Giriş
(11)

Vergiler hakkında ne düşünüyorsunuz?

nundu
Vergiler derken Türkiye'de alınan vergiler değil, genel olarak vergi sistemi hakkında düşüncenizi merak ediyorum. Yani Türkiye'de hem toplanırken adaletsiz hem de harcanırken güven vermeyen bir vergi sistemi olduğu için Türkiye özelinde pozitif düşünceye sahip olmak zor da, ütopik derecede iyi olmas
Vergiler derken Türkiye'de alınan vergiler değil, genel olarak vergi sistemi hakkında düşüncenizi merak ediyorum. Yani Türkiye'de hem toplanırken adaletsiz hem de harcanırken güven vermeyen bir vergi sistemi olduğu için Türkiye özelinde pozitif düşünceye sahip olmak zor da, ütopik derecede iyi olmasına gerek olmadan hem toplanmada hem harcanmasında görece adil bir toplum için soruyorum.

Özellikle ekonomik liberaller arasında vergi=devletin yaptığı hırsızlık gibi bir algı var. Yani bilmiyorum, kazandığım tutardan makul bir kısmın alınıp toplum faydasına kullanılması beni rahatsız etmiyor düşününce. Sağlıklı ve iyi eğitilmiş bir toplum için vergi alınması, alınan vergiden çok daha fazla katma değer üreten bir olay gibi geliyor. Ha tabii ki bizden alınan verginin harcanacağı yeri seçemiyoruz ve belki çok da işime yaramayacak bir alana harcanacak benden alınan vergi ama toplumsal olarak bakarsak zaten bir şekilde dengeleniyor. Ee daha zengin olanın daha çok vergi vermesi de bana mantıklı geliyor. Kızıl komunist biri değilim de genel sosyal demokrat perspektifte bakınca en azından bir seviye fırsat eşitliği sağlamak için çalışılması bana mantıklı geliyor.

Sizin bu konudaki düşünceniz neler? Vergilerin sıfır ya da sıfıra yakın olduğu bir toplumda yaşamayı mı isterdiniz yoksa adil bir sistemle vergi toplanan ve bu toplanan vergilerin halk yararına harcandığı bir toplumda mı?
0
nundu
(04.03.24)
Gece 3 te birkaç kişinin kapını kırıp evi talan edip gırtlağını kesip gitme ihtimalinin sıfıra haddinden fazla yakın olmasının maliyeti sence nedir?

Ya da senden iri birinin artık bu ev benim, ya da dükkanın benim deyip seni kapıya koyarsa gideceğin bir yerlerin olma maliyeti?

Akşam çocuğun okuldan eve dönmediğinde arayabileceğin bir yerlerin olması,

Şeker koması, kalp krizi vs. düştüğünde çarşının ortasında, bir ambulansın gelip seni alacağını bilmenin,

İş makinesine kolunu kaptırırsan artık sana devletin bakacağını bilmenin,

Daha binlerce örnek sayarım. Bunların maliyeti senin için senin gözünde nedir? Yani bunlar için kazancının ne kadarını fedaya hazırsın?
0
Mirket
(04.03.24)
@mirket

ben vergileri destekliyorum zaten, sorular direkt bana gibi üzerime alındım :d
0
🌸nundu
(04.03.24)
vergi olmazsa kamu hizmeti olmaz. yani sosyal devleti geçiyorum temel kamu hizmeti bile alınamaz. buna anarko-kapitalizm deniyor. parasıyla şirketlerden kamu hizmeti alıyorsunuz. vergi ödemiyorsunuz. devlet yok, şirketler var. bir aralar mantıklı gelse de artık doğru bulmuyorum.

vergi alınmasını yanlış bulmuyorum. ekonomik duruma göre dengeli toplanan vergiyi ve harcanan vergiyi yani kamu giderlerinin denetlenebilir olmasını doğru buluyorum. zenginlerden daha fazla vergi alınması gelir dağılımındaki adaletsizliği düşürür. komünist olmak ayıp değil. sert bir sosyal devlet olması gerektiğini düşünüyorum.
0
paintov
(04.03.24)
Estğ. Abi.
Geçen gün bir Western filmi seyrettim. Dağ başında bir kulübede yaşayan bir aile. Evi basıyorlar falan.
O an düşündüklerim bunlar.
'Devlet aslında ne büyük bir nimet.' demiştim.
0
Mirket
(04.03.24)
yaşasın vergi :D
0
gule gule
(04.03.24)
Devlet ne yaparsa kötü yapar.
En basit örneği okullar.
10 senede İngilizce cümle kurduramayan bir eğitim sistemi.
Devlette çalışan bir öğretmenin ders saat ücreti de özel de çalışanın 10 katı falandır.
Devlet adalet, güvenlik gibi alanlar dışında olmamalı. Sadece kontrol ve düzenleme yapmalı.
0
parka
(04.03.24)
Avrupa ülkeleri veya ABD gibi ülkelerdeki gibi denetimi sıkı yapılıp halka "eşit" bir şekilde yayılırsa ne ala.

Bizde millet kaçak elektrik kullanır bize girer, üretim olmaz 1 araba kendine 2 araba devlete alırsın, yurtdışından alabileceğin eşya aylık olarak sınırlandırılır, fiyat olarak sınırlandırılır, verginin vergisini almak gibi saçmalıklar olur, kafalarına göre ek mtv uydururlar. Kodamanların vergi borçları silinir...

Özetle vergi gerekli ama bizdeki gibi halkı öpüp zenginleri korursanız millet de kaçırmak ve kaçınmak için elinden geleni yapar.
0
kimlanbu
(04.03.24)
Sen istiyor sosyal devlet, kamu girişimleri ve kolluk kuvvetleri? O zaman ödeyecek vergi.

Bizim ülkenin başarısızlığı, toplum olarak bölünmüşlüğü ve vergi afları üzerinden bakınca tabii ki insanın vergi ödeyesi gelmiyor.
0
nawar
(04.03.24)
Eğitim, sağlık ve barınmada belli bir standarttaki hizmeti kamunun sağlaması gerektiğini düşünüyorum. Sonrasında isteyen özel hastaneye gitsin, çocuğunu özel okula göndersin, yalıda yaşasın.
Bazı cevaplarda asayiş vurgulanmış, ama bir dönem sık sık patlayan bombalar veya denetimli serbestlikle sokaklarda cirit atan caniler unutuldu sanırım. Önce sosyal devlet ve vatandaşlık bilinci gelmeli ki hesap sorabilelim.
0
auroraaurora
(04.03.24)
vergi iyi ancak vergilerin harcandığı yerleri kontrol edemiyoruz. vergilerimizi sorgulayabilmeli ve hesap sorabilmeliyiz.
0
benarrivo
(04.03.24)
Gördüğüm kişi zenginlestikce "aman parama kimse dokunmasin" diyor, her şeyi zaten parası ile alabildiği için önemsiz oluyor.
Kişi fakirlestikce de tam tersi.
Bana göre dünyanın en komik düşüncelerinden biri yani devlet olmasın, vergi olmasin. Ha aynı şekilde komünizmi de komik buluyorum.
Misal güvenlik denmis, itfaiyenin falan da paralı olması gerektiğini düşünenler var. Bunun sonu yok.

Benim kendi düşüncem sosyal kapitalizm gibi bir şey. Vergi toplanmali ama vergi takip edilebilmeli. Ama kesinlikle toplanmali. Ve gelire göre de ayarlanmali. Onun dışında egitimin ve sağlığın vergiler ile ödendiği ulkelerde yaşamayı ve kişilerin gelirleri arasında ucurumlar olmayan yerlerde yaşamayı tercih ettiğim için Avrupa'dayim.
0
logisticsmanager
(04.03.24)
(8)

29 şubat

nundu
Bugün malum dört senede bir gelen artık gün. Ben takvimle ilgili şeyleri seven bir birey olarak 29 şubat yaklaştıkça hafiften heyecanlanıp, gün gelince de mutlu oluyorum. Evet sonuçta bir mantığı yok ama 4 senede bir gördüğün bir takvim günü beni bir tık da olsa mutlu etmeye yetiyor :DSizin için bir
Bugün malum dört senede bir gelen artık gün. Ben takvimle ilgili şeyleri seven bir birey olarak 29 şubat yaklaştıkça hafiften heyecanlanıp, gün gelince de mutlu oluyorum. Evet sonuçta bir mantığı yok ama 4 senede bir gördüğün bir takvim günü beni bir tık da olsa mutlu etmeye yetiyor :D

Sizin için bir önemi var mı yoksa hiç takmadan hayatınıza devam mı ediyorsunuz? Yani bana kalsa 29 şubatı resmi tatil de yaparım zaten 4 senede bir geliyor yılbaşı gibi kutlanmasının bir mahsurunu göremiyorum :d

Son olarak ilginç bilgi paylaşayım bugünle ilgili, artık gün kuralı 100'ün katı olan senelerde uygulanmıyor ama 400'ün katı olan yıllarda uygulanıyor. Yani 2000 senesinde 29 şubat vardı ama 2100 senesinde olmayacak. Bizim nesile denk gelmeyen bir durum olmadığı için pek bilinmiyor bu özelliği :D
0
nundu
(29.02.24)
Benim için bir önemi yok
0
rock n roll
(29.02.24)
önemi olmaz olur mu, var. maaş yatıyor. ama bunu görünce baktım, daha yatmamış :(
0
gabe h coud
(29.02.24)
Ya çok saçma, dümdüz gün işte... dedi sabah uyanınca bugün 29 şubat diye mutlu olan insan :))

"Yıla fazladan gün eklendi ehehe" diye seviniyorum şahsen ben.

Edit: Niye 2100'de yokmuş ki diye merak ettim. Başkaları da merak ederse buyurun airandspace.si.edu
0
kobuzchu kiz
(29.02.24)
yani 29 şubat 2096 tarihinden sonraki 29 şubat 2400 yılında mı olacak?
başka bi deyişle biz ve bugün doğan insanlar öldükten sonra kimse 29 şubat tarihini yaşamayacak. 2400 yılında insanlık olur mu, sanmam.

ya ben heyecan duymadım çünkü takvim ve bu tarihe karşı malumatım çok düşük. ama belki 4 yıl sonra heyecan duyarım.

1 marta yetişmesi gereken işler vardı. bu hafta biraz savsakladım nasıl olsa ekstradan bi gün var diye.

edit:
ben sadece "dörtyüz'e bölünen yüzyıllarda" gibi düşünmüşüm hatalı olarak.
bi nebze heyecanım azaldı şimdi. düzeltme için teşekkürler.
0
biseysorcaktim
(29.02.24)
@birseysorcaktim

Hayır 2096'dan sonraki 2104'te olacak. 100'ün katı yıllar için bu sadece. Onun dışında dörde bölünen yıllarda olmaya devam edecek tabii ki
0
🌸nundu
(29.02.24)
Bizim maaşlar ayın son günü yattığından maaşı 1 gün geç almamıza vesile olduğu icin 29 şubat'ı kınıyorum.

Umrumda olmayan herhangi bir gün..
0
nic cage
(29.02.24)
Bana bir şey ifade etmiyor. Ayın son ya da ilk günü maaşını alanların daha net hissettiği şekilde +1 gün oluyordur ama tabii. Ben ay ortasında aldığım için farkında bile değişim. Gerçi artık 21 Aralık gece indirimleri dışında herhangi bir şekilde bu günlere dikkat eden yok sanırım.
0
nawar
(29.02.24)
Ben de severim. Bir de ekinoksları... Yarın güneş aydedeyi yenecek derim, diğer sefer aydede kazanacak derim, sevinirim içimden :)
0
antihero
(01.03.24)
(16)

Beni basgöz etmek istiyorlar

bonaparte
Almanya da yasiyorum, erkegim ve yasim 38. Uzun yillardir psikolojik problemlerim bulunuyor ve malulen emekli edildim. Enistem Türkiye de yasayan kuzeni ile beni basgöz etmek istiyor kadin 31 yasinda. 1 haftadir bana baski ve israr ediyor "cok iyi olacak" "iyi biri" gibi sözlerle. Ben ise konuya sog
Almanya da yasiyorum, erkegim ve yasim 38. Uzun yillardir psikolojik problemlerim bulunuyor ve malulen emekli edildim. Enistem Türkiye de yasayan kuzeni ile beni basgöz etmek istiyor kadin 31 yasinda. 1 haftadir bana baski ve israr ediyor "cok iyi olacak" "iyi biri" gibi sözlerle. Ben ise konuya sogumum nedenleri kadin basörtülü ve muhafazakar ben tam tersi, simdiye dek basörtülü biri ile evlenmeyi redettim tamamen dünya görüsü farkliliklari yüzünden. Kiz Zaza (Zazalar ile bir sorunum yok) ama Enistemde gördügüm intiba benim kültür anlayasim ile dogu insanin anlayisi arasinda da bir sürü fark oldugu seklinde.

Enisteme neden hemen hayir diyemiyorum? Enistem eger ben evet dersem konunun cantada keklik oldugunu söylüyor kizin da almanya ya gelme isteginin olacagini söyluyor. Rahatsizligim dolayisla Sosyal hayatim sifir ve ciddi olarak birisi ile tanisma firsati bulamiyorum ve gelecekte de zor gibi görünüyor, ve de rahatsizligimin insanlara sorun olacagindan cekiniyorum. Yukardaki örnekte rahatsizligimin bir sorun yaratmayacagi kanisindayim belki de? ve bir firsat gibi duruyor ama aklim ve kalbim konuya soguk. Enistem ise israrini devam ettiriyor.

Enistem ile insan olarak cok iyi anlasamadigimi da ekleyim.

Kendime olan güvenim yerlerde oldugu icin ne diyecegimi bilemiyorum. Ömür boyu bekar kalmak ta istemiyorum.
0
bonaparte
(29.02.24)
hayır de bence. zorla güzellik olmaz. yalnız kalcan diye kötü ilişki yapılmaz
0
jelly bear
(29.02.24)
Geçmiş olsun. Bir felaketin reçetesini yazmışsınız resmen. Sizi basamak olarak görecek bir kadın, sorunlu evlilik dinamikleri, çıkabilecek olası diğer durumlar...
Siz de başka bir şekilde evliliğe gidecek bir ilişki bulma konusunda umudunuzu yürüme yitirmiş olmalısınız ki düşündünüz.. En azından bir tanışın diyeceğim ama uzaktan ya da kısa sürede ne anlayabilirsiniz şüpheli. Bir de akrabanın akrabası olması işleri ileri zamanlarda daha karmaşık yapıyor.
0
anon1m
(29.02.24)
Enişte ve bahsi geçen kadın Almanya'da yaşayan paralı ve zararsız bir adamı gözlerine kestirmiş gibi görünüyorlar. Kadını begenmemissin ve kültürel olarak uyum olmayacağını düşünüyorsun. Bence alınacak bir risk değil.
Evlenmek istiyorsan daha güvenilir bir akrabaya şöyle bence.
0
benarrivo
(29.02.24)
öncelikle çok gecmis olsun. kesinlikle hayır demelisiniz. evlilik daha sonra dogacak bir cocuk olur. çocuğun da hayati mahvolur boyle bir evlilikte. Kadin anladigim kadar ile zaten almanya olduğu icin bu ise sıcak bakıyor. baslamadan direk hayır demelisiniz.
0
oscar
(29.02.24)
Hocam ilk olarak siz daha iyi bilirsiniz. Biz sizi tanımıyoruz, yönlendirmemiz belki yanlış olabilir. Benim kendime göre görüşüm ise olumsuz. Anlasamayacaginizi düşündüğünüz ve anlaşamadığınız birinin aracılık ettiği biri ile evlenmektense alternatif nasıl olur diye düşünüp daha iyi alternatif varsa o şekilde hareket edebilirsiniz. Sadece birinin aracılık teklif etmesini beklemek yerine kendiniz bir şeyler yapmayı deneyebilir veya daha makul aracılar bulabilir, onlardan daha uygun birilerini bulmalarını talep edebilirsiniz. Tabii ki tekrar belirtmekte fayda var: siz daha iyi bilirsiniz.
0
havadakarada
(29.02.24)
Gayım de. Homoseksüel ilişkim var de geç.
0
ferenc
(29.02.24)
Kadının niyeti Almanya,evlilik değil. Kötü bir evlilikle şu an yaşadığınız psikolojik sorunlar daha ciddi boyuta geçer. Aynı kafadaki insanlar evliliği zor yürütüyor. Sizde daha baştan bu kadar farklılık varken birbirinize uyum sağlamanız mucize olur. İnternetten insanlarla tanışmayı denediniz mi? Çok farklı sıkıntılar yaşayan insanlar var. Bir şekilde onlara ulaşabilirseniz kendinizi yalnız hissetmezsiniz.
0
asteriks
(29.02.24)
Anlattıklarına göre evlenirsen herşey daha kötü olacak gibi.
Enişte cevabım hayır bir daha konuşmak istemiyorum de kestir at
0
basond
(29.02.24)
ömür boyu bekar kalmak, kötü bir evlilikten çok daha iyidir.
0
elorelia
(29.02.24)
boşanırsınız, sizin psikoloji daha da gider. hiç düşünmeden red.
0
deartheodosia
(29.02.24)
Konunun sizinle ilgisi olduğunu sanmıyorum. Enişte, kuzenine Almanya bileti almaya çalışıyor gibi. "Bir aksilik olmazsa seneye ya da sonraki sene Türkiye'ye kesin dönüş yapmayı düşünüyorum, o zaman konuşuruz." dediğin anda baskı azalacak gibi.
0
nawar
(29.02.24)
aman abi sakın bu şekilde evlenmek gibi bir hataya düşme.
0
hrskrs
(29.02.24)
enisten gidip o kizla konusacak degil, kizin abisi, babasi vs ile seni kekleme pesine dusmuslerdir, kendi yerlerini hazirlamislardir bile.
rahatsizligini yaz bence ki insanlar yardimci olsun.
0
durgunfoton
(29.02.24)
yukaridaki butun yorumlara katiliyorum.

tanimadiginiz; begenmediginiz ve kafalarinizin/kulturlerinizin uymayacagini dusundugunuz biriyle 7/24 ayni evde yasadiginizi hayal edin. zaten otomatik olarak hayir diyeceksinizdir diye dusunuyorum.

eger enisteniz hayir dedigin halde illa bir sebep gostermenizi isterse "mutlu olmayacagimi dusundugum bir evlilik yapmak istemiyorum" diyin. mutlu olacagini dusundugumuz evlilikler bile ne halde, cevremizdeki severek anlasarak evlenmis insanlar; boyle bir evliligin hic sansi olacagini dusunmuyorum. kendinize yazik etmeyin.
0
111111
(29.02.24)
Enisten psikolojik sorunun oldugunu bildigi icin seni istismar etmeye calisiyor, emekli maasin var diye. Bu israr falan, baska aciklamasi yok.
0
hot potato
(29.02.24)
Acilin bari birisi pozitif bir yorum yapsin yahu..

Yaw eniste belki de senin iyiligini dusunuyor, yalniz kalmani istemiyor, bu ihtimaller dahilinde degil mi?Belki de hatunu taniyinca seveceksin, belki de sana iyi gelecek?

Yerinde olsam bir 3 ay turkiye ziyareti yapar hatunla biraz zaman geciririm. Sonra bir degerlendirme yaparim.
0
cooperr
(29.02.24)
(18)

Yediğiniz en iyi hamburger?

ermanen
Yediğiniz en iyi hamburger? En iyi hamburgerci?Franchise ve gurme olarak da ayırabilirsiniz.Franchise olarak yurtdışında Five Guys en iyi bana göre.İstanbul'da Baltazar iyiydi. Adana'da The Bull Burger.
Yediğiniz en iyi hamburger? En iyi hamburgerci?

Franchise ve gurme olarak da ayırabilirsiniz.

Franchise olarak yurtdışında Five Guys en iyi bana göre.
İstanbul'da Baltazar iyiydi. Adana'da The Bull Burger.
0
ermanen
(28.02.24)
ankara'da etmanyak
istanbul'da barto's
amsterdam'da the beef chief
berlin'de burgermeister

1. etmanyak
0
lemmiwinks
(28.02.24)
İzmir’de burger street olabilir, güzel smash burger yapıyorlar. Bir de hamburgerci olmamasına rağmen dükkan sandviç çok güzel hamburger yapıyor.

Yurtdışı için cevap vermek zor, genel kalite çok çok daha yüksek, birçok ülkede/yerde iyi hamburger yenebilir ama benim en çok keyif aldığım Londra honest burger idi sanırım.
0
orient blue
(28.02.24)
istanbul
zapata burger
zula burger
0
neira
(28.02.24)
kadıköy namu burger çok mu açtık bilmiyoruz ama bayadır namu üzerine iyi hamburger yemedik.
0
eja
(28.02.24)
Brno'da, Būcheck 'te yediğim hamburger gerçekten bugüne kadarki en iyisiydi.
0
lüzumsuz adam
(28.02.24)
Amerikadaki Five Guys subeleri.
Patatesi bazen cok tuzluyorlar ama hamburger konusunda benim icin rakipsizler.
0
VIPCH
(28.02.24)
Istanbul zula kesinlikle
0
mor oje
(28.02.24)
ankara'da kulina.
0
summerjam0306
(28.02.24)
zapata burger - istanbul
0
noxie
(28.02.24)
istanbul zula
izmir burger street
0
axl
(28.02.24)
Kapandı ama İstanbul için;
Gourmet Burger Kitchen.
0
kumandanim
(28.02.24)
nisantasi virginia angus disinda yememeye calisiyorum.
zula'yi begenmemistim ben.
halbuki double cheeseburger yani nasil farkli yapilabilir ki. :))
0
arakaali
(28.02.24)
90 Larda yediğim mcdonalds hamburgerleri efsaneydi.
0
ferenc
(28.02.24)
İstanbul Eminönü Virginia Angus.
0
alimcgraw
(28.02.24)
Bostancı'da metro ile sahil arasında bir hamburgerci vardı. Kapandı. Ekmeğini, sosunu vs. taze olarak el yapımı hazırlıyorlardı. Ekmek, inanılmaz önemli hamburgerde. Bayat hamurları ısıtıp hatta ızgarada hafif yakıp kitliyorlar birçok hamburgercide. O yüzden benim için önemli o konu.

Eminönü Virginia Angus birkaç yıl önce yediğimde iyiydi. Bu pahalılıkta kesin bozmuştur ama. Etin pişme oranını sorup daha sonra istediğin pişme miktarında getiren nadir yerlerdendi. Normalde orta-az dersin orta, orta dersin iyi pişirip getirirler.

Koşuyolu'nda da mm&g's burger var. Orayı da üçüncü sıraya yazarım.

Burada sayılan birçok yeri denedim. Güzeller ama adını hatırlayıp yoluna gidecek kadar değil. Yemek tamamen tecrübe konusu. Daha lezzetli halini yiyene kadar, en lezzetlisi o gibi geliyor. McDonald's ve sonrasında Carl's Jr. vs. franchiselar hep bu algı ile hamburgerlerini sattılar.

Gerçi hayal kırıklıklarından dolayı artık dışarıda hamburger yemiyorum pek. Köftesini ve ekmeğini kendin yapıp evde ızgarada, tavada, fırında artık nasıl istersen yapma yolundayım uzun süredir.
0
nawar
(28.02.24)
Ratskeller, Munich
0
gabe h coud
(28.02.24)
Ankara için Volkie's
0
kendi helvasını kavuran zombi
(28.02.24)
Taksim islak hamburger dermişimmmm
0
Zetnikov
(29.02.24)
(15)

İnce ayak bileği

Amaranta ursula
Iyiyakşamlaar herkeseİnce bilekler hakkında ne düşünüyorsunuz? El olur ayak olur. Neden sexi kabul edilir? Kalça ve meme gibi doğurganlık ile bağını da bulamadık. Sadece kadında mi sexidir? Erkekte de sexi bulan yok mu mesela? Kabartma tozu keki nasıl kabartır?Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdi
Iyiyakşamlaar herkese

İnce bilekler hakkında ne düşünüyorsunuz? El olur ayak olur. Neden sexi kabul edilir? Kalça ve meme gibi doğurganlık ile bağını da bulamadık. Sadece kadında mi sexidir? Erkekte de sexi bulan yok mu mesela? Kabartma tozu keki nasıl kabartır?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(27.02.24)
Bence kötü görünen bir şey ince bilek. Erkekler nesine bu kadar ayılıp bayılıyor anlayabilmiş değilim ben de.
0
yazdonumu
(27.02.24)
tek başına seksi değil ama narin bir şey olduğu için "petite" kızların güzelliğini, seksiliğini pekiştiren bir şey.

fetish olarak diyorsan, ben de anlamıyorum.
0
gabe h coud
(27.02.24)
İnce ayak bilekleri göze hoş geliyor. En azından benim gözüme hoş geliyor. Seksi olarak görülen her şeyin ille de doğurganlıkla bir bağı olmasına gerek yok bence. Bir kadının ince parmaklı eli de bana güzel geliyor mesela. Kadınlar genel olarak güzel varlıklar.
0
pispinti
(27.02.24)
Ne kadar ince olduğuna bağlı. Kalın bilek seksi değil. Ya kilo ile ilişkili ya da erkeksi geliyor sanırım. Üstüne düşünmedim. Haliyle kalanı seksi yapıyor. Yoksa ince bacak ve kalın bacak karşılaştırmasında seksi ya de değil denilenin Doğu Asyalı seviyesi ince bacağın da kilolu kalın bacağın olmaması gibi. Üst ve alt sınırlar var.
0
nawar
(27.02.24)
Bu arada bir kadın olarak benim gözüme de hoş geliyor kadında ya da erkekte olsun fark etmiyor. Sadece neden hoş geldigini anlayamadık:/
0
🌸Amaranta ursula
(27.02.24)
Sexiliğin tanımı veya sınırı var mı?
Saçma şeyler de sexi gelebilir takılmayalım
0
Cezcez
(27.02.24)
Şöyle olabilir. Hani dans ve hareketlere hep bir esnekliğin estetiği var. Bunun ile kodlanmış olabilir ya da yine aynı şekilde. Dediğim gibi feminen olması da onu erkek için çekici yapıyor. Küçük ayak ve el konusu da. Tabii bunun dışında kesin mitolojik göndermeli açıklaması da vardır :p
0
nawar
(27.02.24)
İnce bilekler hakkında ne düşünüyorsunuz?

> hiçbir şey düşünmüyorum. ona gelene kadar neler var.

ince bilekliyle de çıkarım, kalın bilekliyle de çıkarım..

karikaturkutur.wordpress.com
0
tabudeviren
(27.02.24)
Tamamen çağın güzellik algısı ve dayatmalarından ötürü olduğunu düşünüyorum.

Ben de ince bilek severim. Narin el severim. Küçük ayak severim. Ama neden, açıklayamıyorum.

1000 yıl önce yaşasaydım belki de gürbüz, iri kadınlardan hoşlanacaktım. İşte anadolu kadını bee taşı sıksa suyunu çıkarır diyecektim.

Falat günümüz dünyasında narinlik daha fazla estetiklik uyandırıyor. Aşırıya kaçılmadıkça tabi!
0
ananiyimioguz
(27.02.24)
ince ayak bileği seviyorum. erkek bileğine göre çok farklı görünüyor, o yüzden yükseliyorum. ayrıca ince ayak bileği ayağa dişil bir kıvrım veriyor.
0
benarrivo
(28.02.24)
ince ayak bilegi cok seksi bir sey. Guzel bacak, guzel ince ayak bilegi ve guzel ayak bir kombodur.Bunlardan biri olmadan digerleri de olmuyor.Kalin bilek erkeksi gozukuyor.
0
turkuaz
(29.02.24)
bu arada konudan bağımsız, kalın bileklilerin libidosunun daha yüksek olduğuna dair bir bilgi kalmış kafamda ne kadar doğru bilmiyorum.
0
ananiyimioguz
(29.02.24)
ince ayak bileklerini ben de güzel buluyorum. kendimce yanıtım, ince ayak bilekleri sağlıklı bir kardiyovasküler sistemi işaret ediyor olabilir. çeşitli damar ve romatizma hastalıklarının ayak bileklerinde şişkinlik olarak belirti verdiğini hatırlıyorum.
0
engelbert humperdinck
(29.02.24)
Kitabı ve dolayısıyla ismi yanlış hatırlıyor olabilirim ama Don Kişot sevgilisi Dulcinea'nın ne kadar alımlı, ne kadar seksi olduğunu anlatırken kadının bıyıklarından bahsediyordu.

Aynı şekilde 19. yüzyıl yazarları kadını överken ne kadar tombul olduğunu anlata anlata bitiremezler. Bir gram etin bin ayıbı örttüğüne dair atasözümüz bile var.

O dönemlerde öylesi popülermiş. Bu dönemde de bu. Mağara devrinden genlerimize kazınmış bir olay değil yani. İnce ayak bileği kadına zerafet, narinlik veriyor.

Ben de severim :)
0
Mirket
(29.02.24)
şahsen ince bilekleri ve ortalama üstü kalın bilekleri güzel bulmuyorum, ince bilek neden sevilir anlamam.
0
ravenudon
(29.02.24)
(5)

Biz ne ara buraya geldik ya?

speedy
Kulubun resmi twitter sayfasi bahis reklami yapiyor hemen oyna falan diyor:) https://twitter.com/Fenerbahce/status/1762432915269431450 Kasanin kazanmadigi durum mu var? Bahis oynayip da karda olan insan evladi mi var?
Kulubun resmi twitter sayfasi bahis reklami yapiyor hemen oyna falan diyor:) twitter.com Kasanin kazanmadigi durum mu var? Bahis oynayip da karda olan insan evladi mi var?
0
speedy
(27.02.24)
reklam almıştır.
0
etna
(27.02.24)
reklam bu. gayet normal.
adı geçen şirket, milyonlarca liralık sponsorluk anlaşmaları yapıyor.
0
saturn
(27.02.24)
görselde zaten forma kol sponsoru yazıyor. sponsorluk anlaşması gereği bu tarz reklamlar yapıyorlardır.
0
shadowfollower
(27.02.24)
Nesine.com ile 10 yıldan uzun süredir sponsorluk anlaşması var Fenerbahçe'nin. Arada reklamı da veriyor. Bahis ile ilgili yeni bir yönetmelik ya da kanun düzenlemesi geçti sanırım. Televizyonda da bahis reklamı gördüm ben. Tabii devletin vergi alamadığı alanlarda yani "yasa dışı bahis" alanında yasaklar var.
0
nawar
(27.02.24)
Nesine, Fenerbahçe'nin sponsoru. Üstelik Türkiye'de faaliyet gösteren yasal bir bahis şirketi. Yani Türkiye'de faaliyet gösteren, vergisini ödeyen bir şirket olduğu için bir problem yok burada. Bunun gibi kaç tane şirket var ülkede.

