Giriş
(10)

bedelli askerliğe hiç telefon götürmemek

mhmtt
şöyle ki e-sim kullanıyorum. tekrar fiziksel sim çıkarmam gerekecek. simi iptal edicem vsvs tuşlu telefon almam lazım boşa, başka bir masraf.sevgilim, kız arkadaşım vs yok ailemi arkadaşlarımı 1 ay aramasam konuşmasam bir şey olmaz. haliyle hiç telefon götürmemeyi düşünüyorum. Mümkün mü bu ne gelir
şöyle ki e-sim kullanıyorum. tekrar fiziksel sim çıkarmam gerekecek. simi iptal edicem vsvs

tuşlu telefon almam lazım boşa, başka bir masraf.

sevgilim, kız arkadaşım vs yok ailemi arkadaşlarımı 1 ay aramasam konuşmasam bir şey olmaz. haliyle hiç telefon götürmemeyi düşünüyorum. Mümkün mü bu ne gelir başıma en fazla. tavsiyelere açığım.
0
mhmtt
(23.01.23)
bence götür ya insanlık hali.
yani sıkılmaz mısın?
acil bir şey olur bir haber gelsin dursun yanında bi telefon.
0
jelly bear
(23.01.23)
ben 15 gün için götürmemiştim, ankesörlü telefonlar vardı, onlardan ariyodum ailemi, çok da rahat oluyodu. acil durumlar için koğuş arkadaşlardan birisinin numarasını verirsin ailene olur biter.
0
valkin rockefeller
(23.01.23)
Telefon sadece telefon olarak kullanılmıyor. Ben radyo dinliyordum. Alarm için kullanılabiliyor. Yeni hat alın. Bu kadar uğraşmanıza gerek yok.
0
dissendium
(23.01.23)
Ben 6 ay yaptım telefon götürmedim.
0
komando kani var bende
(23.01.23)
Ben de götürmedim. Kantinden ankesörlü telefon icin kart aldım.
0
reactionic
(23.01.23)
Götürmesen de olur. Özellikle bedelli için. Yani sıkılırım, ailemi ve arkadaşlarımı özlerim diyorsan al. Yoksa gerek yok. Telefon etmek istersen kartlar var, ankesörlü telefondan ararsın.
0
nawar
(23.01.23)
sıkılmam diyorsan ankesörlü telefon işini görür çok ses duymak istersen.
0
mstiteltr90
(23.01.23)
ben de goturmemeyi dusunuyorum
0
tantavizisyon
(23.01.23)
ben acemilikkte götürmemiştim. arayacak biri yoksa problem olmaz. fakat sevgilin falan varsa ankesörlülerle ilişki yaşarsın. o 45 dakikalık mor kartlardan kaç yüz tane almışımdır bilmiyorum. kantinci beni görünce kaç tane vereyim diyordu.
0
bohr atom modeli
(23.01.23)
Herkeste telefon olacağı için aramaktan ziyade boş zamanlarda bir nimet oluyor. Ben tekrar gitsem götürürdüm.
0
bugisme
(23.01.23)
(22)

dışarda yemek aşırı pahalı değil mi?

hlt1985
Enflasyondan haberin yok galiba, uzaylı mısın demeden önce bir dakikanızı rica edeyim. Evet enflasyon var, herşey gün geçtikçe inanılmaz bir hızla artıyor ama yemek ücretleri daha da yüksek bir hızla artmıyor mu artık sizce de? Birşey almadan önce fiyatı pahalı geliyor, sonra bir dışarı yemeğe ödeye
Enflasyondan haberin yok galiba, uzaylı mısın demeden önce bir dakikanızı rica edeyim. Evet enflasyon var, herşey gün geçtikçe inanılmaz bir hızla artıyor ama yemek ücretleri daha da yüksek bir hızla artmıyor mu artık sizce de? Birşey almadan önce fiyatı pahalı geliyor, sonra bir dışarı yemeğe ödeyeceğim rakamla karşılaştırıyorum ve ucuz geliyor bana. Bu sadece bana mı böyle geliyor?

Yoksa restoranlar pandemi dönemine kenarda tuttukları paraları kullanmak zorunda kaldılar, şimdi onun acısını mı çıkartıyorlar?
0
hlt1985
(23.01.23)
O yüzden dışarda yemiyorum.
0
astronom bey
(23.01.23)
fiyatlar inanılmaz yüksek, buna rağmen maliyetleri zor karşılıyor.
0
babilfish
(23.01.23)
Uzun zamandır söyleniyor ve ben yemeye devam ediyordum. Taa ki düne kadar. İki kahve bir dilim tatlıya 300 verince ne oluyor dedim. Yine gider miyim giderim. Çünkü evde hayat geçmiyor.
0
ruhen hastayim ben
(23.01.23)
katılıyorum. üstelik birçok yerde kalitede de düşüş var ve bu daha büyük sorun. sürekli sipariş verdiğim yerlerden birinde çorbaların tadı bile değişti, muhtemelen et suyu yerine bulyon falan kullanmaya başladılar artık. ama fiyat da 3 katı oldu geçen seneye göre.
mümkün mertebe evde yiyip içiyorum artık. sırf pahalılığından da değil, dediğim gibi kullandıkları kalitesiz malzemeyi tüketmek sağlık açısından hiç iyi değil. markette her ürünün içeriğine bakıp duruyorum almadan önce, koruyucu, renklendirici var mı vs. gelgelelim sipariş verdiğimiz yerlerde, örneğin bir hamburgerde bile kaliteli peynir yerine eritme peyniri, ucuz kalite et, palm yağlı dandik mayonezli şeyler geliyor önümüze.
0
oldtimer
(23.01.23)
Yaklaşık 2 yıldır evliyim. Evliliğimizden beri, her ay çeşitli ülke mutfaklarını elden geldikçe deniyoruz. Hepsi kalbur üstü diyebileceğiniz restoranlar, bunun haricinde daha salaş Özbek, Uygur gibi mutfaklara da gittik. 2 yıldır gittiğimiz her mekanda iki kişi alkolsüz, 30 - 36 dolar arası hesap ödedik. Hiç değişmedi. Aylık 500 doları bile zar zor kazandığımı düşünürsek, çok pahalı. Üstelik birkaç yer hariç hiç birinde tıka basa duymadık. Bir ikisinde de aç kalktık.
0
allah yazdiysa bozsun
(23.01.23)
Valla hocam haklısın. Maliyet karşılama vs. sadece işin mazereti oldu bence. Yediren yedirdiğini çakıyo artık.
0
lcha
(23.01.23)
Ayni kalite ve fiyat pahaliligi sebebiyle artik tamamen evde yapiyoruz.
0
lynda.com
(23.01.23)
Hem pahalı, hem lezzetsiz, hem porsiyonlar küçük.
0
auroraaurora
(23.01.23)
nuisance
(23.01.23)
geçtiğimiz hafta finlandiyadaydım, inan helsinki’deki bazı restoran tatlı kahve fiyatları ile istanbul’daki bir çok yerin fiyatı aynı. inanılmaz bir geçirme var şu an fiyatlarda. ben de o yüzden dışarıdan yemeyi minimuma indirdim
0
roket adam
(23.01.23)
Sadece fiyatlari asiri yuksek degil, kalitesi de ciddi dustu.
Disaridan yemeyi kestim +1
0
stavro
(23.01.23)
Seyahat hali hariç dışarıda uzuun süredir yemiyoruz ailecek. Gerçekten çok pahalı, karşılayacak durumun olsa bile parasını kesinlikle hak etmiyor.
0
mustafakesekci
(23.01.23)
aylar sonra baklava alayım dedim kilosu 580 liraydı. bu fiyatları sonuna kadar zorlasan; şeker, fıstık, dükkan kirası falan diye mantık çerçevesine sokmaya çalışsan da olmaz.
tamamen fiyatların oturmamış olmasından faydalanıyorlar.
sosyal medyada da herkesin enflasyonu kabullenmiş tavırları bunda etkili bence.
asgari ücrete zam yapılırken, herkes "her şeye daha fazla zam gelecek" şeklinde konuşursa baklava satan adam neden baklavanın kilosunu 580 lira yapmasın?
nasıl olsa herkes önden peşin peşin kabullenmiş fiyatlara normal diyor.
1 kilo fıstıklı baklavada 100 gram fıstık varsa öper başıma koyarım.
0
Piyano piyano bacaksız
(23.01.23)
Dışarıda yemek aşırı pahalı. Şu an hangi ürünün fiyatı ne kadar oturtamıyoruz kafada. Markete gittiğimde aldığım şeylerin ederi bu mu, pahalıya mı aldım o algı 3 aydır gitti bende. Esnaf öyle değil ama onlar her zamanki gibi tuttuğuna geçirme derdinde. Hazır insanlarda fiyat algısı bozulmuşken ne geçirsek kardır diyorlar. Hafta sonu arkadaşlar ile buluştuk, Koşuyolu'nda normal bir yer bir kadeh kokteyl için 215 tl istiyor. Hani eskiden 4-5 kadehin fiyatına şişe alıyordun. Şimdi 3 kadeh ile 2 şişe alıyorsun. Hizmet kalitesi diye bir şey kalmadı zaten.

Dışarıda yemek de içmek de gereksiz pahalı. Olabildiğince kaçınıyorum. %500 kar ile falan çalışmaya çalışıyor bazıları. Bir de kira faktörü ile açıklanamayacak ücret farkı var marketlerde bile ilçeler arasında. Ona rağmen böyleler. Zorunlu kalmadıkça hiçbir esnafa para kazandırmak istemem.
0
nawar
(23.01.23)
Her şeyde fiyatların artışı söz konusu olsa da özellikle kahve tatlı gibi şeylerin ücreti diğer avrupa ülkeleri ile kıyaslanabilecek bir fiyatlamaya sahip.

400 euroya çalışan çalıştır ama asgari ücretin 1000 euro olduğu ülke fiyatlaması yap. Yok öyle dünya.

Millet hiperenflasyondan dolayı sorgulama yeteneğini kaybetti o yüzden geçirebildiklerine geçiriyorlar.

Artık yemiyorum dışarıdan falan.
0
denizgonen
(23.01.23)
Asgari ücrete gelen zam, fatura artışları ve diğer giderleri hemen ekliyorlar fiyatların üstüne.

Fiyatlar pahalı ve lezzet yok. Dışarıda acıktığım zaman mecbur yiyorum.
0
romario
(23.01.23)
gıda, personel, elektrik vs. bu zamları yansıtmama ihtimalleri yok
fabrika gibi de değil kapasite belli, müşteri belli

personel masrafı olmayan aile işletmeleri kaliteyi koruyabiliyor
bir de anadolu'da ham maddeyi yerel tedarik edebilenler
0
bir soru sorcam
(23.01.23)
Yüksel ve artan maliyetlerin arkasına sığınıyorlar bence.

Hiçbir çalışan gideri, hiçbir doğalgaz faturası, dükkan kirası bir kase mercimek çorbasının mahalle arasında 70 tl'ye satılmasını a ç ı k l a y a m a z.

Mercimeği kilosu hala 30 tl. En ol en kaliteli malzemelerle hazırlasab bir kase çorba maliyeti bol sallayalım 5 tl. Bir o kadar da ekmek koydu masaya 10 tl.

%600 kar hangi üründe var?
0
materyalist imam
(23.01.23)
1.5 yıldır iskender yiyemedim fiyatlardan dolayı. 1.5 yıl bak.
0
ayseee
(23.01.23)
hiç üzülme salçası tereyağı berbat, canın çekti diye yediğine pişman oluyorsun

@materyalist imam: çorbaya 70 abartı
ama müşteri kaybı da var restoranların onu da fiyata dahil ediyorlar
0
bir soru sorcam
(23.01.23)
aylık net karı 50bin tl diyelim
geçen seneki yaşam standardını koruması için 100bin tl kazanması lazım

ya gelirinden taviz verecek ya kalitesinden
0
bir soru sorcam
(23.01.23)
Son 6 ayda Avrupa'da iki ayrı ülkede bulundum, şu anda İstanbul ile Almanya ve Danimarka'da yemek yemek tamamen aynı fiyatlarda (birim fiyat olarak değil, euro'yu tl'ye çevirince olan fiyatlarla aynı).

Diğer yorumlara ben de katılıyorum: Kalite düşüklüğü daha büyük bir sorun. Çünkü ekonomi düzelse bile, her şeyin çakma ve sahtesini bulup ucuza getirmeyi öğrenen esnaf bir daha kaliteye asla geri dönmez, kar marjını arttırır ama kalite gelmez gibi geliyor...
0
silverleaf
(23.01.23)
(24)

fırsatınız olsa avrupa'ya gider miydiniz?

anti-kahraman
Öğrencilerden çok çalışanlar için soruyorum. İşinizi vs. bırakıp, avrupa'da iyi bir ülkeye gitme fırsatınız olsa gider miydiniz? Her şeyi hesapladığınızda hangisi daha ağır basıyor? Neden?
Öğrencilerden çok çalışanlar için soruyorum. İşinizi vs. bırakıp, avrupa'da iyi bir ülkeye gitme fırsatınız olsa gider miydiniz? Her şeyi hesapladığınızda hangisi daha ağır basıyor?

Neden?
0
anti-kahraman
(22.01.23)
aylik minimum 4bin euro net, tercihen 6bin euro net kazanmayacaksam gitmem.
0
kimlanbu
(22.01.23)
Giderdim ama dönmek üzere. kendimi geliştirmeyi, maddi olarak belli standarta ulaşmayı hedeflerdim. Hiçbir şey Sevdiklerimden ve ailemden bir ömür uzak kalmaktan önemli değil benim için.
0
goodyes
(22.01.23)
Giderdim. TR'nin düzelmesi uzun yıllar alır. yaş 34.
0
ditu
(22.01.23)
şuan imkanım olsa 1 dk bile durmam giderim. avrupa için konuşursak ortalama bir ülke bile olabilir.
0
astronom bey
(22.01.23)
çifte vatandaşsın da gitmeyi mi düşünüyorsun önce detay vermen lazım.

Çünkü kimse öyle işini bırakıp gidemez (bi Almanya'da iş arama vizesi var diğer ülkelerde var mı bilmiyorum)

Eğitimle gitmeye çalışanlar var, bence olabilir. O ülkeye adapte olmanı da sağlar. İş bulan zaten gidiyor (yıllık 60 bin euro brüt alabilen bluecard alıp gidiyor)

Bence gitmek her halükarda mantıklı. Önümüzdeki yıllarda her ülke kötüye gidecek (bu yüzden Avrupa da kötü diyorlar çünkü 10 yıl önceye göre kötü evet) ama buna akılcı çözümler üretebilecek halklara/yöneticilere sahip ülkeleri düşün. Türkiye böyle mi sence?

Türkiye'de hukuk siyaset rahatlık bilmemneyi geç, çok basit bi matematik sorunu var. Ülkenin 20 milyonu bir şehirde yaşıyor ve çoğu iş orada. Oradaki para da yetmiyor. Para yetse, ülkeye kaçak giren milyon insan o şehirde ve güvenlik sıkıntıları var.

Ben küçük ama imkanları da olan şehirlerde yaşamayı seviyorum bu sebeple İngiltere'deki yerleşim yerlerini seviyorum mesela.(Fransa'da Almanya'da da öyledir sanırım) Fakat Türkiye'nin kaosuna alışmış insanlara çok sıkıcı gelebiliyor oralar.

edit: dönmek üzere gitmek olumsuz bir bakış açısı. Öyle yapanlar oraya adapte olamazlar belki de bu sebeple sevemiyorlar işte. Ha gidip sonuna kadar uğraşıp ben sevemedim diyen dönsün no problem ama para biriktirip dönmeye giden yanlış yapar çünkü para da biriktiremez büyük ihtimalle. Onun için ABD veya Arap ülkelerine falan gitmek lazım. Bir maaşla ucu ucuna da olsa güzel yaşanabilecek alt-orta sınıf olmayı özleyenler Avrupa'ya gitmeli bence ki ben öyle olmayı seviyordum, Türkiye'de daha aşağıya düştük.
0
nhk ni youkosu
(22.01.23)
fırsatım vardı gitmedim. gitseydim de dönmek üzere giderdim. euro biriktirip burda harcamak için.

ama ekstra iyi bir iş olmadığı sürece buradan farksız. giden eş dosttan geri dönen çok.

bir arkadaşım çifte vatandaş her yıl 2 ay gidip çalışıp geliyor.
0
pardus
(22.01.23)
gitmezdim. buradaki işimi orada yapamayacağım için asgari ücrete tr'deki standardımı yakalayamayacağım için gitmezdim. bir de her ülkeye de gitmek istemem doğrusu.
0
paintov
(22.01.23)
Gitmezdim.
0
ruhen hastayim ben
(22.01.23)
Fırsatım var. Uzun seneler ABD'de ve biraz da Avrupa'da daha önce yaşadım, geçmiş deneyimlerim var. Psikoloji çökünce TR'ye döndüm. Şimdilik kalmayı seçiyorum (hoş, hala fikrimi değiştirebilirim) çünkü orada önerilen maaşla orada yaşamak zor. Komik bir şekilde TR'de kazanıp biriktirebileceğim para orada kalıp biriktireceğimden fazla. Ama orada çok daha fazla maaş önerselerdi, burada birikenden fazla birikse ve ev alma vs gibi şeyler için fazla para kalıyor olsaydı maaştan, fikrim değişirdi. Tabi subjektif bir durum bu. Artılar eksileri yazıp çizin, oralarda yaşayanlara (özellikle o ülkenin yerlilerine) sorun sosyal medyadan falan, ona göre karar verin.

Psikolojimin çökmesinin sebeplerinden biri yurt dışında fakir yaşamak zorunda kalmamdı o dönem, bir de haksız hukuksuz köle olarak çalıştırdılar. Çok süründüm, ondan maaş miktarı önemli. Zengin insan rahat insandır nerede olursa olsun.
0
kurbanlik koyun
(22.01.23)
Ben gittim zaten. O dönem calisiyordum, ülkede döviz yeni yeni artıyordu yoksa iyiydi gene. Hatta hanimla ilk burada kaliriz demistik sonra ben baktim ülke sacmalayacak, dedim gel gidelim.

Gittiğimden beri ülkede bir tane bile iyi gelişme olmadı. Ekonomi, sağlık, siyaset, spor, eğitim, hukuk her şey daha daha kötüye gitti. Bunun olacağını zaten biliyordum. Zamanında neden gidiyorsun diyenler sonra iyi ki gitmissin lan diyor.

Ama ben herkese Avrupa öneren biri değilim. Daha yeni bir arkadaşıma fabrikada manager of managers olmak ya da İsviçre ofisine manager olmadan gecici gitmek onerildi, belki zorlasa kalırdı vs.
Türkiye'de kal dedim. Çünkü türkiye ile prensip sorunlari olan biri değildi ve ekonomik olarak da kariyer olarak da Türkiye opsiyonu daha iyiydi. Benim türkiye ile ekonomik vs dışında olan dertlerim var. Genel Insanini, genel yasantiyi, trafigini sevmiyorum haliyle mutluyum. Bugün insanlar Avrupa'ya daha fazla maaş için gelirim derken (ki yanlış bir şey yok ama asla olmayacak bir şey) ben Türkiye'ye ancak daha fazla maaş için gelirim. Misal istanbul'a gelmem bile belki de İzmir'e anca 7-8 bin euro ile ayak basarim o da geçici olarak. Yoksa Türkiye'de hayatta kalmam uzun süre. Bunlar iste hep kişiye bağlı:)
0
logisticsmanager
(22.01.23)
Şu an olmaz. Planlar, düzen var. Ama bunlar olmasaydı olabilirdi. Onda da önceliğim ABD olurdu.
0
dissendium
(22.01.23)
eğitim ve gezi haricinde gitmem. gidersem de bir süre sonra dönerim.
0
lesmiserables
(22.01.23)
buna yanıt verebilmek için yurtdışında bir süre bulunmuş olmak gerekir bence. türkiye'deki insanların çoğunluğu gelişmiş bir ülkedeki yaşamın kolaylığını deneyimlemiş olsa proletarya napıyoruz lan biz burada deyip çoktan devrim yapmıştı. ahaha.
0
bohr atom modeli
(22.01.23)
Tr şartlarında iyi kazanıyorsam hicbir yere gitmem.

Ama tr'de anca karnimi doyuruyorum ve Avrupa'da iyi bir ulkede o ulkenin sartlarina gore iyi standartlara yaşayıp iyi gelir elde edeceksem giderim.

Benim olayım tamamen ekonomi ve buna bağlı yasam standartları. Duzgun evde otutabiliyor muyum, tatile eğlenceye bilmemneye para ve zaman bulabiliyor muyum vs. Siyasi durumlar, ozgurluk vs umrumda değil param varsa burada da gayet ozgur hissediyorum ben.
0
stavro
(22.01.23)
Giderim tabi. Türkiye'de düzgün iş bulamıyorum çünkü. Gitmeyip nabıcam.
0
nothing in my way
(22.01.23)
gitmezdim.

gittiğinde sadece ülke değiştirmiyorsun. arkadaşlarını, alışkanlıkları, hayatını değiştiriyorsun. farklı bir kültüre gidiyorsun. düşünsene yaptığın espriye kimse gülmüyor, onların kahkaha attığı şeylere de sen gülmüyorsun. akrabalarından uzaktasın vs.

ayrıca türkiye'de ortalama üzeri maaş alırken, orada oranın standartlarında maaş alacaksın.

hayatta herşey para mı?

yurtdışında üniv. okumuş biri olarak yazıyorum.
0
durbidakka
(22.01.23)
fırsatım var, daha önceden de bir süre yaşadım, orada kazanacağım parayı burada kazandığım için gitmiyorum. ama bol bol gidip geziyoruz tabii o ayrı.
0
roket adam
(22.01.23)
Hangi Avrupa ülkesi olduğuna göre değişir. ingiltere dışında dilini bilmediğin yerse, vasıfsız iş yapacaksan gidilmez. Büyük denizde küçük balık olunmaz.

Yarın yokmuş gibi motokuryelik yapanların dönüp dolaşıp geleceği yer Türkiye'dir.
0
OrangeYellow
(22.01.23)
4 bin euro net 6 bin euro net diyenler çok uçuyorlar.

öyle bir dünya genelde yok, hollanda'da bile.

ha türkiyede a bin euro'nun değeri, yurt dışında a bin euro'nun değerinden daha düşük.

hatta neredeyse yarı yarıya daha düşük.

doğu avrupa'nın çoğu şehrinde 1000 euro'ya istanbul'daki 2000 euro'dan daha kaliteli yaşarsınız..

ben teklif geldiğimde hiç düşünmeden kabul ettim ve 3 sene oldu neredeyse.

bakalım kalabilecek miyim, onu hiç bilmiyorum.
0
rain when i die
(22.01.23)
Fırsatım oldu gittim. Dönüp bakınca 2 sene öncesine, sevmediğim işi bile sırf rahatım bozulmasın diye senelerce yapmak ne kadar zavallıcaymış. Yaşam standartları, iş maaş, yabancı ülke vs hepsi bir kenara, alışkanlıklarını bırakıp rahatını bozacak kadar cesur olmalı insan.
0
IncredibleMau
(22.01.23)
Bazı hedeflerimiz tutarsa digital nomad olarak İspanya ya da Portekiz'e göçme ümidimiz var, bakalım. Aynı gelirle İstanbul'a göre çok daha rahat yaşayacağımıza epey eminim ben.
0
kobuzchu kiz
(22.01.23)
avrupa degil ama bunu yaptim zaten. sebep ekonomik degil. asiri memnunum.
0
hot potato
(22.01.23)
gitmek istemem cunku amerikadayim. avrupa'da para kazanilmiyor. ben maddi sebeplerle gittim.

ileride finansal ozgurlugumu kazandiktan sonra turkiye'ye gelip kamu, universite, vakif vb bir sekilde bu ulke icin calismak istiyorum.

edit: dusununce kisa bir sure gidip avrupayi gezip gormek icin giderdim yine de ama uzun sureli kalmak istemezdim. hele hele gunes gormeyen kuzey ve bati avrupada.
0
antikadimag
(22.01.23)
Uygun maaş ile düzgün bir şehre gideceksem saniye düşünmem. Düşük maaş ile köyden bozma bir yere gideceksem burada devam.
0
nawar
(22.01.23)
(24)

cagin guzellik algisi

Kittie
bi suredir eski bir diziyi seyrediyorum.her bolum farkli basrollerin oldugu bir dizi.10 yil falan oncenin dizisi.bi sey bi suredir giderek dikkatimi cekiyor.basroldeki kizlar- bence guzeller ama -kimisinin simdilerde "niye yaptirmiyosun ki" denilecek "yanaklari" var. burunlar deseniz simdiki gibi he
bi suredir eski bir diziyi seyrediyorum.
her bolum farkli basrollerin oldugu bir dizi.
10 yil falan oncenin dizisi.
bi sey bi suredir giderek dikkatimi cekiyor.

basroldeki kizlar- bence guzeller ama -kimisinin simdilerde "niye yaptirmiyosun ki" denilecek "yanaklari" var. burunlar deseniz simdiki gibi hepsi ayni degil. buyuk burun da var, cikintili burun da. ama basrolu kapmislar. cunku o zaman goze batmiyormus. algi simdiki gibi degildi yani. o kizlarin simdilerde bi dizide yer almasi maalesef ki imkansiz. muhtemelen bazisi sonradan estetik de yaptirmistir, belki kendi istemistir oyleyse sorun degil ama bazisi da " zorunluluktan" yaptirmistir.

tabii ki guzellik caglara gore degisen bir sey. cok eskiden, sisman diyecegimiz kadinlar daha saglikli gozuktugunden daha on plandaymis mesela gibi...

simdi insta yuzunden eskinin guzeli bile artik guzel gorulmuyor. cunku estetikle kendisini bastan yaratti en siradan kisi bile. eskiden estetik sadece mankenlerin yaptigi bi seydi.

buna katiliyor musunuz ve evetse bu sizi rahatsiz ediyor mu?

ve insanlarin en ufak seyi kusur olarak gorup direkt bunu karsisindakinin yuzune soyleyebilmesine de sahit oluyorum. bu da cok ilginc geliyor bana. sizce bunun sonu nereye gidiyor? ve en merak ettigim kendinizi siz de artik "cirkin" buluyor musunuz?
0
Kittie
(21.01.23)
Ağa şu bir gerçek ki günümüzün kızları-kadınları birbirinin kopyası.
Aynı tarzı kullanan 15 yaşında kızda görebilirsin 40 yaşında avratta.
Kadınların zihni, beyni, şahsiyeti ve karakteri bu devirde hükmen mağlup edildi. Hepsi en az burun yahut dudaktan estetikli. Hepsi birbirinden gördüğü gibi yaşıyor, tepki veriyor ve yaşıyor. Virüs gibi kanaat önderi davranış tipleri var.
Geçen bir arkadaşımı gördüm sandım. Niçin sandım biliyor musun? Ağa bizim arkadaş dediğim kızın birebir aynısını gördüm, gözlerini görmesem o sanıyordum :(((
0
pavlis
(21.01.23)
evet instagramda geçen dudak dolgusu yapan bi kliniğin hesabına denk geldim bunu yaptıran kadınların yüzde 90ında sonuç görüntü olarak iyi ve çekiciydi, demek ki böyle yeni bir güzellik/beğeni algısı oluşmuş yerleşmiş
0
freebird5406_2
(21.01.23)
Merak ettigim kendinizi siz de artik "cirkin" buluyor musunuz?

evet.

Erkekler aşko kuşko estetikli kızları eleştirir, sosyal medyalarına baksan takip ettikleri kızların %90'ı bu tarzdır.
0
Kahvedesu
(21.01.23)
eski eşim bana “sen masum yüzlüsün, sakın makyaj yapma” falan derdi. neyse sonra öğrendim ki tüm feed’i silikon meme ve protez popolu, estetikli kadınlarla dolu. ikiyüzlü yalancı ya. sinirlendim şimdi yine ahsjdk.
0
deartheodosia
(21.01.23)
Erkekler elini nereye atsa sizden bin tane çıktığı için yapacak bir şey kalmıyor.
Orijinal olanları el üstünde tutmaya da ayrıca gayret ediyor zaten. Erkekler.
0
pavlis
(21.01.23)
Instagram'ın "güzel" algısı gerçekten kötü. 2 cm kaşlar, boş zamanlarda ekmek kesmek için kullanılan elmacık kemikleri, yazları serinlemek için su doldurulup içinde yüzülen yanak çukurları, körlerle öpüşürken ıskalamasınlar diye arılar tarafından sokulmuş dudaklar, herhangi bir tehdit karşısında korunmak için mızrak olarak kullanılan çeneler şeklindeki estetik paketi gerçekten kötü.

Herkes doğal olsun, doğal kalsın demiyorum. Bazı şeyler için parası olan düzeltmeli tabii ki. Kusur görmeme olayına, gereksiz bir doğal övgüsüne gerek yok. Bazıları doğal halleri ile güzel bazıları ise ufak rötuş ile. Yukarıdaki gibi yazılanlar sonrası güzel olan ise yok. Bu arada bazı güzel kızlar var, bu karşılaştırma yüzünden kendilerine yükleniyorlar ama güzeller. Bazıları ise o ufak dokunuşu yapmalı bence.

@kahvedesu o iş öyle değil pek :P
0
nawar
(21.01.23)
nawar: o is bence de gayet oyle
0
🌸Kittie
(21.01.23)
evet maalesef sosyal medyanin pompalamasiyla insanlarda hastalikli bir guzellik algisi yaratildi. gercekten rahatsiz edici. ustelik sadece yuz guzelligi de degil bu. insanlar sagliklarindan olacak kadar zayif olamaya ugrasiyorlar o "sozde" guzel kadinlari gordukce. uzucu bir sey bu ve evet rahatsiz edici. ozellikle belli bir yasin altindaki genc ve ergenler filtresiz tek bir fotograf paylasamiyorlarmis okudugum bir arastirmaya gore.

ben cirkin oldugumu dusunmuyorum butun bunlarin yaninda, ya da gaza gelmiyorum belki bilmiyorum :) saglikliyim bundan daha iyi guzellik mi olur diyorum. tabii yasim 35 ustu. daha genc olsam belki ben de kapilirdim trendlere bilemiyorum :)
0
in vino veritas
(21.01.23)
katılıyorum
rahatsız etmiyor

eskiye, ve değişmemeye gereksiz övgü yapılmamalı. 1940lardan 1990lara instagram sosyal medya yoktu ama kadın erkek herkesin "look"u değişti. acayip bi durum değil, herkes mutlu olduğu gibi takılsın.
kaşını asfalt gibi yapan kız veya kollarını kapatamayacak kadar garip vücut yapan adam mutluysa bize ne.

sorunuzda ayrı bir konu daha var o kaynamış, oyuncuların castinginin böyle olması tamamen vizyonsuz mafyöz/mafyör maganda yapımcıların ve türkiye medya sektörünün kabahati. dünyada da benzer trend var ama iyi oyuncu her zaman iş buluyor bize bu yaklaşımın gelmesine daha bi 10-15 yıl var en az.

neyse, son soruya gelecek olursak sonu nereye giderse gitsin :D bence bi sinüs dalgası olacak, sürekli dış görünüşünü "iyileştirerek" ideal olana veya en mutlu olacağı noktaya ulaşamayacağını anlayacak insanlar. ama yani botox eskiden yoktu şimdi bir teknoloji ve pazarlama kapısı olarak mümkün ee neden yapmasınlar.

bu şeye benziyor, cep telefonu (akılsız olan modeller) ilk yaygınlaştığında amaan iş insanı mıyım neden alayım ne gerek var ben karşıyım diyenler vardı. smart phone övücüsü değilim ama bazen bir trende sadece ve sürekli olarak direnmenin da anlamı yok. denge lazım.

kendimi çirkin bulmuyorum, gayet güzelim bence :D
canım isterse bişeyler de yaptırırım yine ve daha güzel hissedebilirim. no prob.
0
jimjim
(21.01.23)
Geçmiş yıllara dönebilir miyiz rica etsem, tşkler <3

Kendimi çirkin bulmaktan ziyade, güzel bulmuyorum xd ama düşününce bunun pompalanan güzellik algısıyla bı ilgisi yok maalesef :( dümdüz güzel diilim iste. kendimi öyle avutamam.

Ben bu pompalanma muhabbetine de katılmıyorum. İnsanlar pompalandigi (ajhshdhjs?) için diil, kendilerini o şekilde iyi hissettikleri için, aynada gördüğünü beğendiği icin yaptırıyor tüm o estetikleri/işlemleri bence.

So; basortusu kurban oldugum yaresulallahtan gelebilir, amma, lakin ki öyle degildir.
0
abuzer
(21.01.23)
Güzellik algısı falan öyle dediğiniz kadar değişmedi. Şimdi güzel bulunulan özellikler eskiden beri güzellik kriteriydi zaten. Estetik daha erişilebilir oldu sadece. Bu erişilebilirlik yüzünden estetikli sayısı arttı. Bu da güzellik algısı değişti sanrısı yarattı. Gene tierney,grece kelly, ava gardner vs bakın hepsi şuanki güzellik algısı diye belirtilen özelliklere büyük ölçüde sahip ve eski kuşak ünlüler
0
yazdonumu
(21.01.23)
yazdonumu: cevap icin tesekkurler ama genel kabul gormus seyler dunyada her kategoride vardir zaten. bahsettigimiz konu o degil. ona kimin itirazi olabilir ki..
0
🌸Kittie
(21.01.23)
Güzellik algısı değişmedi iinsanlar artık estetik erişilebilir diye kusurları tolere etmiyor işte. Eğri burun o zaman için de eğri burundu. Eskiden bunun önemsenmemesi güzel bulunduğu anlamına gelmiyor. Siz güzellik algısı mı değişmiş diyorsunuz ama değişen o algı değil değişen güzelliğe/ kusura karşı tutum
0
yazdonumu
(21.01.23)
Aramızda verilen yanıtları beğenmeyen ve 'teyze' ithamlarini üzerine alanlar var. Demek ki gayet doğru tespitler yaptık, yapıyoruz.
0
pavlis
(21.01.23)
Bulmuyorum ama trendlere uymadığım için zaman zaman ıssız hissediyorum.
0
ruhen hastayim ben
(22.01.23)
Bana sorarsan ben guzellik algısının caglara gore "sanildigi kadar" değişmedigini düşünüyorum. Genel olarak guzellik algisi uc asagi bes yukarı belli.

Va bahsettigin estetik -instsgram furyasi da cagin guzellik normu falan degil trend sadece.
Sacma sapan birbirinin aynisi kaş modellerini yaptirab kızlar oyle guzel olduklari için degil daha ziyade trend bu oldugu icin birbirinden ozenip yapiyorlar. Erkeklere fikrini sorarsan instagram tiplerindense klasik "guzel" dedigimiz kadin yuzunu tercih eder cogu.

Onun disinda guzelligin temel taslarinin dedigim gibi pek degismedigini düşünüyorum. Duzgun bir burun, orantili ve topac gibi olmayan bir yuz, dolgun gogusler vs hep begenipen seylerdi bence.

Soyle bir ornek vereyim, reklamlarda defilelerde bilmemnede ne tipler kullanıldığını bir kenara birak, dan bilzerianin instagram storylerinde etrafinda gorunen kizlari dusun, o gorduklerin daima guzel sinifinda olacak tipler. Bir erkek her türlü begenir bu profili. Gecmise gidip 1960li yillarda yasayab erkeklere dan bilzerian videolarıni izletsen ayni bugunun erkeklerinin cogu gibi bayilir onlar da eminim.
0
stavro
(22.01.23)
Erkeklerin Instagramda aska kusko silikon protez tayfayi takip etmesinin sebebi bu tayfayi guzel buluyor olmaso değil bu arada.
Yani @nawar +1
Aciklamaya usendim:)
0
stavro
(22.01.23)
Ne kadar dogal o kadar daha guzel ve cekici. Tersini soyleyen kendini kandiriyordur.
0
baldur2
(22.01.23)
Kendimi güzel bulmuyorum ama bu şişmiş dudakları, sivri çeneleri, şeytana benzer kaşları, bembeyaz, kocaman korkutucu dişleri beğendiğim anlamına gelmesin.

Yeni güzellik algısından evet rahatsız oluyorum, kusurların kapatılmasına karşı değilim ama bence yeni estetik trendleri kusur kapatmaya yönelik değil, 'ben de modaya uydum, bakın bu dudaklardan yaptırdım' diye bağırmaya yönelik gibi daha çok.

