Giriş
(5)

8 bin liraya kadar laptop?

akatreil
Çooooook uzun zamandır bilgisayar almamıştım. İşlemci, ekran kartı her şeyi unutmuşum. Mevcut bilgisayarım 10 yıllık..Temel kullanımlar için kullanılacak bir laptop ihtiyacımız hasıl oldu. 7-8 bin liralık paralara nasıl bir diz üstü alınır?Huawei Matebooklar ilgimi çekti biraz. 8 gb ram, 256 gb ssd
Çooooook uzun zamandır bilgisayar almamıştım. İşlemci, ekran kartı her şeyi unutmuşum. Mevcut bilgisayarım 10 yıllık..

Temel kullanımlar için kullanılacak bir laptop ihtiyacımız hasıl oldu. 7-8 bin liralık paralara nasıl bir diz üstü alınır?

Huawei Matebooklar ilgimi çekti biraz. 8 gb ram, 256 gb ssd falan var. i5 işlemcili. iş görür mü?

3-4 yıllık macbooklar ikinci el olarak da 8 civarına satılıyor ama ikinci el, şu halimle çok dolandırılmaya müsait olurum.

fikriniz nedir?
0
akatreil
(26.04.22)
Huawei mateboom veya honor magicbooklar cok iyi o fiyat bandinda. Ama kamera yerlesimi rezil. Toplanti falan icin kullanacaksan aklinda olsun
0
floydian
(26.04.22)
Görmesini istediğin işin ne olduğuna bağlı. Onu belirtirsen daha kolay yardımcı olabilirim. Mesela 10 bin tl altına (1-2 istisna hariç) sadece paylaşımlı ekran kartlı laptop ve 8gb ram vardır genel olarak. yani oyun oynayacağım ya da grafik ile tasarımla ilgileneceğim diyorsan olmaz onlar.
0
nawar
(26.04.22)
temel kullanımlar için almayı düşünüyorum. işte internet kullanımı, office uygulamaları şeklinde. bilgisayarda en son oynadığım oyum fm 2007..

bu temel işlerimi yaparken ısınmasın, donmasın + bir de hızlı açılsın kapansın, işlem yapsın. ama cidden sadece bu temel işler.
0
🌸akatreil
(26.04.22)
huawei matebooklar iyi baya. bir arkadaşıma önermiştim baya memnun aldıktan sonra. bir tek kameranın pozisyonunu sevmiyor cidden @floydian'ın dediği gibi.
0
king lizard
(27.04.22)
mac alacaksan anadolu yakasında macmarketi, avrupa yakasında anet bilişim'den ikinci el alabilirsin. ikisi de sözünün arkasında duran dürüst esnaftır.
0
alperz
(27.04.22)
(12)

1 milyon tl ev vs 1 milyon tl faiz

birmilyonunvarmi
Siz olsaydınız yatırım amaçlı hangisini seçerdiniz? 1 milyon tllik evin kira getirisi max 5 bin lira, 1 milyon tl faizin aylık getirisi minimum 15 bin lira.
Siz olsaydınız yatırım amaçlı hangisini seçerdiniz? 1 milyon tllik evin kira getirisi max 5 bin lira, 1 milyon tl faizin aylık getirisi minimum 15 bin lira.
0
birmilyonunvarmi
(22.04.22)
bir milyonluk ev seneye daha fazla edecek ama bir milyon o kadar fazla etmeyecek
0
ceketimi alip cikcam
(22.04.22)
ev. faiz enflasyon karşısında hergün eriyecek ama ev daha da kıymetlenecek.
0
rose parks
(22.04.22)
ev tabii ki. bu enflasyonda parayi tutmanin, faiz beklemenin manasi yok. ev bos yatsa bile her turlu uzun vadede daha degerli.
0
der meister
(22.04.22)
Ben ev almakla uğraşamam. Faizi seçerim. Evin yeri önemli bir de. Her evin değeri çok artmıyor. Ev alırken İstanbul ve diğerleri diye ayırmak lazım.
0
dissendium
(22.04.22)
1 milyon tl'yi peşinat olarak kullanıp alabileceğim max en uzun kredi ile tl bazında 1.29'dan konut kredisi çekerim.
bu arada kira getirisi 5 bin olan 1 milyonluk ev bulduysan iletirsen çok sevinirim :)
0
roket adam
(22.04.22)
bi kere mevduat faizi = paranın erimesi demektir.
bu seçeneği unutun.

konuta gelirsek, artık konut fiyatları reel olarak ve dövize karşı pahalı. konutu peşin almak bu acıdan zarar ettriri.
eğer aylık ödeme gücünüz varsa 250bin peşinat verip 1 milyonluk evi kredi ile alırdım.

geri kalanı ile de eğer hisse ile ilgileniyorsanız sağlam sanayii hisseleri + altın. ya da komple altın alırdım.

edit: paraya uzun süre dokunmayacaksanız eurobond ta değerlendirilebilir.
0
nuisance
(22.04.22)
1 milyon TL'lik çöp almak >>>>>>>>>>>> 1 milyon TL'yi bankaya faize yatırmak. Ev de bu arada artık yatırım aracı değil. Yani kredi ödemeyeceksen yine bir nebze de oradan gelecek 3 kuruş için kiracıyla uğraşacağına konuya çalışıp borsaya at kendini. Ha diyorsan ki ev kira getirisi için değil, al sat için. O başka.
0
nawar
(22.04.22)
İnancım gereği faiz haram olduğu için, ev alırdım.
0
el conquerador
(23.04.22)
ikiside paranızı çöp eder.
dünyada modern ülkelerde ev alayım kiraya vereyim diye bir yatırım yok. bunu yapan binde bir bile değil.
size tavsiyem abd borsasından sp 500 etf alın (hisse sepeti fonu).
son 17 senede dolar bazında %11 kazandırmış (dolar enflasyonu düştükden sonra).
türkiyede ev arsa borsa faiz hiçbir yatırım aracının bu kadar stabil ve uzun süre getiri vermemiş gelecektede verme ihtimalini görmüyorum.
0
aslindasorunumpsikolojik
(23.04.22)
Kafa rahatlığı >>> her şey

Faize at. Paran çöp falan olmaz, TL olarak şu an her şey tavan yapmış durumda zaten.
0
kanlakarisikyagmur
(23.04.22)
şu anda işten anlayanlar parayı bankaya yatırır gibi ev alıyor.
abd’de enflasyon %6 olarak açıklandı, avrupa genelinde keza 3-5 aralığında enflasyon var
yani paranı dövizde tutsan da her sene yüzde 6 eriyecek aslında (tl nin değer kaybı dışında konuşuyorum)
o yüzden şu an için mantıklı olan şey ekstra paran varsa ev almak.

ayrıca 1 milyon 15 bin faiz getiriyor diyelim 1 senede o para ne olacak 1.180.000
faizi hiç yemediğinizi düşünerek söliyorum.
sene sonu dolar kuru 16-17 tahmin ediliyor. yani bu faizin bir kısmı dolar karşısında erimiş olacak bile.
peki 1 milyonluk ev alsan 1 sene sonra kaçtan satılır en az 1.250 deno da en az yani.
0
rentts
(23.04.22)
el conquerador +1
0
levent bilgen
(23.04.22)
(13)

Casio f91

Coyote
Takan birini görseniz ne düşünürsünüz?
Takan birini görseniz ne düşünürsünüz?
0
Coyote
(19.04.22)
orninal mi çakma mı acaba derim
0
kimlanbu
(19.04.22)
dünyanın en çok satılan saati bu, ben bişey düşünmezdim, askerde de taktım, gemide çalışırken de, yurtdışında milletin kolunda da gördüm, hipsteri de takıyor, popstarı da.
0
killerbee
(19.04.22)
Ben almayı düşünüyordum bi ara ciddi ciddi ama saat takan biri değilim. Şimdi apple watch var. O olmasa yine almayı düşünürdüm. Bence güzel. Eskiden olsa komik gelirdi belki ama şu an bence retro sayılır. Gümüş ve altın rengi olanlar baya popüler hatta.
0
himmet dayi
(19.04.22)
Kalan ozellikler negatifse toplam puani dusurur, pozitifse toplam puani yukseltir.
0
cleric
(19.04.22)
yerine göre değişir. askerde, inşaatta, sporda, köyde vb yerlerde önemsememem. ama sosyal ortamlarda, işyeri olur, düğün, dernek, toplantı, kurs olur, böyle saatle gelen birinin biraz değişik (olumsuz anlamda) bir tip olduğunu düşünürüm..

ben de yakın zamana kadar evden çalışıyordum ve evde bu saati takıyordum.
iş değiştirince ofise gelmeye başladım. casio saati bıraktım. elimde birkaç dijital ve analog saat var. onları kullanıyorum.

her ne kadar saat ve tarihi net olarak gösteren işlevsel bir saat olsa da insan içine çıkarken taktığım bir saat değil. ben de severim ama sadece evde/sporda ve köyde takıyorum. (köyde takma sebebim: odun kırarken, taş toprakla uğraşırken zarar gelirse üzülmeyeceğim bir saat)

edit: yorumu yazıp facebook'a geçtim ve sonuç: prnt.sc
0
tabudeviren
(19.04.22)
Bence dunyanin en guzel saati.
Sirf hakkimda ileri geri konusurlar diye takamiyorum, askerde 1 sene taktim orada bile fakir misin diyenler oldu.
0
divit
(19.04.22)
bişey düşünmem ne düşüneyim :) bu retro saatler moda olmadan önce spor yaparken en sağlam işimi görecek saat diye almıştım, sonra günlük hayat ve iş yerinde de kullanırken olumlu tepkiler aldığımı hatırlıyorum şimdi daha da moda oldu şu an decathlondan bi saat kullanıyorum yine en ucuzu en sağlamı olsun diye aldığım
0
freebird5406_2
(19.04.22)
kisi 75 yasindaysa ve 30 senedir ayni saati kullandigi izlenimini veriyorsa sorun yok. geri kalan herkes icin retro tarz kasmak puan dusurur. cunku bu cok klise bir sey. olay dunyanin en cok satan olmasi degil, bu saatin cok sattigi ve bir anlami oldugu donemin uzerinden 30 sene gecmis olmasi.
0
hot potato
(19.04.22)
Hafif ve işlevsel bir saat. Pili 10 sene dayanıyor. 90'lı yıllarda böyle dayanıklı eşyalar modaydı. İnsanlar bir şey aldı mı uzun süre kullanmak istiyordu. Şimdilerde ise hızlı tüketim var. O yüzden pek hoş karşılanmaz. Ben ise nötr bakarım. İsteyen istediğini alır kullanır.
0
Cruyff
(19.04.22)
cleric +1

çok zengin biri taksa oo ne cool falan denir.

fakir biri taksa öff fakir saati denir.
sohbet konusu olur bence kötü değil. ilgi çeker yani.
0
jelly bear
(19.04.22)
Cocukluktan beri takarim anilarim var.
0
halk
(21.04.22)
selam
casio f91 e minnettarım
teşekkürler
0
comp
(21.04.22)
Asker olduğunu. En son askerde taktım. Ondan önce de çocuktum. Son seçenek nostalji sever olduğu.
0
nawar
(22.04.22)
(11)

Ev sahibi bizi çıkarmak istiyor

Mossy
Kendisi 26 yıldır Belçika'da yaşayan, orada kazandığı parayla buradan bir sürü ev alan biri. Söylediğine geçen yaz ev arkadaşımla bizim oturduğumuz evle beraber 5 6 tane ev almış. Az önce bir sebepten emlakçı ile görüştük laf arasında sene sonu ev sahibimizin kontratı yenilemeyeceğini söyledi. Kendi
Kendisi 26 yıldır Belçika'da yaşayan, orada kazandığı parayla buradan bir sürü ev alan biri. Söylediğine geçen yaz ev arkadaşımla bizim oturduğumuz evle beraber 5 6 tane ev almış. Az önce bir sebepten emlakçı ile görüştük laf arasında sene sonu ev sahibimizin kontratı yenilemeyeceğini söyledi. Kendisi oturacakmış.

Ev sahibinin temelli türkiyeye döneceğini hiç sanmıyorum. Eğer burayı gerçekten kendisi için bile istiyorsa 4 5 ayda bir geldiğinde bir hafta kalmak için belki kullanacak. Ya da cok daha büyük ihtimalle başkasına kiralayacak çünkü biz piyasaya göre şu an çok düşük bir fiyata oturuyoruz. Enflasyon ölçüsünce zam yaptık, yine piyasanın yarısı kadarda kaldı para. Bu yüzden çıkarmak istediğini düşünüyoruz.

Bizim evi tuttuğumuz daha 1 yıl 2 ay oldu. En başta girerken konuştuk, ne kadar kalırsınız tahmini dedi, biz evlenene kadar burada otururuz gerek 5 yıl gerek 10 yıl dedik. Evden 1 2 yılda çıkmak gibi bir planımız yok dedik, ona göre anlaştık.

Bu pahalılıkta tekrar emlakçı parası, depozito, taşınma masrafı kaldırabileceğimiz yükler değil. Ne öyle bir bütçemiz var ne zaman var.

Ne yapabiliriz? Böyle istediği gibi çıkarıyorum sizi diyebilir mi?
0
Mossy
(29.01.22)
kendim oturacağım diyerek çıkarabilir ama bunu yazılı olarak beyan etmesini isteyin. sonrasında kendisi oturmaz ve başkasına kiraya verirse dava açıp kaybınızı talep edebilirsiniz.
0
mustafakesekci
(29.01.22)
sizi çıkartabilmesinin tek yolu kendisinin ya da alt üst soyunun oturması zaten. onun için de ben oturacağım çıkın demesi yetmez. zamanında bildirimde bulunması veya dava açması lazım.
0
hadsafhada
(29.01.22)
Türkiye'de yasalar ev sahibine karşı genellikle ama ihtarname ile kontratı yenilememe yoluna gidebilir. Kendisi oturmak zorunda da değil. Kendisinin gelip oturacağına dair muhabbet dertsiz tasasız çıkın işte diye muhtemelen. Bu arada Türkiye parası olan için cennet. Biz fakir olduğumuz için hep çile hep eziyet. Burada bir sürü evi varsa gelebilir de. Buradaki para orada değersiz ama burada onu krallar gibi yaşatır.
0
nawar
(29.01.22)
Kira düşük kalınca evi satılığa çıkarır. Satarsa çıkmak zorunda kalırsınız. Bir de belli bir zaman diliminden sonra zaten çıkarma hakkı oluyor.
0
garylineker
(29.01.22)
Satilirsa cikmak zorundasiniz diye bir sey yok. Satin alan kisi kontrati da oldugu haliyle satin alir, haklariniz ayni kalir. Satin alan kisi "ben oturacagim" derse oyle bir hakki olur ancak.

Belli zamandan sonra cikarma hakki -> 10 sene sonra

"Evden 1 2 yılda çıkmak gibi bir planımız yok dedik, ona göre anlaştık." -> bu durumda size kazik atiliyor, her sey mubah, cakal avlayacaksiniz. Biraz bas agritici ama baska careniz yoksa cikacakmis gibi yapin, gunu gelince cikamiyoruz deyin. Dava acsin, tahliyeye karar verilirse cikarsiniz ama baya vakit gecer. Sonra evin kiraya verilip verilmedigini gozleyin (3 yil boyunca kiraya veremez yasal olarak). Kiraya verildigi anda dava acin. 1 yillik kira bedeli tazminat kazanin. -> Profit

Olay tahliye icin mahkemelik seviyeye gelmeden once bir teklif de verebilirsiniz. Size depozitonuzu version, emlakci komisyonunu, tasinma masrafinizi ve kaybolacak zamaninizin bedelini vs topluca bir figurde versin - kiraya verilip verilmedigini de takip edeceginizi belirtin. Ona gore hesabini kitabini yapsin.

Son olarak bir suru evi varsa ve hepsi kirada degilse falan ben oturacagim diye de cikarma hakki olmayabilir onu da arastirin. Yasalar kendi uzerine tek evi olan kisinin "ben oturacagim" diye kiraci cikarmasi ile cok evi olan kisi arasinda ayrim yapiyor bildigim kadariyla.
0
robokot
(29.01.22)
Ev satılınca kontrat dolduğu anda çıkmak zorundalar. Nasıl böyle bir şey yok? Böyle olmuş olsa evde kiracı değil evin sahibi olmuş olurlar.
0
garylineker
(29.01.22)
satin alan kisi kendi oturacaksa tabii ki oturabilir. ama ben evi satin aldim kiraciyi cikarip baska kiraci alacagim muhabbeti olmuyor.

Edit: "Tapu devri yapıldıktan sonra 1 ay içinde ihtarname yollanmazsa yeni ev sahibi, kirayı verene ait kira sözleşmesinin şartlarını kabul etmiş sayılır." Yani bu konuda yanilmisim @garylineker dedigi oluyormus ama yasal bir proseduru var. Bu durumda satin alacak kisiyi cikmada zorluk cikaracaginiz imasiyla sogutabilirsiniz.
0
robokot
(29.01.22)
Eğer 5-6 tane ev aldığından eminseniz, tahliye davası açmasını söyleyin.
0
malheiros
(29.01.22)
Benim bildiğim kadarıyla ev satıldığında kiracı oturmaya devam etse de yeni sözleşme oluyor. Önceki sözleşme yeni ev sahibini ilgilendirmez. Tekrar yeni sözleşme yapılır, evi alan kişi de piyasa neyse ona göre bir fiyat belirler.
0
garylineker
(29.01.22)
Sizi hukuki şekilde çıkarması pek mümkün değil. Ancak gelip kendisi(veya oğlu-kızı-torunu, anası-babası) oturacak diye ihtar çekerek yapabilir ama öyle bir durum yok sanırım (Ayrıca elindeki diğer evlerden birisi boşsa, onlardan birine oturması lazım bu oturacak kişilerin)
5. yıl kira emsal davası açıp kirayı etraftaki kiralarla eşitleyebilir ama o da onun için masraflı bir iş.

Evi satıp da sizi çıkaracağını hiç düşünmeyin, o çok mantıksız bir yöntem. Çünkü bir evin alım-satım vergisi en azından 10-20 bin lira. Sizi çıkarmak için o kadar masraf yapmak saçma.
0
michael_knight
(29.01.22)
tamam çıkacağız deyip kontrat sonunda çıkmayın. kötü niyetli olduğu için siz de aynı şekilde karşılık verin yasal süreleri kaçırsın.
0
paintov
(30.01.22)
(18)

İstanbul'da hangi ilçeleri tercih edeyim?

hadi ya la
Öğretmen ataması için tercih yapıyorum, İstanbul'da birçok ilçe açılmış.- Arnavutköy- Avcılar- Bağcılar- Bahçelievler- Başakşehir- Bayrampaşa- Beylikdüzü- Çatalca- Esenler- Esenyurt- Fatih- Gaziosmanpaşa- Güngören- Kağıthane- Küçükçekmece- Sancaktepe- Silivri- Sultanbeyli- Sultangazi- Tuzla- Zeytinb
Öğretmen ataması için tercih yapıyorum, İstanbul'da birçok ilçe açılmış.

- Arnavutköy
- Avcılar
- Bağcılar
- Bahçelievler
- Başakşehir
- Bayrampaşa
- Beylikdüzü
- Çatalca
- Esenler
- Esenyurt
- Fatih
- Gaziosmanpaşa
- Güngören
- Kağıthane
- Küçükçekmece
- Sancaktepe
- Silivri
- Sultanbeyli
- Sultangazi
- Tuzla
- Zeytinburnu

İlla atanayım demiyorum, atanamazsam başka planlarım da var. Bu yerler dışındaki seçenekler genelde doğu illeri, açıkçası oralara gitmeyi tercih etmiyorum, İzmir'de yaşıyorum. Yaptığım iş daha güvenceli olacaksa İstanbul'un merkezi olmayan, can güvenliğimin çok tehlikede olmadığı bir semtte yaşayabilirim.

Bu durumda hangi ilçeleri üste yazmamı önerirsiniz?

* İngilizce öğretmeni, 28/e, kız arkadaşım da MEB'de öğretmen, ileride evlenip birlikte yaşama planımız var.
0
hadi ya la
(25.01.22)
ben ilk etapta kağıthane, sonrasında zeytinburnunu seçerdim.

tuzla da sessiz sakin bir yer aslında marmarayla merkeze bağlanabilirsin ama ilk iki seçenek daha uygun bence.
0
biseysorucam
(25.01.22)
Bu liste içinde en merkezi yerler Fatih, Bahçelievler ve Zeytinburnu gibi duruyor. Özellikle Zeytinburnu son yıllarda tam bir ulaşım ağı merkezi oldu. Nezih bir semt sayılmaz ama konumu her yere çok yakın artık.
0
sekersiz turk kahvesi
(25.01.22)
bütün ilçeleri yazmışsınız zaten :D

ne beklediğinize göre değişir bu liste. sessizlik mi arıyorsunuz, kiram ucuz mu olsun diyorsunuz vs vs. daha detayla sıralama yapabilirim. bir de ilçelerin neresi olduğu da mühim. bağcıların, zb'nin yaşanacak yerleri var, yaşanmayacak yerleri var.
0
rose parks
(25.01.22)
nerde oturacağın da önemli.. önce ona karar ver derim kiralara vs. bak. yoksa günde 2 saat gidiş 2 saat geliş yol ızdırap olur. aynı ilçede hem çalışıp hem oturmak çok güzel bi nimet olur.. bu yüzden de kirasını karşılayamacağın yerleri yazma derim.. listedeki bazı ilçelerde ortalama kiralar bir öğretmen maaşı seviyesinde çünkü
0
fff02561
(25.01.22)
şöyle bir örnek vereyim

Sancaktepe'de semt kötü ama kiralar uygundur.
Bahçelievler'de semt iyidir ama kiralar pahalıdır ve ev bulmak zordur.

Genelde bu tip bir ikilem oluyor. Çözümü ise ev iş arasının uzak olması oluyor.
0
garylineker
(25.01.22)
İstanbul'un Doğu illerinin yanı sıra öğretmenler tarafından tercih edilmez bir yer oluşunun nedeni İstanbul'daki hayat pahalılığıdır. Kiraların çok yüksek, ulaşımın meşakkatli olduğu bir şehirdir İstanbul. Pazardaki fiyatlar bile İzmir'in 1,5 - 2 katıdır.
Öncelikle tercih edeceğiniz semtte kiralık ev var mıdır ve kiralar ne kadardır ona bakmalısınız. İstanbul'da ulaşım konusu, Taşrada yaşayan insanın tahayyül edemeyeceği bir konudur.
Bir arkadaş Fatih'in adını telaffuz etmiş. Orada kümes kiraları 2000den başlıyor.
Sahibinden.com da o saydığın semtlerin tamamının kiralık fiyatlarını tarayarak işe başlamanı tavsiye ederim.
0
Mirket
(26.01.22)
bence bu ilçeler arasındaki en güzel ilçe bahçelievler.

güngören'deki bir okulda çalışmaktansa bahçelievler'deki bir okulda çalışmayı tercih ederdim ben.

bahçelievler kiraları pahalı gelirse güngören'de vs. oturulabilir. hem ucuz hem yakın.

ayrıca metrobüsle şehir merkezine de ulaşım kolay.
0
king lizard
(26.01.22)
ben olsam silivri ya da tuzla gibi uç semtleri seçerim. ya da varsa şile. kiralar daha düşük olur hem. öğretmen maaşıyla fatih vs çok büyük dert. ev bulsan bile eski evler olacak hep deprem riski malum
0
roket adam
(26.01.22)
Çatalca, Tuzla, Silivri pek İstanbul sayılmaz.

Tier 1: Kağıthane, Zeytinburnu, Fatih
Tier 2: Bahçelievler, Avcılar

Geri kalanlar çılgın yerler. Yani çalışmaya git neyse de oturmak için ı ıh.
0
nawar
(26.01.22)
Bahçelievler'de oturup Kadıköy Beşiktaş'a gitmeye üşenirsin, güzel muhitleri olsa da gerçek İstanbul'a uzak bir ilçe. Fatih yakın ama keşmekeş ve deprem riski yüksek, yeni bina az. Kâğıthane'de ise yeni evler daha çok ve yeni metro hattı ile çok yakın hale geldi.
0
Bruce
(26.01.22)
kadıköy, beşiktaş, maltepe gibi direkt genelleme yapılıp seçilebilecek bir ilçe yok bu listede. merkezi boğaz dersek hemen hemen bu ilçelerin hepsi merkezi değil. hatta Tuzla'dan Silivri'ye gitmek ile İzmir'e gitmek trafik zamanında kapışır:) Silivri, Çatalca falan bunların istanbul ile alakası yok zaten. Avcılar, Esenyurt asla tercih edilmeyecek yerler. Diğer ilçelerin ise oturulacak yeri var oturulmayacak yeri var. örneğin Sancaktepe bir sürü yeni proje var ancak araç şart mesela. Kağıthane'de oturan arkadaşlarım var memnunlar, Tuzla da biraz uzak ama bana şirin geliyor. hem havaalanına yakın sayılır hem de karayolu ile izmir'e yakın.
0
surprise
(26.01.22)
bazı ilçelerin semtleri arasında çok var.

mesela bahçelievler için konuşursak yayla falan güzeldir ama şirinevler çevresi pek iyi sayılmaz.

aynı şekilde güngören için de; merter iyi sayılır(gerçi eskisi kadar güzel sayılmaz da yine idare eder) ama diğer yerleri aynı değil.
0
high hopes of the sozluk
(26.01.22)
Silivri, Tuzla İstanbul'da değil denmiş, tam da bu yüzden ilk tercihim olurdu. Silivri gibi kendi halinde bir sahil kentinde, nispeten daha ucuza sakin bir hayat yaşamak varken, istanbul'un göç almaktan nevri dönmüş, üst üste ve ahır gibi evlere dünyanın parasının istendiği, her gün korkunç bir trafik ve insan deniziyle boğuştuğunuz bir semtinde yaşamak bana çılgınlık gibi geliyor.

Yukarıdaki semtlerin çok büyük bir kısmı istanbul'un getto'su. İçlerindeki semtlerin yaşanılabilir bölgeleri ise korkunç pahalı. Geri kalan yerlerini ise getto'nun arka mahalleleri olarak düşünebilirsiniz. Tüm hayat enerjinizi işten eve dönerken yolda bırakırsınız. Hele izmir gibi görece daha rahat ve sakin bir yerden geliyorsanız sizi iki kat etkiler.

Şehrin en civcivli yerlerinin bile bir cazibesi yok artık. Kadıköy'de Beşiktaş'ta bir biraya 50-60 TL vermek için buralara şehrin farklı köşelerinden eğlenmeye gelmeye değmez.

Silivri, İstanbul'un Trakya'ya doğru dışında bir semt. Haftasonu arabaya atlayıp tüm o istanbul trafiğinden uzak olduğun için Tekirdağ, Kırklareli gibi kamp, bisiklet, yamaç paraşütü vs gibi aktiviteleri yapabileceğin yerlere maks 2 saatte ulaşabilirsin. Bu yüzden ben olsam İstanbul'dan ne kadar uzak o kadar iyi diye bakar, diğer semtlere bulaşmazdım.
0
thracia
(26.01.22)
beylikduzu, okuluna yuruyerek gidip gelme ihtimalinin en yuksek oldugu ilce.
0
bay b
(26.01.22)
yaşın ve yaşama tarzın ve branşın da önemli.
matematikçiysen özel ders verme imkanın var bu yüden daha merkezi yerler olabilir ama böyle bir işe girmeyeceksen fatih, zeytinburnu ve beşiktaş gibi yerlerden uzak dururdum.

Beylikdüzü yazardım ev kirası uygun taksime gitsen metrobüs ve metro ile ulaşırsın veya kartal civarına giderdim metro marmaray ile kadıköye gidersin.

beşiktaşta 30 yıllık ev kirasına şehrin çeperlerinde gayet iyi evler tutabilirsin.

ben olsam bahçeşehir, kartal ve beylikdüzü metrobüse yakın yerlerden evlere bakarım.
0
liberal
(26.01.22)
ucuz bir çözüm olmaz ama Tuzla'nin sahile yakın yerlerinde yaşayabilirsiniz. dolayısıyla tuzlayı öneririm hem uzak diye çok fazla tercih eden de olmayabilir.
0
axl
(26.01.22)
kriterleriniz ne? evli misiniz bekar mı?

mesela sancaktepe evli cocuklu bir çift için daha iyi iken. avcılar, fatih, bahçelievler bekar biri için daha iyi olabilir.

kriter fiyatların uygun olması ise tuzla, silivri gibi yerler öne çıkar.
0
nuisance
(26.01.22)
Bahçelievler'de yaşadım kiralar şimdi öğretmen maaşına denk gelir, evler çok bitişik merkezi olması avantaj sayılır ama Avrupa yakası olması benim için dezavantaj. Anadolu yakası tercih etmekte fayda var daha sakin ve kiraların nispeten daha uygun olduğu yerler mevcut kiralar düşük diye profil düşer diye düşünme uygun yerler bulunur, şehirlerarası otobüs çıkışları daha kısa sürüyor Esenler'i baz alıyorum, Sabiha Gökçen'e ulaşım kolay kısacası ben şahsen Avrupa'yı tercih etmem çok karışık, kalabalık ve pahalı.
0
Uncle Sam
(26.01.22)
(3)

işsizlik maaşı alırken işe girmek

semaforo de medianoche
5'inde yatıyor işsizlik maaşı, benim bu hafta bir işe başlama durumum çıktı da şimdi merak ettim ben hemen işe başlarsam 5'inde maaşım yatmayacak mı? yoksa sigortam başlayana kadar hak ettiğim miktar hesaplanıp o mu yatıcak 5'inde?
5'inde yatıyor işsizlik maaşı, benim bu hafta bir işe başlama durumum çıktı da şimdi merak ettim ben hemen işe başlarsam 5'inde maaşım yatmayacak mı? yoksa sigortam başlayana kadar hak ettiğim miktar hesaplanıp o mu yatıcak 5'inde?
0
semaforo de medianoche
(25.01.22)
Yatacak işsiz olduğunuz sürenin tutarı

Bu arada işe başladığınızı bildirmeyi unutmayın, benim başıma sıkıntı çıkaracaktı o konu zamanında.
0
savidan
(25.01.22)
Sigorta girişi yapılınca kesilir. Bazen aksaklık oluyor fazladan yayırıyorlar. Mutlaka işkur a bildir, fazla yatarsa da ara bi hesap no veriyorlar geri yatırıyorsun ptt den onlar senin maaş kapanışı yapıyor.
0
erty_ksk
(25.01.22)
İşsizlik maaşı takip eden ayın 5'inde yatıyor diye biliyorum. Yarın işe başlarsan 25 günlük maaş yatar.
0
nawar
(25.01.22)
(9)

Diş teli metal mi olmalı porselen mi?

olimpia
Metal taktırdım ama çirkin duruyor. Görüntüsüne alışmakta zorlanıyorum. Porselen mi seçseydim? Ama porselen hem daha pahalı hem de diş çürüğüne sebep oluyor diye okudum. Diş teli hakkında bilgisi olan yazabilir mi?
Metal taktırdım ama çirkin duruyor. Görüntüsüne alışmakta zorlanıyorum. Porselen mi seçseydim? Ama porselen hem daha pahalı hem de diş çürüğüne sebep oluyor diye okudum. Diş teli hakkında bilgisi olan yazabilir mi?
0
olimpia
(25.01.22)
Dişinizin her yanında braketler ve telleri dolanıyorken metal ya da porselen olması öyle muazzam bir fark yaratmıyor emin olun. Ben 4 sene kullandım, bir aşamadan sonra alışıyorsunuz ve siz alıştıktan sonra artık sizde çirkin durmamaya başlıyor. Hayatımın en hızlı zamanlarında hep diş tellerim vardı, hatta çıkarılırken kendimden bir parça gidiyor gibi hissetmiştim.

