Giriş
(7)

100 - 150 binliraya günde 200 tl kazandıracak iş

ayseee
sizce böyle bir iş var mıdır? özellikle borsa - kripto için.. ya al sat olabilir.100-150 bin bütçe ile günde 200 tl kazanmak bana yeter. fazlasında gözüm yok. bi öneri sunabilecek olan var mıdır?
sizce böyle bir iş var mıdır? özellikle borsa - kripto için.. ya al sat olabilir.

100-150 bin bütçe ile günde 200 tl kazanmak bana yeter. fazlasında gözüm yok. bi öneri sunabilecek olan var mıdır?
0
ayseee
(19.09.21)
Kesinlikle bir mining makinesi almanızı tavsiye ederim
0
yirmibesonbes
(19.09.21)
Kripto para al sat yaparak çok rahat kazanabilirsin. Zaten paranı şuan TL olarak tutuyorsan sürekli olarak kendisini eritiyordur. Kripto parada en kötü ihtimalle bu erimenin önüne geçmiş olursun. Sık sık takip edebilme imkanın varsa olası kaybını minimuma, olası kazancını da maksimuma çekersin.
0
Sonnöbettutucu
(20.09.21)
borsa kripto ile gunde 200tl kazanabilirsin evet ama ayni zamanda butun parani sifirlayadabilirsin. bu riski bilerek borsa/kriptoya gir. eger hicbir fikrin yoksa ve bu paranin tamamen gitmesi senin hayatini, yasam standardini etkileyecekse bulasma.
0
crucio
(20.09.21)
Learn, yuzde 7 veriyor dolara
0
topkapiaksaray
(20.09.21)
"yield farming" araştır, iki stablecoin arası olanlar en fazla yıllık %10-12 veriyor o seni kesmez, başka coinlerle yaparsan da onların düşüp yükselmeleri paranı eritir veya yükseltir.

pancakeswap
beefy finance (sık sık compound ettiği için yıllık daha yüksek kazandırıyor)

centralized olarak waves'in lambo trading diye bir şeyi var, algoritması paranı kullanıp al-sat yapıyor şu an yıllık %60'a tekabül ediyor ama yeri geldiğinde düşebilir de. Maksimum %10 loss'ta kaybı kesiyor diyor hiç başıma gelmedi. Ama paranı onlara veriyorsun yield farming'den daha centralized bişey olduğu için ben yüzde yüz güvenemiyorum, ama biraz bişey de tutuyorum mesela.
0
nhk ni youkosu
(20.09.21)
Fazlasında gözüm yok demişsiniz ama o sermaye ile günlük 200 TL yıllık kabaca %50'ye denk geliyor. Bu tür bir getiri oranı yakalayabilmek için ciddi bir risk almanız lazım; yatırım aracı ne olursa olsun. O yüzden Crucio'ya katılıyorum; borsa, crypto, forex vb. gibi yüksek getiri vadeden araçlara girmeden önce bunların anapara riski olduğunu ve ciddi kayıplar yaşayabileceğinizi göz önünde bulundurun derim.
0
salihdt
(20.09.21)
Yaklasik senelik %60 getiri isteyen bir enstruman soruyorsun. Dunyada boyle getiri getiren ve asiri riskli olmayan bir enstruman yok. Fazlasinda gozum yok demissin ya, o sebeplen yaziyorum. Biri sana "boyle getiri var risksiz kemiksiz" diyorsa yalan soyluyordur veya ne dedigini bilmiyordur ozetle.
0
robokot
(20.09.21)
(8)

Herkesin Dilinde Hisse Varsa Borsadan Çıkılmalıdır Sözü

burka
MerhabalarKlasik bir söz vardır ya "Eğer herkes hisse senetlerinden, yatırımdan bahsediyorsa; borsadan çıkmanın zamanı gelmiştir" diye. Ben birkaç yıldır bilinçli gözle takip eden bir orta-uzun vadeli yatırımcı olarak içinde bulunduğunuz durumu tam olarak bu söz ile eşleştirdim. Türkiye ve dünya çap
Merhabalar

Klasik bir söz vardır ya "Eğer herkes hisse senetlerinden, yatırımdan bahsediyorsa; borsadan çıkmanın zamanı gelmiştir" diye. Ben birkaç yıldır bilinçli gözle takip eden bir orta-uzun vadeli yatırımcı olarak içinde bulunduğunuz durumu tam olarak bu söz ile eşleştirdim. Türkiye ve dünya çapında bireysel yatırımcı katılımının artması, herkesin dilinde coin ve kripto para piyasalarıdır gidiyor malum. Peki bu sözü söyleyenlerin "çıkma zamanı" ile kastettiği ne oluyor tam olarak? Yani yatırımlarını realize ederek nakit varlıklarda tutmak mı, yoksa kazançlarını daha stabil araçlara kaydırmaları mı? Bu sözün altını nasıl dolduruyorlar yani?
0
burka
(06.09.21)
Saçma bir söz. Mantık yok. Fazla konusmaya ve düsünmeye gerek yok.
0
optimistbakunin
(06.09.21)
kastedilen realize etmek.

diyorlar ki herkesin dilindeyse silkelenme vakti gelmiştir düşüşten önce satıp kaçmak lazımdır.
0
kljgslsdkjsd
(06.09.21)
Uzun vadeli yatırımcı borsadan kolay kolay çıkmaz, hatta düşüşleri "Ay portfolyomun değeri düştü" şeklinde değil de "Alım fırsatı doğdu" diye düşünür. Sizi dediğiniz şey kısa vadeli al-sat yapanlar için söylenen bir söz, zira kısa vadeli yatırım yapan kişilerin risk algısı daha farklı. Bunun üstüne, yüksek kazanç beklentisiyle borsaya giren yatırımcının ise risk algısı yok; onlar baya baya az zamanda çok para kazanacaklarını, kaybetmelerinin neredeyse imkansız olduğunu düşünerek giriyor.

Bu da aslında şu demek; normalde borsada yatırım yapmayan insanların parasıyla bir balon şişmeye ve fiyatlar artmaya başlıyor ancak piyasanın standart düzeltmelerinden biri geldiğinde amatör yatırımcılar zararlarını minimize etme güdüsüyle yarın yokmuşçasına satış yapıp kaçmaya çalıştığı için balon patlıyor, fiyatlar dibi görüyor.

Sen de kısa vadeli yatırım yapan bir yatırımcıysa ideal olanı bu trendi tepeye ulaşmadan yakalayıp karını realize etmek. Herkesin bir yatırım aracından bahsetmesi de tepeye yaklaşıldığının kaba bir göstergesi.
0
salihdt
(06.09.21)
Uzun vadeli yatırımcı borsadan kolay kolay çıkmaz +1

S&P500 uzun donem grafigine bak. En buyuk yukselmeler genelde sert cakilmalari izler. Cikan birinin geri giresiye kadar ciddi bir yukselisi kacirmasi cok olasi cunku gercekte kimse nerenin en tepe nerenin en dip oldugunu bilmiyor.
0
hot potato
(06.09.21)
Zaten güzel şekilde anlatilmis ama uzun dönem yatirimci için iki sey vardir;
Don't time the market derler yani borsanin düşüş yukselislerini yakalamaya çalışma yapamazsin. Bunun en iyi örneği covid dönemi borsa heralde. benim yatirim yaptigim edflee 4-5 sene önceki değerine duserken cok kısa süre sonra eski değerin de üstüne cikti. Covid dönemi korkup cikanlar aslında kaybetti. Covid dönemi girenler deli gibi kazandi. Covid dönemi hiç dokunmayana birşey olmadi.

Dollar-cost averaging. Bunda da olay her ay düzenli şekilde yatirim yapmak. Bazen düşükten bazen yüksekten ama her ay. Bu şekilde ne borsa düşmesi ne hisse düşmüş yükselmiş umrunuzda olmuyor. Spekülatif hareketlere bakmıyorsunuz.
www.investopedia.com

Sizin dediğinizi diyen adamlar trader tarzi adamlar olduğu icin dedikleri hakli bir yerde. Bu kadar ele ayaga düştuyse bir balon vardir. Bitcoin düşüşü öncesi annem bana "oğlum bu bitcoin ne" dedi, dedim tamam gg bitcoin. Arkadaş gruplarinda bile coinler konusuluyordu. Demekki balon olusmus yani.
0
logisticsmanager
(06.09.21)
o kadar da saçma bir söz değil. herkesin diline düşmüşse borsa uzunca bir zamandır coşmuş ve zirveleri test ediyor demektir. borsalar her daim yükselmeye meyilli yatırım araçlarıdır ama zik zak çizerek bu trendi devam ettirirler. 2018 başında borsaya girer lan ben uzun vadeci olacam derseniz 2020 mart ayına kadar sürünürsünüz. siz uzun vadeden 10 yılları anlıyorum derseniz ve o kadar sabredeceğinizi iddia ediyorsanız bir şey diyemem. bitcoin başlığı 5'ten alıp 10 dolara satanlarla dolu.

en azından herkesin diline düşmüşse girerken dikkatli olmakta fayda var. ben kendi adıma maksimum 6 ay tutmuşumdur. mesele herkes coşarken çıkabilmek herkes ağlarken de cesaret edip girebilmekte. misal erdoğan mb olayında borsa üç gün arka arkaya çakıldı. o gün misal tüpraş'a girebilen adam aldığı noktaya göre şu anda %30-50 arası kar etti. yok ben uzun vadeciyim diyen adam 2017 yılında aldğı tüpraş'tan hala zararlı durumda.
0
lazpalle
(06.09.21)
how the economic machine works adli video bence guzel bir izleme olabilir genel kultur acisindan. www.youtube.com

borsa da genel ekonomi gibi cyclelardan ibaret, yukaridaki arkadaslar yeterince aciklamis daha fazla ek yapmaya gerek duymuyorum videoyu birakip kaciyorum.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(06.09.21)
Yanıtlarınız için çok teşekkür ederim.
0
🌸burka
(06.09.21)
(4)

Uk'den tr'e para gonderim ucreti

floydian
Ne kadar olur? Ufak para boyle 50-100 gbp gecmez.
Ne kadar olur? Ufak para boyle 50-100 gbp gecmez.
0
floydian
(05.09.21)
wise.com a bakın. göndermeden önce transfer ücretini gösteriyor. ancak gpb transfer ettiğinizde alıcı TL alır. Yani TL hesabına para gönderin. en ucuz ve hızlısı bu.
0
sttc
(06.09.21)
Transfergo da oldukca iyi bu arada
0
kuehles blondes
(06.09.21)
Birazdan biri gelip bitcoin diyecek... Ancak ben de wise derim, çok hızlı ve uygun fiyatlı.
0
salihdt
(06.09.21)
Bitcoin değil usdt tron ağından diycem
0
aligan
(06.09.21)
(10)

Telefon ve Bilgisayar almak için ihtiyaç kredisi çekmek

nundu
Cep telefonum ve laptopum vadesini doldurmak üzere ve yıllardır erteliyodum almayı. Artık çalışmaya ve iyi kötü maaş almaya başlayınca alayım diyorum ama cep telefonlarının fiyatları hem çok yüksek hem de taksit imkanları yok. Eskiden aldığın dükkanda kredi çektirip takside bağlıyolardı ama onu da 3
Cep telefonum ve laptopum vadesini doldurmak üzere ve yıllardır erteliyodum almayı. Artık çalışmaya ve iyi kötü maaş almaya başlayınca alayım diyorum ama cep telefonlarının fiyatları hem çok yüksek hem de taksit imkanları yok. Eskiden aldığın dükkanda kredi çektirip takside bağlıyolardı ama onu da 3 taksitle sınırlandırmışlar. 13 binlik telefonu 3 taksitle almak demek maaşımın yarısını telefon taksidine vermem demek ki böyle bi riske girmek de istemiyorum 3 aylık da olsa.


Şimdi bunun yerine 30 bin (duruma göre belki 40 bin) falan bi kredi çeksem 2 yıl geri ödemeyle, cep telefonu, laptop, para yeterse işte samsung watch falan beni min iki sene idare edecek tüm teknolojik aletleri onunla alsam mantıksız mı olur?

İnternetten bakınca 30 bin tl 2 yıllık kredinin ödemesini aylık 1550 falan gösteriyor, öyleyse gayet ideal gibi geldi. 40 bin için de 2100 yani o da çok kötü değil.

Sizce nasıl yapayım?
0
nundu
(04.09.21)
30, 40 bin liraya ev döşersin. Bence mantıksız. 5 bin liralık telefon, 10 bin liralık laptop alsan bile işini görür. 30 yerine 15'e çözebilirsin sorunu. 2 yıl sonra zaten yeni modeller çıkacak.
0
dissendium
(04.09.21)
çok spesifik (nvidia ekran kartı vb. özel bir gereklilik) bir ihtiyacın yoksa, seni iPhone SE 128gb ve Macbook Air (veya masaüstü istiyorsan Mac Mini) ile 14-15 bin liraya uğurluyoruz. Hayırlı olsun. İleride de satabileceğin şeyler olmuş olur hem.
0
nhk ni youkosu
(04.09.21)
yıllardır hep samsung'un o anki en iyi telefonunu alıp 4 sene kadar kullanma yolunu izliyorum. O yüzden 5 bin liralık telefon almak istemem pek. Alırsam Note 20 Ultra ya da S21 Ultra falan alırım.

Laptop konusunda da oyun oynayan biri olarak öyle aşırı grafik takıntım yok ama beni 4-5 yıl az çok idare edecek bi şey istiyorum.

30-40 bin deme nedenim de yanında belki ipad de alırım makale falan okumak açısından rahat olur. Ya da kardeşime telefon sözüm vardı onu eklerim gibi düşüncelerim vardı.

@nhk ni youkosu

ipad hariç apple ürün almam ya, apple haterı biriyim de işte tablet sektöründe rakibi yok gibi pek :(
0
🌸nundu
(04.09.21)
40bin lira nedir hocam...

13 bin, 3 taksit maasin yarisi aylik deyince anladigim aylik maas 9000 civarinda.

40000 lira 2 yillik ihtiyac kredisi demek 5-6 ay SADECE bu kredi icin calismak demek. Onumuzdeki 2 yil aldigin her 4 nefesin biri bu krediler icin yani. Yani cebindeki telefon, cantandaki bilgisayar ve kolundaki saat icin 6 ay boyunca ise gitmek... bilemedim. su anda hic birikmisin yoksa onceligin biraz para biriktirmek olmali bence. telefonun bilgisayarin tamamen ölüm döşeğinde degilse ozellikle.

ha ise basladim ille para harcayacagim diyorsan senelerce goturecek bir telefon 4000 lira, ayni ayarda bir laptop tas catlasin 10000 lira. evet en iyisi en guzeli degiller, ama herhangi bir birikimi olmayan ve yeni calismaya baslamis biri icin yapilabilecek en ust seviye savurganlik budur bence, ustu biraz cilginlik olur.

2 yilda ne olacagini ne bitecegini de bilmiyorsun sonucta. isten cikman gerekti, is degistirmen gerekti, biri kafayi sana takti vs. hayat zehir oldu. saglik sorunu oldu. pandemi oldu. isten cikarildin. bilmem ne... kredi borcun olmasini mi yoksa biraz birikimin olmasini mi tercih ederdin?

ha tuzun nispeten kurudur isten ciksan hayatin pek sekteye ugramayacaktir falan. o zaman olabilir... belki.
0
robokot
(04.09.21)
Öncelikle bizi bu hale düşürenler utansın diyorum...

Telefon ve bilgisayarı ne amaçlarla kullandığınıza bağlı olarak değişir. Eğer bunların iyilerine ihtiyacınız varsa kredi çekip almak mantıklı olabilir de sırf "Elimdekiler eskidi, bunları iyileriyle yenileyeyim" için 40 bin TL kredi çekmek mantıklı değil. Şahsen ben ya bunların ikisini de hemen değiştirmezdim ya da daha ucuz bir tutara kapatmak için bir kombinayson arardım (Mesela ortalama telefon, ortalama laptop 15 bin TL. Ya da İyi bir laptop ortalama bir telefon 20 bin TL gibi)
0
salihdt
(04.09.21)
sonraki mesajı şimdi gördüm, o zaman evet düzgün rtx2060'lı ve üstü laptoplar minimum 9-10 bin sanıyorum ki yükseldikçe rahat 15-20'lere çıkabilirsin.

telefon açısından, ben mesela hep bir önceki nesli almıştım geçen yıla kadar. Galaxy S8 çıktığında S7 almıştım ve dediğin gibi 3-4 yıl kullanıp anneme verdim. Sonra baktım Apple'lar ileride satmak veya değişim kampanyası gibi şeylerde daha avantajlı, sırf Türkiye'de olduğum ve paramı korumak zorunda olduğum için SE aldım. Aynı yıl çıkan aynı parada iphone ile samsung arasında 1000 lira falan oynuyordu o zaman ikinci elde.

Bilgisayarda da ben de PC sahibiyim fakat taşımalık laptop olarak Macbook Air rakipsiz bence, özellikle M1 ile. Hatta son zamanlarda ekran kartı krizi olduğu için video kurgulayacak tüm arkadaşlarıma Mac Mini tavsiye ettim, çünkü 9 bin liraya öyle bi pc toplamaları imkansız mesela. İlginç şekilde şu an Apple'lar f/p ürünü oldu o yüzden yukarıda öyle demiştim :D

neyse, yani zaten ne yapacağınızı biliyorsanız mantıklı madem ama yine de 30 bin lira gömmek bana fazla gelirdi.
0
nhk ni youkosu
(04.09.21)
2 sene idare edecek deyip 40 bin lira kredi hesabı mı yapmak? seni çok sağlam 2 sene götürecek telefon + bilgisayar 10bin liradan aşağıdır emin ol.

dediğini düşünen ilk kişi değilsin. ben yıllar evvel telefon için beleşe kredi çekmiştim (3000 tl, %0,65 faiz miydi neydi) hala da çok görüyorum telefon pc için kredi çekenleri. hepimizin ortak özeliği 2. aydan sonra pişman olmamız. çünkü gerçekten değmiyor.

geçen sene iphone 11 var elimde, nakit aldım 7056 tl'ye hala fiyatı aynı ama aldığıma pişmanım açıkçası. istersen kredi çek, en güzel telefon ve pc'yi al. her ay ödemelerini yaparken elin cebine zor gider kimse demedi deme.

senin temel hatan şu, madem kredi çekiyorum bol keseden çekeyim, yanına tablette alırım yanına kol saati kardeşime telefon falan diye düşünüyorsun ancak, daha direkt olarak birini bile alamayacak maddi gücün ya da maaşın olmadan bunu düşünüyorsun sanırım.

alırsanız güle güle kullanın. pişman olma ihtimaliniz çok yüksek, kredi çekmek hep caziptir çünkü
0
avatar is back
(04.09.21)
cevaplar için teşekkürler.

Genel endişeleri anlıyorum tabii ki ve daha bi detaylı gelir gider hesabı yapmadım, 30 bini işte 12 bin telefon, 13 bin laptop olsa, 5 bin de başka bi şeyler alırım (kulaklık, watch falan) gibi düşündüm. ipad ya da kardeşime telefon gibi ek harcamalar girerse de 40 bine kadar yolu var gibi düşündüm. Yani zaten böyle bi işe girmeden önce birkaç hafta telefon ve laptop piyasasını kurcalar, fiyat dökümü çıkarır, en uygunları belirlerim. Şimdi bi fikir sorayım dedim.

Genel öneri ucuz telefon alma yönünde olmuş ki yani mantıksız değil tabii ama işte iyi bi şey alayım 3-4 yıl kullanıp babama veririm (hiç ikinci elde satma düşüncem yok telefonları, önceki telefonum note 3'tü, 4 yıl kullanıp babama verdim hala kullanıyor. Şimdi s7 edge var, 4 senedir kullanıyorum, yenisini alınca onu da babama veririm muhtemelen :d ). O yüzden çok dandik bi şey olsun istemiyorum, ikinci el piyasasını da çok düşünmüyorum.

@avatar is back

ikisini de 4-5 sene kullanırım bi aksilik olmazsa. Kullanım ömrünün yarısında kredi bitmiş olur gibi düşündüm o yüzden. Yoksa iki sene kullanacağım şey için iki senelik kredi çekmek çok mantıksız farkındayım :d
0
🌸nundu
(04.09.21)
Bana kalırsa büyük müsriflik olur, telefon teknolojileri iyice gelişti 13bin liralık telefon ile 5bin liralık telefonlar arasında teknolojik fark çok büyük düzeyde değil. Hele android tarafında 13 bin lira telefona vermek bence büyük hata olur. Onun dışında laptop için para harcamak daha mantıklı.
0
bigcaptain
(04.09.21)
eğer bilgisayar falan iş için lazım değilse bence tüketim çılgınlığı biraz. gelirin iyiyse al geç ama kredi çekme ihtiyacı duyuyorsan o parayı daha iyi değerlendirebilirsin. aylık gelirim min. 10 bin olmadan bir telefona 10 bin vermem. o bile fazla.

insanların %90'ına samsung s4 versen işini görür. fotoğraf, youtube, whatsapp için kullanıyor büyük bir kesim. temiz kullanılınca 4-5 yıl da bence para yoksa gereksiz telefon değiştirmek için.
0
black mamba
(04.09.21)
(18)

amsterdam'a gitmeli mi?

lemmiwinks
uzun zamandir istiyorduk. bugun teklif aldim. simdi is ciddiye binince arada kaldik. kurulu duzenimiz var sonucta :D fena olmayan bir gelirimiz var esimle. ekonomik olarak rahat sayiliriz. 3 hafta once yeni bir eve tasindik. tasinma da masrafli oldu biraz tabi. bir de aileleri, arkadaslari geride bi
uzun zamandir istiyorduk. bugun teklif aldim. simdi is ciddiye binince arada kaldik. kurulu duzenimiz var sonucta :D fena olmayan bir gelirimiz var esimle. ekonomik olarak rahat sayiliriz. 3 hafta once yeni bir eve tasindik. tasinma da masrafli oldu biraz tabi. bir de aileleri, arkadaslari geride birakmis olacagiz. amsterdam'da kimsemiz yok. benim annem babam 65-70 yas civarinda, baska cocuklari yok. esimin annesi ogluyla yasiyor, esini birkac yil once kaybetti.

ekonomik olarak orada azcik daha iyi olacagiz ya da ayni olacak muhtemelen cunku kiralar cok yuksek, esim de turkiye'deki isine devam edecek bir sure en azindan. turkiye'nin geleceginden umidimiz yok ama gidip omur boyu oralarda yasar miyiz bilmiyoruz. cocuk dusunmuyoruz ama yapmaya karar verirsek de orada yetistirmek daha iyi gorunuyor.

daha once kim sorsa deli misin kosarak gitmen lazim derdim, simdi kendim ikilemdeyim. sacma bir durum. yeni bir hayat kurmak da zor geliyor.

sizin fikriniz nedir?
0
lemmiwinks
(01.09.21)
bu ülkenin en son sorunu ekonomi.
0
avianthem
(01.09.21)
bence gidin. yalniz gitme sebepleri asla turkiye'nin ekonomik durumuyla alakali olmamali. hollanda'ya gideceksiniz ama bunun size katkilari nedir onu iyi arastirin.
0
rm
(01.09.21)
gidis sebebimiz ekonomik degil.
0
🌸lemmiwinks
(01.09.21)
gitmediginde 10 yil sonra pisman olmayacagini dusunuyorsan gitme.
0
do you remember me
(01.09.21)
Keşke yerinizde olsaydım. Koşa koşa giderdim ben.
0
Hallegadola
(01.09.21)
Ekonomik olarak buyuk ihtimalle Amsterdam'da daha iyi olmayacaksiniz. Turkiye'de yol yordam bildiginiz, aileniz cevreniz falan oldugunuz icin daha bilinclisiniz ve haliyle cevinizden cikan para da ona gore daha efektif. Baska bir ulkeye gidince fiyat/performans kontekstiniz olmayacagi icin, ozellikle servis sektorunun pahali oldugu bir yerde gundelik yasam ekonominiz iyilesmeyecektir anlattiklariniz isiginda.

