Giriş
(8)

Tüm takım imzalı forma yapımı

hayati cozemeyen adam
Sevdiğim bir abim kıyak geçerek bana trabzonsporun tüm takım imzalı formasını gönderdi babam için ( kendisi hasta trabzonsporlu bir maraşlı ) babam diyor ki bu imzalı formaları çoğaltıp basıyorlar arkaya isim yazıyorlar yani hepsi için ayrı imzalamıyorlar, ben de diyorum ki özellikle imzalıyorlar o
Sevdiğim bir abim kıyak geçerek bana trabzonsporun tüm takım imzalı formasını gönderdi babam için ( kendisi hasta trabzonsporlu bir maraşlı ) babam diyor ki bu imzalı formaları çoğaltıp basıyorlar arkaya isim yazıyorlar yani hepsi için ayrı imzalamıyorlar, ben de diyorum ki özellikle imzalıyorlar o yüzden değerli. yani isim soyismini görüp de imzalamışlardır.

Hangisi doğru acaba ?
0
hayati cozemeyen adam
(09.05.23)
Formayı at bakalım :)
0
freebird5406_2
(09.05.23)
Hazır imzalı forma ile ıslak imzayı formayı bariz anlayabilmeniz lazım, zira polyester üzerine kalemle atılan imza ya da yazılan yazı ister istemez bir miktar dağılır, arkadan gözükür, vb. Baskı imza ise dümdüz durur. Yanlış bilmiyorsam bu imza olayında formayı tesislerin girişinde bırakıyorlar, sporcular gelirken imza atıp geçiyor. Muhtemelen standart hale gelmiştir.
0
salihdt
(09.05.23)
Trabzonspor orjinal imzalı forması olan taraftar olarak babanın dediği de doğru orjinal imzalı formalar da mevcut..
görmek lazım
0
deepex
(09.05.23)
eksiup.com

Link buyrun :)
0
🌸hayati cozemeyen adam
(09.05.23)
Yok ya gerçek imzalı bence. Baskı gibi gelmedi hiç.
0
chicha_v2
(09.05.23)
sponsorun ustunun kapanmamasi tesaduf olamaz. baski diyorum.
0
buenosdias
(09.05.23)
@buenosdias abi vestel yazısının üstüne niye imzalasın:) bence normali öyle olmaması zaten.
0
🌸hayati cozemeyen adam
(09.05.23)
Bro böyle baskı mı olur şekilsiz şemalsiz zaten imzaların çoğu, hadi her şeyi geç sağ alttaki Y'nin noktasındaki mürekkep bile akmış biraz, bildiğin ıslak imza işte.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(09.05.23)
(3)

Cv’de sigortasız çalışılmış birer yıllık iki iş yazılmalı mıdır?

psmstc
1 yıl bir yerde bir yıl başka bir işyerinde sigortasız çalışmalar yazılmalı mıdır? Gir-çık yapmış sürekli gibi bir imaj olur mu yani?Yoksa iki yıl çalışmadım şeklinde boş kalması CV için daha mı uygun olur? Şimdiden teşekkürler.
1 yıl bir yerde bir yıl başka bir işyerinde sigortasız çalışmalar yazılmalı mıdır? Gir-çık yapmış sürekli gibi bir imaj olur mu yani?
Yoksa iki yıl çalışmadım şeklinde boş kalması CV için daha mı uygun olur? Şimdiden teşekkürler.
0
psmstc
(09.05.23)
Çalıştıysan yaz abi. CV dediğin devlete verdiğin resmi bir döküman değil ki.

Kimse araştırmaz ama "ya bu adam sigortasız da çalışıyormuş" imajı vermek istemiyorsan ekleme. Ama araştırmazlar zaten yani.
0
plutongezegendegilmi
(09.05.23)
Yazılır her halukarda bence. CV'nin olayı sizin iş deneyiminizi göstermesi, hukuki bir doküman değil.
0
salihdt
(09.05.23)
yazılabilir
0
gadlemler
(09.05.23)
(3)

Kıdem tazminatıyla ilgili bir soru

karayel
2008 öncesi girişlerde 25 yıllık sigortalılık deniyor.Mesela biz 25 yılın 20 yılını kendimiz ayrılırak geçirdiğimiz bir çalışma şekli olsun. Kendimiz ayrıldığımız için hiçbir yerden tazminat almamışız.Son çalıştığımız şirkette 5 sene çalışarak kıdem tazminatı almaya hak kazanmışız ama birlikte çalış
2008 öncesi girişlerde 25 yıllık sigortalılık deniyor.

Mesela biz 25 yılın 20 yılını kendimiz ayrılırak geçirdiğimiz bir çalışma şekli olsun. Kendimiz ayrıldığımız için hiçbir yerden tazminat almamışız.

Son çalıştığımız şirkette 5 sene çalışarak kıdem tazminatı almaya hak kazanmışız ama birlikte çalıştığımız iş arkadaşımız o şirkette 25 yılını doldurduğu için 25 yıllık tazminat alırken biz 5 yıllık tazminat alıyoruz.

Bu sistem saçma değil mi arkadaşlar?

Ben kendimi geliştirmek adına 500 tane işte çalışayım burada memur gibi çalışan adam benden fazla para alsın?

Ne diyorsunuz?
0
karayel
(08.05.23)
Mevcut haliyle saçma değil çünkü kıdem tazminatını şirket ödüyor. Düşününce sadece 5 yıl çalıştığınız şirketin size 25 yıllık tazminat ödemesi saçma olurdu. Hükümet aslında bunu değiştirmeye ve kıdem tazminatını devlette biriktirecek bir sisteme geçmeye çalıştı; ancak oradaki sorun da şuydu, toplamda ödenecek tutar düşüyordu. Yanlış hatırlamıyorsam kıdem tazminatından faydalanma şartı da işten ayrılmadan çok sadece emeklilikte ödenecek şekle getiriliyordu; böylelikle işçi işsizliğe karşı maddi açıdan daha korunmasız kalırken işveren hali hazırda kıdem tazminatını işçinin çalıştığı süreye göre ödediği için işçiyi daha kolay gözden çıkartabiliyordu.

Özetle; mevcut sistem mükemmel değil ancak bunu "Her çalışılan yıl için sistemde para biriksin, böylelikle iş değiştirildiğinde kıdem sıfırlanmasın" şekline getireceksek de işçinin ne kazandığı, ne kaybettiği iyice tartışılmalı.
0
salihdt
(08.05.23)
Saçma değil.
Kıdem tazminatının "ek para alma hakkı" değil işler yolunda gitmezse diye orada duran bir "güvence" olduğunu düşünürseniz neden saçma olmadığını anlarsınız.

Patron yönünden de bakmayı deneyin. 25 yıldır güvenilir bir şekilde her zaman şirketinizde çalışmış birinin olması o firma ve patron için çok kıymetlidir. Patrona sorsak 25 değil 50 yıllık tazminat vereyim de böyle çalışanlarım olacağına emin olayım der.

Siz kendinizi geliştirmek için 500 tane işte çalışırken her iş değiştirmenizde 10 dolar fazla veren şirkete geçtiyseniz o diğer arkadaşınızdan 5000 dolar daha fazla kazanıyor olursunuz. Bu da zaten 4-5 ay içerisinde o şanslı arkadaşınızın çalışma hayatı boyunca sadece 1 defa alacağı paradan daha fazla para eder.
Konuya baktığınız yeri değiştirin.
0
michael_knight
(08.05.23)
asiri sacma bir bakis acisi. bu durum sizi koruma amacli bir sey aslinda.

is yeri degistiriyorsaniz zaten maas artisiniz vardir. 10% diyelim. bu zaten yillik 1 maas skalasinin üzerine cikariyor kaybinizi.

kendinizi gelistirmeniz size fayda saglar ve daha iyi kazanmaniza neden olmali. bu da size finansal cikar sagliyor. degistirdiginiz is cikmaniza degmiyorsa cikmayin.

ben yönetim danismanligi yapiyorum, isten cikacak kisileri belirlerken mesela bu bir kistas benim icin. 25 yildir sirkette olan birinin katkisi ile 3 senedir orada olan bir degil. duruma, sektöre, kisiye bagli olaran 25 maaslik tazminat para findik fistik parasi gelir, 3 yillik calisani tutup, 25 yilligi cikarirken. ben genelde dinamizmden yanayim ama bunu hesaplarken dikkat etmek lazim.
0
bora benim lan aslında
(08.05.23)
(17)

Kötülük döner dolaşır sahibini bulur mu?

sassot
soru başlıkta
soru başlıkta
0
sassot
(08.05.23)
bulur.
0
tantunisultansuleyman
(08.05.23)
Bulur. yıllar geçse de bulur.

Ayrıca bir filmizden dolayı zarar gören bir hak sahibi varsa uygun dille konuşmak, özür dilemek gerekir.
0
diyecevaplandı
(08.05.23)
Hayır :d
0
ruhen hastayim ben
(08.05.23)
Bulmaz... Yaptığı kötülüklerin bedelini ödemeden gayet güzel hayatlar yaşayıp ölmüş bir sürü insan var. Ancak şöyle bir mantık yürütebiliriz; kötülük dediğimiz şey çoğu zaman kendine denk bir tepki oluşturma ihtimali taşır (Birine yumruk atarsan, yumruk yeme ihtimalin artar), bazen illegaldir, bazen ciddi risk almayı gerektirir; haliyle bu büyük riskleri tekrar tekrar alan kişi bir noktada işin matematiği gereği kaybeder. Bunu "Su testisi su yolunda kırılır" diye de yorumlayabiliriz. Ancak bu "Döner dolaşır sahibini bulur" şeklinde bir kesinlik belirtecek şekilde olmak zorunda değil.
0
salihdt
(08.05.23)
bulur :D
ama düşndüğün şekilde değil.

çok detaya girmeden, aslında saf kötülük diye bir şey arama, çok nadir. kötülük dediğin şey büyük oranda insanın bencilliği ve aç gözlülüğü.
dolayısıyla, silahla yaşayan silahla ölür gibi düşün. bu şekilde yaşayan insanlar da benzer durumlara maruz kalırlar. ha, bu verdiği sıkıntının cezasını görür şekilde olmaz. ama kazık atan biriyse, etrafında böyle insanlar olur, sürekli tetiklte olmak zorunda kalır vs. yoksa sana kazık attı, hayatını kaydırdı, onun da başına bir şey geldi ve pişman oldu diye bir şey düşünme :D
yani olay aalet, bedel ödeme değil, seçtiği hayatın dinamikleriyle yaşamış olmak.
0
kisa
(08.05.23)
bulmaz.
0
gabe h coud
(08.05.23)
Bunu bekleyeni bulur.
Ayrıca bekleyenin evi başına yıkılır, diğerini bulsa da cornetto disk alır dondurma kısmı betona yapışır.
0
pavlis
(08.05.23)
Sirlar dunyasi'nda oluyor o durumlar, gercek hayat oyle degil.
0
freedonia
(08.05.23)
bulmaz.
her insanın başına bir kötülük gelebilir tabi; bunu da insanlar karmaya, ilahi adalete bağlarlar.
0
lazpalle
(08.05.23)
Hep kaybeden insanların avuntusu olan bir batıl inançtır o.
Aslı astarı yoktur.
0
Mirket
(08.05.23)
hayır. dünyada çok fazla iyilik ve kötülük yapılıyor, bunlardan bazılarına belli sıralarla rastlamak kaçınılmaz.
0
engelbert humperdinck
(08.05.23)
Kısa +1
0
abelardo
(08.05.23)
kısa +1

ayrıca kötülük yapanlar kendini çok akıllı sananlar, ama herkes bir yerde hata yapar, hatasının bedelini öder aslında kötülüğünün değil.
0
Hallegadola
(08.05.23)
Hayır.
Öyle olsa birileri binlerce insanın ölümüne sebep olup sarayda yaşamaya devam etmezdi.
0
vizivozo
(08.05.23)
kesin
0
debian
(08.05.23)
Hayır. Kesin bilgi. Yayalım. 100 taneden 1 tanesinin başına gelince "bak işte kimsenin yanına kar kalmıyor" denir. Burç muhabbeti gibi.
0
nawar
(08.05.23)
Böyle bir şey gerçek olsaydı, Kenan Evren 96 yaşına kadar yaşamazdı.

Ama herkes ektiğini biçecektir bir noktada, o doğru.
0
Avoiding The Puddle
(08.05.23)
(13)

Para biriktiremedim ve kendimi suçlu hissediyorum

tchuck
geçen sene yurtdışına döviz bazlı iş yapmaya başladım. gerçekten elimi çok rahatlattı.ben işe girdikten 3 ay sonra, doların önüne set çekildi. dolar artmamaya başladı. ama her şeyin fiyatı uçtu. yediğim iskender 85 liradan 200 liraya geldi. yediğim et 100 küsur liralardan 400 liralara geldi. peynir
geçen sene yurtdışına döviz bazlı iş yapmaya başladım. gerçekten elimi çok rahatlattı.

ben işe girdikten 3 ay sonra, doların önüne set çekildi. dolar artmamaya başladı. ama her şeyin fiyatı uçtu. yediğim iskender 85 liradan 200 liraya geldi. yediğim et 100 küsur liralardan 400 liralara geldi. peynir keza aynı. aldığım nefesten ödediğim aidata kadar her şey. o günden bugüne dolar %10-12 arası anca arttı.

biraz da yılların vermiş olduğu yaşamamışlık nedeniyle para da harcadım açıkçası. tatilidir, almak istediklerimdir vs.

neyse;
işin özeti şu oldu. ilk maaşımı aldığım dönemler paranın yarısını kenara atıyordum ve biriktiriyordum. döviz artmıyorken enflasyonun %200lerde dolanması sebebiyle zamanla önce para atamamaya başladım, sonra kenardaki paraları yemeye başladım. aynı süreçte türkiyede çalışan arkadaşlarım en az %70-80 zam alırken, ben haliyle hiç zam alamadım.

bu durum beni perişan etti.
açıkçası iyi para biriktirebilmeyi amaçlıyordum 1 yılda. neredeyse hiçbir şey birikemedi. arada yaşadıklarım kâr kaldı, hepsi bu.

kendimi bu konuda kötü hissediyorum. arada yatırım mı yapsam diye düşünüyorum ama öyle bir rahatlığım da yok gibi hissediyorum.

sizce önümüzdeki dönem daha da mı imkansız biriktirmem?
veya sizce kredi kartı ve kredi limitlerimi zorlayıp altın falan mı alsam? önümüzdeki dönem döviz artarsa onların taksitlerini ödemem kolay olur vs.

biraz saçma bir başlık oldu ama, bu durum bana çlok koyuyor. o yüzden yazmak istedim
0
tchuck
(08.05.23)
Bir yıl çok uzun bir zaman dilimi değil; biriktirseydiniz de astronomik bir para olmayacaktı. Kendinizce güzel vakit geçirmişsiniz, bence çok da kötü hissetmenizi gerektirecek bir şey yok. Seçim sonrası dövizin artacağı bekleniyor; bence orta vadede Türkiye'de dövizle para kazanmak TL ile kazanmaktan her şartta daha iyi. Bunun tam tersinin geçerli olması için TL'nin döviz karşısında ciddi değerlenmesi lazım ki bunun olması da kısa vadede çok olası gözükmüyor. Dolayısıyla zaman içinde para biriktirme kapasiteniz bence tekrar artacaktır.
0
salihdt
(08.05.23)
1 yıldan bahsediyorsun. 70 yaşına gelmiş de ortada kalmış değilsin. tekrar çalışır tekrar kazanırsın. hiç değilse gönlünce harcamışsın, birine borç verebilirdin geri vermeyebilir ve o harcayabilirdi, kumar gibi alışkanlıklarda hiç edebilirdin, en kötüsü belki sağlık harcaması yapabilirdin. zaten 1 yılda biriktireceğin en fazla ne olabilirdi? tr’de aşağı yukarı çoğumuz aynı durumu yaşıyoruz. boşver.
0
deartheodosia
(08.05.23)
Sürekli her yerde para konuşuluyor, hem enflasyon konuşuluyor çok haklı olarak hem de bir kısım maalesef ağır görgüsüz insan şurdan buna girdim, burdan beşe ona katladım diye kafa ütülüyor. Sizin gibi buradaki maaşlı çalışana göre bayağı avantajlı döviz kazananlar bile maalesef söylediğiniz gibi bir suçluluğa kapılıyorlar. Kapılmayın. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın.
0
sibertenik
(08.05.23)
geçen geçmiş artık, keyifli bir 1 yıl yaşamışsın şu kriz ortamında :)

senin yerinde olsam TL borçlanarak mal edinirdim. (araba, arsa vs.)
0
brkylmz
(08.05.23)
perişan olma sebebin döviz bazlı maaş alıp, gönlünce gezip tozup hayat yaşayıp para biriktirememek mi :) gayet iyi yapmışsın ilk defa iyi para kazanmaya başlayınca insan kendine de yatırım yapıyor ve yapmalı zaten. gezmek tozmak bunlar boşa giden paralar değil bence. bundan sonrasına bakacaksın, dövizi enflasyonu suçlayıp kolaya kaçmaktansa harcamalarını kontrol edeceksin gayet basit. güzel 1 sene geçirdiysen hiç düşünme.

harcadıktan sonra değil harcarken düşünmen lazım.
0
roket adam
(08.05.23)
sadece para biriksin diye mi biriktirmek istiyorsunuz? bir amacınız yoksa motivasyonu bulmak zor olabilir.
0
bohr atom modeli
(08.05.23)
suclu hissetmen normal ve dogru. rasgele para harcamak = kendine yatirim degil bence. bunu ilerisi icin ders olarak al. eger soylendigi gibi normalde kenara para atacak disiplini kendinde bulamiyorsan hedef koymak (1 senede bilmem kac dolar birikecek gibi) veya ev arsa tarzi bir sey icin borclanip onun borcunu odemek mantikli olabilir.
0
hot potato
(08.05.23)
arkadaşlara ek olarak sadece bir madde söyleyeceğim ki bir daha böyle bir şey yaşamayın;
yüksek enflasyonda harcamalarınızın artması normal, burada limiti zevkinizi düşünerek biriktirdiğiniz parayı harcamaya koymak lazım. o parayı geleceğiniz için biriktirdiniz, zevkiniz için harcayamazsınız. acil durumlar-emeklilik-ev peşinatı gibi durumlar dışında o paraya dokunmamanız gerektiğini anlamanız gerekiyor yoksa sürekli aynı şeyi yaşarsınız. zevk harcamalarının sınırı yok ne de olsa.

burada ciddi bir hata yapmışsınız, bir daha yapmadığınız sürece sorun yok.
0
montreal
(08.05.23)
bütçeni yapamıyorsan en iyisi aktiflerini artırmak için borca girmek. prim yapmamış yerlerden bulabilirsen bir kaç milyonluk ev al. eurobond al.

telafi edersin, üzme kendini.
0
gabe h coud
(08.05.23)
Dövizi saldiklarinda, maaşın çat diye 1,5-2 katına çıkınca düzelir moralin :)
Ben de senin gibi doviz kazanıyorum, dediğim olayın olmasını bekliyorum.
Bu sırada olabildiğince tl borclaniyorum, sana da öneririm.
0
sckxyss
(08.05.23)
Kredi çekip ev al hocam.

Onu ödediğin sürece "kenara çok fazla para atamıyorum" diye hayıflanmana gerek yok, çünkü zaten durduğu yerde değerleniyor baya.
0
plutongezegendegilmi
(08.05.23)
Türkiye bir şekilde herkesi cezalandırıyor :D Normalde döviz kazanan kraldı ama dediğin gibi son yıl tam tersi oldu. Biz de eşimle şeye çok şaşırıyoruz, normalde hiç alamadığımız kadar dolar alıp biriktirebiliyoruz çünkü dediğin gibi dolar tutuldu ama tl olarak zamlar daha yüksek kaldı. Şu an büyük kriz olsa da eskiden kazanamadığımız doları kazanıyoruz sanki. İşler garip şekilde ters.

Sen yine uzun vadede iyi duruma gelirsin ama doları tutmaları sana patlamış. Çok sürdürülebilir değil ve tutulamadığında büyük hareketler yapıyor. Bu arada evet kredi kartıyla/krediyle borçlanmak mantıklı. Dolarını bozmayıp kartın minimumunu ödeyerek devam edebilirsin en mantıklısı o bence. Parası olmayan için sıkıntı ama sen paranı değeri altında bozmamak için bunu yapmış olacaksın.

edit: suçlu hissetme, senin durumun "ev aldım kiraya verdim %25 zam yapıldı kendimi suçlu hissediyorum" demekle aynı. Senlik bişey yok aslında ama şartlar çok kötü.
0
nhk ni youkosu
(08.05.23)
En iyisini yapmışsın boşver.
0
primetime
(08.05.23)
(2)

Enteresan bir denk gelme? Böyle bir çete var mı?

fakat
Biraz komik... Beni arayan numaraları kaydetme gibi bir özelliğim var, kaydettikten sonra WhatsApp'tan bakarım ona göre açarım:) şimdi gece gece öylesine dolaşırken zamana yayılan bir şekilde beni arayan bazı numaralarin profil resminde çocuklu benzer pozlar dikkatimi çekti. Böyle bir tesadüf entere
Biraz komik... Beni arayan numaraları kaydetme gibi bir özelliğim var, kaydettikten sonra WhatsApp'tan bakarım ona göre açarım:) şimdi gece gece öylesine dolaşırken zamana yayılan bir şekilde beni arayan bazı numaralarin profil resminde çocuklu benzer pozlar dikkatimi çekti. Böyle bir tesadüf enteresan geldi ne yalan söyleyeyim. Sizce de bı gariplik var mı bunda? Adamlar beni aramışlar farklı zamanlarda, profil resimlerinde de çocuklarıyla arkalarını dönüp yürürken çekilmiş fotoğraf koymuşlar. Tırstım he, umarım basit paranoyadir.
0
fakat
(08.05.23)
Örneklem çok küçük; tesadüf ve muhtemelen seçici algı. Bahsettiğiniz şey de çok anormal bir şey değil; evli, çocuklu insanlar genelde benzer fotoğraflar kullanıyorlar. Profillerde üçgen içinde göz vb. gibi şekiller görürseniz endişelenin ama, o zaman iş ciddi demektir.
0
salihdt
(08.05.23)
Ne bileyim ben, dedim organ mafyası peşimde, şakaya aliyorum ama ciddi de düşünüyorum :)
0
🌸fakat
(08.05.23)
(3)

Takımla Uyumluluk mu, Takımında Öne Çıkan Olmak mı İyidir?

onkiloversemtamamım
Merhaba, ben aslında başarı odaklı olduğum için, kendi fikirlerimin doğruluğuna daha çok önem verip, güzel fikirlerle takımı yönlendirip bu sayede başarıya ulaşabileceğime inanıyorum. işe alım mülakatlarında bunun dengesine bakıyolar ama bi tarafta çok submissive olurum, diğer tarafta da kompleksli
Merhaba, ben aslında başarı odaklı olduğum için, kendi fikirlerimin doğruluğuna daha çok önem verip, güzel fikirlerle takımı yönlendirip bu sayede başarıya ulaşabileceğime inanıyorum. işe alım mülakatlarında bunun dengesine bakıyolar ama bi tarafta çok submissive olurum, diğer tarafta da kompleksli ve dominasyon kurmaya çalışan uyumsuz insan olurum diye çekiniyorum. Bunun dengesi nasıl olmalı? Sizin çalışma gruplarınızda sizce hangisi daha önemli? Takımla uyumlu olup başarıya ulaşmak mı yoksa takımın öne çıkanı olmak mı iyidir?
0
onkiloversemtamamım
(06.05.23)
Temel esaslara bağlı kaldıktan sonra takımla uyumluluktan bahsedilebilir.
Bu arada arada zaten en iyisini yaptığınızı düşünüyorsanız bir süre sonra farkedilirisiniz.

