Giriş
(12)

Sevilen öğretmenlerin özellikleri

ya ben lan neyse
afaki değil de yaşanmış olanları soruyorum. şöyle bir düşündüğünüzde çok sevdiğiniz hocalarınızın özellikleri neydi?
afaki değil de yaşanmış olanları soruyorum. şöyle bir düşündüğünüzde çok sevdiğiniz hocalarınızın özellikleri neydi?
0
ya ben lan neyse
(23.01.18)
Öğretmek için bir tarafını yırtması. Gerek ilkokulda ve lisede, gerek üniversitede en sevdiğim hocalar tembellik yapmayıp, çok basit şeyleri bile dakikalarca tahtada anlatan insanlardı.
0
dissendium
(23.01.18)
Benim en sevdigim ogretmenlerim, soguk ve mesafeli duran ama konulari mukemmelen ogreten hakiki ogretmenlerdi. Varsin espri yapmasin, varsin siritmasin ama konuyu boyle anlatsin iste ogretmen diye ben buna derim.
0
dougsampson
(23.01.18)
öğrencinin kafasında ışık yakabilen ve onu bir şeyleri merak etmeye sevk edebilenlerdi.
0
tabirimekruh
(23.01.18)
Zeki, esprituel olmaları.
0
femme vitale
(23.01.18)
ilköğretimde; bana dersi sevdiren, bendeki ışığı görüp yürü ya blue eyes white dragon diyen 2 öğretmenimi çok severim.

üniversitede ise; işini bilen bir hocam vardı. notu da bol değildi ama bir şeyler öğretiyordu. çünkü işini biliyordu, ehliydi. hatta bu yüzden çoğu seçmeli derslerimi o hocanın olduğu alandan almıştım.
0
blue eyes white dragon
(23.01.18)
-adalet
-insanlık
-dersi iyi anlatmak
0
gölgede aynı
(23.01.18)
-dersini iyi anlatması
-adaletli olması
-idealist olması.
0
chitosan
(23.01.18)
Vasıflı, esprili ve iyi insan olmaları
0
taktikmaktikyokbambambam
(23.01.18)
öğrenciyle gaynatabilmesi
0
regardless of what they say
(23.01.18)
dissendium + 1
Bir tarafını yırtarak anlatması, anladığımızdan emin olmak istemesi
Bunun dışnda bir de zorlaması, olabildiğince çok şeyi öğretmesi ve dersin boş geçen 5 dakikasının olmaması
0
aychovsky
(23.01.18)
-Disiplinli
-Alaninda iyi
-Vizyonlu
-Anlatma/ogretme yetenegine sahip
-Analoji yapabilen, pratik zekali
0
yuzır
(23.01.18)
Ben 11 yıllık temel eğitimimi 11 ayrı okulda yaptığım için çok öğretmenle, uygulamayla karşılaştım. (yazsam roman olur :)

Sevdiğim, bana olumlu katkıda bulunanlardan bazıları:

Ortaokulda bi matematik öğretmenimiz vardı. Çok yaşlıydı, sanırım yorulmuştu. Sürekli "bunu daha önce gördümüz, nasıl bilmezsiniz" derdi. O emekli oldu yerine gelen öğretmen konuyu anlatırken "bu konuya dikkatinizi verin, ilerde karşınıza çıkacak" diyordu. Bizi dersin içine çekerdi, öğrenirdik baya baya. Notlar yükseldi. Ama daha önemlisi artık matematik öğrenmek, çalışmak zevkliydi.

Benim en korktuğum ders resim dersiydi. Aralarında meşhur bi ressam da olan kaç öğretmen geldi geçti.. ben resim yaparken hep korktum. En son gelen öğretmenim bana resim yapmayı sevdirmekle kalmadı sergiye bile katıldım.
Asla tenkit etmezdi. Çalışmalarımızı coşkuyla hevesle yorumlardı. Mum boyama, batik, kitap resimleme, kolaj... hemen her tekniği öğrendik, çalıştık. Mezun olduktan 10 yıl sonra buldum o öğretmenimi. 30 yıldır görüşüyoruz.

Lisede ikinci gelen kimya öğretmenimle de hala görüşürüz arada. Konuları hayatla birleştirerek anlatırdı. Konsantrasyon konusuna "konsantrasyonununz kaç" diyerek başlamıştı sınıfa girerken mesela. Sonrasında biraz konuşma ve biz farketmeden konu işlenmeye başlanmış olurdu. Arada dağılırsak bizim seviyemizde espiriler yapar, bazen tatlı tatlı eleştrir ama eleştirirken de bizi anladığını hissederdik.

İngilizceyi bana en iyi öğreten geçici olarak dersimize giren müdürün kızı olmuştu. İlk öğretmenim Mümtaz Baş'tı o da iyiydi ama "metin ezberletme yöntemi"ni kullanan müdürün kızı benim için daha başarılıydı.

Tarım öğretmenim, o da hayattan örnekler verirdi. Anlattıkları hâlâ aklımdadır.

Bizim zamanımızda köy enstitüsü mezunu vaya enstitü tedrisatlı öğretmenlerden eğitim almış öğretmenler vardı. Davranışlarıyla, eğitimleriyle çok farklılarmış sonra sonra daha iyi anladım. Arayıp bulduk bir çoğunu. Toplaşkalarımızda bulunuyorlar sağolsunlar.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(23.01.18)
(7)

Net olmak vs. karşı tarafın anlamasını beklemek?

saveur
Selamlar Duyuru,Kadın tarafıyım. Ben ve yakın kadın arkadaşlarım, bizden hoşlandığını anladığımız fakat aynı duyguları paylaşmadığımız kişilere, en kısa sürede bunu belirtiyoruz. Fakat sonra genellikle "ne alakası var?", "senin yerinde olsam karşı tarafın anlamasını beklerdim." veya garip cümlelerle
Selamlar Duyuru,

Kadın tarafıyım. Ben ve yakın kadın arkadaşlarım, bizden hoşlandığını anladığımız fakat aynı duyguları paylaşmadığımız kişilere, en kısa sürede bunu belirtiyoruz. Fakat sonra genellikle "ne alakası var?", "senin yerinde olsam karşı tarafın anlamasını beklerdim." veya garip cümlelerle karşılaştık.


Ben genelde, böyle birşey seziyorum yanılıyorsam özür dilerim sadece bu eksende bir durum varsa zamanını almak istemem diyorum mesela. Siz nasıl yapıyorsunuz? Karşı tarafın anlamasını mı bekliyorsunuz, sonrasında tepki ne oluyor?
0
saveur
(22.01.18)
Çok iğrenç bir özellik birini engellemek. Biri benden hoşlanıyorsa söylemesine engel olmam. Bırakırım söylesin. Doğal olan bu.
0
dissendium
(22.01.18)
@dissendium Söyleyen zaten söylüyor, orada problem yok zaten. Şunu anlatmak istiyorum, karşı taraf o ince cizgide yürüyor genelde ve aylarca sürüyor bu durum. O durumla da karşılaştım. Nezaketen söylenenler yanlış anlaşılıyor, sonra durum aleni olarak ortaya dökülüp bizlerden aynı şeyler duyulmayınca e ne yapıyorduk neden konuşuyorduk o zaman kaç aydır, yedekte mi tutuyordun, sen de nasıl insanmışsın'a varan şeyler duyuyoruz. Ama tabii herkesin fikri başkadır, en son bir kadın arkadaşım böyle tepkiler alınca sormak istedim biz mi bir şeyleri yanlış yapıyoruz diye.
0
🌸saveur
(22.01.18)
@playing star again tabii ki her iyi niyet göstereni ya da iltifat edeni benden hoşlanıyor'a bağlamıyorum, oldukça benmerkezci o. Ama davranışlardan anlaşılabileceğini düşünüyorum, ikili ilişkilerde siz nasıl anlıyorsunuz o zaman?
0
🌸saveur
(22.01.18)
Bu iş aylarca sürüyorsa bu biraz da siz izin verdiğiniz için öyledir. Konuşmak istemeyen kız konuşmuyor mesela. Bazen geç cevap yazar, bazen hiç cevap yazmaz, bir yere davet edince işim var der, ne yapıyorsun dediğinde sevgilimle konuşuyorum der. Bir sürü şey ortaya atar. Bu kadar şeyi anlamayan adam hala zorluyorsa o zaman ona açık açık söylenir. Yoksa günaydın diye mesaj atan adama, bak şimdi biz senle günaydınlaşıyoruz ama beni yanlış anlama demek bayağı problemli hareket oluyor.
0
dissendium
(22.01.18)
Hayat o kadar uzun değil. Bam bam bam
0
gozu acik sevisen yahudi
(22.01.18)
Bir erkek olarak yazıyorum, net olun canımızı yiyin. Net olmanızı yanlış değerlendiren 2-3 hödük olacaktır. Onları da hayatınızdan atın. İnsan ilişkilerinde seçen taraf çok net sizsiniz zaten, bu gücü akıllı ve verimli kullanın.
0
cleric
(22.01.18)
ben şu ana kadar ayıp olmasın diye kimseye direkt isdemiyom seni, yazma artıqqq diyemedim. yani biri size kısa cevaplar verip de teklif ettiğiniz buluşma teklifini ikinci kere reddediyorsa oradan anlamanız lazım değil mi? ama yok. şu ana kadar anlayana denk gelmedim. o yüzden net olmak en mantıklısı.
0
elorelia
(22.01.18)
(4)

abd'de doktora, ylsy, ülke seçimi

wishmaythşngs
abd'de doktora kaç yıl? 5-6 yıl mı? 4 yıl mı?doktorasını amerika'da yapan hocaların profiline baktığımda ve internette araştırınca 5-8 yıl arası buluyorum.ama ylsy ile ülke seçeceğim için doktoranın 4 yıl olması lazım.fransa, almanya, abd. ve ek olarak bu ülkelerden ilk seçeneğiniz hangisi olurdu?
abd'de doktora kaç yıl?
5-6 yıl mı? 4 yıl mı?
doktorasını amerika'da yapan hocaların profiline baktığımda ve internette araştırınca 5-8 yıl arası buluyorum.
ama ylsy ile ülke seçeceğim için doktoranın 4 yıl olması lazım.
fransa, almanya, abd.
ve ek olarak bu ülkelerden ilk seçeneğiniz hangisi olurdu?
0
wishmaythşngs
(21.01.18)
Son soruya cevap vereyim. ABD'de yapardım. Almancaya ya da Fransızcaya harcayacağım enerjiyi kendi alanıma harcardım. Üniversite belirtmemişsiniz ama dünya üniversite sıralamasında Almanya ve Fransa'daki üniversiteler ilk 50'den sonra listede görülmeye başlıyor. Hedefiniz büyükse ABD en iyi seçenek.
0
dissendium
(21.01.18)
amerika'da çok çok iyiysen 4 yılda belki bitirirsin ama genelde iyiler 5-6 yılda, hocasına göre 7-8 yılda bitiriyor.
0
cedex
(21.01.18)
Merhaba.

Ylsy ile gidecek olsam abd istemezdim zira gercekten yeterlik sinavi ve oncesindeki surec turkiye ile benzer bir sekilde ilerliyor. Stresle basa cikma yontemleriniz size yardimci olmadiginda veya tokezlediginiz anda yaninizda birisi yoksa zor zamanlar sizi bekleyebilir.

Ben almanya’da doktora yapiyorum. Doktora programim uc yil, uc yil icinde en az uc ilk yazarli makale sarti yazili olmasa da sozlu olarak var. Ya kendi onerdiginiz projede ya da danisman hocalarinizin projelerinde doktora tezinizi hazirliyorsunuz. Bol arastirmali, calismali gorece kisa bir surec olmasi sizi korkutmasin zira tez yazarken elinizin altindaki yaptiklarinizi dusununce zorlanmiyorsunuz. Gecen yil ortalama doktora mezuniyet suresi 3.17 yildi. Hatta soyle diyeyim, 40 yasinda ucuncu cocugunu doktoranin ikinci senesinde doguran bir arkadasim 4 senede tamamladi. Zor elbette ama imkansiz degil.

Ben tum bu tecrubelerime dayanarak, sizin alaninizdan bagimsiz, almanya’yi dusunmenizi onerebilirim. Simdiden kolayliklar ve basarilar diliyorum.
0
lamira
(21.01.18)
Burada torpille hemen bir programa gireceksen Ingiltere'de parasiyla 3 yilda yaparsin bizim bina universiteleri gibi dusun. Hukuk okuyorsun ama okuyanla okumayan arasinda bir fark olmuyor. Diploman var sonucta torpille her turlu yere yukselirsin.

Ogrenmek istiyorsan ABD'nin iyi okullarina gideceksin. ITU ile Istanbul AVM Universitesi ayni degil.
0
Traveller
(21.01.18)
(4)

gıda tesisi

atcapar
Bir arkadaşımın yurtdışında süt ürünleri üretimi tesisi var işe yeni başlamışlar bu konuda pek bilgili değiller o yüzden sormamı istedi kendisi. Soruya gelince, aramızda gıda mühendisi arkadaşlarda vardır illa ki onlar konuya daha hakimdirler o yüzden sormak istedim. Şimdi bunlar deneme amaçlı ayran
Bir arkadaşımın yurtdışında süt ürünleri üretimi tesisi var işe yeni başlamışlar bu konuda pek bilgili değiller o yüzden sormamı istedi kendisi. Soruya gelince, aramızda gıda mühendisi arkadaşlarda vardır illa ki onlar konuya daha hakimdirler o yüzden sormak istedim. Şimdi bunlar deneme amaçlı ayran ve yoğurt üretimi yapıyorlar geçen ay hem pazarda yeni oldukları için hemde müşterinin beğenip beğenmeyeceğini öğrenmek için ilk partiyi deneme amaçlı yapıyorlar yaklaşık 5 bin adet bardak ayran üretiyorlar, ancak aradan 2 gün geçtikten sonra ayran bardaklarının yaklaşık 600-650 tanesinin folyosu şişmeye başlıyor, bazılarının folyosu patlıyor böyle ekşimsi yeşil renk olmuş ayranları bazı ayranları yoğurt gibi katı olmuş. Bunun sebebini araştırmışlar fakat net bir cevabını bulamamışlar neden ayranlar böyle oldu diye. Şimdi bunlar 2 şeyden şüpheleniyorlar; Birincisi koliform bakterisinden arkadaşın yaşadığı ülkede temiz su bulmak biraz sıkıntı o yüzden bunlar kuyu suyunu filtreden geçirip ayrana katıyorlar ayran yaparken.Araştırmışlar kuyu suyunda koliform bakteriler yaşıyormuş bu bakterilerde bulunduğu ortamda gaz ve asit oluşumuna neden oluyormuş bu sebepten olabilir mi acaba? sudan numune alıp analize göndersin mi? ikincisi ise antibiyotikli sütten olmuş olabilir diyor. Sizlere sormamı istedi acaba bunun sebebi ne olabilir?
0
atcapar
(21.01.18)
Evet üründe mikrobiyal faaliyet var ve laboratuvara numune göndermeliler. Antibiyotik ise sutte kesilme yapar fakat gaz yaparmi bilmiyorum. Antibiyotik analizleri de artık çok kolay yapiliyor onu da yaptırabilirler. Ancak büyük ihtimal su kayanaklı. Ayrıca suyun kirli olduğu ortamda gıda üretimi yapilamaz
0
ihb
(21.01.18)
Pastörizasyon yapılmıyorsa da olur. Ki yapılmaması bayağı problemli bir durum.
0
dissendium
(21.01.18)
pastörizaszyon yapıyorlar
0
🌸atcapar
(21.01.18)
yazının yarısında direk bakteridir dedim. mikrobiyoloji labrotuvarına örnek götürüp analiz yaptılar mı?
0
false pretension
(21.01.18)
(7)

ders çalışırken yemelik sağlıklı atıştırmalık

tejeve
merhabalar.ders çalışırken yemek yapmakla uğraşmamak ve vakit kaybetmemek adına masada bir şeyler atıştırmak istiyorum. lakin cips, çikolata, rafine şekerli besinleri hiç tüketmiyorum.bana önerebileceğiniz atıştırmalıklar nelerdir?ara ara fındık, kuru üzüm yiyorum. zayıf bireyim, yağ içermesi doğal
merhabalar.

ders çalışırken yemek yapmakla uğraşmamak ve vakit kaybetmemek adına masada bir şeyler atıştırmak istiyorum. lakin cips, çikolata, rafine şekerli besinleri hiç tüketmiyorum.

bana önerebileceğiniz atıştırmalıklar nelerdir?

ara ara fındık, kuru üzüm yiyorum. zayıf bireyim, yağ içermesi doğal olması halinde önemli değil (fındık örneğinde olduğu gibi).

teşekkürler.
0
tejeve
(20.01.18)
Kuru incir, tarhana, cevizli sucuk, kuru domates vs.
0
tahin pekmez yoğurt
(20.01.18)
Kuru incir, gün kurusu, ceviz,fındık, sütlü kahve vs.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(20.01.18)
fındıkla sınırlama diğer kuruyemişlerle karışık olabilir.
müsli falan olabilir, ilave şekersiz ve çok meyveli olmayan bir çeşidinden. yoğurda döküp yenebilir.
0
senolll
(20.01.18)
Ekmek üzerine sürülmüş fıstık ezmesi çayla ya da domates sosu zeytin ekmek zayıfsan kilo da verir. Tahin pekmez. Süt dokunmuyorsa corn flakes benzeri şeyler süt içinde. Kabak çekirdeği çinko ihtayacinı da karşılamiş olursun. Paran varsa pastirma.
0
for day to break
(20.01.18)
Ben yukardaki öneriler haricinde salatalık yanına yoğurt dip sos (nane, kekik vs de ekliyorum), bardakta limonlu havuç, firinda çıtır nohut (haşlanmış nohutları baharatlar ile harmanlayıp yağlı kağıt serilmiş tepsiye alıyorum. Üzerine biraz zeytin yağı gezdirip üstü kızarana kadar fırına pısırıyorum. Cips gibi oluyor), chia puding (yarım muz, kakao, yarım çay bardağı süt, 2 tatlı kasigi chia. Hepsini karıştırıp 3-4 saat buzdolabında bekletmek gerek) vs yapıyorum arada. Hem baya tok tutuyor hem de tamamen sağlıklı.
0
fraise
(20.01.18)
Ders çalışırken yemek yemeni tavsiye etmem. Beyninin çalışması gereken yerde sindirim sistemini çalıştıracaksın. Yemekten önce sağlam bir yemek ye, biraz dinlen ve ders çalışırken su haricinde hiçbir şey tüketme. İncir, fındık, fıstık senin enerjini artırır, bir süre sonra masada oturamaz hale gelirsin. Konsantrasyonun bozulur. Sadece arada bir küçük birkaç parça çikolata şeker sayesinde biraz işe yarar.
0
dissendium
(20.01.18)
Kahve + yagsiz kek

Kahve + kuru uzumlu vs kurabiye

Ya da kavrulmamis kuruyemis.zihni acar, mis.
0
bugun hava gunluk gureslik
(21.01.18)
(4)

burger king patates kızartması hiç yağlı olmuyor

for day to break
bunu nasıl başarıyorlar acaba? normalde bana kızartma çok dokunur ama burdaki hiç dokunmuyor.
bunu nasıl başarıyorlar acaba? normalde bana kızartma çok dokunur ama burdaki hiç dokunmuyor.
0
for day to break
(20.01.18)
Her şeyleri otomatik yağın derecesi ayarlı patatesler kaç dakikada pişer belli. O yüzden öyledir diye düşünüyorum
0
kompisko
(20.01.18)
evet ben de gördüm kare yere monte edilmiş tencerenin düğmeleri var. sanırım ısıyı eşit alıyor.
0
🌸for day to break
(20.01.18)
Orada dondurulmuş patates kullanılıyor. Evlerde dondurulmamış patates kullanılıyor. Bunların yağ çekme oranları farklı. Orada kızgın yağın içine atıyorlar. Evde yavaş yavaş kızarıyor. Evdeki daha uzun süre yağın içinde bulunduğu için daha yağlı oluyor. Evde genelde kaşık benzeri nesnelerle patates tabağa alınıyor. Orada sepetler var. Sepetlerde daha iyi süzme yapılıyor.
0
dissendium
(20.01.18)
patateslerin türü ayrı, piyasada bulmanız zor. Donmuş patatesin kızarması farklı olur. Ve yağları çok sıcak, ve de çok zararlı. Evlerde kullandığınız ayçiçek yağı vs. yi o kadar ısıtmanız mümkün değil.
0
cursor
(20.01.18)
(16)

ABD'de nereye yerleşelim?

elon
- 27 yaşlarında yeni evli çiftiz. - Bi 5 sene kadar daha çocuk düşünmüyoruz.- Ben (erkek) yazılım mühendisi, eşim analist. ABD'de analistlik yapmayı pek düşünmüyor. Spor hocalığı düşünüyor (TR'de böyle bir tecrübesi yok)- TR ile saat farkı ve mesafe bi tık daha az olduğu için eşimin gönlü doğu yakas
- 27 yaşlarında yeni evli çiftiz.
- Bi 5 sene kadar daha çocuk düşünmüyoruz.
- Ben (erkek) yazılım mühendisi, eşim analist. ABD'de analistlik yapmayı pek düşünmüyor. Spor hocalığı düşünüyor (TR'de böyle bir tecrübesi yok)
- TR ile saat farkı ve mesafe bi tık daha az olduğu için eşimin gönlü doğu yakasından yana.
- NBA, NFL fan boy'um. Sağlam spor kültürü olan bi şehir beni mutlu eder.

üstte verilen bilgiler dikkate alındığında hangi şehre yerleşmemiz mantıklı duruyor?

Yazılımcı olduğum için doğal olarak SF ve Seattle öne çıkıyor ancak hayat pahalılığı göz korkutuyor.
0
elon
(20.01.18)
Pek bir bilgim yok fakat spor kültürü ve doğu yakası kriterlerinden dolayı Chicago diyeyim. Ama dediğim gibi hayat pahalılığı vs. hiçbir bilgim yok.
0
ravenclaw
(20.01.18)
Chicago daha önce gezdiğim ve sevdiğim bir şehir, ancak popüler kültürde Detroit ile birlikte sürekli suç oranının yüksekliği ile öne çıktığı için tedirgin oluyorum.
0
🌸elon
(20.01.18)
Yerlesmeden once is bulursaniz bence daha mantikli olur. Sonucta SFe yerlesseniz de is durumu belli degil, ev acarsiniz vs vs sonra istediginiz gibi bir sey bulamazsiniz falan.

Austin'e yerlesin bence. Ya da houston.
0
kuehles blondes
(20.01.18)
Yazılımcı ve NBA fanıysan tek yol Oakland.
0
i was made for you
(20.01.18)
Boston
0
dissendium
(20.01.18)
@i was made for you, peki ya "pace and space"ten zerre haz etmiyorsak :)) ?

@dissendium, seçenek listemizdeen üstte olan 3 şehirden biri Boston ancak New York ile birlikte aşırı soğuk havası biz Akdeniz insanlarında nasıl etki bırakacak, ondan emin olamıyoruz.
0
🌸elon
(20.01.18)
Kuzey sf. Sacramento falan olabilir. Kuzey ile Güney arasında ciddi ekonomik farklılık var nitekim.
0
bos gezenin bos ustasi
(20.01.18)
Amerika'lilarin en cok tasinmak istedikleri cennet vatan San Diego olacak benim onerim. Spor kulturu acisindan biraz zayif kalabili, spor barlar tabi ki var ve yogun ama sehir takimlari olarak belki zor olabilir.

2 saat los angeles a gider gelirsiniz belki mac gunleri.

Spor yapmayan cok az sehirde.

4 mevsim hava super.

Yazilim konusunda amiral degil ama is oldugunu dusunuyorum.

Saat farki maksimum ama:/

Eglence ve rahat hayatin dibini yasarsiniz. 5 sene sonra cocugunuza olur en buyuk iyilik de.

La jolla da nacizane ev adresi onerim.
0
Corrigan prefers beer
(20.01.18)
şehir seçecek kadar kolayca iş bulabileceğinize emin misiniz? H1 filan hazırda var mı?
0
507
(20.01.18)
@bos gezenin bos ustasi, Sacramento'yu hiç düşünmemiştik, listeye ekliyorum teşekkürler.

@Corrigan prefers beer, muazzam öneri. West coast olması dışında bence de bir falsosu yok :)

@507, green card ile gideceğiz.
0
🌸elon
(20.01.18)
umarım hayallerinize kavuşursunuz ancak önce iş ve çalışma izni kısmını hallettiniz mi ?

bunlar sorun değil ise san diego derim ben.
0
oscar
(20.01.18)
austin, texas? (formula 1 pisti bile var)
san francisco bay area, yarımada dışı? (plesenton, livermore, dublin şeytan üçgeni mesela)?
san diego da güzeldir.
0
rain when i die
(20.01.18)
Nereye gidiyorsanız beni de götürün.

26 - Erkek-iOS developer.
Ciddiyim. Green Card talihlisiyim.
0
nickini vermek istemeyen uye
(20.01.18)
dostum hem doğu diyorsun hemde bostona soğuk diyorsun, abd'nin doğusu koca bir ankara iklim olarak baz alırsak, washington'a git o zaman
0
docrivers
(20.01.18)
Indianapolis
Washington eyaletinin herhangi bir kismi
New Jerseynin tasra taraflari
Austin

Bu arada suc konusunda endiseliyseniz buyuk sehirlerin hepsindr suc var oturdugunuz yere gore degisiyor sadece
0
yeni dunya duzeni
(21.01.18)
bu arada ben green card çıkarsa eğer staj yaptığım firmaya dalacağım. victorville, california'da. mojave çölünde.

böyle değişik tercihlerde de bulunabilirsin. en kötü ihtimal desert rock, stoner rock falan yaparsın ortamdan dolayı.
0
rain when i die
(21.01.18)
(10)

Pisuvara gelip anında işeyebilenler

speedy
Ben pisuvarda konsantre olup işemeye çalışıyorum, adam pisuvara geldiği anda, anında şarıl şarıl işiyor, sanırsın 7-8 bardak bira içti ya da saatlerdir idrar tutmuş. Hangimiz anormaliz, siz hangisisiniz?
Ben pisuvarda konsantre olup işemeye çalışıyorum, adam pisuvara geldiği anda, anında şarıl şarıl işiyor, sanırsın 7-8 bardak bira içti ya da saatlerdir idrar tutmuş. Hangimiz anormaliz, siz hangisisiniz?
0
speedy
(20.01.18)
Ben bir iki dakika bekliyorum.
0
dissendium
(20.01.18)
Yardiran taraftayim
0
all girls dream
(20.01.18)
hemen iseyebilmeli. ürogenital sağlık acisindan
0
yuvarlanantencereninkapagi
(20.01.18)
Taksim Burger King pisuvarı en son bölmesiz, tek parça bir şeydi. Orası dışında her zaman gittiğim gibi işerim. Normali de o. Neye konsantre oluyorsunuz? Atom parçala diyen ya da yetenek bekleyen yok. Alt tarafı boşaltım sistemi işini yapıyor. :)
0
nawar
(20.01.18)
Sizin derdiniz bu hocam, ve bir sosyal anksiyetik bozukluk olarak değerlendiriliyor: www.webmd.com
0
roket adam
(20.01.18)
valla ben işeyebiliyorum, çünkü dışarıda tuvalete gidebilmem için, gerçekten patlayacak duruma gelmem lazım, yoksa gitmem pek, ne kadar temiz de olsa günde 1000 kişi giriyor abi.

