Giriş
(5)

Kuantumcu ablalar abiler hakkında ne düşünüyorsunuz

photo85
İlk duyunca kuantumu fizikle alakalı sanmıştım da daha çok modern sosyal medya kişisel gelişim hödösü diyebilirizSahi nedir bu kuantumcuların olayıKayda değer tipler var mı yoksa amaç takipçi kasıp modern kahin veya yaşam koçu gibi parayı götürmek miZira seansları 3000Profesör muayene ücreti gibin :
İlk duyunca kuantumu fizikle alakalı sanmıştım da daha çok modern sosyal medya kişisel gelişim hödösü diyebiliriz

Sahi nedir bu kuantumcuların olayı
Kayda değer tipler var mı yoksa amaç takipçi kasıp modern kahin veya yaşam koçu gibi parayı götürmek mi
Zira seansları 3000
Profesör muayene ücreti gibin :)
0
photo85
(14.04.23)
keriz silkeleme, tarih boyunca hep olmuştur böyle tipler, muhtemelen de hep olacaktır zira aptallığın sonu yok.
0
tiny penny
(14.04.23)
Teyzemler sonradan zengin olunca bunlara sarmışlardı 10 sene önce. Yani yeni falan değiller.

Evet normal kuantum mekaniği ile falan pek ilgili değil ama ona dayanıyor bir yerde. Kuantum alanlar var ve çevremizde olan biten şeylerin bazılarını newton fiziği ile açıklayamıyoruz ya. İşte onlar milleti nasıl tokatlarız diye düşündüler olacak ki insan aurası, enerjisi, geçmişimiz falan ne varsa nasık yönetiriz, nasıl sıfırlarız, düşüncenin gücü, enerji, ruh, vs. gibi kavramları harmanlayıp böyle bir akıma inandılar.

Teyzeme hiç bir faydası olmadı sonradan felsefeye falan yöneldi artık kuantumculuk oynamıyor sanırım.

Yine de inanç ve uğraş meşgul ettiği için rahatlama getirebilir. Sonuçta din de böyle bir şey.

Bu tarz ufak çaplı inanışlar bence asırlardır farklı varyasyonlarda çıkıyor.

Geçenlerde çimen showda rüya uzmanı mı ne görmüştük. Kadın seansta seni yatırıp geleceği görmeni sağlıyormuş.

Buna inanıp gidenler var işte. Zaten bir bilgiyi bir grup insana inandırabiliyorsan artık o topluluk için o şey "doğru"dur ve "gerçek"tir. Bütün kitlesel hareketler ve dinler bu şekilde yayılmıştır. Halbuki her şey insan zihninin bir uydurması.

----TANIM----
Quantum düşünce tekniği, kuantum fiziğinin prensiplerine dayanarak, düşünce süreçlerini ve zihinsel alışkanlıkları değiştirme yöntemidir. Bu teknik, düşünce ve davranışları yönlendiren negatif inançlardan kurtulmak, yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmek, başarılı sonuçlara odaklanmak ve zihni ve duygusal durumu iyileştirmek için kullanılır.

Quantum düşünce tekniği, kuantum fiziğinin belirsizlik ilkesi, neden-sonuç ilişkisi, parçacık-dalga ikiliği gibi prensiplerini kullanır. Bu prensiplere göre, bir şeyin gözlemlenmesi onun davranışını değiştirebilir ve gözlemcinin bilinçaltı inançları, düşünceleri ve beklentileri, gerçekliği oluşturabilir.

Bu nedenle, quantum düşünce tekniği, düşüncelerin gerçekliği yarattığına ve zihnin bir kuantum alanı olduğuna inanır. Teknik, pozitif düşünce, zihin resimleme, meditasyon, olumlu afirmasyonlar ve sezgisel farkındalık gibi yöntemleri içerir.

Quantum düşünce tekniği, kuantum fiziği ile ilgili bazı prensipleri uygulayan bir yöntemdir, ancak kuantum fiziğinin karmaşık matematiksel formülasyonlarına dayanmaz.
----TANIM----

İnsanlar, bazı şeylere hükmedemeceği gerçeği ile yüzleştiğine, bu tarz şeyler çıkartarak aslında hükmedebildiğine inandırıyor kendini diye düşünüyorum.

Ama daha bilimsel yöntemler, psikolojik yöntemler belki geçmişi ile sorunları düzeltip daha olumlu şekilde düzeltebilir insanları.
0
ananiyimioguz
(14.04.23)
Beyaz yaka tokatlama kökenli inanç
0
nawar
(14.04.23)
elbette keriz.avi.

pbs.twimg.com
0
vizivozo
(14.04.23)
bi arkadaşım çok ilgileniyor sabah akşam bunları dinliyor. bi ara ben de dinledim. bunlara ait terimler şunlar: aura analizi, frekans tedavisi, isim analizi, soy bağı kesme, Numeroloji master, Spritüel koç, Parapiskoloji uzmanı...

eğer bunlardan birinin sayfasına denk gelirsen biyograilerinde bu yazıları görürsün. herbiri için ücret isterler senden. nedense gelirlerini kapitalist düzlemde sağlarlar. öteki türlü bulamıyorlar zaar.

bir yakınım bunların sayesinde uyku ve öfke sorununu yendiğini söylüyor. bende maalesef etkili olmadı. ama ara ara dinlerim belki kaçırdığım şeyler vardır diye. söyledikleri ana şey düşünceni değiştir geleceğin, dünyan değişsin.
0
sanemz
(15.04.23)
(12)

Evi bos tutmak mi satmak mi?

camussar
Son kiraci kansizin teki idi. Artik kiraci defterini kapadim. Ev kentsel donusume gidecek, surec devam ediyor. Muteahhitler vs. 1-2 yil bile surebilir. Bu halde satmak ile yeniden yapildiktan satmak arasinda ticari olarak ne olur? Kadikoy min caddesi 3+1 su anda. Yapilinca 2+1 olup metrekare dusecek
Son kiraci kansizin teki idi. Artik kiraci defterini kapadim. Ev kentsel donusume gidecek, surec devam ediyor. Muteahhitler vs. 1-2 yil bile surebilir.

Bu halde satmak ile yeniden yapildiktan satmak arasinda ticari olarak ne olur? Kadikoy min caddesi 3+1 su anda. Yapilinca 2+1 olup metrekare dusecek.

Aidat dusuk ama yakit merkezi sistem.

Ne dersiniz? Tesekkurler
0
camussar
(13.04.23)
Benim de bi kiracı vardı bayağı tatsızlık yaşamıştık, evden çıkınca "ya lanet gelsin" deyip evi kiralamaktan vazgeçmiştim 1 sene falan, kiraya vermedim boş boş durdu öyle, satmadım da. Sonra satsam mı lan acaba diye düşünürken beşinci günün şafağında leziz bi kiracı geldi o kötü günleri unutturdu bana. Gelmeseydi de yine de satmazdım galiba, yani acil para falan lazım değilse neden satayım yav evi dursun işte, sen de tut evini ev iyidir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.04.23)
satma tabii ki. ben olsam depo yapardim veya 1 yillik kiralik zaten eni sonu yikilacagi icin kiracinin cikmama sansi kalmiyo
0
ala09
(14.04.23)
Kısa dönem kirala
0
gabe h coud
(14.04.23)
kısa dönem kirala ama dikkat et evinize çökmesinler.
satmayın başka kadıköy yok, belki bir dönem dövize karşı kaybecek fakat sonra değerini yine bulur.
0
nuisance
(14.04.23)
bos kalsin, kentsel donusumden sonra sat.
tr'de kiraciyla ugrasilmaz.
0
cooperr
(14.04.23)
2 evimden biri 8 yıldır diğeri 1,5 yıldır boş. paramla rezil olacağıma, bu şekilde o kadar huzurluyum ki.
0
Piyano piyano bacaksız
(14.04.23)
satma. bizimkiler de aynı pozisyonda değeri 2-3 kat artabilir dönüşümden sonra. zaten dönüşüm olacağı kesinse havada kaparlar senin evi.
0
bohr atom modeli
(14.04.23)
hocam kısa dönem kiralama diye bir şey yok. kiracı isterse evinize 10 sene boyunca çökebilir. biz de tatsızlık yaşadık. 12 bin lira kira değeri olan evi boşta tutuyoruz.
0
hold the door
(14.04.23)
Kesinlikle satılmaz, zaten şu anda o bölgelerde herkes deli gibi ucuza kapatacağı ev arıyor. Eğer acil nakit ihtiyacın yoksa dursun, mis gibi bir bölge kentsel dönüşüme de girerse şahane olur. Kira konusunda da çok nakit ihtiyacın yoksa bence de kiraya vermene gerek yok. Dönüşüm sürecinde kiracılara yardım açıklarlar, dönüşümden sonra da aynı kiracı otursun falan derler vs 5 sene düşük kirayla kitlenirsin.
0
roket adam
(14.04.23)
Kısa dönem kirala diyenler Erasmus ile gelen öğrenci ya da AirBnB tarzı şeyleri diyor sanırım. Onlar ise hiç yapmadım ama mantıklı geliyor. Normal kiralarım dersen onun kısası yok. @hodor söylemiş. 10 sene unutman gerekir sonra o evi.

Acil nakit ihtiyacı yoksa satma.
0
nawar
(14.04.23)
Öğrenciye ucuza ver. ama şartları baştan konuş.
0
liberal
(14.04.23)
Şu anki satış fiyatı ile, sıfır 2+1’lerin arasındaki fiyat kadar kaybın olur şimdi satarsan.
0
okumakserbestbegenmeksart
(14.04.23)
(12)

Er kişinin cüzdan taşıma sorunu

iddaaci
Merhaba, genellikle kot giyiyorum. Bozuk para bölmeli, kartlarla, nüfus kartı, ehliyet vb dolu bir cüzdanı göt diye tabir ettiğimiz cebe atıyorum. Kaba bir cüzdan… iki aya kalır kalmaz cep yıpranıp deforme oluyor.Asmalı mini çanta kullansam onu taşıması ayrı dert. Bir yerde unutursun ayrı dert. Nası
Merhaba, genellikle kot giyiyorum. Bozuk para bölmeli, kartlarla, nüfus kartı, ehliyet vb dolu bir cüzdanı göt diye tabir ettiğimiz cebe atıyorum. Kaba bir cüzdan… iki aya kalır kalmaz cep yıpranıp deforme oluyor.

Asmalı mini çanta kullansam onu taşıması ayrı dert. Bir yerde unutursun ayrı dert.

Nasıl halleşiyorsunuz siz?
0
iddaaci
(13.04.23)
Kotun ön cebine koyuyorum. Adidas spor cüzdan. Büyük değil. Minimum kart. Kimlik, ehliyet, iki banka kartı, iki ulaşım kartı. Başka kart kullanmam. Bu kartlardan fazlası gereksiz. Bozuk para taşımam. Bozuk para ortaya çıktıysa evde bırakırım. Temasız ödemeye alıştım. Para kullanmıyorum mümkün olduğu sürece.
0
dissendium
(13.04.23)
Çare kartlık nasıl sığarım diyordum, şimdi bu kadar zaman geçmediğim için kendime kızıyorum. Ayrıca bozuk para gözü ne işe yarıyor?
0
1837837
(13.04.23)
ridge wallet'in türk yapımı taklidini aldım aşırı rahatım.
iki metal plaka arası kartlar ve arkasında para klipsi.

metal cüzdan diye aratırsanız alışveriş sitelerinde çıkıyor.

~
www.n11.com

ahanda
0
hedep
(13.04.23)
ben cüzdan taşımıyorum valla:) fobim var nedense, her şeyi cebime koyuyorum.
0
nothing in my way
(13.04.23)
@1837837 Kartlık demiş ya.
Yerden göğe haklı.
İcat edenden Allah razı olsun.
Cüzdan denen o saçma alete her şeyi tıkıştırıp yıllarca niye hamallığını yapmışsam.
0
Mirket
(13.04.23)
Son 10 yıldır falan kartlık taşıyorum, hiç bozuk para taşıma ihtiyacım olmadı bu sürede bozuk para geldiğinde arabanın ön tarafında bi göz var oraya koyuyorum, yanımda nakit taşımayı da sevmediğimden kartlığın bi gözüne bi miktar "ne olur ne olmaz" parası koyuyorum sorun kalmıyor, ayrıca arka cepte böyle kalın kalın cüzdan taşımak omurga için de sağlıksız bir olay omurgada yamukluk yapar bel ağrısı yapar, anlamsız yani.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.04.23)
Kartlık. Kartlıkların da en küçüklerinden.

Cüzdan kullanan erkek kalmamıştır herhalde.
Kartlığa da her şeyi koymaya gerek yok.
1- Ehliyet
2- Kredi Kartı
3- Banka Kartı
4- İstanbulkart

Bunun dışında şirkete giriş kartı, site kapısı kartı gibi gerekli bir kart varsa onu alırsınız biter.

Kağıt para zaten herhangi bir cepte durabiliyor, eskisi kadar kağıt para kullanmak gerekmese de cebime 100 veya 50 TL'lik banknotlardan birkaç tane koyduğumda başka bir şeye ihtiyacım kalmıyor.

Eskiden her türlü saçma mağaza kartı, banka kartı, indirim kartı, ıvır zıvır kartı taşıdığımı farkettim. Çok kötü, karanlık günlermiş.
0
michael_knight
(13.04.23)
sadece günlük hayatta kesinlikle lazım olan kartları taşıdığım bir kartlığım var. nakit olarak da tek banknot taşıyorum ve her şeyi kartla ödüyorum. mini çanta, büyük cüzdan falan gereksiz hamallık.
0
roket adam
(13.04.23)
kartlık cüzdan zaten bunun için. bir de kartları minimum sayıya indirmek lazım. nfc ile ödeyebildiğin kartları yanına almazsın bir kimlik-ehliyet, şirket kartı vb. 3-5 kart yeter. kağıt parayı zaten kartların arasına sıkıştırırsın, bozuk parayı da kotun küçük cebine attın mı tamamdır.

ayrıca cüzdanı göt cebinde değilde ön cepte taşımak daha güvenli.
0
astronom bey
(13.04.23)
Acil durum için biraz kağıt para, istanbulkart+kimlik/ehliyet+bankamatik/kredi kartı. Şunlardan oluşan ufak bira kartlıktan bozma cüzdan al yeter. Ben yıllardır öyle yaşıyorum. Bozuk para da taşımıyorum çok uzun zamandır.
0
nawar
(13.04.23)
Ehliyet, 2 kredi kartı, 2 banka kartı, ehliyet gibi bir kart daha, ve de 3-5 tane kağıt parayı küçük bir cüzdanda taşıyorum. Cüzdan da sol ön cepte, arka cepler boş. Hem çirkin hem oturunca konforsuz.
0
John Bloor
(14.04.23)
kart cüzdanı ve içerisinde az miktarda nakit ile geziyorum ben. eski kaba cüzdanları artık asla kullanamam, bunların rahatlığına alıştım
0
kondansator
(14.04.23)
(9)

kiracıya ne kadar zam yapabiliriz?

stationary traveller
selamlar, geçen sene mayıs ayında o dönem piyasası 5-6 bin tl (şu an 10 bin tl civarı) olan bir muhitte emekli babama vicdan yaptırıp 2.500 tlye kontrat imzalayan bir kiracım var. bu kiracı çift türkiye'nin en kurumsal firmalarından birinde çalışıyor, eşi de benzer bir kurumsal firmada çalışıyor. or
selamlar, geçen sene mayıs ayında o dönem piyasası 5-6 bin tl (şu an 10 bin tl civarı) olan bir muhitte emekli babama vicdan yaptırıp 2.500 tlye kontrat imzalayan bir kiracım var. bu kiracı çift türkiye'nin en kurumsal firmalarından birinde çalışıyor, eşi de benzer bir kurumsal firmada çalışıyor. ortada bir kandırılma durumu olduğu için biraz sinirliyim yani. yasal olarak ne haklarım var onu öğrenmek istiyorum. ben de başka bir şehirde kirada yaşayan biri olarak empati kurabiliyorum ve orta yolda buluşmak istiyorum. nasıl bir yol izlemeliyiz? yardımcı olabilir misiniz lütfen. piyasası 1000 tl olan yere 20k çekecek kadar aç gözlü değilim, sadece adaletli bir anlaşma istiyorum. sanırım %25 zorunluluğundan dolayı bunu elde edemeyeceğim gibi görünüyor.
0
stationary traveller
(13.04.23)
kanuni zorunlulugu asmayin lutfen.
0
elifkircil
(13.04.23)
durumu anlatin. eger vicdanlari varsa daha makul bir seviyeye cekerler. rayic on binse 7000 teklif edin mesela. 6’ya da el sikisirsiniz en kotu.
0
alperz
(13.04.23)
Her yıl rayiçten ya da rayiçin şu kadarı kira alırsınız diye bir durum yok. Ne demek 6’ya el sıkışın?

Babanız keşke imzalamasaydı. Ama başta imza atıp sonra caymak ya da kural değiştirmek şık değil. En fazla resmi enflasyon kadar zam yapmak makul olur şu durumda.
0
ruhen hastayim ben
(13.04.23)
Bizim ev sahibi enflasyona göre zam yaptı. Bizim de 2.yilimiz bitti,etrafta ki kiralara göre yinede makul olduğu için kabul ettik. %25 yapsa daha düşük bir zam olacakti,yaklaşık 1000 lira daha da üzerine koydu.

Sizde konuşup orta yol bulabilirsiniz. %25e uyan pek yok.
0
brnbrs
(13.04.23)
Kanuni olarak %25 zam yapabilirsiniz.

Bunun dışında bir de evi satma hakkınız var. Evi satmak demek %4 tapu harcı demek.
Mesela babanız evi size satarsa 1 milyonluk ev için 40 bin TL tapu harcı ödersiniz.
Kiracı 10 bin TL'lik eve 3125 TL kira öderse 12 ayda 82.500 TL kaybınız var. Benzer senaryonun 4 yıl devam edeceğini varsayarsak 330 bin TL zarar edersiniz. 9 yıl sürerse 742 bin TL zarar edersiniz.

Evi satınca da alan kişi (mesela siz) "o evde oturacağım" derseniz 7 ay içinde kiracı evi boşaltmak zorunda. Ha tabi kiracı yine boşaltmayıp işleri uzatabilir.

Bu söylediğim senaryo çok büyük bir hareket, hukuki yardım almadan bu kadar büyük bir işe elbette kalkışmayın. Zaten büyük ihtimalle yapılmayacak bir harekettir ama çok çaresiz hissederseniz böyle bir yol da aklınızda olsun.

Konut kredisi çekerek evi satın alırsanız belki de faizlerin düşüklüğü sebebiyle bu operasyondan zengin olarak da çıkabilirsiniz :)

Önce söz verip sonra caymak şık değil diye de düşünmeyin. Eğer bir anlaşmada taraflardan biri lehine aşırı bir haksızlık söz konusuysa o anlaşma bir şekilde bozulur.

Mesela siz kırtasiyeciyseniz ve bana yanlışlıkla tanesi 10 liraya satılması gereken 1 milyon adet defteri tanesi 3 liraya satmak zorunda kalacağınız bir anlaşma imzalarsanız ve bu anlaşmada sizin zararınızın çok fazla olacağı ortaya çıkarsa o şirketi kapatmak daha az zararlı olacağı için dükkanı kapatıverirsiniz.
0
michael_knight
(13.04.23)
Yasal olarak hakkınız %25 zam yapmak. Bu geçerlilik bitince de son 12 ayın tüfe'sine göre zam yapabiliyor olacaksınız. 5. yıla kadar böyle gider, 5. yılda da rayiç üzerinden tekrar değerleme yaparsınız. Durum bu yani, bunun dışında bir yöntem yok.
0
roket adam
(13.04.23)
Öğrenci dışında hiçbir kiracıya acımama taraftarıyım. Babanız büyük hata yapmış. Bu ülkede böyle şeyler yapılır mı? Hayır kurumu musunuz siz? Alternatif olarak 10 tane eviniz varsa, birinde tabii yardımcı olmak isteyebilirsiniz.

1 Temmuz 2023'ten önce yenilenecekse kontrat. Maalesef %25 yapabilirsiniz. Siz yine de isterseniz konuşun tabii ama ciddi bir artış kabul etmezler muhtemelen. Sonrası ise kanuni limitte yaparsınız. Kiracıya kanuni olarak "dert olmak" istiyorsanız geciktirdiği an ihtarname çekin. Gerçi ikisi de asgari ücretle çalışıyor olsa bile çevrede 10k kira ödenen bir bölgede yaşan çiftin geciktirmeyeceği kadar düşük bir şey 2500 TL. İsterseniz siz de taşınabilirsiniz tabii. Bunlar dışında kanunen şu an kanunen yapabileceğiniz (sizin istediğiniz kategoride) bir şey yok.
0
nawar
(13.04.23)
Sözüm meclisten dışarı diyeceğim ama şöyle bir durum var maalesef türkiye'de ev sahipleri ticari bir sözleşme yaptıklarını unutuyorlar.

Burada iki şirketin arasındaki bir anlaşmadan fark yok. İmzalar atılmış konu kapanmış.

Ticarette herkes kendi çıkarını savunur, kendi çıkarı için pazarlık yapar. Adam kendi pazarlığını yapmış siz de onaylayıp imzalamışsınız.

Adamın gelirinin konuyla hiç alakası yok bi defa. İsterse ayda 100.000 dolar kazansın. Sözleşmenin şartları değişmiyor. O yüzden o muhabbete hiç girmeyin.

Yukardaki örnekler doğru. Mesela bugün koç holding yemekhanesine domates alırken o da pazarlık yapıyor. Sırf koç diye domatesi daha pahalıdan almıyor.

Sizin de kiracı olmanızın da konuyla hiç alakası yok.

Siz adamla direkt sözleşme üstünden pazarlık yapmaya çalışın. Yani şunu diyebilirsiniz, malum enflasyonu beklemiyorduk, açıkcası bu kira artışını adil buluyor musunuz? diye sorun.

Yoksa salın.
0
anten
(14.04.23)
emekli olmak akli dengesinin yerinde olmadığı manasınamı geliyor da kandırılıyor ben anlayamadım. niye sinirlendiniz. adamın sözlüşmesi kabul edilmiş. bir dahaki anlaşmaya kadar zam isteyemezsiniz. yasal olarak hiçbir hakkın yok. en fazla babaya atar yapabilirsin.
0
sanemz
(14.04.23)
(13)

Gunaydinnn-Bugun dogumgunum

balpolen
Bugun dogumgunum, sturbuck bedava icecek veriyor, baska kim ne veriyor, gidip faydalanayim
Bugun dogumgunum, sturbuck bedava icecek veriyor, baska kim ne veriyor, gidip faydalanayim
0
balpolen
(13.04.23)
Dgko
youtu.be
0
gabe h coud
(13.04.23)
belki otobüs bedavadır :)
0
arveles gibiyim
(13.04.23)
Bahis sitesi üyeliğin varsa bonus vardır.
Hepi börtdey kral.
0
etna
(13.04.23)
doğum günün kutlu olsun. koç burcu güzel bir burçtur, erkeğe daha iyi gidiyor, kadınsan seren serengile kadar uzanan bir paleti var.

yeni yaşın yeni yılın kutlu olsun
0
Hallegadola
(13.04.23)
Yves rochede indirim olması lazım
Nice yıllara
0
kararsızataletfilozofu
(13.04.23)
Doğum gününüz kutlu olsun,

L’occitane’ın ücretsiz cilt bakım hizmeti ve doğum gününüzün olduğu ay içerisindeki ilk alışverişinizde 15% indirimi oluyor.

Kiehl’s’ın ve sephora’nın doğum günü hediyeleri var. Gidip kasadan alabiliyorsunuz. Ama kiehl’s için sanırım bir de alışveriş yapmak gerekiyordu, hatırlayamadım tam.

Estee Lauder’ın ise ücretsiz makyaj hizmeti var.

Mac’in sadakat programına üyeyseniz onların da bir hediyesi var ama sanırım üyelik tipinizin en az 2. Seviye olması gerekli. Sitesinde detayları vardır.

İpekyol da indirim tanımlıyor üyelerine. Fena da bir indirim değildi.
0
irene
(13.04.23)
istanbulkart da bedava:) her kart bastığında makina "doğum gününüz kutlu olsun" diyor.
0
sirkelimon
(13.04.23)
Dgko
0
2027
(13.04.23)
Yakın zamanda doğum günümdü. Bilgilerimin olduğu 3-4 markada indirim mailleri geldi o kadar. Böyle şeyler mi varmış? Öyle dümdüz boş geçmişim.

Doğum günün kutlu olsun.
0
nawar
(13.04.23)
doğum günün kutlu olsun. benim de doğum günüm dündü:)
0
nothing in my way
(13.04.23)
H&M’de bir adet üründe(seçtiğiniz) indirim oluyor eğer üyeyseniz “member” diye uygulamalarından.
0
kullanıcıadımbuolsun
(13.04.23)
Mutlu yıllar :)
0
brnbrs
(13.04.23)
nice mutlu yaşlara <3sayenizde neler yapabileceğimizi öğrenmiş olduk derhalde irene saydıgı markalara üyelik başlatıyorum :) starbucksta o gun icmezsek kahve ekleniyo mu yine de yaw? sanki bende fazladan hediye kahve var da ordan mı geldi acb
0
ala09
(13.04.23)
(22)

bu taciz sayılıyor mu?

bisküvi123
herkese merhaba,ilk kez böyle bir soru soruyorum ama kendimi cidden çok kötü hissediyorum. bugün amcamlar bize geldi ve sonrasında yolcularken ben normal bir şekilde sarılacakken amcan bana sıkı sıkı sarıldı. arada böyle sarılıyor, onun mizacı böyle ama herkese mi böyle sarılıyor bilmiyorum ki bilme
herkese merhaba,

ilk kez böyle bir soru soruyorum ama kendimi cidden çok kötü hissediyorum.
bugün amcamlar bize geldi ve sonrasında yolcularken ben normal bir şekilde sarılacakken amcan bana sıkı sıkı sarıldı. arada böyle sarılıyor, onun mizacı böyle ama herkese mi böyle sarılıyor bilmiyorum ki bilmem de mümkün değil. bir amca, yeğenine -kız- neden sıkı sıkı sarılır? neredeyse 23 yaşına geldim, artık çocuk değilim sonuçta ve biriyle o kadar sıkı sıkı sarıldığınızda göğüslerinizi karşı taraf hissediyor. ben okb'li biriyim, sevmiyorum böyle temasları ama bu kadar sıkı sıkı sarılmak yani nerdeyse bedenleriniz bir olacak, neden yapılır? bu normal mi? bu taciz kapsamına girer mi? kafam çok karışık ve çok kötü hissediyorum kendimi. okb'm olduğu için bu olayı abartıyor muyum, bu amca yeğen sevgisinden gelen bir şey mi, yoksa böyle düşünmekte haklı mıyım emin olamadığımdan sormak istedim. ben mi abartıyorum yoksa herkesin akrabası böyle sıkı sıkı sarılıyor, sırtını sarılırken sıvazlıyor mu? bu kadar sıkı sarılmaktan, istemediğim şekilde, rahatsızlık duydum, bu taciz olur mu?
0
bisküvi123
(13.04.23)
Hocam biz senin amcanı aile ilişkilerini samimiyet dereceni ne bilelim de yorum yapalım şimdi, hadi işyerinde müdür böyle yaptı desen çalışan-müdür arasında böyle bi şey normal değil deriz de senin pozisyonunda zor yani bi şey demek olabilir de olmayabilir de.

Ya bu arada benim de nawar gibi hiç yeğenim yok ama doğumlarını hatırladığım şu an kocaman olmuş kız-erkek birçok kuzenim var, çoğunun da amcası dayısı gibiyim aslında yaş olarak ve bir araya geldiğimizde senin bahsettiğin şekilde sarılırız ederiz birbirimize sevgimizi göstermekten çekinmeyen bir aileyizdir, kimse de farklı bir şey düşünmez aklından bile geçmez herhalde fakat tabii Türkiye'de de dünyada da her şey olabiliyor ama sizin ailenizde ne oluyor biz bilemeyiz, bunu siz bilirsiniz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.04.23)
Amcanız ile ilişkinizi bilemeyiz. Yani yeğenim falan yok da kuzenlerim var. Bırak 23'ü bir tane (kız) kuzenim neredeyse 30 yaşında, ben onu yanağını sıkarak ikiye bölene kadar sıkacak şekilde sarılarak vs. severim. O da öyle sarılır bana. Göğsünün vücuduma yapışması, neredeyse bir beden olmak gibi şeyleri bırak düşünmeyi, şu an cümle kurarken bile aşırı rahatsız oldum. Erkek olan kuzenler de 20+ yaşında. Onları da aynı şekilde severim. Bizim büyük ailede insanlar yaşlarından bağımsız olarak birbirine böyle sevgi gösterdiği için kimsenin aklından öyle şey geçmez. Sizin dinamikleri de bilmeden konuşamayız.
0
nawar
(13.04.23)
ben de aşırı rahatsız oldum bu yazıyı yazarken, sanırım okb'mle ilgili bir durum. ve sanırım ülkedeki haberler vs beni etkiliyor, bilmiyorum kafam karışık
0
🌸bisküvi123
(13.04.23)
arkadaşlar, akrabalar, aile dostları vs. birbirine sıkı sıkı sarılabilir bunda anormal bir şey yok. amca yeğenine de sarılır tabi ki. göğüslerini hissediyor falan demen garip geldi yani çok mu muhafazakar yetiştirildin yoksa kendi kendine mi takıntı geliştirdin bu konuyu bilemiyorum da bunda garip bir şey yok karşındaki insanda göğüs varsa hissedersin doğal olarak el-kol hissettiğin gibi, avuçlamıyorsa anormal bir şey yok bunda.

öte yandan yaptığım yorum normal durumlar için geçerli tabi. kişinin niyeti gerçekten bozuksa normal bir davranışı da taciz amaçlı yapabilir bunu da biz bilemeyiz.

özetle eylemin kendisinde sorun yok kişinin niyetinde sorun varsa o da senin bileceğin olay.
0
semaforo de medianoche
(13.04.23)
Netameli bir konu ve hiç bir olası mağdurun da kendini bir de haksızlık yaptığı düşüncesiyle kötü hissetmesini istemem.
İlişkinizin samimiyet seviyesini bilemeyiz+1 kendinizi başka şekillerde de rahatsız hissetmenizi sağlayacak bir davranışı var mı.
Başka akrabalara davranışları ile size olan ki farklı mı.
Bir sakince bunları düşünüp etüt etmek lazım.
Onun dışında da elbette rahatsız olduğunuz hiç bir samimiyete mecbur değilsiniz.
0
anon1m
(13.04.23)
abartıyorsunuz. taciz falan değil. sanırım haberler çok etkilemiş sizi. oldu olacak kız bir bebeği erkek bir insana sevdirmeyin. töbe töbe. olacak şey mi? birkaç kişi yüzünden neden herkes zan altında kalıyor? bunun geleceği nokta şu: herhangi bir insan bir bebeği kucağına alıp sevemeyecek ya da çok çok çekinerek alıp sevecek. gelinen noktaya bakar mısınız? bizim zamanımızda bebek dediğin kucaktan kucağa gezerdi.

"bir amca, yeğenine -kız- neden sıkı sıkı sarılır? neredeyse 23 yaşına geldim"

amca dediğin, dayı, teyze, hala dediğin zaten yeğenlerine, torunlarına sarılmak için var. ne demek niye? o senin kundaktaki halini görmüş bir insan sonuçta. ayrıca 55-60 yaşından bakınca küçücük bir çocuğun yaşına denk geliyor 23 yaş.
0
ahm1
(13.04.23)
neyi nasıl düşünürseniz öyle olur.
bu konuyu en iyisi unutun gitsin. ortada net bişey yok, deşmenin faydası da yok.
bir daha da, rahatsız oluyorsanız kaçının sıkı sarılmaktan, gerekiyorsa araya dirseğinizi koyun, olsun bitsin.
0
vizivozo
(13.04.23)
obsesifligin icinde var bu o yuzden bu detayi belirtmen iyi olmus. ama tacizin tanimi zaten karsi tarafin rahatsiz olmasiyla alakali. burda rahatsiz olmussun demek ki over davranmis. cizgiyi sen belirlersin yani sen "ailemdeki x kisi rahatsiz olmuyosa benim de olmamam lazim" demek zorunda degilsin. aile iliskileri samimi ve dokunsal olabilir ama sen hoslanmiyorsan geri adim atabilirsin sarilma esnasinda. bu herkese karsi yapilabilir. burdaki mesele kendini kotu hissettigin noktada mudahale edememen. toplumun yozlastigini dusunen erkek dusmani biriyim, burda amcanin yuzde yuz masumane davrandigini dusunuyorum. dusuncelerinin nedeninin de okb oldugunu dusunuyorum. hatta burda okblilerle ilgili arastirma vardi onun arastirmasinda bu konular da vardi dusunmek istemedigin dusunceler
0
ala09
(13.04.23)
Abi birine sıkıca sarıldığında göğsü hissedilir yani, ne alaka şimdi bu. Anneme sarılınca da göğsünü hissediyorum ben ama böyle hastalıklı bir şey aklıma bile gelmedi bu zamana kadar :/
0
synesthesia
(13.04.23)
tek örnekte taciz ağır olur ama normal değil. bu tarz konular “iyi insandır, aklından geçmez” vs. meselesi değil. asla yönetemediğin içgüdü ve hormonlar meselesi.

okb ile konunun yakından uzaktan alakası yok.
0
lahmacun
(13.04.23)
analiz kasmaya gerek yok. rahatsızlık duymuşsun, sarılma teşebbüsünde geride dur ya da dirseklerini kırmadan bir boşluk oluştur arada. başka bir şey yapman gerekmiyor. don't be weird.
0
gabe h coud
(13.04.23)
bence de pek sıkıntı yok denk gelmiştir. kafaya takacak bir şey yok.
0
arveles gibiyim
(13.04.23)
siz rahatsiz hissetmissiniz, taciz olup olmadigi vs tartisilir, iliskinize bakmak lazim belki evet ama rahatsiz hissettiyseniz (ki buna hakkiniz var, bunu asla ve asla unutmayin) izin vermeyin, buradan yola cikin. rahatsiz hissettiginiz konularda sinir koyun, cocuk degilsiniz dediginiz gibi, sakin ve yumusak bir yerden de sinir koymak gayet mumkun. sinir koymak illa terslemek, cikismak vs degildir. bunun uzerine calisabilirsiniz.
0
kassiopeia
(13.04.23)
geçende annemin eli yanlışlıkla mememe değdi aşırı rahatsız oldum. annem beni taciz ediyor desem 80 küşür yaşında kadını hapse mi atsınlar. aman ne biliyim oluyor böyle. bazen gözüm bayramlarda sakin sakin otururken adamların pantolonlarının ağ kısımlarına denk geliveriyor sonra panikle çeviriyorum gözümü. oluyor bunlar. milletçe birbirimizi taciz ediyoruz aslında ne gerek var bayramlarda boş boş oturmaya.

alakası yok denmiş ama bence kesinlikle okb. şişirmeyin. biran evvel farklı uğraşlar bulun. yoksa bir tanıdığım gibi kendinizi bakırköy"de bulursunuz.
0
sanemz
(13.04.23)
Gerçi ben erkek kişisiyim ama benim amcalarım hayattayken hep öyle sarılırdı.
Şimdi de kız yeğenim de erkek yeğenim de hep kucağımda, tepemde. Acaba büyüdüklerinde onlar da böyle düşünebilir mi diye düşünüp rahatsız oldum duyurunuzu okurken.

Gerçi her ailenin dinamikleri farklı.

Mesafeli durursanız anlayacaktır. Sizin ne hissettiğinizdir önemli olan.
0
Mirket
(13.04.23)
Eski nesil öyle sarılıyor ama hoş değil. Ben omuzlardan sarılır özellikle dikkat ederim kız Arkadaş sarılmasında. Öne uzanarak sarılmak en güzeli
0
hasmetizm 2046
(13.04.23)
mizaç diyorsun candan biriyse normal. he ben yapar mıyım yapmam. ancak biz oryantalist bir kültürüz her türlü samimiyet var. yani amcan seni kızı görüp sarıldıysa anormal değil. ben y kuşağı bir kız babasıyım yani kızımı o kadar seviyorum ki daha küçük olmasına rağmen rahatsız ediyor olabilirim.
0
mikahakkinen
(13.04.23)
Bunun taciz olup olmadığını sizin amcanızla aranızdaki samimiyet, amcanızın niyeti ve en çokta sizin koyduğunuz sınırlar belirler. Size sarılmasını istemiyorsanız ve bunu belirttiğiniz halde size sarılıyorsa evet bu tacizdir.

Ama Sıkı sıkı sarılmak akrabalar arasında olur. Memeye anlam yüklemeye gerek yok. kolunuz bacağınız nasıl sarılırken diğer insanlara temas ediyorsa memenizde bir vücut parçanız, tabi ki temas edecek. Özel anlam yüklemeyin memenize yani.

Ama siz sarılmak istemezsiniz, sıkı sarılmak istemezsiniz, öpmek istemezsiniz kimseyi vs, sizin tercihiniz. Kendi bedeniniz, sınırları siz belirlersiniz. Eğer size sarılmasını istemiyorsanız o zaman “ben biraz rahatsızım” diyin geçiştirin, ya da “ben sarılmayı sevmiyorum” diyin kestirip atın.