Bahis oynayıp karda/zararda olmak başka bir mevzu ki onun konuyla pek bir ilgisi yok.
0
deveyidiken
(27.02.24)
(18)

merdiven ustası'na 5000 tl'sini vermedim, haklı mıyım?

fistikthecat
selamlar, ahşap basamak için 33000 TL'ye anlaştık, aşağıdakini yapacağına söz verdi. kasım ayında anlaştık. https://ibb.co/60Wd5Tbaralık ortası gibi montaj yaptı. 2 ay yalvar yakar cila için gel ve eksikleri tamamla dedik. ev 2 ay bu şekilde bekledi. en sonunda şubat ortasına doğru geldi ve sadece v
selamlar, ahşap basamak için 33000 TL'ye anlaştık, aşağıdakini yapacağına söz verdi. kasım ayında anlaştık.

ibb.co

aralık ortası gibi montaj yaptı. 2 ay yalvar yakar cila için gel ve eksikleri tamamla dedik. ev 2 ay bu şekilde bekledi. en sonunda şubat ortasına doğru geldi ve sadece vernik attı ve aşağıdaki gibi oldu.


ibb.co

ben hem parlak hem de oval olmasını istemiştik. hem de birkaç haftada tamamlanmasını.
şu ana kadar ödediğim para 28000 tl, 5000 tl hala ödemedim. ödememe konusunda sizce haklı mıyım? param var ama mutlak adaleti arıyorum.
0
fistikthecat
(27.02.24)
kesinlikle ödeme haklısın.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(27.02.24)
ödeme. alakasız iş yapmış. hem de geciktirmiş.
0
summerjam0306
(27.02.24)
Çok bile ödemişsiniz.
0
pianeta
(27.02.24)
ödeme.

ödersen enayilik yapmış olursun. işini bok gibi yapan esnaflardan birine denk gelmişsin.
oval deyip kare yapmak nedir ya.
zaten işçilik parasına para ödüyorsun onu da yapmamış.
bırak 5 daha vermeyi çok fazla vermişsiniz ztn.
0
OgutucuRecep
(27.02.24)
Çok bile ödemişsin.
0
diyecevaplandı
(27.02.24)
bu ahlaksız ustalardan nefret ediyorum. hayattan soğuyorum en ufak bir işte.

türkiye'deki tüm ustalar ahlaksız, iş yaptırmak için senin de ahlaksız olman gerekiyor ne yazık ki.

bence göndermemekle iyi yapıyorsun.
0
tchuck
(27.02.24)
merdivenin devami nerede ki? kalani yapsin usta bu ne
0
ala09
(27.02.24)
Görseli gördüğünde bunun aynısını yapacağına söz verdiyse çok bile vermişsiniz +1
Alakası bile yok bu insanlar neden böyle anlamıyorum ben de kitaplığımı yaptırırken benzer sorunlar yaşamıştım en son al ne yaptıysan götür ben bunu mu istedim sizden diye rezillik çıkarınca tam istediğimi yapıverdi, demek ki yapılabilecek bir şey ama kaytarıyorlar.
Ne kaldıysa elinizde kar sakın vermeyin para falan.
0
mutekebbir
(27.02.24)
sakin odeme
0
turbo sadık
(27.02.24)
Normal şartlarda aşırı derecede yanlış bir yaklaşım ve emek düşmanı bir deyiş ama Türkiye'nin gerçekleri var. Ustanın parası iş bitmeden ödenmez. Yoksa iş yaptıramazsın. İş dünyasındaki ahlaksızlık ve iş etiği eksikliği bunlar. Üzerinde anlaşılan iş yapılmamış sonuçta. 5000 tl az bile.
0
nawar
(27.02.24)
Ilk gorseldeki gibi olmasi icin hol'le salon arasinda kot farki olmasi gerekmiyor mu? Sizinki ayni. Zaten gorseldeki gibi yapamaz. Ya da ben bir seyi kaciriyorum?
0
brkylmz
(27.02.24)
O da zaten 5000 TL'yi gözden çıkarmış gibi anlıyorum ben.
Bence iş bitmeden çok bile vermişsiniz. Durum onu gösteriyor.
0
burfak
(27.02.24)
@brkylmz gibi ben de anlayamadım Sizin oraya fotograftaki gibi nasıl yapılabilir. Ama bunu belirtmesi gerekirdi.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(27.02.24)
Haklı mısınız haksız mısınız hüküm vermek bana düşmez fakat Türkiye'de iş ahlakının olmayışı, disiplinsizlik ve düzensizlik çok rahatsız edici. Özellikle Allah kimseyi ustalara muhtaç etmesin ahlaklı usta bulmak çok zor.
0
doharkoman
(27.02.24)
O merdivenler ne öyle? Bu kadar kötü işcilik olmaz. Vermeyin para aslında iş yapılırken itiraz edip hiç montaja başlatmıcaktınız.
0
Fritz-X
(27.02.24)
resimdekine baya benzemiş malzeme kalitesi iyiyse
oval olması dışında (mevcut hali daha tutarlı)

paranın değer kaybını düşünürsek zaten eksik ödenmiş oluyor geç yapmasına karşılık
taksit taksit yapması sinir bozucu
0
bir soru sorcam
(28.02.24)
son basamağın keskin tarafını hallederse parayı vermek ideal gibi
0
bir soru sorcam
(28.02.24)
Adam sonra vurmasın seni? Belli olmaz böyle tipler. arabaya atar kaçırır tecavüz eder.. Risk alıyorsun
0
ferenc
(28.02.24)
(7)

futbolda bu kadar çok son dk golü oluyor muydu ya?

avatar is back
sadece bugünkü maçlara bakarken fark ettim;sivas - pendik 90+5'de sivas atmışk.gümrük - alanya 90+5'de alanya atmış puanı almışcadiz - celta 90+10'da cadiz 2-2 yapmış puan almışjuve - frosineno 90+5'te juve atmış galibiyet gelmişcagliari - napoli 90+5'de cagliari 1-1 yapmışfrankfurt - wolfsburg 90+2
sadece bugünkü maçlara bakarken fark ettim;

sivas - pendik 90+5'de sivas atmış
k.gümrük - alanya 90+5'de alanya atmış puanı almış
cadiz - celta 90+10'da cadiz 2-2 yapmış puan almış
juve - frosineno 90+5'te juve atmış galibiyet gelmiş
cagliari - napoli 90+5'de cagliari 1-1 yapmış
frankfurt - wolfsburg 90+2 de frankfurt beraberliği almış
lens - monaco 90+2 monaco 3-2 öne geçmiş kazanmış
le havre - reims 90+6'da reims 2-1 öne geçmiş
psg - rennes, 90+7'de psg 1-1 yapıp puan almış
almere - feyenoord 90+2 de 2.golü atmış
vizela - estoril iki takımda 90+'larda gol atmış
club brugge - anderlecht 90+2 de galibiyet golü gelmiş anderlechtten
chelsea * liverpool 118'de live atmış 1-0 kazanmış
celtic 1-1 iken 90+larda'da 2 gol atıp 3-1 kazanmış

yani sadece top liglere falan baktım da, baktığım her maçın son saniyeleri gol olmuş. çok acayip değil mi ya?

döndüm düne baktım

kayseri - a.gücü 90+'da galibiyet golü geliyor
antep - başak 90+da gol geliyor
fb - k.paşa 90+da galibiyet golü geliyor
brighton 90+da 1 puanı alıyr
manu - fulham 90+7'de fulham 2-1 öne geçiyor
sassulo - empoli, 90+da empoli 3-2 kazanıyor
bayern münih - liepzig 90+da 2-1 kazanıyor münih
waalwick - fortuna, 90'da fortuna kazanıyor
ross county - livingston, 90+da ev sahibi 3-2 yapıyor


yani 40-45 maça baktıysam 25'e yakınına dk 90'dan sonra gol ile skor değişmiş. bir sürü de 88-87.dk golleri gördüm de eklemedim. cidden çok acayip değil mi ya? bu her maçı 3-4 dk uzatma yerine +7 +8'ler gelince mi oldu nedir bu?
0
avatar is back
(25.02.24)
uzatmalarin artmasi + VAR etkisi. Eskiden hakemler korkuyordu son dakikada skoru degistiren kararlar vermeye. VAR'in gelmesi ile birlikte hakemin yuku azaldi. Bir de VAR geldi geleli cok ufak temaslara bile penalti calinir oldu. Darbenin siddetini olcemiyoruz cunku, temas var mi var o zaman penalti. Ama o temas penaltilik temas degil ya da kirmizi mi sari mi olmali o da cok muallak oldu. Bazi oyuncular asiri tiyatral hareketler yapiyor, 10 saniye sonra devam ediyor oyununa. Bir de son dakika olunca tum riskler aliniyor. Tek fark yenilsen de 0 puan, iki fark yenilsen de.
0
freedonia
(25.02.24)
Futbolu takip etmem ama artık son dakikalarda bu gollerin gelmesi adeta meydan muharebesi gibi tüm ağırlığı vermeye dayalı ise olabilir

Akla ister istemez şu geldi. bilen varsa link versin bir zahmet geçen senelerde Türkiye liglerinin birinde iki takım birbirlerine oldukça fazla sayıda gol atıyorlar.
11-20 gibi ya da bu seviyelerde bir skor sanırım.
Bundan dolayı aynı ligde 3. bir takım ise küme düşüyor (veya lig sıralamasının oldukça altında kalıyor) du.
itiraz edeceklerini söylemişlerdi :) Böyle trajikomik ama gerçek bir haberdi. Hatırlayan ?
0
diyecevaplandı
(25.02.24)
tabi var ve uzatmanın da etkisi var ama bence bahis ve şike işleri futbolun her yerini ele geçirdi. en üst seviyesinden en alt seviyesine kadar.
0
paintov
(26.02.24)
freedonia güzel açıklamış.

en başta VAR sebebiyle diğer türlü es geçilebilecek çoğu pozisyon şu an didik didik incelenebiliyor. eskiden mesela 89'da "gri pozisyon"lara (hele ki küçük takım lehine olacaksa) nadiren penaltı çalınırdı. şimdi VAR'dan izliyor, kaçarı yok, veriyor.

bir de son dünya kupası'ndan itibaren uzatmalar daha ciddiye alınmaya başlandı, direkt hakemlere bu yönde talimat var. yani yarım saat yerde yatayım ama standart 4-5 dakika uzatma verilsin yok... oyun çok durmuşsa şak diye 12-13 dakika gösteriyor yan hakem. haliyle artık uzatma dediğimiz kısımlar daha uzun, daha çok. bu da gol sayısını arttırıyordur.

ama bu hafta biraz istisnai diye düşünüyorum, hep böyle olmuyor. yani 5 yılda bir de olsa fransa 2. ligi'nde 10 maçta 44 gol filan çıkıyor mesela, normalde asla olacak iş değildir.
0
mark greg sputnik
(26.02.24)
Eskiden uzatmalarda biri 80 saat sakat taklidi yapıp yatınca uzatmayı eritiyordu. O olay için en fazla 1 dakika falan ekliyorlardı. Şimdi uzatma olarak verilen süre aşağı yukarı yakın miktarda oynatılıyor. Onun da etkisi var. O yüzden eskiden 85+ golleri daha fazlaydı.

Şimdi maç bitsin paniği ve disiplinsizliği, sakat numarası ile ya da oyunu soğutarak geçiştirilemiyor. Üstüne @freedonia'nın belirttiği gibi hakemlerin topu VAR'a atarak skora etki edebilecek kararlar alabilmesi de eklendi. 90 dakika otobüs park eden takım, son dakika bir hatayla yaptığı penaltı ya da serbest vuruşla kaybedebiliyor ya da gol arayan takım son dakika yüklenirken kontradan gol yiyebiliyor.

Tabii bunlara artan fiziksel kapasiteyi de ekleyelim. 90'ların sonlarının ya da 2000'lerin başının futbolcuları şu an ortalama bir Avrupa ya da Türkiye'nin ilk beşindeki takımlar ile kondisyon olarak yarışamaz. 90. dakikada koşabilen oyuncu sayısı da atak yapabilen takım sayısı da daha fazla. 2000lerin başında 8-9 km koşan ilah ilan ediliyordu mesela.
0
nawar
(26.02.24)
premier ligde bu hafta cumartesi maçlarının 2sinde son dk golü var. özellikle manu maçlarını takip ederseniz, neredeyse her maç son dk ya atıyor ya yiyor. bu tüm ligler için geçerli. eskinden takımlar son dakikalarda top çevirir korner direğinin orada beklerdi. artık bu tarz olaylar kabul görmediğinden son dkya kadar maç oynanıyor.
0
mikahakkinen
(26.02.24)
ek olarak ya 2020 ya da 2021'di. El kurali degisti. Her carpma penalti olmaya basladi. Onceden cok mantikliydi kural. Cok yakin Mesafeden carpmalar calinmazdi, topun siddeti, elin dogal konumu vs gayet tutarli bicimde degerlendirilirdi. Simdi her seye caliyorlar en ust seviyede cl'de bile. Son dakikalarda Allah ne verdiyse suursuzca saldiriyor takimlar iste birinin eline carpar, defans iska gecer, kaleci elinden kacirir, biri rakibi formasindan ceker VAR yakalar, futbolcular da yorgun dustugunden goller artiyor sson dakikalarda.
0
neck_and_neck
(26.02.24)
(9)

I. Dünya Savasi'ndan sonra ingiltere sömürgesi olsaydik..

Yourcousinmarvinberry
Diger "commonwealth" ülkeleri gibi refah içinde yasayabilir miydik ?(Hong Kong, Güney Afrika, Yeni Zelanda gibi)
Diger "commonwealth" ülkeleri gibi refah içinde yasayabilir miydik ?

(Hong Kong, Güney Afrika, Yeni Zelanda gibi)
0
Yourcousinmarvinberry
(25.02.24)
Hindistan, Pakistan, Irak, Gana, Nijerya vs İngiliz sömürgesi olup hiç de refah içinde olmayan onlarca ülke var. Hatta Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda dışında tersi örnek yok ki onlar da izole olmaları sayesinde geliştiler sakince
0
nundu
(25.02.24)
Niye Suriye'yi, Irak'ı, Lübnan'ı, Mısır'ı değil de oraları örnek verdin anlamadım.

Biz sömürülmezken kendi kendimizi bu hale getirebilen bir ülkeyiz. Sömürülürken kimbilir nasıl olurduk.

Ayrıca Sevr haritasında gördüğün gibi tek bir ülke olarak bırakmıyordu bizi sömürenler.

Ayrıca, Yeni Zelanda, Kanada gibi farklı bir ülke. Büyük coğrafya,Az nüfus, Kaynak fazla ama yaşam şartları zor. Onu bir kenara bırakırsak, saydığın diğer ülkelerde mutlu azınlık dışında bir refah olduğundan emin misin?
0
Mirket
(25.02.24)
Arka planda bir tür sömürgeydik zaten. Her türlü üretim planımız engellenir sümen altı yapılır ve dışarıya beyin göçü vermemiz bunun örneklerinden sadece biri.
Abdyle birlikte takip eden süreçte yeni yeni onların etkisinden uzaklaşmaya başladık.
İngiltere birinci dünya savaşı öncesi hakkımızda öyle refah gibi iyi şeyler düşünen bir ülke değil.

Şu an bile orta doğuda diplomasi yönünden etkinler ama başka devletler eliyle bu işleri yürütüyorlar.

Rusyayla ikinci yılını dolduran bu savaşta Ukrayna'nın talan edilmesinde ve savaşın hala bitmemesinde İngiltere'nin etkisi büyüktür.
Sonra da Putin'i yargılama hayalleri kurdururlar medyalarında (!)
0
diyecevaplandı
(25.02.24)
hayır. sömürge kelimesi ingiltere iki şekilde kullanılıyor: dominion, colony

dominion ingiliz göçmenlerin çogunlukta olduğu kendi kendini yönetebilen ülkeler: kanada, avustralya, yeni zelanda, güney afrika, vb
bu ülkelerde zaten doğal olarak halk cahil olmadıgı için refah içinde bir demokrası var. kendi kendilerini yönetiyorlar zaten

colony ise diğerleri: nijerya, gana, guyana, malezya, vb. bu ülkelerde halk cahil ve ingiltere doğrudan yönetiyor. bu ülkelerde refah pek yok

türkiye birinci grupta olmayacağı için değişen bir şey olmazdı.
0
benarrivo
(25.02.24)
kanada zaten batılı, yzelanda ve avustralya halkı batılı olan devletler. türkiye bu ülkelerden değil. diğer gelişmemişler tarafında. hiçbir batılı tarafımız yok. güney afrika gibi zengin beyazlar durumu da yok. ki güney afrika da gelişmiş bir ülke değil
0
paintov
(25.02.24)
türkiye ingilizlere yenildi zaten. ve istediği her şeyi aldı ingiltere. verilenlere asla ittihatçılar gibi göz dikmeyecek bir rejim ve bir anlayış tesis edildi. karşılığında buna denk düşen refahı verdiler. aralarına kabul ettiler.
0
lambırcek
(12.03.24)
Kesinlikle hayır. Nundu'nun örneği daha doğru. İki ihtimali var ya vali atayarak direkt koloni olduğunu yüzüne vura vura Ürdün-Filistin Bölgesi-Mısır civarında yaptıklarını yaparlardı ya da din ile uyutacak bir tek adamı başımıza dikip eğitim sisteminden uzaklaştırır gelişimin önünü keser ve sorgulamayan nesille sömürebildikleri kadar sömürürlerdi. İkincisi, taze cumhuriyet döneminde yapamadıkları halde sonradan başardıkları için tanıdık geliyor, değil mi?

Yukarıdaki İngiliz zaferi konusu tamamen hatalı bir yorum.
0
nawar
(12.03.24)
ingiliz etkisi o kadar güçlü savaşı kimin kazandığı ve kimin istediğini aldığı konusunda bile hurafelerle bezeli kafalar türetti.
0
lambırcek
(24.03.24)
ülke sömürge olmadı belki ama sömürülmekten beter edildi. Hiç bir ırk birbirinden üstün değildir, ama bir gerçek varki, ülke bu kadar kısır , dar ve başkaları ne der kafa yapısını çoktan terk etmiş olurdu.
0
Rao
(24.03.24)
(3)

Sağlık raporu - işveren durumu

high hopes of the sozluk
selamlar, bugün bikaç hastane işim vardı da bütün gideceği içi rapor aldım, patron da aradı sistemden haber geliyormuş.Şöyle dedi, 3 günden az olduğu için geçersiz oluyor, geçerli değil falan gibisinden bişey dedi. Bu muhabbet nedir, bilen var mı? hasta olduğumuz zaman 1 gün dinlenmeyecek miyiz? çok
selamlar, bugün bikaç hastane işim vardı da bütün gideceği içi rapor aldım, patron da aradı sistemden haber geliyormuş.
Şöyle dedi, 3 günden az olduğu için geçersiz oluyor, geçerli değil falan gibisinden bişey dedi.
Bu muhabbet nedir, bilen var mı?
hasta olduğumuz zaman 1 gün dinlenmeyecek miyiz? çok saçma geldi.
Ya da başka bişeyi mi kastetti? çünkü internetten baktım da 3 günden az işyeri ödüyormuş. Onu mu kastetti acaba? bişey farketmiyor gibisinden.
Yarın raporu email olarak atacaktım da gerek yok dedi.
Yabancı olduğum bi konu tecrübeli arkadaşlara ne yapmam gerekir diye sormak istedim.
şimdiden cevaplar için teşekkürler.
java'cı arayanlar yeşillendirsin :)
0
high hopes of the sozluk
(16.02.24)
3 günden uzun olursa ilk 3 gün için işveren senin maaşından kesemez buna kendisi katlanması gerekiyor. 3 günden uzun olursa Mesela 10 günlük bir rapor alırsan bunun 3 gününü işveren karşılıyor Yani senin maaşından kesmiyor ve sana ödüyor normal maaşını ancak kalan 7 günü SGK'dan alıyorsun ama SGK sana bir miktar kesinti yaparak ödüyor bunu PTT yoluyla ödüyor ya da yanlış hatırlamıyorsam senin e-devlet'te kayıtlı IBAN numaranı da yatırılıyor olabilir bu şekilde yani geçersiz falan değil.
0
turuncu tonlarda
(16.02.24)
@turuncu tonlarda teşekkürler, o zaman raporu göndereyim mi email olarak? yoksa zaten sistemden göründüğü için gerek yok mu?
0
🌸high hopes of the sozluk
(16.02.24)
3 günden az olduğunda işverenin ödeme yapmak zorunda değil. Yani maaşından o 1 ya da 2 gün kesilebilir. 3 gün veya daha fazla olduğunda ise ilgili kısım sağlık sigortasının bir parçası oluyor diyebiliriz. Yani o kısmı SGK'nın ödemesi gerekiyor. Bu arada konu ile ilgili emsal olacak dava var. Şöyle ki; rapor alınan gün sayısı 3 ve üzeri olduğunda işverenin maaş konusundaki sorumluluğu ortadan kalkmıyor. SGK'nın yapması gereken ödemeyi yapmamış olması durumunda o süreci işveren kafasına göre kesemiyor.

Bu arada kanunda maktu maaşlı çalışanların hastalık vb. durumlarda dahi maaşının tam ödenmesi gerektiği muğlak şekilde belirtilmiş. O muğlak durum yüzünden 3 günden az olan raporlarda işveren ödememe yoluna gidebiliyor.
0
nawar
(16.02.24)
(1)

2000'ler televizyon programlarından...

architects creed
merhaba, milenyumda ya da belki 90'larda, 2 kişi -kadındı galiba- vardı televizyonda. sundukları programa gelen konukların karşısında yıllar önce bir vaka yaşadıkları diğer kişileri bulup çıkarırlardı. konuklar birbirlerine sarılırdı yıllar sonra ya da kavga ederdi falan. kimdi bu şahıslar, programı
merhaba,
milenyumda ya da belki 90'larda, 2 kişi -kadındı galiba- vardı televizyonda. sundukları programa gelen konukların karşısında yıllar önce bir vaka yaşadıkları diğer kişileri bulup çıkarırlardı. konuklar birbirlerine sarılırdı yıllar sonra ya da kavga ederdi falan. kimdi bu şahıslar, programın adını hatırlayan var mı?
-birinin adı "ece" olabilir
0
architects creed
(16.02.24)
Yasemin'in Penceresi mi?
0
nawar
(16.02.24)
(6)

ikizlere Bilge ve Kaan ismi nasıl

durbidakka
Merhaba 1 kız 1 erkek iki bebiş bekliyoruz. İsim konusunda kararsız kaldık kıza bilge, erkeğe kaan koymak aklımızda var.hem öz Türkçe olsun hem de Bilge Kağan'dan gelsin diye düşünüyoruz. ikinci isimleri olmayacak.Kaan isminin son zamanlarda yaygın olması ve bilge kaan ilk akla gelen isimlerden oldu
Merhaba
1 kız 1 erkek iki bebiş bekliyoruz.

İsim konusunda kararsız kaldık kıza bilge, erkeğe kaan koymak aklımızda var.
hem öz Türkçe olsun hem de Bilge Kağan'dan gelsin diye düşünüyoruz. ikinci isimleri olmayacak.

Kaan isminin son zamanlarda yaygın olması ve bilge kaan ilk akla gelen isimlerden olduğu için dışarıdan nasıl görünür tam emin olamadım.

görüşleriniz ve önerilerinize açığız.
0
durbidakka
(13.02.24)
İkizlere ve kardeşlere kafiyeli isim koymaya çalışmak bana oldum olası kötü gelmiştir. Sırf iki taneler diye birbirlerini tamamlamak zorunda değiller. Ben iki ismi de çok seviyorum ama aynı anda koymazdım.
0
ruhen hastayim ben
(13.02.24)
Iyi bence. Butun isimler yaygin zaten, akliniza yattiysa gereksiz takilmayin baskalarinda da var disaridan nasil gorunur falan diye. "Türk'çe" yazildigina ilk defa denk geldim bu arada.
0
hot potato
(13.02.24)
ne yalan söylim ben sevdim
0
etna
(13.02.24)
Ben de beğendim.
0
pispinti
(13.02.24)
Daha iyisi olabilir mi?
Evet.
Beğendim mi?
Evet.
0
nawar
(13.02.24)
Kız için Tomris’de mi ekleseniz Bilge Tomris X veya Tomris Bilge X şeklinde hem ilerde sevdiğini kullanır.
Ben iki isimden yanayım hep güzel ömürleri olsun:)
0
ercu cozer
(13.02.24)
(3)

inşaatı uzun sürmüş konut

Pertev nail
merhaba,bi daire beğendim ancak öğrendiğim kadarıyla inşaata 2016'da başlanmış müteahhit bitirememiş ve başka müteahhit devam ediyor. daireler büyük oranda tamamlanmış görünüyor. sizce böyle bir yerden daire alınır mı? ne gibi sorunlar çıkabilir? şu an kat irtifaklı 1 seneye iskan alınır diyorlar. t
merhaba,

bi daire beğendim ancak öğrendiğim kadarıyla inşaata 2016'da başlanmış müteahhit bitirememiş ve başka müteahhit devam ediyor. daireler büyük oranda tamamlanmış görünüyor. sizce böyle bir yerden daire alınır mı? ne gibi sorunlar çıkabilir? şu an kat irtifaklı 1 seneye iskan alınır diyorlar.

teşekkürler
0
Pertev nail
(13.02.24)
almam, alırsamda piyasasının 1/3 daha ucuz ise başka çarem yoksa alırdım.
iskansız ev çok sorun türlü problem çıkıyor kat mülkiyetine çevirmek için 1 kişi bile işi yokuşa sürse seneler sürüyor.
denilene bakma, şu an emlak piyasası aşırı durgun fiyatlarda bence düşük iskansız daireye paramı gömmezdim, ki o para tek yatırımlık paramsa.
0
eja
(13.02.24)
müteahhit değişmişse iskan almaz kolay kolay.
0
ayaklibalik
(14.02.24)
İnşaat hangi durumda/safhada durmuş? Ne zaman durmuş? Ne zaman devam edilmiş? Temel kazıldıktan sonra ya da dış cephe tamamlandıktan sonra durduysa alırım. Yoksa asla almam. Kaldı ki bu şekildeki binalara onay çıkmıyor ve yıkılıyor diye biliyorum.

Açık havaya o kadar maruz kalan malzemeden fayda gelmez.
0
nawar
(14.02.24)
(25)

Siz bir insanı uyarır mısınız? Yoksa fişini çeker misiniz?

tchuck
Soruyu doğru bir şekilde soramadım ama bir örnek üzerindenanlatmam gerekirse;eve yarım günlük temizlikçi çağırıyoruz. kadın ilk 2-3 gelişnde işini düzgün yaptı.sonra bi anda öğlen 12de gelip, 2de çıkmaya başladı. 1de geliyor 3te çıkıyor 3.30da çıkıyor.ben de bu kadına hiçbir şey demedim "2de çıkamaz
Soruyu doğru bir şekilde soramadım ama bir örnek üzerindenanlatmam gerekirse;

eve yarım günlük temizlikçi çağırıyoruz. kadın ilk 2-3 gelişnde işini düzgün yaptı.
sonra bi anda öğlen 12de gelip, 2de çıkmaya başladı. 1de geliyor 3te çıkıyor 3.30da çıkıyor.

ben de bu kadına hiçbir şey demedim "2de çıkamazsın, yarım gün anlaştıysak en az 4 saat durman gerekir. buralarda tozlar duruyor, şurayı silmemişsin, burayı bilmem napmamışsın" gibi uyarılarda bulunmadım.

direkt yol verdim.

bu ilk kişi de değil, tüm herkese bunu yapıyorum.

iş veya günlük hayatımda da aynıyım. birinden bir şey istemem, bir şeyi düzeltmesini istemem, uyarmam etmem. direkt o kişiyle çalışmyı vs. bırakırım.

çünkü bana "uyarılmadığı sürece" işini hakkıyla yapmayan insanlar "ahlaksız" geliyor. yani bn bu kadını uyarıp ne yapacağım? bütün gün başınad durup onu mu denetleyeceğim? avizeyi silmesi gerektiğini her sferinde ben mi söyleyeceğim? yani bu kadına supervisorluk falan mı yapacağım gerçekten?

veya işyerimde altımdaki kişiye "bir sürü iş varken youtube mu izliyorsun?" demeliyim? yani bunu benim söylemem gerekiyor mu gerçekten?

ben bu insanları uyardığım için düzeldikleri sürece, yarın bir gün uyaramayacağım bir pozisyonda kalırsam, işlerini doğru yapmayacaklar öyleyse?

veya yanlış mı düşünüyorum?
sizin tavrınız noluyor genelde?
0
tchuck
(12.02.24)
ben de genelde uyarmam. çünkü nasıl teoki vereceğini bilmiyorum uğraşamam. kimse vazgeçilmez değil. ha değer verdiğin biridir. ya da uyarınca değişeceğine inancın varsa uyarırsın.
0
jelly bear
(12.02.24)
sizin bizim ne yaptigimiz onemli degil. dogrusu ve yanlisi ne ona bakmak lazim. hayatta binbir turlu olay, durum, istisna vs dinamik var. herkese ibmde calisiyormus gibi davranamazsiniz. davranirsaniz cevrenizde pek hos bir intiba birakmazsiniz.
0
buenosdias
(12.02.24)
insanlara onlardan ne beklediğimi söylerim

eve temizlikçi hizmeti alırken, iş yerinde task dağıtırken

daha esnek davranıyorum, insan yönetmek ve verim almak böyle bir şey bence
0
grimavi
(12.02.24)
buenosdias+1

Size göre doğruyla olması gereken şey her zaman genel geçer doğru olmayabileceği gibi, insanların hata ve davranışlarının çeşitli geçerli sebepleri olabilir. O yüzden insanlarla konuşup onları anlamaya çalışmaktan zarar gelmez diye düşünüyorum.
0
salihdt
(12.02.24)
Ben önce uyarırım ona rağmen olmuyorsa çalışmam o kişiyle. Ama bu arada kendime de bakarım, acaba yaptığımız anlaşmaya ben de tam anlamıyla uydum mu? Ya da karşımdaki insandan kapasitesinin üzerinde beklentide bulunuyor muyum? Mesela az para verip çok iş mi bekliyorum? Sigorta yaptım mı? Çünkü bazen insanlar çok zor durumda kaldığında mecburen bazı şeyleri kabul ediyorlar ama nihayetinde insan. Ego devreye giriyor vs. Her zaman önce uyarıdan yanayım.
0
rock n roll
(12.02.24)
uyarırsın pişman olursun, bozulur,
uyarmazsın pişman olursun, düzelmeye meyilli birisidir, toparlar kendini, sebepleri varmıştır vs.

arkadaşların dediği gibi durumu iyi analiz etmek ve ona uygun davranmak olabilir.
0
WithWorth
(12.02.24)
Sıkıntı yaşadığı bir çalışanı uyarmak, düzeltmek, verimli hale getirmek yerine her seferinde göndermeyi seçen kişi pek başarılı bir yönetici değildir.
Çok aşırı örnekleri dışında tutarsak gönderdiğiniz kişi ile yerine gelecek kişi arasında dağlar kadar fark olmayacaktır. Sürekli işe birilerini alıp gönderip yenisini almak uzun vadede baktığımızda çok zararlı olabilir.

