezayı gerektiren şuçu işleyen biri sebebiyle müşteki olduğumuz ana kadar idam karşıtlıkları sürecek gibi.

AKP'nin girdiği ilk seçimi kazanması ve sahip olduğu milletvekili sayısı ile anayasayı değiştirecek gücü vardı. O dönem basında çıkan haberleri hatırlıyorum.
Şeriat gelecek mi? türünde yazılan sürüyle konu başlıkları vardı medyada
Çeyrek asra varan sürede bir şey de olmadı. Üstelik idam cezası da kalktı.

İdamın, hiç değilse kesin kanaat oluşturan hiç şüpheye yer bırakmayan cinayetlerde gelmesi gerek.
İdam cezası olmadığı için bebeklerimiz bile (hem de bazı hastanelerde) şu an maktül olmuş durumda ve failleri hala yaşıyor.
Bunlar aklın aldığı, boş felsefik hümanist fikirlerin kasılacağı ve kanunen affedilecek hususlar değildir.

Bir olay olduğundan fail için sosyal medyada "hapishane de onu benzetirler" türünden sürüden yorumlar yazılıyor.
Gelmesini istediğimiz adaleti bile hapishanedeki mahkumlarda arar olduk. Adalet, tam manasıyla sağlandıktan sonra mahkumun da suçluya şiddet göstermesine gerek yok.
Ceza için mahkumlardan medet ummayla ve sürekli hapishane inşa etmeyle nereye kadar?
Hapise konmaktan maksat, kişinin dışarıdaki özgürlüğün kıymetinin farkında olmasını sağlamak ve onu bu şekilde ıslah etmek demek değil mi?
Ama yok.. suç kaydında sürekli level atlayan için hapishane adeta bir tür "durak" olmuş durumda.

Hep söylenilen;
- hükümlüye insanca muamele, hapiste bir süre yattıktan sonra topluma kazandırma vs.
Bu sözlerinde samimi olan evinde neden (katili hadi geçtim) bir tecavüzcüye, gaspçıya yer vermiyor, neden her şey devletten bekleniyor?

Onlarca sabıkası olanlar, suçlarıyla övünebiliyor. Bu suçlarını başka kötü işlerinde korkutma amaçlı adeta silah olarak kullanabiliyorlar.

Ayrıca insanlar bir suçtan dolayı zarar görmüş olsalar bile bazen dava açmaya bile çekinir oldular.
Neden ?
0
diyecevaplandı
(20.10.24)
Peki ya aktroll olmayan insanların da bunlara tuzlukla kosmasi?

Bu niye şaşırttı ki seni?
Politik açıdan ülkede memnun olmadığı şeyleri değiştirmek adına kılını dahi kıpırdatmayan bu uyuşuk kitle klavye delikanlığı harici bir şey yapamadığı için, içinde bulunduğu sıkışmışlık yüzünden kendinden o kadar nefret ediyor ki tamamen ilkel bir dürtüsellikle, mağara insanı gibi, toplumsal infiallerde öldür yok et hörörörö demekten başka bir tepki veremiyor. Çenesini tutup, azıcık izan gösterse çanak tutmamış, kullanılmamış olacak ama onu bile yapamıyor. Varlığının safi zarar olduğunun farkında değil ki işe yarar be şey yapmak zorunda olduğunun, aksi takdirde daha da boka batacağının farkında olsun.
0
Bruce
(20.10.24)
Türkiye'de idam gelse bile kimseye bunun uygulanamayacağını bilmeyen insanların cehaleti biraz, bir de toplumsal olayların gazına gelip böyle çıkışlar yapan seküler tayfa var, en son Giray Altınok'un aptalca bir açıklaması vardı okurken ben utandım. Bunların dışında Abdullah Öcalan yakalanıp Türkiye'ye getirildiğinde uygulanmıyordu ama idam cezası bizde hala vardı, yanlış hatırlamıyorsam MHP de koalisyon ortağıydı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(20.10.24)
ya idam kimin ne isine yarayacak halki gazlamak icin populist siyasetci soylemleri iste. bunun tartismasi zaten hep vardi. 96'ya kadar idam vardi bu ulkede zaten teorik olarak.

avrupa ile baglari koparmaya degecek bir sey degil hicbir hukumet icin.
0
bohr atom modeli
(20.10.24)
@diyecevaplandi

Kusura bakma ama senin nickini çok net hatırlıyorum. Bir kaç başlıkta daha "acaba aktroll mu bu yahu" diye şüpheye düştüğüm, bu şekilde her şüpheye düştüğüm insanda önce kendime kizdigim, ama ne hikmetse dönüp dolaşıp yine haklı çıktığım başka bir vaka...


1- öncelikle akp-rte girdiği ilk seçimde şeriat havaları falan esmiyordu. Aksine, Erbakan'dan ayrılan çok daha modern ve liberal goygoyu yapılıyordu nerdeyse bütün medyada. Hatta o dönemki penguen'lerde falan Rte'nin kanatlı aydın doğan üzerinde uctugu karikatürler vardı. Bırak şeriatı vs inanılmaz bir medya desteği vardı AKP'nin. Tüm bunlara arti Rte'nin ilk kadrosunda eski CHP'li vs kalburustu adamlar da vardı.

2-"kesin kanaat oluşturan şüpheye yer bırakmayan cinayetler.."

Yahu bu ülkede bu ülkenin en onurlu şerefli askerlerine ne kumaşlar kuruldu bu itler tarafından çabuk unutmus(!)sunuz.

CNC tezgahları ile ıslak imza attirdilar, evlerinin bahçelerinde kendi oluşturdukları delilleri gomduler, kanıt diye mahkemeye çıkardılar.

Neyin kesin kanıtından suphesinden bahsediyorsunuz yahu??

Daha yazacaktım ama şimdi de düşündüm normal bir insana mi yazıyorum ki bu emeği çabayı veriyorum :)
0
🌸makbur
(20.10.24)
Çünkü idam tartışılabilir bir konu. Ben idamın çözüm olduğuna da inanıyorum. Yaşamın kutsallığı palavrasını çoluk çocuğa anlatırsınız. Belirli suçları işleyen kişinin yaşamının hiçbir değeri ya da kutsallığı yoktur. Ayrıca rehabilitasyonun başarılı bir şey olduğuna inananın da hiçbir şekilde yolu hiçbir cezaevine ya da suçluya denk gelmemiştir.

Peki Türkiye'de idam ister miyim? Özellikle şu durumdayken asla. İdam geldiğinde belirli bir zekaya sahip olan herkesin kabul edeceği suçlular değil, çarpık adalet sisteminde birilerinin işine gelen/gelmeyen kişiler idam edilecek. O yüzden bazı görüşlerin yaptığının aksine "gerçek x o değil" gibi kıvırmıyorum. İdamın gerekliliğine inanıyorum ama uygulanabilir bir düzende olduğumuzu sanmıyorum. Bir de bizimki gibi çarpık olmayan ve çatır çatır işleyen adalet sistemlerinde bile suçsuz yere cezası infaz edilenler oluyorken tartışmaya gerek olmayan konu.

Bizde neden şu an konuşuluyor? Çünkü gündem bulandırma ve gaz alma amaçlı. "İdam demek Şeriat propagandası demektir" cümlesi -1500 çünkü alakası yok. Bu, sadece orta-doğudaki müslüman yoğun topraklar için böyle. ABD'de ya da Japonya'da şeriat için idam etmiyorlar. Öte yandan " idamı bu halka benimseterek şeriatı dayayacaklar" ise +1500 çünkü arada bunun yolunu yapıyorlar.
0
nawar
(20.10.24)
@makbur
Kusura bakma her bir yazdığın ayrı açıklama gerektiriyor.

konu çok uzamasın.

Sadece "1." yazdığın için diyeceğim, gerekli görüldüğü anda o ilk başlardaki iç ve dış siyaset zamanla değişir ve değişti.
Ortam eskisi gibi de değil.

Partiler geçer gider önemli olan devlettir. Parti hastasi başımlısı biri değilim
0
diyecevaplandı
(20.10.24)
(3)

İmplant mı kaplama mı

havadakarada
Ön dişinizin biri kırılıp düşse hangisini tercih ederdiniz? :)
Ön dişinizin biri kırılıp düşse hangisini tercih ederdiniz? :)
0
havadakarada
(19.10.24)
dişin komple kırılıp düştü değil mi? o zaman kaplama için yandaki dişleri kesip köprü yapması gerekecek, durduk yere sağlam dişleri traşlatacaksın. implant pahalı ama olması gereken olduğunu düşünüyorum.
0
titanyum22
(19.10.24)
titanyum22+1

Eğer diş düşmediyse, kökü duruyorsa onun köklerine post(?) koyarak yapılan cinste bir kaplamaysa implanttan daha ucuz ve kolay olur muhtemelen. Ama kaplamadan kastettiğiniz köprü ise ben de olsam onun yerine implantı tercih ederim. Ama ön diş olduğu için doktorla hangisinin en doğal duracağını konuşmakta da fayda var tabi.
0
salihdt
(19.10.24)
implantda bir kaplama içeriyor.

orjinal diş duruyorsa önce kaplama. ama köprü gibi kaplama ise yok, implant. yaş da önemli tabi.
0
baldan kaymak
(19.10.24)
(10)

Uzun vade borsa

aslagülümseyenbirkediyegüvenme
Böyle bir soru sormak çok doğru olmayabilir ama elinizde 400k kadar bir para olmuş olsaydı ve bu paraya 4 yıl ya da 5 yıl ihtiyacınız olmasaydı, enflasyona karşı değerini kaybetmesin diye hangi hisse senetlerini alarak bu 5 yıl boyunca orada tutardınız?
Böyle bir soru sormak çok doğru olmayabilir ama elinizde 400k kadar bir para olmuş olsaydı ve bu paraya 4 yıl ya da 5 yıl ihtiyacınız olmasaydı, enflasyona karşı değerini kaybetmesin diye hangi hisse senetlerini alarak bu 5 yıl boyunca orada tutardınız?
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(17.10.24)
Ben holdinglere bankalara gömerdim ama ben 5 sene boyunca Türkiye gibi oynak bir ekonomide Orta Doğu'da biri osursa etkilenen bir borsada parayı yatırıp sonra 4-5 sene ona dokunmayacak çelik gibi iradesi olan biri var mı emin olamıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.10.24)
verilen metrik icinde hisse senedi degil ancak bir yatirim fon sepetinde tutardim.
Ornekleri googlela bulursunuz.
0
wallcan
(17.10.24)
Maksat enflasyona karşı değer korumasıysa 4-5 yıl sonra vadesi dolan bir eurobonda yatırırdım parayı.

Riski seven biriysem ABD borsa fonları ile altın ve gümüş arasında pay ederdim.

Asla da BIST e yatırmazdım.

Ek: ABD borsa yatırım fonu dedim de ABD ETF i olarak anlaşılmasın. 450 000 lira için oETF lerin vergi işleriyle uğraşılmaz.
Ben ABD borsalarına yatırım yapan Tefas fonlarını kastettim. Örnek: TMG, AFA, AFT
0
Mirket
(17.10.24)
Amerikan ETF'leri.

VTI, QQQM, SPY, VXUS vs... artık neye ağırlık vermek istiyorsan.

Borsa İstanbul 1999'da bulunduğu seviyelerde hala. Buraya uzun vadeli yatırım falan yapılmaz. Kısa-Orta vadeli vur kaç olur.
0
synesthesia
(17.10.24)
Amerikan ETF'i +1 (Ya da yurtdışı hisselere yatırım yapan Türk yatırım fonu da olabilir, sanırım böyle TEFAS fonları var)
0
salihdt
(17.10.24)
@mirket

Hocam bu vergi işi biraz abartılmıyor mu? Amerika'da yaşayıp ordaki aracı kurumu kullansan da vergiyi yine kendin beyan ediyorsun mesela. Dünyada herkes böyle yapıyor. Türkiye'de insanlar vergi formu doldurmaya alışkın olmadığı için sanki zormuş gibi geliyor herkese. İki dk oturup araştırsalar nasıl beyan edileceği kolayca bulunabiliyor internetten.
0
synesthesia
(17.10.24)
Haklısın da meblağ küçük. Uğraşılır mı?

Soru soran arkadaş, Amerikan ETF i konusuna girerse beyanname falan vereceğini bilsin de kararı kendisi versin.
0
Mirket
(17.10.24)
Conse
Akcns
Golts
Tuprs
0
gabe h coud
(17.10.24)
içeriğini uzmanların yönettiği yatırım fonları. bir sürü fon var. son 3-4 yıllık getiri verilerine bakarak daha iyi yönetilen fonlara yatırım yapmak daha mantıklı.
0
yemrem
(17.10.24)
50 yaşında ve kısa vadeli al satlar için stres katsayısı fazla olan biri olarak bir sepet yapıp unutmak ve parayı kaybettiğimi peşin olarak kabul edip yıllarca hiç bakmamayi kendim icjn daha sağlıklı buluyorum. Öneriler için teşekkür ediyorum:)
0
🌸aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(17.10.24)
(1)

remarkable 2 vs boox go 10.3

bass solo take one
hangisi alınır? neden? araştırma aşamasındayım bir de size sorayım dedim.(yurtdışından getirtilecek)
hangisi alınır? neden? araştırma aşamasındayım bir de size sorayım dedim.
(yurtdışından getirtilecek)
0
bass solo take one
(17.10.24)
Boox'u bilmiyorum ama remarkable 2'yi bir mağazada deneme şansım oldu, tepki süresi mükemmeldi.
0
salihdt
(17.10.24)
(5)

amerikada olsanız ne yaparsınız ?

taha1907
selamlar, 31 yaşında erkek olup yaklaşık 1.5 yıldır burda yaşayan, her şeyi legal olan biri olsanız kendinize nasıl yol çizerdiniz ? bugünlerde biraz boşlukta kaldım ve fikirlerinize açığım. - türkiyede gerçekten iyi bir üniversitede işletme mezunu olduktan sonra 2-3 yıl satış departmanlarında çalış
selamlar, 31 yaşında erkek olup yaklaşık 1.5 yıldır burda yaşayan, her şeyi legal olan biri olsanız kendinize nasıl yol çizerdiniz ? bugünlerde biraz boşlukta kaldım ve fikirlerinize açığım.

- türkiyede gerçekten iyi bir üniversitede işletme mezunu olduktan sonra 2-3 yıl satış departmanlarında çalıştım.
- ingilizcem uber seviyede iyi değil ama iletişim konusunda sıkıntı çekmiyorum
- bahsettiğim gibi burda legalim.
- sermayem yok
- şu an kendi adıma geçici işler yapıyorum ve ayda yaklaşık 1.5-2k dolar kenara atabiliyorum
- amazon konusunda bilgili arkadaşım mevcut ve fena olmayan paralar kazanıyor
- ekonomik olarak daralmanın burda da olduğunu gözlemleyebiliyorum

benim hakkımda bilgiler bu şekilde, biraz beyin fırtınasına ihtiyacım var, siz olsanız böyle bir durumda kendinize nasıl bir yol çizerdiniz ?
0
taha1907
(16.10.24)
Doğuştan beyaz yakalı, genlerinde zerre girişimcilik olmayan bir insan olarak eğer yapabiliyorsam kendi alanımda, corporate bir iş bulmaya çalışırdım. Direkt yapamıyorsam upskill imkanlarını zorlardım ilgili ve yetenekli olduğum alanlara göre; bir eğitim programı, sertifika vb. gibi şeyler üzerinden.

Günübirlik işlere bel bağlamak beni gererdi; Uber sürmek, paket teslimatı yapmak vb. gelirinden bağımsız orta vadede yapılacak şeyler değil. Bunlar yerine muhtemelen az da olsa bir meslek öğrenebileceğim, belli bir network yapabileceğim işler kovalardım.
0
salihdt
(16.10.24)
1,5 yıldır orada yaşayıp ingilizceyi über seviyede bilmiyor olmak büyük ayıp, yapacağın ilk iş o olsun. Gerçekten iyi bir üniversite bitirip bilmiyor olmak tuhafken bir de yerine gidip öğrenememek nasıl iş ben anlamadım. Kalıcı, kurumsal bir iş için bunu halletmen lazım.
0
Bruce
(16.10.24)
ben cok maceraci ve ticaretci/girisimci biri degilim, kisisel olarak universite okurdum sanirim. ya hepten yeni lisans veya yuksek lisans. bulundugum eyalette harci uygun devlet universitelerine bakardim. legalsen ogrenim kredisi cikacaktir sanirim (?) detaylarini bilmiyorum elbette.

bu 1.5 senelik uzun sure icinde hic beyaz yaka islere basvurdun mu mevcuk kalifikasyonlarinla? bu konuda bilgi yok.

ayda kenara 1.5K atmak 18 yasinda work and travel yapan ogrenciysen tatmin eder bence, yoksa gec onu.
0
hot potato
(16.10.24)
Ticaret abi.
Tezek bile alıp satabilirsin. Amerika bu konuda hakikaten fırsatlar ülkesi. Türkiye'den bir sürü adam var oraya ihracat yapan, amcaoğlum bile mobilya ihraç etmeye karar vermiş Amerika'ya.
Hem maaşlı değil kendi işin olur hem de maddi olarak seni çok yüceltir.
E-ticaret bile olur. Türkiye'den kuru gıda getirtip satsan da olur.
0
etna
(16.10.24)
amerika'dayim ayni yaslardayiz. beyaz yaka bir ise girip calisirdim. zaten oyle yapiyorum.

oyle ivir zivir islerde surunmeye gerek yok. iyi bir kariyere baslasan 50 yasinda emekli olabilirsin. en basit ama garanti yol.
0
antikadimag
(16.10.24)
(18)

İneklerin de insanlarla kedi köpekler gibi iletişimi var mı?

mrvln
Soru çok saçma oldu ama nasıl anlatayım bilemedim. Kedim var, köpekleri zaten biliyoruz. İnekler falan da böyleler mi? Yani sevgiyi falan anlıyorlar mı? Ne bileyim sahipleriyle iletişim kurabiliyorlar mı? Ailem de yemek yemekten keyif alıyor ben de. Kırmızı eti de çok seviyorum. Bayılıyorum hatta. D
Soru çok saçma oldu ama nasıl anlatayım bilemedim. Kedim var, köpekleri zaten biliyoruz. İnekler falan da böyleler mi? Yani sevgiyi falan anlıyorlar mı? Ne bileyim sahipleriyle iletişim kurabiliyorlar mı?
Ailem de yemek yemekten keyif alıyor ben de. Kırmızı eti de çok seviyorum. Bayılıyorum hatta. Daha dün karşıda bir yerde yemek yedim ve o kadar iyiydi ki şoktayım şu an. Bi kamyon insanı götüreceğim oraya.
Ama instagramda bi video gördüm. Köpek gibi kelebeklerle oynayıp kendini falan sevdiriyor bi tane inek ya da dana artık cinsini bilmiyorum.
Ne yapıcam ben? Evcil hayvan gibi bir şeyse bu arkadaşlar çok üzüleceğim. Yediklerim için üzüleceğim, yemeyeceklerim için üzüleceğim. Uyuşturucudan 10 sene önce falan gitmediysem yemek sayesindedir bu. Yemek beni mutlu eden bir şey. Nolcak şimdi?
Nasıl hayvanlar bunlar? Anlıyorlar mı bizi kedi köpek gibi?
0
mrvln
(14.10.24)
Bunları ezelden beri yediğimiz için yenmeye evrildiler, o yüzden konuşmayı bıraktılar. İneklik bi durum yok, gömmeye devam afiyet olsun...
0
Bruce
(14.10.24)
Size afiyet olsun ama bana olamıyor şu an :(
Kendini sevdiren canlıyı nasıl gömeyim ben.
0
🌸mrvln
(14.10.24)
O zaman buradan devam
youtu.be
0
Bruce
(14.10.24)
Az biraz köyde zaman geçiren herkes bilir ki bu hayvanlar da gayet evcil ve etkileşime giren hayvanlar. Koyun, kuzu, dana, oğlak, kaz, ördek, tavuk... Et yemekten keyif almanızın tek sebebi bunların bir kedi - köpek kadar evcil olmadığını sanmanızsa, geçmiş olsun.
0
salihdt
(14.10.24)
Peter Singer'ın "All Animals are Equal" makalesini öneririm.

"Gömmeye devam"cılar ile ilgili olarak: Genel olarak düşünmüyoruz ve bize öğretilen, hoşumuza giden neyse sorgulamadan onu yapmaya devam ediyoruz. Yapıyoruz çünkü haz alıyoruz ama haz aldığımız her şey iyi değil.