Gitmenize degmesi icin Hollanda'da yasamaya, bati avrupa kulturune vs ozel bir ilgi, heves duymaniz lazim. Veya Turkiye'deki durumdan rahatsiz olmaniz lazim. Yoksa gundelik zorluklari gozunuzde buyutmeden asacak motivasyonu bulamayabilirsiniz.
0
hot potato
(01.09.21)
selam,
ben amsterdam'a tam uc yil once tasindim, yasim 22'yken. sizin kadar beni baglayan bir sey yoktu elbette ama Turkiye'deki konumum yasima gore cok iyiydi. buraya issiz olarak geldim, en bastan universite okudum. iyi ki yapmisim diyorum her gun.

hayatimda her gun midemi agritan gundemler yok, turkiye'de maruz kaldigim ayrimciligi burada hic yasamadim, sokakta bir kez olsun kendimi guvensiz hissetmedim, devletle kurdugum iliskide her seyin benim iyiligim icin duzenlendigini tecrube edebiliyorum (bazen hosuma gitmese bile), etrafimdaki insanlar yasantima saygili. burada arkadas da edinebilirsiniz, hatta kuzenim (kirkli yaslarinda) 6 sene once tasindi buraya ve cok guzel bir cevreleri var cogu turk ailelerden olusan. 8 yasinda bir cocuklari var ve cocuk her gun okula kosa kosa gidiyor, cesitli aktivitelere zaman ayiriyor.

bilhassa amsterdam'da gun gectikce expat turkler artiyor, hala cogunluk "gurbetci" turk ama kendi kafa yapiniza yakin insanlari biraz ararsaniz bulabileceginize eminim.

eger anne-babanizin sagligi ve guvenliginden emin olabiliyorsaniz (kaldi ki su an karar verseniz 15-16 saat icinde turkiye'de olursunuz, donmek de zor degil) amsterdam'in yasantisinda sizi zorlayacak hicbir sey yok. hele ki istanbul'da hayatta kalabildiyseniz. elmali biskrem bile var burada :)
0
reavelyn
(01.09.21)
gidis sebebimiz tabi ki turkiye'nin durumu. gidersek belki donmeyiz bile.

@Hallegadola: ben de oyle diyordum is ciddi degilken.

@hot potato: ekonomik olarak bizim icin cok fark olmayacak muhtemelen, evet.

@reavelyn: keske o kadar erken gidebilseydik biz de. tabi gec gidip de orada cevresini olusturanlar da olmuyor degil. tabi kimi de yapamayip geri donuyor.
0
🌸lemmiwinks
(01.09.21)
"deli misin kosarak gitmen lazım" cevabı kendin vermişsin. Türkiye'den Ortalamanın üzeri sayılabilecek bir gelire sahibim. Şu an gel amsterdam da uber şoförlüğü yap deseler koşa koşa giderim.

Ekonomiyi filan boşver, insan kalitesi sorunu var bu ülkede. Trafikte birinin senin önünü kesip öldürmeyeceğinin ya da makas atan bir alçağın katletmeyeceğinin bile garantisi yok. Bak daha büyük İstanbul depremi var, ülke ne olacak nasıl toparlanır kim bilir.

5 dakika bile düşünmezdim. İki kere hollanda'ya gittim, ikisinde de aşık oldum.
0
robin one persie
(01.09.21)
Yani amsterdamın artılarını siz zaten biliyorsunuz anlatmaya gerek yok ama anne baba gerçekten o kadar önemli ki.. durumları nasıl rhatsızlıkları var mı bilemiyorum ama inanın ölümden sonra keşkeler bitmiyor. Hele de aynı şehirdeyseniz kıymetini bilin. Babamın ölümünden önce şu duyuruyu görseydim deli mi ne sorduğunu soruya bak derdim. Hakkınızda en güzeli olsun.
0
cilekli krep
(01.09.21)
çocuk düşünüyorsan git, düşünmüyorsan zaten tr'de sürekli çalışacağın için yine paran olacaktır.
0
duyurukullanıcısı
(01.09.21)
@cilekli krep: benim de korkum biraz da o. yaslandilar artik. babamin damarlari tikaniyor, stent takildi falan. zaten ufak/orta problemleri var. ayni sehirde degiliz ama yakin sayilir (istanbul - edirne). esimin ailesi burada, onun annesi daha genc ama yine onun da saglik problemleri olabiliyor.

benim kendi problemlerim de var ayrica. 10 kilodan fazla verdim gecen sene ve geri alamiyorum. neden verdim bilmiyorum. 2 ogun yeme duzenine gectik, belki onun etkisidir ama cok yesem de kilo alamamak endislendiriyor. bir de yakin zamanda plastrone aapndisit derdi cikti basima, hala iyilesemedim tam, tekrar doktora gidecegim cuma gunu, belki ameliyat diyecek. amsterdam'da sikinti yasar miyim korkum var. ayrica dis implanti yaptiriyordum, yarida yakalanmis oldum bu teklifle.
0
🌸lemmiwinks
(01.09.21)
Git sonra canin isterse donersin.
Gidersen donme secenegin var.

Gitmezsen hic donemezsin.

Bu durumda gitmek en mantiklisi.
0
divit
(01.09.21)
standartlarinda ufak bir dusus bile olmayacakmis madem, gitmekten baska secenel goremiyorum ben.
0
in vino veritas
(01.09.21)
tek sıkıntı aile ve arkadaşlar(sadece aile hatta, çünkü yaşlanıyorlar :/), mümkünse gidip 5-6 yılda oraya alışıp vatandaşlık alıp sonra geri dönüp dönmemeyi tekrar düşünmek lazım.(yaşlılıkta Akdeniz iyi olur ama Hollanda vatandaşı ve euro birikimli olarak emekli olmak bambaşka olur, ayrıca o zaman gelince dünya ne halde olacak Akdeniz küresel ısınmadan dolayı yaşanmaz halde mi olacak vs. bilmiyoruz) Herkesin aradığı fırsat bu, hele çocuk planınız varsa bence kesin yapılmalı.

Bu arada kendim için Hollanda'ya bakarken oranın çifte vatandaşlığı kabul etmediğini görmüştüm. Ek bilgi olarak yazayım ama kimse söylesem "hehe Türk vatandaşlığından çıkarsın olur biter" demişlerdi :') Ben birkaç şirkete başvurmuştum dönen olmadı, daha net bir cv hazırlayıp zorlamayı düşünüyorum mesela.
0
nhk ni youkosu
(01.09.21)
Belli ki konfor alanınızın dışına çıkmak zor geliyor, normaldir. Açıkçası ben ülkenin durumundan vb. bağımsız bir insanın böyle fırsatları değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum. Mevcut koşullarda bu tartışmaların hep maddi kazanç ya da siyaset düzleminde değerlendirilmeleri normal ama bence farklı açılardan düşünmeye de çalışın. Farklı bir ülkede yaşamak, orada bir hayat kurmak, sosyal çevreye adapte olmak insanı geliştiren şeyler. Keza insanın işini her zaman alışık olduğu yapıdan çıkartıp başka kültürlerden insanlarla yapması da farklı bir tatmin sağlıyor.

Diğer yandan Amsterdam'da yaşamanın avantajları da dezavantajları da olacaktır. Mesela Amsterdam'da kiralar bildiğim kadarıyla oldukça pahalı; bugün İstanbul'da iyi bir semtte yaşarken orada aynı şeyi yapamayabilir, şehirden görece biraz daha uzak bir yerde yaşamak durumunda kalabilirsiniz. Veya iklim sizi zorlayabilir... Diğer yandan Avrupa'nın güzel bir noktasında olacaksınız; bir tarafınızda Almanyai diğer tarafta Belçika ve Fransa... Tatilleriniz çok eğlenceli olabilir.

Aile konusuna gelince, açıkçası ben bu konuda katıyım, şahsen ne zaman kararlarımı başkaları yüzünden değiştirmek zorunda kalsam o insanların bir noktada beni pişman ettiğini gördüm. Kaldı ki Edirne - İstanbul 2 saatse Amsterdam - İstanbul 4.5 saat. Bu kadar basit olmadığının farkındayım ama o kadar abartılacak bir şey yok bence.
0
salihdt
(02.09.21)
Yorumlarda gidiş sebebimiz Türkiye'nin durumu demişsiniz ama bugüne kadar gemileri yakmadıysanız ve kurulu düzeninizden memnunsanız yurt dışına gittiğinizde özellikle ilk 6 ayda sıfırdan hayat kurarken karşılaşacağınız ufak tefek aksaklıklar bile gözünüzde büyüyecektir.

Benzer durumda olan birkaç arkadaşıma gaz vermiştim. Hepsi ilk 1-2 senede geri döndüler. O yüzden böyle iyi ya diyorsanız hiç boşu boşuna bürokrasisiyle bilmemnesiyle uğraşmayın. Hem zaman hem de para kaybı.
0
yürümeyin
(02.09.21)
Ben 36 esim 31 yasindaykem tr den herseyi birakip 3 yil once amerikaya tasindik.

Ayni sene

Abim 41 esi 40 yasinda 2 cocukla herseyi birakip amsterdama tasindilar. ( abim aldigim en iyi karardi diyor )

4 muzde tr sartlarinda cok iyi gelirleri olan tr deli ilk 5 unv mezun kisileriz

Kesinlikle gidin derim, ydisinda yasamak cok buyik tecrube. Su an konfor alaninizdan cikmak zor geldiginden tereddut yasiyorsunuz ( aynisini ben de yasamistim ) hatta bir aksilik ciksa da gidemesek, sucluluk da hissetmem diye de dusunuyorsunuzdur :) and
0
oscar
(02.09.21)
(11)

Alkol problemi

dakota
Yaklaşık 10 yıl önce kız arkadaşımın beni terk etmesi ile başladığım alkole son 4-5 yıldır baya bi düşkünlük yaşıyorum. Son bir yıldır ise her gün olmasa da iki güne bir kesin alkol alıyorum ve alkol eşiğim de baya bi yükseldi. Karaciğerimin ağrıdığını hissediyorum artık. Alkol dolayısı ile 20 kilo
Yaklaşık 10 yıl önce kız arkadaşımın beni terk etmesi ile başladığım alkole son 4-5 yıldır baya bi düşkünlük yaşıyorum. Son bir yıldır ise her gün olmasa da iki güne bir kesin alkol alıyorum ve alkol eşiğim de baya bi yükseldi. Karaciğerimin ağrıdığını hissediyorum artık. Alkol dolayısı ile 20 kilo aldım. Hem sağlık açısından hem de maddi yönden çok kötü etkileniyorum. İşin içime Amatem falan karıştırmadan bu meleti bırakmak, en olmadı azaltmak istiyorum. Ve çok istiyorum bunu. Hiç bu kadar da kararlı olmamıştım. Bana ne gibi tavsiyeleriniz olur? Fikirlerinize ihtiyacım var. Çevrenizde bu meletten kurtulabilen var mı? Varsa eğer nasıl oldu?
0
dakota
(01.09.21)
2 gunde bir iciyorsan muhtemelen birakmaktan cok fiziksel yoksunluk hissetmeyeceksindir. en onemli sey alkol icerek gecirdigin vakitte yapacak baska bir sey bulmak. senin gibi icenler genelde alkolu psikolojik problemleri icin doktorun yazmadigi bir "ilac" olarak kullanirler. yan etki profili cok kotu bir ilac. o ilaci yan etkileri sebebiyle almayi biraktigin zaman o psikolojik sorunlarinla da yuzlesmen gerekecek. burada bagimlilik tecrubesi olan bir terapist de olabilir, probleminin ne olduguna gore onu cozmeye yonelik adimlar atmak da olabilir. eski, ictigin rutinini bozmayarak kalici bir cozum elde edemezsin ozetle. normalde hangi mekan ve sartlarda iciyorduysan, kendini o durumdan uzaklastirman da sart.
0
robokot
(01.09.21)
2 günde bir içip yorgunluğundan bahsediyorsan herhalde yüksek alkollü içki içiyorsun diye düşünüyorum.

İçmeden duramıyorsan en azından bira ve şarap dışında alkol tüketme derim. Hatta mümkünse şarap bile içme sadece bira iç.
0
denizgonen
(01.09.21)
2 sene boyunca bende aynı sizin gibiydim, hatta gün aşırı içiyordu ve şuanda nerdeyse ayda 1 bira anca içiyorum. Hayatımdaki en büyük fark evlenmem ve artık yalnız vakit geçirmemem. Ne zaman yalnız kalsam aklıma hala alkol geliyor. Evlenmeden önce bisiklet almıştım boş zamanlarımı doldurup alkolden uzaklaşmak için yarı yarıya azalmıştı alkol almam. Benim tavsiyem yeni arkadaşlar, yeni hobiler, alkolle geçen zamanınızı dolduracak farklı aktiviteler bulmanız. Alkol çok keyifli birşey ama bunun düzenli ve uzun süre olması hem fizyolojik hem psikolojik çökmelere sebebiyet veriyor. Bırakma gibi bir şey bence anlamsız ve zor. Bence mümkün olduğunca alkol alma sıklığını ve miktarını azaltmaya çalışın.
0
ayakkokususeveninsan
(01.09.21)
gün sayısı düşür öncelikle,
alkole ulasımını zorlastır. evde alkol tutma.
0
sizofren06
(01.09.21)
bence spora başlayın
seviyorsanız koşun hatta - çok yardımı olur
0
superb
(01.09.21)
gercekten istiyorsan yaparsin.

herhalde aksamcisindir diye dusunuyorum. sabahlari iciyor musun? 2 gune bir iciyorum dedigine gore sabahlari icmiyorsundur.

mesela aksamlari 6-7 gibi acken baslayip ardindan yemek mi yiyorsun? alkol saatin geldiginde bu rutini kirarsan bir daha yanina yaklasmazsin. bu biraz da rutin bagimliligi oluyor. alkol saatinde baska bir sey yap. evde oluyorsan disari cik, parklarda yuru, kos, spora basla. sigara iciyorsan sigarayi da birak, ben ikisini de ayni anda biraktim :D seytan azapta gerek.

eve donunce yerine soda limon koyabilirsin. churchill mesela. ben tokken icki icemedigim icin aksam yemeginin saatini one aldim. hem rutini kirmis oldum, hem de tokken icmeyi siskinlik yaptigi icin sevmedigimden zaten icemez oldum.

komple kesmek istiyorsan zihinsel hazirligini yapip bir anda birakmak ise yariyor. zaten 1 hafta icinde aklina gelmemeye baslayacak. hafifledigini hissedeceksin, karacigerinden gelen o agirlik hissi cok cabuk kaybolacak.

o delirium tremens gibi cekilme belirtilerinden falan da korkma, onlar cok daha agir iciciler icin.

ha bir de karaciger degerlerine baktirabilirsin. biraz yuksek cikabilir ama cabuk toparliyor.
0
chezidek
(01.09.21)
Alkolün ne işine yaradığını keşfedip artık o işe yaramaz hale geldiğini görünce kendiliğinden azaltarak bırakırsın.
0
ashleybon
(01.09.21)
@chezidek tamamen maddi probleme dönüştüğü için artık her akşam içemiyorum. Dediğiniz gibi genelde akşamcıyım. Açken içip üstüne yemek yiyorum. Yemek yemezsem sabah müthiş bir baş ağrısı ile uyanıyorum ve o gün akşama kadar soğuk su içip içimi soğutmakla geçiyor, bu da böbrekleri yoruyor. Çörçıl tavsiyenize uymakta çalışırım ama o da böbrekte taş yapıyor. Dediğiniz gibi akşam yemek yiyince üzerine içemiyorum. Sabahları bira ile başladığım falan da oldu birkaç kez. 24 saat hiçbir şey yemeden sadece içtiğim de oldu. Artık biraz dikkat ediyorum. Ama bir türlü bırakamadım. Tam kapanma zamanı çiftliğe gittim 25 gün bir damla bile içmedim. Sigara da içiyorum ama sadece alkolle. Alkol olmadan sadece sigara içemiyorum. Alkolden sonra gelen açlık hissinden dolayı yediğim yemekler de kilo yaptı işte ve yapıyor da.
0
🌸dakota
(01.09.21)
Sorununuzun farkindasiniz ve cozum arayisindasiniz. Tavsiyem aynen bu yonde devam etmeniz, yani profesyonel yardima basvurmaniz.

Cevremde tanidigim alkol problemi olan insan yok. Icki icmenin ve abartmanin biraz ucu kacirilarak normallestirildigi bir yerde yasiyorum. Bence hap bilgi, hap öneri aramak yerine gidin bagimlilik alaninda isini iyi yapan bir uzmanla görüsün.
0
buf-e kür
(01.09.21)
Profesyonel yardım almanız önemli. Eğer mümkünse Abraham Twerski'nin "Bağımlılık Psikolojisi" kitabını okumaya çalışın, kendinizi bağımlı olarak görmüyor olsanız bile size yardımcı olacak fikirler içeriyordur diye düşünüyorum.

Şahsen "Azaltarak bırakma" diye bir şeyin işe yaradığını görmedim. Çok zor olsa da tamamen bırakmanız daha faydalı olabilir. Burada en büyük sorun zaman. İlk günler görece kolay olsa da motivasyonunuz gittikçe düşecektir. Zihniniz size "Bir biradan bir şey olmaz" diyecek, "Off ne farkeder, kimin umrunda" diyecek, "10 gündür içmedim, artık kendimi ödüllendirebilirim" diyecek, arkadaşlarınızla buluşup bir iki tek atmanızı salık verecek; kısacası pozitif ve negatif her fikri kullanıp alkol almanızı sağlamaya çalışacak... Kendinizi şu anda aklınızın ucundan bile geçmeyecek, kulağa çok saçma gelen sebeplerle kandırmaya çalışabilirsiniz. Bu süreçte gerçekten alkol almaya ihtiyacınız olduğunu, yeterince azalttığınızı, bu bırakma fikrini çok abarttığınızı ve aman aman da bir probleminizin olmadığını, herkesin alkol aldığını, size kimsenin karışamayacağını, ya da hiçbir şeyin işe yaramayacağını bir umutsuz vaka falan olduğunuzu düşünebilirsiniz. Bunların hepsi aşılabilir ancak hazırlıklı olmanız, pozitif kalmanız ve uzun bir süre her gün bu mücadeleyi yaşayacağınızı bilmeniz lazım.
0
salihdt
(01.09.21)
hocam artik sen daha saglikli oldugunu dusundugun bir icecekle degistirebilirsin sodayi. smoothie yaparsin, ya da muslum gurses gibi sut tedavisi uygularsin, sana kalmis :D

o gun boyu icme seklinde abarmalar arada olur, devamli oyle icecek halin yok zaten. onlari kafaya takma.

zaten biraktigin zaman alkol alip yattigin gecelerdeki uyku kalitesinin aslinda ne kadar dusuk oldugunu anlayacaksin. gece su icmek icin uyanip durmak hem uykuyu boluyor, hem alkol zaten derin uyku uyumaya engel oluyor.

eger komple kesmek istiyorsan tapering ile, yani azaltarak icmeyle tamamen birakmayi deneyebilirsin. ben sahsen haftanin belli gunleri icerek birakmayi tavsiye edemiyorum. cunku mesela "sadece cuma gunu iccem" gibi telkinler beyindeki odul mekanizmasini tetikliyor. bence rutinden uzaklasarak birakmak en iyisi. her gun 1 sise sarap iciyorsan bunu yavas yavas her gun 2 biraya (bu ayni miktarda alkole tekabul ediyor), sonra da 1 biraya dusurerek toplam alkol miktarini azaltmak. ya da her kadeh arasinda bir bardak su icmek vesaire.
0
chezidek
(01.09.21)
(1)

Uzaktan İngilizce dersi

nucleon
Merhaba,Uzaktan, birebir de olabilir, grup olarakta olabilir ama gerçekten faydalı bir İngilizce ogrenme ortamı var mi acaba?Özel ders gibi de olabilir. Arayınca çıkıyor birşeyler ama biz denedik gerçekten faydalı denilebilecek bir şey arıyorum.
Merhaba,

Uzaktan, birebir de olabilir, grup olarakta olabilir ama gerçekten faydalı bir İngilizce ogrenme ortamı var mi acaba?

Özel ders gibi de olabilir. Arayınca çıkıyor birşeyler ama biz denedik gerçekten faydalı denilebilecek bir şey arıyorum.
0
nucleon
(31.08.21)
Eşim öğreniyor; özel ders gibi olmayacaksa zor. Hem sınıfın genel seviyesi önemli, hem teknik eksiklikler (Birinin mikrofonu açık kalmış, öbürü kamerayı açık unutmuş, bağlantı yavaş vb.) sıkıntı oluyor, hem de genel olarak iletişim daha da sorunlu ve çok kakafoniye açık. Ama birebir ders gayet verimli; mesela italki ya da cambly daha çok pratik yapma amaçlı olsa da İngilizce öğrenme amaçlı bir program da yapılabilir.
0
salihdt
(31.08.21)
(4)

Alex neden Fenerbahçe'den gitti?

Anthony McCarten
Aykut Kocaman ile anlaşamadığı için mi?
Aykut Kocaman ile anlaşamadığı için mi?
0
Anthony McCarten
(31.08.21)
Aykut Alex koşmuyor diye önce yedek bıraktı ardından da göndermek için türlü yollara başvurup en sonunda da gönderdi.

Aykut gittiği hiçbir takımda o takımın yıldızlara ile anlaşamadı. Bu adamın kronik sorunu. Alerjisi var takım içindeki yıldızlara. Bir de kafa olarak büyük takım hocası değildi. Sürekli savunma düşünen biri. Bir şekilde alex'in başını yedi diyebiliriz.
0
ilgeru
(31.08.21)
büyük yıldızlar aşırı konfor ve takıma yük olması durumunda bir şekilde kurtulunmak istenir. bkz. ronaldo real, barça messi vb.
0
mikahakkinen
(31.08.21)
Asıl sebebi Alex in Aykut kocaman in rekorunu kıracak olması değil miydi ya? Bildiğim kadarıyla Alex'in gol sayısı Aykutu geçecekti
0
olaylar olaylar
(31.08.21)
Alex yaşlanıyordu, çok para alıyordu, taraftarın sevgilisiydi ve takımda çok sözü geçiyordu. "Brezilya çetesi" falan geyiklerini hatırlayanlar olacaktır. Futbol açısından da takımı hep onun oyun stiline göre kurmak gerekiyordu... Aykut Kocaman Aziz Yıldırım'ın da desteğiyle mobbing yaptı. Bana göre iki tarafın da haklı olduğu konular vardı ama neticede heykeli dikilen adam "Gelmiş karşımda twit atıyor" falan diyerek kovuldu, saçma oldu.
0
salihdt
(31.08.21)
(13)

Dubaide yaşamak?

izninizolursatahtinizatalibim
Merhabalar,Aramızdan belki bir kişi bile yardımcı olabilir umuduyla yazıyorum.Her şeyi arkada bırakıp sıfırdan bir başlangıç için rotamı Dubai (ya da Katar) tarafına çevirdim.Orada yaşayan, bilgi sahibi olan arkadaşlar varsa yardıma açığım.Bir de anket olsun madem, faydası olur belki fikirlerinizin.
Merhabalar,
Aramızdan belki bir kişi bile yardımcı olabilir umuduyla yazıyorum.
Her şeyi arkada bırakıp sıfırdan bir başlangıç için rotamı Dubai (ya da Katar) tarafına çevirdim.
Orada yaşayan, bilgi sahibi olan arkadaşlar varsa yardıma açığım.
Bir de anket olsun madem, faydası olur belki fikirlerinizin.
25 yaşında, kadınım.
İstanbulda tek yaşıyorum.
Ortalama 8-12 arası değişen gelirim var ancak yetmiyor, yetiremiyorum.
İngilizce, fransızca biliyorum.
Bu macera bana faydalı olur mu? En kötü ingilizcemi geliştirip arapça öğrenip dönerim diyorum ancak çok mu hayalperest yaklaşıyorum?
Hiçbir birikimim yok bu arada. Ordan burdan biraz toprlayıp gideceğim.
0
izninizolursatahtinizatalibim
(30.08.21)
Meslek bilgisi olmadan ne desek bos. Insaat ve tasarim sektoru o taraflarda iyi ama kadin olunca is biraz degisebilir.
0
nax
(30.08.21)
Ah onu yazmamışım ama spesifik bi beklentim yok o konuda. Okuduğum bölümden çok ayrı olarak uluslarası satış yapıyorum şu an.
0
🌸izninizolursatahtinizatalibim
(30.08.21)
İş başvuruları yapın ama sizin meslekte zor. İnşaat sektörü iyi orada
0
roe
(30.08.21)
Öncelikle fake kokusu geliyor.