17 gün askerlik yapıp, askerlik anısı anlatanı da gördük ya, şükür sana yüce compumaster

ayrıca bu işin zor olan kısmı, osurmadan işeyebilmek.
0
Photographer
(20.01.18)
küçük çüklüler burdaymış. şarıl şarıl işerim hem de geriden attıra attıra.
0
kompisko
(20.01.18)
Ben de şarıl şarıl işerim 1-2 dk beklemek nedir :)
0
Erensq06
(20.01.18)
o bisey mi pisuvara gelir gelmez sican insanlar var
0
eksimeksi
(20.01.18)
Arada seperator olsun olmasin hemen iserim.
0
japon askeri
(20.01.18)
(35)

Çok değişik , asil bir kızla tanıştım, önemli!

riniminitin
Şimdi arkadaşlar sorumdan önce durumumu anlatayım ;2 aydır Fransa'da yaşıyorum, burada geçen ay internetten bir kızla tanıştım, oldukça zengin hep özel Amerikan kolejlerinde büyümüş, şuan üniversite'de mimarlık 1. sınıfda okuyor. Ancak kız o kadar ilginç birisi ki çok kibar veya elit veya asil biris
Şimdi arkadaşlar sorumdan önce durumumu anlatayım ;
2 aydır Fransa'da yaşıyorum, burada geçen ay internetten bir kızla tanıştım, oldukça zengin hep özel Amerikan kolejlerinde büyümüş, şuan üniversite'de mimarlık 1. sınıfda okuyor.
Ancak kız o kadar ilginç birisi ki çok kibar veya elit veya asil birisi mi diyeyim bilemiyorum.

Yaşadıklarımı anlatayım, sizin bu konu ile ilgili bildikleriniz var ise tavsiyelerinizi bekliyor olacağım, sevgiler.

Öncelikle kız ilk tanıştığımızda yazışırken, "İngilizce konuşurken benimle kısaltma kullanmayıp ve imla kurallarına dikkat edersen sevinirim" dedi, ilginç birisi olduğunu buradan çıkartmıştım.  

Belli bir zamandan sonra buluşmaya karar verdik;
Buraları ben bilmiyorum, sen bir yer seç dedim ve bana "Kızlar rezervasyon yapmaz senin için bir tane restoran bulacağım, lütfen arayıp rezervasyon yaptır" dedi.
Salaş yerleri kesinlikle sevmiyor son derece şık böyle herkesin grand tuvalet giyinip gittiği fransız restoranlarını seçiyor, montunu kesinlikle kendisi çıkartmıyor ve herşeyi rica ediyor "Lütfen montumu çıkartabilirmisin?" gibi.
Masaya su gelince , "Benim için suyu açabilirmisin?",
meyve tabağı geldi "Bana üzüm verebilirmisin?"
ses tonu aşırı kibar ve alçak, 
şaşırdım açıkcası, ilk buluşmamızda oldukça kibar diye düşünmüştüm.
sonra ki  4-5 buluşmamızda hep bu tarz yerlerde geçti, genellikle yemeklerin yanında 1 bardak şampanya içiyor.
Klasik müzik, resim ve mimarilerle ilgileniyor , genelde bu konularda sohbet ediyoruz.

Neyse asıl kafamı karıştıran son olaylara geleyim, ben ev arkadaşım ve köpeğimle tanıştırmak için bizim eve davet ettim ve ne kadar daha çok erken felan desede köpeğimin hatrına ikna etmeyi başardım kendisini.

Bizim evin kapısında taksiyle durdu 30-40 saniye bekledim aşağı inmiyor, anladım ki kapıyı açmamı bekliyor kapıyı açtım, sonra eve yürüdük kapıya geldik lütfen montumu alırmısın, tarzı arkasını döndü, hemen montunu aldım, sonra "Lütfen eldivenlerimi çıkartırmısın?" dedi, içeri girince ev arkadaşımı gördü ve elini uzattı böyle öptürmek için, filmlerde ki, oda öptü.
Bi ara acaba bu kraliyet ailesinden felan mı geliyor diye düşündüm.

Neyse 1 saat kadar sohbet ettik, tanıştırlar felan geri giderken, "Benim için taksiyi arayabilirmisin?", "Montumu tutabilirmisin?", "Ayakkabılarımı giymem için sandalye getirebilirmisin?", "Eldivenlerimi giydirebilirmisin?" dedi. Açıkcası biraz sinirde oldum ama bayada ilginç geldi.

Bilerek mi böyle yapıyor yoksa özel bi kültürde mi büyümüş böyle olmuş.
Bunun ismi ne, kuralları varmı?
Örnek veriyorum ben bu kızla ciddi bir ilişkiye başlasam 1-2 sene sonra da böyle mi olacak bu?
Açıkcası ilk başlarda hadi nazdı oydu buydu, ben bir süre sonra bunları kaldırabileceğimi sanmıyorum.
Çok sinir bozucu özelliklede ayakkabısını giyerken bile sandalye istemesi.
0
riniminitin
(19.01.18)
Valla bana bu asillik değil de şımarıklık gibi geldi.
0
bego
(19.01.18)
Bana piremses hastalığı gibi geldi. Aynısını Türk kızları yapsa kezban deriz ama elin Fransızı yapınca asil oluyor işte. Kızın rol yapıp yapmadığını ancak kızın ailesiyle tanışınca öğrenebilirsin. Ailesi de böyleyse yüzde doksan gerçektir. Ailesinden böyle gördüyse kolay kolay değişmez.
0
dissendium
(19.01.18)
1600'lerde yaşamıyoruz, yol ver. Rol yapıyorsa ruh hastası, özü buysa daha da kötü.

Tabii ailesinin servetini de göz ardı etmemek gerek. 50 milyon euro ve üstündeyse bu tavırlar mazur görülebilir.
0
i was made for you
(19.01.18)
şu an titriyorum. kim olursa olsun bu ne hacıt ya. tanımadan gıcık kaptım. ona ümraniyede bir tavuk döner yedir de yazılımı düzelsin.
0
tukenmez adam
(19.01.18)
Sizi hizmetçisi yapmış hala ilginç diye yorum yapıyırsunuz. Kız kendine resmen uşak/kahya etmiş sizi. Bence huylu huyundan vazgeçmez
0
neysene
(19.01.18)
Fransiz kezbani sizin gözünüzde asil olmuş.
0
all girls dream
(19.01.18)
Şaka gibi bir hikaye. Ne işiniz var bu kızla hâlâ? Bu kadar saçma bir insan daha görmedim.
0
kulagina kupe olsun
(19.01.18)
hocam sen onun çevresine gir bakalım orada davranışları nasıl diğer insanlar yadırgıyor mu bu durum vs. açıkçası bu kadar nezaket yapmacık olmaz gibime geldi. cidden çok elit bir ailede yetişmişse durum böyle olabilir
ama bu kadar zerafet bize fazla gelir.

sen ciğercinin kedisi ben sokak kedisi (:
0
Ufuk
(19.01.18)
abi sen de ayaklarımı yıkar mısın de.
i.ytimg.com
kadının da sana karşı kimi görevleri olmalı :D onlar neymiş acaba.
öyle tek taraflı olmaz :)

lütfen duyurum için gönder butonuna basar mısın?
neyse ben bastım bu seferlik
0
güneyli çocuk
(19.01.18)
böyle yaşanmaz
0
yuvarlanantencereninkapagi
(19.01.18)
Fransa'daki en kaliteli zengin okullar amerikan kolejleri miymiş? Benim en şaşırdığım kısım bu oldu valla. Hem bu kadar elegan bir Fransız düşesi, hem de amerikan kolejine gidiyor he...
Okulda mı öğrenmiş tüm bu gelenekleri acaba, sorsana bi.
0
Bruce
(19.01.18)
tamam bir kadın tabii ki centilmenlik ister, bunu direk söyleyecek kadar da "açıksözlü" olabilir. bir hanımefendinin montunu çıkarmak da eldivenini çıkarmak da gurur okşayıcı olur. ama bu iş resmen orta çağ roleplayine, shakespeare oyununa dönmüş. hanımefendiye söylerseniz yıl 2018, ancien régime paket olalı çok oldu, sonra napolyon savaşları oldu gene sıkıntı.

çok serin hikaye ama, yalan yok.
0
fast times at celiktepe cengizhan high
(19.01.18)
Bence çok renkli ve komik bir kişilik. Okurken bayağı güldüm. Yerinde olsam iyice tanımaya çalışırdım. Hayatında kaç kere böyle bir insanla karşılaşabilirsin Ki?
0
rabitelli
(19.01.18)
ne asili yahu bildiğin kibarımsı kezban. Türk kızı olsa gömeriz fıransız diye iltimas geçmeye gerek yok
0
KaraSakall
(19.01.18)
asillik bu mu?

çekilecek dert değil.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(19.01.18)
KaraSakall +1
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(19.01.18)
bir insanin bilincli sekilde boyle salak salak davranacagini sanmam. kiz bence ya sosyal deney yapiyor ya da coklu kisilik bozuklugu gibi bir hastaliktan muzdarip.
0
jimicik
(19.01.18)
Hakikaten serin hikâye, güldürdü en azından. Gerçekse sizin açınızdan çok vahim.
0
mslny
(19.01.18)
kıza saydırmaya gelmiştim ama çok üzerine gitmişler garibin. o değilde eldivenlerini sen nasıl giydirdin Allasen ya. o parmaklarını uzattı sen de takıştırdın öyle mi? dur ben bir deneyim evde.
0
for day to break
(19.01.18)
asil filan değil narsist.

"İngilizce konuşurken benimle kısaltma kullanmayıp ve imla kurallarına dikkat edersen sevinirim" - Bunu kendine hak görüyor, özel muamele istiyor.

"Kızlar rezervasyon yapmaz senin için bir tane restoran bulacağım, lütfen arayıp rezervasyon yaptır" - Hem salak, hem de etraftan nasıl görüneceğini fazla önemsiyor.

"Lütfen eldivenlerimi çıkartırmısın?" - Hizmet görmeye alışmış.
0
beyteper canavari
(19.01.18)
Çeşitli fiziksel özellikler/eksiklikler (ağır bir şeyi taşıyabilecek güçte olmamak mesela ya da elin kırık olması vs), bilgi eksikliği nedeniyle ("ben ispanyolca konuşamıyorum, siparişi sen verir misin?"), özel koşullar (dini inanç/yaşam tarzı gereksinimleri misal) veya güvenlik nedeniyle ("o semt tekin değil, tek başıma gitmeyeyim, sen de gelir misin" vs) değil de sadece ama sadece cinsiyeti nedeniyle çeşitli rollere bürünüp ayrı ve özellikle daha üstün muamele görmeyi bekleyen bir insanda problem vardır diye düşünüyorum ben.

Hikayeye inanmak istemedim ama dünya deliyle dolu, e kadın da size istediği her şeyi yaptırmış, neden gerçek olmasın demeyi seçtim.

Kaldı ki, ayakkabı giymek için sandalye istemekte garip bir şey yok herhalde. Bazı çizmeleri vs oturmadan giymek veya çıkarmak zor olabiliyor. Normal bir ayakkabı için istediyse o garip.
0
sopiro
(19.01.18)
Elit olup olmadığını bilemeyiz ama elitist olduğu kesin.

Ses tonu, davranışlarının kibarlığı, manipülasyon kabiliyetinin üzerini örtüyor.

Karşıdaki bir birey gibi davranmıyor, sorumlulukları manipülasyon kabiliyetiyle ve en azından açık bir dille karşıya yüklüyor.

Bilerek mi böyle yapıyor? insan bilmeden böyle yapamaz.
Bunun adı tekrar: Literal olarak prenseslik. Eminim modern prensesler dahi böyle değildir. O kadar da yapmacık bir durum.
Ciddi bir ilişkiye başlarsın ama kız seni ciddiye almayabilir, yörüngesinde kullanışlı biri olursun. Bu anlamda kız seni aldatır demiyorum. Tanımam etmem, belki hayatı prenses olarak yaşamak istiyordur, karşılığında sana sadakat vaat edip etmeyeceğini senin anlaman lazım zira emrine girdiğin biri istediği gibi davranır, hesap da vermez. Sen emrine girmeye razıysan, o da sana sadık olmaya razıysa allah mesud etsin.
Bu kesinlik naz değil. Naz başka türlü olur, biraz yokuşa sürersin, ağırdan satarsın...

Sıkıntı şu: Birbirinize uygun musunuz? Sana kibarca emreden biriyle olmak ister misin?
'Çok sinir bozucu'ysa bırak başkası çeksin derdini.

Ama ödül, ceza, şartlanma, köpek eğitimi gibi konularda biraz araştırmanda fayda var. Kız yarın bir gün derileri çeker, kırbacı çıkarırsa da şaşırma.

Kolay gelsin.

Edit: Fikrimi istersen, kız seçkin bir aileden gelmediği için elitist olabilir. Kültürlü bir arka planı ve çevresi olmadığı için böyle şeylere meraklı olabilir. Gerçek kraliyet ailesinde bu kadar ritüelli değildir bu işler. Kızın yine internetten tanışması da kendi çevresinden uzaklaşmak istediğini gösterebilir.
0
idexo
(19.01.18)
Kazara halvet olsanız neler olur, düşünmek bile istemiyorum.
0
femme vitale
(19.01.18)
ıyy :D

"bu ne amk manyak mısın" demedin mi?
gerçi bunu desen arkasına bakmadan kaçardı herhalde. neden böyle garip davrandığını "kibarca" sormadın mı?
0
istanbul kanatlarimin altinda
(19.01.18)
Ya bu yazdigin hikayenin aynisini kizin Fransiz oldugunu belirtmeden sanki Türkiye'de Türk biriyle yasamissin gibi herhangi bir foruma yaz ve gelen yorumlarda kizin kezbanlik derecesini ölc lütfen.

Vay arkadas ya!!! Yillardir sözlükte bizim milletin kizlarina giydirilen hicbir eksik sey kalmadi. Herkes yabanci hatun bulun, bunlarin derdi cekilir mi diyor. Senin anlattigin hikayeye bakiyorum ve sok icindeyim.

Böyle insanlarin kahri cekilir mi ya :O
Bir de komik yani :D Ben su an böyle bir kiz acaba sevisirken nasildir acaba, diye düsünüyorum. "Canim rica etsem o bacagimi biraz daha kaldirabilir misin!!!1111!!11! "
0
chitosan
(19.01.18)
idexo +1

Gerçek prensesler böyle değil. Valla, fıkra gibi olacak ama bir Alman, bir İngiliz ve bir de Danish prens / prenses tanıyorum. Bu hareketlerin bazıları yapılıyor, evet. Ancak eldivenimi giydirir misin, ı-ıh. Bir de genç olanlar asla el öptürmezler. Gayet de normal senin-benim gibi oluyorlar, sadece oturmayı kalkmayı ve nazik konuşmayı biliyorlar. Bence kızcağız özenti.
0
SiyamkedisiZorro
(19.01.18)
ahah, femme +1. bence sevişip, ardından güncelle bu soruyu. ben meraktan birlikte olurdum sanırım fklds.

bunun asalet olmadığının sen de farkında olmalısın, sadece bu durumdan eğleniyorsan gözlem misali bir süre daha vakit geçir, yoksa durma bile iki saniye. prim vermeyin şöyle insanlara lütfen. /:

ha bir de, bir kere de sen de absürt bir talepte bulunsana, ne oluyor bakalım, gözleri fal taşı gibi açılıyor mu? kendi silahıyla vur, deneysel takılmak müstahak buna.
0
treamorg
(19.01.18)
Evlenseniz ayak tırnaklarını da sana kestirir bu. Ütüyü, bulaşığı hep sen yaparsın.
0
femme vitale
(19.01.18)
sen ciddi ciddi kraliyet ailesi mensubuyla tanışabileceğini düşünmüyorsun dimi
0
regardless of what they say
(19.01.18)
Olm değişik bi tecrübe işte, ben olsam bırakmazdım, biraz daha uğraşırdım açıkçası. Seviyorum değişik tipleri. Ama 1-2 sene süreceğini sanmam. Bu tarz tipler genelde seni tamamen köleleştirdikten sonra sıkılıp terk ediyor.
0
roket adam
(20.01.18)
Bu kadin asilse ben lordlar kamarasindanim.
0
i m sick tired
(20.01.18)
hacı ilginç bir kadınmış.
zenginse idare et.
0
alt4y
(20.01.18)
bana daha mistress bir arkadas da kendisine submissive slave ariyor gibi geldi. kirbacin sapini kicinda görene kadar sabret bakalim nereye kadar gidecek :)
0
eriksatie
(22.01.18)
0
AlsterWasser
(22.01.18)
Bu kız elit filan değil, resmen rol kesiyor :). Bulgularımla konuşayım.

1) Elit bir insan karşısındakinin yüzüne ''Lütfen kısaltma kullanma.'' demez. Ya bunu görmezden gelerek devam eder ya da arkadaşlığını bitirir. Ki ben yazım kuralları için arkadaşlığı bitirmeyi seçmezdim.

2) ''Kızlar rezervasyon yaptırmaz'' buna güldüm. Kızın içinde gram feminizm duygusu yok.

3) Eldiveni çıkartma gibi gelenekler eski yüzyıllara ait bir şey. Yüzyılımızın insanı değil. Kaldı ki bu kadar ''elit'' bir insan, bu durumu kültürel farklılığa yorum anlayış gösterir. Mutlaka benim dediğimi yapacaksın, yoksa külahları değişiriz tadında bir cevap vermiş ki kesinlikle üslup bozukluğundan başka bir şey değil.

4) Takside kapıyı açma olayına geleyim. Bu kültürel farklılık, Fransa'da açıyorlar mı bilemiyorum ama bir Alman kadına karşı bunu yapsan, ikinci buluşmayı kaçırırsın. Çünkü onlar da bunu kadını güçsüz yerine koymak olarak algılıyor.

5) Hesabı ilk buluşmanızsa sana kasabilir, fakat ikinci veya üçüncü buluşmanızda sana kasacak kadar kezbansa uzaklaş :).
0
break your happy home
(24.01.18)
(7)

güncel teknolojik gelişmelere kayıtsız kaldığınız oluyor mu?

theconqueror
mesela kripto paralar, coin mining vs. (bunu aklım almıyor ama merak da etmiyorum nedense) sizin de bunun gibi hiç ilgilenmediğiniz, araştırmak istemediğiniz, merak etmediğiniz konular var mı?
mesela kripto paralar, coin mining vs. (bunu aklım almıyor ama merak da etmiyorum nedense)
sizin de bunun gibi hiç ilgilenmediğiniz, araştırmak istemediğiniz, merak etmediğiniz konular var mı?
0
theconqueror
(19.01.18)
Giyilebilir teknoloji, hiç ilgimi çekmiyor SmartWatch olayı.

Kripto para olayının ne olduğunu biliyorum mesela ama girmiyorum.
0
bos gezenin bos ustasi
(19.01.18)
Teknoloji sayılmaz ama bilimsel olarak evrim konusundan soğudum. Lisede sayısalcıydım. Dört yıl boyunca okulda haftada üç saat, dersanede iki yıl boyunca haftada üç saat biyoloji gördüm. Üniversite sınavında biyoloji soruları çözdüm. Sonra lise bitince televizyonlarda evrimi bilim adamlarından çok din adamlarının tartıştığını gördüm. Hatta bu konuda apaçık propaganda yapıldığını görünce yapacağınız işi deyip evrimle alakalı şeyleri okumamaya başladım. Kaliteli yazılara denk gelirsem okuyorum ama soğudum yani.
0
dissendium
(19.01.18)
kripto para olayı
Drone
VR
0
nickfury
(19.01.18)
Aynen, beni de hiç sarmıyor giyilebilir teknoloji.
0
roket adam
(19.01.18)
sosyal medya olayi. instaymis snapchatmis youtuberlikmis elim gitmiyor. is geregi teknolojik bi insanim ve dediginiz saatmis coinlermis hepsini (almasam da) takip ederim. olaydan haberdarimdir. ama is sosyal medyaya gelince tam bi tonton dedeyim. aklim almiyor bazilarini.
0
bartman
(19.01.18)
ne olup ne bitiyor mutlaka takip ediyorum, yazilmis makaleler varsa okuyorum, hem merak hem is geregi ama pratikta hic isim olmaz. sosyal medya dahil, yeni dedikleri herseye uzaktan bakıyorum.
0
rn
(19.01.18)
youtuberlar, her türlü coin olaylar,drone, iphone 25'in ne zaman çıkacağı vb konulara karşı derin bir umursamazlık içindeyim. Fakat dün okuduğum bir haberde bir drone'un denize düşmüş birine şişme bot yolladığını gördüm, konu bu durumda olduğu gibi insan hayatını etkileyebiliyorsa o zaman elbette ilgileniyorum.
0
rakicandir
(19.01.18)
(7)

Bir insan ne zaman kibirli olur en çok?

efreet sultan
Ben araba sahibi olduğu zaman diye düşünüyorum. Özellikle bu piyasa şartlarında öne çıkan araba alanlarda büyük bir kibir gözlemliyorum ve bu insanlar kibirlerinin farkında bile değiller.Genel olarak insan değil de Türk halkı olarak da düşünebilirsiniz soruyu. Tanidiklarinizdan örnek de verebilirsin
Ben araba sahibi olduğu zaman diye düşünüyorum. Özellikle bu piyasa şartlarında öne çıkan araba alanlarda büyük bir kibir gözlemliyorum ve bu insanlar kibirlerinin farkında bile değiller.

Genel olarak insan değil de Türk halkı olarak da düşünebilirsiniz soruyu. Tanidiklarinizdan örnek de verebilirsiniz varsa kibirli insanlar.

Kafama takıldı gece gece bu konu.
0
efreet sultan
(19.01.18)
Tipik evlilik delisi hatun kişi ise düğününde takıları her bi yanına takmış oynarken

Erkek ise araba / ev aldıktan sonra arkadaşlara hava atarken

Hatun kişi için : ay falanca da bana yazıyo durumlarında

Erkek kişi için : oğlum her gece ayrı karı hikayeleri içki masasında anlatıldığında


Bi de genel olarak mevduat var ise bankacılık işlemleri anında.
0
isimmisimyok
(19.01.18)
Markette, mağazada vs ürün elinde mağrur bir şekilde kasaya yanlarken çok kibirli oluyorum ben.

"Alabiliyorum bunları bak, param var benim."
0
femme vitale
(19.01.18)
Kendi işini kurup cebi üç beş kuruş para gören adamlar bir anda kibirli oluyor. Çok gülüyorum. Sonra ortamlarda üniversite okumak gereksiz yea falan diyorlar. Sanki yaptıkları işin akademik eğitimle bir alakası varmış gibi.
0
dissendium
(19.01.18)
Küçük insanların küçük istekleri gerçekleşince kibir olur normaldir. İnsanları çok gözünüzde büyütmeyin derim. Altı üstü insan yahu, 7 küsür milyar tane var ve kafadan 6 milyarı ya ahlaksız, ya gerizekalı ya da ikisi birden.
0
bos gezenin bos ustasi
(19.01.18)
Bir insan en çok kendinde başkasının hayatına karışma hakkını gördüğünde kibirli olur.
Türk halkında bolca görüyoruz ve ne yazık ki çoğalıyorlar.

Örnek:
Dini bütün (dinci değil) bi kadın var bi tanıdığın hısmı.Çevresinde sayılan sevilen biri.
Bi oğlu yurt dışında çalışıyor. Yabancı sevgilisi var. Evlenmelerini asla istemiyor çünkü gelinin domuz eti pişirdiği tencerede pişen yemeği yiyemez(miş)
Gelini var, (o oğlu alkol bağımlısı) gelinin evindeki süs eşyasının mutfağa mı salona mı konulacağına varan konularda fikir beyan ediyor ama yaptırım şeklinde.
Her bayram bayram kahvaltısı onun evinde oluyor. Gelin daha anasının evinde bayram kahvaltısı yapamadı. Çünkü ona göre öyle olması gerekiyor. Doğrusu o.

Bakıyorum oğlan da anası tavırlarında. Her şeyin en iyisini en doğrusunu o biliyor. Bi doktorla tartışmasına şahit oldum aklım şaştı.

Çok da dağıtmadan "balık baştan kokar" diyeyim siz anlayın...
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(19.01.18)
Kullandığın araç maddi durumun hakkında en çok bilgi veren şey. Maalesef türk insanı kullandığın araca göre de çok farklı muamele yapıyor, benzincide bile insanların tavırları çok değişiyor iyi bir araçla gidince. O yüzden o kibirin zamanla gelişmesi normal gibi geliyor.

Burası parası olanın cenneti yaşadığı, parası olmayanın süründüğü bir ülke.
0
roket adam
(19.01.18)
işi yüzünden o kadar kibirli olan var ki. hele network vs gibi klasik giyim mağazaların içine bak personeldeki hava yemin ediyorum kimsede yok.

Kadınlar için sanırım yazılım ve makyaj.
0
imelih
(19.01.18)
(7)

abd'nin gelmiş geçmiş en büyük 3 başkanı

cedex
medyatik ya da sansasyonel olan değil de, amerika'yı amerika yapan 3 başkan seçsek kimi seçeriz?
medyatik ya da sansasyonel olan değil de, amerika'yı amerika yapan 3 başkan seçsek kimi seçeriz?
0
cedex
(18.01.18)
lincoln, washington, eisenhower/reagan/kennedy
0
eksimtrak
(18.01.18)
Washington, Jefferson, Lincoln.
0
tabirimekruh
(18.01.18)
Tabirimekruh arti 1.
0
a summer day
(18.01.18)
George W. Bush, Harry S. Truman, Franklin D. Roosevelt
0
dissendium
(18.01.18)
George Washington, Abraham Lincoln ve Franklin Roosevelt
0
ovungec zeus
(18.01.18)
(bkz: founding fathers) geçi burada 4 başkan var
0
renegade
(18.01.18)
george washington, abraham lincoln, eric cartman
0
killerbee
(18.01.18)
(11)

bizim burda lapa lapa kar yağıyor?

for day to break
burası orta anadolu'nun yüksek kesiminde bir yer. sizin oralar nasıl?
burası orta anadolu'nun yüksek kesiminde bir yer. sizin oralar nasıl?
0
for day to break
(18.01.18)
Yağmur + kar soğuğu
0
dissendium
(18.01.18)
Burası Ankara burda kar yok.
0
diss0640
(18.01.18)
Burası ankara fırtına var
0
freetakilir
(18.01.18)
meteorolojiyle amatör olarak ilgilenen ve tüm kışı forumlarda geçiren birisi olarak YILDIM. DİSKİNDİM. BUNALDIM. bugün efsanevi yağış aldık biz burada ama karayel geç girdiği, hava yeterince soğumadığı için hepsi yağmur olarak düştü. akşama doğru soğuma gerçekleşince biraz kar yağdı ama tabii ki tutmadı. yarın sabah -5, bu sefer kar yok. YETER.

şimdi 22-23 ocak itibariyle yeni bir soğuk vuracak gibi duruyor ama ben ümidimi kaybettim artık. şu an için bulunduğum yerde 23 ocak öğleni için verilen sıcaklık tahmini -12 derece. o gün geldiğinde 1-2 dereceye çıkmış olur herhalde. nefret ettim artık. yağmıyor. hiçbir şey yok. kuru soğuk yiyip duruyoruz.

ankara'dayım bu arada. gölbaşı. şehrin rakımı en yüksek yerlerinden olacak bir de güya. ulan yine sinirlendim. ne biçim gölbaşı bu. şubat oldu yerde bir kere kar gördük daha. salı için kar vermiş mgm ama inanmıyom artık. güvenmiyom.
0
der meister
(18.01.18)
bizim burda da merkezde kuru ayaz varmış ama biz dağ eteklerindeyiz. o yüzden bu 3. kar bizim.
0
🌸for day to break
(18.01.18)
Özendim.
Bizde (İzmir) bu gün gündüz vakti bi ara yağdı, arada kısa süreli mercimek büyüklüğünde dolu oldu. Şimdi sakin. Yıldızlar görülüyor.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(18.01.18)
Bursa. Sadece yağmur var.bu yıl kar yağmadı.
0
brnbrs
(18.01.18)
cennet böyle bir şey olmalı

hizliresim.com
0
🌸for day to break
(18.01.18)
İzmit soğuk, yağmurlu, puslu ve karsız :(
0
mutlusismankedi2015
(19.01.18)
Malatya'da sabah başladı çok şükür. Güzel yağıyor. Kayseri'de karliymis. Birazdan malatyadan Kayseri'ye doğru yola çıkacam, inşallah yolda kalmayız.
0
etna
(19.01.18)
ne mutlu sana...
0
everythingok
(19.01.18)
(11)

Tanıdığınız insanları hayatınızdan çıkarabiliyor musunuz?

nilmiye
Merhaba,29 yaşındayım. Şimdiye kadar hayatıma giren, gerçek anlamda tanımaya başladığım (ne kadar olabilirse, belki de tanıdığım) insanları hayatımdan tamamen çıkaramıyorum. Bir insanı tanımam ve sevmem birbiriyle çok bağlantılı. Sizce bu yanlış bir şey mi?Kimseyle öyle kanlı bıçaklı olaylar yaşayıp
Merhaba,

29 yaşındayım. Şimdiye kadar hayatıma giren, gerçek anlamda tanımaya başladığım (ne kadar olabilirse, belki de tanıdığım) insanları hayatımdan tamamen çıkaramıyorum. Bir insanı tanımam ve sevmem birbiriyle çok bağlantılı. Sizce bu yanlış bir şey mi?