Ha zaten biraz daha meseleyi kurcalarsanız vejateryen beslenmeyi düşünürsünüz ki burada da antroposentriklerin argümanı genelde "ama sağlıklı beslenme için ete ihtiyacımız var" oluyor. El cevap: hayır, yok. Proteini bitkisel kaynaklardan da oldukça verimli biçimde alabiliyorsun, hem de sıfır kolesterol. Bunun üstüne durur mu antroposentrik, "ama omega 3" diyor. Zibilyon tane araştırma omega 3'ün de ham halde bitkiden alındığını, hayvanların daha uzun zincirli omega 3'e sahip olduğunu ama zaten tüm hayvanların bu uzun zincirli omega 3'ü vücutlarında sentezlediklerini, dolayısıyla hayvanda sentezlenmiş omega 3 almakla bitkisel kaynaklardan ham halde omega 3 almak ve kendimiz sentezlemek arasında fark olmadığını, hatta bitkisel kaynaklı olanın daha faydalı olduğunu gösteriyor. Kaynak da koyayım: www.pcrm.org

İneklerin bilissel kapasitelerine gelince: "cows display the ability to rapidly learn different tasks, display long-term memory, extrapolate the location of a hidden moving object, discriminate complex stimuli, and discriminate humans from one another." Yani oldukça yüksek ve sahibiyle duygusal ilişki kurabilecek biçimde gelişkinler. Peki neden değilmiş gibi? Çünkü yiyeceğin şeyle duygusal bağ kurmak istemezsin. O yüzden kendini yabancılaştırırsın. Orta asya'da atalarımız (eğer gerçekten atalarımızsa) göçebe yaşıyordu. Göçebe yaşamda tarım yok. Besin kaynağı hayvanlar. Dolayısıyla öldüreceğin insanla duygusal bağ kurmaktan kaçındığın gibi beslenmek için kullanacağın hayvanı da zamanla araç olarak görüp duygusal bağ kurmaktan kaçınarak bir savunma mekanizması geliştiriyorsun. Ama artık şehirlerde yaşayan büyük oranda tarım toplumlarıyız ve hayvan öldürmek zorunda değiliz. Nitekim öldürmeye ve bağ kurmamaya eğilimimiz gelenekselleşmiş. Tam unutacak gibi olsan da her kurban bayramı toplu katliam yapıyorsun ve egemen pratik kendini yeniden üretiyor. Tarım bitse ve inekler olmasa aynısını kedi köpeğe, hatta insana da yapacaksın aslında. Neyseki üretici güçler gelişti ve artık çıplak hayatta kalma koşullarının dayattığı zorunluluklara tabii degiliz ve tercih yapma şansımız var. Bu tercihler büyük oranda da ahkaki tercihler.
0
prole
(14.10.24)
Evet köpekler gibi bilişsel yetenekleri, kendi sürüsü ve insanlarla bağı tanışıklığı var
0
grimavi
(14.10.24)
Hayvanlar da aynı insanlar gibi üzülür, mutlu olur, sinirlenir ve acıyı hisseder ve bağ kurarlar. İnsanlarla iletişim kurarlar. Et yemeyin ve hayvanlardan elde edilmiş hiç bir ürünü kullanmayın. Vegan olun.
0
rock n roll
(14.10.24)
youtu.be

Seni anlatiyo
0
halk
(14.10.24)
inek baya akıllı bi hayvan. kırlarda top oynuyo veya elektrikli çitin kapısını çarpılmadan açmayı sadece izleyerek öğrenmiş inekler var. çağrıldığında ismine tepki vererek gelmesi vs. çok sıradan olaylar. kediden-köpekten daha akıllı bile olabilir.
0
orpheus
(14.10.24)
Balık?
Tavuğa daha hazır değilim.
0
🌸mrvln
(14.10.24)
@mrvln

Balık da, tavuk da. Bütün hayvanlar hissediyor ve duyguları var. Hazır olup olmama meselesi değil. Yememelisin.
0
rock n roll
(14.10.24)
Evcil hayvan gibi bir şey değil ama sağlıklı olan BÜTÜN canlılar belirli bir düzeyde iletişim kuruyorlar, bilişsel ve çevresel farkındalığa sahipler. Sadece hayvanlar değil. Evet, bitkiler de. İnsanla düzenli iletişim halinde olan canlılar insan davranışlarını anlamaya ve ona göre tepki vermeye daha yatkınlar. O yüzden biz onları (bilimsel değil, genel bakışta) diğerlerinden farklı görüyoruz.
0
nawar
(14.10.24)
@mrvln sadece balık yiyenlere pesketaryen deniyor ve genellikle vejateryenlik içinde kategorize ediliyor. Ben de pesketaryen olarak başladım, 6 ay sonra balığı da bıraktım ama omega-3 ikame ederek yaptım tabi. Oldukça sağlıklıyım şu an ve vicdanım rahat :D Pesketaryen olarak başlayıp gidişata bakabilirsin. Muhtemelen balığı da bırakırsın bir süre sonra isteyerek.
0
prole
(14.10.24)
şunu düşün. dünya dediğimiz bu fanus içinde sıkışıp kalmışız. doğa dediğimiz habitatda da hayvanlar ya bitki yiyerek ya da birbirlerini yiyerek hayatta kalıyor. burası acımasız bir yer. biz de karnımızı doyurmak için bu besin zincirine dahil olabiliriz. çok vicdan kasmaya gerek yok
0
xrated
(14.10.24)
Bu arada "davuk çok leziz" falan diye düşünüyorsan bir sır vereyim, ağız tadı toplumsal olarak kuruludur. Yani tamamen alışkanlık. Mesela buradan bir orta asya'ya ya da afrika'ya git, tiksindiğin, çirkin tatlı yiyeceklerin orada acayip haz veren yiyecekler olduğunu göreceksin. Mesela iskandinavya'da havyar hem statü göstergesi, hem besleyici, hem de lezzetli bir gıda iken sen ben yesek tükürürüz. Beslenme alışkanlığın ağız tadını şekillendirecek zamanla ve zaten canın et çekmeyecek. Bunun için tabi güzel yiyeceklere, tariflere de bakman lazım. Airfryer da iyi oluyor bu arada.
0
prole
(14.10.24)
Bu arada xrated'in söylediği "naturalistic fallacy" ve entelektüel tembellik.
0
prole
(14.10.24)
sen asıl evde tavuk besleyenleri gör instağğramda. bildiğin kedi gibiler
0
titanyum22
(14.10.24)
inekler bayağı zeki, öğrenebilen hayvanlar, köylerde akşam sürüler köy girişinde serbest bırakılır inekler de işten geliyormuş gibi kendi evlerini kendi bulur, insanlarla da etkileşime girebilirler bence zaman geçirmek ile alakalı.
0
gezegen olan pluton
(14.10.24)
(11)

Hükümete kızmamaya başladım

ananiyimioguz
Yani neden kızıyoruz ki? Onların kendi başlarına bir şeyleri düşündüğünü, planladığını, kurguladığını falan düşünürseniz, evet odağınız onlar olabilir ama bu adamlar bakkal bile yönetemeyecek adamlar. Birileri tarafından getirildiler, birileri tarafından yönlendiriliyorlar.En son baktım mesela günde
Yani neden kızıyoruz ki? Onların kendi başlarına bir şeyleri düşündüğünü, planladığını, kurguladığını falan düşünürseniz, evet odağınız onlar olabilir ama bu adamlar bakkal bile yönetemeyecek adamlar. Birileri tarafından getirildiler, birileri tarafından yönlendiriliyorlar.

En son baktım mesela gündeme, anayasayı değiştireceklermiş. Tam sövecektim dedim ki zaten plan bu değil miydi. Atatürk'ün engellediği gidişatı tekrar yaratmak. Sanki başkası gelse, ona yaptıramayacaklar mı? Türkiye için çizilmiş bir yol var, buna kim engel olabilir mevcut düzende?

Zaten yıllardır baş kaldıranlar öldürüldü, ordu zayıflatıldı, adalet kalmadı, eğitim bitirildi, demagojik yapı değiştirildi araplar ülkeye getirildi, cumhurbaşkanına tüm yetkiler verildi... Bu adamlar bunları tek başlarına düşünüp de sistematik bir şekilde bu kadar "kötülük" yapamazlar. Yakında anayasa da değişir, şeriat da gelir, suriyeliler parti de kurar, kürtler özerk olur.....

Halka da kızamıyorum cahildi cahil gidiyorlar, hak ediyorlar.

O yüzden kızamıyorum artık bir şeylere, ne yapmak lazım onu da bilmiyorum kaderimize boyun eğeceğiz herhalde?
0
ananiyimioguz
(13.10.24)
Halka bal gibi kızılır çünkü onlarınki cehalet değil kötülük. Cahil halk seviyesini geçeli 9 sene falan oldu. Bu millet şark kafalı, kendinden olmayanın yok olmasını isteyen, küçük hesaplar peşinde koşan, çıkarcı ve ahlaki değerleri olmayan bir halk.
Bu halkın seçtiği bir hükmet de bundan daha fazlası olamaz.
0
Bruce
(13.10.24)
Hâlâ halktan ne kadar korkulduğunun farkında değilsin demek ki. Korku dağları bekler demişler, halbuki cesaret korkmamak demek değildir, korkuyu yenmek ve gerekeni yapmak demektir.

Bu ülkeyi ve bu halkı da o cesarete sahip insanlar korudular zaten. Korkularına sarılanlar değil.

Ayrıca hükümete kızamamak hükümeti haklı veya doğru kılmıyor hatırlatırım. Doğru nerede, kim haklı, olması gerekenle olan arasındaki mesafe ne... Bunları görmezden mi geliyorsun? Herkes gibi?? Kızamamak aslında sürüye uymaktan kaynaklanıyor bence.

Ucunda ölüm mü var, evet ölüm var. Şu veya bu şekilde ölüm var evet. Ama İsviçre şartlarında yaşasak da ölüm var ki. Her türlü ölmeyecek miydik en son, hayata ne zaman kazık çaktık?

Nesilleriniz yoksa evet kimseyi ciddiye almazsınız rahatlıkla bana ne dersiniz, benden sonrası tufan dersiniz. Nesilleri olanlar ne yapacak? Çok severim çok güvenirim dediğiniz arkadaşlarınızın ortaklarınızın nesilleri ne yapacak? Demek sevmiyormuşsunuz. Hangisi??

Bi tutarlı olmakta fayda var. Artık hükümete kızamıyorum demek omurgamı kaybettim demektir. Bunu ilan etmek de hiç iyi bir şey değil bana göre.
0
muhayyer divan
(13.10.24)
Ben bu "üst akıl", "CIA planları", "Büyük Ortadğu Projesi" teorilerini çok gerçekçi bulamıyorum. Bunun da bir iki nedeni var.

Birincisi bunlar çok büyük ölçekli planlar; Amerika da dahil olmak üzere dünyadaki herhangi bir ülkenin kendi iç işleri için bile bu kadar büyük planları bu kadar uzun süre yönlendirebilecek kabiliyeti yok. Sebebi de basit; işin içinde bir sürü değişken var. Bu demek değil ki ülkelerin farklı ülkelerle ilgili beklentileri ya da planları olamaz, birbirlerini etkilemeye çalışmazlar vb. Bunu Türkiye de çevresindeki ülkelerle ilgili sürekli yapıyor zaten. Ancak bu normal "Kendi çıkarlarına göre uluslararası ilişkileri yöentmeye çalışma" sürecini bir çeşit mistik boyuta taşımak anlamsız. Zaten Amerika, Avrupa, Çin, Rusya, İsrail... Dünya'da büyük güç diye adlandıracağınız ülkelerin yaptıklarına bakınca da bunların öyle bir nevi kukla oynatıcı gibi diğer tüm ülkeleri parmağında oynatan büyük güçler olmadıklarını görebiliyorsunuz.

Diğeri de kendimizi fazla abartmamız. Türkiye bölge açısından önemli bir güç olabilir ancak bundan ibaret işte. Sanki bütün dünyanın 100 yıldır hiçbir işi yokmuş da sürekli Türkiye üzerine ince ince planlar yapılıyormuş anlatısı saçma.

Bunların sebebi ne, neden böyle oluyor vb. konusuna gelince de aslında şuna bakmak lazım; Dünya'da demokrasisi sorunsuz (Ya da en azından az sorunlu), "medeni" diyebileceğimiz, insan haklarını, ifade özgürlüğünü, hukukun üstünlüğü vb. konuları çözmüş kaç ülke var ki zaten? Yani bir "Norveç" olmak istisna ne yazık ki, başka bir kültür ve geçmişle yoğurulmuş bir insan kitlesi, onu da daim kılacak ekonomik bir düzen ve tabi ki bir miktar da bu kurumları kurarken ve sürdürürken büyük kırılmalar yaşanmaması konusunda şans gerektiriyor. Ama görece tersi; yani çeşitli şekillerde popülizmin kucağına düşüp belli bir lider ya da güç odağı etrafında şekillenen varyasyonları ise çok daha kolay.
0
salihdt
(13.10.24)
dun biri entry olarak yazmisti, 100 bin limitli kredi kartlarindan savunma sanayiinde kullanilmasi icin toplanacak paranin yuzde 20'sini dusmana harac olarak versek zaten bize saldirmazlar. oyle iste.
0
baldur2
(13.10.24)
e yani. akp bu durumun bir sebebi değil, sonucu. adamlara cumhuriyet verildi, gene gittiler kul olacak padişah buldular kendilerine. ama "cahil" söylemine katılmıyorum ben de. ortada örgütlü kötülük ve kullanışlı aptallar var.

bugün 120 yıl öncesinden anadolulu bir osmanlı vatandaşı çıkagelse, abdülhamite tapıldığını görse kıçıyla gülerdi.
0
titanyum22
(13.10.24)
@Mehmettheslim hatalısın. hukukta "kanunun ruhu" diye özetleyebileceğimiz bir mevzu var. muhtemelen hayatında bile duymadın. 4. madde, özü bakımından tamamen ilgili maddeleri korumaya yönelik bir tavır takınır ve bu tavır, maddenin kendisi için de ruhu bakımından geçerlidir.

ilk 3 madde sırasıyla; devletin şeklini, ikinci madde tanımını ve yönetsel bakımdan hangi temellere dayanacağını, üçüncü madde ise bayrağı, milli marşı, başkenti, dili ve bütünlüğü tanımlar.

dördüncü madde ise tam olarak şu şekilde;
madde 4 – anayasanın 1. maddesindeki devletin şeklinin cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2. maddesindeki cumhuriyetin nitelikleri ve 3. maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

sözün özü, kanun, anayasa, hukuk gibi kavramlar sadece ama sadece yazı ile, ne yazdığıyla sınırlı kalacak şekilde değerlendirilemez. "öz" ve "ruh" da hukuki bağlamda önemlidir.
0
thedepressed
(13.10.24)
@salihdt, Neden ütopik olsun, afganistan, suriye, venezuela yı falan görmüyor musunuz, şu anki haline durduk yere kendi kendine mi geldiler?

Ayrıca akp kurulduktan sonra paraları nereden buldu açıklar mısınız?

@Mehmettheslim, hocam hem milli egitimde hem askeriyede atatürkçü insan kalmadı ne alakası var şimdi darbe ile
0
🌸ananiyimioguz
(13.10.24)
Saydığınız ülkelerin tarihlerine baktınız mı mesela? Ya da en azından "Dış güçler olmasaydı Afganistan Ortadoğu'da adeta bir İsviçre, hadi en azından bir Romanya olurdu" diyebiliyor musunuz? Bazı kavramlar çok karışıyor bence; bu ülkelerin iç işlerine birileri karışmaya çalışmıştır, mesela Afganistan Rusya ile Amerika arasında kalmıştır, üstüne İran'ın da etkisine girmiştir ancak sanki bunlar Afganistan'a özgüymüş gibi davranmak ve bunları komplo teorisi boyutuna taşımak anlamsız. Ona bakacak olursak Rusya da Amerikan seçimlerini etkilemeye çalışıyor ya da Çin sürekli Amerika'da nüfuz arttırıyor; kim kuklacı, kim kukla?
İlkel kabilelerden beri topluluklar birbirleriyle bu tür etkileşimlere giriyor ve güçleri yettiğince bir şeyleri kendi çıkarlarına kullanmaya çalışıyorlar ancak kilit nokta "Güçleri yettiğince" işte ve güççleri de Türkiye gibi bir ülke için 100 yıllık planlar yapıp bunu işletecek boyutta değil, zira ülkelerin tamamı; Amerika da dahil sağa sola savruluyor zaten.

Ak Parti yurtdışındaki ülkelerce desteklendi ancak bunu da komplo teorisine bağlamanın anlamı yok. O dönemki siyasi iklimde mevcut aktörlerin hiçbir kredisi kalmamıştı, Ak Parti ılımlı bir muhafazakarlık çerçevesinde batıyla iyi ilişkiler ve stabilite vaadetti ve ülkeye de bu stabilite sayesinde, uluslararası para piyasasındaki dinamiklerin neticesinde parasal genişleme yaşanıyor olmasının da etkisiyle bol bol para geldi. Ancak o para iktidarda kim olursa olsun gelirdi zaten; zira genç nüfusu olan, işçilik ücreti düşük, ithal tüketime aç bir ülkeydik, AB için devasa bir pazardık mesela.

Hayır bir de failed state durumuna düşmüş; mesela iç savaşla uğraşan ya da kanlı bir devrim yaşamış ve şerri yönetime geçmiş, milyonlarca vatandaşı Avrupa kapılarına mülteci olarak dayanmış bir Türkiye tam olarak hangi şekilde kimin işine yarıyor ki sürekli dış güçlerin bunu istediğini varsayıyoruz?
0
salihdt
(13.10.24)
turkiye'de her ne kadar cok skandallar donse de bir devlet gelenegi vardir. hukumet sinirlari zorladi son 20 yilda ama bir seviyeyi asamaz. 2013 yilinda halk buranin oyle cetvelle siniri cizilen ulkeler gibi olmadigini gosterdi herkese.

yani biz oyle ya da boyle 1000 yildir bu cografyadayiz ve bu halkin bazi refleksleri var ki daha bence yarisina bile sahit olmadik uc bir durumda neler olabilecegine dair. suriye falan gibi ulkelerle karistirmamak lazim.
0
bohr atom modeli
(13.10.24)
ben dünyada da bir değişimin eşiğinde olduğumuza ikna oldum. Dünyadaki 100 küsur yıllık milli devletler de, demokrasi de son zamanlarını yaşıyor olabilir sanki. Ben bir noktada nüfus yapısından dolayı demokrasinin tartışmaya açılacağına emin gibiyim. (oylara katsayı falan getirilebilir, ki mantıklı da olur) Ayrıca 4-5 yılda bir seçilen insanların uzun vadeli plan yapacak güdüsü yok.

Mesela tarih derslerinde Kavimler Göçü diye okutulurdu, belki 100 yıl ileriden baksak bizim yaşadığımız yıllara da aynısı denecek. İçinde yaşarken bazı şeylere isim koyamıyoruz. Tabii dünya uzun soluklu bişey, mesela bu halihazırdaki devletler çökecek desek, bizim ömrümüze denk gelmeyebilir 70 yıl sonra da olabilir bu.

Halktaki refleks de gidişatta ses çıkarmayıp son anda ucundan kurtarmak gibi. Mesela bu göç meselesini halk başta (oylarla) çözmeyip en son patlarsa elimizde şiddet vakaları, tehcir vs. bulabiliriz. Bu kadar global bir dünyada bunu mantıklı gösterecek adamlarımız da yok. İçimize (atıyorum) 8 milyon insan alıp, son anda kovmak için bir hamle yapıp zararlı çıkıp, üstüne ambargo yediğimizle kalırız. Hani akıl nerede?
0
nhk ni youkosu
(13.10.24)
Makyavelli'nin çok güzel bir lafı vardır. "Eğer bir millet iktidarda bulunan kişilerin şerefsizliğini, alçaklığını, hırsızlığını, yalnızca kendi siyasi görüşünden olduğu için görmezden geliyorsa, o millet erdemini yitirmiştir. Erdemini yitiren millet bir gün vatanını yitirir."

Yapacak birşey yok bu millet kendi düştü.
0
komando kani var bende
(13.10.24)
(22)

Her insan çocuk sahibi olmak ister mi sizce ?

pembediken
Geçen arkadaşım insanoğlu çocuk ister illaki kadın olsun erkek olsun demesi tuhaf geldi. Childfree (bilerek çocuk istemeyen) gruplarında biyolojik saat nedeniyle isteyeler olabiliyor. Biyolojik saat diye bir şey var mı? Bence çocuk istememek gayet normal peki siz ne düşünüyorsunuz?
Geçen arkadaşım insanoğlu çocuk ister illaki kadın olsun erkek olsun demesi tuhaf geldi. Childfree (bilerek çocuk istemeyen) gruplarında biyolojik saat nedeniyle isteyeler olabiliyor. Biyolojik saat diye bir şey var mı? Bence çocuk istememek gayet normal peki siz ne düşünüyorsunuz?
0
pembediken
(12.10.24)
Herkes ister diye bir şey yok, ben istemiyorum.

Benim 3 tane kedi çocuğum var <3
0
rock n roll
(12.10.24)
biyolojik saatler geçeli çok oldu hala istemiyoruz biz :)) herkes ister demek saçma bir genelleme olmuş.
0
soft
(12.10.24)
biyolojik saat diye bir sey yok bence. ebeveynlik bir sosyal inşa. cocuk sahibi olmamak bir eksiklik degil.
0
deckard
(12.10.24)
İstemek de istememek de aynı derecede normal, herkes istediği gibi yaşasın diye düşünüyorum
0
kullanicadi
(12.10.24)
istemiyorum. Önceden buna ilerde çok param olsun o zaman yaparım diye kılıf buluyordum sonra düşündüm ki bu bir bahane, ne kadar zengin olsam da konu para değil ben düz çocuk istemiyorum deyip kendimle yüzleştim.