Kendi evinizin temizliği konusunda bu şekilde davranınca eviniz temizlenmemiş oluyor ve bununla baş edebiliyorsunuz ama çalıştığınız şirkette işler bu kadar sık aksadığı zaman suçlu o verimsiz çalışan değil o departmanı yönetemeyen, o çalışanlardan verim alamayan yönetici olacaktır.
0
michael_knight
(12.02.24)
en iyisini yapmışsınız. bu saatten sonra millete yol yordam mı öğreteceksin.
ahlaki kurallar, etik davranışlar her yerde aynıdır.

4 saat kalmaması ayrı bir sorun işini yapmaması daha büyük sorun.
eli çabuk olsa tamam dersin o da yok.

bu insanlar insanların iyi niyetlerini sömüren tipler.
0
OgutucuRecep
(12.02.24)
Uyarı işin doğasında olan bir şey. En iyi çalışan bile işi savsaklayabilir. Bence hiç uyarı yapmadan her şeyi harfiyen kitabına uygun yapan ve bu motivasyonunu sürekli devam ettiren birini bulma olasılığına sarılmak sadece sizi yorar. İşleri kendiniz için zorlaştırmış olursunuz. Bu kişi ideal bir çalışan olurdu, ancak gerçek hayatta ideal tanımlar çoğunlukla hayal ürünü olarak kalır.

İş bağlamında düşününce işi savsaklayan çalışan = kötü çalışan demek değil. Eğer normal şartlarda işini düzgün yapan biriyse ve sonradan işin bozulduğunu görüyorsanız uyarı yaparsınız ve eğer iş düzelirse bundan hem kendisi hem de düzgün iş yapan birini elinde tutan kişi olarak siz fayda sağlarsınız.

Uyarıyı dikkate almak da bir meziyet ve iyi bir çalışanın bir göstergesi. Bana sorarsanız sizin tavrınız uzun vadede size kaybettirir.
0
akhenaten
(12.02.24)
ben daha cok zor konusmalardan kacan ve kendine de zaman zaman kirilgan ve zayif olma izni vermedigi icin karsi tarafla da bunu iletesemeyen ve buna izin vermeyen bir insan goruyorum acikcasi. sizi bilemem ama insanlar makine degil, herkesin iyi gunu, kotu gunu, zor gunu var, bu bazen bir gun degil belli bir zaman suruyor. bunu benle konusmadan bana yol veren bir liderim olsa, dusunecegim son sey 'bana soylemeden benim yapmam gerekirdi' olurdu herhalde. kimin ne yasadigi, neden ne yaptigi konusunda hicbir fikriniz yok, fikrimiz yok aslinda, yasamin ozu bu. kendi varsayimlarinizla yasiyorsunuz anladigim kadariyla. mutevazi olmak onemli. hayat sizin dogrularinizdan, ne nasil olmali'larinizdan ibaret degil.
0
kassiopeia
(12.02.24)
Uyarmadan yol vermek bana yanlış geliyor. Kimse benim zihnimi okumak veya benimle birebir aynı önceliklere sahip değil. Elbette iş etiği ve sorumluluk denen kavramlar çok önemli (yani uyarmadan işini düzgün yapan kişi tabi ki uyarı aldıktan sonra düzgün yapandan daha önde bu anlamda), ama herkesin geçmiş deneyimleri, çalıştıkları ortamlar ve kişiler de farklı. İki kişinin aynı noktada buluşması için konuşmak gerekir. Ha, konuşma üzerine hala bildiğini okuyordur, o zaman elbette yollarımızı ayırırız.
0
fotrsapka
(12.02.24)
Bu gibi hizmet alimlarinda tutumunuz ise yarayabilir ancak is yasaminda da bu sekilde davranirsaniz yoneticlilik kariyerinizde hayal ettiginiz yere gelmeniz zor olur.
0
turkuaz
(12.02.24)
Bu tarz durumlarda herseyi en bastan konusup firsat vermemek lazim
0
Zetnikov
(12.02.24)
Iste sure veriyorum, o surede bitmezse maille uyari, art niyetli birsey varsa uyarmakla yorulmam.
Bir de 100% hakli olup en kibar sekilde uyardiginda bile insanlar tavir aliyor, triplere giriyor. o yuzden hic ugrasamam.
0
spherical
(12.02.24)
Birde her insan herseyi dusunebilecek kapasitede olmayabiliyor.
0
Zetnikov
(12.02.24)
uyarmam, uyarmakla insan değiştiğini hiç görmedin. temizlik gibi basit bir konuda yol vermek en doğrusu.
0
orpheus
(12.02.24)
Belirli başlı durumlar için elbette ki öncelikle uyarmak gerekiyor. Onun dışında yazdığın her şeyde haklısın. Yani çalışma stili değişikliği ile çalışmama farklı şeyler. Çalışmayanı uyarmaya gerek yok. Uyardıkça çalışıyorsa, uyaran olmayınca kaytarıyordur. Beyaz yakalı işçilerin ve memurların %80'i de böyle.
0
nawar
(12.02.24)
fişi çekmek deniyor muydu bu duruma? bir çırpıda silmek diye biliyordum ben.

cevap: bence uyarmak denenmeli. hepimiz insanız. hata yapabiliriz. hayatımızda sağlığımızda vs. kötü giden durumlar olabilir.
0
ermanen
(12.02.24)
uyarmam. hatalarını düşünemeyecek insanla önce muhabbeti indirger, sonra da keserim.
0
tolgan
(12.02.24)
Değişkenlere tavırlara bağlı
Sizi haksız bulmadım
0
basond
(12.02.24)
kötü niyetli insanları silmek daha mantıklı
düzeltmeye çalışmak yıpratıcı olur

herkes hata yapar kimse mükemmel değildir
bu gibi durumlarda ben hata yaptığımda silseler nasıl olur empatisi yaparım

parasını az verebilirdiniz temizlikçinin ya da ne derdi varmış diye sormak
bir de hiç kimse başkasının evine özenmek ne kadar iş ahlakı deseniz de
ev temizliği için başkasını çağırmak güvenmek evi emanet etmek büyük risk

"bir sürü iş varken youtube mu izliyorsun?"
iş zamanında yetişmez ise sizin üstünüz sizden hesap sorar
ve projeler genelde zamanında yetişmez, iyi bir yönetici en başta bundan daha dramatik durumlar için hata payı bırakır, zamanından önce işi bitirerek prim yapar

haksızsınız demiyorum ama sildiğiniz insan yerine daha iyisini bulmaya çalışmak da yorucu
0
mantık
(12.02.24)
"Şayet Allah insanları yapıp ettikleri yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yerin üstünde tek bir canlı bırakmazdı; ...." bir de bu ayet gelir aklıma
0
mantık
(12.02.24)
bir çeşit pasif agresyon. iletişim eksikliği. tabii türkiye gibi eleştiriye kapalı insanların olduğu bir ülkede bunun olması normal ama doğru değil. düzgün bir üslupla rahatsızlığını dile getirmeyi öğrenmelisin. belki olumsuz bir geri dönüşten de kaçabiliyor olabilirsin bununla yüzleşmeyi de öğrenmelisin belki. en başta sana zararı olur.

burada kilit nokta da şu aslında. bir durumdan rahatsız olabilirsin. bu çok normal ve en doğal hakkın. bunu karşıdakini de kırmadan, kırılmadan dile getirmelisin. karşıdaki de kırılmamalı. ama türkiye'de insanlar eleştiriye açık olmadığı için hatta görevleri hatırlatıldığı zaman düşmanlaştığı için böyle bir pasif agresyon gelişiyor. ben de yumjuşak bir şekilde söyleyemem rahatsızlığımı. ya hiç bir şey demem senin gibi ilişiğimi keserim ya da kavga ederim. o yüzden aslında doğru iletişim kurmayı öğrenip rahatsız olduğumuz konuyu kavga da etmeden dile getirmemiz lazım. kimisi de laf cambazıdır, kendini çok iyi ifade eder o kadına rahatsızlığını söyler ama ipleri de koparmaz, bir gerginlik yaşamaz. bu önemli bir yetenek ve geliştirmek gerek.
0
blackkmamba
(12.02.24)
insandan insana değişir. böyle yapınca çevrende insan kalmaz. iş yaptıracak insan bulamazsın. sonuç odaklı olmak lazım. en baştan konuş, beklentilerini anlat. olmuyorsa ok ama kendi kendine çözsün, ben demezsem işini yapmıyor bakış açısı doğru değil. ülkede çalışan beyaz yakalının çoğunluğu gizli işsiz. internette takılmak üzerine, mail döndürmek üzerine maaş alıyor. hepsini kovalım o zaman.
0
gabe h coud
(12.02.24)
Zaten uyarmanızla, kendini düzeltecek karakterde biri, baştan bunu yapmaz. En güzelini yapmışsınız.

Uyarsaydınız, ya "bana iş mi yok" diye gidecekti, ya da kalıp baştan savma iş yapacaktı.


.
0
kartallar yuksek ucar
(13.02.24)
(16)

Nazar hakkında ne düşünüyorsunuz?

UriahHeep
Ben nazara inanmamaya çalışan ama kurtulamayan biriyim. Hayatımda benim kadar nazar değen bir insan görmedim iyi giden her işim ya da cisim başkasının öğrenmesiyle veya kendimce iyi gidiyor dememle bozuluyor. Çaresini bulamadım çok zor durumdayım.Bir de üstüne üstlük çok haz etmediğim ama görüşmek z
Ben nazara inanmamaya çalışan ama kurtulamayan biriyim. Hayatımda benim kadar nazar değen bir insan görmedim iyi giden her işim ya da cisim başkasının öğrenmesiyle veya kendimce iyi gidiyor dememle bozuluyor. Çaresini bulamadım çok zor durumdayım.

Bir de üstüne üstlük çok haz etmediğim ama görüşmek zorunda olduğum biri benim bu hassasiyetimi öğrenip benden bir şeyler gizlemeye çalışması beni iyice nefret ettirdi. Birisi neden böyle bir şey yapar ki?

Akraba sayılırız yaptığı şu:
/eee araba al artık böyle kiralamayla uğraşma. (Tamamen iyi niyet)
\yaa bakacağız kuzenle bir galerilere filan. (Deyip ertesi gün sıfır araba aldı)

Bir insan sıfır araba almaya bir günde karar verir mi çok zengin değilse? Böyle şeyler işte.

Aynı kişi bir işte çalışıyor ve memnun olduğunu iyi kazandığını biliyoruz. Ya ben adamı görünce insanım iletişim kurmalıyım değil mi? Ne soracağım?
Nasılsın işler nasıl gidiyor vs. //// Bu adam her zaman işini kötüler ve her sorduğunuzda iş arıyordur. Ancak asla öyle major bir durum yoktur ortada.

Ben ne yapayım ben bunlar gibi yapamam.

Nazara inanmayan ya da saçma bulan ayrıca korkan da yazsın lütfen.
0
UriahHeep
(09.02.24)
Ben de sıfır araba almaya bir günde karar verdim valla. Bir de şöylr bir surum var araba almaya gidicem yarın dersin istesiğin model olmaz istediğin fiyata ğnmez alamaz geri sönersin sonra çevrene şöyle oldu böyle oldu diye ağlar durursun, onu yaşamak istememiştir.

Öte yandan İşi gücü iyi gidip de haybeye yakınan s*kiklerden ben de hazzetmem ama bu iki kişiyi biye bu kadar ciddiye aldınız. Öyle çok önemli insanlar gibi de değil belli ki. Bu arada size nazar değiyor diye karşınızdaki kişi alım satım işlerini niye tamamen açıklamak zorunda olsun ki.
0
herp
(09.02.24)
İnanmiyorum tabii ki nazara falan.
0
ahm1
(09.02.24)
Verdiğiniz örneklerin nazarla ne alakası var hiç anlamadım. Anlattıklarınızdan karşıdaki kişinin ketum biri olduğu dışında bir sonuca ulaşamadım ben.
Araba alacakmış, söylememiş. 1 günde araba almaya karar vermeyeceğine göre size söylemek istememiş, belki de kimseye söylememiş. Sizle konuştuğu ertesi gün de belki beklediği, haber saldığı vs bir yerden haber gelmiştir, gitmiş almıştır.
İşini sorunca da iyi gidiyor memnunum dememiş, kötü gidiyor demiş. En fazla yalan söylemiş deriz burda da.
Nazar nerde cidden samimi olarak soruyorum? Bu hikayede nazar kime değmiş tam olarak?


Ayrıca nazarın tabi ki de inanılacak bir tarafı yok. Bana biraz kendini fazla önemsemek gibi geliyor.
0
pianeta
(09.02.24)
Nazar var.
Ayrıca verdiğin örnekler konuyla ilgisiz.
0
diyecevaplandı
(09.02.24)
Nazara inanmıyorum. Nazar iki alakasız şeyin alakalıYMIŞ gibi yorumlanmasından ibaret. Yani temelde iki alakasız zaman çizgisi var, sizinki ve diğer kişininki. Nazara inananlar sırf bu iki zaman çizgisi bir yerde kesişti diye yoktan anlam var ediyor.

Birine "yarın iş görüşmem var" demeniz ile o iş görüşmesinde çuvallamanız arasındaki hiçbir ilişki yok. İşi alamamanız sizin o pozisyon için yetersiz olmanız, İK'cının aradığı niteliklerin farklı olması, sizden bir önce mülakata giren kişinin daha iyi bir aday olması, başkasının araya torpil sokması vb. gibi nedenlerdendir. Ama size çuvallamanızın nedeninin bunlardan hangisi olduğu açıklanmadığı için, siz açıklayabildiğiniz (çünkü bizzat yaşadığınız) bir şeye atfetmeye çalışıyorsunuz, bu da bir gün önce rastgele bir insana bu mülakatten bahsetmiş olmanız.
0
fotrsapka
(09.02.24)
Nazar kesinlikle var. Yeri geliyor insanın kendine bile nazarı değiyor.

Nefesine güvendiğiniz, sevdiğiniz bir büyüğünüz arada bir okusun üflesin sizi.

Rahmetli ninemin nefesi çok iyi gelirdi bana.
0
anaphylacticshock
(09.02.24)
Algıda seçiciliği bir kenara bırakıyorum. İnsanların gözünden çıkan sihirli ışınların diğer insanlara kötü şans getirme ihtimali, insan psikolojisinin zannettiğimizden daha karmaşık olması ve bilinçli olarak fark etmediğimiz onca detaydan etkilenerek eylemlerimizi buna göre belirlememiz ihtimalinden çok daha düşük.
0
aloha snackbar 3
(09.02.24)
@jjj 3 +1

Nazar yok.
0
nawar
(09.02.24)
Verdiğim iki örnek nazarla şu şekilde alakalı. İşine nazar değmesinden korktuğu için her zaman kötülüyor. Sıfır araba almaya gidecek ama bunu söylemiyor çünkü nazar değecek ve aşamayacağını düşünüyor. Araba konusunda kendini öyle bir gösteriyor ki örneğin 94 lada Samara alacak sanıyorsun. Ama 2024 orta segment bir araba alıyor.
0
🌸UriahHeep
(09.02.24)
Hocam insanlar yaşayıp anlam veremedikleri durumları anlamlandırmaya çalışırlar. Eğer konu hakkında yetkin bilginiz varsa, ya da dünyadaki ortalama eğitim seviyesi olan şeyleri anlamdırmaya yetiyorsa olan şeylerin ne olduğunu bilirsiniz.

Bundan birkaç yüzyıl önce insanlar nelere inanıyordu, şimdi gülüp geçiyoruz.

Nazar da böyle bir şey. Eğer siz insanlar tarafından kolayca manipüle edilebilen, ya da özgüvenini kolayca kaybedebilen bir yapıdaysanız ve insanlarla etkileşiminiz sizde bunlara sebep oluyorsa ya özgüveninizi geliştirmeye yönelik bir uğraş içine girersiniz ya da bu sorunla yüzleşip üstesinden gelmek yerine nazara sığınıp bu olayları bastırıp insanlarla daha az paylaşıma girme yolunu seçersiniz.

Ortada doğaüstü bir güç yok, siz ve etrafınızdaki insanlarla olan etkileşiminiz varsınız.

Tabi bu tip şeylere inaancınız varsa bir de işin içine self-sabotaj olayı giriyor. Eğer siz bir şey gerçekleştiğinde sonuçta kötü bir olay geleceğine yeterince inanırsanız o kötğ olayın gerçekten olmasını sağlarsınız.

Bence nazarı bir kenera bırakıp kendinize odaklanın.
0
akhenaten
(09.02.24)
ben nazara inaniyorum ama, mesela unluler, sporcular vs gayet iyi, degse onlara deger. kotu enerji seklinde falan algilyorum ben ya da birsey diyip moralimi falan bozuyorlar anlaminda.
nazar disinda genelde insanlar kazancini gizliyor, bunu bana maasini soylesin diye demiyorum. cevremde ozellikle de durumu iyi olup, bir is karistaranlar hep ac, yoksul ve muhtac. borc istemesinler diye yapiyor da olabilirler ama hem oyle bir durum soz konusu degil hem de konuyu kendileri aciyor.
o yuzden ben de bana anlatmayana anlatmiyorum. sen de alisirsin.
0
durgunfoton
(09.02.24)
Nazara inaniyorum. Ayrica verdigin ornekleri anladim ilk okudugumda. Sakliyorlar iste. Demek onlar da inaniyor. Burada sinir olacak bir sey yok. O da inaniyor ve araba alacagini soylemiyor."hassasiyetimi ogrendi ve boyle davraniyor" ne alaka onu anlamadim sadece.

Sen de onlar gibi yap. Niye yapamiyorsun. Sir kupu olma ama dikkat et. Ben evlilige giden iliskim nazar yuzunden bitti. Kime soylesem inanmiyor ama ortada bir sey yokken ne oldugunu anlamadan ayrildik. Herkesin gozu bizdeydi. Hangi isten memnun olsam ve bunu birine belirtsem ki bu kisi hep ayni kisi oluyor, hep bir anda isten soguyup ayrildim. O kisiye hicbir sey soylemiyorum. Gecen bulustuk ilk kez bi seyden bahsetti. O da bozuldu birkac hafta sonra. Dehsete dusuyorum. Gozu goz degil derler ya oyle.
0
Kittie
(09.02.24)
Bazı insanlar kendi maddi durumları hakkında konuşulmasını sevmezken bazı insanlar bu konularda çok soru soruyorlar. Bazı insanlar da hem kendi maddi durumları hakkında konuşulmasını sevmiyor hem de bu konularda çok soru soruyorlar. Bunu böyle kabul edip bu üçüncü tip kişi olmamaya devam etmelisiniz. başka konular konuşun, insanların maddi durumlarıyla alıp sattıklarıyla ilgilenmeyin. o kadar ilgilenmeyin ki anlatmak istediklerinde konuyu değiştirin, en güzeli bu bence.

Nazara gelince, bir süre inandım, bu sebeple şu anda inananları tenzih ediyorum ama ben şahsen artık nazara götümle gülüyorum. başıma gelen iyi şeyleri bazen anlatır bazen anlatmam, aynı koşullarda anlatıp anlatmamamla o işlerin bozulma olasılıkları arasında hiç bir ilişki bulunamaz. entropi gereği mutluluğumuzu paylaşırken de paylaşmazken de bir takım işler bozuluyor, başımıza kötü şeyler geliyor, artık yaşımız bilmem kaç oldu bunlara alışmamız lazım.
0
engelbert humperdinck
(09.02.24)
nazar kesinlikle var yaw, o yuzden eve mutlaka nazar boncugu asarim. Yeni aldigim seyleri (ornek: arac) insanlarla, 1. derece akraba haric, mumkun oldugu kadar biraz eskitene kadar paylasmam cunku kesinlikle bir bokluk oluyor.
0
cooperr
(09.02.24)
nazara inanıyorum , nazar boncuğu gibi şeylere inanmıyorum.
0
ercu cozer
(10.02.24)
Nazar dediğimiz şey çoğunlukla seçici algı. Bir olayın olmasına neden olan bir sürü şey vardır; genelde söz konusu şeyin gerçekleşmesine sebep olan olaylar zinciri bahsi geçen "Nazarın" yaşanmasından çok önce başlar. Eğer bu tür şeylere inanmaya teşne biriyseniz hoşunuza gitmeyen şeyler yaşandığında "Aaa nazar" dersiniz; zira neredeyse her olay birilerinin bilgisi dahilinde gerçekleşir. Herhangi bir sorun yaşanmayan olaylar için ise, bu olaylar da birilerinin bilgisi dahilinde, gözleri önünde gerçekleşse de "Aa neden nazar değmedi acaba" diye düşünmezsiniz.

Gerçi şimdi düşündüm de belki de Nazar gerçektir ve çift yarık deneylerindeki gözlemci etkisi nazardır. Bilemedim
0
salihdt
(10.02.24)
(6)

En son oynadığınız güzel oyunlar. PC. Puzzle/survival/horror vs.

ermanen
Ey gamer'lar, en son oynadığınız güzel oyunlar neler? PC için soruyorum daha çok.Puzzle platformer/survival/horror/story rich severim. Ama onun dışında da önerebilirsiniz. Az bilindik de önerebilirsiniz. 2010'dan sonra gibi olsa daha iyi olur. Ama çok iyiyse önerin yine de.En son oynadığım Puzzle Pl
Ey gamer'lar, en son oynadığınız güzel oyunlar neler? PC için soruyorum daha çok.

Puzzle platformer/survival/horror/story rich severim. Ama onun dışında da önerebilirsiniz. Az bilindik de önerebilirsiniz. 2010'dan sonra gibi olsa daha iyi olur. Ama çok iyiyse önerin yine de.

En son oynadığım Puzzle Platformer:
NaissanceE
2014 yapımı. İlginçti baya.

En son oynadığım Survival Horror:
Visage
2018 yapımı. Korkunçtu.

Onun dışında en son oynadıklarım, beğendiğim:
- Viewfinder (oynadığım en ilginç oyunlardan biri)
- God of War (yeni çıkanlardan PC versiyonu)
- Bramble: The Mountain King
- Middle Earth Shadow of Mordor
- Little Nightmares 2
- NieR:Automata

Daha önce oynadığım bunun gibi veya sevdiğim oyunlar:
- The Evil Within 1,2
- Shadow of the Tomb Raider
- Rise of the Tomb Raider
- Uncharted serisi
- Alien Isolation
- Outlast 1,2
- The Swapper
- Portal 1,2
- Antichamber
- Layers of Fear

Çoğu bilindik oyunu biliyorum zaten. Çoğu bilindik platformları da oynadım:
- Limbo, Machinarium, Botanicula, Inside, Ori, Never Alone, Brothers: A Tale of Two Sons, Gris, Braid, Trine serisi, Mark of the Ninja vs.

Çok oyun oynadım. Aklıma gelmeyen birçok oyun vardır. Siz önerin yine de bildiğinizi veya aklınıza ne geliyorsa.
0
ermanen
(08.02.24)
Portal tadında bir puzzle oyunu olarak Talos Principle iyidir. İkincisi de geldi kasım ayında
0
nundu
(08.02.24)
Son zamanlarda puzzle ve story rich olarak oynadigim en iyi oyun forgotten citydi. Pisman etmez
0
floydian
(08.02.24)
@aman üstüme geliyorlar

dogada survival tarzi pek oynamadim. degerlendirecegim onerilerini.

"this war of mine" oynamistim, guzeldi.

@nundu
"Talos Principle" biliyordum ama hep ertelemisim oynamayi. oynayim bi artik.

@floydian
"forgotten city" hic duymamistim. steam'den baktim. ilginc duruyor. oynarim kesin.
store.steampowered.com
0
🌸ermanen
(09.02.24)
Bu yıl popüler oyunlar oynadım hep. Baldur's Gate 3, God of War, Hogwarts Legacy, , Last of Us, Mafia (remastered olarak), Red Dead Redemption 2 ve Witcher 3.

1,5 yılda 1254125125 tane oyun aldım. Fiyatları ve dolara geçişi ön görerek. O yüzden beni bekleyen bir sürü oyun var ama zaman yok tabii ki. Kingdom Come: Deliverance ve Elden Ring var şu an hedefimde. Bir ara da Star Wars: Jedi Survivor, Assassin's Creed serisi, Plague tale vs. diye devam ederim.

Bütün bunları yaparken arada dönüp dolaşıp 512512512 yıldır oynadığım Heroes III, Civilization V ve FM var.

Yukarıdaki oyunlara ek olarak istediğin kategorilerde tavsiyelere gelirsek "en son" kaygısı olmayacaksa şunları oynamanı öneririm:

- Alan Wake
- Amnesia serisi
- Batman Arkham serisi
- Dragon Age serisi
- Dying Light
- Fallout serisi
- Far Cry (hangisi en iyi olur bilemedim)
- Ken Follet's The Pillars of the Earth
- Star Wars Knights of the Old Republic
- The Walking Dead (Telltale oyunu olan)
0
nawar
(09.02.24)
@nawar

guzel oneriler. yazdiklarindan oynadiklarim:
- Amnesia serisi
- Batman Arkham serisi
- Fallout serisi

Digerlerinden bikaci Steam'de duruyor oynamadim hala. "Last of Us" hep merak etmistim, PS yok diye oynayamamistim. PC'ye de geldi sonra. Oynayacagim kesin. Baldur's Gate 3'te story rich diyorlar, onu da dusunuyorum. Baldur's Gate birincisi cocuklugumun oyunu.
0
🌸ermanen
(09.02.24)
The Misadventures of P.B. Winterbottom oldukça keyifliydi, belirttiklerinize ek olarak.
0
lüzumsuz adam
(09.02.24)
(9)

İstifa etmiş gibi gösteren işveren?

Kahvedesu
İhbarımı vermemek için böyle yapmışlar. Arabulucuya gittim. Mahkemeyi kazanma olasılığım var mı? 28 bin falan almam gerekiyor.
İhbarımı vermemek için böyle yapmışlar. Arabulucuya gittim. Mahkemeyi kazanma olasılığım var mı? 28 bin falan almam gerekiyor.
0
Kahvedesu
(06.02.24)
istifa dilekçesi imzalayıp verdin mi? nasıl göstermişler?

geçmiş olsun.
0
gabe h coud
(06.02.24)
Böyle bir şey yok.
0
🌸Kahvedesu
(06.02.24)
iş mahkemeleri her zaman işçinin yanındadır. bir şey imzalamadıysan, sgk çıkış kodunu istifa gibi yaptılar ise, onlar istifa dilekçesi sunmak zorundalar. sunamıyorlar ise tazminatını ihbarını verecekler. bir de üstüne işe geri dönüş davası patlat 5-6 maaş da öyle alırsın geçmiş olsun.
0
delidir yakalayin
(06.02.24)
Yani şunu yapan iş yerini yerle bir etmeyen sosyal devlete de ne diyeyim.

Kazanma olasiliginiz, son bütün duyurular sonrasi, yüzde yüz. Millet neleri kazaniyor, bunu kazanmama olayi yok.
0
logisticsmanager
(06.02.24)
yani kesin konusmak istemem de bunu yapan is yerinden o parayi bagirta bagirta alirlar hocam canini sikma. gerektigi yerde de bir is avukatindan yardim almayi ihmal etme.
0
bay b
(06.02.24)
Aynen ellerinde istifa mektubu yok. İhtar çektim ya işimi verin ya ihbarımı diye. Adamlar istifa diye çıkış vermiş. Bugün de arabulucuya gittim. Ben işe iade olmak istemiyorum. İhbarımı versinler yanlarına da kalmasın. Belirsiz ücretsiz izne yolluyorlar, ne kadar belirsiz olduğu da belli değildi.
0
🌸Kahvedesu
(06.02.24)
Davanın arkasında dur. Çıkış koduna uygun belge/delil vs. sunamazlar ise kazanma ihtimalin çok yüksek.
0
diyecevaplandı
(06.02.24)
istifa diye göstermeleri senin istifa ettiğin anlamına gelmiyor. siz haklı nedenle fesih yaptıysanız sgk ya bildirilen işten çıkış kodu önemli değil. bazı durumlarda istifa mektubu olması bile durumu değiştirmeyebiliyor.
0
turuncu tonlarda
(06.02.24)
Yapamaz. Yok öyle bir şey. İşe iade davası aç, aradaki farkı da al. Sonra bas istifayı. Kanun görmemiş onlar. Türkiye'de kalburüstü işleyen tek mahkeme iş mahkemesi olabilir. Kazanma olasılığı %99.
0
nawar
(06.02.24)
(13)

Din etkisi az olan yaşam yeri

dakota
Merhaba. Türkiye’de dinin hiç olmadığı hiç yaşanmadığı yer yoktur elbette ama en az yaşanan etkisinin yok denecek kadar az olduğu sakin ilçe veya belde var mı ? Lisans ve lisans üstü eğitimli kişilerin de fazla olduğu. Şöyle Karadenizliler’in falan olmadığı bir yer
Merhaba. Türkiye’de dinin hiç olmadığı hiç yaşanmadığı yer yoktur elbette ama en az yaşanan etkisinin yok denecek kadar az olduğu sakin ilçe veya belde var mı ? Lisans ve lisans üstü eğitimli kişilerin de fazla olduğu. Şöyle Karadenizliler’in falan olmadığı bir yer
0
dakota
(05.02.24)
Kadıköy ve Beşiktaş'ın bazı semtleri ve belki İzmir'de birkaç semt hariç hariç pek mümkün değil bu durum. Maalesef bunlar da sakinlik kriterini karşılayamıyorlar doğal olarak.
0
chaos moleculaire
(05.02.24)
muğla köylerinde pek din olmuyor. yaşlıları doğu-iç anadolu yaşlıları gibi din din diyerek delirmemişler.
0
ferenc
(05.02.24)
mersin.
0
atacaksinfinke
(05.02.24)
Trakya.
0
auroraaurora
(05.02.24)
ismini vermeyeyim öyle bir yerde yaşıyorum ama lisans/yükseklisans düzeyinde olanlar kulağa hoş geliyor ama yerel kendi işinde gücünde pek okumamış halktan daha beterler bir araya gelince
0
grimavi
(05.02.24)
İstanbul için doğup büyüdüğüm yer Ulus. Yabancı nüfus fazladır ve sakindir. Kafe ve restoranlar tarafından işgal edilmediği için de diğer semtlerden insan çekmez. Türkiye’nin bambaşka bir yüzü var içine doğup büyüdükten ve başka yerlere gittikten sonra gördüklerim moralimi bozmuştu.
0
ruhen hastayim ben
(05.02.24)
alevilerin yoğunlukta yaşadığı yerler. ama genelde doğu anadolu’dalar ve yaşanılacak şehirler değil pek.
0
sir gawain
(05.02.24)
bu konuda izmir denir ama izmir artık göçmen şehri oldu tehlikeli. dinin etkisi ege ilçelerinde az ama lisans lisanüstü zor. yani kuşadası marmaris en yaşanılası olabilir ancak yazın ege eziyet.
0
mikahakkinen
(05.02.24)
10 sene önce sorsaydın, İskenderun derdim. Şu anki halini bilmiyorum.