Bilgi, yetenek olduktan sonra kalabalık arasında onlar gibi sırandan biri olmak, bu şekilde ömür sürmek şu an olmasa da ileride kişinin en azından hayıflanmasına sebep olacaktır.

Çoğumuz aslında alışkanlıklarımıza ve çevremizdekilere biraz daha fazla bağlı olduğumuzdan, aslında hak edebileceğimiz çoğu şeyleri baştan kaybediyoruz.
0
diyecevaplandı
(06.05.23)
Takımda neyle öne çıktığınız önemli; "Güzel fikirlerle takımı yönlendirmek" demişsiniz mesela, o fikirlerin güzel olduğuna kim karar verecek. Takımda kendi fikirlerinin daha güzel olduğunu düşünüp de takımı yönlendirmeye çalışan başka biri daha varsa ne yapacaksınız?

Sektör vb. tabi ki önemli ancak çalışılan ekibin ahengini bozmamak önemli bir nitelik. Bu da aslında fikirlerinizin ne kadar iyi olduğundan bağımsız takım arkadaşlarınızla olan iletişiminizle alakalı bir şey. Yani işinizde iyiyseniz ve ekibinizle de iyi bir iletişim kurarsanız işiniz kolaylaşır.

Bu arada yine işine vb. göre de, başarıyı nasıl değerlendirdiğinize göre de değişir tabi ancak bir işi iyi yapmanız, örneğin terfi alacağınızı ya da daha iyi maaş alacağınızı falan garanti etmez. Bazı durumlarda bunlar kişisel performansınızla bağlantılı olmakla birlikte networkünüze, yöneticinizle iletişiminize, kendinizi nasıl pazarladığınıza ya da bazen tamamen doğru zamanda doğru yerde olmanıza bağlı olabilir.
0
salihdt
(06.05.23)
takımın ihtiyacına göre değişir. gerçek hayatta siyah ve beyaz yok bunu kabul etmek lazım.

futbol takımı kurdun, messi'yi mi ronaldo'yu mu alırsın? takım makine gibiyse messi'yi, ortalamayı yükseltmek istiyorsan ronaldo'yu alırsın. bazı takım oyuncuları ekstra bir şey katmaz ama var olanı zor da olsa bir üst noktaya taşır. bazıları ise kötü olan bir şeyi iyiye taşır. ikisi de kolay değildir.

mesela öss'de 100 binden 20 bine çıkmak için de büyük çaba gerekir, 20 binden 3 bine çıkmak için de. farklıdır ama bunlar için gereken çalışma yöntemleri.
0
bohr atom modeli
(06.05.23)
(4)

Taksitli Nakit Avans ile Yatırım Hk.

meşe
MerhabaGeçenlerde gaza gelip maaşım kadar nakit avans çektim.Yasak olmasına rağmen gittim aynı bankadan aynı gün içinde fon aldım yatırım amaçlı.Maaş gelince onu yatırabilirdim ama bekleyemedim bir hafta.Yasaktı evet ama kimse takip etmez zaten maaşım geliyor onunla da alabilirdim gibi enayilik dolu
Merhaba

Geçenlerde gaza gelip maaşım kadar nakit avans çektim.

Yasak olmasına rağmen gittim aynı bankadan aynı gün içinde fon aldım yatırım amaçlı.

Maaş gelince onu yatırabilirdim ama bekleyemedim bir hafta.

Yasaktı evet ama kimse takip etmez zaten maaşım geliyor onunla da alabilirdim gibi enayilik dolu düşüncelerle aldım.

Sorum şu takibe takılırsa yaptırımı nedir? En kötü ihtimalle başıma ne gelir?
0
meşe
(06.05.23)
Yat uyu Kanka ya ne takmışsın kafaya. Maaşının yaklaşık 8 katı kredi çekip altın aldım. Kim neyi takip ediyor.
0
allah yazdiysa bozsun
(06.05.23)
O konuda bir şey olmaz, kimsenin takip edeceği yok. Ancak diğer yandan küçük bir uyarı; borçla yatırım yapıyorsanız riskinize dikkat edin, kendinizi içinden çıkılması güç bir borç sarmalında bulabilirsiniz.
0
salihdt
(06.05.23)
400k. çektim. Keşke limitim daha fazla olsa da daha çok çeksem. Bir yaptırımı yok.
0
Mistyimage
(06.05.23)
Memleketin götünde ayı bağırıyor, kimse senin üç kuruşunun takibini yapmaz merak etme. Rahat ol.
0
halitkin
(07.05.23)
(17)

Hayvanlarla ortak atadan gelmemizi sindiremiyorum

summerof69
Aslında şempanzenin kuzeni olmamızı, aslında şempanzelerden pek de farklı olmayan bir motivasyonla yaşıyor olmamız bana inanılmaz geliyor.Ne zaman bu aklıma gelse sanki dünya duruyor ve her şey, bütün endişelerim anlamsızlaşıyor.Sizde de benzerleri oluyor mu?
Aslında şempanzenin kuzeni olmamızı, aslında şempanzelerden pek de farklı olmayan bir motivasyonla yaşıyor olmamız bana inanılmaz geliyor.

Ne zaman bu aklıma gelse sanki dünya duruyor ve her şey, bütün endişelerim anlamsızlaşıyor.

Sizde de benzerleri oluyor mu?
0
summerof69
(30.04.23)
Canlılar olarak, sadece hayvanlarla değil bitkilerle, böceklerle hatta mikroplarla aynı mekanizmayla (dna) ürüyoruz ve aynı atadan geliyoruz. Onların sadece beyni çok gelişmiş bir modeliyiz.
Beynin işe yaramadığı bir ortam oluşursa (yüksek radyasyon) biz yok oluruz ama hamam böceği gibi canlılar yaşamaya devam eder. Yani insanı çok üstün ve farklı görmemek lazım.
0
vizivozo
(30.04.23)
Bana da normal ve rahatlatıcı geliyor. "Sen çok özelsin, süpersin, inanılmaz farklı bir misyonun var" temelli bir anlatıdansa, "Öyle denk geldi, böyle evrildin, çok kasma zaten bikaç bin yıla dünyada insanlığın soyu tükenecek" daha güzel, gerçekçi.
0
salihdt
(30.04.23)
bu bende daha cok kainatin buyuklugunu dusundugumde oluyor.

bunun disinda insanin sadece bir hayvan oldugu anlatisini evrimi yanlis yorumlamak olarak goruyorum. temelimiz diger canlilarla ortak olsa da bizleri onlardan ayiran ozfarkindaligimizin oldugunu dusunuyorum. yani insan diyince dalagiyla cigeriyle bir insani degil karakteriyle, dusunceleriyle bir insani anliyorum.

bu da bize apayri bir sorumluluk yukluyor bence.
0
antikadimag
(30.04.23)
Hayvanlarla ortak atadan gelmedigimize inandığım için böyle bir derdim olmadı.
0
etna
(30.04.23)
salihdt +1
0
fotrsapka
(30.04.23)
Hayır aksine. Bu gerçek beni hayat ile daha barışık yapıyor.
0
ruhen hastayim ben
(30.04.23)
Ancak hayvanlarla ortak bir atadan gelmiyoruz, hayvanlar alemi insanı da kapsayan bir grup, buraya dahiliz. Hayvanlar olarak örneğin bitkilerle ortak bir atadan geliyoruz.

İnsanlar için ayrı bir alem yok, nedeni açık aslında.

Aynı zamanda maymunlarla da ortak bir atadan gelmiyoruz, zaten bir maymunuz. Şempanze, orangutan, goril gibi diğer maymunlarla ortak bir atadan geliyoruz.

Bunu idrak ederseniz kafanızda biraz daha oturabilir belki mevzu. Sanırım bir bağdaştıramama durumu yaşıyorsunuz.
0
akhenaten
(30.04.23)
Bro iyi ki bu konuda fazla araştırman yok çünkü primat sınıfında bir canlı olduğumuz için aslında bizim de seni üzen bu canlıların başka bir türü olduğumuzun farkında değilsin, o nedenle üzülüyorsun. Yani şöyle düşün sen bir tekir kedisisin bense bir karakulak, biz ortak bir atadan gelmiyoruz brom ikimiz de kediyiz işte türlerimiz farklı sadece :(
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.23)
insanlar öz anasını babasını kabullenemiyor siz yine iyi binlerce yıl öteye bakıp yapıyorsunuz.
bende öyle bir şey olmuyor çünkü ben onlarla çalışıyorum. bu bana daha sabırlı ve normal bakmamı sağlıyor.

sen hiç 2.5 litrelik kola şişesinin içine büyük abdestini yapan gördün mü? ben gördüm? nasıl yaptın lan sen onu??? düşün bi ne yapmış olabilir...

atan olabilecek canlıyı düşününce nihayetinde; bu!!! diyorsun ve kafana oturuyor.
alt katta tuvalet var. tuvaleti gelmiş, gitsene yyok. yan odaya gidecek duvara çövdürecek. e yarın orada seramikçi ya da alçıcı çalışacak yazık günah değil mi?

bizim gibi insanlar nizam olsun diye kural koymuş. biz kuyruğa gidiyoruz. o emniyet şeridinden gidiyor...

otobüste dakikalarca arkadaşıyla lak lak yapıyor. bi kapat da memlekete gidiş karakola nasıl gittim videosuna dönüşmesin.

kocaman baskı yapılmış engelli parkı, diye gidiyor oraya park ediyor.

adama diyorum ki şapçının benzini bitti al sana 2 bidon benzin kap gel. aha sana da arabanın anahtarları. sallana sallana geri dönüyor. naptın bidonlar boş? verdin galiba şapçıya benzinleri diyorum. yooo bidona mı koyacaktık benzini diyor. gitmiş arabanın deposunu fullemiş gelmiş beyin fukarası. la bu adam inşaat mühendisi ya.

50 defa diyorsun ki gece 12 den sonra ses çıkartma gene aynı.

yani bu insanların bu kadar düşük ıq'ye ve eq'ya sahip olmasını akılmantık kabul edemiyor. eğer dediğiniz gibi la bu heriflerin atası maymun ya derseniz, durum biraz daha olağanlaşıyor ve normalleşiyor. kabulleniyorsun.
0
turbo sadık
(30.04.23)
Sindiremeyip ne yapacaksın, oturup ağlayacak halin yok ya.
0
cemallamec
(30.04.23)
Yok. Aksine daha mutluyum hepimiz önemsiz canlilariz. Cevrenizdeki kisiler ve aileniz dışında yasamaniz ya da olmenizin pek bir önemi olmuyor. Düşündüğümüzde bu dünyadan kimler geçti de kimse hatirlamiyor.

Ben çok düşünmem, sindirmeye gerek yok. Yani sindirilemeyecek bir şey de yok zaten günlük hayatiniza etkisi yok.
0
logisticsmanager
(30.04.23)
önemsiz geliyor bana. ortak ata olsa da olmasa da benim için bir şey değişmez
0
paintov
(30.04.23)
Salihdt +1
0
abelardo
(30.04.23)
Bro aslında biraz geriye gidersek keseli sıçanla ve ornitorenk hayvanlarıyla gerçek anlamda ortak atamız var biliyor musun, bence bunu hazmetmek daha zor olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.23)
Yanlışınız var şempanzeden gelmiyoruz miselyum dan geliyoruz. Eminim bu bilgi sizi daha çok etkileyecektir mantarlar ve hayvanlar aynı ortak atadan, miselyumdan gelmektedir evrimsel süreçte iki kola ayrılarak yollarına devam etmişlerdir.
0
apocalipy
(30.04.23)
atayı neye göre seçiyorsunuz? sonuçta tüm hayat tek hücreliden evrilmedi mi?
0
vizivozo
(30.04.23)
kainatin buyuklugunu ve evrenin gecmisini dikkate aldigimizda, goz acip kapayincaya kadar gecen bir zamanda bu bedende yasiyorsunuz. hicbir ozelliginiz ve oneminiz yok. dunya sizden once cooook uzun zamandir vardi, sizden sonra da var olmaya devam edecek. bu cok guzel ve rahatlatici. kendinizi bu kadar ciddiye almayin.

ama hayatiniz onemli cunku yasam muhtesem bir sey. yasaminizdaki en onemli aktor her zaman ilk once sizsiniz. bu cok guzel. kendinizi ve yasam deneyiminizi bu nedenle cok ciddiye alin.
0
kassiopeia
(01.05.23)
(9)

uğraşı veya aktivite önerisi

deepness
kişinin, mevcut cozemedıgı sorunlarını dusunmesıne meydan vermeyecek, sureklı o yaptıgı işe odaklanmasını saglayacak gunluk bır ugrası onerınıze ıhtıyacım var, mesela bahcede cıceklerle ugrasmak, evde temızlık yapmak, spor salonuna gitmek gıbı degıl, cunku o sırada kafa gene o sorunlara gıdıyor, fay
kişinin, mevcut cozemedıgı sorunlarını dusunmesıne meydan vermeyecek, sureklı o yaptıgı işe odaklanmasını saglayacak gunluk bır ugrası onerınıze ıhtıyacım var, mesela bahcede cıceklerle ugrasmak, evde temızlık yapmak, spor salonuna gitmek gıbı degıl, cunku o sırada kafa gene o sorunlara gıdıyor, faydası olmuyor, hem bedensel ugras hem de zıhınsel mesgulıyet gerektırecek bır ıs olmalı. fıkırlerınız ıcın tesekkurler sımdıden.

not: genc kız için olsun :)
0
deepness
(29.04.23)
Hale gidip yük boşalt. Her zaman iş bulursun, hem de spor yapıp para alırsın.
Ekstrem oldu dersen, derneklere gidip yardım edebilirsin. yemek dağıtmak, yemek yapmak, dağıtıma çıkmak, sokak çocuklarıyla sinemaya gitmek, ders anlatmak vs.
0
gabe h coud
(29.04.23)
bunu sen bileceksin. her alanda dene kendini. ben, piyano, bağlama, karakelm, flüt, dikiş dikmek, çivi sanatı, nakış hepsini denedim. bir tek dikiş yaparken yok oluyorum adeta. örgü birde o bitmiyor hiç. o nedenle sıkıyor.
0
sanemz
(29.04.23)
Şimdi mali durum,yetenek ve ilgi alanı bilgisi içermeyen bir başka soru daha var karşımızda. Ortaya karışık yapıyorum mecburen. Bir müzik aleti çalmayı öğrenebilir, resim çizmeyi öğrenebilir, yeni bir dil öğrenebilir, programlama, 3d tasarım, photoshop vb şeyler öğrenebilir. Ha öğrenme olmasın işin içinde sadece oyalama kısmı yeter dersen puzzle yapımı, maket yapımı gibi şeylerle uğraşabilir
0
yazdonumu
(29.04.23)
Şahsi tecrübeme istinaden söyleyeyim; kendimden öyle kaçamaıyorum. Bahsettiğiniz şey kabaca içki içmek ya da uyuşturucu kullanmaktan farksız. Eğer zihin o sorunda sabitlendiyse ne aktivite bulunursa bulunsun kısa bir sürenin ardından "Bunca derdinin arasında bunu mu yapacaksın" temelli bir düşünceyle o davranışın motivasyonu baltalanıyor, dolayısıyla insan kendini o aktiviteyi yapamaz halde buluyor.
0
salihdt
(29.04.23)
Bisiklet sürmek. Full konsantrasyon gerektiriyor, aklınız başka yere kayarsa kendinizi yaralabilirsiniz. (İstanbul gibi yerlerde ekstra dikkat gerek.)
Tenis oynamak da aynı şekilde insanı çok anda tutan bir şey. Aklınız kısa bir süre başka bir şeye kaysa bile tutunamıyor çünkü ralli içinde başka bir şey düşünmeye fırsatınız olmuyor.
Spor salonuna gitmek yerine, bu tarz sporlar tam aradığınız şey bence. Entelektüel hobiler zaten en başta kafayı boşaltıp o işe oturabilmeyi gerektiriyor, oysa sporda kendinizi anın içine atıyorsunuz ve devamını spor getiriyor.
0
anx
(29.04.23)
sporsa pt, ogrenmelik isler ise hoca olmasi lazim. oyle olunca sorunlarini degil girdigin derse odaklanoyosun. benim deneyimim budur. sinif ortami degil birebir ders almak. ders vermek icin uzmanliginiz varsa o da olur
0
ala09
(29.04.23)
Rüzgar sörfü gibi, yelken gibi, kite surf gibi tüm zihnini kullanman gereken sporlar.
0
zimbirik
(29.04.23)
resim, suluboya olur, pastel boya olur. youtube'dan gördüğünüz ve sevdiğiniz videoları yapmayı deneyin. hem eliniz çalıştığı için fırça ile, beden devreye giriyor, hem de boyama yapmak zihinle de alakalı.

arada aklınıza düşüncelerin gelmesi doğal, onlar geldiğinde ne yapıyorsunuz, bu önemli :) bu düşünceler ve odaklanma için russ harris, mutluluk tuzağı kitabını öneririm, kendi kendine yardım kitabı, bu sorunuzun cevabı bence orada. uygulamaları yaparsanız çok şey öğrenebilirsiniz, yaşantılayarak :)
0
damba
(29.04.23)
bence kesinlikle örgü ya da tığ. o kadar çok insan uğraşıyor ve o kadar terapi niteliğinde bir şey ki anlatamam. bir sürü sayı sayma, motif takip etme işi olduğundan başka bir şey düşünemiyorsunuz. öğrenmesi çok kolay, malzemesi öyle pahalı değil. artık youtube'dan her şeyi öğrenebilir. ben annemden öğrenememiştim, youtube'dan fıstık gibi öğrendim ikisini de. iki arkadaşıma daha bulaştırdım, onlar da sıfırdan youtube'dan öğrendiler. öyle teyze işi gibi de düşünmeyin, çok genç bir kitlesi var uluslararası. bence genç kıza müthiş. bir deneme ihtimali olursa bir sürü video linki paylaşırım :)
0
nimberjack
(29.04.23)
(3)

Askerlik kalkar mı sizce ?

sassot
Deva partisi zorunlu askerliği kaldırma vaadi vermişti 3 hafta önce.tamamen kalkar mı sizce ne olur 2026'ya kadar ?neden 2026 diye sormayın :D
Deva partisi zorunlu askerliği kaldırma vaadi vermişti 3 hafta önce.
tamamen kalkar mı sizce ne olur 2026'ya kadar ?

neden 2026 diye sormayın :D
0
sassot
(28.04.23)
2126'da bile kalkmaz.
0
dissendium
(29.04.23)
Zorunlu askerligin süresini epey kisalttilar diye biliyorum.

Belki Kiliçdar'in önerisi devreye girebilir isteyen için(üniversite ögrencileri her yaz 3 ay askerlik yapacak)
0
Avoiding The Puddle
(29.04.23)
Ona yakın zamanda sıra gelmez diye düşünüyorum. Lojistiğinin falan ayarlanması lazım orduyla. Diğer yandan direkt olarak çok büyük bir dert çözecek düzenleme değil ama hamasete açık. Kışlasız bedelli ve biraz daha azaltılması gibi bir şey olabilir ilk etapta sanki.
0
salihdt
(29.04.23)
(10)

antinatalizm (doğum karşıtlığı) hakkında ne düşünüyorsunuz?

mhmt11226
okuyup araştırıp üzerine düşündükçe mantıklı gelmeye başladı siz ne düşünüyorsunuz?
okuyup araştırıp üzerine düşündükçe mantıklı gelmeye başladı siz ne düşünüyorsunuz?
0
mhmt11226
(28.04.23)
Çocuğum yok çocuk sahibi de olmayacağım ama böyle uç akımların hepsi saçma oluyor, bu da saçma.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.04.23)
uremeyi tesvik edenlere bakinca cok makul bi -izm gorundu bana. cocuk hic sevmem ayrica(belki nefret ediyorum) ama bi gun can sikintisindan dogurmayacagimin garantisini veremiyorum. cocuk yaparsam tamamen bu gorusun bahsettigi bencillik, duygusal bosluktan falan olur
0
ala09
(28.04.23)
@Kaleci Saçlı +1

Çocuk sorumluluğu alabilecek güçte göremiyorum kendimi, hayata ve insanlığa o kadar güvenmiyorum. Ama güvenenler, baş edebilecek güçte olanlar var. İnsanlığının sonunun gelmesine katkıda bulunmaktansa insanlığın kalitesini yükseltmeye katkıda bulunmayı tercih ederim.
0
muhayyer divan
(28.04.23)
@ala09

evlatlık da düşünülebilir
0
🌸mhmt11226
(28.04.23)
Mantikli ama gercekci degil, o yuzden felsefe olarak kalacak.
0
unidentified floating object
(28.04.23)
acı döngüsünün çözümünü doğurmamakla bulan bir fikir. kendilerine katılmıyorum. acının kaynağı insanların nüfusu ile alakalı değildir. düşünce ve dolayısıyla ilişkilerin değişmesi ile acının da azalacağı görüşünü savunuyorum. mesela bağlı hissedilen ırk, millet, din, aile, aşiret vs. gibi aidiyetlerin ve bağımlılıkların ortadan kalkmasıyla daha barışçıl bir dünya olacağını düşünüyorum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(28.04.23)
Halen dinlere inanan insanlara nasıl şaşırıyorsam (saygı duymakla birlikte), belli bir süre bu dünyada yaşayıp acının kaçınılmazlığını gören insanların antinatalist olmamasına da öyle şaşırıyorum.