Aile travmam çocukluk travmam yok, iyi bir çocukluk geçirdim, annem ve babamla aram iyi, istemiyorum işte :)
0
grimavi
(12.10.24)
Ben istemiyorum, ömrüm boyunca bir kez düşünmedim bile.
İte köpeğe çocuğum diyenlerde tedavi olmalı bu arada.
0
pavlis
(12.10.24)
Sağlık konusu hariç, özgür iradeleriyle çocuk sahibi olmayanların bir gün gelip bu duruma çoook pişman olacaklarını düşünüyorum.
0
Mirket
(12.10.24)
böyle bir yerinden argümanlar üretelenlere çok sinir oluyorum.

ben kesinlikle çocuk sahibi olmak istemeyen biriyim. bana da "çocuk sahibi olmak isteyenler" garip geliyor mesela.
0
sorularimicinfeykhesap
(12.10.24)
Parazitler cunku.
0
lapaz
(12.10.24)
%1 in isine gelecek hic bi seyi yapmam
0
lapaz
(12.10.24)
Fevkalade mantıklı argümanlarımla birlikte çocuk sahip olmayı hiç düşünmedim.

Potansiyel partner çocuk ister mi diye korkuyorum yaşlar da geçti gidiyor :D
0
hedep
(12.10.24)
Ben istemiyorum zira çocuk sevmiyorum, belki kendi çocuğumu severdim ama sevsem bile benden iyi bir baba olacağını hiç sanmıyorum o sorumluluk duygum hiç yok, yani annemin babamın bana yaptığını ben yapamazdım gibime geliyor, yani en fazla madem dünyaya getirdik ayıp olmasın diye babalık yapmaya çalışırdım ama çok da isteyerek yapmazdım üstünkörü yapardım, gerçi üstünkörü babalık yaparken belki hoşuma gider farklı bir macera olur iyi ki yapmışım lan seni deyip kendimle gurur bile duyardım ne bileyim bench press yaparken bazen spotter lazım oluyor orada kullanırdım, işlevsel olabilirdi, böyle düşününce mantıklı gibi geldi şimdi çocuk yapmak.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.10.24)
biyolojik saat dedikleri sey bir cesit dürtü. durtusel davranmak da iradesizliktir. bi sey hosuna gitmeyince siddete basvurmak gibi. cocuk istememek son derece bilincli bi hareket cunku toplumsal odevlerine ters

cocuk istemeyen insan olmamasi icin dunyada kimsenin kurtaj, dogum kontrol gibi seyler yapmamasi lazim simdi sen soyle cocuk istemeyen insan olabilir mi?
0
ala09
(13.10.24)
Ben istemiyorum, istemediğim için de evliliğe (sadakate, benimsenmeye, değer verilmeye, sevgiye, kendisi için sorumluluk almaya vs vs) layık görülmüyorum. Halbuki benden iyi bir anne olmaz ve annelik sadece kendi çocuğuna bakmak değildir, o çocuğun babasının çocuğunu büyütmektir de. Birileri saçmalamış.
0
muhayyer divan
(13.10.24)
Dikkatli bakan sorumluluk sahibi icin cocuk yapmak delilik asil. Insanlar hayatlarindan vazgecmek istemiyorlar. Bircok yönden haklilar da…

Ben istiyorum ve şartlar olusunca yapacagim. Ileride bayramlarda birlikte yemek yiyecegim torunlarimin ve cocuklarimin olmasi bana güzel geliyor.

Ama yalan yok, su an doktor cikip senin cocugun olamaz dese de karar verme kismi benim elimden alindigi icin de bir rahatlama gelir cünkü cok da büyük bir sorumluluk ve fedakarlık gerektiren bir olay.
0
robert bosch
(13.10.24)
icten ice ister bence.

@titanyum aga sen rahatsiz misin alakali alakasiz her duyuruda millete hakaretler yagdiriyorsun. git tedavi ol amk.
0
baldur2
(13.10.24)
Bunu bir nevi "siyah" - "beyaz" gibi düşünmek anlamsız. Yıllar önce "Herhalde bir gün evlenir sonra da çocuk sahibi olurum" diye düşündüğüm zamanlar oldu ancak sonrasında zaman geçtikçe baba olmak istemediğimi farkettim. Sanırım çocuk sahibi olmak istemeyen bir çok insanın yaşadığı süreç de buna yakındır zira çocuk sahibi olmak norm kabul edilen, toplumun içinde küçük yaşlardan itibaren de herkese "Bak sen de bir gün anne/baba olacaksın" şeklinde empoze edilen bir şey. Diğer yandan da tabi ki cinselliğin biyolojik gerekçesi üreme, eminim ondan kaynaklanan dürtüsel ve hormonal bir yatkınlık da vardır.

Ancak biz bunların tamamına "Anlıyorum ama istemiyorum" diyebildiğimiz ve sırf içgüdülerimizle hareket etmediğimiz için insanız biraz da.
0
salihdt
(13.10.24)
@titanyum22 un rahatlamaya ihtiyacı var, incel incel diye kafayı yiyeyecek.
0
nuisance2
(13.10.24)
yerli yabancı bir sürü insan var evli ama çocuk isteyen

arkadaşınız biraz saf galiba
0
duyurukullanıcısı
(13.10.24)
@mirket pişman olacaklar olabilir ama hepsinin olacağını sanmıyorum. @baldur bence bizim toplumumda çocuk yapmak insanın kendini ispatlamasi. "Bakın ben üretebiliyorum" gibi. Içten içe isteme sebebi belki.

Demek ki insanın bulunduğu ortamdaki insanlara göre değişiyor bu durum. Ben istemiyorum ama benim ortam full tersi düşünenler.
0
🌸pembediken
(13.10.24)
hayır.
0
janderzel zartanyan
(13.10.24)
Bu tür genellemeler doğru değil.
Doğurduktan sonra bile herkes aynı şekilde yaşamaz anneliğini etrafımız anne olduğuna pişman olan ama bunu söylemekten korkan insanlarla dolu maalesef.

Ben istemiyorum, sanırım hiç istemedim geleceğe dair düşüncelerde her zaman yalnızdım.
Çocuklardan hoşlanmamamdan bağımsız kendimde bu sorumluluğu alabilecek irade göremiyorum.
0
mutekebbir
(13.10.24)
(1)

Dubai'den Türkiye'ye para transferi

Chips
Selamlar, Dubai'de banka hesabım yok. Western union dışında transfer etme yöntemi var mı uygun ücretli ve güvenilir ?
Selamlar, Dubai'de banka hesabım yok. Western union dışında transfer etme yöntemi var mı uygun ücretli ve güvenilir ?
0
Chips
(12.10.24)
Döviz bürolarının kendi sundukları para transferi yöntemleri var. Mesela UAE Exchange'in Türkiye'de de şubesi/anlaşmalı olduğu yerler vardı ve bunun üzerinden para transferi yapılabiliyordu diye hatırlıyorum. Websitelerine bir bakın bence.
0
salihdt
(13.10.24)
(17)

Köfteci Yusuf olayı

makbur
Hanımlar beyler nedir bu olayın aslı astarı sizce?Önce domuz eti çıktı dendi, sonra 2021'de adamların mekanına çökmeye çalışılmış vs vs.Çok derinlemesine takip edemedim ve merak da ediyorum..Yani komplo teorisine olmaz diyemiyorsun ama diğer taraftan Türk insanının inanılmaz bir yüzsüzlüğü ve arsızl
Hanımlar beyler nedir bu olayın aslı astarı sizce?

Önce domuz eti çıktı dendi, sonra 2021'de adamların mekanına çökmeye çalışılmış vs vs.

Çok derinlemesine takip edemedim ve merak da ediyorum..

Yani komplo teorisine olmaz diyemiyorsun ama diğer taraftan Türk insanının inanılmaz bir yüzsüzlüğü ve arsızlığı da mevcut, hani yedikleri bütün pislikleri haltları "yeğenim bunlar komplo montaj" şeklinde geçiştirmeleri..
0
makbur
(12.10.24)
ağa ne çıkarsa çıksın umurumda değil. o an seçeneklerime bakarım, mantıklı olan köfte yusufsa yerim.
0
pavlis
(12.10.24)
Tum linçlere rağmen coca cola satmaya devam ettiği icin kalemi kırıldı.
0
duster
(12.10.24)
2021deki çökme olayları yeni değil, o yıllarda olmuştu. Çok haber olmadı galiba o günlerde o haberleri okuduğumu hatırlıyorum.

O sebeple domuz eti meselesini hiç inandırıcı bulmadım ben.

Yeğenim bunlar komplodan ziyade yönetimde koltuk sahibi olup da neler neler ne yalanlar söyledi kimileri. O gücü çökmeye çalıştığı firmanın bedelini düşürmek için de kullanabilirler pekala
0
biseysorcaktim
(12.10.24)
ilk fırsatta köfteci yusufa gidip antrikot yiyeceğim. fiyatı çok uygunmuş. ben de yeni inceledim. sadece köfte yemiştim önceden artık antrikot ve pirzola yiyeceğim
0
abelardo
(12.10.24)
Alıp oyalanmamız için her hafta önümüze bir konu konuyor.

Nu haftanın konusu bu idi.
0
Mirket
(12.10.24)
youtube videosunu izledim. adamin temiz oldugu 10 km oteden belli oluyor. turkiye mafya cumhuriyetinde adamin kurdugu deger yaratan isletmeye salca olmaya calismislar. milyonlar yeniyor boyle ve sadece haydutlukla krallar gibi yasayan haramzadeler var bu ulkede. hatta son 10 yildir sadece onlarin borusu otuyor.
0
antikadimag
(12.10.24)
Şu olay bile ülkenin ne hale geldiğini göstermek açısından ibretlik. Adalet söz konusu olduğu zaman her olay "Schrodinger'in Kedisi" durumuna geliyor; suçlu da olabilir ama haklı da olabilir bizzat şahit olmadığımız sürece bilemeyiz.
0
salihdt
(12.10.24)
domuz olmasa da başka bir hile hurda olduğu zaten belliydi...

adam sıfırdan gelerek burger king, mcdonalds gücüne erişti. bunu yapmak bir destek olmadan çok çok zor. çakmış domuzu olay bu. adam temiz falan değil
0
ferenc
(12.10.24)
koskoca köfteci zincirinin domuzdan elde edeceği kazanç ne olacak, ne kadar olacak ki böyle bir riske girsin? mahalle köftecisi yapar, 10.000 olan cirosunu 15.000 yapsa faydadır. katmayı bırak, köfteleri komple %100 domuz etinden yapsa kazancı ne kadar artacak, adamın buna ihtiyacı mı var?

var bir iş, bana da komplo gibi geliyor.
0
kibritsuyu
(12.10.24)
Valla benim bu tür işletmelere güvenim çok düşük o yüzden birisi bana baya büyük ölçekli bir firmanın domuz eti kullanarak nasıl kar ettiğini anlatırsa inanacak durumdayım :D

Küçük bir yer olsa anlarım işletme köydeki avcıdan bir domuz alsa belki bir iki günlük ucuz et demek bu. Ancak yusuf gibi büyük bir işletmede bundan kar etmek için cidden büyük miktarda domuz eklemek gerekir sanırım. Denetime yakalanıp ciddi iş döndüren işletmeyi batırma riskini almak da bu kar beklentisini daha da yükseltiyor olmalı. Bu kadar büyük ölçekli bir şeyi de saklayamazsınız, nasıl saklanabilir ki? Yani, işçilerin birçok fabrikada çıplak ayaklarıyla bir şeylerin üstüne basarken tiktoka videolar attıklarını falan gördük. İş devlet denetimine gelene kadar bir yerden patlardı bu olay.
0
akhenaten
(12.10.24)
Bu adamın tipi bakışları tişörtü tişörtünden çıkan meme uçları bana hiç domuz eti kullanacak bir insan izlenimi vermiyor: pbs.twimg.com
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.10.24)
Çok net çökecekler
0
jackyr
(12.10.24)
Pişmiş ette çıkmış. Çiğ örnek almamışlar. Pişmiş ette benim bile DNA'm çıkabilir istersen. Çökme olayı konusu geçti. Siyasal islamcı kanadı yok kokakola, yok domuz, yok bilmemne diye laf ediyor. Köfteci Yusuf'un sonucunda ise vatan, millet, ezan, dış mihrak falan geçmiyor. Açıkçası ben ikna oldum.
0
nawar
(12.10.24)
Hic kofteci yusuftan alisveris yapmadim ama bilseydim domuz eti katmislar siparis verirdim. Cunku cok lezzetli oluyor.
0
Zetnikov
(12.10.24)
Neden at eşek daha ucuzken değil de domuz? Dini bütün arkadaşlara oynamak için yapılmış gibi geliyor bence de çökmek için.
0
mirty
(12.10.24)
fetöynen aynı. lahanayı yerken, olmadık yerlere çöküp her şehre en az bir şube açarken kıtır kıtır, bize attığın sakalı artır denince meeeğğ. tamamen çıkar çatışması. sömürgeci yusufun eline verilmesi.

akp Türkiye'sinde 1200 şube açmış adama temiz demezsin ya :)))))))

edit: ayrıca yeni öğrendiğim bir şey var. bu dayı meb ile anlaşma yapmış. meslek lisesinde yemek bölümlerinde okuyan öğrenciler yusufta saat doldurmadan mezun olamıyorlarmış. öğrenci başka yerde staj yapmak istese olmuyormuş. illa yusufta üç kuruşa, onun karar verdiği saatlerde çalışıyormuş küçücük çocuklar. asgari ücretin çok çok altına bir paraya. elemanları akp bağlantısı sayesinde beleşe getirmiş tosuncuk. sorarlarsa "garip kuşum" dersin.
0
titanyum22
(12.10.24)
belkide hiç işletme ve yöneticilik tecrübesi olmayan kişiler bile kalkıp yorum yapıyor, bir kere bu kadar şubenin operasyonlarını yönetmek kolay bir şey değil, kaldı ki bu gıda raporu siyası bağlantıları olan birilerinin yusuf a kumpas yapmadığını kim iddia edebilir. Biliyoruz ki başta tuik olmak üzere devlet kurumlarının şeffaflığı konusunda türlü şüpheler mevcut.

Diyelim ki adamlar içerisine domuz eti koyuyor, bu şekilde mi büyüttüler şubelerini, madem bu eti kullanıyorlardı şimdiye kadar neden bir rapor yayınlanmadı. ?

Diyeceğim o ki bu ülkede , her türlü olumlu ve olumsuz haberlerin peşin hüküm vermeden sorgulanması gerekir.

Şansen benim için değişen bir şey yok, gider köftemi de yer çayımıda içerim. Hatta ben gitmeden bile online sipariş verip, siparişin ihtiyaç sahibi birisine teslim edilmesi notunu yazdım.

Ha olurda içime kurt düşerse, küçük bir parça alıp gıda tarım müdürlüğüne bir numune göndermeye bakar.
0
Rao
(12.10.24)
(4)

dubai

mysql34
arkadaslar selam,ilk defa dubai'ye gidicem şehir içi ulaşımda neyi tercih etmek gerek araba kiralamak mantıklı mı? dubai ile ilgili tavsiyelerinizi dinlemek isterim
arkadaslar selam,

ilk defa dubai'ye gidicem şehir içi ulaşımda neyi tercih etmek gerek araba kiralamak mantıklı mı? dubai ile ilgili tavsiyelerinizi dinlemek isterim
0
mysql34
(11.10.24)
Araba kiralamak çok daha kolay olacaktır ama kurallara dikkat edin; her taraf kamera dolu, çatır çutur ceza kesiyorlar. Dubai'de toplu taşıma turistik amaçlı kullanılası bir şey değil.
0
salihdt
(12.10.24)
Araba kiralayabilirsiniz ama dedikleri gibi şerit değiştirirken bile ceza yediğin oluyor. Arabayla gidilecek pek bir şey de yok aslında. 1-2 outlet var (alışveriş yapacaksanız mutlaka dubai outlete gidin) sadece.
Burj Khalifa - Dubai Mall aynı metro durağında
Emirates mall (devasa bir avm)
JBR Marina bölgesi (alkollü mekanlar burada)
Burj Arab bölgesinde bir şey yok gitmeyin :) denize de girecekseniz JBR Beach marina bölgesinde girin
bir de Gold Souq Spice Souq denilen bizdeki mısır çarşısı gibi yerler old dubai bölgesinde buraya metro ile giderken biraz kalabalık olabilir çünkü düşük gelirliler asıl metro kullanan kısım buralarda yaşıyor.

Metronun asıl hattı tek bir line sonra 2 line daha var ancak dediğim gibi onlar uzak taraflarına gidiyor pek turistik bölgeler değil.
İş saatleri dışında metro genelde boş oluyor, iş saatlerinde müthiş bir trafik oluyor o yüzden uber kullanırken dikkat edin.

bunun dışında palm da birkaç yer var aqua park vs gibi şeyler.
Çöl safarisi keyifli olur 80 dolar civarı bir şey önce atv ve develerin binildiği bir yere götürüyorlar burası opsiyonel. Sonra 4x4 araç ile çölde geziniyorsun bazı noktalarda duruyor. Sonra da çölün ortasında yemek yiyorsun burada mutlaka sınırsız olarak anlaşılan 2 menü var çünkü fiyat farkı çok az.

yapacak bir sürü etkinlik var ama hepsi işte turistik olaylar. Paraşüt, sky diving vs gibi şeyler.
getyourguide indirip bakabilirsin

5 günden daha fazla kalacaksanız abu dhabi'yi de görmenizi tavsiye ederim. 1 saat uzaklıkta yas marine falan var
0
croswell
(12.10.24)
ehliyet varsa araba kiralamamak salaklık bence. mantıklıyı geçtim.
0
zeleno
(12.10.24)
Eğer araba kiralayıp kullanacaksan kesinlikle Waze navigasyon programını kullan, hız kameraları +20km'de aktif oluyor. Yani yol limiti 80km/s ise 100km/s hızı geçmemen gerek.

Şehir içinde taksi yaygın. Careem uygulamasından taksi çağırıp fiyatları görebilirsin.
0
Northern Mariner
(15.10.24)
(4)

Madrid Konaklama

eugenol
Her yurtdışına çıkışta bir panikle bookingten yerimi ayırtıyorum. Bu sefer Madrid için yer ayırtmadan gitmeyi, Gran Via veya Sol vb bir yere gidip favoriye attığım hostellere gidip kalmayı düşünüyorum. Bu şekilde sorun yaşar mıyım acaba? Bookingte gözüme kestirdiğim bazı hosteller dolu gözüküyor ama
Her yurtdışına çıkışta bir panikle bookingten yerimi ayırtıyorum. Bu sefer Madrid için yer ayırtmadan gitmeyi, Gran Via veya Sol vb bir yere gidip favoriye attığım hostellere gidip kalmayı düşünüyorum. Bu şekilde sorun yaşar mıyım acaba? Bookingte gözüme kestirdiğim bazı hosteller dolu gözüküyor ama benim gibi gelen müşteriler için illaki boş yer ayırıyorlardır diye düşünüyorum, yanlış mı düşünüyorum sizce?
0
eugenol
(11.10.24)
Öyle direkt giderseniz oda bulamayabilir, bulsanız bile daha yüksek ücret ödeyebilirsiniz.
0
salihdt
(12.10.24)
illa boş yer olur oda olmaz ama yatak mutlaka olur. Hostel mantığı bu zaten. Yüksek ücret ödeme gibi bir durum olmaz genelde hostellerde yatak ve oda ücreti olarak yazarlar girişte hatta indirim bile yaparlar.

Madrid'de kaldığım yeri hatırlayamadım ama Barcelona'da Sant Jordi'yi çok severim onların sitesine baktım Way hostel diye bir yeri öneriyorlar 2060hostelandmarket.com
0
croswell
(12.10.24)
Generator diye bir hostel zinciri var Avurpa'nin çeşitli şehirlerinde. Oraya da bakabilirseniz. Kalmadım şahsen ama Amsterdam ve Barselona'da otel ararken denk gelmiştim.
0
put it in your appropriate place
(12.10.24)
Güncelleme: Şehir merkezine gidip (Sol) gözüme kestirdiğim 3 hostelde yer bulamadım. 4. de bir gecelik bulup, diğer gece için bookingten başka bir hostel için rezervasyon yapmak zorunda kaldım. Madrid epey turistik bir şehir olduğu için yanlış bir strateji uygulamış oldum. (Bu arada bookingten ya da değil odalar için fiyat farkı olmuyor)
0
🌸eugenol
(18.11.24)
(2)

referans sorusu

owaki
yeni mezunum.2022de iki yerde staj yaptım, 2024te mezun olup birkaç yeni mezun programına başvuru yaptım. İki programda da bayağı ilerledim ve ikisi de ikişer referans araması istedi. 2022deki staj yöneticilerimin bilgilerini ilettim, sağolsunlar konuştular. Şuan o programlardan biri kapsamında bi y
yeni mezunum.
2022de iki yerde staj yaptım, 2024te mezun olup birkaç yeni mezun programına başvuru yaptım. İki programda da bayağı ilerledim ve ikisi de ikişer referans araması istedi. 2022deki staj yöneticilerimin bilgilerini ilettim, sağolsunlar konuştular.