Şu an için, İzmir'de, Karşıyaka(Anadolu caddesinin sahil tarafı, Alsancak, Bayraklı'nın gökdelenler bölgesi, Bornova'nın merkezi, Konak meydan-Fahrettin Altay arasının İnönü Caddesi'nin sahil tarafında kalan kesimi. Bu son kısmı Çeşme'ye kadar uzatabiliriz.

Antalya'da sahil kesimi ve Rusların yoğun olarak yaşadığı bölgeler

Bodrum, Marmaris

Trakya'nın birçok yeri
0
Mirket
(05.02.24)
Datça veya Urla.
0
alfired
(05.02.24)
Kadıköy ve Beşiktaş'ın bazı yerleri +1 Yani arada aşure dağıtan komşumuz var. Onun dışında kaç yaşına geldim, dinle ilgili herhangi bir varlık ya da dayatma görmedim. Bu arada İstanbul'un herhangi bir yerinde olduğu gibi eve yakın 3 tane cami var. Tek dinli konu o.

Aleviler -1 Alevi diyenleri Okmeydanı'nda görmek isteriz. İnançsızların/Dinsizlerin arasına serpiştirilmiş birkaç alevi ile alevi mahallesi aynı şey değil. Bu arada bu cümle hakaret içermiyor. Ben de öyleyim çünkü.
0
nawar
(05.02.24)
Tunceli’den bahsediyorsunuz.
0
yadigar
(05.02.24)
Ege kıyılarındaki yazlık siteler.

Çok başka kafalar bambaşka hayatlar.
0
makbur
(06.02.24)
(4)

Sevişmezse ölecek adam

piyade binbasi er
Merhabayın arkadaşlar; eski bir film vardı Amerikan aksiyon filmi. Başroldeki adam sex yapmazsa ölüyordu o yüzden olur olmadık yerlerde ve anlarda sevişmesi gerekiyordu.Hangi filmdi o ya?
Merhabayın arkadaşlar; eski bir film vardı Amerikan aksiyon filmi. Başroldeki adam sex yapmazsa ölüyordu o yüzden olur olmadık yerlerde ve anlarda sevişmesi gerekiyordu.

Hangi filmdi o ya?
0
piyade binbasi er
(04.02.24)
Jason Statham oynuyordu da ismini unuttum. Asıl olay sex değildi de nabzın dusmesiydi sanırım :)
0
hububrad
(04.02.24)
High tension olması lazım
0
aksiyom
(04.02.24)
Jason Statham'ın oynadığı Crank. Elektrikli bir cihaz kalp atışını sağlıyordu. Onu şarj etmek için yaptıklarından biri "statik elektrik elde etmek amacı" ile seks yapmasıydı. Sorduğun film tanıdık gelmedi ama @hububrad'in söylediği ise, film crank.
0
nawar
(04.02.24)
Evet crank’ti teşekkür ederim.
0
🌸piyade binbasi er
(06.02.24)
(7)

İçimi rahat viski tavsiyesi

carisch
çoğunlukla dışarıda cin, rom ve bira tercih ederim evde keyiflik viski almak istiyorum. viski sertliği 1-2 bardaktan sonra rahatsız etmiyor fakat akşamları 1-2 tek atmak için keyif amaçlı daha aroma ve lezzet ön planda bir şey arıyorum.Migros ve tekellerde bulunabilen alkol keskinliği boğazı aşırı y
çoğunlukla dışarıda cin, rom ve bira tercih ederim evde keyiflik viski almak istiyorum. viski sertliği 1-2 bardaktan sonra rahatsız etmiyor fakat akşamları 1-2 tek atmak için keyif amaçlı daha aroma ve lezzet ön planda bir şey arıyorum.

Migros ve tekellerde bulunabilen alkol keskinliği boğazı aşırı yakmayan daha çok aroma odaklı bir viski tavsiyesi istiyorum. bilmiyorum belki yoktur ama en azından dediğimi anlayan birisi nokta atışı yapar belki.
0
carisch
(01.02.24)
The Famous Grouse. İçerken yormaz. Tam bir F/P.
0
ultranil07
(01.02.24)
Denediklerinden örnek verirsen daha sağlıklı olur. Benim "1-2 tek atmak için keyif amaçlı" içtiğim, bir başkasına göre sert gelebilir. Buz ile soğutup seyrelttiğinde Chivas (12), Black Label, Dimple vb. viskiler çok daha yumuşak içimli gelir mesela. Seyreltmeye ihtiyaç duymuyorsan taş ile soğutabilirsin. Onlara da gerek yok dersen zaten normal ısıda sek olarak içebilirsin. Gerçi içemediğin için sormuşsun. Viski şişesini şöyle mantar tıpalı değilse asla yan yatırma: pbs.twimg.com Böyle olunca da yatırma ama pek ama diğeri kadar büyük sorun değil. 2-3 kadeh sonrasında başka bir gün oturup 1 kadeh içtiğinde işkence gibi gelmesinin sebeplerinden biri o.

Bunlara ek olarak: Üstteki f/p ürünlere ek olarak Talisker önerebilirim. Glenfiddich, Macallan vs. gibi bütçe arttıkça yakmayan yaksa da zevk veren versiyonları deneyebilirsin. Jack Daniel's viskimsi/burbonumsu bir şeyler ürettiği için onların da içimi kolaydır. Zaten çoğu kokteyllik.
0
nawar
(01.02.24)
kesinlikle

(bkz: dimple golden selection)
0
joehigashi
(01.02.24)
Dimple + 1. Buzsuz, sek içebilirsiniz.

Acaip süper aromalı isterseniz Lagavulin olabilir. Aromasız ama süper olsun derseniz, Japonya'da tanıdığınız varsa, bulabilirseniz kesinlikle Hibiki, inanılmazdır.
0
alfired
(01.02.24)
onerilerin hepsi asiri mantikli, ayrica "biraz daha paraya kiyayim, single malt scotch deneyeyim" derseniz glenmorangie deneyebilirsiniz
0
adrianapole
(01.02.24)
Teşekkürler tavsiyeler için. the famous grouse ve dimple ile başlayacağım, bittikçe tavsiyelerden devam edeceğim.
0
🌸carisch
(02.02.24)
Dimple kolay içimli ancak oldukça sıkıcı bir viski. Bütçeyi de çok zorlamayacak olan Jameson Black Barrel'ı (black label değil, bazen kelime karışıklığı oluyor) da öneririm, bu tarifinize uygun olacaktır.
0
kent sakini
(02.02.24)
(4)

Ben aldıracağım. Ama hangi branş bakar?

la traviata
Kaşımın altında bir et beni var, baya büyüdü. Göz kapağımda değil ama. Görüntü olarak çok rahatsız etmeye başladı.Bunu nerede en kolay aldırırım? Nasıl bir prosedürü var?Boynumda da 7-8 tane var. Topluca alıyorlar mı, yoksa o gözün üstündeki daha hassas mı alınıyor?İstanbul - Anadolu Yakası.
Kaşımın altında bir et beni var, baya büyüdü. Göz kapağımda değil ama. Görüntü olarak çok rahatsız etmeye başladı.

Bunu nerede en kolay aldırırım? Nasıl bir prosedürü var?

Boynumda da 7-8 tane var. Topluca alıyorlar mı, yoksa o gözün üstündeki daha hassas mı alınıyor?

İstanbul - Anadolu Yakası.
0
la traviata
(31.01.24)
Cildiye alınmasına karar verirse plastik cerrah alır.
0
Mirket
(31.01.24)
büyükçe bir benim vardı cildiyede randevu bulamadım plastik cerrah alalım bunu dedi aldı ve kocaman dikiş izi kaldı eğer esnetik dikiş atmasını bilmeyen bir cerraha denk gelirseniz iz kalabiliyor
cildiye kuvvetli bir sprey sıkıyor sonra kendi kuruyup düşüyor iz kalmıyor

tabiki bu sağlık konusu ben kendi tecrübelerimi aktarmış olayım seçim size kalmış
0
baknedicem
(31.01.24)
İyi bir cildiyeciye git önce. Farklı prosedürler oluyor. Benim et benimi cildiyeci elektrokoter (elektro koterizasyon) yöntemiyle aldı. Elektrik ile yakma yani. Iz çok az kaldı. Et beninden daha iyi gözüküyor. Kriyoterapi yani dondurarak beni alanlar da var. Başka yöntemler de var. Benim cildiyeci kriyo ile daha çok iz kalabilir dedi.

Cildiyecinin yapamadığını genel cerraha veya plastik cerraha yönlendirebilir. Belki iyi bir plastik cerrah da bulunabilir önce ama ben öyle yapmadım. Daha pahalıya gelebilir.
0
ermanen
(31.01.24)
Cildiye onun yönlendirmesini yapıyor. Bazılarını kendisi alıyor, bazılarını plastik cerrahiye yönlendiriyor. Devlet hastanesinin ilgili bölümlerinde iz kalması ihtimali yüksektir tabii ki. Henüz aldırmadım ama randevu aldım. Prosedür bu şekilde ilerledi.
0
nawar
(01.02.24)
(40)

Duyurudaki tenhalık

rock n roll
Selamlar, belki biraz gereksiz bir soru olacak ama duyurulara eskiden daha çok mu cevap oluyordu? Biraz seyrekleşti sanki. Ne düşünüyorsunuz? Duyuru kendini yok edebilir.
Selamlar, belki biraz gereksiz bir soru olacak ama duyurulara eskiden daha çok mu cevap oluyordu? Biraz seyrekleşti sanki. Ne düşünüyorsunuz? Duyuru kendini yok edebilir.
0
rock n roll
(30.01.24)
10 sene önce ne güzeldi ya bir duyuruya 30 40 cevap gelirdi ortalama
0
Gradient_tabanlı_mor
(30.01.24)
Sözlük sub-etha linkini aşağı tarafa aldığından beri sessizleşti, uygulamadan erişim de zaten yok galiba. Sadece cevap sayısı değil, duyuru sayısı da inanılmaz düşmüş. eskiden sayfalarca geri giderdim gün içi duyuruyu bulmak için.
0
iustitia omnibus
(30.01.24)
Bence insanlar duyuruyu bilmiyor. Sözlükte sürekli duyuruda soru olacak başlıklar açılıyor bir de.
0
peki madem
(30.01.24)
Bence bir nedeni de ban ve uçurulma. Mesela ben doğrudan duyuruya üye oldum ve sanırım 4 yıllık üyeliğımdeki doğru cevap / cevap oranım 1547/1874. Ama geçtiğimiz aylarda sanırım 2 ay süreyle ban yedim. Yeni üyelik çok değildir, ban yedikten sonra geri gelme de azdır diye düşünüyorum.
0
prole
(30.01.24)
Eskiden daha özgür ve salaş bir ortam vardı fakat son zamanlarda kurallar çok katılaştı.

Cinsellikten tutun da siyasete kadar her şeyi soruyor cevaplıyorduk, artık yasak.

O yüzden ben bile neredeyse 11 yıllık üyeyim ama arada bir ya uzaklaştırma alıyorum ya 1 aylık ban yiyorum.

E bazen acil bir şey oluyor sorman gerekiyor bir topluluğa. Elin kolun bağlanınca insanın çok giresi de gelmiyor.
0
ananiyimioguz
(30.01.24)
İlk sebebi uzun süredir sözlükte sub-etha linki yok. İkinci sebebi yazar kalitesi, yerlerde.
0
kimlanbu
(30.01.24)
@prole ve @ananiyimioguz +1000...

Ben de ban yedim. Hiçbir şey yazasım gelmiyor. Hatta cevap vermek istediğim bir şey varsa genelde mesajla vermeyi tercih ediyorum. O da ne buraya giresim, ne de cevap yazasım gelmediği için nadir oluyor.
0
nawar
(30.01.24)
Cevap sayısı konusunda sizin gibi düşünmüyorum. Yeterli sayıda cevap geliyor bence. Eskiden 40 tane cevap gelirdi, 5 tanesi faydalı olurdu. Artık 5 tane cevap geliyor, 3 tanesi faydalı oluyor. Bence böylesi daha verimli.

Ancak sorulan soru sayısında bariz düşüş var. Bu daha kötü bence. Demek ki buranın müdavimleri bu kültüre sahip çıkıyor ancak yeni gelen üye sayısı düşüyor.

Sözlükte sub-etha kesinlikle daha görünür olmalı. Sözlükte açılan forum başlığı gibi başlıkları da azaltacaktır.

*Kuralların katılığı konusunda eleştirilere katılıyorum, devlet dairesi gibi bir ortam var. Biraz da eğlenceli olacak ki, insanlar eğlensin, varlık göstersin. Verilen cevap başına ücret almıyor kimse burada sonuçta.
0
kent sakini
(30.01.24)
Cevap sayısında ve ayrıca soruların kalitesi hususunda da tenhalık var.
Bunlar da cevap veriyorum aslında ama şunu mu alsam bunu mu giysem pastanın üstüne kakao parçacıkları mı serpsem? türünden çok soru var.

Duyurunun Türkçe siteler içinde benzerini ben görmedim ama bunu fırsata çevirerek konsept gündelik içeriklerden daha çok biraz daha üst seviyeye çıkarılmalı.
Alanında yetkin kişilerin katkısı daha fazla olmalı ve soru kategorileri biraz daha genişletilmeli.
0
diyecevaplandı
(30.01.24)
Her yorumu siliyorlar. İnsan bırakmadılar. Bunu da silerler.
0
Kahvedesu
(30.01.24)
Sürekli siliyorlar ve bircok kisi banlandı
0
mirty
(30.01.24)
ayrımcılık oldugunu da dusunuyorum. ne zaman duyuruda sorduklarima tesekkur etsem (yanlislikla) format geregi olmaz deniyor veya usuluyle ilgili sorsam kaldiriliyor. bunlarin tam tersini yapanların kalıyor. benim gozlemim boyle ve bir tane yazarin dedigi gibi de bilmeyenler de var veya orada daha fazla dikkat cekecegini dusunuyor.
0
evimin paspasi
(30.01.24)
1 ay ban yemiştim geçenlerde. 1 gece ard arda psikolojik destek ihtiyacı olan insanların sorularına aldığım şiddetsiz iletişim eğitiminin verdiği bilgi ile cevap verdiğim için spam falan diyip silmiş sonra engellemişler. O değil de adminlerin agresif tavırları üzücü. Gücü üzerine kullanmak diyoruz buna. Bir empati versem pamuk gibi olurlar aslında. İfade özgürlüğü çok uzun zamandır yok zaten internette. Birkaç yalnız tipin günlük soruları haricinde bomboş artık duyuru
0
hasmetizm 2046
(30.01.24)
en büyük sebep moderasyon.
işlerine gelmeyen her yorumu siliyorlar.
kafalarına göre hesap uçuruyorlar.
hele seçim dönemleri işlerine gelmeyen her cevaba tartışma başlatıcı içerik diye siliyorlar.
seçim yaklaşıyor tekrar başlarlar.
0
my fault
(30.01.24)
Google'da çıkmıyor bunun da etkisi var.
0
ferenc
(30.01.24)
Enteresan şekilde çok silinen sorum ya da cevabım yok. Genel olarak trigger eden şeylere karşı "aman banane" demeyi öğrendim. Bir de bazı sorulara ak ya da kara cevap vermek yerine akin da karanin da olabildiğini gostermeye çalışıyorum çünkü bazı konularda çok kesin cevaplar oluyor, özellikle başka ülkelerle alakalı orayı hayatında görmemiş kişiler tarafından. Bunlara gri cevap verince silinmiyor da duzeltmeye kalkarsan siliniyor. O yüzden amaaan banane diyorum.

Eskiden daha canliydi o kesin. Ama eski ne kadar eski emin değilim.

Tek can sıkan google'da ilk linkte çıkanı soran sorular. Ha bunlar da olmasa herhalde western filmlerindeki çalı geçecek buradan =d

Kullanımi zor bir de, eskisi olmayan için burayı kullanmayi gerektirecek hiçbir şey yok. Ekside sorduğum soruya daha cok cevap geliyor misal.
0
logisticsmanager
(30.01.24)
verilen bkz. lara yönlendirmenin bile güncellenmediği platform için gayet iyi durumda.

ben görece yeni kullanıcıyım, duyuruda bakış açısını, düşünme şeklini sevdiğim bilgisine/deneyimine güvendiğim 6-7 kişinin verdiği cevapları okumaya giriyorum özellikle kullanıcı adını aratıp. mesela içlerinden birisi @hasmetizm. simdi cevapları okurken banlandığını öğrendim. yazdıkları sayesinde 2023'te iletişim konusunda kendi içimde devrim yaptım fakat spamden banlanmış.

siyah-beyaz-gri cevap olayından "tartışma başlatıcı içerik" sebepli silinecek diye düzgün yazası gelmiyor kimsenin, eğer tartışma gerçekten başlarsa taraflara mute atmak daha iyi bir çözüm olabilir yoksa herkesin yazdığı kendine zaten.
0
gule gule
(30.01.24)
Evet eskiden sohbet muhabbet olurdu sırf onun için her gün girerdik. Şimdi tatsız. Duyurudan kankilerle yüz yüze görüştük mecbur.
0
ruhen hastayim ben
(30.01.24)
Ilk kez 11 yil once girdim buraya. O zamanlar bambaskaydi. Simdi buradan faydali cevap alma sansin cok dusuk. Ben de oldukca niş bi konuda yazmaya useniyorum cunku sansur cok agir uygulandi ortamin tadi kacti.
0
floydian
(30.01.24)
Ucurdular herkesi modlar kimse kalmadi cevap yazacak

edit: bak normalde bu cevabı yazdım diye beni uçururlardı kimse görmeden.
0
duyurukullanıcısı
(30.01.24)
adminler benim bir kaç duyurumu anlamsız sebeplerle sildi. Benim de giresim gelmiyor artık.
0
EXXE01
(30.01.24)
Eskiden burada cidden bilmediğim bi şeylere denk geliyordum. Artık hangi ayakkabıyı alayım sorularıyla ya da gerçekten kısa bi google aramasıyla rahatlıkla bulunabilecek şeylerle dolu ortalık. Buraya emek veren bir çok kişi banlandı zaten. Bom boş bi yer oldu.
0
zimbirik
(31.01.24)
Ucurulma olayini cok ciddi seviyede kapattim. Kurallari da basitlestirecegim. Google Adsense'in yapma dedigi kurallar, ve genel olarak saygili bir alan olmasi disinda da 300 tane kural olmasi gerekmiyor. Cunku bu gidisle siteden geriye hic bir sey kalmazsa kurallari olsun ne degisecek ki?
0
compumaster
(31.01.24)
aslinda bu konsepti cok seviyorum ve hatta sozluk uyeligim yokken burada hesap acmistim ama ben de girmiyorum artik.

kisacasi yonetim beceriksizligi olarak ozetlenebilir. yanlis kararlar, keyfi yonetim anlayisi, ahbap cavus iliskisiyle dagitilan yetkiler, bu yetkilerin kullaniminda bir denetleme olmamasi. akp'nin yonettigi ulke neden cokuyor demek gibi retorik bir soru. hicbir accountability'si olmayan bir yonetim olabilir mi? insanlari bastirirsaniz uzaklasirlar. su duyuru altinda bile insanlar oto sansurle yaziyorlar.

istemem eksik olsun.
0
antikadimag
(31.01.24)
oo compucum gelmiş. dağılabiliriz. değişim gelmesi güzel. compu elin değmişken en çok istenen istekleri de yapabilirsin belki :) sorulara cevaplara artı eksi verme güzel olurdu mesela. ama bu kadar zaman sonra yapar mısın bilmiyorum. chatgpt'ye de yaptırabilin :)

soruya cevabım: eskilerdenim ben de. uzun zaman sonra geri geldim. eskisi kadar takılmıyorum ama. türkiye ile ilgili sorularım olmaya başladıydı o yüzden gelmiştim. ama eskinin hatırına da tam gidemedim işte. ben de banlanmıştım kısa süre çok saçma bişey için. yine de gitmedim tam. yardım etmeyi de seven biriyim. umarım değişim bir işe yarar. yeni özellikler gelmesi de güzel olurdu hani.
0
ermanen
(31.01.24)
eskiler banlandı ve küstürüldü. divit kardeş mesela. gerçi işlerine gelmiştir. zamanlarını daha iyi değerlendiriyorlardır.
0
gabe h coud
(31.01.24)
bir arkadaşım compu'nun cevabını bana whatsapp'tan gönderdiği için özel olarak buna cevap vermeye geldim.

duyuru tabii ki tenhalaştı.
çünkü ismi lazım olmayan ve son senelerde ortaya çıkmış bir mod, olur olmaz cevap silip, insan banlayıp durdu.

yani 15 yıldan uzun süredir burada belki maksimum 1-2 cevabı silinmiş, uzun uzun cevaplar yazan, bir başlığın altında günlerce konuşan ben ve diğer insanlar bugüne kadar kuralları yanlış biliyormuş, bu arkadaş sayesinde kural öğrendik son 3-4 senede.
bizi hizaya soktu sağ olsun.

herkes mesaisi sırasında, zaman ayırıp birilerine faydam olur diye burada duyuru açıyor ya da cevap yazıyor.
sen insanların zaman ayırıp yazdığı şeyleri kafana göre kural uydurup silemezsin, herkesin işi gücü var.

ben bunu zamanında gerek diğer mod arkadaşlara, gerek compu'ya bildirdim ama önemsemediler.
millet gittikten sonra banlama yasaklansa ne olur, yasaklanmasa ne olur?

kaç senelik kullanıcılar abuk subuk, neredeyse var olmayan kurallarla uçuruldu durdu.
her yazılan, yorum ve fikir içeren cevap silindi.
kaç tane duyuruya "o kadar yazacağım, silecek yine" diye cevap vermediğimi hatırlıyorum.

zaten artık bu yüzden girmiyorum da.
popüler olan ya da olmayan birçok kullanıcı da girmiyor.
banlamasa bile küstürdü çünkü.
eskiden bilgisayarı açınca maillerimle beraber duyuruya bakardım.

bir modun eline teslim ettiler duyuruyu, iş işten geçti, geçmiş olsun artık.
zamanında yapılacaktı bunlar.


edit:
bu cevap da silinebilir.
0
blatta hiberna
(31.01.24)
özenip bezenip yazdığım paragraflarla dolu cevabımda geçen ancak muhatabı dahi olmayan, hatta birçok kişiye göre argo dahi olmayan bir sözcük yüzünden silindikten sonra her şeye cevap yazmıyorum. hatta çoğu kez yazıp "amaaan nasılsa birisi keyfine göre siler, ne uğraşacağım" diyor ve yazmıyorum.
0
Improbable
(31.01.24)
Guardian yilini sarkisi falan secmis bunu, su kisimda: youtu.be Mcdonals calisanlarina hakaret var sanki, cancel sebebi degil mi bu batida? Yoksa ironi falan mi var orada diye soru sordugum icin duyurum silinmisti. Tartisma baslatici icerikmis.
Sanirim Modlardan biri zamaninda turkishmusic.org'da moddu. Sezen Aksu tartismasina zamaninda mudahale edemedigi icin isler cigirindan cikti ve efsane kufurler literaturumuze gecti:) Ve bu olay o modda travma yaratti. Her sorunun her cevabin turkishmusic.org'daki sezen aksu tartışması gibi olacagindan korkarak ne bulduysa sildi, sildi, sildi. Teshisim budur.
0
speedy
(31.01.24)
@compumaster yazdığı için yazıyorum. @antikadimag otosansür hakkında haklı. Şu duyuruya otosansür olmasa çok farklı cevap veriyordu insanlar, ben de dahilim. Bunun sebebi de uçurulma endişesi değil, tekrar uçurulmadan durumu/derdini aktarabilmek.

Compumaster "Kurallari da basitlestirecegim." demiş. Düzenli takip edemedim Duyuru'nun zevksizliği ve kısıtları yüzünden ama son zamanlarda banlanan kişiler ve silinen şeylerin %90'ının kuralları çiğnemediğine eminim. Yani en azından kendimden gördüğüm kadarıyla. Kurallar basitleşsin tabii ama ondan daha önemli bir konu var, o da bu kuralların uygulanıp uygulanmadığını, uygulamanın doğru olduğunu kimin takip ettiği
0
nawar
(31.01.24)
1.5 sene önce ban yemişim, çabuk kalktı dikkat edersen.
bu kadar zamandan sonra bi' soğuma oluyor tabi ama bu süre zarfında bile giriyordum. Sorularda azalma görüyorum ben, doğal olarak cevaplar da azalıyor.
0
kumandanim
(31.01.24)
Üzgünüm compü abi geç kaldın biraz.

Sana bulabildiğim tüm ortamlardan yazmıştım modlar terör estiriyor buraları çok sahipsiz bıraktın diye ama olan oldu giden gitti benim gibi eli alışanlar hariç kimse kalmadı.

Buradan tanıştığım eşimin bilmem kaç yıllık hesabı bile uçuruldu moderatörler neden böyle yapıyor duyurusu açtığı için. Yazık gerçekten.
0
chicha_v2
(31.01.24)
@compu

yapma allasen

biz sana yazıyorduk sözlükten modların hatalarını o zmn girme kardeşim diyordun bize. benim sözlük hesabı duruyu istatisliklerinde top5'teydi. bir tane mod kafasına göre uçuruverdi beni.

2000'e yakın duyurum, %85'ten fazla tickli cevabım vardı. 14 yıldır duyurudaydım.

modlar bizim gibi insanları uçuruyordu, biz sana yazıyorduk sallamıyordun bizi.
çok yanlış işler yaptın compü!
dahası hiç birşey yapmadın!
alacağın var!
0
duyurukullanıcısı
(31.01.24)
himmet abi, kaleci sacli, bruce gibi kaliteli yazarlar gitti bence o da biraz duyurunun modunu dusurdu.
0
hot potato
(31.01.24)
düşene vurmak gibi olmasın ama buranın gelişmesi adına objektif olabileceğime emin olduğum görüşümü ve deneyimimi aktarmak istedim;

duyuruyu yıllardır takip eden ancak sadece soru sorduğum zaman 1 soru sorduysam 3-5 cevap verip çıkmayan bir kullanıcıyım. bir tür sosyal sorumluluk gibi görüyorum burayı. buranın dramasını, atmosferini, gediklilerini ve hatta compu nickli kişiyi bile bugüne kadar bilmeyen bir kullanıcıyım.

geçenlerde aldığım bilmem kaçıncı "yanıtınız silindi" özel mesajından sonra düşündüğüm şey tam olarak şu olmuştu; ulan 20 seneye yakın süredir forum, sözlük, reddit vb. bir sürü yazılı iletişim mecrasında çok yüksek sayıda katılımı, yöneticilikleri olan ve bugüne kadar hiç hesabı banlanmamış ve belki de sayılı uyarı almış birisiyim. buraya ne zaman bir şey yazsam, bir sonraki girişimde mesajlar sekmem parlamış ve uyarı yemiş oluyorum. ne garip moderasyonu var demiş ve ciddiye almamaya başlamıştım siteyi... bir farkındalık olması hoşuma gitti.
0
kent sakini
(31.01.24)
compu: Kandirildik. Modlar kendi arasinda paralel bir yapi olusturmus. Kullanicilarin ucurulup, cevaplarin silindigini enistemden ogrendim.
0
freedonia
(31.01.24)
Ya bence tek sorun modlar ve insanların küstürülmesi de değil.
Bir de artık kaynaksız ve doğru olmayan çok bilgi paylaşılmaya başlandı. Bu gerçekten bilgili insanların küstürülmesi nedeniyle olabilir tabi. Ama yalan yanlış çok fazla bilgi dönmesi de şuan hala içeride olan, bilgili ve faydalı yazarları uzaklaştırıyor.
Eskiden her soruma burada doğru cevap alırken şuan kulaktan dolma bilgilerle cevap veren yazarlar arasında bazen doğru bilgi bulamıyorum bile.
0
zimbirik
(31.01.24)
Beni de uçurdular. Sebebi bile yok. Bu yan hesabım. Ne yazsam siliyorlar ve silinmesi için hiçbir sebep yok bile. Soğudum. Yaklaşık 10 yıldır duyuru kullanıcısıydım üstelik. Bu duyurunun anında silinmemesine şaşırdım.
0
birgumuspeni
(01.02.24)
Nawar+1
Kurallar eskiden de vardı ama böyle devamlı silinmiyordu duyuru ve cevaplar. Sıradan bir şey soruyorsun, çat siliyorlar. Nedeni de yok. Bunu sorunlu tek bir mod mu yapıyor yoksa hepsi mi böyle merak ediyorum. Normal koşullarda bu yanıttan sonra bu hesabımın da uçurulması gerekirdi.
0
birgumuspeni
(01.02.24)
blatta hiberna +1
İnsan gibi vakit ayırıyoruz. Anında siliyorlar.
Şimdi de uçurulmayı bekliyorum hahah. Birkaç dk içerisinde olabilir.
0
birgumuspeni
(01.02.24)
(9)

video oyunları bitiriyor musunuz

benarrivo
video oyunları çok begensem dahi bir yere gelince geçemediğim ve sıkıldıgım oluyor ve sonlara yakın bir yerde yarıda kalıyor. oynamaktan çok zevk alıyorum ama bir yerden sonra sonra devam ederim diyerek, zorlanarak, sıkılarak, bırakıyorum. bu sizde de oluyor mu merak ettim
video oyunları çok begensem dahi bir yere gelince geçemediğim ve sıkıldıgım oluyor ve sonlara yakın bir yerde yarıda kalıyor. oynamaktan çok zevk alıyorum ama bir yerden sonra sonra devam ederim diyerek, zorlanarak, sıkılarak, bırakıyorum. bu sizde de oluyor mu merak ettim
0
benarrivo
(30.01.24)
Hayatımda bitirdiğim oyun sayısı 2 falandır heralde. Ben de çok zevk alarak oynasam da bir yerde sıkılıp bırakıyorum.
0
pianeta
(30.01.24)
Evet. Ama uzun sürüyor çünkü zaman yok. Son bitirdiğim oyun witcher 1. Sonra iki başladım, o bitince üçü tekrar oynayacagim.