Yine de antinatalizm üzerine çok düşünmek ve konuşmak anlamlı gelmiyor. Antinatalizm benimsenip unutulmalı: İstemesem de doğdum, bunu geri alamam. İntihar da etmeyeceğim. Keşke doğmasaydım diye ağlanıp sızlanmanın bir anlamı yok. Ahlaki yükümlülüğüm, hiçbir canlıyı yoktan var edip de varoluș yüküyle baş başa bırakmamak. Bu noktaya geldikten sonra artık antinatalizm üzerine düşünceler kenara bırakılmalı. Sonrası absürdizm mi olur nihilizm mi olur bilemem. Ölene kadar takılmaya devam.
0
signore
(28.04.23)
insan olarak varlığıma ve özgürlüğüme karşıt olmayan her anlayışa, ideolojiye ve düşünce yapısına belli ölçüde saygım var. bu neticede bir fikirdir, felsefedir, düşünce ürünüdür. o açıdan saygı duymakla beraber kesinlikle katılmıyorum. ben kendim çocuk sahibi olmayı düşünmüyorum ama kendimce şunu söylüyorum: bildiği tek şey "var olmak" olan bir cins olarak bizim antinatalist olmamız ne kadar tutarlı ki?

ben kendim çocuk sahibi olmak istemiyorum ama ne zaman bir tanıdığım çocuk sahibi olsa heyecanlanıyorum, mutlu oluyorum. hayat tek başına bir mevcudiyet olarak bence ilginç. değerli veya önemli demiyorum. bildiğimiz tek şey olması itibariyle benim kendisine saygım var. ben evrenin %99.99999'luk kısmında yoktum mesela.... algım, bilgim, varlığım, sahip olduğum ve tanımlayabildiğim her şey geriye kalan süreçte gelişti. bu değerli mi? önemli mi? orasını bilmiyorum ama neticede şu an için VAR bu.

bu açıdan bana makul gelmiyor. sofistike maymunlar olarak insan hayatını, insanlığı, maddiyatı ön plana çıkaran hiçbir ideolojiyi benimseyemiyorum şahsen. önceliğimiz buradayken keyif alarak, iyi hissederek yaşayabilmek olmalı ve bazı insanlar için bunun yolu soylarını devam ettirmek, kendilerinden "yeni bir kopya" üretmek. bununla bir problemim yok açıkçası.
0
mark greg sputnik
(28.04.23)
Doğduktan sonra hayatı sevmek ve yaşamak istedikten sonra başkalarının hayatına, doğumuna karşıt olmak çok anlamsız.
O halde sadece doğuma, değil çevremizdekilerin yaşamasına da karşıtlık değil mi bu?

Bu akımı savunanların gücü olsa erkek ve kadındaki üreme fonksiyonları iptal edilir mi? Edilir.

Sonuçta kime karşı ne kazanacağız?
Sorusu da önemli.
0
diyecevaplandı
(29.04.23)
Çocuğum yok, çocuk sahibi olmayı düşünmüyorum, uzun vadede hepimiz ölüyüz. İsteyen ebeveyn olsun, istemeyen olmasın.
0
salihdt
(29.04.23)
(2)

"vitrin değeri" kullanımı

beklenen buyuk istanbul depremi
zaman zaman bu ifadeyi kullanıyorum, mesela,"kişinin sosyal medyadaki takipçi sayısından, bilinirliğinden ziyade ne kadar erdemli olduğu önemli olan"yerine,"kişinin sosyal medyadaki vitrin değerinden ziyade ne kadar erdemli olduğu önemli olan"şeklinde. ama bir google'layayım dedim ve hiç böyle bir k
zaman zaman bu ifadeyi kullanıyorum, mesela,

"kişinin sosyal medyadaki takipçi sayısından, bilinirliğinden ziyade ne kadar erdemli olduğu önemli olan"

yerine,

"kişinin sosyal medyadaki vitrin değerinden ziyade ne kadar erdemli olduğu önemli olan"

şeklinde. ama bir google'layayım dedim ve hiç böyle bir kullanım görmedim. "asıl değer" yerine "görünürdeki değer" anlamında çokça kullanılan bir ifade değil miydi bu, yoksa ben bir noktada uydurdum ve kendi kendime kullanmaya devam mı ediyorum?
0
beklenen buyuk istanbul depremi
(27.04.23)
Şahsen hiç duymadım
0
salihdt
(27.04.23)
ben son zamanlarda çok duymaya başladım. belki tescilli bir kullanım değil de günlük konuşma arasında yaygınlaşan bir tabir olduğu için google da bulamamış olabilirsiniz.
0
serbest gezen koala
(27.04.23)
(2)

Numaralı gözlük nasıl alınır?

michael_knight
Gözümde sadece Kontakt lens ile düzeltilebilen keratokonus olduğu için daha önce hiç gözlük kullanmamıştım.Gözlük tam olarak olmasa da ufak bir miktar görüşümü düzeltecek.Lens ile 10/10 görüyor her iki gözüm de ama gözlük ile 8/10 ve 5/10 görecekmiş sanırım.Bu gözlüğü kullanıp kullanmayacağıma pek e
Gözümde sadece Kontakt lens ile düzeltilebilen keratokonus olduğu için daha önce hiç gözlük kullanmamıştım.

Gözlük tam olarak olmasa da ufak bir miktar görüşümü düzeltecek.
Lens ile 10/10 görüyor her iki gözüm de ama gözlük ile 8/10 ve 5/10 görecekmiş sanırım.

Bu gözlüğü kullanıp kullanmayacağıma pek emin değilim. Büyük ihtimalle gece uyumadan kitap okurken, dikkat gerektirmeyen işler yaparken vs. kullanırım. O yüzden fazla para harcamayı düşünmüyorum. Mesela bu gözlükle bilgisayara bile bakacağımı sanmıyorum çünkü iş yapabilecek kadar iyi göremem bununla.

Atasun Optik'e gidip en ucuz çerçeve ve en ucuzun birkaç üstü bir cam sipariş etmek mi doğru olan?
Yoksa "almışken düzgün bir yerden al, Atasun'dan alacağın gözlük hiçbir işe yaramaz! Ayarlarını vs. doğru yapmaz onlar." diye bir şey var mı?

570 liralık camı almayı düşünüyorum.
En ucuzu=110 yansımasız=250 Su itici=400 UV korumalı=570 şeklinde 1290TL'ye kadar cam fiyatları. (her özellik bir önceki özellikleri içeriyor)

"Çerçeve + UV Korumalı cam" almak akıllıca bir seçim mi sizce?

Reçetemde -0.75 ike 2.00 arası çeşitli sayılar yazıyor bir de doktor çok önemli dedi PD=65mm yazıyor. Astigmat olsa gerek gözlüğüm.
0
michael_knight
(27.04.23)
PD "pupillary distance" yani goz bebekleri arasi mesafe bildigim kadariyla, gozluk caminin odak noktasini gozbebeklerinize uygun ayarlamak icin kullaniliyor. Cok ugrasmaniza gerek yok, gozluk isleri oldukca standart, butcenize uygun bir cerceve ve anti-refle kaplamali hafif bir lens alsaniz fazlasiyla yeter. Zaten hemen her optikcide ornek lensler oluyor, onlara bakarak karar verirsiniz. Sizin durumunuzda zaten cok kalin olacagini sanmiyorum camlarin, cok ucuk kacik markalara bosuna para vermeyin. Mesela bazi yerlerde "Nikon lens" falan satmaya calisiyorlar, bence gerek yok.
0
salihdt
(27.04.23)
taktığın gözlükte göz bebeğin camın ne kadar merkezine denk gelirse o kadar iyi seçim yapmış olursun
0
bir soru sorcam
(27.04.23)
(13)

Yürüyüş - kilo vermeye yardımcı olur mu?

tchuck
100 kiloya dayandım malesef. hem kondisyonum olmadığı için, hem de aşırı ağır olduğum için (dizlerim zorlanıyor) koşu tarzında kardiyo yapamıyorum. yaptığım zaman kendimi sakatlama ihtimalim çok yüksek, dizlerime çok büyük baskı geliyor.neyse, 2 gündür hem köpeği dolaştırmayı bahane hem de "belki ya
100 kiloya dayandım malesef. hem kondisyonum olmadığı için, hem de aşırı ağır olduğum için (dizlerim zorlanıyor) koşu tarzında kardiyo yapamıyorum. yaptığım zaman kendimi sakatlama ihtimalim çok yüksek, dizlerime çok büyük baskı geliyor.

neyse, 2 gündür hem köpeği dolaştırmayı bahane hem de "belki yardımcı olur" diye yürüyüşlerimi uzatıyorum.

sabah 6.30da 1 saat, öğlen 1'de 1 saat, akşam 7de 1 saat yürüyüş yapıyorum.
yürüyüş tempom genelde 5-5.5km arası. yani günde 15km civarı yürümüş oluyorum.

diyete de başladım, tek öğün + 3-4 saat sonra bir avuç kuruyemiş veya yoğurt tarzında yapıyorum diyeti de.

neyse.
bu yürüyüşlerin bir faydası olur mu kilo vermeme?
apple watch'a göre her yürüyüşümde 400 küsur kalorim gidiyor -her 5km'de- (aktif kalori olarak 550). ne kadar doğru bilgidir bilmiyorum.

en azından ilk etapta 7-8 kilo verebilirsem, kendi ağırlığımı daha taşıyabilir hale gelebilriim diye düşünüyorum.
şınav, mekik falan da denemeye başlayacağım bu sürede.

sırf bu şekilde kilo verebilir miyim?
0
tchuck
(23.04.23)
Tabi ki verirsiniz. Eğer başka bir sağlık sorunu yoksa kilo vermek temelde kalori açığı yaratmakla alakalı. Günlük olarak aldığınız kalori, harcadığınızdan düşük olduğu sürece vücudunuz mevcut enerji depolarını kullanacaktır. Önemli olan sürdürülebilir ve sağlıklı bir sistem kurmak. Kendinizi hem sportif hem de beslenme açısından aşırı zorlamadan başlamanız iyi olmuş. Bir süre devam edip faydalarını görmeye başladıkça zaten daha motive olur, gerekirse daha yoğun bir aktivite temposu yakalarsınız. Şimdiden iyi şanslar.
0
salihdt
(23.04.23)
Yürüyüşün çok etkisi olmaz, kardiyoda harcanan kaloriler %90 oranında kaslardaki şekerden gider, çünkü hareket ederken kullanılan enerji kaynağı şekerlerdir. Daha sonra yediğin tüm karbonhidrat içeren ürünlerle o kalorileri tekrar yerine koyarsın. Bi kayıp yok yani. Yağ kaybının temelini kalori açığı oluşturur. Yani günlük 250-300 gram kalori açığı oluşturursun, vücut o açığı kapatmak için vücut yağlarını harcar, sen de bu şekilde toplamda 7000 kalori açık verdiğinde 1 kilo yağ kaybetmiş olursun. Ayrıca o saatle hesaplanan kalori tüketimi çok gerçekçi değil, sen onu her zaman en az üçte bir daha az düşün.

İkincisi, bahsettiğin sistem çok dandik. Yani bu kadar kalori düşürerek kilo verdiğinde yağ ile birlikte büyük oranda kas da kaybedersin. Yani 1 kilo yağ yaksan 2 kilo kas kaybedersin, kas kaybedeceğine şişman ol daha iyi. 1 kilo yağı 1 ayda verirsin ama 2 kilo kası belki 1 senede yerine koyamazsın. Böyle diyetler yapmak yerine alman gereken toplam kaloriyi hesapla, bunu karbonhidrat + protein + yağ olarak makrolara ayır ve toplam kalorinin 250-300 kalori altında beslen. Ayrıca yağ kaybederken sistem kas kaybetme eğilimine de girer. Bunu minimumda tutmak için ağırlık çalışması + yüksek proteinli bir diyet öneririm. Çünkü senin yaptığın şeyi sen en fazla 2 hafta yaparsın, sonrasında "ya aman ya" deyip poğaçaya gömülürsün. Bu hep böyle olmuştur hep böyle olur. Ben %12 yağ oranıyla diyet yaparken 2000 kaloriyle başlıyordum diyete öyle söyleyeyim. En iyi diyet sürdürülebilir diyettir.

Üçüncüsü, yürüyüş yapmayayım mı dersen yap tabii, fitness kapasiteni artırır daha sağlıklı olursun.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.04.23)
çevremdeki kilolularda işe yaramadı. tam tersi daha çok iştahını açıyor daha fazla kilo alıyorsun demişti birisi. her şeyin başı irade yaa, boğazına dur diyecen hepsi bu. akşamdan sonra nokta. yeme içme bitti.
0
sanemz
(23.04.23)
kilo vermenin yöntemi kalori açığı oluşturmak. 7700 kalori 1 kiloya denk geliyor.

yediklerinize dikkat ederseniz (günlük toplam günlük harcadığınız kaloriden daha az kalori almak) kilo verirsiniz.

yürüyüş yapmak da harcadığınız kaloriyi arttırdığı için tabii ki faydalı.

ama tek başına yürümek ya da başka herhangi bir spor koşu vs. tek başına garanti kilo verme yöntemi değil.

ben de yaklaşık 100 kilo civarlarındayken yaklaşık 1 yıl düzenli kardio ve ağırlık spor spor yaptım. ama yediklerime, kalorime vs. dikkat etmiyordum. hatta daha çok kalori harcadığım için daha çok acıkmaya ve daha çok yemeye de başlamıştım. ve 1 yılın sonunda güçlendim, kondisyonum arttı vs. ama kilom ve vücut şeklim aynı duruyordu :)

sonra gerçekten kilo vermeye karar verince kalori sayma, yediğim her şeyi kaydetme olaylarına giriştim. spor da yapmıyordum o sırada. 100 kilodan 88 kiloya düştüm. günlük 550 kalori açığıyla (ki bunu başarmak kolay) ayda 2 kilo verilebiliyor.
0
king lizard
(23.04.23)
Sadece yürüyerek 40 günde 16 kilo verdiğim oldu. Günde 20bin adım attım ve yediğime dikkat ettim.

Verilmez diyenler neye göre diyor bilmiyorum ama ben kendi tecrübeme göre diyebilirim ki çok güzel veriliyor.
0
armagan abanuz
(23.04.23)
yürümek kilo verdirmez. kalori açığı kilo verdirir.

yürüyüş kardiyo sistemini iyileştirir. yani kalbin daha rahat kan pompalar, dokularında sıvılar daha iyi dolaşır.

o yüzden yürüyüşün tadını kaçırmadan evvel diyetini çözmelisin. kilo başına 1,5 gram protein önemli. tdeecalculator'dan yaklaşık cutting kalorini hesaplarsın. hatta orada makrolarını da yazar. başlangıç için iyi bir nokta.

iyi beslenme ile kilo verirsin çok rahat. yürüyüş kardiyodur.
0
alperz
(23.04.23)
aslında bahsettiğim şey yürüyüşten oluşan kardio kilo veririr miydi.

yani apple watch 5km başına 400 kalori gösteriyor, günde 1200 kalori harcıyor olabilir miyim yürüyüşle? yoksa bu veriler hatalı mıdır?

çünkü 2000 kaloriyi duran halimiz yakıyor, 1200 kaloriyi yürüyüş yakıyorsa. 3200 kalori. günlük 1500 kalori açığı yaratmak imkansız gelmiyor bu haliyle. ama veriler ne kadar doğru?
0
🌸tchuck
(23.04.23)
günde 1 saat tempolu yürüyerek ve yediklerinize dikkat ederek çok güzel kilo verilir. 132'den 105'e bu şekilde 3 ayda düştüm. ama disiplinli yapmak şart.
0
calmdown
(23.04.23)
her gün 15 kilometre yürürsen bir yerden sonra dizin, kalçan ve ayak bileklerin sakatlanır.

hele bunu bir de tabanı destekli bir spor ayakkabı ile yapıyorsan daha büyük sorunlar yaşarsın.

önce diyeti çöz. yürüyüş ana yemeğin yanındaki salata gibi olur.
0
alperz
(23.04.23)
Yalnızca yürüyerek günde 1 öğünlü, kalori açığı olan bir diyete girersen kaslarını koruyamazsın. Kas çalışmazsan, kalori açığı verdiğinde vücut kaslar çok enerji harcıyo diye kasları bırakır.

Yürüyüşü abartmamanı öneririm. Zayıflamak için düz kardiyo yapmanın bir çok handikapı var. Öyle insanların 2 ayda verdikleri kilolara bakma. Kilo verip, tekrar almaya meyillenmemek için hormonlarını vs de ona göre bir sistemde tutman lazım. Boğazı tutmak yalnızca iradene bağlı değil, hormonal de bir şey. Vücut sana ye diye ısrar ederken iradene güvenemezsin.

O yüzden kardiyoyu sal, kas çalış, güzel beslen, bir miktar da kalori kısıtlaması ama çok değil.
0
zimbirik
(23.04.23)
doğrudan yardımcı olmaz fakat bu gibi şeyler insanın düşünce şeklini etkileyip hayatını da buna göre düzenlemesine yardımcı oluyor bütüncül bir değişime katkı sağlıyor o yüzden faydalı
0
freebird5406_2
(23.04.23)
Bisiklet.
0
Jazz
(23.04.23)
Bir ara 110 kiloya dayandım pandemide. Yürüyüşe başladıktan birkaç ay sonra 93'e düşmüştüm. Geçtiğimiz aylardaki çalışma düzeninden yine kilo aldım ama bu sefer o sayılarda değil. Yine yürüyüşe başladım. Düzenli değil ama arada aralıklı oruç ve karbonhidratı azaltmak ve işlenmiş şekeri sıfıra yaklaştırmak da yardımcı oluyor epey. Bu arada haftada -imkanım olduğu sürece- 4-5 gün civarı yürüyorum. Yürüyüşlerim de 10km civarında. Bu, beni zorlayan bir mesafe değil, daha devam da ederim ama canım sıkılıyor bir de yürüyüş tempolu da olsa 10km demek yaklaşık 1,5 saat sonuçta.

Bu arada 191 cm boyundayım. 110 kg olunca ulaşımı yuvarlanarak sağladığım düşünülmesin. Ayrıca 92-93 de normal kilo haliyle. Yani işe yaradı.
0
nawar
(23.04.23)
(4)

takma isim mi, gerçek isim mi kullanılmalı?

AWD
ilüstrasyon, grafik tasarım ve photoshopta türlü muzırlıklar yapacak,eserlerini türlü mecralarda satışa sunacak,sosyal medyada bir ihtimal fenomen olacak biri için hangisi daha iyi olur, neden?
ilüstrasyon, grafik tasarım ve photoshopta türlü muzırlıklar yapacak,
eserlerini türlü mecralarda satışa sunacak,
sosyal medyada bir ihtimal fenomen olacak biri için hangisi daha iyi olur, neden?
0
AWD
(22.04.23)
Takma isim daha mantıklı; anonim başlayıp sonra bir sebepten gerekirse gerçek isme geçilebilir ama gerçek isimle başlayıp anonime geçemezsiniz. Zaten söz konusu eserler yeterince iyiyse kimse gerçek ismi merak etmez.
0
salihdt
(22.04.23)
Gerçek gibi görünen takma ad.

(bkz: art vandelay)
0
alperz
(22.04.23)
Bunun bir adı var zaten;

Penname.

Ben de yıllardır sanat paylaşım portallarında kendi penname'mimi kullanırım.
0
Yourcousinmarvinberry
(22.04.23)
Hem takma isim hem de maske; kimliğinizle ilgili ne kadar gizem yaratırsanız o kadar etkileşim alırsınız bence. Benim gözlemim bu.
0
vedatchilipeppers
(22.04.23)
(3)

yurtdışına gitmenin en kolay yolu nedir?

vss
arkadaşlar kamuda öğretmenim ve aynı zamanda bilgisayar mühendisliği diplomam var. yurtdışına en rahat nasıl çıkabilirim?almanya şimdi alıyormuş 6 puanlık sistem falanla da tavsiye eder misiniz?
arkadaşlar kamuda öğretmenim ve aynı zamanda bilgisayar mühendisliği diplomam var. yurtdışına en rahat nasıl çıkabilirim?

almanya şimdi alıyormuş 6 puanlık sistem falanla da tavsiye eder misiniz?
0
vss
(21.04.23)
Nitelikli göçmenlik programları: Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda
Green Card: ABD
İş bulup sponsor şirketle gitme: Avrupa geneli
Almanca varsa: İş arama vizesiyle Almanya'ya gitme, iş bulup kalma
0
salihdt
(21.04.23)
yuksek lisans. sonrasinda calisma izni veriyor bircok ulke, sirket sponsorlugu vs gerektirmeden.
0
hot potato
(21.04.23)
once avrupaya bak, olmuyorsa amerika.
commonwealth son care.

yol olarak da muhendislik ya da isletme master'i ayagina ogrenci olarak cikip kalmaca..
0
cooperr
(21.04.23)
(16)

Bu insanla bir daha konuşur muydunuz?

marowak
Halamı aradım bayramlaşmak için. Konuyu siyasete getirdi, kime oy vereceksin dedi. Kestirip atmak için muhalefete oy vereceğim dedim. Başladı saydırmaya onlara vatan hainleri oy verir, ben hain değilim onlara oy vermem, onlar Ermeniler, Aleviler, pkklılar, vatanını sevmeyen onlara verir falan böyle
Halamı aradım bayramlaşmak için. Konuyu siyasete getirdi, kime oy vereceksin dedi. Kestirip atmak için muhalefete oy vereceğim dedim. Başladı saydırmaya onlara vatan hainleri oy verir, ben hain değilim onlara oy vermem, onlar Ermeniler, Aleviler, pkklılar, vatanını sevmeyen onlara verir falan böyle bir dünya şey saydı. Ben laf anlatamayacağımı bildiğim için hiç tartışmadım bile. He diyip geçtim. Ama doğrudan bana da vatan haini dedi yani. Sonra da hiçbir şey olmamış gibi havadan sudan konuşup telefonu kapadım. Kime oy verdiği cidden umurumda değil de insan kendisini bayramlaşmak için arayan yeğenine bunu der mi? Cehaletine vermek istiyorum zaten yılda 1 kez anca görüşüyoruz da bu nedir yahu?
0
marowak
(21.04.23)
Cehaletine vermek de insanın ne kadar sınırını bozsa da, küslük insanın daha çok canını sıkıyor. Boş verin. Bayramdan bayrama arayın siz.
0
allah yazdiysa bozsun
(21.04.23)
Ne kadar ölçüsüz olsa da siyasetten ayrı bakmak akrabalık bağlarına.
Siz bağları koparmayın.
Bir çok yerde yaşanan şeyler.

Hainlikten kastını da, ülkeye zarar verenler vermek niyetinde olanlar olarak anlamak lazım. Genelleme olsada sizi hedef alan özel bir durum yok. Aynı tarafta olanların da ayrılıklar veya fraksiyonlar oluşturduğunu biliyoruz.

Yoksa solcu da olsa, dışarıya hiç bir şekilde bağlı veya ülkemizin onların boyunduruğu altına girmesine karşı gayret gösterecek şekilde ülkesini düşünenlerin de olduğunu biliyoruz .
0
diyecevaplandı
(21.04.23)
"Vatan haini olmadığım için muhalefete oy vereceğim." deyip kapatsaydın da kudursaydı. Bir daha da konuşma sonra. Benim 3 tane örneği vardı. Biri böyle, biri "vatan haini" diyecek kadar ileri gitmese de buna çok yakın bir akrabam vardı, bir tane de "bunları öldürmek lazım" tarzı bir şeyler diyen vardı çıkardım hayatımdan.