Eğer negatif bi enerji alıyosanız amcanızdan, bir art niyet seziyorsanız bunu görmezden gelmenize gerek yok. Ortalığı taciz suçlaması ile alevlendirmek istemiyorsanız o zaman sarılmayın.
Sarılmadığınız için hakkınızda asi ve uyumsuz demeleri, sizin kendi vücudunuz için koyduğunuz kurallardan, çizdiğiniz sınırlardan daha önemli değil.
Bir de ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Demekki amcanızda da var bi yamukluk, sizi böyle hissettirdi. Çünkü yalnızca sıkı sarılması nedeni ile böyle hissetmezsiniz diye düşünüyorum. Hislerinize güvenin.
0
zimbirik
(13.04.23)
Taciz veya değil bir şey diyemiyorum. İki örnek yazayım.

Biri benle ilgili, siz yaşlarında iki kuzenim var. Ergenliklerinden itibaren sarildigimizda o goguslerin birbirine degmemesi kısmına dikkat ettim. Doğrusu bu veya değil diye değil, sadece rahatsızlik verecek bir şey yapmış olmayayım diye.

İkincisi de bir kadın arkadaşın bahsettiği. Bana sarılır mesela öyle sıkı sıkı çünkü mesafeleri net bir ilişkimiz var. Ama başkalarıyla şöyle yaptığını söylemişti: ayaklarını geride tutup omuz ve üstünden sarılmak. Böylece olası rahatsız olacağı bir durumu engellemiş oluyormuş.

Dediğim gibi tacizdir değildir bir seu diyemiyorum, ama @zimbirik'in dediği gibi amca-yegen ilişkinizin geçmişi geri kalanı da önemli. Sarilmamak, uzak durmak en iyi çözüm şu aşamada.
0
encokbenisevinnolur
(13.04.23)
Tanım koymak zordur ve şu durumda gereksiz bence. İstemiyorsanız mesafe koymak en iyisi.
0
SiyamkedisiZorro
(13.04.23)
Eğer bebekliğinizi bilen, sizi kucağında sevmiş, oyunlar oynamış, sarılmış, öpmüş bir amcaysa, yani yakın ilişki içindeki bir amcaysa sizi hala çocuğu gibi görüyor ve seviyordur. Aklına gelmiyordur büyük ihtimal ile böyle hissedeceğiniz.

Eğer çocukluğunuzda ve bebekliğinizde ortalarda olan biri değil de sizi sadece yetişkinken tanımış biriyse, yine taciz olmayabilir ama böyle sıkı sıkı sarılması da hoş değil.

Madem rahatsızsınız, sarılmamaya çalışın, önde doğru eğilin, uzaktan el uzatın vs. Ama bu alışkanlığı değiştirmek zor.

Ben erkek halimle bu olaydan rahatsızım, bu yüzden kardeşim haricinde hiç bir kadına sarılmam. Uzaktan el uzatırım ve kolumu düz ve dirseğimi kırmadan tutarım ki bana doğru gelip sarılmasınlar.

Bebekliğinde kucağımda gezdirdiğim, sevdiğim, ısırdığım, oyunlar oynadığım yiğenlerim var. Şimdi erişkinler vucut olarak, ergenler. Bu durumda kalmamak için beni görüp elimi öpmeye geldiklerinde koltuğumdan kalkmam. Elimi öptükten sonra bana doğru eğilirler ve yanaklarını öperim. Sarılmaya gerek kalmaz böylece, ayakta denk gelirsem de iki elimle yanaklarını tutar ve alınlarından öperim. Yine sarılmaya gerek kalmaz.

Hem Akdeniz insanı hem de Ortadoğulu olarak bireysel alanlarımıza hiç dikkat etmiyoruz, çok fazla samimiyiz.
0
John Bloor
(13.04.23)
Durduk yere karşı tarafı kötü hissettirmeyin emin değilseniz. Anladığıma göre sorun yok.
0
EXXE01
(13.04.23)
(1)

Excel'de benzeşen hücreleri nasıl bulabilirim?

Amaranta ursula
Merhaba yarasa kardeşlerim;Bire bir aynı hücreleri yenilenenleri bul kısmından hallediyoruz orası tamam. Ama bir yerde aynı girilmek istenen ama typo olduğu için ayrışan hücreler de var, biliyorum. Örneğin Ahmet Gürkan ama başka hücrede Ahmet Gürcan gibi. Böyle aynı gidip (abc xyz-->> abc xyt) sond
Merhaba yarasa kardeşlerim;

Bire bir aynı hücreleri yenilenenleri bul kısmından hallediyoruz orası tamam. Ama bir yerde aynı girilmek istenen ama typo olduğu için ayrışan hücreler de var, biliyorum. Örneğin Ahmet Gürkan ama başka hücrede Ahmet Gürcan gibi. Böyle aynı gidip (abc xyz-->> abc xyt) sonda farklılaşma da değil tam aradığım. Umarım meramımı anlatabilmiişimdir.
Cevaplar için çok teşekkürler şimdiden.

Edit: Ya da numara sutununda bir rakam farklı oluyor filan. Bu hücreleri nasıl bulabilirim?
0
Amaranta ursula
(12.04.23)
Bunun formulü olduğunu sanmıyorum. Şöyle bir mod var ama: www.mrexcel.com
0
nawar
(13.04.23)
(4)

Deprem çantası için pilli radyo?

chicha_v2
Nereden alabiliriz?Bir milyoncu tarzı yerlerde oluyor bazen ama aşırı dandik gözüküyorlar.Daha kaliteli bir şeyler almak istesem ne alabilirim?
Nereden alabiliriz?

Bir milyoncu tarzı yerlerde oluyor bazen ama aşırı dandik gözüküyorlar.

Daha kaliteli bir şeyler almak istesem ne alabilirim?
0
chicha_v2
(12.04.23)
Soruya bir cevap değil ama bence deprem çantasında radyonun yeri yok. Tam olarak ne zaman kullanacaksınız ki. Çadırda otururken dinleriz diyorsanız o vakte gelince hiç ihtiyacınız olmadığını görürsünüz.
0
Gradient_tabanlı_mor
(12.04.23)
radyonun amacı

1. haber almak. Normal şartlarda devlet "şu bölgeye yardım gidiyor" tarzı duyuru yapmalı. İnternet kopar, telefon hattı kopar ama radyo frekansı çok doğal yollarla iletilen bir şey. Kıyamet kopsa yine radyo dalgalarıyla haberleşebilirsin. (yayın yapmak daha ayrı bişey tabii, kendi sesini duyuramazsın yani) Kurtulduysan haber almak için iyi, göçükteysen yardım geliyor mu dinlemek için iyi.

2. 5-10 gün göçükte kalıp hala bağırabilen düdük öttürebilen olduğunu sanmıyorum. Uzun süre ses çıkarabilen bir alet iyidir.

Amazon'da (özellikle yurtdışında satılan) sirenli, gerekirse yandaki mandal çevrilerek (dinamo) şarj edilebilen modeller var. Onlara bakılabilir. Ben gözüme kestirmiştim ama bi sipariş veremedim.
0
nhk ni youkosu
(13.04.23)
Deprem bölgesinde iletişim çok kısıtlı. Oturup TV izlemek zaten ihtimaller dışında. Elektrik olmadığı, power bank de bittiği için 2. güne şarjsız kaldığınızda, internetiniz olsa da haber alma kanalınız kalmayabilir. Radyo bunun için var. Akşamları müzik dinlemek için değil. Yetkili makamlardan bilgi almak için.

Radyonun kapsama alanı ve çalışma süresi yeterli olsun yeter. Bazı radyoların antenleri yetersiz. Zar zor çekiyorlar. Onun da pek hayrı olmayabiliyor. Dandikliği ona göre belirlersiniz. Öyle fantastik bir cihaza gerek yok zaten.
0
nawar
(13.04.23)
www.hepsiburada.com

ben bunu aldım.
0
hobarey
(13.04.23)
(5)

2. Dünya Savaşı ve Polonya Sorusu

mstiteltr90
Merhaba,Polonya'da çok sayıda Yahudinin katledildiğini biliyoruz peki günümüz Polonyasında neden Yahudi çoğunluğu yok? Aksine Koyu Katolik diye biliyorum. Ben mi yanlış biliyorum acaba?
Merhaba,
Polonya'da çok sayıda Yahudinin katledildiğini biliyoruz peki günümüz Polonyasında neden Yahudi çoğunluğu yok? Aksine Koyu Katolik diye biliyorum. Ben mi yanlış biliyorum acaba?
0
mstiteltr90
(11.04.23)
Meseleye sadece sayı veya çoğunluk olarak bakmamak lazım.

Polonya özelinde bilgim yok ama Almanya'da zamanında o kadar katliam ve soykırım yaşamalarına rağmen şu an yine Almanya'nın yönetiminde etkin oldukları ortada. Çünkü aleyhlerinde her hangi bir karar alınmıyor veya şiddete uğradıklarına dair haber yok gibi. Naziler, neonazi olduktan sonra bir şeyler mi değişti bilmiyorum.

Polonya, Ukrayna özeline de bakmak lazım.
0
diyecevaplandı
(11.04.23)
yazdıgın gibi polonyadaki yahudiler katledildiği için şu an yok.

polonyada yahudi çoğunluğu yoktu ki. yahudiler azınlıktaydı, çogunluk katolikti. azınlıktaki yahudiler soykırıma uğradı, kurtulanlar ise israil'e göç ettiler. o yüzden günümüzde polonyada hiç kalmadılar.
0
abelardo
(11.04.23)
Polonya'da Yahudi yoğunluğu büyük oranda 17. yy'dan itibaren düşüyor. Önce Nazi Almanya'sında neredeyse tamamen yok ediliyorlar. Sonra da SSCB döneminde kaçan kaçıyor, kalanın kimi ölüyor kimi de devam ediyor yaşamına. SSCB çöktükten sonra Yahudiler dönmeye başlıyor Polonya'ya. Polonya şöyle 1000-1200 yıl öncesi arasına kadar Yahudi dolu. 3 Haçlı seferinde Avrupa'dan çıkmadan önce Yahudiler katlediliyor. Hatta bir tanesinde kutsal topraklar diye başlayıp Yahudileri katlettikten sonra dağılıyorlar da başka bir kral ile dağılanlardan kalanları toplayıp devam ediyorlar.
0
nawar
(11.04.23)
WWII'den sonra tüm yahudiler Israil'e tasindi.
0
Yourcousinmarvinberry
(11.04.23)
Hiç bir zaman nüfus çoğunluğu Yahudi değildi zaten. Genelde toplam nüfusun %1'i gibidir.

II. Dünya savaşında tüm dünyada toplam 16 milyon Yahudi vardı. Naziler toplam 6 milyon katletti.

Dünya nüfusu bugün 8 milyar.
2 milyar Hristiyan.
2 milyar Müslüman.
15 milyon Yahudi.

Polonya nüfusunu siz orantılayın. Hiç bir zaman çoğunluk değildi.

(rakamlar yaklaşıktır)
0
alfired
(12.04.23)
(7)

İsim tavsiyesi

bugisme
Tarih-bilim-sanat-doğa temalı; uzun zamandır biriktirdiğim çok kişinin bilmediği olay-fotoğraf-eser veya ilginç bilgileri paylaşacağım instagtam hesabı için yaratıcı yerli-yabancı isim önerilerinizi almak isterim.Türkçe mi isim koysam mesela "meraklıolmag" gibi;Yoksa ingilizce "longlivecuriosity" gi
Tarih-bilim-sanat-doğa temalı; uzun zamandır biriktirdiğim çok kişinin bilmediği olay-fotoğraf-eser veya ilginç bilgileri paylaşacağım instagtam hesabı için yaratıcı yerli-yabancı isim önerilerinizi almak isterim.

Türkçe mi isim koysam mesela "meraklıolmag" gibi;
Yoksa ingilizce "longlivecuriosity" gibi mi?

Daha catchy isim lazım gibi.
0
bugisme
(07.04.23)
Bulduğunuz isimler çok kötü. İlginç bilgiler, enteresan bilgiler gibi basit ve içerik hakkında bilgi veren isimler daha çok dikkat çeker.
0
dissendium
(07.04.23)
@dissendium +1923
0
nawar
(07.04.23)
"enteresan şeyler" tam olarak senin hadiseyi tanımlıyor ve bence güzel.
0
alperz
(07.04.23)
duydunuzmu, biliyormuydunuz, hatırlıyormusunuz gibi
0
gece abisi
(07.04.23)
YazıYorum
GörüYorum
gibi bir şeyler de olabilir.
0
etna
(07.04.23)
Bahsettiğin konuların içerikleri senin zihninde epey şekillenmiştir. Sana hangi kelimeleri çağrıştırıyorsa yaz buraya, beraber seçelim.

Bence Türkçe olsun. İngilizce olunca daha özgün olmayacak. Zaten etiket filan da kullanılıyor, asıl Türkçe olursa daha belirgin ve özgün olur.
0
muhayyer divan
(08.04.23)
Mesela çoğunlukla genel kültürü ve az bilinenleri çalıştırıyor bana göre. "Az bilinen genel kültür" gibi bir başlık olabilir. Mesela "bilginin_az_bilinenleri" olabilir. Uydurdum şimdi. Ama gaz olsun diye yazıyorum.
0
muhayyer divan
(08.04.23)
(8)

Buluşma bitiminde numara paylaşmayan kız

Yourcousinmarvinberry
Bu bir anlamda; "bir sonraki buluşma olmayacağı için iletişime de gerek yok" mu demek olur ?
Bu bir anlamda; "bir sonraki buluşma olmayacağı için iletişime de gerek yok" mu demek olur ?
0
Yourcousinmarvinberry
(07.04.23)
Evet malesef
0
Kaptanmemo
(07.04.23)
Numarasını istediniz de geçiştirdi mi? Eğer öyle bir şey olmadıysa, numara paylaşma talebini sizden beklemiş olabilir. Kadınlar karşı taraftan beklemeyi pek seviyor bazı şeyleri, malum.
0
norules
(07.04.23)
Muhtemelen hesabı çaktı sana ve kafası ağrısın istemiyor.
0
OrangeYellow
(07.04.23)
Evet, maalesef. Yani sormana ya da onun söylemesine gerek kalmadan iletişim kanalları artırılıyor aslında. Numara olmasa bile eklenilebilir başka yerlerden buluşma sonunda. Bu arada direkt "başka buluşma olmayacak" demenin dışında "elektrik alamayıp" şimdilik bu seviyede cepte tutmak da istiyor olabilir.

Bu arada @OrangeYellow'un söylediğini de çok fazla duymaya başladım. Özellikle uygulamalar üzerinden buluşmalarda arkadaş ya da sevgili değil sponsor arayan kızlar artmaya başlamış. Yediklerini içtiklerini ödetip kayboluyorlar. Başka mecrada ekledilerse de engelliyorlar. Bir tanesi Twitter'da (Çocuğa yarısını sonra yollayacağını söylemiş ve yollamamış) "yüzsüz gibi yemek parasının yarısını istiyor" deyip konuşma paylaşmıştı.
0
nawar
(07.04.23)
numara olmadan nasıl buluştunuz?
0
Kahvedesu
(07.04.23)
Numarayı istediniz mi?
0
Amaranta ursula
(07.04.23)
Buluşma öncesinde nerden iletiştiyseniz ordan devam et işte; niyet okumaya gerek yok.
0
vedatchilipeppers
(08.04.23)
Mekanlarda fiyatlar çoşunca dolandırıcılık tavan yaptı. Para dışında onun yanında yer kaplama işlevin de oluyor. Hem beleş yeme içme hem de muhabbet. Buna yedir içir dobr vecir diyoruz.
0
OrangeYellow
(08.04.23)
(16)

davete gideyim mi

Kittie
bi arkadasim aradi iftara cagirdi ama baskasinin evine :)dedi ki x'lere gidelim mi iftara. dedim ki seni cagirmislar ben ne alaka, sen git. yok seni de cagirdilar dedi ama dogru oldugundan supheliyim. gidilecek kisi kari koca, ikisini de taniyorum. yakinligim da var ama oyle catkapi gidilecek yakinl
bi arkadasim aradi iftara cagirdi ama baskasinin evine :)
dedi ki x'lere gidelim mi iftara. dedim ki seni cagirmislar ben ne alaka, sen git. yok seni de cagirdilar dedi ama dogru oldugundan supheliyim. gidilecek kisi kari koca, ikisini de taniyorum. yakinligim da var ama oyle catkapi gidilecek yakinligim yok. beni cagiran arkadas onlarla daha samimi.

bence arkadas (bekar) tek gitmek istemediginden beni de ilave yapti davete.
ama bi davetin, davet olmasi icin bana direkt gelmesi gerekmez miydi?
gitmesem ve gercekten cagrilmissam da ayip olacak gibi.
napsam?
0
Kittie
(07.04.23)
Git yahu nolacak.

Biz tanimadigimiz insanlarla bile ayni sofraya oturuyoruz, senin samimiyetin de varmis üstelik.
0
Yourcousinmarvinberry
(07.04.23)
Ben de direkt davet almamışsam gitmem.

"gitmesem ve gercekten cagrilmissam da ayip olacak gibi."

Bununla birlikte bence davet sana yapılmayıp başkası aracılığıyla çağrıldıysan o daha büyük ayıp.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.04.23)
X'ler ile çok samimi değilsem gitmem. Muhtemelen +1 seçeneğini açık bırakıp davet etmişlerdir onu da. Gidersen sorun olmaz herhalde. Kahve içmeye değil eve iftara çağırıyor, yemeğin porsiyonu konusu var önemli olarak tabii ki ama büyük sorun değil.
0
nawar
(07.04.23)
Sizi davet etmemişler. Bir incelik olsaydı davet eden taraf sizi de davet ederdi. Gitmenin anlamı yok.
0
beraesad
(07.04.23)
davet sahibinin direkt kendisinin çağırması gerekir ya, öyle şey olur mu :) kendileri iletişime geçip çağırmamışlarsa alınmaları gibi bi şey zaten olamaz, iki dk bi şey arayıp davet etmeleri ki burada aramayıp arkadaş üzerinden iletişime geçilmesi tuhaf -eğer gerçekse. ben çağrılmadıkça gitmem.
0
deartheodosia
(07.04.23)
gitmek istiyorsun gibi
onlara telefon aç gerçekten davet etmişseler bahseder zaten
0
bir soru sorcam
(07.04.23)
bi soru sorucam: oyle bi vibe mi verdim. yok hic istemiyorum aslinda. genel olarak iftara gitmeyi sevmiyorum. garip geliyor, mesela bu dortlude bi tek koca tutar her sene o yuzden iftar fikri bana yapmacik geliyor su an zaten:D
0
🌸Kittie
(07.04.23)
seni çağırmadılarsa gitme
0
Hallegadola
(07.04.23)
kim cagirdi onemsemem ama burdaki hikayede gitmezdim cunku sıkıcı
0
ala09
(08.04.23)
gittnmi?
0
abelardo
(09.04.23)
abelardo: beni de aradilar :Dfjf
0
🌸Kittie
(09.04.23)
bir laf vardır.
çağırıldığın yere erinme, çağırılmadığın yere görünme :')
0
since1907
(09.04.23)
aradılar ve gittin mi?
0
basond
(09.04.23)
gördüğün snein olsun yemekte ne vardı sdfsd
0
bir soru sorcam
(09.04.23)
evet aradilar ve gittim. hayir diyemedim, ama oruc tutmayip iftara gitmek cok sacma :) ezanla girelim bari diye ayarlayip gec gittik fjf neyse, sade ve guzel bi menu vardi bi soru sorcam
0
🌸Kittie
(09.04.23)
afiyet olsun :)
0
bir soru sorcam
(09.04.23)
(5)

Bilgisayardan silinen dosyaları

lesmiserables
Geri getirmek imkansız mıdır? Dosyalar son birkaç gün içinde silindi.Teşekkürler
Geri getirmek imkansız mıdır? Dosyalar son birkaç gün içinde silindi.

Teşekkürler
0
lesmiserables
(07.04.23)
r studio ile bir tarat bakalim
0
nibba
(07.04.23)
İmkansız değil, silindikten sonra diske yeni bişeyler kayıt edilmediyse oldukça kolay.

Kurtarma programları ile deneyin ama en tavsiye edilen hangisi ise onunla bakın.

Edit: diski söküp farklı bir bilgisayarda 2. disk olarak takıp taratmak daha mantıklı, çünkü program indirip kurmak vs riskli o diske artık.
0
John Bloor
(07.04.23)
recuva deneyin
0
jelly bear
(07.04.23)
EaseUS Data Recovery yazılımı bayağı başarılı.
0
nhk ni youkosu
(07.04.23)
"Recovery" uygulamaları çoğunun bulunmasında başarılı. Tabii ücretsizler çok kapsamlı ve çok başarılı değil. Bulup onaramadıkları da çok onların.

Recuva +1
0
nawar
(07.04.23)
(8)

Maaş yatmayınca yasal hakkım nedir?

fakat
"Solcu" bir TV kanalında çalıştım, 31'inde işten çıktım. 1-5 arası yatması gerekiyordur maaşın ama hala yatmadı, konuştum ve gecikecegini söylediler, herhangi bir tarihte vermediler, bir açıklama falan da yok. Bir şey yapabilir miyim? 20 gün sonraya kadar ödeyebilir diyor google, o zaman her şeyin ö
"Solcu" bir TV kanalında çalıştım, 31'inde işten çıktım. 1-5 arası yatması gerekiyordur maaşın ama hala yatmadı, konuştum ve gecikecegini söylediler, herhangi bir tarihte vermediler, bir açıklama falan da yok. Bir şey yapabilir miyim? 20 gün sonraya kadar ödeyebilir diyor google, o zaman her şeyin ödemesi de gecicek demektir, böyle saçmalık olur mu ya.

Aklımda a haber'e gidip rezil etmek var :)

Edit: 12 gün sonra yattı. Yalnız insan kendini ne kadar çaresiz hissediyor, 12 gün öyle bekliyorsun...
0
fakat
(07.04.23)
Git mahkemeye var bro A Haber'den medet umacak kadar düşme.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.04.23)
Saçmalık kısmına katılıyorum ama öyleyse işi ahabere falan götürmek daha da dallanıp budaklandirir.

O 20 günü teyit edin Google dışında, ya da çalışma Bakanlığı'nın bir hattı vardı orayı arayıp ayrıntıları ve ne yapabileceğinizi öğrenin.
0
encokbenisevinnolur
(07.04.23)
Pazartesi arabulucuya gideceğim, iş sözleşmem bittiği için buradan başlamam gerekiyormuş, 170 öyle dedi. Maalesef üç kuruş için yapılan şeye bak, bütün ödemeler yalan oldu.
0
🌸fakat
(07.04.23)
Maaş almaya hak kazanılan dönemin (genellikle 1 takvim ayı) bitiminden itibaren 20 gün içerisinde ödeyebilirler. Kanun -çalışan için geç ödeme konusu dahil- bu şekilde belirtiyor (4857 Sayılı İş Kanunu 34. Madde).

Kanunen sorun yok. Ancak A Haber'de kanal ve oranın üzerinden CHP üzerine algı oyunu yaratacak kadar ilgi çekebilirsin. Eline de bir şey geçmez. 20 günün aşılması için ise mücbir sebep gerekiyor.
0
nawar
(07.04.23)
bunu duyduğuma üzüldüm ancak biraz sabretmenizi tavsiye ediyorum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(07.04.23)
öncelikle çok haklısın. kimse çalışmasının karşılığını 1 dk bile geç almak istemez. en başta ben kendime ve emeğime duyduğum saygıdan dolayı bunu önemserim. bugünün dünyasında zaten her şey dijital bir ödeme emrine bakıyor anında para gönderiliyor. ödemelerin aksamama ihtimali aksama ihtimalinden daha düşük artık. ben olsam arayıp derhak ödememi yapmalarını aksi halde a habere gidip durumu anlatacağımı söylerim. tutuşup anında yatırırlar. yatırmazlarsa da bu dediğimi yapar rezil ederim onları. zaten kendisine solcu diyen emperyalist uşakları genelde böyle durumlara sebebiyet verirler. lise sonda okurken kendisini über solcu diye tanımlayan bir stkda çalışmıştım sırf paraya ihtiyacım var diye. ve köpek gibi çalışmıştım. söyledikleri paranın yarısını bile vermemişlerdi. ama sorsan emek, hak, eşit ücret bla bla bla sayıklarlar bunlar. hiç sekmez. o günden beri her aklıma geldiğinde küfrü basarım.
0
ezkaza
(07.04.23)
bence ahaber'e gitmekle tehdit et. bu işin solu sağı yok, işveren ve patronu kötüyse bunlar oluyor. ama yok maaşı sonra da alsam olur diyorsan dava edebilirsin. 10 sene sonra parayı verirler.
0
false pretension
(07.04.23)
Edit: 12 gün sonra yattı. Yalnız insan kendini ne kadar çaresiz hissediyor, 12 gün öyle bekliyorsun
0
🌸fakat
(12.04.23)
(10)

acil servis ücretli mi?

thedepressed
sosyal güvencem bulunmuyor. midem 3 gündür ağırıyor, idare ediyordum ama 6 nisan saat 23:35-40 civarı ağrı artınca dayanamayıp hastaneye acilden girdim. oradaki danışma bana güvencem olmadığını, kartla ödeme kabul etmediklerini (kart almıştım yanıma olur da eczaneye uğrarsam diye) ve ücretinin 220 l
sosyal güvencem bulunmuyor. midem 3 gündür ağırıyor, idare ediyordum ama 6 nisan saat 23:35-40 civarı ağrı artınca dayanamayıp hastaneye acilden girdim.

oradaki danışma bana güvencem olmadığını, kartla ödeme kabul etmediklerini (kart almıştım yanıma olur da eczaneye uğrarsam diye) ve ücretinin 220 lira olduğunu söylediler. k.ç.ma baka baka geri döndüm.

devlet hastanesine acilden giriş/kayıt açtırma, eğer sgk güvencesi yoksa paralı mı?
-----------------------
edit: soru sanki özele gitmişim de, madem olmadı devlete gideyim gibi olmuş.
üstte yazdığım olay devlet hastanesinde gerçekleşiyor arkadaşlar.
bu olay devlet acilinde yaşandı yani.
düzgün anlatamamışım olayın sıcağıyla, kusura bakmayın.
0
thedepressed
(07.04.23)
özel katkı payı talep edebilir ancak devlet tamamen ücretsiz. ayrıca sigortasız olsanız da gss kapsamında olmanız lazım
0
phonex
(07.04.23)
abi internette de öle yazıyor kontrol ettim de, en iyisi gidip polis çağırıp danışmadaki elemandan şikayetçi olmak...
0
🌸thedepressed
(07.04.23)
acil ücretli değil ama genelde geçiştirirler.
randevu bulabilirseniz devlet hastanesinde dahiliyeye gidin.
gss kapsamında ufak bir katılım payı alıyorlar sadece. (10-20 lira olması lazım)
(oysa surilere ücretsiz ve sınırsız)
0
vizivozo
(07.04.23)
@vizivozo eyvallah hocam, öyle de yapacağım sanırım.
0
🌸thedepressed
(07.04.23)
hayati tehlike gerektiren konularda hayatta tutma kısmı ücretsiz, sonrasındaki veya onun dışındaki tedaviler ücretli.
0
nawar
(07.04.23)
özelde gerçek bir aciliyet yoksa ücret alınır. sarı-kırmızı alan hastası olman lazım. mide ağrısı yeşil alan gibi.

devlet ücretsiz.
0
jelly bear
(07.04.23)
özelde acile acil bir durum sebebiyle giderseniz ücret alınmaz. bayılma, kalp krizi, trafik kazası vs gibi sebeplerle gidildiğinde ücret alınmaz. ama mide ağrısı, boğaz ağrısı, baş ağısı vs için giderseniz ücret alınır özelde. devlet hastanesinde ise sağlık güvencenizin olup olmaması mühim değil. devlete ait üniversite ve araştırma hastanelerinde her türlü tedavinizi yaptırabilirsiniz sigortanız olmasa dahi. gss kapsamında borçlanma yapar sistem zaten ve nakit bir ödeme almazlar. hani olurda alınsa bile çok cüzi ve sembolik bir rakam olur.
0
ezkaza
(07.04.23)
Gss borcunuz varsa yeşil alan için 7-8 lira gibi bir ücret alıyorlar. Kırmızı alan ücretsiz.
Sizin gss niz de yoksa gelir testi yaptırıp gss ye geçmeniz gerekiyor.

Bu ücret çıkma olayı çoğunlukla yurt dışından gelenler için çıkıyor. Sizde de öyle bir durum olabilir.
0
astronom bey
(07.04.23)
@astronom bey, hayır yurt dışı ile ilgili hiçbir bağlantım yok. hiç çıkmadım da.
abi 7-8 falan okey de ne alaka 220 tl?
neyse bugün gün içinde bir daha uğrayacağım, sonucu yazarım buraya belki başına gelen olur
0
🌸thedepressed
(07.04.23)
gerçek "acil" hastalardan özelde de devlette de ücret alınmaz. acil tanımına uymayan yeşil alan hastalarından ise devlette de ücret istenir. güvenceniz varsa bu ücreti eczaneden ilaç alırken ödersiniz ya da emeklilerin maaşından kesilir. gss, bağkur vb prim borcunuz varsa kayıt sırasında makul bir ücret öder ve tüm işlemlerinizi yaptırırsınız. katılım payı ise yukarıda söylediğim şekilde ayrıca ödenir/kesilir. fakat hiç sosyal güvenceniz bulunmuyorsa ödeyeceğiniz meblağ da artar. güncel ücreti bilmiyorum ama bir kaç sene önce güvencesizler için kayıt açma ücreti 150 lira idi. oradan hesaplayınca şu an 220 lira normal duruyor. sonrasında her tahlil/tetkik için de ayrıca ücret ödemeniz gerekir.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(07.04.23)
(11)

Ekşi duyuru gibi kullandığınız platform

iwillsee
Var mı böyle sorular sorup cevaplar aldığınız?
Var mı böyle sorular sorup cevaplar aldığınız?
0
iwillsee
(06.04.23)
Reddit
0
logisticsmanager
(06.04.23)
Reddit+1 arkadaşlarla olan wp grupları.
0
Amaranta ursula
(06.04.23)
forumlar
0
bir soru sorcam
(06.04.23)
İnploid vardı bir ara, o da kalmadı
0
kondansator
(06.04.23)
quora
0
avianthem
(06.04.23)
Quora
0
alfired
(06.04.23)
Reddit +1
0
nawar
(06.04.23)
Türkçe alternatifi yok!
0
halitkin
(06.04.23)
Reddit
0
hayirsiz
(06.04.23)
Kizlarsoruyor - kadinlarkulubu - donanimhaber :)

Kullanmiyorum ama icerikleri buraya gore baya genis.
0
brkylmz
(07.04.23)
En iyisi burasi. Hepsini kullandim hep coluk cocuk dolu cildirirsin..
0
Slynmaster
(07.04.23)
(4)

cumartesi mesai sorunsalı

kondansator
cumartesi günleri operasyon şirkette, operasyon dışı çalışanlar da evden çalışıyoruz. çok kritik konular olunca zaten kimsenin bir şey demesine gerek kalmadan da şirkete gidiyorum cumartesileri. patron da hafta içi diğer şirketi ile ilgileniyor, cumartesi günleri de boş kalınca şirkete geliyor. beni
cumartesi günleri operasyon şirkette, operasyon dışı çalışanlar da evden çalışıyoruz. çok kritik konular olunca zaten kimsenin bir şey demesine gerek kalmadan da şirkete gidiyorum cumartesileri. patron da hafta içi diğer şirketi ile ilgileniyor, cumartesi günleri de boş kalınca şirkete geliyor. beni de getirmeye çalışıyor. 1 2 3 derken baktım rutine bindi. geçen hafta evde kalmayı planlıyorum dedim çevirdim. bunun önüne nasıl geçerim sizce? şimdi adam sorsan keyfimden mi çağırıyorum işimiz var diyebilir ama hafta içi zaman ayırıp gelse zaten o işi cumartesine bırakmamış olurduk.
0
kondansator
(06.04.23)
ay kesinlikle tavrınızı naifçe koyun. hem çalışan hem patron olarak yazıyorum. kendi keyifden herkes, şirketini sahiplenmesini istiyor. hep daha fazlasını isterler...nasıl yapılır öneri veremeyeceğim, kesinlikle önlem alın...
0
gadlemler
(06.04.23)
Sözleşmede mesai saatleri ve günleri ne olarak belirtilmiş durumda? Hafta sonları şirketin bir kısmı home-office bir kısmı ofiste şeklindeki çalışma ne kadar süredir bu şekilde devam ediyor? Başta da bu şekilde miydi? Bunların cevabı yasal haklarınızı belirleyecek. Aksi durumda hafta içi başka işi varsa neden onu erteleyip sizin için zaman ayırsın? Bunu önermeyin. Bu yaklaşımın sizin karınıza bitme ihtimali çok düşük.

Onun yerine isterseniz yol vb. kavramları da göz önüne alarak çalışma şeklinizin bir süredir o yönde olduğunu ve uyku ve mesai sonrası işlerle ilgili planlamanızı ona göre yaptığınızı belirterek konuya girerseniz şansınızı artırır.

Bu arada @gadlemler haklı. Türkiye'de iş hayatı hep böyle. Patronlar kendi keyfi için daha çok çalıştırıp fazla para vermemek, işçiler kendi keyfi için olabildiğince çalışmadan fazla para almak isterler. Tam bir tencere kapak. Durumu çok keskin olmadan kesinlikle bildirin. Çünkü sınırlar ve verilen emeğe saygı çok nadir bizim ülkede. Elini veren kolunu kaptırıyor işçi de olsa işveren de olsa.
0
nawar
(06.04.23)
bana ne adamin isi coksa. kendine dusen kadar yaparsin. dusuncen yanlis senin de ozel hayatinda izin gunlerinde baska islerin olabilir. hakkin olan seyde hesap mi vereceksin? kibarca olmaz diyeceksiniz.
0
ala09
(06.04.23)
Bundan sonra haftasonlari musait olamayacaginizi uygun bir dille belirtin, o da ona gore bir planlama yapsin
0
balpolen
(06.04.23)
(10)

En iyi 10 dizi? sizce?

mikahakkinen
1.Sopranos2.The Wire3.Vikings4.Dr.House5.Narcos6.Hannibal7.Mindhunter8.Breaking Bad9.Seinfeld10.Goliathizlemedim ama iyidir heralde.game of the throneslost
1.Sopranos
2.The Wire
3.Vikings
4.Dr.House
5.Narcos
6.Hannibal
7.Mindhunter
8.Breaking Bad
9.Seinfeld
10.Goliath

izlemedim ama iyidir heralde.
game of the thrones
lost
0
mikahakkinen
(06.04.23)
Lost
Homeland
House of cards
Game of thrones
Boardwalk Empire
The missing
24
Narcos
Prison break
Fargo
0
deer hunter
(06.04.23)
1. Game of Thrones
2. Breaking Bad
3. Band of Brothers
4. Bosch
5. Chernobyl
6. Dexter
7. The Office
8. Better Call Saul
9. Dark
10. Mad Men

ilk 10'a giremeyen ama yazmak istediklerim:
House of Cards - Top Gear - The Crown - The Haunting of the Hill House American Horror Story - Coupling - Big Little Lies - Peaky Blinders - Homeland
0
gabe h coud
(06.04.23)
sıralamasız olarak benim ilk aklıma gelen dizi + mini dizilerden sevdiklerim;
-sherlock, house md, fargo, love death robots (bölümler bağmısız olsa da o da bir dizi sonçta), big bang theory, normal people, six feet under, black mirror, family guy, the newsroom olur heralde.

bu diziler yanımda olduktan sonra her yerde aylarca ve hiç sıkılmadan, bunları tekrar tekrar izleyerek vakit geçirebilirim. aklıma gelen olursa da ekleme yapacağım:)
0
hypathia
(06.04.23)
Siralama yok, aklima geldigi sekliyle,
Seinfeld
Curb your enthusiasm
Office
It crowd
Spaced
Better call saul
The wire
Golden girls
It's always sunny in philly
Black books

Daha var da 10 denmis...
0
unidentified floating object
(06.04.23)
Dark
Game of Thrones
Prison Break (İlk 2 Sezon)
Better Call Saul
Breaking Bad
Seinfeld
Mindhunter
American Horror Story (1.,2.,4. Sezonlar)
The Haunting of Hill House
Dexter
0
Dağcı
(06.04.23)
1- lost
2- prison break
3- better call saul
4- vikings
5- game of thrones
6- breaking bad
7- chernobly
8- black mirror
9- spartacus
10- Dexter

karışık yazdım.
0
sizofren06
(06.04.23)
Sıraya koyamayacağım. Onun yerine şöyle yapayım. 5'er tane yazayım. Farklı kategorilere ayırayım. Listede olmayan bazı popüler diziler ya beni sarmadığı ya da izlemediğim için yoklar.

