Giriş
(7)

Yurtdışında pasaportu caldirmak-kaybetmek

dedeminhirkasi
Yurtdışında pasaport giderse eğer ne oluyor işin sonunda ölüm mü var?Herkes aman ne olursa olsun her şeyini kaybet Pasaportunu kaybetme falan filan.Konsolosluğa gidince işim çözülmüyor mu ne bu tantana
Yurtdışında pasaport giderse eğer ne oluyor işin sonunda ölüm mü var?
Herkes aman ne olursa olsun her şeyini kaybet Pasaportunu kaybetme falan filan.
Konsolosluğa gidince işim çözülmüyor mu ne bu tantana
0
dedeminhirkasi
(29.09.25)
çözülüyor da uğraşıyorsun. vizelerin varsa uçuyor tekrar almak zorundasın. tatile gittiğin yerde bu işlerle uğraşmak çok zor. hele ertesi gün falan dönüyorsan. tatil gününe denk geldiysen de fena.

yol yordam bilmediğin dağ başında telefonu kaybetmek gibi bi şey
0
jelly bear
(29.09.25)
Kötü yanı şu; pasaportu çaldırınca gezini erken bitirmek zorunda kalabiliyorsun, artı yurtdışında pasaport-bürokratik işlemleri can sıkıcı, geziden keyif alamıyorsun o işlerle uğraşınca, o yüzden çaldırmayacaksın.Bir de İngilizcen kötüyse, dil problemin varsa aldın başa belayı.
0
say something loving
(29.09.25)
tatilin ortasindasin bir suru masraf, plan yapmissin. ve orada varligini tek kanitlayan sey o. odeme, rezervasyon, kaza, hastalik vs.. bisey olsa dimdizlak kalirsin. tatil gunune denk gelmesi, ulasamamak, burokrasi, yavaslik vs.. konsolosluga erisim konusuna girmiyorum bile.
0
dokunmakalbime
(29.09.25)
konsolosluğa gidip geçici seyahat belgesi çıkarıyorsun. öyle çok aman aman bi bela değil ama havaalanlarında hem çıktığın yerde hem de tr'ye girerken çok uğraştırıyorlar.
0
mustafakesekci
(29.09.25)
Daha önce oldu (Üzerinden uzun zaman geçtiği için prosedür değişmiş olabilir)

Öncelikle konsolosluğa gidip "Yurda dönüş belgesi" alıyorsun, bu belgeyle dönüş uçağına binebiliyorsun. Yurda giriş yaparken de bu belgeyi pasaport polisine ibraz ediyorsun, burada da tekrar kimlik tespiti oluyor, eğer yanında kimlik kartı vb. varsa kolay, yoksa havalimanındaki karakolda bir süre bekliyorsun. Yani inanılmaz kötü bir süreç değil. Hatta benim durumumda hali hazırda Schengen alanında olduğum için tatili bile iptal etmeyip devam ettim, pasaport istenen yerlerde (Otel, tren, vb.) bu belgeyi gösterip durumu anlattım.
0
salihdt
(29.09.25)
Türk Konsolosluğunda çalışan gereksiz insanların muhtarlıklarda boş yapan insanlarla aynı olduğunu sadece biraz daha fazla torpille yurtdışında iş bulduklarını farkedince bakış açın değişiyor.
0
nahtoderfahrung
(29.09.25)
Bir kere konsolosluk her şehirde vs. yok. Gezinin ortasında bir yerde bu olursa her şeyi kesip konsolosluğun olduğu yere gitmen lazım. Bu nedenle Avrupada başınıza bu gelirse yine bir nebze şanslısınız. bir ara hallederim diyemiyorsun zira pasaportsuz otel, araç, seyahat tam bir zulüm. Hadi geçici seyahat belgesini aldın ki bunu almak için de uğraşman gerekiyor, bu sefer de her pasaport gereken noktada işlemlerin x2 ile x10 sürecek.
İşin kısası, pasaportu kaybetmeyin, canınız sıkılmasın.
0
cursor
(29.09.25)
(2)

İhtiyaç kredisi kullanım kredisi

terspeygamber
İhtiyaç kredilerinde şöyle taahhütler imzalatılıyor https://ibb.co/XrYpjDgrBu taahhütlerin geçerliliği nedir?Bunların dışında faiz oranları düşüyor misal krediden çektiğim miktarı da hemen ihtiyacıma yönelik bir iş için kullanamadım diyelim. Bu süreçte krediden gelen paranın değerini korumak için ba
İhtiyaç kredilerinde şöyle taahhütler imzalatılıyor

ibb.co

Bu taahhütlerin geçerliliği nedir?
Bunların dışında faiz oranları düşüyor misal krediden çektiğim miktarı da hemen ihtiyacıma yönelik bir iş için kullanamadım diyelim. Bu süreçte krediden gelen paranın değerini korumak için başka bir şeye dönüştürmem gerekirse ne yapmam gerekiyor?

Daha önce böyle bir taahhütle ihtiyaç kredisi çekmiş ve bu engeli aşmış olan var mısır hangi yöntemle aştınız acaba?
0
terspeygamber
(24.09.25)
Aslında yasal olarak kredi çekip altın, döviz vs. almak suç değil. Ama şöyle bir şey gördüm:
www.ihtiyackredisi.com

Bu krediyi çekerken sözleşmede böyle bir şart varsa sorun olabilir.

Nasıl aşarsın? Başka bankaya transfer edip oradan alırsın. Tespit edilemez mi? Edilir tabii ki ama ben şimdiye kadar kredi çekip altın aldığı için bu linkteki cezai yaptırımlara maruz kalan birini duymadım. Pratikte uygulanan bir şey değil muhtemelen.
0
himmet dayi
(25.09.25)
Devletin talebine istinaden bankaların çoğunlukla kendilerini korumak için geliştirdikleri bir şey. Tam olarak nasıl bir yaptırım olduğunu görmek için bankanızın "Genel Kredi Sözleşmesi" ya da buna benzer başlıklı dökümanına bakabilirsiniz.
0
salihdt
(25.09.25)
(4)

Telefon tableti tamire verirken bilgi güvenliğini sağlamak

evanka
Selamlar, Telefon ve tableti ekran kırılması, şarj girişi arızası gibi sebeplerle tamire vermem gerekecek, ancak içerisinde google hesabı, fotoğraflar vb bir çok kişisel bilgi var. Bunları silerek mi vermek gerekir? Veya bilgilerimi korumak için başka nasıl bir önlem alabilirim? Çarşıdaki bir telefo
Selamlar,
Telefon ve tableti ekran kırılması, şarj girişi arızası gibi sebeplerle tamire vermem gerekecek, ancak içerisinde google hesabı, fotoğraflar vb bir çok kişisel bilgi var. Bunları silerek mi vermek gerekir? Veya bilgilerimi korumak için başka nasıl bir önlem alabilirim? Çarşıdaki bir telefoncuya vereceğim, teknik servis değil sanırım.
Telefonum açılıyor yedeklerim silerim de tabletim hiç açılmıyor. Tamirden sonra içindeki bilgiler sıfırlanarak mı bana geri döner? İşin doğrusu herşeyi tekrar kuracak olmaya da üşeniyorum :)

Şimdiden teşekkürler..
0
evanka
(17.09.25)
telefon ve tabletin markasina gore google, icloud vs.. hesabiyla cloud yedeklemesi yapilabilir. eger yazilimi etkileyen bir parca degisimi olursa gider. sadece fiziksel birsey olursa (cam, ekran vs..) gitmez. en iyisi tamirciye danisin.
0
buenosdias
(17.09.25)
Evde sağlam kalan kettle ile duvara asılı duran bir TV var sanırım? Ekran ve şarj girişi bozuk olan tanıdıklarım oldu. Genelde ortak özellikleri hayata dair bazı ayrıntıları gözden kaçırmaları.
Çünkü bu mobil cihazlar, onların performanslarına çok dayanamıyor.

Telefonda ikinci alan veya ikinci (misafir) oturum açılması bir çözüm olabilir gibi.

www.instagram.com
0
diyecevaplandı
(17.09.25)
Ben olsam cihazı yedekler, sıfırlar ve o şekilde verirdim. Bir çok markanın kendi yedekleme uygulaması var. Evet biraz ekstra iş yaratır ama kişisel bilgilerinizin birilerinin eline düşmesi riskinden ya da değişen bir parça yüzünden bunlara erişiminizi kaybetmekten iyidir.
0
salihdt
(17.09.25)
samsung telefonlarda bakım modu diye bir şey var. açık olduğunda içindeki kişisel bilgilere erişilemiyormuş. gerçi anakart değişirse herşey sıfırlanır.

www.samsung.com

tablette de anakart değişmediği sürece sıfırlanacağını sanmıyorum. bir çekinceniz varsa yapılırken başında durun veya kendiniz yapmaya çalışın. youtube da videosu vardır.
0
inheritance
(17.09.25)
(3)

Neden koruyucu koyuyorlar?

messina123
Koruyucusuz harras marka çikolatalı fındık ezmesi 1 yıl son kullanma süresi var. Aynısı diğer markalarda hep koruyucu içeriyor, zararlı madde içeriyor. Fiyatları da aşağı yukarı aynı. Harras’ın başarıp diğerlerinin başaramadığı bir üretim tekniği mi var yoksa üreticiler üç kuruş fazla kazanma uğruna
Koruyucusuz harras marka çikolatalı fındık ezmesi 1 yıl son kullanma süresi var. Aynısı diğer markalarda hep koruyucu içeriyor, zararlı madde içeriyor. Fiyatları da aşağı yukarı aynı. Harras’ın başarıp diğerlerinin başaramadığı bir üretim tekniği mi var yoksa üreticiler üç kuruş fazla kazanma uğruna o kadar zararlı kimyasalları mı bize yediriyorlar?
0
messina123
(15.09.25)
İkincisi. Daha çok para.
0
muhayyer divan
(15.09.25)
dincilerin ürettiği hiç bir mala güvenme. içine koyup yazmazlar. aynes rezaletini araştırırsan görürsün. yıllarca meb okullarına paket süt verdiler. bozuk sütleri alıp satıyorlar halen.
0
mikahakkinen
(16.09.25)
Zararlı kimyasal konusu tartışılır, her koruyucu ya da katkı maddesi zararlı diye bir şey yok. Zaten öyle ya da böyle bütün katkı maddeleri belli kontrol ve yönetmeliklere istinaden kullanılıyor.

Katkı maddelerinin amaçları farklı; kimisi ürünün son kullanma tarihini uzatmak için kullanılıyor, kimisi kıvamını arttırıyor, kimisi o ürünün o şekilde ve tatta sunulabilmesi için gerekli. Tabi ki maliyet de göz önünde bulundurulan bir etken ancak "Bu ürünün içine fındık koymak yerine basalım kimyasalı da ucuz olsun" bir marka açısından hele de günümüzde sürdürülebilir bir pazarlama stratejisi değil, zaten bir çok katkı maddesi görece az miktarda kullanılıyor; ürünün miktarının yarısı kadar koruyucu koyup sonra onun kıvamını ve tadını tutturmak, bu sayede de kar etmek çok mümkün değil.
0
salihdt
(16.09.25)
(6)

Türkiye haritası böyle nasıl oldu?

messina123
Bence daha havalı gözüktühttps://imgur.com/a/OOPvCtf
Bence daha havalı gözüktü

imgur.com
0
messina123
(14.09.25)
r/mapporncirclejerk
0
AlsterWasser
(14.09.25)
Pavyon şarkıcısı bedeni olmuş böyle bakınca.
0
logisticsmanager
(14.09.25)
salihdt
(14.09.25)
bakarken dengesiz hissettim sanki düşecekmişim gibi.
0
okinawalı taş kağıt makas ustası
(14.09.25)
Türkiye bize gösterilenden çok daha büyükmüş biliyor musun?
0
muhayyer divan
(14.09.25)
anksiyete sebebi. düzelt şunu
0
ground
(15.09.25)
(3)

Müşteri hizmetlerin de eş zamanlı kaç kişi çalışıyordur ?

dunyatuhaf
Bunlar ilgili yönetmelik falanda vardı sanırım şu kadar süre de cevap verilmesi lazım falan diye .Acaba büyük şirketlerin müşteri hizmetlerinde ( aradığımız zaman telefonlara bakan ) kaç kişi vardır . Mesela Turkcell toplam çalışan sayısı 22.000 (viki ) Turkcell global 16.000 kişi diyor , Atıyorum 3
Bunlar ilgili yönetmelik falanda vardı sanırım şu kadar süre de cevap verilmesi lazım falan diye .
Acaba büyük şirketlerin müşteri hizmetlerinde ( aradığımız zaman telefonlara bakan ) kaç kişi vardır .
Mesela Turkcell toplam çalışan sayısı 22.000 (viki ) Turkcell global 16.000 kişi diyor ,
Atıyorum 3 vardiyaya bölsek 7.000 ila 5.000 kişi mi arama bekliyor .
Ve biz nasıl bu kadar bekliyoruz .
( diğer firmalarda da bekliyoruz da allıma Turkcell örneği geldi teşekkürler )
0
dunyatuhaf
(14.09.25)
2024 yılında Turkcell abone sayısını 43,1 milyon olarak açıklamış, bu yüzden olabilir.
0
materyalist imam
(14.09.25)
Zamanında Garanti Bankası'nda sanırım 500-750 arası çağrı merkezi personeli vardı toplamda yanlış hatırlamıyorsam; bir sürü de vardiya vardı 7/24 hizmet verildiği için ama gece 11 ile sabah 8 arası sadece 4 kişi oluyordu mesela. 5000 falan astronomik sayılar. Sesli yanıt (IVR) sistemlerinin daha da geliştiği vb. de düşünülürse en fazla birkaç yüz kişi vardır yine

Edit: O aralar Garanti Bankası'nın yine on küsür milyon müşterisi vardı.
0
salihdt
(14.09.25)
Global bilgi veya digerleri de sadece Turkcell’e veya tek bir markaya hizmet vermiyor. Ekip ekip halindeler ve hepsi farklı bir markaya çalışıyor. Ayrı odalar ve birimler mevcut. Sallıyorum getir’e toplam 300 kişi, turkcell’e 750 kişi gibi. Ama sayı olarak pek söylenmez rakamlar. Ortalamalar bu şekilde diyebilirim.
0
mor oje
(14.09.25)
(4)

Bir uygulama geliştireceğim ama içinde chat var

ananiyimioguz
Selamlar, bir süredir bir çeşit sosyal ağ olmasını amaçladığım bir mobil uygulama geliştiriyorum.Biraz tinder gibi ama değil, kapsamı farklı. Zaten onlar yasaklandı yakın zamanda.Benim çekincem şu. Hani olmaz da uygulama patladı diyelim, baya getirisi de oldu.Birileri buna çökmek ister de iftiraya k
Selamlar, bir süredir bir çeşit sosyal ağ olmasını amaçladığım bir mobil uygulama geliştiriyorum.

Biraz tinder gibi ama değil, kapsamı farklı. Zaten onlar yasaklandı yakın zamanda.

Benim çekincem şu. Hani olmaz da uygulama patladı diyelim, baya getirisi de oldu.

Birileri buna çökmek ister de iftiraya kalkarsa...

Mesela içerisinde terör örgütleri birbiriyle haberleşiyor ahanda kanıtı derlerse...

Ben profil onaylarını zaten ayarladım. admin onaylayacak. öyle hemen görünür olmayacak insanlar. fotoğrafları ve yazıları görmem lazım. ilerde yapay zekaya da yaptırım belki...

Ama şu özel mesajlaşma işi sıkıntı. Onları okuyorum desem bi dert okumuyorum desem bir dert. Cidden whatsapp kullanmayalım yakalanırız diyen biri açsa bunu kullansa ne olacak? Ya da işte letgoda konuşsa sahibindende konuşsa ne oluyor? Bu firmalar kendilerini bu konuda nasıl güvence altına alıyorlar?

Ona göre ben de bir sözleşme hazırlayayım ekrandan onaylatayım.
0
ananiyimioguz
(10.09.25)
Çökmeye kalkarlarsa, arkalarında öyle bir güç varsa zaten çökerler. Ortada gerçek bir neden olmasına gerek yok. Sonuçta kapatılan uygulamalar da çok ciddi bir hukuki nedene dayanılarak kapatılmıyor.

Profilleri admin onaylama kısmı başlangıçta olur ama eğer büyürse ciddi operasyonel yük gerekir. Bir süre sonra otomatik onaya geçersiniz, zaten insanlardan ne gibi bir bilgi isteyeceksiniz ki onay vereceksiniz? Bir de onay alırken düzgün bir profil oluşturulsa bile onaydan 5 saniye sonra yine değişiklik yapılır.

Öncelikle özel mesajların keyfi okunabildiği bir uygulama yapmayın, bunlar her halukarda şifreli olsun ve okunacaksa bile sadece belli kişiler erişebilsin. Yarın öbür gün veritabanınız çalınır, insanların özel konuşmaları ifşa olursa daha büyük dertleriniz olur. Diğer yandan mesajları isteseniz de manuel olarak konrol etmeniz zor; buralarda yine otomatik bir denetleme sistemi kurmanız gerekir. İnsanlar her telden konuşabilirler, normalde de bir şirkete "Vay sen teröristlere iletişim imkanı tanımışsın" demezler ama normalde işte...

Belki de Delaware'de falan bir şirket kurup hizmeti oradan vermenin yollarını aramak daha mantıklı olabilir.
0
salihdt
(10.09.25)
Kullanıcı profilinde bir değişiklik yaparsa statusu tekrar onay bekliyor a düşüyor.

Kullanıcı sayısı arttıkça bu baya sıkıntılı olur ama şimdilik aklıma gelen en güvenli yol bu.

Google firebase kullanıyorum no sql bir yapı var, kuralları da düzgün tanımlarsam database i patlatabileceklerini sanmıyorum. kendisi zaten şifreliyor AES-256 ile.

Benim tekrar bir key belirleyip uçtan uca şifrelememe şimdilik gerek var mı bilemedim ama aklımda olsun.

Her halukarda böyle bir uygulama için kullanıcıdan bir sözleşme falan almam gerekiyor mu acaba basit de olsa?

Yoksa direkt google ile giriş yapıp kullansınlar... gibi bir durum var şuan.
0
🌸ananiyimioguz
(10.09.25)
şifreleme koymazsın, zaten isteseler de yazışamazlar, başın ağrımaz.
0
kimlanbu
(10.09.25)
Kullanıcı sözleşmesi her halukarda gerekir bence; insanlara verilerinin nasıl saklandığını, olası bir anlaşmazlıkta hesaplarına ne olacağını, profillerinin ne şartlarda kapatılacağını ya da mesajlarının hangi koşullarda ilgili mercilerle paylaşılabileceğini, kimler tarafından bunlara erişilebileceğini vb. belirtmek lazım. Uygulama marketleri de çeşitli yükümlülükler gerektiriyor zaten; mesela aktif bir hesap silme fonksiyonu vb. gibi.
0
salihdt
(10.09.25)
(1)

kapatılan kredi kartına yapılan havale

green eyed penguin
arkadaşımın kapatılan kredi kartına havale yaptım. haberim yoktu kapandığından. para ne onda gözüküyor ne de bana geri gelmiş. ne yapmamız gerekiyor? dekont elimde, paranın geri dönmediğini de biliyoruz.
arkadaşımın kapatılan kredi kartına havale yaptım. haberim yoktu kapandığından.

para ne onda gözüküyor ne de bana geri gelmiş. ne yapmamız gerekiyor? dekont elimde, paranın geri dönmediğini de biliyoruz.
0
green eyed penguin
(08.09.25)
Kapatılan karta gönderilen para eğer yeni bir kart varsa ona aktarılır, yeni kart yoksa arkadaşınızın bankasıyla görüşüp arada kalan parayı hesabına geçirtmesi gerekebilir.
0
salihdt
(08.09.25)
(1)

paribu mkk sms'i ne anlama geliyor?

leeloodallas
bugün tarafıma MKK bilgi sms'i gönderdi paribu. "paribu unvanlı platformda yeni sicil oluşturulmuştur" diye sms alan başka biri var mı? ne anlama geliyor bu? anlamadığımdan korkuyorum evet.
bugün tarafıma MKK bilgi sms'i gönderdi paribu. "paribu unvanlı platformda yeni sicil oluşturulmuştur" diye sms alan başka biri var mı? ne anlama geliyor bu? anlamadığımdan korkuyorum evet.
0
leeloodallas
(03.09.25)
Merkezi Kayıt Kuruluşu siz hisse, fon vb. yatırım ürünleri aldığınızda bunların kayıtlarını tutan kuruluş. Mesela bir bankanın yatırım hizmetlerini kullanım mesela Arçelik hissesi alırsanız, hisselerin kaydı MKK'da tutuluyor. Paribu bu tür hizmetler sağlıyor mu bilmiyorum, eğer yakın zamanda bu tür bir ürüne yatırım yaptıysanız ona istinaden gelmiştir ya da Paribu bu işlere girecektir, müşterilerine buna istinaden kayıt açıyordur. Korkulacak pek bir şey yok.
0
salihdt
(03.09.25)
(2)

Spora yeni başlama

rakicandir
Selamlar,Spora yeni başladım. Amaç uzun vadede sağlıklı bir insana dönüşmek. Bebek adımlarıyla başladığım için son bir hafta - on gündür yaklaşık 5000 adım atıyorum. Spor salonuna gitmeden spor yapmayı planlıyorum, dumbbell mı alsam diye düşünüyorum. Ne yapalım şimdi ? Var mı akıl verecek olanınız ?
Selamlar,

Spora yeni başladım. Amaç uzun vadede sağlıklı bir insana dönüşmek. Bebek adımlarıyla başladığım için son bir hafta - on gündür yaklaşık 5000 adım atıyorum. Spor salonuna gitmeden spor yapmayı planlıyorum, dumbbell mı alsam diye düşünüyorum. Ne yapalım şimdi ? Var mı akıl verecek olanınız ?

Teşekkürler şimdiden.
0
rakicandir
(01.09.25)
Abi bu sorulara sağlıklı cevap vermek için cinsiyetin, boyun, kilon, mavi yaka mısın, beyaz yaka mısın, yaşın kaç, spor geçmişin var mı benzeri soruların cevaplarına ihtiyaç var. Yine de ortalama bir cevap vereyim. Bir yoga matı, bir 20 kiloluk dumbbell seti, bir de temu'dan direnç lastiği seti alarak işe başlayabilirsin. Ben bu işi ketlebell ile yapacağım dersen daha az donanımla da olabiliyor ki ben o konuya yabancıyım. Bu arada o gün hiç evden çıkmayan ve tüm gün ev işi yapan bir ev hanımı günde 5000 adım atıyor ev içinde. Spor adına bir şeyler yapıyor olma hissi güzel bir şey de çok da anlamlı değil yani. Bu arada akıllı saatin yoksa bir akıllı bileklik edinip, ne yaptın, ne yaktın onu görebilirsin. Dumbbell seti ve direnç lastik seti için link verebilirim ilgilendiysen.
0
Mirket
(01.09.25)
edmond honda neden kızmış anlamadım ama 5000 adım çok büyük bir fiziksel aktiviteye işaret etmiyor. Hareket etmek, hiç hareket etmemekten iyidir ama ağırlık kaldırma konusuna katılıyorum; okuduğum, izlediğim kadarıyla hem daha verimli bir egzersiz yöntemi, hem de özellikle oturarak çalışan insanların muzdarip olduğu kas ve eklem ağrılarını önlemede ve gidermede de faydalı.
0
salihdt
(01.09.25)
(4)

Hesaba bloke sistemi nasıl işliyor?

anatomik
Geçen ay X bankasına olan borçtan dolayı Y bankasındaki paraya bloke koyuldu. Hesapta 12.500TL varken, 12.200TL'si blokelendi. Geri kalan para hala hesapta duruyor yani 300TL.Şimdi bu hesaba tekrardan 10.000TL atsam ve hemen ardından 5 dakika içinde o parayı harcasam, o sırada o 10.000TL'ye de bloke
Geçen ay X bankasına olan borçtan dolayı Y bankasındaki paraya bloke koyuldu. Hesapta 12.500TL varken, 12.200TL'si blokelendi. Geri kalan para hala hesapta duruyor yani 300TL.
Şimdi bu hesaba tekrardan 10.000TL atsam ve hemen ardından 5 dakika içinde o parayı harcasam, o sırada o 10.000TL'ye de bloke koyulur mu hemen?
Eğer hesapta hala "hesaba giren paraya bloke koy" emri varsa, o 300TL'nin de gitmesi gerekmez miydi?
O 300TL hala durduğuna göre aktif, anlık pusuda bekleyen bir bloke emri yoktur diyebilir miyiz?
0
anatomik
(30.08.25)
Diyebiliriz. Yeni bi borc guncellemesi bankaya yollanirsa ancak cekemezsin.
0
sey mi dostum
(31.08.25)
Dediğim gibi o hesaba para atıp hemen harcamayı düşünüyorum zaten. Eğer pusuda bekleyen bir bloke emri yoksa sıkıntı yok zaten. Ama benim parayı atıp harcama yaptığım o birkaç dakikalık sürede de yeni bloke emri gelmez heralde, o kadar da şanssız değilimdir.
0
🌸anatomik
(31.08.25)
Bloke belli bir tutara konulduysa onun üstündeki tutarlar kullanılabilir. Muhtemelen sizin durumunuzda böyle olmuş. Diğer türlü hesaba tamamen bloke konarsa zamanlamasından bağımsız hesaba giren her para direkt blokede kalır. Bankadan bankaya değişiyordur ama o süreç "Hesaba para geldi hadi blokeye alalım" diye çalışmıyor, sistem kullanılabilir bakiyeyi hesaplarken hesaptaki bloke tutarını hesap bakiyesinden düşüyor direkt.
0
salihdt
(31.08.25)
İcra için konuşuyorum; haciz blokesi talebin ulaştığı Mak nedir anlarız böyle anda hesapta ne kadar varsa sadece o tutarı etkiler. Bloke konulduktan 1 dakika sonra para yatırılırsa o para serbesttir. Yani aslında hesaba bloke değil hesapta o an bulunan paraya bloke konulur.
0
ground
(31.08.25)
(3)

Banka neden böyle yapıyor?

