Giriş
(6)

Ortaçağ Filmleri

rumeli beylerbeyi
Tema olarak böyle filmler çok hoşuma gidiyor. Google sonuçlarında çıkan listeleri bitirdim diyebilirim.Önerisi olan varsa çok mutlu olacağım.
Tema olarak böyle filmler çok hoşuma gidiyor. Google sonuçlarında çıkan listeleri bitirdim diyebilirim.

Önerisi olan varsa çok mutlu olacağım.
0
rumeli beylerbeyi
(15.01.23)
Gülün Adı.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(15.01.23)
The Seventh Seal(1957)
0
Amaranta ursula
(15.01.23)
Komedisini istersen Monty Python and the Holy Grail...
0
d max
(15.01.23)
Listeyi atsaydın da hem faydalansaydık hem de tekrara düşmeseydik :)

Ironclad

Fantastik olmayan seride ilk çağ da olur mu? Roma dönemi gibi mesela? Orta çağ için bolca Viking yapımı var bu arada.
0
nawar
(16.01.23)
Monty Python and the Holy Grail +1
0
vedatchilipeppers
(16.01.23)
(2)

Batman yarasaları nasıl çağırıyor?

sassot
Batman begins filminde Back-Up sahnesinde ayakkabısının altında bir buton gibi bir şey var çıkarıp basınca yarasalar, batman 'in mağarasından bulunduğu yere doğru geliyor. Bu nasıl oluyor anlamadım, sinyal gibi bir şey mi ?Çünkü batman diğer süper kahraman filmleri gibi çok fazla fantastik öğe barın
Batman begins filminde Back-Up sahnesinde ayakkabısının altında bir buton gibi bir şey var çıkarıp basınca yarasalar, batman 'in mağarasından bulunduğu yere doğru geliyor. Bu nasıl oluyor anlamadım, sinyal gibi bir şey mi ?

Çünkü batman diğer süper kahraman filmleri gibi çok fazla fantastik öğe barındırmıyor hatta nolan üçlemesinde hiç olmadığını düşünüyorum.

Bahsettiğim sahne ;

youtu.be

Filmi izlemeyen varsa tavsiye ederim muhteşemdir.
0
sassot
(12.01.23)
Bir cihaz ile yarasaların duyabileceği frekansta bir ses dalgası yayıyor olması lazım.
0
lüzumsuz adam
(12.01.23)
Dediğin gibi bir ses çıkıyor ya bastığı anda ona. O ses ile yarasalara ulaşacak şekilde sinyal veriyor güya. Yarasaların de ses duyusu güçlü olduğu için geliyorlar işte. Şey gibi çığırtkan kuş muhabbeti gibi. Kuş avlamak için çağırma amaçlı kullanıyorlar ya onun gibi. Belki çiftleşme çağrısıdır bilemem.

Bu arada Nolan yönetimi ve oyunculukları çok iyi ama ben Bale'e Batman'i yakıştıramadım. Daha yapılı biri gerekiyordu, Batfleck çok daha iyi oturdu. Gotham için de Nolan Gotham'ı New York son baharı gibi. Tam bir Gotham havası vermiyor aslında.

Gotham'ı The Batman'deki gibi yapıp kadrosundan kimseyi almazdım ben. Nolan serisi kadrosunda Batman'i Batfleck yapar, CatWoman'ı Anne Hathaway dışında herhangi başka bir insan evladına oynatırdım. 10/10 olurdu bence.
0
nawar
(12.01.23)
(5)

baslamadan biten iliskiler

Kittie
hic tam olacakken olmayan, olamayan, kisacasi baslamadan biten ozel iliskileriniz oldu mu?bu kisiyi/kisileri ara ara dusunuyor musunuz, acaba nasil olurdu diye yani?bir de stalkladiniz mi hic bu kisileri, evli olani falan gorunce ne hissettiniz?
hic tam olacakken olmayan, olamayan, kisacasi baslamadan biten ozel iliskileriniz oldu mu?

bu kisiyi/kisileri ara ara dusunuyor musunuz, acaba nasil olurdu diye yani?

bir de stalkladiniz mi hic bu kisileri, evli olani falan gorunce ne hissettiniz?
0
Kittie
(12.01.23)
Oldu. İçlerinden birisi için iyi ki olmadı diyorum. Stalkladım bir iki kere verilmiş sadakam varmış diyorum.
0
Amaranta ursula
(12.01.23)
oldu evet. daha ikinci gün aşık olduğunu iddia etmişti. ilişkinin adı konsun diye baskı hissetmeye başlamıştım. aramızda 18 yaş vardı. onu da büyütüp kendi ayakları üstüne basınca kaybedeceğimi düşündüm. bağımlı bir ilişki ya da dengesiz bir ilişki kaybetmeye mahkum. yoksa çok güzel, çok hoş biriydi.

ara ara anlık aklıma geliyor, bu duyuru gibi bir neden olursa ama özellikle düşünmem. stalklamadım. evlenmez ama evlenirse de haberim olmaz.

başka da oldu daha önce. anlatmıştım burada. yine acıklı hikaye yazıyorsun harun abi diyecekler çıkacaktır :) o aklıma geliyor ama üzüldüğüm için. insanlık namına.

eskilerden evli olanların haberini bir şekilde alırsam üzülmem. bir şey hissetmem. mutlu olsun her insan. hayatta başka ne amacımız var.
0
gabe h coud
(12.01.23)
Yıllar önce birlikte çalıştığım birisi vardı, o dönemlerde bir şey hissetmiyordum o yuzden hep kız ayarlamaya çalışıyordum ona :) o istemiyordu öyle gecistirip gidiyordu.

Sonra bunun üni bitti göreve başladı falan biz bununla gece gündüz telefon sms gorusuyorduk. Artık adı konmayan bir ilişki gibiydi ama aşkım sevgilim kelimeleri yoktu hiç.

Yakın Bi arkadaşım bunun Nisanlanacagini söyleyince şok oldum. Hem hiç bahsetmedigi için hemde bizim aramızda birsey olur beklentisi vardı bende.

Neyse bu nişanlandı o ara hâlâ görüşüyoruz ben birisi ile tanıştım ilk o zaman sormuştum sen nasıl karar verdin evlenmeye diye,aile baskı demişti. Sonrada görüşmedik zaten..


Yıllar sonra ikimizde evli olarak sosyal medyadan 1-2 konuştuk ilk o zaman aslında beni sevdiğini ama benim onu sevmediğimi ona kız ayarlamak ile meşgul olduğum için acilamadigini söyledi:))
Yine görüşmüyoruz ama bence mutludur. Zaten mutlu olsun,hiç aklım kalmadı:)
0
brnbrs
(12.01.23)
- Oldu.

- Düzenli olarak değil, geçmişte ve arada.

- Hayır.
0
nawar
(12.01.23)
Evet, çok hem de. Hepsi de uzaktan internet sitesi üzerinden başlayan ilişkiler, yabancı hepsi. Daha buluşamadan biten de var, buluşma sonrası biten de. Zaten uzaktan "hani ya olur mu" diye tartıyorduk ama buluşunca olmadı.

Bir kısmıyla halen sosyal medyadan görüşüyoruz bile. Evlenen biri var ki, en çok ona üzüldüm. Çünkü kendi hatamdan kaybettim. Ülkesine başka bir maksatla gittiğimde o zamanki nişanlısıyla da tanıştırmıştı. Lakin tanıştığım sitede takılan bir arkadaşım onu tanıdı. Galiba ülkesine dönmüş ve hesabını aktive etmiş. Ama yine başlamak için girişimde bulunur muyum, bulunmam...
0
d max
(16.01.23)
(22)

Almanlar ve ırkçılık

Kaleci Saçlı Forvet
Şimdi bi toplmu topyekün zan altında bırakmak istemiyorum fakat Almanların büyük bir kısmı bana hala ırkçı gibi geliyor, kendi ırklarının hala en üstün ırk olduğunu düşündüklerini düşünüyorum ama bunu geçmişte yaşananlardan ötürü zamanla baskılayıp kendilerinin bile unuttuğu gibi bir görüşüm var. Bö
Şimdi bi toplmu topyekün zan altında bırakmak istemiyorum fakat Almanların büyük bir kısmı bana hala ırkçı gibi geliyor, kendi ırklarının hala en üstün ırk olduğunu düşündüklerini düşünüyorum ama bunu geçmişte yaşananlardan ötürü zamanla baskılayıp kendilerinin bile unuttuğu gibi bir görüşüm var. Böyle bir şey olabilir mi sizce de bu Almanlara hiç güvenemedim ben oldum olası. Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(11.01.23)
(bkz. önyargı)
(bkz. kalıpyargı)
0
but that was just a dream
(11.01.23)
ırkçılık düşük eğitim ve zeka düzeyi belirtisidir genellikle. en azından toplumsal olanı. çok zeki biri de ırkçı olabilir ama genel olarak ırkçılık eğilimi genelde boş adam olma kaynaklıdır. kendisiyle ve hayatıyla sorunu olmayan, kendini geliştirebilmiş, kendini eğitebilmiş, toplumun sağlıklı bir parçası olabilmiş kişi sırf ten rengi veya doğum yeri farklı diye birinin "aşağı" olduğunu ya da ana babasından doğdu diye "üstün" olmadığını bilir.

ben kitle halinde gelişmiş hiçbir avrupa ülkesinin ırkçı olduğunu düşünmüyorum. dediğim gibi ırkçı her yerde var, ırkçı muameleye maruz kalabilirsin ama toplumsal olarak öyle bir durum olduğunu düşünmüyorum. çünkü bu herifler zaten naziler yüzünden kendi bayrağını dalgalandırmaktan utanacak hale gelmiş durumdalar. üstüne üstlük dünyanın en güzel ülkelerinden birinde yaşıyorlar. mutlu, huzurlu, müreffeh, eğitimli insandan kolay kolay ırkçı çıkmaz.

ırkçılık tarihiyle yüzleşemeyen, gazla çalışan, geçmişte yaşayan, bulgur pilavı yiyip diriliş izleyen, "masa biziz" diyen adamdan çıkar.

kısacası bu gelişmişlik ve eğitim meselesi. kimse alman veya türk diye ırkçı olmaz.
0
mark greg sputnik
(11.01.23)
Bildiğim kadarıyla kendi ırkını/kültürünü üstün görme neredeyse her toplulukta var.
Mesela Türkler de öyle düşünmüyor mu sizce?
Direkt deneyimlememiş olsam da Pakistanlıların da Norveçlilerin de Malezyalıların da bu konuda benzer şekilde düşündüğünü tahmin ediyorum.

Almanların ekonomisinin ve sanayisinin gelişmişliği onların bu düşüncesine destek/kanıt oluyor olabilir ama bu kanıtlara sahip olmayan bir topluluğun üyesi de bu düşüncesinden vazgeçmiyordur bence
0
michael_knight
(11.01.23)
çok komleks ve girift konular.
ırkçılık zeka ve eğitim düşüklüğü göstergesi +

bunun dışında almanların alman olmayanlara karşı mesafesi varsa direkt ırçılıkla değil kültürel normlarla da açıklamak lazım. ülkenin dağlık kapalı bölge oluşu, tarihsel geçmişi (saldırılara açık veya hep teyakkuz halinde olması), iklim, coğrafya vs insanları kapalı ve dar alanlarda yaşamaya -ve belki de dolaylı olarak öyle düşünmeye- itmiş olabilir.

düz adam sami gibi açıklayacağım ama
hava güzel olsa sokaklarda kahve bira içseler, hep deniz kenarında büyük şehirler; limanları olsa da sürekli başka kültürlerle etkileşime girseler vs vs . turizm, tarım mutfak vs yerine mecburen sanayiye yüklenmişler. fordist sistemde çalışmak iş ve yaşam rutinine nüfuz ediyor. belki benim çilekeş hansım günterim de italyadaki roberto efendim marsilyadaki gibi gabriel gibi keyfinde, siestasında olsa; onunla bununla şakalaşıp sohbet etse belki daha farklı olurdu ama şartlar işte :/

bir de ikinci dünya savaşı şunun şurasında 2 nesil önce, o günleri yaşatanların yetiştirdiği çocuklar hayatın her yerinde vs.

yine de ırkçılığı topyekün bir topluma bir millete atfetmek hatalı bir düşünme biçimi. bir milleti diğerinden daha fazla veya daha az ırkçıdır diyemeyiz. bir toplum etkileşime daha kapalı veya açık demek daha mantıklı geliyor bana.
0
jimjim
(11.01.23)
Önyargı.
Bilmem kaç milyonluk ülkeyi elde bir veri olmadan hissiyat ile ırkçı demek başka bir şey ile aciklanamaz.

Böyle bir şey yok, bunu nasıl kanitlariz bilmiyorum sonuçta söylediğin şeye göre bunlar komple ırkçı ama soylemiyorlar. Ütopik bir olay.
0
logisticsmanager
(11.01.23)
Türklerin en eğitimsizleri ile birlikte yaşayabildiklerine göre bence ırkçı değiller. Şahsen onların katlandığı tiplere ben katlanamazdım.
0
OrangeYellow
(11.01.23)
Nürnberg mitinglerinde meydanları dolduranların hepsi savaş sırasında telef olmadı yada savaş sonrası idam edilmedi bu yüzden görüşlerinize katılıyorum ama yüksek sesle ifade edemem.
0
Sir Anthony Hopkins
(11.01.23)
Almanların "büyük bir kısmının" ırkçı olduğunu düşünüyorum, Almanlara "hiç" güvenemedim yaklaşımı da ırkçı bir yaklaşımdır. Burdan yola çıkıp durum değerlendirmesi yapabilirsiniz.
0
Phoebe
(11.01.23)
Irkçılık var. Sokakta falan gelip pis Türk diyen yok, birkaç şay duydum ama çok ekstrem, normal olmayan insanların yaptıklarıydı.
Irkçılık bir de bizim düşündüğümüz gibi Arapları hiç sevmem gibi birşey değil. Ben de Arap, hindi, Çin ya da kimseyi sevmiyorum ama biriyle tanıştığımda önyargım kendi içimde kalıyor, o kişinin karakterine göre davranıyorum.
Irkçılığa uğradım, kesinlikle bunu kanıtlayamayacağın şekilde yapıyorlar. Kanıtım da var ama %100 değil, kesinlikle reddediyorlar. Gruptan dışlanan da sen oluyorsun.
Kesinlikle kendilerini çok üstün görüyorlar. Biz de kendimizi üstün görüyoruz ama fark biz diğerlerini aşağılamıyoruz ya da eksiklerimizi biliyoruz bunlar her zaman doğru eğer hata varsa yanlışlıkla olmuştur. Anlatamadım gerçi ama neyse. Yaşadığım örneklerle anlatırdım ama hiç enerjim yok.
Bunun dışında bana çok pasif agresif insanlar gibi geliyorlar.
Burada her milletten insan var ama en çok Türklere ve doğu Avrupalılara karşı ben bazı tavırları gördüm ki en çok entegre olanlar, çalışanlar bunlar.
0
spherical
(11.01.23)
Hocam benim ırkçı olup olmamam farklı bir konu, bundan yola çıkarak durum değerlendirmesi yapmak benim soruma cevap vermiyor bu söylem kendi diyen kendi olur gibi bir şey daha çok.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(11.01.23)
almanlar bana kalırsa tüm avrupa toplumları içinde en az ırkçı toplumlardan birisi. ahlaki açıdan da türklerden üstün oldukları tarafları var. geçmişleri nedeniyle ırkçılıktan ölesiye korkuyorlar zaten ve yabancılara karşı bazen gereğinden de fazla pozitif ayrımcı davranıyorlar. göçmenlere mesafeli olmakla ırkçılık aynı şeyler değil. türkiye'de sen nasıl yabancılara gözün kapalı kucak açamıyorsan onların da sana bu kadar kolay kucak açmasını bekleyemezsin. her insana default gelen zenofobi ile ırkçılığı aynı kefeye koymamak lazım.

niyeyse türklerin almanlardan daha çok sevdiği italyanlar, ispanyollar vs. deneyimlerime dayanarak ırkçılık ve yabancılara gösterilen muamele konusunda daha sorunlu toplumlar, ki bu ülkelerde yaşayan türklere sorarsan onlar da sana uzun uzun anlatırlar.
0
sir gawain
(11.01.23)
Almanlar genel olarak ırkçı olup gizleyen ve sonuçlarından çekinenler ile saçma bir şekilde aşırı özür dileyenlerden oluşuyor. Aga senin deden Heinrich Himmler olsa bile sen onun yolundan gitmiyorsan neden senin suçun olsun? Sürekli bir üzgün ve özür dileyen modda korkak bir şekilde "aman ırkçı demesinler" diye geriliyorlar. Diğer kısım ise ırkçı ve de kendilerini daha üstün görüyorlar ama bunu gizliyorlar. Çünkü Mark Greg Sputnik'in dediği gibi kendi bayraklarını assalar ırkçı derler diye çekiniyorlar.

Bu arada Avrupa ülkelerinin hepsi ciddi oranda ırkçı vatandaş barındırır. Bunların sadece belirli seviyeleri var. Orta Doğu'dan uzakta, terörsüz, ekonomik buhransız yaşadıkları için gelen bir rahatlık havasında hepsi hümanist geziyorlar. Türkiye'nin bir yılda yaşadığının %1'ine denk gelecek bir terör olayından sonra ya da bir göç dalgasından sonra tepkilerine bakın. Hatta ona bile gerek yok. Ukrayna'daki savaşa yaklaşımları ile yıllardır devam eden beyaz insansız savaşlara yaklaşımlarına bakın. Bir anda bizden daha tepkili hale geliyorlar. ABD zaten "racial profiling" denilen olayın cenneti.

Irkçılık daha doğrusu zenofobi Avrupa'nın yapıtaşlarından biri. Avrupalı olmayıp Avrupa'ya giden herkes belirli bir kesim dışındaki insanlar tarafından ön yargı ile karşılanır. Gençler arasında bu oran daha düşük. ""Eğitim ve zeka seviyesi" iddiası sahip olmak için değil sahip olduğunda törpülemek ya da baskılamak için işlevseldir. Gerisi kültürel bir algı. Aksinin iddiası komik kalıyor.

Peki bu kadar göçmeni nasıl alıyorlar? Bak, almıyorlar bile. Türkiye milyonlarca sığınmacıyı ülkesine almak gibi bir hata yaptığında, o gelişmiş, zeki, eğitimli, ırkçı olmayan Avrupa ülkeleri ne yaptılar? Zor durumda olanları değil, sadece kalifiye olanları ülkelerine aldılar onu bile küçük sayılar ile. Birçoğu bir şekilde ülkesine gelip yerleşen ve üreyen azınlıklardan rahatsız. Onları gentrification ile taşraya itip kendilerinin yapmak istemedikleri işleri yaptırmaya yönlendiriyorlar.

Genç nüfuslar ve mevcut politik doğrucu algı yönetimi ile daha küresel bir Dünya'ya yönlenirken tabii onlar arasında ırkçılık oranı daha az. AB bir beyaz örgütü olmaktan çıkacaktır bu süreçle tabii. Şimdi bile 30 yaş altı için bu ırk ve sınır ayrımı büyük oranda bir şey ifade etmiyor.
0
nawar
(11.01.23)
Hocam şunu göstermek istedim aslında; bir Alman'ın Türklerin "büyük bir kısmının" barbar olduğunuz düşünüyorum, onlara "hiç" güvenemedim şeklinde düşünmesi aynı çıkış noktasına sahip. Yani mesele ırklardan çok bireyin bakış açısı. Ben dazlakların türk işçi evlerini kundakladığı, türk çocuklarını kaçırdıkları dönemde Almanya da büyüdüm. O dazlaklar kadar, Almanca öğrenelim diye hafta sonu gönüllü ücretsiz almanca dersi veren öğretmenlerimde vardı, annem almanca bilmediği için kendi çocuğuyla beni iki yıl okula götürüp getirende vardı. Babam anneme şiddet uyguladığında ıykkkk türk işçiler böğkk ilkel bunlar diyen komşularımızda vardı, annemi ve biz çocukları bir kenara çekip başvurabileceğimiz yardımları anlatan da vardı.
0
Phoebe
(11.01.23)
Ya bence yukarıdaki cevaplar senin sorunu çoğunlukla anlamamış. Çünkü Hans ırkçı mı Jürgen yabancı düşmanı mı vs. nereden bilelim tek tek. Mevzu o değil. Mevzu bu olmadığı için konunun eğitim veya zeka ile de ilgisi yok.

Asıl sorular şunlar bence: Alman kültürü dışlayıcı ve kapalı bir kültür mü? Yeniliklere açık mı, yoksa muhafazakar mı? Üstünlük kompleksi var mı yok mu? (diğer kültürlere relative olarak tabi ki, yoksa bunun net bi ölçütü yok).

Bu soruların cevabı da Almanlarla biraz vakit geçirmiş herkes için oldukça açıktır muhtemelen :) Olmayanlar için de @nawar +1 diyelim.

"O kadar göç alıyorlar" vs. diyenler için de, Almanların 60 yılda aldığından fazlasını biz 3 yılda aldık. Hani gösterge buysa eğer TR'deki ırkçılığı düşünüp, Almanya'yı tahayyül edebilirsiniz.
0
plutongezegendegilmi
(11.01.23)
Nawar çok güzel bir cevap yazmış. Ben de sorunu "almanlar hala içten içe üstün olduklarını düşünüyor ama bunu dile getiremeyecek kadar bu konuyu baskılamışlar" şeklinde algıladım ve 1 sene de olsa o topraklarda yaşamış biri olarak bu görüşe katılıyorum. Ben mevcut bilincimle, alman olsam bununla gurur duyardım, her anlamda başarılı bir ülke, müthiş bir tarih, avrupa'nın belkemiği, vesaire veesaire. Bundan 50-100 yıl önce yaşananların sorumlusu ben olmadığım için bunları kafaya takmazdım. Ama işte malum nazi dalgasından ve genel "göçmen dostu ülke" baskısından ötürü, ben almanım derken özür dilerim ama ben almanım yani modunda takıldıklarını düşünüyorum. Almanyada ırkçıdan çok, göçmen dostu vardır ve bu onların maalesef sonunu getiriyor, bir çok şehri alman şehri olmaktan çıkmış durumda. Apolojist yani adamlar, 3 adımda bir özür dileme düşüncesindeler.

Peki almanlar ırkçı olsaydı, olmakta haklı olurlar mıydı? Bence sorunun cevabı evet. Bu müthiş ülke şu anda her anlamda yağmalanan rezil bir pozisyona düşmüş durumda. Redditte bile göçmenlerin zorbalık yaptığı alman çocuklarının konularını okuyabilirsiniz. Almanyanın bir çok şehrinde almana rastlamak için çaba sarf etmeniz gerekir. Bize çok daha yakın olan suriyeli, afgan göçmen gibi şeyler bile, zaten düzen olmayan türk şehirlerinde bizleri çileden çıkarırken, düzen bağımlısı, kuralcı, müthiş bir sistem oturtmuş, ortadoğuya ve islama olabildiğince uzak bir alman çocuğunun kendi evinde suriler tarafından zorbalığa uğruyor olması travmasını bu adamlar atlatamazlar, ve sonucunda göreceksiniz bu gidişle yine 2. dünya savaşında olduğu gibi sağ partilerin iyicene yükselişe geçeceği bir süreç yaşanacak (ya da almanya'da iş işten geçmiş olacak ancak diğer avrupa ülkeleri ibret aldığı için o süreci yaşayacak ve daha çok göçmen karşıtı olacaklar)

Bunun dışında ırkçılığın düşük zekalı olma durumuna katılmıyorum. Ben herkesle arkadaş olmak, iyi geçinmek zorunda değilim. Keza bir almanın, türk olduğum için benimle arkadaş olmaya ve o önyargıyı yenmek için vakit ve enerji ayırmak istememesini de anlayabiliyorum. Herkes yeni kültürler keşfetmek ve her şeyi mazur görmek zorunda değil. Adam istemiyorsa istemiyordur, ben de önünde erkek çocuğu dansettiren kültürlerle bir şey paylaşmak istemediğim gibi, mesela milyonlarca afgan içerisindeki 3 tane pırlanta gibi adamı bulmak için çaba harcamak zorunda da değilim. Almanlar bu minvalden bakınca, ırkçılık bir yana, göçmenlere inanılmaz bir tolerans gösteriyorlar ve sonuçların da en büyük şehirlerinde kızları rahat yürüyemediği için olumsuz şekilde yaşıyorlar. Sonuç olarak almanların hakkını yememek lazım, ve duygusal netflix dramalarından çıkıp gerçek hayata vardığınızda görüyorsunuz ki ırkçılık da bilinmeyen bir karanlıktan korkmak gibi oldukça doğal ve normal bir reflekstir. O karanlıktan korkmamak insanın kendi elinde, ama korkmamaya çalışmak için çaba sarfetmeyen ve karanlığa hiç girmemeye çalışan insana da saygı duyuyorum.
0
roket adam
(11.01.23)
Abi hemen ofans yapıyorsunuz ama ofans yapacak bir şey yok, ben Almanlar ırkçıdır demiyorum Almanların ırkçı olabileceklerini düşünüyorum ama bu tam da Roket'in söylediği gibi "Almanlar hala içten içe üstün olduklarını düşünüyor ama bunu dile getiremeyecek kadar bu konuyu baskılamışlar" şeklinde bir düşünce, yani "sen kaç tane Alman tanıdın olm" argümanı doğru değil bu anlamda, misal ben de Almanları seviyorum benim de Alman arkadaşlarım var ve hiçbirinden de ırkçılık görmedim hatta Nawar'ın dediği gibi birçoğu fazla "hümanist" ama kendilerini bu şekilde baskılamalarından asıl düşüncelerini unutmuş bile olabilirler gibi geliyor bana. Hani gece başını yastığına koyduğunda uykuyla uuanıklık arasında bir süreç olur ya, ancak orada "Lan Almanlıktan aldığım tadı da hiçbir şeyden alamadım he" kıvamına geliyor gibime geliyor birçoğu, yoksa "ALMANLAR IRKÇIDIR" demiyorum ben, öyle olabileceklerini düşünüyorum.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(11.01.23)
abi yanlış anlama da birine "ırkçı ama ırkçı olduğunu unutmuş" demek nasıl bir yaftalama çeşididir? berlin nüfusunun neredeyse yarısı göçmen olmuş, ki önemli bir bölümü de sivilize olmamış, abuk sabuk saçmasapan insanlar. hepsi ekmek elden su gölden yaşıyor, devletin kaynağını sömürüyor, ne fiziksel/sözel ırkçı bir saldırıya maruz kalıyor, ne hayat kalitesini etkileyecek somut bir ayrımcılığa uğruyor. argümanlar "burgeramt'taki alman memur bana sanki biraz ters baktı gibime geldi"nin ötesine geçmiyor. iddia ediyorum, şu göçmen nüfusu türkiye ya da başka bir ülkede olsa ve devlet kendi halkından aldığı vergiyi bunlara akıtsa insanlar çoktan sopalarla yabancı kovalıyordu.

yukarıda biri "zenofobi yani ırkçılık" diyerek ikisinin eşanlamlı olduğunu iddia etmiş ama mahallenize taşınan ve hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir yabancıdan çekinmekle ırkçılık apayrı kavramlar. zenofobi hepimizin maymun beyninde olan bir savunma mekanizması, bilmediğimiz şeylere karşı temkinli olmasak evrimleşip bugüne gelemezdik zaten. ikisini aynı görüp bunun üzerinden paragraflar döşenmek tuhaf olmuş biraz.

ben alman muhibi vs değilim. ama kendi ülkemle karşılaştırıldığında çok daha etik ve naif kalan bir toplum için "ben bu insanlara oldum olası güvenemedim" demene tetiklendim biraz. peki sana kim güvensin diyesim geldi.

almanya'da ikinci el eşya alıp satarken ya da birileriyle işbirliği yaparken önümdeki iki seçenekten biri türk, diğeri almansa (ve diğer her koşul eşitse) daima almanı tercih ettim ve şimdiye dek zararını görmedim. bende güven meselesi tam tersi işliyor.
0
sir gawain
(12.01.23)
Abi inanın benimle alakalı ne düşündüğünüz hiç problem değil yani düşüncem mantıksız ve aptalca da gelebilir doğrudur ama muhtemelen ne demek istediğimi de anlatamıyorum ama yineleyeyim: Ben Almanlar ırkçıdır demiyorum. Almanlardan kastım bu arada Türkiye'den oradan buradan gelip vatandaşlık almış Almanlar değil onların hiç gelmediğini düşünelim; ben Bastian Schweinsteiger gibi Almanlardan bahsediyorum.

Diyorum ki bu Almanlar özünde, temelinde, en gizli saklı ID benliğinde hala üstün bir toplum olduklarını düşünüyorlardır ama bunun Nazi dönemiyle falan bir ilgisi yok zira Cermenler zaten mitolojik olarak da kendini herkesten üstün gören bir toplumdu, yani biz Türklerin Ergenekon destanı gibi bu adamların "Bro biz Avrupalı halkların en büyüğüyüz en ulusuyuz tanrının yeryüzündeki gölgesiyiz" tadında mitolojileri var, Nazizim biraz da bu mitolojiye dayanıyor ama ben diyorum ki Almanlar bu Nazi belası yüzünden kendi mitolojilerindeki bu özelliklerini artık dile getiremeseler de, hatta günümüz şartlarında bunu baskılamaktan yok saymaktan gerçekten de "olmadığını" düşünseler de özlerinde hala bu düşüncelerie sahip olabileceklerini düşünüyorum, çünkü bu düşünce bu adamların kültüründe var böyle mitleri var, yani 2000 yıl bu düşünceye sahip olmuş bir toplum son 50 senede mi bundan vazgeçti yani bu bana mantıklı gelmiyor sadece.