Akrabalık kan yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Kötü insanları kopar gitsin.
0
nawar
(21.04.23)
Halanızla bir sevgi bağınız yoksa aramayın. Görev icabı, bizden büyüktür diye adetten yapılan aramaların hiçbirini yapmama taraftarıyım. Hala olma statüsünden bağımsız seviyorsanız aramaya devam edin.
0
ruhen hastayim ben
(21.04.23)
Konuşmazdim ve temelli olarak hayatımdan çıkarırdım, kullanabileceğim en yumuşak ifadeler bunlar.
0
sanguine
(21.04.23)
Ülkede kaç kişinin ailesinde AKPli yok ki? Yani her AKPli ile muhabbeti kessek ülkenin önemli bir kısmı selam verecek aile büyüğü bulamaz. Siyaset muhabbetine girmeyin kısmet/inşallah/maşallah üçlemesiyle geçiştirip gidin bence.
0
salihdt
(21.04.23)
bu insanlarin sonu yapayalniz kalmak. arama, sorma
0
ala09
(21.04.23)
Onlar da öyle, yapacak bir şey yok.
Yılda bir he diyip geçeceksin.
0
neymis
(21.04.23)
Konuşurum tabii ki. Ama Halamla siyaset konuşmam. Hata sizde o ne kadar oraya getirse de bi çalımla çıkmalıydınız.
0
naksidil
(21.04.23)
Konuşmazdım. Sadece sinir bozuyorlar şuan sizin yaşadığınız gibi.
0
meraklitursucu
(21.04.23)
yilda bir kez konusmaya devam..
0
cooperr
(21.04.23)
Duyurunuzun içeriğini okurken, anne baba tarafı akrabalarımda tek bir AKP'li olmadığını fark etmek mutlu etti. Bu durum hayatımdaki en büyük övünç kaynaklarım arasında liste başı falan olur sanırım.

Neyse. Sorunuzun cevabına gelirsek de, dolaylı dolaysız hangi yolla olursa olsun bana bir şekilde "vatan haini" diyebilen birinin yüzüne bir daha bakmam, sesini de duymam.
0
jonas
(21.04.23)
Halam bana "onlar Alevi vatan haini onlara oy veren de vatan hainidir" dese üzülürdüm, demek ki halamın demansı Alevi olduğumuzu unutacak kadar ilerledi derdim gkfkfk. Neyse şaka bi yana zorunlu haller dışında çok görüşmezdim herhalde.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.04.23)
akrabayla ve arkadaşlarla asla siyaset konuşmayın.

akrabayla ve arkadaşlarla asla ticaret yapmayın.
0
alperz
(21.04.23)
Halanın numarasını yazsana kanka bişiy dicem :))

asla aramam hatta engellerim.
0
karayel
(21.04.23)
ben olsam gorusmeyi keserdim. eger israr olursa bir sekilde, ben seni gecen bayramda aradim ama sen bana vatan haini deyip hakaret ettin derdim.
0
Sour
(22.04.23)
(4)

Aile sorunları

kararsızataletfilozofu
Babam 80yaşına neredeyse geldi ama hiç öyle göstermiyor.Sürekli en iyisini ben bilirim siz hiç bir şeyden anlamazsınız havasında,Yalanlar söylüyor, çamur atıyor durup dururken.Kavga ettiğimiz konularda bile bile aynı şeyleri savunup yalan söyleyip sinirlendiriyor.Her şey onun istediği gibi olsun yan
Babam 80yaşına neredeyse geldi ama hiç öyle göstermiyor.
Sürekli en iyisini ben bilirim siz hiç bir şeyden anlamazsınız havasında,
Yalanlar söylüyor, çamur atıyor durup dururken.
Kavga ettiğimiz konularda bile bile aynı şeyleri savunup yalan söyleyip sinirlendiriyor.
Her şey onun istediği gibi olsun yanından ayrılmayım, ev hiç toplanmasın istiyor.

Atandığım için geldim 4günde bunları yaşadım.
Ayrıca hayat durağan akıyor genel olarak il de yapacak bir şey yok sıkılıyorum.
2-3ay sonra yeni atamalar geldiğinde yakın hiçbiryeri yazmayıp en uzak yerleri yazayım diyorum.

Bir iç dökme duyurusu oldu,
Onlar emek verdi bende onlara daha çok yardımcı olmak isterdim ama anlaşamıyoruz.
Uzak yerde olunca herkes kendi başının çaresine bakacak.

Sizinde böyle sorunlarınız oldu mu , çözebildiniz mi ?
0
kararsızataletfilozofu
(21.04.23)
Oldu, çözemedim. Benim de babam böyle bir tip. En iyisi uzak kalmak.
0
Kahvedesu
(21.04.23)
Genelde insanlar yaşlandıkça daha muhafazakar, daha sabit fikirli, daha sinirli olma eğilimindeler zaten şahsi kanaatimce. Çözülebilecek bir şey olduğunu sanmıyorum açıkçası. Üstte de belirtildiği gibi en iyisi iletişimi minimumda tutmak.
0
salihdt
(21.04.23)
Yaşlı olmanın gereği zaten bu, siz de yaşlanınca muhtemelen aynısı olacak.

Kırmamaya çalışarak idare etmek, görmezden gelip kabullenmek, tmm öyle olsun diye geçmek gibi yöntemlerle idare etmek gerekiyor. Zaten bu nedenle zor yaşlılara tahammül edebilmek, kutsal dinler ve ahlaki normlar bu nedenle iyi insan olmanın gereği olarak sayar iyi davranabilmeyi.
0
epitaf
(21.04.23)
Evet aynı evde zor oluyor, ben evden ayrılmadan önce bir şekilde sözümü geçiriyordum. Güzellikse güzellik, emrivakiyse emrivaki. Açıkça da söylüyordum, bundan sonra kontrol bende her şey sırayla, yapacak bir şey yok oturun keyfinize bakın diye. Bizimkilerin yaşı henüz o kadar bile yok.

Aslında böyle değildim ama bu ani karakter değişimini yaşadım çünkü hiçbir zaman kendi hayatımı kuramayacağımı düşündüğüm kötü bir dönemden geçiyordum. Orada kalacaksam o şekilde yaşanmazdı. Öyle hissetmesem uğraşır mıydım bilmiyorum. Başta çatışmalar oldu, ama arada sırada sen burdayken iyiydi falan diyorlar şimdilerde :D

Yani demem o ki çoğu aileyle müzakere edilmez, bir şeyin nasıl olmasını istiyorsanız öyle yapacaksınız.
0
akhenaten
(21.04.23)
(21)

Çok parası olup çalışmayanlar bordro ve emeklilik işini nasıl hallediyor?

zeleno
Malum kredi kullanabilmek ya da kredi kartı alabilmek için bordro şart, miras ya da farklı yollardan çok zengin olanlar bordro işini ne yapıyor? Milyon dolarınız olsa da bordronuz yoksa kredi hatta kredi kartı bile alamıyorsunuz malum. Bu insanlar şirket kurup kendine maaş mı bağlıyor?
Malum kredi kullanabilmek ya da kredi kartı alabilmek için bordro şart, miras ya da farklı yollardan çok zengin olanlar bordro işini ne yapıyor? Milyon dolarınız olsa da bordronuz yoksa kredi hatta kredi kartı bile alamıyorsunuz malum. Bu insanlar şirket kurup kendine maaş mı bağlıyor?
0
zeleno
(20.04.23)
o kadar paran olunca gerekmiyordur. Mesela kripto zengini olan ama maaşlı olmayan biri aynı bu dediğin durumda kalmıştı, blokeli kredi kartı açılabiliyormuş mesela 100 bin bloke ettirip o kadar limitli kart alıyor. Biraz kullandıkça bunlar gerekmeden limit yükseltebiliyordur herhalde.

Emeklilik için de, uğraşacaklarını sanmam ama dışarıdan prim yatırmak veya özel bireysel emeklilik yapmak zor değil ki?
0
nhk ni youkosu
(20.04.23)
Gerek kalmıyor olduğunu sanmıyorum. Bordron yoksa sistemin baya dışında kalyosun. Hatta Tr de maaş dışında gelir olarak sadece kira geliri kabul ediliyor. Faizde duran 10 milyon doların olsa bile gelirden saymıyorlar. Vize alırken bile aşırı zorlanırsın bence.
0
🌸zeleno
(20.04.23)
Eski bir banka calisani olarak soyluyorum, 10 milyon dolariniz varsa o karti size sube muduru elleriyle getirir teslim eder. Kimse bordro falan takmaz kafasina. Keza gercekten zengin bir insan neden SGK ile ugrassin. Mesela 10 milyon dolar parayi yabanci hisselere yatirsaniz en muhafazakar hesaplamalara gore bile yilda ortalama %5 kazandirir; O da 500 bin dolar yapar, Turkiye'de bir insani krallar gibi yasatacak para...
0
salihdt
(20.04.23)
Bordrom yok bam güm veriyorlar. Hiç demiyorlar işiniz nedir diye. Kaç para geliriniz var diyen oldu o kadar.
0
Amory Lorch
(20.04.23)
milyon dolarlara bile gerek yok, yarin mahallendeki x bankasini ara, $250k dolar yatiracam, aksamustu geliyorum de, banka muduru seni kapida karsilar, kart yat ne istiyorsan o gun alir cikarsin.
0
cooperr
(20.04.23)
Gayrimenkulünü teminat gösterip kredi çekebilirsin, bordro gerekmez.
0
gabe h coud
(20.04.23)
peki @zeleno'nun yazdığı gibi vize'de ne olur bu durum? parası olana vize de kolay mı çıkar, bordrosuz, sgk'sız vs.
0
absel
(20.04.23)
Vize konusu biraz daha farkli ama zaten sorudaki senaryo da cok olasi degil. Belli bir ana kadar hicbir hesabi, geliri, vb. olmayan ancak bir anda zenginlesen bir insandan bahsediyoruz... Diger yandan vize aslinda "Benim ulkeme gelen bu adam geri doner mi, yoksa kacak olarak kalmaya calisip bana yuk olur mu" sorgusu. Yine ayni ornek uzerinden gidersek; hicbir calisma gecmisi olmayip da bir anda hesabinda 100 bin dolar belirmis adam cok riskli, zira onu ulkesine baglayan bir sey yok ama kacak gocmen olarak belli bir sure idare edecek parasi var... Diger yandan 10 milyon dolari olan adam kacak gocmen olmaya tenezzul etmez gider cok isterse golden visa programlariyla kalici oturum izni alir zaten, yani riski dusuk. Tabi burada gercek vize kararinin ne olacagini bilmek mumkun degil.
0
salihdt
(20.04.23)
@salihdt
@cooperr

ama bahsettikleriniz de bordrolu kişiyi milyonerden daha avantajlı yapmıyo mu? hiç parası yok ama bordrosuyla istediği bankanın istediği şubesinden her türlü kredi işini hallediyo, diğeri işini yaptırmak için şubelere para aktarmak zorunda. her türlü dezavantajlı yani. aslında sormak istediğim böyle bir kişi kolay yoldan nasıl varlığını bordrolu şekilde yapabilirdi, şahıs şirketi falan mı kuruyolar onu merak ettim.
0
🌸zeleno
(20.04.23)
Çok parayı biraz daha tanımlasanız iyi olur. 10 milyon dolar demişler. Öyle bir nakit mevcutsa bankanın genel müdürü arar sizi zaten. Vize işlemlerinde de nakit dışında göstereceğiniz tapu ve ruhsatlar zaten vardır.
0
elestirman
(20.04.23)
@elestirman

10 milyon dolar farklı bankalarda ve farklı varlıklardaysa ne olacak? hangi müdür arayacak? bu kadar parası olan biri tek bankaya koymaz zaten.
0
🌸zeleno
(20.04.23)
Bordrolu üst düzey memur olup vize reddi alanlardan haberiniz yok galiba. Bordrolu çalışan olarak başvurduğunuzda sizden bir sürü evrak isteniyor, çalışmıyorum derseniz sadece gideceğiniz günleri karşılayacağınızı gösterir finansal durum yeterli oluyor.
0
Kahvedesu
(20.04.23)
Adresinizi yurtdışı yaparsanız bordro falan hiç bir şey sormuyorlar, banka ile ilişkiniz iyise veriyorlar.
0
bk
(20.04.23)
Bankada senelerdir 50K dolar civarı parası olan birine garanti bankası kredi kartı vermedi gelir göstermediği için.
0
vizivozo
(20.04.23)
maaş olmasa da kanıtlanabilir gelirin varsa kart veriliyor diye biliyorum. kira geliri de olabilir mesela. ya da kredi için bir teminat olarak mevduat yatırmanızı isterler. alır bence.
0
hknty
(20.04.23)
Devlet sadece maaş ve kira gelirini gelir olarak sayıyor. Milyonlarca Eurobond, faiz, temettü geliriniz olsa da gelirden saymıyor. O yüzden bordro ve kira geliriniz yoksa size ürünlerini vermeye yanaşmıyor. Ben de çok parası olan kişilerin şirket kurup kendilerie maaş bağlayıp bağlamadıklarını merak ettim bu yüzden.
0
🌸zeleno
(20.04.23)
İşte konu yaratılan senaryonun pek olasılıklı olmamasına geliyor yine... Banka özünde kendi riskini minimize etmeye çalışıyor. Düzenli bir gelir olması bunun ölçütü... Burada bir banka 100 bin dolar nakit varlığı 50 bin tl limitli bir kredi kartı vermek için yeterli bir "Bu insan borcunu öder" güvencesi görür, başka bir banka görmez, öbürü 100 bin tl limit için yeterli görür... Kişinin serveti arttıkça da risk düşeceği için bir noktada hiçbir banka banka bu kişiye kredi verme konusunda sorun çıkartmayacaktır. Bu 500 bin dolar olur, 10 milyon dolar olur.
0
salihdt
(20.04.23)
zengin değilim ama miras kalmış kira kazançlarım var.
abd borsasına 70.000$ var. (garanti yatırım üzerinden)
kağıt üstünde hiçbir işlem yapmayan bir şahıs firmasında bağkurluyum.
baksan bankaya sokmazlar.

kredi kartlarımın limiti 500k.
kira kazançlarımda önemli kısmı elden alıyorum, resmi kaydı yok.
kredi kart borcunun tamamını ödediğim için sanırım kart limitinide onlar attırıyor sürekli.
0
aslindasorunumpsikolojik
(20.04.23)
sen olsan hangisine borc verirdin: banka hesabinda 10 milyon dolari arti 10 tane evi olana mi? yoksa 15 bin lira geliri haricinde baska hicbir seyi olmayana mi?
0
baldur2
(20.04.23)
Çok parası olup çalışmayanlar, kağıt üzerinde çalışıyor oluyor genelde.

29 yaşıma kadar hiç çalışmadım. Hatta ilk işe girdiğimde 30'dan gün alıyordum. Ama aile şirketimizde çalışıyor görünüyordum. Muhasebe her ay, harçlığımı maaş öder gibi hesabıma gönderiyordu.

Çok parası olanlar için de sgk ile yasal bağlantısı olması birçok konuda avantajlı oluyor.
0
sailor
(20.04.23)
Mevduat bloke, tasit rehin, mulk ipotek, cek bloke/ciro, alacak devir/rehin vs vs parasi olan icin aldigi hizmetin karsiligi olabilecek bloke, rehin, ipotek, devir vs yapilabilir. Cok parasi olanin da mevduatini bankada tutmasi yeterli blokeye gerek kalmaz.
0
unidentified floating object
(20.04.23)
(5)

Dolar bozmalı mı yoksa kredi mi çekmeli?

nuevo
Ay başında 50-60 bin lik Türk lirası ihtiyacım olacak.Bu ekonomik şartlar altında dolar bozmak mı mantıklı yoksa kredi çekmek mi mantıklı sizce? Teşekkürler.
Ay başında 50-60 bin lik Türk lirası ihtiyacım olacak.
Bu ekonomik şartlar altında dolar bozmak mı mantıklı yoksa kredi çekmek mi mantıklı sizce? Teşekkürler.
0
nuevo
(19.04.23)
Ben olsam kredi çekerdim. Sabit faizli kredi, seçim sonrası artması çok muhtemel dolardan daha az maddi külfet yaratır.
0
salihdt
(19.04.23)
taksitli nakit avans, yoksa kredi. ya da kmh. dolar bozulur mu deli misin.
0
zeleno
(19.04.23)
@zeleno ++++
0
ayin yazari
(19.04.23)
Taksitli nakit avans +1
0
allah yazdiysa bozsun
(19.04.23)
@salihdt secim derken anlayamadim? Secim mi var yakinda?
0
🌸nuevo
(22.05.25)
(3)

Araba almalı mıyım?

asap raki
380 gram fiziki altın420k cash para35k net maaş29 yaş1.2 milyona araba almalı mıyım? 240bin sıfır faizli kredi veriyorlar. Ötv indirimi mevzusu gerçek olur mu? İlk arabam olacak. Bugüne kadar bi şey almayarak maalesef hep kaybettim. Alırsam varımı yoğumu basmış olucam. İstanbulda çok merkezi bi yerd
380 gram fiziki altın
420k cash para
35k net maaş
29 yaş

1.2 milyona araba almalı mıyım? 240bin sıfır faizli kredi veriyorlar. Ötv indirimi mevzusu gerçek olur mu? İlk arabam olacak. Bugüne kadar bi şey almayarak maalesef hep kaybettim. Alırsam varımı yoğumu basmış olucam. İstanbulda çok merkezi bi yerde yaşıyorum. Araba alma isteğim yüzde 20 gibi. Arada karşı cinsle takılırken lazım olabiliyor onun dışında sıfır ihtiyaç. Ama bi şey almadıkça para eriyor.

Diğer seçenek: doğudaki memleketimde üniversiteye yakın 1m civarına ev alıp 3-4k gibi bi paraya kiraya vermek. Bu şehirde evler çok çılgın prim yapmıyor.
0
asap raki
(16.04.23)
İhtiyaç yoksa araba almanın çok bir manası yok. Sonuçta araba durduğu yerde bakımı, vergisi, sigortası derken masraf çıkartan bir şey. Paranın erimemesi için döviz bazlı vadeli yatırıma, hisse senedine vb. yönelebilirsiniz. Ancak arabaya yatırdığınız para da reel bazda eriyecek masrafları ve dolar karşısındaki değer düşüşünü hesaplarsanız.
0
salihdt
(16.04.23)
2 yıl önce aldığım arabayı o günkü dolar kurundan hesapladım. geçen iki yılda arabaya ettiğim tüm masrafı yine dolar olarak hesapladım. şu anda bu arabayı o kadar dolardan daha fazla dolara satabiliyorum.

sence araba alınır mı?
0
alperz
(16.04.23)
o faizli krediyi nereden alabiliyorsunuz?
0
datlu
(16.04.23)
(9)

Entelektüel gelişimi sağlayabilecek aktiviteler sizce nelerdir?

2027
SB
SB
0
2027
(14.04.23)
Tarkovski göndermeleri olan sanat filmleri izlemek.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.04.23)
Gerçek bir entellektüel bir zümrenin emir kulu değildir, gerçek entellektüel bir devrin şuuru olmak zorundadır. Bütün hakikatleri yoklamalı, bütün yalanların maskesini yırtmalı, kalabalığa doğruyu göstermeli, her düşünceye saygılı olmalı, tarafsız olmalı, vuzuhu fethe çalışmalıdır.
0
beraesad
(14.04.23)
Televizyonun fişini çekmek
Sosyal medya hesaplarını kapamak
Popüler belgesel değil de gerçek belgesellerin izlenebileceği birkaç kanal bulmak
Klasiklerden okunmamış kitap bırakılmayacak şekilde bir okuma düzeni kurmak
İngilizceyi ana dili gibi geliştirip Dünya'yı yabancı kanallardan izlemek

der başlardım, ben olsam.
0
Mirket
(14.04.23)
(bkz: ilk emir)
0
salihdt
(14.04.23)
kitap toplantıları bayılıyorum.
0
sanemz
(14.04.23)
okumak, okumak, okumak. gerisi hep sonra gelir. bu okuma dedigim kurgu disi tabii ki. roman vs degil.

belgesel, film izlemek vs okumak kadar verimli degil. gorsel destekler daha iyi anlatabilir elbette ama verimi en yuksek olan okumak.

bir youtube videosunun transkriptini indirmistim mesela, 1 saatlik videonun icerigini okumak 10 dk surmuyor.

ondan sonra sanatsal faaliyetleri takip etmek gelir bence. yani roman, siir, sinema, muzik, resim vb sanat urunlerinin tuketimi ve anlasilmasi.
0
antikadimag
(14.04.23)
bolca gezip insan tanimak da eklenebilir. bu da dunya gorusu anlaminda cok sey katiyor. sosyal gozlem
0
ala09
(14.04.23)
Bence hayatta en önemli şeylerden biri hayatı anlamlandırma becerisi. Ne neden oluyor? Bir şeylerin sebepleri ne gibi sorgulamalar. Bilimsel, mantıksal ve felsefi yetenekler bunlar aslında. Bu bağlamda şunlar faydalı bence, temel bilim felsefesi okumaları, nedensellik okumaları (Book of Why ideal giriş olur), probability ve bayesian theory okumaları, bilgi felsefesi okumaları, temel istatistik bilgisi, temel mantık bilgisi. Aklıma bunlar geldi. Bütün herkese bir tur bunları öğretsek kimse atıp tutmaz, argümanlarımız, varoluşta gördüğümüz şeyler arasındaki ilişkilere bakışımız daha tutarlı ve sağlıklı olur diye düşünüyorum. Tekil konulara dair aktivite/okuma/izleme gibi değil de dünyayı kavramaya yönelik meta aktiviteler diyebilirim bunlar için. Başka örnekler de kesin vardır da şimdi aklıma gelmiyor bu kategoriye.
0
stanhiver
(15.04.23)
Bir şey okumak izlemekten çok bakış açısı lazım. Yoksa gerisi lafiguzaf. Onu oluşturmanin da bir formülü olduğunu sanmıyorum, ancak @stanhiver'e de katılıyorum ayrıca.
0
encokbenisevinnolur
(15.04.23)
(5)

kredi çekmek

kondansator
kredi çekme süreci nasıl işliyor acaba? online olarak başvurdum, onaylandı mesajı çıktı diyelim. bankaya gidip şak diye parayı alıyor muyum, yoksa bankaya gidip evrakları imzalayıp, gel dedikleri zaman mı gidip parayı alıyorum?
kredi çekme süreci nasıl işliyor acaba? online olarak başvurdum, onaylandı mesajı çıktı diyelim. bankaya gidip şak diye parayı alıyor muyum, yoksa bankaya gidip evrakları imzalayıp, gel dedikleri zaman mı gidip parayı alıyorum?
0
kondansator
(14.04.23)
Tamamen online kredilerde onaylar da online olarak veriliyor ve para direkt hesabınıza geçiyor. Islak imzanın gerektiği durumlarda bankaya gitmeniz gerekebilir ya da bazı bankalar (Mesela Enpara) bir kurye ile evrakları size gönderiyor, bu evrak onaylandıktan sonra para hesabınıza geçiyor.
0
salihdt
(14.04.23)
ihtiyaç kredisi online olarak alınıyor genelde. taşıt ve evde bankaya gitmek gerekiyor.
0
jelly bear
(14.04.23)
kredi hesaba yattıktan sonra bankadan nasıl çekebilirim? belirli bir tutarı direkt vermiyorlar diye duymuştum, gidip önden şu tarihte parayı çekeceğim hazırlayın vb mi diyoruz
0
🌸kondansator
(14.04.23)
O para çekme konusunun, kredi çekme durumu ile bir bağlantısı yok. Eğer bir toplu para çekimi yapacaksanız, para çekmek istediğiniz şube ile önceden görüşmek iyi olacaktır. Yoksa eliniz boş dönebilirsiniz. Zira şubeler ellerindeki nakit parayı mümkün olduğunca az tutmaya çalışırlar.

