Giriş
(31)

+30 yaşında birinin araba kullanmayı bilmemesi garip mi?

morca
Ben bir kadın olarak araba kullanmayı bilmediğimi söyleyince şahsen garipseniyorum. Arabam yok, ailemde de uzun zamandır arabası olan kimse yok. Maddi olarak yakın zamanda araba alabilecek gibi değilim, zaten çok uzun yıllardır her yere toplu taşıma ile gidiyorum ve buna alıştım. Biriyle birlikteyke
Ben bir kadın olarak araba kullanmayı bilmediğimi söyleyince şahsen garipseniyorum.

Arabam yok, ailemde de uzun zamandır arabası olan kimse yok. Maddi olarak yakın zamanda araba alabilecek gibi değilim, zaten çok uzun yıllardır her yere toplu taşıma ile gidiyorum ve buna alıştım. Biriyle birlikteyken de adamlar kendi arabalarını kendileri kullanıyor, benim kullanmama gerek kalmıyor veya bu yönde bir talepleri olmuyor. Ehliyet almak için açıkçası bir sebep göremiyorum.

Buna rağmen ne zaman konusu geçse bir şaşkınlık oluyor, sanki araba kullanmak kişisel gelişimin büyük bir parçası gibi karşılanıyor. İlginç buluyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
0
morca
(10.01.25)
kişisel gelişimin büyük bir parçası, evet.
0
gabe h coud
(10.01.25)
Aydınlanma yolunda aşılması gereken bir köşe taşıdır.

Benim de ehliyetim yok, 38 yaşındayım.
0
sekizdokuzon
(10.01.25)
31 yaşındayım, daha yeni kursa yazıldım. Benim de ailede araba yok, durum da yok. Araba olmayınca insanın aklına gelmiyor ki. O şaşıranların arabası vardır.
0
nothing in my way
(10.01.25)
bence ögren. hep istanbul'da yasamayabilirsin.
ehliyet dursun. sana sonra sürmek istedigin direkt sürersin, bürokrasi ile ugrasmazsin.

yaslandikca ögrenmek zorlasir.
0
sonsuz
(10.01.25)
değil bu bir tercih meselesi
0
duyurukullanıcısı
(10.01.25)
Ailesinde araba sahipleri mevcut, maddi açıdan da iyi durumda olanlar şaşırıyordur buna. İnsan belli bir ücretle geçinmeye çalışırken, bazılarının normali onun için lüksken "Arabam yok, almayı da düşünmüyorum, zaten istesem de alamam ama ben yine de öğreneyim." diye düşünmüyor çünkü öncelikleri farklı.

Kişisel gelişimle alakası olduğunu da düşünmüyorum. Müge Anlı'da kayıp olarak aranan yengesine beş kişiyle tecavüz edip bu sırada görüntüleri çekmiş, o görüntüleri de kızın aile bireylerine izletmiş olduğu ortaya çıkan köy adamı da araba sürebiliyor çünkü ihtiyacı varmış ve öğrenmiş.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(10.01.25)
Ben 18 yaşındayken aldım ehliyet ama korkudan kullanmıyorum. Metro da yetiyor bana. Ama gün gelecek belki çocuk olacak, partnerinin, arkadaşının hastaneye gitmesi gerekecek ambulans olmayacak vs ihtiyaç olabiliyor. Eşinin, sevgilinin arabası olsa bile senin sürmen gerekebilir.

Mesela bu gerekçelerle erkek arkadaşım sürekli pratik yaptırıyor ve araba kullanmamı haklı olarak bekliyor.
0
jazzabel
(10.01.25)
türkiyede arabası olmak bir statü göstergesi sayılıyor. bir hava atma aracı üstünlük kurma aracı. genç erkeklerde ortam yapma aracı, genç kadınlarda bak özgürüm kimseye muhtaç değilim göstergesi. bundan araban yoksa hele ki ehliyetin dahi yoksa kendilerince seni hor görüyorlar.
amerikada, kanadada olsak anlarım buralarda arabasız hiç birşey yapamazsın. ama türkiye gibi toplu taşımanın gelişmiş olduğu ülkelerde araba gereksiz bir israf.
bende ehliyet var kullanabileceğim arabada var ama kullanmıyorum. çünkü tüm işlerimi toplu taşıma ile çok rahat hallediyorum. zaten araba kullanmaktanda hiç haz etmiyorum.
0
my fault
(10.01.25)
türkiyede arabası olmak bir statü göstergesi sayılıyor. bir hava atma aracı üstünlük kurma aracı.+5

36 yaşında erkek kişiyim. Bir türlü öncelik verip araba kullanmayı öğrenmedim. Biraz da inatlık yüzünden öğrenmedim. Arana kullanmayı öğrense dediklerinde zorunda mıyım diyorum her seferinde.
0
put it in your appropriate place
(10.01.25)
Çevrendekilerinin aklı, fikirleri beklentileri,yaşam tarzları havada.
Onların renkli renkli yaşayan, alış veriş sitelerinden bir türlü çıkamayan konformist kişiler olma ihtimali çok yüksek.

Kişisel gelişimin büyük bir parçası yetenekli olmak, 27 diploma ve kurs bir de ehliyet sahibi sahibi olmak demek değil,
(sadece onlar için değil genelde herkes için) haddini bilmek olduğunu onlara uygun şekilde anlatınız.
0
diyecevaplandı
(10.01.25)
ne arabam vardı ne de araba alacak bir imkanım ama yine de üniversite 3. sınıfta ehliyet aldım, araba kullanmayı da öğrendim. üstelik baya baya yıllar önce yaptım bunu yani. sonra ilk fırsatta da araba aldım döküntü de olsa, zamanla yeniledim. artık ona da ihtiyacım yok çünkü güzel bir şirket arabası var benim kullanımımda. o kadar genç yaşta ehliyet almış ve araba kullanabiliyor olmam iş görüşmelerinde bile beni daha girişken, daha çalışkan olarak görmelerine neden oldu.

okul bittikten sonra iş hayatı yoğunluğu içinde ehliyet almaya bir türlü fırsat bulamayan arkadaşlarımdan çok iyi iş fırsatlarını sırf ehliyet nedeniyle kaçıranlar da oldu, sevgilisi arabayla alıp bırakan kadın arkadaşımı ezikleyen erkeklerde oldu. bu tür örnekleri çoğaltabilirim.

herkes için ama özellikle de bir kadın için ehliyetinin olması ve araba kullanabilmek evet çok önemli bir kişisel gelişim meselesi. garip demem ama anlam da veremem. hem inanılmaz bir güvenlik ve özgürlük sağlıyor, hem de kimseye muhtaç olmuyorsun. o sizi alıp bırakan sevgilileriniz emin olun kendi içinde bunun hesabını yapıyorlar (sosyal medyada, ekşide vesaire de bunu hem yapıp hem de bir aşağılama olarak kullanan çok erkek var). illa arabanız olması da gerekmiyor, bir hafta sonu araç kiralayıp birkaç kişi bir yerlere gidebileceğini bilme hissi bile insana çok iyi geliyor bence özgüven açısından.
0
Phoebe
(10.01.25)
37 yaşında ne ehliyetim var ne de kullanmayı biliyorum.
trafikten hoşlanmıyorum. dikkatimi de yola veremem diye düşünüyorum :D
0
neira
(10.01.25)
Bizim ülkeye has deli saçması bir durum.
25 yaşında motosiklet ehliyetimi aldım otomobillerle zerre alakam yoktu uğraşmadım.
daha sonra 35 sonrası otomobil ehliyet almam gerekti. AMAN TANRIM gittiği her kurs araba kullanma bilmememe şoklara giriyor, garip tepkiler :D Arkadaş siz öğretmeyecek misiniz bunu bana :D

Dünyanın en normal şeyidir, isteğe bağlı bir durumdur ama türkiyede hele son 10 15 senedir kıraathane kültürünün her yere sızmasından dolayı, "delikanlılık, adamlık, vs " komik kavramlardan dolayı çok garip yerlere kadar gidebiliyor bu muhabbet.

hanımları da garipserler ona da şaşırmam.
0
hedep
(10.01.25)
Ankara gibi mansurun beceriksiz ulasim altyapisinda bu ni must
0
lapaz
(10.01.25)
arabası olmayan ve almayı da planlamayan birinin bilmemesi bana normal geliyor.
0
orpheus
(10.01.25)
Yanındaki kişi hastalandı. Araba var ama gidemiyorsunuz. Bu yüzyılda. Garip tabii.
0
Mirket
(10.01.25)
araba kisinin ulasim ozgurlugunu eline almasidir. kendi kendini a noktasindan b noktasina goturebilmek de onemli bir mevzu.

ama para yoksa, araba yoksa nereden denk gelip ogreneceksin. ben de ehliyeti gec aldim, 21 gibiydim ve duzenli araba kullanmaya 28 gibi basladim. ama bunlar hep fakirliktendi. araba olunca harita aciliyor. kesinlikle yucelestirilmemesi lazim arabasizligin ve ehliyetsizligin.
0
antikadimag
(10.01.25)
araba kullanmayı 35 yaşında öğrendim, o da iş gereği zorunluluktan çıktı ortaya. Muhtemel işle alakalı bir şey olmasaydı hala arabayı kullanmayı bilmeyen biri olucaktım.
0
clones
(10.01.25)
biraz garip biraz garip değil.
zaten ehliyeti olan kadınların da %90 araba sürmeyi bilmiyor sadece hareket ettiriyor.

bisiklet sürmek gibi bir şey araba sürmek.

eğer sürme imkanın olmadıysa garip değil
ama paran pulun ve imkanın varken öğrenmediysen kötü.
ama öğrenmesi inan 1-2 günlük iş yani öyle atla deve değil.
mesela ben yüzme bilmiyordum yeni öğrendim yaşım da 37
yüzememek çok garip geliyordu
0
OgutucuRecep
(10.01.25)
kadin erkek farketmez, bence gunumuzde garip artik. yuzme bilmemek gibi bisey.
ogrenin kardesim, o kadar zor bir mevzu da degil zaten.
annemin ehliyeti vardi ama asiri endiseli bir tip oldugu icin bir turlu tek basina kullanamadi, eziyetini hep kendi hemde biz cektik.
0
cooperr
(10.01.25)
Garip değil. Otistik olmam etkiliyor durumu araba kullanamıyorum. Bu toplumun zihniyeti sıkıntılı maalesef kendi gibi olmayanı tuhaf karşılayor yada dışlıyorlar.
0
pembediken
(11.01.25)
araç sürebilmek bir gereklilik.

bir sağlık sorunu olmadığı halde keyfi olarak bunu reddetmek, zaten gereksiz deyip liseyi terketmeye benziyor bence.

çok iyi sürmek gerekmiyor, lazım olduğunda a noktasında b noktası ağır aksak da olsa götürecek kadar bilmek gerek.
0
biseysorcaktim
(11.01.25)
Bisiklet suruyorum de geç
0
Zetnikov
(11.01.25)
bana aksine ehliyeti olmayanlar “zengin” geliyo. bu ne rahatlıktır, umursamazlıktır ya, kesin zenginsin sen
0
deartheodosia
(11.01.25)
@ogutucurecep, çok iyi kullanıyoruz kadınlar olarak. s.ktir git bak yine kadınlara, zekalarına laf çarpan biri çıkmış
0
deartheodosia
(11.01.25)
Ehliyetimi 36 yaşımda aldım, çünkü o zaman ihtiyaç hissettim. Kişisel gelişimle de bir alakası yok; hele de modern arabalar kullanımı basit elektronik aletler. Eveki kahve makinesini kullanıp lattenin kıvamını tutturmak daha zor geliyor bazen.
0
salihdt
(11.01.25)
Garip diil ama yine de bı an önce öğren bnc. Çok güzel bir özgürlük
0
abuzer
(11.01.25)
Aynı koşullardayız, bu verilerden dolayı ben de araba kullanmayı bilmiyorum.
Ehliyet aldım ama. Şimdi ehliyet alma şartlarına bakınca (hem sınav detayları hem kurs ücretleri, masrafları vs.) iyi ki almışım diyorum.

Tamam araba alma ihtimalim ülkenin şu koşullarında imkansıza yakın ama en azından ihtiyaç anında bir araç kiralayıp işimi görebilirim bu sayede, ehliyeti bu yüzden önemli buluyorum.
Araba kullanmayı da çok beceriksizsen 10-12 ders alırsın özel bir hocadan halledersin zaten.

Ehliyet almamış olsaydım eğer mevcut şartlarda eğer araç alma imkanım yoksa bu paraları verip alır mıydım bilmiyorum. Sanırım almazdım, kurs ücretleri de sınav ücretleri de vergileri de uçmuş çünkü, delilik gerçekten.
Ben 500 liraya almıştım ehliyeti her şey dahil :D
0
mutekebbir
(11.01.25)
hayır
0
edaddy
(11.01.25)
30+ yasinda olup, buyuksehirde yasayan biri olarak bugune kadar gerekli gelmedi. Genelde "esin/cocugun hasta olursa ne yapacaksin?" gibi bir argumanla geliniyor; ama evlenmeyecegim icin boyle bir derdim yok. Calistigim yerde de bugune kadar servis imkanindan yararlandim. Ogrenmek icin hicbir sebebim olmadi kisacasi. Is disinda bir yere gitmem gerekirse de toplu tasima veya en kotu taksiye binip giderim. Bu arada ehliyetimi 15 yil once aldim; ama direksiyon sinavindan sonra sadece 1 defa kullanip bir daha elimi surmedim; yani araba kullanmayi bilmiyorum.
0
chickentown
(11.01.25)
Acil durumlar için öğrenilmesi gereken bir durum gibi geliyor bana
0
yuvarlanantencereninkapagi
(11.01.25)
(14)

Gıda Dedektifi vb. hesaplara güveniyor musunuz?

seni tanıdığım güne lanet olsun
Gıda üzerine olan Gıda Dedektifi, Gıda Ajansı gibi hesapların bazı markalardan para alıp özellikle onları övdüğü, bazılarını özellikle yerdiği, gündeme göre içerik belirlediği ve ülkenin kritik dönemlerinde aktrollük yaptığı söyleniyor. Fahrettin'in ekibinden olarak biliniyorlar. Edilgen yüklem kull
Gıda üzerine olan Gıda Dedektifi, Gıda Ajansı gibi hesapların bazı markalardan para alıp özellikle onları övdüğü, bazılarını özellikle yerdiği, gündeme göre içerik belirlediği ve ülkenin kritik dönemlerinde aktrollük yaptığı söyleniyor. Fahrettin'in ekibinden olarak biliniyorlar.

Edilgen yüklem kullanıyorum da zaman zaman ekran görüntüleriyle vs. dile getiriliyor zaten. Kesin bir durum, sadece boş bir iddia değil.

Sizin bu alanda güvendiğiniz başka hesaplar var mı?

Sıradan vatandaş neye güveneceğini, kimin sözüne itibar edeceğini şaşırdı.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(10.01.25)
Adam direkt "şu ürün kötü almayın" duyurusu yapmıyor ki, içeriklerini yazıyor hatta karşılaştırma yapıyor. Algida ve Ülker'in millete ne yedirdiğini ifşa ediyor mesela.
0
feastofthedamned
(10.01.25)
Gıda dedektifi sahtekarın bayrak taşıyanı, 80 iq üzeri her insan içerik okumayı ve içeriklerin ne olduğunu anlama kabiliyetine sahip olmalı bence, böylelikle başkalarının yönlendirmesine ihtiyaç duymadan neyin ne olduğunu rahatlıkla anlayabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.01.25)
Kaale almıyorum. Ajanı ilk kez duydum, dedektifinin paylaşımlarını engelledim, denk gelirsem de bakmıyorum. Hem güvenmiyorum hem ispatlı aktroller hem de operasyon hesapları. Ayrıca muhtemelen yaptıkları işle ilgili de gram bilgileri yok
0
nundu
(10.01.25)
gıda dedektifine güvenmiyorum.
0
inheritance
(10.01.25)
İlkinin aktrollerden olduğu ispatlı. Propaganda hesabı.
0
potasyum bebek
(10.01.25)
elbette hayır, şantajcı organizasyonlar bunlar.
0
ensar
(10.01.25)
Evet güveniyorum.

Meseleye parti veya taraf olarakta bakmıyorum.
Denetim hususunda zaten gerideyiz
hiç değilse böyle oluşumlarla bir şeyler yapılsın.
Devletin ödül bile vermesi gerekiyor.
Trollük yaptığını söylemekten çok bunu ayrıca ciddi şekilde ispat etmek gerekiyor.
İddia eden ispat etmek zorundadır. Bu hukuki kaidedir.

Bizde fahiş fiyatların artması, gıdaya başka şeyler karıştırılması , diğer her tür hile ve stokçuluk gibi toplumun zararına olan fiiller, "terörle mücadele" kapsamına alınmalı ve failler tek tek tvlerde ifşa edilmelidir.

Arızalı firmaların ifşa olmamalarını sağlayan, mahkemeden yürütmenin durdurulması gibi alınacak kararlar toplumun menfaati gözetilerek resen geçersiz sayılmalıdır.
Acısını belki bir kaç ayda çıkaracakları türden para cezaları yeniden ele alınmalı hatta bu tür
firmalar ibretlik olacak şekilde mal varlıklarıyla birlikte hazineye devredilmelidir.

Neredeyse o sağcı bu solcu diyerek hiç bir yere varamıyoruz. Aynı anda hem gaza hem frene basıyoruz.
0
diyecevaplandı
(10.01.25)
Cok merak ettim, Gida Dedektifi'nin aktrollukle falan ne gibi bir alakasi var? Turkiye sahlandi falan dedigini hic hatirlamiyorum.
0
mbond
(10.01.25)
yerine göre faydanılabilir. ne büsbütün iyi ne de kötü. farkındalık yaratması güzel, ama devamında araştıran eden için bu bir anlam ifade ediyor. yoksa adamın paylaştığı her içeriği kutsal metin gibi kabul etmenin yararı yok.
0
kesmekes laleler
(11.01.25)
herkes kendi çıkarında.
bu adamın da tek derdi bu konu üzerinden korku yaymak, etkileşim kasmak ve para kazanmak.
bu ara boykot v.b. etkileşim kazandırdığı için oradan yürüyor, tersi olsa onu da yapardı.
kısaca sizin sağlığınızı değil, sadece cebini düşünen bir hesap.
0
nuisance2
(11.01.25)
korku yaratarak ilgi çekmeye ve takipçi kasmaya çalışan bir hesap bu çoğunlukla. maalesef bunu da iyi başardı. şu anda yazılım alanında olsam da ilk lisans eğitimim gıda alanındaydı az çok bilgim var konu hakkında. adamın taktiğini ve olayını şöyle anlatayım kısaca. mesela bunun içinde su var demek yerine hidrojen dioksit var diyor (bildiğimiz suyun kimyasal adı) adam ve millet de kimyasal ad görünce korkuyor zehir sanıyor hemen. aşağı yukarı böyle stratejisi.
0
semaforo de medianoche
(11.01.25)
ya ilk çıktığında bunların para kazanmak gibi bir motivasyonu yoktu sanırım. o zamanlarda güzel içerikleri oluyordu. büyüyüp her şeye maydanoz olunca ve sponsorlu içeriklerin sayısı artınca artık güvenmez oldum.

çoğunlukla, bildiğimiz şeyler dışında bir şey söylemiyor bu hesaplar. ama başkası söyleyince daha bir korkuyoruz. yoksa ürünün etiketinde yazılıyor zaten içindekiler.
0
biseysorcaktim
(11.01.25)
Gıda Dedektifi'nin siyasi görüşünü, etiket okumanın yarattığı değeri falan geçiyorum, bence şu andakien büyük sorunu iş modelinin çıkar çatışması içermesi.
Sen eleştirdiğin kategorilerde üretim yapan şirketlerin kötülediğin ürünlere benzer süreçlerle üretilmiş ürünlerinin "Sponsorlu İncleme" ile reklamını yaparsan inandırıcılığın kalmıyor.
0
salihdt
(11.01.25)
kesinlikle güvenmiyorum
0
basond
(11.01.25)
(6)

Amerika’daki yangın konusunu anlayamadım

michael_knight
Selamlar,Los Angeles’taki yangın ve sigorta şirketlerinin 4 ay önce sigorta yapmayı bırakmış olması olayını tam anlayamadım. O konuyu kabaca anlatmak isteyen olur mu?İngilizce Türkçe link de olur.
Selamlar,
Los Angeles’taki yangın ve sigorta şirketlerinin 4 ay önce sigorta yapmayı bırakmış olması olayını tam anlayamadım.
O konuyu kabaca anlatmak isteyen olur mu?
İngilizce Türkçe link de olur.
0
michael_knight
(09.01.25)
O mevzuyu net bilmiyorum da ben 15 sene once Los Angeles'a gittigimde Hollywood/Beverly Hills Celebrity Homes diye ufak ustu acik bir minibuste bir turist turuna katilmistim. Rehberimiz (kendisi de eski bir oyuncuydu) surekli buralarda sikca yangin oluyor, sigorta sirketleri su evleri sigortalamiyor, cunku bitki ortusu ve col iklimi yangina asiri yatkin falan diye sik sik bahsediyordu. Bunlarin hicbiri yeni degil yani, sadece bu sefer yangin biraz daha buyuk. Hala o bolgelerden ev alanlarin da cogu riskin farkindadir ya da maddi kaygisi yoktur.
0
hot potato
(09.01.25)
Abi Amerika'da yangın ve sel konusunda, tam bir vahşi kapitalizm ülkesi olduğu için, sigorta şirketleri canının istediğini yapıyor. Misal sürekli sel olan yerlerde ya yapmıyorlar sel sigortası ya da kol gibi para istiyorlar.
Burada da yangın var. Bir sigorta şirketi yazın demiş ki ben artık bu bölgede yangın sigortası yapmıyorum çünkü sürekli yangın var. Bundan 3-4 yıl önce başlamışlar zaten çoğu yapmamaya. Ben bill burr'den biliyorum California'da sürekli olur los Angeles'da yaşadığı için sürekli yanıyor.

Neyse yani, klasik risk gören sigorta şirketlerinin kafasına göre at kosturabildigi ülkede "bana müsade kendi basinizin caresine bakin" demesi olay.

www.newsweek.com
0
logisticsmanager
(10.01.25)
ben de merak ettim bu olayı da twitter'da bi kaç twit'e denk geldim. özetle; şuanki yönetim kol gibi vergi alım cücük gibi karşılık vermiş. eşitlik, özgürlük, azınlık derken yangınların sık yaşandığı bu yerlerde gerekli önlemleri almamışlar. aylar öncesinden trump bile bu konuda bir sürü söylenmiş "sizin en başat sorununuz yangınlar ve siz önlem almıyorsunuz bu konuda" demiş. ilgililer ve yetkililer pek ilgisiz davranmış bu konuda.

bu politik gelişmeler ışığında sigorta şirketleri poliçeleri yenilememeye başlamış.

nasılki istanbul için bir deprem öngörüsü var ve önlem alınması gerektiği söyleniyorsa, orası için de yangın öngörüsü varmış yani.


nypost.com
(haberin en sonunda trump'un bahsi geçen twit'i var, 2019 tarihli)
0
biseysorcaktim
(10.01.25)
Linkler ve açıklamalar için teşekkürler arkadaşlar.

Sigortacıların yaptığı çok doğru göründü bana. Hem siz hem de Amerikan halkı neden garipsemiş bu durumu?

Orada yangın riski çok fazla olduğu için, gerekli önlemler alınmadığı için sigorta yapmak istemiyorlar işte. Suçlu sigorta şirketleri değil önlem almayan, devlet, belediye, itfaiye, şerif vs. diye düşünüyorum.

Kaçak elektriği herkesin ödemesi gibi sonuçta bu riskli yerlere sigorta şirketleri tazminat ödedikçe her yerdeki sigortalıların parasından çıkacak o masraflar bir şekilde.

Ben aşırı ötesi liberal mi bakıyorum konuya?
0
🌸michael_knight
(10.01.25)
Yani eğer Türkiye'de de depremin, selin sigortadan çıkması gibi şeyleri de savunuyorsan bakış açında sorun yok.

Neden garipsiyoruz? Zamanında insanlara radyasyonlu fırça yalatanları neden garipsiyorsam ondan. Tek işi daha çok para düşünmek olan, paradan başka hiçbir şeyi umursamayan corporation savunacak değilim. Sen intihar etme diye çalıştığın yere cam koymayacak sirketlere "free economy baby" dersen yarın "geçen sene bir bira icmissin, alkol sağlığa zararlı. Ondan sağlık sigortani yüzde 200 artırıyoruz" derler, "liberal economy <3" dersin.