Abi hadi her şeyi geçtim misal Till Lindemann'ın ırkçı olmama ihtimali var mı ya, benim bile Till Lindemann'ı görünce Alman ırkçısı olasım geliyor o niye olmasın ki.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(12.01.23)
Danimarka ve İngiltere ofislerinde kısa süreli çalıştım. 8 aydır Avustralya’ dayım. Avrupa- özellikle orta Avrupa ve batı insanı ırkçı olmasa da muhafazakardır. Kibardırlar ama sosyal çemberlerinin içine girmen çok zordur. Ki bunu bana Danimarka’ da bir Fransız, Newcastle’ da bir İskoç da söyledi. Burda bir şekilde yabancı olduğunu hissettirirler demişlerdi.
0
trixi
(12.01.23)
kahraman, savaşçı, güçlü ya da kutlu olmadığını iddia eden bir ırk mitolojisi var mı? yani dünya tarihinde hangi milletin mitolojisinde "biz çok da süper bir ırk değiliz ya idare ediyoruz işte hehe" türü söylemler görebilirsin? zaten destan kavramı bu mantık üzerine kurulu, milletler en kolay güçlü oldukları algısı üzerinden birleşir. dediğin şey ingilizlerde de var, türklerde de, meksikalılarda da, korelilerde de. zaten alman mitolojisi dediğin şey de tartışılır. nordik, anglo-sakson ve keltlerden çok ayrışmış bir mitoloji deği. yani bunlar avrupa'nın ortak mitolojileri aslında.

almanya son yüzyıldaki göçmen politikasıyla avrupa'nın amerikası olma yolunda ilerliyor (ki bence oldu zaten). gelgelelim amerika'nın pohpohladığı bu tek ulus olma hali, hepimizin orijini farklı olabilir ama biz tek bir ülke, tek bir milletiz, hadi marş söyleyip bayrak sallayalım ve amerika'nın kurtuluşunu kutlayalım durumununun yüzde birini bile göçmenlerine dayatmıyorlar. almanya yarın bir gün çıksa hadi bugün almanya'nın bayramı, herkesin eline almanya bayrağı verip birlikte sallayalım ve marş okuyalım dese yer yerinden oynar. ne ırkçılıkları kalır ne nazilikleri. almanya bu açıdan düşünürsen ırkçılık bir kenara, avrupa'nın belki de en anti-ırkçı ülkesi olabilir. bunu da devletin zorlamasıyla ya da kanunlarla değil, toplumsal normlarla beceriyorlar.

bir milletin karakteri 100 yılda değişir, 50 yılda da değişir. tanıdığım bir ülke halkı gözümün önünde sadece 20 yılda eskisinden iki kat daha muhafazakar oldu mesela. oluyor böyle şeyler.
0
sir gawain
(12.01.23)
gunumuzun politik dogrucu dunyasinda bu tarz bir soylemi "mesela yani" gibi bile soylemeye kalksan adami carmiha gererler. belki de medeni ve mesafeli toplumun gereklerinden birisi budur, bilemeyecegim.

ancak almanlar disiplinli diyince evet abi diyen ayni insanlar almanlara yonelik olumsuz algilanabilecek bir tanimlama yapildiginda ama aa butun almanlara oyle diyemezsiniz diye ayaga kalkabiliyorlar. halbuki iyi kotu yargilari zihnimizde. tembel alman oldugu gibi seker gibi pamuk gibi alman da vardir. ancak genellemeler genel bir resim cizebildikleri olcude degerlidir. yoksa elbette istisnalar olacak. dolar artis trendiyken tek tuk dusus yasadigi gunler de olacak vesaire.

benim almanlar ile iliskilerimde gozlemim cermen kulturlerinden gelme (iskandinavlarda oldugu gibi) bir zenofobiye sahip olduklaridir. bu zenofobi 21. yy'da gunluk hayatta pek kolay karsilasilan bir sey degil belki. ancak bir almanin sosyal cevresine girebilmek kolay degildir. almanya'daki gocmenler benim alman arkadaslarim da var dese de bircok ozel partiye davet edilmezler. buradaki eleme unsuru akici almanca bilgisi midir baska bir sey midir bilemem. ama asilmaz gibi gozuken duvarlar vardir. yeri gelir cilginlar gibi eglenirsin beraber ama onlardan biri olamayacagini inceden hissettirirler. bu italya'da ispanya'da yasanmaz mesela. adam gider seni babannesiyle tanistirir.

bunun yaninda bir alman sasilacak seviyede meymenetsizdir. almanlarla bir is toplantisi yaptiginda sadece is toplantisi yaparsin. espriden anlama gibi bir ozellikleri yoktur. dunyayi olanca sikiciligiyla kucaklamaya bayilirlar. muhtemelen bu ozellikleri sayesinde her dunya savasinda kafalarina vurulmasina ragmen eskisinden daha guclu gelebilmislerdir.

ee bu ideal yaklasimlar zamaninda diger irktan insanlarin yasam hakkina bile sahip olmadigi yonunde korkunc dusunceleri yesertebilmis egitim seviyesi yuksek almanlarin arasinda bile. bu adamlar rilke okuyup wagner dinlerken yan binadan yahudi komsularinin toplatilmasina ses cikarmiyorlardi. heidegger gibi devasa bir metafizik figuru gidip cilginlar gibi nsdap'e basiyordu muhru.

sozun ozu, irkcilik mi demek gerek bilmiyorum ama sikintili bir seylerin oldugu asikar. o yuzden almanlarin iyi yanlarini alacaksin. felsefelerini okuyup arabalarina bineceksin. ama konu almanya'da yasam olacaksa eger gotun gotun uzaklasacaksin.

eyyorlamam bu kadar.
0
antikadimag
(12.01.23)
antikadimag tam olarak senin anlattığını anlatmak istedim ben de.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(12.01.23)
(13)

aramızda dizi izlemeyen, netflix e girmemişler var mı?

baldan kaymak
yoksa ben hollywood sektörüne t-rex miyim?
yoksa ben hollywood sektörüne t-rex miyim?
0
baldan kaymak
(10.01.23)
dizi izlediğim zaman beynimi kullanmadığım için, boşa geçmiş zaman diye addediyorum. sözüm ebmm'den dışarı.
0
goodz
(10.01.23)
dizi artik izleyemiyorum vakitsizlikten. netflixe sadece black mirror bandersnatch bolumu icin 1 ayligina ucretsiz abone olmustum. sonra devam ettirmedim. dizi izleyebildigim donemlerde de malum sitelerden izliyordum.
0
pide
(10.01.23)
netflix yapımı izlemişliğim var ama netflix'e üye değilim. birbirinin benzeri hikayeler pompalayan skimsonik bir platform benim gözümde. bir kuruş vermem.
0
mark greg sputnik
(11.01.23)
Netflix abonesi hiç olmadım. Ya zamunda'dan torrent ile indiririm ya da google'a yazınca onlarca site çıkıyor zaten, hemen hepsi 1080p cam gibi.

Netflix yapımı diziler izledim ama çoğunun devamı gelmiyor. Netflix'in çoğu dizisi ve filmlerinin hemen hemen hepsi çöp..
0
Cesario
(11.01.23)
ben hiç dizi izleyemiyorum. vaktim yok. netflix, disney, beinconnect, mubi hepsi var ama açıp bir şey izleyemiyorum bile. netflix’i ben ödemiyorum, abimin hesabında profilim var ve asla netflix’e para vermezdim ama onu söyleyeyim. bomboş bence.
0
deartheodosia
(11.01.23)
Dizi furyası birkaç sene öncesine kadar çok popülerdi. işyerinde sağda solda hep dizi muhabbeti dönüyordu fakat yavaş yavaş rağbet azalıyor sanki.

En azından beni artık sarmıyor. Evde Netflix, Amazon Prime, BluTv vb olmasına rağmen tek bir dizi açıp izlemiyorum. Netflix'te güzel belgesel serileri oluyor ama arada onlardan izlerim o kadar.
0
msb
(11.01.23)
Çok vakit alıyor, maalesef kolay kolay hiç bir diziye başlamıyorum.

Bakıyorum konu efsane, fena güzel. Ama yapmışlar dizi, hadi yaptınız bari 6-8 bölüm olsun. Yok ama sezon sezon yapmışlar, la yapın onu film izleyelim 2 saat olsun bitsin.
0
John Bloor
(11.01.23)
İlk çıktığında satın almıştım, birkaç ay sonra kendime saygımdan sildim. Alınmaca gücenmece yok içerikler çok kötü. (Ben müge anlı izleyen insanım siz düşünün.) Mubi, Gain türevlerini daha çok tercih ediyorum. Bana kalırsa izlenmeye değer daha çok şey barındırıyorlar.
0
ruhen hastayim ben
(11.01.23)
netflix veya bilumum çevrimiçi abonelik gerektiren hiçbir platforma üye değilim.
hem dizi/film delisi değilim hem de her platforma ayıracak bütçem yok zaten. canım merak ettiğim yapımları izlemek isterse de zaten çeşitli yollarla aynı kalitede izliyorum. yasal olarak, tıpkı itunes'ta nasıl anında tek bir şarkı satın alabiliyorsam aynısı film için de olsun isterdim. böylece farklı yollar denemezdim yani.
0
m e b
(11.01.23)
ben sadece dil geliştirmek amacıyla dublajını kullanıyorum. 4 yıldır netflix hesabım var bir kere ingilizce bir şey izlememişimdir. spice girls'ün müziğe katkısı netflix'in sinemaya katkısından fazladır.

bu şansım başka platformlarda olsa direkt kapatırım hesabı.
0
bohr atom modeli
(11.01.23)
Dizi izlemeyi seviyorum, Netflix'in de güzel dizileri olduğunu düşünüyorum. Netflix, Disney+, Amazon, BluTV, Exxen vs pek çok üyeliğim var. Çoğunu benden çok aile üyeleri kullanıyor o yüzden ödüyorum ama ben de sık sık bi şeyler izliyorum.

Son bir ay içinde Netflix'te izlediklerimden dizi olarak; Wednesday, Inside Job 2. part, Sex Education 3. sezon, How to sell drugs online (fast) 3. sezon, Disenchantment 4. part. Film olarak da Matilda the Musical'ı izledim. Bu izlediklerimi genel olarak beğeniyorum yani bunlar dışında da netflixten izlediğim pek çok dizi var. İstersem malum ortamlardan da indirebilirim ya da stremio gibi programlardan da izleyebilirim ama uğraşmadan tık tık izlemek hoşuma gidiyor.

Dizi sektörü hala oldukça gelişiyor, bence film izlemekten de daha keyifli bir iş. Son dönemde animasyon ya da müzikal dışında "ciddi" film hiç izlemedim neredeyse, o ruh halini bulmak zor geliyor. Ama dizi öyle mi, telefondan açıp yatağa uzanıp rahatça izleyebiliyorum çok hoş :d
0
nundu
(11.01.23)
dizi izlemem, filmciyim. IMDB 250, 500 bitirmemisken Fellini'nin, Hitchcock'un eserleri dururken dizi izlemek mantikli gelmiyor. Hicbir platforma da uye degilim.
0
freedonia
(11.01.23)
Dizi ilerim. Netflix, Disney+ ve Amazon Prime hesaplarım var. Netflix dizileri genel olarak en kötüleri. Arada bu platformlarda yeni dizileri izliyorum ama genel itibarıyla yeni dizilerin ve filmlerin hemen hemen hepsi kötü zaten. Kötü yapım oranı o kadar fazla ki aralarındaki vasat yapımlar insanlara çekici geliyor. Sonra sayfalarca bunu övüyorlar.

Ağırlıkla eski dizileri, bir ekranda bir şey yaparken diğer ekranda oynatıyorum. Yeni dizilerde de arada sıkılıp bırakıyorum geri dönüyorum. Olmazsa yemek yerken ya da öyle sıkılmışken izliyorum.
0
nawar
(11.01.23)
(6)

Türkiye'deki kurumlara itima etme sorunu

aretwoane
Bende bu var mesela TRT Tema Kızılay'a vb hepsine bir itima sorunu var hepsinin yandaş olup Erdoğan'ın elinde olduğunu düşünüyorum bu ülkede hiçbir şeye güvenmiyorum çok nadir güveniyorum kurumlara. Veyal sosyal derneklere ne derseniz deyin. Sol örgütler bile artık boş geliyor. Size de oluyor mu
Bende bu var mesela TRT Tema Kızılay'a vb hepsine bir itima sorunu var hepsinin yandaş olup Erdoğan'ın elinde olduğunu düşünüyorum bu ülkede hiçbir şeye güvenmiyorum çok nadir güveniyorum kurumlara. Veyal sosyal derneklere ne derseniz deyin. Sol örgütler bile artık boş geliyor. Size de oluyor mu
0
aretwoane
(10.01.23)
Oluyor. Bu yüzden hiçbir stk vb kuruma yardım yapmıyorum. Bir ücret karşılığında hizmet almıyorum.
0
seaman
(10.01.23)
devletin, ya da hükümetin el attığı hiç bir kuruma güvenmiyorum.
20 yılda tüm kurumları kendi yandaşlarıyla donatmış durumdalar.
0
ankarakecisi
(10.01.23)
İtimat mı? Anlamdan onu çıkarıyorum. Başka bir şey ise kusura bakma. Oradan yürüyeyim. TÜrkiye'deki hiçbir kuruma güvenmiyorum ben de. Çünkü işini iyi yapanlar işinden ediliyor. Mümkün olduğunca da yandaşlar dolduruluyor. Bu hemen hemen her kurumda böyle. En iyi ihtimalle yükselmenin önüne geçiliyor.

Sağ ve sol olarak bakarsak yıllardır bu vardı ama oranı düşüktü. Şimdi komple bir "ele geçirme" konusu var. Eskiden sorunlu kişilerin olduğu güvenilir kurumlar varken, şimdi güvenilir insanların olduğu sorunlu kurumlar oldu :)

Sol örgütler zaten boş. Özellikle sendikalar çok boş. Yandaşlar ve popülizm yapanlar olarak ikiye ayrılıyorlar.
0
nawar
(10.01.23)
Sadece TR'dekilere güvenmiyorsan yine iyi durumdasın :)
0
plutongezegendegilmi
(10.01.23)
lösev büyük ölçüde bu sayede bağış topluyor zaten
0
babilfish
(11.01.23)
enag enflasyonu yüzde 170 falan hesaplarken, tüik yüzde 70 civarı hesaplıyor. Nasıl inanacaksın?
0
vizivozo
(11.01.23)
(6)

İlişkinizde karşı tarafa alınınca/kırılınca söylemeden çözebiliyor musunuz?

psmstc
Ufak çapta bir konu diyelim partnerinize alındınız içinizde tutunca normale çabuk döner misiniz? Bunun sağlıklısı normali sizce nedir? (Küçük meseleler sonrası alınganlıklardan bahsediyorum)
Ufak çapta bir konu diyelim partnerinize alındınız içinizde tutunca normale çabuk döner misiniz? Bunun sağlıklısı normali sizce nedir? (Küçük meseleler sonrası alınganlıklardan bahsediyorum)
0
psmstc
(10.01.23)
48 saat geçince olayın üzerinden kafandan hala silinmediyse konu küçük büyük farketmez, konuş diye bir yöntemim var
0
freebird5406_2
(10.01.23)
asla.

sağlıklısını bilemem ama ben ilişkide açık olma taraftarıyım. ha mesela sen problemi umursamayabilen türde birisindir, sana koymaz ama ben hassas adamım. canım bir şeye sıkılmışsa sevgilimle paylaşmam, konuşmam, anlaşmam lazım. yoksa uzun vadede hem benim içimi kemirir hem de ilişkimize zarar verir. çok klişe bir laf ama iletişim gerçekten işin yüzde 90'ı bence. sağlıklı iletişim kurabildikten sonra tinerciyle bile iyi anlaşabilirsin çünkü.
0
mark greg sputnik
(10.01.23)
Normali: Üstesinden gelinip arka plana atılabilecek kadar küçükse içe atıp büyütmeden geçmek. Değil ise karşılıklı konuşarak çözmek.
0
nawar
(10.01.23)
Çözebiliyorum. Yıllarca hem de yaptım.

Çünkü bazan içinde sönebiliyor. Karşındaki kişiye yazık.

Konu kırmızı çizgimse mesafe tanımıyorum. Ne işim varsa bırakır çağırır gözümle göz bebeklerini beyninden söker alırım. Aldım da.

Bence bunun sağlıklısı diye birşey yok bu arada. Sizin o öfkeyi kusmanız, sağlıklı mı sorusunun yanıtı partneriniz için de sağlıklı mı mesela? Sakin kalmak gerektiği düşünen biriyim ben. Sevdiceğimin yüzünün düşmesi > dünyadaki bende dahil herşey
0
baldan kaymak
(10.01.23)
ufak/buyuk fark etmeden herseyi icime atarim. ota boka kopurup patlayan abuk subuk insanlarla buyuyunce hayatimdaki en onemli oncelik olay cikmasina engel olmak oldu, ne gerekiyorsa yapayim yeter ki tadimiz kacmasin ali riza bey modum asiri baskin. hafizam da fil gibidir, 8 yil once surda otururken ban soyle soyle demisti diye hatirlarim mesela.

gecmiste de, simdilerde de boyle yaptigim icin aslinda en cok benim zarar gordugumu fark ediyorum. tadimiz kacmasin diye kurtardigim anlar o kadar da kurtarilmaya gerek degilmis, kurtarilmasa da olurmus. hayatimdaki oncelikler iyilik guzellik aramak yerine ani kurtarmak/olay cikmasina engel olmak olunca ot gibi bir hayat cikti ortaya :D

simdilerde alindigim ufak seylerle dalga gecen bir esim var, boyle olunca soylemesi daha kolay oluyor. ufak seyden kastim terliklerini odanin ortasina birakmasi gibi mesela, ayagima takiliyor kaldir sunlari surdan 50 kere dedim diyorum, getirip ayagimin onune birakiyor sonra :D ya da biseyleri belli bir kutuya koymasi lazim, kutuya koyar misin diyorum tam kutunun yanina biraktigi sirada, kutuyu acip icindekileri de disari cikartiyor sonra ahahah :D halbuki benim buyudugum ortamda bunlar ciddi kavga sebepleriydi, biseyler kutuya konmadi diye 4 saat gecmiste de kutuya koymayan seylerden bahsedilip sonra 3 gun kimseyle konusulmazdi filan.
0
taurina
(11.01.23)
geçmiş denen şeyin yıllar öncesi olmasına gereknyok, bir an geçmişse bitmişse, geçmiştir artık. freebird +1, en kısa zamanda çözüp ileriye bakmak daha iyi, diğer türlü geçmişte takılı kalıyorsun, hiç bişiyin tadı kalmıyor.
0
selam
(11.01.23)
(16)

Bu sezon futbolda şampiyon kim olur?

jonas
9 Ocak 2023 itibariyle tahminleri görelim duyuru...
9 Ocak 2023 itibariyle tahminleri görelim duyuru...
0
jonas
(09.01.23)
Beşiktaş olur fakat transfer döneminde orta sahaya bir beyin nakli gerekli

Fenerbahçe'nin özgüveni çok kırılganmış, dün twitterda taraftarları bu iş bitti artık burdan toparlayamayız diye yazdılar çoğunlukla, fenerli arkadaşlara tavsiyem bu kadar çabuk dağılmayın ya

Galatasaray'ın kilit oyuncuları yaşlı, ligi uzun vadede götürebileceklerini düşünmüyorum

Transfer dönemi tüm takımların yapısını değiştirir
0
freebird5406_2
(09.01.23)
bence gs olur. gs tecrübeli hoca genç istekli adam ilk fb derbisinde feneri dağıttı.

istatistikler projects.fivethirtyeight.com böyle.
0
mikahakkinen
(09.01.23)
ben hala fener diyorum.

galatasaray dün gerçekten şahane oynayıp ezdi fener'i ama bundan önceki maçların neredeyse hepsinde zor kazandılar. ikinci yarıda oyundan düşüyorlar, freebird'ün dediği gibi önemli oyuncuların yaşı da var. hele ki sakatlık filan olursa çok zorlanırlar.

fener'in rotasyonu geniş, böyle maçlarda çuvallasalar bile ligdeki 10 takımdan 8'ine 3-4 atıp geçebiliyorlar. lig maratonu böyle bi şey. bütün derbileri kaybedip gerisini kazansan açık ara şampiyon olursun.

ben galatasaray olsun isterim, o yüzden yanılmayı umuyorum ama fener hala götürür gibime geliyor. dört puanlık fark hiçbir şey değil. ocak ayı bitmeden eriyip gitmiş olabilir.
0
mark greg sputnik
(09.01.23)
gs. hem temenni hem tahmin.
0
zgrydn
(09.01.23)
Temenni ve tahmin gs.

Galatasaray yaşlı falan deniliyor ama yaş sorunu olan tek yer mertens ve gomis.
Forvete adam alinacagi zaten belli.

Hayır sundan 6-7 hafta once sorsan fener otturur falan diye dolasiyordu bütün spor medyası, şimdi donmeye calisiyorlar.

Galatasaray devre arasında cama ekmek banan kemal sunal olacak sanan varsa üzülür.
0
logisticsmanager
(09.01.23)
GS: Okan Buruk bali diye bir sey var. Adam hep 4 ayak ustune dusuyor. Fatih Terim de oyleydi. 4-5 tane maci zaten son dakikalarda aldilar. Keciroren macinda bile 80lerde falan gelmisti tur. Buyuk maclar haric hep bir ikinma var ama sonunda 4 ayak ustune dusuyor nasil oluyorsa. Simdiye Okan'in postalanip Fatih Terim'in geri donmesi gerekiyordu coktan. Arti GS nin hicbir kulupte olmayan Gomis, Muslera, ofsaytimsilar gkibi parametreleri var. FB maci da sirf taktik. Pirpir forvetli anadolu takimi gibi oynadilar. Ergenlere sorsan domine etmisler, tek kale oynamislar. 37% topla oynama, 20 faul, 6 sari kart falan var adamlarda. Bu nasil oyun domine etmek ben anlamadim:) Demoralize olmus, yorgun defansa Icardi sallamis bir tane balina girmis, onu konusuyorlar ciddi:) Maci alan adam Baris alper oysaki. GS tek handikapi ergen taraftari, medyasi, o yildizi niye oynatmadin toksikligi kisaca.

BJK: Weghorst'u satmak sampiyonlugu satmak, bir daha gelmez oylesi.
FB: Derbi hayirli olabilir, gelecek 2-3 haftayi kayipsiz gecerse. Yonetim de esek degilse artik ciddi transferler yapar takim berbatmis bizim deyip.
TS: Albayraklar, Bestepe, AKP. Yarista tutabilirler uzun sure.
0
freedonia
(09.01.23)
Favori hala FB.
Okan Buruk sinav sorularini verdi gitti resmen Jesus'a calis diye. 8 kornerin pozisyonsuz car cur edilmesinden tut, 3lu defansin islevsizligine, orta sahanin kisir oyununa, baskiyi kaldiramamaya 1 milyon tane ders var alinacak. Jesus gene 10 kisi kaldik ya tembelligine dusmezse kurtarabilir sezonu.
GS hep dis sahada oynuyoruz diye sikayet ediyor ama GS nin sorunu ic sahadaki kapanan takimlari cozememek olacak bence. Gucler denk olunca buyuk maclari aliyor gs. Hep tek macli galibiyetler aldi, cok zorlandi gs maclarin 80%inde. Arti bir de GS'de sanki herkes formunun zirvesinde sanki. Erken form tutmuslar, aralik, ocakta bir takimin formunun zirvesinde olmamasi lazim sonrasinda dusus gelip, erken bile kopabilirler.
0
speedy
(09.01.23)
96-97 sezonundan beri türkiye ligini takip ederim. Aradan geçen 25 yılda galatasarayın iyi bir hava yakalayıp da sezon sonunda hüsran yaşadığı sadece 2 sezon hatırlıyorum.

çok klişe ama doğru: galatasaray yarıştaysa çok büyük ihtimalle şampiyon olur.
0
sailor
(09.01.23)
gs'nin kadrosu yaşlı diyenler yaşlı 4 tane topçu say desen sayamaz. mertens ve gomis dışında yaşlı adam yok. aanholt zaten devre arası gider, onun yerine dubois gayet iş görüyor.
musleraya rağmen ideal 11 yaş ortalaması maksimum 26.

tahminim de temennim de GS.
0
mustafakesekci
(09.01.23)
dunku maca kadar fener derdim.
dunden sonra psikolojik ustunluk net GS'ye gecti.
cimbomluyum, uzundur bu kadar rahat bir derbi izlememistim.
0
cooperr
(09.01.23)
Tahminim: Galatasaray
Temennim: Fenerbahçe

Galatasaray özellikle saha dışı olaylarda inanılmaz iyi. Sıkıştıkları anda mükemmel algı yönetimi yapabiliyorlar. Dünkü maç dahil olmak üzere çok kötü oynuyorlar ama kazanan takım ruhları var. Kendilerine güveniyorlar. Bir de GS balı var. Bir şekilde kötü oynadıkları maçları da alıyorlar.

Bizde (Fenerbahçe) özellikle son 10 senedir kötü oynayıp da kazandığımız maç sayısı 3-5 tanedir. Yönetimimiz de çok uzun süredir (15 yılı vardır) ergence. Psikoloji temelli savaşları anında kaybediyoruz. Bir de algı oyunları öyle hal oldu ki Kemal Kılıçdaroğlu'na döndük, GS de AKP-RTE. Dünya'nın en doğru şeyini söylesek de karambole gidiyor. Kimse dinlemiyor. Kazanan psikolojisini kaybettik. Büyük takım ruhunu zaten kaybettik. Bu sene biraz toparladık ama derbilerin hepsinde korkak bir futbol oynattı JJ. Haliyle saha dışı en ufak bir konuşma geçince bizimkiler darmadağın oluyor. Motivasyon kayboluyor.

Bu arada GS dün temiz bir galibiyet aldı. Eze eze yendi bizi. Yukarıda yazdığım paragraflardan hakemler sayesinde yendi gibi bir algı oluşmasın. Bizimkiler odaklanamıyor ve kolay motivasyon kaybediyor. "Kazanan" ruhu yok. Bak Mario Gomez geldiğinde "bu sene biz şampiyonuz" dedi ve oldu. Ersun Yanal, 2013-14 sezonunda kaybettiğimiz Konyaspor maçı sonrası "kimse merak etmesin, bu sene şampiyonuz" dedi, resmi hali ile olmasa da şubat-mart gibi şampiyon olduk. Bu inanç ve ruh lazım.
0
nawar
(09.01.23)
Megafon ile domates satar gibi algı yapan başkanın olduğu yerde Galatasaray algı oyunu denmesi de efsane.

Senede basarisizliktan 40 tane başkan yolluyoruz, başkanlar Algida o kadar iyiler ki her şeyi yapiyorlar ama rollerini koruyamiyorlar. Nedense algida çok kötü olan Fenerbahçe baskanlari da malum bir kişi gibi koltuk aldı mi birakmiyor. Sonra malum parti Galatasaray.

Allahtan Atatürk yanına malum kişi posteri acacak kadar düşmedik.
0
logisticsmanager
(09.01.23)
neck_and_neck+1
GS=AKP 20 senedir magdur edebiyatindan tut, Fetullah ile yakinligina, taraftar kitlesine, tek adamligina (Terim). Bundan daha buyuk bir benzerlik olamaz turk spor tarihinde. Fener'in 10 senede sampiyonlugu yok, ama oyle bir algi var ki her sene Fener hakemi, federasyonu ayarliyor sampiyon oluyor sanir duyan. Ben bile inanamiyorum yazarken 10 senedir 1 sampiyonlugu var koca klubun. Son 20 senede 3 maximum 4 dur samiyonluk sayisi. Ama her sene fener ayarliyor ligi:) Bir gun Allah carpacak bunu diyteni ama du bakalim.
0
speedy
(09.01.23)
gs şampiyon olur

ama şu beşiktaşlı halisunasyonu herkese nasip olur umarım ya :)
0
foucauldian
(09.01.23)
sadece dünkü maçı izledim GS diyorum
0
ala09
(09.01.23)
Galatasaray olur.
0
j r r tolkien hayrani
(10.01.23)
(6)

Neden her şeyin fiyatı artıyor?

duchess jessamine
1 seneyi aşkındır dolar 18 bariyerinde ve 1 sene önce 28-30 tl olan benzin 20'ler civarında. sürekli döviz ve akaryakıtı öne sürerek yapılan zamların 1 senedir durması gerekmiyor muydu? dolar artmamış, benzin yüzde 30 ucuzlamış? bu neyin zammı hala durmaksızın?
1 seneyi aşkındır dolar 18 bariyerinde ve 1 sene önce 28-30 tl olan benzin 20'ler civarında.

sürekli döviz ve akaryakıtı öne sürerek yapılan zamların 1 senedir durması gerekmiyor muydu?

dolar artmamış, benzin yüzde 30 ucuzlamış? bu neyin zammı hala durmaksızın?
0
duchess jessamine
(08.01.23)
Ben de bir turlu bunu anlamıyorum.

Ama soyle bir tahminim var, ilk bu döviz atagiyla birlikte bu fiyatlar fırlamaya baslamisti hatirlarsaniz. Sanirim boyle bir fiyat artis dalgasi başladıktan sonra bu artık onu alinamaz bir domino etkisi yaratiyor ve piyasa engelenemez onu alinamaz bir döngüye giriyor ve biz buna enflasyon diyoruz.
Temelde sorun zamaninda Türk parasının degerinin aniden düşmesine sebep olan yanlos politiklar ve ithalat ulkeso olmamiz bu onu alinamaz enflasyon dongusunu baslatti.

Yani tahminim su, bir malin fiyati artiyor ve onun fiyati artinca o mal kullanılarak uretilen baska bir mal da artıyor, o artinca o mal kullanklarak satilan bir hizmetin de fiyati artiyor, bu sefer o hizmete bagli diger hizmetler ve mallarin da fiyati artiyor ve boyle böyle devam. Bu devam ederken dolayısıyla bir olumsuz piyasa beklentisi de olusuyor cunku piyasada fiyatlarin sureklo artis egilimde olduginu goruyorsun ve buna bagli olarak yakin gelecekte daha da artacagini ve cesitli mallara ve hizmetlere erisiminin daha maliyetli olacagini öngörüyorsun, dolsyisiyla fiyatlandırma politikalari da bu beklenti dogrultsuunda oluyor, bu da gercekten fiyatların arttirilmasi sonucunu doğuruyor ve artınca bu beklenti de devam ediyor ve kısır dongu. Benim tahminim bu sebeplerden dolayi döviz sabit oldugu halde piyasa bu kisir donguye girdigi zaman bu enflasyon sorunu kacinilmaz oluyor.

Bir halttan anladığım yok bu arada, tahmin yürüyorum sadece kendimce.
0
stavro
(08.01.23)
Teknik olarak ÜFE ve TÜFE arasındaki fark kapanana kadar fiyatların artması normal. Pratik olarak bakarsak bu bir döngü; tek başına çalışan bir berberin kendi maaliyetleri belki çok artmıyor ama ev kirası, mutfak masrafı, MTV'si artınca alım gücünü korumak için verdiği hizmete zam yapıyor.
0
archmage mahmut
(08.01.23)
Döviz, akaryakıt sadece bir kalem. Bunun asgari ücreti var, kirası var, hammaddenin (yerli) stok-stokçuluk durumu var, arz-talep dengesi var, hele enerji (elektrik ve doğalgaz) kalemleri var.
0
catamenia
(08.01.23)
Valla hocam dün kahvaltılık ürünler satan bi dükkan var burada oraya gittim, adam diyor ki bizim bi şerefsiz süt satıcımız var adam sütün litre fiyatını 2 katı artırdı, şimdi tepkileri ölçüyor dükkan sahipleri karşı çıkarsa diğer satıcılar kendisine uymazsa fiyatı çekecek yoksa artan fiyattan satmaya devam edecek. Ülke genelinde fiyatlarda şu an bu politika uygulanıyor.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(08.01.23)
Ülkede enflasyon var ama fırsatçılık yapan çok fazla var, kesinlikle buna inaniyorum. 50 TL olan ürünün 70 TL olmasını anlıyor 100 TL olmasını anlamıyorum. Boktan bir semtteki 1+1 kirasının, görece iyi bir semtteki 2+1 ile aynı olmasını anlamıyorum. Karşılıksız basılan paralar da etkendir. ATM'den çekilen paralar seri halinde hep. Bir şey ne kadar çoksa o kadar değersizdir. Ve yukarıdaki yazar arkadaşın dediği gibi bu bir döngü. A, B'ye yapıyor, B de C'ye.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(08.01.23)
@arcmage mahmut ve @catemania +1

Bunlara ek olarak bir de karşılıksız para basma konusu var. "Para basarak neden borcumuzu ödemiyoruz" tayfayı üzecek şekilde karşılıksız olarak bastığın para, paranı değersizleştiriyor. Bahsettiğin kurun baskılanması, asgari ücretin artması, müşteri garantili "yap-işlet-devret"lere akan paralar, itibarda yapılmayan tasarruflar, eyt vs. gibi birçok kalem de karşılıksız para basımı ve vergilerin halka dönmemesi yani paranın havaya uçmasına sebep oluyor.

Üretimin olmadığı yerde gelir için dolaylı yoldan alınan vergilerin sayısı ve miktarı arttıkça halkın alım gücü düşüyor, alım gücü düştükçe maaşlardaki sayılar artıyor ama alım gücüne yansımıyor. İnsanların TL'ye güveni yok. Çok fazla sığınmacı var onlara harcanan paralar karşılıksız kalıyor, onların kazandığı paralar ise ülkelerindeki ailelerine dönüyor. Ülkedeki para da yurt dışına çıkıyor. Yabancı yatırımcı zaten ülke güvenilir olmadığı için gelmiyor. Olan da kaçıyor.