Tek yaşamanıza rağmen 8-12 arası değişen aylık gelir sizi geçindirmiyorsa, maddi açıdan rahatlama ümidiyle gitmeyin. Sizin parayı kullanma sorununuz vardır. Ucuz yerler değil bahsettiğiniz yerler, refah seviyesi de Avrupa ülkeleri gibi değil. Herhangi bir mesleği yaparak Avrupa’da yakalayacağınız standartları orada yakalayamazsınız.

Hayat tecrübesi olsun diye gidiyorsanız gidin tabi.

Bu arada, bu gelir düzeyine sahip bir arkadaşım-akrabam hatta kardeşim yurtdışı tecrübesi için benden 1 kuruş istese vermem. Akıllı davranıp kendi harcamalarını öngörerek birikim yapması gerekir gitmeyi göze alan kişinin.
0
megalomaniac
(30.08.21)
Dubai'de yasaman icin bi sirketin sponsor olmasi lazim (yani once is bulman ve sirketin sana oturum cikarmasi lazim)

Spesifik bir is tanimin yoksa da is bulman zor. Dubaideki herkes halihazirda ingilizce konusuyor zaten. Ingilizce bilmen seni one cikarmiyor yani. Arapca ogrenmen imkansiz gibi bir sey. Belki hintce ogrenebilirsin.
0
brkylmz
(30.08.21)
Bi Gidene Soralım podcast'inde iki ülkede yaşamış kişilerin konuk old. bölümlere bakın.
0
kaset
(30.08.21)
Sizin 8-12 gibi bir gelirle iş amacıyla yer değişimi değil daha çok harcama alışkanlıklarınızı değiştirmeniz gerekiyor.
Dubai ya da Katar ise bir çözüm değil anlamsız bir hayal sadece.
0
Erva
(30.08.21)
Kuzenim
çalışmaya gitmişti. Yıl 2004. Arkadaşının babasının şirketinde müdür pozisyonu. Çok rahat ve maddi anlamda iyi olmasına rağmen 6 ay zor kaldı döndü. Çok da isteyerek gitmişti. İklimi sevmemiş. Kapı kolunu bile tutamıyorsun sıcaktan demişti. İyi düşünün..
0
aptallarin pin kodu
(30.08.21)
Kuzenim (kadın, mimar) yıllarca Dubai'de yaşadı, pandeminin ortasında döndü buraya, yine iş bulursa yine gidecek. Ben de 2020'nin başında 10 gün kadar yanına gitmiştim.

Adı öyle olmasa da ciddi bir kast sisteminin içine giriyorsunuz. Emirlik vatandaşları çılgın zenginlikleriyle üstte, beyaz yakalı Avrupalılar ortada, mavi yakalı Hintler, Pakiler... en altta. O kadar çok ucuz işgücü var ki, her otelin, etkinlik alanının, avm'nin, her benzinliğin, hatta yol kenarı tesislerinin tuvaletinde sürekli bekleyen personel var, tuvalet kullanıldıkça arkadan girip temizlik yapıyorlar. Yani gideyim de iş bulurum diye gidilmez. İyi bir mesleğiniz varsa güzel para kazanırsınız ama biriktirmek için ciddi ciddi kemer sıkmazsanız çok güzel de para harcarsınız, her şey pahalı, her yer pahalı.

Örnek olarak, kuzenimin yaşadığı epey lüks bir bölgedeki binanın otoparkına dışarıdan giriş (yanlış hatırlamıyorsam) saati 80 dirhemdi. Benim zorumla (eski çarşı varmış diye) emirliğin daha varoş bir yerlerine gittik, otopark günlük 15 dirhemdi. Fakat kuzenim ve onun ayarındaki çalışanlar bu bölgelere girmeyi çok sevmiyorlar, daha güvensiz hissediyorlar.

Bir yandan da Dubai'de emniyet çok sıkı çalışıyor, her yer sivil polis kaynıyormuş, çok caydırıcı cezalar var ve bunun sonucunda İstanbul'dakinden çok daha rahat yaşayabiliyorsunuz. Telefonları ortalıkta, cüzdanları anahtarları havlunun üstündeki çantada bırakıp arkana bile bakmadan denize girebilecek kadar rahat, İstanbul'dan gidince şok olmuştum. (Ha bir de hayatımda görmediğim kadar tanga bikini gördüğüm için şok olmuştum.)

Yani bence iyi bir iş bulursanız gidilir, güzel de yaşanır. Ama İstanbulda 8-12 bin lirayla geçinemiyorsanız orada hiç geçinemezsiniz.
0
kobuzchu kiz
(30.08.21)
bir vasfın yoksa, birikimin de yoksa sadece dil ile gidersen batılı birileri ile çalışmak için çok şanslı olman lazım. batılılarla çalışmazsan araplarla çalışırsın, onların da kadına bakış açıları belli. ben olsam hiç macera aramam.

ha dersen ki bir vasfın var, profesyonel olarak çalışıyorsun, o zaman amenna. bence en önemli konu ne iş yapacağın. onun dışında dubai istanbul gibi değil, ufacık bir yer zaten, yapılabilecek şeyler inanılmaz kısıtlı, belirtildiği gibi bir kast sistemi var, oraya gidenlerin de genel olarak tek amacı para biriktirip dönmek oluyor. dubai, katar yerine abd, avrupa, hatta avusturalya hedeflemeni öneririm. israil harici orta doğu hiç iç açıcı değil yalnız bir kadın için.
0
roket adam
(31.08.21)
Yurtdışında geçerliliği olan bir mesleğiniz varsa kısa süreli para biriktirmek için gidilir. Katar'da beIN'de bir arkadaşım çalıştı. Çok beceri gerektirmeyen bir pozisyonu olmasına rağmen ayda 4 bin doları kenara rahat koyuyordu. Ben Avrupa'da yaşadığım ülkede arkadaşımdan daha kalifiye bir işi yapmama rağmen ancak 1,5-2 ayda kenara o kadar koyabiliyorum.

Katar'ın vize süreci epey uzun ve zorlu bu arada. Oradan buradan biraz para toplayayım gidip bir bakayım diyerek gidemezsiniz.
0
yürümeyin
(31.08.21)
Öncelikle kolay kolay gidemezsiniz; Dubai yakın zamanda freelance vizesi vb. çıkardı ama bunların hem çeşitli şartları var, hem de Dubai'de yaşamanın maliyetinin yüksekliği göze alındığında "Hadi bir gideyim de şansımı deneyeyim" denilecek bir şey değil.

UAE kazanç ortalamaları meslekten mesleğe çok farkediyor; ne yazık ki pazarlama ve satış genel olarak iyi kazandıran meslekler değiller. Sabit maaşları düşük oluyor ve prim bazlı çalışıyorlar. Çok spesifik bir alanda pazarlama yapıyorsanız belki bir ihtimal şansınız yaver gidebilir.

Son olarak Dubai'nin inanılmaz canlı bir iş piyasası yok; yani iş bulmak o kadar kolay değil.
0
salihdt
(31.08.21)
Sektöre göre değişkenlik gösterir bu sorunun cevabı. Daha geçenlerde Dubai'den bir arkadaşımla konuştuk bunu. Benim şirketimin de dubai ofisi var az bucuk kontak halindeyiz insanlarla.

Dubai bölgenin en vizyoner şehirlerinden biri.

Şeyhin hedefi dubai'yi 2030'da dünyanın en yaşanılası şehri yapmak.

Giden tanıdıklarımın hepsi çok mutlu.

Elbette kendine göre zorlukları var, ama kazanç ve ortam olarak memnuniyet yüksek. 2 senedir orada çalışan arkadaşımın aldığı araç Türkiye'de 925.000 TL.
Dolarla almasına rağmen TL karşılığı bir hyundai elantra...

Yani şöyle kıyaslayın. Türkiye'de kalsaydı ancak bir hyundai elantra alabilirdi, orada v6 motorlu spor otomobille geziyor hem de cebinden çıkan para aynı.

Şehir genel olarak güvenli, özellikle beyaz yaka çalışanlar için. En çok dikkat ettikleri konu da güvenlik. Yani yalnız bir kadın olarak rahatsızlık duymazsınız.

İki dil bilmeniz size büyük avantaj olur orada.

Renkli bir hayat var. Kimse kimseye karışmıyor.

Kariyer anlamında da uluslararası bir ortamda çalıştıktan sonra türkiye'ye dönmek bir avantaj sağlayabilir.



Bunlar güzel tarafları... Gelelim resmin diğer yüzüne.

Bir kast sistemi var adı konmamış olsa da. Yani emirlik vatandaşı olanlar maddi ve manevi olarak inanılmaz yukardalar. Onların arasına girmeniz zaten çok mümkün değil. Çok dert edilecek bir konu mu bilmiyorum tabii bu:) ama atıyorum trafikte bir sorun yaşadınız mesela böyle birinin arabasına çarptınız, işiniz daha zor.

Bu sistem içinde ABD ve Batı Avrupa vatandaşları da biraz daha avantajlı. Özellikle kurumsal hayatta. Araplar önemli pozisyonlar için avrupa & amerikalıları tercih ediyor. Haliyle onlar da kendi iş kültürlerine yakın ülkelerden insanlara öncelik veriyor. Bir ingiliz yönetici türk ve ingiliz arasında kalırsa türk'ü ancak çok ucuza çalıştırabileceğini düşünürse işe alır. Ya da türkçe bilmesi avantajsa...

Madem maaştan konu açtık, burada kazanç iş alanına göre değişiyor. Ama maalesef pasaporta göre de değişiyor. Bir arkadaşım şunu anlatmıştı: Maaş teklifi almış maille. Tanıdığı insanlar bu ücretin o pozisyon için az olduğunu söyleyince IK'ya bu ücret az diye mail atmış. IK müdürü (kendisi tabii ki ABD'li:) arkadaşımın Türkiye'deki maaşının dolar karşılığını önüne koymuş. "Sana şu anda ülkende kazandığının üzerinde bir maaş öneriyorum zaten" diyerek konuyu kapatmış. Yani maalesef kast sisteminden dolaylı da olsa Türkler de biraz mağdur oluyor.

Bir de genelde bizde yurt dışında çalışmak, o ülkenin vatandaşlığını ya da en azından oturma ve çalışma hakkını elde etme amacıyla değerlendiriliyor. Böyle düşününce dubai'de geçireceğiniz yılların size maddi kazanç dışında bir getirisi olmayacak.

Tanışacağınız Avrupa ve Amerikalıların çoğu orada geçici bulunuyor. Ve bu ilişkilerine de yansıyor. Yani orada network sağlarım, sonra oradan başka ülkeye geçerim diye düşünüyorsanız genelde ilk tercih edilen adaylar Türkler olmuyor bu tarz transferlerde. Ancak o işte çooooook iyi performansızı olacak, ya da dil gibi ikame edilmesi zor bir avantajınız olacak falan. Avrupa'da da türkçe bilen adam arayışında olan çok şirket olmaz. Olsa bile zaten artık ab vatandaşlığı olan milyon tane türk var. Yine onlara yönelirler.

Son olarak iş bulmak koaly değil.
Çalıştığınız şirketin dubai bağlantısı varsa, dönem dönem tüm ülkelere iş ilanları gönderirler. Bunları takip edin. Yöneticilerinize ya da IK'ya sorun.
En kolay bu şekilde iş bulunuyor.

1-2 sene türkiye'dekinden daha fazla kazanayım, biraz da birikim yapayım. Gitmişken de şöyle dolce vita bir hayat yaşayayım yeter diyorsanız düşünülebilir.

Bu arada dev sıcak. Yani öyle böyle değil. Nisan'dan ekim'e kadar suratınızda bir fön makinesiyle gezdiğinizi hayal edin. Hayatınız klimalı evden klimalı otoparka, oradan da klimalı otomobille klimal ofise ve arada da klimalı avmlere şeklinde geçecek. Akşamları serinleyince dışarı atabilirsiniz kendinizi ancak.
0
anten
(31.08.21)
(4)

İnternet alışverişinde "kredi kartımla 3D'siz alışveriş olmasın" seçeneği?

santimantal
Netten alışveriş yaparken ödeme aşamasında karşıma "3D ile ödeme" seçeneği çıkıyor. Demek ki bu bir zorunluluk değil, tercih.Ben güvenlik açısından 3D olmadan alışverişe izin vermemesini istiyorum kredi kartlarımın. Mesela Enpara kredi kartı ve World Card kullanıyorum.Bunlarda bu isteğimi nasıl ayar
Netten alışveriş yaparken ödeme aşamasında karşıma "3D ile ödeme" seçeneği çıkıyor. Demek ki bu bir zorunluluk değil, tercih.

Ben güvenlik açısından 3D olmadan alışverişe izin vermemesini istiyorum kredi kartlarımın. Mesela Enpara kredi kartı ve World Card kullanıyorum.

Bunlarda bu isteğimi nasıl ayarlayabilirim? Var mı böyle bir imkân?
0
santimantal
(30.08.21)
3D secure sizden çok satıcıyı koruduğu için satıcıya bağlı.
Fiziksel kartları online işlemlere kapatıp sanal kart kullanmak en temizi.
0
archmage mahmut
(30.08.21)
Bazı bankalar 3D özelliği olmadan işlem yapınca ödemede red veriyor. Mesela teb bankasında yaşadım.
0
filipis
(30.08.21)
3D Secure sizden çok üye işyerleri için bir güvenlik önlemi, onlar da kendi risk algılarına göre 3D'yi zorunlu tutabiliyorlar. Bildiğim kadarıyla müşteri tarafında sunan banka yok, zaten biraz saçma olurdu.
0
salihdt
(30.08.21)
3D olmadan bir işlem yapılırsa ve bunu ben yapmadım dersen(belgeleriyle) banka sana iade eder.
0
rastinon
(30.08.21)
(4)

hem gm'ye hem de İK'ya mail atmak çok mu fazla

sana bir sarki yazdim fernando
bezdim ya duyurucular.. bezdim. neyse. yüzde bir milyon match olduğumu düşündüğüm bir staj pozisyonu var. linkedin den de başvurdum ama 200+ kişi başvurmuş. beni 20-30 başvuru olunca bile goruntulemiyorlar, yani riske atmak istemiyorum. gm'ye mail atma sebebim stajın olduğu projenin başındaki kişi o
bezdim ya duyurucular.. bezdim. neyse. yüzde bir milyon match olduğumu düşündüğüm bir staj pozisyonu var. linkedin den de başvurdum ama 200+ kişi başvurmuş. beni 20-30 başvuru olunca bile goruntulemiyorlar, yani riske atmak istemiyorum. gm'ye mail atma sebebim stajın olduğu projenin başındaki kişi olması. ik'dakilere de atacağım. çok mu olur?
0
sana bir sarki yazdim fernando
(30.08.21)
ik'da çalışan insanlar meslek gereği biraz yontulmuş oluyorlar o yüzden çok sallamazlar haberin olsun
0
nahtoderfahrung
(30.08.21)
Şirketine göre değişir ama bir genel müdürün o maili görmesi pek olası değil. Siz yine de şansınızı deneyin. Hali hazırda şansınızın düşük olduğunu düşünüyorsanız zaten bir şey kaybettirmez.
0
salihdt
(30.08.21)
zaten çok az şansın olduğunu düşünüyorsun, o zaman at email'ini.
Ama ilgi çekici bir email atmaya çalış.

"X projesi için önemli fırsat" diyebilirsin belki email'in konu kısmına.
Yaz.
0
michael_knight
(30.08.21)
Ne yazacağına bağlı. Kolay anlaşılır cümleler kur, edebiyat yapma. Kısa yaz, profesyonelce yaz

Çok büyük olmasa da, büyük bir şirketin CEO'suna mail atmıştım ve geri dönüş yapmıştı

O pozisyona almaya karar verdikleri bir tanıdık varsa, o yüzden de dönmeyebilirler. Sorunun sende olduğu anlamına gelmez
0
hümanist tabutçu
(30.08.21)
(5)

Saçları sıfır numaraya vurmak için traş makinesi tavsiyesi

artvandelay
MerhabaTraş makinesi kullananlar arasında saçları sıfır numaraya vurmaya yakın bir tınıda bir cihaz kullanan ve tavsiye edecek olan var mıdır?
Merhaba
Traş makinesi kullananlar arasında saçları sıfır numaraya vurmaya yakın bir tınıda bir cihaz kullanan ve tavsiye edecek olan var mıdır?
0
artvandelay
(30.08.21)
Ben geçen yıl Wahl'ın saç kesme makinesini almıştım, sıfıra hiç vurmadım ama 3-25mm arası çeşitli plastik uçları var ben saçımı 25 ile kısaltıyorum uzadıkça. Ucunu takmasam sıfır da alır yani.

Pili falan yok dümdüz berber usulü fişli saç kesme makinesi.

edit: benimki şu: www.hepsiburada.com
0
nhk ni youkosu
(30.08.21)
Bende bu var pandemi başlarken almıştım. O zamandan beri berbere gitmiyorum.

www.amazon.com.tr
0
pispinti
(30.08.21)
Philips bodygroom kullanıyorum ben yıllardır, memnunum
0
mirty
(30.08.21)
Bende de Wahl var, gayet memnunum. Canavar gibi kesiyor, taraksız kullanıldığında da baya kısa
0
salihdt
(30.08.21)
Moser alın, başka şeye ihtiyacınız yok.
0
mahsus mahal
(31.08.21)
(2)

stres ve kaygiyi hafifletmek icin ilac

fearisthemindkiller
merhaba,Bir is gorusmesinden ya da sinavdan, onemli bir toplanti vs den once cok fazla heyecanlaniyorum. 2 gun sonra olsa bile o 2 gun hicbirseye odaklanamiyorum. boyle biri degildim aslinda, pandemiden beri boyleyim, belki de insanlarla cok az konustugum icin uzun suredir. bu durumu hafifletmek ici
merhaba,

Bir is gorusmesinden ya da sinavdan, onemli bir toplanti vs den once cok fazla heyecanlaniyorum. 2 gun sonra olsa bile o 2 gun hicbirseye odaklanamiyorum. boyle biri degildim aslinda, pandemiden beri boyleyim, belki de insanlarla cok az konustugum icin uzun suredir. bu durumu hafifletmek icin kullandiginiz, ise yarayan bir ilac, yontem vs var mi? kadinlar adet oncesi stresi icin onerileriniz nedir?
0
fearisthemindkiller
(29.08.21)
Sarı kantaron, papatya vb. çayları ile bunların içinde olduğu haplardan denedim ama açıkçası hiçbirinden çok fayda sağlayamadım; yine de şans verilebilir.

Maddi imkanınız varsa psikolojik destek almanız faydalı olur ya da meditasyon yapmayı deneyebilirsiniz. Meditopia uygulamasının (Başka uygulamalar da var tabi) tematik meditasyonları var, düzenli olarak bir süre yapınca rahatladığımı, bazı şeyleri daha az kafama taktığımı hissetmiştim.
0
salihdt
(29.08.21)
ben uzun yıllardır psikolog desteği alıyorum. o yüzden bu toplantı, sunum öncesi vs. meseleleri genelde terapide konuştum. zaman zaman da antidepresan kullandığım yıllar oldu ama sadece kaygı için değildi biraz depresiftim. yani anlık sunum öncesi alıp sakinleştiğim bir şey kullanmadım. yukarıdaki arkadaş meditopia önermiş, onu da 3 yıldır falan dönem dönem kullanırım.

lakin adet öncesi sendromuna bir şifa bulamadım :) normalde çok ağır seyredenlere prozac verilebiliyor ama ben başka bir ilaç kullandığım için vermemişti doktor. onun yerine adet öncesi tranko buskas almamı önermişti ama çok efektifti diyemem. çok delilirsem ve ertesi gün de çok önemli bir işim yoksa yarım xanax alıyorum çok çok nadir o da.

bu söylediklerim hepsi doktor kontrolünde yapılan şeyler. adet öncesi çok zorlu geçiyorsa meditasyon, yoga, bol yürüyüş ve doktor önerisiyle bir ilaç alabilirsiniz. bir de bence kafein gerçekten azaltılmalı premenstruel dönemde kesinlikle.
0
ruh i tibbiye
(29.08.21)
(2)

Starbucks Latte Macchiato

sacrilegious
Bu kahvenin lezzetine yakın bir lezzeti evde elde edebilmek için kullanmam gereken kahve türü hangisidir acaba? Sanırım Dark bir kahve çekirdeği ama nokta atışı önerisi olan varsa sevinirim. Teşekkürler.
Bu kahvenin lezzetine yakın bir lezzeti evde elde edebilmek için kullanmam gereken kahve türü hangisidir acaba? Sanırım Dark bir kahve çekirdeği ama nokta atışı önerisi olan varsa sevinirim.

Teşekkürler.
0
sacrilegious
(29.08.21)
bu kahvenin lezzetine ulaşmak için kullanacağınız kahve inanın hiç fark etmez, nescafe bile olur.

içine o kadar süt, krema, çikolata, şeker, şurup bilmemne konan kahvenin kahvelik tarafı kalmıyor artık ki çekirdeği kavurması falan fark yaratsın.
0
kibritsuyu
(29.08.21)
Kibritsuyu+1; Starbucks kullandığı çekirdekleri satıyor, zaten çok özel de bir kahve kullanmıyor. Her şubede belli bir standart yakalamak için fazlaca kavuruyorlar vb. diye bir açıklama okumuştum.
0
salihdt
(29.08.21)
(3)

Speaking geliştirme için yurtdışı şehir önerisi

someonewalksalone
Merhabaİngilizce sözlü anlama/konuşma becerimi geliştirmek için bir yere turist vizesiyle gidip birkaç ay kalmak istiyorum. Türkiye’de TL maaşla uzaktan çalışıyorum. Hem pratik yapmak hem de maliyet düşürmek için bir ev arkadaşım olacak şekilde ev kiralama düşüncem var. Sizce mantıklı olur mu, hangi
Merhaba

İngilizce sözlü anlama/konuşma becerimi geliştirmek için bir yere turist vizesiyle gidip birkaç ay kalmak istiyorum. Türkiye’de TL maaşla uzaktan çalışıyorum. Hem pratik yapmak hem de maliyet düşürmek için bir ev arkadaşım olacak şekilde ev kiralama düşüncem var. Sizce mantıklı olur mu, hangi şehirde bunu yapmamı önerirsiniz (şu an aklımda yaşam giderlerini de düşünerek Budapeşte var.) Önerilerinizi beklerim.

Teşekkürler
0
someonewalksalone
(29.08.21)
Şahsen İngiltere ve ABD dışında gideceğiniz yerler gelişiminizi kötü yönde etkileyecektir. Native speakerlar içerisinde bulunmanız daha yararlı olacaktır. Speaking sadece konuşarak değil dinleyerek de geliştiği için dialekt, aksan ve deyim/atasözü kullanımı gibi çok değerli noktalardan mahrum kalmamanız gerekiyor.

