Giriş
(6)

Favori dark humor memeleriniz?

lapaz
.
.
0
lapaz
(01.01.25)
Kaybolan Malezya uçagi ile ilgiliydi, bulamadim.
0
feastofthedamned
(01.01.25)
burada linç edilmek istemediğim için paylaşmak istemiyorum. haha
0
ya ben lan neyse
(01.01.25)
Bir tane de dolmuş cinayetiyle ilgili vardı ama o dark humour'dan ziyade tam bir yavşaklık örneği bana kalırsa. Paylaşılacak bir şey değil.
0
feastofthedamned
(01.01.25)
wow forumundaki meşhur loot esprisidir. dark humor'un internetteki ilk örneklerinden kabul edilir.
0
sir gawain
(02.01.25)
şu sayılır mı;
img-9gag-fun.9cache.com
0
WithWorth
(02.01.25)
salihdt
(02.01.25)
(7)

Bu ahlaksizlik mi ?

WithWorth
https://eksisozluk.com/entry/171430790?debe=trueBen evimi 3000tl raiç bedelden kiraya koyuyorum.Deprem oluyor.10.000 tane depremzede olusuyor bir anda.Bu depremzedelerin 1000 tanesi üst seviye gelir gurubuna mensub!Ben de evimi üst gelir seviyesine sahip bu 1000 depremzedeye vermek istiyorum!Pazarda
eksisozluk.com

Ben evimi 3000tl raiç bedelden kiraya koyuyorum.
Deprem oluyor.
10.000 tane depremzede olusuyor bir anda.
Bu depremzedelerin 1000 tanesi üst seviye gelir gurubuna mensub!
Ben de evimi üst gelir seviyesine sahip bu 1000 depremzedeye vermek istiyorum!
Pazarda diğer ev sahipleri ile beraber önce o 1000 kişiyi kapışacağız!
Sonra pazar yine dengesini bula bula diğerlerine inecek.
Zenginin fakirden önce ev bulması ise dünyanın tabiatında her zaman varolmuş olan bir sıkıntı.
Benlik bir şey yok.

halk ne bekliyor ?
devletten, kizilaydan, yardim kuruluşundan beklenecek şeyi vatandaştan beklemek degil mi bu ?
0
WithWorth
(30.12.24)
Ahlaksızlık
0
gabe h coud
(30.12.24)
Sen piyasanın dengeye gelmesini kendi çıkarına olacak şekilde yorumlamışsın. Serbest piyasada zamanla oluşur fiyatlar. Talep gelir, mevcut evler biter sonrasında bir miktar yükselen fiyatları gören ev sahipleri taşınır veya diğer evine geçip mevcut evlerini yüksekten kiraya verir. Böylece piyasada denge oluşur kendi fiyatını oluşturur. Yani 1 günde max fiyata çıksın sonra zamanla düşer dengesini bulur, türkiye iran lübnan gibi şark kurnazı işleridir. Ama daha depremde millet enkazdan çıkarılmamışken “oo millet evsiz kaldı kiralar uçar 3binlik ilanı yap bakalım 10bin” demek ahlaksızlığın dik alasıdır.

Zamanında ingilterede yaşadığım dönemde 3 arkadaş müstakil 2 katlı bir evi tutacaktık 700£’a emlakçı bizle beraber 2 kişiyi daha randevuya çağırdı gezdirdi vs çok beğendik. Alabilmek için kendi aramızda konuşup “olm 800 verelim biz alalım kaçırmayalım” deyip adama teklif ettik, “iyi de ev 700£ herkes bu fiyat için geldi neden 800’e vereyim” dedi. Bu örnekle türkiye’deki örnekleri kıyaslarsanız, ahlak, şark kurnazlığı, çıkarcılık gibi kavramları çok net anlarsınız.

İnsanlar kendi çıkarlarına göre hareket ettikçe bunların olması normal. Arkadaşımın da kiracısı yapacağı %60 civarı zammı kabul etmedi mesela “sen enflasyon %80’ken 0,69’dan kredi çektin diye kimse bişey demedi de şimdi mi enflasyona bakmak aklınıza geldi” deyip yarı fiyata anlaştılar :) haksız mı? Siz kiracı olsanız siz de böyle demez misiniz? Ev sahibi olsanız buna sinirlenmez misiniz? Toplumsal ahlak yerine kendi çıkarlarımıza göre hareket ediyoruz maalesef
0
avatar is back
(30.12.24)
Gemi batmış, adamlar denize dökülmüş, motorla olay yerine gidip denizdeki adamlara can yeleği satıyorsun.
0
Mirket
(30.12.24)
ahlak toplumda oluşur. toplum ahlaksız diye sen de ahlaksız olmak zorunda değilsin. @mirket +1
0
mikahakkinen
(30.12.24)
mirket +1

biz galiba bu yüzden kaybediyoruz
0
gilbeys
(30.12.24)
Klasik bir fırsatçılık örneği ancak kapitalist sistemin farklı farklı süreçlerine bakarsanız bir sürü işlemde belki daha küçük ölçekte ama buna benzer durum yaşandığını görürsünüz.

Açıkçası ortada bir X birey açısından etik bir problem olsa da ortaya çıkan barınma sorununa "Ahlaksızlık" kaynaklı demek istemiyorum zira bu direkt olarak ortadaki sorunu bir grup insana atıp, sanki sorunun nedeni o gruba özel bir şeymiş izlenimi yaratıyor. Bu tür "Bir grup insan ortada bir örgütlenme yokken, birbirlerinden bağımsız bir şekilde şahsi çıkarlarına aykırı davransınlar ve toplumsal bir sorun bu şekilde çözülsün" sık sık karşımıza çıkan çok çocuksu bir düşünce bence. Sizin örnekte belki bazı ev sahipleri kendilerince doğru yolu seçip fiyatlarını değiştirmeyebilirler ancak işin içinde başka bir şey olmadan (Mesela devlet müdahalesi) kiralar yine basit arz-talep sürecine uygun olacak yükselecektir.
0
salihdt
(30.12.24)
Mirket +1

Annen/baban hasta, kan lazım. Kan verecek kişi senden para istiyor.
Sular kesildi, bakkal suyu 5 katı fiyatına satiyor.
Deprem bölgesine yardım olarak yollanabilecek şeyleri fiyatlarini artiriyorsun, sonuçta talep artacak.

Böyle şeyler bir sürü bulunur. Bunlara tenezzül edecek insanlardan olup olmamak kişinin kendi seçimi. Her şey paraysa misal insülin ilacı yapan firmayı alip sonra fiyatini 13$dan 750$ cikaran abi de serbest piyasa. Sonuçta insanlar ölsün banane...
0
logisticsmanager
(30.12.24)
(19)

Astrolojiye inanıyor musunuz?

tahirkemalbozoglu
Isyerindeki kadınlar sabahtan akşama kadar astrolog dinleyip kahve içiyor ve herkesin kendilerini kıskandığını, kötü enerji yaydiklarini düşünerek tütsü yakıyorlar. Buna nasıl inanıyorlar anlattıklarını duysanız kicinizla gülersiniz. "Bu aralar boğa burcu baş ağrısı yaşayabilir" diyor mesela hemen "
Isyerindeki kadınlar sabahtan akşama kadar astrolog dinleyip kahve içiyor ve herkesin kendilerini kıskandığını, kötü enerji yaydiklarini düşünerek tütsü yakıyorlar. Buna nasıl inanıyorlar anlattıklarını duysanız kicinizla gülersiniz. "Bu aralar boğa burcu baş ağrısı yaşayabilir" diyor mesela hemen "AA evet başım ağrımıştı gerçekten de geçen gün" diyor. Mal mısın lan sen?
Siz ne diyorsunuz?
0
tahirkemalbozoglu
(30.12.24)
Malsf var böyle insanlar :( üzücü
0
abuzer
(30.12.24)
muabbetine konuşuyorum ancak inanmıyorum. ortak nokta bulunacak konu olmayınca olay burçlara geliyor. genel olarak konu açma dertleşme aracı burçlar. yoksa inanma falan çok saçma.

yükselen alçalan, yok parayı ona göre ayarlama sevgiliyi buna göre seçme. çok saçma.
0
mikahakkinen
(30.12.24)
@sanem tereyaginin tadi cok guzel cunku. Hala gelecek varsa yardimlarini bekliyorum.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(30.12.24)
Astrolojiye ciddi ciddi inanan insanların burçlarını dikkate alıyorum. Yani birisi sabahtan akşama kadar ben başak burcuyum başak burcu şöyledir diye dolanıyorsa başak burcu tanımına bakıp onun karakteri hakkında yorum yapabilmek mümkün oluyor genelde. Bu kişi bağdaştırmış kendini çünkü, daha önce öyle değildiyse bile yıllar boyu gerçekten başak burcu neyse o olmuş.

Onun dışında kişinin doğduğu anda bazı gök cisimlerinin konumuna göre bir karaktere sahip olduğuna bizzat kendim inanmıyorum.
0
akhenaten
(30.12.24)
"bugün yayları büyük bir sürpriz bekliyor, boğalar ise kendilerine sağlık yönünden dikkat etmeli. gelecek hafta oğlakların kapısını büyük bir iş fırsatı çalacak, teraziler ise kalp kırıklığı yaşayabilir." şeklinde günlük-haftalık-aylık-yıllık "öngörü"lere hiç inanmam, bunları dikkate almam. keza "yay erkeği, akrep kadını ile asla uyumlu değildir.", "boğa kadınları etrafında kova erkeği gördükleri an arkalarına bakmadan kaçmalıdır." gibi yönlendirmeleri de buna uyan kişileri de saçma buluyorum.

ama daha yumuşak biçimde "yaylar mükemmeldir, oğlaklar tırttır, kovalar candır, başaklar fıstır, ikizler fasa fisodur." şeklinde genel yorumları okumak hoşuma gidiyor her ne kadar barnum etkisi olduğunu bilsem de. işin garibi, bu burçlardan haberdar olmayanlar bile bu genel kalıplara uyuyor gibi.
0
m e b
(30.12.24)
İnanmam, aşırı inanıp her şeyini burçlara göre yaşayan, venüsü şu evdeymiş falan diye flört analizi edecek kadar kafayı bozmuş kişilere de mesafe koyarım.

Ama yani arada bir kafayı yememiş derecede inanan biriyle burç muhabbeti yapmayı seviyorum. Kökenleri mitolojiden geldiği için az buçuk yunan mitolojisi bilgisiyle doğru(!) yorumlar yapılabiliyor. Geyik yapması, arkasındaki mitosu incelemesi falan eğlenceli.
0
nundu
(30.12.24)
Biriyle kısa bir sohbetten sonra burcunu doğru tahmin eden insanlara çok şaşırmakla birlikte inanmıyorum.
Burcumu ve yükselenimi biliyorum sorulunca söylerim o kadar. Karşımdaki burcunu söylediğinde herhangi bir burçla ilgili bir şey dendiğinde falan kalıyorum öyle mal gibi. Sıfır bilgi.
Bir de doğum tarihini söylediğin an burcunu anında söyleyenlere hayranım :D

Bu işe gerçekten mesai harcıyor insanlar inanılmaz.
0
mutekebbir
(30.12.24)
çok saçma. bunu eğlenmek 2 kıkırdamak için yapsalar neyse ama ciddi ciddi ciddi inananlar var. ben asla inanmam. burçların özelliklerini de bilmem. kendi burcum da bana uymuyor zaten.

burç falıymış, enerjiymiş bunlar aşırı uydurma şeyler.
0
art cat chocolate
(30.12.24)
Ben varim. Anlamam ama inanirim. Tarot bilen varsa dm lütfen.
0
Kahvedesu
(30.12.24)
astrolojiye inanan insanın rasyonel kararlar verebileceğini düşünmüyorum, bu insanlar kolay kontrol edilebilir. düşünmeye değil inanmaya meyilli oluyorlar.

ayrıca:(bkz: barnum etkisi)
0
orpheus
(30.12.24)
Tabii ki hayır. Tanrısız kalıp spiritüel ihtiyaç doyurmaya çalışanlar bin bir zırva ile tokatlanıyor, kendi hayatında ve başarılarında tatminsizlik yaşayanlar da fallar, burçlar, manifestler ve tarotlar ile ümit arıyor. Böyle bir çöküş sürecindeyiz. Bir agnostik olarak tanrıdan uzaklaşma konusunda sorun yok da yerine doldurmak istedikleri tam bir beyaz yaka tokatlama kapısı.
0
nawar
(30.12.24)
ben inaniyorum. inananlar inanmayanlara mal demiyor ama inanmayanlar diyor nedense.
kiskanmayin siz de inanin.
0
sonsuz
(30.12.24)
Burçlar var ama bunun kaderinize, karakterinize bir etkisi yok.

Bunun psikolojik bir adı var sanırım. Birine rastgele bir burçtan, bir şey okuyorsun. "aa aynı ben" diyor. Başka burcu okuyorsun, "bu benim" diyor :) Herkese uyuyor yani bu yorumlar.

Eğlencesine bakıyorsanız neyse ama ciddi inanmak sıkıntılı bence.


.
0
kartallar yuksek ucar
(30.12.24)
@kartallar yuksek ucar: zaten ben ve @orpheus ondan bahsetmişiz :))
0
m e b
(30.12.24)
İnanmıyorum. "Malca" diyemem ama bir insanın hayatının yönünü kendi doğduğu gün ve saate göre gezegenler tarafından tayin edildiğine inanması en hafif ifadeyle çocuksu geliyor.
0
salihdt
(30.12.24)
Sorudan bağımsız, burçlara ölümüne inanan ya da hiç inanmayan insanlar inanılmaz sıkıcı geliyor bana. Ortası güzel. Olması gereken o gibi.
0
sekizdokuzon
(30.12.24)
hiç bir şekilde bu tür şeylere inanmıyorum. insanların gerçek hayattan kaçmak için sığındıkları bir alan olduğunu düşünüyorum. örneğin sürekli kararsız kararsız ortada dolaşıyor, ben eşek kadar oldum ama kendimi geliştirip muhakeme bilincine ulaşamadım demiyor da ikizlerim ya ondan kararsızım, bi dediğim diğerini tutmuyor ehi ehi diyor. ya da götünü kaldırmamış tüm yıl, yatmış yuvarlanmış yemiş içmiş, ataletten zihnen bitlenmiş, böyle demiyor da bilmem venüsün kıçı ters açıyla retroyla çarpıştı o nedenle 2024 yay burçları için çok kötüydü diyor. gibi gibi örnekler çoğaltılabilir.

tabi ki örnekleri keskinleştirdim biraz ama bu konulara kendilerini çok kaptıranları kastettiğim anlaşılmıştır diye düşünüyorum.

bu arada salt kadınlar böyle değil, gayet çok sayıda erkek var ortada kendini burcu üzerinden tanımlayan.
0
Phoebe
(30.12.24)
hızımı alamadım sizinle de paylaşayım.

neden bazen yediğin bir şey çok lezzetli gelirken bir daha aynısı olmuyor? bir kere başka bir şehirde tanıştığım adam beni ziyarete geldi ve sevişmeye karar verdik. öyle bir saat buldum ki, ikimiz de ne olduğunu şaşırdık. karşılıklı saplantı oldu o sevişmeler. ben böyle bir şey yaşamamıştım. sonraki görüşmelerimizde o kadar yoğun olmadı mesela...

mesela bu gece 00:27'de başlamak istediğiniz ilaç takviyesi varsa alın. faydasını yükseltir.
0
mathilda.may
(30.12.24)
anteelope_
(01.01.25)
(1)

kıyafetleri özelleştirmek

hsktr
merhaba,kıyafetlerimi özelleştirmek istiyorum. bunun için moda tasarımcısı tutmak harcım değil. midjourney'den bana özel tasarımlar yapıp tişörte pantolona ayakkabıya basma fikri geldi aklıma. bunu nasıl yapabilirim? + siz giyim kuşamınızda özelleştirmelere gidiyor musunuz? Gidiyorsanız nasıl?not: k
merhaba,

kıyafetlerimi özelleştirmek istiyorum. bunun için moda tasarımcısı tutmak harcım değil. midjourney'den bana özel tasarımlar yapıp tişörte pantolona ayakkabıya basma fikri geldi aklıma. bunu nasıl yapabilirim? + siz giyim kuşamınızda özelleştirmelere gidiyor musunuz? Gidiyorsanız nasıl?


not: kullanıp kalitesinden memnun kaldığınız 'sen tasarla biz basalım' tarzı siteler varsa tavsiyelerinize açığım.

teşekkürler.
0
hsktr
(17.12.24)
Bir aralar meraklıydım ama sanırım yaşlandıkça geçti, şimdilerde olabildiğince düz tasarımlı basit şeyler kullanıyorum.

Bu "Tasarımınızı gönderin biz basalım" (Print on demand) çoktu, Tisho'yu kullanmıştım sanırım, fena değildi. Orada dikka etmeniz gereken bir iki şey var;
İmajın çözünürlüğü mümkün olduğunca büyük olsun ki baskıda pikselleri gözüken ya da flu bir şey çıkmasın

Ekranda görülen renklerle baskıdaki renkler her zaman için farklı oluyor; buna göre renklerdeki ton farklılıkları çok sorun yaratmayacak bir tasarım seçmek faydalı olabilir. Ya da biraz deneme yanılmayla yapılır ama pahalıya çıkar tabi.

Her baskı teknolojisi aynı değil; bazı şirketler düz plastikvari bir baskı teknolojisi kullanıyor bu da özeelikle tişörtlerde çirkin gözüküyor. Sanırım nefes alan, daha partiküllü bir teknoloji daha var. O, daha normal, standard mağazadan alınmış bir tişört gibi duruyor.
0
salihdt
(17.12.24)
(1)

Marka ürün satmanın yasal boyutu nedir?

yazamajor
R10 forumda gördüğüm bir sorunun cevabını ben de merak ettiğim için aynı soruyu burada sormak istiyorum.Sorunun tam hali burada:https://www.r10.net/alisveris-bolumu/4306408-marka-urun-satmanin-yasal-boyutu.htmlKısaca; dünya markalarının (mesela Airpods kulaklık, Chanel parfüm ya da kıyafet vs.) Çin'
R10 forumda gördüğüm bir sorunun cevabını ben de merak ettiğim için aynı soruyu burada sormak istiyorum.

Sorunun tam hali burada:

www.r10.net

Kısaca; dünya markalarının (mesela Airpods kulaklık, Chanel parfüm ya da kıyafet vs.) Çin'deki tedarikçisini bulup bu ürünleri getirten ve fiziksel veya online bir mağazadan satan biri yasal olarak nelerle karşılaşabilir?

Soruyu soran kişinin de dediği gibi Kapalı Çarşı'da falan bu tarz satış yapan bi sürü mağaza var. Yine Shopier'den satış yapan bi sürü Instagram butiğine denk geliyorum. Bunlar nasıl oluyor da böyle ürünleri sıkıntı yaşamadan satabiliyor?
0
yazamajor
(15.12.24)
Çin'de örneğin Adidas'a üretim yapan fabrikaların geceleri de üretime devam edip bunları el altından satması durumu bir ara çok geyiği dönen bir durumdu, ve teoride mümkün ancak pratikte bazı sıkıntılar var; her şeyden önce Türkiye'de bir tedarikçiye kadar bu mallar gelebiliyorsa bu adamlar neredeyse Adidas'a ürettikleri kadar el altından da satmak üzere ayakkabı üretmeleri lazım. Bu da hem kaynak yönetimi açısından çok akla yatkın değil hem de Adidas'ın bu durumun farkında olmaması çok mümkün değil. Ha, ayakkabı dediğimiz şey yüksek teknoloji bir ürün değil ve Adidas'ın asıl maliyeti ayakkabı değil marka ve reklamlar. Haliyle o ayakkabıyı aslı kadar iyi bir şekilde ürettirmek ve Adidas'tan çok daha ucuza satmak gayet de mümkündür. Böyle bir durumda da direkt sahte oluyor zaten.

Chanel parfüm falan demişsiniz ama bildiğim kadarıyla bunların çoğu Avrupa'da, Fransa'da üretiliyor. Yani Çin'den gelenler büyük ihtimalle sahte. Keza Apple ürünleri için de benzer bir durum var; Apple tedarik konusunda çok titiz, cihazlarına giren tüm çipler ve komponentler sıkı bir şekilde takip altında. Biri bir şekilde fazladan Airpods kulaklık üretse bile bu çok büyük ihtimalle Apple cihazlarla çalışmayacaktır, zira Apple sisteminde kaydı olmayacaktır. Bugün iPhone bir cihazdan çıkan orijinal ekranı başka bir iPhone'a taktığınızda bile sorun çıkartıyor. Bunun da olması çok gerçekçi değil yani.

Ama diyelim ki pratikte yukardakiler mümkün ve bu ürünler orijinal gibi aynı fabrikada üretildi. Burada en başta ürünün hak sahibinin izni olmadığı için bu ürünler zaten suç unsuru. Haliyle bunları üreticisinin izni olmadan almak ve satmak da aynı şekilde değerlendirilecektir. İşin tam hukuki boyutunu bir marka avukatı daha iyi bilir ancak tahminimce bir şikayet halinde direkt sahte ürün olarak değerlendirileceklerdir zira bu tür bir durumda ürünün hangi fabrikada üretildiğine değil, satan kişinin ürünün lisans sahibinden izinli, ürünleri ilgili ülkedeki yasal distribütörden faturalı almış bir satıcı olup olmadığına bakılır.
0
salihdt
(16.12.24)
(9)

Olmazsa olmazim dediginiz teknolojik aletler neler? Telefon ve pc harici)

Zetnikov
+++ Ben oyumu kindle e kitap okuyucumdan yana kullaniyorum uzun uzun aciklamak istemiyorum tek kelimeyle 10/10 +++ Ugreen markasinin usb ivir zivir coklayicisi var piyasada calisan gordugum tek urun bu da cok lazim oluyor bana asiri kucuk ve hafif+++ Bluetooth kulakliklarim disariya cikmak spora git
+++ Ben oyumu kindle e kitap okuyucumdan yana kullaniyorum uzun uzun aciklamak istemiyorum tek kelimeyle 10/10

+++ Ugreen markasinin usb ivir zivir coklayicisi var piyasada calisan gordugum tek urun bu da cok lazim oluyor bana asiri kucuk ve hafif

+++ Bluetooth kulakliklarim disariya cikmak spora gitmek vs imkansiz

+++ Kisin hava nemlendirici kullaniyorum yoksa burnum tikanabiliyor

+++ Termometre nemlendirci tarzi bisey var onunda derecelere bakip hareket ediyorum

++++ Yazici, onceden surekli kirtasiyeye giderdim sindi 2. El aldim babalar gibi yazdiriyorum
0
Zetnikov
(15.12.24)
Bluetooth kulakligim benim de kesinlikle
0
(15.12.24)
Kindle +1
Bluetooth kulaklık +1
0
salihdt
(15.12.24)
Akıllı saatimi ilave edeyim ben de listeye.

Araç içi kamera da var.
0
Mirket
(15.12.24)
@mirket

Ne kadar surede bir sarj ediyorsunuz sirf bu yuzden almadim
0
🌸Zetnikov
(15.12.24)
Apple watch'ların en kötü tarafı şarj süresi sanırım.

