Giriş
(15)

Ana babanın bedduası tutarmış diyolaa

respect
Bugün dayımlara gittim sohbet muhabbet derken oğluna beddua ettiğini öğrendim. çocuğun iki yakası bir araya gelmiyormuş falan bir de bugün arabayla kaza yapmasın mı? ben şok, ben iptal.Çünkü benim pederin de bana beddua etme ihtimali çok yüksek. son zamanlarda beni mutlu eden hiçbir şey yok. Ulan de
Bugün dayımlara gittim sohbet muhabbet derken oğluna beddua ettiğini öğrendim. çocuğun iki yakası bir araya gelmiyormuş falan bir de bugün arabayla kaza yapmasın mı? ben şok, ben iptal.

Çünkü benim pederin de bana beddua etme ihtimali çok yüksek. son zamanlarda beni mutlu eden hiçbir şey yok. Ulan dedim yoksa?

Ne diyorsunuz?

Not: ben böyle şeylere inanmam ama işte :/
0
respect
(31.07.24)
Ana baba haksız yere beddua ettiyse tutmaz, onlar Allah'ın kulu da evlat kişisi değil mi?

Ama o bedduayı almak için tırmaladıysa tutar tabi. Benim de öyle bildiğim çok insan var.
0
muhayyer divan
(31.07.24)
baba bedduası tutsa ben yirmi yıl önce tahtalı köyü boylamıştım. adam hacı falan bi de lol bişey olmaz devamkeee
0
titanyum22
(31.07.24)
hurafe ayol
0
nolmus yani
(31.07.24)
Anne baba bir araya geldi sen dünyaya geldin.
Her türlü hakları var ve ödenmez.
Hakkında söylediklerini hafife alma.
Ve bedduaya inanmak için başa bir belanın gelmesini beklemek, acaba demek olmaz.

@titanyun22
20 yıldır bedduanın tutmamasıyla övünmek yerine, yarın gönüllerini alacak bir şey yapmalısın aslında. Dua veya beddua hemen anında tutar diye bir şey yok.
Kabul olmama veya kabul olma sebepleri, şartları var.

Hayat yaşıyoruz ve iyilik kötülükler bir arada bu dünyada.
Herkes kendince nasibini yaşıyor.

Yarınlar için kendimizce temenni ve umutlarımız var ama tehlike ve riskler hatta ölüm bizden çok uzak diyemeyiz.
0
diyecevaplandı
(31.07.24)
@diye dayı ne diyon allasen hemen hain evlat ökkeş yaptın beni. anne babanın zaten en başta kendi yetiştirip büyüttüğü evladına beddua etmemesi lazım. oradan pay biç benimkinin babalığını.

her evlat iyi olmadığı gibi her ana baba da melaike değil, oturup sana anlatacak değilim.
0
titanyum22
(31.07.24)
Yok öyle bir şey, dediğiniz şey "Ben Ford Focus almayı düşünmeye başladığımdan beri her yerde Ford Focus görüyorum" gibi bir şey, bir nevi seçici algı. Herkesin başına bir sürü iyi, kötü olay geliyor bedduadan bağımsız. Yaradanın işi yok insanların oturup konuşarak çözemedikleri sorunların fedaisi olup orada burada "Ölmesin ama sürünsün" şeklinde verilen reçetelerin peşinde koşacak, milletin hayatına müdahale edecek...
0
salihdt
(31.07.24)
Aile insan için önemli bir destek, bu kişinin ailesiyle arası bozuksa bu hem maddi hem psikolojik olarak kişiyi geri düşürür. Ailesiyle arası iyi olan insanlara göre az ya da çok daha fazla sorunla uğraşmasına sebep olur. Haliyle kötü bir durumla karşılaşma şansı da yükselir. İyi aile ilişkileri menfaat anlamında hiçbir şeye yaramasa bile en azından kişi bunaldığı zaman ailesinden manevi destek bulabilir.

Sizin karşılaştığınız durum da öyle mi bilmiyorum ancak bazı aileler çocukları kendi istedikleri gibi davranmayınca destek sağlamayı kesiyor, burnu sürtsün vs. istiyor. Yardımcı olabilecekleri konularda geri durmayı seçiyorlar. "yola getirmeye" çalışıyorlar. "Bak kafana göre hareket ettin ve içine ettin, ben demiştim" demek için fırsat kolluyorlar. Neticede hayatı kısıtlanıyor kişinin. Evlilikten tutun, okul, iş konusuna kadar böyle. Aileden ayrı yaşasanız bile bu insanlar hayatınızda etkili figürler sonuçta.

Yani bedduayla ilişkisi yok. Beddua sadece bu kişinin ailesiyle arasının kötü olduğunu gösteren bir detay.
0
akhenaten
(31.07.24)
Barajlarda su azalıyor, yağmur duasına çık diyorum.
0
prole
(31.07.24)
İnanma öyle şeylere
0
abuzer
(31.07.24)
ben inanırım öyle şeylere.

genel kanı anne/babanın değil, babanın bedduası tutar şeklinde.
ana'lar çocuklarını çok sever ve içten beddua edemezler, ne olursa olsun düzelmelerini isterler derler. babalar ise anneler kadar bağlanmazmış çocuklarına, o yüzden bedduaları tutarmış.

ben ana/baba bedduasından öte, biri bedduayı hakediyorsa kim derse desin bi noktada tutacağına inanıyorum.
0
biseysorcaktim
(31.07.24)
Hatta babaya kalkan el de taş olurmuş. Videoyu açarsanız gerçek olduğunu göreceksiniz. youtu.be
0
boray eris
(31.07.24)
Hocam sana kitleme buyusu yapmislar hemen sakalli bi hoca bul nefesi kuvvetli ver kurtul
0
Zetnikov
(31.07.24)
Anne baba bedduasını bilmem ama benim her bedduam tutuyor. Bir anda celallenip ağzıma geleni söylüyorum ve söylediğim gibi oluyor. Bu yüzden artık gerçekten dikkat ediyorum, kendimi böyle anlarda frenliyorum. İnanıp inanmamak kişiye kalmış ama durum bu )
0
koskoca kirpi
(31.07.24)
Kendi çocuğuna tecavüz eden babalar buna sesini çıkarmayan anneler var, böyle bir ortamda bu çok iddialı bir söylem olur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(31.07.24)
haksız insanın bedduası tutmaz. ana baba olsun evlat olsun.
düzgün insan olmaya bakıp sonrasında da böyle şeyleri korkup çağırmamak lazım.
0
kurcalamabozarsin
(01.08.24)
(6)

istifa kararı vermenize baz sebep nedir?

baldan kaymak
zor bir dönemden geçiyorumda fikirlere ihtiyaç duyuyorum :d
zor bir dönemden geçiyorumda fikirlere ihtiyaç duyuyorum :d
0
baldan kaymak
(30.07.24)
İki kere sağlığımı tehdit edecek bir stres ve yoğunluk nedeniyle üç kere de daha iyi bir teklif ve kariyer planım nedeniyle istifa ettim. Sağlık söz konusu olanlarda 5-6 sene çalışmışım.

Bu yazdığım senin ne işine yarayacak, istersen zor dönem geçirmene sebep olan şartları yaz, rahatlarsın.
0
gabe h coud
(31.07.24)
1 - onum kesilirse
2 - haksizliga maruz kalirsam

bu ikisine tahammul edemiyorum. is bulmadan cikmayi hic tavsiye etmem ama yeri geliyor aninda istifa etmen gerekiyor. En son sabah ise geldim baktim ortalik karismis, sacma sapan degisiklikler atamalar yapilmis, oglen 12'de bastim istifayi ciktim.
0
cooperr
(31.07.24)
Bir kere gençlik gerizekalılığı yüzünden güzel bir işten istifa etmiştim sebep yoktu.

Bir kere patronumla sorunlarımız vardı gittim sonra özür diledi geri döndüm ama olmadı sonra yine gittim, bu birkaç kez yaşandı çalkantılı bir ilişkimiz vardı :):)

Bir kere patronu hiç sevmiyordum rakibinden güzel bir teklif aldım öyle gittim, onlar da patronuma ders vermek için beni almak istemişlerdi ben de artık adamın iş bilmemezliğinden darlandığım için kabul edip gittim.

Bir kere stresten geçmeyen baş ağrılarım yüzünden gittim doktor ağrıların sebebini bulamayıp strestendir işini değiştir demişti gerçekten işe yaradı.

Bir kere sektörden bunaldım ve tamamen sektörü bırakacağımı söyleyip gittim, gerçekten de bıraktım.
0
mutekebbir
(31.07.24)
Adaletsizliğe gelemiyorum ben genelde o yüzden istifa ederim
0
regina phalange
(31.07.24)
Görev tanımım sündürülür, şirket en başta söz verdiği şeylerin dışına taşmaya başlar
Şirket kültürü değişir, giderek daha toksik bir yer alır
Belli bir süre çalıştıktan sonra aynı şeyleri yapmak sıkmaya başlar; sektörün gerisinde kaldığımı hissederim
0
salihdt
(31.07.24)
Sırasıyla

1- Başta anlaşılan çalışma planına sadık kalınmaması. Ek mesailerin normalleşmesi. Benim için en önemlisi bu. Hele ki sürpriz mesailer ciddi kredi tüketiyor.

2- Karga tulumba, plansız iş yapılması. Özellikle de benim etkim olmadan boş geçen günlerin acısı iş bana gelince "hadi hadi" temposuna dönüştürülerek çıkarılmaya çalışılıyorsa.

3- Sanki "Bir yönetici nasıl olmalıdır" tarzı kitapları okuyup orda gördüklerini taklit eden basiretsiz yöneticiyle çalışmak. Böyle birinin basiretsizliğinin sonuçlarını her zaman siz çekersiniz ve sinirler laçkalaşır. Aslında yukardaki ilk iki madde de genelde yönetici kaynaklı olur, ancak bazen sizin çalıştığınız yöneticiden daha üst noktada ve bazen de şirketin çalışma sistemiyle ilgili zorunlu olarak ortaya çıktığı için 3. sıraya yazdım.

4- Maddi tatminsizlik, eğer yukarıdaki üç madde sorun değilse bunu bir noktaya kadar görmezden gelebilirim. Huzur daha önemli.

Yukarda çok kereler haksızlıktan ve adaletsizlikten bahsedilmiş. Benim için ilk üç madde bunların somut yansımaları. Bu tarz ortamlarda haksızlık, adaletsizlik, gruplaşmalar, adam kayırma, değersizleştirme pakete dahil geliyor. Yani sürekli "bugün kalıyoruz değil mi?" denen bir ortamda plansız programsız kötü bir yöneticiyle çalışıyorsanız orada başınıza her iş gelir.
0
akhenaten
(31.07.24)
(17)

Yeğenimin Okul ve Gelecek Hayatındaki Dönüm Noktası

parcaliham
Fransız lisesinde okuyan kadın yeğenim lise sınavına girdi, çıktı. Sonuçlar geldi ve kendisi iki tercih arasında kaldı.1) Türkiye'de özel bir üniversitede mimarlık. Yüzde 50 burs. Aile yanında yaşayacak.2) Nice'de kimya bölümü olan bir okul. Okul parasız (ya da tam burslu). Okula yakın bir kampüste/
Fransız lisesinde okuyan kadın yeğenim lise sınavına girdi, çıktı. Sonuçlar geldi ve kendisi iki tercih arasında kaldı.

1) Türkiye'de özel bir üniversitede mimarlık. Yüzde 50 burs. Aile yanında yaşayacak.

2) Nice'de kimya bölümü olan bir okul. Okul parasız (ya da tam burslu). Okula yakın bir kampüste/yurtta kalacak. Oradaki kalma ve tüm masraflarını ailesi karşılamaya hazır.

Türkiye'de kalmayı seçerse sadece okul masrafı, Fransa'daki tüm masraflarından daha fazla olacak.

--

Yurtdışında yaşayan birisi olarak (Fransa değil) kendisine Fransa'nın çok daha iyi bir tercih olduğunu, eğer istemediği bölüm ise de daha sonra gittiğinde ikinci senesinde geçiş yapabileceğini anlatmaya çalıştım. Bu şartlarda Türkiye'de kalmaması gerektiğini söyledim.

Sanırım biraz çekingen yapıda olduğu için (ben de o yaşta öyleydim, çok anlıyorum onu) Fransa'ya gitmek istemiyor. Ve Fransızcasının da yeterli gelmeyeceğini düşünüyor sanırım.

Bu sabah Türkiye'de kalmak istediğini ve böyle bir karar verdiğini söyledi.

Bunun bir hata olduğunu düşünüyorum. Ama kendisine bunu anlatmakta güçlük çekiyorum.

İzninizle size iki soru soracağım ve cevaplarınızı akşam kendisine filtresiz olarak göstereceğim.

1) Siz iki seçenekten hangisini seçerdiniz?
2) Kısaca neden bu seçeneğinin daha iyi olduğunu düşünüyorsunuz?

Lütfen yardımcı olun.

Bence hayatının çok önemli bir karar aşamasında kendisi ancak farkında değil.
0
parcaliham
(27.07.24)
Yeğeninin kararına hatalı olduğunu söyleyecek konumda değilsiniz diye düşünüyorum. Kendisini öyle mutlu hissedecekse öyle olsun. Kendi koşullarınız ile onun koşullarını karşılaştırmayın
0
Cezcez
(27.07.24)
Öncelikle üslubunuz çok güzel. Ayrıca doğru düzgün soru görmeyi de özlemişiz, yoksa burayı onedioya çevirecekler.

Yeğeniniz tabii ki Fransayı seçsin. Hem kendi için, hem gelişimi için hem de vizyonu için çok ama çok şey katar, özellikle söz konusu ülke Fransaysa.
Çekinceleri, korkuları olması normal, ama bu durumun sadece geçici olduğunu iyice idrak etsin. Zaten artık mesafe diye bir şey kalmadı teknoloji sayesinde. Çekinmesin gerek yok.
Bahtı güzel olsun, tebrik ederim.
0
numlock
(27.07.24)
Nice.

Çünkü birinci seçenek issizlik. Özel üniversiteden mezun mimarlarla konussun zaten anlar düşeceği hali. Harbiden sıkıntı bir durum .

Fransa'da tabiki daha iyi olacak çünkü; üniversite sonrası iki sene mi ne çalışırsa vatandaşlığa başvurur.
Onun dışında mezun olunca Fransa'da çalışmak zorunda da değil misal.

Illa nice ve kimya mi olacak?

Bence asıl sorun Türkiye'de yüzde 50 özelde mimarlik. Bunun geleceği genelde kötü.
0
logisticsmanager
(27.07.24)
Kaygınızı anlıyorum ama bence 18-19 yaşında bir bireyin bu seçimi internetteki anonim insanların şurası olsun, burası olsun yorumlarına gerek duymadan yapması daha önemli.

Bu anlamda "hangisini seçersiniz" sorusu bence çok anlamlı değil. Biz internette herhangi bir şekilde bir bedele katlanmadan "Nice güzel yer ya" diye yazıp Fransa'yı geçebiliriz. Halbuki mimarlık ile kimya gibi iki birbirinden oldukça uzak bölüm ve Türkiye ile Fransa gibi alakasız iki ülke arasında seçim yapmaya gelip bunlar neticesinde hayatı şekillendirmeye gelince o kadar kolay olmayacaktır.
0
salihdt
(27.07.24)
yurtdışına gidip (uk) orada üniversite hayatına adapte olamadan tr’ye dönen ve burada devam edip bitiren birkaç arkadaşım var. ben olsam nice’i seçer ve bölüm değiştirirdim ama depresyona girip batırma ve tamamen bırakma ihtimali de var.
0
deartheodosia
(27.07.24)
Öncelikle düşüncelerini paylaşanlara, cevap verenlere çok teşekkür ederim.

Eksiduyuru'yu amacına göre kullanmaya çalışıyorum. Zamanla unutulmuş olabilir ancak burası insanların fikirlerini aldığımız, tartıştığımız ve düşünceleri tarttığımız, önerileri değerlendirdiğimiz bir yer.

Yeğenim buradan birisi Fransa'da oku ya da Türkiye'de kal dedi diye karar vermeyecek tabii ki de ancak belki de burada yazılanlar çemberinden çıkmamış birisi için artılar ve eksiler olarak düşünmesini sağlayacak şeyler verecek. Nasıl bilemediğimiz bir durumda kaldığımızda buradaki farklı düşüncelerden ve tecrübelerden yararlanıyorsak, aynısı olacak.

Cevap verenlere çok teşekkür ederim.

Başka cevapları ve varsa kişisel tecrübeleri merakla bekliyorum.
0
🌸parcaliham
(27.07.24)
Merhaba, tebrik ediyorum yeğeninizi. Yaptığı seçimi netleştirir misiniz; Türkiye-Fransa arasında Tr' mi, yoksa mimarlık-kimya arasında mimarlık mı?
0
from where i ride
(27.07.24)
Neden nice'te baska bolum olmuyor onu anlamadim. Kimya ve mimarlik cok ayri branslar. Hangisini istiyor? Mimarliksa neden fransada o secenek uzerinde durulmuyor?
Bir de sadece lise okuduysa Fransizcasi yeterli de gelmeyebilir bunu yabana atmayin. Bunu cevremde cok gordum. Fr lisesi diye sular seller gibi ogrenmiyorlar.

Bence bir sene fransada dil okuluna gitme secenegini de dusunun. Yabancilarin gap year dedikleri seyi yapsin iste. Kafasini toplar, ne istedigine en azindan su ankine gore daha iyi karar verir.

Turkiyede mimarlik da okuyabilir ayrica. Kalmadi artik vakif-devlet uni olayi. Para oldugundan iyi hocalar zaten ozellerde oluyor ve bunu artik herkes farkinda. Ha gidip de nisantasi uniyi yazmasin tabii. Vakif universitesi kavramini ilk baslatanlardan biri olsun.
0
Kittie
(27.07.24)
meslek secimi cok sikintili ya. mimarlik ve kimya apayri bolumler. ve isin kotusu 18 yasindaki bir insanin bu mesleklerin ne oldugunu degerlendirme sansi yok. bilemez yani.

turkiye ve fransa'da okumak noktasinda fransa daha cazip geliyor kulaga.

ama "Türkiye'de kalmayı seçerse sadece okul masrafı, Fransa'daki tüm masraflarından daha fazla olacak." bunun dogru oldugunu sanmiyorum. 4 sene fransa'da yasama, konaklama masraflari okul masrafindan ucuz olamaz. bahcesehir mimarlik'a baktim %50 ile 300 bine geliyor. 4 senede 35 bin euro yapar ki fransanin bunun altinda kalmasi mumkun degil. ustune oradaki okula da harc odeyecek muhtemelen cuzi de olsa.

bence " eğer istemediği bölüm ise de daha sonra gittiğinde ikinci senesinde geçiş yapabileceğini anlatmaya çalıştım" bu kisim cok daha onemli. eger gercekten bu imkan varsa cok degerli. burada mimarlik'ta kalacak ve gercekten mimarlik'in ne oldugunu biliyor mu? ailede mimar var mi bunlar onemli.
0
antikadimag
(27.07.24)
Fransizlar çok irkçi bir millettir bunuda goz onune alabilirsiniz
0
Zetnikov
(27.07.24)
Madem bu muhabbet başladı en azından Fransa'da yaşayan biri olarak yazayim; Fransa'da 7 yılım olacak. Yakın arkadaşlarım yabancı. Galiba sadece biri polis tarafından bir kere durdurulduğu için sorun yaşadı, onun dışında sorun yaşamadı, hepimiz mutluyuz (totalde iki Türk, 3 fasli, bir hintli var yani tam da ırkçılık yapmalik bir grup).
Fransa'da dağ köyünde yaşıyorum. Totalde de 4. Yaşadığı şehir oluyor galiba. Hala meşhur ırkçılığı merak ediyorum yani, bana da böyle denirdi bir kere spor salonunda birinin "dedemi Ermeni soykırımında oldurmusler" gibi boş muhabbeti dışında garip olay da yaşamadım. O yüzden bunlardan korkup gelmeme yapmasin kimse (ya da yapsin tabi bundan korkup gelmeyecek kişi zaten yurtdışında yapamaz).
0
logisticsmanager
(27.07.24)
Ben amacı net olmayan birini okudum yazdıklarınizda. İs kaygısı doğal elbette geleceği olmayan bölüm seçmesin, ancak okul bitene kadar ne Fransa'da kimya bölümü mezunlarına ne olacagi ne Turkiyede mimarlık bölümü mezunlarına ne olacağı belli değil.

Fransa'ya gitsin de, yaşayacağı olasi adaptasyon problemlerini kendi çözmek durumunda kalacak, onu da hesaba katın teşvik ederken.

Bir de, mimarlık ve kimya dışarıdan birbirine oldukça alakasız görünüyor, yegeninizin spesifik bir ilgi alanı yok mu? Ya da mesela konu mimarlık (tasarım?) İse mesela Fransa'da ilgili başka okullara giremiyor mu
0
encokbenisevinnolur
(27.07.24)
@arbre, fransız liseleri öyle ahım şahım okullar değil, mezunlarının arasında burslu lisans kazanan neredeyse yok. geçişle fransa’ya ya da galatasaray’a girenler falan oluyor da yani kızın durumu çok normal, başarısız falan değil.
0
deartheodosia
(27.07.24)
adaptasyon icin ne kadar erken yasta giderse her sey o kadar kolaylasir. ama baska bolum:')
0
ala09
(27.07.24)
1000 tane tercihim olsa 1000 tanesini de TR disinda medeni bir ulkeden yana kullanirim. Adaletin olmadigi yerden gitmek Hz Muhammedin yaptigi gibi hicrete es degerdir. Ulke cayir cayir yaniyor. Ama ates dustugu yeri yakiyor iste.

Ama yegeninize verecegim tavsiye eger gitmekten emin degilse, supheleri varsa gitmesin. Verdigi kotu kararlar da onu bilgelestirecektir. Onun disinda Kittie +1
0
krmzbvl
(28.07.24)
babası müteahhit değilse mimarlık yazılmaz okunmaz artık.
0
titanyum22
(28.07.24)
1) bu secim o kadar buyuk ve onemli bir secim degil.
2) bu secim o kadar yanlis da degil. en basitinden logisticsmanager irkcilik olmadigini soylemis de, 7 yilda fransa'da arkadas grubunun 2 turk, 3 fasli, 1 hintli olmasi normal mi sizce? ve irkcilik gibi bir problemin disinda 18 yasinda oraya gitmek istememek cok garip degil. yegenlerim italya'da universiteye baslamislardi ve oradaki okullarini birakip geri donmeye karar verdiler mesela, yapamadilar cunku. bu tarz seyleri 18 yasinda yapmak kolay degil.
0
ghilleinthemist
(28.07.24)
(9)

Dini bir soru (Adem ve şeytan)

dedeminhirkasi
“Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz. (Araf, 19)”Şimdi hz adem ve Havva cennetteyken böyle bir yasak geliyor fakat şeytanın vesvesesiyle elmadan yiyor ve cennetten kovuluyorlar..Benim kafama takılan cennette şeytanın
“Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz. (Araf, 19)”

Şimdi hz adem ve Havva cennetteyken böyle bir yasak geliyor fakat şeytanın vesvesesiyle elmadan yiyor ve cennetten kovuluyorlar..
Benim kafama takılan cennette şeytanın ne işi var. Şeytan cennetteki birisine nasıl telkinde bulunuyor ve yasak olan şey cennette nasıl gerçekleşiyor.

Hani cennette ebedi duruluyordu, fakat burada bir cikartilmadi var. Nedir bunun aslı astarı. Teşekkürler.
0
dedeminhirkasi
(26.07.24)
Hz. Adem'e cennette ebedi kalınacağına dair herhangi bir söz verilmiş değil. O söz Müslümanlara öldükten sonra veriliyor.
0
hukan
(26.07.24)
Cennet hiçbir zaman "dünya hayatı"nın öncesinde ebedî kalınacak yer olarak söylenmiyor. Ancak dünya hayatından sonra, hak edildi ise ebedî kalınacak deniyor.

Kuran'da cennettekilerle cehennemdeklerin konuşmaları da var ayrıca. Öldükten sonra cehennemden çıkıp cennete giriş var ama hak edildi ise cennetten çıkış yok. Ama yaşamdan öncesi için böyle bir vaat yok.
0
muhayyer divan
(26.07.24)
Dini metinler anakroniktir, daha doğrusu böyle ele alınıyor. Tarihsel siralama yapmaya çalışmak hem beyhude hem de ne denildiğini temas etmeyi zorlaştırır.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.24)
Bu kısım Eski Ahit'te biraz daha farklı işleniyor; öncelikle yanlış hatırlamıyorusam Eski Ahit'te direkt Cennet diye bir şey yok, hatta sanırım ölümden sonra hayata dair bile pek atıf yok. Adem ile Havva'nın ilk bulundukları yer, Garden of Eden, Dünya'da.