Kimseyle öyle kanlı bıçaklı olaylar yaşayıp hayatımdan çıkarma yoluna gitmedim. Belki de o yüzden bilmiyorum. Ama çok kızsam da, arkadaşlarımı, aşık olduğum insanları, eski sevgililerimi merak ediyorum. Zayıflığını, zorluklarını bildiğim insanları merak etmeden duramıyorum.

Bu belki enayilik, belki gereksiz miktarda empati, belki de merhamet. Gerçekten bunları bir şeyi yüceltmek için de söylemiyorum, anlayamıyorum tam. Ama bazı insanları tekrar hayatıma aldığımda da sanki ben zayıf düşmüş oluyorum, onlar öyle görüyorlar.

Sizin de insanlara böyle baktığınız oluyor mu? Ne düşünüyorsunuz? Vurmayın, konuşalım.
0
nilmiye
(18.01.18)
Çıkarıyorum. Işık hızında hem de. Benim de hayatımdan çıkarmama rağmen arada bir merak ettim insanlar olur ama sonra ne bk yerse yesin, onu ben mi kurtaracağım diyerek işin içinden çıkarım.
0
dissendium
(18.01.18)
Toplu kıyam yapabiliyorum. Çıkarıyorum ve de iyi ki öyle yapıyorum
0
isimmisimyok
(18.01.18)
Çıkarmamak için uğraşıyorum ama olması gereken oluyor sonunda.
0
femme vitale
(18.01.18)
+1
Bende öyleyim ve çıkaramıyorum. Kendileri kendilerini uzak tutunca çıkmış oluyorlar, bana kalsa ölümüne bağlı kalırım herhalde.
0
pavlis
(18.01.18)
çıkarmamak adına yapılabilecek her şeyi yapmışsam ve yine de beni çıkar diye bağırıyorsa kafamın içindeki engelle butonuna basıyorum ve artık duymuyorum.
0
rakicandir
(19.01.18)
çıkarıyorum. çıkarmayınca işler daha sarpa sarabiliyor.
0
dedimmidemedimmi
(19.01.18)
isimmisimyok +1

arada temizlik yapmayınca sanki tüm gereksiz ve atılması gereken bir zaman sonra çöp olmuş şeyleri bir kutuda saklıyormuşum gibi hissediyorum. daral geliyor. atılacakları atıyorum. dönem dönem kesinlikle yapılmalı. her anlamda temizlik insanı rahatlatıyor.
0
naksidil
(19.01.18)
çıkarıyorum. g.tü başı ayrı oynayanları çıkardım, çıkarırım
0
silah taciri
(19.01.18)
çıkartıyorum. karşim senle işim olmaz diyorum.
0
hemsta
(19.01.18)
cayir cayir cikaririm, merak da etmem.
0
e haliyle
(19.01.18)
Genelde beni çıkarırlar , bende dünden rıza olduğumdan sürekli bir sirkülasyon oluşuyor
0
docrivers
(19.01.18)
(9)

Fikrinize ihtiyacım var

kenobi
Üniversitede öğrenci iken burs aldığım çok tatlı iki kadın vardı, öğrenci iken sık sık ziyaretlerine gittim, mezun olduğum yil da gittim.(mezun olalı 5,5 yıl oluyor) Sonra araya mesafe girdi birkaç yıl, işe başlayınca birini arayıp haber verdim. Ama diğer kadına haber vermedim, ziyaretine de gitmedi
Üniversitede öğrenci iken burs aldığım çok tatlı iki kadın vardı, öğrenci iken sık sık ziyaretlerine gittim, mezun olduğum yil da gittim.(mezun olalı 5,5 yıl oluyor) Sonra araya mesafe girdi birkaç yıl, işe başlayınca birini arayıp haber verdim. Ama diğer kadına haber vermedim, ziyaretine de gitmedim.

Vicdanen bunun rahatsızlığını hissediyorum. Ziyaretlerine de gitmek istiyorum ama iş yerinden izin almam sıkıntı biraz. Aramak da olmaz gibi geliyor bu saatten sonra.

Güzel bir not ile çiçek göndersem her ikisine de nasıl olur sizce?

Cevaplar için Tesekkurler.

Yeni bir fikir geldi aklima; adlarına tema'ya fidan bağışı da yapabilirim ve tema kendilerine sertifika yolluyor şu kişi şu sebeple şu hatıra ormanına adınıza şu kadar adet fidan bağışlamıştır diye. Ne dersiniz çiçekten daha iyi olabilir mi?
0
kenobi
(18.01.18)
arayıp sorsanız bile olur, mutlu olurlar zaten. çiçek de olur tabii.
0
veritaslibertas
(18.01.18)
Hoş olur. Ama arayıp sizi ziyaret etmek istiyorum desen daha iyi olur sanki.
0
dissendium
(18.01.18)
@acetaminophen ne demek istediğinizi açıklayabilir misiniz?
0
🌸kenobi
(18.01.18)
bence zamanin hic onemi yok ilk firsatta ara ve gorusmek icinde bir sekilde imkan bulmaya calis bence herkes mutlu olur :)
0
hacilaklak
(18.01.18)
Haftasonlari ne gune duruyor?
0
gormemisin oglu
(18.01.18)
@gormemisin oglu
Bahsettiğim kişiler akademik personel,normal ziyaretlerimde dahi çok zaman ayiramiyorlardi görüşmeye, hep randevulu gidebildim. Bu insanları haftasonunda evde ziyaret etmek (ki daha önce hic evlerine gitmedim sadece is yerlerinde ziyaret ettim) ya da haftasonu bi yere davet etmek pek uygun gelmedi. Üstelik 5,5 yıl sonra boyle bi teklifi sunabilecegimi pek sanmıyorum.
0
🌸kenobi
(18.01.18)
çiçek gönder ama saçma bir not yerine el yazınla mektup iliştirebilirsin.
0
legalize marijuana
(18.01.18)
Çok şık olur. Hiç çekinme müthiş bi jest
0
isimmisimyok
(18.01.18)
Arasan da olur. Büyütme kafanda.
0
[GODDARD]
(18.01.18)
(35)

25 yaşındayım, hiçbir şey yapmadım

nihilist at
Toplasan 3 ay çalışmışımdır, üniversitede ailemin yönlendirmesiyle istemediğim bir bölüm okudum, bitti, evde oturuyorum 1 yıldır psikolojim bozuldu..Ailemin durumu kötü değil. Bana bu bölümü okuttukları için çok üzgün ve pişmanlar keşke istediğin okula gitseydin diyolar ama ne çare, benim senelerim
Toplasan 3 ay çalışmışımdır, üniversitede ailemin yönlendirmesiyle istemediğim bir bölüm okudum, bitti, evde oturuyorum 1 yıldır psikolojim bozuldu..

Ailemin durumu kötü değil. Bana bu bölümü okuttukları için çok üzgün ve pişmanlar keşke istediğin okula gitseydin diyolar ama ne çare, benim senelerim çöp olmuş..

Daha onlardan da yemek istemiyorum, bu işi de yapmak istemiyorum. Onlar sorun etmiyolar istediğin başka bölüm oku kafana göre biz destek oluruz diyolar ama bu yaştan sonra ne okiyim ben ya bi de üniversite sınavı değişti etti bilgiler gitti..

kusa kusa okudum çalıştım her sınav dönemi sinir stresten mideme ağrılar kramplar girdi, okul arkadaşlarım iş güç peşinde kimi doktoraya başladı ben evdeyim malak gibi duruyorum..

ben de başarılı olmak istedim ben de hevesle okumak istedim, hiçbiri olmadı. Kız arkadaşım dereceyle bitirdi çok seviyordu, ben dönemin belki de en kötü ortalamasıyla bitirdim, az buçuk ingilizcem var başka da bir şeyim yok. lisedeki halim nerede şimdiki nerede..

soru yok ama cevap verin allah aşkına
0
nihilist at
(18.01.18)
aile desteği varsa yurtdışına git.
0
icim urperiyor
(18.01.18)
aile desteği var da öyle bir destek isteyemem utanırım. yurtdışı çok masraflı olur bana harcasınlar istemem o kadar. keşke 18 yaşına tekrar dönebilsem..
0
🌸nihilist at
(18.01.18)
+1 icim urperiyor

yurt dışına çık. sandığın kadar pahalıya mal olmuyor. hatta cepken delik git ki başını çaresine bakabil. ''çok masraflı olur'' işin bahanesi. durumu hiç de iyi olmayan bir aileden gelip çıkmış biri olarak diyorum. insan kendi kendine mazlum edebiyatı yapıyor, çok pahalı olur vs. diye. tembellik, bahane, anksiyete, yapmaya çekinme miksi bu.

kendini beğenmiyor ve değiştirmek istiyorsan aileden dışarı çık ve gerekirse başka işler yapıp kendi ayaklarının üzerinde durmaya çalış. yurt dışı güzel bir bahane bunun için. herkes yabancı, kimse yok. sike sike yapmak zorundasın.

keşke sağlığım yerinde, biraz da maddi ailevi desteğim olsaydı. bir dakika düşünmezdim kalmayı.
0
çaykovski
(18.01.18)
yurtdışında napacam ki? 3 ay ingilizce kursu ingiltere’de 50.000 liraya geliyor kalmasıyla yemeğiyle, az para mı bu..
0
🌸nihilist at
(18.01.18)
İstediğin bölümü oku. Zor bir şey değil.
0
dissendium
(18.01.18)
Yerinizde olsam sevebileceğim bir yüksek lisans programı bulmaya çalışırdım.
0
inawen
(18.01.18)
turist vizesiyle git. workaway yap. bulaşıkçılık yap, garsonluk yap.

istesen yapacak bir yığın şey bulursun. amerikaya başvur işte, çıkarsa senindir çıkmazsa hiç senin olmamıştır zaten... şu an sağlığım ve vizem olsa cebimde iki bin dolarla gidip iki ayda tüm düzenimi kurardım.

bunlar hayatı öğrenene kadar geçici yapacağın işler. hiç çalışmamışsın mesela, bunların sana ne öğreteceğini tahmin bile edemezsin. öncelikle ''napıyorum ben burada ya'' hissini tatmak bile bambaşka bir şey. bunları tadınca yolun belirginleşiyor zaten. okumakla bir yere varılmıyor gerçekten. o sadece kendini geliştirme yolunda bir araç. ha çok istiyorsan asıl okumak istediğin bölümün yüksek lisanslarına başvur orada. amerika bölüm dışı başvuru kabul etmede esnektir. ortalaman düşükse bir tık düşük kolejlere gidersin, onların feesini de çalışıp ödersin zaten.. çalışmak bir şey değil orada, çalışma iznini/ssn'i vatandaşı bile takmaz. okul rakamlarını da kafanda büyütme, ödenir.

böyle bir şey düşünürsen, bana yazabilirsin. bildiklerimi anlatıp yardımcı olmaya çalışırım.
0
çaykovski
(18.01.18)
Nihilist olmak başka depresyonda olmak başka.
At olmak başka at kafalı olmak başka.

Bahane herkeste bulunur.
Kendi hayatın için başkalarını suçlama.Suçluysalar bile suçlama çünkü bu sadece bugün olduğun kişiye zaman kaybı yaratır.

Umutsuzlanma. Evde oturma. Uykuyla günlerini geçirme.

Kafası çalışan bir iki arkadaşın varsa onlarla buluş. Çözersin.
0
kalemdefter
(18.01.18)
turkiyede ne okudunuz ?

amerikada community college araştır
0
oscar
(18.01.18)
31 yaşındayım, hiçbir şey yapmadım. Ben kendimde yeniden başlama gücü buluyorsam sen de bulursun. Şimdi "Keşke 25 yaşıma geri dönsem..." hoş mu? :) zaman geçiyor, zaman izafi. Siktiret yani.
0
femme vitale
(18.01.18)
istanbul hukuk mezunuyum.. hukukçuluğu hiç sevemedim, zaten bölüm iğrenç sıkıcı mesleği de görüyoruz etraftan.. diplomam çekmecede duruyor
0
🌸nihilist at
(18.01.18)
taşaklı bölümmüş, cv referans biraz şişirirsen bir tık aşağı okulda da değil iyi okullarda da master bulabilirsin.
hukuk zaten zor bir bölüm gpa nın düşük olmasına tolerans gösteren okullar var, zaten öğrenciyken ne yaptığına daha çok bakanlar da var.

ilgilendiğin bölüm ne? ne okumak isterdin, bulalım sana bir master program.
0
çaykovski
(18.01.18)
Çaykovski, ilgin için çok sağ teşekkürler..
2.21’le bitirdim, rezalet..
İlgilendiğim alan psikoloji sosyoloji felsefe gibi şeyler.. nasıl master buluruz ki? öyle çat diye bulunur mu?

Edit: Aslında tıp ve mühendislik de ilgi çekici, hukuk dışında hepsini yapabilirmişim gibi geliyor, hukuktan acaip nefret ettim..
0
🌸nihilist at
(18.01.18)
rica ederim. işim gücüm yok, yapabilecek birilerine motivasyon sağlayabilirsem ne mutlu bana.

psikoloji sosyoloji felsefe...

şimdi şöyle söyleyeyim. ben vaktinde psikolojide çap yapmak istedim. sonra bir kaç ders aldım, işin hiç de beni ilgilendirmeyen bir kısmı olduğunu gördüm. akademik psikoloji bana hiç verimli gelmedi hatta biraz kahvehane muhabbeti gibi geldi.
master psikoloji bir işe ne yazık ki yaramaz. doktora da yapmak gerek. ancak öyle hem akademide hem klinikte bir şeyler yapabilirsin lisansı başka olan bir kimse olarak. bunu vakit konusuyla eliyorum şimdilik.

felsefe. bir arakdaşım avrupada felsefe okudu berlinde doktroasını yapıyor. ben de felsefeyle ilgiliydim fakat yaptıkları tam olarak x kişinin felsefesi, kuramı üzerinden bokla oynamak. akademik felsefe tam bir yalan, en azından bence amerikada bu okunmaz.

bu durumda bana mantıklı gelen tek şey sosyoloji. kişinin kendini geliştirmesiyle akademide ilerlemeye çok müsait bir alan.
bu alandan baksak uygun olur mu?

bir de amerikada çok farklı özelleştirilmiş alanlara master var. hani uluslararası ilişkiler değil de mülteci ilişkileri gibi. atıyorum kafadan tabi ama tam nokta atışı bir konuyu ve alanı hedef alan veya daha genel bir dalın daha alt başlığı üzerine programlar var.

senin yapmak istediğin iş ne tarz bir iş olur. akademi seçeneklerinin dahilinde mi? düşündüğün ''şöyle yapsam hoş olurdu'' dediğin, yakın bulduğun bir çalışma alanı var mı?
0
çaykovski
(18.01.18)
akademi seçeneklerim dahilinde tabii..
soruya net cevap veremem de hoş olurdu diyebileceğim bir sürü iş var..

mesela ağaçların içinde, denizin üstünde belki de altında, havada, daha doğrusu doğanın içinde doğayla ilgili bir iş yapmak çok hoş olurdu. tek bildiğim bu. bir de alet kullanarak(cerrahın neşteri, aşçının bıçağı vs) ,hesap yaparak, çok insanla muhatap olmayarak bu tip işler isterdim...
0
🌸nihilist at
(18.01.18)
Ne yaparsan yap bi yerden başla bence. Durdukça daha kötü olacaksın.
0
femme vitale
(18.01.18)
stajını da yapmamışsın galiba, mesleğin içine girmeden ne olduğunu anlayamazsın hukuk öyle bir şey. okulda gördüğün dersler seni kusturmuş olabilir ama uygulamada belki kendine göre bir şeyler bulursun. sevdiğin bir alana yoğunlaşırsın, birkaç yıl içinde o alanda aranan avukatlardan biri olursun. sana benzer bir süreçten geçip iühf'yi 3 yıl uzatarak bitiren birinden tavsiye, stajını tamamla ruhsatını al, meslek sana göre mi değil mi anca o zaman anlarsın.
0
loser blueser
(18.01.18)
nihilist at

E hocam o zaman naturel tarım diye bir şey var onu yapsanza direkt? Ahım şahım bir para da gerekmiyor onun için. eksisozluk.com ekşi Sözlük’te matematik köyü nickli arkadaş bu işi yapıyor ve nasıl yaptığını anlatıyor. Entryleri nde bir incelersen ve biri aracılığıyla iletişime girersen belki sen de benzer şey yapabilirsin.
0
çaykovski
(18.01.18)
25 yaşımda istediğim bölümü okumaya başladım.
senin gibiydim ancak lise versiyonuydu. zorla istemediğim bi liseyi okuttular üstüne de 3-4 sene okuduğum bölümün mesleğini yaptım. sonra 2 sene yatıp bi yandan sınava tekrar hazırlandım.
benim istediğim bölümün üni sınavı puanıyla çok alakası yoktu yetenek sınavı istediği için o yüzden teorik ders yerine resim çizmeye ağırlık vermem gerekti.

valla istediğin bölümü okuman için hiç de öyle geç değil bu depresifliği üstünden atıp artık her şey için çok geç olduğunu düşündüğün kafa yapısından çıkarsan hoş şeyler olacak.
0
nolmus yani
(18.01.18)
Tek bişi dicem : aynı durumda olup 33 yaşındayım ve 25 olsam hiç durmam 2. Okul okurdum
Hemen yap bunu !
Ben maddi olarak 2. Okula bütçe ayıramazdım imkan varken hemen başla
0
isimmisimyok
(18.01.18)
Hazırlan, çalış, özel ders al ve İlgilendiğin alanlardan birini -psikoloji sosyoloji felsefe gibi- boğaziçi üniversitesinde kazanmaya uğraş. Benim de içimde kaldı. Benim yerime de okursun:)
0
koola
(18.01.18)
her şeyden üniversiteye kadar aynıyız bölüm farklı :)
0
nodrama
(19.01.18)
ales puani kasip YLSY'ye basvurabilirsin.
0
kimsesiz kimse
(19.01.18)
Avukat olma, biraz İspanyolca öğren gir Zara'ya mağaza müdür ol yükselirsin sonra. Tabii bunu örnek olarak verdim birçok şey yapılabilir bölümünle alakasız.

Ben de iki tane adı güzel okul bıraktım, senden biraz daha gencim, Fransa'ya gitmeye çalışıyorum, psikolojiyi okuyacağım gidersem. Asıl istediğim bu mu? Yoo ama maksat hem yurt dışına gitmek hem de az çok ilgim olan bir şeyi okumak. Bu sene gidemezsem seneye kesin giderim, o bir senede de girer bir yere çalışırım herhâlde bilmiyorum. Senin gibi çok insan var yani onun için anlattım.
0
i was made for you
(19.01.18)
Ne istediğinizi bilmiyorsunuz, temel sıkıntınız bu.

Ailenize hukuk okumak istemediğinizi söylediğinizde alternatif ne okumak istediğinizi söylüyor muydunuz? Öyleyse o istediğinize yönelebilirsiniz. Değilse ailenizi suçlamayın.

Psikoloji, sosyoloji, felsefe demişsin. Bu bile karambole bir cevap.

Kısacası ne istediğini net bulmaya çalış. Hala bulamazsan en iyisi bir yerden başlamaktır. I was made for you doğru demiş, ben senin yerinde olsam meslek hayatına girerdim zira okuyacağın ikinci bölüme de böyle tepki vermeyeceğinin garantisi yok.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(19.01.18)
Bence çalış.Boş ver okulu ..
0
sorunvar
(19.01.18)
yurtdışı konusunda parayı dert ediyorsan avrupa düşün, hem ilgilendiğin alanlarda iyi okullar var hem de okullar ücretsiz gibi bir şey. üstelik bir sürü burs var, dad yi araştır. kaldı ki misal berlinde hem okuyup hem çalışabilirsin türk şehri gibi. ingilizce programlar da vardır, ama otur bir sene almanca çalış hakkaten hevesliysen.

hukuka olan uzaklığın memlekette hukuka ilişkin mesleklerin ayağa düşmüşlüğünden dolayı ise bi daha düşün yine. fakültedeki ezber sınavlardan tiksinmiş olman hukuku sevmediğin anlamına gelmez. hukuk çok kapsamlı bi alan, felsefesi de var sosyolojisi de. felsefe sosyoloji seven bir insan hukuku da sever. fakültedeki hukuk felsefesi ve sosyolojisi dersini de düşünme bunları okurken :)

almanya konusunda niyetlenirsen mesaj at, programlar hakkında yardımcı olurum. ulaşması çok zor şeyler değil bunlar, ama içine girdikten sonra ne yaparsan yap yine çok çalışman gerekecek.

ayrıca türkiyede istediğin bölümü okuyacaksan da ailene yük olmak zorunda değilsin. hem çalış hem oku. yaşın bitirdiğinde problem olmaz çünkü hukuk diploman da ister istemez işine yarayacak, cvni dolduracak hangi mesleği yaparsan yap.
0
skayas
(19.01.18)
“hukuka olan uzaklığın memlekette hukuka ilişkin mesleklerin ayağa düşmüşlüğünden dolayı ise bi daha düşün yine”

abi hukukçu olmak şerefsiz olmak demek bu devirde, kimse sevmiyo herkes şerefsiz ahlaksız gözüyle bakıyor, insanların bakışı beni çok soğuttu sözlüğe avukat başlığı altına bakınca bile tanımadan etmeden ne küfürler hakaretler saydırmışlar.. ayıptır abi böyle iş mi olur zaten depresyonla anksiyeteyle boğuşuyorum bir de böyle şeyler bana çok ağır geliyor.. geçen bir ortamdaydım hukukçu olduğumu duyan dört kişi de saldırmaya başladı yok şöyle olurlar yok böyle paragözler yok hukuk olmayan memlekette saçma iş yapıyolar yok antipatikler ahlaksızlar vs vs ne biçim salladılar. ama sen üstüne alınma vs.. alınıyorum abi dedim ben de.. alınıyorum yani, neyin nefreti bu anlamıyorum..
0
🌸nihilist at
(19.01.18)
etraftaki insanlarin cahil cahil sacmalamalarini umursamamayi ogrenecek yasa gelmissiniz aslinda.

oyle kariyer yapacam, en mudur olacam, head of ceo olacam gibi bir derdiniz yoksa, girin devlete bir memuriyete. Sabah git, oglen adliyeye gidiyom ddiye cik, macka parkina git. hafasonu bos, gez dolas. 4'te isten cik, kurslara git neyi ogrenmek istiyorsan.
0
jimicik
(19.01.18)
psikoloji-sosyoloji ile ilgilenmene engel değil hukuk geçmişin.Hatta farklı bir disiplinden gelmen avantaj bile oluyor çoğu zaman.Bardağın dolu kısmına bak.Farklı bir bakış açısı getirmiş olursun yapacağın işlere
0
turkuaz
(19.01.18)
istediğin bölümün yüksek lisanslarına seri başvuru yap. güzel bir niyet mektubu hazırla, ottan boktan üniversiteler dahil her yere başvur.

25 yaş hiçbir şey için geç değil.
0
babilbaligi
(19.01.18)
Çalışma hayatıma 27 yaşında başladım. Tavsiye şu an için veremem, durumlar farklı fakat kendini kötü hissetme sadece. Yavaş yavaş da gerçekleşmedi yani birden işe girdim ve arkası geldi.
0
awareim
(19.01.18)
Ne istedigini bilmiyorsun. Ben de hukuk mezunuyum ve ben de hala ne istedigimi bilmiyorum. Okuli nefret ederek okudum. Ilk gunden burada olmamaliyim dedim ama tekrar sinava hazirlanmaya cesaret edemeyip koyverdim. Nefret ede ede okudum. Kafam hep bulanikti. Sonra staj yaptim yine nefret ettim. Staj bitince sansim yaver gitti ve iyi bir patronum oldu. Isi kitabina gore yapan, meslegi cok seven, heyecanli ve ahlakli biri. Calistikca ve insanlarin sorunlarini cozmeye basladikca isimi sevdigimi fark ettim. Bazen dellenip kafama sicayim dedigim oluyor tabi ama genel olarak mutluyum.

Baskalarinin meslek hakkinda atip tutmasina aldirma. Yozlasma bir tek hukukcularda degil tum toplumda var. Isini duzgun yapan insan sayisi cok az. Ben artik onlara yav he he diyorum. Sen de oyle yap. Baskalarinin dusunceleri senin hayatin icin belirleyici kriter olmamali. Muhtemelen aksini dusundugun icin bu bolumu sectin ama unutma millet olarak baskasini yermeye bayiliyoruz. Fiilen calisiyor olsan sen de muhtemelen adliyedeki memurlarin allah belasini versin falan diye gezerdin. Her yerde her zaman istisnalar vardir bunu unutmamak lazim.

Benim tavsiyem ise girip bir sans daha vermen yonunde olacak. Kendi deneyimimden yola cikarak soyluyorum bunu.

Eger boyle de olmazsa baska seyler denemekte fayda var. Ben fakultenin 5. Yilinda girip bir yerde baristalik yaptim. Yok bu degilmis dedim mesela. Isin icine girmeden ogrenemiyorsun gercegi.
0
rusyalı kozmonot
(19.01.18)
aşçılık kursu vb. ilgi alanına yönel, gencecik adamsın.
0
Apocalypse
(19.01.18)
benim avukat istanbul hukuk mezunu 12 yıl çalıştı sonra ben marangoz olucam dedi mesleği bıraktı. insan marangoz olucam derken böyle tahta at, aslan, gemi falan yapar değil mi? yok bu eleman ben mutfak dolabı yapıcam dedi. şu an kendisi mutfak dolapları yapıyor lşte masa falan. öyle mutlu ki oturup konuşmaya başla sana 5 saat mutfak dolaplarını anlatsın. sonra soluklanıp masalara geçiyor.

yani try try try and try again you will find your luck.
0
dedim dedim de kime dedim
(19.01.18)
(17)

Erasmus'daki üçüncü günüm ve maalesef çok korkuyorum

bir fincan kahve ile film izlemek
Erasmus'daki (İsveç) üçüncü günüm ve maalesef dokunsanız ağlayacak haldeyim. Gerçekten moralim, motivasyonum düştü.Evet, belki erken ama daha ilk günlerden yıldım. İngilizcem maalesef akıcı ve iyi değil. Bunun acısını yaşıyorum. Etrafımdaki kimseyle sağlıklı bir şekilde iletişim kuramıyorum. Bu kada
Erasmus'daki (İsveç) üçüncü günüm ve maalesef dokunsanız ağlayacak haldeyim. Gerçekten moralim, motivasyonum düştü.

Evet, belki erken ama daha ilk günlerden yıldım. İngilizcem maalesef akıcı ve iyi değil. Bunun acısını yaşıyorum. Etrafımdaki kimseyle sağlıklı bir şekilde iletişim kuramıyorum. Bu kadar zorlanacağımı tahmin etmiyordum ama maalesef çok zorlanıyorum. Onların ingilizcelerinin yanında ben sönük kalıyorum ve çoğunlukla susmayı tercih ediyorum.

Dersler başladı ve ders programım da yoğun. Gittiğim sınıfta da tek Erasmus öğrencisi benim ve diğer öğrenciler çok iyiler ingilizce konusunda. Hoca falan da anlayışlı bana karşı ama nasıl devam edecek böyle bilmiyorum.
Bavulu toplayıp gitmek bile geldi içimden.