Akşamları benim bir kitap okuma saatim var. Bu zamanı evdeki her şeyi şarj etme saati olarak da kullanıyorum. Bir sıkıntı yaşamadım hiç.
0
Mirket
(15.12.24)
Akıllı saat +1

Samsung watch var bende. 2 günde bir (bazen 3 güne yetebiliyor) şarj ediyorum. Benim için en kritik özelliği aramaları ve bildirimleri titreşim ile almak. Telefonu sessizde kullanmayı sevdiğim için bu en temel özellik aslında bana yetiyor bile diyebilirim, kalanı işin şovu :d
0
nundu
(15.12.24)
@nundu'ya katılmıyorum. Kalanı kesinlikle işin şovu değil.

Evdeyken telefonun nerede olduğunu unutmak,
Eller doluyken gelen aramaya saatten cevap vermek,
Yalnız yaşayan biri olarak, bir gün düşer kalırsam birilerine haber verileceğini bilmek, Sesli komutla, plunk için 3 dakika, fırındaki pizza için 15 dakika, kitap okumak için 1 saat süre başlatmak,
Gece yarısı uyanıp Siri'ye sabah hatırlat da Salim Abiye başsağlığı telefonu edeyim demek,
yıllar içinde uyku, nabız, nefes, yürüyüş, antrenman düzenlerimdeki değişmeleri izlemek,
yürüyüşte, koşuda nabzımı, tempomu, eğimi, mesafeyi, kaloriyi, son kilometre performansımı izlemek,
Evde kaybolan telefonu buldurmak,
Japon yeni kaç lira ya da Dubai'de şu an saat kaç diye sesli sorup sesli cevap almak

hiç de şov değil.
0
Mirket
(15.12.24)
Ipad diyebilirim. En all around cihaz bence.
0
wd40
(15.12.24)
@Mirket

Şovu gereksiz özellik anlamında kullanmamıştım aslında. Hani benim için en temel özellik bu, diğerleri de pasta üstündeki çilek gibi demek istedim de yanlış anlaşılmaya müsait olmuş evet :D
0
nundu
(16.12.24)
(4)

Portafiltreye koyulan kahve nasıl tamp edilir?

archmeister8
Espresso makinesi aldım geçen ay. Kahveye fazla basınç uygulayınca makineden espresso az akıyor. Bunun tam ayarını nasıl yapabilirim evdeki imkanlarla.
Espresso makinesi aldım geçen ay. Kahveye fazla basınç uygulayınca makineden espresso az akıyor. Bunun tam ayarını nasıl yapabilirim evdeki imkanlarla.
0
archmeister8
(14.12.24)
Kahveyi bir tık daha kalın çekebilirsin
0
her giriste sifresini unutan adam
(14.12.24)
bu tamamen el alışkanlığı ve tecrübe işi. kahvecilerdeki imkanlar da bundan fazlası değil zaten. baristalar da farklı bir sistem kullanmıyor.

güzel kremalı bir espresso için kaç saniyede ne kadar kahve almanız gerektiğinin kuralları var. hala duruyorsa ekşi sözlükte kahve delisi isimli kullanıcının entry'lerini okuyun.

uygun kalınlık, uygun sıkıştırma ile birkaç kötü denemeden sonra doğru kahveyi alabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(14.12.24)
basınç ayarlı tamper
aradığınız ürün bu.
0
MtKrt
(14.12.24)
Öncelikle sahip olduğunuz makineye göre bir "Dial in" videosuna bakın youtube'dan mutlaka vardır. Kullanılan çekirdeğin kavrulma miktarına ve hangi incelikte çekildiğine göre kahvanin hacmi değişiyor sanıyorum. Eğer bir mutfak tartısı varsa işinizi baya kolaylaştırır. Ben ayarlanabilir. Ben aşağıdakine benzer bir tamper kullanıyorum; çekirdek değişmediği sürece bir kere ayarlandığı zaman öyle gidiyor.

www.temu.com
0
salihdt
(15.12.24)
(1)

airfryer nasıl alınır?

iron
hayır saçma bir soru biliyorum, hanım sağda solda sağlığa zararlı diye okumuş, daha önce alınmasını kendisi isterken şu an kesinlikle istemiyor.nasıl ikna ederiz?ps: hazır para kazanıyorken, durduk yere bir alışveriş daha yapıp dopamin salgılamayak mı?
hayır saçma bir soru biliyorum, hanım sağda solda sağlığa zararlı diye okumuş, daha önce alınmasını kendisi isterken şu an kesinlikle istemiyor.

nasıl ikna ederiz?

ps: hazır para kazanıyorken, durduk yere bir alışveriş daha yapıp dopamin salgılamayak mı?
0
iron
(14.12.24)
Airfryer dediğimiz şey elektrikli fırın; diğer elektrikli fırınlardan farkı şekli ve sıcak havayı bir fanla haznenin içinde dolaştırması; yani sağlığa diğer elektrikli fırınlardan farklı ne gibi bir zararı olur bilemedim. Hepi topu rezistansın arkasındaki bir fandan ibaret bir şey kabaca. Eğer evinizde normal, elektrikle çalışan mikrodalga harici bir fırın varsa ondan bir farklı yok teoride.
0
salihdt
(14.12.24)
(5)

mobbingçi eski amire ne yapmalı

gizemli dede
siz daha önce bir şekilde intikam aldınız mı eski iş yerinde sizin huzurunuzu kaçıran birinden
siz daha önce bir şekilde intikam aldınız mı eski iş yerinde sizin huzurunuzu kaçıran birinden
0
gizemli dede
(13.12.24)
Ayrılmışsınız, gitmişsiniz, boşu boşuna kafanızı meşgul etmeye değmez.
0
salihdt
(13.12.24)
teheyy yıl 2010 falan. sözleşmeli memurluk yapıyorum. eski amirim sülümancı sahte dindardı, kadınlar orada çalışmasın diye düşündüğünden bilinçli olarak kötü davranıyordu kadınlara. hatta benden önce başka bir kızın namusuna iftira bile atmış, öyle şeref yoksunu tip. sorsan tarikatçılar işte. başka kuruma giderken bilhassa geldi benden helallik istedi, normal olarak vermedim. zaten herkese şikayet ediyordum herifi ama ama helallik vermemem baya bi olay olmuştu nedense. adam da çok bozulmuştu. intikam değil karma tarzı bişeydi, çok acizdim zaten

hayat hikayemi kenara bırakayım. şu anki iş yerimde birisini haksız yere işten çıkardılar, kapsamlı bir dava açtı. daha önce mobbing yüzünden kendisi ayrılan başka biri davaya şahit olarak katılacak. sanırım hakiki intikam böyle olur
0
titanyum22
(13.12.24)
Ben ayrıldıktan bir ay sonra kaza yapmıştı, aylarca yatmış. Ben de kendimi suçlu hissedip Allah'ım sen onu çocuklarına bağışla dedim. Unuttum gitti.
0
aydogank
(13.12.24)
almadım. kendi belasını buldu. uzaktan izlemek yeterli bir intikam şekli.
0
gabe h coud
(13.12.24)
İntikam derken, yaptığı şeyleri kanıtlarıyla şikayet etmiştim, yöneticimin haberi olmadan noterden şirkete ihtarname göndererek istifa ettim. Hadi bye diyip çıktım. Bunu yapmadan önce ekip arkadaşlarıma bildirdim, onların onayını aldım zor durumda kalmamaları için.

Mobbing ve iş kanununa uyulmaması durumunda ben mutlaka şikayet edilmesi gerektiğini düşünüyorum. İnanmıyorum zaten ama karmaya öbür dünyaya bırakılmamalı.
0
jazzabel
(13.12.24)
(2)

Bahis Firmasının Hediye Para Üzerine Yatması Hk.

Arya10
Selamlar herkese,TR'de faaliyet göstermekte olan legal bir bahis firmasının youtube kanalında maç tahmini ile ilgili yarışma düzenlendi ve karşılığında da doğru tahminde bulunan herkese 1000 liralık hediye para verileceği söylendi.Maç sonuçlandı ve tahminim doğru sonuçlandıFirma çamura yatıp, maçın
Selamlar herkese,

TR'de faaliyet göstermekte olan legal bir bahis firmasının youtube kanalında maç tahmini ile ilgili yarışma düzenlendi ve karşılığında da doğru tahminde bulunan herkese 1000 liralık hediye para verileceği söylendi.

Maç sonuçlandı ve tahminim doğru sonuçlandı

Firma çamura yatıp, maçın başlangıcından önce tahminde bulunduğum halde firmanın müşteri hizmetleri, beni tahminimi maç oynandıktan sonra paylaşmakla yalancı duruma düşürüyor.

Yorumum youtube'daki içerik içerisinde halen durmakta. Google Etkinliğim içerisinden de yoruma ilişkin tarih, zaman ve saat bilgisiyle firmanın söylediklerinin tersini çok kolay ispatlayabiliyorum.

Biraz uzun oldu yazdıklarım da sikayetvar üzerinden süreci ilerlettim, pek sağlıklı ilerlemedi. Tüketici Heyeti Başvurusuna dahil olabilecek bir konu olur mu veya nerelerden süreci ilerletmeliyim?

Para pul gerçekten umrumda değil, firmanın davranışı sinirlerimi bozdu.
0
Arya10
(12.12.24)
Bu bahsi geçen yarışmanın firmanın kafasına göre düzenlediği, herhangi yasal bir bağlayıcılığı olmayan bir şey olduğunu varsayıyorum, ortada bir alışveriş durumu da olmadığı için tüketici heyetinin yapabileceği bir şey yok bence.

Açıkçası firmanın bu tür bir şey yapmasına anlam veremedim; sizin gibi başkalarının olup olmadığını biliyor musunuz? Durup dururken firmanın "Dur biz özel olarak şu insanın 1000 TLsini vermeyelim" demesi saçma, böyle bir şey için en akla yatkın sebep çok fazla kişinin doğru tahminde bulunması, haliyle de firmanın bu kampanyaya ayırdığı bütçeyi aşması olur ki genelde onu da en başta düşünüp "İlk X kişiyle sınırlı" falan derler.
0
salihdt
(12.12.24)
@salihdt yarışma aslında biraz spesifik sorudan oluşuyordu. Maçın skor tahmini ve ilk golü atacak oyuncunun ismi şeklinde. Tahminimin doğru sonuçlanması kuşun taşa çarpması oldu biraz da. Yorumda bulunan kişi sayısı çok fazla değil. 10 kişiyi geçmez. Uzun zamandır içerik paylaşmayan bir kanal. Hit sayısını arttırmak için böyle bir yayın formatı oluşturduklarını tahmin ediyorum ben de. Youtube yorumlarında, Youtube'un özelliğinde yorumlar saat ve zaman şeklinde yansımıyor. Yorumların yanında 3-5 gün önce yorum yapıldı şeklinde bir görüntülenme oluyor. Benim Google Etkinliğim'deki yorum geçmişleri bence en sağlıklı sonucu veriyor. Firmanın benim yorumu maç başlangıcından sonra yaptığı açıklamayı ispatlayabilecek bir argümanı yok. Tamamen konuyu oldu bittiye getirmek için böyle bir yol izlediği düşüncesindeyim.
0
🌸Arya10
(12.12.24)
(11)

özgürlüğün çok muğlak ifade olması ya da benim gereksiz hassasiyetim...

m e b
selamlar.gün geçmiyor ki insan ve toplum arasındaki ilişkileri irdelemeden kafayı yemeyeyim.bir insanı bizi/diğerlerini rahatsız edecek seviyede sesli konuşunca uyarabiliyoruz da neden gürültülü şekilde yemek yediğinde, cak cak sakız çiğnediğinde, kulaklık olmadan video izlediğinde uyaramıyoruz? mis
selamlar.

gün geçmiyor ki insan ve toplum arasındaki ilişkileri irdelemeden kafayı yemeyeyim.

bir insanı bizi/diğerlerini rahatsız edecek seviyede sesli konuşunca uyarabiliyoruz da neden gürültülü şekilde yemek yediğinde, cak cak sakız çiğnediğinde, kulaklık olmadan video izlediğinde uyaramıyoruz?

misal yanımda kahvaltı eden bir eleman var, bildiğin biberi çatır çutur yiyor, o biberi her çatırdatışında kafama silahla ateş eder gibi hissediyorum. çayını içmiyor, hüpletiyor. o her hüüüppğppp edişinde beynim ikiye ayrılıyor sanki.

yan tarafta da temizlikten sorumlu kadın cak cak sakız çiğniyor, aynı şekilde metroda da denk geliyorum. adam hiçbir rahatsızlık duymuyor ve sakızı ağzında havai fişek gibi patlatıyor veya cak cak geviş getiriyor.
başka bir adam hiçbir şekilde etrafı önemsemeden kulaklıksız bir şekilde video izliyor, hiçbir rahatsızlık da duymuyor.

ofiste beni zerre ilgilendirmeyen, hatta nazik bir şekilde "bu konu hakkında pek bir bilgim veya alakam yok, bu yüzden yorum getiremiyorum" dememe rağmen yarım saat boyunca bana hiçbir katkı sağlamayacak veya karşı tarafa yararım dokunmayacak bir konunun muhatabı oluyorum.

metrobüste kadın yanına kimse oturmasın ve diğer koltuklar boş diye yanına çanta koyuyor, siz oturmak isteyince of puf ediyor.

atm'de sıra bekliyorum, önümdeki kişi işini bitirmiş ama hala kenara geçmiyor, çektiği parayı orada sayıyor ve bu süreçte de küçük çocuğunun atm'nin düğmelerine rastgele basmasına göz yumarak atm'nin donmasına sebep oluyor.
asansörde de çocuklarının her düğmeye basmasına ses etmeyen ve asansörün her katta durmasına sebep olan tipler de aynı şekilde.

ya bu toplum içinde yaşamaya uyum sağlayamamış tipler, anladık da bu şeyler özgürlüğün minimal örnekleri mi yoksa uyarmak en olağan ve doğal bir eylem midir? kafayı mı sıyırıyorum? çok mu takıyorum?
0
m e b
(12.12.24)
bu durum ülkemizin bir anda köylüyken şehire geçmesiyle oluşmuş bir durum. bu durumun seni rahatsız ettiğini karşı taraf düşünmüyor. ben de senin gibi aynı şeylerden rahatsızım.
dolmuşta ayakta gitmemek için dolmuşu durdurup inen kadına dolmuşta oturan ve ayakta duranlar tepki gösterdi. söylemleri şuydu: biz her gün böyle gidip geliyoruz.
olay kabullenmek...
önemli olan kabullenmeyip bu insanları uyara uyara adam edeceğiz ya skt.r olup gideceğiz.
0
mikahakkinen
(12.12.24)
Öncelikle çok rahatsız olursanız insanları uyarırsınız da, insanları uyararak bir yere varamazsınız. Bahsettiğiniz şeyler, ki ne kadar büyük problemler oldukları tartışılır, bir insanın yetişkinliğinde sizin uyarınızla ya da bir başka sebeple "Toplu taşıma araçlarında yüksek sesle müzik dinlememeliyim" diye bir aydınlanmayla değişecek bir davranış kalıbı değil.

İnsanlar bu tür şeyleri yapmayı ya bu tür şeyler artık normal karşılanmadığında bırakıyorlar, bunun için de bu tür şeylerin görece nadir şeyler olması lazım ki yapanlar üzerinde belli bir toplum baskısı olsun. Ya da en başından bunları yapmamak üzerine eğitilmeleri gerekiyor.
0
salihdt
(12.12.24)
özgürlük çok da muğlak bi ifade değil aslında. zaten saydıklarınızın da özgürlükle alakası yok. saygısızlık diyebiliriz daha çok.
0
elorelia
(12.12.24)
benim kriterim su. bir yerde azinliksam sesimi cikarmam. cunku kabul gormus ve normali bu. ama cogunluksam ilk ses cikaran ben olurum.

yani zurih'te bir metroda boyle bisey olsa hakkimi ararim; ama istanbulda metrobuste sadece rica ile yetinirim. diger turlu basina bela, stres almak disinda hic bir fayda gelmez.
0
buenosdias
(12.12.24)
Maruz kalmamak için kulaklık şart. Bu insanları siz değiştiremezsiniz. Uyarsanız ya kabahatli çıkarsınız ya da etkisi olmaz.
0
auroraaurora
(12.12.24)
yazdıklarında haklısın, ben de çok rahatsız oluyorum bunlardan. ilk defa cevapların neredeyse tamamına katıldım.
cinnet ne alaka onu anlamadım
"bu durum ülkemizin bir anda köylüyken şehire geçmesiyle oluşmuş bir durum."
"özgürlük çok da muğlak bi ifade değil aslında. zaten saydıklarınızın da özgürlükle alakası yok. saygısızlık diyebiliriz daha çok."
"İnsanlar bu tür şeyleri yapmayı ya bu tür şeyler artık normal karşılanmadığında bırakıyorlar, bunun için de bu tür şeylerin görece nadir şeyler olması lazım ki yapanlar üzerinde belli bir toplum baskısı olsun."
"benim kriterim su. bir yerde azinliksam sesimi cikarmam. cunku kabul gormus ve normali bu. ama cogunluksam ilk ses cikaran ben olurum."
0
abelardo
(12.12.24)
Hepsini okudum. Muğlak olan neresi? Bunların hiçbiri özgürlükler içinde değil. Hepsi toplum içinde yaşama kurallarına uymama. Evet çay dahil.

Belki biber hariç. Onda da kahvaltı yeri önemli. Yemekhane, restoran, cafe falan ise biber ses çıkarabilir. Ofis içinde çalışma alanında ise o da özgürlük değil. Yani sen rahatsız oluyorsan değil. Olmuyorsan çayınızı beraber hüpletirsiniz
0
nawar
(12.12.24)
Saydıklarınızın hepsi, %100 oranında beni de rahatsız ediyor. Bir tanesi bile istisna değil.

Ancak yanındaki boş koltuğu parselleyen kişinin yaptığı şey dışında bunlar "özgürlüğün minimal örnekleri"

İnsanlar kaba olmak konusunda özgür. Saçmalamak konusunda da özgür. Her saygısızlık, toplumun her genel geçer kuralına aykırılık özgürlük sınırları dışında tutulamaz.

Özgürlüğün sınırı bir şeyin sizi veya bir grubu rahatsız etmesi üzerine çizilemez. Eğer birisi kendi doğruları üzerine, sizin o ortamdaki davranışınızı aktif şekilde kısıtlamıyorsa (örneğin ezan vakti diye kulaklığınızı çekip almıyorsa) ve yaptığı şey yasalarca özellikle kısıtlanmamışsa (çıplak dolaşmak vs.) o kişi o yaptığı şeyi yapmakta özgür. En genel geçer tanım bu. Yasaları işin içine kattığımız için felsefik anlamdan ziyade pratik anlamda özgürlüğün tanımı bu.

Özgürlüğün tanımı içine başka ne giriyor peki? Siz de bunlar hakkında rahatsızlığınızı dile getirmekte özgürsünüz. İnsanlar özgürlüğü hep tek taraflı düşünüyor. Ancak yapılan davranışların sonuçları olur. Bir şeyi yapmakta özgürsünüz diye onu yaptığınızda tepki görmeyeceğiniz anlamına gelmez.

Siz de bu kişilerin alanını kısıtlamadan kendi rahatsızlığınızı dile getirebilirsiniz. Siz de bunu yapmakta özgürsünüz.

Toplumsal denge bu şekilde teraziye geliyor. Bu işler böyle yani. Çok karışık değil aslında. Her şeyin bir kuralı, formülü olamaz, bazı şeyler uzlaşıyla hallolur.

Birisi sesli sakız çiğniyor diye ona kabahatler kanunundan ceza kesildiği bir ortam düşünün, sizce de bu absürt olmaz mı?
0
akhenaten
(12.12.24)
Hocam askere gittiniz mi ?
6 aylik mi ?
Merak ettim.
0
WithWorth
(12.12.24)
@WithWorth: hayır, askerlikten muafım.
0
🌸m e b
(13.12.24)
skerler eşiğine gelip insanların suratına içinden geçenleri dan dan konuşmaya başlayana kadar böyle gidecek. fakat sen erkek olduğun için olayın alevlenip yaralamalı kavgaya dönüşme olasılığı yüksek. karşındakini ölçüp biçip ona göre içindekileri söylemeye başla derim. işin zor meb kardeşim.
0
titanyum22
(13.12.24)
(3)

Yurtdışında Türkiye'deymiş gibi bağlanmanın bir yolu var mı?

gezegen olan pluton
Aslında isteğim yurtdışında kullandığım laptobumun türkiye'den bağlanıyormuş gibi internete bağlanmasını istiyorum, bu mümkün mü, laptopa vpn kuramıyorum, telefona kursam sonra sonra bilgisayarı telefona bağlasam laptop yine yurt dışı ip'leri görerek türkiye'ye gelip oradan internete çıkmaz mı, başk
Aslında isteğim yurtdışında kullandığım laptobumun türkiye'den bağlanıyormuş gibi internete bağlanmasını istiyorum, bu mümkün mü,

laptopa vpn kuramıyorum, telefona kursam sonra sonra bilgisayarı telefona bağlasam laptop yine yurt dışı ip'leri görerek türkiye'ye gelip oradan internete çıkmaz mı, başka bir yol var mı yurt dışındaki ip'leri görmeden direkt Türkiye'den bağlanıyormuş gibi yaptırmanın?
0
gezegen olan pluton
(12.12.24)
yurtdisindaki ipleri gormeden ne anlama geliyor anlamadim ama telefondan vpn acip, telefonun internetine baglanirsaniz turkiye'den baglaniyor gibi gorunur. ya da kullandiginiz modemde vpn client varsa aynisi onun icin de gecerli.

ama genel kullanima acik vpn kullandiginizda ip araliklarindan vpn kullandiginiz anlasilabiliyor. onu da engellemek isterseniz kendi vpn serverinizi kurmaniz lazim turkiye'de, mumkunse bir evde.
0
lemmiwinks
(12.12.24)
tarayıcı üzerinden erişecekseniz, tarayıcıya kurulan vpn eklentileri var.
belki onları deneyebilirsiniz. bilgisayara izin verilmiyorsa bile eklenti ile olabilir belki. premium olanları türkiye lokasyonu sunuyor. ücretsizlerde hiç görmedim.

bir de zamanında ktunnel gibi şeyleri kullanıyorduk. yasaklı sitelere ktunnel üzerinden giriyorduk. o da herhangi bir vpn programı ya da eklenti kurmadan bağlanmanıza olanak tanıyabilir. proxy servisi deniyor sanırım bu şeylere.

iki yöntem de tarayıcı üzerinden bağlanmak için.

merak ettim denedim, telefondan vpn açıp hotspot ile bilgisayarımdan bağlandım.
telefondan baktığımda ip'm vpn'li yurtdışı olmasına karşın bilgisayarımda hala mobil operatörümün yurtiçi ip'si vardı.

edit:
1. Hotspot Üzerinden Tüm Trafiği VPN'e Yönlendirmek
Bazı telefonlar veya VPN uygulamaları, hotspot bağlantısı için ek ayarlar sunar. Telefonunuzun VPN ayarlarını veya uygulamanızın gelişmiş ayarlarını kontrol edin. Örneğin:

Android cihazlar için: Hotspot VPN paylaşımı ayarını kontrol edin. Bazı VPN uygulamalarında "Hotspot Shielding" veya benzer bir ayar bulunabilir.
iPhone cihazlar için: iOS genelde hotspot üzerinden VPN yönlendirmesine izin vermez. Bunun için özel çözümler gerekebilir.
0
biseysorcaktim
(12.12.24)
Şimdi Proton VPN'e baktım da eğer güncelse "Android üzerinde Hotspot üzerinden VPN'li internet, eğer cihaz rootlu değilse paylaşılamıyor" demiş. Yani yukarda da yazdığı üzere her ne kadar mobil cihaz internete VPN üzerinden çıksa da hotspot hala VPNsiz bağlanıyor. Bu da sizin direkt internete çıkan modem/router cihazında, eğer mümkünse, VPN bağlantısı kurmanızı gerektiriyor.
0
salihdt
(12.12.24)
(1)

yeni kripto paranın sisteme girişi nasıl oluyor?

tabudeviren
bildirim geldi, "me" diye coin gelmiş, baktım 170 lira falandı.ama bakınca 10.54'ten açılmış.nasıl oluyor, borsadaki halka arz gibi önden alanlar oluyor ve öyle mi giriş yapıyor?yoksa direkt giriyor ve hızla alanlar sebebiyle mi bu şekilde yükseliyor?
bildirim geldi, "me" diye coin gelmiş, baktım 170 lira falandı.
ama bakınca 10.54'ten açılmış.
nasıl oluyor, borsadaki halka arz gibi önden alanlar oluyor ve öyle mi giriş yapıyor?
yoksa direkt giriyor ve hızla alanlar sebebiyle mi bu şekilde yükseliyor?
0
tabudeviren
(11.12.24)
Birileri mevcut ağlarından birini kullanarak kendi coinini üretiyor ve genelde initial coin offering (ICO) yapıp insanlara coin satıyor/dağıtıyor. Bu aşamada genelde shitcoin deniyor eğer arkasında sağlam bir partner ya da bir proje falan yoksa... Yeterince popüler olursa da ufak ufak bilinen borsalar tarafından listelenmeye başlıyorlar.
0
salihdt
(11.12.24)
(12)

Viski hediye sorunsalı

kondansator
Yurtdışına çıkmışken kayınpedere viski alayım istiyorum, oldukça sever. Ama ne alacağıma dair fikrim yok. O da masraf etme vb diye kapatıyor. Tek bildiğim ballı viski sevmemesi. Bir viski sevene nasıl bir viski almalıyım sizce ?
Yurtdışına çıkmışken kayınpedere viski alayım istiyorum, oldukça sever. Ama ne alacağıma dair fikrim yok. O da masraf etme vb diye kapatıyor. Tek bildiğim ballı viski sevmemesi. Bir viski sevene nasıl bir viski almalıyım sizce ?
0
kondansator
(10.12.24)
Fiyat falan belirtmediğin için black label al geç hocam f/p viskisidir.
0
chicha_v2
(10.12.24)
bütce ne kadar bilmiyorum ama son dönemin en popülerlerinden The Sassenach cok basarili. Galiba 80 pound civari bir sisesi. En son öyleydi yani, su an kac bilmiyorum.
0
alice in potatoland
(10.12.24)
Adam sana kızını vermiş, sen de ona bir şişe Hibiki ver.
0
salihdt
(10.12.24)
bütçe belirtmemişsin ama ortalama bir single malt (mesela talisker) alabilirsin.
0
kibritsuyu
(10.12.24)
peated, is kokulu viski seviyorsa, caol ila 12 ,lagavulin 8 veya jameson black barrel,Johny Walker Green Label olabilir.

is kokusunu sevmiyorsa glenmorangie, Monkey Shoulder(blend), aberlour 12 alabilirsin,

farklı birşey olsun dersen de makers mark veya woodford reserve burbon olabilir.