Demek istediğim, gerek yok bence. Sonuçta porselen ya da başka bir maddeden de olsa ağzınızda bir dolu şey var. Öncekinden farklı hissetmeniz doğal.
0
akhenaten
(25.01.22)
1 haftaya alışırsın. görüntüsü kimsenin umrunda değil rahat ol.
0
mattiadestro
(25.01.22)
Lisede 4 sene boyunca taktim. (2002-2006) bizim zamanimizda porselenler cok cabuk sarardigi icin hic bir hekim onermiyordu. Taktigim surece hic umursamadim. Agiz dolusu guler, kahkaha atardim. Ben utanilacak bisey olmadigini aksettirdigim icin hocalarim, arkadaslarim hep destekci olmustu. Rengarenk lastikler almistim bir de, normalde ayda bir hekimim degistiriyordu bi sure onu izleyip asil degistirilecegini ogrendim sonra her brakete ayri renk takarak kendim degistiriyordum. Ergenligim cirkin Betty gibi gecmesine ragmen hicbirini onemsemedim cunku sagligim soz konusuydu.
0
dedim ben sana
(25.01.22)
Ben lisedeyken gözüken dişlerime porselen taktırmıştım çok memnundum. Sonucta aynaya bakan sizsiniz eğer porselen ile daha rahat hissedecekseniz porselen isteyin.
0
jazzabel
(25.01.22)
Ben metal ile gezdim zamanında. Alışıyor insan zaten bir yerden sonra. Bence porselen daha kötü. Birinde tel olduğu belli. Tamam tedavi görüyor falan işte. Porselen olanda dişlerde tuhaflık varmış gibi. Böyle fantastik diyar canlısı dişi...

(bkz: invisalign)
0
nawar
(25.01.22)
2 yıldır takıyorum nedense kimse umursamıyor gibi geliyor.

Sonunda ortodontik tedavinin normalleştiği gelişmişlik düzeyine geldik. Bu kadar kasmaya gerek yok.
0
denizgonen
(25.01.22)
cevaplara teşekkür ederim, rahatladım
0
🌸olimpia
(26.01.22)
Seramik de olsa, metal de olsa gözüküyor ve belli oluyor zaten.
Bir yerden sonra alışıyorsunuz.

Aksine seramik olanlar, bir şey saklamaya çalışıp da saklayamamış görüntüsü verdiğinde bence kendine güven eksikliği varmış duruyor.
0
burfak
(26.01.22)
benim dişler, dil ve çene çok güçlü, dilinle bile koparırsın, porselen dayanmaz dedi doktor :) sizin de öyleyse, metal daha iyi sonuç verir.
0
gabe h coud
(26.01.22)
(12)

Donuste park yeri bulamayacak olmaniz bir yere gitmenizi engelliyor mu?

stavro
Bu sorun sizde de var mi? Evimin orada park sorunu var. Bir yere gidecegim zaman - hele de aksam saatleriyse - dönüşte evin oralarda park bulamacsgimi ve deli dana gibi sokaklari dolanacagimi bilmek beni gidecegim yerden vazgeciriyor. Park sorunu yuzunden bir yere gidemiyorum anlayacaginiz. Gidecegi
Bu sorun sizde de var mi? Evimin orada park sorunu var. Bir yere gidecegim zaman - hele de aksam saatleriyse - dönüşte evin oralarda park bulamacsgimi ve deli dana gibi sokaklari dolanacagimi bilmek beni gidecegim yerden vazgeciriyor. Park sorunu yuzunden bir yere gidemiyorum anlayacaginiz.

Gidecegim yer 4-5km mesafede bir yer icabinda, 1 saat takilacagim topu topu, donuste yer bulma cilesini dusununce vazgeçiyorum bazen. Bir sure dolanip yer aramak, en son uzakta alakasiz bir yerde yer bulup orsya parketmek sonra evden cok uzakta kaldigi ve goz önünde olamadığı icin ertesi gun onu oradan alip evin yakınında bosalan bir yere tekrar parketmek falan bunlari dusununce bosver gitmeyelim diyorum. İse gidip gelmeye başka arac kullandigim icin kendi aracımı cok uzaga biraktigimda geri almam gerekiyor evin yakınlarina bir yere. Sabah direkt alip ise gidecek olsam sikinti değil de.

Spora gitmekteb bile vazgectigim oluyor bu yuzden. Gideceğim yerdeki park sorunu degil, donusteki park sorunu beni yipratan. Park sorunu hayat kalitemi dusuruyor resmen.

Park sorunu sizi de bu kadar etkiliyor mu?
0
stavro
(23.01.22)
Genelde evet idi cevabın ama duruma bağlı olarak çıkarıyorduk arabayı
0
basond
(23.01.22)
Etkiliyor, hatta en bu yüzden araba almıyorum. Yaşadığım muhitten çok memnunum ama park sorunu "o da oluversin" diyebileceğim bir şey değil.
Arada arabayla eve geldiğim her seferde sinir oluyorum.
0
Bruce
(23.01.22)
vaktini ona göre ayarlıyorum. haftasonu bostancı fenerbahçe arası yürüyeceksem erkenden gidiyorum. belgrad ormanı'na kışın daha geç gidiyorum, kimse olmuyor, 10'da gitsen bile yer var ama havalar iyiyken gidersen sabah 9'da yer bulamıyorsun.

mekana gidilecekse zaten valeye veriyorum. işle ilgiliyse genelde şoförüm kullanıyor.
0
gabe h coud
(23.01.22)
Evimde park sorunu yok ama gideceğim yerde park etmek büyük dertse arabasız gidiyorum. Metro, tren, taksi, marti vs lokasyona göre değişiyor. Toplu taşıma icin tek alternatif otobüs ise park derdini göze alıp arabayla gidiyorum.
0
kaptankedi
(23.01.22)
akşamları park yeri bulunuyor bizde iş yerleri kapandığı için
öğlen vakti toplu taşıma
0
bir soru sorcam
(23.01.22)
böyle bi sorunum olsa 4-5 km için taksi kullanırım.
0
sttc
(23.01.22)
Hayatta çıkmam acil değilse
0
photo85
(23.01.22)
Rekorum 1 ay oldu bu sene.
Farlari yansa biri yanina geliyor cikicam zannedip.
0
divit
(23.01.22)
etkiliyordu otoparka abone oldum mecburen. park sorununun pik yaptıgı noktaların birindeyim.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(24.01.22)
o kadar etkiliyor ki otoparklı yerlerde oturmayı tercih ediyorum, otopark yerimin belli olmadığı bir yerde kesinlikle oturmuyorum. bu şekilde yaşamak otomobil almayı anlamsız ve keyifsiz hale getiriyor. bu tarz ufak gerginlikleri hayatınızdan çıkarmazsanız sürekli stres altında yaşarsınız. millet birbirini vuruyor otopark kavgası yüzünden. hatta otopark sıkıntısı olan yerlerdeki arkadaşlarımı ziyarete gitme isteğimi bile etkiliyor bu durum, amaan ne uğraşıcam ya deyip adamlara gitmiyorum resmen.
0
roket adam
(24.01.22)
Aa biz. Etkiliyor tabi :(

Bazen sırf arabayla müzik dinleyeyim, bir tur atıp geleyim istiyorum, ufak bi şımarıklık falan ama yok. 5 dk'ya doluyor boşalttığım yer.

Genel olarak toplu taşımaya yakınım, çok gerekmiyor araba ama haftada bir çalıştırdığımda dahi mahallede bir tur atayım geleyim desem bile korkuyorum yerimi kapacaklar diye. Anksiyete sahibi oldum yani park yeri yüzünden.

He bunun için küçük çakallıklar da öğrendim. Numaramı bırakıp milletin çıkamayacağı şekilde önüne park ediyorum, arıyorlar mecbur :)
0
chicha_v2
(24.01.22)
Kesinlikle. Bir de oturduğum yere ve çevresine insanlar başka ilçelerden arabalarıyla geliyor. Onların park ettiği yerdekiler yer ararken bizim oturduğumuz yere park ediyor bazen. Biz ortada kalıyoruz iyice.
0
nawar
(24.01.22)
(8)

kadıköy'de kahve içmelik mekan önerisi

anti-kahraman
Thales, oblomov gibi yerlerde takılıyoruz. önerebileceğiniz başka yerler var mı?
Thales, oblomov gibi yerlerde takılıyoruz. önerebileceğiniz başka yerler var mı?
0
anti-kahraman
(20.01.22)
Tavsiye değil de ben talepte bulunayım. Kadife Sokak'tan Moda sahiline doğru giderken, Moda caddesinin arasında kalan sokaklarda (sanırım butik) kahveciler var. Onları deneyebilirsiniz, beğenirseniz haberdar edin. Merak ediyorum ben de.

Ben genelde Moda'daki Nero'yu tercih ediyorum güzel havalarda. Manzarası da güzel kahvesi de.
0
nawar
(20.01.22)
Boden
0
hooiken
(20.01.22)
FatCat
0
lcha
(20.01.22)
modadaki starbucks'ı geçince pizza locale'a gelmeden sağa dönerseniz o sokakta 3. dalga kahveci var. adını hatırlayamadım, tam karşısında tekel var. hem ortamı hem de kahveleri güzel. ama içerideki masa sayısı az, kışın aynı keyfi vermeyebilir.

page var yine modada, bu arkadaşların wiener melangeları gerçekten iyiydi. onun ilerisinde kronotrop var, kahve/ortam olarak üzmez.
0
kojonotsuki
(20.01.22)
Cuba kafe var yine modada ama icerisi cok dar.
0
Northern Mariner
(20.01.22)
Yoğurtçu tarafında Frogy var. Sahlepi nefis.
0
lüzumsuz adam
(20.01.22)
İmge kitapevinin karşısında Lebita cafe bistro başarılı.
0
put it in your appropriate place
(20.01.22)
thales ve oblomov kahve içmelik mekanlar değil aslında. migrostan eski havuza çıkarken birkaç tane sağlı sollu kafeler var oralarda içilebilir. manifesto, kronotrop vs. bi arka sokakta story var o olabilir.

söylendiği gibi moda caddesi üstünde ve arkasındaki ara sokaklarda kafeler var. cherrybean, yine kronotrop, yumma vs.
0
tepedeki psychedelic adam
(20.01.22)
(16)

İlişkilerde çok kavga etmek normal mi

abuzer
Sıkı bir ilişki testi izleyicisiyim. Kavga kısmına geçince çiftler hep "ouu biz çok kavga ederiz. Sesler yükselir, küfür ederiz o anlarda ama birbirimize değil, ortaya" vs diyorlar. Daha önce de etraftan "kavga edilmeyen iliskide bir gariplik vardır" diye çok duydum. Bu cidden böyle mi? Neden? Sağlı
Sıkı bir ilişki testi izleyicisiyim. Kavga kısmına geçince çiftler hep "ouu biz çok kavga ederiz. Sesler yükselir, küfür ederiz o anlarda ama birbirimize değil, ortaya" vs diyorlar. Daha önce de etraftan "kavga edilmeyen iliskide bir gariplik vardır" diye çok duydum. Bu cidden böyle mi? Neden? Sağlıklı iletişim kuramıyor olmak neden bu kadar normallesmis?

Karşılıklı sevgi/saygı olan ilişkinizde sürekli kavga ediyor muydunuz?
0
abuzer
(17.01.22)
eşimle tartışmalarımız çok olmuştur ama soruda tanımlanan seviyede kavgalarımız olmadı.
kavga ile canlı tutulmaya çalışılan ilişki sığ bir ilişkidir.
0
lazpalle
(17.01.22)
bana göre kavga etmek ilişkinin zayıfladığına işaret. ilişkilerim genelde 4-5 sene gibi uzun sürelidir ve hiç kavga etmem, bir kere bile.
0
gabe h coud
(17.01.22)
Kavga, kaostan beslenen insanlar için bir ihtiyaç. Kavga etmeyince eksiklik hissediyorlar bunu normal görüyorlar.
Ben ilişkilerimde kavga etmem. Kavga edeceğim, hakaret edeceğim insanla aynı ortamda bile bulunmak istemem. Saygı duymadığın biriyle ne kadar sağlıklı bir ilişki kurulabilir ki.
0
kaptan maydanoz
(17.01.22)
karakter mevzusu, annem babam sürekli her halttan kavga eder ama birbirlerini de çok severler. ben, ses yükseldiği an koparım, hiç kavga edemem.
0
lcha
(17.01.22)
Kavgaların sıklaştığı, seslerin yükseldiği ve küfürlerin başladığı ilişki sona yaklaşmış demektir. Birçok kişi itiraz edecek ama gözlemlerim bu şekilde.
0
ruhen hastayim ben
(17.01.22)
Kavga edilmeyen ilişkide anormallik vardır evet, çünkü siz iki bireysiniz. Farklı ailelerce yetiştirilip farklı deneyimlerden geçtiniz ve farklı fikirleriniz var. İnsan zaman zaman gergin olabilir ve fikir çatışmaları, anlaşmazlıklar yaşanması kaçınılmaz. Eğer yaşanmıyorsa ortada kendini yok sayan biri var demektir ve bunun sonumda da ya bir taraf sıkılır gider ya da ses etmeyen taraf artık patlar gider. Kimse kimse için biçilmiş kaftan değil, herkes büyük ya da küçük tavizler verip ortaklaşmalı.

Ancak bu çok kavga edilmesi normal demek değil. Bu adeta "ölmek mi istersin, ölene kadar 18 saat çalışmak mı" gibi bir soru. İkisinden birisi normal olmak zorunda değil.

İki yetişkin insan arasında tartışmalar yaşanması doğal, ancak bu saygı sınırlarının aşılmasını gerektirmiyor, uzlaşma yolları aramayı gözardı etmeyi, herkesin kendini düşünmesini gerektirmiyor. Eğer çözümsüzlük varsa ilişkiyi devam ettirip birbirinizi yiyip bitirmenizi gerektirmiyor.
0
akhenaten
(17.01.22)
@akh, "ilişkilerde anlasmazlik olmamali" diyen kimse gormuyorum bu duyuruda. Anlasmazliklarimi saglikli bir şekilde iletisim kurarak cozuyorsam neden birey olamiyorum bunu anlamadim
0
🌸abuzer
(17.01.22)
İlişkilerde ilk başlarda sık, sonrasında da aralıklarla kavga iyidir.

Kavga = arada iletişim var demek + taraflar kavgada olsa, aralarındaki sorunu çözme iradesi gösteriyor demek.

Ancak kuru kavgalar çoğunluktaysa ve sürekli kavga ediliyorsa, bu artık kötü bence. Sorunları çözmeye yönelik değil de, birbirine hakaret etme, yıpratma, ego tatminine yönelik kavgalar ise kötü.


.
0
kartallar yuksek ucar
(17.01.22)
Kavga var, kavga var. Öyle küfürlü hakaretli kavga varsa zaten saygı olmaz. İki kişi kavga ederken de ortaya küfür diye bir şey olamaz. Duvarı yumruklasan da mesela o karşı tarafa yaptığın bir harekettir. Dolayısıyla mesela sesler yükselebilir zaman zaman ama, bu bir tarafın diğer tarafı bastırmak için kullandığı bir araca dönüşünce şiddet oluyor. Küfür ve hakaret etmek de öyle.

Bana göre arada bir kavga edilebilir. Sonra da anlaşıp mesele çözülebiliyorsa bu sağlıklıdır zaten, olması gerekir. Kavga etmeyelim diye içine atarsan sürekli sonrasında daha büyük sorunlar çıkar ilişkide. Ama öyle düzenli ve psikolojik şiddet içeren kavgalar olmamalı elbette.
0
gmzo
(17.01.22)
cok kavga hic de normal bir sey degil. kavgaci biri olarak soyluyorum bunu benim kavgam sevgilimle degil ki. bi taraf yukseldigi anda digeri duser kavgaya donusmeden de gecebiliyo o hararet. ama karsilikli bagrisma bence asiri yipratici bir durum ve zedeler
0
ala09
(17.01.22)
Her ilişki kendine özel diye bir başlangıç yapayım. Benim ilişki tanımıma göre böyle kavga normal değil. Tamam, işyeri tartışması gibi olmuyor, bazen ses tonu biraz daha artıyor (ki bunu da kontrol etmeye çalışıyoruz), bazen gözyaşları giriyor ama küfür hakaret olmaz. Ki bence bu tartışmalar bile sık olmamalı, olmayacak hale döndürmek lazım ilişkiyi. Daha sonra aynı yatağa gireceğin adama/ kadına hakaret hiç olmaz.

20+ yıllık evli kadın olarak yazıyorum
0
SiyamkedisiZorro
(17.01.22)
tartışma elbet ki oluyor. ama kavga halinde çok sinirlendiğinde genelde hemen susarım, sakinleşmesini beklerim, konuyu değiştiririm. sakinleştikten sonra belki 3-4 saat sonra minnoş halimle yaptığının yanlış olduğunu fikrine katılmadığımı kızmasını istemediğini söylerim. o da birkaç kelam eder anlaşırız konu kapanır.

ben sinirlendiğim zaman da o konuşmaz, bana sarılır ya da sakinleşmemi bekler. çok uzun süre devam edersem kızar bi, ikimizde susarız mesela ama bu arada da el ele tutuşup yürümeye devam ederiz mesela. sonra da tekrar sakinleşip konuşup devam ederiz.

bu arada hiç birbirimize küfretmedik hakaret etmedik.

genelde bizde böyle devam ediyor. benim annemle babam çok zıtlaşır ve asla alttan almaz bir taraf. bu beni çok yordu. asla susmazlar kavga zamanında. böyle olmak istemiyorum çocuğum olduğunda da ileride bu hallerimizi görmesini istemiyorum. dolayısıyla susmak bence en iyi çözüm.
0
Hallegadola
(17.01.22)
@abuzer olamazsınız demedim ki, sanırım tanım farklılıklarından dolayı yanlış anladınız. Ben kavgayı daha kapsayıcı anlamda kullandım, tekme tokat ve küfürlerin olduğu bir anlamda değil. onun için aşağıda kavga ederken saygı sınırlarının korunması gerektiğinden bahsettim.

Yani sizin anlaşmazlık veya tartışma dediğiniz şeyle benim kavga dediğim şey aynı. Aynı şeyi söylüyoruz.

Eğer kavga ve tartışmayı şiddet dozu farklı iki ayrı şey olarak ayrırsak evet, "kavga" etmemeniz gerekir sağlıklı bir ilişkide.
0
akhenaten
(17.01.22)
normal şartlarda hiç kavga edilmemesi sıkıntılı bir sürece işaret ediyor aslında. "eeeh sikerler" eşiği var. onu geçmiş olabilirsin çünkü.

ayda yılda bir kavga olabilir de bundan fazla kavga ediliyorsa kendini tamamlayamamış, kaostan beslenen, toksik kişilerin ilişkisi olabilir o. hele evli falan değillerse "kurulu düzen" bahanesi de yok. o kadar kavga etmenin ne getirisi olabilir ki? kimsenin birbirini yıpratmaya hakkı yok.

böyle bir kalitesizlik var ama iş yerinde mobbing, ilişkilerde kavga her yerde aynısı var zaten diye normalleştiriliyor. bu çok saçma.
0
nawar
(17.01.22)
ben sana katılıyorum. sürekli kavga edilip didişilen ilişkiler kesinlikle huzursuz ve mutsuz bir aile ortamı doğuruyor. böyle bir çiftle aynı ortamda dahi bulunmak istemem, bu tarz arkadaşlarım vardı bizim yanımızda kavga eden ciddi ciddi görüşmeyi kestim. çevremde de var böyle paso kavga edip bunu birbirimizi çok seviyoruz diye normalleştiren, bence ciddi bir psikolojik problem bu. insan sürekli gergin yaşarken kendi duygularını zaten gösteremez ki.

benim de eşimle uyuşmadığım noktalar var ama çok seyrek kavga ederiz. birbirimizi kırana kadar devam ettirmek genellikle anlamsız. hele hakaret falan benim kırmızı çizgimdir. yani anlaşmazlık yok değil var, ama kavga yok. insan gibi medeni olarak tartışır, ya anlaşırız ya da agree to disagree olarak devam eder. ses yükseltmek falan dahi benim için çok aşırı şeyler.
0
roket adam
(17.01.22)
sağlıklı iletişimin tam olarak ne olduğuna dair ahkam kesemem, çünkü herkesin normali ve sağlıklısı kendine. sağlıklı tanımını da kişinin fonksiyonalitesini bozmayan şekilde yapmaya gayret ediyorum. benim etrafımda gördüğüm sürekli kavga eden o çiftler beni aşırı yoruyor ve geriyor. gerçekten negatif yükleniyorum, mümkünse o çiftlerle vakit geçirmemeye çalışıyorum. mesela kardeşim ve eşi sürekli kavga eden bir çift oldum olası, bayağı üzülüyordum bunlar ayrılacak yeğen başa kalacak diye en başlarda ama ayrılık falan yok iletişim tarzları öyleymiş meğer. manyaklar mı ne evet ama fonksiyonları devam ediyor, herhalde sağlıklı sınırlar içinde hala diyorum devam ediyorum.

yüz yıldır aynı adamlayım; dört senedir de evliyiz. küfürü hakareti konuşmuyorum, öyle bir şey söz konusu bile olmamalı normal şartlar altında ama birbirimize sesimizi yükselttiğimiz kavga sayısı bile gerçekten bir elin parmaklarını geçmez. sürekli kavga etsem yorulurum, motivasyonum düşer, ne bileyim o insanla paylaşımım doğal olarak azalır. hayata karşı bir hıncım varsa muhattabı kim ise ondan çıkarırım, çıkaramıyorsam da eşime anlatırım biraz yükümü alır rahatlarım. ben de bu şekilde fonksiyonlarımı koruyabiliyorum.
gerçi kavga var kavga var, misal ya bu mutfağı yine mi toplamadın o kadar yemek yaptım aşkolsun insan bari toplamaya yardım eder sitemini de kavga göreceksek işimiz iş :)
0
evde liyakat kalmamis
(17.01.22)
(6)

takım elbise rengi erkek

duyurukullanıcısı
siyah mı?antrasit mi?lacivert mi?siyah çok klasik, antrasit biraz banal, lacivertte tam kullanmalık insan gibi bir izlenimi var bende.
siyah mı?
antrasit mi?
lacivert mi?

siyah çok klasik, antrasit biraz banal, lacivertte tam kullanmalık insan gibi bir izlenimi var bende.
0
duyurukullanıcısı
(14.01.22)
lacivert favori rengim. siyahi dikkat çekilmeyecek yerlerde giyiyorum.
0
çih
(14.01.22)
Siyah. Lacivertin "yeni siyah" olduğu dönemi geçtik. Herkesin var bir tane takımı artık. Mavi değil çünkü kıştayız. Antrasit... Neyse. Siyah devam.
0
nawar
(14.01.22)
Antrasit kesinlikle degil. siyah ben de. sana cok klasik geliyo olabilir ama o yaka kesimlerine gore asiri degisiyo durusu
0
ala09
(14.01.22)
Lacivert
0
gabe h coud
(14.01.22)
olay bence renk değil de takım elbisenin kesimi, tipi vs. O yüzden güzel kesim kaliteli bir takımda hem siyah hem lacivert olur. Zaten dolapta siyah varsa örneğin, yanına bir lacivert; lacivert varsa yanına bir siyah almak en mantıklısı.
0
kojonotsuki
(14.01.22)
Antrasit takım, siyah gömlek, antrasit gri tonlarında kravat. Çok şık bir kombinasyon.
0
art pepper
(14.01.22)
(15)

Eşim güzellik merkezi açacak isim önerileriniz var mi?

sonhakan
....
....
0
sonhakan
(14.01.22)
lavanta.

güzellik ve estetiği temsil eden bir çiçektir.
0
çih
(14.01.22)
venüs. mitolojide güzellik tanrıçası.
0
dedim ben sana
(14.01.22)
Benim gördüğüm genelde güzellik merkezleri sahibinin ismi ile anılıyor.
0
kaptan memo
(14.01.22)
Firuze
Süreyya
BePa
0
sagini solunu bilmez cahil
(14.01.22)
Beauty Saloon by SonHakan'ınEşi

@cosmicstring +1
0
nawar
(14.01.22)
Medusa beauty center.
Sloganı da hazır: taş gibi olmak için doğru adres...
0
Bruce
(14.01.22)
bruce +1 ahahah
0
posthuman
(14.01.22)
Harry Potter evreninden bir büyü terimi olsun.

Wingardium Leviosa, gibi.

buradan fikir edinebilirsin.

www.cnet.com
0
gabe h coud
(14.01.22)
tek kelime Beauty.
0
Kresto
(14.01.22)
benim de eşim açacak biz de isim aradık uzun süre çok da süper isim bulduk ama söylemem tabiki neden söyliyim :D ama şunu söyleyebilirim aklına gelen her ismi arat google da haritalarda vs her ismi almışlar. bence kendi ismiyle açılması çok hoş değil bu ara trend o ama saçma bence. ayrıca ilerde devretcek olursa da sıkıntı olur.
0
entropik
(14.01.22)
you & me
0
jamswety
(14.01.22)
taşra ya da mahalle arasıysa kişinin kendi isminin hep daha çok gideri var bence.
0
bay b
(14.01.22)
Eşsiz güzellik salonu.
0
neymis
(14.01.22)
Günaydın Güzellik merkezi
0
olutaklidi
(14.01.22)
Ömrümmmm
0
freebird5406_2
(14.01.22)
(4)

Trafikte öncelik sorusu

pelinimmm
Merhaba, trafikte ana yola bağlanmaya çalışıyorsunuz. Karşıdan sizinle aynı hizada bi tali yol daha var. Karşı yol yokuş aşağıda, sizin olduğunuz yol da yokuş yukarıda anayol tam orta hizada. Siz yukarıda kalıyosunuz aşağı yola ineceksiniz. Karşıdaki de aşağıda kalıyor yukarı yola çıkacak gibi yani.
Merhaba, trafikte ana yola bağlanmaya çalışıyorsunuz. Karşıdan sizinle aynı hizada bi tali yol daha var. Karşı yol yokuş aşağıda, sizin olduğunuz yol da yokuş yukarıda anayol tam orta hizada. Siz yukarıda kalıyosunuz aşağı yola ineceksiniz. Karşıdaki de aşağıda kalıyor yukarı yola çıkacak gibi yani. Aynı hizadasınız ama. Sizde trafik ışığı yok, karşıdakinin bağlanma yerinde trafik ışığı var. İkiniz de aynı yöne gireceksiniz. Geçiş önceliği kimdedir? Ben yüksekte olduğum için ondan daha önce yola atlayıp geçtim ama kafa kafaya geçtik yani o da beklemedi. Kaza da olmadı ama şans eseri olmadı sanki. Geçiş önceliği kimdeydi onu da bilmiyorum. Benzer bir durumda daha bilinçli hareket etmek için sormak istedim. Bununla ilgili bir kural var mı?
0
pelinimmm
(13.01.22)
yanlış anlamadıysam ikiniz de tali yoldasınız, ancak siz yukarıdasınız, bence sizin yol vermeniz daha uygun olur.
bu arada türkiye şartlarında yol sizinse bile karşı taraf hareket ettiyse bırakın geçsin, zira millet zıvanadan çıkmış durumda, 2 saniye için değmez.
0
surprise
(13.01.22)
Her zaman yokuş yukarı çıkan sürücülere öncelik veririm. Bununla ilgili yazılı bir kural olduğunu sanmıyorum. Yokuş yukarı çıkarken dur-kalk olayı her araba için aynı kolaylıkta değil. Bunun düz vitesi var, yokuş desteği olmayanı var, yükü fazla olan aracı var...

Onun için yeşil ışık yanıyorsa onun geçmesi daha mantıklı bence. Onun yol verdiğinde süreyi kaçırırsa beklemesi gereken bir kırmızı ışık süreci olacak. Sizin yok.
0
nawar
(14.01.22)
aslinda trafik kurallarimizin cok benzedigi bati avrupa ulkelerindeki bahsettigin durumdaki kural su: kisa donus yapan, uzun donus yapana karsi oncelikli. Turkcesi: sola donen (uzun donus) saga donen'e yol vermeli.

Google copluge dondugu icin, TR'de de boyle yazili bir kural var mi bilmiyorum, ama TR de Viyana Karayolu Trafik Konvensoyonuna uye oldugu icin, burada da aynidir diye dusunuyorum.
0
lamartin
(14.01.22)
lamartin’in anlattığı bizde de var. Ama geçiş önceliğinde uygulanan tek kural ‘gözü kara olma’ya indirgenmiş durumda. Soru, karşılıklı iki tali yoldan ana yola aynı yöne çıkışsa ve iki tali yolda da ‘dur’ veya ‘yol ver’ yoksa, cevap lamartin’de :)
0
sagini solunu bilmez cahil
(14.01.22)
(10)

Instada tanısanız bile ilginizi çekmeyen insanları takipten çıkıyor musunuz

baldan kaymak
Sb.
Sb.
0
baldan kaymak
(12.01.22)
ekseriyetle sessize aliyorum. cok yuzyuze geldigim biri degilse unfollow
0
ala09
(12.01.22)
Sessize alıyorum. Çomarsa ve çomar çomar paylaşım yapıyorsa direkt takipten çıkarım.
0
himmet dayi
(12.01.22)
gerçek hayatta tanımadığım, arkadaşım olmayan kimseyi eklemiyorum zaten. sosyal hayatta tanışıp eklediysem uzun süre karşılıklı etkileşimimiz, iletişimimiz yoksa takipten çıkıyorum, takip edenlerden de çıkarıyorum.
0
hypathia
(12.01.22)
neredeyse sessizde olmayan bir tanıdığım yok.

zaten az insan takip ediyordum. beni takip edenleri artık ayıp olmasın diye takip ediyorum. anasayfamda sevdiğim insanların bile abuk subuk fotoğraflarını görmek hoşuma gitmezken ilgimi çekmeyen insanları görmeye tahammül edemiyorum.