Kusurların bu kadar rahat dile getirilmesi de kolayca çözülebilen ya da çözülmesi gereken problemler olarak görülmesnden büyük ihtimalle.
0
(22.01.23)
herkes birbirine benziyor muhabbeti yalan. bu ancak ulaşılamayan kişiler için geçerli. tinderda tanıştığın "herkesin kopyası" estetikli fakat güzel bir kızı reddetmezsin. bu "ya brad pitt o kadar da çekici değil" demek gibi bir şey çünkü kıyasladığın kişi leonardo di caprio. işyerinde sana yazan hikmet abi değil.

sokakta görse dibi düşecek insan herkes herkes gibi olmuş diyor. abartı çirkin estetikler dışında bu gerçekçi değil.
0
bohr atom modeli
(22.01.23)
bohr atom modeli +1 dürüst işte.
şunu eklicem ama, birbirinin kopyası olmak da olan kişilere ayrıca bir özgüven sağlıyor. standartları sağlamış olmak, dışta kalmamak vs.
ayrıca yanıtlardaki yazarlardan biri özel mesajla saldırgan şekilde fotoğraf istiyor.
0
deartheodosia
(22.01.23)
bizim memleket genel olarak ortalama altı tipte
yeni nesil daha iyi
estetikler de eldeki malzeme üzerine yapılıyor
aslında çıkan sonuç kötü: biraz işçilikten biraz kişinin orantısız isteklerinden biraz da tek bir bölgeye odaklanılmasından
genel yüz hattı hesaba katılmıyor
mesela burnunu çok küçük ve kalkık yerine ortalama yaptırsa yüzüne daha çok yakışacak
ama düzgün minyon bir yüzde de o ilk model sırıtmıyor

havaalanları ya da bol turistli avrupa şehirlerinde böyle problemler çok daha az
beslenme ve daha iyi genlerin aktarılmasının sonuçları
bunlar da para ve akılla ilgili
0
bir soru sorcam
(22.01.23)
ben hala o eski güzel anlayışını güzel buldugum için instagram güzellerinin hiç birisini beğenmiyorum. bence yanak güzel bir şeydir.
0
abelardo
(22.01.23)
Bu konularda mutlaka konu bir yerde "sana pas verse dibin duser" muhabbetine geliyor ve bu sekilde karsi arguman curutulmus gibi oluyor.

Nacizane buna aciklik getirmeye calisayim. Bir kadin tipini guzel bulmamak veya bir makyaji, giyim tarzini, estedigi begenmemek ve elestirmek onu uygulayan kadini har sartta reddedecegimiz anlamina gelmiyor ve konu verse almaz misin noktasina geldiginde haksiz cikmis olmuyoruz.
Evet asko kusko estetikli kalin kasli boyali degisenli hasar kayitli instagram tayfa verse seve seve alirim sahsen geri cevirmem genel olarak iyi bir fizige sahipse ama bu secimim bu profilin les oldugu dusuncemi degistirmiyor sahsen ve hatiri sayilir oranda erkek de benim gibi dusunuyor.

Yani;
+Estetik asko kusko tayfa les, bence guzel degiller
- verse?
+ alirim
- o zaman bu kasayi seviyorsun
seklinde bir matematik yok. Erkek kafasi bu degil.

Biz erkekler (en azindan bir cogumuz) sacini basini makyajini begenmeyip elestiririz ve gercekten de begenmiyoruzdur ama bu sirf tipini begenmedik diye bir cift dolgun gogus, siki bir kalca gibi seyleri reddedecegimiz anlamina gelmiyor. Erkek kafasi gayet simple, gordugunde her seyine bayilmana gerek yok, verse alirsin. Almam diyen bircok kisi de o noktaya geldiginde alir realitede.

sonuc olarak birbirinin kopyasi estetik kalin kas tayfa kotu, dogal olan guzel. Her iki kategori de - amiyane tabirle - gideri varsa verse alirim.
0
stavro
(23.01.23)
(8)

Ev alma sorunsalı: Yeni 1+1 mi eski 2+1 mi?

naelektrisan
Merhaba,Merkezi bir konumda iki ev düşünürsek, biri 40 yıllık bina, deprem öncesi haliyle, 2+1 net 90m²...Öteki 1+1 70m² civarı genç <5 yaş binada tercihiniz ne olurdu?Eski 3. Kat yeni giriş kat.1+1'in problemi bebekli bir aile nasıl yaşar paradoksundan bir türlü kurtulamamak, eşimin sığmayız, yatıy
Merhaba,

Merkezi bir konumda iki ev düşünürsek, biri 40 yıllık bina, deprem öncesi haliyle, 2+1 net 90m²...

Öteki 1+1 70m² civarı genç <5 yaş binada tercihiniz ne olurdu?

Eski 3. Kat yeni giriş kat.

1+1'in problemi bebekli bir aile nasıl yaşar paradoksundan bir türlü kurtulamamak, eşimin sığmayız, yatıya gelen nerede kalacak, şu an kiradayken (2+1) eşyaları ne yapacağız vb soruları..

Bana mantıklı gelen ise 2-3 yıl sonra daha geniş bir eve (eski veya yeni) geçiş için yüklü kredi de çekmişken geçmenin anahtarı genç 1+1 satın almak gibi geliyor ama sormak istedim size de.

İki ev de site içinde değil.
0
naelektrisan
(21.01.23)
Yeni alırdım. Eski evin derdi bitmez.
0
dissendium
(21.01.23)
3 kisi 1+1'de yasanmaz (hatta 2 kisi bile zor) ama 2-3 seneye daha buyuk ev alabilecek maddi gucunuz olacaksa dusunulebilir. Ama sikintili yani, esin hakli.
0
hot potato
(21.01.23)
1+1 net 70 değildir sanırım. 3 kişi 1+1de duvarlar sana doğru gelir.

Bence başka çözüm bakın.
0
Mcfly
(21.01.23)
eski evin derdi çok oluyor. evet küçük, ama bütçeye göre bu alınabiliyorsa alınmalı.

eski evde oturuyorum ve uzak bir yere giderken birilerine anahtar bırakıyorum, arada evi su basmış mı, üst katın boruları patlamış mı diye. bence kendinizi zorlayın, ama yeni olan bina için zorlayın. eğer "yeni ve 2+1'e geçebiliriz, ama çok zorlar" diyorsanız, zorlanın. yoksa yine de 1+1 derim.
0
lovemyself
(21.01.23)
1+1 bebek ve iki kisi icin epey kucuk. bi de "ben sana demiştim" diyen es yorumları eklenir gibi :)

mevcut durumu bilmiyorum ama. yüksek kira getiren hangisiyse alıp kiraya verseniz, o kira mevcut kiranızdan fazlaysa krediye de bi tık destek olur. 2-3 yıl sonra da satıp asıl planı yapsanız nasıl olur?

eski ev yaştan dolayı sıkıntılı, yeni ev de boyutundan gibi.
0
sıkay
(21.01.23)
merkezi konumda olmayan yeni 2+1 ev bakarım. eski evi alıp arada deprem olur mu gerginliği ile yaşamak istemem ki deprem oluyor sık sık artık. yeni 1+1’i alıp da çocukla yaşamak bence çok ama çok zor. ayrıca eşin eşyalara yer bulamıyorum tribi de cabası. merkezi olması bu sıralamada 4. öncelik bence.

özellikle bü yük evden küçüğe geçiş çok zor bir şey ve eşin de istemiyorsa çok problem yaşayacağına emin olabilirsin. hani şu an oturduğun ev küçük olsa neyse.
0
roket adam
(22.01.23)
3 kişi ile 1+1 olmaz. Giriş kat zaten kötü bir seçenek. 2+1'40'ı gördüyse ve merkezi konumdaysa kentsel dönüşüm ihtimali var ufukta. Orayı satın aldıysan dönüşür 0 yaşında binada oturursun. 1+1 ise 1 kişi için bile küçük bence.
0
nawar
(22.01.23)
Depremden önce yapılan, depremde yıkılacağı nerdeyse kesin olan bir evde m2si büyük, gelen misafirler rahat uyusun diye pozitif bakiyorsunuz yani? Hadi Kendi canınızdan vazgeçtiniz, çocuğunuz için bari bu riske girmeyin. İstanbul’da iseniz kesinlikle yapmayın. Bu işin şakası yok, 2+1 ile kendinize geniş ferah bir tabut seçmiş olursunuz. 1+1 tek kişiye gayet yeter, 2 kişi içinde yeterli. Dünyanın heryerinde böyledir. Çocukla biraz zor olabilir ama canınızı ne kadar sokakta buldunuz ona göre karar verin lütfen. Eşinize de bu bilinçi vermeye çalışın..
0
ya volna
(22.01.23)
(4)

ihbar süresi

edaddy
Yaklaşık 2 yıldan fazla süredir aynı şirketteyim. Başka bir teklif aldım fakat adamlar 2 hafta sonra başlamam gerektiğini söylediler. Fakat yasal ihbar süresi 6 hafta bu bir zorunluluk mu yoksa şirketlerle anlaşılabilir mi?
Yaklaşık 2 yıldan fazla süredir aynı şirketteyim. Başka bir teklif aldım fakat adamlar 2 hafta sonra başlamam gerektiğini söylediler. Fakat yasal ihbar süresi 6 hafta bu bir zorunluluk mu yoksa şirketlerle anlaşılabilir mi?
0
edaddy
(21.01.23)
Şirketle anlaşabilirsin. Anlaşamazsan bu sürede kalman gerekiyor.
0
nawar
(21.01.23)
sirketle anlasabilirsin, 2 hafta kisa sure degil zaten gunde 2 saat de is arama suren var. ama eger zorluk cikarirlar da birakmak istemezlerde ihbar tazminatini maasindan kestirip cikabilirsin de (bunu genelde pek yapmiyor sirketler bu kadar zora kosmuyorlar yani).
0
in vino veritas
(21.01.23)
haklı fesih gerekçeniz var mı
0
eli peynir ekmekli
(21.01.23)
En kötü şartlarda ihbar tazminatı çıkar, 6 hafta ihbar süren var, 2 hafta durursun, 4 haftalık brüt maaşını şirkete ödersin.

Yani en az 1 maaşı feda etmen lazım.
0
kimlanbu
(21.01.23)
(9)

0,69 dan kredi kullanacak mısınız

al basmadan donu var
1.750.000 tl ye satılan ev ilk evim kampanyası sonucu 2.250.000 tl ye çıktı. 2.000.000 tl ye kadar kredi kullandırtıyor müteahhit.Evin kira getirisi 5000 tl civarında olacak.Şu anda araç kredisi ödüyorum aylık 8500 tl. %1.59 dan - 170.000 tl civarı borç kaldı.Ev kirası ödüyorum aylık 4000 tl.1.500.
1.750.000 tl ye satılan ev ilk evim kampanyası sonucu

2.250.000 tl ye çıktı. 2.000.000 tl ye kadar kredi kullandırtıyor müteahhit.

Evin kira getirisi 5000 tl civarında olacak.


Şu anda araç kredisi ödüyorum aylık 8500 tl. %1.59 dan - 170.000 tl civarı borç kaldı.

Ev kirası ödüyorum aylık 4000 tl.

1.500.000 tl kredi kullansam aylık ödemesi 15.000 tl civarında olacak. Arabanın kredisini kapatıp evi de kiraya versem yine aynı taksidi ödeyeceğim. Ama para havaya gitmemiş olacak. Zaten 5 seneye ödeme miktarı bedavaya gelir gerekirse borcu kapatır satarım daireden kalan para kâr olur.

Sizce böyle bişey mantıklı mı? Oturmak istediğim evi almak istesem ya da bu ayarda ev baksam 4-5M civarı parayı gözden çıkarmam şart. Bu şekilde hazır kiram uygunken böyle bişey yapmak istedim.
0
al basmadan donu var
(21.01.23)
öncelikle müteahhit o kampanyayı doğru anlamış mı ondan emin ol. bir sürü prosedürü var. çat diye bankaya gidip de çekemiyorsun. önce müteahhit projesini bankaya götürüp başvuru yapıyor sonra banka onu bakanlığıa onaya gönderiyor. onaylanırsa müteahhit satış tutarının %5i kadar vergisini ödüyor (burası önemli) tüm bunlar olursa sen başvuru yapıyorsun ve onaylanırsa anca alabiliyorsun.

eğer böyleyse mantıklı çünkü bu şartları sağlayan müteahhit ve ev bulmak bile mucize.
0
mr.goodcat
(21.01.23)
müteahhit şartları biliyor zaten %5 ödemeyi kabul ediyor. Anlaşmayı da ziraat katılım ile imzalamış. Benim asıl problemim bu faiz oranına göre göz göre göre yediğim zammı 2.el konut ya da başka yapılacak bir kampanyada azaltabilir miyim? Yani 3 ay sonra yeni bir kampnaya gelse bu kadar ya da bu şartlardan daha avantajlı olur mu benim için bunu merak ediyorum.
0
🌸al basmadan donu var
(21.01.23)
bahse konu ev nerede ? müteahhitler 2,5 milyonluk eve 500bin kredi kullandırmak istiyor. 2,25 milyonluk eve 2 milyon kredi kullanabilirsem alırdım şu an.
0
Piyano piyano bacaksız
(21.01.23)
müteahhit biliyorsa o zaman alınabilir ancak benim bildiğim evi kiraya veremiyorsunuz kendiniz oturmanız lazım. detayını araştırın yine. kampanya zaten yatırımlık alanları değil kendi oturacağı evi alanlara yönelik.
0
mr.goodcat
(21.01.23)
@mr.goodcat yazmış. Banka onayı gerekiyor öncelikle. Bir de "Evin kira getirisi" konusunu geç bence. Hem 5000 TL 2.250.000 TL'lik ev için düşük hem de kiracı ile uğraşmaya değmez. Burada bile her gün kiracılara mide bulandırıcı şekilde hukuk esneten tavsiyeler veriliyorken aklı olan ev sahibi ikiden fazla evi yoksa kiracı ile uğraşmaz şu aralar. 1-2 sene girmem kiracı işine senin yerinde olsam. Gireceksem de tahliye taahhütnamesi alırım.

Bu derdi tasayı geçtiysek, kiracı derdi bana koymaz diyorsan 2.250.000 TL'lik eve 2.000.000 kredi kullanabiliyorsan evin yeri de uygunsa al geç bence de.
0
nawar
(21.01.23)
bahse konu olan ev manisada.

Yeni evim projesinde kiraya verilmeme gibi bir şart söz konusu değil.

www.timeturk.com


Bende kiracı olduğum için ödediğim kiranın havaya gitmesi koyuyor. son 1 yılda kiramı 2 kattan fazla artırdım. 5 senedir aynı evde oturuyorum, bu evden çıksam kirası 2 kat daha artacak diye mecbur kabul ettim. Zaten evim olsa ev alayımda kiraya vereyim gibi bişeyle uğraşmam. Sadece kredi olduğu için bana cazip geldi. Enflasyon çok yüksek olduğu için benim olmayan parayla mal sahibi olacağım.
0
🌸al basmadan donu var
(21.01.23)
5000 lira kira getirisi olan ev için 2.25 milyon tl vermek müthiş yüksek bir rakam. kendini 400 aydan fazla sürede amorti edecek. bana kalırsa oturacağım ev için daha mantıklı bu yatırım. keza kendin 5 milyonluk evde 4 bine oturuyorsan bu sürdürülebilir değil ve bir noktada kesinlikle sıkıntı yaşayacaksın. şu an ev sahibin cebinden senin kiranı finanse ediyor gibi düşün

ben olsam standartlarımı düşürüp bu alacağım evde oturma yoluna giderim. o zaman alınır.
0
roket adam
(21.01.23)
Roket adam +1.
0
Mcfly
(21.01.23)
Hocam ev fiyatı/kira oranı çok yüksek olsa da müteahhit o krediyi kullandırıyorsa alınabilir, ilk defa sizden duydum evin neredeyse %90’ı kadar kredi kullandıran müteahhit. Kiracı muhabbeti falan sizi sıkmayacaksa yatırım için ideal
0
giovanne
(21.01.23)
(15)

Bedelli askerlik ve spor

alp9900
Askerlikten pek anlamayan biri olarak Bedelli askerlik sırasında spor yapmak için alternatif oluyor mu? Kendi beden ağırlığımızla koğuşta antrenman yapmaya bir engel var mıdır ?Gece kışla içi yürüyüş koşu vb yapmak gibi bir opsiyon mevcut mudur yada gün içi ?
Askerlikten pek anlamayan biri olarak

Bedelli askerlik sırasında spor yapmak için alternatif oluyor mu?

Kendi beden ağırlığımızla koğuşta antrenman yapmaya bir engel var mıdır ?

Gece kışla içi yürüyüş koşu vb yapmak gibi bir opsiyon mevcut mudur yada gün içi ?
0
alp9900
(20.01.23)
Bro 1 saat de askerlik yapacak olsan kendi keyfine göre bir şey yapma ihtimalin pek yok, nizamiyeden içeri girdikten sonra sen artık sen değilsin sen artık devletin bir malısın, öyle hayal et ve günümü bitireyim de gideyim şeklinde yaklaş konuya.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(20.01.23)
Abi bedelli yapmadım da kendi kafasına göre akşam kışlada koşabilen asker fikri çok komik geldi gözüme.

Kendi kafamıza göre duşa gidemiyorduk biz acemide bırak koşmayı. Bilmiyorum bedellilerde farklı bir muamele var mı tabi.

Ama dediğin bana baya ütopik geldi.
0
logisticsmanager
(20.01.23)
Ha kendi beden ağırlığın; biz sınav çekerdik kogusta. Koğuşta olduğun sürece sorun yoktu ama öyle tek basina bir iş imkansizdir. Çise bile uygun adım bölük olarak gidilirdi :)
0
logisticsmanager
(20.01.23)
Abi koğuş olayında da şöyle bir şey var: Şimdi bedelli de olsanız her türden her cinsten mahlukatla muhatap olacaksın, sen orada kendince sporunu yaparken biri seni gösterip nabıyo la bu şeklinde bi tavır yapar, sen de sporun verdiği hormonal değişikliklerle sen ne diyon lan amk papağanı deyip girişirsin al sana gereksiz olaylar. Bunlar olabilecek şeyler yani, koğuşun da böyle enteresanlıkları olur.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(20.01.23)
gece yapamazsın ama gün içi aralarda ya da akşam yemekten sonra koğuş yat gelmeden önce yapabilirsin. bir teşvik ya da ara bekleme ama, fırsatı kendin kollaman lazım. bizim gittiğimiz dönemde vardı o tarz tipler kendi aralarında sosyalleştiler bile. yer burdur
0
roket adam
(21.01.23)
Askerliği bedelli olarak yapmadım. Akşam yemeği ile yatak öncesi içtima arasında koşabilirsin. Çevredeki barı ya da koşu için uzun ve kısa mühimmatlı yürüyüş alanlarını kullanabilirsin. Şınav da çekebilirsin barfiks de yani. Dizimde bir sıkıntı var o yüzden koşup yüklenemiyordum o yüzden yürüyordum.

Tabii bunlar usta birliğinde oldu. Bedelli dediğin tamamen acemi birliği. Onda izin verirler mi bilmiyorum. Yani ben manga komutanı/başıydım. Bizim manga da bölüğün en iyisiydi. Komutanlarla da muhabbetim iyiydi. O yüzden sorun yaşamadım ama acemiler kesin yaşar. Onları boş bırakmamak gerekiyor çünkü.
0
nawar
(21.01.23)
duşların haftalık belli saatleri var onu buraya ekleyeyim, haftada 2 miydi neydi. hani terleme durumu falan bilgi olsun diye. onun dışında sabah çok erken ihtiyaç duşu var o kadar.
koğuşlarda yani yapılabilir bir engel yok tabi de koğuşlar genelde tıklım tıkış olur, yine de bir yerde öyle kendi halinde yapılabilir yani.
gece pek dışarı çıkarttırmazlar, ama akşam yemeğinden sonra işte 6 diyelim, akşam 8e kadar değerlendirilebilir, gittiğiniz yere göre değişir tabi nerede koşulur ne yapılır da hiç görmedim ben öyle şeyler askerde. fazla fazla şınav falan yani.
0
ckisc
(21.01.23)
Gittiğin yere bağlı. Girne'de askerlik yaparken helikopter pistinin etrafı koşu pistiydi ve her gün koşardım, gören komutanlar tebrik ederdi hatta. Keza spor aletleri de vardı pistin kenarında ve onlarda da çalışırdım. Dediğim gibi nerede askerlik yaptığına bağlı.
0
halitkin
(21.01.23)
bedelliyi acemilik olarak düşünüp yanıt vereyim.

sabah 6'da falan kalkarsın içtima olur kahvaltını yersin sonra akşama kadar eğitim olur. bu kadar süre ayakta uygun adım yürüyüp marş söyleyen adamın hala koşacak hali varsa bile vakti olmaz çünkü akşam içtimasından sonra bir de yat içtiması olur. komutanlar askerlerin sağa sola gitmesini pek istemezler. kafalarına göre içtima falan alırlarsa ve orda olmazsan azar yersin. o yüzden çok oluru yok bence hiç uğraşma. kısa dönem yapıyor olsaydın usta birliğinde olabilirdi de acemilikte ı ıh.

her şeyi geçtim yapsan bile zaten sana kimse gel alpciğim sıcacık duşun hazır demeyecek. leş gibi kokarsın duş alamadığınla kalırsın bi de.
0
bohr atom modeli
(21.01.23)
benim koğuş arkadaşım kaslarını geliştiren bir spor kulvarında defalarca türkiye birinciliği almış biriydi.

ilk günlerde "arkadaşlar ben geceleri mekik çekerim spor yaparım kusura bakmayın ses çıkarırsam" demişti. eyvallah dedik. dördüncü günden sonra bir daha kendisini göremedik.

aralarda olabildiğince hep uyudu, hepimizden çok daha fazla uyudu. kahvaltılarda herkesten yumurta dilendi falan. askerlik öyle bir yer değil anlayacağın.
0
bisorumvargaliba
(21.01.23)
plutongezegendegilmi
(21.01.23)
Ben kışın kar küremeye giderdim. Çukur kazmak, yük taşımak her türlü amele işinin mangasına koşa koşa gittim. Bedava spor.

Şunu da şuraya bırakayım: www.youtube.com Gücenme.
0
alperz
(21.01.23)
@plutongezegendegilmi'nin attığı videoyu atacaktım. :D

Koğuşta antrenman yapılır mı yav. Gündüz koğuşa girmek yasak. Zaten koğuşta boş alan yok. Yatak, dolap dolu. Kışlada her yere gidemezsin. Ben 6 ay askerlik yapmama rağmen kışlanın bazı bölgelerine gidemiyordum. Akşam eğitim alanında yapabilirsin ama dalga geçerler.
0
dissendium
(21.01.23)
Saat kaçta banyo yapacağına bile onlar karar veriyor ne koşusu ne sporu ya dndnjahah
0
birmilyonunvarmi
(21.01.23)
benim de ilk aklıma atılan video geldi. yani aralarda ufaktan zorlanabilir tabi gündüz koğuş yasak genelde ama boş zamanlarda kaçak göçek girsen ya da koşayım desen belki ufak ufak bi şeyler yapılabilir de askerlikte günde 10 saat falan ayakta dikilip sıra bekliyosun, arada da eğitimlerle bi şeylerle uğraşıyosun. böyle bir ortamda boşluklarda da şınav çekmeye koşmaya enerjin kalır mı sanmıyorum. koşmak da uygun bir ortam yoksa baya garip olur ama.
0
semaforo de medianoche
(21.01.23)
(2)

Filmin adı

dakota
Merhaba aşağıdaki linkte yer alan filmin adını ve orjinal dilde nerede izleyebileceğimi bilen var mı acaba? https://www.instagram.com/reel/CnoF6SYD-p1/?igshid=YmMyMTA2M2Y=
Merhaba aşağıdaki linkte yer alan filmin adını ve orjinal dilde nerede izleyebileceğimi bilen var mı acaba?
www.instagram.com
0
dakota
(20.01.23)
www.youtube.com

"i love you jo" yazdığım anda çıktı. Little Women :)
0
nawar
(20.01.23)
Little woman.
0
invictae
(20.01.23)
(9)

Bir kadınla yakınlaştınız ve kesif kesif ter kokusu aldınız ne yaparsınız?

Dartagnan
Dile getirilse bozulacak belli. Dile getirmesen niye durdun devam etmiyorsun diyecek. Bu durumda hatta sonrası için ne yapılmalı?Bunu dile getirip uyarmanın bir yöntemi var mı? Yoksa midenin bulunmasını kabul edip bir daha görüşmeyi hiçbir şey söylemeden kesmeli mi? Ayrıca belli yerlerinde tuhaf tüy
Dile getirilse bozulacak belli. Dile getirmesen niye durdun devam etmiyorsun diyecek. Bu durumda hatta sonrası için ne yapılmalı?

Bunu dile getirip uyarmanın bir yöntemi var mı? Yoksa midenin bulunmasını kabul edip bir daha görüşmeyi hiçbir şey söylemeden kesmeli mi? Ayrıca belli yerlerinde tuhaf tüy ve kılımsı şeyler de vardı. Bilmiyorum ya. Kötü hissediyorum.
0
Dartagnan
(20.01.23)
Abi ben arkama bakmadan kaçarım. Hayattan soğuyorum öyle bi durumda. Yaşamı sorguluyorum.
0
dakota
(20.01.23)
seks zaten kirli bir şey. o açıdan çok da sorun değil.
0
romario
(20.01.23)
ter kokusu varsa neticede insanız terliyoruz, birlikte duşa girelim mi duşta yapalım mı diye olayı yönlendiririm

tüy ve kıllar hijyenik olmadığı anlamına gelmiyor, vücudunu bu şekilde seviyor demek ki bu senin için önemliyse bu kişiyle görüşmeye devam edip etmemek de senin kararın
0
freebird5406_2
(20.01.23)
hahaha olmasa iyi de insanlık hali, doğaçlama geliştiyse belki o an için öyle olmuştur. düzenliyse iletişimi kesersin, kesmeden önce de nedenini söylemek sana kalmış tabii. aslında söylersen iyi bir şey yapmış olursun. hepimiz için.
0
bohr atom modeli
(20.01.23)
Ben bunu aynı bu şekilde deneyimledim ve kaçamadım, kötü bir tecrübeydi, kafamda olası kaçma senaryolarının tümünü hayali olarak yaşadım ve sonu hep istemediğim şekilde bitti ben de akışına bıraktım ama travması bikaç sene sürdü. Yani seks esnasında oluşan terleme kıl tüy başka bir şey pre aşamasında ince ince gelen çökelek kokusu farklı bir şey ne yazık ki.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(20.01.23)
Sağlıklı bir insan terlediği anda leş gibi kokmaya başlamaz. Hatta terleyen kişi kokabilir sonrasında elbette ama kesif/leş gibi ise ya yediklerinden dolayıdır ya hastadır ya da suya alerjisi olduğu için duş almıyordur. Normal bir ter kokusundan söz edeceksek yoğunluğuna bağlı. Yoğunsa veya iki önceki cümledeki sorunlar dolayısıylaysa olmaz.

Yani evdeyken denk gelmedim ama dışarıdayken ter kokusundan dolayı yakınlaşmayı bırakıp uzaklaştığım oldu. Hatta bir arkadaş grubu da vardı buluştuğumuz yerde. Konuyu birden değiştirip onların yanına geçelim, ne yapıyorlar falan dedim. Başta bırakmadı kız ama öpmeye yaklaşmaya çalışırken uzak durup sonra oraya doğru yönelince pes etti. Offladı geçtik yanlarına. Koku ile ilgili yorum yap(a)madım tabii.

Duşa sokarım/götürürüm diyenler (temsili): imgyukle.com

O değil de karikatürü kendi sitesinde paylaştı diye nickini, site adresini falan koymuş karikatürün üstüne hiç utanmadan. Hiçbir katkısı yok, ekmeğini yemeye çalışıyor. Sansürledim o kısmı .p
0
nawar
(21.01.23)
Hiç böyle bir durumda kalmadım. Ne hayatlar var. Duşa sokmaktan başka çare yok gibi. Tutsuleyecek değiliz ya.
0
baba553
(21.01.23)
Bazı insanların teri çok keskin kokuyor, deodorant bile fayda etmiyor. Tek seferlikse umursamazdım.

Kil tuy nerede mesela ? meme ucunda bile olabiliyor, muhabbet ilerleyince kopartırsın ahahsgshsjdhhd
0
kimlanbu
(21.01.23)
yeni tanistigin birini bozmadan ter koktugunu dile getirmenin hicbir yolu YOK.

sevgiline dersin, ben derim, benimki de bana der.
arkadasina, ailenden birine, kardesine dersin, uff git bi banyo yap allani seversen filan dersin. ama boyle bir durumda asla olmaz.

vaktiyle yakinlastigim birisi gercekten fenaydi ama tabii ki soylemedim. sonra alismistim sjdfhsj

bir zamanlar terkokuyosun.com mu oyle bir site vardi anonim mail atabiliyordun birine.

eger kilindan kokusundan rahatsizsaniz kesin gorusmeyi gitsin. kendinize de karsi tarafa da haksizlik etmeyin.
0
supergirl
(21.01.23)
(16)

Yemek yemeye tabağın neresinden başlarsınız?

Kaleci Saçlı Forvet
Yani şöyle: Önünüzde bir tabak pirinç pilavı olduğunu düşünün, ben de düşünüyorum. Ben tabağın bana uzak olan kısmından başlayıp kendime doğru yemeye başlıyorum pilavı, siz nasıl yiyorsunuz alışkanlığınız nedir? Bu arada pilav sevmeyen karbonhidrat almayanlar olabilir siz de kendi zevkinize uygun bi
Yani şöyle: Önünüzde bir tabak pirinç pilavı olduğunu düşünün, ben de düşünüyorum. Ben tabağın bana uzak olan kısmından başlayıp kendime doğru yemeye başlıyorum pilavı, siz nasıl yiyorsunuz alışkanlığınız nedir? Bu arada pilav sevmeyen karbonhidrat almayanlar olabilir siz de kendi zevkinize uygun bi şeyler düşünebilirsiniz. Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(20.01.23)
hahah soruyu okuyana kadar düşünmemiştim bunu. kendime yakın olan yerden başlıyorum. farklı yemekte de düşündüm hep böyle :D hatta pide lahmacun ve pizza için de düşündüm onlarda da sağdan başlıyorum.

hep çatalla yiyorum bu arada, @IncredibleMau'dan sonra düşündüm kaşıkla yiyorsam, ya da çorbada saat 4 yönü.
0
pide
(20.01.23)
senin gibi uzaktan yakına doğru
0
freebird5406_2
(20.01.23)
Ben de hiç düşünmemiştim de bugün pilav yerken bu şekilde yediğimi fark edip neden böyle yiyorum acaba diye düşünürken bir de sorayım dedim asdads.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(20.01.23)
sağdan sola doğru
0
astronom bey
(20.01.23)
tam olarak ama tam olarak tabağın bana yakın olan kısmı ile tabağın geometrik olarak tam ortası arasında kalan bölgede en lezzetli gözüken yerden.

edit: sağlak olduğumdan sağa yakınsayarak.
0
AlsterWasser
(20.01.23)
Uzak kısmı kuzey sayarsak kuzeydoğudan başlayıp güneybatıya ilerliyorum. Bu ne biçim soru, önce nasıl yiyorum diye, sonra ben bunu nasıl betimleyebilirim diye düşündüm kaldım :)
0
kobuzchu kiz
(20.01.23)
Kaşığın ağza nasıl girdiğine göre değişiyor galiba cevaplar. Ben saat 3 ya da 4 yönünden başlıyorum yemeye. Kaşığın da 10 11 yönü giriyor yemeğe. Kaşığı ağzıma almadan önce düzeltme gereği duymadığım için öyle yapıyorum. Bazıları dirseğini daha lokma kaşıktayken kaldırıp kaşığı düzelttiği için tabağın da herhalde üst kısımlarından başlıyorlar.
0
IncredibleMau
(20.01.23)
sağ elime en yakın olan yerden başlarım

sağdan sola +1
0
ananiyimioguz
(20.01.23)
Homojen dağılmış tabaklarda, bıçak gerekmiyorsa sağ elle çatal veya kaşık kullandığım için sağdan sola. Yani hiç kasıtlı olarak böyle yemedim şimdi düşününce mantıklı olan bu gibi geldi :D
0
nawar
(20.01.23)
homojen dagilim varsa ortaya dalarim, kendime kuyu kazarim.
0
cooperr
(20.01.23)
Hic dikkat etmiyorum direkt dalıyorum. Dokulmemesi icin fakrli fakrli noktalardan aliyorum, bir noktada toplanmasin diye.
0
stavro
(20.01.23)
Çorbayı üstten soğuduğu için her seferinde kaşıkla üstten alırım. Pilav bulgur gibi yoğun kıvamlı yemekleri kaşığı sağ elle tuttuğum için tabağın sağından başlar soluna doğru yerim. Salataya, makarnaya gelişine kaşık, çatal daldırırım.
0
Amaranta ursula
(20.01.23)
Sağdan aşağıya sonra yukarıdan sola doğru giderim.
0
ruhen hastayim ben
(20.01.23)
wow, ilginc soru.

simdi hayal ettim de once sagdan basliyorum, yavas yavas onume geliyorum, ordan sola en son da bana uzak olan kisim.
0
fakyoras
(20.01.23)
soldan sağa doğru galiba. emin olamadım pilav yiyince editlerim.
0
bohr atom modeli
(20.01.23)
Önümden uzağa doğru. Annem sünnettir diyerek bu şekilde terbiye etmişti beni
0
hunharca ben
(21.01.23)
(11)

Duyurunun Collina'lari su pozisyona bakabilir miyiz?

speedy
https://youtu.be/kTBcIRG7Rc8?t=274 Gecen mac izlerken 2 fanatik grubun arasinda kaldim:1. grup: Dudukten sonra topa vuruyor, Yunus sari gormeliydi2. grup: Belki VAR'dan donecek, oyuncu devam edip topa vurmali. Sayet 2.grubun dedigi dogruysa bu sefer rakip de dahil herkes durmadan devam etmeli pozisy
youtu.be

Gecen mac izlerken 2 fanatik grubun arasinda kaldim:
1. grup: Dudukten sonra topa vuruyor, Yunus sari gormeliydi
2. grup: Belki VAR'dan donecek, oyuncu devam edip topa vurmali.

Sayet 2.grubun dedigi dogruysa bu sefer rakip de dahil herkes durmadan devam etmeli pozisyona hakemleri sallamadan gibi sacmasapan bir sey cikiyor ortaya.

Hangisi dogru?
0
speedy
(20.01.23)
Hakem düdüğü çaldıktan sonra VAR'dan dönme ihtimali yok. Yardımcı hakemin pozisyonun tamamlanmasını beklemesi gerekirdi. Hakem de bayrağa rağmen pozisyonu devam ettirebilirdi. Düdük çalıp oyunu kesince VAR müdahale edemiyor.
0
pispinti
(20.01.23)
1. gruptaki yerimi alayım ben.
0
Mirket
(20.01.23)
1. Yunus sarı görmeli mi? Vallaha bu kural bazen uygulanıyor bazen uygulanmıyor. Yani Türkiye'de hakemler tepkiye göre Mac yönettiği için net konuşmak zor. Ama evet normalde verilir.

Yan hakemin salaklığı. Devam ettirmeliydi.
0
logisticsmanager
(20.01.23)
2 tabiki. ofsayt pozisyonlarında aktif-pasif değerlendirmesi hariç orta-yan hakem kararları son karar değildir. var çizgiyi çeker karar verir. hakem karar verdikten sonra VAR'dan elbette döner. city-manu maçı mesela. hakem ofsayt vermesine rağmen VAR gol dedi.
0
paintov
(20.01.23)
Düdük çalarsa iş bitmiştir. Doğru yanlış önemli değil.
0
hunharca ben
(20.01.23)
@paintov senin dedigin pozisyonlar burdaki gibi degil sanki, orta hakemler sinsi gibi pek karismiyor oyunu durdurmuyor yan hakem kaldirsa da bayragi. Ben oynatayim da ne sis yansin ne kebap VAR karar verir nasil olsa rahatligi
0
🌸speedy
(20.01.23)
Düdük çalındığında o iş bitmiştir. VAR'a hangi pozisyonlarda ve hangi sebeplerde gidildiğini bildiren eğitimleri iletebilirsin 2. gruptaki arkadaşa.