Bunların yanında bir de fırsatçılık var ama tabii o aslında çeyreğini oluşturuyordur artan fiyatların.
0
nawar
(08.01.23)
(9)

iletişime geçmeli miyim?

diyor bir arkadas
Üç hafta önce 6 aylık ilişkim sona erdi. Başta gayet tatlı bir şekilde ayrıldık, sonra araya birkaç kişi girdi. Hafif sesler yükseldi sonrasında iletişim tamamen kesildi ama asla toparlanamıyorum. Kendisine karşı bir şeyler hissettiğimden değil, bir şeyleri oldurma çabası içerisinde de değilim ama i
Üç hafta önce 6 aylık ilişkim sona erdi. Başta gayet tatlı bir şekilde ayrıldık, sonra araya birkaç kişi girdi. Hafif sesler yükseldi sonrasında iletişim tamamen kesildi ama asla toparlanamıyorum. Kendisine karşı bir şeyler hissettiğimden değil, bir şeyleri oldurma çabası içerisinde de değilim ama iyi olup olmadığını öğrenmek istiyorum. Bana bu durum çok insani geliyor ama arkadaşım, ısrarla irtibata geçmemem gerektiğini söylüyor. Kendisinden rica ettim, sen bir halini hatrını, bir şeye ihtiyacı olup ollmadığını sor diye ama ona da yanaşmıyor.
Kendimi de tutamıyorum, tutmak da istemiyorum açıkçası. Bir ilişki bitti diye o kişiyi yok saymak bana zalimce geliyor. Sizce yazmalı mıyım? Bu acı geçiyor mu? :')
0
diyor bir arkadas
(04.01.23)
Hocam sen kızılay mısın? Yardım kuruluşu musun? Niye ihtiyacını soracaksın ki karşı tarafın? Sal gitsin ya. Net olarak barışma çabası olarak algılanır bu yaptığın zaten.
0
elorelia
(04.01.23)
:):) Bir ilişki bittikten sonra çekip gitmek sanki menfaatçilikmiş gibi geliyor. Kendime yediremiyorum bazı şeyleri. :)

teşekkürler. Böyle yüzüme vurulması biraz daha iyi oldu sanki. :))
0
🌸diyor bir arkadas
(04.01.23)
ezik bir zavallı durumuna düşürme kendini. böyle yaparsan acı artar.
0
adivar
(04.01.23)
Neye ihtiyacı olabilir ki çocuk değil sonuçta. İlişki bittiyse bitmiştir. Barışma isteğin yoksa iletişime geçmek saçma. Arkadaş kalmanız da mümkan değil. Ya onu seviyorsun ve barışmak istiyorsun ama kendine itiraf edemiyorsun, ya da da kauande bitirmek istediğin başka şeyler var.
0
bhhs
(04.01.23)
Teşekkürler. Bilmiyorum, şu an işi nedeniyle başka bir şehirde. Arkadaş çevresi pek oluşmamış. Üzüntüsünü paylaşabileceği biri yok. Ne durumda olduğunu merak ediyorum. Bir şeyler olsun amacım kesinlikle yok. Tamamen insani bir durum olarak sormak geliyordu içimden ama galiba bu yapacağım bencillikse bencillik olsun, içime sinmesin ama arkama bakmamam gerekiyor. :/
0
🌸diyor bir arkadas
(04.01.23)
Sordunuz üzüntüsünü kimseyle paylaşamadığını öğrendiniz, gidip mendil mi vereceksiniz? “Kötü müsün tüh ya neyse kib” falan mı diyeceksiniz?
İyilik böyle bir şey değil.
0
sibertenik
(05.01.23)
Senin aklın kalmış orada. Yoksa "yardım kuruluşu musun?" +1 Ayrıldığınıza göre bir ihtiyacı varsa da destek aradığı kişi değilsin demek ki. Bu sırada ancak özlemek ve alışkanlık üzerinden bir şey çıkar çıkarsa. Kaldı ki 6 aylık ilişki. Bir yerden sonra arkadaşlığa geri dönülecekse döner ama rahat bırakın birbirinizi.
0
nawar
(05.01.23)
En azından ona karşı herhangi bir kırgınlığım olmadığını bilsin, ona göre biraz daha rahat olsun istiyorum galiba.
0
🌸diyor bir arkadas
(05.01.23)
şunu merak ediyorum, ne yapacaksın öğrendiğin bilgi ile?

diyelim ki hasta evinde yatıyor, napacaksın?
keyfi yerinde gezip eğleniyor, napacaksın?

hangi durum için hangi eylem planın var?

iletişime geçmemek yok saymak değil ki? eski arkadaşlarınla da iletişime geçmiyorsun o kişileri yok mu sayıyorsun yani?
0
selam
(06.01.23)
(10)

Düzgün kola var mı?

biseysorcaktim
Kolaların şekerli siyah sudan başka bir şey olmadığını biliyorum, ama hangi marka/model en kolaya benzer kola? içtiğim her kola o kadar şekerli ki, yılda bir bardak yetiyor resmen.
Kolaların şekerli siyah sudan başka bir şey olmadığını biliyorum, ama hangi marka/model en kolaya benzer kola? içtiğim her kola o kadar şekerli ki, yılda bir bardak yetiyor resmen.
0
biseysorcaktim
(04.01.23)
Yani yerini tutar mı bilmem ama ben meyan kökü kaynatıyorum. Şekersiz kola bile ağır geliyorsa meyan kökü öneririm.
0
prole
(04.01.23)
artık kalite iyice bozuldu. ama ben alırken üretim tarihi yakın olanları alıyorum özellikle bir ayı geçmiş olanları almıyorum. bundan dolayı bile bariz bi tat farkı oluyor. yine de eski kaliteleri yok artık
0
clones
(04.01.23)
"içtiğim her kola o kadar kola ki, yılda bir bardak yetiyor resmen"

Burada ne demek istediğinizi anlamadım. Cam şişedeki coca cola daha güzel oluyor.
0
pispinti
(04.01.23)
pepsi max güzel bence. 330 ml kutudaki ya DA 1 litre. cam şişe kola da güzel. yine zero.
0
jelly bear
(04.01.23)
her ülkede farklı oranda o ülke insanlarının şekeri ne kadar sevdiklerine göre şeker koyuyor bu büyük firmalar. yani avrupaya giderseniz daha az şekerli kola içersiniz. amerikaya giderseniz de Türkiye'deki kolanın iki katı kadar daha şekerli kola içersiniz. ama küçüklüğümüzden beri bu corn syrup olayının suyunu çıkardıkları için bence asla eski tatları yakalayamayız.
0
kurbanlik koyun
(04.01.23)
küçüklükteki tat hala pepsi klasikte mevcut. coca cola reklamla en iyi algısını yerleştirdi ama kötü.
0
xrated
(04.01.23)
zero sekerli geliyor bana.
alirsam pepsi mini sise aliyorum.
ama zero bile iceceksem ilk kriterim sise olmasi. cam sise tadi daha iyi
0
Kittie
(04.01.23)
Kola yok.
Dedigin ozeligi taşıyan bir cocacola vardi o da bozdu zaten. Dolasiyla piyasada kola yok.
0
stavro
(04.01.23)
Coca-Cola kusura bakmasın ama rezalet bir hal aldı. En iyi versiyonu, açtığınız anda tüketmeniz gereken ufak şişe versiyonu olabilir. Eğer bitiremediyseniz de dolaba koymayın, dökün gitsin. Kendine saygısı olan insan içmez çünkü.

İkisi arasından Pepsi çok daha iyi artık. "Artık" diyorum çünkü 2 sene önceye kadar Pepsi değil Coca-Cola içen insandım. Artık "Pepsi'nin olmadığı yerlerde" oldu. Hani onun tersi bir cola reklamı vardı normalde.

Bu arada benim komple kola bilgim ve tecrübem bu kadar. Kolayı sadece kokteyl içerisinde ya da patates kızartması ve fast food falan yerken içiyorum. O yüzden gerçek gurmeler daha iyi cevap verir.
0
nawar
(04.01.23)
kutu coca-cola light hala güzel.
0
chaos moleculaire
(05.01.23)
(17)

kira artışı hak.

the junior jr
kadıköy'de 4 senedir oturdugum evde kiracıyım. 1 ağustos'ta ben yasal sınırlar çerçevesinde 25% oranında artırdım kirayı. ev sahibi de aralık ayına kadar buna bir şey dememişti. kiram. 4.250 x 1.25 = 5312.5 tl olmuştu. ev sahibi dediki aralık'ta, kardeş emsal evler arttı. 1 ağustosa 2023'e kadar 10.
kadıköy'de 4 senedir oturdugum evde kiracıyım. 1 ağustos'ta ben yasal sınırlar çerçevesinde 25% oranında artırdım kirayı. ev sahibi de aralık ayına kadar buna bir şey dememişti. kiram. 4.250 x 1.25 = 5312.5 tl olmuştu.

ev sahibi dediki aralık'ta, kardeş emsal evler arttı. 1 ağustosa 2023'e kadar 10.000 öde, 1 ağustos 2024'ten 15.000 yapalım.

ben de dedim ki, 1 ocak 2023-1 ocak 2024 arası 10.000, daha sonra 15.000. eger kabul etmezsen sen bilirsin, eski kira oranında devam ederim dedim.

not1: 1 ağustos 2023'te 5. senem doluyor.

sizin düşünceniz nedir?
0
the junior jr
(02.01.23)
ben tilt oluyorum bu ev sahiplerine ya neyse,
şartlı şurtlu geliyorlar böyle 4-5 yıldır tıkır tıkır kira almışsın, kiracın malına zarar vermemiş hala aç gözlülüğün peşindesin. kiracın neye uygun diyorsa orta yol bulup oturtacaksın işte uzatmanın anlamı yok.

siz ödeme gücünüz varsa ödeyebileceğiniz şeklini söylemişsiniz uyarsa oturtsun uymazsa 25 yapın geçin bir daha da yüzüne bakmayın. vakti gelince de boşaltırsınız artık kaçağa mı veriyor göçeğe mi veriyor evini kime veriyorsa versin.
yüz vermeyin şunlara, iyice abarttılar artık.
ayrıca 5 yıl dolup emsal davası açsa dahi sizin bütün apartmanda yeni taşınanlar 15 bin olsun mahkeme sizin evi 15 yapmıyor, muhit ortalaması alıyor, kaç yıldır oturduğuna bakıyor ona göre bir bedel biçiyor. atıyorum 12 olsun diyor 10 olsun diyor. komşu 15 diye sen de 15 ver demiyor.
0
erty_ksk
(02.01.23)
5. senede davayı çakar sana kira tespit davası. 1 senelik farkı + avukat masrafı ödersin. kadiköyde 10binden aşağıya kulube yok, ev sahibinle iletişimi koparma. sonra evsiz kaldım böhü diye 20 bin liraya ev bulamayabilirsin.
0
kveldulv
(02.01.23)
Kveldulv'a katılıyorum. 5. senen dolacağı için dezavantajlı durumdasın. Bir şekilde orta bir yol bulup kontratı yenile 5 yıl daha kazan derim.
0
roket adam
(02.01.23)
kira tespit davası niye bir tehdit unsuru oluyor, niye korkulması gereken ve ev sahibinin "piyasa" diyerek yaptığı fahiş artışına razı olmayı gerektiriyor?

söylemişsiniz işte, takdir edilen kira farkı ve mahkeme + avukat masrafı, sizin ev sahibine peşin peşin vereceğiniz fazla kiradan daha mı fazla olacak? bir avukat gelsin söylesin. bu davanın avukat masrafı ne kadar? mahkeme harcı ne kadar?

mahkemenin takdir ettiği kira ile arasındaki kira farkı dediğin şeyi zaten ya ev sahibinin teklifini kabul edip peşin peşin vereceksin, ya da mahkeme belirleyince çıkarıp o zaman vereceksin.

sen %25 artışı ev sahibine öde, durumun varsa ev sahibinin istediği rakamla farkına da altın al kenara koy, ev sahibi de kira tespit davası açsın. dava sonuçlanınca mahkemenin takdir ettiği fark ve mahkeme masrafları biriken altından çok tutmayacaktır. beklenenden az takdir ederse de fazlası birikimin olur. yani ev sahibinin istediğini peşin peşin bodoslama şimdiden vereceğine, mahkeme takdir ettikten sonra ver (mahkemenin takdir edeceği rakamın, ev sahibinin istediğinden yüksek olmayacağına eminim). aradaki farkı da değerini koruyacak şekilde sakla.

ben olsam yasal hakkımı kullanırım. 1 ağustos 2023'a kadar mevcut kirayı öder, 1 ağustos'ta da kendi uygun gördüğüm şekilde hakkaniyetli bir artış yaparım. kabul etmiyorsa yine kendi öngördüğüm artışı (örneğin 10.000) yapar dava açmasını isterim ve yukarıdaki yöntemi uygularım.

sen yine gayet makul bir teklif ve hakkaniyetli bir artış yapmışsın bence.
0
kibritsuyu
(02.01.23)
@kveldulv +1

1 ağustos 2023-2024 arasında 15 bin diye tahmin ediyorum. Yazım yanlışı olmuş sanırım. İki hesap arasında toplama bakınca 1,5 senede toplam 25000 TL gibi bir fark oluyor. İkisinin arasını da bulabilirsiniz. 1 Ağustos 2023'te 10000'den fazla olabilir kiralar. Orada da @kveldulv söz etmiş zaten.

@erty_ksk -1 şu bakış açısına bayılıyorum. "kiranı tıkır tıkır yatırmış, malına zarar vermemişsin" ahahaha e senin sözleşme gereği borcun bu. Bunu nasıl övünecek bir durum? Ev sahibi de çıksa dese ki "4-5 yıldır benim evimde oturuyorsun, gelip seni çıkarmadım elektriğini suyunu kesmedim, ne kadar aç gözlüsünüz" ne fark var iki söylem arasında? Bir de orada Tüfe-Üfe ortalaması yazan sözleşmede o oranda zam yaptığı için övünen kiracı var. E o da sözleşme kurallarına uyman. Bunların sizi "iyi kiracı" yapması iddiası komik. İşverenleri de sigorta yaptı diye övelim sonra. Neyse 1 milyon örnek eklenir de gerek yok. :P
0
nawar
(02.01.23)
Ben olsam uzlasirdim. Seninle ayni durumda iki kiracim var ben ara zam istemedim ama zam donumunde ya kabul edersin ya da mahkemede gorusuruz diyecegim.

Yasal hakkimi kullanmak tehdit degil. Emsalleri 6-7 k olan evde 1.5k ya oturmalari da adalet degil. Devlet ne derse de razi olurum. Dava iki yil sursun o da sorun degil elime toplu para gecer.
0
kuzey li
(02.01.23)
Edit yapamiyorum mobildeyim.

Borcunu odemek erdem degil. Yasadigin yere iyi bakmak da erdem degil. Eve iyi bakmazsan ahir gibi yerde yasayacak olan ev sahibi degil kiraci. Kiracinin evinde oturuyorum sana para veriyorumu lutuf gormesi cok sacma. Bu ticari bir akit.
0
kuzey li
(02.01.23)
Benzer durumdan dolayı mahkemelik olacağım. Hayatta en nefret ettiğim şey insanların nezaketsiz bir şekilde dan dun rest çekmesi. Ev sahibi de olsa sözleşme varken kafasına göre oynayamaz. Ayrıca kira tespit davası hakkaniyetli bir yöntem hiç de korkulacak bir şey değil. Ara zam yapıp milletin aç gözünü doyuracağıma onurumla gururumla 20 binlik eve çıkar aç gezerim. Kaldı ki elzem durumlar hariç evden çıkartamazlar. Az biraz hakkımızı bilelim.
0
ruhen hastayim ben
(02.01.23)
yasal hakkınızı kullanmak elbette tehdit değil ama bu tip sorulara verilen cevaplar hep "ev sahibiyle uzlaş yoksa tespit davası açar haa" şeklinde.

e açsın? yani "ya kabul et ya da dava açar" deniyorsa bu bir nevi davayı tehdit aracı olarak kullanmak gibi oluyor. sanki dava açarsa çok büyük kayıplara girecek gibi. gireceği tek kayıp aradan geçen zamanın gecikme faizi ve mahkeme masrafı. onun dışında vereceği farkı peşin peşin vermek yerine mahkeme sonucunda toplu olarak verecek hepsi o.

eve iyi bakmak, kirayı zamanında ödemek erdem değil, ama sözleşmeye kanuna kurala o kadar bağlıysak, %25 veya sözleşmede tüfe yazıyorsa ona göre zam yapmak da yasal değil. ev sahibi piyasayı emsal gösterip kontrat döneminde %25, hadi bilemedin tüfe oranında zam yapmak yerine daha kontrat dönemi gelmeden fazla fazla zam istemeyi biliyor. zammı isterken ona bir şey diyen yok, ama evine iyi baktım, seni üzmedim diyince erdem değil. ara zammı yapıp kirayı ikiye üçe katlamak nedir peki?

ben de benzer durumdayım. evine iyi baktım, kiramı geciktirmedim, her yıl tüfe dediysek tüfe oranında zammı yaptım. bu yıl 5. yılım doldu, kiramı dörde katlamak istedi. ben iki katına çıkardım. dava açarım, bütün mahkeme masrafları sana yazar dedi (tehdit unsuru olarak kullanılıyor derken boş konuşmuyoruz, kullanıyor işte), aç davayı, mahkeme ne takdir ederse o zaman ödeyeyim dedim, dava falan açmadı. evi satıyorum emlakçı gelecek, uygun bir gün söyle dedi. gelsin, cumartesi sabahları genellikle uygunum, ver numaramı gelmeden önce arasın evi göstereyim ama kaça satacaksan önce bana söyle dedim. aylardır ne emlakçı aradı, ne fiyat verdi. ben kendi söylediğim gibi iki kat arttırdığım kirayı yine her ay tıkır tıkır yatırıyorum.

ben yasal olarak ne gerekiyorsa fazlasını bütün iyi niyetimle yapıyorum. ama beni davayla, evi satmakla tehdit edip hiçbir şey yapmıyor. aç davayı mahkeme belirlesin ödeyeyim, yok. satacaksan söyle fiyatını ben alayım? yok. bekliyor ki "aman yeter ki dava açma, evi satma, ben senin istediğin kirayı vereyim" diyeyim.
0
kibritsuyu
(02.01.23)
Kibrit suyu deme zaten uzlasmak icin mahkeme var. uzlasamazsak verecegim bunu hakkim oldugu icin yapacagim.
0
kuzey li
(02.01.23)
5. senede dava açsa 1 senelik farkı niye ödeyesin. yok öyle bir şey.
%25 yap geç bence haber verme
0
ShadowOfMoon
(02.01.23)
Shadowofmoon dava acilis tarihinden gecerli oluyor yeni kira. Yasal faizi ile kiracidan talep ediliyor.
0
kuzey li
(02.01.23)
@nawar @kuzey
Sözleşmesel yükümlülüklerimizi karşılıklı olarak yerine getiriyoruz. ben kiramı tıkır tıkır ödedim, malına zarar vermedim diye ek bir indirim, kirasız oturayım, bu ay da aidatı ev sahibi ödesin demiyorum. ben nasıl yükümlülüklerimi yerine getirdiysem karşındakinden de aynı şekilde kanun, sözleşme ve kurallar çerçevesinde hareket etmesini bekliyorum sadece. Aramızdaki sözleşmeye göre tefe-tüfe oranında artış yapmam beklenir, kanun sözleşmeden üstündür, çıkartılan kanunla 1 yıl boyunca %25 üst sınır denmiş. bunu devlet vatandaşının mağduriyetinin önüne geçmesi için yapmış. Ülke regulasyonları böyledir. Uygulama dogru belki ama oran yanlış. bilemiyorum onu da işin uzmanları açıklasın. olaya sözleşme/akit gözüyle bakılıyorsa kanunen %25 net sonuçtur gerisini konuşmayalım. Ama ev sahiplerine yeterli gelmediği için bu tartışmalar yaşanıyor.

örnek olayda da ev sahibi yasal artış oranı üzerinde zam yapılmasını talep etmiş, kiracı da kendi bütçesinde karşılayabileceği şekli ile cevabını iletmiş. buraya kadar her şey doğal ve mantıklı. bu aşamadan sonra kiracının talebine karşılık ev sahibi iki şey yapabilir,
1) kiracının önerisine uyup kiralamaya devam etmek
2) kendi istediği kirayı almak için masaya çıkıp tepinmek
başka bir yol var mı? yok.

İlk seçenekte her iki taraf da mutlu, peki ikinci seçenekte ne olacak?
kiracı, önerdiği artışlı kirayı kabul etmeyen birine artışlı kirayı ödemeyi ve buna rağmen evden çıkarılmayı göze almak zorunda mı? elbette hayır.
böyle bir durumda kiracı da yaklaşım göstermeyen ev sahibine %25 yasal zammını yapıp ödemesine devam edecek. zaten ev sahibinin bu durumda yapacağı kiracıyı evden çıkartmak için yasal süreçlere başvurmak. Bu yasal süreçte ister kiracı sürecin tamamlanmasını bekler, ister sürece girmeden taşınma işlemlerine başlayıp evini değiştirir. ev sahiplerinin elinde "nasılsa taşınma masrafı kira farkından pahalı olacağı için farkı ödeyecektir" argumanı olduğundan kafasına göre bu kiraları isteyebiliyorlar.
Aynı süreci yaşıyorum şuan; 2.100 TL olan ev kiramı 8.500 yapmak istedi. 4.000-4.500'e kadar ödeyebileceğimi, dilerse sözleşmeyi yenileyip yeni kira bedelinden devam edebileceğimi ilettim. "1 tl geri gelmem ya öde ya çık" dedi. bu durumda %25 yasal zammı yaparak devam ettik. Mahkemeye verdi yasal süreci başlattı.
sizi evden atmak için 40 takla atacağını bildiğiniz, bunu açıkça söyleyen ev sahibine 5.000tl öder misiniz?
Sırf ev sahibinin istediği kirayı ödemediğiniz için evinizi barkınızı toplayıp taşınır mısınız?
yasal düzenlemede %25 üst sınır varken, o ayın tefe tüfesi %80 iken, siz %130 zamla gittiğiniz halde bunu kabul etmeyip %400'den fazla zam isteyen ev sahibine ne denir?
objektif olarak baktığımızda %25 lik bir artışın reel olmadığını biliyoruz ancak sırf ellerinde tahliye taahhütnamesi vs. bir çok dava açıp evi boşalttırabilecek güçleri var diye ev sahiplerinin yaptığı bu fahiş artışları da kabul etmek anlamlı değil.
yukarıdaki senaryoda ev sahibi aylık 150.000tl isteseydi ne olacaktı cevabınız? "o da çok fazla canım" diyemezsiniz. ev sahibi 15bini de gözünden atıyor, 150 bini de.
boş mülkünüze 150 bin bedel biçebilirsiniz kimse karışamaz tutan tutar tutmayan tutmaz ancak içeride hazır kiracı var, nasılsa taşınması daha masraflı göze alamaz diyerek istediğiniz kira rakamlarını kiracıya dayatamaz vermezse çıkartırım diyemezsiniz. konu bu kadar basit aslında.
0
erty_ksk
(02.01.23)
kadıköy'de 5000'e kalmak ev sahibine yaptığınız büyük ayıp. evlerin minimum değerinin 15.000 olduğu yerde bence bu yapılmamalı.
0
sta
(02.01.23)
Erty devlet %25 yapilacak demis. Sonuna kadar yanlis zaten bu yuzden fiyatlar daha cok artti o ayri konu ama ben de kabul ettim.

Ama devlet de bana demis ki bes yilda kira pul oluyor bana basvur ben ortalamaya gore bir duzeltme yapacagim sana.

Ki bak ne ara zam yaptim ne baska bir talebim oldu ama besinci yilda ya emsal ya mahkeme diyecegim. Mahkeme 2 yil surse de sonunda 1500 alacagima en az 5000 alacagim. Derse kiraci hukumuz bozulmasin okay ne guzel ama derse iste hakim iste mahkeme yasal hakkimi kullanacagim. Ki bak su an cevrede kiralar 7000 tl kasimda olacak minimum 10000tl. Devlet bana 5000 vermeyecek mi verecek.

Eski kiracilarin kiralari cerez parasi oldu. Evet ara donemde hakkimiz yok ama 5 yilda mahkemeye veririm kirayi arttirim 10 yilda da evden cikartirim. bu da benim hakkim.

Evimi ahira cevirmeyen kiraciya da tesekkur etmem. Zaten yapman gerekeni yapiyorsun. Ben de hukuk cercevesindr yapabileceklerimi yapiyorum.
0
kuzey li
(02.01.23)
5.yılınız dolduysa uzlaşmaya bakın atıyorum rayiç 10sa 8-9 teklif edin. Çünkü iş mahkemeye gidince de zaten o rakamlara gelecek hiç bir kazancınız olmaz.

Kira konusunda rayiç her sene yakalanmalı diye bir kaide yok arkadaşlar bu ülkede yıllardır zaten eski kiracılar daha düşük öder 5. Senede gözden geçirilir. Bunu bilerek ev kiralanır
0
Mcfly
(02.01.23)
%25ten fazla zam atan da alan da suçlu olur. khk var. yapmayın etmeyin. banka soymak gibi bir şey. yasaya karşı gelmeyelim
0
ShadowOfMoon
(03.01.23)
(7)

restoran ve ödeme

nick bulamadim
şurada savaş cebeci'nin bahsettiği durumda kim haklı? hukuki olarak bilgisi olan var mı? müşterinin kartı yabancı olduğu için ödeme alınamıyorsa bu sorunu kim çözmeli? müşteri bir şekilde ödemeli mi yoksa restoran mı çözmeli sorunu? https://youtu.be/1npRnGcEEWI?t=980izlemek istemeyenler için adam re
şurada savaş cebeci'nin bahsettiği durumda kim haklı? hukuki olarak bilgisi olan var mı? müşterinin kartı yabancı olduğu için ödeme alınamıyorsa bu sorunu kim çözmeli? müşteri bir şekilde ödemeli mi yoksa restoran mı çözmeli sorunu?

youtu.be

izlemek istemeyenler için adam restorana gidiyor. kart geçmiyor sonra başka bir kart veriyor o da geçmiyor. restoran müdürü "nasıl çözelim?" diyor. savaş cebeci de "senin çözmen lazım" diyor.
0
nick bulamadim
(02.01.23)
Abi Savaş Cebeci'yi günahım kadar sevmem de olay anlattığı gibiyse egzajere etmiyorsa çok haklı ya.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(02.01.23)
bence haksız.
türkiye'desin, yabancı kart veriyorsun ve geçmiyor. diğer kartını veriyorsun o da geçmiyor...
sonra bir de üst perdeden konuşuyorsun.
madem böyle bir ihtimal var, girerken "yabancı kart geçiyor mu" diye sorman lazım.
bir de demiş ki "yan dükkandan pos al, onunla ödeyeyim" ben böyle bir şey olduğunu düşünmüyorum. kurumsal ve zincir yerler bunu yapmaz. bunun muhasebeleştirilmesi çok zordur. ne mevcut işyeri kabul eder ne de yan dükkan.

muhabbetin devamını da izledim de "bu ülke ne ya böyle? amerika'da apple'ın açığını buluyor birisi, apple ona hisse veriyor".
diyecek sözüm yok.
hayatımda ilk defa gördüm bu tipleri. umarım youtube algoritması bir daha önüme çıkarmaz.
0
teritori
(02.01.23)
restoranda visa ve mastercard geçiyorsa ve kart da bunlardan biri ise adam haklı. ama kart amex ve restoranda amex geçmiyorsa haksız.
0
inheritance
(02.01.23)
müşterinin kartı işletmede geçmeyen bir kartsa ve müşteride nakit yoksa ne olur? polis gelir sanırım. o noktada müşteri "kartım var, ödeyeceğim sorunu çözsünler" diyecektir. bir noktada inatlaşma olacaktır.

süreç biraz kim baskınsa onun lehine ilerler gibi olmuş. savaş cebeci biraz baskın bir tip olduğu için müdür alttan da almış olabilir.
0
🌸nick bulamadim
(02.01.23)
Sadece senin yazdığını baz alarak konuşursam, Müşteri bir yöntem bulup ödemeli diyorum. Lokanta müşterisine kart ile ödeme sunmak zorunda değil. Zorunda olmadığı için bunu ilan etmek durumunda da değil. Kart ile ödeme almayanlar zorluk yaşanmasın diye her yere yazıyorlar normalde ama bunu yazmak zorunda değiller.
Bu açıdan düşünürsek amex e uygun pos cihazı yoksa lokantanın, müşteri bir şekilde yöntemini bulup ödemeli. Öyle şey mi olur.
0
zimbirik
(02.01.23)
Kenar mahalle olsaydi da gorseydi kas'in ise yaramadigini, adami sislerler. Oyle ustten, artist artist, uzlasmaz konusup benim sorunum degil, sen cozceksin falan. Onun sorunu degilmis he degil Jay jay okochanin sorunu. Pavyondaki gibi yanina adam verip tipis tipis bankamatige kadar refakar ederler. Ne idugu belirsiz kartla gelmis millete posta koyuyor. Kendi diyor zaten: bazi yerlerde gecmiyor ama tek tuk. Demek ki daha once bu sorunla karsilasmissin soracaksin en basta. O Amerikan kartini da sirf artislik olsun diye kullandigina yemin edebilirim ama ispatlayamam. (Bu kalibi da kullanmis oldum ilk defa idare edin:))
0
freedonia
(02.01.23)
@inheritance +1 onu yazacaktım yazmış.
0
nawar
(02.01.23)
(7)

Ev sahibisiniz diyelim

biseysorucam
Bir kiracınız var. iyi bir şehirde ortalama üstü bir semtteki evinizde kiracı.birkaç sene önce yıllık peşin ödeyerek girmiş. Her sene yıllık peşin olarak anlaşmışsınız. İlk kira yenileme dönemi gelince yıllık ödemekte zorlanacağını ve aylığa çevirmek istediğini iletmiş siz de hiç zorlamadan anlayış
Bir kiracınız var. iyi bir şehirde ortalama üstü bir semtteki evinizde kiracı.

birkaç sene önce yıllık peşin ödeyerek girmiş. Her sene yıllık peşin olarak anlaşmışsınız. İlk kira yenileme dönemi gelince yıllık ödemekte zorlanacağını ve aylığa çevirmek istediğini iletmiş siz de hiç zorlamadan anlayış göstererek tamam tabii demişsiniz.
bugüne kadar hep yasal orandan artış yapmışsınız. fazlasını istememişsiniz.

son kira yenileme döneminde şunu öğreniyorsunuz,
adam size sormadan evi işyeri olarak gösterip kirayı vergisinden düşüyor. evin adresini ticari websitesinde izinsiz yayınlıyor.
emsal kiralar aynı yerlerde 14-15 civarında iken mevcut kiracı bunun 4te birini ödüyor. bu nedenle de değil sadece, ev sahibi o kirayla da kendi oturduğu kiralık evin kirasını ödediği ve evden çıkıp çok daha yüksek kiralı bir eve çıkmak ve bu kiranın en azından bir kısımını kira gelirinden karşılamak durumunda olduğu için iyikeştirme talep ediyor kirada gayet düzgün ve derdini anlatır şekilde.

kira artış döneminde bildiğiniz gibi yüzde 25 sınırı var konutlara, kendisi izinsiz olarak işyeri olarak göstermiş olmasına rağmen bunu ev sahibine hiç bildirmeden artış oranını net olarak maksimum konut sınırı olan 25% yapabileceğini. ev sahibi dilerse yasal yollara başvurabileceğini iletiyor gayet net bir şekilde.

Bu durumda ev sahibi olsanız ve elinizde tahliye taahhütnamesi olsa, bunu gönül rahatlığıyla devreye sokar mısınız?

Teşekkürler,
0
biseysorucam
(02.01.23)
Öncelikle, stopaj ve beyan etmeniz gereken bir işyeri kira gelirinizi var, içerideki adamın bunu beyan edip etmediğini öğreniniz .
Ben tahliye için gücüm yeter ise bir dakika beklemezdim
Olay ona döndü . Avukat ile görüşün , yapabileceğiniz en üst neyse , tahliye , icra hepsini yapsın .
0
dunyatuhaf
(02.01.23)
İyi niyet sınırlarını çoktan aşmış bence arkadaş. Bence bu saatten sonra yasal yolları aramak lazımdır.
0
roket adam
(02.01.23)
Gönül rahatlığı ile devreye sokarım.

Arkadaş civkini çıkarmış.
0
logisticsmanager
(02.01.23)
öncelikle evet direkt devreye sokarım. ikinci olarak devlet zaten kiraların düşük gösterilmesi elden alınması vs çok takık. konut olarak yapılmış kontratımı alıp internet sitesinin adres kısmı bilgilerinin çıktısıyla ev sahibi olarak gidip durumu izah eder bir dilekçe ile şikayetçi olurum.
0
naksidil
(02.01.23)
0,005 saniye bile rahatsızlık hissetmeden basarım taahhütnameyi. Gerçi belki önce maliyeye bildiririm durumu.
0
nawar
(02.01.23)
Tahliye taahhütnamesinin geçerli olması için kuralllar var bu arada. Eğer sözleşme yaparken yaptıysanız taahhütnameyi o zaman geçersiz oluyor. Kontrol edin de patlamayın.