kizil karga
Benim kredi kartının ekstresi normalde ayın 28'inde kesiliyor ama ayın 28'i perşembeye geliyorsa banka ekstreyi 29'una iteliyor ama ödemesini pazartesi gününe kadar almıyor, yani manuel olarak yine ödeyebilirim ama o zaman da beklemede kalıyor yine pazartesi gününe kadar, banka neden böyle bir şey y
Benim kredi kartının ekstresi normalde ayın 28'inde kesiliyor ama ayın 28'i perşembeye geliyorsa banka ekstreyi 29'una iteliyor ama ödemesini pazartesi gününe kadar almıyor, yani manuel olarak yine ödeyebilirim ama o zaman da beklemede kalıyor yine pazartesi gününe kadar, banka neden böyle bir şey yapıyor olabilir, bakınca bi çıkarı var gibi de gözükmüyor ama bankanın çıkarı olmadan bir şeyler yapması da çok mantıklı gelmiyor.
0
kizil karga
(29.08.25)
akbank mı bu banka? akbank öyle yapıyor. 20sinde kesilen kartın ödeme günü hafta sonuna gelirse 30'una onu 1'ine çekip kesim tarihini de 22'sine alıyor.
0
bay b
(29.08.25)
İlla ki teknik bi bıdısı vardır ama kötü niyetli fesat bi sinsi olsaydım bankanın ödeme tarihini haftasonuna çekip olası haftasonu harcamalarını bi sonraki ekstreye değil mevcut ekstreye sokmak için böyle yapıyor derdim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.08.25)
Yanlış hatırlamıyorsam banka hesap kesim tarihi + 10 gün olarak son ödeme tarihi belirliyor, ancak son ödeme tarihi tatil gününe denk gelirse hesap kesim tarihini son ödeme tarihi tatil sonrası ilk iş günü olacak şekilde öteliyor.
0
salihdt
(29.08.25)
(3)

horlamamız da veri olarak satılıyor mu? sürekli horlama aletleri reklamları

ground
çıkıyor. bu konuyu kimseyle konuşmadım net. kimse de bana konuşmadı. bir yere de yazmadım ilk buraya yazıyorum. zaten 20 yıldır horluyorum. ancak 1 haftadır deli gibi horlama önleyici alet reklamlarına maruz kalıyorum. bunun bir sonrası öksürük, kabızlık, ishal, sayıklamayı tespit edip reklamverenle
çıkıyor. bu konuyu kimseyle konuşmadım net. kimse de bana konuşmadı. bir yere de yazmadım ilk buraya yazıyorum. zaten 20 yıldır horluyorum. ancak 1 haftadır deli gibi horlama önleyici alet reklamlarına maruz kalıyorum. bunun bir sonrası öksürük, kabızlık, ishal, sayıklamayı tespit edip reklamverenlere satılması olabilir mi?
0
ground
(25.08.25)
Telefon uyku sırasında hemen yanınızda ve mikrofon için başka uygulamalara izin verdiyseniz bu söz konusu olabilir.
Horlama sesi belli desibel üstüne çıktıysa artık bizimle empati kuran reklamları görmek olası
Sensör, çip vs içeren akıllı yatak teknolojileri var. Bunlar internete bağlandığı an bizden bir şeyler gider. Teknoloji adı altında bize itelenen her şeye seve seve izin veriyoruz zaten.
(Sinsi ve) Akıllı saatlere de farklı açıdan bakmak lazım.
0
diyecevaplandı
(25.08.25)
neredeyse bir seneden beri huawei health ile uyku takibi yapıyorum, horlama ve uykuda konuşma dahil. hiç bir horlama reklamına denk gelmedim. ublock kullanıyorum, google ayarlarında kişiselleştirilmiş reklamlar kapalı o yüzden de görmemiş olabilirim tabii ki.
0
inheritance
(25.08.25)
Samsung telefonlar/saatlerde uyku kalitesi ayarları var horlamayı ölçen ve yanlış hatırlamıyorsam Samsung Health uygulaması verileri kişiselleştirmiş reklamlar için kullanıyor. Sizin için de benzer bir durum olabilir. Tabi diğer yandan seçici algı olması da muhtemel.
0
salihdt
(25.08.25)
(11)

Bu ülkedeki kilo takıntısı

gobekliraki
Kısa geçeceğim.Açıklamak istemediğim bir rahatsızlık geçirdim/geçiriyorum. Çok kilo verdim.Uzun zamandır gelemediğim bir yere geldim 2 duble bişey içip kafamı dağıtayım diye. Çalışan çalışmayan hepsini tanırım. Çoğu önce "neredesin ya aylardır" dedi. Sonra ne kadar zayıfladın ameliyat mı oldun dedi
Kısa geçeceğim.
Açıklamak istemediğim bir rahatsızlık geçirdim/geçiriyorum. Çok kilo verdim.

Uzun zamandır gelemediğim bir yere geldim 2 duble bişey içip kafamı dağıtayım diye. Çalışan çalışmayan hepsini tanırım. Çoğu önce "neredesin ya aylardır" dedi. Sonra ne kadar zayıfladın ameliyat mı oldun dedi (o kadar fark edilmiş demek). Ben de cevaben çok detaya girmeden "yok çok ağır bir rahatsızlık geçirdim hastaneden yeni çıktım" dedim. Hepsi de "olsun olsun böyle daha iyisin" dedi. Ulan bir kişi de bunca kilo kaybına aldırış etmeyip "böyle daha iyi" dedi. Yani zayıf ol da, öleceksen öyle öl.
0
gobekliraki
(22.08.25)
Yoo, gönlünü almaya, seni mutlu etmeye çalışmış. Böyle daha iyi demeyip 'Tüh tüh' deseydi daha mı mutlu olurdun?
0
Mirket
(22.08.25)
E Bi geçmiş olsun der insan önce.
0
🌸gobekliraki
(22.08.25)
Geçmiş olsun.
0
Mirket
(22.08.25)
aynı şeyi yaşadım birebir. çok kilo verdim öleceğim diye düşünürken “sen hava atıyorsun” diye bakıyordu insanlar. biraz toparladım.
0
deartheodosia
(22.08.25)
Patavatsizlik etmis iste…
Tr‘de kilo alsan bi dert versen bi dert..
Herkesin ilk görür görmez kiloyla ilgili bi yorumus var.
0
sonsuz
(22.08.25)
adamlar iyi bir şey demişler. sen alınganlık yapmışsın
0
abelardo
(22.08.25)
""Ulan bir kişi de bunca kilo kaybına aldırış etmeyip "böyle daha iyi" dedi.""

Son kelime dedi mi olacak demedi mi olacak, kafam karıştı, ne anlamam gerektiğini tam çıkaramadım.

İnsanların kilo vermene sevinmeleri sağlığına kavuşmadan önce gelmiş ve buna üzülmüşsün anladığım kadarıyla. Çok haklısın, sağlık yalnızca kiloyla belli oluyormuş gibi davranılmış. Çok ciddi bir bilinçsizlik, hele ki bu bilgi çağında. Hastalandım deyince hayrolsun ya da çok geçmiş olsun, iyi misin şimdi denmesi gerekir, belki kilodan dolayı hastalanmıştın veya hastalık kilo yapmıştı. Belli ki çok üzgünsün, haklısın da, ama üzülme buna, herkes insana insan değeri vermeyi bilmiyor, öğrenemiyor, öğretilmiyor çünkü.
0
muhayyer divan
(22.08.25)
zayıf olsa da hasta mısın falan diyorlar. fazla takmamak lazım
0
runaway
(22.08.25)
Türk toplumu ile alakalı birbirinin dış görünümüyle yorum yapıp karşısındakini aşağı çeken bir toplum. Toplumumuzun en negatif huylarından biri bu. İnsanları dış görünüşü ile yargılanak veya görüş bildirmek çok boktan huylarımızdan biri.
0
mikahakkinen
(22.08.25)
geçmiş olsun.
umarım tekrar nüksetmez rahatsızlığınız.

ülkede kilo takıntısı var, fat-shaming var, tam zıttı olan zayıflara karşı olumsuz sözler söyleme alışkanlığı var, elalem "ne zaman çocuk yapacaksınız" diye bile soruyor haddi olmadan. patavatsızlık diz boyu.

ama çoğu kişi sözlerinin önünü arkasını düşünmüyor bile.
ben de kilolu arkadaşlarıma, sırf kilolarıyla barışık diye epey ağır şeyler söylüyorum bazen. farkına bile varmıyorum -ya da zaten barışıklar kendileri ile bir şey olmaz diyorum- kabalık.

bu verdiğiniz örneklerde biraz siz alınganlık yapmışsınız gibi.
insanlar ağır hastalık geçirdiğinizi anlamamışlar, geçmiş gitmiş şimdi kilonuz normale dönmüş (belli ki eskiden normalin üstünde bir kilonuz varmış), o yüzden insanlar da sağlığınıza kavuştuğunuzu düşünmüş. belki kilolarınızın o hastalıktan olduğunu ya da kiloların o hastalığa sebep olduğunu düşündüler.

her halükarda "ağır hastalık geçirdim" kısmı duyulmamış bile. belki onlar da iki duble ile kafalarını dağıtmışlardı.

bence büyütülecek bir şey değil.

ama ülkede bir patavatsızlık var ki, diz boyu.
ona da yapabilecğeimiz bir şey yok.
0
biseysorcaktim
(23.08.25)
Kilo takıntısını falan geçtim, o zaten çok saçma da, az çok muhabbet edilen esnafın iki hoşbeşin ardından senin dış görünüşüne vb. dair yorumda bulunması, kendi tercihini belirtmesi vb. saçmalığı neden bu kadar normalleşti anlamak güç.
0
salihdt
(23.08.25)
(1)

iş yerinde hatalı iş teslimi

recoverytime
başlığı düzgün yazamadım. çalıştığım şirkette 2 senedir anca bunu sen yaparsın diyerek yaptırdıkları bir rapor var. başka bir elemana devredecektim vaktimi alıyor uğraşamıyorum diye. hatta rapor yüzünden de bayağı şımarıklık yapmış olabilirm gerçekten çok vakit alıyordu ve diğer işler arasında sıkış
başlığı düzgün yazamadım. çalıştığım şirkette 2 senedir anca bunu sen yaparsın diyerek yaptırdıkları bir rapor var. başka bir elemana devredecektim vaktimi alıyor uğraşamıyorum diye. hatta rapor yüzünden de bayağı şımarıklık yapmış olabilirm gerçekten çok vakit alıyordu ve diğer işler arasında sıkıştırmaya çalışıyordum. bugün devredeceğim eleman ile kıyasladık, son 3 aydır yaptıklarım hatalı çıktı. 1,5-2 milyona yakın bir fark var. danışmandan döndü zaten bu neden bu kadar farklı diye. normalde operasyon yöneticisiyim, tüm kritik işler benden geçer ama ilk defa böyle bir hata yaptım. hala çıkamadık, ne yapayım bilmiyorum. ilk kez böyle bir hata yapıyorum. kimse gelip bana çatmadı orası ayrı ama asla benden beklenmeyecek bir hata yaptım
0
recoverytime
(22.08.25)
Öncelikle bir rapor üç aydır milyonlar seviyesinde hatalıysa demek ki o kadar da dikkat edilen, önemsenen bir rapor değil yok çok önemli ve herkesin önemsediği bir raporsa da rapor hazırlama sürecinin olası hatalara izin vermeyecek şekilde tasarlanması lazımdı. Bu süreçte sizin bireysel hatanız sizin için can sıkıcı olsa da bence çok önemli değil, kişisel hatalar her zaman, her yerde olur. Mesele süreç ve sistemleri bunları minimuma indirecek, olduğunda da hızlıca tespit edecek şekilde tasarlamak.
0
salihdt
(23.08.25)
(10)

Devlet okullarında kayıt parası

prole
Okul çağında çocuğum olmadığı için garipsediğim bir durum oldu geçtiğimiz günlerde. Civarda bir okul müdürü, ikameti mahallede olan çocukların kaydı için 50bin, olmayanlar için 150bin lira kayıt ücreti alıyormuş. Pilot okul olan bu okulda sınıf mevcudu talep fazlası bedeniyle 40-50 öğrenciye çıkmış
Okul çağında çocuğum olmadığı için garipsediğim bir durum oldu geçtiğimiz günlerde. Civarda bir okul müdürü, ikameti mahallede olan çocukların kaydı için 50bin, olmayanlar için 150bin lira kayıt ücreti alıyormuş. Pilot okul olan bu okulda sınıf mevcudu talep fazlası bedeniyle 40-50 öğrenciye çıkmış ve buna rağmen sistem devam ediyormuş. Bu durumdan milli eğitimin haberi yok mu? Başka tanıdıklarla konuştum, her yerde durum benzermiş. Bu nasıl iştir, yasal olmadığını düşündüğüm bu durum bu kadar aleni biçimde nasıl yapılabiliyor? Kimse mi şikayet etmiyor?
0
prole
(20.08.25)
o paralar olmasa okullar hiç dönmez. ne temizlik yapılır ne de sabun, peçete vs bulunur. çalışan hizmetlinin maaşı o toplanan paralarla ödeniyor mesela. sene içinde çıkan masraflar da yine o paralardan karşılanıyor. bir miktar da birilerinin cebine gidiyordur tabi mutlaka. meb olaya müdahale etse okullara o parayı kendi vermek zorunda kalacak. neden işleyen sisteme çomak soksun ki?

şikayet etmeyi bırak millet o parayı vermek için sıraya giriyor. hatta biraz daha fazla versek sırada bizi öne alır mısınız diye soruyorlar. okul çağındaki her çocuğun ikameti zaten eşin dostun evinde. alan memnun veren memnun.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(20.08.25)
Ezelden beri olan bir durum değil mi bu? Okullara giden ödenek yetmediği için okullar her sene bu tür şeyler yapıyorlar. Kimisi kayıt olan her öğrenciden bir sürü malzeme istiyor, kimisi velilerden yardım istiyor, kimisi kayıt parası istiyor... Kimisi hepsini birden yapıyor... Yasal değil tabi, şikayet de edilebilir muhtemelen de... Hem veliler genelde durumun farkında oldukları için çok ses etmiyorlar, hem de genel bir "kimi kime şikayet edeceksin" durumu var...
0
salihdt
(20.08.25)
Bu bir eğitim politikası, anaokulundan üniversiteye her basamak özelleştiriliyor.

Veliler bu parayı vereceğime, çocuğumu hademesiz, sabunsuz pis okula göndereceğime her şeyden kısıp özel okula gönderirim diyor, özel okul sektörü genişliyor.
0
grimavi
(20.08.25)
Galiba Türkiyeye ye geldiniz. Bu hep böyleydi
Ben taa ilkokuldayken de böyleydi. Degişen hiç bir şey yok
0
limonlu eksi
(20.08.25)
Bunu normalleştirmek ne kadar doğru.
50 bin lira az paramı, parası olmayan ne yapıyor?
0
duyuruuser
(20.08.25)
normal falan değil. bekçiye para var, polise para var, öğretmene var, vezneciye var, diyanet'e Mercedes alırken var, köprüyü yaptırırken var,hakime, savcıya, askere, vekile var, okula gelince mi yok? devlet çocuğumu okula görmediğimde elimden almaya kalıyorsa okula gönderdiğimde de sike sike kabul edecek. ilgili mevzuatı araştırın sonra da suç duyurusunda bulunun. soruşturmayı açmayan savcıya da suç duyurusunda bulunun.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.08.25)
Ezelden beri boyle oldugunu sanmiyorum. Butun egitim hayatim istanbulda gecti. Lisede bir paket A4 kagidi istemislerdi, para istenmedi diye hatirliyorum. Istenmisse de bir seferlik cok da can yakmayan bir rakamdir, yoksa hatirlardim. Ilk ogretim de ayni sekilde, ufak bir bagis istenmis olabilir ama bugunun 50 bin lirasina denk gelecek bir para istenmis olacagini sanmiyorum.
0
mbond
(20.08.25)
Çok abartı meblağlar.

Bu tip işler lise düzeyinde pek görülmez çünkü sınavla öğrenci alan liselere zaten öğrenci sınav puanı ile yerleşiyor. Kalan vasat okullara da zaten kimse zaten üstüne para vermez kayıt için.

Adrese dayalı kayıt olduğu için ilköğretim kademesinde oluyor böyle şeyler. Onun da sebebi şu; afedersiniz teşbihte hata olmaz it kopuk yuvası okullara çocugunu göndermek istemeyen veliler, bölgede iyi olarak bilinen okullara çocuğunu kaybettirmek için ya evi taşıyor ya da ikametini ilgili okulun kayıt alanında olan bir sokağa aldırıyor. Bir okulun kayıt kapasitesi belli, sınıfların resmi olarak maksimum öğrenci sayısı belli. Okul örneğin 100 öğrenci alabilecekse 150 öğrenci o okulun mıntıkasında görünür oluyor. Bu durumda o fazlalık olanlar alternatif ikinci okula yönlendiriliyor. Veli hayır illa burayı istiyorum diyince ve okul müdürü oluru yok bu işin deyince veli gözünü karartıp yav yok mu oluru bağış mağış neyse yapalım diyor. Yedekteyken öne geçiyorsun vs.

Bir de çok popüler bir okulsa zaten hatrı kırılamaz insanlar ne bileyim o ilçedeki bürokratın, yüksek rütbeli memurun, amirin, partilinin vs çocuğu alınıyor. Sonra diğerleri,böyle böyle gidiyor.

Türk insanı çocuğunun eğitimine önem verdiği için ve ulan burası türkiye şikayetle şunla bunla uğraşacağıma okula yüklü aidat veririm oluruna bakarım diyor.
0
wilhelmwasmuss
(20.08.25)
Geçen sene ilkokula başlayan oğlum için 300m ötedeki okul için yanlış hatırlamıyorsam 10k istediler. Bu 30 sene önce benim zamanımda da vardı ve ne yazık ki olmak zorunda, devlet destek vermiyor, tuvalet kağıdı, sabun gibi ihtiyaçları da veliler karşıladı uzun bir süre.

Yalnız 50k, 150k uçuk rakamlar, oğlumun okulunda 100tl toplanacağında zorlanan insanlar var.
0
kimlanbu
(20.08.25)
Devlet okulunda öyle öğretmenler var ki veli ister istemez öğretmen seçmek istiyor. Bu durumda kayıt parası adı altında bağış alınıyor sadece. Geçen seneki düzenlemeden sonra 1. sınıfa başlarken kura sistemi ile atama yapılmaya başlandı ama ara sınıflar için hala bağış sistemi geçerli. Şikayet edilse bile yaptırım yok. Okullar bağışlara mecbur çünkü bakanlık da ilkokullara ödenek yollamadığını biliyor. Cimer falan hikaye.
0
ruhen hastayim ben
(20.08.25)
(10)

İnsanlar biraz salak değil mi?

michael_knight
İnsanların çoğunluğu ve ortalaması sizce de biraz salak değil mi?E peki o zaman siz neden bu durumdasınız bu akıllıkla?
İnsanların çoğunluğu ve ortalaması sizce de biraz salak değil mi?
E peki o zaman siz neden bu durumdasınız bu akıllıkla?
0
michael_knight
(16.08.25)
O zaman birinci kuralı hatırlatayım

"Always and inevitably everyone underestimates the number of stupid individuals in circulation."
0
salihdt
(16.08.25)
@arbre ...

Tercüme: Duyuru sahibi der ki millet salak size göre, orada burada görüp ulan ne mallar var ya ehe mehe diyorsunuzdur. O halde siz bu kişilerden daha zekisiniz ya niye sürünüyorsunuz olm diyor.

Soruna cevap: Abi ben ilerliyorum, bu mallar yapıyorsa ben daha iyi yaparım dedim. Harbiden de yapıyorum. Soru Shepard hariç olarak düzeltilmeli xd.
0
Shepard
(16.08.25)
çünkü bu mallar hep karşıma çıkıyor ve benim hayat standardımı etkiliyor.
kendi aralarında takılsınlar bana bulaşmasınlar yine okeyim ben. ama ne kadar kaçsam da bir yerden bulaşıyorlar.
0
my fault
(16.08.25)
salaklar daha çok başarılı olur. sen tedbir bilmem ne derken adam başarır.

bir de kime göre salak?
0
gurur
(16.08.25)
Salaklikla basari dogru orantili degil burada anlasalim. Eger aksi olsaydi sahte diplomali akepeler senin yillarca bir arada göremeyecegin paralara konmazdi.
0
feastofthedamned
(16.08.25)
bence şunu soruyorsun: herkes, başka insanların çoğunun salak olduğunu düşünüyor. peki kendileri onlar gibi değillerse neden bu durumda olduklarıyla ilgili ne düşünüyorlar?

ki katılıyorum. kimle konuşsan diğer insanların "biraz salak" olduğunu düşünüyor. ama kendisi de onlardan farklı bir konumda değil.

cevap da burda zaten. böyle düşünen "çoğu" insan da zaten diğerleri gibi. o yüzden de diğerlerinden farklı bir durumları yok.

kendi perspektifimden: ben salak olduğumu düşünmüyorum. ama çoğu insanın analitik düşünemediğini ve rasyonel olamadığını gözlemliyorum. bu ayrım sayesinde de onlardan farklı bir durumdayım zaten o yüzden neden aynı durumdayım diye düşünmeme gerek olmuyor.
0
gitdaddy
(16.08.25)
Insanlar cok gözü acik ve cakal. Herkesin backgroundda baska planlari var.
Ben kendimi daha salak bulmaya basladim.

Daha kurnaz olmaliyim.
0
sonsuz
(16.08.25)
İnsanlar iyi bile koruyor IQ larini mevcut düzende.
0
sekizdokuzon
(16.08.25)
Salaklık değil de vasatlık ve vasatliga talep derim ben.
0
encokbenisevinnolur
(16.08.25)
ben zaten diyorum salak mıyım neyim diye
0
Batuhanolabilir
(18.08.25)
(4)

zengin orta doğu ülkelerinde türkler için hayat nasıl

ted
kuveyt, UAE gibi ülkelerde çalışan akademisyenlerin veya genel olarak beyaz yakaların hayatı nasıl?
kuveyt, UAE gibi ülkelerde çalışan akademisyenlerin veya genel olarak beyaz yakaların hayatı nasıl?
0
ted
(15.08.25)
istinasız tanıdığım her beyaz yaka (iyi de maaş almalarına rağmen) 3 ay çok övdü, sonra baya depresif kişiliklere evrildi.
0
gobekliraki
(15.08.25)
expat olarak gidip para biriktirmek için çok ideal. hatta çocuğunuz varsa en iyi okullarda ücretsiz veya çok cüzzi rakamlarla okutabiliyorsunuz.

onun dışında avrupa gibi yaşanılabilir yerler bence değil. içki içmeniz gerekse her yerde içemiyorsunuz, her yerden alışveriş yapamıyorsunuz. bir kısıtlanma illa ki var.
0
elektr10
(15.08.25)
UAE özelinde ne kadar para aldığınıza bağlı. Hayat pahalı ama eğer maaşınız iyiyse kaliteli bir hayat yaşayıp iyi para biriktiriyorsunuz. Ancak ailecek giderseniz biraz sorunlu çünkü devlet okulu diye bir şey yok, özel okullar da oldukça pahalı... Keza kiralar da öyle. Yani ailenizle gidecekseniz eğer yönetici vb. pozisyonda değilseniz astarı yüzünden pahalıya çıkabilir.

Kendi içinde çeşitli sıkıntılar var; mesela Dubai kültürel açıdan sığ bir yer. Avrupa şehirleri gibi organik bir şehir değil mesela. Diğer yandan hava da hayatı kolaylaştırmıyor; yılda birkaç ay dışında klimalı iç mekanlarda vakit geçirmek zorundasınız.
0
salihdt
(15.08.25)
Dubai için konuşayım, iyi para kazandığınız takdirde çok bir problem yaşamazsınız. türk nüfus da var, türk yemekleri, restoranları vs de var. olumlu yanı güvenli ve gayet kurallı olması. paranızla hizmet de alabiliyorsunuz. olumsuz yanı aşırı sıcak, karma nüfus ve gezilecek bir yer olmaması. haftasonu arabayla gidip görebileceğiniz bir doğa vs yok. yazı turkiye'de geçrieblecekseniz bence para kazandıkça yaşanabilir bir yer. yani ben şahsen yağmurlu pesimist akşam saat 6'da hayatın bittiği avrupanın köylerinde yaşayacağıma burada yaşamayı tercih ederim. en azından kasım-mayıs arası hava güzel oluyor, sahil kenarında yürüyebilir, çok güzel olmasa da yüzebilir, partileyebilir, iyi yemek yiyebilirsiniz.
0
awlmi
(15.08.25)
(2)

Kariyer nette şu ayarları açmak mı gerekiyor?

Rondak
Bu şekilde başvuru yaparsam. benim cv mi görüntüleyemiyor mu?Yoksa bu ayar genel görünüm için mi?https://i.hizliresim.com/nibvz8j.jpeg
Bu şekilde başvuru yaparsam. benim cv mi görüntüleyemiyor mu?

Yoksa bu ayar genel görünüm için mi?

i.hizliresim.com
0
Rondak
(09.08.25)
O ayar Kariyer Net üyesi şirketlerin site üzerinde personel ararken sizin CV'nizi görüntüleyebilmesi ile alakalı. Başvuru yaparsanız bu ayardan bağımsız başvuru yaptığınız şirket CV'nizi görebilir.
Link ile ilgili ayar ise CV'nizin o linkle herhangi biri tarafından görüntülenebilmesi anlamına geliyor, Kariyer Net üyesi olsun olmasın.
0
salihdt
(09.08.25)
Yoo bu başvuru yapmadan görüntülenme özelliği. Orada açıklamada yazıyor zaten.
0
serverbeyi
(09.08.25)
(8)

çıplak el ile tavuk tiftiklenen pilavcı dükkanı

WithWorth
tiftikleme nedir diyenler için :https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSOxb_J8ZyN5AsCzgydbArKVUNoJPPKcFUZFQ&sbu olayın alet yerine direkt çıplak ellerle yapıldığı bir tavuk-pilavcı'dan yer misiniz ?edit : parmaklar tavuğa temas etmekte anbean, siz bu satırları okurken
tiftikleme nedir diyenler için :
encrypted-tbn0.gstatic.com

bu olayın alet yerine direkt çıplak ellerle yapıldığı bir tavuk-pilavcı'dan yer misiniz ?

edit : parmaklar tavuğa temas etmekte anbean, siz bu satırları okurken
0
WithWorth
(08.08.25)
Yemek kalitesinden bağımsız her restoranda çıplak elle yapılıyor. Hijyen koşulları sağlandıktan sonra bence sorun yok. Ama görece ucuz el aletiyle aynı kalitede çok daha çabuk yapılacak bir işi elle yapmaya uğraşmak saçmalıktır, orası ayrı.
0
salihdt
(08.08.25)
yemeyiz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.08.25)
acimam gomerim, umrumda olmaz.
bizim insanimizdaki bu nitril eldiven fetisini anlamadim gitti..
0
cooperr
(08.08.25)
yemek yapılırken çıplak el kullanmak eldivenden daha sağlıklı. türkiye'deki bu eldiven fetişi cidden nereden çıkıyor anlamak mümkün değil.
0
biergarten
(08.08.25)
Geçenlerde meşhur bir dürümcüye gittim. Adam siyah eldiven takmış bir yandan kebapları mıncıklarken diğer yandan pos cihazıyla ödeme alıyor, arabadan malzemeleri almak için arabanın kapısını aynı eldivenle açıp alıyor sonra yine kabap mıncıklıyor.

