Giriş
(5)

Çizim Konusunda Eğitim Tavsiyeleri

calmdown
Arkadaşlar merhaba, amacım sorudan çok bir nevi danışmanlık almak gibi birşey olacak :) o yüzden çizimle veya tasarımla uğraşan (profesyonel olarak) arkadaşlar varsa onların cevaplarını beklerim. 10 yaşında bir kardeşim var, aramızda bayağı bir yaş farkı var. aynı zamanda babası gibiyim. yönlendirme
Arkadaşlar merhaba, amacım sorudan çok bir nevi danışmanlık almak gibi birşey olacak :) o yüzden çizimle veya tasarımla uğraşan (profesyonel olarak) arkadaşlar varsa onların cevaplarını beklerim.

10 yaşında bir kardeşim var, aramızda bayağı bir yaş farkı var. aynı zamanda babası gibiyim. yönlendirme imkanım var.

çocuğun kodlama veya formel bilimlerle uğraşacak bir görünümü yok açıkçası. daha çok sanatsal faaliyetlere ilgisi var hayal dünyası geniş.

rekabetin malum olduğu günümüz çağında ileride rahat etsin diye ona ev, arsa falan bırakmayı amaçlamıyoruz öyle bir durum da yok zaten. elimizden geldiğince doğru olarak yönlendirelim, kendi isteklerini de dikkate alarak tabii.

dolayısıyla ben kızımızın endüstriyel alanda da, sanatsal alanda da ortaya bir şeyler koyabilecek yetenekte ve vizyonda bir tasarım yeteneğine sahip olmasını istiyorum. diğer bir deyişle ona böyle bir yetenek kazandırmak istiyorum. olay hobinin ötesinde olacak.

nasıl ve nereden başlatayım sizlerin tavsiyelerini bekliyorum. oyun geliştiren bir firmada sanatçı da olabilir, sadece sanatçı da olabilir veya endüstriyel bir tasarımcı da olabilir.

teşekkürler.
0
calmdown
(22.11.17)
Tasarımlar günümüzde profesyonel anlamda bilgisayar destekli olarak yapılıyor. Her şeyden önce teknik resim eğitimi olmalı ama daha sonrasında en az bir tane tasarım programı öğrenmeli. AutoCAD, SolidWorks, CATIA, Creo gibi programlar mühendislik tasarımının yapıldığı programlar. 3ds Max ise daha az teknik bir program ancak görsel olarak daha iyi bir program. Elle çizimi çok iyi olsa da artık bunlar bilgisayar ortamına aktarılıyor. Yaşı çok küçükmüş. Burada teknik ve sanatsal ayrımı çok önemli. Çünkü teknik yolunu seçerse mühendis olana kadar yolu var. Sanat yolunu seçerse ressam bile olabilir. Bu kısma çocuğun kendisi karar vermeli. Teknik kısım şu an için ağır olur gibi.
0
dissendium
(22.11.17)
resim kurslarına gönderebilirsiniz, internetten videolar izleyebilirsiniz, kitaplar alabilirsiniz.

Skillshare diye bir platform var, ingilizce dersler ama..
www.skillshare.com
isterseniz referans linkimi verebilirim mesajla, 1-2 ay ücretsiz veriyor galiba.

okulda temel tasarım kitabı aldırmışlardı, şu an bakınca bulamadım hangisiydi ama o isimlerde kitaplar alabilirsiniz, genel olarak aynı şeylerden bahsederler zaten.
perspektif, gölge vs. öğreneceği kitaplar videolar aynı şekilde.

Eskiz kağıtları, kurşun kalem ve artline kalemler de bu işlerin ekipmanları.
özetle; imkan varsa resim kurslarına gönderebilirsiniz yoksa bu şekilde diğer imkanlar. istanbuldaysınız ismek'in olabilir kursları kaç yaşından itibaren alıyorlar onu bilmiyorum ama.
0
senolll
(22.11.17)
mevcut durumuna müdahil etmeyin de, çocuğu daha bu yaştan bilgisayar-teknoloji temelli ve/veya görsel şeylere itelemeyin sanatsal becerisi gelişsin diye. kaş yapayım derken göz çıkarıp imgelemini zayıflatmış olursunuz. teknik sonra gelir.

bir de bu işler işin ehliyle olur. bilhassa sanatsal faaliyetler ya da tasarım içeren şeyler bana kalırsa usta-çırak ilişkisi gerektiriyo diye düşünüyorum ben. en basitinden başlayıp resim dersi aldırabilirsiniz ama "kimden" olacağını da iyi seçmek lazım. o ona basit antrenmanlar vericektir, bir şeyi çizmek resmetmek evvela göz/bakış işi ve onu kanlı canlı birinden öğrenmesi lazım.

bir de çocuğu gaza getirip hayatını hayal kırıklığına da dönüştürmeyin. aşina olduğum kadarıyla diyebilirim ki tasarım dediğiniz sektörün çoğunluğu amelelik. habire aynı ve benzer şeyleri evirip çevirip çiziyosunuz.
0
dafaisss
(22.11.17)
Yani şöyle ki insanın bir spesifik bir alana yeteneği olabiliyor ama diğer şeyleri yapamaz diye bir şey yok. Çalıştıkca ve gördükce oluyor. Yurtdışında özellikle çocuklara kodlama eğitiminin verilmesinin önemi vurgulanıyor sürekli. İstanbuldaysanız ismek kurslarının çocuklar için kodlama eğitimi var. Başka kurumlar da vardır muhtemelen. Bir süre gider sevmezse yapamazsa devam etmez. Resim ve tiyatro kursları da olabilir.

Ek olarak bir spor dalına yollayın mutlaka. Sporun her şeye etkisi büyük.
0
jazzabel
(22.11.17)
Bilgisayar tasarım için sadece bir araçtır. Şu an erken. Kodlama farklı bir durum ama photoshop vs öğretmeyin şimdiden. Küçük motor kaslarının gelişmesi için manuel çizim yapmalı. Ek olarak bilsem sınavlarına girebilir. Bu ayın 29 una kadar başvuru var yanlış hatırlamıyorsam. Sınıf öğretmenine danışın.
0
insomnia
(23.11.17)
(6)

domain kelimesine türkçe karşılık önerisi (fransızca/ingilizce)

dafaisss
context ile ilgili olduğu için tıkandım. galiba kelime aslen ingilizce ama fransızca bir metinde bu şekilde geçiyo.alan diyebildim en yakın ama metinde kastedilen bir disiplin ya da ekolün ya da bilimin (sosyal bilimler yahut sosyoloji,sinema gibi spesifik bir alan) etki alanında kalan soyut alanlar
context ile ilgili olduğu için tıkandım. galiba kelime aslen ingilizce ama fransızca bir metinde bu şekilde geçiyo.

alan diyebildim en yakın ama metinde kastedilen bir disiplin ya da ekolün ya da bilimin (sosyal bilimler yahut sosyoloji,sinema gibi spesifik bir alan) etki alanında kalan soyut alanlar.

mesela sosyoloji biliminden elde edilen verilerinin etki alanında araba ya da sigara satışlarının olması gibi. ya da psikoloji biliminin etki alanında müfredat oluşturulurken dikkat edilen hususların (yaş, cinsiyet, gelişimsel dönem) etkili olması gibi.

"o disiplinin bağlantılı olduğu/kapsadığı soyut alan" gibi bir çeviri kullandım ama tek kelimelik ya da tamlamalık bir karşılığı olmalı sanki.

muhteva diyesim var ama o da "etki alanı" kısmını kapsamıyor.
kapsam kelimesi de eksik geldi.

geçtiği yer şurası 1.50 - 2.10 arasındaki cümle:
youtu.be

ne dersiniz? ne kullanabilirim?
0
dafaisss
(22.11.17)
Düzlem olabilir mi?
0
dissendium
(22.11.17)
"etki alanı" demişsiniz, o olmuyor mu?
0
gkhncnzdgn
(22.11.17)
fransızca bilmediğim için videoda verildiği şekliyle bağlamı değerlendiremedim.
.
ama burada anlattığın kadarı bence "ilgi/uğraş alanı", saha. tek bir sözcük arıyorsun değil mi?

edit: önceden, ilk cümlemde neden video'da yazdığımı bilmiyorum. bu konuda nöroloji domaininde bilgisi olan varsa yeşillendirirse sevinirim, insan neden kıçından imla uydurur :D

edit2: ben sahayı uygun gördüm zira alan yerine saha kullandığımız yerler dikkat edersen tamlamalar. çünkü anladığım kadarıyla bunlar tam oalrak eş anlamlı değil. saha, alandan farklı olarak kısıtlı. kategorik olarak veya büyüklük olarak.

daha doğrusu biz sanki öyle kullanagelerek nüans yaratmışız.
0
godoşu beklerken
(22.11.17)
@dissendium: kısmen karşılıyo ama daha üç boyutlu bişey çağrıştırıyo, hani mıknatısın etki alanı gibi bişey.

@gkhn: işte o da, daha kulağa hoş gelen tatlı bi kelime arıyorum.

@godoşu beklerken: ya saha evet, ama saha diyince benim kafam nedense hep futbol sahası benzeri bişeye gidiyo^^ çağrışımından ötürü o kelimeyi sevmiyorum. yoksa cuk oturuyo da hani bu domain anlayabildiğim kadarıyla "study area" gibi bişey çünkü.

etki sahası dedim, tam içime sinmeyerek de olsa.
0
🌸dafaisss
(22.11.17)
insanın aklına bunlar geliyor doğru. yine kullanımın içerik işgali. "iş sahası" falan denince abes kaçmıyor ama biyoloji sahası denince bir garip oluyor.

bence tamlama kullanacaksan etki sahasına göre etki alanı çok daha iyi. ama biyoloji etki alanı da olmaz. sosyoloji derken az sorun oluyor ama başka bir şeye uygulayınca sadece kulağa sorunlu gelmiyor, sanki anlamı da farklılaşıyor.

bence buradaki sorun aslında alan değil, etki kelimesi. etki alanı, bir etken ve bir edilgen ima eder. daha çok başlatıcı bir şey içerir ve onun hakim olup değiştirdiği, yönlendirdiği bir alan. politikada kullanılır mesela.

bir disiplinse söz konusu olan, kapsam eksik olsa da daha doğru.

aslında madde kelimesi bildiğim kadarıyla bunu karşılıyordu eskiden. bugün uyar mı bilmiyorum. konusu, malzemesi anlamındaki bir kullanım söz konusuydu yani.

*psikoloji biliminin kapsamında müfredat oluşturulurken dikkat edilen falan filan husuların etkili olması.

*psikoloji biliminin uğraş alanında müfredat bıdı bıdı... olması"

"psikoloji bilimi sahasında .... olması"

"müfredat oluşturulurken dikkat edilen hede ve hödö hususlar psikoloji biliminin maddesi kapsamındadır."

anladım problemi, biliyorum delirtici bu olay ama bu aynı zamanda sanıyorum toplumsal gelişmedeki azlığın dili kısır bırakmasıyla da alakalı. bu tür kavramsal şeyleri haritalandırıp hiyerarşik bağlantılar çekerek yeni terimler oluşturma gibi bir yaklaşımımız ya yok ya da benim bundan haberim yok.

not: en güzel karşılığı yine kendin bulmuşsun bence. kapsam. ama sen etki etmekten de bahis olsun istiyorsun. fakat bu etki etmek değil aslında. "malzeme" olarak kullanmak. ikisini birden istiyorsan aslında küme ve altkümesinden aynı anda bahsetmeyi hedefliyorsun. ben o nedenle son örnekteki gibi "maddesi kapsamında" gibi bir şey öneriyorum. bizde bakış aynı olmadığı için bunlar ekfiil vs cümle görevileri almış oluyor, yani tek başına isim olarak kullanamıyoruz da tanımlayıcılarla kullanıyoruz sanki.

aslında sana tavsiyem bunu eriksatie'ye sorman. kendisinin bir cevabından bir çıkarım yapıp ufak bir stalklama yaptım ve karşıma edebiyat doktoralı biri çıktı nıhahah. burada aktif olsa canımızı bu kadar sıkan şeylerin belki basit karşılıkları olduğunu sayesinde görürdük. aslında kendi dilimize hakim olmamak da bir sorun. yabancı dil edebiyatçısı işte farklı olarak bunu yapabiliyor. soru sorabileceğim bir insan olacağı sonucunu çıkardım küçük dedektifliğimden, öneririm.
0
godoşu beklerken
(22.11.17)
"kapsam(ında)"

"içerik/içeriğinde"
0
sen git ben geliyorum
(23.11.17)
(8)

dövme öneri ve yorumlarınızı alayım

part time pollyanna
içerisinde üçgen geçen minimal, ince çizgilerden oluşan soyut bir figür arıyorumkolumda dirseğimle bileğim arasına (serum takılan yerin biraz yukarısına ) yaptırmak istiyorum.Bununla ilgili olarak takip ettiğim baya bir sanatçı var, sürekli olarak kaydediyorum en son elene elene bunlar kaldı5 dövmey
içerisinde üçgen geçen minimal, ince çizgilerden oluşan soyut bir figür arıyorum
kolumda dirseğimle bileğim arasına (serum takılan yerin biraz yukarısına ) yaptırmak istiyorum.

Bununla ilgili olarak takip ettiğim baya bir sanatçı var,
sürekli olarak kaydediyorum en son elene elene bunlar kaldı

5 dövmeyi yorumlarsanız sevinirim,

alternatifleriniz varsa yollarsanız daha çok sevinirim :)

şimdiden teşekkürler
0
part time pollyanna
(22.11.17)
gelecek 10 yıl içinde her 4 kişiden birinde ücgenli, dikdörtgenli dövme olacak.
0
karlmarx
(22.11.17)
Minimal dövmeleri daha çok beğeniyorum ben. Beyaz tenli kadınlarda güzel duruyor. Deathly hallows olacaksa renkler olmasın. Sadece siyah olsun.
0
dissendium
(22.11.17)
4 güzel
0
bruceandwayne
(22.11.17)
@karlmarx o benim de canımı sıkıyor :/ ama kendimce üçgenin bir anlamı var ve o anlamı koruyan üçgen dışında başka minimal bir çizgi bulamadım

@dissendium renkli olayına ben de girmek istemiyorum, deathly hollow olursa daha ince çizgili ve siyah beyaz olarak isterdim ben de...

@bruceandwayne sanırım 4'e kayıyorum ama onda da istediğim anlamı bulamıyorum sadece şekil maneviyatı kuramadım tam (ama baya güzel bir şekil :) ) keşke onun gibi oldukça sade basit bir şeyler bulabilsem
0
🌸part time pollyanna
(22.11.17)
Bunlarin icinde birini yaptirsaydim 1 numarayi yaptirirdim
0
baldur2
(22.11.17)
dövmeleri olan bir insan olarak, hatta üçgenli müçgenli deathly hallows dövmesi de olan biri olarak söyleyebilirim ki başkasında görüp de beğendiğiniz bir şeyi yaptırmayın. Fikri alın tabii, kendiniz uyarlayın iyice içinize sinsin. Benim dövmelerin birinde babamın ölüm tarihi yazıyor, "bundan ben de yaptırayım ya" diyen insan da gördü bu gözler. Büyük cahillik, büyük pişmanlık olur aksi halde.


edit: ayrıca barış yeşilbaş new york'a taşındı diye hatırlıyorum. Ve Koray Karagözler'i de atlamayın sanatçı düşünürken.
0
sopiro
(22.11.17)
dövme kişiye özeldir, başkasındaki dövmeler olmaz.
Güvendiğiniz bir dövmeciye gidin ve ondan çizim isteyin. kendi çiziminize güveniyorsanız kendiniz çizin.

Ayrıca dövmecinizden de başkasına yapmaması konusunda ricada bulunun.

Gönderdikleriniz arasında da en güzeli 4 numara. diğerlerini hiç beğenmedim.
0
teritori
(22.11.17)
üçgen dövme hadi bir nebze de bu modellerin hiçbiri beni açmadı. iki gün görsem üçüncü gün sıkılacağım dövmeler. özellikle 2 net çirkin.

4 güzel ama o da fazla minimal, tatmin etmeyebilir. 4'ü ekstra olarak bilek içine falan yaptır.
0
sir gawain
(22.11.17)
(11)

Sizce hayatı dolu yaşamak nedir?

neysene
Yani tam tarifini yapamıyorum kendime.Bazıları için sadece çalışarak işinde üst noktalara gelmek iken, kimine göre dünyyı gezmek, kimine göre de sporu hayatı yapmak, kimilerine göre ise hayatta her zevki tatmak (örneğin nusrette yemek yeyip maimi de sörf yapmak, las vegasta kumar oynayıp, pariste se
Yani tam tarifini yapamıyorum kendime.
Bazıları için sadece çalışarak işinde üst noktalara gelmek iken, kimine göre dünyyı gezmek, kimine göre de sporu hayatı yapmak, kimilerine göre ise hayatta her zevki tatmak (örneğin nusrette yemek yeyip maimi de sörf yapmak, las vegasta kumar oynayıp, pariste sevgiliyle gezmek gibi kombolar)

Sizin şunları yaparsam hayatım dolu geçmiş sayarım dediğiniz şeyler nelerdir?

Edit: farkettim ki sadece natural zevkleri örneklemişim. Diğer örneklerde şunlar olabilir: doktor olup insanların haytını kurtarmak, 30 una gelmeden 1000 tane kitap bitirmek, akademik anlamda büyük başarılara imza atmak, bir evlat veya evcil bir hayvanı ölene kadar büyütmek, yetiştirmek vs.
0
neysene
(22.11.17)
Açık olayım. Sınırsız seks. Hayatımda eğitim de var, spor da var, müzik de var ancak hiçbiri seks kadar etkili şeyler değil.
0
dissendium
(22.11.17)
Fazla fazla tatil yapmak, evde yatmak yerine insanların arasına karışmak, yeri geldiğinde de yanlız başına bitşeyler içmek seyhat yapmak. Çocukken hayal ettiğim her şeyi yaptım gibi, bir kariyer kaldı. Onu da halledersem tamamdır
0
goodyes
(22.11.17)
Manen rahat olacağınız şeyleri yapmaktır.. Verdiğiniz örnekler hep anlık şeyler. Atıyorum hayır kurumunda bir şeyler yapmak... Benim açımdan dolu dolu yaşamaktır.
0
gotic
(22.11.17)
günümüzde bence hayatı dolu yaşamak ve öyle görünmek gibi iki farklı kavram var artık. sen olayın neresindesin bilemiyorum ama, yapılan, denenen her yeni etkinlik insanın beyninde amigdala denilen bir noktayı tetikliyormuş ve yeni bir deneyim yaşadığında o an sana daha uzun geliyormuş. dolayısı ile yaşadığın o an sana daha uzun geliyormuş.

yeni şeyler denemek derdim ben hayatı dolu dolu yaşamak istesem. eğer öyle yaşamak değil, öyle görünmek istiyorsam da yeni bir instagram ve swarm hesabıyla bu deneyimleri desteklerdim.
0
bruceandwayne
(22.11.17)
Çalışmak zorunda kalmadığım zaman
0
sorunvar
(22.11.17)
bahsettiğin kombolar güzel tabi de hayatı dolu dolu yaşamak bu şekilde kısıtlanamayacak kadar geniş ve ucu açık bir kavram bir noktada. çünkü bana göre hayatı dolu dolu yaşamak orman içinde bir kulübede, hayata karşı hiçbir sorumluluğun olmadan doğayla bütün ve yapayalnız bir şekilde yaşamak olabilirken, başkasına göre bu cehennem olabilir.
0
vedatchilipeppers
(22.11.17)
insanlığa bir şeyler katmak. sanatsal olur bilimsel olur fikirsel olur... öldükten sonra geride en az bir kişi için bile olsa değerli bir şey bırakabilenler benim için hayatı dolu yaşayanlar. uzun vadeli bütün hedef ve hayallerim de bu yönde. eğer bu hayallere ulaşamazsam ölüme yaklaştığımı anladığım anda en büyük pişmanlığım muhtemelen bu olur ve içimi kemirir.

kendim bir şey beceremezsem de bunları yapabilecek bir evlat yetiştirmek de kâfi diye düşünüyorum.
0
estranged
(22.11.17)
Daha yeni, hayatımla ilgili düşündüğüm ve kıyaslarla kendime yaptığım analiz şöyle. Hayatım zorunlu alışkanlıklar ve zorunsuz aliskanliklar arasında gidip gelmek. (İşten çıkıp hep ayni insanlarin yanina ayni şeyleri yapmaya gitmek örneğin) Arada sadece konusuyor ve hayal kuruyorum. Ogrenmiyorum, internet elimden düşmüyor.

Ve sonuç şu: daima öğrenmeye devam etmem lazim. Ben son 5 yılda işim harici hicbisey ogremedim. Yeni bir skill yok bu dönemde bana eklenen. Öğrenme isteği beynin bir ihtiyacı ve bence ben bunu internetle uyuşturuyorum. Peki beyin tamam da, benim egomun da tatmine ihtiyaci var. O tatmin de deneme, biseyleri hayal edip ortaya çıkarma, aksiyon alma.. özetle; üretmek, yaratmak.

Öğrenen ve üreten insan hayatını dolu yaşıyor. Ben öyle yapabilirsem tamamım. Bi de vermek var tabi. Biseylere katkı yapmak. Cocuk yetistirmek ya da.
0
klar
(22.11.17)
kurutulmuş patlıcan dolması yemek.
0
kediyiyenpiskopatfareyimben
(22.11.17)
Sevgili dostum,

Şöyle birşey var:
m.youtube.com

Böyle bi soruyu soran biriysen, bu konuşma hoşuna gidecektir.
0
herşeyi soran adam
(22.11.17)
Hayatın anlamı hayatın anlamını bulmaktır demiş reis. Senin dolu bardağın başkasına bomboş görünebilir. Çok takılma. Tüm inanışlarda ön önemlisi iç huzur.
0
hasmetizm 2046
(22.11.17)
(7)

Hangi ülkede iş bakayım?

shenergy
AB vatandaşıyım. mühendisim.Tecrübe 5 yıl. Sektör enerji.Anadile yakın ingilizce, başlangıçtan az ilerde almanca ve sokak dili şeklinde rusça biliyorum.İş bulup yaşamalık hangi ülkeleri önerirsiniz?
AB vatandaşıyım. mühendisim.
Tecrübe 5 yıl. Sektör enerji.

Anadile yakın ingilizce, başlangıçtan az ilerde almanca ve sokak dili şeklinde rusça biliyorum.

İş bulup yaşamalık hangi ülkeleri önerirsiniz?
0
shenergy
(21.11.17)
Fransa.
0
dissendium
(21.11.17)
tecrübene göre değişmekle beraber ingiltereyi başa yazmalısın. almanya dil olmadan sıkıntı olabilir iş bulmak vb. hollanda diğer bi alternatif. oil&gas şirketlerine kapağı atarsan relocationla falan paranın azına vurabilirsin ileride.
0
kveldulv
(21.11.17)
Hollanda olabilir, mühendislik alanında master için en çok burs veren ülkelerden biri sanırım, Delft'te okumuş bir sürü arkadaşım vardı, bir kısmı masterdan sonra iş bulup orada devam ediyorlar. UK düşünüyorsanız hızlı davranmakta fayda var, malum Brexit muhabbeti var. ne bok yiyeceklerini kendileri de bilmiyor. İçlerinden bi kısmı bizim commonwealth imiz var, hard brexit se hard brexit sktri çekelim abye, sömürge commonwealth adamlarını kullanalım, abyi niye bu kadar şımartıyoruz diyor.
0
freedonia
(21.11.17)
Enerji sektöründe norveç bayağı atılımlar yapmakta. Özellikle temiz enerji kısmında
0
neysene
(21.11.17)
Enerji sektörü ve ab vatandaşlığı.
İngiltere’den sonra Almanya en mantıklıları gibi.
0
bubiruyaolmali
(21.11.17)
Norvec, almanya, hollanda
0
kuehles blondes
(21.11.17)
sektörü bilemem ama norveç derdim kesinlikle.
0
burya
(21.11.17)
(3)

Türkçe Soruları

mete kudur
Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde sözcük kök ve eklerine doğru biçimde ayrılmıştır?Yem-le-n-mekBirik-tir-il-mekEk-len-mekKısa-l-t-ı-l-makGörüş-tür-ül-mek(cevap - d; ben a yaptım)Yapım / Türetim ekleri, yeni sözcükler üretirken sözcük türünü değiştirebilir. Aşağıdakilerin hangisi, eylemden üretilen
Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde sözcük kök ve eklerine doğru biçimde ayrılmıştır?

Yem-le-n-mek
Birik-tir-il-mek
Ek-len-mek
Kısa-l-t-ı-l-mak
Görüş-tür-ül-mek

(cevap - d; ben a yaptım)

Yapım / Türetim ekleri, yeni sözcükler üretirken sözcük türünü değiştirebilir. Aşağıdakilerin hangisi, eylemden üretilen yeni bir ad değildir?
Seçilen Yanıt:
Yanlış koşu
Cevaplar:
sevgi
ölüm
yemek
koşu
Doğru dansçı


Aşağıdaki sözcüklerden hangisi düzlük-yuvarlaklık uyumuna örnek olarak verilemez?
Seçilen Yanıt:
Yanlış yalan
Cevaplar:
yalan
sinek
kurak
Doğru varil
görev
0
mete kudur
(21.11.17)
Kök, anlamını kaybetmeyecek şekilde en yalın hale getirilebilen sözcüktür.

Yem sözcüğünü ye olarak bir adım daha geriye götürebilirsin. Buradaki "ye" fiili kök olur. Yem kök değil.

O yüzden A doğru değil.

-

Sevgi, sev fiilinden gelir.
Ölüm, öl fiilinden gelir.
Yemek, ye fiilinden gelir.
Koşu, koş fiilinden gelir.

Dansçı, dans fiilinden gelmez. Çünkü dans diye bir fiil yok. Dans isimdir. Dolayısıyla bu kelime eylemden türetilmemiş.
0
dissendium
(21.11.17)
1 - bunu bilemedim. kısaltı diye bi kelime yok sanki. tdk'dan da baktım.


2 - kökü eylem olmayan bi tek dansçı kelimesi var zaten
sevmek-sevgi
ölmek-ölüm
yemek(fiil)-yemek(ad)
koşmak-kuşu
dans zaten kendi başına bir ad.



3 - tdk'daki açıklamaya baktım. özellikle alttaki tabloya bakınca çıkıyor cevap.