Onun yaninda death stranding var.
Onun yanında divinity
Onun yanında zelda botw

Bir sürü oyun aynı anda gidiyor ama bazen haftalarca oynamıyorum.
0
logisticsmanager
(30.01.24)
Oyuna bağlı.
Konusu sararsa 3 kere baştan oynayıp bitirdiğim de oluyor. Kötüyse 1 saatte bıraktığım da oluyor.
O yüzden sadece çok beğeni toplamış oyunları oynuyorum. Onlarda bile bazen sarmayanlar çıkıyor.
Şahsen benim deli gibi oyun oynayacak zamanım yok eskisi gibi. Kısıtlı zamanımı keyif alarak geçirmek hedefim.
0
nuevo
(30.01.24)
gecemedigim yerleri youtube'tan bakarak gecerdim eskiden. artik pek oynamiyorum.

gecemedim diye yarim biraktigim oyun yoktur ama pek.
0
bohr atom modeli
(30.01.24)
Bitirmediğim oyun nadir. Yani indie falan öylesine indirip baktığım oyunlar değil de, ben bunu bitiririm diye başladığım hemen her oyunu %100 bitirip bırakıyorum. Aklıma gelen son istisna AC: Valhalla. AC hastası biri olarak onu başlarda bırakmıştım.

İş hayatına başladıktan sonra her gün oyun oynamıyorum ama oyun oynadığım dönemlerde de eve gelir gelmez oyunu açıp yatana kadar oynuyorum desem yeridir :D
0
nundu
(30.01.24)
%80 itibariyle bitiriyorum.

mesela geçen a plague tale requiem oynadım. sonuna kadar gelmedim. en sonunu youtube üzeirnden izledim çünkü aynı şekil adam öldürmekten aşırı sıkıldım
0
OgutucuRecep
(30.01.24)
Beğenmezsem bitirmiyorum siliyorum.

Ama oyunu beğenir ve hikayesini merak edersem bitiriyorum. Geçemediğim yerlerde illallah edersem youtube'dan bakıp ilerliyorum.
0
drako
(30.01.24)
Çocukken bitiriyordum da son zamanlarda, yani son 10 yıldır oyun bitirdiğimi hatırlamıyorum.

En son max payne 3 ü bitirmiştim sanırım ki o da 2012de çıkmış.
0
ananiyimioguz
(30.01.24)
Bitirmediğim 2-3 oyun vardır. Hepsini bitiririm. Bazılarını %100 olana kadar ya da en azından yan görevler dahil bütün görevler bitene kadar oynarım. Yıllara göre bunun süresi arttı tabii. 2023'ün ortalarına gelirken yeni bilgisayar aldım. Aldığımdan beri God of War, Red Dead Redemption 2, Baldur's Gate 3, Hogwarts Legacy ve Witcher 3'ü bitirdim.

7 ay kadar sürdü işte. Oyunlar zor olduğundan ya da çok uzun hikayeleri olduğundan değil de hafta sonu dışında pek vakit ayıramadığımdan. Geçemediğim yerde tekrar zorlarım. Tekrar takılır tekrar zorlarım. 21412412. kez geçemeyince YouTube'a danışıyorum. Bundan daha hızlı danıştığım zamanlar oldu. öyle olunca aynı tadı alamıyorum.

Arada başka şeyler oynuyorum ama genelde arkadaşlarla oynadığımız online 2-3 ellik şeyler. Başladığım gibi araya başka şey sokmadan oynadığım tek oyun Baldur's Gate oldu.
0
nawar
(30.01.24)
(14)

35 yaşından sonra

stejerners
35 yaşından sonra anne olan var mı?
35 yaşından sonra anne olan var mı?
0
stejerners
(20.01.24)
Kardeşim, ben o civardayım ve annelikten biraz uzağım. Düşünüyasınız tam zamanı
0
cccbehzatccc
(20.01.24)
çoğu akrabam o yaşlarda doğurdu
0
ala09
(20.01.24)
ablam 40 yaşında doğurdu..
doğumdan önce iki kez düşük yaptı ama. birinde ciddi bir tehlike atlattı.
0
tabudeviren
(20.01.24)
Yengem 35+ydi, 40 yakindi.
Is arkadaşım 42 civarında yaptı.

Ikisinde de hiç sorun olmadi. Hatta is arkadaşım üstüne bir çocuk daha yapti, cocuklar sap sari fin genli yumurta gibi cocuklar.
0
logisticsmanager
(20.01.24)
Bir arkadaşım 44'ünde doğurdu daha yeni.
0
put it in your appropriate place
(20.01.24)
Annem 38inde kardesimi dogurdu.
0
nic cage
(20.01.24)
Annem 41 yaşında kardeşimi dogurdu.
0
limonlu eksi
(20.01.24)
Kuzenim 41 yaşında sorunsuz doğum yaptı. Hatta çeşitli sağlık sorunları vardı bildiğim kadarıyla, ona rağmen sıkıntı olmadı.
0
e mice
(20.01.24)
Annem beni 36’sında, kardeşimi 40’ında doğurmuş.
0
ruhen hastayim ben
(21.01.24)
Annem kardeşimi 36 yaşındayken doğurdu.
0
peki madem
(21.01.24)
Halam ilk evliliğinde çok talihsiz bir evlilik yapmıştı, o olaydan sonra evlilik ve anneliğe baya mesafeliydi. Sonra 40 yaşında 2.evliliğini yaptı 43te anne oldu.

İşten dolayı tanıdığım biri vardı o da 42sinde mi ne anne olmuştu.
0
turuncu tonlarda
(21.01.24)
Ben, hem de iki defa. İkincisi 39'un sonunda
0
SiyamkedisiZorro
(24.01.24)
baya var 40+'da çok var
0
duyurukullanıcısı
(24.01.24)
Bir arkadaşım 37'de diğeri 35'te doğurdu. Ayrıca birlikte çalıştığım bir kadın da 38'de doğurdu. Çocukları da kendileri de sağlıklı. Zihinsel sağlığı bilemem ama tabii. Bir tanesi çalışmaya dönmedi doğumdan sonra. Diğer ikisi eşleri de çalıştığı için bakıcıdan bakıcıya koşuyorlar. Üçü de ailelerin "sen doğur, biz bakarız" yalanına inandıkları için pişmanlar(!). :)
0
nawar
(24.01.24)
(6)

Karakteri değişen arkadaşınızı uyarır mısınız?

skr1292
Sevdiğiniz biri var ve diyelim ki başka biriyle takıla takıla huyu değişti kötü anlamda. Kendisi farkında değil. Örneğin daha içten pazarlıklı sinsi biri oldu. Kendisiyle konuşur musunuz sen böyleydin böyle oldun vs diye ?
Sevdiğiniz biri var ve diyelim ki başka biriyle takıla takıla huyu değişti kötü anlamda. Kendisi farkında değil. Örneğin daha içten pazarlıklı sinsi biri oldu.

Kendisiyle konuşur musunuz sen böyleydin böyle oldun vs diye ?
0
skr1292
(10.01.24)
Açıkça sen Ayşe ile takılmaya başladığından beri sinsilestin denmez, yani denirse ters teper bence. Ama dolaylı olarak son zamanlarda şöyle şöyle şeyler görüyorum sende denebilir.
0
encokbenisevinnolur
(10.01.24)
Bunu söyleyemiyorsanız arkadaş olduğunuza emin misiniz? İş/okul/asker arkadaşı falan gibi zorunlu ve belirli süreli arkadaşlık değilse söylenir tabii ki. Hatta bam diye söylenir.
0
nawar
(10.01.24)
lol uyardım zamanında. arkadaş ortaktı ama hiç sıkı fıkı olduğum biri değildi. sonra sattı beni. o da farkındadır da işine gelen bir şeyler vardır o yüzden devam ediyordur on beş yaşında değilse. şu yaştan sonra boşverirdim ben.
0
black holes in the sky
(10.01.24)
Uyarmazdım yani başkasının etkisiyle kötü şekilde dönüşmüşse belki kendisi öyleydi ya da başkalarının etkisine giren birisi diye düşünürdüm, bir de herkes değişiyor, bırakma zamanı gelmiş diye yorumlardım.
0
durgunfoton
(11.01.24)
fark etmeden içten pazarlıklı sinsi birine dönüşmek nasıl oluyor çözemedim. öyle birine dönüşebilen biriyse uzak dururum yani denebilecek bi şey yok. size de sinsilik yapar.
0
nic cage
(11.01.24)
bence bosuna baskasina yuklemissiniz mevzuyu. icindeki cikmis. kimseyi uyarmam zira degisim olmaz boyle seylerde. belki hatirlatmak icin "emin misin bu arkadasligin iyi geldigine" minvali hoslanmadigini belli edebilirsin
0
ala09
(11.01.24)
(12)

İş Arkadaşımın Uyanıklığı

french lover
İş arkadaşımın şöyle bir huyu var.Bir konuda başlangıç seviyesinde olmasına rağmen, uzman gibi tavırlar sergiliyor. Özellikle yöneticime kendisini güçlü göstermek amacıyla çok sık yapıyor bunu. Onun yanında "her şey kontrol altında" mesajı veriyor. Ancak arka planda iş icra ederken milletten yardım
İş arkadaşımın şöyle bir huyu var.
Bir konuda başlangıç seviyesinde olmasına rağmen, uzman gibi tavırlar sergiliyor. Özellikle yöneticime kendisini güçlü göstermek amacıyla çok sık yapıyor bunu. Onun yanında "her şey kontrol altında" mesajı veriyor. Ancak arka planda iş icra ederken milletten yardım dilenerek güç bela yapıyor tüm işlerini.

Başlangıçta bunu taktik sanıyordum ama ciddi ciddi kendisi de buna inanıyor. Mesela sizden bugün bir şey öğrensin, hayatında ilk defa duyduğu bir şey olabilir, 10 dakika sonra bir genci yanına çekip o konuda ahkam kesebilir.

Ben mi fazla kaprisliyim? Bilgiyle biraz ketum olmak gerekiyor gibi geliyor bana.
0
french lover
(09.01.24)
her işyerinde vardır böyle tipler. kendini öyle bir satar ki, hiç bir şey bilmese bile ya da hiç bir iş yapmasa bile kendini öyle ön plana atar ki en çok çalışan,en akıllı o gibi bir hava eser ofiste. iş hayatında bu kişiler genelde daha başarılı olur. önemli olan iş yapmak değil iş yapar gibi görünmek bu adamların mottosudur. iş hayatında onalr gibi olmak lazım belki de...
0
exlibris
(09.01.24)
aklima eski bir animi getirdi,
o donem calistigim bolumde asiri yogunduk surekli bir mesaiye kalma durumu var en sonunda bolum baskani bir gun geldi, size harika bir haberim var yeni birini aldik, inanilmaz iyi macro excel biliyor, bir kod yaziyor ufff raporlarimizi onunla yeniden duzenlicez vs tabi biz baya sevindik. 2-3 hafta sonra bu arkadas ise basladi, excel'de vlookup bile bilmiyor... hayatimin soklarindan biriydi, o zaman daha salak ve tecrubesi oldugumdan yardim ediyordum ama simdiki aklim olsa etmem, insanlar boyle kendini 1ken 10 gosterip yolunu buluyor. belki kendini oyle pazarladi ki sifir excel bilgisiyle ( banka genel mudurlugunde raporlama isiyle ugrasan yani exceli dehset bilmeniz gereken bir bolumdu) bizden cok maas aldi, gunahi boynuna artik.
0
tuborg yesili
(09.01.24)
aynından var. z kuşağı bizdeki.
0
WithWorth
(09.01.24)
Bu bir yetkinlik yalnız. Yani iyi bir şey.
0
pispinti
(09.01.24)
o is arkadasin öyle bir yükselecek ki ardindan bakakalacaksin :)
0
sonsuz
(09.01.24)
Değilsiniz kesinlikle, bizim isyerinde de böyle uyuz olduğum gerizekalı bir tip var hix de muhatap olmuyorum, kendi durumumda paylaştığım komik veya sıradan şeyleri işyeri grubuna atıyor sanki kendisine aitmiş gibi. Ben asla muhatap olmuyorum.
0
sanguine
(09.01.24)
Bu eğer üsttekiler tarafından fark edilmiyorsa buna başarı diyorlar
0
olaylar olaylar
(10.01.24)
Arkadaşın plaza çalışanı beyaz yaka diye yorumladım.

@olaylar olaylar +0,5 çünkü bunu fark etseler de iş halloluyorsa başarı diye sayanlar var. Türkiye'de iş ahlakı ve etiği...
0
nawar
(10.01.24)
"o is arkadasin öyle bir yükselecek ki ardindan bakakalacaksin :)" +1
0
twelfth
(10.01.24)
"Başlangıçta bunu taktik sanıyordum ama ciddi ciddi kendisi de buna inanıyor."
Hiç öyle sanmayın :) çok dikkat et. Sonuçta işi yapıyor mu yapıyor ve göz de boyuyor. Tehlikeli bir tür.
0
sevilen progressive türkücü
(10.01.24)
Şuanki ekip arkadaşım böyle. Ben ekibe sonradan girdim. Pek birşey bilmeden satmiş kendini yıllarca. Teknik konu olduğu için de müdürleri uyutmuş. Uyuttuğu müdürlerden birinin olduğu toplantıya çağırıp, sanki akıl danışıyormuş gibi sorularla köşeye sıkıştırdım. Verdiği saçma cevapları da bilgimle çürütttüm. İmkanınız varsa insan içinde rezil edin. Sen birşey bilmiyorsun gibi değil de, misal ekran paylaştığı sırada excelde şunu da gösterir misin diyip bi işlem yapması gerektiği ortam oluşturun. Bi süre can çekiştirin, sonra da kontrol isteyip siz yapın. Böyle tipleri yok sayarsanız yukarıda denildiği gibi yükselmesi için önünü açmış olursunuz. Fikir ve bilgilerinizi sadece amirlerin olduğu toplantılarda paylaşın.
0
ya volna
(10.01.24)
+1 ya volna. rezil et. Gerçekten böyle her şeye atlayan bir çalışan var her fırsatta öne atladıkça kendisini çürütüyorum.
0
sevilen progressive türkücü
(10.01.24)
(5)

baldurs gate 3'te sizce en iyi party kombinasyonları

semaforo de medianoche
karakterim warlock (sehhar) ve şu an act 2'de shadowlands'te takılıyorum ve 7 levelim. başta shadowheart, laezel, astarion'la birlikte geziyodum. başlarda ekibin saldırılarının damage pointleri düşükken astarion'un stealth attackları baya yüksek kalıyodu ekibe göre ve tuzak imhası, kilit açması fala
karakterim warlock (sehhar) ve şu an act 2'de shadowlands'te takılıyorum ve 7 levelim. başta shadowheart, laezel, astarion'la birlikte geziyodum. başlarda ekibin saldırılarının damage pointleri düşükken astarion'un stealth attackları baya yüksek kalıyodu ekibe göre ve tuzak imhası, kilit açması falan çok iş görüyordu. ilerledikçe ekibin dpleri yükseldi astarion tek düze kaldı üzülerek çıkardım onu fireball falan açılınca yerine gale aldım çok iyi 4'lü oldu.

ben warlock olduğum için wyll'i hiç düşünmedim ama karlach ve astarion'la oynamak istiyorum aslında. karlach ve laezel çoğu durumda aynı anda fazla olur gibi geliyor laezel'e hem adamantinden ağır zırh yaptım hem de githyankilere +1-4 psişik hasar bonusu veren bir kılıcı var aksiyon taşkınıyla her kısa dinlenme başına 4 saldırı yapabiliyorum bunlar olunca karlach'ın da bazı kendine has özellikleri olsa da biraz zayıf kaldı sanki ben de laezel'i seçtim. shadowheart'tan da bazen sıkılıyorum aslında ama hem command büyüsü çok iş görüyor hem de özellikle shadowlandste ışıltı hasarları çok işe yarayabiliyor ruh muhafızları, lathander'in ışığı falan.

sürekli aklım dışardakilerde kalırken bu 4'lüyle devam ediyodum artık neyse diyerekten ama şimdi halsin de seçilebilir hale geldi iyice kafam karıştı. çok keyifli bir sınıfa benziyor druidler ama kimi çıkarıcam şu 3'lüden hiç bilemedim. druidler bazı konularda clericlerle örtüşüyor ama hem o kadar ışıltı hasarı yok hem de command büyüsü yok shadowheartın en sevdiğim özellikleri yok yani. laezel'i çıkarsam onun combat gücünü de dolduramaz. gale'deki fireballdan vazgeçmek de kolay değil en iyi bölge hasarı veren büyü. çok kararsız kalıyorum en sonunda da uğraşmamak için gene aynı ekipte kalıyorum genelde. böyle de oyunun tadını tam çıkaramamış olurum gibi düşünüyorum. sık sık değiştirmek de bir seçenek ama şimdi benzer yeterlilikleri olanlar arasında en iyi itemleri birine veriyosun ya sürekli değiştireceksin onları o da sıkıcı bir iş onu yapmazsan da bir alt sınıf itemlerle takılıyosun yani elde mercedes varken volkswagen'la gezmek gibi oluyor o da hoşuma gitmiyor. siz nasıl hallediyosunuz bu konuyu ve genel görüşleriniz neler ekip oluşturma konusunda?
0
semaforo de medianoche
(09.01.24)
Baldur's Gate'in en güzel yanlarından biri hikaye anlatma kısmı. 3 karaktere takılı kaldığında diğer karakterlerin o bölgelerdeki/kişilerle yaşayacağı diyalog seçeneklerini veya bazı olası/alternatif anları kaçırıyorsun. O yüzden bazı yerlerde hikayeye göre ekibi değiştirdim hep. Hikaye tercihlerinden dolayı 1 companionu kaybetmişsin mesela. O yüzden onunla olacak olayları göremeyeceksin. Onun gibi.

Bunun dışında ben fighter ile oynadığım için Astarion+Shadowheart+Gale ile dengeli/klasik ya da Astarion+Shadowheart+Lae'zel ile "döve döve gitme" taktiği ile oynadım çoğunlukla. Gerçi ben hemen hemen her oyunda fighter/paladin bazen barbarian alırım. O yüzden bu stile alışığım.

Karlach'ı iyi oynayabiliyorsan onu, diğer tüm senaryolarda Lae'zel'i tercih ederim ben. Halsin ile tanklamayı düşünmüyorsan birinin hasarı karşılaması gerekli. Astarion'u istemiyorsan biraz o yöne level vererek Shadowheart ile istediğin rogue eylemlerini karşılayabilirsin ama tersini yapabilmek için Shadowheart'tan gelecek heal desteğini en iyi Halsin'den alabilirsin. Uygun dağılım biraz daha Druid ile de biraz daha ofansif büyüye yönelirsen ile Karlach-Astarion-Halsin deneyebilirsin yani eğer istiyorsan. Bence çok tek-düze olur ama o ikisini istediğin için yazdım. Gale'i ya da Wyll'i heal'a da yönlendirerek Halsin yerine koymak onların tek kollarını bağlamak gibi olur.
0
nawar
(09.01.24)
ben ilk seferinde kendi karakterim fighter+lazel fighter+astarion rogue+gale wizard ile oynadım, iki fighter ile çok iyi tanklama yapılıyor, yakın dövüşte çok iyi hasarlar çıkartıyorsun, çarpışa çarpışa oyunu bitirdim.

bir ara wizard karakter+lazel+shadowheart+astarion ile tekrar giresim varda bakalım.

wizard sınıfı varken diğer büyü kullanan sınıflar bana biraz gereksiz geliyor.

barbarian sınıfı da ilerleyen seviyelerde fighter'ın yanında çok zayıf kalıyor.

item çeşidi çok oyunda tüccarlardan satın alamıyorsan, çalmayı dene, her yere gir lootla, oyun gereğinden fazla güçlü ekipman veriyor, bu konuda sıkıntı yaşamaman lazım.


fextralife'nın class ve buildlerine bir göz at bakmadıysan,
baldursgate3.wiki.fextralife.com
baldursgate3.wiki.fextralife.com

son olarak tadını çıkaramıyorum gibi düşünmemek lazım, oyun boyunca yaptığın seçimlere, karakterinin sınıfına göre çok farklı diyalog opsiyonları çıkıyor, benim vuruşa vuruşa geçtiğim goblin kampı kalesini, başka oyuncular hiç combata girmeden geçmişler, baldurs gate gibi oyun çok zor çıkıyor, farklı farklı buildler, karakterlerle tekrar tekrar oynanabilir.
0
sealth
(09.01.24)
@nawar karlach hangi açıdan daha iyi ki sence ben mi çok yanlış kullanıyorum onu merak ettim. 4 turda maksimum kaç hasar verebileceklerini hesapladım laezel ve karlach'ın. karlach ilk turda hiddeti aktif ettikten sonra tur başına 3 saldırı yapabiliyor (2 aksiyon 1 bonus aksiyon) bendeki kılıcı max 20 hasar veriyor +2 de hiddet bonusu var. ilk tur 44 sonraki turlar 66 hasarı var 4 turda 242 hasar verebiliyor şu an kendisi. laezel'in silah ise max 21 hasarda ama +4'e kadar gith bonusu var kılıcının 25 etti. bir de özel saldırıları (silahsızlandırma, dikkat dağıtma vs.) ekstra hasarlı yakın dövüşte 32 hasar veriyor bende şu an. normalde 1 turda 2 saldırı yapıyor ama aksiyon taşkınıyla bir turda 4'ü bulabiliyor 1 turluğuna olsa da. tur başına 1 özel saldırı 1 normal saldırı yaparak ilerlersek 1 turda 57'si var aksiyon taşkınlı turunda da 114 oluyor. 4 tur için toplarsak 285 ediyor ve karlach'ı rahat geçiyor. ki eğer yakın dövüşe giremezsen karlach'ın menzilli saldırıları çok düşük laezel orada da fena değil özel saldırılarının menzilli opsiyonları da mevcut. hem de hasar yanında özel saldırılarıyla önemli avantajlar sağlıyor düşürme, silah düşürtme, dikkat dağıtma gibi. karlach'ın artıları çok daha minör kalıyor bence bunların yanında. ateş hasarı veren bir bossta falan mantıklı olur ama ona direnci olduğundan.

@sealth item konusunda sıkıntım yok haritanın tamamını gezerek ilerlemeye özen gösteriyorum bu yüzden lootlar olsun yan görevler olsun pek kaçırmıyorumdur diye düşünüyorum. act 1'in haritayı tavaf ettim hem underdark'ı hem dağ geçidini bitirip öyle geçtim act 2'ye. ama demek istediğim sonuçta atıyorum 2 tane dev kılıç kullanan karakterin varsa ikisine de iyi kılıçlar verebiliyosun ama birinin ki az biraz daha iyi oluyor illaki. bu 2 karakteri sık sık değiştirmek gibi bir düşüncem olursa her seferinde o kılıçları da değiştirmeyi istemem sıkar yani. sadece silah olsa mevzu neyse de zırhı, yayı, miğferi, yüzüğü, kolyesi, eldiveni, çizmesi var daha. bunu demek istedim.

warlock oynamak çok hoşuma gidiyor bu arada. sorcerer'ı bilmiyorum ama wizard ve warlock baya farklı sınıflar esasında wizard warken ne gerek demelik bir durumu yok bence ona. hem karizma puanıyla diyaloglarda epey iş görüyor ana karakterin için önemli bir özellik bu hem bazbüyüsü mistik patlama epey kullanışlı bir olay hem de uzun kılıç falan kullanabiliyor benimki bu elflikle mi ilgiliydi hatırlamıyorum gerçi de neyse yani büyücü tutabilse bile yakın dövüşte kullanmak istemezsin ama warlock girebiliyor o işe de mecbur kalındığında. hem de büyücülerle ortak büyüleri var ama çoğu farklı ben gale'le ikisine tamamen farklı büyüler ekledim 1-2 şey dışında. sadece farklı olsun istediğimden de değil aynı büyüler az çıktı bazı temel şeyleri saymazsak tabi. mesela warlock'a fireball öğretemiyosun wizard'a da hunger of hadar ikisi de en iyi crowd control büyüleri benim şu ana kadar gördüğüm. kalabalığa ikisini birlikte kullanabilirsen en zor dövüş bile aşırı kolaylaşıyor artık veya ikisinden biri düşer ölür falan bir şey olursa en azından diğerini kullanabiliyorum o açıdan güzel oluyor. warlock'un tek kötü tarafı sadece son seviyesinin spell slotlarını kullanması ama o da en azından hızlı dinlenmeyle doluyor.
0
🌸semaforo de medianoche
(10.01.24)
karlach'ı berserker(başıbozuk?) subclassı seçerseniz, hiddet modunda Enraged Throw ile uzaktan da çok güzel damage veriyor. Tavern Brawler feati ve fırlatma dmg yükselten eldiven de yardımcı oluyor.
0
unalub
(10.01.24)
Özelliklerin Türkçe isimlerini bilmiyorum. Yine de gerek çoklu hedefe vurma, gerek ekstra saldırı turları, gerek de barbar özellikleri ile çok ciddi hasar verebiliyor. Soul coin ve güzel item ile herkesi döve döve indirebilir. Saldırı zarlarında da "modifier" konusunda daha "şanslı" diyebiliriz. Ben Lae'zel'i kullandım ama genelde. Daha çok yönlü bir karakter. Karlach kadar kağıt edemiyorsa da savunma ve saldırı dağılımı ile daha etkili bence. İnternette herhangi bir sitedeki sıralamada da Karlach'ı çoğunlukla en üst tier'da görme sebebin de biraz bunlar. Aldığın traitler ve dağıttığın skiller de önemli fark yaratıyor. Onun için de build kurcalayabilirsin.

Ben 2-3 ay sonra tekrar oynamayı düşünüyorum. O sırada herhalde 6. büyük yama gelmiş olur. Ben 2. patch sırasında bitirdim sanırım. Son Act bug doluydu. Arada patch notlarına baktım çıktıkça hikaye içinde değişiklikler bile olmuş. Cut sceneler, bug fixler, farklı ilerlemeler vs. merak etmiyor değilim ama vaktim yok pek.
0
nawar
(10.01.24)
(4)

misafir menusu, ana yemek fikri

tuborg yesili
misafir sevmesem de mecburen agirlamam gereken bir 8 kisi var, yemek yapmayi ozellikle bu tarz kalabalik ekiplere sevmedigimi belirterek baslayayim, konsept raki masasibarbunyayaprak sarmamercimekli rum mezesisalata cesidi ?yogurtlu bir mezehavuc/kabak mezesibunlar meze olarak sizce yeter mi? ekleme
misafir sevmesem de mecburen agirlamam gereken bir 8 kisi var, yemek yapmayi ozellikle bu tarz kalabalik ekiplere sevmedigimi belirterek baslayayim, konsept raki masasi

barbunya
yaprak sarma
mercimekli rum mezesi
salata cesidi ?
yogurtlu bir meze
havuc/kabak mezesi

bunlar meze olarak sizce yeter mi? ekleme akliniza gelirse cekinmeyin.buna ana yemek ne olur sizce? tavuk yenmiyor, balik da evde kalabaliga yapmasi zor. geriye et kaliyor ama kolay et yemegi ne olabilir?

tesekkurler simdiden,
0
tuborg yesili
(09.01.24)
Rakı+yemek konsepti komple düzmece. O yüzden sıcak ve baharatlı herhangi bir et ürününü önlerine güzel gözükecek şekilde koyarsan sorun çıkmaz. Zaten tadını büyük oranda almayacaklar. O yüzden köfte uygun mesela.

Mezeye abanmak +1

Patlıcanlı, yoğurtlu ve yoğurtlu patlıcanlı bir takım şeyler ile (örn. haydari, köpoğlu) artık gelenlerin ağız tadına bağlı humus, fava, yeşil bir takım mezeler olabilir. Bunların hazırlarını alsan da çok kayıp olmaz.
0
nawar
(09.01.24)
Bir antrikot tabağı muhteşem olur.

Şöyle bişey.

yemek.com

Meze'yi ordövr tabağı olarak sunsan güzel olur. Azami 8 çeşit olur zaten. Bence saydıkların yeterli.

Ana yemek öncesi bir ara sıcak, mesela ikişer sigara böreği veya paçanga böreği harika olur.

Salatada oyumu köpoğlu salata olarak kullanmak istiyorum.

Bir de ana yemek de yendi de rakı rakıyı açtı, muhabbetin sonu gelmiyor durumları için meyve tabağı hayat kurtarır.

Mezelerde rus salatası niye yok. Hazır çeşni alıp mayonezi harmanlıyorsun. Tamam.
0
Mirket
(09.01.24)
Yeni yilda bizim de böyle bir sofra hazirlamamiz gerekti. Menümüz asagi yukari söyleydi:

Corba olarak: Kereviz/brokoli/mantar/domates corbalari olabilir. Kremali corbalar icin Refika'nin su videosunu öneririm; www.youtube.com buradaki kremali mantar corbasi nefis bir tarih. Tarife harfiyen uymak ve bol kekik püf noktasi.

meze olarak visneli sarma, rus salatasi, beyaz peynirli kapya biber dolmasi, peynirli kabak. Son ikisinin tarifini yayamin mutfagi instagram hesabindan buldum. Özellikle beyaz peynirli kapya biber dolmasi bir harika. Mükemmel bir meze oldu. www.youtube.com
www.instagram.com

ana yemek olarak kasarli karidesli güvec yapabilirsiniz. Az yagla, yemesi cok keyifli ve hafif olur. Bolca mantar ve biberi kavurun, sonra icinde biraz karides, tamam. Karides yerine kusbasi etle de olur.

Umarim yardimi olur, cok kolay gelsin :)
0
chihirovekohaku
(09.01.24)
Üç gün ardarda 8 kişiden 24 kişiye rakı masası hazırlamış biri olarak söylüyorum
Ana yemek kuzu incik (masraflı ama çok pratik ve hem elit hem lezzetli bir yemek, kişi başı bir tane)
Yanına arpa şehriye pilavı (pilavlık arpa şehriye olacak, büyük, ve yarısını kavurup koyu renge getirip diğer yarısını daha açık renkli olacak şekilde az kavuracaksin)
Başlangıç
Pınar süzme peynir (beyaz kutu yeşil kapak) çok iyi bir başlangıç ve lezzetli
Zeytinyağı içinde zeytin
Bir de uğraşabileceksen yaprak sarma yoksa hazır alsan da olur
Şakşuka
Mezeler (hem kolay hem lezzetli hem de çeşitli seçiyorum)
Humus
Acılı ezme
Havuç tarator (üzerine tereyağında toz biber ve ceviz kavurup dokeceksin)
Meksika fasulyesi,mısır, kornişon turşu, mantar turşusu, ve senin belirleyeceğin malzemelerle yapılan bir salata
Yeşillik olarak bilemedim deniz börülcesi bulursan kesinlikle onu yapmalısın (limon tuz sarımsak ve zeytinyağı sosu ile birlikte)
Acı seven bir topluluksa atom sevmeyen çok ise haydari
Tatlı olarak San Sebastian cheesecake (hem çok kolay hem aşırı lezzetli)
Rakı masasında çorbaya gerek yok
Ayrıca demlenmiş çay yemek esnasında mutlaka hazırda beklesin
Mezelere kendinize göre ekleme yapabilirsiniz
0
etna
(09.01.24)
(8)

Bi arkadaşıma tatsız bir espiri yaptım

top_secret
Bi anda ağzımdan kaçıverdi. Biraz ırkçı bi espri gibi. Sonra çok pişman oldum ama o da çok üzüldü. Epey gönlünü almaya çalıştım. Bana epey sitem etti, kızdı. Utandım çünkü böyle biri değildim ben.Şu an normal gibi konuşuyor ama bilmiyorum acaba beni affetti mi?Hiç ummadığım anda bu yaptığımı hatırla
Bi anda ağzımdan kaçıverdi. Biraz ırkçı bi espri gibi. Sonra çok pişman oldum ama o da çok üzüldü. Epey gönlünü almaya çalıştım. Bana epey sitem etti, kızdı. Utandım çünkü böyle biri değildim ben.