Çıldıracağım, ne yapmalıyım, nasıl üstesinden gelebilirim bilmiyorum. Sakin kalamıyorum.
Sadece yazmak istedim fakat tavsiyelerinize de açığım.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(18.01.18)
Hocam daha çok erken. Herkesin bir ortama uyum sağlama süresi farklıdır. Acele etmeyin. Tavsiyem Afrika ya da Asya ülkelerinden gelen birkaç kişiyi gözünüze kestirip onlarla iletişim kurmanız. Elin Almanı bebeklikten beri İngilizce gördüğü için onlar karşısında zor duruma düşmek normal. Ama Afrika ve Asya'dakiler gibi İngilizceyi sonradan öğrenen insanlar da benzer sıkıntılar yaşıyorlar. Benim Kenyalı bir arkadaşım vardı. Avrupalılara göre daha iyi anlaşıyordum onunla. Biraz daha bir arada bulunmaya çalışın insanlarla. Bir süre sonra düzelir. Hep böyle kalmaz. Bu arada ben Erasmus programından bahsetmiyorum. Yabancı öğrencilerin bir araya geldiği bir topluluğun üyesiydim. Oradaki tecrübemden bahsediyorum.
0
dissendium
(18.01.18)
şu an yaşadığınız her şey aşırı normal. bir hafta sonra hiç dönmesem diyeceksiniz.
0
brakgn
(18.01.18)
@brakgn; teşekkür ederim, umarım öyle olur.
@dissendium; teşekkürler, dikkate alacağım
0
🌸bir fincan kahve ile film izlemek
(18.01.18)
yaşadığın herşey çok normal. tavsiyem ne olursa olsun hep iyi ingilizce konuşanlarla bir arada ol, kötü ingilzcesi olanlardan ve en önemlisi türkçe konuşanlardan uzak ol. zaman içerisinde ingilizcenin nasıl iyileştiğini sen de göreceksin.

ingilizcen iyileştikçe de sosyal ortamın normalleşecek ve gerçekten de dönmek istemeyeceksin. sadece sabretmen ve kendini zorlaman lazım.

senin yaşadığın sana özel değil bu arada, çok sık görülen bir durum.
0
birak bu isleri
(18.01.18)
İngilizce konuşmaya mecbursun. Bu durum da İngilizceni geliştirmen için fırsat.
Alışma sürecinin olması gayet normal, herkes yaşıyor.
0
kayranin kedisi
(18.01.18)
Hiç telaş etme hocam, çok normal yaşadığın durum. Her gelen yaşadı, yaşıyor ve yaşayacak. Bende de oldu aynısı 3 4 ay önce. İtalya'dayım ve halen iki dilde de iletişim sorunu çekiyorum. Aksan farklılığı, trde dili iyi öğrenememiş olmamız buna etken.

İlk şoku atlattıktan sonra kendini biraz zorlamaya başla. Bir süre sonra a1-a2 düzeyinde isveççe bile öğrenebilirsin.
0
sevgikusunkanadinda
(18.01.18)
3 hafta boyunca açılamamıştım, öyle muhabbetleri dinlemiştim ben. Oysa herkes gramerin kafasını gözünü yarıyordu. Çok da takılma. Senin beyninde var, sadece ağzından çıkacak zamanı vardır. Sınıfta tek erasmuslu senin olman sevimli gelip mazur görülebilir, ana dilin değil sonuçta. “Sorry, i am Erasmus” kilit cümle :)

Yurtta diğer ülkelerden arkadaşlarınla bol bol vakit geçirmeye bak. Çözülürsün yakında
0
fallopian
(18.01.18)
Durum söylediğinden farklı olsaydı anormal olurdu. Çok az oranda insan vardır ki kendini yabancı bir ülkede, hiç kimseyi tanımadığı bir yerde bulunca o an "uoohh cennete düştük be!" diye coşsun. Şimdi gittiğin için ağlamak istiyorsun belki de ağlıyorsun ama erasmus bittiğinde de dönmek istemediğin için ağlarken bulacaksın kendini. Hele bir de döndükten hemen sonraki karanlık dönem var ki... Neyse :)

Ortalama okullarda öğrenim görmüş olduğun önkabulüyle söylüyorum; İngilizce konusunda sorun yaşaman da olası. Bizim memlekette dil eğitimi ÇOK zayıf. Almanya'da İngilizce bilip bilmediğini sorduğum insanların "just a little bit" diye cevap verip de şakır şakır konuştuklarını ve konuştukları seviyeyi gerçekten "just a little bit" bulduklarını gördüğümde çok şaşırmıştım.

Söylendiği gibi, çatada patada diye İngilizce konuşan insanlarla, damdan düşenin halinden anlayacakları için bir arada olma. Senden kat kat daha iyi konuşan insanlarla takılmaya kaynaşmaya çalış. Sessiz kalma. Ucundan bucağından da olsa lafa gir, konuş, anlat sen de meramını, öyle veya böyle, gerektiğine Tarzancayı da kullan. Kimse "ehue godumunun eziği, iki kelimeyi bir araya getiremiyor" diye seni hakir görmeyecek. Zaten yabancılarla takılanlar, senin gibi onlarca insan görüyorlar. Hem alışıklar hem anlayışlılar hem yardımcı olacaklar hem de bu diyaloglardan hoşlandıklarını fark edeceksin. Dil bilgisi kurallarına sıkı sıkı yapışmış, "have'den sonra v3 kullanmak zorundayım ama v3'ü neydi bunun" diye kendini zorlayacak bir dil kullanmaya çalışma. Tamam tabii ki bil, ama konuşurken bunlara takılarak kendini kasma. Türkçe konuşurken çok mu kurallı cümle kuruyoruz? Günlük konuşmada devrik cümlen de olur, yanlış çekimin de "you is ..." dediğin de. Senin kulağına batabilir, karşındakinin umrunda bile olmaz. Önemli olan anlaşmak.

İlk yurtdışı tecrüben olduğunu tahmin ediyorum, dili bu kadar dert etmenden ötürü. Yabancı ortama 1 hafta 10 günde alışırsın, dil de doğrudan pratiğe bağlı bir şey. 1 ay sonraki akıcı konuşmana kendin de şaşıracaksın emin ol. ALTIN KURAL: TÜRKLERDEN UZAK DUR. TÜRKLERDEN UZAK DUR. TÜRKLERDEN UZAK DUR. (Bu söylediğimi Türklere gıcık olmam olarak algılama. Bizim gençlerde -muhtemelen yine dil sorunundan dolayı- gruplaşmaya çok güçlü bir eğilim var. Her yerde sürekli birlikte takılan Türk öğrenci grupları göreceksindir. Sen rahatı tercih edip de o gruplar içinde olma. Tamam tanış, kaynaş, insan tanımak iyidir, ama orada olduğun süreyi onlarla geçirme. Geri döndüğünde kaynaşabileceğin 80 küsur milyon Türk bulacaksın zaten)

Abartıyorsam şerefsizim; markete gidip alışveriş yapabilecek kadar İngilizceden bile yoksun olduğu halde Erasmusa giden insanın, beş ay sonra uykusuna İngilizce sayıkladığına şahidim! Her türlü açılıyorsun.

İsveç'te yerleşik Türk nüfusu ne kadardır bilmiyorum ama illaki orada da Türk kebapçısı, bakkalı kahvesi vs bir şeyler vardır. Bu BİRKAÇ GÜNLÜK "homesick" triplerini, oraları keşfederek de törpüleyebilirsin. Ben mesela altılı ince belli çay bardağı takımımı alıp evime dönerken birden muhiti benimsemiş olduğumu fark etmiştim :)

Derslere gelince; hocaya göre çok şey değişiyor. Kimisi gerçekten insan evladı oluyor, anlayışlı ve yardımsever oluyor, kimisi bildiğin "idare" edip geçiriyor. Bir iki aksi örnek de duymuşluğum var ama genel olarak Erasmusluya tolerans yüksek. Sen yine hocalarınla tek tek ve açık açık konuş. "Erasmusun önemli bir hayat tecrübesi olduğunu düşünerek geldim. Hem dil konusunda hem de derslerin işlenme biçimindeki farklılıklardan dolayı zorluklar yaşıyorum" falan de. Hatta abartmamaya dikkat ederek biraz duygusallık da katabilirsin; "ülkemize bizim (ben ve ailem) gibi ortalama hayatlar süren insanlar için hem dil hem yurtdışı deneyimi açısından bu maddi koşullarda böyle bir fırsat çok önemli" falan filan :)

Diyelim ki hocalar aksi, nalet, nazi kafasında tipler çıktı ve sana Moda'da dilencilik yapan Suriyeli muamelesi yaptılar ve sen derslerden takır takır kaldın, burada da okulun bir dönem yahut bir yıl uzadı. Eğer askerlik, özel okul ücreti vb. gerçekten bağlayıcı sorunlar yoksa HİÇ takma! Orada geçireceğin zaman, hiçbir ders vermesen hiçbir kredi alamasan bile gerçekten ciddi bir kazanç. Tabii gözünün açık olması, etrafta ne oluyor ne bitiyor sürekli meraklı mahalle teyzeleri gibi incelemen, gerekirse yemeğinden bile kısıp, uygun imkanları kollayıp, biraz sağı solu gezmen ve tekrar ediyorum, Türk gruplarından uzak durman şartıyla :)

Gözlerim yanmaya başladığı için devam edemeyeceğim. Erasmus bulunmaz nimet. Hayatın son kıyağı gibi bir şey. Sonrasında tünelin ucu bombok bir yere çıkıyor. Tadını çıkar. Çok da bunalırsan sözlükten yaz, birkaç gün derdini döker sonra zaten sözlüğü mözlüğü bile unutmuş olursun :) Kıymetini bil, tadını çıkar.

erasmus hakkındaki fikirlerimi merak edersen (bkz: erasmus/@lazor)
0
lazor
(18.01.18)
İsveçliler'in o komik kibar British aksanını fazla ipleme boşver.

Anladığın kadar anla, iletişim kurmaya çalışırken de özne fiil zaman yapıştır geç uğraşma gramer ile. İsveçliler anlayışlı insanlardır, bizdeki gibi yargılamazlar. Ama verilen ödevleri falan zamanında bitirmeye çalış. Anlamazsan hocaya mail at sor yazılı, cevap verir hemen.

Förstår du?
Lycka till!
0
bos gezenin bos ustasi
(18.01.18)
baboli gözünü seveyim, ne yapıyorsun?

www.youtube.com

bak bunu mutlaka izle. mutlaka. MUTLAKA. "ilk bir hafta sigara alamadım" diye anlatıyor adam. muhteşem bir hikayedir, dahası durumuna da uyar.

iki tavsiyem olsun:

1- türkçe'den uzak durmaya çalış. türkçe site okuma, türklerle muhabbet etme. mecbur kal ingiliççeye. zihnin "lan ben bu duruma uymazsam boku yedim" desin.

2- dinle. anlasan da, anlamasan da dinle. zihnin dilin kelimelerini seçmeye, sonra cümleleri yapmaya alışsın. isveç'tesin, bu herifler "ama bizim kadınları güzel görünce gavur tecavüz etmek istiyor tabi. ondan bizim kadınlar da kapansın" diye gezen, bu kadar gerzekçe sözde liberal adamlar. sen yavaş konuştun, yanlış kelime kullandın/cümle kurdun diye bir şey demez. sabırla beklerler ne diyeceğini filan.

konfor gelişime engeldir der gavur. konfordan uzaklaşmışsın, ne güzel. gelişirsin işte. 3 günde memlekete döneyim mi denir la.
0
cagdas donem kuramcisi
(18.01.18)
o kadar iyi geldi ki yazdıklarınız. çok teşekkür ederim hepinize.
0
🌸bir fincan kahve ile film izlemek
(18.01.18)
çat pat ingilizceyle polonya'ya giden arkadaşım ingilizcesini geliştirdi bu 1.
lehçe öğrendi bu 2.
yüksek lisansını polonya'da yapıyor bu 3.

sanırım dönmeyi düşünmüyor.
0
bana nicki gerek nicki
(18.01.18)
ha bir de "because of i am turkish-black?" kalıbının onları inanılmaz boyutta istismar edebileceğini duymuştum.

sarışınsanız bile :D
0
bana nicki gerek nicki
(18.01.18)
bak buradakiler bile pek bilmiyor, isveçlilerde "british" aksanı olduğunu yazmış mesela birisi :)

alışacaksın, ilk başta hep zordur. ingilizceyi sular seller gibi bilen biri olsan bile zor olacaktı zaten. 1-2 hafta kendi hislerini alttan al, ani reaksiyon verme. akışına bırak. düzelecektir.
0
eindaclub
(18.01.18)
arkadaşlar da demiş, sen her türlü alışacaksın ama aklıma şu Atatürk'lü duygusallı hikaye geldi. bilenler vardır mutlaka, bilmeyenlerin de biraz gözlerini doldurayım.

---

"yıl 1923. istanbul üniversitesinde öğrenci olduğum sıralar.

okul duvarında bir ilan görüyorum. "avrupa'ya talebe yollanacaktır."

allah allah diyorum, ülke yıkık dökük yıl 1923. avrupa'ya talebe! lüks gibi gelen bir şey, ama bir şansımı denemek istedim. 150 kişi içerisinde 11 kişi seçilmişiz. benim ismimin yanına atatürk "berlin üniversitesine gitsin" diye yazmış.

zaman geldi. sirkeci garındayım, trene yürüyorum. ama kafam öyle karışık ki. gitsem mi kalsam mı, orada beni unutur mu bunlar, para yollarlar mı, gurbet ellerde ne yaparım? bir an gitmemeye karar verdim, döndüm. tam o sırada bir müvezzi ismimi çağırdı:

"mahmut sadi, mahmut sadi, bir telgrafın var".

telgrafı açtım aynen şunlar yazıyordu: "sizleri birer kıvılcım olarak gönderiyorum; alevler olarak geri dönmelisiniz".

var mı böyle bir şey? 11 öğrencinin nerede, ne zaman, ne düşünebileceğini hesap edebilen bir lider, dünya lideri olmasın da ne olsun! yıl 1923, biz evimizde bir çocuğumuzun huyunu değiştiremiyoruz, tek bir huyunu. tüm ülkenin huyu değişiyor. bununla uğraşan bir insan, yurt dışına yolladığı 11 öğrencinin nerede, ne zaman, ne düşünebileceğini hissedebiliyor."

mahmut sadi devam ediyor: "gel de şimdi gitme, git de orada çalışma, dön de bu ülke için canını verme!" diyor.

---

bu gazla şimdi kolaysa geri dön :D

bu arada bunları "vatanımız milletimiz uğruna okuyalım, çalışalım, ölelim" falan diye yazmadım. ülke için iyi bir şeyler yapma isteğim pek kalmadı artık. ama şunu gör diye yazdım, bundan taaa 95 sene önce bile senin yaşındaki bir adam aşağı yukarı senin gibi düşünmüş. korkmuş, bavulu toplayıp gitmek istemiş. yani bunlar çok normal hisler. hiç kafana takma. bırak birkaç gün kendine alışmak için izin ver. zaman her şeye ilaç. sonra bir bakmışsın dönem sonu gelmiş.

bu arada tabi bu fırsatı iyi değerlendir, ot gibi derse girip çıkma. İsveç'i de çevre ülkeleri de bol bol gez. naçizane önerim; doğada kamp yap. kesin kamp yapan bir grup vardır, onlara yanla. oraların doğası çok güzel -görünüyor fotoğraflardan :( -

allam ne kadar şanslı çocuk ya. bir de dönecekmiş.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(18.01.18)
gidenlerin ingiliccesi zaten berbat oluyor üzülmesene, bu geliştirmen için bir fırsat işte. lafa karışmaya çalış yanlış da olsa konuş.
0
pamuk helvalar cebe
(18.01.18)
linç başlasın

okulda sıralamada nası üste çıktın da gönderildin
0
fenasi kerim
(18.01.18)
(3)

Dil puanım olmadan, hacettepe ve Ankara y.l ye başvursam

mete kudur
Ön başvuruda yekten eliyorlar mı ? yoksa, bi' ihtimal doğabilir mi?edit: puan düşüklüğünden değil henüz herhangi bir sınava girmediğimden.
Ön başvuruda yekten eliyorlar mı ? yoksa, bi' ihtimal doğabilir mi?

edit: puan düşüklüğünden değil henüz herhangi bir sınava girmediğimden.
0
mete kudur
(17.01.18)
Ankara'yı bilmiyorum da Hacettepe birkaç saniyede eler başvuruyu.
0
dissendium
(17.01.18)
Başvuru şartlarında dil puanı ibaresi varsa değerlendirmeye bile alınmaz.
Gerçi Bilkent'te ben yüksek lisans yaparken dil puanları olmadığı için misafir öğrenci statüsünde derse gelen bir çift vardı, belli bir sürede dil belgesi ibraz ederlerse normal öğrenci olacaklardı ama zaten ingilizceleri yarım yamalak olduğu için ne dersleri geçebildiler ne de dil belgesi sunabildiler ve atıldılar.
0
kayranin kedisi
(17.01.18)
bazı üniversiteler dil puanı getirene kadar sana 1 sene süre tanıyor -mesela itü, al bu linkte itü için olan koşullar yazıyor: www.sis.itu.edu.tr -. yüksek lisans başvuru koşullarında yazar genelde bu yani. öğrenci işlerinin duyurularına bak ya da hangi enstitüde yl yapacaksan onun sayfasındaki duyurulara bak, en olmadı ilgili enstitüyü arayıp sor, bilgi verirler.
0
pasp
(17.01.18)
(11)

günde 2 saat hangi konuda okuyayım?

nigeo
selamlar,günde 2 saat kadar boş vaktim var. ofisteyken bilgisayar başında 2 saat mal mal sözlüğe falan bakmak istemiyorum.her gün 2 saat okuya okuya kurcalaya kurcalaya bir konuda biraz bir şeyler öğreneyim istiyorum.kitap götürüm okuyamam.bir konuda online araştırma tarzı düşünebilirsiniz.çok konsa
selamlar,

günde 2 saat kadar boş vaktim var. ofisteyken bilgisayar başında 2 saat mal mal sözlüğe falan bakmak istemiyorum.

her gün 2 saat okuya okuya kurcalaya kurcalaya bir konuda biraz bir şeyler öğreneyim istiyorum.

kitap götürüm okuyamam.
bir konuda online araştırma tarzı düşünebilirsiniz.

çok konsantre kesintisiz 2 saat gibi de düşünmeyin ama totalde en az 2 saat okuyacak vaktim var bilgisayar başında her gün.

dil öğrenmek istesem ideal olurdu mesela.
her gün 2 saatlik çalışmaya biraz ilerlerdim bir dilde. ama istemiyorum.

konu adaylarım:
*beslenme
*anatomi. insan vücudu. temel tıp.
*bahis sektörü
*temel fizik

herhangi bir şey önerebilirsiniz.

ne konuda kendimi az da olsa geliştirebilirim sadece online okuma-araştırma ile?

ortalama 3-4 ay günde 2 saat vakit var.

Teşekkürler.


edit: türkiye tarihi, siyaseti vs istemiyorum arkadaşlar bu arada.

belki bir ülke ya da bölge seçip oranın tarihini sosyolojisini okuyabilirim.
0
nigeo
(17.01.18)
Norobolim? Noropsikoloji olur, norobiyoloji olur. Bu konularda bir şeyler bilmek hem kendinizi hem de çevrenizdeki insanları daha iyi tanımanıza, anlamanıza yardımci olur.
0
fraise
(17.01.18)
Antik Mısır tarihi, arkeoloji, botanik, ornitoloji, jeoloji...
0
dissendium
(17.01.18)
anatomi
0
duygusal pehlivan
(17.01.18)
durbikonusucaz
(17.01.18)
Kuantum fiziği.
2.dünya savaşı ve nazi almanyası tarihi.

Benimkiler bunlar.
0
brad pitt
(17.01.18)
Borsa
0
ovungec zeus
(17.01.18)
Coursera’da yanlış hatırlamıyorsam stanford üni’nin hazırladığı bir beslenme konulu kurs vardı. O ve Coursera’daki diğer her şey olabilir, ücretsiz.
0
sopiro
(17.01.18)
Bence youtubedan video izlemek ya da podcastleri takip etmek daha mantıklı.
Okuma olayı daha çok ön hazırlık istiyor.
0
kayranin kedisi
(17.01.18)
Borsa + 1
0
keep out
(17.01.18)
okumak değilde, belirli bi konuda tutorial izleyip kendini geliştirsen?

herşey olabilir bu, fotoğrafçılık, photoshop vs vs
0
Photographer
(17.01.18)
Nörobilim+1

Borsa denmiş ama; yeni teknolojik gelişmelerle birlikte borsa konusu tamamen boyut değiştirecek gibi görünüyor. Değiştirmiştir veya başlamıştır bile belki.
Bu durum olmasaydı bile borsa konusu "az da olsa geliştireyim" denecek bir konu değil.
www.ted.com
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(17.01.18)
(3)

gitara giriş

patos64
merhabalar.sevgili duyuru, müzik konusunda inanılmaz cahil bir adamım. yani dinlerim falan ama çalma konusunda, müzikle ilgili terimler notalar vs hiçbir şey bilmiyorum.gitar alıp evde yavaştan kendi çapımda hobi olsun diye öğrenmek istiyorum.sizce bu durumda nereden öğrenebilirim, internette sıfırd
merhabalar.
sevgili duyuru, müzik konusunda inanılmaz cahil bir adamım. yani dinlerim falan ama çalma konusunda, müzikle ilgili terimler notalar vs hiçbir şey bilmiyorum.

gitar alıp evde yavaştan kendi çapımda hobi olsun diye öğrenmek istiyorum.

sizce bu durumda nereden öğrenebilirim, internette sıfırdan başlayanlar için bu konuda çok iyi olduğunu düşündüğünüz tavsiye verebileceğiniz kanal olur site olur var mıdır?

teşekkürler.
0
patos64
(17.01.18)
Hangi gitar? Klasik gitarsa Gümüş Akor kanalı var YouTube'da. Bir de yine YouTube'da Nurkan Renda'nın müzik teorisi dersleri var. Yanlış öğrenmemek için kursa gitmek daha sağlıklı olur.
0
dissendium
(17.01.18)
yazar yazmaz yazan yazar
(17.01.18)
www.klasikgitarcalmakistermisiniz.com

Bu sitede sıfırdan ücretsiz gitar dersleri var. Nota eğitimi bona eğitimi vsvs. Başlangıç aşamasında ihtiyaç duyulan her şey. 51 haftalık program. İyi Çalışmalar :)
0
hommageajulianbream
(30.01.18)
(4)

İstanbul'da salgın mı var?

dilemma of subscribtionability
Ailecek öyle bir enfeksiyona tutulduk ki... Sırasıyla oğlum, kızım, eşim ve ben. Sinüzit ile başlıyor. Sonra kulağa gidiyor. Sonra boğaza iniyor. Tam geçti derken ciğerlere inip öküz gibi öksürtüyor. Abi sekiz gün oldu hâlâ ayaklanamadık. Nedir bu? Grip falan değiliz. Eşim doktora gidip antibiyotik
Ailecek öyle bir enfeksiyona tutulduk ki... Sırasıyla oğlum, kızım, eşim ve ben. Sinüzit ile başlıyor. Sonra kulağa gidiyor. Sonra boğaza iniyor. Tam geçti derken ciğerlere inip öküz gibi öksürtüyor. Abi sekiz gün oldu hâlâ ayaklanamadık. Nedir bu? Grip falan değiliz. Eşim doktora gidip antibiyotik de kullandı. (Ben gitmedim, kullanmadım) Bu adamı on gün deviren hastalıktan geçiren var mı yakın zamanda?
0
dilemma of subscribtionability
(17.01.18)
Lodos esince biz de aynı oluyoruz
0
steward
(17.01.18)
Son bir ayda üç kez hasta oldum. İzmit'teyim. Öksürük ve sinüzitten dış kulak enfeksiyonuna kadar ilerlerdi. Finallerin bitmesiyle birlikte tatile girince toparladım. Antibiyotik kullanmadım. Kimseden salgın var diye bir şey duymadım ama bu kışın kurak geçmesiyle ilgili olduğunu düşünüyor herkes. Temiz hava pek yok şehirlerde.
0
dissendium
(17.01.18)
var var bir şeyler, herkeste bi hapşırma öksürme falan. büyüklerin dediği gibi kar yağmadı ki mikroplar kırılsın, kar yağsaydı toparlardık:)
0
pamuk helvalar cebe
(17.01.18)
bit bir de grip/nezle boğaz sinuzit öksürük yapan bi virus mü artık neyse salgını var, duyduğum bit vakalarının da sonu yok
0
eja
(17.01.18)
(5)

tenis passing shot hakkında

diffarentiationation
rakip file önündeyken, bu toplara neden dokunmuyor? ben havada da yakalasam en azından değdirmeye çalışırım raketi. mesela şu video. burada net değebilecekken indiriyor raketini.https://youtu.be/Gz7EBGrIth0?t=588
rakip file önündeyken, bu toplara neden dokunmuyor? ben havada da yakalasam en azından değdirmeye çalışırım raketi.

mesela şu video. burada net değebilecekken indiriyor raketini.
youtu.be
0
diffarentiationation
(17.01.18)
Topa tam yaklaştığı anda topun yerden yüksekliği 10-15 cm. O seviyeden topu mantıklı bir hedefe göndermek zor. Boşu boşuna enerji harcayacağına durduruyor kendini.
0
dissendium
(17.01.18)
iyi bir yere gönderemese de belki rakip hata yapar, neden bunu düşünmüyorlar?
0
🌸diffarentiationation
(17.01.18)
ters ayakta yakalaniyor. istese de dokunamazdi bence. refleksi sadece o yaptigi kadarina izin veriyor. yoksa bilerek biraktigini dusunmuyorum.
0
neumann
(17.01.18)
Farklı durumlarda olabilir tabii de söz konusu vuruş çok sağlam yapılmış. Topun hızı yüksek. Bu tip durumlarda sporcunun topu karşılayayım derken sakatlanma riski de var. Bir de topu karşılayan fileye yakın olduğu için ikinci bir vuruşta arkasını savunamaz. Bu videoda top biraz uzak kalıyor aslında. Daha yakın olsaydı vururdu belki.
0
dissendium
(17.01.18)
i.hizliresim.com

bu topa vurması imkansız. hamle yapmış haline rağmen 1 metreden fazla mesafe var.
0
himmet dayi
(17.01.18)
(1)

yüksek lisans alan içi alan dışı

sylow
burada matematikci mak. mühendisliğine basvurabilir mi demek yoksa tam tersi mi
burada matematikci mak. mühendisliğine basvurabilir mi demek yoksa tam tersi mi
0
sylow
(17.01.18)
Başvuru yapılan yer matematik anabilim dalıysa makine mühendisleri de başvurabilir.
0
dissendium
(17.01.18)
(12)

Hoca hepimizi bırakıyor. Çaresiz kaldık

hadi ya la
Çıldırdım. İki yıldır bize psikolojik işkence yapan bir akademisyenden bahsediyorum.Sınav kağıtlarını okumadan herkesi bırakan, aşırı derecede uğraştıran ve sonuç olarak hiçbir şey öğretmeyen, diğer hocalara ve araştırma görevlilerine bile binbir çile çektiren, egosunu tatmin etmeyi çok seven bölüm
Çıldırdım. İki yıldır bize psikolojik işkence yapan bir akademisyenden bahsediyorum.

Sınav kağıtlarını okumadan herkesi bırakan, aşırı derecede uğraştıran ve sonuç olarak hiçbir şey öğretmeyen, diğer hocalara ve araştırma görevlilerine bile binbir çile çektiren, egosunu tatmin etmeyi çok seven bölüm başkanı bu kişi.

Herkesi bütünlemeye bıraktı, bütün arkadaşlar bu tatil döneminde memleketten sırf bu sınav için geldik (her detayını, noktasını virgülünü biliyoruz konuların), sınavdan çıktıktan bir saat sonra sonuçları açıkladı. 10 aldım 5 sayfa yazıya. Finalde sadece bir iki kişi geçti, onlar da nasıl geçtiklerini bilmiyorlar.

BİMER'e yazsak, bir şekilde şikayet etsek mezun olamayız. Bölüm başkanı ve çok kıdemli.

Ne yapacağımızı bilmiyoruz.
0
hadi ya la
(16.01.18)
Nasıl üniversitelerde okuyorsunuz böyle yav. Dekanlığa yazacaksınız mecbur.
0
dissendium
(16.01.18)
Aranızda para toplayın
0
nocturness
(16.01.18)
sınıfın yüzde onu geçiyorsa, çok bi sonuç alamayabilirsiniz ama dekanlığa dilekçe vereceksiniz, heyet kararı isteyeceksiniz.

hangi okul ?
0
antik depresan
(16.01.18)
Arabasina zarar verin diyen arkadas fakulte icine birakilan kameralar ve guvenligin oldugu bi alanda nasil yapsin bunu. Direk atarlar okuldan ugrasmazlar.
0
imelih
(16.01.18)
Polisle başım belaya girsin, mahkeme mahkeme dolaşayım diyorsan arabasına zarar verebilirsin.