Dünyanı geldiği noktada bizleri köle haline getirememelerinin sebepleri herkesin liberal olmaması.

Neyse konu sapmasın. Sigorta sirketi savunamam hayatta.
0
logisticsmanager
(10.01.25)
michael_knight'ın dediği sigorta işinin özü itibariyle doğru. Sigorta işinde nihayetinde belli bir tutar karşılığında insanların risklerini satın alıyorsun. Bu bedelin satın alınabilir olması için riskin de görece küçük olması, hatta mümkünse de aynı riske sahip sigortalıların çok olması lazım, zira sigorta bedeli riskle doğru orantılı. Riskin çok yüksek olduğu durumlarda sigorta mantıksız hale geliyor çünkü şirketin

a) Sigorta bedelini çok yüksek tutması lazım: Mesela 5 milyon dolarlık ev için 2 milyon dolar. Ki bu bile riskin çok çok yüksek olduğu durumlarda sorunlu çünkü riskin yüksek olması demek bir noktada o söz konusu olay yaşandığında sigorta şirketinin batması demek.(Mesela sen o bölgedeki evlerin 1 yıl içinde yangından zarar göreceğini düşünüp %80 premiumla sigorta yapmayı kabul etsen bile o olay yaşandığında ödeyeceğin %20'lik fark seni batırmaya yeter)
b) Sigorta şirketinin zararına risk alması lazım: Bu da özel şirket için mantıklı değil, ancak devlet bir sosyal hizmet olarak yaparsa yapar.
0
salihdt
(10.01.25)
(3)

Neden online bilgisayar oyunlarina anti hile gelmiyor?

Zetnikov
Eskiden cok oynardim simdi biraz takilmak icin giriyorumFakat dikkat ettim cok koklu ve oopuler oyunlar oluyor adam 2. Dunya savasi falan yapmis asiri bir emek var fakat anti hile korumasi yokBir cok oyunda boyle neden acaba herhangi bir ekip vs kuramiyorlarmi neden engel olunmuyor?
Eskiden cok oynardim simdi biraz takilmak icin giriyorum
Fakat dikkat ettim cok koklu ve oopuler oyunlar oluyor adam 2. Dunya savasi falan yapmis asiri bir emek var fakat anti hile korumasi yok
Bir cok oyunda boyle neden acaba herhangi bir ekip vs kuramiyorlarmi neden engel olunmuyor?
0
Zetnikov
(09.01.25)
çoğunda var? ama olanlarda da 100% sonuç alınamıyor.
lolde, valorantta, csgoda vs. bile hala hile yapanlar var. en agresif ve etkili olan vanguard, o bile 100% başarılı değil ve çinli bir şirketin yazılımına kernel level yetki vermen gerekiyor... kernel level anti-cheat oldukça tepki çekti mesela kullanıcılardan da. ve kernel level hile yazılımları çıktı ona karşılık...

anti-cheat'in bir diğer olumsuz yanı da işletim sistemi uyumluluğu, mesela lol valorant vs. linux'da oynanamıyor. emulasyonla protonla vs. bile mümkün değil çünkü vanguard çalışmıyor. apex legends linux desteğini kesti anti-cheat yüzünden mesela...

şimdi tpm ile hw ban vs. olayı çıktı o konu da sakat... adam anakartı aldı 3 gün sonra hw ban yedi ürünü iade etti, sen satın aldın onun iade ürünü sana geldi mesela? veya ikinci el anakartta da yaşanabilir bu problem ama ilki daha çok can sıkar, çünkü hiç beklemeyeceğin bir durum...
0
konetsu
(09.01.25)
anti-cheat firmalarının kullandığı teknikler cidden kötü. genellikle çok temel şeyleri track ediyorlar başka bir program açık mı bu program ban listesinden mi ip check falan gibi.

bu tür parametreler tabiki kolayca değiştirilebilir. bir cheater ile konuşma var youtube'da adam 1000euro harcıyormuş sadece keyif için cheatlere. eleman zevk alıyor yani cheat kullanıp milleti delirtmekten.

aynı zamanda bu geri zekalı oyun firmaları sadık oyuncular ile cheaterları da ayıramıyorlar. 5000saati olan cheater ı sadık oyuncu klasmanına alıp onun dediğini yapıyorlar.

daha üst düzey algoritma tasarlanması lazım. onu da yapabilecek anti-cheat firması görmedim ben. para meselesi biraz.
0
duyurukullanıcısı
(09.01.25)
Bu tür süreçlerde belli başlı yöntemlerle hilelerin önemli kısmı yakalanıyor ama optimum bir noktadan sonra anti-cheat yazılımının geliştirilmesine ve bakımına harcanacak kaynak, üstüne bu yazılımın getireceği kısıtlar, yaratacağı potansiyel problemler vb. bunların engelleyeceği hilelerin getireceği zarardan daha fazlaya çıkmaya başlıyor. Haliyle oyun firmaları da mümkün olduğunca bu optimum nokta etrafında kalmaya çalışıyorlar. Önemli olan hiç hile yapılmaması değil, bunun belli bir sayının üzerinde müşteriyi bezdirip platformdan kaçırmaması.
0
salihdt
(09.01.25)
(6)

Ticaret hukuku ile ilgili kısa bir soru

sinematematikci
Semt pazarında tezgahımda elma satıyorum diyelim. Elmanın normal satış fiyatı 50 Lira. Ama ben öğrencilere 40 liradan satmak istiyorum. Tam 50 lira, öğrenci 40 lira yani. Bu yasal mı?Yalnız yanıt verirken duygusal düşünmeyin, yasa çerçevesinde yanıtlayın. Yasal mı hakkaten? Cevap evetse, o zaman iki
Semt pazarında tezgahımda elma satıyorum diyelim. Elmanın normal satış fiyatı 50 Lira. Ama ben öğrencilere 40 liradan satmak istiyorum. Tam 50 lira, öğrenci 40 lira yani. Bu yasal mı?

Yalnız yanıt verirken duygusal düşünmeyin, yasa çerçevesinde yanıtlayın. Yasal mı hakkaten?

Cevap evetse, o zaman ikinci sorumu da sorayım. Aynı elmayı;

AKP'lilere 50 lira
AKP'ye oy vermeyenlere 20 liraya

Satmam yasal mı? Etikete böyle yazabilir miyim?

Hadi yanıtları göreyim :)
0
sinematematikci
(05.01.25)
İlk örneğin yasal, ikincisi değil.

Siyasi görüşe göre farklı fiyat uygulaması (örneğin “AKP’lilere 50 TL, AKP’ye oy vermeyenlere 20 TL”): Bu durum, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 122. maddesi (Ayrımcılık suçu) kapsamında direkt. Kanun, “siyasi düşünce” dahil olmak üzere belli temellere dayalı ayrımcılığı (farklı muamele yapmayı) suç olarak düzenlemiştir. Bir mal veya hizmet sunumunda, insanları siyasi görüşleri nedeniyle farklı fiyatlara tabi tutmak ayrımcılık olarak görülüp yaptırıma tabi olabilir.
0
vedatchilipeppers
(05.01.25)
Birincisine pozitif ayrımcılık denebilir. Öğrencinin daha ucuza toplu taşımaya binmesi gibi.

İkincisi ise suça giriyor.
0
diyecevaplandı
(05.01.25)
ilki bir satıcı inisiyatifi. satıcı hedef kitlesi için çeşitli kampanyalar ve indirimler yapabilir.
ikincisi ise bildiğin nefret suçu. nefret temelli bir ayrımcılık söz konusu.

bu arada ikisi arasındaki farkı sanırım artık ortaokul seviyesinde öğretiyorlar.
şimdiki çocuklar harika!
0
ezkaza
(06.01.25)
50 liralık elmayı 50 liraya satmak nefret suçu niye oluyor?
50 liralık elmayı 100 liraya satsaydım, evet ayrımcılık olabilirdi.
Ama ben, kendime göre bir kitleye indirim yapıyorum.

Öğrenci indirimi
Engelli indirimi
Şehit-gazi yakını indirimi
Money kart indirimi
fiş almazsak kaça olur indirimi

gibi

AKP'li olmayanlara da indirim yapıyorum. Diğer indirim nedenleri neden ayrımcılık olarak yorumlanmıyor?

Mesela 45 yaşında açıköğretim okuyan bir şirket sahibine ben öğrenci indirimi yapsam ayrımcılık yapmış olmaz mıyım?

Yeşil pasaport da mesela bir ayrımcılık değil mi bir yerde? Ya da bazı memurlara döner sermaye verilip, bazılarına verilmemesi falan?

Demem o ki, "ayrımcılık" kavramının yorumu kime ait? Hakim kafasına göre mi karar verecek?

Öte yandan esnaflar da, dükkana girenin tipine bakarak farklı fiyatlar da söyleyebiliyor. Bu ayrımcılık değil mi? Bugüne kadar bu nedenle kesilmiş bir ceza var mı?

Burası biraz muallak, buna dikkat çekmek istiyorum.
0
🌸sinematematikci
(06.01.25)
Anayasa madde 10 bir eşitlik ilkesi ortaya koyuyor, buradan hareketle iki kavram ortaya çıkıyor:

1 - Belli bir kesime onların din, dil, ırk, cinsiyet, mezhep, siyasi görüş vb. üzerinden ayrımcılık yapamazsın.

2 - Eşit olmayan taraflar arasında pozitif ayrımcılık uygulayarak eşitlik sağlayabilirsin. Mesela bir öğrencinin ya da engellinin koşulları öğrenci olmayanla ya da engelli olmayanla eşit olmadığı durumlarda bu farkı pozitif ayrımcılıkla kapatabilirsin.

Bu açıdan "Öğrenci indirimi" için kimse "Neden öğrenci oldukları için daha ucuza ulaşım hizmetlerini kullanabiliyorlar" demiyor zira bu bir yandan pozitif ayrımcılıkla diğer yandan da (Özellikle kamu tarafından sağlanan indirimler için) sosyal devlet ilkesiyle ilişkilendirilebiliyor.

Ancak "AKP'li olanlarla, AKP'li olmayanlar" direkt olarak anayasada bahsi geçen siyasi görüş üzerinden bir ayrımcılık. Farklı siyasi görüşü takip edenler zaten eşit, bunlar arasında pozitif - negatif ayrımcılık yapılamaz.

"Fiş almazsak kaça olur" indirimi zaten vergi kaçırma suçu olsa gerek, bunu konuşmaya gerek yok. Money Kart ise ticari bir uygulama; bu karta sahip kullanıcılara şirket çeşitli faydalar sağlayabilir, burada bir şikayet söz konusu olursa devlet kartın edinilme koşullarına bakar: Bu kart sadece erkeklere, müslüman olanlara, AKP'lilere vb. veriliyorsa yine illegal bir uygulama haline gelir.

Esnafın müşterinin tipine göre fiyat biçmesi de tabi ki ayrımcılıktır ancak bunun şikayeti, tespit edilmesi ve kanıtlanması lazım.

Diğer durumlar için de benzer ilkeler geçerli: İster kamu yapsın, ister özel sektör yapsın, bir sürü uygulama çeşitli farklar yaratacaktır, burada uygulamaların sebebplerine ve yarattıkları farklılıklara bakmak lazım. Yeşil Pasaport da bu açıdan Money Kart konusuna benziyor: Yeşil pasaport belli bir mesleğe, belli şartları sağladıktan sonra verilen bir ayrıcalık. Kağıt üstünden herkes memur olabildiği ve bu şartları yerine getirebildiği için söz konusu ayrımcılık illegal olarak addedilmiyor sanıyorum.
0
salihdt
(06.01.25)
dostum ticaret hukuku demişsin ama ikinci örnek direkt anayasal suç oluşturuyor.
0
ground
(06.01.25)
(13)

Belli yaşı geçmiş hiç evlenmemiş kişiler toplum baskısıyla nasıl başetti?

pembediken
Evlenmemiş insanlara karşı halen bir baskı,ezikleme, küçümseme gibi durumlar oluyor. Önceki kusaklardan hiç evlenmemiş insanlar bu baskıcı tiplere karşı nasıl posta koyup makul cevap verebilmiş eğer yapabildiyse? Her ortamda yada her insana "sana ne!" denmiyor.
Evlenmemiş insanlara karşı halen bir baskı,ezikleme, küçümseme gibi durumlar oluyor. Önceki kusaklardan hiç evlenmemiş insanlar bu baskıcı tiplere karşı nasıl posta koyup makul cevap verebilmiş eğer yapabildiyse? Her ortamda yada her insana "sana ne!" denmiyor.
0
pembediken
(05.01.25)
Can sağlığı, hayat dediğiniz zaman üstüne diyecek bir şey kalmıyor. Yine de uzatabiliyorsa valla hayat, kader, olacak, bitecek, halledeceğiz kelimelerini sıralı tam liste şeklinde söylüyorsun bitiyor.
0
Shepard
(05.01.25)
Bu tür toplumsal yapıların tersine gitmek belli bir otonomi ve ekonomik özgürlük istiyor. Geçimini başkasının verdiği harçlıktan sağlarken, başkasının evinde yaşarken o insanların baskılarına karşı gelmek zor.

Ama gerekli otonomi varsa ötesi daha kolay; insanlar "Neden evlenmiyorsun" dediklerinde onların anlayacağı dilden cevap verebiliyorsun. Mesela bunu soran örneğin dayının oğluysa gayet de "Sana ne" demek mümkünken bir gözü toprağa bakan ananense ve kalbini kırmak istemiyorsan "Kısmet anane" deyip geçiştiriyorsun.
0
salihdt
(05.01.25)
@tiredofwaiting evli olmamak benim için çok iyi. Ama eğitimli, diplomalı,okumuş, düzgün giyimli insanların küçümseyerek sen ne zaman evleneceksin demesi sinir bozucu. Bu örnekteki kişi aynı işyerinde eşinin benimle sohbet etmesinden rahatsız oldu bekarım diye. Hatta alttan alttan cinsellikle ilgili imalarda bulundu. Insanların ağzı torba değil maalesef.
0
🌸pembediken
(05.01.25)
İki insan bir araya gelince, aralarında biraz da samimiyet varsa ve taraflardan birinin durumu normalin biraz dışındaysa, bu durum bir şekilde konu edilir.

Örnek, Mezuniyet gereğinden fazla uzadıysa, nişanlılık süresi uzadıysa, çocuk yapma işi herkesinkine nazaran geciktiyse, kilo almış başını gitmişse, okul bitmiş epeydir boşta geziliyorsa, zorunluluk olmadığı halde her gün sabahlara kadar çalışılıyorsa ya da sabahlara kadar içiliyorsa hatta saç ya da sakal gereğinden çok uzadıysa.

Bunlar ve dahi niceleri varsa arkadaşlar bunu konu eder, konuşulur. Bu laflar eğer size dokunuyorsa o durumda problemi kendinizde aramanız gerekir. Bu alınganlığı yapmaya gerek var mı diye düşünülmeli.

Ben bu konuda yaralıyım. Kimse acımı deşmesin düşüncesi değil mi bu? @ercü'nün verdiği örneklerde konuyla ilgili en ufak zorlama var mı mesela?

Bu arada ben de bekarım. Arkadaşların eşin dostun tamamı sık sık konu eder. Ama bu konu etmeler beni bugüne kadar hiç rahatsız etmedi. Normal akış dışında bir durum varsa konu edilir tabii. Konuşulur yani. Alınganlık etmek anormal. Hele ki alınıp karşı tarafa laf sokmaya kasmak falan, ne kadar tuhaf, ne çirkin.
0
Mirket
(05.01.25)
Her ortamda yada her insana "sana ne!" denmiyor.

özel konuları bu sekilde patavatsızca dile getirebilen insana her ortamda sana ne diyebilirim.
0
unabomber
(05.01.25)
bana kimse baskı maskı yapmadı. zaten arkadamdan deli falan diyorlar.
0
ya ben lan neyse
(05.01.25)
Cevaplar için teşekkürler. Konu biraz dağıldı. Belli yaşı geçmiş bekarların hikayelerini bekliyordum mesela kezban teyze Osman amca vardı hiç evlenmemiş bu sorulara böyle cevap verirlerdi gibi.

@Mirket başıma gelen olayda işyerinde kadının biri defalarca sordu. Yüz ifadesinden, konuşma tarzından, mimiklerinden küçük görmeye çalıştığını ve ezikledigini bir süre sonra farkettim. Ayıp değil mi? Bu durumda ben mı alıngan oluyorum?
0
🌸pembediken
(05.01.25)
kimseye sana ne, seni ilgilendirmez demem. şöyle savuştururum:

- görüştüğüm biri var, önümüzdeki aylarda güzel haberler gelebilir :)
- görüştüğüm biri vardı, olmadı, nasip.

hiç öyle "evlenmek bana göre değil çok banal yeaaa belediyeden izin mi alacağız" demem.

- evet ben de sizin gibiyim, evlilik düşünüyorum, oluyor/olmuyor.

gibisinden bir mesaj vermiş oluyorsun.
bi sakinleşme geliyor böyle konuşunca.
0
tabudeviren
(05.01.25)
Toplumun geneli bazı insanların evlenmek istemeyebileceklerini, bazı insanların çocuk sahibi olmak istemeyebileceklerini anlamıyor. Haliyle onların gözünde siz "Evlenmek isteyip de evlenememiş" ya da "Çocuk sahibi olmak istemiş ama olamamış" insanlar oluyorsunuz, bu da ister istemez birinci durum için ya acımaya ya da küçümsemeye gidiyor. Kaba tabiriyle "Evde kalmış" muamelesi görüyorsunuz işte...

Siz kendi kararlarınızdan memnun ve eminseniz bunu kafaya takmaya gerek yok, zira bu insanların sonu yok; ne her birine haddini bildirebilirsiniz, ne hadlerini bildirerek bunların sonunu getirebilirsiniz.
0
salihdt
(06.01.25)
salihdt+1

Kimseye bir açıklama yapmak zorunda değilsiniz, muhtemelen onlar zaten siz ne derseniz deyin kendi kafalarında kurduklarına inanacaklar.

Sana ne olmaz tabii de şey olabilir;
-Düşünmüyorum.
-Yo hiç düşünmedim.
-Bana göre bir hayat değil.
gibi cevaplar.

Dediğim gibi ne derseniz deyin onlar zaten kendileri aynı şeyi düşünmeye devam edecekler, takılmayın.
0
mutekebbir
(06.01.25)
Baş edemedik! DÜnyanın her yerinde var bu tipler.
0
Kahvedesu
(06.01.25)
Neyse ki sert bir mizacım olduğundan sanırım bu tür şeyler çok duymuyorum. Duyarsam da istemiyorum diye tekrar tekrar söylüyorum karşı taraf ne dese aynı cevap.
0
peki madem
(06.01.25)
@salihdt +1

Onun dışında her ortamda her insana sana ne diyorum aslında. Bir ezme olayı yok pek. Baskı çok. Baskıdan rahatsız olursam evliliklerde gördüklerime, onların evliliklerine ve çevremdeki boşanma oranına getirip laf ediyorum. Kendi evliliklerini sorgulayıp mutsuz olsunlar ondan sonra. O da olmazsa başka bir konudan siz yüklenin. Bir daha rahat rahat baskı yapamazlar. En azından baskı olsa da aynı oranda yapamadılar.
0
nawar
(06.01.25)
(3)

kindle vs kobo (türkçe için)

sanal uyku
merhaba. özellikle türkçe içerikler için kindle mı yoksa kobo mu tavsiye edersiniz? pdf'ler için de kullanıldığı zamanlar olacaktır illa ki.ikinci soru olarak, hangi modeli tavsiye edersiniz?
merhaba. özellikle türkçe içerikler için kindle mı yoksa kobo mu tavsiye edersiniz? pdf'ler için de kullanıldığı zamanlar olacaktır illa ki.

ikinci soru olarak, hangi modeli tavsiye edersiniz?
0
sanal uyku
(02.01.25)
Aralarında çok büyük farklar yok. Arkaadn aydınlatmalı bir model işinizi görür. Türkçe içerik için Kobo bir tık önde olabilir çünkü Kobo'nun kendi sitesinden direkt alıp okuyabilirsiniz. Kindle alırsanız bu yasal Türkçe kitapları okumak için bir iki ek adıma ihtiyaç var, atla deve değil gerçi, hallediliyor.

Ben Kindle Paperwhite kullanıyorum ve gayet memnunum. Bu arada muhtemelen bilginiz vardır ama PDF, e-kitap okuyucular için sıkıntılı bir format, hele de teknik içerikli olanlar, o konuda bildiğim kadarıyla Kindle da, Kobo da eşit derecede işlevsiz.
0
salihdt
(03.01.25)
Ben kindle kullaniyorum hic turkce yada yabanci dil ayrimi yapmamıştım cunku kendim sallamasyon sitelerden indirip icine atiyorum

Sanirim kobo da turkce kitap magazasi falan olabiliyor heralde direk indir diyor olabilirsin yanlis miyim

Bunu arastirmak lazim
0
Zetnikov
(03.01.25)
Ek olarak

Eger internetten sallama sitelerden indirim dersen belesimsi seyler ben kindle paper white aldim mukemmel

Eger pdf icin soruyorsan aciyor ama telefondaki gibi akiskanlik yok kanirtmali

Illa pdf cok onemli dersen bi tane tablet alsan daha iyi olur cok uzun okumicsksan yoksa gozler perte cikabilir

Sadece kitap okuyacagim 24 saat dersen kindle paperwhite nlmukemmel bi cihaz.

38 yasinsayim bu yasima kadar sorsan aldigin en iyi 3 sey nedir oraya kindle koyarim pisman olmazsin
0
Zetnikov
(03.01.25)
(6)

Favori dark humor memeleriniz?

lapaz
.
.
0
lapaz
(01.01.25)
Kaybolan Malezya uçagi ile ilgiliydi, bulamadim.
0
feastofthedamned
(01.01.25)
burada linç edilmek istemediğim için paylaşmak istemiyorum. haha
0
ya ben lan neyse
(01.01.25)
Bir tane de dolmuş cinayetiyle ilgili vardı ama o dark humour'dan ziyade tam bir yavşaklık örneği bana kalırsa. Paylaşılacak bir şey değil.
0
feastofthedamned
(01.01.25)
wow forumundaki meşhur loot esprisidir. dark humor'un internetteki ilk örneklerinden kabul edilir.
0
sir gawain
(02.01.25)
şu sayılır mı;
img-9gag-fun.9cache.com
0
WithWorth
(02.01.25)
salihdt
(02.01.25)
(7)

Bu ahlaksizlik mi ?

WithWorth
https://eksisozluk.com/entry/171430790?debe=trueBen evimi 3000tl raiç bedelden kiraya koyuyorum.Deprem oluyor.10.000 tane depremzede olusuyor bir anda.Bu depremzedelerin 1000 tanesi üst seviye gelir gurubuna mensub!Ben de evimi üst gelir seviyesine sahip bu 1000 depremzedeye vermek istiyorum!Pazarda
eksisozluk.com

Ben evimi 3000tl raiç bedelden kiraya koyuyorum.
Deprem oluyor.
10.000 tane depremzede olusuyor bir anda.
Bu depremzedelerin 1000 tanesi üst seviye gelir gurubuna mensub!
Ben de evimi üst gelir seviyesine sahip bu 1000 depremzedeye vermek istiyorum!
Pazarda diğer ev sahipleri ile beraber önce o 1000 kişiyi kapışacağız!
Sonra pazar yine dengesini bula bula diğerlerine inecek.
Zenginin fakirden önce ev bulması ise dünyanın tabiatında her zaman varolmuş olan bir sıkıntı.
Benlik bir şey yok.

halk ne bekliyor ?
devletten, kizilaydan, yardim kuruluşundan beklenecek şeyi vatandaştan beklemek degil mi bu ?
0
WithWorth
(30.12.24)
Ahlaksızlık
0
gabe h coud
(30.12.24)
Sen piyasanın dengeye gelmesini kendi çıkarına olacak şekilde yorumlamışsın. Serbest piyasada zamanla oluşur fiyatlar. Talep gelir, mevcut evler biter sonrasında bir miktar yükselen fiyatları gören ev sahipleri taşınır veya diğer evine geçip mevcut evlerini yüksekten kiraya verir. Böylece piyasada denge oluşur kendi fiyatını oluşturur. Yani 1 günde max fiyata çıksın sonra zamanla düşer dengesini bulur, türkiye iran lübnan gibi şark kurnazı işleridir. Ama daha depremde millet enkazdan çıkarılmamışken “oo millet evsiz kaldı kiralar uçar 3binlik ilanı yap bakalım 10bin” demek ahlaksızlığın dik alasıdır.