çok yakın değilsem, ayıp olmayacaksa takipten çıkıyorum.
0
dahinnotha
(12.01.22)
Görüşmediğim biriyse takip etmem.
Görüştüğüm ama paylaşımlarından hoşlanmadığım biriyse sessize alırım.
0
mutekebbir
(12.01.22)
Siyasal İslamcı ise takipten çoktan çıkmışımdır zaten. İlgimi çekmiyorsa takip de etmiyorum. Onun dışında çoktan takip ettiğim ya da takip ettiği için takip ettiğim kişiler var. Sessize alıyorum gidiyor. Çıkarıp da drama çekemem.
0
nawar
(12.01.22)
"Ya şimdi ayıp olur, üzülmesin" diye düşündüklerimi sessize alıyorum. "Amaan bana ne" diye düşündüklerimi unfollow.
0
kobuzchu kiz
(12.01.22)
Alaoga+1

Ben genelde cok yakinim olmayan tanidiklari bastan pek eklemiyoeum ama beni ekleyenleri ayip olmasjn diye eklemisligim vae. Gereksiz bos bos story atanlari sessize aliyorum. Cook eskiden eklediğim ve yillardir hic bi temasimiz olmayan insanlari da bi noktada sildim. Dusundum ben bu insanlarin hayatlarini zerre merak etmiyorum, sokakta karsilassam konusmayabilirim bile o zaman neden burdalar sahte bir gorusuyormus hissine gerek yok diyerek bu kitleyi de tirpanladim. Ayip olacağını da dusunmuyorum acikcasi.
0
red g
(12.01.22)
Bir şekilde eklestiysek sessize alıyorum ben de. Takipten cikmis olmamayim diye.
0
stavro
(12.01.22)
Tanidim ama bir daha muhtemelen gorusmeyecegim insanlari siliyorum. Misal bir takim okul arkadaslari, zamaninda X isi yaparken eslestigimiz ama projenin sona ermesiyle iletisim kurmama gerek olmayan insanlar veya artik bir arkadasimin eski sevgilisi olmus kisiler falan... Digerleri sessiz.
0
sopiro
(13.01.22)
(36)

süt içiyor musunuz?

der meister
"ne alaka" diyeceksiniz belki ama şunu fark ettim ki çevremde tanıdığım hiçbir yetişkin kendine bir bardak süt döküp içmiyor, yani seven veya içen kimseyi görmedim. bildiğim kadarıyla yetişkinler için zaten sütün kendisi çok matah bir şey değil, ondan gelecek fayda zaten diğer süt ürünlerinden filan
"ne alaka" diyeceksiniz belki ama şunu fark ettim ki çevremde tanıdığım hiçbir yetişkin kendine bir bardak süt döküp içmiyor, yani seven veya içen kimseyi görmedim. bildiğim kadarıyla yetişkinler için zaten sütün kendisi çok matah bir şey değil, ondan gelecek fayda zaten diğer süt ürünlerinden filan karşılanıyor diye biliyorum ama yine de merak ettim: sütü seven, içen var mı? hani oturduğu yerden kalkıp "dur ulan süt içeyim" diye su içer gibi bardağa süt döküp içmekten bahsediyorum, öyle kek yapıyordum da biraz kaldı ziyan olmasın diye diktim kafaya vs. değil... düzenli, kaliteli, istikrarlı, nefis bir süt içişi aradığım. var mı içen hiç?
0
der meister
(11.01.22)
İçmem. Hem sevmem hem bi faydası yok da hem de yetişkinler için gerekli bir ürün değil, ayrıca gaz maz etkilerine girmiyorum.
0
Zaman Tamircisi
(11.01.22)
bu bir alışkanlık.
ailem ve onların büyükleri de içerdi. bizim evde sürekli olarak "içmelik" süt bulunur. süt içilir.
bahsettiğim uht değil günlük, olabildiğince besin değeri yüksek süt. yazlıkta köylülerden manda, keçi vb taze çiğ süt alınır mesela.
yoğurdu da marketteki günlük şişe sütlerden yaptığımız için biraz fazla alıp içmek için de ayırıyoruz.
tam tarif ettiğiniz gibi düzenli, istikrarlı severek çeşit çeşit süt içiyorum.
aşırıya kaçmadan içiyorum, içiyoruz.

bir de yine beslenme alışkanlığı açısından hayvansal gıdayı çok tüketen bir aile olmadık hiç. mevsiminde bol balık alıyoruz, beyaz et hormonlu/antibiyotikli diye almaz olduk. kırmızı et yemekleri dağarcığımız dar. dolayısıyla hayvansal proteini de karşılıyor biraz vs.

*özellikle inek sütü, doğrudan ve çok fazla tüketildiğinde (herhalde günde 2 bardak ve üzeri) yetişkinler için faydalı değil.
0
rewlack
(11.01.22)
Soğuk süt içmem. Isıtıp içerim. Genelde hava soğukken olur.
0
dissendium
(11.01.22)
İçmem. Psikolojik olarak rahatsız oluyorum. Memeden çıkıyor diye :(((
0
ruhen hastayim ben
(11.01.22)
Düzenli olarak sek içmiyorum. Daha önceleri özellikle geceleri bir bardak süt ve bir dilim kaliteli ekmek tükettiğim olurdu, onu da bıraktım.

Ama şunu yapıyorum. Sütü sık sık porridge yapmak için kullanıyorum. Aman kalmasın diye değil, baya baya sadece porridge için süt alıyorum artık eve.
0
kojonotsuki
(11.01.22)
cok kucuklugumden beri sut sevmiyorum. anaokulu yasinda bile ancak zar zor kakaolu sut icerdim. simdi de oyleyim. tadi midemi bulandiriyor.
ama kakaolu veya balli tarcinli sicak sute bayilirim.
0
la lykia
(11.01.22)
ben içiyorum.
bebekliğimde de, çocukluğumda da çok içerdim.
öyle ki, bir keresinde 3-4 yaşlarındayken bir litreye yakın içmişim, daha da isteyince annem vermemiş artık.
çok severim.

hatta daha dün gece bir arkadaşımla bunu konuştuk, canım süt istedi ve evde yoktu.
gecenin 11'inde banabi'den sipariş verip yarım litre süt içtim resmen.
ayrıca evde toz nesquik de bulundururum arada bir canım istediği için.
36 yaşındayım.
0
blatta hiberna
(11.01.22)
direkt sek içmiyorum, ama bol sütlü kahve ve yulaf lapası ile baya süt tüketiyorum günlük olarak. dolapta hep süt bulunur, bitmeden yenisi alıyorum sütsüz kahvaltı ettiğim nadirdir.
0
anthemis nobilis
(11.01.22)
sadece günlük süt içebiliyorum. aoç'nin şişe sütü güzel. pastorize sütler midemi rahatsız ediyor. markette gözüme çarparsa alıyorum yoksa gidip süt alayım diye düşünmüyorum.
0
jepa
(11.01.22)
Küçüklüğümden beri severek düzenli içerim. Annemle babam pek içmez ama anneannem ve dedem de çok süt içerler.
0
birmilyonunvarmi
(11.01.22)
normalde kalkıp da asla içmem. iki durumda içiyorum.
bir, mısır gevreği yiyeceğim zaman,
iki, hasta olduğumda ballı şekilde
0
timariot
(11.01.22)
Hahah 32 yaşındayım ve ben içiyorum valla, özellikle eşim kakaolu cookie, brownie falan yapınca yanında 3-4 bardak içiyorum hatta. Tadı güzel diye içiyorum yani direkt.
0
roket adam
(11.01.22)
ben içiyorum. hemen hemen her gün sabah veya akşam süt içerim. bazen yarım yağlı süt bazen protein süt içerim.
0
dafuq
(11.01.22)
Sabahları cicibebe'ye katıp yiyorum, sayılır mı? Mısır gevreği ya da yulaf bir de.

Sek günlük süt, kakaolu kek ve muz üçlüsünü seviyorum ama en son ne zaman böyle süt içtiğimi hatırlamıyorum.

Yazları nadiren muzlu, ballı ve bol buzlu süt yapıyorum. Sıcak süt kokusundan tiksiniyorum.
0
kobuzchu kiz
(11.01.22)
içmiyorum, gerekli değil inek sütü selüloz sindirebilen ineğin yavrusu için gerekli bir besin insan için değil + toplumun çoğunda kazein hassasiyeti var ve haberi yok.
0
orpheus
(11.01.22)
Düzenli olarak değil ama içiyorum. Yani haftada bir falan demem ama bazen günde, bazen haftada, bazen ayda olmak üzere birkaç bardak içerim. Sütü severim. Küçükken de severdim. Küçükken bir yere kadar soğuk süt içemiyordum bir şey ile karıştırmadan (nesquik vs.) sonra değişti. Şimdi arada canım çekiyor, gidiyor içiyorum.
0
nawar
(11.01.22)
sek içmiyorum, sütlü kahve yaparken kullanıyorum bir tek.
0
hlot
(11.01.22)
Bazen çok tatlı bir şey yediğimde o tadı kesecek tek şey soğuk bir bardak süt oluyor. Onun dışında düzenli süt içme alışkanlığım yok.
0
peki madem
(11.01.22)
latte içiyorum, o da kahveli süt.
haftasonumu da donmuş muzla milkshake yapar, 1 öğün yerine onu içerim.
0
marla is in my head
(11.01.22)
ben şirkette içiyorum soğuk soğuk ohh
0
regina phalange
(11.01.22)
Yerken yanında içmeyi sevdiğim birkaç şey var, onları yersem ki ayda yılda bir yerim mesela fındık ezmesi, kakao kremasıni ekmeğe sürmek ya da kakaolu kek ile birlikte.

Bazen de yazın dolaba koyduysam soğuk su ikamesi olarak yarım kalmış kutuyu kafama diktigim oluyor.

Ama düzenli içici değilim, hiç olmadim.
0
encokbenisevinnolur
(11.01.22)
Çok nadir, eski günlerin anısına, kaynatıp yanında cookie ile içtiğim olur. Düzenli içmem.

Süt cilde zararlı.
0
gabe h coud
(11.01.22)
annem icer dumduz sut. IYY!
0
ala09
(11.01.22)
süt sadece cilde değil, komple zararlı bir ürün.

hayvanların sütünü bebekleri içer, insan da anne sütü içer doğunca.

bunun harici süt zararlıdır.
0
çih
(11.01.22)
sadece nesquik yiyeceğim zaman kullandığım bir şey :D
0
rose parks
(11.01.22)
Sade süt, soğuk süt, çikolatalı süt, ballı süt, tarçınlı süt. Hastasıyım.

Sivilce yaptığı için az içiyorum ama :/
0
jazzabel
(11.01.22)
her sabah kahvaltıda 1 bardak süt içiyorum, bazen yatmadan önce de içiyorum. bizim milletimizin çay bağımlılığından gözü kör olmuş ama kahvaltılık ürünlerle harika gidiyor süt.
0
semaforo de medianoche
(11.01.22)
Ben içerim. Yaz, kış, soğuk, sıcak, muzlu, ballı, sade, Kahvaltıda, akşam, gün içinde, durup dururken... hiç farketmez.
0
invictae
(11.01.22)
yuzde 90'ini su oldugunu ogrenince arama mesafe koydum.
Yogurtu da artik eskisi kadar yemiyorum o da komple sudan olusuyor.

Yokluk zamani icecegi bence.
Cocukken de nefret ederdim.
0
divit
(11.01.22)
Küçükken çok içmişimdir artık reflüden dolayı bayıyor, faydası da yok diyorlardı. Şişkinlik, mide ekşimesi yapıyor. Ama mısır gevreği, yulaf benzeri bir şey yersem sadece onlarla birlikte içerim.
0
izza
(12.01.22)
Çok severim. Bazen bir litre sütü soğuk soğuk gün içinde içerim ama laktozsuz.

Ama öyle çok aklıma gelmez. Yani sürekli içtiğim bir şey değil.
0
logisticsmanager
(12.01.22)
Mide asidimi düzenlemek istediğimde yarım çay bardağı şat vurmak haricinde içmiyorum.
0
Bruce
(12.01.22)
Bekarken annem her gece ballı süt yapar getirirdi.
Ben evlenince düzenli devam etmedim ama annem ve kardeşim hala her gün içiyor. Annem 55 kardeşim 26 yaşında.
Ben de düzenli olmasa da canım çektikçe dolaptan alır içerim. Daha çok soğuk seviyorum. Mesela su açmak için dolabı açarım süt gözüme çarpar dur süt içeyim derim.

Bu ara her sabah mısır gevreği yiyip, o şekilde tüketmeye çalışıyorum.
0
hrvl
(12.01.22)
Ofise her daim 3-5 tane ufak sütüm olur. Pandemiden evvel her sabah bir tane içerdim şimdi hibrite geçince düzen bozuldu.
0
cilekli pasta
(12.01.22)
divit arti 1.

ben ictigimiz sutlerin ciddi ciddi ineklerden falan sagildigini dusunmuyorum artik.
0
baldur2
(12.01.22)
bu dünyada bir pırasa bir süt. hayatta içmem yemem.
0
mikahakkinen
(12.01.22)
(26)

Bu insanlar çıldırmış mı? #2

deveyidiken
Önceki duyurum silindiği için yine paylaşıyorum. Belli bir grubu küçük düşürücü ifadeler kullanmışım :(Şu an kazandığım maaş 3700 TL. Önümüzdeki ay da 4500 civarı falan olacak. (Asgarinin altına düştüğü için mevcut maaşım, sağolsun şirketim müthiş bir artış yaptı) İstanbul’da ailemle birlikte kalıyo
Önceki duyurum silindiği için yine paylaşıyorum. Belli bir grubu küçük düşürücü ifadeler kullanmışım :(

Şu an kazandığım maaş 3700 TL. Önümüzdeki ay da 4500 civarı falan olacak. (Asgarinin altına düştüğü için mevcut maaşım, sağolsun şirketim müthiş bir artış yaptı)

İstanbul’da ailemle birlikte kalıyorum. 28 yaşına çok az kalmışken ayrı bir eve çıkıp düzen kurmayı çok istesem de bu para ile anca kiramı ödeyebilirim.

Kazandığım para itibariyle bir düzene sahip olmak imkansızken, çevremdeki insanlar bana sanki keyfiyetten düzen kurmuyormuşum gözüyle bakıyor. Bu insanlar mı normal düşünüyor, yoksa ben mi çok farklı bir bakış açısına sahibim?

Yani 4000-5000 lira ile İstanbul’da hayatta kalmak bana olanaksız geliyor. Bunu ben açık açık görebiliyorken, bu insanlar neden böyle davranıyor?
0
deveyidiken
(11.01.22)
Hayatta kalmasına kalırsın da her gün makarna yediğin hayat ne kadar hayat olur onu sen düşün. Eve taşınma masrafı bile binlerce lira tutuyor. Kimsenin aklına uyma. Gerçekçi düşünmüyor o kişiler.
0
dissendium
(11.01.22)
Zamanında rahat rahat ev, araba sahibi olabildikleri için. Bir de yaşlanınca gerçekten zekada bir gerileme oluyor, artık bundan emin olmaya başladım ben.
0
ruhen hastayim ben
(11.01.22)
Uyulacak bir akıl yok maalesef ortada. Ne ev kiralayacak ne de araba alacak durumu göremiyorum kendimde. Yemeyip içmeyip iki senedir birikim yapıyorum ama o bile yeterli değil. Bu ortamda yeterli param olsa da hareket edemem.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
Yani insan belli bir yastan sonra kendi evine cikmasi makbuldur eyvallah da bunun basit bir matematigi var, ac kalacagini bile bile de bunu yapmanin alemi yok. Su anki piyasada bir asgari ucretliye bedava ev verseler sadece aile evinden cikip o eve yerlesmenin masrafini 2 senede odeyemez. Akil var mantık var.
0
stavro
(11.01.22)
ya mis gibi duzenin olsa da insanlar elestirecek bir seyler bulur hic farketmiyor yani, bizde genelde baskalarinin hayatini nasil da yanlis yasadigini gostermek gibi bir takinti var. "ben senin yerinde olsam ne yapardim biliyor musun?" -yapamazdin abicim

elestiri aileden geliyorsa uzun vade cozumunu merak ediyor olabilirler. barinma + yemek parasi olmadiktan sonra (aileyle yasaniyorsa, tabii onlara para veriyor musun bilmiyorum) o maas direk egitime harcanabilir. sonucta kendini gelistirmiyorsan maasin zamlansa bile alim gucun asagi yukari hep ayni kalacaktir. omur boyu bu sartlarda yasamak istemedigin varsayimiyla, "tamam simdi 4500 maas aliyorsun, sirada ne var? bu durumdan nasil cikacaksin?" diye merak ediyor olabilirler.
0
robokot
(11.01.22)
"Bunu ben açık açık görebiliyorken, bu insanlar neden böyle davranıyor?"
0
invictae
(11.01.22)
"Bunu ben açık açık görebiliyorken, bu insanlar neden böyle davranıyor?" Çünkü boş konuşmaya bayılırlar.
0
invictae
(11.01.22)
İş değiştirme imkanınız yok mu?

Şu an vasıfsız işçiler bile 4.250 lira alıyor. 4.500 liranın çok üstünü hak ediyorsunuzdur eminim. benim gibi düşünen işverenler de vardır. bu şartlarda çalışmak zorunda değilseniz mutlaka yeni bir iş bakın.
0
himmet dayi
(11.01.22)
Schengen vizesine başvurdum, o çıkar çıkmaz işimi bırakacağım. Şu an Tik Tok’un işlerini yapan bir firmada çalışıyprum. Yani işim kabaca tik tok’ta içerikleri silmek. Çok havalı geliyor kulağa ama asla değil. İstifa etme sebebim de psikolojimin bozulması. İş bulabilir miyim, umutsuzum açıkçası bu konuda. Başvurduğum yerlerden dönüş alamıyorum. Yurt dışından çok daha iyi dönüşler var ama onda da çalışma izni sorun.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
insanlari bosver, duzen kurmak istiyorsan once istanbul'dan tasinman lazim..
ayakta kalabileceginiz paranizin yettigi sehirde yasayin. Metropolde yasamanin bir maaliyeti var, ve bu giderek artmaya devam edecek. Ilerde gelirini duzeltirsen donersin.
0
cooperr
(11.01.22)
@robokot +1 Özellikle ya mis gibi duzenin olsa da insanlar elestirecek bir seyler bulur hic farketmiyor +5


@invictae948 +1 Çünkü boş konuşmaya bayılırlar. +5
0
put it in your appropriate place
(11.01.22)
maalesef ülkemizde hava atmak, üstünlük taslamak, başkalarını aşağılayarak, ezerek, kötü hissettirerek iyi hisseden çok insan var. bu dediklerimi hobi gibi yapıyorlar, nefes almak gibi bir şey onlar için. kendilerini başka türlü önemli ve iyi hissedemiyorlar.

ülkemizde privacy denilen kavramın olmaması, herkesin birbirinin hayatına dan diye burnunu sokma cürretinde olması işleri daha da kızıştırıyor.

ek olarak hosftede kültür boyutlarından güç mesafesini inceleyebilirsiniz. ülkemizde ciddi bir ye kürküm ye durumu var. insanlar kendilerini ve diğerlerini güç, makam, mevki, mal, mülk üzerinden değerlendiriyor sadece.
0
la lykia
(11.01.22)
insanlar hakikaten cok ilginc. turk insani hayati su planda kuruyor: oku > askerligi yap > ise gir > evlen. ben cocuklugumdan beri bu anlayisi hicbir zaman hazmedemedim. mesela ben evlenmem diyen bir arkadasim bile gecen gun bana dedi ki, isin gucun var keyfin yerinde niye evlenmiyorsun? dedim, niye evleneyim??? neden yani ne icin? duzen olur hayatina ortak olur falan diyor. sana bunlara ihtiyacim oldugunu kim soyledi birader :D ben ciddiye almiyorum valla allah nasip etsin falan diyorlar yok etmesin diyorum geciyorum. insanlarla ugrasmak cok zor, ya dalga gec ya da gormezden gel bosver
0
nibba
(11.01.22)
öncelikle sakin olun ve insanları da yargılamayın.
kaç senedir çalışansınız bu da önemli.
yalnız olay sizin şu anki ekonomik ve sosyal durumu normalleştirmemenizde yatıyor. napalım ülke böyle, süreç böyle diyip dur bakalım bekleyelim dememek lazım. neyi bekleyeceksiniz bişey gelmeyecek, eee ne güzel işte yerinde sayan bir fakir yani sürekliliğe sahip bir "mahrum" olursunuz ve asla değişmez.

insanlar bu kabullenişe sitem ediyor bira da.
ev arkadaşıyla çıkmayı düşündünüz mü? iş değiştirmeyi, ek gelir sağlayacak bir iş yapmayı düşündünüz mü? aileden bir destek alabilir misiniz örneğin? ev kredisi gibi bir şeye girseniz? bu kadar para getiren bir mesleğe sahipseniz ve bu -sosyal ve ekonomik statü açısından- pek değişmeyecekse neden istanbulda yaşıyıyorsunuz? küçük bir şehre gitme imkanınız var mı? yurt dışına göç etme imkanınız var mı?

4+1 bir eve çıkmak değil olay; kendi kendinize yetecek, birey olabilecek düzen kurmak önemli.
0
rewlack
(11.01.22)
Sana öyle diyenlerin bir yerden desteği vardır. İstanbul'daki çoğu kişi ailesinden destek alıyor. Başkasının ne dediğini boşver. Zaten Türk insanının aklı ortada, gösteriş için yaşıyor millet.

Bir de beyaz Türk tayfası var. Kadıköy, Beşiktaş'ta evinde yoga yaparak ailesinin kira gelirleriyle falan yaşıyor. Bunları hiç dikkate bile alma.
0
OrangeYellow
(11.01.22)
ruhsen +1. zamaninda ucuza ev almis grup guncel gelir gider matematigini yapamiyor, zihinleri almiyor. takma.
0
hot potato
(11.01.22)
Ayrıca şu an Türkiye'de iş bulsam da alacağım maaş 3700'den 10 bin seviyelerine fırlamayacak bence. Bu olsa bile bu pahalılıkta hayat kurmaya yine yetmeyecek gibi geliyor bana.

Bu ortamda yurt dışını zorlamak daha makul geliyor.

Önümde iki seçenek var; ya Polonya gibi ülkelere master için gideceğim ya da İsviçre'de evlilik kovalayacağım.

"Neden İsviçre?" derseniz, 2006'da oradan döndük ailecek. Ben orada doğdum. C -kalıcı- oturumumuz vardı ama ailem bu oturumu iptal edip Türkiye'ye döndü. Akrabalar hala orada ama kimseye faydaları yok

Bir şekilde evlilik yolunu zorlayıp dönmek bir seçenek olabilir ama kısmet bulmak zor. :( -Ayrıca konsolosluğundan tutun, ülkeye girerken muhatap olduğum pasaport polisi bile evlilik yolunu en sağlıklısı olarak görüyor, bu yolu işaret ediyorlar-

Bundan üç sene önce konsolosluğa gittiğimde benimle ilgilenen kadın "Akrabalarına söyleyeceksin, onlar sana kız bulacak. Öyle gideceksin" demişti.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
Sorun şu ki, o kadar maaş verirler mi bilemiyorum. Onu da geçtim, ben şu anki işime benzer bir işin yakınından bile geçmek istemiyorum artık. Milletin rezilliklerini izlemek gerçekten sinir bozucu çünkü. Her allahın günü intihar eden insanları görmek hoş olmuyor.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
Çevrendeki insanlardan kastın eş, dost, yaşlı akraba ise onların varsayılan davranışı o, değiştirmek mümkün değil. Yani içinde bulunduğun maddi durum, sosyal statü, ruh hali vb. ne olursa olsun hayatında bulunduğun aşamaya göre evlenmeni, ev ya da araba almanı, +1 çocuk sahibi olmanı falan istiyorlar. İnanılmaz garip bir kafa yapısı. Bazen bot olduklarını falan düşünüyorum bazı akrabalarımın. Gerçi bot için bile fazlasıyla basit kaçıyorlar, olsa olsa oyunlardaki tek repliği olup, sürekli onu tekrarlayan NPC gibiler.
0
salihdt
(12.01.22)
Ayrı eve çıkma konusu, "tek başına hayatımı ve düzenimi kurdum" tavrı Türkiye'ye öğretilmiş bir davranış. 80'lerin sonundan itibaren türkiye'de bireyciliğin şişirilmesiyle bu yaşam tarzının itelenmesiyle ivme kazandı 2000'lerden itibaren. O yüzden sanki tek seçenek buymuş gibi kendini zorlama takılma:)

Sanılanın aksine Avrupa'da özellikle akdeniz ülkelerinde, yunanistan, italya, ispanya vb ve doğu Avrupa'da ailelerin bir arada yaşama alışkanlığı çok yaygın.
İş için bu konuda bir araştırma görmüştüm oradan biliyorum. "Tek başına yaşama" anglosakson ve kuzey avrupa kültüründe daha yaygın. Bir de bizim gibi onlara özenen ülkelerde. O yüzden üstünde böyle bir baskı hissetme stres olma.

Neyse bu kısmı geçiyorum. Önemli olan ekonomi zaten. Bizde insanlar gücü yetmese de zorluyor sırf etrafa kendini kanıtlamak için. ama istanbul'da bir evin maliyeti zaten 4000 lira, kirası, faturası, mutfak gideri vs.... O yüzden boşver kardeşim milletin ne dediğini. Herkes bol keseden atıyor. Emin ol "bak biz hayatımızı kurduk" diyenlerin çoğu 35-40 yaşında bile hala borç içinde yüzüyor oluyor. Ne hayat kurması?

Mesleğiniyazmışsın ama iş bulsan bile 4500 TL'den 8-9 bine çıkartabilecek misin maaşını?

eğitim durumunu bilmiyorum deidğim gibi. Ailenin maddi durumunu da.
Ama senin yerinde olsam şunları denerdim.

1-Eğer şansım varsa (aileyle yaşadığına göre kira, fatura vb giderlerin daha azdır diye düşünüyorum) maaşımdam mümkün olduğunca yatırım için ayırırım. Ama böyle NFT, Metaverse fantezi yatırımlar değil. Bir bankaya gider görüşürüm elimdeki nakiti ufak da olsa değerlendirmek istiyorum diye. Aile yanında olmanın en büyük avantajı bu.

2-Eğitimini bilmiyorum ama bana daha fazla maaş getirecek bir meslek için eğitim alırım. Beyaz yaka, mavi yaka fark etmez. İstersen bilişim üstüne teknik eğitim veren yerlerle görüş, istersen mutfak çalışanı yetiştiren eğitim kurumlarına falan git. ilgim alakam el yatkınlığım neye uyuyorsa ona giderdim.

3-Bir meslek edinmeye yoğunlaşırım. Yani büyük bir firmada çalışıyorsun ama bir uzmanlığın yok gibi duruyor. O yüzden yasal geçerliliği olan bir meslek sertifikası edinmeye çalışırım. Uluslararası olması daha iyi tabii. O yüzden elin yatkınsa mutfak çalışanı olmak bir seçenek çünkü uluslararası sertifikalar veren okullar var Türkiye'de.

4-Kulağımı etrafa tıkar, kendi hayatımı yaşarım.
0
anten
(12.01.22)
Ben de aynı şeyi düşünüyorum. 4000'den 8-9'lara fırlamak pek mümkün gelmiyor bana şu ortamda.

Halkla ilişkiler mezunuyum ve bu alandaki işlerin maaşları maalesef bir yazılımcı vs kadar olamıyor bu ülkede. Artık alanımla ilgili pek konuşmak da istemiyorum, çünkü insanlar sanki herkes yazılımcı olmak zorundaymış gibi birbirini yermeye fırsat kolluyor. Bu ülkenin insanını zaten artık anlayamıyorum, neyse.

Bugün istifamı verip sonrasına bakacağım. Bir süre kendimi çekip çevirecek param var. Sonrasına bakıp bir yol bulacağım artık.
0
🌸deveyidiken
(12.01.22)
yaptigin is cok yipratici bir is. yipratici oldugu bilinen bir is (turkiye'de biliniyor mu bilmiyorum ama yabancilar uyandi buna coktan). bir suru kisi profesyonel yardim almak zorunda kaliyor sonradan. kesinlikle degecek bir is degil yani, aile yaninda kaliyorsan istifa etmekle cok iyi yapmissin.
0
robokot
(12.01.22)
Son cevabına göre istifa etme derim. İnanılmaz mantıksız bir hareket olur. Hareket alanın kısıtlanır. İş bulmadan istifa etme kesinlikle. Yıl başı olduğu için biraz durgunluk var. 4500>0. Ayrıca işe gitmeyince ailenle daha çok zaman geçireceksin.
0
dissendium
(12.01.22)
Git Sultanbeyli'de bir giriş katında 1+1'de otur. Orada da A101 ve Bim'den kredi kartı ile borç içinde yaşayarak aldıklarınla beslen diyorlar. Çünkü onlar için o hayat ile Kadıköy'de, Beşiktaş'ta falan oturmak arasında fark yok. Sadece Etiler'de ve Bebek'te oturmak lüks diye biliyorlar, onların da masrafı kesin pahalı marka ve içki onlara göre o kadar. Geri kalan hepsi aynı onlara göre.

Kafa yok.
0
nawar
(12.01.22)
Türkiye'de insanlar bilmiyor bu işin ne kadar yıpratıcı olduğunu. Arkadaş çevremde falan bu işi yapıyorum deyince "Ooo ne güzel, evden video izleyip para kazanıyorsun" diyorlar. Ama o iş öyle olmuyor maalesef. Şirketim de bu işin ne kadar yıpratıcı olduğunu biliyor ki, geçen ay bize sözleşme imzalattılar "Psikolojiniz bozulursa bizi dava edemezsiniz" diye. Ki şirket psikolojik destek de sağlamıyor.