Şuan o programlardan biri kapsamında bi yerde çalışmaya başladım, işimden memnunum ama emekli olana kadar kazık çakmak gibi bir niyetim yok, yani belki emekli olana kadar burada çalışırım belli olmaz bu işler ama başka bi yere geçebilecek olma düşüncesi daha stressiz hissettiriyor, bu yüzden ilerleyen yıllarda veya belki yakın gelecekte başka bi işe başvurabilirim en azından teoride.

X şirketine başvursam, yine ref isteyecekler.

Birkaç yıl önce staj yaptım diye üçüncü dördüncü kez şu ikcı ile konuşur musun demeye utanırım staj zamanından kalma yöneticilerime. onlar da bıkmış olabilir, veya x şirketi staj yöneticin olmaz artık diyebilir.

Mevcut şirketimdeki yöneticime, ben x şirketine başvuracağım referans olarak seni yazsam olur mu da diyemem. Mevcut işi sallamadığımı vs düşünür ağzımızın tadı kaçmasın.

Nedir bu işin oluru?
Akademik ref olabilecek bir kişi var ama çalıştığın yerlerden diye belirtiyorlar
0
owaki
(09.10.24)
Genelde referans yakın zamanda çalıştığın birinden ya da senin alanında prestijli birinden alınır. Mesela 3 yıl sonra hala staj tecrübesinden referans vermek garip kaçar. Genelde mevcut şirkette birilikte çalıştığın ama diğer yandan çıkarların çatışmayacak biri olabilir ya da yöneticin olup başka bir şirkete giden biri olabilir. Dediğin gibi mevcut yöneticinden referans istemek belli istisnai durumlar haricinde saçma.
0
salihdt
(09.10.24)
mevcut şirketinizde yönetici referans vermek imkansıza yakın. ya ayrılan bir yöneticinizden ya da bir iş ortağınızdan rica edebilirsiniz. ya da mevcut şirkette güvendiğiniz peerlarınızdan birini verebilirsiniz. ikcılar ilk iş yeriniz olduğunu bilirse ve güzelce açıklarsanız bir problem yapmazlar genelde.
0
awlmi
(09.10.24)
(5)

yatirim - orta vade

baldur2
3-5 sene sonrasi icin nominal olarak 2 katina ne cikabilir?yatirim fonu?etf?bitcoin?altin? ne tavsiye ederdiniz. 100k var diyelim. bu nasil 200k olur 4 veya 5 sene sonra? garanti yontem istemiyorum ama ne en mantikli onu merak ettim.
3-5 sene sonrasi icin nominal olarak 2 katina ne cikabilir?
yatirim fonu?
etf?
bitcoin?
altin?

ne tavsiye ederdiniz. 100k var diyelim. bu nasil 200k olur 4 veya 5 sene sonra? garanti yontem istemiyorum ama ne en mantikli onu merak ettim.
0
baldur2
(08.10.24)
Yıllık %15 civarı net kazanca denk geliyor sanırım. Açıkçası bunu bilsem çoluğu çocuğu satar parayı ona koyarım...

Ama şahsen tematik bir fon ya da ETF derim. Gerçi Nvidia falan zaten değerlendi ama yine de AI da, Bitcoin de mikroçiplere abanıyor; ya o alanlara bakardım ya da mRNA aşıları çok iyi bir gelecek vaadediyor; belki bir miktar da o tarafa bakardım.
0
salihdt
(08.10.24)
Nominal değil reel'i kastediyorsun sanırım. Şu an %50'den faize koyduğun 100 TL nominal olarak 150 TL oluyor bir senede zaten.

4 sene sonra reel olarak 2 katına çıkmak demek senede basit getiri ile (bileşiği hesaplamaya üşendim) reel olarak %25 getiri sağlamak demektir. Bu da her dönem enflasyonun %25 üstü kadar getiri sağlamak demektir. Bu olasılık finanstan anladığım kadarıyla çok karlı iş kurmak, harika hisseler yakalamak, coin'lerin çıkış trendini yakalamak son olarak mesaini buna ayırarak bunların günlük trade'ini yapmaktan geçiyor.
0
twelfth
(08.10.24)
Sorunun da cevaplarin da şaka olduğunu farzediyorum.

Hisse yoğun fon.
0
deer hunter
(08.10.24)
100k dolar olacak arkadaslar. Keske en basta oyle sorsaydim.. nominalden kastim da 100k'nin 3 sene sonra 200k olmasi. Yani 3 sene sonraki alim gucundeki degisimi isin icine katmadim daha basit bir cevap almak icin.
0
🌸baldur2
(08.10.24)
Hindistan ETF'ini al.Muhtemelen 5 senede dolar bazinda 2 katina cikacaktir.
Plase Paypal hisse senedi
0
turkuaz
(08.10.24)
(8)

Yılda 4.5 milyon TL kazanan

deer hunter
yıllık cirosu 10 milyon tl, bütün giderleri ve ürün maliyetleri çıkarıldığında net 4.5 milyon tl kar bırakan, devamlı müşterisi olan ve içinde toptan maliyetinden 2.5 milyon tl satış rakamı üstünden 7 milyon tl ürün ve 500 bin tl değerinde demirbaşı bulunan bir isyerini ceket alıp çıkarak kaç liraya
yıllık cirosu 10 milyon tl, bütün giderleri ve ürün maliyetleri çıkarıldığında net 4.5 milyon tl kar bırakan, devamlı müşterisi olan ve içinde toptan maliyetinden 2.5 milyon tl satış rakamı üstünden 7 milyon tl ürün ve 500 bin tl değerinde demirbaşı bulunan bir isyerini ceket alıp çıkarak kaç liraya devretmek iki taraf açısından da adil olur? tecrübeli kişilerin fikirlerini bekliyorum.
0
deer hunter
(06.10.24)
Sektörüne göre kar çarpı ay sayısı değişir derler ama genel kanı benim gördüklerime göre 24 ay üzerinden. Şirketimi satma düşüncesi hasıl olduğunda bu hesaptan gidiyorum.

375*24=9 milyon yapıyor. İçerideki malzemeler de 2.5m ediyor. 11.5m oldu. 500 bin de demirbaş ile 12m yaptı. Bence bu fiyat adil. Ama önemli olan alacağın parayla ne yapacağın? Bir planın yoksa parayı istemeden eritebilirsin, harcayabilirsin vs.
0
Shepard
(06.10.24)
merakımı mazur görün işletme ne üzerine acaba?
0
saaman
(06.10.24)
Bijuteri.
0
🌸deer hunter
(06.10.24)
Profesyonel destek almalısın.

Cevap 24 aylık kar toplamın + aktiflerin kesinlikle değil.
0
gabe h coud
(06.10.24)
Bence de değil. Ben 5 istiyorum işi kafamda bitirdiğim için. Talip olan arkadaş dukkanim mazisini potansiyelini yıllık kazancını yok sayıp icerdeki ürün kadar yani 2.5 milyon TL teklif ediyor. Demirbasa da bedelinin yarısi olan 250 bin teklif ediyor.
0
🌸deer hunter
(06.10.24)
Bence de bir mali müşavirle konuşmak en iyisi ama 2.5 tabi ki saçma hatta 5 milyon da az, zira 5 milyon karşılığı alınan mal, marka ve demirbaş ile bu kişi kabaca 8-9 ayda 7 milyon ciro yapıp bunun üzerinden 3 milyon TL net kar ederek yatırımını önemli ölcüde geri almış olacak. Faiz oranlarının düşme eğiliminde olduğu düşünülürse bence tutarın daha yüksek olması kesinlikle lazım. Marka değeri, lokasyon, kur riski, ekonpmik belirsizlikle vb. gibi etkenlerden sonra yatırımın geri dönüşünün 2.5 - 3 yıl olması Türkiye şartlarında mantıklı olabilir.
0
salihdt
(07.10.24)
yilda 4.5 milyon tl birakan bir isletmenin degerinin cok daha fazla olmasi lazim.
2.5 milyon veren adama cevap bile vermem. sen 5 diyorsun ama bence asiri comertsin.
profesyonel yardim alman lazim, benim tahminim 25-30milyon arasi bir rakam olur, icerdeki urunleri demirbasi vs ekleyince.
0
cooperr
(07.10.24)
Ben potansiyel alıcı olarak yazayım. Demirbaşa 1/2'si ile mala maliyeti uygun. Bunları ben de ilk olarak bu şekilde düşündüm. Demirbaşa hadi ayıp olmasın diye, mala da o işi yapacağım için bunları veririm. Kurulu iş düzeninin ne kadar edeceği şartlara göre çok değişken. Örneğin mevcut sözleşmelerin durumu, kendi işletmemle girip giremeyeceğim, işin benden ne kadar süre isteyeceği, know-how'un ne kadarını aktaracağın vs. Ceketini alıp çıkmak demek, kurulu düzen belki sıfır olmasa da sıfıra yakınsayabilir demek. Örnek olarak en basitinden kiralayan ben onu bilirim, sen hadi güle güle git dese kurulu düzenin bitiyor. O açıdan daha detaylı inceleme gerekir.
0
osssy
(07.10.24)
(5)

Schengen Otel Rez Hakkında

Take it away honey
Dostlar saçma gelebilecek bir sorum var ama tam cevabı bulamadım. Birden fazla şehirde kalınan durumda başvuru formuna her oteli tek tek yazmak mı gerekir yoksa en fazla kalınan oteli mi? Dilekçeye seyahat planı yazacağım da o nedenle her gittiğim şehirdeki otelleri yazmam gerekliymiş gibi hissettim
Dostlar saçma gelebilecek bir sorum var ama tam cevabı bulamadım. Birden fazla şehirde kalınan durumda başvuru formuna her oteli tek tek yazmak mı gerekir yoksa en fazla kalınan oteli mi? Dilekçeye seyahat planı yazacağım da o nedenle her gittiğim şehirdeki otelleri yazmam gerekliymiş gibi hissettim.

Cevaplar için şimdiden teşekkürler.
0
Take it away honey
(06.10.24)
Dilekçeye sadece gideceğim şehirleri yazıp o şehirlere dair rezervasyon dökümanlarını evraklara ekledim. Otel adı yazmak gereksiz bence.
0
Amaranta ursula
(06.10.24)
Şöyle başvuru formunda kalınacak otelin adresi adı ve numarasını eklemek zorundayım. O nedenle sordum aslında soruyu. Yani dilekçeye otel ismi eklemeyeceğim.
0
🌸Take it away honey
(06.10.24)
otel rezervasyonu feyk oluyor zaten. ben sadece bir şehirde otel seçip o oteli yazıyorum.
0
jelly bear
(06.10.24)
Ben hep bütün otelleri tek tek ekledim zaten her güne dair rezervasyonları da istiyorlar. Zaten o formu doldurmanın en sıkıcı yanı da ilgili alanın küçücük olması.
0
salihdt
(06.10.24)
4 otel olacak bende nasıl sığdıracağımı bilemediğim için bilmediğim bir durum olabilir mi diye sordum soruyu. O zaman puntoyu küçülteceğiz mecbur
0
🌸Take it away honey
(06.10.24)
(19)

çocuk sevmeyenlere sorum - neden?

mark greg sputnik
BAHSETTİĞİM ŞEY ÇOCUK SAHİBİ OLMAK DEĞİL.bazı insanlar çocukları hiç sevmez. etraflarında bulunmasını istemezler. şimdi ebeveynler zaten aşırı zor olsa bile muhtemelen kendi çocuklarından bıkmıyorlardır, yani en azından "keşke olmasa!" diyemiyorlardır. amca, teyze, dayı, hala vs. desen zaten premium
BAHSETTİĞİM ŞEY ÇOCUK SAHİBİ OLMAK DEĞİL.

bazı insanlar çocukları hiç sevmez. etraflarında bulunmasını istemezler. şimdi ebeveynler zaten aşırı zor olsa bile muhtemelen kendi çocuklarından bıkmıyorlardır, yani en azından "keşke olmasa!" diyemiyorlardır. amca, teyze, dayı, hala vs. desen zaten premium üye, çocukla keyifli vakit geçirip sıkılınca anasına babasına verebiliyorlar.

ama genel olarak hani mesela işte arkadaşıyla buluşurken onun bebeğini de getirmesine bile kızan, bebeklerle, çocuklarla aynı ortamda bulunmayı hiç sevmeyen insanları merak ediyorum.

ben her zaman çok sevmişimdir mesela, yaş çok fark etmez, ergenliğe kadar hepsini aşırı sevimli buluyorum. bi yandan çok saflar, diğer taraftan bizim asla aklımıza gelmeyecek düşünceleri olabiliyor. bebek zaten sevimli ve saftirik, biraz daha büyükleri "anaa harbi lan!" dedirtecek bissürü enteresan fikir üretebiliyor vs...

bir çocuğun devamlı sorumluluğunu almak dünyanın muhtemelen en zor işidir, ona itirazım yok ama neblim hani çocuk deyince yüzü düşen insanlar var. onu merak ediyorum. niye sevmiyosunuz? ağladığı için mi? makul bi şekilde iletişim kurulamadığı için mi?
0
mark greg sputnik
(05.10.24)
Çocuk bence çok büyük sorumluluk. ekonomik açıdan ve ilgilenme açısından bana yük geliyor.
0
ferenc
(05.10.24)
Ben çocuk sesinden nefret ediyorum bağran çağıran zırlayan bi çocuk hayattan soğutuyor beni.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.10.24)
e arkadasinla oturup iki muhabbet edeceksin ya cocuk orda ses yapacak ya ilgilenilmesi gereken bi seyler olacak. laf bolmek zaten hepsinin yaptigi bi sey sonuc olarak rahat degil. hele is yerine getirmek, daha fazla yorum yok
0
ala09
(05.10.24)
Çok çocuklu ailede büyümüş (birisi 3 diğeri 4 kardeş) iki arkadaşım da çocuk istemiyor. Kardeşlerine anne babalık yapmak durumunda kalmışlar ve bıkmışlar öyle söylüyorlar
0
kullanicadi
(05.10.24)
Sürekli bitmeyen bir ses... Ve o ses kulaklarini tirmalayacak seviyede olmadığında bile ilgini çekecek herhangi bir şey anlatmiyor
0
abuzer
(05.10.24)
Ben o yüzü düşen kişiyim. Çünkü doğası gereği hareketli, meraklı ve gürültülü oluyor. Sınır kavramları da yok. Duygusal bağımın olmadığı çocuklar sevimli gelmiyor o yüzden. Bir çocuğa sevgi besleyip tahammül edebilmem için ya öğrencim ya da kan bağımın olması gerekiyor. Diğer türlü uzaktan seviyorum yetiyor.
0
ruhen hastayim ben
(05.10.24)
Çocukları değil ebeveynlerini sevmemek aslında konu. Tek vasfı hamile kalmak-hamile bırakmak olan kişiler anne-baba olunca şımarık, sürekli ağlayan, bağıran, etrafı dağıtan, olay çıkaran insanların 2 saat dinlenmek için gittikleri yerin içine sıçan veletler ile hayvanlara ve kendilerinden daha küçüklere işkence eden p*çler doğuyor. Yoksa insan evladı gibi çocuklar ile ilgili sorunum yok. Baldan tatlı çocukları olan arkadaşlarım var.
0
nawar
(05.10.24)
@nawar, güzel nokta hocam. buna kesinlikle katılıyorum. bebek istediği kadar saçmalasın neticede birkaç senelik insan evladıdır, laf anlatsan da anlamaz ama çocuk yaptığı için kendini takdire layık gören sorumsuz ve dangalak ebeveynler gerçekten çekilmiyor.
0
🌸mark greg sputnik
(05.10.24)
Kaleci sacli +1
Nawar +1
0
mor oje
(05.10.24)
Çocukları "sevmeyen" biri değilim, onlarla iletişimi beceremeyen, kısa süre sonra elinde olmadan bunalan, darlanan, zaman zaman (çocuğun şımarıklığına, ailesinin ona yaklaşımına göre) sinirlenen biriyim. Hiçbir zaman hiçbir çocuğa hiçbir şekilde zarar gelmesini şstemem ve zarar vermem. Fakat çocuklarla bir arada olmak beni fena halde darlar, bunalırım, bazen sinirlenebilirim. Uzaklaşırım, elimden geldiği kadar da sorumluluk almam,bir arada durmam.

Dediğin örneği de cevaplayayım,

Arkadaşımla buluşmaya gelirken bebeğini getirmesi beni çok bozmaz, ama 2 yaştan itibaren o bir bebek değildir çocuktur ve çocuk sürekli anne ilgisini üzerinde ister, ben ise annesini ondan çalıyormuş gibi hissederim ve bu histen nefret ediyorum. Ayrıca bir çocuk hiçbir zaman büyüklerin kendi aralarındaki sohbetleri dinlememeli, duymamalıdır. Çünkü bilinçaltı bunlaro kaydeder ve kendi hayatımda yaşadığım gibi hayata dair bazı şeylerden nefret yahut korku geliştirebilirler. Bunu çok şiddetli yaşıyorum, onun için arkadaşımla görüşürken yanımda çocuk istemem.

Çocukları severim, çocukluğun o hesapsız ve korkusuz coşkusuna çok imrenirim ama bir arada duramam, bunalırım. Belki ben baskı altında (kime göre neye göre baskı) büyüdüğüm içindir, bilmiyorum.
0
muhayyer divan
(05.10.24)
Bebeklere agucuk gugucuk yapmak hoşuma gitmiyor. Yani bebekler sevimli gelmiyor bana, bi de kontrol edilemeyen, iletişime geçilemeyen canlılar olması da rahatsız ediyor. Gürültü de zaten söylenmiş.

Şöyle 7-8 yaşından itibaren en azından sohbet edilebilir seviyedeki çocuklarla bir sorunum yok. Hele böyle spesifik bir ilgi alanı olan, meraklı ve hafif büyümüş de küçülmüş çocuklarla sohbet etmekten keyif de alırım. Ama ne bileyim gel boyama yapalım, evcilik oynayalım tarzı işlerde de yokum :D

Ben genelin aksine ergenler konusunda daha pozitifim. Tabii ki bu salak kanzi tip ya da zevzek ergenler değil de biraz okuyan eden ergenlerle sohbet etmek keyifli oluyor.

Benim kardeşimle aramda 11 yaş var, bebekken doğru düzgün zaman geçirmişliğim yoktu neredeyse. Büyüdükçe, bir şeyler paylaşabildikçe yakınlaştık ve şimdi 17 yaşında bir ergen olarak kendisini çok seviyorum. Kendi öz kardeşimi bebekken pek sevmiyodum yani, elin veledi de kusuruma bakmasın :D
0
nundu
(05.10.24)
Neyi neden sevip neden sevmediğimizi pek bilmeyiz aslında. Çok daha derinden gelen şeyler bunlar en fazla justify edebiliriz bi bahane açıklama uydururuz hemen aslında şundan dolayı diye.

Yani seven anlaşan bi şekilde seviyor, sevmeyen de sevmiyor dünyanın en bayağı dandik yanıtı gibi dursa da mevzu böyle cidden.

Ben sevmeyen taraftayım niye sevmiyorum diye düşündüğümde ne yapacağı belli olmayan kontrolsüz, ayarsız, salyalı yüksek sesli inanılmaz dikkat edilmesi gereken bi yaratık sonuçta diyorum. Tanımadığım çocuklarla ilgili sıkıntım var sanırım. (bunu beni tanımadan okuyunca vay g*t herif deniyor çok doğal olarak da öyle değil durum yani dediğim gibi mantıklı bi sebep aradığımda aklıma bunlar geliyor)

Ha çocuk görünce goblin görmüşüm gibi kaçmıyorum çok iyi anlaştığım çocuklar da oldu, yeğenlerimle gayet güzel vakit geçirdim ufaklıklarında çok da seviyordum. Ama 20 yaş altı olmayan bi yere gönder beni ay çocuk seveyim göreyim demek aklıma 20 sene gelmez sanıyorum.
0
hedep
(05.10.24)
sevgi dolu ortamda buyumemistir, genel olarak iletisim sorunu da vardir muhtelemen.
cok kalabalik ortamda buyumustur nefret etmistr
bir suru sebep olabilir
0
kurcalamabozarsin
(05.10.24)
Ben de pek sevmem ya çocukları çünkü anlaşamam ve onu anlamaya çalışacsk sabrı gösteremem.

*geçen gün havuza gittim, çalışanlardan birinin çocuğu da gelmişti. Suya atlayıp bağrınıp çığrınıp duruyodu. Sabahın 8inde 2 kulaç atıcam, yarım saat 1 saat yüzüp gidicem, çocuk huzur bırakmadı.

*metroya biniyorum, bebek arabasıyla terör estiren biri biniyor, zaten sıkıl tepiş gidiyoz, bi de arabadaki çocuk zırıl zırıl ağlıyor, moral filan kalmıyor.