Burada tanrı, Adem ile Havva'ya "Bilgelik Ağacı" hariç her şeyin meyvesini yiyebileceklerini, ondan yerlerde öleceklerini söylüyor. Yılan (serpent) Havva ile konuşup o ağaçtan yerlerse ölmeyeceklerini, tam tersine tanrı gibi olup iyiyi ve kötüyü anlayacaklarını söylüyor. Bu noktada Adem ile Havva meyveyi yiyip kendi çıplaklıklarının farkına varıyorlar (Bir nevi yılan doğruyu söylüyor aslında ve meşhur incir yaprağı hikayesi buradan çıkıyor sanırım), utançlarından tanrıdan saklanırken tanrı gelip meyveyi yediklerini anlayıp kızıyor ve yılan da dahil hepsine cezalar veriyor ve bahçesinden kovuyor.
0
salihdt
(27.07.24)
Bana da elmanin orada yasak olup dünyada caiz olmasi tuhaf geliyor.Domuz ve içki gibi haram edilebilirdi bu hikayenin devami olarak
0
essoist
(27.07.24)
şeytan da bir melek zaten en başta. sorun adem ve havva’nın yaratılmasından sonra başlıyor, tüm melekler secde ederken şeytan etmiyor ve adem ve havva’yı da yoldan çıkartmaya çalışıyor. islam inancına göre böyle.
0
deartheodosia
(27.07.24)
"cennette şeytanın ne işi var."
Şeytan içimizdedir hocam.
Mücadelemiz kendi nefsimizle, elma, armut bunlar metafor, hikaye.
Uzak durulması gereken şey şehvetti ve durulamadı.
0
mutekebbir
(27.07.24)
Soruya cevap değil ama oradaki elma veya hurma işte ne ise o bir metafor değil miydi yani aslında yasak olan şey seks değil miydi? Öyle bir şey kalmış aklımda.
0
ananiyimioguz
(27.07.24)
[Nebe 33] en sevdigim ayettir. Bir kafir olarak.
0
Zetnikov
(27.07.24)
(10)

iş başvurularında neden maaş yazmıyor?

hsktr
sb. amaçları ne ki? niye yazmazlar? baştan bileyim ona göre başvurayım...
sb. amaçları ne ki? niye yazmazlar? baştan bileyim ona göre başvurayım...
0
hsktr
(24.07.24)
maliyeti düşürmek.
0
jelly bear
(24.07.24)
Mehmet hakli, calisanlarin maasinin paylasmasini da ayip/yasak olarak goren bircok yer var. Ayni sebep. Kimsenin gelip de, falanciyla ayni isi yapiyorum, neden daha az aliyorum sorusunu cevaplamakla ugrasmak isteyecegini sanmiyorum. Ozune inilince hep acik acik soylenmek istenmeyen seylerden kacinma goruyorum.
0
mbond
(24.07.24)
İşinize gelmeyen, sizi zarara sokacak bir şeyi yasal zorunluluk olmadıkça yapmazsınız çünkü, neden yapasınız ki bunu?
0
akhenaten
(24.07.24)
Bu biraz kültürle, biraz da ekonomiyle alakalı. Ekonomisi stabil, enflasyon oranı düşük ülkelerin bazılarında ilanlarda maaç aralığı yazıyor çünkü piyasadaki maaş belli. Bu maaş hiçbir zaman içerde aynı işi yapan insanlarından uçuk derecede yüksek olmuyor. Halbuki enflasyonun yüksek olduğu Türkiye gibi bir ülkede piyasadaki maaş ortalaması içerdeki maaşlardan daha hızlı artıyor. Maaş gizliliği geyiği biraz da bu "Mevcut çalışanların maaşını enflasyona ezdiriyoruz ama yeni aldığımız elemanlara piyasadaki yüksek maaşı veriyoruz, aman herkes çenesini tutsun da huzursuzluk çıkmasın" durumu. Ha işe yarıyor mu? Kimse salak olmadığı için yaramıyor tabi ki.
0
salihdt
(24.07.24)
Türkiye özel sektörü köle aradığı için asla yazmaz.
0
ferenc
(24.07.24)
Cunku yazacaklari maas cok dusuk olacak ve kimsede basvuru yapmayip s*k gibi ortada kalacaklari icin.

Bide sen basvurunca onlar seni secmis oluyor yada eliyorlar buda ayri bi zevksel döngü

Sen is ariyorken mecbur basvuruyorsun diyelim cagirdilar seviniyorsun gidiyorsun sana asgari ucret vericez diyorlar sende o kadar yorulmusun zaten kabul ediyorsun

WELCOME TO KÖLELİK OWWWW YEEEAH BRO
0
Zetnikov
(24.07.24)
1- Çalışanın maaş bilgisi de kişisel veridir. Siz o işe başvurup girdiğinizde, firmanın çalışanları ve ilanı görenler dahil herkesin maaşınızı öğrenmesi gibi durum ortaya çıkıyor.
2- Firmaların bazı pozisyonlar ve işlerde görece bazılarında ise net bütçeleri olur. Bunların bir kısmı başka ihtiyaçları karşılamak için ayrılan bütçeden geri döner. Kalan durumlarda ise firmaya kar olarak döner.
3- Mevcut çalışanların, benzer pozisyonlardayken farklı maaşlar almaları sebebiyle zam talebi ile gelmesinin önüne geçmek.
4- O pozisyona başlayan Olabildiğince düşükten maaş vermeye çalışmak. Bu da anlaşılabilir. Sonuçta burada da ilanlarını ve duyurularını gördüğümüz gibi herkes her işi en ucuza yaptırmaya çalışıyor. Hepimiz bir tamir işi olduğunda son derece kalifiye bir ustaya 50000 TL'den iş yaptırmak yerine 5000 liraya iyice öldürmeyecek usta arıyoruz sonuçta.

Vicdan ve mağduriyet sıralaması ile yazdım :)
0
nawar
(24.07.24)
çünkü düşük yazsa kimse başvurmaz, ayrıca aynı pozisyona sahip şirketler arasında açık bir rekabet olur ve maaşlar yükselir.

yüksek yazsa düşük maaşa razı olan adamları kandırıp düşük maaş veremez.
mesela o pozisyon için bütçesi 100bin lira olan şirkete başvuran adam bunu bilmezse 70bin lira isteyebilir, şirket 30bin lira daha düşük maaşla eleman çalıştırmış olur. köle arayan özel sektör için bulunmaz nimet
0
abelardo
(24.07.24)
yaklaşık 1 aydır yeğenimle almanya'da ilanlara bakıyoruz. bazı ilanlarda saat ücreti yazıyor bazılarında maaş aralığı brüt olarak tabiki. bazılarında ise hiç yazmıyor. zaten çalışanlar da birbiriyle maaş konuşmuyormuş hiç. türkiye'deki durum ise bambaşka yukarda arkadaşlar yazmış zaten.
0
izole
(24.07.24)
Isveren, isciyi daha iyi somursun diye.
0
Kittie
(25.07.24)
(16)

Aileden ve Etraftan Gelen Çocuk Yapın Baskıları Üzerine

tahirkemalbozoglu
Yaşımız 35 e yaklaşıyor, evliliğimizin 7. Senesine girmek üzereyiz. Eşimle ikimizin de baştan beri çocuk konusuna karşı düşüncemiz bir. Çocuk yapmak istememe daha ağır basıyor, fakat bir yanımız da içten içe "acaba ilerleyen vakitte kafamıza dank edip, pişman olur muyuz bu karardan" diye de düşünüyo
Yaşımız 35 e yaklaşıyor, evliliğimizin 7. Senesine girmek üzereyiz. Eşimle ikimizin de baştan beri çocuk konusuna karşı düşüncemiz bir. Çocuk yapmak istememe daha ağır basıyor, fakat bir yanımız da içten içe "acaba ilerleyen vakitte kafamıza dank edip, pişman olur muyuz bu karardan" diye de düşünüyoruz.

Neden istemiyoruz... Çok nedeni var. En önemli neden istek yok. Baba olma, anne olma isteği, geceleri kalkıp bakma, hayatını ona adama.. Çocuk sesi, ağlaması... Yani sanki bu iş bizi mutsuz edecekmiş gibi geliyor. Bu şekilde konuşup düşündüğümüzde yüzümüz gülmüyor içimiz daralıyor.. Bazıları gözleri içi gülerek anlatır ya.. Bizde o yok. Olmadığı için de bu zamana kadar henüz bir girişim içinde olmadık tabii.

Neden istiyoruz... Çok baskı var üzerimizde aile tarafından. "Daha niye yapmıyorsunuz" falan bilinen baskılar, etraftaki arkadaşların da bir bir çocuk yapması.. Bazen bizim de istiyor oluşumuz. Bunlar da düşündüren etkenler.

Hal böyle olunca Sayın arkadaşlar, acaba demeden edemiyor insan. Belki de hala toyuz, bu konuda yanlış düşünüyor olabilir miyiz? Sizler ne dersiniz bu konuda?
0
tahirkemalbozoglu
(24.07.24)
kesinlikle çok zor olacak. içinizden gelmiyorsa girilmesine gerek yok. hele o kadar yıl sonra halen birbirinizi seviyor gibisiniz çocukla bozmaya gerek yok derim ben.
0
enteg
(24.07.24)
Eğer yaşlaninca cocuklarim bana bakar yada mirasim cocuguma kalsin fln dusuncesinde degilseniz bence hic gerek yok
0
Zetnikov
(24.07.24)
herkes çocuk doğurmak zorunda değil öncelikle.

bu bir içgüdü ve olması gereken oluyor. o yüzden ben olsam takılmazdım. aileye de onların ikna olacağı şekilde "ne gelirse Allah'tan, kısmet" minvalinde cevaplar verebilirsiniz.

arada istiyorsanız da artık gelişine bırakabilirsiniz. çünkü kadının hamile kalma olasılığı bir ay içinde 4 gündür. hadi spermi tuttu sıkı sıkı + - 1 gün ekle. 6 gün.

kürtaj yaptırmadığınız sürece bebeğin kararıdır size doğmak/doğmamak.
0
janderzel zartanyan
(24.07.24)
burada asıl düşünülmesi gereken isteseniz bile normal yollarla çocuk sahibi olup olamayacağınız bence. bu yaşlarda tüp bebek harici hamile kalma ihtimali düşük. (sizden veya eşinizden veya her ikinizden kaynaklı)
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.07.24)
istemiyorsanız istemiyorsunuzdur. baskı var diye çocuk doğurulmaz. ama belki isteriz gibi bi düşünce varsa yaşınız geçiyor söyleyeyim. 40 yaşında mı anne baba olacaksınız, 50 yaşındayken mi 10 yaşında bi çocuğun peşinden koşacaksınız? vaktiniz daralıyor, bu kes,n. yani net istemiyorum diyorsanız tabi ki doğurmayın, olmuyor deyin geçin hatta. ama bi acaba varsa hemen yapın geç kalmadan.

zorluklar bi noktada azalıyor. bitmiyor tabi. yenileri geliyor vs ama sürekli gece kalkıp çocuğa bakmanız gerekmiyor nihayetinde.

eşimin aklında çocuk fikri yoktu. benim de oldum olası bebeklerle/çocuklarla bi samimiyetim, düşkünlüğüm yoktu. ama çocuksuz evlilik olmaz diye düşünüyordum, yani bi noktada anne olacaktım. şartlar yerine geldi, yaşım 31 oldu. e hadi dedim. kızım 2 yaşında geldi. bin tane acabası olan eşim niye daha önce yapmadık diyor şu an. çocuk gerçekten bambaşka bi duygu. 30 ülke gezmekle kıyaslayanlara filan gülüyorum gerçekten.

istemeyene saygım sonsuz. ama siz istememe konusunda net değilsiniz. bazen istiyoruz diyorsunuz. yaşlar da 35. şu an hadi deseniz belki seneler sürecek. bence boşuna bekliyorsunuz.
0
elorelia
(24.07.24)
Benzer durumdaydık yaptık. Kendiniz istemiyorsanız kesinlikle baskıyla falan çocuk yapmayın. Ben daha çok eşimin istemesiyle yaptım. Bazen kendimi zamanı geri alabilsem keşke diye düşünürken buluyorum. Her türlü çok zor maddi, manevi.

2,5 sene oluyor uykularımız yeni yeni düzelmeye başladı. Size çocuk baskısı yapanlar, bakıma, desteğe ihtiyacınız olduğunda yanınızda olmayacak. Maddi gücünüz kuvvetliyse, doğumdan itibaren sürekli bakıcıyla yapılır. Onun haricinde yapmayın, kendinizi yıpratıp ömrünüzden götürmeyin.
0
mirty
(24.07.24)
Öncelikle çevredeki baskıyı boşverin. Başkasının mutluluğu için çocuk sahibi olunmaz.

Bence siz öncelikle çocuk istiyor musunuz veya istemiyor musunuz ona karar vermelisiniz. Mesajınızdan anladığım kadarıyla istiyoruz ile istemiyoruz arasında bir yerdesiniz. Karşı koyamayacağınız bir gerçek var yaşlanıyorsunuz. Erkek için o kadar problem değil ama kadınlar için belli bir yaştan sonra gebe kalmak birçok riski arttırıyor. Ve bir de herkes her istediğinde çocuk sahibi olamıyor. Yıllarca uğraşanlar var.

Bence isteyip istemediğinize kesin olarak karar verin ve ona göre eğer istiyorsanız maksimum birkaç yıllık planınızı yapın. İstemiyorsanız da hayatınıza devam edin. Üzgünüm ama artık yavaş yavaş belki ileride çocuk sahibi oluruz deme zamanı geçiyor sizin için.

34 yaşında 2 yaşında bir kız babası olarak yazıyorum bunları. Ebeveyn olmak ile ilgili merak ettiğiniz birşey varsa herzaman yazabilirsiniz bana.
0
nuevo
(24.07.24)
İstemiyorsanız kesinlikle yapmayın. İstiyorsanız bile çok düşünerek yapın.
Biz eşimle çok isteyerek çocuk sahibi olduk, bu konuda çok mutluyuz.

Çocuk yetiştirmenin zorluğu etraf baskısının sizde yarattığı zorluğun bin katıdır. Hiç umursamayın etrafı.

Gerçekten çok güzel bir duygu, aşık olmayı tarif etmek nasıl zorsa çocuk sahibi olmanın hissettirdiklerini tarif etmek de çok zor, hatta imkansız. Ama zorlukları da çok fazla. Onlar da saymakla bitmez.

Sonradan pişman olup olmayacağınızı sizin keşfetmeniz lazım, başka birinin hatta eşinizin ne düşündüğü bile bu konuda ne düşündüğü önemli değil.
0
michael_knight
(24.07.24)
bence çocuk "lan acaba istiyor muyum, istemiyor gibiyim ama ileride pişman olur muyum?" gibi sorularla yapılabilecek bi şey değil. böyle bir riske girmek için biraz fazla gözü kara olmak gerekir. ben ve eşim, biz de istemiyoruz ama net istemiyoruz yani. biz bu kadar net olunca aileler mecbur kabullendi.

isteyen ile istemeyen arasındaki fark o kadar net ki. çocuğu olan arkadaşlarımın gözünde görüyorum, ya da isteyen ama henüz olmayanların gözünde. bende o ışık yok, biraz bile yok. o nedenle siz de bi tekrar oturun düşünün.
0
ofelia
(24.07.24)
Aa biz.

Yaşlarımız da aynı sayılır ben 34, eşim 33 yaşında ben erkek tarafıyım ve çocuğa daha sıcak bakan hep ben oldum 5 yıllık evliliğimiz boyunca.

Ama şu an emin olamıyorum çok düşünüyorum, çok gelgitler yaşıyorum. Eşim başta hiç istemezdi acaba pişman olur muyum diye düşünüyor o da. Vaktimizin daraldığının da farkındayız ama karar da veremiyoruz.

Ben oldum olası çocuklarla iyi geçinirim. Hep çocuğum olsun da isterdim ama evliliğimizin öncesinde eşim böyle bir düşüncesi olmadığını söylediğinde saygı duydum, terk etmek vs. aklıma bile gelmedi ve zamanla ben de kanıksadım sanırım bu durumu. Şimdi de bilemiyorum ona iyi bakabilir miyim, şartlar ne olur vs.

Diğer arkadaşların dediği gibi istesek bile belki olmayacak, belki zor olacak çok zor işler çok :)
0
chicha_v2
(24.07.24)
Cocuk ucuncu partinin talebiyle yapilmaz.
Cocuk karsilikli emin olmadan yapilmaz.
Cocuk ortak "cocuk isteme" sebebi harici yapilmaz.
Cocuk kolay degildir.
Cocuk sevgisi sonsuzdur.
Cocuk yapmak olmazsa olmaz degildir.
0
quaker
(24.07.24)
Yukarıdaki genel yorumlara katılıyorum, 35 yaşına gelmişsiniz, söylediğiniz şeyler itibariyle de kendinizi biliyorsunuz belli ki, bir anda kişisel zevklerinizden ve hayat tarzınızdan sıkılıp "Keşke bir bebeğimiz olsaydı da hayatımıza renk gelseydi" deme olasılığınız sıfıra yakın.

Diğer yandan akrabaları da boşverin, sırf birileri bayramdan bayrama görecek diye dünyaya canlı mı getirilirmiş? Hayır bir de bunu söyleyen insanların 10 tane torunu, 5 tane çocuğu falan oluyor... Nasıl bir fetişse...
0
salihdt
(24.07.24)
başkası istiyor diye çocuk yapılmaz.

ben oğlumu ilk 3 yıl tek başıma büyüttüm, ilk 2 yıl emzirdim ve bu 2 yılda her gece ortalama 8 kez uyanıyordum emzirmek için. gün içinde de öyle. sonra gaz attırması, uyutması falan çok zordu ama anne olmayı istediğim ve hazır olduğum için çok mutlu günlerdi benim adıma (şu an ama uyku problemleri yaşıyorum, babası başka evde çocuğu olmamış gibi fosur fosur uyuyordu).

büyüyünce bebeklikten daha zor; telefon tablet olmayacak, sağlıklı beslenecek, sosyalleşecek bir sürü şey :)

başkası istiyor düşüncesiyle asssssla asla çocuk yapılmaz. pişman oldunuz diyelim, ne yapacaksınız çocuk esirgemeye mi bırakacaksınız :p

çocuk yapmayın, hiçbir faydası yok düşüncesine de karşı biriyim, onu da belirteyim. çocuk dünyadaki en güzel varlık.
0
deartheodosia
(24.07.24)
Cocuk yapcaginiza atlayin motora dunyayi gezin. Cocuk maalifyet 1m $ civarinda. O paraya gezmediginiz ulke kalmaz
0
lapaz
(24.07.24)
35 yasinda 3.5 aylik bebek annesi olarak hemen taze tecrubemi paylasayim, acabaniz varsa hemen yapin insan çok yoruluyor bebek bakarken. Zaten birkac ay deneseniz, 9 ay da hamilelik derken cocuk dogana kadar 36-37 yasinda olursunuz. Ama gerçekten istemiyorsaniz da yapmayin cunku isteksiz bir sekilde gece elli kere uyanarak ve yillar boyu sürekli bir canlinin pesinde olarak mutlu olma ihtimaliniz çok dusuk. Yalniz gercek su ki cocuk olduktan sonra hayata dunyaya ve insanliga karsi bakis acisinda degisim oluyor, cocuk olduktan sonra bu sekilde dusunmeyeceksiniz çünkü gereksiz, olmazsa da olur bir sey gibi gelmeyecek.
0
passive aggressive
(24.07.24)
açılın 45 yaşında ve 10 yaşında oğlu olan baba geldi.
birincisi cevapların hepsini okuyamadım, tekrar varsa affola.
ikincisi kimse istiyor diye çocuk sahibi olunmaz.
üçüncüsü biz de benzer durumdaydık ve 10 yıl sonra ne oldu onu anlatayım;

1-ilk 3 -4 yıl zorlu geçecek. eşler arası kavgalar artıp, seks azalacak. Fakat siz hayatınızı ne kadar çocuk odaklı olmaktan çıkarırsanız o kadar rahatlayacak. Bizim çocuk 4 yaşındayken 3 ülke gezmişti bile. çocuk odaklı olmamaktan kastım bu. Yine de ilk yıllar bebek kokusu, tombiş kolları sizi rahatlatacak.
2-4-5 yaştan zonra bakım ihityacı azalıp muhabetten arttıktan sonra tadından yenmemeye başlanacak. onun espirilerine güldükçe, onunla beraber aktivite yaptıkça ya iyi ki yapmışım demeye başlayacaksınız.
3-masraf hiçbir zaman bitmeyecek ve her zaman ya o parayla şunu yapardım diyeceksiniz ama ara sıra büyüyen çocuğunuzun bebeklik fotoğraflarını görünce ne zaman büyüdü diyip gözleriniz dolacak ve harcadığınız emek ve paraya helal olsun diyeceksiniz.
4-Evlilik zamanla monotonlaşmaya başladıkça çocuk ailedeki monotonluğun gazını alacak. Benim gibi 43 yaşında suşi yemeye başlayacaksınız.

sonuç olarak yapın demeye getirmiyorum. deneyimlerimi yazdım. karar sizin.
bu arada geç ebevyn olmak özellikle erkek çocuk (daha hareketli olduğu için) olursa ekstra yoruyor.

edit1: ihtiyaç durumunda çocuğa bakabilecek yakında anne baba varsa bonus. bizde hepsi çok yaşlıydı ve her şey daha zordu. ancak büyüdükten sonra bırakabildik. saçma bakıcılarla uğraştık vs.
0
merhum
(24.07.24)
(17)

Neden Bu Kadar Nefret Dolular?

rock n roll
Gerçekten anlamak çok zor. Kadına düşman, hayvana düşman, ağaca, doğaya düşman, sanata düşman.Sevdiği hiçbir şey yok hayatta. Burada da var, bazıları troll ilgi çekme derdinde. Bazıları gerçekten düşman. Çok fazla bu tip insan var. Sevgi öğrenilen bir şey olduğu için mi böyleler acaba? Hiç sevilmedi
Gerçekten anlamak çok zor. Kadına düşman, hayvana düşman, ağaca, doğaya düşman, sanata düşman.

Sevdiği hiçbir şey yok hayatta. Burada da var, bazıları troll ilgi çekme derdinde. Bazıları gerçekten düşman. Çok fazla bu tip insan var.

Sevgi öğrenilen bir şey olduğu için mi böyleler acaba? Hiç sevilmedikleri için sevmeyi bilmiyorlar ama vicdan da yok.

Bunun sebebi nedir, sizce?
0
rock n roll
(21.07.24)
Nefret etmek daha kolay.
0
sekizdokuzon
(21.07.24)
Yaşlı amca gibi olacağım ama sosyal medya bence çok etkili.
Kisilerin bir nick ardına saklanip haykirabilmesi, sonrasında kendisi ile benzer tipleri bulup birbirini desteklemeleri, gelen tepkiler karşısında daha da radikalize olmalari.

Bir de tabi çoğunun hayatı kötü. Yani buradaki örneği biliyoruz, bu kadar kötü hayatlari olunca ve sadece sosyal medyada kendilerine bir yer bulunca burada cosuyorlar.

Kısacası tedavi edilmeyen bazı psikolojik sorunlar, günlük hayatlarinin kötü olması, sosyal medyanın malesef çoğu kisinin kötü yanını cikariyor olması vs hepsi birleşiyor.
0
logisticsmanager
(21.07.24)
Bu şikayet ettiğiniz ve haklılık payınızın yüksek olduğu durum, sosyal medya için geçerli çünkü sosyal medyada "düzgün" şeyler yazar ve söylerseniz, bu durum ilgi çekmiyor. "Trol" denen insan müsveddeleri daima çok ilgi topluyor.

Bence gerçek hayatta durum böyle değil. Elbette söylediğiniz tipler mevcut ancak oranları çok düşük. Zaten sosyal medyadaki tiplerin dağılımı gerçek hayatla örtüşse gerçekten boktan bir yer olurdu dünya.
0
10551037
(21.07.24)
İfade edemedikleri ve boşaltamadıkları öfkeleri var. Reddedişlerini gösterememişler vaktiyle, olması gereken anda. Susturulmuşlar, yutturulmuşlar, varlıklarına saygı gösterilmemiş ve en temel ihtiyaçları karşılanmamış, aksine var oldukları için suçlu hissettirilmişler muhtemelen.

Bu insanlar sevmeyi bilemezler. Cana saygıları olmaz, hâli anlamazlar, hayatta kendilerinden başka hiçbir şey olmaz. Ne ki onların bir işine yarıyordur, işe yaramaz hale gelinceye kadar en iyisi odur, işe yaramaz hale geldiği an tu kaka ederler.

Cana saygısı olmamayı anlamıyorum ve merak da etmiyorum. Hadi her şeyi geçerim, her konuda yarayı anlarım ama cana saygısızlığı anlamam ve anlamayı da kesinlikle istemem.
0
muhayyer divan
(21.07.24)
Bence bu bilinçli bir çabanın sonucu. Tüm dünyada genel retorik insanları sürekli "Ya bu, ya o" üzerinden kamplaştırmaya yönelik, ne yazık ki genel ekonomik iklim de bunu destekler vaziyette. Başta ekonomi olmak üzere insanların özellikle geleceğe dair bir sürü kaygısı var ve. Dolayısıyla insanlar gündeme gelen herhangi bir problemi bütün dertlerinin kökeni olarak görme eğilimindeler. Burada yukarda da bahsedilen sosyal medya etkisi de işin içine giriyor ve belki pek de bir anlamı olmayan bir konu sırf gündemde olduğu için bir anda "Bir çözülse tüm dertlere son verecek şey" olarak algılanmaya başlıyor.

Diğer tarafta bu iki kutuplu konuların özellikle siyasetçilerin çok işine gelmesi konusu da var; yani herkes tarafını seçip onun üzerinden kitlesini mobilize ediyor, popüleritesini canlı tutuyor. Bu aşamada belki bir sonraki neslin geleceğini etkileyecek yasalar, kanunlar, uygulamalar çatır çutur yasalaşırken insanlar buna oranla anlamsız şeyler için kavga ediyor oluyorlar.

İşin nefret boyutu ise bence bir nevi hastalık belirtisi. Açıkçası ben bu noktada da bizim yanıldığımızı düşünüyorum. Ya da en azından umuyorum; yani bu konuları siyah - beyaz olarak gören ve karşılıklı nefret hisseden insan sayısı bizim sandığımızdan az. Ancak biz de sosyal medyaya, sözlüğe vb. bakıp sanki herkesin bu konunun içinde olduğunu düşünüyoruz.

Diğer yandan sunulan çözümler bazı durumlarda insanların içindeki kötülüğü dışarı çıkartıyor. Örneğin sokak hayvanları ile ilgili konu aslında teknik bir husus; ortalama bir insanın direkt olarak ortaya koyamayacağı bir sürü girdisi/çıktısı var. Ancak buna rağmen insanların fikir sahibi olmalarını ve bir kısım insanın "Hiç bir hayvan zarar görmesin" derken diğer kısmının "Hayır hayvanların bir kısmını öldürmek zorundayız" fikrini savunması da anlıyorum, açıkçası kendimi en azından bunlardan herhangi birini yargılayacak kadar bilgili hissetmiyorum. Ancak hayvanların öldürülmesi gerektiğini düşünmekle toptan hayvan düşmanı olmak arasında hiç de ince olmayan bir çizgi var. Keza aynı durum sığınmacılar üzerinden de dönüyor. Ülkede çok sığınmacı olduğunu ve bunların ekonomik ve sosyal sorunlar yarattığını düşünülebilir ancak yine bu fikirle ırkçılık arasında da çok ciddi bir fark var. Beni asıl üzen insanların bu fikirleri hiçbir rahatsızlık belirtisi göstermeden olabilecek en ekstrem seviyeye taşıyabiliyor olmaları. Ve işin kötüsü bunu öyle habersizce yapıyorlar ki hayvan düşmanı ya da ırkçı olduklarının farkında bile değiller.
0
salihdt
(21.07.24)
Bu arada sokak hayvanı konusunda yurtdışında zamanında Türkiye'de istenen çözümler yapıldığı için rahatça bu dert olmadan yaşayan biri olarak iki yüzlü olamam ve ben de malesef radikal çözüm dışında çözüm olmadığını düşünüyorum ve Türkiye'de olsam bana da sorun olurdu bu (zamanında çocukken 15 köpek etrafimi sarmisti, sabit durup hiç hareket etmemiştim koklayip gitmislerdi. Bu baya üçüncü dünya ülkesi haberi).