Genel olarak: Rome, Person of Interest, Battlestar Galactica, Vikings, Oz

Son sezonları hariç: Game of Thrones, Brooklyn 99, The Office, Black Mirror, Coupling

Türk dizileri: Behzat Ç., Tatlı Hayat, İşler Güçler, Kurtlar Vadisi (ilk 57 bölüm), Avrupa Yakası

Çizgi Dizi/Anime: Futurama, South Park, Konosuba, Fullmetal Alchemist, Family Guy
0
nawar
(06.04.23)
sıralama yapamam bazılarını izlemedim ama into the night, dark, eskilerden flashforward beni bir hayli sarmıştı. flashforwardın devamının çekilmemesi baya üzmüştü hatta.
0
KidLazer
(06.04.23)
House of cards
House Md
The wire
Line of duty
Yes, Prime Minister
Breaking Bad
Better call saul
Sopranos
Narcos
Seinfeld
0
tiny penny
(06.04.23)
star trek enterprise'ı yazmayan kafirdir.
0
alperz
(06.04.23)
(12)

Ev kiraları ne olacak böyle?

bradshaw
Evet kimse hiçbir şey için net bir şey söyleyemiyor. Ama çevrede veya takip ettiğiniz uzmanlarda bu konuda fikir beyan eden var mı? Yani seçim sonrası dolar, altın fırlayacak gibi şeyler konuşuyoruz hepimiz ama hepsi muhabbet içinde kişisel tahminlerimiz. Dolar fırlarsa evler zaten daha da coşacak.
Evet kimse hiçbir şey için net bir şey söyleyemiyor. Ama çevrede veya takip ettiğiniz uzmanlarda bu konuda fikir beyan eden var mı?
Yani seçim sonrası dolar, altın fırlayacak gibi şeyler konuşuyoruz hepimiz ama hepsi muhabbet içinde kişisel tahminlerimiz. Dolar fırlarsa evler zaten daha da coşacak. Ama bir ekonomist yorumu almak istiyorum. Ona göre taşınayım mı, taşınmayayım mı bir görmek istiyorum. :( var mı önerdiğiniz bu konuda fikir alabileceğim bir uzman?
0
bradshaw
(06.04.23)
Enflasyon ile aynı oranda kiralar (ve diğer herşey) artmaya devam edecek. Yani %100 civarı.

Mutlaka taşınmanız gerekiyorsa hemen taşının. Mecbur değilseniz mümkün olduğu kadar uzun süre taşınmayın ve mümkünse para biriktirin.
0
alfired
(06.04.23)
aynı şeyi merak ediyorum bende, aralık ayına kadar taşınmam lazım, şu an 20k kira vermeye hazırım ama seneye 40 mı vereceğim? bu gerçekten nasıl olacak? şehir istanbul.

orta noktada anlaşabileceğim bir ev sahibi bulmam lazım ama bilmiyorum nasıl olacak.
0
benaslinda
(06.04.23)
artacak bence
0
elifkircil
(06.04.23)
Hangi aydi hatırlamıyorum galiba temmuz, kira artışı sınırına dair kararnamenin biteceğini duyurmuştu ilgili bakan.

Bence iş İstanbul'un fiilen olmasa da dolaylı yoldan Hong Kong'lasmasi ile sonuçlanacak. Pasaport olayı olmaz belki ama gelir düzeyi bir çeşit pasaport işlevi görür hale gelecek gibi geliyor.
0
encokbenisevinnolur
(06.04.23)
Valla kiraya çıkacaksan olabilecen en kısa zamanda çıkman ve şu anki fiyatlardan faydalanman en mantıklısı.
0
roket adam
(06.04.23)
Birileri istenen kiraları ödeyebildikçe, yükselmeye devam edecek maalesef.

Çok değil 4-5 sene öncesine kadar sıfır, kullanılmamış, kiracı ve alıcı arayan daire doluydu piyasa. Bir kaç gün daireleri gezer arasından karar verirdi insanlar. Şimdi görmeye bile gitmeden telefonda kapora atıyorlar "aman elimizden kaçırmayalım" diye.

2018 - 2019 yılında patlayan inşaat krizi ve batan müteahhitler ile birlikte daire üretimi çok çok azaldı, İstanbul'da arsa zaten kısıtlı.

2-3 sene kadar inşaatlar neredeyse durdu, batan kaçan intihar eden müteahhitler oldu.

O sırada da döviz arttı, tl değersizleşti, ev maliyetleri müthiş arttı. Yani İnşaat/müteahhit krizi bitmiş olsa bile maliyetler çok yükseldi.

O yıllarda bu inşaat krizinin 3-5 sene sonra büyük bir probleme dönüşeceğini, oturmak için ev bulmakta çok zorlanılacağını, uzun uzun yazdığım duyurular vardı. Onları bulmam lazım aslında, neler yazıldığını tam hatırlamıyorum.

Ben o zamanlar; hesap yapar ve örnekler verirken insanların sürekli evlenmeye devam ettiğini, kıyılan nikah sayılarını, yeni evlenen çiftlerin ailesiyle oturmadığını ve her nikahta yeni bir daireye ihtiyaç olduğunu yazmıştım.

Üstüne bir de göçmen krizi yaşanınca talep iyice patladı, sonumuz iyi olur inşaallah.
0
John Bloor
(06.04.23)
artacak ama gelirin de artacak. tl değersizleşecek. şimdi 20 veriyorsan, seneye 40 verirsin. enflasyon %100 ise, maaşına da yakın bir zam alırsın. çok dert etmeyin. piyasada her zaman taşlar yerine oturur.
0
gabe h coud
(06.04.23)
Tebernüş Kireççi bu konuda güzel yorumlar yapıyor. Yıllarca da uyardı ev alınması konusunda, ABD ile Türkiye'yi kıyaslayıp ev fiyatlarının düşeceğini iddia eden ekonomistleri de oldukça eleştirdi. Bundan sonrası kişisel fikirlerimdir:

Konut ya da kira fiyatlarında TL bazında düşüş görmek imkansıza yakın. Şu anda tersini iddia eden kim var ki?
- Sadece evlenme değil, boşanma sayıları da çok arttı. Konut ihtiyacı çok fazla.

- Deprem vb. felaketlerden ötürü göç fazla. Ayrıca Afgan, Suriyeli vb. konu malum.

- %25 olayı Temmuz ayında bitecek, sonra TÜFE'ye geri dönülecek. Yeterince zam yapamadığını düşünen ev sahipleri haliyle TÜFE'den yüksek zamlar talep edecek.

- Yeni konut arzı çok az, büyükşehirlerde arsa yok. 2015 civarında Kurtköy'de ikamet ederken herkes "orası da İstabul'mu" gözüyle küçümser şekilde bakıyordu, birsürü site ardı ardına bitmiş ve yüzlerce konut boştu. Şimdi orayı ve fiyatları bir görün.

- Konut ve arsa maliyetleri artmaya devam ettikçe, yeni konutlar daha yüksek fiyatlara satılıyor, bu da dolaylı olarak etrafındaki nispeten eski konutların fiyatını artırıyor. Kısır bir döngü.

- TL değersizleştikçe kiralar da artmak zorunda haliyle. Umarım yeni dönemde enflasyon ve fiyat istikrarsızlığı konusu çözümlenir de artışlar eskisi gibi makul bir seviyede kalır. İlginç bir örnek vereyim, 20-25 yıl önce çekilmiş bir dizide Caddebostan'da evlerin $500.000'den başladığını çok pahalı olduğunu birisi söylüyordu. Bugün baktığınızda muhtemelen o fiyatlar halen geçerlidir.

Yani kısaca konut ve kira fiyatlarının düşmesi için herhangi bir neden yok. Fiyatlar balon!!!11 diye kendimizi kandırmayalım yıllardır aynı hikaye.
0
Lethe
(06.04.23)
Göçmen krizi Suri, Afgan, İranlı, Rus, Ukraynalı, doğudan sürekli olan bir diğer iş göçü. İnşaat firmalarının yüksek kâr marjlarından vazgeçmek istememeleri.
0
jackyr
(06.04.23)
@gabe h coud; keske maas zamlari da enflasyon ve zamlar kadar artsa ama maalesef zamlar oyle olmuyor. :( sacmasapan zamlar yapildigi icin aslinda ayni seviyede ev kiralamak mumkun olmuyor. Cogu sirket boyle.
0
🌸bradshaw
(06.04.23)
@john bloor

Geçen birşey ararken okumuştum da o duyurulardan birini helal olsun demiştim. Sonra da ekran görüntüsü almıştım. Tekrar bulamadım aynı duyuruyu fotoğraf yükleme işine de üşendim ama copy paste ile aşağı kopyalıyorum cevabını :)

Demiri, betonu, kalfa ücretini ve projei gikaracak kadar paraniz varsa baslamak için idealdir.
bu yüzden önüne gelen müteahhitlik yapabiliyor, yapilsin da zaten sikinti yok. Nasilsa beceremeyen silinip gidiyor piyasadan.
Yanli zmaliyetler ve kar marjlari dediginiz gibi hiç bir zaman olamiyor.
Mesela metrekaresi 1000 TL diyor herkes, bu sabah birine attigim mesaji yapistiriyorum, ayni konu;
"m2 1000 TL iken demirin tonu 1400 TL idi, bugün 3150 TL.
gimento 11 liraydi, 15 oldu. beton 110 +kdv idi 165 +kdv olmus.
Parkesi, mutfagi, kapisi, penceresi her sey ok artti."
Yeni oyle masa basinda bütçe ve maliyet hesaplamayla olmuyor maalesef.
Kagit üzerindeki maliyetlerin haricinde görülmeyen ama kalem kalem büyüyen çok fazla angarya var.
100 maliyet 100 de arsa pay, 100 de kar koy 300'e sat. Maalesef yok öyle bir dünya, çünkü piyasada ok fazla müteahhit ve ok fazla daire arzi var. Parasi olmadigi için isi yürütemeyen ve devam ettiremeyen çok adam var.
Bu yüzden birak 100 bin kari, her binada en az 2 daireyi maliyetine satip is yapmaya çalisan ok hesapsiz var. Bu yüzden 200 bine mal olan daireyi 300'e noral sartlarda satamazsinIz.
Çünkü bir diger müteahhit "gel kardesim bende 250 bin" kesin diyecektir, çünkü müteahitlerin hemen hemen hepsinin her zaman acil paraya ihtiyaci vardir. Tok müteahhit ok zordur, bazen dare arzi azalip da taleplerin gogaldigi zamanlar oluyor nadir de olsa (su an ki emlak krizinden 1-2 sene sonra olacak gibi) o zaman da her gün dare fiyati artar ama ekstrem bir durum.
Zaten o durumda herkes "Ian bu iste ok para var" diyip müteahhitlige soyunuyor ve sektörün içine ediyor.
Emlakciya verilen komisyonlari kimse maliyet hesbaina katmiyor mesela, yer degerliyse arsa sahibine
verilen ekstra paralari уа da.
Bir ornek vereyim;
Son yaptigim 8 daireyi metrekare üzerinden bakanligin verdigi birimle hesaplarsan 430 bin TL maliyet gikiyor kagit üstünde (ruhsatta yazan da bu)
Ama benim maliyetim 600 bini geçti, 650 bini bulmasin diye dua ediyorum. Bina biteli 1 seneyi geçti neredeyse ama hala para harcaniyor, daha iskan harc hesaplanmadi düsun.
John Bloori (31.05.18 15:11:12)
0
okumakserbestbegenmeksart
(06.04.23)
Kiracısı olan evlerde kiralar enflasyon oranının çok altında kaldı. Kiracısız evler ise gerçeği yansıtmayan enflasyon oranları ve %25 gibi müdahaleleri baltalayacağı alım gücünü ön görerek yüksekten kiralanıyor. Devletin müdahale etmeyeceği, yıllık enflasyonun tek hane olmasa da %10-15 arasına düştüğü, sığınmacı ve para karşılığı vatandaşlık olaylarının bittiği durumda ev kiraları yaşanabilir fiyatlara gelecek.

Çünkü bina yapmak için paraya ihtiyacın var. Eskiden erken satış yapıp elde ettiğin parayla giderleri karşılıyordun. Şimdi erken satış yaptığın durumda, binalar 1,5-2 sene içinde bitince (çok katlı binalı siteler için daha uzun süre) ilk sattığın daireden gelen parayla hammadde de alamıyorsun, bittiğinde sattığın fiyatın yanına bile yaklaşamıyorsun. Bir de demirin ve çimentonun maliyeti bunlara bağlı olarak o kadar arttı ki elindeki demiri binaya kullanmak yerine stokta tutup satma yolunu seçip daha çok para kazananlar oldu. İşte bu gibi olaylar geçince konut stoku da artacak.

Daha önemlisi ise İstanbul'dan diğer şehirlere göç dalgası - tersine göç yaratmak. Diğer şehirlerde yaratılacak olan iş imkanları, hayvancılık ve tarımın tekrar değer görmesi, Doğu'daki ve Güney'deki büyük şehirlerle başlayarak yeni fabrikalar vs. kurulması İstanbul başta olmak üzere büyük şehirde talebi de azaltacağı için konut fiyatlarındaki artış normal seviyeye düşer.

Şu halde bina fiyatlarına oranla da enflasyona oranla da kiralar bu kadar düşükken, fiyatlar düşmez. Bu arada sayı olarak kiralar çok yüksek ama ne bileyim kaşar, kıyma, su, doğalgaz vs. fiyatları ile oranlayınca artmadığını görüyoruz. Bilerek ve isteyerek hepimizi fakirleştirdiler.
0
nawar
(07.04.23)
(6)

Şirket aracini babam kullanabilir mi?

ertanunver
Anonim sirketinin %100 hissedariyim. Sirkete araba aldim. Fakat sirket ssk'li calisanlari veya sirket sahibi disinda birinin araci kullanmasi, olasi kaza veya trafik cezasi durumunda problem yaratabilecegini ogrendim. Birinci dereceden yakinim olan babam icin de bu durum gecerli mi? Eger gecerli ise
Anonim sirketinin %100 hissedariyim. Sirkete araba aldim. Fakat sirket ssk'li calisanlari veya sirket sahibi disinda birinin araci kullanmasi, olasi kaza veya trafik cezasi durumunda problem yaratabilecegini ogrendim.

Birinci dereceden yakinim olan babam icin de bu durum gecerli mi? Eger gecerli ise, babama %0.01 hisse versem, bu durumdan kurtulabilir miyim?
0
ertanunver
(05.04.23)
a.ş., ltd. şti. farketmez; bir kaza filan olursa zaten şirket üstüne olursa ve şirket ile ilgisi olmayan biri ile tutanak tutulacağı için sigorta şirketi ödeme yapmaz, firmada yetkili ya da çalışan olmadığı için ordan da başınız ağrır.

dediğiniz gibi hisse verebilirsiniz
0
sweetoffice
(05.04.23)
Babanız %0,01 hisse sahibi olsa bile aracı havuz olarak şirket üzerine almak yerine birine zimmetlediğiniz anda babanız yine kullanamaz.

Bu arada siz kullandığınız zaman da arabadaki diğer kişiler normalde sigorta dışında yer alıyor. Onun için sigorta klozuna bakın yolcu da kapsam dahilinde mi diye.
0
nawar
(05.04.23)
araç ticari ise, direksiyonda trafik çevirmesine giren ve hakkında tutanak tutulan (yani ceza yiyen) kişi şirket personeli değilse sgk "sigortasız şoför çalıştırıyor" diye sigortasız eleman çalıştırmaktan işlem yapar, başınız ağrır.

araç binek ise böyle bir şey olmaz.

kaza durumunda kaskonun nasıl davranacağı ile ilgili bilgim yok.
0
kibritsuyu
(05.04.23)
trafik cezasında bir problem olmaz. ancak olası kaza durumunda poliçeye bakmak lazım. genel uygulama nedir bilmiyorum ama arabayı kimin kullanacağına şirket karar verir. sigorta şirketinin aracı şirket dışında biri kullanması durumunda ödeme yapmayacağını düşünmüyorum.
0
paintov
(05.04.23)
arac binek bu arada.

araci kimseye zimmetlemedim. ben kullaniyorum. bazen babamda kaliyor. kaza yapar veya ceza yerse basimiza is alir miyiz diye sormustum. policede de bu baskasi kaza yaparsa gibi bir sey gormedim. cevaplara bakinca da farkli gorusler var gibi duruyor. :/
0
🌸ertanunver
(05.04.23)
önemli olan poliçe. eğer böyle bir madde yoksa sıkıntı olmaz. trafik cezası hiç problem olmaz. durdurmadan yazdıklarında zaten plakaya yazarlar. durdurduklarında da ehliyet ruhsatta bir sıkıntı yoksa kimse şirkette çalışıp çalışmadığına bakmaz
0
paintov
(05.04.23)
(7)

termal otel nasil bir sey

Kittie
spa ile termal tatilin farki nedir?bakiyorum kimi otel spa oteli, kimi termal otel diye geciyor.bir de bu termal oteller hep afyon ve yalovada. yoksa ozelligi dogal bi su kaynagindan doldurulmus havuzlar mi?son soru gitsem mi?gidip memnun kaldiginiz yerler var mi?
spa ile termal tatilin farki nedir?
bakiyorum kimi otel spa oteli, kimi termal otel diye geciyor.

bir de bu termal oteller hep afyon ve yalovada. yoksa ozelligi dogal bi su kaynagindan doldurulmus havuzlar mi?

son soru gitsem mi?
gidip memnun kaldiginiz yerler var mi?
0
Kittie
(05.04.23)
Termal denilen yerlerde termal su kaynagi var. Misal Fransa'da uriage böyle bir yer, oteller vs var buna özel.

Spanin termal bir özelliği yok yani. Oradaki yapi naturel değil yapay.
0
logisticsmanager
(05.04.23)
Hani yerden kaynar su fışkırıyor ya, şifalı deniyor, romatizmaya falan iyi gelirmiş, içmesi ya da yüzmesi. Termal su dedikleri o işte.

Kaplıca yani.

Bazı yerlerde binalar da o termal su ile ısıtılır hatta. Kalorifer devrelerinde o sıcak su dolaşır.
0
Mirket
(05.04.23)
gitsem mi peki?
termal diyince ananem yasinda kadinlarla mi takilirim acaba havuz basinda diyorum :)
0
🌸Kittie
(05.04.23)
Termalin ne kadar faydası var sağlık açısından tartışılır ama işte sıcak su falan keyifli bir olay. Termal otelde hiç kalmadım ama @Mirket'in bahsettiği jeotermal enerji ile ısınan ilçelerden biri olan İzmir Balçova'da yaşadım on küsür yıl. Orada Kaya termal otel vardı oraya giderdik arada günübirlik.

Bu arada ısınırken termal su binalarda dolaşmıyor, o sıcak suyu soğuk su ile birleştirip buharını dolaştırıyorlar. Su çok sıcak, borulara hasar verir diye biliyorum.
0
nundu
(05.04.23)
@Kittie

Afyon, Pamukkale, Balçova gibi turistik ve merkezi yerler güzeldir. Ama şehirdışlarında, doğa içlerinde olanlarına genelde yaşlılar takılıyorlar.
Yalova'yı da pek tavsiye etmem.

@nundu

Jeotermal sular, genelde kalkerlidir. O suyu radyatör içinde dolaştırmaya kalksalar iki günde kireçten tıkanmış sistem ellerinde kalır. Bir önceki cevabımda bu detaya girmeyince ifadem yanlış olmuş.
0
Mirket
(05.04.23)
50 yaşın altında birinin termal oteli seveceğini hiç sanmıyorum. Ha mutlaka vardır öyle insanlar.
Eğer sizin için önemi varsa otele gitmeden önce kadın-erkek havuzlarının ayrı olup olmadığını, karma havuzun olup olmadığını sormayı unutmayın.
0
michael_knight
(05.04.23)
Termal kısmı da 2 şekilde görülüyor. Havuz ve hamam. Havuz var, yüzme havuzu kadar büyük değil, orada belirli bir ısıya kadar (genelde 40) düşürülmüş halde (çoğunlukla arıtılmış) termal su bulunur. Bir de hamam kısmında termal su bulunur. Kaplıcaların bulunduğu bölgelerde olduğu için o bölgelerde hep.

Spa ise bildiğimiz spa. Doğal kaynak suyu, kaplıca olmayan işletmeler.

İş gereği o bölgelere gittiğimde termal otellerde kaldım hep. Kaplıcalarda bol bol teyzeler vardır da termal otel öyle değil. Zaten onun bir mevsimi vardır o zaman kalabalıktır hatta teyzeler amcalar da vardır ama onun dışında benim gittiğim gibi normal dönemde öyle bir kalabalığı bile yok. Termal otellerin de zaten masaj, bakım, sauna, buhar banyosu, yüzme havuzu gibi alanları var 3 yıldın üstündeyse.
0
nawar
(05.04.23)
(2)

Sandık görevlisi olarak kabul edildigimizi

die so slowly
Kesin olarak nasıl anlarız? Sms falan gelir mi?
Kesin olarak nasıl anlarız? Sms falan gelir mi?
0
die so slowly
(03.04.23)
hayır. sizi son seçimde en çok oy alan 5 parti sandık görevlisi olarak bildirebilir. daha düşük oy alan siyasi partilerinde bildirme hakkı olsa da öncelik en çok oy alan 5 partidedir. eğer onlardan bildirim olmadıysa daha sonraki partilere sıra gelmektedir.

askı listeleri kesinleştikten sonra mahalle/köy'lerdeki kesin son sonuçlara göre sandık listeleri oluşturulacak ve nihai listeler ilgili siyasi partilere tebliğ edilecek.

ilgili partiler sizi sandık atama raporlarına göre asil yahut yedek olarak bir okulda bir sandığa yazacak.

298 sayılı kanunun 23 maddesine göre son 5 parti yahut bildiren olmama durumuna göre diğer partilerden bildirilen sandık görevlisi çekilişi yapılıp sandık atamaları kesinleştirilerek her sandıkta görevli başkan, memur üye ve parti sandık görevlilerin listesi tekrar partilere geri gönderilecek.

siz hangi parti üzerinden başvuruyorsanız o partinin seçimden sorumlu üye/başkanına telefon açıp "başkan ne oldu bizim iş ya" diyorsunuz o da size "falanca okul, filanca sandık, en geç 6.30'da başında hazır ol" diyecek.

en geç 7de yemininizi eder, işe başlarsınız.

(Hiçbir tesir altında kalmaksızın, hiç kimseden korkmadan, seçim sonuçlarının tam ve
doğru olarak belirmesi için görevimi kanuna göre, dosdoğru yapacağıma namusum, vicdanım
ve bütün mukaddesatım üzerine and içerim.)
0
phonex
(07.04.23)
partili görevli ise @phonex'in dediği gibi, resmi sandık görevlisi ise görev kağıdı posta ile eve geliyor.
0
nawar
(07.04.23)
(13)

Eşinizin siz öldükten sonra...

dissendium
Merhabalar. Çok yakın bir zaman önce rahmetli ve ünlü bir şarkıcının doğum günüymüş. Eşi olan hanımefendi kendisini anmayı ihmal etmemiş. Eşi kendisinin ölümünden sonra başkasıyla evlenmiş. Yeni eşi bu anmadan rahatsız olmamış gördüğüm kadarıyla. Siz öldükten sonra eşinizin başkasıyla evlenmesini is
Merhabalar. Çok yakın bir zaman önce rahmetli ve ünlü bir şarkıcının doğum günüymüş. Eşi olan hanımefendi kendisini anmayı ihmal etmemiş. Eşi kendisinin ölümünden sonra başkasıyla evlenmiş. Yeni eşi bu anmadan rahatsız olmamış gördüğüm kadarıyla. Siz öldükten sonra eşinizin başkasıyla evlenmesini ister miydiniz? Ya da eşiniz öldükten sonra evlenir miydiniz? Ya da birinin yeni eşi olsanız ve eşiniz rahmetli eşini ansa bu sizi rahatsız eder miydi?

Şarkıcı eşine belki bir sürü şarkı yazdı. Zamanına göre anlamlıydı ama şu an çok boş geliyor bana. Ölenle ölünmez, kimse tek yaşamak zorunda değil gibi bir sürü şey sıralanabilir. Bunlar zaten bilinen şeyler. Ama bir tarafta kulağa çok sağlıklı gelmese de bir ihanet, bir değersizlik duygusu oluşmuyor mu? Kimsenin mutluluğunda gözüm yok bu arada. Umarım mutlu yaşarlar. Hatta eşinize ve size sağlıklı ve uzun ömürler. Ben burada çok temel bir kıskançlık duygusundan bahsediyorum.
0
dissendium
(03.04.23)
Ben mutlu olmasini isterdim. Sonucta ben canliyken birakip gitmis degil, olmusum yapacak bi sey yok. Sonsuza dek aci icinde takilip kalmasi, devam edememesi uzerdi beni.
0
aguen
(03.04.23)
Eşimin ölümümden sonra başkasıyla evlenmesi hakkında konuşacak olursam, yani kimse şen şakrak, hevesli bir şekilde aman da eşim ben ölünce gitsin başkasıyla evlensin diyor olsun sanmıyorum. Sonuçta burada bir mecburi ayrılık söz konusu. Önce bunu kavramak gerekiyor. Ben ölüyorken tutup da eşimin önünde artık ne kadar hayat varsa oturup benim yadımı tut, hayat da senin için burda bitsin artık demeye ya da bunu hissettirmeye utanırım şahsen. Bence bu ayıp bir şey. Ha tabi başka biriyle mutlu olacağını düşünüp sevinmem de. Sadece en azından hayatına devam edebileceğini düşünüp içim rahatlar. Bunlar birbiriyle iç içe ama birbirinden ayrı konular.

Diğer konuysa tamamen insanlar ve onların amaçlarıyla ilgili. Herkes aynı şeyi aynı amaçla veya aynı şekilde yapmıyor ki, normalde temiz kalple eski eşini andığına inanıyorsam rahatsız olmam, aksine güvenim artar. Ama başka hesaplar peşinde olduğunu hissetssem rahatsız olurdum. Her iki durumda da ihanet duygusu hissetmem.
0
akhenaten
(03.04.23)
kayahan'ı anlatıyorsun sandım açıkçası :) evet ben ölürsem eşimin hayatına olması gerektiği gibi devam etmesini isterim. kimse ben erken ölürsem, kendisi ölene kadar benim yasımı tutmasın, aksi bir düşünce çok bencilce olur. keza evlilik de hayatın içinde, gerekirse evlenebilir.
0
roket adam
(03.04.23)
sevdiceğimi her şeyden çok seviyorum. sıklıkla derim ben erken ölürsem mutlaka evlen ama çocuklarımın hakkını ihmal etme diye ahahahhaha.

bence bir insan ölünce bitiyor işte her şey. geride kalanın ise hayatı devam ediyor. eğer hissedilecek bir şey olursa onun mutluluğunu hissetmek isterim.

büyük konuşmiyim ama ben evlenmem bu arada.
0
Hallegadola
(03.04.23)
ben öldükten sonra eşimin, sabah akşam yas tutması, yemeden içmeden kesilmesi, sersefil ortada gezmesi ahirette kemiklerimi nurla dolduracaksa isterim tabi. ama sanmam öyle olacağını. o yüzden eşim dahil tüm insanlar için huzurlu bir hayat dilerim.
0
sanemz
(03.04.23)
Ben eşimin evlenmesini isterim yaa, tek kalmasını hiç istemem, üzülmesini karalar bağlamasını hiç istemem :( zaten benim minnoşum daha karabiberle kimyonu ayırt edemiyor, yalnız kalamaz :(
0
turuncu tonlarda
(03.04.23)
Ölüm geride kalanlar için büyük bir olay, yani biz erkekler için o kadar travmatik oluyor mu bilmiyorum, aranızda hiç babası ölen oldu mu annenizin durumunu gözlemleyebildiniz mi onu da bilmiyorum ama babam ölmemiş olmasa muhtemelen ben de "evlenmesin ya" bencilliği yapardım ama babam öldükten sonra gördüm ki o psikolojiyi atlatabilmesi biraz daha mutlu olabilmesi için keşke annem evlenseydi diyorum, yani tabii üstünden yıllar geçti hayata küsmedi şu anda da gayet sağlıklı ama ne gereği var yani "ölüm onları ayırana dek" mutlu yaşamışlar işte, sonradan neden mutsuzluğa mahkum olsunlar ki? Ben öldükten sonra da aynı şekilde eşimin evlenmesini mutlu olmasını hayatına kaldığı yerden devam etmesini isterim, normal olan bu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.04.23)
gercek sevginin, biriyle birlikte olsaniz da olmasaniz da karsinizdaki kisinin gercekten mutlu olmasini istemekle epey ic ice oldugunu dusunuyorum. bunu karsimdaki icin gercekten isteyemiyorsam da gercekten sevdigimi degil, ego kaynakli bir bencillik ve sahiplenme hissi oldugunu ve esasen kendi kendimi degersiz gormem ve karsimdaki evlenmesin de ne kadar degerli oldugumu kanitlasin gibi bir yerden geldigini dusunurdum sanirim. yani olumumden sonra bile, degerimi 3. kisilerin insiyatifine biraktigimi fark eder, yasarken bunun uzerine kafa yorardim sanirim. dolayisiyla, hele de ben oldukten sonra cok cok cok mutlu olmasini isterdim.

ayrica, o dediginiz ihanet duygusu ve gecmise aniya deger vermeme duygusu zaten, yasanmislik ne kadar guzel ve biricikse siz isteseniz de istemeseniz de olusuyor. yasamayan bilmez. yasayan biri olarak, sevdigim hic kimsenin de boyle bir aci cekmesini istemem. basiniza gelmeyen hakkinda atip tutmak hakkaten kolay.
0
kassiopeia
(03.04.23)
Ben öldükten sonra kim ne yapıyorsa yapsın. Ben öldüm diye eşim de yaşarken mi ölsün? Eşimin, eski eşini düzenli olarak anmasından rahatsız olurum ama bir yerden sonra. İlişkide sessiz 3. kişi var ve eşim asla tamamen benimle/bende değil gibi hissettirir.

Ünlü bir eski eş başka tabii. Onu çok fazla kişi anıyor. Michael Jackson öldüğünde eski eşi falan yoktu ama ölüm gününde 1412512 milyar kişi anıyor kendisini. Orada biraz farklı.
0
nawar
(03.04.23)
ben evlenmezdim. benden sonra herkes canı ne isterse yapsın.
0
gabe h coud
(03.04.23)
bu tamamen olayin nasil gelistigine gore degisir.

kayahan uzerinden gidersek, ipek zaten kayahan'in asik oldugu milyonuncu hatundu buyuk ihtimal, ergenler hatirlamaz ama ben "sari sekerim" ile savanora'da yaptigi dugunu net hatirliyorum. gider ayak taze bir ceviz daha kiralim dedi, hatun da gelecegini dusundu peki dedi. Kayahan'in benden sonra evlenmez diye dusundugunu sanmiyorum, evlenecegi belliydi.

Obur taraftan, diyelimki 20li yaslarda birisiyle evlenmisim. 40 sene evli kalmisiz, coluk cocuga karismisiz. Ikimiz de 60li yaslara gelmisiz. Ben geberdikten sonra hatun gidip biriyle evlenirse, obur tarafta yanima geldiginde soyleyecek iki cift lafim olur.

Bir tanidigimiz 40 sene evli kaldiktan sonra kocasini kaybetti, birakin baskasini bulmayi 1 sene yas tuttu hatun, surekli siyah giydi, makyaj yok vs..saygi duyulacak bir hareket bu, olmasi gereken budur..
0
cooperr
(03.04.23)
ahiret inancı olan birisi değilim, öldükten sonrasının tıpkı doğmadan önceki gibi olacağına inanıyorum. o açıdan eşimin ben öldükten sonra yapacaklarıyla ilgili hiçbir kaygım/düşüncem yok. kaldı ki öteki taraf inancım da olsa sanırım önemsemezdim - ben iyi anması, kalbinin bir köşesinde hayatına dokunmuş önemli birisi olarak görmesi güzel geliyor kulağa ama onun dışında benimle ölsün istemem. gönlüne göre birini bulacaksa, hayatının geri kalanını mutlu ve iyi geçirecekse evlensin. ölmüşüm yav aklı bende kalsa kime ne faydası olacak. güzel hatırlasın, hatırama sahip çıksın yeter. onu yapmasa bile bana ne, ölüyüm çünkü.

ben şu yaşta eşim ölse muhtemelen 5-6 yıl filan toparlayamam ama gerçek şu ki insan özellikle yaşlandıkça yol arkadaşına ihtiyaç duyuyor. belki tekrar aşık olurum, belki sadece kendim gibi birisiyle bir hayat paylaşmak için o yola girerim... bilemiyorum. karşıma çıkacak kişiye bağlı. eşim ölünce "aaa ne güzel karım vardı lan, olmadı böyle. iyisi mi yine evlenem" diye düşünmem ama bir noktadan sonra önüne bakmalı insan. önünde başka bir evlilik mi, aşk mı, asla bitmeyen bir acı ve yalnızlık mı olur orasını bilemem elbet.

birlikte olduğum kişinin eski eşini anması konusu da beni rahatsız etmezdi. ben 28 yaşındayım, şu an olsa üzer belki evet çünkü genciz, eşimin "hayatının aşkı" olmak, ilişki anlamında onun hayatına girmiş en özel insan olmak isterim. olamamak biraz burukluk yaratır sanırım. ama 35-40'tan sonra öyle olmaz diye düşünüyorum. hatta aksine hoşuma bile gidebilir eşimin eski kocasına vefa duyması, onu iyi anması. neticede adam ölmüş yani kalkıp ona kaçacak hali yok ki, kıskanacağım biri değil. "ne iyi kadın lan ben ölünce beni de özler herhalde" derim herhalde.

şahsi görüşümce hayat ne yazık ki romantik komedi tadında değil, öyle rüya gibi ilişki yaşayan insan sayısı yüzde 1-2 filandır. o açıdan ben vefalı, dürüst, sevgili, saygılı kadına tavım. eski kocasını özlesin, ben ölünce evlensin vs. bunlar zaten ilişkiyi ilgilendiren şeyler değil pek; denklemden en az bir kişi çıkınca oluşan ihtimaller. o yüzden o açıdan kafam rahat.
0
mark greg sputnik
(03.04.23)
Evlenmezdim, onun da evlenmesini istemezdim. Anlaşamama vs gibi bir durumdan ilişkimiz bitmemiş ki, öyle olsa hayatına devam etme kafasını anlıyorum. Ama hayat arkadaşım ölmüş, yani nasıl evlenebilirim ki.
0
kafasizbiri
(13.04.23)
(6)

zarayi begeniyor musunuz

Kittie
ben son yillarda giderek hicbi sey bulamiyorum.elle tutulur bi sey yok. 2k'lik hediye cekim var bi urun iadesinden. mont iade etmistim.sadece mont aldigim bi yer oldu zaten artik.bari canta alayim dedim cekle. alt sinif kalitede deri imitasyonu cantalar var hep. icinde astar bile yok. heybe gibi ne
ben son yillarda giderek hicbi sey bulamiyorum.
elle tutulur bi sey yok.
2k'lik hediye cekim var bi urun iadesinden. mont iade etmistim.
sadece mont aldigim bi yer oldu zaten artik.

bari canta alayim dedim cekle. alt sinif kalitede deri imitasyonu cantalar var hep. icinde astar bile yok. heybe gibi ne bi fermuar ne bi sey.

siz ne aliyorsunuz oradan? ceki 1500 liraya satasim falan var fgh
0
Kittie
(02.04.23)
Er kişi olarak söylüyorum. İnsanların üzerinde beğendiğim şeylerin epey Zara çıkıyor ama bunun üzerine Zara'ya gidince beğendiğim şey sayısı 0. Gizli bir Zara var bence.
0
nawar
(02.04.23)
Marka tutkunu değilim ama bu yıl beğendiğim birkaç bir şey oldu aldım. Onlara da pişman oldum. Almasam da olurmuş.

Az önce baktım blazerları falan güzelmiş.
0
Kahvedesu
(02.04.23)
Basic trikoları güzel oluyor genelde. Onun dışında böyle aşırıııı özel bir şey yok ama bazen denk geliyor. Montlar hakikaten güzel sanki.
0
kullanıcıadımbuolsun
(02.04.23)
nawar cok hakli. ben de ayni sendromu yasadim. magazasina gore urunler degisiyor, iyi bi urun cikarsa cabucak tukeniyor, cantalari kotu, indirimde cok uygun oluyor fakat izdiham da icinde. ben de bu sezon bi urun begendim bedeni bulamayip ikinci el etiketlisini aldim. meger bu zara kara borsacilarin elindeymis.
en son su pantolon aldim www.zara.com benzeri urunleri de baharlik, yazlik icin guzel bence.
baslika cevap==> begenerek kullaniyoruz. ozellikle pantolon ve yünlü kislik urunleri iyi. dandirik magazalari gezince zaraya tesekkur ederim geliyor.
0
ala09
(02.04.23)
Tasarımlar on numara ama yakında trden çıkar giderler mi acaba
Bu fiyatlar bizim için çok zor,ürünleri tabi ki kalitesiz fiyata göre
Sorun kur kaynaklı
0
photo85
(03.04.23)
tasarimlar 10 numara mi.. yok, bende bi sorun var demek ki. bu sebepten de verdim ceki birine gitti :D
0
🌸Kittie
(04.04.23)
(5)

yatırım için ev alınır mı?

romario
Kiraya vermek için ev almak mantıklı mı? Banka faizi veya yatırım fonuna göre getiri az değil mi?
Kiraya vermek için ev almak mantıklı mı? Banka faizi veya yatırım fonuna göre getiri az değil mi?
0
romario
(31.03.23)
Hayır değil. Şu an kiracısı olmayan evlerde çok yüksekten kiraya vermeye çalışanlar dışında kiracı arayan kimse kalmamıştır herhalde. Özellikle %25 limit, düşük gösterilen enflasyon gibi ev sahiplerinin anasını ağlatan hareketlerden sonra. Kimse en az 5 sene o evden umudu keseyim demez. Kiralar şu an ev fiyatlarına oranlar çok düşük zaten.
0
nawar
(31.03.23)
Yatırım için ev alınır ama kira için değil. Kira geliri yatırım zannediliyor ama bu öyle bir şey değil. İstanbul değilse aldığın 4 5 bin TL kirayla bir şey yapamazsın. Ev gerçekten iyiyse kira getirisi çok yüksekse mantıklı olabilir. Ev alacağın parayla ticaret yapsan daha çok kazabilirsin. En basit örnek telefon alıp satmak. 1 yıl önce 5 bin TL olan telefon şu an 10 bin TL. Araba da satabilirsin anlıyorsan.
0
dissendium
(31.03.23)
amaç kiradan para kazanmaksa bilmiyorum ama şimdi alayım ileride 3x olunca alamayacağım zaten, X şehirde bir evim olsun mantığıyla bakarsan bence alınır.