*bayram günü akraba evine gidiyorum, kahvaltımı yapıp kahvemi içip milletle sohbet edicem sanıyorum, çocuk eğlemekten başka bi şey yapmadan dönüyoruz eve. Acıkıyolar oyun istiyolar.

*bi ara amcamın evine gidemiyorduk çünkü kızı 4-5 yaşındaydı, gittiğimiz andan çıkana kadar barbi bebeklerle oynama simülasyonuna giriyoduk, oynamazsak mızmızlanıp ağlıyodu. Korkunç bi dönemdi.

Bu gibi şeyler yani. Ben de sevmiyorum. Zaten şöyle bi söz duymuştum çocuklar osuruk gibidir kimse kendisininkinden başkasına katlanamaz fjfkfkgk

Bi gün kendi çocuğum olursa bu bana yük gelmez muhtemelen içgüdüler sayesinde ama şu an başkasının çocuğunu pek de sevecek bi psikolojide değilim fmgkgkf
0
turuncu tonlarda
(05.10.24)
çok yeni bir şey söylemeyeceğim görünüşe bakılırsa:

çocuklarla çalışmayı seviyorum ama arkadaşlarımın çocuklarıyla ilgili toplumsal zorunlulukları yerine getirmek (örneğin, ilgilenmek, sevgi gösterisinde bulunmak, beğeni ifade etmek, hediye almak) istemiyorum. içimden gelirse bunları zaten yapıyorum, ama çok zaman söz konusu çocuk, benimle arkadaşımın arasındakı kopuşun "sorumlusu" oluyor. çünkü birlikte geçirilen zamanlarda çocuk bir şekilde odakta oluyor, veya çocuksuz bir insan olarak çocuklu akranlarınla geçirdiğin zamanlarda görünmez kalıyorsun senin bir hayatın yokmuş gibi. bezin kaç para olduğu da ilgimi çekmiyor, 3 yaşındaki çocuklarını kreşe vermek için milyor milyar gerekmesi de.

genelde de çocuktan çok, sorumsuz veya umursamaz ebeveynlerine kızıyorum. çocuğa yapacak bir şey yok, çok günahı veya sorumluluğu yok davranışlarında (mizaç olarak kiminin yamyam olduğunu kabul etmek gerek. ayrıca hepsinin öyle çok saf olduğunu da hiç düşünmüyorum).

arkadaşlarımın çocukları bir yana, hiç alakam olmayan insanların çocukları söz konusu olduğunda tahammülüm kendilerine ve ebeveynlerine çok çok daha düşük.
0
harfitarif
(06.10.24)
Açıkçası benim şahsen en zorlandığım şey çocuklu bir arkadaşla buluşup sohbet edebilmek. Sohbetin "Tamam yavrum, efendim canım, yapma evladım" gibi bir şeyle bölünmeden 10 saniye devam edebilmesi mümkün değil. Haliyle insan konuştuğundan da buluştuğundan da bir şey anlamıyor. Ha bir de tabi çocukla gelen kısıtlar var; oraya gidemeyiz, o saatte ayakta olamayız, onu yapamayız; o da zaman zaman zorlayıcı oluyor.
0
salihdt
(06.10.24)
güzel noktalara değinilmiş aslında insanların sevmediği eğitimsiz şımarık çocuklar, ailesi biraz kaliteli ilgi alaka gösterip doğru şekilde ahlak kurallarını verirse insanları rahatsız etmeyen oyun oynayıp başkalarını üzmeyen çocuklar ortaya çıkabiliyor.

ha bazı çocuklar o yaşta o eğitimi reddediyor bazısı reddetmiyor olay çok değişkenli.

ben küçükken düzgün aile eğitimi almış çocukları seviyorum ama her bir halta ağlayan zırlayan mızmızlanan şımarık çocukları sevemiyorum. deniyorum oynamayı iletişimi vs baktım olmuyor hadi yoluna diyorum yok güzelce anlaşırsak tüm gün oynuyoruz.
0
basond
(06.10.24)
Ben anneyim ve kendi çocuğumu çok seviyorum ama başka çocukları hiç sevmiyorum maalesef. Doğurmadan önce de sevmezdim çocukları.

Çünkü çok gürültü yapıyorlar, kontrol etmek zor, strese giriyorum, sürekli korumak gerekiyor, ilgi istiyor. Sevmiyorum arkadaş buluşmasında çocuk.
Ama kendi çocuğumda bunları kontrol edebildiğim için çok seviyorum.
0
kaptan maydanoz
(06.10.24)
çocukları sevmeyenler bence sevenlerden fazla. çoğu insan seviyormuş gibi rol yapıyor.

çocuklar sevilmez çünkü ağlarlar, zırlarlar, inatçıdırlar, şımarırlar
sürekli oyun oynamak isterler, yorarlar.
agucuk gugucuk yapmayı sevmiyorum. yapmadığım zaman ay ne soğuk diyorlar. bizim çocugu sevmedi, bizi de sevmiyor diyip gönül koyuyorlar.
agucuk yapıp çocuğu eğlendirince şımarıyor, bu sefer yapışıyor hep istiyor. ciddi olman gereken yerde de yapışıyor. hatta geçen başıma geldi, ciddi bir şey konusuluyor çocuk yapıstı konusup duruyor 4 yaşında falan. bir sus da diyemiyorsun anlamıyor.
ayrıca çocuklar her şeyi hemen söyler. adamı ipe götürür valla. anne bu bana böyle dediii diye hemen ispiyonlar. olay yanlış anlaşılır saçma sapan yerlere gider. bu sefer annesi ile aran kötü olur.
çocukların çoğu çirkindir. kirpi yavrusunu pamugun diye severmiş. herkese kendi çocugu yegeni güzel geliyor ama çogunlugu çirkin. foto gösteriyorlar bak ne kadar güzel diye, halbuki güzel falan değil.
geçen gün şöyle dedi diye anlatır dururlar halbuki her çocugun söyleyeceği normal şeyleri söylemiştir. ama annesi teyzesi öyle bir anlatır ki çocuk süper zeka sanki.
olur olmadık şeylere ağladıklarını söylemişmiydim
0
abelardo
(06.10.24)
(1)

Kredi kartına usd iadesi gelmesi ama usd harcaması olmaması

regina phalange
Tax freeden usd iade aldım ama ay içndeki harcamalarım euro ve tl. E bu usd iade bana nasıl fayda sağlayacak?
Tax freeden usd iade aldım ama ay içndeki harcamalarım euro ve tl. E bu usd iade bana nasıl fayda sağlayacak?
0
regina phalange
(05.10.24)
Bankaya sormak lazım. Ya direkt olarak TL 'ye çevirirler ve kartta +bakiye olarak gözükür, bunu sonra hesabınıza aktartırsınız (Ya da TL ekstre borcu varsa onu öder)
Ya da ekstreleriniz USD olarak da kesiliyorsa kartta USD fazlası olarak da gözükebilir, aynı şekilde USD hesabınıza aktartırsınız.
0
salihdt
(05.10.24)
(5)

Takım liderinin bu davranışından nasıl bir anlam çıkarayım?

psmstc
Müdür A, Takım Lideri B olsun. B Size bir toplantıda kendisi düğüne gideceği için olmayacağını söyleyip bir sunum yapmanızı rica ediyor. Daha önceden size mail ile yolladığı sunumu mu yapayım diyorsunuz evet diyor. A (Müdür) de sizden sunumu şirkete uygun tasarlayıp önceden kendine yollamanızı istiy
Müdür A, Takım Lideri B olsun. B Size bir toplantıda kendisi düğüne gideceği için olmayacağını söyleyip bir sunum yapmanızı rica ediyor.
Daha önceden size mail ile yolladığı sunumu mu yapayım diyorsunuz evet diyor. A (Müdür) de sizden sunumu şirkete uygun tasarlayıp önceden kendine yollamanızı istiyor. Siz takım lideri B’yi de CCye ekleyip A’ya maille bahsi geçen daha önce size attığı sunumu forward ederek atıyorsunuz.

Sonra takım lideri “hem müdürü, hem bir üst müdürü CC’ye etiketleyip” bambaşka farklı bir sunumu size atıyor. Örnek olması için sizlere iletmek istedim diye sizin ilettiğiniz mesajdan sonra sizi refüze eder gibi yeni bir mail iletiyor.

Fakat bunu geçtim CCye müdürü ve onun üstü müdürü de eklemesi nedir? Sizce buradan nasıl bir anlam çıkar?

Dip not: Ve siz arayıp hangi sunumu yapayım diye takım liderinize soruyorsunuz? Çünkü diğer kişilerin sunumuyla sadece birisi birleşecek. O da hangisi sizi daha rahat hissettiriyorsa onu yapabilirsiniz diyor.
0
psmstc
(04.10.24)
Size gönderdiği sunumun formatının şirketin kullandığı şablona uygun olmadığını farketmiştir belki. Ondan dolayı araya girme ihtiyacı hissetmiştir. Ama neden müdürünün yöneticisini maile ekleme ihtiyacı hissettiğini bilemedim. Bu tür durumların bazen çok basit ya da alakasız nedenleri olabiliyor, örneğin müdürüyle bir derdi vardır ve onu müdürünün yöneticisine belli etmeye çalışıyordur vb.
Bence, kimi neden eklediğini olmasa da, neden o maili attığını kendisine sorabilirsiniz.
0
salihdt
(04.10.24)
çok başka dinamikler de olabilir tabii ama buradan bakınca, kendi aralarında konuşulmuş ve kendisine gelen geri bildirimler doğrultusunda "o değil de bu kullanılsın" diyor hem, hem de onu kendinin hazırladığını çaktırmıyor gibi okumluyorum buradan.

çok az veri var bence uzaktan akıl yürütmek için, ama şeffaf ve iyi niyetli olmayan bir şeyler var gibi bu anlatıma göre okuyunca.
0
harfitarif
(04.10.24)
Ben okuyunca @salihdt gibi anladım. İlk sunum için şirket formatına uygun hale getirilsin denmiş. İkinci gelen sunum formatla ilgili yol gösterici olabilir mi? Zaten örnek olması için demiş, yine baz alınacak olan ilk sunum gibi anladım ben. Dolayısı ile sizi sabote ediyor gibi anlamadım ben ama tabi elimizdeki verilere göre yorumladım:)
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(04.10.24)
Müdürüyle derdi var. Müdürün bazı düzeltmeler adı altında saçmalayabileceğini düşündüğünden ön almak istemiş.
Size de hafiften bozulmuş, müdürü işe karıştırdınız diye. Müdürün talebini yerine getirmeden önce B'ye danışmalıydınız. Müdür sunumu istedi, göndereceğim, haberiniz olsun diye.

Ya da müdürün, müdürüne 'B işi bana yıkıp gitti.' deme ihtimaline karşılık ön alıyor.

Ya da müdüre, 'sen benim elemanımla muhatap olursan ben de senin müdürünle muhatap olurum' mesajı veriyor.
0
Mirket
(04.10.24)
beyin yakan, yüksek incelikli mail göndermeleri...
tahmin edecek olsaudım Mirket +1 derim.
0
WithWorth
(04.10.24)
(3)

uçuş soruları

semaforo de medianoche
13 saatlik bir yurt dışı uçuşum olacak bu akşam. 2 sorum var. online check-in yaptım ama gene de thy'nin tavsiye ettiği gibi 3 saat önce orada olmama gerek var mı yoksa 2 saat yeter mi? bir de uzun uçuş için genel tavsiyeler varsa onları dinlemek isterim yatmadan uyuyabilen biri değilim o yüzden 13
13 saatlik bir yurt dışı uçuşum olacak bu akşam. 2 sorum var. online check-in yaptım ama gene de thy'nin tavsiye ettiği gibi 3 saat önce orada olmama gerek var mı yoksa 2 saat yeter mi? bir de uzun uçuş için genel tavsiyeler varsa onları dinlemek isterim yatmadan uyuyabilen biri değilim o yüzden 13 saat ayık olacağım diye düşünüyorum yanına mutlaka şunu al, şunu yap gibi bir tavsiye varsa diye sorayım dedim.
0
semaforo de medianoche
(04.10.24)
kulak tıkacı ve soundcanelling kulaklık. göz bandı. şarj bitmesin diye powerbank (hoş artık koltuklarda usb şarj oluyor ama alın yine de). uçak soğuk olursa diye bir parça kalın üst. terlik veriliyor mu bilmiyorum, verilmiyorsa terlik veya kalın çorap, 13 saat ayakkabı sıkar. kıyafetler de rahat eşofmanımsı olsun. bi de yanınıza ıslak mendil alın.

uyumak için ise ben binmeden önce bi kaç kadeh atıp, bir de uçaktaki yemekle yuvarlayıp uyumaya çalışıyorum. ama herkese göre değil, rahatsız da edebilir tuvalet ve su ihtiyacı açısından. bir de kitap okuyabilirsiniz uyutabilir.
0
awlmi
(04.10.24)
Bagaj teslim edecekseniz iki saat yeter normalde.

Bu tür yolculuklarda zerre uyuyamadığım için yaptıklarım şunlar
1 - Rahat şeyler giy; yastık ve battaniye vb. veriyorlar zaten, o çok sıkıntı olmaz ama belki bi sweatshirt olsa iyi olur
2 - Telefon, tablet, kindle ne varsa içerikle doldur ve döne döne bunlara takıl
3 - Saate ve ne kadar kaldığına mümkünse bakma
4 - Uçağın durumuna göre ortadaki dörtlü sıranın koridor yanı bir yeri seç ki hem mümkün olduğunca az yol vermek zorunda kal, hem de istediğin zaman ayağa kalkıp dolanabil.


Uyuyabiliyorsanız en iyisi uyumak tabi. Açıkçası ben pek alkol kullanmıyorum; hem tuvalet durumunu etkiliyor hem de sanırım basıncın etkisiyle baş ağrısı yapabiliyor.
0
salihdt
(04.10.24)
@eileengray: deodorant kutusu 150 ml o yüzden çantama alamıyorum sanırım kayıtlı bagaja vermem gerekecek. boyun yastığı uçakta alınamıyor mu?
0
🌸semaforo de medianoche
(04.10.24)
(13)

fazlaca cinsel cagrisim

make a wish
bir sure once arkadas grubunda biriyle tanistim, birlikte gecirdigimiz kisa surede icinde dikkatimi cekecek derecede cinsel icerikli espriler yaptigini fark ettim. bana siradan gelen cogu sey ona cinsel cagrisim yapiyor gibiydi. en son bir soyledigime "that's what she said" diyip kahkaha atinca daya
bir sure once arkadas grubunda biriyle tanistim, birlikte gecirdigimiz kisa surede icinde dikkatimi cekecek derecede cinsel icerikli espriler yaptigini fark ettim. bana siradan gelen cogu sey ona cinsel cagrisim yapiyor gibiydi. en son bir soyledigime "that's what she said" diyip kahkaha atinca dayanamadim sakayla karisik "bu espriyi yapabilmek icin pusuda boyle bir cumle kurmami mi bekliyordun" dedim. "yoo bir anda aklima geldi" dedi. sonra grup icinde bu konu hakkinda tartismaya basladik. bu arkadas ozetle "hemen hemen herkesin siklikla seks dusundugunu, cogu kisinin bunun farkinda bile olmadigini, kendisi ise bu cagrisimlarin farkina vardigi icin espri malzemesi olarak kullandigini" soyledi. kendisine soylemedim ama bana zihni cinsellikle cok mesgul biri gibi gorundu, yanlis mi dusunuyorum acaba. yorumunuz nedir?
0
make a wish
(03.10.24)
Neyi ararsan onu görürsün, arkadasinki de bunu içeriyor gibi geldi.
0
encokbenisevinnolur
(03.10.24)
Arkadaşın özetle söylediği şey çok doğru olduğu için ve bunu sorgulamanıza çok agresif, içerleyen ya da antitez sunup duran bir perspektifle yaklaşmadığı için, ben ortada bir sorun göremiyorum. Arkadaşın kafasında cinselliğin normalden çok daha fazla ya da sağlıksız yer işgal ettiği çıkarımını yapabileceğim bir malzeme yok şahsen.

Ha sorun olabilecek şey şu olur, bu şakaları yaptığı ortam o muhabbeti kaldırabilecek ortam değildir (mesela sizin ortam kaldıramıyor ya da siz kaldıramıyorsunuz pek), o zaman sizin yanınızda bunu yapmaması ya da azaltması gerek, ya da bunlarsız yapamayacaksa da diğer arkadaş ortamlarında daha fazla takılması gerek.

Ayrıca "thats what she said" pusuya yatıldığında içe sinmiyor, komik olmuyor. Gerçek cinsel şaka gurmeleri bunu çok iyi bilir:) emin olun ki doğaçlama gelişmiştir.
0
@stubborn inferno
(03.10.24)
Erkekse kalkmıo...
0
ırene adler
(03.10.24)
Cinsel performansı berbat olan erkeklerde sık görülen bir davranış türü bu, hiç şaşmaz.
0
duygusalatasi
(03.10.24)
erkekse kalkmıyo +1 cialis götür garibana doğum gününde hehhehe

eskiler der, dilinde olanın belinde olmaz. şaka bir yana iğrenç ayrıca. gayet haklısın.
0
titanyum22
(03.10.24)
"that's what she said" tipik white trash esprisi yaw. surekli tekrarlaniyorsa ve eger bunlar sizi rahatsiz ediyorsa cevrenizi gozden gecirin derim.

onun disinda yok kalkmiyo, yok bamya, yok yamuk, dandik bir espriden bu sonuclara nasil ulasiliyor anlamis degilim.
0
cooperr
(03.10.24)
Cinsel performansı berbat+1

Belki de hiç cinselliği yaşamadı ve bunalıma girdi. Bir de kendince tespitler yapmış. Hemen hemen herkes sıklıkla seks düşünüyormuş ama farkında bile olmuyormuş.

Geçen bir sokak röportajı izledim. Muhabir kadın, bir adama bir kelime söyledi, kelimeyi şu an hatırlamıyorum. Bu kelimenin kendisine ne cagristirdigini sordu. Adamın cevabı erotizm. Hatta başka bir şey çağrıştırmiyormuş. Kelimeyi hatırlamıyorum şu an ama o zaman ne alaka demiştim. Çok alakasız yani erotizmle.

@cooper

Espri üzerinden değil, adam iki tane cümle kuruyorsa, bu iki cümlenin üç tanesi cinsellik. Diline vurmuş mutsuzluğu.
0
rock n roll
(03.10.24)
Konuyu cinsel performansa bağlayan arkadaşları ben de pek anlayamadım, çok dolaylı bir genelleme olmuş.

Cinsel geçmişimde performans kategorisinde birinci sırada olan beyefendi de cinsel içerikli şakalar yapmayı ve bunu sıkça yapmayı şiar edinmiş biriydi ve komikti de, gülüp geçilecek şeyler sonuçta. Performansı az ya da mutsuz çıkarımları nasıl bu kadar soru işaretsiz yapılabilir pek emin olamadım:/
0
@stubborn inferno
(03.10.24)
gerçekten ulaşabilen insanın dilinde olmaz +1. bakınız hacı hoca tayfaya, sadece dillerinde. akılları fikirleri cinsellik, kadın vs. neden? çünkü yok. ulaşamıyor.

aktif bir cinsel yaşamı olan yahut aktif olmasa bile bunu artık içselleştirmiş insanın dilinde olmuyor. dilinde olanın cinsellikle ilgili problemleri vardır ve bu hiç sekmez.
0
ilgeru
(04.10.24)
@ırene adler +1

Bir daha yaparsa eline peçete verip "Git, rahatla gel" deyip yollayın. Hatta mümkünse üstüne kahkaha atın.

Arada ve tam fırsat gelince yapılan cinsel içerikli espriden rahatsız olanla da her fırsatta ve çoğunlukla cinsellik temalı espri yapandan da olmaz.
0
nawar
(04.10.24)
Herkes seks düşünüyor diye bunu dile getirmek, naaptın bugün kaç kere osurdun diye sormak gibi bişi. Düşünüyoruz diye bunu dile getirmek zorunda değiliz, bi açık yakalamış gibi ukalalık yapmak ergence.