Ama ben bunu isteyen kişilerin dilini de doğru bulmuyorum. Özellikle sözlükte denk geldiğim yorumlar iki tarafi da radikallestiriyor. Bu gene sosyal medya etkisi bence.

Mirket'i verdiği örnek de aslında konuya medya ilgisi toplasa da ters tepki veriyor ve ilgi negatif oluyor. Bu da gene bence sosyal medya ile normal hayatında mutlu olmayanlarin radikal düşüncelere saplanmasi.
0
logisticsmanager
(21.07.24)
Mesele köpek ise Ssokak köpeği hiçbir yerde yok Türkiye dışında.

Sokak köpeğinin nedeni iş yapmayan belediyelerdir. Türkiye'deki belediyeler yüksek maaşla akraba istihdam edilen kurumlar. Düzgün bir işe alım prosedürleri yok. Kimin ne kadar maaş aldığı belli değil. 100-150k para alıp oturuyorlar. Köpekleri ksıırlaştırmayı ihmal edince de sayıları çok arttı.
0
ferenc
(21.07.24)
Kim kadına hayvana doğaya düşman? Ortaya bir laf atmışsın ne bir somut örnek var ne bir şey. Kadına hayvana doğaya "düşman" insan sayısı milyonda bir falandır.
0
abelardo
(21.07.24)
Trafikte bi korna çaldı diye birini bıçaklayan kadına çoluğa çocuğa tecavüz eden hırsızlık yapan döven söven insanlar bence sokakta başıboş dolaşan köpekten daha tehlikeli.
0
Bir ben var benden şurada
(21.07.24)
"Sokakta hayvan olmaz", "başka hiçbir yerde yok" vs diyen arkadaşlar, sokaklarında kedi köpek olmayan büyük başkentlerde hem de büyük cadde küçük sokak fark etmeksizin lağım farelerinin sağa sola koşturduğunu biliyorsunuz da söylemiyorsunuz bence. Lağım faresiz fındık faresi yılan şu bu hayvan değil de kedi köpek mi hayvan ve sokaklarda yeri yok anlamıyorum.

Şu dünyada, bırakalım hayvanları, insanlar dahi kendilerine zarar verenden intikam alıyorlar, zarar verene zarar veriyorlar. Hayvanlar ise zarar verilmediği müddetçe sevgi arayan, hiç değilse kimsenin dokunmayacağı bir barınak ve yiyecek arayan yaratıklar.

Bizim insanımızın dönüp önce kendine bakması gerekir. Hayvan da insan gibi bitki gibi bir can taşıyor. Terörist gibi hatta. Teröristi öldürmeyip onları anlamayı düşünenler bir zahmet hayvanların da canlarına en az aynı saygıyı göstermek zorundalar. Eğer adaletli olduklarını söylüyorlarsa, kendi adalet anlayışlarına güveniyorlarsa.

Kediyi köpeği öldürmenin aksine, onların doğru düzgün zarar vermeden yaşayabilmesi için projeler geliştirip uygulamak gerekir, hem belediyelere hem tek tek insanlara düşecek görevler olmalıdır çünkü doğanın dengesi kedilerin de köpeklerin de varlığını gerektiriyor. Arıları yok ettiğinizde 4 yıl içinde yaşam bitiyor, kedi köpeği yok ettiğinizde olacakları tecrübe etmek istemeyeceğiniz halde üzerinde oturup daha ayrıntılı düşünmek yerine kısadan öldürmeyi seçmek, çocuklara da tahammülsüzlüğe yol açar, kadınlara da tahammülsüzlüğe yol açar, ağaca da tahammülsüzlüğe yol açar.

Ben öldürmeyi seçenleri anlamam. Anlamayı da kesinlikle kabul etmem.
0
muhayyer divan
(21.07.24)
Belki de sana öyle gelmiştir hep, zira bazı insanlar düşmanlaştırma fetişine sahip.
0
Yourcousinmarvinberry
(21.07.24)
Bir insanda bir çok şeye karşı yoğun nefret hisleri varsa; önce ailesine-yetiştirilme tarzına bakmak lazım, ebeveynlerde nefret varsa o da nefreti öğrenir, sevilmemişse sevmekte de zorlanır, ikinci sıradaki seçenek ise sağlıklı bir ruh sağlığına sahip mi sahip değil mi ona bakıyoruz.

Bunun yanında maalesef yaşadığımız ülkede bir çok alanda sürekli kutuplaştırma politikası izleniyor bilinçli bir şekilde ve bu da haliyle hayatın her alanına yansıyor.

Bu nefret dolu insanlar sayıca oldukça azlar ama sesleri çok çıkıyor özellikle sosyal medyada.
0
blue rebel motorcycle club
(21.07.24)
Neden onlara sormuyorsunuz? Toplumdan uzak kalmak ya da sağlıklı iletişim kuramamak başka insanlar hakkında böyle bir düşünceye sebep olabilir.

Bazen bakış açımızı değiştirip yeniden düşünmeliyiz. İnsanların eğer ırkçı olup zayıfları bertaraf etme gibi hayalleri yoksa başka insana, hayvana ya da kadınlara düşman olması kulağa anlamlı gelmiyor.
0
hebanon
(21.07.24)
Bu sorunun bile yine sokak hayvanları meselesine çekilmesi ne saçma. Sanırım patolojik bir problem var.
0
salihdt
(22.07.24)
Sebepleri düşük IQ + yetersiz eğitim + İslam
Cevap olarak üçünden biri de seçilebilir.
0
hurt
(22.07.24)
ne romantize etmişsin ya cıvık cıvık
0
puding
(22.07.24)
kimsenin nefret ettiği yok. insanların haklı tepkilerini beğenmediniz diye onları kafada ötekileştirip kendinizi kutsal meryem gibi pirüpak ilan etmeye bayılıyorsunuz.
0
sir william jones
(22.07.24)
(3)

Yurtdışı otel rez

biseysorucam
Merhaba Maalesef bookingde bu oteli bulamadım. Google mapsten aradığımda da internet sitesinden girip rez yapmaya çalıştığım da da şu siteye yönlendiriyorhttps://hotels.cloudbeds.com/reservation/7T2QVH#checkin=2024-08-24&checkout=2024-08-31Cloudbedsten rez yapan oldu mu aranızda acaba? Güvenilir mid
Merhaba

Maalesef bookingde bu oteli bulamadım. Google mapsten aradığımda da internet sitesinden girip rez yapmaya çalıştığım da da şu siteye yönlendiriyor

hotels.cloudbeds.com&checkout=2024-08-31

Cloudbedsten rez yapan oldu mu aranızda acaba? Güvenilir midir? Altta yazan notlarda gerçi kart gerekli fakat herhangi bir fee çekmeyeceğiz siz gelene kadar diyor.

Sanal kartla limiti kısıp yaptırsam rez bir problem yaşar mıyım?

Teşekkürler
0
biseysorucam
(20.07.24)
güvenmediğiniz yerden yapmayın. ytd
0
bussuru1
(20.07.24)
otelin sitesi buraya yönlendiriyorsa büyük ihtimalle direkt otelin sistemi bu. Sadece rezervasyon sistemi için bu yazılımı kullanıyorlar gibi düşün.

Randevu vize için vs. gerekmiyorsa ben olsam oteli arardım bi. Telefonla ingilizce konuşarak (hatta Türkçe bilme olasılıkları çok yüksek) rezervasyon yapardım.

(Skype'a 5 euro falan yükleyip arayabilirsiniz. Ben öyle kontörlü skype hesabı ile yurtdışı aramalarını hallediyordum)
0
nhk ni youkosu
(20.07.24)
Rezervasyon yönetimi karmaşık bir şey olduğu için bir sürü butik otel vb. bu tür bulut bazlı yazılımlar kullanıyor. Cloudbeds'i daha önce duydum, bir sıkıntısı yok.
0
salihdt
(21.07.24)
(6)

check in yapıp uçağa binmemek

ao12
Merhabalar, yarın 2 kişilik uçak biletimiz var. Arkadaşımın vizesi çıkmadığı için gelemeyecek, uçak biletini en düşük paketi aldığımız için iade alamadık. Arkadaşım adına da check in yapıp ben 2 kişilik koltukta gidersem bunun arkadaşım için aklımıza gelmeyen bir yaptırımı olabilir mi? Bu konuda tec
Merhabalar, yarın 2 kişilik uçak biletimiz var. Arkadaşımın vizesi çıkmadığı için gelemeyecek, uçak biletini en düşük paketi aldığımız için iade alamadık. Arkadaşım adına da check in yapıp ben 2 kişilik koltukta gidersem bunun arkadaşım için aklımıza gelmeyen bir yaptırımı olabilir mi? Bu konuda tecrübesi olan var mı?
0
ao12
(19.07.24)
yoo uçağa binmek zorunda değilsiniz
0
jelly bear
(19.07.24)
bileti ayırabiliyor olmanız lazım.
0
jülsezar
(19.07.24)
Uçak biletleri gidiş dönüş ve aynı rezervasyon altındaysa uçağa binmemek No Show olarak değerlendirilip sizin dönüş biletinizde de sıkıntı yaratabilir. Emin olmak için havayolu şirketiyle bir görüşün bence. Fi tarihinde bu tür bir sorun yaşamamak için jülsezar'ın dediği gibi biletleri ayrı rezervasyonlara ayırtmıştık.
0
salihdt
(19.07.24)
checkin yapıp uçağı kaçıranlarana yaptırım uygulanmıyor?
0
deartheodosia
(19.07.24)
hiçbir şey olmaz. check-in yaptım geç geldim uçağı kaçırdım. suç mu? check in yapıp gelmemek suçsa uçağa almadıklarında da tazminat versinler o zaman, öyle saçma şey yok.
0
ilgeru
(19.07.24)
hocam arkadaşınız check in yapıp gelmezse onun koltuğunu başkasına verebilirler. yani siz 2 kişilik koltuk kullanamayabilirsiniz.
0
shadowfollower
(19.07.24)
(9)

Uçakta maksimum taşınabilecek ağırlık

ferenc
23kg diye biliyorum. Kabin bagajı buna dahil mi?
23kg diye biliyorum. Kabin bagajı buna dahil mi?
0
ferenc
(19.07.24)
Ağırlıklar uçuşa, firmaya ve biletinizin sınıfına göre değişiyor. Genelde X Kg check-in bagajı ve Y kg kabin içi diye hesaplanıyor eğer check-in hakkı varsa (23kg + 8 kg gibi mesela)

Bilet alırken koşullarda belirtiliyor.
0
salihdt
(19.07.24)
Tek bir parça valiz 32kg geçemez, onun dışında maksimum kuralı yok.
0
jülsezar
(19.07.24)
@julsezar

mesela 90 kg alabiliyor muyuz yani maksimum yok derken? Benim bildiğim ücret ödeyerek bile 30 kg fazlası olmuyor
0
🌸ferenc
(19.07.24)
Ben 33 +8 ile uçtum hocam geçen aylarda

Misal:
Türk Hava Yolları online kanallarından tek seferde en az 3 kg veya 1 parça; en fazla 230 kg veya 10 parça ekstra bagaj satın alınabilir

www.turkishairlines.com
0
jülsezar
(19.07.24)
@jülsezar +1 uzunca bir süredir tek parça 32 kiloyu geçirmiyorlar. Çoğunluğu banttan gitse de insan müdahalesi de gerektiği yerlerde o adamlar bel fıtığı olmasın diye :)

Ama bagaj sınırlaması düşündüğünüz kadar az değil. Geçenlerde uluslararası bi bilet almıştım 2x23 kg bagaj hakkım vardı bir de kabine aldım yaklaşık 10 kg iki parça hiçbir sorun olmadı.
0
chicha_v2
(19.07.24)
Makul bir ucretle 23-30 kg oluyor, hatta daha farkli rakamlar da olabilir. Onun disinda kilo isi ayrica satiyorlar, bunun fiyati daha pahaliysa geliyor genelde.
0
mbond
(19.07.24)
Bir parça için en büyük ağırlık 30 veya 32 kilo diye biliyorum. Çünkü onu da bir insanın kaldırıp indirmesi gerekebiliyor bazı noktalarda.
Mesela köpek taşıyacağız biz uçağın kargo bölümünde, kutusuyla birlikte toplam ağırlığı 50 kiloyu geçemiyor.

THY'den geçen gün bilet alırken gördüğüm kadarıyla 3 seçenek vardı.
- Sadece kabin bagajı
- Kabin + 23 kg
- Kabin + 30 kg


Ekstra bagaj hakkı ihtiyacınız varsa bileti satın alırken almak daha ucuza geliyor. Benim aldığım güzergahta 230 kiloya kadar izin veriyordu ama tabi bir parça bu kadar ağır olamaz, bunu parçalara bölmek lazım. Bir de daha ucuz desem de yine de ciddi bir para.
0
michael_knight
(19.07.24)
Thy öğrencilere yurtdışı uçuşlarda 40kg hak veriyor.(yaptık bunu) Tek parça 32yi geçemediği için 2 parça alıyorsun. Abd kanada uçuşlarında da bilete direkt 2x 23kg dahildi diye hatırlıyorum. Parayla daha da alınabiliyor mu bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(19.07.24)
Ağır bir yükünüz varsa, valiz olmak zorunda değil.

Oversize baggage kısmı da var bu işin. Çamaşır makinesinden biraz büyük 70-80 kiloluk sandıklarla iş için ülke ülke gezmişliğim var.

Bunun için, çekçek arabayla, havalimanında bu kapılar nereye açılıyor dediğiniz kapılardan geçip yükünüzü teslim ediyorsunuz.
0
nop
(19.07.24)
(3)

en hafif ama en iyi bluetooth hoparlör

helios
selamlar. soru başlıkta. Yurt dışından alınacak, valizde ağırlık olarak az yer kaplayacak ancak 20/25 m2 bir oda için en iyi sesi verecek bluetooth hoparlör önerilerine açığım.
selamlar. soru başlıkta.
Yurt dışından alınacak, valizde ağırlık olarak az yer kaplayacak ancak 20/25 m2 bir oda için en iyi sesi verecek bluetooth hoparlör önerilerine açığım.
0
helios
(19.07.24)
(git: uk.jbl.com
0
yakupyaman
(19.07.24)
(bkz: sonos)
0
antikadimag
(19.07.24)
Bütçe sınırı yoksa bose soundbar 600 çok iyi ses veriyor. Ayrıca sonos'a da katılıyorum.
0
salihdt
(19.07.24)
(1)

Garanti yada teb banka kartıyla japonya’dan para çekme.

toucheamore
Elimde bu 2 banka kartı var. Türkiyede yen yada dolar hesabı açsam, orada hesabımdan yen yada dolar çekebilir miyim? Kesinti olur mu? Orada her bankadan çekebilir miyim?
Elimde bu 2 banka kartı var. Türkiyede yen yada dolar hesabı açsam, orada hesabımdan yen yada dolar çekebilir miyim? Kesinti olur mu? Orada her bankadan çekebilir miyim?
0
toucheamore
(17.07.24)
Standart ATM kartları TL hesabına bağlı oluyor ve yurtdışı ATMlerde döviz hesabına erişemiyorsunuz.

Garanti şöyle demiş: Yabancı para cinsinden Kart ile yapılan tüm nakit işlemler ve harcamalar, (TL hariç) hangi para birimiyle olursa olsun Vısa/Mastercard/Amex gibi Kartlı Sistem Kuruluşlarının belirlediği kurlar üzerinden USD’ye çevrilerek Bankaya gönderildiğinden, bu tutarlar Kartlı Sistem Kuruluşları tarafından Bankaya iletildiği tarihteki döviz satış kuru üzerinden TL'ye çevrilir. Bunun sonunda ortaya çıkabilecek Kambiyo Gider Vergisi ve kullanılan takas mahsuplaşma sistemleri için üçüncü kişi konumunda olan Kartlı Sistem Kuruluşlarına ve diğer banka ATM kullanımı nedeni ile bu kuruluşlara Bankaca ödenen ücret ve komisyonlar, lisans bedelleri ve bunlara ilişkin vergiler Müşterinin hesabına borç kaydedilecektir. Yurtdışında gerçekleştirilen TL işlemler Ekstreye aynen yansıtılır.

Yani Yen önce Dolar'a, oradan TL'ye dönüyor
0
salihdt
(17.07.24)
(12)

Ne zaman evleneceksin yada neden evlenmiyorsun sorularina ne soylenir?

Zetnikov
Zaten ozel bir durumum var bunu insanlar soylemek imkansizSurekli olarak neden evlenmiyorsunNe zaman evleneceksinGibi sorular gercekten insanin canini sikabiliyorGenelde insanlarla muhattap olmuyorum ama siz belkide bi parkta cay icerken ailenizle, gelip pat diye neden evlenmiyorsun diye sorabiliyor
Zaten ozel bir durumum var bunu insanlar soylemek imkansiz

Surekli olarak

neden evlenmiyorsun
Ne zaman evleneceksin

Gibi sorular gercekten insanin canini sikabiliyor

Genelde insanlarla muhattap olmuyorum ama siz belkide bi parkta cay icerken ailenizle, gelip pat diye neden evlenmiyorsun diye sorabiliyorlar.

Hakaret etmeden ne gibi cevaplar verilebilir fikrinizi almak istedim yabi bu insanlar nasil real de bloklanabilir
0
Zetnikov
(17.07.24)
"Kısmet" deyince konu kapanır genelde.
0
dolantindr
(17.07.24)
"Şu anda öyle bir düşüncem yok" diye ciddi bir ifadeyle söylüyorum. Normalde kimse üstelemiyor; olur da yaşlı akraba vb. biraz daha üstüne giderse "Olursa haberiniz olur zaten, merak etmeyin" diyorum. Normalde kimseyi ilggilendiren bir şey olmadığı için "Sanane" demek lazım aslında... Ama diğer yandan nazik olayım diye bahane üretmekle, yalan söylemekle de uğraşmanın anlamı yok bence.Onlar daha kötü, çünkü bu sefer gidip o bahaneyi deşmeye başlıyorlar.
0
salihdt
(17.07.24)
sohbetimizin sonuna geldik, yine bekleriz diyip kalkıyorum. flört, sevgili, akraba, arkadaş farketmiyor. bir daha buluşmam max.

örnekteki ilk iki aptalla zaten olmaz, öteki insanlara da ne ise sanki.

anne, baba’yı eğittim sayılır. darlamamaya başladılar ama nerede bir kız görseler ‘bu o!’ modundalar. yıldırdı onlar da.
0
baldan kaymak
(17.07.24)
ben aynı baskıyı çok yaşıyorum.


1. Method
sallama ileri bir tarih veriyorum. net söyleyince milet şaşırıyor.

örneğin bugün 17.07.2024
-ne zaman evleniyorsun? yok mu birileri
+ 15 kasım 2029

2. Method
-ne zaman evleniyorsun? yok mu birileri
+ Devlet Bahçelinin dediği gibi ölümle nikahın günü belli olmaz. :)
0
alp9900
(17.07.24)
"Ben de bilmiyorum, bakarız bakayım. [buraya konuyu değiştirmek istediğinizi belli eden şekilde ölü bir muhabbet geliyor: Hava da çok sıcak değil mi?]
0
akhenaten
(17.07.24)
Var biri görüşüyorum ama uğuru kacmasin diye anlatmayayım. Deyiver.
0
halk
(17.07.24)
Tebessüm ederek
"Bunu neden öğrenmek istiyorsunuz"
deyin. Susun, tebessüme devam.
0
alfired
(17.07.24)
ben aşağılıyorum, zayıf yanlarından vuruyorum.
0
numlock
(17.07.24)
ev işlerini kitleyecek birini bulunca evlenicem de :P
şaka şaka kafa dengi birini bulamadım henüz de geç
0
neira
(17.07.24)
Boşanmasını bekliyorum
0
michael_knight
(17.07.24)
"Her düğünde 'artık sıra sende' diyen yaşlılara cenazelerde 'artık sıra sende' demeye başlayınca 'sıra sende' demeyi bıraktılar"

-anonim
0
d max
(17.07.24)
önümüzdeki yaz diyorum istisnasız. bi şok geçiriyolar. sonrasında "kısmet"
0
chanandler bong
(17.07.24)
(18)

Sizce kuzenim neden boyle? Psikolojide bi ismi var mi bu durumun?

Zetnikov
Surekli olarak parasinin olmadigini soyluyor.Yasi 50 kusur. Kafede bulusuyoruz bi kac kisi ve ben icmiyorum diyip siparis vermiyor. Ama farkettim ki arkadaslari ona surekli kahve tatli vs ismarliyor. Bu bir degil on degil en az iki uc senedir hic para odemeden kahve vs iciyor. Hic bundan rahatsiz ol
Surekli olarak parasinin olmadigini soyluyor.
Yasi 50 kusur. Kafede bulusuyoruz bi kac kisi ve ben icmiyorum diyip siparis vermiyor.

Ama farkettim ki arkadaslari ona surekli kahve tatli vs ismarliyor. Bu bir degil on degil en az iki uc senedir hic para odemeden kahve vs iciyor. Hic bundan rahatsiz olmus bi davranisini da gormedim.

Emekli maasi + calisiyor

Ne zaman deseki param yok ertesi gun 1 hafta sonra yada o ay 5 yada 10 bin tllik alisverisler yapiyor.

2bine ayakkabi var 4 binlik ayakkabi aliyor

1bin tl kulaklik var 5bin tl lik kulaklik alir

15 bine telefon bulmus ama gidip 25binlik telefon almis

Gecen mavi jeansa girip 3 tane binkac bin tl verip pantolon almis benden kiyafet falan istiyor var mi sende diye. Neden gidip daha ucuz markadan almiyor anlamiyorum yada pazardan.

Bim var a101 var migrostan alisveris yapiyor dandok urun almaz

Ama bize surekli parasinin olmadigini soyluyor

Sizce neden boyle?
0
Zetnikov
(16.07.24)
Ek olarak,

Toplaniyoruz yemege gidecegiz misal param yok diyor bizler onu cekiyoruz.

Sanirim keriziz.
0
🌸Zetnikov
(16.07.24)
Kusura bakmayın ama biraz safsınız. böyle insanlara bişey ısmarlanmaz.cimri diyeceğim ama cimriler bu kadar alışveriş yapmaz. Kendini acındırarak insanların sırtından geçiniyor.
0
komando kani var bende
(16.07.24)
@komando kani var bende

hocam haklısın ama neden böyle oldu diye soracak olursan. bizler yaş olarak ondan kucuk oldugumuz ıcın utandık kendımızı kotu hıssettık dedık kı bız kahve ıcıyoruz oturup bızı ızlemesın. yemek yıyoruz bıze bakmasın. sonradan gorduk ki bu adamda utanma sıkılma yok.
bizde ona mesafe koyduk suan gorusmuyoruz
0
🌸Zetnikov
(16.07.24)
Bunu fark ediyorsanız niye söylemiyorsunuz? Ben olsam, kusura bakma param yok diyorsun benden iyi ayakkabı giyiyorsun derim, gittiğim yere davet etmem, gelse de masrafını üstlenmem.
0
lamborcini
(16.07.24)
@lamborcini

En son gorustugumuzde ona

Abi sende fakirim deme hastaligi var hicde fakir degilsin dedim gercek fakir benim dedim

Anlamistir o zaten bu saatten sonra herkesin yaptigi taktikleri yaparim

Normalde hic boyle bir insan degilim ama yedek kulubesi ve ihtiyac halinde kullanma seklinde konusursam konusurum. Malesef bende degistim bu ay.
0
🌸Zetnikov
(16.07.24)
(bkz: Yancı)
0
salihdt
(16.07.24)
para ile ilgili bir sıkıntı olduğu kesin.
bir "varyemez" durumunda da değil, burası ilginç, kendisi için lüks harcamalar yapabiliyor.

bir diğer parametre; kendi için olan harcamalarında müsrif mi yoksa zaruri harcamalarını mı lüks olarak karşılıyor.

diğer bir ilginç parametre emekli maaşı ile geçinmek yerine "çalışıyor" olması.
işyerinde gerçekten kaydadeğer, kendinden beklenenleri asgari olarak yerine getiriyor mu bakmak lazım. çalışkanlığı ne seviyede yani.

diğer bir parametre eşi ve çocuklarına para verişindeki tutumu.

bunlar bile yeterli değil derim ancak, bunun gibi neredeyse 10 tane daha soru sorabilirim.
evvela tarihi. vs vs.
0
WithWorth
(16.07.24)
@withworth

İceriye normal disariya varyemez olmasin hocam
0
🌸Zetnikov
(16.07.24)
Bu tarz davranışların en son üniversite öğrenciliği sırasında sonlanması gerekirdi. Değişikmiş.
0
pispinti
(16.07.24)
withworth güzel sorular sormuş, tam hayat hikayesibi bilmeden bir şeyler söylemek zor ama benim de ilk aklıma gelen narsisizm oldu.

narsisizm çok karışık bir şey.

benim de anlattığınıza benzer bir tanıdığım vardı. biraz köylü kurnazlığı, biraz da hani denir ya, yere düşse bir avuç toprak ile kalkar diye, biraz da öyle bir kafa yapısı. ve tabii ki olmazsa olmaz haklılık şeması.

benim tanıdığım da aynı sizinki gibi dışarıda mekanlarda pek bir şey sipariş etmez, öylece oturur, yapabiliyorsa yancılık yapar veya kendine ısmarlatır, yapamıyorsa da menüdeki en ucuz şeyi sipariş ederdi. aynı zamanda mekandan da sürekli bir şey isterdi. normalde ücretli olan şeyleri ikram olarak istemek gibi. işte sosu biraz bol olsun, biraz daha bilmemne koyar mısınız gibi. garsonlar efendim onlar ekstraya giriyor, menümüz de de görebilirsiniz diye cevap verince de ücretsiz koydurana kadar uğraşır, dil döker, laf salatası yapar, koydurmazsa sinirlenir ve trip atardı.

bunu yapmasının altında sanırım normalde hakkı olmayan bir şeye erişmenin verdiği haz. yani herhalde içten içe diyor ki, normalde bu hakkım değil ama ben bunu elde ettim, bana bunu sağladılar. burada iki his ihtiyacı var, biri kendini önemli hissetme ihtiyacı, diğeri de yakınlarını kontrol edebildiğini hissetme ihtiyacı. böylelikle birileri ona hesap ödetmeyince, garson ona ikramda bulununca arkadaşları veya garson üzerinden narsisizmi besleniyor.

sizin örnekte para harcadığı şeyler de hep statü sembolleri. onlara o paraları harcayarak yine narsisizmini besliyor.
0
la lykia
(16.07.24)
Cunku sizden alacagini biliyor. Cagirmayin, ya da yuzune orada vurun, gariban degil birsey degil. Sizden enayi diye bahsetmiyorsa ben de birsey bilmiyorum.
0
durgunfoton
(16.07.24)
bi nedeni yok abi, adam boyle iste. boyle adamlar duzelmez. neden boyle oldugunu da kimse bilemez bence.
0
bay b
(16.07.24)
sir gawain
(16.07.24)
@durgunfoton

Arkadas gecen ay cagirmis starbucksa gelmis bu buna demiski kahve al ic diye. Verdigi cevap su olmus "ben enayimiyim kahveye bu kadar para vereyim"

Arkadas baya bozulmus biz enayimiyiz diye falan bende dedim iyi olmus az kahve ismarlayaydin
0
🌸Zetnikov
(16.07.24)
Benim de kuzenlerden biri aynı. Masraf olacak diye adam araba bile almıyor, motosiklet kullanıyor. Evli, 2 küçük çocuğu var. Çocuklar hastalanıyor gece abimi arıyor, gel benim çocuk hasta diye. Bir araba al dimi:) Çok zor gezmeye çıkar ve birlikte bir yere gitsek hep kendine bir şeyler ısmarlatır. Bu yüzden kimse çağırmıyor onu artık. Belediyede çalışıyor, akşamları ve haftasonları ek iş yapıyor. Şehir merkezinde ikinci evini aldı.
0
gnosis
(16.07.24)
yani gercekten cimri ve yanci da olabilir ve ona ismarlayan insanlari salak yerine koyuyor da olabilir ama baska bir acidan bakmak gerekirse kuzeniniz ciddi bir 'yokluk' hissi icinde yasiyor da olabilir. bunu mantikli olarak anlamak pek mumkun degil zira mantikli bir his degil. ne kadar parasi olursa olsun, ne kadar guvencede olursa olsun surekli bir yokluk hissi icinde yasayan insanlar var. bu sekilde kendilerince mantikli seylere para harcayip onlara mantikli gelmeyen ya da bu yokluk hislerini tetikleyen seyler karsisinda 'cimri'lesebiliyorlar. dedigim gibi varlik icinde o korku ile yasamak cok mantikli anlatilabilecek bir sey degil. baska bir ihtimal olarak aklima geldi.
0
kassiopeia
(16.07.24)
@ sir gawain, sfksdfkg

bu tipte bir arkadaşım üniversite zamanlarında vardı. sürekli kanka sende vardır, kanka hallediver, kanka şuraya bırakır mısın falan diye uşak gibi kullanıyordu.

yani tamam yakın arkadaştı bir yaptık iki yaptık sonra çıkardık hayatımızdan.

arkadaş da olsan biraz karşılıklı bir şeyler olmalı bence. biz ondan hiç bişey istemiyoruz, sürekli o istiyordu. e ver ver ver hiç bişey alma, görme nereye kadar dedik. ama üniden sonra görmedim böyle bir tip.

sorsan parası yok ama son çıkan gtx 1080 Ti ekran kartı falan alıyordu gidip. kimisi paramı yerler beni kullanırlar diye öyle bir huy ediniyor bence çocukluktan beri de be pzvnk sen niye milleti kullanıyosun...

diğer bir örnek yurt dışındaki amcam var. kendisi ben doğduğumda yurt dışına gitmiş normalde üniversite mezunu ama orada bulaşıkcılık aşçılık derken şimdi lokantası cafesi falan var. Milyon poundları var adamın ama ne zaman sorsak "ya işler çok yoğun eşek gibi çalışıyoruz ama karşılığında hiç bişey yok" diye ağlıyor.

yahu senden bir şey isteyen de yok ama herhalde öyle düşünüyor. 20 yıllık kıyafetleriyle dolanıyor, 20 yıllık arabaya biniyor. güzel bişey alırsa zengin zannederler diye korkuyor.