şekilli olsun, birazda pahalı olsun dersen royal salute 21(blend) olur.
0
sealth
(10.12.24)
Bütçe yazmamışım kusura bakmayın, orta halli, çok pahalı olmayan bir şey arıyorum. Diğer türlü zorla parasını vermeye kalkar, durduk yere adamı masrafa sokmayayım. Kabul edebileceği bir düzeyde olmalı aslında
0
🌸kondansator
(10.12.24)
Dutyfree poşetine koyduktan sonra hepsi prim yapar. 15-20 euro civarı güzel viskiler var. görevliye sorun f/p ürünleri gösterir.
0
HellKeePer
(10.12.24)
Jameson olur hocam, Monkey Shoulder olur, akar yani bunlar.
0
kumandanim
(10.12.24)
Talisker (10 yıllık), Chivas (12 yıllık) ve Black Label hediyelik değil, marketten alıp evde içmelik viskiler. Bunun altı "canım hamburger çekti" dedikten sonra büfeye gitmek ile McDonald's'a gitmek arasında gibi :) Yani evde kendi kendime ve kalite aramadan öyle içeyim dersen alınır.

Hediye olarak Green Label, Lagavulin, Jameson Black Barrel, Glenlivet dörtlüsünden yıl ve hacim olarak uygun gördüğünü alabilirsin. +1
0
nawar
(10.12.24)
Hangi ülke?

Ülkenin viski kültürü varsa ülkeye göre bakılanabilir.
0
put it in your appropriate place
(10.12.24)
kıbrıstan gelir iken elijah craig almıştım. tadını inanılmaz sevdim. ama aynı paraya single maltlarda var.
0
belkider
(10.12.24)
1L JD iyidir.
0
sonsuz
(10.12.24)
(11)

Yakın arkadaşa verilen borç hk.

infinitedreams
Selamlar,ekim ayı'nda yakın bir arkadaşıma borç verdim. az bir miktar değil aslında. 5 gün sonrasında ödeyeceğini söylemişti. ben yine sesimi çıkarmadım, fakat aralık ayı'nda beklediğimden yüksek tutarda kart borcum geldi. dolayısıyla bu paraya ihtiyacım oldu. kendisine kartımın son ödeme gününü söy
Selamlar,
ekim ayı'nda yakın bir arkadaşıma borç verdim. az bir miktar değil aslında. 5 gün sonrasında ödeyeceğini söylemişti. ben yine sesimi çıkarmadım, fakat aralık ayı'nda beklediğimden yüksek tutarda kart borcum geldi. dolayısıyla bu paraya ihtiyacım oldu. kendisine kartımın son ödeme gününü söyledim ve ücreti göndermesini istedim. o günden bugüne ses çıkmadı borç ödeme tarihi vs geçti tabi ki. siz olsanız nasıl davranırdınız? ne yapmalıyım?

teşekkürler.
0
infinitedreams
(09.12.24)
Arayıp alacağınızı isteyeceksiniz ve muhtemelen bu süreçte o kişinin artık o kadar da "yakın" olmadığını göreceksiniz. Duruma göre artık "arkadaş" bile olmayabilir. Geçmiş olsun.
0
salihdt
(09.12.24)
5 gun sonraki maca iddaa basmis tutturamamis anlasilan. Birilerinden borc bulup iddaada tutturursa alirsin, yoksa unut.
0
cek
(09.12.24)
Ben de agustosta verdim, Eylül sonu odeyecekti :)
Ben olsam gelmeyecek gibi düşünürüm. Piyasa batık adam dolu.
0
logisticsmanager
(09.12.24)
Değil yakın arkadaş akrabaya bile borç vermem, sadakat temelli bir iş yapıyorum, müşterilerim bile borcunu zamanında öderken arkadaşmış, hele ki yakın arkadaş filan geçiniz lütfen.

Devir arkadaşı severek öpme zamanı.
0
mahsus mahal
(09.12.24)
Tekrar bir hatırlatın. Gelmezse, borcun üzerini çizin. Çok sonraları gelirse, ekstra olur. Umarım kumar, şeker patlatma olaylarına tutulmamıştır.

Herkese "hiç gelmeyecekmiş" gibi borç vermek lazım. Tutarı da buna göre belirlemek lazım.


.
0
kartallar yuksek ucar
(09.12.24)
5 gün sonrasinda nasil ödeyebiliyor olacakti ki?
Hikaye gibi geldi biraz.
Ailem ve cok yakinlarim haric kimseye borc vermem. Milet hibe istiyor borc degil.
0
sonsuz
(09.12.24)
kartallar yuksek ucar +1
boyle yapardim sanirim ve gelmeyecekmis gibi dusunerek borc vermek/vermemek lazim.
0
kassiopeia
(09.12.24)
Baskı yapın .
Onu tanıyanları da uyarın.
0
diyecevaplandı
(09.12.24)
artık uzak arkadaşınız oldu geçmiş olsun.
0
nuisance2
(09.12.24)
En iyi ihtimal siz kızıp bağıracaksınız o zor da olsa paranızı ödeyecek. Aksi durumda artık arkadaşınız bile olmayacak ve sizi engelleyecek. Paranızın üzerine de soğuk su.

Bu gibi durumlarda her türlü senet yapmakta yarar var. Aksi durumda paranızı bağışlamış gibi düşünüp verin.
0
drako
(09.12.24)
Selamlar, burada siz de sormaktan çekiniyorsunzdur illa ki,bence ikinizi de rahata erdirecek şöyle bir konuşma, karşı tarafı suçlamazsınız ve onun size açılmasını sağlarsınız:

''selam x, ya naber, geçen gün söyledim kredi kartı sebebiyle böyle böyle, seni de sıkıştırmak istemiyorum ama senden de ses çıkmadı, her şey yolunda mı, bir problem mı var, normalde dönersin ama sen dönmeyince merak ettim, bi sormak istedim, her şey yolunda mı'' diyin, o da rahat olsun siz de. para yok derse, ya alamaz mısın, cidden çok ihtiyacım var, maalesef ben de tolerans göstermek isterdim ama durumum yok diyip tatlı tatlı baskı yapın.

buradaki cevaplarda direkt adamı göndermiş dışarıya, olur mu öyle :)
0
damba
(09.12.24)
(1)

Bu ürün sizce inandırıcı mı? Alınır mı?

Unde bach canim
https://sentdream.net/products/mic-earphone-wireless-bluetooth?utm_source=ig&utm_medium=Instagram_Reels&utm_campaign=120214946300160367&utm_term=120214946300140367&utm_content=120214946300220367&utm_id=120214946300160367
0
Unde bach canim
(08.12.24)
O fiyata inandırıcı değil, herhangi bir inceleme yok, çok muhtemel ki dolandırıcılık. En iyi ihtimalle dediği şeyi düzgün yapamayan dandik kulaklığınız olur.
0
salihdt
(08.12.24)
(9)

Hangi e-kitap okuyucuyu tavsiye edersiniz?

sekizdokuzon
F/p olarak. Gözlerim ileri derecede bozuk.Teşekkürler.
F/p olarak. Gözlerim ileri derecede bozuk.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(05.12.24)
Kindle Paperwhite kullanıyorum, gayet memnunum ancak arkadan aydınlatmalı elektronik mürekkep ekran kullanan tüm modeller işinizi görür muhtemelen.
0
salihdt
(05.12.24)
F/P bakışı çok geçerli değil bence ya. Çünkü hepsinin P'si az çok aynı. Sadece fiyat değişiyor. Olay kitap okumak, ekranda yazıları görmeniz gerekiyor. Şarjı etkileyecek ne kadar az özellik olursa o kadar iyi. Bir de tek elde rahatça taşıyacağınız bir ağırlıkta ve ebatta olmalı.

Zaten uzuuun yıllar giden cihazlar bunlar, ömürlük gibi bir şey. Çok kafa yormayın bence.

Ben kobo aura h2o edition 2 kullanıyorum yıllardır. Bi ara pili sorun çıkarır gibi oldu, internette uzun süre şarja takılı bırakın diye önermişlerdi. Öyle yaptım, şimdi yine 2 hafta civarı gidiyor pili. Bulursanız öneriyorum.
0
akhenaten
(05.12.24)
kindle'da metin boyutunu istediğin kadar arttırabiliyorsun. kontrast ayarları da var. alabilirsin bence.
0
xrated
(05.12.24)
ty.gl

Şunu almayı düşünüyorum, ne dersiniz?
0
🌸sekizdokuzon
(05.12.24)
@sekizdokuzon

kullandığım iki okuyucu da siyahtı, şimdi böyle açık renk bir şeyi elimde tuttuğumu düşününce biraz dikkat dağıtıcı geldi ama büyük ihtimal 1 ay kullansam artık fark etmezdim bile. Alın gitsin.
0
akhenaten
(05.12.24)
zaten kılıf da alırsın. sırf renk için fiyat farkı varsa bence değmez.
ayrıca, ikinci el satan çok kişi oluyor. çok daha ucuza kapatılabilir. bir bakmakta fayda var. (2 ay kadar önce aldım paperwhite ve çok iyi durumdaydı)
0
kisa
(05.12.24)
Kobo ya dosya aktarımı daha kolay

Ekitap formatını değiştirmeden ya da aracı bir uygulama olmadan usb ye dosya yükler gibi tak çalıştır sürükle bırak şeklinde kitapları yükleyebiliyorsun
0
grimavi
(05.12.24)
ben kobo kullanıyorum memnunum. bendeki artık üretilmeyen eski bir model olduğu için şeyapmıyorum. ama kindle kullanan arkadaşlarım da memnun. reklamsız olması önemli.
0
titanyum22
(05.12.24)
Kindle paper white cok iyi ve yeterli fp dir. Yazilari buyutme var.

Hayatimda aldigim en iyi seylerden birisi parasi inanilmaz degdi
0
Zetnikov
(05.12.24)
(2)

Süresi geçen ve iptal olan banka kartı sıkıntısı

the sound and the fury
Ebayden bir alışveriş yaptım. Sanat kitabı aldım alıcı iptal etti. Iptal edilmektedir sonra banka kartimin suresi gecmisti yeni kart aktif oldu. Şimdi sorun şu kart iptal para iadesi olmayacak mı? Iban adresime bağlı kartlar ama eski kart ile alışveriş yapmıştım o iptal oldu yeni kart bilgisi de si
Ebayden bir alışveriş yaptım. Sanat kitabı aldım alıcı iptal etti. Iptal edilmektedir sonra banka kartimin suresi gecmisti yeni kart aktif oldu. Şimdi sorun şu kart iptal para iadesi olmayacak mı? Iban adresime bağlı kartlar ama eski kart ile alışveriş yapmıştım o iptal oldu yeni kart bilgisi de sitede yok ebay eyazmam mi gerekiyor. Ne yapabilmem lazim. 4 gün oldu iade olmadı araya cumartesi pazar girmişti ama
0
the sound and the fury
(02.12.24)
Kartın süresinin geçmesi ya da iptal olması iade işlemini etkilemez normalde, 7-10 gün arası sürebiliyor ne yazık ki bu tür süreçler.
0
salihdt
(02.12.24)
benim bildiğim kadarı ile sizin bankadaki kredi kartı hesabınız sabit, kart değişince sadece hesabı kullanabileceğiniz rakamlar değişmiş oluyor, hesabınız aynı kalıyor. dolayısı ile işlem yeni kartınıza yansır.
0
elorelia
(02.12.24)
(4)

Küskünlerin barışması

sorucu
Birbirlerine fenâ hâlde gücenik, küskün iki kişiyi barıştırmışlığınız var mı? Ya da küs olduğunuz biriyle barışmışlığınız? Barıştırmak isteyenlere ne tavsiye edersiniz?
Birbirlerine fenâ hâlde gücenik, küskün iki kişiyi barıştırmışlığınız var mı? Ya da küs olduğunuz biriyle barışmışlığınız? Barıştırmak isteyenlere ne tavsiye edersiniz?
0
sorucu
(01.12.24)
herkesin anlayacağı bir dil vardır. yeterki anlatmak isteyin.
0
margi13
(01.12.24)
Hiç karışmamalarını tavsiye ederim aslında; "Araya giren, arada kalır" diye bir laf vardır.

Koca koca insanlar birbirleriyle görüşmek isterlerse görüşürler zaten. En fazla bir araya getirip konuşmalarına aracı olabilirsiniz.
0
salihdt
(01.12.24)
Ben bana bozulan biri olduğunda bozukluk belli olacak kadar araya zaman girince "bi kusurumuz mu oldu" tarzı bi yokluyorum. Gönülsüz gak guk edilirse baya daha fazla bir zamandan sonra bozuk kalmak zorunda olmadığımızı görüşebileceğimizi sıkıntı varsa konuşabileceğimizi söylüyorum iyi niyet göstergesi olarak. Daha da dönüş olmazsa kimsenin boğazına çökecek halim yok gitmek isteyen gider diyorum.

(Direkt böyle yazmıyorum tabii yukarıda yazdıklarım gibi saygılı hoş bir üslup ile yazıyorum)
0
hedep
(01.12.24)
barıştırıldığım oldu. hayatımın en kötü kararıydı ve daha husumetli bir şekilde küsmemizle sonuçlandı ve başımı da derde soktu. insanların hayatına karışmayın, bırakın kendi kararlarını versinler etkinizde kalmadan.
0
nolmus yani
(01.12.24)
(1)

Yeni telefon & transfer & guvenilir telefon diye taniyan uygulamalar ?

Zetnikov
Arkadaslar misal banka yada mail cift sogrulama tarzi uygulama vs durumlar oluyor Sistem benim telefonu guvenli tel listesine ekliyorNeyse nasil tanittim hatirlamiyorumYeni telefona gecerken transfer uygulamasiyla herseyi transfer edicem herkes boyle yapiyor ama sanirim sifreler gecmiyor diyorlar uy
Arkadaslar misal banka yada mail cift sogrulama tarzi uygulama vs durumlar oluyor

Sistem benim telefonu guvenli tel listesine ekliyor

Neyse nasil tanittim hatirlamiyorum

Yeni telefona gecerken transfer uygulamasiyla herseyi transfer edicem herkes boyle yapiyor ama sanirim

sifreler gecmiyor diyorlar uygulamalara sifreyi kendim giricem notlarimda kayitli sikinti yok

Parmak izimide transfer edicek mi bilmiyorum ve bazi uygulamalarim parmak iziyle calisiyor o nasil olacak

Kissadan hisse yeni telefonu nasi o kadar seyde guveilir tele eklicem ama sifreyi yada sms olayini yapimca guvenli tel mi olucak
0
Zetnikov
(30.11.24)
Biometrik doğrulama cihazda kaldığı için transfer olmuyor bildiğim kadarıyla. Bu da demek oluyor ki bir çok uygulama için Kullanıcı Adı + Şifre + Tek kullanımlık kod sonrası oturum açıp sonrasında parmak izini aktifleştireceksiniz muhtemelen.
0
salihdt
(30.11.24)
(1)

Turkcell dijital guvenlik servis paketi

hain kostokk
Kullanan var mi bu paketi? Gercekten ise yariyor mu yoksa bu paket para tuzagi mi?Güvende tutuyor mu hesaplarinizi buna inaniyor musunuz?
Kullanan var mi bu paketi? Gercekten ise yariyor mu yoksa bu paket para tuzagi mi?
Güvende tutuyor mu hesaplarinizi buna inaniyor musunuz?
0
hain kostokk
(26.11.24)
Çok pahalı bir servis değilmiş ama çok da bir faydası yok. Zararlı sitelere girerken uyarma işi hemen hemen bütün browserlarda var zaten. Keza çalınan şifrelerin bildirilmesi işini de Google/Chrome yapıyor yanlış hatırlamıyorsam. Her ay 20 lira verecek bir fayda göremedim açıkçası.
0
salihdt
(26.11.24)
(1)

İlgi Alanlarımızdaki Şaheserler

hsktr
İlgi alanlarımızda okuma yapmak her zaman daha çekici ve akıcı oluyor. yapay zeka, ikinci dünya savaşı tarihi, skydiving, video oyunlar, futbol (kültürel ve teknik boyutlar özelinde), dağcılık, ferhan şensoy'un anı kitaplarına benzer anı türü, tiyatro ve sinema tarihi, edebiyat tarihinin devrim nite
İlgi alanlarımızda okuma yapmak her zaman daha çekici ve akıcı oluyor. yapay zeka, ikinci dünya savaşı tarihi, skydiving, video oyunlar, futbol (kültürel ve teknik boyutlar özelinde), dağcılık, ferhan şensoy'un anı kitaplarına benzer anı türü, tiyatro ve sinema tarihi, edebiyat tarihinin devrim niteliğindeki eserlerini ilgi alanlarım olarak tanımlıyorum.

Sizden bu türlerden herhangi birinde okuyup da çok etkilendiğiniz, kafanızda ufuklar ya da ufak da olsa düşünce tünelleri açabilen akıcı eserleri sıralamanızı rica ediyorum. Okuma alışkanlığının oturmasında çok yardımcı olacaklar. Ekstra olarak bu alanların dışında ancak herkesi ilgilendirebilecek eserleri de dahil edebilirsiniz.

Şimdiden teşekkürler.
0
hsktr
(25.11.24)
Doppelganger: A Trip Into the Mirror World

The Gene: An Intimate History

The Making of the Atomic Bomb

The Anarchy: The Relentless Rise of the East India Company

The Age of Surveillance Capitalism: The Fight for a Human Future at the New Frontier of Power

Gödel, Escher, Bach: bir Ebedi Gökçe Belik

A Gentleman in Moscow

In Cold Blood

Thinking, Fast and Slow

Slavery by Another Name: The Re-Enslavement of Black Americans from the Civil War to World War II
0
salihdt
(25.11.24)
(3)

Üniversite ücret iadesi nasıl olmalı?

Eyüp
Merhaba arkadaşlar, Ben bir üniversitede %75 burslu olarak okuyordum. Yaklaşık iki yıl önce okulu bitirdim. Son yılın ücretini iki dönem olarak ödemiştim ama mezuniyet kredilerimi 1. dönemin sonunda tamamlamıştım. Üniversite de mezuniyet kredisine ulaştığım için 1. dönemin sonunda öğrenci işleri kay
Merhaba arkadaşlar,

Ben bir üniversitede %75 burslu olarak okuyordum. Yaklaşık iki yıl önce okulu bitirdim. Son yılın ücretini iki dönem olarak ödemiştim ama mezuniyet kredilerimi 1. dönemin sonunda tamamlamıştım. Üniversite de mezuniyet kredisine ulaştığım için 1. dönemin sonunda öğrenci işleri kaydımı silmiş. Ancak pandemi, iş-güç derken okula bir türlü gidip ilişiğimi kesemedim. Bugün veya yarın okul ile ilişiğimi kesmeye gideceğim.

Öğrenmek istediğim şu;

Okul 2. dönemin ücretini, bana o gün ödediğim ücreti mi iade edecek yoksa bu sene istenen dönem ücreti olarak mı iade etmeli?
0
Eyüp
(25.11.24)
Yönetmelikte geçiyordur, muhtemelen ücretin ödendiği miktarda iadesi yapılır, güncel bedel üzerinden yapılacağını sanmıyorum zira bu tür bir uygulama için bir sebep (Eğer YÖK'ün yasal bir zorunluluğu vb. yoksa) yok.
0
salihdt
(25.11.24)
ücret iadesi olduğu için ödediğin ücret ne ise o.
eğer ödediğin ücret dönemlik öğrenim ücretin olsaydı şuanki güncel dönemlik ücret o zamanki ödediğinden farklı bir tutar olsa dahi ekstra ücret ödemeden öğrenim hakkını sunarlardı. ama öğrencilik bitmiş zaten. şuanki ücretten iade edilmesi imkansız.
0
ezkaza
(25.11.24)
Merhaba, ücret iadesi ile ilgili olarak mutlaka bir prosedürleri vardır. Hatta bunun bir şablon dilekçesi de vardır. Öncelikle Öğrenci İşleri Daire Başkanlığına ulaşıp konuyu anlatın iadeyi isteyin. Devlet üniversiteleri bile öderken vakıfların ödemesi düşünülemez.