O değil de çat diye çalıp kesmiş pozisyonu ne güzel. Bizim geçen maçta bariz ofsayta rağmen pozisyon bitene kadar oynattı. Sonra verdi ofsaytı. O sırada adam sakatlansa faul değil, ofsayt. Şüpheli durum değilse uzatmak saçma.
0
nawar
(20.01.23)
ben hala 2. doğru diyorum. bunun haricinde düdükten sonra topa vurmak konusunda ofsayt pozisyonları daha müsamahalı oluyor hakemler.
0
paintov
(20.01.23)
koskoca dünya kupası'nda şu pozisyonlarda yan hakem de pozisyon bitene kadar bayrağı çekmedi, orta hakem de bayrağı görene kadar düdük çalmadı. çünkü evet düdük çalmışsa iş bitmiştir, artık ondan sonra var'dan dönmez. kupa sırasında çok soruldu burada da.

var gibi bir teknoloji kullanılıyorsa, ofsayt mı değil mi diye sonradan incelenerek karar verilmesi mümkünse o zaman o pozisyonun bitmesini beklemelisin. sonradan var'dan bakıp karar değiştirme ihtimalin olan pozisyonda niye muhtemel golü engelliyorsun ki? bırak oyun devam etsin, top kaleye giriyorsa girsin. sonradan ofsaytı verirsin. var inceler, ofsaytsa golü iptal edersin, değilse golü verirsin. haa ezel'in kör annesinin bile göreceği kadar kabak gibi ofsayttır, adam beş metre öndedir, bayrağı kaldırır düdüğü çalarsın.

var'dan dönmez, oyuncu topa vursa da vurmasa da gitti artık.

sarı kart meselesi biraz da göreceli. yani düdüğe sinirlenip mnakoym diyip abanıyorsa, veya hakem ısrarla düdük çaldığı halde illa gol atmak için zorluyorsa veriyor kartı genellikle. düdükten hemen sonra zaten hazır olan pozisyonu tamamlayana anlayış gösteriyorlar.
0
kibritsuyu
(20.01.23)
Önce 1 metre ofsayt olmayan pozisyonda düdük çalan hakeme ceza vermek lazım. İnce pozisyonda oynat amk dönecekse vardan dönsün. Var ne için var?
0
sen de git sen de unut
(20.01.23)
hakem düdük çaldıktan sonra golü veremez. verirse maç tekrarlanır kural hatasından. galiba bir beşiktaş maçında böyle bir şey olmuştu yıllar önce.

1 doğru. eğer vuran futbolcunun takımı geride olsaydı inisiyatif gösterilebilirdi ama bu zamanı harcamaya yönelik direkt sarı.
0
bohr atom modeli
(20.01.23)
(4)

türk medeni kanunu

parcaliham
çok merak ediyorum... aranızda evlenirken türk medeni kanununu (aile hukuku bölümü) açıp okuyan var mı?
çok merak ediyorum... aranızda evlenirken türk medeni kanununu (aile hukuku bölümü) açıp okuyan var mı?
0
parcaliham
(20.01.23)
ben okumam. niye okuyayım ki
0
paintov
(20.01.23)
Ben de okumadım,eşim de okumadı. Ailemden kimse okumadı.

Ayrıca okusak ne olacak ki? "şu kısmı beğenmedim, değiştirelim sözleşmeyi" deme şansımız yok ki.
0
John Bloor
(20.01.23)
evlilik nihayetinde yasaları ilgilendiren bir mesele olduğu için hangi yasalara ve şartlara tabii olduğumuzu bilmek gerekiyor diye düşünmüştüm. ama anlaşılan kimse okumamış.
0
🌸parcaliham
(21.01.23)
Duyuru'da öğrencileri, işsizleri ve emeklileri çıkaralım geri kalanımız işçi ve memur. İşçiler 4857 ya da memurlar 657'i okudu mu? İş hayatı da nihayetinde yasaları ilgilendiren bir mesele olduğu için hangi yasalara ve şartlara tabii olduğumuzu da bilmek gerekiyor. %90'ının okuduğunu sanmıyorum. Medeni Kanun neden farklı olsun? Okumamışlardır tabii ki. :)

Bu arada evli değilim, okumadım da medeni kanunu. Kanun okumak üzerine yazayım dedim.
0
nawar
(21.01.23)
(18)

Kim aday olsa asla vermem diyorsunuz?

tessera-tessera
Benimkiler:EkmeleddinBabacanDavutogluVe tabi ki asla ama asla Abdullah Gul isimli zevata oy vermem.Ben cok sikildim arkadaslar bu belirsizlikten. Cikartin bir ya da birden fazla aday da ne olacagini bilelim.Rakamsal olarak da ben muhalefetin en az uc aday cikartmasi gerektigini dusunuyorum.
Benimkiler:
Ekmeleddin
Babacan
Davutoglu

Ve tabi ki asla ama asla Abdullah Gul isimli zevata oy vermem.

Ben cok sikildim arkadaslar bu belirsizlikten. Cikartin bir ya da birden fazla aday da ne olacagini bilelim.

Rakamsal olarak da ben muhalefetin en az uc aday cikartmasi gerektigini dusunuyorum.
0
tessera-tessera
(19.01.23)
Rte kaybetmemek için kendisini kopyalatıp ikinci bir rte ile seçime giderse ancak o zaman oy kullanmam.
0
ruhen hastayim ben
(19.01.23)
RTE karşına bizzat Deccal'ın kendisi çıksa yine oy veririm, sonra Deccal'ı adam etmek için bi şansımız olur yine.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(19.01.23)
Altılı masadan sağduyusuna güvendiğim tek isim Kılıçdaroğlu. İmamoğlu aday gösterilirse ya oy kullanmam ya da tepki olarak erdoğan'a oy veririm. Onun dışında muhalefetten kim çıkarsa oy veririm. Ama dediğim gibi kılışdar çıkarsa canı gönülden veririm.
0
IncredibleMau
(19.01.23)
gecmiste mhp ve akp ile iliskisi/bagi olan kimseye oy vermem. davutoglu, aksener, babacan da dahil.
0
chemical dependency
(19.01.23)
Asla vermem dediğim yok herkese veririm
0
ananiyimioguz
(19.01.23)
davutoğlu’ndan nefret ediyorum. neye güveniyor da hala siyasette ve ne alaka onu hala alıyorlar asla anlamıyorum. stratejik derinliğiyle ülkeyi orada burada savaşa sürükler. berbatın da kötüsü bence davutoğlu.
0
deartheodosia
(19.01.23)
duruşumuz net pbs.twimg.com
0
pide
(19.01.23)
@ruhen hastayim ben +1

Ekmel'den dolayı midem bulanıyor olsa da tek adam rejiminde RTE yerine gelen kişiye, ona taptıkları gibi tapmazlar malum partililer. Aynı güçte istediği gibi oynayamayacağı gibi, başka seçimi de kazanamaz.

Normal şartlar altında Davutoğlu, Babacan, Karamollaoğlu, Demirtaş, İmamoğlu vb. gibi isimleri istemem. Aralarında sürpriz çıkmayacak tek isim Karamollaoğlu, o da siyasal islamcı zaten. Yine de @Kaleci Saçlı Forvet +1
0
nawar
(19.01.23)
Siyasal islamcı ve ülkücüye vermem. Kılıçdaroğlu ve imamoğlu dışında bir seçenek yok benim için.
0
cilekli krep
(19.01.23)
Bence insanların anlamadığı şu: Bu seçimde amaç gönlümüzden geçen adayın kazanması değil, bu seçmde amaç RTE'yi devirmek. Yani tek adam rejimini bitirmek mutlak otoriteyi sonlandırmak. Yani bu bir demokrasi şöleni değil. Bu uğurda da beğensek de beğenmesek de her şey göze alınabilir her yol kullanılabilir. Ha RTE iner sonrasına sonra bakılır zaten bu süreçe ben şuna oy vermem ben buna oy vermem deme lüksümüz gerçekten yok. Böyle diyebilen biri durumun vahametini idrak edemiyordur benim gözümde.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(19.01.23)
KK'ya çok isteksiz vereceğim açıkçası. Zaten sol kesim deccale bile oy vericek bunu tartışmak manasız. mesele kararsız kesime de hitap edecek aday çıkartmak. Sadece bizim oylarımız yetmiyor çünkü. Kaçak çay yakmakla uğraşacaklarına insanların güncel problemlerine değinebilseler keşke. Kim hangi tarafa çalışıyor anlamak çok zor.
0
personaa
(19.01.23)
maske zorunluluğuna karşı çıkmayan kimseye oy vermem. bu konuda yanlış karar veren bizi satar da.
0
sert siyah krom
(19.01.23)
deccal zuhur etse hoşgeldin horasan'ın yiğidi derim tweeti +1

Saydığın isimlerin aday olma ihtimali inanılmaz düşük zaten. Anca dediğin gibi 3+ aday durumunda aday olabilirler o zaman da zaten senin tercih edeceğin başkası aday olur.

Ama bence en mantıklısı tek adayla işi bitirmek. 2018 seçiminde gördük işte fazla aday durumunu.

Ayrıca şu seçimde aday seçme lüksü görmeyi anlamıyorum. İçimden geçen aday yoksa oy vermem durumu yaşansın diye bu seçimde kim olursa olsun oy vermemiz lazım yoksa Azerbaycan vs gibi %95le seçim kazanılan ülkelere dönücez bunu anlamak çok mu zor?

Son olarak, bence ideal cumhurbaşkanı Kılıçdaroğlu olur çünkü altılı masanın çizdiği yolda bu sistemi bitirip parlamenter sisteme dönüldüğünde seçilecek cumhurbaşkanının kariyeri bitecek. Kılıçdar'ı her şeye rağmen sevmek istiyorum ve ona iyi bir jübile olur. Ama gerçekçi olursak en heyecanlandıran aday İmamoğlu olur.
0
nundu
(19.01.23)
türkiye'de öncelik demokrasiyi ve seçimle lider değişebileceğini hatırlamak olmalı. erdoğan gittiğinin ertesi günü isveç olmayacağız. bu beklentiyle sandığa giden/gitmeyen ülkeden hiçbir zaman bir halt olmaz.

ben o yüzden hiç istemeyerek bile olsa aday kim olursa olsun ona vereceğim. çünkü bu tek adam rejimi dağılır, ülke idari anlamda bir nefes alırsa bir sonraki seçimde o adayı gönderme şansımız olur. sırf ekmek yahut demokrat dede var diye oy vermezseniz her şey çok daha kötü olacak. şu an aday seçme lüksümüz olduğunu düşünmüyorum. bu seçim demokrasiyi hatırlama, sandıkta koltuk değişebileceğini hatırlama seçimi... aday seçme şansı da umarım bir sonrakinde olur.

bu benim şahsi düşüncem tabii, vermeyen vermesin, ben çok yoruldum çünkü bu ülkenin siyasetinden. vay sen niye vermedin senin yüzünden bu haldeyiz diyesim gelmiyor kimseye. sağcısıyla solcusuyla, şusuyla busuyla cahil ve saçmasapan bir kitleyiz maalesef. belki de hak ettiğimiz budur yani.
0
mark greg sputnik
(19.01.23)
Her türlü karşıdakine oy veririm. İktidar değiştikten sonraki seçimde seçme şansım olabilir. Şu anda Pakistan ya da Venezuela olma eşiğindeyiz. Seçme şansımız yok.
0
gabe h coud
(19.01.23)
seninkilerin aynısı.
0
roket adam
(20.01.23)
6'lı masanın adayına oy verdikten sonra kime oy verdiğinin bir önemi yok ki.

6 ocak 2023 ahmet davutoğlu açıklamalarına göre %1 oy alan partinin bile istediği her şeyi veto etme yetkisi olacak. O yüzden "babacan'a / davutoğlu'na oy vermem, kılışdar'a vereceğim" demenin bir anlamı olmuyor, her türlü oyun onlara gidiyor.

Biraz eğlenceli yani, AKP gitsin diye oy veriyorsun, kazanırsan yine AKP'liler bakan oluyor. Kaybedersen yine aynı :)

6'lı masadan ayrılıp kendi bi aday gösterirse (İmamoğlu, Mansur vs) İYİP'e basarım belki. Yoksa oy kullanmam. Davutoğlu'na bakanlık vermek istiyorsan git reis'e bas daha iyi.
0
plutongezegendegilmi
(20.01.23)
davutoğlu'na vermem. gerisine veririm. davutoğlu kazanacağına rte bir dönem daha götürsün ülkenin geleceği kurtulur en azından. çünkü o kadar kötü olur ki bir daha bunların hiçbirr uzantısı bir şey kkazanamaz bu ülkede.

ha davutoğlu kazansa da chp güdümünde olacağı için o kadar kötü olmaz ama kendi ideolojisiyle yönetebilecekse rte diyorum.

edit: ben de deccali RTE'ye tercih ederim. sıralamam deccal>RTE>davutoğlu şeklinde.
0
bohr atom modeli
(20.01.23)
(10)

istanbul'da yaşamak için ideal gelir ne olmalıdır sizce?

stationary traveller
hiç borcu olmayan ailesinden de istediği zaman nakit destek alabilen ve ev arkadaşıyla yaşayıp kira ödeyen biri için ideal maaş nedir sizce? ortalama bir sosyalliğe göre düşünebilirsiniz. haftada birkaç gece etkinlik, publarda takılmak, sinema-tiyatro-konser gitmek vs. (bu tip etkinlikler ne kadar s
hiç borcu olmayan ailesinden de istediği zaman nakit destek alabilen ve ev arkadaşıyla yaşayıp kira ödeyen biri için ideal maaş nedir sizce? ortalama bir sosyalliğe göre düşünebilirsiniz. haftada birkaç gece etkinlik, publarda takılmak, sinema-tiyatro-konser gitmek vs. (bu tip etkinlikler ne kadar sosyal olunursa olunsun haftada 3-4 günden sonra aşırı bayıyor ondan dolayı eşiği öyle belirledim) gibi. yani özetle ortalama bir hayat düşünerek cevap verebilirsiniz. orada burada 50k kazanıyorum. bitik durumdayım diyenleri görüyorum da sizin görüşünüzü merak ettim.
0
stationary traveller
(19.01.23)
bence 50 bin tek kişi için gayet yeter. ona bakarsan geçinmenin agzı gözü yok. her gün nusrete gidersen o da yetmez.
0
sizofren06
(19.01.23)
çok yaşlı değilseniz 50k türkiyeye göre gayet iyi hocam meslek ney merak ettim.

Ben bu arada biraz daha aşağıya çekicem min. 35k ya rahat yaşarım istanbulda tek başıma.

Edit: Pardon son cümlenin ortasına nokta koyduğunuz için ben bi an serbest meslek erbabısınız da orada burada 50k kazanıyorsunuz diye anlamışım :D
0
ananiyimioguz
(19.01.23)
@ananiyimioguz ben 50k kazanmıyorum, onu gördüğüm bir örnekten dolayı yazdım. ideal olan gelir ne olmalı demek istemiştim aslında.
0
🌸stationary traveller
(19.01.23)
konu istanbulun (ve dolaylı olarak tr'nin) stabil olmayışı. sadece finansal anlamda değil sosyal anlamda da böyle. bunların parayla satın alınmayışı veya giderek daha zor ulaşılabilir olması değeri yükseltiyor.
sürekli gittiğiniz ve sevdiğiniz hoş bir yerde gelecek hafta tadınızı kaçıracak bir hizmet, maganda bir kitle, sataşma taciz vs olmayacağını bilmiyoruz artık. daha doğrusu olsa şaşıramıyoruz. bu tür bir garantiyi satın almak artık daha zor, bundan bahsediyorum. aynı şeyi ulaşım, gıda-beslenme güvenliği, barınma vs için de düşünebiliriz.

bir de gelir düzeyi arttıkça harcama niteliğiniz de değişiyor. tatilde öğrenciyken kaldığım hostellerde kalmak yerine daha güzel otellerde kalmak, belediyenin yüzme cafesinde kahve içmek yerine daha fazla paraya mal olan bir yerde kahve içmek isteyebiliyor insanlar veya işleri, sınıfsal dönüşümleri bunu gerektirebiliyor. hayat ve gelir dengesi lineer değil yani.


güncel koşullarda yani bugün 40k okey demeye; vasat demeye yeterli bence. yıl sonunda bu 50k da olabilir.
0
jimjim
(19.01.23)
o ideal geliri kazanmak için harcanan mesai süresi ve mental sağlık daha önemli
çok kazanıp lux araba-ev almak başka
çok kazanıp kafa rahat bir şekilde eğlenebilemk, gezmek, orta karar bir ev ve araba başka

bence aileden zengin olmalı en azından kira derdi olmamalı
0
bir soru sorcam
(19.01.23)
ist'da iyi sayılabileccek lokasyonda güzel ev 20k
normal ev harcaması 10k
dışarıda yemek&aktivite haftada 3 desek 2ktl'den 6k*4 = 24k-25k
araç yakıt falan 5k
diğer giderler 5k

toplamda 65k civarı o da 3500euro civarı yapıyor.

işte evi 10'a bağlasan
ev harcaması 5 olsa
dışarı aktivitesi de 5 olsa
araç yok
diğer giderlerde 2-3 olsa

22k-23k da min olur.
0
duyurukullanıcısı
(19.01.23)
Ev senin ise 50k geçinmek için yeterli. Lükslerin pek olmaz ama tabii.
0
nawar
(19.01.23)
Çalıştığım yerdeki işçilerin çoğu asgari ücretin azıcık üzerine çalışıyor, çocukları var, çoğu kira ödüyor (istanbul).
0
harmanyeri
(19.01.23)
İstanbul'da kira ve ulaşım hariç 15 bin TL bence asgari düzeyde sosyalleşip hayatı idame ettirmeye yeter.

Kira ve ulaşım kişiye ve konuma göre biraz fazla değişken olabiliyor.
0
yercekimini kendine ceken adam
(19.01.23)
minimum 25 bine istanbul’da fena olmayan bir hayat yaşanabilir. dışarı falan da çıkarsın gezersin de
50 kazanıp öldük diyenlerin yarısı laf arasında 50 kazandığını söylemek için yazıyor
kalan yarısı da para yönetmeyi bilmiyordur
0
roket adam
(20.01.23)
(22)

Hep aynı yere oturmak

Kaleci Saçlı Forvet
Çeremde fazla kimsede görmedim bunu sizde var mı merak ettim. Misal evde hep aynı koltuğa otururum, 3 senedir yaşadığım evin salonunda hiç oturmadığım bikaç koltuk var mesela hep aynı koltuğa oturuyorum, başka bir yere oturmak zorunda kalırsam rahatsız oluyorum. Yemek masasında falan da öyle mesela
Çeremde fazla kimsede görmedim bunu sizde var mı merak ettim. Misal evde hep aynı koltuğa otururum, 3 senedir yaşadığım evin salonunda hiç oturmadığım bikaç koltuk var mesela hep aynı koltuğa oturuyorum, başka bir yere oturmak zorunda kalırsam rahatsız oluyorum. Yemek masasında falan da öyle mesela bi kere bi arkadaşım benim sandalyeme oturmaya çalıştı döverek kaldırmak zoru asdas tabii döverek kaldırmadım ama bilerek yaptığı için 5 dakika sonra kendiliğinden kalktı. Acaba obsesif miyim falan diye düşündüm ama bundan başka da bi takıntım yok, sizde var mı böyle şeyler? Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(18.01.23)
Yaşlılara özgü bir davranıştır. Yaşlanıyosun galiba :)
0
Mirket
(18.01.23)
Abi yaşlanıyorum ama 20 yaşımda da böyleydim, ruhum komple yaşlıdır belki bilemedim asdads
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(18.01.23)
Normal bir davranış, ben bir porblem görmedim.
0
gabe h coud
(18.01.23)
Geçen iş yerinde bunu konuştuk. Yaygın bir durum bence.

Konuyu bir adım ileriye taşıyarak “sevgililikte sağ-sol” konusunu açıyorum. Şimdi tüm birlikteliklerimizi düşündüğümüzde de fark edeceğiz ki her ilişkimizde ya hep sağ taraftayız ya da sol tarafta. Bir kere sağ tarafta yattıysak mesela orası yıllarca üzerimize zimmetleniyor. Sonraki ilişkinizde yanlışlıkla solda bulundunuz diyelim b.ku yediniz, oraya mahsur kalıyorsunuz. Artık sinemada falan hep sol tarafta oturmanız gerekiyor. Bu bana daha acayip geliyor.
0
ruhen hastayim ben
(18.01.23)
bende var biraz bu valla çok katı değilim ama gider yine bellediğim yere otururum. el ele yürürken de elim ve tarafım bellidir vs. gibi.

ha bir de sheldon da var

www.youtube.com
0
AlsterWasser
(18.01.23)
Valla hocam hani grupca hep sabit bir yerde falan yemek yiyorsak istemsizce ayni yerde oturuyoruzdur da onun disinda hep ayni yerde oturmaliyim gibi bir takintim yok. Bu davranisin da pek normal oldugunu dusunmuyorum acikcasi.

Icindeki forveti ozgur birakip git bir sac tirasi ol ve kendine gel.
0
j r r tolkien hayrani
(18.01.23)
Ben katıyım abi bu konuda oturmak zorunda kalırsam götümde kurt varmış gibi kımıl kımıl oluyorum; el ele yürüme durumlarında ben hep kaldırımın cadde tarafında yürüyorum şimdi buna araba çarpar falan beni kan tutar uğraşamam deyip.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(18.01.23)
Abi restoran kafe vs gibi hep gidilen yerlerde önemli değil nereye oturduğum masaya da otururum gerekirse onu umursamam, ben ev içinde diyorum sadece.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(18.01.23)
Var böyle bir şey. Mesela bir mekana gittiğinde de hep aynı yerde oturur bu tipler. Bb'deki Lydia'nın ölümü bu yüzden olmuştu mesela. Obsesif bir davranış tipidir.
0
halitkin
(19.01.23)
evdeki 2 metreye 3 metre L koltuktaki sadece 30 cm lik aynı yerde oturuyorum yaklaşık 7-8 yıldır. masada da aynı sandalyeye otururum hiç değiştirmem. hatta her gün git gel yaptığım 500 metre uzaklıktaki bir yer var, yolun hep aynı kaldırımından yürür birebir aynı yerden karşıya geçerim. yatağımda da hep sağ tarafta yatarım. çok sık gittiğim kafe restoran olursa hep oturduğum yer boşsa orayı tercih ederim. böyle düşününce ve yazınca çok hastalıklı duruyor evet:) ama alışkanlıklarımı ve konfor alanımı seviyorum diye tanımlıyorum ben.
0
hypathia
(19.01.23)
evde oturduğum yer ve yemek yediğim sandalye sabittir. ancak dışarıda böyle bir alışkanlık yok
0
paintov
(19.01.23)
Ben de senin gibiyim paintov.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(19.01.23)
evin icinde herkesin oturdugu yer bellidir zaten. ister tek basina yasa ister ailen ve 5 kardesinle.
0
baldur2
(19.01.23)
Evin içinde hobi olarak farklı yerlere oturan var mı ya? Yemek yerken tv izlerken falan herkesin koltuğu belli olur zaten genelde. Eskisi kadar salonda ailecek oturmuyoruz aile evindeyken (yemekler hariç) ama o zamanlarda da genelde herkesin oturduğu yer aynı oluyor.
0
nundu
(19.01.23)
Abi ben tek yaşıyorum akşam salona geçip televizyonda film izliyorum ama Kanal D'nin filmleri değil tabii Mubi filmleri gibi diyelim, oturabileceğim 2-3 farklı yer var ama ben hep aynı yere oturuyorum, bi gün de geçip şuraya oturayım demiyorum mesela, hatta benim koltuğum televizyona çapraz kalıyor görüş açısı olarak daha güzel konumda bi koltuk var oraya oturmuyorum hiç, böyle düşünelim. Yani 5 nüfuslu bir aile olup da herkesin bi köşeyi kaptığı bir ortam değil pek.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(19.01.23)
kendi evimde veya eş dost evinde hemen her yere oturmuşluğum vardır ama sıklıkla oturduğum bir yer de vardır ayrıca. avmde yemek yerken çoğunlukla aynı yerde otururum. kafe ve restoranda aynı yerler boşsa oraya yamulurum. bir refleks gibi heralde zamanla kanalize oluyor insan.
0
pardus
(19.01.23)
yolculuklarda ve koltuklarda sağ tarafa oturmayı tercih ediyorum. benim açıklamam sağ kolumu dayayıp sol kolumla bir şeylerle uğraşabiliyor olmanın daha kullanışlı olması.

onun dışında yok evde her yerde yemek yiyorum.
0
bohr atom modeli
(19.01.23)
Son kısma kadar normal gidiyordu. Benim de evde tercih ettiğim sandalye ve koltuk var ama ilgili şeyleri yaparken en uygun konumda olmamı sağlıyor. TV'ye uygun uzaklık ve konfor gibi. Biri oturursa sorun etmem ama. Biraz takıntıymış seninki.
0
nawar
(19.01.23)
Alışkanlık bizi buna doğru itiyor. Ben mesela bilerek farklı yerlerinde oturmaya çalışıyorum evin. Arada yere yatıyorum bildiğin, tavanda neler var görmek için. Maksat bakış açısı değişsin. Şimdi böyle yazınca sanki ben de enteresanmışım gibi oldu, ama değil. Değiştir bakış açını ufak ufak.
0
SiyamkedisiZorro
(19.01.23)
Evin içinde hobi olarak farklı yerlere oturuyorum. Kitap okurken ya da bir şey izlerken açıya göre güneşi önüme ya da arkama almam gerekebiliyor. Onun dışında hele bu gün de şu koltukta şöyle yatayım dediğim çok:D
0
Amaranta ursula
(19.01.23)
işte tek kişilik evde zaten bence daha da nettir bu o yüzden aile evi örneği verdim. Ben de kendi evimde hep aynı yerlere oturuyorum çünkü zaten niye başka yere oturayım diyorum :D

benim de mesela L koltuk var tv karşısında. Dünya kupası izlerken mesela tam karşısındaki kısma değil çaprazdaki kısma oturuyodum hep ve hep oraya oturuyorum. Zaten onun dışında bi de bilgisayara girdiğim masam var orda da oturduğum yer belli. Şu anki evde oturacak pek bi seçenek yok gerçi ama farklı seçeneklerin olduğu bir evde yaşasam da sabit yerlere otururdum.

Otobüs, metro gibi toplu taşımalarda da favori koltuklarım var boşsa kesin oturduğum. Ya da yemekhanede genelde sabit yere otururum. Ben de alışkanlıklarımı severim böyle zamanlarda :)
0
nundu
(19.01.23)
Ben de @hypathia +1
0
peki madem
(19.01.23)
(6)

Ortaçağ Filmleri

rumeli beylerbeyi
Tema olarak böyle filmler çok hoşuma gidiyor. Google sonuçlarında çıkan listeleri bitirdim diyebilirim.Önerisi olan varsa çok mutlu olacağım.
Tema olarak böyle filmler çok hoşuma gidiyor. Google sonuçlarında çıkan listeleri bitirdim diyebilirim.

Önerisi olan varsa çok mutlu olacağım.
0
rumeli beylerbeyi
(15.01.23)
Gülün Adı.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(15.01.23)
The Seventh Seal(1957)
0
Amaranta ursula
(15.01.23)
Komedisini istersen Monty Python and the Holy Grail...
0
d max
(15.01.23)
Listeyi atsaydın da hem faydalansaydık hem de tekrara düşmeseydik :)

Ironclad

Fantastik olmayan seride ilk çağ da olur mu? Roma dönemi gibi mesela? Orta çağ için bolca Viking yapımı var bu arada.
0
nawar
(16.01.23)
Monty Python and the Holy Grail +1
0
vedatchilipeppers
(16.01.23)
(2)

Batman yarasaları nasıl çağırıyor?

sassot
Batman begins filminde Back-Up sahnesinde ayakkabısının altında bir buton gibi bir şey var çıkarıp basınca yarasalar, batman 'in mağarasından bulunduğu yere doğru geliyor. Bu nasıl oluyor anlamadım, sinyal gibi bir şey mi ?Çünkü batman diğer süper kahraman filmleri gibi çok fazla fantastik öğe barın
Batman begins filminde Back-Up sahnesinde ayakkabısının altında bir buton gibi bir şey var çıkarıp basınca yarasalar, batman 'in mağarasından bulunduğu yere doğru geliyor. Bu nasıl oluyor anlamadım, sinyal gibi bir şey mi ?

Çünkü batman diğer süper kahraman filmleri gibi çok fazla fantastik öğe barındırmıyor hatta nolan üçlemesinde hiç olmadığını düşünüyorum.

Bahsettiğim sahne ;

youtu.be

Filmi izlemeyen varsa tavsiye ederim muhteşemdir.
0
sassot
(12.01.23)
Bir cihaz ile yarasaların duyabileceği frekansta bir ses dalgası yayıyor olması lazım.
0
lüzumsuz adam
(12.01.23)
Dediğin gibi bir ses çıkıyor ya bastığı anda ona. O ses ile yarasalara ulaşacak şekilde sinyal veriyor güya. Yarasaların de ses duyusu güçlü olduğu için geliyorlar işte. Şey gibi çığırtkan kuş muhabbeti gibi. Kuş avlamak için çağırma amaçlı kullanıyorlar ya onun gibi. Belki çiftleşme çağrısıdır bilemem.

Bu arada Nolan yönetimi ve oyunculukları çok iyi ama ben Bale'e Batman'i yakıştıramadım. Daha yapılı biri gerekiyordu, Batfleck çok daha iyi oturdu. Gotham için de Nolan Gotham'ı New York son baharı gibi. Tam bir Gotham havası vermiyor aslında.

Gotham'ı The Batman'deki gibi yapıp kadrosundan kimseyi almazdım ben. Nolan serisi kadrosunda Batman'i Batfleck yapar, CatWoman'ı Anne Hathaway dışında herhangi başka bir insan evladına oynatırdım. 10/10 olurdu bence.
0
nawar
(12.01.23)
(5)

baslamadan biten iliskiler

Kittie
hic tam olacakken olmayan, olamayan, kisacasi baslamadan biten ozel iliskileriniz oldu mu?bu kisiyi/kisileri ara ara dusunuyor musunuz, acaba nasil olurdu diye yani?bir de stalkladiniz mi hic bu kisileri, evli olani falan gorunce ne hissettiniz?
hic tam olacakken olmayan, olamayan, kisacasi baslamadan biten ozel iliskileriniz oldu mu?

bu kisiyi/kisileri ara ara dusunuyor musunuz, acaba nasil olurdu diye yani?

bir de stalkladiniz mi hic bu kisileri, evli olani falan gorunce ne hissettiniz?
0
Kittie
(12.01.23)
Oldu. İçlerinden birisi için iyi ki olmadı diyorum. Stalkladım bir iki kere verilmiş sadakam varmış diyorum.
0
Amaranta ursula
(12.01.23)
oldu evet. daha ikinci gün aşık olduğunu iddia etmişti. ilişkinin adı konsun diye baskı hissetmeye başlamıştım. aramızda 18 yaş vardı. onu da büyütüp kendi ayakları üstüne basınca kaybedeceğimi düşündüm. bağımlı bir ilişki ya da dengesiz bir ilişki kaybetmeye mahkum. yoksa çok güzel, çok hoş biriydi.

ara ara anlık aklıma geliyor, bu duyuru gibi bir neden olursa ama özellikle düşünmem. stalklamadım. evlenmez ama evlenirse de haberim olmaz.

başka da oldu daha önce. anlatmıştım burada. yine acıklı hikaye yazıyorsun harun abi diyecekler çıkacaktır :) o aklıma geliyor ama üzüldüğüm için. insanlık namına.

eskilerden evli olanların haberini bir şekilde alırsam üzülmem. bir şey hissetmem. mutlu olsun her insan. hayatta başka ne amacımız var.
0
gabe h coud
(12.01.23)
Yıllar önce birlikte çalıştığım birisi vardı, o dönemlerde bir şey hissetmiyordum o yuzden hep kız ayarlamaya çalışıyordum ona :) o istemiyordu öyle gecistirip gidiyordu.

Sonra bunun üni bitti göreve başladı falan biz bununla gece gündüz telefon sms gorusuyorduk. Artık adı konmayan bir ilişki gibiydi ama aşkım sevgilim kelimeleri yoktu hiç.

Yakın Bi arkadaşım bunun Nisanlanacagini söyleyince şok oldum. Hem hiç bahsetmedigi için hemde bizim aramızda birsey olur beklentisi vardı bende.

Neyse bu nişanlandı o ara hâlâ görüşüyoruz ben birisi ile tanıştım ilk o zaman sormuştum sen nasıl karar verdin evlenmeye diye,aile baskı demişti. Sonrada görüşmedik zaten..


Yıllar sonra ikimizde evli olarak sosyal medyadan 1-2 konuştuk ilk o zaman aslında beni sevdiğini ama benim onu sevmediğimi ona kız ayarlamak ile meşgul olduğum için acilamadigini söyledi:))
Yine görüşmüyoruz ama bence mutludur. Zaten mutlu olsun,hiç aklım kalmadı:)
0
brnbrs
(12.01.23)
- Oldu.

- Düzenli olarak değil, geçmişte ve arada.

- Hayır.
0
nawar
(12.01.23)
Evet, çok hem de. Hepsi de uzaktan internet sitesi üzerinden başlayan ilişkiler, yabancı hepsi. Daha buluşamadan biten de var, buluşma sonrası biten de. Zaten uzaktan "hani ya olur mu" diye tartıyorduk ama buluşunca olmadı.

Bir kısmıyla halen sosyal medyadan görüşüyoruz bile. Evlenen biri var ki, en çok ona üzüldüm. Çünkü kendi hatamdan kaybettim. Ülkesine başka bir maksatla gittiğimde o zamanki nişanlısıyla da tanıştırmıştı. Lakin tanıştığım sitede takılan bir arkadaşım onu tanıdı. Galiba ülkesine dönmüş ve hesabını aktive etmiş. Ama yine başlamak için girişimde bulunur muyum, bulunmam...
0
d max
(16.01.23)
(22)

Almanlar ve ırkçılık

Kaleci Saçlı Forvet
Şimdi bi toplmu topyekün zan altında bırakmak istemiyorum fakat Almanların büyük bir kısmı bana hala ırkçı gibi geliyor, kendi ırklarının hala en üstün ırk olduğunu düşündüklerini düşünüyorum ama bunu geçmişte yaşananlardan ötürü zamanla baskılayıp kendilerinin bile unuttuğu gibi bir görüşüm var. Bö
Şimdi bi toplmu topyekün zan altında bırakmak istemiyorum fakat Almanların büyük bir kısmı bana hala ırkçı gibi geliyor, kendi ırklarının hala en üstün ırk olduğunu düşündüklerini düşünüyorum ama bunu geçmişte yaşananlardan ötürü zamanla baskılayıp kendilerinin bile unuttuğu gibi bir görüşüm var. Böyle bir şey olabilir mi sizce de bu Almanlara hiç güvenemedim ben oldum olası. Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(11.01.23)
(bkz. önyargı)
(bkz. kalıpyargı)
0
but that was just a dream
(11.01.23)
ırkçılık düşük eğitim ve zeka düzeyi belirtisidir genellikle. en azından toplumsal olanı. çok zeki biri de ırkçı olabilir ama genel olarak ırkçılık eğilimi genelde boş adam olma kaynaklıdır. kendisiyle ve hayatıyla sorunu olmayan, kendini geliştirebilmiş, kendini eğitebilmiş, toplumun sağlıklı bir parçası olabilmiş kişi sırf ten rengi veya doğum yeri farklı diye birinin "aşağı" olduğunu ya da ana babasından doğdu diye "üstün" olmadığını bilir.

ben kitle halinde gelişmiş hiçbir avrupa ülkesinin ırkçı olduğunu düşünmüyorum. dediğim gibi ırkçı her yerde var, ırkçı muameleye maruz kalabilirsin ama toplumsal olarak öyle bir durum olduğunu düşünmüyorum. çünkü bu herifler zaten naziler yüzünden kendi bayrağını dalgalandırmaktan utanacak hale gelmiş durumdalar. üstüne üstlük dünyanın en güzel ülkelerinden birinde yaşıyorlar. mutlu, huzurlu, müreffeh, eğitimli insandan kolay kolay ırkçı çıkmaz.

ırkçılık tarihiyle yüzleşemeyen, gazla çalışan, geçmişte yaşayan, bulgur pilavı yiyip diriliş izleyen, "masa biziz" diyen adamdan çıkar.

kısacası bu gelişmişlik ve eğitim meselesi. kimse alman veya türk diye ırkçı olmaz.
0
mark greg sputnik
(11.01.23)
Bildiğim kadarıyla kendi ırkını/kültürünü üstün görme neredeyse her toplulukta var.
Mesela Türkler de öyle düşünmüyor mu sizce?
Direkt deneyimlememiş olsam da Pakistanlıların da Norveçlilerin de Malezyalıların da bu konuda benzer şekilde düşündüğünü tahmin ediyorum.