Ama ben devreye sokardım.
0
zimbirik
(02.01.23)
Elinde tahliye taahutnamesi olmasa bile mesken icarethaneye cevrilmis hakli fesih icin dava acar cikartirsin.

Ki ben senin yerinde olsam 1 dk durmam.
0
kuzey li
(02.01.23)
(5)

kitaplığı duvara sabitleme

halis ayarci
nasıl yapılır, evde bir kitaplık var bir de kitaplığa sahip çalışma masası var, deprem olunca bunlar sallanmaya başlıyorlar, bunları kendim duvara sabitleyebilir miyim devrilmesinler diye
nasıl yapılır, evde bir kitaplık var bir de kitaplığa sahip çalışma masası var, deprem olunca bunlar sallanmaya başlıyorlar, bunları kendim duvara sabitleyebilir miyim devrilmesinler diye
0
halis ayarci
(02.01.23)
duvar için dübeller ve vidalar alacaksın. bir de şundan alacaksın. www.n11.com

sonra matkapla dalacaksın.
0
alperz
(02.01.23)
Köşebent tarzı bir şeyle kitaplığın en üst tarafından duvara vidalanabilir. Matkap ve dübel kullanma bilgisi gerekir.

www.hepsiburada.com
0
dede korkut
(02.01.23)
Matkap dübel ikilisi şart. Eğer kitaplığınızı delmek istemiyorsanız ya da delmeye müsait değilse, duvara matkapla açtığınız deliğe dübeli yerleştirdikten sonra arkası kanca şeklinde vida takıp kalın plastik kelepçe ile de duvara sabitleyebilirsiniz.
0
thracia
(02.01.23)
Herkes gerekli bilgiyi vermiş. Ben de gözden kaçabilen bir iki noktayı söyleyeyim. Rafı nereye sabitlediğinize dikkat edin. Alçıpan ya da kalın bir alçıya denk geldiyseniz o yer uygun değil.

Zincirlikuyu metrobüsü gibi istiflemediyseniz kitapları, kitaplık düşmese de kitap düşebilir. Önüne ufak bir parça ile bir nevi korkuluk yapabilirsiniz. Zincir ile bile olur. Bunlarla uğraşmak istemiyorsanız ağır kitapları alta koyun en azından düşen kitaplar can yakmasın.
0
nawar
(02.01.23)
Duvara sabitleme için L demir alırken, kitaplık veya dolabın duvara olan uzaklığını da hesaplayın
0
John Bloor
(02.01.23)
(13)

İş hayatında kafa rahatlığı

dissendium
Merhabalar. İşinizde bir bölümün sorumlusu olduğunuzu düşünün. Bu bölümde tecrübe kazanırsanız bir gün müdür olma şansınız var. Maaşınızın zamanla artma ihtimali yüksek. İşinizin mesleğinizle bağlantısı var. Böyle bir işi bırakıp kafanızın rahat olacağı bir işi tercih eder miydiniz? Bu iş üniversite
Merhabalar. İşinizde bir bölümün sorumlusu olduğunuzu düşünün. Bu bölümde tecrübe kazanırsanız bir gün müdür olma şansınız var. Maaşınızın zamanla artma ihtimali yüksek. İşinizin mesleğinizle bağlantısı var. Böyle bir işi bırakıp kafanızın rahat olacağı bir işi tercih eder miydiniz? Bu iş üniversitede okuduğunuz bölümle bağlantılı değil. Teşekkür ederim.
0
dissendium
(02.01.23)
Kafamın rahat olacağı işe bağlı. Mühendis kafasını çok köreltecek bir işse tercih etmeyebilirim. O işte uğraşacağım kesim de önemli.
0
sevilen progressive türkücü
(02.01.23)
Kafamin rahat olacagi bolum ne? Maas ne yan haklar ne?

Gecer miyidim gecebilirdim. Dediklerinin hepsini yaptim. Hayat standartlarimi saglayacak duz muhendislik isi bulsam bir dk dusunmem atlarim. Sorumluluksuz calismak buyuk lutufmus.
0
kuzey li
(02.01.23)
o kafa rahatlığının ömür boyu garantisi yok
maaşı düşük olur muhtemelen
ama günde 1-2 saat çalışmalık bir iş ise ve kalan zamanda yapacak bir şey bulurum diyorsan ne ala
ama kapalı ofis tarzı bir yerse sıkılman muhtemel
0
bir soru sorcam
(02.01.23)
bu is degistirme konulu 35. duyurun.
sen isten memnun degilsin ki zaten. yasin da genc henuz. daha yenisin is hayatinda. degistir gitsin. parasi iyi mi kafa rahayligi saglayan isin o kisim cok onemli? ya da bu isten ne kadar az. tolere edilebilecek bi azlik mi bu?
yaptigin isin diplomanla ilgili olmasi vs bunlar bize universitede ogretilen gereksiz bir sey. ona takilma. bu devirde ne is yapiyorsun degil, kac para kazaniyorsun onemli. hep de boyleydi gerci.
ben her zaman kafa rahatligindan yanayim ama para onemli o kadar da degil :)
bi de mudur olma sansin... sansin var evet. olasilik.. biri gelir sirf biriyle arasi iyi diye hopp mudur olur. emek verdiginle de kalabilirsin o yerde. unutma bunu da
0
Kittie
(02.01.23)
Ise bagli. Tansiyondan, sekere isi yuzunden sagligini tehlikeye atani cok gordum.
0
freedonia
(02.01.23)
Abi gene diyorum senin kafan çok karışık bak. Bir yola baş koyman lazım.

Bence sen kötü bir yerde çalışıyorsun ya da bu iş sana göre değil. Bu kadar kafa karışıklığı yasamak normal değil.

Bak ben zamaninda çok ünlü fmcgde çalıştim daha ilk haftadan bana göre olmadığını anladım ve sözleşme uzatmak istemediğim zaman isten ayrılırken acayip mutluydum çünkü stresten uyuyamaz olmuştum.

Sen de bu kadar dertliysen başka is bul gec. Şu an deli gibi çalışıyorum, stres var ama bir saniye bile aklımda soru isareti olmuyor bu is bana göre mi vs diye. Yani olay stres vs değil senin ne istediğin. Müdür olmaksa amacin buna göre plan çiz. Kafa rahatlığı ve stressiz hayatsa ona göre.
0
logisticsmanager
(02.01.23)
Kafamın rahat olacağı işteki rahatlık kriterlerine bağlı. Para, mesai saatleri, ulaşım, iş yerindeki insanlar uygunsa tatava yapmaz basar geçerim. O değil de @dissendium sen Kariyer.Net virali misin yoksa mutlu olduğun işi mi bulamadın?
0
nawar
(02.01.23)
Hepiniz haklısınız arkadaşlar. İş konusunda talihsizim. Çok şükür işim var, iş de buluyorum ama istediğim gibi çıkmıyor. Fabrikada mühendisim. Her gün 100 kişiyle konuşmak, bazen tartışmak bana göre değil. İnsan kaynakları gibi iletişim seviyesi biraz daha yüksek, kendi kendime çalışabileceğim bir alana geçmek istiyorum. Deneyip göreceğim.
0
🌸dissendium
(02.01.23)
burada çoğu insan yaptığı iş ile övünen beyaz yakalı, işten çok iş yerindeki politika ve dengeye kafa yoran insanlar artık hayatları bu olmuş. sen bu adamların kulağına zil çalıyorsun, çoğu memnun değil ama mış gibi yapıyorlar ve bu kabustan uyanmak istemiyorlar çünkü yıllarını verdikleri işlerini bıraktıklarında sahip oldukları çoğu şey kaybolacak ve boşluğa düşecekler. bu adamlar için kafa rahatlığı demek düzenli maaş ve ek haklar. yanlış yerde cevap arıyorsun.
0
marlonbranda
(02.01.23)
Hocam sen mühendis adamsın ne işin var İK ile falan, İK’cıları küçümsemiyorum hiçbir şekilde ama tek ayak üstünde gözün kapalı yaparsın o işleri sen. Pek geliştirici olmaz senin için ve 1 ayda sıkılır bunalırsın; mühendislik yapmak istemiyorsan da daha challenging işler kovala en azından.
0
vedatchilipeppers
(02.01.23)
marlonbranda +1
0
nothing in my way
(02.01.23)
Yani şimdi tanımadığı insanlar ve hayatları hakkında konuşmak bence baya saçma olay. Neyse...

Türkiye'de gereksiz bir herkesin müdür olmasi herkesin yükselmesi kafasi var. Misal ilk defa Fransa'da kariyer yapabilecek kafada olup "ben 8-16 calisirim, sonra hayatimi yasarim. Fazlasini istemem" diyen genç gördüm. Ama bunun sebebi Fransa'da yasamasi.

Türkiye'de bu herkesin yükselmesi baskisinin sebebi malesef para. Türkiye'de gelir uçurumu var. Ben çalışırken de vardi. Ben 2 bin alirken n+1 müdür 10 bin alirdi.
Benim su an calisanim 2300 falan alir, ben 3200. Benim müdür de alsin 4200. Bu noktada illa yükselmek zorundasın olayi yok ki herkes yükselmesin zaten, bu sebepten ortalik dandik müdür kayniyor. 2300 alan adam da araba alir, ev alir. Türkiye'de düz beyaz yakaya resmen nefes al yeter ortami var.

Türkiye'de hem kafanin rahat olduğu hem de hayatini gecindirecek iş kolay değil. Ben çalışırken belli yabanci firmalarda calisanlar böyleydi. 20-30 yıl ayni isi yapip emekli olurlardi, hayatlari da normal olurdu. Ama su an malesef öyle bir durum var ki dogru firma olmazsa cok geride kalırsin gelir olarak. Evet para icin yaşamıyoruz ama Türkiye'de de parasiz yaşanmıyor.

Mühendis olup kafanin rahat olacağı meslekler var. Ama misal satin alma istiyorsun ya, o o kadar rahat bir meslek değil ben sana söyleyeyim.

Ik rahat denmis, ben buna da gülerim. Türkiye'de ik'ci tanidiklarim var ve özellikle high turnoverli sıkıntılı yerde olursan sabah aksam adam aramakla, calisanlarla ugrasarak geçer ömrün. Goygoy ikcilar ben de gördüm ama goygoy satin almaci da gördüm.

Kafa rahatlığı önemli. Ama istediğin bu mu? Ben gerçekten çalıştığın yer ile alakalı olduğunu düşünüyorum. O yüzden çok radikal degisiklikler yapmadan önce firma değişikliği düşün.

Onun dışında üretim sana göre degilse, üretimden çık. Misal mühendis olarak product manager tarzı alanlara yönelmeye calisabilirsin. Bu da olmazsa rd tarzi olabilir. Ya da gene mühendis olarak proses taraflarına gecebilirsin.

Bu arada çalışmak güzel olsa para vermezlerdi. Çok da büyütmeye gerek yok, kariyer mi yoksa daha sabit/sakin hayat mi zamanla karar verirsin. Duyuru da bizi dinleme de tanımadığı insanlara laf atanlari da Çok dinleme.
0
logisticsmanager
(02.01.23)
bir bakima marlon +1. bu tip sorular kacinilmaz olarak "bak sana ne kadar doyumlu ve basarili kariyer yaptigimi anlatayim, biraz ilham al" cevaplari icin miknatis. buradaki insanlara ozel bir sey de degil, her ortamda olur. kotu niyet de yok aslinda ama sana faydali bir input degil bu. bak ben yaptim oldu veya arkadasim sunu yapti mutlu ornekleri istatistiksel olarak gercekci olmayabilir.

sorgulamak, arayista olmak kotu bir sey degil. ancak bu surekli yasadigin "acaba baska bir yerlerde daha mi iyi" hissinden bilincli olarak siyrilmazsan seni nereye gitsen takip edecek. Muhendislikten IK'ya gecsen ne olacak gelecegi goremedigimz icin bilemeyiz ama herhalde ihtimaller sunlar: %10 basarili olacaksin, yukseleceksin, hem parasi iyi olacak hem de zevk alacaksin. %90 duz beyaz yakali rutinine kisilacaksin, daha az para kazanip daha uyduruk bir is yaptiginla kalacaksin. IK, pazarlama falan gercekte televizyon dizilerindeki reklam ajanslari gibi bir party hard ortami degil. Guclu yanlarina odaklanmaktan ziyade gucsuz yanlarinin ustune gidip sartlarini iyilestirmen lazim.

kendini mesleki olarak 'downgrade' etmek buyuk ihtimalle tatmin getirmez. fabrikada calismak sevimli gelmiyorsa oradan basarili bir sekilde cikmanin yollarini ara.
0
hot potato
(02.01.23)
(4)

"çimlere basma x çimleri eziyorsun" tezahüratının tarihi

semaforo de medianoche
orada x yerine çeşitli isimlerin gelebildiği ve ardından da küfürle devam eden bir tezahürat var malum. bunu internette aratınca en eski yazılı kaynak olarak aralık 2005'te yazılmış şu forum mesajını buldum https://www.bodyforumtr.com/threads/en-kral-tezahuratlar.2176/ burada jardel'e arif'e falan s
orada x yerine çeşitli isimlerin gelebildiği ve ardından da küfürle devam eden bir tezahürat var malum. bunu internette aratınca en eski yazılı kaynak olarak aralık 2005'te yazılmış şu forum mesajını buldum www.bodyforumtr.com burada jardel'e arif'e falan söylendiği belirtiliyor yani 2001 yılında kullanılmış olması lazım. 2006 yılında yazılmış bir ekşi entrysinde de 92'de türkiye hollanda maçında söylendiği anlatılmış ama esprili bir entry biraz bu kısmı da şaka olabilir eksisozluk.com bir de gene 2005-2006 gibi meşhur recep ivedik skecinde kullanılıyor www.youtube.com bu bölümün tam yayın tarihini bulamasam da diğer yazıların da o zamanlar büyük sükse yapan bu skeçle aynı dönemden olması onları da biraz şüpheli hale getiriyor tabi.

benim internette bulabildiklerim bu kadar. bu tezahüratın ilk ne zamanlar çıktığını, kim için kimler tarafından söylendiğini bilen var mı acaba?
0
semaforo de medianoche
(02.01.23)
ismet arzuman için söylendiğini hatırlıyorum ben de. Zaten hafızamda da o şekilde yer etmiş.
0
administ
(02.01.23)
@administ kaç yılları oluyor hocam hatırlıyor musunuz?
0
🌸semaforo de medianoche
(02.01.23)
Benim hafizamda Revivo icin kullanildigi seklinde biliyorum gs taraftari arasinda, baska oyuncuya yapildigini dahi duymadim, bulundugum cevreden dolayidir buyuk ihtimal. Ortaokuldayim, sinifta gslilar cok soylerdi. Revivo 2000/2001 sezonunda yazin geldi. Ligin ilk yarisinda dogru duzgun top oynamadi, fiyaskoydu kaale alinip tezahuratta kullanilacak adam degildi:) ikinci yari acilmis epey de yardirmisti. O yuzden 2001 benim duydugum en erken tarih diye dusunuyorum. Tribuncu falan degiliz tabi oncesi vardir bilemem
0
freedonia
(02.01.23)
2002-2003 sırasında var olduğundan eminim. Hatta daha eski diye hatırlıyorum ben de. Daha eski olabilir ama duymamışımdır yaşım küçüktür o dönemler.
0
nawar
(02.01.23)
(9)

Saat seçimi

naksidil
Öncelikle merhaba, mutlu yıllar.https://www.lacoste.com.tr/urun/kadin-beyaz-saat-2001211-004/https://www.lacoste.com.tr/urun/kadin-pembe-saat-2001065-010/https://www.lacoste.com.tr/urun/kadin-beyaz-saat-2011069-004/ hangisi daha güzel? Ben 3.yü beğendim ama sayıların olmaması sonradan problem yaratı
Öncelikle merhaba, mutlu yıllar.

www.lacoste.com.tr

www.lacoste.com.tr

www.lacoste.com.tr

hangisi daha güzel? Ben 3.yü beğendim ama sayıların olmaması sonradan problem yaratır mı karar veremedim.

sizce hangisi?
0
naksidil
(02.01.23)
hocam kötü hepsi daha tasarım bir Swatch al daha iyi.
0
duyurukullanıcısı
(02.01.23)
3 evet daha güzel ama tamamen aksesuar olarak takacaksanız olur. saat diye takacaksanız ben tercih etmezdim
0
paintov
(02.01.23)
duyuru'da böyle saat beğenmeyen tiplere uyuz olurum ama bunların hepsi çok kötü gerçekten.
ha illa bunlardan biri olacaksa da 3 derim. akrep yelkovan filan neşeli şakalı olduğu için o da.
0
teritori
(02.01.23)
1 her seyle gider en temizi.
0
antikadimag
(02.01.23)
Ben o kadar kötü bulmadım saatleri. 3'e göre 1 daha güzel bence. 1 için seçilen görsel kötü olduğu için biraz kötü görünüyor.

Pembe kullanırım diyorsanız 2 de güzel.
0
pispinti
(02.01.23)
Yani hiçbiri seçeneği varsa onu, yoksa 2. saati seçerim ben. Yani beyaz da biraz iddialı ama Lacoste logosu fazla dikkat çekiyor.
0
nawar
(02.01.23)
Bence 1 güzel, bu kadar beğenilmeyecek saatler değil
0
bugisme
(02.01.23)
bence de 1 daha guzel.
0
65 derece
(02.01.23)
0
fakat
(02.01.23)
(3)

Wednesday dizisini izlediniz mi? (spoilerlı)

nundu
Son iki günde izleyip bitirdim, beğendim de diziyi baya keyif aldım. Bi tik geç kaldığım için malum tartışmayı şimdi yapıcam da..Bu dizi Harry Potter'a çok benzemiyor mu ya? Tim Burton sanki Harry Potter yönetmek çok istemiş de içinde kalmış gibi çekmiş bu diziyi. Çekimlere başlamadan önce sekiz fil
Son iki günde izleyip bitirdim, beğendim de diziyi baya keyif aldım. Bi tik geç kaldığım için malum tartışmayı şimdi yapıcam da..

Bu dizi Harry Potter'a çok benzemiyor mu ya? Tim Burton sanki Harry Potter yönetmek çok istemiş de içinde kalmış gibi çekmiş bu diziyi. Çekimlere başlamadan önce sekiz filmi maraton halinde izlediğine emin gibiyim hatta :d

Yani genel olay örgüsü, büyülü denebilecek ergenlerin gittiği okul, okulda 4 grup olması, ana karakterin kehaneti, anne babasının okulda tanışması, Ron gibi goofy ve korkak bi yancı arkadaş olmasını geçtim her bölümde bi iki ufak sahnede bu Harry Potter'da vardı diye hissettim hep.

Bi çırpıda aklıma gelen, thing'in polisin dikkatini dağıtmak için taş atmasında aklıma 3. filmde hippogrifi kurtarma sahnesi geldi. Son bölümde kötü adamın dirilmesi voldemort sahnesinin hemen aynısı, öldüğü sahnede küle dönüşmesi de ilk filmde Quirrell'ın öldüğü sahne direkt.

Yine kurt adamın canavara atlaması 3. kitapta Sirius'un Lupin'e atlaması gibi. Balo sahnesindeki dekorlar bile 4. filmdeki Yule Balosuna benziyordu.

Başka düşünsem kesin aklıma gelir ama bu kadar benzerlik çok tuhaf geldi. Ha ama dediğim gibi baya keyifle izledim diziyi yani rahatsız etmedi aksine Harry Potter sevgimi depreştirdi dhdhdhd

Bence Netflix ekibi çekerken şey dedi, bu gerizekalı WB Harry Potter gibi bir markadan düzgün faydalanamıyor. Biz bu okulda geçen fantastik dizi pastasına girelim, hem de Addams Family nerdeyse 80 senelik bir marka. Çalıntı da diyemezler. Yani böyle düşündülerse takdir de ediyorum, Harry Potter markasını değerlendiremeyenler utansın dhdhdd

Yazarken aklima geldi mesela Wesnesday'in yaşadığı visionlar da Harry'nin Voldemort'un zihnine bağlı olması ile düşünseli arası bir şey.

Siz izlediniz mi, sevdiniz mi diziyi?
0
nundu
(01.01.23)
Aynen senin gibi düşünüyorum,bizim gibi düşünen bayağı bir insan var.

vm.tiktok.com
0
duptıs
(01.01.23)
Çok fazla benziyor bence de. Daha fazla nokta vardı sanki hatta.


Bu arada ben ilk bölümleri beğendim ama son bölümler standart Amerikan ergen dizileri gibi. Gençlerin oyunculukları da kötü.
0
nawar
(01.01.23)
www.eksiduyuru.com

tutmuş şeylerin tekrar kullanılmasına klişe deniyor işte. Ki işe yaradığı için farklı dizilerde filmlerde tekrar tekrar kullanılıyor. İnsanlık binlerce yıldır benzer yollarla hikaye anlatıyor, bunun üzerine kitap bile var (hero's journey, hero with a thousand faces) Ortam tasarımı vb. konularda referans almış olabilirler ama şu da var, ben İskoçya'ya gittiğimde çok hayal kırıklığına uğramıştım (ve aynı zamanda büyülenmiştim) çünkü çocukluğumda Harry Potter izlerken "vay anasını ne dünyalar yaratmışlar" düşüncemin aslında yanlış olduğunu anladım. Adamların tarihi öyle zaten. Gerçekten öyle şatolar, katedraller var. Harry Potter da bir yerden aldı.

sığ bakarsak:
preview.redd.it

ek olarak, her yeni nesil önceki eserleri izlemediği için tekrar tekrar yapma şansı doğuyor. Marvel filmlerinin sürekli reboot etmesi gibi. Harry Potter da başka şekilde tekrar dönecektir çünkü 2000+ doğumlular onu izlemedi, Wednesday izlediler.

edit: ben eğlenceli buldum. Stilize - güzel bir iş olmuş. Hatta Netflix'in yaptırdığı nadir iyi işlerden.
0
nhk ni youkosu
(02.01.23)
(10)

"Zammı marketler yapıyor." söylemi bilimsel mi?

ya ben lan neyse
fiyatları piyasa belirlemiyor mu? marketler zam yapsa bile biri çıkıp ondan daha ucuza satacaktır illa ki.
fiyatları piyasa belirlemiyor mu? marketler zam yapsa bile biri çıkıp ondan daha ucuza satacaktır illa ki.
0
ya ben lan neyse
(31.12.22)
Bilimsel bir yönü yok, cehaletin vucut bulmuş hali olan AKP savunucuları tarafından ortaya atılan ve inanılan bir söylem.
Gerçekler için tarım kredi marketler ile diğerlerini karşılaştıran sitelere bakın
0
neymis
(31.12.22)
yağmuru bulut yapıyor demek gibi bir şey.
0
AlsterWasser
(31.12.22)
piyasa dediğiniz nedir ya da kimdir. onu söylerseniz ona göre cevap vermek mümkün
0
sert siyah krom
(31.12.22)
zam yaptığı söylenen şirketlerin hepsi borsada, yani halka açık, yani bilançoları herkese açık şirketler. bütün alım, satım ve maliyetleri ortada. buna rağmen böyle şeylere inanacak bir halk olduğu için istediklerini söylüyorlar. ayrıca böyle bir rekabet ortamında, bırakın zammı, herkes daha ucuza nasıl satabilirimin peşindedir.
0
crimson king
(31.12.22)
yakıt, personel, elektrik giderleri vs. cirosunda çoğunluk değil
direk zammı yapıştırmaları fırsatçılık
ama yıl içerisinde ne olacağı belli değil bu sebeple düşük zam yapıp riske girmiyorlar

zaten herkes ucuz buldu mu stok yapıyor
0
bir soru sorcam
(31.12.22)
"Zammı marketler yapıyor"un doğru olan TEK kısmı şu. Stoklarını yenilemek için mevcut enflasyonda ön gördükleri şekilde fiyatlama yapmaları gerekiyor. Ürünleri aldıkları zamanki fiyata ya da o ayın bütçesine göre satarlarsa stoklarını yenileyemezler. Onun dışında "1 kilo kaşar aslında 50 tl, marketler 150 tl'ye satıyor" diyen akp'li ekonomisttir(!).
0
nawar
(31.12.22)
private label hariç, markette satılan HİÇBİR ŞEYİN fiyatı marketler tarafından belirlenmiyor. ürünü üreten/ithal eden her neyse firma tarafından belirleniyor. marketler satış fiyatı veya alış fiyatıyla değil ciro üzerinden % olarak para kazanırlar.

X firması, gidip markete diyor ki benim ürünümü 100 lira satış fiyatıyla rafına koy. market de diyor ki koyarım ama % şu kadar prim alırım. olay tamamen bundan ibaret. marketler fiyatların artmasını değil bilakis düşmesini ister çünkü müşteri kitlesini kaybeder. o yüzden X firması arkasında rasyonel sebepler olmadan çok fazla zam yapmaya başlarsa market o ürünü satmak istemeyebilir çünkü rafında tüketicilerin yani bizlerin fiyatından dolayı tercih etmeyeceği bir ürün bulundurmuş olur. boş yere rafını işgal ettirir yani.

büyük üretici firmalar @nawal'ın yazdığı gibi stokçuluğa da izin vermez. çünkü o firmalar hangi markette kaç günlük stokları var onu takip ediyor zaten. fiyat artışı yapmadan önce yüklü satış yapmazlar o yüzden marketlere. geçmiş trende bakarlar, market ayda ortalama 10 bin adet ürün aldıysa, 15 gün sonra da zam planlanıyorsa o markete 5 bin tane ürün verirler.
0
selimcigimisik
(01.01.23)
@selimcigimisik "X firması, gidip markete diyor ki benim ürünümü 100 lira satış fiyatıyla rafına koy." demissin. Hocam boyle bir olay yok. Uretici markete su fiyattan sat diye dikte edemez, kaca satacagini market (dolayisiyla piyasa) belirler. Sadece istisna price markli (uzerinde fiyat yazan urunler vardir) uretici uretirken amabalaja fiyat basar, markette de o fiyattan satilir. Cogu zaman da bunlar koordineli olur. Atiyorum Bim'in satin almadan sorumlu adami, Ulker'e der bana 2 lira satis fiyatli price markli gofret yolla. Uzerinde price mark olan urunler de cogu zaman indirim, promosyon urunlerdir, marketin kari cok dusuktur. Uretici marketin satin almasina fiyatlarini bildirir, muzakere ederler, sonra fiyat anlasmasi yaparlar, mali aldiktan sonra fiyatlandirma marketindir. Biskuviye, cikolataya 60%, 70% kar koyarsin, peynire 30,40%, sigarada 8, 10 vs her urunun asagi yukari bellidir kar orani. Bunlari piyasa belirler. Ha tabi marketler kendi aralarinda anlasiyorlar, etik olmayan isler donuyor su urunde x'in fiyatin altina inmeyelim falan centilmenlik anlasmasi vs gibi yari dogru, yari komplo olaylar vs de vardir muhakkak. Devletin devreye girmesi lazim, tekellesmeye engel olmasi lazim. Arkadasin sorusuna gelirsek zammi marketler yapiyor olayi tamamen safsata. herseye zam gelmis, dolar, petrol, enerji fiyatlari ucmus, ki bu adamlar sube kapatmaya kuculmeye gitmiyor, cok takdir edilmesi gereken bir olay. Ben yonetici olsam sube azaltimina giderim, isci cikartirim, cok yakin mesafede ayni marketin subeleri var
0
freedonia
(01.01.23)
zammı marketler yapıyor olsa serbest piyasada şöyle bir durum olurdu. A marketi B marketi ile rekabet edebilmek için fiyatını daha aşağıya çeker ve sürümünü arttırırdı. düşen piyasada diğer marketler de hayatta kalmak veya piyasadaki hacimden faydalanmak için fiyatlarının buna göre düzenlerdi. bir süre sonra "zam yapan marketler" mal satamaz olurdu.

piyasadaki tüm marketlerin gizlice buluşup, anlaşıp ortak karara varıp zam yapmaları da mümkün olmadığına göre zammı marketler yapmıyor. marketler girdi maliyetleri, enflasyon, işçilik, elektrik, kira gibi maliyetleri de katarak karlılığını sabit tutmaya çalışıyor.
0
orpheus
(01.01.23)
anlaşmalı fiyat belirleme ve kendisine ait alt yükleniciler yoluyla karlarını düşük göstermeleri mümkün
0
bir soru sorcam
(01.01.23)
(6)

50 bin kişilik bir Moğol ordusu

eksimeksi
150 bin nüfuslu bir anadolu şehrini zaptedebilir mi? Polis var asker yok. Yerel halk da kendini silahlarla korumaya calisacak. Moğollar ok, mızrak vb. ile savaşıyor.
150 bin nüfuslu bir anadolu şehrini zaptedebilir mi? Polis var asker yok. Yerel halk da kendini silahlarla korumaya calisacak. Moğollar ok, mızrak vb. ile savaşıyor.
0
eksimeksi
(31.12.22)
10 bin tanesi yeterli olur. 50 bin gereksiz masraf olur
0
deer hunter
(31.12.22)
barutlu silah varsa yerel halkta keklik gibi avlarlar moğolları.
0
xrated
(31.12.22)
50 bin gereksiz masraf olur. Yerel halkta mitralyöz olmadıktan sonra. hatta ordu "bu şeytan icadı" korkusu ile dağılmazsa, mitralyöz olsa bile.

150 bin nüfus, savaşabilecek 150 bin kişi demek değil zaten. Kaldı ki eğitimsiz, disiplinsiz ve yeterli ekipmansız kalabalık orduların disiplinli ve tecrübeli daha küçük ordulara kaybetmesi çok eski zamanlardaki göğüs göğse çarpışmada bile defalarca yaşanmış. 2000 yıl önce yaklaşık 10 bin kişiden oluşan Roma ordusu (ki askeri gücünün zirvesi değil, Ada'dan geri çekilme dönemi) Boudica'nın bazı kaynaklara göre 15 bazı kaynaklara göre 20 katı (hadi biz düşükten alalım 10 katı) büyüklüğündeki ordusuna yok etmiş. Yok etmiş diyorum bak sadece yenmek değil.

Bir başka örnek de yine Moğollar ile Harzemşahlar arasında geçiyor. Hem de orada 50.000 kişi bak. Harzemşah 150 bin'den fazla ama.
0
nawar
(31.12.22)
Aklıma 300 Spartalı filminden bir sahne geldi, hani bir noktada buluşuyorlar savaşa gitmek için. Bir taraf 300 tane asker, diğer tarafta sayı çok daha fazla ama çiftçi, esnaf vs toplayıp getirmişler.

Spartalı kumandan "ben 300 tane asker getirdim, sen hiç asker getirmemişsin" gibi bir şeyler söylüyordu.

Sahne şöyleydi ;

lk.tc

Yani 150.000 nufuslu yerel halktan kaç tanesi savaşmayı bilen asker? Önemli olan bu aslında.
0
John Bloor
(31.12.22)
Savaşları ordular değil, komutanlar kazanır. Komutanların da daha önceden eğittiği ve organize ettiği orduya ihtiyacı vardır.

Sivil halkın bu anlamda bir komutanı ve daha önceden eğitimi ve gayrinizami harp teşkilatlanması yoksa eninde sonunda istilacı ordu kazanır.

Ancak halkın karşı koyma kararlılığı bir insanı bir sivrisinek bulutunun rahatsız etmesi kadar rahatsız edicidir.

Bu rahatsız edicilik 2. Dünya savaşı Yugoslavyasında istilacı Alman ordusuna kök söktürmüştür.