Zamanında ingilterede yaşadığım dönemde 3 arkadaş müstakil 2 katlı bir evi tutacaktık 700£’a emlakçı bizle beraber 2 kişiyi daha randevuya çağırdı gezdirdi vs çok beğendik. Alabilmek için kendi aramızda konuşup “olm 800 verelim biz alalım kaçırmayalım” deyip adama teklif ettik, “iyi de ev 700£ herkes bu fiyat için geldi neden 800’e vereyim” dedi. Bu örnekle türkiye’deki örnekleri kıyaslarsanız, ahlak, şark kurnazlığı, çıkarcılık gibi kavramları çok net anlarsınız.

İnsanlar kendi çıkarlarına göre hareket ettikçe bunların olması normal. Arkadaşımın da kiracısı yapacağı %60 civarı zammı kabul etmedi mesela “sen enflasyon %80’ken 0,69’dan kredi çektin diye kimse bişey demedi de şimdi mi enflasyona bakmak aklınıza geldi” deyip yarı fiyata anlaştılar :) haksız mı? Siz kiracı olsanız siz de böyle demez misiniz? Ev sahibi olsanız buna sinirlenmez misiniz? Toplumsal ahlak yerine kendi çıkarlarımıza göre hareket ediyoruz maalesef
0
avatar is back
(30.12.24)
Gemi batmış, adamlar denize dökülmüş, motorla olay yerine gidip denizdeki adamlara can yeleği satıyorsun.
0
Mirket
(30.12.24)
ahlak toplumda oluşur. toplum ahlaksız diye sen de ahlaksız olmak zorunda değilsin. @mirket +1
0
mikahakkinen
(30.12.24)
mirket +1

biz galiba bu yüzden kaybediyoruz
0
gilbeys
(30.12.24)
Klasik bir fırsatçılık örneği ancak kapitalist sistemin farklı farklı süreçlerine bakarsanız bir sürü işlemde belki daha küçük ölçekte ama buna benzer durum yaşandığını görürsünüz.

Açıkçası ortada bir X birey açısından etik bir problem olsa da ortaya çıkan barınma sorununa "Ahlaksızlık" kaynaklı demek istemiyorum zira bu direkt olarak ortadaki sorunu bir grup insana atıp, sanki sorunun nedeni o gruba özel bir şeymiş izlenimi yaratıyor. Bu tür "Bir grup insan ortada bir örgütlenme yokken, birbirlerinden bağımsız bir şekilde şahsi çıkarlarına aykırı davransınlar ve toplumsal bir sorun bu şekilde çözülsün" sık sık karşımıza çıkan çok çocuksu bir düşünce bence. Sizin örnekte belki bazı ev sahipleri kendilerince doğru yolu seçip fiyatlarını değiştirmeyebilirler ancak işin içinde başka bir şey olmadan (Mesela devlet müdahalesi) kiralar yine basit arz-talep sürecine uygun olacak yükselecektir.
0
salihdt
(30.12.24)
Mirket +1

Annen/baban hasta, kan lazım. Kan verecek kişi senden para istiyor.
Sular kesildi, bakkal suyu 5 katı fiyatına satiyor.
Deprem bölgesine yardım olarak yollanabilecek şeyleri fiyatlarini artiriyorsun, sonuçta talep artacak.

Böyle şeyler bir sürü bulunur. Bunlara tenezzül edecek insanlardan olup olmamak kişinin kendi seçimi. Her şey paraysa misal insülin ilacı yapan firmayı alip sonra fiyatini 13$dan 750$ cikaran abi de serbest piyasa. Sonuçta insanlar ölsün banane...
0
logisticsmanager
(30.12.24)
(19)

Astrolojiye inanıyor musunuz?

tahirkemalbozoglu
Isyerindeki kadınlar sabahtan akşama kadar astrolog dinleyip kahve içiyor ve herkesin kendilerini kıskandığını, kötü enerji yaydiklarini düşünerek tütsü yakıyorlar. Buna nasıl inanıyorlar anlattıklarını duysanız kicinizla gülersiniz. "Bu aralar boğa burcu baş ağrısı yaşayabilir" diyor mesela hemen "
Isyerindeki kadınlar sabahtan akşama kadar astrolog dinleyip kahve içiyor ve herkesin kendilerini kıskandığını, kötü enerji yaydiklarini düşünerek tütsü yakıyorlar. Buna nasıl inanıyorlar anlattıklarını duysanız kicinizla gülersiniz. "Bu aralar boğa burcu baş ağrısı yaşayabilir" diyor mesela hemen "AA evet başım ağrımıştı gerçekten de geçen gün" diyor. Mal mısın lan sen?
Siz ne diyorsunuz?
0
tahirkemalbozoglu
(30.12.24)
Malsf var böyle insanlar :( üzücü
0
abuzer
(30.12.24)
muabbetine konuşuyorum ancak inanmıyorum. ortak nokta bulunacak konu olmayınca olay burçlara geliyor. genel olarak konu açma dertleşme aracı burçlar. yoksa inanma falan çok saçma.

yükselen alçalan, yok parayı ona göre ayarlama sevgiliyi buna göre seçme. çok saçma.
0
mikahakkinen
(30.12.24)
@sanem tereyaginin tadi cok guzel cunku. Hala gelecek varsa yardimlarini bekliyorum.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(30.12.24)
Astrolojiye ciddi ciddi inanan insanların burçlarını dikkate alıyorum. Yani birisi sabahtan akşama kadar ben başak burcuyum başak burcu şöyledir diye dolanıyorsa başak burcu tanımına bakıp onun karakteri hakkında yorum yapabilmek mümkün oluyor genelde. Bu kişi bağdaştırmış kendini çünkü, daha önce öyle değildiyse bile yıllar boyu gerçekten başak burcu neyse o olmuş.

Onun dışında kişinin doğduğu anda bazı gök cisimlerinin konumuna göre bir karaktere sahip olduğuna bizzat kendim inanmıyorum.
0
akhenaten
(30.12.24)
"bugün yayları büyük bir sürpriz bekliyor, boğalar ise kendilerine sağlık yönünden dikkat etmeli. gelecek hafta oğlakların kapısını büyük bir iş fırsatı çalacak, teraziler ise kalp kırıklığı yaşayabilir." şeklinde günlük-haftalık-aylık-yıllık "öngörü"lere hiç inanmam, bunları dikkate almam. keza "yay erkeği, akrep kadını ile asla uyumlu değildir.", "boğa kadınları etrafında kova erkeği gördükleri an arkalarına bakmadan kaçmalıdır." gibi yönlendirmeleri de buna uyan kişileri de saçma buluyorum.

ama daha yumuşak biçimde "yaylar mükemmeldir, oğlaklar tırttır, kovalar candır, başaklar fıstır, ikizler fasa fisodur." şeklinde genel yorumları okumak hoşuma gidiyor her ne kadar barnum etkisi olduğunu bilsem de. işin garibi, bu burçlardan haberdar olmayanlar bile bu genel kalıplara uyuyor gibi.
0
m e b
(30.12.24)
İnanmam, aşırı inanıp her şeyini burçlara göre yaşayan, venüsü şu evdeymiş falan diye flört analizi edecek kadar kafayı bozmuş kişilere de mesafe koyarım.

Ama yani arada bir kafayı yememiş derecede inanan biriyle burç muhabbeti yapmayı seviyorum. Kökenleri mitolojiden geldiği için az buçuk yunan mitolojisi bilgisiyle doğru(!) yorumlar yapılabiliyor. Geyik yapması, arkasındaki mitosu incelemesi falan eğlenceli.
0
nundu
(30.12.24)
Biriyle kısa bir sohbetten sonra burcunu doğru tahmin eden insanlara çok şaşırmakla birlikte inanmıyorum.
Burcumu ve yükselenimi biliyorum sorulunca söylerim o kadar. Karşımdaki burcunu söylediğinde herhangi bir burçla ilgili bir şey dendiğinde falan kalıyorum öyle mal gibi. Sıfır bilgi.
Bir de doğum tarihini söylediğin an burcunu anında söyleyenlere hayranım :D

Bu işe gerçekten mesai harcıyor insanlar inanılmaz.
0
mutekebbir
(30.12.24)
çok saçma. bunu eğlenmek 2 kıkırdamak için yapsalar neyse ama ciddi ciddi ciddi inananlar var. ben asla inanmam. burçların özelliklerini de bilmem. kendi burcum da bana uymuyor zaten.

burç falıymış, enerjiymiş bunlar aşırı uydurma şeyler.
0
art cat chocolate
(30.12.24)
Ben varim. Anlamam ama inanirim. Tarot bilen varsa dm lütfen.
0
Kahvedesu
(30.12.24)
astrolojiye inanan insanın rasyonel kararlar verebileceğini düşünmüyorum, bu insanlar kolay kontrol edilebilir. düşünmeye değil inanmaya meyilli oluyorlar.

ayrıca:(bkz: barnum etkisi)
0
orpheus
(30.12.24)
Tabii ki hayır. Tanrısız kalıp spiritüel ihtiyaç doyurmaya çalışanlar bin bir zırva ile tokatlanıyor, kendi hayatında ve başarılarında tatminsizlik yaşayanlar da fallar, burçlar, manifestler ve tarotlar ile ümit arıyor. Böyle bir çöküş sürecindeyiz. Bir agnostik olarak tanrıdan uzaklaşma konusunda sorun yok da yerine doldurmak istedikleri tam bir beyaz yaka tokatlama kapısı.
0
nawar
(30.12.24)
ben inaniyorum. inananlar inanmayanlara mal demiyor ama inanmayanlar diyor nedense.
kiskanmayin siz de inanin.
0
sonsuz
(30.12.24)
Burçlar var ama bunun kaderinize, karakterinize bir etkisi yok.

Bunun psikolojik bir adı var sanırım. Birine rastgele bir burçtan, bir şey okuyorsun. "aa aynı ben" diyor. Başka burcu okuyorsun, "bu benim" diyor :) Herkese uyuyor yani bu yorumlar.

Eğlencesine bakıyorsanız neyse ama ciddi inanmak sıkıntılı bence.


.
0
kartallar yuksek ucar
(30.12.24)
@kartallar yuksek ucar: zaten ben ve @orpheus ondan bahsetmişiz :))
0
m e b
(30.12.24)
İnanmıyorum. "Malca" diyemem ama bir insanın hayatının yönünü kendi doğduğu gün ve saate göre gezegenler tarafından tayin edildiğine inanması en hafif ifadeyle çocuksu geliyor.
0
salihdt
(30.12.24)
Sorudan bağımsız, burçlara ölümüne inanan ya da hiç inanmayan insanlar inanılmaz sıkıcı geliyor bana. Ortası güzel. Olması gereken o gibi.
0
sekizdokuzon
(30.12.24)
hiç bir şekilde bu tür şeylere inanmıyorum. insanların gerçek hayattan kaçmak için sığındıkları bir alan olduğunu düşünüyorum. örneğin sürekli kararsız kararsız ortada dolaşıyor, ben eşek kadar oldum ama kendimi geliştirip muhakeme bilincine ulaşamadım demiyor da ikizlerim ya ondan kararsızım, bi dediğim diğerini tutmuyor ehi ehi diyor. ya da götünü kaldırmamış tüm yıl, yatmış yuvarlanmış yemiş içmiş, ataletten zihnen bitlenmiş, böyle demiyor da bilmem venüsün kıçı ters açıyla retroyla çarpıştı o nedenle 2024 yay burçları için çok kötüydü diyor. gibi gibi örnekler çoğaltılabilir.

tabi ki örnekleri keskinleştirdim biraz ama bu konulara kendilerini çok kaptıranları kastettiğim anlaşılmıştır diye düşünüyorum.

bu arada salt kadınlar böyle değil, gayet çok sayıda erkek var ortada kendini burcu üzerinden tanımlayan.
0
Phoebe
(30.12.24)
hızımı alamadım sizinle de paylaşayım.

neden bazen yediğin bir şey çok lezzetli gelirken bir daha aynısı olmuyor? bir kere başka bir şehirde tanıştığım adam beni ziyarete geldi ve sevişmeye karar verdik. öyle bir saat buldum ki, ikimiz de ne olduğunu şaşırdık. karşılıklı saplantı oldu o sevişmeler. ben böyle bir şey yaşamamıştım. sonraki görüşmelerimizde o kadar yoğun olmadı mesela...

mesela bu gece 00:27'de başlamak istediğiniz ilaç takviyesi varsa alın. faydasını yükseltir.
0
mathilda.may
(30.12.24)
anteelope_
(01.01.25)
(1)

kıyafetleri özelleştirmek

hsktr
merhaba,kıyafetlerimi özelleştirmek istiyorum. bunun için moda tasarımcısı tutmak harcım değil. midjourney'den bana özel tasarımlar yapıp tişörte pantolona ayakkabıya basma fikri geldi aklıma. bunu nasıl yapabilirim? + siz giyim kuşamınızda özelleştirmelere gidiyor musunuz? Gidiyorsanız nasıl?not: k
merhaba,

kıyafetlerimi özelleştirmek istiyorum. bunun için moda tasarımcısı tutmak harcım değil. midjourney'den bana özel tasarımlar yapıp tişörte pantolona ayakkabıya basma fikri geldi aklıma. bunu nasıl yapabilirim? + siz giyim kuşamınızda özelleştirmelere gidiyor musunuz? Gidiyorsanız nasıl?


not: kullanıp kalitesinden memnun kaldığınız 'sen tasarla biz basalım' tarzı siteler varsa tavsiyelerinize açığım.

teşekkürler.
0
hsktr
(17.12.24)
Bir aralar meraklıydım ama sanırım yaşlandıkça geçti, şimdilerde olabildiğince düz tasarımlı basit şeyler kullanıyorum.

Bu "Tasarımınızı gönderin biz basalım" (Print on demand) çoktu, Tisho'yu kullanmıştım sanırım, fena değildi. Orada dikka etmeniz gereken bir iki şey var;
İmajın çözünürlüğü mümkün olduğunca büyük olsun ki baskıda pikselleri gözüken ya da flu bir şey çıkmasın

Ekranda görülen renklerle baskıdaki renkler her zaman için farklı oluyor; buna göre renklerdeki ton farklılıkları çok sorun yaratmayacak bir tasarım seçmek faydalı olabilir. Ya da biraz deneme yanılmayla yapılır ama pahalıya çıkar tabi.

Her baskı teknolojisi aynı değil; bazı şirketler düz plastikvari bir baskı teknolojisi kullanıyor bu da özeelikle tişörtlerde çirkin gözüküyor. Sanırım nefes alan, daha partiküllü bir teknoloji daha var. O, daha normal, standard mağazadan alınmış bir tişört gibi duruyor.
0
salihdt
(17.12.24)
(1)

Marka ürün satmanın yasal boyutu nedir?

yazamajor
R10 forumda gördüğüm bir sorunun cevabını ben de merak ettiğim için aynı soruyu burada sormak istiyorum.Sorunun tam hali burada:https://www.r10.net/alisveris-bolumu/4306408-marka-urun-satmanin-yasal-boyutu.htmlKısaca; dünya markalarının (mesela Airpods kulaklık, Chanel parfüm ya da kıyafet vs.) Çin'
R10 forumda gördüğüm bir sorunun cevabını ben de merak ettiğim için aynı soruyu burada sormak istiyorum.

Sorunun tam hali burada:

www.r10.net

Kısaca; dünya markalarının (mesela Airpods kulaklık, Chanel parfüm ya da kıyafet vs.) Çin'deki tedarikçisini bulup bu ürünleri getirten ve fiziksel veya online bir mağazadan satan biri yasal olarak nelerle karşılaşabilir?

Soruyu soran kişinin de dediği gibi Kapalı Çarşı'da falan bu tarz satış yapan bi sürü mağaza var. Yine Shopier'den satış yapan bi sürü Instagram butiğine denk geliyorum. Bunlar nasıl oluyor da böyle ürünleri sıkıntı yaşamadan satabiliyor?
0
yazamajor
(15.12.24)
Çin'de örneğin Adidas'a üretim yapan fabrikaların geceleri de üretime devam edip bunları el altından satması durumu bir ara çok geyiği dönen bir durumdu, ve teoride mümkün ancak pratikte bazı sıkıntılar var; her şeyden önce Türkiye'de bir tedarikçiye kadar bu mallar gelebiliyorsa bu adamlar neredeyse Adidas'a ürettikleri kadar el altından da satmak üzere ayakkabı üretmeleri lazım. Bu da hem kaynak yönetimi açısından çok akla yatkın değil hem de Adidas'ın bu durumun farkında olmaması çok mümkün değil. Ha, ayakkabı dediğimiz şey yüksek teknoloji bir ürün değil ve Adidas'ın asıl maliyeti ayakkabı değil marka ve reklamlar. Haliyle o ayakkabıyı aslı kadar iyi bir şekilde ürettirmek ve Adidas'tan çok daha ucuza satmak gayet de mümkündür. Böyle bir durumda da direkt sahte oluyor zaten.

Chanel parfüm falan demişsiniz ama bildiğim kadarıyla bunların çoğu Avrupa'da, Fransa'da üretiliyor. Yani Çin'den gelenler büyük ihtimalle sahte. Keza Apple ürünleri için de benzer bir durum var; Apple tedarik konusunda çok titiz, cihazlarına giren tüm çipler ve komponentler sıkı bir şekilde takip altında. Biri bir şekilde fazladan Airpods kulaklık üretse bile bu çok büyük ihtimalle Apple cihazlarla çalışmayacaktır, zira Apple sisteminde kaydı olmayacaktır. Bugün iPhone bir cihazdan çıkan orijinal ekranı başka bir iPhone'a taktığınızda bile sorun çıkartıyor. Bunun da olması çok gerçekçi değil yani.

Ama diyelim ki pratikte yukardakiler mümkün ve bu ürünler orijinal gibi aynı fabrikada üretildi. Burada en başta ürünün hak sahibinin izni olmadığı için bu ürünler zaten suç unsuru. Haliyle bunları üreticisinin izni olmadan almak ve satmak da aynı şekilde değerlendirilecektir. İşin tam hukuki boyutunu bir marka avukatı daha iyi bilir ancak tahminimce bir şikayet halinde direkt sahte ürün olarak değerlendirileceklerdir zira bu tür bir durumda ürünün hangi fabrikada üretildiğine değil, satan kişinin ürünün lisans sahibinden izinli, ürünleri ilgili ülkedeki yasal distribütörden faturalı almış bir satıcı olup olmadığına bakılır.
0
salihdt
(16.12.24)
(9)

Olmazsa olmazim dediginiz teknolojik aletler neler? Telefon ve pc harici)

Zetnikov
+++ Ben oyumu kindle e kitap okuyucumdan yana kullaniyorum uzun uzun aciklamak istemiyorum tek kelimeyle 10/10 +++ Ugreen markasinin usb ivir zivir coklayicisi var piyasada calisan gordugum tek urun bu da cok lazim oluyor bana asiri kucuk ve hafif+++ Bluetooth kulakliklarim disariya cikmak spora git
+++ Ben oyumu kindle e kitap okuyucumdan yana kullaniyorum uzun uzun aciklamak istemiyorum tek kelimeyle 10/10

+++ Ugreen markasinin usb ivir zivir coklayicisi var piyasada calisan gordugum tek urun bu da cok lazim oluyor bana asiri kucuk ve hafif

+++ Bluetooth kulakliklarim disariya cikmak spora gitmek vs imkansiz

+++ Kisin hava nemlendirici kullaniyorum yoksa burnum tikanabiliyor

+++ Termometre nemlendirci tarzi bisey var onunda derecelere bakip hareket ediyorum

++++ Yazici, onceden surekli kirtasiyeye giderdim sindi 2. El aldim babalar gibi yazdiriyorum
0
Zetnikov
(15.12.24)
Bluetooth kulakligim benim de kesinlikle
0
(15.12.24)
Kindle +1
Bluetooth kulaklık +1
0
salihdt
(15.12.24)
Akıllı saatimi ilave edeyim ben de listeye.

Araç içi kamera da var.
0
Mirket
(15.12.24)
@mirket

Ne kadar surede bir sarj ediyorsunuz sirf bu yuzden almadim
0
🌸Zetnikov
(15.12.24)
Apple watch'ların en kötü tarafı şarj süresi sanırım.

Akşamları benim bir kitap okuma saatim var. Bu zamanı evdeki her şeyi şarj etme saati olarak da kullanıyorum. Bir sıkıntı yaşamadım hiç.
0
Mirket
(15.12.24)
Akıllı saat +1

Samsung watch var bende. 2 günde bir (bazen 3 güne yetebiliyor) şarj ediyorum. Benim için en kritik özelliği aramaları ve bildirimleri titreşim ile almak. Telefonu sessizde kullanmayı sevdiğim için bu en temel özellik aslında bana yetiyor bile diyebilirim, kalanı işin şovu :d
0
nundu
(15.12.24)
@nundu'ya katılmıyorum. Kalanı kesinlikle işin şovu değil.

Evdeyken telefonun nerede olduğunu unutmak,
Eller doluyken gelen aramaya saatten cevap vermek,
Yalnız yaşayan biri olarak, bir gün düşer kalırsam birilerine haber verileceğini bilmek, Sesli komutla, plunk için 3 dakika, fırındaki pizza için 15 dakika, kitap okumak için 1 saat süre başlatmak,
Gece yarısı uyanıp Siri'ye sabah hatırlat da Salim Abiye başsağlığı telefonu edeyim demek,
yıllar içinde uyku, nabız, nefes, yürüyüş, antrenman düzenlerimdeki değişmeleri izlemek,
yürüyüşte, koşuda nabzımı, tempomu, eğimi, mesafeyi, kaloriyi, son kilometre performansımı izlemek,
Evde kaybolan telefonu buldurmak,
Japon yeni kaç lira ya da Dubai'de şu an saat kaç diye sesli sorup sesli cevap almak

hiç de şov değil.
0
Mirket
(15.12.24)
Ipad diyebilirim. En all around cihaz bence.
0
wd40
(15.12.24)
@Mirket

Şovu gereksiz özellik anlamında kullanmamıştım aslında. Hani benim için en temel özellik bu, diğerleri de pasta üstündeki çilek gibi demek istedim de yanlış anlaşılmaya müsait olmuş evet :D
0
nundu
(16.12.24)
(4)

Portafiltreye koyulan kahve nasıl tamp edilir?

archmeister8
Espresso makinesi aldım geçen ay. Kahveye fazla basınç uygulayınca makineden espresso az akıyor. Bunun tam ayarını nasıl yapabilirim evdeki imkanlarla.
Espresso makinesi aldım geçen ay. Kahveye fazla basınç uygulayınca makineden espresso az akıyor. Bunun tam ayarını nasıl yapabilirim evdeki imkanlarla.
0
archmeister8
(14.12.24)
Kahveyi bir tık daha kalın çekebilirsin
0
her giriste sifresini unutan adam
(14.12.24)
bu tamamen el alışkanlığı ve tecrübe işi. kahvecilerdeki imkanlar da bundan fazlası değil zaten. baristalar da farklı bir sistem kullanmıyor.

güzel kremalı bir espresso için kaç saniyede ne kadar kahve almanız gerektiğinin kuralları var. hala duruyorsa ekşi sözlükte kahve delisi isimli kullanıcının entry'lerini okuyun.

uygun kalınlık, uygun sıkıştırma ile birkaç kötü denemeden sonra doğru kahveyi alabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(14.12.24)
basınç ayarlı tamper
aradığınız ürün bu.
0
MtKrt
(14.12.24)
Öncelikle sahip olduğunuz makineye göre bir "Dial in" videosuna bakın youtube'dan mutlaka vardır. Kullanılan çekirdeğin kavrulma miktarına ve hangi incelikte çekildiğine göre kahvanin hacmi değişiyor sanıyorum. Eğer bir mutfak tartısı varsa işinizi baya kolaylaştırır. Ben ayarlanabilir. Ben aşağıdakine benzer bir tamper kullanıyorum; çekirdek değişmediği sürece bir kere ayarlandığı zaman öyle gidiyor.

www.temu.com
0
salihdt
(15.12.24)
(1)

airfryer nasıl alınır?

iron
hayır saçma bir soru biliyorum, hanım sağda solda sağlığa zararlı diye okumuş, daha önce alınmasını kendisi isterken şu an kesinlikle istemiyor.nasıl ikna ederiz?ps: hazır para kazanıyorken, durduk yere bir alışveriş daha yapıp dopamin salgılamayak mı?
hayır saçma bir soru biliyorum, hanım sağda solda sağlığa zararlı diye okumuş, daha önce alınmasını kendisi isterken şu an kesinlikle istemiyor.

nasıl ikna ederiz?

ps: hazır para kazanıyorken, durduk yere bir alışveriş daha yapıp dopamin salgılamayak mı?
0
iron
(14.12.24)
Airfryer dediğimiz şey elektrikli fırın; diğer elektrikli fırınlardan farkı şekli ve sıcak havayı bir fanla haznenin içinde dolaştırması; yani sağlığa diğer elektrikli fırınlardan farklı ne gibi bir zararı olur bilemedim. Hepi topu rezistansın arkasındaki bir fandan ibaret bir şey kabaca. Eğer evinizde normal, elektrikle çalışan mikrodalga harici bir fırın varsa ondan bir farklı yok teoride.
0
salihdt
(14.12.24)
(5)

mobbingçi eski amire ne yapmalı

gizemli dede
siz daha önce bir şekilde intikam aldınız mı eski iş yerinde sizin huzurunuzu kaçıran birinden
siz daha önce bir şekilde intikam aldınız mı eski iş yerinde sizin huzurunuzu kaçıran birinden
0
gizemli dede
(13.12.24)
Ayrılmışsınız, gitmişsiniz, boşu boşuna kafanızı meşgul etmeye değmez.
0
salihdt
(13.12.24)
teheyy yıl 2010 falan. sözleşmeli memurluk yapıyorum. eski amirim sülümancı sahte dindardı, kadınlar orada çalışmasın diye düşündüğünden bilinçli olarak kötü davranıyordu kadınlara. hatta benden önce başka bir kızın namusuna iftira bile atmış, öyle şeref yoksunu tip. sorsan tarikatçılar işte. başka kuruma giderken bilhassa geldi benden helallik istedi, normal olarak vermedim. zaten herkese şikayet ediyordum herifi ama ama helallik vermemem baya bi olay olmuştu nedense. adam da çok bozulmuştu. intikam değil karma tarzı bişeydi, çok acizdim zaten

hayat hikayemi kenara bırakayım. şu anki iş yerimde birisini haksız yere işten çıkardılar, kapsamlı bir dava açtı. daha önce mobbing yüzünden kendisi ayrılan başka biri davaya şahit olarak katılacak. sanırım hakiki intikam böyle olur
0
titanyum22
(13.12.24)
Ben ayrıldıktan bir ay sonra kaza yapmıştı, aylarca yatmış. Ben de kendimi suçlu hissedip Allah'ım sen onu çocuklarına bağışla dedim. Unuttum gitti.
0
aydogank
(13.12.24)
almadım. kendi belasını buldu. uzaktan izlemek yeterli bir intikam şekli.
0
gabe h coud
(13.12.24)
İntikam derken, yaptığı şeyleri kanıtlarıyla şikayet etmiştim, yöneticimin haberi olmadan noterden şirkete ihtarname göndererek istifa ettim. Hadi bye diyip çıktım. Bunu yapmadan önce ekip arkadaşlarıma bildirdim, onların onayını aldım zor durumda kalmamaları için.