özünde kendine yakıştıramıyor bence. amcam kimseyi kullanmaz gitseniz iyi bakar size ama onun dışında sürekli bir kendini acındırma hali var. adamın babası öldü uçakla şimdi gidene kadar zaten cenazeyi kaldırırlar diye masraf yapıp da gelmedi. Neden, dükkanları bırakamazmış başlarında durması lazımmış. kapalı durursa günde kaç bin pound zarar edermiş, sırf millet de "aa geldi adam" desin diye o kadar yolu ne diye gideyim demişti.

yani işin saçmalığına rağmen bu olayı halen kendini acındırmak için kullanır "ya benim babam öldü yoğunluktan ona bile gidemedim o kadar yoğun çalışıyoruz" diye.

bu yeni de değilmiş yani annem hatırlıyormuş küçükken de öyleydi diyor.

bir ara memlekete gelmiş köye araba bulamamış yürümüş 30km yolu. amca paran mı yoktu dedim taksi tutsatdın, o zamanlar işlerinin iyi olması lazımdı? yoo vardı ama benim babam çiftçiydi ben kim taksi tutucam şehirden köye demişti.

demek ki baştaki yokluk bir şekilde işliyor.
0
ananiyimioguz
(16.07.24)
@ananiyimioguz

Babadan ogula nesil bunlar galiba babasida boyleymis
0
🌸Zetnikov
(16.07.24)
(4)

Fotoğraflarımı nft olarak almak isteyen biri var ama dolandırıcı mı?

atanamayan jedi
Merhaba,grafik tasarımcıyım ve instagram profilimdeki birkaç işimi gören amerikalı biri satın almak istediğini söyledi. Ama nft olarak bir yere yüklemeliyiz gibi bir şey yazdı. Bu işleri tam bilmediğimden burada paylaşmak istedim. Bu adam dolandırıcı mı yoksa gerçekten almak mı istiyor emin olmak is
Merhaba,
grafik tasarımcıyım ve instagram profilimdeki birkaç işimi gören amerikalı biri satın almak istediğini söyledi. Ama nft olarak bir yere yüklemeliyiz gibi bir şey yazdı. Bu işleri tam bilmediğimden burada paylaşmak istedim. Bu adam dolandırıcı mı yoksa gerçekten almak mı istiyor emin olmak istiyorum. Yani bu işi alması için önce benim nft pazarına mı yüklemem lazım? Cevap için şimdiden teşekkürler.

şahıs emre alolat mimarlığın ortağıyım diyor. Profili aşağıda:
www.instagram.com
0
atanamayan jedi
(15.07.24)
Bana dolandırıcı gibi geldi. İşlerinizi beğenen insan bunları yüksek kaliteli dosyalar olarak satın almak isteyecektir. Neden eser sahibine "Sen bunları NFT yap, sonra bana sat" desin. Çok NFT sahibi olmak istiyorsa sizden aldıktan sonra kendi de yapabilir zaten. Umudunuz varsa iletişimi kaybetmeyin; hangi siteden istiyor, kaç para verecek vb. diye diyaloğa devam edin ama olur da konu saçma sapan bir siteye kart bilgilerini girme ya da "Sen bana X dolar yolla ben sana onu Z olarak geri yollayayım" gibi saçmalıklara giderse direkt kaçın.
0
salihdt
(15.07.24)
Önce paranı iste. Sonra ne şekilde isterse öyle ver. Önce para unutma.
0
numlock
(15.07.24)
Yalnızca 2 fotoğrafını aratınca
www.facebook.com

www.instagram.com
www.instagram.com
www.instagram.com
www.instagram.com

baya bi farklı isimle profil çıkıyor, boşveriniz.
0
hedep
(15.07.24)
Kriptoparalardan anlamayanlara yapıyorlar kaç kişi bana sordu doğru mu diye.

Bir mail geliyor "ödedik ama şunu şunu yapman lazım" diye, ki öyle bi dünya yok sen listelersin alan tak diye alır. Genelde yüksek ama olabilecek bir meblağ işte 3eth yolladım ama hesabının doğrulanması için 0.1 eth göndermen lazım bana değil bak opensea istiyor maile bak diyor. Gönderirsen nanay.
0
nhk ni youkosu
(15.07.24)
(9)

Uçakların bıraktığı beyaz gaza inanan grup neyin kafasında?

mikahakkinen
Ciddiye alıpta araştırmadım. Tamam düz dünyacıları biliyoruz, peki bu arkadaşlar bu beyaz gaza neden inanıyor?Bu gaz küresel ısınmayı engellemek için bir şeyleri zehirliyor falan dediler. Gerçekten bu grup haklı mı?
Ciddiye alıpta araştırmadım. Tamam düz dünyacıları biliyoruz, peki bu arkadaşlar bu beyaz gaza neden inanıyor?

Bu gaz küresel ısınmayı engellemek için bir şeyleri zehirliyor falan dediler. Gerçekten bu grup haklı mı?
0
mikahakkinen
(15.07.24)
Chemtrail diye geçiyor.
en.m.wikipedia.org

Buna inananların farklı görüşleri var. Misal benim kayinvalide bizleri zehirlediklerini söylüyor. Aynı kayınvalide coviz aşısı sebebiyle kısır kaldığımızi da söylüyordu. Ailecek "he" diyoruz kendisine.

Haklı mi? Yani bence bu soruya cevap çok basit de sonuçta komplo teorici birine göre hakli denir. Sonuçta lizzard people olayına da inanan var.

Komik bence böyle şeyler.
www.reddit.com

Benim için komplo teorilerinde olay şu;
Misal amerika bir şey yaptı ya da fransa yaptı ya da Türkiye yaptı. Olabilir.
Ama global komplo teorileri (lizzard people, covid, chemtrail, dünya düz vs) beni sadece güldürüyor. Birbirinden nefret eden ülkelerin global bir komployu saklayacak kadar koordine çalışacağını, bunun isleyecegini, bu işin içinde olan binlerce insanin hiçbir şekilde ortaya çıkmayacağını vs düşününce aklım almıyor, komik de geliyor yani misal kuzey kore, pakistan, rusya, amerika, fransa, iran bunlar hep beraber çalışıyor misal, komik geliyor kulağa.
0
logisticsmanager
(15.07.24)
Bu grup uçaklardan kasıtlı ve gizli şekilde dünyaya gaz salındığını düşünüyor uçaklar üzerimizden geçerken salıp dünyaya kötülük yapıyorlar vs diyorlar

İnandırıcı olsun diye uçaklardaki çıkıntı boruların fotolarını koyuyorlar. Bilmeyen insanlar acaba diyor ama o fotodoki borular aslında uçaklardaki su hidrolik yakıt gibi kaçak halinde birikmesin diye konulmuş drain boruları. Yada bazen jetttison borularını koyuyorlar(yakıt boşaltım sistemi boruları)

Sözün özü insanları kandırıp manipüle eden hayal satan gerizekalı bir grup bunlar argümanları çok boş.
0
basond
(15.07.24)
bunlara contrail deniyor. uçak motor egzoz gazı içerisinde bulunan sıcak su buharının uygun sıcaklık ve nem şartlarında önce buz kristal parçacıklarına dönüşmesi (paralelinde bazılarının süblimleşerek), belirli bir optik kalınlık ve kaplama alanında, belirli buz parçacık boyutlarında bir yapay bulut tabakası oluşturması. tüm bu mikrofiziksel özellikler ışıma dengesinde farklılık yaratıyor. bunların bazıları kalıcı olabiliyorlar (persistence contrail). küresel ısınmaya etkileri CO2'den daha fazla olabileceği yönünde bir fikir birliği oluştu. ancak belirsizlikleri çok yüksek. şu an gerçek etkiyi kimse tam olarak belirleyemiyor. sadece CO2'ye göre 2 kat daha fazla etkili olabilir deniyor. yapay sirius bulutları oluşturuyorlar yüksek irtifada, bu bulut tabakası da gelen ışınımı yansıtarak soğumaya, giden ışınımı hapsederek ısınmaya neden oluyorlar. tabi net etkisi bizim aleyhimize, yani ısınma. almanlar (DLR) ve NASA bu alanda çok yoğun çalışıyor. Tonlarca proje yapıldı ve yapılıyor, uçaklarla contrail takibi yapıyorlar. Yeni alternatif yakıtlar -SAF (sustainable aviation fuel) bu alanda da fayda sağlayacak, eğer önündeki engeller aşılabilirse. şu nature makelesine bakılabilir
www.nature.com
şurada NASA’ın meşhur DC-8 uçağı ile yapılan bir çalışmaya ait video var. Uzun yıllar uçuş testi ve laboratuvar hizmeti veren bu uçak emekli oldu bu sene bu arada.
www.youtube.com

contrailler non-CO2 emisyon kategorisinde değerlendiriliyorlar. ICAO (international civil aviation organization) zannedersem yakın gelecekte bunun için de bazı önlemler almak durumunda kalacak; daha temiz yakıt kullanmak, uçuş irtifalarında değişiklik gibi. birbiriyle karşılıklı bağımlı birçok faktör var. birini iyileştirdiğinde diğer kötüleşiyor. Örneğin uçuş irtifasını daha az contrail oluşturacak seviyeye getirmek istediğimizde yakıt tüketimi artabiliyor gibi (=ilave CO2 ve diğer emisyonlar).
şurada ICAO’nun bu sene düzenleyeceği önemli bir konferansı bulunuyor:
www.icao.int
karışık yazmış olabilirim, ek soru gelirse cevaplamaya çalışayım.
0
okul
(15.07.24)
Birileri her türlü komplo teorisine inanıyor çünkü. Oradaki olay biraz teorinin içeriğinden çok genel olarak insanların teoriyle ve o teoriye inanlarla kurdukları bağ. İşin içinde "Bir gruba ait olmak" da var "Ben öyle her denilene inanmıyorum, koyun değilim" üzerinden ego masturbasyonu da var, yaşanılan buhranlara sıkıntılara kılıf uydurma da.
0
salihdt
(15.07.24)
Ya gizli bir organizasyon insanları zehirleyecek, bunun için binlerce uçak uçurabilecek güçte...

Ama bu ortaya çıkmasın diye bunu gece yapmayı akıl edemiyor?

Üstünden beyaz iz bırakıp geçen uçak varsa aç flightradar.com'u..
Kendi olduğun yere zoom yap bak.. tependeki uçak sabiha Gökçen 'e Antep'ten gelen uçak.

Antep'te zehir mi doluruyorlar Pegasus'un uçağına? Deli saçması işler.
0
nop
(15.07.24)
Bunlara "ya öyle olsa adamlar neden göstere göstere yapsın, çaktırmadan yapmak varken?" dediğinde "ya işte gözümüzün içine baka baka yapıyorlar, ayakta uyuyor millet salak bu insanlar" diyorlar.
Ki covid'e amerigan oyunu, aşıya da "bize çip taküyürler" diyenler de yine bunlardı.
0
pianeta
(15.07.24)
Bu grup 6 şubat depremlerinin yapay olarak yapıldığına da inanıyor. Aynı grup belediyelerin kafalarına göre şehir şebeke sularına klor karıştırır gibi antidepresan karıştırdıklarına da inanıyor mesela. Aynı grup yönetimlerin bu ülkeye, bu ülkenin insanına düşman olduğuna da inanıyor. Aynı grup, bu beyaz gazın yapay iklimlendirme çalışmalarında kullanıldığına, bulutların bu şekilde manipule edilip başka coğrafyalara taşındığına ve yağmurlarımızın çalındığına da inanıyor.
0
muhayyer divan
(15.07.24)
Başlıgı okuyunca şaştım kaldım. Bu gruptan bir dayıya rastlanan tek ben degilmişim. Dayı bana dediki bu uçaklar giderken bir gaz salıyorlar. Hatta tam İsraile almanya arası giden bir uçak hattından bahsetti. Bu uçagın rotası da bizim akdeniz ve Ege bölgesinden geçiyormuş. İşte bu uçak geçtigi bu iki bölgede kuraklıga sebep oluyormuş. O kadar inanarak anlattı ki. Doğrudur dayı diyerek istemsiz bir şekilde baş salladım. Bilimsel olarak araştırmak lazım tabi.
0
limonlu eksi
(16.07.24)
cevremde gordugum kadariyla buna inanan 2 kisi var malesef.
bunlar ayni zamanda dunyanin duz olduguna, aya gidilmedigine falan da inaniyorlar.
bir de ikisi de agir trump'ci.
0
cooperr
(16.07.24)
(6)

Uzaktan çalışma ve işe çağrılmak

noxie
Merhaba, 2021'de başka bir şehirdeyken istanbul'daki şirketimle anlaşmıştım. o zamanlar onlar da uzaktan çalışıyordu. şimdi ofise dönme kararı alındı, benim gibi başka şehirde olanları da çağırıyorlar. diğerleri önceden istanbul'da olup pandemide uzağa gidenler. benim gibi zaten uzaktayken başlayan
Merhaba, 2021'de başka bir şehirdeyken istanbul'daki şirketimle anlaşmıştım. o zamanlar onlar da uzaktan çalışıyordu.

şimdi ofise dönme kararı alındı, benim gibi başka şehirde olanları da çağırıyorlar. diğerleri önceden istanbul'da olup pandemide uzağa gidenler. benim gibi zaten uzaktayken başlayan yok.

ben işe dönemeyeceğim. bu durumda ne gibi haklarım var? özellikle hukukçular okuyorsa yardımlarını rica ederim.
0
noxie
(15.07.24)
Sözleşmede ne yazıyor bu durumla ilgili
0
jülsezar
(15.07.24)
İşe girerken imzaladıgın iş sözleşmesini görmeden yorum yapmak zor.
İşverenle imzaladıgın sözleşmede açıkca remote çalışacağın yazıyorsa çalışma koşullarında esaslı degişiklige giriyor
Tüm haklarını alır çıkarsın. Diger türlü eger gitmezseniz durum sizin için çok sıkıntılı olur. İşten tazminatsız çıkarılırsınız
0
limonlu eksi
(15.07.24)
sözleşmeyi hatırlamıyorum maalesef. işe girerken evrakları imzaladım orada ve sonrasında yanıma aldım mı hatırlamıyorum. sonrasında deprem yaşadık, evden taşındık. şu anki eşyalarım arasında da sözleşmeye benzer bir şey bulamadım.
0
🌸noxie
(15.07.24)
Şirketinizle konuştunuz mu? "Ya ofise gel, ya istifa et" mi diyorlar? Oturup konuşursanız ve size tazminatınızı vererek işten ayrılma imkanı sunacaklarsa muhtemelen zaten yasal olarak da alabileceğiniz bu.

Eğer sözleşmenizde hali hazırda uzaktan çalışacağınız yazıyorsa daha kolay olur sanıyorum, ancak bu tür sözleşmelerde genelde işvereni koruyan "İşverenin gösterdiği çalışma yerinde çalışılır, işveren esnek çalışma imkanları sunsa bile bunları değiştirme hakkını saklı tutar" vb. gibi ifadeler bulunuyor. İş kanunu bu tür konularda işçinin yanında ama açıkçası bu uzaktan çalışma konularında bir içtihat var mı bilemiyorum. İşvereninizin durumuna göre bir avukattan danışmanlık almanız faydalı olur.
0
salihdt
(15.07.24)
Uzaktan başladıysan sözleşmeyi sana email atmışlardır, imzalayıp kargolamanı istemişlerdir. Eski emaillere baksana.
0
kanepeee
(15.07.24)
@kanepeee: ofise gelip imzalamıştım :/ bilgisayar aldım, yöneticiyle tanıştım vs
0
🌸noxie
(15.07.24)
(13)

Yardım - Tatile giderken kedi pınarını fişte unuttum

silverleaf
Duyuru sakinleri, lütfen yardımcı olun. Kiwi’nin klasik kedi pınarını tatile giderken fişte unuttum. İçinde sanırım 800ml-1000ml kadar su vardır. 1 hafta kimse yok evde. Bu kedi pınarındaki su biterse ne olur? Okuduğum kadarıyla elektrik çekmeye devam ediyormuş prizden. Yangın ihtimali olur mu? Bir
Duyuru sakinleri, lütfen yardımcı olun.

Kiwi’nin klasik kedi pınarını tatile giderken fişte unuttum. İçinde sanırım 800ml-1000ml kadar su vardır. 1 hafta kimse yok evde. Bu kedi pınarındaki su biterse ne olur? Okuduğum kadarıyla elektrik çekmeye devam ediyormuş prizden. Yangın ihtimali olur mu? Bir akıl verin ne olur, yoksa döneceğim ben :(
0
silverleaf
(14.07.24)
Sanmam yangın çıkacağını. Kediler bitirir mi suyu o sürede?
0
numlock
(14.07.24)
@numlock Evde kedi yok, kedi benimle. Su devir daim yapacak sadece. Normal pompa ile çalışan usb’li, fişe takılan bir model. Su bittikçe zorlanıp elektrik çeker ve yangın çıkar mı diye endişelendim :(
0
🌸silverleaf
(14.07.24)
Yok be saçamalama. Sen eve dönünce o su aynı şekilde (biraz azalmış olarak) devir daim etmeye devam eder.
0
numlock
(14.07.24)
@ titanic kemancısı Buzlukta et olduğu için onu yapmayı çok istemedik ama bir şeylerden vazgeçeceğiz en sonunda. Çok telaşlandım, çok canım sıkıldı :(
0
🌸silverleaf
(14.07.24)
Açtıralım çilingire kapıyı çekelim fişten :)
0
numlock
(14.07.24)
Kedi için su pınarı hiç kullanmadım ama evde o suyu içecek kimse yoksa endişe etmenize gerek yok. Buharlaşmayla bitmez o kadar su bir haftada.
0
pispinti
(14.07.24)
Suyun tamamının bitmesi gerekmez sanırım, pompa hizasından aşağısına düşse çalışmamaya başlar gibi geldi? Hiç su çekemese ve elektrik almaya devam etse ne olur?
0
🌸silverleaf
(14.07.24)
Boşta çalışmış olur. Ekstra bir güvenlik riski mevcut değil. Evde kimse yokken prize takılı ve sürekli olarak çalışan bir şeyin varlığı evet can sıkıcı ama o cihazlar yapıları gereği sürekli çalışan şeyler.
0
pispinti
(14.07.24)
youtu.be

Şuradaki gibi çalışıyor.
0
🌸silverleaf
(14.07.24)
Modeline göre değişiyordur ama bazılarında "Haznede su kalmadığında otomatik kapanır" denmiş, muhtemelen öyledir. Zaten gördüğüm kadarıyla adaptörlü, görece düşük güçle çalışan bir şey. En fazla boşta çalışmaktan bozulur ve durur.
0
salihdt
(15.07.24)
bende de vardı, suyunu bitiremiyorlardı bile 2 kedim. zaten 7/24 fişte olan bir şey. bir şey olmaz.

benimki bir gün bozulmuş. ne ara bozulmuş ve nasıl anlamadım. yangın çıkartmadı. tüy falan kaçtı galiba.
0
art cat chocolate
(15.07.24)
Aynı pınarı kullanıyoruz muhtemelen. Cevap vereyim, hiçbir şey olmaz 1 haftada. Zaten normalde de sürekli çalışıyor. Kedi içse hadi neyse ama buharlaşarak bitmez. Bitse de en fazla kendi motoru bozulur, yangın çıkarmaz.

Ben yolculuktan önceki akşam mamayı suyu kaldırdım, yolda çiş kaka problemi olmasın diye, tavsiye ederim, böylece fişte unutma derdi de olmadı. Boşaltıp kaldırdım.
0
kibritsuyu
(15.07.24)
Duyuru sakinleri hepinize çok çok teşekkür ederim, iyi ki varsınız!
0
🌸silverleaf
(15.07.24)
(4)

Fabrikaların öncülleri neydi?

stringer
Nasıl bir gelişim geçirdiler? Aynı özelliklere sahip bir üründen belli miktarda üretilmek istendiğinde nasıl bir yol izleniyordu?
Nasıl bir gelişim geçirdiler? Aynı özelliklere sahip bir üründen belli miktarda üretilmek istendiğinde nasıl bir yol izleniyordu?
0
stringer
(14.07.24)
Kırılma noktası herhalde Ford’un model T ile seri üretim modelini geliştirmesi. Oradan harekete araştırabilirsiniz.
0
orient blue
(14.07.24)
Marx Kapital cilt 1. Fabrika öncesinde manifaktür üretimi vardı. Ama kalitalizme geçişe ilişkin değişik teoriler var. Yine de başlaman gereken yer Kapital 1. Ardından bkz. Geçiş tartışmaları.
0
prole
(15.07.24)
Size doğrudan ilk fabrika şuydu, şu yenilikleri getirdi diyemem ancak sorduğunuz kadarıyla fabrikaların zeminini hazırlayan şey birkaç çalışanla iş yürüten ufak üretim atölyelerinin iş bölümüne ve uzmanlaşmaya dayalı üretim modellerini benimsemeye başlamasıyla oluyor.

Bir kişinin yaptığı kompleks haldeki çeşitli işleri doğrudan bir makinaya devredemezsiniz. Ancak bir kişinin yaptığı tek bir işi makinaya devredebilirsiniz. Uzmanlaşma ve iş bölümü bunun anlaşılmasını sağladı.

Bu iş bölümü aynı zamanda verimliliği de artırıyordu, bu da fark edildi. Aynı zamanda işçinin nitelikli olması gereksinimini de azaltıyordu. Herkes bir alet üretemez, ancak herkes atıyorum bir demir parçasını eşit uzunlukta kesebilir.

Adam Smith'in çivi fabrikası örneği bunu çok detaylı ele alıyor.

Yani temel olarak bir işçinin a'dan z'ye tek bir aletin üretimini gerçekleştirmesiyle 10 işçinin o aletin üretim aşamasında sadece tek bir işi yapması (eritme, dövme, kesme, şekil verme vs.) verimlilik açısından çok büyük farka yol açıyordu. iş bölümüne dayalı çalışma işin hızını çok büyük oranda artırıyor. İş bölümüne dayalı bu sistemse icat edilen yeni sanayi araçlarının işçilerin yerini almasına yol açıyor.

Neticede fabrikalar ortaya çıkıyor.

Yani fabrikalardan önce atölyeler vardı. Atölyeler çalışan sayılarını artırıp iş bölümünü geliştirdikçe fabrikavari geniş üretim tesisleri haline geldiler ve iş bölümüyle basit parçalara bölünen her task için çalışanlar yerine makinalar atanmaya başladı. Bundan da seri üretim yapabilen fabrikalar oluştu.
0
akhenaten
(15.07.24)
Engels'in "İngiltere'de Emekçi Sınıfların Durumu" kitabı da sanayiye dönüşümü güzel anlatıyor. En azından tekstil bazında, İngiltere için:

İlk başlarda üretim lokal, evde ve neredeyse tamamen insan gücüyle sınırlı. Bir yandan tarımsal aktiviteler de devam ediyor.