Ben olsam o tiftikleyen elleri seçerdim :)
0
Rondak
(08.08.25)
Eldivenden iyidir +1
0
kobuzchu kiz
(08.08.25)
tavuk tiftiklemek en kolay el ile yapılıyor. hele ki tatlı yapacaksan ince ince ancak elle mümkün. zaten mutfakta her işlemi el ile yapıyoruz, tavuğu da tiftiklemeden önce ellerimizi yıkıyoruz merak etmeyin. eldivenle yapanı görürseniz kaçın zaten, o eldiven ile tuvalete bile gitmiş olabilirler :D
0
neira
(08.08.25)
Yemek tarifi videolarının yorumlarında milleti eldiven takmıyor diye darlayan ekipten misiniz? Eldivenin temiz olduğunun garantisi yok. Elini yıkaması daha olası. O yüzden çıplak eli tercih ederim
0
nundu
(09.08.25)
(8)

kapitalist sistemde şirketler sürekli büyümek zorunda mı?

biseysorcaktim
"grow or die" hala geçerli bir argüman mı?tüm şirketlerin sürekli büyüme karını arttırma hırslarını bir türlü anlamıyorum."biz büyüdük yeter artık" kapitalist sistemin doğasına mı aykırı yoksa basitçe insanların hırsı mı bu? ya da borsaya açılan şirketlerin kaçınılmaz sonu mu?küçük-büyük bütün şirke
"grow or die" hala geçerli bir argüman mı?
tüm şirketlerin sürekli büyüme karını arttırma hırslarını bir türlü anlamıyorum.

"biz büyüdük yeter artık" kapitalist sistemin doğasına mı aykırı yoksa basitçe insanların hırsı mı bu? ya da borsaya açılan şirketlerin kaçınılmaz sonu mu?

küçük-büyük bütün şirketler büyümek, rakiplerini yoketmek, tek olmak, sürekli büyümek istiyorlar. sebeplerini anlamıyorum.

edit: enflasyondaki değişikliklere ve yeni teknik gelişmelere karşı dirençli olmaktan bahsetmiyorum.
0
biseysorcaktim
(07.08.25)
Değil. BCG Matrix ya da growth share matrix bunun güzelce analizini yapmış. Şirketin ya da ürün/hizmetlerin hangi evrede olduğuna göre değişiyor bu durum.

en.wikipedia.org

Büyümek yatırım gerektiriyor. Bu yatırımın karşılığını vermeyecekse, şirket büyümeyi tercih etmez.
0
gabe h coud
(07.08.25)
eğer piyasada tek olursan fiyatları sen belirlersin. yeri geldiğinde çok kar edersin, yeri geldiğinde hiç kar etmezsin rakibini batırırsın. sen büyüyüp rakiplerini yok etmek istemezsen, rakiplerin büyür seni yok eder. büyüyen şirket, yatırım yapar, daha verimli olabilir, çeşitliliği arttırıp daha cazip hale gelebilir vs vs vs vs

işlerin daha büyük olduğu bir senaryolarda ise, yatırımcılar/hissedarlar sürekli daha fazla kar beklerler. şirketin değeri sadece mevcut operasyonu ile değil, gelecekteki büyüme potansiyeli ile de ölçülür.
0
co2s2
(07.08.25)
"Biz büyüdük yeter artık" birkaç farklı açıdan mantıklı değil;
Öncelikle ortada bir monopol yoksa "Size bu kadarı yeter, alın ürettiğimiz kadar kullanın" demek çok mümkün değil. Rakipler var, bunlar boş durmuyorlar, haliyle de ortada sürekli bir pazar payı kapma telaşı var. Bu rekabet süreci de ister istemez büyümek demek.

Diğer taraftan da sistemin yapıtaşları, başarı ölçütü hep bir şeylerin artmasına yönelik; hisse fiyatı, kâr, ciro, müşteri sayısı... Bir şeyler artacak ki birileri bonus alsın, şirket yeni yatırımcı çeksin, finansman bulsun.
0
salihdt
(07.08.25)
osssy
(07.08.25)
bir örnek vereyim.

ispanyol marka caf tren üreticisinin ürettiği trenler, vagon başı 1.8m dolar.

Koreli marka Hyundai Rotem ise 800k dolar.

Hyundai'ın trenleri, caf'ın trenlerden çok çok çok daha konforlu ve teknolojik.


İstanbul'da yeni açılacak metroların hepsinde neredeyse hyundai rotem kullanılıyor. Veya çin marka crrc trenler. ikisi de avrupa trenlerden kat ve kat daha ucuz, daha konforlu ve teknolojik.

Kendini geliştirmekle uğraşmasa bile maliyet diye bir şey var. teknoloji gelişiyor her dakika, eski teknolojilerin maliyeti azalıyor. sen ne uğraşıcam dersen gelir başkası uğraşır. senden daha iyisiini ucuza satar.

Bugün caf maliyeti düşürmeye çabalamıyor. sonuç: rakipleri tarafından kaybolunduruluyor. İstanbul gibi metro ağı agresif büyüyen bir şehiri kaybediyor.
0
substituent
(07.08.25)
Bence growth tartışılabilir olsa da ben borsaya açık olmanın ciddi sorunlarini görüyorum.
Misal borsada iyi gözükmek için isten cikarma yapıp operating profit yapmak falan. Yani bazı şirketlerde ki bizde de bu var; hisse fiyatı her şeyden önemli. Bu bence ciddi sorun çünkü hisseye yatırım yapan daha az maliyet daha çok profit istiyor. Bu da belli bir noktada daha çok offshoring ile calisan maliyeti düşürme, daha az calisanla aynı işi yapmaya calismak ve bunu genelde overworking ile yapmak falan, fabrikaları daha ucuz ülkelere taşımak falan yani hep böyle.

Ben Amerika'nın en eski corporationlarindan birindeyim ve şirket kötü yönetilmiyor ama borsaya açık olmayan bizim gibi büyük sirketlerde çalışan arkadaşların benim gibi ay sonu envanter+ intransit, ay sonu satış, ay sonu excess obsolescence dertleri yok. Bu borsaya açık olmanin getirdiği çok fazla iş ve stres var.
0
logisticsmanager
(07.08.25)
Sirketin türü ne? Hangi sektör?

Günlük tüketilen ürünleri üreten firmalar için farklı bu sorunun cevabı, yaşam boyu birkaç kere alınan/alınabilen ürün ve hizmetler için farklı.


Benim gördüğüm, şu an belirttiğiniz tarafından ziyade "musteri üretimi"ne oynuyor bütün firmalar, neredeyse birçok sektörde.
0
encokbenisevinnolur
(07.08.25)
bir nevi agar.io oynaniyor surekli olarak.

her sektorde her ulkenin bir "big 3-4-5" olayi vardir.

kucuk sirketler bu devlerin dikkatini cekip satin alinmak icin kicini yirtar, mumkun oldugunca hizli bir sekilde buyumeye calisir. amac sirketi satip biran once koseyi donmek ve erken emeklilik.

cok buyuk sirketlerin de bir noktadan sonra her ay birkac kisi ekleyerek buyume olanaklari olmuyor, en temizi komple bir sirketi yutmak.

devler etrafta dolanan ve onlardan is tirtiklayan ayakbagi istemiyor diyebiliriz.
0
cooperr
(07.08.25)
(3)

zip finansman

kibritsuyu
geçen ay mediamarkt'tan telefon aldım. biliyorsunuz telefonlarda kredi kartına taksit yapmıyorlar. mediamarkt da zip finansman diye bir uygulamadan bana telefon bedeli kadar sıfır faizli kreid çıkarttı, 3 taksit şeklinde.şimdi ödeme günü geldi, ilk taksidi ödeyeceğim. kredi kartıyla ödeyince masraf
geçen ay mediamarkt'tan telefon aldım. biliyorsunuz telefonlarda kredi kartına taksit yapmıyorlar. mediamarkt da zip finansman diye bir uygulamadan bana telefon bedeli kadar sıfır faizli kreid çıkarttı, 3 taksit şeklinde.

şimdi ödeme günü geldi, ilk taksidi ödeyeceğim. kredi kartıyla ödeyince masraf alıyor, eft yaparsam almıyor.

ama ben bu firmayı ilk defa duydum. yani koca mediamarkt'ın çalıştığı finansman firması sahtekar değildir herhalde ama 11 bin lirayı doğrudan bir yere gönderirken de tedirgin oldum. hayır yani sonuçta karşılığı olan ürünü almışım, bir şekilde bunun parasını ödeyeceğim ama para doğru yere gidecek mi, borcumdan düşecek mi, ödediğim halde sonradan karşıma çıkar mı, sağlam mıdır güvenilir midir?

bilgisi olan var mı?
0
kibritsuyu
(05.08.25)
bddk lisansli gorunuyor bddk sitesinden teyit edebilirsin bana guvenilir geldi
0
tahtakafa
(05.08.25)
Zip bir çok ülkede faaliyet gösteren "Şimdi al, sonra öde" yani taksitli finansman sağlayıcısı bir şirket.

en.wikipedia.org
0
salihdt
(05.08.25)
Sanal kart olustur ve öde.
0
designer
(06.08.25)
(11)

Abd'de uber şoförlük yapıp Türkiye'den 4-5 daire almak mümkün mü?

Cesario
Arkadaşımın arkadaşı work and travel ile gidip yıllarca kalmış. Yaşı 30.Sadece uber ile çalışmış. Hatta işi aplikasyondan göstermiş bak binlerce yolcu taşıdım, 2 saat uyuyup her gün it gibi çalıştım, direksiyon salladım falan demiş.Türkiye'ye temelli dönmüş. Döndüğü gibi 2 tane Muğla'dan daire alıp
Arkadaşımın arkadaşı work and travel ile gidip yıllarca kalmış. Yaşı 30.

Sadece uber ile çalışmış. Hatta işi aplikasyondan göstermiş bak binlerce yolcu taşıdım, 2 saat uyuyup her gün it gibi çalıştım, direksiyon salladım falan demiş.

Türkiye'ye temelli dönmüş. Döndüğü gibi 2 tane Muğla'dan daire alıp kiraya vermiş. 1 tane Audi alacağım diyormuş. Ticarete girmek istiyorum falan demiş. Dükkan açmak, hatta arkadaşa teklif etmiş.

Uber şoförlük yapıp Türkiye'ye 300-500 bin dolar birikimle dönmek mümkün mü?

Ben dedim başka işler yapmış olmasın illegal, benim mantığım almadı o kadar parayı şoförlükle kazanmak. Yok dedi arkadaşım uberden gösterdi gerçekten binlerce müşteri taşımış dedi.

Mümkün mü böyle bir şey? O zaman herkes abd'ye gidip uber taksi yapsın zengin dönsün Türkiye'ye?
0
Cesario
(03.08.25)
Eyalet farketmeksizin eyalet asgari ücreti veya birkaç dolar fazlasını kazandırıyor. Bazen eyalet asgari ücretinin altına düşebiliyor.

5-6 senede 300k yapılabilir durmadan çalışırsa. Pandemide kazançlar biraz daha iyidi. Arada pandemi süreciyle 3-4 yılda olabilir belki.

Herkes yapabilir mi? Hayır. O yapanlar sınırdan girip iltica başvurusu ile sosyal güvenlik no alarak yaptılar. Bu şuan da mümkün değil.

Ek olarak bu işi düzenli yapan biri vergi ödemeli. Hesaplara girip çıkan para takip ediliyor. Vergi ödeyen biri o birikimi yapamaz.
0
runaway
(03.08.25)
mümkün mü? bal gibi de mümkün. abd'de inanılmaz harcama kalemleri oluyor. eğer bunlardan kısarsa, herkes deli gibi kazanıyor. aylık net 6k$ kazanan arkadaşım var mesela, 2 katlı bahçeli müstakil eve 2400 kira veriyor, şu spor araçlardan almış adını unuttum aylık 1100$ taksit ödüyor. başka şeylerde var. bunları toplayınca havadan yıllık 1,5 milyon lira fazla harcaması var mesela. bunlardan kimse bahsetmez genelde.

soruna döneceksek, saatlik iyi bir eyalette 50$'ları görmek mümkün. hadi 35-40 diyelim. günde 10 saat bile bu ortalamadan çalışsa günlük 500$, aylık 15k$ yıllık 600k$ yapıyor. giderler vs düşünce 450k$, konaklama yemek de düşersen 350-400k$ rahat kazanır.

tabi çok ekstrem bu. günde 2 saat uyudum it gibi çalıştım falan bilemiyorum pek de inandırıcı olmayabilir. dediği gibiyse dediğimden fazlası da olabilir. bu eleman mesela www.youtube.com 10,5 saat çalışarak günlük 377$ kazanmış. senin eleman bunu 2'ye bile katlamış olabilir :)

"herkes gitsin uber yapsın zengin dönsün" öyle olmuyor işte. abd'de para harcamanın ucu bucağı yok. kimse 3-4 sene kıçımı sıkayım motelimsi yerde ayda 400$'a oturayım demiyor, diyemiyor
0
avatar is back
(04.08.25)
haha serin hikaye. yok oyle bir olay, seni yiyorlar. en iyi ihtimali hesaplayalim.

uber'de saatlik $20, sehir pahaliysa en iyi ihtimal $25 diyelim ortalama. gunde 12 saat surekli calisamazsin. zaten o yuksek saatlik ucretler sadece belirli donem oluyor. ortalamasi $18-25 diyor internet. 2-3 ay dayandin diyelim o tempoya sonra devam edemezsin. yani 5 sene boyunca 12 saat araba kullandim olmuyor. bunlar genelde gunluk max kazanclarini soyluyorlar. hadi cok caliskaniz diyelim gunde 10 saat, haftada 6 gun ortalama yaptik. olmaz ya hadi yaptik diyelim. gunde $250, haftada $1500, ayda $6k yaptik diyelim.

%25 vergiye gitti diyelim kaldi $4.5k bu kadar kullanilan arabanin benzin, bakim, sigorta masraflari olacak. sonra uber de kesinti yapiyor. amerika'da cok kazanilir, ama cok da harcanir ister istemez. sistem boyle kurulmus. $2k arabanin benzin, uber fee, insurance, depreciation, maintenance'ina falan gidecek en iyi ihtimalle. bak bunu da iyi ihtimalle hesapladim. kaldi $2.5k.

sonra bu arkadas kirada yasayacak. hadi diyelim oda paylasimli tuttu. mal gibi yasiyoruz ya, her seyi costco'dan ucuza alalim. bak sigir gibi yasiyoruz, multeci sartlarinda. en iyi ihtimalle $1.5k'ya yasiyoruz diyelim. ben ogrenciyken oyle yasiyordum. ayda kenara ne kadar attik? $1k attik uzun vadede. yilda $12k attik. 5 yilda $60k attik. geldik turkiye'ye. mugla'da evlere bakiyoruz? piyasayi bilmiyorum ama bence 1 ev bile alamazsin. hatta birak onu audi bile alamazsin.

burada uber yapanlar ancak kirayi oduyor, kenara para atamiyor, insan gibi yasayanlari varsayarsak. gecinmek icin uber yapan arkadaslarim var. kenara en iyi ayda $1-2k attiklarini soyluyorlar. bunlar para kasanlar bu arada. ama bu bazi uzun vadeli harcamalari kapsamiyor ve surdurulebilir degil. yani aslinda $2k atamiyor kenara uzun vadede.

bir diger ornek olarak da sunu soyleyeyim. 3 senedir dunyanin en buyuk tech sirketlerinde calisiyorum. turkiye'ye donsem 3 yilda kazandigimla mugla'dan 2 ev alamam. 1 ev alirim ama muhtemelen. ha ben baya harciyorum tabi o da var. ama cok palavra sikiyor millet. instagram'da olsun, arkadaslarina hava atmak olsun. niye yapiyorlar bunu bilmiyorum.
0
antikadimag
(04.08.25)
tech şirketinde çalışan biriyle bu kekoların farkı şu: tech şirketinde sağlık sigortası ödersin, vergi ödersin vb. Bunlar vergi falan ödemiyor zaten abd'de geçici olduklarını bildiğinden sağlık borçlarını bile ödemiyorlar. sağlık harcamaları şirket destek olsa bile iyi bir sigorta için 700 USD yi görür.

Uber'le çok zor ama tırcılar güzel para yapıyor
0
runaway
(04.08.25)
Abi ben Amerika'da yaşamıyorum, bilgim de çok yok ama redditte denk gelirim. Hayatımda uber'den kenara 300 bin 500 bin koydum diyene denk gelmedim. Yani sosyal mecralarda genelde "parayi vurdum" diyen kisiler çıkar ama ben daha hiç görmedim.
Birkaç reddit postu;
www.reddit.com

www.reddit.com

www.reddit.com

Zaten misal 5 yilda 300 bin yapmak için hiçbir masrafın olmadan (benzin, araba bakim, vergi, gelir vergisi, yeme içme, barinma vs) günde 165 dolar kazanman lazım, non stop. Ve bak hiçbir masraf yok yani. Bahsedilen para genel olarak günde 8-10 saat uber yapanlar için deniliyor. Senin bahsettiğin kişinin bu parayı komple kenara koyabilmesi imkansız.

Günde iki saat uyuyup araba kullanmak bana acayip serin hikaye geldi. Hayatında iki gün üst üste iki saat uyumuş herkes bunun imkansizligini bilir.
0
logisticsmanager
(04.08.25)
300-500bin doları sen söylüyorsun. adam belki o kadar para ile gelmedi.
belki aldığı 2 tane dairenin toplamı 150bin bile yoktu, 1+1 hatta 1+0 evler aldı.

para parayı çekiyor. kazandıklarıyla yatırım yapmıştır belki. geçen yıllarda borsa iyi kazandırdı.
0
biseysorcaktim
(04.08.25)
abd'de herkes uber şoförü olsun o zaman.

benim de kaçak abd'ye gidip yerleşen arkadaşım var, dışarıdan görünen american dream ama yansıttıkları o, tr'de her şeyi kaybedip gitmişlerdi ve yalan söylüyorlar.
0
deartheodosia
(04.08.25)
Bahsedilen "Düzenli yüksek kazanç" Uber'in iş modeline ters. Adamların bütün olayı sürücü havuzunu olabildiğince geniş tutup kendi aldıkları komisyonu maksimize etmek. Zira sattıkları şey konfor olduğu için müşterilerin ödemek isteyecekleri paranın bir sınırı var. "Binlerce müşteri taşımak" bir ölçüt değil, 12 saatlik mesaide 10-15 müşteri taşısan bir senede "Binlerce" oluyor zaten de kazandığın paradan tüm masrafları ve vergiyi çıktıktan sonra 5 yılda elinde 500 bin dolar kalması imkansıza yakın.
0
salihdt
(04.08.25)
Mümkün. Yoğun çalışmay ve asgari harcama ile günde 200 dolar kazançla senede 50bin dolar kenara konabilir. 10 senede 500bin dolar yapar.
0
osssy
(04.08.25)
covid zamanı amerikada uber soforlugu yapıp yolcu muhabbeti video atan adamları izlerdim hepsi tek tek bıraktı uber fiyatları inanılmaz düşürmüş eskisi kadar kazandırmadığından falan bahsediyorlar, çalışanda uzun süre çalışıp az müşteri çıktğından bahsediyordu. arada sırada denk geliyor hala youtubeda zibilyon tane şu kadar saat uber yaptım şu kadar kazandım diyen yayıncı var
0
eja
(04.08.25)
Uygulamadan gösterdiyse hesabını başkalarına kiralamıştır. Work and travella gidip kalanların bir çoğu, kendisinden sonra gelenlerden para kazanmaya çalışıyor.

Normal fiyatla ev kiralayıp öğrenciye yatak başına kiralamak,
Uber, doordash, Lyft vs. hesap açıp onları kiralamak,
Dükkan işletip, work and travella gelen (kaçak 2. veya 3. iş isteyenleri) ucuza çalıştırmak,
Kaçak turlarla öğrenci gezdirmek veya havaalanı transferi.

Kısaca bu kişi, milleti kandırdım onların kazandığı paranın bir kısmını aldım demiyor da it gibi çalıştım diyor.
0
nickini vermek istemeyen uye
(04.08.25)
(6)

Amazon.com.tr'de çok iade yapınca hesap silinebilir mi?

ya ben lan neyse
sözlükte bir rezalet başlığında yazar iade yaptığı için hesabının silindiğini söylemişti. birçok yazar da onu çakallık yapmakla itham etmişti. ben ortalama bir müşteriye göre biraz fazla iade yapıyorum. ama ürünleri kullanmıyorum. neredeyse iadelerin tamamı ambalajlama sorunlarından kaynaklanıyor. b
sözlükte bir rezalet başlığında yazar iade yaptığı için hesabının silindiğini söylemişti. birçok yazar da onu çakallık yapmakla itham etmişti. ben ortalama bir müşteriye göre biraz fazla iade yapıyorum. ama ürünleri kullanmıyorum. neredeyse iadelerin tamamı ambalajlama sorunlarından kaynaklanıyor. bunun bir ölçüsü var mı? amazon'un da kara kitabı var mı bankalar gibi? kim karar veriyor hesap silmeye?
0
ya ben lan neyse
(29.07.25)
illaki vardır, suistimal etmene izin vermezler. bu konularla istatistiklerin raporlandığı bir birim vardır.
0
emfuzi
(29.07.25)
vardır bir okb'li o karar veriyordur
0
runaway
(29.07.25)
Amazon Kullanıcı Sözleşmesi hesabı amacına uygun olmayan şekilde kullanırsanız hesabın kapatabileceğine dair maddeler içeriyor. İçerde kullandıkları araçlara takılıp "Bu kullanıcı sistemi kötüye kullanıyor" diye değerlendirilseniz kapatma hakları tabi ki var.

İade üzerinden dolandırıcılık e-ticarette oldukça yaygın, haliyle hemen her şirket tabi ki kendini korumaya çalışıyor. Ürün alıp, kullanıp, sonrasında iade etmek bunun en basit hali. Ürünü iade etmek yerine onunla aynı ağırlıkta bir şey iade etmek, orijinal ürün yerine bozuk başka bir ürün iade etmek, ürünü eksik iade etmek (Mesela içinden parça çalmak) ya da ürüne zarar verip ürünü iade etmek olağan durumlar. Bunları yapanları yakalarlarsa da yasaklıyorlar.

Normal iadeler için çok bir sorun olmaz ama "False positive" diye bir şey var. En nihayetinde birileri sizin iadelerinizin yanlışlıkla yukardaki durumlardan birine girdiğini düşünebilir. Ancak tabi ki bunun için baya şüpheli iadeler yapmanız lazım muhtemelen.
0
salihdt
(30.07.25)
evet saçma sapan konularda ve sık sık iade durumlarınızda "sorunlu müşteri" kategorisine alınıp hesabınız siliniyor.TC no'nuza da bloke koyulup hesap açmanız engelleniyor. Çünkü fatura kesilmesi için sistemin TC nonuza ihtiyacı var. Üyeliklerde tc 'no girilmesi ve o TC no'nun isim ve soyisiminizle uyumlu olması sistem tarafında kontrol ediliyor
0
limonlu eksi
(30.07.25)
Evet yapıyorlar, aynı kategoriden çok fazla ucuz ürün alınca da kategoriden banlayabiliyorlar. Ama dediğin şeyi de yapabiliyorlar. Mesela ben de Mediamarkt'ten banlıyım sırf ucuza bir şeyler aldığım için 3 yıldır, kartlarım ve bilgilerim banlı :)

Siz de banlanırsanız amazondan kendi bilgileriniz ile bir daha alışveriş yapmanız çok zor.
0
atom karincanin torunu
(30.07.25)
aynı şeyden defalarca alınca bile engelliyorlar. arkadaşım lego seti alamıyor amazondan artık mesela.
0
nahtoderfahrung
(30.07.25)
(3)

yeni gümrük yasası hakkında yurtdışı alışveriş merakı

semenderr
yahu ben artık amazon almanyadan ürün alamayacak mıyım? ps4 alacağım oğlana, orada fiyat 170 euro kargo ile birlikte. burada da 200 euro fiyatı. eskiden vergiyle falan 180 euro ederdi. şimdi durum ne?
yahu ben artık amazon almanyadan ürün alamayacak mıyım? ps4 alacağım oğlana, orada fiyat 170 euro kargo ile birlikte. burada da 200 euro fiyatı. eskiden vergiyle falan 180 euro ederdi. şimdi durum ne?
0
semenderr
(28.07.25)
Maalesef alamayacaksınız, bireyler için sınır 30 Euro ancak devlet "Ücretsiz kargo mu, o da neymiş, en az 3 eurodur o" dediği için efektif olarak 27 Euro sınırı var. Bunun üzerindeki her şey özel gümrük prosedürlerine tabi olduğu için astarı yüzünden pahalıya çıkıyor çünkü bir aracıyla çalışmak ve bir sürü prosedürü yerine getirmek zorundasınız.
0
salihdt
(28.07.25)
Şu an onu sokmaya kalksan 300 falan olur heralde. 27 Euro üstü ürünleri kafamizda tahmini olarak iki kati düşünebiliriz olusacak fiyatı (sikayetvar'a bakarsaniz daha çok bilgi sahibi olabilirsiniz).
0
logisticsmanager
(28.07.25)
artik alamayacak miyim dediginiz 3 senelik falan bir olay. gunaydin.
0
aguen
(28.07.25)
(6)

ekşideki ukte ne işe yarıyor?