Faiz veya fon olayına uzun vadeli bakmak lazım ama kimse bilemez ki. Şimdi 2m lira ile ev alsan 5 yıl sonra kaç para edecek, şimdi 2m lirayı fona koysan 5 yıl sonra kaç olacak ve aynı eve alabilecek misin veya 2 ev mi alabileceksin bunları tahmin etmek lazım.
0
nhk ni youkosu
(31.03.23)
alırsanız kiraya vermeyip boş tutun seneye kiralar oturunca verirsiniz onu da tahliye tahahütnamesi almadan kesinlikle yapmayın.
0
nuisance
(31.03.23)
Yüksek kaldıraç harici alınmaz suanda .
0
Mcfly
(31.03.23)
(3)

madenciler maske filan takmıyor mu?

mark greg sputnik
türkiye gibi insan canının ve emeğinin hiçbir değer taşımadığı bir coğrafya için belki fazla masum soru olacak ama merak ettim. işçinin ölümü belgeselindeki ukrayna kısmını izleyince yine aklıma geldi. malumunuz madenci deyince akla klasik yüzü kapkara olmuş, elinde çekiciyle kafa lambalı klasik ima
türkiye gibi insan canının ve emeğinin hiçbir değer taşımadığı bir coğrafya için belki fazla masum soru olacak ama merak ettim. işçinin ölümü belgeselindeki ukrayna kısmını izleyince yine aklıma geldi. malumunuz madenci deyince akla klasik yüzü kapkara olmuş, elinde çekiciyle kafa lambalı klasik imaj geliyor. bu insanlar zaten toprağın altında çalışıyor, yerine göre makinayla veya elle dan dun habire toz kaldıracak türlü türlü şeye vuruyor. tamam ekmek parası ama o kadar şeye maruz kalınca sigaranın yanından geçmemiş adamın dahi iç organları daha 30-35 yaşında perişan olmaz mı? patlama ve çökme riskini geçiyorum, bu insanların işten dolayı yıpranmasını engelleyecek önlem/teknoloji yok mu?

bonus olarak örneğin avrupa'da, abd'de vs. işin koşulları daha iyi mi? yani bazı iş kolları gelişmemiş dediğimiz ülkelerde daha rahat veya kazançlı olabiliyor mesela, ondan soruyorum.

benim konuyla ilgili hiç bilgim yok, "olur mu lan öyle şey tabii ki özel maskeleri var, yoksa 20 yaşında madene giren üç yıl sonra ölürdü" gibi bir cevap duymayı çok isterim açıkçası ama pek umudum yok :/ durduk yere üzüldüm lan şimdi
0
mark greg sputnik
(31.03.23)
Zonguldak, is kazasi ve "meslek hastaliklarina" bagli ölümlerin en yüksek oldugu ildir(sanirim bu sorunun cevabi).

Ayrica madencilerin en çok yakalandigi hastalik türu akciger hastaliklari, dolayisiyla maske vs bir ise yaramaz.

Son olarak madencilik, gelisen teknolojiye ragmen dünyada hâlâ insan gücünün en çok gereksinim duydugu agir islerden biridir.
0
Yourcousinmarvinberry
(31.03.23)
Yer altı madenciliğinde toz maskesi veriliyor zaten. İşçilerin çoğu maske kullanmaz ama taktırmak istersen üstüne bile yürür. Bir madenciye maske taktırmaya çalıştığında "Zaten yer altındayız, ter içindeyiz. Bir de bunu takıp nefes almamızı zorlaştırıyorsun" diye dayak yeme ihtimalin, "Ah! Teşekkürler. Akciğerlerimi korumalıyım" denildiğini duymandan daha yüksek. Aynı şey baret ve eldiven için de geçerli.

Bu arada evet, yer altı madenciliğinde çalışan işçilerin yıpranmayı payı sebepli erken emekliliği ve yer altında çalışırken sektöre özel sigortaları var. Makinenin olmadığı hemen hemen her madende aşağı yukarı aynı havalandırma, ölçüm ve kişisel koruyucu donanım var. Bunların kalitesinde farklar olabilir. Alternatif olarak Türkiye'de operasyon çocuğu işveren bunun parasına kıyamadığı için yaptırmamış olabilir. Türkiye'de işçi sayısının en fazla olduğu yer altı madenciliği kömür bu arada. Kullanılacak ekipmanından, kurulacak teçhizatına kadar ciddi farklılıklar olabiliyor Almanya'daki gümüş madeni ile arasında haliyle.
0
nawar
(31.03.23)
nawar +1

İşçilerin yüzde 90'ı koruyucu ekipman düşmanıdır.

Fabrika en kaliteli maskeyi, gözlüğü, bareti, kulaklığı verir ama kimse takmaz.

Normalde tabii ki takılıyor.
0
dissendium
(31.03.23)
(5)

dolandiricilik psikolojisi/motivasyonu/profili???

buenosdias
malumunuz ulkede surekli bir dolandiricilik haberleri donuyor. bu adamlarin cogunda vicdan da olmuyor.sehit yakinlari, yaslilar, toki, depremzede, ev hayali kuranlar vs.. hepsini dolandiriyorlar.benim anlamadigim bu kadar dolandirici var cevremizde. kim bunlar abi? cevremizde efendi diye takilanlar
malumunuz ulkede surekli bir dolandiricilik haberleri donuyor. bu adamlarin cogunda vicdan da olmuyor.

sehit yakinlari, yaslilar, toki, depremzede, ev hayali kuranlar vs.. hepsini dolandiriyorlar.

benim anlamadigim bu kadar dolandirici var cevremizde. kim bunlar abi? cevremizde efendi diye takilanlar mi?

bu adamlari hirsizlik, gasp, cinayet, tecavuz'den alikoyan nedir? bir insanin hayatini yikmayi abes goren insan hirsizliktan niye cekiniyor?

gercekten merak ediyorum bu konuyu. fikri olan, bilgisi olan herkes yazabilir.
0
buenosdias
(30.03.23)
attığı taş ürküttüğü kuşa değiyorsa yapıyor. bu kadar.
0
sert siyah krom
(30.03.23)
Abi sence dolandırıcılıkla cinayet ve gasp aynı noktada mı? Yani birini dolandırdığında cezası yok denecek kadar az, gasp cinayet vs işine girdiğinde hayatın kayıyor, tecavüzden girsen tecavüze uğrama ihtimalin var içeride. Yani bunları yapanalar tabii var ama adam dolandırıcılığı suç olarak bile görmüyor temizim ben diyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.03.23)
benim çok yakınlarımda var. gayet düzgün insanlar tanısanız seversiniz. escort dolandırıcılığı yapıyorlar. yeri gelince vatan millet çok seviyo gibiler ben de anlamıyorum. milleti dolandırıyorlar ama çoğu konuda da ahlaklı olduklarını düşünüyorlar. bir kere bi askeri dolandırdıklarında üzüldüklerini biliyorum.
ayrıca bunu hırsızlık gasp tecavüzle bir tutmamalısın.
0
hobarey
(30.03.23)
Hırsızlık, gasp, cinayet ve tecavüz ile dolandırıcılığın hiçbir alakası yok çünkü. Sen "suç ise o da suç" diyorsun ama bunun "domuz niye yemiyorsunuz?" kafasından farkı yok. Her suçun, suç olarak belirlenmesinin başka bir sebebi var ve onların yapılmasının farklı motivasyonu var. Dünya iyi ve kötü ayrımından oluşmuyor. Bizim suç diye ifade ettiğimiz her şey ise o şeye karşı kendini koruyamayacak kişileri, toplum olarak bir arada yaşarken koruma amaçlı. Yani toplum olma kuralları içerisinde kalkıp bir önceki cümleye bağlı olarak bazı şeylere iyi, bazı şeylere kötü demişiz.

Bu insanlar evlerinde oturup kahkahalar atarak hainlikler planlayan uzun ve ince bıyıklı çizgi film karakteri değiller. Toplum kurallarını benimsemiyorlar. Cinayet ya da tecavüz için gereken dürtü toplum kurallarını benimsememekten farklı. Onlar için başka canlıların varlıklarının da bir şey ifade etmemesi lazım. Hırsızlık ise daha fazla sahada fiili bulunma içeriyor.

Oysa dolandırıcılıkta böyle durum yok. Temelde, insanların empati hissetmek zorunda bırakıldıkları durumlara karşı empati hissetmiyorlar. Kaldı ki dolandırıcılıkların büyük bir kısmı kısa yoldan zengin olmak için karşısındakini kazıkladığını sanan şark kurnazlarının ve yobazlık seviyesindeki dinlilerin başına gelen bir şey. "Acil ihtiyaç diye külçe altını çok düşüğe satıyorum" diyeni görüp tuzlukla koşmayan kişiye bir tane çakmağı 3700 TL'ye satamazsın mesela. Kalanların da büyük çoğunluğu kanunları bilmemek ya da cehalet sebepli. Bunun dışında kalanlar ise ufak bir oran oluşturuyorlar ve maalesef gerçekten ihtiyaç anlarında destek geldiğini düşünenler ya da halk arasında "basiretin bağlanması" denilen şekilde algı ve analiz yetisini anlık olarak kaybedenler oluyor. Bunlar dışında olanları artık yetenekle açıklayabilirsiniz.

Bu arada dolandırıcı değilim ama evinde cin var, Mekke'den kum getirdim, Allah benimle konuştu, Kudüs'te müslüman otel yapacağız, acil ihtiyaçtan yeni aldığım iPhone 14'ü kutusundan çıkarmadan 20 bin liraya satıyorum, Suriye'den kaçarken yanımda en fazla bu altın külçesini (aslında çakmak) getirdim ve kuyumcular almıyor ama karnımı doyurmam lazım falan gibi fikirlerle dolandırsam gram rahatsızlık hissetmezdim. Böyle dolandırılanlara gram üzülmüyorum. Diğer suçlar aklımın ucundan bile geçmiyor ama kesinlikle yapmayacağım şeyler. Bunu da yapmıyorum gerçi, girişken değilim sanırım. Asfşlaksfl
0
nawar
(30.03.23)
tesekkurler arkadaslar. bu konuda bircok insandan farkli dusundugumu farkettim. niye oyle geliyor bilmiyorum bana gore bir insani dolandirmak ile tecavuz etmek ayni sey. tecavuzu kucumsedigimden degil dolandiriciligi korkunc birsey olarak gormemden kaynakli.
0
🌸buenosdias
(31.03.23)
(11)

bu tekne turunun 5k tl olması normal mi?

avatar is back
çinli arkadaşlarım türkiye'ye tatile gidecekler. fethiyede görseldeki gibi bir tekneyi ayarlamak istiyorlar. sabah 9 akşam 16 civarlarına kadar ve yemek dahil bir şekilde 4 kişi 5ktl. açıkçası bana uygun geldi, bir arkadaşım geçen sene 6-7tl vermişlerdi günlük öyle bakınca normal gibi de geliyor ama
çinli arkadaşlarım türkiye'ye tatile gidecekler. fethiyede görseldeki gibi bir tekneyi ayarlamak istiyorlar. sabah 9 akşam 16 civarlarına kadar ve yemek dahil bir şekilde 4 kişi 5ktl.

açıkçası bana uygun geldi, bir arkadaşım geçen sene 6-7tl vermişlerdi günlük öyle bakınca normal gibi de geliyor ama bilemedim.

ne diyeyim arkadaşlara? ideal bu mu diyeyim ucuz mu diyeyim? kendileri tr hakkında hiç bir şey bilmiyorlar muhtemelen 1-2 yerden "türkiye'de kazıklanmaya karşı dikkatli olun" gibi şeyler okumuşlardır ondan soruyorlardır.

i.hizliresim.com
0
avatar is back
(30.03.23)
260 dolar yapıyor aslında abi bence gayet normal.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.03.23)
Çok ucuz bence de içinde yemek de var fotoğrafa göre

izmirde 1 saatlik akşamüstü tekne turu kişi başı 80 liraydı en az 6 kişi olman gerekiyordu, fethiyede bütün gün düzgün bir tekne kapamak iyi
0
freebird5406_2
(30.03.23)
yakın bir tarihteyse sezon açık olmadığından normal
0
deepex
(30.03.23)
Çok bence ya Max 500 kişi başı
0
olaylar olaylar
(30.03.23)
fiyat normal ama yemeği öyle kallavi düşünmeyin, tavuk makarna geçiştiriyorlar. içki de hariçtir. fiyat fethiye için normal
0
delidiyorum
(30.03.23)
yeme içme dahil çok çok iyi fiyat.
0
hobarey
(30.03.23)
fiyat iyi. sezon dışı o yüzden.
0
jelly bear
(30.03.23)
Sezonda değil diye mi acaba? 4 kişi 5k TL düşük geldi bana. Gerçi ya yemek kalitesi düşüktür ya da tekne. 3 ay sonra kiralasa günlük olarak kişi başı 5k öderlerdi. Oradan baktım. Gerçi alkolsüz olacak ve açılmayacaksa 5k olabilir gibi de gelmedi değil.
0
nawar
(30.03.23)
cok uygun bence. isterlerse italya'ya fransa'ya falan gidip benzer bir seye 6-7 katini verebilirler.
0
hot potato
(30.03.23)
Temmuz ayi icin daha dandik bir tekneye kaş'ta sıkı pazarlik sonucu 7 bin vericem
0
duster
(30.03.23)
Biz geçen sene Göcek'te bu şekilde bir tekneye 1000 lira vermiştik, içecekler dahil değildi. Göcek Fethiye'den daha pahalı, o yüzden bu sene benzer fiyatı Fethiye'de vermeleri çok normal.

Daha ucuza bulunur mu? Bulunur ama kalitesi düşer. Biz bayağı memnun ayrılmıştık.
0
fraise
(30.03.23)
(10)

yıkılan şehirler nasıl olur, uzun binalar olmaz de mi artık?

sanemz
depreme dayanıklı olmasının kat sayısıyla ilgisi yok diyen de var ama merak ettiğim yine mimari istanbul depremi gibi boşverilir aynı düzende mi kurulur.olmaz diycem de geçen biri yazdı burda 17 ağustos depreminde de aynısı denmiş ama şimdi istanbul gökdelenden geçilmiyor. keşke aklı başında kursala
depreme dayanıklı olmasının kat sayısıyla ilgisi yok diyen de var ama merak ettiğim yine mimari istanbul depremi gibi boşverilir aynı düzende mi kurulur.
olmaz diycem de geçen biri yazdı burda 17 ağustos depreminde de aynısı denmiş ama şimdi istanbul gökdelenden geçilmiyor. keşke aklı başında kursalar bari.
0
sanemz
(30.03.23)
Temelini sağlam yapıp malzemeden çalmazsan yapılır neden yapılmasın.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.03.23)
Gölcük depreminden 10 sene sonra herşeyi unuttuk. B
Bundan da 10 sene sonra her şeyi unutacağız.

Arazi ve bina konusunda bu kadar fazla rant ve bizde de bu cehalet olduğu sürece bir şey değişmez.

Selin yıktığı dere yatağındaki binayı aynı yere kondurmuyor muyuz?
0
Mirket
(30.03.23)
Bu tip sözler çok klasikleşti ama uygun zemine uygun binayı uygun şekilde yapmak esas olan. Ben hiçbir depremde şaşalı bir göktelenin yıkıldığını görmedim mesela, belki vardır.

11 Eylül'de 2 tane uçak çarptırdılar mesela yıkmak için.

Deprem dalgalarının niteliği de çok önemli, şu videoya bakın.

youtu.be
0
akhenaten
(30.03.23)
gökdelenler bilinenin aksine depreme çok daha dayanıklı yapılar. 5-10 katı geleneksel yöntemlerle yapabilirsin ama 40 katı arkasında destekleyici ciddi bir ekip ve çalışma olmadan ayakta bile tutamazsın. türkiye’de büyük şehirlerde nüfus artışı bu seviyede olduğu sürece dikey mimarinin alternatifi yok.
0
roket adam
(30.03.23)
Depreme 3 katlı betonarme bina yerine uygun zemine doğru mimari ve mühendislik ile çalışılmış 30 katlı çelik konstrüksyonlu, radye temelli, sismik izolatörlü 2018 sonrası yapılan gökdelende yakalanmayı tercih ederim. Neden uzun binalar olmasın? Dikey yapılaşmanın birçok sorunu var ama deprem bunlardan biri değil.
0
nawar
(30.03.23)
ya rönesans rezidansı görmediniz mi tuz buz oldu. ay yok ben oturamam artık şu saatten sonra çok katlı binada, büyük konuşmayım Allah esirgesin. hem ayrıca ben deprem az olan bi yerdeyim ama maraş depremi burda bile hissedildi yukardakiler daha çok sallandık dediler.
0
🌸sanemz
(30.03.23)
Ulkenin yuzde 60'inin asgari ucretle calistigi ve asgari ucret'in 300 dolar oldugu ulkede herkesin mustakil evde oturmasini daha cok beklersin kanka.
0
baldur2
(30.03.23)
rönesans rezidans gökdelen değildi.
0
mark greg sputnik
(30.03.23)
rönesans dediğin yer 11 katlı normal apartman, gökdelen dediğin en az 30-40 katlı olur.
0
roket adam
(30.03.23)
dayanikliligin kat sayisi ile alakasi yok. sikinti rant ve ahlak cokuntusu.

turkiye'deki en guvenilir binalar gokdelen sinifindaki yapilar. kat sayisini 3'e de dusursen, amele kafasiyla yaparsan ve hicbir denetime tabi tutmazsan yine cokecektir.
0
cooperr
(31.03.23)
(17)

kaloriferi actiniz mi?

tantavizisyon
hissedilen - 1C an itibariyle istanbuldabrrr
hissedilen - 1C an itibariyle istanbulda

brrr
0
tantavizisyon
(29.03.23)
Eylül sonundan beri açık malum bebekli ev olunca. En kısık derecede.
0
takilagimacanim
(29.03.23)
Eylül başından beri açık. Son 2 aydır tavan modda açık ki hele bu ay.. Ne gelecek heyecanka bekliyoruz.
0
baldan kaymak
(29.03.23)
Kasimdan beri kapanmadi
0
unidentified floating object
(29.03.23)
Bizim de Ekim sonundan beri hep açık, arada derecesi düşüyor o kadar.
0
fraise
(29.03.23)
Kapatmamıştım.
0
ruhen hastayim ben
(29.03.23)
Kim kapatti ki?
0
balpolen
(29.03.23)
Bir süredir kapalıydı tekrar açtım. Gün içi soğuktu epey.
0
Lethe
(29.03.23)
Hep acik zaten.
0
stavro
(29.03.23)
kışı kombi açmadan geçirdim.
0
konetsu
(29.03.23)
yerden ısıtma. açmadım. ev 24 derece
0
gabe h coud
(30.03.23)
ankarada daha kapatmadık, havalar iyiyken de en dusukte calisiyordu
0
sweetoffice
(30.03.23)
kapatmıştım petekleri bu hafta tekrar açtım
0
roket adam
(30.03.23)
Pay ölçerli sistemdeyiz. İzin verilen minimumun üstüne 1-2 gün dışında çıkmadı bu sene hiç. Evde t-shirt ile gezdim hep. Yalıtım muazzam bir şey.
0
nawar
(30.03.23)
açtık açtık. vicdan azabından kurtulabilirsin aksşdkaşdla
0
blackkmamba
(30.03.23)
izmirde hava 15 derece, bizim binada bile yanıyor
0
kondansator
(30.03.23)
Hiç kapatmamıştık zaten, sanırım şöyle böyle 1 ay daha yakarız.
0
hiçmiyok
(30.03.23)
eylül'den beri ev sabit 23 derece, mekan romanya, kombi hiç kapanmadı
0
rain when i die
(30.03.23)
(21)

Arabanızı kilitlerken tuşa bir kere mi basıyorsunuz ?

garavel
Soru basit, yoksa benim gibi dönüp dönüp 3-4 kere basıyor musunuz eve girene kadar kilitlendiği halde..
Soru basit, yoksa benim gibi dönüp dönüp 3-4 kere basıyor musunuz eve girene kadar kilitlendiği halde..
0
garavel
(29.03.23)
elimde poşet falan varsa, kafam meşgulse bazen kilitlendiğinden emin olamıyorum ve tekrar kumandadan kilitlediğim oluyor. Normalde kapıdan kilitliyorum ama, kumanda hep çantada, cepte oluyor.
0
orient blue
(29.03.23)
2 kez basiyorum. once arabadan inip kapiyi kapatinca, sonra arabadan biraz uzaklasinca bi daha.
0
taurina
(29.03.23)
Basılı tutunca aynaları kapatıyor. Bakıyorum ayna kapanmadıysa 2., 3.kez basıyorum.
0
heritage
(29.03.23)
1 kez basıp kapı açma deneyi yapıyorum. bazen sadece bi kere kapatıp gidiyorum
0
ala09
(29.03.23)
otomatik kapanıyor. basmıyorum
0
glamdr1ng
(29.03.23)
şahsen aynalar kapanıyor, kilitlendiği %100 ama emin olamıyorum ne hikmetse. kapıyı kontrol amaçlı açma atraksiyonuna da giremiyorum keyless var.. obsesif miyim acaba
0
🌸garavel
(29.03.23)
Bir kac kere basmam zaten algilayinca sesten veya farlardan anliyorum.

Ama şeyi cok sık yapıyorum, iner inmez kitlemisim ama unutuyorum kafam doluyken.

20 metre uzaktan ulan acaba basmis miydim deyip uzaktan tekrar basiyorum.

Yalniz şey yapan varmis dikkat edin. Siz kitlemeden veya otomatik kitleniyorsa da siz cok uzaklasmadan birisi sizin ters tarafiniza egilerek saklanip siz kitlemeden kapinin birini sessizce azicik aciyorlar. Siz kitledim sanip uzaklastiktan sonra icine giriyorlar.
0
ananiyimioguz
(29.03.23)
Eski arabam otomatik kitleniyordu 1dk sonra, o yuzden tek basıyordum.
Su anki arabda bazen kitledigimi hatirlamayop yürürken tekrar bastigim oluyor.
0
stavro
(29.03.23)
iki kere, ikincide kornayla "kitledin kardesim kitledin" tribi atiyor, o sekilde emin oluyorum.
0
cooperr
(29.03.23)
uzaktan 2-3 kere basarım. basınca o sinyallerin yanıp söndüğünü görmem lazım.
0
bisorumvargaliba
(30.03.23)
1 kere basıp yoluma devam ediyorum.
0
nawar
(30.03.23)
Ahah ha bu kişi tek benim sanıyordum :))

Yalnız olmadığımı gösteren soru ve cevaplar için en kalbi şükranlarımı sunarım.

Yukarıdaki cevapların pek çoğunu yerine ve zamanına göre uygulamaktayım. Uzaklardan hatta bazen evin camından bile farlarla göz kırpışmak muhteşem bir huzur :)
0
epitaf
(30.03.23)
benim arabada bir tane düğme var, bir kere basınca kilitliyor, tekrar basınca açıyor.

hadi sıkıyosa buna da iki kere bas. tek bsıp kilitliyorum, kapı kolunu çekip kontrol ediyorum.

tekrar basarsan sıçtın, açıldı kapı.
0
kibritsuyu
(30.03.23)
bir kere. ayna kapanıyorsa okdir.
0
gabe h coud
(30.03.23)
"basınca o sinyallerin yanıp söndüğünü görmem lazım."
0
bir soru sorcam
(30.03.23)
Klasik OKB, yapmamaya çalışın.

Şunu deneyin, kapının birini tam kapanmadan, yani bir kapı açıkken kumandaya basın ve bakın bakalım aynalar kapanıyor mu?

Eğer kapı açık unutulduğunda, kumandaya basınca aynalar kitlenmiyorsa (ki genelde böyledir) şüpheye düşmenize gerek yok.

Kumandaya basın ve aynaların kapandığını görürken bir elinizle de kolu kontrol edin.

Sonra eve doğru giderken illa ki bi döner bakarsınız, aynalar kapalı görünüyorsa kilitlidir zaten.

Kumandaya 3-4 kere basmak, pilin ömrünü 3-4 kat azaltmaktan başka işe yaramayacak.
0
John Bloor
(30.03.23)
kapı kolu çekmek +1

fiziksel olarak o eylemi yapmak hatırlamayı da kolaylaştırıyor. (kilitledim mi diye geri dönüyorsan :D)

bir de herkes şu hikayeyi duymuştur sanırım, bi şekilde sinyali kesip kilitlenmesini engelliyorlarmış arabayı çalamasalar bile bagajda vs. ne varsa yürütüyorlarmış. Böyle laptop çalındığını duydum ama araba kilitlendim derken neden kilitlenmiyor o işi nasıl çözüyorlar ilk ağızdan dinleyemediğim için bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(30.03.23)
Kilitlenme sesini duyarsam bir kere basarım, gürültülü bir yerse ve sesi duyamadıysam sadece sinyallere bakarak uzaklaşmam çünkü kapılardan birisi açık kaldıysa da sinyaller yanıyor ama kapı açık kalıyor. Bu durumda elimle kontrol ederim.

Ayrıca ar-ge'ci olduğum için elimizde ekipman var, şirket araçlarının kumandalarını hack rf one ile test ettik, mevcut sinyalleri kopyalayıp tekrar oluşturduk. Linea ve dacia'ları çalması çok kolay, aynı kodu her seferinde kabul ediyor :)

Diğer araçların bazılarında aynı kodu tekrar kullanamıyorsunuz, bazılarında ise saate bağlı bir üretme algoritaması olduğundan bir süre sonra kod geçersiz kalıyor.

Bunları bildikten sonra bazı marka ve modellerde dönüp kontrol etseniz de fayda etmeyeceğinin farkında olmak baya kötü hissettiriyor :)

Fiat gurubunda arabada değerli bir şey bırakmamaya çalışın.
0
kimlanbu
(30.03.23)
@kimlanbu, bu çok bariz bir güvenlik açığı değil mi nasıl üretime onay alıyorlar :/
0
ananiyimioguz
(30.03.23)
1 kere basıp kapiyi da elimle yoklarim. Tamamdir.
0
wilhelmwasmuss
(30.03.23)
eski opel aracımızdan kalan alışkanlık olarak 2 kez basıyorum sürekli.

bunu çoğu kişi bilmez. opellerin bir kısmında çift kilit mekanizması vardır. kilide iki kez arka arkaya basınca kapı içerideki koldan açılmaz. yani birisi camınızı kırıp, kolunu sokup içerideki kapı mandalından kapıyı açmaya çalışırsa açamaz. o cam kırıklarının içinden girmek zorundadır, ona da çoğu hırsız yanaşmaz.

o yüzden sanki aracımda varmışçasına çift basıyorum kilide.
0
artci sarsinti
(30.03.23)
(7)

Kılıçdaroğlu KKM'yi Ödeyecek Mi?

depresif çocuk
Dolara geçmek istiyorum, haliyle KKM daha güvenli olduğu için paramı oraya yatırmayı düşünüyorum.Fakat yen, hükümet dolardaki artış farkını ödemeyeceğini belirtmişti, bu durum hala geçerli mi ve böyle bir şey mümkün mü?
Dolara geçmek istiyorum, haliyle KKM daha güvenli olduğu için paramı oraya yatırmayı düşünüyorum.

Fakat yen, hükümet dolardaki artış farkını ödemeyeceğini belirtmişti, bu durum hala geçerli mi ve böyle bir şey mümkün mü?
0
depresif çocuk
(18.03.23)
Eger secilirse mevcut sistemdekileri oder, odemek zorunda. buyuk ihtimalle ilk birkac kararname ile de iptal edecektir yeni hukumet.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(18.03.23)
Amerika'da bir banka battı. Devlet, halk paniğe kapılıp Bankalara hücum etmesin diye hemen tüm mevduatları güvence altına aldı.

Yani hiçbir ülkede hiçbir hükümet, halkın bankalardaki parasıyla ilgili güvenini riske atacak adımlara cesaret edemez.
0
Mirket
(18.03.23)
Yıl sonuna kdar devam ediyor zTen o arada vadesi dolanlar aynen devam eder yılbaşı sonrasında iptal olur bence
0
regina phalange
(18.03.23)
şu an kkm ile ile ilgili en ufak olumsuz haberde doları tepe noktasını bulamazsınız, ayrıca kk seçimi kazanamaz.
0
nuisance
(18.03.23)
Seve seve ödeyecek.
0
Mistyimage
(18.03.23)
seçilemez ve ödemeyecek
0
Erestor
(19.03.23)
Mevcut olanı mecbur ödeyecek ama şu KKM rezaletinden kurtulmak gerekiyor bir an önce.
0
nawar
(19.03.23)
(3)

Eskiden depremde kirişte durun denmesi

regina phalange
Hatırlıyorum okuldaki kitaplarda dahil deprem yanında kriişte durum masa altına girin yazardı hocalar da böyşe öğretirdi. Şimdi ise bunların yanlış olduğu ortaya çıktı. E madem eskiden niye öyle dendi ki herkesin aklında o eski yanlış bilgi kalmış durumda çünkü öEllikle yaşlılarda. Nasıl silicrz bun
Hatırlıyorum okuldaki kitaplarda dahil deprem yanında kriişte durum masa altına girin yazardı hocalar da böyşe öğretirdi. Şimdi ise bunların yanlış olduğu ortaya çıktı. E madem eskiden niye öyle dendi ki herkesin aklında o eski yanlış bilgi kalmış durumda çünkü öEllikle yaşlılarda. Nasıl silicrz bunu kafalardan?
0
regina phalange
(25.02.23)
masa alti binanin yikilmayacagindan emin oldugumuz durumlarda kafamiza bir seyler (kitaplik, tablo, avize vs.) dusmesini engellemek icin guvenli bir alan. japonya gibi ulkelerdeki depremler icin dogru bir uygulama. biz su anda binalarimizin yikilacagindan neredeyse emin oldugumuz icin bina cokerse masanin altinda eziliriz o yuzden yanlis. binanin yikilmasi durumunda bir ihtimal yasayabilmek icin bina cokse de betonu biraz olsun havada tutabilecek dolu baza, sandik, koltuk veya sabitlenmis beyaz esya gibi seylerin yaninda durmak gerekiyor hayat ucgeni olusturmak amaciyla.

kiristen kastiniz kapi kirisleriyse bu da yanlis bilmiyorsam ahsap binalarda guvenliydi ama emin degilim bundan.

yapilacak sey ozellikle yaslilarin izledigi yayinlarda bol bol kamu spotu vs. gibi uygulamali gosterimler olmali tv'de diye dusunuyorum. ben ailemde herkese tek tek evde saklanmanin guvenli oldugu yerleri gosterdim mesela. kesinlikle uzak durmalari gereken alanlari da belirledik. gerisi tamamen sansa kalmis umarim ihtiyac duymayiz.
0
in vino veritas
(25.02.23)
sadece yaşlılar değil ki. depremden sonra dışarda yemek yerken adamın biri yanındakine hemen masanın altına girmeyi tavsiye ediyordu. söyleyip o adamdaki bilgiyi düzelttim ama demek ki yaygın olarak yanlış bilinen bir durum. insanları bu konuda eğitmek lazım. bireysel olarak yapılacak bir şey değil.
0
paintov
(25.02.23)
Normal şartlarda fayın tam üstünde değilse binanın çökmemesi lazım. Bu sebeple deprem öldürmez bina öldürür diyoruz. Binanın da çökmediği durumlarda masaların altında durmak hala sorun değil. Masa derken fakir olduğumuz için ya da reklam/popüler kültür gazına gelinip (evet, o çok meşhur 4 harfli markanınkiler dahil) alınan o dandik sıkıştırma kağıt ya da talaş masalardan bahsetmiyorum. Eskisi gibi ağaçtan yapılan masalar. Kafanıza düşen malzemelerden korunup sonra da masadan çıkıyorsunuz ve tahliye ediyorsunuz. Haliyle masa yanlarında hala sorun yok.

Bu arada hatırladığım kadarıyla, "kiriş altında durun" değil de kapı eşiklerinde durun şeklindeydi eskiden. Kapıların da kirişler gibi tutacağını düşünüyorlardı ya da gerçekten tutuyordu herhalde. Nereden çıktı bilmiyorum. Kolonların dipleri ve yönetmeliğe uygun yapıldıysa kolon kiriş kesişim yerleri hala güvenli yani.
0
nawar
(26.02.23)
(11)

Üşümezsoy vs Şengör, kim haklı?

vizivozo
Şengör daha büyük bir bilim insanı, dünyaca ünlü, ama yanılıyor mu acaba?
Şengör daha büyük bir bilim insanı, dünyaca ünlü, ama yanılıyor mu acaba?
0
vizivozo
(22.02.23)
Ben de sordum çoğunluk Naci Görür-Celal Şengör ikilisini haklı buldu ama aslında en kafalısı Cenk Yaltırak'mış.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.02.23)
şengör ve görür ikisi de inşaat şirketi olan kişiler. ben güvenmiyorum
0
sert siyah krom
(22.02.23)
eleştirenler üşümezsoy'u bilimsel makalesi yok diye eleştiriyor fakat boş adam değil kariyerini eleştirmekte haddimiz değil:

"İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümünü bitirdi. Aynı üniversitede yüksek lisans ve doktorasını bitirdi. 1991’te profesör oldu. Almanya’da bir üniversitede de öğretim görevlisi olarak çalıştı. Bir dönem MTA’da da çalıştı. Halen İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği bölümünde öğretim üyeliği yapmaktadır."

geçenlerde şengör candaş tolga "bazı bilim adamları da şiddetli deprem olmayacak diyor" dediğinde şengör "demek ki o bilim adamı değilmiş" dedi. Şu aralar ahmet ercan ile çok atışıyor belki de onu kastetmiştir.

Şengör ve görüşlerini destekleyenler de burdaki şiddetli depremden acayip derecede eminler. ayrıca marmara denizinin resmen fotokopisinin çekildiğini söylüyorlar bilemiyorum altan.

Benim bir tek kafamı kurcalayan istanbul depremi için verdikleri şu 450-500 yıl istatistiğinin tutarlılığı. Yani 1509'dan önceki kaç deprem hesaba katılarak işte bu fay 500 yılda bir büyük fay üretiyor denilebiliyor onu anlayamıyorum.
0
joehigashi
(22.02.23)
Akademisyenlik böyle bir şey.
Biri bir yoldan yürüyüp bir sonuç bulur, diğeri başka bir yoldan gidip başka sonuç bulur.
Birbirlerinin tezlerine bakar, antitez geliştirmeye çalışırlar.

Ama sonuçta bir laboratuvar ortamında deneyimleyip, kimin haklı olduğu test edilemeyeceğine göre aksi kanıtlanana kadar konu hakkında iki tez olduğu ortaya konmuş olur.

Hangisinin daha büyük bilim adamı olduğu hususu da daha da büyük bilim adamı olmadığımız sürece bizim boyumuzu aşan bir husustur.
0
Mirket
(22.02.23)
@Mirket
hangisinin daha büyük bilim adamı olduğu belli aslında, Şengör bilimsel makale ve atıf sayısında Üşümezsoy'dan çok üstün. Fakat bu her dediğinin doğru olduğu manasına gelmiyor.
Yanılmış olabilir.
0
🌸vizivozo
(22.02.23)
@joehigashi

İBB'nin hazırladığı raporlarda bir sürü senaryoya yer verilmiş ~70 yıl ~500 yıl (seneleri tam hatırlamıyorum) ~1400 yılda bir tekrarlanan deprem olmasına karşı farklı hasar can kaybı olasılıkları var orada. demek ki hepsi ihtimal dahilinde diye anlıyorum ben bunu. senelerin azlığına çokluğuna göre deprem şiddeti de farklı, en kötü senaryo 1400küsür yılda tekrar eden. 7.8di yanılmıyorsam çok uykusuzum şu an hatırlamıyorum.

---

bi de ben de istanbuldaki deprem riskiyle ilgili bikaç makaleye baktım tabii jeoloji uzmanı olmadığım için anca sonuçlarını özetini anlayabiliyorum. ama bence burda kimin büyük bilim insanı olduğundan ziyade bu konuda ortak kanının ne olduğu asıl önemli. şu çok söylenen Parsons et al. makalesine baktım, oturup ona referens veren güncel şeylere bakmak lazım. Parsons ve diğerlerinin makalesinde (2004'te yazılmış) "Son tahminler, 2034 yılına kadar bir yerde M>7 büyüklüğünde bir depremin meydana gelme olasılığının %35-70 olduğunu gösteriyor." böyle bi ifade var.