Geçen sene Dublin ofisine QA olarak başvurdum, sponsor da oluyorlardı ama şirkette daha 5 aylıktım o zaman. Deneyimden çuvalladım zannediyorum. Maaşı da 3000 euro civarıydı. Kısmet değilmiş.
0
🌸deveyidiken
(12.01.22)
@ dissendium

İstifa etmezsem kanser olacağım. Çok bunaldım çünkü. Vücudumda çıkmadık yara kalmadı.
0
🌸deveyidiken
(12.01.22)
(17)

harry potter'ın setini şimdi alsam sarar mı sizce? yaş 27

der meister
okumanın yaşı yok tabii ama kitapyurdu "çocuk ve gençlik kitapları" arasında listelediği için biraz bozuldum hehe.ben 11-12 yaşındayken filan bunu ta ortasından okumaya başlamıştım, melez prens'ti galiba yeşil olan. büyük keyif alıyordum okurken. yine çocuk yaşta kuzenle bir filmini de izlemiştik, h
okumanın yaşı yok tabii ama kitapyurdu "çocuk ve gençlik kitapları" arasında listelediği için biraz bozuldum hehe.

ben 11-12 yaşındayken filan bunu ta ortasından okumaya başlamıştım, melez prens'ti galiba yeşil olan. büyük keyif alıyordum okurken. yine çocuk yaşta kuzenle bir filmini de izlemiştik, hoşuma gitmişti. okuduğum kitabı da yengem almıştı bana, annem paramız yok diye almak istememişti, o yüzden aslında içimde uktedir baştan sona okuyabilmek ama bu yaştan sonra kurgusu sarar mı emin olamadım ya, az para da değil yani indirimde 230 küsür lira şu an.

tavsiye eder misiniz, almaya değer mi? en kötü ilerde 13-14 yaşında birilerine veririm diye düşündüm, baktılar ki hoşlarına gitti bir çocuğu/ergeni okumaya teşvik etmiş oluruz en azından.

bunun dışında farklı evrende geçen, kurgusu sağlam bu tarz seri önerebilir misiniz? george martin şüşkosunu okumak istiyordum da bunun bitireceği yok, yarım kalacak bir 5 bin sayfalık hikaye okumak istemiyorum açıkçası. asoiaf gibi var mı başka mesela öyle bi şeyler?
0
der meister
(11.01.22)
Hem de nasıl sarar, bak şimdi çok özledim:)
Harry Potter ile büyümüş şanslı kuşaktanım. İki sene önce (yaş 27'ken) açtım yeniden bitirdim mesela yedi kitabı, yine aynı heyecan ve keyifle okudum.

Eminim şu an açsam yine yedi kitabı arka arkaya okuyabilirim.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.01.22)
Ben sarmayacağını düşünüyorum. Yaşım 30 şimdi açsam ben de okurum tekrar ama hiç okumamış olsam bu yaşımda okumazdım.

Set olarak değil de sadece ilk kitabı alıp okumak daha mantıklı olabilir.
0
nickimin hakkini veremedim
(11.01.22)
Ben kitap karakterleri ile aynı yaşta iken okuyordum ve adeta onlarla birlikte büyüyorduk. Çok keyifliydi ve bizi adeta girdap gibi içine çekiyordu. Aynı dönemde pek çok yetişkin de zevkle okuyordu Harry Potter kitaplarını.

Ben şimdi okusam aynı keyfi alır mıyım bilemem ama ilk defa okuyan kişi bence hoşlanabilir. Ayrıca; ilk kitaplar daha çocuksu seyrederken 3-4 ile birlikte daha karanlık ve grift bir yapıya bürünüyor. Hızlı okunur zaten.

Satın alma kısmını bilemeyeceğim. Kütüphanelerden ödünç alma imkanınız varsa öyle okuyun derim.
0
burka
(11.01.22)
28 yaşındayım. Daha geçen Harry Potter ve Felsefe Taşı'nın resimli kitabını okudum. Her canım istediğinde açıp okurum. Teyzemin çocuğuna da Harry Potter sevgisi aşıladım. Harry Potter koleksiyonu yapmaya başlamış. İnsanın elinin altında sevdiği birkaç kitap olması güzel bir şey. O yüzden seviyorsan tavsiye ederim ama hepsini almak zorunda değilsin. Benim okumayı en sevdiğim kitap Ölüm Yadigârları. En çok onu okudum, okuyorum. Sen de sevdiğin kitabı alabilirsin sadece. Sonra istersen zaten diğerlerini de alırsın. Ben şu an gidip de set almam çünkü koyacak yer yok. İndirimi kaçırmayayım diyorsan al ama yeni kapak tasarımlarını ben beğenmedim.
0
dissendium
(11.01.22)
Valla ilk kitaplar pek sarmayabilir belki anca sonradan oldukça sarar bence. İlk kitaplarda falan cidden atmosfer daha çok sanki masalsı ve çocuksu gibi. Sonraki kitaplarda kademe kademe atmosfer değişip daha bir rayına oturuyor ve o çocuksuluk gidiyor.

Başka seri için de herkese şiddetle tavsiye ettiğim fırtınaışığı arşivi serisine bak derim. Her kitap tuğla gibi olmasına rağmen herif resmen roman yazma makinesi gibi pat pat çıkarıyor kitapları.
0
j r r tolkien hayrani
(11.01.22)
Nerede indirimde ya, yeni kutulu sette benim de gözüm var, link atsana. :)

37 yaşındayım, bir buçuk yıldır sesli kitaplarını dinliyorum çünkü resmen özledim kitapları. Al tabii, çok keyifli seri.
0
kobuzchu kiz
(11.01.22)
@kobuzchu, kitapyurdu'nda indirimde görünüyor, eğer gerçek fiyatına bindirip geri indirdiyseler onu bilmiyorum tabii: www.kitapyurdu.com&filter_name=harry+potter
0
🌸der meister
(11.01.22)
Sarmama ihtimali var. İlk 2 kitap direkt çocuk kitabı. 3'te biraz olay ciddileşse de 4'ten öncesi zor. Ben (33) resmen Harry Potter ile büyümüş oldum. O yüzden şimdi gidip aynı hevesle ilk filmi de izleyebiliyorum ilk kitabı da okuyabiliyorum ama ilk kitabı okurken yorumum hala çocuk kitabı olduğu yönünde.

ASOIAF için %100 haklısın. 124214 yıldır ortada kaldık bekliyoruz ve bu can sıkıcı. Dune, Zaman Çarkı, Unutulmuş Diyarlar, Ejderha Mızrağı ve bunlara bağlı başka seriler var. Yüzüklerin Efendisi'ni okuyabilirsin bütün diğer kitapları ile.
0
nawar
(11.01.22)
Meh, Kitapyurdu'nu boykot ediyorum ben fakat YKY'nin kendi sitesinde de 236 lira, haberin olsun :)

(Mobilden edit yapamadım.)

Azmettim edit yapmaya. Eganba'da daha ucuz. www.eganba.com
0
kobuzchu kiz
(11.01.22)
Degmez. Bence alisveris yapasin gelmis. Bana da oluyor arada. Ortaokul/lisede okunacak kitaplar, yetiskin olarak para vermeye degmez. Bende kitaplarin bazilari var (4/5/6 sanirim), 30 sene bos kalsam tekrar acip okumam.
0
hot potato
(11.01.22)
Gecen sene sesli kitap ile ilk 3 kitabi tekrar bitirdim
Potter ile buyumedim 26 27 yaslarimda okumistum ilk, cokta keyif almistim.
0
eja
(11.01.22)
Abi filmleri izle gec vaktine yazik
0
floydian
(11.01.22)
Harry Potter o yaşta gayet de sarar eğer genel olarak ilgiliyseniz o türe. Filmleri de güzeldir ama kitapların yerini tutmaz.
0
salihdt
(12.01.22)
Ilk 25 yas civari okumustum ben de, gayet de sardi ama ilk iki uc kitap ve filmin cocuksu olduguna katiliyorum ben de. Onlari asarsaniz arkasi gelir yani.

Zaman Carki'ni deneyebilirsiniz, dizisi de var artik.

Edit: burada falan bir sorsaniz belki elden cikarmak isteyen veya odunc verebilecek kisiler vardir seriyi ya da bazi kitaplari.
0
sopiro
(12.01.22)
Ben de yeni okudum sayılır ve okuduğumda yaşım 39'du. Tüm kitapları çok kısa bir süre içinde yutar gibi okumuştum. Kitaplar da, Harry Potter büyüdükçe onunla birlikte büyüyor ve dili, anlatımı olgunlaşıyor.

Bazı kitaplar bazı mevsimlerle çok iyi eşleşiyor. Bence içinde bulunduğumuz aylar Harry Potter okumak için mükemmel seçim olurdu.
0
thracia
(12.01.22)
30 yaşındayım ve bu sene tüm serisini aldım ve okuyorum. gayet de sarıyor.
0
drako
(12.01.22)
Harry Potter her yaşta okunur. Her zaman sarar. Bence hiç geç değil. İlk 3 kitabın çocuksu olmasının sebebi bence Harry'den kaynaklı. O büyüdükçe kitaplar karanlık bir hal alıyor. Dili de sürükleyici. Güzel..
Yüzüklerin Efendisi olabilir başka. Dili Harry Potter kadar sürükleyici değil ama.
0
matilda
(12.01.22)
(23)

The Office izlemeye dayanamadım

alperz
Hiç izlememiştim. Bugün açıp izleyeyim dedim. İkinci bölümü bitiremedim. Başroldeki adam resmen gıcıklık abidesi. Kafayı gömesim geldi. Kapattım ben de.Soru: Sorun bende mi?Cevap: Evet bölümler ilerledikçe maykıl başkalarını değil kendini rezil ediyor sadece. hele ikinci sezondan sonra adama resmen
Hiç izlememiştim. Bugün açıp izleyeyim dedim. İkinci bölümü bitiremedim. Başroldeki adam resmen gıcıklık abidesi. Kafayı gömesim geldi. Kapattım ben de.

Soru: Sorun bende mi?

Cevap: Evet bölümler ilerledikçe maykıl başkalarını değil kendini rezil ediyor sadece. hele ikinci sezondan sonra adama resmen tarz değiştirtmişler. üçüncü sezonda falan aslında berbat geçmiş bir çocukluktan dolayı böyle olduğunu gözümüze sokmalar falan... neticede sıradan bir diziymiş. izliyorum öylesine.

muhtemelen ilk bölümlerden sonra herkes benim gibi düşündü ve senaryo ekibi böyle bir değişiklik yaptı.
0
alperz
(02.11.21)
Ben de birkaç bölümde bıraktım. Seinfeld'e kaçtım.
Falanca sezonu atlatırsan güzel diye cümleler kuruyolardı burada, ilk sezon sanırım :)
0
dreamnesiac
(02.11.21)
UK versiyonunu izlemiştim ben de. Değişik bir tarzı var. Beğenmemen normal. Bence sorun yok. Ben bitirmiştim Rick Gervais hatrına ama çok da bayılmadım diziye.
0
himmet dayi
(02.11.21)
Aslında Cringe Comedy olduğu için herkese hitap etmeyebiliyor. Peep Show gibi bu da. Başkası adına utanmak deyiminin karşılığı oluyor çoğu zaman. Ben çok sevmiştim, bence birkaç bölüm daha şans verebilirisiniz. US versiyonu için konuşursam Michael Scott benim favori dizi karakterlerimden biri. Günlük hayatta çoğu zaman bir şeyi anlamadığım o anlarda şu sahneyi hatırlayıp gülüyorum.
images.app.goo.gl
0
Amaranta ursula
(02.11.21)
dunyanın en komik dizisi bence us versiyonu. ilk bolumlerde ben de tereddut etmiştim. gittikçe güzelleşiyor.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.11.21)
2. Sezon ortasi Ve 3. Sezon keyif vermeye başlıyor. Başlangıcı aşırı sıkıcı ve kötü. Tabii başta mantığı, çekimleri vs de anlamaya çalıştığın için salakca geliyor. Sonra ısınıyorsun
0
westblack
(02.11.21)
US versiyonu için konuşuyorsak dünyanın en iyi komedilerinden biri. İlk bölümler Michael'a gıcık olurken gittiği bölümde hüngür hüngür ağlamıştım. Sizin gibi yapan çok kişi var sanırım, cringe comedy sarmıyordur belki.
0
south park in kapusonlu uyesi
(02.11.21)
ilk başladığımda ilk bölümleri izleyip garip bulup bırakmıştım. sonra yeniden bi şans verdim ve şu an bitmesini hiç mi hiç istemiyorum :/

sarmadıysa da zorlamanın pek bi alemi yok açıkçası. çok beğenilse de herkese hitap etmeyebilir. sevmediğin bir şeyi izleyerek vaktini tüketme derim. sorun ne sende ne dizide. olur böyle şeyler.
0
olutaklidi
(02.11.21)
ben de geçenlerde aynı manada soru sordum burda. Cringe karakter üzerinden yürüyen komedilerden keyif alamıyorum başkası adına utanma duygumdan dolayı. Hem Michael Scott hem de Dwight o kadar cringe karakterler ki, 5 dakika izlesem gözüm seğirmeye başlıyor. Zorlaya zorlaya ikinci sezonun sonuna kadar geldim ama sarmadı beni yani.

Aynı örneği vermiştim mesela, Türkiye'de de Avrupa Yakası'nda Burhan karakterine uyuz olduğum için hiç keyif alamadım o diziden.
0
nundu
(02.11.21)
ben de ilk izlemeye başladığımda 2-3 bölüm izleyip bu ne be deyip kapatmıştım. yıllar sonra ikinci şansı verdiğimde biraz daha sabrettim. başlarda çok zor izleniyor ama dayanabilirseniz sonrasında inanılmaz güzel bir dizi olduğunu fark ediyorsunuz. bitirdiğimde çok üzüldüm bittiği için. bi şekilde dayanıp karakterlerle, ortamla bağ kurduktan her şey çok doğal gelmeye başlıyor ve izlemeye doyamıyorsunuz.
0
mtfbwy
(02.11.21)
Ilk bölümleri Amerika'da da benzer tepkiye yol açmıştı ama sonuç olarak gelmiş geçmiş en iyi 2-3 komediden biri oldu.
Michael harbiden çok zorluyor, özellikle scott's tots... Ama karakter bu yani insan yerin dibine giriyor izlerken.

Iki kere izledim, totalde de sürekli youtube videolarını izliyorum.
0
logisticsmanager
(02.11.21)
evet bu başkası yerine utanma hissi bende de çok baskın, o yüzden bir çok espri kaynadı gitti, gerilip gerilip bıraktım sonunda. sonra eşimle tekrar izlediğimizde bir şekilde bu hisleri baskılayabildim, arada bir iki michael'a ısındıran, aslında kendince iyi bir karakter olduğunu hissettiren bölümler de geldikçe sevmek devam etmek kolay oldu. cidden ikinci bir şansı hak eden eşi bulunmaz bir dizi.
0
engelbert humperdinck
(02.11.21)
İlk sezonu izleyip devam edebilirsen fikrin değişecek çok büyük ihtimalle. Çevremden duydum beğenisine güvendiğim birsürü insan bayılıyor gibi bi durum varsa devam et dayan, yoksa bırak gitsin dizi dolu.
0
nickimin hakkini veremedim
(02.11.21)
youtu.be

Su sahneye gulduysen izle.
Yoksa sarmaz
0
divit
(02.11.21)
herkese hitap eden bir dizi değil, başta ben de çok garipsemiştim. eşim hiç başlayamadı bile, sarmadı beni dedi ve izlemedi.

başladığım güne kahrolsun diyorum, çünkü bittiğinde sonsuz bir boşluğa düştüm. karakterler, gelişimler, olaylar, o kadar saçma ve eğlenceli ki..
0
trajikomix
(02.11.21)
US versiyonu benim için dünya üzerindeki en komik dizi. Ben ki izlediğim sitcomlarda bölümlerin %80’inde falan tebessüm bile etmeyen biriyim, The Office izlerken hemen hemen her bölümde kahkaha attığımı hatırlıyorum.

Yalnız hangi versiyonu izlediğinizi yazmamışsınız ve ben UK versiyonundan bahsediyorsunuz gibi anladım. Ricky Gervais çok itici gelmişti bana da David rolünde ve 2. bölümden sonra dayanamayıp kapatmıştım. US versiyonunda ise Steve Carell o kadar tatlı ve sempatik ki izlediğim bütün sitcomlar arasında favori karakterim Michael olabilir.
0
ms brownstone
(03.11.21)
us versiyonu hayatımda izlediğim en iyi komedi dizisi. michael scott da en sevdiğim komedi dizisi karakteri. mockumentary tarzına alışık değilsen sarmayabilir. bana da 2021 yılında gülme efekti ve gerçek mekan yerine set kullanmak tuhaf geliyor. o yüzden sit-com izlemiyorum.
0
sir gawain
(03.11.21)
tam olarak aynı sebeplerle ve çekim mantığı yüzünden iki bölüm dayanabildim. ama bir yıl sonra falan oturup izledim en baştan, birkaç bölüm sonra alışınca karakterlere bırakamıyorsunuz. ben üç defa falan izledim herhalde bir yıl içinde.
0
rahip janick
(03.11.21)
Kardeşim ve çevremdekiler çok seviyor diye. 2 defa başladım. 2 defa sarmadı ve bıraktım. 3. seferde bir boşlukta denk geldi de başladım ve devam edip bitirdim. Güzel dizi ama komedi dizileri kategorimde daha iyileri var.
0
nawar
(03.11.21)
michael scott ilk bölümler fazla antipatik duruyor.
zaman içinde karakterler gelişiyor, olgunlaşıyor, michael da buna dahil.

ben de 1,5 ay evvel başlamıştım. şimdi son sezondayım. bir an evvel bitirip bir kaç ay sonra ilk sezonları tekrar izlemek istiyorum. çünkü anladım ki, michael'ın michael olduğu bölümler en keyiflilermiş.
0
barankovan
(03.11.21)
ilk sezon 7 bölüm ve dediğin gibi çok zorluyor insanı, ama lütfen devam et izlemeye
0
noxell
(03.11.21)
Evet bölümler ilerledikçe maykıl başkalarını değil kendini rezil ediyor sadece. hele ikinci sezondan sonra adama resmen tarz değiştirtmişler. üçüncü sezonda falan aslında berbat geçmiş bir çocukluktan dolayı böyle olduğunu gözümüze sokmalar falan... neticede sıradan bir diziymiş. izliyorum öylesine.

muhtemelen ilk bölümlerden sonra herkes benim gibi düşündü ve senaryo ekibi böyle bir değişiklik yaptı.
0
🌸alperz
(11.11.21)
her dizi ilk basta biraz yoruyor, sonradan temposu oturuyor. dizinin olayi cringe zaten ben bile bazi sahnelerde gozumu falan kapattim yani bu kadar da mallik olmaz diye. sorun tamamen sende diyemeyiz ama biraz daha devam edersen sevecegine eminim.
0
bay b
(11.11.21)
uk garipti biraz ama tarz o
0
ShadowOfMoon
(11.11.21)
(4)

zumbaya erkekler gidemezmi

ShadowOfMoon
kurs merkezine gittim. kayıt olmak istedim. hep kadınlar geliyor dedi. tamam ne olacak dedim.sonuçta kardiyo yapmak ve bir kaç figür ezberlemek güzel olacak.
kurs merkezine gittim. kayıt olmak istedim. hep kadınlar geliyor dedi. tamam ne olacak dedim.

sonuçta kardiyo yapmak ve bir kaç figür ezberlemek güzel olacak.
0
ShadowOfMoon
(29.09.21)
Gidebilir. Ben ünüdeyken gittiğim kursta 3de 1 oranında erkek vardı. Büyük spor tesislerinde sporium gibi sportsinternational gibi bu tip grup derslerinde erkekler hep oluyor.

Gittiğiniz semt ile alakalı kadınların spor yaptığı bir tesis olabilir belki kayıt olduğunuz. Bence gidin. Zumba eğlencelidir.
0
zimbirik
(29.09.21)
bazı yerlerde öğrenciler sınıfta erkek istemiyor ve kadınlara özel sınıf açılmış oluyor.
0
d e j i n
(29.09.21)
kadin uyeler sorun edebilir diye demislerdir.

zumba veya pilates veya yoga kadinlarin tekelinde gibi duruyor anlamsizca.
ben de kadinim ama rahatsiz olmazdim ya da garip karsilamam. git bi bak derim ortama.
kovid oncesi gittigim bi merkezde pilates, zumba ve yogada erkek hic gormedim ama ara ara gittigim spinning sinifi karmaydi mesela.
0
Kittie
(29.09.21)
Zumba eğitmeni (böyle mi deniyor) erkekler var. Bunların teoride bir şekilde öğrenmesi lazım :D

Ayrıca zumba eğitmeni arkadaşım var (kadın) onun paylaştığı videolarda da %0,01 oranında da olsa erkeğe denk geldim. "Kadınlara özel sınıf" değilse git dans et, yağ yak, eğlen bence.
0
nawar
(29.09.21)
(9)

Pırlanta alırken kazıklanmak zorunda mıyız?

Omelas'ı Terk Eden Köylü
Selamlar, Bu aralar eşime yüzük bakıyorum. Ne zamandır hediye almayı düşünüyordum. Beğendiğim bir tasarım var ancak nereye gitsem çok fahiş fiyatlar görüyorum. Daha kötü taşları daha pahalıya satmak isteyenler var. Bu işi kazıklanmadan ya da en az kazık ile nasıl halledebilirim ?Konum istanbul/İzmi
Selamlar,
Bu aralar eşime yüzük bakıyorum. Ne zamandır hediye almayı düşünüyordum. Beğendiğim bir tasarım var ancak nereye gitsem çok fahiş fiyatlar görüyorum. Daha kötü taşları daha pahalıya satmak isteyenler var. Bu işi kazıklanmadan ya da en az kazık ile nasıl halledebilirim ?
Konum istanbul/İzmir
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(28.09.21)
İzmir'de abidin kuyumculuk fiyatları uygundu.
0
thewhitewolf
(28.09.21)
Lova pirlantaydi sanirim istanbulda oradan aldim ben 2 sene once o zaman piyasaya gore uygundu fiyatlari ve iscilik de cok guzeldi
0
c1b2k3
(28.09.21)
Ucuz alacağım diye sertifikasız alırsanız, asıl o zaman kazık yersiniz. Uyarayım. Kıymetli taşların kıymetinin belirli bir karşılığı yok. Piyasa belirliyor. Elmas ithal bir ürün olduğu için yerli ikamesi de yok. Dövizle arttıkça artıyor.
0
nawar
(28.09.21)
evet hatta bu yüzden pırlanta pompalandı- 90 larda böyle bir şey takılmıyordu bile ve satarken para da etmeyecek, atomize taşlı bir tane alıp geçin paranıza yazık.
0
babafingo
(29.09.21)
Bazı üniversitelerde takı tasarım bölümleri oluyor
Orada bir hoca tanıyorsun ve oraya yaptiriyorsun.
0
etna
(29.09.21)
Etna fikrini çok beğendim. İlk işim oradan Network yapmak olacak.
0
🌸Omelas'ı Terk Eden Köylü
(29.09.21)
babafingo +1 bugün 4.000 tl'ye aldığın pırlanta yüzüğü yarın satmak istesen 800 TL fiyat verirler. o da altın olan yüzüğün fiyatı. dünyanın binbir türlü hali var. hem şık hem değerini kaybetmeyen altın odaklı bir şey alırdım ben olsam.
0
Improbable
(29.09.21)
kapalıçarsının iç taraflarında üreticiler var, doğrudan onlara yaptırabilirsin.
0
nuisance
(29.09.21)
Bu işin içinden bir olarak şunu söyleyeyim. Pırlanta yüzük işi tam bir keriz avı. 4 bin liralık pırlanta yüzügün maliyeti ve işciligiyle beraber ederi en fazla 500 liradır. Ama 4 binden satılır. Bence akıllı bir kadın eşini bu şaçmalıgın içine itmez
0
limonlu eksi
(29.09.21)
(7)

Yollar neden beton yapılmıyor

mg3929
Bisikletle en merkezi yerin asfaltında bile takır tukur gidiyorum ama beton kayıyor resmen? Yollar niye betonla kaplanmıyor pahalı ya da dayanıksız mı?
Bisikletle en merkezi yerin asfaltında bile takır tukur gidiyorum ama beton kayıyor resmen? Yollar niye betonla kaplanmıyor pahalı ya da dayanıksız mı?
0
mg3929
(26.09.21)
1. Pahalı
2. Uzun dayandığı için sürekli yap boz bakım vs diye yeni para aktarmak zor birilerine.
0
kisa
(26.09.21)
Dediğiniz sebeple beton kayıyor :)

Teknik bir bilgim yok ama her yol beton olsa yol tutuşu diye bişey kalmazdı galiba.
0
hedep
(26.09.21)
Pahalı. Sürekli altyapı çalışması yapılan bir ülkeyiz zaten. Düşünsene olacakları :)

Bildiğim bir beton yol var türkiyede. atayım hemen eski haberleri. Afyon sandıklı-Çardak civarı bir bölgede diye hatırlıyorum hatta bu yolu.

www.haberler.com
www.hurriyet.com.tr

Beton yollar hakkında şöyle bir makale buldum.
istanbul.imo.org.tr

Bir de soğuk tek etken olamaz bence bir de şöyle bir şey buldum. www.gazetekonya.com

Mühendisler daha iyi cevaplayacaktır soruyu tabii ki.
0
westblack
(26.09.21)
istanbul'daysan göktür tarafına bir git istersen. Yolun belli bir kısmı beton ve neden beton olmaması gerektigini anlarsın.
0
evimin paspasi
(26.09.21)
Evimin paspası, bunu,yazmak icin girdim. Birebir yazmissin. +1
0
Filinta61
(26.09.21)
Türkiyede toprak dolgu üzeri asfalt katmanları atılıyor ancak o toprak dolguların belli kalınlıklarda kademe kademe yapılıp sıkıştırılması gerekiyor. Bunlar bizim ülkede düzgün yapılmadığında alttaki toprak trafik ağırlığı ile sıkışarak çöküntü oluşturuyor ve asfaltta bozulma oluyor. Almanyada ise bu toprak dolgu yerine betonarme yapıyorlar ve üzerine asfalt katmanlarını uyguluyorlar. Betonarmede herhangi bir deformasyon olmadığı için asfalt da uzun süre kullanılıyor. Özetle pahalı ve 3. Dünya ülkelerinde yapılması zor olacak bir yol olur.
0
Take it away honey
(26.09.21)
@evimin paspasi +1
0
nawar
(26.09.21)
(6)

f/p oranı yüksek takım gömleği?

asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
hangi mağazada bulunur? fiyatı insan gibi olanından..
hangi mağazada bulunur? fiyatı insan gibi olanından..
0
asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
(07.09.21)
(bkz: abdullah kiğılı)


Ekleme: yarısından fazlası polyester olan takım elbiseler oluyor genelde ucuz olanlarda. Bu ürünlerden kaçının. %3-5 kafi, %10 sınır olabilir. Yüksek oranlı olanlar aynı takım elbiseyi hafta içerisinde görevi gereği birden fazla defa giyip sürekli hareket halinde olanlara bir nevi üniforma olarak alınıyor genelde.
0
nawar
(07.09.21)
ben pek almıyorum ama Tudors'ta vardır gibi geliyor bana
0
michael_knight
(07.09.21)
Altınyildiz'a bakabilirsiniz. Slimfit olanları fena değil.
0
vampir akrep
(07.09.21)
düz renk bakıyorsan (takım elbise için) tudors, altınyıldız.
Renkli, desenli bakıyorsa avva.
0
catamenia
(07.09.21)
Pierre cardin. İnternet adresine bakabilirsin.
0
elitoangelito
(08.09.21)
f/p olarak özdileğin kendi tekstil mağazalırında olan gömlekleri tavsiye ederim.
0
Improbable
(08.09.21)
(9)

Erkeklerin boy ve elleri oranı?

japon balığı
Boyu uzun erkeklerin elleri/parmakları da uzun/ büyük oluyor mu? Boyu uzun olup eli/parmakları küçük olan erkek olabilir mi? Bu ikisi arasında doğru orantı var mı?Teşekkürler.
Boyu uzun erkeklerin elleri/parmakları da uzun/ büyük oluyor mu?
Boyu uzun olup eli/parmakları küçük olan erkek olabilir mi?
Bu ikisi arasında doğru orantı var mı?

Teşekkürler.
0
japon balığı
(06.09.21)
Genetikle alakalı biraz. Boyum 1.84 bu boydaki erkeklere göre biraz küçük kalıyor ellerim
0
Ezequiel
(06.09.21)
Oranti yok.
0
stavro
(06.09.21)
Boyum 1.90
Bir karışım 23,5 cm.
En uzun parmağım 9 cm.
Bence ortalama boyutlarda bundan daha büyük olanlar biliyorum aynı şekilde daha küçük olanlar da. Eli büyük olanlar genelde sporla ilgileniyorlardı. Bence de net bir orantı yok gibi.
0
nawar
(06.09.21)
Bence doğru orantı var gibi. Kadınım.
0
ruhen hastayim ben
(06.09.21)
Benim bildiğim kadarıyla -istisna olabileceğini unutmamak kaydıyla- vücuttaki her şey orantılı.

El de, ayak da..
0
yargin
(06.09.21)
belli olmaz.

benim ellerim ayni boyda oldugumuz bir arkadasimdan 1.5 santim daha buyuk. ayaklarim da buyuk. o 45 giyiyor, ben 48.
0
chezidek
(06.09.21)
Normalde vücuttaki herşey orantılı büyür, cinsel organ dışında.
istisnalar olabilir.
0
vizivozo
(06.09.21)
Chezidek+1

Ellerim ve ayaklarım aynı boydaki tüm arkadaşlarımdan daha büyük.
Aynı bedende görünümde olduğum adamlardan daha yüksek çıkıyor ağırlığım da. Normal vücut yapısına sahibim, göbek filan yok.

Iskelet yapısı ile ilgili midir bilmiyorum.
0
nop
(06.09.21)
Bilmiyorum belki bir "egilim" vardir ama bireysel bazda bir cikarim yapilamaz. Ilk aklima gelen Donald Trump mesela 1.90 ama kucuk elleriyle dalga konusu olmus birisi.
0
robokot
(07.09.21)
(13)

Bu kazada neden %100 kusurlu bulunduk?-sigorta-

kırmızıayakkabılıgargamel
Merhaba, İki şeritli bi yoldan giderken önümüzdeki araç yolun sağ tarafında bulunan manava girmek için sinyal vermeden aniden dönüş yaptı, biz de arkasındaydık ve biz de ona çarpmamak için aniden yavaşladık ve sola doğru kaçmaya çalıştık. Bu sırada arkamızda seyreden araba gelip sağ tarafımızdan biz
Merhaba,

İki şeritli bi yoldan giderken önümüzdeki araç yolun sağ tarafında bulunan manava girmek için sinyal vermeden aniden dönüş yaptı, biz de arkasındaydık ve biz de ona çarpmamak için aniden yavaşladık ve sola doğru kaçmaya çalıştık. Bu sırada arkamızda seyreden araba gelip sağ tarafımızdan bize çarptı ve aracımızda kusur oldu, bize çarpan araçta da kusur oldu. Tutanakta da hem bize vuran kişi hem biz hem de bir görgü tanığı olmak üzere durumu anlattık.