0zlem
sb
sb
0
0zlem
(27.07.25)
"Aaa bu başlık yokmuş ama ben de başlık açamıyorum/başlık açmakla uğraşmak istemiyorum. Ukte vereyim de biri görüp başlığı açsın"
0
salihdt
(27.07.25)
aynı zamanda eğer sizin ukte yaptığınız başlık başkası tarafından açılırsa, sistem size mesajla bildirim yapıyor.
0
Rao
(27.07.25)
@salih

Biz o ukteyi nasıl görebiliriz? Herkesin profiline girip uktesine mi bakmalıyız?
0
🌸0zlem
(27.07.25)
Çoook eskiden görülüyormuş, ukte doldurma canavarları varmış, doldururlarmış. Ama artık ukte arama/listeleme gibi bir şey yokmuş. Tesadüfen buluyorsunmuş.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(27.07.25)
Eskiden bir bölümü vardı ama kaldırılmış sanırım
0
salihdt
(27.07.25)
şu an hiçbir işlevi yok.

eskiden suser sayısı şimdiye kıyasla çok azken ve henüz her konuda başlık açılmamışken ukteleri doldurmayı kendine misyon edinmiş suser'lar vardı. sözlüğün gerçekten kutsal bilgi kaynağı olduğu yıllardı.
0
sir gawain
(27.07.25)
(10)

Ticaret hakkında hiçbir şey bilmeyen birisi ticaret yapabilir mi?

messina123
Soru net. Babam kendimi bildim bileli maaşlı çalışıyor. Hayatımda hiç ticaret yapmadım. Aileden de görmedim. 6 senelik başarılı mühendisim. Beyaz yakalıyım özetle. Maaşım 75k ama bu şekilde çalışmak istemiyorum. Özgür değil tutsak hissediyorum. Bu şartlar altında bir insan e ticaret yapabilir mi?
Soru net. Babam kendimi bildim bileli maaşlı çalışıyor. Hayatımda hiç ticaret yapmadım. Aileden de görmedim. 6 senelik başarılı mühendisim. Beyaz yakalıyım özetle. Maaşım 75k ama bu şekilde çalışmak istemiyorum. Özgür değil tutsak hissediyorum. Bu şartlar altında bir insan e ticaret yapabilir mi?
0
messina123
(22.07.25)
Teoride mümkün; benim kuzenim mesela e-ticaret işlerine girdi bir noktada. Trendyol'da giyecek satışı yapmaya başladı ama o kadar inanılmaz bir rahatlık ya da kazanç yok ortada. Öyle ya da böyle bir iş planınızın olması lazım. Pazar yerlerinin dinamikleri satıcıları olabildiğince birbirine kırdırma üzerine kurulu, bir de üstüne bir sürü komisyon ödüyorsunuz, bir de iadesi, kargosu vb. var. Yani ne satacaksınız, gerçekten satabilecek misiniz, sizi idame ettirecek para kazandıracak mı vb. sorularına evet cevabı veriyorsanız denenebilir. Herhalde e-ticaretin en güzel yanı giriş bariyerinin görece alçak olması; mesela işinizden ayrılmadan da bir taraftan başlamanız mümkün.
0
salihdt
(22.07.25)
@salihdt türkiye'ye satış değil de daha çok yurtdışına satış hakkında araştırmalar yapıyorum hocam. işten ayrılmadan şirket kurulabiliyor mu veya şirket kurmaya gerek var mı ilk başta bunu biliyor musunuz?
0
🌸messina123
(22.07.25)
Şu Türkiye ortamında ticaret yapılmaz. Hele ki acemiysen piyasa yutar seni
0
runaway
(22.07.25)
isten ayrilmadan sahis sirketi kurabilirsin.

bence sizin durumunuz icin en iyi senaryolar
-isi birakmadan aksamlari vakit ayirarak simulasyon yapmak.
-2,3 aylik ucretsiz burnout izni yapip motivasyonu geri kazanmak.
-uzun vadeli planlarla pasif gelir imkani yaratarak isi birakmak
-prim gunuyle tazminat hakki gibi seyleri arastirip ayagi yere basan daha saglam bir isten ayrilma plani yapmak.
0
buenosdias
(22.07.25)
@runaway neden yapılmaz yapan nasıl yapıyor?

@buenosdias hocam işi bırakmam zaten hemen. gerekirse 1 senelik planlama bile yapabilirim.
0
🌸messina123
(22.07.25)
bence yapilir.

ama burdan alacagin gazla degil gercekten icinden gelerek.
0
sonsuz
(22.07.25)
@sonsuz tabiki de öyle. ciddi bir planlama yapıyorum hayırlısıyla
0
🌸messina123
(22.07.25)
Abi yapılır basit başlangıcı. Başla zaten gerisi gelir. Sallıyorum her şeyi okuyarak, izleyerek öğrenemezsin. Öğrenebileceklerini de lak diye işe başlayarak da yani hata yaparak da öğrenebilirsin. Korkulacak bir şey yok. Kur şahıs şirketini hemen, en son online kuruluyordu sanki gib üzerinden. Üye ol, ürünleri yerleştir ve uğraş dur niye satış gelmiyor diye. Sonra işler büyür ve 150k kalıyorsa sallıyorum işini bırakır geçersin gibi.
0
Shepard
(22.07.25)
@shepard peki hocam sence ne kadarlık bir sermaye gerekir başlangıçta
0
🌸messina123
(22.07.25)
@messina123, detay vermeden cevap vermek zor. Sen yaz soruları biz cevaplayalım
0
Shepard
(22.07.25)
(2)

İsviçre hesabına para göndermek

dunyatuhaf
İsviçre hesabına para göndermek istiyorum sanırım transfer wise ile yapacağım , 4 sene önce kullanmıştım ama şimdi hesabıma nasıl para yatıracağım ve gönderirken ne yapmam gerekiyor .
İsviçre hesabına para göndermek istiyorum sanırım transfer wise ile yapacağım , 4 sene önce kullanmıştım ama şimdi hesabıma nasıl para yatıracağım ve gönderirken ne yapmam gerekiyor .
0
dunyatuhaf
(21.07.25)
Daha önce Wise'dan gönderdiyseniz bilgiler orada kayıtlıdır, aynı alıcıya bir ödeme işlemi başlatacaksınız. Wise size kuru ve masrafı gösterecek; TR'de iseniz size hangi Wise hesabına, hangi referansla ne kadar göndermeniz gerektiğini söyleyecek, kullandığınız bankadan bu transferi yapacaksınız, Wise da bunu CHF ya da hangi para biriminde gönderiyorsunuz ona göre iletecek.
0
salihdt
(21.07.25)
Önce Wise'a para atma işini unutun. O yok artık. 'Gönder' işlemi başlatıp TL olarak Wise'ın iban'ına para göndereceksiniz. Karşıya istediğiniz para biriminde ulaşacak.
0
himmet dayi
(21.07.25)
(6)

Şarjı en az 3 gün giden akıllı saat - ekg de yapsın

iddaaci
Merhaba eğer Apple şarjı az gidiyorsa önermeyin lütfen. Hergün. senin şarj peşinde koşamam Apple gardaş.
Merhaba eğer Apple şarjı az gidiyorsa önermeyin lütfen. Hergün. senin şarj peşinde koşamam Apple gardaş.
0
iddaaci
(15.07.25)
Huawei
0
jülsezar
(15.07.25)
Huawei +1
Uktimate kullanıyorum
0
kisa
(15.07.25)
Huawei Watch Fit 4 Pro, daha yeni aldım harika bir ürün.
0
synthetic a priori
(15.07.25)
huawei watch 4 pro - 5 gün gidiyor
tasarruf modunda 21'e kadar yolu var.
ekg var.

ek bilgi: e-sim var.
0
renegade
(16.07.25)
Samsung Watch 5 Pro
0
salihdt
(16.07.25)
huwaei watch gt3 pro kullanıyorum şarjı 10 gün gidiyor. öncesinde gt 2 kullanıyordum 1 hafta gidiyordu.
0
gercekdunya
(16.07.25)
(8)

Yeni anayasa

WithWorth
Yeni anayasa ile tam ne hedefleniyor ?Özet geçen bi kaynak var mı ?Tek amaç erdoganin bir kez daha secilmesi mi ?Baska bir sey var mi
Yeni anayasa ile tam ne hedefleniyor ?
Özet geçen bi kaynak var mı ?

Tek amaç erdoganin bir kez daha secilmesi mi ?
Baska bir sey var mi
0
WithWorth
(12.07.25)
Özellikle daha "sivil" anayasa hedefleniyor.
0
diyecevaplandı
(12.07.25)
Özellikle daha "sevr" anayasa hedefleniyor.

Bence
0
Mirket
(12.07.25)
Mirket +1

Uzun yazacaktım ama kendisi özetledi.
0
yurtsuz john
(12.07.25)
Cumhuriyeti ortadan kaldirmak ve ülkeyi Suriye-iran benzeri bir ülke yapmak.
0
feastofthedamned
(12.07.25)
Türk varlığını önemsemeyen, ülkenin kurucu ve aslî unsuru olarak görmeyen, Türk varlığını azınlıklaştırmaya yönelik bir anayasa tasarısı. Çünkü ilk 4 maddeyi, 66.maddeyi değiştirmedikçe buna "yeni anayasa" demiyorlar.
0
muhayyer divan
(12.07.25)
AKP'nin Türkiyenin sorunlarıni çözmek gibi gayesi olsaydı bunu 23 yıldır yapardı. Her türlü çoğunluk, halk desteği arkadasindaydi. Adamlar sorun çözmek istemiyor, sorunlarla boğuşan bir ülkede zihniyetleri sonsuza dek iktidar olsun istiyorlar.

Dolayısıyla tek amacı CB seçimi kisitini kaldirmak vb
0
sanguine
(12.07.25)
temel amaçları ulus devlet ve üniter yapıyı çökertmek.
akp arapları, mhp türkleri, hdp kürtleri temsil edecek. aynı ırak gibi.
zaten bop un amacı suriye, ırak, iran ve türkiyeyi barçalayıp mehsep temelli bir yönetim oluşturmak.
ilk ırakta uygulandı, 10 yıl gecikmeli olarak suriyede uygulanmaya başlandı. geriye iran ve türkiye kaldı. iranı şuan için tam kontrol edemiyolar. ama türkiyede ise tamamen kontrollerinde bir iktidar var. dün itibariyle bunun başlangıcı verildi.

bundan sonrası bu dört ülkeden toprak alıp israil ve abd kontrolünde büyük kürdistan planını hayata geçirmek.

erdoğan kendini seçtirmek için yapıyormuş kısmı tamamen göstermelik, kendi kitlesini konsolide edebileceği tek dayanak bu. ayrıca yanında ümmet, millet laflarınıda sıkıştıracak.
aynısı bahçelide devlet aklı, yüz yıllık milli akıl laflarıyla yapacak.
halkı en kolay kandıracağın iki şey din ve milliyetçi söylemler.

peki chp bunun neresinde, şuan sadece bu sürecin dışında kaldıkları için hayıflanacaklar. erdoğan çok akıllı bir hamle yaparak bu süreci sonuna kadar destekleyen adaylarını içeri atıp süreçten pay çıkarmasının önünü kesti.
bu süreçte istemem ama yan cebime koy muhalefeti yapacaklar. zaten 2009 dan beri chp bu yıkım sürecinin bir parçası.
0
my fault
(12.07.25)
Bence yaşanan süreç temelde daha basit sebeplere dayanıyor: Öyle ya da böyle RTE açısından "Eh seçilmek de var seçilmemek de, halkımınızın takdiri" safhası ya da diğer bir tabirle "Point of no return" geçildi. CHP ve muhalif kitle bu kadar dayak yemişken, bunca acılar çekmişken, bunca baskı altındayken seçimi şansa bırakıp RTE'nin seçimi kaybettiği bir denklemde "Eh biz kaybettik, köşemize çekilelim, devr-i sabık olmasın" diye anlaşma zemini bulunması çok zor. Bu bağlamda anayasa değişikliği bence başkanlık sisteminin RTE'nin tekrar seçilebilmesini olabildiğince garanti edebilecek minvalde şekillenecek. Bu noktada HDP tabi ki çeşitli yasal düzenlemeler isteyecektir zira onlar açısından her bir değişiklik kazanım ve muhtemelen RTE sonrasında da orada olacak.

Ancak işin "Ülke bölünüyor" kısmına çok katılmıyorum zira bence halkta öyle bir dinamik yok. Yani ülkede öyle bir iktidar gücü olabilecek Arap da yok, Türklerle Kürtler arasında "Bu böyle yönetilemiyor" denebilecek, ne bileyim Güney Afrika'daki siyahlarla beyazlar arasındaki gibi bir hak ya da mülk uçurumu da yok.
0
salihdt
(13.07.25)
(18)

size her şeyin doğalını isteme hakkınızın olduğunu düşündüren nedir?

m e b
selamlar.soru biraz yargılayıcı gibi olmuş ama cidden merak ettiğim konulardan biri.mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti, hiç doğal bir şey kalmadı diye serzenişlerde bulunuyoruz vs vs. örneğin ne kadar teşvik verilirse verilsin ben hayvancılık-tarımcılıkla uğraşmak istemem, istanbul'dan ayrılıp
selamlar.

soru biraz yargılayıcı gibi olmuş ama cidden merak ettiğim konulardan biri.

mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti, hiç doğal bir şey kalmadı diye serzenişlerde bulunuyoruz vs vs. örneğin ne kadar teşvik verilirse verilsin ben hayvancılık-tarımcılıkla uğraşmak istemem, istanbul'dan ayrılıp mevsimsel koşulları gözeterek profesyonel/konvansiyonel üretime geçmek istemem. sanıyorum ki çoğu kişi de mevcut işindeki rahatlığından feragat edip de bu tür işlere girmez. girmek istese zaten bu konuyu konuşmazdık.

kısacası, üretmeye gönüllü olmayıp aynı zamanda mevsimi dışında ürünler tüketmek ve bu ürünlerin hem sürekli hem de doğal olmasını istemek, bu üretimi de başkaları yapsın istemek hakkımız mıdır size göre?
0
m e b
(09.07.25)
Yani yasamak icin birseyler yememiz lazim. :) "mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti" neye gore bitti, daha az mi uretiyoruz?

Gunumuz sartlarinda hem az para verip, hem cok dogal olsun demeye hakkimiz var desek de piyasa gercekleri cok farkli. Sonucta belirttiginiz gibi kimse bu isleri yapmak istemiyor, tarim-hayvancilikla ugrasana kiz bile vermek istemiyorlar. Ulkemizde bu isler rezillik olarak goruluyor, biraz da oyle zaten. Neyse gunun sonunda parasi olan en iyisini aliyor, fakirler de ne bulursa onu aliyor. Onlarin dogal arayisi falan yok zaten uygun fiyatli bulup aliyorlar.
0
mbond
(09.07.25)
ayni mantikla demokratik bir ulkede yasama hakkimizda yok.
bir cogumuz bir stk, sendika, parti uyesi degiliz, aktif bir mucadele vermiyoruz o zaman boyle bir hakkimiz da olmamali.

tarim konusunda ne kadar yazsak eksik kalir, sadece konuya yaklasim konusunda bir ornek vermek istedim.
0
bay b
(09.07.25)
ailem çiftçi ben de üzüm bağlarının arasında büyüdüm, ünide iken bile yazları yardıma giderdim. çok da severim. ancak üretici - çok büyük ölçekliler dışında- gerçekten zor durumda. insanca yaşamaya yeteceğini bilsem zaten çok ciddi bir meslek alternatifi olurdu benim için.

hak meselesi değil bence bu arada, serbest piyasa ekonomisinde arz/talep dengesine bakar. talep varsa birileri her zaman üretir. ancak doğal/organik tarafına gelirsek kocca bir aldatmaca. belli başlı değerler var gıda kodeksinin belirlediği organik/doğal etiketiyle satışa sunulabilmesi için; arkası çok aranmıyor.

zaten ata tohum da artık neredeyse yok olduğu için monsantonun (vb. büyük tohum firmaları) ıslah ettiği tohumlar kullanılıyor çoğunlukla. bu tohumları da yetiştirme standartları var. belirlenmiş ölçüde ilaç kullanmadan, bu tohumları kullanmadan günümüzde insanın gıda ihtiyacını gidermek gerçek dışı. biraz distopik ama ne yazık ki bilgim dahilinde durum aşağı yukarı bu şekilde.

organik/doğal ürün yetiştirilmesi gerçekten çok zor süreç ve üründen alınan verim de çok düşük. bu yüzden de haliyle fiyatlar fazlasıyla fahiş.
0
lüzumsuz adam
(09.07.25)
İnsanların çiftçi olmamasının nedeni getirisiyle götürüsünün birbirini tutmaması. Onca riske ve fiziksel emeğe istinaden asgari ücrete yakın bir para kazanacak adam bunu gidip başka bir işle çok daha kolay bir şekilde yapabiliyorsa tabi ki çiftçilikle uğraşmaz. Kaldı ki çözümün çiftçi nüfusunu arttırmakla ne kadar alakası olduğu da tartışılır, zira endüstriyel tarım artık yüksek teknolojinin, bir sürü bilimsel ekim tekniğinin, gübrenin, katkı maddesinin vb. kullanıldığı sermaye yoğun bir alan. Örneğin Hollanda bunu yaparken siz gidip klasik yöntemlerle bunlarla zaten rekabet edemezsiniz.

Doğallık konusu da biraz bununla alakalı: "Doğal" diye bir şey yok; milyonlarca insana yetecek gıdayı üretmek için ona göre geliştirilmiş tohum, gübre, katkı maddesi, ilaç vb. lazım. İnsanlar çiftçiler can sıkıntısından ya da parayı bol bulduklarından bunlara tınla para gömüyor sanıyor herhalde... Sorun bunların kullanılmasından öte çoğunlukla yanlış kullanılması, ortada doğru dürüst devlet denetimi olmayınca da zehir tüketiliyor.

Diğer yandan "Gidip X olmak istemiyorsan daha iyisini talep etme hakkın yok" anlamsız bir mantık. Daha iyi futbol izlemek istiyorsak futbol kulübü başkanı, restoranda daha iyi yemek yemek istiyorsak ahçı, daha kaliteli tişört giymek istiyorsak konfeksiyoncu mu olacağı bu mantıkla? Koca bir sektör, onun nasıl denetlenip nasıl yönetileceği devletin işi, daha iyi/doğal vb. gıda tüketmek isteyen bireylerin değil.
0
salihdt
(09.07.25)
tarımı gönüllülük işine düşürenler utanmalı ya. senin istanbuldan(neresinden çok merak ettim) feragat etmene gerek yok ki tarıma dönüş olsa bir anda sudan cıkmıs balık gibi olmaz adım adım ilerlemeli, teşviki çok olmalı, yapanlar övmeli(beyaz yakaya geçiş dönemi gibi) vs. insanlara yeterli maddi imkan sağlanırsa terk etmeyecekleri şehir de yok. bireysel bakarak zaten hataya düşüyorsunuz. sosyal hayatın anlamı bu.
0
ala09
(09.07.25)
Yukarıdakilere katılıyorum, bir toplumda yaşıyoruz ve iş bölümü yapıyoruz. Bu mantıkla hastalanınca doktora da gitmeye de hakkınız olmuyor mesela.
0
peki madem
(09.07.25)
Meyve sebze uretmesek de biz de sonucta birsey uretiyoruz.
Birseyi istemek icin illa o seyi uretiyor olmak mi gerekiyor?
0
nuevo
(09.07.25)
Sizin mantığıniza göre mesela belli bir süre işsiz kalan birinin o süre zarfında hiçbir toplumsal haktan faydalanamamasi gerekir çünkü üretmiyor hakkı yok. Ya da emekli vs olanların, ya da geçmişte 40 yaşında falan emekli olanların da.

Ha demek istediğiniz "hem herkes şikayet ediyor hem kimse elini taşın altına koymuyor" ise katiliyorum buna.
0
encokbenisevinnolur
(09.07.25)
galiba tam izah edemedim, onu görüyorum.

benim vurgulamak istediğim şey ideal ve sosyal yaşamın gerekliliği üzerinden meslek ayrımına gitmek değildi ki... daha çok kişisel anlamda kişinin kendine sorabileceği "ulan bu işi ben de yapmam. yapmayanlar da olabilir ve yapanların azlığı sebebiyle talep ettiğim şeylerde kalitesizlik/yetersizlik/memnuniyetsizlik olabilir. ben bu işlerle ilgilenmeyeceksem neden başkalarından bu işle ilgilenmesini istiyorum?" gibi bir eleştirel soruydu.
0
🌸m e b
(09.07.25)
Olaya çok yanlış bakıyorsunuz. Herkes, dilediğini ister. Bunda bir sorun yok.

Bunları yemek için bir takım kişilerin, bu işlerde çalışması ve bu kişilerin gönlünü yapmak lazım diyorsanız, bunda haklısınız. Ancak bunu sade vatandaş yapamaz. Devlet denen organizmanın bunu yapması lazım. Ne kadar, hangi cins domates, nerede yetişecek, ne kadarı salça olacak? Ne kadarı ihracata gidecek? Hangi cins ilaçlar ve ne kadar kullanılacak? vs. vs. Hepsinin planlanması ve regülasyonların koyulması lazım.

Biz de artık devlet = tek kişi olduğu için, her şeye yetişemiyor.


.
0
kartallar yuksek ucar
(09.07.25)
kendin yapmayı istemediğin için sanki kimse yapmak istemiyormuş gibi düşünebilecek kadar özgüveni nereden buluyorsunuz merak ediyorum.

seralar bulunalı çok oldu ve belki inanmazsınız ama buradan üretilen ürünler satılarak karşılığında para kazanılabiliyor ve bence bu üretim için yeterince teşvik edici.

ayrıca şahsen her şeyin doğalını istemeyi bırakalı çok oldu, hileli olmasın derdine düştük bilginize.
0
duyuruuser
(09.07.25)
Hakkımızdır.
Burada yanlış yönetim politikalarının sonucu biz bu sağlıksız gıdalara maruz kalıyoruz.
Mesela Cargill istedi diye cumhurbaşkanı paketli gıdalardaki glukoz oranını değiştirdi.
Ya da mesela aynı mantıkla rusyanın kabul etmediği domatesi biz yiyorsak rusya da ithal etmesine ve üretmemesine rağmen vatandaşını gözetip bunu almıyorsa bizdeki bakan da "pestisit oranını vatandaşın bilmesine gerek yok" diyorsa sülalelerine sövsem yine hakkımdır diyorum.
0
Kediyi üzdün
(09.07.25)
@duyuruuser: çünkü tarım ülkesi olmamamızdan? çünkü tarımın gsyih'deki payının düşüklüğünden? çünkü tarımda dışa bağlı oluşumuzdan? çünkü köy-kırsal yaşamdan şehirlere göç edişinden? çünkü tarım kültürünün ülkemizde hala oturmamasından?
0
🌸m e b
(09.07.25)
normal olan doğal olması değil mi? yani anormal bir durumu istemiyoruz ki? zaten olması gerekeni istiyoruz? ne bileyim, kafam kadar domates olsun demiyoruz mesela, domates temiz bir toprakta yetişsin istiyoruz, çöplerin atıldığı, plastik parçalarının gömüldüğü bir toprakta değil, sunni gübre yerine kompost ile yetişsin diyoruz, tarım zehiri kullanılmasın, kullanılması elzem ise, kullanan kişiler eğitilsin, 15 gün ömrü olan zehiri attıktan sonra 7 nci günde toplanıp insanlara satılmasın, abi az daha koy etkili olsun kafası ile kullanılmasın, dönüm/kök başı şu kadar su için bu kadar ml ise o kadar kullanılsın istiyoruz.

gdo'lu gıdalar da bir sorun, sadece daha yuvarlak ve daha parlak görünüyor, tüketici bunu tercih ediyor diye genetiği ile oynanmış ve uzun süreli etkilerini bilmediğimiz ürünleri istemiyoruz. bu bir tercih olabilir, iki ürünü yan yana koyarsın kim neyi tercih edecekse eder. öyle bir tercih hakkı sunulmuyor.

sen belki çalıştığın konum/kurum açısından rahatsındır, tarım/hayvancılık ile uğraşmak istemezsin, başkasına zul gelir, senin hayatını yaşamak istemez. zul gelenler de ayrılıp çiftlik falan uğraşıyor bir şeyler zaten.

üreticinin yozlaşmasını istemiyoruz, üreticinin çakallık yapmasını istemiyoruz, elbette yapanlar çıkacaktır, milyonlarca insan var sonuçta, onlarında denetlemeye takılmasını istiyoruz.

doğalı derken, olması gerekeni istemek normal. sahte bal, sahte margarin, sahte yağ, sahte ürün/hizmet istemek garip.
0
selam
(09.07.25)
valla bana kalırsa sadece var oluşum her şeyin en iyisini hak etmem için yeterli, çok megalomanca gelecek ama değil. ben isterim, istemeye devam edeceğim ister hükümetlerden, ister yerel yönetimlerden, ister evrenden, ister tanrıdan önüme kim gelirse. her şeyin en güzelini en doğalını istiyorum.

hee dersen ki kardeş peki isterken yaptığın bi şeyler var mı? var. mesela etiket okurum, üreticilerden daha az katkı maddesi kullananınkini satın alırım. hem kendi sağlığım için hem de çöp içerikli ürün üreten insanlara param gitmesin diye, bütçem yettiğince bazı ürünleri organik alırım mesela sirkeyi.

ya da daha iyi yaşam koşullarına sahip olmak için civarımda gördüğüm olumsuzlukları dile getirir, yerel yönetimlere dilekçe ile şikayet ederim. üretim yapmayı da çok isterdim, çeşitli araştırmalarım ve denemelerim oldu aronya berry yetiştirmek istedim mesela ama vakitsizlikten kaldı ama 2 tane aronya berry ağacım var, 3 yıl önce dikildi bu sezon meyve alırım diye umuyorum.

sorunuza cevap, ben kendime hak görüyorum her şeyin iyisini doğalını istemeyi
0
ofelia
(09.07.25)
Devlet bunun için var, vergiyi bunun için veriyoruz.

Dünyanın tarımsal ihracatı en yüksek olan ülkelerinde organik tarım alanındali iş gücü katılım oranını diğer alanlarla karşılaştırarak söylediğin denklemin yanlış olduğunu görebilirsin.
0
Bruce
(09.07.25)
e tabi hakkimiz her kompleks ekonomide oldugu gibi. uretmek dedigin seyi calisan herkes yapiyor ipsiz sapsiz gezmiyorsa. biri excel'de spreadsheet uretir biri tarlada domates.

ben istedigim urunu almak icin onu uretmek zorunda degilim. insan talep eder, arz varsa alir. arz yoksa talebi goren arz edip para kazanir. bundan daha dogal olan nedir anlamadim? bunu organik tarima degil her seye uyarlayabiliriz.
0
antikadimag
(09.07.25)
@m e b

Ben müzisyenim, anamın karnından itibaren üniversite bitene kadar Klasik Türk Müziği eğitimi aldım, şu anda da devlette Klasik Türk Müziği yapmakla görevliyim.