2019 tarihli bi makale 5 hoca yazmış: www.sciencedirect.com

hakkında türkçe haber: www.odatv4.com

zamanla ilgili kısımda Özener şöyle diyor: "İzmit depreminden sonra geçen süre tüm Marmara’nın kırılması 60 yıl kadar sürmüş. Yani İzmit depremlerinden sonra ardışık deprem süreleri arasında 19 yılla, maksimum 60 yıl arasında bir süre var."

şiddet tahmini "Burada ilk deprem için iyi ihtimal 7.2, kötü ihtimal 7.5’lik bir deprem. Hepsi aynı anda kırılırsa, ama tarihte kırılmamış, aralarında hep aydan yıllara süre var. Biz tek seferde kırılacağını düşünmüyoruz. Şunu da söylemek lazım, 7’lik bir deprem olursa her şey şahane de 7.4 olursa mı ortalık yıkılacak, hayır! 7’lik bir deprem de Marmara için çok ciddi yıkımlara sebep olur."

5 tane bilim insanı düşünmüş bu sonuca ulaşmış. eğer bu konudaki uzmanların çoğu bunu söylüyorsa (oturup hepsine bakmadım tabi. bunu bilmiyorum) en mantıklı olan buna inanmak bence. belki de gerçekten uzun bi süre olmaz deprem, umarım da olmaz, ama buna inanıp buna göre yaşamanın hiçbir mantıklı tarafı yok.
0
curious mind
(22.02.23)
atıf ve makale akademik olarak elimizdeki en iyi ölçü ancak ölçü değil. kitap yazıp seminer veren, yahut araştırmalarını başka şekillerde yürüten - paylaşan - üreten akademisyenler de var. çoğunluk öyle yapıyor evet. ayrıca "bu makaledeki görüş hatalı" diye atıf yapsan da sorarsan atıf oluyor, gibi gibi.
0
sert siyah krom
(22.02.23)
ikisi de haksız.
0
prole
(22.02.23)
bunu kimse bilemez. bilmek için bunlardan daha büyük bilim adamı olmak gerekir.
0
abelardo
(22.02.23)
Jeoloji mühendisiyim. Celal Şengör haklı.
0
nawar
(22.02.23)
üşümezsoy deli, akli dengesi yok, ehliyetsiz. sırf eğlence olsun diye çıkarıyorlar.
0
duyurukullanıcısı
(22.02.23)
(17)

Fast food için hiç şunu düşündünüz mü

dissendium
Merhaba arkadaşlar. Derdimi şey edebilirsiniz ama aklıma hep şu geliyor. Bir fast food menüsüne 100 150 TL vermektense 100 TL'ye marketten fena olmayan bir sucuk alıp sucuk ekmek yiyebilirim. Ya da ne bileyim, kıyma alıp bayağı doyacağın kadar evde ızgara köfte yapabilirsin. Aile babası olma yaşım m
Merhaba arkadaşlar. Derdimi şey edebilirsiniz ama aklıma hep şu geliyor. Bir fast food menüsüne 100 150 TL vermektense 100 TL'ye marketten fena olmayan bir sucuk alıp sucuk ekmek yiyebilirim. Ya da ne bileyim, kıyma alıp bayağı doyacağın kadar evde ızgara köfte yapabilirsin. Aile babası olma yaşım mı geldi acaba. Siz böyle şeyler yapıyor musunuz?
0
dissendium
(18.02.23)
Yok abi ne aile babalığı gayet mantıklı bi davranış. Keşke kimse bulaşmasa şu restoranlara. iyice suyunu çıkardılar her siparişimde 20-30 ekliyorlar üzerine.

Instagram'da vb acayip kolay güzel tarifler oluyor al malzemeyi kendin takıl. Kimse evde de pahalı oluyor ama demesin arada muazzam fark var.
0
msb
(18.02.23)
Aile babalığı değil bro dışarıda böyle şeyler yemek kerizlik gibi artık. Gerçi ben dışarıda yapılan yemeklerden tiksinme seviyesinde nefret ediyorum benim durumum farklı ama günümüzün ekonomik şartlarında senin yaptığın doğru.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.02.23)
evet bunu düşünüyorum, onun yerine şunu yaparım diye
0
freebird5406_2
(18.02.23)
Düşünmedim çünkü bazen o kadar yorgun oluyorum ki fast food değil de ev yemeğini dışarıdan söylüyorum. Atıyorum çorba + sulu yemek 150 gibi bir şey oluyor. Kendi kendime 150₺’ye yorgunluğumu ve zamanımı satın aldım diyorum. Evet maliyetler yüksek ama yemek yapmak da motivasyon işi haftada en fazla iki defa mutfağa girip birkaç günlük yemek çıkarabiliyorum. Bu da haftada sadece beş günü kapsıyor, yetmiyor.
0
ruhen hastayim ben
(18.02.23)
mesele fiyat degil, bir seyler hazirlayacak takatin olmamasi.
0
nibba
(18.02.23)
Yani mantıksız bence. Canım fast food çektiyse alırım. Bunlar alternatif değil de aç karnı doyurmaksa kıyma alıp köfte yapmak tabii ki fast food yemekten iyi.
0
nawar
(18.02.23)
Fast food son dönemde artık rahatsız edecek şekilde pahalandı. 100-150 TL arasına tavuk dürüm yemediğiniz sürece ancak doyuyorsunuz.

Ama merket ve kasaplar da artık çok ucuz değil. Fena olmayan kasap sucuk olmuş 350-400 tl
250 gr (yarım kangal falan) 100 tl + 5 tl ekmek doyurur.

Dana kıyma 240 TL kilosu. Yarım kilo alsan içine giren malzemelerle 5-6 porsiyon çıkar.

sucuk arada bir kendini şımartmak adına güzel olur. ama köfte ekmek kesinlikle daha ekonomik duruyor.
0
janavarorion
(18.02.23)
100 gram döner ~80 lira (gerçi bunun da %30u yağ)
175 gram kıyma ~43 lira (pişince 100 gram kalır, bunda da %15 yağ olsun)

o kıymayı pişirmesi, yağı, bulaşığı, yanında ekmeği, salatası, baharatı harcadığın zaman
aşırı ekonomik olmuyor tek kişi için
yemek indirim kuponları da denk geliyor genelde
0
bir soru sorcam
(18.02.23)
Mesele hazırlayacak enerji ve adam saatin kurtarmaması
0
basond
(18.02.23)
vaktinin daha değerli olup olmadığıyla ilgili. o dediğin köfteyi yapmak(alışverişi, hazırlığı, pişirmesi ve etrafı toplaması) en az 1 saat sürecek mi? büyük ihtimalle daha fazla.

ne kadar kar ettin 70 lira mı? 1.5 saatin 70 lira etmiyorsa evet öyle yapacaksın.
0
another satisfied lover
(18.02.23)
Tembelim ben, konforuma da düşkünüm. Bu hesaplara girmiyorum o yüzden, enerjim yoksa söylüyorum dışardan.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(18.02.23)
dışarda yemeğin tadı başka da ama evde de dışardaki kadar lezzetli şeyler yapıyorsun. uygun alet edevat olduktan sonra. birtek lahmacunu evde yapamadım. hamurun inceliğini ayarlaymıyorum. onun dışında, pizza, kuşbaşılı pide, hamburger, makarna dünyası çeşitleri, tavuk dürüm, kokoreç.. gayet güzel oluyor.
0
sanemz
(18.02.23)
yok. canım fastfood yemek istiyorsa gider/sipariş eder yerim. girmem öyle hesaplara.
0
invictae
(18.02.23)
eskiden tek derdim temiz midir acabaydi. ama giderdim fast food veya baska tur yemek restoranlarina. sik da giderdim. severim disarida yemegi. ve hep fiyat olarak ort ustu yerlere giderdim daha temizdir belki diye.

simdi fiyat yuzunden gitmiyorum. kaziklandigimi hissediyorum cunku. oyle fiyatlar ki aklim almiyor. gecen subesi bile olmayan ama dizayni yeri iyi bi yere gittim. et durum soyledim. 200 kusur liraydi ve icinde 10 tane falan minnacik et parcasi m&ms drajeleri dusunebilirsin boyut olarak gerisi full biberdi.
disaridan kaziklanmamak icin yemiyorum mecbur kalmadikca yani. dedigin sey artik olmasi gereken. evde yari fiyatina alasini yaparim. biraz musteri kaybetsinler isletmeler de.
0
Kittie
(18.02.23)
Haklı düşünce. Ben de öyle yaparım.
Aile babası olmayla ilgisi yok aslında.

Tam da denk geldi:
eksisozluk.com
0
diyecevaplandı
(18.02.23)
ben tek yaşıyorum ve evde en son ne zaman yemek pişirdiğimi unuttum. zaten 7'de evde oluyorum ve bir şeyleri hazırlamak içimden bile gelmiyor, hazırlığı yemesi sonra bulaşığı falan derken uğraşmak fazla yorucu, bi de bazı günler spora gittiğim için hiç vakit olmuyor. bunun alternatifi olarak dışarıdan da söylemiyorum ama, ingiltere'de ( maalesef türkiye'de gıdaların kalitesine ve denetimine zerre güvenmiyorum ) market ürünleri gerçekten üst kalitede - biliyorum yine de ev yemeği kadar sağlıklı olamaz ama en azından kafam daha rahat yiyorum - alıyorum konserve bi yemek tavuk, kırmızı et, kımymalı yemek bişeyler vs tek kullanımlık 350-400 gr, atıyorum mikrodalgaya 3-4 dakikada hazır. yine yanında microwave için basmati pilavlarından falan atıyorum yanında da ayran vs o şekilde değirmeni döndürmeye çalışıyorum. arada canım isterse dışardan yiyorum. birisinin bana maliyeti £3 iken dışardan yemenin iyimser olarak £10-12.

biraz konu dışına da çıktım ama, senin dediğini yapmak için sanki ciddi zaman lazım. mesele zaman ve konfor sanki.
0
hayati cozemeyen adam
(19.02.23)
öyle yapıyoruz zaten. fast food dediğin yiyebileceğin en kötü ve endüstriyel yemek.yemek pişirmek öyle saatler istemiyor 100 liraya kalın dilim antrikot alıp 15 dkya yiyebilirsin. üşengeçlik ayrı tabii.

dandik bir airfryer veya bir fırın ile bile hiç uğraştırmasan 10 çeşit yemek yapılır. insanımız biraz tembel maalesef.
0
roket adam
(19.02.23)
(13)

Nikita ismi

dissendium
Nikita ismini kadın ismi sandım ama erkek ismi çıktı. Sizce de kadın ismi gibi değil mi? Ruslar sık kullanıyor sanırım.
Nikita ismini kadın ismi sandım ama erkek ismi çıktı. Sizce de kadın ismi gibi değil mi? Ruslar sık kullanıyor sanırım.
0
dissendium
(16.02.23)
andrea italya'da erkek ingilizce konusan yerlerde kadin ismi mesela. genel bir yargida bulunmak zor. cok istisna var.
0
hot potato
(16.02.23)
Sasha mesela erkek ismi ama Sasha Grey var.

Sosyal medyada cinsiyet sorunuz. Sizi gereksiz zaman kayıplarından önler eğer maksat chat, tanışma vs ise.
0
Cesario
(16.02.23)
Ruslar dışında herkes kadın ismi gibi kullandığı için öyle bir algı oluşmuş olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.02.23)
Hindistan'da kadin ismi mesela: www.behindthename.com
0
freedonia
(16.02.23)
Nikita Khrushchev var yav eski sovyet lideri. Ruslar erkek ismi olarak kullanıyor
0
nundu
(16.02.23)
Nikita Kurbanov var basketçi.

Umarım erkek olduğunu anlama süreciniz travmatik bir deneyime yol açmamıştır :)
0
armagan abanuz
(16.02.23)
Ruslar işi bozuyor. Onların bir isimleri bir de nickleri var. Almanlar'da da var bu. @Cesario "Sasha" demiş mesela. Sasha erkek ismi değil aslında. Adamın adı Aleksandr ona Sasha diyorlar. Bizdeki Süleyman - Sülo gibi değil çok insafsızca değiştiriyorlar. Bu tip kısaltmaları İngilizce konuşanlar yapıyor. Bu Rus arkadaşları anlayamayabiliyorsun bazen.

Nikita da şuradan kalma olabilir: www.imdb.com
0
nawar
(16.02.23)
burada kadın www.imdb.com

bana da kadın adı gibi geliyor
0
exlibris
(16.02.23)
armagan abanuz, işle ilgili bir belgede gördüm bu ismi. İsminin önünde Dr. yazıyordu. Bu kim deyip baktım.
0
🌸dissendium
(16.02.23)
ben de Nikita %100 kadin ismi saniyordum, Elton John abimizin bunda etkisi buyuk.
Sonradan bir tane erkege denk gelinca baya sasirmistim.

kadinsi bir vibe i olan erkek ismi diyebiliriz.
0
cooperr
(16.02.23)
Evet kulaga asiri kadin geliyor.
0
stavro
(16.02.23)
evet kulaga kadın gibi geliyor ama erkek ismi ruslarda. nikita adında tanıdığım erkekler var. yaygın da.

sacha örneği tam olmuyor. sacha alexander için kullanılan bir kısaltma. gerçek isim değil.
0
fatihkkk
(16.02.23)
slavlar kadın isimlerini -a ile bitirir genelde ama istisnaları var. erkekte nikita, kadında lyubov gibi. rusların isim formatı genelde şu şekilde,

erkek: ebeveynlerin verdiği isim + patronim (baba ismi + oviç/yeviç vs.) + soyad

kadın: ebeveynlerin verdiği isim + patronim (baba ismi + ovna/yevna vs.) + soyad + a


diyelim ki sergey kuznetsov adında bir adam anna'yla evleniyor. bir erkek, bir kız çocukları oluyor. erkeğe oleg, kıza anastasiya ismini veriyorlar.

oğlanın tam adı oleg sergeyeviç kuznetsov, kızın tam adı anastasiya sergeyevna kuznetsova olur. ruslar genelde "saygılı hitap" olarak isim + patronim kullanır, yani anastasiya hanım değil de anastasiya sergeyevna dersin. resmi ortamlar dışında da kimse anastasiya demez; nastya der, stasya der, asya der, nyusya der vs...

"saşa" tıpkı verdiğim nastya-stasya örnekleri gibi daha sevimli bir takma isim. gerçek isim değil. ismi aleksandr olan erkeğe de, aleksandra olan kadına da kullanılır. rusların kültüründe bu her şeyi "küçültme" merakı var. neredeyse kimseye gerçek adlarıyla hitap etmedikleri gibi günlük eşyaları da küçültüyorlar. stakan (bardak) mesela stakançik oluyor, su isteyeceklerse (voda) vodiçka diyorlar vs.

bu küçültmeler, sevimlilikler saşa örneğinde görülebileceği gibi isimle benzeşmek zorunda da değil. bunu daha çok eskiler kullanır ama mesela dimitri için bu küçültmelerden biri mitya.
0
mark greg sputnik
(17.02.23)
(8)

beklenen buyuk istanbul depremi

baldur2
bununla ilgili bilimsel makale okumak istiyorum, nedir bunun olabilirligi, neden beklendigi, muhtemel sonuclari vs, arastirma, senaryo, bilimsel makale, uzman gorusu, entry vs. atesleyin dostlar lutfen.
bununla ilgili bilimsel makale okumak istiyorum, nedir bunun olabilirligi, neden beklendigi, muhtemel sonuclari vs, arastirma, senaryo, bilimsel makale, uzman gorusu, entry vs. atesleyin dostlar lutfen.
0
baldur2
(16.02.23)
Yapı stoğuyla ilgili uzman görüşü.

eksisozluk.com
0
msb
(16.02.23)
dr doofenshmirtz
(16.02.23)
abuzer
(16.02.23)
En ozet halini soyleyeyim abi, istatistiksel olarak bekleniyor. Yoksa yerin icine inip analiz edip orsda yakin zamanda depreme neden olacagi tespit edilebilen bir durum yok.

Deprem bilimin en az sey bildigi doga olayi diyebiliriz, halen bugünku teknolojide buyuk bilinmezlikler iceriyor.

İstanbul'da deprem beklemenmesinin nedeni geçmişte birbirine yakin periyodlarda İstanbul'da deprem olmus olması ve bir sonraki periyoda cok yaklaşılmis olmasi. Yani taibat seriyi bozmayacaksa deprem olacak istatistiksel olarak.
0
stavro
(16.02.23)
@sta, ekleyelim.Sadece periyodik olarak degil, fayların kirilim ve enerji aktarım durumları da çizilen resme uyuyor. Kuzey Anadolu fay hattı, en sağdan kırıla kırıla ilerlemiş. Hep bir soldakine aktarmış enerjisini. İzmit-golcuk sırasını savdi. Şimdi de sırada İstanbul var.
0
abuzer
(16.02.23)
tarih boyunca çeşitli dönemlerde hep olmuş. öğrenmek istediğim tam olarak ne bilmiyorum ama olabilirliği var. net zamanını bilmek imkansız.

sonuçları ise bence bu son depremden kötü olacak. 25 milyon insan var. kimi kurtaracaksın?? 10 milyona yakın insan etkilenir. yapılacak tek şey nufusu azaltıp riskli bölgeleri boşaltmak.
0
scholar
(16.02.23)
Açılın ben jeoloji mühendisiyim. Bu TV'de gördüğünüz kişiler de Celal Şengör hariç benim öğretmenlerimdi. Celal Şengör lisans derslerine girmiyordu, o yüzden ders almadım.

Temelde levha tektoniğini bilmek gerekiyor. Yerküre dediğimiz şey tek bir parçadan oluşmuyor. Büyük kümeler var hareket halinde. Bunların hareket yönleri de rastgele değil, belli. Mevcut şartlarda Arap levhası 1,5-2 cm ilerliyor Anadolu levhasının üzerine doğru. Aynı şekilde Avrasya'yı da takip ediyoruz. Aradaki sıkışmadan dolayı Bu hareketlere bağlı olarak da dayanımın yenildiği yerlerde faylar oluşuyor zaten. Fay hatlarını da onun üzerindeki fayların davranış şekillerini de bu sebeple biliyoruz.

İstanbul'da deprem olacağını da bu harekete bağlı olarak biliyoruz. Olacak yani. Levhanın büyüklüğü, hareket hızı, hareket yönü/şekli, toprağın yapısı, geçmiş depremler üzerinden baktığımızda da tahmini büyüklüğünü ön görüyoruz. Bütün bunlara baktıktan sonra da geçmiş depremlere baktığımızda aslında aşağı yukarı 250 yılda bir tekrarlayan büyük bir deprem görüyoruz. İşte @stavro'nun dediği kısım da burada dahil oluyor.

Hani Dünya'nın yaklaşık 200 milyon yıl önce Pangea olarak süper kıta resimleri/animasyonları görüyoruz ya. Sonrasında işte şimdi bildiğimiz hali ile kıtalar oluşuyor ve şimdiki yerlerine geliyor. İşte bunu nihai durum sanan yanlış bir bakış açısı var. İnsan beyni ile ilgili bir konu bu. Kendini merkeze koyuyor ve zamanı kendisine göre yorumluyor. Oysa Dünya için 250 yıl dediğimiz şey Dünya'nın soğuyup kabuğunun oluşmaya başladığı zamandan şimdiye kadar baktığımızda geçen ömrün 1/18.000.000'i demek. Yani 80 yıllık bir insan ömrünün 2,5 dakikası gibi düşünebilirsiniz. Bunu da tam 250 yılda bir deprem olmamasını hayatınızı tam 2,5 dakikada olmayan şeylerin önemsizliği ile karşılaştırın diye söyledim. Yani 250 değil de 300 yıl sonra olmuş olsa Dünya düzeninde muazzam bir değişiklik olmuyor. 50 yıl bize çok gelebilir ama karşılaştırma için 2,5 dakikada olacak hazır noodle'ın, 3 dakikada pişmesi gibi düşünün.

Telefondan bu kadar yazdım, metro yolculuğum bitmek üzere :P İstanbul depremi değil ama deprem hakkında ufak bir miktar fikir vermesi için şunu yazmıştım bakabilirsin. eksisozluk.com

Sen makale istedin ama ben biraz özet geçtim. İstediğin cevap olmadı tabii. Makalelere erişim için Google'a yazdığında çıkan makaleler hakemli dergilerde çıkmış olsun ve hazırlayanlar da kayda değer kendilerine atıf yapılmış güvenilir uzmanlar olsun yeter. Scholar'dan yapılan atıflara baksan bile fikir verir. Diğer bazı çalışmalar için depremzemin.ibb.istanbul ve evrimagaci.org linklerini @dr doofenshmirtz ve @abuzer vermiş zaten.
0
nawar
(16.02.23)
(6)

depreme karşı güvenilir bina nedir - nasıl olmalı?

stationary traveller
selamlar, çok fazla bilgi kirliliği olduğu için bu konuda bilgili olan kişiler varsa sormak istiyorum.- 5-10 yaşında binaların hepsi sağlam mıdır? (bu yaş aralığında olup yıkılan binalar var)- 5-10 yaşında olması tek başına yetmiyor yani gerçekten iyi bir şekilde yapılmış olması şart, peki gerçekten
selamlar, çok fazla bilgi kirliliği olduğu için bu konuda bilgili olan kişiler varsa sormak istiyorum.

- 5-10 yaşında binaların hepsi sağlam mıdır? (bu yaş aralığında olup yıkılan binalar var)
- 5-10 yaşında olması tek başına yetmiyor yani gerçekten iyi bir şekilde yapılmış olması şart, peki gerçekten dayanıklı olduğunu nasıl anlayacağız?
- en iyi alternatifler max 5 katlı binalarda yaşamak mıdır?

elimizde şöyle bir örnek var: twitter.com

yani bina sağlamsa hiçbir şey olmuyor diyebilir miyiz?
0
stationary traveller
(16.02.23)
konunun uzmanı değilim; ama mantık yürütünce birçok faktörün beraber hayat kurtardığı sonucuna varıyorum.

-bina yaşı.
-belediye kalitesi.
-kat sayısı.
-mütaahit karakteri.
-semtin zemin durumu.
-lokasyonun zemin durumu.
-maliklerin kalitesi

mesela hepsi ok olsa, ama sondaki olmasa. örn: bir malik altaki dükkana fırın yapsa ve gizliden kolonları kesse hepsi boşa gitti.
0
buenosdias
(16.02.23)
Zemin, projelendirme, işçilik, yapı denetim vs. çok fazla değişkeni olan konular bunlar.

Ama sade vatandaş gözüyle şu an yeni ev alacak veya kiralayacak olan insanlar için öncelikli önereceğim şeyler şunlar olur:

-Maksimum 5 katlı bina,
-Altında dükkan, depo vs. olmaması tercih sebebi olabilir(kolon kesme furyasından dolayı),
-Müteahhit firmanın kim olduğu araştırılıp yetkinliği ve dürüstlüğü sorgulanmalı. İlkokul mezunu patronlu firmalardan kaçınmak lazım.
-Mümkünse 2018 sonrası yapılan binalar tercih edilmeli.
0
nopnog
(16.02.23)
Hocam izolator olmayan hicbir bina guvenilir degildir derim ben. Sahsi dusuncem bu.

Vay saglam binaymis, vay deprem yönetmeliğine gore yapılmış neymis bunların hiçbiri bana güven vermez sahsen. Bina yıkıldıktan sonra yönetmelikmis neymis hiçbir seyin anlamı kalmaz. Bu depremde yonetmelige aykırı hiçbir seyi olmayan tamamen yonetmelige uygun ama yikilmis olan yuzlerce bina olduguna eminim.

Kat muhabbeti de bana sacma geliyor. Az katli yapınca yikilmiyor mu bina? Japonya'da gökdelen yapıyor adamlar 9.1'de yikilmiyor. Olay kat değilmiş demek ki.
0
stavro
(16.02.23)
Bina sağlamsa bir şey olmaz. Hasar alır belki ama içinden kesinlikle çıkabilirsin. Fayın tam üzerine yapmadılarsa binaların deprem oldu diye yıkılmaması lazım. 5-10 yaşındaki binalar yeni yönetmelikle yapıldıkları için ve 30-40 yılı geçtikten sonra artık artan çürüme ihtimali ile karşılaşmadıkları için daha güvenilir.

Normal bir ülkede 5-10 yıllık binaya gözün kapalı güvenmen lazım ama bizde müteahhit, mühendis, denetçi ve işçi sorunları var. Müteahhit uygun zemine, mimarın mükemmel bir şekilde çizdiği projeye mühendisin projelendirmesi ve denetçinin sıkı kontrollerine rağmen işçinin eğitimsizliği ve cahilliği yüzünden yapılan hata sonucu yine yıkılabilir bina. Her işçinin başına bir mühendis ve bir denetçi dikemiyorsun. Ben pas payı koymadan kalıp çakan işçi yüzünden yıkılıp baştan yapılan kolon gördüm. Bu kolonu fark etmeseler 50 yıl kafam rahat dediğin binada 3. seneyi görmeden çürüyecekti kolonun.
0
nawar
(16.02.23)
herkes kafasına göre bir şey yazmış. mühendis arkadaşlar yorum yaparsa sağlıklı olur.

binanın yaşı şu açıdan önemli, 2008 yılında bina yapımına ilişkin yönetmelik değişti. yani bir standarda kavuştu. 2011 yılında ise yapı denetim başladı. 2018 yılında ise bina yapımına ilişkin yönetmelik güncellendi. yani yönetmeliğe uygun yapılmış, denetlenmiş ve zemini uygun olan binalar güvenlidir. tabi deprem bölgesindeyse kat yüksekliği de önemli tabi.

altta dükkan varsa illa ki bina yıkılmaz. zaten o binaya göre hesaplamayı yapıyorlar. dükkan varsa illa kolon kesecekler manası da taşımaz. yan yana binaları riskli olduğu iddiası da çok doğru değil. izolator olmayan binalar da güvenlidir.
0
paintov
(16.02.23)
-turkiye sartlarinda yeni bina kesinlikle saglamdir diyemeyiz.
-gercekten depreme dayanikli yapildigini malesef uzmanlar bile sadece binaya ve ya cizimlere bakarak soyleyemez. Uygulama cok onemli ve beton kapali bir kutu.
- bina saglamsa hicbirsey olmayacak diyemeyiz. bina hasar alabilir, ama icinden cikabilmeniz onemli. 7.5luk 30-40 saniye suren bir depremde bence binanin icinden yuruyerek cikiyorsan bina gorevini tamamlamistir. Bir iki kolon kiris patlayabilir, binanin durumuna bakilir, tamir edilir ya da yikilir.
- max. 5 kat olmali diye birsey yok. bina kalfa isiyse ne kadar az kadar iyi, ama bu 15 kat ustu dayaniksiz anlamina gelmiyor. Kat yukseldikce dandik muteahhitleri eliyorsun bence cunku hesap kitap gerekiyor. O yuzden en guvenli yapilar aslinda ya 1-2 katli ufak binalar ya da gokdelenler.
0
cooperr
(17.02.23)
(7)

Depremzedelere yapılacak

mekaniker
evler sadece ev sahibi olanlara mı yapılıyor? Kiracı olup evi yıkılanlara da mı ev verilecek?
evler sadece ev sahibi olanlara mı yapılıyor? Kiracı olup evi yıkılanlara da mı ev verilecek?
0
mekaniker
(15.02.23)
Abi ev sahibi kiracı ayırt etmesinler artık insaf ya. Önemli olan kiracının kiracı kalması mı bu insanların barınabilmesi mi... böyle bir ayrıma giderlerse çok ağır küfrederim ya.
0
muhayyer divan
(15.02.23)
gerçekten ev verilirse öpüp başımıza koyalım.
izmir gerçeği varken.
0
jelly bear
(15.02.23)
öncelikle dask'ı olan %50'ye direkt ev verilir diye tahmin ediyorum. dask toki anlaşması vs ile. daha sonra kalan %50'ye de aylık 3-4bin lira taksitle evleri satarlar muhtemelen
0
avatar is back
(15.02.23)
kiracı olup evi yıkılanlara ev verilmesi vahşi kapitalizmin mantığına aykırı.
bildiğiniz gibi insanlık olarak medeniyetimiz vahşi kapitalizmin sarsılmaz temelleri üstüne inşa edilmiştir.
izmit depreminde kiracılara sadece belli süre kira yardımı yapıldı. ev verilmedi.
0
aslindasorunumpsikolojik
(15.02.23)
Kiracı olanların bir evi olmadığı için yıkılan evlerine ev verilmiş olmuyor böyle bir durumda. Yani teoride bakarsak mantıksız. Bunun yerine kira yardımı yapmak daha uygun. Öte yandan şehirleri dümdüz oldu bu insanların. Aile üyelerini kaybettiler. Belki eve gelir sağlayan kişilerini kaybettiler. Bu kişiler nasıl kira ödesin? Çalıştıkları işleri, iş yerlerini vs. yerle bir oldu. Toki konutlarından en azından kurayla ya da ihtiyaç durumuna göre bir kısmına ücretsiz, bir kısmına çok uygun devlet destekli şartlarla falan diyerek daire verilse ya da örneğin 5 sene boyunca kira bedeli olmadan TOKİ evinde oturma gibi bir destek verilirse bunu sorun eden çıkmaz bence.
0
nawar
(16.02.23)
dask diye bir şey var. yani zorunlu deprem sigortası. bunu sadece ev sahipleri ödüyor.
0
nickini degistiren yazar
(16.02.23)
cumhurbaşkanı kiracılara da çok düşük ödemelerle ev alma imkanı vereceklerini söyledi. kiracılara ev verilmesi hakkaniyetli de olmaz. örneğin adamın depremde kiraya verdiği 10 dairesi yıkıldı, adama 1 ev verip kalan evler kiracılara mı verilecek?
0
faberkastelli
(16.02.23)
(6)

Sürekli statik elektrik çarpması

o kadar da degil aga
Son 1-2 aydır günde en az 20-25 kez statik elektrikle çarpılıyorum. Kıyafet, ayakkabı, ortam, statik elektrik kaynaklarına yakınlık vs. hiç bir şey fark etmiyor. Tüm ayakkabılarımda durum aynı. Halbuki sürekli ayakkabılar üzerinden deşarj olması lazım. Benzer durumu yaşıyor musunuz ve ne yapılabilir
Son 1-2 aydır günde en az 20-25 kez statik elektrikle çarpılıyorum. Kıyafet, ayakkabı, ortam, statik elektrik kaynaklarına yakınlık vs. hiç bir şey fark etmiyor. Tüm ayakkabılarımda durum aynı. Halbuki sürekli ayakkabılar üzerinden deşarj olması lazım. Benzer durumu yaşıyor musunuz ve ne yapılabilir?
0
o kadar da degil aga
(15.02.23)
Kış aylarında kazaklar ve mont kaynakli sanırım. Sürekli yaşıyoruz evet
0
abuzer
(15.02.23)
kablosuz antistatik bileklikler satılıyor bir araştırabilirsiniz , elektronikçileri de kullanıyor
0
mrctrk
(15.02.23)
kablosuz antistatik bilekliklerin işe yaramadığını ispatlayan tonla youtube videosu var.
0
aslindasorunumpsikolojik
(16.02.23)
Ayakkabılar üzerinden "deşarj" olması için ayakkabılarının iletken olması lazım. Suni deri, polyester vs. ayakkabılar elektriği iletmeyecektir. Ayrıca yün, keçe, polyester vb. ürünlü kıyafetler ya da yine belirli ayakkabılar da statik elektrik yüklenmene sebep olabilir.
0
nawar
(16.02.23)
Cevaplar için teşekkürler. Yeni ayakkabım yok aslında, hepsi geçen seneden. Geçen sene bu kadar olduğunu hatırlamıyorum. Kıyafetler de aynı sayılır. İlginç şekilde sürekli çarpılıyorum.
0
🌸o kadar da degil aga
(16.02.23)
bazı bilgisayarlardan da geçiyor bence macbook çok ufak ufak elektrik çarptığına şarjdayken şahit oluyorum.
0
Ranchoddas
(16.02.23)
(3)

Depremin etki alanı

unseal
Merhaba. Depremin etki alanı ile ilgili kafamı karıştıran bir detay var. Depremin merkez üssü Kahramanmaraş iken etki alanında kuzey batı sınırının da Kahramanmaraş olması nasıl oluyor anlamadım. Yani Suriye kuzeyine kadar etki edip iç Anadolu'daki illere tesir etmemesi neden kaynaklanıyor?
Merhaba. Depremin etki alanı ile ilgili kafamı karıştıran bir detay var. Depremin merkez üssü Kahramanmaraş iken etki alanında kuzey batı sınırının da Kahramanmaraş olması nasıl oluyor anlamadım. Yani Suriye kuzeyine kadar etki edip iç Anadolu'daki illere tesir etmemesi neden kaynaklanıyor?
0
unseal
(15.02.23)
Bahsettiğin izoseist haritayı atabilir misin? Ben şunu buldum ve burada etki alanı bahsettiğin gibi değil:

static01.nytimes.com

bir de bu var:

img3.aksam.com.tr

Doğrultu yönünü diyorsan fay hattı ile ilgili ama etkinin o bölgede sınırlanması durumu söz konusu değil.
0
nawar
(15.02.23)
İl bazlı gösterdikleri bir harita var tv kanallarının. Ona binaen sormuştum.
0
🌸unseal
(15.02.23)
Fay kirilimi guneye dogru oluyor.dogu anadolu fay hattindan inip oludeniz fay hattina geciyor. Ikinci deprem, dogu anadolu fayinin uzantisi olan baska fay hattinda ve kirilan uzunluk daha az sanirim.

Hatay'in antakya'nin cok etkilenmesinin bir sebebi de aluvyon zemin yapisi. Bu binalarin tepki ivmelerini arttirdi baya ve yikilmalarina neden oldu.
0
ermanen
(15.02.23)
(5)

binayı yıkım kararı çıkmadan inceletmek?

matilda
bizim bina 1987 yapımı, evlerde de binanın kendisinde de tek bir çatlak yok ama malum durumlardan ötürü, pek çok binada olduğu gibi bizim binada da inceleme yaptırmak istiyorlar. karot yöntemi binaya zarar verdiği için onu düşünmüyoruz. bir de bu bina sağlam değil dediklerinde apar topar yeni ev ara
bizim bina 1987 yapımı, evlerde de binanın kendisinde de tek bir çatlak yok ama malum durumlardan ötürü, pek çok binada olduğu gibi bizim binada da inceleme yaptırmak istiyorlar. karot yöntemi binaya zarar verdiği için onu düşünmüyoruz. bir de bu bina sağlam değil dediklerinde apar topar yeni ev aramak zorunda kalmayalım diye, yıkım kararına sebep olmayacak birilerine kontrol ettirmek istiyoruz. bu işi bu şekilde, düzgünce kime yaptırabiliriz?
0
matilda
(15.02.23)
twitter.com

hocam şu zinciri bir okuyun, önce bina riskli çıkarsa bina tahliye edilir yıkılır dendi şimdi de yetkin biri binanız yıkılmaz diyor, bu konuyu ben de araştırıyorum, yeni bilgi bulursam paylaşırım
0
freebird5406_2
(15.02.23)
karot testiyle twitterdaki "hızlı tespit" denilen şey aynı değil
0
sert siyah krom
(15.02.23)
Riskli olarak tespit edilen binada tahliye ve yıkım süreci başlıyor.

csb.gov.tr

Riskli olarak tespit edilen bina yıkım kararına itiraz ile eğer uygulanabilir durumdaysa ve yeterli çoğunluk sağlandığında güçlendirme yoluna gidebiliyor.

csb.gov.tr

Karot, yılda bir aldırmayacaksanız binaya düşündüğünüz kadar zarar vermiyor.