Bir kelimede düz ünlüden sonra düz (a, e, ı, i), yuvarlak ünlüden sonra yuvarlak dar (u, ü) veya düz geniş (a, e) ünlüler bulunur.

a → a, ı

o → u, a

e → e, i

ö → ü, e

ı → ı, a

u → u, a

i → i, e

ü → ü, e
0
elorelia
(21.11.17)
ilk soru için ekleme yapayım. (naçizane fikrimdir, yanlış olabilir)

kısalt-mak fiili için bağlantı ünlüsü kullanılıyor (ı harfi)

normalde ye-mek fiili için yen-n-mek olarak n harfi ile edilgenlik katılıyor.

kısalt-mak fiiline n veya l harfi ile edilgenlik katılmak istendiğinde araya bir ünlü harf geliyor ve kısalt-ı-l-mak oluyor. o sebeple ı harfi bir ek olarak gözüküyor
0
azeriturku
(21.11.17)
(6)

Facebook instagram gibi yerler size de öyle geliyor mu?

for day to break
Artık orda dünyanın en anlamlı sözü de paylaşılsa, en güzel resimler de konsa kalitesiz ve saçma geliyor?
Artık orda dünyanın en anlamlı sözü de paylaşılsa, en güzel resimler de konsa kalitesiz ve saçma geliyor?
0
for day to break
(20.11.17)
İnstagramda profil fotoğrafım dışında bişey yok. Hesapta kullanıyorum. Diğerlerinin paylaşımlarına bakınca paylaşmaya değer bişey de bulamıyorum. Sonra bi düşününce bu bişeyler paylaşma gerekliliğini sorgulayacak mantıksal istikametten dahi yoksun kaldığımı fark ediyorum. Senin soruda da aynı yoksunluk var. Bişeyin en'ini niye orada paylaşasın ki?
0
IncredibleMau
(20.11.17)
kesinlikle öyle, çok kalitesiz ve basit duruyor artık
her şey adeta birbirinin aynısı...
0
part time pollyanna
(20.11.17)
Sen sorumu anlayamadın sanırım. Ordaki en'e takılma. Orda kim be yaparsa yapsin boş beleş gerzekçe geliyor. Hatta hiç bir şey paylaşmasa bile. Bir hesabının olması o kişiyi gözümde düşürüyor sanki. Önceden mesela bir söz okurdum büyüleyici gelirdi ama o büyü uzun sürmez söz zamanla siradan basit hatta itici hale gelmeye başlardi. Simdi tamami öyle gibi.
0
🌸for day to break
(20.11.17)
Ben hala güzel şeylere denk geliyorum. Facebook'un haber kaynağı takip ettiğin insanların paylaşımlarından oluşuyor. Gördüklerin sıradan gelmeye başladıysa hedef kitleni değiştirebilirsin.
0
dissendium
(20.11.17)
Cok bos platformlar bence. Instagram sadece kaliteli gezi sayfalari ve basarili fotografcilar icin takip edilebilir. Ama sirf hesabi var diye birini gozden dusurmek de abartili bir tepki.
0
rusyalı kozmonot
(21.11.17)
Ben çok faydalı buluyorum bazen :) şöyle ki ilgilendiğim ya da benimle ilgilenen birisi varsa ve bu kişi s.subasi ya da benzeri kendini sergileyen ilgi odağı olmaya çalışan tipleri takip ediyorsa falan direkt onu hayatımdan eliyorum.ya da sürekli yediği icitigini paylaşan kendini saçma sapan sergileyen düşük profilli insanları direkt ezikliyor ve onlardan uzaklaşmaya çalışıyorum.
0
bugunolmadiamayarinkesinolacak
(21.11.17)
(4)

Türkiyede Engineering management diye Fakülte varmi

samiabi19
Almanyada Wirtschaftsingenieurwesen diye bir Fakülte var, ingilizcesi engineering management. Türkiyede varmi bundan makine mühendisligi ve ticaret ekonomi karisimi.
Almanyada Wirtschaftsingenieurwesen diye bir Fakülte var, ingilizcesi engineering management. Türkiyede varmi bundan makine mühendisligi ve ticaret ekonomi karisimi.
0
samiabi19
(20.11.17)
Mühendislik yönetimi tezsiz yüksek lisans programı var.
0
dissendium
(20.11.17)
Endustri muhendisligi turkcesi. Ama almanyada %90 makina muh derslerinden olusurken trde bu oran daha dusuk tabi, almanyadaki bwl e daha denk neredeyse bazi okullarda.
0
kuehles blondes
(20.11.17)
evet, bildiğim itü'de var
0
ilkot
(20.11.17)
tam olarak var.

mem.ie.metu.edu.tr
0
babilbaligi
(20.11.17)
(6)

Üniversite eğitim artık yenilenmeli midir ?

sorunvar
http://www.egitimajansi.com/haber/abbas-gucluden-carpici-aciklamalar-haberi-61383h.htmlBurada şöyle bir ifade var "Artık yükseköğrenime olan talep bütün dünyada azalmaya başladı ve süre çok uzun. Mesela Avrupa 3 yıla indirdi süreyi biz hala 4 yılda direniyoruz. Şu anda 2 yıl tartışılıyor, deniliyo
www.egitimajansi.com

Burada şöyle bir ifade var
"Artık yükseköğrenime olan talep bütün dünyada azalmaya başladı ve süre çok uzun. Mesela Avrupa 3 yıla indirdi süreyi biz hala 4 yılda direniyoruz. Şu anda 2 yıl tartışılıyor, deniliyor ki; bu bilgi çağında 4 yıl, 3 yıl çok fazla, öğrenci öğreneceğini zaten bir yerlerden öğreniyor, üniversite farklı boyutlar, tartışma ortamı yatarır deniyor. Yani bilgiyi öğrensin gelsin, burada da kendini geliştirsin gözüyle bakılıyor. Yükseköğretim sadece Türkiye'nin sorunu değil, eğitimdeki sorunlar sadece bizde değil dünyada var ama onlar uzun uzadıya 3 yıl, 5 yıl, 10 yıllık periyodlar içerisinde projeler yapıp ona göre pilot uygulamalar yapıyorlar ondan sonra hayata geçiriyorlar, biz bir gecede değiştiriveriyoruz. "

Yani artık üniversite okumak meslek kazandırmıyor aksine inovatif fikirler daha değerli ve insanları girişimciliğe itiyor..
Katılıyor musunuz buna ?
0
sorunvar
(20.11.17)
bölümüne göre, evet katılıyorum. ama biz liseyi de gereksiz yere 4 yıla çıkarıyoruz. çünkü ne kadar genci eğitim sürecinde tutarsan umutları o kadar sömürmüş, işsizliği düşük tutmuş oluyorsun.
0
runagain
(20.11.17)
Katılmıyorum. Birçok temelsiz argüman var. Öğrenci öğrenebileceğini aslında hiçbir zaman öğrenmiyor. Türkiye'de bireysel gelişim çok zayıf. Birilerinden eğitim almadan, birileri yol göstermeden bir şeyler başarabilen çok az insan var. Binlerce İnternet kullanıcısı Google'da arama yapmayı bilmiyor. Erişilen bilgiyi kimse sorgulamıyor. Gündelik bilgilerde bile gerekli bilgiye ulaşmak zorken bilimsel bilgiye eğitici olmaksızın sadece İnternet ve kitaptan ulaşmak gelecekte bile pek mümkün bir olay değil. Ben üniversite eğitiminin tam tersine kısa olduğunu düşünüyorum. Üniversitelerde kazanım odaklı eğitim veriliyor ve o kazanımlar elde edilince lisans derecesi alınıyor. Örneğin bir makine mühendisliği öğrencisine bilgisayar destekli tasarım yapabilme becerisini vermek bir eğitimdir. Ama bu öğrenci sadece okuldan aldığı bilgiyle gidip bir otomobil, bir uçak tasarlayamaz. Neyi nasıl kullanacağını bilir ama ortaya bir ürün çıkarana kadar belki yirmi yıl daha okuması gerekir. Çünkü gerçek hayatta işler daha farklı yürüyor. Üniversite eğitimi bu açıdan çok yetersizdir. Üniversitede onlarca şey anlatılır ama bunlardan birçoğu iş hayatında hiçbir anlam ifade etmez. Girişimcilik de son zamanlarda abartılan bir kavram. Bardak mısır satmak teknik bir girişimcilik değil. Bunu bu kadar basite indirgersek dünyanın gelişimi durur. Girişimcilik derken aklımıza olabildiğince teknik bilgi içeren konular da gelmeli. Bu teknik bilgiye ulaşabilmenin yolu üniversiteden geçiyor. Üniversitedeki profesörün verebileceği bir eğitimi üniversite dışında kalan birinden almak gerçekçi değil. Bilgi toplumu olmanın özü üniversitelerin daha güçlü olmasında yatıyor. Meslek kazandırmıyor kısmı da gerçekçi bir yorum değil. Tıp, hukuk, mühendislik bölümlerinin çoğu doğrudan meslek kazandırıyor.
0
dissendium
(20.11.17)
üniversitelerin şu anki hali politik yaklaşım ve kaygıların uzantıları. runagain'in dediği gibi işsizlik oranını düşürüyo bir kere. içyüzünü bilmiyorum ama aşina olduğum kadarıyla bir de adına akreditasyon dedikleri iş de sorun olur. uluslararası üniversiteler arası bu tip anlaşmalar var, kabaca ders ve diploma geçerliliği ile ilgili. hani bu kısmının içyüzünü tam bilemiyorum ama hadi yapın denilse bile her halükarda akademisyenlere epey bürokratik iş yüklenmiş olur.

sonra önceye nazaran daha kısa sürede mezun verilmesi demek istihdam sağlanma gerekliliğini de getirir. bu zaten şu anda bir sorun. bir meslek edinmek için önlisans ya da lisans eğitimi şart gibi gösteren şartlar ve sosyal yapı hala varlığını sürdürüyor şu anda "hmm seninki iki yıllık mı! e olsun o da olur!" tepkisi etrafında örülü anlayışı kastediyorum en başta sosyal yapı derken.

linkini verdiğin yazı asgari ücretin 5000 lira yapılması lazım, yapılsa bizim için iyi olur gibi bişey olmuş, basmakalıp. nerden tutsan elinde kalıyo.

müzik sanat spor yabancı dil falan demiş de, kısmen de olsa paraya bakan şeyler bunlar. sosyoekonomik düzeyi düşük olan aileler için çocuğunun akademik başarısı sınıf atlama imkanı da demek; ki çocuğa da o süreçte böyle bir rol yükleniyo. kpss'yi kazanamadı intihar etti diye sunulan haberlerdeki vakalar bir mikdar bununla da ilgili.
0
dafaisss
(20.11.17)
Bazı bölümler kesinlikle 3 yıla düşmeli. Hatta 2 yıllıkların da bazıları 1 yıla indirilmeli. Türk dili, inkilap tarihi gibi derslerle öğrencilere gereksiz yük yaratılmamalı. Ortak zorunlu dersler ve birkaç ders daha çıkarıp onun yerine temel mesleki dersler öne alınarak kısaltma yapılabilir.
0
gölgede aynı
(20.11.17)
@dissendium, bireysel gelişim zaten türkiye'de ve eğitimde de teşvik edilen bir şey değil ki. sürüye uy, biat/itaat et yeter. bunu anlı şanlı kurumsal firmalar da istiyor, her ideolojiden siyasi partiler de; çomar da, entel de...

celal şengör, üstelik kendi alanında, çok az şey bildiğini söylüyor. dünyada sayılı adamlardan jeolojide! bilmenin sonu yok yani. üniversite "her şeyi bilen" adam mezun etmez ki... her, uçak mühendisliğini bitiren tasarım yapsa, uçak fabrikası açsaydı, oooo. nuri demirağ ne mezunuydu ki?

üniversite genel olarak memur/maaşlı çalışan yetiştirir ülkemizde. zaten "sen ağa ben ağa, inekleri kim sağa" diye bir laf var; her filan bölümü mezunu kendi işini kursa, kim çalışacaktı peki o işte?

girişimcilik muhabbeti de evet, bardak mısır, çiğköfte gibi saçma şeylere indirgeniyor; sözde melek yatırımcılık da malum ülkemizde. her şeyi "mış gibi" yapıyoruz.

sana yazmış gibi oldum hepsini ama genel bakışım, biraz parçalı da olsa.

bir de, sen eskiden paragraflara bölerdin yazıyı ya?

egitimajansi da masallah, türkçeyi katletmiş! eğitimle ilgili bir sitede bu kadar yazım yanlışı...
0
runagain
(20.11.17)
4 yıllıklar için eğitimi 3 yıla sıkıştırıp son yıl sağlam bir staj görmeli öğrenciler. 20 günlük, 30 günlük stajla olmaz bu iş. gerekirse bununla ilgili sınav olsun öğrenciler. o şekilde mezun edilsin.

mühendislikte de ben genel mühendislik eğitiminden ziyade her okulda olmasa da alanlara bölünmesi taraftarıyım. iş hayatımda hiçbir işime yarayacak x dersini ne yapayım ben? gereksizin önde gideni. ben y dersini almak istiyorum, bana y dersini ver.
0
blue eyes white dragon
(20.11.17)
(28)

Herkes evlenirken yüzde yüz emin mi?

pikapika
Açarken vicdan azabı duyduğum bir duyuruyla karşınızdayım. Yaş 26, 3 yıllık bir ilişkim var, erkek arkadaşımı çok seviyorum onun da beni cok sevdigini biliyorum. Ama şimdi işler ciddiye doğru gitmeye başlayınca bende bir huzursuzluk başladı. Gerçekten birbirimize uygun muyuz, evlenmeli miyim bilmi
Açarken vicdan azabı duyduğum bir duyuruyla karşınızdayım. Yaş 26, 3 yıllık bir ilişkim var, erkek arkadaşımı çok seviyorum onun da beni cok sevdigini biliyorum. Ama şimdi işler ciddiye doğru gitmeye başlayınca bende bir huzursuzluk başladı. Gerçekten birbirimize uygun muyuz, evlenmeli miyim bilmiyorum, önceden o kadar takmadığım bazı şeyler kafama takılmaya başladı.


En çok beni rahatsız eden şey şu, zamanını aşırı boş geçiren bir insan. Boş bir gününü saat 4te uyanıp saçmasapan youtuberların kanallarini izleyerek, telefonunda oyun oynayarak geçirebilir ve bundan rahatsız olmaz, yav napıyorum ben demez. Her gün böyle. Tamam hadi spesifik bir hobi edinme, acı ama Türkiye'nin yüzde 90ında yok zaten. Ama arada bir eline bi kitap al be adam:( sevgilimden öğrenecek tek bir şeyin bile olmaması çok canımı sıkıyor, karşılıklı birbirimize bir şeyler katabileceğimiz bi ilişki, birazcik hayran olabileceğim bir insan istiyorum.

Madem kültürlü insanlardan hoşlanıyosun, neden adamı x kişisiyken kabul edip y kişisine dönüştürmeye çalışıyosun derseniz anlarım. Ama başta beni etkileyen bir sürü iyi özelliği de var, sıcakkanlı,çok çekici, sadık, aile ve çocuklara düşkün, bu zamanda güvenebileceğim bi insan.

Hepiniz evlenirken gözünüz kapalı mı evlendiniz, içimde şüpheler olmasi normal mi, kendimi suçlu hissediyorum:( kimse mükemmel değil deyip rahatlasam mı, yoksa şimdi böyleyse sonra daha mı kötü oluyor?
0
pikapika
(19.11.17)
Evlenince şu huyu nasılsa değişir diyerek evlenmeyin. Değişmiyor.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(19.11.17)
kimse mükemmel değil deyip rahatla
0
dafuq
(19.11.17)
esimi okudum sanki ahahaha :D kimse mukemmel degil evet. ona sorsak ona gore de vakit kaybi olarak gordugu aliskanliklariniz, davranislariniz vardir elbet. evlenmeye karar verdigimde oncelikli onem verdigim sey sunlardi: bu kisiyle huzurlu bi hayat gecirir miyim? anlasabiliyor muyum? bana karsi davranislari, kafa yapisi ilerisi icin soru isareti birakiyor mu? gerisi benim icin ikinci planda. ha tum vaktini keske alkislarlayasiyorum izlemeyerek gecirseydi, ama demek ki zevk aliyor ne diyeyim :D ozetle, evlilik karsilikli katlanmaktir :)
0
pide
(19.11.17)
Sizin evliliğiniz yürümez İş ciddiye binmeden ayrılmamız lazım. Evlilikten önce şüpheniz varsa, o evliliğin yürümeyecegi şüphesizdir. Çok geç olmadan radikal bir karar vermen lazım Çünkü zaman geçtikçe ayrılma zorlaşıyor.
0
yarey
(19.11.17)
Sevgilin kafa adammış. Ben de spor yapıyorum, kursa gidiyorum, okula gidiyorum, elime kitap alıyorum ama dönüp dolaşıp yine YouTube'ta video izleyip, bilgisayarda oyun oynuyorum. Çok zengin bir insan olsam her gün öğlen uyanırım. Bunda yanlış olan bir şey yok. YouTube yerine göre ufuk açıcı bir yer. Oyun oynamak zekayı geliştirir. Bunlar küçümsenecek şeyler değil. Kimse karşısındakinden yüzde yüz olamaz ama en azından ben bu kişiyle bir hayat yaşayabilirim der. Sen bunu 3 yıla rağmen diyemiyorsan evlenme derim. Bir de tüm suçu sevgiline atmak yerine kendin onu teşvik edebilirsin. Sevgiline hiç kitap aldın mı? Sevgilini bir kursa davet ettin de sevgilin hayır mı dedi?
0
dissendium
(19.11.17)
3 yıldır beraberseniz bir hobi edindirebilir ya da kitap okumasını teşvik edebilirdin bence. ona şekil vermenden bahsetmiyorum ama şikayet ettiğin eksiklikleri onda varsa, sende de vardır, diye düşündüm.

3. paragrafta bahsettiğin özelliklerde bir adamı da bu devirde kolay bulamazsın. ki sen de farkındasın.

"ben de mükemmel değilim" diye rahatla bence.

mutluluklar...
0
runagain
(19.11.17)
@dissendium tabii ki tesvik ettim hic ugrasmadan icten ice sinir yapmadim yani:) ilgilenmiyor, degişik hobi seti maket vs bişiler aldim kutusunu bile açmadı, kurslar bulup laf arasinda söylüyorum ilgilenmiyor tamam olabilir deyip geçiyor. Sonucta anasi da degilim o istemeden elinden tutup kursa mi yazdirayim? Hic kitap almadim ama, bi de onu deniyim bari
0
🌸pikapika
(19.11.17)
evlilikten ne beklediğine bağlı biraz da.
"sıcakkanlı,çok çekici, sadık, aile ve çocuklara düşkün, bu zamanda güvenebileceğim bi insan"
evlilikten beklediklerin bunlar mı? senden bağımsız, genel olarak bir evlilikte olması gereken şeyler olduğu için "daha ne istiyorsun" denebilir ancak senin kişisel olarak, bu genelgeçer ve belki de standart olan kriterler haricinde olmazsa olmazların varsa sıkıntı yaratır. bunun mükemmellikle alakası yok, her insanın kendi için belirlediği ve istediği kriterler vardır. neticede bu insanla evlenmek zorunda değilsin, "daha iyisini" beklemeyi tercih edebilirsin.

bu noktada iş dallanıp budaklanıyor tabii. daha iyisini bulamayabilirsin, hatta böylesine bile denk gelmeyebilirsin. ileride yaşayacağın pişmanlık hangisi için daha büyük olacaktır, onu düşünmeye çalış. kriter diyip duruyoruz ama senin kişiliğine bağlı olarak eldekiyle yetinmesini bilmek de bir tercih olabilir. "varsın oturup iki çift edebiyat parçalamayalım, çocuklarıma iyi bir baba bana huzur olsun yeter" diyebiliyorsan, beklentilerini bu yönde şekillendirebileceğini düşünüyorsan yanlış adamdır diyemeyiz.

genel evlilikler senin bu kriterlerinden daha azına uyan insanlar arasında yapılıyor yalnız, onu bil. keşke seninki kadar uyanı bulsa insanlar ama bulamıyor ya da beklemek istemiyor, evlenmek bizde hala bir zorunluluk olarak görülüyor çünkü.

bence 3 yıl çok da uzun bir zaman değil, yaşın da genç; acele etme karar vermek için. adam kadar kendini tanıman da önemli, ne istiyorsun ne istemiyorsun onu tart bu sürede.

kendi düşüncem evliliklerin her zaman boka saracağı yönünde. boka saran bir evlilikte birlikte kitap okuyabiliyor olmanın bir değeri olmaz ama asgari seviyede saygı ve anlayış sahibi biri dibe vurmanın önüne geçebilir.
0
Bruce
(19.11.17)
Evlenirseniz adamı rahat bırakmayıp doğduğuna pişman edecekmişsin gibi bir izlenim aldım. Şimdiden böyle hissediyorsan evlenme.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(19.11.17)
pikapika cok onemli bir yerden yakalamissin. evet, bir sey ogrenemeyecegin, hayatinda bir tutkusu olmayan kendini gelistirme derdi olmayan bir insan kadar sıkıcı bir hayat esi dusunemiyorum (erkek tarafiyim.) ve kisinin esine biraz "hayranlik" beslemesi gerektigini dusunuyorum. o hissi icinde en azindan bazi konularda uyandirabilmeli. uzun vadede bunlarin yoklugunun cok hissedilecegini dusunmusumdur hep. evet guven guzel, guvende hissetmek, stabil bir hayat istegi guzel ve dogal fakat karsindaki bazi ozellikleriyle icini biraz olsun pirpir ettiremiyorsa, sana ogretebilecegi, kendi ogrenip heyecanlanip sana anlatabilecegi bir sey yoksa beraber bir omur gecirmeyi hayal edemem. oyle birini bulmak da zor tabii, ben bulur bulmaz evlendim - oyle bir evlenme hevesim de yoktu (onun da yoktu) ama birbirimizi bulunca oldu iste. baska turlu de olmazdi bence.

ikinci onemli ozellik de baglilik ve sadakat ve saygı. bundan da emin olunmazsa karsilikli olmaz.

senden 1 yas buyuktuk birbirimizi buldugumuzda ilk.
0
robokot
(19.11.17)
Daha iyiye gitmeyecek. Kötüye gider mi? Kimse bilemez.

Bu durumla ne kadar yaşayabilirsin, bunu düşünerek karar vermeni öneririm.
0
fever
(19.11.17)
sevgilin kaç yaşında ki? o da 26 ise değişebilir bence ama yaşı daha büyük bi adamsa değişmez. hatta bence evlenip çocuklanınca iyice miskin ve sıkıcı bi tipe dönüşebilir. evlenmek için acele etmen gereken bir yaşta da değilsin ayrıca biraz daha duruma bakabilirsin. ama ben senin yerinde olsam bu kadar iyi özelliği olan adamı bırakmazdım, beraber bir şeyler yapmaya çalışırdım.
0
shin
(19.11.17)
o özellikler paket program olarak gelmiyor maalesef :/
kitap okumak hobi falan işin bahanesi gibi gözüküyo, sizin adını koyamadığınız tereddütleriniz var, bunu bulmuşsunuz. kitap okuma manyağı biri olsa belki de ya bana ilerde hiç vakit ayırmazsa bunlara gömülüp diye evhamlanıcaktınız.
0
dafaisss
(19.11.17)
Birkac sene sonra her sey rutine binip cinsellik eski heyecan ve tutkuyu vermemeye başladığında iki sevgili degil de arkadas olarak vakit gecireceginiz zamanlar icin hayattan beklentinin ne olduğuna gore degisir.
0
passive aggressive
(19.11.17)
kendini geliştirmeyen bir kişiyle bırak evlenmeyi, arkadaşlık bile kurmam şahsen ben. evlilik de büyük sorumluluk gerektiren bir şey bence. bilmiyorum aynı evde mi yaşıyorsunuz ama evlenip de aynı evde yaşayınca sanki bütün ev işlerini sen yapacakmışsın gibi bir izlenimi kapıldım. çocuk yapmayı planlayınca sorumluluklar daha çok artıyor, bir sürü şey okuyup öğrenmesi gerekiyor ebeveynlerin.
0
mr sherlock
(19.11.17)
Mantik evliligine dogru gidiyorsun. Sevgiliyken batmayan seyler evliyken de batmamali.
0
piremses
(20.11.17)
yahu üniversitede bölümünü seçerken yüzde yüz emin miydin?
işe girerken yüz de yüz emin miydin?
tatile giderken doğru lokasyon ya da otel sectıgıne yuz de yuz emın mısın?

hayatta ne konuda yuz de yuz emınsın ki?

yazdıklarını okumadım ama baslık bıle yettı.
0
hopp
(20.11.17)
Kafanda bu kadar çok soru işareti varsa en az birkaç yıl evlenme planını ertele. Evlenip boşananlar bunun travmasını hayat boyu yaşıyor.
0
iwasbornonamountainside
(20.11.17)
@shin 29 yaşında, hatta 30. Aslında değişir mi diye sormadim cunku degismez kimse biliyorum, değismeye calissa da bunu devamli yüzüme vurur ben senin icin cok taviz verdim vs vs. Benim sorum daha cok su, es adayinizin her seyi icinize sinerek mi evlendiniz yoksa ufak tefek soru isaretleri olsa da gidiyor mu bi şekilde
0
🌸pikapika
(20.11.17)
Bence çok kafaya takmamaya çalış. Yaşın genç diyenlere katılmıyorum. Hadi gençsin ama bu devirde ya bir daha onun kadar sadık evine düşkün çekici bir insan bulamazsın ? Seni de seviyor hem. Sen kendini geliştir o da bir süre sonra geride kaldığını görüp yetişmeye çalışır.

Ps bu devirde eş bulmak zor. Erkekler hep ıssız adam modunda. Bas nikahı gitsin
0
charlotte blanc
(20.11.17)
@datnet neden pardon? Arkadaş bir pesin hukumde bulunmus, benim anlattıklarimdan oyle bir sey cikmiyor kendi tahminde bulunmus. Telefonla vakit gecirmesini sevmiyorum elinden aliyorum, her gun agzina kalin kitapla vuruyorum falan mi dedim? Kendisinin basinin etini yiyor olsaydim zaten 3 yıllık bir iliskimiz olmazdi, sevdigimi ve sevildigimi de belirttim baska. Sacmasapan yorum yapmayin ya. Benden kurtulmak istese zaten zincire vurmuyoruz, umarim cevrendekiler kurtulur senden.
0
🌸pikapika
(20.11.17)
evlenirken gözü kapalı evlenen insanların genellikle mutsuz veya boşanmayla sonuçlanan evlilikleri oluyor. evlenince boş vaktinizi hep beraber geçireceğiniz için böyle boş beleş şeylerle zaman geçirdikçe bunalırsınız ve sorunlar da beraberinde gelir. ortak noktanız veya hobileriniz yoksa gerçekten boş zamanları beraber değerlendirmek karşılıklı eziyet olabilir.
iyi noktaları illa ki vardır ama bu gibi memnun olunmayan durumlar evlendiğinizde karşılıklı size daha da batabilir hale gelebilir. oturup iletişim kurun, anlatın ve dinleyin. bir çözüm yolu bulmaya çalışın. bulamıyorsanız, 3 yıllık ilişki ayıp olmasın demeyin. çok iyi baba olabilecek kriterlerine olması çok iyi eş olabilir anlamına gelmiyor. işi gücü var mı ki saat 4te uyanıp youtube gibi boş bir işle uğraşıyor onu da bilmiyorum. eğer yaşınız küçük daha askerliğini yapmamış, işi gücü elinde olmayan birisiyse zaten evliliği hiç düşünmeyin şu aşamada.

eğer ki bir ortak nokta buluşursanız yani neden olmasın? evlilik şans işi. yaptığınızda mutlu olup olmayacağınızı anlarsınız. sevgili olmaktan çok farklı bir durum olduğu için çok ciddi düşünüp taşınmak lazım.
0
vedderbaug
(20.11.17)
Ayrıl sen.

Ama şunu da bil, böyle biriyle sevgili de olmamalısın. Zamanını aşırı boş geçiren bir insanı tercih edersen, sonuç böyle olur.

Izdırap çekmeden, daha evlenmeden ayrıl. Önüne bak.
0
MaNOfTheYear
(20.11.17)
ayrılmayıp evleneceksen eğer. karşı tarafı sakın değiştirmeye çalışma. olmuyor. oldu zannediyorsun ama o içinde hep saklıyor ve bir gün gelip yüzüen vuruyor. ayrıca anladığım kadarı ile karşı taraf çalışmıyor. nasıl evleniyorsunuz?

ayrılmayacaksan da evlenmek için erken, senin kafan böyle karışıkken.
0
kablelvuku
(20.11.17)
icinde süphe olmasi normal degil. karsindaki insani iyisiyle, kötüsüyle, oldugu gibi kabul edip sevemiyorsan evlenme.
ha evde kalirim, belki daha iyisini bulamam diye korkuyorsan evlen gitsin.
0
pilav
(20.11.17)
benim içimde zerre şüphe yoktu valla,
çok fazla şey yükleme insan öyle ise öyle sev,
içinde şüphe nasıl var neden var? Ondan öğreneceğin şeyler diyorsun şimdi öğrendiğin şeyler varda 10 yıl sonra ne olacak? Her gün yeni şeylerle karşına gelemez bir süre sonra rutine binecek evlilik,

Bu şeyleri göz önünde bulundur, sana karşı saygısı, sevgisi, güven hissi varsa ve ileride ona gözüm kapalı güvenebilirim diyorsan daha fazla düşünme takma.

Bence çok fazla beklentin var ve bu seni zehirliyor.
0
basond
(20.11.17)
'sevgilimden öğrenecek tek bir şeyin bile olmaması çok canımı sıkıyor, karşılıklı birbirimize bir şeyler katabileceğimiz bi ilişki, birazcik hayran olabileceğim bir insan istiyorum.'

Bu düşüncenin sonu yok. Yine de (ideal olarak) daha aktif bir ilişkiniz olsa beraber bir şeyler yapsanız hayat daha bir çekilir olur. Ben benzer sebeplerden birinden ayrıldım. İlişkimize benim yaptığım yatırımı yapmadığını düşünüyordum. Bir süre sonra da bir kısır döngüye girdik tartışmalarımızda. Bana göre ideal bir ilişkide iki taraf da denk sorumluluklar almak zorunda, kendi ayakları üzerinde durmak zorunda.

Karşındakini kendine denk görmüyorsan ya bunu kafaya takmayıp özverili olacaksın ya da kafaya takıyorsan ayrılıp daha uygun birini bulacaksın.