ABD için California ve BK için Cambridge ve güneyi ideal yerlerdir.
0
heritage
(29.08.21)
Şimdiye kadarki cevaplar için teşekkürler. Sonraki cevaplar için açıklığa kavuşturmak istediğim bir şey var: İngilizce öğrenmek değil amaç, pratik yapmak sadece. Mevcut ingilizce seviyem IELTS 7,5 bandında.
0
🌸someonewalksalone
(29.08.21)
Mesele pratikse en sağlıklısı Cambly, italki falan gibi siteler üzerinden native hocalarla konuşmak. Çünkü Amerika ya da İngiltere'ye turist olarak gitseniz bile bir turist olarak gerçek anlamda İngilizce pratiği yapmanız zor. Sonuçta havadan sudan konuşacak insan lazım; bu da belli bir çevre gerektirir, ilk günden olacak bir şey değil.

Şahsen ben italki kullanıp çok memnun kaldım, orada yaptığım pratik sonra çok çok işime yaradı. Cambly kullanan arkadaşlarım var, onlar da gayet memnunlar.
0
salihdt
(29.08.21)
(6)

Sınırları korumak bu kadar zor mu ?

garavel
Selam, şimdi türkiye sınırı malum kevgire dönmüş durumda. Kasıtlı veya kasıtsız bir şekilde on binlerce kaçak giriş oluyor. Peki avrupa'da da durum böyle mi ?https://tr.euronews.com/2021/08/10/letonya-kacak-gocmenleri-durdurmak-icin-ohal-ilan-ettiMesela şu haberde, Letonya OHAL ilan etmiş ve 670 km'
Selam, şimdi türkiye sınırı malum kevgire dönmüş durumda. Kasıtlı veya kasıtsız bir şekilde on binlerce kaçak giriş oluyor. Peki avrupa'da da durum böyle mi ?

tr.euronews.com

Mesela şu haberde, Letonya OHAL ilan etmiş ve 670 km'lik sınırı var. Şimdi nasıl korunabilir ki 670 km 'lik sınır ? Yani 5 değil 10 değil nasıl oluyor bu işler bilmediğimden soruyorum, belli aralıklarla nöbetçiler vs mi oluyor ?

Haberde şöyle bir cümle geçiyor

'' Litvanya parlamentosunda yapılan oylamada ise 670 kilometrelik Belarus sınırının 508 kilometresine 4 metre yüksekliğinde dikenli tel duvar örülmesi onaylandı. Reuters'a konuşan Litvanya İçişleri Bakanı Agne Bilotaite, tel duvarla ilgili "Bu fiziksel bariyer olmadan sınırlarımızı korumanın imkanı yok. Bu çok açık ve net." ifadelerini kullandı. ''

Yani her geçen zamanda sanki gelişmiş ülkelere bi göçmen akını artarak devam ediyor ve sanırım şuan avrupa'nın iklim krizi ile birlikte en büyük sorunu bu. Ne olacak peki ? Her ülke kendine böyle 1000 km lik duvar mı inşa edecek ?

Yani düşünüyorum aklım almıyor, mesela tr sınırını şuan nasıl koruyabilir ki ? Ki tr'nin sınırı çok çok daha fazladır tahminim. Ne yapılabilir ?

Ek olarak bir şekilde sınırı geçmiş kişileri neden kamplara yerleştiriyorlar ? Topluca götürüp uçağa bindirip geldikleri yere gönderemiyorlar mı ? Burada tek aklıma gelen o kişinin geldiği ülkeyi söylememesi ve kimliği vs yırtıp atması. E bu bug gibi bir şey mi o zaman avrupaya gitmede ?
0
garavel
(11.08.21)
kılıçdaroğlu bir twitinde açıkladı, ak parti anlaşma ile açmış zaten sınırları

twitter.com
0
duyurukullanıcısı
(11.08.21)
türkiye acık kapı politikası uyguluyor hala anlamadın mı. amac sınırları korumak değil ki
0
sizofren06
(11.08.21)
soruyu anlatamadım galiba, sorum korumak isteyen ab ülkeleri dahi koruyamıyor, türkiye korumak istemiyor tamam o cepte. korumak istese bile ne yapabilir ki diyorum.

tam olarak okudunuz mu soruyu ?
0
🌸garavel
(11.08.21)
Korumak istese seçenek çok.

Termal kameralar kullanılıyor.

İnsansız hava araçları zaten hep havada.

Helikopterle devriye de atılabilir.

Bir de geçenlerde öğrenmiştim. Toprağın altına kablo gibi bir şey döşüyorlar. Bu kablo basıncı algılayabiliyor. Kablonun üstünden insan geçtiyse haber alınabiliyor. Sonra oraya ekip gönderiliyor.

Duvar yapılamayacak şey değil. ABD Meksika sınırında duvar var. Duvar yapılınca belirli kilometrelerde gözlem, kontrol noktaları olur.

Sınır güvenliği her an dikkat gerektiren bir konu.

Özellikle İspanya Cebelitarık Boğazı'ndan geçmeye çalışan göçmenleri bayağı sıkı takip ediyor.
0
dissendium
(11.08.21)
çok basit. sınırıdışı etme politikaları ve caydırıcı cezalar ile gelenlerin sayısı ciddi oranda azalır. tamamen sıfıra çekemezsin belki ama senede 750 bin afgan geleceğine 50 bin tane gelir. onlar da yakalanma sınırdışı edilme korkusuyla öyle plajdaki kadının gizli gizli videosunu çekemezler.
0
orpheus
(11.08.21)
Sınır güvenliği genelde komşu ülkelerin birbirleriyle ilişkilerine ve doğal yapıya göre şekilleniyor. Yani iki düşman ülke arasında çok sıkı kontroller olabilir sınırın uzunluğundan bağımsız ya da çok dağlık, zor bir coğrafyada sınır güvenliği sağlamak o kadar kolay olmayabilir. Ancak tabi bu hiçbir şey yapılamaz demek değil, sonuçta sınırın her yeri eşit derecede riske sahip olmuyor, geçişler genelde belli noktalardan yapılır. Devlet de buna uygun termal kamera, gözetleme kuleleri, fiziksel engel (Duvar, tel, vb.) ile güvenlik sağlayabilir, sağlıyordu da normalde belli bir noktaya kadar.
0
salihdt
(11.08.21)
(4)

NFC kartlar hk.

tchuck
nfc kartların süreci hakkında çok bilgim olmadığı için bir örnke üzerinden çalışma prensibini öğrenmek istiyorum.bir uygulama yazdım diyelim.bu uygulama vasıtasıyla, nfc kartı bir "hesap cüzdanı" şeklinde kullanmak istiyorum.yükleme ve hesap düşmeyi uygulamadaki belli kullanıcılar yapabilecek sdece
nfc kartların süreci hakkında çok bilgim olmadığı için bir örnke üzerinden çalışma prensibini öğrenmek istiyorum.

bir uygulama yazdım diyelim.
bu uygulama vasıtasıyla, nfc kartı bir "hesap cüzdanı" şeklinde kullanmak istiyorum.
yükleme ve hesap düşmeyi uygulamadaki belli kullanıcılar yapabilecek sdece (diyelim).

2 senaryo;

1.
- Adam kartı teslim aldı, bana 500tl verdi.
- Ben NFC kartı application vasıtasıyla telefona okuttum ve içine 500TL yükledim.
- Adam bu parayı yine benim applicationımla çalışan gişelerde harcadı.
soru: bu senaryoda tüm bu hesap işlemlerini nfc üzerinde yürütebilir miyim? yürütürsem bunun güvenlik prosedürü nasıl oluyor? yani sadece appteki X kullanıcının yükleme yapmasını istiyorum, ancak NFC kartta bu sınırlandırmayı nasıl sağlayacağım? Adam kendi uygulaması üzerinden benim verdiğim NFC'ye kendi işlem girebilir. mi? nasıl engelliyoruz?

2. senaryo:
- NFC kartı adama teslim ederken uygulamama okuttum ve nfc id'si ile, kullanıcıyı birbirine match ettim.
- adam NFC karta her yükleme veya harcama yaptığında, yugulama üzerinden bulut veritabanından işlem hareketlerini yönetiyorum.
- Haliyle NFC üzerinde hiçbir işlem yaptırmıyorum, sadece nfc'nin id'sini adama tanımlayıp tüm işlemleri api vasıtasıyla yürütüyorum.
soru: bu 1000 kat daha güvenli ve kafama yatıyor. ama bu durumda da offline'a düştüğü an işlem yapamıyor.

NFC'nin çalışma prensiplerine göre hangi senaryodan ilerlemek daha mantıklı?
0
tchuck
(28.07.21)
benim gördüğüm tüm uygulamalarda 2.senaryo geçerli. hatta o derece ki, nfc'nin sadece okunabilir, üzerine yazılamaz bir şey olduğunu düşünüyorum.
0
co2s2
(28.07.21)
Bu şekilde çalışmaların yapıldığı bir ortamda bulundum ama bu konuda bizzat çalışmadım. Bilgim bu konuda çalışanlardan duyduklarım kadar.

İlk senaryo için kartı şifreliyorsunuz. Kartın içinde bir bakiye tutup, yükleme yapıldığında veya validatörde harcama yapıldığında kartın içindeki bakiyeyi değiştiriyorsunuz. Tabi bunun icin yükleme ve harcama noktalarına keyinizi iletmeniz lazım.

İkinci senaryo için, yine kartın içinde bir offline bakiye tutabilirsiniz. Onlinea çıkmadığız durumda karttan offline bakiyeyi düşersiniz. Kartın ilk online işleminde offline bakiyeyi eski haline getirirsiniz. Burada yine kartın sifrelenmesi gerekiyor, bir de bakiye yönetimi biraz daha karışık oluyor (harcanan offline bakiyeyi online bakiyeden düşmek gerek, online bakiye yokken offline bakiye kullanılırsa nasıl olacak vs.)
0
inheritance
(28.07.21)
Finansal süreçleri offline bakiye üzerinden yürütmek çok mantıklı değil zaten. Çok zorda kalmadıkça ya online olması ya da olabildiğince sık online olup sunucuya işlemleri geçmesi tercih ediliyor. Böylece mutabakat sorunları falan ortadan kalkıp olası memnuniyetsizliklerin önüne geçiliyor.

inheritance'ın dediklerine de katılıyorum. Zaten banka kartları da benzer bir mantıkla çalışıyor; işlemlerin çoğu online ama bazı durumlarda offline'a izin veriliyor. Mesela otomatlar vb. gibi cihazlarda her an bağlantı olmayabiliyor. Bu durumlarda hem POS hem de kart içinde gömülü belli risk kurallarına göre çalışan onay süreçleri var (İşlem X liradan küçükse, bugün Y'den daha az offline işlem yaptıysam, işyeri türü Z değilse onay ver vb.)
0
salihdt
(28.07.21)
Benim gördüğüm tüm uygulamalar da 2. senaryo üzerinden gidiyor. Zaten offline'a düşmeyeceksin çok istisnai bir iş amacın yoksa (mesela uçakta kahve satıyorsan mecbur offline olur ama onun dışında offline yapman için bir sebep yok)

1. senaryoda kartların spoof edilme riski de var, bir şekilde patlatıp fake kartlar oluşturup uğraşabilirler. Ne gerek var öyle bir riske. Dandik akbil bile online çalışıyor.
0
roket adam
(28.07.21)
(1)

İngilizce makale yazarken dil bilgisini kontrol edebildiğinimiz site neydi?

westblack
Sb?
Sb?
0
westblack
(24.05.21)
Grammarly var yoğunca kullanılan ama?
0
salihdt
(24.05.21)
(2)

umut sarıkaya 101

owaki
umut sarıkaya külliyatını hatmetmek isteyen biri ne yapmalı?google görsellere umut sarıkaya yazmaktan ziyade, varsa bi "best of" kitabı, arşivi vs. bu tarz tavsiyelere açığım
umut sarıkaya külliyatını hatmetmek isteyen biri ne yapmalı?
google görsellere umut sarıkaya yazmaktan ziyade, varsa bi "best of" kitabı, arşivi vs.
bu tarz tavsiyelere açığım
0
owaki
(02.11.20)
takip edeyim ben de çok merak ediyorum
0
ot var icersen bok var yersen
(02.11.20)
Benim de Söyleyeceklerim Var (1-2-3 sanırım) ve İşimdeyim Gücümdeyim (1-2) ardından Naber Dergi
0
salihdt
(02.11.20)
(3)

E-okuyucu onerisi

burdasorularibensorarim
Merhabalar. Uzun bir suredir kitaplari cep telefonu ekranindan okuyorum. Tahmin edeceginiz uzere gozlere cok zararli bir aktivite. Sorularim su sekilde:1. Kindle gibi bir e-reader'a gecmem goz sagligim acisindan mantikli mi? 2. Evet ise hangisini onerirsiniz? (ikinci el de olabilir ama neye dikkat e
Merhabalar. Uzun bir suredir kitaplari cep telefonu ekranindan okuyorum. Tahmin edeceginiz uzere gozlere cok zararli bir aktivite. Sorularim su sekilde:
1. Kindle gibi bir e-reader'a gecmem goz sagligim acisindan mantikli mi?
2. Evet ise hangisini onerirsiniz? (ikinci el de olabilir ama neye dikkat etmeliyim lutfen paylasin)
3. Bu readerlarda internetten indirdigim epub vs acabilmem mumkun mu? Cunku her kitabi maalesef satin alamiyorum..

Simdiden tesekkurler.
0
burdasorularibensorarim
(29.10.20)
Ben Kindle Paperwhite kullanıcısıyım, tavsiye ederim. Ancak E-mürekkep kullanan ve arkadan aydınlatmalı başka bir model de (Mesela Kobo) işinizi görür. Epub olayı da bildiğim kadarıyla sorun değil. Hemen hemen tüm e-kitap okuyucular ya direkt epub destekliyor ya da epub Calibre gibi ücretsiz programlarla cihaza uygun formata çevriliyor.
0
salihdt
(29.10.20)
1- Gözleriniz için daha iyi bile olabilir.
2-Kindle paperwhite.
3-Evet. Harici aplikasyonla çevirmeleri yaparsınız uzantıların sıkıntı yok.

E okuyucu ya da klasik kitap tek bir seçim değil. Okuma deneyimini çeşitlendirmek ve daha kullanışlı hale getirmek için bir alternatif teknolojik güzellik. O yüzden kitap okuyan biri iseniz evde bulunmasıda fayda var
0
AlsterWasser
(29.10.20)
1. Evet
2. Ben kobo clara hd kullanıyorum memnunum. Işığı olsun bence, hava biraz karardığında kolaylık sağlıyor baya.
3. Evet açarsınız. Ben zaten genelde ingilizce okuyorum ve yabancı sitelerden indiriyorum, uygun formata çevirip aktarıyorum. Bazı pdflerde özellikle türkçe karakter kullanılan kitaplarda harfler saçmalayabiliyor.

Hafiflik ve okuma rahatlığından dolayı çok güzel alet.
0
jazzabel
(29.10.20)
(3)

amerika'da taksit olayı var mı?

antikadimag
türkiyeden götüreceğim kredi kartıma taksit yapılır mı? yaygın bir uygulama mı?mastercard.
türkiyeden götüreceğim kredi kartıma taksit yapılır mı? yaygın bir uygulama mı?
mastercard.
0
antikadimag
(16.08.20)
Var ama sizin TR kartınıza yapılamaz diye biliyorum. Bazı TR kartların kendi ek taksit vb. gibi özellikleri oluyor, ona bakın isterseniz.
0
salihdt
(16.08.20)
Yasak, eskiden bankalar kendileri taksitlendiriyordu ama ülkemizin Ekonomik gücü buna imkan vermediği için bir düzenleme ile yurtdışı harcamalarında taksit bütünüyle yasaklandı.
0
atom karincanin torunu
(16.08.20)
sizin kk na yapamazlar. her firmanin kendi anlastigi karta yapiyor ya da kredi sirketleri araciligiyla yapiyorlar
0
oscar
(17.08.20)
(5)

İngilizce tek cümlelik çeviri

gulbatur birinci sahbatur sondan geliyor
The older i get, the earlier it gets late.Ne demektir efenim? Tesekkurler.
The older i get, the earlier it gets late.

Ne demektir efenim? Tesekkurler.
0
gulbatur birinci sahbatur sondan geliyor
(16.08.20)
Öh, ne alaka antikadimag; "yaşlandıkça daha çabuk akşam oluyor" gibi, yani "artık yaşlandık, eskisi gibi geç saatlere kalamıyoruz" manasında bir söz bu.
0
salihdt
(16.08.20)
Haci yaslandikca zamanin su gibi akmasi manasi da cikar.
0
tezek
(16.08.20)
Yaşlandıkça daha erken geç oluyor.
0
conta
(16.08.20)
benim ilk çıkardığım anlamı yaşlandıkça bir şeylerden mahrum kaldığımız ve "keşke"lerin artması.
ama sanırım "yaşlandıkça daha çabuk yoruluyoruz" doğru olan.
0
arkadakiadam
(16.08.20)
Özel mesaj yoluyla bir arkadas şunu yollamış,

"yaşlandıkça saat daha erken geç olur.

Yaşlılar geceleri “saat de geç oldu” derler—yaşlandıkça uyuma vakti erkene çekildiğinden daha erken saatlerde “geç olur” gibi düşünebilirsiniz. anlatabildim umarım."

Bu da gayet guzel bir ceviri olmuş
0
🌸gulbatur birinci sahbatur sondan geliyor
(16.08.20)
(10)

Eskiden kredi kartları şifresiz miydi?

ya ben lan neyse
baya para gibi direkt onay-şifre olmadan kullanılabiliyor muydu?eğer öyleyse slip var mıydı?yaş 32 ama emin değilim. işçi babamın çeki vardı, para yerine onu yazıp veriyordu parası bitince.
baya para gibi direkt onay-şifre olmadan kullanılabiliyor muydu?

eğer öyleyse slip var mıydı?

yaş 32 ama emin değilim. işçi babamın çeki vardı, para yerine onu yazıp veriyordu parası bitince.
0
ya ben lan neyse
(08.08.20)
İmza alınıyordu diye hatırlıyorum
0
freebird5406_2
(08.08.20)
Eskiden babamın kredi kartını kullanıyordum çocukken. İmza istiyorlardı.
0
allah yazdiysa bozsun
(08.08.20)
kredi kartları ilk çıktığında isimsiz, numaralıydı. kartın içine XXX TL yükleme yapılırdı.
o dönemde rüşvet vermek kolaydı :-)
0
ankarakecisi
(08.08.20)
2000’lerin ortalarında şifreye geçildi, öncesinde slip imzalanıyordu.
0
angelus
(08.08.20)
Eskiden şifre yoktu.çıkan slibi imzalıyordun.onun daha eskisi otokopili kağıta rakamlar yazılıp,kredi kartının üzerinden bir aparatla geçilip kopyası çıkarılıyordu ve ona imza atıyordun,işyeri bunu bankaya götürüp işlem yaptırıyordu.
0
duptıs
(08.08.20)
Bildiğimiz haliyle POS cihazı bile yoktu, kartı koyup üzerinden imprinter ile geçiyorlardı. (O yüzden kartların numaraları "embossed" denilen şekilde yükseltilmiştir)

www.mobiletransaction.org
0
salihdt
(08.08.20)
sifreden once manuel slip makinesi vardi

mesela bir restoranda kullanilacaksa musterinin karti alinirdi o makineden karbon kagitli ozel voucher uzerinden gecirilirdi

cok yuksek meblaglarda ilgili banka aranip provizyon alinirdi

www.merchantmaverick.com

yaslandik
0
exlibris
(08.08.20)
ben 92'liyim, imprint ile ödeme alınan yöntemi bilmiyorum.
manyetik şeritli kartları hatırlıyorum. onlarla ödeme yapınca çıkan slip imzalanıyordu. çocuk yaştayken babamın kartını kullandığım oluyordu.
kartın üzerindeki imza ile slipteki imzayı kontrol ediyorlardı.
0
biseysorcaktim
(08.08.20)
ben 92'liyim, imprint ile ödeme alınan yöntemi bilmiyorum.
manyetik şeritli kartları hatırlıyorum. onlarla ödeme yapınca çıkan slip imzalanıyordu. çocuk yaştayken babamın kartını kullandığım oluyordu.
kartın üzerindeki imza ile slipteki imzayı kontrol ediyorlardı.

edit: ben babamın kartını kullandığımda onun imzasını mı taklit ediyordum, yoksa sadece tanıdık yerler mi kabul ediyordu hatırlamıyorum. zaten pek sık kullanıyor değildim.
0
biseysorcaktim
(08.08.20)
Chip&Pin reklamlarını hatırlarsın, o reklamların çıktığı sıralarda Pin'e geçildi diye biliyorum.

İmzalı çekim şifrenizi unuttuğunuzda falan hala yapabildiğiniz bir şey, işletme kimlik görmek ister sadece. Kartların arkasında bu alanı imzalayın yazmasının sebebi de bir nevi kimliğinizi kontrol eden kişinin imzalarınızı da kontrol etmesini sağlamaktır aslında.

İmprint denen yöntemi ben de görmedim ama yapılan işlem mail-order oluyor galiba.
0
atom karincanin torunu
(08.08.20)
(2)

naber dergi

eksimtrak
baya sayisini kacirdim. nereden bulunur bu dergi istanbulda?
baya sayisini kacirdim. nereden bulunur bu dergi istanbulda?
0
eksimtrak
(08.08.20)
uygulaması vardı bir ara, belki oradan okuyabilirsiniz.

hala var mı emin değilim.
0
avianthem
(08.08.20)
t.me/komiklink
0
salihdt
(08.08.20)
(7)

Linkedin veya sosyal medya uzmanlarına sorum var

alperz
Korona dalgası her sektörü olduğu gibi benim sektörümü de çok etkiledi. Ömrüm boyunca hiç iş kovalama ihtiyacı duymayan ben şimdi internette tanımadığım insanlara tanıtım mesajı atıp iş yapmak istediğimi anlatmaya çalışıyorum.Soru 1: Linkedin'de tanımadığım insanlara invitation atıyorum. "Add note"
Korona dalgası her sektörü olduğu gibi benim sektörümü de çok etkiledi. Ömrüm boyunca hiç iş kovalama ihtiyacı duymayan ben şimdi internette tanımadığım insanlara tanıtım mesajı atıp iş yapmak istediğimi anlatmaya çalışıyorum.

Soru 1: Linkedin'de tanımadığım insanlara invitation atıyorum. "Add note" yazan kısma "merhaba tanışmıyoruz. ben şu işleri yapan biriyim. portfolyom ve referanslarım şu linkte. vakit ayırdığınız için teşekkür ederim" deyip gönderiyorum. Herkes kabul ediyor ancak yüz kişiden üç beş tanesi cevap yazıyor. geri kalanından cevap bile yok. bu normal mi? yani insanlar internette böyle mi? hani bir bana gelse böyle portfolyo sunsa "portfolyonuzu inceledim. ilginiz için teşekkür ederim umarım bir gün beraber çalışabiliriz. sizi telefon rehberime kaydettim" falan der geçerim en kötü.

Soru 2: Aynısı İnstagram'da da mevcut. Hashtag'ler üzernden arama yapıp müşterim olabilecek kişileri takip ediyorum ve mesaj atıyorum çok azından dönüş var. Adam mesajı görmüş ama tenezzül edip "ilginiz için teşekkür ederim" bile yazmıyor.

Bu insanlar bu kadar öküz mü ya?

Bu da bonus soru olsun hadi: bana başka taktik ne önerirsiniz yeni müşteri bulmak için?
0
alperz
(01.08.20)
1- Oraya eklediğin not tamamen neden arkadaşlık isteği gönderdiğinle alakalı geri dönüş yapılabilen bir şey olduğunu sanmıyorum.