Bir de merak ediyorum binanız "sağlam değil, oturmak için tehlikeli" dediklerinde "olsun biz şansımızı deneyip oturmak istiyoruz" diyecekseniz neden test yaptırıyorsunuz? Yani siz "ev ararız bir ara" dediğiniz sürede yıkılacak belki eviniz. Siz şimdi ev aramak istemediğiniz için sonucu önemsemeyecekseniz bir anlamı kalmıyor testin. Ben mi anlamadım?
0
nawar
(15.02.23)
Bu arada bu süreç eninde sonunda olacak, size gelip test yapılacak zaten. Bu testin sonunda da çok yüksek ihtimalle binanız zayıf çıkacak ve o süreçlerle uğraşacaksınız. Ben olsam hiç testle falan uğraşmadan bir an önce kendimi kurtarırım. 87 teknolojisindeki bir binanın istanbul depreminden kurtulma şansı çok çok düşük deniliyor zira. Duvarlarda çatlama olmaması, ustaların binanın çimentosunu el arabasında karıştırdığı, deniz kabuklarıyla dolu deniz kumu kullandığı, nervürlü değil 3-5 tane düz demir kullandığı gerçeğini değiştirmiyor. O zaman yok çünkü öyle bir teknoloji.
0
roket adam
(15.02.23)
87 yapımı bina mühendislik hizmeti almamıştır. düşük bir ihtimal alsa bile denetimden geçmemiştir. beton ve demir standartlar çok yükseldi. yıkımdan öte bir çözüm yok.
0
paintov
(15.02.23)
(4)

Atom bombasının gücü sandığımızdan daha mı düşük? Ben anlamadım

bir fincan kahve ile film izlemek
Depremin ürettiği enerji için 500 atom bombası gücünde deniyor, bunu pek aklım hafsalam almadı. Böyle kıyasları görünce kafam karışıyor. Atıldığı iki şehirde hayat bırakmayan, yüzlerce yıl sürecek hasar bırakan atom bombası neticede şu zamana kadar kullanılmış en dehşet verici, güçlü bomba değil mid
Depremin ürettiği enerji için 500 atom bombası gücünde deniyor, bunu pek aklım hafsalam almadı.
Böyle kıyasları görünce kafam karışıyor. Atıldığı iki şehirde hayat bırakmayan, yüzlerce yıl sürecek hasar bırakan atom bombası neticede şu zamana kadar kullanılmış en dehşet verici, güçlü bomba değil midir? ama böyle kıyaslanınca, 500 atom bombası kadar güçlü denince kafada atom bombasına dair bilgiler karışıyor
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(14.02.23)
500 atom bombasının yaratacağı hasarı yüzeyde tabiki yaratmıyor. en büyük tehlike olan radyasyon da yok... o seviyede bir güç yerin kilometrelerce altında açığa çıkıyor, yüzeye olan etkisi tek bir atom bombası ile bile kıyaslanamaz. ayakta kalan binalar varsa, açık mekandaki insanlar hayattaysa ne kadar mantıksız olduğunu anlayabilmek zor değil zaten bu kıyaslamanın. birim enerji olarak kıyaslanıyor sadece.
0
konetsu
(14.02.23)
"yüzlerce yıl sürecek hasar bırakan" bu radyasyon ile ilgili kalanları doğru. Ortaya çıkan enerji, o bahsettiğin bombaların (daha sonra geliştirilen diğerlerinin değil) çıkardığı enerji üzerinden hesaplanıyor. Magnitude karşılaştırmaları yapan siteler var. Oradan çıkan enerjilere bakabilirsin. Yer yüzünde olan ve çıkardığı basınç ile oluşturduğu yıkımı ve radyasyonu düşünme. Patlama anında ortaya çıkan enerjiyi düşün.
0
nawar
(14.02.23)
biraz da komplocular yüzünden buna vurgu yapılıyor. "yapay deprem yapıyorlar"cıları susturmak için. o kadar derindeki fayı, böyle hareket ettirmek için gerekli gücün yapay olarak üretilemeyecek kadar büyük olduğunu belirtmek için.
0
late viper
(15.02.23)
Bilimsel bilgi saçma sapan şekilde cımbızlanarak kullanıldığında ne kadar anlamsız ifadeler çıkacağına bir örnek vereyim. Güneşten dünyaya 1 günde ulaşan enerji yaklaşık 1.5 x 10^19 joule. Bu da Hiroşima ölçeğindeki bir atom bombasıyla karşılaştırıldığında kabaca 180 milyon atom bombası yapıyor. Bundan bizim anlamamız gereken nedir dersen hiçbir şey, çünkü bunlar sadece bilimadamlarını ilgilendiren hesaplamalar, bu türden karşılaştırmalara bakarak afetin büyüklüğüyle ilgili fikir edinemeyiz.
0
mikro patlama
(15.02.23)
(12)

Enkaz kaldırma sorusu

quaker
Selamlar,Biraz evvel enkazlarla ilgili bir duyuru okurken tekrar aklıma geldi. Çok acı olacak soracağım şey; şimdi bu enkazların içerisinde vefat etmiş on binlerce insan var belkide. Hükümet bir panikle enkaz kaldırmaya başladı, bu vefat eden insanlar ne olacak? Vinçlerle, eksavatörler ile girip top
Selamlar,

Biraz evvel enkazlarla ilgili bir duyuru okurken tekrar aklıma geldi. Çok acı olacak soracağım şey; şimdi bu enkazların içerisinde vefat etmiş on binlerce insan var belkide. Hükümet bir panikle enkaz kaldırmaya başladı, bu vefat eden insanlar ne olacak? Vinçlerle, eksavatörler ile girip toptan sanki inşaat kalıntısıymış gibi götürüyorlar diye düşünmek istemiyorum.
Tek tek her enkazı araştırıp, cesetleri çıkartma ve sonra enkazı temizleme durumu var değil mi?
0
quaker
(14.02.23)
Mutlaka cenazeleri zarar görecek olanlar vardır, çünkü bazı beton blokları vinç veya ekskavatör tek parça yerinden oynatamayabilir. Onlar kırılırken veya ötelenirken falan, altında görülmeyen cenazeler zarar görebilir. Ama gördükleri an ya daha dikkatli olurlar ya da ekibin çıkarmasını beklerler. Normal kazı çalışmalarında bile mezara falan denk gelirlerse iş durur. Türkiye'deki inşaatçılar dediğiniz gibi enkaz kaldırmazlar zaten. Bir de moloz parça parça olduğundan makinenin kovasına öyle kazı toprağı gibi dolu dolu gelmez, içine başka bir şey karışmışsa ayırt edilebilir.
0
malheiros
(14.02.23)
şöyle garip durumlar da var. Bu işin içinden nasıl çıkılacak hiç kimse bilmiyor bence.
twitter.com
0
blackidom
(14.02.23)
@blackidom: Sormaya korktuğum şey buydu. Bu enkazlar nereye gidecek, denize mi dökülecek ne olacak? İçinde kalanlar olacak fikri beni delirtiyor. Neden böyleyim bilmiyorum ama çok kötü hissediyorum, canlarını koruyamadık, cansız hallerine bile böyle mi davranılacak diye.
0
🌸quaker
(14.02.23)
ceset bulma konusunda eğitimli köpekler kullanılacak/kullanılıyor öncesinde.
0
Improbable
(14.02.23)
@Improbable: Bu kadar büyük bir coğrafyaya yayılmış enkazda nasıl olur o bilemedim. Yeterli insan bile yoktu arama için, kaç köpek vardır acaba..
0
🌸quaker
(14.02.23)
@quaker yani işte mümkün olduğunca ulaşılmaya / çıkarılmaya çalışılır. hurraa diye alıp dökemezler. sadece köpekler değil arama-kurtarma ekipleri de olacak zaten. çoğunun yakınları diyecek ki burda şu kişi var sağ çıkmadı en azından naaşını alalım diyecekler. her ölünün ölüm belgesi düzenlenmek zorunda. birçok adliyeden savcı ve katip arkadaşlar gönüllü olarak gittiler deprem bölgelerine, ölü muayene ve teşhis işlemleri için. yani topyekün olarak ince eleyip sık dokumaları gereken bir konu bu.
0
Improbable
(14.02.23)
@Improbable : Umarım dediğin gibi olur. 99 depreminden sonra o kadar şey duyduk ki beynime işledi. İnsanlar en azından acılarını hakkıyla yaşayabilsinler.
0
🌸quaker
(14.02.23)
tek tek enkazda ceset aramaları pek mümkün durmuyor. hafriyatlar kaldırılmadan önce muhtemelen kırıcılı iş makinalarıyla küçük parçalara ayrılacak zaten, o esnada gözükebilir. bir de bu cesetler artık aşırı kokmaya başlayacağı için cesetlere yaklaşıldığında veya üstü açıldığında kokudan farkedilir diye düşünüyorum.
0
b1020
(14.02.23)
Valla benim gordugum bam gum giriyorlar enkaza is makineleriyle.

Hatta is makineleri devreye sokulma kadari alındığında bir cok yabanci kurtarma ekibi "is makinelerini sokmak potansiyel hayatta kalanları direkt oldurmek demektir, biz bununun bir parçası olmak istemiyoruz" diyip ulkeyi terkettiler. Cesetleri gectim yani.

Bugün hala canli çıkanlar var, uc bes bina disinda tum enkazlarda arama kurtarma durduruldu yıkıma girisildi. E hala canli cikabiliyorsa bu arama kurtarma isi niye durduruldu, binlerce binayo tek tek termal ile dinleme cihazı ile kontrol ettiniz mi de arama kurtarmayi durduruyorsunuz sorusu geliyor akla. Cevap cok acik, olen oldu kalan kaldi, artik bu saatten sonra canli kalan varsa da...
0
stavro
(14.02.23)
bugün fox ana haberde vardı böyle bir durum.

kepçe molozu kaldırırken bir kadını taşların arasında farkediyor yaşıyormuş.
0
gatherer
(14.02.23)
Söz ağızdan çıktı bi kere, bu şehirler 1 senede tekrar dikilecek. Bedeli ne olursa olsun.

Evet cenazeler kaybolacak, belki henüz vefat etmemiş bi kaç kişi vefat edecek. Ama bu şehirler temizlenip 1 seneye tekrar yapılacak.
0
zimbirik
(14.02.23)
Tek tek enkaz araştırılmaz. Yıkıp kaldırırlar. Buna erken başladıkları yerlerde canlı olduğu halde enkaz kaldırırken ölenler bile olmuştur belki.
0
nawar
(14.02.23)
(16)

türklerin yahudilerin derdi nedir?

roket adam
theodor herzl'in `yahudi devleti` kitabını okuyorum. kitabın ön kısmında yahudilerin osmanlıdaki durumundan ve abdulhamit'in yahudi devletinin kurulması adına yaptığı yardımlardan bahsediyor. öyle bir noktaya gelmiş ki abdulhamit benim halkım müslümanlar ve yahudilerdir, diğerlerini bizden saymıyoru
theodor herzl'in yahudi devleti kitabını okuyorum. kitabın ön kısmında yahudilerin osmanlıdaki durumundan ve abdulhamit'in yahudi devletinin kurulması adına yaptığı yardımlardan bahsediyor. öyle bir noktaya gelmiş ki abdulhamit benim halkım müslümanlar ve yahudilerdir, diğerlerini bizden saymıyorum falan demiş bizimkiler zamanında.

bizim tarihimizde yahudilerle hiç bir sıkıntımız yoksa, bu bizdeki genel anti-semitizm nereden geliyor? ya da tarihimizde yahudilerle sürtüştüğümüz bir dönem olmuş mudur? ya da durum bu kadar barışçıl değil de, kitabın çevirmeni önsözde biraz şov yapmış olabilir mi?
0
roket adam
(14.02.23)
türklerin yahudiler ile bir problemi yok zaten. anti semitizm siyasal islam tayfasının romantizmi.
0
tantunisultansuleyman
(14.02.23)
Türklerin de Müslümanların da bi sıkıntısı yok aslında, Kuran okumadım ama sanırım Kuran'da da Yahudilerden bahsederken hem değerli hem de sıkıntılı taraflarından eşit olarak bahsetmiş ama Hristiyan dünyasının tabii bunlar İsa'yı çarmıha gerip öldürdü tadında bir yaklaşımları olduğu için sevmiyorlar ve düşmanlık besleyebiliyorlar. Bizim kültürümüzde böyle bir durum yok, sonradan Filistin meselesi falan derken oradan bi düşmanlık çıkmış olabilir Müslüman Türkler arasında. Tamam Kuran'da da İsa'nın öldürülmesi meselesi nedeniyle Yahudilere karşı bi tatsızlık var ama o daha çok abi yolda görseniz merhaba-merhabadan öte muhabbetiniz olmazsa iyi olur tadında bir olay, açık açık bunlarla düşman olun susuz kalsalar su vermeyin gibi bir olayı yok sanırım Müslümanların düşmanlığı kendi kendilerine gelin güvey olma düzeyinde.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.02.23)
Filistin meselesi ve ulusal kanalların yaptığı propagandanın da payı büyük bence.

Şu an açıp tekrar bakmıyorum ama hatırladığım kadarıyla kuranda da yahudilerden “aşağılık maymunlar” şeklinde bahsediliyordu. Hatta şaka mı bu diye dönüp dönüp bakmıştım bayağı adamlar böyle çevirmişler :d Yahudilerin en başında “herkesten üstün” yaratıldığı da bizzat kuranda yazar. Sebt gününde çalıştıkları için yaratıcı tarafından cezalandırılıyorlar sonra.
0
ruhen hastayim ben
(14.02.23)
Bu soru çalıştığım yerden geldi :)

Kuranda İsra suresinde Yahudilerin kötülük yaptığı veya yapacağı anlatılıyor. Geçmiş zamandan mı gelecek zamandan mı bahsedildiği konusunda görüş ayrılığı var.

Konu hakkında bir de hadis var. Yahudilerin taşların, ağaçların arkalarına saklanacağı, taşların ve ağaçların dile gelerek arkalarındaki Yahudileri ifşa edeceği, Sadece Gargat ağacı'nın arkasındaki Yahudiyi gizleyeceği, bu yüzden Gargat ağacının kötü olduğu minvalinde bir hadis. Ne kadar sahih olduğunu bilemem.

Osmanlı tarihinde Yahudiler hiçbir zaman sorun olmamış, hep iyi vatandaş olmuşlardır. (Sabetayistlerin durumu istisna ve biraz karışık.)
Hatta İspanyadan Yahudiler kovulduğunda Osmanlı bütün İspanya Yahudilerine kucak açmıştır.

Birinci Dünya savaşında saf değiştiren Yahudiler olmuş, yanılmıyorsam bir bölük kadar Yahudi birliği Çanakkale'de bize karşı saf tutmuştur.

Yanılmıyorsam daha önceki yıllarda Filistin bölgesinde Yahudilerin mülk edinmesi yasak iken Abdülhamit zamanında bu yasak kalkmış mülk edinmeye başlamıştır.

İsrail devletinde Filistin halkı ezilen bir millettir. Geçmişte Sovyetler Birliği ve Türk solu tarafından sahip çıkılan Filistin (Deniz Gezmiş'in Filistin'de gerilla eğitimi aldığı söylenir), bugün Türkiye'de İslami kesim tarafından sahiplenilmektedir.

Yahudi inanışında düşünceler muhteliftir. Dinini idrak edebilmek için daima kovulmuş ve diasporada yaşamak gerektiğine inanan, bu yüzden de İsrail devletine karşı olan Yahudiler bile vardır.

Bu karışık düşünceler içinde kendilerince kutsal kabul edilen Kenan arazisini ele geçirmek gerektiğini düşünenler de vardır.

Kenan arazisinin sınırları da kafa karıştırıcıdır. Kimileri sadece şu anki Filistin, İsrail devletini işaret ederken, kimileri sınırı Nil'den Fırat'a kadar uzatır ki bu düşüncenin ucu Türkiye Cumhuriyetine kadar uzanır.

Sözde Kürdistan devletinin bu amaca hizmet için kurulmaya çalışıldığına dair ve bir düşünce vardır.

Bugüne kadar okuduklarımdan aklımda kalanlar bunlar. Yanlış hatırladıklarım olabilir.
0
Mirket
(14.02.23)
Bu arada Yahudiler arasında mesela İsrail'i devlet olarak kabul etmeyen Ortodoks Yahudiler de var, bunlar Mesih gelene kadar herhangi bir İsrail devletinin kurulamayacağını düşünen İsrail'de Filistin bayrağı taşıyıp İsrail bayrağı yakan insanalar, kendi aralarında bile çatışmalılar yani fikir olarak.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.02.23)
O zaman yazdıklarınızı yanlış yorumlamıyorsam, "türkler" ile yahudiler arasında bir sorun yok, genel olarak müslümanlık ile yahudilik arasında bir sorun var. Doğru mu anlıyorum?

Çanakkale savaşındaki yahudilerin bize karşı olma durumu da sanırım katır birliğinden kaynaklanıyor, bu da istisnai denilebilecek kadar küçük bir bölük değil mi zaten www.salom.com.tr

Biz kendi topraklarını parayla satan araplar yüzünden, koca bir milletle düşman olmaya çalışıyor olabilir miyiz, sorguladığım şey bu aslında. Filistin ve kudüs meselesi trajik bir mesele evet, ama bizim gücümüz korumaya yetmemiş, yerel halk da o toprakları satmış gitmiş. Bunun kinini tutmak bana anlamsız geliyor. Filistin'i, Kudüs'ü biz sonsuza kadar nasıl koruyabilirdik.
0
🌸roket adam
(14.02.23)
islamcıların gazlama , kutuplaştırma ve motive etme aparatı filistin.
Sanırım içlerindeki arap hayranlığının da önemi büyük.
Saf yurdum insanının beynini yıkıyorlar bu propaganda ile.
Mesele eziyet ise eziyetin kralını Çin, müslüman uygur Türklerine yapıyor.
Ama bunu dert edinen islamcı görmedim.
Bu arada filistinliler de sanırım osmanlı yüzünden bizi pek sevmezler.
0
vizivozo
(14.02.23)
Abi Müslümanlarla olan durum son dönemde gerçekleşen bir olay, teknik olarak Müslümanlarla da bir sorun yok aslında, öyle olsa (kendi söylemlerine göre) Allah'ın yeryüzündeki gölgesi olan Osmanlı padişahı neden İspanya'dan sürülen Yahudileri kabul etsin ki kendi topraklarına. Türk siyaseti çatışmalardan beslenen bi siyaset, Yahudi düşmanlığı da bunun ürünlerinden.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.02.23)
ortada bir filistin gercegi var, bu yuzden dunyanin ciddi bir kesminde israil devleti kotuleniyor, guner amerika'dan avrupa'ya toplumlarin kayda deger bir kismi devlete ve filistin politikalarina mesafeli... cok ciddi bir lobileri olmasa bu kadar olumsuz karsi goruse karsi perisan olmuslardi...
0
hewit
(14.02.23)
Bu arada @vizivozo'nın son cümlesine bir ek yapayım. Filistin bayrağı 3 renkten oluşmaktadır ve kırmızı rengiz ne için oraya konduğu her yerde yazar.
0
Mirket
(14.02.23)
Devlet iliskileri acisindan ele aliyorsan bir derdi yok, fazlasiyla ic ice. Son zamanlarda Israil'in dis politikasina bagli olarak ara hafifce acilmis olabilir. Halklar arasindaki iliskiler acisindan ele aliyorsan, Turkiye icinde yine kimsenin bir derdi yok, Turkiye'de herkes buyuk cogunlukla ic ice baris ve yardim icerisinde yasayagelmis. Fakat Yahudi halklari kendi iclerine cok kapanik ve genel olarak diger tum halklarla tarihsel akista problemleri olmus bir halk. Turkce'de de kendilerine karsi birtakim asagilayici ifadeler dil icerisine yerlesmis. Sadece din acisindan ele aliyorsan bir karsitliktan bahsedilebilir ki bunun da en buyuk sebebi Filistin olmali. Bunun disinda muslumanlar ile yahudiler, hiristiyanlara kiyasla birbirleri ile yine iyi anlasirlar. Nihayetinde ikisi de ayni kokenlere sahip benzer bir din. Ben iki din arasinda sorun var demezdim.
0
dunal
(14.02.23)
Türklerin ya da Müslümanların Yahudilerle bir derdi yok.

Son derece güçlü siyasi ve ekonomik otoriteye sahip, kendini siyonist olarak tanımlayan, nicelik olarak azınlık hükmündeki Yahudilerin Büyük İsrail'i kurma planı adı altında bütün dünyayı kan gölüne çevirmekten imtina etmemesi ve bölge ülkelerindeki tüm savaşları ve yıkımı finanse etmesiyle derdi var.

Tüm dünyada büyük bir mülteci sorunu çıkaran, PKK'yı, IŞİD'i ve bilimum terör örgütlerini paravan ve kukla şekilde İsveç çakısı misali kullanıp onlara silah, para ve lojistik sağlayan Yahudi görünümlü kafirlerle derdi var.
0
duchess jessamine
(14.02.23)
Arkadaşlar Kur'an çeşitli ayetlerin çeşitli surelerinde Yahudilerin nasıl lanetli olduğundan söz ederken Müslüman ile Yahudi arasında sıkıntı olmadığını söylemek aşırı iddialı değil mi? Ayetler var, ayetler:

kuran.diyanet.gov.tr

kuran.diyanet.gov.tr

kuran.diyanet.gov.tr

kuran.diyanet.gov.tr

kuran.diyanet.gov.tr

kuran.diyanet.gov.tr

Türklerin, Yahudiler ile doğrudan sorunları yok. Ümmetçiler, Müslümanlar, Siyasal İslamcılar ve Arapperestler Yahudileri sevmezler. Türkiye'de de yaklaşık 70 yıldır bu akım yaygın olduğu ve son 20 yılda da tavan yaptığı için aksi bir algı varmış gibi görünüyor. Yoksa Türk-Yahudi ilişkileri çok eski zamanlara kadar gerek ticari, gerek askeri olarak devam eder. Osmanlı'da Yahudi ilişkileri bile başlı başına buna kanıttır. Diğerleri yazılmış ama Napolyon'un Filistin üzerindeki seferinde Akka kuşatmasında Yahudi devleti sözü verdiği halde bölgedeki Yahudiler bu kuşatmada Fransa safında ya da desteğinde konumlandırmadılar kendilerini. Hatta bu kuşatmada Napolyon'a karşı Akka'yı savunan Cezzar Ahmet Paşa'nın sağ kolu da Yahudi Haim Farhi de kuşatmada etkin rol oynamıştır.

Bu arada İsrail, Yahudilerin inançlarına göre tanrı tarafından vadedilmiş olduğu için Mısır'dan kaçtıklarından sonra (bulmaları yıllar sürmüş) gelip yerleştikleri bölgede 1948'de kurulmuştur. Gerek inançları sebebiyle sahip oldukları "yurtsuzluk" bakışıyla, gerek de bölgede yeterli kuvvete sahip olamadıklarından ya da durumdan şikayetçi olmadıklarından olsa gerek böyle devam etmiş. Roma, Mısır, Arap, Eyyübi, Osmanlı vs. döneminde de yaşamışlar orada. Kuruldukları günden itibaren de çevredeki ülkeler tarafından yok edilmekle tehdit edilmişler. Bu tehditlerin sözde kalmaması ve Holokost'un taze olmasını birlikte incelersek çevredeki kaç ülkeye karşı tek başına mücadele eden küçük ülkenin öfkesini ve bu durumdaki sertliğini anlayabiliyorsunuz. (Sahil bombalayıp çocukların ölmesi gibi örnekler verenin kalbini kırarım. Onları kastetmediğim belli olmalı).

İsrail'in zamanında ve şu an soğuk ve sıcak çatışma halinde olduğu ülkeler ve toplumların neredeyse hepsi Arap Baharı'nda Osmanlı'ya isyan etmiş. Osmanlı askerlerinin midesini deşerek "kaçırılan altınları bulmaya çalışmış", demiryollarını bombalayıp su kanallarını zehirleyerek 1. Dünya Savaşı'nda Osmanlı karşısında yer almış ülkeler ve toplumlar. Halifeci ümmetçiler bu gerçeği kabullenmezler pek. Kaldı ki Filistin-İsrail'in yaşadığı durumun temelinde de İsrail'e evlerini sata sata Filistinlilerin yaşadığı mahalleleri İsrail mahallelerine çeviren Filistinliler ve onların Yahudi düşmanlığı da yatmaktadır. Türk-Filistin-İsrail ilişkilerinde ise Türkiye'nin Filistin ile yakın durmasının temel sebebi ümmetçi kafadır. Asala ve PKK'nın teröristleri ilk yıllarında gerilla eğitimini Filistin Kurtuluş Örgütü'nde aldılar. Ermeni sorununda da Filistin Türkiye karşısında yer aldı.

Türkiye'nin coğrafyadaki doğal müttefiki olması gereken İsrail böyle ümmetçi-Siyasal İslamcı bakış ile eğreti kuruluyor ve Filistin'e göz kırpan şekilde yer alıyor. Neyse konu böyle devam eder.
0
nawar
(14.02.23)
islamcıların karşılıksız filistin aşkından kaynaklanan israil düşmanlığı var.fakat.
amerika'nın fetö ve akp eliyle yürüttüğü ülkemizi yıkma projesi gerçeği de var.
amerikada kararların yahudi lobisi onayı ve desteği olmadan alınamayacağını biliyoruz.
tarihi bir satışa getirilmiş olabiliriz yahudiler tarafından.
0
vizivozo
(14.02.23)
turklerin yahudilerle derdi yok, arap muslumanlarin var. biz de son 20 senede vahabiligin dumen suyuna girdigimiz icin yahudi dusmani pozisyonu aldik. Bir nevi gecici eksen kaymasi yasiyoruz.

muslumanlardaki genel nefretin nedeni bence kiskanclik. Ufak tefek insanlar, araplarla ayni cografyadan cikmislar ama kafalari zehir gibi calisiyor. Teker teker sabun yapilmislar, binbir iskenceye maruz kalip dunyanin dort bir yanina dagilmislar ama hala gucluler, yasamaya devam ediyorlar.

fistik kadar akli olan yahudilere yakin durur, birseyler ogrenmeye calisir.
0
cooperr
(14.02.23)
Yahudilerle sorunu olsa yıllarca birlikte yaşamazlardı.

İsrail'i sevmeyiz.Bunun nedenini herkes biliyor her yerde de yazıyor.
Müslümanların israil devletini istememesinin nedeni İslam dinin güçlüye değil haklıya taraf olunmasını emretmesidir.

Dejenerasyona uğramış, öz güvenini yitirmiş olanları korkudan ve kendini onlardan aşağı gördüğünden onlara yakın durup birşeyler öğrenme hevesine kapılırlar.

Biz onlardan değiliz onlar arap, diyerek sıyırmaya çalışırlar.

Fanatik İsraillilere göre bu tür yanaşmalara yüz vermemek gerekir.Yoksa böcek gibi çoğalacaklarından bahsedilir.
0
hebanon
(15.02.23)
(22)

Depremde cok kapan yasam ucgeni vs iceride kalmak size mantikli geliyor mu?

stavro
Oncelikle sunu soyleyeyim, yuksek kattaysan zaten yapacak bir sey yok mantikli olsa da olmasa da çıkamazsin disari onu ayri tutuyorum.Ama eger cikma ihtimali varsa cikisa nispeten yakinsan bana cok-kapan yasam alani oluştur vs evin icinde kalip iceride onlem alma isi bana hicbir surette hiçbir şekil
Oncelikle sunu soyleyeyim, yuksek kattaysan zaten yapacak bir sey yok mantikli olsa da olmasa da çıkamazsin disari onu ayri tutuyorum.


Ama eger cikma ihtimali varsa cikisa nispeten yakinsan bana cok-kapan yasam alani oluştur vs evin icinde kalip iceride onlem alma isi bana hicbir surette hiçbir şekilde asla mantikli gelmiyor.
Hep böyle düşünüyordum ve bu depremden sonra daha guclendi bu fikrim.

1- Simdi düşünüyorum, coken koca bir binanin icindesin bir sefer. Bir bina sonsuz farkli sekilde cokebilir. Hicbir bina tam olarak birbirinin ayni sekilde cokmuyor nihayetinde. Dolasiyla nereye ne dusecek, tavan ne kadar kasagi inecek, nerede bosluk kalacak asla bilemezsin, kumar.
Televizyonlarda enkazsan sag cikarilan sansli insanlari görüyoruz hep, binlerce kisi ezilerek parcalanarak oldu, bir yasam ucgeni icerisinde falan kalmadi ve korkunc şekilde öldüler, ama haliyle Tv'de bu parcalanmis cesetleri gormuyoruz, sansli olanları goruyoruz. Su ana dek 24.671 kisi oldu en son okudugum rakam. Bunlari sadece rakam olarak görüyoruz ama kurtulanlari kanli canli görüyoruz Tv'de. O mucizeci kurtuluş yaşayanlar kadar şanslı olacak miyiz bakalim?
Bazi binalar var ozellikle alt katlar bildiğin yok, sifir. Yok yatagin yanina cok, yok kolon kirisin yanına cok flaan hikaye, kat bildiğin yok! Nereye siginacaksin o katin içerisinde?


2- Oldu da bina oyle bir şekilde coktu ki sen cokup kapandığın kısımda boslukta kaldın diyelim. Kafana gozune bir parca falan da dusmemesi lazim, o boslukta sana bir blok parçası bir tugla falan kafana dusmemesi seni tamamen korunakli bir alanda birakmasi lazım, kafaya 30*30cm bir parça çarpsa zatrn oldun.

3- buraya kadar saydigim tum iyi ihtimaller gerçeklesti,bolsukta yasam ucgeninde kaldin, kafaya goze sirtina falan bir yerine parca da dusmedi sag salim boşlukta kaldin sag durundasin diyelim. Yikici bir deprem oldu ve sen enkaz altindasin, sana yardim ne zaman gelecek? Binlerce binanın yikildigi bir ortamda senin altında kaldığın binaya yardim gelecek ve seni kurtaracaklar. Sen de o yardım gelene kadar ac susuz kalip olmeyeckesin hayatta kalacaksın. Bir de kis mevsimi ise donmadan kalman gerekecek bir de.
Bunun İstanbul'da oldugunu dusunsenize. İstanbulda semtlerin uydu goruntulerine bir bakın, binalar ic ice dip dibe. Oyle bir yerde size siz hayattayken bir yardim ulasabilecegini düşünüyor musunuz mesela, ben hic sanmıyorum.
Kotumser oldugumu düşünebilirsiniz ama bana sorsarsaniz istnabulda size yardımın zamaninda ulasmasi imkansiz, sahsi fikrim bu yonde.
He yukarisa saydigim tum iyi ihitmaller gerceklesecek hayatta kalacaksınız, yardim da bir sekilde siz hayattayken bolgeye ulasacak ama grlip sesinizi de duymalari lazim bir de o var. Enkazin icinde nerdeysesiniz artik o noktadan sesinizi birileri duyacak. Veya tam techizatli termal kameralı veya kalp atisi dedektorlu ekip falan gelecek.
Tv'de sadece kurtarılanlari görüyoruz ve dolasiyla kurtarılma umidi besliyoruz böyle bir senaryoda. Ama kac kisinin deprem sonrasinda enkazda sag kalip da takip eden surecte yardim gelene kadar iceride oldugunden haberimiz yok, tv hiçbirini gosteremiyor. Birkaç gun sonra kurtarilan 3-5 kisi asiri istisnai ve mucizevi olaylar. Buzdağının alti gorunmuyor. Binlerce kişi öldü nihayetinde.

Simdi yukarıda siraladigim sizi kurtarabilecek iyi ihitmalleri gayet de olagan ihitmaller olarak düşünebilirsiniz (ki ben oyle düşünmüyorum ama neyse) ama bu ihtimllarin hepsini carpinca cikan olasiligi dusunmek lazim. Yani bu ihtimallerin hepsi birden gerceklesmesi lazım evin icinde kalip da kurtulmamiz icin. Yani isvec peyniri olayi, butun deliklerin denk gelmesi lazım. Ama olumsuz ihitmallerin bir tanesi olmeye yetiyor.

Disari cikmaya calismanin da bir suru kotu ihtimali var evet, cikmaya calisirken bina ustune cokebilir en basitinden, cunku zamam hariciyoesun. Vrya çıktığında bina ustune dusebilir sokakta caddede neredeysen. Ama simdi yukarıda saydıklarımla karşılastirinca bana disariya cikmsya calismak (eger cikisa yakin yerdeysen, 5-6katta zaten sans yok onu soykedim yukarida) cok dsha mantikli ve kurtulma sansi cok daha yuksek bir senaryo geliyor. Yani sen disari cik da bina ustune dusese zaten yapacak bir sey yok, iceride kalsan zaten oldugu gibi ustune cokuyor o kesin. Kaldi ki gordugum kadarıyla cogu bina oldugu yere çöküyor istif gibi katlariyla. Yola ya da saga sola yatanlarin sayisi daha az gibi.
İceride sag kalsan bile kurtulusun halen zor ama dışarıya kendini atabilir kurtardiysan en azından isinma, yiyecek icecek bulma sansin var.


Ozet olarak bana iceride kalmak olum fermanını imzalamak geliyor neresen bakarsam bakayim. Deprem aninda planim kesinlikle olabildigince hizli bir sekilde disariya kacmak, hiçbir surete hiçbir sekilde iceride kalma yoluna gitmemek. Bina coktuyse öldün diye bakıyorum ben olaya.
Sizde durum nasıl?
0
stavro
(12.02.23)
Depremi yaşayanlar deprem olurken yerinden hareket etmenin çok zor olduğunu söylüyorlar. Herkes bulunduğu yere çöküyor genelde. Bu durumda dışarı nasıl kaçılacak? Biz ailecek depremi çok yakın illerde çok hissettik. Ben kaçmaya çalışırken dengemi kaybedip düştüm. Yani dediğiniz pratikte olmaz.
Hadi diyelim evden çıktın, bu sefer kapı eşikleri ve merdiven altları daha da tehlikeli. Her türlü bu tür büyük depremde yapılacak en uygun hareketi öneriyorlar.
5-10 sn içinde depremi algılayıp kaçabileceğiniz ortam varsa zaten dışarı çıkarsınız.
0
sevilen progressive türkücü
(12.02.23)
abi valla sıkıntılı durum ya. şu an annemin oturduğu yerde deprem olsa ben kapıdan fırlarım mesela. çünkü bina yıkılana kadar kendimi sokağa atma şansım var - etraftaki binalar da fazla yüksek olmadığı için kafama gözüme düşmeyebilirler. camdan, balkondan vs. 10-15 saniye içinde fırlayıp gidebilirim, duruma göre daha kısa sürede.

yalnız bir apartmanın ikinci katında ya da daha üstünde yaşıyorsan merdivenlerdeyken (ki bildiğim kadarıyla yapıların en zayıf elemanlarından) pat diye aşağı düşüp ciddi yara almak veya ölmek ihtimal dahilinde. ben o yüzden yaşam üçgeni yapardım eğer 10 saniye içinde sokağa veya en azından apartmanın girişine kadar ilerleme şansım yoksa.

her deprem bu kadar felaket olmuyor. istanbul'daki depremde evet enkaz altında kaldıysan (hatta sokağa çıktıysan bile) öldün demektir ama atıyorum tek şehri etkileyen, 50-60 binanın yıkıldığı bir depremde enkazda sağ kalmak önemli kurtuluş şansı.

bir deprem çantasının yanına hayat üçgeniyle çöktüğünde bence şansın az değil. kafana kepçe filan vurmazlarsa çıkarırlar 3-4 gün içinde, hatta belki daha kısa sürede. fay hatlarının üstünde yaşamayı çok seven bir sülalenin bireyi olarak bir sürü deprem yaşadım, hepsinde öncelikli tercihim evin içinde güvenliği sağlamak oldu kaçmak yerine. ha ev yıkılsa yaşar mıydım orasını bilmiyorum.
0
mark greg sputnik
(12.02.23)
Abi "deprem cantasinin yaninda yasam ucgeninfe kalmak" diyorsun mesela. Didisinin didisi yani.

"Çıkarsin 3-4 gune" bu depremde gorduk abi bunu, bayagi günlerce kimsenin gitmedigi yerler oldu. Yani durum " bir sekilde çıkarız yav" gibi basit
değil aslinda. Dedim ya biliyor muyuz kac kisi basta sag kaldı da iceride beklerken öldü.

Bir de ev başına yikildiginda disarida nasil bir sey yasandi bilemezsin zaten 50-60 bina mi yikildi yoksa sehir dumduz mu oldu. Umutsuzca bekleyeceksin. İstanbul'da deprem bekleniyor, İstanbul icin konsuiyirum zaten istnabulda nasil bir ortam olacagini tahmin edebilirsiniz.


Bir de bu zamana kadar izledigim deprem görüntülerinde gördüğüm genel olarak deprem önce hafif bir sarsintiyla başlayıp birkac saniye sonra hizlaniyor. Yani o ilk saniyelerde depremi hissedersem ben kosarak cikma yoluna giderdim.
İceride kalıp yukarıda sayidigim tum olumlu senaryoların gerceklesmesine bel baglayamam abi, kosarken cikabilirsem çıkarım cikamazsam kaçarken ölürüm diye düşünüyorum.
0
🌸stavro
(12.02.23)
tamam da dışarı kaçabilmek için girişe yakın yerlerde olmak gerekiyor.

girişe yakın değilseniz de tek seçenek merdivenlerden inip dışarı çıkmak. depremde ise ilk çöken yerler merdivenler oluyor.

sonuç olarak evde sağlam bir şeyin yanına uzanıp kendinizi küçültmekten başka seçenek kalmıyor.

pencereden/balkondan atlamayı da düşünmeyin. ya ölür ya yaralanırsınız. bacağınız, ayağınız vs. kırılırsa da öyle binadan uzaklaşamazsınız. bu sefer bina direkt üstünüze devrilir ki, bu içerde enkaz altında kalmaktan daha feci bi ölüm şekli.
0
candide
(12.02.23)
@candide
"tamam da dışarı kaçabilmek için girişe yakın yerlerde olmak gerekiyor."

Abi yazdigimi okumuyor musunuz:)
Bunu ben de soyledim ve bunu soyleyeceginizi bildiğim icin zaten en basta yazdim sonra konuya girdim ama yine ise yaramamış:)
0
🌸stavro
(12.02.23)
Stavro+1 kere +1 ayrıca Antakya'da çöküp kapanan yakınım hayatını kaybetti, binadan dışarı kaçanlar kurtuldu
0
primetime
(12.02.23)
@primetime dediğiniz kişi hariç binadan herkes kaçabildi mi? Kaç katlı binaydı? Kaçanlar kaçıncı kattalardı?
0
sevilen progressive türkücü
(12.02.23)
Giriş kattaysanız ve kapı kilitli değilse, tabii kiilk sarsıntıyı hissettiğiniz an hemen dışarı çıkın. Depremde ilk sarsıntı nispeten hafif oluyor, o an kaçmak mümkün. Ama sarsıntı hızlanınca, hareket etmek asla mümkün değil. İnsanın dizleri titriyor. Asla dengede durulmuyor. Ben 99 depremini İstanbul'da yaşamış biri olarak bunu söylüyorum. Yani ilk 5 sn'de kaçabilecekseniz kaçın, diğer türlü hareket etmek imkansız.
0
PhoenixRising
(12.02.23)
ben giriş katındayım ama gece kapıları kilitleyip yatıyorum. O bir sıkıntı olabilir ayrıca 7 üstü depremlerde hareket etmek zor diyorlar.