Almanların ekonomisinin ve sanayisinin gelişmişliği onların bu düşüncesine destek/kanıt oluyor olabilir ama bu kanıtlara sahip olmayan bir topluluğun üyesi de bu düşüncesinden vazgeçmiyordur bence
0
michael_knight
(11.01.23)
çok komleks ve girift konular.
ırkçılık zeka ve eğitim düşüklüğü göstergesi +

bunun dışında almanların alman olmayanlara karşı mesafesi varsa direkt ırçılıkla değil kültürel normlarla da açıklamak lazım. ülkenin dağlık kapalı bölge oluşu, tarihsel geçmişi (saldırılara açık veya hep teyakkuz halinde olması), iklim, coğrafya vs insanları kapalı ve dar alanlarda yaşamaya -ve belki de dolaylı olarak öyle düşünmeye- itmiş olabilir.

düz adam sami gibi açıklayacağım ama
hava güzel olsa sokaklarda kahve bira içseler, hep deniz kenarında büyük şehirler; limanları olsa da sürekli başka kültürlerle etkileşime girseler vs vs . turizm, tarım mutfak vs yerine mecburen sanayiye yüklenmişler. fordist sistemde çalışmak iş ve yaşam rutinine nüfuz ediyor. belki benim çilekeş hansım günterim de italyadaki roberto efendim marsilyadaki gibi gabriel gibi keyfinde, siestasında olsa; onunla bununla şakalaşıp sohbet etse belki daha farklı olurdu ama şartlar işte :/

bir de ikinci dünya savaşı şunun şurasında 2 nesil önce, o günleri yaşatanların yetiştirdiği çocuklar hayatın her yerinde vs.

yine de ırkçılığı topyekün bir topluma bir millete atfetmek hatalı bir düşünme biçimi. bir milleti diğerinden daha fazla veya daha az ırkçıdır diyemeyiz. bir toplum etkileşime daha kapalı veya açık demek daha mantıklı geliyor bana.
0
jimjim
(11.01.23)
Önyargı.
Bilmem kaç milyonluk ülkeyi elde bir veri olmadan hissiyat ile ırkçı demek başka bir şey ile aciklanamaz.

Böyle bir şey yok, bunu nasıl kanitlariz bilmiyorum sonuçta söylediğin şeye göre bunlar komple ırkçı ama soylemiyorlar. Ütopik bir olay.
0
logisticsmanager
(11.01.23)
Türklerin en eğitimsizleri ile birlikte yaşayabildiklerine göre bence ırkçı değiller. Şahsen onların katlandığı tiplere ben katlanamazdım.
0
OrangeYellow
(11.01.23)
Nürnberg mitinglerinde meydanları dolduranların hepsi savaş sırasında telef olmadı yada savaş sonrası idam edilmedi bu yüzden görüşlerinize katılıyorum ama yüksek sesle ifade edemem.
0
Sir Anthony Hopkins
(11.01.23)
Almanların "büyük bir kısmının" ırkçı olduğunu düşünüyorum, Almanlara "hiç" güvenemedim yaklaşımı da ırkçı bir yaklaşımdır. Burdan yola çıkıp durum değerlendirmesi yapabilirsiniz.
0
Phoebe
(11.01.23)
Irkçılık var. Sokakta falan gelip pis Türk diyen yok, birkaç şay duydum ama çok ekstrem, normal olmayan insanların yaptıklarıydı.
Irkçılık bir de bizim düşündüğümüz gibi Arapları hiç sevmem gibi birşey değil. Ben de Arap, hindi, Çin ya da kimseyi sevmiyorum ama biriyle tanıştığımda önyargım kendi içimde kalıyor, o kişinin karakterine göre davranıyorum.
Irkçılığa uğradım, kesinlikle bunu kanıtlayamayacağın şekilde yapıyorlar. Kanıtım da var ama %100 değil, kesinlikle reddediyorlar. Gruptan dışlanan da sen oluyorsun.
Kesinlikle kendilerini çok üstün görüyorlar. Biz de kendimizi üstün görüyoruz ama fark biz diğerlerini aşağılamıyoruz ya da eksiklerimizi biliyoruz bunlar her zaman doğru eğer hata varsa yanlışlıkla olmuştur. Anlatamadım gerçi ama neyse. Yaşadığım örneklerle anlatırdım ama hiç enerjim yok.
Bunun dışında bana çok pasif agresif insanlar gibi geliyorlar.
Burada her milletten insan var ama en çok Türklere ve doğu Avrupalılara karşı ben bazı tavırları gördüm ki en çok entegre olanlar, çalışanlar bunlar.
0
spherical
(11.01.23)
Hocam benim ırkçı olup olmamam farklı bir konu, bundan yola çıkarak durum değerlendirmesi yapmak benim soruma cevap vermiyor bu söylem kendi diyen kendi olur gibi bir şey daha çok.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(11.01.23)
almanlar bana kalırsa tüm avrupa toplumları içinde en az ırkçı toplumlardan birisi. ahlaki açıdan da türklerden üstün oldukları tarafları var. geçmişleri nedeniyle ırkçılıktan ölesiye korkuyorlar zaten ve yabancılara karşı bazen gereğinden de fazla pozitif ayrımcı davranıyorlar. göçmenlere mesafeli olmakla ırkçılık aynı şeyler değil. türkiye'de sen nasıl yabancılara gözün kapalı kucak açamıyorsan onların da sana bu kadar kolay kucak açmasını bekleyemezsin. her insana default gelen zenofobi ile ırkçılığı aynı kefeye koymamak lazım.

niyeyse türklerin almanlardan daha çok sevdiği italyanlar, ispanyollar vs. deneyimlerime dayanarak ırkçılık ve yabancılara gösterilen muamele konusunda daha sorunlu toplumlar, ki bu ülkelerde yaşayan türklere sorarsan onlar da sana uzun uzun anlatırlar.
0
sir gawain
(11.01.23)
Almanlar genel olarak ırkçı olup gizleyen ve sonuçlarından çekinenler ile saçma bir şekilde aşırı özür dileyenlerden oluşuyor. Aga senin deden Heinrich Himmler olsa bile sen onun yolundan gitmiyorsan neden senin suçun olsun? Sürekli bir üzgün ve özür dileyen modda korkak bir şekilde "aman ırkçı demesinler" diye geriliyorlar. Diğer kısım ise ırkçı ve de kendilerini daha üstün görüyorlar ama bunu gizliyorlar. Çünkü Mark Greg Sputnik'in dediği gibi kendi bayraklarını assalar ırkçı derler diye çekiniyorlar.

Bu arada Avrupa ülkelerinin hepsi ciddi oranda ırkçı vatandaş barındırır. Bunların sadece belirli seviyeleri var. Orta Doğu'dan uzakta, terörsüz, ekonomik buhransız yaşadıkları için gelen bir rahatlık havasında hepsi hümanist geziyorlar. Türkiye'nin bir yılda yaşadığının %1'ine denk gelecek bir terör olayından sonra ya da bir göç dalgasından sonra tepkilerine bakın. Hatta ona bile gerek yok. Ukrayna'daki savaşa yaklaşımları ile yıllardır devam eden beyaz insansız savaşlara yaklaşımlarına bakın. Bir anda bizden daha tepkili hale geliyorlar. ABD zaten "racial profiling" denilen olayın cenneti.

Irkçılık daha doğrusu zenofobi Avrupa'nın yapıtaşlarından biri. Avrupalı olmayıp Avrupa'ya giden herkes belirli bir kesim dışındaki insanlar tarafından ön yargı ile karşılanır. Gençler arasında bu oran daha düşük. ""Eğitim ve zeka seviyesi" iddiası sahip olmak için değil sahip olduğunda törpülemek ya da baskılamak için işlevseldir. Gerisi kültürel bir algı. Aksinin iddiası komik kalıyor.

Peki bu kadar göçmeni nasıl alıyorlar? Bak, almıyorlar bile. Türkiye milyonlarca sığınmacıyı ülkesine almak gibi bir hata yaptığında, o gelişmiş, zeki, eğitimli, ırkçı olmayan Avrupa ülkeleri ne yaptılar? Zor durumda olanları değil, sadece kalifiye olanları ülkelerine aldılar onu bile küçük sayılar ile. Birçoğu bir şekilde ülkesine gelip yerleşen ve üreyen azınlıklardan rahatsız. Onları gentrification ile taşraya itip kendilerinin yapmak istemedikleri işleri yaptırmaya yönlendiriyorlar.

Genç nüfuslar ve mevcut politik doğrucu algı yönetimi ile daha küresel bir Dünya'ya yönlenirken tabii onlar arasında ırkçılık oranı daha az. AB bir beyaz örgütü olmaktan çıkacaktır bu süreçle tabii. Şimdi bile 30 yaş altı için bu ırk ve sınır ayrımı büyük oranda bir şey ifade etmiyor.
0
nawar
(11.01.23)
Hocam şunu göstermek istedim aslında; bir Alman'ın Türklerin "büyük bir kısmının" barbar olduğunuz düşünüyorum, onlara "hiç" güvenemedim şeklinde düşünmesi aynı çıkış noktasına sahip. Yani mesele ırklardan çok bireyin bakış açısı. Ben dazlakların türk işçi evlerini kundakladığı, türk çocuklarını kaçırdıkları dönemde Almanya da büyüdüm. O dazlaklar kadar, Almanca öğrenelim diye hafta sonu gönüllü ücretsiz almanca dersi veren öğretmenlerimde vardı, annem almanca bilmediği için kendi çocuğuyla beni iki yıl okula götürüp getirende vardı. Babam anneme şiddet uyguladığında ıykkkk türk işçiler böğkk ilkel bunlar diyen komşularımızda vardı, annemi ve biz çocukları bir kenara çekip başvurabileceğimiz yardımları anlatan da vardı.
0
Phoebe
(11.01.23)
Ya bence yukarıdaki cevaplar senin sorunu çoğunlukla anlamamış. Çünkü Hans ırkçı mı Jürgen yabancı düşmanı mı vs. nereden bilelim tek tek. Mevzu o değil. Mevzu bu olmadığı için konunun eğitim veya zeka ile de ilgisi yok.

Asıl sorular şunlar bence: Alman kültürü dışlayıcı ve kapalı bir kültür mü? Yeniliklere açık mı, yoksa muhafazakar mı? Üstünlük kompleksi var mı yok mu? (diğer kültürlere relative olarak tabi ki, yoksa bunun net bi ölçütü yok).

Bu soruların cevabı da Almanlarla biraz vakit geçirmiş herkes için oldukça açıktır muhtemelen :) Olmayanlar için de @nawar +1 diyelim.

"O kadar göç alıyorlar" vs. diyenler için de, Almanların 60 yılda aldığından fazlasını biz 3 yılda aldık. Hani gösterge buysa eğer TR'deki ırkçılığı düşünüp, Almanya'yı tahayyül edebilirsiniz.
0
plutongezegendegilmi
(11.01.23)
Nawar çok güzel bir cevap yazmış. Ben de sorunu "almanlar hala içten içe üstün olduklarını düşünüyor ama bunu dile getiremeyecek kadar bu konuyu baskılamışlar" şeklinde algıladım ve 1 sene de olsa o topraklarda yaşamış biri olarak bu görüşe katılıyorum. Ben mevcut bilincimle, alman olsam bununla gurur duyardım, her anlamda başarılı bir ülke, müthiş bir tarih, avrupa'nın belkemiği, vesaire veesaire. Bundan 50-100 yıl önce yaşananların sorumlusu ben olmadığım için bunları kafaya takmazdım. Ama işte malum nazi dalgasından ve genel "göçmen dostu ülke" baskısından ötürü, ben almanım derken özür dilerim ama ben almanım yani modunda takıldıklarını düşünüyorum. Almanyada ırkçıdan çok, göçmen dostu vardır ve bu onların maalesef sonunu getiriyor, bir çok şehri alman şehri olmaktan çıkmış durumda. Apolojist yani adamlar, 3 adımda bir özür dileme düşüncesindeler.

Peki almanlar ırkçı olsaydı, olmakta haklı olurlar mıydı? Bence sorunun cevabı evet. Bu müthiş ülke şu anda her anlamda yağmalanan rezil bir pozisyona düşmüş durumda. Redditte bile göçmenlerin zorbalık yaptığı alman çocuklarının konularını okuyabilirsiniz. Almanyanın bir çok şehrinde almana rastlamak için çaba sarf etmeniz gerekir. Bize çok daha yakın olan suriyeli, afgan göçmen gibi şeyler bile, zaten düzen olmayan türk şehirlerinde bizleri çileden çıkarırken, düzen bağımlısı, kuralcı, müthiş bir sistem oturtmuş, ortadoğuya ve islama olabildiğince uzak bir alman çocuğunun kendi evinde suriler tarafından zorbalığa uğruyor olması travmasını bu adamlar atlatamazlar, ve sonucunda göreceksiniz bu gidişle yine 2. dünya savaşında olduğu gibi sağ partilerin iyicene yükselişe geçeceği bir süreç yaşanacak (ya da almanya'da iş işten geçmiş olacak ancak diğer avrupa ülkeleri ibret aldığı için o süreci yaşayacak ve daha çok göçmen karşıtı olacaklar)

Bunun dışında ırkçılığın düşük zekalı olma durumuna katılmıyorum. Ben herkesle arkadaş olmak, iyi geçinmek zorunda değilim. Keza bir almanın, türk olduğum için benimle arkadaş olmaya ve o önyargıyı yenmek için vakit ve enerji ayırmak istememesini de anlayabiliyorum. Herkes yeni kültürler keşfetmek ve her şeyi mazur görmek zorunda değil. Adam istemiyorsa istemiyordur, ben de önünde erkek çocuğu dansettiren kültürlerle bir şey paylaşmak istemediğim gibi, mesela milyonlarca afgan içerisindeki 3 tane pırlanta gibi adamı bulmak için çaba harcamak zorunda da değilim. Almanlar bu minvalden bakınca, ırkçılık bir yana, göçmenlere inanılmaz bir tolerans gösteriyorlar ve sonuçların da en büyük şehirlerinde kızları rahat yürüyemediği için olumsuz şekilde yaşıyorlar. Sonuç olarak almanların hakkını yememek lazım, ve duygusal netflix dramalarından çıkıp gerçek hayata vardığınızda görüyorsunuz ki ırkçılık da bilinmeyen bir karanlıktan korkmak gibi oldukça doğal ve normal bir reflekstir. O karanlıktan korkmamak insanın kendi elinde, ama korkmamaya çalışmak için çaba sarfetmeyen ve karanlığa hiç girmemeye çalışan insana da saygı duyuyorum.
0
roket adam
(11.01.23)
Abi hemen ofans yapıyorsunuz ama ofans yapacak bir şey yok, ben Almanlar ırkçıdır demiyorum Almanların ırkçı olabileceklerini düşünüyorum ama bu tam da Roket'in söylediği gibi "Almanlar hala içten içe üstün olduklarını düşünüyor ama bunu dile getiremeyecek kadar bu konuyu baskılamışlar" şeklinde bir düşünce, yani "sen kaç tane Alman tanıdın olm" argümanı doğru değil bu anlamda, misal ben de Almanları seviyorum benim de Alman arkadaşlarım var ve hiçbirinden de ırkçılık görmedim hatta Nawar'ın dediği gibi birçoğu fazla "hümanist" ama kendilerini bu şekilde baskılamalarından asıl düşüncelerini unutmuş bile olabilirler gibi geliyor bana. Hani gece başını yastığına koyduğunda uykuyla uuanıklık arasında bir süreç olur ya, ancak orada "Lan Almanlıktan aldığım tadı da hiçbir şeyden alamadım he" kıvamına geliyor gibime geliyor birçoğu, yoksa "ALMANLAR IRKÇIDIR" demiyorum ben, öyle olabileceklerini düşünüyorum.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(11.01.23)
abi yanlış anlama da birine "ırkçı ama ırkçı olduğunu unutmuş" demek nasıl bir yaftalama çeşididir? berlin nüfusunun neredeyse yarısı göçmen olmuş, ki önemli bir bölümü de sivilize olmamış, abuk sabuk saçmasapan insanlar. hepsi ekmek elden su gölden yaşıyor, devletin kaynağını sömürüyor, ne fiziksel/sözel ırkçı bir saldırıya maruz kalıyor, ne hayat kalitesini etkileyecek somut bir ayrımcılığa uğruyor. argümanlar "burgeramt'taki alman memur bana sanki biraz ters baktı gibime geldi"nin ötesine geçmiyor. iddia ediyorum, şu göçmen nüfusu türkiye ya da başka bir ülkede olsa ve devlet kendi halkından aldığı vergiyi bunlara akıtsa insanlar çoktan sopalarla yabancı kovalıyordu.

yukarıda biri "zenofobi yani ırkçılık" diyerek ikisinin eşanlamlı olduğunu iddia etmiş ama mahallenize taşınan ve hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir yabancıdan çekinmekle ırkçılık apayrı kavramlar. zenofobi hepimizin maymun beyninde olan bir savunma mekanizması, bilmediğimiz şeylere karşı temkinli olmasak evrimleşip bugüne gelemezdik zaten. ikisini aynı görüp bunun üzerinden paragraflar döşenmek tuhaf olmuş biraz.

ben alman muhibi vs değilim. ama kendi ülkemle karşılaştırıldığında çok daha etik ve naif kalan bir toplum için "ben bu insanlara oldum olası güvenemedim" demene tetiklendim biraz. peki sana kim güvensin diyesim geldi.

almanya'da ikinci el eşya alıp satarken ya da birileriyle işbirliği yaparken önümdeki iki seçenekten biri türk, diğeri almansa (ve diğer her koşul eşitse) daima almanı tercih ettim ve şimdiye dek zararını görmedim. bende güven meselesi tam tersi işliyor.
0
sir gawain
(12.01.23)
Abi inanın benimle alakalı ne düşündüğünüz hiç problem değil yani düşüncem mantıksız ve aptalca da gelebilir doğrudur ama muhtemelen ne demek istediğimi de anlatamıyorum ama yineleyeyim: Ben Almanlar ırkçıdır demiyorum. Almanlardan kastım bu arada Türkiye'den oradan buradan gelip vatandaşlık almış Almanlar değil onların hiç gelmediğini düşünelim; ben Bastian Schweinsteiger gibi Almanlardan bahsediyorum.

Diyorum ki bu Almanlar özünde, temelinde, en gizli saklı ID benliğinde hala üstün bir toplum olduklarını düşünüyorlardır ama bunun Nazi dönemiyle falan bir ilgisi yok zira Cermenler zaten mitolojik olarak da kendini herkesten üstün gören bir toplumdu, yani biz Türklerin Ergenekon destanı gibi bu adamların "Bro biz Avrupalı halkların en büyüğüyüz en ulusuyuz tanrının yeryüzündeki gölgesiyiz" tadında mitolojileri var, Nazizim biraz da bu mitolojiye dayanıyor ama ben diyorum ki Almanlar bu Nazi belası yüzünden kendi mitolojilerindeki bu özelliklerini artık dile getiremeseler de, hatta günümüz şartlarında bunu baskılamaktan yok saymaktan gerçekten de "olmadığını" düşünseler de özlerinde hala bu düşüncelerie sahip olabileceklerini düşünüyorum, çünkü bu düşünce bu adamların kültüründe var böyle mitleri var, yani 2000 yıl bu düşünceye sahip olmuş bir toplum son 50 senede mi bundan vazgeçti yani bu bana mantıklı gelmiyor sadece.

Abi hadi her şeyi geçtim misal Till Lindemann'ın ırkçı olmama ihtimali var mı ya, benim bile Till Lindemann'ı görünce Alman ırkçısı olasım geliyor o niye olmasın ki.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(12.01.23)
Danimarka ve İngiltere ofislerinde kısa süreli çalıştım. 8 aydır Avustralya’ dayım. Avrupa- özellikle orta Avrupa ve batı insanı ırkçı olmasa da muhafazakardır. Kibardırlar ama sosyal çemberlerinin içine girmen çok zordur. Ki bunu bana Danimarka’ da bir Fransız, Newcastle’ da bir İskoç da söyledi. Burda bir şekilde yabancı olduğunu hissettirirler demişlerdi.
0
trixi
(12.01.23)
kahraman, savaşçı, güçlü ya da kutlu olmadığını iddia eden bir ırk mitolojisi var mı? yani dünya tarihinde hangi milletin mitolojisinde "biz çok da süper bir ırk değiliz ya idare ediyoruz işte hehe" türü söylemler görebilirsin? zaten destan kavramı bu mantık üzerine kurulu, milletler en kolay güçlü oldukları algısı üzerinden birleşir. dediğin şey ingilizlerde de var, türklerde de, meksikalılarda da, korelilerde de. zaten alman mitolojisi dediğin şey de tartışılır. nordik, anglo-sakson ve keltlerden çok ayrışmış bir mitoloji deği. yani bunlar avrupa'nın ortak mitolojileri aslında.

almanya son yüzyıldaki göçmen politikasıyla avrupa'nın amerikası olma yolunda ilerliyor (ki bence oldu zaten). gelgelelim amerika'nın pohpohladığı bu tek ulus olma hali, hepimizin orijini farklı olabilir ama biz tek bir ülke, tek bir milletiz, hadi marş söyleyip bayrak sallayalım ve amerika'nın kurtuluşunu kutlayalım durumununun yüzde birini bile göçmenlerine dayatmıyorlar. almanya yarın bir gün çıksa hadi bugün almanya'nın bayramı, herkesin eline almanya bayrağı verip birlikte sallayalım ve marş okuyalım dese yer yerinden oynar. ne ırkçılıkları kalır ne nazilikleri. almanya bu açıdan düşünürsen ırkçılık bir kenara, avrupa'nın belki de en anti-ırkçı ülkesi olabilir. bunu da devletin zorlamasıyla ya da kanunlarla değil, toplumsal normlarla beceriyorlar.

bir milletin karakteri 100 yılda değişir, 50 yılda da değişir. tanıdığım bir ülke halkı gözümün önünde sadece 20 yılda eskisinden iki kat daha muhafazakar oldu mesela. oluyor böyle şeyler.
0
sir gawain
(12.01.23)
gunumuzun politik dogrucu dunyasinda bu tarz bir soylemi "mesela yani" gibi bile soylemeye kalksan adami carmiha gererler. belki de medeni ve mesafeli toplumun gereklerinden birisi budur, bilemeyecegim.

ancak almanlar disiplinli diyince evet abi diyen ayni insanlar almanlara yonelik olumsuz algilanabilecek bir tanimlama yapildiginda ama aa butun almanlara oyle diyemezsiniz diye ayaga kalkabiliyorlar. halbuki iyi kotu yargilari zihnimizde. tembel alman oldugu gibi seker gibi pamuk gibi alman da vardir. ancak genellemeler genel bir resim cizebildikleri olcude degerlidir. yoksa elbette istisnalar olacak. dolar artis trendiyken tek tuk dusus yasadigi gunler de olacak vesaire.

benim almanlar ile iliskilerimde gozlemim cermen kulturlerinden gelme (iskandinavlarda oldugu gibi) bir zenofobiye sahip olduklaridir. bu zenofobi 21. yy'da gunluk hayatta pek kolay karsilasilan bir sey degil belki. ancak bir almanin sosyal cevresine girebilmek kolay degildir. almanya'daki gocmenler benim alman arkadaslarim da var dese de bircok ozel partiye davet edilmezler. buradaki eleme unsuru akici almanca bilgisi midir baska bir sey midir bilemem. ama asilmaz gibi gozuken duvarlar vardir. yeri gelir cilginlar gibi eglenirsin beraber ama onlardan biri olamayacagini inceden hissettirirler. bu italya'da ispanya'da yasanmaz mesela. adam gider seni babannesiyle tanistirir.

bunun yaninda bir alman sasilacak seviyede meymenetsizdir. almanlarla bir is toplantisi yaptiginda sadece is toplantisi yaparsin. espriden anlama gibi bir ozellikleri yoktur. dunyayi olanca sikiciligiyla kucaklamaya bayilirlar. muhtemelen bu ozellikleri sayesinde her dunya savasinda kafalarina vurulmasina ragmen eskisinden daha guclu gelebilmislerdir.

ee bu ideal yaklasimlar zamaninda diger irktan insanlarin yasam hakkina bile sahip olmadigi yonunde korkunc dusunceleri yesertebilmis egitim seviyesi yuksek almanlarin arasinda bile. bu adamlar rilke okuyup wagner dinlerken yan binadan yahudi komsularinin toplatilmasina ses cikarmiyorlardi. heidegger gibi devasa bir metafizik figuru gidip cilginlar gibi nsdap'e basiyordu muhru.

sozun ozu, irkcilik mi demek gerek bilmiyorum ama sikintili bir seylerin oldugu asikar. o yuzden almanlarin iyi yanlarini alacaksin. felsefelerini okuyup arabalarina bineceksin. ama konu almanya'da yasam olacaksa eger gotun gotun uzaklasacaksin.

eyyorlamam bu kadar.
0
antikadimag
(12.01.23)
antikadimag tam olarak senin anlattığını anlatmak istedim ben de.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(12.01.23)
(13)

aramızda dizi izlemeyen, netflix e girmemişler var mı?

baldan kaymak
yoksa ben hollywood sektörüne t-rex miyim?
yoksa ben hollywood sektörüne t-rex miyim?
0
baldan kaymak
(10.01.23)
dizi izlediğim zaman beynimi kullanmadığım için, boşa geçmiş zaman diye addediyorum. sözüm ebmm'den dışarı.
0
goodz
(10.01.23)
dizi artik izleyemiyorum vakitsizlikten. netflixe sadece black mirror bandersnatch bolumu icin 1 ayligina ucretsiz abone olmustum. sonra devam ettirmedim. dizi izleyebildigim donemlerde de malum sitelerden izliyordum.
0
pide
(10.01.23)
netflix yapımı izlemişliğim var ama netflix'e üye değilim. birbirinin benzeri hikayeler pompalayan skimsonik bir platform benim gözümde. bir kuruş vermem.
0
mark greg sputnik
(11.01.23)
Netflix abonesi hiç olmadım. Ya zamunda'dan torrent ile indiririm ya da google'a yazınca onlarca site çıkıyor zaten, hemen hepsi 1080p cam gibi.

Netflix yapımı diziler izledim ama çoğunun devamı gelmiyor. Netflix'in çoğu dizisi ve filmlerinin hemen hemen hepsi çöp..
0
Cesario
(11.01.23)
ben hiç dizi izleyemiyorum. vaktim yok. netflix, disney, beinconnect, mubi hepsi var ama açıp bir şey izleyemiyorum bile. netflix’i ben ödemiyorum, abimin hesabında profilim var ve asla netflix’e para vermezdim ama onu söyleyeyim. bomboş bence.
0
deartheodosia
(11.01.23)
Dizi furyası birkaç sene öncesine kadar çok popülerdi. işyerinde sağda solda hep dizi muhabbeti dönüyordu fakat yavaş yavaş rağbet azalıyor sanki.

En azından beni artık sarmıyor. Evde Netflix, Amazon Prime, BluTv vb olmasına rağmen tek bir dizi açıp izlemiyorum. Netflix'te güzel belgesel serileri oluyor ama arada onlardan izlerim o kadar.
0
msb
(11.01.23)
Çok vakit alıyor, maalesef kolay kolay hiç bir diziye başlamıyorum.

Bakıyorum konu efsane, fena güzel. Ama yapmışlar dizi, hadi yaptınız bari 6-8 bölüm olsun. Yok ama sezon sezon yapmışlar, la yapın onu film izleyelim 2 saat olsun bitsin.
0
John Bloor
(11.01.23)
İlk çıktığında satın almıştım, birkaç ay sonra kendime saygımdan sildim. Alınmaca gücenmece yok içerikler çok kötü. (Ben müge anlı izleyen insanım siz düşünün.) Mubi, Gain türevlerini daha çok tercih ediyorum. Bana kalırsa izlenmeye değer daha çok şey barındırıyorlar.
0
ruhen hastayim ben
(11.01.23)
netflix veya bilumum çevrimiçi abonelik gerektiren hiçbir platforma üye değilim.
hem dizi/film delisi değilim hem de her platforma ayıracak bütçem yok zaten. canım merak ettiğim yapımları izlemek isterse de zaten çeşitli yollarla aynı kalitede izliyorum. yasal olarak, tıpkı itunes'ta nasıl anında tek bir şarkı satın alabiliyorsam aynısı film için de olsun isterdim. böylece farklı yollar denemezdim yani.
0
m e b
(11.01.23)
ben sadece dil geliştirmek amacıyla dublajını kullanıyorum. 4 yıldır netflix hesabım var bir kere ingilizce bir şey izlememişimdir. spice girls'ün müziğe katkısı netflix'in sinemaya katkısından fazladır.

bu şansım başka platformlarda olsa direkt kapatırım hesabı.
0
bohr atom modeli
(11.01.23)
Dizi izlemeyi seviyorum, Netflix'in de güzel dizileri olduğunu düşünüyorum. Netflix, Disney+, Amazon, BluTV, Exxen vs pek çok üyeliğim var. Çoğunu benden çok aile üyeleri kullanıyor o yüzden ödüyorum ama ben de sık sık bi şeyler izliyorum.

Son bir ay içinde Netflix'te izlediklerimden dizi olarak; Wednesday, Inside Job 2. part, Sex Education 3. sezon, How to sell drugs online (fast) 3. sezon, Disenchantment 4. part. Film olarak da Matilda the Musical'ı izledim. Bu izlediklerimi genel olarak beğeniyorum yani bunlar dışında da netflixten izlediğim pek çok dizi var. İstersem malum ortamlardan da indirebilirim ya da stremio gibi programlardan da izleyebilirim ama uğraşmadan tık tık izlemek hoşuma gidiyor.

Dizi sektörü hala oldukça gelişiyor, bence film izlemekten de daha keyifli bir iş. Son dönemde animasyon ya da müzikal dışında "ciddi" film hiç izlemedim neredeyse, o ruh halini bulmak zor geliyor. Ama dizi öyle mi, telefondan açıp yatağa uzanıp rahatça izleyebiliyorum çok hoş :d
0
nundu
(11.01.23)
dizi izlemem, filmciyim. IMDB 250, 500 bitirmemisken Fellini'nin, Hitchcock'un eserleri dururken dizi izlemek mantikli gelmiyor. Hicbir platforma da uye degilim.
0
freedonia
(11.01.23)
Dizi ilerim. Netflix, Disney+ ve Amazon Prime hesaplarım var. Netflix dizileri genel olarak en kötüleri. Arada bu platformlarda yeni dizileri izliyorum ama genel itibarıyla yeni dizilerin ve filmlerin hemen hemen hepsi kötü zaten. Kötü yapım oranı o kadar fazla ki aralarındaki vasat yapımlar insanlara çekici geliyor. Sonra sayfalarca bunu övüyorlar.

Ağırlıkla eski dizileri, bir ekranda bir şey yaparken diğer ekranda oynatıyorum. Yeni dizilerde de arada sıkılıp bırakıyorum geri dönüyorum. Olmazsa yemek yerken ya da öyle sıkılmışken izliyorum.
0
nawar
(11.01.23)
(6)

Türkiye'deki kurumlara itima etme sorunu

aretwoane
Bende bu var mesela TRT Tema Kızılay'a vb hepsine bir itima sorunu var hepsinin yandaş olup Erdoğan'ın elinde olduğunu düşünüyorum bu ülkede hiçbir şeye güvenmiyorum çok nadir güveniyorum kurumlara. Veyal sosyal derneklere ne derseniz deyin. Sol örgütler bile artık boş geliyor. Size de oluyor mu
Bende bu var mesela TRT Tema Kızılay'a vb hepsine bir itima sorunu var hepsinin yandaş olup Erdoğan'ın elinde olduğunu düşünüyorum bu ülkede hiçbir şeye güvenmiyorum çok nadir güveniyorum kurumlara. Veyal sosyal derneklere ne derseniz deyin. Sol örgütler bile artık boş geliyor. Size de oluyor mu
0
aretwoane
(10.01.23)
Oluyor. Bu yüzden hiçbir stk vb kuruma yardım yapmıyorum. Bir ücret karşılığında hizmet almıyorum.
0
seaman
(10.01.23)
devletin, ya da hükümetin el attığı hiç bir kuruma güvenmiyorum.
20 yılda tüm kurumları kendi yandaşlarıyla donatmış durumdalar.
0
ankarakecisi
(10.01.23)
İtimat mı? Anlamdan onu çıkarıyorum. Başka bir şey ise kusura bakma. Oradan yürüyeyim. TÜrkiye'deki hiçbir kuruma güvenmiyorum ben de. Çünkü işini iyi yapanlar işinden ediliyor. Mümkün olduğunca da yandaşlar dolduruluyor. Bu hemen hemen her kurumda böyle. En iyi ihtimalle yükselmenin önüne geçiliyor.

Sağ ve sol olarak bakarsak yıllardır bu vardı ama oranı düşüktü. Şimdi komple bir "ele geçirme" konusu var. Eskiden sorunlu kişilerin olduğu güvenilir kurumlar varken, şimdi güvenilir insanların olduğu sorunlu kurumlar oldu :)

Sol örgütler zaten boş. Özellikle sendikalar çok boş. Yandaşlar ve popülizm yapanlar olarak ikiye ayrılıyorlar.
0
nawar
(10.01.23)
Sadece TR'dekilere güvenmiyorsan yine iyi durumdasın :)
0
plutongezegendegilmi
(10.01.23)
lösev büyük ölçüde bu sayede bağış topluyor zaten
0
babilfish
(11.01.23)
enag enflasyonu yüzde 170 falan hesaplarken, tüik yüzde 70 civarı hesaplıyor. Nasıl inanacaksın?
0
vizivozo
(11.01.23)
(6)

İlişkinizde karşı tarafa alınınca/kırılınca söylemeden çözebiliyor musunuz?

psmstc
Ufak çapta bir konu diyelim partnerinize alındınız içinizde tutunca normale çabuk döner misiniz? Bunun sağlıklısı normali sizce nedir? (Küçük meseleler sonrası alınganlıklardan bahsediyorum)
Ufak çapta bir konu diyelim partnerinize alındınız içinizde tutunca normale çabuk döner misiniz? Bunun sağlıklısı normali sizce nedir? (Küçük meseleler sonrası alınganlıklardan bahsediyorum)
0
psmstc
(10.01.23)
48 saat geçince olayın üzerinden kafandan hala silinmediyse konu küçük büyük farketmez, konuş diye bir yöntemim var
0
freebird5406_2
(10.01.23)
asla.

sağlıklısını bilemem ama ben ilişkide açık olma taraftarıyım. ha mesela sen problemi umursamayabilen türde birisindir, sana koymaz ama ben hassas adamım. canım bir şeye sıkılmışsa sevgilimle paylaşmam, konuşmam, anlaşmam lazım. yoksa uzun vadede hem benim içimi kemirir hem de ilişkimize zarar verir. çok klişe bir laf ama iletişim gerçekten işin yüzde 90'ı bence. sağlıklı iletişim kurabildikten sonra tinerciyle bile iyi anlaşabilirsin çünkü.
0
mark greg sputnik
(10.01.23)
Normali: Üstesinden gelinip arka plana atılabilecek kadar küçükse içe atıp büyütmeden geçmek. Değil ise karşılıklı konuşarak çözmek.
0
nawar
(10.01.23)
Çözebiliyorum. Yıllarca hem de yaptım.

Çünkü bazan içinde sönebiliyor. Karşındaki kişiye yazık.

Konu kırmızı çizgimse mesafe tanımıyorum. Ne işim varsa bırakır çağırır gözümle göz bebeklerini beyninden söker alırım. Aldım da.