Elbette hiçbir evlilik mükemmel değil, zira kimse mükemmel değil, ama yukarıda da birinin bahsettiği gibi evlilik, sevgililik büyük oranda katlanmaktır. Katlanabileceğine emin ol.
0
idexo
(20.11.17)
Onun sana göre saçma ve boş hareketleri olabilir çok normal. Önemli olan bu hareketlerle bir ömür geçirip geçiremeyeceğin; yani senin gözüne batıyorsa olmaz o iş bence.
0
neferkitty
(20.11.17)
(7)

özel sektör nasıl bir yer

durbikonusucaz
departman, şirket önemli değil. genel olarak nasıl bilirsiniz özel sektörü?ne yapar ne ederler, mutlu mudurlar, mutsuzlarsa haklılar mı vs vs vsvsvsvsvsvsherhangi bir noktasından değerlendirebilirsiniz.
departman, şirket önemli değil. genel olarak nasıl bilirsiniz özel sektörü?
ne yapar ne ederler, mutlu mudurlar, mutsuzlarsa haklılar mı vs vs vsvsvsvsvsvs

herhangi bir noktasından değerlendirebilirsiniz.
0
durbikonusucaz
(19.11.17)
nefret edilebilecek zilyon tane şeyi olmasına rağmen bence en iğrenci yapmacık insan ilişkileri, insanın kusası geliyor. yapmacıklık paçalardan akıyor. bahsettiğim kurumsal bir firma.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(19.11.17)
Çok iyisi de var, çok kötüsü de var. Çok enteresan bir tavsiye vereyim. Borsa'da işlem gören büyük şirketlerden birinde çalışırsan iş hayatın yüzde 70 iyi olur. Çalışanların içi doluysa mutsuz olmaları için bir sebep yok. Kişi o yaşa kadar kendi için hiçbir şey yapmadıysa yaşadığı depresyonu iş hayatına bağlamamalı. Bu nedenle plaza çalışanlarını genelde sığ bulurum. Haklı oldukları kısım dünyanın sömürü düzeninden kaynaklanıyor. İstanbul gibi bir çöplükte her gün kilometrelerce yol gidip yılda sadece birkaç hafta tatille yıllarca yaşamak sağlıklı bir şey değil ve haliyle insanı mutlu eden bir şey değil.
0
dissendium
(19.11.17)
departmanını bilmem ama şirket önemli, sektör önemli bunu değerlendirmek için.

birbirinin ayağını kaydırmaya çalışanlar var, yönetici yalakası olan var, iş yapmayıp yapıyormuş gibi görüneni var. bence özel sektörde başarılı insanların en önemli özelliği kendini pazarlayabilmesi.
0
ocanal
(19.11.17)
ülkedeki çalışanların sadece %15-17'si memur, geri kalanlar özel sektör işçisi. sağda solda internette duyduğun çalışma düzenleri-şekilleri neyse özel sektörde olan o. sadece kamu görevlilerinin çalıştığı bir gezegenden gelmişsin gibi olmuş soru...

sektöre göre, pozisyona göre çok değişir; genelleme yapılacak tek şey rekabet-maliyet odaklı olduğundan sömürenin de sömürülenin de çok olduğudur.
0
Bruce
(19.11.17)
Sirket onemli. Ve duygusal olarak zayifsan, biraz pisene kadar sikintilar cekersin. Insan iliskilerini iyi yonetirsen, biraz baskin olabilirsen sonrasinda yanina yanastirmiyorsun zaten o yapmacik tipleri.

Ha bunlari nispeten iyi sartlari olan, yoneticilerinin cakal olmadigi bir kurumsal sirket icin diyorum.
0
piremses
(19.11.17)
özel sektör yıpratıcı. mümkünse yabancı sermayeye ait bir firmada çalışılmalı. yerli firmalar (büyükleri de dahil) küçük türkiye gibi oluyor. ne şu an'dan keyif alıyorsun ne de geleceğini açık görebiliyorsun.
0
axl
(19.11.17)
dışarıda normal insan gibi bile olsalar iş saatleri içerisinde inanılmaz saçma, yapmacık, burnu havada tavırlar sergileyen çok insan gördüm. bir de yeni gelenlere bir süre muhakkak ezik biriymiş gibi kötü ve umursamaz davranıyorlar.
0
noxell
(19.11.17)
(14)

en dogru dis macunu ?

kamyonsans
biliyorum duyuruda da cok konusuldu ama ; icerigi en dogala yakin olan marka ne ? ya da siz hangisini kullaniyorsunuz
biliyorum duyuruda da cok konusuldu ama ; icerigi en dogala yakin olan marka ne ? ya da siz hangisini kullaniyorsunuz
0
kamyonsans
(19.11.17)
Vallahi kullanmadigim kalmadi hic fark etmiyor.elektrikli dis fircasi ve dis ipi kullan yeter.
Gelmis gecmis en favori dis macunum glister. Amwayin. Muthis
0
baldur2
(19.11.17)
Colgate Optic White kullanıyorum.
0
dissendium
(19.11.17)
evet cok duydum bende glister'i amway'in ama icerigindeki "Propylparaben" olmasi cok kotu :(
0
🌸kamyonsans
(19.11.17)
Gratis'te icerigi dogal olanlar var onlara bir bak. Bir tanesi sparkling white mi neydi hatta...
0
mor oje
(19.11.17)
"Safia" ben kullanıyorum gayet memnunum
0
goodyes
(19.11.17)
safia baktim simdi "Methylisothiazolinone" varmis risk grubunda gorunuyor, tesekkurler
0
🌸kamyonsans
(19.11.17)
Curaprox ya da curaseptler nasildir
0
Take it away honey
(19.11.17)
curaprox'da Sodium fluoride biraz sorun olusturuyormus, curasept in icerigine ulasamadim
0
🌸kamyonsans
(19.11.17)
Parodontaxa da bakabilir misin zararliysa kullanmyalum
0
exlibris
(19.11.17)
clınomyn
0
since1907
(19.11.17)
aktif icerik olarak splatt markalarda nispeten daha az zararsiz, florursuz cesitler mevcut.
0
kobretti
(19.11.17)
Paradontax benim bildiğim en doğal macun, ve ciddi farkını gördüm. İçeriğinde bilmediğimiz bişey varsa öğrenmek isterim tabii.
0
mslny
(19.11.17)
splat - organic aloe vera. oldukça doğal ve güzel bir içeriği var.
0
vedderbaug
(19.11.17)
Paradontax.

Diş etimde kanamalar oluyordu, diş eti temizliği, diş taşı temizliğinin akabinde doktorum bunu önerdi, kanamalar gitti. Ayrıca hafif tuzlu olduğundan ya da ben öyle hissediyorum diş etlerini besliyor. Bir de bunu kullanınca diğer macunları kullanamıyorsun :)
0
st curse
(19.11.17)
(29)

Derdiniz nedir ?

sorunvar
Yaşınızla birlikte derdinizi de söyler misiniz?
Yaşınızla birlikte derdinizi de söyler misiniz?
0
sorunvar
(19.11.17)
hedef yok, otum. 24e
0
MtKrt
(19.11.17)
derdim yok rüya hayatı yaşıyorum çok sıkıcı 23
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(19.11.17)
34
Yorgunum. "Yıllar yordu beni" gibi değil, fiziksel olarak uykusuz ve yorgunum.
0
aychovsky
(19.11.17)
Aşk, 24.
0
dissendium
(19.11.17)
Su hayatta tek derdim sozluge duyuruya fazla bagimli olup buraya cok zaman harcamak.isim guzel.kazancim iyi.dostlar guzel.hayat guzel.sagligim yerinde sukur.ama lanet yerlere harcadigim zamana yaniyorum.iki uc sene oncesine kadar ayda 20 kitap okuyordum.bisuru seyahate cikiyorum.simdi buralardaki bisuru aptalca seye zaman ayirip sinir olmakla geciyor bos zamanlarim.
0
a summer day
(19.11.17)
yaşlanıyorum. bir şey yapamıyorum.
0
sagin
(19.11.17)
16 aylık bebeğim var 16 aydır bir kere bile deliksiz uyumadım. 2-3 saatte 1 emmeye kalkıyor (hatta şu anda da kalktı). artık gece yatıp sabah kalkmak istiyorum, deliksiz uyumayı çok özledim. 33k
0
sta
(19.11.17)
rare bana küfür etti.
0
etki
(19.11.17)
35 kadın. Çok yorgunum. Yılların beni yorması mı hiç bilmiyorum ama aşırı yorgunum. Hiçbir şey yapmaya isteğim yok, güç bulamıyorum, hiçbir şey yapmamayı hiç sevmiyorum, iradesiz güçsüz saçma sapan hissediyorum. Hiç mecalim yok.
0
yaren
(19.11.17)
tamam şunu söyleyeceğim, bebişlerden bahsetmişken... molfix, prima reklamlarındaki bebekleri göründe deli oluyorum. bebek istiyorum, çocuk istiyorum. oldu mu?
0
runagain
(19.11.17)
30 e

Yalnızlık. Çevremde bir sürü insan var. İş arkadaşları, çevrem, ailem ama kendimi kuduz bir köpek kadar yalnız hissediyorum. Buranın en sevdiğim yanı yalnızlığımı unutturması. Birinin derdiyle dertlenebilmek . Birinin mutluluğuyla gülebilmek.

Mutlu değilim. Neden bilmiyorum. Mental yorgunluk da olabilir. Başka bişey de. Hayat akıp giderken bişeyleri ıskalıyormuşum hissinden kurtulamıyorum.

Yeterince film izleyemeden, yeterince kitap okuyamadan, istediğim yerleri gezemeden, hayatımın aşkını bulamadan ölüp gidecekmişim gibi hissediyorum. Oysa daha otuz yaşındayım.

En büyük sorun da böyle düşünmekten korkmuyorum.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(19.11.17)
ekonomik özgürlük, mesleğimi kazanıp mutlu olacağım bir nihayete erdirme kaygısı.

neredeyse 21
0
haykorsamdunyaya
(19.11.17)
Dünyanın gün geçtikçe kötüye gidiyor oluşu. 25
0
greenshadow
(19.11.17)
satın almam gereken bir şey var. erteledikçe erteliyorum. sonra bu bana girecek biliyorum:(
0
benaslindayohum
(19.11.17)
tek boyutlu bir dalga denkleminde sınır koşullarını zamana bağlı harmonik bir fonksiyon olarlak ayarlayıp çözerken elde edilen numerik çözümün ilgili sınırlarda yansımaları doğru temsil edip etmediğini anlamaya çalışmak amacıyla şu saatte bilgisayar karşısında oturmak. 28.
0
ron dennis
(19.11.17)
Kendimi seveceğim şekle sokamıyorum bir türlü. 22.
0
pikrua
(19.11.17)
Dell almaya gidip lenova yoga ile ciktim magazadan, nedense bir garip pismanlik hissediyorum. :/ 21
0
ceann deas
(19.11.17)
27 - özgüvenim yok.
0
nathanieltroy
(19.11.17)
25e- bulunduğum şehirden, ortamdan kaçıp uzaklaşmak, beni kimsenin tanımadığı bir yere gitmek istiyorum. bunaldım.

ayrıca özgüvenim yok +1
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(19.11.17)
kendime yeteri kadar deger veremedigimi hissediyorum. yani mesela her seyi dibine kadar yasamak istiyorum tembellige dusmeden, bencil olmak ve kafama eseni yapmak istiyorum biraz da. tecrubeyle birlikte gelen hayati dolu yasamak hissini, o enerjiyi icimde bulmak istiyorum. yas 20, ekonomik olarak ozgur olmak istiyorum artik, bunun icinde calismak calismak calismak gerekiyor-.
0
asocial anchorman
(19.11.17)
33k
Bir arkadaşım burada, zor bir dönemden geçiyor. Ama ben destek olamıyorum, ya sabrım, ya enerjim, ya bilgim, ya anlayışım, ya başka bir şeyim yetmiyor. Kendimi ona sinirlenirken buluyorum.
0
sopiro
(19.11.17)
23.

1) zaman zaman nukseden; nuksettiginde hayat kalitemi cok etkileyen bir saglik sorunum var. su ara yine onunla ugrasiyorum. o.

2) eski sevgilimi cok ozluyorum. garip bir his. yani beni sepetledigi ve artik hayatima tek basima devam etmem gerektigi gercegini sindirdim. eskisi kadar aglayip zirlamiyorum. sureci cok iyi idare ettigimi bile soyleyebilirim. hayatimda olumlu seyler oldu. ama o olsaydi eminim daha bile guzel olacakti her sey. gecen gun cok mutlu oldum mesela. onunla paylasamadigim icin uzuldum sonra. benim guzel bir hayatim olur belki. ben yine iyi yasarim, mutlu olurum, guzel seyler tecrube ederim. ama kendime sormadan, dusunmeden, uzulmeden edemiyorum... bunlar onunla daha guzel olmaz miydi? sinavim iyi gectiginde kendi kendime mutlu olmaktansa ondan bir opucuk alsaydim mesela? yani nasil desem... yokluguna alistigin, gidisini idrak ettigin birini yine de deli gibi ozlemek uzucu biraz. "sensiz yapamiyom" evresi cok can yakiyor ama sonucta geciyor. ama bu hissi uc aydir atlatamiyorum. "artik daha iyiyim" diyemiyorum; cunku onunla daha bile iyi olacaktim, biliyorum.

neyse. genel olarak bu ikisi var. onun disinda iyi gibiyim. mutlu sayilirim. elime her ay 100-200 lira daha fazla geceydi daha guzel olurdu ama boyle de idare ediyom gibi, maddi acidan cok sikayetci sayilmam.
0
der meister
(19.11.17)
22

Türkiye'den gitmem lazım, temelli.
0
reavelyn
(19.11.17)
kendimi değiştirmekte zorlanıyorum.
0
tukenmez adam
(19.11.17)
Param yok, enerjim yok şişkoyum en kısa zamanda sadece ölmek istiyorum. Yaş 37
0
gullak
(19.11.17)
Hayat kalitemi mahveden teşhisi konmamış bi hastalığım var. Öldürse yine iyi ama öldürmüyor sadece süründürüyor. Doktora gidiyorum bir şey bulamayıp psikolojiktir diyip yolluyor. En son çare kendimi öldürüp kurtulucam bi gün. Yaş 30'a yaklaşıyor.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(19.11.17)
@who cares win tebrik ederim umarım üstesinden gelirsin. Biraz daha saygı ve sevgi olsun isterdim.
0
opitseri
(19.11.17)
Yoğunluk.
Yapmam gereken şeyleri bir şekilde hallediyorum ama istediğim gibi detaylı ve düzenli çalışamıyorum. Hafta sonu ve akşam eve geldiğimde iş bilgisayarımı açmak istemiyorum.
24 yaşındayım.
0
pike
(19.11.17)
37 gizli şizofrenim planlarımın altında kalan ezilen hayallerim gerçekleşmedikçe etrafımdaki insanların komplo kurduğunu düşünüyorDUM. Artık başarılı olmanın tuttuğunu koparmak değil insanları mutlu etmek olduğunu farkında vardım ya yukarıdan biri çizmiş yolumuzu ''ya polyannacılık oynucan Ya isyankar şizofren olup etrafındakilerden uzaklaşacan '' << ikisinin ortasını bulamıyorum 9 senedir
0
Dönmezer
(22.11.17)
(12)

iş hayatnız nasıl, gergin mi, birbirinizin canını alacak gibi misiniz?

for day to break
bıraksalar sizi. bugün çalışan kadınlarla beraberdim. çok kötü anlattılar. birde bunlar kamu çalışanıydı, özel sektör bundan daha stresliymiş. laf çakmalar, dedikodular çok olurmuş. sizin oralarda durum nasıl.
bıraksalar sizi. bugün çalışan kadınlarla beraberdim. çok kötü anlattılar. birde bunlar kamu çalışanıydı, özel sektör bundan daha stresliymiş. laf çakmalar, dedikodular çok olurmuş. sizin oralarda durum nasıl.
0
for day to break
(18.11.17)
birbirimizin değil de şahsen ben birinin canını alacak gibiyim.
normalde gergin değil, hatta bahsettiğim kişi olmasa mis gibi olacak.
0
yaraticinick
(18.11.17)
tam olarak yaraticinick'in yazdigini yazacaktim. o kisi olmasa benden mutlusu olmayacak. insanlar ne kadar boşsa egoları o kadar şişik oluyor maalesef.
0
in vino veritas
(18.11.17)
bizim oda mis gibi, komiklikler şakalar gırgır şamata tam benim istediğim gibi; çalışmaktan nefret eden biri olarak ayaklarım geri geri gitmez hiç. diğer ofislerle de bir sorun yok, operasyondakilerle zaten hiç yok.

biraz şans işi, uyuzlara denk gelmemek açısından. biraz da yönetim politikası, bazı şirketler çalışanların birbirinin üzerine basarak yükselmesini teşvik edecek şekilde uygulamalar yapıyor. bazı sektörler özellikle bu şekilde işliyor zaten.
0
Bruce
(18.11.17)
Eskiden tekstilciydim gerilimden sagligim bozuldu.baska is kurdum surekli mutlu insanlarla kakara kikiri yaparak para kazanmaya baslayinca 10 yss genclestim.
0
a r a m i s
(18.11.17)
Can alma konusunda yaraticinick+1

İğneleme vs gibi şeyler olmuyor çünkü ona vakit yok herkes çok çalışıyor. Dedikodunun ucu bucağı yok. Dedikoduyu geçtim iftira bile var. Bir insan bunu neden yapar anlamıyorum.
Bizde adaletsizlik çok. İşinden memnun bir kişiyle bile tanışmadım henüz. Sebebi de yöneticiler ve hakkaniyetsiz uygulamalar.
Aklıma geldi moralim bozuldu valla.
Özel sektör bu arada.
0
irene
(18.11.17)
aşırı stresli zamana karşı bir işim var.
ama iş arkadaşlarım çok kafa zeki ve halden anlayan insanlar.
O yüzden bizde de durum gırgır şamata geyik...
0
rentts
(18.11.17)
Data science alaninda calisiyorum. Hic stresli degil, beklentiler belli. Konusunca halloluyor hersey.
0
hikmetkaraman
(18.11.17)
En son stajda kısa bir süreliğine iş ortamım oldu. Çok güzel bir ortamdı ya. Öğle arası beraber yemeğe çıkıyorduk. Bahçede oturuyorduk. Bir tane yetkili bi abi vardı, o kadar konuşkandı ki, zamanın nasıl geçtiğini anlamıyordum. Üç tane muhasebeci kız vardı. Karşılıklı masalardan sürekli konuşuyorlardı. Onları dinlerken bile keyif alıyordum. İş hayatı şans işi. Güler yüzlü, iyi niyetli insanlarla çalışmak için kaliteli şirketlerde çalışmak gerekiyor. İK boşu boşuna işe alımlarda bir sürü test uygulamıyor. O testler aslında hep uyum yeteneğini belirlemek için yapılıyor. İnsanlar düzgün bir şekilde düşüncelerini ifade edebiliyorlarsa bence kimseyi dövmeye gerek kalmıyor.
0
dissendium
(18.11.17)
bizde 10 numara ortam var hepimiz birbirimizin yüzüne söyleriz, yüzüne söyleyemediğimiz hiç bir şeyi o kişi ortamda değilken söylemeyiz.
0
basond
(18.11.17)
Gayet iyi. Çünkü profesyonellerle iş yapıyorum
0
MaNOfTheYear
(18.11.17)
kendi departmanımda birlikte aynı masada oturduğum insanlarla iyiyim, diğerleriyle alakam yok. çalıştığım yer kurumsal olmaya çalışan bir türk firması, 1300 kişi var ofiste ama hala işler ağır aksak ilerliyor. rica minnet iş yaptırıyorum. bir sürü analiz yapıyorum ve en sonunda veri doğru akmadığı için yaptığım analizler çöp oluyor.

müdürümü sevmiyorum. kesinlikle kötü bir kadın değil. aksine bir yakınımı kaybettiğimde yada ailemden biri hasta olduğunda bana izin verdi. akşam mesaiye kalmam için ısrar etmedi. ama ama ama çok soğuk bir kadın. her yanımdan geçişte bilgisayarıma bakıyor, işi bitirmek için öğle yemeğine çıkmasam ama molada 10 dk fazla dursam bana ters ters bakıyor. o gün kahvaltıdan 10 dk geç insem selam verdiğimde cevap vermeye tenezzül etmiyor. her daim bana kendimi suçlu gibi hissettiriyor.

offf... içimi dökmeye ne kadar çok ihtiyacım varmış
0
you are my lethe
(18.11.17)
önce kendimin sonra hepsinin canını alasım var. gerginlikten ölüyoruz. birbirinin yanlışını kollama, iğneleyici laflar, ensemde boza pişiren, imkansızlıklardan mükemmel sonuçlar çıkarmamı bekleyen bi müdür... her türlü pislik var. eve gelince bu gün de öldürmedik diye duvara çentik atıyorum. önceleri sinirliydim, agresiftim, şimdi depresyondayım, içime kapandım eyice. yaşam enerjim, amacım hepsi yok oldu. ot gibi yaşıyorum.
0
olutaklidi
(18.11.17)
(6)

Günlük amerikan dili

neynep
Gençlerin, mesela yutubirlarin kullandığı günlük sokak dilinde, onlar gibi düşünüp yazabilmem için (biliyorum mümkün değil ama yaklaşmaya çalışacağım) ne yapsam, ne tavsiye edersiniz? Dizi izleyebilirim evet, genel olarak hep ingilizce bişiler duyuyorum dinliyorum da, ama bu değil. Anlamak tamam da,
Gençlerin, mesela yutubirlarin kullandığı günlük sokak dilinde, onlar gibi düşünüp yazabilmem için (biliyorum mümkün değil ama yaklaşmaya çalışacağım) ne yapsam, ne tavsiye edersiniz?

Dizi izleyebilirim evet, genel olarak hep ingilizce bişiler duyuyorum dinliyorum da, ama bu değil. Anlamak tamam da, bunu biraz daha içsellestirmek için, tr-ing bölümüne geçirmek için ne yapsam aceba
0
neynep
(18.11.17)
vlog izle, olayı gündelik hayat olduğu için çok net faydası olur bence.
0
Bruce
(18.11.17)
Twitch yayını izle.
0
dissendium
(18.11.17)
gençlerin sözcüklerini öğrenmeye çalışabilirsin, yukarıdaki yorumlara katılarak şunu ekleyebilirim.

Argo veya günlük dil. Nasıl biz aynen, arkadaşlarla takılcam, bilgisayar kasıyor gibi şeyler söylüyoruz bunlar gibi.
urbandictionary.com a bakabilirsin belki.

ya da şöyle listelere www.sheknows.com
0
senolll
(18.11.17)
Urbandictionary takip et
0
Traveller
(18.11.17)
Çok teşekkür ederim. Bi de şunu demek istiyorum, bunları dinliyorum izliyorum ama anlamak otomatik oluyor. Mesela "kasıyorum" anlamındaki kelimeyi bilmesem bile genelinden anlıyorum, o arada kaynıyor. Yazılı olarak urban dictionary mantıklı, evet ama orda da eng-tr girdi olacak her iki şekilde de.
Sanırım sorumun cevabı yok :( amarigan serserisi olmak için amarigan serserisi olmak gerekir gibi bişey.
0
🌸neynep
(18.11.17)
Periscope'tan Amerika'daki yayınları izleyip milletin yazdıklarına bakabilirsin
0
senolll
(19.11.17)
(2)

Sakarya Üniversitesi Giriş - Çıkış Hakkında

pink panther
Merhaba, Sakarya Üniversitesi kütüphanesine gidip araştırma istiyorum ama zamanım kısıtlı olduğundan dolayı iki gün boyunca orada kalmak gibi bir niyetim var. Sorum da şu: Ben oradan mezunum, bir ara giriş çıkışlarda kimlik kontrolü, misafirler için kimlik alma gibi durumlar söz konusu oluyordu. Son
Merhaba, Sakarya Üniversitesi kütüphanesine gidip araştırma istiyorum ama zamanım kısıtlı olduğundan dolayı iki gün boyunca orada kalmak gibi bir niyetim var.

Sorum da şu: Ben oradan mezunum, bir ara giriş çıkışlarda kimlik kontrolü, misafirler için kimlik alma gibi durumlar söz konusu oluyordu. Sonra o yine bizim zamanımızda kaldırıldı, şimdi durum nedir? Kimliği verip iki gün almasam sıkıntı filan olur mu? Yoksa yine bir şey vermeden girilebiliyor mu?

Bir de PTT' şubesi vardı ama onun ATM'si var mıydı hatırlamıyorum. Bu konuda da bilgi verirseniz sevinirim.

Bonus sorular:
Yemekhane yemekleri ne kadar? :D
Bir ara 5TL'ye saç kesen berber vardı, duruyor mu hala? :D
0
pink panther
(18.11.17)
Girişte kayıt yapılıyor. Kimliğinizi geri alabilirsiniz. Yalnız kütüphane sistemine erişebilmek için öğrenci hesabınızın olması gerekiyor. Sizin durumunuzda en doğrusu okuldan izin almak. Yemekhanede de kart gerekli çünkü.
0
dissendium
(18.11.17)
Yanıtınız için çok teşekkür ediyorum @dissendium, sağolun.
0
🌸pink panther
(19.11.17)
(29)

Hayatınız boyunca yapmak isteyeceğiniz spor dalı?

neysene
Hangisdir? Çok güzel be ben bunu ömrüm boyunca yaparım, hatta profesyonel olsam keşke dediğiniz...Para kaygısı nedeniyle olmayan bir spor tabii ki, futbol gibi...
Hangisdir? Çok güzel be ben bunu ömrüm boyunca yaparım, hatta profesyonel olsam keşke dediğiniz...
Para kaygısı nedeniyle olmayan bir spor tabii ki, futbol gibi...
0
neysene
(17.11.17)
Yelken
0
freebird5406_2
(17.11.17)
Eskrim
0
kornisch
(17.11.17)
yelken +1
0
kablelvuku
(17.11.17)
Kayak.
0
elikası
(17.11.17)
snooker
0
bizansa karsi memleket takimi
(17.11.17)
enduro motosiklet. yapiyorum ama param olsa daha cok zaman harcardim bu ise. hala daha para varsa kayak, buz pateni.
0
jimicik
(17.11.17)
Karate yapıyorum. Profesyonelliğe yakın bir durumdayım. Sörf yapmak isterdim ama köpek balıklarından korkuyorum. Buz hokeyi de olabilir ama bunda da geri geri kayamıyorum. Buzun üzerinde özgürleşebiliyorsun. Ben voleybol demek istiyorum. Top hakimiyetim iyidir övünmek gibi olmazsa.
0
dissendium
(17.11.17)
yelken +9999
0
brakgn
(17.11.17)
Masa tenisi!
0
yirmisantim
(17.11.17)
Downhill bisiklet, aletler acayip pahalı.
0
doxanikee
(17.11.17)
bisiklet
0
n62
(17.11.17)
yüzme
0
dafuq
(17.11.17)
İçten içe curling'e bayılıyorum. Ama izlemekle yapmak aynı keyfi verir mi bilmem.
0
cleric
(17.11.17)
kürek
0
hophophoba
(17.11.17)
yuzme taybiki
0
ordinov
(17.11.17)
Powerlifting.
0
angelus
(17.11.17)
kite surfing <3
0
part time pollyanna
(17.11.17)
powerlifting. boyle bir mutluluk yok.
0
alperz
(17.11.17)
kürek, yelken ve sakatlık çıkmazsa crossfit
0
kullanıcı adını aktif edemeyen insan
(17.11.17)
Tenis
0
battal gemalmaz
(17.11.17)
Dalış

Gerçi profesyonelliği nasıl olur bilemedim. Sakinliğine paha biçilemez.
0
cakabo
(17.11.17)
tenis, kayak, snowboard
0
jam
(17.11.17)
Ben ya önceki hayatımda basketbolduydum ya da bir daha ki hayatımda olacağım. O derece.

İçimde bir MJ ruhu var. Beni bulun. Değerlendirin...Harcanıyorum..

Basketbol. Para falan farketmez. Beni en çok mutlu eden spor dalı.

Yüzme de yaptım ama bir basketbol değil.

Soruya cevap mı bilmiyorum tabi
0
AlsterWasser
(17.11.17)
Rally pilotu olmak isterdim. Motokros da olur.
0
harvey
(17.11.17)
triatlona gönül vermek isterdim.
0
contavolta
(17.11.17)
dağcılıkla uğraşıyorum keşke daha çok yapabilsem. hem maddi hem coğrafi imkanlarım artsa keşke
0
argent dawn
(17.11.17)
Buz pateni
0
for day to break
(17.11.17)
Amerikan futbolu. Yaptım gerçi.

Onun dışında, formula 1 pilotu olmak isterdim.
0
Delay Fuze
(17.11.17)
dagcilik/tirmanis
kayak (yapiyorum da finansal sebepli son 3 senedir, ondan once de sakatlik sebepli 3 sene yapamadim)
voleybol
0
kuehles blondes
(17.11.17)
(25)

Sizinle ilgilenen birileri var mı?

klar
Nasil olduğunuzu soran. Normal yani. Sevgili de olur normal arkadaş da. 1 hafta kimseyi aramasanız illa sizi görmek isteyen çıkar mi?
Nasil olduğunuzu soran. Normal yani. Sevgili de olur normal arkadaş da. 1 hafta kimseyi aramasanız illa sizi görmek isteyen çıkar mi?
0
klar
(17.11.17)
var sağ olsunlar.

sevgili adayı tadında olup arayıp soran da var, arkadaşlardan da.
0
runagain
(17.11.17)
var. şu an geçici süreyle sevgili haricinde diğer her türlü seçenek mevcut.
0
AlsterWasser
(17.11.17)
Çok şükür var. Birkaç dostum iki üç gün sesim çıkmasa 'öldün mü lan tırrek' diye ağzıma sıçar.
Annem ve sevgilim zaten 3 saat haber alamasalar 488584839 kere ararlar.
Bir de okuldan arkadaşlar var bi derse girmesem 5 cevapsız çağrı 20 mesaj oluyor kanki niye gelmedin yağv :( diye.