Sana soruyorum, bu milletin bir geçmişi, bir tarihi, çeşitli alanlarda oluşturduğu mirasları var. Biri de müzik mirası. Halkın çoğu dinlemiyor diye Klasik Türk Müziği yok olmalı mı sence? Peki sen yapabilir misin Klasik Türk Müziği? Yapmalı mısın? Her Klasik Türk Müziği dinlemek isteyen bunu yapmalı mı?

Hayır.

Ama yapamasa da dinlemeyi seviyorsa yahut sevmese bile kendi halkının tarihine ve mirasına saygısı varsa, bunların devamlılığı için, yeni nesillere aktarımı için uygun bir şeyler yapabilir değil mi? Daha doğrusu yapmalıdır.

Ne yapmalı mesela, Klasik Türk Müziği ne demek onu bi kafasında netleştirmeli mesela. Çocuğu veya yeğeni veya öğrencisi veya biri sorsa verecek doğru bir cevabı olmalı. Ayrıca belli başlı eserlere âşinâ olmalı, tavsiye edebilmeli. Müziği sanat halinde dinlerken eğlenceye meze etmemesi gerektiğini, bir âdâbının olduğunu bilmeli ve çevresine öğretebilmeli. Konser dinleme âdâbını bilmeli, müzisyenlere duyduğu saygıyı ve sevgiyi onlara kıyafetiyle, dakikliğiyle, dinlerkenki sessizliğiyle, rica edildiğinde alkışlamayışıyla... gösterebilmeli.

Bak, Klasik Türk Müziği yapmadığı halde destek oldu, varlığını sürdürmesine yardım etti, saygıyı devam ettirdi.

Yani sorunun cevabı, bir şeyin olmasını istemenin yeter sebebi her zaman onu yapmak değildir. Onun varlığına saygı göstermek de yeter sebeptir. Ben bir müzisyen olarak mali müşavirlik yapamam mesela, ama onun "şunu yapın şunu yapmayın" demesine kulak verir, sorum varsa sorup öğrenir, hatta mantığını anlamaya çalışır ve gerekeni yaparsam bir mali müşavirlik destekçisi olurum. Bu da hem o mesleği ve işi devam ettirir hem beni destekler.
0
muhayyer divan
(09.07.25)
(8)

plak kayıtlarının neden daha güzel olması

deranzo1
o gelen cızırtılı ses, ruhuna doğru üflenmesi, canlılık çok daha kaliteli değil mi? teknik detaylarını bilmiyorum ancak 60 senede daha ileriye gitmesi gerekmiyor muydu bu kayıt işinin? ne zaman plak kaydı dinlesem müzik dinlediğimi hissediyorum. bu nedendir yoksa ben mi hülya görmekteyim?çok net far
o gelen cızırtılı ses, ruhuna doğru üflenmesi, canlılık çok daha kaliteli değil mi? teknik detaylarını bilmiyorum ancak 60 senede daha ileriye gitmesi gerekmiyor muydu bu kayıt işinin? ne zaman plak kaydı dinlesem müzik dinlediğimi hissediyorum. bu nedendir yoksa ben mi hülya görmekteyim?


çok net fark yok mu ya?

open.spotify.com
www.youtube.com
0
deranzo1
(09.07.25)
Çünkü daha kaliteli. Bana da dijital hiçbir şey analog şeyler kadar kaliteli değilmiş gibi geliyor. Muhakkak ki bi fark var
0
olaylar olaylar
(09.07.25)
buna cogu kisi bir fark yok diyor ama bence de plaklar cok daha guzel geliyor kulaga.
0
antikadimag
(09.07.25)
Bence biraz nostaljik bakıyorsunuz. Ancak kalite sübjektif olmasa da güzellik öyle; haliyle analog kayıttaki kusurlar (Mesela bahsettiğiniz cızırtı) ve kendine ait tınısı onu sizin için daha otantik ve ilgi çekici yapıyor olabilir.
0
salihdt
(09.07.25)
romantizmden başka bir şey değil bence. adamlar bilmem kaç kanaldan kayıt alıp 3 boyutlu tertemiz milyon dolarlık ses sistemleri yapıyor. hâlâ çıkıp plak en güzeli ya demek biraz düz vites araba övmek gibi geliyor bana.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(09.07.25)
Teknik açıdan cd ve dijital kayıpsız kayıtlar elbette plaktan daha kaliteli. Aksi plağın doğasına aykırı. Fakat sizin hissettiğiniz biraz plasebo ile plak çaların ürettiği harmonik bozulmaların insan kulağına hoş gelmesinden ibaret. Tercih meselesi yani biraz. Kimisi hiç bozulmamış ses istiyor (cd gibi), kimisi bu teknik ‘kusurları’ daha çekici buluyor. standart bir dslr fotoğraf makinesi aslında son model iPhone’dan daha iyi resim verir fakat çoğunluk iPhone’nun kasıtlı olarak ‘bozduğu’ fotonun göze daha hoş geldiğini söyler. Tam doğru örnek olmadı ama anlaşıldı herhalde.
0
orient blue
(09.07.25)
Spotify ve YouTube gibi mecralardaki düşük kaliteli des kayıtlarını ana kartlara entegre ses kartlarına bağlı ortalama hoparlörler ya da asıl işlevi iletişim kurmaktan ibaret olan kablosuz olduğu için de bir miktar kayıp yaşayan kulaklıklarda müzik dinlemeye alışık olduğumuz için hissedilebilir fark olduğu doğru. Plak kaydı ve dinlediğimiz cihazlar elbette günümüz mp3'lerinden daha doyurucu. Kalanı için @orient blue +1

Bu arada cızırtı sesinden etkilenmek direkt romantizm. Cızırtısız temiz, güzel ses duyman lazım normalde ama o plaklar çok yapay gelir muhtemelen. Çünkü nostaljik ya da popüler havaya sahip değiller.
0
nawar
(09.07.25)
plak kayıdından dinlemek dijital kayıttan dinlemekten açık ara daha kaliteli.
çünkü dijital kayıt en temelde 0 ve 1 ile oluşuyor.
teknik detaylarını yanlış verebilirim o yüzden fazla detaya girmeyim ama ama mesela spotify premium en fazla 320kbit/s ses kalitesi veriyor. free'si 120-160 civarı.
bu ne demek?
1kbps -> 1000 bit demek. 1 bit ise 0 ve 1'lerin her biri
320 kbps -> 320000 bitrate anlamına geliyor 1 saniye içinde.

bir de sample rate diye bir şey var, o da videolardaki frame'e denk geliyor gibi düşünebiliriz.

nasıl ki videolar aslında farklı karelerin peşisıra slayt gösterisi gibi değişmesiyse, ses dosyaları da öyle.

bu kbit sayısı ne kadar yüksekse ses kalitesi o kadar iyi oluyor.
hatta tidal gibi lossless müzik veren yerler de var.

sen stream yerine flac, lossless, wav dinlersen ses kaybı minimum oluyor. ama yine de oluyor (analog -> dijital çevrimi olduğu için)

plaklarda ise böyle bir çevrim yok.
bitrate olarak tanımsız diyebiliriz. 0 ve 1 gibi fragmanlardan oluşmuyor, ses bir dalga formatı şeklinde.

o yüzden daha doğal geliyor.

bir de plakları bluetooth olmayan bir kulaklık ile dinlersek yine dijitalleştirmiş olmuyoruz ve sesi doğal duymaya devam ediyoruz. ancak bluetooth ile dinlersen o zaman bozulma olabilir. çünkü bluetooth'un çalışma mantığı da datayı nano-saniye cinsinden bölüm veri paketi olarak göndermek.

---
bu şeye benziyor.
çabuk bozulan, raf ömrü kısa olan doğal ve ev yapımı bir yiyecek ile, pazarlaması raflaması satması saklaması uzun olan ama lezzetinde kayıp olan başka bir ürünü kıyaslayamaya benziyor.

----
ama sizin verdiğiniz bu iki kayıttaki fark neden?
biri youtube biri spotify.
üstelik spotify'dakinin müzik kalitesi daha yüksek.

farklı mastering sürümleri olabilir, aynı kayıt değildir belki ya da işlenme biçimleri farklıdır.
spotify’daki sürüm fazla işlenmiş, “temizlenmiş” görünüyor. aşırı filtreli fotoğraf ya da yapay zeka ile restore edilip fps'si arttırılmış film gibi.
ama muhtemelen en büyük sebep nostalji algısı, hafif cızırtının verdiği “gerçeklik hissi” etkiliyor olabilir (plasebo etkisi).

benim plakçalarım var. basit bir ürün ama buna rağmen mutlu ediyor oradan dinlemek.
radyo ya da kasetten çıkan müziği de seviyorum çoğu zaman.
bunlar kesinlikle bitrate'i yüksek bir dijital kayıttan daha az kaliteli ama çok daha doyurucu ve keyif verici.
0
biseysorcaktim
(09.07.25)
teroride dijital analog farkı vs. ama eğer plağı direkt dinlemiyorsan yani arada youtube-spotify vs. bir platform varsa zaten dijital halini dinliyorsun. sana hoş gelen kısmı ses kalitesi değil nostalji hissi olmalı.
0
orpheus
(09.07.25)
(12)

Düzenli kitap okuyanlar

sekizdokuzon
Fictional kitaplar okuma listenizin kaçta kaçına denk geliyor? Neden fictional romanlar okuyorsunuz? Teşekkürler.
Fictional kitaplar okuma listenizin kaçta kaçına denk geliyor? Neden fictional romanlar okuyorsunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(08.07.25)
Yılın ilk altı ayına baktım, kurgu kitaplar yüzde 56’sını oluşturmuş
Ruh halime göre değişiyor neden okuduğum. Nitelikli kurgu kitaplardan da çok şey öğreniyorum. İyi bir kurgu eserin gücünü, etkisini küçümseyemem
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(08.07.25)
Sadece kurgu okuyorum, çünkü içinde milyonlarca ibret var. Bi de oturduğum yerden bi sürü yer geziyorum, bi sürü insanla tanışıyorum.
0
ciglik
(09.07.25)
%10? belki daha az. universiteden sonra cok az fiction okudum. o da cok iyi referansi olan dostoyevski, tolstoy gibi klasiklerse veya cok iyi referans aldigim ilginc bir kitapsa.
0
antikadimag
(09.07.25)
Yarı yarıya - Bazısını sırf eğlence olsun diye okuyorum. Hele bir önceki kitap uzun ve akıcı olmayan bir kitapsa. Mesela Richard Osman'ın Cinayet Kulübü romanları çok iyi gidiyor. Bazısını da başlı başına sanat eseri olduğu için.
0
salihdt
(09.07.25)
'Fictional', kurgusal demekmiş Arkadaşlar. Siz de böyle cümlelerinizi İngilizce kelimelerle süsleyin. Daha havalı görünün.

Okuduğum kitap ilerlemiyorsa, okuyabilmek için şartları zorlamaya başlamışsam ikinci kitap olarak bir kurgu kitaba başlar, okumaya iki kitap paralel devam ederim.
0
Mirket
(09.07.25)
@mirket: andropozunu başka yerde yaşa
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.25)
benim de %99'u. daha çok seviyorum açıkçası.
polisiye, gerilim çok severim.
arada bilim kurgu tarzı şeyler de okuyorum.
ipek sabahlık'ı okumuştum mesela 2-3 kitap öncesinde. biraz zor okudum çünkü alışmışım bu türe. iyi kurgu candır. eğer güzel tasarlandıysa 14 dalda oscar almış filmden daha çok sarar.
0
matilda
(09.07.25)
feminizm kitaplarini okumayi birakmalisin ve kitap okumayi azaltip, biraz da spor yapmalisin. depresyon ve hareketsizlik obeziteyi arttiriyor.
0
feastofthedamned
(09.07.25)
171 boya 65 kiloyum, uza.
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.25)
fictional kitapları okumamın sebebi: can sıkıntısı.
0
koela
(09.07.25)
Kurgu da seviyorum ama elime ne geçerse okurum. İlk çağ tarihi de okurum, dünya tarihi de kurgu da.

Fictional olarak herhalde 3 kitaptan 1'i diyebilirim. Genelde kafa dağıtmak istediğimde Fictional romanlarına bakıyorum.
0
drako
(09.07.25)
ağır betimleme çekemeyeceksem fiction okuyorum, genelde çok konsantrasyon gerektirmeyen public yerlerde okuyorum.
0
9kuyruklukedi
(09.07.25)
(8)

güzel kadınlara ofis işi yaptırılmaması

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
sosyolojik bir olgu mu? insanlara sırf güzel olmaları dolayısıyla kumpas kuruluyor, kuyusu kazılıyor mu?
sosyolojik bir olgu mu? insanlara sırf güzel olmaları dolayısıyla kumpas kuruluyor, kuyusu kazılıyor mu?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.07.25)
Güzel olta kardeş
0
sekizdokuzon
(08.07.25)
Güzel veya yakışıklılara iltimas geçiliyor hayatın her alanında. Bunu biliyoruz. Ama kuyyusunun kazılması için sibep yok.
0
Shepard
(08.07.25)
vucut iyise patron şirketlerinde affetmezler onları. patron veya patronun oglu muhakkak kayar. öyle çalışıyor gibi gezerler ortalıkta
0
runaway
(08.07.25)
8-10 yillik calisanlar genelde calismayan tayfa oluyor. kadinlarla/guzel kadinlarla sirf muhatap olmak veya strese sokup tartismak falan icin bile gereksiz is yukleri yukleniyor ya da taciz ediliyor soru buysa
0
ala09
(08.07.25)
Evet benim çok başıma geldi. 8-10 yıl önce maaşlı çalışarak hayatımı sürdürmeye razıydım ama sırf bu yüzden kendi işimi kurmak zorunda kaldım.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
Ben güzel seviyesinin altıyım, Ofis işini bilmem ama ünide asistanken 2-3 hoca çok güzelsin dedi diye diğer arkadaşlar ufak tefek ayak kaydırma yaptı, bazı erkeklerinde pasif agresif davranışları oluyor, işle ilgili ezmeye çalışıyorlar falan. Çok birşeyle karşılamadım.

Çok çok güzel manken ayarındaki kadın-erkek birkaç arkadaş vardı ama o seviyelere yancılık yapılıyor.
0
spherical
(08.07.25)
Konudan bağımsız bugün güzel öğrencilerin daha yüksek not almasıyla alakalı bir makalenin geyiği döndü.

(git: www.sciencedirect.com)
0
salihdt
(09.07.25)
bunlar beyaz yaka islerde yazili olmayan kurallardir.
uzun boylu yakisikli adam cabuk yukselir, tifildan kolay kolay mudur olmaz.

yan ofisimde oturan tiknaz ve oldukca kilolu hatunun sirf kontrat imzalatmaya gittiginde giydigi kirmizi topuklu ayakkabilari vardi, bunlarin olayi ne diye sordugumda bunu giydigimde adamlar sadece ayaklarima baktigi icin kontrata daha kolay imza attiriyorum detaylarda bogulmuyorlar demisti. hatunun bu arada bizim sektorle alakasi yoktu, tek olayi ceneydi..
0
cooperr
(09.07.25)
(8)

Yurtdışında yanımızda euro götürmek mi, kredi kartı kullanmak mı?

veritaslibertas
selamlar,yunanistana gideceğim, deneyimleyen varsa fikir almak istedim.buradan euro alıp götürüp onu mu harcayayım, yoksa kredi kartından direkt harcama yapsam kur aynı gibi oluyor mu?geçen sene rodos'a gittim ve karttan harcadım ama sanki yüksek kurdan çevirdi gibi geldi. net bilen var mıdır? teşek
selamlar,
yunanistana gideceğim, deneyimleyen varsa fikir almak istedim.
buradan euro alıp götürüp onu mu harcayayım, yoksa kredi kartından direkt harcama yapsam kur aynı gibi oluyor mu?
geçen sene rodos'a gittim ve karttan harcadım ama sanki yüksek kurdan çevirdi gibi geldi. net bilen var mıdır?
teşekkürler.
0
veritaslibertas
(08.07.25)
Euro ekstre seçer ve zamanı geldiğinde kendiniz Euro alır öderseniz kur farkı ödemezsiniz. Ben olsam kart kullanırım. Hem puan kampanyaları oluyor kart harcamalarında, dişe dokunur bonus alabilirsiniz.
0
orient blue
(08.07.25)
Nakit taşımak yerine kredi kartının ekstre tipini Dolar - Euro - TL yapıp Euro harcamaları direkt Euro olarak ödemek daha kolay olur. Tabi kartın bu özelliğinin olduğunu varsayıyorum. Eğer bir sebepten olmuyorsa nakit harcamak daha mantıklı çünkü bir çok kartta o Euro önce Dolara, sonra TL'ye dönüyor; haliyle de baya bir komisyon farkı oluşuyor.
0
salihdt
(08.07.25)
bankadan euro ekstre isteyip karttan harca. en karlısı bu. (tabii euro zıplamazsa birden)

nakiti güvenlik amaçlı götür nolur nolmaz. ben geçen yıl 300 euro götürmüştüm, 10-20 euro nakit harcadım. her yerde kart geçiyor zaten. eurosuz bile gidebilirsiniz. ingiltereye gitmiştim 1 pound bile nakit harcamadım mesela. diğer türlü euro ödeyip tlye çevirince yüksek oluyor evet.
0
jelly bear
(08.07.25)
Kur yüksek oluyor, euro ekstresi tercih edip, ödemeyi euro ile yapabilirsin.
0
(08.07.25)
euro/dolar ekstre iyi de ayni bankada ve hazirda eur/usd yoksa o bankada eur/usd hesabi acip satin almak lazim ordaki makas da oldukca yuksek. evet kartinki bi tik daha yuksek tl ekstrede ama o kadar zahmete deger mi bilmiyorum.

eger kartinizin oldugu bankada euro hesabiniz ve hazirda euronuz varsa mutlaka euro ekstre isteyip ordan odenebilir.

onun disinda ben tl ekstresi ile kredi karti kullaniyorum, aradaki farki da cok dert etmiyorum acikcasi.
0
bay b
(08.07.25)
ben döviz bürosundan döviz alıp ilgili bankaya yatırıyorum. en ucuz böyle oluyor.
0
jelly bear
(08.07.25)
Yanımda mutlaka bir kaç yüz euro taşırım. Bazen kartlar çekmiyor, çok zora sokar adamı. Geri kalan için euro ekstresi.
0
kimlanbu
(08.07.25)
Kart kullanırsanız dcc (işlemin Euro değil de direkt TL gelmesi, posta / atmde direkt TL gözükür) teklif edilirse kabul etmeyin. %5 - %10 daha fazla ödersiniz.
0
inheritance
(08.07.25)
(5)

telefondaki ekran görüntülerini

iwillsee
nasıl konularıan göre kategorize edip düzenliyorsunuz?
nasıl konularıan göre kategorize edip düzenliyorsunuz?
0
iwillsee
(06.07.25)
etmiyoruz. işim düştüğünde tarih sıralamasına göre arayıp bulabilirim. bu durum 1 saatimi alır. bilgisayardaysa her şeyi yeniden isimlendirerek kayıt ediyorum. örneğin ekşi duyuru içeren bir görseli "ekşi duyuru xxx yyy" şeklinde kayıt etmek gibi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.07.25)
Samsung'taki arama özelliği gayet başarılı, genelde onu kullanıyorum.
0
salihdt
(06.07.25)
O kadar boş vaktim yok maalesef
0
messina123
(06.07.25)
Birbiriyle benzer içeriği olan ekran görüntülerini yeni oluşturduğum klasörlere taşımaya çalışıyorum.

Aslında bize lazım olan ekran görüntüsü alır alamaz hangi klasöre taşımak istiyorsunuz diye bir pencerenin açılması gibi bir çözüm .
Bu gibi benzer çözümü olan varsa iletebilir.
0
diyecevaplandı
(06.07.25)
Genelde ekranda yazan bir kelime ile arama yapıyorum, bir organizasyon yapmıyorum.
0
biseysorcaktim
(07.07.25)
(15)

ilk 6 ayda kaç kitap okudunuz ve en sevdiğiniz hangisi oldu?

m e b
selamlar.2025 yılı için kendime okuma listesi yapmıştım ve onu bitirdim.yeni listeme fikir olması açısından sizlerden gelecek cevaplardan da faydalanmak için bu soruyu soruyorum.1. bu sene içinde şu ana kadar kaç kitap okudunuz?2. içlerinden en sevdiğiniz bir ya da iki tanesini yazabilir misiniz?ben
selamlar.

2025 yılı için kendime okuma listesi yapmıştım ve onu bitirdim.
yeni listeme fikir olması açısından sizlerden gelecek cevaplardan da faydalanmak için bu soruyu soruyorum.

1. bu sene içinde şu ana kadar kaç kitap okudunuz?
2. içlerinden en sevdiğiniz bir ya da iki tanesini yazabilir misiniz?

ben 2025 yılı içinde şu ana kadar 123 kitap okudum. en beğendiklerim uzunharmanlar'da bir davetsiz misafir ve pir-i lezzet olabilir (aslında daha fazla ama bu ikisini seçiyorum.)

not: akademik, kişisel gelişim, belli bir alana yönelik eserler okuyanlar ikinci soruyu es geçebilirler.
0
m e b
(01.07.25)
6 tane okumuşum

viran dağlar-necati cumalı çok beğenmiştim.
0
biravekahve
(01.07.25)
6 tane okudum. hepsi birbirinden güzeldi seçemiyorum hangisi olacağını.

herhalde oyumu gene de nar ağacından kullanacağım ya. torpil geçeyim ırkdaşıma.

nazan bekiroğlu - nar ağacı diyorum.
0
drako
(01.07.25)
6 ayda 123 kitap nasıl okudun ya??? :O

Haftada 2 kitap okusan ayda 8 kitap ve 6 ayda da 48 kitap eder.

Ben 6 ayda taş çatlasın 50 kitap falan okuyabilirim ancak.

Bir kitabı tam sindirmeden yenisine nasıl geçtin?
0
anaphylacticshock
(01.07.25)
@anaphylacticshock:

hedefimi koyduğum an sosyal medya hesaplarımı dondurdum, sadece ama sadece kitaplara odaklandım. aslında matematiksel istatistiği aşağıda eklediğim bağlantıdan görebilirsin.

ben de anlamadan okuma taraftarı değilim :)

prnt.sc
0
🌸m e b
(01.07.25)
1. yaprak dökümü / resat nuri güntekin

:( okumaya geri dönüyorum. cok saldim 2-3 yildir falan.
0
sonsuz
(01.07.25)
26.
asiye nasıl kurtulur?
0
black holes in the sky
(01.07.25)
25 kitap okumuşum
Şükran Yiğit - Burası Radyo Şarampol en sevdiğim oldu şimdilik
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(01.07.25)
9 tane okudum. En beğendiğim Isaac Asimov - işte tanrılar
0
FreSh
(01.07.25)
1. en az 14 tane okudum, hatırlamaya çalıştıkça artıyor.

2. aziz nesinin zübük kitabı beklentilerimin ötesinde çıktı, ayrıca mihail bulgakov'un genç bir doktorun notlarını çok beğendim.
0
yemrem
(01.07.25)
0.5 kitap okudum, bir tane kitaba basladim yarisina geldim biraktim, herzamanki gibi baydi.

ogrencilik zamanlarimda cok okurdum, bir faydasini gormedim pek.

overrated bir aktivite.
0
cooperr
(01.07.25)
1. 4 ya 4. burada neler yaşanıyor? Benden fazla okuyan herkese yazıklar olsun diyorum. 123 sayısını zaten görmezden geliyorum :(

2. Raymond Chandler - Büyük Uyku
0
don baba donelim
(01.07.25)
3 kitap okudum, harari'nin nexus eserini beğendim.
0
adivar
(01.07.25)
kitap okumuyorum, eksikliğini hissetmiyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.07.25)
Saymadım ama 30 civarı olması lazım.

Paul Auster'in tüm külliyatını okudum. Bu adam niye her kitabında aynı hikayeyi anlatıyor düşüncesiyle ne kadar büyük bir yazar olduğunu keşfetme duygusu arasında gidip gelmek güzel bir deneyimdi.

Kayıp Zamanın İzinde'yi 22 yıl sonunda bitirdim.

Roza Hakmen'in Don Quixote çevirisinin tadı damağımda kaldı.

Barış Bıçakçı'ya ısınamadım.

İlyada ve Odysseia'yı nihayet okudum. Ne çok referans yapılıyormuş, yeni yeni fark ediyorum.

İlk aklıma gelenler bunlar oldu.
0
auroraaurora
(02.07.25)
(2)

cloudflare ve logout

dr doofenshmirtz
artık tarayıcıyı kapatmasam bile bir süre(çok uzun bir süre değil) sözlüğe girmeyince logout oluyorum ve login ekranına gidip 10 sn cloudflare zımbırtısı ile login olmayı bekliyorum. başka yaşayan var mı bu durumu?
artık tarayıcıyı kapatmasam bile bir süre(çok uzun bir süre değil) sözlüğe girmeyince logout oluyorum ve login ekranına gidip 10 sn cloudflare zımbırtısı ile login olmayı bekliyorum. başka yaşayan var mı bu durumu?
0
dr doofenshmirtz
(29.06.25)
Hiç yaşamadım, tarayıcınız belli aralıklarla cookieleri siliyor olabilir mi?
0
salihdt
(29.06.25)
netspeed turknet gibi bir iss kullanıyorsanız ondan oluyordur. bu aralar altyapıları oldukça sorunlu
0
limonlu eksi
(29.06.25)
(5)

Spor icin akilli saat

help im alive
1 yildir duzenli koşuyorum ve agirlik kaldırıyorumSaat ariyorumSamsung olursa sevinirimKosu ( metre km/dk vs)NabizAgirlikla ilgili ayarlarIsime yarar.Tesekkurler.Butce 5000
1 yildir duzenli koşuyorum ve agirlik kaldırıyorum

Saat ariyorum
Samsung olursa sevinirim
Kosu ( metre km/dk vs)
Nabiz
Agirlikla ilgili ayarlar

Isime yarar.

Tesekkurler.