Bence bunun sağlıklısı diye birşey yok bu arada. Sizin o öfkeyi kusmanız, sağlıklı mı sorusunun yanıtı partneriniz için de sağlıklı mı mesela? Sakin kalmak gerektiği düşünen biriyim ben. Sevdiceğimin yüzünün düşmesi > dünyadaki bende dahil herşey
0
baldan kaymak
(10.01.23)
ufak/buyuk fark etmeden herseyi icime atarim. ota boka kopurup patlayan abuk subuk insanlarla buyuyunce hayatimdaki en onemli oncelik olay cikmasina engel olmak oldu, ne gerekiyorsa yapayim yeter ki tadimiz kacmasin ali riza bey modum asiri baskin. hafizam da fil gibidir, 8 yil once surda otururken ban soyle soyle demisti diye hatirlarim mesela.

gecmiste de, simdilerde de boyle yaptigim icin aslinda en cok benim zarar gordugumu fark ediyorum. tadimiz kacmasin diye kurtardigim anlar o kadar da kurtarilmaya gerek degilmis, kurtarilmasa da olurmus. hayatimdaki oncelikler iyilik guzellik aramak yerine ani kurtarmak/olay cikmasina engel olmak olunca ot gibi bir hayat cikti ortaya :D

simdilerde alindigim ufak seylerle dalga gecen bir esim var, boyle olunca soylemesi daha kolay oluyor. ufak seyden kastim terliklerini odanin ortasina birakmasi gibi mesela, ayagima takiliyor kaldir sunlari surdan 50 kere dedim diyorum, getirip ayagimin onune birakiyor sonra :D ya da biseyleri belli bir kutuya koymasi lazim, kutuya koyar misin diyorum tam kutunun yanina biraktigi sirada, kutuyu acip icindekileri de disari cikartiyor sonra ahahah :D halbuki benim buyudugum ortamda bunlar ciddi kavga sebepleriydi, biseyler kutuya konmadi diye 4 saat gecmiste de kutuya koymayan seylerden bahsedilip sonra 3 gun kimseyle konusulmazdi filan.
0
taurina
(11.01.23)
geçmiş denen şeyin yıllar öncesi olmasına gereknyok, bir an geçmişse bitmişse, geçmiştir artık. freebird +1, en kısa zamanda çözüp ileriye bakmak daha iyi, diğer türlü geçmişte takılı kalıyorsun, hiç bişiyin tadı kalmıyor.
0
selam
(11.01.23)
(16)

Bu sezon futbolda şampiyon kim olur?

jonas
9 Ocak 2023 itibariyle tahminleri görelim duyuru...
9 Ocak 2023 itibariyle tahminleri görelim duyuru...
0
jonas
(09.01.23)
Beşiktaş olur fakat transfer döneminde orta sahaya bir beyin nakli gerekli

Fenerbahçe'nin özgüveni çok kırılganmış, dün twitterda taraftarları bu iş bitti artık burdan toparlayamayız diye yazdılar çoğunlukla, fenerli arkadaşlara tavsiyem bu kadar çabuk dağılmayın ya

Galatasaray'ın kilit oyuncuları yaşlı, ligi uzun vadede götürebileceklerini düşünmüyorum

Transfer dönemi tüm takımların yapısını değiştirir
0
freebird5406_2
(09.01.23)
bence gs olur. gs tecrübeli hoca genç istekli adam ilk fb derbisinde feneri dağıttı.

istatistikler projects.fivethirtyeight.com böyle.
0
mikahakkinen
(09.01.23)
ben hala fener diyorum.

galatasaray dün gerçekten şahane oynayıp ezdi fener'i ama bundan önceki maçların neredeyse hepsinde zor kazandılar. ikinci yarıda oyundan düşüyorlar, freebird'ün dediği gibi önemli oyuncuların yaşı da var. hele ki sakatlık filan olursa çok zorlanırlar.

fener'in rotasyonu geniş, böyle maçlarda çuvallasalar bile ligdeki 10 takımdan 8'ine 3-4 atıp geçebiliyorlar. lig maratonu böyle bi şey. bütün derbileri kaybedip gerisini kazansan açık ara şampiyon olursun.

ben galatasaray olsun isterim, o yüzden yanılmayı umuyorum ama fener hala götürür gibime geliyor. dört puanlık fark hiçbir şey değil. ocak ayı bitmeden eriyip gitmiş olabilir.
0
mark greg sputnik
(09.01.23)
gs. hem temenni hem tahmin.
0
zgrydn
(09.01.23)
Temenni ve tahmin gs.

Galatasaray yaşlı falan deniliyor ama yaş sorunu olan tek yer mertens ve gomis.
Forvete adam alinacagi zaten belli.

Hayır sundan 6-7 hafta once sorsan fener otturur falan diye dolasiyordu bütün spor medyası, şimdi donmeye calisiyorlar.

Galatasaray devre arasında cama ekmek banan kemal sunal olacak sanan varsa üzülür.
0
logisticsmanager
(09.01.23)
GS: Okan Buruk bali diye bir sey var. Adam hep 4 ayak ustune dusuyor. Fatih Terim de oyleydi. 4-5 tane maci zaten son dakikalarda aldilar. Keciroren macinda bile 80lerde falan gelmisti tur. Buyuk maclar haric hep bir ikinma var ama sonunda 4 ayak ustune dusuyor nasil oluyorsa. Simdiye Okan'in postalanip Fatih Terim'in geri donmesi gerekiyordu coktan. Arti GS nin hicbir kulupte olmayan Gomis, Muslera, ofsaytimsilar gkibi parametreleri var. FB maci da sirf taktik. Pirpir forvetli anadolu takimi gibi oynadilar. Ergenlere sorsan domine etmisler, tek kale oynamislar. 37% topla oynama, 20 faul, 6 sari kart falan var adamlarda. Bu nasil oyun domine etmek ben anlamadim:) Demoralize olmus, yorgun defansa Icardi sallamis bir tane balina girmis, onu konusuyorlar ciddi:) Maci alan adam Baris alper oysaki. GS tek handikapi ergen taraftari, medyasi, o yildizi niye oynatmadin toksikligi kisaca.

BJK: Weghorst'u satmak sampiyonlugu satmak, bir daha gelmez oylesi.
FB: Derbi hayirli olabilir, gelecek 2-3 haftayi kayipsiz gecerse. Yonetim de esek degilse artik ciddi transferler yapar takim berbatmis bizim deyip.
TS: Albayraklar, Bestepe, AKP. Yarista tutabilirler uzun sure.
0
freedonia
(09.01.23)
Favori hala FB.
Okan Buruk sinav sorularini verdi gitti resmen Jesus'a calis diye. 8 kornerin pozisyonsuz car cur edilmesinden tut, 3lu defansin islevsizligine, orta sahanin kisir oyununa, baskiyi kaldiramamaya 1 milyon tane ders var alinacak. Jesus gene 10 kisi kaldik ya tembelligine dusmezse kurtarabilir sezonu.
GS hep dis sahada oynuyoruz diye sikayet ediyor ama GS nin sorunu ic sahadaki kapanan takimlari cozememek olacak bence. Gucler denk olunca buyuk maclari aliyor gs. Hep tek macli galibiyetler aldi, cok zorlandi gs maclarin 80%inde. Arti bir de GS'de sanki herkes formunun zirvesinde sanki. Erken form tutmuslar, aralik, ocakta bir takimin formunun zirvesinde olmamasi lazim sonrasinda dusus gelip, erken bile kopabilirler.
0
speedy
(09.01.23)
96-97 sezonundan beri türkiye ligini takip ederim. Aradan geçen 25 yılda galatasarayın iyi bir hava yakalayıp da sezon sonunda hüsran yaşadığı sadece 2 sezon hatırlıyorum.

çok klişe ama doğru: galatasaray yarıştaysa çok büyük ihtimalle şampiyon olur.
0
sailor
(09.01.23)
gs'nin kadrosu yaşlı diyenler yaşlı 4 tane topçu say desen sayamaz. mertens ve gomis dışında yaşlı adam yok. aanholt zaten devre arası gider, onun yerine dubois gayet iş görüyor.
musleraya rağmen ideal 11 yaş ortalaması maksimum 26.

tahminim de temennim de GS.
0
mustafakesekci
(09.01.23)
dunku maca kadar fener derdim.
dunden sonra psikolojik ustunluk net GS'ye gecti.
cimbomluyum, uzundur bu kadar rahat bir derbi izlememistim.
0
cooperr
(09.01.23)
Tahminim: Galatasaray
Temennim: Fenerbahçe

Galatasaray özellikle saha dışı olaylarda inanılmaz iyi. Sıkıştıkları anda mükemmel algı yönetimi yapabiliyorlar. Dünkü maç dahil olmak üzere çok kötü oynuyorlar ama kazanan takım ruhları var. Kendilerine güveniyorlar. Bir de GS balı var. Bir şekilde kötü oynadıkları maçları da alıyorlar.

Bizde (Fenerbahçe) özellikle son 10 senedir kötü oynayıp da kazandığımız maç sayısı 3-5 tanedir. Yönetimimiz de çok uzun süredir (15 yılı vardır) ergence. Psikoloji temelli savaşları anında kaybediyoruz. Bir de algı oyunları öyle hal oldu ki Kemal Kılıçdaroğlu'na döndük, GS de AKP-RTE. Dünya'nın en doğru şeyini söylesek de karambole gidiyor. Kimse dinlemiyor. Kazanan psikolojisini kaybettik. Büyük takım ruhunu zaten kaybettik. Bu sene biraz toparladık ama derbilerin hepsinde korkak bir futbol oynattı JJ. Haliyle saha dışı en ufak bir konuşma geçince bizimkiler darmadağın oluyor. Motivasyon kayboluyor.

Bu arada GS dün temiz bir galibiyet aldı. Eze eze yendi bizi. Yukarıda yazdığım paragraflardan hakemler sayesinde yendi gibi bir algı oluşmasın. Bizimkiler odaklanamıyor ve kolay motivasyon kaybediyor. "Kazanan" ruhu yok. Bak Mario Gomez geldiğinde "bu sene biz şampiyonuz" dedi ve oldu. Ersun Yanal, 2013-14 sezonunda kaybettiğimiz Konyaspor maçı sonrası "kimse merak etmesin, bu sene şampiyonuz" dedi, resmi hali ile olmasa da şubat-mart gibi şampiyon olduk. Bu inanç ve ruh lazım.
0
nawar
(09.01.23)
Megafon ile domates satar gibi algı yapan başkanın olduğu yerde Galatasaray algı oyunu denmesi de efsane.

Senede basarisizliktan 40 tane başkan yolluyoruz, başkanlar Algida o kadar iyiler ki her şeyi yapiyorlar ama rollerini koruyamiyorlar. Nedense algida çok kötü olan Fenerbahçe baskanlari da malum bir kişi gibi koltuk aldı mi birakmiyor. Sonra malum parti Galatasaray.

Allahtan Atatürk yanına malum kişi posteri acacak kadar düşmedik.
0
logisticsmanager
(09.01.23)
neck_and_neck+1
GS=AKP 20 senedir magdur edebiyatindan tut, Fetullah ile yakinligina, taraftar kitlesine, tek adamligina (Terim). Bundan daha buyuk bir benzerlik olamaz turk spor tarihinde. Fener'in 10 senede sampiyonlugu yok, ama oyle bir algi var ki her sene Fener hakemi, federasyonu ayarliyor sampiyon oluyor sanir duyan. Ben bile inanamiyorum yazarken 10 senedir 1 sampiyonlugu var koca klubun. Son 20 senede 3 maximum 4 dur samiyonluk sayisi. Ama her sene fener ayarliyor ligi:) Bir gun Allah carpacak bunu diyteni ama du bakalim.
0
speedy
(09.01.23)
gs şampiyon olur

ama şu beşiktaşlı halisunasyonu herkese nasip olur umarım ya :)
0
foucauldian
(09.01.23)
sadece dünkü maçı izledim GS diyorum
0
ala09
(09.01.23)
Galatasaray olur.
0
j r r tolkien hayrani
(10.01.23)
(6)

Neden her şeyin fiyatı artıyor?

duchess jessamine
1 seneyi aşkındır dolar 18 bariyerinde ve 1 sene önce 28-30 tl olan benzin 20'ler civarında. sürekli döviz ve akaryakıtı öne sürerek yapılan zamların 1 senedir durması gerekmiyor muydu? dolar artmamış, benzin yüzde 30 ucuzlamış? bu neyin zammı hala durmaksızın?
1 seneyi aşkındır dolar 18 bariyerinde ve 1 sene önce 28-30 tl olan benzin 20'ler civarında.

sürekli döviz ve akaryakıtı öne sürerek yapılan zamların 1 senedir durması gerekmiyor muydu?

dolar artmamış, benzin yüzde 30 ucuzlamış? bu neyin zammı hala durmaksızın?
0
duchess jessamine
(08.01.23)
Ben de bir turlu bunu anlamıyorum.

Ama soyle bir tahminim var, ilk bu döviz atagiyla birlikte bu fiyatlar fırlamaya baslamisti hatirlarsaniz. Sanirim boyle bir fiyat artis dalgasi başladıktan sonra bu artık onu alinamaz bir domino etkisi yaratiyor ve piyasa engelenemez onu alinamaz bir döngüye giriyor ve biz buna enflasyon diyoruz.
Temelde sorun zamaninda Türk parasının degerinin aniden düşmesine sebep olan yanlos politiklar ve ithalat ulkeso olmamiz bu onu alinamaz enflasyon dongusunu baslatti.

Yani tahminim su, bir malin fiyati artiyor ve onun fiyati artinca o mal kullanılarak uretilen baska bir mal da artıyor, o artinca o mal kullanklarak satilan bir hizmetin de fiyati artiyor, bu sefer o hizmete bagli diger hizmetler ve mallarin da fiyati artiyor ve boyle böyle devam. Bu devam ederken dolayısıyla bir olumsuz piyasa beklentisi de olusuyor cunku piyasada fiyatlarin sureklo artis egilimde olduginu goruyorsun ve buna bagli olarak yakin gelecekte daha da artacagini ve cesitli mallara ve hizmetlere erisiminin daha maliyetli olacagini öngörüyorsun, dolsyisiyla fiyatlandırma politikalari da bu beklenti dogrultsuunda oluyor, bu da gercekten fiyatların arttirilmasi sonucunu doğuruyor ve artınca bu beklenti de devam ediyor ve kısır dongu. Benim tahminim bu sebeplerden dolayi döviz sabit oldugu halde piyasa bu kisir donguye girdigi zaman bu enflasyon sorunu kacinilmaz oluyor.

Bir halttan anladığım yok bu arada, tahmin yürüyorum sadece kendimce.
0
stavro
(08.01.23)
Teknik olarak ÜFE ve TÜFE arasındaki fark kapanana kadar fiyatların artması normal. Pratik olarak bakarsak bu bir döngü; tek başına çalışan bir berberin kendi maaliyetleri belki çok artmıyor ama ev kirası, mutfak masrafı, MTV'si artınca alım gücünü korumak için verdiği hizmete zam yapıyor.
0
archmage mahmut
(08.01.23)
Döviz, akaryakıt sadece bir kalem. Bunun asgari ücreti var, kirası var, hammaddenin (yerli) stok-stokçuluk durumu var, arz-talep dengesi var, hele enerji (elektrik ve doğalgaz) kalemleri var.
0
catamenia
(08.01.23)
Valla hocam dün kahvaltılık ürünler satan bi dükkan var burada oraya gittim, adam diyor ki bizim bi şerefsiz süt satıcımız var adam sütün litre fiyatını 2 katı artırdı, şimdi tepkileri ölçüyor dükkan sahipleri karşı çıkarsa diğer satıcılar kendisine uymazsa fiyatı çekecek yoksa artan fiyattan satmaya devam edecek. Ülke genelinde fiyatlarda şu an bu politika uygulanıyor.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(08.01.23)
Ülkede enflasyon var ama fırsatçılık yapan çok fazla var, kesinlikle buna inaniyorum. 50 TL olan ürünün 70 TL olmasını anlıyor 100 TL olmasını anlamıyorum. Boktan bir semtteki 1+1 kirasının, görece iyi bir semtteki 2+1 ile aynı olmasını anlamıyorum. Karşılıksız basılan paralar da etkendir. ATM'den çekilen paralar seri halinde hep. Bir şey ne kadar çoksa o kadar değersizdir. Ve yukarıdaki yazar arkadaşın dediği gibi bu bir döngü. A, B'ye yapıyor, B de C'ye.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(08.01.23)
@arcmage mahmut ve @catemania +1

Bunlara ek olarak bir de karşılıksız para basma konusu var. "Para basarak neden borcumuzu ödemiyoruz" tayfayı üzecek şekilde karşılıksız olarak bastığın para, paranı değersizleştiriyor. Bahsettiğin kurun baskılanması, asgari ücretin artması, müşteri garantili "yap-işlet-devret"lere akan paralar, itibarda yapılmayan tasarruflar, eyt vs. gibi birçok kalem de karşılıksız para basımı ve vergilerin halka dönmemesi yani paranın havaya uçmasına sebep oluyor.

Üretimin olmadığı yerde gelir için dolaylı yoldan alınan vergilerin sayısı ve miktarı arttıkça halkın alım gücü düşüyor, alım gücü düştükçe maaşlardaki sayılar artıyor ama alım gücüne yansımıyor. İnsanların TL'ye güveni yok. Çok fazla sığınmacı var onlara harcanan paralar karşılıksız kalıyor, onların kazandığı paralar ise ülkelerindeki ailelerine dönüyor. Ülkedeki para da yurt dışına çıkıyor. Yabancı yatırımcı zaten ülke güvenilir olmadığı için gelmiyor. Olan da kaçıyor.

Bunların yanında bir de fırsatçılık var ama tabii o aslında çeyreğini oluşturuyordur artan fiyatların.
0
nawar
(08.01.23)
(9)

iletişime geçmeli miyim?

diyor bir arkadas
Üç hafta önce 6 aylık ilişkim sona erdi. Başta gayet tatlı bir şekilde ayrıldık, sonra araya birkaç kişi girdi. Hafif sesler yükseldi sonrasında iletişim tamamen kesildi ama asla toparlanamıyorum. Kendisine karşı bir şeyler hissettiğimden değil, bir şeyleri oldurma çabası içerisinde de değilim ama i
Üç hafta önce 6 aylık ilişkim sona erdi. Başta gayet tatlı bir şekilde ayrıldık, sonra araya birkaç kişi girdi. Hafif sesler yükseldi sonrasında iletişim tamamen kesildi ama asla toparlanamıyorum. Kendisine karşı bir şeyler hissettiğimden değil, bir şeyleri oldurma çabası içerisinde de değilim ama iyi olup olmadığını öğrenmek istiyorum. Bana bu durum çok insani geliyor ama arkadaşım, ısrarla irtibata geçmemem gerektiğini söylüyor. Kendisinden rica ettim, sen bir halini hatrını, bir şeye ihtiyacı olup ollmadığını sor diye ama ona da yanaşmıyor.
Kendimi de tutamıyorum, tutmak da istemiyorum açıkçası. Bir ilişki bitti diye o kişiyi yok saymak bana zalimce geliyor. Sizce yazmalı mıyım? Bu acı geçiyor mu? :')
0
diyor bir arkadas
(04.01.23)
Hocam sen kızılay mısın? Yardım kuruluşu musun? Niye ihtiyacını soracaksın ki karşı tarafın? Sal gitsin ya. Net olarak barışma çabası olarak algılanır bu yaptığın zaten.
0
elorelia
(04.01.23)
:):) Bir ilişki bittikten sonra çekip gitmek sanki menfaatçilikmiş gibi geliyor. Kendime yediremiyorum bazı şeyleri. :)

teşekkürler. Böyle yüzüme vurulması biraz daha iyi oldu sanki. :))
0
🌸diyor bir arkadas
(04.01.23)
ezik bir zavallı durumuna düşürme kendini. böyle yaparsan acı artar.
0
adivar
(04.01.23)
Neye ihtiyacı olabilir ki çocuk değil sonuçta. İlişki bittiyse bitmiştir. Barışma isteğin yoksa iletişime geçmek saçma. Arkadaş kalmanız da mümkan değil. Ya onu seviyorsun ve barışmak istiyorsun ama kendine itiraf edemiyorsun, ya da da kauande bitirmek istediğin başka şeyler var.
0
bhhs
(04.01.23)
Teşekkürler. Bilmiyorum, şu an işi nedeniyle başka bir şehirde. Arkadaş çevresi pek oluşmamış. Üzüntüsünü paylaşabileceği biri yok. Ne durumda olduğunu merak ediyorum. Bir şeyler olsun amacım kesinlikle yok. Tamamen insani bir durum olarak sormak geliyordu içimden ama galiba bu yapacağım bencillikse bencillik olsun, içime sinmesin ama arkama bakmamam gerekiyor. :/
0
🌸diyor bir arkadas
(04.01.23)
Sordunuz üzüntüsünü kimseyle paylaşamadığını öğrendiniz, gidip mendil mi vereceksiniz? “Kötü müsün tüh ya neyse kib” falan mı diyeceksiniz?
İyilik böyle bir şey değil.
0
sibertenik
(05.01.23)
Senin aklın kalmış orada. Yoksa "yardım kuruluşu musun?" +1 Ayrıldığınıza göre bir ihtiyacı varsa da destek aradığı kişi değilsin demek ki. Bu sırada ancak özlemek ve alışkanlık üzerinden bir şey çıkar çıkarsa. Kaldı ki 6 aylık ilişki. Bir yerden sonra arkadaşlığa geri dönülecekse döner ama rahat bırakın birbirinizi.
0
nawar
(05.01.23)
En azından ona karşı herhangi bir kırgınlığım olmadığını bilsin, ona göre biraz daha rahat olsun istiyorum galiba.
0
🌸diyor bir arkadas
(05.01.23)
şunu merak ediyorum, ne yapacaksın öğrendiğin bilgi ile?

diyelim ki hasta evinde yatıyor, napacaksın?
keyfi yerinde gezip eğleniyor, napacaksın?

hangi durum için hangi eylem planın var?

iletişime geçmemek yok saymak değil ki? eski arkadaşlarınla da iletişime geçmiyorsun o kişileri yok mu sayıyorsun yani?
0
selam
(06.01.23)
(10)

Düzgün kola var mı?

biseysorcaktim
Kolaların şekerli siyah sudan başka bir şey olmadığını biliyorum, ama hangi marka/model en kolaya benzer kola? içtiğim her kola o kadar şekerli ki, yılda bir bardak yetiyor resmen.
Kolaların şekerli siyah sudan başka bir şey olmadığını biliyorum, ama hangi marka/model en kolaya benzer kola? içtiğim her kola o kadar şekerli ki, yılda bir bardak yetiyor resmen.
0
biseysorcaktim
(04.01.23)
Yani yerini tutar mı bilmem ama ben meyan kökü kaynatıyorum. Şekersiz kola bile ağır geliyorsa meyan kökü öneririm.
0
prole
(04.01.23)
artık kalite iyice bozuldu. ama ben alırken üretim tarihi yakın olanları alıyorum özellikle bir ayı geçmiş olanları almıyorum. bundan dolayı bile bariz bi tat farkı oluyor. yine de eski kaliteleri yok artık
0
clones
(04.01.23)
"içtiğim her kola o kadar kola ki, yılda bir bardak yetiyor resmen"

Burada ne demek istediğinizi anlamadım. Cam şişedeki coca cola daha güzel oluyor.
0
pispinti
(04.01.23)
pepsi max güzel bence. 330 ml kutudaki ya DA 1 litre. cam şişe kola da güzel. yine zero.
0
jelly bear
(04.01.23)
her ülkede farklı oranda o ülke insanlarının şekeri ne kadar sevdiklerine göre şeker koyuyor bu büyük firmalar. yani avrupaya giderseniz daha az şekerli kola içersiniz. amerikaya giderseniz de Türkiye'deki kolanın iki katı kadar daha şekerli kola içersiniz. ama küçüklüğümüzden beri bu corn syrup olayının suyunu çıkardıkları için bence asla eski tatları yakalayamayız.
0
kurbanlik koyun
(04.01.23)
küçüklükteki tat hala pepsi klasikte mevcut. coca cola reklamla en iyi algısını yerleştirdi ama kötü.
0
xrated
(04.01.23)
zero sekerli geliyor bana.
alirsam pepsi mini sise aliyorum.
ama zero bile iceceksem ilk kriterim sise olmasi. cam sise tadi daha iyi
0
Kittie
(04.01.23)
Kola yok.
Dedigin ozeligi taşıyan bir cocacola vardi o da bozdu zaten. Dolasiyla piyasada kola yok.
0
stavro
(04.01.23)
Coca-Cola kusura bakmasın ama rezalet bir hal aldı. En iyi versiyonu, açtığınız anda tüketmeniz gereken ufak şişe versiyonu olabilir. Eğer bitiremediyseniz de dolaba koymayın, dökün gitsin. Kendine saygısı olan insan içmez çünkü.

İkisi arasından Pepsi çok daha iyi artık. "Artık" diyorum çünkü 2 sene önceye kadar Pepsi değil Coca-Cola içen insandım. Artık "Pepsi'nin olmadığı yerlerde" oldu. Hani onun tersi bir cola reklamı vardı normalde.

Bu arada benim komple kola bilgim ve tecrübem bu kadar. Kolayı sadece kokteyl içerisinde ya da patates kızartması ve fast food falan yerken içiyorum. O yüzden gerçek gurmeler daha iyi cevap verir.
0
nawar
(04.01.23)
kutu coca-cola light hala güzel.
0
chaos moleculaire
(05.01.23)
(17)

kira artışı hak.

the junior jr
kadıköy'de 4 senedir oturdugum evde kiracıyım. 1 ağustos'ta ben yasal sınırlar çerçevesinde 25% oranında artırdım kirayı. ev sahibi de aralık ayına kadar buna bir şey dememişti. kiram. 4.250 x 1.25 = 5312.5 tl olmuştu. ev sahibi dediki aralık'ta, kardeş emsal evler arttı. 1 ağustosa 2023'e kadar 10.
kadıköy'de 4 senedir oturdugum evde kiracıyım. 1 ağustos'ta ben yasal sınırlar çerçevesinde 25% oranında artırdım kirayı. ev sahibi de aralık ayına kadar buna bir şey dememişti. kiram. 4.250 x 1.25 = 5312.5 tl olmuştu.

ev sahibi dediki aralık'ta, kardeş emsal evler arttı. 1 ağustosa 2023'e kadar 10.000 öde, 1 ağustos 2024'ten 15.000 yapalım.

ben de dedim ki, 1 ocak 2023-1 ocak 2024 arası 10.000, daha sonra 15.000. eger kabul etmezsen sen bilirsin, eski kira oranında devam ederim dedim.

not1: 1 ağustos 2023'te 5. senem doluyor.

sizin düşünceniz nedir?
0
the junior jr
(02.01.23)
ben tilt oluyorum bu ev sahiplerine ya neyse,
şartlı şurtlu geliyorlar böyle 4-5 yıldır tıkır tıkır kira almışsın, kiracın malına zarar vermemiş hala aç gözlülüğün peşindesin. kiracın neye uygun diyorsa orta yol bulup oturtacaksın işte uzatmanın anlamı yok.

siz ödeme gücünüz varsa ödeyebileceğiniz şeklini söylemişsiniz uyarsa oturtsun uymazsa 25 yapın geçin bir daha da yüzüne bakmayın. vakti gelince de boşaltırsınız artık kaçağa mı veriyor göçeğe mi veriyor evini kime veriyorsa versin.
yüz vermeyin şunlara, iyice abarttılar artık.
ayrıca 5 yıl dolup emsal davası açsa dahi sizin bütün apartmanda yeni taşınanlar 15 bin olsun mahkeme sizin evi 15 yapmıyor, muhit ortalaması alıyor, kaç yıldır oturduğuna bakıyor ona göre bir bedel biçiyor. atıyorum 12 olsun diyor 10 olsun diyor. komşu 15 diye sen de 15 ver demiyor.
0
erty_ksk
(02.01.23)
5. senede davayı çakar sana kira tespit davası. 1 senelik farkı + avukat masrafı ödersin. kadiköyde 10binden aşağıya kulube yok, ev sahibinle iletişimi koparma. sonra evsiz kaldım böhü diye 20 bin liraya ev bulamayabilirsin.
0
kveldulv
(02.01.23)
Kveldulv'a katılıyorum. 5. senen dolacağı için dezavantajlı durumdasın. Bir şekilde orta bir yol bulup kontratı yenile 5 yıl daha kazan derim.
0
roket adam
(02.01.23)
kira tespit davası niye bir tehdit unsuru oluyor, niye korkulması gereken ve ev sahibinin "piyasa" diyerek yaptığı fahiş artışına razı olmayı gerektiriyor?

söylemişsiniz işte, takdir edilen kira farkı ve mahkeme + avukat masrafı, sizin ev sahibine peşin peşin vereceğiniz fazla kiradan daha mı fazla olacak? bir avukat gelsin söylesin. bu davanın avukat masrafı ne kadar? mahkeme harcı ne kadar?

mahkemenin takdir ettiği kira ile arasındaki kira farkı dediğin şeyi zaten ya ev sahibinin teklifini kabul edip peşin peşin vereceksin, ya da mahkeme belirleyince çıkarıp o zaman vereceksin.

sen %25 artışı ev sahibine öde, durumun varsa ev sahibinin istediği rakamla farkına da altın al kenara koy, ev sahibi de kira tespit davası açsın. dava sonuçlanınca mahkemenin takdir ettiği fark ve mahkeme masrafları biriken altından çok tutmayacaktır. beklenenden az takdir ederse de fazlası birikimin olur. yani ev sahibinin istediğini peşin peşin bodoslama şimdiden vereceğine, mahkeme takdir ettikten sonra ver (mahkemenin takdir edeceği rakamın, ev sahibinin istediğinden yüksek olmayacağına eminim). aradaki farkı da değerini koruyacak şekilde sakla.

ben olsam yasal hakkımı kullanırım. 1 ağustos 2023'a kadar mevcut kirayı öder, 1 ağustos'ta da kendi uygun gördüğüm şekilde hakkaniyetli bir artış yaparım. kabul etmiyorsa yine kendi öngördüğüm artışı (örneğin 10.000) yapar dava açmasını isterim ve yukarıdaki yöntemi uygularım.

sen yine gayet makul bir teklif ve hakkaniyetli bir artış yapmışsın bence.
0
kibritsuyu
(02.01.23)
@kveldulv +1

1 ağustos 2023-2024 arasında 15 bin diye tahmin ediyorum. Yazım yanlışı olmuş sanırım. İki hesap arasında toplama bakınca 1,5 senede toplam 25000 TL gibi bir fark oluyor. İkisinin arasını da bulabilirsiniz. 1 Ağustos 2023'te 10000'den fazla olabilir kiralar. Orada da @kveldulv söz etmiş zaten.

@erty_ksk -1 şu bakış açısına bayılıyorum. "kiranı tıkır tıkır yatırmış, malına zarar vermemişsin" ahahaha e senin sözleşme gereği borcun bu. Bunu nasıl övünecek bir durum? Ev sahibi de çıksa dese ki "4-5 yıldır benim evimde oturuyorsun, gelip seni çıkarmadım elektriğini suyunu kesmedim, ne kadar aç gözlüsünüz" ne fark var iki söylem arasında? Bir de orada Tüfe-Üfe ortalaması yazan sözleşmede o oranda zam yaptığı için övünen kiracı var. E o da sözleşme kurallarına uyman. Bunların sizi "iyi kiracı" yapması iddiası komik. İşverenleri de sigorta yaptı diye övelim sonra. Neyse 1 milyon örnek eklenir de gerek yok. :P
0
nawar
(02.01.23)
Ben olsam uzlasirdim. Seninle ayni durumda iki kiracim var ben ara zam istemedim ama zam donumunde ya kabul edersin ya da mahkemede gorusuruz diyecegim.

Yasal hakkimi kullanmak tehdit degil. Emsalleri 6-7 k olan evde 1.5k ya oturmalari da adalet degil. Devlet ne derse de razi olurum. Dava iki yil sursun o da sorun degil elime toplu para gecer.
0
kuzey li
(02.01.23)
Edit yapamiyorum mobildeyim.

Borcunu odemek erdem degil. Yasadigin yere iyi bakmak da erdem degil. Eve iyi bakmazsan ahir gibi yerde yasayacak olan ev sahibi degil kiraci. Kiracinin evinde oturuyorum sana para veriyorumu lutuf gormesi cok sacma. Bu ticari bir akit.
0
kuzey li
(02.01.23)
Benzer durumdan dolayı mahkemelik olacağım. Hayatta en nefret ettiğim şey insanların nezaketsiz bir şekilde dan dun rest çekmesi. Ev sahibi de olsa sözleşme varken kafasına göre oynayamaz. Ayrıca kira tespit davası hakkaniyetli bir yöntem hiç de korkulacak bir şey değil. Ara zam yapıp milletin aç gözünü doyuracağıma onurumla gururumla 20 binlik eve çıkar aç gezerim. Kaldı ki elzem durumlar hariç evden çıkartamazlar. Az biraz hakkımızı bilelim.
0
ruhen hastayim ben
(02.01.23)
yasal hakkınızı kullanmak elbette tehdit değil ama bu tip sorulara verilen cevaplar hep "ev sahibiyle uzlaş yoksa tespit davası açar haa" şeklinde.

e açsın? yani "ya kabul et ya da dava açar" deniyorsa bu bir nevi davayı tehdit aracı olarak kullanmak gibi oluyor. sanki dava açarsa çok büyük kayıplara girecek gibi. gireceği tek kayıp aradan geçen zamanın gecikme faizi ve mahkeme masrafı. onun dışında vereceği farkı peşin peşin vermek yerine mahkeme sonucunda toplu olarak verecek hepsi o.

eve iyi bakmak, kirayı zamanında ödemek erdem değil, ama sözleşmeye kanuna kurala o kadar bağlıysak, %25 veya sözleşmede tüfe yazıyorsa ona göre zam yapmak da yasal değil. ev sahibi piyasayı emsal gösterip kontrat döneminde %25, hadi bilemedin tüfe oranında zam yapmak yerine daha kontrat dönemi gelmeden fazla fazla zam istemeyi biliyor. zammı isterken ona bir şey diyen yok, ama evine iyi baktım, seni üzmedim diyince erdem değil. ara zammı yapıp kirayı ikiye üçe katlamak nedir peki?

ben de benzer durumdayım. evine iyi baktım, kiramı geciktirmedim, her yıl tüfe dediysek tüfe oranında zammı yaptım. bu yıl 5. yılım doldu, kiramı dörde katlamak istedi. ben iki katına çıkardım. dava açarım, bütün mahkeme masrafları sana yazar dedi (tehdit unsuru olarak kullanılıyor derken boş konuşmuyoruz, kullanıyor işte), aç davayı, mahkeme ne takdir ederse o zaman ödeyeyim dedim, dava falan açmadı. evi satıyorum emlakçı gelecek, uygun bir gün söyle dedi. gelsin, cumartesi sabahları genellikle uygunum, ver numaramı gelmeden önce arasın evi göstereyim ama kaça satacaksan önce bana söyle dedim. aylardır ne emlakçı aradı, ne fiyat verdi. ben kendi söylediğim gibi iki kat arttırdığım kirayı yine her ay tıkır tıkır yatırıyorum.

ben yasal olarak ne gerekiyorsa fazlasını bütün iyi niyetimle yapıyorum. ama beni davayla, evi satmakla tehdit edip hiçbir şey yapmıyor. aç davayı mahkeme belirlesin ödeyeyim, yok. satacaksan söyle fiyatını ben alayım? yok. bekliyor ki "aman yeter ki dava açma, evi satma, ben senin istediğin kirayı vereyim" diyeyim.
0
kibritsuyu
(02.01.23)
Kibrit suyu deme zaten uzlasmak icin mahkeme var. uzlasamazsak verecegim bunu hakkim oldugu icin yapacagim.
0
kuzey li
(02.01.23)
5. senede dava açsa 1 senelik farkı niye ödeyesin. yok öyle bir şey.
%25 yap geç bence haber verme
0
ShadowOfMoon
(02.01.23)
Shadowofmoon dava acilis tarihinden gecerli oluyor yeni kira. Yasal faizi ile kiracidan talep ediliyor.
0
kuzey li
(02.01.23)
@nawar @kuzey
Sözleşmesel yükümlülüklerimizi karşılıklı olarak yerine getiriyoruz. ben kiramı tıkır tıkır ödedim, malına zarar vermedim diye ek bir indirim, kirasız oturayım, bu ay da aidatı ev sahibi ödesin demiyorum. ben nasıl yükümlülüklerimi yerine getirdiysem karşındakinden de aynı şekilde kanun, sözleşme ve kurallar çerçevesinde hareket etmesini bekliyorum sadece. Aramızdaki sözleşmeye göre tefe-tüfe oranında artış yapmam beklenir, kanun sözleşmeden üstündür, çıkartılan kanunla 1 yıl boyunca %25 üst sınır denmiş. bunu devlet vatandaşının mağduriyetinin önüne geçmesi için yapmış. Ülke regulasyonları böyledir. Uygulama dogru belki ama oran yanlış. bilemiyorum onu da işin uzmanları açıklasın. olaya sözleşme/akit gözüyle bakılıyorsa kanunen %25 net sonuçtur gerisini konuşmayalım. Ama ev sahiplerine yeterli gelmediği için bu tartışmalar yaşanıyor.