Gerçi pandemiden sonra paramız pul oldu ya neyse.
0
buck rogers
(26.11.24)
(6)

cayma bedelinin mantikli bir aciklamasi var mi?

buenosdias
mantikli derken sirket veya sektor acisindan demiyorum. devlet, ulke, vatandas acisindan soruyorum.benim dusuncem gayet basit, bir devletsiniz ve vatandasi korumak icin varsiniz. milyonlarca dolar kazanan sirket gelip senin vatandasina aylik alirsan bu kadar, yillik taahut yaparsan su kadar diye ucr
mantikli derken sirket veya sektor acisindan demiyorum. devlet, ulke, vatandas acisindan soruyorum.

benim dusuncem gayet basit, bir devletsiniz ve vatandasi korumak icin varsiniz.

milyonlarca dolar kazanan sirket gelip senin vatandasina aylik alirsan bu kadar, yillik taahut yaparsan su kadar diye ucret cikariyor. vatandasin yilligi seciyor sonra bi sekilde cikmak zorunda kaliyor. sirket kalkip cayma bedeli kesiyor. devlet buna neden izin veriyor?

ne dusunuyorsunuz? avrupa, amerika'da var mi benzer uygulama?
0
buenosdias
(25.11.24)
Benzer uygulamalar farklı ülkelerde var. Mantığı da basit aslında; düzenli ve tahmin edilebilir bir gelire sahip olmak şirketler için önemli. Özellikle dijital ürünlerde bir sağlayıcıdan diğerine geçmek görece kolay olduğundan aylık abonelikler öngörülebilir bir ciro sunmuyor. Müşteriye "Yıllık taahhüt edersen şu kadar indirim yaparım" diyerek bu "Ben daha ucuzunu buldum, gidiyorum" ihtimalini mümkün olduğunca azaltmış oluyorlar. Cayma bedeli de bu sistemin işlemesi için gerekli yaptırım oluyor.
0
salihdt
(25.11.24)
Var.
Ama en azından Fransa'da Türkiye kadar dandik değil. Normal fiyata taahhütsüz de çok. Türkiye'de taahhüt olmadan düzgün bir şey yok. Buna ek olarak iptal etmek oldukça zorlu bir uğraş.

Türkiye tüketici hakları konusunda rezalet durumda yani. Bu telekomünikasyonda baya kötü.

Türkiye'de en komiklerinden biri misal modem. Modem kiralama ücreti diye sürekli para kesiyorlar, kendi modemini almana izin de vermiyorlar.
0
logisticsmanager
(25.11.24)
cayma bedeli bir ceza olmadığı için mantıksız değil. aylık abonelik x lira, belli bir süre kullanma sözü verirsen ortaya bir anlaşma çıkıyor ve ücret y liraya düşüyor. olur da taahhüt tamamlanmadan vazgeçersen bu anlaşmayı bozuyorsun ve kullandığın ay kadar (x-y) veya kalan ay kadar y liradan hangisi daha düşükse cayma bedeli olarak onu ödüyorsun. kullanılandan farklı bir meblağ ödemesi yok. dünyanın her yerinde, konu ne olursa olsun bir anlaşmayı bozmanın bedeli olur. bizdeki bu tüketiciyi koruyan yasal düzenleme olmasa şirketler çok daha fazla bedel talep ederlerdi.

internet, cep telefonu operatörü vb fiyatlarının uçukluğu ayrı bir konu tabi..
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(25.11.24)
Cayma bedeli ve taahhüt kavramının kendisi sorun değil aslında. Taahhüt yaparken firma size, sizden alacağı düzenli ödemeye karşılık bir indirim sunuyor. Müşteri için aynı hizmeti daha ucuza almak, firma içinse belli bir periyotta ödeme garantisi almak kazançlı bir durum.

Bunu kötü yapan şey kağıt üstünde olduğu gibi işlemiyor olması, müdahale edilmesi gereken şey bu. Firmalar uçuk bir taahhütsüz fiyat belirleyip, normalde taahhütsüz önermesi gereken fiyatı taahhütlü fiyat olarak gösterince vatandaşın faydasına olan indirimli hizmet kullanma durumu ortadan kalkıyor ve insanlar süt sağma makinasına bağlanmış inek konumuna geliyor. Piyasa fiyatı taahhütlü abonelik fiyatından oluşuyorsa ortada bir problem vardır.

Örneğin özellikle telefon aboneliklerinde kimse taahhütsüz fiyatın ne olduğunu bilmez, taahhütsüz fiyat üstünden konuşmaz. Taahhütsüz fiyat sadece kağıt üstünde vardır. Biz ürünün fiyatı hakkında konuşurken taahhütlü fiyattan bahsediyor oluruz. Kimse gsm abonelik fiyatlarıyla ilgili sinirli sinirli konuşurken taahhütsüz abonelik ücretini baz almaz, herkes aslında taahhütlü fiyatlardan bahsediyor. Herkes bunu kanıksamış, böyle devam ediyor. Şaşırtıcı bir durum. Bu çok yanlış bir durum. Müdahale edilmesi gereken şey bu. Taahhüt yapılarak firma ve müşteri arasında karşılıklı tavizler veriliyor olmalı. Oysa güncel durumda müşteri seçtiği için değil mecbur olduğu için taahhütte bulunuyor.
0
akhenaten
(25.11.24)
Avrupa amerikada o ayda 20-30 dolara verilen iphone'ların nasıl verildiğini düşünüyorsunuz? Türkiye'deki bu tür pazarlama ticari şeylerin neredeyse hiçbiri türkiye'den çıkma şeyler değillerdir.

'çıkmak zorunda kalıyor' tanımınızı genişletmeniz gerekiyor, zorunda nasıl kalıyor? Yurtdışına taşınıyorsa hiçbir servis sağlayıcı cayma bedeli almıyor, öldüysen yine almıyorlar, altyapı olmayan bir yere taşınırsan almıyorlar. Yani zorunda kalınan hiçbir durumda üstüne çökmüyorlar ver lan ver diye.

Taahhüt ne sağlıyor ona bakmalı asıl, taahhüt firmayı zengin etmek için var olan bir şeyden çok firmaların gelecek finansal durumlarını öngörmeye yarayan bir şey. Yani emin olun taahütsüz sisteme geçip aynı parayı kazanırlar sadece kullanıcılar ortalama olarak daha fazla öder.
0
atom karincanin torunu
(25.11.24)
Cayma bedeli akla yatkın +1

Baştan adam dürüstçe sana söylüyor aylık ücretini ve indirim miktarını. Hem kabul edip hem de anlamsız bulmak saçma. Anlaşmayı her iki taraf da imzalıyor neticede.

Sırf milyon dolarlık oldukları için şirketleri devlet mağdur edecek olsaydı kimse yatırım yapmazdı.
0
enteg
(26.11.24)
(10)

Mukbang'ın doğuş sebebi ne?

muhayyer divan
SelamMukbang denen şey denk geldi birkaç gündür bakıyorum, çok acaip bir his veriyor, neyse konu bu değil. Özellikle Çin ve Uzak Doğu menşeli videolar görüyorum. Hem çok yiyorlar, hem tıkınarak yiyorlar, hem çok sıcak yiyorlar, hem çok acı yiyorlar, bazen baştan aşağı yalnızca yağ yiyorlar, onlarca
Selam

Mukbang denen şey denk geldi birkaç gündür bakıyorum, çok acaip bir his veriyor, neyse konu bu değil.

Özellikle Çin ve Uzak Doğu menşeli videolar görüyorum. Hem çok yiyorlar, hem tıkınarak yiyorlar, hem çok sıcak yiyorlar, hem çok acı yiyorlar, bazen baştan aşağı yalnızca yağ yiyorlar, onlarca yumurtayı üst üste yiyorlar mesela.

Bu uygulama nereden çıkmış, ne yapmaya çalışıyorlar? Hani bir rivayete göre porno videoların amacı aslında üremeyi tetiklemekti, öyle biliyorum. Bu da onun gibi desem değil sanki yahu.

Beni neden makarna balık ve yağlı et videoları mutlu ediyor onu da anlamış değilim.
0
muhayyer divan
(23.11.24)
Amaçsız bir aktivite. Obeziteyi tetikliyor ayrıca
0
wd40
(23.11.24)
bilgim yok ama fikrim söyle. yemek yerken o videoalari izlemek cok iyi geliyor. sanki hep birlikte gömüyormussun gibi. bence yemek yerken izleniyor. o cok aci, cok büyük kismi da isin challenge i.
0
robert bosch
(23.11.24)
www.instagram.com

Şuna bakın ya allaasen bu normal bişey mi şimdi, ne yaptıklarını düşünüyorlar merak ediyorum. Kilo da almıyorlar.
0
🌸muhayyer divan
(23.11.24)
(bkz: gluttony)
0
Bruce
(23.11.24)
Kilolu insanlar, iştahları için suçluluk duygusu yaşarmış.
Bu tip videolar onlara suç ortağı bulma hazzı yaşatırmış.

Kendi yorumum değil. Bir yerde okumuştum.

Ben sevmiyorum. Özellikle bir haşlanmış yumurtayı tek hamlede gömmeleri iğrenç geliyor.
0
Mirket
(23.11.24)
@Mirket

Ben de epey kilolu bir insanım ama bana suç ortağı bulma değil de kendim yiyormuşum gibi bir haz veriyor. Bırak iştahı, her bir yediğimiz öğün için ayrı ayrı suçluluk duyuyoruz evet. Bazen bana var olmak suçmuş gibi gelir.
0
🌸muhayyer divan
(23.11.24)
Boş versene.
Yemek beni mutlu ediyorsa yerim ki.
Ne suçluluğu.
Bir daha mı geleceğim dünyaya.
0
Mirket
(23.11.24)
Bedeni arzularını abartılı bir şekilde, yoğun bir haz alarak gideren insanları izlemek... Kulağa pornografik geliyor.
0
salihdt
(23.11.24)
Popüler olmasının birçok farklı sebebi var ama doğuş sebebi insanların yalnız olması. Bizim kültür ve aile yapımıza uzak geliyor böyle şeyler ama her öğününü tek başına yiyen insanlar var. Bunlar kendilerine yemek sırasında eşlik edecek birilerini arıyorlar ve mukbang doğuyor.
0
gnosis
(23.11.24)
Bir de hem kaynar halde yiyolar hem çiğnemeden yutuyolar hem de çok yiyolar. Mideleri yamulmuyor mu bunların??

Makarnaya çok fitim yalnız.
0
🌸muhayyer divan
(23.11.24)
(12)

eksisozlugun chp akp ajans ve genclik kollari trollerine goz yummasi?

buenosdias
artik o kadar belli oluyor ki, dikkat cekici bir imamaoglu basligi aciliyor cat ilk 5-10 entry birbirini destekleyen seylerle hemen gundem yapiliyor. ayni naneyi tam tersi chp trolleri de yapiyor. sozluk neden bunlara goz yumuyor sizce? rating aldigi icin mi?
artik o kadar belli oluyor ki, dikkat cekici bir imamaoglu basligi aciliyor cat ilk 5-10 entry birbirini destekleyen seylerle hemen gundem yapiliyor. ayni naneyi tam tersi chp trolleri de yapiyor. sozluk neden bunlara goz yumuyor sizce? rating aldigi icin mi?
0
buenosdias
(22.11.24)
Para.
0
10551037
(22.11.24)
evet.
rating -> daha çok reklam -> daha çok para.
0
WithWorth
(22.11.24)
1-Etkileşime açık kapı bırakılıyor.
2-Cevheri Güven TC iletişim başkanlığında ekşisözlük ofisi kurulduğunu söylemişti. Yönetim sözlüğün kapatılmaması için bu duruma göz yumdu.
0
HellKeePer
(22.11.24)
Sence sözlük akp çalışanlarının hesabını silebilir mi?
0
osssy
(23.11.24)
korku > baskı > para.
sözlük artık bir anı defteri bile değil...
0
her giriste sifresini unutan adam
(23.11.24)
Benim kafa mesela nasıl çalışıyor biliyor musun..

"Chp ve akp trolleri ne göz yummasi.." diye acmissin duyuruyu.

Hani akp yapıyor tamam ok, ama chp de yapıyor ya vallahi billahi..

Sonra duyuruyu açan senin diğer Duyurularına bakıyorum

"İstanbul Metrosu les gibi.."

"Rte bir gecede İsrail'e girse.. "

Sonra emin oluyorum, "evet akp yapıyor ama bakın chp de yapıyor chp trolleri de var" algılı minik başarısız çalışma.

Valla kusura bakma benim kafam böyle çalışıyor.

Manyak ettiniz artık bizi :)
0
makbur
(23.11.24)
Şeytanın avukatlığını yapayım; işin biraz da moderasyonun zorluğu boyutu var bence. "Aha bu Troll içerik, aha bu kullanıcı troll" demek her zaman o kadar kolay değil. Evet bazı durumlarda çok bariz gibi geliyor ama bunların üzerine moderasyon uygulamaya başladığınızda "Kesin Troll" ile "Normal kullanıcı" arasında çok ciddi bir gri alan kalacak. Bu noktada da moderasyonun sürekli tartışılan kararlar alması gerekecek. Bir yanda belki çoğunluğun troll olduğunu düşündüğü insanlar atılmazken arada troll olmadığı halde atılanlar olacak...

Tabi bir de işin taraf olma boyutu var; sözlük moderasyonu Türkiye hakkında hiçbir fikri olmayan tam anlamıyla bağımsız uzaylılardan bile seçilse her kararlarından sonra tarfgir olmakla suçlanacaklar; AKP, CHP, HDP, Fenerbahçeli, Beşiktaşlı, Galatasaraylı, vb. bir sürü grup tarafından itilip kakılacaklar.

Eh yukarıdaki dediklerimin hepsi, moderasyon görece hiçbir şey yapmadan da oluyor zaten; neden sorumluluk alsınlar? Sözlük gibi bir mecrada total kontrol çok zor, maliyeti yüksek, işe yarayıp yaramayacağı tartışılır...

Bu arada benzer dinamikler hemen her sosyal ağda var; yani Twitter, Facebook, Tiktok vb. de trolleniyor.
0
salihdt
(23.11.24)
para degil de acik kalmasinin yolu bu. muhtemelen iktidara sozler verildi sizin propagandanizi yapanlari yasaklamayacagiz, cok seslilik saglayacagiz vs diye.
0
antikadimag
(23.11.24)
@makbur, basit bir duyurudan hareketle diğer duyurularıma bakıp analiz etmen ya iflah olmaz bir işssiz yada fanatik derecede bir parti trollü olduğunu gösterir. ama biraz daha işssizlik emaresi gösterseydin diğer sayfalarda da anti akpli duyurular görürdün.
0
🌸buenosdias
(23.11.24)
@makbur internette her 100 AKP'li troll'e karşılık 10 CHP, 5 Memleket, 3 Zafer, 0,2 Perinçek troll'ü var. @buenosdias da AKP troll'ü olabilir ama bu CHP trollü varlığını değiştirmiyor.

Soruya cevap vereceksek. Evet, etkileşim üzerinden gelen para için göz yumuyor. Adamın adı duyuluyor, reklamını veriyor. Parası cebine akıyor. Arada 85 hesaplı kişiler ve Ekşi Sözlük'ün kapanmasına yol açacak şeyler dışında bir konuya müdahale etmiyor.

Mesela ben bir arap terörist ile ilgili yazdığım 3 entry'den dolayı başlık açma cezası aldım. Şikaye üzerine gge ile silindiler. Öte yanda ne Atatürk'ümüz kalıyor, ne Türklüğümüz ne başka bir şey ama silmiyor. Çünkü onlara müdahale ederse sözlüğe müdahale gelecek, onlar da parasından olacak. Türkiye'deki en kalitesiz ortamlardan biri Ekşi Sözlük. Birçok başlığa girmiyorum o yüzden.

Bu arada bence asıl sorun troll başlıkları değil, o başlıklara cevap yazanlar.
0
nawar
(23.11.24)
@nawar

Haklısın, ki en dandirik partilerin hatta kişilerin bile trolleri mevcut.

Burada benim itiraz ettiğim; bütün medyayı ana akım medya yapmış, twitter eksi facebook hatta en dandik forumlarda bile çok ciddi bir organizasyonu olan devlet (!) destekli aktroll organizasyonunu chp ya da herhangi bir partiyle denk gösterme çabasına benim itirazım. ki, bu da aktrollerin sinsi bir organize çalışması (bak mesela beni de parti troll'u olarak etiketlemiş :))

Amaç: hükümeti eleştiren sen ben gibi sıradan insanları chp parti Troll u olarak yaftalamak ki alın işte kanıtı :)

Birazdan buraya yazılacaklari da yazayim; "akp yi normal insan destekleyip savunamaz mi kardeşim.." ve "işte bu yüzden hep kaybediyorsunuz daha da kaybetmeye devam edeceksiniz" (tabi aralarda "bakın rte'ye ben de eleştiriyorum" sosları ile :))
0
makbur
(23.11.24)
makbur, devlet destekli medya konusudaki yazdıklarına katılıyorum ama sonraki bakış açın mağduriyetten ahlaksızlığı hak görmek gibi bişey. akp katbekatını yapıyor diye chp'ye laf söyleyecek miyiz? benim derdim ne akp ne chp, bu leş ortamı eleştiriyorum ama sen chp koruma güdüsüyle gelip konuyu akp chp savaşına indirgiyorsun. ayrıca bana troll iması yapıp aynı şekilde karşılık görünce bakın bana troll dedi diye manipülasyon yapman basitlik.
0
🌸buenosdias
(24.11.24)
(5)

şu saat nasıl sizce?

birmilyonunvarmi
sbhttps://www.amazon.com.tr/Seiko-Paslanmaz-%C3%A7elik-kay%C4%B1%C5%9Fl%C4%B1-kuvars/dp/B07X31LLTX/ref=sr_1_2?dib=eyJ2IjoiMSJ9.gsCycqy7rTkUfX8ClmknyrQh_VSxBXNWphE95ft7Q30zhsRXYFT3JulXyx57Hd1mgfgxtL-1WOo6lIkD2EIs7qoEqU8mLlHjXD4FHydc5U_E77IgXt17Wbb-71Zc2EfwU2irSnt2i3oHqNEcsyYJ6KOcOjqI5vWv7EWtSLcllUMvV
0
birmilyonunvarmi
(21.11.24)
güzelmiş ama kasası çok hoşuma gitmez benim böyle dışa doğru eğimli ve geniş olunca. camla birlikte biten, çok az görünen kasaları seviyorum ince olacak.
bana alırsanız diye detay vereyim istedim :)
0
erty_ksk
(21.11.24)
Ben bu tarzı seviyorum, solar saatler bazen iyi çalışamayabiliyorlar fakat camı da safirmiş güzel

Saatin modelini yutuba yazarsan kolda duruşunu gösteren inceleme videoları çıkıyor, fotoğraftan bakmak yanıltıcı olabiliyor

youtu.be
youtu.be
youtu.be
0
grimavi
(21.11.24)
Siyah kadranlı saatleri pek sevmiyorum o yüzden şahsen tercih etmezdim ama onun dışında güzel bir saat. Kordonunu deri ya da Nato kayışlarla değiştirip farklı tarzlar da yakalanabilir.
0
salihdt
(21.11.24)
Saatten anlamamakla birlikte önceki attığınızdan daha düzgün duruyor. Ben görsem güzel saatmiş derim.

Bundan bir sonra Tissot falan atacaksınız sanırım ufak ufak yükseliyor :D
0
hedep
(21.11.24)
Dede saati. Illa alicaksan mavilisini al bari
0
freedonia
(21.11.24)
(7)

dinleniyor muyuz

WithWorth
dün gece 3-4 gibi uyanıp aforizma kasarken "x, y'dir" gibi bir cümle kurdum bir kaç kez. sabahın 9'unda(!) aylardır bana yazmayan(!) babam whatsapp'tan bir video atmış, ai görsellerle ve ai sesle hazırlanmış bir nasihat videosu.videonun daha ikinci cümlesi net olarak "x, y'dir" ve açıklamaları üzeri
dün gece 3-4 gibi uyanıp aforizma kasarken "x, y'dir" gibi bir cümle kurdum bir kaç kez.

sabahın 9'unda(!) aylardır bana yazmayan(!) babam whatsapp'tan bir video atmış, ai görsellerle ve ai sesle hazırlanmış bir nasihat videosu.

videonun daha ikinci cümlesi net olarak "x, y'dir" ve açıklamaları üzerine.

bence; ai beni dinledi, sonra önerilen videolarda babama video önerdi, babam "nasihat edeyim" duyguları ile videoyu bana attı. ve ben kurduğum cümleme kavuştum. ve ai skor hanesine +1 ekledi.
her şeyin tesadüfi olarak cereyan ettiğini düşünemiyorum.
siz ne diyorsunuz ?
0
WithWorth
(20.11.24)
İlla birine yazmam ya da telefonda konuşurken söylemem gerekmiyor, herhangi bir şeyden bahsedince o gün ya da sonraki gün bir şekilde o ürün benim önüme geliyor reklam olarak.
Bu bir yandan çok korkutucu geliyor bir yandan da tesadüftür ya o kadar da değil diyorum.
O kadar çok insan var yani hangi birini dinleyeceksin de filtreleyeceksin de bunları yapacaksın çok zor gibi geliyor ama bilmiyorum.
Bu konuda kafam çok karışık.
0
mutekebbir
(20.11.24)
Var hocam böyle bir şey ismi de Skynet.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(20.11.24)
salihdt
(20.11.24)
dinleniyoruz dinlenmesine ama normalde de olan durumlar bunlar. geçen gün rüyamda iki arkadaşımla balık yediğimi gördüm. arkadaşlar antalya'da ben başka şehirdeyim. birkaç gün sonra birden bire antalya'ya kayınvalidelere gitme durumum oldu, yemekte balık vardı mesela. 1 gün sonra da o arkadaşlardan biriyle epey vakit geçirdik. hatta arabada oltamız da varmış konyaaltı'nda salladık biraz :) yıllardır oluyor bunun gibi şeyler. çok takılmıyorum artık. zira yıllarca kafa yorsam da çözemedim.

sizin olaya gelirsek babadan ayrı bir yerdeyseniz sizi dinleyip başkasına video önerme olasılığı düşüyor ama aynı wi-fi ağını kullanıyorsanız olabilir ya da eskilerin dediği gibi kalp kalbe karşıymış da diyebiliriz.
0
Improbable
(20.11.24)
bu gerçekten de cevabını bilemeyeceğimiz, bilsek bile tartışmaya devam edeceğimiz bi konu.

cep telefonunun sürekli sizi ve ortamdaki sesleri dinliyor olması, bu sesleri metne ya d benzeri bi dataya çevirmesi, bu dataların güvenilirliğini sorgulamadan sunucuya göndermesi pek az ihtimal.

bi kere sürekli dinleme için çok güce ihtiyaç duyar telefon. bunların işlem maliyetleri çok yüksek.