Gerçekçi konuşursak sözlü olarak dekanlığı yoklayın, bir şey çıkacak gibi olursa dilekçe verirsiniz.
0
himmet dayi
(16.01.18)
diğer hocalardan yakın olduğunuz birisi varsa ona bahsetseniz.
0
biravekahve
(16.01.18)
sorunlara neden en yakından başlamıyorsunuz ki, bimer'e ne diye yazacaksınız, ortada bir suç, hak ihlali mi var; bu işin usülüne göre gitmezseniz haklı iken haksız olmak içten değil.

Öncelikle aldığınız nota itiraz eden bir dilekçe yazıp bölüme verin, bağımsız bir hoca tarafından kağıtların tekrar okunmasını isteyin, cevap olumsuz ise dekanlık, yine olumsuz ise rektörlük, yine olumsuz ise yök, bimer ne varsa şikayet edin ya da mahkemeye verin, mahkeme sonucunda bağımsız hoca sizi geçirecek not verirse, okula ve hoca'ya tazminat davası açın ki bu kadar çaba boşa gitmesin.
0
gezegen olan pluton
(16.01.18)
olm söylemiyeyim söylemiyeyim, uçan kuşun kanadını kırmıyayım diyorum, illa bir kaşınan çıkıyor.

yahu, araba lastiğine bıçak saplamış, sen top mu kesiyosun bilader. o bıçağı oraya saplaman için bir de yanında 5 kiloluk çekic olması lazım.

anca o bıçağı çekiçle çaka çaka saplarsın o lastiğe.

yok denemesem, etesem tamam.

benim denediğim lastikler bir de hurda lastiklerdi, birde içinde 25-30 psi basınç olduğunu düşün, hiç olmaz o iş.

al tellere bak.

www.konlas.com.tr

bilgihanem.com
0
Photographer
(16.01.18)
Okul Dokuz Eylül Üniversitesi.
@gezegen olan pluton, doğru söylüyorsunuz ama bir şekilde başarılı olamazsak başımız çok büyük belaya girer. Öyle bir insan ki, yazdığı savunmayla, bu duruma karşı koyacağı tavırla bizi haksız çıkarabilecek birisi.

Durduk yere problem çıkaran biri bu durum karşısında bundan sıyrılırsa bizi mezun bile etmeyebilir. Genelde 4. sınıfta alttan alanlar ve hiç pes etmeyip sesini çıkarmayanlar düşük notla geçiyor bu dersten.
0
🌸hadi ya la
(16.01.18)
huyuna gidin olm he deyin ne çıkar
0
regardless of what they say
(16.01.18)
fetöcüdür belki?
0
selam
(16.01.18)
"Öyle bir insan ki, yazdığı savunmayla, bu duruma karşı koyacağı tavırla bizi haksız çıkarabilecek birisi."

o işler öyle kolay değil. önce dekanlikla görüşün. sonra dilekçe yazin ve dilekçenize mutlaka evrak kayıttan tarih numara alın. resmi olarak kayda girmiş olsun, sumenalti edilmesin.

sonra sonuç alamazsanız dava açarsınız. bunlar idari davalar, öyle yıllarca sürmez. kagidiniz başka bir üniversitede oluşturulacak kurulda okunacak ve not verilecek. gerçekten hakliysaniz hak ettiğiniz puanı alırsınız.

benim bir arkadaşım yaptı. 16 aldığı türk dili dersi kendisine 75 olarak geri döndü.
0
balik kraker
(17.01.18)
(6)

su ayakkabi sizce nasil?

imnotsureabout
sbcinsiyetinizi de belirtirseniz daha guzel olurhttps://www.brandroom.com.tr/adidas-originals-adidas-originals-spor-ayakkabi_428846?utm_source=criteo&utm_medium=cpc&utm_campaign=lowerfunnel&utm_content=Spor%20Ayakkabı
sb
cinsiyetinizi de belirtirseniz daha guzel olur
www.brandroom.com.tr
0
imnotsureabout
(15.01.18)
Güzel. (-E)
0
dissendium
(15.01.18)
standart, ahım şahım da değil kötü de. erkek.
0
cagdas donem kuramcisi
(15.01.18)
yanlar guzel, onunu sevmedim.
-e-
0
jedilance
(15.01.18)
7/10 k
0
elorelia
(15.01.18)
Önü o şekil bez olan ayakkabıları bi sevemedim. O yüzden pek hoşuma gitmedi. K
0
i m cool with that
(15.01.18)
Çirkin, özellikle çorap gibi olan yerleri.
K.
0
kayranin kedisi
(16.01.18)
(7)

kendi kendime rusça öğrenebilir miyim?

MtKrt
rusça öğrenmek istiyorum. kendi kendime öğrenebilir miyim? kursa da gidebilirim(tömer). Tömer vs MtKrt, hangisi daha sağlıklı olur ?
rusça öğrenmek istiyorum. kendi kendime öğrenebilir miyim? kursa da gidebilirim(tömer). Tömer vs MtKrt, hangisi daha sağlıklı olur ?
0
MtKrt
(15.01.18)
hangi kursa gidilir bilmiyorum ama kursa git. hatta özel ders al. rusça cins bir dil. horoşo yazıp haraşo okunan, sonra "ama biz de yazdığımız gibi okuyoruz canım" denilen garip ve cins bir dil bu. kurala uyan 1 kelimeye karşı kurala uymayan 10 kelime var. ondan git, kursa git.
0
cagdas donem kuramcisi
(15.01.18)
şu kesinlikle olmaz, bu kesinlikle olmaz diye ahkam kesmek istemiyorum ama lisede yabancı dil okumuş; üniversitede ispanyol ve italyan edebiyatı bölümlerinde ders almış, rusça kursuna gitmiş, şimdi de rus dili ve edebiyatı bölümü öğrencisi olarak benim şahsi fikrim: rusça çelik gibi sinirler, inanılmaz bir disiplin ve üstün zeka yoksa kurssuz, hocasız öğrenilemez. ben bu aq diliyle 1 yılı aşkın süredir uğraşıyorum ve daha temelimin bile oturmadığını hissediyorum. bunu 5-6 sene kendi kendine rusça çalışmış, rusçaya çok büyük ilgi duyan, çocukluğundan beri rus hastası olan birisi olarak söylüyorum.

hepsinden önce rusçada ÇOK fazla istisna var. bir kelime 50 farklı şekilde çoğul olabiliyor. diyelim ki sen ağaç görüyorsun ve bunu söylemek istedin. "ağaç" kelimesini 1 ağaç görüyorsan farklı, 3 ağaç görüyorsan farklı, 9 ağaç görüyorsan farklı çekmek durumundasın. türkçede "ismin halleri" olarak bildiğimiz padejlerden rusçada 6 tane var. dolayısıyla genç adam, genç adamı, genç adamdan, genç adamla vs. gibi ifadeler hep farklı eklerle yapılıyor. bu konuda da istisnalar var: örneğin "amca/dayı" anlamına gelen dyadya kelimesi ve dede anlamına gelen "deduşka" kelimesi dişilmiş gibi çekilmesine rağmen önüne gelen ekler erilmiş gibi çekilir. "eril-dişil ne la" dersen rusçada cins ayrımı var: her kelime ya eril, ya dişil ya da nötrdür; çekimleri de buna göre değişir.

bu sadece temel düzeyde bilmen gerekenler. padejleri öğrendin diyelim. "size başarılar diliyorum" diyeceksin. türkçede "başarılar" kısmı -i halinde bulunur di mi? size ne(yi) diliyorum? başarıyı. rusçada, ingilizcede "genitive" olarak bilinen, türkçeye genelde "-in hali" olarak çevrilen formda kullanılır dilemek fiili: yani "size başarının diliyorum" demen gerekir. benzer şekilde, sormak fiili de -e haliyle (kime sormak?) değil -i haliyle (kimi sormak) kullanılır. "anton'a soru sordum" demek için "ya sprosil antona" dersin ama -a eki -i halinindir eril için, yani türkçe düşünecek olursan "anton'u sordum" gibi olur, halbuki bu cümleden çıkan anlam soruyu anton'a yönelttiğindir. "türkçe düşünmeyeceksiniz" diyorlar da o kolay değil işte, böyle yüzlerce-binlerce fiil var. paylaşmak fiili de "ile" haliyle kullanılır örneğin. facebook'ta bir şarkı paylaştıysan bunu gramer olarak "şarkıyı paylaştım" değil de "şarkıyla paylaştım" şeklinde kurman gerekir. vesaire.

böyle yazdım diye gözün korkmasın. iyi bir hoca bunların mantığını açıklar, kafana girmesine yardımcı olur. çok fazla istisnası olmasına karşın rusça aynı zamanda kurallı ve tahmin edilebilir bir dildir. sadece iki harfinden bir kelimenin anlamını çıkarman, çekimini hiç bilmediğin bir fiili önceki tecrübelerinden hareketle doğru çekebilmen mümkündür. basit bir örnek,

znat = bilmek (fiil)
znanie = bilgi-biliş (isim)
znakomıy = tanıdık (erkek) (duruma göre isim de olabilir sıfat da ama çekimi sıfatmış gibi yapılır hep)
znakomaya = tanıdık (kadın)

derjat = tutmak
pod = altında/alt/altı
podderjat = desteklemek (fiil)
podderjka = destek (isim)

vs.

türkiye'de rus dili ve edebiyatı bölümü mezunlarının dahi büyük bölümü rusçaya hakim değildir. olanları bir yere gelir, %70-80'i alâkasız işlere girer, kullanmadıkları için rusçaları da körelir. rusça bu konuda da çok nankör: devamlı ama devamlı pratik ister, çünkü çok fazla detay var ve bunları içselleştirmek yeterli değil, sürekli beslemek lazım.

yine basit bir örnek olsun, "andrey'i garda karşıladım" demek için bilmen gerekenler,

* eril ismin -i hali çekimi (andrey'i)
* gar kelimesiyle hangi edatın kullanıldığı (garDA demek için... V mi gelecek NA mı? ingilizcede at/in benzeri)
* gar kelimesinin -de hali eki. burada ayrı bir parantez açayım,

gar = vokzal
garda = na vokzale

AMA

meydan = ploşad
meydanda = na ploşadi

şehir = gorod
şehirde = v gorode

köprü = most
köprüde = na mostu

* karşılamak fiilinin birinci tekil şahıs geçmiş çekimi.

fiil demişken, rusçada fiiller çift olarak bulunur %90 oranda. türkçede genelde tamamlanmış/tamamlanmamış olarak geçer. sözgelimi birisi "ya çital gazetu" demişse, geçmişte herhangi bir zaman diliminde bir süre gazete okumuş olduğunu anlarsın. "ya proçital gazetu" dediğinde ise gazeteyi sonuna kadar okuyup bitirdiğini. bu çok temel ve basit bir örnek. ilerleyen zamanlarda ağlatıyor bu ayrım. her fiilden iki tane var, kullanılacakları yerler farklı ve çekimleri de farklı.

örneğin satın almak fiilini ele alalım. tamamlanmamış hali pokupat, tamamlanmış hali kupit.

"ben bu mağazadan sık sık alışveriş yaparım" diyeceksen, eylem süreklilik arz ettiği için pokupat fiilini kullanıp "ya çasto pokupayu v etom magazine" demen gerekir. (v etom magazine tam olarak "bu mağazada" demek; bizim -den/-dan kullandığımız yerde ruslar -de/-da kullanır)

pokupat fiilinin çekimi şöyledir,

ya pokupayu (ben alırım)
tı pokupaeş (sen alırsın)
on(a) pokupaet (o alır [on erkek, ona kadın için; ingilizcedeki he/she]
mı pokupaem (biz alırız)
vı pokupaete (siz alırsınız)
oni pokupayut (onlar alır)

bu "birinci çekim" olarak bilinen standart çekimdir. gelelim tamamlanmış hali olan "kupit" fiiline... tamamlanmış fiiller eylemin sonuna işaret ettiği için yalnızca geçmiş ve gelecek zamanda kullanılır, şimdiki zaman formu olmaz. "dün ekmek aldım" derken pokupat değil kupit kullanırsın; çünkü kısa süreli ve sonuçlanmış bir eylem. benzer şekilde, "dışarı çıkıp sigara alacağım" derken de "kupit" dersin. şimdiki zaman versiyonu olmadığı için kupit'i gelecek zamanda çekelim,

ya kuplyu (ben alacağım - aradan fırlayan l'ye dikkat)
tı kupiş (sen alacaksın - l kayboldu)
on/ona kupit (fiilin mastar halinde sonunda "yumuşatma işareti" olarak bilinen, tek başıana ses vermeyen bir zımbırtı olur. çekimli halinde o düşer. yani kupit-kupit olarak yazdığım iki şey aslında farklı)
mı kupim (biz alacağız)
vı kupite (siz alacaksınız)
oni kupyat (onlar alacaklar)

(ders) çalışmak, ezberlemek gibi anlamları olan "uçit" fiiline bakalım. kupit, uçit. benziyorlar di mi? nah. kupit'in "onlar" çekimi "kupyat" iken uçit'in "onlar" çekimi "uçyat" değil "uçat" oluyor.

"rusça öğrenebilir miyim?" soruna saçma bir rusça dersiyle cevap vermiş oldum ama ne kadar arıza bir dil olduğunu anlaman açısından fikir vermiştir diye umuyorum.

bunlar bir çırpıda aklıma gelen, hızlıca yazdığım şeyler. daha neler var. dom ev demek mesela. pered "ön/önü/önünde" demek. "evin önünde" demek istersen "pered domom" demen lazım; çünkü pered'den sonra gelen isim -ile halinde çekilir. benzer şekilde, yanında/yakınlarında anlamına gelen "okolo" kelimesini de -in hali takip etmelidir; bu yüzden "evin yakınında" diyeceksen, ev "dom" demek olduğu halde "okolo doma" demen gerekir. şeker sahar demek, -siz (ingilizcedeki without) ise bez demek. bez'i -in hali takip eder. bu yüzden "şekersiz" demek istiyorsan hop, bez sahara demen gerekir, bez sahar olmaz. "tı" sen demektir ama "sensiz" diyeceksen "bez tebya" olması gerekir.

şimdi işin komik tarafı geliyor... bunları ve daha fazlasını evde internetten çalışarak öğrenebileceğini düşünüyorsan; şu saydıklarım seni en fazla A1 seviyesinin sonuna getirecek.

uzun lafın kısası rusça sıkı bir disiplin, ciddi bir öğrenme isteği olmadan "iyi derecede" öğrenilmez bence. ben kursa tek kuruş para vermedim, rusça konuşulan ülkede bulunmadım, tamamen kitaplardan ve internetteki kaynaklardan faydalanarak B2-C1 seviyesine geldim, akıcı olmasa bile rahat iletişim kurabiliyor ve okuduğumun/duyduğumun %80-90'ını anlıyorum diyen varsa gelsin anlatsın sırrını, biz de nasiplenelim. ben öyle birini ne gördüm, ne de duydum.

***

son olarak şunu da eklemek isterim ki bu yazdıklarım moralini bozmasın. rusça öğrenilmeyecek bir dil değil. öyle olsa bizim hocalarımız konuşamazdı, bilmezdi. sadece şu var: gerçekten zor bir dil ve öyle heves olsun, hobi olsun diye yapılacak bir iş değil. ben cidden öğrenmek istiyorum, bu dile de kültüre de hastayım, kolumu kesseler kanım kırmızı-mavi-beyaz akar, sovyet marşı dinlemeden güne başlayamam diyorsan git bir kursa ve yardır. ama karı kıza şekil olsun diye yapıyorsan hiç mi hiç bulaşma; italyanca ve ispanyolca gramer olarak çok daha kolay, hızlı aşama kaydedebileceğin diller. bu konuda mütevazı olmayacağım açıkçası, bana hep söylenir dil öğrenme konusunda çok yetenekli olduğum. 1 sene geçti ve iki kelimeyi bir araya getirirken hala elim ayağıma dolaşıyor. rusça böyle bir dil. bunu bilerek başlarsan motivasyonun da kırılmaz, devam edersin. 6 ay sonra çatır çatır konuşacak hale gelmeyi planlıyorsan, bu iş için haftada en azından 8-10 saat ayıramayacaksan ve uzun vadede rusçayı aktif olarak kullanmayacaksan vakit kaybı. unutursun. ben bir haftalık okul tatilinden bile aptal gibi dönmüştüm. çok çabuk gidiyor.
0
der meister
(15.01.18)
Ingilizce bile bana çok zor bir dil olarak geliyor. Sizce İngilizce mi daha zor Rusça mı hiçbir dil bilmeyen bir Türk için?
0
siyah giyen adam
(15.01.18)
@siyah giyen adam, tabii ki tartışmasız rusça. ingilizce biliyorum, benim için de rusça ingilizceden çok daha zor. gelgelelim ingilizce bilmenin rusçada büyük avantajları olabiliyor. "relative clause" dediğimiz konuyu iyi bilen birisi, rusçada kompleks cümleleri rahatlıkla kurabilir mesela. sözlükteki bir entry'mden örnek vereyim,

i know where you live = ya znayu gde tı jivyoş

kelime dizilimine kadar tamamen aynı. rusçada işin içine çekim de giriyor ama bu seviyeye gelene kadar onları zaten öğrenmiş oluyorsun. benzer kelimeler de çok. televizyon rusçada televizor mesela. deney, eksperiment. sinir (vücuttaki) ingilizcede nerve, rusçada nerv. uzay "kosmos". eşsiz anlamına gelen sıfat "unikalniy" (unique). böyle uzar gider liste, çok fazla şey var. yine aynı şekilde almancadan kelimeler var. sandalye stul demek. almancada stuhl. almancada amaç/hedef anlamlarına gelen "ziel" kelimesi rusçada aynı anlamla "tsel" şeklinde mevcut, okunuşları oldukça benzer. semaver, divan, çay, bilet gibi türkçeyle ortak kelimeler de var. patlıcana baklajan derler mesela. ben o tarafları bilmiyorum ama erzurum'da bardak için "stakan", patates için "karto" ile başlayan bi' kelime kullanıldığını söylemişlerdi bana. rusçada stakan bardak demek. patates de kartofel, kartoşka.

velhasıl ingilizce veya almanca altyapısı rusça öğrenirken işi kolaylaştırır ama hangisi daha zor dersen tartışmasız rusça. almancadan da, ingilizceden de zor. ben almanca öğrenmeye rusçadan sonra başladım mesela çünkü almancada milletin anasını ağlatan dativ-akkusativ-genitiv-nominativ dörtlüsü çok daha ağır bir biçimde, iki ekle birlikte (bulunma hali ve "ile" hali) rusçada mevcut. rusçadaki çekimleri gördükten sonra "der mann"ın "den mann"a dönüşmesi pek kafa karıştırıcı gelmiyor açıkçası :)
0
der meister
(15.01.18)
Doktora danışmanım kendi kendine öğrenmiş. Matematik kitaplarını rahat okuyorum konuşmalarında belli bir kısmını anlayabiliyorum demişti. yani yapılabilecek birşey. tabi bu senin dil öğrenmeye yatkınlığına bağlı. ben şahsen kendi kendime öğrenemezdim.
0
lrdrylgh
(15.01.18)
Bir ara merak salmıştım Rusçaya. Sonradan sıkıcı gelmeye başladı. O yüzden devam etmedim. Kendi kendine öğrenebilir misin bilmiyorum ama ders alarak başlamak daha sağlıklı. İstanbul'daysan İSMEK kursları var. Orayı bir dene. Belki sonraki aşamalarda kendin kitap okuyarak geliştirirsin.
0
dissendium
(15.01.18)
der meister pırıl pırıl açıklamış, üstüne fazla söze gerek yok ama bi başla gör bakalım. yalnızca akıcı kiril okuyup el yazısıyla yazabilmek için bile biraz çaba harcanabileceğini düşünüyorum. dünyanın coğrafi anlamda üçte birinde konuşulan bir dil, bu kadarı hatır için yapılabilir. bir hayli algı ve bakış açısı sağlıyor. ben çok disiplinli azeri bir hocanın kursuna katılarak (ve hiç ekstra çaba sarf etmeyerek) iki ayda öğrenebildim bu kadarını. üstüne bir üç ay da gramer ve kontekstin günümüzde köpek maması üretim sanayii mi puşkin'in aşk mektupları mı olduğunu ayırt edebilmek sürdü. hoca sağolsun çok iyiydi ama benim motivasyon böyle bir dil için yetersizdi gerçekten.
0
kaichi
(16.01.18)
(5)

Hastalık sorusu

taha1907
Merhabalar. 2-3 gündür göğüsümde bi ağrı vardı arada öksürtüyordu, dünden itibaren de boğaz ağrısı ve burun akıntısı olmaya başladı. Doktora gitme ihtimalim pek yok. Ne yapabilirim bunları geçirmek için:( cuma yurt dışına çıkacağım için önemli biraz
Merhabalar. 2-3 gündür göğüsümde bi ağrı vardı arada öksürtüyordu, dünden itibaren de boğaz ağrısı ve burun akıntısı olmaya başladı. Doktora gitme ihtimalim pek yok. Ne yapabilirim bunları geçirmek için:( cuma yurt dışına çıkacağım için önemli biraz
0
taha1907
(15.01.18)
zencefil dene istersen. sıcak şeyler iç. kekik tarzı filan. dışarı çıkarken boğazına mutlaka atkı dola.
0
silah taciri
(15.01.18)
Doktora gitme şansını biraz zorlasan iyi olur sanki. Bende de benzer bir durum vardı sonunda zatürre tedavisi aldım. Belki ilaç tedavisi vs gerekirse en azından cumaya kadar biraz rahatlamış olursun.
0
primetime
(15.01.18)
Bende de benzeri vardı. Dış kulak enfeksiyonu çıktı. Sonradan ilaçla düzeldi. Aile hekimine git hiç değilse. Hele uçuş sonrası basınç değişimi vs. yüzünden daha kötü olma riski çok yüksek.
0
dissendium
(15.01.18)
primetime , dissendium +1

Evde yapabileceklerin şunlar:
Sarımsak ve soğan ye. Özellikle sarımsağı es geçme ve iyice çiğneyip boğazına, ağzına iyice değmesini sağlayarak ye.

Bol sıvı tüket ki vücut mikroları daha çabuk atabilsin.

Adaçayı başta olmak üzere ıhlamur nane limon gibi antioksidan etkileri olan / ter atmana yardımcı olacak bitki çaylarından iç.

Terle. (bkz: limonlu aspirin )

Gün ışığından yararlan.

Öksürük söktürücü olarak siyah turp + bal iyidir. Sıvı alımı da yardımcı olacak zaten.

Geçmiş olsun.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(15.01.18)
adacayi antiseptik gargara olarak gun icinde yudum yudum icebilirsin, gece yatmadan dis fircalanacak, dil fircalanacak, tuzlu su ile gargara yapilacak, ekinezya cayi bir cesit antiviral veya bunu cay olarak icmek yerine icindeki etken maddesi hap olarak da satiliyor, fakat adini unuttum. asetilsistein alabilirsin. aksam yatmadan simsicak banyo yapip kat kat yorgan altinda terlemek, sabah ilik dus alip iyice kurulanip diari cikmak, cok sicage ve soguga maruz kalmamak, kendini cok yormamak, strese girmemek, bagisikligi desteklemek. besleyici gidalar tiketip, sekerden hazir urunlerden sigaradan hava kirliliginden uzak durmak.
0
mavicorap
(15.01.18)
(4)

Çok mükemmel bir instagram hesabı ne işe yarar?

bos gezenin bos ustasi
Amatör sanatçı bir arkadaşım var. Topu topu 70 80 takipçisi var instagram hesabında.Ben çok başarılı buluyorum kendisini.Bu arkadaş pro olmak istiyor paylaştığı gönderiler konusunda. Bence pro düzeyde halihazırda. Portfolio olarak kullanımı doğru mudur instagram'ın bu birinci sorum.İkincisi de başlı
Amatör sanatçı bir arkadaşım var. Topu topu 70 80 takipçisi var instagram hesabında.
Ben çok başarılı buluyorum kendisini.

Bu arkadaş pro olmak istiyor paylaştığı gönderiler konusunda. Bence pro düzeyde halihazırda.

Portfolio olarak kullanımı doğru mudur instagram'ın bu birinci sorum.

İkincisi de başlıktaki gibi, bundan para veya pr elde etmesi için ne yapması gerekir?

Kendisinin böyle bir düşüncesi yok da ben ısrar ediyorum çünkü heba oluyor yeteneği bana kalırsa.

Hesap bana ait değil reklamdan saymayın.
Meraklısına linkini de vereyim; www.instagram.com
0
bos gezenin bos ustasi
(15.01.18)
Cidden güzelmiş fotoğraflar yalnız. Sikko bir hesap bekliyordum. Anonimliğin gitme riski olduğu için şu an takibe almıyorum; ancak sonra alacağım.

Sorduğun sorulara maalesef cevap verecek bilgi birikimim yok bu konuda. Üzgünüm.
0
sen git ben geliyorum
(15.01.18)
Takipçi satın alabilir. Nasıl alınıyor bilmiyorum ama böyle bir seçenek var. Yemek fotoğrafı çekmiş çoğunlukla. Restoranlar için menü, tanıtım vs. hazırlayan ajanslar için çalışabilir. Portfolyo olarak flickr gibi siteler daha iyi. Instagram profesyonel bir ortam değil.
0
dissendium
(15.01.18)
etkileşim yaratması lazım durduk yere insanlar onu keşfedip takip edemezler. bu nasıl olacak dersen gene instagramda çeşitli sayfalar var günü kedi fotoğrafı, günün yemek fotoğrafı gibi oradaki kategorilere fotoğraflarını yollayabilir.

en basit diğer yöntem ise bir bot aracılığıyla takip et bırak yapmak. birilerini takip edince bir kısmı bu kimmiş diye bakıyor, beğenirse takibe alıyor. bot otomatik olarak takip etmeyen kişileri bir süre sonra hesaptan çıkarıyor.

geçenlerde 15 günde sadece stok fotoğraflarla fake bir sporcu hesabı yaratıp bir miktar gerçek bir miktar da satın alınmış takipçi ile kısa sürede sponsor bulup para kazanan instagram hesabını anlatan bir post vardı.

linki buldum:
Experiment Reveals How Surprisingly Easy It Is To Become A Fake Instagram Star And Get Brands To Pay You
www.boredpanda.com
0
orpheus
(15.01.18)
Ben fotoğrafları beğenmedim, ayrıca instagramın formatı da çöp. Bu kişi orayı sosyal medya iletişimi dışında kullanarak profesyonelleşemez. Kendi sitesini açmak ve yönetmek zorunda, fakat bu kişinin para ve pr elde etmesi için gerçek hayatta da ilişkiler kurması, ortamlara girmesi ve hatta kendinin biraz paralı olması gerekirdi. Ünlülerle takılan biri de bu işi çok daha kolayca başarır.

Oturduğun yerden 2 kedi 3 pasta fotoğrafıyla bu iş olmaz. Bunu pazarlaması lazım.

Gönderiler konusunda 'pro' olmak istiyorsa konularını daha istikrarlı seçsin. 'Rastgele'likten kaçınsın. Yenilikler getirsin. Yapılmamış bir şeyi yapsın.

'vegan, vegan foodporn' yerine fotoğrafçılara yönelik hashtagler kullansın. Çünkü veganların arasında kaç kişi fotoğrafı umursar? Kendi fotoğraflarına, fotoğrafçılar tarafından beğeni ve eleştiri alırsa daha çok tepki almış olur, takipçisi de artar.

İstikrar denemeleri için seriler çekebilir.

Son olarak vegan olmak da antipatik, vegan olup vegan olduğunu belli etmeyen kimse olmadığı için takipçisi az olabilir : ) Ben de veganları, sjw'leri vs takip etmiyorum. Hele bu tutmuş 'sanat'ına veganlığı bulaştırmış. Koca star wars da beni böyle kaybetti.