2- Bu insanlar bu kadar öküz mü ya?
öküzlükle ne alakası var, dönüş yapmak zorunda değiller ki.
0
nahtoderfahrung
(01.08.20)
ama sonra kabul eden adamın adı chat penceresinde çıkıyor ve benim yazdığım not orada benim yazdığım bir mesaj olarak görünüyor.
0
🌸alperz
(01.08.20)
Bağlantı isteğini kabul ettikten sonra mesaj düşüyor ona. Bence öküzlük. Attığın mesaj, gönderdiğin istek kara kaşına gözüne değil herhalde. Profesyonel bir mecra, profesyonel şekilde bir cevap vermek de adaba uygun olur.
0
IncredibleMau
(01.08.20)
siz mesaj attınız diye karşı taraf cevap vermek zorunda değil, ne alaka.

sizin attığınız mesaj benim ilgimi çekmiyor, ben bunu sizinle paylaşmak zorunda değilim.

attığınız mesajın ekşiduyuruya girince sağda solda çıkan reklamlardan farkı yok. onlara tıklamıyorsam size de cevap vermiyorum.

işinizin ne olduğunu söylerseniz ona göre yeni öneri gelebilir. b2b iş mi b2c mi hizmet mi mal mı nedir?
0
benaslinda
(01.08.20)
Bence öküzlük kavramını biraz daha genişletmelisin.
0
pass
(02.08.20)
işim b2b. benim müşterim olabilecek insanlara mesaj atıyorum. zaten sektörümüz küçük. mesaj attığım çoğu kişi tanıdığımın tanıdığı çıkıyor.

reklam vermeyi ben de düşündüm ama bunun daha samimi bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum çünkü önüme gelene mesaj atmıyorum. bu networking oluyor olmalı bence. ya da o zaman şöyle sorayım: networking nedir?
0
🌸alperz
(02.08.20)
Bence burada iki konu var; birini eklerken yazdığınız notu farketmiyor olabilirler. LinkedIn'de birini eklemek çok ciddi bir aksiyon değil, haliyle daveti kabul edip geçiyor olabilirler. Bence önce ekleyin, sonra cevap yazın, cevap alma oranınız artar.

İkincisi de cevap alamazsanız çok sıkmayın. Bunu da öküzlük olarak düşünmeyin. Herkesin bin tane işi var, LinkedIn'e bakıp birilerine nezaketen mesaj yazmak kimsenin önceliği değil. Diğer yandan size nezaketen yazılacak "Teşekkürler, ilgilenmiyorum" sizin bir işinize zaten yaramayacak. Haliyle nezaketen red mesajı almış olmanızla hiç mesaj almamış olmanız arasında sizin için pek bir fark olmaması lazım.
0
salihdt
(02.08.20)
(11)

borsa gurularına bir soru

Golgi
evet bu işlerde ciddi emek var ama benim ki biraz sohbet tadında bir soru. çevremde bu işe kafa yormuş kim varsa şunu satmasam şimdi köşeydim cümlesini kurmuştur. ben çok anlamam, geçen hesap açtım takip ettiğim 2-3 hesap var. mesela eregli için ciddi alım fırsatı diyorlar, 7.64 galiba şu an. her gü
evet bu işlerde ciddi emek var ama benim ki biraz sohbet tadında bir soru. çevremde bu işe kafa yormuş kim varsa şunu satmasam şimdi köşeydim cümlesini kurmuştur. ben çok anlamam, geçen hesap açtım takip ettiğim 2-3 hesap var. mesela eregli için ciddi alım fırsatı diyorlar, 7.64 galiba şu an. her gün takip etmektensen aylık 1-2 bin arası buraya yatırım yapabilecek biri olarak diyorum ki, farklı sektörlerde 3-4 kağıda. her ay maaşı aldıktan sonra fiyat neyse bölüştüreyim (emekliliğe kadar ömür yettikçe) bu konularda da sabırlıyımdır. alıp cidden unuturum. he başka fırsat görürsem de satmadan az az odan da alayım böyle sürsğn gitsin diyorum. hani emeklilik planı gibi. sizce bu mantıklı bi yatırım planı mı? altını çiziyorum ne olursa olsun kağıtlara dokunma ihtimalim (al-sat) çok düşük. alıp unutacağım.
0
Golgi
(01.08.20)
güzel soru, ancak başlangıç için güzel soru

küçük yatırımcılarda, bu işe kafa yorup pek anlamayan insanlarda bir süre sonra "alıp unutma" fetişi oluyor. sanki her şeyin ilacı alıp unutmakmış gibi düşünüyorlar.

evet eregl çok ucuz. teknik olarak güzel alım yerinde. hatta düzeltilmemiş fiyatlara göre trend desteğinde ve tobo yapma ihtimali var. temel olarak ise defter değerinin yarısında işlem görüyor. uzun vadede kazandırma potansiyeli var

ama yabancı yatırımcı bu kadar satıp giderken, türk lirası dolara karşı tekrar değer kaybetmeye başlamışken ve hele hele altın ve gümüş gibi emtialar ralliye başlamışken eregl alınır mı? ne kadar ucuz olursa olsun başka yerde daha çok kazanç var ise akıllı yatırımcı bu fiyata bakar mı?

hisse.net forumda eregl yatırımcıları şöyle diyordu geçen hafta: cahiller kazanıyor, akıllı yatırımcı kaybediyor. eregl aldıkları için akıllı olduklarını ama dandik hisselere yatıran cahiller kadar kazanamadıklarını iddia ediyorlardı. piyasadan daha haklı oldugunu düşünmek en büyük cahilliktir. eregl yükselmiyorsa yükselmiyor, sebebinin bir önemi yok. trend şu an teknoloji hisseleri ve emtialardan yana.

elbet eregl bir zaman sonra yükselecek, buralar gerçekten güzel yerler. ancak emtialarda daha büyük potansiyel görüyorum. ne zaman eregl daha büyük kazanç vaat eder, o zaman eregl alırım.

ama hiç bir zaman alıp unutmam. trend takip ederim, rüzgar ne tarafa eserse o tarafa giderim.

alıp unutmak ancak temettü yatırımcıları için olur. onun için de risk almayacak kadar yaşlı birisi veya risk almayacak kadar zengin birisi olmam gerekir. henüz öyle birisi değilim. daha çok kazanç peşinde olmak gerekiyor bence.

ama bu kadar bilgi sana çok fazla geliyor ve ben asla takip edemem diyorsan buralar toplamak için güzel yerler. 1-5-10 sene sonra kazançlı çıkabilirsin.

ek: satmasaydım zengindim lafı ile alıp unutmak arasında bağlantı kurmamak gerekir. bu insanlar yıllarca fiyat düşerken hamallık ederler, fiyat yükselip biraz kar görünce satarlar. halbuki trend yeni yükselişe geçmiştir ve asıl şimdi tutmak gerekir. geçen hafta haftalardır gümüş tutan bazıları 4.5 liradan satış yaptılar. halbuki asıl şimdi tutmak gerekiyor, çünkü yükseliş trendi başladı. kısacası alıp unutmak çare değil. çare trende saygı göstermek.
0
dafuq
(01.08.20)
Borsa 2 3 bin lira ile oynanmaz. Borsada en az 50 bin TL paran olacak o zaman yavaştan kazanmaya başlıyorsun.
0
JackDanielSparroww
(01.08.20)
@dafuq detaylı cevap ve önerilerin için çok teşekkürler, aslında sorum bilgili birine sorulunca fazla genelleme içerdiğini anladım. yani nasıl desem, şu kit satan firmanın hissesini galiba 2 tl de alıp 4 te falan satmıştı. sonra 40 tl yakın ulaştı sonra yine ciddi düştü. ee bunu tutsa elindemilyoner olmayacaktı biliyorum..ben biraz kendim için özelleştireyim dedim soruyu.1-2 bin tl arası aylık bi yatırım bütçesi için hani onu takip edeyim buna zıplayayım. trend şuna kaymış şunların hepsini sat buna yatır yapmak yerine. atıyorum portföyü 4 e bölüp her ay elimde ne kaldıysa alayım diyorum fiyata bakmaksızın. bu sürede de tabiki okuyup araştıracam ama portföyümü bozmadan aklıma yatan yine uzun vadeli yatırımlar olursa 3-5 ondan da köşeye koyarım kafasındayım. hedef 20 yıl sonrası diyelim çünkü.amaç her ay 2 bin tl yatırım yapabilmek, bu bazen kağıt olur bazen dolar vs.
0
🌸Golgi
(01.08.20)
@jack amacım 1-2 senede para kazanmak değil, belki 20 yıl dokunmadan her ay düzenli yatırım yapabilmek. 20 yıl sonunda yatırdığımı alsam da üzülmem herhalde.
0
🌸Golgi
(01.08.20)
k.y dediğimiz bireysel yatırımcının doluştuğu hisse gitmez. hisseyi pakistanda üzeri bile dolu olan otobüs gibi düşün. bu tiplerin gitmesi lazım . yatırım için bist30 denilen xu030 hisselerine girmen lazım ama onlarında hepsi bir değil. grafiği dolara çevirip uzun vadeli bakarsan ne dediğimi anlarsın. mesela pegasus: şuan 238 gibi bir değere gelmesi lazım ki 2013 de halka arz sonrası 20 dolardan alan yatırımcının maliyeti çıksın. nasıl hesapladın dersen, 20 *dolar kuru . tl karşılık*7 yıllık faiz (%70 yazdım kabaca) . yani bunun karşılığı 7 yıl önceki 20 doların şimdiki kaba değeri . işte bunun üzerine hissenin sana kazandırdığı kardır. bence 7 yılın karşılığında o hisse 700-800 olmalı ki kazandım diyeyim. 7 yıl dile kolay ömrün gidiyor. %100 kar ile avunulacak bir şey değil. çok basit anlattım umarım anlamışsındır. birde işin al-sat boyutu var ki o türkiyede daha karlı ama bir o kadar da zor.
0
x571
(01.08.20)
Dediğiniz güzel ancak hisse seçme, bilançoları takip etme işi büyük meziyet, zaman isteyen isler. maaşlı çalışanın çok da takip etmemesi gereken şeyler bence.bir süre sonra bi bakarsınız terfi zamanı geldiğinde eliniz boşta kalır ya da ilk krizde verimsizliğinizden dolayı kapı önünde bulunursunuz. Sadece Haftasonu takip ederim diyorsanız ok. O zaman da tüm hayatınız borsa oluyor.

Son zamanlarda inanılmaz bir güruh türedi 3 ayda %80 kazananlar, trend takip edenler orada tobo var burada QM formasyonu var diyenler vs vs.

Size önerim hisse senedi yoğun fonlara yatırım yapın. Siz trend takip edeyim derken amiriniz de sizi takip ediyor birikimlerimi değerlendireceğim derken ortada birikim yapamayacağınız işiniz kalmayabilir.

Önce iş!
0
Mcfly
(01.08.20)
Temettü emekliliği diye plan yapanlar var Twitter da mutlaka denk gelirsiniz ufak bir araştırma ile sizin bahsettiğiniz planlamayı yapıyorlar. Siz ne tür kağıt alacağınızdan bahsetmemişsiniz ama planlama olarak kademeli olarak belli başlı kağıtları alıyorlar. Bir kağıtta yüklü milyarda varlık bulundurup köşe olmanız içten bile değil. Mesela 3 ay önce kent hissesi elinizde olsa geçen haftaya kadar tutmuş olsanız köşeydiniz. Ama bir de madalyonun öteki tarafı var “kaybedenler kulübü” yüklü miktarda paranın borsada olması insanı uyutmayabilir. İşin içine duygular karıştığında aynı metaneti göstermek pek mümkün olmayabilir. Profesyonel bir duruş sergilerim diyorsanız buyrun arena orada sizi bekliyor.
0
creedwar
(01.08.20)
@x571 evet anladım, attığın taş ürküttüğüne değsin diyorsunuz ama işte bu işe çok kafa yorup kontrolü kaybetmek istemiyorum. 4 kağıt mı var eline para mı geçti al hemen lotları. bu kadar. ne getirdi ne götürdü çok kritik değil benim için.

@ işle ilgili sıkıntım yok hocam, hatta istesem çok güzel manipüle edebilirim ama böyle bi karakterim yok aksine bu işlerin içine girip sıyırmak istemiyorum.
0
🌸Golgi
(02.08.20)
@creed heh tam düşündüğüm şeymiş, ama işte mesela 3 ay önce kent alsam bile şimdi satmayacam. böyle bi ihtiyacım yok (sallıyorum ama x100 falan vermediyse ve herkes sat demiyorsa).. alacağım kağıtlar aslında düz ne bileyim farklı sektörler eregli olur thy aselsan vs. çok düz düşünüyorum :)
0
🌸Golgi
(02.08.20)
Çok güzel cevaplar verilmiş: Borsa aslında güzel bir pasif yatırım. Dünya genelinde gelişmiş ülkelerin borsalarına bakarsanız uzun vadede borsa endekslerinin diğer yatırım araçlarına oranla daha iyi bir kazanç sağladığını görürsünüz. Ama iş Türkiye borsasına gelince ne yazık ki aynı şeyi söylemek mümkün değil. Endeks genel olarak yükseliyor gibi gözükse de işin içine enflasyon ve kur gibi değişkenler girince başladığınız yere geri dönmeniz olası.
0
salihdt
(02.08.20)
20 yıl sonra yatırdığını alsan üzülürsün bence. 20 yıl vadeli tutarım dersen zaten altın al. Borsada evet iyi kazanç var ama Ereğli grafiğini son 3 yıllık incele mesela getirisi tartışılır. Borsada hisseler bazında yorum yapmak daha mantıklı dönemlik fırsatlar oluyor iyi değerlendirmek gerekiyor. Uzun vade ben tr borsasına yatırım yapmazdım.
0
Topalordek
(02.08.20)
(16)

Kara mizah hakkında ne düşünüyorsunuz?

wmeh
Her türlü kutsalla, Atatürk'le, ölenlerle/öldürülenlerle vs. dalga geçip eleştirildiklerinde de kara mizah yaptığını söyleyen insanlar var biliyorsunuz. Kendilerini eleştirenleri de yobaz ilan ediyorlar hemen. Üstelik birçoğu ergen de değil, koca koca insanlar.Bunlar hakkında düşünüyorsunuz? Kara mi
Her türlü kutsalla, Atatürk'le, ölenlerle/öldürülenlerle vs. dalga geçip eleştirildiklerinde de kara mizah yaptığını söyleyen insanlar var biliyorsunuz. Kendilerini eleştirenleri de yobaz ilan ediyorlar hemen. Üstelik birçoğu ergen de değil, koca koca insanlar.

Bunlar hakkında düşünüyorsunuz? Kara mizah ürünleri gerçekten olması gereken bir şey mi veya eleştirenler gerçekten mizahtan anlamayan yobazlar mı? Yaptıkları düşünce özgürlüğüne girer deyip olduğu gibi kabul edilmeli mi? Veya çoğu sadece dikkat çekme amaçlı mı?
0
wmeh
(23.07.20)
Kara mizah adı üstünde mizah üretir, yani Atatürk'ün ya da bir hastalığın ölümün mizahı yapılabilir ama bizdeki kara mizahcılar kara mizahı aşağılayıp küçük düşürerek hakaret ederek küfrederek yapıldığını düşündükleri için pek verimli mizah üretilemiyor bu alanda. Kara mizahın temeli ironidir, ben ironi kullanılarak kara mizah yapıldığını pek görmedim Türkiye'de.
0
angelus
(23.07.20)
"Olması gereken bir şey" konusu bence sorunlu; sonuçta bu bir şeyin olup olmamasına karar verebilecek bir merci yok, olmamalı da zaten. Kaldı ki bağlam bu tür içerikler için çok önemli; bize yakın, kişisel olarak özen gösterdiğimiz, hassas olduğumuz şeylerle ilgili bu tür bir içerik görünce rahatsız olmak çok doğal. Benzer şekilde güldüğünüz, eğlendiğiniz bir içerik başkası için ofansif mizah örneği de olabilir. Bu konuda kimsenin "Bu kara mizah/ofansif mizah sevmek zorundasın" deme hakkı yok ama diğer yandan da bunun bir şekilde yasaklanmasını doğru bulmuyorum. Bunun mizahtan anlamak, anlamamak ile alakası yok.
0
salihdt
(23.07.20)
Dusunce ozgurlugu ve nefret suclari farkli seyler. Herkesi elestirebiliriz ama nefret sucuna erismedikce. Ornegin bir yoneticiyi yonetici olma ozelliginden dolayi kara mizahla elestirebiliriz, buna hakkimiz var ancak ozel hayati bakimindan elestiremeyiz. Ornegin, bir kadin yonetici surekli cok kizginsa, yonetici olma ozelliginden dolayi kara mizah yapilabilir ama kizgin olmasi seks yapmamasina baglaniyorsa bu kara mizah degil ozel yasama saygisizliktir.
0
howfaristhesky
(23.07.20)
kara mizah ile bu söylediklerinin herhangi bir bağlantısını çözemedim ben. kutsala atatürke, ölenlere falan dalga geçerek laf söylemek kara mizah mı yani? nasıl bir manyak insanlar var çevrende?
0
reanarchy
(23.07.20)
Yasal sınırlar içinde olduğu sürece ben mizahın her türlüsünün normal karşılanması gerektiği görüşündeyim.

Bir kimseye hakaret edilmiyor ise, cinsiyetçi, ırkçı vb. ithamlar yok ise kara mizah bence iyi bir şey.

sıkıntı kara mizahın sınırlarının bilinememesi ya da sınırlar içinde olsa da hazmedilememesi nedeniyle yaşanıyor.

Ofansif mizahı kimse sevmek zorunda değil +1
Biri ofansif mizahı sevmiyor diye ona yobaz demem. Ancak ofansif mizahın ofansif mizah olduğunu fark etmeden bunu ciddiye alıp eyleme geçen adama yobaz derim.

En son yaşanan "Alevileri bir otelde yakmayı bilirsiniz" konulu şaka çok tepki topladı. Ancak bence bu durum 'yakanları' eleştiren bir şeydi ve Alevileri anmaydı. Ancak öyle algılanmadı. Şakayı yapan kadının kendisi de alevi zaten.
0
himmet dayi
(23.07.20)
Bunların yasaklanmasını savunmakla Netflix'in yasaklanmasını savunmak aynı şey. Düşünce özgürlüğü zaten hoşuna gitmeyen şeylerin ifade edilebilmesine karşı olmamak demek. Beğenmeyen takip etmez, olur biter.
0
plutongezegendegilmi
(23.07.20)
Benim çevremle alakası yok. İnternette hiç dolaşmıyorsunuz sanırım çünkü özellikle görmek istemeseniz bile denk gelmeme ihtimaliniz çok düşük. Burada birkaç link de vardı Atatürk ve öldürülen Pınar'la ilgili örnek olarak ama kaldırıldı. @reanarchy
0
🌸wmeh
(23.07.20)
kara mizahın ironi içermesi gerektiğini düşünmüyorum. bir bağlam içerisinde şaka yaptığında o şaka birbirinden bağımsız herhangi bir grup insana komik geliyorsa mizah yapıyor olursun. kime neden komik geldiğinin ya da arkasında farklı bir amaç olmasına gerek yoktur diye düşünüyorum.

kara mizahın amacı dalga geçmek ya da şaka malzemesine hakaret etmek olmak zorunda değil. kara mizah yapanlar birilerinin kutsal değerlerine saldırıyor olmak zorunda da değil. kendi bağlamı içerisinde komikse o şaka, şaka yapılan kim ya da ne olursa olsun, gülünmesinde sakınca görmem ben.

"bazı şeylerin şakası yapılmaz" düşüncesine toptan karşıyım, her şeyin yapılabilir. ama yeri ve zamanı vardır, herkese de yapılmaz. bir şeyin politically incorrect olması onun tü kaka olduğunu da göstermez.

saldırı kısmında durum genelde şöyle oluyor, birine ya da bir kesime saldırmak için yapılan kara mizahın, mizah olsun diye değil saldırı olsun diye yapıldığı belli olur. ama saldırı amaçlı kullanılıyor diye bu durum kara mizahı kaka yapmaz.

mizahtan anlamamak ayrı konu, insanların neye karşı hassas olduğu ayrı konu. mesela şu şaka çoğumuzu rahatsız etmez.
"My favorite film is The Hunchback of Notre Dame. I love a protagonist with a twisted back story. "
ama skolyozu ya da kamburu olan bir insan için bu şaka bir kara mizah örneği olabilir, o kişiyi rahatsız eder.

o zaman hiç mi şaka yapmayacağız?
tecavüz, atatürk, hitler gibi konular daha büyük kesimler için hassastır. ama yer yüzünde birilerinin bu konular hakkında hassasiyet geliştirmemiş olabileceği gerçeğini unutmamak lazım. hadi hitler ve atatürk daha yerel konular, tecavüz hiçbir toplumda kabul görmüyor diyelim. tecavüze uğramış ve bunu aşıp yeri geldiğinde şakasını yapabilen bir kadına ne diyeceğiz ki?

özünde ahlaki problemler tartışmasını içeren bir konu bu ve nasıl ki evrensel bir ahlak yoksa(olmadığını savunanlar için söylüyorum) kara mizah da sınırı olmayan bir konudur.
0
Bruce
(23.07.20)
kara mizah apayrı bir şey. ofansif mizahla karıştırıyorsun. belli kesimlerce kutsal sayılan değerler üzerine mizah yapmak ofansif mizahtır. kara komedi ise içinde dramatik öğeler barındıran komedidir ve sokak mizahından ziyade kitap, film, tiyatro oyunu gibi sanat eserlerince kullanılır. yani iki terimin birbiriyle pek bir ilgisi yok. gerçi cevaplara baktığımda benden başka kimse de bu yanlışa değinmemiş. sanırım yıllar içinde kara komedinin anlamı değişmiş ve ben kaçırmışım.

soruya gelecek olursak, her açık fikirli insanın yapması gerektiği gibi sakınca görmüyorum. küfür, hakaret vs. olmadıkça (ki doğru üslup ve tavırla o bile olabilir) her şeyin esprisi yapılabilir. fikir özgürlüğü tam olarak bu demek oluyor zaten. beğenmediğim kısmını savunayım ama beğenmediğim kısmına düşman olup yok edeyim dersen (sözlüğün %80'i gibi) chp çomarı oluyorsun.
0
sir gawain
(23.07.20)
Ben gülüyorum. Espri gerçekten kaliteliyse kendi inancıma, beğenime yapılana da gülerim. Mizah, ironi bu tarz şeyleri severim. Ama bu konuda da ikiyüzlüyüz. Bir kesim Allah'a, peygambere yönelik kara mizah yapılmasına karşıdır ama Atatürk'e yapılana ağzını yaya yaya güler. Tam tersi de mümkün. Başka şeyler arasında da böyle bir bağlantı kurabiliriz sadece örnek verdim.

Geçenlerde bir iki standupçı baya linç edilmişti mesela. Ülkenin mizah yapıyorum diyeni de mizahın ne olduğunun hiç farkında değil maalesef.
0
black holes in the sky
(23.07.20)
İyi yapılan kara mizahı severim; gülerim. Mutlaka olması gerektiğini de düşünürüm. Ama dediğim gibi burdakı ince çizgi 'iyi yapılmış' olması. Kara mizah yaptığını sananların bir kısmı saçmalamaktan ve komik olduğunu sanarken antipatiklesmekten ileriye gidemiyor maalesef.

Her işte olduğu gibi bunda da zeka, kültürel birikim vs gibi konular öne çıkıyor/ çıkmalı.
0
fraise
(23.07.20)
Immanuel tolstoyevski'nin konuk olduğu flu tv'deki son videoda her şeyin şakası yapılır mı diye konuştular Canikligil'le. Kısaca aklımda kalan yapılır ama yapılan şakadan ne anlam çıktığı ne niyetle yapıldığı yani örneğin yermek için mi övmek için mi yapılıyor o belirleyici dedi. Bir de mesela bir durumun mağdurları da o durumun üstlerindeki ağırlığını azaltmak için şakasını yapabilirler rahatlamak için dedi. Mantıklı geldi bana bunlar.