Aynı şekliyle Osmanlı, Sırbistan'da hakimiyeti hiçbir zaman sağlayamamıştır.
0
Mirket
(31.12.22)
medieval total war deneyimlerime göre peasant'lar, karşılarında 5'te biri kadar bir ordu olsa bile çabucak dağılıp kaçıyorlar.
0
bohr atom modeli
(31.12.22)
(29)

sirket aracı mı, para mi ?

the junior jr
merhaba, çalıştıgım bankada terfi ettim ve şirket aracı almaya hak kazandım. ancak diğer bir opsiyonda nakit almak. opsiyon 1- şirket aracı:mercedes a200opsiyon 2 - aylık 15k brüt nakit araç ödeneği, ayda 200 lt benzin desteği, hgs. kasko ve mtv bana ait. mevcutta aracım var (nissan micra)hangi opsi
merhaba, çalıştıgım bankada terfi ettim ve şirket aracı almaya hak kazandım.
ancak diğer bir opsiyonda nakit almak.
opsiyon 1- şirket aracı:mercedes a200
opsiyon 2 - aylık 15k brüt nakit araç ödeneği, ayda 200 lt benzin desteği, hgs.
kasko ve mtv bana ait.

mevcutta aracım var (nissan micra)

hangi opsiyon mantıklı sizce ?
0
the junior jr
(29.12.22)
şirket aracı alırdım ben olsam.
0
sta
(29.12.22)
kesinlikle sirket araci.
0
antikadimag
(29.12.22)
Şirket aracı alır, kendi aracımı satar parasını döviz yapardım
0
kisa
(29.12.22)
2'yi seçerdim ben.
0
dissendium
(29.12.22)
Şirket aracı için şöyle de düşünmen lazım.

Muayenesini sen yaptırmayacaksın
Yaz kış lastik değişimi ile sen uğraşmayacaksın
Sigorta kasko düşünmeyeceksin
Yakıt alırken taşıt tanıma ile alacaksın ve arabadan bile inmeyeceksin
Araba bozulsa ikame araç şak diye gelecek, sigorta şirketi ile filan muhattap olmayacaksın
Gibi gibi bir dünya angarydan kurtulacaksın.

Bu yüzden şirket aracı
0
teritori
(29.12.22)
Net şirket aracı.

İşe git gel yaparken neden aracın yıpransın? Neden iş yerinde hasar görünce sende kalsın? Neden kış-yaz lastiği derdim olsun? Neden onarım sorunum olsun? Neden kaskom olsun? Neden yakıt derdim olsun? Neden bir takım diğer şeyler? En güzel araç şirket aracı.

Şirketin Renault Clio'su > Benim Mercedes A200'üm

@the junior jr yeni yazı yazmadım, güncelledim. Sildim o kısmı. Bu arada ayda ne kadar harcıyorsun gidip gelirken?
0
nawar
(29.12.22)
Ben parayı seçerdim. Kendi arabamdan memnun değilsem de satıp onu peşinat yaparak kredi ile yeni bir araba alırdım.
0
perferil
(29.12.22)
@nawar 200 tl değil, 200 litre
0
🌸the junior jr
(29.12.22)
Sirket araci +1
0
kuzey li
(29.12.22)
Arabada marka takıntın yoksa parayı al. Uzun vadede çok daha karlı çıkarsın.
0
roket adam
(29.12.22)
Kişiye göre değişir;
Araba takıntısı olan biriyseniz birinciyi seçerken umrunda olmayan biriyseniz ikiyi secersiniz ve gelen parayla istediginizi yaparsınız.

Misal net 10-11 bin lira ayda. 500 Euro gibi bir şey. Bu para ile her ay bir yurt dışı gezisi bile yapabilirsiniz yatırım yapmasaniz bile.

Birinci seçenek bu arada sadece iste kalırsanız var. Diyelim 1 sene sonra ayrildiniz; birinci secenekte elde kalan sıfır. Belki iste sizin arabayi satarsaniz onun sigorta, vergi vs tasarrufu.

Ikinci secenekte 120-130 civarı net para yapar hiç yatirim yapmasaniz bile.

Ben olsam iki yaparım ama kişiye bağlı.
0
logisticsmanager
(29.12.22)
Micra'yi satar, 3 yillik 400bin kredi cekip gelen parayi krediye baglar arabayi yenilerdim.
0
brkylmz
(29.12.22)
@nawar 100-150 litre arası harcıyorum ayda.
0
🌸the junior jr
(29.12.22)
Aracimi asla satip döviz yapmazdim. Doviz para kazandkrmiyor.
0
stavro
(29.12.22)
net olarak 2. aracın modeli yükseltirdim.
0
signore
(29.12.22)
Şirkette uzun vadede kalmayı düşünüyorsanız 2, 1-2 sene içinde çıkmayı düşünüyorsanız 1.
0
yercekimini kendine ceken adam
(29.12.22)
Karar verirken, aylık 15k brütün seneye ne kadar artacağını da düşünmek gerek. Maaş artışıyla paralel mi artıyor? Artı, şirkette devam etmeyi planlıyor musunuz?
Elinize geçecek yıllık net araç yardımı - kasko - hgs vs çıkarttığınızda geriye ne kalıyor? Çıkan miktar ve kullanımınıza bağlı araçtaki yıpranmayı da düşünerek karar vermek daha iyi olur.
0
efx
(29.12.22)
maddi durumunu bilmeden buna yanıt veremeyiz. 2-3m birikmişin vardır, başka gelirlerin vardır ayda 15K hayatında büyük fark yaratmaz o zaman şirket aracı.

ama şimdiki aracın micra olduğuna göre bu düşük ihtimal. ben 15K aylık ödemeyi alır. micrayı satıp üstüne krediyle focus, civic, jetta vs. orta ayar bir araca geçerdim. aylık 15k gayet araç ödemesine ve kasko vs masrafına yeterli. 2-3 sene sonra elinde o günün parasıyla belki 1-1.5 milyonluk birikimin olur.
0
orpheus
(30.12.22)
Arabanı satıp yeni araç için peşinat yap, ödenek ile de krediyi öde. Niye çöpe atasın parayı? Yakıtı da her türlü karşılıyorlar işte.

Alacağın arabanın başına bir iş gelmeze birkaç sene sonra kredisini şirketin ödediği ve sana ait olan bir araç olacak elinde. İlk seçeneği seçersen elinde hala Micra ya da ona eşdeğer bir para olacak.

Ha 1. opsiyonu seçip Micra'yı da satıp o arabanın parasıyla daha fazla gelir elde edebileceğin bir yatırım yapabileceksen onu da düşünebilirsin. Değilse 2 mantıklı.
0
synesthesia
(30.12.22)
ben 2'yi secip ibkr gibi platformlardan abd borsasina yatirim yapardim o parayla. uzun vadeli yatririm, rasgele al sat hergeleligi degil. benim icin mercedes ila nissan arasindaki farkin hic onemi yok. araba, ozellikle sifir araba da yatirim degil. nokta.
0
hot potato
(30.12.22)
İşin ağırlıklı bankadaysa parayı al tabi ki.
Yok işin sürekli dışarıda müşteri ziyaretiyse o zaman arabayı seç.
Çok kafa yormaya gerek yok bence.

Hatta ben olsam kendi arabamı kiralardım bile. Yapan tanıdıklarım oldu zamanında, ev kirasına yakın para kazanıyorlardı. Böyle araçları değerlendiren filolar var.
0
azzlack
(30.12.22)
Ayrıca şunu da ekleyin; cevaplarda “sigorta kasko lastik” vs denmiş de. Bunları zaten yine yapmak zorunda kalacaksın, şirket aracı kullansan dahi.
0
azzlack
(30.12.22)
Terfiniz hayırlı olsun. Normalde Mercedes A200 şirket aracı çok cazip görünüyor ama aylık ödeneği seçmek finansal açıdan daha mantıklı.
0
pispinti
(30.12.22)
Öncelikle tebrikler.

15k güzel para ancak 1 yılda araç giderlerinin 3 katına çıktığına unutmayın. Geçen sene 1x TL olan araç bugün 3x TL. 1x TL oan kasko 3x TL. Tamiri vs her şey 2-3-4 katı.

Bunu göz önünde bulundurarak karar verin. Bugün 5-6 bin TL olan araç masrafınız, önümüzdeki yıl 15 bin TL olabilir.

Ancak yarın, bir gün 3-5 bin TL'de ben cebimden harcasam, sıkıntı olmaz bana diyorsanız, parayı seçin.


.
0
kartallar yuksek ucar
(30.12.22)
opsiyon 2
0
gabe h coud
(30.12.22)
Benzer bir durumda benzin desteği olmamasına rağmen allowance alıyorum. 15K brüt ile şirketten araç kiralamış olacaksınız aslında olan bu. Ben aracımı yükseltip kendi aracımla devam ettim. Hem İstanbul'da araç kullanmayı sevmiyorum hem de çevresel kaygılarım var. Az araç kullanmaya çalışıyorum.
0
ned flanders
(30.12.22)
Yukarıda yazılanlar artılarına ilaveten bir yere gittiğinizde mercedes ile gitmek başka micra ile gitmek başka itibar açısından. devir ye kürküm ye devri. Aracı satıp altın alırdım ben.
0
naksidil
(30.12.22)
uzun yıllar çalışmayı düşünüyorsanız şirket aracı
1-2 seneye kaçarım derseniz para
0
bir soru sorcam
(30.12.22)
arabaniz masrafsiz bi arabaysa, parayi alip TL'de tutmamak mantikli
0
icim urperiyor
(30.12.22)
(7)

manuel vites diye araci degistirmek mantikli mi?

ala09
Salom salomarac bana ait degil ailemin. hic sehirici ulasima uygun degil arti manuel yokusta kaydiriyor boyle trafikte falan yoruluyorum bazen. acaba ustune 80-90 ekleyip otomatik yapsam parami cope atmisim gibi olur mu sonucta araba yine bizimkilerin olacak. ama benim tarzima daha uygun bir sey al
Salom salom
arac bana ait degil ailemin. hic sehirici ulasima uygun degil arti manuel yokusta kaydiriyor boyle trafikte falan yoruluyorum bazen. acaba ustune 80-90 ekleyip otomatik yapsam parami cope atmisim gibi olur mu sonucta araba yine bizimkilerin olacak. ama benim tarzima daha uygun bir sey alabiliriz bence. he bir de babamin duygusal bagi biraz kopmus olur diye dusunuyorum ne dersiniz? simdiki kullanimdan cok farkli olmaz sadece bazen kasiyor beni
0
ala09
(28.12.22)
mantıklı. manuel arabalar yavaş yavaş siliniyor. otomatik hem satması kolay hem daha az değer kaybediyor. hem de kullanım kolaylığı var.
0
jelly bear
(28.12.22)
alışkanlık meselesi. 3-4 senede bir sıfır araç almama rağmen ben hiç otomatik araç sürmedim, 80-90 bin fark için otomatik tercih etmezdim.
0
Erestor
(28.12.22)
Kesinlikle mantıklı. Hem konfor hem de değer açısından. Kurtulun artık manuel arabadan.
0
pispinti
(28.12.22)
80-90'a kazanacağınız konfor farkına değer bence.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(28.12.22)
yıl olmuş 2023 hala ne manuel vitesi
0
astronom bey
(28.12.22)
İstanbul'da yaşıyordun değil mi? Beklediğin kabahat. Sat gitsin. İstanbul'da zorunlu haller ya da klasik model olanlar dışında manuel araç kullananın kendine sevgisi ve saygısı yoktur. Arada ne kadar fark olacağı ve ne alacağınız belki değişir ama artacak olan yaşam kaliten için değer.

Sat. Sat gitsin. Beklediğin kabahat. Hala koymadın mı satılığa? 21. yüzyılda...
0
nawar
(28.12.22)
mantıklı.
0
paintov
(28.12.22)
(5)

Bir Kurtlar Vadisi Sorusu (Gerçek hayatta ne kadar tutarlı?)

put it in your appropriate place
Yüz değiştirip mafyaya sızmayı ayrı tutuyorum.Merak ettiğim Kurtlar Konseyinin gerçekliğidir en çok? Cinayetlerden, uyuşturucudan, lojistikten vs sorumlu üyeler. Hesap verdikleri ve karar mercii olarak bir baron. Aykırı bir durumda üyenin infaz edilmesi.Örnek olarak dizide Nasibim-1 ve Şanslı-S Olay
Yüz değiştirip mafyaya sızmayı ayrı tutuyorum.

Merak ettiğim Kurtlar Konseyinin gerçekliğidir en çok? Cinayetlerden, uyuşturucudan, lojistikten vs sorumlu üyeler. Hesap verdikleri ve karar mercii olarak bir baron. Aykırı bir durumda üyenin infaz edilmesi.

Örnek olarak dizide Nasibim-1 ve Şanslı-S Olaylarının Gerçek hayatta karşılığı Kısmetim-1 ile Şanslı-S olaylarıdır.

KV, ne kadar tutarlı?
0
put it in your appropriate place
(28.12.22)
İlk bölümde ölen Barış Bulmaz da Pervin Buldan'ın eşi Savaş Buldan. Böyle isimler, göndermeler ve benzerliklerle dolu ilk 56 (hadi senin için 97) bölüm. Genelde tek karakterden ziyade birkaç karakteri birleştirme ya da birkaç karaktere bölme de oluyor ama.

KV'nin bu kadar kör göze parmak sokması çok büyük bir başarı. Dönemin en iyi dizilerinden o sebeple. Gel gör ki sonda uzayan her şey gibi cıvıma sonra amacından tamamen çıkma, üstüne de iktidar propagandası olma yoluna gidebiliyor.
0
nawar
(28.12.22)
Yanlış hatırlamıyorsam konsept danışmanı Soner Yalçın, yazdığı kitapları ve bu konular hakkındaki bilgisi ve tecrübesi aşikar.

Senaryoda neredeyse her karakterin gerçek hayatta bir karşılığı var, gerçekten çok iyi bir senaryo.
0
John Bloor
(28.12.22)
@nawar, evet tek karakterden ziyade birkaç karakteri birleştirme ya da birkaç karaktere bölmeyi duymuştum.

@John Bloor; Evet, Soner Yalçın'dı knspet danışmanı.

Yani; gerçek hayatta nasıl oluyor cidden çok merak ediyorum. Asla öğrenmeyeceğiz tabii. Dizideki gibi konsey toplanıyor mu acaba? Karar verme süreci nasıl gerçekleşiyor?
0
🌸put it in your appropriate place
(28.12.22)
bizler elbette bu işlerin içinde olmadığımız için net bilemiyoruz ancak bazı şeyler söyleyebilirim:
düşünün ki elinizde atıyorum 20 veya 50 karakter var bunların bazı özelliklerini kesip kesip belli modeller yaratmışsınız, başta öldürülen barış bulmaz (savaş buldan), önder zülfü koşal (ömer lütfü topal) gibi karakterler dışında şu şudur pek diyemiyoruz, diyebilsek de sadece esinlenme olarak çıkıyor yani çakır direkt alaaddin çakıcı'dır diyemeyiz, bazı benzer şeyleri yapıştırmışlar ama yüzde yüzde düzeyinde kalıyor. %60 alaaddin çakıcı vs. gibi. Mesela Baron veya Polat için kesinlikle şudur diyemiyoruz çünkü tamamen eklektik hayali karakterler.
Konseyde de biraz bu eklektik olay mevcut yani "konsey" dediğiniz adamlar bir evde toplanıp "çakır çok ileri gitti", "şu bizim uyuşturucu işi ne olacak" falan diye konuşmaz. orada da bir zipleme ve karıştırma durumu mevcut çünkü öyle olunca daha çarpıcı ve daha basit oluyor. dizi de başlarken her şeyin arkasında bu konsey var gibi gösterildi ama daha sonra ikinci dizi başlarken, "bunun üstü öyle bir konsey var ki her biri birer karahanlı, bizim çökerttiğimiz sadece karahanlının konseyiydi" gibi bir şeyler dediler, sonra next next derken önü alınamadı zaten, ben de ilk bir iki bölüm dışında izlemedim ama görünüyor yani gidişat falan.
yani biraz karışık anlattım ama olayı şöyle söyleyeyim, bazı insanlar vardır kendisini derin devlet gibi gösterir, çok gizemli şeyler vardır gibi anlatır oysa ki o kişiler sadece çetedir, öyle anlattıkları gibi bir derinlikleri yoktur. bu tür durumlarda gerçekten kelli felli adamlar oturur yaw şu teslimat noldu diye konuşur.
bazı insanlar da vardır adamın mesela sanat galerisi var tamamen sallıyorum ve bu işi yapıyor, öte yandan toplandığı adamlarla bu konuları değil de daha üst düzey, politik, business tarzı şeyler konuşup ellerini kesinlikle kirletmiyorlar. bir kitapta vardı işte yabancı bir ülkenin meşhur mafyası var en tepedeki adam saygın bir tarih profesörü. görseniz bu adam ne alaka dersiniz. adam elini kesinlikle kirletmez. o işi yapanlar da o adamı tanımaz zaten.
dizi bu ikisini harmanlamış. yani dizideki haliyle bir gerçeklik payı yok diyebiliriz.
0
ckisc
(28.12.22)
Konsey olduğunu sanmıyorum, çünkü şu anda (malum kişi ve aile efradı dahil) herkes kendi çapında bir baron.
Siyasiler ve siyasilerle bağlantılı en az 1000 tane baron vardır. Bunların hepsinin etrafında 10 yakın kişi olsa, onlarında yakınlarında 100'er kişi olsa mafya konularıyla alakalı bir milyon kişi olur. Ve hemen hemen herkes aynı işleri yaparlar. Çünkü racon kalmadı, memleketcilik kalmadı. Atıyorum Urfalılar otopark işine hakim, sivaslilar çek senet olaylarına bakıyor durumları biri. Herkes her şeyi yapıyorlar. Yeter ki ucunda para olsun. Çakışma durumunda da haberlere konu oluyorlar zaten; "aracında silahlı saldırıya uğradı" tarzında.
0
etna
(28.12.22)
(10)

Yılbaşında ara sokaklarda alkol çevirmesi olur mu

condom kurşunu
İstanbul bağdat caddesi-minibüs caddesi civarı için
İstanbul bağdat caddesi-minibüs caddesi civarı için
0
condom kurşunu
(28.12.22)
Olur. Oldu, olacaktır da
0
teritori
(28.12.22)
olur, ehliyet gider 6 ay. bir sürü para cezası falan. kaza yapsanız biri yaralansa bir şey olsa, biri yola atlasa bile siz tamamen suçlu olacaksanız. en iyisi alkollü araba kullanmamanız.
0
wonnka
(28.12.22)
Caddede klasik bostancı sahilde ve Caddebostan’da olur.
Minibüs yolunda da kesin olur.

Ama caddenin ve minibüs yolunun ara sokaklarında olmaz.

Bin taksiye uğraşma hiç. Hem sen rahat et hem diğerlerini tehlikeye atma.
0
azzlack
(28.12.22)
"ara sokaklarda olmaz" ifadelerine güvenme.
2018 yılbaşında hamam sokakta çevirmeye girdik.
iyi ki alkollü araba kullanmayacak kadar olgun, karakterli ve bilinçli birisiyim de bir sıkıntı yaşamadım.
0
teritori
(28.12.22)
Olur. Oluyor. Hatta umarım daha sıkı olur. Alkollü sürücü sorunu hatta özellikle yılbaşında sarhoş şoför terörü bitene kadar artarak denetlenmeli.

Yılbaşında taksi bulursunuz bence. Belirli saatler arası herkes kısa mesafe gider zaten diye tahmin ediyorum.

@teritori +1
0
nawar
(28.12.22)
alkollü araba kullanmayın.
0
jelly bear
(28.12.22)
alkollü araba kullanabilirsiniz yeter ki arabayı alkollü kullanmayın.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(28.12.22)
teksas'ta otoyollarda "drink and drive go to jail" yazardi bize de lazim bu tip uyarilar bence.
0
bay b
(28.12.22)
Kesinlikle olur. Hafta içi bile yapıyorlar bu ara çevirmeyi. Özellikle önce ana yola koyuyorlar uzaktan görünsün diye, sonra ilk çıkıştan kaçıyorsun çat orada da çevirme oluyor.
0
roket adam
(28.12.22)
Olmaz mi zaten butce acigi tavan. Nasil kapanacak bu aciklar. Hem de zamli tarifeden gecer 12 den sonrasi.
0
kuzey li
(28.12.22)
(7)

İlk defa evimizi kiralayacağız ne yapmak gerekir?

kanasla intihar eden adam
tarihte ilk defa kendi evimizi kiraya vermek istiyoruz. ne yapmak gerekiyor? evin fotoğraflarını ve videosunu çektim şimdi kendim uğraşmak istemiyorum emlakçıyı arayıp gelmesini mi istemem gerekiyor ? yoksa kendim gidip emlakçının kapısını mı çalmam gerekiyor?emlakçıya karşı dikkatli olmam gereken b
tarihte ilk defa kendi evimizi kiraya vermek istiyoruz. ne yapmak gerekiyor? evin fotoğraflarını ve videosunu çektim şimdi kendim uğraşmak istemiyorum emlakçıyı arayıp gelmesini mi istemem gerekiyor ? yoksa kendim gidip emlakçının kapısını mı çalmam gerekiyor?

emlakçıya karşı dikkatli olmam gereken bir husus olabilir mi? birden fazla emlakçıda evimin ilanları olabilir mi?
0
kanasla intihar eden adam
(27.12.22)
Fotoğrafları emlakçı çekecektir.
Mecbur kalmazsanız emlakçı ile anlaşma imzalamayın, sözle yapın anlaşmayı.
Emlakçıya "başka emlakçılara da vereceğim" şeklinde en baştan söyleyin.

Evin camında hangi emlakçının ilanının yapıştırılmasını istiyorsanız o emlakçıya gidin önce.

Birkaç emlakçıyla çalışmak yerine ilk gideceğiniz emlakçıya "şu kadar gün kiralanmazsa başka emlakçıyla çalışacağım" deyin bence. Zaten evler hızlı tutuluyor, 3-5 emlakçıyla konuşmak zorunda kalmayın boş yere.
0
michael_knight
(27.12.22)
Emlakcidan nasil korunulur bilmiyorum ama tahliye taahhutnamesini iyi arastir ve mutlaka imzalayin. Yoksa sittin sene cikmaz evden
0
kuzey li
(27.12.22)
@kuzey li +128 milyar

En önemli konu bu. Gerisini emlakçı üzerinden halledersin.
0
nawar
(27.12.22)
emlakçıyla çok bir işin olmayacak. dolayısıyla emlakçıya karşı çok dikkatli olmana gerek yok. emlakçı kiracıyı bulacak, komisyonunu alacak, sonra aradan çekilecek. sonra kiracıyla sen kendin muhatap olacaksın. kiracı kirasını ödemezse sen uğraşacaksın. o yüzden kiracı seçerken ince eleyip sık dokuyacaksın. mümkünse memur kiracı bulacaksın. memur değilse gelirini belgelemesini isteyeceksin.
0
nickini degistiren yazar
(28.12.22)
iyi bir emlakcı ev sahibini korur, o yüzden ev sahibinden değil kötü kiracıya karşı dikkatlı olmaya bakın.
0
nuisance
(28.12.22)
Yasal olmayabilir ama "Kiracının Findeks Risk Raporu göstermesini şart koşuyorum" derseniz belki kiracının borçlarını ödeme alışkanlığıyla ilgili bir bilgi edinmiş olursunuz. Bu yöntemi doğru, etik, işe yarar bulup bulmamak size kalmış.
0
michael_knight
(28.12.22)
Biraz para verip, bir avukata sözleşme hazırlatın. Tahliye taahhütnamesi mutlaka alın.

.
0
kartallar yuksek ucar
(28.12.22)
(9)

erkek cüzdan önerisi

anti-kahraman
şuan hangi cüzdanı kullanıyorsunuz? bana cüzdan önerin.
şuan hangi cüzdanı kullanıyorsunuz? bana cüzdan önerin.
0
anti-kahraman
(27.12.22)
Siyah beyaz Adidas cüzdan.
0
dissendium
(27.12.22)
Ridge wallet'in türk üretim taklidi. Lastikle birbirine tutturulmuş 2 metal plaka ve üzerine para klipsi kısaca.

Alırken acaba uyar mı bana diye çok şüphe ettim ama inanılmaz rahat ettirdi.
0
hedep
(27.12.22)
cengiz pakel.

turkiye'de deri urunleri cok kaliteli. yerli mali deri cuzdan alabilirsiniz.
0
antikadimag
(27.12.22)
desa veya matraş
0
idexo
(27.12.22)
kullanmıyorum. kimliğim 2 kartım cebimde. ciddi yükten kurtuldum böylece
0
paintov
(27.12.22)
Şunun kahverengisi. Oldukça mutluyum.
www.beymen.com
0
logisticsmanager
(28.12.22)
Benimki bu ama bitmiş :)

www.beymen.com
0
fakat
(28.12.22)
Kartlıktan büyük, cüzdandan küçük, siyah ve deri bir cüzdanım var. Beymen'in ama şimdi mobilde bakmaya üşendim. :)
0
nawar
(28.12.22)
tr.aliexpress.com

Kart ağırlıklı, hini hacette kullanmak için nakit gözü de olan şu cüzdandan aldım yeni.
0
d max
(28.12.22)
(7)

Bu Yılbaşı ne izlenir?

magni
Geçen yılbaşı Netflix'te Cem Yılmaz, FOX TV'de Ata Demirer Gazinosu vardı, bayağı iyilerdi.Bu yılbaşı için programlarda pek bir şeye denk gelemedim şu ana denk. Dijitalde veya tv'de siz ne izleyeceksiniz?
Geçen yılbaşı Netflix'te Cem Yılmaz, FOX TV'de Ata Demirer Gazinosu vardı, bayağı iyilerdi.

Bu yılbaşı için programlarda pek bir şeye denk gelemedim şu ana denk. Dijitalde veya tv'de siz ne izleyeceksiniz?
0
magni
(27.12.22)
film veya belgesel olur buyuk ihtimalle. tv'de youtube izliyorum son zamanlarda. ama genelde bilgisayari baglayip istedigimi de izliyorum. noel/yilbasi temali film de izlenebilir belki.
0
ermanen
(27.12.22)
ata demirer yine fox'da
0
koela
(27.12.22)
Yüzüklerin Efendisi
0
nawar
(27.12.22)
disney plus gülse birselin filmini izlicem ben
0
alaimisema
(27.12.22)
ata demirer'in bursa bülbülü'sü (üstten nerden nasıl ayırıcaz bunu arkadaş) disney+'a 13 ocak'ta değil de yılbaşında geleymiş iyiymiş.
0
onemoremile
(27.12.22)
Blu tv'de yılbaşına özel Meksika Açmazı olacakmış.
0
(27.12.22)
Youtube 'da Cüneyt Özdemir olacakmış :) belki...
0
fakat
(27.12.22)
(3)

Karadeniz'de bulunan doğalgaz?

vizivozo
Koskoca tesis kurmuşlar,çılgınca ışıklandırmışlar falan. Cnn türk'e ballandıra ballandıra anlatıyorlar.Gerçeklik payı var mı?
Koskoca tesis kurmuşlar,çılgınca ışıklandırmışlar falan.
Cnn türk'e ballandıra ballandıra anlatıyorlar.
Gerçeklik payı var mı?
0
vizivozo
(26.12.22)
Elbette belirli bir miktarı vardır. Çevrede ve ülkede de olduğu biliniyor. Asıl konu çıkarmaya değer mi? Çıkarmak ve işletmek büyük masraf. Onu karşılayamayacak miktarlar yer altında bırakılır Dünya'nın her yerinde. Bugün de RTE'nin açıkladığı miktar Türkiye'nin 2021 yılında harcadığı toplamdan doğal gazdan daha az.

Bununla 700 Mr m^3 oldu deniyor. En fazla 10 senelik yapıyor. Karada olsa affetmezdik belki ama su altı için karşılar mı? Bilmiyorum. Bilen hesaplasın.
0
nawar
(26.12.22)
liseden bir arkadaşım o tesislerde ve tarama ekibinde çalışıyor yüksek mühendis olarak. sosyal medyadan vs takip ediyorum ve zaman zaman konuştuğumda oluyor. yani söylentilere göre çok daha fazlası konuşuluyor potansiyel olarak bu gölgeler için. zaten dış basındaki haberlere de bakabilirsiniz bunu doğruluyorlar. hem karadeniz hem de doğu akdeniz bölgesinde. zaten doğu akdeniz neredeyse kesin gibi ki yunanistan uzun bir süredir etekleri tutuşmuş bir şekilde çullanmaya çalışıyor o sebeple.
0
debian
(26.12.22)
Togg'da da çok mühendis çalışıyor deniyor ciddi bir üretim bandı göremedik. Atölyeden hallice bir ortamda montaj yapılıyor gibi.
0
🌸vizivozo
(26.12.22)
(4)

bir dostunuza verdiğiniz değerin

tabii lan manyak mısın
karşılığını bekler misiniz? eşit derecede değer görmekten bahsediyorum.
karşılığını bekler misiniz? eşit derecede değer görmekten bahsediyorum.
0
tabii lan manyak mısın
(26.12.22)
Beklemem.
0
nawar
(26.12.22)
Beklemem. Kendine gosterilen degeri o ya da bu sekilde yok sayiyor ve belki deger gosterme konusunda notr kalmayi beceremiyorsa iliskiyi de keserim. Insan cevresini secebilir.
0
ahmet oturum cerezi
(26.12.22)
değer görmek çok geniş bir tanım.
tabii ki karşılıklı olarak o da bana değer versin isterim ama hangi davranışı değer görmemek ya da görmek olarak yorumladığınız da önemli.
0
blatta hiberna
(26.12.22)
beklerim, aynı değeri ve özeni görmezsem de dostluğumu bitiririm

p.s: yalnızlığa neden olur
0
alaimisema
(26.12.22)
(5)

Soru

my pink
Öncesine göre soğuk davranışlar sergileyen bir erkek arkadaş, ailesini ve sağlık sorunlarını gerekçe gösterip konuşmayı azaltıyorsa, hatta yalnız kalmak istediğini söylerse, bunu ne olarak algılarsınız? O günden beri kimse kimseyi aramamış.
Öncesine göre soğuk davranışlar sergileyen bir erkek arkadaş, ailesini ve sağlık sorunlarını gerekçe gösterip konuşmayı azaltıyorsa, hatta yalnız kalmak istediğini söylerse, bunu ne olarak algılarsınız? O günden beri kimse kimseyi aramamış.
0
my pink
(26.12.22)
Bahane
0
abuzer
(26.12.22)
Yolu açık olsun
0
lcha
(26.12.22)
Gerçekten sorunları vardır belki ama sonuçta bu sorunlu zamanlarında sizi yanında istemiyorsa boş verin gitsin.
0
pispinti
(26.12.22)
Bazen insan böyle anlarda yalnız kalmak istiyor. Biraz insan iletişimini de azaltmasında sorun yok. O yüzden @pispinti -1

Onun dışında, önceden de soğuk davranıyorsa soğuk davrandığından emin miyiz, ona bakmak lazım. Belki normal iletişim türü odur. "Hayır, öyle değil. Soğuk davranmaya başlamıştı" dersen %90 bahane olabilir o zaman.
0
nawar
(26.12.22)
%10 ihtimal onu kötü durumda görmemeni
%90 ihtimal yeterince içine sinmemişsin
0
bir soru sorcam
(26.12.22)
(11)

Mülakatta maaş beklentisi veya mevcut maaş söylenmek zorunda mı?

ananiyimioguz
Şöyle ilerlesem nasıl olur;- Maaş beklentiniz nedir?+ Kafamda belli bir rakam yok, tekliflere göre değerlendireceğim.- Peki şu anki maaşınız nedir? Aralık da verebilirsiniz.+ Sizin bu pozisyon için belirlediğiniz ücreti öğrenebiliyor muyuz?- Maalesef bu bilgiyi paylaşamıyorum.+ Maalesef ben de benim
Şöyle ilerlesem nasıl olur;

- Maaş beklentiniz nedir?
+ Kafamda belli bir rakam yok, tekliflere göre değerlendireceğim.
- Peki şu anki maaşınız nedir? Aralık da verebilirsiniz.
+ Sizin bu pozisyon için belirlediğiniz ücreti öğrenebiliyor muyuz?
- Maalesef bu bilgiyi paylaşamıyorum.
+ Maalesef ben de benimkini paylaşamıyorum.

Demeyi düşünüyorum ama başlamadan elerler diye emin de değilim :D
0
ananiyimioguz
(26.12.22)
Elerler.