Bundan 2 sene önce böyle değildi ama. Ne oldu da değişti bilemiyorum.
0
bir nick var benden iceri
(17.11.17)
Ablam, yakın birkaç arkadaşım var.
Eski sevgilim düzenli arar sorar.
İş yerindeki çalışma arkadaşlarım sık sık "sopiro, iyi misin? Hayat yolunda gidiyor mu?" falan diye sorarlar.
0
sopiro
(17.11.17)
coyoteyle aynı durum
0
freetakilir
(17.11.17)
Marketci kiz buraya gelip brad pitt yazmazsa kendimi bu sitenin onunde yakarim.
0
brad pitt
(17.11.17)
evet. aile harici 6-7 kişi var en az. çok şükür, varolsunlar. hiçbirini de aramam normalde malesef. hep onlar arar. bu da benim ayıbım.
0
ssiradanbirigibi
(17.11.17)
yok ki.
0
goodz
(17.11.17)
6-7 kisi var aslinda ama yine de kendimi yalniz hissediyom bazen

coyote'nin notu +1
0
yuzır
(17.11.17)
Aile harici düzenli soranım yok. Yazık bana ya 6-7 kişi var diyenler var
0
Aman Sen de
(17.11.17)
var, eşim. sağolsun her gün halimi hatrımı sorar
0
burya
(17.11.17)
Var. O kişiler de olmasa zaten bu hayat çekilmez.
0
dissendium
(17.11.17)
Var. 1-2 dost biriktirmişim.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(17.11.17)
Yani "ee sen nasılsın" diyen az ama 1 hafta aramasan arkadaşın dediği gibi "öldün mü lan tırrek" diyecek var bir iki kişi eksik olmasınlar.
0
ravenclaw
(17.11.17)
humm... yok. ve sanırım sadece benim yok.
0
papazi dovdurmeyecektik
(17.11.17)
ağır yalnızım.
0
ayaklibalik
(17.11.17)
Genelde ben aramam zaten, kötü olan bu. Ama iyi olup olmadıklarını önemserim. Biri belki 2 haftada sorar ama diğeri plan vs için mesaj atar. Teyzem arar bi de.
0
mslny
(17.11.17)
kimseyi arayıp sormadığım için yok, arayıp soranlar zamanla "hayırsıza bak, ben de aramıyorum" diyerek uzadılar. aile olarak var; bir kuzenim sık olmasa da arar sorar, onun haricinde babam 2-3 günde bir arar hal hatır sorar. eski sevgilim sorardı o da yeni sevgili yapınca sormaz oldu alksşda.
0
Bruce
(17.11.17)
Bulunduğum konumda bir arkadaş var arada konuşup nadiren buluşuruz. Bir de başka şehirde var ortaokuldan arkadaş onunla en az haftada bir konuşuyoruz Face'den, görüşme imkanı olmuyor tabii.

Yani yok sayılır, benim de kimseyi umursadığım yok.
0
i was made for you
(17.11.17)
hiç yok. ama ben de kimseyi aramıyorum.
0
gölgede aynı
(17.11.17)
Yok. Sevilmek istiyorum ben de. Yani olmuyor.
0
baldur2
(17.11.17)
Var, sağ olsunlar ama ben onlarla konuşacak zamana sahip olamıyorum bazen.
0
aychovsky
(17.11.17)
ekşi duyuru whatsapp grubundaki arkadaşlar dışında kimsenin soracağını sanmıyorum
0
dieselsingle2
(17.11.17)
çekirdek ailem ve sevgilim var. öyle arayıp soracak bir arkadaşım yok ekstra
0
alaimisema
(17.11.17)
var ama;

www.youtube.com
0
elorelia
(17.11.17)
(20)

Kalkamıyorum

aychovsky
Telefona beş tane alarm kuruyorum en az ve odanın en ücra köşesine koyuyorum ama ne zaman kalkıp telefona gidip kapattığımı hatırlamıyorum bile kalkınca. Dün en az iki dakika dolaşmadan alarmı susmayan bir uygulama kurdum. Kalktım, iki dakika dolaştım ve geri yattım; hayal meyal hatırlıyorum. Hani,
Telefona beş tane alarm kuruyorum en az ve odanın en ücra köşesine koyuyorum ama ne zaman kalkıp telefona gidip kapattığımı hatırlamıyorum bile kalkınca. Dün en az iki dakika dolaşmadan alarmı susmayan bir uygulama kurdum. Kalktım, iki dakika dolaştım ve geri yattım; hayal meyal hatırlıyorum. Hani, böyle 'Kalkayım' gibi iradeli olacak kadar bilincim yerinde olmuyor, uyurgezere daha yakın oluyorum.

1.5 ay sonra kliniğe gideceğim ama toplantıları falan kaçırmamam gerekiyor sabahları. O zamana kadar ne yapacağımı bilemedim. Şimdilik annemlere haber veriyorum, uyandıktan sonra 5 dakika içinde banyo yada mutfak fotoğrafı, 20-25 dakika içinde de evin dışının fotoğrafını ya da hazırlanmış kahvaltıyı görmezlerse yeniden arıyorlar ama sürdürülebilir değil bu. Bazen 'Ohoo, çoktan uyandım. Kahvaltım bile hazır' diye yalan söylüyormuşum dinç bir sesle ama onun bile farkında değilim, uyanınca hatırlamıyorum, bilinçle yapmıyorum.

Geçen gün 15 saat deliksiz uyumuşum, haliyle geç kaldım. Tam kan testi yapıldı, 8 tüp kan verdim. D vitamininde düşüklük çıktı sadece. Onu da alıyorum.

Şöyle bir sorunum var, odamın penceresi açılmıyor. Havalanmıyor yani. Havalandırmayı koridordan yapmaya çalışıyorum. Haftaya taşınmayı planlıyorum, odayı buldum. Bir de şu var; çoğu gece 3-5 saat uykuyla yetinmem de gerekebiliyor. Ki ailem aracılığı ile kalkıyorum 3-5 saatte.

Ne yapayım iki aya kadar?
0
aychovsky
(16.11.17)
Şu REM uykusu evresini tespit edip o zaman çalan alarm app'leri vardı. Ben de bir zaman kullandım. İşe yarıyordu sanki onlar ama?
0
monogram
(16.11.17)
Onlardan var, ara ara işe yarıyor gerçekten.
0
🌸aychovsky
(16.11.17)
Çok klasik olacak ama erken yatsan? İşe yarıyor gerçekten
0
bloodymoon
(16.11.17)
İşten geç dönüyorum. Erken geldiğimde genelde erken uyuyorum ama geceyarısı döndüğüm oluyor.
0
🌸aychovsky
(16.11.17)
Ilık/soğuk arası duş.
0
onemoremile
(16.11.17)
Sabahlari usuyor musun? Ev arakadasimla konustum odamda elektrikli sobayi acip ise gidiyor. Yoksa yataktan cikamiyorum.
0
Traveller
(16.11.17)
Yorgandan çıkınca üşüyorum. Bulunduğum yerde de bu aralar eksili eksili havalar, benim oda da kuzeye bakıyor, normal ısıtmada benim oda soğuk kalıyor. Fan çalıştırınca ısınıyor ama. Biraz daha açayım bakalım, ne olacak.
0
🌸aychovsky
(16.11.17)
merak ettiğim bişey olacak. şimdi kafanda bi senaryo oluştur, illa ki yaşamışsındır diye düşünüyorum. ne bileyim yeni tanıştığın biriyle çok hoşlandığın biriyle veya yeni başladığın bir işe severek gideceksin. ama normal saatlerden biraz daha erken. hatta sabahın körü. kendiliğinden kalkabiliyor musun? veyahutta o sabah da kalkma problemi yaşıyor musun?
0
baharat
(16.11.17)
15 saat uyuyabilmek için uykusuz kalmanız şart. Normalde 5 REM sizin için yeterli oluyorken 4. REM'de uyandınız diye de bu hale gelemezsiniz. Demek ki çok uzun süredir bu şekilde düzensiz ve yetersiz uykularınız oluyor.

İşiniz bu kadar yoğunsa daha fazla uyuyun demek de çare olmuyor ama düzene girmek muhakkak önemli. 5 saat uyuyorsanız bile yatış saatiniz belli olsun, ''oo bugün erken geldim'' diye 10 saat uyumayın.

Vücudunuz ne zaman, ne kadar uyuyacağını bilmediği için her fırsatta bunu maksimum tutmaya çalışıyor olabilir. Anlattığınız gibi bir alarm alışkanlığı edinmek de mevzuyu içinizde önemsizleştiriyor.

İradenizi biraz zorlayıp düzene girmeye ve bu alışkanlıktan kurtulmaya çalışmak gerek bana kalırsa.
0
Piukh
(16.11.17)
@baharat Daha önce de kalkma problemim vardı zaten. Yani, erkek arkadaş, vb.yi zaten geçtim de, şöyle anlatayım. 15 yaşındaydım sanırım, annemin tansiyon problemi oldu. Acile götürdük ve taburcu olunca akşam gelip yattık. Gece sanırım 2-3 gibi annem rahatsızlanmış, evde bir panik vardı ve annemi yeniden acile götürmek gerekti. Olanları duyuyordum, ne olduğunu biliyordum ama tamamen uyanamıyordum bir türlü. İçimden 'Annem ölecek galiba' dedim ve gözlerimden yaşlar boşalmaya başladı ama gözümü açamadım, uyanamadım. Yani, o gece ben evde tek olsam ve uyanıp annemi götürmem gerekse yapamayacaktım, belki de ölecekti. Koma gibiydi. Duyuyorum ama hareket edemiyorum. Bir daha o derece bir şey yaşamadım ama uyanma problemim hep oldu. Tatillerde falan en az 10 saat uyurum. İşi seviyorum, sevmekle ilgili bir sorunum yok. Erkek arkadaşa falan da kalkarken zorlanırım; deli gibi aşıkken de kalkamam. Öyle civa gibi hayatımda hiç kalkmadım zaten.

@cosmicstring, @lazpalle Gece 3-4'te geldiğim bile oluyor. Bazen erken geliyorum, o zaman erken yatıyorum genelde ama bazen geceyarısı, bazen gece 3, bazen akşam 7; değişiyor. Ne zaman geleceğimi pek kestiremiyorum ama öyle geldiğimde her gün erken gitmek zorunda değilim. Bazen sabah 7'de, bazen öğlen 3'te gitmem gerekiyor. O yüzden, bazen uykumu alır gibi yapıyorum, bazen uyur uyumaz kalkıp geri gidiyor gibi oluyor. Haftasonu uykunun tamamını uyuyorum genelde.

Uyku saati seneye yazdan sonra normale girecek. O zamana kadar ne zaman yatıp ne zaman kalkacağımı bilmiyorum genelde.

@rm Yatak sert, tam ortopedik. Onda bir sorun yok.
0
🌸aychovsky
(16.11.17)
Psikolojik destek lazım gibi geldi bana. Çünkü farkında olmana rağmen çözemediğin bir durum var. Kan değerlerinle vs. sorun yok. Eğer yeni eve rağmen sorun ortadan kalkmazsa direkt görünmelisin derim.
0
lcha
(16.11.17)
Kalkınca yatağını topla. Yatağa geri dönme şansı yaratma. Balkon varsa balkona çık bir beş dakika.
0
dissendium
(16.11.17)
@Icha Bu ömrüm boyunca olan bir durum. Bu ara daha az uyuduğundan daha zor kalkıyorum. Zaten pskolojik destek aldığım dönem oldu da, onda da psikolog "İyisin, bana ihtiyacın yok" dedi. Yine de rahatlatıcı "mindfulness" atölyelerine gidiyorum.

@dissendium Ayılmıyorum ki, sorun orada. Kalksam bile hatırlamıyorum.

Eskiden saat çaldığında bilinçli olduğum bir an olursa, yarı kontrollü bir şekilde kendimi aşağı atardım. Kolum bacağım bir yere çarpınca acıyınca uyanırdım. Şimdi sert bir yer yatağındayım, atacak yerim de yok. Bir de eskiden servis saati tekti ve saniyeyle kaçırdım, kaçırdım oluyordu. O stresle kalkabiliyordum. Şimdi esnek biraz daha, vücut onunla da rahatlıyor sanırım.

Septum deviasyonuna bakıldı. Doktor "Haff bir eğrilik var ama iki taraf da yeterince nefes alıyor" dedi.
0
🌸aychovsky
(16.11.17)
alarmy uygulamasını tavsiye ederim. kalkıp daha önce belirlediğiniz yerin fotoğrafını çekmeden kapanmıyor. Yüksek ve rahatsız edici alarm tonları var. Matematik işlemleri seçeneğinde de sabah sabah baya kafa açıyor, çarpma toplama yapıyorsunuz ve zorluk seviyesinizi siz belirliyorsunuz.

Kullanıyorsanız sigarayı bırakmak da sabah kolay uyanmak açıısndan faydalı.
0
tom creo
(16.11.17)
Erken yat uykunu al. Erken yatamiyorsan gun ici kisa kisa kestir.
0
dunal
(16.11.17)
havalandırmanın iyi olmaması da etkili olabilir. düşen oksijen miktarıyla bilincinin açılması zorlaşır(aşırı oksijen düşüşü ya da zehirli gazın bilinci kapatması ve felç olmak ile aynı prensip. burada sadece miktar farklı).

ben erken kalkmam gerektiğinde alarmım çalar çalmaz pencerimi açıp içeriye temiz hava girmesini sağlıyordum(ayrıca içerisinin soğuması da mayışıklığımı alıyordu:) ). şimdi havalandırma işini çözdüm gerek kalmıyor.

sadece erken kalkmam gerektiği zamanlarda klima ya da ısıtıcı çalıştırmıyorum. soğuk olunca daha dinç kalkıyorum.
0
air
(16.11.17)
diğer etkenleri bir kenara bırakıyorum.

alışık olmadığınız sesler olsun alarmda. önce şu: (git:avnoy.com/alarm/flash.swf ) hafif bir müzikle başlıyor, sonra bikbik ötüyor.

peşinden şu: (git: kukuklok.com) kalk borusu çalıyor, inliyor ortalık resmen.

asla kalkmam gereken saate kurmuyorum alarmı.

09'da kalkmam gerekiyor diyelim. avnoy.com'daki alarmı 08:30'a ayarlıyorum. hafif müzik tatlı tatlı çalmaya başlıyor, peşinden klasik alarm sesiyle çalıyor. bu klasik döngüsüne erteleye erteleye devam ediyor.

08:45'e de, kukuklok.com'u ayarlıyorum. kalk borusunu duymamak mümkün degil.

cep telefonunun sesi gittiği için onu kullanamıyorum. bir de araya bir yere onu kuruyordum.

bir anda yataktan kalmayıp tembellik etmek, uykunun açılması için zaman yayıyorum bu faslı.
0
runagain
(16.11.17)
ben merak ettiğim şeyin cevabını aldım. yani psikolojik olmaktan çok fizyolojik olduğu kanıtlanmış gibi oldu sanki şu an benim gözümde. bu arada bu anı için üzüldüm gerçekten. neyse. burun tıkanıklığı, huzursuz bacak falan var mı? bence bundan sonrası sanki tıbbi birşeymiş gibi. yaşam kaliteni artırmak adına en kısada çözüm bulabilmeni ümit ediyorum.
0
baharat
(16.11.17)
@tom creo Alarmy'yi kurdum. İnanılmaz işe yaradı. Hatta ilk olarak uyumadığım bir anda denedim (46x7)+89'u uyumazken 3-4. denememde doğru yazabildim. Uyanmama ise daha da yardımcı oldu, ayıldığımda matematik sorusu çözüyordum. :)

Bu naçizane uygulamayı herkese tavsiye ederim.

Sigara içmiyorum.

@air Soğuğu denedim, hakkaten uykumu açtı da, soğukta uyuyamadım.

@runagain Ben de kalkmam gereken saatten yarım saat öncesine 5 alarmı öteleyince ancak kalkıyorum ama ortalığı inletemiyorum, ev arkadaşım tepemde inliyor sonra :)

@baharat Huzursuz bacak yok. Burun tıkanıklığı da hasta değilsem ya da allerjik bir durum yoksa olmuyor ama çok çok çok yorgunsam o zaman ağız ya da burun, artık hangi delikten hava girerse hepsinden nefes alıyorum.
0
🌸aychovsky
(17.11.17)
bende uyuyamıyorum!!
0
bruceandwayne
(17.11.17)
(18)

aniden ölseniz

diffarentiationation
2-arkada kalanlar, özellikle aileniz öğrendiği zaman sizin hakkınızdaki fikirlerinin değişmesine sebep olacak bir iz var mı? iyi ya da kötü? evdeki eşya olabilir, fotoğraf olabilir, bir belge olabilir, ya da az kişinin bildiği yaşadığınız bir olay.2-sizinle birlikte yok olacak sırlarınız var mı?
2-arkada kalanlar, özellikle aileniz öğrendiği zaman sizin hakkınızdaki fikirlerinin değişmesine sebep olacak bir iz var mı? iyi ya da kötü? evdeki eşya olabilir, fotoğraf olabilir, bir belge olabilir, ya da az kişinin bildiği yaşadığınız bir olay.

2-sizinle birlikte yok olacak sırlarınız var mı?
0
diffarentiationation
(16.11.17)
1- telefondaki ciplak fotograflarimi sileyim bari iyi hatirlattin.
0
baldur2
(16.11.17)
cekmecemde ki penis fotograflari ve nazi bayragi.
0
tiarwain
(16.11.17)
1. Var. Kötü.

2. Var.
0
dissendium
(16.11.17)
1) hayatıma giren herkesi biliyorlar. her şeyi anlatırım. hatta kardeşim kimle birlikte olduysam bilir. zaten ölmüşsem ölmüşümdür, ben öldükten sonra benim hakkımda düşünecekleri şeyleri umursamayacağım bir yerde olacağım.

2) dünyanın en sırsız insanıyım ahdjdjddjd
0
gebere jackson
(16.11.17)
Annem geldi aklıma :) Dışarı çıkarken evi derleyip toplar, uzun yola gitmeden önce evi dip köşe temizler, çamaşır sepetinde asla kirli çamaşır bırakmaz. Sebebi de ölürüm kalırım arkamdan ne pis kadınmış demesinlermiş :)

Bende yok.
0
bego
(16.11.17)
1. Var ama hiç kimse bilmiyor değil ama çok kişi bilirse hoş olmayacak bir şey var. Onun dışında, şu anda iki kişinin bildiği ve duyulduğunda düşüncelerini değiştirecek değil de, 'Oha, bunlar da mı olmuş' diye çok kişinin düşüp bayılacağı ve filmi çekilesi birkaç şey var.

2. Kendime ait hiçbir şey yok ama başkasına ait bir sır benimle birlikte mezara girecek.

bego'nun annesi benim de annem sanırım. Bir arkadaşım vardı; ağda zamanını hiç kaçırmazdı. Derdi ki 'Biri bana tecavüz ederse, öldürürse beni kıllarla bulmasınlar; öldürmezse zaten o kıllarla kimsenin karşısına çıkmadan ben kendimi öldürürüm' derdi. O da geldi aklıma şimdi.
0
aychovsky
(16.11.17)
Öyle sırrım var evet. 1 tane de değil maalesef. Mezara kadar gelecek benle. Öğrenen kişi üzülür benim adıma galiba
0
ssiradanbirigibi
(16.11.17)
1) var ama imha etmeyi düşünüyorum.

2) evet var.
0
sylr
(16.11.17)
Benim ölümüm büyük felaket
0
12 nereden buldun
(16.11.17)
1. Var. Fotoğraf, eşya, belge hepsinden var ama öldükten sonrasını mı kayıracağım?

2. Var. Her şey anlatılmaz ki.
0
Piukh
(16.11.17)
1- Hayır arkamda bıraktıklarımdan farklı bir anlam çıkaramazlar, ama yine de tüm sosyal medya hesaplarımdan ve mail adreslerimden çıkış yapacak kadar vaktim olsun isterim, olmazsa da sorun değil, bilmedikleri bir şey çıkmaz, gereksiz anı biriktirmekten hoşlanmıyorum çünkü.

2- Var.
0
elikası
(16.11.17)
her iki soruda da hayır
0
rain when i die
(16.11.17)
İki sorunun cevabı da benim için evet ama ölmüşüm zaten yahu, bana ne?
0
kayranin kedisi
(16.11.17)
1- Var ama öğrenmeleri çok küçük bir ihtimal.
2- Var.
0
iwasbornonamountainside
(16.11.17)
1. yok
2. yok
(duz adam)
0
ezeriko
(16.11.17)
aileme sinir krizi anında bir çok şeyi anlatmıştım özellikle cinsellikle ilgili.
sanırım yok ya.
0
blacksky
(16.11.17)
Ailemin üzüleceği şeyler var elbette, o aptal çocukluk ergenlik günlüklerimi imha etmek istiyorum ama kıyamıyorum, ne salakmışım diye gülerek okuyorum bazen. Konu geçince onlara da derim bakın ölür ederim o kilitli çekmecemi imha edeceksiniz, sakın bişeyi kurcalamayın. Ne kadar dinlerler bilemem tabii=)
0
mslny
(16.11.17)
-var.

-var.
0
runagain
(16.11.17)
(2)

sınava çalışabilmem için hangi yöntemi seçeyim?

bir fincan kahve ile film izlemek
şimdi yatıp, gece 3'te kalkıp ders çalışarak mı gitsem sınava?yoksa gece 2'ye kadar çalışıp yatıp öyle mi gitsem?not: epey uykum var şu an, bugünü de 2 saatlik uykuyla geçirdim. hangisini yapsam verimli olur bilemedim, öte yandan da şimdi yatsam gece uyanma işi yalan olur diye korkuyorum.
şimdi yatıp, gece 3'te kalkıp ders çalışarak mı gitsem sınava?
yoksa gece 2'ye kadar çalışıp yatıp öyle mi gitsem?

not: epey uykum var şu an, bugünü de 2 saatlik uykuyla geçirdim. hangisini yapsam verimli olur bilemedim, öte yandan da şimdi yatsam gece uyanma işi yalan olur diye korkuyorum.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(15.11.17)
Eğer uyanabileceğine inanıyorsan şimdi yat. Gece 3'e 6 saat var. Yeterli bir süre dinlenmek için. Bence 4'te uyansan bile yeter. Sınav sabah 9'da falansa ve 8'de evden çıkman gerekecekse 4 saat de çalışmak için iyi bir süre. Sıfırdan başlamadığını kabul ediyorum.
0
dissendium
(15.11.17)
@dissendium; yok, sıfırdan başlamayacağım neyse ki. akşamüstü 1-2 saat daha çalışmıştım.
sanırım şimdi uyumayı tercih edeceğim. alarmı arka arkaya 5 tane kurarım, garanti olsun:)
0
🌸bir fincan kahve ile film izlemek
(15.11.17)
(16)

Bekarlik sultanlik mi?

runagain
Ya da baskanlik, partili cumhurbaskanligi mi...Besik kertmeleri, sozluler, yazililar, nisanlilar, evliler, dullar da cevap verebilir.Bence bazen oyle. Her zaman degil. Bazen çok ozeniyorum, istiyorum; sonra olmuyo iste. Bir yerde bebek gorunce deli oluyorum, cocuklari cok seviyorum oyle iste...
Ya da baskanlik, partili cumhurbaskanligi mi...

Besik kertmeleri, sozluler, yazililar, nisanlilar, evliler, dullar da cevap verebilir.

Bence bazen oyle. Her zaman degil. Bazen çok ozeniyorum, istiyorum; sonra olmuyo iste. Bir yerde bebek gorunce deli oluyorum, cocuklari cok seviyorum oyle iste...
0
runagain
(15.11.17)
Bekarım. 31 yaşındayım.

Yemin ederim karşıma çıkan ilk insanla evlenebilirim. Çok sıkıldım. Sultanlık falan değil kısaca.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(15.11.17)
Sevgilim olacaksa ama evli olmayacaksam (teorik olarak bekar oluyorum) sultanlık. Yoksa sultanlık değil. Yalnız yaşamak zor. Yani, en azından bana göre sıkıcı.
0
dissendium
(15.11.17)
İşin ilginç yanı evlenen arkadaşlarımın hepsi deli misin sakın evlenme diyor.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(15.11.17)
Evli de oldum, bekar da.
Bekarlık çok güzel eğer kendinizi seviyor, tek başına sıkılmıyorsanız.

Evlilik de doğru insanla güzel olma potansiyeline sahip bir olay fakat sıkıcılaşmaya başlama süresi çok çabuk. Öyle şahane dinamikleriniz olacak ki eşinizle, sıkılmanın da, zorlanmanın da, şahane günler geçirmenin de, "bu insana bir saniye daha tahammül edemeyeceğim" deme hissinin de, arada "allahım iyi ki evlenmişim amin" demenin de çok normal olduğunu kabulleneceksiniz, çabuk sarsılmayacaksınız. Para harcama dinamikleriniz aynı olacak. Ve kesinlikle ama kesinlikle zor zamanda sapıtmayan bir insan olmalı evlenilecek kişi.
0
sopiro
(15.11.17)
kafamın en rahat olduğu dönemdeyim ya da kendi kendime yalan sıkıyorum. ilişkim olunca bana bi haller oluyor sanki.
0
gebere jackson
(15.11.17)
Eğer bekarken platonik aşık olduğun biri falan yoksa bence sultanlık.
0
ms brownstone
(15.11.17)
@ms brownstone, platonik degil ama bitmis bi iliskinin acisini hala yasamak, yeni bir iliskiye baslayamamak, o kotu.

Bir de bebis bebis istiyorum :) gecen bir reklam vardi. Prima falan miydi acaba, o kosturup duran bebeklere deli oldum ya. Evde yalnizim, bir anda babane moduna girdim. Oyyy yerim falan.
0
🌸runagain
(15.11.17)
Ütümü yapacak bi hatuna ihyiyacım var. Kafamı da ütüleyebilir.
0
[GODDARD]
(15.11.17)
kesinlikle evet.
0
sen git ben geliyorum
(15.11.17)
bence bunun cevabı topluma göre değişir. bizim toplumda bekar olmak çok zor. geçenlerde evli bir kadın facebook grubunda, bekar kadınlara kokuşmuş .mcıklar dedi. o zaman bekar olsaydım o kadını...neyse. bencebaşkalarının ne dediğini çok takan biri için zor bizim ülkede.
0
for day to break
(15.11.17)
"bi' sevgilim olsa giderim balayına, ah bi' de bekarsam giderim alayına" www.youtube.com

ancak, "yalnızlı ömür boyu". www.youtube.com

durum bu.
0
AlsterWasser
(15.11.17)
Bu durum kışın yazı, yazın kışı özlemek gibi biraz.

Hayatımızda biri yokken çok yalnızım yeter artık diyoruz. Hayatımızda biri varken de özgürlüğüm kısıtlandıdan başlıyor ben ben değilim artık da bitiriyoruz.
0
kablelvuku
(15.11.17)
Bekarım.
Bence sultanlık.
Evlilik düşünmüyorum hiç düşünmedim.
Çocuklardan hoşlanmam.
0
mutekebbir
(16.11.17)
23 yaşında bekar kadınım. Şimdilik sultanlık evet ama bir taraftan düzen arayışı da ufak ufak yoklamıyor değil.

Genel olarak memnunum halimden.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(16.11.17)
bence her iki taraf içinde yer yer sıkıcı olsa da başkanlık. insan birlikte uyuyacak birilerini tabi ki istiyor ama olmasa da olur denilen bi çağda yaşıyoruz.
0
dedim ben sana
(16.11.17)
bence de değil. insan bir zamandan sonra yanında güvenebileceği, bir şeyleri paylaşabileceği, birlikte anı biriktirebileceği birilerinin yokluğunu hissetmeye başlıyor.

yıllardır bekâr gezmiş, nerede akşam orada sabah takılmış, 30'una yaklaşmışken nişan arifesinde olan biri olarak söylüyorum.
0
avianthem
(16.11.17)
(12)

Batı bu adamları nasıl çıkarıyor?

ya ben lan neyse
Elon Musk, Steve Wozniak, Bill Gates, Jeff Bezos...adını bilmediğim binlercesi...klasik olarak gelir yüksekliği, ailelerin eğitime verdiği önem, devlet politikaları, rol model bolluğu, kültür vs. denebilir ama özellikle bu ülkeleri tecrübe etmiş ya da uzman arkadaşların söyleyecekleri önemli. neyi k
Elon Musk, Steve Wozniak, Bill Gates, Jeff Bezos...

adını bilmediğim binlercesi...

klasik olarak gelir yüksekliği, ailelerin eğitime verdiği önem, devlet politikaları, rol model bolluğu, kültür vs. denebilir ama özellikle bu ülkeleri tecrübe etmiş ya da uzman arkadaşların söyleyecekleri önemli. neyi kaçırıyoruz? şöyle vurucu bir şeyler söyleyin bana.

eğitimin içindeyim. bizim eğitim sistemimizi çok iyi de bilsem başarılı örnekleri tanımam lazım. yoksa farkı anlayamam.

sağ olunuz.
0
ya ben lan neyse
(15.11.17)
Hepsinin temelinde özgür düşünce yatıyor. ABD, bunu düşünme ya da şunu yapma gibi baskıcı bir yönetim uygulamıyor. Böyle bir ortamda fikirlerin doğması ve gelişmesi anormal bir durum değil.
0
dissendium
(15.11.17)
Ben ABD'de egitim aldim. Orada cahillige ovgu de var ama calisanin onu de acik.