Önce "Jenny" diye bir makine icat ediliyor geliyor. Bu makine üretim sürecini baya bir hızlandırıyor; bu üretim artışı son ürün fiyatlarını düşürüyor, tekstil ürünlerine talep arttığı için dokuma işini yapacak insanların gelirleri yükseliyor. Bu insanlar tarımı bırakıp ailece dokuma işine odaklanmaya başlıyorlar ve sadece bu işle geçinen işçiler ortaya çıkıyor.

Bu arada "Jenny" denilen makine sürekli geliştiriliyor ve"Katır" (Mule) diye başka, daha güçlü bir makine daha icat ediliyor. Evinde üretim yapan işçi sınıfı bu yenilikleri takip etmekte zorlanıyor. Sermayesi olan kişiler dağıtık üretimi ufak ufak ortak alanlarda toplamaya başlıyorlar (1700 lerin ikinci yarısı) böylece de fabrikalar ortaya çıkıyor.
0
salihdt
(15.07.24)
(10)

Türkiye neden fabrika açilmasina abanmiyor?

Zetnikov
Cok bilgili olsugumu iddaa etmiyorum bilmediklerimide siz ogretebilirsinizElbet açiliyordur ama hani boyle her bir koseye neden açilmiyor bi suru arazi var daglar var.Mesela diyelim ki doguya fabrika acsin bir suru hem issizlik kalkar hem herseyi uretiriz fiyatlar ucuzlar hemde herkes istanbula goc
Cok bilgili olsugumu iddaa etmiyorum bilmediklerimide siz ogretebilirsiniz

Elbet açiliyordur ama hani boyle her bir koseye neden açilmiyor bi suru arazi var daglar var.

Mesela diyelim ki doguya fabrika acsin bir suru hem issizlik kalkar hem herseyi uretiriz fiyatlar ucuzlar hemde herkes istanbula goc etmez

Cinlilere bakiyorum nufus kalabalik, adam paso fabrika basiyor. İphone dan nike a yemin ediyorum gecen gordum igneyi bile basmis kopyalamislar.

Ucuz iscilik diyeceksiniz fakat cok enteresan bisi var adam iphone u cinde urettiyor eee cinli nasil iphone yapilacagini ogreniyor bu sefer kopyaliyor ayni teknolojileri yada daha iyilerini uretiyor.

Sizce neden her derde derman olacak fabrikalari kurmuyoruz?
0
Zetnikov
(14.07.24)
Doğuda açılanama sonra yakılan fabrikaların haberlerini internetten bulabilirsin. Ayrıca doğudaki halk neden bi sike benzemeyen topraklarda yaşamak zorunda hissetin ki Akdeniz'de plaj mafyalığı yapmak varken.
0
Bir ben var benden şurada
(14.07.24)
Çünkü bir şey o kadar kolay olsaydi, herkes yapardi.

Her derde derman olacak fabrikanin paralarini kim veriyor? Devlet mi? Ozel bu ise neden girsin?
Bu fabrikalari kim insa edecek? Kaç yil surecek?
Bu arazileri kimden alacagiz?
Bu fabrikalarda çalışacak teknik adamlar var mi?
Hangi ürünler olacak ve hammadde tedarik zinciri nasıl olacak?
Lojistik kismi? Mallari nereden nasıl getirip nereden nasil yollayacagiz?
Cevre planlari, doğaya etkisi?
Müşteri kim?
Olası döviz hareketlerinden nasıl etkilenecek?
Fabrikalar devletin mi olacak? Devletin olacaksa çalışanlar devlet memuru mu olacak? Böyle olacaksa verimliligi nasıl saglayacagiz?

Ve en en en önemli soru;
Başkası üretirken ondan daha iyi ya da ondan daha ucuz ya da ondan daha hızlı yapabilecek miyiz?

Daha böyle sabahlara kadar soru çıkar.
Cin'de kurulmasinin sebebi iç pazar. Dünyanı en kalabalık ülkesinde birakalim da çok fabrika olsun.

Bak ben sana direkt kendi tedarik zincirimden örnek vereyim;
Fabrikalarimiz cin'de. 8 hafta lojistik var su an.
Arada Avrupa'da üretim muhabbeti oluyor ama asıl sorun üretmek değil; hammadde ve işçi.
Cin'deki fabrika kapiyi açıp bağırdığı zaman hemen hammadde bulacak kadar yakın tedarikçilere. Isci konusunda da aynı bu şekilde.

Bu ikisini çözmek de milyarlarca dolar yatırım demek.
Ülkede giyim sektörü bile misir'a falan kaçıyor. Sorun fabrika olup olmaması değil. Bu işlerin bu kadar basit olmamasi.
0
logisticsmanager
(14.07.24)
Amerikasi vs ulkeleri genc calistiracak nufus ariyor

Turkiyede ise genc nufus on binlerce insan yurtdisina kacmaya calisiyor

Turkiye elinde tutamiyor genc iscileri

Anlayamiyorum yani
0
🌸Zetnikov
(14.07.24)
Bir videodaki yorumda mahsülü
toplanan yerin hemen yakınında değilde yüzlerce km uzağa naklederek o mahsülü fabrikalarda işlemek veya satmaktan konusundan bahsediliyordu.

Geçmişe dönük bakıldığında bunun Esas sebebi olarak "bürokrasi de İngiliz etkisi"nin bir tezahürü diye ifade edilmişti.

Doğrusu üretici toplayan ve hemen yakındaki fabrikada işlemek satmak bölgenin gelir istihdam vs açısından büyümesi demek.
0
diyecevaplandı
(14.07.24)
Nihayetinde her şey dönüp dolaşıp ne fabrikası açıyorsak o şeyi diğer ülkelerden daha iyi ve ucuza yapıp dünyaya satabilir miyiz noktasına geliyor. Çoğunlukla da değiliz çünkü fabrika demek ham madde demek, tedarik zinciri demek. Zaten öyle çok karlı bir şey olsaydı özel sektör girerdi.
0
salihdt
(14.07.24)
Her ülkenin bir politikası var, teoride fabrikalar kurma imkanımız olsa da hem kurması üretimi ve ekonomik olarak dönüşü uzun vadeli fakat daha güvenilir ve sürekliliği var

Bizin ülkenin politikası ise dönüşü hızlı fakat tek seferlik, sürekliliği olmayan inşaat sektörü ve değer üretmeyen hizmet sektörü üzerine oldu

Sözün özü neden kurmuyoruz çünkü kurmamayı tercih ettik
0
grimavi
(14.07.24)
Ben buradaki arkadaşlara pek katılmıyorum fabrika kurulur zor bişey değil eskiden devlet planlama teşkilatı fabrikalar kurulmasını planlıyordu. sscb'ye demir-çelik fabrikalarını kurdurduk. Sümerbank, teletaş, şeker fabrikaları, tekel sigara fabrikaları, aselsan, havelsan, tai,roketsan, seka kağıt fabrikaları kuruldu. eskiden karma ekonomik sistem vardı. şimdi yok.

bence bilerek açılmıyor tarım toplumundan sanayi toplumuna geçilmemek için. fabrika açacağına insanları yardımlarla kendine bağla.
0
komando kani var bende
(14.07.24)
Bence AB istemiyor diye. Biz batılılarla ticaret yapıyoruz ve her yıl cari açık veriyoruz. Bu durumu korumak istiyorlar.Avrupa pazar değil.

Pazar Asya, Ortadoğu ve Afrika.

Örneğin IMF fazla üretiyoruz diye şekere kota koydurdu. Tarla boş, fabrika kapalı, gençler köy kahvesinde oturuyor.

Bu esnada AB ve ABD Arabistan, BAE, mısır, Katar, Kuveyt, Cezayir, Fas, Lübnan'a milyarlarca dolarlık şeker satıyor.

Aynı şey sanayi mamülleri için de geçerli. Yani olayın siyasi boyutu da var. İran gibi gidip fabrika kurup Ortadoğu'ya traktör ,ilaç vb mamüller satarsan ambargoyu yersin
0
hebanon
(14.07.24)
Fabrikaları özel sektör açıyor. Devletin işlettiği pek fabrika kalmadı. Tüpraş bile 1-2 yıllık kar yiyatlarına satılmıştı.

Özel sektör için de Türkiye'de çok fazla risk var. Risk primi en yüksek ülkelerden birisi. Yatırım yapan birisi için riski kazanç oranı Türkiye'de fabrika açmaktan daha fazla çok seçeneği var.
0
isminivermekistemeyensuser
(14.07.24)
fabiraka issizlik azalsin, insanlar calissin diye acilmaz. yillardir tesviklerle, desteklerle bu sekilde fabrika aciliyor anadolunun cesitli yerlerinde, birkac yil zarar ediyor, daha sonra iflas edip kapaniyor.

fabrika acmak icin ilk kriter urettigin mali satin alacak birilerinin olmasidir. yoksa, urettigini satamayip elinde kalacaksa istedigin kadar uret, istedigin kadar insan calissin farketmez.

urettigin mali satabilmek icin de hammaden ucuz olacak, ucuza uretmenin yollarini bulacaksin, ve ucuza malini teslim edebileceksin. bunlari olusturacak sartlari bir araya getirmeyip sirf insanlar bos durmasin calissin diye fabrika acarsa bir sure sonra mal elinde kalir, fabrika zarar eder, calisan insanlari isten atarsin, sonra da fabrikayi kapatirsin. bu hikayeyi anadolunun bircok ilcesinde gorursun. secim yaklasirken tesviklerle, rica minnet acilan fabrikalar bir sonraki secime kadar coktan iflas etmis olur.
0
emrahday
(15.07.24)
(5)

Küfür suç mu?

michael_knight
Türkiye'de küfür/hakaretin suç olduğunu biliyorum. (Doğru biliyorum di mi?)Peki ABD, Avrupa ve dünyanın farklı ülkelerinde durum nasıl?Sokakta birisinin annesinden sülalesine kadar küfür etsem yasak mı? Cezası var mı? Uygulanıyor mu?
Türkiye'de küfür/hakaretin suç olduğunu biliyorum. (Doğru biliyorum di mi?)
Peki ABD, Avrupa ve dünyanın farklı ülkelerinde durum nasıl?

Sokakta birisinin annesinden sülalesine kadar küfür etsem yasak mı? Cezası var mı? Uygulanıyor mu?
0
michael_knight
(13.07.24)
Çok ucu açık hakimin takdirine bağlı bir konu gibi geliyor.

Edilen kişinin konumuna göre tehdit kapsamına kadar sokup her türlü cezayı da alabilirsin takipsizlik de çıkabilir.
0
advest
(13.07.24)
Öyle bir saçmalik sadece TR'de var.

USA'de Amerikan baskanina bile sövsen bu "freedom of speech"tir.
0
Yourcousinmarvinberry
(13.07.24)
Yurtdışı (Batı ülkeleri) için konuşacak olursak bizdeki hakaret direkt olarak "Defamation" diye çevriliyor ama onlarda konu söz konusu ifadenin kişinin (ya da kurumun) itibarını zedeleyip zedelemediği ile alakalı. Burada da genelde işin içine iftira konusu giriyor. Dolayısıyla birine direkt olarak küfretmek çok bir sorun teşkil etmiyor çünkü "Ahmet bana küfrettiği için itibarım zedelendi" pek kanıtlanacak bir şey değil. Ancak "Ahmet muhesebeciyim diyor ama ofisine giren çıkan belli değil, uyşturucu da satıyor olabilir, fuhuşa aracılık da ediyor olabilir" gibi bir ifade sorun yaratabilir.

Doğu'da ise durum çok daha katı sanırım. Mesela Ortadoğu ülkelerinde online bir alışveriş sonrasında yaptığın "Bir ürünü 2 haftada teslim edemediler, üstüne bir de bozuk çıktı, almayın aldırmayın" gibi görece basit bir yorum bile "Şirket itibarını zedelediği" gerekçesiyle başına dert açabilir.
0
salihdt
(13.07.24)
Wikipedia'da insult (legal) maddesine bakın. Burada link çalışmıyor içinde parantez olduğu için.
0
pispinti
(13.07.24)
ABD n-word yolla bakalım, veya Fransa'da Cumhurbaşkanı'da küfür et, veya Rusya'da, veya Thailand, Finlandiya'da filan.

Eğlenceli olacağına eminim.
0
alfired
(13.07.24)
(6)

Alım gücü

new day new life
Alım gücümüz gittikçe düşüyor bu ortada ama araştırmama rağmen buna dair ne bir grafik ne bir çizelge bulabildim. Enag'ın araştırmalarına vs her şeye baktım. Nasıl bulabiliriz ki buna dair tutarlı verileri?
Alım gücümüz gittikçe düşüyor bu ortada ama araştırmama rağmen buna dair ne bir grafik ne bir çizelge bulabildim. Enag'ın araştırmalarına vs her şeye baktım. Nasıl bulabiliriz ki buna dair tutarlı verileri?
0
new day new life
(12.07.24)
0
pispinti
(12.07.24)
Teşekkürler, grafikteki 2016-2021 arasındaki iyiye gidişi nasıl açıklayabiliriz acaba onu merak ettim şimdi de. Acaba ne iyi yapıldı, ne iyi gitti?
0
🌸new day new life
(13.07.24)
big mac index fx icin. alim gücüyle bir alakasi yok.
0
robert bosch
(13.07.24)
@robert bosch, nedir o halde? Tek yol asgari ücret - çeyrek altın karşılaştırması mı?
0
🌸new day new life
(13.07.24)
Çeyrek altın ortalamada iyi bir ölçüt olabilir ama kişisel bir analiz yapıyorsanız kendi maaşınıza göre bakmak daha mantıklı olur. Onun dışında çeşitli kurumların yaptığı "Bu alışveriş sepeti bu ay şu kadar tutuyor" şeklinde araştırmalar da var, sanırım açlık sınırı ve yoksulluk sınırı çalışmaları da bunlar üzerinden yapılıyor; onları da kullanabilirsiniz. Ya da yine big mac endeksine benzer bir şeyi fiyatı spekülasyona çok açık olmayan bir ürünle de yapabilirsiniz; örneğin "2018'de maaşımla X litre ayçiçek yağı alabiliyorken şimdi Y litre alabiliyorum" gibi.
0
salihdt
(13.07.24)
tantuni endeksi var:

www.linkedin.com
0
orpheus
(13.07.24)
(15)

Aldatılınca neden hiçbir şey yapmamalıyız?

sorularimicinfeykhesap
Detaylandırayım.Bir sebep gösterilmeksizin, tek cümle whatspdan mesaj ile terkedilmiştim. Aylar sonra öğrendim ki meğer zaten aldatılıyormuşum.Yaşadıklarımı, nasıl çöktüğümü vs uzun uzun anlatmayayım tahmin edersiniz az çok. Hala da devam ediyor. Bu süreçte ortak en yakın arkadaşımız bile beni arayı
Detaylandırayım.
Bir sebep gösterilmeksizin, tek cümle whatspdan mesaj ile terkedilmiştim. Aylar sonra öğrendim ki meğer zaten aldatılıyormuşum.

Yaşadıklarımı, nasıl çöktüğümü vs uzun uzun anlatmayayım tahmin edersiniz az çok. Hala da devam ediyor.

Bu süreçte ortak en yakın arkadaşımız bile beni arayıp sormadı. Ama onunla olan samimiyeti düzenli devam etti. Yapayalnız ve sadece kendi yaşadığım ve bildiklerim kaldım.

aldığım her tavsiye "asla bişe deme, sakın mesaj atma, arama, bişe yapma" minvalindeydi. Ben böyle davranırken, karşı taraf ise ayrılık sebepleri olarak kendini haklı gösteren alakasız beyanlarda bulunuyordu.

Neden aldatılan insana hep aynı tavsiyeler veriliyor? Ben neden onun karşısına çıkıp içimden gelenleri söylememeliyim? Neden aldatılan kişiye hep bir köşeye sinmesi ve ses çıkarmaması şeklinde tavsiyeler veriliyor?
0
sorularimicinfeykhesap
(07.07.24)
Çünkü karsiliginda duyacaklarin sana daha iyi hissettirmeyecek, muhtemel daha kötü hissettirecek :')

Kendini iyileştirmeye çalışmak, kendi değerini hatırlamak daha işlevsel. Bu aldatmanin "sen"le bı ilgisi olmadığıni kavrayabilmek...
0
abuzer
(07.07.24)
cinnet geçirme ihtimali. vereceğin zarar sonucunda ömrünce cezaevinde kalma ihtimali.

karşı taraf hatasını bildiği için çevresine yalan söyler ki toplum onu dışlamasın.

gidip konuşsan rahatlayacağını sanıyorsun ama rahatlamıyorsun. tek yapabileceğin mümkün mertebe sakin kalmak. gerekirse profesyonel bir destek alman.
0
phonex
(07.07.24)
Çünkü boşa enerji harcadığınla kalırsın. Sinirlerin harap olur karşılıgında eline hiç bir şey geçmiyor. Zaten bir süre sonra insan salıyor boşveriyor dönüp bile bakmıyor. Ben mesela geçmiş bir zamanda beni aldatan insan müsvettesinin hayatını karartmıştım. Kendi ailesi en yakın dostları bile düşman olmuştu buna. Şimdi dönüp bakıyorum yahu ne gerek varmış diyorum. Bu yüzden katil olan kafayı sıyıran insanlarlar var. Dön bak hayatına boşver karıştırma çöplüğü
0
limonlu eksi
(07.07.24)
Eğer bir intikam planı düşünüyorsan şöyle yap, seni aldattığı adama bir şekilde ulaş ve onun sonunun da seninkiyle aynı olacağını ona bildir. Ha bu durumu takmayacak tonla erkek var ama gene de bir denersin.
0
Yourcousinmarvinberry
(07.07.24)
Çünkü onu unutamadigini, hala aklında oldugunu, senin hayatında hala bir yeri olduğunu düşünecek... Egosu oksanacak
0
abuzer
(07.07.24)
Yukarıdakilerin bir kısmına katılıyorum. Buna tepki verdikçe zihnindeki etkisi büyüyecek. Ama söylediğinde karşı tarafta "Ah sen nasıl da haklıymışsın" etkisi yaratacak bir şey olmadığı gibi, bu sözleri duysan da hiçbir şey değişmeyecek... İntikam desen, o da aktif bir nefret barındırıp körüklemeni gerektiren bir şey. Bu konu saplantın haline gelecek, belki bir şekilde intikam alacaksın ama sonrasında bir yandan intikam denilen şeyin en azından bu tür bir konuda çok işlevsel olmadığını göreceksin diğer yandan da sana kötülük yapan insanla benzer bir seviyeye inmiş olduğun gerçeğiyle yaşamak zorunda kalacaksın. Ne gerek var?
0
salihdt
(07.07.24)
Ben buradakilerin aksine intikam alınması taraftarıyım. Aldatılanlara hep denir bişey deme şöyle yapma bunu yapma. Kendi başına gelmediği için rahat rahat konuşur. hiçbir insan evladı haketmez bu durumu. Eğer seni rahatlatıcaksa şimdiki sevgilisine fake hesaptan yaz kanıtlarıyla beraber. Çevrene de söyle o beni aldattı diye. İnsanlarda utanma da kalmamış hem aldatıryor hemde üste çıkıyor.
0
komando kani var bende
(07.07.24)
Sizi aldatan ve terk eden kişi sizin duygularınızı önemsemiyor. Siz gidip içinizi döktüğünüzde veya sitem ettiğinizde bu istediğiniz etkiyi uyandıramıyor. Çok acı ancak her insan kafasında kendini haklı görmeye eğilimli.

Hatta sizin bir şeyler yapmanız onların kendi aralarında "Ne garip insan, boşver üzme sen kendini" muhabbetlerinin dönüp daha çok yakınlaşmalarına vesile bile olabilir. İlahi adalet yok ne yazık ki. Siz de o can havliyle anlattığınız şeyin bu kişide hiçbir etkiye yol açmadığını gördüğünüzde öncekinden daha derin yaralanabilirsiniz. Hiçbir şeye çare değil yani bu gidip konuşma olayı.

İntikam da böyle, zaten harap haldeyim diyorsunuz kalan son ateşinizle gidip onların ilişkilerini harlamış olursunuz. Bırakın zarar vermeyi, faydanız dokunur. Dünya böyle ne yazık ki @sorularimicinfeykhesap.

Ancak bu kişiye tepki vermediğinizde egosunun devreye girip kendi kafasında kendisiyle boğuşma ihtimali çok daha yüksek. Bunu idrak ettiğinizde fenafillaha eriyorsunuz. Aldatılmak çok kötü, ancak karşınızdaki insanın artık sizden kopmuş ve sizi yabancı biri yerine koyduğunu idrak etmek daha kötü. Buna emin olun. Kendiniz için bu meseleyi burada kapatıp hayatınıza devam etmek en doğrusu, zor evet ama orta vadede en faydalısı.
0
akhenaten
(07.07.24)
Kız arkadaşım aldatırsa sorun etmem, hayat yolunda devam etsin, şükürler olsun rabbim bana nasip etmedin derim.

Karım aldatırsa ne yaparım bilemiyorum, onur çok önem verdiğim bir konu.
0
numlock
(07.07.24)
hiçbir şey yapmamalı değilsin. kendine odaklanıp iyileşmeye bakacaksın.

karşı tarafa bir şey yapamazsın. duygusal olarak haksızlığa kapılma hissi doğal olarak ağır basıyor, sorguluyorsun, cevap istiyorsun ama gerçekçi düşünürsen bunun makul olmadığını fark edersin.

sana değer vermemiş. aldatmış. neyi konuşacaksın? ya da ne istiyorsun mesela, manevi tazminat davası mı açacaksın? türkiye'de eğer nikahın, devlet nezdinde kabul görmüş bir bağın yoksa legal olarak hiçbir şey yapamazsın. e diğer türlü de manası yok.

kulağa çok adaletsiz geliyor evet ama bir kişi istemiyorum diyorsa en fazla sebebini sorup arkadaşça, insanca vedalaşmayı umabilirsin.

yok zorlayacağım dersen şikayet edebilir, dozunu kaçırırsan uzaklaştırma kararı çıkarttırabilir, arkadaşlarına ya da amcalarına dövdürtebilir vs...

neredeyse dört yıl oldu ben hala eski sevgilimi çok özlüyorum. artık istemiyorum, heyecanımı kaybettim, bitsin dedi. konuştuk. olmadı. Ben çok duygusal bir insanım, sana bir süre yazabilir miyim, okuyup okumaman önemli değil dedim. tamam dedi. aklıma geldikçe yazdım ama hakaret filan asla yoktu, sadece içimi döktüm, bir nevi terapi oldu baba.

öyle öyle zamanla azalttım. zaten hiçbir şekilde iletişimimiz yoktu o süreçte. bitti gitti.

keşke ayrılmasaydık. çok seviyordum. ama kız gitti yani abi ne yapacaksın. çok ağladım, ilaca başlamam gerekti, hala iki tek atsam zırlarım. ama sen söyle şimdi ne yapmam lazım sence? çıkaracağım ders varsa çıkarıp önüme bakmam, kendimi iyileştirmem, hayatıma devam etmem daha iyi değil mi? kızın kapısına dayanıp NEDEN desem ne değişecek? "ananın şeyinden" diyecek. manası yok.

insan ilk terk edilmesi, aldatılmasıyla geç yaşta karşılaşınca daha çok zorlanıyor herhalde. halbuki dünyada kimsenin bize iyi davranacağının garantisi yok. millet yolda yürüyen adamı tak diye bıçaklayıp öldürüyor yahu. duygusal ilişkide aldatıldın diye ne olmuş. ağlayıp zırlayacaksın, depresyona gireceksin, çıkacaksın.

dediğim gibi üzücü yani ama dünyada bunun önüne geçebilecek bir mekanizma yok. el oğlunun deyişiyle it is what it is.
0
mark greg sputnik
(07.07.24)
Senin duyuruyu okuduğumda bile kalbim nasıl ağrıdı var ya. Geçmiyor ne yazık ki hemencecik.
Gidip hesap sormak ona değer vermektir. Niye değer veresin ki?
Psikolog nedenini sormak size ne kazandıracak onu geri mi getirecek demişti bana.
Sizi iyi hatırlasın seneler sonra elbet dank edecek yaptığı sızlasın burnunun direği. Beni sen kaybettin modunda olun. Kendinize iyi gelecek şeyler yapın mutlu olmaya odaklanın.
0
Aydan Dustum
(07.07.24)
kendisine başka bir yol çizmiş biriyle gidip konuşmak anlamsız.

konuşulmaya değer biri olsa, yaptığından utanacak olsa aldatmazdı zaten.

gidip konuşursan kaleden top çıkarmaya çalışan defans oyuncusu gibi olursun. golu yemişsin ama hâlâ çırpınıyorsun gibi.

tamamen kendine odaklanmalısın. bu süreçte onu çatlatacağım diye düşünerek yanlış şeyler yapmamanı öneririm.

en büyük ceza onu kafandan tamamen silmek ve bir daha asla iletişim kurmamak.
0
tabudeviren
(07.07.24)
Burada galiba gabe h coud yazmıştı, "en güzel intikam hayatını güzel yaşamak" gibi bir şeydi. Çok doğru bir söz. Size de bunu tavsiye ederim.

Doğum gününde atarlı notu olan çiçek yollamak vs. bunlar sizin işinize yarayacak hareketler değil.

Size bu kötülüğü yapmış birisinin üzerini çizip hayatınızı güzel yaşamaya odaklanmak en doğrusu bence.
0
pispinti
(07.07.24)
Psikopat gibi evini, iş yerini, ailesinin evini basmadığın ya da sapık gibi sabah akşam konuşmaya ve ulaşmaya çalışmadığın sürece tabii ki karşı tarafa konuşmak istediğini iletebilirsin. İlettiğinde karşı taraf istemiyorsa taciz edemezsin ama bunlar zaten normal iletişim kuralları.

Bunun dışında yukarıdakilere katılıyorum. Konuşmanın hiçbir faydası olmayacak. Zaten aldatanı haklı çıkaracak hiçbir konu yok. Konuştuğunda öğrendiğin sana hiçbir faydası olmayacak. Aldatıldıktan sonra üstüne WhatsApp mesajı ile terk edildiysen, senin söylediğin hiçbir şey onun umurunda olmayacak. Belki de "ne yapışkanmış, buna aylarımı/yıllarımı nasıl verdim?" diyerek, aldatmayı kendince haklı bile çıkaracak. Sen de kendini kudurtup kafayı taktığınla kalacaksın.