Zorunda diye bir olay yok da böyle acayip fantastik bir aday degilseniz kimse bu muhabbeti çekmez.
0
logisticsmanager
(26.12.22)
böyle "ay götüm" dedirtecek şekilde olmayabilir tabi söylem, daha tatlı bir dille söylemesem yine de eksi midir?
0
🌸ananiyimioguz
(26.12.22)
Maaş beklentini söyle. Öyle teklifleri değerlendiricem olmaz.

Mevcut maaşını söyleyip söylememen de işe ne kadar ihtiyacın olduğuna göre sana kalmış. Böyle bir zorunluluğun olmamasına rağmen bazı işverenler söylenmemesinden rahatsız oluyor. Ben şahsen zorlasalar da söylemiyorum. Bu tavrımı kabul edip etmeyecekleri keyiflerine kalmış, umrumda değil. Söylemek istemezsen şu anki sözleşmem gereği ücretimi açık edemiyorum de geç. Ortak fiyatta anlaştığınız sürece senin ücret bilgine ihtiyaçları yok. Tamamen fiyat kırma amaçlı yapıyorlar.
0
synesthesia
(26.12.22)
tekliflere göre değerlendireceğim dersen kendini bulunmaz hint kumaşı olarak gördüğün intibası yaratırsın. bir de biri bana böyle dese böyle nasıl diyeyim; kazıkçı esnaf olur ya hani...onun gibi bir intiba uyandırır.

günde sekiz saatini kaç paraya satarsın sen otur kendin değer biç. onun üzerinden kavganızı edersiniz.
0
alperz
(26.12.22)
elerler böyle. ay götüm olmayan versiyonu yaz, onu da görelim :)
0
gabe h coud
(26.12.22)
logisticsmanager'in dedigi dogru bi bakima oncelikle :)
ama cok da fantastik aday olmaya gerek yok. mevcutta isin varsa ve basvurdugun yer de 2-3 kat ustunde bi yer degilse e zaten fena aday degilsin demektir. ayrica is bakiyoruz, emek vericez, taleplerimiz olabilir... oyunu isverene gore oynamak zorunda degiliz.

su ana kadar yaptigim gorusmelerde direkt bizim pozisyon icin belirledigimiz maas su diyen cok yer oldu. hepsi de marka yerler. aralarinda yabanci markalar da var.

bi kullanici kazikci esnaf yakistirmasi yapmis da tam tersi; maas beklentini soyle diye diretenler asil bir nevi kazikci esnaf oluyor. burada amac o beklentiyi soyle ki daha yuksek verecekse az verme firsatini(!) kacirmasin diye. hic kalkip kimse zaten maaslar bellidir demesin. bunu yapan unlu sirketler bile beklentinin dusuk oldugunu duyunca mevcut tekliflerini cok abartmadan dusuruyorlar.

ayrica ben bi ise basvurduysam senin belirledigin butceyi de bilmek hakkim.

daha gecen bi is gorusmesi yaptim. calistigim yerin altinda bi yer. onlar da bunu farkinda tabii ki. ben gayet de fantastik adaydim mesela orasi icin :))
adamlar bana soruyor ekibinizde kac kisi var diye. soyluyorum ben de. ben soruyorum sizde kac kisi var ben kac kisiyle calisicam diyorum. sonra konusuruz bunlari oluyor.. cunku bilgi vermek istemiyor aklinca gizlilik var diyor. e sen rakibini ogreniyorsun.

maasi da aynen senin dedigin gibi yaptim siz soyleyin diye direttim. gulduler bi de yok biz soyleyemeyiz dediler. eee ben niye sana ne aldigimi soyluyorum ki. beklenti de soyleme boyle yerlere cunku benim gorustugum yer acik acik dusuk para vereni tercih edeceklerini belirttiler. ne anladim o isten?!
boyle firmalar sark kurnazi baska bi sey degil. oyle bi israr olursa bel baglama. yok ise cok ihtiyacin varsa o zaman her seye tamam demelisin o ayri.
0
Kittie
(26.12.22)
Genel bir cevap vereyim, IK'cılara terso gidersen, çok çok istisnai bir aday olmadığın sürece bir işi alma ihtimalin yok.
Bir kere kafanda belli bir rakam olması lazım. Yüksek söylemeye çekinme ama "gelen teklifleri değerlendireceğim" gibi ukala bir cevap da kullanma, futbolcu değilsin sonuçta.
Şu anki maaşını sorarsa da mevcut maaşını biraz şişirip söyle.
Bu bir oyun, bu oyunu oynamak zorundasın. Baştan sizin oyununuzu oynamıyorum dersen o işe girme şansın düşük.
0
roket adam
(26.12.22)
Beklentinizi söylemenizde fayda var diye düşünüyorum. Burada sizi ucuza kapatmalarını istemiyorsanız yüksek bir rakam söyleyip pazarlığa açığım diyebilirsiniz bence. Ayrıca maaş beklentinizi sorduklarında kontra yapıp cevap vermeden önce zam politikaları yan haklar gibi konular hakkında bilgi aldıktan sonra cevap vermeniz daha sağlıklı olacaktır.

Şu anki maaş konusunda da valla ben söylemiyorum özellikle ısrar eden işyeri ile de sureci kafamda bitiriyorum gerçekten işe ihtiyacım yoksa. Çünkü onu ilgilendiren bir konu olduğunu düşünmüyorum. Bu konuda ideal cevap sözleşme dolayısıyla söyleyemem veya alınan maaşın abartılmış hali olabilir zannımca
0
niyazi mısri
(26.12.22)
Bu soru ucuza personel kapama sorusu. Bütçenin üzerinde bir sayı ise ne kadar kalifiye olduğuna göre ya elenir ya da pazarlık yapılır. Eğer işe alacak yer esnaf değilse 40 bin TL maaş ön gördükleri yerde kalifiye personeli 15 bine çalıştırmaz zaten (denetimde açıklayamaz, vergi kaçırıyor muamelesi görür) ama 30 dersen el sıkışırlar.

Topu karşı tarafa armanı hiçbir İK sevmez. Onlara zaten bütçe kısmı baskısı olur, onlar da ne kadar kısarsa ceplerine o kadar kalacakmış gibi o "vur emri"ni alıp öldürürler.

Bu arasa verdiğin örnekteki cümleleri kurabilmen için sayılı kalifiye personel arasında olman lazım. Yoksa gülüp geçerler.
0
nawar
(26.12.22)
Her şirketin süreçleri farklı olabilir ama benim bildiğim çoğu şirkette adaylarla ilk görüşmede ücret beklentilerini öğreniyor İK, hatta görüşmeden önce öğrendiği de oluyor.
Ücrete uygun beklentisi olanlarla görüşmeye devam ediyorlar. Veya adayı ne kadar beğendiklerine göre ücreti artırmayı deniyorlar görüşmeden önce.

30 bin lira beklentisi olan bir adayla 20 bin lira ödenecek bir pozisyon için görüşmeye devam etmek görüşen yönetici için de İK için de aday için de boşa giden zaman.
0
michael_knight
(26.12.22)
ben min bir rakam veriyorum. bunun altında olmadığı sürece +/- bakarak karar veririm diyorum.
0
axl
(26.12.22)
(7)

kadın saatinde hangi marka iyi sizce?

lovemyself
saatten hiç anlamam. uzun uzun hikayeyi yazıp da vaktinizi de almak istemediğim için, direkt soruya geçiyor: fiyattan bağımsız olarak, hangi marka saati kadında görürseniz kaliteli durduğunu, zevkli olduğunu düşünürsünüz?bir de, Calvin Klein marka bir saat görseniz fikriniz ne olur? ikinci sorum bu.
saatten hiç anlamam. uzun uzun hikayeyi yazıp da vaktinizi de almak istemediğim için, direkt soruya geçiyor: fiyattan bağımsız olarak, hangi marka saati kadında görürseniz kaliteli durduğunu, zevkli olduğunu düşünürsünüz?

bir de, Calvin Klein marka bir saat görseniz fikriniz ne olur? ikinci sorum bu.

"saat ve markası hiç fark etmez" diyenler de olacaktır, ben de öyleyim, ama sorum bu değil. marka takıntılı gibi de durmak istemem, ama saatten anlayan kişilerin markalara bakışını merak ettim.
0
lovemyself
(26.12.22)
işi saat olan bir marka görürsem saygı duyarım.

calvin klein, lacoste, micheal kors falan görsem 30-40 dolarlık saat olduğundan kelli üstünde durmam.
0
brkylmz
(26.12.22)
Vialux yılların saat markası, hem de ömürlük saatleri var.
0
bigcaptain
(26.12.22)
bir kadina rolex'ten baskasini yakistiramiyorum
0
nibba
(26.12.22)
Skagen saatleri havalı ama aynı zamanda zarif buluyorum.
0
dediysem dedim
(26.12.22)
fiyattan bağımsız olduğunu belirttiğin için,
(bkz: cartier tank)

edit: cv ya da başka bir marka saat görsem bir şey düşünmem. fossil'in çok hoş saatleri var.
0
deartheodosia
(26.12.22)
Uzun yıllardır Nacar kullanıyorum. Çizilmeler dışında hiçbir şey olmadı.
0
charbiel
(26.12.22)
Marka ve lüks diyeceksek kadında IWC, Omega ve hem erkekte hem de kadında olan Patek Philippe, Vacheron Constantin, Rolex ve Glashütte. Tag Heuer erkek saatleri güzel. Kadını bilmiyorum ama.

Calvin Klein sorusu için @brkylmz +1
0
nawar
(26.12.22)
(29)

Turkiye hakkinda begendiginiz, sikayet etmediginiz neler var?

ermanen
Simdi tabii sikayet etmekte haklilik payiniz var, enflasyon, bilmem ne. Salgin da var. Dunya'da da bir enflasyon sorunu var tabii, ve genel sorunlar.Ama biraz pozitiflik olmasi acisindan bunu sorayim dedim. Yeni yil zamlari gelmeden :)Turkiye hakkinda begendiginiz, sikayet etmediginiz neler var? Yas
Simdi tabii sikayet etmekte haklilik payiniz var, enflasyon, bilmem ne. Salgin da var. Dunya'da da bir enflasyon sorunu var tabii, ve genel sorunlar.

Ama biraz pozitiflik olmasi acisindan bunu sorayim dedim. Yeni yil zamlari gelmeden :)

Turkiye hakkinda begendiginiz, sikayet etmediginiz neler var? Yasadiginiz yerle/sehirle de alakali olabilir.
0
ermanen
(25.12.22)
E-devlet süper bir icat. En yakını Estonya'nın sistemi. Ama biz hemen hemen herşeyi e-devlet üzerinden yapabiliyoruz.
0
heritage
(25.12.22)
güzel yemekler. güzel iklim.
0
another satisfied lover
(25.12.22)
Yemekler olabilir bence. Bu coğrafyanın yemekleri lezzetli ve sağlıklı. Bunun dışında yok benim açımdan.

2000-2002 döneminde yardımlaşma, milli birlik beraberlik vb insani özellikler güzeldi.
0
seaman
(25.12.22)
Sağlık sistemi çökmüş haliyle bile bir çok devletten iyi.
0
Mirket
(25.12.22)
1-e devlet uygulaması, komsu ülkelerde kurumlar ve bürokrasi çok ağır işliyor.
2-Turk mutfağı
3-Civardaki komşu ülkelere göre (kira ve alkol/sigara haric) hala ucuz olmamız
4-es dost akraba bağı
5-toplu taşıma ağının yaygın ve ucuz olmasi(Numbeo sitesinden karşılaştırma yapilabilir)

Evet yardımlaşma kültürü de son kalan değerlerimizinden.
0
uzayuzay
(25.12.22)
Sigaranın ucuz olması, biber salçasının bulunabilmesi, her yerde bakkal büfe market olması, günün hemen her saati ihtiyaç duyulan şeyin bulunanilmesi, kaliteli çerez, çeşit çeşit yoğurt, pireyi deve yapmayan doktorlar ve genel olarak sağlık sistemi, taharet musluğu, tesisatçı/marangoz vs gibi zanaatçilere her yerde kolayca ulaşılabilmesi, her yerde camii olması dolayısıyla tuvalet aramak zorunda kalmamak, tahin pekmezin kolay ulaşılır olması..
0
IncredibleMau
(25.12.22)
Doğu'da yaşayanlar gülüp geçebilir ama çok soğuk olmamasını beğeniyorum. Yaz bence çok güzel. Yazı çok seviyorum. Soğuk bir ülkede yaşasaydım yazın Türkiye'ye, Yunanistan'a gitmek zorunda kalacaktım belki de. İstatistiklere göre soğuk ülkelerde yaşayanlar en çok Türkiye, Yunanistan, İtalya, İspanya gibi ülkelere gidiyor.

Yemek konusunda da şanslı olduğumuzu düşünüyorum.

Tarih konusunda da Anadolu iyi bir yer.
0
dissendium
(25.12.22)
Sağlık sistemi her şeye rağmen iyi ya. Yani ciddi fukara olduğum ve psikiyatrik tedaviye ihtiyacım olan bir zamanda çok iyi doktorlara denk geldim devlet hastanesinde. Onun haricinde kardeşimin ayağı kırıldığında da yine bir devlet hastanesi doktoru çok iyi ilgilendi.

Yemekler zaten dünya klasmanında en tepelerde bana kalırsa. Diyarbakır'da yediğim ciğeri hala unutamıyorum, Antep'e falan gitsem kafayı yerim herhalde.
0
vedatchilipeppers
(25.12.22)
Türkiye'nin pek çok sorunu siyasi ve ekonomik. Siyaset ve ekonomi bu kadar kötü diye her şeye bok atmaya hakkımız yok.

Ülkedeki doğal güzellikler, yemek kültürü, yardımlaşma kültürü, misafirperverlik, tarihi zenginlikler, kültürel çeşitlilik ve daha pek çok şey Türkiye'nin artı değerleri.

Bunun dışında yukarıda belirtildiği gibi;
-çökmesine rağmen çoğu ülkeden iyi olan sağlık sistemi,
-e-devlet uygulaması,
-her telden çalabilen bir ortamın bulunması,
-bazı şehirlerde sokaklarda kedi, köpekten geçilmiyor olması

güzel, pozitif olan şeyler.

Ama iyi ama kötü, her ülke gibi bizim de çok farklı yönlerimiz mevcut. Politikacılara küstük diye ülkeye küsemeyiz sonuçta.
0
lesmiserables
(25.12.22)
Apartmanlarin standart yerlesim modeli olmasi, yani daha cok "residential density". 3+1'lerin 4+1'lerin bollugu. Dolayisiyla zengin bir ulke olmamasina ragmen ev almak kolay, fiyatlar dusuk. Ayni sekilde kiralayacak evin bollugu, kolay ulasilabilir olmasi.
0
hot potato
(25.12.22)
e-devlet denmiş denmese aklıma gelmezdi pek sık ihtiyaç duymadığımdan ama hadi kabul. genel olarak iyi sayabileceğimiz bi hizmet...
onun dışında aklıma gelen tek bir iyi yönü bile yok. türk mutfağı umrumda değil, zaten tadını sevmiyordum çoğu şeyin ki artık sağlıklı beslendiğimden türk mutfağındaki hiçbir yemek bana uygun değil. ha bu tüm ülkelerin mutfakları için geçerli, beslenmeyi keyfi değil de bir ihtiyaç olarak gördüğümden bu hiçbir ülke için bi artı veya eksi değil direkt olarak. ama Amerika'da ortalama bi kişinin alım gücüyle gidip grass fed et alabilecekken burada en ucuz kıymayı alıp geçiyorum mecburen yani yemekler açısından baksak da kalitesizliği veya alım gücüne oranla pahalılığı yüzünden türkiye yine kötü.

sağlık sistemi denmiş, toplu taşıma denmiş... ücretsiz sağlık hizmetine veya toplu taşımaya mecbur bırakan yine ekonomik olarak kötü durumda olmamız. yurt dışında yüzüne bakılmayan 5-10k birim paraya alınan arabalar burada lüks, haliyle toplu taşıma ciddi anlamda bir ihtiyaç. ihtiyaç duymamam gereken şeyler iyi diye bunlardan memnun olamam.

bir gün buradan kurtulabilirsem dönüp baktığımda özleyeceğimi düşündüğüm tek bir şey bile yok. beğendiğim yok da şikayet etmediğim herhalde mevsimlerinin pek kötü olmaması. kışları bi Kanada kadar soğuk geçmez veya yazları bi Texas kadar sıcak olmaz. Amerika'da görülen kasırgalarda, sellerde vs. evlerin filan paramparça olduğu durumlar yok. Amerika'da en sevmediğim şeylerden biri ahşap evler mesela, türkiyenin her tarafı betona boğulduğundan beton sevicilik içime mi işledi artık bilmiyorum ama beton binalar daha çok güven veriyor. tabi türkiyede o da tam güven veremiyor ucuza kaçan malzemeden çalanlar yüzünden ama tahminen güvenli olduğunu düşünüyorum şuanki evimin, tünel kalıp. tabi bahsettiğim gibi çoğu her konuda ucuza kaçılan yapılar olduğundan ve müstakil ev hayal olduğundan, evinde rahat rahat bişey izleyemediğinden/dinleyemediğinden genel olarak türkiyenin mimarisini seviyorum da diyemem o da aslında topluca ele alırsak negatif.
0
konetsu
(25.12.22)
E devlet cok buyuk bir guvenlik zafiyeti bu arada. Ben kotu olarak degerlendirirdim.
0
another satisfied lover
(25.12.22)
e-devlet
e-nabız
mhrs
internet vergi dairesi
e-beyanname
dijital bankacılık hizmetleri

aslında bu dijital dönüşüm dedikleri şey
0
astronom bey
(25.12.22)
Karsi cins ile senin ana dilin ayni:) Daha ne olsun.

Usta, marangoz, terzi, kuru temizleme, tesisatci, boyaci, tamirat isleri vs ucuz, ulasilabilinir.

Mutfagimiz, yemek kulturumuz cok genis. Sebze, meyve bol ve secenek cok.
0
neck_and_neck
(25.12.22)
E-devlet +1. İsviçre gibi ülkede kağıt kürek işleri için sürekli bir yerlerden para karşılığında kağıtlar almam gerekiyor, iki üç gün beklemek de cabası. Ayni kağıtlar 10 snde e-devlet sayesinde elimde.

Sağlık sisteminin iyi olduğunu düşünmüyorum ama bu diğer ülkedeki standarta ve insana verilen değere alistigim için sanırım. Hep örnek veririm ben bir covid aşısı oldum, sanki ameliyat olacakmışim gibi ilgilenildi ve bu hep boyledir. İki gün sonra esim Türkiye'de oldu; kurbanlık koyun gibi dizip içeri aldılar. Aşıyı yapıp yolladılar. Alerji olur mu diye bekletmediler bile. Herkesin suratı da bir karıştı.

Yemekleri seviyorum. tabii ki doğal güzelliklerini, denizini ve iklimini de. Bunları da iyice mahvetmeden fabrika ayarlarına dönmemiz tek dileğim.
0
fraise
(26.12.22)
Yemekler

Para kazanmanın çok kolay olması

Edebiyat
0
deer hunter
(26.12.22)
eğitim nasıl bi artı olarak görülüyor ki? hele ki bin kere değişip her seferinde daha kötüye giden eğitim sistemini düşününce? pozitif bilimlerin ağırlığını azaltıp dini eğitimi arttırdılar, düz liseleri kaldırıp anadolu liselerinin seviyesini düşürdüler, her yeri imamhatip doldurdular, her yere ilahiyat fakültesi yaptılar... üniversite ücretsiz olunca sanki zorunluymuş olmazsa olmazmış algısı gelişti ve aslında kişiye hiçbir şey katmayan sadece 4 yılını çöp eden bir süreç haline geldi. dünyanın en iyi üniversiteleri sıralamasında durumumuz ne? son sıraları dolduracak, barajı zor geçenlerin doldurduğu bin tane apartman üniversitesi olması herkesin üniversite mezunu olması mı iyi? kendini geliştirmeyen, öğretim görevlisi olduğunda bulduğu veya hazırladığı slaytları güncellemeden on sene aynı şeyi okuyup geçen adamlar ne kazandırıyor öğrenciye? 60-70 kişilik sınıflarda genelinde ders programında belirlenen saatlerin tamamı bile işlenmezken, hocanın keyfine göre bazen dersler iptal olurken, öğretim görevlileri sorumsuzken ne öğreniyor öğrenci? kendi kendini geliştiren internetten yararlanan araştıran kişiler öğreniyor. kendi kendine öğrendiği bilgi ile dersleri geçiyor. okul öğretme yeri değil de bilgiyi test edip birkaç sınav sonunda diploma veren bir kurum durumunda. bilgisayar bölümündeyim daha ingilizcesi ilkokul seviyesinde olan tonla kişi var sınıfta... okulda anlatılan dışında kendini geliştirmeyenin kaldığı seviye bu. öğrenmeden ortaokulda lisede bi şekilde geçmişler o dersleri, artık kopyayla veya ezberle bilemiyorum ama öğrenmemişler... dünya genelinde eğitim genel olarak teknolojiye ayak uyduramadı günümüz şartlarına uygun durumda değil ama türkiyede mevcut sistem için bile kötü seviyede. örgün eğitim üniversite seviyesinde genel olarak saçma ama örgün eğitim kalitemiz yerlerde. kaliteden çok sayıya bakıyoruz üniversite mezunu sayımız artınca ülkece daha eğitimliyiz sanıyoruz aslında iyi eğitim alanların sayısı günden güne azalıyor. yurtdışı kaynaklarını kullanıp kendini geliştirenler olmasa şuan başarılı gördüğünüz bilim adamları, mühendisler vs. bu eğitim sisteminden çıkmazdı.
0
konetsu
(26.12.22)
Yemekler ve iklim +1
0
sanal uyku
(26.12.22)
İyi olanlar:
Bankacılık sistemi
Sağlık sistemi
E-devlet

Kötü olanlar:
Adalet sistemi
Vergi sistemi
Siyaset kurumu
Eğitim sistemi
Toplum yapısı
Çalışma hayatı
Altyapı hizmetleri
Kadın erkek ilişkileri
0
nickini degistiren yazar
(26.12.22)
Sağlık sistemi nerede iyi ya? bedava diye millet abanmış randevulara. e-nabızdan randevu alın bakalım. Neresi iyi anlamadım. Paralı sistem olsa ihtiyacı olan gider. Bu tam bir israftır.

Eğitim de aynı şekilde israf. Doktor bedava okuğunu için işini sevmiyor. Çoğu kişi boş yere üniversite okuyor. Bu ülkeden kimse kalkınma beklemesin.
0
OrangeYellow
(26.12.22)
ha bu arada ücretsiz eğitim ve sağlık ile ilgili şunu eklemek lazım, zaten kaliteleri kötü o ayrı... ama aslında ücretsiz diye bişey yok. sonuçta vergilerle karşılanıyor bunlar. yine halktan çıkıyor... bize yük olan aslında ekonomiye zararlı şeyler bu ikisi de. ücretsiz sağlık hizmeti de, üniversite de olmasa hem bu sektörlerde para akışı olacak hem aşırı yüksek vergilere olan ihtiyaç azalacak. ha tabi eğitim ve sağlığa gelene kadar vergilerin boşa harcandığı tonla şey var ama daha yanlışı var diye bu yanlışa yanlış diyemeyecek miyiz? bizde tabi bunları kaldırsalar da yine vergiyi azaltmaz harcayacak başka bi saçmalık bulurlar.

düzgün bir sistemde bu iki hizmet ücretsiz olmasa, vergiler adil olsa benden zaten bunları karşılayabileceğim kadar daha az vergi alınacak. ihtiyacı olmayan adam boşuna kullanmadığı hizmete para vermeyecek.
0
konetsu
(26.12.22)
bankacılık, e-devlet bir de özellikle pratik zeka öne çıkıyor bence. plansızlığın, kervan yolda düzülür mantığının kusurlarını yaşıyoruz ama günlük hayatta karşılaştırdığımız sorunlara çözüm getirmekte biraz da bu sayede daha iyiyiz gibi geliyor bana.
0
zgrydn
(26.12.22)
Üniversiteler ücretli olmuş olsa ara eleman daha fazla olacak, eğitimin değeri daha yüksek olacak. 2-3 soruyla bedava üniversite çok yanlış. Sağlık sistemi zaten iyi falan değil. Kontrolsüz göçmen alımından sonra sistem çöktü tamamen.

Bedava olan her şey kalitesizleşir, amacından sapar, vatandaşa yük olur.
0
OrangeYellow
(26.12.22)
sevdim bu soruyu. :)
bir de biraz pozitiflik olsun diye soralim denmis ama biri gelip yine uzun uzun negatiflik sacmis. :) olumsuz diye duyuru acilsaydi binlerce sey siralanacakti burada, onda hepimiz okeyiz zaten.

kisa suredir (1 sene) yurt disinda yasayan biri olarak onem sirama gore;

1- insanlarla ayni dili konusabilmek. yani dogustan gelen dilin ayni olmasi. cok cok onemliymis bu. istedigin kadar ingilizce bil.
2- yemekler ve yesil erik :)
3- is degistirirken "work permit" sureclerine girmemek.
4- bir basketbol sever olarak efes ve fenerbahce maclarina gidebilmek. (istanbullular icin)
5- iklim
6- pazar gunu marketlerin ve avm'lerin acik olmasi. (tabii bu madde bencilce, aslinda calisanlar acisindan olumsuz)
0
juninho77
(26.12.22)
1- bir toplum olmasi. amerika'da toplum diye bir sey yok ve bu bence hic iyi degil.

2- yemekler. damak tadina uygun olup olmamasini gectim bir yemek kulturu var. cin mutfagi da mesela kisiye hitap etmeyebilir ancak zenginligi inkar edilemez.

3- iklim. cografya. dunya haritasindaki en guzel yerlerden biri. serefiye payi vermemiz lazim yani o kadar guzel bir yerdeyiz ki.

4- devletin isleyisi. tr'de burokrasi cok azdir ve devlet mekanizmalari hizli isler. simdi devletle hukumet ozdeslestigi icin insanlar devlete cok tepkili ancak tr devlet gibi devlet olan az sayida ulkelerden biriydi akp'ye kadar. bedava egitim ve saglik hizmeti sunuluyordu ve kaliteliydi.
0
antikadimag
(26.12.22)
Taharet musluğu, iklim, şirketin sağladığı düzgün bir özel sağlık sigortanız varsa üst düzey ve ucuz sağlık hizmetleri, bulunduğum hiçbir ülkede karşılaşmadığım muazzam bankacılık servisleri (diğer ülkelerin ciddi anlamda öğrenecekleri çok şey var bankacılık konusunda)

yemekler için aynı görüşte değilim maalesef. lokanta/restoranların çok büyük çoğunluğu kalitesiz hizmet sunan paragöz işletmelerden oluşuyor. iyi yemeğe ulaşmak zahmetli ve pahalı. dünya mutfağına erişim ise diğer birçok ülkeye göre çok kısıtlı.
0
synesthesia
(26.12.22)
- Türk mutfağı
- Herkes gibi tekrarlayayım. e-devlet ve buna bağlı online hizmetler.
- Bankacılık (Internet dahil)
- İklim
- Haftanın 7 günü neredeyse 24 saat hayatın olması. Avrupa'da pazarlar hayat olmaması da diyebiliriz
- Arkadaşlıklar ve keyif kültürü. Pek bireyselleşmediğimiz için her an herkesi hadi kahve içelim diye kaldırıp 3 saat keyifle sohbet edip dağılabiliyorsunuz. Bu, yine Avrupa'da planlı etkinlik gibiydi biraz.
- Trafiği, park sorunu ve aşırı kalabalığı olmasa İstanbul derdim bir de.
0
nawar
(26.12.22)
1 sene avrupa'da yaşamış, pakistan gibi 3. dünya ülkelerinden tutun da dünyanın en gelişmiş medeniyetlerine kadar 30'un üstünde ülke gezmiş biri olarak yazayım:

her şeyin idare eder versiyonu ücretsiz veya çok ucuz. yani evet acıbadem'de müthiş bir hizmet alıyorsun ama kanser olup devlet hastanesine düşersen 5 kuruş para vermeden ömrünü uzatacak bir tedavi alabiliyorsun. aynı şey eğitim için de geçerli, hırslı ve çalışkan biri olursan hiç para vermeden boğaziçi'nden mezun olup yabancı dil bilen başarılı bir birey olarak hayatını yaşarsın, yurtdışına bile gidersin.

yemek ve iklim, özellikle iklim çok iyi. meyve sebze vs konusunda da çok lezzetli ürünler çıkıyor topraktan.

yardımlaşma ve toplum kültürü. sınırları iyi çizemezsen negatif yanları da var bunun ama bizim toplumda batıda pek olmayan bir safety net de mevcut. ailenin en dandik bireylerinin bile birileri elinden tutmaya çalışıyor. hayatta hiç bir şer beceremediysen bile hemşeri derneği, bilmemne cemaati vs gidip bir baltaya sap olabiliyorsun.

güvenlik. uae gibi konsept bölgeleri saymazsak bölgedeki gerçek devletler arasında israil'den bile daha güvenli bir yerdeyiz.

fiyat, elektronik cihaz, alkol ve otomobil gibi ek vergi olan şeyler dışında neredeyse her şey avrupa'dan ve benzer ülkelerden çok daha ucuz. ek vergi olan şeylerde inanılmaz pahalı ama oradan dengeliyor olabilir. keza otomobil fiyatları da 2. elde bile değer kaybetmiyor o da bir avantaj denebilir, pahalı ama aldıktan 5 sene sonra bile dolar bazında aynı fiyata satıyorsun. avrupada 5'te biri fiyatına zor satarsın.

turizm konusunda yurtdışına hiç çıkmaya gerek kalmadan her türlü tatil planı yapabiliyorsun, yaz tatili, kayak tatili, kültür tatili vs.

fırsatlar ülkesi olması, stabil bir ekonomi olmadığı ve devlet sürekli piyasaya müdahale ettiği için arada inanılmaz fırsatlar çıkıyor, 2020'deki ev konusu, 2019'daki otomobil kampanyaları, 2010'lardaki krediler vs.

negatif yanlara gelirsek de en önemli 3 konu şu:
- stabil değil. günü kurtardın ama uzun vadeli plan yapmak imkansız. çok stresli bu sebeple.
- cezaların yetersizliği. bu ülkede kötü insanlar devletten korkmuyor, cezalar caydırıcı değil. alkollü araç kullanmak bile mesela çok ucuz.
- arabesk kültür. biz öldük bittik biz çok eziğiz diye takılan bir güruh da var, dünyanın en iyisiyiz osmanlıyız diye takılan bir güruh da var. bu kadar zıt dünya görüşleri olan insanların bir arada yaşaması gerçekten çok zor, zorluğunu da görüyoruz zaten.
bir de son, çok kalabalık. bu kadar nüfus olmaması lazımdı. inanılmaz kalabalığız maalesef.
bir edit daha, kadına olan bakış açısı. yine bölgedeki ülkelere ve müslüman çoğunluktaki ülkelere göre çok iyi durumdayız, ama maalesef bu da kanayan bir yaramız olarak devam ediyor ve edecek. belki de bir isviçre olmayı hiç bir zaman beklememek lazım.
0
roket adam
(26.12.22)
Edevlet güzel ama bilgilerimizin ortaya saçılmayacağının garantisi yok. Hatta şu an bile benle alakasız bir eczacı hangi hastalıklarım olduğunu, düzenli kullandığım ilaçları rahatlıkla görebiliyor. Ayrıca bir gün sgk kayıtlarımın ya da tapu kayıtlarımın uçmayacağını garanti edebilr misiniz?
Yemek konusu da sanırım Almanya - amerika gibi ülkelerle karşılaştırılmış. İtalya, ispanya, Fransa, yunanistan gibi ülkeler de var ve bize daha benzer ülkeler bunlar.
0
vizivozo
(26.12.22)
(3)

kadıköy künefeci tavsiye

newsman
önden meyve, yanında süt göndermeli konseptinden lazım ama. neden diye hiç sormayın.. bildiğim künefeciler var ama bu tarz bilmiyorum. yardımcı olursanız sevinirim.
önden meyve, yanında süt göndermeli konseptinden lazım ama. neden diye hiç sormayın.. bildiğim künefeciler var ama bu tarz bilmiyorum. yardımcı olursanız sevinirim.
0
newsman
(22.12.22)
Özikizler var acıbademde
0
birmilyonunvarmi
(22.12.22)
Benim de bu tarz olarak aklıma Özikizler geldi. Koşuyolu'nda bir de Beyzade var. Hiç gitmedim ama fotoğraflara baktım şimdi Google'dan. Masada meyve tabakları var. Künefe'ye gidip de meyve söyleyen duymadım hayatımda. O yüzden önden meyve göndermelidir çok büyük ihtimalle.
0
nawar
(23.12.22)
Ozikizler, bir de Nuh Kuyusu uzerinde mamikler var ama ben ozikizlerciyim
0
balpolen
(23.12.22)
(7)

Lades oyunu kuralları

orhan tv
Merhabalar, lades oyununun kurallarıyla ilgili bir ikilem yaşıyoruz arkadaşımla. Arkadaş bana bir şey verdi, ben “aklımda” diyerek tuttum. Arkadaş sinir oldu ve “ver” diye elini uzatarak çantasını istedi. Ben de “lades” diyerek çantayı kendisine verdim. “Ver” diyerek aldığı için lades olduğunu kabul
Merhabalar, lades oyununun kurallarıyla ilgili bir ikilem yaşıyoruz arkadaşımla. Arkadaş bana bir şey verdi, ben “aklımda” diyerek tuttum. Arkadaş sinir oldu ve “ver” diye elini uzatarak çantasını istedi. Ben de “lades” diyerek çantayı kendisine verdim. “Ver” diyerek aldığı için lades olduğunu kabul etmiyor.
0
orhan tv
(21.12.22)
Arkadaşınız haksız bence. En azından bizim kurallara göre öyle :)
0
pispinti
(21.12.22)
Arkadaşın kaybetmiş.
0
etna
(21.12.22)
Şimdi verirken direkt "lades" mi dediniz, alıp "aklımda" demeyince mi dediniz? Peşinen "lades" diyerek verilmez diye bilirim.
0
d max
(21.12.22)
-“Ver” diyerek aldığı için...