Ben 6 civarı deprem yaşadım onda hareket edebilmiştik ama çıkmak için depremin durmasını beklemiştik. Aslında o an binaya/kadere vs. güvenip durmak, bitince koşmak lazım ki sonuçta da böyle olacak bence. Bazı binalar deprem bittikten sonra, bazıları ikinci depremde, bazıları da deprem anında çökmüş. O anında çöken binaları tespit edip kullandırmamak lazım ama bunun için gereken yapılacak mı dersek, sanmıyorum.

Bu arada, çöken binalarda kurtarılanlar hep en üst kat falandır tahminimce. Giriş katındaki biri olarak bana kötü hissettirdi bu. Kendi avantajım hızlıca dışarı çıkabilmek, madem bunu yapabilirsem yapmalıyım.
0
nhk ni youkosu
(12.02.23)
Saniyeler içinde çıkabilecek durumdaysan çıkılabilir. Onun için zemin veya 1. katta olman lazım. Onun dışında kendini daha çok riske atmış olursun. Merdivenler ilk çöken yerler, çok zayıf yapılıyorlar genelde.

Eğer enkaz altında kaldıysan kurtulman zaten mucize, yüz binde bir gibi düşün. O yüzden enkaz altında kalma ihtimaline yatırım yapmak ve kafa yormak yerine, enkaz altında kalmayacağın bir yaşamın peşinde koşmak daha doğru. Benim tüm planlarım deprem olduğu ve bina çökmediği ihtimalleri kapsıyor, bina çöktüğünde zaten kurtulma ihtimalim minimum. Çök kapan falan bunlara kafa yormuyorum, depreme dayanıklı bina nereden bulurum onu düşünüyorum.
0
roket adam
(12.02.23)
İstediğin cevap bu değil biliyorum ama kesin çözüm bence; yikilmayacak binaya geçiş yapmali. Bir şekilde... İmkansızlıklari ve bahaneleri siralamadan... O binaları belirlemek için de elimizden geleni yapmalıyız. Test yaptırmak, az katlı, sağlam zeminli ev aramak vsvs.

Belli ki bizim binalar ve depremlerin şiddeti ne çökmeye kapanmaya, ne dışarı çıkmaya izin verecek.
0
abuzer
(12.02.23)
Gaziantep te 2. Katta yakalandım depreme uyanıktım. Ve ilk titremeye hanımla fırlayıp çocuğu alıp daire kapısına geldik kilidi açtım kapıyı açtım ve artık sallanma aşırı hızlandı ayakta kalma şansı kalmadı mecburen olduğumuz yere çöktük. Tutunduğum kapı eşiği ve elimin altından gidip gidip geldi. Eğer giriş katında olsaydım dediğin gibi kesinlikle dışarı kaçmış olurdum. Bina yıkılsaydı enkazdan değil dışarıda bi yerlerde olurdum. Ama tam uzaklaşabilir miydim bilmiyorum. Çünkü 10 katlı bina dolu etrafım.
0
rodeocu
(12.02.23)
yaşam üçgeninden kasıt zaten ezilmeyecek şeylerin yanında bi üçgen oluşturmak. kat komple ezilirse, kafana bişey düşerse vs. şans yok zaten. kafana yastık falan koy imkanın varsa diyolar. ses vermek için düdük ve suyu komidine koymayı tavsiye ediyolar. deprem çantası bina yıkılmazsa dışarı çıkarken yanına alman lazım. ben balıkesir'de yaşıyorum. izmir, bursa, istanbul varken buraya sıra geleceğini düşünmüyorum. dışarı çıkarsan da yüksek katlı yapıların dar sokakların olduğu yerde yol kalmaz. çıksan da risk yüksek deprem anında. nerenin yıkılacağını bilemezsin. dışarı kaçmama sebebi merdivenlerin sağlam olmaması. düzayak yerdeysen bi yere kapanana kadar çıkabilirim diyosan çık zaten.
0
b1020
(12.02.23)
www.eksiduyuru.com

şurada da belirtildi. 4-5 saniye içerisinde çıkamıyorsan çıkmayı deneme. çıkamazsın zaten. merdivenlere koştuğunda merdivenler çöktüğü için ya da o sallantıda savrulduğun için ölme ihtimalin, çök-kapan-tutun yaptığında ölme ihtimalinden ÇOK daha yüksek.

Bu arada bir yanlış anlaşılma var. Çök-Kapan-Tutun sizi çöken binadan kurtarmak için verilen tavsiye değil. Şimdi bu da yanlış anlaşılmasın. Hedef küçültmek tabii ki yaşam şansınızı artırır. Fakat normal şartlarda binaların, ekranlarda gördüğümüz gibi yıkılmaması lazım. O yıkıldığında zaten yatak, masa, dolap vs. kenarında olmanız muazzam bir fark yaratmıyor. Yani çöken bina olarak düşünecekseniz zaten sabitlediğiniz dolaplar da anlamsız kalmıyor mu?

Tekrar ediyorum. Normal şartlarda binalar tam ya da görece ayakta kalırlar. Çök-Kapan-Tutunlar ve eşyaları duvara sabitlemeler işte bunun için anlatılır. Çünkü bütün bina çökmez ama duvarlar, eşyalar belki tavandan parçalar vs. düşebilir. İşte bu ön çalışmalar ve çök-kapan-tutun sizi buna karşı korur.

Zemin uygun hale getirilmiş ve bina ona göre yapılmışsa o bina belki yıkılıp tekrar inşa edilmeden içine girilemeyecek hale gelebilir ama ayakta kalır. İşte bu yüzden deprem öldürmez, ihmal/hırsızlık/beceriksizlik/kaçak/rüşvet vs. ile yapılan bina öldürür diyoruz.
0
nawar
(12.02.23)
Millet yıkılmayacak binada oturmayı konuşur biz yıkılınca nasıl hayatta kalırız diye konuşuyoruz. Bina yıkılırsa yüksek ihtimalle ölüyoruz, düşük bir şans ile kurtulabiliyoruz.
Uçak duşerse kanat hizasındaki koltuklarda hayatta kalma ihtimali daha yüksek diyor kimileri. Atıyorum, düşen 100 uçakta toplam 3 kişi hayatta kalmış, ikisi kanat hizasındaki koltuklardaymış... Bu kadar az veri ile istatistik çıkarılmaz.



Deprem anında yaşam üçgeni, kaçış beşgeni düşünemiyor insan. Zemin katta bile kırılan camlardan dolayı dışarı kaçış zorlaşıyor.
İzmit 'te kitap gazete yığınları sayesinde hayatta kalan birkaç kişiden dolayı insanlar yataklarının etrafına kağıt döşemişti, ama aylar sonra bile artçı sarsıntı sonrası barakalara çadırlara döndük.

Bina yıkılırsa ezilmemek tamamen şans işi. Sanırım yatakta yakalanırsam kendimi yatağın yanına yere atar başımı kollarımın arasına alırım. Ama yan yatan binada yatakla yan yana kalma ihtimalim tamamen şans yine.

Neredeyse 25 yıl olmuş, hala başucumda bir buçuk litrelik su şişesi bulundururum. Tabi yıkılma durumunda hayatta kalırsak o şişe sırtımıza dayalı şekilde kollarımızı oynatamadığımız için içememe ihtimalimiz yüksek. En iyisi, sosyal olanaklar, ulaşım bakmadan sağlam zeminli, fay hatlarından makul uzaklıkta bir yerlere yerleşmek.

99'un izmit'inde olan kaos, 2023 Istanbul, izmir'inin yanında çok küçük kalır. O da başka bir konu
0
nop
(13.02.23)
Dışarı kaçma imkanın varsa, kaç. Giriş katta filansan camdan atla. Yapacak başka hiçbir şey kalmadıysa çök tutun kapan.

Zemin katta kapının dibindeysen zaten kaç!
0
babilfish
(13.02.23)
Yukarıda yazılanlarin hepsini okudum ve hala fikrim değişmedi açıkçası.

@nawar
Abi merdiven faktoru vs evet bunlsri anlıyorum, disari kacmaya calisirken cok da sansin olmamasini da anlıyorum da (ki giris katindaysam kesinlikle ve kesinlikle her surette kacma yoluna giderim yine de) yukarida saydigim tüm ihitmalleri asip kurtulabilme ihitmalini bu kadar olasi görüyor musunuz gercekten? Yani bu kadar sansli olabileceginizi düşünüyor musunz, bu ihtimalleri dusunup basit temel bir olasilik hesabi yapin.

Evet disari kacmak giris katinda değilsen cok zor bunu anlıyorum, ama cokup kapanıp hayatta kalma ihitmalinin COK daha yuksek olacagini düşünmek cok fazla iyimser kalıyor.

Disari kacmak veya cokup kapanmak, her iki durumda da kurtulma sansin yok dersin bunu anlarim da (giris katsan zaten her turlu kacmak avantajlı, onu saymıyorum) çöküp kapanarak hayatta kalma ihitmalinin cok daha yuksek olması bana hiç gercekci gelmiyor. Fazla iyimser bakıyorsunuz, kurtulma hikayelerine odaklaniyorsunuz. Coken bir binanin içinde ölürsün. Ölmezsen de artçılarda ölürsün, 3-5 gun sonra gelecek olan yardimi beklerken ölürsün, soguktan ölürsün açlıktan ölürsün, ölürsün kere ölürsün.

Kaç kisi ilk anda sag kurtulup artçılarda içerde sıkışarak öldü kim bilir. 99 depreminde eniştem böyle ölmüştü. Cocuklsri başında beklerken sabaha karsi bir artci daha oldu ve ezilerek öldü. Enkaz altindasin yahu, sayisiz riskin altindasin.

Tekrar ediyorum, enkaz altinda sag kaldigini varsayarak söylüyorum bu ihitmalleri, didisinin didisi yani daha baştan zaten sag kalma ihitmalinin cok cok cok az. Uzerine bina çöküyor. İlk anda sag kalma ihitmalinin üzerine saydığım ihitmalleri ekleyin.


Sunu netleşelim;
Bana sorarsaniz binanın yıkıldığı bir deprem senaryosunda kactin, kostun, oturdun, kalktin, yattin, uzandin, balkondan atladin, her halükarda her senaryoda cok yüksek ihtimalle öldün demektir.
Bina yikilirsa ölürsün diyorum ben ozetle.

Yani dışarı kaçma senaryosunda da buyuk ihtimalle olecegim, giris katta olsam bile oyle cok yuksek sans görmüyorum.
Ama su var, disariya kacarak da hayatta kalma ihtimalim cok düşük ama iceride hayatta kalma ihitmalim kat be kat daha dusuk matematiksel olarak zaten.
Eger disari kacamayscaksam son duami eder sevdiklerimi son kez bi düşünür, yaptığım yanlışlardan son pişmanlığımi yasar veda ederim.
0
🌸stavro
(13.02.23)
Bence de kacabilecek durumdayken kacmak en iyisi. bakis aciniza tamamen katiliyorum.

Bize sadece kurtulanlari gosterip buyuk basarisiziliklara ve ihmallere ragmen umut satmayi tercih ediyorlar. boylece dikkatler sorumlulara degil kahramanlara, kahramanlik hikayelerine yoneliyor. Bunu bilincli yapiyorlar cunku her seye ragmen toplumun sukunetini korumasi gerekiyor, bir nevi morfinliyorlar halki. 10 binlerce insan olecek, kurtulan onlarca insan icin hepimizin ici umut dolacak, elimizden geldigince yardim edecez ve rahatlayacaz. bu is bu kadar kolay olmamali.

Deprem, savas gibi konular bir kisinin kisiel onlemleri ile yasam sansini ancak ve ancak belki de binde 1 ihtimalle arttirabilecegi seyler. hepimiz yasam sansimizi binde 1 arttirmak icin kazanma sansimizin cok dusuk oldugu bir kumar oynuyoruz. en iyisi bu kumara hic girmemek.

bu kumara girmemenin 1. ve kazanma ihtimalimizi arttiracak yolu bu toplumu bu kumara sokmayacak insanlari yonetici olarak secmek, bunun icin cevremizi bilinclendirmek.

2. ve yine buyuk ihtimal kazanma itimalimizi arttiracak yolu felaket gelmeden bilincli tercihlerde bulunmak. ornegin daha az katli binalari tercih etmek. kimse saglamlik raporu, deprem yonetmeligi demesin, goruyoruz o saglamlik raporlarininin gercekligini, ve onay verenlerin guvenirligini. hepsi yalan dolan.

televizyonlarin bas bas bagirdigi, aslinda dikkatleri asil noktadan uzaklasitirip sirf bize binde 1 oraninda ihtimalle umut sattigi, deprem cantasi, duduk, fener, yok soyle yatin boyle durun dedigi durumlari gecin. diger hersey makul olur, bu detaylara odaklaniriz ama coken binada kurtulma sansimiz cok az. o nedenle bu olasilikta diger hersey detay kaliyor.

reflekslerin kacmani soyluyorsa kacacaksin baska secenek yok.
0
emrahday
(13.02.23)
şöyle biraz düşününce felaket tellallığı yapıyor gibi olacak ama istanbulda olacak şiddetli bi depremden sonra canlı kurtulmak bi işe yarar mı ondan da emin olamıyor insan. ekonomi ne durumda olacak mesela, ülkenin her şeyi istanbul'da nerdeyse. dışarıda ekmek dışında bişey bulabilecek misin? ülke tekrar inşa edilebilir durumda olacak mı?
0
b1020
(13.02.23)
@emrahday
Aslinda buradaki kullanicilar enkazlar kaldirilirken fiilen bulunmus ve görmüş olsalardı demek istedigim anlaşılacaktı. İlk gun bile enkazlardan çıkan sey sadece ceset!
1-2canlinin çiktigi enkazdan onlarca ceset cikiyor onlarca ceset. Bircok enkazda da o 1-2 kisi de yok sadece ceset. Ezilmis, parçalanmis, boynu kırılmıs, uzuvları kopmuş, aklina gelen ve gelmeyen her sekilde. İc karartici konuşuyorum ama gercek bu.

30binin uzerinde sayı ekrandan sadece rakam olarak gözüküyor ama bunlarin hepsi binalarin icinden cikan ceset, hepsi senin benim gibi insan.

Binanin icinde yasam yok, mucize beklemenin alemi yok. Cokup kapanıp hayatta kalma ihtimalini nasıl düşünebiliyorsunuz anlamıyorum abi.

Ekranlarda kurtulan insanlarla roportaj yapiyorlar ama kurtlamayanjn hicbiri hikayesini anlatamiyor size. Ve onlar binlerce kisi.


@b1020
Valla bina kafama cokecegi durumda en son düşüneceğim şeyler bunlar olur, tek gayem hayatta kalmak olur. Disarida kalayım da ekmek peşine duseyim.
0
🌸stavro
(13.02.23)
Hayatında 1 kere depreme şahit olmuş olsaydın depremde koşarak çıkma hayalinin ne kadar gerçek dışı olduğunu görebilirdin. Yani anlamadığın kısmı anlayabilsem yardımcı olurum. Kafana çökecek olan binadan giriş katta değilsen kaçamazsın. Kaçabiliyorsan muhtemelen o bina yıkılmayacak zaten. Yıkıldıysa da deprem çok uzun sürdüğünden ya da artçı depremlerden birinde yıkılır eğer yıkılırsa. Depremde koşabileceğine olan inancını anlayamıyorum zaten.

Bu arada depremde hayatta kalan herkes ama herkes o yaşam üçgenlerinden biri oluştuğu için hayatta kalıyor. O yaşam üçgeninde de en az yer kaplamanın yolu hedef küçültme zaten. Dediğim gibi normal şartlarda o bina yıkılmamalı. 7.5'te de yıkılmamalı, 7.8'de de yıkılmamalı. Yıkılmayan binada üzerine düşecek şeylerden, devrilen eşyalardan belki de tavanın bir kısmından kopan parçalardan kurtulmak için ÇÖKÜP hedef küçültüyor, KAPANIP hayati organlarını koruyor TUTUNUP o sallantıda savrulmuyorsun.

Haliyle bu ilk depremde yıkılıp dümdüz olan evlerle ilgili bakacaksak 3. katta koşarak kaçmaya çalışan birinin cesedini koridor ya da merdivenlerde bulma ihtimalleri, güvenli bir yere sığınabilmiş birini canlı olarak çıkarmalarından ÇOK daha yüksek. Bir önceki cevapta da söyledim.

"Evet disari kacmak giris katinda değilsen cok zor bunu anlıyorum, ama cokup kapanıp hayatta kalma ihitmalinin COK daha yuksek olacagini düşünmek cok fazla iyimser kalıyor."

Birincisi zaten "çok zor" değil, "neredeyse (%99,9) imkansız" olacak o. İkincisi ise çökecek binada ikisinde hayatta kalma ihtimaline bakacaksak kaçarken %0,1 ise (çok güçlü malzemeler arasında net bir yaşam üçgeni imkanı olmayan bir yerde) çök-kapan-tutun ile kurtulma ihtimalin %3 falandır. Dediğim gibi binalar fay hattı üzerine kurulmadıkça çökmemelidirler zaten.
0
nawar
(14.02.23)
@nawar
hayatımda 1 değil 1den fazla deprem yasadim (17 agustos dahil) ve yukarida da yazdim bunu daha once yaptığımı. Bildigin kactim. Kacabilecegime olan inancim buradan geliyor. Lambur lumbir her taraf salllanirken bildiğin kaçtım abi nesini anlamadin ki? Kurana el mi basayim ne yapayım yani:) Neye inanmak isteyecdgine karar verecek kisi sensin nihayetinde, ben sadece bunu bizzat yaptığımı soyleyebilirim en fazla. Kamera kaydım falan yok ne yazik ki.

"Normak sartlarda bina cokmemeli"
İyi de hocam normal sartlara gore konuşmuyoruz ki zaten binanin coktugu senaryosnuna gore konusuyoruz. Bu depremde binlercesi nasil coktuyse oyle coktugu senaryosuna gore konusuyoruz. Bahsettigin normal sartlar realitede yok, normal sartlar icerisinde olsak kacip kacmama konusunun neyini tartisalim zaten cok sacma değil mi? Oturur bir kosede depremin geçmesini beklerim ben de boyle bir soru aklıma gelmezdi.


3. Kat 5. Kat giris kat cikis kat bu muhabbete yukarida 250 kere cevap verdim onu uzatmiyirum artik.
Son kez sunu soyleyeyim, bahsetigim dışarı kactigim olayda giris kattaydim, ksctim. Yine olsa yine kacarim ayni durumda. 1. Kattaysam balkondan falan atlarım, 1.kat atlsyabilecrgim bir yukseklik. 2. Kattaysam zaten öldüm, mucize icin dua ederim.

Ki iceride hayatta kaldiktan sonraki ihitmallerden de sadece birkaçını yukarida siraladim. Hala bana bu kadar elekten gecip hayatta kalabilecegin ihtimaline bel bağlamak mantiksiz geliyor bana. Hatta tum bu eleklerden geçip kurtulup sonrasinda hastanede haystini kaybedenler de var uzun sure hareketsiz kalmaktan dolayı olan su an adini hatirlamadigin sendromdan dolayı.
0
🌸stavro
(16.02.23)
(29)

Hatay’daki Suriyelilere nefret söylemleri

damba
Arkadaşlar direkt orada olan sivil ve STK çalışanı arkadaşlarım var Hatay’da. Buradaki Suriyelilerle yağmacı muamelesi yaptıkları için, Suriyeli vatandaşlar da zor durumda kalmışlar. Çadır alamayanlar, kimsesi olmadığı için sessiz sedasız ölenler varmış ki bazı Suriyeli vatandaşların enkazlara yardı
Arkadaşlar direkt orada olan sivil ve STK çalışanı arkadaşlarım var Hatay’da. Buradaki Suriyelilerle yağmacı muamelesi yaptıkları için, Suriyeli vatandaşlar da zor durumda kalmışlar. Çadır alamayanlar, kimsesi olmadığı için sessiz sedasız ölenler varmış ki bazı Suriyeli vatandaşların enkazlara yardım ettiği de söyleniyor.

Oradaki Suriyelilerlerin yağmacı olduğuna dair entryler ve ekşi sözlük’te bu anlamda girilen bir sürü şey var. Bu nefretin yayılmaması için bir şeyler yapamaz mıyız?

Sonuçta bu insanlar da isteyerek mülteci olan, memleketlerini terk eden insanlar değiller.

Bir arkadaşımın gönderisini dosyaya ekleyemedim
0
damba
(12.02.23)
@damba

Sözlerim bir nefret söylemi falan değil, yanlış anlaşılmasın. Yağma kısmıyla ilgili bir şey söylemiyorum.
Bir yanlışı düzeltmek istiyorum.
Onlar 'mülteci' değil. 'Geçici sığınmacı' veya 'kaçak göçmen'

Bir de bildiğim kadarıyla ülkelerindeki savaş ya da her ne ise o bitti.
0
Mirket
(12.02.23)
Bir ülkenin kaynakları bellidir ve sınırlıdır. Şu an kalmaları için hiçbir sebep yok. Ülke 10 milyondan fazla kişiye kaynak harcıyor durmadan. Tepki görmeleri çok normal.
0
scholar
(12.02.23)
Ben bitane bile video ya da güvenilir kaynaktan bilgi görmedim yardım ettiklerine dair. Koyu akp li arkadaşım bile şikayetçi sırf bu yüzden oy vermeyeceğini söylüyor.

Kendi fikrimse bir an önce gitmeliler. 10-20 sene sonra en hümanistimiz bile istemeyecek ama çok geç olacak. Sayıları az değil çünkü.
0
andy kaufman
(12.02.23)
suriyeliler gider gitmez konu bu değil hükümet şu an gündemi değiştiştirecek dikkatleri dağıtacak konu arıyor, yağmacılık konusu suriyeliler buna fırsat olmasın

evet böyle afetlerde bunun gibi asayiş sorunları olur, 99 depreminde sokaklarda enkazların başında askerler nöbet tutuyordu

güvenlik zaafiyeti varsa linç örgütleyerek çözülmez, o durumda yağmacı olup olmadığını bilmediğiniz bir çok insan zarar görür

güvenlik ihtiyacını doğru kişilerden talep etmek gerek
0
freebird5406_2
(12.02.23)
bu nefretin yayılmaması için yapılacak en iyi şey ülkelerine göndermek olur. burada kaldıkları müddetçe nefreti üzerine çekmeye devam edecekler.
0
abelardo
(12.02.23)
suriyeliler GECICI siginmaci. artik gitmeleri gerekiyor. savas bitti.
0
alperz
(12.02.23)
Ben de çok üzgünüm. Antep'teki arkadaşim deprem nedeniyle konaklama merkezlerinde kalan Türkiyeli ve Suriyeliler içindeki Suriyelilere 2 gün içinde orayı terk etmeleri gerektiğini söylediklerini aktarmıştı. Orada kalanlarca da teyit ettik. UNHCR'a haber verildi haber bekliyoruz.
Suriye'nin geri dönüş için güvenli olmadığına dair raporlar var:
archive.md
teyit.org
0
Amaranta ursula
(12.02.23)
kurunun yanında yaş da yanar. normal.
0
candide
(12.02.23)
Ben deprem bölgesindeyim. İlk günlerde ihtiyacı olmayan suriyeliler gelerek ihtiyacı olan türkleri yardım tırlarından kovdular. gelen yardım tırlarını yağmaladılar. yağmacıların yüzde 80'i suriyeli.
0
komando kani var bende
(12.02.23)
türkiye'de göçmen olmak istemezdim. ülkenin refah seviyesi de yüksek olsa hiç değilse.
0
deartheodosia
(12.02.23)
Göçmenlere karşı biriken ciddi bir nefret ve öfke var ve bu bir gün patlayacak. Ülkede hem ekonomilk, hem de diğer konularda yaşam sıkıntıları da had safhada olduğundan bu tarz olayların yaşanması çok normal. Suriyelileri seviyorsanız yapabileceğiniz en iyi şey bir şekilde buradan kurtulmalarını sağlamak olacaktır. Trde bu konuda bir bilinçlendirme sağlamaya çalışmak nafile, çünkü pasta çok küçüldü ekmek aslanın ağzında, insanlar geçrek manada aç ve paylaşacak ekmekleri de artık yok. 2010'lardaki TR değil burası artık.
0
roket adam
(12.02.23)
yapamayiz. siz belli ki zenginsiniz bu kadar humanist davranabildiginiz icin. milletin sabri tasti artik tasti.
ayrica multeci degil, gecici siginmaci!! ve madem kotu hissediyorlar gitsinler bir zahmet. biz kendimize yetemiyoruz. amerika degil burasi. kaynaklarimiz kit bizim. siz de nolur tr vatandasi olarak bir de kendi vatandasiniz gozuyle bakin olaylara.
0
Kittie
(12.02.23)
Arkadaşlar hepinize cevaplarınız için teşekkür ederim.

Tamam belki mülteci değil geçici sığınmacı, belki o, belki şu. Biraz eksik yazmışım, orada bir sürü Arap vatandaş da vardı, onlar Suriyeli değil burada senelerce yaşayan insanlar. Hatay farklı milletlerden insanların olduğu bir şehirdi. Bu durumda Suriyelilerin suçlarını orada yaşayan Araplara mı yükleyeceğiz?

Bazı arkadaşlar sabırlarının azaldığını söylüyorlar, burada da anlamaya çalışıyorum, çok şey yaşadık, haksızlıklar var, adaletsizlikler var vs. Suriyelilerle alakalı yapılanlar o “insanların” değil, Avrupa’dan oradan buradan yüklü miktar para alıp onların burada yaşamasına müsaade edenler, ister para için, ister politika için ister insanlık için olsun ama bu insanların gidecek yerlerinin olmaması ve kaçak olması her zaman onların problemi mi? Tüm irade onlara mı bağlıydı sizce?

Diyelim ki yetişkinlerin iradeleri vardı ve bilerek burada kaldılar. Bu durumda diğer Arapları da mı yok sayacağız? Ya da o insanların çocuklarını da mı yok sayacağız?

Nerede onlara “insan” olarak davranmak gerektiğini, onların enkaz altından çıkarılmamasına yardım etmemek gerektiğini, nerelerde temel ihtiyaçlarını yok sayacağımızı bilmiyorum, siz biliyor musunuz? Eğer eminseniz sorun yok.
0
🌸damba
(12.02.23)
@kittie zengin değilim, gelirim asgari ücretin altında :) sosyoloji ve psikoloji mezunuyum, dezavantajlı grupla bol bol temas eden bir insanım, belki bu yüzden durup düşünmek gerektiğini savunuyorum.

Lakin ben de oralarda olsam, gözümün önünde temel ihtiyaçlarımı Suriyeliler alsa (yağmalasa) yine de bunu savunur muydum bilmiyorum, düşününce savunurdum, ama duygularımla, zihnimle, orada olarak yaşamadım da bu deneyimi bi yandan.
0
🌸damba
(12.02.23)
6 yıl orada yaşadım. Orada yaşayan Araplar var demişsin. Öyle bir şey yok. Oranın insanı Hataylıya Hataylı der. Kimse kimsenin kökenine bakmaz. Ve oranın yerlisi kökenine bakılmaksızın müstesnadır, özeldir. Bunu düzelteyim.

Bir de gidecek yerler yok demişsin diğerleri için. Geçmiş bayramlarda gördük, gidecek yerlerinin olup olmadığını. Bu sene de göreceğiz var mı yok mu.
0
Mirket
(12.02.23)
arkadaşlar tahammülsüz oluşunuza, Suriyelilerin gitmesini istemenize, burada kaynaklarımıza ortak olmalarını istememenize diyecek bir sözüm yok, yeri ve zamanı değil.

demek istediğim deprem ortamında, neredeyse SAVAŞA EŞ DEĞER BİR ORTAMDA, bu insanları dışlayacak mıyız? insanlara yardım edebilecekken etmeyecek miyiz? Onlardan hoşlanmıyorsak dile getirecek ve gitmelerini istememizin söylem zamanı bugün mü? Deprem olmuşken, insanlar çaresizken mi bunu yapacağız?

Ben bu dışlanmayı bugün yapmasak, onlar geri durmasa sırf Suriyeli oldukları için yardım vs durumlarına, olmaz mı diye soruyorum.
0
🌸damba
(12.02.23)
+40 yazar eskisi geldi, açılın.

1999'da Sakarya'da Suriyeli yoktu. Diğer şehirlerden kamyonlara doluşup yağmaya geldiler. Şimdilerde Suriyelileri, Arapları dilinden düşürmeyen muhalif kesim komşularım (hiçbirinin evi hasarlı değildi) Danimarka'dan gelen kıyafet paketlerini yağmalamak için okul basmakla meşgullerdi. İstifçilik kısmına girmeyeyim, yapanın partisine, eğitimine, kökenine bakılmaksızın öyle çok örneğini gördük ki.

Kimse çıkıp ben ırkçıyım demez. Bugünlerde Suriyelilere saydıran biri 10 sene önce yerli etnik kökenden bir grup için "x şehirde çok arttılar, belediye neden toplamıyor bunları" diyordu mesela. Sığ fikirli, empati yeteneği gelişmemiş kişiler için dillerine dolayacakları toplumsal sorun her zaman bulunur.

Ekşi sözlüğün son 10 yıldaki değişimi tam bir hayal kırıklığı. Farklı kültürlerden zehir gibi insanları keşfettiğim, bin çeşit bilgiye ulaştığım bir yerdi. Giderek siyasileşen, siyaseten tek tipleşen, yobazlaşan bir mecra oldu zamanla. Twitter'ın dünya çapında böyle bir etkisi oldu sanırım. Ekşi de bundan nasibini aldı. Naif sorunuza gelecek cevapların yoğunluğunu tahmin ettiğimden, sırf farklı bir ses çıksın diye üşenmedim yazdım. Silinmezse okursunuz.
0
zihua
(12.02.23)
daha bebekli vs Türkler aileler cadir bulamadi, bu hassasiyeti anlamiyorum. Onlar da bu nefret yayilmasin diye birsey yapsin millet durdugu yerde kinlenmiyor.
0
wishmaythşngs
(12.02.23)
@damba
1)göçmenler hakkında, benim ülkeme sonradan gelip bana zarar veren ve ülkede benden çok hak elde etmiş kişilerin başına gelen şeylere üzülemeyeceğim kusura bakma.
2)Arap kökenli vatandaşlar üzerinden suriyeli göçmenleri savunmuşsunuz. Bu kişiler göçmen sanıldığına göre türkçe bilmiyorlar. İnsan istediği dilde okur, konuşur buna kimse karışamaz. Ama sen bunun yanında vatandaşı olduğun ülkenin resmi dilini anlamak ve konuşmak zorundasın. bunu yapmıyorsan buraya ait değilsin. Mesela bu kişiler oy kullanacak, neye göre kullanacak?
3)Birisi yazmış. Benim yurtta kalan yeğenimin de eşyalarını çöp poşetine koyup gelin alın demişler. Okul tatil olduğu için memleketteydi, apar topar eşyalarını almaya istanbula gidiyor çocuk.
0
vizivozo
(12.02.23)
tekrar edeyim kurumların güvenlik sağlaması gerekli fakat lince varabilecek söylemler düşündüğünüz gibi yerel halkın türklerin oraya yardıma giden gönüllülerin de hayatını zorlaştırıyor

örnek: twitter.com

twitter.com
0
freebird5406_2
(12.02.23)
geçici sığınmacı suriyeliler arasında elbette yağmacılar vardır. biz türkler arasında yok mu? var. bu yüzden birkaç kişinin eylemini tüm bir millete yüklemek zekadan uzak bir harekettir. suçun şahsiliği ilkesi vardır.

ülkelerine geri gönderilme süreçleri depremden ayrı tutulmalı.
0
Leonardo~Da~Vinci
(12.02.23)
Suriyelilerin bir kısmı yardımcı oluyordur. Ben öyle bir örnek duymadım ama kesin vardır. İnsanlığı ve insanları komple kategori edemiyoruz tabii ki. Yardımcı olandan fazla hiçbir şey yapmayan nargilesini alıp KYK yurdunda takılan ya da başka yere giden de vardır. Yardımcı olan kadar da yağmalayan vardır. Benim de bölgedeki yardım amaçlı giden arkadaşlarımdan yağma haberleri geliyor. Hatta Hatay'dakiler polisten ve askerden destek istiyordu. Güvenlik sorunu olduğu için merkeze dönenler ve Hatay'dan ayrılanlar oldu.

Yalnız nefret söylemleri(!) genelde ateş-duman ilişkisiyle ortaya çıkar. Ateş olmayan yerden duman gelmez şeklinde. Bunlar bazen örnekleri aslında genelleyemeyecek seviyede olmasına rağmen algı oyunu ile abartılır. İşte buna nefret söylemi diyebiliriz. Diğerlerinde ise örnek sayısı o kadar fazladır ki artık inkar edemeyiz. O zaman yaptığın artık aynı kategoride incelenmemeli.
0
nawar
(12.02.23)
Ülkecek bir üzülmedigimiz cadir bulamayan suriyeliler kalmisti sanki herkes bir yerlere yerlestirilmis gibi duyar kasmaniz komik.
öneri olarak, o yardima giden 'bazi' suriyeli arkadaslar cadir bulmada vs. yardimci olabilir.
Herkes caninin derdinde ben orada hic kimsenin suriyeli Türk depremzede ayrimi yaptigini düsünmüyorum, bunu elinde kanit olmadan dile getirenler, duyuru acanlar, sözlükte twitterda yazanlar neyi amacliyor, Türk halkina karsi nefret söylemi olmuyor mu? sonucta bu halkta isteyerek veya istemeyerk yillardir milyonlarca suriyeliye evsahipligi yapiyor.
0
Coma
(12.02.23)
@Coma bahsettiğim bu ortamda, enkaz altında ırkçılık yapılmaması, uzun vadeli durumu ya da geleceği tartışmıyorum

www.instagram.com
0
🌸damba
(13.02.23)
enkaz altinda irkcilik yapildigina dair kanitiniz varsa savciliga gidebilirsiniz, yoksa yillardir isteyerek veya istemeyerek milyonlarca suriyeliye ev sahipligi yapan halka ve devlete -enkaz altinda irkcilik- hassasiyetiniz ayni sekilde nefret söylemi.

Hamit kardeşimizi yeni gördüm, kendisi gibi dürüst ve yardımcı birine suriyede daha çok ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.
0
Coma
(14.02.23)
@Coma ben savcılığa gitmeyi akıl etseydim, buraya yazmazdım. Buradaki insanlara “bir şey yapamaz mıyız” diye sorduğum için buradayım. Yazdıklarım X, ama sizler Y’den bahsediyor gibisiniz.

Yine de teşekkür ederim.
0
🌸damba
(14.02.23)
Suriyelilerin içinde azgın bir grup var. Ben oranlarının çok yüksek olduğunu düşünmüyorum. Ancak bu kişiler göze battıkları için, hükümet bu kişileri şımartıp, bir şey demediği için, iş kötü noktalara doğru gidiyor.

Siz orada yakınlarını toprağa vermiş insanların malını yağmalarsanız, adam bir tane yardımı almaya çekinirken, çekirge gibi üşüsüp 15 defa aynı yardımı alırsanız vs. vs. tepki olması normal.

Aslında hükümet askeri sokarak, bu durumu çok kolay engelleyebilirdi. Ancak vatandaş çokta umurlarında değil...


.
0
kartallar yuksek ucar
(14.02.23)
Sizin cümleleriniz ile size cevap verdim, başka birşeyden bahsetmedim.
Olmayan durum için ne yapabilirsiniz? Eğer varsa kanıtlarsınız, insanları örgütleyebilir, hem depremzedelere yardımcı olabilir hem de yasal yollara başvurabilirsiniz. Kanıtnız yoksa başka birşey peşinde olduğunuzu düşünüyorum.
0
Coma
(14.02.23)
Kurumumuzda Suriyeli bir tercümanımız vardı. Bize gelen Türkçe bilmeyen öğrenci velilerine tercümanlık yapardı. İlk işe girdiğinde sevincinden tatlı dağıtmıştı.
Ağzı var dili yok denir ya öyle bir kadındı.
Bugün oğlunun acı haberini aldık. Karı koca oğullarının cansız bedeniyle baş başa kaldılar. Acısı büyük ama o yine aynı, ağzı var dili yok.

Onun da acısı aynı, Türk'ün de nusayrinin de. Bu ortamda Irkçılık yapanlara söyleyebilecek bir sözüm yok, sinirden ellerim titreyerek olan biteni takip ediyor ve lanet okuyorum.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(14.02.23)
(22)

Sözlükteki Netflix ve Starbucks boykot ile linçi

put it in your appropriate place
Şahsen sözlükte gündeme gelene kadar ne Netflix ne de Starbucks aklıma gelmemişti. Ne bileyim, başsağlığı duyurusu ve yardım bağışı yapıp yapmadıkları hiç aklıma gelmedi. Gelse bile bakmaya tenezzül etmiştim sanırım.Starbucks'a gitmeye ve Netflix üyeliğine devam edecek misiniz? Nedir düşüncesiniz?
Şahsen sözlükte gündeme gelene kadar ne Netflix ne de Starbucks aklıma gelmemişti. Ne bileyim, başsağlığı duyurusu ve yardım bağışı yapıp yapmadıkları hiç aklıma gelmedi. Gelse bile bakmaya tenezzül etmiştim sanırım.