Bütün bu tavsiyelerin altında aldatılan ilk ve tek insanın sen olmaman ve insanların hem kendilerinden hem de çevrelerinden gözlemlediği kadarıyla süreci en hızlı ve rahat yolla atlatma yöntemi olarak görülen konu başlıkları var. Anlaşarak ya da denk gelip konuşulabilirse ve içtekiler dökülürse rahatlarsın tabii. Süreç uzar ve kovalarsan faydalı herhangi bir yere varma ihtimali aşırı düşük.
0
nawar
(07.07.24)
hem aldatıldın hemde kendini haklı çıkaran argümanlar üretiyor sen birşeyler dedikçe kendi suçluluk duygusunu törpüleyecek seni araç olarak kullanacak bu sebeple hiç harekette bulunmaman senin için daha faydalı olur. olan olmuş artık önüne bak..
0
basond
(07.07.24)
(5)

Apple watch dışında akıllı saat önerisi

hops
Neyi tavsiye edersiniz? Tipi güzel olsun, şarjı iyi gitsin yeter. Bildirim vs daha çok benim olayım, spor değil. Zaten spor uygulamaları her şeyi hallediyor. Telefonum Samsung, Samsungdan mı alayım saati de sizce?
Neyi tavsiye edersiniz? Tipi güzel olsun, şarjı iyi gitsin yeter. Bildirim vs daha çok benim olayım, spor değil. Zaten spor uygulamaları her şeyi hallediyor. Telefonum Samsung, Samsungdan mı alayım saati de sizce?
0
hops
(04.07.24)
telefon samsung ise saati de samsung alırdım ben olsam. zaten apple watch iphone dışında çalışmaz.
0
orient blue
(04.07.24)
Tamam hangisi iyi :d appleda takibi kolay, en son çıkan en iyi oluyor. Android olunca o iş öyle olmuyor mesela.
0
🌸hops
(04.07.24)
Aşağı yukarı bütün Galaxy Watchlarda aynı özellikler var, piyasada hala sıfırı bulunanlar içinde 4 en eskisi ve ucuzu ama pil performansı baya kötü. Yakında 7 çıkacak, eğer bütçe sıkıntısı yoksa onu bekleyebilirsiniz. Yoksa ben olsam 5 alır geçerdim.
0
salihdt
(04.07.24)
consumer.huawei.com

huawei çok iyi. erkek modelin kahverengi deri kayış olanı aldım. tipi güzel şarjı da çok uzun gidiyor.
kadın modelleri de çok güzel bu arada.
samsung da araştırdım saat güzel ama şarjı 1 gün bile gitmiyor dendiği için huawei aldım çok memnunum.
0
surprise
(04.07.24)
huawei gt2 kullanıyorum yıllardır, hala şarjı 7-8 gün gidiyor. tavsiye ederim.
0
mustafakesekci
(04.07.24)
(1)

Linkedin aramalarında görünür olmak için

inside story
Linkedin'de daha aktif olmak gerekir mi? Biraz daha açıklayıcı olursam; iş arama sürecindeyim ve bir sürü başvuru gönderiyorum fakat başvuru gönderip ana sayfada kaydırmak harici paylaşım yapmıyorum, yorum yazmıyorum, nadiren beğeni atıyorum. bu şekilde linkedin kullanıyor olmam beni işe alımcıların
Linkedin'de daha aktif olmak gerekir mi?

Biraz daha açıklayıcı olursam; iş arama sürecindeyim ve bir sürü başvuru gönderiyorum fakat başvuru gönderip ana sayfada kaydırmak harici paylaşım yapmıyorum, yorum yazmıyorum, nadiren beğeni atıyorum.

bu şekilde linkedin kullanıyor olmam beni işe alımcıların yaptığı aramalarda geriye atar mı?
0
inside story
(01.07.24)
O konuda sanırım LinkedIn Premium baya bir işe yarıyor. Eğer daha önce kullanmadıysanız bir ay ücretsiz yanlış hatırlamıyorsam. Başvurularda da üste atıyor sanırım. Açıkçası postlardaki anahtar kelimeler aramalarda öne çıkmayı sağlıyor mu bilmiyorum ama çok mantıklı gelmiyor. Muhtemelen profilin içeriği; şu anki pozisyon, önceki pozisyonlar, pozisyonlarda geçen anahtar kelimeler, projeler, vb. daha önemlidir.
0
salihdt
(02.07.24)
(9)

Halk sokağa inip göçmenlere rahat vermezse ne olur?

ananiyimioguz
Kayseri'de yaşanan olayın ülke genelinde yapıldığını düşünün.Bu insanlar barınamayıp ülkelerine veya kaçak yollarla başka ülkelere gittiklerinde, abd ve avrupanın planları suya düşerse ne olur?Normalde hükümete paralar yağdırıp istediklerini yaptırıyorlar.Fakat halk, istemedikleri şeyi yaparsa buna
Kayseri'de yaşanan olayın ülke genelinde yapıldığını düşünün.

Bu insanlar barınamayıp ülkelerine veya kaçak yollarla başka ülkelere gittiklerinde, abd ve avrupanın planları suya düşerse ne olur?

Normalde hükümete paralar yağdırıp istediklerini yaptırıyorlar.

Fakat halk, istemedikleri şeyi yaparsa buna nasıl engel olabilirler?
0
ananiyimioguz
(01.07.24)
Halk bastırılır ve her şey eski haline döner.

Halk çok ısrarcı olursa hükümet istifa etmek durumunda kalır. Yeni hükümet göstermelik bir şeyler yapar. Yeni gelişleri tıkar. Yeni anlaşmaları yapmaz dolayısıyla ülke göçmen cenneti olmaktan çıkar. Geri dönebilenler geri döner, diğerleri başka ülkelere kaçmaya çalışır. Kaçamayanlar siner ve asimile olur.

İkinci paragrafta yazdıklarım projeye aykırı olduğu için ihtimal dışı gibi görünüyor.

Proje = BOP
0
Mirket
(01.07.24)
Göçmenler bir yere gitmez örgütlenip karşı saldırıya geçebilir maalesef
0
basond
(01.07.24)
Öncelikle pogrom olur, bir sürü sığınmacı ölür, muhtemelen sığınmacıların elleri armut toplamayacağı için bir çok Türk vatandaşı da ölür, kolluk kuvvetleri yoğun bir şekilde şiddet kullanarak olayları önlemeye çalışır... Muhtemelen "X-Y Temmuz olayları" gibi bizden sonraki jenerasyonlara aktaracak nurtopu gibi bir utancımız olur. Yıllar boyu "Ama onlar da taciz ettiler, öldürdüler", "Yok onlar kendilerini savunuyorlardı, aslında öyle bişey de olmamış" gibi at izinin it izine karıştığı tartışmalar görürüz.
0
salihdt
(01.07.24)
normal bir ülkede, hükumet güvenlik güçlerini sahaya sürer, itidal çağrısı falan yapar, sonra olağanüstü hal ilan eder, başa çıkamazsa erken seçim kararı alır, göçmen karşıtı muhalefet partileri seçimlerde büyük başarı gösterir.

türkiye'de ise gösterilere katılanlar, vatan haini, devlet düşmanı ilan edilir. devletin polisinin, jandarmasının çağrısına uymayıp eylemlere devam edilenler cadı ilan edilir. halk da devlet karşıtı görünmemek için geri çekilir. sonra milletin gazını alıcı göstermelik iki üç karar alınır.

aynı tas aynı hamam devam eder. bir sonraki seçimlerde de halk akp yi cezalandırmak isterse tepki olarak mhp'ye oy verir:))
0
wilhelmwasmuss
(01.07.24)
Yaptırmazlar. Ya PKK bayrağı sıkıştırırlar araya ya bir PKK saldırısı olur ya da camiye/islama yönelik bir şey yaşanır. Fahrettin yine başı açık ve dekolteli kadon fotoğraflı profillerden bir şeyler sallar. Toplananlar biz böyle değiliz demek için anında dağılır.

Göçmenler buradan kaçmaya başlar, Avrupa ve ABD 'ye akın ederlerse süper olur. Beter olsun hümanist ve liberal rolü yapıp sapına kadar ırkçı olan iki yüzlü Avrupa çomarları.
0
nawar
(01.07.24)
pogrom, 6-7 eylül tarzı şeyler olmaz. olaylar ciddileşirse hükümet gönderme yönünde aksiyon almak zorunda kalır. eğer olaylar artarsa ve hiçbir aksiyon olmazsa hükümetin oyları düşer. bkz avrupa.
0
paintov
(01.07.24)
madımak, maraş katliamı, 6-7 eylül olayları gibi haberler normalleşir.

ama bu halk, seçtikleri hükümetçe suriyelilerin evlerine bomba düşürüp şimdi de taciz tecavüz olaylarına sığınarak diri diri insan yakma derdinde olan bir halk.
madımakta yakarken nasıl rahatlarsa yine rahatlar.
30 günde 60dan fazla kadın cinayeti işleyen bir halk.
türk tarikatçılar tarafından 40 küsür çocuğun tecavüze uğramasına yarım saniye takılmayan halk.
suriyelileri öz savunmaya çekmelerini sağlarlar en fazla.
0
patronaj1
(01.07.24)
"abd ve avrupanın planları suya düşerse ne olur?"

suya düşme ihtimali çok düşük. Bu insanlar kalırsa Türkiye'nin yapısı değişmiş oluyor --> win.

bu insanlar göndermeye çalışılırsa ve çok temiz(hukuki) yapılmazsa mesela dünkü gibi olaylar olursa o iş büyüyüp yeni bi terör, iç savaş vb. çatışmaları artırabilir. Öyle bi karışıklık da batının işine gelebilir. 2010'larda Arap Baharının son aşamalarında Türkiye var deniyordu, aha al sana işte.

Ancak çok bilgili 'monşerler' uluslararası ilişkileri çok iyi yönetip, batının da sağcılaşmasını kullanıp insanları çok legal şekilde ülkeden gönderirse öyle tertemiz çözülebilir. Bence Avrupa'nın göçmen düşmanı olması tam kullanılacak durum. Ama Türkiye'yi tanıyorsam (bişeyler değişmezse) onlar yine içlerindeki herkesi bize göndermeye devam eder biz de kabul ederiz.

Bu arada çok basit hamleler yapılabilir aslında. Sağlık sistemini kullanmaları için GSS ödesinler, vergi vermeyen direkt büyük para cezası->ödemezse sınırdışı gibi sert şeyler olsun kurala uymayan gönderilsin. Batı böyle yapıyor. Halihazırda Türk vatandaşı olanlar için bişey yapılabilir mi bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(01.07.24)
Bak sorunun tam cevabi, olmusu var burada:

eksisozluk.com
0
Yourcousinmarvinberry
(01.07.24)
(4)

Sözlük devri kapanıyor mu artık?

komando kani var bende
Önce instela yani itüsözlük kapandı şimdide incisözlük kapandı. galiba yakında uludağsözlükte kapanır. Sözlük devri kapanıyor mu artık? Z kuşağı sözlükleri pek umursamıyor zannedersem. İlerde ekşisözlük'te kapanır mı?
Önce instela yani itüsözlük kapandı şimdide incisözlük kapandı. galiba yakında uludağsözlükte kapanır. Sözlük devri kapanıyor mu artık? Z kuşağı sözlükleri pek umursamıyor zannedersem. İlerde ekşisözlük'te kapanır mı?
0
komando kani var bende
(30.06.24)
23 yaşındayım. En Az 10 senedir sözlük ortamındayım. Türlü türlü sözlüklerde bulundum ve şunu söyleyebilirim ki sözlük devri kapandı. Sosyal medya işlevi değişti artık. İnci sozluk ne ise roblox odur.. 10 sene sonra çok farklı formatlar göreceğiz
0
olsun demekte zor artik
(30.06.24)
sözlük mü kaldı yaw. millet günlük gibi kullanıyor sözlüğü. adam gelmiş başlığa "hiç sevmediğim şarkı" yazıyor mesela. kimin s*kinde senin sevip sevmemen... ne mizah var ne bilgi. zaman geçiriyoruz işte...
0
her giriste sifresini unutan adam
(01.07.24)
Diğer sözlükleri hiç takip etmedim ama ekşisözlük bence öleli çok uzun zaman oldu. Futbol ve siyaset magazini üzerinden insanların birbirlerine küfrettikleri bir yer haline geldi çok büyük oranda. Bu gidişle ekşisözlük kapanmaz, kapatılır.

eksisozluk.com
eksisozluk.com
0
10551037
(01.07.24)
Sözlük, sözlük olarak biteli çok oldu bence de. Mevcut hali daha çok X - Twitter benzeri bir sosyal blog sitesi. Açıkçası mevcut dönemde de bu formatın gidebileceği çok bir yer de yok. Yani X bile dünya gündeminin belirlendiği yer olmasına rağmen kendi formatını paraya çevirmekte zorlanıp duruyor; bu yüzden sürekli özellik eklemeye çalışıyorlar... Sözlük de bence biraz bu nedenlerle profil kısmını geliştirdi, imaj ekleme özelliği geldi, vb. Belki bir noktada video işine bile girerler ya da ne bileyim profiller, takip ettiklerim vb. daha ön plana çıkar böylelikle herkesin karman çorman takıldığı başlıklar yerine her başlıkta sadece sizin ilgileneceğiniz entryler gösterilir falan...

Neticede sözlük muhtemelen Türkiye'deki statüsü sayesinde hala karlıdır ama karlılığın yıllar içerisinde aşağı gitmesi yukarı gitmesinden daha kolay gözüküyor. Yıllar sonra bir gün "Ekşi Sözlük Kapanıyor - Artan server maliyetleri ve düşen gelirler nedeniyle internet efsanesi Ekşi Sözlük kapanıyor" diye bir başlık görürüz illa.
0
salihdt
(01.07.24)
(2)

usa etf i sp500'ü nasil gecebiliyor

robert bosch
günaydin dostlar,sp500 haziran 1 yillik getiri 22.7%.iShares MSCI USA UCITS ETF (Acc) ISIN:IE00B52SFT06bunun getirisi yine yillik 29.82%(kaynak:https://www.justetf.com/de/etf-profile.html?isin=IE00B52SFT06#chart)bu nasil olabiliyor? eur dolarda da yillik 1.82% usd yükselmis. e geri kalan 5% lik fark
günaydin dostlar,

sp500 haziran 1 yillik getiri 22.7%.
iShares MSCI USA UCITS ETF (Acc) ISIN:IE00B52SFT06
bunun getirisi yine yillik 29.82%
(kaynak:www.justetf.com

bu nasil olabiliyor? eur dolarda da yillik 1.82% usd yükselmis. e geri kalan 5% lik fark nereden geliyor?
0
robert bosch
(30.06.24)
Yanlış ETFe bakmadıysam, direkt olarak endekse yatırım yapmıyor. %90 endeks kağıtlarından seçilenlere, %10 diğer diyor. ve yılda 4 kez de tuttukları kağıtlarda değişiklik yapıyorlarmış.

ETFlerle fonların ismi yanıltıcı olabiliyor. İsimden sonra bir de içeriğine bakmak lazım.

Mesela bizde ZGOLD var. Adı Gold kendisi kira sertifikası

www.ziraatportfoy.com.tr
0
Mirket
(30.06.24)
Yanlış görmüyorsam MSCI içinde 600 farklı hisse olan farklı bir ETF, SP500'ü takip etmiyor yani, dolayısıyla daha az ya da daha fazla getirmesi normal.
0
salihdt
(30.06.24)
(7)

Hava Parası

the feel good
Sizce devir alınacak bir işletmeyle alakalı hava parası ödemek ne ölçüde mantıklı?
Sizce devir alınacak bir işletmeyle alakalı hava parası ödemek ne ölçüde mantıklı?
0
the feel good
(25.06.24)
istanbul'da iyi yerlerde normalleşmiş bişey artık. çıkıp devredince de siz alacaksınız. konum önemli tabi
0
avatar is back
(25.06.24)
adam bunca yıldır işletip müşterinin ayağını alıştırdığı, belli bir isim/itibar yaptığı, tanınmış işletmesini niye sadece emlak parasına devretsin ki?
0
kibritsuyu
(25.06.24)
ödeyeceğin hava parasının, devir alacağın yerin hazır marka değeri ve müşteri potansiyelinden küçük olduğu ölçüde mantıklı.
0
hrskrs
(25.06.24)
Devraldıgınız işletmeyle aynı iş yapılacaksa yapacak bir şey yok. Verilecek para. Fakat örnegin Lokanta olan bir yeri alıp kuaför açacaksız mantıksız
0
limonlu eksi
(25.06.24)
İşleyen bir düzeneği devir alacaksanız eğer elbette karşılığında para vereceksiniz. O kısmın mantıklı olup olmadığını tartışmak bile saçma.
Önemli olan işletmenin ne getirdiği. Talep edilen devir ücreti işletmenin kaç senelik net karına tekabül ediyor? Aynı seviyede devam ettiği senaryoda yatırımınızı ne kadar sürede amorti edebileceğinize bakıp, istenen devir ücretinin ne kadar makul olduğunu değerlendirirsiniz.
0
cay koy geliyorum
(26.06.24)
Mantiksiz demiyorum ama ben odememeyi veya makul bir rakam odemeyi tercih ederdim. Sonucta yuruyen sistemi alip onu da batirabilirim. Tabii icerideki ekipmanlar icin vs odeme yapilabilir. Bir de bu konularda nedense hep "dukkani cakacak keriz ariyorlar" hissi geliyor.
0
mbond
(26.06.24)
Bir işletme çeşitli sebeplerden el değiştiriyor olabilir, o noktada fizibilite yapmak size kalıyor. Bunlar görece büyük tutarlı yatırımlar o yüzden mutlaka iyice araştırma yapın; mesela kafe için konuşuyorsak sosyal medyada aratın; adı saçma sapan olaylara karışmış mı, etraftaki esnafla konuşun; ne düşünüyorlar, arkadaşlarınızı gönderin gidip biraz zaman geçirip müşteri kitlesine falan baksınlar, mümkünse anlayan biriyle ekipmanı kontrol edin, kaliteli mi, bakıma ihtiyacı var mı, devlet idareleriyle bir sorunu, ödenmemiş borcu, davası vb. var mı...

Hava parası da adı itibariyle kulağa saçma geliyor ama öyle değil, sonuçta koca koca şirketler de defterdeki değerlerinin üstünde satılıyorlar ve aradaki fark "goodwill" diye geçiyor.
0
salihdt
(26.06.24)
(6)

kokan bardaklar

biseysorcaktim
bulaşık makinesinden çıkınca kokuyor bazen.makinede koku yapacak bir şey yok, arada bi temizliyorum. her bardak kokmuyor. finish quantum üçlü gibi bir şey kullanıyorum. temiz ve parlak oluyorlar.bazen deterjanlı kalmış gibi hissediyorum, bazense kokuyor gibi.açıkçası doğrudan makine ile mi ilgili, y
bulaşık makinesinden çıkınca kokuyor bazen.
makinede koku yapacak bir şey yok, arada bi temizliyorum. her bardak kokmuyor. finish quantum üçlü gibi bir şey kullanıyorum. temiz ve parlak oluyorlar.

bazen deterjanlı kalmış gibi hissediyorum, bazense kokuyor gibi.

açıkçası doğrudan makine ile mi ilgili, yoksa elde yıkayınca da mı oluyor seçemiyorum.

bardakları camlı rafa ağızları yukarı gelecek şekilde diziyorum, hava alsınlar diye.

ne yapmalı böyle durumlarda?
0
biseysorcaktim
(20.06.24)
2-3 ayda bir makine temizleyici kullan.
Filtreyi de sık sık temizle.

www.trendyol.com
0
Mirket
(20.06.24)
Bulaşık makineleri önce bir kısa cycle yapıp kaba yemek artıklarını temizliyor, sonra asıl yıkama kısmına geçiyor. Aslında makinelerde hem ilk aşama için hem de ikinci aşama için deterjan koyma bölümleri var ama artık kapsüller çıktığı için birinci bölümde deterjan kullanılmıyor, bu da bazen bulaşıkların yeterince temizlenmemesine sebep oluyor. Makineyi çalıştırmadan önce içine biraz normal bulaşık deterjanı koyarsanız yıkama performansı artacaktır.

Edit: Bir de yumurta artığı varsa baya kokutuyor, ona dikkat edebilirsiniz.
0
salihdt
(20.06.24)
filtredir muhtemelen.
0
icim urperiyor
(20.06.24)
filtre kesin kirlidir. ayrica su sicakligi dusuk olunca da koku yapabiliyor filtre cok temiz degilse.
0
bohr atom modeli
(20.06.24)
Geçen bardaklarınız yumurta kokuyorsa , şurayı temizleyin diye bir video görmüştüm , ( böyle tanımlıyorlar sanırım kokuyu )
Böyle bir aratırsan işine yarayabilecek sonuç çıkar sanırım .
0
dunyatuhaf
(20.06.24)
normal bulasik deterjanini makineye koyacaksaniz dikkatli olun: normal bulasik deterjani makineye konanlara gore daha cok kopuruyor, makina bu kopugu temizleyemezse suyunu bosaltamiyor, (her modelde olmayabilir). kopugu sonumleyen sey yag, o yuzden bulasiklarinizin epey yagli oldugundan emin olun, basiniza is acilmasin sonra.

alternatif olarak sunalri deneyebilirsiniz:

1 - filtrenizi duzenli temizleyin
2 - makinanizi arada bir yuksek sicakliktaki programda calistirin, ici temizlensin.
3 - icine sirke atip calistirin
4 - program bittikten sonra kapagini acin, bulasiklar icinde havasiz beklemesin.
0
taurina
(20.06.24)
(2)

George Soros nasıl tüm devletlerin nefret fantezisine dönüştü?

winston insani
Merhabalar,Bu adam nasıl oldu da tüm devletlerin ulusal nefret objesine dönüştü? Tek bir olay mı oldu yoksa birden fazla olayın birleşmesi mi?
Merhabalar,

Bu adam nasıl oldu da tüm devletlerin ulusal nefret objesine dönüştü? Tek bir olay mı oldu yoksa birden fazla olayın birleşmesi mi?
0
winston insani
(19.06.24)
Şurada geçenlerde izlediğim güzel bir video var: www.youtube.com

Özetle; adam yahudi, piyasada spekülasyon yaparak (Özellikle AB'nin Euro'ya geçişi sırasında İngiliz poundu için) deli gibi para kazanıyor, Açık Toplum fikrini savunup bir sürü ülkede bir sürü hareketi destekliyor. Bu aralar 90larda Amerika'da hakkında ufak ufak komplo teorileri çıkmaya başlıyor. Bu sıralarda solcular da "Bu adam sol görüşlü gazetecilere para dağıtarak sol hareketi satın almaya çalışıyor" falan diyorlar. Bu aralarda Geroge W Bush'un karşısındaki adaya başkanlık seçiminde 15 milyon dolar yardım yapınca bu sefer de sağcılar hakkında atıp tutmaya başlıyor...
0
salihdt
(20.06.24)
global ölçekte offshore yani kayıdı tutulmayan parayı yönetebilen bir kişi bu eleman ki muhtemelen bu para piyasada dönen paranın bir kaç katı.

bu finansı bir anda bir ülkeye sokar bir kaç yılda da 5-6 katını talep edersen, herkes senden nefret eder.
0
duyurukullanıcısı
(20.06.24)
(11)

Turkiyede istanbulun disindaki illerde de herkes dolandiricimi acaba?

Zetnikov
Arkadaslar merak ediyorum. İstanbulda yasiyorum. kime selam versem dolandirici olmus. Bir tane uc kagit yapmadan bisey satan adam gormek nasip olmadi uzun suredir.Merak ettigim soru şu, sadece istanbul mu boyle yoksa Tr nin heryerimi artik boyle? Siz ne dusunuyorsunuz?
Arkadaslar merak ediyorum. İstanbulda yasiyorum. kime selam versem dolandirici olmus. Bir tane uc kagit yapmadan bisey satan adam gormek nasip olmadi uzun suredir.

Merak ettigim soru şu, sadece istanbul mu boyle yoksa Tr nin heryerimi artik boyle? Siz ne dusunuyorsunuz?
0
Zetnikov
(17.06.24)
Normalde de çok etik - ahlak anlayışı olan bir esnaf kültürümüz yoktu zaten. Enflasyonist ortam herkesi daha da "Herkes tuttuğunu öper" moduna soktu.
0
salihdt
(17.06.24)
Bir büyüğümüzün 'Benim memurum geçinmenin bir yolunu bulur.' dediği günden bu yana bu ülkede hiçbir şey eskisi gibi olmadı.
0
Mirket
(17.06.24)
İstanbul'da daha yaygın diyelim fakat Türkiye'de insanlar şaşırmış durumda toplum çok kötü durumda hiç bir ahlak etik yok neredeyse para için her şey yapılır olmuş durumda. Konu ahlaki yozlaşma ekonomik sorunların ahlaki yozlamada payı olsa da bir yere kadar. Türkye'den çok kötü durumda olan insanların Türkiye'de ki asgari ücretin dörtte biri oranında maaş aldığı ülkelerde bu ahlaksızlık fırsatçılık yalan dolan yok. Dizilerde sosyal medyada sürekli insanlara ahlaksızlık aldatma yalan dolan sahtekarlık kolay yoldan para kazandırma pompalanıyor. Netice ortada. Tesadüf değil toplum mühendisliği.
0
doharkoman
(17.06.24)
Para bulmak şu ortamda herkes için kolay değil. Hak arayabileceğin kurumsal büyük mağazalardan alışveriş yap. Referansı olmayan birine iş yaptırma. İşi tamamlamadan para verme. Fiyat sormadan hizmet alma. Hizmeti beğenmediysen tekrar yaptır öyle parasını ver.
0
ferenc
(17.06.24)
Ankara öyle değil. Dolandırıcı çok daha az.
0
muhayyer divan
(17.06.24)
anlatamıyorum + 1
0
alfired
(17.06.24)
Doharkoman +1

Yozlaşmışlık ülkenin her yerini sarmış durumda.Ben bu durumun başka ülke ve milletleri aşağılamanın ilahi bir sonucu olduğunu düşünüyorum. Aşırı da kibir var. Sorsan herkes kötü biz iyiyiz.
0
hebanon
(17.06.24)
Herkes demeyelim de epey artmış dolandırıcılar diyelim :(((
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(17.06.24)
Çok ucuz ürünlerde ve çok cazip fırsatlarda her zaman dolandırıcı ihtimali çok yüksektir. Ben çok denk gelmiyorum dolandırıcıya İstanbul'da değilim ama orada da denk gelmemiştim uzun süre.
0
enteg
(18.06.24)
Anadolu'da çok saf yani saf demeyeyim temiz yürekli insanda var ama sayısı fazla değil. İstanbul kadar yoktur ama hala vardır.
0
komando kani var bende
(18.06.24)
Memlekete geldim mersine. Bilenler bilir çok meşhur bir dondurmacı vardır 52. Katın orda. Özkaymak. Bir top dondurmayı 10 liraya satıyorlar. İstanbul'da sikimsonik yerlerde 50-60 lira.