Bir de bilim uretiyorlar. Daha akilli bir cep telefonunun bilgisi 1 milyar cep telefonunun toplam maliyetinden daha pahali. ABD bilim uretiyor sonra Banglades Turkiye Pakistan bu bilgiye gore cep telefonu araba buzdolabi kopyaliyor. O cep telefonunu daha etkili hale nasil gelistiririz hic dusunmuyoruz. Ornegin kimya biyoloji bolumleri mezunlari burada issiz. ABD'de 4 yillik kimya bolumu mezunuysam kesin iyi bir is bulurum.
0
Traveller
(15.11.17)
Beni bir fikir verir

nordic.businessinsider.com
0
senolll
(15.11.17)
ek olarak. Senin klasik olarak adlandırdığın kriterler aslında gayet cevabın kendisi. Bakalım ;

www.oecdbetterlifeindex.org

Şimdi bu grafikte "batı" diye gruplandırabileceğimiz ülkelere baktığımızda kriterlerler dolayısıyla bu tarz durumların buralarda parlama olasılığının daha yüksek olduğu ortada.

Burda ayrıca dikkat edilmesi gereken durum eğer bu tarz nadir beyinler grafikte aşağıda kalan ülkelerden çıktığında da bu ülkere beyin göçü yapabilmesi için her türlü ortamın kuruluyor, sağlanıyor olması..Bu konuya ekonomik olarak oldukça yüklü bir yatırım yapılıyor olması.
0
AlsterWasser
(15.11.17)
bunun cevabını verebilmemiz için de batı'da eğitim görmüş olmamız gerek sanırım.
0
for day to break
(15.11.17)
Doguda projeyle "cikariliyor" birileri, batida kendiliginden yetişiyor.

"Cunku erkek erkege evlenebiliyorlar, ondan mi?" Demisti bir hocamiz. He amk ondan!

Adam baskanla sabah aksam dalga gecebildigi icin.
Dinimiz aaameeeen diye mışıl mışıl uyumadigi icin.
11 eylulun misal devlet komplosu oldugunu konusabiliyorsun orada...
Milletce birlik beraberlige en cok ihtiyac duydugumuz... gibi bir perde yok,
Yayin yasagi da yok.
Siyah baskan gelince su kadar yillik white sea'yi, ah pardon sarayi black house yapamıyor a me ka!
Kabile devleti degil cunku! Uc yuz yillik gecmisi var binlerce yillik degil ama alabildigine fikir, ifade, inanc, girisim ozgurlugu.

Yok mu hic yamugu, yalanci cennet mi? Ooo cok ama kopekler serbestse taslar da bagli degil yani.
0
runagain
(15.11.17)
bu arada steve jobs un biografisini ve amazon'nu anlatan everything store kitaplarını tavsiye ederim.

smile.amazon.com

smile.amazon.com
0
n62
(15.11.17)
bence egitim tabi ki, artı genetik miras olarak da ortalama iq yüksek olabilir. artı gelişmeleri için fırsat buluyorlar, wozniak türkiyede bu kadar başarılı olabilir miydi. Mesela internette teknik bir foruma bakıyorum çogunluk amerikalıların tartıştıgı konularda yazdıklarını okuyunca bu insanlar niye bu kadar akıllı diye inanın komplekse giriyorum.
0
joepiscopo
(15.11.17)
bilim müzesine gitmiştim yurtdışında dudağım uçukladı. kaç yıl öncesinde adamların o şartlarda sahip olduğu deneysel aletler, imkanlar bugün bizim üniversitelerimizde olanlardan daha çoktu.
ve torpil yok, ben görmedim, dolayısıyla çalışan insanlardaki umutsuzlukta yok.
0
durgunfoton
(16.11.17)
Why nations fail? Daron acemoğlu
0
smeagal
(16.11.17)
1) Teknoloji uretimini yapacak adamlar zeki adamlardir. Bugun zeki adamlari Turkiye'de gorenler ilk olarak niye yurt disinda degilsin de buradasin diye sorar. Bu sorunun nedenleri senin sorunun dogrudan cevaplari.
2) Ulkendeki zeki adamlari diger herkes gibi yeteri kadar iyi yetistiremiyorsun. Onlar yetistiriyor.
3) Meyve vereni taslayan, ortak hicbir konuda bir araya gelemeyen, yalanci, cikarci, yagmaci, ahlaksiz bir insan cogunlugu var. Bu bir bataklik. Orada yok.
4) Ayni sekilde vasatligi kutsayan bir resmi sistemin var. Ulkende kalan zeki/egitimli adamlarin inisiyatif almasini kostekliyorsun. Kendi basina bir sey uretmeye calissan onunde sacma sapan engeller cikar. Hatta sonucta bir sekilde suclu cikarsin. Yani bu isi yapabilecekler icin yapmamak en iyi secenek. Orada yeter ki sen yap.
5) Is yapma ortami Turkiye'de yok. Is yapmak icin guven ortamin yok. Burada yarin sebepsiz yere tepene binebilirler, birak hukuki bir konunun cozumlenme suresini. Servetin yok ve ic pazarin kucuk. Dolayisiyla dunya capinda buyuyecek bir sirketin yeri Turkiye degil; kanunlari belli, bugun a dedigine yarin b demeyecek yerler.
6) Yolsuz bir sistemin var. Bu isler icin ayirdigin ayirmadigin tum maddi kaynaklarin yanlis yerlere akiyor. Orada hem kaynak var hem kaynaklar cok daha iyi kullaniliyor.
7) Bilim ve teknoloji uretmek her seyden once bir kultur birikimi isidir. Kosulsuz ifade ozgurlugu bunun temelidir. Cunku gelisme, populer olmayan fikrin ortaya atilmasiyla tartisma uzerinden saglanir ve ifade ozgurlugu bunun yapilabilmesini garanti altina alir. Bu, yasal oldugu kadar kulturel bir sorun. Turkiyede annesi babasiyla dahi olgun bir fikir alisverisine giremez insanlar. Orada farkli fikirler tesvik edilir, ifade ozgurlugu one cikarilir.
0
dunal
(16.11.17)
Yukarıdaki hemen hemen her şeye katılmakla ve en önemlilerin onlar olduğunu bildirmekle birlikte, iki ek yapmak isterim.

İlki, insanların posasını çıkararak çıkarıyor bu insanları. Girişimcilere de geçeyim, öncelikle akademiden bahsedeyim. Gelenlerin hepsi dünyanın en seçmeceleri. İyi yerdekiler çok daha seçmece, kaymak tabaka, lordlar kamarası. Onlar da 'Haftasonu olursa, şöyle tatile giderim. Böyle eğlenirim' demiyor. Örneğin, bir arkadaşıma hocası 16 haftasonunu okulda geçirmesini ve deneyler yapmasını istedi; o da hafta içleri ve ehafta sonları okulda. Geceleri 3-4'te çıktığım oluyor ve tek değilim; çıkıp binaya dönüp baktığımda sabahlayan en az 5-10 kişi oluyor. 3-4 saatlik uykularla dayanıyoruz. Haftasonu tek istenebilen tek şey uyku haline geliyor. Çinliler ve Hintlilerle yarışıyorsun ki, ülkelerinde bir sınavda 100 üstünden bir puan düşseler önlerine yüzbinlerce kişi geçiyor ve hayallerine elveda diyorsun. O yüzden, acımasız ve yarışmacı oluyorlar. Haliyle, onların olduğu ortam da acımasız ve yarışmacı oluyor. Haliyle doğuştan dahi olup her teoremi şıp diye ispatlayamıyorsan veya o zorluğa gelemiyorsan, sistem seni eliyor zaten. Hiçbir şey olmadan geldiğin yere dönüyorsun. Bundan geçsen bile ne işin garanti, ne yerin, ne yurdun. Dolayısıyla, çok çalışan başarılıdır diyemem ama başarılı olan mutlaka eşşekler gibi çalışmıştır, sen ben dizi izlerken, 'Stranger Things'in ikinci sezonu çıktı' derken, o arkandan 'Haa, izle, izle de ben seni geçeyim' diye bakar. İş hayatı buna göre rahat ama çok farklı değil. Zalimdir; ona dayandığın veya bu bakış açısına sahip olduğun sürece seni göklere çıkarır, dayanamazsan veya reddedersen seni yerin dibine gömer.

Hobiler için çok çelişkili bir durum var mesela. Öğrencilik boyunca 'extra-curricula' adına çok yönlü bir insan olduğunu hobilerle göstermen gerekiyor, iş hayatına geçince de 'benim zaten en büyük hobim işim' modunda olman bekleniyor. Ki başarılı olanlarda hobisi işi oluyor gerçekten. İş vaktinde de, hobi vaktinde de gerçekten severek çalışıyorlar. Yani, durum %100 şu:
scontent-sea1-1.cdninstagram.com

İkincisi de, girişimcilik ve risk endeksi. Amerika'nın 'Belirsizlikten kaçınma' endeksi %46 iken, Türkiye'de %85.
uzumc.files.wordpress.com
Neredeyse iki katı. Türk birinin yazdığı bir kitap vardı ama adını da yazarını da unuttum şimdi. Yukarıdaki veriye bağlı olarak iki şey çıkıyor. Bizim ülke 'Memur ol, maaşını ve emekliliğini garanti altına al. Geleceğin garanti olsun' ya da 'Yapma demiyorum, hobi olarak yine yap' ülkesi. Amerika ise 'Haydi, ben bir daldım, dalıyorum. Rasgele' ülkesi. İkinci olarak da Türk kültüründe, bir kere battın mı; milletin ağzına, diline sakız oluyorsun. 'Öyle açmıştı ama beceremedi'ler gırla gidiyor. Amerika'da ise batmak zaten çıkmanın bir parçası olarak çoğunluk tarafından kabul ediliyor. 'E batmadan, nasıl çıkacaksın ki' anlayışı hakim. O yüzden, bizdeki gibi bir kere battın mı, seni daha da tutup çeken olmuyor.

Bir de aslında, yukarıdaki tablodaki çok kötü bir şeyin iyi olan bir sonucu bu: bireysellik endeksi. Türkiye'nin bireysellik endeksi 37, Amerika'nın 91. İki ülke için de iyi değil bu sonuçlar. Bunun anlamı şu, Türkiye'de millet senin iç işlerinde, yukarıda anlattığım durumda olduğu gibi ama düşersen tutacak birileri de belki olabiliyor. Akrabalık ilişkileri güçlü. Atıyorum, senin borcu kardeşin, annen, baban, vb. ödeyebiliyor. Türkiye bu konuda bazı istisnalar dışında el bebek, gül bebek resmen. Amerika ekstra bireysel; kişisel alanın varlığı güzel ama yalnız ve korunaksız. Düştüğünde seni tutacak ailen yok ve her koyun kendi bacağından asılıyor. Dolayısıyla, risk çok yüksek. Battın battın, çıktın çıktın. Dolayısıyla, Steve Wozniak'tır, Bill Gates'tir; bir yandan bunları görürken; bir yandan da yüzbinlerce evsizi, otobüs durağında otururken ölüp 2 gün fark edilmeyeni de görmek gerekiyor. Bunlar birbirinden ayrı değil. Yani, başardın mı tam başarıyorsun ama çakıldın mı da iyi çakılıyorsun ve daha fenası, yalnız çakılıyorsun. Dolayısıyla, başarısız olma şansın yok, asılıyorsun. Başarı özgürlük, eğitim, para, vb. gibi güzel kaynaklardan da geliyor; iş güvensizliği, yalnızlık, korku gibi negatif kaynaklardan da geliyor. Madalyonun 'Bizim ülkemiz çok kötü, onlar bilimi destekliyor' dışında, aslında diğer yüzü olan, kimse seni desteklemediği için başarmaktan başka çarenin olmadığı bir sistemden de geliyor. Bir yandan bilime, sektöre destek tamken, bir o kadar da acımasızlığı var. Akademisyenin değeri bölümüne aldığı proje kadar, iş hayatındakinin kazandırdığı para kadar; ötesindekiler genelde tırı vırı. Bu sistemi içselleştirip kucaklarsan, başarıya daha yakın oluyorsun haliyle. Özetle de, vahşi kapitalizm sadece şekil değiştirmiş olarak devam ediyor. Değerli olmak, değerli kabul edilmek istiyorsan para kazanacak ve kazandıracaksın; bu kadar net. O yüzden de 'Başarılı olmanın 10 yolu', 'Aşmış insanların 5 alışkanlığı', '3 saatte 6 saatlik iş yapın' gibi kitaplar en çok satan oluyor; üniversite öğrencileri kaçak Adderall alarak çalışıyor. Gerçi son yıllarda Ferrari'sini Satan Bİlge tarzı bir iki isyankar bakış açısı popülerlik kazandı ama o da anlık rahatlatıcı olarak iş görüyor.

Bir de eğitim sistemi için şunu eklemek isterim. Daha dün ya da önceki gün PISA direektörü Türk öğrenciler için 'Ancak ezberciler, hiç yaratıcı değiller' dedi ve sistemi yerin dibine soktu.
t24.com.tr
Yaratıcılık bu tür girişimlerin en büyük parçalarından biri ve öğretilmiyor, aşılanmıyor. Dolayısıyla, öyle ete böyle yahni. Bu da öğretmenin veya öğrencinin suçu değil; müfredatın ve yaklaşık 50 küsur yıldır Milli Eğitimi tutkuyla değil de, ezberden yönetenlerin suçu.
0
aychovsky
(16.11.17)
(27)

Kaç kredi kartınız var?

12 nereden buldun
Kaç kartınız var ve kaçını aktif kullanıyorsunuz?Bu siralar kredi karti koleksiyonculuğu moda olmuş yine. Kime baksam en az 4 5 kart.
Kaç kartınız var ve kaçını aktif kullanıyorsunuz?
Bu siralar kredi karti koleksiyonculuğu moda olmuş yine. Kime baksam en az 4 5 kart.
0
12 nereden buldun
(15.11.17)
Hayatımda ilk defa bu yıl, 24 yaşında staj için hesap açtırırken ek olarak kredi kartım oldu. Sadece bir tane var ama hiç kullanmadım şu ana kadar. Vadeli hesabım var. Onu kullanıyorum.
0
dissendium
(15.11.17)
1 adet. 30k maaş bile alsam 1 adetten fazla kullanmam, gerek yok.
0
felatunbey
(15.11.17)
Sadece iki tane banka kartım mevcut, kredi kartı hiç kullanmadım şu zamana dek.
0
tel tokasini duzelten samuray
(15.11.17)
1 tane var. onu da kullanıyorum.
0
sutlu nescafe
(15.11.17)
aynı limite ait iki kartım var, yani teknik olarak bir. mil için, alışveriş için vs hangisi uygun oluyorsa onu kullanıyorum.
0
sopiro
(15.11.17)
Hiç Yok. Hesap kartımı kullanıyorum.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(15.11.17)
10 senedir kullanmıyorum.
0
ayaklibalik
(15.11.17)
1
0
japon askeri
(15.11.17)
1
0
sta
(15.11.17)
4 yıl önce aldım ilk kredi kartımı. Bir iki yıl tek kredi kartı kullandım. Sonra ikinciyi çıkardım birkaç ay sonra da üçüncüyü.

Üç kredi kartını çok aktif mi kullandım, hayır. Bir tanesini aktfi bir şekilde kullanıyordum hep. Sonra biraz borçlandım doldu limit, ikinciyi de bir süre kullandım. Üçüncüyü zaten çok nadiren internet alışverişinde vs kullanıyordum.

Şimdi bir tanesini kırdım. Banka 2018 de muhtemelen yenisini gönderecek onu da kıracağım geldiği gibi. Rejiminin borcu tamamen sıfırlandı nerdeyse. Diğeri de iki aya bilemedin üç aya bitecek. Sonrasında limitlerini düşüreceği veya ikinciyi de kıracağım.

İki yıl içinde de kartsız bir hayata geçebilirim.

Genel olarak kredi kartı çok avantajlı olduğu gibi bazen aksi bir durum da olabiliyor. Dikkatli kullanmak lazım. Bir tanesi iyidir. İkinci üçüncüye gerek yok, macerayı başka yerlerde aramak lazım :)
0
mezarkabul
(15.11.17)
2.
biri ilk işe girince aldığım kart, diğerini son işime girince habersiz yolladı banka. baktım limit yüksek bi de milli, kapatmadım. borcu bitince ilkini kapatıcam, milli olamadığı için şansı yok kehkehkeh
0
Bruce
(15.11.17)
2. ikisinin de limiti en düşük seviyeden. birisi ne olur ne olmaz diye duruyor. ama zaten 4-5 kredi kartı olan adam gelip buraya yazmaz. az kredi kartı kullananlar ya da hiç kullanmayanlar olarak anca birbirimizi eğliyoruz.
0
who cares wins
(15.11.17)
1 tane var ama hala aktif mi bilmiyorum bile, yillardir kullanmadim. Sadece banka karti kullaniyorum.
0
crown
(15.11.17)
Axess hariç tüm büyükler var. Sadece benzin için tutuyorum. Her zaman 400/50 300/40 gibi kampanyalar oluyor. Ayda 1500tl harcıyorum benzine.
0
shenergy
(15.11.17)
araç kiralamada lazım olduğu için mecburen aidatsız bir tane aldım. onu da kullanmıyorum.
0
ocanal
(15.11.17)
1

o da kuveytturk. taksit yok. asgari ödeme yok.
0
elorelia
(15.11.17)
Sıfır.
0
ms brownstone
(15.11.17)
1 tane. cepteteb. 1500 TL limitli o da.
0
efreet sultan
(15.11.17)
İki tane var, birini kullanıyorum. Diğeri yedek olarak duruyor 1000 TL gibi cüzi bir limiti var, araç kiralama (iki kredi kartı istenebiliyor) veya çok acil durum olursa diyip düşük limitle açık tutuyorum ancak aylardır hiç kullanmadım.
0
Lethe
(15.11.17)
2 var 1 e düşüreceğim.
0
gonulcelen87
(15.11.17)
Ilk tam zamanli isimi bulup maas almaya baslayana kadar kredi karti kullanmayi reddettim. Maas kartimi alirken subede calisan kadinin satmak istedigi kredi karti ile ne kadar cok bedava ucabilecegimi anlatmasiyla ilk kredi kartimi almis oldum. Hakikaten de o kart sayesinde cok uctum. Ikinci kredi kartimi da bir kac ay once bir arkadasimin o kartin puanlariyla ne kadar cok ucabildigini anlattiginda aldim. Tamamiyle seyahat sebepli 2 adet kartim var yani. Uygun fiyata/bedava ucamiyor olsam sanirim ikisini de kapattirirdim.
0
unionall
(15.11.17)
2 tane, birini yeni aldım diğerini kapatıp bunu kullanacağım

Ama enpara kredi kartı çıkarınca onu da alacağım
0
mutlusismankedi2015
(16.11.17)
Hayatım boyunca hiç kredi kartım olmadı. Ömrümün sonuna kadar da asla almayacağım.
0
kalemdefter
(16.11.17)
2/2
0
Delay Fuze
(16.11.17)
Yok. Banka kartı.
0
Adramelekhh
(16.11.17)
2
0
all girls dream
(16.11.17)
Şu anda kredi kartım yok ama alacağım kart belli enparanın kredi kartı olacak, her ne kadar daha son aşamaya gelmemiş olsalar da şartları gayet makul limiti de uygun olduktan sonra tadından yenmez.
0
EkimBebesi
(16.11.17)
(35)

herhâl dünya üzerinde bu botu beğenen, isteyen tek kişiyim?

mslny
Kime ne tatlı di mi diye sorsam yüzündeki ekşimeyi gördüm, 5 kuruş vermem lafını işittim, hepsine aşkolsun. Ayağımda çok sevimli durdu, onu geçtim giydiğim en rahat bot belki de. 2 yıl garantili, asla su geçirmiyor, tabii ki indirimi beklicem. Ve fakat sizce de fecaat mı?https://www.camper.com/tr_TR
Kime ne tatlı di mi diye sorsam yüzündeki ekşimeyi gördüm, 5 kuruş vermem lafını işittim, hepsine aşkolsun. Ayağımda çok sevimli durdu, onu geçtim giydiğim en rahat bot belki de. 2 yıl garantili, asla su geçirmiyor, tabii ki indirimi beklicem. Ve fakat sizce de fecaat mı?

www.camper.com
i.hizliresim.com
i.hizliresim.com
i.hizliresim.com
0
mslny
(15.11.17)
komikmiş. ama kıyafetle bakmak lazım, belki o zaman çok sırıtmıyodur.

beğendiysen giy, kime ne ayrıca.
0
sir gawain
(15.11.17)
bu haliyle güzel görünmüyor ama ufak tefek, minyon birinde hoş/sevimli durabilir.

edit: bu botun 549 lira olmasının sebebi nedir? merakımdan soruyorum sahiden. markası dışında bir sebebi var mı?
0
rahip janick
(15.11.17)
Oha! 549 lira nedir lan.

Tam bir tikky botu.
0
himmet dayi
(15.11.17)
50+ yaş itemi
0
dissendium
(15.11.17)
Genç için komik, yaşlı giyse sırıtmaz. Sorry.
0
suskun
(15.11.17)
güzel durmuyor. ama sen begendiysen ve ayagında guzel duruyorsa sorun yok. botu giyinmiş bir halde foto olsa ona göre de yorum yapardık.
0
runagain
(15.11.17)
beğendiyseniz ve fiyatı da sorun değilse alın tabii ki, kimseyi ilgilendirmez. giyecek olan sizsiniz. Satın alınan şeylerle ilgili başkalarından çok kendi iç sesinizi dinleyin. sizi mutlu ediyorsa takmayın başkalarını.
0
nickfury
(15.11.17)
çok kötü.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(15.11.17)
Şu "başkalarını ilgilendirmez" olayını anlamıyorum. Bazı insanlar gerçekten sormaz ve canının istediğini alır. Bazıları da dışarıdan nasıl durduğunu önemser. Başkalarının ne düşündüğünü önemsiyor ki herkese sormuş. Dışarıdan bakınca bence bot olarak estetikten çok uzak ve kullanışsız. Kötü yani, ev botu olsa beğenirdim. Ayrıca yaşlılıkla ilgisi yok, aksine genç kız ayakkabısı.
0
aquarium
(15.11.17)
kanka bu 50 tane kedi besleyen 50 yas uzeri canki teyze ayakkabisi :D :D: D:D D:D: : D:D D: D:D :D
0
baldur2
(15.11.17)
fotoğraftaki haliyle ayaktaki hali bambaşka olur. denemek lazım.
549 lira etmez ama bana etmez. 549 lira sana çerez paraysa niye olmasın.
0
lazpalle
(15.11.17)
24-25 yaşlarında güzel,neşeli,sevimli,giydiğini yakıştıran, beyaz tenli, kilolu olmayan, en az 165 boyunda, max 38 numara ayakları olan bir kızsan bence yakışabilir.

hayalimde böyle bir kız canlı bu ayakkabıyı giymek isteyebilecek. onun haricinde direk bakınca tabii ki de kötü :)
0
mahone
(15.11.17)
bence kötü değil. oldukça sevimli buldum ben :) keşke fiyatı da daha makul olsaymış.
0
omonia
(15.11.17)
şantiye lastiğinden ve ugg'dan çirkin değil; sıra dışı şeyler giymeyi seven, mahone'nin belirttiği tipte biri için normal bir ayakkabı hatta. sadece çok pahalı buldum, yani gereksiz pahalı, değecek gibi değil. parasını sorun etmiyorsanız ya da daha makul fiyata bulursanız alınabilir.
0
Bruce
(15.11.17)
şirinmiş bence ama biraz çocuk botu gibi. minyon biriysen güzel durabilir ama taytla falan.
0
theseachange
(15.11.17)
evde bile giyeceğimi sanmıyorum.
0
elorelia
(15.11.17)
Ben beğendim. Bir botta olması gereken şeylere sahip gibi görünüyor. İnsanların beğenmemesi de normal, estetik budalası oldukları için bot konusunda bile çekicilikten vazgeçemiyorlar.
0
harvey
(15.11.17)
bulaşık süngerine benziyor olmasının dışında pek falsosu yok gibi, suyu emmiyceğinden eminsen al giy, kime ne :)
0
evde liyakat kalmamis
(15.11.17)
Bedava veriyoz al deseler küfür ederim.
0
England
(15.11.17)
şekil olarak kötü değil bence. ama o fiyat nedir arkadaş.
0
spirit crusher
(15.11.17)
Evde hanımın patiği var o bile daha iyidir bundan fonksiyonellik açısından.

Bak daha tipinden bahsetmedim, gerek de yok.
0
bos gezenin bos ustasi
(15.11.17)
Yorumlara çok güldüm, alemsiniz=) 60 yaş için dediniz lâkin 60 yaşındaki annem dahi fotodan beğenmedi, babam kriz geçirir demek, hele fiyatı görse=)
Açıkçası ben de ev ayakkabısı gibi göründüğünü düşünüyorum, tasarım amacı da budur belki ama inanın o kadar rahat ve bi o kadar da ayakta Şirin duruyor. Bu arada kesinlikle iri ve kilolu biri değilim, tarz olarak da "bana yakışmaz ama sana yakışıyor" lafındaki sana kişisiyim, en azından bunlardan yırtıyorum sanırım=) ancak fiyatı yüzde 50-70 indirime girerse alırım, Camper malesef fiyat açısından böyle ama kalitesine güvendiğim bir markadır. Sorma maksadım başkalarının düşündüğüne göre hareket için değildi elbette. sadece ciddi manada hep "bu ne ya" tepkisi alınca bir de size sormak istedim, size de aşkolsun o vakit, bulaşık süngeri demiş ya=)))
0
🌸mslny
(15.11.17)
valla ben çok beğendim. ama etrafımdakiler normalde de teyze gibi ayakkabı seçiyorsun diyor hep. ben dinlemeyip giyiyorum. ^^
0
rusyalı kozmonot
(15.11.17)
uzerine para alip evde giyeceksen olabilir:)
0
alttaraf
(15.11.17)
Ben begendim:) çok tatlı evet.

O marka pahalı da ondan pahalı herkes fiyatını sorgulamış. Ben de classic camperlarımdan çok memnunum ama aynı ayakkabının 1 yılda eskidigini iddia eden arkadaşım da var. Sanırım kullanıma bağlı. Su geçirip geçirmeme iddiasını da bir yetkiliden teyit ettiysen cidden güzel bot.

Hemen al bence tatlı bir şey evet. Hatta keşke taban renkleri nde de seçenek olsaymış. Kırmızı, sarı, yeşil, mor gibi. Ama bu renk de güzel :)
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(15.11.17)
Aha, renk seçenekleri de varmış:)

m.camper.com&utm_term=tr-46646-032?utm_source=criteo&utm_medium=retargeting&utm_campaign=dynamicproductretargeting
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(15.11.17)
bence o kadar kötü değil.
hatta giyenin tipine ve tarzına göre sevimli bile durabilir.
fiyat konusu çok sübjektif, yani kim ne dese boş.
parayı vermek istiyorsan verirsin, karşılayabiliyorsan karşılayabiliyorsundur.
camper için yüksek bile sayılmaz fiyatı.
0
blatta hiberna
(15.11.17)
@yavrucak, evet renk seçeneği var ama o cidden ev ayakkabısı gibi, fazla renkli o yüzden griyi sevdim tabanıyla=) bu arada ben de camper kullanıp memnun kalanlardanım. 2 ayrı mağazadan teyit ettim garantisiyle söylediler hem de=) ucuzlasa hemen alıcam inşallah=)
0
🌸mslny
(15.11.17)
Güzelsen yakışır
0
klar
(15.11.17)
Bence de çok sevimli. Fiyatı az olsa, ben bile gyrbilirdim ama çok twrzım da deil. Yin de giymekten çekinilecek bir ayakkabı değil. Sonuçta millet lastik çizme giyiyor. (Yağmur da ben de parlamayanından giyiyorum) Onların yanında kraliçe ayakkabısı gibi bile kalır.