Mobbing ve iş kanununa uyulmaması durumunda ben mutlaka şikayet edilmesi gerektiğini düşünüyorum. İnanmıyorum zaten ama karmaya öbür dünyaya bırakılmamalı.
0
jazzabel
(13.12.24)
(2)

Bahis Firmasının Hediye Para Üzerine Yatması Hk.

Arya10
Selamlar herkese,TR'de faaliyet göstermekte olan legal bir bahis firmasının youtube kanalında maç tahmini ile ilgili yarışma düzenlendi ve karşılığında da doğru tahminde bulunan herkese 1000 liralık hediye para verileceği söylendi.Maç sonuçlandı ve tahminim doğru sonuçlandıFirma çamura yatıp, maçın
Selamlar herkese,

TR'de faaliyet göstermekte olan legal bir bahis firmasının youtube kanalında maç tahmini ile ilgili yarışma düzenlendi ve karşılığında da doğru tahminde bulunan herkese 1000 liralık hediye para verileceği söylendi.

Maç sonuçlandı ve tahminim doğru sonuçlandı

Firma çamura yatıp, maçın başlangıcından önce tahminde bulunduğum halde firmanın müşteri hizmetleri, beni tahminimi maç oynandıktan sonra paylaşmakla yalancı duruma düşürüyor.

Yorumum youtube'daki içerik içerisinde halen durmakta. Google Etkinliğim içerisinden de yoruma ilişkin tarih, zaman ve saat bilgisiyle firmanın söylediklerinin tersini çok kolay ispatlayabiliyorum.

Biraz uzun oldu yazdıklarım da sikayetvar üzerinden süreci ilerlettim, pek sağlıklı ilerlemedi. Tüketici Heyeti Başvurusuna dahil olabilecek bir konu olur mu veya nerelerden süreci ilerletmeliyim?

Para pul gerçekten umrumda değil, firmanın davranışı sinirlerimi bozdu.
0
Arya10
(12.12.24)
Bu bahsi geçen yarışmanın firmanın kafasına göre düzenlediği, herhangi yasal bir bağlayıcılığı olmayan bir şey olduğunu varsayıyorum, ortada bir alışveriş durumu da olmadığı için tüketici heyetinin yapabileceği bir şey yok bence.

Açıkçası firmanın bu tür bir şey yapmasına anlam veremedim; sizin gibi başkalarının olup olmadığını biliyor musunuz? Durup dururken firmanın "Dur biz özel olarak şu insanın 1000 TLsini vermeyelim" demesi saçma, böyle bir şey için en akla yatkın sebep çok fazla kişinin doğru tahminde bulunması, haliyle de firmanın bu kampanyaya ayırdığı bütçeyi aşması olur ki genelde onu da en başta düşünüp "İlk X kişiyle sınırlı" falan derler.
0
salihdt
(12.12.24)
@salihdt yarışma aslında biraz spesifik sorudan oluşuyordu. Maçın skor tahmini ve ilk golü atacak oyuncunun ismi şeklinde. Tahminimin doğru sonuçlanması kuşun taşa çarpması oldu biraz da. Yorumda bulunan kişi sayısı çok fazla değil. 10 kişiyi geçmez. Uzun zamandır içerik paylaşmayan bir kanal. Hit sayısını arttırmak için böyle bir yayın formatı oluşturduklarını tahmin ediyorum ben de. Youtube yorumlarında, Youtube'un özelliğinde yorumlar saat ve zaman şeklinde yansımıyor. Yorumların yanında 3-5 gün önce yorum yapıldı şeklinde bir görüntülenme oluyor. Benim Google Etkinliğim'deki yorum geçmişleri bence en sağlıklı sonucu veriyor. Firmanın benim yorumu maç başlangıcından sonra yaptığı açıklamayı ispatlayabilecek bir argümanı yok. Tamamen konuyu oldu bittiye getirmek için böyle bir yol izlediği düşüncesindeyim.
0
🌸Arya10
(12.12.24)
(11)

özgürlüğün çok muğlak ifade olması ya da benim gereksiz hassasiyetim...

m e b
selamlar.gün geçmiyor ki insan ve toplum arasındaki ilişkileri irdelemeden kafayı yemeyeyim.bir insanı bizi/diğerlerini rahatsız edecek seviyede sesli konuşunca uyarabiliyoruz da neden gürültülü şekilde yemek yediğinde, cak cak sakız çiğnediğinde, kulaklık olmadan video izlediğinde uyaramıyoruz? mis
selamlar.

gün geçmiyor ki insan ve toplum arasındaki ilişkileri irdelemeden kafayı yemeyeyim.

bir insanı bizi/diğerlerini rahatsız edecek seviyede sesli konuşunca uyarabiliyoruz da neden gürültülü şekilde yemek yediğinde, cak cak sakız çiğnediğinde, kulaklık olmadan video izlediğinde uyaramıyoruz?

misal yanımda kahvaltı eden bir eleman var, bildiğin biberi çatır çutur yiyor, o biberi her çatırdatışında kafama silahla ateş eder gibi hissediyorum. çayını içmiyor, hüpletiyor. o her hüüüppğppp edişinde beynim ikiye ayrılıyor sanki.

yan tarafta da temizlikten sorumlu kadın cak cak sakız çiğniyor, aynı şekilde metroda da denk geliyorum. adam hiçbir rahatsızlık duymuyor ve sakızı ağzında havai fişek gibi patlatıyor veya cak cak geviş getiriyor.
başka bir adam hiçbir şekilde etrafı önemsemeden kulaklıksız bir şekilde video izliyor, hiçbir rahatsızlık da duymuyor.

ofiste beni zerre ilgilendirmeyen, hatta nazik bir şekilde "bu konu hakkında pek bir bilgim veya alakam yok, bu yüzden yorum getiremiyorum" dememe rağmen yarım saat boyunca bana hiçbir katkı sağlamayacak veya karşı tarafa yararım dokunmayacak bir konunun muhatabı oluyorum.

metrobüste kadın yanına kimse oturmasın ve diğer koltuklar boş diye yanına çanta koyuyor, siz oturmak isteyince of puf ediyor.

atm'de sıra bekliyorum, önümdeki kişi işini bitirmiş ama hala kenara geçmiyor, çektiği parayı orada sayıyor ve bu süreçte de küçük çocuğunun atm'nin düğmelerine rastgele basmasına göz yumarak atm'nin donmasına sebep oluyor.
asansörde de çocuklarının her düğmeye basmasına ses etmeyen ve asansörün her katta durmasına sebep olan tipler de aynı şekilde.

ya bu toplum içinde yaşamaya uyum sağlayamamış tipler, anladık da bu şeyler özgürlüğün minimal örnekleri mi yoksa uyarmak en olağan ve doğal bir eylem midir? kafayı mı sıyırıyorum? çok mu takıyorum?
0
m e b
(12.12.24)
bu durum ülkemizin bir anda köylüyken şehire geçmesiyle oluşmuş bir durum. bu durumun seni rahatsız ettiğini karşı taraf düşünmüyor. ben de senin gibi aynı şeylerden rahatsızım.
dolmuşta ayakta gitmemek için dolmuşu durdurup inen kadına dolmuşta oturan ve ayakta duranlar tepki gösterdi. söylemleri şuydu: biz her gün böyle gidip geliyoruz.
olay kabullenmek...
önemli olan kabullenmeyip bu insanları uyara uyara adam edeceğiz ya skt.r olup gideceğiz.
0
mikahakkinen
(12.12.24)
Öncelikle çok rahatsız olursanız insanları uyarırsınız da, insanları uyararak bir yere varamazsınız. Bahsettiğiniz şeyler, ki ne kadar büyük problemler oldukları tartışılır, bir insanın yetişkinliğinde sizin uyarınızla ya da bir başka sebeple "Toplu taşıma araçlarında yüksek sesle müzik dinlememeliyim" diye bir aydınlanmayla değişecek bir davranış kalıbı değil.

İnsanlar bu tür şeyleri yapmayı ya bu tür şeyler artık normal karşılanmadığında bırakıyorlar, bunun için de bu tür şeylerin görece nadir şeyler olması lazım ki yapanlar üzerinde belli bir toplum baskısı olsun. Ya da en başından bunları yapmamak üzerine eğitilmeleri gerekiyor.
0
salihdt
(12.12.24)
özgürlük çok da muğlak bi ifade değil aslında. zaten saydıklarınızın da özgürlükle alakası yok. saygısızlık diyebiliriz daha çok.
0
elorelia
(12.12.24)
benim kriterim su. bir yerde azinliksam sesimi cikarmam. cunku kabul gormus ve normali bu. ama cogunluksam ilk ses cikaran ben olurum.

yani zurih'te bir metroda boyle bisey olsa hakkimi ararim; ama istanbulda metrobuste sadece rica ile yetinirim. diger turlu basina bela, stres almak disinda hic bir fayda gelmez.
0
buenosdias
(12.12.24)
Maruz kalmamak için kulaklık şart. Bu insanları siz değiştiremezsiniz. Uyarsanız ya kabahatli çıkarsınız ya da etkisi olmaz.
0
auroraaurora
(12.12.24)
yazdıklarında haklısın, ben de çok rahatsız oluyorum bunlardan. ilk defa cevapların neredeyse tamamına katıldım.
cinnet ne alaka onu anlamadım
"bu durum ülkemizin bir anda köylüyken şehire geçmesiyle oluşmuş bir durum."
"özgürlük çok da muğlak bi ifade değil aslında. zaten saydıklarınızın da özgürlükle alakası yok. saygısızlık diyebiliriz daha çok."
"İnsanlar bu tür şeyleri yapmayı ya bu tür şeyler artık normal karşılanmadığında bırakıyorlar, bunun için de bu tür şeylerin görece nadir şeyler olması lazım ki yapanlar üzerinde belli bir toplum baskısı olsun."
"benim kriterim su. bir yerde azinliksam sesimi cikarmam. cunku kabul gormus ve normali bu. ama cogunluksam ilk ses cikaran ben olurum."
0
abelardo
(12.12.24)
Hepsini okudum. Muğlak olan neresi? Bunların hiçbiri özgürlükler içinde değil. Hepsi toplum içinde yaşama kurallarına uymama. Evet çay dahil.

Belki biber hariç. Onda da kahvaltı yeri önemli. Yemekhane, restoran, cafe falan ise biber ses çıkarabilir. Ofis içinde çalışma alanında ise o da özgürlük değil. Yani sen rahatsız oluyorsan değil. Olmuyorsan çayınızı beraber hüpletirsiniz
0
nawar
(12.12.24)
Saydıklarınızın hepsi, %100 oranında beni de rahatsız ediyor. Bir tanesi bile istisna değil.

Ancak yanındaki boş koltuğu parselleyen kişinin yaptığı şey dışında bunlar "özgürlüğün minimal örnekleri"

İnsanlar kaba olmak konusunda özgür. Saçmalamak konusunda da özgür. Her saygısızlık, toplumun her genel geçer kuralına aykırılık özgürlük sınırları dışında tutulamaz.

Özgürlüğün sınırı bir şeyin sizi veya bir grubu rahatsız etmesi üzerine çizilemez. Eğer birisi kendi doğruları üzerine, sizin o ortamdaki davranışınızı aktif şekilde kısıtlamıyorsa (örneğin ezan vakti diye kulaklığınızı çekip almıyorsa) ve yaptığı şey yasalarca özellikle kısıtlanmamışsa (çıplak dolaşmak vs.) o kişi o yaptığı şeyi yapmakta özgür. En genel geçer tanım bu. Yasaları işin içine kattığımız için felsefik anlamdan ziyade pratik anlamda özgürlüğün tanımı bu.

Özgürlüğün tanımı içine başka ne giriyor peki? Siz de bunlar hakkında rahatsızlığınızı dile getirmekte özgürsünüz. İnsanlar özgürlüğü hep tek taraflı düşünüyor. Ancak yapılan davranışların sonuçları olur. Bir şeyi yapmakta özgürsünüz diye onu yaptığınızda tepki görmeyeceğiniz anlamına gelmez.

Siz de bu kişilerin alanını kısıtlamadan kendi rahatsızlığınızı dile getirebilirsiniz. Siz de bunu yapmakta özgürsünüz.

Toplumsal denge bu şekilde teraziye geliyor. Bu işler böyle yani. Çok karışık değil aslında. Her şeyin bir kuralı, formülü olamaz, bazı şeyler uzlaşıyla hallolur.

Birisi sesli sakız çiğniyor diye ona kabahatler kanunundan ceza kesildiği bir ortam düşünün, sizce de bu absürt olmaz mı?
0
akhenaten
(12.12.24)
Hocam askere gittiniz mi ?
6 aylik mi ?
Merak ettim.
0
WithWorth
(12.12.24)
@WithWorth: hayır, askerlikten muafım.
0
🌸m e b
(13.12.24)
skerler eşiğine gelip insanların suratına içinden geçenleri dan dan konuşmaya başlayana kadar böyle gidecek. fakat sen erkek olduğun için olayın alevlenip yaralamalı kavgaya dönüşme olasılığı yüksek. karşındakini ölçüp biçip ona göre içindekileri söylemeye başla derim. işin zor meb kardeşim.
0
titanyum22
(13.12.24)
(3)

Yurtdışında Türkiye'deymiş gibi bağlanmanın bir yolu var mı?

gezegen olan pluton
Aslında isteğim yurtdışında kullandığım laptobumun türkiye'den bağlanıyormuş gibi internete bağlanmasını istiyorum, bu mümkün mü, laptopa vpn kuramıyorum, telefona kursam sonra sonra bilgisayarı telefona bağlasam laptop yine yurt dışı ip'leri görerek türkiye'ye gelip oradan internete çıkmaz mı, başk
Aslında isteğim yurtdışında kullandığım laptobumun türkiye'den bağlanıyormuş gibi internete bağlanmasını istiyorum, bu mümkün mü,

laptopa vpn kuramıyorum, telefona kursam sonra sonra bilgisayarı telefona bağlasam laptop yine yurt dışı ip'leri görerek türkiye'ye gelip oradan internete çıkmaz mı, başka bir yol var mı yurt dışındaki ip'leri görmeden direkt Türkiye'den bağlanıyormuş gibi yaptırmanın?
0
gezegen olan pluton
(12.12.24)
yurtdisindaki ipleri gormeden ne anlama geliyor anlamadim ama telefondan vpn acip, telefonun internetine baglanirsaniz turkiye'den baglaniyor gibi gorunur. ya da kullandiginiz modemde vpn client varsa aynisi onun icin de gecerli.

ama genel kullanima acik vpn kullandiginizda ip araliklarindan vpn kullandiginiz anlasilabiliyor. onu da engellemek isterseniz kendi vpn serverinizi kurmaniz lazim turkiye'de, mumkunse bir evde.
0
lemmiwinks
(12.12.24)
tarayıcı üzerinden erişecekseniz, tarayıcıya kurulan vpn eklentileri var.
belki onları deneyebilirsiniz. bilgisayara izin verilmiyorsa bile eklenti ile olabilir belki. premium olanları türkiye lokasyonu sunuyor. ücretsizlerde hiç görmedim.

bir de zamanında ktunnel gibi şeyleri kullanıyorduk. yasaklı sitelere ktunnel üzerinden giriyorduk. o da herhangi bir vpn programı ya da eklenti kurmadan bağlanmanıza olanak tanıyabilir. proxy servisi deniyor sanırım bu şeylere.

iki yöntem de tarayıcı üzerinden bağlanmak için.

merak ettim denedim, telefondan vpn açıp hotspot ile bilgisayarımdan bağlandım.
telefondan baktığımda ip'm vpn'li yurtdışı olmasına karşın bilgisayarımda hala mobil operatörümün yurtiçi ip'si vardı.

edit:
1. Hotspot Üzerinden Tüm Trafiği VPN'e Yönlendirmek
Bazı telefonlar veya VPN uygulamaları, hotspot bağlantısı için ek ayarlar sunar. Telefonunuzun VPN ayarlarını veya uygulamanızın gelişmiş ayarlarını kontrol edin. Örneğin:

Android cihazlar için: Hotspot VPN paylaşımı ayarını kontrol edin. Bazı VPN uygulamalarında "Hotspot Shielding" veya benzer bir ayar bulunabilir.
iPhone cihazlar için: iOS genelde hotspot üzerinden VPN yönlendirmesine izin vermez. Bunun için özel çözümler gerekebilir.
0
biseysorcaktim
(12.12.24)
Şimdi Proton VPN'e baktım da eğer güncelse "Android üzerinde Hotspot üzerinden VPN'li internet, eğer cihaz rootlu değilse paylaşılamıyor" demiş. Yani yukarda da yazdığı üzere her ne kadar mobil cihaz internete VPN üzerinden çıksa da hotspot hala VPNsiz bağlanıyor. Bu da sizin direkt internete çıkan modem/router cihazında, eğer mümkünse, VPN bağlantısı kurmanızı gerektiriyor.
0
salihdt
(12.12.24)
(1)

yeni kripto paranın sisteme girişi nasıl oluyor?

tabudeviren
bildirim geldi, "me" diye coin gelmiş, baktım 170 lira falandı.ama bakınca 10.54'ten açılmış.nasıl oluyor, borsadaki halka arz gibi önden alanlar oluyor ve öyle mi giriş yapıyor?yoksa direkt giriyor ve hızla alanlar sebebiyle mi bu şekilde yükseliyor?
bildirim geldi, "me" diye coin gelmiş, baktım 170 lira falandı.
ama bakınca 10.54'ten açılmış.
nasıl oluyor, borsadaki halka arz gibi önden alanlar oluyor ve öyle mi giriş yapıyor?
yoksa direkt giriyor ve hızla alanlar sebebiyle mi bu şekilde yükseliyor?
0
tabudeviren
(11.12.24)
Birileri mevcut ağlarından birini kullanarak kendi coinini üretiyor ve genelde initial coin offering (ICO) yapıp insanlara coin satıyor/dağıtıyor. Bu aşamada genelde shitcoin deniyor eğer arkasında sağlam bir partner ya da bir proje falan yoksa... Yeterince popüler olursa da ufak ufak bilinen borsalar tarafından listelenmeye başlıyorlar.
0
salihdt
(11.12.24)
(12)

Viski hediye sorunsalı

kondansator
Yurtdışına çıkmışken kayınpedere viski alayım istiyorum, oldukça sever. Ama ne alacağıma dair fikrim yok. O da masraf etme vb diye kapatıyor. Tek bildiğim ballı viski sevmemesi. Bir viski sevene nasıl bir viski almalıyım sizce ?
Yurtdışına çıkmışken kayınpedere viski alayım istiyorum, oldukça sever. Ama ne alacağıma dair fikrim yok. O da masraf etme vb diye kapatıyor. Tek bildiğim ballı viski sevmemesi. Bir viski sevene nasıl bir viski almalıyım sizce ?
0
kondansator
(10.12.24)
Fiyat falan belirtmediğin için black label al geç hocam f/p viskisidir.
0
chicha_v2
(10.12.24)
bütce ne kadar bilmiyorum ama son dönemin en popülerlerinden The Sassenach cok basarili. Galiba 80 pound civari bir sisesi. En son öyleydi yani, su an kac bilmiyorum.
0
alice in potatoland
(10.12.24)
Adam sana kızını vermiş, sen de ona bir şişe Hibiki ver.
0
salihdt
(10.12.24)
bütçe belirtmemişsin ama ortalama bir single malt (mesela talisker) alabilirsin.
0
kibritsuyu
(10.12.24)
peated, is kokulu viski seviyorsa, caol ila 12 ,lagavulin 8 veya jameson black barrel,Johny Walker Green Label olabilir.

is kokusunu sevmiyorsa glenmorangie, Monkey Shoulder(blend), aberlour 12 alabilirsin,

farklı birşey olsun dersen de makers mark veya woodford reserve burbon olabilir.

şekilli olsun, birazda pahalı olsun dersen royal salute 21(blend) olur.
0
sealth
(10.12.24)
Bütçe yazmamışım kusura bakmayın, orta halli, çok pahalı olmayan bir şey arıyorum. Diğer türlü zorla parasını vermeye kalkar, durduk yere adamı masrafa sokmayayım. Kabul edebileceği bir düzeyde olmalı aslında
0
🌸kondansator
(10.12.24)
Dutyfree poşetine koyduktan sonra hepsi prim yapar. 15-20 euro civarı güzel viskiler var. görevliye sorun f/p ürünleri gösterir.
0
HellKeePer
(10.12.24)
Jameson olur hocam, Monkey Shoulder olur, akar yani bunlar.
0
kumandanim
(10.12.24)
Talisker (10 yıllık), Chivas (12 yıllık) ve Black Label hediyelik değil, marketten alıp evde içmelik viskiler. Bunun altı "canım hamburger çekti" dedikten sonra büfeye gitmek ile McDonald's'a gitmek arasında gibi :) Yani evde kendi kendime ve kalite aramadan öyle içeyim dersen alınır.

Hediye olarak Green Label, Lagavulin, Jameson Black Barrel, Glenlivet dörtlüsünden yıl ve hacim olarak uygun gördüğünü alabilirsin. +1
0
nawar
(10.12.24)
Hangi ülke?