Dolayısıyla somut örnek üzerinden konuşmak daha doğru olur anlam niyet şakayı yapan kişinin o olaydaki yeri gibi. Bağlam önemli. Gerçi sir gawain'in dediği gibi bu kara mizah değil. Trajik bir durumun içinde olan komik olaylar gibi anlıyorum ben kara mizahı. Mesela Bir Zamanlar Anadolu'daki SPOILER!!!!!!SPOILER!!!!!!SPOILER!!!!!!SPOILER!!!!!!SPOILER!!!!!!SPOILER!!!!!!SPOILER!!!!!!SPOILER!!!!!! cinayet olayında savcı-polis-jandarma ceseti bulduktan sonra katilleri ceseti bagajda taşıdılar diye kınadıktan sonra kimsenin taşımak için uygun bir şey getirmediği anlaşıldığında kendileri de yine aynı yöntemi kullanmışlardı.

Konunun başladığı dakikayla beraber flu tv video linki: youtu.be
0
curious mind
(23.07.20)
Mizah turu olarak farketmez.
bir ara Ismet kim ki vardi mesela, ben ona cok guldum. sonra sacmaladilar. ya da lemanda falan cok karikatur olurdu, Ataturkle ilgili.

ama bazi aptallar acik acik sövmeye cesaret edemedikleri insanlara mizah yapiyoruz diye asagiliyorlar, amaclari anlasiliyo zaten. bunlari savunanlarin da bunlardan farki yok.
0
Coma
(23.07.20)
gördüğüm kadarıyla atatürk'e ,kutsallara ağız dolusu küfür etmek serbest ama şu an çok popüler olan bir konuda fikir belirtmek yasak . fikrini söylediğinde gelsin linçler ,gelsin hesap kapatmalar . illaki sürü ile aynı görüşü paylaşmak zorundasın.paylaşmıyorsa da çeneni kapatacaksın.
0
x571
(23.07.20)
yukardaki cevapları okumadım ama;

bu tarz şeyler bu topraklara fazla geliyor ne yazık ki...herkesin bir kutsalı var ülkede mübarek.. ofansif olsun, kara mizah olsun herkes her an her şeyi yanlış anlamaya müsait.

"bana niye baktın" diye insan bıçaklayan var...

ama normatif olarak düşünürsem herhangi bir ifadenin esprinin "olmaması" gerektiğini düşünmüyorum.

kutsallarla da ilgili fikir beyan edilebilmesi hatta stand-uplarda espri malmzemesi yapılabilmesini isterdim.

Şu ölümlü dünyada 2 bacaklı, 2 kollu, tek ağızlı sıradan bir insan evladının kendi şahsi fikrinin ya da esprisinin başkalarını bu kadar etkilemesi çok üzücü. gül geç. umursama geç.
0
AlsterWasser
(23.07.20)
zor konu. mizahın sınırı yoktur, hele yasal sınırı hiç olamaz. bugün sınır buradar, yarın kurnaz köylü sınırın üstünden kazar sen tarafa atar. sınır bi bakmışsın kıçına girmiş.

mizahın her türlüsü türkiye için çok zor konu. bu yüzden bu kadar çok ve güzel üretilebiliyor. ha neden zor konu, çünkü bizim esasa dair çözmemiz gereken problemler varken biz hala usul tartışmaları yapabilecek kadar kendinden bi haber insanlarız. esas kavgası da hiç vermediğimizden, mizahın anlatmaya çalıştığını değil de, nasıl anlattığını bokluyoruz. yoksa; atam, izindeyiz. iki hafta, her yıl.
0
ahmet oturum cerezi
(23.07.20)
(15)

acilmayan telefonu caldirma adabi

in vino veritas
ailem ve samimi arkadaslarim disindaki insanlari aradigimda 3 kere caldiktan sonra acilmiyorsa kapatiyorum, o kisinin beni geri aramasini bekliyorum. gormuyorsa duymuyorsa 100 kere de calsa fark etmeyecek gibi geliyor. siz nasil yapiyorsunuz? var mi bunun bi gorgu kurali?
ailem ve samimi arkadaslarim disindaki insanlari aradigimda 3 kere caldiktan sonra acilmiyorsa kapatiyorum, o kisinin beni geri aramasini bekliyorum. gormuyorsa duymuyorsa 100 kere de calsa fark etmeyecek gibi geliyor. siz nasil yapiyorsunuz? var mi bunun bi gorgu kurali?
0
in vino veritas
(22.07.20)
sesli mesaj komutunu duyana kadar caldiriyorum. niye ayip olsun ki. hayir orada degilse zaten acamaz, kac kere caldirdigini nerden bilecek de senin gosterdigin adabi anlamis olacak?
0
baldur2
(22.07.20)
Ben de 3 kere falan çaldırıyorum. Açıkçası uzun çaldırmak anlamsız geliyor. Ofiste bazen arkadaşlar telefonlarını masalarında bırakıp bir yerlere gittiklerinde o telefonun uzun uzun çalması, sonra çağrı düştükten sonra diğer tarafın tekrar arayıp çaldırması... Deli ediyor.
0
salihdt
(22.07.20)
ailem ve arkadaşlarım dahil 3 defadan fazla çaldırmıyorum ben de. Bazen gördüğümüz halde açamadığımız oluyor çünkü, sessiz bile olsa açamazken telefonun çalmaya devam etmesi insanı geriyor.
0
aquarium
(22.07.20)
benim eski telefonu aradıklarında arayan çalma sesini duyarken benim telde tık yoktu. 2-3 defa çalma sesi geldikten sonra benim telefon çalmaya başlıyordu. araştırdım çoğu eski android telefonların kronik sorunuymuş.

haberin olsun sen telefon çalıyor açsınlar diye beklerken karşı tarafın telefonu daha çalmaya başlamadan sen kapatabilisin. uzun çaldırmanın bir sakıncası yok. açmayacak adam açmıyor zaten.
0
paudi
(22.07.20)
Ben 4 veya 5 sefer çaldırıyorum çünkü duymayabilir, çantasından çıkarana kadar kazı çalışması yapması gerekebilir, başka odadaysa yetişmek için koşabilir vs.
0
megalomaniac
(22.07.20)
3 kere çaldırıyorum. zaten ulaşabilecek seviyede müsait ise açar. değilse çaldırmanın manası yok uzun uzun.
0
fezagezgini_4
(22.07.20)
Üçü geçince zaten sıkılmaya başlıyorum en fazla üç.
0
angelus
(22.07.20)
müsait değilsem ve arandığımı gördüğüm halde açamıyorsam telefonumun uzun uzun ve sürekli çalmasından rahatsız olduğum için ben de genelde 3-4 kere çaldırır kapatırım.
ancak çok yakın arkadaşlarımı falan aradığımda açılana kadar çaldırırım.
onu da her zaman yapmam.

bir işim olduğu için "birazdan ararım" diye düşünüp o an cevap vermiyorum mesela.
ama telefon sürekli çalınca "acil bir şey mi var?" duygusuna kapılıyorum.
o an işimi yarım bırakıp telefonu açtığımda öylesine bir şeyse, "birazdan arayacağım" diye kapatmak bazen çok sinir ediyor beni.
boşuna dikkatim dağılıyor çalışırken falan.
"nasılsa bir çağrı düşüyor" demek doğru değil bence yani.
0
blatta hiberna
(22.07.20)
Aynı senin gibiyim ve şık olanın bu olduğunu düşünüyorum.açmazsa ısrar etmeyip acil bir şeyse mesaj atıyorum,.

Telefonumu keyfi açan birisiyim.birileriyle konuşurken,bir şey okurken,oyun oynarken kısacası başka bir işim varsa telefon ekranına veya tablete bakıp kim olduğunu görüyorum.titreşimde olduğu için kendi haline bırakıyorum.eğer telefonunu uzun uzun çaldıran biriyse ona dönüş yaptığımda direk çok çaldırmamasını söylüyorum.acil bir durumsa mesaj at diyorum.aynı durumu tekrarlarsa blokluyorum.
0
duptıs
(22.07.20)
Ben de dörtten fazla çaldırmam; bir tek annemi bayağı uzun uzun arıyorum çünkü telefonu bulup açması o kadar sürüyor zaten.

Beni aradiklarinda bunun ile ilgili bir sorunum yoktur ama; arandiktan sonra kaç kre çaldığının önemi yok benim için.
0
fraise
(22.07.20)
3 bana çok kısa geliyor, genelde bana gelen aramaları düşününce 3 seferde kesin açamazdım.

öte yandan telefonunu iş için çok sık kullanan insanlar mesela ofis ortamında telefon önünde, çaldığı gibi ekrana bakıp ilk çalışta açabiliyorlar,

sanırım insanların işlerine göre de değişebilir bu 3 5 olayı.
0
hem şişko hem deli
(22.07.20)
Sonuna kadar çaldırırım. 8-9’dan sonra falan kapanıyor sanırım.
0
sta
(22.07.20)
65 yaşına kadar olanları ararken 3-4; 65 yaş üstü ararken mümkün olan en uzun.
65 yaş altı tekrar aramam aramasını beklerim. 65 yaş üstü 1-2 saat geçti ise tekrar ararım.
0
helenart
(22.07.20)
Herkese 3. Aile merak edildiği için sonuna kadar.
0
gayda
(22.07.20)
3 kere çaldırım, elim artık kapat tuşuna gider, basmadan önce bir iki saniye daha beklerim, 4üncü çalmış olur zaten, kapatırım.

ailem de öyle yapar, bir kaçı dışında arkadaşlarım da.

bu işin kuralı olarak 4 defa biliyorum ben. biri oturup kural koymuş mu etmiş mi bilmem ama ben çevremde 4 kere çaldırıp kapatmaktır evla olanı.

açmadıysa mesaj atarım ardından, şu sebeple aramıştım diye.
0
biseysorcaktim
(22.07.20)
(1)

iyi ingilizce ogretmeni onerir misiniz?

lemmiwinks
baslangic seviyesinde ders verebilecek, gercekten ogretme konusunda yetenekli bir ingilizce ogretmenine ihtiyacim var.gereksinimler:online ders vermelibaslangic veya baslangicin biraz ustu seviyeye uygunmumkunse turkce bilen yabanci ya da gercekten ingilizce konusan turkmotivasyon konusunda yetenekl
baslangic seviyesinde ders verebilecek, gercekten ogretme konusunda yetenekli bir ingilizce ogretmenine ihtiyacim var.

gereksinimler:
online ders vermeli
baslangic veya baslangicin biraz ustu seviyeye uygun
mumkunse turkce bilen yabanci ya da gercekten ingilizce konusan turk
motivasyon konusunda yetenekli
ogrencisini konusturabilme, dersin icine cekebilme

ogretmen bulabilecegim bir site de onerebilirsiniz.

not: ogrenci 30 yasinda
0
lemmiwinks
(02.07.20)
(bkz: italki) olabilir, döviz üzerinden ödemeli ama bir sürü farklı bütçede öğretmen var. Cambly'nin de her yerde reklamları dönüyor ama şahsen kullanmadım.
0
salihdt
(02.07.20)
(4)

Sizce arka planda bir şey döndü mü? (bir işe alım sorusu)

vernonj
Selamlar,İşe alım sürecinde beni rahatsız eden bir olayı paylaşmak istiyorum. Aranızda HR işi yapan varsa ya da işlerin nasıl yürüdüğünü bilen sizce ne oldu? Yapı Kredi Bankasının bir pozisyonuna yaklaşık 3 ay önce başvuru yapmıştım. Başvururken not ortalamam sorulmuştu. Süreçleri tamamladım. En son
Selamlar,
İşe alım sürecinde beni rahatsız eden bir olayı paylaşmak istiyorum. Aranızda HR işi yapan varsa ya da işlerin nasıl yürüdüğünü bilen sizce ne oldu? Yapı Kredi Bankasının bir pozisyonuna yaklaşık 3 ay önce başvuru yapmıştım. Başvururken not ortalamam sorulmuştu. Süreçleri tamamladım. En son direktörle de mülakat yaptık. Sonrasında teklif aşamasında olduğuma dair bilgilendirme yapıldı. İkametgah, adli sicil kaydı gibi belgeleri göndermem istendi. Ne olduysa belgeleri 1 saat içinde göndermeme rağmen 1 hafta geri dönüş olmadı. 1 hafta sonra aradığımda sürecin salgın nedeniyle uzadığını süreçte olumsuzluk olmadığını söylediler. Bu arada iş ilanının Linkedin üzerinde yenilendiğini gördüm. İlk aramamdan 2 hafta sonra, geri dönüş olmayınca 2. defa telefonla aradım. HR uzmanı, bu sefer benim, ilanın ilk açıldığı zamanlar başvuru yaptığımı başka adaylar da olduğu için sürecin devam ettiğini söyledi. Bugün GPA nedeniyle sürecin sonlandığına dair bir arama geldi. GPA'mı başvururken bildirdiğimi teklif aşamasında bunun değerlendirmesinin yapılmasının saçma olduğunu söylediğimde bizim GPA kritirlerimiz var ama diğer pozisyonlara başvurun, GPA kriteri pozisyona göre değişebiliyor gibi tutarsız bir cevap verildi. Benim kafama takılan müdürlerle ve direktörle olan görüşmemde GPA ile ilgili açıklama yaparak onay almama rağmen bu neden benim için bir engel oldu? GPA kriteri olan bir pozisyon için müdürler ve direktör neden benimle görüşerek vakit harcadılar? Kişisel verilerimi teklif yapacağız diyerek aldıkları için ve 1 aydır beni oyalarak ailemin yanına dönmemi engelledikleri için kızgınım. Aklıma ilk gelen şey hatırlı birinin birisi için devreye girmesi oldu. Sizce arka planda ne dönmüş olabilir? İşsiz olduğum için vaktim bol, bu konu kafamı çok kurcalayacak. Fikirlerinizi merak ediyorum :)
0
vernonj
(02.07.20)
Takılma böyle şeylere. HRlar patron götü yalamaktan IQları yerlerde... GPA eklemeyi unutmuştur ilanı tekrar çıkmıştır.. Bizim HR bir pozisyon için iki adaya da OK yarın gel başla demiş sonra da adaylardan birine özür diliyerek şutlamıştı..
0
plastic_angel
(02.07.20)
Bir arkadaş 6 aylık süreçten geçti, Türkiye ik ile ingilizce görüşme yapti, sonra Avrupa ik ile ingilizce görüşme yapti. Sonra avrupa direktörler ingilizce görüşme yapti. Üstünden 2 ay geçti o süre case study falan istediler onu yapti.
Ingilizcesi yeterli degil demişler :)
Bahane tabi bunlar arka planda baska sey vardir da maksat bir şey söylemek icin.
0
logisticsmanager
(02.07.20)
+dumbest +1

Bence de genel merkezin bunu duymaya hakkı var.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(02.07.20)
Bütün görüşmelerden geçen kişinin not ortalamasından dolayı elenmesi başlı başına rezalet. Hatta en başında böyle bir kriterin red sebebi olması saçmalık.
0
salihdt
(02.07.20)
(1)

westernunion ile hangi bankadan/kurumdan para cekmeli?

summerof69
Karsi taraf komisyonunu da yatirmis ama yine de buradan komisyon keserler mi?Eger oyleyse, en dusuk komisyon hangi kurumda oluyor?
Karsi taraf komisyonunu da yatirmis ama yine de buradan komisyon keserler mi?

Eger oyleyse, en dusuk komisyon hangi kurumda oluyor?
0
summerof69
(15.06.20)
Bildiğim kadarıyla alıcı kurum komisyon kesmiyor. İş bankası direkt online olarak hesaba çekme şansı tanıdığı için ben onu kullanıyorum (Sanırım bir iki başka bankada daha var bu) diğerlerinde şubeye gitmek lazım.
0
salihdt
(15.06.20)
(3)

Samsung laptop alınır mı?

kiriko
Arkadaşlar önerir misiniz laptop konusunda yetkin değiller ama?
Arkadaşlar önerir misiniz laptop konusunda yetkin değiller ama?
0
kiriko
(14.06.20)
Ben aldım, 5 sene de kullandım, bir sorun da yaşamadım.
0
salihdt
(14.06.20)
alınırda ne için kullanacaksın. birde model at bakalım özelliklerine bütçe vs. laptop için cihaz.tv kanalına ayrıca bak youtube dan. kendisini tanımıyorum şahsen ama incelemeler iyi.
0
Topalordek
(15.06.20)
Samsung laptop işini bırakmadı mı?
0
sutlu nescafe
(15.06.20)
(4)

Almanya'dan Türkiye'ye yüksek tutarli para yollama

kaputt
Selamlar, Almanya'dan Türkiye'ye 50.000 eur civari bir para yollamam gerekiyor. Normalde 1000 Eur'ya kadar olan gönderimlerimi Transferwise ya da Transfergo ile uygun bir masraf ödeyip yapiyordum. Ama ilk kez böyle yüksek bir para yollamam gerekiyor. Biri 300 Eur'dan fazla masraf cikardi, biri de ku
Selamlar, Almanya'dan Türkiye'ye 50.000 eur civari bir para yollamam gerekiyor. Normalde 1000 Eur'ya kadar olan gönderimlerimi Transferwise ya da Transfergo ile uygun bir masraf ödeyip yapiyordum. Ama ilk kez böyle yüksek bir para yollamam gerekiyor. Biri 300 Eur'dan fazla masraf cikardi, biri de kuru asiri düsük tuttu yani otomatikman o da uymadi.
Normal banka ile ücretleri hic bilemiyorum ama yüksektir tahminimce.
Sizce en mantikli yol nedir, daha önce bu tarz gönderim yapanlar ne kadar ödediler, her sekil masraf bu yapacak bir sey yok mu dersiniz? bilgilerinize acigim, tesekkürler :)
0
kaputt
(11.06.20)
Farklı ülkeler için belirtilene yakın tutarlar için Transferwise kullandım, herhangi bir sorun yaşamadım. Para hali hazırda Euro hesabından Euro hesabına gidecekse, yani kur değişimi yoksa bankayla görüşmek işe yarayabilir. SWIFT arada para birrimi farkı olacaksa çok zarar ettiriyor ama diğer türlü bankaya (Ve muhabire göre) uygun olabilir.
0
salihdt
(11.06.20)
türkiye'deki bankadan euro hesabı açıp oraya atsana? neden kurla uğraşıyorsun ki. yine de 50 bin euro için 200-300 kesilmesi normal.

edit: ben avustralya'dan 40 bin dolar göndermiştim banka 250 civarı kesmişti. transferwise hesabım yoktu ilk sefer için de o kadar büyük bir miktarı riske atamadım.
0
bohr atom modeli
(11.06.20)
Tr'de Eur hesabina yollayabilirim o konuda sikinti olmaz. Eur-Eur olunca peki mantikli yol Swift mi olur?
Cünkü Transferwise'da Türkiye secilince otomatik TRY geliyor. Bu sitelerden Eur-Eur göndertemedim.
0
🌸kaputt
(11.06.20)
garanti ile uk arasinda sorunsuz swift oluyor, masraf cok az. almanya nasil bilmem. (tr ye cevirmeden)
0
camussar
(12.06.20)
(3)

En İyi E-Kitap Okuyucu

2007
Kindle çok iyi diye biliyorum. Fakat her formatı desteklemiyor diye biliyorum (Mesela pdf). Elimde eşek gibi epub formatında kitap var (metokrasi ağı sağolsun). Sizce en iyi kitap okuyucu hangisi. Mümkünse ışıklı olmalı.
Kindle çok iyi diye biliyorum. Fakat her formatı desteklemiyor diye biliyorum (Mesela pdf). Elimde eşek gibi epub formatında kitap var (metokrasi ağı sağolsun). Sizce en iyi kitap okuyucu hangisi. Mümkünse ışıklı olmalı.
0
2007
(09.06.20)
kindle paperwhite serisi öneriyorum. ama epub'ları mobi'ye çevireceksiniz okumadan önce. zor değil.

neo-meritokrası arşivinde bir tane bile pdf olmaması lazım.

olmaz zaten pdf formatında ebook olmaz. o başka bir şey.
0
ozdek
(09.06.20)
Arkadan aydınlatmalı olanlarda çok büyük farklar yok. Açıkçası ben de rahatlığı nedeniyle paperwhite kullanıyorum 5+ senedir, çok da memnunum. Ozdek'in dediğine de katılıyorum; PDF bir e-kitap formatı değil. Kindle PDF destekliyor teknik olarak ama PDF Kindle desteklemiyor demek daha doğru sanırım.
0
salihdt
(09.06.20)
Yakın zamanda Kobo Clara HD aldım, boyutu, ışığı, desteklediği formatlar, gayet memnunumm. Youtube'da incelemeler oluyor, oradan bakın derim.
0
kaset
(10.06.20)
(7)

Green card

black mamba
Bu olmadan Amerika'ya yerleşmek çok mu zor? Farklı alternatifler yok mu? Pekntakio etmiyorum ama liseden bazı arkadaşlarım gitmişti. Genelde yazılımcılar. Sözlükte okuyorum yazılımcıyım 3 defadır başvuruyorum diyor biri. Green card olmadan bir yazılımcı gidemez mi? İş bulduktan sonra şirket halletmi
Bu olmadan Amerika'ya yerleşmek çok mu zor? Farklı alternatifler yok mu? Pekntakio etmiyorum ama liseden bazı arkadaşlarım gitmişti. Genelde yazılımcılar. Sözlükte okuyorum yazılımcıyım 3 defadır başvuruyorum diyor biri. Green card olmadan bir yazılımcı gidemez mi? İş bulduktan sonra şirket halletmiyor mu bunları? Yine aynı şekilde youtubeta ABD ye göçen birçok yazılımcı röportajı gördüm. Hepsi green cardla gitmiş olamaz çünkü çok gençler ve neredeyse okul bittikten sonra 2 yıl içinde gitmişler.

Mobilim hatalar için kusura bakmayın.
0
black mamba
(07.06.20)
Şimdi benim kuzenim böyle Avrupa'ya gitti yazilimci olarak, sirket ayarladi vizeyi. Burada önemli olan sirketlerin politikasi. Misal benim calistigim yer global olarak politika geregi vize işlerine girmiyor.

Kısacası yapilabilir, yapan da var. Ama mezun olan duz adam gidemez. Yazilimciligin guzel tarafi kendini okurken de gelistirebilirsin. Ama misal ben tedarik zincirindeyim, kendimi gidip üretim planlama uzmani yapamam. Bu sebepten yazilimcinin erken gitmesi de normal.
0
logisticsmanager
(07.06.20)
Green card dediğiniz oturma izni, green card çekilişiyle çıkarsa iş bulmadan etmeden gidip yerleşebiliyorsunuz, sonra orada iş güç bakıyorsunuz.

Green card almanın tek yolu bu çekiliş değil. İş bulup çalışma izniyle gidip yanılmıyorsam 5-6 sene ABD'de yaşayıp çalışınca da green card almaya hak kazanıyorsunuz. Ya da ailenizden biri (ebeveyn, çocuk, kardeş, eş ya da nişanlı) vatandaş ya da green card sahibiyse onun üzerinden göçmenliğe başvuruyorsunuz, yine 5-6 yıl sonra green card alabiliyorsunuz.
0
kobuzchu kiz
(07.06.20)
Bu durumda yazılımcı olan bir insanın yıllarca bu kart çıkmıyor diye üzülmesi saçma değil mi? Gitmek isterse iş bulduktan sonra gider.
0
🌸black mamba
(07.06.20)
Ya o pek öyle değil. Türkiye'de her yer yazılımcı kaynıyor, ABD'nin nüfusu bizimkinin dört katı, yazılım sektörü daha büyük ve ileride, dolayısıyla orası da yazılımcı kaynıyor. Vizesiyle çalışma izniyle uğraşmayacağı, dil biliyor mu, iş kültürüne aşina mı diye düşünmeyeceği milyonlarca insan varken niye buradan yazılımcı ithal etsinler?