Şu an normal gibi konuşuyor ama bilmiyorum acaba beni affetti mi?
Hiç ummadığım anda bu yaptığımı hatırlatıp benimle görüşmeyi keser mi?
0
top_secret
(09.01.24)
Arkadaşının kendisiyle ilgiliyse keser, ben olsam keserdim bazı hataların telafisi olmaz ama ders olur, başkalarına yapmazsın en azından iki kere düşünürsün.
0
Bir ben var benden şurada
(09.01.24)
artık sizinle temas kurduğunda aklında şöyle bir ses olacak:

"beni bi kere ... olarak gördü, bana bi kere ... dedi"

sınır bir kez ihlal edilir.
0
tabudeviren
(09.01.24)
espriye bağlı. kişisel olarak yaralayıcı bi tarafı varsa ve karakteri güçlü biriyse bence affetmemiştir, soğutup ilişkiyi keser diye tahmin ediyorum.
0
nic cage
(09.01.24)
Özellikle uyarılan konu ya da aynı konu üzerinden uzatılan espriler dışında alınıp biten ilişkileri kayıp olarak görmüyorum. "Epey gönlünü almaya çalışan kişiye epey sitem eden" arkadaş için ya espri adı altında çok ağır laf edilmiş ya da arkadaşlığınız samimi değilmiş diyebiliriz. Ağır olan için ileride affeder, samimi değilse zorunlu durumlarda ya da işi düşünce devam eder
0
nawar
(09.01.24)
irkci espriler en eglenceli kategoriden
bence buna alinmak biraz acayip
0
foster
(09.01.24)
Ne olduguna bagli.Ne dedigini bilmeden agirmis yada affedilir bir seymis demek zor.
0
turkuaz
(09.01.24)
Foster ve turkuaz +1
Ne dediğinize bağlı çünkü yani bir sürü arkadaşım var farklı irk ve din; acayip ırkçı muhabbetler dönüyor yani.
O yüzden ırkçı şaka olmaz diye bir şey yok. Ama kişiden kişiye değişir tabi.
0
logisticsmanager
(09.01.24)
Arkadaşlar arasında da sınırlar vardır, her aklımıza geleni arkadaşımiza söyleyemeyiz. Ben mesela bu sınırı aşan arkasaslariml iliskiyi kesiyorum. Sizinki kesmesigine göre sizi affetmis.
0
sanguine
(09.01.24)
(2)

the last of us dizi vs oyun

motosiklet burclu adam
the last of us'un oyununu aldım bi yarım saat falan oynadım. meğer dizisi de varmış. diziyi izlesem oyunda spoiler yer miyim? :) oyunu oynayanlar bilgilendirebilir mi? ya da önce oyunu bitirip sonra mı diziyi izlesem?
the last of us'un oyununu aldım bi yarım saat falan oynadım. meğer dizisi de varmış. diziyi izlesem oyunda spoiler yer miyim? :) oyunu oynayanlar bilgilendirebilir mi?

ya da önce oyunu bitirip sonra mı diziyi izlesem?
0
motosiklet burclu adam
(20.12.23)
Ufak tefek ayrıntılar dışında dizi oyuna son derece sadık. İkisinden birine öncelik verme şansınız varsa önce oyunu bitirin.
0
ultranil07
(20.12.23)
Önce oyunu oyna, sonra diziyi izle. Ben öyle yaptım. Pişman değilim. Yine olsa yine öyle yaparım. Tek derdin spoiler ise önce oyun sonra dizi. Bazı şeylere takılan biriysen oyundan sonra dizi biraz buruk tat bırakabiliyor. Sevmediğim ve takıldığım birkaç yer oldu.
0
nawar
(20.12.23)
(10)

Bisikletliyken köpek kovalarsa

turk kizi
Napmak lazım, taktik nedir? Ayrıntı vereyim: kadıköy’de sahilde gezicem bisikletle. Ama geçen aylarda koşuya çıktığımda modada köpek kovaladı, sonra bisikletli insanlara havlayıp koşan köpekler gördüm birkaç kez, böyle böyle bi korku oluştu bende. Genel olarak köpek çetesi ya da vahşi köpek sorunu y
Napmak lazım, taktik nedir? Ayrıntı vereyim: kadıköy’de sahilde gezicem bisikletle. Ama geçen aylarda koşuya çıktığımda modada köpek kovaladı, sonra bisikletli insanlara havlayıp koşan köpekler gördüm birkaç kez, böyle böyle bi korku oluştu bende. Genel olarak köpek çetesi ya da vahşi köpek sorunu yok, bildiğiniz sahil ama panik olmaktan korkuyorum. Bisiklet konusunda yeniyim. Hiç umursamadan devam etsem yoluma normal hızda, olur mu?
0
turk kizi
(14.09.23)
sakin kalıp yavaşlamak hatta durmak bu durumda.
köpeklerde alan koruma iç güdüsü ile alakalı bir durum bu. siz durunca şaşırıyor zaten.

söylediklerim agresif olmayan sıradan şehir köpekleri için geçerli.
psikolojisi bozuk, yaralı ya da başka bir sorunu olan hayvan size saldırabilir.
0
angelofdeath
(15.09.23)
Dizlik ve kask takin. Ya köpek kovalarsa diye bisiklet surmemek çok engelleyici çünkü. Düşerseniz bir şey olmasını engellemiş olursunuz.
0
encokbenisevinnolur
(15.09.23)
Durup bisikletteki suyla kaçırtabilirsin
0
abi bi dizi buldum on numara
(15.09.23)
Bir videoda seyrettim.
Naber oğlum, gel oğlum, Gel. Napıyosun bakayım sen burada diyor. Elini uzatıyor.
Köpek saldırganlıktan, şaşkınlığa oradan da sırnaşıklığa evriliyor.

Aynı şeyi Bostanlı sahilde minik köpeğini gezdiren bir adam yaptı. hücuma geçmiş gelen 3 tane sokak köpeği kuzu oldu. Adamın köpeğiyle koklaşıp koklaşıp gittiler.
0
Mirket
(15.09.23)
Buradaki hiçbir kesin yanıt geçerli olmayacak, zamanla bu cevabımın ne kadar doğru olduğunu çözeceksin.

Sakın düdük al diyenlerin düdüğüne güvenme.

Sakın durma yada sakın gitme.

Maalesef bu durumun kesin çözüm yöntemi duruma göre hareket etmek..

8-10 köpek saldırdığında oradan çıkabilecek yanıtı bir düdük yada bir satır cevap sağlamaz.
0
baldan kaymak
(15.09.23)
Kendi aptallığımdan dolayı sabah 6 civarı sanayi bölgesine bisikletle dalıp epey fazla miktarda köpek tarafından kovalandığımda önce refleks ile yapıştırıp kaçarım sandım sonra elbette köpekler daha delirip iyice yaklaştılar aha bacak gidiyo ha derken durup bisikletten indim. Bisikleti siper edip arka arka kaçarım en kötü fikri ile.

Fakat kuçu arkadaşlar 4 saniye önce anneme ebeme saldırmıyormuş gibi "haa taam o zaman görüşürüz" edası ile sakinleşip basıp gittiler :D

Ha tavsiye midir bilmiyorum durursunuz saldırmayı kafaya koymuş kuçu bey daha bi güzelce saldırır olur mu olur ama genellikle dönen tekerlek ve "kaçıyor" oluşunuz çok daha gaza getirdiğinden yine olsa yine dururum sanıyorum.


Daha normal zaman ve mekandaki kuçu karşılaşmalarında da yine süratli olmak yerine biraz daha düşük hızda efendice :D yanından geçmeye özen gösteriyorum ama.
0
hedep
(15.09.23)
Lance Armstron değilsen ya da şu listede* adın yoksa pedala abanıp kaçmak çok mantıklı değil. Şimdiye kadar hayatımda 3 defa köpek ile benzer sorun yaşadım. Birinde ben de köpek sürüsünün üstüne doğru koştum, yaklaşınca da yerden taş alır gibi yaptım. Korktular, dağıldılar. Birinde havlayıp koşarak gelen köpek yaklaşınca ona doğru bir adım atıp elimi kaldırıp "Hayır! Dur!" diye bağırdım tane tane ve net bir şekilde. Köpek durdu, sonra elimle işaret ederek yine emreden tonda "Git!" dedim. Jedi Mindtrick yapmış olabilirim. Emin değilim. Diğerinde ise durdum. İki köpek dibime gelince direkt göz temasına girmeden onlara doğru bakarak, avuç içim yukarı dönmüş halde elimi uzattım. Önce durdular, sonra kokladılar. Ardından yol aldılar.

"Hangisini tavsiye edersin?" dersen, hiçbirini etmem. Onlarda sakinliğimi koruyamasam işe yaramayabilirdi hiçbiri. İlkindeki sürü beni orada parçalayabilir, ikincideki dinlemeden ısırabilir ve üçüncüdeki de parmağımı koparabilirdi. Benim büyük tehlike olacak zamanı saymazsak (mesela ilk hikayede yerden taş alır gibi yaptığımda, korkmasalardı) köpek korkum yok. Korktuğunu ya da tetikte olduğunu fark ediyorlar kesinlikle. Onlar da geriliyor ve korkuyor. Saldırganlaşıyor. O yüzden köpekten korkan birine verilecek tavsiyeler değil kesinlikle.

* en.wikipedia.org
0
nawar
(15.09.23)
Kimse yazmamış ama (bkz: Dazer).
Önce Dazer. Dazer yoksa:
1. Kaçabilecek kadar hızlıysan sakin kalıp o hızla yoluna devam et.
2. Hızlı değilsen çok yavaşla ve onları rahatsız etmeden sessizce geç.
3. Baktın kalabalık ve tekinsiz bir köpek çetesi var, bisikletten in ve güvenli mesafeye kadar elinde sür.
4. Peşine takılırlarsa ve saldırırlarsa arana bisikleti koyacak şekilde in ve yüksek sesle bağır. Köpekleri korkutmaya çalış ve gerekirse bisikleti yukarı kaldırarak çok büyük görünmeye çalış, köpeklerin üstüne yürü.
5. Sakın el kol uzatma. Köpekler ilk önce kola bacağa saldırır. Hatta elin boşta duracağına yumruk olarak kalsın.
6. Panik yapma çünkü bu havlayan köpeklerin pek ısırdığına denk gelmedim. Sabah erken saatte her şeye artistik yapıyorlar. Onlar artistik yapana kadar sen de bir şey yapma, korkma.

Hangi durumda bunlardan hangilerini yapacağın günün saatine, bulunduğun konuma, köpek sayısı ve profiline göre değişir. Ona göre hareket etmek de biraz tecrübe ve yetenek işi. Tek bir sihirli formül yok ne yazık ki.
0
prole
(15.09.23)
Köpekler sizi değil, bisikleti (ve motorsikleti) kovalar. Bisikletten inip, yürüyerek yanlarından geçmeniz en kolay çözümdür.

Bölgelerini koruyorlar aslında. Bölgelerini geçene kadar havlar, ancak saldırmazlar. Zaten insandan korkarlar.

Siz çok korkuyorsanız, ona yapacak bir şey yok gibi. Belki köpek besleyerek daha iyi tanırsanız, korkunuz yok olur.
0
alfired
(15.09.23)
Kenarda otururken sizi izleyen köpeklere selam verin sakin sevecen bir sesle örn: mrb canım

Havlamadan koşan köpeklerle sakince duyacağı kadar seslenin (lörn: nabion sen sapsik

Havlayarak kovalayan köpeklere onlardan daha fazla bağırarak tepki verin. Örn: huaaağggaaaa

Köpeklerden korkuyorsanız Bisikletten inmeyin. Hızlanıp kaçmaya da çalışmayın. Bagirmaniz yeterli olacaktır. Korkunun keyfinizi etkilenmesine izin vermeyin. İyi sürüşler dilerim.

Not. Sokak köpeklerinden korkuyorsanız severek bu korkuyu aşabilirsiniz. Köpekleri yakından tanımak havlama sebeplerini anlamanızı sağlar. Sevgi isterken bile havlamaktan başka seçeneği olmayan canlılar olduğu gerçeğini kabul edince sesleri o kadar da korkutucu gelmez.
0
hasmetizm
(15.09.23)
(12)

Satılacak evdeki kiraciyi çıkarmak ne kadar etik?

sckxyss
Bir evimiz var. Başka bir ev alacağımız için evi satacağız. Ev 2 aydır ilanda ama satılmadi. Hem piyasa durgun hem kiraci olan evi almak istemiyorlar pek.Bizim kiracı 12 yıllık. 10 yılı geçtiği için kanuni olarak 3 ay önceden ihtar çekip çıkarma hakkımız var. Ben kiracıyi çıkaralım usulüne göre öyle
Bir evimiz var. Başka bir ev alacağımız için evi satacağız. Ev 2 aydır ilanda ama satılmadi. Hem piyasa durgun hem kiraci olan evi almak istemiyorlar pek.
Bizim kiracı 12 yıllık. 10 yılı geçtiği için kanuni olarak 3 ay önceden ihtar çekip çıkarma hakkımız var.
Ben kiracıyi çıkaralım usulüne göre öyle deneyelim diyorum. Anne baba ayıp olur diyor. Sizin fikriniz nedir?
0
sckxyss
(12.09.23)
Ayıp olur ama kiraciyi çıkarın. Yapacak bir şey yok.
0
allah yazdiysa bozsun
(12.09.23)
Kiracılı evi kimse almak istemiyor. Şu ortamda satma şansınız düşük. İyice zorlanırsınız, en az 300-400 bin TL'de düşük vermek zorunda kalırsınız.


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.09.23)
Aklı olan kiracılı ev almaz. Alırsa da epey bir fiyat kırılmasını ister. Yine de önce kiracı ile konuşun, durumu anlatın. Anlaşamazsanız çıkarma yoluna gidersiniz. Zaten yeni ev almak için elinizdekini satıyorsunuz. Belki sizden rüşvet ister evden çıkmak için. Taşınma masrafları + kira falan gibi. Zaten anlayışla karşılamazsa "ayıp" masadan kalkmış olur.
0
nawar
(12.09.23)
bence ayıp olmaz, sonuçta 3 ay sonra çık demiyorsunuz, bu gibi durumlarda kendi çıkarınızı düşünmeniz lazım. yasa size hak tanımışsa gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. ayrıca evi alacak insan belki kiraya vermeyecek kiracı olsa bile çıkaracaktır.
0
Fodera
(12.09.23)
Bizimkiler de bir benzeri. Kiracı 2000 lira kira veriyor. Komşu dairelerde kiracılar 12000 lira kira veriyorken bu durum böyle. Bizimkilere söyleyince de beni susturuyorlar. Ayıp olurmuş. Yani sizin mesele Anne ve babayı ikna etmekte. 10 yıl dolduguna göre elveda deme hakkınız var
0
limonlu eksi
(12.09.23)
satış işlemiyle birlikte sonuç olarak kira sözleşmesi de devredilecek. alıcı istiyorsa hiçbir sebep göstermeksizin siz nasıl çıkartabiliyosanız o da çıkartabilir, fesih sürelerine uyarak.

evi alan yeni malik nasıl olsa çıkarabilirmiş deyip vicdanınızı rahatlatıp aynı şekilde siz de çıkartabilirsiniz, karar sizin.
0
jimmydarmody
(12.09.23)
12 yıllık olsa dahi çıkarmak için belli prosedürler ve dava süreci var.
ayrıca ihtar çekmeniz için belirli süreler oluyor sözleşme tarihine göre.

o nedenle bu yola gidecekseniz bir an önce başlayın yasal işleme yoksa konu çok uzar.
0
nuisance
(12.09.23)
Kiracıyı çıkarmalısınız.

Kiracı olmaması evin değerini belki 50 belki 100 bin TL yükseltecek veya satılıp satılamayacağını belirleyecek. Anne-babanızın kiracıyı çok sevdiği için, ona ayıp olmasın diye harcayabileceği 50-100 bin lirası varsa dokunmayın kiracıya.
0
michael_knight
(12.09.23)
2 sene once kiracili sattik, fiyatta bir dusus falan olmadi.
yeni sahibi ihtar cekip 6 ayda cikartabiliyor, yasal prosedur boyle.
0
cooperr
(12.09.23)
Etik.
0
koskoca kirpi
(12.09.23)
Uzun yıllık kiracınızmış. Elbette bir hukukunuz vardır. Açık açık konuşun buraya yazdığınız gibi. Madem evi satmanız gerekiyor, hoşuna gitmese de karşı tarafın, anlayışla karşılamak zorundalar. Dersiniz “İnsanlar yatırımdan ziyade içinde oturmak için ev arıyor, müşteri bulanıyoruz. Siz eğer bulabilirseniz… falan, filan” Önden yolunu yapın yani…
0
yadigar
(12.09.23)
10 yılı geçtikleri için kanun sana çıkarma hakkını veriyor. Bunda etik olmayan bir durum yok.

Öncesinde kiracın ile uygun bir dille konuyu konuşmak, hatta almak istiyorsa evin satışında onlara öncelik vermek hoş olur. Kiracılı evlerin satışı şu dönem ciddi sorun. Kimse 3-5M para ödeyip de ayda 5000 TL civarı kira almak istemiyor. Boş ev çok daha hızlı ve makul fiyata gider. Kiracılı evi satman zorlaştığı gibi, fiyat olarak aleyhine olur. Şartlar 2 sene öncesi gibi değil.

Benim ailem de kiracı idi, 10 yılı doldurmaya yakınlardı. Aracımı sattım, onlara da 0.99 faizle zorla kredi çektirip kirada oturdukları evin yarısı büyüklüğünde (130'lardan 65 metrekareye düştüler) ev aldırdım. Günümüz şartları böyle tedbirler gerektiriyor. Ev sahibi evden çıkın deseydi ya kirayı 3x yapacaklardı, ya da çıkacaklardı. Kanunun nadiren ev sahibini koruduğu durumlardan biri.
0
Lethe
(12.09.23)
(3)

Beyin yakın perspektif

0zlem
yorumlara baktım ama yine anlayamadım var mı anlayan?https://twitter.com/lospartizans/status/1695100076874498284?s=46&t=QNtVoA1qfXAtSH99lSH5SQ
yorumlara baktım ama yine anlayamadım var mı anlayan?

twitter.com
0
0zlem
(26.08.23)
adamın kafa hizasında kiriş var. (yatay kolon gibi düşün) altı boş. zemin de beton olduğu için sanki 2-3 metre ilerideki duvarı deliyor gibi görünüyor.
0
exlibris
(26.08.23)
@exlibris +1 tam olarak böyle.

Siz onu adamın boy hizasından aşağıda ve uzakta olması gereken bir duvar gibi görüyorsunuz ama aslında hemen yukardan geçen bir kiriş. Altı boş, zeminle temas etmiyor, eğilip geçebilirsiniz.
0
akhenaten
(26.08.23)
Yukarıdakiler +1 ek olarak hala çözemediyseniz gölgeyi takip edebilirsiniz. Kiriş ile uyumlu değil. Kirişin gölgesi, adamın ayaklarının altında.
0
nawar
(26.08.23)
(6)

20K bütçeyle oyun kasası toplama

Kaotik Notral
Evet değerli arkadaşlar konu başlıkta.Monitörsüz, klavyesiz, mousesuz sek oyun kasası almak istiyorum tüm bileşenleriyle. Baldurs Gate 3'ü iş laptopu kaldırmayınca moral sıfır.Fiyat/performans ne alayım, napayım da kazıklanmayayım ?Saygılar
Evet değerli arkadaşlar konu başlıkta.

Monitörsüz, klavyesiz, mousesuz sek oyun kasası almak istiyorum tüm bileşenleriyle. Baldurs Gate 3'ü iş laptopu kaldırmayınca moral sıfır.

Fiyat/performans ne alayım, napayım da kazıklanmayayım ?

Saygılar
0
Kaotik Notral
(15.08.23)
Hazir pclere bakardim ben. Mesela su diger parcalardan biraz kismis ama 4060 koymuslar tam 20kya:

www.incehesap.com


Baldurs gate ornegini vererekten su linki atayim:
www.techpowerup.com

Buradaki ekran kartlarina gore aratin hazir kasalarda, diger parcalar cok bi sey ifade etmiyor zaten (genelleme evet)
0
aguen
(15.08.23)
hocam bende almak istiyorum bi oyun kasası en son kararını update edip ya da mesaj atarsan sevinirim.
0
abi bi dizi buldum on numara
(16.08.23)
İyi bir ekran kartı için onun iki katını ödemen gerekiyor. Hazır kasaları öneririm ben de @aguen gibi. Gerçi grafiklere doyayım, gözüme cennet aksın diyorsan 8 GB, ekran kartı için yetmiyor. Yine de BG3 sorunsuz temiz oynanır ultra fantastik olmasa da güzel grafiklerle.

Yakın zamanda gözü karartıp canavarın iki altı bilgisayar topladım ben. Parçaların yarısını yurt dışından getirmesem 70 bin tutardı herhalde. Evet, monitör, klavye, mouse, kulaklık, ses sistemi falan hariç.
0
nawar
(16.08.23)
ananiyimioguz
(16.08.23)
ikinci el işine girmek istemezsen alttakini öneririm hayırlı olsun.

www.itopya.com
0
a darkness coming
(16.08.23)
www.amazon.com.tr

Arkadaşlar tüm yanıtlar için sağolun. Yukarıdaki kasayı aldım, merak eden soran arkadaşlar için linki yukarıda
0
🌸Kaotik Notral
(30.08.23)
(3)

Trafik cezası ödenir mi?

egokalp
bu gün ilk trafik cezamı yedim. hızdan dolayı radara düşmüşüm ilerde çevirdiler 951 lira. şimdi bunu ödemeli miyim? sgk borcunu ödedim sonra vergi affı geldi boşa gitti. bu da öyle olur mu? bilgili arkadaşlardan akıl rica ediyorum.not: şirket aracıydı ceza ismime kesildi
bu gün ilk trafik cezamı yedim. hızdan dolayı radara düşmüşüm ilerde çevirdiler

951 lira. şimdi bunu ödemeli miyim? sgk borcunu ödedim sonra vergi affı geldi boşa gitti. bu da öyle olur mu? bilgili arkadaşlardan akıl rica ediyorum.

not: şirket aracıydı ceza ismime kesildi
0
egokalp
(04.08.23)
2021deki cezalarımı bu yapılandırma ile ödedim bu kadar enflasyonun olduğu yerde ödemek mantıksız geliyor bana
0
Smithsonian
(04.08.23)
Şirket onu öderse senden keser zaten. Ondan önce şeye bakın ama yani 90 km/sa hız sınırı olan yerde 100 ile radara girdiysen ve kara yolları değil de daha mahalli yönetim elindeki bir radar ile olduysa bu kalibrasyon sonuçlarını talep edebilirsiniz. Arada hatalı ölçümler çıkıyor çünkü.
0
nawar
(04.08.23)
Plakaya ceza kesilseydi personel bunu saklasa bile aracın muayenesi için randevu alınmak istendiğinde bu borçtan dolayı şirket, personeline rücu ederdi.
Ceza size kesilmiş burada ve zamanla borcun zamanla şişmesi söz konusu. Bir de her yılbaşında belirgin şekilde cezalar zamlanıyor.

Tavsiyem devletin borçları affetmesi ihtimalini çok düşünmemeniz ve ödemeniz yönünde.
0
diyecevaplandı
(04.08.23)
(6)

zam yaparak ekonomiyi düzeltmek

yetkili birine benzeyen abi
bunu dünyada başarabilen bir ülke var mı? her zam bir sonrakini tetikliyor.bu bir çıkış formülü olabilir mi?
bunu dünyada başarabilen bir ülke var mı? her zam bir sonrakini tetikliyor.
bu bir çıkış formülü olabilir mi?
0
yetkili birine benzeyen abi
(04.08.23)
tedavi değil de pansuman. ilk olarak zam alım gücünü düşürerek halkın harcama alışkanlıklarını değiştiriyor. harcamalar düşmeye başlıyor. bir de sürekli para basıyorsan ne yaparsan yap zamlar gelmek zorunda.

çıkış formulu dediğin 3-5 yıllık sürelerde zaten mümkün değil. belki 15-20 yıllık orta vadeli planlarla olabilir. siyaseti adam edersin güven gelir, eğitimini adam edersin, kaliteli mühendis çıkar onların çalıştığı şirketler dünya ölçeğinde karlı projeler yapar ülkeye parar girer vs...
0
orpheus
(04.08.23)
zaten bu tür parasal tedbirler günü kurtarır, ya da seçime kadar kurtarır.
Ülkenin yapısal sorunlarını çözmeden uzun vadeli bir düzelme olmaz.
0
parka
(04.08.23)
Seçim öncesi o kadar sorumsuzca para dağıtıldı ki, o devasa açığı kapamak için bu zamlar yapılmak zorunda kalındı. Bir taraftan cari açığı kapatalım, bir taraftan bütçe açığı kapansın ama cari açığımız rekor üstüne rekor kırıyor. Kısa vadede yapılması gerekenler yapılmıyor. Kredi kartınaa taksiti yasaklamak, yurtdışı telefon kayıt ücretini yükseltmek falan boş işler.

Çıkış formülü mevcut politikalardan ve zihniyetten tamamen vazgeçmek, o da orta vadede olacak iş değil, beklememek lazım. Herkes kendisini ve ailesini kurtaracak birkaç yıl daha böyleyiz.

-Konut ihtiyacınız varsa mutlaka ve mutlaka imkanınız çerçevesinde gidermeye çalışın. Aile büyüklerinden kalan arsa, arazi vb. kullanın. "Tek yaşıyorum 100K gelirim var 25K kira ödeyeyim mi" tarzı başlıklar görüyorum, çok yazık.

-Gücü yeten (tercihen döviz bazlı) ek ve düzenli gelir elde etmeye çalışsın. Kira, eurobond, temettü vb.

-Sizi enflasyona karşı koruyabilecek güçlü kurumlara geçmeye çalışın (holding, banka vb.)

-İmkanı olan direk başka ülkeye taşınsın. Önümüzdeki dönem alım gücü, konut krizi büyüyecek. Benim önereceklerim bunlar.
0
Lethe
(04.08.23)
bu durum ekonomiyle alakalı bir olay değil. çözüme doğru gitmiyor
0
abi bi dizi buldum on numara
(04.08.23)
Öyle bir şey olmaz. İşte popülist yaklaşımlar bunlar. Hele vasıfsız işçiye böyle yüksek maaşlar verirsen orta direği de ortadan kaldırıp ekonomiye bırak müdahale etmeyi, katledersin. Belediye seçimlerini kazanmak için "en düşük belediye çalışanı maaşı şu olacak" diye verdiler bir gazı, belimizi doğrultamadık sonra.

Bir de zeka parıltısı barındırmayan şekilde "onların maaş talebine laf edeceğinize siz de birlik olun, siz de maaşınızı artırın" diyenler var. "Max. Komünist Zekası" denilen konu bu zaten. Herkesin maaşını %200 artırınca herkes açlık sınırının üstüne çıkmaz. Hizmet sektörü gibi insan temelli işlerde %200'den fazla artar giderler, üretim tabanlılarda ise %200'e yakın olur (insansız ya da çok az insan içerenlerde daha düşük artış olur). Daha sonra da açlık sınırının aşağı yukarı aynı oranda arttığı ile kalırız. Sonra neden böyle oldu? Aç gözlü işverenler, ev sahipleri, Lannisterler falan diye zırvalarız.
0
nawar
(04.08.23)
Şu andaki amaç hiper enflasyonu çözmek değil stagflasyona girmemek. Ama ne kadar çabalanırsa çabalansın hep günü kurtardığımız için sadece kaçınılmaz olan yerel seçimlerden sonra ötelenmeye amaçlanıyor.
0
iwasbornonamountainside
(04.08.23)
(8)

Aynı tişörtü bir daha satın almak

dissendium
Merhaba. Bir tişört almıştım. Beğendim. Aynı tişörtü bir daha satın almak mantıksız mı olur? Siz bunu yapıyor musunuz?
Merhaba. Bir tişört almıştım. Beğendim. Aynı tişörtü bir daha satın almak mantıksız mı olur? Siz bunu yapıyor musunuz?
0
dissendium
(03.08.23)
Mantikli olur
Guzel duz siyah tshirt gorunce 2-3 tane aliyorum
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(03.08.23)
Neden olsun ki

Mavi jeans basic tshirt

3 x beyaz
3 x siyah
1 bordo
1 kırmızı

:)
0
janavarorion
(03.08.23)
aynı markanın aynı model siyah tişörtünden 8-10 tane var, mis gibi. hem rahat hem temiz.
0
gule gule
(03.08.23)
98 de annem yurtdışından bir tişört almıştı. İş amaçlı 3-4 senede bir o bölgeyi ziyaret eder, eskiyen tişörtümün aynısını alırım :) Aldığım tişörtü siz hesap edin :)
0
o kadar da degil aga
(03.08.23)
ben yapıyorum sevdiklerimden 2 tane var, şortlarıda öyle
0
abi bi dizi buldum on numara
(03.08.23)
cok bayildiysan yapabilirsin ama ben yapmiyorum zira ev kiyafet dolu. 15 sene dondure dondure giysem eskimez.
envanter degerlendirmesi yap once zaten hosuna giden tisortun vardir yeterince.
0
hot potato
(03.08.23)
Şahsen devamlı yaptığım, rafine zevklerimden bir tanesi :(
0
don’t panic
(04.08.23)
6 tane falan düz siyah t-shirt'üm var. Yarısı aynı markadan. Gömlekte de aynı şekilde 2 tane beyaz, 2 tane siyah aynı marka modelde gömleğim var. Çorap da siyah ve aynı marka model 10 çift vardır en azından. Neden takılayım buna?
0
nawar
(04.08.23)
(9)

eksiduyuru'da cevap bekleme süresi ne kadardır?

squidward
Bir soru sorduğumuz zaman 1 gün boyunca cevap gelmiyorsa, daha fazla beklemeyelim mi?Ne zamana kadar umut vardır?
Bir soru sorduğumuz zaman 1 gün boyunca cevap gelmiyorsa, daha fazla beklemeyelim mi?
Ne zamana kadar umut vardır?
0
squidward
(02.08.23)
Sorunun niteligine göre degisiyor. All or nothing.
0
Avoiding The Puddle
(02.08.23)
Anasayfadan düşene kadar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.08.23)
peki cevap alma ihtimalinin yüksek olması açısından, hangi saatlerde/günlerde soru sormak makuldür?
0
🌸squidward
(02.08.23)
Bro gereksiz sorguluyorsun. En alttaki duyuru 12 gibi açılmış, neredeyse 12 saattir yayında, yani bir duyuru 12 saat anasayfada yayında kalabiliyor çok önemli değil yani kaçta açtığın, ilgi çeken bir duyuruysa ya da çok spesifik bir zümreye hitap etmiyorsa illa ki cevap alır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.08.23)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet +1
0
mikahakkinen
(03.08.23)
16 saat içinde cevap gelmediyse büyük ihtimalle gelmeyecektir.