öte yandan "hey siri, hey google" dediğimizde çalışan bi telefon varsa, pardon zaten sürekli dinliyor demek değil mi bu?

hey google, hey siri komutlarını duyup ayrıştırabiliyorsa, "traş kolonyası" sözcüğünü de yakalayabilir, "pandalar ayakta uyur" cümlesiyle de tetiklenebilir.

bahsettiğiniz duruma benzer çok şey yaşadım ben de.
rastlantı olmaktan uzak diye düşünüyorum bi yandan, bi yandan da hala mümkün gelmiyor. dediğim gibi sizi dinleyip duysa bile her duyduğu üzerinden işlem yapamaz ki. kirli bi veri kümesi olur.
0
biseysorcaktim
(20.11.24)
konusmanı dınlıyor telefon mıkrofonlar ve reklam atıyorlar bu yuzde yuz dogru ama dıger konuya emın degılım o kadar varmı dıye
0
Zetnikov
(20.11.24)
cep telefonunda google'ın bu özelliğini kapatabiliyorsunuz. dinleniyoruz evet.

ayrıca bir de yeterince enerji alanınız temiz ise ve bunlar sıklıkla tekrar ediyorsa aydınlanıyorsunuz skaejrhe
0
janderzel zartanyan
(21.11.24)
(3)

Check-in bagajında co2 tüpü / sodastream

aguen
Merhaba,Sodastream makinesi aldım bir gaza gelip. Yanındaki basınçlı co2 tüpünü hiçbir şekilde getiremez miyim uçakta :( deneyen oldu mu?Türkiye'de co2 tüpü nereden bulabilirim ya da benzer makineler kullanan var mı?
Merhaba,

Sodastream makinesi aldım bir gaza gelip. Yanındaki basınçlı co2 tüpünü hiçbir şekilde getiremez miyim uçakta :( deneyen oldu mu?

Türkiye'de co2 tüpü nereden bulabilirim ya da benzer makineler kullanan var mı?
0
aguen
(20.11.24)
Sanırım ülkeye ve şirkete bağlı. Amerika için TSA "Sadece boşsa taşıyabilirsiniz" demiş ama Avustralya için Qantas şirketten izin alıp 4 taneye kadar kabin bagajında ya da valizde taşınabilir demiş. Bence havayolu şirketinin sayfasına bir bakın ya da arayıp görüşün.


Co2 and non-flammable gas cartridges (QANTAS)

What gas cartridges you can carry and requirements of how to pack:
Airline approval required Yes
Carry-on baggage Yes,permitted
Checked baggage Yes,permitted
CO2 non flammable gas cartridges requirements

Requirements

up to four cartridges is permitted per passenger
up to 28g or 50ml per cartridge
0
salihdt
(20.11.24)
eğer uyarsa biracıların fıçılama için kullandığı kartuşlardan alabilirsiniz trde. örnek: www.butikbira.com
0
inheritance
(20.11.24)
Lanet olsun dedim iade ettim her şeyi:( teşekkürler cevaplar için
0
🌸aguen
(20.11.24)
(6)

Geri dönüştürülmüş materyal, çevreye saygı

michael_knight
Çoğu yabancı firma (mesela Apple gibi) ürünlerinin geri dönüşüme uygun olduğu, çevreye saygılı olduğuyla ilgili çeşitli kanıtlar sunuyor.Bu gibi bilgiler satın alma kararınızda bir etkide bulunuyor mu?Size herhangi bir etkisi oluyor mu bu bilgilerin?Yurt dışında insanlar bu konuda Türkiye'den çok da
Çoğu yabancı firma (mesela Apple gibi) ürünlerinin geri dönüşüme uygun olduğu, çevreye saygılı olduğuyla ilgili çeşitli kanıtlar sunuyor.
Bu gibi bilgiler satın alma kararınızda bir etkide bulunuyor mu?
Size herhangi bir etkisi oluyor mu bu bilgilerin?

Yurt dışında insanlar bu konuda Türkiye'den çok daha mı hassas?
0
michael_knight
(19.11.24)
1. Hayır
2. Türkiye'de hayır
3. Evet

tr.euronews.com
0
Mirket
(20.11.24)
geri dönüştürülmüş malzemeden yapılan ürünü, diğerleri ile aynı fiyata sattıkları için şu an hiçbir etkisi yok. fakat 20 sene sonra, bu altyapıyı kuran firmalar, yeni malzemeye bağlı kalmışlardan daha ucuza ürün satmaya başlayabilirler, o zaman satın alan tercihlerini etkiler. bu da özellikle tekstilde hissedilir şekilde olacaktır, teknolojide çok başka etkenler de var.
0
malheiros
(20.11.24)
Batıda daha hassaslar evet. Ben İngiltere'deyim ve bi satış işi yapıyoruz, ürünün paketlemesini plastik içermeyen şeylerle yapıyoruz kağıt-karton ve kağıt bant vs.

Eco-friendly olduğu anda milletin ilgisi artıyor. Fakat bu biraz içlerini rahatlatma olayı. Mesela çöpleri güzel ayrıştırsalar bile o gerçekten geri dönüşüyor mu yoksa Türkiye'ye gönderilip yakılıyor mu takip etmiyorlar :)

bak mesela @malheiros ucuzluk demiş, ekonomik durumumuza göre evet ucuzluk bizi etkiler ama ekonomik durumu düzgün batılının kafasında "biraz daha pahalı olup çevreye zararlı olmayacaksa onu alayım" gibi fikirler de olabilir. Sonuç olarak organik olunca daha çok para veriyorsun, çevreye daha az zararı olunca da çok verebilirsin. Ama son zamanlarda her yerde ekonomi ve enflasyon kötü, işler kötüye gittikçe bu her an "çevreye koyayım ürün bana ucuza gelsin"e dönebilir.

Fakat şu fikrimi ekleyeyim, Apple gibi her yıl belki milyar ürün üretip satan şirketler gerçekten çevreye saygılı işler yaparsa bu büyük bi kazanç. Sen ben iki kağıt pipet kullandık diye dünya iyiye gitmeyecek ama fabrikalarda yıllık %1-2 fark ettiren şey bile olumlu etki yapacak.
0
nhk ni youkosu
(20.11.24)
1. Markalar çevrecilik maskesi altında tüketimi körükleyen hareketler yaptıkları ve çevre zerrede umurlarında olmadığı için kendini çevreci ilan eden markalara zerre itibar etmiyorum.
2. Bu bilgiler bende negatif etki yapıyor çünkü markalar iki yüzlü davranıyor.
3. Avrupa'da sözde yeşil dalga bize göre daha etkili olduğu ve Avrupalılar bu konularda oldukça cahil oldukları için bu zırvalara tüketici tarafında değer veriyor.
0
10551037
(20.11.24)
(bkz: Greenwashing)

Bu sözde hassasiyetin neredeyse tüm örnekleri en nihayetinde pazarlama faaliyeti. Ürünlerinin geri dönüşüme uygun olduğunu iddia eden Apple, diğer yandan ürünler tamir edilemesin ve haliyle de yenisi alınsın diye elinden geleni yapıyor mesela.

Ve tabi ki her pazarlama faaliyeti gibi belli ölçüde işe yarıyor. Burada bir analiz var mesela: www.mckinsey.com
0
salihdt
(20.11.24)
"doğaya saygılıyız" lafı, keten kenevir bitkisinin en az plastikler kadar ucuz ve sağlam malzeme üretilecek şekilde kullanılabileceğini öğrendiğimden beri bana saçma ve yalan geliyor.

Gerçekten doğaya saygılı olsalardı plastik ve benzeri materyallerden uzak dururlardı, doğal çözümleri aslında mevcut bulunduğu halde uzak falan durmuyorlar. Ucuzluk sorunu dahi olmadığı halde.

Onun için benim alışverişimi "doğaya saygılıyız"lar, plastik ve benzeri malzemeler konusunda etkilemiyor.
0
muhayyer divan
(20.11.24)
(4)

İs yerinde geri bildirim alınca moral bozulması

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Her ne kadar geri bildirimleri kişisel almamam gerektiğini bilsem de o gün bazen o hafta moralim bok gibi oluyor. İşin kötü tarafı bunu geri bildirimi veren kişi de fark ediyor. Her fırsatta kendime bunların kariyerdeki ilerlemeler için önemli noktalar olduğunu normal olduğunu ha
Merhaba arkadaşlar,

Her ne kadar geri bildirimleri kişisel almamam gerektiğini bilsem de o gün bazen o hafta moralim bok gibi oluyor. İşin kötü tarafı bunu geri bildirimi veren kişi de fark ediyor. Her fırsatta kendime bunların kariyerdeki ilerlemeler için önemli noktalar olduğunu normal olduğunu hatırlatıyorum ama nafile. Altta yatan seyi anlamaya çalışıyorum hata yapmis olmayi yedirememek mi? Kusursuz is yapma arzusu mu? Tam kestiremedim. Siz bunu nasıl başarıyorsunuz?
Ben nasıl bunu aşmayı öğreneceğim?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(19.11.24)
Abi geri bildirim bir ders değil mi? Kötü bir şey değil ki. Ne zaman dersleri bitirirsen yani ne zaman geri bildirim almazsan sınavı geçmiş olursun işte. Tam olarak "olmuş" olursun.
0
etna
(19.11.24)
Egoya ters bir şey tabii ama sonunda daha rahat çalışmaya başlıyorsun, yaptığın işten daha büyük tatmin alıyorsun.

Bende de var bu. Bu hafta içinde mesela okulun müdürü beni yanına çağırıp sınıfın birinde dirlik,. düzeni sağlayamadığımı söyleyecek, yol yordam gösterecek. Keşke göstermese :p Ama bu haberi aldığımdan beri derslerdeki sınıf hakimiyetim arttı. Kusursuz değiliz de işte kusursuz görünmek istiyoruz. Gelişimin önündeki en büyük engel. Canın başta acıyacak, acısın. Gerisi ferahlık.
0
sekizdokuzon
(19.11.24)
Bence moral bozulması normal ve insani bir tepki. Bunun ardından gelen "Ben bunu hak etmedim" gibi ya da "Peki X kişisnin yaptıkları, Y kişisinin performansı" gibi düşünceler de normal. Ancak bunları aşıp ertesi gün geri bildirimi metodolojik bir şekilde mantık süzgecinden geçirmek moral bozukluğuna iyi gelebilir.

Örneğin:
Geri bildirim haklı mı?
Hayırsa: Neden hak etmediğim bir geri bildirimle karşılaşıyorum? Bu geri bildirimi veren kişinin bir yanlış anlaşılmasından ya da benimle kişisel bir sorunundan mı kaynaklanıyor? Bunları nasıl çözebilirim?

Evetse: Bu geri bildirime yol açan süreç neydi; neyi, neden beklendiği gibi yapamadım. Bu sebepler o ana özgü sebepler mi (Ne yapmam gerektiğini biliyordum ve bunu yapabilecek güce sahiptim) yoksa gerçekten bir şeyler (Bilgi, deneyim, irade, motivasyon) eksik olduğu için mi bu geri bildirimi alıyorum.

vb.

Tabi bir de yapıcı bir şekilde geri bildirim almanın faydasına inanmak lazım. İnsan kendi yaptığı şeyleri, sırf kendi yaptığı için doğru kabul etme eğiliminde. Geri bildirime olumsuz tepki vermek uzun vadede bizim zararımıza zira kendimizi gelişmeye kapatmış oluyoruz. Yaşlı insanların genel olarak yeni şeyler öğrenememelerinin önündeki en büyük engel çoğunlukla zihinsel/fiziksel kapasitelerinin eksikliği değil yıllardır yaptıkları şeylerin daha iyi ya da daha farklı yapılabileceğine dair fikirleri dikkate almamalarıdır mesela.
0
salihdt
(20.11.24)
OKBB ve/ya mükemmelliyetçilik, kişiselleştirme. Ben terapiyle 'değişmeye' çalışıyorum. Şimdilik en azından farkındalık kazandım. Olumsuz eleştiriye zerre tahammülüm yok; dünya başıma yıkılıyor ve günlerce başka hiçbir şey düşünemiyorum.
0
auroraaurora
(20.11.24)
(5)

irlanda sorunsali

alice in potatoland
Bence halkin refahi ve veriler birbiriyle örtüsmüyor. OECD ülkeleri icinde en yüksek GDP aciklayan, en yüksek productivity aciklayan ülke Irlanda ama bu esnada issizlik %5 ve gelir hacminin tarim: 5%'iniendüstri: sadece 11%'ini olusturuyor. Konut krizi Dublin'de falan korkunc düzeyde ama belediyele
Bence halkin refahi ve veriler birbiriyle örtüsmüyor.
OECD ülkeleri icinde en yüksek GDP aciklayan, en yüksek productivity aciklayan ülke Irlanda ama bu esnada issizlik %5 ve gelir hacminin tarim: 5%'ini
endüstri: sadece 11%'ini olusturuyor. Konut krizi Dublin'de falan korkunc düzeyde ama belediyeler ve devler konut projesi yapamiyorlar yüksek maliyetten ötürü? E bu ne perhiz bu ne lahana tursusu? Bu gerceklere bakinca ve sonra aciklanan degerleri görünce bi hahahahasssk diyesim geliyor Irlanda'ya.

Bilen birileri bu nasil oluyor aciklayabilir mi?
Bu arada en yüksek derken öyle ufak farklarla en yüksek degerleri aciklamiyorlar, hayvani farklar atmis görünüyorlar.
Su grafige bakin: qery.no
0
alice in potatoland
(19.11.24)
1. Türkiye'de (gerçek) işsiz insan rakamının %20 civarında.
2. Diğer ülkelerde de durum benzeri, hatta daha kötü. Konut fiyatları tüm dünyada dramatik arttı. ABD'de beyaz yakalar arabada yaşıyor.

Yani dünya kötü durumda, İrlanda göreceli olarak iyi durumda. Keyfinize bakın :)
0
alfired
(19.11.24)
Tüm dünyada alt ve orta gelirliler için görece uzun bir süredir işler pek iyi gitmiyor. Gelir dağılımı çok bozuk; nüfus hareketleri nedeniyle özellikle şehirlerde gayrimenkul fiyatları ve kiralar abartılı seviyelere ulaştı, faiz oranları yükselince insanların mortgage ödemeleri arttı, enflasyon nedeniyle reel ücretler artmıyor, sosyal devlet de Avrupa dahil olmak üzere erozyona uğruyor. Sağcılığın hemen her yerde yükselişte olmasının arkasında biraz da bu var.

Bunların ötesinde İrlanda özelinde verilerin bu şekilde çıkmasında muhtemelen görece büyük şirketlerin vergiden kaçınman için açtıkları ofislerin yarattığı etki vardır. Zaten onlar çıkınca İrlanda'da da başka ne kalıyor bilmiyorum açıkçası.
Nick de çok manidar olmuş bu arada.
0
salihdt
(19.11.24)
Irlanda ve luxembourg diğer avrupa ülkeleri ile farklı. Bu ülkelerin genel olayi tax. Bizim sirket amerikan sirketi ama merkezi irlanda, bu da vergiden kaçmak için. Noluyor? Milyarlarca dolar oradan dönüyor ama halkına ne sağlıyor? Bizim şirketin orada bir tane ofisi var o kadar. Misal Fransa'da 5-6 fabrikasi, bir sürü ofisi var.

Neyse yani İrlanda spesifik, sırf gdp vs bakarsan net aciklamaz. Çok ciddi de barinma sorunu var ve bu diğer ülkeler ile kiyas almaz halde. Çünkü ufak bir yer ve oraya dışarıdan gelenlerin çoğu yüksek yönetici, sirketler de genelde evlerin sahibi. Haliyle ya ev az oluyor, ya kiralar ya da fiyatlar yüksek oluyor. Aynısı Luxembourg'da da var.

Bu arada her ülkede barınma ayni zorlukta değil. Ben misal Fransa'da hiç sorun yaşamadım ama irlanda'da olsam kesin yaşarım .
www.globalpropertyguide.com

Buradan da bakabilirsiniz. Misal Fransa'da yüzde 23 artmis son 10 yılda, irlan'dada yüzde 100.

Neyse yani irlanda spesifik örneklerden.
0
logisticsmanager
(19.11.24)
irlanda piigs ülkelerinden biri, yani ekonomisi kırılgan ülkelerden. bu ülkeler endüstriye dayalı ekonomileri olmadığı için ekonomik krizlerden örneğin polonya gibi GDP’si düşük ama endüstriye dayalı ülkelerden daha kolay etkileniyor.

www.investopedia.com
0
phoarbix
(19.11.24)
Irlanda'dan bildiriyorum, o GDP per Capita hesaplamalarinda yorumlama yanlis oldugu icin burada refah cok yuksek zannediliyor.

"Gross domestic product (GDP) is the total monetary or market value of all the finished goods and services produced within a country’s borders in a specific time period."

Irlanda'da GDP'nin cok yuksek cikma sebebi dunyanin en degerli sirketlerinin operasyonlarini burada yurutmesi. Google, Apple, META, LinkedIn, Microsoft, Pfizer vb sirketler on milyarlarca dolarlik "monetary value" olusturuyor. Bunu da nufusa bolunce GDP per Capita cok yuksek cikiyor. Halbuki o cilgin yuksek monetary value'nun ulkeye tek faydasi devlete vergi geliri olmasi, halkin genel refah seviyesine katkisi pek yok (o sirketlerde calisanlar halkin geneline gore daha sansli bir konumdalar).

Daha dogru bir yaklasim olarak GDP hesaplamasi yerine GNI hesaplamasinin kullanilmasi gerekiyor.

1. www.politico.eu
2. www.reddit.com
3. www.thejournal.ie
0
sertac akin
(19.11.24)
(4)

Koşu sorusu

1837837
Yeni başladım. Nabzımı zone 2 o bölgesinde tutmaya çalışıyorum ama epey yavaş koşuyorum. Hızlanınca bu sefer nabız yükseliyor ( allah allah). Zone 2’den devam mı? Haftada 3 kere 1 saat koşuyorum. Zone 2’de kalarak koşmaya devam etsem ne oluyor? Zone 3 30 dakika koşsam daha mı iyi?
Yeni başladım. Nabzımı zone 2 o bölgesinde tutmaya çalışıyorum ama epey yavaş koşuyorum. Hızlanınca bu sefer nabız yükseliyor ( allah allah). Zone 2’den devam mı? Haftada 3 kere 1 saat koşuyorum. Zone 2’de kalarak koşmaya devam etsem ne oluyor? Zone 3 30 dakika koşsam daha mı iyi?
0
1837837
(19.11.24)
Kondisyon içinse

Zone 2 de devam.
Haftalar geçtikçe hızının arttığını göreceksin.
0
Mirket
(19.11.24)
Benim de neredeyse denk geldiğim bütün kaynaklarda bu öneriliyor. Gerekirse yer yer hızlı yürümeye dönmek zorunda kalsanız da Zone 2'de kalın, zamanla kondüsyon yapacaksınız deniyor.
0
salihdt
(19.11.24)
Ben HIIT yapıyorum. Eskiden tutturduğunuz bir performansınız varsa oraya daha hızlı geliyorsunuz. Recovery de önemli.
0
gabe h coud
(19.11.24)
Her bünye her spor dalına uygun değildir. 3 yıllık koşu serüvenim burşit oluşumu sebebiyle son buldu. Daha farklı bir rahatsızlık oluşabilirdi. Kalp veya farklı bir doktor branşından onay alıp hareket etmenizi tavsiye ederim.
0
HellKeePer
(19.11.24)
(4)

yurtdışı banka kredi

yol
selamlar duyuru, ilginç bir sorum var. Eğitim amaçlı bir süre kaldığım bir EU ülkesinde banka hesabım var. Bir süre çalıştığım için olacak kredi tanımlamışlar, bildiğiniz ihtiyaç kredisi. Malum ülkede faizler malum, ufak bir miktar olsa da kullanmak geçiyor aklımdan. (3-5K Euro). Oturum iznim bitti.
selamlar duyuru, ilginç bir sorum var. Eğitim amaçlı bir süre kaldığım bir EU ülkesinde banka hesabım var. Bir süre çalıştığım için olacak kredi tanımlamışlar, bildiğiniz ihtiyaç kredisi. Malum ülkede faizler malum, ufak bir miktar olsa da kullanmak geçiyor aklımdan. (3-5K Euro). Oturum iznim bitti. Sizce yasal mevzuat açısından çekmem ve TR'deki bir ATM'den kartım vasıtasıyla parayı almam bir sorun yaratır mı?
0
yol
(18.11.24)
Turkiye'de faizler yuksek degil ki paranin surekli deger kaybettigini dusununce. Sen faizle doviz borclanmaktan bahsediyorsun burada. Atiyorum yillik %7 faizle USD borclanmaktansa yillik %30 faizle (veya ne kadarsa artik) TL borclanmak daha mantikli olabilir.
0
hot potato
(18.11.24)
faiz oranı önemli. euro borçlanmak riskli bence.
0
jelly bear
(18.11.24)
döviz endeksli bazı yatırımlarda değerlendirecek para, TL'de durmayacak :)
0
🌸yol
(18.11.24)
Yasal mevzuat açısından bir sorun olacağını sanmıyorum; sonuçta adınıza tanımlı bir kredi varsa kullanılır. Tabi burada krediden kasıt "Kredili Mevduat Hesabı" gibi bir kredi ise faizi normal bir ihtiyaç kredisine oranla yüksek olabilir, bu da parayı yatırım amaçlı kullanmanın cazibesini ortadan kaldırır ya da riskini yükseltir. Yani Euro faizli kredi çekip o paradan Euro bazında faiz oranının üstünde getirisi olacak hisse ve crypto gibi görece riskli yatırımlar dışında pek bir şey yok sanıyorum.
0
salihdt
(19.11.24)
(5)

Hotels.com güvenilir mi?

dedeminhirkasi
Merhaba rezerve yapacağım otelin booking ile hotels.com arasında booking 24 eu daha fazla. Hotels.com dan yapmayı düşünüyorum ama hiç daha önce rezervasyon yapmadim. Güvenli bir site mi güvenip plan yapılır mı?
Merhaba rezerve yapacağım otelin booking ile hotels.com arasında booking 24 eu daha fazla. Hotels.com dan yapmayı düşünüyorum ama hiç daha önce rezervasyon yapmadim. Güvenli bir site mi güvenip plan yapılır mı?
0
dedeminhirkasi
(17.11.24)
Defalarca kullandim, Booking ne kadar guvenilirse o kadar guvenilir. Booking Hollanda firmasi, Hotels Amerikan firmasi.
0
sertac akin
(17.11.24)
hatta en güvenlisi bile olabilir?
0
jamswety
(17.11.24)
güvenilir. agoda'dan da baktınız mı? ben genelde en ucuz agoda'da buluyorum.
0
ezkaza
(17.11.24)
Güvenilir, bazen otelin çektiği fiyatın 3'te 1 fiyatına otel ayarlanabiliyor.
0
kimlanbu
(18.11.24)
Hotels.com, Expedia Group'un sahip olduğu; Trivago, Orbitz, Wotif'le aynı çatı altında, alabildiğine güvenilir bir aracı kurum.
0
salihdt
(18.11.24)
(4)

Sizce bu tür bi vatandaşlik ilerde sikinti olur mu sizce?

Zetnikov
Youtube da nijeryali bi adam dunyanin kotu pasaportlarindan birine sahip oldugunu soyleyip dunyayi gezme hayalini gerceklestiremediginden bahsediyorFazla bilinmeyen ama cok fazla ulkeye vizesiz gidilebilen bir ada ulkesinin vatandaslik verdigini ogreniyor almanya ingiltere fransa dahil zor gidilebil
Youtube da nijeryali bi adam dunyanin kotu pasaportlarindan birine sahip oldugunu soyleyip dunyayi gezme hayalini gerceklestiremediginden bahsediyor

Fazla bilinmeyen ama cok fazla ulkeye vizesiz gidilebilen bir ada ulkesinin vatandaslik verdigini ogreniyor almanya ingiltere fransa dahil zor gidilebilen ulkeler dahil neyse 200 kusur bin dolar parayla vatandaslik alip bunun videosunu yapmis

İnsanlara baya reklamini yapmis ulkenin sizde alip umutsuzluga kapilmayin hatta yeni ulkem diye ziyaret ediyor falan


Bu durum hakkinda ne dusunuyorsunuz bu ada ulkesine vatandas olmasi sonradan bi sikinti olusturur mu bazi insanlar yorum yapmis para verdik vatandas olamadik paramizi geri alamadik muhattap bulamiyoruz gibisinden.