“How can you tell if someone’s a vegan?”
“Don’t worry, they’ll make sure you know.”

edit: Ayrıca yiyeceklerin hiçbiri lezzetli renklere sahip değil. Tamamen plastik, yapay görünüyor. Fotoğraflarda gereksiz bir iç karartıcı atmosfer verilmiş. Bu kadar yüksek kontrastlı karanlık ortamlara gerek yok.

aydınlık = lezzetli: duckduckgo.com
0
idexo
(15.01.18)
(9)

Çok kolay, çok zor kelimeleri

efreet sultan
İçinde "kolay" ve "zor" geçmeyen bir derecelendirme kelimeleri bulmam gerekiyor. Kelimeye baktığın zaman bir bakışta "hmm demek kolay veya zor" olduğunu anlayacağız. Mesela çok kolay için "çocuk oyuncağı" geldi aklıma. Çok kolay, kolay, zor, çok zor.İngilizcede baya baya eş anlamlı, deyim vs çıktı a
İçinde "kolay" ve "zor" geçmeyen bir derecelendirme kelimeleri bulmam gerekiyor. Kelimeye baktığın zaman bir bakışta "hmm demek kolay veya zor" olduğunu anlayacağız. Mesela çok kolay için "çocuk oyuncağı" geldi aklıma.

Çok kolay, kolay, zor, çok zor.

İngilizcede baya baya eş anlamlı, deyim vs çıktı ama Türkçede bulamıyorum yahu.

Aklınıza gelen varsa böyle kelimeler sevinirim.
0
efreet sultan
(15.01.18)
başlangıc - amatör - ileri seviye - efsanevi
0
onurrrrr
(15.01.18)
@onurrrrr

Evet ya. Aradığım şey tam olarak bunun gibi şeyler aslında.

Eyvallah.
0
🌸efreet sultan
(15.01.18)
taş atıp kolu yorulmamak??

olur mu?
0
thomaswantsmore
(15.01.18)
Çok kolay: tek gözüm kapalı yaparım
Kolay: çocuk oyuncağı
Zor: üzerine düşünmem gerek
Çok zor: düşünsem de çare etmez
0
i was made for you
(15.01.18)
zahmetli, külfetli, meşakkatli, uğraştırıcı, zahmetli bir sürü kelime var
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(15.01.18)
Bir savaş oyununun en kolay modu için "çantada keklik" yazıyordu. En zor mod da "delta force" olarak tanımlanmıştı. Bu şekilde ordudaki rütbe sistemine benzer bir sistem de yazılabilir konuya göre.
0
dissendium
(15.01.18)
çetin ceviz
0
unlem
(15.01.18)
Çaylak
Çömez
Yeni Başlayanlar için
İleri Düzey.

Fifa ve pes gibi oyunların zorluk derecelerine bak fikir olabilir :)
0
imelih
(15.01.18)
okul derecelerinden gidebilirsin, ilkokul ortaokul lise uni master doktora diye.
0
mavicorap
(15.01.18)
(6)

Autocad sorusu

Domuz
Merhaba dwg yi pdf ye dönüştürüyorum photoshop için ama bazı çizgiler gri kalıyor. Bunu nasıl engellerim? Çizimin hepsini seçip renk değiştirebiliyorum ve ekranda değişmiş görünüyor ama pdfye çevirince solidworksten gelen bazıları gri. Plot ekranında da bir ton şeyle oynadım ama yapamıyorum. Yardımc
Merhaba dwg yi pdf ye dönüştürüyorum photoshop için ama bazı çizgiler gri kalıyor. Bunu nasıl engellerim? Çizimin hepsini seçip renk değiştirebiliyorum ve ekranda değişmiş görünüyor ama pdfye çevirince solidworksten gelen bazıları gri. Plot ekranında da bir ton şeyle oynadım ama yapamıyorum. Yardımcı olursanız çok sevinirim. Teşekkürler.

Bu arada dwg to pdf.pc3 olarak kendi belirdediğim boyutta.
0
Domuz
(14.01.18)
Layer oluşturarak en baştan çizersen düzelebilir.
0
dissendium
(14.01.18)
Monochrome secip denedim olmadi su an.
Layerları autocadde bilmiyorum, araştırayım. En baştan çizemem de merge layers gibi bir şey var mı ki?
Varmış ama merge yapmadı. 3 layer var.
0
🌸Domuz
(14.01.18)
Layer kalınlıkları önemli değilse pratik bir yöntem önereyim;

- ctrl+a ile tüm çizimi seç. yukarıdan layer rengi seçtiğinin solundaki açılır listeden "0" layerını seç. Sağdaki diğer açılır listeler "bylayer"da olsun.
- Plot ekranında monochrome seçili olsun. sağındaki butona bas açılır listeden tüm layerları seç ve sağdaki kısımda rengi "black" yapıp ayarları da "use object lineweight"e getir. İşini görür umarım..

Layer kalınlıkları önemliyse msj at bana, maille düzeltir yollarım.
0
purkinje
(14.01.18)
purkinje, çok teşekkür ederim sölediklerini yapmaya çalıştım. Layerları bilmediğim için tam yapabildim mi emin değilim zaten olmadı. Plotta previewda düzgün her şey, pdfye geçince gri oluyor. Monochrome da yaptım. Her yerde black seçiyorum.
Şu an hiçbir şey yetişmeyecek gibi görünüyor. Bunu en sona bırakıyorum.
Çıktı alırken ozalitte bunu düzeltebilirler mi sizce?
0
🌸Domuz
(14.01.18)
düzenleyip, kağıt büyüklüğüne göre ayarlayıp .eps formatında gönderdim arkadaşa. konu kilit :)
0
purkinje
(15.01.18)
ÇOK TEŞEKKÜR EDERİMMMMMMMMMMMMMMMMMM!!!!!!!!!!!!
0
🌸Domuz
(15.01.18)
(10)

romantik film tavsiyesi

omonia
var mı tavsiye edececeğiniz romantik çöp olmayan bir film?last night'ı baya sevmiştim mesela..
var mı tavsiye edececeğiniz romantik çöp olmayan bir film?
last night'ı baya sevmiştim mesela..
0
omonia
(14.01.18)
elizabethtown
0
neo
(14.01.18)
üçünü de izledim :)
0
🌸omonia
(14.01.18)
Yes Man. Komedi filmi aynı zamanda. Ben beğenmiştim.
0
dissendium
(14.01.18)
izledim onu da...
0
🌸omonia
(14.01.18)
im juli?

romantikli naif bir yol filmi kendisi
0
it oynamis yonca masarasi
(14.01.18)
izledim :) teşekkür ederim.
0
🌸omonia
(14.01.18)
Great Expectations (1998)
0
harvey
(14.01.18)
vallahi buldum yine naif bir romantik film önerisi, birkaç gün önce izlemiştim. Bunu da izledim derseniz artık susucam:)

Lunchbox

www.imdb.com
0
it oynamis yonca masarasi
(14.01.18)
@i was made for you ellerine sağlık hepsine bakacağım..
@it oynamis yonca masarası haha yok bunu izlememiştim hemen değerlendireceğim.
çok teşekkürler
0
🌸omonia
(15.01.18)
(3)

bu psikolojik bir durum mu?

bialo czerwoni
Daha önceki gönderilerimi hatırlayan bilir bir dersle ilgili yaşadığım sorunu yazmıştım. Şimdi sınav dönemine geldik. Kendimi paralayan biri değilim genel yapı olarak ama son 2-3 haftadır ufak ufak üstümde baskı hissetmeye başlamıştım. Mesela gece su içmeye kalkınca tekrar uykuya dalmam vesaire so
Daha önceki gönderilerimi hatırlayan bilir bir dersle ilgili yaşadığım sorunu yazmıştım. Şimdi sınav dönemine geldik. Kendimi paralayan biri değilim genel yapı olarak ama son 2-3 haftadır ufak ufak üstümde baskı hissetmeye başlamıştım. Mesela gece su içmeye kalkınca tekrar uykuya dalmam vesaire sorun oluyordu,aklıma bu tür mevzular takılıyordu,deliksiz uykuya muhtacım, bazen gece dayak yemiş gibi uyanıyorum eğer uykum bölünürse.

Spor vesaire yapıyorum (eskisine göre daha hafif ) enerjimi bir şekilde atıyorum ama şöyle bir durum yaşadım 3-4 gün arayla.

bi anda oturuyorken kalbim sıkıştı nefes almakta zorlandım 2-3 saniyeliğine.ağrı sızı yoktu ama ani bir şok gibi.

bugün de kasık fıtığıyla ilgili bir makale okuyordum sonra ulan dedim bu inşallah benim başıma falan gelmez... tam aklımdan geçirirken yine nefes almakta zorlandım ve kalbim sıkışır gibi oldu,hemen ardından geçti ama ürktüm.

bu psikolojik ise neye benziyor? gerçekten 2-3 haftadır yıprandım, kendi kendime depresyon başlangıcı gibi diye düşünüyordum

eğer psikolojik değilse bir kardiyoloji uzmanına görünücem.

boy kilo orantım da iyi. 2-3 kilo fazlam var en fazla,herhangi bi suplement de kullanmıyorum.

Saygılar.
0
bialo czerwoni
(14.01.18)
Panik atağa benziyor. Bana da olmuştu bir iki kez.
0
dissendium
(14.01.18)
Psikolojik.
Kendini zorlama. Bu şekilde giderse panik atağa kadar gider bu.
0
Kamyoncunun vitesi
(14.01.18)
Psikolojik olduğunu düşünüyorum.
arkaplanda biriken kaygı, stres böyle ara ara dışavurabiliyor.
Şimdi netten açıp panik atak neymiş diye okuma :) beyin hemen kendine yakıştırıyor. farkında olmadan vücudunu dinleyip, okuduğun belirtileri kendinde buluyorsun:)
yaşadığın şeyler dönem dönem herkesin başına gelebilecek şeyler. Kafayı takıp kendini yıpratma. Ama bir süre sonra hala geçmezse önce kardiyoloji gidebilirsin. O da muhtemelen psikiyatriye yönlendirir.
Not: panik atak atlatmış biri :)
0
sylow
(14.01.18)
(3)

yeniden üniversite sınavına girme

kornisch
ben şu an bir devlet üniversitesi'nde malzeme mühendisliği okuyorum.okuldan memnun olmadığım için yeniden üniversite sınavına girip farklı bir şehre gitmeyi planlıyorum.eğer yine aynı bölümü kazanırsam geçtiğim dersleri işletme şansım oluyor mu?not:daha önce merkezi yerleştirme puanıyla yatay geçiş
ben şu an bir devlet üniversitesi'nde malzeme mühendisliği okuyorum.
okuldan memnun olmadığım için yeniden üniversite sınavına girip farklı bir şehre gitmeyi planlıyorum.eğer yine aynı bölümü kazanırsam geçtiğim dersleri işletme şansım oluyor mu?
not:daha önce merkezi yerleştirme puanıyla yatay geçiş hakkımı kullandım.
0
kornisch
(14.01.18)
Ders saydırma işlemleri biraz zor oluyor. Yüksek oranda içerik benzerliği arıyorlar. Matematik 1-2, fizik 1-2 gibi fakülte ortak derslerini sayabilirler ama bölüm derslerini saymayabilirler.
0
dissendium
(14.01.18)
@dissendium
normal yatay geçişte nasıl işlemler yapılıyorsa sınavla gelenlere de aynı şartlar geçerli değil mi?
yani sınavla gelenlere ayrı bir zorluk yaşatırlar mı?
0
🌸kornisch
(14.01.18)
Hayır, ders saydırma kuralları bellidir, yatay geçişle veya sınavla gelmiş olman fark etmez. Sadece bazı üniversitelerde dersi alalı 5 seneyi geçmemiş olma, açıköğretimde alınan dersleri saymama falan gibi şartlar vardır, o da her üniversitenin yönetmeliğine göre değişir, bakmak lazım.
0
opucuk baligi
(14.01.18)
(22)

dolandırıcılık

docrivers
dolandırıcılık neden suç ? hemen kızmayın kendimce haklı sebeplerim var, hayatta en belirleyici şey zeka cesaret ve bu ikisini birlikte kullanıp başarıya ulaşmaktır, zeki insanlar beyinsizleri mağdur ediyor diye suç kapsamında olması benim dünya görüşüme göre ters, adam araba karşılığı ev alıyor ver
dolandırıcılık neden suç ? hemen kızmayın kendimce haklı sebeplerim var, hayatta en belirleyici şey zeka cesaret ve bu ikisini birlikte kullanıp başarıya ulaşmaktır, zeki insanlar beyinsizleri mağdur ediyor diye suç kapsamında olması benim dünya görüşüme göre ters, adam araba karşılığı ev alıyor verdikleri ev aslında boş arsa falan ,ciddi miktarlara aldığı sattığı malı adam gibi araştırmayan insanlara acımıyorum, emek hırsızlığı gibi bir argüman sunabilirsiniz, ortada bir emek varsa aklı başında insan o emeğini ortaya koyduğu işi en mükemmel en kusursuz bir şekilde halletmeli diye düşünüyorum, şimdiden peşin peşin söyleyim dolandırıldım hemde çok fazla, daha sonra bende dolandırmayı öğrendim ama öğrendim sadece, ergenlik dönemimde çok fazla enayi parası yedim daha sonra dosyalar vs bıraktım insanların "emekleri" ile oynamayı.
0
docrivers
(14.01.18)
güçlü olan da seni dövüp evini arabanı alsın o zaman? hayatta en belirleyici şey zeka ve cesaret değil, tabanca mermisinden seni zekan kurtaramaz. duyuruda gördüğüm en saçma soru ilan edeceğim izninle.
0
Bruce
(14.01.18)
yeterince zekice olunca dolandırıcılık suç bile olmuyor ki zaten? :)
0
dilligaf
(14.01.18)
@Bruce bahsettiğin konu cinayet , cinayet , bak bir daha yazıyorum cinayet, bir insanın hayatına son vermek veya fiziki zarar vermek, daha düzgün argümanlarla eleştir düşüncemi
0
🌸docrivers
(14.01.18)
@dilligaf hay ağzını öpeyim
0
🌸docrivers
(14.01.18)
Ben senden A malı karşılığı olarak B ürününü alıyorum.İki durum var sen bana A'yı ver kardeş ben B'yi bir iki gün sonra yollarım diyorsun.Bu durumda benim mallığım öyle bişe başıma gelse hakkımı aramak saçma gelir bana da.İkinci durum ise sen bana B yi veriyorsun ama B senin anlattığın gibi bir şey çıkmıyor veya öyle bir süslüyorsun ki aldıktan sonra farkediyorum ki bu B değil C.Ama ben B nin uzmanı değilim, B nin satım ve üretim süreciyle alakam yok.Ne kadar araştırsam da yeteri kadar bilgi öğrenemem ve öğrenmek zorunda olmamalıyım. Bu durumda yüzde yüz sen suçlusun.
0
lorensoth
(14.01.18)
Bu gibi durumlarda b'nin uzmanı olan B nin satım ve üretim sürecine hakim olan bir tanıdığınla bu işi halledersin, hiç araba pazarına gitmedin sanırım, türkiyenin gerçeği şuan bana anlattıkların
0
🌸docrivers
(14.01.18)
Bazı hususlar umumi, herkes her konuya vakıf değil ki.
Araba alırken satıcıya kan kusturan bir adam, pazarda portakal almasını beceremeyebilir. İşte bu adamın pazar alanındaki savunmasızlığı kanun tarafından güvence altına alınmalı. Çünkü o işlerden anlamıyor. Oturup araştıracak vakti yok. Bu işin bilimini temelden öğrenmesi, satıcı hakkında karakter analizi yapması lüzumsuz. En cahil adam bile rahatça alışverişini yapabilmeli. Bu yüzden dolandırıcılık cezalandırılmalı.
0
elf of darkness
(14.01.18)
Olayda sadece bir dolandırıcı ve bir dolandırılan var diye düşünüyorsun. Gerçek hayatta dolandırıcılık suç olmazsa dolandırıcı sayısı milyonları bulabilir. Dolandırılan sayısı ise milyarları bulabilir. Dolandırılan kişi sayısının bu kadar fazla olması dolandırıcıların güç kazanmalarına neden olur. Bu da toplumda gelir eşitsizliğine sebep olur. Parası fazla olan insanlar siyaset, hukuk ve eğitim gibi birçok alanda sözünü geçirmeye çalışacağından toplumun demokratik yapısı zarar görür. Bu durum devletlerin istikrarına engel olur. Ekonomileri bundan olumsuz etkilenir. Olay birilerinin zeki olup olmaması değil.
0
dissendium
(14.01.18)
@elf of darkness "vatandaşın savunmasızlığı kanun tarafından güvence altına alınmalı." bu cümleyi arıyordum işte teşekkürler.
0
🌸docrivers
(14.01.18)
@dissendium bence baya abarttın konuyu saptırdın
0
🌸docrivers
(14.01.18)
:) aynen gitmedim hiç araba pazarına.ama işte demek istediğim o zaten. ben neden B nin uzmanı birini bulmalıyım? Buna neden zaman hatta daha da kötüsü para harcamalıyım (aracı firma vs) böyle bir zorunluluk olmamalı.
0
lorensoth
(14.01.18)
suç olmazsa zeka+cesaretteki cesaret nereden gelecek? dediğin her suça uygulanabilir bi şey zaten. cinayet dahil. senin önerdiğin şey saçma. ona karşı söylenen cinayet argümanı değil. bence hiç biri suç olmasın mesela, birini dolandır cesaret et zekanı kanıtla, sonra o gelsin senin peşine düşsün. belki öldürsün. belki öldüremesin. high risk high reward.

ek:
hayatta en belirleyici şeyin zeka ve cesaret olduğu kabulu nerden geliyo bi kere? bence senin derdin daha çok "dolandırmayı biliyorum, dolandırabilirim de birilerini ama risk alacak cesaret yok bende, niye yasak ki :(((" mesela cinayet işleyebilecek olsan onun da suç olmamasını isterdin. cinayet işleme ihtimalin olmadığını düşündüğün için buna kafa yormuyosun.
0
ghilleinthemist
(14.01.18)
@ghilleinthemist

cinayet ile dolandırıcılık çok farklı şeyler, yetersiz argümanlarınızı uç örneklerle haklı temellere oturtmaya çalışmayın
0
🌸docrivers
(14.01.18)
Git sahibinden.com'da bir sey sat. Parani gondermesinler. Git internetten bir urun al. Urunu gondermesinler. Sonra bu konuyu konusalim.
0
osssy
(14.01.18)
birileri sizin canınızı baya bi yakmış belli
0
🌸docrivers
(14.01.18)
kankacim minareyi calan kilifini uydurur diye guzel bir sozumuz var.sende dolandiriciligi aslinda bu zeka ve cesaretin sonucudura baglamissin ve kendini zekiyim cesurum bunu yapabilirime baglamissin.girisimlerin olmus,ancak yaptigin sey iyi niyeti suistimal dedigimiz cakalliklar.ayni burada tiyatro bileti,mac bileti diye insanlarin parasini calan arkadaslar gibi ama konumuz bu degil,cok uzerinde durmakta istemem.

Konumuz su,aslinda yeterince zeki ve cesaretli degilsin.yeterince zeki olsan insanlarin elindeki calmak yerine nasil iyi kazanabileceginin yolunu bulabilirdin.yeterince cesaretli olsaydinda bu buldugun yola hizli bir sekilde cikip,su an basarinin meyvelerini topluyor olurdun.senin yapabildigin kandirdigin insanlari enayi olarak tanimlamaktan oteye gidememis bir basarisizliktan baska bir sey degil.aci ama gercek.

Dolandiricilik neden suc,karsiligini vermedigin bir parayi zimmetine gecirdigin icin suc.sen her ne kadar aslinda dolandiricilik insanlari akilli davranmaya iten bir ogedir,dolandiricilik insanlarin daha tedbirli yasamalarina sebebtir gibi argumanlar uretsende bunlar senin suclulugu hakli cikarma cabalarindan daha fazla olamaz.habis bir dusuncedir.suclu psikolojisidir.
0
duptıs
(14.01.18)
dolandırıcılık her zaman olacak , yapanlar her seferinde üzerine koyarak daha da kusursuz bir şekilde sanatını icra edecek, sizin bu kanun kural sevdanız sayesinde insanlar daha mı bilinçleniyor peki ? dolandırıcılık serbest olursa ekonomi batar ürettiğimi yerim diyen kardeş sakin ol komunizme geçmiyoruz sadece insanlar ticaret yaparken daha uyanık olsun diyorum, birileri gerçekten gerizekalıysa onları koparacak insanlarda olsun bir zahmet, beynini kullanamayan insanlar kural kanuna sığınmayı kesip beyinsizliğinin cezasını çekmeli diyorum.
0
🌸docrivers
(14.01.18)
sahte para mı verirsin ? bu baya ağır oldu pes ediyorum , sahte para kesinlikle zeki bir insanın düşüneceği türden bir fikir
0
🌸docrivers
(14.01.18)
Bir şeyi yalnızca deneyimleyerek öğrenebilmeyi teşvik eden bir kafanın içerisinde ki beyin diğerlerinden daha önce gerizekalı yaftasını hakediyor gibi geliyor bana, sen defalarca dolandırılmış biri olarak bu işin bir gelişme kaydettirmediğini kabul ederek kendi cevabını kendin vermişsin aslında.Dolandırılmamayı değil nasıl dolandırıcağını öğrenmenin ivme olduğunu düşünüyorsan ayrı tabi sana da olan bu çünkü. Zekanda herhangi bir keskinleştirme yarattığı konusunda hala ısrarcıysan muhtemelen yine dolandırılıcaksın çünkü sen hala daha kurnaz bi dolandırıcıya göre gerizekalısın.
0
Meninasplash
(14.01.18)
Adam 1 ay calisacak para kazanacak, Sen o 1 ayda hic bir sey yapmayacaksin, o adamin parasini ondan alacaksin. Su anlattigim nerdeyse sihirbazliga esit. O adamdan parayi ele gecirmenin yollarini bulman dahilik degil. Yapman gereken bir sey zaten.
0
baldur2
(14.01.18)
ya ne argümanı ortada argüman mı var.

cinayet ile dolandırıcılık arasında fark yok. hem de hiçbir fark yok.

adamın 20 yılın boyunca biriktirdiği parasını yalan bir kooperatifte dolandırıp kaçmak = adamın 20 yılını yok etmek.

40 yaşında bir adamı öldürmek = adamın kalan yıllarını yok etmek.

bence dolandırıcılık ve hırsızlık suçları cinayetle eş değer yargılanmalı.
0
tchuck
(14.01.18)
Iyi bir sahte para, evrak uretmeyi zeka ve cesaretten saymiyirson yani. Hersey senin kabulune gore sekillendigine gore. Izlemek istersen "yakalayabilirsen yakala" var.
0
rn
(14.01.18)
(10)

evde duran gereksiz eşyaları satıyor musunuz

cedex
benim evimde son 10 yılda biriktirdiğim org, cümbüş gibi enstrümanlar, hiç kullanılmamış kamp malzemeleri, 3-4 kere oynanmış tenis raketi, bir heves alınmış elektronik eşyalar vs vs var.eminim sizde de vardır, 10 yıldır el sürmediğiniz şeyler. satmayı düşünüyor musunuz? düşünmüyorsanız neden?bir de
benim evimde son 10 yılda biriktirdiğim org, cümbüş gibi enstrümanlar, hiç kullanılmamış kamp malzemeleri, 3-4 kere oynanmış tenis raketi, bir heves alınmış elektronik eşyalar vs vs var.
eminim sizde de vardır, 10 yıldır el sürmediğiniz şeyler.
satmayı düşünüyor musunuz? düşünmüyorsanız neden?
bir de sahibinden dışında nereden satılabilir?
0
cedex
(13.01.18)
Çalışıyorum ama alan çıkmıyor. Elimde kalıyor işte.
0
baldan kaymak
(13.01.18)
letgo ve sahibinden.

satılmıyorsa ya fiyat fazladır, ya da kimsenin işine yaramıyordur.
0
John Bloor
(13.01.18)
zebramo gibi uygulamalardan satılabilir. satmayı düşünüyorum ama insanlar çok ölücü, hiç kullanılmamış orijinal fiyatının üçte birine koyduğum şeyi 10'da 1 ücrete almaya çalışıp ısrar ediyorlar, sinirlenip vazgeçiyorum.
0
pinkpeony
(13.01.18)
Hiç denemedim, çöpümün bile anısı varsa/birini hatırlatıyorsa atamıyorum/satamiyorum. Sanırım gelecekte çöp ev haberlerine en büyük adayım :)
0
doxanikee
(13.01.18)
Satmiyorum. Kullanmadigim ve para edecek seyler var ama prensip olarak satmiyorum. Para vermisim, degerinin altina satmak sacma geliyor. Para cebimden cikmis zaten, dursun yeri geldiginde kullanirim.
Cope esya da atmam kolay kolay. Dursun belki ise yarar kafasindayim hep.

3 tane kocaman L seklinde ofis masasi vardi elimde bosa cikan, koyacak yerim olmadigi icin sattim mecubren.
0
stavro
(13.01.18)
Satmıyorum. İnsanlarla uğraşmak gereksiz geliyor. Herkes her şeyi çok ucuza satın almaya çalışıyor. İki bin liralık televizyona bin lira olmaz mı diyen insanlar var İnternet'te. Gerçek hayatta bu insanların hiçbiri bir mağazaya girip bu soruyu soramaz. Kargo gönderme işine hiç alışamadım. Bana vakit kaybı olarak geliyor. Hele bir de karşı taraf sattığın şeyi beğenmezse onunla uğraşıyorsun.
0
dissendium
(13.01.18)
dissendium +1
dediğim ölücülüğün yanında insanlarla uğraşmak da çok yorucu. kargoya taşıması, beklemesi, vermesi gibi olaylar da çok bunlatıyor ve acayip vakit alıyor. işime yaramıyor başkaları faydalansın düşüncesindeydim ama artık çöpe atarım da insanlarla ve satmakla uğraşmam diyorum.
0
pinkpeony
(13.01.18)
Sattığım da oluyor ancak olabildiğince ihtiyaç sahiplerine ücretsiz vermeye çalışıyorum. Evde kullanılmayan eşya olmasını sevmiyorum.
0
fotrsapka
(13.01.18)
satmaya uğraşıyorum fakat olmuyor. en son evi topladığımda 99-2000'den kalma bir hp yazıcıyı kapının önüne koydum. şimdi de 2009 civarından alınmış bir yazıcıyı kapının önüne koymayı düşünüyorum. ihtiyacı olan bassın alsın.

2 mesaj geldi. izmir'de oturuyorum. dileyen gelip alabilir. yazıcıda sebebini çözemediğim kartuş tanımama problemi var, yazıcı orijinal olsa da. scan bölümü sorunsuz. gerekli tamirat yapılırsa mis gibi kullanılır ancak ben üşendim. gelen alsın. epson mürekkepli yazıcı kullanıyorum ben şu an.
0
rain when i die
(13.01.18)
Bir kuralım var, 6 ay boyunca dokunmadığım her şeyi ya satmaya çalışıyorum, ya veriyorum. Her malın bir alıcsı var, dolapta duracağına 10 da biri fiyatına bile gitse, satılsın modudnayım.
0
roket adam
(14.01.18)
(1)

Spor lisesi sınavlarına başvuru için istenen belge?

for day to break
Sporcu geçmişi belgesi deniliyor, bu ne acaba yada bu belgeyi almanın şartları ne bilen var mı?
Sporcu geçmişi belgesi deniliyor, bu ne acaba yada bu belgeyi almanın şartları ne bilen var mı?
0
for day to break
(13.01.18)
Sporcu lisansı yeterli olabilir.
0
dissendium
(13.01.18)
(5)

ikinci üniversite

duyurunun bug'ı
Bu sene üniversiteden mezun olucam. Parlak olmayan bir üniversiteden mezun olmama rağmen önüme sürekli is geliyor. Yani bir yere girip de çalışabilirim. Fakat üniversite ortamı ve arkadaş cevresi hoşuma gitmediğinden üniversitenin keyfini pek cikartamadim. Bu yüzden içimde bir uktedir kaldı. Yüksek
Bu sene üniversiteden mezun olucam. Parlak olmayan bir üniversiteden mezun olmama rağmen önüme sürekli is geliyor. Yani bir yere girip de çalışabilirim. Fakat üniversite ortamı ve arkadaş cevresi hoşuma gitmediğinden üniversitenin keyfini pek cikartamadim. Bu yüzden içimde bir uktedir kaldı. Yüksek lisans gibi bir imkanım da olabilmesine karşın yüksek lisansa kabul alma sürecinin sancılı olduğu ortada. Acaba diyorum ikinci bir üniversiteye mi okusam? Yas 23 olacak. Bu saatten sonra çok mu geç bilemedim. Amacım yeni üniversiteyi bitirmek olmasa da en azından iyi bir üniversiteyi ve arkadaş ortamını deneyimlemek istiyorum. Ne dersiniz? Boşver çalış mi dersiniz yoksa ikinci üniversite mi?
0
duyurunun bug'ı
(12.01.18)
Zenginsen oku. Ben olsam üçüncüyü bile okurum. Ama biraz saçma yani. Hiç değilse ilgili olduğun bir alana yönel de ileride işine yarasın. Diğer türlü hepten turist gibi olur.
0
dissendium
(12.01.18)
@dissendium evet ilgili oldugum bir bolumu okumayi dusunuyorum.
0
🌸duyurunun bug'ı
(12.01.18)
Sen bilirsin ama 23 yaşındaki insanlar yüksek lisans seviyeSinde oluyor genellikle yani lisansta olanlar ve seninle aynı dersleri alacak olanlar 18 yaşındakiler olacak. Anlaşabilecek misin o yaş grubuyla?