Fiyatı pahalı ama Camper'ın kalitesi için normal. İndirim bekleyeceksen veya iyi kazanıyorsan alınır. Asgari ücretli isen ama hovardalık yapmak istiyorsan da, yine sana kalmış.
0
aychovsky
(15.11.17)
pazardan alınan ev pandufu gibi. :/
0
nice tnetennba
(15.11.17)
50 yasinda canki teyze botu :D :D :D

Dogru bence de :)
0
chitosan
(15.11.17)
güzeel. diğer kıyafetlerine de bağlı ama skinny kesimli bir pantolon ya da diz üstü etek/elbiseyle güzel durabilir mesela. ama bunu diyen bana etrafımdakiler diyo ki 70 yaşında gibi giyiniyosun.
0
dafaisss
(15.11.17)
klar+1
0
sttc
(15.11.17)
Cok güzelmiş. Bot alma fikrim olsaydi ben de gider alirdim. Ayrica arkadaslar bakin su geçirmiyor , sıcacık tutuyor ve aşırı rahat demis kız. Hala neden fiyatini abartiyorsunuz. Malesef kışlık sağlam birseyi cok ucuza almak gibi bir sansimiz yok. Sezon başı ve indirimsiz fiyat oldugunu da göz önünde bulundurursak vence fiyat çok normal. O uyduruk buz gibi ve ayagi suyun içinde bogan inci hotic. .vs markalarin fiyatlarina bir bakın isterseniz. Ne demek istedigimi anlarsiniz. Camper indirime giriyor mu fikrim yok ama giriyorsa indirimini kovala.indirimsiz alisverise 12 ay karsiyim ama kış baslangicinda daha da fazla karşıyım
0
apartman teyzesi
(15.11.17)
(2)

Burundan gelen kötü koku?

contavolta
son aylarda böyle bişey oluştu bende. burnumun içerisinde hasta olmasam da sümüğe benzer bir sıvı oluyo, bazen kuru, bazen sıvı şeklinde. ve burnumu sildiğimde kötü bi koku olduğunu farkediyorum.böyle bi şey başına gelen var mıdır? sebebi hakkında bilgisi olabilecek var mıdır?
son aylarda böyle bişey oluştu bende. burnumun içerisinde hasta olmasam da sümüğe benzer bir sıvı oluyo, bazen kuru, bazen sıvı şeklinde. ve burnumu sildiğimde kötü bi koku olduğunu farkediyorum.

böyle bi şey başına gelen var mıdır? sebebi hakkında bilgisi olabilecek var mıdır?
0
contavolta
(15.11.17)
İki yıl kadar önce fena sinüzit olmuştum. O zaman başıma geldi. Doktora git.
0
dissendium
(15.11.17)
Mukoza sarımsı ve sıvı ise nazal polip olabilir.
0
antihistaminik
(15.11.17)
(3)

Yabanci dil dersi nasil tekrar edilmeli ?

chezsoi
Mesela yeni kelimeler , kaliplar ogreniyoruz ? Nasıl tekrar edilmeli dersiniz?
Mesela yeni kelimeler , kaliplar ogreniyoruz ?
Nasıl tekrar edilmeli dersiniz?
0
chezsoi
(15.11.17)
Kullanmaya çalışarak.
0
dissendium
(15.11.17)
Mektup yaz sürekli. Öğrendiğin kelimeleri o mektuplarda kullan.

Listening için podcast dinlemek lazım sürekli bıkmadan usanmadan. Ama dinlemek bazen açık podcast kafa gider öyle değil.


Konuşmak için de kediye köpeğe konuş şarkı söyle her türlü olur.
0
bos gezenin bos ustasi
(15.11.17)
Roman oku netten gazete oku. Şarkı dinle bana göre en güzeli. Anlamadiysan yaz Google sözleri çıkar ezberle bı bakmışsin şarkı ifadeleri kendiliğinden konuşmada çıkıyor. Karikatür oku espri yaparsın voanews dinle politik haberlerde Görgün artar.
0
Fritz-X
(15.11.17)
(15)

Nasıl sağlıklı besleniyorsunuz?

Tersidüzükilec
Yani sağlıklı besleniyorum diyebileceğiniz ne tüketiyorsunuz? Sabahları erken kalkıyor musunuz kahvaltı için mesela?
Yani sağlıklı besleniyorum diyebileceğiniz ne tüketiyorsunuz? Sabahları erken kalkıyor musunuz kahvaltı için mesela?
0
Tersidüzükilec
(14.11.17)
Yoğurt yiyorum bayağı. Ketçap ve mayonezi çok uzun yıllardır yemiyorum. Su içme alışkanlığım var. Geçen odamdan 9 tane pet şişe attım. Okula giderken çantamda hep su olur.
0
dissendium
(14.11.17)
Ev yogurdu ve kirmizi meyve sebze tuketiyorum.beyaz ekmek ve tuz kullanmiyorum. Sekeri azalttim.
0
a r a m i s
(14.11.17)
Kefir mayalıyorum, çiğ yumurta içiyorum haftada birkaç kez. Şeker, tuz, ayçiçek yağı vb şeyleri tuketmiyorum. Unlu ürünleri de tuketmiyorum.
0
sineklerin tanrisii
(14.11.17)
1. Şekeri unut. Yani meyve ve çok zaruri gıdalar dışında şekeri tamamen unut.
2. Ambalajlı her şeyi unut (marketlerin yüzde 90'ı).
3. Her türlü gazlı içeceği unut. (Su, soda, ayran, kefir, süt, kahve, çay ve türevlerinde sıkıntı yok abartmadığın sürece.)
4. Hamur işini çok çok nadiren ye.
5. Alkolü çok nadiren tüket. Biradan uzak dur.

...

Ben çocukluğumdan beri kahvaltı yapmayı hiç sevmedim. Hiç de keyif almıyorum. Zaten günde üç öğün yeme dayatması bitiyor yavaş yavaş. Sağlıklı değil zaten.

Yumurta, tahıl, çavdar, balık, tavuk ve sebze ağırlıklı besleniyorum. Kendine bir kalori limiti koy ve o limiti ne olursa olsun aşma. Akşam arkadaşların doğum günü partisinde pasta mı yiyeceksin? Akşam yemeğini atla.

edit: diyelim ki kendini tutamadın ve yedin ya da ne bileyim sevdiğin kız poğaça yapmış reddedemedin yedin ve günlük kalori limitini aştın. o zaman spor ayakkabını ve eşofmanını giyip koşuya çıkacaksın. orta - hızlı arası bir koşuda on dakikada 150 kalori yakıyorsun (yaklaşık 2 km mesafe koşmak demek bu). yani 5 km koştuğunda 30 dakika harcamış oluyorsun ve karşılığında yaklaşık 375 kalori yakıyorsun. yüzme, boks falan gibi şeylerden az olsa da müthiş kalori yakıyor. üstelik koşmak vücuduna çok faydalı. ben spor salonunda en az 30 dakika koşmadan ağırlık altına girmiyorum kesinlikle.
0
sen git ben geliyorum
(14.11.17)
her gün kahvaltıdan sonra beyin sağlığı için ve kanser önleyici özelliğinden dolayı zerdeçalı sütle karıştırıp içiyorum. bu beni güçlü eder.*

youtu.be
0
ssiradanbirigibi
(14.11.17)
Günde 2 öğün yemek
En az 1 buçuk litre su
Yoğurt
Günde bir bardak limonlu ya da sirkeli su
Akşam 8'den sonra bir şey yemek yok
Karbonhidrat ihtiyacını abur cuburlardan değil meyvelerden sağlamak (Her gün 1 ya da 2 meyve)
0
halitkin
(14.11.17)
Evet sağlıklı besleniyorum. Ekmek yemiyorum, her gün kahvaltı yapıyorum, işe erken gittiğim için her gün evden kahvaltı götürüyorum, yumurtalarım direkt köy yumurtası, tavuk yemiyorum onun yerine yine köy hindisi yiyorum, tereyağı ve sızma zeytinyağı dışında yağ yemiyorum, çiğ kuruyemiş yiyorum, çok su içiyorum, alkol, asitli içecek hiç yok hayatımda. Her şeyi mevsiminde yiyorum, paketli gıda yemiyorum, pilav makarna ayda en fazla bir kere çok çok seyrek yiyorum. akşam 8'den sonra hiç bir şey yemiyorum. Elimden geldiğince hareketli olmaya çalışıyorum.
0
elikası
(14.11.17)
Sucuk yaptirfim kasaba kurban etinden. Eti guvenilir yerden aliyorum. Sebze meyveyi mevsiminde aliyorum.
0
for day to break
(14.11.17)
sağlıklı beslenmek için mukussz yiyckler

www.mucusfreelife.com


vegan olanlarıyla tabi.


bense günde sadece 4 saat vegan yiyp 20 saat yemiyorum.bu da burda var

www.eksiduyuru.com


ve tabi iki bitkilerin verdiği sağlık (ve tabi sömürüye destek olmamanın verdiği mutluluk)
www.cosmopolitan.com
0
Cursed Chico
(14.11.17)
Aklima geldi yogurdu evde yapiyorum.
0
for day to break
(14.11.17)
Yurtta ikamet eden bir öğrenci olarak ne kadar son yıllarda zorluk çeksemde beslendiğimi düşünüyorum arada yaptığım çılgınlıklar dışında.

Makarna/pilav yemiyorum sadece tatile gittiğimde anacığımın yaptığını yiyorum onunda yemiyceksem yaşamıyım zaten.
Kahvaltısız güne başlamam. Bu bana annemden kalan bir alışkanlık. Kahvaltıda belki vi dilim ekmek yerim belki yemem onun dışında yemem.
Meyve suyu kola falan zaten en son çocukken şçtşm heralde.
Yoğurt kefir müptelasıyım.
Kızartma yemem, hele dışrda asla.

Ama bu dün yediğim 2 gofretten aldığım şekeri sağlıklı saydığım anlamına gelmez :/
0
ruh i tibbiye
(14.11.17)
Veganım. Daha sağlıklı beslenilebileceğini zannetmiyorum.

Kahvaltı yulaf ezmesi veya tam tahıl wasa ekmek. Ya da yaban mersinli veya çilekli mangolu smoothie.

Öğlen hayvan gibi yerim, ara öğün olarak sandviç ve fındık fıstık ceviz kabak çekirdeği vs.

Akşam öğünü öncesi kek, dondurma, cips bi kamyon vegan jelibon.

Akşam da dünden arta kalan öğlen yemeğini yerim veya pizza falan gömerim.

Yatmadan evvel de b12 alıyorum.

Yazdığım tüm ürünler vegan. Bunlara yoğurt, süt, peynir, et vs dahil.
0
bos gezenin bos ustasi
(15.11.17)
Aralarda yediğim meyveleri falan yazmamışım. Mevsime göre ne varsa alır yerim meyve olarak. Her gün en az 1 çorba kasesi brokoli mikrodalgaya atarım cips niyetine.
0
bos gezenin bos ustasi
(15.11.17)
şekeri ve gofret, hazır kek vs. türü işlenmiş gıdaları yemiyorum. kola, gazoz veya meyve suyu gibi içecekleri çok uzun zamandır içmiyorum. sadece arada çikolata yiyorum.

beyaz ekmek hiç yok, az ekmek yiyorum. yersem de mutlaka tam tahıllı ekmek oluyor.

salam ve sosis yemiyorum kalitesine güvendiğim sucuk olursa yerim. ama bu da ayda yılda bir olur.

sıfır olmasa da eti azalttım, günde en az 1 ögün sebze yemeye dikkat ediyorum, her gün mutlaka 50-100 gr arası fındık, badem, kaju, ceviz vs türevi kuruyemiş ve 1-2 meyve tüketiyorum.
0
orpheus
(15.11.17)
1- ekmek az ve tam tahilli yiyorum
2- kola mola asla icmiyorum
3- abur cubur asla yemiyorum
4- asiri yag ve tuz katmiyorum yemeklerime
5- bol bol meyve ve kuru yemis tuketmeye dikkat ediyorum
6- bol bol su iciyorum. al bi tane cam sise 700 ml, devamli bulunsun yani basinda, sabah kalkinca biraz, yatmadan biraz icince bir sisenin yaridan cogu bitiyo zaten. e bi de gun icinde icersin tamamdir.
7- yumurta-sut-peynir-balik bol bol tuketiyorum.

bu kadar.
0
baldur2
(15.11.17)
(4)

nasıl bir yol izlemeliyim? (hayata dair)

iglesias
iyi akşamlar, kafam bu konuda çok karışık. 23 yaşındayım, halihazırda üniversite ogrencisiyim ama okulla alakam yok ve bitmeyecek ama bitmeyeceğini bildiğim için açıktan memur alımlarına başvuruyorum. kpss ve uygulama sınavım iyi olmasına rağmen, sozlude eleniyorum. normalde istanbuldayim, ankarada
iyi akşamlar, kafam bu konuda çok karışık. 23 yaşındayım, halihazırda üniversite ogrencisiyim ama okulla alakam yok ve bitmeyecek ama bitmeyeceğini bildiğim için açıktan memur alımlarına başvuruyorum. kpss ve uygulama sınavım iyi olmasına rağmen, sozlude eleniyorum. normalde istanbuldayim, ankarada yurtta kalıyorum.

ailemin benim okulu bitiremeyecegimden haberi yok. diğer yandan ailevi ekonomik problemler var, normalde beklentileri benim okulumu seneye bitirip işe girip yardımcı olmam ama okul bitmiyor. açıkçası burada yani Ankara'da kaldığım her süre ise benim icin ekstra masraf olarak geliyor. şimdi vize haftasi, hic degilse az bakayım diyorum ama anlamıyorum.

memurluk olsaydı, diğer yandan baska bir okula gecip onu bitirmeye ugrasacaktim ama bu gidişle olması zor gibi.

şimdi, artık burada kalmamin bir anlamı yok gibi. istanbula ailemin yanina donmeliyim ama nasil izah edecegimi bilemiyorum. bundan sonrası için ne yapabilirim? illaki çalışmam gerekiyor ama daha önce fabrikada çalıştım, ortamı bildigimden calisasim yok. başka neler olabilir? kafam karışık tam anlatamadim ama bir çıkış yolu arıyorum.
0
iglesias
(13.11.17)
ne okuyosun bilmiyorum ama yerinde olsam okumaya bakardım. ah şu işi yapsam dediğin bi meslek yok sanırım ve fabrikalarda sürünesin de yok. bu durumda en azından bi vasfın olmalı. durumu ailene açıkla. bi yandan oku bi yandan çalış. hayat kolay değil.
0
elorelia
(13.11.17)
Bitmeyeceğini biliyorum diye bir şey yok aslında. Veremediğin dersleri verirsen okulun biter. Nefret ettiğin bir bölüm değilse ve daha 1. sınıf gibi yolun başında değilsen bölümüne devam etmen daha iyi olur. Diğer türlü üniversite mezunu bile olmayacaksın. Fabrika ortamını görmüşsün. Oradaki insanların en azından düzenli yatan sigortaları, sosyal hakları ve düzenli maaşları var. Bir kafede çalışacağın zaman belki bunlar da olmayacak. İş önerisi olarak giyim, teknoloji mağazalarında çalışabilirsin. Onlar daha avantajlı öğrenciler için. Ailene bölümünü sevmediğini ve sınava tekrar girerek İstanbul'da bir bölüm okuyacağını söyleyebilirsin. Ama önünde en az 4 yıl olacağını da düşünmen gerek.
0
dissendium
(13.11.17)
@dissandium 1. sınıf gibiyim. ve okul bitmiyor, nefret de ediyorum. esasen kendi onlemimi aldim, açıktan adalet okuyorum, dgs ile hukuk düşünüyorum ama iş kısmı ipler benim elimde degil, yani emin olamıyorum, bir garantisi yok.
dgs ile girsem okuluna göre 2-3 sene icerisinde bitirebilirim.
0
🌸iglesias
(13.11.17)
@iglesias, moralini bozmak istemem ama ben adalet bitirdim ve adalet okuyup DGS ile hukuka geçtiğin zaman derslerini yüzde 90 saymıyorlar. Hukuku 2-3 yıl içinde bitirmek zor o yüzden. Nefret ediyorsan ve daha 1. sınıf isen en temizi sınava tekrar girmek ama bu noktada realist davranmalısın. 23 yaşındasın. Okulunu bitirmen en az 4 yıl. Askerlik ve iş arama süreci desen 28 oldun. 28 yaşından sonra seni işsiz bırakmayacak bir meslek edinmiş olman gerekiyor. Bunlar hayatın gerçekleri maalesef. Yoksa yine başka bir işle uğraşıyor olabilirsin.
0
dissendium
(13.11.17)
(8)

harry potter kitap seti neden bu kadar pahalı?!

mehmed resad
burda bi tane 900tl varhttps://www.nadirkitap.com/harry-potter-felsefe-tasi-sirlar-odasi-azkaban-tutsagi-ates-kadehi-zumruduanka-yoldasligi-ozel-kutusunda-5-kitap-birlikte-ozel-seri-j-k-rowling-kitap8802108.htmlburda 1300https://www.bkmkitap.com/harry-potter-ciltli-sinirli-uretim-7-kitap-takim-kilit
burda bi tane 900tl var
www.nadirkitap.com

burda 1300
www.bkmkitap.com

ne bunun olayı?!
0
mehmed resad
(13.11.17)
entellique
0
burya
(13.11.17)
biz aldik baldur sayesinde :D kutusu da ahsap ve cok daha guzel :) uygun fiyata satan olabilir ben dahil :D sizde almamis miydiniz, oyle kalmis aklimda
0
kamyonsans
(13.11.17)
@kamyonsans, evet ben de almıştım:)) ama sebebini anlayamadım gerçekten. yani altı üstü 7 tane kitap.. bi de havalı ahşap kutusu var tabi ama yine de 1300 eder mi ya? çok şaşkınım şu an. iki tane aldım bi de, satayım gitsin bari:D
0
🌸mehmed resad
(13.11.17)
www.kitapyurdu.com

Sen özel serilere bakıyorsun sanırım. 1300 tl'likte sandık mandık var resmen.
0
noluyo yaa
(13.11.17)
Koleksiyon ürünü oldukları için pahalılar.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(13.11.17)
eheueheu :) 2 tane aldiysan birini sat bence de mutlaka; hayranlari cok ama kaca gider bilmiyorum
0
kamyonsans
(13.11.17)
Birinci baskı yazıyor. Harry Potter ve Felsefe Taşı 2001 yılında çıktı. En eskisi nereden baksan 17 yıllık kitap.
0
dissendium
(13.11.17)
Aynısını 750ye vereyim sana.
0
shenergy
(13.11.17)
(7)

Red pill vs anti-red pill

sack jparrow
Olaya son nokta koyuldu mu? Koyulması elbette pek mümlün görünmüyor. Ancak sözlük camiasında bir matabakata varıldı mı? En son immanuel tolstoyevski bir entry ve edit külliyatı girmişti. Ondan sonra bıraktım takip etmeyi. Mantıksal açıdan red pill safsata mı?
Olaya son nokta koyuldu mu? Koyulması elbette pek mümlün görünmüyor. Ancak sözlük camiasında bir matabakata varıldı mı? En son immanuel tolstoyevski bir entry ve edit külliyatı girmişti. Ondan sonra bıraktım takip etmeyi. Mantıksal açıdan red pill safsata mı?
0
sack jparrow
(13.11.17)
O başlık mal turnusolü benim için. Orada yazılanlar hiçbir zaman son bulacak gibi durmuyor. Biri saçma bir şey yazıyor dikkat çekmek için, diğerleri de hemen ne kadar bilgili olduklarını göstermek için saçma sapan şeyler yazmaya başlıyorlar. Malum avukatın başlığı gibi olmuş artık. Mantığı bilmiyorum, bilimsel açıdan doğru olabilecek tarafları var ama her şeyi buna bağlamak biraz a*salak işi.
0
dissendium
(13.11.17)
başlığı hiç okumadım. red pill tam olarak ne oluyor. bir cümlede özet geçsen :))
0
burya
(13.11.17)
@burya Kadınların çıkarcı ve her zaman içten pazarlıklı olduklarını bunun doğalarında olduğunu erkeklerin de bu girdaptan kurtulmak için garflarını red pill denen öğrtiyle almaları durumudur. Dişe diş bi yorumlama aslında...
0
🌸sack jparrow
(13.11.17)
sayfalarca yazmışlar sözlükte. ne vakit kaybı yahu. arada düşer mi diye kız nicklerini tespit etmek için konuyu uzattılar herhalde diye düşündüm şahsen :)
0
burya
(13.11.17)
dissendium yoldaşıma katılıyorum. hayatımda gördüğüm en acınası, en gerzekçe, en amsalak şey olabilir. bir insanın oturup "öğreti" dediği bu sıçmık hakkında bu kadar şey yazabilmesi muazzam. red pill sağlıklı bir insan için her açıdan tümüyle safsata. "kadınlar çıkarcı ve daima içten pazarlıklıdır" diyen adam benim gözümde düşük iq'lu bir ruh hastasından fazlası değil. madem kadınları gömüyoruz, cinsiyetçi oluyoruz, o zaman ben de "grow a pair" diyeceğim. adam olun, erkek olun. siz köpek olmazsanız, hayatınıza da sizi köpek yapmayacak insanlar girer. hasbelkader okumuş, eli kalem tutmuş, kafayı kadınla bozmuş amsalakların kendini değerli hissetme çabasından başka bir şey değil red pill.

şu dünyada her kadına karşılık bir erkek var neredeyse. otobüse biniyoruz, kadınlar var. okula gidiyoruz, kadınlar var. komşumuz kadın. müşteri hizmetlerini aradığımızda kadınla konuşuyoruz. ya mna kodumun yerinde (diğer cinsel tercihleri ayrı tutarak söylüyorum) bir kadın, bir erkek var. ulan ne kadar farklı olabiliriz? hayatın her alanında, devamlı iletişim halinde olduğun, aynı türe ait bir canlı senden ne kadar daha içten pazarlıklı, şerefsiz vs. olabilir acaba?

bu benim gözümde bir çeşit sosyal kişilik bozukluğu, fazlası değil. kadınlar şöyledir, adamlar böyledir şeklinde bu tip zararlı genellemeler yapan insanların aptal ve sorunlu olduğunu, hem sevgisiz büyüdüğünü hem de sağlıklı sosyal ilişkiler geliştirmekten aciz, kişisel ve zihinsel gelişimini tamamlayamamış tırrekler olduğunu düşünüyorum. işi olan adam zaten kadın konusunda bu kadar şey düşünüp yazmaz.

bakın "kadın ve erkek tümüyle aynıdır" demiyorum. fiziksel olsun, duygusal olsun elbette ki farklılıklarımız var ama ben bu farklılığı bir elmanın iki yarısı olmak gibi görüyorum, bir taraf armutken diğeri elma şeklinde değil.

neyse, sıkıldım. böyle şeylerin patlaması iyi ama yine de. kimi ciddiye alacağımızı falan anlama şansımız oluyor.
0
der meister
(13.11.17)
@der meister kendi görüşüm değil red pilli savunanların esas söylediği şeyi yazdım. Ben sadece takip ediyorum dışarıdan.
0
🌸sack jparrow
(13.11.17)
sıkıntı yok, sana hitaben söylemedim zaten :)
0
der meister
(13.11.17)
(13)

Abd & Almanya (Avrupa) tek tercih

liberal
Evet belki de bir çok kez soruldu.Bir sihirli değnek gelse, amerika veya avrupa'da bir ülkede oturum çıksa hangi ülkeyi tercih edersiniz?Şahsen, amerika'da sağlık ve eğitimin pahalı olmasından dolayı Almanya'yı seçerdim.Boş vaktiniz varsa fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
Evet belki de bir çok kez soruldu.
Bir sihirli değnek gelse, amerika veya avrupa'da bir ülkede oturum çıksa hangi ülkeyi tercih edersiniz?

Şahsen, amerika'da sağlık ve eğitimin pahalı olmasından dolayı Almanya'yı seçerdim.

Boş vaktiniz varsa fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
0
liberal
(13.11.17)
amerika akar dayiko. fantaziye gerek yok.
0
baldur2
(13.11.17)
amerikadaki yaşam üzerine çok düşünmedim. tek kafamda canlanan sakin geniş konforlu hayvan gibi bir amerikan evi. bi de kocaman bir araba. şahsen huzurlu bir çekirdek aile isteyen ben için mantıklı duruyor bu açıdan bakınca. ama toplum hayatı falan da belirleyici zira toplum hayatından bağımsız bir zihinle yetişmedim.

almanya şu anki medeni halim için kulağa harika geliyor.

yok yok ben gene almanyayı seçerdim
0
klar
(13.11.17)
Almanya. Almanca biliyorum (gerçi unuttum ama temelim var), pek çok kez de gittim ve aşığım oraya, özellikle Hamburg'a.
0
whoosie
(13.11.17)
@whoosie, haöburg almanya'da dolar milyonerlerinin en çok yaşadığı şehirmiş. Bu yüzden de sanırım biraz daha pahalıymış diğer şehirlere göre.
@baldur2, amerika neden akıyor, senin için Almanya'da olmayan ne var Amerika'da?
0
🌸liberal
(13.11.17)
Almanya'ya gitme şansım var. Bir sürü akrabam var orada. Çağırıyorlar buraya her geldiklerinde ama bir kez bile heves edip dur Almanya'ya gideyim demedim. Eğer Amerika'da bir akrabam olsaydı ve Amerika'ya gel deseydi, okulu falan dondurur giderdim, öyle diyeyim. Eğitim için de bir gün gitme şansım var ama Amerika, İngiltere varken Almanya üçüncü sırada benim için.
0
dissendium
(13.11.17)
Zenginsen ABD degilsen Almanya.

www.youtube.com

Su video durumu ozetliyor.
0
Traveller
(13.11.17)
almanya. amerika'da sosyal devlet yok. avrupa insanına daha yakın hissediyorum.
0
lemmiwinks
(13.11.17)
@liberal
daha fazla etnik cesitlilik, daha ucuz teknoloji, amerikan muscle arabalar, nba, ucuz gida, firsatlar ulkesi olusu vss.
0
baldur2
(13.11.17)
Almanyanin avantajlari
- sosyal devlet, daha huzurlu yasam
- almanya abd ye gore daha guvenli, ve duzenli
- alman calisma mantiginda cok fazla rekabet ve baski yok abd gibi, daha huzurlu is hayati

ABD nin avantajlari
- cok cok para kazanmak daha kolay. ozellikle ticaret yapilacak ise abd buyuk firsat. almanyada fakirlesmek de zor ama zenginlesmek de zor.
- abd cok kulturlu ulke, o nedenle ayrimcilik cok daha az
- cok buyuk ulke o nedenle her zevke gore bir eyalet bulmak olasi
- is konusunda cok daha buyuk kariyer firsati sunuyor, caliskan biri icin kariyerde ilerlemek cok daha kolay.
0
emrahday
(13.11.17)
almanya'da ırkçılıkla uğraşacağını unutma,
ABD'de yerine göre uğraşacaksın ama çok daha kolay olabilecek yerler var,
Orada zaten 3 milyon Türk var, bir daha artmış olacak,
0
michael_knight
(13.11.17)
sadece oturum çıkacaksa elbette almanya.
0
burya
(13.11.17)
(benim için) tartışmasız almanya. beni tanıyanlar az çok bilir ne kadar yurtdışı manyağı olduğumu, büyük konuşmak gibi olmasın ama şu an imkanım olsa bile abd'ye gitmem herhalde. sevmiyorum. insan hakları şusu busu muhakkak türkiye'den iyi. buradan çok daha gelişmiş bir ülke. o tartışmaya açık bir konu değil. ama bana yapay reklam seti gibi geliyor. skiyim öyle ülkeyi. sanki giden herkes paranın gözüne vuruyor. sevmediğim, aptalca ve hatta tehlikeli bulduğum çok fazla yönü var. ilgimi çeken bir kültür de değil, kültürü falan da yok zaten. bi' tek breaking bad veya nhl maçı izleyince "şu an amariga'da olmak vardı" diyebiliyorum, o da yayın bitince geçiyor. cevabımı die toten hosen'dan birkaç dizeyle bitirmek isterim,

sarı saçlarını deli gönlüme bağlamışım,
çözülmüyor doyçland,
tabiplerde ilaç yoktur yarama,
doyçland'dan ötesini arama,
her nesnenin bir bitimi var ama,
anschluss'a hudut çizilmiyor doyçland.
0
der meister
(13.11.17)
@emrahday, dediklerine katılıyorum, tüm bunların ışığında sen hangisini seçerdin?
Esasında burada yaş ta önemli sanki, genç yani 30 altı daha çok amerika isterken 30 ve üzeri sanki Almanya diyecekmiş gibi geliyor.
Sorarken yaşları da mı sorsaydık keşke.
@michael_knight, 3 milyon artı bir olabilir, esasında bu kötü değil, sonuçta kendine uygun arkadaşlar da bulma şansını arttırıyor bu.
0
🌸liberal
(14.11.17)
(5)

üniversite fizik kitapları

turtun
lisans ve master seviyesinde ingilizce üniversite fizik kitaplarına ihtiyacım var. bunların en kalitelileri hangileridir ve ben bunları nereden nasıl ucuza temin ederim?
lisans ve master seviyesinde ingilizce üniversite fizik kitaplarına ihtiyacım var. bunların en kalitelileri hangileridir ve ben bunları nereden nasıl ucuza temin ederim?
0
turtun
(13.11.17)
Biz Serway Physics For Scientists and Engineers kitabını kullanmıştık. Arkadaşlar Akmar'dan alıyorlardı. Ararsanız PDF olarak bulabilme şansınız da var ama genelde eski basımlar var İnternet'te.
0
dissendium
(13.11.17)
En kaliteli kitap hocanın kullandığı kitaptır. Dolusuyla iyi kitap var.