Butce 5000
0
help im alive
(26.06.25)
huawei watch gt serisini öneririm şarjı 2 hafta gidiyor.
0
jelly bear
(26.06.25)
Huawei bakmıyorum amazfit olabilir
Saat yerine bileklikt de olur.

Amac kac km kac dakikada kostugumu soylesin km basina uyarsa da guzel olur.
0
🌸help im alive
(26.06.25)
1 yıldır belki daha fazla huawei watch gt3 kullanıyorum çok memnunum
0
telliahmet
(26.06.25)
Huawei bakmıyorum
0
🌸help im alive
(26.06.25)
Samsung Watch 4 kullandım, şimdi de Watch 5 Pro kullanıyorum. İkisinde de hemen hemen aynı metrikler var ve ölçüm kalitesi açısından bir fark görmedim. Tek sıkıntı 4'ün şarjı bir gün anca gidiyor, 5 pro üçüçncü güne kadar yetiyor. Sadece spor sırasında kullanacaksanız bütçenize en uygun Samsung saat işinizi görür bence.
0
salihdt
(27.06.25)
(23)

Avrupa'da insanlar mutlu mu cidden?

ermanen
2025 yılına göre Dünya'nın en mutlu 10 ülkesi:1. Finland2. Denmark3. Iceland4. Sweden5. Netherlands6. Costa Rica7. Norway8. Israel9. Luxembourg10. Mexicohttps://www.visualcapitalist.com/mapped-happiness-levels-across-europe/en üst sıralar avrupa iskandinav ve kuzey ülkeleri. kosta rika ve israil'in
2025 yılına göre Dünya'nın en mutlu 10 ülkesi:

1. Finland
2. Denmark
3. Iceland
4. Sweden
5. Netherlands
6. Costa Rica
7. Norway
8. Israel
9. Luxembourg
10. Mexico

www.visualcapitalist.com

en üst sıralar avrupa iskandinav ve kuzey ülkeleri. kosta rika ve israil'in araya girmesi ilginç. meksika da büyük baya, şehrine göre değişiyor belki.

soğuk koymuyor mu insanlara? sıkıcı olmuyor mu?
sağlık sistemi her yerde iyi değil gibi? insan hakları çok mu iyi yani?
son zamanlardaki ekonomik durum, kira artışı, göçmen artışını da düşünebiliriz.
çalışan biri çok da gezemiyor bence.

belki kendi ailesi çapında, müstakil evinde köpeğiyle bahçesiyle mutlu olma durumuna mı giriliyor bilmiyorum.
bi de kuzeylere intihar oranı da yüksek çıkıyordu. çelişkili durumlar.

not: güneydeki ülkeler daha alt sıralarda, iklim deniz güneş olmasına rağmen. kazançla da ilgili olabilir.
0
ermanen
(23.06.25)
iskandinavya antidepresani cakiyor bence.
bu kadar soguk, karanlik ve igrenc bir havada mutlu olmak imkansiz. mutsuz degillerdir ama en mutlu olmalari hic inandirici degil.
0
sonsuz
(23.06.25)
Sordukları soru şu:

Hayatı temsil eden bir merdiven hayal edin, en altta 0, en üstte 10 var. 0, tahayyül edebileceğiniz en kötü hayatı temsil ediyor, 10 ise en mükemmelini, şu anki hayatınızla hangi basamaktsınız?

Kabaca düşünürseniz, dibinde Ukrayna işgale uğramış ülkelerde yaşayan insanların, kendi hayatlarının geneline bakıp "Hayat fena değil ya" demeleri normal. Bir de siz kendi açınızdan oraları soğuk ve sıkıcı diye değerlendiriyor olabilirsiniz de orada doğmuş, büyümüş insanlar için buralar ne o kadar soğuk ne de o kadar sıkıcı. Genel olarak bir Danimarkalı'nın "Bizim ülkede pek de bir şey olmuyor, zaten baya da soğuk, o zaman 3. basamaktayım" demesi saçma olurdu. Kaldı ki en mutsuz, işgal altındaki Ukrayna bile 4.7
0
salihdt
(23.06.25)
saçmasalak şeyleri dert edindikleri için mutlular sanırım. tek dertleri hava durumu vs olabilir. göçmenlerden de mutsuz olabilirler tabii.

israil nası sıralamaya girmiş şaşırdım. meksika aynı şekilde şaşırtıcı
0
jelly bear
(23.06.25)
- eropada insanlar mutlu mu? evet mutlu

- soğuk koymuyor mu, sıkıcı değil mi? 2 haftaya tr kavrulacak mesela koyarım sıcağa, yaşasın soğuk. soğuk her daim dinç ve tetikte tutar, soğuk mutlu eder insanı. disiplinli tutar, disiplin ise mutluluk verir

- sağlık sistemi? kuzeyde baya iyi. kötü denilemez. sağlık sistemi bizden iyi 50 tane ülke var, kim nerden salladı bu sağlıkta kozmozun en iyisiyiz diye bilmiyorum ama üç gün sonraya 1,5 dakikalık muayene almaktansa 10 gün sonraya 45 dakikalık muayene alabilmek çok daha faydalı.

- ekonomik durum ve gezememek yok mu? türk bakış açısıyla yok. biz gittiğimiz her yerde serpme kahvaltı, açık büfe, kebap beklerken adam ormanlık alandan bir tepeye çıkıp kamp sandalyesi açıp müziğinin keyfini çıkarmaya gezmek diyor.

türkiye neden mutsuz diye sorarsan, türkiye'de kimse hiç bir şey bilmiyor. önceki kuşaktan bişey öğrenemedik, geç modernleşen bir toplumuz ve her şeyi deneme yanılma ile öğreniyoruz. bana biraz network ve para verin mesela 3 ay içinde influencar aracılığıyla saçma salak bir mutfak aletine sahip olmayanların köylü olduğunu, x tatil bölgesine gitmeyenin fakir olduğu algısını yerleştireyim millete. 2-3 sene önce airfryer dalgası gibi, 5-6 sene önce alaçatıya gitmek gibi şeyler buna güzel örnekler mesela. mutsuz olmamız için çok sebep var.

eropada adam bisiklete binip, öğle plesteyşın oynuyor akşam game of thrones izliyor bitti gitti. elinde telefonla twitterda "burayı gezmeden ölürseniz sizin geçmişinizi öpeyim", "şu alet 30k liradan 28'e düşmüş almayan köylüdür" gibi şeylere maruz kalmayan adam mutlu kalır tabi
0
avatar is back
(23.06.25)
Mutlu anlarında bizden daha mutlu değiller. Sadece mutsuz anları bizim kadar yoğun ve fazla değil. Bizim kadar çeşitli ve fazla dertleri de yok. O yüzden genel ortalamada matematiksel olarak bakınca mutlular.
0
nawar
(23.06.25)
bana gore boyle listeler anlamsız. mutlulugun her cografyada tanimi farkli olabilir.

sabah aksam evde oturup yemek yapan, tek eglencesi muge anli, esra erol izlemek olan, tatil-sinema-muzik-deniz-orman gormemis akpli yengeme sorsan ondan mutlusu yok. cunku kocasi, cocuklari yaninda.
0
buenosdias
(23.06.25)
Sanırım bahsedilmemiş diye ekliyorum: O ülkelerde insanlar insani şartlarda çalışıyor, fazla mesai almadan köle gibi çalışıp ay sonunu zor getirmek normal değil. İşe başladığın ilk yıl hiç ücretli iznin olmaması normal değil. Hani iş-yaşam dengesi var ya, hah işte oralarda gerçekten var. Rekreasyona, hobilerine, çocuklarına ayıracak daha fazla zamanları var. Onlar mutlu olmasın da Kemer'de, Urla'da oh sıcak ne güzel deniz derken çalıştığı lüks yerlerde yemek yemeye parası yetmeyen insan mı mutlu olsun?
0
kobuzchu kiz
(23.06.25)
Bu tip arastirmalarda dikkat edilmesi gereken sey su, insanlara mutlu musunuz diye sorulmuyor.
Ben üniversitede para kazanmak icin böyle araştırmalara katiliyordum, soru söyle formüle ediliyor mesela: "is bulma kurumunun issiz kaldiginizda size olan desteginden memnun musunuz?"
Buna adam evet diyor ve sonuc "en nutlu ülkesi" diye yorumlaniyor.

Bir de bu arastirma özelinden, bana baya kolpa geldi. Meksika herhalde en cok göc veren, acik sekilde insan yasaminin her an tehdit altinda oldugu ülkelerden. Insanlar gelecek göremiyorlar. Türkiye'den daha kötü durumdalar. Meksika'ya gidince AB ülkesi konsolosluklari sokaga tek basina ciktiginda sorumluluk alamayiz diye aciklama yapiyorlar (true story).
Israil su an fiilenf savas halinde. Gectigimiz senelerde israil vatandaslarinin ab ülkelerine vatandaslik basvurusu 15 kat artti. Kacabilen kacti.
Bu iki ülkeyi en mutlu ülkeler arasinda gösteren arastirma akillara zarardir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.06.25)
benim tanıdığım gavur'lar hep mutluydu.
ülkelerine gidip gezdiğimde de insanlar mutluydu.

kış günü isveç'e gittim. çok soğuktu ama sorun değil. ona göre giyinmiştik. herkes öyle giyiniyor, kimse üşümüyor haliyle.
herkes gülümsüyor, otobüse binip bir şey sorunca kimse terslemiyor, yolda tanımadığın insanlar selam verip alabiliyor ve gerçekten güvende hissediyorsun.

barcelona, roma, paris çok güvenli değil ve istanbul'da olan sorunlar var orada da metropol'lerin kalabalık yerlerinde. ama çepere doğru çıkınca gerçekten güzel ve keyifli yaşıyorlar.

avatar +1

bizim mutsuzluğumuz görgüsüzlüğümüzden biraz da.
ben de sandalyemi alıp dağa bayıra şehir içinde parka bahçeye oturmak istiyorum ama uygun ortamı zor buluyoruz ancak bir kahveye 300 lira verip uyduruk bir menü ile iki kişinin 1500'e karnını doyurabileceği yerler adım başı.
0
biseysorcaktim
(23.06.25)
evet mutlular. dunyaya dair bizde olan problemlerin bir kismi onlarda da var tamam ama bize ait o kadar sacma dertlerimiz var ki bu ulkede.

bu arada her insanin asik oldugu bir sehir vardir, benim icin orasi kopenhag. bir turk olarak orada yasamanin ayni olmayacagini bildigim icin buradayim, ama danimarkali olmak isterdim acikcasi.
0
aguen
(23.06.25)
Listenin hiç doğru olduğunu sanmıyorum.
İsrail'de yapılan anketlerden de ve son iki yıl içinde ülkeden göçenlerden de haberleri yok.
Oradan ayrılan da var.
Özellikle zengin takım;
vay askerlerimiz ölmüş, vatan millet, netenyahu'ya sakadat, arzı mevud falan dinleyecek durumda değiller.
Listelere buradan da girmişti şaibeli olarak:
m.facebook.com


Meksika nın da listede olması tuhaf.
Hangi açıdan bakmışlar bu sıralamaya.

Batının mutluluğu sömürüyle gelen varlıklarına bağlı. maddiyat bittiği ve ekonomik sorunlar başladığı anda orta çağdaki gibi "uyanacaklar".
Şu an belki hissedilmiyor ama bu sürecin başladığına dair ciddi yorumlar da var.
Bizim yaşadığımız zorlukların 10'i bile onları çok etkiler.
Bizim avantajımız bağışıklık kazanmamız.
Ama onlar buna hiç hazır değiller.

Ayrıca (İngiltere de dahil) batıda varlıklı olanların körfezdeki Arap devletlerine göç ettiğine dair ifadeler de var internette.
Bu kadar göçebe fakirin yanında zenginlerin göçü ise hiç konuşulmuyor.
0
diyecevaplandı
(23.06.25)
Liste tamamen uydurma sallamasyon. Yıllardır Avrupa bilen birisi olarak…
0
benaslindayohum
(23.06.25)
Cjkdkdklsl bağışıklık kazanmak. Anladığım artık troller ülkenin süper olduğunu falan savunmayı bıraktı ama kötülüğünü övüp "oglum şükredin bak şimdiden hazırsınız işte yeni dünyaya" diyorlar. Kskdkfk ulan şunu herhangi bir batı avrupa ülkesinde söylesen döverler. ancak bizim gibi gariban aklı ile çalışan ülkelerde çıkar bu.

Yani ülke mutluluğu tam nedir bilmiyorum ama misal Finlandiya denmiş, Finlandiya sağlık konusu (özel değil, devlet) acayip sıkıntılı buna ek olarak işsizlik de sıkıntılı. Yani bu listeler tam neye göre yapılıyor bilmiyorum tabi ama eğer sağlık ve iş sizin için önemliyse misal Finlandiya sıkıntılı.
Yalnız insanları iyi, Finlandiya'da fabrika var ve ofis arkadaşım da fin. Ben şu ana kadar hep sevdim finlerle çalışmayı. Belki de hayatlarından mutlulardir yani.

Bilmiyorum bu listeyi yapmak zor. Ben misal kuzey ülkesinde mutlu olamam ondan bana sorsan o istatistiği düşürürdum. Ama tam tersi Fransa'da çok mutluyum ama Fransa'da da sikayet etmeyi profesyonel olarak yapanlar var (ki iyi ki varlar, sayelerinde bu kadar hak hukuk var bizim gibi şükretmeyi ovselerdi halleri harapti).
Bu listeye bu kadar kafa yormamak lazım o yüzden.
Ama evet çoğu batı ve kuzey avrupa ülkesinde yoldan rastgele soru soracağı. kişi Türkiye'dekinden mutlu çıkacaktır.
0
logisticsmanager
(23.06.25)
Bu listeler sacmaliktan ibaret. Ganalilar, hayat tecrubeme gore tanidigim en sen sakrak, sakaci, en mutlu, en fazla gulumseyen millet. Bu adamlar 120. sirada, Turkiye'den (98) bile geri. Issizlik oranina, sosyal devlet yapisina bakip aha en mutlu ulke diyorlar saka gibi. He anasini satayim tatilde yan dairemde kalan 3-4 yaslarindaki kizi bir esyasini unuttu diye azarlayip, kizini tek basina o esyayi almaya yollayan Norvecli daha mutlu, cocuk daha kaldigi yeri bilmiyor dogru duzgun, karanlikta telefon isigimi acip kapisini ben actim, hirlisi, hirsizi manyagi var, sansa yasiyorlar resmen
0
freedonia
(23.06.25)
mutluluk, ne anlama geldigi olcumu falan cok rasgele bir konsept. o yuzden ona girmiyorum.

sordugun sorulara gelince:
*soğuk koymuyor mu insanlara? sıkıcı olmuyor mu?:
genel olarak kimse cok soguga, kapali havaya bayilmaz da bu mutsuz olacak bir sey degil zira zaten atiyorum isvec'te dogmussun. bildigin alistigin iklim o. hava soguksa zengine de soguk. kar yagdiginda hayat duruyorsa, yollar kapaniyorsa ona mutsuz olursun veya evin yalitimi kotuyse ve enerji masrafi coksa ona sinir olursun. kar yagmasinin kendisinden mutsuz olmazsin pek.

mesela sana bana gore yemekleri de berbat ama tutup uff bu ne ya ne yiyoruz demezler. ayni sey.

*sağlık sistemi her yerde iyi değil gibi?
bu da gene saglik sisteminden ne anladigina bagli. atiyorum norvecte otel gibi gorunumlu luks ozel hastaneler yoktur ama preventative saglik hizmetleri, halk sagligi falan iyidir. bu yuzden insanlar bilinclidir, daha iyi beslenir ve spor yapar ve daha az hastalik yasar (bunlari gidip arastirdigimdan degil, farazi ornek veriyorum). Ote yandan saglik sisteminden anladigin dirsegin agiriyinca 2 saat icinde uzman cerrah gormekse, basin agriyinca acile gidip hemen bakilmaksa o zaman saglik sistemi iyi degil dersin.

*insan hakları çok mu iyi yani?
atiyorum danimarka'da oranin yerlisiysen zaten ne insan hakki sorunun olacak? ayrimclik falan zaten cogunlugun tecrube ettigi bir sikinti degil, gocmen falansan oluyor.

*kira artışı
yani bu da gercekten cogunlugu rahatsiz eden bir sey mi, genelde degil. bu bahsettigin ulklerin cogunda ciddi sosyal ev stogu var. ozel mulk olan konutlar da oyle kiralari kafasina gore arttiramaz. bir de gene atiyorum izlanda'nin norvec'in kendi halkindansan zaten kendi evin olma olasiligi yuksek. yuksek kira en cok bu ulkelere sifirdan gidip yerlesmeye calisan biri icin sikinti.

*çalışan biri çok da gezemiyor bence:
benim isvec'te isvicre'de yasayan arkadaslarim epey geziyor gordugum kadariyla ama acip banka hesaplarina kredi kartlarina falan bakmadim. yani bir de norvecli isvecli falan gezemiyorsa kim geziyor? oyle olsa tum dunya'da turizmin patlamasi gerekirdi.
0
hot potato
(23.06.25)
@konusma+1
Acikcasini soylemek gerekirse sosyal bilimdeki her turlu verilere cok buyuk supheyle bakmak gerekir. Zaten ilgili kaynakta da veri toplama ve elestiriler bolumunde bazi yerinde elestirilere deginmisler.

Mesela en onemli elestiri su, kisiler bireysel mutluluktan cok ulkenin sosyoekonomik durumuna gore degerlendirme yapmis. Mutluluk taniminin farkli olmasi ve bunun da gruplara gore degismesi ayri olay zaten.


Ustelik bu sorulara tam olarak nasil yanit verdikleri de belli degil. Atiyorum kisi belki 10 uzerinden 4 puan verirken, anketi yapan kisi araya girip 'ama x ulkesinde sartlar bunlar','y ulkesinde yasasan senin buna cevap vermen bile mumkun olmayabilirdi' falan diyor olabilir. Bilmiyoruz, sadece sonuclar var elimizde bir de belki o sonuclara gore yayinlanmis makaleler.

Ama cogu arastirmada salt anketi de goz onune almiyorlar. Zaten ilgili kaynakta bile demis 'The rankings are based on six key factors: GDP per capita, healthy life expectancy, social support, freedom to make life choices, generosity (measured by charitable acts), and perceptions of corruption'

Yani atiyorum kisi finlandiya da yasamasina ragmen puani 3 verdiyse, iste ulkenin kisi basi milli geliri, sosyal devlet, ozgurlukculuk vs gibi seyleri katip o 3 puani 5-6 puan yapabilirler.

Kisacasu benim dusunceme gore sosyal bilimlerde anketlerle yayinlanan her turlu sonuca 'yav he he' deyip gec ve supheyle yaklas. Gercek olma payi olabilir elbette ama bana gore dogru duzgun kanitlanamayan gerceklik gerceklik degildir.
0
j r r tolkien hayrani
(23.06.25)
@logisticmanager
Söyleyeni artık Afrika ülkelerinden bile kovulan o çok sevdiğin ve kaldığın Fransa'da mı dövecekler?
Buralarda durum böyle. Finli arkadaşına söyle o da arama yapsın.
Belki lokasyon gereği sonuç farklı çıkar:
i.hizliresim.com

Fransa'nın neyini övüyorsun.
sağlık sistemini mi ?
Maskeye bile muhtaç haldeler. Zamanında başka kaynaklarda "çaldıkları" söylendi. Burada az bile söylenmiş:
tr.euronews.com
Finlandiya da arkaşın mı vardı? Eminim Türkiye'yi sevmediği için ona yakınlık duyuyorsun. O nedenle o bir troll değil(!) biliyorum.
Zihniyetine bakılırsa bir kişi üstünden sonuca böyle varıyororuz.

O finli arkadaşına sorsana,
- internette ülken için olumlu bir şey söylediğinde Fransa'dan sana troll diyen oluyor mu ? diye

Fransa'da şikayet etmeyi profesyonel olarak yapanlar varmış.
Sarı yelekliler bunlar biri. Üstlerin hiç çıkarmasınlar.
Zorda kalındığında sağlık sistemi gereği yaşlıların nasıl ölüme terk edildiğini profesyonel şekilde dünya gördü:

www.euronews.com

www.socialeurope.eu

Tekrar yazıyorum : maddi/ekonomik kriz çıkana kadar oralarda mutlusun.
Orta çağ ile aranızda sadece maddi kazanç var. Öyle sabır kanaat şükür vs. manevi değerler arama.
Maddiyata dayanan toplumu etkileyecek en ufak bir kanun değişikliğinde yapılan gösterileri görüyoruz.

Senin zihniyet muhalif olmak demekse bu "Türkiye'yi" eleştirmek olmamalı.
Ha bir de
Fransa'da hak hukuk varmış. Afrika ülkelerini onlarca yıldır sömürmeye dayanan bağlayan bir hukuk mu ?
Fransa oralardan çekildikçe
Türkiye'ye alan açılıyor.
Haberin var mı ? (Biraz arama yap faaliyetleri gör)

Zulmeden ve Türkiye aleyhine terör örgütlerine yardım eden bir yeri asla övmemelisin.

Aylık cebine giren paraya odaklı bir değerlendirmenşn manası yok.
Ben mi ?
Ben bağışıklığını kazanmış sıradan bir işçiyim. Makam derdim yok.
0
diyecevaplandı
(24.06.25)
unutulan sey cogunlukla su: oralara tek basina gidenler yalnizlik ceker. ilk 2 yil ok ama 4-5 yil sonra arkadas edinemedigini fark eder insan ve kimse seninle can kardes olmayacak. gidiyorsan arkadas yoklugunu hissedeceksin.

turkiye gibi bir yer degil. mexico;da arkadas bulursun ama tine tr gibi olmaz.
0
musicka
(24.06.25)
Diksksksskkd oğlum sen geçen uzaylilar gelecek dünyaya demiyor muydun, nerede bu uzaylilar? Hani "konusuluyor, bahsediliyor" falandı? Zaten hep böyledir; aktroll + komplo teoristi. Galiba özel olarak seçiyorlar böyle.

Duyurunun aktrollu trigger oldu, şu an troll merkezinde kendisine çay veriliyor.
0
logisticsmanager
(24.06.25)
@logistic, insanlar troll degil sen antipatiksin :)
listede fransa'nin f'si yok ama fransayla ilgili destan yazmissin. misal benim "hanim" da fransiz ama cok mutlu yazmis olsan level 99'a erisecektin ama 98'de kaldin.
0
sonsuz
(24.06.25)
yukarıda yazılmış ama ben de yazayım. bu tür araştırmalar sokaktan geçen yüz insana mikrofon tutup 'mutlu musunuz?' diye sorularak yapılmıyor. eğitim, sağlık, ekonomi, özgürlük, güvenlik, hukuk, sosyal adalet gibi birçok farklı konu başlığı üzerinden sorular soruluyor. bunlardan memnun olan insanlar da mutlu kabuk ediliyor -ki gayet mantıklı.

israil, kosta rika ve meksika kolpa geldi. ama iskandinav ülkeleri bu listelerin her zaman başında gelir. çünkü yukarıda saydığım konularda vatandaşını memnun edecek en ideal sistem (sosyal devlet) iskandinavlarda.

'güneş yok nasıl mutlular' geyiği de baydı artık. sen türk halinle güneşe sıcağa alışkın olabilirsin ve finlandiya'ya gitsen özlemini çekersin. o insanlar zaten bu iklime doğmuş. buna alışkınlar. sen mesela okyanus görmemenin özlemini çekiyor musun? onun gibi.

'en büyük intihar oranı iskandinavlardaymış' da bir şekilde ergenliğimizde duyup gerçek kabul ettiğimiz bir şehir efsanesi. alın size ülkelere göre en büyük intihar oranları:

en.wikipedia.org

listedeki ülkelerden finlandiya, danimarka ve isveç'te bulundum. kimse sokağa çıkıp mutluluktan dans etmiyor. bu öyle bir mutluluk değil. ama insanlar hayatla barışıklar, huzurlular, kaygılı değiller. asıl mutluluk da zaten budur.
0
sir gawain
(24.06.25)
@logisticsmanager
uzaylı çıkacak aha gelecek demiyorum.
Bu yönde ortak hareket etmek için haberler çıkacak. Yönlendirme yapılacak. Bu haberler arkaplanda farklı işliyor. Anlayamaman benim sorunum değil.

@sonsuz
demir yığını olan Eiffel kulesi yanında romantizm, empati kasmaya hazır olanların Türkiye'ye bakış açısı ancak bu kadar olur.

yazılanlara anlamlı tek tek cevap vermek yerine laf atma zorunluluğu böylelerinin default ayarlarından.
Yabancılara ait tanınmış dergi ve gazetelerinde Türkiye hakkında çıkan haberleri makaleleri göstersek yabancı yazarların da troll olduğunu iddia edecek nerdeyse.
Sanki dergilerde yazılanlar benim editörlüğümde yayımlanıyor.
Finli arkadaşına sorsun bakalım onlar da kendisi gibi mi yapıyor diye.
0
diyecevaplandı
(24.06.25)
Sjdjsnnfn komplocu aktrollcu savunmak. 30 tane cümle yazmışım sadece bir tanesi fransa onda da istatistiki olarak kuzeyde yaşasam veriyi aşağı cekecegimi ama Fransa'da yukseltecegimi bu sebepten bu tarz şeyleri hesaplamanin zor olduğunu yazmışım =d ve bana destan yazmissin demissin, yuh yani. Sonsuzcum senin bana takikligin var, her cevabimin altinda bitiyorsun bunu anladık da komplocu aktrolle ele ele kol kola olacak kadar düşme be. Ben seni anlıyorum sıkıntın var benle, çözmek de istemiyorsun. Ama bence bu seviyeye düşmek senin gibi birine bile yakışmadı.
0
logisticsmanager
(24.06.25)
(22)

Fatih Altaylı da gözaltına alınmış(Artık tutuklanmış)

parka
Her canlı gözaltını tadacak galiba ülkede.İkinci Ahmet Hakan olur mu dersiniz?
Her canlı gözaltını tadacak galiba ülkede.
İkinci Ahmet Hakan olur mu dersiniz?
0
parka
(21.06.25)
fatih zaten eski akpli. o da bir dönek yani. şimdi salladığına bakma gerekirse yine döner.
0
jelly bear
(21.06.25)
Fatih bence orta yolcu. Bir şey çıkacağını düşünmüyorum. Ahmet Hakan daha yeni kültür bakanının teknesinde bakanla birlikte tatil yapıyordu :)
0
eisberg
(21.06.25)
ahmet hakandan önce fatih vardı.
fatih erdoğanı çok sever erdoğanda fatihi. bakmayın böyle olduğuna.
fatihi muhalif sanan bir kitle var tam tersi medya işini çok iyi bilir. muhalefet tarafında bir boşlık gördü ve bunu çok iyi değerlendirdi.
0
my fault
(21.06.25)
Zaten bir Ahmet Hakan'di kendisi evvelce. Youtube kanali açinca millet birden geçmisi unutuverdi.
0
feastofthedamned
(21.06.25)
Altaylı eski AKP'li
Mengü foncu, göçmen sevici
Levent Gültekin eski İslamcı.
kimseyi dinlemeyelim o zaman?
0
🌸parka
(21.06.25)
Fatih Altaylı'nın günahı çoktur ancak belli bir noktadan sonra ülke için samimi kaygı ve üzüntü içinde olduğunu gördüm.