İstanbul türkiyenin çöplüğü olmuş. Anadoluda hala temiz insanlar temiz işletmeler mevcut.
0
birmilyonunvarmi
(18.06.24)
(3)

geolocation nasıl paylaşırım?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
aslında aradığım şey bir nevi whatsapp'tan canlı konum atmak gibi bir şey ama bunu dağlara çıktığımda yapacağım için iki ön koşul var. 1. çok şarj çekmemeli.2.belli aralıklarla otomatik olarak konumunmu önceden belirlediğim kişilerle paylaşmalı. nasıl yapabilirim?
aslında aradığım şey bir nevi whatsapp'tan canlı konum atmak gibi bir şey ama bunu dağlara çıktığımda yapacağım için iki ön koşul var.
1. çok şarj çekmemeli.
2.belli aralıklarla otomatik olarak konumunmu önceden belirlediğim kişilerle paylaşmalı.

nasıl yapabilirim?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.06.24)
Denemedim ama "If this then that (ifttt)" bunu çeşitli şekillerde yapabiliyor olsa gerek.

ifttt.com
0
salihdt
(16.06.24)
Ayrı bir GPS cihazı almak dışında çözüm yok. Eğer telefon yerinizi tam saptayamazsa pilin %40'ını harcar. Dağlarda tepelerde çekim düşeceği için çare bulamazsınız.

Ekstra cihaz olarak Alcatel MoveTracker saatini tavsiye ederim. Kaç dakikada bir raporlamasını istediğinizi ayatliyorsunuz. Bir şarj ile 3 gün rahatlıkla çalışıyor (dakikada bir raporladığı zaman). Şu anda nereden satın alınabilir bilmiyorum, bakmanız lazım.
0
alfired
(16.06.24)
telefonlar pil tuketimini azaltmak icin sehir icinde farkli konum belirleme teknikleri kullaniyorlar. ornegin wifi veya gsm uzerinden konum belirlemek gibi. eger konum bunlarla belirlenemiyorsa gps uzerinden konum belirlenmeye calisiliyor ki bu digerlerine gore cok daha fazla enerji tuketen bir yontem.

daga ciktiginizda cogunlukla gps uzerinden konum belirlenecegi icin telefonunuzun sarji cok daha hizli tukenecektir.

ayrica telefonlar zayif sinyal aldigi yerlerde daha sık konum belirlemeye yapmaya calisacaktir. ayni sekilde gsm sinyalide zayif olunca daha sık sinyal alip vermeye calisacaktir. bu da pil enerji tuketiminizi katlayacaktir.

o nedenle @alfired dedigi gibi ekstra cihaz.
0
emrahday
(16.06.24)
(2)

kk gecikme faizi hesaplama

yetkili birine benzeyen abi
son ödeme tarihini unutup 1 gün sonra ödedim tüm borcumu.borç 34 bin. ne kadar faiz gelir? internette bir hesap yaptım. %4,55 diyor ama bu oran çok fazla değil mi? 1300 lira gibi bir faiz oluyor. tam olarak ne kadar faiz işler? hesap burada https://hizliresim.com/r6mah7q
son ödeme tarihini unutup 1 gün sonra ödedim tüm borcumu.

borç 34 bin. ne kadar faiz gelir? internette bir hesap yaptım. %4,55 diyor ama bu oran çok fazla değil mi? 1300 lira gibi bir faiz oluyor. tam olarak ne kadar faiz işler?

hesap burada hizliresim.com
0
yetkili birine benzeyen abi
(15.06.24)
Bir gün geç ödediyseniz hiç faiz işlemeyebilir, bir çok bankanın 1 günlük bir ek süresi oluyordu eskiden... Ancak normalde 1 gün gecikmeli öderseniz asgari ödeme tutarına 11 günlük gecikme faizi, kalan tutara da yine 11 günlük alışveriş faizi ödüyorsunuz zira faiz son ödeme tarihinden değil hesap kesim tarihinden hesaplanıyor.

Edit: Daha sonra denk gelip okuyanlar için, duyuruyu açan arkadaşla yazışmaya istinaden. Gecikme faizi hesap kesiminden değil son ödeme tarihinden itibaren, borcun asgari tutarın üstündeki ödenmeyen kısmına hesaplanıyor gibi gözüküyor. Yani yukarıdaki durum için 11 günlük alışveriş faizi toplam borca, 1 günlük de gecikme faizi asgari tutarın üstündeki kalan tutara işliyor.
0
salihdt
(15.06.24)
4,55 gecikme faizi
567 lira gibi bir şey yapıyor 1 gün için, 11 günlük.
0
Mirket
(15.06.24)
(4)

Temu'dan alışveriş yapılır mı?

michael_knight
Temu'dan alışveriş yapmaktan bahsediyor herkes.Bu site neden popüler oldu?Alışveriş yapılır mı ve nelere dikkat etmek gerek?
Temu'dan alışveriş yapmaktan bahsediyor herkes.

Bu site neden popüler oldu?
Alışveriş yapılır mı ve nelere dikkat etmek gerek?
0
michael_knight
(14.06.24)
aliexpress gibi ama yeni çıktığı için indirim var bol bol
dikkat etmen gereken şey alışveriş limitin: ayda 1 kez gümrükten mal geçirebilirsin ve 5 adet ile sınırlı. bu sınırın da max bedeli 150 euro.
0
neira
(14.06.24)
kaynak yapıp bir soru da ben sorayım.

bir alışverişte en fazla kaç adet ürün olmalı? veya ürün sınırı var mı? ufak tefek 10 adet ürün olabilir mi? tutar olarak 150euroyu geçmiyor ama adet sayısı fazla.
0
scudman1
(14.06.24)
Benim boş bulunup ufak tefek 24 ürün aldığım alışverişi tek pakette gönderdiler, gümrükten çıkmış, kargo dağıtımda şu an.

Aliexpress gibi ama çok indirimli +1 fazla kalite beklememek lazım, gerçi üç tane çanta aldım, beklediğimden iyi çıktı hepsi.
0
kobuzchu kiz
(14.06.24)
Popülerliği pazarlama faaliyetleri ile alakalı yoksa; Çin'den ürün gönderen diğer firmalardan pek bir farkı yok. Ancak dikkat edilmesi gereken bir iki şey var;

1 - Ürünlerin boyutları neredeyse her zaman fotoğraflarda gözükenden küçük. O yüzden ilan detaylarında boyutlarına bakıp emin olmak lazım.
2 - Hızlıca bir şeyler aldırmak için "Uçtu kaçtı süper indirim" falan diye geyik yapıp duruyor, gazına gelmemek lazım
3 - Aynı ürün farklı satıcılarda daha ucuza satılıyor olabilir, iyice bir bakmak lazım
4 - Ürünler fotoğraflarda süper, kaliteli gözükse de genelde çok büyük beklentiye sahip olmamak lazım.
5 - Bazı ürünler metal gibi vb. gözüküyor ama plastik olabiliyor, materyal konusuna da dikkat etmek lazım.
0
salihdt
(14.06.24)
(4)

Eşimle bir iddiaya girdik, yardımcı olur musunuz?

ananiyimioguz
Derdinizi seveyim diyebilirsiniz ama kim kazanırsa yapacakları ikimizin de gayet hoşuna gideceği için heyecanlıyız :DKonu şu, şu sıralar young sheldon u izliyoruz belki biliyorsunuz the big bang theory dizisindeki sheldon un küçüklüğünü anlatan yine bol bilim ve espirinin döndüğü bir dizi.Netflix'te
Derdinizi seveyim diyebilirsiniz ama kim kazanırsa yapacakları ikimizin de gayet hoşuna gideceği için heyecanlıyız :D

Konu şu, şu sıralar young sheldon u izliyoruz belki biliyorsunuz the big bang theory dizisindeki sheldon un küçüklüğünü anlatan yine bol bilim ve espirinin döndüğü bir dizi.

Netflix'ten açabilirsiniz.

Sezon 5 Bölüm 14

Dakika 17:30 - 18:20 arasında geçen 2 üniversite kadın hocasının diyaloğunu izlediğinizde (yaşlı olan rektör), kadının neyi kastettiği konusunda iddiaya girdik.

Sizce kadın, "beni kötü göstermek için işlerimin sabote edildiği bile oldu" derken,

a) kadın iş arkadaşları için dedi
b) erkek iş arkadaşları için dedi (çünkü erkeklere değindikten hemen sonra diyor)
c) hayır ortaya konuştu ikisi için de genel olarak öyle dedi (çünkü kadınlara da erkeklere de değindi, konu orada bitti, o yüzden son cümlesi geneldi)

www.netflix.com

Sezon 5 Bölüm 14
0
ananiyimioguz
(13.06.24)
Öncesinde kadınlara da "those bitches..?" dese de, o muhabbet kapanıp konu erkeklere geçiyor gibi. Ama konuşmaya korkan veya yatağa atmaya çalışan erkeklerden konu ne ara işlerini baltalayana geçiyor, orada düzgün organik bi geçiş yok. Kötü senaristlik derim şahsen :D Ama B diyorum ben.
0
nhk ni youkosu
(13.06.24)
Evet o yüzden biz de bi muallakta kaldık.

Kadınlar için birkaç kelime ediyor, erkeklere geçiyor. orası gayet net aslında A şıkkı direkt elenebilir.

Ama erkekler için de birkaç kelime edip konu yine kapanıyor ve genel mi konuşuyor yoksa hala erkekler için mi diyor orası hızlı geçtiği için net anlaşılmıyor. Çok duraksamadan değindiği için b de denilebilir, ama hem kadın hem erkek için zaten diyeceklerini dedi, diğer verdiği detay genel de olabilir.

Ayrıca erkekler niye kötü göstermek istesin ki karşı cinsi, sanki onu hemcinsleri için demiş olması daha mantıklı gibi de geliyor. kafalar karışık.
0
🌸ananiyimioguz
(14.06.24)
Kadınlar için söylüyor bence. Erkekler ya ondan korkuyor (Korkan adam proje sabotajına neden girsin) ya da onu yatağa atmaya çalışıyor (Amacı seks olan adam sabotajla uğraşmaz, eğer reddedilen erkek sabote etmeye çalışsa da kadın burada "then sabotaged my projects when they couldn't" falan diye cümleye devam ederdi.)
0
salihdt
(14.06.24)
Ahaha eğer cevap A şıkkı ise ikimiz de kaybettik :D
0
🌸ananiyimioguz
(14.06.24)
(2)

Puma güneş gözlüğünü nasıl bilirsiniz?

mikahakkinen
2 3 model beğendim puma güneş gözlüğü fiyatı daha uygun kalitesi nasıldır?
2 3 model beğendim puma güneş gözlüğü fiyatı daha uygun kalitesi nasıldır?
0
mikahakkinen
(09.06.24)
Dünyadaki markalı gözlük piyasası neredeyse tamamen Luxottica'nın elinde, sanırım Puma'yı da onlar üretiyor. Yani lensin de kullanılan malzemenin kalitesi de iyi olsa gerek.
0
salihdt
(09.06.24)
saliht'ye katılıyorum. Ayrıca replika gözlüklerinde ezici çoğunluğu aynı tekel tarafından üretiliyor. Markadan ziyade ürüne odaklanmak lazım.
0
doharkoman
(09.06.24)
(4)

Manipulator Baba

the feel good
Bir babaniz var ve maddi olarak guclu, fakat bu gucunu sizi manipule etmek icin kullaniyor, sizi kendi yorungesinden uzaklastirmak istemiyor, kontrolcu. Kendisinin size verdigi bir miktar sermaye var, fakat kontrolu elinde tutup sizin bagimsiz bir sekilde daha iyi isler yapmanizi istiyor ama bunu ya
Bir babaniz var ve maddi olarak guclu, fakat bu gucunu sizi manipule etmek icin kullaniyor, sizi kendi yorungesinden uzaklastirmak istemiyor, kontrolcu. Kendisinin size verdigi bir miktar sermaye var, fakat kontrolu elinde tutup sizin bagimsiz bir sekilde daha iyi isler yapmanizi istiyor ama bunu yaparken sizin fikirleriniz ona ya fazla kucuk, ya fazla buyuk geliyor, bir sekilde harekete gececek aksiyonu alamiyorsunuz.(manipule ediyor da denebilir) Bu durumda onu karsiniza almak pahasina(ailevi/manevi degerler + gelecege yonelik buyuk capitaller de dahil+/-) sermaye kadarinca kendi basiniza minimal bir sekilde devam etmeyi mi tercih ederdiniz, yoksa comfort zone'dan cikmayarak is olsun/olmasin durumu idare etme egilimi mi guderdiniz?
0
the feel good
(09.06.24)
O baba manipulatör çünkü narsist, yönetecek birini bulduğunda asla bırakmaz. Elde imkan varsa tamamen kopmak lazım, çünkü bunun şiddeti gün geçtikçe artacak ve hayatın her kıvrımını şekillendirmek isteyecek her şeye karışacak sırf iş sermaye vs diyerek.
0
muhayyer divan
(09.06.24)
Manipülatör baba demişsiniz ama söylediğiniz aslında genel olarak "Baba" gibi. Ortalama bir ebeveyn - çocuk ilişkisi budur zaten; ister istemez ebeveyn kendini çocuktan üstün görür, hele de ortada kendi finanse ettiği bir şey varsa çocuğu dengi olarak göremediği için "Dur şimdi o öyle değil" diye kontrol etmeye çalışır. Durumdan duruma değişir ama ilişkilerde güç ve sorumluluk transferi güçsüz taraf kendini ispat ettikçe gerçekleşir; kimse kimseye durup dururken kendine denk bir statü vermez. O alanı kendinize açamıyorsanız konu konfor alanının ne kadar konforlu olduğuna kalıyor. Çok konforluysa, maceranın anlamı olmayabilir.
0
salihdt
(09.06.24)
ebeveynlik kavramı bir yana, parası olan bir insan kendi parasının nasıl kullanılacağına ilişkin yön tayin etmesi çok doğal değil mi? diğer yerlerden farkı konfor alanından çıkıp başaramazsanız geri dönme ihtimaliniz olan bir yer.
0
paintov
(09.06.24)
Türkiye'de bunun gibi ebeveynler çok fazla. Narsist bir babayı tasvir etmişsiniz sanki. Özgürlük gibisi yok konfor alanımdan çıkardım.
0
doharkoman
(09.06.24)
(9)

Kafayı işle bozan, hayatın merkezine işini koyan insanlar

ananiyimioguz
Sizce bu arkadaşların yaptıkları sağlıklı ve doğru mu? Yani belki de ben yanlış yapıyorum bilmiyorum ama..Branşı neyse sürekli ona yoğunlaşmış, birileriyle buluştuğunda sadece onun hakkında konuşan. Sosyal medya postları hikayeleri, esprileri, giyinişi falan sadece onunla ilgili olan. Yatıp kalkıp s
Sizce bu arkadaşların yaptıkları sağlıklı ve doğru mu? Yani belki de ben yanlış yapıyorum bilmiyorum ama..

Branşı neyse sürekli ona yoğunlaşmış, birileriyle buluştuğunda sadece onun hakkında konuşan. Sosyal medya postları hikayeleri, esprileri, giyinişi falan sadece onunla ilgili olan. Yatıp kalkıp sadece ilgilendiği alanı düşünen arkadaşlardan bahsediyorum.

Bir yanım "ya ne güzel işte ilgilendiği ve mutlu olduğu alanı bulmuş o alanda ilerliyor" diyor.

Diğer yanım "zaten bir kurgunun içine sokup bizi kullanmak üzere yetiştirdiler, kimilerimiz de böyle şartlandırılmış gibi tüm enerjisini o şeye harcıyor, etinden sütünden yararlanıp bir güzel sağdıktan sonra da önümüze bir kaç çimen atıyorlar ve arada yeşil kırlara çıkarıyorlar, halbuki yaşamak bu değil, yaşamdan alınabilecek başka güzel deneyimler, ilişkiler, tecrübeler var" diyor.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz, mesela bir arkadaş var, ulan aynı okulu okuduk, aynı dersleri gördük, aynı şeyleri biliyoruz ama yatıyor kalkıyor work work work, yazılım aşağı yazılım yukarı.

Belki azminden ötürü benden daha çok kazanıyordur kafayı bu kadar kırdıysa orasını bilemem ama.. ben hayatı daha çok yaşıyormuşum gibi hissediyorum.

İnsanların mesela futbola yöneldiyse tüm hayatını futbol yapması bana çok tuhaf geliyor. Gerçekten tuhaf mı yoksa ben çok yönlü olucam diye tek bir alanda mükemmel tatminliğe ulaşamadığım için içten içe kıskanıyor muyum bilemiyorum.
0
ananiyimioguz
(08.06.24)
Yogun bir is temposu olunca eger insan direnmezse cidden is tum hayati oluyor. Biz arkadaslarla disaridayken bazen diyoruz is konusmayacagiz bugun diye.
0
aguen
(08.06.24)
Cani isteyen istediği gibi yaşar, kimsenin hayatının benden iyi ya da kötü olduğunu düşünemem. Misal bir başkası da size bakıp benzer şeyler düşünüyor olabilir.

Misal hayat kurtaran doktor/ogrenci yetistiren ogretmen/kanser arastirmasinda olan bilim adami vs isini hayatinin merkezine koyduysa da aynı şey mi sizin icin?

Ozel hayatında ne yaptığını bilmiyorsunuz tabi. Ben misal is yerinde bir sürü deli gibi çalışan insan gördüm ama özel hayatlari da oldukça dolu.
0
logisticsmanager
(08.06.24)
ünide de böyle insanlar vardi.muhabbet hep hocalar nerde phd yapmis, 10 sene önce bir dersinde elektrik kesilmis bla bla diye bir saka yapmis...

lisede de hangi hoca özel dersi kaca veriyor, kim kac net yapmis falan diye negatif negatif muhabbetler olurdu.

benim hayatimda öyle insanlar yok. en fazla komik bir olay, is yerinde sevgilisini aldatiyordur falan onlar disinda konusmuyoruz
0
robert bosch
(08.06.24)
kafayı işle bozmadım fakat işimde bir sorunu çözdüğüm zaman veya kritik işleri tamamladığım zaman yaşadığım hisler tarif edilemez, hayatta keyif aldığım istisna şeylerden biri.
olay para v.s. de değil. tatmin olma hissiyatı.
0
nuisance2
(08.06.24)
Alanında uzman olmak isteyen biri ister istemez böyle oluyor.
Senin dediğin galiba reklam yapanlar, ben de linkedin dünyasına girdim ve uyuz olmaya başladım. Tanımasam kendilerine -wow einstein mübarek derim.
ama “bunlarda her yerde” diyorum eko gibi.
0
durgunfoton
(08.06.24)
kesinlike bana göre bir yaşam biçimi olmasa da, alanında tanrı seviyesine gelmiş insanlarda bu duruma saygı duyuyorum. ( misal işte futbol da messi filan gibi) ama onun haricindeki sıradan insanlar da bunun hastalıklı olduğunu düşünüyorum. tavrının hastalıklı olduğunu düşündüğüm insanlara da saygı duyamıyorum maalesef. bence düpedüz y.rak gibi adamlar böyle insanlar. robot gibi makina gibi tipler.

işinde titiz olan insanlara büyük saygı duyarım ama bu farklı bir seviye. gıcık, sevimsiz bir insan türü.
0
wilhelmwasmuss
(09.06.24)
İşten işe değişir yani yapılan iş belki çok ulvi bir amaca hizmet ediyordur ve dolayısıyla kişi orada maddi tatminin yanında başka bir şey de buluyordur, bunu bir nebze anlıyorum. Ancak sanırım üst düzey bir Microsoft yöneticisinin bir yerde yazdığı yazıda görmüştüm, çok basitçe "Ölüm döşeğinde kimse 'Ah keşke bir günüm daha olsa da ofisimde biraz daha çalışabilsem' demez" şeklinde bir şeydi.

Kendi bulunduğum alan IT ya da bankacılık için düşündüğümde açıkçası "Çok daha yoğun, çok daha fazla" çalışmak için bir sebep görmüyorum, zira fazladan çalıştığım saatlerin ya da gereksiz yere katlandığım stresin maddi getirisi kaybettiğim zaman, fiziksel ve mental sağlık, sosyal hayat vb. gibi şeylerde yaşadığım kaybı geri satın alamıyor. Bu açıdan bakınca bu bir denklem aslında, haliyle de kişiden kişiye değişir. Diğer taraftan yukarıda da bahsedildiği gibi işin bir de "Güç" tarafı var. Yani Elon Musk'ın bu kadar hırslı olmasının sebebi sadece para olmasa gerek mesela. Bazı insanlar meslekleri üzerinden sosyal statü ediniyorlar ve o meslekte yükseldikçe sosyal statüleri de yükseliyor. Haliyle bu oyunun içindeki bir kişi için de durmak demek oyun dışı kalmak olduğu için onlar da ister istemez işlerini her şeyin önüne koymak zorunda kalıyorlar zira bir noktadan sonra sosyal statüleri sahip oldukları hemen her şeyin temelinde kalıyor.
0
salihdt
(09.06.24)
hustle culture bu. abd kökenli kapitalist bir tarz

çok para kazanmayacaksan.. olduğun yerde sayacaksak.. dünyaca ünlü biri falan olmayacaksan saçma ve gereksiz.
0
ferenc
(09.06.24)
Kendilerini bu şekilde ispatlayarak mutlu oldukları için bizlik bişi yok diyorum. Bir yandan da minik bı acıma hissi buna mecbur hissettikleri icin
0
abuzer
(09.06.24)
(5)

siyah cay onerisi

toua tokuchi
lezzetli bir cay ariyorum. yalniz turk cayini genelde sevmiyorum pek ve yaprak seklinde ariyorum. oneride bulunursaniz cok sevinirim.
lezzetli bir cay ariyorum. yalniz turk cayini genelde sevmiyorum pek ve yaprak seklinde ariyorum. oneride bulunursaniz cok sevinirim.
0
toua tokuchi
(02.06.24)
Nerede olduğunuzu bilmiyorum ama bulabiliyorsanız Dilmah ve T2 güzel
0
salihdt
(02.06.24)
Adana'da Cay Vadisi diye kucuk bir dukkan var. Eleman degisik ulkelerden farkli caylar getiriyor. Sanirim facebook ve instagram sayfalari var. Musterinin tercihleri ile ilgileniyor ve onerilerde bulunuyor. Ulasip soyle soyle bir cay istiyorum diye tarif ederseniz yardimci olacaktir. Kargo ile gonderecektir
(git: www.facebook.com)
0
The_Lollok
(02.06.24)
Ahmad Tea
0
arenas
(02.06.24)
mahmoud tea, mevlana ceylon
0
ala09
(02.06.24)
ankara'da eskişehir yolunda (tarım bakanlığı önünde) çaykur fabrika satış mağazası var. marketlere verilmeyen yüzlerce çeşit çay mevcut. ankara'daysanız bir uğrayın.
0
kibritsuyu
(02.06.24)
(1)

"tell your cat I said pspsps " ne demek?

deryack
arabalarda boyle stickerlar görüyorum bu meme falan mi ne anlama geliyor?
arabalarda boyle stickerlar görüyorum bu meme falan mi ne anlama geliyor?
0
deryack
(02.06.24)
"Kedine benden selam söyle" tadında bir şey. Sanırım baya eski bir araba arkası stickerı, nereden çıktığını bilmiyorum ama ilk defa yıllar önce görmüştüm, çok yeni olmasa gerek.
0
salihdt
(02.06.24)
(9)

Asgari ücret artar mı

regina phalange
Reyisin artık aeçim derdi kalmadı gerçi ama sizce napar?
Reyisin artık aeçim derdi kalmadı gerçi ama sizce napar?
0
regina phalange
(31.05.24)
beklenti ve şimşek'in isteği artmaması yönünde. şu an gidişat o yönde.

kişisel tahminim: sembolik bir oran da olsa artış yapılacak.
mesela düz 20bin yapılabilir.
0
nuisance2
(31.05.24)
Bence artmaz
0
jülsezar
(31.05.24)
Asgari ücrete zam yapmak filmi başa sarmak demek. Bence de yapmayacaklar.
0
salihdt
(31.05.24)
kesinlikle artmayacak diye bir şey demediklerine göre artar.
0
nothing in my way
(31.05.24)
asgari artmasın bence de. işverenler maaş arttırsın ama asgari artması halka yaramıyor.
0
jelly bear
(31.05.24)
Yılda bir kez belirlenecek ve Temmuz'da artış olmayacak dediler. Şimdi baktım Bakan bey açıklma yapmış zam yok diye.
0
gnosis
(31.05.24)
Artmaz bence.
Sizce @regina phalange?
0
michael_knight
(31.05.24)
Artmayacak.

Çünkü şu an TC tarihinin en yüksek dolar bazlı asgari ücretini alıyoruz. Aralık $350-$400 olacak şekilde TL bazlı olarak bu şekilde devam eder.
0
jackyr
(31.05.24)
dolar kurunda düzeltme olmadan asgari ücreti attıramazlar.
0
Rao
(31.05.24)
(10)

Yurt Disinda Is Bulmak

fernando mustafa
Merhabalar. 1 yildan fazladir yurt disindayim (avusturya) yaklasik 7-8 aydir is ariyorum, orta-iyi seviye almanca ve ingilizcem var, ancak defalarca mülakata girsem dahi kabul alamadim ki birinde son asamadaydim 5 hafta bekletip red verdiler (almanya). neden basarisiz oldugumu ve ne yapacagimi bilmi
Merhabalar. 1 yildan fazladir yurt disindayim (avusturya) yaklasik 7-8 aydir is ariyorum, orta-iyi seviye almanca ve ingilizcem var, ancak defalarca mülakata girsem dahi kabul alamadim ki birinde son asamadaydim 5 hafta bekletip red verdiler (almanya). neden basarisiz oldugumu ve ne yapacagimi bilmiyorum. fikir verir misiniz?

not: calisma iznimin olmamasi handikaplardan biri oldugunu düsünüyorum ve network eksikliginin
0
fernando mustafa
(31.05.24)
senin durumun parlak değilmiş. yani bir nevi ehliyetim yok ama iyi şoförüm, niye taksici olamıyorum diyor gibisin. ayrıca avusturya oldukça ırkçı bir ülkedir, o da bir handikap. başarısız değilsin ama gerekli izinlerin yok gibime geliyor. oralarda yaşıyorsan da orta seviye dil bilmek de handikap (mavi yaka olmadığın sürece).
0
numlock
(31.05.24)
@numlock;

katiliyorum fakat bu sartlarda is bulan insanlar da mevcut.
mesela calisma izni konusu mavi kartla asilabiliyor, avusturya olmazsa almanyaya da basvuruyorum.
dil konusunda mülakatlarda sorun yasamadim. handikaplarimi da sartlarimi esneterek gidermeye calisiyorum mesela vardiyalari kabul ediyorum, maas ve diger konularda esnek oluyorum.
0
🌸fernando mustafa
(31.05.24)
iş seçmemen lazım. başka ülkeye göçmek istiyorsan mavi yaka olmayı kabul edeceksin.
çalışma izni de ayrı bir sorun. avusturya zor çalışma izni veren bir ülke.

en basitinden türkiye'ye göçenler kamusal işlere girebiliyor mu veya şirketlerde ne kadar tercih ediliyorlar? kimsenin yapmadığı işi yapıyorlar genelde.
0
ferenc
(31.05.24)
Bence vaktinin bir kısmını mutlaka network yapmaya ayırmalısın. Açıkçası Avusturya özelinde bilmiyorum ama aklıma iki şey geliyor; ilan olan şirketlerde senin pozisyonuna yakın çalışan Türklere mesaj atıp onlarla iletişim kurmaya çalışabilirsin. Tabi ki bir kısmı umursamayacaktır ama bir iki kişiye kendini dinletip sana referans olmalarını sağlayabilsen büyük faydası olur. Diğeri de direkt head hunterlarla konuşmak. Bunların bir kısmı bağımsız çalışıyor ve işe aldırdığı eleman başına komisyon alıyor, haliyle eğer profilin sağlamsa seni bir şirkette işe bağlatma konusunda baya motive oluyorlar.