Sizce bu ada ulkesine para lazim bi sikinti olmaz mi diyorsunuz genel gorusleriniz nedir hic duydunuzmu boyle birsey
0
Zetnikov
(12.11.24)
“para verdik vatandaş olamadık” diyorlarsa sıkıntı o ülkede değil vatandaşlık işlerini halledeceğiz diyen aracı kurumdadır, dolandırıcı odur yani. bu eleman da onun reklamını yapıp komisyonunu alıyordur.

öte yandan 200bin dolar amerika için bile az bir para değilken nijeryali birisi nereden bulmuş da gitmiş ada ülkesinden vatandaşlık almış? o parayla ingiltere’de iş kurup yatirimci vizesi de alabilir, vatandaşlık yolunda büyük bir adım atabilirdi örneğin.

scam gibi kokuyor. şöyle umut tacirliği yapan, “nasıl zengin oldum” ve benzeri temalı şeyleri izlemeyin bence.
0
orient blue
(12.11.24)
Ben o adaya vatandaşlik başvurusu yapmak üzereyim ve çok heyecanlıyım. Oldukça cazip geliyor bana. Aracılar dolandırmıstir vatandaş olamayanlari. İlerde olabilecek sıkıntı belki vizesiz seyahat edilen ülke sayısı azalabilir. O adada rahmi koç gibi bisuru işadamının vatandaşlığı var. Arıza çıkması çok kolay değil. İngiliz Milletler Topluluğu üyesi ve İngiltere yasaları gecerli
0
deer hunter
(12.11.24)
Pratikte bir sıkıntı çıkmaz muhtemelen çünkü bu "Para karşılığı vatandaşlık" bu ülkeler için bir nevi gelir kapısı. Ancak diğer yandan teoride vatandaşlık belli yükümlülükleri olan bir şey. Yarın bir gün şartlar değişirse "Sen bu ülkenin vatandaşısın, buraya vergi ödeyeceksin" de diyebilirler, "Gel askerlik yap" da. Ha o durumda "Gelmiyorum, ödemiyorum kardeşim" der vatandaşlıktan çıkarsın herhalde.
0
salihdt
(12.11.24)
200k dolar harcayacagima vize alip gecerim gerektiginde temiz temiz. en azindan muhattap oldugum kurumlar tanidik bilindik dolandiricilar sgdjs
0
taurina
(12.11.24)
(8)

İngilizce geliştirmek için okuma kitabı önerisi

substituent
Merhabalar, ne önerirdiniz? Harry Potter’a başlamıştım, ama hiç ilgimi çekmedi. Ama gayet anlaşılabilirdi benim için. Dostoyevski’nin kitaplarını denedim, biraz ağır geldi bana. Klasik kitapları tercih ediyorum. Şöyle dili biraz hafif kitap önerileriniz var mıdır?
Merhabalar, ne önerirdiniz? Harry Potter’a başlamıştım, ama hiç ilgimi çekmedi. Ama gayet anlaşılabilirdi benim için. Dostoyevski’nin kitaplarını denedim, biraz ağır geldi bana.

Klasik kitapları tercih ediyorum. Şöyle dili biraz hafif kitap önerileriniz var mıdır?
0
substituent
(11.11.24)
Ogrenmeye yonelik olan kitaplar bana daha makul geliyor. Oxford bookworms serisi var, dil kullanimi baya güzel. Fiyatları genelde yüksek, ama malum yollardan da edinilebiliyor.
0
mbond
(11.11.24)
edebiyat kitaplari agir derecede metafor, kelime oyunu, kapali iletisim, karisik olay örgüsü vs icerir. ingiliz edebiyati falan okumuyorsan ya da ingilizcenin dibini siyirma amacin yoksa dil ögrenmek icin dogru bir yöntem degil bana göre.

ya teenage alacakaranlik gibi romanlar okuyacaksin. ki bunlar cok iyidir cünkü dialoglar yüzeysel, hep anakarakterin gözünden gördügün icin cümleleri "ben" olarak cekimlemek vs hep avantaj.

ya da non-fiction okuyacaksin. dili agir olmayan ve benim okuduklarim arasindan örneker

factfulness
atomic habits
psychology of money
successful aging
authentic happiness
the undercover economist
The Invisible Hook: The Hidden Economics of Pirates
wolf of wall street
trump'in art of the deal( harika bir kitap, trump'i tanimak icin de iyi)
My Life in Advertising and Scientific Advertising
0
robert bosch
(11.11.24)
İngilizce geliştirmek için Rus klasiği okuma çabanıza şapka çıkarıyorum :)

Klasikleri hiç önermem. Young adult denen türden, ağır olmayan, keyifli kitaplar ya da tatil kitabı dediğimiz çıtır çerez kitaplar daha iyi gider. Fantastik ilginiz varsa çok güzel fantastik young adult seriler var.

Bu cevap burada dursun, yarın hem kurgu hem kurgu dışı kitaplar önermek için ek yapacağım.
0
kobuzchu kiz
(11.11.24)
@kobuzcu kiz +1

Çeviri kitap okumanız çok anlamsız olur, klasikler için de katılıyorum. Yaşı babaannenizden büyük kitapları boşverin, edebiyat bölümü öğrencilerinin akademik ilgiyle inceledikleri kitaplar artık bunlar. Artık var olmayan bir dünyada geçiyorlar.

Eğer Harry Potter'ı anlıyorsanız birçok kitabı da anlayabilirsiniz. Sadece amerikan yazarların ergenlere yönelik yazdıkları aşırı derecede slang içeren kitapları zorlayabilir.

Bence goodreads'i indirip oradaki popüler listeleri inceleyin. İlla ki istediğiniz tarzda bir şeyler bulursunuz. Güzel listeler var.
0
akhenaten
(12.11.24)
Yerinizde olsam The Atlantic, New Yorker, Newsweek vb. gibi dergilerle başlardım. Okuması daha pratik olur. Özellikle New Yorker ilgi çekici konularda bir sürü makale içeriyor.
0
salihdt
(12.11.24)
Harry potterda bir suru karsiligi olmayan terimler var bunlari sallamadan okudunuz heralde

Ben biyografi okuyorum hem normal ingilizce oluyor hemde gercek hayat olunca okumasi pek keyifli
0
Zetnikov
(12.11.24)
Şu listelerden ilginizi çeken şeyler bulursunuz bence:
www.goodreads.com
www.goodreads.com
www.goodreads.com
www.goodreads.com
www.goodreads.com
0
kobuzchu kiz
(12.11.24)
Project Gutenberg'de telif hakkı geçmiş eserlere bedava ulaşabilirsiniz. Mesela Sherlock Holmes hikayeleri ilginizi çekebilir. Hem de para harcamaya gerek olmadan çeşitli kitapları deneyebilirsiniz.

www.gutenberg.org
0
peki madem
(12.11.24)
(6)

Freedos yüklü bilgisayar yerine neden linux yüklenmiyor

hoot
sb.freedos yerine yerine, KDE ya da cinnamon yüklü daha kolay adapte olunan bir os, içinde chrome, libreoffice gibi yazılımların olduğu şekilde neden satılmıyor?fabrika çıkışlı os yüklemenin maliyeti ne kadar olabilir?
sb.
freedos yerine yerine, KDE ya da cinnamon yüklü daha kolay adapte olunan bir os, içinde chrome, libreoffice gibi yazılımların olduğu şekilde neden satılmıyor?

fabrika çıkışlı os yüklemenin maliyeti ne kadar olabilir?
0
hoot
(11.11.24)
Microsoft'un bir baskısı olabilir.
Tekelciliği bırakmak kolay değil .
Zamanında HP ile bir gerilim yaşamışlar bu hususta diye biliyorum
0
diyecevaplandı
(11.11.24)
her donanım windows'ta olduğu gibi hazır ve problemsiz şekilde çalışmıyor. bilgisayarı alan kişinin linux tecrübesi yok ise, kısa sürede bilgisayar şunu bunu çalıştırmıyor diye iade talebi yapar, teknik servisleri meşgul eder vb.
0
malheiros
(11.11.24)
malheiros+1

Freedos'un tüm olayı laptopun Windows lisans masrafı olmadığından biraz daha ucuza satılması sanıyorum. Haliyle üretici muhtemelen kullanıcının cihaza her halukarda ya Windows ya da kendi istediği distroyu yükleyeceğini bildiği için belli bir distroyu seçip onu desteklemeyle uğraşmak istemiyordur.
0
salihdt
(11.11.24)
fabrika çıkışlı bilgisayara os yüklemenin maliyeti olmaz zaten o disklere toplu şekilde bi imaj atılıyor o yerine başka bi imaj atılmış olur.

Linux ile gelen bilgisayar sayısında artış var aslında gözlemlediğim kadarıyla eskiden hiç yok gibi bişeydi. Az oldukları doğru ama salihdt'nin dediği gibi ben arch kullanacaksam bilgisayar mint ile geldiyse yine değişen bir şey çok çok fazla distro var. Genel insanların üreticilerin alışkanlıkları var.

Değişmez değil aslında ama pek bi adım yok o yönde. Babam ofiste linux kullanmayı denedi çok da memnundu ama kullandığı spesifik donanımın driver eksikliği, e fatura'nın (sanıyorum) linux ile kullanılamıyor olmasından dolayı dönüldü windows'a.
0
hedep
(11.11.24)
linux yüklerse yüklediği sürümden sorumlu olur, yani o sürümde sorunsuz olmasını garanti etmek zorunda, freedos yaparak sadece donanımların sorumluluğunu alıyor. Bir de binlerce linux dağıtımı var hangisini yüklesin, neye göre karar verecek.
0
gezegen olan pluton
(11.11.24)
Yukarda yasal ve teknik açılardan bakılmış ancak onun dışında son kullanıcıya satılmak için üretilen laptopa niçin linux yükleyesiniz ki?

Linux temelli sistemler kullanıcı dostu olmakla övülmüyorlar hiçbir yerde sonuçta. Kaos çıkar :D Linux'un pazar payının düşük olmasının sebebi sadece "ön kesme" değil. Açık kaynak kodlu yazılım dünyasının en büyük problemi görsel tasarım ve erişilebilirlik sıkıntıları bence.
0
akhenaten
(11.11.24)
(8)

Laf kalabalığı yapan manipülatif kimselerle nasıl başa çıkıyorsunuz?

psmstc
Yüksek sesle konuşan, sürekli laf kalabalığı yapan manipülatif kimselerle nasıl başa çıkıyorsunuz? Bu kişi yakın aile üyesi maalesef bir de.. Şimdiden çok teşekkürler…
Yüksek sesle konuşan, sürekli laf kalabalığı yapan manipülatif kimselerle nasıl başa çıkıyorsunuz?

Bu kişi yakın aile üyesi maalesef bir de.. Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(09.11.24)
Çıkamıyoruz kaybettiğimizi kabul edelim. Dünya çok sesi çıkan bomboş heriflerin elinde kalmış. En aptalca şeyini büyük bir özgüvenle söyle adam haklı diyen bir kitle bulursun.
0
anon1m
(10.11.24)
taştaş geçiyorum. hele akraba roast etmeyi çok severim.
çocukken annemle az uğraşmadılar, kendilerinden öğrendim.
tabii bunun için biraz kaşarlanmış olmak gerek. işiteceğin lafın altında kalmayacaksın
0
titanyum22
(10.11.24)
Genelde sessiz bir yapım var ama bunun kötü yanı ani patlamalar yapmam. Bizim ailede de var bir tane. Tavır ve konuşmaları sıkmaya baslayinca yüzüme bu bıkkınlık yansıyor. Ardından olacakları bir kac kez tecrübe ettiği için ortamda sıkıntı olmasın diye biraz normalleşiyor hemen alttan almaya başlıyor. Yani baş etmek değil de böyle bir şey geliştirdik aramızda
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(10.11.24)
Bu tiplerle konuşarak anlaşmak mümkan değil en iyisi uzak durmak. Benim etrauımda var böyle biri, onun olduğu ortama girmiyorum. Yakın aile üyesi de olsa uzak durmakten sayka çare yok. Ya da bir gün çok aşırı bir tepki gösterip küsmesini sağlayacaksın. Bu tipler kendisinin maçmalıklarını dinlemeyeceğini anlatığı kişileri bir yerden sonra salıyor.
0
bhhs
(10.11.24)
özel hayatimda sevmedigim insanlari bulundurmayarak.
0
robert bosch
(10.11.24)
robert bosch +1

Hayat bu insanlara bir şey anlatmaya çabalamak ya da onlara üstün gelmeye uğraşmak için çok kısa.
0
salihdt
(10.11.24)
Uzak durup gorusmicen
Yolda gorursen yolunu degis firsat verme senle muhattap olmasi icin
0
Zetnikov
(10.11.24)
Daha geçen iş yerinde böyle biri yüzünden patladım.
Bazı insanlar uzun uzadıya boş konuşup insanların başını ağrıtabiliyor. Dönem dönem birini seçip onun üzerine oynayıp rahatlıyorlar bence. Hiçbir şekilde kendisini ilgilendirmeyen konularda uzun uzadıya asıp kesmeler, boş yorumlar yapmalar vs. ben keyif aldıklarını düşünüyorum. Mesafe koymaktan başka bir çare yok, ki mesafeden de anlamazlar gerçi. Denk gelmemeye, konuşmamaya ya da duymazdan gelmekten başka bir çare olmadığını düşünüyorum.
0
tulumba
(10.11.24)
(5)

Bilmediğim soruyu ne işaretlemeliyim

dakota
Merhaba 24 kasımda ÖSYM’nin düzenleyeceği 50 soruluk bi sınava gireceğim. Çoktan seçmeli 5 şık olacak. YANLIŞ DOĞRUYU GÖTÜRMÜYOR. Bu nedenle tüm soruları işaretlemem gerek. Eğer hiç bilmediğim ve tahmin yürüyemediğim 5 soru olursa mesela, bunların hepsini aynı şık mı işaretlesem daha mantıklı olur?
Merhaba 24 kasımda ÖSYM’nin düzenleyeceği 50 soruluk bi sınava gireceğim. Çoktan seçmeli 5 şık olacak. YANLIŞ DOĞRUYU GÖTÜRMÜYOR. Bu nedenle tüm soruları işaretlemem gerek. Eğer hiç bilmediğim ve tahmin yürüyemediğim 5 soru olursa mesela, bunların hepsini aynı şık mı işaretlesem daha mantıklı olur?
YÖK-Dil gibi düşünün.
0
dakota
(09.11.24)
en az hangi şık çıktıysa o olabilir ama bu mantık tabi tüm şıklar eşit çıkıyor ise işe yarar.
0
high hopes of the sozluk
(09.11.24)
high hopes of the sozluk+1 en iyi taktik bu; tam eşit olmasa da muhtemelen şıkların doğru seçenek olma oranları birbirine yakın olacaktır.
0
salihdt
(09.11.24)
üst üste 3-4 soru aynı şık olmaz genelde.
mümkünse bilmediğiniz sorularda, "bu kesinlikle olmaz" şeklinde tahmin yürütün. şansınız artar.
0
co2s2
(09.11.24)
Ben prensip olarak bilmediğim tüm soruları C işaretlerim.
0
10551037
(09.11.24)
en az cikan siklari secmek mantikli gibi tabii ama ben olsam bilmedigime D der gecerdim. D iyidir.
0
fevzi123
(10.11.24)
(8)

Daha otoriter bir yönetici olmak

jacque
2 sene birlikte çalıştığım 4 kişilik bir ekip içerisinden müdür yardımcısı olarak terfi aldım ve 1 senemi doldurdum. Koordinasyon, iş yaptırma vs. konularda hiçbir sorun yaşamıyorum aksine ekibim sürekli övüldüğü ve örnek gösterildiği için diğer birimler rahatsızlıklarını bile söylediler açık açık.E
2 sene birlikte çalıştığım 4 kişilik bir ekip içerisinden müdür yardımcısı olarak terfi aldım ve 1 senemi doldurdum. Koordinasyon, iş yaptırma vs. konularda hiçbir sorun yaşamıyorum aksine ekibim sürekli övüldüğü ve örnek gösterildiği için diğer birimler rahatsızlıklarını bile söylediler açık açık.

Ekibin içinden çıktığım için arkadaş gibi olmayı sürdürdüm ve başarımızı da aslında bu iletişime bağlıyordum. Fakat gelin görün ki saygı duyulmadığımı başından beri hissediyorum. Benimle konuşma şekilleri, cevap verme biçimleri vs. Egolu bir insan olmadığımdan buna başlarda takılmadım, kendimi bu yönde motive etmeye çalıştım. Fakat benden daha çok SGK gün sayısına sahip olduğu için yönetici pozisyonunu hak ettiğini düşünen ekip içinden bir arkadaş ile baş edemiyorum. Arkamdan konuşuyor, iş çeviriyor, üst yöneticilerle arama giriyor vs. İşin daha kötü yanı ona azıcık sert yapsam bana kahveler getirmeler, çantamı taşımaya kalkmalar falan iğrenç yalakalıklar yapmaya başlıyor.

Başta bu kız olmak üzere ekip üzerindeki hakimiyetimi arttırmak için ne yapabilirim? Somut önerilerde bulunursanız çok mutlu olurum çıkmazda hissediyorum artık..

(Ekipteki diğer bir kız da bana aşkım falan diyor ki ona başkası üzerinden haber gönderdim böyle konuşmaması için. Ben de kadınım bu arada)
0
jacque
(09.11.24)
Size nasıl davranmaları gerektiğini, onlara aynı şekilde davranarak göstermeye başlayabilirsiniz. Daha nötr bir dil benimseyebilir, özellikle mesai içindeki boş vakitlerde; mesela öğle arası, molalar vb. onlarla daha az vakit geçirebilirsiniz. Onlara özel hayatınızdan bahsetmeyi bırakabilirsiniz. Bir şey bileceklerse de bunu yüzeysel bilsinler.

Bence üçüncü kişiler üzerinden mesaj vermek çok sağlıklı bir yöntem değil. Birebir iletişim kurmaktan, hele de bu bir rahatsızlık bildirmek içinse, çekinmeyin. Tabi ki insanların ilk tepkileri "Bu da yönetici oldu, kendini bir şey sanmaya başladı" olacaktır ancak bu yöneticiliğin doğasında var; bırakın arkanızdan konuşsunlar. Yönetici çalışanlar için bir nevi günah keçisidir; insanlar şirketle ilgili hoşnutsuzluklarını bu tür şeylerle dışa vurup rahatlarlar, kişisel almayın, kafanıza takmayın.


Siz işinizi iyi yapıp adil bir yönetici olur, ekibinizi şirket içi politik tartışmalarda savunursanız bir süre sonra bunlar dengelenir, insanlar size arkadaşça değil profesyonel bir saygı duyarlar. Zaten yönetici performans değerlendirmesi yapan, insanları yeri geldiğinde ödüllendirip, yeri geldiğinde onlara yaptırım uygulayan, hatta insanları kovan kişidir ve arkadaşlık bu aktivitelerle aynı düzlemde yürüyecek bir şey değil, o yüzden arkadaşlık konusunu unutun bence.
0
salihdt
(09.11.24)
Ekibinizle birebirler yapın. Her hafta, iki haftada bir ya da her ay. sıklığı ve süresi size kalmış. Ama birebirler yaparak ekipten ve sizden ne beklendiğini, sizin ekipten ve konuştuğunuz kişiden ne beklediğinizi açık olarak ifade edin. Bu birebirler, yargılayıcı bir tonda sürekli onlardan isteklerinizi aktaracağınız görüşmeler değil, üst yönetimin taleplerini onlara ekibin bir parçası olarak aktaracağınız, onların taleplerini dinleyeceğiniz, sizin de onlardan beklentilerinizi aktarıp yanlış gittiğini düşündüğünüz şeylerin de kök sebeplerini konuşacağınız toplantılar olmalı.

Bu tarz görüşmeler hem ilişkilerin konumlandırılması için iyidir hem de yanış anlaşımaların, pasif agresif durumların da önüne geçer.
0
thracia
(09.11.24)
Ne yapacağı belli olmayan yönetici profiline geçip ekibi biraz tedirgin etmen gerekiyor.
İbreti alemle başlaman lazım, en çok sorun çıkaran kıdemli olana üst üste çok hızlı ama kısa negatif geri bildirim vermen lazım. Aynı konu tekrar ettiğinde sözlü uyarı verdir.

Mesela başka bir üst yönetici ile arana giriyormuş ya, bunu öğrendiğin an hemen çağırıp böyle bir şey duydum hayırdır? Bundan sonra benimle ilgili başka yöneticilerden bir şey duymak istemiyorum, başkası söylerse de senden bileceğim vb.
2 saat sonra hiçbir şey olmamış gibi normal iletişim. Sonra ilk açıkta yine çok sert geri bildirim. Ortam içinde birden ciddileşip boz, diğerlerinin yanında.

Kısacası biraz dengesiz, histerik olman lazım ki ne yapacağı belli olmayan bir imaj çizebilesin. Tedirgin olsunlar bi önce, yani seninle ilgili mevcut hisleri düzensiz hale gelsin; sonra sen yeniden sağlıklı ama otoriter bir süreç işletirsin.
0
Bruce
(09.11.24)
Esasında sorunun kaynağı tamamen ne o iş arkadaşların ne de sensin. Bence sorunun yarısı birlikte çalıştığın iş arkadaşlarinin olduğu ortama müdür yardımcısı olarak çalışmaya başlaman. Yani buna kim nasıl izin verdiyse bence yanlış. Örneğin 4 sene birlikte çalıştığın insanlarla yani çalışma arkadaşlarinla aynı pozisyonda herhangi bir sorun yokken canım cicim demek sorun olusturmazken bir anda müdür yardımcısı olunca bana canım demeyine getirmek hayatın akışına aykırı. Olmaz yani. "Canımdan" örnek verdim ama bu diğer bahsettiğin sorunlu davranışların da sebebi. Bence senin orada müdür yardımcısı olarak çalışman yanlış. Otorite olmaz. Ya elemanlar değişecek ya sen ya da aran bozulacak. Bunun başka yolu yok. Seni oraya bu pozisyonda aynı birimde çalıştıran kişi bence bu işten anlamıyor.
0
dedeminhirkasi
(09.11.24)
Machievelli’nin PRENS adlı eserini okursanız tüm cevapları orda bulursunuz. Kısa bi eser zaten. Bi saatte biter.
0
dakota
(09.11.24)
Hata yaptılar mı tutanak tut ve savunmalarını iste.İşi zamanında bitirmediler mi savunmalarını alacağını söyle.
0
komando kani var bende
(09.11.24)
çalışanların tamamı benden yaşlıyken ve hepsinin iş tecrübesi benden fazlayken, genel müdür oldum. sizi çok iyi anlıyorum.