Bir önceki duyurunuzda çok fazla detay vermişsiniz. Cevap verebilecek biri olsa da tüm yazıyı okumak zor gelmiş olabilir.
Belki o duyuruyu sadece şöyle yazabilirdiniz:

"KPSS'ye yönelik problem ve geometri kitabı önerir misiniz? Çözümlü olmasını ve YKS'ya yönelik olmamasını tercih ederim.
İlyas Hoca'nın yayınlarını çözdüm, yeni bir yayın arıyorum."
0
michael_knight
(03.08.23)
Benim bazen çok eski duyurularıma bile cevap geliyor. Arama yerinden bir şey aratırken denk gelmiş ve cevaplamış olabilir, profilime bakmış ve oradan bir duyuru gözüne kestirip cevaplamış olabilir.

Bunun bir süre sınır yok bence.

Ancak, 3 gün içinde cevap gelmezse ihtimal çok düşük. Zaten 3 gün içinde aynı duyuruyu açamıyorsunuz diye biliyorum. 3 gün sonrasında olur da sorunuz bir muhattabına denk gelmediyse, ilerleyen günlerde gelebilir umuduyla 3 gün sonra eskisi silinerek tekrar sorulabilir bence.
0
ananiyimioguz
(03.08.23)
Önce ana sayfadan, sonra da sağ pencereden düşene kadar. Ondan sonra cevap gelme olasılığı çok düşük. Ya canı sıkılmış biri olması lazım ya da azimli arkadaşlar oluyor onlar el atacak. Arada görüyorum 3 gün sonra, benim cevap verdiğim duyurunun gündeme düştüğünü görüyorum. Genelde kızların duyuruları 3 gün sonradan canlanıyor gerçi ama ahgafgsaga Önemli konulara da el atanlar var tabii.
0
nawar
(03.08.23)
Eski duyuru olsa 1 hafta sonra da cevap gelebilirdi. Artik ana sayfadan dustukten sonra zor
0
floydian
(03.08.23)
(2)

Jeoloji müh. vs Jeofizik müh. okuma kolaylığı

mistikherif
Okuma kolaylığı olarak hangisi daha kolaydır ey ahali.Fizik - matematik gibi yoğun tekrar - ders takibi isteyen derslerin daha az olduğu. hangisi 2. üniversite okumak için 2. öğretim sabah iş akşam okul yapmaya daha yatkın bölümdür?bir iki basit nedenle cevaplarınızı beklemekteyim..
Okuma kolaylığı olarak hangisi daha kolaydır ey ahali.

Fizik - matematik gibi yoğun tekrar - ders takibi isteyen derslerin daha az olduğu. hangisi 2. üniversite okumak için 2. öğretim sabah iş akşam okul yapmaya daha yatkın bölümdür?

bir iki basit nedenle cevaplarınızı beklemekteyim..
0
mistikherif
(02.08.23)
fizik matematiğe yatkınsan kafan öyle çalışıyorsa jeofizik, daha çok okuma ezber gözlem seviyorsan jeoloji
0
freebird5406_2
(02.08.23)
Bunlar hangi üniversitede okuduğuna bağlı. İkisinde de fizik ve matematik yoğun bir şekilde gerekiyor. Jeoloji'nin de yaklaşık yarısı matematik gerektiriyor. Jeofizik aksine jeoloji'de fizik biraz daha az ama onun yerine bolca kimya var. Sonuçta ikisi de "mühendislik" ama dümdüz jeoloji okumak istersen çok daha az tabii.
0
nawar
(02.08.23)
(6)

Age of Empires Benzeri Oyun Arıyorum

kernelpanic
AoE serisinden bağımsız bir oyun çıkmıştı. Oynanış mekanikleri tıpkı AoE gibiydi ama adını hatırlayamadım. Güncel bir oyundu yani 2020 ve sonrasında çıktı büyük ihtimalle. İnternette aradım ama bulamadım. Belki de yanlış hatırlıyorum.
AoE serisinden bağımsız bir oyun çıkmıştı. Oynanış mekanikleri tıpkı AoE gibiydi ama adını hatırlayamadım. Güncel bir oyundu yani 2020 ve sonrasında çıktı büyük ihtimalle. İnternette aradım ama bulamadım. Belki de yanlış hatırlıyorum.
0
kernelpanic
(02.08.23)
freebird5406_2
(02.08.23)
Cossacs serisi var, tek kişilik oyunda AoE'den daha çok keyif alırdım.
0
avianthem
(02.08.23)
avianthem
(02.08.23)
Age of Mythology'nin remake'i geliyor. 2020 sonrası deme sebebi o mu acaba?
0
nawar
(02.08.23)
aradığım oyun stronghold crusader 2 imiş. güncel diyerek yanlış yönlendirmiş oldum özür dilerim. ben öyle hatırlıyordum.
0
🌸kernelpanic
(02.08.23)
stronghold serisinin 2010 sonrası çıkanları aşırı kötü.
0
NightBringer
(02.08.23)
(12)

Nezaket sorusu

Mirabel
Diyelim ki tek başınıza tatile gidiyorsunuz. Orada yaşayan ve uzun zamandır görmediğiniz arkadaşınıza 2 gün önceden mesaj atıyorsunuz x tarihine kadar oradayım müsait olursan görüşelim diye. Tamam diyor. Hiç nerede kalacaksın, kimle geliyorsun vb.de sormuyor. Gidince ben geldim diye mesaj atar mısın
Diyelim ki tek başınıza tatile gidiyorsunuz. Orada yaşayan ve uzun zamandır görmediğiniz arkadaşınıza 2 gün önceden mesaj atıyorsunuz x tarihine kadar oradayım müsait olursan görüşelim diye. Tamam diyor. Hiç nerede kalacaksın, kimle geliyorsun vb.de sormuyor.

Gidince ben geldim diye mesaj atar mısınız yoksa arkadaşın geldin mi diye sorması daha uygun olur?
Samimiyet derecesi:orta ama resmiyet yok.
0
Mirabel
(23.07.23)
atmasan da olur ama ben olsam atardim. belki her seyi karsidan bekleyen tembel, umursamaz biri?
0
baldur2
(23.07.23)
Atın canim bence adam size bu zamana kadar yazmadiysaniz durduk yere yük almak istemeyebilir
0
olaylar olaylar
(23.07.23)
Cosmic+1
0
kisa
(23.07.23)
ben hep insanlara bi fırsat verme derdinde olan biriyim. evet atar görüşürdüm.
0
mimikikili
(23.07.23)
2 gün önceden gideceğimi söylediysem bir de gittiğimde "geldim" demezdim ben.
Sonraki adımı ondan beklerim.
Ama adım gelmezse de bozulmam.
0
Dağcı
(23.07.23)
Kesinlikle mesaj atar, geldiğimi söylerdim.
0
kaptan memo
(23.07.23)
cosmic +1
0
la lykia
(23.07.23)
Siz onunla görüşmek istiyorsanız mesaj atın. Başkalarının ne düşündüğü, ne yapmaya çalıştığı hakkında akıl yürütmek her zaman doğru sonuç vermiyor. Siz kendisiyle iyi vakit geçireceğinize inanıyorsanız, yalnız kalmak istemiyorsanız ya da başka herhangi bir motivasyonunuz varsa sizi onunla görüşmek istemeye iten, mesaj atın. Gerçekten görüşmek istemezse o zaman reddeder.
0
sekizdokuzon
(23.07.23)
Mesaj atarım.

Siz söylemediğiniz için biz de sormadık nerede kalacağınızı, kiminle neden gittiğinizi vs. Söylemek istesiniz söylerdiniz.
Ayrıca tatil şehirlerinde yaşayan insanlar özellikle de uzun zamandır görüşmediği arkadaşlarından gelen bu gibi mesajlara temkinli yaklaşıyordur. 2 gün otel ayırtıp sonraki 3-5 gün de onda kalma niyeti olan pek çok insan olmuştur daha önce.
0
michael_knight
(23.07.23)
@cosmicstring +1 (Noktasına virgülüne dokunmadan)
0
nawar
(23.07.23)
ben nerede kalacaksın diye sorduğum arkadaşıma "gel bende kal lan otel motel paranı kaptırma içeriz o parayla manyak" demiş oluyorum. o yüzden nerede kalacaksın diye sormadıysa "ben müsait değilim bende kalamazsın" demiş de olur.

hadsizlik bilmemne değil.
0
alperz
(23.07.23)
Turistik bir yerde yaşayan biri olarak, aramazdım. Arkadaşlar yazdığı zaman, görüşmek istediklerime ben soruyorum, ki iki gün birşey değil, görüşmek isteyen görüşür.
0
wishmaythşngs
(24.07.23)
(15)

Neden doğuştan gelen bir anatomi/biyoloji bilgimiz yok

sanguine
Ifade etmek istediğim şey şu, vücudumuzda bir sürü organ, milyon çeşit hücre, kemik vs var. Ve bu yapılar kendi kendine bir düzen içinde işliyor. Gereken kodları (en azından kendi hücre grupları ile ilgili olan kısımları) biliyor ve uyguluyorlar. Peki biz neden doğuştan bu bilgilere sahip degiliz? B
Ifade etmek istediğim şey şu, vücudumuzda bir sürü organ, milyon çeşit hücre, kemik vs var. Ve bu yapılar kendi kendine bir düzen içinde işliyor. Gereken kodları (en azından kendi hücre grupları ile ilgili olan kısımları) biliyor ve uyguluyorlar. Peki biz neden doğuştan bu bilgilere sahip degiliz? Beyin hangi koşullarda hangi hormonların sağlanması gerektiğini, hangi müdahalenin uygulanacağını biliyor ve yapıyor. Ben neden doğduğum andan itibaren organlarimin neler olduğunu nasıl çalıştığını vs bilmiyorum? Niye yüklü gelmiyor daha doğrusu yüklü olduğu halde bu bilgilere sonradan okuyup öğrenerek erişebiliyoruz?

Umarım anlatabilmisimdir. Bir de bu durumu İngilizce araştırmak istiyorum ama tam olarak bir türlü yaziya dokemedim, eminim bu durumun İngilizce kavramsal bir adı vardır.
0
sanguine
(20.07.23)
Çünkü bilinç sürekli aktif ve devrede olursa, beyin inanılmaz enerji harcar, yürümek gibi yaptığımız gözümüze en basit görünen eylemde vücutta neler olduğunun farkındalığına sahip olsak herhalde başka hiçbir şeye odaklanamazdık. Vücudun bunu otomatik gerçekleştirmesi zaten etkileyici olan kısım bence. Beyin işinin %99ını otomatik halledip %1inde bilinci devreye sokuyor sallıyorum. Otomatik şekilde gerçekleşen nefes alışverişini düşünmeye başladığımızda bile düzen sarsılıyor, bunu tüm vücutta yaptığını düşün
0
personaa
(20.07.23)
Bilmek sözcüğü kilit nokta aslında.

Çok derin gibi görünen ancak çok da basit bir konu aslında. Kısaca beyniniz bir şey bilmiyor, bilgisayar kendini ne kadar biliyorsa beyniniz de o kadar biliyor. Ancak beynin bilişsel fonkiyonları bütün bir organizma olarak sizde kişisel farkındalık sağlıyor. Bunlar duyular yoluyla dışardan aldığınız uyaranlara karşı tepki vererek çalışıyor ışık, ses, dokunma, koku ve tat.

Bir organizma olarak beyniniz gibi siz de bir bilgisayar gibisiniz. Kendinizle ilgili şeyleri bilmenize gerek yok, dna'nın kendini kopyalama tekniğini geliştirmesinin sonucu oluşmuş bir organizmasınız. Biyolojik olarak bütün göreviniz bu kopyalanmayı sağlamak, ama sağlayamasanız da olur. Doğa müsriftir bir ağaçtan milyonlarca polen çıkar onlardan bir tane ağaç belki yetişir. Bu açıdan siz de o şaşırdığınız hücrelerin ne yaptığını bildiği kadar ne yapacağınızı biliyorsunuz aslında (ya da bilmiyorsunuz, bu durumda ikisi de aynı şey)

Diğer taraftan insan ses duyusunu kullanarak dil geliştirme kapasitesine sahip bir canlı. Bu şekilde diğer duyularınızla algıladığınız şeyleri başkalarıyla paylaşıp bu bilgiyi saklayıp gelecek nesillere aktarabiliyorsunuz. "Bilmek" aslında bu. Yoksa ne beynin ne de başka dokuların bir şey biliyor olduğundan bahsedemeyiz. Ancak kültür çok güçlü bir şey, insan hayatının da özü. Bu yüzden insanlar kültürel olarak edindikleri şeyleri doğanın temel kanunları sanmaya çok eğilimli canlılar. Bütün uyarlanma mekanizmamız kültür geliştirmek üzerine kurulu.

Bilinç ve bilinç dışı kavramları ve hayatımızın aslında büyük bölümünün bilinçdışı dürtülerle yönlendiği hakkında bir şey okumak isterseniz incognito kolay okunur ve akıcı bir kitap.

Ayrıca bir adet kültürel antropoloji kitabı edinip okumanızı da şiddetle öneriyorum
0
akhenaten
(20.07.23)
Ingilizce'de "innate knowledge" deniyor. Yani dogustan gelen bilgi. Filozofide "innatism" olarak geciyor. Bazi bilimsel arastirmalar var bunun hakkinda.

Mesela su arastirmaya gore bebekler sezgisel fizik (intuitive physics) bilgisiyle doguyorlarmis: www.sciencedaily.com

Evrimden gelen bir "bilgi" de olabilir. Bu otomatik, içgüdüsel oluyor tabii. Mesela doğar doğmaz annesinden bağımsız hareket etmeye başlayan yavru hayvanlar var. Ingilizce'de "precocial" deniyor. Ornek olarak wildebeest yavrulari dogduktan 6 dakika icinde yurumeye basliyor. Bu dogada hayatta kalmayla ilgili evrimsel bir durum tabii.
0
ermanen
(20.07.23)
soruyu anlamadim. sperm gibi ufacik biseyden 170lik bir insana donusuyorsun. dunyada hersey boyle calisiyor. bitkiler, hayvanlar...
0
buenosdias
(20.07.23)
Çünkü ruh diye bir şey yok. Haliyle bilinç oluşup gelişirken hali hazırda bilgilerle döşeli olarak gelmiyor. İç güdü bundan farklı bir konu.
0
nawar
(20.07.23)
@nawar

Gene benim dedigimle alakası yok. Ben diyorum ki beyin hangi anda neyin salgılanması gerektiğini biliyor, vücudun neresinde problem olduğunu biliyor. Benim bir parcamin bildiği bir şeyi ben neden sonradan okuyarak öğreniyorum da en başından beri bilmiyorum. Niye temel biyolojiyi sonradan öğrenmek zorundayiz
0
🌸sanguine
(20.07.23)
"Bilmek" diyorsan cevap bu. Susadığında damağında kuruluk hissediyorsun. Su içmen gerektiğini "biliyorsun" ve gidip su içiyorsun. Beynin bilgisi de bu kadar zaten. Daha fazla değil. Kaldı ki "beyin" zaten sensin, o da bazı şeyleri bilerek değil kodlanmış bir ezber ile gerçekleştiriyor. Evrimsel süreçte vücuda eklenen bazı kodlar var. Buna sahip olanlar varlığını genetik olarak aktarana kadar sürdürmeyi başarmış, diğerleri başaramamış.

Yani vücuduna yabancı bir mikroorganizma giriyor. Vücut bunun DNA/RNA kodunu okur ve tanırsa sorun yok. Tanıyamazsa bunu yabancı olarak gördüğü için mücadeleye geçiyor ama "dur ısıyı yükseltip virüsün çoğunlukta olduğu şu bölgeye hücum edeyim" demiyor. Tüm vücuda salıyor. Onda da fagositoz ile lökositler mücadele etmeye çalışıyor. Bildikleri başka bir şey yok. Vücudun bir kısmında bölünmeler sırasında oluşan ya da hastalık ile değişen hücre DNA/RNAları yüzünden bu sefer sağlıklı hücreleri "farklı" olarak okuyup yok edebiliyor. Yani beyinde de bir "bilme" konusu yok. Olsa otoimmün hastalıklar olmazdı en basitinden.

O yüzden "ruh" üzerinden açıkladım. Yani ihtiyacın kadar bilgiye zaten "susamak" ya da ağrıyan yerine müdahale etmek gibi basit çözümler ile "biliyorsun."
0
nawar
(20.07.23)
Vücudunuz da bilmiyor.

Örneğin öldükten sonra, sinire dokunursanız vücut hareket edebilir vs. Otonon reflex veya motor hareketler ile, bilinçli hareketler aynı şey değil.

Refleksler milyon yılda gelişmiş ve bir çoğu kalıtımsal. Ancak öğrendikleriniz ise bilinçli davranış.
0
alfired
(20.07.23)
(otonom reflex)
0
alfired
(20.07.23)
@sanguine

Beyniniz hangi anda neyin salgılanması gerektiğini bilmiyor aslında.

Öylece duran bir demir, durmaktan vazgeçip kendisine yaklaşan bir mıknatısa doğru harekete geçmesi gerektiğini, hem de bunu mıknatısın boyutunu ve mesafesini tahmin ederek belli bir şiddetle yapması gerektiğini nasıl biliyorsa beyniniz de o şekilde biliyor. Yani bilmiyor. Bu önemsiz gibi görünen önemli bir durum. Beyniniz yalnızca bir uyarana tepki veriyor.

Bilmek, farkında olmak gibi bilişsel sözcükleri kullanmadan bu soruyu tekrar sormaya çalışsanız bunun zor olacağını fark edeceksiniz. Beyni kişileştirerek sadece anlatımı kolaylaştırmış olmuyorsunuz aslında, aynı zamanda paralel bir gerçeklik de yaratmış oluyorsunuz.

Ben de merak ettim, soruyu yukarda tarif ettiğim gibi beyni kişileştirmeden yeniden sormayı dener misiniz? Belki bir faydası olur tartışmaya.
0
akhenaten
(20.07.23)
Bilmemize gerek yok. İnsan belli basit refleksler dışında boş bir bir zihinle doğuyor. İnsan beyninin güzelliği de burada. Tamamen boş olduğu için inanılmaz bir plastisite kabiliyeti var. Bir bebeği at hırsızı da yapabiliriz doktor da akrobat da. Insan beyni hayvanlarda olduğu gibi daha fazla bilgi içerseydi (yüzme, yavrusuna bakabilme, doğuracağı veya öleceği zamanı hissedip ıssız ve güvenli bir yere çekilebilme vb) bu kadar muazzam bir plastisite imkanı olmazdı. Organlarımızın yerinin doğuştan beynimizde olmasına gerek yok, hatta kötü bile olabilirdi.
0
pembe mezarlık
(20.07.23)
@akhenaten vd

Beyin sadece bir örnek beyin demeseydim keşke, örneğin benim ellerimdeki veya bacagimdaki herhangi bir hücre, nasıl bölünecegini, hangi parçaların nereye dizilecegini, hangi maddelerin kullanilacagini, bütün bu bilgileri DNAdan veya başka bir şeyden aldığı kodlari da kullanarak bunları bir düzen ve bilgi icerisinde yapıyor. Milyonlarca hücrenin her gün uyguladığı işlemlerin ne olduğunu ben doğduğum andan itibaren built-in biçimde neden bilmiyorum?
0
🌸sanguine
(20.07.23)
Soyle biraz daha ek yapayim. Sonucta farkli "bilgi" kavramlari var. Dna koduna islenmis bilgi farkli, beyin noronlari ile ogrenilmis bilgi farkli. Mesela icgudu de dna'ya islenmis bir bilgi ve farkli canlilarda atalarindan gelen farkli aktarimlar olabiliyor. Canlilarda ortak icguduler de var tabii. Dna'daki bilgiler biyolojik olarak isleyisimizi sagliyor. "Neden" sorusu filozofiye de girebilir. Ama cevap verirsek, en basitinden gerekmedigi icin ya da evrimsel olarak boyle bilgere dogustan gerek olmamis. Dna'ya islenmis zaten bilgi, beyin noronlarimiz neden otomatik bilsin ki. Yasayarak, deneyimleyerek ogrenmek farkli bir "bilgi" kavrami. Bununla birlikte dogusta beynimiz daha az gelismis bir seviyede, buyudukce ve ogrendikce beyin daha cok gelisiyor (daha cok noron, daha cok noron baglantisi vs.)

Daha ayrintili ogrenmek istersen dna'yi, dna koduna bilgilerin nasil islendigini, ogrenmenin beyinde noronlarla nasil oldugunu, nörobilimi arastirabilirsin.

Edit: konu genis baya. Bazi onemli ek kisimlari daha yazayim. Dna'ya islenmis bilgi dedigim azimsanacak bisey degil tabii. Bir cok hucre, hucre cesidi ve iclerindeki nukleus, ve icindeki dna kodlarini dusunursen biyolojik isleyisimiz icin o kadar cok kodlanmis "bilgi" var ki. Bu beynimizin (hele ki dogustaki) kaldiramayacagi kadar bilgi, ve farkli bir bilgi cesidi. Ogrenmekten gelen bilgi noronlarin, noral agin etkilesimiyle ilgili ve beyin noronlari bu cesit bilgiye gore isliyor. Bu arada noronlarin da dna'si var tabii ve onlarin dna'sinda da onlarin isleyisi ile ilgili kodlanmis bilgi var. Umarim aciklayici olmustur.

Kim bilir belki evrende bir yerde milyonlarca yil evrimlesmis bi canli vardir ve dogusta bile genis bilgilerle donatilmistir.
0
ermanen
(20.07.23)
@Sanguine

Çünkü sizi oluşturan yapıtaşlarının işleyişini anlamanızı zorunlu kılan bir sebepten bahsedemiyoruz. Şu ana kadar gözlemleyebildiğimiz her şey başka bir yapı grubunun birleşiminin bir sonucu olarak var. İnsan özelinde, toplumlar insanlardan, insanlar organlardan, organlar dokulardan, dokular hücrelerden, hücreler çeşitli organik ve inorganik maddelerden, bunlarsa atomlardan, atomlarsa atom altı parçacıklardan oluşuyor. Bunun ucunun nereye kadar gittiği bilimi hali hazırda fazlasıyla meşgul eden bir husus. Ancak neticede oluşturulmuş bir yapı doğrudan kendisini oluşturan yapıtaşlarıyla bilinçli bir farkındalığın doğurduğu bir iletişim içinde değil. Bu sadece doğru olmayan bir ön kabul.

Örneğin size elinizi nasıl havaya kaldırdığınızı sorsam sadece yapıyorum dersiniz. Kalbinizin dili olsa ve ona nasıl kan pompaladığını sorsak muhtemelen o da sadece yapıyorum diyebilirdi. DNA'ya nasıl bölünüyorsun diye sorsak aynı şekilde o da sadece yapıyorum diyebilirdi. Çünkü gerçekte olan sadece bu.

Bu sıralama içerisinde siz de diğer organlarınız kadar ne yaptığınızı biliyorsunuz aslında. Size iğne batırıyoruz ve siz kendinizi geri çekiyorsunuz, yaptığınız bu, bunu biliyorsunuz. Bu sırada eş zamanlı olarak böbreküstü bezlerinize ve beyninize sinirler üzerinden sinyaller gidiyor ve o adrenalin salgılanmasına yol açacak süreci başlatıyor, onların bildiği bu, aynı anda vücudunuzdaki diğer ilgili hücreler salgıların dolaylı etkisiyle atp sentezini artırıyor, onların bildiği de bu.

Ne hücrelerin iğneden haberi var ne de sizin hücrelerin ne yaptığından haberiniz var. Hepiniz kendi klasmanınızda ne yapmanız gerektiğini "biliyorsunuz" zaten. Tabi bu daha karmaşık bir süreç, bu sırada olan birden fazla eş zamanlı işlem var. Ancak neticede iğne batması sonucu makro boyuttan mikro boyuta kadar işleyen tek bir bütün süreç var. Organizma bu demek zaten. Siz sizi oluşturan yapıtaşlarıyla aynı şey de değilsiniz, farklı ve bağımsız da değilsiniz bütünsünüz.

Beyninizin bildiğini söylediğiniz şey sizin de bildiğiniz şey zaten doğal olarak. Ancak sizin düşünce akışınızdaki aksaklık son basamak organizma olan kendinizi kendi yapısal elemanlarınızla kıyaslamak bir yerde.

Neyse, benden bu kadar sanırım :) iyi akşamlar dileyeyim.
0
akhenaten
(20.07.23)
@amenhotep ben de anlamaya çalışıyorum işte ki soruyorum, güzel de aciklamissiniz teşekkür ederim
0
🌸sanguine
(20.07.23)
(13)

Sizce yakın zamanda AB vize muafiyeti gelir mi?

deadwampir
Sb
Sb
0
deadwampir
(20.07.23)
Gelmez.

Bunca zamandır değişen ne var ki vize konusunda bir şeyler değişsin?
0
kisa
(20.07.23)
erdoğan'ın "demokratik ve kucaklayıcı" olduğu, suriye iç savaşının yaşanmadığı, lise öğrencilerinin yazın üç ay çalışıp interrail hayali kurabildiği ekonomiye sahip olduğumuz dönemde gelmemiş AB vize muafiyeti şimdi gelir mi sence?

buna inanmak saflıktır. böyle bir şey mevcut hükümetle asla olmayacak, 10 sene sonra olma ihtimali de yüzde 2 filandır.
0
mark greg sputnik
(20.07.23)
Avrupa kaçak yollarla gelmiş mülteci türk kaynıyor. Sizce gelir mi?
0
fraise
(20.07.23)
hayır.
0
bir ileti paylastim
(20.07.23)
bunun icin ancak guney kore-tayvan-polonya gelismisligine ulasma gerek bence.
0
baldur2
(20.07.23)
20 yıl önce öyle bir ihtimal vardı. Artık bir ortadoğu ülkesiyiz.
0
Mirket
(20.07.23)
avrupa ile türkiye(osmanlı) tarihine çok meraklı birisiyim. benim fikrim bu kaynaşma hiçbir zaman mümkün değildi veya mümkünatı olacaksa bile 10 kasım 1938'den sonra o ihtimal ortadan kalktı.

tabii çok daha derine açılabilir konu fakat cevap hayır.
0
gule gule
(20.07.23)
Yakın zamandan kastın 40 yıl falan ise gelebilir. Aksi halde hayır. Kafamda "acaba?" bile yok.
0
nawar
(20.07.23)
Bence verseler önce Afrika ülkelerine verirler sonra ihtiyaç duyarlarsa bize verirler.
0
hebanon
(20.07.23)
birlige girme olasiligimiz yok, hicbir zaman olmadi. Ciller'in bir palavrasiydi, simdiki iktidar da baslarda isine yaradigi icin oyunu surdurdu.

simdiki hukumeti degistirsek, avrupadan siyasetci ithal etsek, yine olmaz.
neden olmayacagi icin Erol Manisali'nin kitaplarina bakin..
0
cooperr
(20.07.23)
hayır
ama keşke romanya schengen'e girse de oturma izni bir işe yarasa
bu arada vize muafiyetinin temeli "türk korkusu" + "islam korkusu" kriter falan değil.
0
rain when i die
(20.07.23)
Yakın zamanda değil uzun zamanda da gelmez ne sen ne de senin evladın göremez gibime geliyor
0
basond
(21.07.23)
Çok düşük bir ihtimalle imtiyazlı çalışma vizesi, imtiyazlı seyahat vizesi vb şeyler uygulanabilir eğitimli ve paralı kesimi ayıklamak için.

Ama bunun dışında sınırsız serbest dolaşım uzak bir ihtimal.

AB üyeliği ise tamamen güç dengesiyle alakalı.
Türkiye nüfus sebebiyle AB'ye girdiği anda AB parlementosunun en büyük koltuk sahiplerinden biri olacak. Yani oylamalarda vs istediğini onaylayıp, işine gelmeyeni reddedip tüm AB sistemini zorlayabilir.

Fransa ve Almanya gibi AB'nin baş aktörleri bunu istemez. İstemiyor da.
0
anten
(21.07.23)
(7)

euro düşer mi?

cosmicgadin
ne diyosunuz?
ne diyosunuz?
0
cosmicgadin
(20.07.23)
türk lirası karşısında hayır.
0
gule gule
(20.07.23)
Ne kadar bir vadeden bahsettiğinize göre değişiyor bu tip soruların cevabı. Atıyorum siz 1 ay için euro alayım dursun diyorsanız kimse bir şey diyemez. Yani bir günde liralarca düşüşe de şahit olduk sonuçta...

Ancak yıl sonu kur beklentilerinin sürekli yükseldiği de bir gerçek.