Zihni seksle çalışmaktam öte ilgi çekmeye çalışan biri geldi bana.
0
Bruce
(04.10.24)
İşin "cinsel açlık" kısmını geçersek bu tür şakaların bir iki fonksiyonu var bence. Birincisi cinsellik gibi görece tabu bir konu üzerinden şaka yapmak bir nevi "Bak ben aslında ne kadar rahat biriyim" demek, diğer yandan da karşı tarafı bir anlamda yoklayıp ilişkinin samimiyetini o frekansa taşımak. Bu illa ki karşı tarafa dair cinsel bir dürtüyle alakalı olmak zorunda değil, erkekler kendi aralarında da bu tür espriler yapıyor. Öte yandan konu illa cinsellikle alakalı olmak zorunda da değil; din, etnisite, siyaset, vb. gibi konular üzerinden dönen şakalar da aynı amaca hizmet eder genelde.
0
salihdt
(04.10.24)
oral ve anal dönemi sıkıntılı geçmiştir.
0
mikahakkinen
(04.10.24)
(8)

Hammadde bitince ne olacak

the sound and the fury
Son petrol son cam plastik vb hammadde bitince ne olacak? Daha kötüsü ilerde susuzluk olacak o zaman tasarruf da yetmez insan sayısı artıyor. Türkiye nüfusu 200 milyon olacak diyenler düşünüyor mu bunu? Nijeryaya mesela ne olacak merak ediyorum kaynaklar yetiyor mu nüfusu yok eşit dağıtım olmadığı i
Son petrol son cam plastik vb hammadde bitince ne olacak? Daha kötüsü ilerde susuzluk olacak o zaman tasarruf da yetmez insan sayısı artıyor. Türkiye nüfusu 200 milyon olacak diyenler düşünüyor mu bunu? Nijeryaya mesela ne olacak merak ediyorum kaynaklar yetiyor mu nüfusu yok eşit dağıtım olmadığı için kaynaklar tükenmiyor mu
0
the sound and the fury
(03.10.24)
Ya simdi derler ki ama iste ek kaynaklar bulundu, sondaj teknolojisi gelisti falan filan. Butun bunlar olabilir ama sirf propagandasi yapiliyor diye islerin o yonde ilerleyeceginin garantisi yok. Zaten tamamen hakli da olsalar, kaynaklarin yeniden kullanimiyla ilgili cesitli calismalar var. Petrol ihtiyaci da elektrikli araclarla azaltilacak, yani oyle olacagi iddia ediliyor.

Bu arada ilk cumlemi suna istinaden yazmistim; 90'larda okullarda soylenen seylere gore petrolun coktan bitmis olmasi falan gerekiyordu.
0
mbond
(03.10.24)
su dışında diğer kaynaklar için endişe edilecek durum çok uzakta bence.
teknoloji geliştikçe yeni materyaller de üretiliyor. yeni teknikler ile madenlerden daha fazla verim alınıyor ya da yeni cevherler keşfediliyor.

90'lardaki petrol bitecek geyiği bildiğim kadarıyla yalan değildi. o zamanın teknolojisi ve finansal imkanları ile elverişli olan kaynaklar azdı ve muhtemelen onlar tükendi. ancak yeni yöntemler, yeni kaynaklar bulundu ya da çıkarma maliyetleri düştü. şimdiki kaynaklar da belki 50 yıl sonra bitecek ancak o zamana dek yeni kaynaklar bulunabilir.

su'ya girmiyorum. o ciddi ciddi endişe etmemiz gereken bir şey. para olmadan su içilmiyor ülkemizde ve ciddi bir para ayırmaya başladık gün be gün.
0
biseysorcaktim
(03.10.24)
Eskiden kocaman tarlada az miktarda domates üretilebiliyordu. Şimdi küçücük serada çok fazla domates üretiliyor.
Eskiden petrol herşeydi. Şimdi yenilenebilir enerji kaynakları teknolojisi hızla gelişiyor.
Deniz suyunu arıtıp kullanan ülkeler var.

Yani teknolojideki ilerleme sorunu çözecek.

Ancak şöyle olacak. Dünya aşırı hızla çölleşecek. İnsanların çok büyük bölümü şu an Afrika'da örneği görüldüğü üzere hızla sefalete ve açlığa kurban gidecek.
Diğer insanlardan zenginlikle ayrışmış mutlu azınlıklar mutlu mesut yaşamaya devam edecek.
0
Mirket
(03.10.24)
@mirket sadece insanlar değil hayvan nesilleri de risk altında. Çoğunun nesli tükenecek o halde.
0
🌸the sound and the fury
(03.10.24)
Dünyanın %70'i su onun da %97'si tuzlu su, tuzlu suyun filtrelemesini pratik hale getirip su sıkıntısını aşabilirler, bu süreçte tabii deniz hayatı biraz sekteye uğrar dünyadaki oksijenin büyük bir kısmını üreten Algler ufak ufak ölür ama o zamana kadar zaten insanlık onun da çözümünü bulacak kadar ilerler bilimsel anlamda. Enerji için de nükleer enerji gibi olabilecek en temiz ve neredeyse "yoktan" enerji üreten enerji kaynağı var, nükleer enerjide stabil üretimi olan Fransa gibi ülkeler enerjinin kralı olur, gerçi önceden petrolde Araplara muhtaçtı dünya ama nükleer enerji üretimi çok daha basit ama coğrafya olarak böyle santraller kurması riskli olan Türkiye gibi Japonya gibi ülkeler ne yapar bilemem yine birilerine muhtaç kalırız ya da santral kurup çalıştırmayı beceremeyip patlatarak dünyanın içinden geçeriz :)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.10.24)
Sürekli olarak yokluk, kıtlık haberlerinin ardındaki ana kaynağa bakmak gerekiyor.
İleride yapılması küresel planlar için arada bir çıkan haberler sadece.
Dünyanın sanılandan daha zengin kaynaklara sahip olduğunu düşünüyorum.
Afrika bile hala fakirse batının yıllar yılı sömürmesiyle fakir. Oysa toprağı ve yeraltı kaynakları oldukça zengin bir yer.

2025te de uzayda bir şeylerin olması söz konusu. Belki de uzaylılar gelecek (!) Plan bu yönde.
Küresel bir vicdan, ortak bir farkındalık, ortak savunma gücü için böyle haberler gerekli.
Singularity kavramını iyi anlamak lazım.

Hammadde bitmeyecek. Sadece yapay krizler yapay kıtlıklar oluşturulacak.
Covid döneminde olanları unutmamak lazım .
0
diyecevaplandı
(03.10.24)
Adapte olunabilecek noktaya kadar adapte olunacak; bu tabi ki ölümlerin artması vb. demek. Ancak adapte olamayacağımız bir nokta gelirse de kökümüz kuruyacak işte. İnsanlık tarihinde buna benzer dönemler ve yok olmanın eşiğinden döndüğümüz zamanlar var. Bir kaynak direkt olarak tükenmese de ona erişimin zor ya da imkansız hale gelmesi (Mesela iklim değişimi nedeniyle güneşten yeterince faydalanamamaız bu arada da her yerin buzullarla kaplanması) bu bağlamda düşünülebilir.
0
salihdt
(04.10.24)
kesfedilmeyen hammadde, kesfedilen hammededen cok daha fazla oldugu icin oyna dewamke. 30 sene once araplarin petrolu 30 sene icerisinde bitecek deniyordu, adamlar her zamankinden daha zengin su anda:D
0
baldur2
(04.10.24)
(3)

İşyerinde patronu kafalamış “toksik” tiplere karşı nasıl konum alınmalı?

psmstc
Adına X diyelim. X şirket içinde Narsist, toksik fakat patronu birşekilde kafalamış. Patron kendisine güveniyor. Patron X’i Gayri resmi patron yardımcısı gibi kullanıyor. X sürekli sizin de kendi özel iş alanınıza tecavüz ediyor. Müşteri gözünde sizden rol çalıyor. Sizi refüze ediyor. X sizden 5-6 y
Adına X diyelim. X şirket içinde Narsist, toksik fakat patronu birşekilde kafalamış. Patron kendisine güveniyor. Patron X’i Gayri resmi patron yardımcısı gibi kullanıyor.

X sürekli sizin de kendi özel iş alanınıza tecavüz ediyor. Müşteri gözünde sizden rol çalıyor. Sizi refüze ediyor. X sizden 5-6 yıl az kıdemli fakat her fırsatta size iş öğretme gibi hareketleri var.

Patronun bir altındaki takım lideriniz ise X’le problemli. Kendisine asla güvenmiyor.

Siz de işinde gücünde doğru dürüst işe gidip gelen birisiniz.

Soru şu: İş yerinde böyle ahlak etik nezaket yoksunu saygısızlıktan çekinmeyen yeniyetme fakat dominant ve patronu da karşı cinsi olarak baskı altına almış, kafalamış narsist X tarzı tiplere karşı nasıl konum alırsınız? Şimdiden çok teşekkürler.

Dipnot: Takım lideriniz yıl sonunda şirketten bu X’i göndermek istemiş fakat iki patron da X’e sahip çıkmış. Biri X’e güveniyor. Diğer patronun da piyasadaki bir tanıdığından referanslı gelen birisi.
0
psmstc
(02.10.24)
X'e karsi gunluk hayatta mesafeli olmak lazim, ayrica isle alakali da acik vermemek lazim. Bariz bir haksizlik yapiliyorsa, gerekirse dis gostermek lazim, tabii ne kadar risk alabileceginize bagli bu biraz. Dis gostermek gerekirse terslemek de olabilir, sikayet etmek de olabilir.
0
mbond
(02.10.24)
Ne yazık ki kendinizden ödün vermeden herhangi bir konum alamazsınız. Hayatınızı zehretmiyorsa katlanmak, olmuyorsa da yeni bir iş bakmak en basit çözüm olur.
0
salihdt
(02.10.24)
Nasıl üstesinden gelinir konusunda kısıtlı bilgiyle ve kişiyi tanımadan bir tavsiye vermeye çekinirim.

Olası bir mobbing/haksızlık gibi durumlar için mutlaka ses kaydı, video kaydı gibi kanıtlar almaya hazırlıklı olun. X'ten rahatsız olan diğer iş arkadaşlarınızla ağız birliği yapın ki herkes birbirinin şahidi olsun. Olur da bir gün işten çıkmak durumunda kalırsanız mobbing davalarında kanıt + şahit sayesinde iyi tazminatlar alırsınız ve bu da işten çıkarken yaşayacağınız kaybı amorti etmenizi sağlar.
0
yazamajor
(02.10.24)
(3)

Blablacar neden kartlı / para tutmalı sistemi getirmiyor?

ananiyimioguz
Yurt dışında otobüs/otel ayırtır gibi ayırtıyorsunuz, ona göre yolculuk başlıyor. Tamamlanırsa para diğer tarafa geçiyor. Sorun çıkarsa da tekrar size geliyor. Tabi sistem bir miktar da komisyonunu alıyor.Tr de bu şekilde bir sistem yok. Elden dönüyor her şey. Uygulama nasıl kazanıyor onu da anlamıy
Yurt dışında otobüs/otel ayırtır gibi ayırtıyorsunuz, ona göre yolculuk başlıyor. Tamamlanırsa para diğer tarafa geçiyor. Sorun çıkarsa da tekrar size geliyor. Tabi sistem bir miktar da komisyonunu alıyor.

Tr de bu şekilde bir sistem yok. Elden dönüyor her şey. Uygulama nasıl kazanıyor onu da anlamıyorum. Sanki adamların sosyal sorumluluk projesiyiz.

Hal böyle olunca arac sahibi gidicem diyor gitmiyor. yolcu, gelicem diyor gelmiyor. Sen de mal gibi ortada kalıyorsun sürücü de olsan yolcu da olsan.

Önden para istesen, hayırdır kardeşim sen dolandırıcı mısın derler.

Mesela bir ara haftasonu ankaraya gitmem gerekiyor ama acelem yok. Normalde otobüs/uçak kullanıcam ama yolcu çıkarsa yakıtı çıkarırım en azından kendi aracımla giderim diyorum.

Adam arıyor 3 kişi gelebilir miyiz diyor, kesin gelecek misiniz bakın ayırıcam yeri diyorum, evet diyor. Günün sabahı yola çıkıcaz, akşamdan mesaj atıyor gelemiyorum işim çıktı diye.

Ulan pez***** ben sana göre kendimi ayarlamışım plan yapmışım boş gideceksem ne anladım.

Veya yolcuyum, adanaya gitmem lazım. başka yerden bilet almıyorum blablacar buldum diye. adamla anlaşıyoruz. tam o gün geliyor ben gidemiycem diyor tüm yolcular mal gibi ortada kalıyor.

Bunun için bir taktik/çözüm öneriniz var mı?
0
ananiyimioguz
(02.10.24)
Öyle olursa Uber oluyor, o da hala yasak sanıyorum.
0
salihdt
(02.10.24)
@ salihdt, ama ben bunu 10 yıldır kullanıyorum, bir yasak geldiğini de hatırlamıyorum uygulama hala aktif. şehirler arasını pek takmıyor olabilirler mi?

böyle uzun süredir varlığını sürdüren, elden de olsa kullanılmaya devam eden başka bir uygulama yok diye biliyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(02.10.24)
Üstteki yazarın bahsettiği gibi, Blablacar ödeme almaya başlarsa servis sağlayıcı olur. Bu servis de "Şehirler arası ulaşım" olacağı için de lisans alması, ona göre yönetmeliklere tabi olması ve bir sürü sorumluluk alması demek. Halbuki Uber ya da diğer tüm aracı kurumların savaşını verdikleri model "Ben hizmet sağlamıyorum, belli bir hizmete ihtiyaç duyan insanlarla o hizmeti sağlamak isteyenleri buluşturup komisyon alıyorum" modeli. O da bizde yok. O konuda şehir içi, şehir dışı konusunda çok fark olacağını sanmıyorum.
0
salihdt
(02.10.24)
(7)

üst kuşaklar kötü ebeveynler miydi?

brakgn
30'lu yaşlardayım. ailem 60lı yaşlarda.Baba olduktan sonra kaçınılmaz şekilde bazı karşılaştırmalar yapmaya başladım. Kendi neslimin ebeveynlik anlayışını, bir önceki nesille kıyaslayınca, gerçekten şans eseri büyümüş gibi hissediyorum. Önceki nesillerde yapılan ciddi ebeveynlik hataları, adeta bile
30'lu yaşlardayım. ailem 60lı yaşlarda.

Baba olduktan sonra kaçınılmaz şekilde bazı karşılaştırmalar yapmaya başladım. Kendi neslimin ebeveynlik anlayışını, bir önceki nesille kıyaslayınca, gerçekten şans eseri büyümüş gibi hissediyorum. Önceki nesillerde yapılan ciddi ebeveynlik hataları, adeta bilerek ve sürekli tekrarlanmış gibi görünüyor. Bu travmatik yaklaşımlar, sanki yetiştirme sürecinin ayrılmaz bir parçasıymış gibi uygulanmış.

siz de böyle hissediyor musunuz?
0
brakgn
(01.10.24)
kötü ebeveyni iyi tanımlamak lazım. Bazen de bilmemek, çağın getirdiği farklılıklar imkanlar vs. etken.

İnternetin olmadığı bir dünyada ne kadar bir şeyleri bilebilirsiniz? Nesilden nesile geçerek. Bir önceki neslin hataları sizle devam eder.

Çok basit örneklerle yenidoğanı karın üstü yatırmak, battaniye vs. örtmek. Hem literatür değişti benim bebekliğimden yani yatak olan battaniyenin ters yatırmanın ana ani bebek ölümü sebeplerinden biri olduğu ortaya çıktı, hem de benim buna erişimim inanılmaz kolaylaştı.

Yani annem annesinden gördüğü şekilde yatırdı beni. Kitap okusa da o anki liteartür zaten öyleydi. Ama bugün ben anında görebiliyorum ne yapmam gerektiğini. Yarın çocuklar emeklemesin dese Who anında haberimiz olur. hayat farklı.

Psikolojik olarak da benzer süreçler var. Yani bir bireyin nasıl yetiştirmeniz gerektiğini bugün hemen bulabilirsiniz ama onda da tabii tek bir yöntem olmaması sebebiyle kafa karışıklığı oluşması da belki daha büyük problem.
0
wallcan
(01.10.24)
bir de bir üst jenerasyonun nasıl yetiştiğini düşünün. hepsi 5-6 çocuk olarak genelde hiç önemsenmeden ve ekseriyetle otoriter figürler tarafından büyütülmüş insanlar. maddi ve sosyal imkansızlıklarla, bilgisiz bir toplum içinde ilerlemiş süreç. bu açıdan bakınca her ne kadar bu güne göre kötü olsa da kendi çocukluklarına göre genelde daha iyi yaklaşımlarla büyüttüklerini görüyor ve kızgınlığımın çoğunu törpülüyorum.
0
awlmi
(01.10.24)
yeni yeni bilincleniyoruz...
bir de egitimli insanlar gec cocuk sahibi oluyor dolayisiyla tecrübelerin verdigi bilgi birikimi ve farkindalikla daha ilimli yaklasabiliyorlar.

bizden önceki jenerasyon gözünü acmadan evlenmis, calismaya baslamis ve cocuk sahibi olmus.
0
robert bosch
(01.10.24)
cocuklarini taciz tecavuz edenleri, sistematik siddet uygulayanlari vs. ayri tutuyorum, zira burada ebeveynlik degil baska bir durum soz konusu ancak anlattiginiz anlamda anne babalarimiz kotu ebeveynler degildi, bilincsizlerdi ve bilinclenebilecek imkanlari da pek yoktu, aslinda olay bundan ibaret. o anki sartlarla ve erisebildikleri bilgilerle ya da kendilerine aktarilan bilgi ile, ellerinden gelenin en iyisini yaptilar bu kadar. bu demek degil ki, herhangi bir travma yasadiysaniz bu onemsiz ya da uzerine dusunmeyin. bu travmanin nereden kaynaklandigini bilip yasaminiza iliskin baska secimler yapmak farkli, surekli 'ebeveynlerim bana bunlari bunlari'yaptilar diyip kurban modunda yasamak baska bir sey.

kaldi ki, gunumuzde de herkes, siz de dahil, halen elinden gelenin en iyisini yapmaya calisiyor. mukemmel ebeveynlik ve mutlak dogru diye bir sey yok, illa ki siz de yanlislar yapacaksiniz. bunu gercekci bir sekilde kabullenip, kendinizi gelistirerek farkindalikla ilerlemek dogrusu diye dusunuyorum.
0
kassiopeia
(01.10.24)
Her dönemi kendi içinde değerlendirmek mantıklı ama bence ortada bilinçli bir kötülük yok. Kaldı ki bugünkü davranışların da ne kadar doğru oldukları da tartışılır. Mesela çocuğu aktif olsun, öğrensin, kendini geliştirsin diye aktiviteden aktiviteye koşturmak uzaktan bakınca harika bir ebeveynlik örneği gibi gözükürken yakından çocuğu kendi uzantısı gibi görüp onun hayatı üzerinden kendini gerçekleştirmeye çalışan, bu süreçte de çocuğun benliğini ezip geçen bir deneyim olabilir. Diğer yandan ergen depresyonunun zirve yaptığı, genç intiharlarının her sene yükseldiği, bir çok çocuğun kendine zarar verdiği vb. düşünülürse bence bu neslin ebeveynlik anlayışını yargılamak için erken diye düşünüyorum.

Bu arada toplumun ortalama eğitim süresinin artışıyla çocukların maruz kaldıkları basit şiddet ve psikolojik baskı azalmıştır tabi ki bundan şüphem yok. Ancak "Eskisi çok kötüydü, şimdiki çok iyi" gibi bir sonuç çıkacağını sanmıyorum.
0
salihdt
(01.10.24)
Zamanin ruhu..

Şimdiki çocuklar da ileride ebeveynlerine hic tahmin edemeyeceginiz donelerle sallayacaklar.
0
makbur
(02.10.24)
Iyi seyler de yapildi tatsiz seyler de yasadik, kotulerdi diyemem, iyi niyetle yaptiklari bazi seyler hasar birakti, ayri mesele.
Ben yasadigim iki hatayi yapmamaya calisiyorum:

1 - dovmuyorum, bizim dayaksiz haftamiz gecmezdi. Evde sakin bir hafta gecirsek sagolsunlar okulda dayak yerdik. Simdi zaten okulda dayak yok, evde de siddet uygulamiyoruz.