En ucuzu pdf. Yoksa pahalı. Kütüphanelere bakabilirsin hardcopy için. Ayrıca seviyenin ne olduğunu bilmek gerek kitap tavsiyesi için.


Master kitap tavsiyesi de istediğine göre en az master seviyesinde olduğunu çıkarıyorum yani kitap adlarını biliyorsundur.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(13.11.17)
Pdf için önerebileceğiniz bir kaynak var mı?

Üniversiteden mezun olduktan sonra uzun zaman geçti. Bazı kitapların ismini unuttum. Bir de yeni çıkan kitaplar daha iyi ve güncel olabilir. bu konuda bilgi sahibi değilim.

Üniversitelerin yakınındaki fotokopicilerde bu kaynaklar fotokopi olarak ucuza temin edilebiliyor mu?
0
🌸turtun
(13.11.17)
Ben şu anda öğrenci değilim. Bi yaştan sonra içindrki fizik aşkı depreşen ve fiziği tekrar öğrenmek isteyen biriyim.
0
🌸turtun
(13.11.17)
101 seviyesi için Serway
Junior seviyesi için Berkeley fizik serisi-beiser (modern phys)- Thornton ya da marion (classical mech)
Senior için Griffiths (emt ve quantum), walecka (statistical mech)

Lisans seviyesi için kabaca bunlar.

Master seviyesi:
Sakurai (quantum)
Ballentine (quantum)
Landau serisi
Goldstein (classical dynamics)
Kardar (statistical mech)
Jackson (emt)

Genel olarak matematik kitabı olarak: Shankar yahut Arfken.

Daha çok var ama benim en çok kullandıklarım bunlardı.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(13.11.17)
(6)

Bugün (Pazar günü) ne öğrendin?

secretcode
Az önce bitirdiğimiz pazar gününde ne öğrendin?
Az önce bitirdiğimiz pazar gününde ne öğrendin?
0
secretcode
(13.11.17)
Do majör gam
0
dissendium
(13.11.17)
Acik Erisim konusunda Berlin Deklarasyonu imzalanmis 2003 yilinda, bilmiyordum,

Meraklisina link birakayim:
openaccess.mpg.de

Surada da Turkcesi varmis:
openaccess.mpg.de
0
evrim halkasi
(13.11.17)
hiçbir şeyi değiştiremiyorum. kendimi değiştirebilirim. belki sonra her şey değişir.
0
runagain
(13.11.17)
Babamın annemi ne kadar sığ gördüğünü öğrendim. Anlamak istemediğini de görmek istemiyor. Bal gibi biliyor ger bişeyi, keyfini bozamıyor. Klasik erkek kafası işte.
0
yaren
(13.11.17)
bilmemek hakkaten mutluluk
0
her giriste sifresini unutan adam
(13.11.17)
düşünürken fark ettim amma çok öğrenmişim bugün

- tezimle ilgili yeni şeyler, bi yerde eğimli çatı yapıyorum kaç eğimin daha iyi olacağını öğrendim.
- arkadaş roma'dan geldi, roma'da otobüsler genelde geç kalıyormuş, gitmiş olmama rağmen bilmiyordum. bir de cuma günü grev varmış metrolarda otobüsle gitmek zorunda kalmışlar. bu pek işe yaramıcak bişey.
- isveççe de "yarın sabah" demenin "imorgon bitti" demek olduğunu öğrendim. Ama aslında "morgon" "sabah" demek bitti garip bişeymiş yalnız böyle yarın sabah derken kullanılıyormuş falan. "imorgon morgon" saçma oluyor diye uydurmuşlar herhalde :)
- arkadaşımın tezi hakkında konuşurken öğrendim ki İstanbul'da avrupa'nın en büyük 2. geri dönüşüm merkezi varmış, ne kadar doğruysa artık... oysa geri dönüşüm adına çok geriyiz.
- yine aynı arkadaştan Bulgaristan'ın bir şehrinde çeşme suyu kaynağına bir şey karıştığı için şu anda içemediklerini öğrendim. Oysa ben de komşu şehirdenim, akrabalarımdan duymadım böyle bir şey ama doğru olabilir tabii.
- burada bir duyuru sayesinde ingilizce altyazılı filmlerin olduğu bir site öğrendim, tam da dün gece lazım olmuştu.
- bir süredir görüşmediğim arkadaşımın bu süreçte sevgilisi olduğunu, hatta onla eve çıktığını öğrendim, bir de vize için 16 ay bekleniyormuş, o süre boyunca ülkeden çıkamayacakmış, oha 16 ay ne be.

daha başka şeyler de var da yeterince uzun oldu, ha son olarak Barış Özcan'ın kısa filmi olduğunu öğrendim, kimisi çok övüyor bu adamı, çok kaliteli işler yapıyor falan diye ben pek sevmiyorum ama. Kısa filme şöyle bir baktım pek de kaliteli görünmedi, bi ara biraz düzgünce izlicem.
0
senolll
(13.11.17)
(6)

Grup ismi

gseyrek
Bir zamanlar Youtube listemde bir şarkı vardı, ama silindi mi ne olduysa kayboldu ortalıktan. Ne grubun ismini ne de şarkınınkini hatırlıyorum.Videoda grubun fotoğrafı vardı. Solistimiz hatun. İnce dudaklı, düz saçlı bir abla. Arkasında da dört ya da beş erkek vardı ama emin değilim.Buna benzer bild
Bir zamanlar Youtube listemde bir şarkı vardı, ama silindi mi ne olduysa kayboldu ortalıktan. Ne grubun ismini ne de şarkınınkini hatırlıyorum.

Videoda grubun fotoğrafı vardı. Solistimiz hatun. İnce dudaklı, düz saçlı bir abla. Arkasında da dört ya da beş erkek vardı ama emin değilim.

Buna benzer bildiğiniz grupları yazsanız da, o çok sevdiğim şarkıyla beni kavuştursanız.
0
gseyrek
(12.11.17)
cranberries diye sallıyorum.
0
sopiro
(12.11.17)
Muhtemelen büyük bir kitle tarafından bilindiktir ama Cranberries kadar olduğunu sanmıyorum.
0
🌸gseyrek
(12.11.17)
garbage

the cardigans

Republica

Portishead

4 Non Blondes

No Doubt

MachineHeart

jennifer rostock

Hooverphonic
0
AlsterWasser
(12.11.17)
Nightwish
0
dissendium
(12.11.17)
The Pretty Reckless olabilir mi?
0
ms brownstone
(12.11.17)
Ben müzik tarzlarını pek ayırabilen biri değilim. O yüzden es geçmiştim onu. Hem müzik hem de tip olarak metalci değiller, belki kafadan birkaç grubu elemiş olurum ama çok yardımcı olamıyorum maalesef.
0
🌸gseyrek
(12.11.17)
(9)

Spor ve Sağlık ilişkisi- Şu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?

portakal
http://www.haberturk.com/yazarlar/fatih-altayli-1001/1703073-akmye-face-lift-operasyonuHARVARD BENİ DOĞRULADI: SPOR ZARARLIDIRYILLARDIR bu köşede savunduğum bir tez var.“Spor sağlığa yararlı bir şey değildir, hatta zararlı bir şeydir” der dururum.Bu konuyu televizyon programlarına davet edilip hekim
www.haberturk.com


HARVARD BENİ DOĞRULADI: SPOR ZARARLIDIR
YILLARDIR bu köşede savunduğum bir tez var.

“Spor sağlığa yararlı bir şey değildir, hatta zararlı bir şeydir” der dururum.

Bu konuyu televizyon programlarına davet edilip hekimlerle tartışmışlığım bile vardır.

Tezim bilimsel verilere değil, yaşanmışlıklara ve gördüklerime dayanıyor.

Çok spor yaparsanız yıpranırsınız.

Otomobilden örnek verirsek, sürekli yüksek devirde kullanılan bir otomobilin motoru çabuk eskir. Elbette ki sürekli yatan bir otomobilin de motoru kısa sürede perişan olur ama uygun devirde, makul hızda giden bir otomobil her zaman daha uzun dayanır.

Mesela bir otomobilin kapı kolu otomobilin yaşam süresi boyunca bir milyon kere açılıp kapanmaya göre test edilmiş ve imal edilmiştir.

Siz manyak gibi kapı kolunu ha babam açıp kaparsanız kapı kolu süresinden önce bozulur.

Aşırı sporun da insan vücuduna benzer etkiler yaptığını düşündüm hep.

Yaşadım ve gördüm üstelik de.

Yoğun spor yaptığım dönemde hep sakatlık, hep ağrı sızı yaşadım.

Bırakınca sakatlıklarım da azaldı, ağrılarım da. Sadece eski sakatlıkların ağrıları kaldı.

Ve bir de büyümüş bir kalp ile genişlemiş bir aort.

İnsan koşmak için evrilseydi iki ayak üzerine kalkmazdı.

Zıplamak için evrilseydi, arka bacakları değişime uğrardı.

Ağırlık kaldırmak için evrilseydi, omuz yapısı bambaşka olurdu. Bel fıtığı olmasını engelleyecek bir kas geliştirirdi.

Hiç 100 yaşına kadar yaşayan sporcu gördünüz mü?

Hep söylediğim şuydu.

Yürüyün, sıkılmıyorsanız yüzün.

Fazlası doğru değil.

Ve sonunda Harvard Üniversitesi beni haklı çıkaran araştırmayı yapmış.

Sağlık için en iyi beş egzersiz arasında ne koşma var, ne ağırlık kaldırma, ne de kardiyo denilen saçmalık.

En iyisi yüzmek.

Ardından tai chi.

Sonra çok hafif kilolarla dayanıklılık egzersizi.

Ardından yürümek ve son olarak da kegel egzersizi.

Harvard’a teşekkür ediyorum.

Bir musibet bin nasihatten daha iyidir diyerek yarattığım tezimi bilimsel hale getirdikleri için.
0
portakal
(12.11.17)
Harvard, parası verildikten sonra istenilen her türlü araştırma sonuçlarının alınabildiği bir kurum. Daha önce de mısır şurubunun zararı yoktur gibi bir araştırmanın rüşvetle yapıldığı ortaya çıkmıştı, çok ciddiye alınacak bir araştırma değil yani.

Fakat bununla birlikte evet ağırlık çalışmak ya da spor yapmak vücudu, daha doğrusu hücreleri ve sinir sistemini yıpratır ama sonra yemek yersin dinlenirsin, sinir sistemin ve hücrelerin kendi kendini tedavi eder daha güçlü ve sağlıklı hale gelirsin. Yani spor yaptın diye ölmezsin ya da spor yapmadın diye daha uzun yaşamazsın, spor yaptın diye daha uzun da yaşamazsın, ortalama yaşam süresi zaten belli, genetik harikası değilsen bunu aşmak zaten mümkün değil ama spor yapanlar bu süreyi daha kaliteli yaşıyorlar o kadar. Yani bilmiyorum sigara içen alkol tüketen kontrolsüz yemek yiyip kocaman göbeği olan insanların "Spor zararlıymış yav" diyerek sevinmesi çok komik bir durum.
0
angelus
(12.11.17)
Her şeyin aşırısı zararlı. Onu ben de kabul ediyorum. Ama Fatih Altaylı biyoloji konusunda biraz bilgisiz gördüğüm kadarıyla. Sporda kalp kasının belli bir miktarda büyümesi problem olarak görülmez. Kalp zaten başlı başına bir kastır. Bu büyüme belli bir noktaya kadar kalbin daha güçlü olmasını sağlar. Maraton koşucuların ve bisikletçilerin kalp kasları daha gelişmiştir. Bu kişilerin nabızları da genelde düşüktür. Çünkü kalp kasları o kadar güçlenmiştir ki, az sayıda atımla vücudun oksijen ihtiyacı karşılanabilir. Ama spor yapmayan bir insanın oksijen ihtiyacını karşılaması için çok daha fazla kalp atımına ihtiyacı vardır. Bir bisikletçi 50 nabız sayısıyla kilometrelerce yol gidebilir ancak normal bir insan aynı yola belki 110-120 nabızla gidebilir. Fatih Altaylı'nın bir sürü sakatlık yaşaması onun sporu belki de en başından beri yanlış algıladığını ve uyguladığını gösteriyor. Fatih Altaylı'nın bilimsel araştırmalara bakışını da pek doğru bulmadım. Harvard Üniversitesi'ne İsveçli bilim adamı muamelesi yapmış kendisi. Harvard Üniversitesi yaptıysa kesin doğrudur gibi bir düşünce olamaz gerçek bilim dünyasında. Ben bu tip araştırmaların magazin kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Dünyada onlarca sporun federasyonu ve çok ciddi kuruluşları var. İnsanlığın çok eski zamanlarından beri yaşayan sporların karşısına Kegel egzersizini koymak tek kelimeyle bilgisizliktir. İnsan şunu yapacak olsaydı şöyle evrilirdi cümlesi de yine bilimle alakası bulunmayan birinin cümlesi olabilir ancak. Bu yaratılışçı bir düşünce. Canlıların bu hayatta bir görevi olduğunu söyleyen bir ifade. Zürafaların görevi yüksek boylu ağaçların yapraklarını yemek değil. 100 yaşına kadar yaşamak ilginç bir istek. Spor doğrudan hayatın kalitesiyle ilgilidir. Senin uzun yaşaman yerine sağlıklı yaşamanı hedef alır. Cümlelerin geneli boş.
0
dissendium
(12.11.17)
İnsan vücudunu arabaya ve kapı koluna benzetme cümlesinden sonra spor kesinlikle yararlıdır diyorum.
0
soyut park
(12.11.17)
koşmanın zaten dizlere zararı olduğu bilinen bir durum.
amele gibi ağırlık kaldırmak da yarardan çok zarar getirir.

bunlar zaten bilinen şeyler, yeni bir şeymiş gibi, çok ilginç ooov şeyler gibi salak saçma savlarla spor yapmayı zararlı bir şey gibi göstermek aptallıktan başka bir şey değil.

düzenli spor yaptığım iki yıl boyunca (ağırlık çalışması bilhassa) burnum bir kere bile akmadı, bir kere nezle bile olmadım. sabah erkenden kalkar okula giderdim. öğlen ders biterdi, öğleden sonra sporumu yapardım. akşam da bara çalışmaya giderdim. haftanın 4 günü böyle geçerdi. ne sabah zor kalkardım, ne akşama ölü gibi yorgun olurdum. tabii tüm bunları yaparken de beslenmeme dikkat ederdim, etimi, sebzemi, kuruyemişini meyvesini vs yerdim. tuz şeker kullanmazdım. (hala da kullanmıyorum)

sporu bıraktıktan sonra yrrk gibi bi adam oldum. o eski halimden eser yok şimdi. mal gibi bir uyku düzenim, saçma sapan ağrılarım, griplerim nezlelerim var.

harvard spor zararlı demiş. he ya. bi anda çözdüler olayı.
0
mahone
(12.11.17)
ağır yaşamlar diye bir belgesel izliyorum. 300 kilonun üzerindeki insanların kilo verme mücadelelerini anlatıyor. doktorun tek derdi yatalak hastalarını ayağa kaldırmak oluyor öncelikle. tabi onların o hale gelmesinin nedeni hareketsizlikten oluyor yediklerinden ziyade. sonra spora başlayanlar oluyor bunların içinde, böyle olanların hızla kilo vermeye başladıklarını ve yaşama motive olduklarını görüyorum.

birde insan bedeninin araca benzetilmesi de olmamış. araç çok kullanılınca eskir vücutta öyle herhal. o zaman yemeyelim midemiz, bağırsaklar eskimesin. birde beynimizin tam tersi kullanıldıkça güçlendiğini okumuştum bir kitapta.
0
for day to break
(12.11.17)
denge mühim denge.

insanlıktan çıkacak kadar spor yapmak elbet sıkıntı. 6 pack'im zaten var bunu 8 yapmak için uğraşmıyorum misal.
0
petek
(12.11.17)
Her şeyin aşırısı zararlı. Çok fazla su içmek de zararlı. Bundan yola çıkarak su zararlıymış diyemiyoruz.
Sporla daha uzun yaşayamazsın belki ama çok daha sağlıklı bir yaşlılık dönemin olur.
0
peggy
(12.11.17)
başlık spor zararlıdır diye atılmış. içerik fazla spor zararlıdır diye başlamış. yürüyün yüzün çok zorlamayın diyor sonra da. e zaten zorlayan yok.

bir yetenek ya da kabiliyet geliştirmek için zorlamak gerekiyor. ama kararında... aksini iddia eden de yok. clickbaitler gibi yazı olmuş.
0
alperz
(12.11.17)
denge önemli.
Ben şimdi kapı kolunu gidip titanyumdan yaparsam maliyet uçar.
gidip çok mukavemetli bir malzeme kullanayım sert malzeme olsun elimde kopar ilk açışta.
gidip çok yumuşak mukavim olmayan malzeme kullanayım bir gün sert çekerim malzeme akar.
bu sebepledir ki yorulma diyagramıyla sonsuz ömüre yakın yada kullanıma bağlı sonlu ömüre ve maliyete göre hesap yapıyoruz. imalata bağlı yani o bozulmasın dersen bozulmayanıda yaparız milyon kullanımda bile ömrün boyunca aç kapa bozulmaz.
ilk yaradılışta koca gün yan gelip yatsaydın açlıktan ölürdün öyle düşün.
yemek için avlanacaksın ateş yakacaksın pişireceksin yiyeceksin.
teknoloji ilerledikçe her şey ayağımıza gelir oldu,
kalp atışları değişmezse kan akışı değişmezse biraz ter akıtmazsa insan yağ bağlar çünkü o kadar aç gözlüyüz ki fazla fazla yiyoruz. günlük ihtiyacına göre yemiyoruz diye bunları yakmak için spor yapmak durumundayız.
diğer bir sebep ise kalp atışımız hiç değişmezse zamanla damarlarda bu yağlar sebebiyle tıkanacaktır ayrıca oksijeni zorla sokmazsanız ciğerlere derin nefes alamayacak bir balonu bırak bakalım şişiyor mu kendi başına.
ayrıca vücudunun çoğu kas ve sen bunları niye çalıştırmıyorsun göz nizam var yani çalışanla çalışmayan aynı mı.
grip aşısı olan biriyle olmayan aynı mı ? grip mikrobu girdikten sonra ona karşı bağışıklık kazanıyorsun daha çabuk vücut tepki veriyor ve hasta olmuyorsun.
spor yapan bir vücutta gerektiğinde koşar tıkanmadan gerektiğinde yük kaldırır nefesi kesilmez.
Bende sporda dengeden yanayım vücut geliştirme diye ağırlıkları koysunlar çalışalım olayını sevmiyorum fakat şuan durum bu eğer japonyadaki gibi sabah kalkıp şöyle topluca egzersizler yapabileceğimiz bir ortam sunulsa gönül ister.
0
kararsızataletfilozofu
(12.11.17)
(5)

Bu hangi dil?

finsidigi
Su an seyahat ettigim otobuste ikili yan koltukta oturan iki eleman bir dil konusuyor, su ana kadar dilleri buyuk bir dogruluk yuzdesiyle ayirmama ragmen sunu bir turlu cozemedim.Tinisi boyle araya arapca kacmis, italyanca gibi uzattiklari kelimeler var ve yunanca gibi de bir tini yer yer kendini go
Su an seyahat ettigim otobuste ikili yan koltukta oturan iki eleman bir dil konusuyor, su ana kadar dilleri buyuk bir dogruluk yuzdesiyle ayirmama ragmen sunu bir turlu cozemedim.

Tinisi boyle araya arapca kacmis, italyanca gibi uzattiklari kelimeler var ve yunanca gibi de bir tini yer yer kendini gosteriyor.

Bu verilerle birlikte akdenizli/guneyli gorunuslerini de dusunerek, tahminim bu dilin maltaca oldugu yonunde.

Siz ne derdiniz?
0
finsidigi
(11.11.17)
fransızca diyesim var ama en iyisi sormak. Güler bir yüzle gidip "sorry for inconvenience but which language do you speak?" diyebilirsin
0
dirsegini yalayabilen cocuk
(11.11.17)
İbranice olabilir. Arapça gibi o.

(bkz: hebrew)
0
dissendium
(11.11.17)
@dirsegini yalayabilen cocuk

Fransizca biliyorum, ingilizce kadar rahat amlarim. Fransizca degil. Sormadan once tahminleri almak istedim.

@dissendium

Ibranice mantikli geldi ama dilde hicbir tini baskin degil, arapca + italyanca %40ar, yunanca %20 bir tini veriyor gibi.
0
🌸finsidigi
(11.11.17)
cevabı öğrenince söylesene biz de öğrenelim
0
dirsegini yalayabilen cocuk
(11.11.17)
Uyuyakalmisim, uyandigimda elemanlar ortadan kaybolmus :)
0
🌸finsidigi
(12.11.17)
(3)

Avukatlık mı hakimlik mi savcılık mı ?

sorunvar
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
sorunvar
(11.11.17)
Bizim gibi hukuku gelişmemiş toplumlarda savcılar "devletin adamı" yahut daha kötüsü "birilerinin adamı" olurlar genelde. Bu onur kırıcı bir durumdur. Öte yandan savcılar kaygan bir zeminde yaşarlar hep: dün kahraman savcı denilen insanlara bugün vatan haini deniliyor.

Avukatlık daha saygın bir meslektir benim gözümde. İlla birinin adamı olacaksam halkın adamı olurum diyebilme özgürlüğünü sağlar. Üç kuruşa çalışırlar o ayrı :)

Hakimlik tuhaf bir psikoloji. Adiye binasının dışında da hakim olman isteniyor senden. Toplumdan ve hatta ailenden izole "steril" bir yaşam sürmek zorundasın. Bunu göze alabilmek kolay değil.

Hukukla bir alakam yok. Dışarıdan bir gözlem benimki.
0
amortisman
(11.11.17)
Avukat

Hakimlik savcılık mulakatindan geçen arkadaşım da sordu ona da aynı cevabı verdim. Avukatlık nedense daha onurlu geliyor bana.
Hakimlik savcılık arasından da savcılık derdim.
0
mojiziku
(11.11.17)
Hakimlik. Savcının binbir çabayla yakaladığı adamı hakim aynı gün serbest bırakıyor. Avukatlar da aslında hukukun sağlanmasına yardımcı olması gereken kişiler ama günümüzde bir avukat 50 yıl hapis cezası alacak adama yalan ifade verdirerek cezasının düşmesini sağlıyor. Savcı birinin adamıysa avukat da her zaman iyilerin tarafında değil. Meslek kişinin karakterinden kesinlikle bağımsız değil. Muhakeme yeteneği olmayan birinin hakim olması doğru değil. Bu sorunun yanıtı kişiden kişiye göre değişir. Ama burada hukukun sağlanmasında en etkili kişiden bahsediyorsak, bence o kişi hakimdir. Avukat eğer siyasi bir kimliğe sahip ise başarılı olma şansı var nüfuz anlamında.
0
dissendium
(11.11.17)
(14)

Hakimlik mi? Savcılık mı?

Cmk
İki meslekten birini yapmak isteseydiniz hangisini seçerdiniz?Seçme nedeniniz ne olurdu?
İki meslekten birini yapmak isteseydiniz hangisini seçerdiniz?
Seçme nedeniniz ne olurdu?
0
Cmk
(11.11.17)
Türkiye'de ikisini de olmak istemezdim, başına ne geleceği belli değil.

Mesela Amerika'da hakim olmak isterdim, savcılığın ameleliği çok bir de hesap vermek zorundasın yok bu yıl şu kadar kişi mahkum ettik falan filan diye.
0
i was made for you
(11.11.17)
Adalet olmayan bir ulkedeysem eger ikisini de secmem mantiksiz olurdu. Yok standarti doldurmak icin meslek sahibi olmak mantiginda baksaydim eger. simit satar onurlu yasardim.
0
tezek
(11.11.17)
savcı.

hakimlikte avukatın, savcının, bilirkişinin, mahkemeye getirilen görgü tanığının vs. ne dediğine bağlısın.biraz malzeme bu, ben ne yapayım durumu. hakimin takdir hakkı ve davayı etkileme kapasitesi çoğunlukla fazla yüksek değil. sıradan davalarda genel olarak hakimlerin işi: şuraya yazı yazılması, buradan görüş alınması, şunun şuraya sorulması...yahut hiç celse olmadan dosya üzerinden karar verilen bir sürü teknik, ekonomik filan davalar var- belki o işleri başka ülkelerde hakimler yapmıyordur.

savcılık bir tık daha elini kolunu uzatabileceğin (elini kolunu uzatabilecek cesarette savcı kalmadı ama neyse) bir alan. savcı, polisin amiri durumunda mesela becerebilir de iş yaptırabilirsen tabi. tamamen kendi görüşüm olarak ben bi davada delilin düzgün toplanmasını, sanıkların tam sorgulanmasını, mahkemeye getirilmesini, iddianameyi filan daha önemli buluyorum.
0
niye ama
(11.11.17)
ikiside boş iş.
0
xu
(11.11.17)
Hakim olurdum. Savcılık çok fazla angarya iş içeriyor. Biri öldürülmüş, hop olay yerindesin. Soruşturma ve kovuşturma bildiğin kafa isteyen işler. Savcı olacak birinin bazen polis gibi düşünmesi bile gerekebiliyor. Adam olayı sonuca götürecek kişi. Bu sebeple yükü daha fazla.
0
dissendium
(11.11.17)
şu ülke şartlarıdan hakimlik ve savcılık kadar boktan bir meslek yok. değneklicikten başka bir şey değil.
0
danton
(11.11.17)
Normal ülke şartlarında hakim. bağımsızsın, birden fazla hukuk alanı var ve surec icinde en az birinde uzmanlaşırsın. Savci kararinin eksik olduğu durumds dahi mahkeme kararı istenen durumlar var.
Savcı başsavciya bağlı ve sadece ceza hukukuna hakim. Özel hukuk bilmez. Pratikte ceza hukuku sevmiyorum.hem burada karşına normal insan gelmiyor.

Ama şu ülkede ikisini de secmem. Hakimlik teminati yok ve sıfır saygınlık.
0
cabiday
(11.11.17)
hakim olup adalet dağıtmak mı? savcı olup suçluları ortaya çıkarmak mı? çok alengirli bir soru değil gibi görünse de ciddi anlamda yorucu.

ben savcı olmak isterdim.
0
blue eyes white dragon
(11.11.17)
adalet dağıtmak, suçluları ortaya çıkmak..

siz hangi ülkede yaşıyorsunuz acaba. hakimler ve savcılar mevsimlik işçi statüsünde artık.
0
sik kullanilanlar
(11.11.17)
savcı olurdum. diğerlerinin angarya iş dediği şeyleri yapmak keyifli olurdu.
0
booty hunter
(11.11.17)
Hangisi daha iyi bilmem, ama hakimlik daha saygın, savcılık daha havalı.
0
gezegen olan pluton
(11.11.17)
İkisini de seçmem. Simit sat, onurlu yaşa +1 Bir hocamız da bize aynen böyle dedi. Türkiye'de şu durumda bu meslekleri yapmak riskli.
0
tahin pekmez yoğurt
(11.11.17)
alsana türk hakimi

www.milliyet.com.tr
0
telas yapan anne
(12.11.17)
savcı
0
since1907
(12.11.17)
(12)

İlk işte ilk iş günü

dedi ayca
İlk işte ilk iş günü nasıl oluyor dostlar? Daha önce hiç tam zamanlı bir işte çalışmadım. 20'sinde iş başı yapacağım ve açıkçası hem korkmuş hem de istemez bir vaziyetteyim. İşle ilgili sıkıntım yok da o kadar insanla tanışacak olmak biraz korkutucu geliyor. Sosyal kelebek değilim hatta huysuz ve se
İlk işte ilk iş günü nasıl oluyor dostlar? Daha önce hiç tam zamanlı bir işte çalışmadım. 20'sinde iş başı yapacağım ve açıkçası hem korkmuş hem de istemez bir vaziyetteyim. İşle ilgili sıkıntım yok da o kadar insanla tanışacak olmak biraz korkutucu geliyor. Sosyal kelebek değilim hatta huysuz ve sessiz bir insnaım. Sizin ilk iş gününüz nasıldı? Nasıl aşarım korkumu?