örnek olayda da ev sahibi yasal artış oranı üzerinde zam yapılmasını talep etmiş, kiracı da kendi bütçesinde karşılayabileceği şekli ile cevabını iletmiş. buraya kadar her şey doğal ve mantıklı. bu aşamadan sonra kiracının talebine karşılık ev sahibi iki şey yapabilir,
1) kiracının önerisine uyup kiralamaya devam etmek
2) kendi istediği kirayı almak için masaya çıkıp tepinmek
başka bir yol var mı? yok.

İlk seçenekte her iki taraf da mutlu, peki ikinci seçenekte ne olacak?
kiracı, önerdiği artışlı kirayı kabul etmeyen birine artışlı kirayı ödemeyi ve buna rağmen evden çıkarılmayı göze almak zorunda mı? elbette hayır.
böyle bir durumda kiracı da yaklaşım göstermeyen ev sahibine %25 yasal zammını yapıp ödemesine devam edecek. zaten ev sahibinin bu durumda yapacağı kiracıyı evden çıkartmak için yasal süreçlere başvurmak. Bu yasal süreçte ister kiracı sürecin tamamlanmasını bekler, ister sürece girmeden taşınma işlemlerine başlayıp evini değiştirir. ev sahiplerinin elinde "nasılsa taşınma masrafı kira farkından pahalı olacağı için farkı ödeyecektir" argumanı olduğundan kafasına göre bu kiraları isteyebiliyorlar.
Aynı süreci yaşıyorum şuan; 2.100 TL olan ev kiramı 8.500 yapmak istedi. 4.000-4.500'e kadar ödeyebileceğimi, dilerse sözleşmeyi yenileyip yeni kira bedelinden devam edebileceğimi ilettim. "1 tl geri gelmem ya öde ya çık" dedi. bu durumda %25 yasal zammı yaparak devam ettik. Mahkemeye verdi yasal süreci başlattı.
sizi evden atmak için 40 takla atacağını bildiğiniz, bunu açıkça söyleyen ev sahibine 5.000tl öder misiniz?
Sırf ev sahibinin istediği kirayı ödemediğiniz için evinizi barkınızı toplayıp taşınır mısınız?
yasal düzenlemede %25 üst sınır varken, o ayın tefe tüfesi %80 iken, siz %130 zamla gittiğiniz halde bunu kabul etmeyip %400'den fazla zam isteyen ev sahibine ne denir?
objektif olarak baktığımızda %25 lik bir artışın reel olmadığını biliyoruz ancak sırf ellerinde tahliye taahhütnamesi vs. bir çok dava açıp evi boşalttırabilecek güçleri var diye ev sahiplerinin yaptığı bu fahiş artışları da kabul etmek anlamlı değil.
yukarıdaki senaryoda ev sahibi aylık 150.000tl isteseydi ne olacaktı cevabınız? "o da çok fazla canım" diyemezsiniz. ev sahibi 15bini de gözünden atıyor, 150 bini de.
boş mülkünüze 150 bin bedel biçebilirsiniz kimse karışamaz tutan tutar tutmayan tutmaz ancak içeride hazır kiracı var, nasılsa taşınması daha masraflı göze alamaz diyerek istediğiniz kira rakamlarını kiracıya dayatamaz vermezse çıkartırım diyemezsiniz. konu bu kadar basit aslında.
0
erty_ksk
(02.01.23)
kadıköy'de 5000'e kalmak ev sahibine yaptığınız büyük ayıp. evlerin minimum değerinin 15.000 olduğu yerde bence bu yapılmamalı.
0
sta
(02.01.23)
Erty devlet %25 yapilacak demis. Sonuna kadar yanlis zaten bu yuzden fiyatlar daha cok artti o ayri konu ama ben de kabul ettim.

Ama devlet de bana demis ki bes yilda kira pul oluyor bana basvur ben ortalamaya gore bir duzeltme yapacagim sana.

Ki bak ne ara zam yaptim ne baska bir talebim oldu ama besinci yilda ya emsal ya mahkeme diyecegim. Mahkeme 2 yil surse de sonunda 1500 alacagima en az 5000 alacagim. Derse kiraci hukumuz bozulmasin okay ne guzel ama derse iste hakim iste mahkeme yasal hakkimi kullanacagim. Ki bak su an cevrede kiralar 7000 tl kasimda olacak minimum 10000tl. Devlet bana 5000 vermeyecek mi verecek.

Eski kiracilarin kiralari cerez parasi oldu. Evet ara donemde hakkimiz yok ama 5 yilda mahkemeye veririm kirayi arttirim 10 yilda da evden cikartirim. bu da benim hakkim.

Evimi ahira cevirmeyen kiraciya da tesekkur etmem. Zaten yapman gerekeni yapiyorsun. Ben de hukuk cercevesindr yapabileceklerimi yapiyorum.
0
kuzey li
(02.01.23)
5.yılınız dolduysa uzlaşmaya bakın atıyorum rayiç 10sa 8-9 teklif edin. Çünkü iş mahkemeye gidince de zaten o rakamlara gelecek hiç bir kazancınız olmaz.

Kira konusunda rayiç her sene yakalanmalı diye bir kaide yok arkadaşlar bu ülkede yıllardır zaten eski kiracılar daha düşük öder 5. Senede gözden geçirilir. Bunu bilerek ev kiralanır
0
Mcfly
(02.01.23)
%25ten fazla zam atan da alan da suçlu olur. khk var. yapmayın etmeyin. banka soymak gibi bir şey. yasaya karşı gelmeyelim
0
ShadowOfMoon
(03.01.23)
(7)

restoran ve ödeme

nick bulamadim
şurada savaş cebeci'nin bahsettiği durumda kim haklı? hukuki olarak bilgisi olan var mı? müşterinin kartı yabancı olduğu için ödeme alınamıyorsa bu sorunu kim çözmeli? müşteri bir şekilde ödemeli mi yoksa restoran mı çözmeli sorunu? https://youtu.be/1npRnGcEEWI?t=980izlemek istemeyenler için adam re
şurada savaş cebeci'nin bahsettiği durumda kim haklı? hukuki olarak bilgisi olan var mı? müşterinin kartı yabancı olduğu için ödeme alınamıyorsa bu sorunu kim çözmeli? müşteri bir şekilde ödemeli mi yoksa restoran mı çözmeli sorunu?

youtu.be

izlemek istemeyenler için adam restorana gidiyor. kart geçmiyor sonra başka bir kart veriyor o da geçmiyor. restoran müdürü "nasıl çözelim?" diyor. savaş cebeci de "senin çözmen lazım" diyor.
0
nick bulamadim
(02.01.23)
Abi Savaş Cebeci'yi günahım kadar sevmem de olay anlattığı gibiyse egzajere etmiyorsa çok haklı ya.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(02.01.23)
bence haksız.
türkiye'desin, yabancı kart veriyorsun ve geçmiyor. diğer kartını veriyorsun o da geçmiyor...
sonra bir de üst perdeden konuşuyorsun.
madem böyle bir ihtimal var, girerken "yabancı kart geçiyor mu" diye sorman lazım.
bir de demiş ki "yan dükkandan pos al, onunla ödeyeyim" ben böyle bir şey olduğunu düşünmüyorum. kurumsal ve zincir yerler bunu yapmaz. bunun muhasebeleştirilmesi çok zordur. ne mevcut işyeri kabul eder ne de yan dükkan.

muhabbetin devamını da izledim de "bu ülke ne ya böyle? amerika'da apple'ın açığını buluyor birisi, apple ona hisse veriyor".
diyecek sözüm yok.
hayatımda ilk defa gördüm bu tipleri. umarım youtube algoritması bir daha önüme çıkarmaz.
0
teritori
(02.01.23)
restoranda visa ve mastercard geçiyorsa ve kart da bunlardan biri ise adam haklı. ama kart amex ve restoranda amex geçmiyorsa haksız.
0
inheritance
(02.01.23)
müşterinin kartı işletmede geçmeyen bir kartsa ve müşteride nakit yoksa ne olur? polis gelir sanırım. o noktada müşteri "kartım var, ödeyeceğim sorunu çözsünler" diyecektir. bir noktada inatlaşma olacaktır.

süreç biraz kim baskınsa onun lehine ilerler gibi olmuş. savaş cebeci biraz baskın bir tip olduğu için müdür alttan da almış olabilir.
0
🌸nick bulamadim
(02.01.23)
Sadece senin yazdığını baz alarak konuşursam, Müşteri bir yöntem bulup ödemeli diyorum. Lokanta müşterisine kart ile ödeme sunmak zorunda değil. Zorunda olmadığı için bunu ilan etmek durumunda da değil. Kart ile ödeme almayanlar zorluk yaşanmasın diye her yere yazıyorlar normalde ama bunu yazmak zorunda değiller.
Bu açıdan düşünürsek amex e uygun pos cihazı yoksa lokantanın, müşteri bir şekilde yöntemini bulup ödemeli. Öyle şey mi olur.
0
zimbirik
(02.01.23)
Kenar mahalle olsaydi da gorseydi kas'in ise yaramadigini, adami sislerler. Oyle ustten, artist artist, uzlasmaz konusup benim sorunum degil, sen cozceksin falan. Onun sorunu degilmis he degil Jay jay okochanin sorunu. Pavyondaki gibi yanina adam verip tipis tipis bankamatige kadar refakar ederler. Ne idugu belirsiz kartla gelmis millete posta koyuyor. Kendi diyor zaten: bazi yerlerde gecmiyor ama tek tuk. Demek ki daha once bu sorunla karsilasmissin soracaksin en basta. O Amerikan kartini da sirf artislik olsun diye kullandigina yemin edebilirim ama ispatlayamam. (Bu kalibi da kullanmis oldum ilk defa idare edin:))
0
freedonia
(02.01.23)
@inheritance +1 onu yazacaktım yazmış.
0
nawar
(02.01.23)
(7)

Ev sahibisiniz diyelim

biseysorucam
Bir kiracınız var. iyi bir şehirde ortalama üstü bir semtteki evinizde kiracı.birkaç sene önce yıllık peşin ödeyerek girmiş. Her sene yıllık peşin olarak anlaşmışsınız. İlk kira yenileme dönemi gelince yıllık ödemekte zorlanacağını ve aylığa çevirmek istediğini iletmiş siz de hiç zorlamadan anlayış
Bir kiracınız var. iyi bir şehirde ortalama üstü bir semtteki evinizde kiracı.

birkaç sene önce yıllık peşin ödeyerek girmiş. Her sene yıllık peşin olarak anlaşmışsınız. İlk kira yenileme dönemi gelince yıllık ödemekte zorlanacağını ve aylığa çevirmek istediğini iletmiş siz de hiç zorlamadan anlayış göstererek tamam tabii demişsiniz.
bugüne kadar hep yasal orandan artış yapmışsınız. fazlasını istememişsiniz.

son kira yenileme döneminde şunu öğreniyorsunuz,
adam size sormadan evi işyeri olarak gösterip kirayı vergisinden düşüyor. evin adresini ticari websitesinde izinsiz yayınlıyor.
emsal kiralar aynı yerlerde 14-15 civarında iken mevcut kiracı bunun 4te birini ödüyor. bu nedenle de değil sadece, ev sahibi o kirayla da kendi oturduğu kiralık evin kirasını ödediği ve evden çıkıp çok daha yüksek kiralı bir eve çıkmak ve bu kiranın en azından bir kısımını kira gelirinden karşılamak durumunda olduğu için iyikeştirme talep ediyor kirada gayet düzgün ve derdini anlatır şekilde.

kira artış döneminde bildiğiniz gibi yüzde 25 sınırı var konutlara, kendisi izinsiz olarak işyeri olarak göstermiş olmasına rağmen bunu ev sahibine hiç bildirmeden artış oranını net olarak maksimum konut sınırı olan 25% yapabileceğini. ev sahibi dilerse yasal yollara başvurabileceğini iletiyor gayet net bir şekilde.

Bu durumda ev sahibi olsanız ve elinizde tahliye taahhütnamesi olsa, bunu gönül rahatlığıyla devreye sokar mısınız?

Teşekkürler,
0
biseysorucam
(02.01.23)
Öncelikle, stopaj ve beyan etmeniz gereken bir işyeri kira gelirinizi var, içerideki adamın bunu beyan edip etmediğini öğreniniz .
Ben tahliye için gücüm yeter ise bir dakika beklemezdim
Olay ona döndü . Avukat ile görüşün , yapabileceğiniz en üst neyse , tahliye , icra hepsini yapsın .
0
dunyatuhaf
(02.01.23)
İyi niyet sınırlarını çoktan aşmış bence arkadaş. Bence bu saatten sonra yasal yolları aramak lazımdır.
0
roket adam
(02.01.23)
Gönül rahatlığı ile devreye sokarım.

Arkadaş civkini çıkarmış.
0
logisticsmanager
(02.01.23)
öncelikle evet direkt devreye sokarım. ikinci olarak devlet zaten kiraların düşük gösterilmesi elden alınması vs çok takık. konut olarak yapılmış kontratımı alıp internet sitesinin adres kısmı bilgilerinin çıktısıyla ev sahibi olarak gidip durumu izah eder bir dilekçe ile şikayetçi olurum.
0
naksidil
(02.01.23)
0,005 saniye bile rahatsızlık hissetmeden basarım taahhütnameyi. Gerçi belki önce maliyeye bildiririm durumu.
0
nawar
(02.01.23)
Tahliye taahhütnamesinin geçerli olması için kuralllar var bu arada. Eğer sözleşme yaparken yaptıysanız taahhütnameyi o zaman geçersiz oluyor. Kontrol edin de patlamayın.

Ama ben devreye sokardım.
0
zimbirik
(02.01.23)
Elinde tahliye taahutnamesi olmasa bile mesken icarethaneye cevrilmis hakli fesih icin dava acar cikartirsin.

Ki ben senin yerinde olsam 1 dk durmam.
0
kuzey li
(02.01.23)
(5)

kitaplığı duvara sabitleme

halis ayarci
nasıl yapılır, evde bir kitaplık var bir de kitaplığa sahip çalışma masası var, deprem olunca bunlar sallanmaya başlıyorlar, bunları kendim duvara sabitleyebilir miyim devrilmesinler diye
nasıl yapılır, evde bir kitaplık var bir de kitaplığa sahip çalışma masası var, deprem olunca bunlar sallanmaya başlıyorlar, bunları kendim duvara sabitleyebilir miyim devrilmesinler diye
0
halis ayarci
(02.01.23)
duvar için dübeller ve vidalar alacaksın. bir de şundan alacaksın. www.n11.com

sonra matkapla dalacaksın.
0
alperz
(02.01.23)
Köşebent tarzı bir şeyle kitaplığın en üst tarafından duvara vidalanabilir. Matkap ve dübel kullanma bilgisi gerekir.

www.hepsiburada.com
0
dede korkut
(02.01.23)
Matkap dübel ikilisi şart. Eğer kitaplığınızı delmek istemiyorsanız ya da delmeye müsait değilse, duvara matkapla açtığınız deliğe dübeli yerleştirdikten sonra arkası kanca şeklinde vida takıp kalın plastik kelepçe ile de duvara sabitleyebilirsiniz.
0
thracia
(02.01.23)
Herkes gerekli bilgiyi vermiş. Ben de gözden kaçabilen bir iki noktayı söyleyeyim. Rafı nereye sabitlediğinize dikkat edin. Alçıpan ya da kalın bir alçıya denk geldiyseniz o yer uygun değil.

Zincirlikuyu metrobüsü gibi istiflemediyseniz kitapları, kitaplık düşmese de kitap düşebilir. Önüne ufak bir parça ile bir nevi korkuluk yapabilirsiniz. Zincir ile bile olur. Bunlarla uğraşmak istemiyorsanız ağır kitapları alta koyun en azından düşen kitaplar can yakmasın.
0
nawar
(02.01.23)
Duvara sabitleme için L demir alırken, kitaplık veya dolabın duvara olan uzaklığını da hesaplayın
0
John Bloor
(02.01.23)
(13)

İş hayatında kafa rahatlığı

dissendium
Merhabalar. İşinizde bir bölümün sorumlusu olduğunuzu düşünün. Bu bölümde tecrübe kazanırsanız bir gün müdür olma şansınız var. Maaşınızın zamanla artma ihtimali yüksek. İşinizin mesleğinizle bağlantısı var. Böyle bir işi bırakıp kafanızın rahat olacağı bir işi tercih eder miydiniz? Bu iş üniversite
Merhabalar. İşinizde bir bölümün sorumlusu olduğunuzu düşünün. Bu bölümde tecrübe kazanırsanız bir gün müdür olma şansınız var. Maaşınızın zamanla artma ihtimali yüksek. İşinizin mesleğinizle bağlantısı var. Böyle bir işi bırakıp kafanızın rahat olacağı bir işi tercih eder miydiniz? Bu iş üniversitede okuduğunuz bölümle bağlantılı değil. Teşekkür ederim.
0
dissendium
(02.01.23)
Kafamın rahat olacağı işe bağlı. Mühendis kafasını çok köreltecek bir işse tercih etmeyebilirim. O işte uğraşacağım kesim de önemli.
0
sevilen progressive türkücü
(02.01.23)
Kafamin rahat olacagi bolum ne? Maas ne yan haklar ne?

Gecer miyidim gecebilirdim. Dediklerinin hepsini yaptim. Hayat standartlarimi saglayacak duz muhendislik isi bulsam bir dk dusunmem atlarim. Sorumluluksuz calismak buyuk lutufmus.
0
kuzey li
(02.01.23)
o kafa rahatlığının ömür boyu garantisi yok
maaşı düşük olur muhtemelen
ama günde 1-2 saat çalışmalık bir iş ise ve kalan zamanda yapacak bir şey bulurum diyorsan ne ala
ama kapalı ofis tarzı bir yerse sıkılman muhtemel
0
bir soru sorcam
(02.01.23)
bu is degistirme konulu 35. duyurun.
sen isten memnun degilsin ki zaten. yasin da genc henuz. daha yenisin is hayatinda. degistir gitsin. parasi iyi mi kafa rahayligi saglayan isin o kisim cok onemli? ya da bu isten ne kadar az. tolere edilebilecek bi azlik mi bu?
yaptigin isin diplomanla ilgili olmasi vs bunlar bize universitede ogretilen gereksiz bir sey. ona takilma. bu devirde ne is yapiyorsun degil, kac para kazaniyorsun onemli. hep de boyleydi gerci.
ben her zaman kafa rahatligindan yanayim ama para onemli o kadar da degil :)
bi de mudur olma sansin... sansin var evet. olasilik.. biri gelir sirf biriyle arasi iyi diye hopp mudur olur. emek verdiginle de kalabilirsin o yerde. unutma bunu da
0
Kittie
(02.01.23)
Ise bagli. Tansiyondan, sekere isi yuzunden sagligini tehlikeye atani cok gordum.
0
freedonia
(02.01.23)
Abi gene diyorum senin kafan çok karışık bak. Bir yola baş koyman lazım.

Bence sen kötü bir yerde çalışıyorsun ya da bu iş sana göre değil. Bu kadar kafa karışıklığı yasamak normal değil.

Bak ben zamaninda çok ünlü fmcgde çalıştim daha ilk haftadan bana göre olmadığını anladım ve sözleşme uzatmak istemediğim zaman isten ayrılırken acayip mutluydum çünkü stresten uyuyamaz olmuştum.

Sen de bu kadar dertliysen başka is bul gec. Şu an deli gibi çalışıyorum, stres var ama bir saniye bile aklımda soru isareti olmuyor bu is bana göre mi vs diye. Yani olay stres vs değil senin ne istediğin. Müdür olmaksa amacin buna göre plan çiz. Kafa rahatlığı ve stressiz hayatsa ona göre.
0
logisticsmanager
(02.01.23)
Kafamın rahat olacağı işteki rahatlık kriterlerine bağlı. Para, mesai saatleri, ulaşım, iş yerindeki insanlar uygunsa tatava yapmaz basar geçerim. O değil de @dissendium sen Kariyer.Net virali misin yoksa mutlu olduğun işi mi bulamadın?
0
nawar
(02.01.23)
Hepiniz haklısınız arkadaşlar. İş konusunda talihsizim. Çok şükür işim var, iş de buluyorum ama istediğim gibi çıkmıyor. Fabrikada mühendisim. Her gün 100 kişiyle konuşmak, bazen tartışmak bana göre değil. İnsan kaynakları gibi iletişim seviyesi biraz daha yüksek, kendi kendime çalışabileceğim bir alana geçmek istiyorum. Deneyip göreceğim.
0
🌸dissendium
(02.01.23)
burada çoğu insan yaptığı iş ile övünen beyaz yakalı, işten çok iş yerindeki politika ve dengeye kafa yoran insanlar artık hayatları bu olmuş. sen bu adamların kulağına zil çalıyorsun, çoğu memnun değil ama mış gibi yapıyorlar ve bu kabustan uyanmak istemiyorlar çünkü yıllarını verdikleri işlerini bıraktıklarında sahip oldukları çoğu şey kaybolacak ve boşluğa düşecekler. bu adamlar için kafa rahatlığı demek düzenli maaş ve ek haklar. yanlış yerde cevap arıyorsun.
0
marlonbranda
(02.01.23)
Hocam sen mühendis adamsın ne işin var İK ile falan, İK’cıları küçümsemiyorum hiçbir şekilde ama tek ayak üstünde gözün kapalı yaparsın o işleri sen. Pek geliştirici olmaz senin için ve 1 ayda sıkılır bunalırsın; mühendislik yapmak istemiyorsan da daha challenging işler kovala en azından.
0
vedatchilipeppers
(02.01.23)
marlonbranda +1
0
nothing in my way
(02.01.23)
Yani şimdi tanımadığı insanlar ve hayatları hakkında konuşmak bence baya saçma olay. Neyse...

Türkiye'de gereksiz bir herkesin müdür olmasi herkesin yükselmesi kafasi var. Misal ilk defa Fransa'da kariyer yapabilecek kafada olup "ben 8-16 calisirim, sonra hayatimi yasarim. Fazlasini istemem" diyen genç gördüm. Ama bunun sebebi Fransa'da yasamasi.

Türkiye'de bu herkesin yükselmesi baskisinin sebebi malesef para. Türkiye'de gelir uçurumu var. Ben çalışırken de vardi. Ben 2 bin alirken n+1 müdür 10 bin alirdi.
Benim su an calisanim 2300 falan alir, ben 3200. Benim müdür de alsin 4200. Bu noktada illa yükselmek zorundasın olayi yok ki herkes yükselmesin zaten, bu sebepten ortalik dandik müdür kayniyor. 2300 alan adam da araba alir, ev alir. Türkiye'de düz beyaz yakaya resmen nefes al yeter ortami var.

Türkiye'de hem kafanin rahat olduğu hem de hayatini gecindirecek iş kolay değil. Ben çalışırken belli yabanci firmalarda calisanlar böyleydi. 20-30 yıl ayni isi yapip emekli olurlardi, hayatlari da normal olurdu. Ama su an malesef öyle bir durum var ki dogru firma olmazsa cok geride kalırsin gelir olarak. Evet para icin yaşamıyoruz ama Türkiye'de de parasiz yaşanmıyor.

Mühendis olup kafanin rahat olacağı meslekler var. Ama misal satin alma istiyorsun ya, o o kadar rahat bir meslek değil ben sana söyleyeyim.

Ik rahat denmis, ben buna da gülerim. Türkiye'de ik'ci tanidiklarim var ve özellikle high turnoverli sıkıntılı yerde olursan sabah aksam adam aramakla, calisanlarla ugrasarak geçer ömrün. Goygoy ikcilar ben de gördüm ama goygoy satin almaci da gördüm.

Kafa rahatlığı önemli. Ama istediğin bu mu? Ben gerçekten çalıştığın yer ile alakalı olduğunu düşünüyorum. O yüzden çok radikal degisiklikler yapmadan önce firma değişikliği düşün.

Onun dışında üretim sana göre degilse, üretimden çık. Misal mühendis olarak product manager tarzı alanlara yönelmeye calisabilirsin. Bu da olmazsa rd tarzi olabilir. Ya da gene mühendis olarak proses taraflarına gecebilirsin.

Bu arada çalışmak güzel olsa para vermezlerdi. Çok da büyütmeye gerek yok, kariyer mi yoksa daha sabit/sakin hayat mi zamanla karar verirsin. Duyuru da bizi dinleme de tanımadığı insanlara laf atanlari da Çok dinleme.
0
logisticsmanager
(02.01.23)
bir bakima marlon +1. bu tip sorular kacinilmaz olarak "bak sana ne kadar doyumlu ve basarili kariyer yaptigimi anlatayim, biraz ilham al" cevaplari icin miknatis. buradaki insanlara ozel bir sey de degil, her ortamda olur. kotu niyet de yok aslinda ama sana faydali bir input degil bu. bak ben yaptim oldu veya arkadasim sunu yapti mutlu ornekleri istatistiksel olarak gercekci olmayabilir.

sorgulamak, arayista olmak kotu bir sey degil. ancak bu surekli yasadigin "acaba baska bir yerlerde daha mi iyi" hissinden bilincli olarak siyrilmazsan seni nereye gitsen takip edecek. Muhendislikten IK'ya gecsen ne olacak gelecegi goremedigimz icin bilemeyiz ama herhalde ihtimaller sunlar: %10 basarili olacaksin, yukseleceksin, hem parasi iyi olacak hem de zevk alacaksin. %90 duz beyaz yakali rutinine kisilacaksin, daha az para kazanip daha uyduruk bir is yaptiginla kalacaksin. IK, pazarlama falan gercekte televizyon dizilerindeki reklam ajanslari gibi bir party hard ortami degil. Guclu yanlarina odaklanmaktan ziyade gucsuz yanlarinin ustune gidip sartlarini iyilestirmen lazim.

kendini mesleki olarak 'downgrade' etmek buyuk ihtimalle tatmin getirmez. fabrikada calismak sevimli gelmiyorsa oradan basarili bir sekilde cikmanin yollarini ara.
0
hot potato
(02.01.23)
(4)

"çimlere basma x çimleri eziyorsun" tezahüratının tarihi

semaforo de medianoche
orada x yerine çeşitli isimlerin gelebildiği ve ardından da küfürle devam eden bir tezahürat var malum. bunu internette aratınca en eski yazılı kaynak olarak aralık 2005'te yazılmış şu forum mesajını buldum https://www.bodyforumtr.com/threads/en-kral-tezahuratlar.2176/ burada jardel'e arif'e falan s
orada x yerine çeşitli isimlerin gelebildiği ve ardından da küfürle devam eden bir tezahürat var malum. bunu internette aratınca en eski yazılı kaynak olarak aralık 2005'te yazılmış şu forum mesajını buldum www.bodyforumtr.com burada jardel'e arif'e falan söylendiği belirtiliyor yani 2001 yılında kullanılmış olması lazım. 2006 yılında yazılmış bir ekşi entrysinde de 92'de türkiye hollanda maçında söylendiği anlatılmış ama esprili bir entry biraz bu kısmı da şaka olabilir eksisozluk.com bir de gene 2005-2006 gibi meşhur recep ivedik skecinde kullanılıyor www.youtube.com bu bölümün tam yayın tarihini bulamasam da diğer yazıların da o zamanlar büyük sükse yapan bu skeçle aynı dönemden olması onları da biraz şüpheli hale getiriyor tabi.

benim internette bulabildiklerim bu kadar. bu tezahüratın ilk ne zamanlar çıktığını, kim için kimler tarafından söylendiğini bilen var mı acaba?
0
semaforo de medianoche
(02.01.23)
ismet arzuman için söylendiğini hatırlıyorum ben de. Zaten hafızamda da o şekilde yer etmiş.
0
administ
(02.01.23)
@administ kaç yılları oluyor hocam hatırlıyor musunuz?
0
🌸semaforo de medianoche
(02.01.23)
Benim hafizamda Revivo icin kullanildigi seklinde biliyorum gs taraftari arasinda, baska oyuncuya yapildigini dahi duymadim, bulundugum cevreden dolayidir buyuk ihtimal. Ortaokuldayim, sinifta gslilar cok soylerdi. Revivo 2000/2001 sezonunda yazin geldi. Ligin ilk yarisinda dogru duzgun top oynamadi, fiyaskoydu kaale alinip tezahuratta kullanilacak adam degildi:) ikinci yari acilmis epey de yardirmisti. O yuzden 2001 benim duydugum en erken tarih diye dusunuyorum. Tribuncu falan degiliz tabi oncesi vardir bilemem
0
freedonia
(02.01.23)
2002-2003 sırasında var olduğundan eminim. Hatta daha eski diye hatırlıyorum ben de. Daha eski olabilir ama duymamışımdır yaşım küçüktür o dönemler.
0
nawar
(02.01.23)
(9)

Saat seçimi

naksidil
Öncelikle merhaba, mutlu yıllar.https://www.lacoste.com.tr/urun/kadin-beyaz-saat-2001211-004/https://www.lacoste.com.tr/urun/kadin-pembe-saat-2001065-010/https://www.lacoste.com.tr/urun/kadin-beyaz-saat-2011069-004/ hangisi daha güzel? Ben 3.yü beğendim ama sayıların olmaması sonradan problem yaratı
Öncelikle merhaba, mutlu yıllar.

www.lacoste.com.tr

www.lacoste.com.tr

www.lacoste.com.tr

hangisi daha güzel? Ben 3.yü beğendim ama sayıların olmaması sonradan problem yaratır mı karar veremedim.

sizce hangisi?
0
naksidil
(02.01.23)
hocam kötü hepsi daha tasarım bir Swatch al daha iyi.
0
duyurukullanıcısı
(02.01.23)
3 evet daha güzel ama tamamen aksesuar olarak takacaksanız olur. saat diye takacaksanız ben tercih etmezdim
0
paintov
(02.01.23)
duyuru'da böyle saat beğenmeyen tiplere uyuz olurum ama bunların hepsi çok kötü gerçekten.
ha illa bunlardan biri olacaksa da 3 derim. akrep yelkovan filan neşeli şakalı olduğu için o da.
0
teritori
(02.01.23)
1 her seyle gider en temizi.
0
antikadimag
(02.01.23)
Ben o kadar kötü bulmadım saatleri. 3'e göre 1 daha güzel bence. 1 için seçilen görsel kötü olduğu için biraz kötü görünüyor.

Pembe kullanırım diyorsanız 2 de güzel.
0
pispinti
(02.01.23)
Yani hiçbiri seçeneği varsa onu, yoksa 2. saati seçerim ben. Yani beyaz da biraz iddialı ama Lacoste logosu fazla dikkat çekiyor.
0
nawar
(02.01.23)
Bence 1 güzel, bu kadar beğenilmeyecek saatler değil
0
bugisme
(02.01.23)
bence de 1 daha guzel.
0
65 derece
(02.01.23)
0
fakat
(02.01.23)
(3)

Wednesday dizisini izlediniz mi? (spoilerlı)

nundu
Son iki günde izleyip bitirdim, beğendim de diziyi baya keyif aldım. Bi tik geç kaldığım için malum tartışmayı şimdi yapıcam da..Bu dizi Harry Potter'a çok benzemiyor mu ya? Tim Burton sanki Harry Potter yönetmek çok istemiş de içinde kalmış gibi çekmiş bu diziyi. Çekimlere başlamadan önce sekiz fil
Son iki günde izleyip bitirdim, beğendim de diziyi baya keyif aldım. Bi tik geç kaldığım için malum tartışmayı şimdi yapıcam da..

Bu dizi Harry Potter'a çok benzemiyor mu ya? Tim Burton sanki Harry Potter yönetmek çok istemiş de içinde kalmış gibi çekmiş bu diziyi. Çekimlere başlamadan önce sekiz filmi maraton halinde izlediğine emin gibiyim hatta :d

Yani genel olay örgüsü, büyülü denebilecek ergenlerin gittiği okul, okulda 4 grup olması, ana karakterin kehaneti, anne babasının okulda tanışması, Ron gibi goofy ve korkak bi yancı arkadaş olmasını geçtim her bölümde bi iki ufak sahnede bu Harry Potter'da vardı diye hissettim hep.

Bi çırpıda aklıma gelen, thing'in polisin dikkatini dağıtmak için taş atmasında aklıma 3. filmde hippogrifi kurtarma sahnesi geldi. Son bölümde kötü adamın dirilmesi voldemort sahnesinin hemen aynısı, öldüğü sahnede küle dönüşmesi de ilk filmde Quirrell'ın öldüğü sahne direkt.

Yine kurt adamın canavara atlaması 3. kitapta Sirius'un Lupin'e atlaması gibi. Balo sahnesindeki dekorlar bile 4. filmdeki Yule Balosuna benziyordu.

Başka düşünsem kesin aklıma gelir ama bu kadar benzerlik çok tuhaf geldi. Ha ama dediğim gibi baya keyifle izledim diziyi yani rahatsız etmedi aksine Harry Potter sevgimi depreştirdi dhdhdhd

Bence Netflix ekibi çekerken şey dedi, bu gerizekalı WB Harry Potter gibi bir markadan düzgün faydalanamıyor. Biz bu okulda geçen fantastik dizi pastasına girelim, hem de Addams Family nerdeyse 80 senelik bir marka. Çalıntı da diyemezler. Yani böyle düşündülerse takdir de ediyorum, Harry Potter markasını değerlendiremeyenler utansın dhdhdd

Yazarken aklima geldi mesela Wesnesday'in yaşadığı visionlar da Harry'nin Voldemort'un zihnine bağlı olması ile düşünseli arası bir şey.

Siz izlediniz mi, sevdiniz mi diziyi?
0
nundu
(01.01.23)
Aynen senin gibi düşünüyorum,bizim gibi düşünen bayağı bir insan var.

vm.tiktok.com
0
duptıs
(01.01.23)
Çok fazla benziyor bence de. Daha fazla nokta vardı sanki hatta.


Bu arada ben ilk bölümleri beğendim ama son bölümler standart Amerikan ergen dizileri gibi. Gençlerin oyunculukları da kötü.
0
nawar
(01.01.23)
www.eksiduyuru.com

tutmuş şeylerin tekrar kullanılmasına klişe deniyor işte. Ki işe yaradığı için farklı dizilerde filmlerde tekrar tekrar kullanılıyor. İnsanlık binlerce yıldır benzer yollarla hikaye anlatıyor, bunun üzerine kitap bile var (hero's journey, hero with a thousand faces) Ortam tasarımı vb. konularda referans almış olabilirler ama şu da var, ben İskoçya'ya gittiğimde çok hayal kırıklığına uğramıştım (ve aynı zamanda büyülenmiştim) çünkü çocukluğumda Harry Potter izlerken "vay anasını ne dünyalar yaratmışlar" düşüncemin aslında yanlış olduğunu anladım. Adamların tarihi öyle zaten. Gerçekten öyle şatolar, katedraller var. Harry Potter da bir yerden aldı.

sığ bakarsak:
preview.redd.it

ek olarak, her yeni nesil önceki eserleri izlemediği için tekrar tekrar yapma şansı doğuyor. Marvel filmlerinin sürekli reboot etmesi gibi. Harry Potter da başka şekilde tekrar dönecektir çünkü 2000+ doğumlular onu izlemedi, Wednesday izlediler.

edit: ben eğlenceli buldum. Stilize - güzel bir iş olmuş. Hatta Netflix'in yaptırdığı nadir iyi işlerden.
0
nhk ni youkosu
(02.01.23)
(10)

"Zammı marketler yapıyor." söylemi bilimsel mi?

ya ben lan neyse
fiyatları piyasa belirlemiyor mu? marketler zam yapsa bile biri çıkıp ondan daha ucuza satacaktır illa ki.
fiyatları piyasa belirlemiyor mu? marketler zam yapsa bile biri çıkıp ondan daha ucuza satacaktır illa ki.
0
ya ben lan neyse
(31.12.22)
Bilimsel bir yönü yok, cehaletin vucut bulmuş hali olan AKP savunucuları tarafından ortaya atılan ve inanılan bir söylem.
Gerçekler için tarım kredi marketler ile diğerlerini karşılaştıran sitelere bakın
0
neymis
(31.12.22)
yağmuru bulut yapıyor demek gibi bir şey.
0
AlsterWasser
(31.12.22)
piyasa dediğiniz nedir ya da kimdir. onu söylerseniz ona göre cevap vermek mümkün
0
sert siyah krom
(31.12.22)
zam yaptığı söylenen şirketlerin hepsi borsada, yani halka açık, yani bilançoları herkese açık şirketler. bütün alım, satım ve maliyetleri ortada. buna rağmen böyle şeylere inanacak bir halk olduğu için istediklerini söylüyorlar. ayrıca böyle bir rekabet ortamında, bırakın zammı, herkes daha ucuza nasıl satabilirimin peşindedir.
0
crimson king
(31.12.22)
yakıt, personel, elektrik giderleri vs. cirosunda çoğunluk değil
direk zammı yapıştırmaları fırsatçılık
ama yıl içerisinde ne olacağı belli değil bu sebeple düşük zam yapıp riske girmiyorlar

zaten herkes ucuz buldu mu stok yapıyor
0
bir soru sorcam
(31.12.22)
"Zammı marketler yapıyor"un doğru olan TEK kısmı şu. Stoklarını yenilemek için mevcut enflasyonda ön gördükleri şekilde fiyatlama yapmaları gerekiyor. Ürünleri aldıkları zamanki fiyata ya da o ayın bütçesine göre satarlarsa stoklarını yenileyemezler. Onun dışında "1 kilo kaşar aslında 50 tl, marketler 150 tl'ye satıyor" diyen akp'li ekonomisttir(!).
0
nawar
(31.12.22)
private label hariç, markette satılan HİÇBİR ŞEYİN fiyatı marketler tarafından belirlenmiyor. ürünü üreten/ithal eden her neyse firma tarafından belirleniyor. marketler satış fiyatı veya alış fiyatıyla değil ciro üzerinden % olarak para kazanırlar.