Objektif olan şu ki açıklanan neredeyse bütün beklentiler her türlü dövizin yükseleceğini ön görüyor. Düşüşüne göre plan yapmak isteseniz bu beklentiyi nedenleriyle açıklayacak elle tutulur bir kaynak bulmak zor.
0
akhenaten
(20.07.23)
1984'den beri çıkan bir şeyin düştüğünü görmedim.
0
egmardernagon
(20.07.23)
Türk Lirası karşısında ise hayır. Düşmesi için hiçbir sebep yok. Şakkadanak amcanın taktiği ile Türk halkını tokatlayan şekilde anlık düşüş yarattığında yine o noktaya dönüyorsun işte. Hem de çok kısa sürede.
0
nawar
(20.07.23)
bir programda, döviz geldiği yeri unutmaz diye bir cümle kurmuşlardı. gerçekten zaman zaman hafif düşüşler olsa da düşmüyor meret. dolayısıyla hep çıkacakmış gibi düşünerek alım yapmaya çalışıyorum.
0
kondansator
(20.07.23)
Elbette ki hayır(tanrı korusun).
0
Avoiding The Puddle
(20.07.23)
Düşmez
0
basond
(21.07.23)
(19)

En toksik özelliğiniz?

sekizdokuzon
Benimki tembellik. Sizinki?
Benimki tembellik. Sizinki?
0
sekizdokuzon
(19.07.23)
çok konuşuyorum :) bir şeyi anlatmanın uzun yolu varsa mutlaka onu seçerim.
0
in vino veritas
(19.07.23)
kindarlık
0
pide
(19.07.23)
küçük yaşlarımdan beri dünyanın en iyi grubunun hangisi olduğu konulu tartışmalarla inatla girer ve her zaman çirkinleşirim.
cevap basittir.
0
AlsterWasser
(19.07.23)
Lafı bazen çok uzatmak :)
0
gadlemler
(19.07.23)
Kesin yargılı olmam.
0
Amaranta ursula
(19.07.23)
Bir konu hakkında kendimi çok yeterli görüyorsam ve o konu hakkında kulaktan dolma yalan yanlış bilgilere sahip olan birileriyle bi tartışma içindeysem karşımdaki kişiye aptal olduğunu iliklerine kadar hissettirmeyi çok seviyorum, hatta bazen anlattığım konuyu gerçeklerden saparak kendi içinde çelişerek anlatıyorum ki bakalım fark edip bana "sen ne anlatıyorsun birader" desin ama onu da anlamadıklarında daha çok zevk alıyorum, en toksik özelliğim bu olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.07.23)
Eleştiriye aşırı duyarlılık,
Yoğun sevgi beklentisi

Toksik ama beni sevenler de bu özelliklerim dolayısıyla seviyor. Yani problem yok.
0
Gradient_tabanlı_mor
(19.07.23)
kendimi cok elestiren birisiyim, ben buna alistim.
aynisini diger insanlar uzerinde uygulayinca kavga cikiyor.
elestirmeyi birakmam lazim.
0
cooperr
(20.07.23)
dengesiz ruh hali
0
personaa
(20.07.23)
Lovebombing, ıssız adam sendromu.
0
Bruce
(20.07.23)
Çok kuralcıyım, zıt tipte olanları çok yargılarım. Her şey planlı, her şey zamanlı. Dakika hesabıyla yaşıyorum. Bazen zor geliyor örneğin evden 5dk geç çıkıyorum, kendime de kızıyorum :D Dışardan bakınca mesleki anlamda iyi bir şey gibi durabiliyor bu ama mesela iş yerinde savsaklayan üstlerimi de çeşitli şekillerde hizaya getiriyorum :D onlar için hoş olmuyor olsa gerek.
0
akhenaten
(20.07.23)
Manipülatif biriyim. Karşımdakini iyi tanıyorsam bazen keyfi bir şekilde düşüncelerini değiştirmeyi seviyorum. Kendi sınırlarımı deniyorum sürekli acaba buna da ikna eder miyim diye kendi kendime meydan okuyorum.
0
jazzabel
(20.07.23)
Tembellik. Hatta üşengeçlik direkt. Buna bağlı olarak yapmam gereken bir işi manipülasyonla başkalarına yaptırmak. Başkalarına yaptırdıkça işin nasıl yapıldığını teorik olarak bilmek ama pratikte eksik kalmak.

Çocukluktan beri bu şekildeydim ama artık üniversiteden mezun olup iş hayatına girince bunu değiştirmeye çalışıyorum. Yine de bazen kolay geldiği için yapabiliyorum. Bunu yaparken başka ve kendime kolay gelen işleri yaptığım için çok da göze batmıyorum.

Mesela intörnken sonda takmak gibi el becerisi gerektiren işleri sevmediğim için bilgisayardaki dosya işlerini alıp sevmediğim işleri arkadaşlara bırakıyodum. Şansıma genelde grup arkadaşlarım da bilgisayar işlerini sevmiyordu o sayede denge buluyoduk.
0
nundu
(20.07.23)
tembellik ve bunun getirdigi erteleme aliskanligi.
0
baldur2
(20.07.23)
arkadaslik yapamiyorum, biri bir yere davet etse gidemiyorum, mesela sinema. misir kokusunun, telefon isiginin rahatsizligi o kuracagim iliskinin degerinden daha büyük oluyor.
0
wishmaythşngs
(20.07.23)
kıskançlık, önyargı, önyargıyla bağlantılı olarak hararetli anlarda karşıdakini dinlemeyip aşırı yükselmek.
0
naksidil
(20.07.23)
yedi büyük günahın hepsi
0
Hallegadola
(20.07.23)
Yakın çevreme elin oğlunun "sugar-coating" dediği şeyi yapmayı, yapmacık olmayı, yalandan ümit satmayı, haksız oldukları konuda yalan ile konuyu geçiştirmeyi vs. sevmiyorum. Samimiyetsiz yalanları amaçları ne olursa olsun sevmiyorum. Hem hayal kırıklığının parçası olmak istemiyorum hem de bir hata varsa iş yerinde, yeni tanıştığı grupta, flörtüyleyken şurada burada bilmeden o kötü huyuyla/olayla devam etmesindense burada biz bizeyken doğruyu öğrenmesi daha önemli bence. Bana da aynısının yapılması hoşuma gider.

Bir de mesela bir arkadaşım saçını kestikten sonra kötüyse, kıyafeti/makyajı kötüyse vs. direkt söylerim. Bir aile üyesinin sağlık durumu karamsar olan muhtemelen de kaybedeceğimiz bir arkadaşım var. Arkadaşıma o aile üyesinin sağlık raporları üzerinden yaptığım çıkarımı ve öğrendiğim durumu doğrudan söylememek için biraz laf geveliyorum. O da az çok farkında ve iyi bir şey duymak istiyor muhtemelen ama ben o yalanı söyleyemiyorum. O hayal kırıklığının sebebi olmak istemiyorum. Ne bileyim yemek kötü olduysa "eline sağlık, çok güzel olmuş" demem. Ha tabii bunları da kırma amaçlı ya da dobrayım ben diyen öküzler/odunlar gibi yapmıyorum. O samimiyetsiz yalanları istemiyorum ama
0
nawar
(20.07.23)
kendi kafama göre hareket ederim.
grup mrup hiç dinlemem.
kimse umrumda değil.
bunu bana zaman gösterdi.
0
rain when i die
(20.07.23)
(16)

Yıllık gelirinizin ne kadarı tatile ayrılmalı?

bak raist tavsanciklar
Eşimle tatil ucuz/pahalı tartışması yapıyoruz ve sizin de fikirlerinizi merak ettim. Bence hane gelirininin bir aylık tutarını senede bir tatilde ezmek pahalı değil.
Eşimle tatil ucuz/pahalı tartışması yapıyoruz ve sizin de fikirlerinizi merak ettim. Bence hane gelirininin bir aylık tutarını senede bir tatilde ezmek pahalı değil.
0
bak raist tavsanciklar
(19.07.23)
bence pahalı. en fazla yarısı olsun.
0
jelly bear
(19.07.23)
1 aylık hane geliri biraz pahalı olur bence. 1 maaş hadi biraz daha fazlası okey derdim. (eşler çalışıyor eve 24 maaş giriyor gibi düşününce)

aslında yılda ne kadar para biriktirilebildiğine bağlı. Ayda 100 bin mi giriyor 40 bin mi, tasarruf yapılabiliyor mu hepsi gidiyor mu vs. çok değişir. Tatilin zaten minimum bi maliyeti var asgari ücretli de x gün gitse minimum bilmemkaç lira verecek, ayda 300 bin tl kazanan da o minimumdan başlayıp istediği kadar yukarı çıkacak.
0
nhk ni youkosu
(19.07.23)
Gelire göre değişir. Binlerce dolar kazanan biri bir aylık maaşını tatile gömmez ama asgari düzeyde kazancı olan biri de ortalama bir tatile “çok pahalı” tatavası yapmamalı bence. Sanki ucuzu varmış da siz organize etmiyormuşsunuz gibi.

Ben son dakika maaşımın bir tık azıyla yurt dışı tatili ayarladım. Erken rez ile yarı yarıya getirebilirdim ama bunu düşünüp dert etmemeli insan.
0
ruhen hastayim ben
(19.07.23)
bu konuda tek bir yanıt vermek zor. gelir gider dengeniz, senede kaç tatil yapıyorsunuz gibi konular da var işin içinde..ben kendi adıma bu rakamı veriyorum ama tek bir tatile değil, bölerek
0
delidiyorum
(19.07.23)
yılda bir kere yapılcak kafa dinlencek bir tatil için 2 maaş veriyorum genelde 2 kişi için.
0
eja
(19.07.23)
Gordugum kadariyla Kadinlar daha comert genelikle. Ben fazlapara harcamama taraftariyim
0
camussar
(19.07.23)
Hane geliriniz ve tatil anlayışınız ile çok ilintili bu durum. Kişiden kişiye çok değişiyor ama biraz üst seviye otel konaklamaları tatiller haftalık 70-80K TL civarından başlıyor diye biliyorum ki az bile söylüyorumdur fazla bilgim yok. Hane gelirinle orantılı 1 aylık geliri harcamak normal.

Çok kazanıyorsan farklı lokasyonlarda daha kaliteli ve/veya uzun süreli tatil yaparsın, az kazanıyorsan daha mütevazı ve/veya kısa süreli olur.
0
Lethe
(19.07.23)
Kesinlikle pahalı. ama gelir de önemli tabii.

Bu arada doğru planlamayla aynı tatili çok daha ucuza yapabilirsiniz acenteleri aradan çıkartıp erken rezerve edip vs.
0
anten
(19.07.23)
1 aylik toplam hane geliri normal bence de sene icindeki tum tatiller icin.
0
taurina
(19.07.23)
tüm sene icin ve yol masrafi da dahilse uygun bence de.
0
sonsuz
(19.07.23)
1 aylik toplam hane gelirinin yarısı olmalı bence
0
Topalordek
(19.07.23)
Tek bir tatilden söz ediyorsanız 9 gün falandır o en fazla. Haliyle 1 aylık hane gelirinin altında kalmalı.
0
nawar
(20.07.23)
öncelikle iyi tatiller diliyorum. ve evdeki hesabın tatile uymayacağını belirtmek isterim.

şöyle söyleyeyim. hafta sonu bozcaada'da sadece 1 gün beach'e giriş+oradaki yeme içmeye 2 kişi 2.000 TL akşam yemeğine 1.500 TL (alkollü) ödedik. daha az olur düşüncesindeydik ama fiyatlar uçmuş. ona göre hesap yapın diye yazmak istedim. çocuk varsa abur cuburu-dondurması onun yemesi içmesi de çok tutar :)
0
naksidil
(20.07.23)
Yurt içi tatilse çok fazla ve gereksiz ama yurt dışında daha önce gitmediğiniz ülkeler ve şehirler için hem gezmeli hem dinlenmeli hem de denize, okyanusa girmeli tatilse olabilir.
0
iwasbornonamountainside
(20.07.23)
1 aylik parayi harciyorsun, kacari bence pek yok ozellikle aileni gezdiriyorsan.
direk maasla bir alakasi yok, cunku iyi kazanan gidip 2 yildizli otelde kalmiyor.
0
cooperr
(20.07.23)
bütçeye bağlı harcanabilirde harcanamazda asgari ücretle çalışıyorsa eşler ve tatil 5 yıldızlı herşey dahil falansa zor o iş ama aylık net kazanç 10k dolar falansa harcanır normaldir
0
basond
(21.07.23)
(9)

GTA oynayınca kötü hissetmek

ahm1
Cocukken aslinda sevmeme ragmen birkac saat GTA oynayinca kendimi psikolojik olarak kotu hissediyordum ve bunun sebebini anlamiyordum. Simdi pubg icin benzer bir sey hissedince aklima geldi (aslinda haftalarca keyifle pubg oynadigim da oldu, bu oyun icin bu hissim şu ana ozel) ama su anki hissiyatim
Cocukken aslinda sevmeme ragmen birkac saat GTA oynayinca kendimi psikolojik olarak kotu hissediyordum ve bunun sebebini anlamiyordum. Simdi pubg icin benzer bir sey hissedince aklima geldi (aslinda haftalarca keyifle pubg oynadigim da oldu, bu oyun icin bu hissim şu ana ozel) ama su anki hissiyatimin nedeni bunu "boşa gecen zaman" olarak gormem. Oysa cocuklukta boyle bir hissiyatim yoktu.

Sizde de benzer seyler olmus muydu? Neden olabilir acaba? Hicbir fiziksel sikinti yasamamistim, sadece psikolojik. Yetiskinligimde ise GTA oynamadigim icin bilemiyorum ayni etkisi suruyor mu.
0
ahm1
(18.07.23)
Bana da oluyo4 bazen bf oynarken
0
sekerler diyarinda bir ruya
(18.07.23)
Benzer soruyu bir iki sene önce sordum.
Çocuklukta çoğu seyde böyle bir olay yoktu, sabahtan aksama uyusam umrumda olmazdı su an 10dan sonra uyaninca ulan gün öldü oluyor.
Oyun konusunda da ayda bir iki gün anca oynuyorum. Fazlasinda sizin duruma düşüyorum.
Fiziksel sikinti değil tabiki ama kisinin isi değilse ya da kisinin çok rahat bir hayati yoksa bu tarz şeyler gelecegimizden caliyormusuz gibi oluyor. Yoksa su an zengin olsam sabahlara kadar oyun oynarım umursamam ama değilim haliyle sucluluk hissediyorum:)
0
logisticsmanager
(18.07.23)
@logisticmanager +1
Oyun oynamıyorum ama oynasam 1-2 gün oynar sonra bırakırdım.

Eskiden geç vakte kadar uyurdum. Şimdi hafta sonları ne kadar yorgun olursam olayım 10u geçirmemeye çalışıyorum. Çok bir şey yaptığım yok ama gün ölüyor, zamanı boşa geçirmiş hissediyorum.

Dizi, film izlerken de aynı şekilde. Her şeyi izlememeye çalışıyorum.
0
sevilen progressive türkücü
(18.07.23)
Çocukluğumdan beri hep ps'im oksun istedim, yaş 35 olunca anca imkan oldu alabildim. Şimdi açıyorum haftada 1 saatten fazla baksam dediğin hissiyat oluyor, para kazanma kaygım olmasa 1 hafta başından kalkmam :')
0
mirty
(18.07.23)
Yıllardır oyun oynarım, iş hayatına başlayınca da oyun oynamaya, boş zamanlarımda saatlerimi gömmeye devam ettim; hiç böyle bir hissiyat gelmedi bana.

Online oyun oynamayı sevmiyorum ben çocukluktan beri ama çok nadir de olsa LoL falan oynayınca bu birazcık oluyor. Çünkü sonu olmayan bir süreç yani LoL ya da Pubg saatlerce tekrar tekrar oynarsın ve sana kazandırdığı ilerleme hissiyatı yok. Ama hikayesi olan oyunlar bir sonu olduğu için saatlerce oynasan da bi yerde bitiyor ve o tatmini sağlıyor.

Ha çalışma hayatına başlayınca oyun oynama hevesim zaman zaman azalma gösteriyor ama o daha çok gün boyu çalıştıktan sonra akşam boş boş uzanma isteğinden dolayı. Saatlerce telefonda twitterda vs gezip boş boş dizi izleyesim geliyor bazı günler.

Bi de benim şu anki işim eve gidince de çalışmamı gerektirecek bir iş değil. Ha tabii ki kendimi geliştirebilirim araştırma yapabilirim vs ama onları mesai saatinde de yapabiliyorum görece rahat olduğum için. Öyle olunca akşam evde kendime zaman ayırabiliyorum. Puzzle yapıyorum, telefonda zaman öldürüyorum ya da @mirty'nin durumundaki gibi çocukluktan beri hayalim olan ve yakın zamanda aldığım PS 5'imde oyun oynuyorum. Oyun oynarken de hiç "Şu an R öğrenebilirdin ya da makale okuyabilirdin" gibi bir hissiyat gelmiyor aklıma. Belki birkaç seneye farklı bir yere geçersem olabilir ama şimdilik memnunum
0
nundu
(18.07.23)
Daha önce bitirdiğin/oynadığın bir oyunu tekrar oynuyorsan vakit kaybı olarak gelmiştir. Pek fazla oyun oynayamıyorum. Oynadığım zaman da ya kafamı dağıtacak ya da yeni bir şey olacak ki bana kalan haftalık bilmemkaç saati ona harcamama değsin. Yoksa arada hevesle yükledikten sonra bana da boşa harcamanın rahatsızlığı geliyor.
0
nawar
(18.07.23)
buyudun iste kisacasi. baska seyler basarmak istiyorsun. baska seylerden zevk almak istiyorsun. ne yapiyorum ben diyorsun kendine hakli olarak.
0
baldur2
(18.07.23)
Bunun böyle olmadığını düşünüyorum.

Özellikle belli bir yaşta oynanılan bazı oyunlarda kaotik ortam, sorumluluk taşımak, görev bitirmek, yüksek aksiyon bazı kişiler için belli bir yaşın sonrası yorucu olabiliyor.

Yetersizlik hissi, karmaşa, işin içinde çıkamama, eylemlerden keyif alamama, gerçeklik/zaman algısında gerçeğe tutunma sonrası kırılma olamaması, yalnızlık hissettiren atmosferler, melodramatik müzikler, melankoli, vahşetten suçluluk duyma gibi etkenler çok belirleyici.
Ama asıl önemli olan konu, bilişsel tatminin son derece sanal olduğundan mütevellit kişinin bir çelişki hissetmesi.

Aslında konu son derece basit bir çözümle sonlanıyor, ilerlemeli ve yüksek miktarda konsantrasyon gerektiren karmaşık oyunlar yerine daha basit, hikaye modunun olmadığı anlık oyunlar oynamak.
0
Lir Psikoloji
(18.07.23)
Aslinda ben cocukluktaki hissiyatimdan bahsetmistim. @lir psikoloji, sanirim beni en cok anlayan kisi oldu. Cocukken cok yalnizdim. Sanal hayattaki durumun gercek hayattakiyle celiskili olmasi etkiledi belki de. Football manager oynarken kotu hissetmiyordum ya da medieval total war.
0
🌸ahm1
(18.07.23)
(3)

Boyu kısa gelen elbise plajda giyilir mi

regina phalange
Bi sürü para verip aldıgım markalı bir elbiseydi zamanında çok giydim ama artık kısa geliyor. Plajda giyilir mi nasıl olsa zaten her yerimiz meydanda yani.
Bi sürü para verip aldıgım markalı bir elbiseydi zamanında çok giydim ama artık kısa geliyor. Plajda giyilir mi nasıl olsa zaten her yerimiz meydanda yani.
0
regina phalange
(17.07.23)
Giyilir
0
asap raki
(17.07.23)
niye giyilmesin dugun elbisesi gibi degilse giyilir
0
hot potato
(17.07.23)
Elbisenin boyu değil işlevi önemli sanırım. Kumaşını ve tipini görmek gerekir sanki. Şu halde atıyorum %30 polyester, parıltılı, tüllü bilmemne elbiseyi "plajda giyebilirsin" diyenlere vicdan yükü paylaşamayacağım :p
0
nawar
(18.07.23)
(7)

trafikte sağ şeritten yavaş gidiyorum diye laf yedim

ShadowOfMoon
2 şeritli yol. ben sağdan 38-45 arası hızla gidiyorum. önümde bisiklet de vardı bir ara. onu da perdelemek için ama o gittikten sonra da devam ettim. sonuçta sağ şerit. isteyen sola geçer diye düşündüm. öğretilen buydu ama aslında sol şerit sadece sollamak için kullanılmalı görğşü de vardı.neyse bu
2 şeritli yol. ben sağdan 38-45 arası hızla gidiyorum. önümde bisiklet de vardı bir ara. onu da perdelemek için ama o gittikten sonra da devam ettim. sonuçta sağ şerit. isteyen sola geçer diye düşündüm. öğretilen buydu ama aslında sol şerit sadece sollamak için kullanılmalı görğşü de vardı.

neyse bu yol şehir için yani. sağ şeritte çok yavaş gitmek etik mi. suç mu ya da. zaten şehir içi hız limiti 50 km. ben 35 40 la gidiyorum.

yol üç şeritli olsa, orta şeritte bunu yapsam ne olurdu
0
ShadowOfMoon
(17.07.23)
Otoyollarda asgari hız limiti 40 km/s, diğer yollarda ise 15 km/s. Dolayısıyla şehir içinde 15-55 km/s arasında gidebilirsiniz yasal olarak. Taciz edeni kafaya takmayın, bırakın geçsin. 3 şeritli yolda sağ şeritte kalın ama.
0
orient blue
(17.07.23)
Hangi şeritte olursanız olsun, trafiğin bir akış hızı var. O hıza uymamanız genel trafiğin akışını sıkıntıya sokar. 'Bana ne kardeşim, en sağdayım, istediğim hızda giderim.' diyebilirsiniz ama, bu hareketiniz çok etik olmaz.

Sağ şerit boşken, soldan gitmek ise tamamen yanlış bir hareket.
0
Mirket
(17.07.23)
Şehiriçi şehir dışı hız limitlerini, yasal konuları filan bı kenara bırak. Arkadaşın dediği gibi trafiğin akış hızı vardır. O hızı bozarsan sonrası Mahmutbey gişeler gibi oluyor işte.
Mesela otobanların alt limit hızı 40 kilometredir. 40 ile gitsen yemediğin küfür kalmaz. Ama yasal?
Bu söylediğim kurallara uymayın anlamında değil, işleri daha pratik hâle getirin anlamında.
0
etna
(18.07.23)
@Mirket +1

Trafiğin genel akışının altında kalmak, oluşturacağı trafik ve yaratacağı stres bir yana direkt trafik kazası riski doğurur. Araç kullanmayı yeni öğrenenler için tıkere edilebilir tabii o başka.

Yani yasal olarak belirtilen hız limitleri altına inilmedikçe sorun yok ama yasal olarak bu hareket yüzünden laf yemeye de engel yok. Küfür de ediyorlardır ama oradan hakaret davası çıkar.
0
nawar
(18.07.23)
Bro hız limiti diye bir şey var ama bu sadece azami değil asgari limiti de kapsıyor. Ayrıca arkadaşları dediği gibi trafiğin bi akışı var, sen akan trafikte sağ şeritte keyfiyen düşük hızla seyredersen insanalrın tadı kaçar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.07.23)
Trafikte yavaş gidenler yüzünden de çok fazla kaza olur (Hızlı gidenler yüzünden olmuyor demiyorum). Bir çok sabırsız kişi, abuk sabuk hareketlerle geçmeye çalışıyor, takip mesafesi filan kalmıyor, riskli hareketlerde bulunuyor bu kişiler yüzünden.

O yüzden trafiğin akış hızına uyum sağlamak önemli.

Bir fikir almak adına, akan trafikte önünüzdeki araba ile mesafe, arkanızdaki araba ile olan mesafeden farklıysa, ya çok hızlısınız, ya da çok yavaş.
0
burfak
(18.07.23)
çevreyolu/ otobanda yavaş gitmek, hızlı gitmekten çok daha tehlikeli. tavsiyem 80-90'ın altına inmeyin. şehir içinde arkadaşların dediği gibi genel akışa uymak senin sürüş güvenliğin açısından da önemli. birisi aniden önüne kırabilir, makas atmaya çalışabilir vs vs

ayrıca bence bisikletleri perdelemek riskli bir durum, ufacık bir dikkat dağılmasında altına alırsın korumaya çalıştığın kişiyi. bir de ben daha fazla gerilirdim herhalde. bilmiyorum. bu kısım tahmin sadece.
0
not sure if serious
(18.07.23)
(21)

bekarlık sultanlık mı değil mi?

olimpia
Sizce?
Sizce?
0
olimpia
(14.07.23)
Evliysen sultanlık, bekarsan değil.
0
michael_knight
(14.07.23)
değişir. rezillik olan evlilik de var sultanlık olan da. aynısı bekarlık için de geçerli.
0
oceanthousand
(14.07.23)
Günümüzdeki ortalama ilişkilere baktığımızda evet bekarlık sultanlık.

Kişisel alanlara ve özgürlüklere saygı varsa ve her an yanında hissettiğin güvenilir bir omuz bulabiliyorsan nimettir işte. Hiçbir bekarlıkla kıyaslanamaz.
0
ruhen hastayim ben
(14.07.23)
Belli bir yaşta öyle, belli bir yaştan sonra değil. Bu sözün çıkış noktası bence 20'lerinin başında evlenen insanlar. O çağlarda evlilik çok kısıtlayıcı bir şey.

Ama göreceğinizi görüp yettiğini hissettikten sonra evlilik ya da eşdeğeri bir ortaklaşma işi insana iyi geliyor. Tabi severek evlendiyseniz.

İnsanların azımsanmayacak bir kısmı evliliği hayatın bir aşaması olarak gördüğü için evleniyor, düzgün bir sevgililik dönemi yaşayıp evlenen çevremde gördüğüm çiftlerin hepsi görünürde gayet mutlu, birlikte bir şeyler yapmaktan zevk alıyorlar. Hatta ben de onlarla birlikteyken mutlu oluyorum. 20'lerin başında evlenen çok kişi de tanıyorum iş ortamında, daha ziyade onlar evlilikle ilgili olumsuz konuşuyor.

Ben evli değilim ama çok uzun süredir bir birlikteliğim var. Halimden gayet memnunum açıkçası.
0
akhenaten
(14.07.23)
bence gayet de sultanlık.
0
nothing in my way
(14.07.23)
Sevdigin ve anlastigin biriyle olmak sultanlik. Sevdigin ve anlastigin biri yoksa bekarlik da sultanlik. Sultanligi kafa rahatligi olarak goruyorum, bu bekarken de olabilir iliskide de. Surekli yalnizligin da yanlis partnerle iliskinin de sultanlikla alakasi yok.
0
unidentified floating object
(14.07.23)
Tipin iyiyse paran da varsa (arkadaşlarının yarısından fazlası evlenene kadar) sultanlık. Sonra evliler ayrı sosyalleşmeye başlıyor. O zaman değişiyor tabii.
0
nawar
(14.07.23)
Sevgili olup gezip tozmak, kavda edip ayrılmak barışmak yerine evlendiyseniz bekarlık sultanlık.

Ama 20lerinizde baya güzel eğlendiyseniz, yanında da varsa sana göre biri varsa o zaman evlenmek sultanlık.
0
zimbirik
(14.07.23)
Belirli bir yaşa kadar evet, sonra değil +1

Kimse evlenmek zorunda değil elbette, ama yaşamın zorluklarını birlikte sırtlayabileceğiniz, güzelliklerin tadını birlikte çıkarabileceğiniz bir hayat arkadaşınızın olması önemli bence. O yüzden herkes bu insanı bulabilsin isterim.

Mesela çocuk da çok güzel bir şey ama sorumluluğu bambaşka. Dolayısıyla bu sorumluluğu almadan da yaşayabilir insan. Ama hayat arkadaşı olmadan çok zor.

Fakat doğru insanla doğru zamanda yapılmış evlilikten bahsediyorum tabii. Yoksa yanlış zamanda, yanlış kişiyle evlenmek hayatı cehenneme çevirebilir.
0
gmzo
(14.07.23)
Erkek için sultanlık olabilir de kadın için bilmem, erkekler hayatları boyunca çok az kadına ulaşabiliyor günümüzde. 30dan sonra parası da varsa kıymetli oluyor ve o sırada bekar olacaktım varya demeye başlıyorlar işte bu yüzden erkek için farklı kadın için farklı diyeyim.
0
olaylar olaylar
(14.07.23)
Mutlu bir evlilik yapildiysa bekarlik sultanligin yanından gecmez
0
instant crush
(14.07.23)
kafa dengi, hayatı güzelce paylaşabileceğin bir eş ile olma ihtimali karşısında sultanlık değil. ancak hayatı dinzan edecek kapasitede, darlayan bir eş ile olma ihtimali karşısında sultanlık
0
kondansator
(14.07.23)
evlilik de bekarlık da bir seçim, kimse evlenmek yada bekar kalmak zorunda değil ve seçiminizden memnunsanız ikisi de sultanlık olabilir. ama sizi seven, değer veren, emek bilen biriyle hayatınızı paylaşıyorsanız evlilik bence sultanlık, ben bekarlık dönemimde çok dağınıktım mesela o zamanda sultanlık dönemlerim oldu ama evlilikle birlikte esas sultanlık buymuş dedim , birlikte her şeyi paylaşabileceğiniz bir eşiniz varsa evlilik de sultanlık, hatta ayrı bir güzel.
0
crackcodemood
(14.07.23)
ben evliliğimde mutluyum bekarlığa dönmek istemem ancak çocuk problem :)
0
mirty
(14.07.23)
Birçok değişken var. Maddi durum ve sosyal çevre önemli. Yapışkan bir ailen varsa ve bekarken de olsa her işine salça oluyorsa sıkıntı. Tek maaşla kira ödeme zorluyorsa yine sıkıntı. Bence insanlar biraz da zorunluluktan evleniyor. Bu zorunluluk maddiyat olur veya cinsellik vb şeyler olabilir gibi
0
roe
(14.07.23)
benim icin kesinlikle sultanlik. evlenip standartini ciddi oranda yukseltirsen evlilik de iyi bir seye donusebilir ama ben hala neden evlenildigini tam olarak cozebilmis degilim. kendine yetmeyen insanlar genelde bu yola hizli giriyor ve eksiklikleri azalmak yerine cogaliyor
0
mess
(14.07.23)
Duruma göre değişiyor.
0
poncikkurabiye
(14.07.23)
Duruma göre değişir+1
Su an Türkiye'deyim, hanımı özledim 10 günde. Vallaha şu an evde olup televizyon karşısında uyumayi, hanımın üstüme örtü örtmesini(bu sicakta değil tabi) arkadaslarla dışarı çıkıp kokteyl içmeye tercih ederim.
Bana göre sultanlik değil çünkü eşimin hayatima kisitlamasi sıfır; oyun oynarim hatta o benden fazla oynuyor son zamanlarda, alkol alir sigara icerim, canim isterse ondan farkli yemek yerim, cikar arkadaslarla dışarıda icerim vs yani bunu bekarken de evliyken de yapıyorum ama esimle beraber aynı ortamda bulunmak, sabah kahve içmek apayrı olay.
0
logisticsmanager
(15.07.23)
Bekarlık sultanlık değil tabi…
0
yalniz kizkulesi
(15.07.23)
değil. Bu hayatı aynı şekilde algıladığın, anlaşabildiğin, güvendiğin destek olduğun, desteğini aldığın bir insanla yaşamak sultanlık. Bunların olmadığı zorlama bir ilişkidense bekarlık sultanlık.
0
sparkle kiddle
(16.07.23)
Bekarlık sultanlık net, er geç demokrasiye geçiliyor.
0
abi bi dizi buldum on numara
(01.08.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.