Yalnız, artık para o kadar değer kaybetti ki, bu "büyük para" ne oluyor emin değilim. Bir kaç 100.000 lira bile sanıyorum çok sıkıntı olmayabilir artık. En iyisi kredi durumunuz onaylanınca ilgili şube ile konuşmak.
0
yeninesiltupcu
(14.04.23)
Tutara göre değişir. Online başvuru yaptığında örneğin sana en fazla 25K çıkıyordur, anında kullanabilirsin para hesabına geçer ve şubeye gitmene gerek olmaz evrak da imzalamıyorsun.

Daha yüksek tutara ihtiyacın varsa şubeye gelir belgen, SGK dökümün vb. ile başvurup daha yüksek tutarlar kullanmak durumu olabiliyor. Başvurun onaylanırsa yine hesabına direk para geçer.
0
Lethe
(14.04.23)
(7)

Pasaport harcı geri verilir mi?

Unde bach canim
Kk eğer cb olursa ilk 100 gün vaadinde pasaport harcının ücretsiz olması da var.(yaş 25 üstü) geriye dönük; hele rte zamanında alınan pasaport harcını geri ödemezler değil mi?
Kk eğer cb olursa ilk 100 gün vaadinde pasaport harcının ücretsiz olması da var.(yaş 25 üstü) geriye dönük; hele rte zamanında alınan pasaport harcını geri ödemezler değil mi?
0
Unde bach canim
(14.04.23)
tabiki ödemez. ödemesini beklemek de abuk olur.
0
kondansator
(14.04.23)
Ödemezler.
0
logisticsmanager
(14.04.23)
Devlet genel olarak bu tür uygulamalar yapmaz, yapmamalı. Bu tür şeyler emsal oluşturacağı için sonu da gelmez. Sonrasında bütün harç ve benzeri şeyler için bir sürü dava açılır ve kazanılır.
0
salihdt
(14.04.23)
geriye yonelik duzeltme tabii ki olmaz fakat zaten genclere ucretsiz olacak diyor, 25 yas ustunun buna dahil olacagini zannetmiyorum.
0
juninho77
(14.04.23)
@juninho77
25 yaş altına zaten ücretsiz. Öyle olursa zaten bu vaad manasız
0
🌸Unde bach canim
(14.04.23)
norvec'te bile boyle bir sey olmaz.
0
baldur2
(14.04.23)
Hayır tabii ki.
0
ruhen hastayim ben
(14.04.23)
(5)

fakirlik sartlanilmis birsey mi?

cooperr
Eve yorgun gelince biran once uyumak icin son zamanlarda CBD/THC sekerlemeleri var, onlardan atiyorum bir tane. Yasadigim yerde yasal engel yok. Yan etki olarak fantastik ruyalar goruyorum. Hosuma gitmiyor da degil.. Neyse dun yine baya yorgundum, caktim bir tane ayicik uyudum. Ruyamda isyerinden is
Eve yorgun gelince biran once uyumak icin son zamanlarda CBD/THC sekerlemeleri var, onlardan atiyorum bir tane. Yasadigim yerde yasal engel yok. Yan etki olarak fantastik ruyalar goruyorum. Hosuma gitmiyor da degil..

Neyse dun yine baya yorgundum, caktim bir tane ayicik uyudum. Ruyamda isyerinden istifa etmisim, bir tane araba galerisine girmisim satis elemani olarak. Bir tane teyze geldi, rahat 70 var. Elimizde bir tane 911 var, onu istiyor. Hatunla muhabbet ediyoruz test surusu sirasinda, ermeniymis, cok zengin bir aile mensubu. Kocasi olmus, bu da artik kafasina gore takilmaya karar vermis, olmeden aklinda kalan seyleri yapmaya calisiyor. 911 hayaliymis hep vs.

Neyse, hatun kredi kartiyla $150k odedi, arabaya bindi gitti. Tam o sirada uykudan karim uyandirdi, ise gec kaliyormu$um. Bende heyecanli heyecanli ruyayi ona anlatmaya basladim. Sonuna kadar dinledi, ulan dedi "ruyanda bile fakirsin".

Harbiden ruyamda bile 911 alan pozisyonunda degil, komisyonla satmaya calisan bir tipim. Bu sartlanilmis bir fakirlik mi?

Cevap verecek arkadaslar baskasina giydirmeden, sakin sakin, malum kisinin ogluna anlatir gibi basit sekilde cevaplarsa sevinirim. Maslow teorisi falan diye girip kafami sisirmeyiniz, zaten gordugunuz gibi kafam karisik :)
0
cooperr
(13.04.23)
bence gerçekten ulaşılabilir şeyler hayal ettiğin için olabilir. boşa hayal kurmuyor olabilirsin. asla 911 alamayacağını bildiğin için hayalini dahi kurmuyorsun. bu da bilinç altında yer etmiyor olabilir.
0
oldz
(13.04.23)
enerjici/kuantumcular öyle olduğunu söylüyor.
0
sanemz
(13.04.23)
bi sabah uyanıp milyoner olduğumuzu ancak banka hesabımızda bir kaç milyon birim parayı bir anda görerek ve bu paranın kaynağını bilip gerçekten bizim olduğuna tatmin olunca anlayabiliriz eğer gerçek olarak bankada görmeden, kaynağından tatmin olmadan bunu başarabiliyorsan sen artık bir milyonersin fakat bu parayı harcayamazsın bunun bilincine vardığın an beynin tekrar eski seni yaşatmaya başlar, tabi beyin bu kadar kolay kandırılabilecek bir organ değil. şu örnek de güzel olur mesela lsd gibi halüsinojenleri abartıp kuş olduğuna inanıp camdan atlayıp ölenler/çeşitli uzuvlarını yabancı cisim olarak görüp kendi elleriyle koparanlar. yani beynin ikna olursa her şey gerçektir, evinde otururken bir sabah milyoner olduğuna inanıp milyoner olman gerçektir, bankada milyonlarının olup olmaması toplumun ve bankacılık sisteminin onayını tamamlayan bir şey ve senin gerçekliğini etkilemiyor.
0
montakristokondu
(13.04.23)
Bazı insanlar entitled, kendinde doğuştan hak görüyor. Bazı insanlar değil. Belli bir yaştan sonra değişmez. Downtown Abbey’de hafta içi, hafta sonu kavramlarını bilmeyen teyze vardı. What is a weekend?

youtu.be
0
gabe h coud
(13.04.23)
Değil... Fakirlik bir sosyoekonomik olgu ve tabi ki bunu yaşayan insanların hayatlarını şekillendiriyor. Düşük gelirli bir insan ile yüksek gelirli bir insan özellikle maddi kararlar alırken tabi ki farklı risk iştahına sahip olacaklardır; bu da düşük gelirlinin ürkek, yüksek gelirlinin daha cesur ve girişimci olarak görülmesini sağlayabilir. Ancak burada kimin neyi risk ettiği de önemli...

Ne yazık ki sosyal medya sağolsun bir sürü aklıevvlen "influencer" insanlara "Fakirlik seninle alakalı bir sorun, istesen zengin olursun" falan diyerek "hustle" diye bir fikir pazarlamaya çalışıyor. Amaç da belli; işsiz ya da üç kuruş paraya çalışmak zorunda olan insanlar onlara bakıp "Aaa tamam, demek zengin olmak bu kadar kolaymış ya" desin, takipçi olsun, onların skindirik eğitimlerine üç-beş bir şey atsın.
0
salihdt
(14.04.23)
(15)

Anadili gibi İngilizce bilen/konuşanlar bizim yapmadığımız ne yaptı?

2027
SB
SB
0
2027
(12.04.23)
İngilizce konuşulan ülkede eğitim aldı, uzun süre o ülkede yaşadı, kariyerini o ülkede sürdürdü.
0
salihdt
(12.04.23)
ingilicceckonusan ulkede calismak zorunda kaldi. Hem de surekli konusmasi gereken bi alanda
0
allanpoe
(12.04.23)
Dili kullandılar, sadece öğrenerek anadil yetkinliği kazanmak mümkün değil. Öyle olsa antik filoloji bölümlerinde yıllardır geceli gündüzlü çalışan profesörler sular seller gibi şakırdı. Ancak dili okuyup çözümlemenin ötesinde akıcı konuşabilenini görmedim, belki tek tük örnekleri vardır. Latince buna bir istisna, çünkü dar çevrede de olsa hala yarı hayatta olan bir dil. Dilin yapısal boyutuyla muhataplar, haliyle okuyup, anlama yetenekleri var ancak pratikte günlük hayatta kullanmadıkları için akıcı konuşamıyorlar.

Kitap okuyarak kelime haznenizi geliştirip okuduğunuz şeyi kusursuz anlayabilirsiniz ama eğer ağzınızı açıp dili konuşmuyorsanız cümle kurmak bile zor olur.

Anadili gibi konuşanlar dedikleriniz de zaten küçük yaşlardan beri yurtdışında çalışanlar, sürekli o dilde sohbet edebileceği bir tanıdığı olanlar, uluslararası bir ekiple uzun süre çalışmış olanlar, yurtdışına sürekli seyahatleri olanlar gibi insanlar olsa gerek.

En azından bu saydığım tipte insanların arasında akıcı konuşma kabiliyeti kazanmış olanların oranı hiç gerçek anlamda dili kullanma ihtiyacı olmadan öğrenenlerden daha yoğun.
0
akhenaten
(12.04.23)
oyunlarda yabancılara sövdük hep
0
nolmus yani
(12.04.23)
ing podcast, kitap, filmler orjinal dilinde, ünide para biriktirip ilk fırsatta yurt dışı. futbol kahve kültüründen uzak durup oyunlarda yabancılara laf yetiştirmek
0
abi bi dizi buldum on numara
(12.04.23)
Her gün maruz kaldı sonra da çekinmeden ay aman demeden konuşmaya başladı.Türkçe düşünüp İngilizce'ye çevirmek yerine İngilizce düşünmeye başladı hatta. İzlediği sayısız Dizi,Film ve müzikler sayesinde kültürüne de aşina oldu bu sayede İngiliz dil edebiyatı okumuş arkadaşı ağzı açık bakarken ana dili İngilizce olan kişiler ile eğlenceli ve derin sohbetlere dalabildi.
0
klakie
(12.04.23)
Yabanci bir sevgili yaparsan ona kendini ifade etmek icin yirttigini farkedeceksin o yirtilma seni akiskan yapacak.
Egerki ayni zamanda da o dilin konusuldugu ulkedeysen owww yeah derim.

Test edildi onaylandi
0
Slynmaster
(12.04.23)
bir kere ingilizce konusulmayan bir ulkede yasayip da anadili gibi konusan gormedim. ne kadar iyi olursa olsun dili. ben de yds'yi, toefl'i falan fulluyordum turkiye'de ama anadil gibi konusamiyordum o baska bir seviye. simdi 3 senedir yurtdisindayim yavas yavas o seviyeye geliyorum.

o nedenle ingilizce konusulan ulkelerde dogdu veya buyudu. bu da degilse bu ulkelerde uzun sure yasadi. gerisi hikaye.
0
antikadimag
(12.04.23)
turk olup, yurtdisina 18'den sonra cikip uzun seneler orada kalsa bile "anadili gibi" ingilizce konusabilen kimse yok, unutun bunu.

anadil ile fluent karistiriliyor turkiye'de. anadildeki kivrakligi sonradan ogrendigin bir dilde yakalaman im-kan-siz.

Fluent olmak icin, temel saglamsa yurtdisinda 3-5 sene gecirmek yeterli. Is biraz da yetenek ile alakali, muzik kulagi gibi birsey, allah vergisi. Kimisi 3 senede toparlar, kimisi 10 senede arpa boyu yol alamaz.
0
cooperr
(12.04.23)
Yabancı ülkede yaşamak ve yabancı flört
0
photo85
(12.04.23)
iyi okulda aldi egitimi

ben istanbulda bir okulda okuyordum, resim dersi bile ingilizceydi
okulumuzda bakalorya sistemi vardi, sinavlarimiz yurtdisindan gelir, sonra yurtdisina gider orada puanlanirdi, mecbur ogrendik ingilizceyi

sonra ailesel durumlardan ankaraya tasindik
orada da ozel okula gittim, baya da meshur bir ozel okuldu
ust uste 2 cumle kurunca ingilizce siniftakiler bana saskin saskin bakmislardi

onlarin da cvsinde ingilizcesi iyi yaziyor benim de :)

sonra yine ailesel sebeplerden yabanci uvey baba
onun gorevi sebebi ile dunyayi gezmek
hem evde, hem disarida ingilizce konusmak da eklendi uzerine, iyice duzeldi
simdi de ingilterede yasiyorum zaten
0
Corc
(12.04.23)
Ben tamamen kendim çalışarak ilerlettim, konuşma hariç anadilim gibi diyebilirim, konuşma için de spesifik konularda tikaniyorum, ingilizce konusulan bir yerde bir süre yaşasam o da hallolur sanırım.

Yukarıda sayılanların da hiçbirine sahip değildim/yapmadım. Sonradan bir adının olduğunu öğrendiğim şu şeyi yapiyormusum megersem:
(bkz: deliberate practice)
0
encokbenisevinnolur
(12.04.23)
büyük çoğunluğu kolejde okudu. bir kısmı da erasmus, yurtdışı stajı falan filan derken toparladı. bir kısmının da özel ilgisi veya yeteneği vardı bu işe.
0
semaforo de medianoche
(13.04.23)
kimsenin yazmamasina sasirdim: cocuklugundan itibaren ailesi ingilizce ogretti/konustu. dolayisiyla cift dilli yetistiler.
0
Sour
(13.04.23)
Soruyu eksik sormuşsun yalnız.

Native speaker'ları kastediyorsan onlar çocukluktan beri resmi dili İngilizce olan ülkede doğup büyüyen.

Fluent seviyede olanlar da native olanlar kadar olmasa da çok uzun yıllar veya ömürleri boyunca yurt dışında yaşamış ve işlerini okullarını orada tamamlamış kişiler.
0
Yourcousinmarvinberry
(13.04.23)
(3)

Levi’s Türkiye’de nerede üretiliyor

iddaaci
Merhaba kotta made in Turkey yazıyor ama bunlar çorludaki fabrikayı kapatmış. Nerede üretiyorlar kotları?
Merhaba kotta made in Turkey yazıyor ama bunlar çorludaki fabrikayı kapatmış. Nerede üretiyorlar kotları?
0
iddaaci
(10.04.23)
Belki de fason ürettiriyorlardır? Kendi fabrikaları yoktur, öyle aramak gerekir belki de.

Şöyle bir şey buldum mesela;

eksisozluk2023.com
0
John Bloor
(10.04.23)
Daha günceli de vardır belki ama 2019 itibariyle dünya çapındaki tüm fabrikalar: www.levistrauss.com
0
salihdt
(10.04.23)
tek bir fabrika üretmiyor. 3-4 yerle anlaşmış durumdalar. benim bildiğim denimvillage ve tayeks. önceden dinateks te üretiyordu. bir ara da colins üretiyordu bilmem hala anlaşmaları var mı. bazı ürünleri de butik ürettiriyorlar küçük firmalara. karışık yani. ama yazdığım ilk iki firma özellikle tayeks için yarıdan çoğunu yapıyordur.
0
delidir yakalayin
(10.04.23)
(2)

İphonelarda paskalya neden 16’sı olarak görünüyor

condom kurşunu
Normalde bugün değil mi?
Normalde bugün değil mi?
0
condom kurşunu
(10.04.23)
Ortodoks paskalyasını gösteriyordur?
0
salihdt
(10.04.23)
Ortodoks paskalyası, evet +
0
SiyamkedisiZorro
(10.04.23)
(3)

cambly faydalı mı?

deartheodosia
her yerde ama her yerde reklamıyla karşılaşıyorum. youtube’da, instagram’da, spotify podcastlerinde… cidden faydalı bi şey mi bu, kullanan oldu mu?
her yerde ama her yerde reklamıyla karşılaşıyorum. youtube’da, instagram’da, spotify podcastlerinde… cidden faydalı bi şey mi bu, kullanan oldu mu?
0
deartheodosia
(09.04.23)
çok sık ders almadıkça hiçbir faydası olmaz.
0
OrangeYellow
(09.04.23)
cambly kullanmadım, preply kullandım. speaking pratiği hiç olmayan biriydim ve üç dört ay boyunca haftada üç saat kadar ders aldıktan sonra, bildiğim konularda istediğim şeyi fazla gevelemeden bir şekilde karşıya anlatabilecek duruma geldim diyebilirim.

ben kısa sürede konuşma pratiği kazanmak istediğim için, gramer ve kelime gibi şeyler üzerinde pek durmadık. bu nedenle bu konularda halen eksiklerim/hatalarım mevcut.

faydalı olup olmayacağı, ders alacak kişinin mevcut bilgisine de çok bağlı. okuyabiliyorum ama konuşamıyorum diyen bir kişi için bence faydası yadsınamaz. başlangıç seviyesindeki bir kişi için durum ne olur bilemiyorum.

ayrıca cambly'nin hocaları muhtemelen preply'deki hocalardan daha kalitelidir. ben güney afrika'dan bir hoca buldum, fiyat/performans odaklı bir yol izliyorum açıkçası. gayet de memnunum. daha fazla para verebiliyor olsaydım kesinlikle cambly seçerdim.

ancak preply ile cambly arasında ders süresi açısından ciddi bir fark var. cambly'de dersler en fazla 30dk diye biliyorum. benim preply'den aldığım dersler 1 saat. buradan yola çıkarak, 30 dakikanın çok yetersiz bir süre olacağını düşünüyorum.
0
estranged
(09.04.23)
Sıfırdan İngilizce öğrenmek için çok pahalı bir çözüm olur. Ancak belli bir seviyedeyseniz ve pratik eksiğiniz varsa oldukça işe yarıyor Cambly ve benzeri ürünler. Hem üzerinizdeki İngilizce konuşma gerginliğini atıyorsunuz, hem de anadili İngilizce olan biriyle konuşarak ve ondan aldığınız geri dönüşlerle hatalarınızı düzeltiyorsunuz.
0
salihdt
(09.04.23)
(1)

ingilizce makale/dergi yazısı okumak için kaynak önerisi

estranged
yabancı dilimin gelişmesi amacıyla okuma süresi çok uzun olmayan (~10dk), birbirinden farklı konularda, genel kültürün gelişmesine de katkı sağlayabilecek kaynaklar arıyorum.bbc'nin historyextra isimli tarih konseptli dergisi gözüme çarptı. abonelik istiyor. abone olmadan önce başka kaynak var mı di
yabancı dilimin gelişmesi amacıyla okuma süresi çok uzun olmayan (~10dk), birbirinden farklı konularda, genel kültürün gelişmesine de katkı sağlayabilecek kaynaklar arıyorum.

bbc'nin historyextra isimli tarih konseptli dergisi gözüme çarptı. abonelik istiyor. abone olmadan önce başka kaynak var mı diye sorayım dedim.

beklentiler:

konu çeşitliliği ne kadar fazla olursa o kadar iyi.
yazılan bilgilerin güvenilirliği önemli.
pdf formatında indirilebiliyor olursa avantaj.
0
estranged
(09.04.23)
Belli başlı popüler dergilerin tamamı işinizi görür: Mesela Wired, New Yorker (Bunda görece uzun içerikler olur), Atlantic, Time, Reader's Digest... Bu arada bunların websiteleri genelde her ay belli sayıda içeriğe erişmenize izin veriyor ancak Calibre e-kitap uygulamasından hemen her yabancı derginin güncel makalelerini e-pub formatında indirebilirsiniz.
0
salihdt
(09.04.23)
(10)

Çatır Çutur Gerçekleri Konuşan Birileri Yok mu?

pantepember
Bilimsel gerçekleri veya akla-mantığa dayalı argümanlarını paylaşan, korkusuz, içten, saf, açık insanlarla diyaloğum maalesef sıfıra yakın. Böyle insanların bir araya gelip konuştukları ve bunu paylaştıkları bir alan olmalı. Yok mu böyle bir podcast veya youtube kanalı?Mesela "iki insan birbirini be
Bilimsel gerçekleri veya akla-mantığa dayalı argümanlarını paylaşan, korkusuz, içten, saf, açık insanlarla diyaloğum maalesef sıfıra yakın. Böyle insanların bir araya gelip konuştukları ve bunu paylaştıkları bir alan olmalı. Yok mu böyle bir podcast veya youtube kanalı?

Mesela "iki insan birbirini belli koşullar dahilinde seçer, birbirleri için yaratılmamışlardır, o olmazsa öbürü olur, eldeki neyse, kapasite neyse onla yetinir veya yalnız kalır" diyebileceğim, veya diyen insanlar tanımak istiyorum.
0
pantepember
(09.04.23)
Celal şengör
0
Erestor
(09.04.23)
Celal hocayı yazmaya gelmiştim yazılmış
Erastor +1 diyorum :)
0
yazdonumu
(09.04.23)
evrim ağacı mı ne öyle bir platform var sanırım
0
vizivozo
(09.04.23)
salihdt
(09.04.23)
Ben varım. Evrimagaci var. Aşkın metafizigi/Schopenhauer var. Fularsiz entel var.
0
abuzer
(09.04.23)
Cevaplardan sonra ek:

Önerdiğiniz platformları, kanalları biliyorum. Onları bilmemek de ayıp zaten. =) Bir örnek de ben vereyim: Yalansavar. Ama epeydir üretmiyorlar. O da zaten kendi aralarında.

Evrim Ağacı'nın forumu sohbet biçiminde kullanılıyor mu, bilmiyorum.

Ama demek istediğim şu: Günlük hayatındaki diyaloglarında hurafelerden, mitlerden, anlamsız, desteksiz inançlardan bıkmış insanlar ne yapar, nasıl tatmin duygusunu yaşar, nasıl döker içindekileri? Nereye dönsem astroloji, hangi sohbete girsem "insanlar dörde/onaltıya ayrılır" muhabbeti, bilimsel, akılcı hiçbir temeli olmayan insan ilişkileri tüyoları, "bak o soruna çörekotu bire bir" kocakarı inançları, "bir arkadaşımdan duydum, o halde doğrudur, kurcalamaya gerek yok" meraksızlığı, homeopati, şifa, türlü türlü kendini kandırmaca.

Belki de cevap/çare bulmak için değil (pek olası değil çünki), sadece dert yanmak için sormuşumdur bu soruyu. =)
0
🌸pantepember
(09.04.23)
Senin ilacın su;
encrypted-tbn0.gstatic.com ara ara aç bak

Bununla birlikte biraz Umut Sarıkaya karikatürlerine göz gezdirip, Fırat budaci-kendimi durduracak değilim kitabı sipariş versen o da rahatlatır biraz.

Ayrıca varız ama hem azinliktayiz, hem de dağınık haldeyiz. Sıkıntı o. Önceden ekşi ve duyuru bı tık yataklik yapıyordu bu insanlara. Şimdi burda da gün aşırı fal baktiriyolar.