Tanıdığım yazılım, oyun vb sektöründe olan ve çekilişsiz giden herkes bir şekilde akademik olarak gitti ABD'ye, staja gitti, yüksek lisansa gitti, oradayken iş buldu.
0
kobuzchu kiz
(07.06.20)
İmkansız değil oradan iş bulup gitmek. Ama o kadar da kolay değil. Kobuzchu kiz haklı. ABD'de de işsizlik oranı oldukça yüksek. O yüzden Türkiye'den bir yazılımcıya sponsor olup o masraflara gireceğine kendi ülkesinde yaşayan ve çalışma izni olan adaylara yöneliyorlar. Zaten ilanlara bakarsan neredeyse tamamında çalışma izninizin olması gerekiyor diye şart düşerler. Çok spesifik bir konuda uzmanlığın yoksa, yani tabiri yerindeyse sıradan bir yazılımcıysan ABD'den bir şirketin sana sponsor olması için bir sebep yok.
0
himmet dayi
(07.06.20)
Amerika'da calisan arkadaslarim bile basvuruyorlar, cunku diger turlu sirkete baglisin ya da Trump'in gocmen yasalariyla ilgili soyleyecegi iki lafa bakiyorsun.
0
crown
(07.06.20)
Şöyle güzel bir akış diyagramı var, sanırım oldukça güncel.

www.topic.com

Örneğin normal bir çalışan için H-1B vizesi opsiyonu var; bunun için


1 - Sponsor bir şirket lazım
2 - Başvurular her sene Nisan ayının ilk haftasında yapılıyor, çıkarsa en erken Ekim'de çalışmaya başlayabiliyorsun, şirketin bu sırada seni beklemesi lazım
3 - Vizenin tutarı 750 Dolar ile 4000 Dolar arasında değişiyor, sponsorun bunu karşılaması lazım,
4 - Hepsinin üzerine bu kategori için 65.000 tane vize hakkı tanınmış ve yaklaşık 200.000 başvuran var; yani alma şansın yaklaşık %32 falan


Eğer hali hazırda bir Amerikan şirketinde (Örnek Google Türkiye) çalışıyorsan falan bir derece daha kolaylaşabiliyor ama o da inanılmaz basit bir süreç değil. Yani Amerika'da yaşamak isteyen insanların green card'a bel bağlaması, çıkmayınca üzülmesi falan çok normal.
0
salihdt
(07.06.20)
(7)

Sari mersedes filminde Ilyas Salmanin meslegi neydi?

neverletyougodown
Copcu muydu yoksa araba montaj fabrikasinda mi calisiyordu? izleyeli epey oldu. Youtube'da kisa videolara takildim biraz, gecmise gittigi yerlerde bir yerde yol ustu kafe gibi bir yerde yerleri supuruyordu Almanya'da, bir yerde de Kezbani evlenince fabrikada yanima aldiririm falan gibi sozler var, k
Copcu muydu yoksa araba montaj fabrikasinda mi calisiyordu? izleyeli epey oldu. Youtube'da kisa videolara takildim biraz, gecmise gittigi yerlerde bir yerde yol ustu kafe gibi bir yerde yerleri supuruyordu Almanya'da, bir yerde de Kezbani evlenince fabrikada yanima aldiririm falan gibi sozler var, kafam karisti?
0
neverletyougodown
(06.06.20)
Fabrikada isciydi
0
Kittie
(06.06.20)
hayır çöpçüydü, çöpçüyüm demekten utandığı için bmw fabrikasında çalışıyorum diye yalan söylüyordu millete.
0
aziz dostum jack
(06.06.20)
@ Gordugum yer buydu: youtu.be Bir kac yerde montaj iscisiyim falan diye geciyor sanki
0
🌸neverletyougodown
(06.06.20)
vapurda kıza yalan söylediği yer şurası,

www.youtube.com
0
aziz dostum jack
(06.06.20)
Dogru, copcuydu yalan soyluyordu :))

Ben de filmi daha 2-3 ay once izlemistim. Taze bilgilerimle atladim hemen soruya, cok guzel izlemisim filmi afsgd
0
Kittie
(07.06.20)
Kitapta BMW fabrikasında montajcı, belki oradan kalmıştır.
0
salihdt
(07.06.20)
fikrimin ince gülü'nü okumadığım için kitapta öyle geçtiğini de bilmiyordum konu çok enteresan bir yere geldi. belki senaryo hatası olabilir :)
0
aziz dostum jack
(07.06.20)
(9)

kredi kartı bilgilerim çalındı

kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
dün gece enpara kredi kartımdan 9 adet harcama ve bir o kadar harcama talebi oluşturulmuş. sabah uyanınca gördüm. hemen müşteri hizmetlerini arayıp kartı kapattırdım, harcama itirazında bulundum. bundan sonra izlemem gereken bir adım var mı? ilk kez başıma böyle bir iş geliyor.harcamaların ekran gör
dün gece enpara kredi kartımdan 9 adet harcama ve bir o kadar harcama talebi oluşturulmuş. sabah uyanınca gördüm. hemen müşteri hizmetlerini arayıp kartı kapattırdım, harcama itirazında bulundum. bundan sonra izlemem gereken bir adım var mı? ilk kez başıma böyle bir iş geliyor.

harcamaların ekran görüntüsü;

hizliresim.com
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(06.06.20)
3D doğrulama ile yapılmayan her işlem iptal edilir, merak etmeyin.
0
John Bloor
(06.06.20)
Baya güzel yemek yemişler... Sizin yapacağınız başka bir şey yok. Bunlar iptal edilip bedeli tarafınıza iade edilecek.
0
salihdt
(06.06.20)
bana da oldu yapı krediden 1 dolar çekme denemesi yapmışlar onaylanmadan yakaladım bende işlemide iptal ettiler ve kartı da. Büyük meblağlarda başına gelen arkadaşlarım oldu kimisi parayı aldı kimisi alamadı sebebi ne yöntemle parayı çektiklerine bağlı.
0
basond
(06.06.20)
kartı nerelerde kullanıyordunuz? bir yere kayıtlı mıydı (trendyol, hepsiburada vs.) bir yere otomatik ödeme olarak kayıtlı mıydı? (spotify, netflix vs.) ?
0
mr.goodcat
(06.06.20)
@mr.goodcat, netflixe kayıtlı sadece. hesaba giriş olmamış mailleri kontrol ettim. çoğu alışverişi bkm ekspressin kare kodu ile ödeyerek yapıyorum. kart bilgilerimi kaydetmiyorum yani sitelere.
0
🌸kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(06.06.20)
eğer online da gerçek kart kullanıyorsanız kullanmayın. sanal kart kullanın. gerçek kart pek çok nokta da kopyalanmış olabilir.
0
helenart
(06.06.20)
Kartın haksız kullanımı ve sigortalanması
MADDE 12 – Kartın ya da 16 ncı maddede belirtilen bilgilerin kaybolması veya çalınması halinde kart hamili, yapacağı bildirimden önceki yirmidört saat içinde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımdan doğan zararlardan yüzelli Yeni Türk Lirası ile sınırlı olmak üzere sorumludur.

Yani velevki banka size tüm masrafı tahsil etmeye çalıştı, yukarıdaki kanun hükmü buna engel, zararınız 150 tl olabilir sadece.
0
fistikthecat
(06.06.20)
@fistikthecat, bunu ilk kez gördüm. bu bilgi iyi oldu. teşekkürler.
0
🌸kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(06.06.20)
Bu arada kartınızı internet kullanımına kapatın, yurt dışında değilseniz yurt dışı kullanıma da kapatın.

Üşenmeyin her seferinde sanal karta limit yükleyip sanal kart ile alışveriş yapın.
0
John Bloor
(06.06.20)
(2)

amerikadaki olaylarda LV yağmalanması

ikcı
bunlar yakalanıp ceza almayacaklar mı?https://mobile.twitter.com/ragipsoylu/status/1266634813152378887
bunlar yakalanıp ceza almayacaklar mı?

mobile.twitter.com
0
ikcı
(31.05.20)
LV bu tür olaylara karşı sigortalıdır, işin içinde marka imajı da olacağı düşünülürse ortada resmi bir şikayet olacağını sanmıyorum. Mevcut siyasi durumda polis de eğer suç üstünde birilerini yakalayıp işlem yapmamışsa sonrada üzerine gidip soruşturma açacağını, bu adamları tespit etmeye çalışacağını falan düşünmüyorum.
0
salihdt
(31.05.20)
tüm ülkeye yayılmasaydı ceza alırlardı askdj. bir avuç asalak, tespit etmek çok kolay.
0
anais
(31.05.20)
(3)

ingilizce

black mamba
burada neden grow'dan sonra out kullanılmış? ne anlamı katıyor?Quarantine update: I'm growing out the bush for the first time in six years
burada neden grow'dan sonra out kullanılmış? ne anlamı katıyor?

Quarantine update: I'm growing out the bush for the first time in six years
0
black mamba
(20.04.20)
Sakallardan bahsediyor sanirim, phrasal verb bildigim kadariyla grow out
0
salihdt
(20.04.20)
Bush kelimesini vücudun malum bölgedeki kıllar için de kullanırız. Kılların büyüme şeklini gözüne getirirsen soruna cevabı almış olacaksın.
0
nabrukk
(20.04.20)
bush'un anlamı konusunda nabrukk+1
out'un kattığı anlam şu: bizdeki saç uzatmak, sakal uzatmak gibi. kesmeyerek uzamaya bırakıyorsun.
0
ganbatte
(20.04.20)
(6)

Bir tekstil işi düşüncesi

Unde bach canim
Türkiyede bir fabrikanın ihraç fazlası ürünleri (burbery, timberland, armani, levis, massimo dutti, hugo boss vs.) altında bulunan bir dükkanda piyasadaki fiyatının yaklaşık 1/5 oranı bi fiyatla satılıyor.Tekstil ürünü olarak mevsime göre tshirt, kot, boxer, sweatshirt vs pamuklu kumaş üzerine her ü
Türkiyede bir fabrikanın ihraç fazlası ürünleri (burbery, timberland, armani, levis, massimo dutti, hugo boss vs.) altında bulunan bir dükkanda piyasadaki fiyatının yaklaşık 1/5 oranı bi fiyatla satılıyor.
Tekstil ürünü olarak mevsime göre tshirt, kot, boxer, sweatshirt vs pamuklu kumaş üzerine her ürün mevcut.
Örnek veriyorum; piyasada o zamanlar 400tl bir değere sahip hugo boss marka bir kotu 80 tlye almıştım. Buna %50 gibi bir kar koyup 160 tl ye satmak mantıklı fakat sorun bu ürünün orjinal olduğuna nasıl inandırabiliriz alınan yeri söylemeden? Mesela hugo bossa kotun üstündeki barkod veya numarayı mail atsak müşteri teyid alabilir mi? Sitede satılan her ürünün görseline bu barkodları koysak...ama sadece hugo boss değil, atıyorum timberlandde aynı.

Not: satış internet üzerinden yapılacağı için müşterinin ürünü satın almadan reelde görme şansı olmayacak.
0
Unde bach canim
(20.04.20)
@maxim gorki ee yani?
0
🌸Unde bach canim
(20.04.20)
İhraç fazlası bir ürünün markanın orjinallik doğrulamasına girip de geçebileceğini hiç sanmıyorum. Bu dediğiniz zaten mümkün olsa üreticileri yapar yapar orjinalmiş gibi satar. Bu büyük bir suçtur. Kaldı ki marka yakalarsa her türlü cezayı da kesebilir.
0
Esinsin
(20.04.20)
reklamını müşteriye yaptırıp güvenilirliğini müşterine teyid ettireceksin.

tavsiyem önce maliyetinin az üzerinde fiyatla satıp müşteri memnuniyetini sayfanda paylaşman olur. hatta şöyle de yapabilirsin gönderdiğin ürünle birlikte eğer sayfama olumlu yorum yaparsanız bir sonraki alışverişte %25 indirim uygulayacaz gibisinden not da koyabilirsin. hem ürününü müşteri eliyle övmüş olursun hem de bir sonraki satışı güvenceye almış olursun.

instagramda benzer işleri yapan hesaplara bakabilirsiniz
0
yemrem
(20.04.20)
@esinsin dediğiniz doğru fakat, ürünleri satın alacağım mağaza, fabrikanın altında tam da tarif ettiğiniz gibi bir yer. Çatır çatır satıyor valla. Yani sezona daha girecek ürün hugo bosstan önce orada satışa çıkıyor gibi düşünün:)

Sadece 1500 işçi çalıştıran, sadece ihracat yapan bir fabrika olduğu için, marka güvenirliği için yapmıyordur, iş alma imkanını kaybetmemek için doğal olarak. Yorumunuz kısmen isabetli değil
0
🌸Unde bach canim
(20.04.20)
Bunlar yapiliyor zaten, Taha Giyim, Eren Tekstil falan Lacoste, Tommy Hilfigher falan dikti, bunlar da Gunesli'de satildi, bildigim kadariyla hala da satiliyor, internette de Sahidinden'de falan satisi buralardan alan insanlarca yapiliyor. Cilgin para kazanabilir misiniz bilmem ama orijinalligi direkt teyit etmek zor.

Urunlerin guzel fotograflarini cekin ya da bulun.
Urununuzun arkasinda durun, eger orijinalliginden suphe duyuyorlarsa geri alim garantisi verin
Yukarida dedigim gibi bunlar cok gizli seyler degil, dolayisiyla urunlerin ihrac fazlasi oldugunu, Turkiye'de uretilen orijinal urunler oldugunu anlatin. Gerekirse kendi magazasindaki urunun "Made in Turkey" yazan etiketinin fotografini cekin vb.
Olumlu yorumlar arttikca o guvensizlik de azalacaktir.
0
salihdt
(20.04.20)
dükkan neresi hocam ya, gidelim biz de alışveriş yapalım.
0
rahibeler terasa
(20.04.20)
(8)

Yahudilere uygulanan tehcirler

Unde bach canim
Türkiyede dahil her ülkede ya da krallıkta bu ırka husumet anladığım kadarıyla ticarette olan üstün başarılarından geliyor. Peki bu başarıyı neye bağlayarak sevilmeyen durumuna düşürüyorlar?Bahsettiğim dönem özellikle “1920-1945” arasıA. Dürüst ticaret yapıp diğer yerelleri az gelire mahkum etmeleri
Türkiyede dahil her ülkede ya da krallıkta bu ırka husumet anladığım kadarıyla ticarette olan üstün başarılarından geliyor. Peki bu başarıyı neye bağlayarak sevilmeyen durumuna düşürüyorlar?
Bahsettiğim dönem özellikle “1920-1945” arası
A. Dürüst ticaret yapıp diğer yerelleri az gelire mahkum etmeleri
B. Tekelleşme kartel gibi hilelerle ticareti ellerine almaları, başkalarını atıl bırakmaları
C. Ticarette sahtekarlıktan başka bir şey bilmemeleri, yerelleri sömürmeleri
D. Ticari güçlerini kullanarak devlet nezdinde siyasi güç olmaya çalışmaları
E. Ticari güçlerini kullanarak özerk bir bölge etmeye çalışmaları

Yani bu ülkelerin ırkçı davranışlarına geçerli bir sebepleri var mıydı?
0
Unde bach canim
(14.04.20)
d
0
mikahakkinen
(14.04.20)
a
0
yemrem
(14.04.20)
Bir şeyi düzelteyim. Tehcir dediğiniz şey göç ettirme demektir. Yazdıklarınızdan bunu kastetmediğinizi düşündüm. Bilin diye düzeltmek istedim.
0
microfiction
(14.04.20)
@microfi biliyorum tehcirin ne demek olduğunu. Almanya hariç diğer onca ülke soykırım yerine tehcir uygulamıştır, türkiye de dahil. Gerçi türkiye asimile etmek için ama o da tehcir etmiş sonuçta
0
🌸Unde bach canim
(14.04.20)
Şıklar arasında D öne çıkıyor. Diğer şıkların da belli oranda payları var.
Belirttiğin zaman aralığı ise yaşanan olaylar neticesinde akla daha çok Almanya'yı getiriyor.

Yahudiler daha çok bulundukları yerlerde rahat durmadıklarından göç etmek zorunda bırakılmışlardır. tarihte bu nedenle yaptıkları ve yaşadıkları kaynaklarda okunabilir.
Bir çok ülkeden sürgün edilmişlerdir.
Parayı kullanmasını bilip ülke ekonomilerinde büyük oranda bir güç elde etmişlerdir.
Kuralları şudur: borç alma, borç ver. Kredi, faiz denildiğinde dünyada işin temeli bunlara dayanır.
Salgın nedeniyle imf den borç almak için sıraya giren ülkeleri görüyoruz. imf'nin yahudiden bağımsız bir kuruluş olduğunu da sanmıyorum. Hangi şartlarla bu ülkelerin borç alacağı da diğer önemli bir husus.
Almanya'da da Yahudiler bir zaman çok acılar çekti ama bu abartılan sayıda olmadı.
Son yıllara bakarsak Almanya'da diğer yabancıların can ve mallarına zarar verilip Yahudiler aleyhine hiç bir şey olmuyorsa bu Yahudilerin siyasi ve ekonomik Almanya'yı da ellerine aldığını gösterir.
Nazilerin Türkler de dahil yabancılara karşı uyguladıkları şiddet çok kereler gündeme geldi.
Ama Hitlerden sonra Yahudiler aleyhine hiç bir haber söz konusu değil nedense.
Yine araştırılırsa çeşitli yerlerde pakraduni, sebetay olarakta bilinirler.Etyopyada bile siyahi Yahudiler bulunur ve falaşalar olarak bilinirler.
0
Erva
(14.04.20)
Dini olarak kendilerini üstün olarak kabul etmelerinden de kaynaklanmakta. Ayrıca ezelden beri mevzulardan çok güzel sıyrılma gibi durumları var. Hoşumuza gider yada gitmez ama adamlar ticarette ve bu gibi durumlarda yetenekli.
0
silah taciri
(14.04.20)
Yoktu, kisa cevap bu. Kotu yahudi vardir, kimileri birilerini de somurmustur ama bir halki yillarca yasadigi yerden surmek ya da daha kotusu oldurmek icin gecerli sebepler midir bunlar?

Olayi biraz da tarihsel acidan dusunmek lazim; Yahudilere karsi onyargi tarihin hemen her doneminde var, bunun nedeni de cok karmasik degil aslinda. Bu kitlenin kendine ait bir devleti yok, cogunlukla baska toplumlarda azinlik olarak yasiyorlar. Bu nedenle belli isleri yapmalari belli sektorlere girmeleri yasak. Bu da onlara ticarette soz sahibi olma sansi taniyor zira hem ticarette bir engel yok, hem de diger dinlerde faiz, finans, borc vb kavramlari hos karsilanmazken yahudiler bankerlik misyonunu yerine getiriyorlar. Ha buradan hareketle de tarih boyunca her yahudi bankerdi, hepsi zengidi falan gibi anlasiliyor o da sacma tabi ki. Bir cogu esnaf, zanaatkar falan insanlar. Kendi kulturleri de baskin oldugu icin azinlik olarak yasadiklari ulkelerde asimile olmak yerine birbirlerine bagli bir cemaat halinde yasiyorlar. Eh zenofobi uzerinden siyaset kasmak dunyanin hemen her yerinde, hemen her zaman tuttugu icin de bu insanlar tarihin gunah kecileri olmuslar iste. Zira orta cag avrupasinda bir papazin da yahudi banker stereotipi yaratip "Bunlar yuzunden basimiza tas yagacak" demesi Hitlerin "Bunlar yuzunden bu haldeyiz" demesi kadar ya da bugunun benzer demecleri kadar is yapiyor.
0
salihdt
(14.04.20)
a.

adamlar 1950'ye kadar devleti bile yok. nasil d oluyor?
0
baldur2
(14.04.20)
(2)

şifre üretme ve depolama uygulamalarına nasıl güveniyorsunuz?

Cézanne
Dünyaya karşı güveni sıfır olan bir insan olarak, bu uygulamaların hiçbirinin gerçek bir güvenlik sağlamadığını, tam tersi güvenlik ararken daha fena bir biçimde tüm şifreleri görebilecek üçüncü bir partiye bunları verdiğimizi düşünüyorum. Arkada nasıl şifrelemeler döndüğünü, neden bize bu servisi s
Dünyaya karşı güveni sıfır olan bir insan olarak, bu uygulamaların hiçbirinin gerçek bir güvenlik sağlamadığını, tam tersi güvenlik ararken daha fena bir biçimde tüm şifreleri görebilecek üçüncü bir partiye bunları verdiğimizi düşünüyorum. Arkada nasıl şifrelemeler döndüğünü, neden bize bu servisi sağlayan uygulamaların/programlamacıların bu şifreleri göremeyeceğini, neden bu uygulamalara güvenebileceğimizi teknik bir biçimde açıklayacak veya kaynak önerip ön yargılarımı kırmama ve aydınlanmama yardımcı olacak biri var mı? Teşekkür ederim şimdiden!

edit: kaynak türkçe veya ingilizce olabilir fark etmez
0
Cézanne
(05.02.20)
tech.co
kısacası diyor ki asla emin olamazsın ama daha güvenli bir yol yok, tamamen ezberlemekten başka.
ben belirli sayı, harf ve karakterlerin farklı kombinasyonlarını kullanıyorum; belirli bir düzende düzenli olarak yeniliyorum. bunun alternatifi bir yere kaydetmekse ve kullanışlılığı da bekliyorsak bu tip uygulamalar en güvenilir alternatif.
0
Bruce
(05.02.20)
Uzun sure bunlari kullanmamakta direndim ama cok da bir alternatif kalmadi. Simdi baktim, password managerda 128 tane oge var. Eger ben bunlari kafamda tutacak olsaydim muhtemelen 3-4 farkli sifrem olacakti, dolayisiyla da 80-100 hesap ayni sifreyi kullanacakti. Boyle her biri ayri sifre kullaniyor, biri patlarsa digeri etkilenmiyor.