Etkili habercilik cezalandırılıyor. Muhtemelen tutuklanır. Kolay bir pozisyon değil sonrasında hiç o konulara girmeyip bilim vs konuşur...
0
anon1m
(21.06.25)
Ahmet Hakan rüzgara göre yön değiştirdiği için ona bir şey olmaz.
0
gabe h coud
(21.06.25)
Levent Kirca zamaninda demisti kendisine.
0
designer
(22.06.25)
omuzlarınızın üstünde karpuz taşıyorsanız elbette birilerini dinlemek sizler için bir ihtiyaç olabilir.
0
Whily
(22.06.25)
altayli eski akp'li falan degil niye uyduruyorsunuz. altayli ekmeginde olan bir adamdi ki 90'lardan beri bu boyledir. guclu iktidara karsi cok diklenemiyordu hatta suyuna gidiyordu burada hatasi vardir. hatta levent kirca tartismasinda hala muhalefete muhalefet yapan gerzek tayfadandi. cuneyt ozdemir ile yaptigi programda da gorebilirsiniz cok ses cikarmadigi icin koseye sikistiriliyordu.

ama muhtemelen hem o tartismalar, hem sonrasindaki gezi olaylari derken altayli ozellikle darbe sonrasi ulkedeki en guclu iktidar karsiti gazeteciye donustu. ahmet hakan denen firildakla hic alakasi yoktur ki ahmet hakan fi tarihinden beri dinci olan, kanal 7'de program yapan, simdi de bakan teknelerinde kucakta gezen bir lavuk. altayli ile nasil karsilastiriliyor anlamiyorum. pelin batu gibi beyaz turku bile kafalamisti zamaninda helal olsun. simdi de millet ahmet hakan'la altayli'yi ayni kefeye koymus. yok artik.
0
antikadimag
(22.06.25)
@ antikadimag

Google'a şahsın adı ve yanına tape yazınca çıkan mevzuyu saymamışsın?

'Alo Fatih' sözünü literatüre kazandırmış kişidir.
0
Mirket
(22.06.25)
yurtsuz john
(22.06.25)
Altaylı her devrin adamı, ailesi aşiret ve güçlü. O da değişimi gördüğü için tarafını seçti. Eğer derin devlet varsa onun bir maşasıdır.
0
mikahakkinen
(22.06.25)
@Mirket, meşhur tapelerdeki Alo Fatih, Fatih Altaylı değil Fatih Saraç
0
salihdt
(22.06.25)
Fatih orta yolcu tamamda a.hakan'la da karşılaştırmayın yav.
0
nuisance2
(22.06.25)
@mirket, hocam su alo fatih'i hala fatih altayli sanmaniz... yani binlerce kez duzeltildi ama bir kere internete yerlesmeyegorsun.

dedigim gibi bu adamin tek sucu zamaninda akp'nin 1-2 suyuna gitmesiydi. o da 12-13 yillik mevzu. 10 yildir akp'nin karsisinda mucadele veren en buyuk ve onemli figurlerden birisi.
0
antikadimag
(22.06.25)
alo fatih fatih saraç'tı evet ama fatih altaylının da tapeleri vardı tayyiple, aynı dönemde çıktı bunlar da. hatta bir tanesinde habertürkteki anket sonuçlarını nasıl değiştirelim mhpden birkaç puan alalım diye danışıyordu.
0
pide
(22.06.25)
konudan alakasız, bu yazdığımı görüyorsanız bana mesaj atabilir misiniz "yazdığın görünüyor" diye? duyuru shadowban mı uyguluyor ne yapıyor anlamadım
0
allah suriya bashar
(22.06.25)
İki Fatih arasındaki konuşma tapesi sonrası çıkmamış mıydı o söz?

www.youtube.com
0
Mirket
(22.06.25)
@mirket; elbette hayir. alo fatih erdogan'in fatih sarac'i arayip alo fatih bu ne rezillik demesi uzerinedir. insanlar bunu altayli olarak kodladi ve oyle kaldi. alo fatih talimat uzerine calisan bir adam intibasi veriyor.

zaten yukaridaki uzun yazimda cuneyt ozdemir roportaji falsosundan bahsetmistim. fatih altayli melaikedir sudur budur demiyoruz. ancak son 10 yilda yaptiklarina bakmayip adami 13 yil onceki guce karsi egilmesiyle tanimlamaya calismak cok dogru olmuyor benim eyyorlamama gore.
0
antikadimag
(22.06.25)
Altaylı başta iktidar yanlısıydı evet levent kırca ile olan programını ben de canlı izlemiştim.

Her devrin adamı mıdır, rüzgar nereye eserse oraya mı gider bilemem...

Fakat ben bu adamı son yıllarda hem habertürkte hem youtube kanalında her sabah izleyerek takip ediyorum, bilim yayınları yapıyor, alanında uzman insanları çağırıyor, tarih yayınları yapıyor.

Son yıllarda hükümeti, kılıçtaroğlunu falan da eleştiriyor. Ben o son levent kırca dönemlerinden sonra altaylı nın hükümet lehine bir şey dediğini, yaptığını hatırlamıyorum.

Yerden yere vuruyor yıllardır. Yanlış konuştuğu pek bir şey göremiyorum.

O yüzden eski ön yargılarınızı bir kenara bırakın derim. Ülkenin gidişini görüp rahatsız olup dönmüş olabilir?

Ya da bir ajandır da dediğiniz gibi muhalefet açığını görmüştür, yıllardır rol yapıyordur... O yüzden mi içeri aldılar? Bu da mı tiyatro?
0
ananiyimioguz
(22.06.25)
altayli baya kuvvetli biri, fazla tutmazlar.
bir nevi gozdagi oldugu kesin, bokunu cikardin biraz vites kucult operasyonu.
0
cooperr
(23.06.25)
(12)

Türkiye eyaletlere ayrılsaydı

kizil karga
Ülkeye yararı/zararı ne olurdu?
Ülkeye yararı/zararı ne olurdu?
0
kizil karga
(19.06.25)
"Lanet olası federaller" şeklinde sinir krizi geçirme şansımız olurdu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.06.25)
yüksek ihtimalle sonumuz yugoslavya gibi olurdu. hatta ondan da beteri.

başka coğrafyada yaşanan sıkıntılar ortadoğuda üç kat fazla yaşanır.
0
yurtsuz john
(19.06.25)
Hic bir sey yok ki bu ulkenin yararina olsun. Tek bir kisinin vefati dışında...
0
duster
(19.06.25)
Bölücü, ayrılıkçı düşünce ve eylemlerin olduğu ülkelerde bölünme anahtarının bölücülere altın tepsi içinde sunulması faaliyetidir.

Atatürk, üniter yapı dediyse bir bildiği vardır.
0
Mirket
(19.06.25)
Balkanization keyword u ile arama yapiniz.
0
deckard
(19.06.25)
Yararı iç bölüşüm daha hakkaniyetli oluyor ve bölümler daha verimli büyümeye açık oluyor. Zararı bölünmüş oluyorsun. Yani merkezi yönetimin toplam gücü azalmış oluyor, hem yerel yönetime yönetimi delege ettiği kadar, hem de birleşim sinerjisinin düşmesi ile. Uzun vadede, bölümlerin birbirinden uzaklaşması sürecinin sonunda tamamen kopması riski olur.
0
osssy
(19.06.25)
ülke ve toplum olmanın şartları bazı kuralların o sınırlar dahilinde geçerli olması mesela ortak dil, aynı yasaklar ve yasalar gibi. eyalet olursa aslında kendi içlerinde karar verebilir, kendi yasalarını oluşturabilir demek. bir çeşit özerklik bu. başta hoş görünüyor. özellikle ayrılıkçı olup da istanbul, ege ve akdeniz'de bir çok sektörü gerek yasal ama çoğunlukla gayriyasal yollarla ele geçirmiş olan insanların bu bölgelerden elini çekeceğini düşünürsek iyi gibi. ama gitmezler.

geçen ben de grok'a sormuştum. şöyle özetledi.
hem siyasi hem de toplumsal açıdan ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu durum, merkezi otoritenin zayıflamasına yol açarak ulusal birliği ve bütünlüğü tehdit edebilir. Ayrılıkçı gruplar veya kötü niyetli yabancı aktörler, böyle bir bölünmeyi kendi çıkarları doğrultusunda kullanabilir; bu, etnik gerilimleri artırabilir ve bölgesel çatışmalara zemin hazırlayabilir.

Türkiye Cumhuriyeti için olası zararlar şunlar olabilir:

Ekonomik İstikrarsızlık: Bölgesel yönetimler arasında kaynak dağılımı ve ekonomik politikalar konusunda anlaşmazlıklar çıkabilir, bu da ekonomik bütünlüğü zedeleyebilir.
Güvenlik Riski: Merkezi kontrolün azalması, terör örgütlerinin veya dış güçlerin müdahale alanını genişletebilir.
Kültürel ve Sosyal Ayrışma: Farklı bölgeler arasında kimlik temelli ayrışmalar artabilir, ulusal dayanışma zayıflayabilir.
Uluslararası İtibar Kaybı: Federasyon yapısına geçiş, Türkiye'nin bölgesel ve küresel etkisini azaltabilir, diğer ülkeler tarafından daha az ciddiye alınmasına neden olabilir.
Bu tür bir dönüşüm, dikkatli planlama ve geniş toplumsal mutabakat gerektirir; aksi halde kaos ve parçalanma riski yüksektir.
0
biseysorcaktim
(19.06.25)
Eyalet sistemi tek başına kötü bir şey değil ancak işin siyasi tarafını bir yana bıraksak bile bence Türkiye açısında çok mantıklı değil. Ülkenin coğrafyası merkezi yönetimi zorlaştıracak kadar büyük değil; yani mesela Avustralya gibi birbirinden aşırı alakasız büyük bölgeler yok. Keza ekonomik açıdan da ülkenin önemli bir kısmında eyaletlere ayrıldığında o eyaletin kendine yeterliliğini sağlayacak bir faaliyet yok. Kürt nüfusu bir yana bırakırsak genel olarak "Bizim yaşam pratiklerimiz farklı, o yüzden kurallarımız da farklı olsun" gibi bir hukuki ihtiyaç da yok.
0
salihdt
(19.06.25)
Eyalet sistemi var eyalet sistemi var. Hangi ülkeye benzer bir model alacağın, kaç eyalet olacağı, sınırları nasıl çizileceği, eyaletlerin hangi hakları olacağı hangi hakların federal hükümette kalacağı gibi sayısız değişken var. Bu değişkenlerdeki farklılıklara bağlı olarak ülke için hayırlı da olabilir ülkeyi kaosa da sürükleyebilir. Ya da bazı açılardan getireceği faydalar ve diğer açılardan zorluklar arasında bir denge yaratılabilir. Hayatta her şeye kesin iyi/kesin kötü bakış açısına sahip olmak makul değil.

Ben yönetimin yerelden genele gitmesi gerektiğini düşünen biriyim, belediyelerden başlayarak yerel yönetim güçlendirilmeli. Ama bu benim şahsi kanaatim diye kimseye bunu dayatmaya çalışmadığım gibi, Türkiye'de şu an bunun çok mümkün olmadığını ya da olumsuz sonuçları olabileceğini de göz önünde bulunduruyorum. Yine de bunun akademik olarak tartışılmasında bir zarar da olmaması ve konu her açıldığında "Atatürk üniter devlet dediyse bir bildiği vardır" denip kapatılmasının gereksiz olduğunu düşünüyorum. Atatürk'ü çok seven biri olarak 100 sene öncesinin Türkiye ve Dünya paradigmasında verilen her kararı günümüzde ayet kabul etmek onun kendi dünya görüşüne de ters.

Yani sonuç olarak, eyalet sistemi demek illa bölücülüğe bir kala demek değil. Almanya da federatif bir ülke. En fazla arada Bavyeralılar eğleniyor işte biz daha iyiyiz sizden falan diye. Rusya da federatif bir ülke, içinde yirmi küsür yarı bağımsız cumhuriyet var, Putin sonrası ne olacağı belli değil. Hangi sistemi seçip nasıl uyguladığına göre değişken bir durum.
0
nundu
(19.06.25)
39 tane Alman krallığını/eyaletini birleştiren Otto von Bismarck ya da hali hazırda yeni bir kıtaya yerleşen kolonilerin oluşturduğu devletler/eyaletler birliği üzerinden "olumlu" örnek vermek hatalı olur. Bu topraklarda eyalet sistemine en yakın şey, en yakın zamanda Osmanlı dönemi beylikler/sancaklar birliği diyebiliriz.

Şu haliyle en gerçekçi sonuç Yugoslavya gibi paramparça olmak ya da Irak gibi dış tehditlere karşı olarak maşa bir halde, maşayı tutan eller tarafından bir arada tutulmak olurdu.
0
nawar
(19.06.25)
ya turkiye cok catismali bir ulke. yarisi ege'de avrupa kulturunde, yarisi ortadogu kulturunde ve bunun catismasini her gun yasiyoruz. ulke kurulusunda elde kalan topraklar cok ters sekilde kalmis. yani dogu ve guneydogu yerine elde balkanlar ve yunanistan kalsa cicek gibi bir ulke olurmusuz. simdi iki farkli kutbu icinde tasimaya calisip aci ceken bir ulke.
0
antikadimag
(19.06.25)
Bürokrasideki doğu karadenizliler kendi bölgelerine sürülecekse desteklerim. Adamlar Türkiye'yi organize sömürüyorlar. THY onların, devlet bankaları onların, bakanlıkların yarıdan fazlası onların, diyanet onların, İBB onların, ordunun üst kademesi yakında tamamen onların olacak... Böyle gider liste. Sonra hepimiz eşit vatandaşız masalları. Akp bir pontus rant derneğine dönmüş durumda. CHP'nin de geleceği parlak değil. Federasyon olsun, hepsi pontusa sürülsün!
0
mesuta
(19.06.25)
(10)

İtfaiye bedava mı?

michael_knight
Ev yansa, itfaiye gelip söndürse para alıyor mu?Peki balkonda kilitli kalsam gelip kurtarınca para alıyor mu?
Ev yansa, itfaiye gelip söndürse para alıyor mu?
Peki balkonda kilitli kalsam gelip kurtarınca para alıyor mu?
0
michael_knight
(17.06.25)
Gelip kurtarma parasi var mi bilmiyorum ama seneler once arkadasimin ahsap 2 katli binasinin ust kati feci sekilde yandi. Kullandiklari suyun parasini istemisler.
0
matilda
(17.06.25)
Alıyorlar. Arkadaşın mutfağında yangın çıkmıştı. Geldiklerinde yangın sönmüştü aslında bir su kullanmamışlardı ona rağmen para ödenmişti.

Edit: Gayet de ciddiyim. Şaka olduğunu neden sanıyorsunuz anlamadım tabi ki yanında pos cihazı ile gelmiyorlar 3-4 ay sonra evine bir mektup geliyor öyle öğreniyorsun. Yasal dayanağı var mıdır bilmiyorum ama ciddi ciddi para istiyorlar.
0
denizgonen
(18.06.25)
Geçen sene arabanın motoruna giren kedi için çağırdım. Geldi, iki saat uğraştı, çıkaramadı, gitti.

Para falan da istemedi. Çıkarsa ister miydi bilmiyorum.
0
kibritsuyu
(18.06.25)
Hayatimda ilk defa duyuyorum böyle bir seyi. Bunu iddia eden arkadaslar kafa buluyor olmali.

Eve de ambulans çagirdigimizda mazot parasini önden verelim, n'olur n'olmaz...komediye gel ((:

cevap; itfaiye, polis ve cankurtaran ücretsizdir ve kullandiklari her seyin parasi zaten vergilerimizle cebimizden çikar.
0
feastofthedamned
(18.06.25)
Pos cihazıyla gelip Fiş kesiyorlar.

Feastofthedamnes +1

Şakasınızdır umarım.
0
sorularimicinfeykhesap
(18.06.25)
ben bi kere dışarda kalmıştım. balkona merdiven atabilir miyiz diye sordum 2. katta falandı. para istediler

tabi yangın durumunda para almazlar canım o kadar da değil.
0
jelly bear
(18.06.25)
türkiye'de bilmiyorum ama almanya'da paralı. bana çok ilginç gelmişti hatta. sosyal devlet deniyor ama itfaiye'ye kendi cebimizden para veriyoruz diye.
0
elektr10
(18.06.25)
@feastofthedamned, paralı olmasını saçma mı buluyorsun yoksa parasız olduğuna emin misin?

Bazı manyak bilerek evi yakıyor, bazı insan uyurken sigara içip apartmanı yakıyor.
Kişinin net bir şekilde suçlu olduğu durumlarda para alınması pek saçma gelmedi bana.

Bir de balkondan adam kurtarma, açılmayan kapıyı kırma, kedi kurtarma gibi aklıma gelmeyen ilginç durumlar da var.
0
🌸michael_knight
(18.06.25)
@feastofthedamned bahsettiğim arkadaşımın üst katındaki aileden alenen x litre su kullandık şu kadar diye para istemişlerdi. eminim çünkü çok şaşırmıştım ama böyleymiş. yalan söylemek için ne gibi bir sebebim olabilir?
0
matilda
(18.06.25)
İstanbul itfaiyesi: Yangın, trafik kazası, sel, çökme gibi acil itfai olaylara müdahale hizmetleri ücretsiz olup Kamu ve Özel Kurum/Kuruluşlara yönelik yangın güvenlik eğitimi, araç kiralama ve aşırı yağışın sebep olmadığı su tahliyesi hizmetleri İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından belirlenen ücret tarifesine göre verilmektedir.

İnternetten bakarsanız ücretli olan hizmetlere dair tarifeleri var. Mesela bir kurum tehlikeli bir madde taşıyacaksa "refakat hizmeti" alabiliyor, benzer şekilde merdivenli araçları da çeşitli işler için (Mesela bayrak asma) bedeli mukabilinde ayarlayabiliyormuşsunuz. Yani yangın için ücret alınmıyor gibi gözüküyor ama "Balkonda mahsur kaldım" derseniz onu acil durumdan değil de hizmet alımı olarak değerlendirebilirler herhalde.
0
salihdt
(18.06.25)
(4)

cepteteb-Cihazınızda Açık Olan Bir Uygulama Ekran Kaydı - Ekran Paylaşımı

duyuru
xiaomi cihazdan cepteteb uygulamasına yukardaki sebep gerekçe gösterilerek girişe izin verilmiyor. daha önce bu uyarı alındığında casus yazılım var diye düşünüp format atmıştık ve geçmişti ama tekrar bu uyarı gelmeye başlamış. araştırdığımda aşağıdaki gibi farklı kişilerin de şikayeti olduğunu gördü
xiaomi cihazdan cepteteb uygulamasına yukardaki sebep gerekçe gösterilerek girişe izin verilmiyor. daha önce bu uyarı alındığında casus yazılım var diye düşünüp format atmıştık ve geçmişti ama tekrar bu uyarı gelmeye başlamış. araştırdığımda aşağıdaki gibi farklı kişilerin de şikayeti olduğunu gördüm. bu uyarı telefonun güvensiz olduğunu gösterir mi yoksa aslında öyle bir güvensiz durum yok bu bir şekilde format atmadan düzeltilebilir mi? bu sorunu yaşayan var mı?

www.sikayetvar.com
0
duyuru
(15.06.25)
Uyarıda bahsedildiği gibi telefonda ekran kaydı yapan başka bir uygulama olduğunu tespit edip kendince güvenlik önlemi almışlar; sebebi de muhtemelen kötü amaçlı bir yazılım ekran kaydı üzerinden kullanıcı adı ve şifre girişini çalmasın diyedir. Ancak bence biraz işgüzarlık olmuş zira muhtemelen Android cihazlarda ekran kaydı alma izni bir çok güvenilir uygulama tarafından farklı farklı amaçlarla kullanılıyordur. Yani tek başına "Bu telefonda zararlı yazılım var" demek için yeterli değildir diye düşünüyorum.
0
salihdt
(16.06.25)
Mavi ışık filtresi gibi bir yazılım var mı telefonda
0
biseysorcaktim
(16.06.25)
Android auto kullanınca aynı hatayı bende de veriyor teb uygulaması, onla alakalı olabilir mi?
0
hakmut
(16.06.25)
aslında aradığım cevabı @salihdt vermiş gibi. benim telefonum değil ve uzakta o yüzden detaylı bilmiyorum ama adımsayar ve cloud servisleriyle alakalı bir ayarı kapatınca teb'e girilebilmiş bugün. cloud servislerinin kapatılmasıyla alakalı olduğunu pek düşünmüyorum açıkçası, onu kapatınca da yedeklemede bir sorun olacak. ama özetle, @salihdt'nin dediği gibi biraz işgüzarlık var gibi. yani güvenli uygulamalar da bunu kullanıyor olabilir, bu uyarı telefonda kesinlikle zararlı yazılım var anlamına gelmez diye anladım ben de.
0
🌸duyuru
(16.06.25)
(3)

Casinonun kredi kartından nakit çekim yapması?

bobinhoo
Karadağ'da merit casinosuna gitmiştim iki hafta önce falan. Daha önce kıbrıstadaki casinolarda da kartımı kullanmıştım orada böyle bir şey yaşamadım.Kartımın limiti çok daha yüksek olmasına rağmen maks 500Euro çekebildiler (eşimin kartından hiç çekemediler mesela). 500 Eurodan sonrasını reddetti sür
Karadağ'da merit casinosuna gitmiştim iki hafta önce falan. Daha önce kıbrıstadaki casinolarda da kartımı kullanmıştım orada böyle bir şey yaşamadım.

Kartımın limiti çok daha yüksek olmasına rağmen maks 500Euro çekebildiler (eşimin kartından hiç çekemediler mesela). 500 Eurodan sonrasını reddetti sürekli kart. Niye böyle olduğunu sorduğumda çekim yapan Pos'un direkt casinoya ait olduğunu ve casino harcaması olarak geçtiği için kart limitini değil kartın nakit çekim limitini kullandığını vb. söylediler. kıbrısta ise direkt otelcilik harcaması olarak geçtiği için böyle bir kısıt olmadığını söylediler.

Neyse EFT falan hallettik bir şekilde ama şimdi kartımın ekstresi çıkmış ve meğersem çekilen o 500 Euroluk kısma nakit çekim faizi falan işlemiş. Yani adam bildiğin benim kartımdan faizli nakit avans çekmiş Pos cihazını kullanarak.

Böyle bir şeyin mümkün olması çok saçma geldi bana açıkçası, banka nasıl izin veriyor ki buna. Sonuç olarak ben nereden bilebilirim adam normal kredi kartı harcamanası mı yapıyor yoksa nakit avans mı çekiyor? Tutarı görüyorum ve şifreyi giriyorum sadece.

Siz ne düşünüyorsunuz, böyle bir şeyin olabilmesi bana mı mantıksız geldi sadece?
0
bobinhoo
(12.06.25)
bizde çok kullanılmıyor bildiğim kadarıyla ama quasi cash (nakit benzeri) diye bir işlem tipi var. bazı bankalar (örn iş bankası) kart sahibinin ayarlayabildiği izne bağlıyor, bazı bankalar (genelde katılım bankaları) direkt reddediyor.

bence burada bankayı bağlayan bir durum yok. işlem yaptığınız yere göre ne olduğunu tahmin edebilmeniz gerekiyor, ki zaten nakit çekim diye de söylemişler.
0
inheritance
(12.06.25)
@inheritance

söylediler ama dediğim gibi kart çekmemeye başladıktan sonra söylediler, ilk denemede bilgim yoktu zaten.

ayrıca orada anlattıklarından ben direkt nakit avans çekimi yaptığını değil, sadece nakit avans limiti kadar normal kart çekimi yapabildiklerini anlamıştım. hani öyle bakın direkt nakit avans olarak çekiyoruz gibisinden bir açıklama yapılmamıştı.
0
🌸bobinhoo
(12.06.25)
Kredi kartı hizmet sözleşmenize bakarsanız muhtemelen şuna benzer bir madde göreceksiniz: "Kredi Kartı hesabından yapılan EFT, havale ve otomatik ödemeler, kişi ve kurumlara yapılan ödemeler, talih ve şans oyunları, borsa işlemleri/ menkul kıymet alımları, seyahat çekleri Kredi Kartı borcu ödenmesi ile bu hesaptan yapılan her türlü nakit çıkışı ve yetkili mercilerce belirlenecek diğer haller NAKİT ÇEKİM hükmündedir" (Ben bunu Axess'ten aldım)

Düşünürseniz mantıklı zira kartı ürün ve hizmet alımı için değil, alışveriş limitini nakde çevirmek için kullanıyorsunuz. Kıbrıs'taki casinolar yaptığınız harcamayı casino harcaması olarak göstermemeyi tercih etmişler, zira muhtemelen işlerine öyle geliyor, bankalar da buna ses etmiyordur. Ama sözleşmeye göre de, kredi kartının mantığına göre de normali Karadağ'da olan.
0
salihdt
(12.06.25)
(12)

asayisi saglamak icin ceza artislari konusunda ne dusunuyorsunuz?

buenosdias
son yillarda herkes asayisten muzdarip. heryerde kuralsizlik, cakallik, magandalik, siddet, kavga vs..sizce bu cezalar yararli olacak mi? siz olsaydiniz ne yapardiniz?
son yillarda herkes asayisten muzdarip. heryerde kuralsizlik, cakallik, magandalik, siddet, kavga vs..

sizce bu cezalar yararli olacak mi?

siz olsaydiniz ne yapardiniz?
0
buenosdias
(03.06.25)
tutuklama olmadan hiçbir sorun çözülemez. paranın kurtaramayacağı bir şeyler olması lazım. bu yüzden tutuklama şart.