Ülkenin viski kültürü varsa ülkeye göre bakılanabilir.
0
put it in your appropriate place
(10.12.24)
kıbrıstan gelir iken elijah craig almıştım. tadını inanılmaz sevdim. ama aynı paraya single maltlarda var.
0
belkider
(10.12.24)
1L JD iyidir.
0
sonsuz
(10.12.24)
(11)

Yakın arkadaşa verilen borç hk.

infinitedreams
Selamlar,ekim ayı'nda yakın bir arkadaşıma borç verdim. az bir miktar değil aslında. 5 gün sonrasında ödeyeceğini söylemişti. ben yine sesimi çıkarmadım, fakat aralık ayı'nda beklediğimden yüksek tutarda kart borcum geldi. dolayısıyla bu paraya ihtiyacım oldu. kendisine kartımın son ödeme gününü söy
Selamlar,
ekim ayı'nda yakın bir arkadaşıma borç verdim. az bir miktar değil aslında. 5 gün sonrasında ödeyeceğini söylemişti. ben yine sesimi çıkarmadım, fakat aralık ayı'nda beklediğimden yüksek tutarda kart borcum geldi. dolayısıyla bu paraya ihtiyacım oldu. kendisine kartımın son ödeme gününü söyledim ve ücreti göndermesini istedim. o günden bugüne ses çıkmadı borç ödeme tarihi vs geçti tabi ki. siz olsanız nasıl davranırdınız? ne yapmalıyım?

teşekkürler.
0
infinitedreams
(09.12.24)
Arayıp alacağınızı isteyeceksiniz ve muhtemelen bu süreçte o kişinin artık o kadar da "yakın" olmadığını göreceksiniz. Duruma göre artık "arkadaş" bile olmayabilir. Geçmiş olsun.
0
salihdt
(09.12.24)
5 gun sonraki maca iddaa basmis tutturamamis anlasilan. Birilerinden borc bulup iddaada tutturursa alirsin, yoksa unut.
0
cek
(09.12.24)
Ben de agustosta verdim, Eylül sonu odeyecekti :)
Ben olsam gelmeyecek gibi düşünürüm. Piyasa batık adam dolu.
0
logisticsmanager
(09.12.24)
Değil yakın arkadaş akrabaya bile borç vermem, sadakat temelli bir iş yapıyorum, müşterilerim bile borcunu zamanında öderken arkadaşmış, hele ki yakın arkadaş filan geçiniz lütfen.

Devir arkadaşı severek öpme zamanı.
0
mahsus mahal
(09.12.24)
Tekrar bir hatırlatın. Gelmezse, borcun üzerini çizin. Çok sonraları gelirse, ekstra olur. Umarım kumar, şeker patlatma olaylarına tutulmamıştır.

Herkese "hiç gelmeyecekmiş" gibi borç vermek lazım. Tutarı da buna göre belirlemek lazım.


.
0
kartallar yuksek ucar
(09.12.24)
5 gün sonrasinda nasil ödeyebiliyor olacakti ki?
Hikaye gibi geldi biraz.
Ailem ve cok yakinlarim haric kimseye borc vermem. Milet hibe istiyor borc degil.
0
sonsuz
(09.12.24)
kartallar yuksek ucar +1
boyle yapardim sanirim ve gelmeyecekmis gibi dusunerek borc vermek/vermemek lazim.
0
kassiopeia
(09.12.24)
Baskı yapın .
Onu tanıyanları da uyarın.
0
diyecevaplandı
(09.12.24)
artık uzak arkadaşınız oldu geçmiş olsun.
0
nuisance2
(09.12.24)
En iyi ihtimal siz kızıp bağıracaksınız o zor da olsa paranızı ödeyecek. Aksi durumda artık arkadaşınız bile olmayacak ve sizi engelleyecek. Paranızın üzerine de soğuk su.

Bu gibi durumlarda her türlü senet yapmakta yarar var. Aksi durumda paranızı bağışlamış gibi düşünüp verin.
0
drako
(09.12.24)
Selamlar, burada siz de sormaktan çekiniyorsunzdur illa ki,bence ikinizi de rahata erdirecek şöyle bir konuşma, karşı tarafı suçlamazsınız ve onun size açılmasını sağlarsınız:

''selam x, ya naber, geçen gün söyledim kredi kartı sebebiyle böyle böyle, seni de sıkıştırmak istemiyorum ama senden de ses çıkmadı, her şey yolunda mı, bir problem mı var, normalde dönersin ama sen dönmeyince merak ettim, bi sormak istedim, her şey yolunda mı'' diyin, o da rahat olsun siz de. para yok derse, ya alamaz mısın, cidden çok ihtiyacım var, maalesef ben de tolerans göstermek isterdim ama durumum yok diyip tatlı tatlı baskı yapın.

buradaki cevaplarda direkt adamı göndermiş dışarıya, olur mu öyle :)
0
damba
(09.12.24)
(1)

Bu ürün sizce inandırıcı mı? Alınır mı?

Unde bach canim
https://sentdream.net/products/mic-earphone-wireless-bluetooth?utm_source=ig&utm_medium=Instagram_Reels&utm_campaign=120214946300160367&utm_term=120214946300140367&utm_content=120214946300220367&utm_id=120214946300160367
0
Unde bach canim
(08.12.24)
O fiyata inandırıcı değil, herhangi bir inceleme yok, çok muhtemel ki dolandırıcılık. En iyi ihtimalle dediği şeyi düzgün yapamayan dandik kulaklığınız olur.
0
salihdt
(08.12.24)
(9)

Hangi e-kitap okuyucuyu tavsiye edersiniz?

sekizdokuzon
F/p olarak. Gözlerim ileri derecede bozuk.Teşekkürler.
F/p olarak. Gözlerim ileri derecede bozuk.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(05.12.24)
Kindle Paperwhite kullanıyorum, gayet memnunum ancak arkadan aydınlatmalı elektronik mürekkep ekran kullanan tüm modeller işinizi görür muhtemelen.
0
salihdt
(05.12.24)
F/P bakışı çok geçerli değil bence ya. Çünkü hepsinin P'si az çok aynı. Sadece fiyat değişiyor. Olay kitap okumak, ekranda yazıları görmeniz gerekiyor. Şarjı etkileyecek ne kadar az özellik olursa o kadar iyi. Bir de tek elde rahatça taşıyacağınız bir ağırlıkta ve ebatta olmalı.

Zaten uzuuun yıllar giden cihazlar bunlar, ömürlük gibi bir şey. Çok kafa yormayın bence.

Ben kobo aura h2o edition 2 kullanıyorum yıllardır. Bi ara pili sorun çıkarır gibi oldu, internette uzun süre şarja takılı bırakın diye önermişlerdi. Öyle yaptım, şimdi yine 2 hafta civarı gidiyor pili. Bulursanız öneriyorum.
0
akhenaten
(05.12.24)
kindle'da metin boyutunu istediğin kadar arttırabiliyorsun. kontrast ayarları da var. alabilirsin bence.
0
xrated
(05.12.24)
ty.gl

Şunu almayı düşünüyorum, ne dersiniz?
0
🌸sekizdokuzon
(05.12.24)
@sekizdokuzon

kullandığım iki okuyucu da siyahtı, şimdi böyle açık renk bir şeyi elimde tuttuğumu düşününce biraz dikkat dağıtıcı geldi ama büyük ihtimal 1 ay kullansam artık fark etmezdim bile. Alın gitsin.
0
akhenaten
(05.12.24)
zaten kılıf da alırsın. sırf renk için fiyat farkı varsa bence değmez.
ayrıca, ikinci el satan çok kişi oluyor. çok daha ucuza kapatılabilir. bir bakmakta fayda var. (2 ay kadar önce aldım paperwhite ve çok iyi durumdaydı)
0
kisa
(05.12.24)
Kobo ya dosya aktarımı daha kolay

Ekitap formatını değiştirmeden ya da aracı bir uygulama olmadan usb ye dosya yükler gibi tak çalıştır sürükle bırak şeklinde kitapları yükleyebiliyorsun
0
grimavi
(05.12.24)
ben kobo kullanıyorum memnunum. bendeki artık üretilmeyen eski bir model olduğu için şeyapmıyorum. ama kindle kullanan arkadaşlarım da memnun. reklamsız olması önemli.
0
titanyum22
(05.12.24)
Kindle paper white cok iyi ve yeterli fp dir. Yazilari buyutme var.

Hayatimda aldigim en iyi seylerden birisi parasi inanilmaz degdi
0
Zetnikov
(05.12.24)
(2)

Süresi geçen ve iptal olan banka kartı sıkıntısı

the sound and the fury
Ebayden bir alışveriş yaptım. Sanat kitabı aldım alıcı iptal etti. Iptal edilmektedir sonra banka kartimin suresi gecmisti yeni kart aktif oldu. Şimdi sorun şu kart iptal para iadesi olmayacak mı? Iban adresime bağlı kartlar ama eski kart ile alışveriş yapmıştım o iptal oldu yeni kart bilgisi de si
Ebayden bir alışveriş yaptım. Sanat kitabı aldım alıcı iptal etti. Iptal edilmektedir sonra banka kartimin suresi gecmisti yeni kart aktif oldu. Şimdi sorun şu kart iptal para iadesi olmayacak mı? Iban adresime bağlı kartlar ama eski kart ile alışveriş yapmıştım o iptal oldu yeni kart bilgisi de sitede yok ebay eyazmam mi gerekiyor. Ne yapabilmem lazim. 4 gün oldu iade olmadı araya cumartesi pazar girmişti ama
0
the sound and the fury
(02.12.24)
Kartın süresinin geçmesi ya da iptal olması iade işlemini etkilemez normalde, 7-10 gün arası sürebiliyor ne yazık ki bu tür süreçler.
0
salihdt
(02.12.24)
benim bildiğim kadarı ile sizin bankadaki kredi kartı hesabınız sabit, kart değişince sadece hesabı kullanabileceğiniz rakamlar değişmiş oluyor, hesabınız aynı kalıyor. dolayısı ile işlem yeni kartınıza yansır.
0
elorelia
(02.12.24)
(4)

Küskünlerin barışması

sorucu
Birbirlerine fenâ hâlde gücenik, küskün iki kişiyi barıştırmışlığınız var mı? Ya da küs olduğunuz biriyle barışmışlığınız? Barıştırmak isteyenlere ne tavsiye edersiniz?
Birbirlerine fenâ hâlde gücenik, küskün iki kişiyi barıştırmışlığınız var mı? Ya da küs olduğunuz biriyle barışmışlığınız? Barıştırmak isteyenlere ne tavsiye edersiniz?
0
sorucu
(01.12.24)
herkesin anlayacağı bir dil vardır. yeterki anlatmak isteyin.
0
margi13
(01.12.24)
Hiç karışmamalarını tavsiye ederim aslında; "Araya giren, arada kalır" diye bir laf vardır.

Koca koca insanlar birbirleriyle görüşmek isterlerse görüşürler zaten. En fazla bir araya getirip konuşmalarına aracı olabilirsiniz.
0
salihdt
(01.12.24)
Ben bana bozulan biri olduğunda bozukluk belli olacak kadar araya zaman girince "bi kusurumuz mu oldu" tarzı bi yokluyorum. Gönülsüz gak guk edilirse baya daha fazla bir zamandan sonra bozuk kalmak zorunda olmadığımızı görüşebileceğimizi sıkıntı varsa konuşabileceğimizi söylüyorum iyi niyet göstergesi olarak. Daha da dönüş olmazsa kimsenin boğazına çökecek halim yok gitmek isteyen gider diyorum.

(Direkt böyle yazmıyorum tabii yukarıda yazdıklarım gibi saygılı hoş bir üslup ile yazıyorum)
0
hedep
(01.12.24)
barıştırıldığım oldu. hayatımın en kötü kararıydı ve daha husumetli bir şekilde küsmemizle sonuçlandı ve başımı da derde soktu. insanların hayatına karışmayın, bırakın kendi kararlarını versinler etkinizde kalmadan.
0
nolmus yani
(01.12.24)
(1)

Yeni telefon & transfer & guvenilir telefon diye taniyan uygulamalar ?

Zetnikov
Arkadaslar misal banka yada mail cift sogrulama tarzi uygulama vs durumlar oluyor Sistem benim telefonu guvenli tel listesine ekliyorNeyse nasil tanittim hatirlamiyorumYeni telefona gecerken transfer uygulamasiyla herseyi transfer edicem herkes boyle yapiyor ama sanirim sifreler gecmiyor diyorlar uy
Arkadaslar misal banka yada mail cift sogrulama tarzi uygulama vs durumlar oluyor

Sistem benim telefonu guvenli tel listesine ekliyor

Neyse nasil tanittim hatirlamiyorum

Yeni telefona gecerken transfer uygulamasiyla herseyi transfer edicem herkes boyle yapiyor ama sanirim

sifreler gecmiyor diyorlar uygulamalara sifreyi kendim giricem notlarimda kayitli sikinti yok

Parmak izimide transfer edicek mi bilmiyorum ve bazi uygulamalarim parmak iziyle calisiyor o nasil olacak

Kissadan hisse yeni telefonu nasi o kadar seyde guveilir tele eklicem ama sifreyi yada sms olayini yapimca guvenli tel mi olucak
0
Zetnikov
(30.11.24)
Biometrik doğrulama cihazda kaldığı için transfer olmuyor bildiğim kadarıyla. Bu da demek oluyor ki bir çok uygulama için Kullanıcı Adı + Şifre + Tek kullanımlık kod sonrası oturum açıp sonrasında parmak izini aktifleştireceksiniz muhtemelen.
0
salihdt
(30.11.24)
(1)

Turkcell dijital guvenlik servis paketi

hain kostokk
Kullanan var mi bu paketi? Gercekten ise yariyor mu yoksa bu paket para tuzagi mi?Güvende tutuyor mu hesaplarinizi buna inaniyor musunuz?
Kullanan var mi bu paketi? Gercekten ise yariyor mu yoksa bu paket para tuzagi mi?
Güvende tutuyor mu hesaplarinizi buna inaniyor musunuz?
0
hain kostokk
(26.11.24)
Çok pahalı bir servis değilmiş ama çok da bir faydası yok. Zararlı sitelere girerken uyarma işi hemen hemen bütün browserlarda var zaten. Keza çalınan şifrelerin bildirilmesi işini de Google/Chrome yapıyor yanlış hatırlamıyorsam. Her ay 20 lira verecek bir fayda göremedim açıkçası.
0
salihdt
(26.11.24)
(1)

İlgi Alanlarımızdaki Şaheserler

hsktr
İlgi alanlarımızda okuma yapmak her zaman daha çekici ve akıcı oluyor. yapay zeka, ikinci dünya savaşı tarihi, skydiving, video oyunlar, futbol (kültürel ve teknik boyutlar özelinde), dağcılık, ferhan şensoy'un anı kitaplarına benzer anı türü, tiyatro ve sinema tarihi, edebiyat tarihinin devrim nite
İlgi alanlarımızda okuma yapmak her zaman daha çekici ve akıcı oluyor. yapay zeka, ikinci dünya savaşı tarihi, skydiving, video oyunlar, futbol (kültürel ve teknik boyutlar özelinde), dağcılık, ferhan şensoy'un anı kitaplarına benzer anı türü, tiyatro ve sinema tarihi, edebiyat tarihinin devrim niteliğindeki eserlerini ilgi alanlarım olarak tanımlıyorum.

Sizden bu türlerden herhangi birinde okuyup da çok etkilendiğiniz, kafanızda ufuklar ya da ufak da olsa düşünce tünelleri açabilen akıcı eserleri sıralamanızı rica ediyorum. Okuma alışkanlığının oturmasında çok yardımcı olacaklar. Ekstra olarak bu alanların dışında ancak herkesi ilgilendirebilecek eserleri de dahil edebilirsiniz.

Şimdiden teşekkürler.
0
hsktr
(25.11.24)
Doppelganger: A Trip Into the Mirror World

The Gene: An Intimate History

The Making of the Atomic Bomb

The Anarchy: The Relentless Rise of the East India Company

The Age of Surveillance Capitalism: The Fight for a Human Future at the New Frontier of Power

Gödel, Escher, Bach: bir Ebedi Gökçe Belik

A Gentleman in Moscow

In Cold Blood

Thinking, Fast and Slow

Slavery by Another Name: The Re-Enslavement of Black Americans from the Civil War to World War II
0
salihdt
(25.11.24)
(3)

Üniversite ücret iadesi nasıl olmalı?

Eyüp
Merhaba arkadaşlar, Ben bir üniversitede %75 burslu olarak okuyordum. Yaklaşık iki yıl önce okulu bitirdim. Son yılın ücretini iki dönem olarak ödemiştim ama mezuniyet kredilerimi 1. dönemin sonunda tamamlamıştım. Üniversite de mezuniyet kredisine ulaştığım için 1. dönemin sonunda öğrenci işleri kay
Merhaba arkadaşlar,

Ben bir üniversitede %75 burslu olarak okuyordum. Yaklaşık iki yıl önce okulu bitirdim. Son yılın ücretini iki dönem olarak ödemiştim ama mezuniyet kredilerimi 1. dönemin sonunda tamamlamıştım. Üniversite de mezuniyet kredisine ulaştığım için 1. dönemin sonunda öğrenci işleri kaydımı silmiş. Ancak pandemi, iş-güç derken okula bir türlü gidip ilişiğimi kesemedim. Bugün veya yarın okul ile ilişiğimi kesmeye gideceğim.

Öğrenmek istediğim şu;

Okul 2. dönemin ücretini, bana o gün ödediğim ücreti mi iade edecek yoksa bu sene istenen dönem ücreti olarak mı iade etmeli?
0
Eyüp
(25.11.24)
Yönetmelikte geçiyordur, muhtemelen ücretin ödendiği miktarda iadesi yapılır, güncel bedel üzerinden yapılacağını sanmıyorum zira bu tür bir uygulama için bir sebep (Eğer YÖK'ün yasal bir zorunluluğu vb. yoksa) yok.
0
salihdt
(25.11.24)
ücret iadesi olduğu için ödediğin ücret ne ise o.
eğer ödediğin ücret dönemlik öğrenim ücretin olsaydı şuanki güncel dönemlik ücret o zamanki ödediğinden farklı bir tutar olsa dahi ekstra ücret ödemeden öğrenim hakkını sunarlardı. ama öğrencilik bitmiş zaten. şuanki ücretten iade edilmesi imkansız.
0
ezkaza
(25.11.24)
Merhaba, ücret iadesi ile ilgili olarak mutlaka bir prosedürleri vardır. Hatta bunun bir şablon dilekçesi de vardır. Öncelikle Öğrenci İşleri Daire Başkanlığına ulaşıp konuyu anlatın iadeyi isteyin. Devlet üniversiteleri bile öderken vakıfların ödemesi düşünülemez.

Gerçi pandemiden sonra paramız pul oldu ya neyse.
0
buck rogers
(26.11.24)
(6)

cayma bedelinin mantikli bir aciklamasi var mi?

buenosdias
mantikli derken sirket veya sektor acisindan demiyorum. devlet, ulke, vatandas acisindan soruyorum.benim dusuncem gayet basit, bir devletsiniz ve vatandasi korumak icin varsiniz. milyonlarca dolar kazanan sirket gelip senin vatandasina aylik alirsan bu kadar, yillik taahut yaparsan su kadar diye ucr
mantikli derken sirket veya sektor acisindan demiyorum. devlet, ulke, vatandas acisindan soruyorum.

benim dusuncem gayet basit, bir devletsiniz ve vatandasi korumak icin varsiniz.

milyonlarca dolar kazanan sirket gelip senin vatandasina aylik alirsan bu kadar, yillik taahut yaparsan su kadar diye ucret cikariyor. vatandasin yilligi seciyor sonra bi sekilde cikmak zorunda kaliyor. sirket kalkip cayma bedeli kesiyor. devlet buna neden izin veriyor?

ne dusunuyorsunuz? avrupa, amerika'da var mi benzer uygulama?
0
buenosdias
(25.11.24)
Benzer uygulamalar farklı ülkelerde var. Mantığı da basit aslında; düzenli ve tahmin edilebilir bir gelire sahip olmak şirketler için önemli. Özellikle dijital ürünlerde bir sağlayıcıdan diğerine geçmek görece kolay olduğundan aylık abonelikler öngörülebilir bir ciro sunmuyor. Müşteriye "Yıllık taahhüt edersen şu kadar indirim yaparım" diyerek bu "Ben daha ucuzunu buldum, gidiyorum" ihtimalini mümkün olduğunca azaltmış oluyorlar. Cayma bedeli de bu sistemin işlemesi için gerekli yaptırım oluyor.
0
salihdt
(25.11.24)
Var.
Ama en azından Fransa'da Türkiye kadar dandik değil. Normal fiyata taahhütsüz de çok. Türkiye'de taahhüt olmadan düzgün bir şey yok. Buna ek olarak iptal etmek oldukça zorlu bir uğraş.

Türkiye tüketici hakları konusunda rezalet durumda yani. Bu telekomünikasyonda baya kötü.

Türkiye'de en komiklerinden biri misal modem. Modem kiralama ücreti diye sürekli para kesiyorlar, kendi modemini almana izin de vermiyorlar.
0
logisticsmanager
(25.11.24)
cayma bedeli bir ceza olmadığı için mantıksız değil. aylık abonelik x lira, belli bir süre kullanma sözü verirsen ortaya bir anlaşma çıkıyor ve ücret y liraya düşüyor. olur da taahhüt tamamlanmadan vazgeçersen bu anlaşmayı bozuyorsun ve kullandığın ay kadar (x-y) veya kalan ay kadar y liradan hangisi daha düşükse cayma bedeli olarak onu ödüyorsun. kullanılandan farklı bir meblağ ödemesi yok. dünyanın her yerinde, konu ne olursa olsun bir anlaşmayı bozmanın bedeli olur. bizdeki bu tüketiciyi koruyan yasal düzenleme olmasa şirketler çok daha fazla bedel talep ederlerdi.

internet, cep telefonu operatörü vb fiyatlarının uçukluğu ayrı bir konu tabi..
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(25.11.24)
Cayma bedeli ve taahhüt kavramının kendisi sorun değil aslında. Taahhüt yaparken firma size, sizden alacağı düzenli ödemeye karşılık bir indirim sunuyor. Müşteri için aynı hizmeti daha ucuza almak, firma içinse belli bir periyotta ödeme garantisi almak kazançlı bir durum.

Bunu kötü yapan şey kağıt üstünde olduğu gibi işlemiyor olması, müdahale edilmesi gereken şey bu. Firmalar uçuk bir taahhütsüz fiyat belirleyip, normalde taahhütsüz önermesi gereken fiyatı taahhütlü fiyat olarak gösterince vatandaşın faydasına olan indirimli hizmet kullanma durumu ortadan kalkıyor ve insanlar süt sağma makinasına bağlanmış inek konumuna geliyor. Piyasa fiyatı taahhütlü abonelik fiyatından oluşuyorsa ortada bir problem vardır.

Örneğin özellikle telefon aboneliklerinde kimse taahhütsüz fiyatın ne olduğunu bilmez, taahhütsüz fiyat üstünden konuşmaz. Taahhütsüz fiyat sadece kağıt üstünde vardır. Biz ürünün fiyatı hakkında konuşurken taahhütlü fiyattan bahsediyor oluruz. Kimse gsm abonelik fiyatlarıyla ilgili sinirli sinirli konuşurken taahhütsüz abonelik ücretini baz almaz, herkes aslında taahhütlü fiyatlardan bahsediyor. Herkes bunu kanıksamış, böyle devam ediyor. Şaşırtıcı bir durum. Bu çok yanlış bir durum. Müdahale edilmesi gereken şey bu. Taahhüt yapılarak firma ve müşteri arasında karşılıklı tavizler veriliyor olmalı. Oysa güncel durumda müşteri seçtiği için değil mecbur olduğu için taahhütte bulunuyor.
0
akhenaten
(25.11.24)
Avrupa amerikada o ayda 20-30 dolara verilen iphone'ların nasıl verildiğini düşünüyorsunuz? Türkiye'deki bu tür pazarlama ticari şeylerin neredeyse hiçbiri türkiye'den çıkma şeyler değillerdir.

'çıkmak zorunda kalıyor' tanımınızı genişletmeniz gerekiyor, zorunda nasıl kalıyor? Yurtdışına taşınıyorsa hiçbir servis sağlayıcı cayma bedeli almıyor, öldüysen yine almıyorlar, altyapı olmayan bir yere taşınırsan almıyorlar. Yani zorunda kalınan hiçbir durumda üstüne çökmüyorlar ver lan ver diye.

Taahhüt ne sağlıyor ona bakmalı asıl, taahhüt firmayı zengin etmek için var olan bir şeyden çok firmaların gelecek finansal durumlarını öngörmeye yarayan bir şey. Yani emin olun taahütsüz sisteme geçip aynı parayı kazanırlar sadece kullanıcılar ortalama olarak daha fazla öder.
0
atom karincanin torunu
(25.11.24)
Cayma bedeli akla yatkın +1

Baştan adam dürüstçe sana söylüyor aylık ücretini ve indirim miktarını. Hem kabul edip hem de anlamsız bulmak saçma. Anlaşmayı her iki taraf da imzalıyor neticede.