Bunu ilk defa duyuyorum. Lades deyip öyle mi verdin, verdin ve aldığında mı lades dedin? Verdikten sonra lades dediysen bitmiş işte arkadaşın haksız.

Dünya'nın en çok mızıkçı barındıran oyunlarından biri zaten bu.
0
nawar
(21.12.22)
aklımda demedikçe her türlü kaybeder.
0
lazpalle
(21.12.22)
Aklımda demeden aldıysa ve akabinde lades dediyseniz gayet kaybetmiş.
0
hedep
(22.12.22)
her turlu aklimda demeyen kaybeder. ver desede demesede.
0
cooperr
(22.12.22)
(9)

Bir iletişim stili sorusu...

burnley
Yeni tanıştığınız bir karşı cins var, tanıma flört amaçlı numaralarınızı paylaşmışsınız birbirinizle ve WhatsApp'tan bir iletişim yürütüyorsunuz.Güzel, sıcak bir şekilde sohbet akarken en son siz ona bir şeyler yazmışsınız. O son yazdıklarınızı okumuş ve o an sohbeti devam ettirmemiş, sonrasında 3 g
Yeni tanıştığınız bir karşı cins var, tanıma flört amaçlı numaralarınızı paylaşmışsınız birbirinizle ve WhatsApp'tan bir iletişim yürütüyorsunuz.

Güzel, sıcak bir şekilde sohbet akarken en son siz ona bir şeyler yazmışsınız. O son yazdıklarınızı okumuş ve o an sohbeti devam ettirmemiş, sonrasında 3 gündür de hiç sesi çıkmamış.

En son yazan siz olmanıza rağmen yeniden yazar mısınız, yoksa bu tür bir durumda ilk sesi karşı tarafın çıkarmasını mı beklersiniz? İletişimi bir noktada sonlandıran o taraf çünkü.
0
burnley
(21.12.22)
Yazmam.
0
Amaranta ursula
(21.12.22)
Yazma tabii ki.
0
dissendium
(21.12.22)
yazmam.
0
black holes in the sky
(21.12.22)
ben yazıyorum ya bu tarz şeylere takılmak için çok yaşlıyım herhalde. karşıdakinin fikrini de pek umursamıyor da olabilirim ehhehe.

eğer konuşmak istemiyorsa söyleyebilmeli insanlar. neden netlikten kaçıyorlar asla anlamıyorum. sadece daha çok karmaşa oluyor.

çok defa karşı tarafla konuşmak istemediğimi, ilgilenmediğimi direkt söylemişimdir de hiçbir zaman kimse bana direkt yazma artık lütfen demedi bu sessizlikleri bozduğumda...
0
susannah delgado
(21.12.22)
İnsanların işi-gücü olabilir, unutabilir. Yazmak istememiştir, olabilir. Sonra da kalmıştır öyle. Ben böyle durumlarda tekrar yazmakta sakınca görmüyorum. Tekrar yazdığında da cevap vermezse ya da gereksiz mesafeli davranıyorsa daha fazla zaman harcamana gerek yok.

Bazı şeyler için yaptığımızda, bazı şeyler için de yapmadığımız için kaçan fırsatlarda pişman oluruz. Genelde ise her iki pişmanlık da bizi bekler. Bu senaryoda yapmadığın için yaşayacağın pişmanlık daha çok olur. Çünkü yapsaydın olacak şeylerin ihtimalleri kafanı kurcalar durur. Yaptığında olacağın pişmanlığı ise "meh! neyse..." ile atlatabilirsin.
0
nawar
(21.12.22)
Bu duyuruyu açarken aradığınız yorum benim. Aklınızı kurcalayan cevaplar da burada.

İletişimi sonlandırırım, yazmam. Kimsenin nazı, niyazı, huyunu suyunu bilemezsiniz. Hoş bunları çekmek zorunda da değilsiniz. Bir açıklaması varsa efendi gibi gelir "böyle böyle" açıklar. Önem veriyorsa bunu yapar. "Günaydın" yazmak düşündüğünüz kadar basit ve önemlilik içeriyor. Next.
0
baldan kaymak
(21.12.22)
susannah +1, eğer iyi hissediyorsanız yazın gitsin, yine cevap vermez ya da soğuk konuşursa cevabınızı almış olursunuz. açık iletişim iyidir iyi.
0
felfela
(22.12.22)
susannah +1
0
elma
(22.12.22)
yazılmaması gerekir.
0
abelardo
(24.12.22)
(7)

kiracı taşınırken apartman girişine zarar vermiş

kanasla intihar eden adam
kiracı eşyaları taşıma firmasıyla taşınırken apartman giriş kapısı önündeki duvarı sert bir cisimle 2-3 yerinden delip zarar vermiş taşıyanlar,insan eli büyüklüğünde bir alan zarar görmüş, apartman girişinde duvar parçaları mevcut.bunun ücreti, tamiri kiracıdan istenebiliyor mu? ne yapmak gerekir?
kiracı eşyaları taşıma firmasıyla taşınırken apartman giriş kapısı önündeki duvarı sert bir cisimle 2-3 yerinden delip zarar vermiş taşıyanlar,insan eli büyüklüğünde bir alan zarar görmüş, apartman girişinde duvar parçaları mevcut.

bunun ücreti, tamiri kiracıdan istenebiliyor mu? ne yapmak gerekir?
0
kanasla intihar eden adam
(20.12.22)
Kiracı vermemiştir, taşıma firması vermiştir.
Taşıma firmasından onarımını ya da zararın karşılanmasını isteyebilirsiniz.
0
erty_ksk
(20.12.22)
emin misiniz taşınanların yaptığına?
0
teritori
(20.12.22)
@teritori evet eminim.
0
🌸kanasla intihar eden adam
(20.12.22)
taşıma firmasından zararı talep edebilirsiniz. kiracının kasıtlı bir durumu yoktur
0
limonlu eksi
(20.12.22)
Hukuki durumu bilmiyorum ama tabi ki kiracıyla bir konuşun. Mümkünse konuşmadan önce ne kadar tamir ücreti çıkacağı ile ilgili bir fikir de edinin.
Taşıma firmasından bir talepte bulunmanız garip olur. Sizin muhattabınız kiracı.
Ne siz taşıma şirketini tanırsınız ne de şirket sizi tanır.
0
michael_knight
(20.12.22)
Bizde aynı durim oldu taşıma firması tamiratı yaptı. Siz kiracıya söyleyin onun halletmesi lazım
0
mirty
(21.12.22)
Kiracıdan isteyin parasını. Sonuçta firmayı bulan ve anlaşan o. O da doğan mağduriyet sebebiyle nakliye firmasına yansıtsın. Sizin direkt bir bağınız yok firma ile.
0
nawar
(21.12.22)
(11)

Bir aldatma sorusu da benden

south park in kapusonlu uyesi
Instagram'da şöyle bir şey gördüm. Katılıyor musunuz?
Instagram'da şöyle bir şey gördüm. Katılıyor musunuz?
0
south park in kapusonlu uyesi
(20.12.22)
hepsi kendi içinde "sayılabilir" diyor kesin böyledir demiyor
0
freebird5406_2
(20.12.22)
Evlilik için borç, hastalık ve harcamaya belki aldatma diyemesek de yalan ve/veya önemli sorun diyebiliriz. sayabiliriz. Diğerleri evlilik, sevgililik, friends with benefits, flört, fuckbuddy, tek gecelik ilişki vs. hiçbiri için aldatma ya da başka bir şey değil. Saklanan arkadaşlık ilişkiye ya da kişilere zarar vermediği sürece.
0
nawar
(20.12.22)
aldatma kandırma anlamına geldiği için evet sayılabilir.

peki ben de ekleme yapayım; eskort takip etmek aldatma oluyor mu? hizmet vermek için online mecralardalar sonuçta. ve belli şeyleri “pazarlıyor”lar.
0
deartheodosia
(20.12.22)
Kesinlik ve -ebilirlik içeren ifadeler çok karışık olabiliyor. Ortak bütçe yapan bir birliktelik için maddi konulara dair yalan / saklama aldatma sayılırken, kendi kazandığını kendi harcayan bir birliktelik için bu tür konular sohbet konusu bile olmaz.

Geçmişten detaylar kısmına katılmıyorum. Sonuç olarak ne yaşandıysa yaşandı ve bugün bunlar nedeniyle ben, ben; o da o oldu. Bunların ille de bilinmesi gerektiğini düşünmüyorum. Fakat bugüne sirayet eden bir hadise varsa bunun açıklanmaması evet, aldatma sayılabilir.

Travmanın farkındaysak, sonuçları ilişkiye yansıyorsa ve anlatmıyorsak evet ancak farkında değilsek ya da ilişkiye hiçbir yansıması yoksa aldatma sayılmaz.
0
charbiel
(20.12.22)
tabi ki sayılır; bu yazılanlar hayatın en önemli detayları birisi için. bunu saklayıp diziden filmden konuşan partner sıradan bir arkadaştan öte değildir.
0
bugisme
(20.12.22)
Sevgiliniz ise bunlardan hic biri aldatma sayilmaz, kandirmak bile sayilmaz. Saklamak bile sayilmaz.
Sevgilinize tum her seyinizi anlatmak zorunda degilsiniz.

Evli iseniz
Borc saklamak, arkadas saklamak, hastalik saklamak, harcadiginiz parayi saklamak bir isler karistirmak ve durust olmamak anlamina gelebilir.
Tramvaniz ve gecmisiniz sadece sizi ilgilendirir. Ne esinizi, ne sevgilinizi ne de anne babanizi ilgilendirmez. Anlatip atmama karari sizdedir.


Yani bence bu paylasim sacmalik.
0
zimbirik
(20.12.22)
sakıncalı görüldüğü için saklanan bir arkadaşlık sıkıntı yaratabilir. ancak diğer konulara katılmıyorum, insanın kendi içinde saklı tuttuğu konular olabilir
0
gazozailacatmauzmani
(20.12.22)
sakladığınız bir ekşi hesabınız diye bir ekleme yapayım da hepimiz sevgilimizi aldatmış olalım

genel görüşüm: gidip başka biriyle duygusal veya cinsel ilişki yaşıyorsa aldatmaktır. gerisi bahsedilen aldatmaya girmez. maximum "aldatmaya teşebbüs" yani belki kendisi adım attı ama karşılık alamadı, bu belki aldatmaya dahil olabilir. yoksa travmasıymış bilmem yalanlarıymış borçları falan bu kategoriye girmez.
0
ala09
(20.12.22)
Kalkışma diyelim, olsun bitsin.
0
gabe h coud
(20.12.22)
Aldatma olmasa da tamamen acilmama tum rengini gostermeme denebilir. Ozellikle evlilikte. Insanin her zaman kendine has bir cemberi olabilir. Onu kimseyle paylasmak zorunda degildir. Hatta onun da icinde kendi ile bile paylasamadigi bir merkez de olabilir. Fakat yukarida ornek verilenlerin hepsi esle paylasilmasi gereken seyler. Dolayisiyla (evlilik ozelinde) bunlar varsa gotluk vardir diyorum.
0
twelfth
(21.12.22)
Ankara Rüzgarı şarkısında "söz verecek, gelmeyecek, hep seni aldatacak" diye bir dize vardır. Burada aldatma "boynuzlama" değil, "kandırma" manasındadır. Yukarıdakiler kandırma anlamında aldatmaya girer, lakin boynuzlama anlamında girmez.

Tramvay saklamak pek mümkün değil bu arada, koca vasıta. Ama travma saklama olabilir bu.
0
d max
(21.12.22)
(16)

Siz olsanız napardınız?

sacrilegious
Bu yaz evleneceğiz ve 3 sene daha türkiye’de kalıp sonrasında eşimin işi sebebiyle yurtdışına taşınma planımız var. Kız tarafının daha önce başka kiracıların oturduğu 15 yıllık falan 3+1 iyi konumda bir evi var. Eşyaların tamamı öğrencilikten kalma, 5/10 falan sayılır yani. Yani örneğin çmş mak baze
Bu yaz evleneceğiz ve 3 sene daha türkiye’de kalıp sonrasında eşimin işi sebebiyle yurtdışına taşınma planımız var. Kız tarafının daha önce başka kiracıların oturduğu 15 yıllık falan 3+1 iyi konumda bir evi var. Eşyaların tamamı öğrencilikten kalma, 5/10 falan sayılır yani. Yani örneğin çmş mak bazen su sızdırıyor işte buzdolabının kolu kırık, ya da sadece bir tane L koltuk var onu da kediler tırmıklamış gibi gibi... Bu durumda,
1- eski eşyaları dağıtıp yeni mobilya ve beyaz eşya almak,
2- eve tadilat yaptırmak(doğalgaz tesisatı, boya, eski parkelerin yenilenmesi, mutfağın yenilenmesi vs)

Mantıksız mı olur? Yani zaten 3 sene sonra, bir aksilik olmazsa %90 gitmiş olacağız diye düşünüyoruz çünkü. Bu durumda siz ne yapardınız?

(Aylık toplam gelir 40-50bin civarı, araba vs de var yani durumlar iyi aslında)

Teşekkürler
0
sacrilegious
(20.12.22)
3 sene az değil. para varken, öyle yaşanmaz. bol taksitli, kredili bir şekilde eve tadilat ve yeni ev eşyası alırım. 3 sene sonra eşyalı kiraya veririm. Mantıklı yani. Cebinden cash ödeme, ona dikkat et.
0
gabe h coud
(20.12.22)
spotçu derim ben, eğer taraflar ikinci el'e sıkıntılı diye bakmıyorsa.
0
selam
(20.12.22)
Valla ben eve tadilat yapar, yeni eşya vs de almazdım bu senaryoda. Zaten gideceksem taksitleri yeni bitridiğim eşyaları ederinin çok altında spotçuya satmak saçma geldi.
0
Amaranta ursula
(20.12.22)
Tadilat ve yeni eşya yolunu seçerdim. Sonra da eşyalı olarak kiraya vermek ya da eşyayı satmak mantıklı
0
nawar
(20.12.22)
Ben olsam yenilemezdim. Eşyalı olarak kiraya vereceksiniz ama sizin kullanamayacağınız (ya da en fazla üç sene kullanabileceğiniz) eşyalar için dünya para vermezdim ben olsam.
0
pispinti
(20.12.22)
bu esya vs konusunu bizim millet cok abartiyor, ben hicbirine dokunmazdim bir servis cagirir beyaz esyalari tamir ettiririm. koltugun da gerekirse kiliflari yenilenir nedir yani. boya yaptirmakta bir sorun yok 1 sene icin bile boya yapilir sonucta. ufak tadilat + mevcut esyalarla devam ederdim.
0
bay b
(20.12.22)
1.eşyaları kiracılar kullanmadıysa aynen devam. eksikler çıktıkça yenilenir.
2.esyaları kiracılar kullandıysa yatak odası yenilenir. devam edilir.

devir harcama devri değil bir evin tadilatı mutfak banyo dahilse 250000₺ ayrıca ustaların başında saçların ağarması kesin.

yurtdışı planı varsa kiracıya mı ev yaptıracaksınız. planlar iptal olursa belki 3 senelik birikimle daha iyi bir ev alınır o döşenir.

mutluluklar dilerim yeni yuvanızda.
0
gatherer
(20.12.22)
Tadilat kesinlikle yaptırırdım. Çok kötü durumda olan ya da görüntüsü gerçekten hoşuma gitmeyen eşya varsa, yeteri kadar konforlu değilse de yenisini alırdım. Baştan aşağı evi düzmezdim.
0
black holes in the sky
(20.12.22)
İşiniz mi yok. Başka ev kiralayın. Birilerinin 15 yıl oturduğu evle mi uğraşacaksınız. Ben uğraşmazdım.
0
dissendium
(20.12.22)
Aloha, sizin gelecekti halinizim.
Eşya almadık, aynen kullanmaya devam ettik. Eve boya, badana yapıp biraz temizledik, yaşanır hale getirdik. Yurtdışına taşınma zamanı geldiğinde, bir tanıdığımızın kızı okul için şehre geliyordu, ikinci el eşyalarla ev düzmek istiyorlar dedi. Tüm evi, götürmediğimiz herşeyi kıza toptan bir fiyata verdik. Çok büyük şans oldu tabii bu.
Bizim de buzdolabı bazen soğutmayı unutuyordu, bulaşık makinesinin kafası gidiyordu arada, ama o masrafı yapacağımıza yurtdışı için kenarda para toplamış olduk, iyi de oldu.
0
quaker
(20.12.22)
Yeni evli bir çift olarak hayatının en güzel olabilecek 3 yılını kötü bir evde geçirmek istemezdim açıkçası. O "geçicilik" psikolojisi zaten genel olarak kötü bir şey, ben 3 ay bile kalacaksam bulunduğum yeri iyileştirmeye çalışırım. Bütün mutfağın yenilenmesi gibi büyük tadilatlara muhtemelen girmezdim ama gözüme batan eşyaların hepsini değiştirirdim.
0
roket adam
(20.12.22)
kullanılabilir veya onarılabilir eşyaları kullanmaya devam etmek, eksikleri spotçudan halletmek. doğalgaz ve boya gibi şart olan onarımları yapmak şart olmayan parke gibi kısımlarla devam etmek olmalı. bahsettiğiniz şeyleri yaparsanız çok ciddi masraf çıkar. hiç yapmazsanız da çok kötü olur. orta yolu bulun bence
0
paintov
(20.12.22)
roket adam +1
0
Piyano piyano bacaksız
(20.12.22)
ortak kullanilan & ogrenci tarafindan kullanilmis esya bakim gormemis olabilir, bir sure sonra surekli sorunlu seylerle ugrasmaktan bikabilirsiniz. esyalar iyi durumdaysa, iyi bakilmissa bilemem tabi. 3 yilin sonunda ne olacagi da belli olmaz. bakarsiniz turkiye cicek gibi ulke olur gitmekten vazgecersiniz. ayrica 30 yaslarindaysaniz 3 yil kalan hayatinizin belki de yuzde 7-8'ine denk geliyor. dolayisiyla 3 sene az degil, ayrica mal sahibisiniz, ben olsam yenilerdim daireyi (15 yillik dairede tesisat yenilemek muhtemelen gerekli degildir). 3 sene temiz kullanip sonra da az kullanilmis daireyi iyi paraya da kiraya vermek kolay olur. ayrica durumunuz daha iyi olursa hic kiraya vermeyip geldigimizde de kalacagimiz yerimiz olsun diye daireyi tutmak isteyebilirsiniz.

bu arada ben ayni durumda 2 sene sonra zaten yurtdisina gidecegim diye bu tip islere girismedim pisman oldum, bosuna kepazelik cektim bir yil. 4. senem hala turkiyedeyim, gitmeye de niyetim yok.
0
serseri marti
(20.12.22)
3 yıl kısa bir süre değil.
kısa bir süre sonra o eski ve bozuk eşyalar sinirlerinizi bozar.
tamir edilebilen her şeyi net bir şekilde tamir ettirip, zorunlu tadilatları mutlaka yaptırırdım ben. güzel bir de badana yaptırırım.

evi kendi evim gibi hissetirecek bir kaç tane de ufak eşya alırdım.
0
teritori
(20.12.22)
Valla 3 yıl az bir süre değil. Bu zaman içinde ön göremediğiniz sayısız sürpriz ile karşılaşabilirsiniz. Sağlık, çocuk, ekonomi, deprem, zar zurt...

Mevcut kiracılı eve girmektense, kiracılarla devam veya yeni birine kiraya verip, oradan gelecek geliri de kullanarak orta-üst arası bir eve kiraya çıkarım. Hem bu durum sizin kazanıcınızı çok etkilemez, hem güzel bir evde ilk yıllarınızı yaşarsınız.
0
janavarorion
(20.12.22)
(2)

Virüsler, enfekte olmuş bir kişiye bulaşmaya devam edebiliyor mu?

norules
Enfekte olmuş bir kişi, enfekte durumdaki başka hastalarla beraber sağlık ocağında bulunduğunda, ortamdaki virüsler bu kişiye bulaşmaya devam edebiliyor mu? Bu durum kişinin virüs yükünü arttırıp mevcut şikayetlerinin şiddetlenmesine sebep olabilir mi?
Enfekte olmuş bir kişi, enfekte durumdaki başka hastalarla beraber sağlık ocağında bulunduğunda, ortamdaki virüsler bu kişiye bulaşmaya devam edebiliyor mu? Bu durum kişinin virüs yükünü arttırıp mevcut şikayetlerinin şiddetlenmesine sebep olabilir mi?
0
norules
(20.12.22)
Evet.
0
nawar
(20.12.22)
aynı virüs değil ama farklı virüs bulaşabiliyor. bir doktor arkadaşım söylemişti bir mevsimde belki 100 farklı üst solunum yolunu etkileyecek virüs mutasyonu dolaşıyor etrafta.
0
semaforo de medianoche
(20.12.22)
(11)

Birine imza attırırken gerçek imzasını atmazsa sorun olur mu?

santimantal
Mesela biriyle bir sözleşme yapıyoruz.Kişi kafadan bir imza attı diyelim.Sonra kişi, bu imza bana ait değil, benim imzam zaten şudur, dedi ve imzayı attığını inkâr etti.Bu durumda o imzayı onun attığını kanıtlayabilir miyiz mahkemeye falan giderek?Eğer cevap hayırsa, biriyle sözleşme yaparken ondan
Mesela biriyle bir sözleşme yapıyoruz.
Kişi kafadan bir imza attı diyelim.
Sonra kişi, bu imza bana ait değil, benim imzam zaten şudur, dedi ve imzayı attığını inkâr etti.

Bu durumda o imzayı onun attığını kanıtlayabilir miyiz mahkemeye falan giderek?

Eğer cevap hayırsa, biriyle sözleşme yaparken ondan sorumlu tutulabileceği imza vb. nasıl alınabilir?
0
santimantal
(20.12.22)
mahkemelik falan olursa böyle durumlarda mahkeme tarafından imza örnekleri edinilip gerekirse incelemeye gönderiliyor diye biliyorum. ama uzmanı değilim. uzman olan arkadaşlar varsa düzeltsin.
0
AlsterWasser
(20.12.22)
Sözleşmeye kimlik fotokopisi falan eklerseniz, ya da ortam müsaitse yeni kimlik kartı da varsa görürseniz orada imza var zaten. Sahte imza olup olmadigi da görünce anlaşılır.
0
encokbenisevinnolur
(20.12.22)
noterden imza tasdiği yapılıp, o imzadan atılması sağlanabilir.
0
jelly bear
(20.12.22)
sadece imza at geç olmamalı ismini de yazdırırsınız. isim soy isim imza gibi. isim yazımından çok net anlaşılır.
0
bohr atom modeli
(20.12.22)
İnkar edip mahkemeyle uğraştırmasın derseniz noter+1

Yoksa inkar etse de mahkeme sol ve sağ elinden örnek alıp yazının/imzanın kişiye ait olduğunu yazım karakteristiğinden çok net anlıyor. İnkar etme şansı mahkeme önünde yok yani
0
Unde bach canim
(20.12.22)
uzman değilim ama kendi imzamı atmayacaksam, ismimi de farklı bir fontla yazardım. yani amaç oysa ordan yakalanmazdım. neyse.

imza atılırken şahit olsa mı acaba?
0
baba553
(20.12.22)
Garantisi imza sirküsü istemek. Yeni kimlikten kontrol de mantıklıymış.
0
PoscheN
(20.12.22)
İşte bu yüzden resmi işlerde (tapu/noter vs) sadece imza işe yaramaz. Mutlaka ad soyadınızı elle yazmanız, ve hatta "okudum anladım" vs gibi elle yazıp belirtmeniz gerekir.

Toplumda yanlış bir algımız var, elimizle yaptığımız karalama ve şekillere imza diyoruz. Aslında resmi olarak imza "kişinin ad ve soyadını kendi el yazısı ile yazmasıdır"

Kira sözleşmesi gibi sözleşmelerde mutlaka tarafların kendi el yazısı ile ad soyad yazmasını sağlamak gerekli.

Uzun yıllardır senetle iş yapmıyorum, ama yaptığım zamanlarda senedi borçluya doldurturdum, ama yanımda ve gözümün önünde.

Çünkü önceden doldurup getirdiği senedi/sözleşmeyi onun doldurduğunu ve imzaladığını bilemezsiniz.
0
John Bloor
(20.12.22)
bizim başımıza böyle bir şey geldi. paraf gibi bir şey attı karşı taraf sonra atmadım bu benim gerçek imzam değil demişti. mahkemelik olduk.
adamı çağırdılar dediler şu sayfaya şu metni sağ elinde 5 defa yaz sol elinle 5 defa yaz. sağ elinle imzanı at sol elinde imzanı at.
daha sonra parad dahi olsa ona ait olduğu ortaya çıktı.
0
turbo sadık
(20.12.22)
Noter onaylı imza konusunu en uygun şu halde aslında. Yalnız, yeni kimlikteki/ehliyetteki imza örneği aklıma gelmemişti hiç. O güzelmiş ama en fazla "benzerlik" değerlendirmesi yapılır. Orada da yine bilirkişiye düşüyor yollar sanırım.
0
nawar
(20.12.22)
evet ortaya çıkabilir ama riske atmamak için imza sirküleri veya kimlik kartı ile karşılaştırabilirsiniz. mahkemede yapılacak imza incelemesinde ortaya çıkar ancak çok karakteristik olmayan bir imza atmışsa belli olmaz.
0
paintov
(20.12.22)
(9)

Greyfurtu üzerindeki beyaz zarları çıkarıp mı yiyorsunuz

regina phalange
Vitamini sanki o beyaz şeylerdr ama çok acı yenmiyor yani. Ben soyup yiyyorum siz nasıl yiyorsunuz?
Vitamini sanki o beyaz şeylerdr ama çok acı yenmiyor yani. Ben soyup yiyyorum siz nasıl yiyorsunuz?
0
regina phalange
(18.12.22)
Soyup yiyorum.
0
Amaranta ursula
(18.12.22)
Greyfurt en sevdiğim meyve. Bayılıyorum yani kendisine. Beyaz kısımları ayıklanırsa daha lezzetli tabii ama ayıklamadan da yiyorum o acımsı kekremsi tadı da seviyorum.
0
nundu
(18.12.22)
dıştaki turuncu kabuğunu tamamen soyuyorum. sonra ortadan ikiye bölüp içini yiyorum
0
gizemli dede
(18.12.22)
Çok açıkta duranlar rahatsız ediyor onları soyuyorum. Onun dışında tamamen temizlemeye uğraşmıyorum. Greyfurt severim.
0
nawar
(18.12.22)
Beyaz zari faydali. Pektin denen cozunebilir fiber iceriyor ve bu bagirsak florasi icin iyi bir besin maddesi. Bagisikligi da guclendirmeye destek, ve antioksidan, antienflamatuar besin maddeleri de var. Segmentlerin arasindaki duvarlar da faydali.

Direkt yiyemiyorsan, smoothie'lere, salatalara koyabilirsin. Kurutup da yenebilirmis ve hatta toz haline getirerek de.
0
ermanen
(18.12.22)
bok gibi tadi oldugu icin soyup da yiyorum, ondan gelecek fayda da gelmeyiversin eger varsa tabi.
0
bay b
(19.12.22)
zarı soyup öyle yiyorum. bu hali bile acı gibi. yararlı olan dış kabuğun altındaki pamuksu kısım mı?
0
paintov
(19.12.22)
kabuğunu soyunuz, dilimleyip tabağa koyunuz.
tuzlayıp afiyetle yiyiniz.
tabii kaya tuzu ile.
0
berhudar ol evladim
(19.12.22)
Ben de tuz yakışır diye düşünüyorum. Yarın alam da yiyem. Teşekkürler
0
🌸regina phalange
(21.12.22)
(13)

kullandığınız en iyi banka hangisi?

deartheodosia
online kullanım kolaylığı, güvenlik ve güvenilirlik, bir durum olduğunda müşteri hiz. kolaylığı vs? artı kredi kartı avantajları?
online kullanım kolaylığı, güvenlik ve güvenilirlik, bir durum olduğunda müşteri hiz. kolaylığı vs? artı kredi kartı avantajları?
0
deartheodosia
(17.12.22)
Kredi kartı kullanmıyorum ama güvenilirlik olarak en iyisi Yapı Kredi. Online kullanımda da Yapı Kredi ve İş Bankası ile memnundum. İş Bankası da Yapı Kredi de müşteri ilişkileri konusunda yardımcıydı. İş Bankası ile müşteri ilişkilerine +1 vereceğim bir tecrübem oldu. Yapı Kredi'de o kadar işim düşmedi.

Bunlar dışında Vakıfbank, Halkbank ve Garanti kullandım.
0
nawar
(17.12.22)
Müşteri Hizmetlerine erişimde Enpara,
Diğerlerinde Ziraat
açık ara önde
0
Mirket
(17.12.22)
Yazdığınız kriterleri bir potada eritirsek Yapı Kredi başı çeker.
0
uvcray
(17.12.22)
denizbank
0
fakat
(18.12.22)
Enpara
0
halitkin
(18.12.22)
Kesinlikle garanti.
0
biseysorucam
(18.12.22)
garantinin kullanımı kolay ancak ciddi sıkıntılı. kaçıncıya kredi kartımdan izinsiz işlem yapıldı bilmiyorumç her seferinde fark edip itiraz ediyorum kartı kapatıyorum vs vs. bu arada ben 3d secure olmayan işlem yapmıyorum güvenilir olmayan sitelerden alısveris yapmam ve hep sanal kart kullanırım , en son spotify dan 300 küsür lira çekilmişti habersiz , iptal ettiler. ykb de 20 yıldır böyle birşey yaşamadım
0
delidiyorum
(18.12.22)
Emeklileri toplayana kadar YKB derdim ama artık emekli maaşı dönemleri vs ciddi erisin problemleri oluyor.
0
primetime
(18.12.22)
@delidiyorum

Söylediğin türde kart güvenlik ihlalinin bankayla bir alakası yok. Alışveriş yapılan yerle veya, kartın gizliliğini sağlayamamakla alakalı o durum.