2 - onunla ilgili bircok karari, ona sormadan almiyorum. Mesela kursa mi gonderecem, secenekler sunlar diye siraliyorum o seciyor. Bize soran olmadi..
0
cooperr
(02.10.24)
(11)

gelen bildirime onay vermek

kibritsuyu
tahta kafam basmıyor.telefondaki banka uygulamasıyla bankaya giriş yapacağım. müşteri numaramı ve şifremi giriyorum, hatta çoğu zaman müşteri numaramı da bilmiyorum, telefon hatırlıyor.sonra telefonuma bildirim (sms kodu değil, bildirim) geliyor. bildirime onay verince hesaba giriyor.güvenlik bunun
tahta kafam basmıyor.

telefondaki banka uygulamasıyla bankaya giriş yapacağım. müşteri numaramı ve şifremi giriyorum, hatta çoğu zaman müşteri numaramı da bilmiyorum, telefon hatırlıyor.

sonra telefonuma bildirim (sms kodu değil, bildirim) geliyor. bildirime onay verince hesaba giriyor.

güvenlik bunun neresinde? telefon zaten elimde. elimeki telefona şifreyi girdikten sonra yine elimdeki telefona bildirim göndermenin nesi güvenli? sms kodu için bile çıkıp sms'teki kodu okuyup elle yazıp girmen gerekirken, yukarıdan inen pencereye tıklamanın nesi iki aşamalı oluyor?

bildirim başka telefona gelse anlarım. bilgisayardan girerken telefonla doğrulamasını anlarım. telefonla girdiğim şeyi aynı telefonla doğrulamanın, hele sadece bildirime tıklayarak doğrulamanın anlamı nedir?

hesabımı koruyan şey sadece 6 haneli bir kod? müşteriyi htırlıyor, bildirim iaynı telefona atıyor. telefonu eline geçirip kodu da hasbelkader görmüş olan biri istediğini yapabilir?

para gönderirken yine aynı telefona ya bildirim ya sms geliyor. aman ne kadar güvenli.
0
kibritsuyu
(01.10.24)
Cihazı da kaydediyoruz diye hatırlıyorum ben. Başka telefondan giriş yapmaya çalışırsan SMS ile kod geliyor.
0
auroraaurora
(01.10.24)
işte onu diyorum. kayıtlı cihaz elinde olduktan sonra şifreyi de aynı cihaza gir, bildirimi de aynı cihaza yolla.

e hiç bildirim yollama o vakit, kayıtlı telefon elimde zaten elimde. istediğin bildirimi yoll,a tıklayıp onayladıktan sonra neyine bildirim yolluyon?

gelen bildirime parmak iziyle falan onay vermedikten sonra ne anladım o bildirimin güvenliğinden? şifreyi yazıp doğrudan girmekle, şifreyi yazdıktan sonra gelen bildirime tıklayıp girmek arasındaki güvenlik farkı ne yav, biri bana bunu açıklasın.
0
🌸kibritsuyu
(01.10.24)
Adam hem sifreni hem de elinde senin telefonuna sahipse (telefonun sifresini de bilmesi gerek)

Birakta artik hacklen hocam
Bildirim falan olayinantakilman garip geldi
0
Zetnikov
(01.10.24)
evet yapabilir, ben telefon kaybetmeyi cüzdan kaybetmekle bir tutuyorum.

telefon çalındığı/kaybedildiği anda banka applerinin o telefon ile olan ilişkisini kesmek gerekiyor. nasıl cüzdan çalındığında kredi kartlarını vs hemen iptal ediyoruz aynı mevzu.

tabi elimizde telefonumuz olmadığı için şubeye gitmek gerekir muhtemelen, internet bankacılığına giriş bile yapamayacağız çünkü. hayli sıkıntılı telefonun çalınması bence.

bu çok aşamalı güvenlikler bizi bilgi hırsızlığı kısmından koruyor. ama fiziki hırsızlıktan korumuyor.
0
nwnd
(01.10.24)
Haklisiniz. Luzumsuz bir step.
iscep te dediginiz sekilde. Yani telefon kayitliysa (numara degil, telefon) sadece kendi sifrenizi giriyorsunuz, ayrica bir kod onay vs. yok.
Laptop vs. ile girerseniz telefondan onay vermek gerekiyor.
0
wallcan
(01.10.24)
hiç bu açıdan düşünmemiştim ya valla aydınlandım. aşırı mantıksız gerçekten de.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(01.10.24)
bazi seyler standardlara uymak zorunda. uymazsan lisans vermezler. muhtemelen iso bilmem kac bin guvenlik standardinda soyle bir madde vardir.

-internet bankaciliginda farkli cihazdan ekstra onay alinmali.

normalde mobil passkey'ler var. o cihazlari herkese aldiramayacagin icin telefona gonderiyorlar o bildirimi.

senin sorguladigin mantik didininin didisi gibi bisey. kendi icinde mantikli ama baska problemleri cozdugu icin bu ufak mantiksizligi gormezden gelinme durumu var bence.

eyyorlamam bu kadar.
0
buenosdias
(01.10.24)
Bu güvenlik işlerinde kabaca üç kavram var
Something you know - Bildiğin bir şey: Parola, şifre, PIN kodu vb.
Something you have - Sahip olduğun bir şey: Telefon (Buna gelen notification, SMS, bununla ürettiğin tek kullanımlık şifre), kod üretme cihazı vb.
Something you are - Direkt kendin: Parmak izi doğrulaması, göz tanıma, yüz tanıma vb.

Two factor authentication (İki adımlı doğrulama) bunların genelde ilk ikisini kullanıyor. Önce şifreni girip bilinmesi gereken şeyi bildiğini kanıtlıyorsun, sonra da telefonuna gelen SMS ya da notification ile sahip olman gereken şeye sahip olduğunu kanıtlıyorsun. Ama bahsettiğin sorunu anlıyorum zira bu iki faktörü doğrulayan cihazın aynı olması kafaları karıştırıyor.
0
salihdt
(01.10.24)
Haklısınız. Yavaş yavaş değişecek zaten.

Telefonlarda yapabileceğimiz şeyler artıyor ama yönetmeliklerin bunları yakalaması mümkün değil. Sizin örneğinizde aslında sim kart ve telefon da ayrı ayrı sizinle ile eşleştiriliyor. O iki adımı geçtiğiniz için sms'in bir anlamı kalmıyor. Yani telefon değiştirdiğinde de sim kart değiştirdiğinde de süreç değişiyor. Hepsinin ortadan kaldırmaya çalıştığı farklı bir güvenlik riski var

Bu arada biyometrik veriler kullanılmaya ve resmiyet kazanmaya başladı. Yani telefon yüzünüzü doğruladıysa o işlemi sizin yaptığınız kesinleşecek. Telefon çiplerini de kullanarak yapılan doğrulama ve şifrelemeler yaygınlaşıyor.

Ama burada eski teknolojiyi de bir noktaya kadar kapsaması gerekiyor. Yani "yüz tanıma yapmayan uygulamaya giremesin" gibi keskin bir kural koyamıyorlar. "Mümkün olmadığı durumlarda" şeklinde farklı durumlar da belirtiliyor. En sonunda da "sms atsın yeter'e dönüyor.

Bankalar da yasal şeyleri minimumda gerçekleştirecek şekilde ilerliyor. Çünkü yazılım, zaman ve maddi anlamda maliyetli.

Anne kızlık soyisminin 2. ve 5. harfinden buralara geldik. O yüzden çok da mantık aramamak lazım. :)
0
nickini vermek istemeyen uye
(01.10.24)
hepsi senin tercihlerin bu arada. "genelde" banka uygulamaları şifre hatırlamaz, girişte şifre ile giriş bile senin tercihin olur, istersen her seferinde tckn/şifre kombinasyonu ile girişe zorlar. bildirimden, doğrudan işlem yapma tercihi de senin, sms'ile gelen kodu otomatik tamamlayabilme de senin tercihin.

yani istersen bunların tümünü kapatıp daha "güvenli" bankcılık uygulaması haline getirebilirsin.

her bankacılık uygulaması bu seviyede sağlamayabilir ama belirli regülasyonlar var, minimumda bunları sağlamak zorunda.
0
altinci nesil caylak
(01.10.24)
@nwnd'a cevap vereyim.
Telefonu kaybettiğin ya da çaldırdığın zaman, başka herhangi bir telefondan müşteri hizmetlerini arayıp hesabını online işlemlere kapatabiliyorsun. Şubeye gitmene gerek yok. Ayrıca müşteri hizmetlerini aradığın zaman 'kayıp, çalıntı veya şüpheli işlem bildirimi için dediği numarayı tıklarsan, beklemeden, anında bir müşteri temsilcisine bağlanıyorsun.

Soruya cevap vereyim.
Mobil hesabın hacklenmiş ve başka bir telefona kopyalanmış olabilir. Memlekette biri telefon açıp da şimdi telefonunuza gelecek şifreyi söyleyin dendiğinde pat diye söyleyecek salaklıkta insan popülasyonu sanılanın çok üzerinde olduğu için,
Banka sadece imei numarası kendinde kayıtlı telefonla mobil bankacılığa ulaşılabilsin istiyor.
0
Mirket
(01.10.24)
(2)

Airbnb ile Schengen

Take it away honey
Dostlar İtalya Schengen başvurusunda Airbnb ile başvurabilir miyiz? Birlikte seyahat edeceklerin adı da isteniyor ama airbnb'de yok sanırım o detay. Daha önce deneyimleyen oldu mu?Yoksa booking'den yapıp sonra iptal mi etsem?4 kişi gideceğiz 1 kişi yeşil pasaportlu 3 kişi bordo çok kişi kalacağımız
Dostlar İtalya Schengen başvurusunda Airbnb ile başvurabilir miyiz? Birlikte seyahat edeceklerin adı da isteniyor ama airbnb'de yok sanırım o detay. Daha önce deneyimleyen oldu mu?

Yoksa booking'den yapıp sonra iptal mi etsem?

4 kişi gideceğiz 1 kişi yeşil pasaportlu 3 kişi bordo çok kişi kalacağımız için airbnb mantıklı olacak. Önerilerinizi bekliyorum. Şimdiden teşekkürler.
0
Take it away honey
(30.09.24)
Daha önce AirBnb ile Schengen başvurusunda bulundum, bir sorun olmamıştı. Guest isimlerini de belirtebileceğim bir yer hatırlıyorum ama uzun zaman oldu, yanlış yönlendirmek istemem.
0
salihdt
(30.09.24)
salihdt +1

guest isimlerini girebiliyorsunuz.
0
brakgn
(30.09.24)
(1)

Varoluş sancıları çeken bir insana kitap önerileri

komando kani var bende
Felsefe kitaplarıda olabilir. insan yaşamı hayatın anlamı gidi şeylerde olabilir ne önerirsiniz?
Felsefe kitaplarıda olabilir. insan yaşamı hayatın anlamı gidi şeylerde olabilir ne önerirsiniz?
0
komando kani var bende
(29.09.24)
Zorba

Bulut Atlası

The Status Game: On Human Life and How to Play It: On Social Position and How We Use it

Status Anxiety
0
salihdt
(30.09.24)
(5)

Bütün mafyatiklerin gayrimenkul-inşaat sektörüne girmesi

duygusalatasi
Aynı şey eskinin dergileri süsleyen meşhur kadın mankenleri, 3. sınıf oyuncuları, hatta popüler televizyon eskortları için de geçerli. Pek bilgim olmadığı için soruyorum. Özel bir sebebi var mı hepsinin aynı sektörde buluşmasının? İyi para dönüyor herhalde. Bir anda en azından danışman olup ofisler
Aynı şey eskinin dergileri süsleyen meşhur kadın mankenleri, 3. sınıf oyuncuları, hatta popüler televizyon eskortları için de geçerli.

Pek bilgim olmadığı için soruyorum. Özel bir sebebi var mı hepsinin aynı sektörde buluşmasının? İyi para dönüyor herhalde. Bir anda en azından danışman olup ofisler açmak bu kadar kolaysa biz de girelim bari bu işe.
0
duygusalatasi
(29.09.24)
Sermayen varsa gir, konutta kâr marjı her zaman yüksek ve inşaat işleri çok fazla yetkinlik gerektirmiyor kolay iş

Tek sorun konutların satılması zaman alırsa senin başka inşaatları sürdürebilecek sermayen var mı? Ev yapayım onu sattıkça parasıyla yeni projeye sermaye olur dersen batabilirsin
0
grimavi
(29.09.24)
Ne yapacaklar mikroçip işine girecek halleri yok. Toprak, emlak üzerinden para kazanmak medeniyet öncesinden beri çok revaçta.
0
salihdt
(29.09.24)
Girin. Bir engel yok diye biliyorum girmenize
0
deer hunter
(29.09.24)
@salihdt +1

Sermaye gerekli. Ben de aynı işi yapıyorum.
0
yurtsuz john
(29.09.24)
müteahhitler en az %6000 karla çalışır, kimse de hesap sormaz. bu yüzden.

girmeye engel yok demişler de gayet var arkadaşlar. ülkedeki inşaat sektörü ana 3 şirketin elinde. onlarla bağlantısı olmayan iş yapamaz kafasına göre. engel çıkarırlar. özellikle istanbulda imkansız
0
titanyum22
(29.09.24)
(4)

Corporate olunca sürekli linkedin mi kasmak gerekiyor?

logisticsmanager
Kariyer basamaklarını çıkıyoruz ama üst tarafa çıktıkça sürekli LinkedIn paylaşan, 3 ay babalik izni sonrası neler öğrendiğini ve teşekkürlerini paylasan, iste sirket kültürü öven vs görüyorum.Ben buna hic giremedim. Şirketin önemli şeylerini share yaparım ama o kadar.Ne diyonuz kaçış yok mu illa li
Kariyer basamaklarını çıkıyoruz ama üst tarafa çıktıkça sürekli LinkedIn paylaşan, 3 ay babalik izni sonrası neler öğrendiğini ve teşekkürlerini paylasan, iste sirket kültürü öven vs görüyorum.

Ben buna hic giremedim. Şirketin önemli şeylerini share yaparım ama o kadar.
Ne diyonuz kaçış yok mu illa linkedin tayfanin "one of us" cagrilarina kendimizi birakmak mi lazim?
0
logisticsmanager
(29.09.24)
Bana pek gerekli gibi gelmiyor. Uzun zaman sonra yakin zamanlarda birkac kez baktim. Sanki butun paylasimlari ve paylasimlardaki yorumlari ChatGPT yapiyormus gibi bir his yasiyorum. Cidden mide bulandiriyor. Counter'da iki tarafinda botlar oldugu bir oyun gibi, ozellikle ingilizce paylasimlar hep boyle denk geliyor bana.
0
mbond
(29.09.24)
Gerekmiyor. Kendi sirketimin onemli seylerini bile paylasmiyorum. Ama bu isin bir dogrusu yok, surekli bir seyler paylasan tanidiklarim da var.
0
sertac akin
(29.09.24)
LinkedIn işleri eğer kariyer koçu, şirketin PR departmanı çalışanı, şirketlere seminer kasmaya çalışan eğitim gurusu falan değilsen o kadar abartılacak şeyler değil. Belli sektörlerde insanlar birbirlerini etkinliklerle, toplantılarla falan tanıyor zaten. Kimse linkedinde 3-5 salak içerik paylaştı diye CEO olmuyor yani.
0
salihdt
(29.09.24)
LinkedIn = beyaz yakali Facebook'u = bos isler + zaman kaybi
0
parcxerox
(29.09.24)
(7)

dolandırıcılık sorusu

soguk sularla sulanan aksamustleri
kredi kartından 180 bin lira 3-4 parça alışveriş yapıldı. ne onay kodu ne kart çalındı fiziken ne başka bir şey. harcama itirazında bulunduk, savcılığa suç duyurusunda bulunduk. pos sahibi aradı, bilmem kaç yıllık esnafım benim de posum hacklenmiş falan dedi. Posumu iptal edecekler, iban gönderirsen
kredi kartından 180 bin lira 3-4 parça alışveriş yapıldı. ne onay kodu ne kart çalındı fiziken ne başka bir şey. harcama itirazında bulunduk, savcılığa suç duyurusunda bulunduk. pos sahibi aradı, bilmem kaç yıllık esnafım benim de posum hacklenmiş falan dedi. Posumu iptal edecekler, iban gönderirseniz pazartesi salı paranızı göndereyim dedi.

şimdi ben emin olamadım durumdan. posu hacklendi ise neden parayı ödesin ki? kendisi de mağdur. veya iban verip paramızı alıp şikayetimizi geri çekersek aldığımız parayı karta yatırırsak bunda ne gibi bir dolandırıcılık olabilir, aleyhimize ne olabilir? Bu konuda bilgisi olan arkadaşların fikrini öğrenmek isterim. şimdiden teşekkür ederim.
0
soguk sularla sulanan aksamustleri
(28.09.24)
Adam o kadarcık para için mahkemelere düşmek istemiyordur.
veya ticari itibarının zarar göreceğini düşünüp korumaya çalışıyordur.

Doğrudan suçludur' ihtimali de var tabi.

EFT açıklamasına ....savcılık numaralı şikayetin geri çekilmesi için davacı zararının tazmin maksadıyla diye bir ibare yazdırılırsa problem kalmaz, ilerde baş ağrısı olmaz diye düşünüyorum.

EK: Diğer cevap veren arkadaşlar haklı. Harcama itirazında bulunmuşsun. Nasıl olsa paranı bankadan geri alacaksın. Adamla hiç muhatap olma bence.
0
Mirket
(28.09.24)
İşlemlerin online bir POS'tan yapıldığını varsayarsak bir üye işyerinin böyle demesi mantıklı değil çünkü işlemleri iptal edebilir zaten. Kaldı ki işlemler 3D Secure ile yapılmadıysa harcama itirazı sizin lehinize sonuçlanacak ve paranızı bankadan alacaksınız. Üye işyerinin parayı EFT olarak size iade etmesinin anlamı yok, hatta eğer ederse aynı parayı iki kere ödeme riski var. Ben de arakaali +1 diyorum.
0
salihdt
(28.09.24)
çocuğu falan yapmış olabilir üstünü örtmeye çalışıyordur.
0
enteg
(28.09.24)
genellikle bu suçları işleyen kişiler borca batık durumda oluyor. Paranızı geri ödeyecekse ne ala. IBAN verebilirsiniz herhangi bir sakıncası yok. Ancak size geri odeme yaptığında dekont açıklamasına dikkat edin. "Borç olarak verilmiştir" falan yazmasın. dolandırıcılık suçu şikayete tabi bir suç değil. Yani şikayeti çekseniz bile soruşturma devam eder ve ceza alır. Zararı gidermek burada cezayı azaltan bir unsur olur sadece.
0
Gaip
(28.09.24)
Zaten konu bankadan ilgili satıcıya gider. Satıcı da iade edilecekse, bankaya bilgi verir, iade olur zaten. Kk çekimini havale ile iade ediyorsa niyet kötü bence
0
kondansator
(28.09.24)
Şikayetinizi geri çekmeyin tabi. Zarariniz karsilandiginda geri çekersiniz. Pazartesi salı zaten yakın. Nedense bende odemeyecekmis hissi var. Genelde POS cihazları gören kameralar olur işletmelerde. İçimden bir ses işlemi yapıldığı tarih ve saatte pos cihazının başında bir çalışan olduğunu söylüyor. Parayı gönderip göndermeyecegi konusunda sonucunu merak ediyorum.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(28.09.24)
herkese verilen bilgi için teşekkür ederim. sonucu buraya yazacağım.
0
🌸soguk sularla sulanan aksamustleri
(29.09.24)
(15)

Bir film bulamadım delirecem - Ölümsüz veya yüzlerce yıl yaşayan adam

ermanen
öncelikle "the man from earth" değil. bütün keyword aramalarında bu çıkıyor. daha az bilindik bir film.adam ya ölümsüzdü ya da çok uzun yıllar yaşıyordu. farklı zaman dilimlerinde görüyorduk. dünya savaşı'na veya başka bir savaşa katılıyordu sanırım. bir dönem karısı oluyordu, o ölüyordu. karısı sen
öncelikle "the man from earth" değil. bütün keyword aramalarında bu çıkıyor. daha az bilindik bir film.

adam ya ölümsüzdü ya da çok uzun yıllar yaşıyordu. farklı zaman dilimlerinde görüyorduk. dünya savaşı'na veya başka bir savaşa katılıyordu sanırım. bir dönem karısı oluyordu, o ölüyordu. karısı sen hiç yaşlanmıyorsun tarzı bir şey demişti heralde.

kimliğini zaman zaman değiştiriyordu sanırım. bir de senede bir kere bir adamla bir yerde mi görüşüyordu ne. böyle uzun yaşadığını öğrenen biri oluyordu heralde.

bi ihtimal zaman yolculuğu içeriyor olabilir. karıştırdığım yerler olabilir. çok film izlediğim için bu aklıma gelemedi bir türlü.

şunlar değil:
the man from earth (tekrar yazdım çünkü en çok tahmin edilebilecek olan bu)
the age of adaline (bunda yaşlanmayan karakter kadın ve tam uymuyor)
the curious case of benjamin button (bunda yaşlı doğup geriye doğru yaşıyor)

bütün ölümsüzlük film listelerine baktım bulamadım. aklım bana oyun mu oynuyor nedir.

"Movies and TV shows with immortality / Where the main character is immortal" başlıklı şu IMDB listesine de baktım hiç biri uymuyor:
www.imdb.com
0
ermanen
(25.09.24)
The Sandman'de vardı sizin dediğinize benzer bir hikaye ama, film değildi tabi.
0
salihdt
(25.09.24)
highlander olabilir mi?
0
Phoebe
(25.09.24)
' Zaman Yolcusunun Karısı ' kitabını hatırlattı; filmi de varmış izlemedim ancak bir hayli örtüşüyor.
0
lüzumsuz adam
(25.09.24)
@salihdt

güzel tahmin. ama film olması lazım ya. The Sandman dizisini izledim evet, barda görüşme sahnelerini bu Sandman'daki görüşmelerle karıştırmış olabilirim.

edit: bi dakka o bölümü bi daha izleyim. bu olabilir. aklım çok karmançorman.

@Phoebe

highlander değil. bu kadar eski değildi

@lüzumsuz adam

time traveler's wife değil. bunda kadın ölmüyordu heralde. benim aradığım filmde komedi unsuru yoktu. daha çok dram
0
🌸ermanen
(25.09.24)
the old guard
0
brakgn
(25.09.24)
Forever diye bir dizi vardı ama çok kısa sürdü o. Yine de tanımınıza uyuyor.
0
bu ne bilimsizlik
(25.09.24)
Mr nobody?
0
wild honey suckle
(25.09.24)
hasmetizm 2046
(25.09.24)
Forever dizisi de olabilir. Forever ve The Sandman veya başka şeyleri de aklım karıştırıp harmanlamış olabilir.
0
🌸ermanen
(25.09.24)
Cloud atlas ?
0
grimavi
(25.09.24)
The Sandman, Doctor Who ve Highlander geldi okur okumaz benim de aklıma. İlişki katmasan işin içine bir adamla buluşma deyince Good Omens de geldi aklıma.