Sırf milyon dolarlık oldukları için şirketleri devlet mağdur edecek olsaydı kimse yatırım yapmazdı.
0
enteg
(26.11.24)
(10)

Mukbang'ın doğuş sebebi ne?

muhayyer divan
SelamMukbang denen şey denk geldi birkaç gündür bakıyorum, çok acaip bir his veriyor, neyse konu bu değil. Özellikle Çin ve Uzak Doğu menşeli videolar görüyorum. Hem çok yiyorlar, hem tıkınarak yiyorlar, hem çok sıcak yiyorlar, hem çok acı yiyorlar, bazen baştan aşağı yalnızca yağ yiyorlar, onlarca
Selam

Mukbang denen şey denk geldi birkaç gündür bakıyorum, çok acaip bir his veriyor, neyse konu bu değil.

Özellikle Çin ve Uzak Doğu menşeli videolar görüyorum. Hem çok yiyorlar, hem tıkınarak yiyorlar, hem çok sıcak yiyorlar, hem çok acı yiyorlar, bazen baştan aşağı yalnızca yağ yiyorlar, onlarca yumurtayı üst üste yiyorlar mesela.

Bu uygulama nereden çıkmış, ne yapmaya çalışıyorlar? Hani bir rivayete göre porno videoların amacı aslında üremeyi tetiklemekti, öyle biliyorum. Bu da onun gibi desem değil sanki yahu.

Beni neden makarna balık ve yağlı et videoları mutlu ediyor onu da anlamış değilim.
0
muhayyer divan
(23.11.24)
Amaçsız bir aktivite. Obeziteyi tetikliyor ayrıca
0
wd40
(23.11.24)
bilgim yok ama fikrim söyle. yemek yerken o videoalari izlemek cok iyi geliyor. sanki hep birlikte gömüyormussun gibi. bence yemek yerken izleniyor. o cok aci, cok büyük kismi da isin challenge i.
0
robert bosch
(23.11.24)
www.instagram.com

Şuna bakın ya allaasen bu normal bişey mi şimdi, ne yaptıklarını düşünüyorlar merak ediyorum. Kilo da almıyorlar.
0
🌸muhayyer divan
(23.11.24)
(bkz: gluttony)
0
Bruce
(23.11.24)
Kilolu insanlar, iştahları için suçluluk duygusu yaşarmış.
Bu tip videolar onlara suç ortağı bulma hazzı yaşatırmış.

Kendi yorumum değil. Bir yerde okumuştum.

Ben sevmiyorum. Özellikle bir haşlanmış yumurtayı tek hamlede gömmeleri iğrenç geliyor.
0
Mirket
(23.11.24)
@Mirket

Ben de epey kilolu bir insanım ama bana suç ortağı bulma değil de kendim yiyormuşum gibi bir haz veriyor. Bırak iştahı, her bir yediğimiz öğün için ayrı ayrı suçluluk duyuyoruz evet. Bazen bana var olmak suçmuş gibi gelir.
0
🌸muhayyer divan
(23.11.24)
Boş versene.
Yemek beni mutlu ediyorsa yerim ki.
Ne suçluluğu.
Bir daha mı geleceğim dünyaya.
0
Mirket
(23.11.24)
Bedeni arzularını abartılı bir şekilde, yoğun bir haz alarak gideren insanları izlemek... Kulağa pornografik geliyor.
0
salihdt
(23.11.24)
Popüler olmasının birçok farklı sebebi var ama doğuş sebebi insanların yalnız olması. Bizim kültür ve aile yapımıza uzak geliyor böyle şeyler ama her öğününü tek başına yiyen insanlar var. Bunlar kendilerine yemek sırasında eşlik edecek birilerini arıyorlar ve mukbang doğuyor.
0
gnosis
(23.11.24)
Bir de hem kaynar halde yiyolar hem çiğnemeden yutuyolar hem de çok yiyolar. Mideleri yamulmuyor mu bunların??

Makarnaya çok fitim yalnız.
0
🌸muhayyer divan
(23.11.24)
(12)

eksisozlugun chp akp ajans ve genclik kollari trollerine goz yummasi?

buenosdias
artik o kadar belli oluyor ki, dikkat cekici bir imamaoglu basligi aciliyor cat ilk 5-10 entry birbirini destekleyen seylerle hemen gundem yapiliyor. ayni naneyi tam tersi chp trolleri de yapiyor. sozluk neden bunlara goz yumuyor sizce? rating aldigi icin mi?
artik o kadar belli oluyor ki, dikkat cekici bir imamaoglu basligi aciliyor cat ilk 5-10 entry birbirini destekleyen seylerle hemen gundem yapiliyor. ayni naneyi tam tersi chp trolleri de yapiyor. sozluk neden bunlara goz yumuyor sizce? rating aldigi icin mi?
0
buenosdias
(22.11.24)
Para.
0
10551037
(22.11.24)
evet.
rating -> daha çok reklam -> daha çok para.
0
WithWorth
(22.11.24)
1-Etkileşime açık kapı bırakılıyor.
2-Cevheri Güven TC iletişim başkanlığında ekşisözlük ofisi kurulduğunu söylemişti. Yönetim sözlüğün kapatılmaması için bu duruma göz yumdu.
0
HellKeePer
(22.11.24)
Sence sözlük akp çalışanlarının hesabını silebilir mi?
0
osssy
(23.11.24)
korku > baskı > para.
sözlük artık bir anı defteri bile değil...
0
her giriste sifresini unutan adam
(23.11.24)
Benim kafa mesela nasıl çalışıyor biliyor musun..

"Chp ve akp trolleri ne göz yummasi.." diye acmissin duyuruyu.

Hani akp yapıyor tamam ok, ama chp de yapıyor ya vallahi billahi..

Sonra duyuruyu açan senin diğer Duyurularına bakıyorum

"İstanbul Metrosu les gibi.."

"Rte bir gecede İsrail'e girse.. "

Sonra emin oluyorum, "evet akp yapıyor ama bakın chp de yapıyor chp trolleri de var" algılı minik başarısız çalışma.

Valla kusura bakma benim kafam böyle çalışıyor.

Manyak ettiniz artık bizi :)
0
makbur
(23.11.24)
Şeytanın avukatlığını yapayım; işin biraz da moderasyonun zorluğu boyutu var bence. "Aha bu Troll içerik, aha bu kullanıcı troll" demek her zaman o kadar kolay değil. Evet bazı durumlarda çok bariz gibi geliyor ama bunların üzerine moderasyon uygulamaya başladığınızda "Kesin Troll" ile "Normal kullanıcı" arasında çok ciddi bir gri alan kalacak. Bu noktada da moderasyonun sürekli tartışılan kararlar alması gerekecek. Bir yanda belki çoğunluğun troll olduğunu düşündüğü insanlar atılmazken arada troll olmadığı halde atılanlar olacak...

Tabi bir de işin taraf olma boyutu var; sözlük moderasyonu Türkiye hakkında hiçbir fikri olmayan tam anlamıyla bağımsız uzaylılardan bile seçilse her kararlarından sonra tarfgir olmakla suçlanacaklar; AKP, CHP, HDP, Fenerbahçeli, Beşiktaşlı, Galatasaraylı, vb. bir sürü grup tarafından itilip kakılacaklar.

Eh yukarıdaki dediklerimin hepsi, moderasyon görece hiçbir şey yapmadan da oluyor zaten; neden sorumluluk alsınlar? Sözlük gibi bir mecrada total kontrol çok zor, maliyeti yüksek, işe yarayıp yaramayacağı tartışılır...

Bu arada benzer dinamikler hemen her sosyal ağda var; yani Twitter, Facebook, Tiktok vb. de trolleniyor.
0
salihdt
(23.11.24)
para degil de acik kalmasinin yolu bu. muhtemelen iktidara sozler verildi sizin propagandanizi yapanlari yasaklamayacagiz, cok seslilik saglayacagiz vs diye.
0
antikadimag
(23.11.24)
@makbur, basit bir duyurudan hareketle diğer duyurularıma bakıp analiz etmen ya iflah olmaz bir işssiz yada fanatik derecede bir parti trollü olduğunu gösterir. ama biraz daha işssizlik emaresi gösterseydin diğer sayfalarda da anti akpli duyurular görürdün.
0
🌸buenosdias
(23.11.24)
@makbur internette her 100 AKP'li troll'e karşılık 10 CHP, 5 Memleket, 3 Zafer, 0,2 Perinçek troll'ü var. @buenosdias da AKP troll'ü olabilir ama bu CHP trollü varlığını değiştirmiyor.

Soruya cevap vereceksek. Evet, etkileşim üzerinden gelen para için göz yumuyor. Adamın adı duyuluyor, reklamını veriyor. Parası cebine akıyor. Arada 85 hesaplı kişiler ve Ekşi Sözlük'ün kapanmasına yol açacak şeyler dışında bir konuya müdahale etmiyor.

Mesela ben bir arap terörist ile ilgili yazdığım 3 entry'den dolayı başlık açma cezası aldım. Şikaye üzerine gge ile silindiler. Öte yanda ne Atatürk'ümüz kalıyor, ne Türklüğümüz ne başka bir şey ama silmiyor. Çünkü onlara müdahale ederse sözlüğe müdahale gelecek, onlar da parasından olacak. Türkiye'deki en kalitesiz ortamlardan biri Ekşi Sözlük. Birçok başlığa girmiyorum o yüzden.

Bu arada bence asıl sorun troll başlıkları değil, o başlıklara cevap yazanlar.
0
nawar
(23.11.24)
@nawar

Haklısın, ki en dandirik partilerin hatta kişilerin bile trolleri mevcut.

Burada benim itiraz ettiğim; bütün medyayı ana akım medya yapmış, twitter eksi facebook hatta en dandik forumlarda bile çok ciddi bir organizasyonu olan devlet (!) destekli aktroll organizasyonunu chp ya da herhangi bir partiyle denk gösterme çabasına benim itirazım. ki, bu da aktrollerin sinsi bir organize çalışması (bak mesela beni de parti troll'u olarak etiketlemiş :))

Amaç: hükümeti eleştiren sen ben gibi sıradan insanları chp parti Troll u olarak yaftalamak ki alın işte kanıtı :)

Birazdan buraya yazılacaklari da yazayim; "akp yi normal insan destekleyip savunamaz mi kardeşim.." ve "işte bu yüzden hep kaybediyorsunuz daha da kaybetmeye devam edeceksiniz" (tabi aralarda "bakın rte'ye ben de eleştiriyorum" sosları ile :))
0
makbur
(23.11.24)
makbur, devlet destekli medya konusudaki yazdıklarına katılıyorum ama sonraki bakış açın mağduriyetten ahlaksızlığı hak görmek gibi bişey. akp katbekatını yapıyor diye chp'ye laf söyleyecek miyiz? benim derdim ne akp ne chp, bu leş ortamı eleştiriyorum ama sen chp koruma güdüsüyle gelip konuyu akp chp savaşına indirgiyorsun. ayrıca bana troll iması yapıp aynı şekilde karşılık görünce bakın bana troll dedi diye manipülasyon yapman basitlik.
0
🌸buenosdias
(24.11.24)
(5)

şu saat nasıl sizce?

birmilyonunvarmi
sbhttps://www.amazon.com.tr/Seiko-Paslanmaz-%C3%A7elik-kay%C4%B1%C5%9Fl%C4%B1-kuvars/dp/B07X31LLTX/ref=sr_1_2?dib=eyJ2IjoiMSJ9.gsCycqy7rTkUfX8ClmknyrQh_VSxBXNWphE95ft7Q30zhsRXYFT3JulXyx57Hd1mgfgxtL-1WOo6lIkD2EIs7qoEqU8mLlHjXD4FHydc5U_E77IgXt17Wbb-71Zc2EfwU2irSnt2i3oHqNEcsyYJ6KOcOjqI5vWv7EWtSLcllUMvV
0
birmilyonunvarmi
(21.11.24)
güzelmiş ama kasası çok hoşuma gitmez benim böyle dışa doğru eğimli ve geniş olunca. camla birlikte biten, çok az görünen kasaları seviyorum ince olacak.
bana alırsanız diye detay vereyim istedim :)
0
erty_ksk
(21.11.24)
Ben bu tarzı seviyorum, solar saatler bazen iyi çalışamayabiliyorlar fakat camı da safirmiş güzel

Saatin modelini yutuba yazarsan kolda duruşunu gösteren inceleme videoları çıkıyor, fotoğraftan bakmak yanıltıcı olabiliyor

youtu.be
youtu.be
youtu.be
0
grimavi
(21.11.24)
Siyah kadranlı saatleri pek sevmiyorum o yüzden şahsen tercih etmezdim ama onun dışında güzel bir saat. Kordonunu deri ya da Nato kayışlarla değiştirip farklı tarzlar da yakalanabilir.
0
salihdt
(21.11.24)
Saatten anlamamakla birlikte önceki attığınızdan daha düzgün duruyor. Ben görsem güzel saatmiş derim.

Bundan bir sonra Tissot falan atacaksınız sanırım ufak ufak yükseliyor :D
0
hedep
(21.11.24)
Dede saati. Illa alicaksan mavilisini al bari
0
freedonia
(21.11.24)
(7)

dinleniyor muyuz

WithWorth
dün gece 3-4 gibi uyanıp aforizma kasarken "x, y'dir" gibi bir cümle kurdum bir kaç kez. sabahın 9'unda(!) aylardır bana yazmayan(!) babam whatsapp'tan bir video atmış, ai görsellerle ve ai sesle hazırlanmış bir nasihat videosu.videonun daha ikinci cümlesi net olarak "x, y'dir" ve açıklamaları üzeri
dün gece 3-4 gibi uyanıp aforizma kasarken "x, y'dir" gibi bir cümle kurdum bir kaç kez.

sabahın 9'unda(!) aylardır bana yazmayan(!) babam whatsapp'tan bir video atmış, ai görsellerle ve ai sesle hazırlanmış bir nasihat videosu.

videonun daha ikinci cümlesi net olarak "x, y'dir" ve açıklamaları üzerine.

bence; ai beni dinledi, sonra önerilen videolarda babama video önerdi, babam "nasihat edeyim" duyguları ile videoyu bana attı. ve ben kurduğum cümleme kavuştum. ve ai skor hanesine +1 ekledi.
her şeyin tesadüfi olarak cereyan ettiğini düşünemiyorum.
siz ne diyorsunuz ?
0
WithWorth
(20.11.24)
İlla birine yazmam ya da telefonda konuşurken söylemem gerekmiyor, herhangi bir şeyden bahsedince o gün ya da sonraki gün bir şekilde o ürün benim önüme geliyor reklam olarak.
Bu bir yandan çok korkutucu geliyor bir yandan da tesadüftür ya o kadar da değil diyorum.
O kadar çok insan var yani hangi birini dinleyeceksin de filtreleyeceksin de bunları yapacaksın çok zor gibi geliyor ama bilmiyorum.
Bu konuda kafam çok karışık.
0
mutekebbir
(20.11.24)
Var hocam böyle bir şey ismi de Skynet.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(20.11.24)
salihdt
(20.11.24)
dinleniyoruz dinlenmesine ama normalde de olan durumlar bunlar. geçen gün rüyamda iki arkadaşımla balık yediğimi gördüm. arkadaşlar antalya'da ben başka şehirdeyim. birkaç gün sonra birden bire antalya'ya kayınvalidelere gitme durumum oldu, yemekte balık vardı mesela. 1 gün sonra da o arkadaşlardan biriyle epey vakit geçirdik. hatta arabada oltamız da varmış konyaaltı'nda salladık biraz :) yıllardır oluyor bunun gibi şeyler. çok takılmıyorum artık. zira yıllarca kafa yorsam da çözemedim.

sizin olaya gelirsek babadan ayrı bir yerdeyseniz sizi dinleyip başkasına video önerme olasılığı düşüyor ama aynı wi-fi ağını kullanıyorsanız olabilir ya da eskilerin dediği gibi kalp kalbe karşıymış da diyebiliriz.
0
Improbable
(20.11.24)
bu gerçekten de cevabını bilemeyeceğimiz, bilsek bile tartışmaya devam edeceğimiz bi konu.

cep telefonunun sürekli sizi ve ortamdaki sesleri dinliyor olması, bu sesleri metne ya d benzeri bi dataya çevirmesi, bu dataların güvenilirliğini sorgulamadan sunucuya göndermesi pek az ihtimal.

bi kere sürekli dinleme için çok güce ihtiyaç duyar telefon. bunların işlem maliyetleri çok yüksek.

öte yandan "hey siri, hey google" dediğimizde çalışan bi telefon varsa, pardon zaten sürekli dinliyor demek değil mi bu?

hey google, hey siri komutlarını duyup ayrıştırabiliyorsa, "traş kolonyası" sözcüğünü de yakalayabilir, "pandalar ayakta uyur" cümlesiyle de tetiklenebilir.

bahsettiğiniz duruma benzer çok şey yaşadım ben de.
rastlantı olmaktan uzak diye düşünüyorum bi yandan, bi yandan da hala mümkün gelmiyor. dediğim gibi sizi dinleyip duysa bile her duyduğu üzerinden işlem yapamaz ki. kirli bi veri kümesi olur.
0
biseysorcaktim
(20.11.24)
konusmanı dınlıyor telefon mıkrofonlar ve reklam atıyorlar bu yuzde yuz dogru ama dıger konuya emın degılım o kadar varmı dıye
0
Zetnikov
(20.11.24)
cep telefonunda google'ın bu özelliğini kapatabiliyorsunuz. dinleniyoruz evet.

ayrıca bir de yeterince enerji alanınız temiz ise ve bunlar sıklıkla tekrar ediyorsa aydınlanıyorsunuz skaejrhe
0
janderzel zartanyan
(21.11.24)
(3)

Check-in bagajında co2 tüpü / sodastream

aguen
Merhaba,Sodastream makinesi aldım bir gaza gelip. Yanındaki basınçlı co2 tüpünü hiçbir şekilde getiremez miyim uçakta :( deneyen oldu mu?Türkiye'de co2 tüpü nereden bulabilirim ya da benzer makineler kullanan var mı?
Merhaba,

Sodastream makinesi aldım bir gaza gelip. Yanındaki basınçlı co2 tüpünü hiçbir şekilde getiremez miyim uçakta :( deneyen oldu mu?

Türkiye'de co2 tüpü nereden bulabilirim ya da benzer makineler kullanan var mı?
0
aguen
(20.11.24)
Sanırım ülkeye ve şirkete bağlı. Amerika için TSA "Sadece boşsa taşıyabilirsiniz" demiş ama Avustralya için Qantas şirketten izin alıp 4 taneye kadar kabin bagajında ya da valizde taşınabilir demiş. Bence havayolu şirketinin sayfasına bir bakın ya da arayıp görüşün.


Co2 and non-flammable gas cartridges (QANTAS)

What gas cartridges you can carry and requirements of how to pack:
Airline approval required Yes
Carry-on baggage Yes,permitted
Checked baggage Yes,permitted
CO2 non flammable gas cartridges requirements

Requirements

up to four cartridges is permitted per passenger
up to 28g or 50ml per cartridge
0
salihdt
(20.11.24)
eğer uyarsa biracıların fıçılama için kullandığı kartuşlardan alabilirsiniz trde. örnek: www.butikbira.com
0
inheritance
(20.11.24)
Lanet olsun dedim iade ettim her şeyi:( teşekkürler cevaplar için
0
🌸aguen
(20.11.24)
(6)

Geri dönüştürülmüş materyal, çevreye saygı

michael_knight
Çoğu yabancı firma (mesela Apple gibi) ürünlerinin geri dönüşüme uygun olduğu, çevreye saygılı olduğuyla ilgili çeşitli kanıtlar sunuyor.Bu gibi bilgiler satın alma kararınızda bir etkide bulunuyor mu?Size herhangi bir etkisi oluyor mu bu bilgilerin?Yurt dışında insanlar bu konuda Türkiye'den çok da
Çoğu yabancı firma (mesela Apple gibi) ürünlerinin geri dönüşüme uygun olduğu, çevreye saygılı olduğuyla ilgili çeşitli kanıtlar sunuyor.
Bu gibi bilgiler satın alma kararınızda bir etkide bulunuyor mu?
Size herhangi bir etkisi oluyor mu bu bilgilerin?

Yurt dışında insanlar bu konuda Türkiye'den çok daha mı hassas?
0
michael_knight
(19.11.24)
1. Hayır
2. Türkiye'de hayır
3. Evet

tr.euronews.com
0
Mirket
(20.11.24)
geri dönüştürülmüş malzemeden yapılan ürünü, diğerleri ile aynı fiyata sattıkları için şu an hiçbir etkisi yok. fakat 20 sene sonra, bu altyapıyı kuran firmalar, yeni malzemeye bağlı kalmışlardan daha ucuza ürün satmaya başlayabilirler, o zaman satın alan tercihlerini etkiler. bu da özellikle tekstilde hissedilir şekilde olacaktır, teknolojide çok başka etkenler de var.
0
malheiros
(20.11.24)
Batıda daha hassaslar evet. Ben İngiltere'deyim ve bi satış işi yapıyoruz, ürünün paketlemesini plastik içermeyen şeylerle yapıyoruz kağıt-karton ve kağıt bant vs.

Eco-friendly olduğu anda milletin ilgisi artıyor. Fakat bu biraz içlerini rahatlatma olayı. Mesela çöpleri güzel ayrıştırsalar bile o gerçekten geri dönüşüyor mu yoksa Türkiye'ye gönderilip yakılıyor mu takip etmiyorlar :)

bak mesela @malheiros ucuzluk demiş, ekonomik durumumuza göre evet ucuzluk bizi etkiler ama ekonomik durumu düzgün batılının kafasında "biraz daha pahalı olup çevreye zararlı olmayacaksa onu alayım" gibi fikirler de olabilir. Sonuç olarak organik olunca daha çok para veriyorsun, çevreye daha az zararı olunca da çok verebilirsin. Ama son zamanlarda her yerde ekonomi ve enflasyon kötü, işler kötüye gittikçe bu her an "çevreye koyayım ürün bana ucuza gelsin"e dönebilir.

Fakat şu fikrimi ekleyeyim, Apple gibi her yıl belki milyar ürün üretip satan şirketler gerçekten çevreye saygılı işler yaparsa bu büyük bi kazanç. Sen ben iki kağıt pipet kullandık diye dünya iyiye gitmeyecek ama fabrikalarda yıllık %1-2 fark ettiren şey bile olumlu etki yapacak.
0
nhk ni youkosu
(20.11.24)
1. Markalar çevrecilik maskesi altında tüketimi körükleyen hareketler yaptıkları ve çevre zerrede umurlarında olmadığı için kendini çevreci ilan eden markalara zerre itibar etmiyorum.
2. Bu bilgiler bende negatif etki yapıyor çünkü markalar iki yüzlü davranıyor.
3. Avrupa'da sözde yeşil dalga bize göre daha etkili olduğu ve Avrupalılar bu konularda oldukça cahil oldukları için bu zırvalara tüketici tarafında değer veriyor.
0
10551037
(20.11.24)
(bkz: Greenwashing)

Bu sözde hassasiyetin neredeyse tüm örnekleri en nihayetinde pazarlama faaliyeti. Ürünlerinin geri dönüşüme uygun olduğunu iddia eden Apple, diğer yandan ürünler tamir edilemesin ve haliyle de yenisi alınsın diye elinden geleni yapıyor mesela.

Ve tabi ki her pazarlama faaliyeti gibi belli ölçüde işe yarıyor. Burada bir analiz var mesela: www.mckinsey.com
0
salihdt
(20.11.24)
"doğaya saygılıyız" lafı, keten kenevir bitkisinin en az plastikler kadar ucuz ve sağlam malzeme üretilecek şekilde kullanılabileceğini öğrendiğimden beri bana saçma ve yalan geliyor.

Gerçekten doğaya saygılı olsalardı plastik ve benzeri materyallerden uzak dururlardı, doğal çözümleri aslında mevcut bulunduğu halde uzak falan durmuyorlar. Ucuzluk sorunu dahi olmadığı halde.