Ayrıca 3D işlem de müşteriye bir avantaj sağlamaz, alışveriş yapılan firmayı ve bankayı güvence altına alır.
0
Mirket
(18.12.22)
Şu ana kadar TEB, Akbank, Garanti Bankası, Enpara ve Ziraat Bankası kullandım. Bana göre bunların içinde en iyisi Garanti Bankası. Bonus Platinum kart var, eskisi kadar olmasa da kampanyaları fena değil.
0
pispinti
(18.12.22)
sadece vadesiz hesabı kullanırken kuveyt türk'ten aşırı memnundum. maaş hesabıyla garantiye geçmek zorunda kaldım o da güzeldi, fena değil. kredi kartında da maximum kullanıyorum puan kampanyalarından epey faydalandım. evli olsaydım aylık harcamalarım artacağı için muhtemelen daha da fazla kazanabilirdim ama bu da baya iyi.
0
vaveylababa
(19.12.22)
yapi kredi.
Garanti de cok pratik ama gecirmasyon olayini misyon edinmisler.
Yapi kredide hem gecirmasyon yok hem de kullanisli pratik ve yaygin. Soyledigin tum ozellikleri barindiriyor.
0
stavro
(19.12.22)
mobil uygulama olarak ykb
onun haricinde teb'den de genel olarak memnunum.
0
bay b
(19.12.22)
(18)

Eastpak kullanan yetişkin erkek

carisch
Düz gri renk eastpak çanta 30-35 yaş aralığında erkek için garip mi? bu çanta benim bildiğim liseli çantasıydı ama 2010larda. Şu an sağlam ve sade bir model olarak bunu bulabildim. zaman zaman sırt çantası ihtiyacım oluyor fakat üzerinde kocaman logo olan yarı-sağlam spor markaları da almak istemiyo
Düz gri renk eastpak çanta 30-35 yaş aralığında erkek için garip mi? bu çanta benim bildiğim liseli çantasıydı ama 2010larda. Şu an sağlam ve sade bir model olarak bunu bulabildim. zaman zaman sırt çantası ihtiyacım oluyor fakat üzerinde kocaman logo olan yarı-sağlam spor markaları da almak istemiyorum.
0
carisch
(16.12.22)
ben kullanıyorum gayet güzel çanta
0
clones
(16.12.22)
Eastpak kullanmazdım. 29 yaşındayım, Reebok sırt çantası kullanıyorum. Eastpak biraz liseli tarzı.
0
dissendium
(16.12.22)
Valla bence değil. Ben de 28'im almayı düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(16.12.22)
benim de anilarim canlandi basligi okuyunca.

altina converse giymedigin surece idare eder bence.
0
hot potato
(16.12.22)
istiyosanız klasik bi model bence çok yermenin alemi yok. ama kaft daha ağır duruyor eğer beğenirseniz
0
ala09
(16.12.22)
Thule, Targus modellerine de bakabilirsiniz. Ben National Geographic'in sırt çantasını aldım geçen yıl memnunum. 30um.
0
gallienus
(16.12.22)
Bahsettiğin çanta şu değil mi? m.media-amazon.com

Ben bunda hiçbir sorun göremiyorum. Özellikle lap-top varsa (ama takım elbiseli değilsen) zaten mecbur sırt çantası kullanacaksın. Bunlar da olabildiğince sade gözüküyor.
0
nawar
(16.12.22)
Lise ikiden beri ayni sirt cantasini kullaniyorum. Benle 3 kita dolasti, günlük olarak da kullaniyorum hala. Sirt cantasinin, üzerinde 101 dalmacyali falan yoksa, gercekten yasla ne alakasi var, anlamis degilim. 30 yasini da gectim. Siyah-gri Jansport cantamla hic diskrimine edilmedim.
0
buf-e kür
(16.12.22)
Bu tarz bir model düşünecek olursanız şiddetle öneririm:

www.hepsiburada.com
0
msb
(16.12.22)
@kahvedesu Markadan ziyade algı önemli olan aslında, benim için çok da önemli değil sağlamlık ve sadelik olarak isteğimi karşılıyor fakat toplumda bu çantanın liseli çantası algısı devam ediyorsa atıyorum kafede otururken bir grup gencin fısır fısır bunun hakkında konuşmasını istemem hatta bazen manasız şeylerin videosunu çekiyorlar, tatsızlık çıkar. dolayısıyla böyle bir algı varsa almadan önce bilmek istemem sebepli bir soru bu.

@msb bu model güzelmiş evet ama aradığım çanta seyahatlarda sağda solda sürtecek içinde ıvır zıvır kolay ulaşılabilir malzemeleri koyacağım gerekirse yastık olarak kullanabileceğim düz bir model.
0
🌸carisch
(16.12.22)
Algı dediğiniz şey sonuçta 1 ve 0 değil. Eastpak kullanıyorsunuz diye kimse direk liseli demez, ama o yönde bi algı oluşma ihtimali daha yüksek olur.
0
archmage mahmut
(16.12.22)
eastpak in en klasik modeli zaten, jansport ve eastpak zaten 30 yıl garantili diye satılıyordu çanta hakkını veriyor :))
0
freebird5406_2
(16.12.22)
Ona bakarsan türünden bağımsız “sırt çantası” takmayı çocuksu bulanlar da var ama ben ve çevremdeki herkes takıyor. (30+) Beğendiğin bişeyi al geç bence. (Bende bi tane Caselogic 17” laptop/sırt çantası var, pull&bear deri görünümlü var, Manfrotto kamera sırt çantası var)
0
nhk ni youkosu
(16.12.22)
yapıştırın geçin hocam. alınır yani.

liseli miseli falan ilk defa duyuyorum valla.
0
AlsterWasser
(16.12.22)
Npc gibi yaşayan tipleri dikkate almayın buradaki, gayet güzel çanta.
0
devorgilla the gunslinger
(16.12.22)
hiç garip değil. güzel çanta, yakısır
0
abelardo
(16.12.22)
ünv'deyken aldığım jansport çanta her gün sırtımda. 36 yaşındayım.
0
spirit crusher
(16.12.22)
Ben ortaokuldan beri hala kullanıyorum, yaş 35, herhalde 30 sene daha gider.
0
mirty
(17.12.22)
(22)

kedili ev kokar mi

Kittie
bi arkadasla zitlastik bu konuda.kedili bi eve girdiginizde bunu hissediyor musunuz?arkadas kedisi olan birine gidince yemek bile yiyemiyormus.istedigin kadar kumu temizle var oyle bi sey diyor.ps: kendisi hayvanlari cok sever. ciddi bunu hissettigini soyluyor sadece.
bi arkadasla zitlastik bu konuda.
kedili bi eve girdiginizde bunu hissediyor musunuz?
arkadas kedisi olan birine gidince yemek bile yiyemiyormus.
istedigin kadar kumu temizle var oyle bi sey diyor.
ps: kendisi hayvanlari cok sever. ciddi bunu hissettigini soyluyor sadece.
0
Kittie
(15.12.22)
Tabii ki kokar. Kapıdan adım attığım anda anlarım evde kedi var ise. Bu durumu tek yaşamadığım yer, kanser atlatan tanıdığımızın eviydi. Hatırlamadığım bir sebepten aşırı kuvvetli hava temizleyicileri yerleştirmişti evin odalarına, bunlar sürekli çalışıyordu.

Not: 10 yıl boyunca, içinde 20'den fazla kedi olan eve komşu yaşamış biriyim.
0
quaker
(15.12.22)
Kedili ev kokar. Bazı evler daha az kokar bazı evler daha fazla ama kokar. Yemek bile yiyemeyecek kadar kokuyorsa hem ev küçüktür hem de kedinin maması ile ilgili konu vardır.
0
nawar
(15.12.22)
Yeni kedi sahiplendik kedi kokmuyor ama kumu yeni acilmis bile olsa duzgun temizlense dahi 2.gun koku yapmaya basliyor, bazen kumun oldugu odaya kapatiyoruz 1 2 saate oda kokmaya basliyor
Dolayisi ile kedi kopek kus farketmez ben aliyorum kokuyu
Ps bazi kokular bende saniyesinde mide bulantisi yapar bunun gibi bisey olabilir
0
eja
(15.12.22)
evin buyuklugune ve kumun yerine bagli. salliyorum kum evin en arka tarafindaki balkondaysa on cephedeki odalar neden koksun?

evde kedi var diye yemek yiyemeyen birinin hayvani da sevdigini sanmiyorum. hem o kadar tiksinme hem de sevgi iddiasi biraz celiskili.
0
hot potato
(15.12.22)
Valla bu doğru olmayan bir iddia; kokan kedi değil evin sahibidir.

5.5 yaşında kedim var, bu takıntı yüzünden her eve gelene sorardım eskiden ki benim annem titizin, titizi bir kadındır, o geldiğinde de ısrarla soruyordum.Ben de koku hassasiyeti olan bir insanım. Daha bir kişi de ev kokuyor demedi. Hatta internet bağlamaya gelen bir bey kedimkzk farkettiginde 'aa sizin kediniz mi var, ben normalde hemen kokudan anlarım ama sizde bir şey anlaşılmıyor' demişti.

Kaliteli bir kum kullanırsanız, tuvaletini uygun bir yere koyarsanız ve kapalı tuvalet kullanırsanız, günlük tuvaletini temizleyip, 2 haftada bir komple kumu atıp kutuyu temizlerseniz, mamasını hep taze koyarsanız ve kabini her seferinde yikarsaniz, kedinize düzgün bakımı yaparsanız o ev kokmaz.

Evde kendi tuvaletinizi temizlemezseniz o da kokar.
0
fraise
(15.12.22)
hot potato: gercekten cok sever. ben sahidim. lafta degil
0
🌸Kittie
(15.12.22)
kedi ve sonrasında iki kediyle yıllarca yaşamış biri olarak kesinlikle kokuyor. kedili eve girdiğimde direkt kokusu çarpıyor.
0
deartheodosia
(15.12.22)
Kokar.

Hayvanseverim.

Hayvan yaşayan evde yemek yemem (Kuş hariç).
0
Mirket
(15.12.22)
ben av köpeği gibi koku alan ve koku hassasiyeti olan biriyim. iki tane dişi kedim var ve evim minicik. evim kokmuyor. hatta kokar diyen arkadaşlarım geldiğinde yanılmışız diyor.
ben titiz biri de sayılmam üstelik. hani öyle her gün temizlik yapıyim falan yok. ama kumları her gün temizliyorum mutlaka. kapalı kum kabı kullanıyorum. güzel mamalarla besliyorum ve koku olmuyor.
ha kumun cinsi çok önemli. kaliteli kum kaliteli mama bunlar çok mühim.
bir de kısır olmayan erkek kedi olursa mesela tabi koku bırakır.
0
faredenkorkankedi
(15.12.22)
Sahibi kokuyorsa kokar.

Evde 2 kedi var. İlk söylediğimde annem kesinlikle istemem, hem kokar hem tüyü her yere bulaşır gibi klasik sebeplerden istememişti.
Annemin köpek burunlu arkadaşları bile eve gelip sonradan kedileri görünce "aa sizde kedi mi vardı, hiç kokmuyor ev" gibisinden şaşırıyorlar.
Yani sahibinin kedilerine nasıl ve ne kadar baktığıyla ilgili.

Sen hayvanların kumunu günlük temizlemezsen kokar. Bizim evde mama kapları bile düzenli yıkanır. Sağda solda mama kırıntısı varsa temizlenir. Temizlik bunu gerektirir çünkü. Bunun kediyle alakası yok, insanın kendi özsaygısıyla alakası var. Her köşesinde pislik, artık olan ev kokar.
0
gallienus
(15.12.22)
kokmayanı da vardır ama %99,99 kokar.
0
gabe h coud
(15.12.22)
İstisnalar kaideyi bozmaz ama kokar. Kedi de besledim. Bahçe de köpek de besledim, kuş da besledim. Evde hayvan varsa bir şekilde kokuyor.
0
teritori
(15.12.22)
kapalı kedi tuvaleti, her gün temizlenen çiş ve kaka, kaliteli kum ve kaliteli mama ile koku sıfıra iner. kokmayan kedili evler de var yani.
0
delidir yakalayin
(15.12.22)
2 kedili evden bildiriyorum. Kokar. Tuvaleti balkonda, iyi havalanan ferah bir ev bile kokar.
0
dr doofenshmirtz
(15.12.22)
kedim var, her gün kumu değişir eve vileda çekilir ama kedili ev az veyq çok kokar, bu koku kediden ziyade mama ve kum kokusudur, kedinin de kendine has kokusu vardır, çok rahatsız edici değilse de o da yabancı bir insana kokar. kokmaz diyen yalan söyler birbirimizi kandırmayalım dostlar. bense bu kokuyu çok seviyorum o ayrı, hatta bana kalırsa kedi kakası insan kakasından bin kat daha iyi kokar, kedi kokusu insan terinden de bin kat iyi kokar, bence bu fobiye sahip olanlar keşke bu açıdan düşünüp fobilerini yenebilse...
0
bugisme
(15.12.22)
15 seneye yakın kedi besliyorum evde hiçbir koku yok. bunu sadece ben söylemiyorum eve gelenler de söylüyor. kedili ev kokmaz
0
sta
(15.12.22)
Bazı mamalar ağır kokuyor, ben daha çok mama kokusu alıyorum. Bi de beslenmeden dolayı olabilir, bazı kedilerde koku olurken bazılarında hiç koku olmuyor.
0
physcos physcos
(15.12.22)
Kedi dişiyse veya kısır erkek kediyse ev neden koksun ki?
Kumunun yakınları hariç.
0
vizivozo
(15.12.22)
Kedinin kumunu her gün temizlemediğiniz zaman kumun olduğu odanın kokma ihtimali var. Onun dışında bizde hiç kokmuyor.

Kedinin kendisi çok güzel kokuyor bu arada. Akşam olsa da eve gidip sarılsam diye bekliyorum.
0
pispinti
(16.12.22)
Kumunu mamasını evin girişine koyarsanız kokuyu alırsınız, nşa'da kedi kokmaz. Kısırlaştırılmamış erkek kediyse, bölge işaretleme yaparsa onu bilmiyorum hiç erkek kedi bakmadım.
0
vizivozo
(16.12.22)
Ben koku almıyorum (ne kendi evimde ne de kedili arkadaşların evinde) ama arkadaşınızın burnu daha hassas olabilir.
0
peki madem
(16.12.22)
Evet kokuyor.
0
drako
(16.12.22)
(20)

sakallılar - sakalınızı hiç kesiyor musunuz?

mark greg sputnik
pandemi zamanından beri sakalla bıyığı ilk kez kestim. bıyığı kesme konusunda isteksizim çünkü barkod gibi göründüğü ilginç bir dönem var, uzamışken kesesim gelmiyor hiç ama biraz cildim nefes alsın dedim. nitekim kesince fark ettim ki suratım mayın tarlasına dönmüş aboov, yok böyle bir çirkinlik. h
pandemi zamanından beri sakalla bıyığı ilk kez kestim. bıyığı kesme konusunda isteksizim çünkü barkod gibi göründüğü ilginç bir dönem var, uzamışken kesesim gelmiyor hiç ama biraz cildim nefes alsın dedim. nitekim kesince fark ettim ki suratım mayın tarlasına dönmüş aboov, yok böyle bir çirkinlik. her taraf yara bere, değişik değişik renkler, acayip kuru filan. o yüzden 3-4 ayda bir yumurtaya dönüşeyim dedim kendi kendime.

siz sakallarınızı belli aralıklarla kesiyor musunuz yoksa 3-5 yıl gidiyor musunuz? cilt sağlığı açısından kesmek gerekir mi mesela, önemli bir nokta mıdır?
0
mark greg sputnik
(15.12.22)
en az 5 yıldır falan sıfır kesmedim. kısaltıyorum sadece berberde. kendim de kesmiyorum. askere gidersem anca.
0
jelly bear
(15.12.22)
2012-13'ten beri toplamda 2 sene sakalımı sinek kaydı kestim. onun haricinde hep leonidas sakalı.. ilk sinek kaydındaki travmayı hala unutamıyorum. bembeyaz surat, buz gibi rüzgar.. yara falan yoktu bende ama koca bir kafadan aniden yumurtaya dönünce özgüveni falan kalmıyor insanın. dediğin gibi ama yüzün hava alıyor, yüzük mordorda yok edilmiş de ortadünyaya bahar gelmiş gibi, çiçekler açmış gibi hissediyor insan.

31 yaşındayım artık, çocukça geliyor artık bu sakal. yavaş yavaş kısaltıyorum zaten. önümüzdeki 6 aya bu gölgeden kurtulurum diye planlıyorum.
0
IncredibleMau
(15.12.22)
haftada 2 kere 2 numarayla kesiyorum. cilt bakımı yapabilecek kadar kısa. ergen gibi gözükmeyecek, sakallı diyecek kadar uzun.
0
gabe h coud
(15.12.22)
Dokuz yıldır bıyığım var. Sakal bazen var bazen yok. Sakal bana aslında yakışmıyor ama düzenli tıraş olmaya üşeniyorum.
0
pispinti
(15.12.22)
Sadece yazın tatile çıkacağımda keserim.

Temmuz-Ağustos sıcaklarında yüzümde sakalla güneşlenmek falan hoşuma gitmiyor. Hem bu vesileyle yüzüm de komple bir hava alıp güneş görmüş oluyor. Tatilden dönünce yine sakalla devam, daha da kesmem.
0
Berck
(15.12.22)
5 yıldır bir kere, o da pandemi kapanması sırasında can sıkıntısından kestim. onun harici hep sakallıyım. bana hep sakal konusunda takılan genel müdürüm video konferansta halimi görünce sen bir daha sakalını kesme dedi :)
0
delidir yakalayin
(15.12.22)
Ya bu sakallı olanların eşleri durumdan rahatsız değil mi? 5 yılda 1 kere sakal mı kesilir?
0
Kahvedesu
(15.12.22)
Hiç sıfırlamadığım bi dört-beş senelik dönem oldu, şimdi kafama eserse bi sıfırlıyorum yılda iki üç kez. Onun dışında berberde düzeltiyordum şimdi makine aldım çok elim yatkın olmasa da iyi kötü hallediyoruz :d

Özellikle yeni bi şehre taşınıp iyi berber bulamadığım süreçte berbere sakalı nasıl istediğimi anlatmakla uğraşmak yerine (aslında değişik bi model de değil ama eski berberime hiçbir şey söylemem gerekmiyodu o yüzden bilmiyorum shshsh) sıfırla diyodum. Bi de makine aldığım ilk dönemde kısaltma işine cesaret edemeyip sıfırlamıştım. Yazları sıfırlamak iyi geliyo ama güneş görüyor hava alıyor yüz
0
nundu
(15.12.22)
Her cumartesi tıraş olurum. Sakal sevmem. En fazla iki hafta uzar. Fazlası işte imajımı bozar.
0
dissendium
(15.12.22)
4 senedir hiç sakalsız değilim, en az kirli takıldım. Geçen yaz baya uzundu sonra sıkıldım kısa takıldım, şimdi bi daha uzatıcam. Öyle çok gür bi sakalım olmadığı için sorun olmuyor.
0
Bruce
(15.12.22)
sıfır kesemiyorum çünkü jilet vurduğum an cildim kabarıyor. onun yerine makinayla olabildiğince kısaltmaya çalışıyorum çok uzadığı zaman. genelde 2-3 ayda bir oluyor bu.
0
false pretension
(15.12.22)
Askerden geldiğimden beri sadece 2 kere kestim. Düzenli olarak kısaltıyorum.
0
nawar
(15.12.22)
1 yıldır hiç dokunmadım diyebilirim, istediğim bir görünüm vardı onu elde etmek için de 4-5 yıldır çeşitli kısaltmalar ayarlamalar yaptığım oldu şu anda da oldu gibi.

Bıyıklarımi 2 haftada bir falan düzeltirim ama, hem ağzıma giriyor rahatsız oluyorum hem de hoş görünmüyor.

Bir de uzun süre kesilmeyecekse bana kalırsa mutlaka, azami günaşırı yıkamak lazım. Yoksa hem kötü görünüyor hem de rahatsız ediyor, hele ki sigara içiyorsanız daha da kötü oluyor.
0
encokbenisevinnolur
(15.12.22)
En son 2009 yılında askerde kestim.
hiçbir zararını görmedim. berberim yüzümüe maske falan yapıyor ama, sakalın altında neler oluyor, neler bitiyor allah bilir.
0
maksat muhabbet
(15.12.22)
makina 2mm kesiyorum haftada 1
uzayınca kaşındırıyor
0
bir soru sorcam
(15.12.22)
Hiç kesmiyurjm, 2mm kadar bir sakal hep kalıyor. Yillar oncr bir değişiklik olsun ve nefes alsin diye ben de bir kestim, soyulmus hiyar gibi gorununcunce bir daha asla kalkışmadim.

Ama cildimde bir sorun, yara bere iz falan bir sey yoktu tertemiz cikti uzun bir aradan sonra sakali kestigimde.
0
stavro
(15.12.22)
Yılda bi kaç kez komple kesiyorum sakalı. Onun haricinde makineyle kısaltmaca.

Ama bıyığı askerlik hariç 10 yıldır kesmedim. Bi gün salvador dali, bi gün enver paşa, niçe, başka bi gün ülkücü cosplay'i yapıyorum, hayatıma renk geliyor.
0
plutongezegendegilmi
(15.12.22)
en son askerde jiletle kestim. 4 senedir berberde kısalttırıyorum. senede 1-2 kere çok sıkılırsam kendim makineyle sıfıra yakın kesiyorum.
0
zgrydn
(15.12.22)
Askerden geldiğimden beri sakalımı hiç sıfır kesmedim bi 15 sene falan olmuştur, sadece uzunluğunu biraz değiştiriyorum o kadar. Muhtemelen ölene kadar da hiç kesmem. Bir de üniversite dönemi de dahil hiç saçımı uzatmamıştım, pandemiyle birlikte saçımı da hiç kestirmedim dağ ayısı gibi dolaşıyorum ortalıkta.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(15.12.22)
kesmiyorsan bol bol yüzüne masaj yapmalısın
0
sert siyah krom
(16.12.22)
(8)

en ucuz viski hangisi

mark greg sputnik
viski sorusunu görünce aklıma geldi.bir ara içeyim diye heves ettiğimde tekele sormuştum. üstünde iskoç bayrağını görünce aşka gelip ballantines kaptım bir tane. sonra sevip daha fazla içmeye başlayınca "lan sanki gurmesin, buna ne para veriyon bu kadar, git en ucuzunu al" dedim ama internette şöyle
viski sorusunu görünce aklıma geldi.

bir ara içeyim diye heves ettiğimde tekele sormuştum. üstünde iskoç bayrağını görünce aşka gelip ballantines kaptım bir tane. sonra sevip daha fazla içmeye başlayınca "lan sanki gurmesin, buna ne para veriyon bu kadar, git en ucuzunu al" dedim ama internette şöyle bir bakınca aslında ballantines'in en ucuzlarından biri olduğunu gördüm. daha popüler diye jack daniels daha ucuzdur filan dediydim ama öyle de değil.

hemen her tekelde/içki satan markette bulunabilecek en ucuz viski hangisi şu an? köpeköldürenin viski versiyonu diyeyim.
0
mark greg sputnik
(15.12.22)
Yani kendine neden bunu yapmak istediğin tabii ki senin bileceğin iş ama Carrefourlarda Grants var. Hem tekel, hem ucuz viski derken, tekrar görebilmen için 100 bin TL toplamayalım duyuruda.

lan sanki gurmesin, buna ne para veriyon bu kadar, git en ucuzunu al" denecek bir şey değil. Ucuzu gerçekten çok kötü olabiliyor.
0
nawar
(15.12.22)
Jb

Iğrenç bir viski. Bir şeylerle karistirmadan içmek ızdırap.

Red label da iğrenç bana göre.

Onun dışında daha az taninan ucuz viskiler de var ama her tekelde bulunmaz.
0
logisticsmanager
(15.12.22)
passport ucuzdu. grants da ucuz ama guzel o
0
ala09
(15.12.22)
Passport sanırım en ucuzu.
0
vedatchilipeppers
(15.12.22)
Köpek öldüren versiyonunu bilmiyorum ama marketlerde en ucuzları Jim Beam, Jameson, J&B falan oluyordu.

Jack Daniels bence ucuzlar arasında en içilebilir olanı tadı güzel olanı. Herkesin tercih etme sebebi biraz o. Jameson alıp bitirememiştim mesela. (kimi seviyor o ayrı)
0
nhk ni youkosu
(15.12.22)
JB ve Bells en ucuz viskiler Bells'den daha ucuz viski olduğunu sanmıyorum, görmedim de. ama bunları içeceğine git kolonya iç daha iyi. bunlara para vermektense vermemek daha iyi.

balantines'den devam. o iyidir.
0
koela
(15.12.22)
bir zamanlar famous grouse en ucuzuydu ama bulmak zor. büyük marketlerde rastlamadım belli başlı tekeller satıyordu oralardan alırdık.
0
bravoteam
(15.12.22)
Vat69 var idi bir zamanlar.
0
en bi orijinal
(15.12.22)
(4)

jw double black mi, single malt mı? (sadece başlığı değil,soruyu da okuyun)

kibritsuyu
viski tavsiyelerinde çoğunlukla jw black label veya double black'in önerildiğini görüyorum.aynı fiyata 10 yıllık single malt'lar da var (singleton, talisker, glenlivet founder's reserve falan)şimdi viskiden pek anlamam, öyle notaları algılayacak dilim damağım yoktur. sadece "single malt iyidir" şekl
viski tavsiyelerinde çoğunlukla jw black label veya double black'in önerildiğini görüyorum.

aynı fiyata 10 yıllık single malt'lar da var (singleton, talisker, glenlivet founder's reserve falan)

şimdi viskiden pek anlamam, öyle notaları algılayacak dilim damağım yoktur. sadece "single malt iyidir" şeklinde bir done var kafamda.

"single malt her türlü blended viskiden iyidir" diyebilir miyiz, aynı fiyata alacaksak illa ki single malt tercih edilmelidir diyebilir miyiz?

yoksa "chivas, jack, double black falan aynı fiyattaki single malt'lardan daha iyi, single malt alacaksan şu noktadan başlar" mı deriz?

dediğim gibi önüme en boktanını da koysan viski diye farkını anlamadan içerim, bir gurmeliğim yok, ama içiyorsak da bütçemiz dahilinde iyisini içelim, ağzımız alışsın.
0
kibritsuyu
(15.12.22)
bende viskiden çok anlamam ama hayatımda içtiğim iki viski cidden güzeldi, biri lagavulin (single malt) diğeri de blue label (bunu 20 yıl önce kıbrıstan almıştım o zamanlarda pahalıydı ama alınabiliyordu)
sadece şunu farkettim benim damak tadıma scotch viskiler uyuyor, amerikanın viskileri daha zehir gibi.
0
ravenudon
(15.12.22)
Hiçbirini diyemeyiz.

Şöyle bir blog paylaşayım. Buradan daha faydalı olur.

meleklerinpayi.com
0
nawar
(15.12.22)
Her single malt, her blended viskiden iyidir" önermesi %90 doğrudur.
Yine de bunların subjektif konular olduğu, her insanın tercihinin, damak tadının farklı olabileceğini de göz ardı etmemek gerek.

Talisker ile Double Black aynı fiyat olduğunda seçim kesinlikle Talisker'dir.

Aslında buna biraz da "karışık kuruyemiş" olarak bakabiliriz.
Elbette "antep fıstığı+kaju+fındık+badem" şeklinde de karışık kuruyemiş var "leblebi+ yer fıstığı+mısır+çekirdek" şeklinde de karışık kuruyemiş var.

Blended'ların çoğunun "karışıma biraz leblebi katalım da daha uygun fiyatlı olsun" diye yapıldığını düşünüyorum.

Ama mesela blended viskilerden Hibiki pek çok single malt'tan çok daha lezzetli. "Ultra Lux Karışık Kuruyemiş" olarak adlandırırdım onu.

Double Black güzel bir blended ama Talisker veya onun ayarındaki single malt'ları tercih ederim kesinlikle.
Bunun öznel bir seçim olduğunu hatırlatayım, bazı insanlar leblebiyi fındıktan daha çok sever.
(Dönüp okudum da ne ahkam kesmişim be :) affedin.)
0
michael_knight
(15.12.22)
Hayatı boyunca single malt içmemiş biri için jw black label gayet iyidir. Öte yandan hayatı boyunca macallan içmemiş bir single malt'çı için de glenlivet founders reserve gayet iyidir.

Aralarındaki farkı anlamam diyorsun ama içtikçe anlarsın, hele ki biraz damağını dinlersen notaları da ayırt edebilirsin. Neticede kimse anasının karnından cherry cask aromasını bilerek doğmuyor. Bu ayrımı anlamak ister misin istemez misin ona göre karar ver.
Ha bu şu da demek değil, single malt içince blend zehir gelicek içmeyeceksin. Tamamen damak tadı ve biraz da reseptörlerinin ne kadar keskin olduğuyla alakalı. Bende kahvede var bu mesela, dandik kahve içemiyorum. Ama viskiye de meraklı biri olarak jameson da severek içiyorum, teacher's gibi en ucuz blend'lerden birini de.

Bence burada kilit nokta ağzımız alışsın. Yerinde olsam(tam olarak yerindeydim çünkü) bi süre sadece single malt içer, çeşitlere hakim olup damağımı eğitirdim. Bütçene uygun olanlarla başla, 3-4 çeşitten sonra bi tık daha fazlasını verip üst segmenti tat. Sonra çat diye black label iç, o zaman belli olur yolun. Kör tadım yaparsın, kendini denersin falan. Eğlenceli bir hobi haline dönüşebiliyor zaman içinde, hoşuna giderse araştırır bakarsın kendi içinde bir tarz yakalarsın. Çünkü single malt da highland, islay diye ayrılıyor bölge bazlı mesela, bi zaman sonra onları da ayırıyorsun.
0
Bruce
(15.12.22)
(6)

bilek ağrısı

lrdrylgh
Merhaba laptop un touchpadini uzun süre kullanmaktan kaynaklı olduğunu düşündüğüm uzun süreli bilek ağrım var. Bazı günler uzun kullanıma bağlı olarak ağrı daha da artıyor. Başlarda ağrının nedenin tam ne olduğunu anlayamamıştım hatta doktora gittiğimde ufak bir ödem var deyip fizik tedavi vermişti.
Merhaba laptop un touchpadini uzun süre kullanmaktan kaynaklı olduğunu düşündüğüm uzun süreli bilek ağrım var. Bazı günler uzun kullanıma bağlı olarak ağrı daha da artıyor. Başlarda ağrının nedenin tam ne olduğunu anlayamamıştım hatta doktora gittiğimde ufak bir ödem var deyip fizik tedavi vermişti. Şimdi bunun bilgisayarın touchpadinden dolayı olduğunu anlıyorum. Sorum şu, bilgisayarı kullanmak zorunda olduğumdan acaba bu kullanımın bileğimi çok zorlamaması için bir aparat ya da seçenek var mı acaba?
0
lrdrylgh
(15.12.22)
bu ve buna benzer ürünler yardımcı olur,

www.hepsiburada.com
0
evimin paspasi
(15.12.22)
mouse kullansan?
0
teritori
(15.12.22)
@teritori o da bir seçenek tabii ama touchpade alıştığım için ilk olarak bu şekilde halledebiliyorsam daha iyi olur. Olmazsa mecbur öyle yapacağım.
0
🌸lrdrylgh
(15.12.22)
bir de eskiden beli hala apple'in yardim forumu kısmında olabilir. dizustulerde klavye yazim sekli ve mouse kullanma ergonomisi görseli vardi. onu da netten arastirin derim, faydali olabilir.
0
evimin paspasi
(15.12.22)
Touchpad ile olmaz. Mouse alman lazım. O mouse ergonomik olursa ve bilek destekli mousepad'in olursa ağrıların çok büyük oranda azalır.

O ağrılar başlangıç seviyesi. Ciddi ilerlemelerde ve uzun süreli çalışmalarda karpal tünel sendromuna kadar yolu var. Alışkanlık yüzünden felç olma.
0
nawar
(15.12.22)
tavsiyelere ek olarak power ball öneririm, ağrılara iyi gelecektir.
0
babafingo
(16.12.22)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.