Karar sana kalmış tabii ama ben işe girerdim sanırım.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(12.01.18)
Ben de okumayı düşünüyorum en kötü 1-2 sene kaybım olur. Bir insan hayatında nedir ki? Zaten hep çalışacağız. İleride keşke dememek için deneyip kendin görmelisin. Beğenmezsen bırakırsın hiçbir şey kaybetmezsin. Diğer türlü çok hoşuna gideceğini düşünürsek çok şey kaybedebilirsin.
0
powerpufgirl
(12.01.18)
Bence iyi üniden ziyade iyi bölüm oku. Boğaziçi odtü gibi sana prestij sağlayacak bir okul değilse okuduğun çok önemi yok.

Bence okunur.
0
neysene
(12.01.18)
(2)

ingilizce bir soru

douglas
stand for reality tam olarak ne anlama geliyor? Do paintings and other images stand for reality and/or do they embody ways of seeing? Sınavda gelecek soru bu şekilde ama sanırım bunu anlamazsam sorunun genel mantığını kaçıracağım.
stand for reality tam olarak ne anlama geliyor?

Do paintings and other images stand for reality and/or do they embody ways of seeing?

Sınavda gelecek soru bu şekilde ama sanırım bunu anlamazsam sorunun genel mantığını kaçıracağım.
0
douglas
(11.01.18)
Gerçeği temsil etmek diye anladım.

Edit: Gerçekliği temsil etmek daha iyi sanki sanat içinse.
0
dissendium
(11.01.18)
ben " temsil etmek " yerine " var olmak" açıklamasını daha uygun buldum.
0
spalm
(12.01.18)
(3)

Tenslerin; beginner intermediate adv sevyiyeleri var mı ?

mete kudur
1. sorum başlıkta, varsa eğer bunları öğrenebileceğim bi' platform var mı bu da 2. sorum oldu hay Allah, illa beklenmeyen birşey çıkıyor. Neyse3. sorum da şimdi ben; simple present , present cont. simple past ve past c.'u öğrendim. Aklım karışmadan ayrı ayrı ilerleyeyim diye şimdi hangi tensi öğrene
1. sorum başlıkta, varsa eğer bunları öğrenebileceğim bi' platform var mı bu da 2. sorum oldu hay Allah, illa beklenmeyen birşey çıkıyor. Neyse

3. sorum da şimdi ben; simple present , present cont. simple past ve past c.'u öğrendim. Aklım karışmadan ayrı ayrı ilerleyeyim diye şimdi hangi tensi öğreneyim. mesela geçenlerde past perfect c. öğrenmeye başlamıştım ki, aklım karıştı. past c. ile arasındaki farkı filan anlayamadım bi' türlü. Aklım karışınca da beynim çok gevezeliğe başlıyor birsürü soru ürettikten sonra aşırı yüklenmeden dolayı ilgisini kaybediyor, açıp dota2 oynuyorum. Hayır dota2'de de sürekli kaybediyorum, benim asıl problemim de dota2'yi oynayamamak esasında.
0
mete kudur
(11.01.18)
Simple future, future continuous, present perfect öğren. Bunlar da sık kullanılıyor.
0
dissendium
(11.01.18)
İngilizce böyle öğrenilmez. Şimdiki, gelecek ve geçmiş zamanı yüzeysel biçimde öğren ve konuş, konuştukça kalıpları farkına bile varmadan öğrenirsin. Ben perfect leri hiç okulda öğrenmedim mesela. Açıp da bakmadım ama farkına bile varmadan günlük hayatta kullanıyorum.
0
bos gezenin bos ustasi
(11.01.18)
ismen bilmiyorum tensleri alaylıyım ama şöyle gidersen daha iyi olur senin için:

- i go
- i'm going
- i will go
- i went
- i have gone
- i had gone
- i would have gone
0
eindaclub
(12.01.18)
(5)

Koşudan sonra yapılacak kahvaltı için öneri

naksidil
cumartesi koşu grubu ile koşudan sonra kahvaltı yapılacak. herkes bişeyler getirecek. ben de kek mi yapayım elmalı kurabiye mi karar veremedim. ikisinde de iyiyim. ya da başka önerisi/tarifi olan?
cumartesi koşu grubu ile koşudan sonra kahvaltı yapılacak. herkes bişeyler getirecek. ben de kek mi yapayım elmalı kurabiye mi karar veremedim. ikisinde de iyiyim. ya da başka önerisi/tarifi olan?
0
naksidil
(11.01.18)
Bu nasıl koşu grubu :D bence gözlemeciye gidin hep beraber.
0
gozu acik sevisen yahudi
(11.01.18)
ayiplarlar ya :) yulafli kuru dutlu pekmezli sikistirilmis seylerden yapin.
0
jimicik
(11.01.18)
tereyağlı bazlama ve tahinli katmer olabilir. mesela çikolatalı kek veya limonlu cheesecake de yapabilirsin.
0
joooper
(11.01.18)
Siz olayı çok yanlış anlamışsınız. Ton balıklı sandviç hazırlayın.
0
dissendium
(11.01.18)
Her koşan sağlıklı besleniyor diye bir kaide yok ama yine de kek, kurabiye bunlar riskli:)

Yumurta haşlayıp götürebilirsiniz klasik, fıstık ezmeli sandviç hazırlayabilirsiniz, meyve salatası yapabilirsiniz...
0
peggy
(11.01.18)
(7)

PS4 Oyunu Tavsiyesi

gonion
30 yaş üstü bir kadının zevkle oynayabileceğini düşündüğünüz bir PS4 oyunu varsa tavsiyelerinizi almaya geldim. Teşekkürler.
30 yaş üstü bir kadının zevkle oynayabileceğini düşündüğünüz bir PS4 oyunu varsa tavsiyelerinizi almaya geldim. Teşekkürler.
0
gonion
(10.01.18)
30 yaş üstü kadın derken pek oyunlarla arası yoktur "casual" takılmalık oyun arıyoruz demek mi istiyorsunuz? öyleyse little big planet 3.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(10.01.18)
Uncharted 4
0
dissendium
(10.01.18)
Journey
0
eazy
(10.01.18)
shadow of war.
iki adam keser kafanı boşaltırsın.
0
rhan
(10.01.18)
Tomb raider son çıkanı
0
nodrama
(10.01.18)
journey +1 ama kısa bir oyun tecrübesi. bunun yanında laser disco defenders gibi oyunlar hoşuna gidebilir.
0
Apocalypse
(10.01.18)
Cevaplar için teşekkürler. Merak eden olduysa kendim için değil eşim için sormuştum. Sevgiler.
0
🌸gonion
(11.01.18)
(3)

Olmuyacagini bildiğiniz ama olmayınca üzüldüğünüz

john
Şeyler başıniza geldimi hiç,benim şu son zamanlarda hep geliyor.Yalnizim..Kimse yok hayatımda,31 yaşındayım iyi denilecek bir pozisyondayimElim ayağım düzgün,iyide biriyim,oturmasını kalkmasını konuşmasını da kendi çapımda becerdigimi düşünüyorum(en azından çevremden gelen yorumlar boyle)Ama niye ya
Şeyler başıniza geldimi hiç,benim şu son zamanlarda hep geliyor.
Yalnizim..
Kimse yok hayatımda,31 yaşındayım iyi denilecek bir pozisyondayim
Elim ayağım düzgün,iyide biriyim,oturmasını kalkmasını konuşmasını da kendi çapımda becerdigimi düşünüyorum(en azından çevremden gelen yorumlar boyle)
Ama niye yalnızım onu anlamiyorum işte,neyi yanlış yapıyorum.
İzmir deyim fazla arkadaş çevremde yok,çeşitli aplikasyon lardan tanıştığım kişiler oluyor 1-2 gün sonra bulusuyoruz,herşey çok güzel yemekler sohbetler falan ama ertesi günü şöyle bir mesaj la karşılaşıyorum "işte john çok iyisin bla bla bla ama uyusmiyacagimizi düşünüyorum,kusura bakma görüşmek istemiyorum"mesela ben bi sözünden bi bakışından anliyabiliyorum olmuyacagini ama bu mesajı görünce önceden takmıyordum,ama şimdiler de üzülmeye basladim
Kafayı yicem ya sorun nerde anlamıyorum
0
john
(10.01.18)
2009da stanford'a yüksek lisans başvurusu yaptım. Sadece yüzde 100 burs çıkarsa gidebilirdim. Keslinlikle çıkmaz diyordum ümitlenmiyordum.


Yüzde 50 çıktı. Normal şartlarda çok ciddi bir başarı olmasına rağmen ben yine gidemedim. =/
Şu an sadece kabul etseler bile gidebilecek param var. Zamanında etselerdi böyle olur muydu bilmiyorum ama gitmeyi çok ama çok istemiştim.
0
shenergy
(10.01.18)
Büyük ihtimalle insanlara sıkıcı geliyorsun. Bu arada bozmak için demiyorum, konuşmasını biliyorum demişsin ama yazında onlarca yazım hatası var. Bu şekilde sebep bulmaya çalışmak yerine daha rahat ol. Gez toz, ortamlara gir.
0
dissendium
(10.01.18)
sorunun kaynağı metnin içinde gizli:

"fazla arkadaş çevremde yok"
0
nickini degistiren yazar
(10.01.18)
(5)

Almanca gramer çalışma sitesi

a man alone
arayıp bir iki tane bir şey buldum ama belki daha iyisi çıkar.var mı bildiğiniz?
arayıp bir iki tane bir şey buldum ama belki daha iyisi çıkar.

var mı bildiğiniz?
0
a man alone
(10.01.18)
www.deutsch-lernen.com

İngilizce ararsanız daha çok çıkar.
0
dissendium
(10.01.18)
torrent üzerinde dahi deutsch grammatik diye arattığınızda bir çok kaynak çıkıyor pdf olarak. Onlardan yararlanabilirsiniz. Beklenmedik şekilde Fononun gramer kitapları başlangıç için iyi. Sitenin yanı sıra duolingo da fena değil. Bir de Ich will deutsch lernen diye bir oluşum vardı yeni, oradan da araştırabilirsin.

edit www.iwdl.de
0
nickfury
(10.01.18)
Aradığın kitabın yanına vk.com yaz pdf i çıkar. Grammatik aktiv tavsiye ederim başlangıç için en mantıklı kitap.
0
skayas
(10.01.18)
Unutun diğer siteleri&kitapları, on numara bir site tavsiyesi vereyim size:
www.deutschseite.de

Samimi, efektif ve başlangıç için ideal. Öncelikli olarak deneyin derim.
0
kojonotsuki
(10.01.18)
Almanca B2 seviyesini tamamlamış ve C1 sınavına hazırlanmakta olanlar varsa içinizde, Facebook'ta şu sayfayı takip etmenizi öneririm: Düzenli aralıklarla “ileri seviye gramer” konu anlatımları paylaşılıyor: www.facebook.com
0
aynadakileke
(10.01.18)
(15)

Niye yeni araba aliyorsunuz

salahaddin
Arkadaşlar diyelim ki çalışıyorsunuz evlisiniz. Diyelim ki Türkiye şartlarında karı koca 10 bin lira kazaniyorsunuz. Kira ödüyorsunuz sabit. Çocuklarınız var ama özel okula vermiyorsunuz.Peki bu aile kazancını napsa iyi? 5-6 bin lira artırıyor aile. Arabaları eski sizce onu yenilesinler mı yoksa ara
Arkadaşlar diyelim ki çalışıyorsunuz evlisiniz. Diyelim ki Türkiye şartlarında karı koca 10 bin lira kazaniyorsunuz. Kira ödüyorsunuz sabit. Çocuklarınız var ama özel okula vermiyorsunuz.

Peki bu aile kazancını napsa iyi? 5-6 bin lira artırıyor aile. Arabaları eski sizce onu yenilesinler mı yoksa araba gittiği yere kadar gidip birikim mi yapsınlar?

Bi de biriktirip napsinlar?
Erkek tarafı kurtlaniyor iyi bi araba almak için :)
0
salahaddin
(10.01.18)
geçen yıl ocak ayında 60bin olan ""0"" araç bu yıl ocak ayında 85-90bin tl. erkek kurtlanmakta haklı böyle bir ülkede.
0
angelofdeath
(10.01.18)
ev alsınlar niye ev almıyolar? ev alsalar kiradan kurtulurlar bir, ikincisi evlerini istedikleri ve beğendikleri şekilde seçebilirler ve düzenleyebilirler.

1 sene birikim yapıp yüzde 25 ini falan tamamladıktan sonra, aldıkları eve bence 3000 tl ödesinler her ay, geriye kalan 3 bini de değerlendirsinler, belki ilerde ev borcu bitmeden de araba alırlar beli, ara ödeme yaparlar 1 2 senelerini rahatlatırlar.

ev yatırım aracı değildir, sürekli eskir, kiracısı sorun çıkartır, o olur bu olur, ev eğer oturulcaksa alınır? uzun bi araştırma süreci gerektirir.
0
killerbee
(10.01.18)
Ev alıp gencliklerini de borc ödemek için geçirmek istemiyorlar. Hayat sıkınca iyice zor gelir yaşamak nefes almak diye düşünüyorlar.

Erkek kurtlanip 3 4 yaşında bi araba alıp o defteri kapatalım sonra gezelim kafasında.
0
lion de la Turquie
(10.01.18)
Bence araba alsınlar hayata bi daha mı gelecekler :) bu da benim fikrim :)
0
lion de la Turquie
(10.01.18)
araba ne kadar eski o önemli. ne kadar sorun çıkarttığı da önemli.

ama en iyi yatırım evdir bana göre. araba 2. planda kalır.
0
false pretension
(10.01.18)
Altın alsınlar bankaya falan da koymasınlar. Arabayı gittiği yere kadar kullansınlar, tabi aşırıya kaçmadan. Bakımlarını düzenli yaptırsınlar. Hayat sigortası da yaptırsınlar çocuklar için.
0
yaren
(10.01.18)
"Param var fazla arabayı mı yenilesem?" Şeklinde cereyan eden düşünceler silsilesi. Kendimden biliyorum hehe.

Yalnız değilsin. *swh* ama tek kişinin isteği değil, çift kararı olmalı. Aile olmak ihtiyatlılık gerektirir; birlikte karar almalısınız.
0
baldan kaymak
(10.01.18)
kirada oturan bir ailenin yeni araba alması ne saçma. üstelik elinde halihazırda bir araba varken.

önceliğiniz ev olmalı. on sene sonra ne olacağı hiç belli olmaz.
çok uzun gibi görünse de aslında kısa bir zaman on sene.

yerinizde olsam öncelikle ev alırdım. çünkü düzenli bir hayatınız var ve kira ödüyorsunuz. on sene boyunca kira ödeseniz, on senelik kira çöpe gidecek. oysa bir ev almaya niyetlenirseniz, o para evin maliyetini karşılamış olur.
0
tabudeviren
(10.01.18)
Ev tabii ki. Ev kredisi bittikten sonra kralsın. Kira da yok, kredi de yok. O zaman istersen son model arabaya binersin. Çocuklar daha küçük anladığım kadarıyla. Onlara bırak üniversiteyi, liseye başlayınca su gibi para gidecek. Bir bakmışsın elinde 5-6 binden eser yok. Bir de gençliğini borç ödeyerek geçirme geyiği var. 50 yaşında kira ödemek sizi etkilemeyecekse gençliğinizi borç ödeyerek geçirmeyin tabii.
0
dissendium
(10.01.18)
memleketin geleceği belirsiz. ben olsam dolar, euro ya da pound yapıp atardım yastık altına. evet, bankaya da koymazdım. güvenim yok bu hükümete.

altın da almazdım. öyle.
0
cagdas donem kuramcisi
(10.01.18)
2009'dan beri aynı arabayı kullanıyorum. şu aralar aklımda işe girdiğim an, kullandığım arabayı satmanın ardından bankadaki paramı çekip; mercedes a180 cdi için borca girmek var.

bekar 26e
0
rain when i die
(10.01.18)
Couklarinin alacagi egitim arabandan onemli.

Arabanizi gittigi yere kadar kullanin ve biriktirin paranizi,yilda 60k gibi parayla bir sekilde ev alinabilir,istanbul disiysaki 10k nin 5-6 si kaliyorsa oyledir,cok rahat alirsiniz.ya da yettigi bir yerden alin,kiraya verin kendi kiraniza katkida bulunsun.

erkek tarafi vay salahhadin yeni araba yapmis desinler derdinde gibi geldi.
0
duptıs
(10.01.18)
olm 10 bin TL kazanıp nasl 5-6 bin lira arttırıyorsunuz anlayamıyorum ben. ben hep kıt kanaat :(

araba alın. araba acil durumlarda büyük ihtiyaç. öyle "taksi çağırırım" demekle olmuyor. öyle bir zaman gelir ki taksi bulamazsınız.

edit: kıçımla okumuşum soruyu. araba varmış. kalsın araba gidiyorsa.
0
teritori
(10.01.18)
yeni düzgün bir araba yüz bin lira.

yüz bin liraya ev alsınlar, ufak ufak taksit öderler.
0
babilbaligi
(10.01.18)
Çocuklar için birikim yapın.
0
kayranin kedisi
(10.01.18)
(3)

Ömrünüzü birşeye adasanız bu ne olurdu?

Northern Mariner
Bir gün, ikindi vakti Üsküdar'ın Kız Kulesine bakan basamaklarında bir denizci ve bir dervişle aynı masayı paylaşıyordum. Denizci, mavi gömlek ve beyaz pantalon giymişti. Cesur ve emin duruyordu. Derviş ise yeşil cübbesi ve beyaz entarisi ile huzur içerisindeydi. İkiside yaşlı denebilecek yaştaydı.
Bir gün, ikindi vakti Üsküdar'ın Kız Kulesine bakan basamaklarında bir denizci ve bir dervişle aynı masayı paylaşıyordum. Denizci, mavi gömlek ve beyaz pantalon giymişti. Cesur ve emin duruyordu. Derviş ise yeşil cübbesi ve beyaz entarisi ile huzur içerisindeydi. İkiside yaşlı denebilecek yaştaydı. Çaydan bir yudum aldım.

Bu iki farklı terbiyeden ve öğretilerinden istifade etmek istiyordum. Belki ortaya yeterince çekici bir soru atarsam bunu sağlayabilirdim. Bir süre düşündükten sonra,

-En büyük sermayem olan ömrümü ne üzerine yatırmalıyım, diye sordum.

Denizci söze girdi.

- Kendinin!

-Ya nasıl olacak o, diye irdeledim.

Derviş, denizciden müsade alarak,

-Eğitilerek, dedi.

-Neden eğitilmeliyim?

Denizci,

-Daha iyi olmak için.

Bu iki ihtiyarın aralarında gizli bir anlaşma varmış gibi birbirlerinin sözünü devam ettirmesi beni şaşırtmıştı. Denizci açıklamaya başladı.

-İnsan, doğumundan ölümüne dek sefere çıkmış bir gemi kaptanı gibidir. Deniz onu annesiymiş gibi besler, dalgalar babasıymış gibi ona mücadeleyi öğretir.

Derviş,

-Güvertede insan eksik olmaz. Sefer boyunca biri biner öteki iner. Kimin senin gerçek yoldaşın olduğuna işaret ederler. Yanaştığın kıyılardan, pazarlardan alınmış mallar yüklenirsin. Ama hiçbiri senin değildir. Bir sonraki kıyıda teslim edeceksindir. Tıpkı hayatında sahip olduğun eşyalar gibi.

Artık sırayla devam ediyorlardı. Denizci,

-Bir batarsın, bir çıkarsın. Kimi zaman fırtınaya yakalanırsın. Ama unutma. Deniz, gemiye girmedikçe gemi batmaz.

-Tıpkı dünyanın ve bizde uyandırdığı heveslerin kalbimize girmedikçe etkisiz olmaları gibi. Dünya'da yaşarsın.

-Denizde seyahet edersin.

-Dünya'dan fayda görürsün.

-Denizden de!

-Fakat dünya mel'undur. Sana zarar verecek şeylerle örtülmüştür.

-Deniz yaşlı yada çocuk olmanı umursamaz. İçine düştünmü bütün benliğiyle boğar seni.

-Kendini eğitmelisin. Bedenini, nefsini terbiye etmelisin. Eğer düzgün binersen gemine, ahire gideceksin. Dümeni gemiye bırakırsan, denizin dibine...

Akşam ezanı okunmaya başladı. İkiside kalktılar. Derviş camiye, denizci limana doğru gitmek üzere ayrıldı...


Peki ya siz ömrünüzü birşeye adasanız bu ne olurdu?
0
Northern Mariner
(09.01.18)
Bilim. Öğrenmekten aldığım keyfi başka hiçbir şeyden almadım.
0
dissendium
(09.01.18)
Okumak (kitap)
Dinlemek (müzik ) misal:youtu.be
İzlemek (film/dizi)
Yazmak.
Unutmadan tabii ki gezmek.
0
Amaranta ursula
(09.01.18)
birden fazla şey olacak ama rusça ve almanca. yanında buz hokeyi de olursa güzel olur. buz hokeyi için eğitmenlik olur, kulüpte herhangi bir pozisyonda çalışma olur vs... hani "galatasaray kazanınca size madalya mı veriyorlar, neye seviniyorsunuz?" diyorlar ya. hah işte tam olarak o madalya verilen, kulübün bir parçası olan adam olmak isterim. takım falan fark etmez pek. veya işte küçük bebelere ders vereyim, böyle 6 yaşında viju viju kayan çocuklar bana "hocam" desin, 20 yaşına geldiklerinde omsk'ta, petersburg'da pak peşinde koşsunlar. spor yapsınlar, sağlıklı olsunlar, bayramda elimi öpsünler.

o olmayacaksa da rusça ve almancada uzmanlaşmak, becerebilirsem akademik olarak bu dillerle uğraşmak isterim. şu an zaten rus dili ve edebiyatı okuyorum, bir yandan da almanca öğreniyorum. her şey istediğim gibi giderse 10 sene sonra baklava desenli kazağım ve yuvarlak camlı gözlüklerimle ZDF'de, RTR'de "yav şimdi bunun akp'yle ne alakası var"la başlayan alevli cümlelerimle boy göstercem, ölümüne tartışacam. filolog bey diyeceksiniz.
0
der meister
(09.01.18)
(3)

Ne yapmalı? -kariyer planlamali soru-

yaraticinick
Ozel bi universitede araştırma gorevlisiyim su an, akademiyi seviyorum ama bulundugum ortamı ortamdaki kisilerden dolayi sevmiyorum. Baska bir universitede yuksek lisans yapiyorum ve en kotu ihtimalle eylule mezunum diye düşünüyorum. Aslinda yurtdisi doktora planlarim var ama artik katlanamaz hale g
Ozel bi universitede araştırma gorevlisiyim su an, akademiyi seviyorum ama bulundugum ortamı ortamdaki kisilerden dolayi sevmiyorum. Baska bir universitede yuksek lisans yapiyorum ve en kotu ihtimalle eylule mezunum diye düşünüyorum.
Aslinda yurtdisi doktora planlarim var ama artik katlanamaz hale geldim ve çıkar yol arıyorum. Cok oznel bir soru olsa da siz olsaniz napardiniz merak ediyorum.

Seceneklerimden ilki daha uzak bir yerde daha az maasla işe girmek. Aslında beni ileride mutlu edebilecek bir şey, su an emin olmasam da.

Ikinci seçeneğim, bulundugum il dışında devlet universitesi kadrosu kovalamak.

Son seçeneğim bu ortama haziran-eylul bir şekilde katlanip, sonrasinda yurtdisinda doktoraya devam etmek.

Ne yapmali, karar veremiyorum.

~ basvurmayi planladigim ulkeler almanya ve/veya ingiltere
0
yaraticinick
(09.01.18)
Akademisyen olmak istemiyorsun gibi algıladım. Eğer öyleyse hiç doktorayla vakit kaybetme. Beş yılda iyi bir şirkette iyi bir pozisyona gelebilirsin yüksek lisansı bitirdiğin takdirde. Ben akademisyenlik istediğim için İngilizce konuşulan bir ülkede doktora yapabilirdim ancak. Yurt dışı çok genel bir ifade. Bir de doktora sonrasında Türkiye'ye dönmeyi düşünüyorsam yurt içinde yapardım doktorayı macera peşinde değilsem.
0
dissendium
(09.01.18)
Son seçeneğim bu ortama haziran-eylul bir şekilde katlanip, sonrasinda yurtdisinda doktoraya devam etmek.

Budur. Hepimizin memnun olmadığı şeyler var. Biraz sabret. Sonra doktora ile yeni bir rota çizersin kendine.

@Dissendium

Yurtiçinde kadro alabilmek için yurtdışı tecrübesi epey mühim. Yani doktora sonrası yurda dönecekse bile makul olan gitmesi.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(09.01.18)
her türlü yurtdışı.
0
passion rules the game
(09.01.18)
(5)

"Hayatı .... titizliğinde yaşamak". boşluğu dolduralım

ya ben lan neyse
örneğin: geçmişim tertemizdir, trafik cezam bile yoktur, hayatı ........ titizliğinde yaşarım.
örneğin: geçmişim tertemizdir, trafik cezam bile yoktur, hayatı ........ titizliğinde yaşarım.
0
ya ben lan neyse
(08.01.18)
Peygamber
0
simderun
(08.01.18)
Hayatı OKB titizliğinde yaşarım.
0
dissendium
(08.01.18)
Hayatı Nazife anne titizliğinde yaşarım
0
brad pitt
(08.01.18)
avukat titizliğinde yaşıyormuş.
karınca, arı da olabilir yerine göre.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(08.01.18)
kuyumcu tabii ki.
0
del piero10
(08.01.18)
(8)

Bu şirket ne yapmak, nereye varmak istemektedir ?

kahramanikarus
Merhaba biraz uzun olabilir kusura bakmayın,Üç hafta önce bir şirkette işe başvurdum. Üretim planlama üzerine bir eleman ihtiyacı var. İlk yıl staj yapılıyor sonra da işe başlıyorsun. ama maaşı dolgun, yani staj denince aklınıza gelen sömürülerden olmasın. Enteresan bir iş görüşmesi oldu, aniden ent
Merhaba biraz uzun olabilir kusura bakmayın,

Üç hafta önce bir şirkette işe başvurdum. Üretim planlama üzerine bir eleman ihtiyacı var. İlk yıl staj yapılıyor sonra da işe başlıyorsun. ama maaşı dolgun, yani staj denince aklınıza gelen sömürülerden olmasın.
Enteresan bir iş görüşmesi oldu, aniden enteresan sorular soran bir HR vardı karşımda (7nin %20si kaç eder falan gibi, ya da önüme bir tır kasası resmi ve belirli ebatları olan paletler vardı bunlardan en fazla kaç adet yükleme yapabiliriz, bize en uygun yöntemi anlatın vb. sorular, bu arada görüşme 3 saate yakın sürdü.)