ön sıraya kaynak yapana 3 ay hapis + ömür boyu ehliyet alımı
kırmızıda geçene, yaya geçidinde durmayana 2 ay hapis + 3 yıl ehliyet yok
kavga için arabadan inene 3 yıl hapis

gibi ceezalar olması lazım.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.06.25)
Sadece cezaları artırmak, asayişi sağlamak için yeterli değildir.

Eğer bir kişi suç işlediğinde yakalanmayacağını düşünüyorsa, cezanın ağır olması işe yaramaz. Çünkü o kişi “nasıl olsa beni kimse yakalamaz” diye düşünür ve çekinmeden yine yapar.

Ayrıca insanlar, cezaların herkese eşit şekilde uygulanmadığını fark ederse — ki ülkemizdeki asıl sorun budur — “Bu cezalar sadece güçsüz olanlara veriliyor” diye düşünmeye başlar. Bu da insanların adalete olan güvenini azaltır.

Gerçek çözüm; adil bir sistem kurmak, insanlara doğruyu öğretmek ve kuralları herkes için eşit şekilde uygulamaktır.
0
kaptan memo
(03.06.25)
caydırıcı cezalar doğru, türk halkının canı acımadan kuralsızlığa devam eder, ama uygulamaların artması lazım. her gün emniyet gm'nin önünde bir sürü araç kırmızıda geçiyor. kimsenin umrunda değil. bunlara sistemin otomatik yazması lazım.

günlük trafikte drifte, sinyalsiz şerit değiştirmeye, kaynak yapan motorculara falan seri ceza yazılabilmesinin mümkünatı yok. motokurye sorunu da büyükşehirlerde artık iltihaplı bir hale geldi. hiçbir kurala uyulmuyor. ben olsam, her akşam mekan çıkışlarının köşebaşlarına polis koymakla, haftasonu araçları tokatlamakla uğraşacağıma bu işlerin peşinde koşardım. diğerlerinin de yapılmasında bir sakınca yok ama artık o kadar belli başlı köşeler standart oldu ki, oradan yalandan düzgün geçip sonra basıp gidiyorlar.
0
sanal hayvan
(03.06.25)
Cezalar zaten caydırıcı, tutuklama ise herkese veriliyor. Hakim ve savcıların görevi kötüte kullandıklarında hapis yatırılması lazım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.06.25)
"Caydırıcı ceza" biraz mit. Hem işlenen suçlara vereceğin cezanın bir sınırı var, hem de medeniyet öyle taibiri caizse milletin kafasına vura vura öğretilecek bir şey değil. Kaldı ki sonuçlara değil sebeplere bakmak da lazım.
0
salihdt
(03.06.25)
Ceza yazmanın öncesinde yeterli denetim ile sorun ve açıkları
tespit etmek ve önlem almak gerekli.
Sadece trafik değil her alanda olmalı.

Olayın failleri/suçlular ifşa edilmeli. Toplum bunları yüzlerinden tanımalı.
A.N, Z.T, K.N gibi isim kısaltmalarını yayınlamakla bir şey olmuyor. Failler böylece anonim bir hal alıyor.

Uyuşturucu ticareti, gıdada hile veya ekonominin bozulduğu zamanlarda halkın ürünlere ulaşımını engellemek stoklamak veya fahiş fiyat uygulamak ve deprem gibi afetlerde enkazlarda yapılan organize hırsızlıklar, yalan haber ile toplumu yanlışlara yönlendirmeler, bazı sermaye sahiplerinin ekonomiyi olumsuz etkileyecek fiil veya sözleri ve dışarıya para kaçırmalar artık "terör suçları
kapsamında" ele alınmalı.
40 yılı aşkın terörü dağda bildik ama öyle değil. zaman değişti ve terörün niteliği de değişti.

Özgürlük ve rahatlık konusunda aşırı uc noktalarda olduğumuz ve bu hususta işin suyunu çıkardığımız için her gün yeni kötü haberlerle karşılaşıyoruz.
Devletin gücünü suçlu ceza aldığında değil,sokakta kendi halindeki biri de hissetmeli.
Öyle ki çok kimse, haklı olmasına rağmen başımıza başka iş almayalım diyerek şikayet
hakkından bile vaz geçebiliyor.

Kurumlarda yolsuzluk yapanların, devleti her tür zarara uğratanların emdiği yediği içtiği burnundan gelmeli. Koltuklarından def edilip ifşa olmalıdırlar.
0
diyecevaplandı
(03.06.25)
iş yerimin olduğu binada oturan bi araç sahibi var, geçen hafta ısrarla kaldırımın üzerine park ediyordu, park ettiği yerde engelli rampası var. egm'nin web sitesinden ihbarda bulundum. bu sabah yine ofise geldim, aynı araç otopark girişini işgal edecek şekilde park etmiş. aradım uyuyordu, muhtemelen geceden kalmış araç orda, kimse de aramamış galiba. neyse geldi aldı arabayı, işin komiği bu aracın sahibi polis, aracın ön camında eşek kadar polis olduğuna dair kart var. yani asayişin sağlanması için önce bunları sağlayacak kurumların düzelmesi lazım.
0
ofelia
(03.06.25)
caydirici ceza ne? hangi suclu acip kanun kitabini okuyor suc islemeden once? hangi idam uygulayan ulkede idamlik suclar azalmis ya da bitmis?

sorun egitim, sosyolojik ve ekonomik sorunlarin duzeltilmesi, hayat sartlarinini iyilestirilmesi.
0
baldur2
(03.06.25)
"Ceza almamış ilk suçtan daha cesaret verici bir şey yoktur." Marquis de Sade
0
burka
(03.06.25)
cezanın uygulanması önemli. her yerde binlerce kamera var.
bugünkü teknolojide isteseler sinek uçurtmazlar ama nedense istenmiyor.
0
parka
(03.06.25)
cezanın uygulanması önemli. her yerde binlerce kamera var.
bugünkü teknolojide isteseler sinek uçurtmazlar ama nedense istenmiyor.
kolluk kuvvetleri asayişten çok rejimi korumaya odaklanmış durumda.
0
parka
(03.06.25)
Asayişi sağlamak amacıyla cezalar artırılırsa o zaman konuşuruz bu konuyu.
Şu anda sebep bu değil gibi görünüyor
0
michael_knight
(03.06.25)
(9)

Full remote işten full ofise geçiş

administ
Mevcutta full remote çalışılan bir işten full ofis teklifini kabul etmek için motivasyonunuz ne olurdu? Para kısmı tamam ama hergün ümraniyeden tuzlaya gitmeyi hala normalleştiremiyorum. Bir yanımda artık full remote işi elbet günün birinde bitecek şimdi tam zamanı diyor.
Mevcutta full remote çalışılan bir işten full ofis teklifini kabul etmek için motivasyonunuz ne olurdu? Para kısmı tamam ama hergün ümraniyeden tuzlaya gitmeyi hala normalleştiremiyorum. Bir yanımda artık full remote işi elbet günün birinde bitecek şimdi tam zamanı diyor.
0
administ
(23.05.25)
baya bi ekstra para vermeleri lazim.
giydigin kiyafet, onun ütüsü, yola harcadigin zaman... bir sürü negatif sey var...

ama full remote un eksisi de izolasyon ve soft skillerin körelmesi.

hibrit en iyisi o yüzden. hic home office yapmama sebepleri neymis? yobaz bir sirket gibi duruyor. herkes hibrit yapiyor....
0
sonsuz
(23.05.25)
Full remote istisna haline gelmeye başladı ne yazık ki, bütün şirketler ufak ufak haftada 2 ya da 3 gün ofise çağırıyor... Tam anlamıyla 5 gün ofise dönülmesi en azından her sektör için zor. Bence bu esneklik mesela IT gibi sektörlerde görece uzun bir süre kalacak.

Sizin durumunuzda ben olsam ciddi bir motivasyona ihtiyaç duyardım; para konusu tabi önemli ama işin kendisinin ya da geleceğe dair sunduğu potansiyelin de olması lazım. Evden çalışmanın rahatlığına alıştıktan sonra 5 gün boyunca trafikte, toplu taşımada vakit kaybetmek gerçekten çok zor gelir.
0
salihdt
(23.05.25)
ümraniye tuzla arası bence makul bi mesafe. tahmini 1 saat sürer diye düşünüyorum.
istanbul'da ulaşım için bir saat çok normal bir süre.
yolda dinleyebileceğiniz bir sürü podcast ve içerik var.
0
duyuruuser
(23.05.25)
Soruya cevap: hiçbir unsur tam zamanlı ofis çalışmasına geçmek için beni motive edemez.

Hiçbir şirketin benzer bir pozisyonda aldığın maaşın 2-3 katını verecek hali yok. O nedenle para kısmını eliyorum.

Kariyerden de geçiyorum, yükseldikçe sorumluluk çok artıyor kendini gece gündüz işine adamak zorunda kalıyorsun. Tatilde bile aranıyorsun yeri geliyor uzaktan bağlanıp çalışmak durumundasın. Yükseldikçe işin de tehlikeye giriyor, üst yönetim değişince hemen gönderiliyorsun. (Beyaz yaka hırslarım sıfır düzeyinde olduğundan biraz taraflı yazmış olabilirim.)

Tam zamanlı ofis demek sadece 40-45-50 saati ofiste geçirmek değil; Ümraniye-Tuzla senaryosunda her sabah 07:00'de kalkmak, eve en erken 20:00 de yorgun argın gelebilmek, günde en az 3 saati trafikte geçirmek, akşamları yapabildiğin aktivitelerden tamamen kopmak (spor, sahilde ve yeşil alanlarda yürüyüş, yüzme, eş-dost-komşu ile görüşme vs.), gün içinde halledebildiğin işleri halledememek (banka, market vs.) ve daha fazlası demek. Bu kadar artıyı silip götürecek ve hayatıma yeni eksiler getirecek bir sürecin karşılığı nasıl bir para olabilir ki. 5-10 sene bu şekilde çalışıp beni zengin edebilecekse eyvallah. Onun dışında Allah yazdıysa bozsun.

2025 ile ofis konusunda bir baskı oluşmaya başladı bu doğru. IT'de genel olarak 5 gün değil de haftada 1-2 gün bazı yerlerde 3 gün gelin şeklinde baskı var. Bence bu şekilde artık kalıcılık sağlandı. Tam zamanlı ofise çağıran kurum sayısı çok az. Bana bu tip iş önerileri geldiğinde gereken tepkiyi gösteriyorum, siz de böyle yapın ki bu çalışma özgürlüğü elimizden alınmasın.
0
Lethe
(23.05.25)
Bundan 3 ay önce full remote bir işe başladım, ucundan sistem uzmanıyım, işin içine girince planlı/plansız outage'lerı kritik sorunları bildiren bir şablonu mail listelerine atmaktan ibaret olduğunu gördüm, bildiğin mail atıyorsun yani, bunu yapan kişilere de sistem uzmanı title'ı vermişler, sorunları çözen tarafta bile değilsin, sadece toplantıya giriyorsun, dinliyorsun ve mail atıyorsun, dünya çapında şirket bu arada, başka yerden teklif geldi full ofis, istifa edip geçtim.

İş görüşmesine girip anlatsam gülerler bana dedim, sözde sistem uzmanısın ama dist. list bulup şablon editleyip bir de survey linki ekliyorsun, vardiya da vardı ve tatil, bayram vs nöbetçi oluyorsun

Benim hala meslek tutkum var, olmasa bırakmazdım, sizin motivasyonunuz farklı olabilir.
0
devorgilla the gunslinger
(23.05.25)
Mevcut maaşımin iki katını verirlerse anca o zaman geçerim, yıllardır evden çalışıyorum ofise gitmeyi düşünemiyorum bile
0
mirty
(23.05.25)
Mevcut maaşın 3 katı.

Geçmezdim ben altına. İnanılmaz bozardı herşeyi.
0
baldan kaymak
(23.05.25)
eğer sosyal hayatınızı bir şekilde çözüyorsanız ve evde bunalım geçirmiyorsanız ofisten çalışmayı kabul etmemeyi öneririm. ofisten çalışmak insanı çok kilitliyor. misal yazın tatilden çalışabilirsin, gün içinde dışarıda dolaşarak çalışabilirsin, ne bileyim işin olur onu halledersin gün içinde, arada maillere bakarsın vs. en güzeli uzaktan çalışmak.
0
picassoishere
(23.05.25)
evden çalışamıyor olmak.
0
co2s2
(23.05.25)
(2)

Hangi agirlik seti

turkuaz
Alttaki linkte 30 kg ve 40 kg'lik opsiyonlardan hangisini secmem mantikli olur?Ben spor salonunda 12.5 kg'lik cift dumbel calisiyorum genelde. 30 kg'lik olandan alirsam 12.5 kg olusturmak icin ivir zivir kucuk agirliklardan daha cok kullanmam gerekir.Bu rahatsizlik verir mi emin olamadim.edit: linki
Alttaki linkte 30 kg ve 40 kg'lik opsiyonlardan hangisini secmem mantikli olur?
Ben spor salonunda 12.5 kg'lik cift dumbel calisiyorum genelde. 30 kg'lik olandan alirsam 12.5 kg olusturmak icin ivir zivir kucuk agirliklardan daha cok kullanmam gerekir.Bu rahatsizlik verir mi emin olamadim.


edit: linki unutmusum.Link surada
www.amazon.de


30kg: 8 x 2.50 kg, 4 x 1.25 kg, 4 x 0.50 kg, 2 x dumbbell bars (made of metal), 4 x double locks, 1 x connecting tube (300 mm)

40 kg: 4 x 5 kg, 4 x 2.5 kg, 4 x 1.25 kg, 4 x 0.5 kg, 2 x metal dumbbell bars, 4 x double locks, 1 x connecting tube (300 mm).
0
turkuaz
(19.05.25)
4 x 5 bence daha iyi, dediğiniz gibi diğer türlü çok uğraşmak gerekecek. Tabi bir de barın uzunluğunu düşünmek lazım. Bunlar metal ağırlıksa hacimleri düşük olduğu için istediğiniz ağırlıklara erişebilirsiniz de o plastik kaplı, beton dolgulular geniş olduğu için fazla ağırlık da sığmıyor bara. Onu da düşünmek gerekebilir.
0
salihdt
(19.05.25)
4x5 olan.

Çok önce benzeri bir set almistim daha sonra 4x lari 8x olacak sekilde ağırlık eklemistim hala kullanıyorum.

İlan sıkıntılı ama. Dumbbell barına 44 cm demiş. Bu Dumbbell barları genelde 33-36 cm olur, 45 cm lik olanları da çok zor bulunur. (Ben arayip bulamamistim) fotoda görülen 44 cm değil 36 muhtemelen (44 cm baya uzun oluyor)

Buradan alacaksan iyi araştır.
0
makbur
(19.05.25)
(2)

Kaldırım işgallerine neden göz yumuluyor?

thor44
Dün İstanbul'da emlak piyasasının en yüksek olduğu, daha düzenli olması beklenen Teşvikiye bölgesinde geziyorum, aynı sokak üzerinde yanyana 3 tane çiçekçi, karşıya bakıyorum başka bir çiçekçi, yanında yola park etmiş adam kamyonuyla gelmiş meyve satıyor, öbürü kaldırımın yarısını kapatmış incik bon
Dün İstanbul'da emlak piyasasının en yüksek olduğu, daha düzenli olması beklenen Teşvikiye bölgesinde geziyorum, aynı sokak üzerinde yanyana 3 tane çiçekçi, karşıya bakıyorum başka bir çiçekçi, yanında yola park etmiş adam kamyonuyla gelmiş meyve satıyor, öbürü kaldırımın yarısını kapatmış incik boncuk satıyor. Her türlü ticari faaliyete saygı duyuyorum ancak İstanbul'un, hatta Türkiye'nin en yaşanabilir bölgeleri bile Hindistan'a benzemeye başladı. Bütün kaldırımlar motorsiklet işgali altındayken, otomobiller otobüs duraklarının içine kadar park ediyor. Bu duruma neden göz yumuluyor?
0
thor44
(17.05.25)
bu hem cok basit hem karisik bi konu.
turkiye halk refah seviyesi cok yuksek olsun diyerek yonetilen bi ulke degil. bu durum cin icin de gecerli, pakistan icin de, hindistas icin de, askeri anlamda cok gelisti bu ulkeler, ekonomileri hep gelisim halinde, lakin halk rezalet halde.
ulkenin guclu olan %1lik kesiminin iyi olmasini korumak icin var bu ulkeler. halkin bi anlami yok.

halkin anlami olmayinca da, sokaklardaki duzen kimsenin umurunda degil.
belediye baskani sovmen bi ilceden ornek vereyim, gungoren.
adam iliman ve sempatik bi tip, ama sokaklar rezalet halde, fen isleri calismiyor. belediyelerin trafik zabita ekipleri sadece belediye baskaninin gececegi yollari denetlemekle gorevli, bu adamlar halk icin orada, ama halka hizmet etmiyorlar, siyasilere calisiyorlar sadece.

bu adam fen isleri noktasinda 10 uzerinden 1lik bir hizmet veriyor, ayni sekilde trafik zabitasi noktasinda 10 uzerinden 1 lik bir hizmet veriyor, ama halk bu adama inanilmaz destek veriyor.
konusmaya kalksak cumleler yetmez.

en basit en ozet hali su; halkin mutlulugu ve refah seviyesi onemli degil, tek onemli olan yasamin bi sekilde devam etmesi. siyasilerin, zenginlerin mutlulugu ve guvenligi.

tr de bosa harcanan yuzmilyarlarca dolarla 100 lerce defa halktan para almadan kentsel donusum yapilirdi, hem de gercek kentsel donusum, yapisal donusum degil, ama bu yapilmadi. yapilmayacak. cok sacma geliyor ama bu asla degismeyecek.

sen belki sadece hatali park ozelinde acmistin bu basligi, ama benimki genel bi mesaj oldu.
0
die fetten jahre sind vorbei
(17.05.25)
Şehir planlama diye bir şey yok; haliyle de o "Buraya park edilemez" kuralları pratikte uygulanamıyor çünkü milletin arabasını sırtında taşıması falan lazım. Eh belediye de üç gün sonra oy istemeye gideceği ev sahibiyle ya da esnafla neden papaz olsun? Zaten yayalar da alışmış, oradan burada yürüyorlar bir şekilde. En fazla arada bir kavga dövüş oluyor, o da bir şekilde çözülüyor.
0
salihdt
(18.05.25)
(17)

Psikoloji / Bu nasıl oluyor?

muhayyer divan
SelamBir insan düşünün, hem kendisini heyecanlandıran bir ilgi alanında eğitim almak istiyor, deli gibi merak ediyor öğrenmek istiyor, hem de eğitime başladığında kesinlikle öğrenmiyor, uzak duruyor, zihnen öğrenmeyi reddediyor. Belki bilinçaltı reddediyor, bilemiyorum. Ben bunu birçok alanda yaşıyo
Selam

Bir insan düşünün, hem kendisini heyecanlandıran bir ilgi alanında eğitim almak istiyor, deli gibi merak ediyor öğrenmek istiyor, hem de eğitime başladığında kesinlikle öğrenmiyor, uzak duruyor, zihnen öğrenmeyi reddediyor. Belki bilinçaltı reddediyor, bilemiyorum.

Ben bunu birçok alanda yaşıyorum. Özellikle yabancı dil konusunda ama bu aralar öğrenmek istediğimi bildiğim bazı bilgisayar programları hakkında da yaşıyorum. Meslekî alanda da yaşadığım noktalar var.

Bu neden olur?
0
muhayyer divan
(01.05.25)
Gunumuzun en buyuk sorunlarindan, sizin sebebiniz farkli olabilir tabii ama benim icin ozetle telefona bakiyorum, "eglenceli" seyler var surekli, kaydiriyorum yenisi geliyor vs. beynimiz fazla fazla enerji kullanmak istemiyor zaten. Bu kaydirmalarin da etkisiyle dikkat suresini iyice kaybediyoruz. Mesela birseye bakmak icin telefonu elinize alip neye bakacaginizi unuttugunuz oluyor mu saniyeler icinde? O da ayni sebepten.

Yabanci dil konusunda da birsey farkettim. Ozel olarak ilgili kisiler icin heyecan verici olabilir ama soyle bir surece baktigimda, cok bariz sikici bir aktivite, uzun vadede baska bir dilde iletisim kurabilme fikri heyecan verici ama arada cok uzun bir pratik yapma donemi var.
0
mbond
(01.05.25)
Söylendiği gibi, sosyal medya kullanma alışkanlığının bize bahşettiği çağımız hastalığı,
Odaklanamama problemi,
Çabuk ilgi dağılması ve ilgi kaybolur kaybolmaz yana kaydırma isteği.

Çaresi sosyal medya kullanımını bırakmak.
0
Mirket
(01.05.25)
Söylediğiniz şey çok özel bir şey değil; Bir şeyi (Örneğin yabancı dilde konuşmak) düşündüğümüzde o nitelik ya da yeteneğe sahip olduğumuzu hayal edip belli bir motivasyon hissediyoruz, yani kısacası heves ediyoruz. Ancak buna dair bir adım atıp gerçekten o niteliği edinmenin ne kadar vakit, para, özveri gerektiren bir şey olduğu gerçeğiyle yüzleşince o heves etmenin motivasyonu eriyip gidiyor.
0
salihdt
(01.05.25)
Aşırı ilgi duyduğun bayıldığın şeyleri öğrenmek de disiplin istiyor. Biz istiyoruz ki çabucak öğrenelim ya da öğrenme sürecinin her evresi haz versin. Amma lakin ki öyle olmuyor.
0
sekizdokuzon
(01.05.25)
@sekizdokuzon

Haz alamamaktan değil de, özellikle karışık bulduğum (gerçekten çok karışık diyor hoca da, yani sadece bana karışık gelen bir şey değil gerçekten çok karışık) ders esnasında çok ciddi bir sis oluşuyor, bunu hissediyorum. Sanki gözlerimle baktığım ekran arasına tül perde geriyorlar, kulaklarımla gelen sesin arasına bir şey koyuyorlar ve anlamak algılamak özellikle zorlaşıyor gibi. Gibi değil özellikle zorlaşıyor. Niye anlamadım.

Bu bir travma tepkisi olabilir mi? Başaramama korkusu kadar başarma korkusu da vardır deniyordu, bu o olabilir mi?
0
🌸muhayyer divan
(01.05.25)
Bir şeye heves etmek kolay o şeyi yapmak zordur. Öğrenmek çaba ister, devamlılık ister, pratik ister. Heves işi başlatmaya fayda sağlasa da öğrenme disiplin ve pratikle ilgilidir. Disiplin ve pratik için de irade gerekir. Rahatınız iyi, keyfiniz yerinde ve sizi değişime iten bir sebep (parasızlık, hastalık, büyük bir motivasyon) yoksa iradenizi zorlamamanız anlaşılır. Öok az insan iradesi üzerinde yüksek kontrole sahip.
0
playing star again
(01.05.25)
tembellik.
0
deartheodosia
(01.05.25)
@muhayyer: o olur, öğrenmeye başladığının, geliştiğinin işareti. Haz duyamiyorsun dediğim o, zihnin allak bullak oluyor, sinaniyor. Öğrenmek böyle bir şey, acılı ama sonu güzel.
0
sekizdokuzon
(01.05.25)
Dikenli yollardan yıldızlara yani, acı önce geliyor.
0
sekizdokuzon
(01.05.25)
öğrenme çok yavaş bir süreçtir. yaş ilerledikçe giderek daha da yavaşlar. istek ise öyle değil, tarihin bu döneminde istekliliğin artma hızı çok daha yüksek. ikisi birbiri ile örtüşmüyor, beklenti ile gerçeklik senkron ilerlemiyor. yavaşlığı ve bunu kabul etmeyi öğrenmek lazım. bir de disiplin denen bir şeytan icadı var, asıl mesele onu öğrenebilmek. onu öğrenmekle başlayabilirsiniz.
0
ahmet oturum cerezi
(01.05.25)
Mükemmelliyetçi olabilir misin?

Öğreneceksem ya çok iyi öğrenmeliyim ya da hiç öğrenmesem de olur mu diyorsun acaba? :)
0
rock n roll
(01.05.25)
@rock n roll

Mükemmeliyetçilik de var evet ama galiba ben eski öğrenme hızımı kaybettiğimi yeni fark ediyorum, onu anladım. Yaş itibariyle gayet de yavaşlamışım. Zaten artık yakını görme görmeme meselesi de çıktı... Hadi bakalım. Yaşlandık iyi mi.

Teşekkürler gençler. Evet yavaşlamışım ben.
0
🌸muhayyer divan
(01.05.25)
birbirinize ahkam kesmeyin ..

anlattiginiz sey bahar aylarinda alevnen, duygulari uçta yaşamak gibi...öyle mi?
0
designer
(01.05.25)
Kursa yazilirsin,
devam ettiremezsin,
Spora başlarsin,
iki hafta sonra bakmışsin kendine bahaneler uydurup gitmezsin,
sevgili edinirsin,
sen kendin secmissin,sen onu ikna etmissin ama hemen vazgecersin gibi... degil mi
0
designer
(02.05.25)
@designer

Öyle de değil.

Kursa yazılıyorum, dersler başlıyor ve benim zihnim algılarım sanki nöronların arasına yalıtkan plaka koymuşlar gibi sekteye uğruyor. Anlayamıyorum, çözemiyorum, "ders" yahut bir şekilde "sorumluluk" olmayan bir anda gösterilse, bir an o konuyu konuşsak rahatlıkla öğreneceğim şeyi, adı "ders" ise, bir sorumluluk halindeyse öğrenmem çok fazla zorlaşıyor. Çocuk yaşta enstrüman öğrenmekle 45 yaşında öğrenmek arasındaki fark gibi. Ama daha şiddetlisi.

Keşke arada yazdıklarımı okusaydın.
0
🌸muhayyer divan
(02.05.25)
moderasyonu uyarıyorum. bir grup var, duyuruyu terapi odası olarak kullanıyor. saracak yer arıyorlar. bu gruba dikkat. son 6 aydır. millete sarıp sürekli kendi ruhsal sıkıntılarını tedavi ettirmeye çalışıyorlar.
0
mikahakkinen
(02.05.25)
@mikahakkinen

Buraya gelme. Benim duyurularıma cevap yazma. Uğrama benim duyurularıma. Rahatsız oluyorsan gelmezsin. Emin ol ben de senin duyurularına uğramam. Çek git şurdan.
0
🌸muhayyer divan
(02.05.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.