Böyle yaşlanmamalı/ölümsüz bir ton film geldi aklıma. Underworld, X-Men Origins, Eternals. Ben yazayım da bunları elerken aklına başka sahne gelir belki :)
0
nawar
(25.09.24)
Forever ile sandman karmasi bir şey olmus galiba.
0
logisticsmanager
(25.09.24)
(bkz: The Fountain)
0
jepa
(26.09.24)
Benim de aklıma Cloud Atlas geldi
0
atom karincanin torunu
(26.09.24)
Outlander dizisi olabilir mi?
0
Amaranta ursula
(26.09.24)
(28)

Deniz Göktaş vs Baturay Özdemir vs Özgür Turhan

Bruce
Farklı mizah tarzları, farklı karakterler...Kime daha çok gülüyorsunuz, neden?Bence bu üçü mevcut Türk stand up sektörünün baş aktörleri. Sizce bunlardan daha iyi dediğiniz birileri var mı?
Farklı mizah tarzları, farklı karakterler...
Kime daha çok gülüyorsunuz, neden?
Bence bu üçü mevcut Türk stand up sektörünün baş aktörleri. Sizce bunlardan daha iyi dediğiniz birileri var mı?
0
Bruce
(24.09.24)
Hayatımda canlı gittiğim tek standup Deniz Göktaş'ın şovu. Selam Selam'ı YouTube'da izledikten sonra yeni gösterisine gitmiştim. Gerçekten muazzamdı. Baturay ve Özgür Turhan'ın full gösterilerini izlemedim. Kesitlerden Özgür Turhan daha komik geliyor. Bi de kamusal mizahı da izlerdim eskiden.
0
nundu
(24.09.24)
Deniz Göktaş'ı canlı izledim ve inanılmaz beğendim. Ama Özgür Turhan komik olmak için doğmuş gibi. Ayrı bir seviye.
0
duguit
(24.09.24)
Stand Up olarak üçü de tırt geliyor ama Özgür Turhan'ın Kamusal Mizah'ına gülüyorum ara ara açıp tekrar izliyorum eski işlerini, Stand Up olarak da son zamanlardaki favorim Özkan Çelik.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.09.24)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet, özkan çelik espri başına kahkaha olarak birim mizahta diğerlerini döver. ama stand up'ı bir anlatı olarak gördüğüm için aynı kefeye koyamıyorum. Beton etkisi esprisi mesela, 150 kez izleyip gülmüşümdür. Gülerken çok haklı amk diyip tatmin oluyorum. Ama aynı tempo, peş peşe aynı tarz şakalar, bağlam neredeyse hiç yok; o yüzden listeye eklemedim.
0
🌸Bruce
(24.09.24)
üçünü de canlı izledim.

özgür>deniz>baturay

ben salih tıraş ve nevzat can ünsal'a da baya güldüm. baturay'dan çok. özgür'den daha iyisini görmedim. normalde komik olmayan şeyleri özgür söyleyince bile gülünüyor.
0
jelly bear
(24.09.24)
Abi ben onun tarzını klasik ABD tipi komedi kulüp stand up'çılarına benzetiyorum, bizde mesela belli bir olay örgüsü içinde birbirine bağlantılı geçişlerin olduğu stand up yapılıyor ama bu eleman komedi kulüp stand up'çılarının yaptığı gibi birbiriyle bağlantısı olmayan şakalar yapıyor, ben sanki öyle olunca daha çok gülüyorum çok daha keskin ofansif şakaları var dümdüz gidiyor, ima edeyim de anlasınlar gibi bir derdi yok, bir de 50-60 tane :) psikolojik hastalığı var sanırım istese de hikaye anlatır gibi anlatamıyor kağıttan okuya okuya şaka yapıyor :)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.09.24)
Ali congun şu sıralar bence en iyisi
0
olaylar olaylar
(24.09.24)
Bu üçüne komik diyecek kadar düşmedim henüz. Kim bunlar ya? Zorlama espriler yapan tipler hepsi
0
Cezcez
(24.09.24)
@Cezcez, kime komik dediğini söyle de mizahtan ne seviyede anlamadığın hakkında fikir sahibi olalım.
0
🌸Bruce
(24.09.24)
Cem Yılmaz a yaklaşabilecek birisi olmadı. Kötüye komik deyip kendimi kandırmam senin gibi.
0
Cezcez
(24.09.24)
🌸Bruce
(24.09.24)
3 u de iyidir. Denizin iq su en yuksek ama o bariz
0
lapaz
(25.09.24)
özgürün evli milf eşiyle videolarını çok severdim ama stand up için big no ikinci yarıda çıktım sahne hakimiyetlerini beğenmediğim için deniz zaten çocuk uyutuyordu o yüzden geç çıktı. ali congun eğlendirdi, hakimiyeti iyi bence ama daha gitmeye gerek yok. baturay gitmedim ama başarılı bence. deniz favori ama nataly aukar olayı çok başka yerlere taşımış onun sonrasında stand up için biraz düşünmem lazım 1.5 saat soluksuz tam bir sahne insanı aşiri iyi. türk belirtmişsin fakat türkiyede sahne aldığı için ekledim ya da hala etkisindeyim diyedir tıstıs

kaan sekbanla ayşe balıbeyin "gömercin kuşları" severek takipteyim
0
ala09
(25.09.24)
bence en zayıfı özgür. Baturay ve Deniz’in tarzı da birbirinden çok farklı. İkisini de iyi buluyorum, keyifle izlerim.
0
awlmi
(25.09.24)
@ala09, 3 gün üst üste sold out yaptı kadın, hakkın var.
0
🌸Bruce
(25.09.24)
Ali Congun'un youtubedaki gösterisine bakayım demiştim ama tam bir ekşici p*ç edasıyla yarısında çıktım ya hiç sarmadı. Köylü kurnazı bir havası var yani bilmiyorum beğenmedim hiç.
0
nundu
(25.09.24)
@nundu, hitap ettiği kitleyi doğru tespit.
0
🌸Bruce
(25.09.24)
Üçünün de Youtube'ta yayınladıkları gösterilerini izledim, en çok Baturay Özdemir'i beğendim, özellikle de ilk gösterisi neşeliydi. Deniz Göktaş da iyiydi; tarzı daha farklı, izlemeye alışık olduğum yabancı standupçılara göre çok daha sakin ama eğlenceliydi. Özgür Turhan'ı da normalde sevmeme rağmen standup gösterisini çok kopuk ve yer yer zorlama buldum.
0
salihdt
(25.09.24)
cem yılmaz yaşadığı sürece stand up işinde parlayabilecek adam yoktur. elit komedyen olmak zor.
0
mikahakkinen
(25.09.24)
deniz göktaş'ın tespitleri ve sakin anlatım tarzı hoşuma gidiyor, canlı izlediğimde de baya gülmüştüm.

özgür turhan doğal komik, adam hiçbir şey anlatmasın sadece gülsün sahnede, ben de gülerim sanırım. tepkileri çok komik.

baturay aralarında canlı izlemediğim tek kişi, youtubedaki standup videolarını eğlenceli buluyorum ama diğer ikisi kadar sarmadı beni.

yani burun farkıyla özgür'ü deniz'in önüne koyarım, baturay üçüncü olur.
0
sabenburak
(25.09.24)
deniz ve özgür'ü canlı da izledim. bence deniz>özgür>baturay
0
brakgn
(25.09.24)
Valla sıralayamadım hepsini seviyorum.

Deniz in zeka sağlam gerçekten, daha başlarda böyleyse ileride daha iyi olabilir. Gerçi insanın üretkenliği her dönem aynı olmuyor ama hayırlısı bakalım. Bir de uzun süre maruz kalınca bayabiliyor.

Özgür Turhan'ı kamusal mizahtan beri takip ediyorum. Kısa videolarını daha başarılı buluyorum. stand-up olarak eğer kendisini seviyorsanız gayet eğlenceli, bazı tespitleri de güzel ancak dışarıdan biri pek sevmeyebilir aşırı tepkileri, hareketleri ve çok güldüğü için.

Baturay ı ben tepkiler, mimikler ve anlatış olarak daha başarılı buluyorum. Bence tepede cem yılmaz var ise ona en yakın baturay olabilir diyebilirim başıma bir şey gelmeyecekse.

O yüzden stand-up için zoraki bir sıralama yapacaksam;

Baturay > Deniz > Özgür derim.

Ama samimiyet, yakınlık hissetmek olarak

Özgür > Deniz > Baturay benim için.
0
ananiyimioguz
(25.09.24)
bu üçlü benim için deniz göktaş>özgür turhan>baturay özdemir. ama farklı tarzları olduğu için de çok da karşılaştırılabilir gelmiyor, benim mizah anlayışımla ne kadar örtüştüklerinin sırası gibi bu.

ali congun'un sürekli kendi şakalarına gülmesini aşırı itici buluyorum. ya bi dur arkadaş, bi sal bizi de biz gülelim gerekirse.

özkan çelik'in 9 dakikalık bir youtube videosunu izledim, birim süre başı amk konusunda abartmış, benim için şakalarını gölgeliyor fazla fazla.

cem yılmaz'ı sevenler için de dün bir cem yılmaz yavrusuna denk geldim: zülfikar sönmez. cem yılmaz'ı zaten çoktan zamanın gerisinde kalmış ve onunla da bağlantılı olarak bugün aşırı cringe buluyorum (2000'lerin başında bayılırdım), bu adam da onun iyi denebilir kötü denebilir ama sonuçta bir taklidi.
0
harfitarif
(25.09.24)
cem yilmaz efsane komik. onu kimse tartisamaz. ama simdi bu adamlarin yaptigi mizah turu ile cem yilmaz'inkiler biraz farkli. bu adamlar biraz daha batimsi, netflix tarzi mizah anlayislari var. o yuzden iki ayri kulvari kiyaslamak hakkaniyetli olmasa bile ben gulmeme bakarim aga diyorsaniz cem yilmaz hepsini tokatlar.
0
baldur2
(25.09.24)
Cem yılmazcılar son gösterisini izledi mi? Üzülerek izledim bittiğini, yaşlandığımı hissettim izlerken. Bir tat bir dokunun cd'lerini saklayan biri olarak söylüyorum, devri bitti adamın, sonraki trene bindik artık.
0
🌸Bruce
(25.09.24)
Cem Yılmaz, Fundamentals'tan sonra düşüşe geçti bence. Yani önceki stand up gösterileri Fundamentalstan kötü demiyorum ama Fundamentals'ta hâlâ işin zirvesindeydi. Elite diamond o seviyeyi yakalayamadı. Ha ama bence de Cem Yılmaz Türkiye'de bu işin üstadıdır. Kendi döneminde ona yakın kimse yoktu. Ata Demirer, Yılmaz Erdoğan ve hele hele Tolga Çevik gibi isimler asla o seviyeye yaklaşamadılar. Tolga Çevik bu isimlerle kıyaslanmayı bile hak etmiyor bence hatta.

Cem Yılmaz'ın sinema/dizi sektöründeki işleri de çok iyi. Bence o alanda devam etmesi çok daha hayırlı kendisi için. Hâlâ çok sevdiğim biri yani ama stand up performansı olarak yeni nesil komedyenler daha etkileyici. Gerçi adam da 3 saat gösteri yaparak gelmiş buralara, şimdikiler 1 saati aşınca oo uzun bir gösterisi var diyoruz
0
nundu
(25.09.24)
deniz göktaş çok iyi
baturay özdemir güldürüyor, biraz eyyamcı
özgür turhan hiç komik değil, bir sıfat kullanırdım ama neyse :)
0
abelardo
(25.09.24)
kadıköy bebesi veya ekşici değilsen Baturay en iyisi. Ben şahsen youtubedan bedavaya izlemenin verdiği keyifle baya baya güldüm. özgürün internete son yüklediği video eh işteydi. karısı ile yaptığı esprileri çok uzattı, hep aynı renkte şakalar. para verip bir dünya yol gidip o gösteriyi canlı izleseydim üzülürdüm. deniz bana hiç hitap etmiyor, bıyıklı gay sevmem.
0
plastic_angel
(25.09.24)
(6)

Stand-up tavsiyesi?

coder85
Netflixte bir çok stand up gösterisi var. Favorileriniz hangisi hangilerini tavsiye edersiniz? Netflix harrici de olabilir
Netflixte bir çok stand up gösterisi var. Favorileriniz hangisi hangilerini tavsiye edersiniz? Netflix harrici de olabilir
0
coder85
(24.09.24)
Ricky Gervais gosterileri kesinlikle
0
mor oje
(24.09.24)
Dave Chapelle ve Louis c.k ama Louis c.k'in gösterlerini Netflix me too olaylarından sonra kaldırdı sanırım.
0
fobfilm
(24.09.24)
Hala duruyorsa comedians in car getting coffee
0
duster
(25.09.24)
Kimse Bill Burr dememiş, ben de onu diyeyim. Sinirli sinirli konuşarak şaka yapması baya eğlenceli.
0
salihdt
(25.09.24)
shane gillis - beautiful dogs

son donemin yukselen komedyeni
0
antikadimag
(25.09.24)
Louis C.K

Bu işin piri bu adam. Bizde Cem Yılmaz neyse Amerika'da o. Özellikle Hilarious gösterisi mükemmel. Netflix'de var gösterileri. Şu adamı ana dilimde sahnede izlemeyi çok isterdim.
0
messor
(25.09.24)
(2)

Antik Kuntik'te Ucuza Satılan İmzalı Objeler Gerçek mi?

halitkin
Örneğin MADONNA ve MİCHAEL JACKSON İMZALI FOTOĞRAF 10 bin lira: https://www.instagram.com/p/DAQg5zuKmBP/?img_index=1ARJANTİN MİLLİ TAKIMI İMZALI FORMA 50 bin lira: https://www.instagram.com/p/DAHAt1Dq8vE/?img_index=1AL PACINO İMZALI 8500 TL: https://www.instagram.com/p/DAGS7WeMNii/?img_index=1MİCHAE
Örneğin MADONNA ve MİCHAEL JACKSON İMZALI FOTOĞRAF 10 bin lira: www.instagram.com

ARJANTİN MİLLİ TAKIMI İMZALI FORMA 50 bin lira: www.instagram.com

AL PACINO İMZALI 8500 TL: www.instagram.com

MİCHAEL SCHUMACHER İMZALI FOTOĞRAF 9500 TL: www.instagram.com

Örnekler çoğaltılabilir. Bunların nesi ucuz diyeceksiniz de dolar hesabı yapıldığında gerçekten ucuz ve bu işleri yurtdışında az buçuk takip etmiş biri olarak ederlerinin altında satıldığını söyleyebilirim.

Sadece imzalı obje satmıyorlar tabi maşallah yok yok. Bu da web siteleri: www.antikkuntik.com.tr

Öncelikle bu kadar envanteri nereden ne ara toplamışlar, ben ellerinde olduğundan bile şüpheliyim ama belki aramızda alışveriş eden, deneyimleyen biri vardır diye sormak istedim.
0
halitkin
(24.09.24)
sence? :)

içinde bulunduğumuz ortamda herhangi bir şeyin türkiye fiyatı yurt dışından ucuzsa ya dolandırılıyorsundur ya da dolandırılıyorsundur.
0
zeleno
(24.09.24)
Küçük bir kurcalama sonucu: Burada sertifikalı falan bir C. Ronaldo forması satmışlar: www.instagram.com

Ancak nasıl oluyorsa aynı sertifika farklı bir forma için Etsy'de de satışta: www.etsy.com

Ha bu %100 sahte demek değil tabi... Belki Etsy'deki satıcı bu arkadaşların sertifikasını kopyalamıştır.
0
salihdt
(25.09.24)
(2)

HCBS musterisi olmak

dogredsector
iyi gunler. hcbc'de hesap acmak istiyorum ancak subesi olmayan bir ilde yasiyorum. subeye gitmeden uygulama uzerinden musteri hizmetlerine baglanarak hesap acilabiliniyor ancak sonrasinda subeye gitme ihtiyaci olabilir mi sizce manikli mi? bazi avantajlarindan dolayi musterisi olmak istiyorum
iyi gunler. hcbc'de hesap acmak istiyorum ancak subesi olmayan bir ilde yasiyorum. subeye gitmeden uygulama uzerinden musteri hizmetlerine baglanarak hesap acilabiliniyor ancak sonrasinda subeye gitme ihtiyaci olabilir mi sizce manikli mi? bazi avantajlarindan dolayi musterisi olmak istiyorum
0
dogredsector
(17.09.24)
Onaylı belge almak, yüklü miktarda nakit işlemi yapmak, bloke olan kullanıcı adı ve şifresi için bloke kaldırmak gibi sebeplerle şubeye gidiliyor sanırım. Normal şartlarda nadiren gerekecek durumlar ama gerektiği zaman da çile olabilecek şeyler.
0
salihdt
(17.09.24)
HSBC şu anda parasız yeni müşteri kabul ediyor mu onu kontrol edin, bildiğim kadarıyla iyi miktarda varlık bulundurmayan müşterilerin kredi kartları bile yenilenmiyor şu anda.
milyon üstü varlık tutacaksanız olun tabi
0
atom karincanin torunu
(17.09.24)
(7)

Kondisyon Bisikleti Sorusu (Linc Etmeyin Lutfen)

aguen
Merhaba duyuru, biliyorum camasir asacaksin falan diyeceksiniz. Yillardir bu yuzden ben de almiyordum.Ama durum su ki, muzik dinlemek falan cok uzun sureler sarmadigi icin spor salonunda sıkılıyorum, gitmiyorum.Ortalama bi kondisyon bisikleti alsam tv izlerim, oyun oynarim hatta evden calistigim ici
Merhaba duyuru, biliyorum camasir asacaksin falan diyeceksiniz. Yillardir bu yuzden ben de almiyordum.

Ama durum su ki, muzik dinlemek falan cok uzun sureler sarmadigi icin spor salonunda sıkılıyorum, gitmiyorum.

Ortalama bi kondisyon bisikleti alsam tv izlerim, oyun oynarim hatta evden calistigim icin toplantilara bile katilirim diye dusunuyorum.

Bayagi bir arastirdim ama marka olayi olmadigi icin kafam cok karisti. 193cm / 105kg ama gobekli biri icin ne onerirsiniz.
0
aguen
(16.09.24)
:) kullanmayacaksınnnnn :D
marka model bilemem ama sahibinden, yakında olan konumlardan ikinci el bakmanı tavsiye ederim. ikinci el alırsan bir de ufak yağlaman gerekir bant kısmını.
0
kisa
(16.09.24)
kısa + 1

Bu tür şeyleri 2. el çok temiz ve çok uygun fiyata sizin de bahsettiğiniz sebepten dolayı bulmak mümkün. Alın, deneyin, yapamazsanız aldığınız fiyata yakın bir şeye elden çıkartır çok zarar etmemiş olursunuz.
0
salihdt
(16.09.24)
C2 Concept Bikerg.

Bugun bir cardio aleti alacak olsam bunu alirim. Ama fiyati can yakabilir.
0
wallcan
(16.09.24)
Yani gidip direkt çamaşır askısı almak daha iyi ama

Ben olsam şunu alırdım.

kochler.com.tr
0
Mirket
(16.09.24)
Linç edicem, dayanamadim.
Kullanmayacaksin, çamaşır asacaksin, paran yanacaaaaaaaak, utanarak geleceksiiin "ikinci el az kullanilmis bisiklet" diye ilan acarak. =d

Neyse walking pad diye bir olay var bak, araştır bir. Yukselebilir masa ile kombine kullananlar var.
0
logisticsmanager
(16.09.24)
Bro bu tür ürünleri kullanmak senin meşrebinle alakalı bir durum, ben kardiyodan nefret ettiğim halde bu yaşıma kadar 2 koşu bandı bir tane de kondisyon bisikletini perte çıkardım çünkü ben eskiden köpekbalığı gibiydim spor yapmazsam ölürüm zannediyordum ve her fırsatta kullanıyordum ama sen böyle değilsen, ki spor salonunda sıkılıyorum dediğine göre böyle biri değilsin, bence de uzun süreli kullanamazsın, o nedenle bu hevesini ne kadar ucuza dindirirsen o kadar iyidir, 2. el satıcılarına bak ürün özellikleriyle kendi özelliklerini karşılaştırıp birini al derim naçizane.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.09.24)
Cok guzel bir ikinci el bulmustum 5000e ama kizkardesim bullyledi. Isyeri gym'ine mesai saatleri icerisinde 2x30dk kacarsam mesai oldugu icin spor askimin olacagina karar verdim. Zaten haftada iki gun gidiyorum diger gunlerde de just dance ve vr falan deneyecegim biraz daha.
0
🌸aguen
(16.09.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.