Neyse, sürü halinde takıldıkları bı yer bulursan bu duyuruyu güncelle pls xd
0
abuzer
(09.04.23)
Başlığı okur okumaz Turan Dursun dedim.
0
ruhen hastayim ben
(09.04.23)
Temel hayat görüşü size yakın insanlardan kurulu küçük bir arkadaş grubu edinmek en basit çözüm, en azından benim için böyle. Öte yandan herkesin, hemen her konuda sizin gibi düşünmesini beklemek ya da sadece sizin gibi düşünen insanlarla bir arada olmak da bir nevi balona kapanmanıza neden oluyor (Filter Bubble), bunu bir de belli bir yaştan sonra arkadaş edinmenin zorluklarıyla birleştirince işler daha da karmaşıklaşıyor. Haliyle herkesle çok yakın olamayabilir ya da her konuda uyuşamayabilirsiniz ama yine de entelektüel anlamda sohbet edebileceğiniz bir şeyler bulabilirsiniz. Örneğin yıldız haritalarına kafayı takmış eğitimci bir arkadaşımla eğitim politikaları ya da toplumsal dönüşüm vb. gibi konularda saatlerce konuşabiliyoruz; o beni yıldız haritalarına inanmaya zorlamıyor, ben onu bunun saçmalığına ikna etmeye çalışmıyorum, gül gibi geçinip gidiyoruz.
0
salihdt
(09.04.23)
valla ben bulamadim. cok vardir benim gibi insan ama nereden denk gelecek. dunyanin neresinde hangi sosyoekonomik seviyede olursa olsun insan ayni insan. hep dedikodu pesinde, hep ivir zivir hesaplar pesinde.

o yuzden filozoflarin, bilim adamlarinin yazdigi eserleri okuyorum. onlarla tek tarafli hasbihale giriyorum. onlar anlatiyor, ben dinliyorum.

veya reddit'te ilgili subreddit'lerde cok saglam muhabbet donuyor. cok fazla sey ogrendigim olmustur. eksi'de de cok enteresan adamlar var, sayilari az olsalar da arada cikiyorlar.

yani sosyal hayatta bulma umudunu kestim ben bunu. hayatimda yuz yuze tanisip da bir seyler ogrendigim, etkilendigim insan sayisi o kadar az ki yok hukmunde. ama atiyorum schopenhauer'in yazdigi kitabi acip okuyunca insan oha ulan adam 30 yasinda bu kitabi yazmis ben 30 yasinda ne haldeyim diye kendime uzulmuslugum vardir. yani ilgilendiginiz konudaki kitaplari okuyunca zaten o akilli insanlarla muhabbet etmis kadar oluyorsunuz.
0
antikadimag
(09.04.23)
(3)

1.5 günlük Singapur nasıl?

senolll
Merhaba,Soru başlıkta. Biraz kısa bir süre, hatta sabahın erken saatlerinde biyolojik saat gece iken varılmış olacak ilk gün. Küçük bir yer ve batıya benziyor bilgileri üzerine çok zorlamaz diye düşünüyorum. Daha önce hiç asyaya gitmedim. Tavsiye ve uyarıları alırım Singapur için.teşekkürler
Merhaba,

Soru başlıkta. Biraz kısa bir süre, hatta sabahın erken saatlerinde biyolojik saat gece iken varılmış olacak ilk gün. Küçük bir yer ve batıya benziyor bilgileri üzerine çok zorlamaz diye düşünüyorum. Daha önce hiç asyaya gitmedim. Tavsiye ve uyarıları alırım Singapur için.

teşekkürler
0
senolll
(09.04.23)
1.5 bence herhangi bir yer için oldukça kısa bir süre; her halukarda biraz koşuşturmalı olur. Singapur genel olarak güzel bir yer. Gezilecek yerler sınırlı; gardens by the bay'de dolaşabilir, hemen yanındaki meşhur marina bay sands'in seyir terasına çıkıp şehri yukardan görebilirsiniz. Yine gardens by the bay kısmındaki cloud forest vb. de düşünülebilir. Sağda solda hawker food dedikleri sokak lezzetlerini kaçırmayın. Bir de cesaretiniz varsa durian deneyebilirsiniz.
0
salihdt
(09.04.23)
Endonezya bali bölgesi,malezya varken singapuru düşünme bile.İstanbul levent,mecidiyeköy kule bölgesinden hallice bir yapıya sahip yani bir albenisi yok ve aşırı pahalı
0
smokee
(09.04.23)
@smokee, hocam zaten asıl son durak Bali ancak Singapur aktarmalı olacak. Bari 1 gece konaklama olsun, 1.5 gün orayı görelim diye düşündük
0
🌸senolll
(09.04.23)
(5)

İç sesi susturmak mümkün mü?

sanemz
Bazen kendi kendine konuşmaya kadar varıyor? Özellikle yeni bir şey öğrenirken çoğalıyor. Stres kaynaklı sanırım.
Bazen kendi kendine konuşmaya kadar varıyor? Özellikle yeni bir şey öğrenirken çoğalıyor. Stres kaynaklı sanırım.
0
sanemz
(08.04.23)
niye susturalim ki? bu kadar totaliter olmayin, birakin istedigi gibi konussun.
0
antikadimag
(08.04.23)
Vesveseli değil de güzel şeyler konuşuyorsa sorun yok.
0
diyecevaplandı
(08.04.23)
İşimden alıkoyuyor beni. Takdir edersiniz beynimiz 2 iş birden yapacak kadar evrimleşmedi henüz.
0
🌸sanemz
(08.04.23)
İç ses de sizsiniz, sürekli kendinizle çatışıyorsanız bunun nedenini anlayıp ikiliği gidermek daha mantıklı.
0
salihdt
(09.04.23)
@Salih, doğru diyorsun. Modern psikoloji çözüme kavuşunca öfkenin yahut iç çatışmaların dineceği yönünde. Doğu felsefesi farklı bakıyor. Neden aradıkça işlerin karmaşıklaşacağını öne sürüyor. O yüzden nedene bakmaksızın rahatsızlığı gözlemeyi öneriyor. Gözlenen şey kendiliğinden gider diyor. Bence ikisi de etkili.
0
🌸sanemz
(09.04.23)
(5)

Çizim yeteneğimi nasıl geliştirebilirim?

sanemz
Sürekli çizim yapacaksın diyorlar ama yapıyorum hiç ilerleme yok gibi. Hatta kötüye gidiyormuşum gibi.
Sürekli çizim yapacaksın diyorlar ama yapıyorum hiç ilerleme yok gibi. Hatta kötüye gidiyormuşum gibi.
0
sanemz
(05.04.23)
Farklı tarzlardaki kişileri taklit edebilirsiniz. Karakalemden bahsediyorsunuz sanırım, caravaggio ya da barok dönem ressamları makul bir giriş olabilir

Çizimin sırları isminde bir kitap var, onu edinip onun üzerinden ilerleyebilirsiniz.

Seviyeniz hangisine daha uygun gibiyse ondan başlayın.
0
encokbenisevinnolur
(05.04.23)
Perspektif çalışmayı denedin mi?
0
damba
(06.04.23)
Sürekli çizim yapman da bir seyleri ilerletmez. Kendince teknikler gelistirmen gerekir.
0
Yourcousinmarvinberry
(06.04.23)
Buna baya vakit harcamis ve belli bir noktaya gelebilmis biri olarak "Surekli cizim yapmak" konusu dogru diye dusunuyorum. Karmasik karakalem portreler de, basit cop adam da, karikaturler de belli temel sekillerden ve bilek hareketlerinden olusuyor. Sayfalar dolusu basit cizgiler, sekiller, vb. cizerek o temel sekilleri refleks haline getirmis oluyorsunuz. Sonrasinda kafanizda fikri kagida yansitirken her sey daha rahat oluyor. Ancak bu noktada da kompozisyon sorunlari ortaya cikmaya basliyor; perspektif, olcek vb. Bunlari da yine pratikle cozuyorsunuz; yavas yavas nesnelerin boyutlari birbirine orantilaniyor, bakis acisina gore sekiller degisiyor vb.
0
salihdt
(06.04.23)
@damla, çizim güzel olmayınca perspektifte olmuyor. Hoca önce istediğini kağıda en yaklaşık şekilde aktarabilmelisin. İstediğimde kağıttaki arasında uçurum var. Yetenek yok zaten de azimle olsa bari az bi şey.
Mesela enstrümanda epey parça çalabiliyorum. İlerlediğimı ordan anlıyorum. Bunda ilerleme var mı onu bile bilemiyorum.

Edit: bu arada başlıkta anlatım bozukluğu olmuş düzeltemiyorum. Kırsal yerdeyim,
tel pek çekmiyor. Düzelttim şükür
0
🌸sanemz
(06.04.23)
(3)

İngilizce sorusu

dissendium
Basit bir soru ama Türkçe kafamı karıştırıyor.Budget deficit, bütçe açığı ifadesindeki budget kelimesinin sözcük türü isim, değil mi? Sıfat olma ihtimali yok bence ama daha iyi bilenlere sormak istedim. Sağ olun.
Basit bir soru ama Türkçe kafamı karıştırıyor.

Budget deficit, bütçe açığı ifadesindeki budget kelimesinin sözcük türü isim, değil mi? Sıfat olma ihtimali yok bence ama daha iyi bilenlere sormak istedim. Sağ olun.
0
dissendium
(05.04.23)
İsim evet
0
salihdt
(05.04.23)
Budged sıfat olarak kullanılabiliyor, ucuz, bütçeye hitap eden anlamında. Ama burda öyle bir şey yok, iki kelime bir öbek oluşturmuş.
0
akhenaten
(05.04.23)
Budget deficit bir noun phrase (isim öbeği) fakat bu tarz iki ismin yan yana gelerek oluşturduğu isim tamlamalarında öndeki isim noun adjunct veya attributive noun olarak tanımlanıyor ve sıfat gibi görev yapıyor.
mesela "research paper" da aynı şekilde üretilen bir isim tamlaması fakat öndeki research ismi burada sıfat gibi çalışıyor.

diğer örnekler:

chicken soup
business meeting
safety rule
0
bedwetter
(02.05.23)
(6)

Training ayakkabıda under armour mu skechers mı?

mikahakkinen
puma kullandım dağıldı. skechersında çok sağlam olmadığını duydum. under armour, skechers seçiminde hangisini tercih etmeliyim?
puma kullandım dağıldı. skechersında çok sağlam olmadığını duydum.

under armour, skechers seçiminde hangisini tercih etmeliyim?
0
mikahakkinen
(05.04.23)
yürüyüş için aldığım bir skechers ayakkabım vardı. aşırı rahat olması beni muazzaz rahatsız etti. yani tam anlatılabilecek bir şey değil ama o jelimsi tabanla rahat edemiyorum.

sonra emektar nike'ım ile devam ettim spora.

under armour hiç kullanmadım ama bana amacına daha uygun ayakkabılar üretiyormuş gibi geliyor skechers'a göre.
0
teritori
(05.04.23)
Skechers sağlamlık konusunda Under Armour karşısında diz çöker tövbe eder... Muhtemelen de bu sırada ya tabanı açılır, ya dili kopar.
0
salihdt
(05.04.23)
skechers yürürken bile dağılıyor, koşuya falan dayanabileceğini sanmıyorum.
0
brkylmz
(05.04.23)
Under Armour hem rahat hem de sağlam. Yazdan beri gayet sık kullanıyorum, burnunda minik bir açılma dışında sapasağlam, şekli de bozulmadı.

Öteyandan Türkiye'den aldığım Sketchers ayakkabılar kolay dağılmakla birlikte yurtdışından aldıklarım halen gayet sağlam ve fakat formlarını kaybettiler. Under Armour diyorum.
0
vampir akrep
(05.04.23)
Nike deyip suyu bulandırmaya geldim. Sporun çeşidine göre nokta atışı ayakkabıyı gerek sağlamlık gerekse konfor anlamında sunuyor adamlar. Sitesinden alışveriş çoğu üründe ülkemizdeki fiyatların altında kalıyor , görece tek sıkıntısı en fazla 8-9 gün içinde teslim oluyor.
0
synax
(05.04.23)
u.a. skechers iyi bir ayakkabı değil. rahatlığını sevenler var ama ne ayakkabılar var rahatlıkta yarıştırmak istersen.
0
abi bi dizi buldum on numara
(05.04.23)
(5)

Tazminat yüzünden şirketten ayrılamamak

karayel
10 yıldır çalıştığımız şirketten tazminatı alamadığımız için ayrılamıyoruz. Bu olay çok saçma değil mi?Siz nasıl çözüyorsunuz bu durumu?Başka işe geçmek için soruyorum.
10 yıldır çalıştığımız şirketten tazminatı alamadığımız için ayrılamıyoruz. Bu olay çok saçma değil mi?

Siz nasıl çözüyorsunuz bu durumu?

Başka işe geçmek için soruyorum.
0
karayel
(05.04.23)
Ekonomik koşullara göre değişir tabi; kıdem tazminatının üzerindeki tavan dolayısıyla eğer geliriniz yüksekse ve enflasyonist ortamda iş değiştirerek maaşınızı yükseltebilecekseniz kıdem tazminatının 10 yıl birikmiş olmasının pek bir anlamı kalmıyor.
0
salihdt
(05.04.23)
Bizim şirkette iş yavaşlatıp 3 uyarıyla kendilerini kovduruyorlar
0
hepimizkediyiz
(05.04.23)
25 yıl hizmet süresi ve 7000 günü doldurduysanız sgk dan kıdem yazısı ile istifa ederek tazminat akabilirsiniz.
0
bluemoon22
(05.04.23)
millet artık 2 yılda bir iş değiştiriyor hem bu sebeple hem de maaşını düzgünce artırabilmek için.

Kadınlar eğer evlenirse ve yıllardır çalışıyorsa hakkını kullanıp (*"eşim çalışmamı istemiyor" :D) çıkıp tazminatını alıyor.

Bazı şirketler ileride sorun olmasın diye birkaç yılda bir herkese veriyormuş. Çünkü geçen yıl 15 bin olan brüt üç seneye 45 bin oluyor(salladım), işçi "çıkarıldığında" son brüt maaşından (tavan rakam da var tabi) hesaplanıyor şirkete de yük. Ama kendi giderse ödenmiyor öyle bir yanı var. Genelde vermeyip kendi gider diyorlar işte.

Çözümü yok. Akp hükümeti bu herkesin hakkı olsun ama bu paralar devlete yatsın(yani onlar kullansın), işçi de yıllaaaar sonra (10 yıl falandı galiba) alsın diye bi teklif götürmüştü ama o da saçmaydı. Şimdi tavan 19 bin 982 liraymış. 199000 tl birikti ama 10 yıl sonra alabileceksin gibi düşün o da çok saçma.
0
nhk ni youkosu
(05.04.23)
bluemoona düzeltme yapayım;
25bin ve 7bin değil.

2008 nisan öncesi sigorta girişiniz varsa 7bin gün doldurmak yeterli.

kendiniz kovdurmayın sgk sicilinizde gözüküyor.

eğer iş değiştirmeyi kafaya koyduysanız bence tazminata takılmayın, diğer tarafa bir an önce gecinki orada kıdemınız başlasın.
0
nuisance
(05.04.23)
(7)

Neden?

nolmus yani
Niye tüm arkadaşlarım çat diye bırakıp gidiyor?Benle dertleşmek vakit geçirmek için can atan, saatin kaç olduğuna bakmadan arayacak yardım isteyedek samimiyette olan, yanımda hep gülen bütün arkadaşlarım eninde sonunda çat diye bırakıyor. Bıktım. Ben neyi yanlış yapıyorum? Eninde sonunda tüm dostluk
Niye tüm arkadaşlarım çat diye bırakıp gidiyor?
Benle dertleşmek vakit geçirmek için can atan, saatin kaç olduğuna bakmadan arayacak yardım isteyedek samimiyette olan, yanımda hep gülen bütün arkadaşlarım eninde sonunda çat diye bırakıyor. Bıktım. Ben neyi yanlış yapıyorum? Eninde sonunda tüm dostluklarim o ghostingi yemekle bitiyor. Bende de gurur var gidip sormuyorum hayırdır ne oldu diye.

Ama merak etmeden de edemiyorum ve de sıkıldım. Zira aylar yıllar boyunca gecenin bilmem kaclarinda dertlerine çözüm olduğunuz arkadaşlarınız sizi terk ettigi için çareyi ekşi duyuru ile dertlesmekte bulunca insanın canı sıkılıyor biraz.
0
nolmus yani
(05.04.23)
Birkaç farklı durum söz konusu olabilir

1 - Son yılların ilişkileri genel olarak yüzeysel. Artık sosyal medya temelli sosyal hayat mı dersiniz, sosyolojik trendler mi dersiniz; insanlar kendi ihtiyaçları konusunda daha talepkarlar, ancak konu karşılık vermeye geldiği zaman kimse eskisi kadar vefalı değil.

2 - Belki insanların sizin düşündüğünüz kadar yardıma ihtiyacı yok; siz kendinizi deli divane ediyorsunuz, onlar da bunu severek kabul ediyorlar ancak ilk başta o kadar da ihtiyaç duymadıkları için sizinle aralarında çok özel bir şey olduğunu düşünmüyorlar.

3 - Farkında olmadığınız bir karakter özelliğiniz var. İnsanlar her ne kadar zor zamanlarında sizi yanlarında istiyorlarsa da normalde sizinle vakit geçirmek istemiyorlar.

4 - Hep yanlış, özünde vefasız, çıkarcı insanlara denk geliyorsunuz.
0
salihdt
(05.04.23)
Sadece hayatının imtihan sorularından biri bile olabilir. Enteresan bir şekilde astrolojik doğum haritasında böyle işaretler olur böyle insanların, biri de benim ve gerçekten haritadaki işaretleri aynen yaşıyorum, elimde de değil. Dikkat ediyorum bu olay bendeki hangi yanlışlığı gösteriyor diye, görüyorum ki bende insanlara aşırı, kendime sıfır değer verme alışkanlığı var. Tam da bunu yeneyim diye güneşimi aslan burcuna vermiş Allah, hatta beni desteklemek için mesela merkürümü başak burcuna koymuş, 7. evime ve terazi burcuma denk gelecek şekilde satürn (zorlayıcı, engelleyici, problem çıkararak iyice öğrenmemi sağlayıcı gezegen) yerleştirmiş vs vs. Bakıp düşünüp hak verdiğim çok konu oldu doğum haritamda, bu anlamda rehber olarak kullanıyorum. Ama bakış açısını ve edinilen bilgileri çok sağlam tutmak lazım. Herkesin yorumu doğru olmaz, sağlam astrologlar bulmak lazım, ünlü olanları da dahil.

Sen de kendine bak bakalım, arkadaş ilişkilerinde acaba kendini öncelemek yerine başkalarını gereksizce önceleyen ve bu sebeple hem senin hem de onların kıymet bilmemeniz durumunu oluşturan bir halin var mı.
0
muhayyer divan
(05.04.23)
Friends'de Joey herkesin hayatına devam edip ilerlemesine (moving on) kırılıyordu. Herşey eskisi gibi kalsın istiyordu. Aynı şekilde HIMYM'da da Ted benzer hislere kapılıyordu. İkisi de kalbimi kırmıştı ilgili bölümlerde. Yapacak bir şey yok. Zaman içinde dokunduklarımız azalacak, dokunduklarımıza dokunduğumuz anlar azalacak. Yağmurlar altında ağlarken akan gözyaşların nasıl kaybolup gidiyorsa sen de hepimiz de öyle kaybolup gideceğiz.

tiny.cc
0
twelfth
(05.04.23)
Çat diye gidiyorlar derken, evlendikten sonra mı aramıyorlar? Sorsanız ne olacak ki? Ne diyecekler? Sizinle kalmak isteyenlerle devam edin, gitmek isteyenler de gitsin. İyi bir arkadaş çevresi şans işi.

Yenileri belki eskilerinden de daha iyi olacak.
0
Kahvedesu
(05.04.23)
Yardıma ihtiyacım var, ya da nolur bugün şuraya gidelim şunu yapalım vs yapanlar onlar. farkında olmadığım bir özelliğim varsa da bulmak isteyecek enerjim kalmadı diyebilirim. belki de gerçekten başkalarına gereksiz öncelik verip duruyorumdur ve insanlar istedikleri eğlenceyi alınca kalma gereği duymuyordur.

evlendikten sonra gitme gibi bir durum görmedim. genel olarak insanlar ben hiç varolmamışım gibi hayatlarına devam ediyorlar. major bir değişiklik sonrası falan olsa anlayacağım. manita yapar veya evlenir anlarım. işi gücü değişir taşınır vs anlarım. daha bir sürü sebep var. ama evet, sorsam ne olacak ki diye düşündüğüm için hiçbir zaman sormadım.

ama kalmak isteyen de yok. hep bir gram arkadaşım oldu. öyle çok popüler değilim. olmamayı mı tercih ettim emin değilim. ama az ama öz insanlarla olmak hep daha hoşuma giden bir şey oldu. belki bu yüzden canım bu duruma çok sıkılıyordur.

tek sıkıntı yenisi eskisinden belki daha iyi olur diye diye yaş 30 oldu. gellmişim burada ergenler gibi hüüü arkadaşlarım beni sevmiyor diye dert yanıyorum...
0
🌸nolmus yani
(05.04.23)
neden sormuyorsunuz, sorsanıza? belki bir problem bile yoktur.
0
deartheodosia
(05.04.23)
Bir seyi yanlis yaptigin falan yok.

ilk kisimda bahsettigin sey pek çok kisinin basina gelebiliyor.
0
Yourcousinmarvinberry
(05.04.23)
(11)

Nasil yeni kitap kesfediyorsunuz?

ahm1
Goodreads ile tanistiktan sonra (uzun yillar once) kitaplarimin yuzde 90'ini goodreads'ten buldum. Kimisi site onerisi, kimisi oradaki kullanicilarin yorumlarindaki onerilerden. Cok guzel, muthis kitaplar buldugum oldu. Peki ya henuz bulamadigim, varligindan haberim olmadigi kitaplar ne olacak?Ufkum
Goodreads ile tanistiktan sonra (uzun yillar once) kitaplarimin yuzde 90'ini goodreads'ten buldum. Kimisi site onerisi, kimisi oradaki kullanicilarin yorumlarindaki onerilerden. Cok guzel, muthis kitaplar buldugum oldu. Peki ya henuz bulamadigim, varligindan haberim olmadigi kitaplar ne olacak?

Ufkumu biraz daha genisletmek istiyorum bu konuda. Edebiyat nobeli alanlara bakip onlarin kitaplarini mi incelesem dedim, nasil olur? Goodreads icinde farkli arama onerisi de verebilirsiniz.
0
ahm1
(01.04.23)
Twitter çemberi
Goodreads
0
freebird5406_2
(01.04.23)
Nadirkitap'ta rastgele belirlediğim bir sahafın ilana koyduğu bütün kitapları gözden geçiriyorum. Baştan sona bütün kitapları taramak uzun bir süreç, birkaç günümü alıyor. İlgimi çekenleri ayırıp o kitaplar hakkında çeşitli kitap sitelerinde yapılmış yorumlara bakıyorum, varsa pdf formatını bulup içeriğini inceliyorum. Böylelikle son elemeyi de tamamlayıp bir koli kitabı eve postalatıyorum.
0
huçi kuçi
(01.04.23)
Ölmeden önce okumanız gereken 1001 kitap adlı bir kitap var. Bu kitabın listesine girip de Türkiye'de yayınlanmış olanların listesini İdefix şu adreste yayınlamış.

Bu liste içinden okuyup da 2Güzel değildi.' dediğim hiçbir kitap olmadı.