X firması, gidip markete diyor ki benim ürünümü 100 lira satış fiyatıyla rafına koy. market de diyor ki koyarım ama % şu kadar prim alırım. olay tamamen bundan ibaret. marketler fiyatların artmasını değil bilakis düşmesini ister çünkü müşteri kitlesini kaybeder. o yüzden X firması arkasında rasyonel sebepler olmadan çok fazla zam yapmaya başlarsa market o ürünü satmak istemeyebilir çünkü rafında tüketicilerin yani bizlerin fiyatından dolayı tercih etmeyeceği bir ürün bulundurmuş olur. boş yere rafını işgal ettirir yani.

büyük üretici firmalar @nawal'ın yazdığı gibi stokçuluğa da izin vermez. çünkü o firmalar hangi markette kaç günlük stokları var onu takip ediyor zaten. fiyat artışı yapmadan önce yüklü satış yapmazlar o yüzden marketlere. geçmiş trende bakarlar, market ayda ortalama 10 bin adet ürün aldıysa, 15 gün sonra da zam planlanıyorsa o markete 5 bin tane ürün verirler.
0
selimcigimisik
(01.01.23)
@selimcigimisik "X firması, gidip markete diyor ki benim ürünümü 100 lira satış fiyatıyla rafına koy." demissin. Hocam boyle bir olay yok. Uretici markete su fiyattan sat diye dikte edemez, kaca satacagini market (dolayisiyla piyasa) belirler. Sadece istisna price markli (uzerinde fiyat yazan urunler vardir) uretici uretirken amabalaja fiyat basar, markette de o fiyattan satilir. Cogu zaman da bunlar koordineli olur. Atiyorum Bim'in satin almadan sorumlu adami, Ulker'e der bana 2 lira satis fiyatli price markli gofret yolla. Uzerinde price mark olan urunler de cogu zaman indirim, promosyon urunlerdir, marketin kari cok dusuktur. Uretici marketin satin almasina fiyatlarini bildirir, muzakere ederler, sonra fiyat anlasmasi yaparlar, mali aldiktan sonra fiyatlandirma marketindir. Biskuviye, cikolataya 60%, 70% kar koyarsin, peynire 30,40%, sigarada 8, 10 vs her urunun asagi yukari bellidir kar orani. Bunlari piyasa belirler. Ha tabi marketler kendi aralarinda anlasiyorlar, etik olmayan isler donuyor su urunde x'in fiyatin altina inmeyelim falan centilmenlik anlasmasi vs gibi yari dogru, yari komplo olaylar vs de vardir muhakkak. Devletin devreye girmesi lazim, tekellesmeye engel olmasi lazim. Arkadasin sorusuna gelirsek zammi marketler yapiyor olayi tamamen safsata. herseye zam gelmis, dolar, petrol, enerji fiyatlari ucmus, ki bu adamlar sube kapatmaya kuculmeye gitmiyor, cok takdir edilmesi gereken bir olay. Ben yonetici olsam sube azaltimina giderim, isci cikartirim, cok yakin mesafede ayni marketin subeleri var
0
freedonia
(01.01.23)
zammı marketler yapıyor olsa serbest piyasada şöyle bir durum olurdu. A marketi B marketi ile rekabet edebilmek için fiyatını daha aşağıya çeker ve sürümünü arttırırdı. düşen piyasada diğer marketler de hayatta kalmak veya piyasadaki hacimden faydalanmak için fiyatlarının buna göre düzenlerdi. bir süre sonra "zam yapan marketler" mal satamaz olurdu.

piyasadaki tüm marketlerin gizlice buluşup, anlaşıp ortak karara varıp zam yapmaları da mümkün olmadığına göre zammı marketler yapmıyor. marketler girdi maliyetleri, enflasyon, işçilik, elektrik, kira gibi maliyetleri de katarak karlılığını sabit tutmaya çalışıyor.
0
orpheus
(01.01.23)
anlaşmalı fiyat belirleme ve kendisine ait alt yükleniciler yoluyla karlarını düşük göstermeleri mümkün
0
bir soru sorcam
(01.01.23)
(6)

50 bin kişilik bir Moğol ordusu

eksimeksi
150 bin nüfuslu bir anadolu şehrini zaptedebilir mi? Polis var asker yok. Yerel halk da kendini silahlarla korumaya calisacak. Moğollar ok, mızrak vb. ile savaşıyor.
150 bin nüfuslu bir anadolu şehrini zaptedebilir mi? Polis var asker yok. Yerel halk da kendini silahlarla korumaya calisacak. Moğollar ok, mızrak vb. ile savaşıyor.
0
eksimeksi
(31.12.22)
10 bin tanesi yeterli olur. 50 bin gereksiz masraf olur
0
deer hunter
(31.12.22)
barutlu silah varsa yerel halkta keklik gibi avlarlar moğolları.
0
xrated
(31.12.22)
50 bin gereksiz masraf olur. Yerel halkta mitralyöz olmadıktan sonra. hatta ordu "bu şeytan icadı" korkusu ile dağılmazsa, mitralyöz olsa bile.

150 bin nüfus, savaşabilecek 150 bin kişi demek değil zaten. Kaldı ki eğitimsiz, disiplinsiz ve yeterli ekipmansız kalabalık orduların disiplinli ve tecrübeli daha küçük ordulara kaybetmesi çok eski zamanlardaki göğüs göğse çarpışmada bile defalarca yaşanmış. 2000 yıl önce yaklaşık 10 bin kişiden oluşan Roma ordusu (ki askeri gücünün zirvesi değil, Ada'dan geri çekilme dönemi) Boudica'nın bazı kaynaklara göre 15 bazı kaynaklara göre 20 katı (hadi biz düşükten alalım 10 katı) büyüklüğündeki ordusuna yok etmiş. Yok etmiş diyorum bak sadece yenmek değil.

Bir başka örnek de yine Moğollar ile Harzemşahlar arasında geçiyor. Hem de orada 50.000 kişi bak. Harzemşah 150 bin'den fazla ama.
0
nawar
(31.12.22)
Aklıma 300 Spartalı filminden bir sahne geldi, hani bir noktada buluşuyorlar savaşa gitmek için. Bir taraf 300 tane asker, diğer tarafta sayı çok daha fazla ama çiftçi, esnaf vs toplayıp getirmişler.

Spartalı kumandan "ben 300 tane asker getirdim, sen hiç asker getirmemişsin" gibi bir şeyler söylüyordu.

Sahne şöyleydi ;

lk.tc

Yani 150.000 nufuslu yerel halktan kaç tanesi savaşmayı bilen asker? Önemli olan bu aslında.
0
John Bloor
(31.12.22)
Savaşları ordular değil, komutanlar kazanır. Komutanların da daha önceden eğittiği ve organize ettiği orduya ihtiyacı vardır.

Sivil halkın bu anlamda bir komutanı ve daha önceden eğitimi ve gayrinizami harp teşkilatlanması yoksa eninde sonunda istilacı ordu kazanır.

Ancak halkın karşı koyma kararlılığı bir insanı bir sivrisinek bulutunun rahatsız etmesi kadar rahatsız edicidir.

Bu rahatsız edicilik 2. Dünya savaşı Yugoslavyasında istilacı Alman ordusuna kök söktürmüştür.

Aynı şekliyle Osmanlı, Sırbistan'da hakimiyeti hiçbir zaman sağlayamamıştır.
0
Mirket
(31.12.22)
medieval total war deneyimlerime göre peasant'lar, karşılarında 5'te biri kadar bir ordu olsa bile çabucak dağılıp kaçıyorlar.
0
bohr atom modeli
(31.12.22)
(29)

sirket aracı mı, para mi ?

the junior jr
merhaba, çalıştıgım bankada terfi ettim ve şirket aracı almaya hak kazandım. ancak diğer bir opsiyonda nakit almak. opsiyon 1- şirket aracı:mercedes a200opsiyon 2 - aylık 15k brüt nakit araç ödeneği, ayda 200 lt benzin desteği, hgs. kasko ve mtv bana ait. mevcutta aracım var (nissan micra)hangi opsi
merhaba, çalıştıgım bankada terfi ettim ve şirket aracı almaya hak kazandım.
ancak diğer bir opsiyonda nakit almak.
opsiyon 1- şirket aracı:mercedes a200
opsiyon 2 - aylık 15k brüt nakit araç ödeneği, ayda 200 lt benzin desteği, hgs.
kasko ve mtv bana ait.

mevcutta aracım var (nissan micra)

hangi opsiyon mantıklı sizce ?
0
the junior jr
(29.12.22)
şirket aracı alırdım ben olsam.
0
sta
(29.12.22)
kesinlikle sirket araci.
0
antikadimag
(29.12.22)
Şirket aracı alır, kendi aracımı satar parasını döviz yapardım
0
kisa
(29.12.22)
2'yi seçerdim ben.
0
dissendium
(29.12.22)
Şirket aracı için şöyle de düşünmen lazım.

Muayenesini sen yaptırmayacaksın
Yaz kış lastik değişimi ile sen uğraşmayacaksın
Sigorta kasko düşünmeyeceksin
Yakıt alırken taşıt tanıma ile alacaksın ve arabadan bile inmeyeceksin
Araba bozulsa ikame araç şak diye gelecek, sigorta şirketi ile filan muhattap olmayacaksın
Gibi gibi bir dünya angarydan kurtulacaksın.

Bu yüzden şirket aracı
0
teritori
(29.12.22)
Net şirket aracı.

İşe git gel yaparken neden aracın yıpransın? Neden iş yerinde hasar görünce sende kalsın? Neden kış-yaz lastiği derdim olsun? Neden onarım sorunum olsun? Neden kaskom olsun? Neden yakıt derdim olsun? Neden bir takım diğer şeyler? En güzel araç şirket aracı.

Şirketin Renault Clio'su > Benim Mercedes A200'üm

@the junior jr yeni yazı yazmadım, güncelledim. Sildim o kısmı. Bu arada ayda ne kadar harcıyorsun gidip gelirken?
0
nawar
(29.12.22)
Ben parayı seçerdim. Kendi arabamdan memnun değilsem de satıp onu peşinat yaparak kredi ile yeni bir araba alırdım.
0
perferil
(29.12.22)
@nawar 200 tl değil, 200 litre
0
🌸the junior jr
(29.12.22)
Sirket araci +1
0
kuzey li
(29.12.22)
Arabada marka takıntın yoksa parayı al. Uzun vadede çok daha karlı çıkarsın.
0
roket adam
(29.12.22)
Kişiye göre değişir;
Araba takıntısı olan biriyseniz birinciyi seçerken umrunda olmayan biriyseniz ikiyi secersiniz ve gelen parayla istediginizi yaparsınız.

Misal net 10-11 bin lira ayda. 500 Euro gibi bir şey. Bu para ile her ay bir yurt dışı gezisi bile yapabilirsiniz yatırım yapmasaniz bile.

Birinci seçenek bu arada sadece iste kalırsanız var. Diyelim 1 sene sonra ayrildiniz; birinci secenekte elde kalan sıfır. Belki iste sizin arabayi satarsaniz onun sigorta, vergi vs tasarrufu.

Ikinci secenekte 120-130 civarı net para yapar hiç yatirim yapmasaniz bile.

Ben olsam iki yaparım ama kişiye bağlı.
0
logisticsmanager
(29.12.22)
Micra'yi satar, 3 yillik 400bin kredi cekip gelen parayi krediye baglar arabayi yenilerdim.
0
brkylmz
(29.12.22)
@nawar 100-150 litre arası harcıyorum ayda.
0
🌸the junior jr
(29.12.22)
Aracimi asla satip döviz yapmazdim. Doviz para kazandkrmiyor.
0
stavro
(29.12.22)
net olarak 2. aracın modeli yükseltirdim.
0
signore
(29.12.22)
Şirkette uzun vadede kalmayı düşünüyorsanız 2, 1-2 sene içinde çıkmayı düşünüyorsanız 1.
0
yercekimini kendine ceken adam
(29.12.22)
Karar verirken, aylık 15k brütün seneye ne kadar artacağını da düşünmek gerek. Maaş artışıyla paralel mi artıyor? Artı, şirkette devam etmeyi planlıyor musunuz?
Elinize geçecek yıllık net araç yardımı - kasko - hgs vs çıkarttığınızda geriye ne kalıyor? Çıkan miktar ve kullanımınıza bağlı araçtaki yıpranmayı da düşünerek karar vermek daha iyi olur.
0
efx
(29.12.22)
maddi durumunu bilmeden buna yanıt veremeyiz. 2-3m birikmişin vardır, başka gelirlerin vardır ayda 15K hayatında büyük fark yaratmaz o zaman şirket aracı.

ama şimdiki aracın micra olduğuna göre bu düşük ihtimal. ben 15K aylık ödemeyi alır. micrayı satıp üstüne krediyle focus, civic, jetta vs. orta ayar bir araca geçerdim. aylık 15k gayet araç ödemesine ve kasko vs masrafına yeterli. 2-3 sene sonra elinde o günün parasıyla belki 1-1.5 milyonluk birikimin olur.
0
orpheus
(30.12.22)
Arabanı satıp yeni araç için peşinat yap, ödenek ile de krediyi öde. Niye çöpe atasın parayı? Yakıtı da her türlü karşılıyorlar işte.

Alacağın arabanın başına bir iş gelmeze birkaç sene sonra kredisini şirketin ödediği ve sana ait olan bir araç olacak elinde. İlk seçeneği seçersen elinde hala Micra ya da ona eşdeğer bir para olacak.

Ha 1. opsiyonu seçip Micra'yı da satıp o arabanın parasıyla daha fazla gelir elde edebileceğin bir yatırım yapabileceksen onu da düşünebilirsin. Değilse 2 mantıklı.
0
synesthesia
(30.12.22)
ben 2'yi secip ibkr gibi platformlardan abd borsasina yatirim yapardim o parayla. uzun vadeli yatririm, rasgele al sat hergeleligi degil. benim icin mercedes ila nissan arasindaki farkin hic onemi yok. araba, ozellikle sifir araba da yatirim degil. nokta.
0
hot potato
(30.12.22)
İşin ağırlıklı bankadaysa parayı al tabi ki.
Yok işin sürekli dışarıda müşteri ziyaretiyse o zaman arabayı seç.
Çok kafa yormaya gerek yok bence.

Hatta ben olsam kendi arabamı kiralardım bile. Yapan tanıdıklarım oldu zamanında, ev kirasına yakın para kazanıyorlardı. Böyle araçları değerlendiren filolar var.
0
azzlack
(30.12.22)
Ayrıca şunu da ekleyin; cevaplarda “sigorta kasko lastik” vs denmiş de. Bunları zaten yine yapmak zorunda kalacaksın, şirket aracı kullansan dahi.
0
azzlack
(30.12.22)
Terfiniz hayırlı olsun. Normalde Mercedes A200 şirket aracı çok cazip görünüyor ama aylık ödeneği seçmek finansal açıdan daha mantıklı.
0
pispinti
(30.12.22)
Öncelikle tebrikler.

15k güzel para ancak 1 yılda araç giderlerinin 3 katına çıktığına unutmayın. Geçen sene 1x TL olan araç bugün 3x TL. 1x TL oan kasko 3x TL. Tamiri vs her şey 2-3-4 katı.

Bunu göz önünde bulundurarak karar verin. Bugün 5-6 bin TL olan araç masrafınız, önümüzdeki yıl 15 bin TL olabilir.

Ancak yarın, bir gün 3-5 bin TL'de ben cebimden harcasam, sıkıntı olmaz bana diyorsanız, parayı seçin.


.
0
kartallar yuksek ucar
(30.12.22)
opsiyon 2
0
gabe h coud
(30.12.22)
Benzer bir durumda benzin desteği olmamasına rağmen allowance alıyorum. 15K brüt ile şirketten araç kiralamış olacaksınız aslında olan bu. Ben aracımı yükseltip kendi aracımla devam ettim. Hem İstanbul'da araç kullanmayı sevmiyorum hem de çevresel kaygılarım var. Az araç kullanmaya çalışıyorum.
0
ned flanders
(30.12.22)
Yukarıda yazılanlar artılarına ilaveten bir yere gittiğinizde mercedes ile gitmek başka micra ile gitmek başka itibar açısından. devir ye kürküm ye devri. Aracı satıp altın alırdım ben.
0
naksidil
(30.12.22)
uzun yıllar çalışmayı düşünüyorsanız şirket aracı
1-2 seneye kaçarım derseniz para
0
bir soru sorcam
(30.12.22)
arabaniz masrafsiz bi arabaysa, parayi alip TL'de tutmamak mantikli
0
icim urperiyor
(30.12.22)
(7)

manuel vites diye araci degistirmek mantikli mi?

ala09
Salom salomarac bana ait degil ailemin. hic sehirici ulasima uygun degil arti manuel yokusta kaydiriyor boyle trafikte falan yoruluyorum bazen. acaba ustune 80-90 ekleyip otomatik yapsam parami cope atmisim gibi olur mu sonucta araba yine bizimkilerin olacak. ama benim tarzima daha uygun bir sey al
Salom salom
arac bana ait degil ailemin. hic sehirici ulasima uygun degil arti manuel yokusta kaydiriyor boyle trafikte falan yoruluyorum bazen. acaba ustune 80-90 ekleyip otomatik yapsam parami cope atmisim gibi olur mu sonucta araba yine bizimkilerin olacak. ama benim tarzima daha uygun bir sey alabiliriz bence. he bir de babamin duygusal bagi biraz kopmus olur diye dusunuyorum ne dersiniz? simdiki kullanimdan cok farkli olmaz sadece bazen kasiyor beni
0
ala09
(28.12.22)
mantıklı. manuel arabalar yavaş yavaş siliniyor. otomatik hem satması kolay hem daha az değer kaybediyor. hem de kullanım kolaylığı var.
0
jelly bear
(28.12.22)
alışkanlık meselesi. 3-4 senede bir sıfır araç almama rağmen ben hiç otomatik araç sürmedim, 80-90 bin fark için otomatik tercih etmezdim.
0
Erestor
(28.12.22)
Kesinlikle mantıklı. Hem konfor hem de değer açısından. Kurtulun artık manuel arabadan.
0
pispinti
(28.12.22)
80-90'a kazanacağınız konfor farkına değer bence.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(28.12.22)
yıl olmuş 2023 hala ne manuel vitesi
0
astronom bey
(28.12.22)
İstanbul'da yaşıyordun değil mi? Beklediğin kabahat. Sat gitsin. İstanbul'da zorunlu haller ya da klasik model olanlar dışında manuel araç kullananın kendine sevgisi ve saygısı yoktur. Arada ne kadar fark olacağı ve ne alacağınız belki değişir ama artacak olan yaşam kaliten için değer.

Sat. Sat gitsin. Beklediğin kabahat. Hala koymadın mı satılığa? 21. yüzyılda...
0
nawar
(28.12.22)
mantıklı.
0
paintov
(28.12.22)
(5)

Bir Kurtlar Vadisi Sorusu (Gerçek hayatta ne kadar tutarlı?)

put it in your appropriate place
Yüz değiştirip mafyaya sızmayı ayrı tutuyorum.Merak ettiğim Kurtlar Konseyinin gerçekliğidir en çok? Cinayetlerden, uyuşturucudan, lojistikten vs sorumlu üyeler. Hesap verdikleri ve karar mercii olarak bir baron. Aykırı bir durumda üyenin infaz edilmesi.Örnek olarak dizide Nasibim-1 ve Şanslı-S Olay
Yüz değiştirip mafyaya sızmayı ayrı tutuyorum.

Merak ettiğim Kurtlar Konseyinin gerçekliğidir en çok? Cinayetlerden, uyuşturucudan, lojistikten vs sorumlu üyeler. Hesap verdikleri ve karar mercii olarak bir baron. Aykırı bir durumda üyenin infaz edilmesi.

Örnek olarak dizide Nasibim-1 ve Şanslı-S Olaylarının Gerçek hayatta karşılığı Kısmetim-1 ile Şanslı-S olaylarıdır.

KV, ne kadar tutarlı?
0
put it in your appropriate place
(28.12.22)
İlk bölümde ölen Barış Bulmaz da Pervin Buldan'ın eşi Savaş Buldan. Böyle isimler, göndermeler ve benzerliklerle dolu ilk 56 (hadi senin için 97) bölüm. Genelde tek karakterden ziyade birkaç karakteri birleştirme ya da birkaç karaktere bölme de oluyor ama.

KV'nin bu kadar kör göze parmak sokması çok büyük bir başarı. Dönemin en iyi dizilerinden o sebeple. Gel gör ki sonda uzayan her şey gibi cıvıma sonra amacından tamamen çıkma, üstüne de iktidar propagandası olma yoluna gidebiliyor.
0
nawar
(28.12.22)
Yanlış hatırlamıyorsam konsept danışmanı Soner Yalçın, yazdığı kitapları ve bu konular hakkındaki bilgisi ve tecrübesi aşikar.

Senaryoda neredeyse her karakterin gerçek hayatta bir karşılığı var, gerçekten çok iyi bir senaryo.
0
John Bloor
(28.12.22)
@nawar, evet tek karakterden ziyade birkaç karakteri birleştirme ya da birkaç karaktere bölmeyi duymuştum.

@John Bloor; Evet, Soner Yalçın'dı knspet danışmanı.

Yani; gerçek hayatta nasıl oluyor cidden çok merak ediyorum. Asla öğrenmeyeceğiz tabii. Dizideki gibi konsey toplanıyor mu acaba? Karar verme süreci nasıl gerçekleşiyor?
0
🌸put it in your appropriate place
(28.12.22)
bizler elbette bu işlerin içinde olmadığımız için net bilemiyoruz ancak bazı şeyler söyleyebilirim:
düşünün ki elinizde atıyorum 20 veya 50 karakter var bunların bazı özelliklerini kesip kesip belli modeller yaratmışsınız, başta öldürülen barış bulmaz (savaş buldan), önder zülfü koşal (ömer lütfü topal) gibi karakterler dışında şu şudur pek diyemiyoruz, diyebilsek de sadece esinlenme olarak çıkıyor yani çakır direkt alaaddin çakıcı'dır diyemeyiz, bazı benzer şeyleri yapıştırmışlar ama yüzde yüzde düzeyinde kalıyor. %60 alaaddin çakıcı vs. gibi. Mesela Baron veya Polat için kesinlikle şudur diyemiyoruz çünkü tamamen eklektik hayali karakterler.
Konseyde de biraz bu eklektik olay mevcut yani "konsey" dediğiniz adamlar bir evde toplanıp "çakır çok ileri gitti", "şu bizim uyuşturucu işi ne olacak" falan diye konuşmaz. orada da bir zipleme ve karıştırma durumu mevcut çünkü öyle olunca daha çarpıcı ve daha basit oluyor. dizi de başlarken her şeyin arkasında bu konsey var gibi gösterildi ama daha sonra ikinci dizi başlarken, "bunun üstü öyle bir konsey var ki her biri birer karahanlı, bizim çökerttiğimiz sadece karahanlının konseyiydi" gibi bir şeyler dediler, sonra next next derken önü alınamadı zaten, ben de ilk bir iki bölüm dışında izlemedim ama görünüyor yani gidişat falan.
yani biraz karışık anlattım ama olayı şöyle söyleyeyim, bazı insanlar vardır kendisini derin devlet gibi gösterir, çok gizemli şeyler vardır gibi anlatır oysa ki o kişiler sadece çetedir, öyle anlattıkları gibi bir derinlikleri yoktur. bu tür durumlarda gerçekten kelli felli adamlar oturur yaw şu teslimat noldu diye konuşur.
bazı insanlar da vardır adamın mesela sanat galerisi var tamamen sallıyorum ve bu işi yapıyor, öte yandan toplandığı adamlarla bu konuları değil de daha üst düzey, politik, business tarzı şeyler konuşup ellerini kesinlikle kirletmiyorlar. bir kitapta vardı işte yabancı bir ülkenin meşhur mafyası var en tepedeki adam saygın bir tarih profesörü. görseniz bu adam ne alaka dersiniz. adam elini kesinlikle kirletmez. o işi yapanlar da o adamı tanımaz zaten.
dizi bu ikisini harmanlamış. yani dizideki haliyle bir gerçeklik payı yok diyebiliriz.
0
ckisc
(28.12.22)
Konsey olduğunu sanmıyorum, çünkü şu anda (malum kişi ve aile efradı dahil) herkes kendi çapında bir baron.
Siyasiler ve siyasilerle bağlantılı en az 1000 tane baron vardır. Bunların hepsinin etrafında 10 yakın kişi olsa, onlarında yakınlarında 100'er kişi olsa mafya konularıyla alakalı bir milyon kişi olur. Ve hemen hemen herkes aynı işleri yaparlar. Çünkü racon kalmadı, memleketcilik kalmadı. Atıyorum Urfalılar otopark işine hakim, sivaslilar çek senet olaylarına bakıyor durumları biri. Herkes her şeyi yapıyorlar. Yeter ki ucunda para olsun. Çakışma durumunda da haberlere konu oluyorlar zaten; "aracında silahlı saldırıya uğradı" tarzında.
0
etna
(28.12.22)
(10)

Yılbaşında ara sokaklarda alkol çevirmesi olur mu

condom kurşunu
İstanbul bağdat caddesi-minibüs caddesi civarı için
İstanbul bağdat caddesi-minibüs caddesi civarı için
0
condom kurşunu
(28.12.22)
Olur. Oldu, olacaktır da
0
teritori
(28.12.22)
olur, ehliyet gider 6 ay. bir sürü para cezası falan. kaza yapsanız biri yaralansa bir şey olsa, biri yola atlasa bile siz tamamen suçlu olacaksanız. en iyisi alkollü araba kullanmamanız.
0
wonnka
(28.12.22)
Caddede klasik bostancı sahilde ve Caddebostan’da olur.
Minibüs yolunda da kesin olur.

Ama caddenin ve minibüs yolunun ara sokaklarında olmaz.

Bin taksiye uğraşma hiç. Hem sen rahat et hem diğerlerini tehlikeye atma.
0
azzlack
(28.12.22)
"ara sokaklarda olmaz" ifadelerine güvenme.
2018 yılbaşında hamam sokakta çevirmeye girdik.
iyi ki alkollü araba kullanmayacak kadar olgun, karakterli ve bilinçli birisiyim de bir sıkıntı yaşamadım.
0
teritori
(28.12.22)
Olur. Oluyor. Hatta umarım daha sıkı olur. Alkollü sürücü sorunu hatta özellikle yılbaşında sarhoş şoför terörü bitene kadar artarak denetlenmeli.

Yılbaşında taksi bulursunuz bence. Belirli saatler arası herkes kısa mesafe gider zaten diye tahmin ediyorum.

@teritori +1
0
nawar
(28.12.22)
alkollü araba kullanmayın.
0
jelly bear
(28.12.22)
alkollü araba kullanabilirsiniz yeter ki arabayı alkollü kullanmayın.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(28.12.22)
teksas'ta otoyollarda "drink and drive go to jail" yazardi bize de lazim bu tip uyarilar bence.
0
bay b
(28.12.22)
Kesinlikle olur. Hafta içi bile yapıyorlar bu ara çevirmeyi. Özellikle önce ana yola koyuyorlar uzaktan görünsün diye, sonra ilk çıkıştan kaçıyorsun çat orada da çevirme oluyor.
0
roket adam
(28.12.22)
Olmaz mi zaten butce acigi tavan. Nasil kapanacak bu aciklar. Hem de zamli tarifeden gecer 12 den sonrasi.
0
kuzey li
(28.12.22)
(7)

İlk defa evimizi kiralayacağız ne yapmak gerekir?

kanasla intihar eden adam
tarihte ilk defa kendi evimizi kiraya vermek istiyoruz. ne yapmak gerekiyor? evin fotoğraflarını ve videosunu çektim şimdi kendim uğraşmak istemiyorum emlakçıyı arayıp gelmesini mi istemem gerekiyor ? yoksa kendim gidip emlakçının kapısını mı çalmam gerekiyor?emlakçıya karşı dikkatli olmam gereken b
tarihte ilk defa kendi evimizi kiraya vermek istiyoruz. ne yapmak gerekiyor? evin fotoğraflarını ve videosunu çektim şimdi kendim uğraşmak istemiyorum emlakçıyı arayıp gelmesini mi istemem gerekiyor ? yoksa kendim gidip emlakçının kapısını mı çalmam gerekiyor?

emlakçıya karşı dikkatli olmam gereken bir husus olabilir mi? birden fazla emlakçıda evimin ilanları olabilir mi?
0
kanasla intihar eden adam
(27.12.22)
Fotoğrafları emlakçı çekecektir.
Mecbur kalmazsanız emlakçı ile anlaşma imzalamayın, sözle yapın anlaşmayı.
Emlakçıya "başka emlakçılara da vereceğim" şeklinde en baştan söyleyin.

Evin camında hangi emlakçının ilanının yapıştırılmasını istiyorsanız o emlakçıya gidin önce.

Birkaç emlakçıyla çalışmak yerine ilk gideceğiniz emlakçıya "şu kadar gün kiralanmazsa başka emlakçıyla çalışacağım" deyin bence. Zaten evler hızlı tutuluyor, 3-5 emlakçıyla konuşmak zorunda kalmayın boş yere.
0
michael_knight
(27.12.22)
Emlakcidan nasil korunulur bilmiyorum ama tahliye taahhutnamesini iyi arastir ve mutlaka imzalayin. Yoksa sittin sene cikmaz evden
0
kuzey li
(27.12.22)
@kuzey li +128 milyar

En önemli konu bu. Gerisini emlakçı üzerinden halledersin.
0
nawar
(27.12.22)
emlakçıyla çok bir işin olmayacak. dolayısıyla emlakçıya karşı çok dikkatli olmana gerek yok. emlakçı kiracıyı bulacak, komisyonunu alacak, sonra aradan çekilecek. sonra kiracıyla sen kendin muhatap olacaksın. kiracı kirasını ödemezse sen uğraşacaksın. o yüzden kiracı seçerken ince eleyip sık dokuyacaksın. mümkünse memur kiracı bulacaksın. memur değilse gelirini belgelemesini isteyeceksin.
0
nickini degistiren yazar
(28.12.22)
iyi bir emlakcı ev sahibini korur, o yüzden ev sahibinden değil kötü kiracıya karşı dikkatlı olmaya bakın.
0
nuisance
(28.12.22)
Yasal olmayabilir ama "Kiracının Findeks Risk Raporu göstermesini şart koşuyorum" derseniz belki kiracının borçlarını ödeme alışkanlığıyla ilgili bir bilgi edinmiş olursunuz. Bu yöntemi doğru, etik, işe yarar bulup bulmamak size kalmış.
0
michael_knight
(28.12.22)
Biraz para verip, bir avukata sözleşme hazırlatın. Tahliye taahhütnamesi mutlaka alın.

.
0
kartallar yuksek ucar
(28.12.22)
(9)

erkek cüzdan önerisi

anti-kahraman
şuan hangi cüzdanı kullanıyorsunuz? bana cüzdan önerin.
şuan hangi cüzdanı kullanıyorsunuz? bana cüzdan önerin.
0
anti-kahraman
(27.12.22)
Siyah beyaz Adidas cüzdan.
0
dissendium
(27.12.22)
Ridge wallet'in türk üretim taklidi. Lastikle birbirine tutturulmuş 2 metal plaka ve üzerine para klipsi kısaca.

Alırken acaba uyar mı bana diye çok şüphe ettim ama inanılmaz rahat ettirdi.
0
hedep
(27.12.22)
cengiz pakel.

turkiye'de deri urunleri cok kaliteli. yerli mali deri cuzdan alabilirsiniz.
0
antikadimag
(27.12.22)
desa veya matraş
0
idexo
(27.12.22)
kullanmıyorum. kimliğim 2 kartım cebimde. ciddi yükten kurtuldum böylece
0
paintov
(27.12.22)
Şunun kahverengisi. Oldukça mutluyum.
www.beymen.com
0
logisticsmanager
(28.12.22)
Benimki bu ama bitmiş :)

www.beymen.com
0
fakat
(28.12.22)
Kartlıktan büyük, cüzdandan küçük, siyah ve deri bir cüzdanım var. Beymen'in ama şimdi mobilde bakmaya üşendim. :)
0
nawar
(28.12.22)
tr.aliexpress.com

Kart ağırlıklı, hini hacette kullanmak için nakit gözü de olan şu cüzdandan aldım yeni.
0
d max
(28.12.22)
(7)

Bu Yılbaşı ne izlenir?

magni
Geçen yılbaşı Netflix'te Cem Yılmaz, FOX TV'de Ata Demirer Gazinosu vardı, bayağı iyilerdi.Bu yılbaşı için programlarda pek bir şeye denk gelemedim şu ana denk. Dijitalde veya tv'de siz ne izleyeceksiniz?
Geçen yılbaşı Netflix'te Cem Yılmaz, FOX TV'de Ata Demirer Gazinosu vardı, bayağı iyilerdi.

Bu yılbaşı için programlarda pek bir şeye denk gelemedim şu ana denk. Dijitalde veya tv'de siz ne izleyeceksiniz?
0
magni
(27.12.22)
film veya belgesel olur buyuk ihtimalle. tv'de youtube izliyorum son zamanlarda. ama genelde bilgisayari baglayip istedigimi de izliyorum. noel/yilbasi temali film de izlenebilir belki.
0
ermanen
(27.12.22)
ata demirer yine fox'da
0
koela
(27.12.22)
Yüzüklerin Efendisi
0
nawar
(27.12.22)
disney plus gülse birselin filmini izlicem ben
0
alaimisema
(27.12.22)
ata demirer'in bursa bülbülü'sü (üstten nerden nasıl ayırıcaz bunu arkadaş) disney+'a 13 ocak'ta değil de yılbaşında geleymiş iyiymiş.
0
onemoremile
(27.12.22)
Blu tv'de yılbaşına özel Meksika Açmazı olacakmış.
0
(27.12.22)
Youtube 'da Cüneyt Özdemir olacakmış :) belki...
0
fakat
(27.12.22)
(3)

Karadeniz'de bulunan doğalgaz?

vizivozo
Koskoca tesis kurmuşlar,çılgınca ışıklandırmışlar falan. Cnn türk'e ballandıra ballandıra anlatıyorlar.Gerçeklik payı var mı?
Koskoca tesis kurmuşlar,çılgınca ışıklandırmışlar falan.
Cnn türk'e ballandıra ballandıra anlatıyorlar.
Gerçeklik payı var mı?
0
vizivozo
(26.12.22)
Elbette belirli bir miktarı vardır. Çevrede ve ülkede de olduğu biliniyor. Asıl konu çıkarmaya değer mi? Çıkarmak ve işletmek büyük masraf. Onu karşılayamayacak miktarlar yer altında bırakılır Dünya'nın her yerinde. Bugün de RTE'nin açıkladığı miktar Türkiye'nin 2021 yılında harcadığı toplamdan doğal gazdan daha az.