Onun için benim alışverişimi "doğaya saygılıyız"lar, plastik ve benzeri malzemeler konusunda etkilemiyor.
0
muhayyer divan
(20.11.24)
(4)

İs yerinde geri bildirim alınca moral bozulması

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Her ne kadar geri bildirimleri kişisel almamam gerektiğini bilsem de o gün bazen o hafta moralim bok gibi oluyor. İşin kötü tarafı bunu geri bildirimi veren kişi de fark ediyor. Her fırsatta kendime bunların kariyerdeki ilerlemeler için önemli noktalar olduğunu normal olduğunu ha
Merhaba arkadaşlar,

Her ne kadar geri bildirimleri kişisel almamam gerektiğini bilsem de o gün bazen o hafta moralim bok gibi oluyor. İşin kötü tarafı bunu geri bildirimi veren kişi de fark ediyor. Her fırsatta kendime bunların kariyerdeki ilerlemeler için önemli noktalar olduğunu normal olduğunu hatırlatıyorum ama nafile. Altta yatan seyi anlamaya çalışıyorum hata yapmis olmayi yedirememek mi? Kusursuz is yapma arzusu mu? Tam kestiremedim. Siz bunu nasıl başarıyorsunuz?
Ben nasıl bunu aşmayı öğreneceğim?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(19.11.24)
Abi geri bildirim bir ders değil mi? Kötü bir şey değil ki. Ne zaman dersleri bitirirsen yani ne zaman geri bildirim almazsan sınavı geçmiş olursun işte. Tam olarak "olmuş" olursun.
0
etna
(19.11.24)
Egoya ters bir şey tabii ama sonunda daha rahat çalışmaya başlıyorsun, yaptığın işten daha büyük tatmin alıyorsun.

Bende de var bu. Bu hafta içinde mesela okulun müdürü beni yanına çağırıp sınıfın birinde dirlik,. düzeni sağlayamadığımı söyleyecek, yol yordam gösterecek. Keşke göstermese :p Ama bu haberi aldığımdan beri derslerdeki sınıf hakimiyetim arttı. Kusursuz değiliz de işte kusursuz görünmek istiyoruz. Gelişimin önündeki en büyük engel. Canın başta acıyacak, acısın. Gerisi ferahlık.
0
sekizdokuzon
(19.11.24)
Bence moral bozulması normal ve insani bir tepki. Bunun ardından gelen "Ben bunu hak etmedim" gibi ya da "Peki X kişisnin yaptıkları, Y kişisinin performansı" gibi düşünceler de normal. Ancak bunları aşıp ertesi gün geri bildirimi metodolojik bir şekilde mantık süzgecinden geçirmek moral bozukluğuna iyi gelebilir.

Örneğin:
Geri bildirim haklı mı?
Hayırsa: Neden hak etmediğim bir geri bildirimle karşılaşıyorum? Bu geri bildirimi veren kişinin bir yanlış anlaşılmasından ya da benimle kişisel bir sorunundan mı kaynaklanıyor? Bunları nasıl çözebilirim?

Evetse: Bu geri bildirime yol açan süreç neydi; neyi, neden beklendiği gibi yapamadım. Bu sebepler o ana özgü sebepler mi (Ne yapmam gerektiğini biliyordum ve bunu yapabilecek güce sahiptim) yoksa gerçekten bir şeyler (Bilgi, deneyim, irade, motivasyon) eksik olduğu için mi bu geri bildirimi alıyorum.

vb.

Tabi bir de yapıcı bir şekilde geri bildirim almanın faydasına inanmak lazım. İnsan kendi yaptığı şeyleri, sırf kendi yaptığı için doğru kabul etme eğiliminde. Geri bildirime olumsuz tepki vermek uzun vadede bizim zararımıza zira kendimizi gelişmeye kapatmış oluyoruz. Yaşlı insanların genel olarak yeni şeyler öğrenememelerinin önündeki en büyük engel çoğunlukla zihinsel/fiziksel kapasitelerinin eksikliği değil yıllardır yaptıkları şeylerin daha iyi ya da daha farklı yapılabileceğine dair fikirleri dikkate almamalarıdır mesela.
0
salihdt
(20.11.24)
OKBB ve/ya mükemmelliyetçilik, kişiselleştirme. Ben terapiyle 'değişmeye' çalışıyorum. Şimdilik en azından farkındalık kazandım. Olumsuz eleştiriye zerre tahammülüm yok; dünya başıma yıkılıyor ve günlerce başka hiçbir şey düşünemiyorum.
0
auroraaurora
(20.11.24)
(5)

irlanda sorunsali

alice in potatoland
Bence halkin refahi ve veriler birbiriyle örtüsmüyor. OECD ülkeleri icinde en yüksek GDP aciklayan, en yüksek productivity aciklayan ülke Irlanda ama bu esnada issizlik %5 ve gelir hacminin tarim: 5%'iniendüstri: sadece 11%'ini olusturuyor. Konut krizi Dublin'de falan korkunc düzeyde ama belediyele
Bence halkin refahi ve veriler birbiriyle örtüsmüyor.
OECD ülkeleri icinde en yüksek GDP aciklayan, en yüksek productivity aciklayan ülke Irlanda ama bu esnada issizlik %5 ve gelir hacminin tarim: 5%'ini
endüstri: sadece 11%'ini olusturuyor. Konut krizi Dublin'de falan korkunc düzeyde ama belediyeler ve devler konut projesi yapamiyorlar yüksek maliyetten ötürü? E bu ne perhiz bu ne lahana tursusu? Bu gerceklere bakinca ve sonra aciklanan degerleri görünce bi hahahahasssk diyesim geliyor Irlanda'ya.

Bilen birileri bu nasil oluyor aciklayabilir mi?
Bu arada en yüksek derken öyle ufak farklarla en yüksek degerleri aciklamiyorlar, hayvani farklar atmis görünüyorlar.
Su grafige bakin: qery.no
0
alice in potatoland
(19.11.24)
1. Türkiye'de (gerçek) işsiz insan rakamının %20 civarında.
2. Diğer ülkelerde de durum benzeri, hatta daha kötü. Konut fiyatları tüm dünyada dramatik arttı. ABD'de beyaz yakalar arabada yaşıyor.

Yani dünya kötü durumda, İrlanda göreceli olarak iyi durumda. Keyfinize bakın :)
0
alfired
(19.11.24)
Tüm dünyada alt ve orta gelirliler için görece uzun bir süredir işler pek iyi gitmiyor. Gelir dağılımı çok bozuk; nüfus hareketleri nedeniyle özellikle şehirlerde gayrimenkul fiyatları ve kiralar abartılı seviyelere ulaştı, faiz oranları yükselince insanların mortgage ödemeleri arttı, enflasyon nedeniyle reel ücretler artmıyor, sosyal devlet de Avrupa dahil olmak üzere erozyona uğruyor. Sağcılığın hemen her yerde yükselişte olmasının arkasında biraz da bu var.

Bunların ötesinde İrlanda özelinde verilerin bu şekilde çıkmasında muhtemelen görece büyük şirketlerin vergiden kaçınman için açtıkları ofislerin yarattığı etki vardır. Zaten onlar çıkınca İrlanda'da da başka ne kalıyor bilmiyorum açıkçası.
Nick de çok manidar olmuş bu arada.
0
salihdt
(19.11.24)
Irlanda ve luxembourg diğer avrupa ülkeleri ile farklı. Bu ülkelerin genel olayi tax. Bizim sirket amerikan sirketi ama merkezi irlanda, bu da vergiden kaçmak için. Noluyor? Milyarlarca dolar oradan dönüyor ama halkına ne sağlıyor? Bizim şirketin orada bir tane ofisi var o kadar. Misal Fransa'da 5-6 fabrikasi, bir sürü ofisi var.

Neyse yani İrlanda spesifik, sırf gdp vs bakarsan net aciklamaz. Çok ciddi de barinma sorunu var ve bu diğer ülkeler ile kiyas almaz halde. Çünkü ufak bir yer ve oraya dışarıdan gelenlerin çoğu yüksek yönetici, sirketler de genelde evlerin sahibi. Haliyle ya ev az oluyor, ya kiralar ya da fiyatlar yüksek oluyor. Aynısı Luxembourg'da da var.

Bu arada her ülkede barınma ayni zorlukta değil. Ben misal Fransa'da hiç sorun yaşamadım ama irlanda'da olsam kesin yaşarım .
www.globalpropertyguide.com

Buradan da bakabilirsiniz. Misal Fransa'da yüzde 23 artmis son 10 yılda, irlan'dada yüzde 100.

Neyse yani irlanda spesifik örneklerden.
0
logisticsmanager
(19.11.24)
irlanda piigs ülkelerinden biri, yani ekonomisi kırılgan ülkelerden. bu ülkeler endüstriye dayalı ekonomileri olmadığı için ekonomik krizlerden örneğin polonya gibi GDP’si düşük ama endüstriye dayalı ülkelerden daha kolay etkileniyor.

www.investopedia.com
0
phoarbix
(19.11.24)
Irlanda'dan bildiriyorum, o GDP per Capita hesaplamalarinda yorumlama yanlis oldugu icin burada refah cok yuksek zannediliyor.

"Gross domestic product (GDP) is the total monetary or market value of all the finished goods and services produced within a country’s borders in a specific time period."

Irlanda'da GDP'nin cok yuksek cikma sebebi dunyanin en degerli sirketlerinin operasyonlarini burada yurutmesi. Google, Apple, META, LinkedIn, Microsoft, Pfizer vb sirketler on milyarlarca dolarlik "monetary value" olusturuyor. Bunu da nufusa bolunce GDP per Capita cok yuksek cikiyor. Halbuki o cilgin yuksek monetary value'nun ulkeye tek faydasi devlete vergi geliri olmasi, halkin genel refah seviyesine katkisi pek yok (o sirketlerde calisanlar halkin geneline gore daha sansli bir konumdalar).

Daha dogru bir yaklasim olarak GDP hesaplamasi yerine GNI hesaplamasinin kullanilmasi gerekiyor.

1. www.politico.eu
2. www.reddit.com
3. www.thejournal.ie
0
sertac akin
(19.11.24)
(4)

Koşu sorusu

1837837
Yeni başladım. Nabzımı zone 2 o bölgesinde tutmaya çalışıyorum ama epey yavaş koşuyorum. Hızlanınca bu sefer nabız yükseliyor ( allah allah). Zone 2’den devam mı? Haftada 3 kere 1 saat koşuyorum. Zone 2’de kalarak koşmaya devam etsem ne oluyor? Zone 3 30 dakika koşsam daha mı iyi?
Yeni başladım. Nabzımı zone 2 o bölgesinde tutmaya çalışıyorum ama epey yavaş koşuyorum. Hızlanınca bu sefer nabız yükseliyor ( allah allah). Zone 2’den devam mı? Haftada 3 kere 1 saat koşuyorum. Zone 2’de kalarak koşmaya devam etsem ne oluyor? Zone 3 30 dakika koşsam daha mı iyi?
0
1837837
(19.11.24)
Kondisyon içinse

Zone 2 de devam.
Haftalar geçtikçe hızının arttığını göreceksin.
0
Mirket
(19.11.24)
Benim de neredeyse denk geldiğim bütün kaynaklarda bu öneriliyor. Gerekirse yer yer hızlı yürümeye dönmek zorunda kalsanız da Zone 2'de kalın, zamanla kondüsyon yapacaksınız deniyor.
0
salihdt
(19.11.24)
Ben HIIT yapıyorum. Eskiden tutturduğunuz bir performansınız varsa oraya daha hızlı geliyorsunuz. Recovery de önemli.
0
gabe h coud
(19.11.24)
Her bünye her spor dalına uygun değildir. 3 yıllık koşu serüvenim burşit oluşumu sebebiyle son buldu. Daha farklı bir rahatsızlık oluşabilirdi. Kalp veya farklı bir doktor branşından onay alıp hareket etmenizi tavsiye ederim.
0
HellKeePer
(19.11.24)
(4)

yurtdışı banka kredi

yol
selamlar duyuru, ilginç bir sorum var. Eğitim amaçlı bir süre kaldığım bir EU ülkesinde banka hesabım var. Bir süre çalıştığım için olacak kredi tanımlamışlar, bildiğiniz ihtiyaç kredisi. Malum ülkede faizler malum, ufak bir miktar olsa da kullanmak geçiyor aklımdan. (3-5K Euro). Oturum iznim bitti.
selamlar duyuru, ilginç bir sorum var. Eğitim amaçlı bir süre kaldığım bir EU ülkesinde banka hesabım var. Bir süre çalıştığım için olacak kredi tanımlamışlar, bildiğiniz ihtiyaç kredisi. Malum ülkede faizler malum, ufak bir miktar olsa da kullanmak geçiyor aklımdan. (3-5K Euro). Oturum iznim bitti. Sizce yasal mevzuat açısından çekmem ve TR'deki bir ATM'den kartım vasıtasıyla parayı almam bir sorun yaratır mı?
0
yol
(18.11.24)
Turkiye'de faizler yuksek degil ki paranin surekli deger kaybettigini dusununce. Sen faizle doviz borclanmaktan bahsediyorsun burada. Atiyorum yillik %7 faizle USD borclanmaktansa yillik %30 faizle (veya ne kadarsa artik) TL borclanmak daha mantikli olabilir.
0
hot potato
(18.11.24)
faiz oranı önemli. euro borçlanmak riskli bence.
0
jelly bear
(18.11.24)
döviz endeksli bazı yatırımlarda değerlendirecek para, TL'de durmayacak :)
0
🌸yol
(18.11.24)
Yasal mevzuat açısından bir sorun olacağını sanmıyorum; sonuçta adınıza tanımlı bir kredi varsa kullanılır. Tabi burada krediden kasıt "Kredili Mevduat Hesabı" gibi bir kredi ise faizi normal bir ihtiyaç kredisine oranla yüksek olabilir, bu da parayı yatırım amaçlı kullanmanın cazibesini ortadan kaldırır ya da riskini yükseltir. Yani Euro faizli kredi çekip o paradan Euro bazında faiz oranının üstünde getirisi olacak hisse ve crypto gibi görece riskli yatırımlar dışında pek bir şey yok sanıyorum.
0
salihdt
(19.11.24)
(5)

Hotels.com güvenilir mi?

dedeminhirkasi
Merhaba rezerve yapacağım otelin booking ile hotels.com arasında booking 24 eu daha fazla. Hotels.com dan yapmayı düşünüyorum ama hiç daha önce rezervasyon yapmadim. Güvenli bir site mi güvenip plan yapılır mı?
Merhaba rezerve yapacağım otelin booking ile hotels.com arasında booking 24 eu daha fazla. Hotels.com dan yapmayı düşünüyorum ama hiç daha önce rezervasyon yapmadim. Güvenli bir site mi güvenip plan yapılır mı?
0
dedeminhirkasi
(17.11.24)
Defalarca kullandim, Booking ne kadar guvenilirse o kadar guvenilir. Booking Hollanda firmasi, Hotels Amerikan firmasi.
0
sertac akin
(17.11.24)
hatta en güvenlisi bile olabilir?
0
jamswety
(17.11.24)
güvenilir. agoda'dan da baktınız mı? ben genelde en ucuz agoda'da buluyorum.
0
ezkaza
(17.11.24)
Güvenilir, bazen otelin çektiği fiyatın 3'te 1 fiyatına otel ayarlanabiliyor.
0
kimlanbu
(18.11.24)
Hotels.com, Expedia Group'un sahip olduğu; Trivago, Orbitz, Wotif'le aynı çatı altında, alabildiğine güvenilir bir aracı kurum.
0
salihdt
(18.11.24)
(4)

Sizce bu tür bi vatandaşlik ilerde sikinti olur mu sizce?

Zetnikov
Youtube da nijeryali bi adam dunyanin kotu pasaportlarindan birine sahip oldugunu soyleyip dunyayi gezme hayalini gerceklestiremediginden bahsediyorFazla bilinmeyen ama cok fazla ulkeye vizesiz gidilebilen bir ada ulkesinin vatandaslik verdigini ogreniyor almanya ingiltere fransa dahil zor gidilebil
Youtube da nijeryali bi adam dunyanin kotu pasaportlarindan birine sahip oldugunu soyleyip dunyayi gezme hayalini gerceklestiremediginden bahsediyor

Fazla bilinmeyen ama cok fazla ulkeye vizesiz gidilebilen bir ada ulkesinin vatandaslik verdigini ogreniyor almanya ingiltere fransa dahil zor gidilebilen ulkeler dahil neyse 200 kusur bin dolar parayla vatandaslik alip bunun videosunu yapmis

İnsanlara baya reklamini yapmis ulkenin sizde alip umutsuzluga kapilmayin hatta yeni ulkem diye ziyaret ediyor falan


Bu durum hakkinda ne dusunuyorsunuz bu ada ulkesine vatandas olmasi sonradan bi sikinti olusturur mu bazi insanlar yorum yapmis para verdik vatandas olamadik paramizi geri alamadik muhattap bulamiyoruz gibisinden.

Sizce bu ada ulkesine para lazim bi sikinti olmaz mi diyorsunuz genel gorusleriniz nedir hic duydunuzmu boyle birsey
0
Zetnikov
(12.11.24)
“para verdik vatandaş olamadık” diyorlarsa sıkıntı o ülkede değil vatandaşlık işlerini halledeceğiz diyen aracı kurumdadır, dolandırıcı odur yani. bu eleman da onun reklamını yapıp komisyonunu alıyordur.

öte yandan 200bin dolar amerika için bile az bir para değilken nijeryali birisi nereden bulmuş da gitmiş ada ülkesinden vatandaşlık almış? o parayla ingiltere’de iş kurup yatirimci vizesi de alabilir, vatandaşlık yolunda büyük bir adım atabilirdi örneğin.

scam gibi kokuyor. şöyle umut tacirliği yapan, “nasıl zengin oldum” ve benzeri temalı şeyleri izlemeyin bence.
0
orient blue
(12.11.24)
Ben o adaya vatandaşlik başvurusu yapmak üzereyim ve çok heyecanlıyım. Oldukça cazip geliyor bana. Aracılar dolandırmıstir vatandaş olamayanlari. İlerde olabilecek sıkıntı belki vizesiz seyahat edilen ülke sayısı azalabilir. O adada rahmi koç gibi bisuru işadamının vatandaşlığı var. Arıza çıkması çok kolay değil. İngiliz Milletler Topluluğu üyesi ve İngiltere yasaları gecerli
0
deer hunter
(12.11.24)
Pratikte bir sıkıntı çıkmaz muhtemelen çünkü bu "Para karşılığı vatandaşlık" bu ülkeler için bir nevi gelir kapısı. Ancak diğer yandan teoride vatandaşlık belli yükümlülükleri olan bir şey. Yarın bir gün şartlar değişirse "Sen bu ülkenin vatandaşısın, buraya vergi ödeyeceksin" de diyebilirler, "Gel askerlik yap" da. Ha o durumda "Gelmiyorum, ödemiyorum kardeşim" der vatandaşlıktan çıkarsın herhalde.
0
salihdt
(12.11.24)
200k dolar harcayacagima vize alip gecerim gerektiginde temiz temiz. en azindan muhattap oldugum kurumlar tanidik bilindik dolandiricilar sgdjs
0
taurina
(12.11.24)
(8)

İngilizce geliştirmek için okuma kitabı önerisi

substituent
Merhabalar, ne önerirdiniz? Harry Potter’a başlamıştım, ama hiç ilgimi çekmedi. Ama gayet anlaşılabilirdi benim için. Dostoyevski’nin kitaplarını denedim, biraz ağır geldi bana. Klasik kitapları tercih ediyorum. Şöyle dili biraz hafif kitap önerileriniz var mıdır?
Merhabalar, ne önerirdiniz? Harry Potter’a başlamıştım, ama hiç ilgimi çekmedi. Ama gayet anlaşılabilirdi benim için. Dostoyevski’nin kitaplarını denedim, biraz ağır geldi bana.

Klasik kitapları tercih ediyorum. Şöyle dili biraz hafif kitap önerileriniz var mıdır?
0
substituent
(11.11.24)
Ogrenmeye yonelik olan kitaplar bana daha makul geliyor. Oxford bookworms serisi var, dil kullanimi baya güzel. Fiyatları genelde yüksek, ama malum yollardan da edinilebiliyor.
0
mbond
(11.11.24)
edebiyat kitaplari agir derecede metafor, kelime oyunu, kapali iletisim, karisik olay örgüsü vs icerir. ingiliz edebiyati falan okumuyorsan ya da ingilizcenin dibini siyirma amacin yoksa dil ögrenmek icin dogru bir yöntem degil bana göre.

ya teenage alacakaranlik gibi romanlar okuyacaksin. ki bunlar cok iyidir cünkü dialoglar yüzeysel, hep anakarakterin gözünden gördügün icin cümleleri "ben" olarak cekimlemek vs hep avantaj.

ya da non-fiction okuyacaksin. dili agir olmayan ve benim okuduklarim arasindan örneker

factfulness
atomic habits
psychology of money
successful aging
authentic happiness
the undercover economist
The Invisible Hook: The Hidden Economics of Pirates
wolf of wall street
trump'in art of the deal( harika bir kitap, trump'i tanimak icin de iyi)
My Life in Advertising and Scientific Advertising
0
robert bosch
(11.11.24)
İngilizce geliştirmek için Rus klasiği okuma çabanıza şapka çıkarıyorum :)

Klasikleri hiç önermem. Young adult denen türden, ağır olmayan, keyifli kitaplar ya da tatil kitabı dediğimiz çıtır çerez kitaplar daha iyi gider. Fantastik ilginiz varsa çok güzel fantastik young adult seriler var.

Bu cevap burada dursun, yarın hem kurgu hem kurgu dışı kitaplar önermek için ek yapacağım.
0
kobuzchu kiz
(11.11.24)
@kobuzcu kiz +1

Çeviri kitap okumanız çok anlamsız olur, klasikler için de katılıyorum. Yaşı babaannenizden büyük kitapları boşverin, edebiyat bölümü öğrencilerinin akademik ilgiyle inceledikleri kitaplar artık bunlar. Artık var olmayan bir dünyada geçiyorlar.

Eğer Harry Potter'ı anlıyorsanız birçok kitabı da anlayabilirsiniz. Sadece amerikan yazarların ergenlere yönelik yazdıkları aşırı derecede slang içeren kitapları zorlayabilir.

Bence goodreads'i indirip oradaki popüler listeleri inceleyin. İlla ki istediğiniz tarzda bir şeyler bulursunuz. Güzel listeler var.
0
akhenaten
(12.11.24)
Yerinizde olsam The Atlantic, New Yorker, Newsweek vb. gibi dergilerle başlardım. Okuması daha pratik olur. Özellikle New Yorker ilgi çekici konularda bir sürü makale içeriyor.
0
salihdt
(12.11.24)
Harry potterda bir suru karsiligi olmayan terimler var bunlari sallamadan okudunuz heralde

Ben biyografi okuyorum hem normal ingilizce oluyor hemde gercek hayat olunca okumasi pek keyifli
0
Zetnikov
(12.11.24)
Şu listelerden ilginizi çeken şeyler bulursunuz bence:
www.goodreads.com
www.goodreads.com
www.goodreads.com
www.goodreads.com
www.goodreads.com
0
kobuzchu kiz
(12.11.24)
Project Gutenberg'de telif hakkı geçmiş eserlere bedava ulaşabilirsiniz. Mesela Sherlock Holmes hikayeleri ilginizi çekebilir. Hem de para harcamaya gerek olmadan çeşitli kitapları deneyebilirsiniz.

www.gutenberg.org
0
peki madem
(12.11.24)
(6)

Freedos yüklü bilgisayar yerine neden linux yüklenmiyor

hoot
sb.freedos yerine yerine, KDE ya da cinnamon yüklü daha kolay adapte olunan bir os, içinde chrome, libreoffice gibi yazılımların olduğu şekilde neden satılmıyor?fabrika çıkışlı os yüklemenin maliyeti ne kadar olabilir?
sb.
freedos yerine yerine, KDE ya da cinnamon yüklü daha kolay adapte olunan bir os, içinde chrome, libreoffice gibi yazılımların olduğu şekilde neden satılmıyor?

fabrika çıkışlı os yüklemenin maliyeti ne kadar olabilir?
0
hoot
(11.11.24)
Microsoft'un bir baskısı olabilir.
Tekelciliği bırakmak kolay değil .
Zamanında HP ile bir gerilim yaşamışlar bu hususta diye biliyorum
0
diyecevaplandı
(11.11.24)
her donanım windows'ta olduğu gibi hazır ve problemsiz şekilde çalışmıyor. bilgisayarı alan kişinin linux tecrübesi yok ise, kısa sürede bilgisayar şunu bunu çalıştırmıyor diye iade talebi yapar, teknik servisleri meşgul eder vb.
0
malheiros
(11.11.24)
malheiros+1

Freedos'un tüm olayı laptopun Windows lisans masrafı olmadığından biraz daha ucuza satılması sanıyorum. Haliyle üretici muhtemelen kullanıcının cihaza her halukarda ya Windows ya da kendi istediği distroyu yükleyeceğini bildiği için belli bir distroyu seçip onu desteklemeyle uğraşmak istemiyordur.
0
salihdt
(11.11.24)
fabrika çıkışlı bilgisayara os yüklemenin maliyeti olmaz zaten o disklere toplu şekilde bi imaj atılıyor o yerine başka bi imaj atılmış olur.