1- gerekirse teke tek, gerekirse toplu bir konuşma yapın. mesela o kişiye, onun da yöneticiliği en az sizin kadar hak ettiğin, ancak üst yönetimin böyle bir tercih yaptığını, buna herkesin saygı duyması gerektiğini, eğer bu durum ile bir problemi varsa, doğrudan sizinle konuşmasını, tüm problemlerin çözümü için en açık ve samimi şekilde birlikte çalışmaya hazır olduğunuzu belirtin.

2- herkesin fikrine saygı gösterin, "benim dediğim doğrudur" demeyin.

3- çok az da olsa, kendinizi az geri çekin. "bu da kendini bir şey sanıyor" dedirtmeyin ama yönetici olduğunuz biraz belli olsun. bunun ayarı çok zor. birden tek başınıza kalırsınız.

4- nasıl olsa artık yöneticiyim, işlerimin bir kısmını onlar yapsın diye düşünmeyin. dün yaptığınız işlere yenileri eklendi. artık daha fazla çalışmanız gerekiyor. diğer herkesten daha çok çalışmanız gerekiyor.

5- bu kişiler sizin altınızda çalışmıyor, yanınızda çalışıyor.

6- yine ayarı çok zor olan bir şey: istediğiniz düzende çalışma olmuyorsa, ortada bir problem olduğuna eminseniz ve problemin sizden kaynaklanmadığına eminseniz, sesinizi yükseltin. bağırın çağırın anlamında demiyorum. kesin kararlı bir şekilde ifade edin kendiniz.

7- tüm çabalarınıza karşın biriyle problem yaşıyorsanız, üst yönetime "ben bunları bunları yaptım, ama böyle böyle oluyor. bu kişinin şirkete yararı değil, zararı var" şeklinde bir bilgilendirme yapın. ANCAK söz konusu kişi işten ayrıldığında o kişinin tüm işini sizin yapmanız gerektiğini unutmayın.

8- bir de bu işleri bir zamana bırakın.
0
co2s2
(09.11.24)
cok basit bir kural vardir. turkiye gibi enseye saplak toplumlarda kopek ceken adama saygi duyulur. ciddi olacaksin, insan gibi davranmayacaksin, mum gibi olurlar sana. net.
0
antikadimag
(09.11.24)
(7)

İş yerinde insan ilişkileri yönetimi (flört, mobbing etc…)

Mirabel
İş yerinde birbirleriyle flörtleşen bazıları evli bazıları bekar insanlar var. Ne yaptıklarıyla ilgilenmiyorum, bilmek istemiyorum. Çoğunun eşlerini de tanıyorum. Bu kişiler beni paravan olarak kullanmaya başladılar kız erkek dengesi için. Biblo gibi duruyorum yanlarında+muhabbetlerinden de keyif al
İş yerinde birbirleriyle flörtleşen bazıları evli bazıları bekar insanlar var. Ne yaptıklarıyla ilgilenmiyorum, bilmek istemiyorum. Çoğunun eşlerini de tanıyorum. Bu kişiler beni paravan olarak kullanmaya başladılar kız erkek dengesi için. Biblo gibi duruyorum yanlarında+muhabbetlerinden de keyif almıyorum. Watsap grubunda bile bi soru soruyorum kimse cevaplamıyor ama kendi geyikleri saatlerce uzuyor. Liseli tarzı birbirini şakcıktan kıskanmalar falan. Bayık.

Bir süre işim gücüm var diye atlatmaya baktım, buluşmalara katılmadım. Daha sonra beni arkadaşlığın kıymetini bilmemekle suçladılar, sorunlu ve uyumsuz insan olarak ilan ettiler. Hepsi suç ortağı olduğundan birbirini goygoyluyor. Onlara flört işini söylemedim ama aşırı darladıkları için siz kendi grubunuzu kurmuşsunuz abi ben fazlalık yapmayayım gibisinden konuşma yaptım en sonunda.

Şimdi yerime paravan başka bi kız buldular ve bana aşırı kötü davranmaya başladılar. Bazıları konuşmuyor ve selam sabahı kesti. İçlerinden ikisi iş yerinin mobbingci şer başı olduğu için de tedirginim haliyle. Aslında değilim de benden uzak olsunlar istiyorum. Nelere dikkat edeyim? Bunların flörtlerine tanık olsam ayrı dert, olmasam ayrı dert. İnsanlar görmemeleri gereken şeyler gördükleri için yok ediliyorlar. Müge anlıyı sevgiyle anıyorum.
0
Mirabel
(08.11.24)
dikkat edecegin sey insanlari cok takmamak ve atarli giderli cikislar yapmamak. aksi takdirde dislanan olursun. müge anlilik bir durum görünmüyor yazdiklarindan.

iletisimin yanlis. bunu düzeltmeye calis derim.
0
robert bosch
(08.11.24)
guruptan çıkışı çok yavaş yapabilirsiniz.
eğer bunun için çok geç kalmadı iseniz.
ayda 4 kez buluşuyorlarsa, bir süre 3'üne gidersiniz. 4.'ye mazeret.
bir süre sonra 2...
Whatsapp'ta gene yaz. ama azar azar ayrıl.
0
WithWorth
(08.11.24)
Sizinkisi bir iş ortamından çok dandik reality show gibi duruyor. Ben olsam kimseyle yüz göz olmayacağım başka bir iş bakardım.
0
salihdt
(08.11.24)
başkaları yüzünden başka iş arayışını doğru bulmuyorum. wp grubunda ölü taklidi yaparak sessizce uzaklaşmak en iyi yöntem olurdu ama biraz aceleci davranıp fevri davrandınız sanırım.

bir tanesini kenara çekip anladığı dilden konuşmayı deneyebilirsiniz.
0
gilbeys
(08.11.24)
ben bir cinnet her şeyi hallederciyim artık. bir esip gürlesen, yediğiniz haltları karı kocanıza duyurmamı istemiyorsanız insan olun diye çıldırırdım. o yüzden artık evden çalışıyorum, sen uyma bana

en güzeli bunların eşlerine haber uçurup keyiflerini bozmak. onu da yapamıyorsan her türlü mobbingi kayıt altına almaya bak. kayıt edecek durum yoksa bir deftere her yapılanı yaz, günlük tutar gibi. bunun da delil sayılabileceğini dinlemiştim birinden.
0
titanyum22
(08.11.24)
Sana mobbing, zorbalık yapmaya yeltendiklerinde lafı evliliklerine getir, "Eşiniz nasıl?" diye sor. Bu tip çakallar havayı çok iyi koklar, mesajı çok net alırlar.
0
sekizdokuzon
(08.11.24)
@sekizdokuzon +1: mantık şu olsun, somut olarak bakıldığında tehdit olmayan ama tehdit hissi yani "benle ugrasirsan ebeni görürsün" alt metinli cümleler ise yarar.

Derler ya aba altından sopa o hesap.
0
encokbenisevinnolur
(08.11.24)
(5)

İngilizce'nin Türklere Verdiği Güven/İngilizce Konuşarak Numarasını Al

hsktr
Şu videoyu izledim ve görüşlerinizi merak ettim. Bu nasıl bir çifte standart???: https://www.youtube.com/watch?v=lEfvEfB8ZEs&t=4sCiddi ciddi adam ''bak bu renk yeşil, bak şu geçen köpek, bu da yol, numaran ne?'' dedi ve kız verdi. İngilizce neden Türklerde hipnoz etkisi yapıyor? Hayatın doğal akışın
Şu videoyu izledim ve görüşlerinizi merak ettim. Bu nasıl bir çifte standart???: www.youtube.com

Ciddi ciddi adam ''bak bu renk yeşil, bak şu geçen köpek, bu da yol, numaran ne?'' dedi ve kız verdi. İngilizce neden Türklerde hipnoz etkisi yapıyor? Hayatın doğal akışında bir yabancıyla karşılaşma oranları az olduğu için mi? İngilizce pratik yapma şansından dolayı mı? Aşağılık kompleksi mi? Misafire hoşgörü mü? Nedir bu? Yorumlarınızı çok merak ediyorum.
0
hsktr
(08.11.24)
Kaç kişiyle konuşup numarasını istediğini ve alamadığını bilmiyoruz
Videonun kurgu olup olmadığından emin olamıyoruz

Haliyle "İngilizce duydukları gibi numaralarını veriyorlar" bence direkt kabul edilebilecek bir varsayım değil.
0
salihdt
(08.11.24)
www.youtube.com Türkçe Numarasını Al videosu da bu. Yani tabii ki, hatta üniversitelerde çektikleri için de ayrı bir güven olsa gerek. Bilimsel yöntemlere göre inceleyemeyiz belki bu sosyal durumu ama enteresan geldi bana ya
0
🌸hsktr
(08.11.24)
Türkler, birbirlerinden çekiniyor gibi geldi bana. Fakat yine de çok da olumsuz değildi davranişları, sadece numara vermek konusunda isteksiz oldular.

Bir de İngilizce konuşarak kadınların numaralarını hepsinin olmasa da alabildikleri oldu hatta kahve içmeye de ikna etti videodaki kişi ama Türkçe konuşarak bunu başaramadı. Bunda da Türk erkeklerinin maalesef imajının kötü olması sebep, bütün Türk erkekleri üzerine alınmasın tabi. Yarattıkları sonuca bakmaları lazım. Dikkat ettiysen muhabbet başlatma şekilleri bile kötüydü.
0
rock n roll
(08.11.24)
Ekşi sözlükte girilen başlıklara bak en basiti.

Türk kadınının çirkin olması

Türk kadınlarının yüzde 98' inin bakımsız olması

Türk kadınının spor yapmaması

Türk kadınına kıyafetlerin yakışmaması

Türk kadınının şişman olması

Türk kadınının kendini prenses sanması

Böyle olunca şaşırılmaması lazım bu videolara.
0
rock n roll
(08.11.24)
Yorumlara iyi guldum ya. Bu adamlar zamaninin en buyuk fenomenlerindendi zaten, bunlari tanimayan yoktur o kampuste, hic olmadi whyshy ekibi bizim kampuse gelmis, cekim yapiyorlar diye yayilmistir butun kampuse o yuzden tespit, cikarim yapilacak bir video degil bu
0
freedonia
(08.11.24)
(6)

Karbon Salımı

margi13
Çevreyle ilgili bir çalışma yapıyorum. Karbon salımı hakkındaki görüşleri anlamam gerekiyor. Karbon salımını azaltmanın olumlu sonuçları hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizi bu yönde teşvik eden, ya da örnek aldığınız birileri var mı? Ya da tersi de olabilir, yani çevre yanlısı davranmak istiyorsunuz fa
Çevreyle ilgili bir çalışma yapıyorum. Karbon salımı hakkındaki görüşleri anlamam gerekiyor. Karbon salımını azaltmanın olumlu sonuçları hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizi bu yönde teşvik eden, ya da örnek aldığınız birileri var mı? Ya da tersi de olabilir, yani çevre yanlısı davranmak istiyorsunuz fakat bazı faktörler engelliyor gibi?
0
margi13
(08.11.24)
Karbon salınımını azaltmanın önemli olduğunu düşünüyorum ancak bunun bireylerin çabasıyla olabilecek bir şey olduğuna da pek inanmıyorum. Bu tür "Herkes doğru olanı yaparsa aslında hiç sorun kalmaz" temalı çözümler gerçekçi değil. Ozon tabakasına zarar veren aerosoller insanlar "Oh ama bu dünyamıza zarar veriyor" dedikleri için değil, o gazlar yasaklandığı için ortadan kalktı. Keza benzindeki kurşun için de aynı şey geçerli yanlış bilmiyorsam.

Bu noktada devletler ve şirketler de üzerilerine düşeni yapmak yerine bunu ya ticari ya da siyasi bir araç olarak kullanıyorlar... Mesela bir tarafta "Oh siz karbon salıp dünyanın anasını ağlatmak pahasına gelişirken iyi ama biz gelişmek istediğimizde 'Gelecek kuşaklar, çevremiz, dünyamız' diye kendince haklı bir yerden yaklaşan az gelişmiş ülkeler" diğer tarafta bir garip birey olarak ben

Bir tarafta canı çikolatalı dondurma çekince özel jetine atlayan ve bir senede benim 1800 yılda yaratacağım karbon yükünü yaratan ünlüler

Kamyonla para kazanırken diğer yandan hala utanmadan "Üstüne bi 100 lira daha atıp karbon emisyonunu sıfırlamak ister misin cicim?" diye soran şirketler

Paris anlaşmasından çıkan Amerika

Karbon emisyonumuzu azaltıyoruz diye ayı gibi reklam kampanyaları yaparken deli gibi karbon salınımına neden olan kurum ve kuruluşlar...
0
salihdt
(08.11.24)
salihdt +1

kişiler için beyhude çaba. dikkate alınacak hiçbir yanı yok. bataklığı kurutnak yerine sinekleri öldürmek gibi bir şey.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(08.11.24)
Bu konuda ATMlerde 'Fiş ister misiniz?' sorusunu kesilen ağaç görüntüsü eşliğinde sunan banka samimiyetsizliği var ortada.
0
Mirket
(08.11.24)
Karbon salımını tabiri caizse -siksok- şeylerle azaltmak mümkün değil. İnsan nedenli bir karbon salımı durumu tabii ki var. Çevreyi kirletiyoruz. Ancak dünyanın salınımları ile alakalı oluşan iklimsel durumlar da var. Karbon kapsamı adı altında ülkeleri boyunduruk altına almak isteyen bir akıl da komplo teorisi değil bence. Korkut ve ne istersen yaptır taktiği de var. Dünyadaki kapital model izin vermediği sürece karbon salımını azaltmak imkansız. Elektrikli otomobil ve yapay zeka ile bu daha da artacak.
0
calmdown
(08.11.24)
kendi karbon salımımı biraz düşünmek beni bu dünya için iki önceki nesilden onlarca kat daha zararlı olduğumuza ikna ediyor. gezegenini seven biri olarak üzülüyorum, benden çok daha büyük ve çok daha küçük karbon ayakizi sahipleri de var ama gerçekten iyi örnek yok gibi bir şey. yoksulluk - yoksunluk veya depresyondan kaçmak için köye dönüş vb gibi zorunluluktan değil, bilinçli olarak karbon ayak izini düşüren örneklerden bahsediyorum. o yüzden genel olarak kötümserim.

şirketler evil olabilir, bu her zaman böyleydi ama iklim skoru düşük şirketlere yatırım yapmayarak burada pozisyon alabiliyoruz. benim iyimser olmamı engelleyen en büyük faktör ukrayna'da devam eden savaş. full scale savaşı geçtim herhangi bir konvansiyonel çatışmanın doğaya verdiği zarar bile inanılmaz boyutta. enerji krizi, populist liderler derken bir arpa boyu yol alamadık. iklim krizi gibi herkesi ilgilendiren global bir meselede bile bunca yılda gelebildiğimiz nokta akıl almaz derecede kötü.
0
engelbert humperdinck
(08.11.24)
Dünyayı kurtarmak,
Sürdürülebilirlik,
Yeşil enerji,
İklime dair uygulamalar,
Nakitin kalkması ve dijital paraya geçiş,
İnekler gaz salması :)
Doğaya saygı,
Fosil yakıt kullanımının azaltılması
ve ardından elektrikli araç kullanımının artması
karbon vergisi,
Dünya nüfusunu azaltmak,
Farklı şehir konseptleri ve yaşam alanları,
Et yemenin ortadan kaldırılması,
Marketlerden her an istenen şeylerin alınmamasına yönelik planlar..
Bunlar küreselcilerin arkasında olduğu uygulamalardır.

Beni doğrudan teşvik eden yok ama medya ve basında çıkan bazı haberler çeşitli dernek veya sivil toplum kuruluşları bu gibi uygulamaları destekler nitelikte çalışıyorlar.
Artık haşlanmış yumurtanın ve etin zararı (!) üzerine haberler bile çıkıyor.
Araştırmayı yapan yine bilmem Avrupa'nın nerdesinden bilmem hangi üniversitenin ekibi veya kime bağlı olduğunu bilmediğimiz bir prof.

Gerçekte ideoloji veya inanç olan uygulamalar bilim adı altında insanlara sunuluyor. Çoğumjz farkında değiliz bunun.

Yıllarca kadınlar için yüz saç beden bakımı güzelliği diye sayısız kozmetik ürünü ilaç vs şampuan reklamları haberler yapıldı, yapılıyor
Kırışıklıkları gidermek saçları parlak ve dümdüz göstermek, kilo vermek, 90,60,90 vs derken artan bireyselleşmeyle "normal olan" hamileliği bile istemez oldu insanlar.
Dijital hayatla birlikte her an, her hareketin sisteme bağlanması ve talip edilmesi söz konusu

Çevreyi kirletmeyelim tamam.
ama bu yönde önümüze sürülen her uygulamaya da hemen atlamayalım.
0
diyecevaplandı
(08.11.24)
(14)

tek yasamak mi ev arkadasi mi

nickie
avrupa'da buyuk bi sehirde bir suredir beyaz yaka olarak calisiyorsunuz diyelim. 32 yasindasiniz ve bekarsiniz. Sehirde birkac arkadasiniz var ancak herkes is guc derdinde oldugu icin genelde is sonrasi yalniz takiliyorsunuz. Sehir merkezine toplu tasimayla 30-40 dk'lik mesafede ici guzel ve kirasi
avrupa'da buyuk bi sehirde bir suredir beyaz yaka olarak calisiyorsunuz diyelim. 32 yasindasiniz ve bekarsiniz. Sehirde birkac arkadasiniz var ancak herkes is guc derdinde oldugu icin genelde is sonrasi yalniz takiliyorsunuz. Sehir merkezine toplu tasimayla 30-40 dk'lik mesafede ici guzel ve kirasi bi tik daha uygun yerde tek yasamak mi yoksa ayni parayi sehir merkezinde bi odaya vererek cogu yere yuruyerek ve bisikletle giderek canli bir sosyal hayata sahip olmak mi? 32 yasinda ev arkadasi cekilir mi? (maas cok yuksek degil, orta seviye diyelim, o yuzden sehir merkezinde tek eve cikmak mumkun degil)

derdini s... demeyin lutfen. ya da diyin..
0
nickie
(06.11.24)
Kendi tercihim tek yaşamak. Çünkü şehir merkezinde de yaşasam yapabileceklerin de bir noktaya kadar, çevre de bir noktaya kadar. Eğer yorgunum, o yolu her gün her gün çekemem diyorsam şehir merkezi tabii. Ama ev yalnızlığı her evdedir. Ev arkadaşın olsa da olmasa da yalnızlık yalnızlıktır, barışmak gerekir onunla.
0
muhayyer divan
(06.11.24)
Ben o yaşta ev arkadaşı ve onun getireceği belirsizlik, gerginlik, rahatsızlıklarla uğraşmak istemezdim mecbur değilsem açıkçası.
0
salihdt
(06.11.24)
sehirden uzak ve tek.

gelen gidenin olur zaten merak etme. 32 yasinda fulltime calisan birinin ev arkadasiyla yasamasi cok iyi durmaz bence
0
robert bosch
(06.11.24)
karakterine bağlı. ben evlenene dek hep yalnız yaşadım. düzenli ve temiz bir adamım, evde vakit geçirmeyi ve evde kontrolün bende olmasını seviyorum, o yüzden ev arkadaşı çekemem. ki temiz titiz biriysen avrupa'da düzgün ev arkadaşı bulmak da sıkıntı. genelde bizden daha dağınık ve umursamaz oluyorlar.
0
sir gawain
(06.11.24)
Şehir merkezindeki muhit önemli çevresi nasıl. Mesela ben bir süre Dublin’de yaşadım ve şehir merkezinde kesseler oturmazdım nispeten dediğin mesafe kadaruzakta yaşadım. Normal şartlarda git şehir merkezinde ev paylaş derdim. Kaç yaşına gelmişsin ev mi paylaşıyorsun muhabbeti Türkiye’de olur, orada bunu pek takmazlar. Takmıyorlar da çünkü zaten yaşıtımız çoğu insan böyle yaşıyor. Hareketliliğe etkinliklere yakınlık gerçekten önemli. Uzaktaysan bir çok etkenin bir araya gelmesi gerekiyor bu etkinlikleri katılmak için ya da gidip bir iki şey içip kafa dağıtmak için. Ama şehir merkezindeysen daha rahat bir şekilde hadi çıkayım bir hava alayım şuraya buraya gideyim sarmazsa dönerim diyebilirsin. Benzer yaşlardayız bir şeyler yapmak için dediğin mesafenin gözümüzde büyümesi çok kolay ama yakın oldun mu o kadar da zor olmuyor.
0
air
(06.11.24)
tek yaşamaktan vazgeçmek için çok büyük sebepler gerekir. yaşadığınız yerde sosyal ortam sıfır değilse hiç gerek yok merkez + ev arkadaşına. %90 pişmanlık.
0
tukenmez adam
(06.11.24)
Sosyal ortam bekliyor, biraz da ortamlara akmak istiyorsaniz ev arkadasiyla sehir merkezi. Yok ben arada cikarim ama bi sekilde zamanla ortam ve arkadaslar zamanla oturur, evimde keyfime bakayim derseniz tek.
Bu, yasam biciminize ve insanlarla yakinlik seviyenize gore degisecek bir cevap
0
mor oje
(06.11.24)
Ben 36 yasimda ev arkadaslarimla yasamaya basladim. Kotu bi duyguydu. Su an tek kaliyorum, cok da masrafli ama ev arkadaşı istemiyorum ya.
0
Kahvedesu
(06.11.24)
Şu anda yalnız mı yaşıyorsunuz? Bence yalnız yaşıyorduysanız sonradan ev arkadaşına adapte olmak zor olur. Halihazırda ev arkadaşı var ise bir sene daha şehir merkezi deneyebilirsiniz baktınız olmadı ayrı çıkarsınız. Ama kendinizi siz tanıyorsunuz. O 30-40 dklık yol sizin gözünüzde büyüyüp iyice evcimen de olabilirsiniz, o çabayı harcamak size bağlı.
0
peki madem
(06.11.24)
tek yaşamak her türlü ağır basar bende.
0
kumandanim
(06.11.24)
ev arkadaşlığının üniversite öğrenciliğinden sonra tahammül edilebilir olduğunu düşünmüyorum.

30'lu yaşlarda ev arkadaşı çekeceğime kuru ekmek kemiririm.
0
wilhelmwasmuss
(06.11.24)
ev arkadaşı + merkezi konumda ikamet
0
benibulmanlazim
(06.11.24)
Çok kişisel bir soru, ne imkan olursa olsun ben de tek yaşamak derim. Her şeyi mükemmel olsa bile hiç ikinci bir ses / nefesi çekecek, tuvalet sırası bekleyecek isteğim yok.
0
charbiel
(06.11.24)
Tek yaşamak elbette. Yine merkezi ama biraz daha küçük bir daire bakardım senin yerinde olsaydım.
0
iwasbornonamountainside
(06.11.24)
(7)

Yurtdışında otellerde kalanlara soru

titanyum22
Selamlar. Şimdi ben sağlık turizminde çalışıyorum ve gelen hastalara konaklama sağladığımız bir otel var. Eğer hasta yanında birini getirirse, otel ek ücret çıkarıyor. Kahvaltı dahil buna. Bazı klinikler refakatçi ücretini karşılıyor ama biz karşılamıyoruz. Hepsi olmasa da bazı hastalar bunu çok büy
Selamlar. Şimdi ben sağlık turizminde çalışıyorum ve gelen hastalara konaklama sağladığımız bir otel var. Eğer hasta yanında birini getirirse, otel ek ücret çıkarıyor. Kahvaltı dahil buna. Bazı klinikler refakatçi ücretini karşılıyor ama biz karşılamıyoruz. Hepsi olmasa da bazı hastalar bunu çok büyük sorun ediyor.