Peki password manager patlarsa ne olacak? Burada saniyorum hemen hepsi benzer mantikla isliyor; sifrelerin senin cihazinda, senin master sifrenle encrypt edilip sonra onlarin serverlerina gonderiliyor (Ki sifrelerin baska cihazlar arasi senkronize olabilsin). Dolayisiyla birileri serverlari patlatsa bile senin master sifren olmadan bir sey yapamiyorlar. Bu noktada iki buyuk risk var

1 - Master sifrenin calinmasi
2 - Cihaz uzerinde aktif oturumdan sifrelerin calinmasi: Sanirim bir iki password managerda sitelerde gezinirken javascript vb. exploitlerle bu tur bir sey yapilabilecegi gosterildi ancak pratikte kullanildigini hatirlamiyorum

Bu asamada guvenligi bir seviye oteye almak icin yine en iyi yapilacak sey mumkun olan her yerde 2 faktorlu dogrulamayi kullanmak.
0
salihdt
(06.02.20)
(8)

Bunun karşılığı nedir?

artcilly
"Good for one fare" İmaj ekleyemedim. Eski NYC jetonunda yazıyor. Teşekkürler.
"Good for one fare"
İmaj ekleyemedim. Eski NYC jetonunda yazıyor. Teşekkürler.
0
artcilly
(29.01.20)
Tek seferliktir diyor kısaca.
0
aguen
(29.01.20)
O kadarını anladim
0
🌸artcilly
(29.01.20)
baska neresini anlamayi istiyordunuz?
0
cilgin fantezilerin adami
(29.01.20)
tek sefere denk gelir
0
vhs kaseti
(29.01.20)
Bu ne demek yazmadım, karşılığını soruyorum. Siz bunu anlayabildiniz mi?
0
🌸artcilly
(29.01.20)
@cilgin
0
🌸artcilly
(29.01.20)
Bugun olsa "Single journey only" falan yazardi herhalde.
0
salihdt
(29.01.20)
tek kullanımlık işte, para üstü gibi durum yok yani.
0
reanarchy
(29.01.20)
(10)

Biri öldüğünde cep telefonu kilidi noluyor

i ve been mistreated
MerhabaDiyelim ki bir kişi öldü, üstüne üstlük telefonu da kilitliyken. Şifreyi de ailesi bilmiyor. Telefon aile üyelerine miras kaldı. Kullanmak, satmak vs istiyorlar. Böyle bir durumda telefon nasıl açılıyor?
Merhaba

Diyelim ki bir kişi öldü, üstüne üstlük telefonu da kilitliyken. Şifreyi de ailesi bilmiyor. Telefon aile üyelerine miras kaldı. Kullanmak, satmak vs istiyorlar. Böyle bir durumda telefon nasıl açılıyor?
0
i ve been mistreated
(06.01.20)
hem android hem ios formatla şifre kaldırılıyabiliyor. ios de icloud şifresi olayı var bide, telefon sahibinin adına olan faturayla götürdüğünüzde storelarda sıfırlıyorlar.
0
onurrrrr
(06.01.20)
android bi şekilde kırılır da, ios icloud şifresi olmadan imkansız. apple gizlilik gerekçesi ile bi suçlunun bile telefonunun açılmasına izin vermemişti. fbi 1 milyon dolar harcayarak kırmıştı şifreyi.

fatura varsa olabilir ancak.
0
jelly bear
(06.01.20)
Android için şifreleme yöntemine bağlı ama verilere ulaşma şansı var. IOS için ise verilere ulaşmak mümkün olmadığı gibi cihaz da kullanılmaz hale geliyor ama Apple Store müdürleri cihazı faturasını vb. gördükten sonra sıfırlayabiliyor.
0
salihdt
(06.01.20)
apple bilmiyorum ama androidi çeşitli tuş kombinasyonlarıyla fabrika ayarlarına döndürebiliyorsun
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.01.20)
bilmediğiniz şey hakkında niye yanlış fikir veriyonuz lan?

iOS için bu faturayla yapılan işlemin mağazayla, müdürle zerre alakası yok. çağrı merkezinden yapılıyor.
0
pain of liberation
(06.01.20)
cagri merkezinden yapiliyordu da fbi niye 1 milyon usd harcadi?
0
brkylmz
(06.01.20)
orada dert telefonu açmak değil de apple kimliği içindeki bilgilere erişmek olduğu için. şifre kırmaya harcadılar onu, iPhone'u kullanmaya değil. çağrı merkezinden de her isteyene yapılmıyor, ürünün orijinal faturasını temin edip, değerlendirmeden olumlu geçen cihazların etkinleştirme kilidi kaldırılıyor. etkinleştirme kilidinin kaldırılması demek, apple kimliğine tekrar erişim sağlamak demek değil.
0
pain of liberation
(06.01.20)
Çağrı merkezinden halledilir. Ben 3-4 saat uğramıştım arkadaşın babası icloud şifresini unutmuş, maili de kullanmıyordu. Adamla birlikte çağrı merkeziyetkilisi ile üçlü konuşma yaptık çözdük.

Edit: ama sıfırlandı telefon.
0
yukselen gunes evi
(06.01.20)
Amcam rahmetlinin telefonunun kimse kiramadi şifresini. Oyle oglu aldı miras olarak
0
fempusay
(06.01.20)
Apple cihaz icin konusuyorum. fatura da gotursen store muduru bi skim yapamaz icloud sifresine. cagri merkezini aramak gerek ama onlar da direkt bir sey yapamaz. onlar baska br departmana aktariyor faturayi da onaylaniyor da bilmemne...

ama sorunuz bu degil. merhumun telefonunu nasil kullaniyoruz? parmak izini kullanip hala acabilirsiniz mesela. ordan sifirladiniz sifirladiniz. bir sure sonra onu da kabul etmez. veya her yeniden acilista passcode ister filan.

kullanmak satmak ise evet fatura ibraz edilecek cagri merkezine. ya da, merhumun olum belgesi ile aranacak. apple kimliginin de biliniyor olmasi gerekiyor bunun icin.

bu yontemle saniyorum ki verilere de erisme sansi var.

android zaten sifirla kullan.
0
yoggi
(07.01.20)
(2)

Taksi fişi--

Oscar
Beyaz yakalının can simidi :)Boş taksi fişi arayanlar bu işi ticarete dökenler (letgoda gördüm sanırım) ne iştir bu? boş fişi doldurup şirkete verince vergi müfettişleri kontrol etmiyor mu? takibini yapmıyor mu? Bir de sıkışık trafikte "al abi sen yaz" deyip eline tutuşturuyorlar koçanı ya.. Onu yo
Beyaz yakalının can simidi :)

Boş taksi fişi arayanlar bu işi ticarete dökenler (letgoda gördüm sanırım) ne iştir bu? boş fişi doldurup şirkete verince vergi müfettişleri kontrol etmiyor mu? takibini yapmıyor mu? Bir de sıkışık trafikte "al abi sen yaz" deyip eline tutuşturuyorlar koçanı ya.. Onu yolcu doldursa sıkıntı olmuyor mu?

Yoksa oradan yapılan varsa üçlağıt iyi niyetlidir vergi usülsüzlüğü başka yerde olur mu diyorlar?

Taksi şoförleri kafasına göre nasıl dağıtabiliyor fişleri, onlarım muhasebecisi demiyor mu yapma etme diye?
0
Oscar
(27.12.19)
Taksiciler gelire göre vergi ödemiyor diye biliyorum. Sabit bir rakam ödeyip geçiyorlar.
0
neymis
(27.12.19)
0
salihdt
(27.12.19)
(6)

Avrupa ve Amerikadaki Fakir Insanlar

Jeckson
Ben Avrupa ve Amerikadaki gelişmiş ülkelere gitmeden evvel orada herkesin bellirli bir yaşam kalitesinde olduğunu düşünüyordum. belki en düşük gelirlileri bile belirli bir seviyenin üstündelerdir diye düşünüyordum.Ama gidip gordukten sonra orada da fakirliğin, insanları yaşam zorluklarıyla mucadele
Ben Avrupa ve Amerikadaki gelişmiş ülkelere gitmeden evvel orada herkesin bellirli bir yaşam kalitesinde olduğunu düşünüyordum. belki en düşük gelirlileri bile belirli bir seviyenin üstündelerdir diye düşünüyordum.

Ama gidip gordukten sonra orada da fakirliğin, insanları yaşam zorluklarıyla mucadele ettiklerinin, ve hatta cehaletin bile oldugunu gordum. Sanki bu zengin ulkeler onca olanaga ragmen bazi kesimleri bilerek geri birakiyor gibi geldi bana. Sokaktaki evsizleri kastetmiyorum. Bildigin marketlerde magazalarda calisan insanlari kastediyorum.

Biz de zaten durum boyle. Ama gelismis ulkelerde bunu gormek hem uzdu hem de ilgimi cekti.

Sanirim toplumsal zenginlik ve saadet bir safsatadan ibaret. Butun insanlar zenginlere çalışmak için bir tutsak sistemi içinde.

Siz ne düşünüyorsunuz?
0
Jeckson
(15.12.19)
Introduction to capitalism - Cap101E
0
prole
(15.12.19)
Önce Amerika ve Avrupa'yı ayır bir birinden. İlk paragrafta söylediğin seviyenin verileri var, internetten bulabilirsin. Bak mesela Norveç'e falan, bulmak istediğin şey oralarda var.

O zengin İskandinav ülkeleri kimseyi geri bırakmıyor. Mağazada çalışanlar dahil.

Bizde durumun oralar ile ilgisi yok, hatta Yunanistan ile bile ilgisi yok. Daha çok bilgi edin bu konularda, tespitlerin üstün körü.
0
ebabil curnatasi
(15.12.19)
İncelemen gereken kavramları da yazayım: refah devleti, refah devletinin çöküşü, neoliberalizm uygulamaları, kuzey avrupada refah devleti, neoliberalizmin krizi, işçi aristokrasisi
0
prole
(15.12.19)
kasım'da oslo'da gördüğüm sokakta yapan insan sayısını 12yıllık istanbul'da görmemişimdir.
bir ara cidden sokakta adamlara basmadan yürümeye çalıştım.
gelişmiş ülke kendi vatandaşına adil, sosyal.
0
dedim dedim de kime dedim
(15.12.19)
Gelirin yüksekliği kadar dağılımı da önemli. Sosyal devlet kavramının güçlü olduğu ülkelerde sistem görece daha düzgün işliyor, devlet muhtaç insanlara kaynak aktarıyor... Ancak öncelikle şunu anlamak lazım; kimsenin muhtaç olmadığı, yoksul olmadığı, evsiz kalmadığı bir kapitalizm yok.

Kapitalist sistemleri sağlıklı yürüten geniş bir orta gelir katmanıdır. Bir devlet çok az kişinin zengin, büyük çoğunluğun yoksul olduğu bir toplum istemez. Zaten bu toplum yönetilemez. Sağlıklı olan uçların (Yoksul - Zengin) küçük olduğu ve milli servetin dengeli dağıldığı modeldir. Ancak istatistiklere de bakarsanız hemen her ülkede bu orta gelirin küçüldüğünü, gelirlerinin erozyona uğradığını görürsünüz. Devletlerin "Bütün kaynakları zenginlere aktaralım, onlar da iş imkanları yaratıp refahı halka dağıtsın" politikası tutmuyor. Bir yandan otomasyon, diğer yandan emek yoğun işlerin doğuya kaçması batı toplumlarını sıkıştırdı. İnsanlar emeklerini dönüştüremediler, vasıfsız kaldılar. Gençler iş bulmakta zorlandıkça herhangi bir güvencesi olmayan Uber şoförlüğü, ürün teslimatı, proje bazlı çalışma vb. geçici işlere mahkum kalıyorlar... Ve süreç hızlanıyor, derinleşiyor... Sağ politikalacıların söylemlerinin tutması bu taraftan da okunabilir.
0
salihdt
(16.12.19)
fakir insan her yerde var,ama almanya icin sunu diyebilirim;

sokaklarda yasayan insanlari gormek turkiyeye gore daha olasi. ama bu turkiyede sokakta yasayan insan yok anlamina gelimiyor. turkiyede merkezi yerde yatan birini polis kaldiriyor, o nedenle sokakta yasayan insanlar daha gizli sakli yerlerde bariniyorlar. avrupada pek dokunulmuyor o nedenle de adamlar en merkezi en turistik yerde yatiyor. bunun baslica nedeni de o merkezi yerlerde daha rahat yiyecek birseyler bulabilmeleri.

almanyada bu tarz insanlar her turlu sosyal yardimi reddeden insanlar. devlet evsize ev, kirasini odeyemeyene kira yardimi, issizie para veriyor. bunu onlarca yil alabiliyorlar, ama devley ayni zamanda bunun karsilginda o kisilerin gosterdigi is yerlerine en azindan is gorusmesine gitmesini istiyor. ama bu kisler mental sagliklari yerinde olmadigi icin her turlu sorumlulugu ve devlet yardimini reddediyorlar.

bunun disinda bir cogunun alkol ve uyusturucu problemi var. ama devlet bu kisileri bu problemleri nedeniyle alikoyamiyor. cunku polis bunlari himayeye almak istese bu kisiler reddediyor ve polisin bu durumda yapabilecegi birsey yok. gecen yil kis aylarinda berlinde sokakta yasayan birkac kisi gece hava sicakligi -20 derecelere dusup bu durum ölünce ulkede bir tartisma oldu. bu kisiler kendileri bilerek olume giderse devlet zorla bu kisileri en azindan birkac gun barindirsin diye. o nedenle ancak bu gibi durumlarda bu kisileri aliyorlar, dus aldirip, saglik taramasi yapiyorlar. ama bu kisiler tekrar sokaga donmek istiyor.

almanya kapitalist bir ulke ama ayni zamanda temel seviye sosyal yardimlar mevcut.
0
emrahday
(16.12.19)
(2)

Marketten Çıkarken Dedektörün Ötmesi

wrb
Merakım şu, giyim mağazalarında genelde giyecek eşyaya manyetik bir şey takarlar ve kasada çıkar, hırsızlık amacıyla çıkılsa hemen kapıdaki dedektör bunu algılar ve çalar.Benim asıl merak ettiğim, süpermarket reyonlarında misal cebimize koyduğumuz ufak bir şey, sakız, kahve gibi, bunun önüne nasıl g
Merakım şu, giyim mağazalarında genelde giyecek eşyaya manyetik bir şey takarlar ve kasada çıkar, hırsızlık amacıyla çıkılsa hemen kapıdaki dedektör bunu algılar ve çalar.

Benim asıl merak ettiğim, süpermarket reyonlarında misal cebimize koyduğumuz ufak bir şey, sakız, kahve gibi, bunun önüne nasıl geçilir ? mesela barkotlarını söksek, karalasak çalınır mı ?


yıllar önce, adidas mağazısından futbol topu şişirme iğnesi almıştım, serçe parmağımdan küçük, satıcı ücret almadı verdi. ama ben kapıdan çıkarken bu alet öttü, üstelik cebimde, sarılı, ve küçücüktü.

Bir de şöyle düşünüyorum, ürünler lazerle mi barkotlanmıştır, yani kasiyer barkotu okutunca artık geçerken çalmıyor mudur?
0
wrb
(27.11.19)
o iğnede, elbiselerde olan manyetik etiket yoktur muhtemelen. belki rfid etiket vardır.
0
bagcivan
(27.11.19)
Barkod degil RFID vericisi alarmi tetikliyor. O da her urunde olmaz zaten. Bir supermarketteki her urune RFID etiket takmanin operasyonel yukunu ya da bu urunleri boyle paketlemenin maliyetini dusunebiliyor musunuz?

Normalde eldiginiz urunlerdeki RFID cipleri eger tekrar kullanilabilirse sokuluyor (Tekstil urunlerinde vb. gormussunuzdur), eger tek kullanimliksa manyetik bir yontemle deaktive ediliyor (Bazen kitap vb. gibi seyleri bir panele surttuklerini vb. gormussunuzdur)

Yenidek kullanilabilir olanlar ozel sokuculer olmadan kolay kolay cikarilmaz, hatta yine tekstil icin cikarilmaya calisilirsa kirilip urunu boyayan versiyonlari var. Yeniden kullanilanlarda is teknik olarak etiketi sokup, yirtip etkisiz hale getirebilirsiniz.
0
salihdt
(27.11.19)
(5)

Normalde sigara içmeyip stresten sigara içtiğiniz oluyor mu?

sessiz kalma hakkina sahipsin
2 3 senedir 3 4 ayda bir paket alıp 1 2 haftada içerim daha içmem. Arada 1 2 dal otlakçılık yaptığım da olur ortam müsaitse. Sınav haftaları yaklaştığında ve sınav haftasında paket alıyorum. Sizde de oluyor mu?
2 3 senedir 3 4 ayda bir paket alıp 1 2 haftada içerim daha içmem. Arada 1 2 dal otlakçılık yaptığım da olur ortam müsaitse. Sınav haftaları yaklaştığında ve sınav haftasında paket alıyorum. Sizde de oluyor mu?
0
sessiz kalma hakkina sahipsin
(28.10.19)
yaklaşık üç sene sigara içtim. görebileceğin en gergin ve anksiyeteli adamım. yaklaşık bir yıl önce bıraktım sigarayı. haliyle artık sigaraya yönlendirebilecek her türlü bahaneye "absolutely haram" diyerek karşı koymaya çalışıyorum.

ben de böyle gerildikçe ara ara içerek başlamıştım. devam edersen başlarsın. ben bu düzeni yıllarca sürdürmüştüm... nihayetinde tiryakiye dönüştüm. istisnası olduğunu da sanmıyorum. stres yaptıkça sigara içen adam önünde sonunda tam zamanlı içici olur.
0
der meister
(28.10.19)
Oluyor. Genelde sigara geçmişi olan insanlar yapıyor. Bazen olmayan da yapıyor.

-Bana bi sigara verin..
0
ekrem abiniz
(28.10.19)
hic icmedim, durup dururken icen adami anlayamiyorum.

bir insan niye sigara icer sorusunun cevabi yok bende.

stressliysem gider kosarim cok net.
0
duygusuzromantik
(28.10.19)
Benim de normalde sigara icmeyip de keyiften, alkolle falan birlikte tek tuk icen arkadaslarim var. Yeni moda herhalde. Ama stressten icmeye baslayan bilmiyorum.
0
salihdt
(29.10.19)
7 sene önce sigarayı bıraktım, son 1 senedir bira yanında arkadaşların sardığı sigaradan duman alıyorum. paketlenmiş ambalajlı sigara içmiyorum, full tek dalı sonuna kadar içmiyorum.
0
nahtoderfahrung
(29.10.19)
(4)

En Başarılı Online Dil Öğrenme Uygulaması / İspanyolca

burka
Kendi başıma İspanyolca öğrenmek bu dile iyi düzeyde hakim olmak istiyorum. Kursa gitme imkanım yok ama işim gereği etrafımda dünyanın farklı ülkelerinde anadili İspanyolca olan insanlar var. Yani pratik yapma imkanım fazlasıyla var. Online uygulama ve kaynakları kullanarak nasıl sağlam bir şekilde
Kendi başıma İspanyolca öğrenmek bu dile iyi düzeyde hakim olmak istiyorum. Kursa gitme imkanım yok ama işim gereği etrafımda dünyanın farklı ülkelerinde anadili İspanyolca olan insanlar var. Yani pratik yapma imkanım fazlasıyla var. Online uygulama ve kaynakları kullanarak nasıl sağlam bir şekilde İspanyolca öğrenebilirim, ne tavsiye edersiniz ?

Not: Şimdiye kadar Duolingo ve premium olarak Busuu kullandım.
0
burka
(20.10.19)
Ben memrisedan ilerliyorum tavsiye ederim
0
windows95
(20.10.19)
ben bu yolu hic ama hic önermiyorum en basta söyleyeyim.

almanca, ingilizce ve türkce biliyorum. yillardir yurt disinda yasamam ve calismam dolayisi ile bu 3 dili cok iyi biliyorum bunu belirteyim.

kardesim icin busuu, duolingo, memrise, cambly hepsini denedim. calistigim sirket zaten busuu premium veriyor, onuda denedim. camblyi ayri koyuyorum. hic biri zaman harcanacak seyler degiller. hatta söyle söyleyim bunlarla dil mil ögrenilmez, ögrendigini söyleyen insan kendini kandiriyordur net. dil ögrenmek 3-5 kelime kalip ögrenmek degil.

camblyi ayri koyuyorum dedim. cambly sadece bunlar arasinda cidden ise yarayabilecek bir sey. eger üzerine düserseniz ve iyi hoca bulursaniz kisisel görüsüm fayda eder. ama pahali bence.

kursa gitme imkaniniz yoksa camblyi kullanin derim.
0
duygusuzromantik
(20.10.19)
Duygusuzromantik'e belli olcude katiliyorum. Dile hakim olmak istiyorsaniz bir noktada o dili anadili olarak kullanan insanlarla konusmaniz, o insanlarin da sizi sabirli bir sekilde duzeltmesi lazim. Bu da artik birebir ders olur, Cambly olur, kurs olur, italki olur... Ancak busuu, duolongo, memrise vb. kullaniyorsaniz bunlari atmaya gerek yok. Yanlis beklentiye girmeyin yeter.
0
salihdt
(20.10.19)
drops uygulamasını tavsiye ederim.Kelime öğrenmek için birebir.Ayrıca şu site inanılmaz faydalı www.spanishlistening.org okuma,yazma,dinleme,konuşma hepsi var.
0
sugarland
(11.11.19)
(10)

aktarmali ucus alip ilk ucusa binmesem olur mu?

klar
simdi ben istanbuldan almanyaya ucmak istiyorum. oç havayollari -bunu su an farkettim ki- istanbuldan hannovere bir ucusa min 396 euro isterken, üsküp hannover arasi ucus arattigimda bana toplam 170 euro hesap cikariyor. oçlik de surada; bu üsküpten hannovere giden yolcu istanbulda aktarma yapiyor!
simdi ben istanbuldan almanyaya ucmak istiyorum. oç havayollari -bunu su an farkettim ki- istanbuldan hannovere bir ucusa min 396 euro isterken, üsküp hannover arasi ucus arattigimda bana toplam 170 euro hesap cikariyor. oçlik de surada; bu üsküpten hannovere giden yolcu istanbulda aktarma yapiyor! yani ben kerrriz gibi istanbul-hannover biletine 396 euro verecegime, üsküpteymisim gibi yapip istanbul aktarmali üsküp-hannover bileti alsam, istanbuldan ayni ucaga binsem hannoverde insem 170 euro verecegim. yani mantiken. en azindan benim icin. simdi cikarin kagitlari sorunuz geliyor:

ben bu sekilde bilet alsam istanbuldan binerken aa siz uskupten gelmemissiniy en azindan bizim ucakla gelmemissiniz diyip beni ucaga almama gibi bir serefsizlik yapabilirler mi? bu iki ucus arasinda 1 gece var. ikisi de thy ucagi. farkli ucaklar.
0
klar
(19.10.19)
iptal oluyordu galiba ikinci bilet ilk uçağı kaçırınca. okuyun küçük yazıları.
0
ozdek
(19.10.19)
Thy, gidiş-dönüş bilet alanlar gidişe binmediyse dönüşe de bindirmiyordu ve komple yanıyordu bilet. Muhtemelen bu dediğin türden ucuza kapatmayı önlemek için yapıyorlar.

Kısacası muhtemelen izin vermezler fakat en iyisi yarın telefon açıp net bilgi almak müşteri hizmetlerinden.
0
sydney
(19.10.19)
kalkip Üsküpe gitsem daha ucuza gelir gene
0
🌸klar
(19.10.19)
Uygulama değişmezse olmuyordu. Arkadaşımız Ankara'dan İstanbul aktarmalı yurt dışı uçuşuna İstanbul'dan binmek istemişti, thy uçuşa alınmayacağını söylemişti. Sistemde bir açık var mıdır,bir şekilde halledebilen var mıdır bilmiyorum.
0
asteriks
(19.10.19)
Olmuyor öyle, no-show denilen bir nane var, bütün rezervasyon uçuyor ilk bacak kullanılmayınca. Aktarmaların dahaa ucuz olmasının sebebi havayolu şirketinin başka şirketlerin müşterilerine kanca atıyor olmasıyla alakalı; ucuza satıyorlar ama hem Üsküp-İstanbul hem de İstanbul Hannover uçuşları doluyor.
0
salihdt
(19.10.19)
ilk ucusa binmezseniz, hepsi iptal oluyor ne yazik ki :( gecenlerde benim 2.500 uctugum bir ucusa yurtdisinda olan arkadasim aktarma yapip istanbula geldi ve beraber uctuk 650 'e uctu... fiyatlar ne yazik ki ucusa gore belirlenmiyor :(
0
sweetoffice
(19.10.19)
senin dedigin sekilde olmuyor,biletin kuralinda var.ilk ayagi kullanmazsan ikincisini kullanamazsin diye.eski duyurularda var,deneyen birisi olmustu.

Sana iki ucus olmasina ragmen tek pnr numarasi veriliyor.birini kullanmayinca otomatik ikincisi dusuyor.surada olmasi lazim.
www.iata.org
0
duptıs
(19.10.19)
o işlem senin dediğin şekilde olmuyor.

ama şöyle bir çakallık var. diyelim hannovere gideceksin, istanbuldan hannover aktarmalı atıyorum frankfurta bilet bulursan daha ucuza, hannover aktarmasında inebilir daha ucuza kapatabilirsin yolculuğu.

hatta geçen yıllarda bu şekilde daha ucuza istediği yere uçan birine dava açmıştı lufthansa. dava yolcu lehine sonuçlanmıştı.
0
NightBringer
(19.10.19)
@üşüdüm üstümü örtsene hande (bu nasıl rumuz)

yakın tarihli biletler her zaman pahalı oluyor..
daha dün İZMİR - KÖLN biletlerine bakmıştım..
KASIM ortasında uçmak istersem 90-110euro arasında değişiyor..
ama gelecek hafta (EKİM sonu) uçmak istersem 250-300 euro civarında tutuyor..
0
strobist
(19.10.19)
ilk uçuşa binmezsen diğerlerine de binemezsin
0
basond
(19.10.19)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.