Starbucks'a gitmeye ve Netflix üyeliğine devam edecek misiniz? Nedir düşüncesiniz?
0
put it in your appropriate place
(12.02.23)
Marka ve ünlülerden hesap sormak yerine olayın muhataplarına yönelmeli. Netflix zaten çöp. Starbucksa da gideceğim evet. Çünkü onlarlık bir mevzu değil. Kapısına dayanmamız gereken asıl sorumlular başka.

Edit: Ha bu arada yardımlar konusunda kendi açımdan vicdanım çok rahat. Fakat bir tane bile gönderi/story/mesaj paylaşmadım çünkü bunların somut bir katkısı yok kimseye. Elimiz iş görsün. Ağzımız laf yapmasın.
0
ruhen hastayim ben
(12.02.23)
Bu tür bir tepkiyi genel olarak saçma buluyorum. Şirketlerin mesaj yayınlaması, destek olması, bağış yağpması vb. güzel şeyler tabi ancak bir şirket destek mesajı yayınlamadı diye buna tepki göstermek anlamsız geliyor. Depremin sonuçlarının suçlusu belli, tepkilerimizi onlara göstermek daha mantıklı... Şahsen bir boykot vb. olacağını, olsa da bunun bu şirketleri herhangi bir şekilde etkileyecek boyuta ulaşacağını da düşünmüyorum.
0
salihdt
(12.02.23)
başıma bir şey gelmeyecekse hiç bir şirketin bağış yapmak zorunda olmadığını düşünüyorum. vergi veriyorsa, suç işlemiyorsa benim için yeterlidir.
baskı yaparak bağış yaptırmayı vandalca buluyorum.
dolayısıyla hiç bir şirketi boykot etmeyeceğim.
sorumluluklarını yapmayan şehir planlamacıları, müteahhitleri, siyasileri, bürokrotları boykot etmek lazım.
0
abelardo
(12.02.23)
bir kere fazlaca "kötü şey yapan" kişi ve kurumlarla muhattap olduğumuz bir dönemde "yeterince iyi şeyler yapmadı" diye gösterilen aşırı tepkiler inanılmaz saçma. bir temel gıda şirketi veya tekstil şirketi olsalar duyarsızlıklarından ötürü bu tarz tepkiler gösterenlerin mantığını anlayabilirim ama netflix ve starbucks gibi tamamen alakasız 2 şirkete bu tepkilerin gösterilmesi garip. tabi böyle küresel çapta bilinen markaların küresel çapta farkındalığın artmasına sağlayacak yardım kampanyaları vs. yapması güzel olurdu ama dediğim gibi bu en fazla yeterince iyi şeyler yapmamaktır. bunun için boykot vs. çok abartılı tepkiler.

öte yandan bu boyutta olup hem de türkiye'de ofisleri olan şirketlerin hiçbir yardım yapmamış olmasının da imkansız olduğunu düşünüyorum. benim şirketim en büyüklerden olmasa da gene de ilgilisinin adını sanını bildiği bir holding. onlar da mesela bağışlarını ve kampanyalarını duyurmamışlardı başta, sadece şirket içi maillerde duyurulmuştu sosyal medyada değil. yani bu şirketlerin de türkiye merkez ofisleri 3-5 kişiden oluşmuyorsa az veya çok bir şeyler yapmışlardır mutlaka.
0
semaforo de medianoche
(12.02.23)
Platforma üyeliğim yok. Türkçe içerikler de üretilen bir platform. Çok fazla üyesi de var.
Duyarlı olmak kötü değildir, her firma yapmalı diye düşünüyorum. Tepki göstermeyi de anlamsız bulmuyorum.
0
sevilen progressive türkücü
(12.02.23)
Yardım yapabilecek şirketlerin yapması çok iyi oluyor. Örneğin Arçelik-Beko grubunun baya iş görecek aletleri gönderdiğini biliyorum ki bu çok güzel.

Netflix'in öyle bir ürünü yok (ama dizi yaptırıyor sektör bağlantılarını kullanıp o bölgeye ışık ve jeneratör yığabilirdi mesela) fakat yakın arkadaşım şunu söyledi ve mantıklı geldi, bu yabancı şirketler "biz de sizdeniz" diye kültüre adapte olmaya çalışıyor sürekli reklamlar yapıyorlar madem öyle kötü durumda da yanımızda olsunlar. Ayrıca para bağışlamasına bile gerek yok, Netflix'in erişimi çok yüksek, sitede ve sosyal medyada bir duyuruyla veya birkaç ünlü oyuncunun paylaşımıyla çok büyük yardımlar toplanabilir*, uluslararası kitlelerin ilgisi çekilebilir. Şunun için ceplerinden para bile çıkmaz. Bu açıdan bakınca çok mantıklı. Tabii global şirketler de "dünyanın her yerinde sürekli büyük şeyler oluyor hangi birine bunu yapacağız" gibi düşünüyor sanırım.

*örneğin ABD kitlesi olan Hasanabi diye bir twitch yayıncısı 1m dolar topladı. Yuh yani böyle bir adam bile milyon dolar toplayabiliyorsa daha büyük erişimi olanlar neler yapar onu düşünemiyorum. Tabii bu bağışların kitlelere düzgün aktarımı ayrı bir organizasyon. O iyi yapılabilecek mi bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(12.02.23)
@nhk, netflix jeneratör, starbucks kahve vs her şeyi sağladı aslında. reklam yapmadıkları için duyulmuyor ve linç yiyorlar.
0
neira
(12.02.23)
Yardım yapmaları ayrı şey ancak ben bir üzgünüz mesajı yayınlamaları gerektiğini düşünüyorum.

Burada iş yapıyorsun. Deprem olmuş. Senin müşterilerin veya yakınlarının canı yanmış. Bir "üzgünüz", "geçmiş olsun" mesajı koymaları gerekirdi. Yardım yaparmış, gizli yaparmış, hiç yapmazmış kendi bilecekleri iş. Biz, bize yeteriz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.02.23)
Starbucks'a kırk yılda bir giderdim, Netflix desen aboneliğim yok. İkisi için de; bulundukları alanlarda hizmet almayı düşünürsem son tercihim olur. Böyle büyük firmaların doğal afet gibi durumlarda hızlı ve makul reaksiyonlar gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sadece kendileri değil, iş ortakları aracılığı ile de zor şeyleri hızlı bir şekilde çözebilirler.

Sapla samanı karıştırmamak adına: bu şirketlere sitem etmek ile sorumlulardan hesap sormak bağımsız iki olay.
0
giovanne
(12.02.23)
Netflix ve Starbucks günah keçisi oldular ama benim için hiç sıkıntı değiller, ben bu ülkede milyonlarca lira kazanan ama Twitter kesilince çıkıp tek kelime etmeyen dizicilere şarkıcılara falan daha çok ayarım, para yardımını zaten herkes yapıyor bu işler parayla alakalı konular değil, bu ülkenin Twitter kesilince "ya birader bak bu Twitter'la hayat kurtarıyor insanlar kesmeyin şunu" diye çıkıp 2 çift laf edecek insana daha çok ihtiyacı var.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.02.23)
Valla yardim etmek bir zorunluluk değil nihayetinde evet ama lgbt derneğine bagis yapip duyarli gozukmeye calisan bir firma bu durumda bagis yapmiyorsa samimiyetsizdir ikiyuzludur. Onlar insan da bunlar ne?
Hic bir bsgista bulunmamamis olsalardi markaya antipati duymayacaktim ama boyle duyarli gecinip de boyle felaketi gormezden gelmek...
0
stavro
(12.02.23)
Starbucks gerçekten samimiyetsiz bir firma, bunu da burada al-shaya grup tarafından temsil edilmelerine bağladım ben. Globalde bu tarz yardım kampanyalarını daha önceden yapmışlar çünkü. Ama sonrasında tepkiler üzerine güzel kampanya başlattılar buna sevindim. Yine de sbux'a gitmemeye çalışıyorum fiyatlarından ötürü.

Netflix üyesi değilim, torrentçiyim :) Ailemde nflix üyeleri var, onlara da bir şey demem.

Bu bütün markalar için bir case study oldu. Trde iş yapacaksanız bu üllenin yardıma ihtiyacı olduğunda hemen aktif olduğunuzu göstereceksiniz gibi bir mesaj almış olması lazım tüm yabancı firmaların. Öyle parayı alıp gideyim yok artık. Kamuoyu çok aktif, bizi tebrik ediyorum bu konuda. Seve seve bağış yaptırdık adamlara.
0
roket adam
(12.02.23)
zorunlu değiller ama yardım yapmalılardı. eleştirilen konu yardım yapmamalarından önce sosyal medyada ilk 2 gün içinde geçmiş olsun mesajı bile paylaşmamaları değil mi, ben mi yanlış biliyorum? marka kimlikleri herhalde felaketlerde sessiz kalmak ama twitter'dan salak salak esprili içerik paylaşmak? bu firmaların takibini yapıp sosyal medyada paylaşan kişiye teşekkürümü edeyim buradan. starbucks zaten alshaya isimli arap bir gruba ait.

bir de turkcell'in borçlarınızı 1 hafta erteleyeceğiz açıklaması var. düşük zekalı insanlara mı karar verme ve açıklama yapma yetkisi veriyorlar, bilmiyorum?
0
deartheodosia
(12.02.23)
7/24 tweet atan sosyal medyacılar ve şirketler için taziye mesajı yayınlamak zor değil. bağış çok sonradan da yapılır. önemli olan hızlı biçimde aksiyon alabilmek mesaj konusunda.

netflix'i ablamın üzerinden kullanıyordum hatta you'nun son sezonunu izleyecektim vazgeçtim, açmadım bile.
starbucks'a çok nadir giderdim evde kahve yapıyorum zaten. artık gitmem.
0
false pretension
(12.02.23)
ben de ilk kez böyle bir boykota katıldım.

bu felaket normal bir felaket değil çünkü. 20-25 bin öl üyazdıklarına bakmayın. en iyi senaryoda 200-250binden fazla cenaze var. büyük ihtimalle 300-400bin arası. atom bombası atıldığında bile bu kadar insan ölmedi.

bir ülkede iş yapıyorsan böyle bir şeyi görmezden gelemezsin. geliyorsan, 5sn'lik bir metin yayılnayamıyorsan bunun altında kasıt ve kötü niyet vardır.
0
tchuck
(12.02.23)
kapısına dayanmamız gerekenler başka, ama starbucks'a da gitmeyeceğim, netflix'i de iptal edeceğim tabii ki.
0
damba
(12.02.23)
netflixi zaten önceden birakmistim.
en sevdigim marka starbucks, ben bile lincleyecegim. Bir sehre gittigimde oranin starbucks neredeymis vs diye bakar giderim, Seattledakini bile gördüm. ama artik düz kafelerde garson mobbingini cekecegim.

soru gayet net, netflix ve starbucks özelinde sorulmus, kimse bunlari boykot edip digerlerinden hesap sormayacagiz da demiyor.
0
wishmaythşngs
(12.02.23)
şahsen boykot taraftarı değilim. boykot yapanlara asla niye boykot yapıyorsunuz demem ancak söylendiği gibi bu tarz firmalardan çook önce hesap sorulması gereken başkaları var. vakti zamanında bu yapılar düzgün yapılsaydı bu boyutta bir felaketi yaşamayacaktık.

benim şu vaziyette hangi şirket yardım yapmış, hangi şirket taziye mesajı yollamış, bunları araştırıp soruşturacak enerjim yok. umurumda da değil açıkçası. bölgenin ihtiyaçları sağlandığı sürece bunu kim sağlamış mühim değil. tüm enerjimi bu günleri yaşamamıza neden olan siyasilerden, müteahhitlerden ve başkalarından hesap sormaya ayırma niyetindeyim.
0
knight of cydonia
(12.02.23)
Netflix hesabım var. Kullanmaya devam edeceğim. Starbucks'a ayda 1-2 kere gidiyorum belki. Bundan etkilenmeyecek. Bizim milletimiz böyle. Hesap sorması gerekenlere gücü yetmez, gücü yettiğinden çıkarır öfkesini. Devlete dair saçma bir kutsal bakışları var. Bu arada devletçiyim ben, buna rağmen söylüyorum. Twitter ve linç kültürünün böyle saçma sonuçları var. Rüzgar nereden esiyorsa ona göre konum alanlar var bir de.

Yani tabii ki insanlar kullandığı firmaların bu gibi konularda hassasiyet gösterip konuyla ilgili bir açıklama yapmasını ya da el atmasını isteyebilir. Bunu yapmayanları protesto da edebilir. Fakat şu an durum bundan çok farklı yerlere geldi.
0
nawar
(12.02.23)
linci doğru bulmuyorum ancak verilen tepkiyi anlıyorum. en azından tekiye almadan önce bir başsağlığı mesajı yayınlayabilirlerdi. insani bir jest bu.
Starbucks zaten pahalı bulduğumdan gitmiyordum. netflix'i kullanmaya devam edeceğim.
0
Leonardo~Da~Vinci
(12.02.23)
Turkiye'de starbucks'a gitmeyi dusunmuyorum. Netflix'i de herhalde sifre paylasma iptal oldugunda iptal ettiririm. İkisi de gozumde cok buyuk eksi puan aldi. Farkedilen baska bu tarz sirketler varsa ilerde onlari da alirim listeye.

Bu arada sunlar da shaya(starbucks'in turkiyedeki sahibi) grubuna aitmis turkiye'de:
The Body Shop, Debenhams, Topshop/Topman, Miss Selfridge, Dorothy Perkins, Evans, Claire's, Le Pain Quotidien, Starbucks Coffee, Shake Shack, Bath&Body Works, Victoria's Secret, Coast, Warehouse ve Pinkberry,
0
fakyoras
(13.02.23)
Benim bildigim kadariyla bagistan ziyade olayi tanimamis olmalarina tepkili insanlar. Yani sey gibi, ananiz babaniz oluyor, ertesi gun ise gidiyorsunuz ofiste kimse basin sagolsun demiyor, gibi. Demek zorundalar mi? Hayir. Deseler bir sey degisir mi? Hayir. Ama sosyal, duygusal, ve iliskisel kodlar bunun taninmasini gerektirir mi? Evet.

Mesela Caffe Nero "deprem felaketi sebebiyle gecmis olsun diliyoruz. Kurumsal bagsi yaptik. Yemek de yolluyoruz." gibi bir post yayinlamisti hesaplarinda.
0
sopiro
(13.02.23)
(18)

Deprem anında

adwokat
Hızlıca dışarı mı kaçmalıyız yoksa çök kapan mı uygulamalıyız??Kaçayım desem merdivenler binanın en sakat kısmı. Belki de ilk göçecek kısım.Kalayım desem hayat üçgeni her durumda işe yaramıyor…Bilim ne diyor?
Hızlıca dışarı mı kaçmalıyız yoksa çök kapan mı uygulamalıyız??

Kaçayım desem merdivenler binanın en sakat kısmı. Belki de ilk göçecek kısım.
Kalayım desem hayat üçgeni her durumda işe yaramıyor…

Bilim ne diyor?
0
adwokat
(10.02.23)
%100 kurtuluş garantisi veren bir yöntem yok. Enkaz altında kalan herkesi canlı olarak kurtarmak mümkün değil. Bu noktada şans faktörü var.

Bina birden çökmüyor. Hızlıca bir şekilde dışarı atarsan kendini kurtulursun. Alt kattaysan denenebilir. Üst katta hayat üçgeni gibi stratejiler daha mantıklı çünkü aşağı ulaşman zaten zor
0
scholar
(10.02.23)
şans işi

eğer dükkan gibi sokağa açılan bir yerdeysem kendimi dışarı atarım

4 kattan yüksek bir binada isen hem deprem hem salınımdan iki adım atamıyorsun eğer yatakta uzanıyorsan kalkamıyorsun
0
freebird5406_2
(10.02.23)
Binaya güvenmiyorsan yoğun, ezilmeyecek, ağırlık merkezi yere yakın bir cismin yanına kapaklan.
Çekyat, çamaşır makinesi vs..,
0
trixi
(10.02.23)
Bildiğim kadarıyla şiddetli bir deprem anında yürüme, koşma şansınız çok yok. Hele de çok katlı bir binada oturuyorsanız... Bir de işin içine şok etkisi vb. girince, mesela 90 saniye süren şiddetli bir depremde çok katlı bir binadan kaçmak çok mümkün olmaz sanıyorum. Anca yukarda bahsedildiği gibi kendinizi dükkandan dışarı falan atabilirsiniz... O yüzden evde güvenli bir yerde çöküp beklemek daha mantıklı.
0
salihdt
(10.02.23)
Gaziantep teydim. Deprem anında uyanıktım ve sarsıntının ilk saniyesinde zıpladım ayağa. Koşarak çocuğu alıp kapıya geldik eşimle yaklaşık 7 8 saniyede belki de daha az. Çelik kapıyı açtım Kapıda şiddetlendi ve sallantıdan dolayı adım atamadık. 2. Kattan aşağıya yetişemedik yani.
Arkadaşların dediği gibi bahçe katı filan olsaydı belki apartmanın dışına atardık kendimizi ama yine çok uzaklaşamazdık. O yüzden güzel bir yer bulup çökmek daha iyi. 7.4 yalova depremini de yaşadım. Orda 13 yaşında atik biriydim. Ancak uyandığımda çok şiddetliydi ve yatağımdan dahi çıkmamıştım.
0
rodeocu
(10.02.23)
@rodeocu +1

Benim bu yönde bir tecrübem yok fakat bu son deprem insanları yatağından atmış. Kaçacağım derken başınızı bir yerlere vurmanız, bilincinizi kaybetmeniz, vs. olası. Dolayısıyla binadan ayrılmak için depremin bitmesini beklemek gerekiyor.
0
gmzo
(10.02.23)
yukarıda çamaşır makinasının yanına çökmek örnek verilmiş, uyarmak istedim aman diim sakın. çamaşır makinası, bulaşık makinası, buzdolabı gibi beyaz eşyalar sarsıntı sonrası dümdüz oluyor. yöntem doğru sadece sadece beyaz eşyalar yanına çökülecek şeyler değil uyarmak sitedim.
0
a7x
(10.02.23)
bunu bile kimse doğru dürüst bilmiyor, herkes farklı bi şey yazmış.
0
sanemz
(10.02.23)
Binanız önceden hasarlı değilse depremin ilk dalgaları genel olarak yıkıcı değildir. Depremin kuvvetli dalgalarına kadar yaklaşık 10 saniye kadar bir süreniz var. Bu sürede binadan dışarı takılmadan, herhangi bir engelle karşılaşmadan ve merdiven/asansör kullanmadan çıkabileceğinize inanıyorsanız kaçmak bir fikir olabilir.

Fakat depremin esas yıkıcı dalgaları geldiğinde yaşam üçgeni oluşacağını düşündüğünüz bir yerde bedeninizi en ufak pozisyona getirip depremin şiddetiyle savrulmayacağınızı düşündüğünüz bir yerde durmanız en iyisi. Bu esas yıkıcı etki geldiğinde kararsız halde ortalıkta bulunmamalısınız.

Bunun için de mutlaka önceden tatbikat yapıp deprem anında ne yapacağınızı uygulamalı olarak zihninize yerleştirmelisiniz. Yoksa o şok anında, özellikle de gece uykudan uyandıysanız gözüne far tutulmuş tavşan gibi kalmanız olası.

EK: Ek olarak depremde beyaz eşyaların yanına sığınmamalıyız, dümdüz oluyorlar şeklinde yanlış yönlendirmeler yapmamak lazım. Devrilme riski olan buzdolabı hariç diğer beyaz eşyalar, eğer evinizde özel hazırlanmış kitap dolu sandık gibi mukavemeti yüksek bir eşya yoksa sığınılabilecek alanlardır. Evet enkaz altında ezilir, falkat dümdüz olmazlar. 85 cm yüksekliğinde bir çamaşır makinesi enkaz altında 30 cm olabilir, yaşam üçgeni dediğimiz şey de bu zaten. Öteki türlü evden kaçmaktan başka çaremiz kalmıyor zaten zira evlerimizde daha dirençli objeler yok maalesef. Koca bir eve yalnızca çamaşır makinesi koyarsanız tek başına enkaz altında çok fazla ezilebilir fakat yaşanan bir evde diğer eşyalarla, duvar molozları vb gibi etmenlerle birlikte yükü kısmen sırtlanıp yaşam alanı oluştururlar. Elbette hiçbir şekilde garantisi yoktur ama alternatifiniz yoksa özellikle çamaşır makinesi ev şartlarında dirençli bir eşyadır.
0
msb
(10.02.23)
Ben kaçmayı mantıklı buluyorum. Evin dışına doğru yaklaştığında bulunma şansın artıyor. Merkezde kalırsan ulaşmaları uzun sürer. 2 saniyede yerle bir olan evleri görünce 2 kata kadar kontrollü bir şekilde camdan, balkondan atlamayı bile mantıklı bulmaya başladım.
0
dissendium
(10.02.23)
Çök kapan uygulamasını mantıklı bulmuyorum. Yıkılma anında her şeyin yeri değişiyor. Sanki kenarına çöktüğün yatak sabit kalacak. Tek mantıklı gelen hacmi mümkün olduğunca küçültmek. Dikkat ederseniz hep çocuklar kurtarılıyor.
0
dissendium
(10.02.23)
kosarak kacabileceginizi sanmiyorum. algilayacaksiniz da, kapilari acacaksiniz da merdivenden ineceksiniz de.
0
baldur2
(10.02.23)
geçen bi uzman paylaşımı yapmışlardı, sosyal medyada gördüm. çöken insanların hepsi ezilmeye bağlı ölüyormuş. en mantıklısı yan yatıp cenin pozisyonuna geçmekmiş. yatakta yatıyorsanız devrilerek yatak yanında yaşam üçgeni oluşturun diyordu. kapılardan geçmek çok tehlikeliymiş çünkü kirişler kırıldığında direkt üstümüze çökermiş, ikiye böyle ihtimali de varmış. merdivenler ise binalardan daha farklı bir yapıda olduğu için asla önerilmiyor.

zaten 99 depreminde ankara'da olan dayım anlatmıştı. onlar da direkt dışarı kapısı olan bi evde oturuyolardı ama koridoru aşıp kapıya ulaşamamışlar. sağa sola savrulmuşlar sürekli.

bir yerde de bozdolabı, çamaşır makinesi gibi eşyalar ezilmeye daha dayanıklı olduğu için onların yanı daha güvenli olabilirmiş. yukarıda bi arkadaş önermemiş ama mesela ama hangimiz haklı bilmiyorum. konunun uzmanı değilim.

bir de camdan korunarak bina dışına en yakın yere yatmak da mantıklı diyorlar.

99 depreminden sonra bize okulda deprem olduğunda sıraların altına girip çökmemiz gerektiği şeklinde tatbikatlar yaptırılıyordu bu en yanlışı mesela. keşke düzgünce bir eğitim verilse tüm kanallarda.
0
elorelia
(10.02.23)
99 depreminde izmitteydim. Deprem suresince kapiya bir turlu gidemiyorduk. En mantiklisi comelip beklemek ve biter bitmez cikmak gibi geliyor. Duz ayaksa disari firlanabilir.
0
brkylmz
(10.02.23)
Dükkan gibi 4-5 saniyede kaçabileceğiniz bir yerde değilseniz *ASLA* kaçmaya çalışmayın. Çök kapan tutun yapın. Bunu soranlar genelde depremi hafif sallantı ile yaşayanlar oluyor. Depremi merkezinde yaşayanların durumu için deprem anına ait kamera görüntülerini izleyebilirsiniz. O sallantıda koşarak ancak kendinizi yaralarsınız/sakatlarsınız. Kaldı ki merdivenlerin siz üzerindeyken yıkılmayacağının garantisi de yok. Sallantının geçmesini bekleyin sonra merdivenleri kullanarak binayı tahliye edin.

Çök-Kapan-Tutun yatay eksende yüzey alanınızı azaltan ve sallantı sırasında savrulmanızı engelleyen bir uygulama. Dikey eksendeki uzunluğunuz tutunduğunuz şeyden yüksekte kalıyorsa elbette ezilme ya da darbe ile yaralanma veya ölme riskiniz var. Cenin pozisyonu dikey eksende minimum alan kaplarken yatayda daha fazla alan kaplamanız anlamına gelir. Hangisinin nerde güvenli olacağını eviniz içinde uygun yerleri belirleyerek kararlaştırabilirsiniz.
0
nawar
(10.02.23)
Malatya'da yakalandım depreme. İmkanı yok, öyle şiddette bir depremde bir adım atamıyorsun zaten, olduğun yere çöküp çaresizce bitmesini beklersin. Bina sağlamsa, şanslıysan ölmezsin. Böyle maalesef.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(10.02.23)
niğde'de yakalandım depreme ben de. maraş'a uzak olmasına rağmen belki binadan da dolayı çok hissettik. sallanması bir noktaya kadar beni çok etkilemedi ama bu kadar uzun sürmesi çok etkilemişti. bursa'da yaşıyorum normalde şimdiye kadar büyük küçük on tane deprem yaşamışımdır. bazısını okulda da yaşadım yani deprem bölgesinde büyüdüğüm için okulda da çok üstünde durdular çök-kapan-tutun vs. aklıma hiçbir şey gelmedi o an. uykuda yakalandım hissedince kalktım ve yeğenimin odasına gidip kapının girişinde bekledim. kiriş altında beklemek aptalca, ayakta beklemek çok daha aptalca, hiçbir yere çökmemek aptalca ama o an sadece sallanan dolaba ve yeğenime bakıp durdum. zaten kapılar çarpıp duruyordu bir yandan onu tutmaya çalışıyorum falan. sakin kalabilmek en önemlisi o da çok zor. ama yukarıda da yazılmış bir yerden bir yere gitmek çok mümkün olmuyor ama evde 2 küçük çocuk olunca biz onları düşündük mesela bana ne olacağı umrumda değildi o an.

binadan tam çıkacakken 6+ büyüklüğündeki artçı sarsıntıya yakalandık yeğenimin ayakkabılarını giydiriyordum hemen içeri soktum. artçı sallantı bitince ayakkabılarını giydirdim aşağı indik hemen.

ikinci depremde yine ayakta bekliyordum eniştemin uyarısıyla koltuğun kenarına çöktüm bulunduğum yerde başka bir şey yoktu. orada çok daha hızlı hareket edip 2 dakika içerisinde aşağı indik ama 2 dakika bile çok fazla aslında.

mantıklı olan evde güvenilir noktaları belirleyip gidiliyorsa o noktaya gidilip çök-kapan-tutun yapmak ama bazen yürümek bile mümkün olmuyor. sallantı bittikten sonra evde ocak falan açıksa onu kapatıp varsa deprem çantasını alıp aşağı inmek ve mümkünatı varsa bir müddet o eve girmemek. ama dediğim gibi böyle işlemeyebiliyor.
0
black holes in the sky
(10.02.23)
beyaz eşya konusu biraz tartışmalı gördüğüm kadarıyla. linkte ilettiğim ekipten depremde ne yapılır eğitimi almış bir kişi olarak aktarmıştım, tabii ki herkes kendi araştırmasını kendisi yapsın muhakkak.

www.instagram.com

www.instagram.com

www.instagram.com
0
a7x
(10.02.23)
(14)

Deprem sonrası otoparka inmek

nhk ni youkosu
Bir olası senaryo da benden:Deprem bitti bina yıkılmadı, direkt dışarı çıkabiliriz veya en alttaki otoparka gidip arabayı alıp çıkabiliriz (ama ya bina üstüne çökerse veya merdivenler sıkıntılıysa? otopark kapısı açılacak mı o da bir sıkıntı)Fakat arabayı almak uyumak, başka yere gitmek vb. için iyi
Bir olası senaryo da benden:

Deprem bitti bina yıkılmadı, direkt dışarı çıkabiliriz veya en alttaki otoparka gidip arabayı alıp çıkabiliriz (ama ya bina üstüne çökerse veya merdivenler sıkıntılıysa? otopark kapısı açılacak mı o da bir sıkıntı)

Fakat arabayı almak uyumak, başka yere gitmek vb. için iyi olacak.

ne yaparsınız?
0
nhk ni youkosu
(09.02.23)
Ilk depremde yikilma, catlak olusmadiysa artcida yikilma sansi daha dusuktur
diye
hic bir bilimsel yani olmayan, sadece kendimi rahatlatacagim bir dusunceyle, iner arabayi alir hemen disari cikarim.

bilimsel degil, tamamen kendi uydurmam, kimseye ornek teskil etmesin.
0
Corc
(09.02.23)
Otoparka asansörle inme konusu sıkıntılı bence ama artçıları beklemektense kesinlikle merdivenlerden uçarak aşağı iner arabayı alır kaçardım.
0
vedatchilipeppers
(09.02.23)
aslında doğru olan depremden dışarı çıkabiliyorsan çıkman. bir sürü hiç eve girmemen.
2. artçı ile çok yıkılan ev oldu.

ki bazı evler artçı olmasa da yıkıldı. çünkü gücünün %99unu kaybetmişti. videolarda gördük.

ben olsam heralde panik halde arabayı alır açık bi alana geçerdim.
0
jelly bear
(09.02.23)
Böyle bir durumda sizin gibi otoparka telaşla inecek bir sürü insan olacak.

Öncelikle elektriklerin kesik olacağını unutmayın. Yani kapalı otoparksa zifiri karanlık olacak. Telaşla kontrolsüz hareket eden çok olacaktır. Herkes aynı anda çıkışa gidecek.

Arabayı çıkarmaya çalışırken sağa sola çarpanlar, karanlıkta otoparkta yürüyenleri koşturanları fark etmeyip çarpanlar vb. bunlar çok olası senaryolar.
Özellikle residence tarzı yüzlerce dairenin olduğu binaların otoparkları.

Bir de aynı anda bir sürü araç çıkışa yönelecek, orada yığılma olacak. Hele bariyerli, otomatik kapılı vs bir otoparksa arabayla çıkış konusu epey uzun sürebilir. Kapıda kuyruk da oluşabilir.

Böyle bir durumda öncelik her zaman can güvenliği olmalı.

Dışarı çıkmayı başardınız. Bina sağlam duruyor. Komşularınızla koordineli bir şekilde araçları çıkarmayı konuşabilirsiniz. Ya da varsa açık otopark alanı orayı tercih edin.

Benim oturduğum sitede 1000'in üstünde daire var. Otoparkta en boş halinde bile 100'ün üstünde araç oluyor. Düşünsenize aynı anda 100 arabanın son sürat çıkmaya çalıştığını

İşte bu yüzden büyük sitelerde özellikle deprem tatbikatları, toplanma alanları çok önemli. İnsanlara ilk olarak bu noktaya ulaşmaları tembihlenmeli. ama eminim buna rağmen birçok insan hemen arabasına koşacaktır.
0
anten
(09.02.23)
Deprem sırasında merdivenler ya da asansörler kullanılmaz. Depremden sonra merdivenleri kullanabilirsiniz ama asansör yine kullanılmaz. @Corc'un dediği, kendisinin de ifade ettiği üzere bilimsel yanı olmayan ve yanlış bir bilgi.

Geri kalan her şey için @anten +yıldızlı 1
0
nawar
(09.02.23)
Şart değilse arabayı almam. Şart ise önce yakınları dışarı çıkarırım, garaj kapısı ve rampası sağlam mı kontrol ederim, sonra hızla merdivenle inip arabayı çıkarmayı denerim. Anten'e katılıyorum bu noktada. Bizim sitede 41 katlı 3 bloktan 1000 daire var ve tek şeritli fakir bir mahalleye çıkıyor. O yoldan çıkmak imkansız olacaktır.
0
roket adam
(09.02.23)
deprem anında binanın en riskli-kurtulması en zor hatta imkansız alanı olan bodruma inmezdim.

önce ilk fırsatta dışarı çıkarım. binayı ve çevre binaları dışarıdan gözle kontrol ederek hasar tespiti yaparım. artçıların ne zaman geleceği belli değil bu yüzden binada risk görüyorsam uzaklaşırım. ayrıca denildiği gibi ortalıktaki kaos geçmeden kabalık otoparktan araç çıkarmak imkansız gibi.
0
orpheus
(09.02.23)
deprem sarsılması bittikten sonra ilk fırsatta dışarı çıkmalısınız. deprem durumunda asansör kullanılmaz. merdivenler de binaların en zayıf yerleridir. buralarda vakit kaybetmeyin. bir kısım vatandaşımız eşya almak için evine girdiği sırada 2. depreme yakalanarak vefat etti, yani hasar tespit yapılmadan eve girmek de pek mantıklı durmuyor. deprem çantasıyla en yakın toplanma alanına gitmek lazım.
0
b1020
(09.02.23)
yanlis biliyor olabilirim ama kapali garajlar ayni anda siginak olarak üretilmiyor mu? mesela bizim istanbuldaki binanin kapali garaji(8 kat 8 daire ve 8 araclik otopark) ayni anda siginak olarak insaa edildi ve öyle kayitli. oraya güvenirim yani.(2015 yapim)

önce ailemle disari cikar,etrafin durumana göre tek basima gidip arabayi cikartirdim. garaj kapilari manuel olarak da aciliyor iceriden zincir ile
0
c1b2k3
(09.02.23)
Önce canımı düşünürüm. Dışarı çıkarım. Dışarıda ne olup bittiğini, depremin ayrıntılarını öğrenirim. Sonra otoparkın durumunu kolaçan ederim, çıkış ve yoğunluk var mı şeklinde. Arabayı illa alacaksam bunlardan sonra alırım
0
mellifica
(09.02.23)
o zaman temel olarak, kapalı değil açık otopark daha mantıklı çıkarımı yapıyorum şu an. Eskiden hep kapalı otoparklı bina bakardık sanırım artık deprem bölgesinde tersi daha mantıklı.

Çünkü İskenderun'daki arkadaşlarım arabalarıyla akrabalarının olduğu köye gittiler ve o sayede bir şekilde yemek-su-ateş vs. buluyorlar. Başlangıçta toplanma alanı, ısınma, yemek, tuvalet falan olmuyor ki İstanbul'daki durumda çok daha uzun sürecektir. Tabii arabayla şehri terk edecek yol da kalmaz sanırım veya aşırı trafik olur. Ama yine de o depremde sağ kalmak ve şehri terk etmemek de çok riskli olacak gibi geliyor bana.

edit: benimki de tek apartman 20 araba falan var. Büyük rezidanslar siteler güvenli tasarlanmıştır diye umuyorum ama onlarda da insan kalabalığı çok dediğiniz gibi.
0
🌸nhk ni youkosu
(09.02.23)
ilk çöken merdivenler,asansör boşlukları ve balkonlar olmaktadır. bilin de.
0
deepex
(09.02.23)
99 depremini izmitte yaşadım.
tabi depreme zihnen hazırlanmak, bina sallandığında deprem çantasını alrıım, merdivenden kaçarım, şunu yaparım diye planlamak hiç yapmamaktan iyidir.

ama deprem olduğunda bu planların hiçbirisi aklınıza gelmeyecek. o an panikle saçmada olsa aklınıza ilk gelen şeyi yapacaksınız. bir amaca yönelik hareket etmeyi deneseniz bile çok büyük ihtimalel yapamayacaksınız.

depremin sizi odanın içinde savurma gücünü yaşamadan tahmin edemezsiniz.
99 depreminde 1 dakikaya yakın salladı.

amcam yıkılmayan evde, deprem süresince yatak odasının kapısına ulaşıp yan odaya çocukların yanına geçememiş. bildiğin yerde emekleyerek kapıya ulaşamamış.
aynı amcam kendisinde kalan yeğenini unutup onsuz bahçeye inmişler. dakilar sonra aileden birisinin aklına gelmişte eve dönüp yeğeni indirmişler.

başka örnek annem yatakta kitlenip kalmış, rahmetli babamın omzuna boynuna tırnaklarını öyle bir geçirmişki babam annemden kurtulup yatakdan çıkamamış.

kendimden örnek vereyim. çatı katında deprem esnasında hemen uyandım, kendimi üstü açık terasa attım. deprem sürecinde değil binadan çıkmak, ayağa kalkamadım.
2 ayağımın üstüne kalkmayı her becerdiğimde sarsıntı beni yeniden yere yapıştırdı. ulan bu böyle olmayacak deyip kedi gibi sürüneyim bari dedim, onu bile beceremedim zaten sarsıntı bitti.


ayrıca filmlerde hani yüzlerce binlerce at toplu halde koşar, çok güçlü bir nal sesi gelir. işte ben şahsen o sesin 100 kat güçlüsünün topraktan geldiğini duydum. ancak bu kadar tarif edebiliyorum. sadece o ses bile insanın donup kalmasına yeter.

deprem oldu koştum merdivenden dışarı attım kendimi diyenler, deprem değilde depremcik oldu desinler.

depreme depremden önce hazırlanılır.
deprem olunca şunu bunu yaparım demek, ancak deprem teğet geçerse uygulanabilir.
0
aslindasorunumpsikolojik
(10.02.23)
önce kendimi kurtarırdım. 10 15 dk sonra bina yıkılmadıysa arabayı alırdım alabilirsem
0
gizemli dede
(10.02.23)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.