Şimdi ben Türkiye'de hangi otele gittiysem bu uygulama var. Yani oda kahvaltı değil sadece oda tutsam bile, ikinci veya üçüncü kişi için ek ücret isteniyor. Ben bunu normal buluyorum. Çünkü bir kişinin kaldığı odanın harcayacağı su elektrikle iki kişininki aynı değil. Keza o odanın temizliği öyle.

Fakat bazı hastalar bu konuda resmen bizimle kavga ediyor, aynı odada kalan ikinci kişiden neden ücret alıyorsunuz diye. Benim merak ettiğim, bu olay sadece Türkiye'de mi var? Yani diğer ülkelerde bir odada 2 veya 3 kişi kalsan da ekstra ücret alınmıyor mu? Yoksa bu yaygın bir uygulama da hasta beni ikna etmek için mi öyle diyor merak ediyorum. Teşekkür ederim

edit: hastalar yurtdışından geliyor bunu yazmayı unutmuşum
edit2: refakatçi ile fiyat 2 katına çıkmıyor, günlük 30 Euro ekstra alınıyor. Normalde gecesi 150 Euro. kahvaltı dahil.
0
titanyum22
(05.11.24)
cogu yerde ucret aliniyor.

nadir olarak bazi yerlerde 'oda' kiralaniyor, 1-2-3 kisi de kalsan ayni parayi veriyorsun ama cok az denk geldim boyle yerlere
0
fakyoras
(05.11.24)
tek kişi için fiyat 1 birimse iki kişi için 2 olmuyor ki. sembolik oluyor tek kişi kalsanız bile iki kişilik odada.

bence tam tersi. genelde oda kiralanıyor. her şey dahil vs konseptler değilse. bookingden bakın çoğu yerde çift kişilik odada tek de kalsanız iki kişi de kalsanız fiyat aynı. en azından bana böyle denk geldi. ama tek gitsem ne olur çift gitsem ne olur diye de incelemedim.

turizimciler daha iyi açıklar. ama iki kişilik odada tek kişi kalcam derseniz 2 kişinin kaldığının neden yarı fiyatına versin ki size. odayı işgal ediyorsunuz. en fazla duş ve 2 sifon kadar su farkeder.

ama ben de hasta olsam refakatçimin ücretinin karşılanmasını isterdim ne olursa olsun.
0
jülsezar
(05.11.24)
İtalya'ya arkadaşımı ziyarete gitmiştim. Roma ve Floransa'da sadece kendim adına oda tuttum. Ama arkadaşım iki yerde de benimle kaldı. Roma'daki otel sadece arkadaşımın da turist vergisini vermesi gerektiğini söyledi (sonra onu da almadı gerçi). Floransa'daki otel biz iki kişi gelince ek bir ücret ve yine vergi aldı. Veri olarak yazayım dedim.
0
peki madem
(05.11.24)
oda tek kişilik, iki kişilik diye düşünme, yatak ile ilgili odanın kaç kişilik olduğu. oda boyutları çok değişmese bile yatak boyutu değişiyor, yatakların biçimleri değişiyor, bazalar değişiyor.
0
selam
(05.11.24)
yoo yurtdışında da ek ücret alınır. çift kişilik fiyatla tek kişilik farklıdır. ama genelde ufak fark olur. atıyorum tek kişiliğe 1.5 ödediyseniz iki kişilik 2 olur gibi.
0
jelly bear
(05.11.24)
Kendilerince haklılar çünkü odalar genelde iki kişilik. O yüzden de fiyatlarda tek kişi ile iki kişi arasında fiyat farkı ya yok ya da çok az (Hatta şimdi Booking'ten birkaç yere baktım, neredeyse hiçbirinde fiyat farkı olmadı)

Kahvaltı gibi bir şeye ek ücret istenmesi normal ancak konaklama için otelde normalde bir kişi tek başına otele gitse ne kadar ücret alacaklarsa o kadar para istiyorlarsa aslında şirket olarak siz de kazıklanıyorsunuz, çünkü otel tek oda satıp iki oda parası alıyor; biri sizden biri de müşteriden.
0
salihdt
(05.11.24)
hatrı sayılır ülkede konakladım, oda fiyatı verdim hep. bulduğum otele 2 kişi gideceksem arama kısmında kişi sayısını 2 yapınca eğer oda tipi değişmiyorsa (family room vs) fiyat değişmez (yüzde 90).

her şey dahil otellerde genelde kişi sayısı değişince fiyat farkı çıkıyor. bir de bazı otellerde tek kişilik odalar var. gerçekten tek kişilik (oda küçük ve küçük bir yatak var). o tarz otellerde de kişi sayısı artınca oda upgrade olduğu için fiyat değişiyor.

sağlık turizmi için kaldığım otelde 2. kişi için fark çıkarsalar ben de ödemek istemem. ya baştan ağzını arayıp 2 kişilerse baştan yüksek söyleyin fiyatı (sonrada tek kişi gelicem derse, size indirim yaptık dersin) ya da otelleri zorlayın bence.

(bu arada türkiye'de çok fazla otel deneyimim yok, genelde avrupa,asya,amerika)
0
brkylmz
(05.11.24)
(7)

Serdar Ortaç'ın nesi var?

dejame
Uzun zamandır dağıtmış, bitkin, yorgun ve sürekli borcu var. Magazin konularını pek bilmediğimden soruyorum. Bir hastalığı, kumar bağımlılığı mı var? En son evini satışa çıkarmış. Ne oluyor bu beyefendiye?
Uzun zamandır dağıtmış, bitkin, yorgun ve sürekli borcu var. Magazin konularını pek bilmediğimden soruyorum. Bir hastalığı, kumar bağımlılığı mı var? En son evini satışa çıkarmış. Ne oluyor bu beyefendiye?
0
dejame
(05.11.24)
hasta&kumarbaz
0
yazar yazmaz yazan yazar
(05.11.24)
Hastalık + alkol + kumar + terkedilme + yaşlılık
0
parka
(05.11.24)
multipl skleroz sanırım
0
salihdt
(05.11.24)
MS + kumar
+ kardesi yogun bakimda kaldi aylarca sonra vefat etti
+ cocugu yasinda karisi tarafindan birkac sene önce terk edildi
+ alkol cok aliyormus

kizin mücevherlerini calip satmis falan kumar oynamak icin.
böyle bir illet bu.
0
robert bosch
(05.11.24)
adamın son sattığı ev bile 340 milyon tl. biz kendi derdimize yanalım:)
0
nothing in my way
(05.11.24)
MS hastalığı var ve bacakları tam tutmuyor. yorgun, bitkin görüntüsü bu yüzdendir.

borcu da aslen kumar kaynaklı bence ama son zamanlarda ne insan gibi albüm çıkarttı, ne insan gibi konser verdi. hastalığı nedeniyle istediği kadar konser veremediğini düşünüyorum. serdar ortaç gibi birisinin yazın her hafta en az bir konser vermesini, kışları da istanbul'da üst seviye bir mekanda sürekli program yapmasını beklersin.
0
co2s2
(05.11.24)
Haberi yalanlamış.

x.com
0
Cesario
(05.11.24)
(1)

aynı modem farklı pcden oyuna girme

pstm
bu durumda ip aynı mı görünür boş yere oyunda silik yemeyelim
bu durumda ip aynı mı görünür boş yere oyunda silik yemeyelim
0
pstm
(02.11.24)
Aynı modemden internete çıkan cihazlar aynı IP'yi kullanır. VPN kullanılarak karşı tarafın farklı IP görmesi sağlanabilir ama oyun konusunda ping vb. sorun olabilir.
0
salihdt
(02.11.24)
(1)

vodafone avrupa hattında türkiye'yi arama

dali dili havali korna
ispanya'da kullandığım vodafone paketinde türkiye'ye ve pakistan'a ayda 200 dakikalık arama hakkı da tanımlı, aşağıda linkini de bıraktım paketin. türkiye'den birini aradığımda onun faturasını yansıması olur mu yapacağım aramanın? https://www.vodafone.es/c/particulares/es/productos-y-servicios/movil
ispanya'da kullandığım vodafone paketinde türkiye'ye ve pakistan'a ayda 200 dakikalık arama hakkı da tanımlı, aşağıda linkini de bıraktım paketin. türkiye'den birini aradığımda onun faturasını yansıması olur mu yapacağım aramanın?

www.vodafone.es
0
dali dili havali korna
(02.11.24)
Yanlış anlamadıysam "Ben yurtdışından arıyorum diye yurtiçindeki insana ödeme çıkar mı" diye soruyorsunuz. Eğer doğru anladıysam cevap "hayır olmaz"
0
salihdt
(02.11.24)
(18)

Köylüler

don’t panic
Küçükken aşırı sevdiğim, bayramlarda 3-4 gün önceden gittiğim köyümden son 5-10 yıldır tiksinmeye başladım. Büyüyüp gözüm açılmaya başladı galiba. Şehirde yaşıyoruz, yılın 2 ayı falan köyde yaşıyor anne babam. Ben de günlük veya haftalık kısa süreliğine gidiyorum. Son yaşadığımız birkaç olayı özet g
Küçükken aşırı sevdiğim, bayramlarda 3-4 gün önceden gittiğim köyümden son 5-10 yıldır tiksinmeye başladım. Büyüyüp gözüm açılmaya başladı galiba. Şehirde yaşıyoruz, yılın 2 ayı falan köyde yaşıyor anne babam. Ben de günlük veya haftalık kısa süreliğine gidiyorum. Son yaşadığımız birkaç olayı özet geçmek istiyorum: Bizim arsanın kenarına diktiğimiz dut ağacını kurutmuş yan komşu, gelecekte kendi evinin önüne sarkar da güneşini keser diye. Arsanın diğer tarafına da zeytin dikmiştik. Ordaki komşu da millete laf ediyormuş bunlar da geldiler bizim evin dibine diktiler diye. Bu noktalarda sizce suçlu muyuz? 850 metrekare arsa ve içinde küçük bir köy evimiz var. Arsamız dahilinde evin bahçesini, önünü falan güzelleştirmeye çalışıyoruz. Bu iki olay dışında şu an anlatamayacağım ve tartışmaya kapalı çok sayıda pislik gördüm, görmeye devam ediyorum.

Tüm baba tarafım köyün mezarlığında ve bu köy benim için bir mabeddi. Annem babam bu dünyadan gidince o evle başbaşa kalacağız ve çevredeki herkesten, tüm akrabalarımdan nefret ediyor, tiksiniyorum. Geleceği düşündüğümde orayı satmayı da yediremiyorum kendime, babama ihanet edermişim gibi hissediyorum. Öte yandan köyün içinde tarla bahçe falan da var. Konuyla ilgili bana söylemek istediklerinizi dinlemek istiyorum arkadaşlar. Gelecekle ilgili, durumla ilgili ne gibi tavsiyeleriniz olur? Teşekkürler…
0
don’t panic
(01.11.24)
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.11.24)
dut agacini sinira degil de kendi alaniniza niye dikmediniz anlayamadim. "kurutmus" dediginiz olay nedir bir de. siz sulamiyor musunuz zaten karsi taraf nasil kurutmus.
0
robert bosch
(01.11.24)
Anlattıklarınız içimi sıktı. Şimdiden köydeki herkesle aranızı bozun. Herkes sizi aksi ve kavgacı biri olarak bilsin. Anladığım kadarı ile ancak bundan anlarlar. İyi niyetinizi anlatabileceginiz ya da anlayabilecek birilerine benzemiyorlar. Bu komşular yaşlı insanlar mı yoksa yasitiniz insanlar mı? Yaşlı iseler çok dert değil. Ya da siz en iyisi daha oldun ve soğukkanlı bir kullanıcının tavsiyesini dinleyin. Yazdıklarımı okuyunca ben de beğenmedim ama bir bakış açısı işte. Böyle hissettim.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(01.11.24)
sanki bizim köyü tarif ediyorsun. çocukluğumda tarla yüzünden insanların birbirine balta ile giriştiğini hatırlıyorum. bu hiç değişmeyecek galiba.
0
izole
(01.11.24)
@robert bosch

Kendi alanımıza diktik her iki ağacı da ama büyüyünce yukardan dalları kendi evlerinin güneşini keser diye kimyasal bir işlem uygulayıp kurutmuşlar dutu. Özeleştiri yapıp acaba daha içeri mi dikseydik falan diyorum ama ona da kesin bir şey bulurlardı sonucuna ulaşıyorum, bilemedim.
0
🌸don’t panic
(01.11.24)
@aslagülümseyenbirkediyegüvenme

Yaşlı insanlar ve onların köyde büyüyen 30’lu yaşlardaki çocukları…
0
🌸don’t panic
(01.11.24)
size danismadan böyle bir sey yapmalari harbiden cok ayica olmus o zaman.
sizinle konusmamislar, bu dut ileride büyür bize gelir mi vs

yuh diyorum. böyle bir cevrede yasanmaz. degerlenir ki mi orasi? degerlenmeyecek gibiyse satin gitsin.
0
robert bosch
(01.11.24)
oncelikle diger tarafi da dinlemek lazim. ama anlattiginiz sekildeyse diktiginiz agac onlarin gunesini engelliyorsa veya manzarisini bozuyorsa veya bahcelerini kirletiyorsa haksiz olan sizsiniz bence. koylu insanin kotu tarafi hak yer. iyi tarafi da hakkini yedirtmez.
0
roylemonia
(01.11.24)
Kırsal kesimlerde böyle cahillikler yoğundur. Kimse kimsenin hakkında pek olumlu da konuşmaz.
Onun bunun malı, kazancı, yeni yaptırdığı evi,yeni doğan çocuğu, aldığı inek, aldığı araba vs. orada yaşayan cahillerin derdi tasası, hased sebebi olur.
Yıllarca bölünemeyen neredeyse artık 100'den fazla kişinin varis olduğu tarla gibi miras meseleleri,sürekli devletten beklenen desteklemeler, olabildiğince her tür yardımdan faydalanma arzusu, bunun yanında hayvan alış verişi ve mahsül satışından devletin kazancının ne olduğu belirsizdir.

Şurası kesin ki küçük yaşanan yer küçük ölçekli olduğundan zihindeki hayaller, dünya algısı da gerçekte küçük oluyor.
Ama o hayali kuran için bunlar büyük şeyler.
Kişinin dünya algısı sadece kaldığı yer ile sınırlı.
Dışarı başka şehirlerde bulunmayan, ortam görmemiş bir kesmin bunu anlaması da belli bir yaştan sonra imkansız.
Bunu en iyi anlatan örnek,
muhtarlık seçimleri ve sonrasında olanlar..

Tavsiye olarak ne diyeyim bilemedim.
Bir yeri satmak zorunda olmanız tabi ki babanıza ihanet olmaz.
Ama yeri satacağınız kimsenin vasıflarını iyi düşünün. Biraz dişli olsun.
0
diyecevaplandı
(01.11.24)
Sadece köy için değil her yerde böyle aslında. Sebebiyle ilgili benim bir gözlemim var kendi çapımda. Artık sayıca çok azalan saygın bir yaşlı kesim vardı. Bunlar kibar ve yol yordam bilen insanlardı. En kötüsü dahi sırf zorunda hissettiği için usulünce davranırdı. Bu insanlar bilgiye de saygı duyardı, "ben cahil kaldım evladım" demekten çekinmez, bunun farkında olarak yaşarlar, nerde durmaları gerektiğini de bilirlerdi. Elbette aralarında kötü olanlar da vardı ama ağırlıklı genel bir karakterden bahsediyorum. Bu insanlar her nedense çocuklarını kendileri gibi yetiştiremediler. Şimdinin yaşlılarını oluşturan kesim benim çocukluğumda yine böyle rezil insanlardı. Kendi anne babalarının hatrına belli bir çizgide kalırlardı. Bunlar sürekli anlatırlar zaten biz anne babamızdan çok çektik diye. Bunun sebebi belli bence :D

Sizin hatırladığınız köyünüz bu makul insanların söz sahibi olduğu, diğerlerini bir çizgide tuttuğu yerdi. Tabi siz de daha az sorumluluk taşıyordunuz, bunun da etkisi var kuşkusuz.

Şimdi kendini tanrı sanan ve boş boş konuşmaktan inanılmaz keyif alan aynı zamanda sosyal medyada gördüğü bütün komplo teorilerine inanarak beynini kullanılmaz duruma getirmiş halde bulunan, hiçbir adap bilmeyen, hiçbir sınırı olmayan, cahillikle gurur duyan bir kitle yaşlı kesimi oluşturuyor. Özellikle küçük yerleşimlerde bu yaşlı insanlar her şeyi yöneten görünmez bir el gibi işlev görüyor. Genç ve yetişkin kesim bu kitleyi kendilerine ahlaki dayanak görerek seviyeyi iyice düşürüyor. Haliyle bu yerlerde inanılmaz bir kokuşmuşluk hakim. Aynı zamanda siz de yetişkinsiniz, artık sorunlarla daha çok muhatapsınız. Olayı derinden hissediyorsunuz.

Bence evi satmayın, ama yapacak bir şey de yok.
0
akhenaten
(01.11.24)
Konu hakkında bir yorumum yok.

Ancak ağaç konusundan anlayan biri olarak ağaç kurutmak için kimyasal işlem konusu bana mantıklı gelmedi. Doğal sebeplerden kurumuş olma ihtimalini değerlendirin bence.

Ayrıca bana ait alana gelecekte gölge yapacak şekilde ağaç dikilmesi benim de kabul edeceğim bir şey değil.
0
Mirket
(01.11.24)
şehir merkezinden uzak yeşillik bir yerde yaşıyorum, buranın yerlilerinin de aynı seninkiler gibi ağaç düşmanlığı var çözemediğim. biri güneş keser diye keser, biri "hava gelmiyor(???) diye keser. diğeri bilmem neresi hoşuna gitmez keser. kestiği de çamdır eriktir, kıymetli ağaçtır. kalanları görsen için acır. fino kuyruğu gibi, upuzun ağaçlar tepesinde üç tane yaprakla kalmış. cahil desen, kestirenler arasında emekli öğretmenler de var. kafayı yersin.

bir tanesi geçen arabulucuya 20 bin ödemiş sosyal medyada chplilere hakaret ettiği için. mesele ne yaşlılık ne köylülük. hepsinin ortak noktası ahlaksızlık partisini tutmaları.

tavsiyem şikayet edebildiğin her yere et bunları.
0
titanyum22
(01.11.24)
Mafya babalarının meksikadaki evleri gibi etrafı üç insan boyunda duvarlarla öreceksiniz.
Ben bunların bir de şehir görmüşleriyle uğraşacağım diye kafayı yiyordum. Hatta birazını yedim. Yanlarında biraz daha kalsaydım hitler benzeri bir nefretle dolup taşacaktım. Şu an sadece insan olarak görmüyorum.
Tarlanız, eviniz, bağınız bahçeniz… Değerli ya da değersiz hiç önemli değil. Böyle kocaman sağlar duvar öreceksiniz evinize. Tarlanızın etrafını saracak üstüne de dikkat elektrik çarpar yazacaksınız.
Sevgi, saygı, komşuluk bilmem ne. Tam böyle ağaçlarla derdi olan bi bilmem ne amcam bana istanbulun ortasında bir daire kaybettirdi. Yamyamdır bunlar. Bildiğin yamyam. Diri diri yemeye çalışırlar insanı.
Malınızı mülkünü koruyup çevip çevreleyin. Bu tiplerin başka işi gücü de yoktur. Kafaları sadece başkasının malına mülküne çalışır. Düşünü düşünür düşünürler. Adam öldürmekten de korkmazlar. O yüzden kredi çekin altınınızı bozdurun biraz zorlayın o ay kendinizi yaptırın o duvarı. Ama böyle tatlı tatlı yazlık evi duvarı değil. Senin ben yedi sülaleni duvarından.
Şimdi komşularla iyi anlaşmak lazımcılar da gelebilir. Anlaşılacak insan var anlaşılmayacak insan var. Ama artık anlaşılacaklar çok az.
0
mrvln
(02.11.24)
Benim bakış açımda da benzer bir dönüşüm olmuştu. Küçükken köy şehrin tam tersine herkesin iyi olduğu, ilginç bir yerdi. Ancak yavaş yavaş büyüyünce gördüm ki köy bir nevi cehennem. Özel hayat diye bir şey yok, herkes herkesin bütün hayatını biliyor. Ancak bu bir sürü rezillik yaşanmasını da engellemiyor; yine kimse yapacağından geri kalmıyor. Kimin eli kimin cebinde belli olmayan bir ortam. Üstüne de hiç bitmeyen mal mülk kavgası, genelde de olabilecek en adi şekliyle; senin koyunun neden benim çitime sürttü, ağacının yaprağı neden bahçeme düştü, ineğinin tezeğine gelen sinek canımı sıktı gibi şeyler üzerinden başlayıp yıllarca devam eden düşmanlıklar. Hayvanlara yapılan eziyetleri saymıyorum bile... Şehir hayatı çok mu matah bir şey o da tartışılır tabi de, en azından belli ölçüde yaşayacağın sosyal çevreyi seçip, "özel hayat" diye bir şeye ucundan da olsa sahip olabiliyorsun.
0
salihdt
(02.11.24)
tipik köylü kafasi. anlattiklarinda yeni hicbir sey yok. türkiye'nin hicbir köyünde kendimi güvende hissetmem. sat gitsin evi arsayi.
0
alice in potatoland
(02.11.24)
Duvar dikmek mantıklı görünüyor. İşi olmayıp başkalarına saran tiplere benziyor bunlar. Bunlarla minimum iletişim iyidir
0
pembediken
(02.11.24)
Kusura bakmayın ama haksızsınız. Önce siz onlara düşman gibi davranmışsınız. Köylülerin bu yaptıklarınızdan hoşlanmamak için mantıklı sebepleri var.
Sınıra dikilen ağacın dalı, gölgesi diğer komşuya taşar. Adam oraya bir şey ekemez. Ekse de yetişmez çünkü. Pisliği de cabası. Üstelik dut ağacının dökülen meyve-yaprak pisliği ve bunlara gelen sinek çok olur. Aynı şekilde ağaç toprak altından da komşunun arazisine taşar. Ağaç kökleri çok derine inmez toprağın 30cm altında ağ gibi metrelerce yayılırlar. Dalı kesse, güneş bahçesine düşmese de yine o alana ektiğinden verim alamaz yani. Aynı şekilde ağaç eve çok yakın dikilmez çünkü kökler temele zarar verir.
0
gnosis
(02.11.24)
Dut ağacından döküntü çok olur. Tam sınıra diktiyseniz yan komşunun bundan rahatsız olması çok normal.
Sizin komşuluk hakkını gözeterek ağaç dikmeden bir danışmanız gerekirdi. Onların da size olası sorunu dile getirip bunun yerini değiştirin demesi gerekirdi. Siz farkında olmadan bir hata yapmışsınız ama onlar bile isteye bir hata yapmışlar. Gerçi kuruttular demişsiniz ama nasıl oldu bu? Bakım yapmasını istediniz de yapmadılar mı veya ağacın köküne sizin orada olmadığınız zaman zararlı maddeler falan mı döktüler?

Diğer ağaç konusu da aynı bence. Bir ağaç dikecekseniz ve bu komşuyu etkileyecekse rızasını almanız lazımdı.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(02.11.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.