Bugün sigorta şirketinin bizi %100 kusurlu bulduğunu öğrendik. Neden biz %100 kusurlu olduk? Eğer aniden yavaşlama sebebiyle biz aniden yavaşlamasak öndeki araca çarpıyor olacaktık. Oradaki herkes de -manav sahipleri de gördü adamın aniden sinyal vermeden sağa girişini-

İtiraz etsek sonuç değişir mi sizce? Ve burda biz nerde suçluyuz acaba?
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(04.09.21)
önünüzdeki araçla takip mesafesini ayarlayamadığınızı düşünmüş olabilirler gibi geldi. fakat bu durumda arkadaki aracın da suçlu bulunması gerekir gibi de geldi.
0
infernal majesty
(04.09.21)
arkadan vuranın suçlu olması lazım garip. takip mesafesini koruması lazımdı. belki aniden sola kırdınız diye olabilir mi bilemedim.
0
jelly bear
(04.09.21)
@infernal gibi düşünüyorum. Siz takip mesafesinden suçlusunuz tamam da aynı şekilde arkadaki araç da kusurlu olmalı.
0
jamiro
(05.09.21)
öncekinin aniden sinyal vermesi vs tamamen sizin sorununuz. takip mesafesini koruyup durmanız lazım bir kere o kesin.

arkadaki size tam olarak arkadan çarptıysa o zaman yine kusurun arkadan çarpana verilmesi lazımdı. ama siz aniden sola kırınca, diğer arkadaş da sizin aracın sol ya da sağ arkasından çaprazdan ya da yanından çarptıysa, o zaman hatalı şerit değiştirdi aniden girdi şeklinde bir kanaat getirmiş olabilirler. ama dediğim gibi arkadaki arkadaş tam olarak arkadan çarptıysa o zaman itiraz edin derim.
0
roket adam
(05.09.21)
siz önünüzdeki araçla takip mesafesini koruyamadığınız için suçlu çıktınız.
Öndeki araba aniden tüm gücüyle frene bassa bile ona çarpmayacak şekilde takip etmemiz gerekiyor aslında.

Ona çarpmamak için siz diğer şeride geçince arkadaki, size çarpan arabanın hiç suçu yok ki. O yolunda normal şekilde giderken bir anda önüne kırıyorsunuz. Sizin arabanın da arkasından değil yanından çarptığı için olayın nasıl gerçekleştiğine dair şüphe kalmıyor.

Ben bunları söylüyorum da ne benim ne kimsenin bu şekilde kullandığı yok arabayı, kaza işte.
Geçmiş olsun,
0
michael_knight
(05.09.21)
Öncelikle geçmiş olsun. Muhtemelen siz önünüzdeki araçla takip mesafesini korumadığınız ve diğer şerite kontrolsüz geçtiğiniz için kusur sizde çıktı.

Ehliyet kursunda hoca, bi araba önüne fırlarsa ve duramayacaksan şeritini değiştirme, vurursan o suçlu olur ama şerit değiştirirsen ve değiştirdiğin şeritteki araç sana çarparsa kontrolsüz çıktığın için sen kusurlu olursun demişti.
0
housedaki topal doktor
(05.09.21)
@micheal @housedaki hocam bi yanlış anlaşılma oldu sanırım, biz şeridi önümüzdeki araca vurmamak için değiştirmeye çalıştık ama karşıdan gelen arabaya çarpmadık, arkamızdaki araba bize gelip çarptı. Arkamızda araba olmasa bu kaza hiç yaşanmayacaktı yani. Eğer biz önümüzdeki arabaya çarpmamaktan sorumluysak, arkamızdaki araba da bize çarpmamaktan sorumlu olması gerekmez miydi? Arkadaki araba da mesafesini korusaydı ve durabilseydi o zaman bizim ani bi hareketimiz için. Ki bizim aniden durmaya başlamamızın sebebi önümüzdeki arabanın ani hareketiydi.
0
🌸kırmızıayakkabılıgargamel
(05.09.21)
Siz sola kirdiginizda arkanizdaki araba nasil saginizdan carpabiliyor?
0
Kirmizibavul
(05.09.21)
Ama siz aniden şerit değiştirmişsiniz. Size çarpan araç normal seyir halinde ilerliyordu, siz bir anda önüne kırınca kusur maalesef sizde oldu. Belki önünüzdeki araca vursaydınız %100 kusur sizde olmazdı, o araç uygun şerit değiştirmediği için.

Bir de şimdi aklıma geldi, mobeseden falan size çarpan aracın hız sınırını aştığını kanıtlarsanız kusur bölüşülebilir.
0
housedaki topal doktor
(05.09.21)
ilginç bir durum olmuş, öncelikle geçmiş olsun. takip mesafesinden kusurlu bulunmanız için sizin de öndeki araca çarpmış olmanız gerekirdi diye düşünüyorum ama okuduğum kadarıyla önünüzde olan ve aniden sağa dönüş yapan araç ile bir temasınız olmamış. yani önünüzde hiç bir araç vs olmasaydı ve aniden önünüze bir çocuk atlasaydı da muhtelemen aynı kaza gerçekleşecekti.
bu durumda hatalı şerit değiştirme ve/veya trafik güvenliğini tehlikeye düşürme kusuru bulmuş olabilirler gibi geldi. o bile içime sinmedi gerçi :) arkanızdaki araç sol şeritte gidiyor olsa ve çarpsa kesin bu derdim ama siz sağ şeritteyken yine sağ şeritte ve arkanızdaki aracın size çarpması yüzünden %100 kusurlu bulunmanız aklıma yatmadı (herkesin sağ şeritte gittiğini varsaydım).
0
semyasa
(05.09.21)
@semyasa evet tüm olay sağ şeritte oldu, bu şekilde doğru anlamışsınız teşekkür ederim. Geçmiş olsun dilekleriniz için de teşekkür ederim.

@kırmızıbavul hocam biz sola kaçmaya çalışırken, arabanın sağ arka tarafı tam arkada kaldığı için bize vurmuş oldu. Tüm araçlar aynı şeritteydi, yol iki şeritli, ters yönlere giden şeritler

@housedaki hocam biz aniden karşısına çıkmadık arabanın, araba zaten arkamızdaydı, arkamızdan çarptı bize bir önüne kırmadık yani. Bizim sola kırarken karşımızda araba yoktu zaten, arkamızda bizi takip eden araba bize gelip çarptı, duramadı çünkü.
0
🌸kırmızıayakkabılıgargamel
(05.09.21)
Anlattığınız gibiyse sizde kusur yok gibi geldi bana. Arkadaki takip mesafesini ayarlasa size çarpmazdı. Kusur raporunda hangi kanun maddesine göre karar verildiği yazıyor mu acaba? Bence kesinlikle itiraz edin.
0
bhhs
(05.09.21)
_1_|_2_
boş1| M
boş2| S
boş3| A

M: Manava giden
S: Siz
A: Arkanızdaki

İki şeritli yolda yukarıdaki gibi seyir halindeydiniz. Manava giren, manava gitti zaten. Bu senaryoda siz öndeki aniden şerit değiştiren arabaya çarpmış olsaydınız siz suçluydunuz. Arkanızdaki araç yazdığım yerde değil de "boş3" kodlu yerde seyir halinde olsaydı, siz M'ye çarpmamak için sola kırmış olsaydınız yine siz suçlu olacaktınız.

Buradaysa M'nin sağa dönüşü sırasında takip mesafesini korumadığınız için ani fren yaptığınızda arkadaki de takip mesafesini korumadığı için çarptığından dolayı sizin tek suçlu olmanız mantıksız geldi bana. Siz sadece takip mesafesini korumayarak ani fren ile akan trafiği tehlikeye soktuğunuz için o kısımla kusurlu olmanız gerekirdi sanki.

Tabii doğru anladıysam :)
0
nawar
(05.09.21)
(23)

arkadaşım haklı mı

eskiden sizofrendim simdi iyiyiz
selamlar. çok kısa bir sorum olacak. arkadaşımın elektronik sigarasının (iqos) şarjı bitmişti ve benim evimdeydik. type c şarj aleti var mı dedi. var hatta istersen daha hızlı şarj eden de var ona takayım dedim. olur kanka dedi. tüm diyalog bu kadar bu arada. ben de bilgisayarımın type c şarjına tak
selamlar. çok kısa bir sorum olacak. arkadaşımın elektronik sigarasının (iqos) şarjı bitmişti ve benim evimdeydik. type c şarj aleti var mı dedi. var hatta istersen daha hızlı şarj eden de var ona takayım dedim. olur kanka dedi. tüm diyalog bu kadar bu arada. ben de bilgisayarımın type c şarjına taktım. alet hem şarj olmamış hem de bozulmuş. arkadaşım diyor ki sen bozduğun için yenisini almalısın. arkadaşım haklı mı?
0
eskiden sizofrendim simdi iyiyiz
(01.09.21)
Bence sen haklısın ya, çok önemliydiyse yanında getirecek arkadaş. Bilerek mi bozdun, takmasaydi
0
olaylar olaylar
(01.09.21)
Herhalde eski arkadaşım demek istediniz .
0
delikedidilimiyedi
(01.09.21)
tatava yapmam yenisini alırım, elim değmişken bir de yeni arkadaş bakarım. bu kadar.
0
xaloc
(01.09.21)
yenisini al muhabbetini yapmamalı ya yakın bir arkadaş. bir de senin belirgin bir hatan yok.
0
biravekahve
(01.09.21)
İletişimi keserim.
0
hayirsiz
(01.09.21)
Sen e-sigara kullandın mı? Sanırım cevap hayır. O zaman nasıl şarj olacağını bilme imkanın yok. Arkadaşın haksız. @sen nasıl bir insansın +1
0
nawar
(01.09.21)
o e-sigara standart type c ise zaten sen ya da senin adaptarörünün bozmuş olmasına imkan yok. hızlı adaptör olup olmamasının bir önemi yok, e-sigara hızlı şarj olmuyorsa.
0
vizivozo
(01.09.21)
Eğer imkanın varsa, yeni bir tane alıp köpeğin önüne atar gibi at elemanın önüne. Hatta komidinin üstüne 50 tl bahşiş bıraktım çıkarken at cebine de. sonra da arkadaşına yol ver. Eğer imkanın yoksa arkadaşına deh çek gitsin. Millet iyice arsız olmuş...
0
nifak tohumu
(01.09.21)
Arkadasin saka yapiyor olabilir mi?

Ciddi ise ben olsam alirdim bir daha da yuzune bile bakmazdim
0
turkuaz
(01.09.21)
Beyin özürlü arkadaşın haksız. Sen zaten demişsin. Böyle böyle takayım mı diye. O da kabul etmiş. Senlik hiç bir şey yok. Fakat arkadaşının bu tsvri çpl çirkin. Kesinlikle ve kesinlikle muhabbeti keserdim
0
limonlu eksi
(01.09.21)
yenisini alır iletişimi keserdim
0
Hallegadola
(01.09.21)
Senin bir suçun yok diye düşünüyorum. Ancak type-c bir giriş standardı, her type-c ürünü birebir aynı spesifikasyonda değil, o yüzden sırf girişi uyuyor diye farklı şarjları cihazlarınıza takmayın derim.
0
roket adam
(01.09.21)
al ve iletisimini kes bu eski arkadasinla
0
bay b
(01.09.21)
Sen onay almadan bir şey yapmamışsın, arkadaşının ricasını ondan da onay alarak gerçekleştirmişsin. Arkadaşın haksızlıkta uzay.
0
zimbirik
(01.09.21)
arkadaşın haksız. hatta zararlı birisi. koşarak uzaklaş
0
dafuq
(01.09.21)
ahahaha millet kafayı yemiş ya. o arkadaşı çöpe at +1
0
makarnavodka
(01.09.21)
alma sakin. cakala bak
0
ala09
(01.09.21)
Arkadaşın biraz haklı. "type-c'den taksam şarj olur mu acaba?" diye sormuş olsan ve o da sana "tak bişey olmaz" demiş olsa normalde onun aklına belki gelmeyecek şeyi fikir olarak sunduğun için 3/1 4/1 oranın hatalı olurdun. Ama sen "type-c şarjına taktım" diyerek onun adına karar almışsın. İkiniz de bozulup bozulmayacağını bilmiyorsunuz ama teklif eden de sensin, pratikte yapan da sensin. Bu da seni kusurlu yapar bence.

Fiyatı 500 ise mesela en az 350-400 gibi bişeyi senin vermen lazım. Hatta ben olsam bunun pazarlığına da hiç girmem alırım direkt yenisini. Aranızda ne tür bir konuşma geçti bilmediğimiz için iyi arkadaş kötü arkadaş çıkarımı yapılamaz. Bozulduğunu fark ettiğiniz anda sen hemen atlayıp "ben para vermem haberin olsun" dediysen eğer arkadaşlıktan çıkarılması gereken sen olursun. O yaptıysa aynısını bu kez o kötü falan..

Ver parasını gitsin işte çok büyütecek bişey yok.
0
IncredibleMau
(01.09.21)
haksız.

eşya onun eşyası.
şarj aletini yanında taşımak onun sorumluluğu.

sen ona kendi sorumluluğunu yerine getirmesi için kendi malını vermeyi teklif edip yardımcı olmak istemişsin.

bunu değerlendirip kullanması ya da bu kabloyu bilmiyorum şimdi bozmasın diye kullanmaması gereken o.

velev ki ısrar etseydin, yok abi bozar demesine rağmen üsteleseydin bile onun hatası olur, 'hayır, takmaycagım' deme lüksü vardı her türlü. 18 yaş üstü akli dengesi yerinde bir bireyse kararlarını manipulasyonlarla değil kendi aklıyla alması gerektiğini bilmeli.
0
kurcalamabozarsin
(01.09.21)
böyle bir durumda "yenisini almalısın" diyen adamdan şüphe ederim.
gerçekten o zaman bozulduğundan emin misiniz?
önceden bozuk olan şeyi bile siz bozmuşsunuz gibi göstermeye çalışmış ve yenisini istemiş olabilir.

gerçekten o anda bozulduysa bile, bunda sizin sorumluluğunuz yok.

iki durumda da, arkadaşı çöpe +1
0
blatta hiberna
(01.09.21)
Sakın ha alma, iletişimini de kes.
0
lcha
(01.09.21)
Bu kadar cevabın arasında benim karşıt görüş kabak gibi sırıtıyor. Bu kadar insan haksız olamaz diyerek soruyu tekrar okudum ve şuna kanaat getirdim: arkadaşın kesinlikle haklı.

"type c şarj aleti var mı dedi. var HATTA İSTERSEN DAHA HIZLI ŞARJ EDEN DE VAR ona takayım dedim. olur kanka dedi"

Talep edilen şey cihazı şarj edebilecek bir type-c şarj aleti, teklif edilen hızlı type-c şarj aleti. Adamın hızlı şarj etmek gibi bir isteği yok. Onayı o vermiş olabilir ama bunu aklına sokan sensin. Cihazın bozulmasına sebep olacak yöntemi teklif eden sensin, az ya da çok niye bundan mesul olmayasın??

Kim öder konusu biraz çifkefleşince muhakeme de biraz kaybolmuş ama önceki cevabımda da dediğim gibi, aranızdaki diyaloğu bilmiyoruz.
0
IncredibleMau
(01.09.21)
İqosun membahı olan ülkelerden birindeyim, mağazaya götürürse yenisiyle hemen değiştirirler. Bu tarz sorunlarda kullanıcı hatası vs bakmadan değiştiriyorlar bilginiz olsun.
0
tuborg yesili
(01.09.21)
(8)

İş teklifini önce kabul edip sonra reddetmek

niyazi mısri
Merhaba herkese. 2 hafta önce önümüzdeki pazartesi işe başlamak üzere bir şirketle telefon görüşmesi yoluyla anlaştım. Telefon görüşmesinden sonra bana içinde gerekli evrakların listesinin olduğu bir eposta attılar fakat ben daha herhangi bir evrak göndermedim. Sözleşme de imzalamadım. Bu hafta için
Merhaba herkese. 2 hafta önce önümüzdeki pazartesi işe başlamak üzere bir şirketle telefon görüşmesi yoluyla anlaştım. Telefon görüşmesinden sonra bana içinde gerekli evrakların listesinin olduğu bir eposta attılar fakat ben daha herhangi bir evrak göndermedim. Sözleşme de imzalamadım.

Bu hafta içinde başka bir şirketten teklif alma ihtimalim yüksek. Eğer teklif alırsam burada devam etmek istiyorum aslında. İlk anlaştım dediğim yeri arayıp çok daha iyi bir teklif aldım vazgeçiyorum kusura bakmayın vs desem bu anlaştım dediğim yerle bir sıkıntı yaşar mıyım yasal açıdan?

Birde işin etik tarafı da beni huzursuz ediyor açıkçası. Maddi olarak aynı olacağını tahmin ediyorum ama mesleki açıdan bu teklif beklediğim yer benim için çok daha iyi olacak gibi görünüyor. Siz ne dersiniz yorumlarınızı merak ediyorum. Bu tarz bir durumla karşılaştınız mı daha önce?

Teşekkürler şimdiden
0
niyazi mısri
(30.08.21)
Normalde belgeleri teslim ettiğiniz gün işe giriş işlemi yapılır. E-Devlet'te gözükür. Belgeleri teslim etmediğiniz için yasal olarak bir sorun olacağını sanmıyorum. Çünkü işe giriş işlemi yapılmamış. Bence "teklif alma ihtimalim yüksek", "teklif alırsam" gibi olasılık içeren durumlara göre hareket etmeyin.
0
dissendium
(30.08.21)
Başlangıç anından itibaren 2 ay içinde istediğin gibi istifa edip ayrılabiliyorsun ihbar süresi falan olmuyor.

2 Ağustos'ta başladığım yeni işimden 12 Ağustos'ta istifa edip başka 1 şirkete geçtim. Yarım saat falan sürdü istifayı verip çıkmak.
0
materyalist imam
(30.08.21)
@dissendium

Tabii ki teklif almadan diğer şirkete ben gelmiyorum demeyeceğim sadece şu anki durum üzerinden tahminime göre salı veya çarşamba teklif gelir diye düşünüyorum. Olur da böyle bir durum gerçekleşirse ne yapsam diye sormak istedim.


@materyalist imam

Evet ilk iki ay deneme süresi yazdığınız gibi fakat iş o noktaya gelmeden ki durumu merak etmiştim ben.
0
🌸niyazi mısri
(30.08.21)
Başlığı güncelledim daha açıklayıcı olsun diye
0
🌸niyazi mısri
(30.08.21)
X Bey/Hanım merhaba,

[Kişisel sebepler nedeniyle]*1 Y tarihinde sizlerle birlikte çalışmaya başlayamayacağımı üzülerek bildirmek durumundayım.

[Ayırdığınız vaktiniz için teşekkürler]*2 İyi günler.

*1 ve *2 opsiyonel, ben olsam kullanmam bunları.


Etik olarak bir sıkıntı göremiyorum. Neden (size göre) daha kötü bir işte çalışasınız ki?
0
aguen
(31.08.21)
@aguen

*1 ve *2 opsiyonel, ben olsam kullanmam bunları. Böyle derken ben gelmiyorum hadi eyvallah desen bile kim ne diyebilir sana mı diyorsunuz?

Etik kısmında da yani yazılı olmasa bile sözlü olarak bir evet lafı çıkmış oldu ağzımdan ondan demiştim.
0
🌸niyazi mısri
(31.08.21)
dürüst olup farklı bi yerden daha iyi teklif aldığınızı söyleyin. o arada belge v.s. göndermeyin. olur böyle şeyler.
0
nuisance
(31.08.21)
Acil, önemli ya da uzun süredir çalışan aranan bir pozisyonda ise anlık bir küfür ediliyor sonra yola devam ediliyor. İK'ya bize başka adaylar yönlendirmesini söyleniyor. Çünkü orada biriyle anlaştıktan sonra arama süreci durduruluyor ve çalışan için program yapılıp varsa haber bekleyen ilgili birimler bilgilendiriliyor. Onu tekrar başlatmak gerekiyor. Şanslıysan birkaç alternatif oluyor ve yola onlarla devam ediliyor.

Öte yandan, zaten işe başladıktan sonra da deneme sürecinde işten ayrılabilirsin. Şimdi, daha hiç işe girmemişken bunu yapma özgürlüğün daha büyük. Süreci çok uzatmadığın sürece, istediğin/uygun bulduğun bir sebeple işten vazgeçebilirsin. Yasal açıdan herhangi bir sorun yok. Özel sektörde iş hayatı bu. Sadece adı özel. Ne siz özelsiniz ne de firma. Canınızı sıkmaya değmez. Başka bir yerden gelen teklifi değerlendirmek istediğinizi söyleyip teşekkür edin geçin.
0
nawar
(31.08.21)
(15)

Hangi durumda hesabı erkeğin ödemesi gerekir?

nickini degistiren yazar
Hangi durumda hesabı erkeğin ödemesi gerekir? Hangi durumda alman hesabı yapılması daha doğru olur.1) kız ve erkek ilk buluşmaya (date) çıkıyor. İleride sevgili olma potansiyelleri var.2) kız ve erkek zaten sevgili.3) kız ve erkek arasında duygusal bir bağ yok. Sadece arkadaşlar.
Hangi durumda hesabı erkeğin ödemesi gerekir? Hangi durumda alman hesabı yapılması daha doğru olur.

1) kız ve erkek ilk buluşmaya (date) çıkıyor. İleride sevgili olma potansiyelleri var.
2) kız ve erkek zaten sevgili.
3) kız ve erkek arasında duygusal bir bağ yok. Sadece arkadaşlar.
0
nickini degistiren yazar
(30.08.21)
kim davet ediyorsa o öder.

karşıdaki paylaşmayı teklif ederse senden hoşlandım demiş olur.

karşıdaki o zaman şurada da bir tatlı veya drink alalım derse hoşlandım demiş olur.

eğer karşıdaki hiçbir şey demez ve cidden davet eden öderse 'bugün de doyduk çok şükür' gibi bir şey oluyor.
0
duyurukullanıcısı
(30.08.21)
1. davet edenin ödemesi makul ama diğer taraf hesabı paylaşmayı teklif etse şık olur, paylaşmazlarsa çıkışta tatlı, kahve falan ısmarlar ya da bir dahaki buluşmayı kendisi öder.

2. Ne fark eder? Kimde para varsa, o sırada kimin cüzdanı kolaydaysa, ekonomik durumlarına göre... Sürekli erkeğe ödetmek çok çirkin.

3. Arkadaşlar arasında çok para muhabbeti dönmesi tatsız bir şey olduğu için ufak tefek şeylerde (kahve içtik kalktık, sabah fırından iki poğaça aldık...) fark etmez, lafını etmek bile tatsız, bazen biri bazen diğeri öder. Pahalı bir yere gidildiyse paylaşılır.
0
kobuzchu kiz
(30.08.21)
davet eden öder. onun dışında niye erkek ödesin? hiçbir durumda ödememesi gerekir.
0
sana bir sarki yazdim fernando
(30.08.21)
Kobuchu+1. Bunun cinsiyetle alakası yok.
0
Phoebe
(30.08.21)
1-2-3 ben öderim elimden geldiğince, ama ben kariyerde hızlı yükseldiğim için belli bir seviyeye geldim, takıldığım arkadaşlarım hala öğrenci veya yeni mezun maaşı alıyorlar vs.

Genelde ben ödeyip, sonraki buluşmada kahve falan tarzı bir şeye çevirip onlara kahve ısmarlattırıyorum. Date için de böyle arkadaşlarım için de, varken sevgililerim için de öyleydi.

Kırılacak bir insansa vs. zaten anlaşılıyor o zaman da 50/50 paylaşıyoruz.
0
aguen
(30.08.21)
1 - ben öderim.
2 - ivir zivir seyleri ben öderim ama oturup restoranda 3er cesit sey yendiyse ortak ödenir.
3 - yine ortak.
0
reactionic
(30.08.21)
1- davet eden
2 ve 3 : ortak, sırayla
0
Hallegadola
(30.08.21)
1. erkek çoğunluklu ama teklif kadından geldiyse kadın.

2. yaşlara, konumlara, maddi durumlara bağlı.
özellikle 30-40 yaşındaki insanların "dur bende 20 lira var" falan hesaplarına girmesi ya da "sen ne yemiştin?"ler falan erotizmi öldürüyor.
20'lerde kimde varsa o öder ya da bölüşülür, o önemli değil.

yani önemli olan kimin ödediğinden çok, tek tarafın ödemesi.
"hesabı bölüşmek" biraz liseli hareketi olabiliyor ve ilişkilerin havasını bozuyor bence.

3. herkes kendi hesabını öder, daha doğrusu bence kuruş hesabı yapmak yerine direkt ikiye bölünür, ödenir işte.
bir tarafın durumu yoktur, nakit akışında sorun vardır, gerekirse arkadaşımın hesabını çekerim arada bir.
ya da çeşitli sebeplerde "bugün benden olsun" diyebilir bir taraf.
0
blatta hiberna
(30.08.21)
1, 2 ve 3. durumlarda özel bir davet konusu yoksa Alman hesabı olmazsa Amerikan hesabı ödenmelidir. 1. ve 3. durumda (özellikle) erkek davet etti ise erkeğin ödemesi gerekir (kadın davet ettiyse de kadın öder). 2. durumda üstünde parası olan ya da o an cüzdanına daha kolay ulaşan öder.

Genel olarak hesabı davet eden öder. Bunu diyen kullanıcılara +1
0
nawar
(30.08.21)
Nadir buluştuğum biriyse ben ısmarlamak isterim, centilmenlik+içinden gelmek. Sık görüştüğüm biriyse bir dengeye oturmasını beklerim. Burada bir gerginlik varsa o iletişim sürmez zaten..
0
her giriste sifresini unutan adam
(30.08.21)
Doğu kültüründe her durumda erkek öder.
Ve bence 1 ve 2.durumlarda erkek, 3 nolu durumda bazen kız bazen erkek ödemeli.
Bugüüne dek hep hesap paylaştım ve fazla fazla ben ödedim
Hayatın gör dediği şu : niyeti ciddi erkek zaten hesap kitap tutmuyor
Etrafımda da kimin sevgilisi hesap kitap yapmadan 2 nolu durumda hesap ödediyse devamında hep evlenme teklif ettiler
0
photo85
(30.08.21)
1. Davet edenin ödemesi daha doğru, alman usulü de problem değil bence.
2. Ortak
3. Ortak
0
Josephine.
(30.08.21)
1-2 erkek oder.
Arkadaslarsa kabaca ikiye bolerler.Yada sirayla ismarlarlar
0
turkuaz
(02.09.21)
Erkeğim. Karşı taraf ben ödeyeyim demediği sürece her durumda ben öderim.
0
hayirsiz
(02.09.21)
1)Önceden tanışıklık varsa, davet kabul edilmişse demek ki karşı taraf görüşmek istiyor. Bu durumda davet edenin ödemesi makul.

Ancak yüzünü hiç görmediğin biriyle online ortamdan tanışmışsan herkes kendinin hesabını öder. İlk buluşma suistimali diye bir şey var günümüzde. Buna düşmemek lazım

2)Bazen kadın, bazen erkek. Mesela yemeği erkek öder sonra kahve içilirse kadın öder gibi gibi.

3)Bölüşülür ya da sırayla
0
roe
(02.09.21)
(7)

antepten baklava siparisi

oscar
nereden sipariz verelim ?
nereden sipariz verelim ?
0
oscar
(21.08.21)
Kesinlikle koçak
0
nucleon
(21.08.21)
tereddutsuz kocak
0
dedim ben sana
(21.08.21)
Koçak'tan söyledim. Memnun kaldık.
0
nawar
(21.08.21)
Koçak'a +12345
0
chicha_v2
(21.08.21)
ozel kuru ile kuru baklava arasindaki fark nedir peki ?

bir de ne soyleyelim illa ?
0
🌸oscar
(21.08.21)
şimdi koçak denmiş, çok popüler herkes bunu duyuyor biliyor. çelebioğulları'nı tavsiye ediyorum ben. antep'in en ünlü ailelerinden biriyle akrabalığımız var onlar sayesinde öğrendim. pişman olmazsınız.
0
xrated
(22.08.21)
@oscar normal baklavada fistik atilmadan once kaymak surulur, kuru baklavada kaymak olmaz.
0
catamenia
(22.08.21)
(12)

Maske soruları

dissendium
1. Yüzü fazla kapatmayan, kumaşı çok kalın olmayan maske öneriniz var mı?2. Siz hangi maske markasını alıyorsunuz, kullanıyorsunuz? Fiyatı ne ve nerelerde satılıyor?3. Hangi renk maske takıyorsunuz? Tarzınıza uygun renkte mi maske takıyorsunuz?
1. Yüzü fazla kapatmayan, kumaşı çok kalın olmayan maske öneriniz var mı?

2. Siz hangi maske markasını alıyorsunuz, kullanıyorsunuz? Fiyatı ne ve nerelerde satılıyor?

3. Hangi renk maske takıyorsunuz? Tarzınıza uygun renkte mi maske takıyorsunuz?
0
dissendium
(21.08.21)
Pembe kullanıyorum. Bazen kelebekli bazen kalpli bazen çiçekli oluyor ama desenlerin açık pembemüzerine koyu pembe ve mor olmasına dikkat ediyorum. Tenime öyle gidiyor çünkü. Maskelerimi kendim yapıyorum, müslin veya poplin kullanıyorum kumaş olarak.
0
1bir1bir1
(21.08.21)
b good kullanıyorum, ortada meltbown katmanı var çünkü. renk takıntım yok, b good mavi olduğu için mavi takıyorum hep yani. nette satılıyor. renkten ziyade ortada meltbown katmanı var mı yok mu ona dikkat edelim :)
0
candide
(21.08.21)
1/2- Benim şu ara en rahat ettiğim maske Saytekmed, çok kalın değil ama güvenlik testlerini geçmiş, 3 katlı, meltblown da var ve kulakları rahatsız etmiyor, önerebilirim. Internetten sipariş ediyorum.
3-Hangi renk denk gelirse onu takıyorum aslında, mesela Bgood ile rahat ettiğim zamanlarda mavi kullanıyordum ama şimdi kullandığım maskenin renk seçenekleri var, pembe ve yeşili seviyorum en çok. Tarzımdan çok moduma uygun renk seçiyorum denebilir. Pembe ayakkabı giydiysem mesela hadi maskem de pembe olsun diyorum:)
0
(21.08.21)
1-2 evony
3- maske bir süs eşyası değil ki tarzı olsun.
0
suicides underground
(21.08.21)
Evony kullanıyorum. Renkli, desenli maske sevmiyorum düz renk kullanıyorum.
0
sta
(21.08.21)
are kullanıyorum normal zamanda, kısa süreli bir şeyse ve çok kalabalık yoksa evony, kabalık ve uzun sürede yine are'ın ffp2'si.

insanlar siyah renk takınca sanki biraz daha uzak duruyor o yüzden daha cazip fdsgfdg
0
passion rules the game
(21.08.21)
@suicides underground, maskeler artık aksesuar olarak görülüyor. Birçok ünlü marka kendi maskesini çıkarttı.
0
🌸dissendium
(21.08.21)
@candide +1 Ağırlıkla bende de durum o. Arada iş yerinde verilen ve şu an yanımda kalmadığı için adını hatırlamadığım beyaz bir tane var onu kullanıyorum.