Linux ile gelen bilgisayar sayısında artış var aslında gözlemlediğim kadarıyla eskiden hiç yok gibi bişeydi. Az oldukları doğru ama salihdt'nin dediği gibi ben arch kullanacaksam bilgisayar mint ile geldiyse yine değişen bir şey çok çok fazla distro var. Genel insanların üreticilerin alışkanlıkları var.

Değişmez değil aslında ama pek bi adım yok o yönde. Babam ofiste linux kullanmayı denedi çok da memnundu ama kullandığı spesifik donanımın driver eksikliği, e fatura'nın (sanıyorum) linux ile kullanılamıyor olmasından dolayı dönüldü windows'a.
0
hedep
(11.11.24)
linux yüklerse yüklediği sürümden sorumlu olur, yani o sürümde sorunsuz olmasını garanti etmek zorunda, freedos yaparak sadece donanımların sorumluluğunu alıyor. Bir de binlerce linux dağıtımı var hangisini yüklesin, neye göre karar verecek.
0
gezegen olan pluton
(11.11.24)
Yukarda yasal ve teknik açılardan bakılmış ancak onun dışında son kullanıcıya satılmak için üretilen laptopa niçin linux yükleyesiniz ki?

Linux temelli sistemler kullanıcı dostu olmakla övülmüyorlar hiçbir yerde sonuçta. Kaos çıkar :D Linux'un pazar payının düşük olmasının sebebi sadece "ön kesme" değil. Açık kaynak kodlu yazılım dünyasının en büyük problemi görsel tasarım ve erişilebilirlik sıkıntıları bence.
0
akhenaten
(11.11.24)
(8)

Laf kalabalığı yapan manipülatif kimselerle nasıl başa çıkıyorsunuz?

psmstc
Yüksek sesle konuşan, sürekli laf kalabalığı yapan manipülatif kimselerle nasıl başa çıkıyorsunuz? Bu kişi yakın aile üyesi maalesef bir de.. Şimdiden çok teşekkürler…
Yüksek sesle konuşan, sürekli laf kalabalığı yapan manipülatif kimselerle nasıl başa çıkıyorsunuz?

Bu kişi yakın aile üyesi maalesef bir de.. Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(09.11.24)
Çıkamıyoruz kaybettiğimizi kabul edelim. Dünya çok sesi çıkan bomboş heriflerin elinde kalmış. En aptalca şeyini büyük bir özgüvenle söyle adam haklı diyen bir kitle bulursun.
0
anon1m
(10.11.24)
taştaş geçiyorum. hele akraba roast etmeyi çok severim.
çocukken annemle az uğraşmadılar, kendilerinden öğrendim.
tabii bunun için biraz kaşarlanmış olmak gerek. işiteceğin lafın altında kalmayacaksın
0
titanyum22
(10.11.24)
Genelde sessiz bir yapım var ama bunun kötü yanı ani patlamalar yapmam. Bizim ailede de var bir tane. Tavır ve konuşmaları sıkmaya baslayinca yüzüme bu bıkkınlık yansıyor. Ardından olacakları bir kac kez tecrübe ettiği için ortamda sıkıntı olmasın diye biraz normalleşiyor hemen alttan almaya başlıyor. Yani baş etmek değil de böyle bir şey geliştirdik aramızda
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(10.11.24)
Bu tiplerle konuşarak anlaşmak mümkan değil en iyisi uzak durmak. Benim etrauımda var böyle biri, onun olduğu ortama girmiyorum. Yakın aile üyesi de olsa uzak durmakten sayka çare yok. Ya da bir gün çok aşırı bir tepki gösterip küsmesini sağlayacaksın. Bu tipler kendisinin maçmalıklarını dinlemeyeceğini anlatığı kişileri bir yerden sonra salıyor.
0
bhhs
(10.11.24)
özel hayatimda sevmedigim insanlari bulundurmayarak.
0
robert bosch
(10.11.24)
robert bosch +1

Hayat bu insanlara bir şey anlatmaya çabalamak ya da onlara üstün gelmeye uğraşmak için çok kısa.
0
salihdt
(10.11.24)
Uzak durup gorusmicen
Yolda gorursen yolunu degis firsat verme senle muhattap olmasi icin
0
Zetnikov
(10.11.24)
Daha geçen iş yerinde böyle biri yüzünden patladım.
Bazı insanlar uzun uzadıya boş konuşup insanların başını ağrıtabiliyor. Dönem dönem birini seçip onun üzerine oynayıp rahatlıyorlar bence. Hiçbir şekilde kendisini ilgilendirmeyen konularda uzun uzadıya asıp kesmeler, boş yorumlar yapmalar vs. ben keyif aldıklarını düşünüyorum. Mesafe koymaktan başka bir çare yok, ki mesafeden de anlamazlar gerçi. Denk gelmemeye, konuşmamaya ya da duymazdan gelmekten başka bir çare olmadığını düşünüyorum.
0
tulumba
(10.11.24)
(5)

Bilmediğim soruyu ne işaretlemeliyim

dakota
Merhaba 24 kasımda ÖSYM’nin düzenleyeceği 50 soruluk bi sınava gireceğim. Çoktan seçmeli 5 şık olacak. YANLIŞ DOĞRUYU GÖTÜRMÜYOR. Bu nedenle tüm soruları işaretlemem gerek. Eğer hiç bilmediğim ve tahmin yürüyemediğim 5 soru olursa mesela, bunların hepsini aynı şık mı işaretlesem daha mantıklı olur?
Merhaba 24 kasımda ÖSYM’nin düzenleyeceği 50 soruluk bi sınava gireceğim. Çoktan seçmeli 5 şık olacak. YANLIŞ DOĞRUYU GÖTÜRMÜYOR. Bu nedenle tüm soruları işaretlemem gerek. Eğer hiç bilmediğim ve tahmin yürüyemediğim 5 soru olursa mesela, bunların hepsini aynı şık mı işaretlesem daha mantıklı olur?
YÖK-Dil gibi düşünün.
0
dakota
(09.11.24)
en az hangi şık çıktıysa o olabilir ama bu mantık tabi tüm şıklar eşit çıkıyor ise işe yarar.
0
high hopes of the sozluk
(09.11.24)
high hopes of the sozluk+1 en iyi taktik bu; tam eşit olmasa da muhtemelen şıkların doğru seçenek olma oranları birbirine yakın olacaktır.
0
salihdt
(09.11.24)
üst üste 3-4 soru aynı şık olmaz genelde.
mümkünse bilmediğiniz sorularda, "bu kesinlikle olmaz" şeklinde tahmin yürütün. şansınız artar.
0
co2s2
(09.11.24)
Ben prensip olarak bilmediğim tüm soruları C işaretlerim.
0
10551037
(09.11.24)
en az cikan siklari secmek mantikli gibi tabii ama ben olsam bilmedigime D der gecerdim. D iyidir.
0
fevzi123
(10.11.24)
(8)

Daha otoriter bir yönetici olmak

jacque
2 sene birlikte çalıştığım 4 kişilik bir ekip içerisinden müdür yardımcısı olarak terfi aldım ve 1 senemi doldurdum. Koordinasyon, iş yaptırma vs. konularda hiçbir sorun yaşamıyorum aksine ekibim sürekli övüldüğü ve örnek gösterildiği için diğer birimler rahatsızlıklarını bile söylediler açık açık.E
2 sene birlikte çalıştığım 4 kişilik bir ekip içerisinden müdür yardımcısı olarak terfi aldım ve 1 senemi doldurdum. Koordinasyon, iş yaptırma vs. konularda hiçbir sorun yaşamıyorum aksine ekibim sürekli övüldüğü ve örnek gösterildiği için diğer birimler rahatsızlıklarını bile söylediler açık açık.

Ekibin içinden çıktığım için arkadaş gibi olmayı sürdürdüm ve başarımızı da aslında bu iletişime bağlıyordum. Fakat gelin görün ki saygı duyulmadığımı başından beri hissediyorum. Benimle konuşma şekilleri, cevap verme biçimleri vs. Egolu bir insan olmadığımdan buna başlarda takılmadım, kendimi bu yönde motive etmeye çalıştım. Fakat benden daha çok SGK gün sayısına sahip olduğu için yönetici pozisyonunu hak ettiğini düşünen ekip içinden bir arkadaş ile baş edemiyorum. Arkamdan konuşuyor, iş çeviriyor, üst yöneticilerle arama giriyor vs. İşin daha kötü yanı ona azıcık sert yapsam bana kahveler getirmeler, çantamı taşımaya kalkmalar falan iğrenç yalakalıklar yapmaya başlıyor.

Başta bu kız olmak üzere ekip üzerindeki hakimiyetimi arttırmak için ne yapabilirim? Somut önerilerde bulunursanız çok mutlu olurum çıkmazda hissediyorum artık..

(Ekipteki diğer bir kız da bana aşkım falan diyor ki ona başkası üzerinden haber gönderdim böyle konuşmaması için. Ben de kadınım bu arada)
0
jacque
(09.11.24)
Size nasıl davranmaları gerektiğini, onlara aynı şekilde davranarak göstermeye başlayabilirsiniz. Daha nötr bir dil benimseyebilir, özellikle mesai içindeki boş vakitlerde; mesela öğle arası, molalar vb. onlarla daha az vakit geçirebilirsiniz. Onlara özel hayatınızdan bahsetmeyi bırakabilirsiniz. Bir şey bileceklerse de bunu yüzeysel bilsinler.

Bence üçüncü kişiler üzerinden mesaj vermek çok sağlıklı bir yöntem değil. Birebir iletişim kurmaktan, hele de bu bir rahatsızlık bildirmek içinse, çekinmeyin. Tabi ki insanların ilk tepkileri "Bu da yönetici oldu, kendini bir şey sanmaya başladı" olacaktır ancak bu yöneticiliğin doğasında var; bırakın arkanızdan konuşsunlar. Yönetici çalışanlar için bir nevi günah keçisidir; insanlar şirketle ilgili hoşnutsuzluklarını bu tür şeylerle dışa vurup rahatlarlar, kişisel almayın, kafanıza takmayın.


Siz işinizi iyi yapıp adil bir yönetici olur, ekibinizi şirket içi politik tartışmalarda savunursanız bir süre sonra bunlar dengelenir, insanlar size arkadaşça değil profesyonel bir saygı duyarlar. Zaten yönetici performans değerlendirmesi yapan, insanları yeri geldiğinde ödüllendirip, yeri geldiğinde onlara yaptırım uygulayan, hatta insanları kovan kişidir ve arkadaşlık bu aktivitelerle aynı düzlemde yürüyecek bir şey değil, o yüzden arkadaşlık konusunu unutun bence.
0
salihdt
(09.11.24)
Ekibinizle birebirler yapın. Her hafta, iki haftada bir ya da her ay. sıklığı ve süresi size kalmış. Ama birebirler yaparak ekipten ve sizden ne beklendiğini, sizin ekipten ve konuştuğunuz kişiden ne beklediğinizi açık olarak ifade edin. Bu birebirler, yargılayıcı bir tonda sürekli onlardan isteklerinizi aktaracağınız görüşmeler değil, üst yönetimin taleplerini onlara ekibin bir parçası olarak aktaracağınız, onların taleplerini dinleyeceğiniz, sizin de onlardan beklentilerinizi aktarıp yanlış gittiğini düşündüğünüz şeylerin de kök sebeplerini konuşacağınız toplantılar olmalı.

Bu tarz görüşmeler hem ilişkilerin konumlandırılması için iyidir hem de yanış anlaşımaların, pasif agresif durumların da önüne geçer.
0
thracia
(09.11.24)
Ne yapacağı belli olmayan yönetici profiline geçip ekibi biraz tedirgin etmen gerekiyor.
İbreti alemle başlaman lazım, en çok sorun çıkaran kıdemli olana üst üste çok hızlı ama kısa negatif geri bildirim vermen lazım. Aynı konu tekrar ettiğinde sözlü uyarı verdir.

Mesela başka bir üst yönetici ile arana giriyormuş ya, bunu öğrendiğin an hemen çağırıp böyle bir şey duydum hayırdır? Bundan sonra benimle ilgili başka yöneticilerden bir şey duymak istemiyorum, başkası söylerse de senden bileceğim vb.
2 saat sonra hiçbir şey olmamış gibi normal iletişim. Sonra ilk açıkta yine çok sert geri bildirim. Ortam içinde birden ciddileşip boz, diğerlerinin yanında.

Kısacası biraz dengesiz, histerik olman lazım ki ne yapacağı belli olmayan bir imaj çizebilesin. Tedirgin olsunlar bi önce, yani seninle ilgili mevcut hisleri düzensiz hale gelsin; sonra sen yeniden sağlıklı ama otoriter bir süreç işletirsin.
0
Bruce
(09.11.24)
Esasında sorunun kaynağı tamamen ne o iş arkadaşların ne de sensin. Bence sorunun yarısı birlikte çalıştığın iş arkadaşlarinin olduğu ortama müdür yardımcısı olarak çalışmaya başlaman. Yani buna kim nasıl izin verdiyse bence yanlış. Örneğin 4 sene birlikte çalıştığın insanlarla yani çalışma arkadaşlarinla aynı pozisyonda herhangi bir sorun yokken canım cicim demek sorun olusturmazken bir anda müdür yardımcısı olunca bana canım demeyine getirmek hayatın akışına aykırı. Olmaz yani. "Canımdan" örnek verdim ama bu diğer bahsettiğin sorunlu davranışların da sebebi. Bence senin orada müdür yardımcısı olarak çalışman yanlış. Otorite olmaz. Ya elemanlar değişecek ya sen ya da aran bozulacak. Bunun başka yolu yok. Seni oraya bu pozisyonda aynı birimde çalıştıran kişi bence bu işten anlamıyor.
0
dedeminhirkasi
(09.11.24)
Machievelli’nin PRENS adlı eserini okursanız tüm cevapları orda bulursunuz. Kısa bi eser zaten. Bi saatte biter.
0
dakota
(09.11.24)
Hata yaptılar mı tutanak tut ve savunmalarını iste.İşi zamanında bitirmediler mi savunmalarını alacağını söyle.
0
komando kani var bende
(09.11.24)
çalışanların tamamı benden yaşlıyken ve hepsinin iş tecrübesi benden fazlayken, genel müdür oldum. sizi çok iyi anlıyorum.

1- gerekirse teke tek, gerekirse toplu bir konuşma yapın. mesela o kişiye, onun da yöneticiliği en az sizin kadar hak ettiğin, ancak üst yönetimin böyle bir tercih yaptığını, buna herkesin saygı duyması gerektiğini, eğer bu durum ile bir problemi varsa, doğrudan sizinle konuşmasını, tüm problemlerin çözümü için en açık ve samimi şekilde birlikte çalışmaya hazır olduğunuzu belirtin.

2- herkesin fikrine saygı gösterin, "benim dediğim doğrudur" demeyin.

3- çok az da olsa, kendinizi az geri çekin. "bu da kendini bir şey sanıyor" dedirtmeyin ama yönetici olduğunuz biraz belli olsun. bunun ayarı çok zor. birden tek başınıza kalırsınız.

4- nasıl olsa artık yöneticiyim, işlerimin bir kısmını onlar yapsın diye düşünmeyin. dün yaptığınız işlere yenileri eklendi. artık daha fazla çalışmanız gerekiyor. diğer herkesten daha çok çalışmanız gerekiyor.

5- bu kişiler sizin altınızda çalışmıyor, yanınızda çalışıyor.

6- yine ayarı çok zor olan bir şey: istediğiniz düzende çalışma olmuyorsa, ortada bir problem olduğuna eminseniz ve problemin sizden kaynaklanmadığına eminseniz, sesinizi yükseltin. bağırın çağırın anlamında demiyorum. kesin kararlı bir şekilde ifade edin kendiniz.

7- tüm çabalarınıza karşın biriyle problem yaşıyorsanız, üst yönetime "ben bunları bunları yaptım, ama böyle böyle oluyor. bu kişinin şirkete yararı değil, zararı var" şeklinde bir bilgilendirme yapın. ANCAK söz konusu kişi işten ayrıldığında o kişinin tüm işini sizin yapmanız gerektiğini unutmayın.

8- bir de bu işleri bir zamana bırakın.
0
co2s2
(09.11.24)
cok basit bir kural vardir. turkiye gibi enseye saplak toplumlarda kopek ceken adama saygi duyulur. ciddi olacaksin, insan gibi davranmayacaksin, mum gibi olurlar sana. net.
0
antikadimag
(09.11.24)
(7)

İş yerinde insan ilişkileri yönetimi (flört, mobbing etc…)

Mirabel
İş yerinde birbirleriyle flörtleşen bazıları evli bazıları bekar insanlar var. Ne yaptıklarıyla ilgilenmiyorum, bilmek istemiyorum. Çoğunun eşlerini de tanıyorum. Bu kişiler beni paravan olarak kullanmaya başladılar kız erkek dengesi için. Biblo gibi duruyorum yanlarında+muhabbetlerinden de keyif al
İş yerinde birbirleriyle flörtleşen bazıları evli bazıları bekar insanlar var. Ne yaptıklarıyla ilgilenmiyorum, bilmek istemiyorum. Çoğunun eşlerini de tanıyorum. Bu kişiler beni paravan olarak kullanmaya başladılar kız erkek dengesi için. Biblo gibi duruyorum yanlarında+muhabbetlerinden de keyif almıyorum. Watsap grubunda bile bi soru soruyorum kimse cevaplamıyor ama kendi geyikleri saatlerce uzuyor. Liseli tarzı birbirini şakcıktan kıskanmalar falan. Bayık.

Bir süre işim gücüm var diye atlatmaya baktım, buluşmalara katılmadım. Daha sonra beni arkadaşlığın kıymetini bilmemekle suçladılar, sorunlu ve uyumsuz insan olarak ilan ettiler. Hepsi suç ortağı olduğundan birbirini goygoyluyor. Onlara flört işini söylemedim ama aşırı darladıkları için siz kendi grubunuzu kurmuşsunuz abi ben fazlalık yapmayayım gibisinden konuşma yaptım en sonunda.

Şimdi yerime paravan başka bi kız buldular ve bana aşırı kötü davranmaya başladılar. Bazıları konuşmuyor ve selam sabahı kesti. İçlerinden ikisi iş yerinin mobbingci şer başı olduğu için de tedirginim haliyle. Aslında değilim de benden uzak olsunlar istiyorum. Nelere dikkat edeyim? Bunların flörtlerine tanık olsam ayrı dert, olmasam ayrı dert. İnsanlar görmemeleri gereken şeyler gördükleri için yok ediliyorlar. Müge anlıyı sevgiyle anıyorum.
0
Mirabel
(08.11.24)
dikkat edecegin sey insanlari cok takmamak ve atarli giderli cikislar yapmamak. aksi takdirde dislanan olursun. müge anlilik bir durum görünmüyor yazdiklarindan.

iletisimin yanlis. bunu düzeltmeye calis derim.
0
robert bosch
(08.11.24)
guruptan çıkışı çok yavaş yapabilirsiniz.
eğer bunun için çok geç kalmadı iseniz.
ayda 4 kez buluşuyorlarsa, bir süre 3'üne gidersiniz. 4.'ye mazeret.
bir süre sonra 2...
Whatsapp'ta gene yaz. ama azar azar ayrıl.
0
WithWorth
(08.11.24)
Sizinkisi bir iş ortamından çok dandik reality show gibi duruyor. Ben olsam kimseyle yüz göz olmayacağım başka bir iş bakardım.
0
salihdt
(08.11.24)
başkaları yüzünden başka iş arayışını doğru bulmuyorum. wp grubunda ölü taklidi yaparak sessizce uzaklaşmak en iyi yöntem olurdu ama biraz aceleci davranıp fevri davrandınız sanırım.

bir tanesini kenara çekip anladığı dilden konuşmayı deneyebilirsiniz.
0
gilbeys
(08.11.24)
ben bir cinnet her şeyi hallederciyim artık. bir esip gürlesen, yediğiniz haltları karı kocanıza duyurmamı istemiyorsanız insan olun diye çıldırırdım. o yüzden artık evden çalışıyorum, sen uyma bana

en güzeli bunların eşlerine haber uçurup keyiflerini bozmak. onu da yapamıyorsan her türlü mobbingi kayıt altına almaya bak. kayıt edecek durum yoksa bir deftere her yapılanı yaz, günlük tutar gibi. bunun da delil sayılabileceğini dinlemiştim birinden.
0
titanyum22
(08.11.24)
Sana mobbing, zorbalık yapmaya yeltendiklerinde lafı evliliklerine getir, "Eşiniz nasıl?" diye sor. Bu tip çakallar havayı çok iyi koklar, mesajı çok net alırlar.
0
sekizdokuzon
(08.11.24)
@sekizdokuzon +1: mantık şu olsun, somut olarak bakıldığında tehdit olmayan ama tehdit hissi yani "benle ugrasirsan ebeni görürsün" alt metinli cümleler ise yarar.

Derler ya aba altından sopa o hesap.
0
encokbenisevinnolur
(08.11.24)
(5)

İngilizce'nin Türklere Verdiği Güven/İngilizce Konuşarak Numarasını Al

hsktr
Şu videoyu izledim ve görüşlerinizi merak ettim. Bu nasıl bir çifte standart???: https://www.youtube.com/watch?v=lEfvEfB8ZEs&t=4sCiddi ciddi adam ''bak bu renk yeşil, bak şu geçen köpek, bu da yol, numaran ne?'' dedi ve kız verdi. İngilizce neden Türklerde hipnoz etkisi yapıyor? Hayatın doğal akışın
Şu videoyu izledim ve görüşlerinizi merak ettim. Bu nasıl bir çifte standart???: www.youtube.com

Ciddi ciddi adam ''bak bu renk yeşil, bak şu geçen köpek, bu da yol, numaran ne?'' dedi ve kız verdi. İngilizce neden Türklerde hipnoz etkisi yapıyor? Hayatın doğal akışında bir yabancıyla karşılaşma oranları az olduğu için mi? İngilizce pratik yapma şansından dolayı mı? Aşağılık kompleksi mi? Misafire hoşgörü mü? Nedir bu? Yorumlarınızı çok merak ediyorum.
0
hsktr
(08.11.24)
Kaç kişiyle konuşup numarasını istediğini ve alamadığını bilmiyoruz
Videonun kurgu olup olmadığından emin olamıyoruz

Haliyle "İngilizce duydukları gibi numaralarını veriyorlar" bence direkt kabul edilebilecek bir varsayım değil.
0
salihdt
(08.11.24)
www.youtube.com Türkçe Numarasını Al videosu da bu. Yani tabii ki, hatta üniversitelerde çektikleri için de ayrı bir güven olsa gerek. Bilimsel yöntemlere göre inceleyemeyiz belki bu sosyal durumu ama enteresan geldi bana ya
0
🌸hsktr
(08.11.24)
Türkler, birbirlerinden çekiniyor gibi geldi bana. Fakat yine de çok da olumsuz değildi davranişları, sadece numara vermek konusunda isteksiz oldular.

Bir de İngilizce konuşarak kadınların numaralarını hepsinin olmasa da alabildikleri oldu hatta kahve içmeye de ikna etti videodaki kişi ama Türkçe konuşarak bunu başaramadı. Bunda da Türk erkeklerinin maalesef imajının kötü olması sebep, bütün Türk erkekleri üzerine alınmasın tabi. Yarattıkları sonuca bakmaları lazım. Dikkat ettiysen muhabbet başlatma şekilleri bile kötüydü.
0
rock n roll
(08.11.24)
Ekşi sözlükte girilen başlıklara bak en basiti.

Türk kadınının çirkin olması

Türk kadınlarının yüzde 98' inin bakımsız olması

Türk kadınının spor yapmaması

Türk kadınına kıyafetlerin yakışmaması

Türk kadınının şişman olması

Türk kadınının kendini prenses sanması

Böyle olunca şaşırılmaması lazım bu videolara.
0
rock n roll
(08.11.24)
Yorumlara iyi guldum ya. Bu adamlar zamaninin en buyuk fenomenlerindendi zaten, bunlari tanimayan yoktur o kampuste, hic olmadi whyshy ekibi bizim kampuse gelmis, cekim yapiyorlar diye yayilmistir butun kampuse o yuzden tespit, cikarim yapilacak bir video degil bu
0
freedonia
(08.11.24)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.