Tüm listeyi öneririm.

www.idefix.com

Ayrıca İş Bankası Kültür Yayınları Hasan Ali Yücel Klasikleri serisinden de hiçbir kitap iyi bir okuyucuyu pişman etmez.
0
Mirket
(01.04.23)
Özellikle sevdiğiniz türden kitaplar basan yayınevleri varsa onların yeni çıkanlarını takip edin, varsa mail listelerine katılın, haftalık/aylık bülten gelsin.

Sevdiğiniz türlerle ilgili, ya da genel edebiyat subredditlerini takip ederseniz Reddit'ten çok güzel öneriler bulabilirsiniz.
0
kobuzchu kiz
(01.04.23)
Okuduğum kitap genelde yazarından ya da yayınevinden kaynaklı bir sonraki kitabı belirliyor. Bu konuda Heretik, Metis, Ayrıntı yayınları okunacaklar listemi doldurmaya yetiyor.
0
Amaranta ursula
(01.04.23)
@Mirket: selamlar. güzelmiş. bunun kurgu-dışı versiyonu da var mıdır acaba? kurgu-dışı için bunu yapmak biraz zor olabilir tabii ama.
0
🌸ahm1
(02.04.23)
Burada ilgi alanlarımız önemli.

Çeşitli gruplardan sitelerden satışa mezata çıkan kitaplara bakıyorum. Bazen bir kitabın yazarının hayatı hakkındaki bilgileri okurken, yazdığı diğer kitaplara da bakma gereği hâsıl oluyor.
Bazen TV veya youtube kanallarındaki konuşmalardan, önemli kesitler, konu başlıkları da istenen kitaba ulaşmak için bir anahtar olabiliyor.

Her okumadığımız, tanımadığımız kitap bizim için yeni kitaptır.
0
diyecevaplandı
(02.04.23)
Kurgu Dışı deyince aklıma ilk İş Bankası Kültür yayınlarının Anı serisi geldi.
İlgini çeker mi bilmem.

Mesela o seriden Türk Mektupları, Hobart Paşa'nın anıları, Mezopotomya Seferim ilk aklıma gelenler. Tarih sevenler için ufuk açıcı kitaplardır.
0
Mirket
(02.04.23)
Goodreads'in trednlerini takip ediyorum,
Bazen çeşitli podcastlerde duyuyorum,
BookBub diye bir site var her gün indirimli e-kitapları yollayan; haftada bir de çeşitli listeler yolluyorlar (Bu yaz en çok okunan kitaplar vb.) gibi.
Penguing vb. yayınevlerinin listelerinden geliyor,
Önemli kitap ödüllerinin (Booker, Pulitzer) kısa listelerine denk geliyorum
Twitter'da görüyorum
0
salihdt
(02.04.23)
kurgu disi bu tarz listeler bana fayda saglamiyor. nasil okuyorum? referansla. okudugun ve ilgini ceken kitabin referans oldugu diger kitaplar, reddit'te ilgilendigin konu ile ilgili onerilen kitaplar vs.

sistemli degil de daha cok referansla gidiyorum. veya ilgilendigim konu varsa dogrudan onunla ilgili keyword'u aratiyorum amazon'da. diger turlu cok zor.
0
antikadimag
(02.04.23)
Bir üstteki yazara katılıyorum.

Reddit’te favorite books, best books diye arattığınızda birçok sonuç çıkıyor. Keza Quora da bir alternatif.

Sözlükten de faydalnıyordum, yazarların favori kitapları vb
0
EasyTiger
(02.04.23)
(2)

Açlık durumunda gırtlak acıması

muhayyer divan
SelamYıllardır bu sorunum var, çok acıktığımda veya midem biraz huzursuz olduğunda ağrıyı acıyı midemde değil doğrudan gırtlağımda, boynumla yemek borumun birleştiği yerde hissediyorum. Yutkunmak zorlaşıyor, çok pis çok sıkıntılı bir acıma hissi oluşuyor. Reflü diyenler oldu ama hiç sesim kısılmadı,
Selam

Yıllardır bu sorunum var, çok acıktığımda veya midem biraz huzursuz olduğunda ağrıyı acıyı midemde değil doğrudan gırtlağımda, boynumla yemek borumun birleştiği yerde hissediyorum. Yutkunmak zorlaşıyor, çok pis çok sıkıntılı bir acıma hissi oluşuyor.

Reflü diyenler oldu ama hiç sesim kısılmadı, hiç midemden yukarı sıvı gelmedi, midemde sadece şişkinlik oluyor ve gırtlağım acıyor ama çok pis acıyor yani.

Bu hissi yaşayan var mı, kesin reflü mü yoksa başka bir şey olabilir mi, aydınlatabilecek biri varsa çok sevineceğim.
0
muhayyer divan
(01.04.23)
Yakın zamanda benzer şikayetlerle doktora gittim; boğazımda bir şey takılı kalmış gibi hissediyordum. Bende de herhangi bir yanma ya da ses kısılması olmamıştı. Doktor baktığı gibi reflü dedi ve Salpraz diye bir ilaç verdi. Tabi ki bu sizin de reflü olduğunuz anlamına gelmez, yine de bir KBB uzmanına gözükün bence.
0
salihdt
(01.04.23)
RAMAZAN BAŞLADIĞINDAN BERİ AYNISI BEN DE VAR. TAM DEDİĞİN GİBİ.
0
arveles gibiyim
(01.04.23)
(5)

Finansal Harcama Takip Uygulaması

burka
MerhabaAslında aradığım bir kayıt uygulaması, şu tarihte bu harcama yapılmış. Vb. tarihte şu kadar para alınmış gibi şeyleri tutabileceğim, kronolojik olarak listeleyebileceğim, kategorize edebileceğim (ödeme, gelir, hisse alım vb.) bir uygulama tavsiyeniz var mı?Ya da bu amaçla kullanabileceğim ne
Merhaba

Aslında aradığım bir kayıt uygulaması, şu tarihte bu harcama yapılmış. Vb. tarihte şu kadar para alınmış gibi şeyleri tutabileceğim, kronolojik olarak listeleyebileceğim, kategorize edebileceğim (ödeme, gelir, hisse alım vb.) bir uygulama tavsiyeniz var mı?

Ya da bu amaçla kullanabileceğim ne önerirsiniz? Çok detaylı birşey aramıyorum ama işlerimi kolaylaştıracak birşeye ihtiyacım var.

Teşekkürler
0
burka
(01.04.23)
Mint, Spendee gibi bir şey mi arıyorsun?
0
mada
(01.04.23)
Monefy kullanıyorum, genel olarak memnunum
0
salihdt
(01.04.23)
İncelediğim kadarıyla speendee ve monefy aradığım özellikler ile uyuşuyor. İnceleyip tekrar yanıtlayacağım, cevaplar için teşekkür ederim.
0
🌸burka
(01.04.23)
Tekrar merhaba

İnceledim, ben mobil cihazlardan ziyade web sürümü kullanacağımdan dolayı monefy'ı deneme imkanı bulamadım. Araştırmalarım sonucu kararımı "Wallet by Budgetbakers" çözümünde verdim. Kullanışlı ve basit buldum, tavsiye ederim.

budgetbakers.com
0
🌸burka
(07.04.23)
Selamlar

Aylar sonra kendi duyurumu yanıtlayarak tekrar güncelliyor ve tavsiyemi "Board by Budgetbakers" olarak değiştiriyorum. "Wallet" bireysel kullanıcılar için tasarlanmışken "Board" kobi işletmeler için geliştirilmiş görünüyor. Ama "Board" ücretsiz sürümde dahi sağladığı özellikler ile bence gündelik kullanıma ihtiyaç duyan kişiler için fazlasıyla yeterli. Dolayısıyla ben "Board" öneriyorum.

board.budgetbakers.com
0
🌸burka
(30.08.23)
(4)

Çocukluğumdaki hayatımı özlüyorum

sassot
İlkokulda sınıfın en çalışkanı bendim sınıf öğretmenimiz beni hiçbir zaman tahtaya sözlüye kaldiramazdi daha 7-8-9 yaşındayken kafayı yiyordum neden parmak kaldırıyorum da bana söz hakkı vermiyor diye. Abim her gün bana hikayeler okuyup deftere yazdırırdı, sınıfın en güzel yazanı bendim yaptığım her
İlkokulda sınıfın en çalışkanı bendim sınıf öğretmenimiz beni hiçbir zaman tahtaya sözlüye kaldiramazdi daha 7-8-9 yaşındayken kafayı yiyordum neden parmak kaldırıyorum da bana söz hakkı vermiyor diye. Abim her gün bana hikayeler okuyup deftere yazdırırdı, sınıfın en güzel yazanı bendim yaptığım her şeyi zamanında ve full disiplinle yapardım.

Ortaokulda sınıfın en iyi okuyanı bendim. Hocalar her şeyi bana okuttururdu. Çok güzel okurdum, çünkü her gün evde sayfalarca kitap okurdum. Tiyatro oynayacaktık hoca direkt beni çağırırdı mesela, basketbol futbol kurslarına giderdim her takımda kaptan olurdum.

Ne olduysa liseye geçtik ondan sonra oldu. Belki hepinizin hikayesi aynıdır ama ben 13-14 yaşına kadar inanilmaz güzel bir hayat sürüyordum. Girdiğim her ortamda en iyisiydim, kızlar bana hastaydı, herkes beni takdir ederdi. Ne oldu da böyle olduk sizce ?

Ben internet, mastürbasyon ve fast Food 'a bağlıyorum bunun sebebini.
0
sassot
(31.03.23)
son cümledeki üçlü'de evet aşırı tüketimde beyne çok zarar veren şeyler. hazza çok hızlı ve kolay yoldan ulaşıldığı için çaba göstermek, uğraşmak olmuyor.

ilk 2 paragrafta yazdıklarının da büyük oranla yanılsama olduğunu düşünüyorum. ülkede neredeyse milyonlarca insan "ilkokulda sınıfın en çalışkanı bendim" edasıyla dolaşıyor ama böyle bir şey yok maalesef. benim ilkokuldaki arkadaşlarımdan da bunu söyleyen var ama 3 yılda falan bir kaç defa kimsenin çözemediği soruyu çözdüğü için aklında bi o kalmış ve tüm çocukluğunu öyle hatırlıyor.

dediğin çeşit bir mutluluğu yaşamak istiyorsan senin yerin iyi işleyen bir sistemde bulunmak. anlattıkların hep onu gösteriyor. iyi bir şirkette x görevinde sadece o alanda çalışan biri olabilirsen ve başarılı olursan mutlu olacağını düşünüyorum.
0
avatar is back
(31.03.23)
Büyüdün?

Büyümek tam olarak bu değil mi? Çocukluk dediğin her şeyin gelecekte olduğu, hayatın basit sorumluluuklarının farkında olmadığın, zorluklarla yüzleşmediğin; haliyle de her şeyin gerçekte olandan daha kolay, olası ve güzel gözüktüğü bir dönem işte.

Çocukken hatalarının sonuçlarını daha az yaşıyorsun, zira insanlar üstüne çocuk olduğun için daha az geliyorlar... Bir şeyleri görece iyi yaptığında da fazladan ödüllendiriliyorsun... Büyüdüğünde bunlar da dengeleniyor; haliyle daha çok bedel ödeyip daha az ödül alıyorsun... Ve daha bir sürü şey işte. Bence fast food ile falan alakası yok direkt olarak.
0
salihdt
(31.03.23)
Çocukken çok iltifat, sevgi alırız. Büyüdüğümüzde ise ortam kin, nefret, şüphe, kıskançlıklarla dolu bir hal alır.
Çevreden de bize zamanla olumsuz bazı huy ve alışkanlıklar bulaşır.
Bu süreçte iç dünyamızda kendimizle konuşmalarımız, daha derin bir hal alır.
Büyüdükten sonra da çevremizdeki daha çocukken bildiğimiz tanıdığımız bazı büyüklerin de gereksiz, anlamsız, yanlış davranışlarına sabah akşam parayı düşünmelerine daha yakından şahit oluruz.
Bazı yönlerden istediğimize göre bir hayat yaşayamadığımız ve beklentilerimiz karşılanmadığı zaman da kendi kişisel ütopyamızdaki tema çocukluğumuz olur.
Senaryo,yapımcı, oynayan vs. hep bizizdir orada.

Arada bu kadar etken varken bütün sorunu yazdığın son satırdaki üç şeye bağlamamak gerekir.

Ama şuna inanırım çevremizdekiler güzel kafa dengi insanlar ise bulunduğumuz yer ister afrika ister kutuplar olsun bir sorun yoktur.
0
diyecevaplandı
(31.03.23)
Aslında cevap basit. Liseye kadar seviyenin altında bir yerde okumuşsun ve ortamda sıyrılan kişi olmuşsun. Lise ve üniversite benzer zekada, çalışma alışkanlığında olan kişilerin toplandığı yer. Orada da doğal olarak ortalamada kalmışsın. Kötü alışkanlıkların da seni ortalamadan aşağı çekmiş. Ek olarak gelişimini tek başınadan ziyade çevre desteği üzerinden yapmaya alıştığın için de bireysel sorumluluk alıp kendini bu durumdan kurtaramamışsın.

Benzer bir durum benim de başıma geldi. Ortaokula kadar mahallemizin devlet okulunda okuyunca okulun zekisiydim. Lisede Ankaranın en iyi 3 okulundan birine geldim ve yatılı kalmaya başladım. Ortalama üstünde kalmak için daha çok çalışmam gerektiğini fark ettim çünkü burada herkes belirli bir zekanın üstündeydi. Amatör ligden--Süper lige çıkmıştım.
Sonra üniversitede türkiyenin en iyi 3 üniversitesinden birine gittim. Bölüm itibari ile inanılmaz rekabetçi bir bölümdü. Herkes hem çalışkan hem zekiydi. Hayatı kaçırmamak için daha çok çalışmadım çünkü burası artık Şampiyonlar ligiydi benim de amacım sadece gruptan çıkmaktı. Çoğu zaman kendimi aptal gibi hissettim, aynı senin gibi lan önceki hayatım ne güzeldi derdim.
Sonra iş hayatına atıldım, iyiler hep akademide kaldı. 6 ay içinde yine herkesten övgü almaya başladım, inanılmaz hızlı yükseldim. O gazla akademiye döndüm ve yine maymun gibi hissetmeye başladım :D

Sonuç olarak hocam, yine bazı yerlerde takım kaptanı olursun, bazı yerlerde ortamın en iyisisin ve kızlar sana hasta. Şu an bulunduğun ortam senin ortalamanın üzerinde. Önünde 2 yol var ya daha fazla çalışacaksın ya da ortam değiştireceksin.
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(31.03.23)
(3)

Programı kullanmayı bilen çok olursa satışı da artar mı

ikikerekac
Örneğin Logo muhasebe programını bilen çok olursa ürünün satışına olumlu etki yapar mı?
Örneğin Logo muhasebe programını bilen çok olursa ürünün satışına olumlu etki yapar mı?
0
ikikerekac
(30.03.23)
evet
0
sert siyah krom
(30.03.23)
Muhtemelen artar ancak tabi burada ürünü kim kullanıyor, satın alma kararını kim veriyor da önemli. Yani şirketler Logo programını farklı sebeplerden tercih ettikleri için mi bunu bilen çok insan var, yoksa programı bilen insan sayısı çok olduğu için mi ürünün satışları artıyor?

Birincisi daha mantıklı sanki; yani Logo ortaya iyi bir ürün çıkartıyor, haliyle bu ürün çok kullanılıyor, dolayısıyla da çok fazla insan tarafından öğreniliyor. Ancak bir aşamada bazı şirketler bu uygulamayı bilen insan sayısının fazla olmasını da bir artı olarak düşünüp buna göre karar veriyor olabilirler.
0
salihdt
(30.03.23)
@sivrisinek "diğer insanların bundan vazgeçemiyorum ücretlisini alayıma itiyor" demişsin de olay tam olarak o değil, diğer insanları değil şirketleri itiyor daha çok.

retail satış çooook azdır emin ol. kullanıma engel olmuyor lisanssız olması günümüzde, bilgisayar yine fonksiyonel. sağ alttaki uyarı biraz rahatsız ediyor o kadar ama orada da millet gidip grey market key kullanıyor. korsan işine de bilerek izin veriyorlar. mas var mesela hala windows 7'den ücretsiz yükseltmedeki sistemi tetikleyerek çalışan, microsoft bu yükseltme işlemini istese kapatır online bi işlem ama bilerek aktif tutuyor şuan sadece korsan amaçlı kullanıldığı halde.

olay bireysel kullanıcılara retail lisans satmak değil, windows kullanım oranını yüksek tutup korsan kullanamayacak şirketleri windows kullanmaya yönlendirmek. linux veya mac kullanmayı bilenler az, windows'u herkes biliyor haliyle adamın alacağı elemanın çalışabilmesi için altına verilecek cihaz windows oluyor.

şuan bireysel kullanıcıda lisanstan para kazanmayı umursamazlar, asıl kazançları topladıkları verilerden, ön yüklü gelen uygulamalardan reklamlardan vs. tabi hala arada alan çıkacağı için ve prebuilt sistemlerle lisans satacakları için gidip windows'u tamamen ücretsiz yapmıyorlar. yani microsoft'un windows'tan elde ettiği kazancın çoğunluğunu oluşturmuyor artık lisans satışından kazandıkları para.
0
konetsu
(30.03.23)
(2)

Nakit çekip taksitle almak olayını anlamadım?

sassot
Bir alışveriş yaptım 10 bin liralık. 7 taksitle oluyor dediler tamam dedim. Ama karttan 10 bin lira çekilmiş. Ben bunu ne şekilde ödeyeceğim şimdi olayı anlamadım? 10 bin / 7 ŞEKLİNDE mi her ay ödeyeceğim?
Bir alışveriş yaptım 10 bin liralık. 7 taksitle oluyor dediler tamam dedim. Ama karttan 10 bin lira çekilmiş. Ben bunu ne şekilde ödeyeceğim şimdi olayı anlamadım? 10 bin / 7 ŞEKLİNDE mi her ay ödeyeceğim?
0
sassot
(29.03.23)
Aman üstüme geliyorlar +1

Sizin kredi kartınızın bir limiti var, o limit tutarında harcama yapabilirsiniz.

10.000 lira limiti olan karttan 10.000 lira harcama yapıp 7 taksitte öderseniz kartın harcama limiti 0'a düşer. Siz de 1.428 lira ödersiniz 7 ay boyunca.

Her taksiti ödediğinizde kartın harcama limiti artar. İlk taksitten sonra 1.428 lira harcama limitiniz geri gelir, 2. Taksitten sonra 2.856 olur, bu böyle gider.
0
akhenaten
(29.03.23)
Kartın limitinden 10 bin TL düşmesi normal. İşlem muhasebeleştikten sonra dönem içi işlemlerinize bakın 1429 TL civarında, gelecek döneme yansıyacak ilk taksidi görmeniz lazım.
0
salihdt
(29.03.23)
(7)

Dubai Havalimanı ve Iphone

parcaliham
Selamlar,Bir uzakdoğu uçuşumda 5-6 saatlik bir Dubai aktarmam var.Iphone 7'yi yenilemek için iyi bir fırsat gibi göründü...Bu süreçte havalimanından çıkıp Iphone alıp geri dönebilir miyim sizce?Daha önce hiç Dubai'ye gitmediğim için bilemedim. Tecrübesi olan var mı?
Selamlar,

Bir uzakdoğu uçuşumda 5-6 saatlik bir Dubai aktarmam var.

Iphone 7'yi yenilemek için iyi bir fırsat gibi göründü...

Bu süreçte havalimanından çıkıp Iphone alıp geri dönebilir miyim sizce?

Daha önce hiç Dubai'ye gitmediğim için bilemedim. Tecrübesi olan var mı?
0
parcaliham
(29.03.23)
5-6 saat yeterli bir süre, havalimanına yakın AVMler var (City Center Deira ve City Center Mirdif sanırım en yakın olanlardır). Eğer vize sıkıntınız, bagaj vb. ıvır zıvır sıkıntılarınız yoksa yeterli süre olur. Tabi freeshopa da bakmak lazım. Orada da satılıyordur herhalde.

www.dubaidutyfree.com
0
salihdt
(29.03.23)
Bir ay önce falan dubai'deydim. Havalaanında iphone satılıyor fiyatlar da şöyle:
14 pro 128 4099 aed
14 pro 256 4479 aed
14 pro max 128 4479 aed
14 pro max 256 4859 aed
0
roket adam
(29.03.23)
Peki havalimanından mı almak mantıklı yoksa çıkıp bir AVM'den almak mı? Fiyat farkı var mı?
0
🌸parcaliham
(29.03.23)
Belki şehirde daha uyguna bulursunuz ama dışarı çıkıp AVM'ye gitmek için harcayacağınız parayı da hesaba katarsanız çok fark olmaz diye düşünüyorum. Taksiler havalimanına dönüşte ekstra ücret alıyor... Astarı yüzünden pahalıya çıkabilir, bence gerek yok ama isterseniz fiyatları karşılaştırın

uae.sharafdg.com
www.amazon.ae
0
salihdt
(29.03.23)
ab'den alınca tax free düştükten sonra bile bu fiyatlara gelmiyor. fiyatlar aşırı uygunmuş. web sitesindeki fiyatlar doğrudur değil mi? birde telefonlarda bu ülkeye özel bir durum, çalışmayan / kapalı özellik gibi şeyler var mı? uygun bilet kovalayıp alınıp dönülebilir.
0
scudman1
(29.03.23)
Dubai'ye vize de var, uçak biletleri de çok uygun sayılmaz. Baya pahalı bir seyahat oluyor vize vs ile birlikte. Sırf telefon almaya gidip dönmenizi önermem.
0
roket adam
(29.03.23)
bende yeşil olduğu için vize sorunum yok. ankara - dubai wizzair ile gidiş dönüş 70-80euro civarında bilet var. ilgilisine duyurulur.
0
scudman1
(29.03.23)
(2)

vitamin sorusu

neler oluyor
multi vitamin mi yoksa tek tek vitamin (c vitamini, d vitamini vs) mi almalıyız?hangi marka daha etkilidir?her gün alınmalı mı?gerçekten işe yarıyor mu?uzatmadan sordum. şimdiden cevaplar için teşekkür ederim.
multi vitamin mi yoksa tek tek vitamin (c vitamini, d vitamini vs) mi almalıyız?
hangi marka daha etkilidir?
her gün alınmalı mı?

gerçekten işe yarıyor mu?

uzatmadan sordum. şimdiden cevaplar için teşekkür ederim.
0
neler oluyor
(29.03.23)
Sanırım çok büyük bir fark yaratmıyor. Metabolizmanızda bir sorun yoksa ya da yaşam koşulları gereği özel olarak bir şeylerden eksik kalmıyorsanız (Mesela hiç güneşe çıkamamak gibi), normal bir beslenme düzeniyle ihtiyaç duyulan vitamin ve mineralleri almak daha iyi. Ancak besin desteği olarak kullanmak da küçük de olsa fayda sağlıyor. Tabi vitaminlerin bir çoğu yağda çözünüyor sanırım, dolayısıyla yemekle birlikte almak, bunların hiç işlenmeden vücuttan atılmalarını önlemek için de önemli bildiğim kadarıyla.
0
salihdt
(29.03.23)
Testler ve tekikler sonucu doktor tarafindan yazilmamis, tavsiye edilmemis hic bir vitamini kullanmaniza gerek yok.
0
wallcan
(29.03.23)
(14)

Karşılıksız sevgi ve iyilik yoktur?

ananiyimioguz
Böyle bir argüman var. Tüm canlılar bir çıkar halindedir. Anne bile çocuğuna bakarken annelik içgüdüsünü tatmin etme, iki aşık birbirini seviyorken, hiç bir çıkar olmasa dahi onu severek ondan benzer bir sevgi beklemek de bir çıkardır. Hani geçtim parayı pulu hizmeti, hürmeti veya cinselliği.Veya bi
Böyle bir argüman var. Tüm canlılar bir çıkar halindedir. Anne bile çocuğuna bakarken annelik içgüdüsünü tatmin etme, iki aşık birbirini seviyorken, hiç bir çıkar olmasa dahi onu severek ondan benzer bir sevgi beklemek de bir çıkardır. Hani geçtim parayı pulu hizmeti, hürmeti veya cinselliği.