@suicides underground renk ve desen gibi konularda seçeneklerin olması ve maskenin bir aksesuar gibi olması/düşünülmesi taraftarıyım. En azından maske hakkında Facebook yorumları yapanlar ya da onlardan etkilenenler bile maske takmaya biraz daha sıcak bakar böylece.
0
nawar
(21.08.21)
@dissendium ve @nawar moda sektöründe aksesuar tasarımcısıyım biz de maske yapıyoruz ben de maske deseni tasarlıyorum mecburen ancak benim için hala bir aksesuar değil:))
0
suicides underground
(21.08.21)
Evony kullaniyorum. 50'li kutu aliyorum. Migros'ta indirime denk gelirsem orada muhakkak sepete atiyorum. Diger turlu hepsiburada veya trendyol'dan 3-4 paket (yine 50'li) aliyorum.
0
invictae
(21.08.21)
Renk icin de evony'nin uzun sure turkuazlarini kullandiktan sonra simdi siyah rengi cikmis. Degisiklik olsun diye bi suredir siyah takiyorum. Kiyafetime uyup uymamasina pek dikkat etmedim. Ama giydigim kiyafete siyah maske yakisinca aynada cok hosuma gidiyor :D
0
invictae
(21.08.21)
Evonynin hatunlar için desenli olanlarını kullanıyorum bazen de yeşil evony
Kumaş maskeye güvenmiyorum
0
isimmisimyok
(21.08.21)
(11)

Marketlerden paket et, kofte, doner aliyor musunuz?

duyurukullanıcısı
Et reyonundan alisveris yapiyorum ama paket etlere elim gitmiyor nedense. Gecen doner cekti canim alayim dedim sonra bosver dedim.Guvenebilecegimiz marka var mi?
Et reyonundan alisveris yapiyorum ama paket etlere elim gitmiyor nedense. Gecen doner cekti canim alayim dedim sonra bosver dedim.

Guvenebilecegimiz marka var mi?
0
duyurukullanıcısı
(21.08.21)
Ben geçen bimdm'de gezerken reyonda gördüm, acayip canım istedi. Denemekten ne çıkar deyip aldım. Emin marka et döner. Tavada tereyağı ile kızartıp yanına da bir gün önceden kalan pilav ve yoğurtla beraber çok güzel oldu.
0
burty
(21.08.21)
Tire Süt'ün paketli et ürünlerini beğeniyorum. Ege bölgesi dışında yaşıyorsanız Migros'ta var: tiresutkoop.org.tr
0
fotrsapka
(21.08.21)
bim'in emin marka kuzu-dana et döneri güzel valla :)

biz eşimle bazen yapıyoruz, bir şeye üşenince vs...

altına da fırından tırnak pide alın, domates ve salça ile de güzel bi sos yapın; alın size akşam balkonluk iskender :P
0
hooiken
(21.08.21)
Hazır köfte migrosunkini alıyor babam ama paketli mi kilo ile mi bilmiyorum çok beğeniyoruz evde yemek yokken iyi oluyor.
Emin marka döneri ev iskenderi yapan tayfada biz de varız:)
Ekmek parçalarını tereyağında tavada döndürüp üzerine ısıttığımız döner ve kızgın tereyağı ilavesi ile güzel oluyor yine evde yemek yok menümüz :)
0
cilekli pasta
(21.08.21)
Emsallerine göre biraz pahalıydı ama geçen aldığım tire süt kooperatifinin döneri epey lezzetliydi ve içerik bilgilerinde de saçma sapan katkı maddesi yoktu. Ayrıca yine migros'da satılan bereket döner'de lezzetli oluyor.
0
joehigashi
(21.08.21)
3 harfli marketlerden hic et, balik, tavuk, yumurta v.s almadim. Metro markette satilan et doner aliyorum. Bazen de carfurdan nadiren orada yapilan koftesinden aliyorum.

Yinr metrodan dondurulmus tavuk baget, sinitzel aliyorum.

Sucuk sadece fermente aliyorum.
Salam sosis yilda 2 kere filan aliyorumdur o da cocugun gönlü olsun diye.

Geri kalan hersey pisirme ile evde. Sunu da soyleyeyim . Ben tencere yemekciyim. Ama insanin nefsi cekiyor bazen . Paketli ve islenmis hazir gidalari sagliksiz bulsamda arada yiyorum. Yerken de mumkun mertebe kalitelisini bulmaya calisiyorum.
0
Filinta61
(21.08.21)
alıyorum. sıkıntı yok.
sadece ve sadece şok'tan inci marka hamburger eti alma hatasına düşmüştüm. vegan hamburger köftesi olarak satılabilir bence. et tadı yoktu.
0
sutlu nescafe
(21.08.21)
bim'in gedik piliç şinitzel bayağı kötüydü :(
0
black holes in the sky
(21.08.21)
Migros ya da Carrefour'un paket et ürünlerini alıyorum ya da Superfresh'in dondurulmuşlarını. Döner de arada alıyorum 1-2 markaya ait. Tabii aralarında lezzet olarak olması gerekenden en uzakta kalan döner kalıyor ama lezzetsiz demek değil bu ve hiç olmamasından iyidir.
0
nawar
(21.08.21)
Eskiden paket kıyma bile aldığım oluyordu. Resmen şansa yaşamışım. Artık kesinlikle almıyorum bu tarz ürünler.
0
ruhen hastayim ben
(21.08.21)
market tatlılarını, market döner, köftelerini falan hiç sevmiyorum. çok kaliteli marka olursa belki.
0
nothing in my way
(21.08.21)
(12)

Savaş durumu

dissendium
Olası bir savaş durumunda fabrikaların bombalanma ihtimali var mı? Fabrika bombalamak savaş suçu olur mu? Bunun örneği var mı? Demek istediğim, ülkeye zarar vermek için bir organize sanayi bölgesinin ağır bombardımana tutulması mümkün mü?
Olası bir savaş durumunda fabrikaların bombalanma ihtimali var mı? Fabrika bombalamak savaş suçu olur mu? Bunun örneği var mı? Demek istediğim, ülkeye zarar vermek için bir organize sanayi bölgesinin ağır bombardımana tutulması mümkün mü?
0
dissendium
(20.08.21)
eğer ima ettiğin yer tr ise, öyle bir şey olmaz. tr eu'nun hem iş gücü hem pazarı.

tr yi sadece ekonomik olarak zayıflatırlar böylelikle istedikleri fiyatı kabul ettirirler.

göç gibi. göç olunca insan kalitesi düşer, eğitim düşer, kaliteli üretime yatırım yapılmaz istenilen fiyatlar kabul ettirilir.
0
duyurukullanıcısı
(20.08.21)
Türkiye sanayisi dedigin zaman büyük cogunlugu yabanci zaten. Global dünyada böyle şeyler olmaz.
Su an Türkiye'yi bombalasan otomotiv endüstrisi kafayi yer.
Eskiden fabrikalar yabancilarin değildi, globalleşme yoktu. Haliyle x yeri bombalarsan yüzde 99 o ulkeye zarar verirdin.
Ama su an öyle değil iste.
0
logisticsmanager
(20.08.21)
Hastanelerin, okulların bombalandıgı bir dünyada ne kadar iyi niyetli pespembe düşünüyor insanlar. Gerçekten hayret ettim.

Tabiki bombalanır savaşın amaçlarından biri karşı tarafı ekonomik olarak da çökertmek. Yukarıdan bombayı bırakırken aaa dur şurası nestlenin çikolata fabrikası orayı vurmayım mı diyecek?
Zaten fabrikalar Osb'lerde dip dibe yogunlaşmış durumda. Hedef bazında zaten nestle olmaz osb'ler olur. Ve etkisi osb'lerin içinde bütün üretim fabrikasında olur. Ekonomik olarak çökmüş bir ülke zaten ne kadar dayanabilir ki? Onun için önemli hedefler zaten bu bölgeler.
0
limonlu eksi
(20.08.21)
Mümkün ama öyle her organize komple bombalanmaz. Halı bombardımanı yapmazlar. Wwda örneği vardır, savaş suçu olduğunu da sanmam.

Nereleri vururlar dersen; savunma sanayi ana fabrikaları, demir-çelik fabrikaları, limanlar, büyük enerji üretim tesisleri (Afşin-elbistan termik, Atatürk ve Keban barajı gibi) kritik öneme sahip ve bölgeleri bağlayan ulaşım hatları (Gülek boğazı gibi) vs vs
0
sumuklurakun
(20.08.21)
fabrika bombalamak savasin on sarti gibi bisey zaten.

Savas 2 yil surse bunu 23 ayi fabrika bombalayarak gecer.
Mantikli dusunursen bir ulkenin bombalanacak tek yeri zaten fabrikalardir.

Kislalar zaten bombos olur savasta.
0
divit
(20.08.21)
Valla Cenevre sözleşmelerine göre sivil hedeflerin vurulması suç. Askeri hedefleri vurabiliyorsun sadece, o esnada sivil hedefler zarar görüyorsa da ölçülü olması gerek. Misal bi kışlayı vurucam diye koca şehre atom bombası atamazsın gibi.

Cenevre sözleşmelerinin sonuncusu ikinci dünya savaşından sonra yapıldığı için ondan önceki örnekler pek geçerli olmuyor.

Zaten illa vurmak istiyorsan silah fabrikasını vurursun, çikolata fabrikasını vurup napıcan yani. Kasten bir ülkenin altyapısını hedef almak yine suç olarak kabul ediliyor.

Ama misal 2006 yılında İsrail Hizbullah çatışmasında İsrail epey bi fabrika vurmuştu. Sonuçta başlarına hiçbir şey gelmedi. Adamlar baraj vurup "yanlışlıkla oldu" diyip geçtiler.
0
plutongezegendegilmi
(20.08.21)
Vuramaz. Savaş hukuku nedir bakabilirsiniz.
0
Hallegadola
(21.08.21)
daha birkac ay once vurdular

www.bbc.com


www.hrw.org

Aratinca milyon tane haber var aynisindan. Savasta hukuk ne arar :) 2003te irakin icinden gectiler hava bombardimaniyla.

Zaten savasta sivil fabrika olmaz, konserve yerine mermi uretmeye baslar.
0
divit
(21.08.21)
Çikolata fabrikası örneği verilmiş ama ben şöyle düşünüyorum. Çikolata fabrikasının piyasa değeri belki 100 milyon lira. O fabrikada vurulursa o ülke 100 milyon eksiye düşmüş olmuyor mu? Orman yangınları insanları günlerce meşgul etti. Bir fabrikanın yanması onlarca itfaiyeciyi, polisi, ambulansı meşgul eder. Bunlar da zarar değil mi?

Soruyu genişletmek mümkün aslında.

Bir bankanın genel merkezinin vurulmasını da düşünebilirsiniz. 10 milyon kişi parasına ulaşamazsa kaos çıkmaz mı?

Bu soruda kastettiğim şey böyle şeylerdi aslında.
0
🌸dissendium
(21.08.21)
Topyekun savasta zaten banka falan kalmiyor onu gecelim.
En basitinden bir bolgeye top atisi yaparsan oranin alt yapisini tamamen cokertiyorsun.

O kadar pis bir olay ki, eger o bolgeyi sonra isgal edeceksen top atisi yapmaman lazim. Cunku sehir cokuyor.

Komple elektrik,su,kanalizasyon alt yapisini cokertiyorsun orayi hedeflemesen bile gecmis olsun.

Zaten sanayi bolgelerine bak etrafinda dev gibi enerji tesisleri olur onu vursan 50 tane fabrikayi devre disi birakirsin.
Sonra kullanacaklarsa vurmuyorlar.

Hatta almanyadaki lens fabrikalarina dokunmadilar diye hatirliyorum, orayi sarsarsan bile yillarin emegi cope gidiyormus.
0
divit
(21.08.21)
Ülkede savaş patlak verdiğinde zaten fabrikaların piyasa değeri kalmayacak ortada. Sadece içindeki makineler para eder (bu noktada belki savaş sanayinde kullanılabilecek makineye sahip fabrikalar da hedef olur. bunların planlarını önceden yapıyorlardır). Yoksa savaş varken kim gidip de fabrika derdine düşer, düşse de sahibi 'ben bu kadar satış yapıyorum piyasada ederi bu' der. Topyekün bir savaşta emniyet ve sağlık hizmetleri mutlaka aksayacaktır ve öncelikleri de muhtemelen birliklerin ihtiyacına yanıt vermek olur.

Banka genel merkezi de benzer olur, savaş ihtimali belirdiğinde herkes nakiti altına çevirir. En basitinden salgın başladığında küresel çapta altına yönelim arttı. Savaş aniden başlasa bile lojistik ve üretim eksikliğinden malların fiyatları alır başını gider. Bugün 5000e geçinirken savaş başladığında 5000e belki ekmek alırız belki ısınmak için yakarız swh. O yüzden banka sağlam kalsa bile o parayla bir şey yapılamaz heralde.
0
sumuklurakun
(21.08.21)
Var. Hem de çok. Neden vurmasınlar ki? Savaş hukuku gibi şeylere çok takılmamak lazım. İlk Cenevre Sözleşmesi ve Lahey görüşmesinden sonra 2 Dünya Savaşı oldu. Son Cenevre Sözleşmesi'nden sonra da sayısız savaş oldu. Adına Dünya Savaşı demesek de iki tarafta birden fazla ülkenin ve onların desteklediği unsurların olduğu onlarca savaş oldu. İmkanı olup da insani sebeplerden imtina edenler dışında hukuku takip eden olmadı. Avantaj kazandıracak ne varsa vurdular, kim varsa öldürdüler.

Sonrasında verilen/verilmeyen cezalar sonuçta vurulan fabrikalar ve öldürülen siviller gerçeğini değiştirmiyor. Soru "yasak mı?" değil, "ihtimali var mı?" olduğu için bu şekilde cevapladım.
0
nawar
(21.08.21)
(27)

Cüzdanda nakit

basubadelmevt
Cüzdanınızda acil durumlar için nakit taşır mısınız? Esas harcadığınız miktardan farklı bir bölmede, normalde dokunulmayan,acil durumlar için(taksi vs) kullanmak için sakladığınız bir miktar var mı?İki tane 50'lik koyuyorum bu durumlar için. Arkadaşım çok garipsedi de merak ettim.
Cüzdanınızda acil durumlar için nakit taşır mısınız? Esas harcadığınız miktardan farklı bir bölmede, normalde dokunulmayan,acil durumlar için(taksi vs) kullanmak için sakladığınız bir miktar var mı?

İki tane 50'lik koyuyorum bu durumlar için. Arkadaşım çok garipsedi de merak ettim.
0
basubadelmevt
(19.08.21)
Evet,kenara koyup unutuyorum.
0
pccopath
(19.08.21)
var. 50TL. hatta geçen avm'de bir şey alacaktım sadece nakit dediler, tüh nakit taşımam ki ben dedim elimde kartlıkla uzaklaşırken para aklıma geldi, döndüm aldım sonra.
0
trajikomix
(19.08.21)
Genellikle 80-90 lira koyuyorum. Pazara gidersem ya da kartla mağarada tanışmış satıcılar için kullanıyorum
0
neysene
(19.08.21)
hayır.
0
ya ben lan neyse
(19.08.21)
Hayır. Geçen hafta ofiste bir arkadaşa kargo geldi; 35 lira tutmuş. Koskoca ofisten toplamda 35 lira çıkmadı da güvenlikten borç istemek zorunda kaldı :)
0
you shall not pass
(19.08.21)
Cüzdanımda harcamalarım için bulundurduğum nakit: 0-20 TL arası.
Cüzdanımda acil durumlar için bulundurduğum nakit: 200 TL

Geçen sene 100 TL'ydi. Hiç dokunmadım, dokunmam da. Bu sene yanına bir tane daha 100 TL ekledim. Kart geçmeyen yerlerde alışveriş yapmıyorum. Taksiye yılda 1-2 defa binerim en fazla. Minibüse yıllardır binmedim.

Bankamatik/Kredi kartçıyız biz kartçı hüloooğğğ
0
nawar
(19.08.21)
Genelde farklı bölmelere 4 50 sıkıştırıyorum, şehirler arası çok seyahat ettiğim zamanlarda 7 gramlık 22 ayar basit bir yüzük yaptırıyordum ilk bakışta ucuz bir alyans gibi görünen cüzdanı kaybedecek kadar zorda kalırsam onu bozduruyordum.
0
apocalipy
(19.08.21)
bende de var.
0
sutlu nescafe
(19.08.21)
Kartlık kullanıyorum, nakit taşımıyorum hiçbir zaman.
0
lana del rey
(19.08.21)
300-400 tl civarı çekiyorum. 100 tl ye düşünce gidip tekrar çekiyorum. pazara fln gidiyorum genelde ve sadece pazarda harcıyorum. ne olur olmaz acil durum olur taksiye binmek gerekir diyede bu kadar tutuyorum. nerdeyse 3 hafta 1 ay civarı idare ediyor.
0
morcivert
(19.08.21)
çok isterdim ama malesef hayır. hatta cüzdanımda kaç para olduğunu bilmiyorum genellikle ve beş kuruşsuz kaldığım da oluyor bu sebeple.
0
ala09
(19.08.21)
Taksi param olur her zaman.
0
jazzabel
(19.08.21)
maks. 20 tl olur. o da her zaman olmaz. zaten kartlık taşıyorum, genelde her şeyi kartla öderim.
0
kimberly
(19.08.21)
Tum harcamalarimi kartla yapıyorum. Amacuzdanimda mutlaka 150 uzeri para bulundurmaya dikkat ederim. Ayrica arac ruhsat kabinda da 300-400 mutlaka olur. Benzin icin kullanirsam ertesi gün mutlaka nakit olarak geri koyarım
0
exlibris
(19.08.21)
Her şeyi kredi kartı ile ödüyorum. Bahşiş vs gibi durumlar ya da kartı kullanamadığım anlar için cepte fix 150-200 tl tutarım her zaman. Ama ödeyebildiğim her şeyi dediğim gibi kartla öderim.
0
roket adam
(20.08.21)
Hep bi 100 lira kesin olur. 200 lira nakit altında gezince kendimi güvende hissetmiyorum.
0
westblack
(20.08.21)
Nawar+1
Harcamalık nakit pek taşımıyorum, su, PTT gibi kapıda ödemek gereken şeyler için evde nakit para tutuyoruz. Ama cüzdanın kenar köşe ceplerinde şu an sanırım 250 lira var, birkaç kez acil durumda çok işime yaradığı oldu.
0
kobuzchu kiz
(20.08.21)
Ben hiç tasimiyorum ama her acil durumda "eve gidince bir 200 lira nakit para çekeyim de unutayım" diyorum, yalan oluyor tabii sonra. İhtiyaç oluyor sahiden, benim nakit para alerjim oldugu için koymayı da unutuyorum. Şimdi bu duyuruyu görünce yine hatirladim, yarın çekip cüzdanın bir gözüne koyayım bari.
0
fraise
(20.08.21)
Yakın zamana kadar 5 TL bile bulundurmaz, hep kredi kartı kullanırdım. Nadiren de olsa nakit ihtiyacı gerektiğinde sorun oluyordu. Şimdi hiç kullanmasam bile mutlaka en az 100 TL tutuyorum.
0
lappuntamento
(20.08.21)
Eskiden 20 TL’den fazla taşımazdım. Şimdi en az 100 taşıyorum. 100 TL para bile değil artık.
0
Hallegadola
(20.08.21)
Cüzdanımda 2500 euro varken cüzdanım çalındığından beri 1 tl bile taşımıyorum:(
0
suicides underground
(20.08.21)
hayır. çok fazla nakit kullanmıyorum zaten. cüzdanımda tek bir gözde nakit var. o da zaten acil durumlar için. bittikçe yeniliyorum
0
dafuq
(20.08.21)
evet hatta onun adı "yok parası" yani aslında olmayan para.

O paranın varlığını unuturum. 200 tl bırakıyorum genelde. Nakitin var mı sorusuna yok diye cevap verecek kadar kenardaki bi para benim için.

Ben normalde nakit kullanmıyorum. Ama bu para dışında da nakitim olur bir miktar.
0
zimbirik
(20.08.21)
cüzdanımda en az 100 tl olacak şekilde para taşırım. pazara çıktığımda nakit kullanıyorum birinin acil bir ihtiyacı olabilir, eve usta gelebilir, ne bileyim bahşiş verilir falan bunlar hep nakit demek. o 100 liraya dokunmam, sadece o kaldığı zaman mutlaka para çekerim. bir de ayrı bir bölmede hakikatten varlığını unuttuğum bir 100 dolar var, soru sebebiyle hatırladım, şu an zengin hissediyorum tşkler :')
0
evde liyakat kalmamis
(20.08.21)
illa bi yüzlük olur kenarda. bir de her daim kenarda üç beş para bulundururum. kıyafetlerin altında, bisikletin çantasında, torpidoda falan. tedbir iyidir.
0
lazpalle
(20.08.21)
acil durumlar için olmasa da, sürekli 200 civarı nakit bulundurmaya çalışıyorum.
bazen bitiyor, gidip çekmem gerekiyor.
yani harcamam gerektiğinde anında çekip yerine koymayı unutabiliyorum ya da fırsatım olmayabiliyor.
0
blatta hiberna
(20.08.21)
Cüzdan bile bulundurmuyorum ben artık aracı sattığımdan beri :D

Telefondan para çekebiliyorum, NFC ile pos cihazlarına temassız ödeme yapabiliyorum. Karta ve nakite çok gerek olmuyor. Polis falan kimlik sorsa e devlet falan açarım diye kurdum kafamda ama kimlik taşımamak sıkıntı olabilir onu tam bilmiyorum hiç yaşamadım.

Fakat tüm bu pratikliklere rağmen cüzdan taşıdığımda içinde ortalama 50 liralik bir acil durum parası bulunduruyorum. Gerekli bence. Bazen kart geçmeyen veya geçse bile cihazın bozulduğu, elektrik veya internetin gittiği durumlar olabiliyor.
0
ananiyimioguz
(20.08.21)
(5)

Ayakkabı mı Ortopedik mi?

catamenia
Sevgili ayakkabı guruları, Ayakkabılarımın ne hikmetse içindeki topuk kısımları bir kaç giymeden sonra aşınmaya başlayıp zamanla parçalanıyor ve bu son yıllarda aldığım hemen hemen her ayakkabıda (farklı markalar dahil) çok sık olmaya başladı.Çakma diye tabir edilen ayakkabılardan almam, kilolu bir
Sevgili ayakkabı guruları,

Ayakkabılarımın ne hikmetse içindeki topuk kısımları bir kaç giymeden sonra aşınmaya başlayıp zamanla parçalanıyor ve bu son yıllarda aldığım hemen hemen her ayakkabıda (farklı markalar dahil) çok sık olmaya başladı.

Çakma diye tabir edilen ayakkabılardan almam, kilolu bir insan değilim bir ayakkabıyı haftanın her günü giymem, foam taban vs. yumşak tabanlı ürünlerde de aynı sorun oldu.

Şimdi sorum şu; Bu ayakkabılar mı kalitesizleşti, yoksa benim basma ile ilgili bir ortopedik bir sorunum mu var?
0
catamenia
(11.08.21)
Ortopedik olma ihtimali çok daha yüksek. Duruşun, yürüyüşün ve ağırlığını vücutta dağıtman ile alakalı diye düşünüyorum. Öte yandan evet ayakkabılar da kalitesizleşti.
0
nawar
(11.08.21)
Açılın ben ayakkabıcıyım. İçe mi basıyorsunuz?
0
suicides underground
(12.08.21)
Eşimde de aynı problem var. ortopedik olarak topuklarına daha çok yük biniyor, ayakkabılarda terliklerde bildiğin topuk kısımlarını ezip sonunda parçalıyor. Buna göre tabanlık yaptırarak kullanıyor ayakkabılarını.
0
zimbirik
(12.08.21)
@suicides underground
Yok içe basmıyorum, ayaklarımda dışarıdan bakınca bir duruş bozukluğu gözükmüyor.
0
🌸catamenia
(12.08.21)
Yalnızca topuk kısımlarında deformasyon varsa ortopedik sorun olmasa da ayak yapınızdan kynaklı olabilir. Özel tabanlık kullanabilirsiniz ama görmeden bir şey söylemem çok zor.
0
suicides underground
(12.08.21)
(7)

uçak seyahati için gidiş saati

syozkn
ülke içi soruyorum. 2 saat önceden burada olun diye mesaj gelmiş. check in falan da yaptık. o kadar erken gitmeye gerek var mı yahu? bilmediğim bir uygulama mı var pandemiden sonra?
ülke içi soruyorum. 2 saat önceden burada olun diye mesaj gelmiş. check in falan da yaptık. o kadar erken gitmeye gerek var mı yahu? bilmediğim bir uygulama mı var pandemiden sonra?
0
syozkn
(11.08.21)
havalimanına girişte hes kodu kontrolü oluyor, o uzun sürebiliyor. Bagaj yoksa biraz daha geç gidebilirsiniz.
0
whoosie
(11.08.21)
Check-In yaptıysan, havaalanında o kadar erken bulunmana gerek yok. Yolcular dışında kimseyi almadıkları için girişteki sıra görece daha az zaten. Bana da gelmişti aynı mesaj. 1 saat önceden gittim. Uçağa binebilmek için 40 dakika falan bekledim ondan sonra. Tabii buna uyup 20 dakika kala gitme. En az 1 saat iyidir. Ne olacağı belli olmuyor.
0
nawar
(11.08.21)
2 saat ideal. güvenlik kuyruğu, hes kuyruğu, bagaj kuyruğu
0
buenosdias
(11.08.21)
uçuştan 45-50 dk önce limanda olsanız yeterlidir. hes mes hikaye. sabiha'dan binecekseniz doğu girişi yazan son kapıdan girin çok sıra olmaz.
0
my leave requests
(11.08.21)
O 2 saat tavsiyesi en kötü durum senaryosu düşünülerek belirleniyor, siz en şanssız durumların sizin başınıza gelmeyeceğine inanıyorsanız daha geç gidebilirsiniz, ama birilerinin başına geliyor.
0
mikro patlama
(12.08.21)
2 saat onceden gitmek biraz erken olmakla birlikte ideal sayilabilir, en gec 1 bucuk saat once gidilmesi gerekir ki butun islemler yolunda ilerlesin. Daha gec gitmeniz gerektigini soyleyenlere itibar etmeyin, otobus degil bu, ucustan 15 dakika once kapilarin kapandigi bi ulasim aracindan bahsediyoruz, bagaji verdik hoop hemen ucaga girdi diye bir sey yok, yarim saat once ucagin kapisinda olmak, hem sizin, hem ucusun saglikli olabilmesi icin muhim, herkese ayni sorumsuzlukla 1 saat kala gelse zaten o ucak ya vaktinde kalkamaz, ya da yolcularin bir bolumu kapida kalir :)
0
bosver nicki
(12.08.21)
bagaj vereceksem 1 saat 15 dk önce orada oluyorum. Bagaj vermeyeceksem 40 dk ile 1 saat arasında erken gidiyorum. Ama bunlar hava alanı kapısından girme zamanıma göre değerlendirildi. Otoparka girişime göre değil.

Bir de ben avucumun içi gibi biliyorum sabiha gökçeni. İstanbul hava limanı için yarım saat daha koyabilirim.
0
zimbirik
(12.08.21)
(4)

Varyant virüslü adamdan varyant-olmayan virüs bulaşabilir mi?

santimantal
Bir yakınım covid oldu. Varyant virüs olduğu bildirildi ve ona göre sıkı bir tedaviye tabi tutuldu. Bu yakınımdan annesine de bulaştı.Annesinin 14 günlük karantinası bugün bitti ve kontrol testi yapılmadı. İlçe Sağlık Müdürlüğünü arayıp kontrol testi yapılmayacak mı diye sordum. Görevli doktorla gör
Bir yakınım covid oldu. Varyant virüs olduğu bildirildi ve ona göre sıkı bir tedaviye tabi tutuldu. Bu yakınımdan annesine de bulaştı.

Annesinin 14 günlük karantinası bugün bitti ve kontrol testi yapılmadı. İlçe Sağlık Müdürlüğünü arayıp kontrol testi yapılmayacak mı diye sordum. Görevli doktorla görüşüp dönüş yaptı ve annedeki virüsün varyant olmadığını, bir evde 5 kişi enfekte olsa bazılarının varyant, bazılarının varyant-olmayan olabileceğini, annenin 14 günün sonunda normal hayatına devam edebileceğini söyledi.

Varyant virüsle enfekte olandan virüs kapan biri varyant-olmayan virüsle nasıl enfekte olabilir? Birkaç çeşit virüsle mi enfekte oluyor insanlar? Sağlık görevlilerine inanıyorum, sadece öğrenmek için soruyorum.
0
santimantal
(11.08.21)
düz covid olduktan sonra varyantına da yakalananlar olabiliyor.
ama aynı anda hem kovit hem varyantlarına mağruz kalan kişide aynı anda her ikisi de bulunabilir mi? olabilir belki de.
0
photo85
(11.08.21)
Hayir. Olcumlerde hata payi var. Testlerin nasil yapildigi ve nasil yorumlandigi onemli.
0
dunal
(12.08.21)
Varyant, virüsün vücuda girip kendini çoğaltması sırasında RNA kopyalanırken meydana gelen hatalarla oluşuyor. Haliyle bir kişi hastalığı bulaştıran virüsler arasında farklı varyant virüsler de alıp farklı virüsler de bulaştırabiliyor.