İş başvurularıyla ilgili hangi ülkeden kimi dinlesem direkt başvurulara dönüş alma oranının çok düşük olduğunu görüyorum. Yaptığın iş inanılmaz özel ve dolayısıyla piyasada çok az bulunan bir meslek değilse onlarca başvuru yapıp çok az geri dönüş almak norm. Zira şirketler ilanı hem içeri, hem dışarı açıyorlar; Referansla gelenlere öncelik veriyorlar, üstüne bir de birini tavsiye eden personele, eğer o kişi işe alınırsa bonus veren şirketler var... Haliyle ilanların çoğu bu şekilde kapanıyor zaten. Bunların hiçbiri olmasa her ilana yüzlerce değilse bile onlarca başvuru geliyor; bunların içinden sıyrılmak baya bildiğin şans.
0
salihdt
(31.05.24)
Zor olanı başarıp iş arama amacıyla yurt dışına çıkmışsın. Modunu sakın düşürme. Şu an tek ihtiyacın olan kurumsal bir iş, onu da elde ettikten sonra parlak bir hayatın olacak. Türkiye'ye dönmek en son çare olsun.
0
HellKeePer
(31.05.24)
Sen sofor ariyorum ilani koymussun
Adam geliyor basvuruyor ve sonunda da ehliyetim yok diyor ise alir misin?
0
Zetnikov
(31.05.24)
Yorumları okuyunca gerçekten taksici olucaksın ehliyetin yok sandım. Çalışma iznin olmadığı için reddediyorlardır. Dil kursuyla çalışma izni alamaz mısın?
0
Kahvedesu
(31.05.24)
Çalışma izni olmayan kişiye relocation yapacak firma arıyorsun sen. senin çalışma izninle uğraşacak, bürokratik konuları halledecek falan.

Eğer gittiğin ülkede çok arana, yurt dışından da alım yapan bir alanda iş aramıyorsan o zaman çalışma izni olmayan bir insan olarak pek bir şansın olmaz.

Türkiyeden iş bulup gidenler o ülkede aranan bür eleman olarak gidiyorlar. Ülkedeki o alanda çalışan eleman eksiğini kapatmak için. Eğer senin alanın bu şekilde değilse çalışma izni olmadan iş bulamazsın.

Seni işe alacak şirket de anlatmak zorunda kaşacak neden ülke içinde aynı alanda çalışacak eleman bulamayıp yurt dışından yeni birini getiriyorsun diye.

Ayrıca çalışma iznin yoksa türkiyeden işe başvuranla aynı şartlarda oluyorsun. Orada olman sadece sana yüz yüze mülakat deneyimi sağlıyor o kadar. Şirket türkiyeden çalışan getirmek için hangi prosedürlerle uğraşacaksa senin için de uğraşacak.
0
zimbirik
(31.05.24)
@ferenc,

İş seçmedim hocam, mc donaldsa bile başvurdum, avusturyada çalışma izni daha zor Almanya daha iyi bu konuda ama ikisinde de alanında çalışmalısın.

@salihdt,

İçerden önerene bonus olayını duydum ama direkt öncelik verildiğini bilmiyordum, belki de son iş görüşmemin olmamasının sebebi budur bilemiyorum. Yurt dışında sosyal medya kullanım oranı gerçekten çok düşük, referans olayını yapmam zor fakat head Hunter bulabilirsem gayet iyi olur.

---taksici yorumları için genel cevap; bu şekilde iş bulan çok kişi var, ihtiyacım olan çözüm önerisi, neden olmadığına dair 50 bin tane bahane bulabilirim olurunun nasıl olacağı üzerine düşünmem gerekiyor.
0
🌸fernando mustafa
(31.05.24)
@HellKeePer,

Motivasyon için çok çok teşekkürler, bazen buna gerçekten ihtiyacım oluyor
0
🌸fernando mustafa
(31.05.24)
(3)

Yurtdışına taşınınca kredi kartı hesabını kapatmalı mi?

Bartebly
Merhaba,Yurtdışına taşıninca (Kanada) Türkiye'deki kredi kartı hesabını kapatmalı miyiz?Geri dönüş ihtimali de var. Orda kredi kartıni kullanmanın bir dezavantajı olur mu? Banka hesaplari açık olacak ama merak ettiğimiz 100.000Tl limiti olan kredi kartını Kanada'da kullanıp kullanmamanin avantajı/ d
Merhaba,

Yurtdışına taşıninca (Kanada) Türkiye'deki kredi kartı hesabını kapatmalı miyiz?
Geri dönüş ihtimali de var.

Orda kredi kartıni kullanmanın bir dezavantajı olur mu?

Banka hesaplari açık olacak ama merak ettiğimiz 100.000Tl limiti olan kredi kartını Kanada'da kullanıp kullanmamanin avantajı/ dezavantajı nedir?

Çok teşekkürler.
0
Bartebly
(29.05.24)
100 bin tl yaklasik 4000 dolar yapar. Acil bir durum, sikinti oldugunda 4000 dolara ulasma imkanin var iste hemencecik. Hayat bu kim kime 4000 dolar veriyor bu zamanda sak diye. Bulunsun ne zarari var.
0
neck_and_neck
(29.05.24)
turkiye'de baglantiniz devam edecekse kalsin. atiyorum internetten bisey alirsiniz, vergileri odersiniz, akrabaya altin, arkadasa hediye, cocuklara yemek, depremzedeye yardim vs...
0
buenosdias
(29.05.24)
Kapatmayın bence de, tabi ki Kanada'daki harcamalarınız için kullanmak isterseniz pahalıya çıkar kur farkı ve komisyonlar nedeniyle ama illa Türkiye'den online bir şey almanız gerekir. Bir kere kapatır ve ikametinizi yurtdışına taşırsanız bir daha kolay kolay kredi kartı vermiyor Türkiye'deki bankalar.
0
salihdt
(29.05.24)
(9)

gayrimenkul alırken uzun vadeli tl borçlanma

the feel good
yakın dönemde kendimin de kullanabileceği yani oturum için uygun olan (topraktan yada inşaat aşamasında bir projede yer almak istemiyorum) bir konut yatırımı yapmak istiyorum. aynı zamanda nakit ve vadeli olarak bir fiyat farkı belirtmeyecek şekilde. yani nakit fiyatına firma bünyesinde taksitlendir
yakın dönemde kendimin de kullanabileceği yani oturum için uygun olan (topraktan yada inşaat aşamasında bir projede yer almak istemiyorum) bir konut yatırımı yapmak istiyorum. aynı zamanda nakit ve vadeli olarak bir fiyat farkı belirtmeyecek şekilde. yani nakit fiyatına firma bünyesinde taksitlendirebileceğim şekilde bir gayrimenkul yatırımı yapmak istiyorum.

vadelendiren firmalar genelde 24 aylık teslim süresi gibi koşullar belirliyor yada nakit ve vadeli fiyatları arasında uçurun oluyor. aslında yeteri kadar nakit param mevcut, fakat döviz olarak kazandığım için bu parayı mevcut haliyle koruyorum. ödeme aşamasında hem dövizden, hem de enflasyondan karlı duruma geçmeyi düşünüyorum.

konum: istanbul
0
the feel good
(26.05.24)
Hocam Türkçe konusunda biraz sıkıntılarımız var galiba.
Konuyu baştan alıp bir daha anlatabilir misiniz?
Bir de tam olarak soru ne acaba?
0
Mirket
(26.05.24)
Tamam.
0
pispinti
(26.05.24)
@mirket ,

uzun dönem tl olarak borçlanabileceğim bir gayrimenkul yatırımı yapmayı düşünüyorum. bu konuda öneriniz varsa tavsiye verebilir misiniz?

şartlarım:
-oturuma hazır olacak.
-nakit ve vadeli olarak bir fiyat farkı belirtmeyecek.
-konum olarak istanbul'da olacak.
0
🌸the feel good
(26.05.24)
Hala net değil sorunuz ne tavsiyesi bekliyorsunuz tam olarak ?

Sahibinden’de ev ilanları var işte, ev belli banka kredi veriyor oranlar belli. Ne soruyorsunuz ?
0
Mcfly
(26.05.24)
" ödeme aşamasında hem dövizden, hem de enflasyondan karlı duruma geçmeyi düşünüyorum."

Sorunuza hiçbir muhalefetim yok, gerçekten çok iyi bir soru. Ancak bu soruya cevap verebilmek için zaman yolculuğu yapmak gerekiyor.
0
hayirsiz
(26.05.24)
Aylık mortgage faizi 5 yıllık kredi için sanırım %3,5. Resmi enflasyon %65. Bu şartlar altında bırakın evi, peşin fiyatına 5 yıl gibi görece uzun bir vadeyle kimse tişört bile satmaz. Bankalar bile doğru dürüst kredi vermiyor.
0
salihdt
(26.05.24)
Şu an konut alınır mı? Bence öncelikle sorulacak soru bu. Oturmak maksatlıysa ve bir süre daha bekleme tahammülü yoksa alınır. Ben yatırım olsun diye almam.

Ben konut alacak olsam ne o müteahhitlerin yaptıkları vadeli satışa giderim ne de banka kredisi kullanırım.

Paramı hazır eder istedikleri fiyatın %70 ine veriyorlarsa alırım. Yoksa almam.

Param yoksa bu devirde zaten krediyle almam. Zaten kredilerin ödeme planını gören koşarak uzaklaşır.
0
Mirket
(26.05.24)
@mcfly yani şu cevabı verebiliyorsan sorumu yeterince anlamışsın ama cevap verebilecek nitelikte bir backgroundun yok demek ki. büyük inşaat firmaları stokta kalan gayrimenkullerini eritmek için kampanyalar yapar ya; bu tarz bir durum olabilir, bankalar ellerinde bulunan gayrimenkuller için böyle bir opsiyon sunabilir. bilemiyorum, kafamdaki ihtimalleri söyledim ve sizden gelebilecek gerçek opsiyonları değerlendirmek için böyle bir başlık açtım.
0
🌸the feel good
(26.05.24)
Alabilirsiniz şu an gayrimenkul almak için en uygun zaman bir daha böyle fırsat çok zor gelir 20 yılda 1 defa geldi işte gayrimenkul fiyatları dipte fakat son baharda biraz hareketlenecek Kasım aralik gibi faiz indirimi olursa gayrimenkul fiyatları hızlı bir şekilde yukarı yönlü ilerler. Alacaksanız şimdiden alın bu fırsat kaçmaz. Şartlarınız için gayrimenkul danışmanı ile görüşün.
0
doharkoman
(27.05.24)
(7)

işten çıkış durumlarında

high hopes of the sozluk
selamlar, işten çıkartılsam bu yeni işe başvururken beni etkiler mi? verin tazminatımı gideyim demek istiyorum fakat bi arkadaş yeni işe girerken bunu görürler dedi. nasıl oluyor bu durum?
selamlar, işten çıkartılsam bu yeni işe başvururken beni etkiler mi?
verin tazminatımı gideyim demek istiyorum fakat bi arkadaş yeni işe girerken bunu görürler dedi. nasıl oluyor bu durum?
0
high hopes of the sozluk
(21.05.24)
sen bilgi vermediğin sürece sistemden hiç bir şey göremezler.
0
gabe h coud
(21.05.24)
SGK işten çıkış kodları var aşağıdaki listeye göre "46" koddan çıkartılırsanız ve bir şekilde haberleri olursa size sıkıntı çıkartabilirler. Yukarıda ulaşamayacakları söylenmiş, çok sorun olmasa gerek.

46 - 4857 sayılı Kanun Madde 25-II-e İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.

www.tes-is.org.tr

Edit: Emin olmadığım kısmı çıkardım.
0
salihdt
(21.05.24)
ik tazminatımı almam için çıkış gösterdiler karşılıklı iyi niyetli anlaştık deniliyor genelde. sebep olarakta şirket küçülmeye gidildi deniyor.
0
eja
(21.05.24)
görsünler. ne olacak ki?
0
benarrivo
(21.05.24)
@benarrivo işe alınmama korkusu işte zaten yaşıma göre tecrübem çok az. bi de böyle bi durum olursa diye çekiniyorum.
0
🌸high hopes of the sozluk
(21.05.24)
Prensip olarak iş yerinizle iyi ayrılmaya bakın. Çok anormal durumlar yaşanmadığı sürece anlaşarak, el sıkışarak ayrılmak en iyisidir.

İş görüşmelerinde önceki iş yerinizden neden ayrıldığınız sorulacaktır. Bunu da arıza bir tip olup olmadığınızı anlamak için sorarlar. Uygun bir cevap verdiğinizde sorun yaşamazsınız.

Son olarak yeni bir iş bulmadan mevcut iş yerinizden ayrılmanızı tavsiye etmiyorum. İş bulup ayrılırsanız içiniz çok daha rahat olur.
0
pispinti
(21.05.24)
İK'ya vereceğiniz barkodlu SGK dökümünde her şirketten nasıl ayrıldığınızı gösteren kodlar bulunuyor. İK'cılar genelde tüm mülakatları geçtiniz ve ilgili bölümün müdürü ok bu adamı istiyorum dedikten sonra, gidip de oradaki detaya bakmazlar.

Ama bakarlarsa da görürler. Ben o aşamadan sonra bir şey değişeceğini düşünmüyorum.

Pratikte hiçbir İK'cı bu durumla uğraşmaz diye düşünüyorum.
0
barabas
(21.05.24)
(8)

Japonya'dan neler alınır?

noxie
Japon viskisini ve çay setini duydum. Bunları nereden alabiliriz japonya'da?Bir de başka neler almamızı önerirsiniz taşınabilecek seviyede ve alınacak yeri de önerirseniz şahane olurteşekkürler şimdiden
Japon viskisini ve çay setini duydum. Bunları nereden alabiliriz japonya'da?

Bir de başka neler almamızı önerirsiniz taşınabilecek seviyede ve alınacak yeri de önerirseniz şahane olur

teşekkürler şimdiden
0
noxie
(21.05.24)
ilginiz varsa anime figürleri / merch
0
inheritance
(21.05.24)
kırtasiye malzemeleri konusunda da çok iyiler bildiğim kadarıyla, keza Seiko ve Casio'nun bazı modelleri görece uygun fiyatlara bulunabiliyor galiba.
0
salihdt
(21.05.24)
Japon atistirmaliklarindan kakinotane, ese dosta dagitmak icin ideal birayla da guzel gider
0
reversal of fortune
(21.05.24)
adini bilmiyorum ama unlu bir anime dükkanı var tokyoda, tshirtler fln çok güzel...onun disinda yine unlu yeşil cay dükkanı var, 1000 turlu yeşil cay alabilirsiniz....muzlu bir tatlıları var, duty free kismindan donerken kesin alin çok güzel...sake alabilirsiniz....elektronik ucuza geliyor, alırken tax freeyi anında alıyorsunuz, yanınızda pasaportla gidin.
0
monicapp
(21.05.24)
Sadece Japonya'da olan farkli tatlarda KitKat'lar
0
ermanen
(21.05.24)
cilt bakım ürünleri...
0
suyin
(21.05.24)
seiko saatler eğer merakınız varsa
0
duyurukullanıcısı
(21.05.24)
japon viskilerinin başarısı bir anda duyulunca bir çok "çakma japon" viskisi de çıktı. özellike havalimanındakilere dikkat edin.

chichibu
yamazaki
hakushu
nikka

bu markalara odaklanmanızı tavsiye ederim.

ayrıca, 1:18 model araç alabilirsiniz. ignition model markası çok güzel işler yapıyor.
0
MtKrt
(21.05.24)
(3)

Kamu banka çalışanlarının kripto yatırımı yapması yasak mı?

avatar is back
X bankası genel merkezde bir arkadaşım var inatla bunu söylüyor, ben de hiç inanmıyorum açıkçası. En son bugün yine duyduğuna göre biri kripto yüzünden atılmış falan diyordu. Diyen kişinin kriptolar ile alakası 100 üzerinden 2 bile değil, ben de bilmediğin başka şeyler vardır deyip geçiyorum da böyl
X bankası genel merkezde bir arkadaşım var inatla bunu söylüyor, ben de hiç inanmıyorum açıkçası. En son bugün yine duyduğuna göre biri kripto yüzünden atılmış falan diyordu. Diyen kişinin kriptolar ile alakası 100 üzerinden 2 bile değil, ben de bilmediğin başka şeyler vardır deyip geçiyorum da böyle bir şey var mı olabilir mi?
0
avatar is back
(18.05.24)
Bankalar personelin kendisini maddi açıdan zor duruma düşürecek işlemler yapmasını pek istemez. Mesela yasal da olsa bahis de teftişten uyarı alma sebebiydi benim bildiğim birkaç bankada. Kripto varlıklar da volatiliteleri nedeniyle bu tür bir değerlendirmeye tabi tutulmuş olabilir.
0
salihdt
(18.05.24)
kripto tavsiye etmesi falan olmasın yav? Kendi ne yaptığı kimi ilgilendirir ve banka onun hesap hareketlerini mi kontrol ediyor bunu bi sorsana? atıyorum kamu bankasında çalışıp Garanti bankası hesabından Btctürk'e deposit yapsa, bunu görüp atıyorlar mı :D çok saçma ve kvkk'ya aykırı olmalı bu.
0
nhk ni youkosu
(18.05.24)
bankalar calisanlarinin duzenli olarak degil, supheli durumlarda hesaplarini kontrol ederler. sira disi hareket var mi diye. kripto varliklarin takibi zor veya imkansiz olacagi icin calisanlara yasaklanmis olabilir.

banka calisanlari tarafindan en cok yapilan dolandiricilik, yasli veya yurt disinda yasayan kisilerin hesaplarini bosaltip, cesitli alanlarda degerlendirip, sonra tekrar ana parayi yerine koymak seklinde yapilan dolandiricilik oluyor. nerdeyse her sene bu tarz haberler cikar. buna engel olmak icin de bankalar suphelendiklerinde calisanlarinin varliklarini takip edebilir. kripto varliklar hem parayi degerlendirmek hem de gizlemek icin en iyi yollardan biri. buna karsi bir onlem olabilir.
0
emrahday
(18.05.24)
(1)

ucuz uçak bileti siteleri hk

avatar is back
thy, pegasus ve anadolujet hiç birinden ucuza satmıyorlarsa niye var bunlar? ana sitelerde bilet bitince bunlarda da bitti gözüküyor. tek amaçları değnekçilik misali aracı olup para cukkalamak mı? haftada 2 gün uçağa biniyorum bir kere bunların bir halta yaradığını görmedim. şimdi de yarın ve haftay
thy, pegasus ve anadolujet hiç birinden ucuza satmıyorlarsa niye var bunlar? ana sitelerde bilet bitince bunlarda da bitti gözüküyor. tek amaçları değnekçilik misali aracı olup para cukkalamak mı? haftada 2 gün uçağa biniyorum bir kere bunların bir halta yaradığını görmedim. şimdi de yarın ve haftaya salıya uçak bakıyorum mesela, kesinlikle hiç bir sitede farklı fiyat yok. bunların amacı ne gerçekten? ayrıca saw-esb ajet uçuşunda tam bineceğim saatlerin fiyatı 3300 olmuş böyle bir fiyatlandırma mı var ya?
0
avatar is back
(14.05.24)
Onlar genelde uzun, uluslararası ve bağlantılı uçuşlarda mantıklı hale geliyor. Çeşitli havayollarını birleştirip tek bir şirketten daha ucuza getirebiliyorsun. Ya da havayolları ya da aracıyla anlaşıp indirimli bilet rezervasyonu hakkı aldılarsa onun bir kısmını müşteriye veriyorlar. Ama asıl para kazandıkları yer ek hizmetler (Otel rezervasyonu, araba kiralama, sigorta vb.) satmak, yani belki biletten zarar ediyorlar ama oradan kazanıyorlar. Pegasus ve Ajet zaten low cost carrier, eh TR içinde de bu dinamiklerin çok geçerli olmadığı düşünülürse muhtemelen bu siteler de pek bir işe yaramıyor.
0
salihdt
(14.05.24)
(10)

Yurtdışında başıma bir iş gelse nereye gideceğim?

dedeminhirkasi
Ağustos ayında sıfır dil bilgisiyle ilk defa yurt dışına romaya gideceğim. Hal böyle olunca hastalikti, hirsizlikti vs gibi olumsuz durumlarda bu süreçte yardım etmeleri için nereye gidebilirim. Polise ve hastaneye tamam ama konsolosluğuya gitsem mesela yardımcı olurlar mı? Hocam dil vs bilmiyorum b
Ağustos ayında sıfır dil bilgisiyle ilk defa yurt dışına romaya gideceğim. Hal böyle olunca hastalikti, hirsizlikti vs gibi olumsuz durumlarda bu süreçte yardım etmeleri için nereye gidebilirim. Polise ve hastaneye tamam ama konsolosluğuya gitsem mesela yardımcı olurlar mı? Hocam dil vs bilmiyorum bu konuda yardımcı olur musunuz desem olurlar mı? Veya başka aklınıza gelen birsey olabilir önerebileceğiniz. Teşekkür ederim
0
dedeminhirkasi
(13.05.24)
konsolosluk yardımcı olur.
dil bilmiyorsan google translate var
0
jelly bear
(13.05.24)
Hangi ülke? Fransa'da telefonum çalınmıştı. Polise gitmesem de olurmuş.
0
Kahvedesu
(13.05.24)
sıfır dil ile yurtdışına gitmeden önce basit pratik , aktif kullanacağını düşüneceğin cümleri print al yanına al bence . konsolosluk yardımcı olur tabi ama konsolosluğu sormak için yer yön sormak zorundasın en azından .
internette bol miktarda var bulabilirsin
örnek
Where can I find a taxi ? - Nereden taksi bulabilirim ?
How do I get to the airport from here? - Buradan hava alanına nasıl gidebilirim?
Where is the ticket Office ? - Bilet gişesi nerede ?
What’s the next stop ? - Bir sonraki durak neresi ?
0
devilone
(13.05.24)
Hiç dil bilmiyorsanız SayHi adlı uygulamayı telefonunuza kurmanızı öneririm. İyi kötü sizin konuştuğunuz dili istediğiniz dile çeviriyor.
0
plastik turambar
(13.05.24)
Konsolosluklar tüm olumsuz durumlarda yardımcı oluyorlar. Hattın açık olsun. En kötü googleda yerine bakar gider ya da arar sorarsın.
0
wild honey suckle
(13.05.24)
İtalyan polisine iki defa işi düşmüş bir insan olarak umarım pek işiniz düşmez, zira onlardaki rahatlık muhtemelen imparatorda yoktur. Hırsızlık vb. olursa duruma göre polise gidip tutanak tutturmanız gerekebilir. Mesela pasaportunuz kaybolur ya da çalınırsa konsoloslukla görüştüğünüzde muhtemelen onlar da size tutanak tutturup sonrasında konsolosluğa gitmenizi isteyeceklerdir.

Sağlık konusunda da eğer sağlık sigortanız varsa koşullarına, ne tür hastanelerde hangi tedavi türleri için geçerli olduğuna bir bakın. Konsolosluk tabi ki yardımcı olmaya çalışacaktır ancak o anda direkt sizinle ilgilenemeyebilirler.
0
salihdt
(13.05.24)
internet paketinizi ayarlayin. sürekli internetiniz olsun.
konsolosluk numarasini ve adresini kaydedin.
hirsizliga dikkat edin. risk almayin.
saglik sigortasinin ingilizce ciktisini yaninizda tasiyin.
0
axl
(13.05.24)
Roma da özellikle metrolarda elinizde telefonla çok dikkat çekmeyin, arka cebinize cüzdan vs koymayın. Metroda denk geldik bu tarz olaylara çünkü. Mutlaka pasaportunuzun ve vizenizin fotokopisi valizinizde veya yedeğinizde olsun veya cep telefonunuzda sonrasında ispat edebilmek için, ücretsiz google translate indirin hem italyanca bem ingilizce. Buna rağmen belçikada hırsızlık durumu yaşadık polise gittik tutanak tutturduk ama sonrasında herhangi bir şey olmuyor tabi, bir de her ne kadar ingilizcede bilseniz italyanlarda genellikle italyanca konuşuyor
0
esinikaybetmiscorap.
(13.05.24)
Pasaportunu, telefonu ve paranı tişörtünün altına gelecek şekilde düz bel çantasına koy. Asıl sorun bir şeyler çalınınca çıkıyor ve hırsızlık yaygın
0
kaset
(13.05.24)
sifir dil bilgisiyle gidebileceginiz tek yer sanirim konsolosluk. bir ihtimal orada yasayan turklerle de iletisime gecebilirsiniz. facebook gruplarina bakin derim. onun disinda hirsizlik vb. durumlarinda polise gitmeniz onerilmis ama sifir dil bilgisiyle derdinizi nasil anlatacaksiniz, sorulani nasil anlayacaksiniz bilmiyorum. denildigi gibi google translate veya diger aplikasyonlari deneyebilirsiniz. avrupa'nin ozellikle buyuk sehirlerinin b*ku cikmis durumda: paris, roma, londra hepsinde hirsizlik gorece yaygin. gasp degil ama kapkac yapiyorlar ya da gizlice soyuyorlar.
0
Sour
(13.05.24)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.