Veya bir babanın karşılıksız denilen sevgisinin altında aile kurmanın verdiği tatmini, türünün sürekliliğini, veya sürüsünün gücünü; iyi yetiştirdiyse "bakın ben yaptım" ın arkasındaki haklı gurur da bir çıkar değil midir? Aynı şey anne için de geçerli.

Eskiden daha yaygındı, belki ileride bize bakar, tarlaya yardım eder vs. demiş olamazlar mı?

Birine karşılıksız iyilik yaptım dediğinizde hiç bir şey beklemeseniz dahi alınan o mutluluk kazanımı, mutlu hissetmek de bir çıkar değil midir? Veya güçsüz olana yardım etmekteki, çirkin gelebilir ama iç güdüsel olarak kendini daha güçlü görme durumu, o tatminlik, çıkar değil midir?

İnançlı ise, inancından ötürü yaptıkları, mükafatlandırılacağı düşüncesi, çıkar değil midir?

İnançsız ise, iyilikler ile etrafında "doğru, dürüst" insanları biriktirme ve ondan kötü niyetli olmasa bile bir çevre kurma mücadelesi, bir çıkar değil midir?

Yani karşılıksız/çıkarsız sevgi ve iyilik yoktur diyebilir miyiz?
0
ananiyimioguz
(29.03.23)
evet yoktur ama tabi çıkardan çıkara fark var. örneğin maddi menfaat uğruna gösterilen yapay sevgi ile sevdiceği mutlu edip onun gözünde yücelmek, seni daha çok sevmesinden haz duymak aynı kategoriye girmez sanırım.
0
lazpalle
(29.03.23)
Diyemeyiz, hastalikli bir dusunce yapisi bu. Kotu insanlarin uydurdugu, kendi vicdanini tatmin etmek, kendi kotuluklerine mesruiyet kazandirmak icin kullandigi bos argumanlar bence. Ya ben kotuyum ama bu iyiler de aslinda daha 2 yuzlu, cikarci bir bilsen. Muebbet, idam yemeden onceki suclunun sacmalamasi belki yirtarim diye felsefe paralamasi olur anca
0
freedonia
(29.03.23)
Bence diyemeyiz. Ama karşılık olmadan sevgi de az insanda olur
0
cccbehzatccc
(29.03.23)
en basit canlının bile temel bir motivasyonu vardır : acıdan kaçmak ve hazza yönelmek. canlılığın temelinde bu vardır. bütün davranışlarımız bu iki amaçtan birine hizmet eder. zaten tam tersiyse sıkıntılı bir durum vardır. gözünü kırpmak da dahil hep bu iki amaçtan birine hizmet eder.

ancak sevmediğin biri var mesela. sırf ondan bir çıkarı var diye katlanıyorsundur. bu sıkıntılı tabii. ancak onun dışında her davranışın kişiye fayda sağlaması zaten mantıklı olan. diğer türlü zararı olan bir davranışı neden yapsın ki kişi? tabii buradan kastedilen kendi çıkarın için başkalarını zarara uğramak vs. değil.
0
blackkmamba
(29.03.23)
Karşılığı direkt olarak "Dur ben şunu yapayım da karşılığında bunu alayım" gibi bilinçli ve adi bir düşünce gibi tanımlarsak çok karanlık ve ikircikli bir durum ortaya çıkıyor belki. Tabi ki buna inanmak istememek de normal.

Ancak bence karşılıksız bir şey yoktur diyebiliriz ve bu bir sorun değil. Bilinçli ya da bilinçsiz, faydalı ya da faydasız her şey bir amaç uğruna yapılıyor. Karşılıksız demek bir anlamda amaçsız da demek bence, dolayısıyla da böyle bir şeyin mümkün olduğunu düşünmüyorum. Mesela "Bir annenin çocuğuna duyduğu karşılıksız sevgi" başka bir açıdan bakınca genlerini sonraki nesle başarılı bir şekilde taşımanın bir aracı haline geliyor. Dolayısıyla da ortada karşılıksız bir eylem değil, belli bir karşılığa yönelik kullanılan araç var.

Din konusunda da aynı şey geçerli ve yine bir sorun teşkil etmiyor. Söz konusu din ister "Ritüelleri yerine getir, o zaten sana doğru yolu buldurur" desin, isterse de "Ritüeller tek başına önemli değil, önce insan olman lazım" desin; her halukarda ortada belli bir amaca yönelik hareket etme, dolayısıyla da yapılan eylemler neticesinde bir karşılık bekleme durumu var. Bu karşılık direkt yaratıcıdan da, kişinin kendi nefsinden de bekleniyor olabilir, bence sonucu değiştirmez.

Benzer şekilde karşılıksız iyilik de mümkün değil bence. Söz konusu yardımın arkasında kişinin bile farkında olmadığı onlarca amaç olabilir. Zira her şeye ve herkese yardım etmiyoruz; çeşitli kriterlerimiz var. Bu kriterler de büyük ölçüde kişisel; dolayısıyla en temelinde yapılan yardımın arkasında ilgili sosyal grubun bir parçası olmayı pekiştirme, yardım edilenin haliyle empati kurulmasına istinaden hissedilen acıyı hafifletme, komünite hissini güçlendirip olası benzer bir durum yaşanırsa kendine de yardım edileceği güvencesini hissetme gibi hiç de kötü olmayan, gayet doğal karşılıklar olabilir. Burada "Bunlar sebep değil sonuç" diye bir argüman üretilebilir. Yani "kişi hiçbir karşılık beklemeden yardım yaptı ama neticesinde bu faydaları edindi" denilebilir, açıkçası ben bunun mümkün olmadığını, bunu yine amaca ve dolayısıyla da eylemin kendisine bağlandığını düşünüyorum. Yani eğer bu karşılıklar en başta amaçlanmasa, yardım da edilmezdi.
0
salihdt
(29.03.23)
biraz kabala bakıyorum bu aralar ve tam da bundan bahsediyor. mutlu meydan çok güzel şekilde açıklıyor bunu. özetle dediğiniz gibi çıkarsız hiçbir şey yok. çünkü insanın doğası bu. @blackkmamba'nın dediği gibi -ki sanırım o da mutlu hocayı dinlemiş- haz alma ve acıdan kaçınma odaklıyız. bir insanı sevmemiz, aşık olmamız bile, onun bizi iyi hissettirmesi nedeni ile. bir müddet sonra o kişi bize haz vermesin, bakalım sevmeye devam edebiliyor muyuz? karşılıksız yapılan iyilikler, para yardımları vs. insanın vicdanını tatmin ettiği için yapılıyor. yani yine ortada "çıkarsız" bir şey yok. yani iyilik yapıyorum -> vicdanım rahatlıyor -> haz alıyorum. istediğiniz argümanı sunun, yolun sonu kişinin kendisini tatmin etmesine ve acıdan kaçınmasına çıkıyor.
0
candide
(29.03.23)
Evet. İyilik bencilliktir. Hatta şunu önerebilirim, bir saatte bitirirsiniz: Anaşist Ahlak - Kropotkin.
0
ruhen hastayim ben
(29.03.23)
bu saydıklarınız haricinde yapılan şeye sevgi derim ben. diğer türlü sevgi olarak saymam. dediğiniz gibi, yapılan bir tür içsel tatmin için veya fiziki beklenti ile yapılmış olur.

sevginin tanımında beklenti, tatmin ve çıkar yoktur. varsa da o, sevgi değildir.
0
Leonardo~Da~Vinci
(29.03.23)
Katilmiyorum modern nihilistlerin bitter hayatlarini kaldiramayip abartmasi diyorum ben.

Sonucunda bana cok az eksi olacak fakat karsidakine cok arti olacak hareketleri surekli yapiyorum ben. Hatta kullanildigimi bile bile yapiyordum psikiyatristim durdurdu sonunda :) Maddi anlamda da manevi anlamda da bana zararliymis, bir cikari yok gordugunuz gibi.

Iyilik yapiyorsun iyi hissediyorsun bu da bir karsilik demesin kimse lutfen, bu freedonia'nin dedigi gibi hastalikli bir dusunce yapisi.

Tum bu kaosun icinde ben yine de insanlarin varsayilan olarak yardim etmeyi tercih ettigini, cogunlugun iyi oldugunu dusunuyorum.

Deprem surecinde gorduk de bunu. Tanimadiklari gormedikleri insanlar icin kimileri para bagisladi ve cogu kisi icin o bagislanan miktarlar onemsiz degildi. Kimileri ise yardim eforlarina katilip saatlerce kendilerini perisan ettiler. Karsiliksiz iyilik vardir. Hatta insanlarin cogu bunu yaparlar. Asil karsilik hesabi yapanlara asla guvenilmeyecegi dusuncesindeyim.
0
aguen
(30.03.23)
annelik içgüdüsü yüzünden mi bu saatlere kadar perişan oluyorum ya? çoktan tatmin olması gerekirdi bu 2.5 yılda. gayet karşılıksız, beklenti olmadan oluyor.
0
deartheodosia
(30.03.23)
yazılanları sanki ben yazdım dedim.

kesinlikle katılıyorum.
Size göre iyi bir davranış sergilediğinizde ve bunu sizden başka hiçbir kimse bilmese bile yalnızca içinizde oluşan o "güzel bir şey yaptım" hissi yaptığınız davranışın bir karşılığıdır.

hiçbirimiz masum değiliz. :)
0
drmuhendis
(30.03.23)
Başkalarının acılarını içimizde hissedebilen varlıklar olarak; salt haz, neşe, gurur ve buna benzer pozitif duygu hallerini tatma güdüsüyle değil, bazen vicdanımızı sızlatan durumları ortadan kaldırmak adına da fedakarca eylemlere girişebiliriz.
0
huçi kuçi
(30.03.23)
Öncelikle tabii ki konu tatışmaya açık, benim de kafamda net bir düşünce yok, sadece mantıklı geliyor, kafamda çürütemedim o yüzden sormak istedim. Yakınım ama bu düşünceye.

O yüzden direkt karşı çıkanların gereksiz celallendiğini düşünüyorum.

Şöyle ki; bana dediniz ki neden iyilik yapıp duruyorsun insanlara, neden önce kendini değil de başka insanları düşünüyorsun?

Ben de dedim ki yahu kardeşim ben böyle mutlu oluyorum. Bu davranışım beni bir şekilde tatmin ediyor, sana ne, sen git kendi işine bak!.

Kimse de demez ki "vay cıkarcı ***** sen kendi mutluluğun için insanları iyi yönde de olsa kullanmaya utanmıyor musun biz senin tatmin havuzun muyuz?"

Yani çıkar kelimesini duydunuz diye illa kötü olmalıdır anlamında söylemedim. İyi bir şeye hizmet ediyor olabilir.

Ama sonuç olarak bir çıkar, bir beklenti yok mu belki kendinize bile itiraf edemiyorsunuz ama var yani. Ben iyi yöndedir, kötü yöndedir diye ayırmadım ki.

Yaptığımız her davranışta sonuçta bir çıkar veya bir karşılık söz konusu mu değil mi onu sordum.

İtfaiye örneğine gelirsek. Sivil toplum kuruluşları da bir çok gönüllü toplayabiliyor, terör de. Mesela burada da temele inildiğinde konunun "bir amaç uğruna önemli biri gibi hissetme" olduğunu düşünüyorum. Amacın iyiliği ve kötülüğü tartışılır, ama toplumda kendine yer edinme açlığımızı kullanıyorlar ikisi de.

Tekrar söylüyorum iyisinde kötüsünde değilim. Ama temelinde aynı şey yatıyor; tatmin. Ve bu da bir çıkar değil midir? İlla bir para veya mal mülk alması gerekmez. Fakat özünde kendi çıkarı için yapıyordur diyemez miyiz?
0
🌸ananiyimioguz
(30.03.23)
@deartheodosia evet annelik içgüdüsünden. başkasının çocuğu için bu saate kadar uğraşır mısın?
0
blackkmamba
(30.03.23)
(8)

Bu email sistemi saçma değil mi?

logisticsmanager
Bir çalışanim var benden 15 sene falan daha fazla deneyimi var ama benim cok saçma bulduğum bir email yönetim sistemi var (bizle 8-9 aydir beraber).Her emaili okumasi gerekiyor, her emaili klasorlemesi gerekiyor ve önce eski emailleri yapip sonra bugünkülere bakiyor ve emailleri kisiye göre listeliy
Bir çalışanim var benden 15 sene falan daha fazla deneyimi var ama benim cok saçma bulduğum bir email yönetim sistemi var (bizle 8-9 aydir beraber).

Her emaili okumasi gerekiyor, her emaili klasorlemesi gerekiyor ve önce eski emailleri yapip sonra bugünkülere bakiyor ve emailleri kisiye göre listeliyor, zamana göre değil. Misal herkesin sildigi emailleri bile tek tek bakıyor.

Biz operasyonda calisan insanlariz. Isimiz bir nevi para cokomel hizinda bazen ve bu email sistemini operasyonda saçma buluyorum. Misal dün email attim, bugun ayni email tekrar attim. Daha görmemiş.

Ben misal bu sistemle yönetsem kovulurum, acil islere yetisemem.

Sizce saçma değil mi? Bunu soruyorum çünkü hayatimda ilk defa bir calisanimin email yönetim sistemi sorun yaratiyor gibi, hiç denk gelmedim önceden.
0
logisticsmanager
(29.03.23)
Ne tür bir sistem ya da teknik uyguladığından bağımsız; herkesle aynı yükü alıp, sırf mailleriyle ilgilendiği için işini yetiştiremiyor ve mailine harcadığı zaman herhangi bir değer yaratmıyorsa yaptığı saçmadır.
0
salihdt
(29.03.23)
Ya bu şuna benziyor,
Sürekli evdeki bayat ekmeği önceliklendirmek, o yüzden taze ekmeği yemeye bir türlü sıra gelmemesi. Sıra ona gelene kadar eve gelen taze ekmeğin de her seferinde bayatlaması.

Peki bu kişinin iş yükü normalde günlük yetişebileceği düzeyde mi? Eğer yetişebileceği düzeydeyse o zaman bir seferlik eski mailleri boşverip günceli yakalasa ya da bi gün mesai yapıp eski maillerini temizlese sorun çözülecek.

Ama eğer her gün cevaplayabileceğinden fazla mail alıyorsa, bu durum her gün yaşanıyorsa o zaman zaten bu çözümsüz bi sorun, sürekli güncel maillere öncelik verse de asla görmediği mailler olacak.

Bende geçmişten başlarım maillere ama 2 günlük mail biriktiyse o zaman hepsine bir göz gezdirilip önceliklendirip sonra aksiyonları almaya başlıyorum.
0
zimbirik
(29.03.23)
zimbirik+1
Is yukunu bilmeden konusmak dogru olmaz. Benzer pozisyonlardaki kisiler yetisiyor, bu yetisemiyorsa sikinti var demektir.
0
neck_and_neck
(29.03.23)
Kendisinden önce aynı isi yapanlardan bir kere bile mail yetisemiyorum duymadım.
Kendisiyle başka isi yapan satın almacilar da var. Is yuku yogun o konuda herkese katılıyorum ve yardım ediyorum. Ama email yetişemiyorum ilk defa. Misal baskalari "x tane task var ama yapamiyorum" oluyor, onda durum "x tane task var yeni gelen emaillere bakmadim" oluyor. Çünkü digerlerine "tamam bunlari kenara koy" sunu yapma derken onda olamiyor.

Bana da sıkıntı var gibi geliyor ve bu yasta insanin email yönetimini nasıl değiştiririm bilemedim yani.
0
🌸logisticsmanager
(29.03.23)
Misal simdi benim yönetici email atmis sabah 10'da, aksam 4.30 hala cevap ya da bir geri bildirim yok. Adam ikinci emaili atti hatirlatma için. O da diyor hayatımda ilk defa emaila yetişemeyen satın almaci gördüm diye. yani ben günde 200 tane falan email aliyorum, daha bir kere yetisemiyorum demedim. Ise yetisememek oluyor da email okumaya yetisememek hiç olmadi.
0
🌸logisticsmanager
(29.03.23)
Sacma ve maalesef bunu izah edip duzeltmesini saglamak senin sorumlulugun. Dun atilan emaili bugun hala gormemis olmak ne demek.
0
hot potato
(29.03.23)
8-9 ay olmus bu kisi hala kimden gelen e-mailin acil, onemli oldugunu bilmiyorsa sorun buyuktur. Bir kac uyarin olmazsa yol verin
0
freedonia
(30.03.23)
@freedonia; zaten süreli iş sözleşmesi. Kaliciya donusturmek zaten çok zor çünkü Fransa'ya eleman almama pek izin verilmiyor ama böyle bir eleman almama asla izin verilmez. Git budapeste'den, hindistan'dan al derler. O yüzden zaten en kötü sene sonu gidecek.
0
🌸logisticsmanager
(30.03.23)
(5)

Python - görüntü algılama - script hızlandırma

E.
Merhaba Duyuru!Hayatta bir takım şeyleri kolaylaştırması için bir python script yazdım :) Sırasıyla;1)Ekranın küçük bir bölümünün ekran görüntüsünü alıyor2)Ekran görüntüsünde aradığım RGB değerini bulup koordinatlarını kaydediyor3)Bulunan koordinatı tıklıyorScript, sabit nesneler için gayet güzel ça
Merhaba Duyuru!

Hayatta bir takım şeyleri kolaylaştırması için bir python script yazdım :) Sırasıyla;

1)Ekranın küçük bir bölümünün ekran görüntüsünü alıyor
2)Ekran görüntüsünde aradığım RGB değerini bulup koordinatlarını kaydediyor
3)Bulunan koordinatı tıklıyor

Script, sabit nesneler için gayet güzel çalışıyor ancak ben rastgele hareket eden bir şeyi tıklatmaya çalışıyorum. Dolayısıyla script ss alıp tıklayana kadar nesne rastgele bir yere gidiyor ve ekran görüntüsü alındığı anki yeri tıklıyor. Nesnenin nereye hareket edeceğini bilmediğim için x,y değerlerine bir şeyler ekleyip üstünü tıklatamıyorum. Bir çözüm öneriniz var mı? Bu scripti nasıl hızlandırabilirim?

Teşekkürler!

import pyautogui
import keyboard
import time
import win32api, win32con

time.sleep(2)

def click(x,y):
win32api.SetCursorPos((x,y))
win32api.mouse_event(win32con.MOUSEEVENTF_LEFTDOWN,0,0)
win32api.mouse_event(win32con.MOUSEEVENTF_LEFTUP,0,0)



while 1:
pic = pyautogui.screenshot(region=(265,220,200,200))
width, height = pic.size

for x in range(0,width,5):
for y in range(0,height,5):
r, g, b = pic.getpixel((x,y))

if g in range(90,95):
click(x+265,y+220)
time.sleep(1)
break
0
E.
(27.03.23)
ilk düşüncem şu oldu:

Hareket eden nesnenin hızına bağlı ama, ss almasıyla tıklaması arasında tıklanmak istenen kare her yöne makismum kaç pixel gidebiliyor? Tıkladığı yanlış noktanın sağ sol alt ve üstündeki noktaları da koordinat olarak verip, diğer 8 yere arka arkaya tıklasa sorun çözülür mü? Boş tık işinizi bozar mı? oralara tıklayana kadar nesnenin eni ve boyuna göre bi sağ bi üst bi sol bi alt noktaları kovalasa mesela? :)
0
wct3 org
(27.03.23)
gpt'nin önerisi:

Çoklu işlem (multiprocessing) veya çoklu iş parçacığı (multithreading) kullanarak, eş zamanlı olarak ekran görüntüsü alma ve tıklama işlemlerini gerçekleştirin. Bu, işlemleri aynı anda gerçekleştirerek hızı artırabilir.

Araştırma aralığını daraltarak, örneğin her 5 piksel yerine her 2 veya 3 pikselde bir arama yaparak daha hassas ve hızlı taramalar yapın. Bu, doğru konumu daha hızlı bulmanızı sağlar.

Gereksiz işlemleri azaltarak hızı artırabilirsiniz. Örneğin, tarama işlemi sırasında tıklama işlemi gerçekleştirilirse, tarama işlemine devam etmek yerine döngüyü durdurun.

bu da kod optimizasyonu önerisi:

import pyautogui
import time
import win32api, win32con
from threading import Thread, Event

def click(x, y):
win32api.SetCursorPos((x, y))
win32api.mouse_event(win32con.MOUSEEVENTF_LEFTDOWN, 0, 0)
win32api.mouse_event(win32con.MOUSEEVENTF_LEFTUP, 0, 0)

def find_and_click(stop_event):
while not stop_event.is_set():
pic = pyautogui.screenshot(region=(265, 220, 200, 200))
width, height = pic.size

found = False

for x in range(0, width, 2):
if found:
break
for y in range(0, height, 2):
r, g, b = pic.getpixel((x, y))

if g in range(90, 95):
click(x + 265, y + 220)
found = True
break

if __name__ == "__main__":
time.sleep(2)
stop_event = Event()
find_and_click_thread = Thread(target=find_and_click, args=(stop_event,))
find_and_click_thread.start()

try:
while True:
time.sleep(1)
except KeyboardInterrupt:
stop_event.set()
find_and_click_thread.join()
0
wct3 org
(27.03.23)
@wtc3 org

Aslında hızı sabit ama kaç pikselle ilerlediğini bilmiyorum maalesef. Bir şekilde piksel cinsinden hızını bulsam bile her hatalı tıklamamda sahip olduğum süre azalıyor :) Hatalı tıkın cezası var maalesef :(

Farklı çözüm önerilerine de açığım
0
🌸E.
(27.03.23)
pyautogui kütüphanesinin "locate" diye bir fonksiyonu var. Bi ona bakın isterseniz.
0
plutongezegendegilmi
(28.03.23)
100½ emin değilim ancak nesne doğrusal ilerliyorsa tek ekran görüntüsü almak yerine sabit aralıklarla çok sayıda ekran görüntüsü alıp bunlardaki nesneyi tespit ettikten sonra yönünü ve hızını belirleyip kesin bir şekilde bir sonraki anda nerede olacağını hesaplayabilirsiniz. Nesne doğrusal hareket etmiyorsa da aynı mantık kullanılır ama bu sefer işin içindeki matematik biraz daha karışık olur, zira eğri denklemi kullanmanız gerekir.
0
salihdt
(28.03.23)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.