Bunların hepsi çok düşük ihtimaller. Varyant virüsle hastalanan kişinin vücudunda yaygın olan virüs de bulunabilir. Hatta biri yeterli virüs yüküne ulaşamadan bertaraf edilince diğeri hastalığa sebep olabilir. Böylece ilgili virüsü bulaştırır. Hatta farklı bir varyant da bulaştırabilir. Görevlinin söylediği fazla iddialı bence. İstatistik tam olarak böyle bir şey değil.
0
nawar
(12.08.21)
sağlık görevlilerine inanmayın.
0
bronz böcek
(12.08.21)
(9)

Batman, Superman tişörtleri

dissendium
Batman, Superman tişörtleri giyiyor musunuz? Geçen bir tane Batman tişörtü beğendim ama son anda almaktan vazgeçtim. Çocuk işi gibi geldi. 28 yaşındayım. Batman tişörtü giysem yaşıma uygun olur mu? Batman tişörtü dediğim beyaz tişört üstüne Batman simgesi şeklinde.
Batman, Superman tişörtleri giyiyor musunuz? Geçen bir tane Batman tişörtü beğendim ama son anda almaktan vazgeçtim. Çocuk işi gibi geldi. 28 yaşındayım. Batman tişörtü giysem yaşıma uygun olur mu? Batman tişörtü dediğim beyaz tişört üstüne Batman simgesi şeklinde.
0
dissendium
(11.08.21)
batman tişörtü giyiyorum. çok güzel bence ama seviyorum. desenine tasarımına bağlı çocukluk işi. bence olur. superman tişörtünü her yaşta giyen var.
0
jelly bear
(11.08.21)
Ben giyerim acımam 28 yaşındayım
0
kablelvuku
(11.08.21)
28 yaşındayım, utanmadan sıkılmadan giyiyorum valla:)
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.08.21)
28 yaşındayım batman giyerim superman giymem :)
0
kendi dugunune gitmeyen kamber
(11.08.21)
Solup gidene kadar Batman t-shirt'ü giyiyordum. Giy sen de ne olacak? Yaşına uygun falan, geç onları.
0
nawar
(11.08.21)
33 yaşımın son aylarını sürüyorum batman t shirt'ü ile tanınan biriyim :)

Batman logolu t shirt hariç bir sürü çizgi roman, popüler kültür baskılı t shirtlerim de var.
0
hedep
(11.08.21)
Hayatta giymem. Aynen dedigin gibi cocuksu. Muzik grubu tshirtu giymek cok daha normal bana gore onu bile lisede biraktim.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.08.21)
giysem, giysem anca evde giyerim.
yaş 32.
bana da çocuksu geliyor.
biraz da yapı meselesi.
0
pangea
(12.08.21)
35 yaşındayım,umrumda olmaz giyerim
0
awareim
(12.08.21)
(10)

Yazılımcıya 6-7 bin TL maaş

Muzcu
Az değil mi? Tecrübesiz biri için bu teklif ama yine de az bence.
Az değil mi? Tecrübesiz biri için bu teklif ama yine de az bence.
0
Muzcu
(11.08.21)
ortalama. daha az veren de var.
0
jelly bear
(11.08.21)
çalışanların yarısının asgari ücret aldığı ülkede normal.
0
rose parks
(11.08.21)
dediğin gibi tecrübesiz ise az değil. bir de işveren açısındna bak. uzun süre 3-6 ay bu çalışan ciddi bir iş yapamayacak sadece masraf. üstüne bu tip tecrübesizlerin 1 sene sonra ben bu işten sıkıldım ya da başka iş buldum diyerek ayrılma olasılığı çok daha yüksek.
0
orpheus
(11.08.21)
Tecrübesiz biri için az değil. Hatta bundan az veren çok fazla yer vardır. Türkiye'de maaşlar alım gücü üzerinden hesaplanmıyor maalesef. A

yrıca @Rose Parks'ın dediği gibi ülkenin yarısı asgari ücret ile 3000 arası kazanıyor. O yüzden 3500-4500 arası çalışan yazılımcı da artık çok fazla. Sektörde yığılma oldu çünkü.
0
nawar
(11.08.21)
okul haricinde mesleği hakkında kendini geliştirmeyen biri için fazla,
öbür türlüsü için az bile olabilir.
0
nahtoderfahrung
(11.08.21)
Ne iş yaptığına, ne bildiğine bağlı.

Tecrübesiz tamam ama aynı zamanda hiçbir şey bilmiyorsa ben işe bile alma taraftarı olmam, o açıdan fazla bile, fazla riski çünkü. Tecrübesiz ama kendini geliştirmişse az.

Ankara piyasa "ortalaması" yeni başlayan için bahsettiğin civarda bu arada.
0
plutongezegendegilmi
(11.08.21)
Sorunuz çok yetersiz. Eger Junior bir yazılımcı için bahsediyorsanız bu maaş normal.

Senior için çok az
0
limonlu eksi
(11.08.21)
Hİç bir şey bilmeyen biri için iyi bile denebilir. Tecrübesiz ama teorik bile olsa iş yapacak kadar bir şeyler biliyorsan o zaman normal.
0
roket adam
(11.08.21)
Maalesef sektör yavaş yavaş yazılıcı arzına doymaya başlıyor. Haliyle fiyatlar düşmeye başlıyor. Eğer çok net bir alanda tecrübeniz yoksa (gsm vs), genel geçer işlere yoğunlaşıyorsanız bu fiyatlar normal olmaya başlayacak.
0
anten
(11.08.21)
Maaşlar düşmüyor, aksine şu an artıyor bayağı; büyüme dönemindeyiz sektör olarak.

Temel programlama becerisi olan herhangi biri için o miktarlar çok az kesinlikle. Yetenekli yeteneksiz üniversiteden mezun olan herkesi varsayılan olarak asgari ücretin biraz üstüne alıyorlar o doğru; ama 2019 mezunuyum (2018+1), arkadaş grubumdaki maaşlar cidden bu rakamların çok üstünde.

Zaten savunma sanayii doğrudan çoğu üniversite mezunlarını topluyor, onların güncel maaşı aylık ortalama 9-10 bine geliyor ikramiye vs. katınca. Buna rağmen insanlar sürü halinde aselsan'ı havelsan'ı falan terk ediyor beğenmedikleri için.
0
aguen
(11.08.21)
(10)

Mesai saati hakkında

madurumdamadurum
Bir yerle anlaştım beni 9.30 / 20.00 olarak çalıştırmak istiyor ve haftada sadece bir gün iznim var. Asgari ücret vereceklerini söylediler ve sanırım fazla mesai ücreti adı altında bir şey konuşulmadı ve vereceklerini de sanmıyorum. Bir kağıt imzaladım ve fazla mesai yapmayı kabul ettiğime dair bir
Bir yerle anlaştım beni 9.30 / 20.00 olarak çalıştırmak istiyor ve haftada sadece bir gün iznim var. Asgari ücret vereceklerini söylediler ve sanırım fazla mesai ücreti adı altında bir şey konuşulmadı ve vereceklerini de sanmıyorum. Bir kağıt imzaladım ve fazla mesai yapmayı kabul ettiğime dair bir kağıttı bu ismi Muvafakatname idi. Yasalarca bu çalışma saati normal mi molalarla birlikte tabi bu geçerli.
Teşekkür ederim.
0
madurumdamadurum
(11.08.21)
Eğer günde 3 saat mola yoksa bu çalışma saatleri kanuna uygun değil.
0
pispinti
(11.08.21)
3 saat mola yok min 45 dk dendi ama 1 saat max
0
🌸madurumdamadurum
(11.08.21)
Haftalık maksimum çalışma süresi 45 saat, molalar dahil değil. Yani günde 1 saat molan varsa haftada 9,5 * 6'dan 57 saat çalışmış oluyorsun. Neyi imzaladığın önemli değil, sözleşmeler kanundan üstün olmadığı için kanunla çelişen sözleşme geçersiz olur.
0
plutongezegendegilmi
(11.08.21)
Mola ve yemek süresini çık haftada en fazla 45 saat çalıştırabilirler. Üstü için fazla mesai ücreti ödemeleri şart. Bunun dışında cumartesi de gelmeni istiyorlar. O gün zaten komple fazla mesai sayılır. Bu da senin saatlik ücretin üzerinden %50 fazlası olarak hesaplanır. Mevzuatta böyle yazmakta. O imzaladıkları kagıtın da bir hükmü yok. Bu yazdıklarıma göre hesabını yap bedavadan kölelik yapma. Fazla mesai kalıyorsan onun parasını eşek gibi vermek zorundalar Onun dışında çart çurt yaparlarsa alo 170 i arayıp şikayet et.
0
limonlu eksi
(11.08.21)
birkac istisnai durum haric ne imzalattiklarinin onemi yok. haftalik calisma suresi 45 saattir, ondan sonrasi fazla mesai. verdigin bilgiler isiginda haftada 63 saat isyerinde geciriyorsun. pispinti'nin dedigi gibi gunde 3 saat mola yoksa kanuna uygun degil. molalarin 1 saat oldugunu varsayalim; haftalik 57 saat calisiyor olacaksiniz. yani 12 saat fazla mesai yapacaksiniz. fakat fazla mesainin yillik bir siniri var o da, 270 saat. yani bu sekilde en fazla 22,5 hafta calistirabilirler. sonrasi kanuna aykiri direk. ayrica bunu asgari ucretle yapamazlar, fazla mesainin ucreti normal saatlik ucretin 1,5 katidir.
0
redlinetheturk
(11.08.21)
Sözleşmeye dikkat et muhtemelen "mesai ücreti maaşın içindedir" gibi bir madde yazarlar.
0
anten
(11.08.21)
@anten; asgari ücret alan adamin mesaisi nasil maasin icinde olacak? Asgari ücret zaten 45 saat çalışacak kisinin alacagi ücret degil mi?

Neyse hem yasal değil hem de kölelik. Bilinen bir yerse söyleyin de herkese muhatap olmamalarini söyleyelim.
0
logisticsmanager
(11.08.21)
gece eve de gitme bi döşek versinler orda uyu böyle çalışma saati mi olur. yani keşke başka bi iş bulabilseniz. yasalara bir hayli aykırı görünüyor yukarıdaki arkadaşlar da demiş
0
photo85
(11.08.21)
mecbur kalmasam girmeyecektim Tespoda kasiyer olarak başlayacağım.
0
🌸madurumdamadurum
(11.08.21)
7,5+ saat çalışmak için kullanman gereken kesintisiz izin süresi minimum 1 saat, 45 dakika değil. Firmalar da bu süre için zaten direkt 1 saat izin belirliyorlar o yüzden. Yasada minimum ve maksimum neyse onu uygulama yolunda Türkiye'de işletmeler hep. Minimum yani asgari ücret o yüzden ülkenin %49'unun maaşı.

Mecbur kaldığım için diyorsun biliyorum ama boş ver şartları çok kötüymüş. Bu tür işlerde çalışmayı herkes reddetse şartlar iyileşir aslında ama... A101'e falan başvur. Şartları da maaşı da daha iyi.

@plutongezegendegilmi +1

@logisticsmanager evet. Asgari ücretin içinde fazla mesai ücreti bulunamaz. O yüzden genelde maaşı 3000 ile 3250 arası yapıp, o şekilde @anten'in dediğini yazarlar. Ücreti de bordro'da asgari ücret + mesai gösterirler. Bazıları onu çakallığı(!) da düşünmeyip düz bu ücretten verebiliyor.
0
nawar
(11.08.21)
(7)

İş kanununa göre aylık çalışma saati kaçtır?

beyaban
Kimi 180 diyor, kimi 220. Haftalık 45 saat çalışınca 180 yapıyor. Ama biz havaalanında 12 saat çalışıyoruz?
Kimi 180 diyor, kimi 220. Haftalık 45 saat çalışınca 180 yapıyor. Ama biz havaalanında 12 saat çalışıyoruz?
0
beyaban
(11.08.21)
haftalık 45
aylık 180
her gecen saat için fazla mesai ücreti
0
sizofren06
(11.08.21)
Aylık çalışma saati yok. Haftalık çalışma saati var, o da 45. 1 ay 4 haftadan değil, (Şubat hariç) 30 ya da 31 günden oluşuyor. Bu hali ile aylık çalışma saatinin hesabı için 195 daha uygun bir ifade.

Buna ek olarak denkleştirme çalışması var. Tarafların anlaşması durumunda 2 ay içerisinde (toplu sözleşme ile 6 aya kadar çıkarılabilir) ortalaması haftalık 45 saatlik çalışmaya gelecek şekilde çalışma yapılabilir. Yani bir ay haftada 40 saat, diğer ay 50 saat üzerinden çalışılabilir.

Ek olarak günlük çalışma saati de yok. Sadece günde 11 saati aşmamalı ibaresi var. Çalışma saatleri hesaplanırken dinlenme saatleri hesaba katılmaz.

@bir soru sorcam fazla mesai, haftalık 45 saate kadar olan çalışmaya göre yapılmış günlük planda belirtilen sürenin üstünde kalan zaman dilimini ifade eder. Örneğin 5 güne "10-10-10-10-5" olarak bölündüyse ilk 4 gündeki 9 saatin üstündeki o 1 saatlik dilim fazla mesai değildir ama 5. gündeki 6. saat fazla mesaidir. Bir diğer şekilde günde 7,5 saatten haftada 6 gün yapılan çalışmada da 9. saati beklemeden 7,5 üstünden kalan süre fazla mesai süresidir. 45/5 olarak çalışmıyor çoğu yer. Kafa karışıklığı olmasın diye o kısmı düzeltmek istedim. Belirttiğiniz toplam süre yılda 270 saat.
0
nawar
(11.08.21)
9 saatin üstü fazla mesai
molalar hariç

fazla mesainin de toplam olarak bir sınırı var
0
bir soru sorcam
(11.08.21)
Cevaplar için teşekkür ederim. Şöyle bir durum var. 2 senedir aylık 180 saati doldurun nasıl çalışırsanız çalışın dediler bize. 2 gündüz, 2 gece, 2 off. O off da geceden çıktığımız halde. Arada da 189 çalışırsak 1 gün izin aldık. Şimdi ise diyorlar ki haftalık 45 saat yapacaksınız. Bu halde günlük 3 saat mola yaparken 2 saate düştü molalar. Kafalar karışık. Zaten çok yoğun çalışıyoruz bizim firma asla havaalanına adapte olamadı. Hep iç piyasa kafasıyla bizi yönlendiriyorlar. Birde bu haftalık 45 saat çıktı başımıza.
0
🌸beyaban
(11.08.21)
Aylık çalışma saati doğru bir hesap sunmaz. Ancak teorik olarak bir saatlik ücreti bulurken aylık ücreti 225 saat üzerinden dikkate alırız. 30-31 gün olması bir şeyi değiştirmez.
0
her giriste sifresini unutan adam
(11.08.21)
Dediğim gibi haftalık çalışma saati 45 saat. Haliyle aylık olarak 180 üstünde kalıyor. Yalnız bu sistemle aylık çalışma saatiniz 180'in üstüne çıkıyorsa bununla ilgili itiraz edebilir ve haklı fesih yoluna gidebilirsiniz. Çünkü size yazılı olmasa da çalışma sistemi olarak 180 saat denmiş ve bu 2 senedir devam ediyor. Detaylı bilgi için 4857 sayılı İş Kanunu'nda Madde 22'ye bakabilirsin.

Öte yandan günlük 3 saat mola ile 12 saat işyerinde kalıyorsanız günlük 9 saat çalışıyordunuz demek bu. 7 gün için "2 gündüz, 2 gece, 2 off, 1 gündüz" dersek haftalık 45 saat yapıyor o da yaklaşık olarak. Mola süreniz 2 saate düşecekse o zaman 12 saat değil 11 saat iş yerinde olacaksınız ya da çalışma günleriniz değişecek. Sisteminizi doğru mu anladım?
0
nawar
(11.08.21)
@nawar doğru anladınız. 2 saat molayla 10 saat kalıyoruz ama. Bu süreci izleyip göreceğiz çünkü şirketten kimse net bişey bilmiyor.!
0
🌸beyaban
(11.08.21)
(17)

Cumartesi çalışmak nasıl bir deneyim?

fraise
Bir iş teklifi aldım; hali hazirda haftanın dört günü çalışıyorum. Bu iş yeri daha kurumsal ve büyük bir yer; hafta içi 8.30-17.00, hafta sonu da yarım gün cumartesi çalışma varmış. Maaş biraz daha yüksek fakat aralarındaki fark beni çok etkilemeyecek düzeyde. cvde iyi görünecek bir yer teklif veren
Bir iş teklifi aldım; hali hazirda haftanın dört günü çalışıyorum. Bu iş yeri daha kurumsal ve büyük bir yer; hafta içi 8.30-17.00, hafta sonu da yarım gün cumartesi çalışma varmış. Maaş biraz daha yüksek fakat aralarındaki fark beni çok etkilemeyecek düzeyde. cvde iyi görünecek bir yer teklif veren yer. Şu anda eğitim sektorundeyim, devam eden bir yüksek lisans sürecim var. Bittikten sonra muhtemelen eğitim sektöründe değil de başka bir sektörde çalışacağım. Mevcut iş yerimde ne çok mutluyum ne de çok mutsuz. Bu sene yüksek lisans derslerim için okula gitme durumunda bana gidiş geliş için opsiyon sağlama durumu var iş yerinin, yeni yeri bilemiyorum tabii.

Tüm bu veriler ışığında cumartesi de çalışmak mantıklı mı mantiksiz mi olur sizce?
0
fraise
(11.08.21)
Cumartesi günü çalışmak insanoğlunun başına gelmiş en kötü şeylerden biri.
0
Take it away honey
(11.08.21)
Take+1
Hayatimda cumartesi çalışan isletmeyi anlamadim.
Açıkçası iki iş yeri icin de totalde çalışacaginiz saat + yolda gececek süreyi hesaplayin ve saatlik maasi bulun. Ondan sonra daha net bir karar verilebilir ama 4 gun calisirken 6 gun çalışmak (yarim da olsa sabah uyan, giyin vs o gün ölür yani) zor.
0
logisticsmanager
(11.08.21)
Take it away honey +1
Sırf cumartesi çalışmamak için iyi bir iş fırsatını tepmeyin tabii ama gerçekten dünyadaki en boş şey cumartesileri çalışmak. Halledeceğin işin vardır karşında muhatap bulamazsın çalışmayanlar çoğunlukta olduğu için, kendi halletmen gereken işler vardır motivasyon bulamazsın sıcacık yatağı terk edip geldiğin için, ofiste rehavet olur, 5 saat çalışma için iyi ihtimalle 1 saat yol çekmiş olur ve "ben bugünü neden yaşadım şimdi" dersin.

Ben 2 haftada bir cumartesileri çalışıyorum bu arada. Her cumartesi çalışmayı düşünemiyorum bile. Daha da yazardım ama iç karartmanın anlamı yok.
0
amugochi
(11.08.21)
6 gün çalıştığım dönem de oldu, 5,5 gün de. Bu ikisinin arasında ciddi bir fark yok. Evli ve çocuklu 45+ biri olana kadar, 5+ gün çalışacağıma maaşımın %20'sinden feragat etmeye devam ederim. Aşağı yukarı o kadar fazla maaş teklif eden yerleri geri çevirdim bu sebeple. Alternatif olarak kendi işinse ya da sosyal bir insan değilsen ve cumartesi evde yapacakların yerine iş yerindeki düşük çalışma temposunda yaparım diyorsan o da olur belki. 5+ gün çalışmak insanı hayattan soğutan bir şey.
0
nawar
(11.08.21)
Dünyanın alınmış en saçma kararı. O yarım gün hiç iş yapmadım. YouTube, ekşi sözlük falan zaman öldürdüm hep. Neyse ki artık öyle bir insanlık suçuna maruz kalmıyorum.
0
zoghurt
(11.08.21)
kesinlikle mantıksız. cumartesin sana kalsın. çok mutsuz olursun
0
photo85
(11.08.21)
Günü öldürüyor. Yolları çoğunlukla sabah boş görmek de moral bozuyor.
0
meraklitursucu
(11.08.21)
aşırı aşırı büyük bir artısı olması lazım cumartesi çalışılan yeri tercih etmek için.
bir de yarım gün dediğin geldin gittini at 2-3 saat. psikolojik olarak kimse bir şey yapmak istemiyor; öyle gazete falan okuyorsun internetten ya da yalandan bir dosya açıp bakıyorsun hiçbir derde derman da olmuyor yani. rezalet bir şey.
0
asisamus
(11.08.21)
cumartesi yarım gün çalışsan bile, o tam güne denk geliyor. evden çıkışın, çektiğin trafik, eve dönüşün, vs...

yarım gün diye bir çalışma yoktur. evden çıktığın anda o gün bitmiştir.
0
mermize
(11.08.21)
halihazırda 4 gün çalışıyorsun. çalışma süren 1.5 gün artacak ve maaşında aman aman bir artış olmayacak. o referans ileride ne kadar işine yarar onun hesabını yap bence.


ben arkadaşların söylediklerini arttırıyorum; çalışmak berbat bir şey.
0
not sure if serious
(11.08.21)
Sizin bu durumda konu sadece cumartesi yarım gün değil zaten. Normalde 4 gün çalışırken bu 5,5 güne çıkacak. 1.5 gün var yani arada. 4 gün çalışmak çok büyük lüks. Eğer maaş ve gelecekteki kariyer imkanları için çok büyük fark yoksa bence 4 gün çalışma lüksünü bırakmaya değmez. Bunların üstüne bir de yüksek lisana konusu var. Bence dediğiniz şartlar için konfor alanından çıkmamak lazım.
0
messor
(11.08.21)
Cumartesi 1 saat bile çalışman demek haftasonu yapabileceğin tüm kaçamakların iptal olması demek.

Haftasou iki gün tatilken cuma akşamı gidiş pazar akşam dönüşlü mini tatillere gidip kendini rahatlatabiliyor insan, bazen pazartesini de ekleyip 3 gün aşalar gibi tatil yapıyor.

Cumartesi çalışmak demek tatil, dinlenme kaçamağı ihtiyacını yıllık izinlerine sıkıştırmak demek. Cuma akşamının kafa rahatlığına ulaşamamak demek.

Maaşım iki katına bile çıksa cumartesi çalışmayı kabul etmezdim.
0
zimbirik
(11.08.21)
Cumartesi çalışmamak için maaşımın düşmesini göze alırım
0
roket adam
(11.08.21)
cumartesi çalışmamak için aman aman bir maddi fark yoksa iş / iş yeri ne olursa olsun reddederim.

avrupa'da ülkeler 5 günden 4 gün çalışmaya düşerken siz 4'ten 6'ya çıkarsanız psikolojik olarak çok mutsuz olursunuz. üstelik kazanacağız para da öyle farklı olmayacakken.
0
ilgeru
(11.08.21)
hic gerek yok, asiri ucret farki olur falan anlarim da belli ki o da yok o yuzden salla gitsin
0
bay b
(11.08.21)
Is teklifi aldiysaniz, 4 gune indiremiyorsaniz bile sizin icin cumartesi kuralinin kaldirilmasini talep edin.

CV'de iyi gorunecek pozisyon dediginiz icin bosver degmez diyemedim. Ama bir yandan da baska bir sektore gececegim diyorsunuz, o pozisyon ne kadar iyi dursa da kagit ustunde, yeni sektordeki deneyiminize karsilik gelmesi diye bir gerceklik olmayacak. 37 yasimda kariyer degisikligi yaptim ve kendimi kanitlayip somut basari sunana dek bu tecrubesizlik onume cok konuldu.

Yepyeni bir sektor yepyeni bir CV yepyeni bir hayat yani o acidan bakinca.
0
2oda1salon
(11.08.21)
Duyurunun bu kadar hem fikir olduğu nadir konulardan biri olduğu için reddettim sonuç itibariyle, teşekkürler fikirleriniz için.
0
🌸fraise
(12.08.21)
(14)

Ötv Muhafiyetli Araç Alanlar Hakkında Ne Düşünüyorsunuz ?

pofudukayi
Sb. Biraz akbaba durumu, biraz beles mezar bulsa girecek hissi olusturuyor mu ? Bu dedigim engelli bireyin hicbir sekilde aractan istifade etmedigi, araci alanin bu avantaji suistimal ettigi senaryolar icin gecerli tabi.
Sb. Biraz akbaba durumu, biraz beles mezar bulsa girecek hissi olusturuyor mu ? Bu dedigim engelli bireyin hicbir sekilde aractan istifade etmedigi, araci alanin bu avantaji suistimal ettigi senaryolar icin gecerli tabi.
0
pofudukayi
(10.08.21)
Arabaların gereksiz yere, iki katı fiyata olduğu dönemde çok iyi yapıyorlar. Keşke herkesin imkanı olsa da ötv ödemeden araba alabilse. Ben saygı duyuyorum ve imreniyorum kendilerine.
0
hrvl
(10.08.21)
bu aracları bu insalar keyiflerine almiyorlar. engelli (veya engelsiz) bir kisiye bakım vermenin hem ruhsal hem de maddi boyuları vardır. o nedenle "normal" insanların zor bir hayat sürdügü günümüzde islerini bir nebze olsun kolaylastırmaya calısiyorlar. engellinin illa ki aractan dogrudan istifade etmedigi durumlar da arac daha cok gerekli zaten. netice de o kisinin bakima daha cok ihtiyacı var demektir.
0
helenart
(10.08.21)
suistimalden kasıt nedir? rapor hakkı olmadığı halde rüşvetle falan sahte rapor alan birinden bahsediyorsak bizim ne düşündüğümüzün de ötesinde ortada bir suç var demektir zaten.

onun dışında kronik hastalar, engelliler vb gruplar ve onların yakınları için başta hastaneye, rehabilitasyona vs gidip gelme işleri olmak üzere seyahat ciddi bir problem. bu insanların hayatlarını bir nebze kolaylaştırmak devletin vazifesi zaten. üstelik araç fiyatları kur nedeniyle ötvsiz bile uçmuş durumda, çoğu hak sahibi istese de faydalanamıyor.
0
hadsafhada
(10.08.21)
uzaktan bakınca ben de öyle diyorum ama fırsatını bulsam yapıştırırım gibi ya. engelli kişinin taşınma vs durumu var ve araba alan kişi bunu görmezden geliyorsa bu ahlaksızlıktır ama çevremde 3-4 kişi aldı ötv'siz araç, üzerine aldıkları kişilerin hiç öyle problemi olmadığı için tın tın sürüyorlar
0
avatar is back
(10.08.21)
Bazi luks markalar araba satabilsin diye bu avantajin oldugunu dusunuyorum.
Bazi modeller(premium) tamamen bu yontemle satiliyordu.

Daha yeni ust limit koydular simdi de baska marka/modeller bu isin kaymagini yiyor, fiyati tam orada tutarak kendi segmentinde rekor kiriyor.

Amac gercekten engelliye yardim olsa baska yontemler bulunabilirdi.
0
divit
(11.08.21)
eksisozluk.com

Piyasa onların yüzü suyu hürmetine dönüyor.
0
neymis
(11.08.21)
babam almak istememişti
ordan gelen kazanç bir şekilde onun için kullanılabilirdi
0
bir soru sorcam
(11.08.21)
Sahte rapor olmadığı sürece, destekliyorum, benim de imkanım olsa öyle alırdım.
Senelik gelirimin %40ı direkt develete giderken, günlük harcamalarımın %20si, aldığım koladan, meyve suyundan ötv alınırken, araba alırken de develete de 1-2 araba almamak için ne imkan varsa yapılmasını savunuyorum.
0
atom karincanin torunu
(11.08.21)
Türkiye usulü adaletsizliklerden biri. Epeydir matrah arttırılmıyor ama ondan önce Mercedes CLA, Audi A3, Passat falan alınabiliyordu ötv muafiyeti ile beraber, şu anda civic falan alınabiliyor bildiğim kadarıyla. Bu tarz giriş sınıf lüks araca binenlerin çoğu dedesinin üstüne falan almış oluyor. Bence büyük saçmalık. Amaç engellinin lojistik ihtiyaçlarını karşılamaksa dacia duster seviyesinde kalmış olması lazım. Tam da belirtildiği gibi kronik hastalar, engelliler, onların yakınları için hastaneye vs gidip gelme ihtiyacını fazlasıyla karşılar.
0
roket adam
(11.08.21)
duster değil de en azından focus, megane konforu olsun
0
bir soru sorcam
(11.08.21)
raporun sahte olmadığı vb. durumlar için, engelli olan kişinin böyle bir hakkı var ve hakkını kullanmış oluyor. bu aracı engellinin ihtiyacının olmadığı durumlarda yakınının kullanmasına engel olan durum nedir ki?

"keyiflerine almıyor", çok abes bir cümle, keyiflerine alsalar ne olacak? senin/benim cebimden eksilen ne? engellinin bu hakkı var, isterse arabayı alır, hiç kullanmadan otoparkında yatırır, bundan bize ne?

kaldı ki 1.6 litre ve ötv dahil fiyatı 330.000 tl'ye kadar olan otomobilleri alabiliyorlar, bu limit içerisinde alınabilecek araçlar da belli.
0
altinci nesil caylak
(11.08.21)
Genelde yakini kullanmiyor ki abicim.

Adam babasinin gozu gormuyor diye aliyor, babasi 10milyon km uzakta koyde yasiyor bu istanbul'da geziyor.
Asiret falansan butun arabalari bu sekilde alabiliyorsun.

Ha simdi devlet gaza gelip bu denyolar yuzunden haklarini ellerinden alsin da istemem.

Gercekten kendi alip kullanan ya da ailesinin kullandiklari da cogunlukta.
0
divit
(11.08.21)
Bizim halka özgü adına "pratik zeka" denilen ahlaksızlıktan başka bir şey değil. Bunu "engelli bireyin hicbir sekilde aractan istifade etmedigi" notuna göre yazdım.

Yoksa engelli için alınır araç. Araç sahibi de onun ihtiyaçları için kullanıyordur. Bu durumda engelli kişinin ihtiyacı olmayan zamanlarda kendisi ve kendi ihtiyaçları için de kullanıyorsa bunda bir sorun yok bence. O araç sadece engelli varken kullanılacak değil.
0
nawar
(11.08.21)
aracı alandan kastınız engelli bireyin akrabaları ise, engelli birey araçtan faydalanmasa bile problem değil bence. engelli bireylerin bakımı için ciddi masraflar yapılıyor. devlet de bir yerde bu masrafları sübvanse etmiş oluyor.

öte yandan, alakasız bir tipin yan komşusu üzerinden araba alması ise zaten suç.
0
co2s2
(11.08.21)
(4)

Mete Gazoz

Zaman Tamircisi
Mete Gazoz'un Pena videosunu izledim de, konuşmasının bazı bölümlerinde takılıp zorlanıyor vücut hareketleriyle tepki veriyor, bunun olmasının nedeni nedir acaba tam olarak? Teşekkür ederim.
Mete Gazoz'un Pena videosunu izledim de, konuşmasının bazı bölümlerinde takılıp zorlanıyor vücut hareketleriyle tepki veriyor, bunun olmasının nedeni nedir acaba tam olarak? Teşekkür ederim.
0
Zaman Tamircisi
(10.08.21)
adam kekeme
0
hadsafhada
(10.08.21)
Tikleri var.
0
brkylmz
(10.08.21)
tourette sendromuymuş sanırım.
0
nothing in my way
(10.08.21)
İzledim tourette sendromu gibi duruyor.
0
nawar
(10.08.21)
(5)

metro inşaatı binalara etkisi

anten
Selamlar, Oturduğum binanın sanıyorum altında ya da yakınlarında metro inşaatı var.Gün aşırı dinamit patlatılıyor vs. Demin balkon kapısının camında çok ufacık bir çatlak gördüm. Biraz gerdi beni. Çift çamın içinde 2-3 cmlik bir çatlama var.Bina sağlam ve tanınmış bir inşaat şirketinin yapısı. Zemin
Selamlar,

Oturduğum binanın sanıyorum altında ya da yakınlarında metro inşaatı var.
Gün aşırı dinamit patlatılıyor vs. Demin balkon kapısının camında çok ufacık bir çatlak gördüm. Biraz gerdi beni. Çift çamın içinde 2-3 cmlik bir çatlama var.

Bina sağlam ve tanınmış bir inşaat şirketinin yapısı. Zeminin de iyi olduğu söyleniyor hatta metro inşaatındakilerden duyduğum kadarıyla bölge aşırı kayalık olduğu için bu kadar dinamite ihtiyaç duyulmuş.

Sorum şu bu çalışmalar risk yaratır mı? Allah korusun olası bir depremde binayı riske sokar mı?