Bununla 700 Mr m^3 oldu deniyor. En fazla 10 senelik yapıyor. Karada olsa affetmezdik belki ama su altı için karşılar mı? Bilmiyorum. Bilen hesaplasın.
0
nawar
(26.12.22)
liseden bir arkadaşım o tesislerde ve tarama ekibinde çalışıyor yüksek mühendis olarak. sosyal medyadan vs takip ediyorum ve zaman zaman konuştuğumda oluyor. yani söylentilere göre çok daha fazlası konuşuluyor potansiyel olarak bu gölgeler için. zaten dış basındaki haberlere de bakabilirsiniz bunu doğruluyorlar. hem karadeniz hem de doğu akdeniz bölgesinde. zaten doğu akdeniz neredeyse kesin gibi ki yunanistan uzun bir süredir etekleri tutuşmuş bir şekilde çullanmaya çalışıyor o sebeple.
0
debian
(26.12.22)
Togg'da da çok mühendis çalışıyor deniyor ciddi bir üretim bandı göremedik. Atölyeden hallice bir ortamda montaj yapılıyor gibi.
0
🌸vizivozo
(26.12.22)
(4)

bir dostunuza verdiğiniz değerin

tabii lan manyak mısın
karşılığını bekler misiniz? eşit derecede değer görmekten bahsediyorum.
karşılığını bekler misiniz? eşit derecede değer görmekten bahsediyorum.
0
tabii lan manyak mısın
(26.12.22)
Beklemem.
0
nawar
(26.12.22)
Beklemem. Kendine gosterilen degeri o ya da bu sekilde yok sayiyor ve belki deger gosterme konusunda notr kalmayi beceremiyorsa iliskiyi de keserim. Insan cevresini secebilir.
0
ahmet oturum cerezi
(26.12.22)
değer görmek çok geniş bir tanım.
tabii ki karşılıklı olarak o da bana değer versin isterim ama hangi davranışı değer görmemek ya da görmek olarak yorumladığınız da önemli.
0
blatta hiberna
(26.12.22)
beklerim, aynı değeri ve özeni görmezsem de dostluğumu bitiririm

p.s: yalnızlığa neden olur
0
alaimisema
(26.12.22)
(5)

Soru

my pink
Öncesine göre soğuk davranışlar sergileyen bir erkek arkadaş, ailesini ve sağlık sorunlarını gerekçe gösterip konuşmayı azaltıyorsa, hatta yalnız kalmak istediğini söylerse, bunu ne olarak algılarsınız? O günden beri kimse kimseyi aramamış.
Öncesine göre soğuk davranışlar sergileyen bir erkek arkadaş, ailesini ve sağlık sorunlarını gerekçe gösterip konuşmayı azaltıyorsa, hatta yalnız kalmak istediğini söylerse, bunu ne olarak algılarsınız? O günden beri kimse kimseyi aramamış.
0
my pink
(26.12.22)
Bahane
0
abuzer
(26.12.22)
Yolu açık olsun
0
lcha
(26.12.22)
Gerçekten sorunları vardır belki ama sonuçta bu sorunlu zamanlarında sizi yanında istemiyorsa boş verin gitsin.
0
pispinti
(26.12.22)
Bazen insan böyle anlarda yalnız kalmak istiyor. Biraz insan iletişimini de azaltmasında sorun yok. O yüzden @pispinti -1

Onun dışında, önceden de soğuk davranıyorsa soğuk davrandığından emin miyiz, ona bakmak lazım. Belki normal iletişim türü odur. "Hayır, öyle değil. Soğuk davranmaya başlamıştı" dersen %90 bahane olabilir o zaman.
0
nawar
(26.12.22)
%10 ihtimal onu kötü durumda görmemeni
%90 ihtimal yeterince içine sinmemişsin
0
bir soru sorcam
(26.12.22)
(11)

Mülakatta maaş beklentisi veya mevcut maaş söylenmek zorunda mı?

ananiyimioguz
Şöyle ilerlesem nasıl olur;- Maaş beklentiniz nedir?+ Kafamda belli bir rakam yok, tekliflere göre değerlendireceğim.- Peki şu anki maaşınız nedir? Aralık da verebilirsiniz.+ Sizin bu pozisyon için belirlediğiniz ücreti öğrenebiliyor muyuz?- Maalesef bu bilgiyi paylaşamıyorum.+ Maalesef ben de benim
Şöyle ilerlesem nasıl olur;

- Maaş beklentiniz nedir?
+ Kafamda belli bir rakam yok, tekliflere göre değerlendireceğim.
- Peki şu anki maaşınız nedir? Aralık da verebilirsiniz.
+ Sizin bu pozisyon için belirlediğiniz ücreti öğrenebiliyor muyuz?
- Maalesef bu bilgiyi paylaşamıyorum.
+ Maalesef ben de benimkini paylaşamıyorum.

Demeyi düşünüyorum ama başlamadan elerler diye emin de değilim :D
0
ananiyimioguz
(26.12.22)
Elerler.

Zorunda diye bir olay yok da böyle acayip fantastik bir aday degilseniz kimse bu muhabbeti çekmez.
0
logisticsmanager
(26.12.22)
böyle "ay götüm" dedirtecek şekilde olmayabilir tabi söylem, daha tatlı bir dille söylemesem yine de eksi midir?
0
🌸ananiyimioguz
(26.12.22)
Maaş beklentini söyle. Öyle teklifleri değerlendiricem olmaz.

Mevcut maaşını söyleyip söylememen de işe ne kadar ihtiyacın olduğuna göre sana kalmış. Böyle bir zorunluluğun olmamasına rağmen bazı işverenler söylenmemesinden rahatsız oluyor. Ben şahsen zorlasalar da söylemiyorum. Bu tavrımı kabul edip etmeyecekleri keyiflerine kalmış, umrumda değil. Söylemek istemezsen şu anki sözleşmem gereği ücretimi açık edemiyorum de geç. Ortak fiyatta anlaştığınız sürece senin ücret bilgine ihtiyaçları yok. Tamamen fiyat kırma amaçlı yapıyorlar.
0
synesthesia
(26.12.22)
tekliflere göre değerlendireceğim dersen kendini bulunmaz hint kumaşı olarak gördüğün intibası yaratırsın. bir de biri bana böyle dese böyle nasıl diyeyim; kazıkçı esnaf olur ya hani...onun gibi bir intiba uyandırır.

günde sekiz saatini kaç paraya satarsın sen otur kendin değer biç. onun üzerinden kavganızı edersiniz.
0
alperz
(26.12.22)
elerler böyle. ay götüm olmayan versiyonu yaz, onu da görelim :)
0
gabe h coud
(26.12.22)
logisticsmanager'in dedigi dogru bi bakima oncelikle :)
ama cok da fantastik aday olmaya gerek yok. mevcutta isin varsa ve basvurdugun yer de 2-3 kat ustunde bi yer degilse e zaten fena aday degilsin demektir. ayrica is bakiyoruz, emek vericez, taleplerimiz olabilir... oyunu isverene gore oynamak zorunda degiliz.

su ana kadar yaptigim gorusmelerde direkt bizim pozisyon icin belirledigimiz maas su diyen cok yer oldu. hepsi de marka yerler. aralarinda yabanci markalar da var.

bi kullanici kazikci esnaf yakistirmasi yapmis da tam tersi; maas beklentini soyle diye diretenler asil bir nevi kazikci esnaf oluyor. burada amac o beklentiyi soyle ki daha yuksek verecekse az verme firsatini(!) kacirmasin diye. hic kalkip kimse zaten maaslar bellidir demesin. bunu yapan unlu sirketler bile beklentinin dusuk oldugunu duyunca mevcut tekliflerini cok abartmadan dusuruyorlar.

ayrica ben bi ise basvurduysam senin belirledigin butceyi de bilmek hakkim.

daha gecen bi is gorusmesi yaptim. calistigim yerin altinda bi yer. onlar da bunu farkinda tabii ki. ben gayet de fantastik adaydim mesela orasi icin :))
adamlar bana soruyor ekibinizde kac kisi var diye. soyluyorum ben de. ben soruyorum sizde kac kisi var ben kac kisiyle calisicam diyorum. sonra konusuruz bunlari oluyor.. cunku bilgi vermek istemiyor aklinca gizlilik var diyor. e sen rakibini ogreniyorsun.

maasi da aynen senin dedigin gibi yaptim siz soyleyin diye direttim. gulduler bi de yok biz soyleyemeyiz dediler. eee ben niye sana ne aldigimi soyluyorum ki. beklenti de soyleme boyle yerlere cunku benim gorustugum yer acik acik dusuk para vereni tercih edeceklerini belirttiler. ne anladim o isten?!
boyle firmalar sark kurnazi baska bi sey degil. oyle bi israr olursa bel baglama. yok ise cok ihtiyacin varsa o zaman her seye tamam demelisin o ayri.
0
Kittie
(26.12.22)
Genel bir cevap vereyim, IK'cılara terso gidersen, çok çok istisnai bir aday olmadığın sürece bir işi alma ihtimalin yok.
Bir kere kafanda belli bir rakam olması lazım. Yüksek söylemeye çekinme ama "gelen teklifleri değerlendireceğim" gibi ukala bir cevap da kullanma, futbolcu değilsin sonuçta.
Şu anki maaşını sorarsa da mevcut maaşını biraz şişirip söyle.
Bu bir oyun, bu oyunu oynamak zorundasın. Baştan sizin oyununuzu oynamıyorum dersen o işe girme şansın düşük.
0
roket adam
(26.12.22)
Beklentinizi söylemenizde fayda var diye düşünüyorum. Burada sizi ucuza kapatmalarını istemiyorsanız yüksek bir rakam söyleyip pazarlığa açığım diyebilirsiniz bence. Ayrıca maaş beklentinizi sorduklarında kontra yapıp cevap vermeden önce zam politikaları yan haklar gibi konular hakkında bilgi aldıktan sonra cevap vermeniz daha sağlıklı olacaktır.

Şu anki maaş konusunda da valla ben söylemiyorum özellikle ısrar eden işyeri ile de sureci kafamda bitiriyorum gerçekten işe ihtiyacım yoksa. Çünkü onu ilgilendiren bir konu olduğunu düşünmüyorum. Bu konuda ideal cevap sözleşme dolayısıyla söyleyemem veya alınan maaşın abartılmış hali olabilir zannımca
0
niyazi mısri
(26.12.22)
Bu soru ucuza personel kapama sorusu. Bütçenin üzerinde bir sayı ise ne kadar kalifiye olduğuna göre ya elenir ya da pazarlık yapılır. Eğer işe alacak yer esnaf değilse 40 bin TL maaş ön gördükleri yerde kalifiye personeli 15 bine çalıştırmaz zaten (denetimde açıklayamaz, vergi kaçırıyor muamelesi görür) ama 30 dersen el sıkışırlar.

Topu karşı tarafa armanı hiçbir İK sevmez. Onlara zaten bütçe kısmı baskısı olur, onlar da ne kadar kısarsa ceplerine o kadar kalacakmış gibi o "vur emri"ni alıp öldürürler.

Bu arasa verdiğin örnekteki cümleleri kurabilmen için sayılı kalifiye personel arasında olman lazım. Yoksa gülüp geçerler.
0
nawar
(26.12.22)
Her şirketin süreçleri farklı olabilir ama benim bildiğim çoğu şirkette adaylarla ilk görüşmede ücret beklentilerini öğreniyor İK, hatta görüşmeden önce öğrendiği de oluyor.
Ücrete uygun beklentisi olanlarla görüşmeye devam ediyorlar. Veya adayı ne kadar beğendiklerine göre ücreti artırmayı deniyorlar görüşmeden önce.

30 bin lira beklentisi olan bir adayla 20 bin lira ödenecek bir pozisyon için görüşmeye devam etmek görüşen yönetici için de İK için de aday için de boşa giden zaman.
0
michael_knight
(26.12.22)
ben min bir rakam veriyorum. bunun altında olmadığı sürece +/- bakarak karar veririm diyorum.
0
axl
(26.12.22)
(7)

kadın saatinde hangi marka iyi sizce?

lovemyself
saatten hiç anlamam. uzun uzun hikayeyi yazıp da vaktinizi de almak istemediğim için, direkt soruya geçiyor: fiyattan bağımsız olarak, hangi marka saati kadında görürseniz kaliteli durduğunu, zevkli olduğunu düşünürsünüz?bir de, Calvin Klein marka bir saat görseniz fikriniz ne olur? ikinci sorum bu.
saatten hiç anlamam. uzun uzun hikayeyi yazıp da vaktinizi de almak istemediğim için, direkt soruya geçiyor: fiyattan bağımsız olarak, hangi marka saati kadında görürseniz kaliteli durduğunu, zevkli olduğunu düşünürsünüz?

bir de, Calvin Klein marka bir saat görseniz fikriniz ne olur? ikinci sorum bu.

"saat ve markası hiç fark etmez" diyenler de olacaktır, ben de öyleyim, ama sorum bu değil. marka takıntılı gibi de durmak istemem, ama saatten anlayan kişilerin markalara bakışını merak ettim.
0
lovemyself
(26.12.22)
işi saat olan bir marka görürsem saygı duyarım.

calvin klein, lacoste, micheal kors falan görsem 30-40 dolarlık saat olduğundan kelli üstünde durmam.
0
brkylmz
(26.12.22)
Vialux yılların saat markası, hem de ömürlük saatleri var.
0
bigcaptain
(26.12.22)
bir kadina rolex'ten baskasini yakistiramiyorum
0
nibba
(26.12.22)
Skagen saatleri havalı ama aynı zamanda zarif buluyorum.
0
dediysem dedim
(26.12.22)
fiyattan bağımsız olduğunu belirttiğin için,
(bkz: cartier tank)

edit: cv ya da başka bir marka saat görsem bir şey düşünmem. fossil'in çok hoş saatleri var.
0
deartheodosia
(26.12.22)
Uzun yıllardır Nacar kullanıyorum. Çizilmeler dışında hiçbir şey olmadı.
0
charbiel
(26.12.22)
Marka ve lüks diyeceksek kadında IWC, Omega ve hem erkekte hem de kadında olan Patek Philippe, Vacheron Constantin, Rolex ve Glashütte. Tag Heuer erkek saatleri güzel. Kadını bilmiyorum ama.

Calvin Klein sorusu için @brkylmz +1
0
nawar
(26.12.22)
(29)

Turkiye hakkinda begendiginiz, sikayet etmediginiz neler var?

ermanen
Simdi tabii sikayet etmekte haklilik payiniz var, enflasyon, bilmem ne. Salgin da var. Dunya'da da bir enflasyon sorunu var tabii, ve genel sorunlar.Ama biraz pozitiflik olmasi acisindan bunu sorayim dedim. Yeni yil zamlari gelmeden :)Turkiye hakkinda begendiginiz, sikayet etmediginiz neler var? Yas
Simdi tabii sikayet etmekte haklilik payiniz var, enflasyon, bilmem ne. Salgin da var. Dunya'da da bir enflasyon sorunu var tabii, ve genel sorunlar.

Ama biraz pozitiflik olmasi acisindan bunu sorayim dedim. Yeni yil zamlari gelmeden :)

Turkiye hakkinda begendiginiz, sikayet etmediginiz neler var? Yasadiginiz yerle/sehirle de alakali olabilir.
0
ermanen
(25.12.22)
E-devlet süper bir icat. En yakını Estonya'nın sistemi. Ama biz hemen hemen herşeyi e-devlet üzerinden yapabiliyoruz.
0
heritage
(25.12.22)
güzel yemekler. güzel iklim.
0
another satisfied lover
(25.12.22)
Yemekler olabilir bence. Bu coğrafyanın yemekleri lezzetli ve sağlıklı. Bunun dışında yok benim açımdan.

2000-2002 döneminde yardımlaşma, milli birlik beraberlik vb insani özellikler güzeldi.
0
seaman
(25.12.22)
Sağlık sistemi çökmüş haliyle bile bir çok devletten iyi.
0
Mirket
(25.12.22)
1-e devlet uygulaması, komsu ülkelerde kurumlar ve bürokrasi çok ağır işliyor.
2-Turk mutfağı
3-Civardaki komşu ülkelere göre (kira ve alkol/sigara haric) hala ucuz olmamız
4-es dost akraba bağı
5-toplu taşıma ağının yaygın ve ucuz olmasi(Numbeo sitesinden karşılaştırma yapilabilir)

Evet yardımlaşma kültürü de son kalan değerlerimizinden.
0
uzayuzay
(25.12.22)
Sigaranın ucuz olması, biber salçasının bulunabilmesi, her yerde bakkal büfe market olması, günün hemen her saati ihtiyaç duyulan şeyin bulunanilmesi, kaliteli çerez, çeşit çeşit yoğurt, pireyi deve yapmayan doktorlar ve genel olarak sağlık sistemi, taharet musluğu, tesisatçı/marangoz vs gibi zanaatçilere her yerde kolayca ulaşılabilmesi, her yerde camii olması dolayısıyla tuvalet aramak zorunda kalmamak, tahin pekmezin kolay ulaşılır olması..
0
IncredibleMau
(25.12.22)
Doğu'da yaşayanlar gülüp geçebilir ama çok soğuk olmamasını beğeniyorum. Yaz bence çok güzel. Yazı çok seviyorum. Soğuk bir ülkede yaşasaydım yazın Türkiye'ye, Yunanistan'a gitmek zorunda kalacaktım belki de. İstatistiklere göre soğuk ülkelerde yaşayanlar en çok Türkiye, Yunanistan, İtalya, İspanya gibi ülkelere gidiyor.

Yemek konusunda da şanslı olduğumuzu düşünüyorum.

Tarih konusunda da Anadolu iyi bir yer.
0
dissendium
(25.12.22)
Sağlık sistemi her şeye rağmen iyi ya. Yani ciddi fukara olduğum ve psikiyatrik tedaviye ihtiyacım olan bir zamanda çok iyi doktorlara denk geldim devlet hastanesinde. Onun haricinde kardeşimin ayağı kırıldığında da yine bir devlet hastanesi doktoru çok iyi ilgilendi.

Yemekler zaten dünya klasmanında en tepelerde bana kalırsa. Diyarbakır'da yediğim ciğeri hala unutamıyorum, Antep'e falan gitsem kafayı yerim herhalde.
0
vedatchilipeppers
(25.12.22)
Türkiye'nin pek çok sorunu siyasi ve ekonomik. Siyaset ve ekonomi bu kadar kötü diye her şeye bok atmaya hakkımız yok.

Ülkedeki doğal güzellikler, yemek kültürü, yardımlaşma kültürü, misafirperverlik, tarihi zenginlikler, kültürel çeşitlilik ve daha pek çok şey Türkiye'nin artı değerleri.

Bunun dışında yukarıda belirtildiği gibi;
-çökmesine rağmen çoğu ülkeden iyi olan sağlık sistemi,
-e-devlet uygulaması,
-her telden çalabilen bir ortamın bulunması,
-bazı şehirlerde sokaklarda kedi, köpekten geçilmiyor olması

güzel, pozitif olan şeyler.

Ama iyi ama kötü, her ülke gibi bizim de çok farklı yönlerimiz mevcut. Politikacılara küstük diye ülkeye küsemeyiz sonuçta.
0
lesmiserables
(25.12.22)
Apartmanlarin standart yerlesim modeli olmasi, yani daha cok "residential density". 3+1'lerin 4+1'lerin bollugu. Dolayisiyla zengin bir ulke olmamasina ragmen ev almak kolay, fiyatlar dusuk. Ayni sekilde kiralayacak evin bollugu, kolay ulasilabilir olmasi.
0
hot potato
(25.12.22)
e-devlet denmiş denmese aklıma gelmezdi pek sık ihtiyaç duymadığımdan ama hadi kabul. genel olarak iyi sayabileceğimiz bi hizmet...
onun dışında aklıma gelen tek bir iyi yönü bile yok. türk mutfağı umrumda değil, zaten tadını sevmiyordum çoğu şeyin ki artık sağlıklı beslendiğimden türk mutfağındaki hiçbir yemek bana uygun değil. ha bu tüm ülkelerin mutfakları için geçerli, beslenmeyi keyfi değil de bir ihtiyaç olarak gördüğümden bu hiçbir ülke için bi artı veya eksi değil direkt olarak. ama Amerika'da ortalama bi kişinin alım gücüyle gidip grass fed et alabilecekken burada en ucuz kıymayı alıp geçiyorum mecburen yani yemekler açısından baksak da kalitesizliği veya alım gücüne oranla pahalılığı yüzünden türkiye yine kötü.

sağlık sistemi denmiş, toplu taşıma denmiş... ücretsiz sağlık hizmetine veya toplu taşımaya mecbur bırakan yine ekonomik olarak kötü durumda olmamız. yurt dışında yüzüne bakılmayan 5-10k birim paraya alınan arabalar burada lüks, haliyle toplu taşıma ciddi anlamda bir ihtiyaç. ihtiyaç duymamam gereken şeyler iyi diye bunlardan memnun olamam.

bir gün buradan kurtulabilirsem dönüp baktığımda özleyeceğimi düşündüğüm tek bir şey bile yok. beğendiğim yok da şikayet etmediğim herhalde mevsimlerinin pek kötü olmaması. kışları bi Kanada kadar soğuk geçmez veya yazları bi Texas kadar sıcak olmaz. Amerika'da görülen kasırgalarda, sellerde vs. evlerin filan paramparça olduğu durumlar yok. Amerika'da en sevmediğim şeylerden biri ahşap evler mesela, türkiyenin her tarafı betona boğulduğundan beton sevicilik içime mi işledi artık bilmiyorum ama beton binalar daha çok güven veriyor. tabi türkiyede o da tam güven veremiyor ucuza kaçan malzemeden çalanlar yüzünden ama tahminen güvenli olduğunu düşünüyorum şuanki evimin, tünel kalıp. tabi bahsettiğim gibi çoğu her konuda ucuza kaçılan yapılar olduğundan ve müstakil ev hayal olduğundan, evinde rahat rahat bişey izleyemediğinden/dinleyemediğinden genel olarak türkiyenin mimarisini seviyorum da diyemem o da aslında topluca ele alırsak negatif.
0
konetsu
(25.12.22)
E devlet cok buyuk bir guvenlik zafiyeti bu arada. Ben kotu olarak degerlendirirdim.
0
another satisfied lover
(25.12.22)
e-devlet
e-nabız
mhrs
internet vergi dairesi
e-beyanname
dijital bankacılık hizmetleri

aslında bu dijital dönüşüm dedikleri şey
0
astronom bey
(25.12.22)
Karsi cins ile senin ana dilin ayni:) Daha ne olsun.

Usta, marangoz, terzi, kuru temizleme, tesisatci, boyaci, tamirat isleri vs ucuz, ulasilabilinir.

Mutfagimiz, yemek kulturumuz cok genis. Sebze, meyve bol ve secenek cok.
0
neck_and_neck
(25.12.22)
E-devlet +1. İsviçre gibi ülkede kağıt kürek işleri için sürekli bir yerlerden para karşılığında kağıtlar almam gerekiyor, iki üç gün beklemek de cabası. Ayni kağıtlar 10 snde e-devlet sayesinde elimde.

Sağlık sisteminin iyi olduğunu düşünmüyorum ama bu diğer ülkedeki standarta ve insana verilen değere alistigim için sanırım. Hep örnek veririm ben bir covid aşısı oldum, sanki ameliyat olacakmışim gibi ilgilenildi ve bu hep boyledir. İki gün sonra esim Türkiye'de oldu; kurbanlık koyun gibi dizip içeri aldılar. Aşıyı yapıp yolladılar. Alerji olur mu diye bekletmediler bile. Herkesin suratı da bir karıştı.

Yemekleri seviyorum. tabii ki doğal güzelliklerini, denizini ve iklimini de. Bunları da iyice mahvetmeden fabrika ayarlarına dönmemiz tek dileğim.
0
fraise
(26.12.22)
Yemekler

Para kazanmanın çok kolay olması

Edebiyat
0
deer hunter
(26.12.22)
eğitim nasıl bi artı olarak görülüyor ki? hele ki bin kere değişip her seferinde daha kötüye giden eğitim sistemini düşününce? pozitif bilimlerin ağırlığını azaltıp dini eğitimi arttırdılar, düz liseleri kaldırıp anadolu liselerinin seviyesini düşürdüler, her yeri imamhatip doldurdular, her yere ilahiyat fakültesi yaptılar... üniversite ücretsiz olunca sanki zorunluymuş olmazsa olmazmış algısı gelişti ve aslında kişiye hiçbir şey katmayan sadece 4 yılını çöp eden bir süreç haline geldi. dünyanın en iyi üniversiteleri sıralamasında durumumuz ne? son sıraları dolduracak, barajı zor geçenlerin doldurduğu bin tane apartman üniversitesi olması herkesin üniversite mezunu olması mı iyi? kendini geliştirmeyen, öğretim görevlisi olduğunda bulduğu veya hazırladığı slaytları güncellemeden on sene aynı şeyi okuyup geçen adamlar ne kazandırıyor öğrenciye? 60-70 kişilik sınıflarda genelinde ders programında belirlenen saatlerin tamamı bile işlenmezken, hocanın keyfine göre bazen dersler iptal olurken, öğretim görevlileri sorumsuzken ne öğreniyor öğrenci? kendi kendini geliştiren internetten yararlanan araştıran kişiler öğreniyor. kendi kendine öğrendiği bilgi ile dersleri geçiyor. okul öğretme yeri değil de bilgiyi test edip birkaç sınav sonunda diploma veren bir kurum durumunda. bilgisayar bölümündeyim daha ingilizcesi ilkokul seviyesinde olan tonla kişi var sınıfta... okulda anlatılan dışında kendini geliştirmeyenin kaldığı seviye bu. öğrenmeden ortaokulda lisede bi şekilde geçmişler o dersleri, artık kopyayla veya ezberle bilemiyorum ama öğrenmemişler... dünya genelinde eğitim genel olarak teknolojiye ayak uyduramadı günümüz şartlarına uygun durumda değil ama türkiyede mevcut sistem için bile kötü seviyede. örgün eğitim üniversite seviyesinde genel olarak saçma ama örgün eğitim kalitemiz yerlerde. kaliteden çok sayıya bakıyoruz üniversite mezunu sayımız artınca ülkece daha eğitimliyiz sanıyoruz aslında iyi eğitim alanların sayısı günden güne azalıyor. yurtdışı kaynaklarını kullanıp kendini geliştirenler olmasa şuan başarılı gördüğünüz bilim adamları, mühendisler vs. bu eğitim sisteminden çıkmazdı.
0
konetsu
(26.12.22)
Yemekler ve iklim +1
0
sanal uyku
(26.12.22)
İyi olanlar:
Bankacılık sistemi
Sağlık sistemi
E-devlet

Kötü olanlar:
Adalet sistemi
Vergi sistemi
Siyaset kurumu
Eğitim sistemi
Toplum yapısı
Çalışma hayatı
Altyapı hizmetleri
Kadın erkek ilişkileri
0
nickini degistiren yazar
(26.12.22)
Sağlık sistemi nerede iyi ya? bedava diye millet abanmış randevulara. e-nabızdan randevu alın bakalım. Neresi iyi anlamadım. Paralı sistem olsa ihtiyacı olan gider. Bu tam bir israftır.

Eğitim de aynı şekilde israf. Doktor bedava okuğunu için işini sevmiyor. Çoğu kişi boş yere üniversite okuyor. Bu ülkeden kimse kalkınma beklemesin.
0
OrangeYellow
(26.12.22)
ha bu arada ücretsiz eğitim ve sağlık ile ilgili şunu eklemek lazım, zaten kaliteleri kötü o ayrı... ama aslında ücretsiz diye bişey yok. sonuçta vergilerle karşılanıyor bunlar. yine halktan çıkıyor... bize yük olan aslında ekonomiye zararlı şeyler bu ikisi de. ücretsiz sağlık hizmeti de, üniversite de olmasa hem bu sektörlerde para akışı olacak hem aşırı yüksek vergilere olan ihtiyaç azalacak. ha tabi eğitim ve sağlığa gelene kadar vergilerin boşa harcandığı tonla şey var ama daha yanlışı var diye bu yanlışa yanlış diyemeyecek miyiz? bizde tabi bunları kaldırsalar da yine vergiyi azaltmaz harcayacak başka bi saçmalık bulurlar.

düzgün bir sistemde bu iki hizmet ücretsiz olmasa, vergiler adil olsa benden zaten bunları karşılayabileceğim kadar daha az vergi alınacak. ihtiyacı olmayan adam boşuna kullanmadığı hizmete para vermeyecek.
0
konetsu
(26.12.22)
bankacılık, e-devlet bir de özellikle pratik zeka öne çıkıyor bence. plansızlığın, kervan yolda düzülür mantığının kusurlarını yaşıyoruz ama günlük hayatta karşılaştırdığımız sorunlara çözüm getirmekte biraz da bu sayede daha iyiyiz gibi geliyor bana.
0
zgrydn
(26.12.22)
Üniversiteler ücretli olmuş olsa ara eleman daha fazla olacak, eğitimin değeri daha yüksek olacak. 2-3 soruyla bedava üniversite çok yanlış. Sağlık sistemi zaten iyi falan değil. Kontrolsüz göçmen alımından sonra sistem çöktü tamamen.

Bedava olan her şey kalitesizleşir, amacından sapar, vatandaşa yük olur.
0
OrangeYellow
(26.12.22)
sevdim bu soruyu. :)
bir de biraz pozitiflik olsun diye soralim denmis ama biri gelip yine uzun uzun negatiflik sacmis. :) olumsuz diye duyuru acilsaydi binlerce sey siralanacakti burada, onda hepimiz okeyiz zaten.

kisa suredir (1 sene) yurt disinda yasayan biri olarak onem sirama gore;

1- insanlarla ayni dili konusabilmek. yani dogustan gelen dilin ayni olmasi. cok cok onemliymis bu. istedigin kadar ingilizce bil.
2- yemekler ve yesil erik :)
3- is degistirirken "work permit" sureclerine girmemek.
4- bir basketbol sever olarak efes ve fenerbahce maclarina gidebilmek. (istanbullular icin)
5- iklim
6- pazar gunu marketlerin ve avm'lerin acik olmasi. (tabii bu madde bencilce, aslinda calisanlar acisindan olumsuz)
0
juninho77
(26.12.22)
1- bir toplum olmasi. amerika'da toplum diye bir sey yok ve bu bence hic iyi degil.

2- yemekler. damak tadina uygun olup olmamasini gectim bir yemek kulturu var. cin mutfagi da mesela kisiye hitap etmeyebilir ancak zenginligi inkar edilemez.

3- iklim. cografya. dunya haritasindaki en guzel yerlerden biri. serefiye payi vermemiz lazim yani o kadar guzel bir yerdeyiz ki.

4- devletin isleyisi. tr'de burokrasi cok azdir ve devlet mekanizmalari hizli isler. simdi devletle hukumet ozdeslestigi icin insanlar devlete cok tepkili ancak tr devlet gibi devlet olan az sayida ulkelerden biriydi akp'ye kadar. bedava egitim ve saglik hizmeti sunuluyordu ve kaliteliydi.
0
antikadimag
(26.12.22)
Taharet musluğu, iklim, şirketin sağladığı düzgün bir özel sağlık sigortanız varsa üst düzey ve ucuz sağlık hizmetleri, bulunduğum hiçbir ülkede karşılaşmadığım muazzam bankacılık servisleri (diğer ülkelerin ciddi anlamda öğrenecekleri çok şey var bankacılık konusunda)

yemekler için aynı görüşte değilim maalesef. lokanta/restoranların çok büyük çoğunluğu kalitesiz hizmet sunan paragöz işletmelerden oluşuyor. iyi yemeğe ulaşmak zahmetli ve pahalı. dünya mutfağına erişim ise diğer birçok ülkeye göre çok kısıtlı.
0
synesthesia
(26.12.22)
- Türk mutfağı
- Herkes gibi tekrarlayayım. e-devlet ve buna bağlı online hizmetler.
- Bankacılık (Internet dahil)
- İklim
- Haftanın 7 günü neredeyse 24 saat hayatın olması. Avrupa'da pazarlar hayat olmaması da diyebiliriz
- Arkadaşlıklar ve keyif kültürü. Pek bireyselleşmediğimiz için her an herkesi hadi kahve içelim diye kaldırıp 3 saat keyifle sohbet edip dağılabiliyorsunuz. Bu, yine Avrupa'da planlı etkinlik gibiydi biraz.
- Trafiği, park sorunu ve aşırı kalabalığı olmasa İstanbul derdim bir de.
0
nawar
(26.12.22)
1 sene avrupa'da yaşamış, pakistan gibi 3. dünya ülkelerinden tutun da dünyanın en gelişmiş medeniyetlerine kadar 30'un üstünde ülke gezmiş biri olarak yazayım:

her şeyin idare eder versiyonu ücretsiz veya çok ucuz. yani evet acıbadem'de müthiş bir hizmet alıyorsun ama kanser olup devlet hastanesine düşersen 5 kuruş para vermeden ömrünü uzatacak bir tedavi alabiliyorsun. aynı şey eğitim için de geçerli, hırslı ve çalışkan biri olursan hiç para vermeden boğaziçi'nden mezun olup yabancı dil bilen başarılı bir birey olarak hayatını yaşarsın, yurtdışına bile gidersin.

yemek ve iklim, özellikle iklim çok iyi. meyve sebze vs konusunda da çok lezzetli ürünler çıkıyor topraktan.

yardımlaşma ve toplum kültürü. sınırları iyi çizemezsen negatif yanları da var bunun ama bizim toplumda batıda pek olmayan bir safety net de mevcut. ailenin en dandik bireylerinin bile birileri elinden tutmaya çalışıyor. hayatta hiç bir şer beceremediysen bile hemşeri derneği, bilmemne cemaati vs gidip bir baltaya sap olabiliyorsun.

güvenlik. uae gibi konsept bölgeleri saymazsak bölgedeki gerçek devletler arasında israil'den bile daha güvenli bir yerdeyiz.

fiyat, elektronik cihaz, alkol ve otomobil gibi ek vergi olan şeyler dışında neredeyse her şey avrupa'dan ve benzer ülkelerden çok daha ucuz. ek vergi olan şeylerde inanılmaz pahalı ama oradan dengeliyor olabilir. keza otomobil fiyatları da 2. elde bile değer kaybetmiyor o da bir avantaj denebilir, pahalı ama aldıktan 5 sene sonra bile dolar bazında aynı fiyata satıyorsun. avrupada 5'te biri fiyatına zor satarsın.

turizm konusunda yurtdışına hiç çıkmaya gerek kalmadan her türlü tatil planı yapabiliyorsun, yaz tatili, kayak tatili, kültür tatili vs.

fırsatlar ülkesi olması, stabil bir ekonomi olmadığı ve devlet sürekli piyasaya müdahale ettiği için arada inanılmaz fırsatlar çıkıyor, 2020'deki ev konusu, 2019'daki otomobil kampanyaları, 2010'lardaki krediler vs.

negatif yanlara gelirsek de en önemli 3 konu şu:
- stabil değil. günü kurtardın ama uzun vadeli plan yapmak imkansız. çok stresli bu sebeple.
- cezaların yetersizliği. bu ülkede kötü insanlar devletten korkmuyor, cezalar caydırıcı değil. alkollü araç kullanmak bile mesela çok ucuz.
- arabesk kültür. biz öldük bittik biz çok eziğiz diye takılan bir güruh da var, dünyanın en iyisiyiz osmanlıyız diye takılan bir güruh da var. bu kadar zıt dünya görüşleri olan insanların bir arada yaşaması gerçekten çok zor, zorluğunu da görüyoruz zaten.
bir de son, çok kalabalık. bu kadar nüfus olmaması lazımdı. inanılmaz kalabalığız maalesef.
bir edit daha, kadına olan bakış açısı. yine bölgedeki ülkelere ve müslüman çoğunluktaki ülkelere göre çok iyi durumdayız, ama maalesef bu da kanayan bir yaramız olarak devam ediyor ve edecek. belki de bir isviçre olmayı hiç bir zaman beklememek lazım.
0
roket adam
(26.12.22)
Edevlet güzel ama bilgilerimizin ortaya saçılmayacağının garantisi yok. Hatta şu an bile benle alakasız bir eczacı hangi hastalıklarım olduğunu, düzenli kullandığım ilaçları rahatlıkla görebiliyor. Ayrıca bir gün sgk kayıtlarımın ya da tapu kayıtlarımın uçmayacağını garanti edebilr misiniz?
Yemek konusu da sanırım Almanya - amerika gibi ülkelerle karşılaştırılmış. İtalya, ispanya, Fransa, yunanistan gibi ülkeler de var ve bize daha benzer ülkeler bunlar.
0
vizivozo
(26.12.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.