Her neyse, ilk görüşmeden sonra muhtelemen elemeler oldu ve ertesi hafta tekrar çağrıldım. Bu sefer iki kişiydik. İkimizi de ayrı odalara aldılar excel testi ve bir dünya test yapıldı (yaklaşık 3 saat). Pazartesi sizleri bilgilendireceğiz dediler ve bugün gelen telefon; Salı günü beni Çarşamba günü de diğer adayı çağırıyorlar. Fabrika da 1 gün çalışmamızı gözlemlemek istiyorlar (?) İlk günden ne yapılabilirse (!)

Ben hayatımda böyle bir yöntemle işe alımı hiç görmedim, bu şirketin amacı nedir?
Çünkü artık yılma noktasına geldim. almıyorsanız net söyleyin haksız mıyım?
0
kahramanikarus
(08.01.18)
ince eleyip sık dokumalarında bir sorun yok ama gören de atom altı parçacık mühendisi seçiyorlar sanır.

ara sor, 1 günlük çalışmamızı sigorta kapsamında mı gerçekleştireceğiz yoksa kaçak işçi mi çalıştırıyorsunuz de; bakalım ne diyecekler akşlsdas.
0
Bruce
(08.01.18)
hahaha , çok güzel cevapmış, yarın işe başlamadan sormak istiyorum bunu
0
🌸kahramanikarus
(08.01.18)
Bruce'un dediğini Türkiye şartlarında yapmanızı tavsiye etmem, şu an yüzde 50 görünen işe giriş şansınızı 0a indirirsiniz :) salı günü gittiğinizde aktif gözlem yapın, aptalca olmayan sorular sorarak işle ilgili alakanızı ve kapasitenizi gösterin. bence almayacaklar gibi görünmüyor, alacaklar gibi görünüyor. yılacak bir şey yok, bol şans.
0
evde liyakat kalmamis
(08.01.18)
sağduyulu arkadaşlar olması gerekeni söylemiş tabii, onları dinlemen yararına olur.
oldu ki dediğimi sordun, ne diyosun sen derlerse "ben de çalışacağım yer konusunda en az sizin gösterdiğiniz kadar titizlik gösteriyorum. emek hırsızlığı yapan bir iş yerinde çalışmayı eminim siz de istemezdiniz" dersin *-*
0
Bruce
(08.01.18)
Endüstri mühendisisiniz sanırım. Sorulan soruları gayet mantıklı buldum. @Bruce farklı bir alandan herhalde. Üretim planlamada staj yaptım. Elimde kronometreyle dört saat makinelerin belirli işlem sürelerini ölçmüştüm. Planlamada bu tip olaylar oluyor. Çok şaşırmamak gerek. Yapacağınız işi görün diye öyle yapıyorlar.
0
dissendium
(08.01.18)
@dissendium, "gel bigün bakalım yapabiliyon mu" teklifinin çalışma alanıyla alakası yok pek, şark kurnazlığı denir buna, hele ki işçinin sigortası yapılmıyorsa. sözleşmelerde deneme süreleri olur, beğenmezsen çıkartırsın. ayrıca o kadar görüşmeden kişinin bu işi yapıp yapamayacağına kanaat getirilmelidir ideal şartlarda. soruların içeriği önemli değil, uygulanış şeklinde uygunsuzluk var.
0
Bruce
(08.01.18)
@Bruce, ben onu "atom altı parçacık mühendisi" ifadesi için dedim. Yapılan testler gördüğüm kadarıyla gerçekten iş ile ilgili. Bu tip soruların hepsi belki de her gün karşısına çıkacak. Deneme süresi konusunda haklısın. Birini bir gün bile olsa bedava çalıştırmak hoş değil. Ama bu olay aday için de avantajlı. Aday ilk günden o işte çalışmak istemeyebilir.
0
dissendium
(08.01.18)
o kadar ciddi bir firmanın sizi sigorta girişi yapmadan fabrikaya sokacağını sanmıyorum. çok çok büyük bir risk bu. bu riski almazalar. muhtemelen sigorta girişinizi yapıp denerler.
0
tukenmez adam
(08.01.18)
(24)

bu abur cubur firmaları neden bu kadar şerefsiz?!

mehmed resad
çok sinirliyim ya piyasada ne kadar güzel bisküvi, gofret, çikolata varsa kaldırdı bu şerefsizler.. eskiden efsane olan ne kadar şey varsa şimdi çoğu piyasada ya yok ya da var olanların tatları bok gibi..evet!! bi de bu var.. bundan bi 10 yıl önce hepsi insanın canını çektiren cinsten şeylerdi.. şim
çok sinirliyim

ya piyasada ne kadar güzel bisküvi, gofret, çikolata varsa kaldırdı bu şerefsizler.. eskiden efsane olan ne kadar şey varsa şimdi çoğu piyasada ya yok ya da var olanların tatları bok gibi..

evet!! bi de bu var.. bundan bi 10 yıl önce hepsi insanın canını çektiren cinsten şeylerdi.. şimdi ne gofrette, ne bisküvide tat falan kalmadı ya?! neden hepsi bok gibi oldu bunların? neden tatlarıyla oynadılar?! tamam, enflasyon bilmem ne geliyor, 1 lira olmasın 2 lira olsun ama tadı güzel olsun, aynı kalsaydı ya.

hayır bi de yetmezmiş gibi zaga gibi aptal aptal ürünler sürüyorlar piyasaya. tuzlu mısırla çikolata karıştırmak nedir ya?!

allah hepsinin belasını versin sözlük.

edit: ayrıca tadı hala aynı dediğiniz şeyler varsa ve yazarsanız çok mutlu olurum. benim tadı hala aynı gibi dediğim vişneli brownie.

en çok özlediğim de eti sticks nane şekerli. allahın belası şerefsizler bundan ne istedi acaba çok merak ediyorum.
0
mehmed resad
(07.01.18)
Doğal şeker yerine rafine şeker kullanıyorlar. Kinder Bueno alıyorum. O da 2,75 TL. Bisküvi almıyorum artık. Güzel değil hiçbiri. Kremalı bisküvi yok piyasada. Kurabiye gibi bisküvi üretiyorlar. Kuru kuru yenmiyor. Olala sufle kek alıyorum bir de. Başka da bir şey yok.
0
dissendium
(07.01.18)
sanırım şu mısır şurubu denen şey epey etkiledi tadını. tüm abur cuburlar deli gibi şekerli.
0
jamiro
(07.01.18)
eti cin, çokomel ve eti puff, bunların dışında sevdiğim bişey kalmadı ne yazık ki

ha bir de 40 yılda bir canımın çektiği negro var.

düşün bak bu kadar monosogdyum glutamat basmalarına rağmen hala beğenmiyorsak kim bilir nasıl rezil şeyler aslında.
0
killerbee
(07.01.18)
geçen gün sorulmuştu benzeri bir soru. tatmin edici yanıtlar vardı. arayabilirsiniz.

yağ çok önemli. kalitesiz yağ kullanıyorlar. o kadar ki, katkı maddeleri ve yapay tatlandırıcılar koymasalar o yağla yapılan -şey- yenmeyecek kadar kötü gelecek damak tadımıza.

ekonomik sebepler ve kalitesiz malzeme kullanımı bu sonucu doğurdu.
0
dahinnotha
(07.01.18)
Cappuccino aromalı brownie vardı kaldırılalı yıllar oldu. Oysa çok da lezzetliydi yar etmediler bize.
0
burka
(07.01.18)
Eski ürünlerin kaybolması bir yana, mevcut ürünler de anormal bozuldu. Tadını net bildiğim ürünler dahi artık rezil edilmiş durumda. Her şeye aşırı derecede şeker basıyorlar artık. Şekeri seven insanı bile tiksindirecek boyutta. Çikolata alıyorsun, şeker ısırıyormuşcasına tada sahip.

Yine bir diğer taraftan bu ürünlerin boyutlarını da küçültüyorlar çaktırmadan. Bu da demek ki olay büyük ölçüde ekonomik bir sıkıntıdan kaynaklı.
0
skooma
(07.01.18)
açıkçası çok da iyi yaptılar çok da güzel yaptılar. tatları mahvolmasaydı hala aklım kayacaktı bu tarz ürünlere. ben olumlu yanından bakmaya çalışıyorum. geçen rulokat özlemiyle yanıp tutuştum, aldığım paketi bitiremeden çöpe attım resmen.

gerçi bunların kötüleşmesiyle ters orantılı olarak mahalle pastanelerinde falan bile baya yenilebilir tatlı ürünleri yapılmaya başlandı ve tatlı çeşitleri inanılmaz arttı. eskiden bi tavuk göğsü bi profiterol yallah idi durum, şimdi öyle mi ya. /: pastanelere dadanıyorum ben artık bu durumda. sen de boşver bisküvi falan, dark side'a geç.
0
treamorg
(07.01.18)
@burka, aynısı mıdır bilmiyorum ama kahveli brownie intense var 10lu pakette.
0
🌸mehmed resad
(07.01.18)
şu kurabiye kalktı gitti piyasadan, daha bunda nasıl iyi niyet aranır.

aytaslarmesrubat.com.tr

böyle leziz bir kurabiyenin tutulmaması ihtimali var mı? daha ucuza getirmeyi deneyip aynı tadı elde edemeyince piyasadan çekiyorlar, başka ihtimali yok. aynı tadı geçtim "meeh yerler ya bunu" bile diyemiyorlar düşün artık. kalanlar da bu meeh'ler işte.
0
kaichi
(07.01.18)
Müsadenle duyuruna ortakçı çıkacağım. Eski lezzetler yok gerçekten. Piknik diye bir bisküvi vardı 25 kuruş falandı o bile acayip lezzetliydi. Yok artık.
Uzun süredir snickers yemiyordum belki 3 sene olmuştur. Geçen canım çekti bir tane aldım. Leş gibi şekerli geldi tadı. Ben yemeye yemeye bana mı ağır geldi yoksa değşti mi tadı?
0
ismira007
(07.01.18)
bi öneride bulunayım o zaman.

'bolçi' bulursanız bi yerde, dinlenme tesislerinde oluyormuş, müthiş bi şey. ben markette fıstıklı çikolata istesem damak alıyorum mecburen ama bolçi varken damak'ın çok da adı geçmez gibi.. 10 lira falan bi kare çikolatası ama tadı muhteşem.

@ismira007, snickers da gerçekten değişmiş. geçen ben de twix aldım gerçekten, abartısız yiyemedim. bu kadar iğrenç olabilir. albeni bile daha güzel.
0
🌸mehmed resad
(07.01.18)
Doğal şeker diye bir şey yok. Yani var da hiçbir zaman abur cuburlarda tatlandırıcı olarak meyve ya da bal falan kullanılmadı. Şeker pancarından elde edilen şeker de rafine şeker.

Eti Burçak Sütlü Kremalı ve Eti Brownie'nin tadı hâlâ gayet güzel bence.
0
i was made for you
(07.01.18)
Şölen ve tadelle markalı ürünler hala güzel bence.
0
mahmut29
(07.01.18)
ulker peki ve eti turti'yi ozluyorum ya.
0
000000
(08.01.18)
Torku No.1 gayet guzel, eskinin guzel gofretleri gibi.
0
grobet
(08.01.18)
3 kutu rulokat faciasından sonra gerçekten artık herşeyi batırdıklarına inanıyorum. Neyse ki çokonat, eti cin, eti puf ve çokomel, negro aynı gibi, bir de Ülker çubuk kraker. Arkadaş yazmış da içi krema dolgulu doğru düzgün bir bisküvi yok.
0
mslny
(08.01.18)
ben de şunu merak ediyorum:
satışları nasıl?

sadece buraya yazanlar değil, çevremde de çok kişi bu şekilde düşünen. markete girdiğimizde bisküvü çikolatanın olduğu reyona hiç uğramayız bile.

eskisi gibi satmıyordur herhalde markalar. bir bilginiz var mı?
0
dahinnotha
(08.01.18)
ben bu yüzden üşenmeyip nestle'ye mail attım kısa ve öz niyetimi belli eden amacım da piyasaya ürünü yeniden sokmaları falan değil böyle duygu sömürüsü yaptım pirinç patlaklı gevrekleri çok severdim çocukken hep nestleciydik biz dededen falan neyse adamlar dönüş yaptılar 1 hafta sonra kadar, o ürün sizin pazarda satılmıyor biz sizi yerel sağlayıcılara yönlendirelim dediler sadece. insan bi adres yolla 2 paket yollayalım der falan. öyle yani. artık nestle düşmanıyım.

şaka bi yana bu konuyu bi ara araştırıcam çok merak ettim.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(08.01.18)
di mi!

glikoz + fruktoz şurubu. o değil pastaneler falan bile kullanmaya başlamış sanki. yıllar evvel şekerpare almayı bıraktım. bu tarz şerbetli tatlılarda çok belli oluyor içine ne bok kattıkları. zehir gibi bir şey.

eti takılıyorum ben de. üzeri hitit güneşli kakaolu bisküvisi ve burçak'ın klasik versiyonunda pek tat farkı algılamıyorum. cin'de de. bunlar dışında bir şey almıyorum genelde.

yalnız etiketlerinde çatır çatır yazıyor şurup olduğu. sadece dozajını daha iyi ayarlamışlar belki, diyebilirim. ya da başkasının algıladığını ben algılamıyorum.

ülker'i zaten boykot edeli yıllar oluyor. nadiren dayanamayıp albeni alıyorum. birkaç ay evvel almıştım, o da kötü değildi sanki ama ondan emin değilim.

kurabiye ve kekler bundan en muzdarip olan grup sanki. ya da onlarda ne leş olduğu daha belli oluyor.

torku'ya hiç bakmadım ama en azından toz şekerleri düzgün. direkt pancardan üretilme diye biliyorum. adamlar şeker üreticisi sonuçta. ürünlerinde kendi şekerlerini kullanıyorlarsa belki denemek lazım.

özellikle paketlenmiş ürünlerde seçim şansı bırakmadılar. aslında imza kampanyası, sürekli protesto vs yapılsaydı iyi olurdu. seçme şansı cidden yok.
sigaranın alkolün sağlığa zararlarını anlatırken, kamu spotları vs ile, glikoz şurubunu, gluteni coşmuş ürünleri, gdo'yu pompalıyorlar maaşallah piyasaya.

keşke yasaklatabilsek bazı katkı maddelerini. sağlıklı şey yemek lüks oldu. ekmekler rezalet, şeker rezalet, abur cubur zaten rezillikte zirve yaptı, sebzeler anormal parlak, kalın, susuz ve çekirdeksiz mutant yaratıklar gibi vs. biz bunların hepsini de üretiyorduk ayrıca.

keyfimizin de içine ettiler artık en son. ben sigara içiyorum hala, sigaralar bile leşleşti.
0
godoşu beklerken
(08.01.18)
bu arada : #22164700

asıl olay budur. tahkimci eşş... liboş şerefsizlik olunca bir nanenin altında, savaşması böyle zor oluyor işte. elin dobermanı. git hallet diyorlar böyle tiplere, bunlar da gelip hallediyor.

bunu yapmak için vatanı, insanı falan sevmemek gerek cidden.

hani küfür eder misiniz falan filan diye soruyorlar ya, alın işte, buraya nadide küfürler sıralamak elzem aslında, hatta görev. entryde bahsi geçen bu adam(!) gibileri "benim oyum cahille bir olamaz" dediğinde işte o can alıcı soru beliriyor: "sen bizi sevmiyorsan oyun bırak eşit olmayı, keşke olmasa zaten. keşke sen var olmasaydın." aynı sebeple: liyakat önemli diyoruz, peki liyakat tek başına yeter mi?
0
godoşu beklerken
(08.01.18)
Şeker pancarı üreten çiftçiye zararını falan bilmem, doğrudur ama vücudunuz hangi şekeri yediğinizi anlamıyor emin olun. Yani şeker pancarından üretilmiş şekerden yapılan abur cubur yiyorum, günde beş çorba kaşığı bal yiyorum kafam raad diyen varsa demesin, hepsi aynı halt.

Sucrose, HFCS, invert sugar, honey, and many fruits and juices deliver the same sugars in the same ratios to the same tissues within the same time frame to the same metabolic pathways. Thus, if one accepts the proposition that a given product will be sweetened with one of the fructose-containing nutritive sweeteners, it makes essentially no metabolic difference which one is used.

Aşağıdaki linkten detaylıca okuyabilirsiniz şeker ve şuruplar nedir ne değildir.

ajcn.nutrition.org

İdeal olan kaynağından bağımsız olarak tatlı şeyleri çok minimal düzeyde tüketmek.
0
i was made for you
(08.01.18)
Doğru, gerçekten çok çok kötü şu anki aburcuburlar. Acı bir tat kalıyor ağızda, tatlı değil sanki.
0
roket adam
(08.01.18)
@godoşu beklerken
Yazdıklarına katılıyorum.
Bildiğim kadarıyla o kanun cargill denen firma için çıkarılmıştı. Adamlar bir ülkede kanunları kendilerine göre değiştirtip öyle işletme kuruyor.
0
ismira007
(08.01.18)
yukarıda alıntılanan makale bilgisinin biraz yanıltıcı olabileceğini düşünüyorum. konu şeker başlığındaki her şeyin monomerinin şeker oluşu değil sadece. olay iki şeker arasındaki yapısal farkın sindirim ve emilim gibi metabolize olma süreçlerindeki fark ve bunun etkisi (artı içine katıldıkları şeyi daha stabil hale getirdiği söylenen şurupları, şurup haline getiren kimyasal reaksiyonlar dizisinin başka maddeler oluşturup oluştuurmaduğının sorgulanması):

*linkini verdiğiniz makalenin yazarı John S White, ufak bir arama sonucu, anlaşılıyor ki Atlanta'da "White Technical Research" adlı "danışmanlık" hizmeti de veren bir fimanın sahibi. Bu adamlar bize danışmanlık yapmıyor, şirketlere yapıyor. Küçüğünden (pastane zinciri olsun), büyüğüne (monsanto, cargill, vs.)

conflict of interest'i bağımsız çalışır gibi göründüğü için yok. kötüye kullanmak isterseniz güzel bir yöntem.

* ben de size açıktan conflict of interest'i olan bir makalenin commentary linkini vereyim.
www.jci.org ki aynı article bu şurupların tüketici algısında yarattığı olumsuz etki yüzünden ürünlerinin reklamını hfcs free diye yapmaya başladıklarını da söylüyor.

(mısır şurubuna alternatif şekilde metabolize olan şeker pazarlamaya çalışıyorsanız mesela burada olası bir bias sahibi olmanızın bir anlamı olabilir. yoksa tüm bias'in mısır şurubu kullanan dev firmalar lehinde olması gerekiyor, diyerekten burada belirtilen conflict of interesti çok ciddiye almadım.)
buna göre makalede fruktozun glikoza göre farklı metabolize olmasından bahsediliyor. yani bunlar elbette monomer hallerinde "şeker" ama bunların insan vücudunda değişik miktarlarda alımı ile oluşan değişim de başka.

bakın bu makalede fructose'un insulin sensitivity'si üzerine etkisi yüzünden diabet yaratma riskine (bahdesilen insulin sensitivity düşmesinde şüphesi edilen olayla ilgili makale abstraktı: www.ncbi.nlm.nih.gov ve früktozla ilgi makale olmayan bir yazı da burada www.medpagetoday.com )

karaciğere dişe daha fazla zarar verdiğinden de bahsedilmiş.

artan adiposity (adipose tissue yağdan oluşan dokuydu bildiğim kadarıyla, obezite faktörü yani bu, zaten makalede öyle bir kısım olacaktı)
yani çalışmada aynı sürede glikoza kıyasla aynı miktarda fruktoz tüketenler belirgin şekilde fazla kilo almış.

belirtildiği gibi bu çalışmadaki eksiği değerlendirmeciden aynen alıntılıyorum ki: "the study stops short of showing whether fructose consumption would decrease insulin sensitivity to the same degree in the absence of visceral fat gain. Statistical analysis of the available descriptive data appears to suggest that the changes of body fat and insulin sensitivity are not necessarily codependent. "

ama bence bu tam anahtar nokta: aynen dediğiniz gibi sağlıksız şeyleri fazla tüketen, şeker ve yağ içeriğine yönelen kimseler dün kiloluyken bugün morbid obezlerse sebebi bu olmasın?

yani aşırı miktarda glikoz tüketen insan vs aşırı miktarda früktoz ve türevlerini tüketen insan diye düşünürseniz fark ortaya çıkıyor. visceral fat'iniz olması için obez olmanız gerekiyor zaten. e olduktan sonra fruktoz ciddi zarar verecek demek oluyor:

bu arada meyvedeki fruktozla sofradakinin farkı neyle beraber tüketildikleri demiş bir doktor:

www.diabetesdaily.com

yani şimdi bu doktor da işine geleni söylüyor olabilir. ama dünyaya baktığınızda, artan obeziteye baktığınızda adamın söylediklerinde bir mantık görüyorsunuz. bu bok aynı bok olsa da, bir meyvede bunun metabolize olması ve absorpsiyon süreçlerini yumuşatan ve yavaşlatan etkenler var diyor. (glikoz mu fruktoz mu geyiği bir yana)




daha kapsamlı bir makale buldum, belirtilmiş bir conflict of interest de yok daha doğrusu araştırmacı olmadığuı beyanında bulunmuş, hepsini şu an okumam maça ister, bir kısmını okuyup bir kısmında göz gezdirdim diyeyim, ilk bakışta diğerlerinden daha iyi gibi geliyor: www.ncbi.nlm.nih.gov

Bu makaleye göre iki yanda da çoğu iddia aslında inconclusive, bu sonuçları çıkaracak long-term study'ler henüz mevcut değil.

HFCS'e olumsuz bakanlara eleştirisi ise abartılı şekilde yüksek doz alımlarında yapılan çalışmalarının sonuçlarını değerlendirmiş olmaları. Zİra o da şöyle diyor: "The issue of dietary fructose and health is linked to the quantity consumed, which is the same issue for any macro- or micro nutrients. "

Fakat o noktada aklıma morbid obezler ve genelde obezite geliyor. Tamam obezite fruktoz hatta HFCS arasında doğrudan anlamlı korelasyon kurmaya kalkmasınlar, eleştirildiği gibi, ancak o zaman bu çarpıcı paralel artışın sadece tesadüfi olduğunu gösteren kanıtları sergilemeleri gerekiyor. Dolaylı ilişkinin tam nerede dolaylandığını da göstermek lazım. "Henüz çalışmalar yok" demek "ilişki yok" demek değil.

Conclusion'ın baş kısmına bakarsınız diğer önceki makale değerlendirmesinde bahsettiğim faktörler yarı yarıya olumlanmış. Yani hem doğrulanmış hem sorgulanmış. Bir göz gezdirirseniz anlarsınız.

Ancak şunu da aklınızda bulundurursanız güzel olur: Inconclusive olan ne? "It appears that fructose does cause..." mealinde cümlelerde hangi çalışmalar eleştirilerle beraber doğrulanmış? Peki bu dietary sugar tipi hakkında olumlu bir şey söylenmiş mi?
0
godoşu beklerken
(08.01.18)
(8)

Türklerin son yıllarda yaptığı en başarılı müzik türü

dafuq
kesinlikle hip hop. yaşım 34, 90larda pop ve rock müzikteki amatör ruhu bugünün rapçilerinde görüyorum. son yıllarda en başarılı ve gelecek vaat eden başarılı işler bu müzik türünde. eypio, yener çevik, şanışer, burak king, tankurt vs takip ediyor musunuz?
kesinlikle hip hop. yaşım 34, 90larda pop ve rock müzikteki amatör ruhu bugünün rapçilerinde görüyorum. son yıllarda en başarılı ve gelecek vaat eden başarılı işler bu müzik türünde.
eypio, yener çevik, şanışer, burak king, tankurt vs takip ediyor musunuz?
0
dafuq
(07.01.18)
En başarılı diyemem ama bir başarı var. Takip etmiyorum. Sadece şunları biliyorum.

www.youtube.com

www.youtube.com
0
dissendium
(07.01.18)
yüzde 90 sagopa, yüzde 10 diğer takip ediyorum. 0 arabesk rap...
0
ya ben lan neyse
(07.01.18)
elektronik muzik bence. Pop muzik falan icler acisi bizde.
O saydigin rapcilerin sohreti kapikule'den 1metre oteye gidemez bence ne bugun ne de ileride. Gelecek vaadeden varsa onlar da elektronik muzik yapanlar bence.
0
stavro
(07.01.18)
Saydıklarını takip etmiyorum. Benim rap diye sevdiklerim;

Farazi V Kayra
90 BPM
Da Poet
Sorgu
Ağaçkakan
Ethnique Punch
0
kablelvuku
(07.01.18)
ben de uzağım bu günümüz rap'çilerine ama bir arkadaşım çok takip ediyor, onun evine gittiğimizde dinleye dinleye az çok tanır oldum. saydığın isimleri dinlemiyor ancak dinlediklerimin bazıları cidden profesyonelceydi. bu da aslında başarının bir kanıtı, başarı dediğimiz şey 3-5 ismin etrafında toplaşmamış demek ki, tür olarak genle bir ilerleme söz konusu. keza kablelvuku'nun saydıklarını da tanımıyorum ama şu dar örneklem bile farklı insanların farklı zevklerinin tatmin olduğunu gösteriyor; tür başarısı diye buna derim ben.

ancak rock'ın alternatif versiyonlarının da başarılı olduğunu söylemem lazım; özellikle dünya çapında müzik yapmaya başlayan gruplar çıktı son 5-10 senede. the away days, the ringo jets, she past away gibi gruplar -yerelliği de kenara bırakabildikleri için- dışarıdaki kitleye de ulaştılar.

bu iki türün yükselmesinin sebebi de bağımsız olarak icra edilmeleri. plak şirketleri, profesyonellik işin içine dahil olunca özgünlüğü kalmıyor yapılan müziğin, illa ki müdahale ediyorlar. her yerde böyle ama bizim gibi bu işin profesyonellerinin bile çok bişey bilmediği ortamda kendini onların arasına atamadıysan piyasada yoksun gibi bir şey. bu gibi kaygılara düşmeden yapılabildiği için, ve tabii ki internet sayesinde, iki tür de kendini duyurabildi belirli kitlelere. elektronik müziği de dahil edebilirdim bu ikisine bu arada, o da kendi başına çok rahat icra edilebilen bir tür ancak orada işin içine remiksçilik ve eğlence amaçlı çerez olarak kullanılma durumu girdiği için genel olarak türün çok ilerleyebildiğini düşünmüyorum. yoksa mahmut orhan mesela, sesini çok güzel duyurdu dünya çapında.
0
Bruce
(07.01.18)
arabesk ogeler icermeyenleri olunca ciddiye alabiliyorum cunku diger turlu bana oksimoronik geliyor, hem arabesk gibi kaderci, biatkar bir kultur, hem de rap gibi protest bir teknik bir araya gelmesi benim hosuma gitmiyor. bunu asabilen isimler icin bence turkce demeyelim ama kulturun adini dogru koayrsak hiphop kulturune daha uygundur. hatta hiphop kulturunun sokakta yeserdigi dusunulurse, diger sokak sanatlarina dair de cok buyuk potansiyel oldugunu dusunuyorum, ozellikle ankara ikinci bir berlin olma potansiyelinde...
0
mavicorap
(07.01.18)
Türkçe Rap eğer başarılı olduysa bile bunlar eypio, burak king, tankurt vs. gibi isimler sayesinde olmadığı kesin.

burak king nedir ? :D @dissendiumun paylaştığı ikinci link bence rap müzik için bir cringe unsuru..

Onlara gelene kadar daha orjinal ve başarılı işler yapan adamlar var. Mode XL, Ais Ezhel vs. gibi.

Asıl o amatör ruhla güzel işler çıkarmış buralara getirmiş daha eskilerden bahsetmiyorum bile tabii ki..

www.youtube.com

www.youtube.com
0
AlsterWasser
(07.01.18)
Pop diye düşünüyorum. Belki çıkış noktam yetersiz kalabalir ama milyonlarca kez izlenme sayısına sahip müzik videolarının altında hep yabancı yorumlar görüyorum. Şarkılar tamamen Türkçe olmasına rağmen, yabancı dinleyicilerin bile sadece altyapı ve nağmeye bakarak geldiklerini söyleyebiliriz. Demek ki uluslararası bir standart yakalamışız eskiye göre.
0
m e b
(07.01.18)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.