Her dinamitten önce camlardan uzak durun diye anons geçiliyor. Bu cam çatlakları bunlarla mı alakalı? Evden taşınmak gerekir mi?
0
anten
(10.08.21)
uzmanı değilim,
metro inşaası sırasında zemin çökebiliyor. 10 cm lik çökme bile çatlaklar yaratabiliyor. deprem riski değil de binanın kotu, eğimi vs değişebilir.
0
sttc
(10.08.21)
oturduğumuz yerden bir şey söylemek çok zor. zarar verme ihtimali var mı? kesinikle var. ama düzgün yapılan bir işte tam altından geçse de bir şey olmaz. dinamit olayı sıkıntıymış ama ondan hiç anlamıyorum.

duvarda oluşan çatlaklar ki genelde tuğla olan duvarların çapraz olarak veya X şeklinde çatlaması veya kolonlar, kiriş ve döşeme tarafından oluşan çerçevenin sınırlarından çatlaması binanın taşıyıcılığına etki etmez. asıl sorun an alt 1-2 katta gözükür. kolonlarda, kirişlerde doğrudan çatlak varsa veya döşemede sorun (yerinden çıkan laminant olabilir patlayan çatlayan fayans kalebodur olabilir) görüyorsanız o zaman başvurun bir yerlere.
0
argent dawn
(10.08.21)
metro inşaatlarının normal şartlarda çevredeki binalara zarar verme ihtimali çok düşük. tünel güzergahını çizenden, tüneli kazana oradan da patlatmaları yapana kadar herkesin alması gereken eğitimleri aldığı ve ilgili kurallara uyduğu zamandan söz ediyorum tabii ki "normal" diyerek. liyakatin twitter'da bir tag olmaktan pek de öteye gidemediği yerlerde binaların zarar görmesi ihtimali yüksek.

yüklenici firma ile iletişime geçebilir ya da belediye'ye şikayet edebilirsiniz. gerekli ölçümler yapılır, yapısal önemli hasar yoksa onarım yoluna gider firma.
0
nawar
(10.08.21)
arkadaslar bu tur imalatlarin binaya zarari yok diyen, rica ediyorum santiyeden iceri ayaginin bas parmagini bile sokmasin ozellikle insaatciysa.

kardesim zarari var riski var. haberlerde hic mi duymuyorsunuz kazidan patlatmadan sebep bina kaydi bilmem ne oldu bosalti vs.

riski var ama bu oranin tehlike boyutta mi degil mi incelemek bakmak lazim ama risk var.
0
turbo sadık
(10.08.21)
Zamaninda bi metro istasyonu yapılırken insaat yakinindaki bi sitede de benzer durumlar oluşmuş,kolonları catlamis ve oradan tasinanlar olmuştu.Sitede yeniydi
0
essoist
(11.08.21)
(5)

Birden fazla kişiye mail atıldığı gözüküyor mu

Olric
İş başvurusu için baya bir yere mail atacağım ama tek tek atmak zor oluyor. Alıcı kısmına birden fazla kişi eklesem diğerlerini görme imkanları var mı?
İş başvurusu için baya bir yere mail atacağım ama tek tek atmak zor oluyor. Alıcı kısmına birden fazla kişi eklesem diğerlerini görme imkanları var mı?
0
Olric
(09.08.21)
direkt gönderdikleriniz ve cc'leriniz görünür. bcc'ler görünmez. herkesi bcc olarak ekleyip gönderirseniz kimse birbirini görmez, ama bcc olarak mail aldıklarını bilirler.
0
kimberly
(09.08.21)
var. BCC'e koyman gerekir gormemelerini istiyorsan. To'ya da kendi mailini yazarsan, kimse o loop'da kim var gormez.
0
kobretti
(09.08.21)
Genel adap da budue zaten. Bcc'lersin kendini de to'ya koyarsin AMAAAA maili alan kisi sunu dusunebilir, ulan bak bcc ile yollamis kac kisiye atti kim bilir bu maili
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(09.08.21)
Gözüküyor. Kopyala yapıştır yapa yapa yolla. BCC'ye koyma. Kimlere attığın görülmez ama birden fazla kişiye attığın anlaşılır. Toplu sms atmış muamelesi görürsün.
0
nawar
(09.08.21)
sirkete ozel cover letter yazmiyor musun? bu nasil basvuru?
0
chezidek
(09.08.21)
(25)

araba almak mantıksız mı?

anneboleyn
daha önce araba kullanma tecrübem yok, bu aralar araba almaya niyetlendim. biraz peşinat biriktirip üstüne kredi çekerek almak istiyorum. 2.el 100 bin civarı bir şey almayı düşünüyorum. ama ailem hiç desteklemiyor, alma masrafı çok fazla, hem kredi hem araba masrafına sokma kendini diyor. şu an her
daha önce araba kullanma tecrübem yok, bu aralar araba almaya niyetlendim. biraz peşinat biriktirip üstüne kredi çekerek almak istiyorum. 2.el 100 bin civarı bir şey almayı düşünüyorum. ama ailem hiç desteklemiyor, alma masrafı çok fazla, hem kredi hem araba masrafına sokma kendini diyor. şu an her yere taksiyle gidiyorum(korona nedeniyle) böyle daha uyguna geliyordur araba sırf masraf diyorlar. gerçekten saçma mı sizce? o kadar külfetli bir şey mi?

gelirim 10k, ailemle yaşıyorum, düzenli bir masrafım yok.
0
anneboleyn
(08.08.21)
Araban yokken arabasızlığın nasıl bir şey olduğunu anlamıyorsun. Araba özgürlüktür. Hem maaşın da iyiymiş, çok zorlanacağını sanmam
0
birmilyonunvarmi
(08.08.21)
kredi faizleri çok yüksek. hazır paran olsaydı al derdim.
0
xrated
(08.08.21)
@xrated ben de ondan çekiniyorum. bir yandan tamamını biriktirip alayım desem araba fiyatları uçuyor yetişemiyoruz. şu haliyle de çok balon gerçi ama düşeceğine inanmıyorum piyasanın
0
🌸anneboleyn
(08.08.21)
Araba sahibi olmanın verdiği özgürlükle bir yere taksiyle gitmeyi kıyaslamak çok tuhaf geliyor. Bu araba alma ne gerek var zaten evinin önünden otobüs geçiyor, taksi kullanıyorsun, işe servisle gidiyorsun diyen tipler hiç bitmez.

Bence alın ama 100k'ya iyi araba kalmadı, peşinat varsa 130-140'a çıkarak alın. Parayı da bir şeye bağlamış olursunuz, tr'de araba pek değer kaybetmiyor enflasyona karşı paranın değeri bir şekilde korunmuş oluyor.
0
signore
(08.08.21)
Ben de benzer kararsızlık içindeyim ama ben araba sürmeyi de sevmiyorum. Bu yüzden ehliyet almakla bile uğraşmadım. Sanırım alsam da arabasını kullanacak biri olursa yine başkasının arabasına binmeyi tercih edeceğim.

Sadece kültürel olarak bir zorunluluk gibi, hani hayattaki achievementlerden biri gibi bakılıyor, o yüzden alırım alırsam, bunu da yapmak bana komik geliyor.
0
eksisozlukokuryazari
(08.08.21)
ben çok istiyorum, hiç taksiyle aynı şey gibi gelmiyor ama ailemin fikri bu yönde :( biraz daha para biriktirip bütçeyi yükseltebilirim ama o da çok uzun sürer, fiyatlar da iyice yükselir diye korkuyorum.
0
🌸anneboleyn
(08.08.21)
bence geliriniz gayet yeterli.
araba da bana göre bu devirde gerekli bir şey.
alınabiliyorsa hemen alınmalı çünkü fiyatlar düşmeyecek.
bu ay alsanız, üç ay sonra kârdasınız gibi bir durum var.
taksiler de çılgın gibi pahalandı zaten, yani karşılaştırınca araba daha uygun.

diğer yandan, o masrafa girme, bu masrafa girme diye diye bu sefer bir şey sahibi olamazsınız.
asıl hazır ailenizin yanındayken alın alacaksanız, daha rahat edersiniz.

kendi kazandığınız parayla, kendi süreceğiniz bir arabayı alırken ailenizin desteğine ihtiyacınız yok.
siz istiyor musunuz istemiyor musunuz ona karar verin.
0
blatta hiberna
(08.08.21)
Vergilerin, yakıt fiyatlarının ve kredi faizlerinin bu kadar yüksek olduğu bir ülkede finansal açıdan mantıklı değil.

Özellikle İstanbul trafiğinde araç kullanmak mental açıdan mantıklı değil.

Ailem şehir dışında ev arayacakları için kiralık araba ile uğraşmak yerine benzer bütçeyle bir araba aldı. O fiyatlara satılan arabalar resmen saçmasapan ve noteri, kaskosu, vergisi, otoparkı derken bir sürü masrafı çıktı.

Sizin lehinize işleyen tek şey fiyatların yakın zamanda düşmeyecek olması. Eğer öyle veya böyle lazım olacak diyorsanız, rejim yeni bir kredi balonuyla çıkmadığı sürece ne kadar erken alırsanız finansal yükü o kadar az olur.
0
bruce mclaren
(08.08.21)
@Cesario detaylı bilgi için çok teşekkür ederim. ben de otomatik düşünüyorum ama haliyle çok eski araçlar var bu bütçeye, ne yapsam bilemiyorum.
0
🌸anneboleyn
(08.08.21)
al geç başkan. dolmuş metro taksi arkadaş arabası hepsini tecrübe ettim. kendi araban gibisi yok bence :D arabayla çok bi yere gittiğim de yok açıkçası. boşta durmasın diye geceleri müziği açıp sürüyorum bu sıralar :D gezmeyi, yemeyi içmeyi seven birisiysen zaten çok ihtiyacın olur. eski temiz bi otomatik japon al bence.
0
glamdr1ng
(08.08.21)
araba sahibi olma işine, masraf kafası ile bakarsanız yanlış yaparsınız.

araba masraflıdır, gösteriş içindir, taksi vardır otobüs vardır diyen tipler bitmez. ya ben 2012 model clio aldım 2017 de. hala da onu kullanıyorum. niye araba alıyorsun, gösteriş için imasını yapan oldu, ulan clio ile kime neyin gösterişini yapacağım haha.

şunu tereddütsüz diyebilirim ki, sağlık ile ilgili malzemeler ve harcamalar dışında getirdiği avantajlar yanında masrafı konuşmaya değmeyecek bir şey varsa o da arabadır.
araba sahibi olmayınca, arabanın nasıl bir ihtiyaç olduğunu fark etmiyorsun ama araba sahibi olunca ne kadar kısıtlandığını anlıyorsun ve iyi ki arabam var diyorsun.
0
wilhelmwasmuss
(08.08.21)
Abi toplu tasimanin süper olduğu herkesin bisiklete bindiği bir avrupa sehrindeyim. Benim de arabam var ve zerre umrumda değil kim ne der.

Bilmem ne gölüne gitmek icin hangi otobus saat kaçta gelir bilmem ne sehrine gitmek icin kac aktarma yapmam lazim ugrasamam.
Verdiği özgürlük süper. Su hayatta evinden sonra kendine ait güvende olabileceğin tek sey.
Türkiye'de biriktirerek birşey alinamaz. Ha yatirim efsanesisindir katliyorsundur o zaman tamam.
0
logisticsmanager
(08.08.21)
Bekarken aile aracımız vardı. Şahsi olarak kullanmasam da düğün dernektir, ailecek gidilecek yerlerdir hep kapıda araba vardı biner giderdik. Şimdi evlendim ve henüz arabamız yok. Taksi maksi hikaye. Karşıda arkadaşımın düğünü var taksiyle mi gideyim? Şıkır şıkır giyinip otobüse metrobüse mi bineyim? Zaruri durumlarda hemen babadan kayınpederden emanet alıyoruz, Allah’tan onlar varlar. Masraf diyenler, tam akbil olmuş 4.03, taksi desen dünyanın parası. Artı çektiğin eziyet de var. Arabayla 5 tl benzin yakacak yere taksiyle 20 tl ödemekten ciğerimiz soldu.
Araba inanılmaz bir özgürlük. Yarım saat boyunca boş taksi bulamadığım zaman oldu mesela. Geç saatte zaten toplu taşıma yok doğru düzgün. İmkanınız varsa kesinlikle alın diyorum. Bekarken, aile yanındayken alınabilecek en güzel zaman bence. Yapabileceğiniz en güzel yatırımlardan biri.
Biz de biraz peşinat biriktirip yılbaşından önce almak istiyoruz, inşallah siz de biz de gönlümüzdeki araçlara sahip oluruz :)
0
hrvl
(08.08.21)
Arabanin bir güzelliği de triggered cevrecilerin göz yaşlarını izlemek. Bu da paha bicilemez. Arkadan birşeyler bagiriyorlar ama ne dedikleri belli olmuyor pek.

Yalniz 100bine ikinci el otomatik uzebilir. Manuel bulması daha kolay.
0
logisticsmanager
(08.08.21)
Evlenmek de mantiksiz, cocuk yapmak da mantiksiz, ise girmek, askere gitmek cogu hayat rutininde mantik yok zaten.

Araba almak da inanilmaz mantiksiz bir karar bugun hesapladim 1 senede 15bin tl yemis ama alman lazim.

Cunku toplum arabasizlari dislar, arabasiz adamin onune engeller cikarip durur.
Toplu tasima duzeltilmez, taksiciler egitilmez, bisiklet yollari yapilmaz.

Evlenmezsen de kimse arkadaslik etmez, isyerinde terfi verilmez, zam yapilmaz.

Bu yuzden araba alman sart.
0
divit
(08.08.21)
yaşam tarzına çok bağlı ama o bile arabadan sonra değişiyor. daha az yürümeye başlıyorsun, trafikte sürücü olarak karşılaştığın kuralsızlıklar stres vb yaşam enerjinden azar azar götürüyor (bence en eksisi bu), zaman kazandırıyor ama benim serviste otobüste harcadığım zamanın bir kısmı çok kaliteliydi. araba sürdüm süreli daha az okuyorum daha az hayal kuruyorum, yol etrafında olan bitenleri artık izleyemiyorum, trafik stresi yüzünden küfür etmediğim bir seyahatim yok odun gibi bir adam oldum.

arabasızken gittiğim yerleri şimdi düşündükçe şaşırıyorum, gitmek isteyip de gidemediğim pek yer olmamıştı, yalnızca daha çok organizasyon gerekti. o yüzden arabanın verdiği özgürlüğü mekansal değil zamansal bi özgürlük olarak görüyorum, istediğin zaman hızla gidebilmek gibi.

masraf konusuna çok katılamıyorum çünkü küçük motorlu masrafsız ve düşük vergili bi arabam var, kasko trafik vergi bakım hepsi toplam yıllık 3K, gerisi zaten taksi otobüs ağırlıklı ortalaması kadar tutar ki onu zaten harcıyorsun.

toparlarsak ilk arabasını 33 yaşında almış ve 250k km yapmış bi birey olarak, hem neden 10 yıl önce almadım diye kendime kızıyorum (daha sosyal bi insan olabilirdim), hem de alsaydım eğer mental ve fiziksel olarak daha farklı (çoğunlukla daha kötü) durumda olacağımı sanıyorum. araba beni başka bi insana dönüştürdü ama tahminen zamanı gelmişti.
0
engelbert humperdinck
(08.08.21)
Almayıp ne yapacaksın tüm şartlar uygun. Yerinde olsam 1 sn düşünmezdim.
0
anarsika
(08.08.21)
Finansal olarak kotu elbette, aksini iddia eden cok net guvenilmez.

Ama illaki istiyorsan al, sonucta kazandigin para illaki istediklerini yapmak icin var.

Bence buradaki en buyuk sorun ailenin "musade etmemesi" durumu. Hal boyleyken ben olsam ilk adim olarak kendi evime cikarim, arabayi sonra dusunurum.

in a world of magnets and miracles'in yazdigi her seye +1 ama o konu disi.
0
hot potato
(08.08.21)
araba özgürlüktür, kim ne derse desin. kapının önünde de dursa orada durması insana bir rahatlık verir. çıkar gezersin, kafana göre evine dönersin. otobüs, metro saatleri kovalamazsın. zaten fiyatlar artıp gidiyor, senin de kira masrafın yokmuş. bundan 4 sene önce 32 bin liraya 95 model bir mercedes e 200 almıştım, şimdi olmuş 100 bin :D şu an o parayı hayatta vermem mesela. masraf olayı biraz şans işi, tamirini ve bakımlarını kendim yaptığım için fazla bi şey kaçmadı ama ustalık işlere mecbur para verdim.

geçen annemle konuşurken söylediği şu oldu bak, bir fikir verir belki. "hayattaki en büyük pişmanlığım ne biliyon mu?" dedi. "arabam çalınıp bulunduktan sonra soğuyup araba kullanmaktan vazgeçmeyecektim ya" dedi.

bak dün babam şehirdışında olduğu için kendi başına 100 km ötedeki yazlığa gitmesi gerekti. 3 vesait, ordan in, ona bin, bu sıcakta 2.5 saat yol tepti. şoförlüğü olsa tık diye 1.5 saatte oradaydı. ben olaya başka bir yerden örnek verdim ama alt metin anlaşılmıştır.
0
chezidek
(08.08.21)
çevreye saygı, kirlilik konusuna katılıyorum da bu işler bireysel olarak yapılabilir. ailen olduğunda toplu taşıma hiç bir işini görmez. bebek ateşlendi, hastalandı gece yarısı napacaksın. ailenle gezmeye bir deniz kenarına gideceksin veya ormanlık bir alana gideceksin napacaksın? bir davete gideceksin napacaksın? en kısa zamanda tamamen elektrikli araçlara geçilirse bu sorun zaten ortadan kalkacak.
0
xrated
(08.08.21)
alın. biz micra aldık, mtv 6 aylık 54 lira, az yakıyor, park kolay. www.sahibinden.com
0
morella
(08.08.21)
@morella ben de micra bakıyordum :) ama benim bütçeme otomatik ancak 2006 model falan oluyor, o yüzden bilemiyorum.

@hot potato yanlış anlamayı düzeltmek istedim, ailem müsaade etmiyor değil, fikri desteklemiyor. Gereksiz diyorlar. Zaten alırsam da onlardan maddi destek almayacağım, sadece fikirlerini söylediler yani, benim de kafam karıştı.

Ben almaktan yanayım yorumlardan sonra iyice pekişti, ama ne kadar peşinat olmalı vs onu bir araştıracağım. Peşinatım yok çünkü şu an.
0
🌸anneboleyn
(08.08.21)
Yahu nasılsa pek bir giderin yok,
Şimdi almazsan ileride daha da zorlaşacak,
Yaş ilerlemeden araba kullanma skillerini geliştirmen lazım,
O maaş ile toplu taşımaya taksiye falan da gayet para ayrılabilir koymaz ama dediğim gibi ileride eninde sonunda aile büyüdüğünde bir arabaya ihtiyaç olacak ve insanlar günümüzde eskiden bir arabası varsa ancak onu satarak düzgün bir arabaya geçebiliyorlar. Bu vakit geldiğinde elinizde bir araç yoksa çok zorlanacaksınız.

Bu durumlar düşünüldüğünde.. yemişim masrafını al gitsin tabii ki
0
ananiyimioguz
(09.08.21)
Hazır aile yaşındayken 10k gelirin de varken al. İstanbul trafiğinde araba kullanmak zulüm ama arabasızlık daha kötü. Evimin 4-5 kilometre yarı çapındaki her yere hala öncelikli tercih olarak yürüyerek, en olmadı metro ya da otobüs ile giderim ama daha uzun yollar için araba hayat kalitesi artırır.

@birmilyonunvarmi +1
@signore +1
0
nawar
(09.08.21)
Anneboleyn micra 2007 var bende, kullanıyorum valla bi sıkıntı yok eski diye düşünme.
Alırkenki masraflar yazılmış aynen öyle. Taksitle de oluyor hepsi. Maaşın krediye de yeter bence ekstra başka masraf yoksa. Arabadan anlayan biri yanında olursa iyi olur. Satış işleminde dikkatli olmak lazım. Kullanmak açısından da hocadan kendi arabanla ders alırsan en güzeli.
0
oyokbuyoknevar
(09.08.21)
(5)

bu nasıl dünya haritası?

duyurukullanıcısı
bir firmanın sitesinde gördüm. nasıl yani?
bir firmanın sitesinde gördüm. nasıl yani?
0
duyurukullanıcısı
(02.08.21)
o çember büyüteç herhalde.
0
passion rules the game
(02.08.21)
büyüteç olsa hazar denizi öyle olmaz, afrika'da öyle düz durmaz sanki.
0
🌸duyurukullanıcısı
(02.08.21)
Büyüteç.

@duyurukullanıcısı Adriyatik ile birleşmiş zaten. Hazar Denizi'nin kıtanın diğer kısımlarına göre açısı öyle değil.
0
nawar
(02.08.21)
Nedense bazı markalarda dünya haritası reklam malzemesi olarak kullanıldığında olan Türkiye'ye oluyor . Bir örnek :
tr.sputniknews.com

Bir firma daha vardı adını unuttum.
Ben Türk ya da Türkiye karşıtı müşterilerin kendilerine her daim yakın olmalarını sağlamak için böyle yaptıklarını düşünüyorum.
Kapitalist sanat tarzı Reklamın maksadı "satış" olduğu için bu sağlandığı sürece reklam için iyi ya da kötü denmez.
0
Erva
(02.08.21)
Büyüteç ve tahminim ana merkezi orası. Ilk defa gördüğüm bir uygulama değil.
Portekiz'i de hafif kesmisler, yunanistan yok, İtalya'nın bir kısmı yok, balkan ülkeleri yok, tunus yok, cezayir yok, misir da yok gibi, finlandiya yok, isvec yok, norvec yok.
Buradan büyük resmi görme kursu konusu çıkmaz.
0
logisticsmanager
(02.08.21)
(14)

kira zammı

meiyisi
merhabalar,1100 lira olan kiram için zam dönemi gelmişti, ev sahibini aradım zam miktarını konuşmak için. ben senden memnunum zam yapmasak da olur, kendi durumuna göre istersen eklersin dedi. ben az da olsa eklemek istiyorum. şimdi 50 lira eklesem çok mu az olur, yoksa 100 lira mı daha makul?
merhabalar,

1100 lira olan kiram için zam dönemi gelmişti, ev sahibini aradım zam miktarını konuşmak için. ben senden memnunum zam yapmasak da olur, kendi durumuna göre istersen eklersin dedi. ben az da olsa eklemek istiyorum. şimdi 50 lira eklesem çok mu az olur, yoksa 100 lira mı daha makul?
0
meiyisi
(30.07.21)
100 makul
0
adwokat
(30.07.21)
evet 100 yapın
0
clones
(30.07.21)
adamın başka evi var mı bana kiralasın :) o nası ev sahibi ya :)
0
duyurukullanıcısı
(30.07.21)
Ben 50 yapardım.
0
zimbirik
(30.07.21)
100
0
sizofren06
(30.07.21)
50 biraz küfür gibi. ikisi arasında 100 makul.
0
nawar
(30.07.21)
nasil ev sahipleri var boyle, artis istememis gonlunuzden ne kopuyorsa artirin ama 100 daha uygun gibi
0
sweetoffice
(30.07.21)
100 TL ekle
0
elorelia
(30.07.21)
En az 100. %15 artış desek 150 de olabilir.
0
pispinti
(30.07.21)
dünya bu insanların yüzü suyu hürmetine dönüyor. üzmeyin adamı. zam yapmasanız bile, zamanında yatırın kiranızı.

bu arada 50 lira çok düşük olur, 100 lira iyidir.
0
co2s2
(30.07.21)
bizim evin de kira artışı yaklaşık olarak sene ortasında oluyor. 2019'da aradı, bu sene piyasa çok kötü, kimseye zam yapmıyoruz dedi (bizim sitede 250 tane falan dairesi var, arsa sahibi) 2020'de aradı , aslında bu sene de yapmayacaktık ama geçen sene de yapmadık ya, iyice kuşa dönmesin diye zam yapacağız dedi. %4.5 zam yaptı. bu sene de aradı, %5.5 zam yaptı.

ev sahibimiz yüzünden bu eve mahkum kaldık. taşınmayı düşüneceğimiz evler için bizim kiranın 2-3 katı kira istiyorlar. ev almak için hesap yapıyorum, hesap tutmuyor kesinlikle. sanırım hayatımın sonuna kadar bu evde oturacağım.
0
co2s2
(30.07.21)
Abi adam yapmasak da olur demiş, istersen demiş kendi durumuna göre demiş.

100 iyidir . en az 100 demeye gerek yok bence.

Ben geçen sene ev sahibine sormamıştım, o da zam yapmamıştı. Oluyor böyle şeyler.
0
ceketimi alip cikcam
(30.07.21)
100tl +1.
0
mg3929
(30.07.21)
50 size, 150 ona, 100 ikinize de yarar. şeker bir ev sahibiymiş.
0
golgi aygıtı
(30.07.21)
(2)

Dönemsel pozisyon iş görüşmesi

meraklitursucu
Dönemsel olarak belirtilen ilanlara nasıl bakıyorsunuz? Sure bitince teşekkür ederiz yollar ayrıldı mı diyorlar genelde?
Dönemsel olarak belirtilen ilanlara nasıl bakıyorsunuz? Sure bitince teşekkür ederiz yollar ayrıldı mı diyorlar genelde?
0
meraklitursucu
(30.07.21)
evet.
0
rewlack
(30.07.21)
Evet, dönemsel ya da proje bazlı olmasının amacı o. Bizim dönemsel arayışlarımız oluyor. Çalışandan gerçekten memnunsak, işe bir şeyler katıyorsa başka projelerde ya da uygun şartlar varsa tam zamanlı olarak da devam ediyoruz. Standart bir çalışma sergiliyorsa "süre bitti, teşekkür ederiz". standart altı ise zaten proje sonunu göremez.
0
nawar
(30.07.21)
(7)

Ne yapabiliriz? (Yanginlar icin)

invictae
Aslinda soru baslikta. Ulkede pek cok nokta yaniyor, bunlardan birisi de benim memleketim hatta... Uzaktayim, orada olsam goturulmesi gerekenleri gotururdum butun gun. Cocukken de cok yangin cikardi, az ayran yapip goturmedik evden :( Uzaktan ne yapabiliriz? Sinirden ve uzuntuden aklima hicbir sey g
Aslinda soru baslikta.

Ulkede pek cok nokta yaniyor, bunlardan birisi de benim memleketim hatta... Uzaktayim, orada olsam goturulmesi gerekenleri gotururdum butun gun. Cocukken de cok yangin cikardi, az ayran yapip goturmedik evden :(

Uzaktan ne yapabiliriz? Sinirden ve uzuntuden aklima hicbir sey gelmiyor. Tema bagis baslatmis? Baska?

Tesekkurler ve hepimize gecmis olsun :(
0
invictae
(30.07.21)
Fidan veya ağaç dikmeye para ve vakit ayırmak. Senin için yapılabilecek olan da insanları buna teşvik etmek. Aklıma başka bir şey gelmiyor...
0
1bir1bir1
(30.07.21)
ağaç ve fidan dikmek o kadar da iyi bir çözüm değil, yanan yerlerin yapılaşmaya açılmasına müsaade etmeyin doğa işi kendi kendine halleder diyor özetle

www.gazeteduvar.com.tr?

ülke çok tuhaf bir döngünün içinde 2019 daki yangınlarda da thk ve bakan arasında polemik olmuştu iki gün önce de aynı polemik oldu

sonrasında da ağaç dikme seferberliği ilan edelim yılda 1 gün tatil olsun her yere ağaç dikelim sesleri yükselmişti çokça beğeni paylaşım almıştı bunun üzerine ormancılar da ya durun öyle tek tip, planlamadan ağaç dikilmez yapmayın demişlerdi aynı sesler tekrar yüksekiyor şimdi
0
grimavi
(30.07.21)
Abi yapılacak şey.
Bu ve önceki yangınlarda yapılan otellere gitmemek
Bu işi "karlı bir iş" halinden çıkartmak
adamların da buna teşebbüs etmesini engellemek.
bir de artık bu baştakileri göndermek.
yine IBAN açmış ..neler.

Kıbrıstaki sarayına, pariste dükkan kapatmaya para var
Afet'e gelince pamuk eller cebe.
Ne diyeceğimi bilemiyorum
0
summatinyourteeth
(30.07.21)
Grimavi +1
Zarar gören insanlara ve hayvanlara yardımcı olmak şu anda en acil yardım görünüyor. Ahbap da bu konuda harekete geçti diye biliyorum, oraya bakılabilir.
0
Bruce
(30.07.21)
Hükümeti değiştirebiliriz. Yangın çıkması kaçınılmaz. Sadece piknik yapan maganda, sabotaj ya da imar amaçlı olmasına gerek yok. Söndürememek ve söndürecek ekipmanın alınması için engel olmak ise affedilemez.

@grimavi +1
0
nawar
(30.07.21)
nawar+1
0
ala09
(30.07.21)
Nawar +1500 öncelik onda bence. Biz yangınsız yerdekiler neden duruyoruz ya da ne yapmak gerek bilmiyorum.

Bir de şu çöp ayrıştırma meselesini çok ciddi dayatmalıyız belediyelere bence. Halk birbirine aşı dayatır gibi çöp ayrıştırma dayatmalı. Bilinç sağlanmalı. Çünkü doğada çok fazla mikroplastiğe rastlanmış. Denizlerin hali içler acısı, ormanlardaki rezaletin bir o kadarı denizlerde, sırf plastik yüzünden. Buna muhakkak titizlenmemiz gerek.
0
1bir1bir1
(03.08.21)
(6)

Kızartılmış köfte bozulur mu

dissendium
Yemekli bir düğünden kalan bir kutu kızartılmış köfte var. Ne zaman kızartıldığını bilmiyorum ama düğünde tazeydi. 1 gün geçti sadece. Evde hep buzdolabında kalmış. Şu anda da buzdolabında. Şimdi köfteler ısıtılırsa bir sorun olur mu?
Yemekli bir düğünden kalan bir kutu kızartılmış köfte var. Ne zaman kızartıldığını bilmiyorum ama düğünde tazeydi. 1 gün geçti sadece. Evde hep buzdolabında kalmış. Şu anda da buzdolabında. Şimdi köfteler ısıtılırsa bir sorun olur mu?
0
dissendium
(17.07.21)
yoo neden sorun olsun gömün
0
cokponcik
(17.07.21)
Soğuk bile yerim
0
kisa
(17.07.21)
@cokponcik, hava çok sıcak diye.
0
🌸dissendium
(17.07.21)
Hocam et bi hafta bekler piştikten sonra, hiçbir şey olmaz.

Köftenin içinde yumurta varsa o biraz sorun olabilir, ama o da zaten eser miktarda oluyor. Ben gömerdim her türlü.
0
plutongezegendegilmi
(17.07.21)
Normal şartlarda tabii ki bozulur ama sıcakta/açıkta kalmadıysa 1 günde bir şey olmaz.
0
nawar
(17.07.21)
sıcakta kalmadıysa hiçbir şey olmaz +1
0
işimdeyim gücümdeyim
(17.07.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.