Hemen bu pazartesi olsaydı delirecek vaktim olmazdı da 20'sine kadar kurup kurup duracağım kafamda.
0
dedi ayca
(10.11.17)
En fazla bir hafta zorlanırsın sonrası güzel olur. Mutlaka kafa dengi insanlar vardır. Ben de hızlı kaynaşamayan bir insanım ilk günler yemeklerimi bile hep yalnız yemiştim ama zamanla kaynaştım ve güzel arkadaşlıklar doğdu. O nedenle strese girme şimdiden. Kısa sürede alışacaksın.
0
ofelia
(10.11.17)
Bol bol gülümse (dişlerini göster). Raad ol seni yemezler.
0
cevab veremedim
(10.11.17)
vaaay iş bulmuşuz. hayırlı olsun. zaman her şeyin ilacıdır ayçe hanım.
0
Delay Fuze
(10.11.17)
tepedeki psychedelic adam
(10.11.17)
ben kamuda çalışmaya başladıydım bu şekilde. bir numara yok, merhaba merhaba derken, hadi gel otur biraz derken bitiyor gün. huyumuz suyumuz benziyor - sessizlik, insanlardan uzaklık filan.

kafada kurmalık bir şey yok yav. bismillahla elhamdülillah arası 8 sene sürecek gibi gelirken 80 dakka sürüyor, bitiyor. dert etme hiç.
0
cagdas donem kuramcisi
(10.11.17)
Şu ana kadar 4 tane ilk iş günüm oldu. Günün ilk saatleri hızlı geçebilir. Bu iş çocuk oyuncağı bile diyebilirsin. Herkes sana gülümsediği için kendini mutlu bile hissedebilirsin. Sonra eve gelip ertesi gün de iş olduğunu fark edince o büyük depresyona giden yolun ilk adımını atmış olacaksın. Sonra güler yüzlü insanların aslında güler yüzlü olmadığını fark edeceksin. İlk gün çok önemli değil o yüzden. Sonrası önemli.
0
dissendium
(10.11.17)
Herkese sevimli görünmeye çalışma. İlk intiba olarak biraz ağırlığın olsun. Yoksa öyle devam ediyor..
0
anksiyetik pia
(10.11.17)
korkacak bisi yok ayca. ilk kez calismaya baslarken de, is degistirirken de baslamadan önce bi panik gelir, ilk hafta da biraz ben nerdeyim dersin ama sonra alisiliyor. hayirli olsun isin.
0
ben de
(10.11.17)
Ilk is gunu degil 2. Veya 3. De olsa boyle hissetmen dogal. Kafana takma tadini cikar
0
hlt1985
(11.11.17)
sal gitsin. arada uğra, tanışmak için geldim falan de. bi tepsi baklava götür. ben öle yaptımdı.
0
petek
(11.11.17)
İs ne ki?
0
hailtothethief
(11.11.17)
@hailtothethief tasarım asistanlığı (moda)
0
🌸dedi ayca
(11.11.17)
(1)

Beyaz fonlu cv vs. modern tasarimli cv

anarchiste
İK'cılar da cevaplarsa çok makbule geçecek. Soru:bilindik formatta beyaz fonlu klasik cv mi yoksa "modern cv" basligi altinda gecenler mi daha kabul edilebilir gorunuyor? ornek: https://www.google.com.tr/search?q=modern+resume+template&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=0ahUKEwimwbbVwLLXAhWRCuwKHXGDAb4Q_
İK'cılar da cevaplarsa çok makbule geçecek.

Soru:bilindik formatta beyaz fonlu klasik cv mi yoksa "modern cv" basligi altinda gecenler mi daha kabul edilebilir gorunuyor?

ornek: www.google.com.tr
0
anarchiste
(10.11.17)
Ben CV hazırlama eğitimine katıldım. Eğitimci Türkiye'de klasiklerin daha kabul edilebilir olduğunu söyledi. Modern görünümlü CV'ler yurt dışında daha dikkat çekici olabiliyormuş ama Türkiye'de genelde göz yorucu olarak yorumlanıyormuş. Bu durum sektörden sektöre de değişebilir. Bir grafik tasarımcı ya da bir reklamcı kendi yaratıcılığını ortaya çıkarmak için renkli ve özgün bir CV hazırlayabilir ancak bir mühendis ya da bir teknik eleman bu tip tasarımlara yönelirse CV'nin ciddiyeti biraz kaybolabilir. Kendi mesleğinize göre ve sadeliğe göre karar verirseniz daha iyi olur.
0
dissendium
(10.11.17)
(42)

Ben kaç yaşında gösteriyorum?

yeteramadenedimherseyi
Abi ben kaç yaşında gösteriyorum ya kaç yani?
Abi ben kaç yaşında gösteriyorum ya kaç yani?
0
yeteramadenedimherseyi
(08.11.17)
26 27
0
veritaslibertas
(08.11.17)
24 falan?
0
balik kraker
(08.11.17)
27
0
in vino veritas
(08.11.17)
21
0
Bruce
(08.11.17)
22 de olabilirsin 28 de.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(08.11.17)
26-28
0
MtKrt
(08.11.17)
22 - 23
0
mutekebbir
(08.11.17)
25+ rahat
0
petek
(08.11.17)
23-24
0
baldur2
(08.11.17)
24-25
0
theseachange
(08.11.17)
25
0
megalomaniac
(08.11.17)
şaka yapıyosunuz di mi :D
0
🌸yeteramadenedimherseyi
(08.11.17)
20
0
funl
(08.11.17)
20-23
0
ya ben lan neyse
(08.11.17)
+25
0
westblack
(08.11.17)
20
0
kveldulv
(08.11.17)
25
0
Fusha
(08.11.17)
gösterme 24, gerçek 19-20
0
AlsterWasser
(08.11.17)
kardeş daha fazla gerilim vermeden söyle yaşını, bu kadar insan "ayh acaba bildim mi" sorusuyla yanıp tutuşuyor.
tepkiden anladığım kadarıyla 19'sun herhalde, max 20. ben 21 demişim işte, bakma sen bunlara.
0
Bruce
(08.11.17)
Bana da 25 +- 2 opsiyon gibi geldi.
0
skooma
(08.11.17)
bence de 26-27
0
duyond
(08.11.17)
doğru cevap 19. bi de sakalsız attım lan.
0
🌸yeteramadenedimherseyi
(08.11.17)
19-20 diye düşündüm. Göz altlarından anlaşılıyor genç olduğun ama saç, sakal, kaş rengin koyu siyah olduğu için oradan büyük duruyorsun.
0
dissendium
(08.11.17)
26-27 diye düşünmüştüm.

iyi ki ben cevap vermeden önce yazmışsın gerçek yaşını. yoksa çok merak ederdim gerçek yaşını.

yaşını büyük göstermeni takmıyorsundur umarım.
0
runagain
(08.11.17)
15
0
purple rain
(08.11.17)
@runagain takıyorum ya, yaşımda göstermek istiyorum.
0
🌸yeteramadenedimherseyi
(08.11.17)
24. hacu bana da yaşıtlarım abi abi diyor, yapacak bir şey yok.
0
Apocalypse
(08.11.17)
25
0
eksisozluk kullanici sozlesmesini okudum
(08.11.17)
Sinek kaydı takıl o zaman her daim
0
Fusha
(08.11.17)
Ilk fotograf 27-28 digeri 20-22
0
aquarium
(08.11.17)
@yeteramadenedimherseyi, yapacak bir şey yok. bence tadını çıkar sen yine de.


@fusha'nın önerisi iyi. traş, ona göre bir saç sakal, giyim tarzı olabilir.
0
runagain
(08.11.17)
26
0
mor oje
(09.11.17)
Oha 19 ne alakasi yok. :))
0
mor oje
(09.11.17)
İlk fotoğrafta büyük duruyorsun da yatmaktan olmuş o, sakallı da olsan 2. fotoğrafta küçük olduğun belli en fazla 20 demiştim.
0
ekaterina
(09.11.17)
26-27
0
burya
(09.11.17)
Biyolojik yaş 22
Zeka yaşı 17 gibi geldi bana
0
sylow
(09.11.17)
korkmayın, kemik yapınız yaşınızı geniş bir aralığa koyuyor sadece. yani büyük göstermek ve yaşlı göstermek farklı şeyler olduğu gibi sizde tahmini yaş aralığı büyük çıkmış. 19 yaşında olduğunuzu söyleyince gayet 19'luk duruyorsunuz. yani 19 yaşında insan böyle yaşlı gösterir mi, durumu söz konusu değil.
neyse neden kalpli kategoride bu soru anlayamadım ama çekimser bir şekilde gözümün yaşardığını söylemek istedim. "aa sebep sahibi bir ifşa, sorusu bilem var" dedim kendi kendime yani :D
0
godoşu beklerken
(09.11.17)
@godoşu beklerken asldld, başlığa “ifşa+kaç yaşında gösteriyorum” yazıcaktım zaten unutmuşum
0
🌸yeteramadenedimherseyi
(09.11.17)
28
0
superb
(09.11.17)
21-22 gösteriyorsun.
0
battal gemalmaz
(09.11.17)
24 ten fazlasi degildir
0
wynter
(10.11.17)
Ben tipini baya baya Mor ve Ötesi solistine benzettim. Şaka yapmıyorum. Tabi adamın tipi son görüşüm de bundan 10 sene vardır herhalde, şimdiki yaşı da muhtemelen 40'ların başları. Ben 77'li halimle 40 olmuşum, o da benden büyüktü. Gerçi o eleman da küçük gösterirdi o zamanlar.
0
d max
(10.11.17)
(9)

Insan nasil pozitif olur?

rusyalı kozmonot
Ben ne yazik ki olaylarin olumsuz yonune cok takilan bir insanim. Bazi insanlara bakiyorum inanilmaz pozitifler ve cok gipta ediyorum. Cunku obur turlusu cok yorucu. Insanin mizacinin cok degisecegine inanmiyorum ama en azindan bakis acimizi nasil degistirebiliriz? Diger turlu hayat (subjektif de ol
Ben ne yazik ki olaylarin olumsuz yonune cok takilan bir insanim. Bazi insanlara bakiyorum inanilmaz pozitifler ve cok gipta ediyorum. Cunku obur turlusu cok yorucu. Insanin mizacinin cok degisecegine inanmiyorum ama en azindan bakis acimizi nasil degistirebiliriz? Diger turlu hayat (subjektif de olsa) daha kolay oluyor.
0
rusyalı kozmonot
(08.11.17)
AlsterWasser
(08.11.17)
Burda da farklı başlıklarda da olsa epey denk geldiğim bir kitap var: İyi Hissetmek
Uygulayıp iyi sonuçlar alanlar var. Bir bakabilirsiniz.
0
hana bi
(08.11.17)
Pozitif insanlarla vakit geçirmek en etkilisi bence.
0
doxanikee
(08.11.17)
Olayın olumsuz tarafı senin işine yaramayacak olan taraf. Diyelim iPhone X almak için Amerika'ya gideceksin. Hem Amerika'ya gideceğin için hem de son teknoloji ürünü bir telefon alacağın için heveslisin. Bu durumda "Ya bir şey olur da gidemezsem?" diye düşünürsen hevesini kaçırmış oluyorsun. Bu yüzden de sırf "kendi hevesini kaçırmamak" için bunu düşünmezsin. Olursa olur, olmazsa olmaz düşüncesine odaklanırsan kötü olayların aslında çok doğal olaylar olduğunu görürsün. Kar fırtınası çıkınca uçuş iptal oldu diyelim. Sen zaten bunu düşünsen de buna müdahale edemezsin ki. Kar fırtınasını durduracak halin yok. Madem problem gerçeğe dönüşse bile yapabileceğin bir şey yok, o zaman bu problemi gündeme getirmenin bir anlamı yok. Kısaca sana faydası olmayacak şeyleri düşünmemek için sana fayda sağlayacak şeyleri istemen ve onları düşünmen gerek.
0
dissendium
(08.11.17)
negatif düşünmek bir çeşit korunma mekanizması. hayal kırıklığından, beklenmedik şeyden, olumsuzluklardan negatif etkilenmemek için en kötüsünü düşünüp aklımızca ona hazır olmaya çalışıyoruz.

ben yeri geldiğinde polyanna'dan beter, yeri geldiğinde ise felaket tellalı oluyorum; pek ortam yok. bir zaman sonra fark ettim ki negatif düşündüğüm olayları ya da bir benzerini daha önceden yaşamış ve bir şekilde negatif şeyler yaşamışım. her zaman bire bir karşılığı olmasa da o olayın bende karşılığı negatif olmuş; haliyle kafamda negatif kodlamışım ve sonraki durumlara kötümser bakmışım.

bir şeylerden korunman, kaçman gerektiğini düşünmediğinde hayata daha pozitif bakmaya başlarsın diye düşünüyorum. günlük hayatta seni geren, kafanı meşgul eden şeylerden kurtulursan; daha sakin bir düşünce yapısına erişirsen daha pozitif olabilirsin diye düşünüyorum.
0
Bruce
(08.11.17)
"neden" sorusunu doğru sormakla alakalı aslında bunun cevabı. her olaya negatif bakılmaz, her olaya pozitif bakılmayacağı gibi. keywordler edinin. mesela sevgi, insancalık, saflık gibi ve karşılaştığınız olaylara bu pencerelerden bakılabiliyor mu diye durun ve biraz düşünün.
bir şeyin içinde sevgi bulursanız negatif olmazsınız. ya da güven, insanlık, saflık, iyi niyet vs..

bir şeye negatif yaklaşıyorsanız kendinizce önemli gördüğünüz güzel "değer"lerle bir sorgulayın. bakın bakalım bunlar içinde var mı.
0
awlmi
(08.11.17)
parayla
0
Delay Fuze
(09.11.17)
Şu aralar dış etkenler ve başıma gelenler nedeniyle iki ileri bir geri gidip gidip gelsem de, ortalamaya baktığımızda pozitif biri olduğumu söylerler ama o pozitiflik kaç bunalım sonrası çıktı; o da ayrı.

Öncelikle, profesyonel yardımı asla ve asla küçümsemeyin. Sizden bir anda harikalar yaratmayacak ama uzun sürede sizi rahatlatacak ve görüş açınızı genişletecek bir yöntem.

Ancak, o bunallım zamanlarımda hazır çorba ve Banvit tavuk köfteyi ancak karşılıyordum; psikolog lüksün de lüksüydü. O yüzden, kendi geçtiğim yolu anlatayım ama şunu da hatırlatayım: herkesin reçetesi farklı. Benim reçetem başkasına, başkasının reçetesi bana uymayabilir. Zaten profesyonel yardımın da güzelliği senin reçeteni bilen insanın yönlendirmesi.

İlki sıkıldım. Böyle, ruh daralmalı falan. Üzül üzül nereye kadar. Bir de dediğin gibi ağır. Bana bir 'Ee, ben çok sıkıldım' ile 'Eşek başı mıyım ben, bu yükü böyle taşıyorum' arası bir his geldi.

Ondan sonraki süreç kendimle ve üzüntülü olan her şeyle dalga geçmek oldu. Yani, yine her şeyi kötü tarafından görüyordum da, en azından dalga geçince komik oluyordu. Her şeyden önce kendimi güldürüyor, o sıkıntıyı atıyordum. Param mı yok, parasız bir arkadaşımla 'Kızım artık E5'e çıkarız. Bir alıcı gözüyle baksana , ne kadar ederim, puhaaa' diye dalga geçiyordum, artık seviye ne kadar düşerse, o kadar çok gülüyordum. Hala da en sevdiğim şey kötü durumlarda bir kader arkadaşı ile dalga geçmektir.

Sonraki süreçte, e baktım, kötü gidince de uzun dönemde o kadar bir etkisi de yok. Yani, şu an üzüldüğüm şey 3-5 sonra pek bir anlamsız. Daha da ötesinde, yaşarken kötü şeyler olduğunu düşündüğüm şeyler bir şekilde iyiye döndü. İyi olduğunu düşündüklerim kötüye döndü. Hatta zincirleme şekilde bir iyiye bir kötüye döndü. Hatta o sarmalin bir kısmınu hala yaşıyorum. O zaman bana iyice bir rahatlama çöktü. Aslında rahatlamadan hayatımı dizi gibi elimin çekirdeğiyle izlemeye başladım. Kendi hayatıma seyirci olmak çok ilginç geldi. Böyle yanımda biri olsa da, bir yandan çekirdeği futuğğ futuğğ diye tükürürken 'Du bakalım kız, yarın ne olcak yaa. Çok da acayip yerde bitti' der gibi buldum kendi hayatımı. Ötesinde, neyin iyi neyin kötü olduğuna karar veremeyeceğimi anladım; tek kararım şu oldu 'Herhangi bir şey beni hastaneye düşürmüyor, yatalak yapmıyor, öldürmüyorsa; ne kadar kötü olabilir ki!'. Yani, kötü tarafından baksam ne olacak. Alt tarafı dünyada bir insanım. Gitse gitse nereye kadar kötü gidebilir. Sokakta acı acına mı kalacağım, altına girince ısınacağım yorganım mı olmayacak. Onlar sorun tabii, o zaman zaten kötü düşünmezsem manyaklık olur da, gerisi kötü olsa ne olur, iyi olsa ne olur. Ayrıca, kötü ve iyi olup olmadığını büyük olasılıkla ölene kadar bilemeyeceğim.

Şu ara kötü tarafından bakmaktan ziyade zorlanıyorum ve yıpranıyorum. O yüzden sert bir süreçten geçiyorum ama biliyorum ki bu süreci geçtikten sonra kendimle aslanlar gibi gurur duyacağım. Bu da iyi tarafından bakmak falan değil; 5 yıl sonra şu süreci yaşadığımı hatırlmayabilirim bile. Şu an zor oluşu veya yıpratıcı oluşu, ileriyi etkilemeyecek nasıl olsa. O zaman sınırına kadar zorlanayım, yıpranayım; en kötü ihtimalle tecrübe olur. Kötü oluversin bir süre. Kötü olmadan iyi olmaz. Çirkin olmadan güzel olmaz. Ona da ihtiyaç var.
0
aychovsky
(09.11.17)
nitelikli seks ile.
0
edgenabby
(09.11.17)
(2)

Motor Pompa Debi Hesabı Nasıl Yapılır?

dedirttiren
Merhaba Ham madde tahliyesi yapmak veya yüksek basınçlı sisteme göndermek için kullanacağım motor ve pompanın hesabı nasıl yapılır öğrenmek istiyorum.burada taşınacak kimyasalın viskozitesi, yoğunluğu göz ardı edilecek olursa mesela 100 kg/min debi sağlamak için seçtiğim pompaya göre mi motor hesapl
Merhaba
Ham madde tahliyesi yapmak veya yüksek basınçlı sisteme göndermek için kullanacağım motor ve pompanın hesabı nasıl yapılır öğrenmek istiyorum.

burada taşınacak kimyasalın viskozitesi, yoğunluğu göz ardı edilecek olursa mesela 100 kg/min debi sağlamak için seçtiğim pompaya göre mi motor hesaplanacak yada motora göre pompa mı seçilecek?

Aslında en mantıklısı motor/pompa veriminin ideal olanını bulmak işte orada doğru pompa nedir doğru motor kaç kW olmalıdır?

konu hakkında ufacık fikri olan yeşillendirebilir mi?
0
dedirttiren
(08.11.17)
Pompanın çalıştırılması için gereken elektrik gücü hesaplanacak. Ona göre elektrik motoru seçilecek. Sisteme göre değişir bu durum. Yerel kayıp var mı? Sürtünme kaybı var mı? Akışkan kaç metre yüksekliğe gönderilecek? Hammadde nedir? Hele partikül içeren bir akışkan ise olaylar oldukça farklılaşır. Şu anda sadece hidrolik makineler kitabı edinmenizi tavsiye edebilirim.
0
dissendium
(08.11.17)
Teşekkür ederim 40 bar basınçlı bir sisteme gönderilecek. Madde su gibi 1.2 g/cm3 yoğunlukta korozitif bir kimyasal. Sanırım çok detaylı konular bunlar.
0
🌸dedirttiren
(09.11.17)
(25)

bu kız kaşlarını almalı mı?

pinkpeony
https://hizliresim.com/qJy1lq
0
pinkpeony
(08.11.17)
Nein. Düzgün görünüyor.
0
cakabo
(08.11.17)
Bir paçoz olmak yerine efsane olmaya karar verdiği an almalı. Çünkü bu kızda potansiyel var. Dudakları, burnu, yüz hatları düzgün. Arkadaş bu neymiş diyebileceğim kadar kötü kaşları yok ama günümüzde daha belirgin bir yüz biçimi olanlar daha önde oluyor. Doğallık falan bunlar artık pek işlemiyor.
0
dissendium
(08.11.17)
alırsa çok ince olur,bence güzel.
0
denef
(08.11.17)
bence gerek yok
0
dedimmidemedimmi
(08.11.17)
oldukça düzgün, niye aldırsın ki?
0
fever
(08.11.17)
Böyle kaşım olsa hayatta aldırmam.

İdo tatlıses gibi kaşım olduğu için aldırıp, biraz rengini açtırıyorum. Zulüm bence, hele o minik minik çıkmakta olan kaşlar :(
0
kayranin kedisi
(08.11.17)
neresi düzgün ya, şu kaşa dokunmama modasının da şeyi de çıktı hani. kaş almak inceltmek demek değildir, bununkiler düzeltilebilir.
0
pamuk helvalar cebe
(08.11.17)
Doğallık her zaman kazanır, ben de kaşlarımı aldırmıyorum. Gayet düzgün duruyor kaşları.
0
sytemofadownmanyagi
(08.11.17)
almali diye bir sey yok, isterse ve kendini öyle mutlu hissediyorsa dokunmaz, hosuna gitmezse alir.

söyle olmali böyle olmali diyerek kendi güzellik anlayisimizla insanlari yorumlamak cok ama cok primitif.

hele pacoz gibi yorumlari okudukca gülüyorum.
0
kurnaz
(08.11.17)
Bence gayet güzel ve doğal
0
kismisolungac
(08.11.17)
Gayet güzel bence. Ama kız da çok güzel, o yüzden kaşlar olumsuz olarak göze çarpmıyor.
0
dostlarorkestrasi
(08.11.17)
Almalı almamalı diyemem. Ama boyle kaşım olsa hiç aldırmam denilecek güzellikte bir kaş degil. Biraz toparlanabilir. Normal, fazlaca daginik bir kaş tipi.
0
aquarium
(08.11.17)
kızın yaşını bilmiyorum ama yaşlı gösteriyo sanki kaşlardan ötürü. ya da daha anaç, yaşlı mı anaç mı emin değilim ama birini gösteriyo ve bu kaşlardan ötürü. ama kötü görünmüyo.
0
dafaisss
(08.11.17)
ben toplatırdım altlar çok dağınık, özellikle sonlara doğru.
0
cabiday
(08.11.17)
Kaşlar durmalı ama saçlar muhakkak uzamalı ki kaşların anlamı olsun. Bu saç modeli ile o kaşın havası kalmamış, ortaokul kızları gibi duruyor.
0
kaymaktutmayansicaksut
(08.11.17)
alsın bence.
0
elorelia
(08.11.17)
alsa güzel olur bence.
0
nawar
(08.11.17)
Azaltmadam toplanmalı ama şekil değiştirilmemeli.
0
medre
(08.11.17)
Alsin, almasın diyenler de yallah göz doktoruna.
0
doxanikee
(08.11.17)
Kızın dizideki karakteri, fiziği, hali tavrı ile falan kaşları uyumlu. Ben almasını istemezdim.

Bilmeyenler için kız bu;
www.imdb.com
www.instagram.com
0
gofs
(08.11.17)
Hayır gayet şekilli kaşları var.Alırsa çok incelir.böyle iyi.
0
demoniclewinsky
(08.11.17)
alsin, diyenlerin cogu erkek, eminim.

kaslara fazla dokunmuyoruz, cunku bazen alinan killar ebediyen bizi terk eyliyor. 25 yasinda mesele edilmeyebilir; 10 sene sonra aglamaya baslariz.

fotograftaki kaslar etraftan sarartilip farla, kalemle istenilen sekile getirilebilir. kas duzeltmenin tek yolunun onlari yolmak oldugunu zannetmek salaklik... zaten fondoten gecsek, etraftaki ince killar gorunmez olur.

kizin muhtesem kaslari var. farkinda ki, dokunmuyor.
0
e haliyle
(08.11.17)
almamalı, yapay kaş dağınık kaştan daha çirkin.
0
Bruce
(08.11.17)
almamalı.
0
balik kraker
(08.11.17)
Bu kızın yüzü çok doğal, güzel. Kaşları da olduğu gibi kalmalı.
0
l arrache coeur
(08.11.17)
(2)

kendi kendine gitar ogrenen var mi?

Lusid*
bir udemy ya da herhangi bir yerden (youtube videolari vs) calisip ogrenebilir miym?siz ogrendiyseniz hangi kaynaklari kullandiniz?
bir udemy ya da herhangi bir yerden (youtube videolari vs) calisip ogrenebilir miym?
siz ogrendiyseniz hangi kaynaklari kullandiniz?
0
Lusid*
(07.11.17)
azim ve inanç varsa olur. ben tembel olduğum için öğrenemedim ama öğrenen tanıdıklarım var.
ben selim ışık'ın videolarıyla çalışıyordum. youtube'da eğitim videoları var, onlara bakın isterseniz.
0
dedimmidemedimmi
(07.11.17)
Şu anda gitar kursuna gidiyorum ama temel bilgileri şu hocadan öğrenmiştim ilk defa.

www.youtube.com

Bence hem teorik anlamda hem de pratik anlamda hocadan öğrenmek daha iyi.
0
dissendium
(07.11.17)
(49)

28 yaşında kanser olduğunu öğrenmek

koola
Ailem bilmiyor. Bugün sonuçları aldım, doktorumla görüştüm. Geç kalmadığımızı doğru tedaviyle yenebileceğimi söyledi. Ama ben annemlere söyleyemem üzemem onları. Neden bilmiyorum buraya yazdım. Sizce söylemeli miyim? Tek başına tüm tedavilere gidebilirim sanki, duymasın annem
Ailem bilmiyor. Bugün sonuçları aldım, doktorumla görüştüm. Geç kalmadığımızı doğru tedaviyle yenebileceğimi söyledi. Ama ben annemlere söyleyemem üzemem onları. Neden bilmiyorum buraya yazdım. Sizce söylemeli miyim? Tek başına tüm tedavilere gidebilirim sanki, duymasın annem
0
koola
(07.11.17)
Çok geçmiş olsun , inşallah tedaviniz çok güzel geçer ve bu hastalığı yenersiniz, bence ailenize söylemelisiniz onlar da senin için dayanacaklardır size moral vermeye çalışacaklardır diye düşünüyorum , moralinizi çok yüksek tutun , bence yeneceksiniz doktorunuzun dediği gibi
0
proustun bir aski
(07.11.17)
Atlatmanızı gönülden dilerim öncelikle..
Desteğe ihtiyacınız olacak bu süreçte.. bir şekilde söylemeli gibi geldi bana.. yanınızda olurlar.
0
leper messiah
(07.11.17)
İmla hataları için kusura bakmayın mobilden yazıyorum
0
proustun bir aski
(07.11.17)
Öncelikle çok geçmiş olsun
Bu süreçte manevi bir destek ihtiyacı hissedebilirsiniz sanki, evet söylemeye çekinmekte haklısınız fakat tedavi boyunca yanınızda olmalarına da ihtiyaç duyabilirsiniz.

Yine karar sizin tabii ama aileniz de bilmeyecek de kim bilecek? Bilmek hakları diye düşünüyorum. Tek başına mücadele edilebilecek bir hastalık değil kanser
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(07.11.17)
ailesel destege cok ihtiyac duymadan tedavi ve motivasyon bana yeter derseniz soylemeyin bence cunku onlara mide agrim var desen bile uyuyamazlar o yuzden iyi karar verin soylemek icin
0
seljax
(07.11.17)
Merhaba,

Çok geçmiş olsun. Herkesin durumu elbette farklıdır, ancak yakın arkadaşlarımdan birine 21 yaşında teşhis kondu. Tedavisini tamamladı, şuan üzerinden on yıldan fazla bir süre geçti, gayet sağlıklı, mutlu bir hayatı var.

Aile konusu elbette kişisel seçim, ancak bildiğim kadarıyla tedavinizin ağırlığına göre destekleri iyi olacaktır. Bu bilgilerle dışardan bakıldığında söylemek daha mantıklı gibi. Doktorunuz ve ailenizle birlikte hareket etmek en doğrusu.
0
hana bi
(07.11.17)
Geçmiş olsun.

Bence söylemelisin, ailenin desteği sayesinde süreci daha rahat atlatırsın.
0
hayirsiz
(07.11.17)
çok geçmiş olsun. morali yüksek tutalım, umarım yenersiniz.

çekinceyi ben de anlıyorum ama insan dayanacak birisini arar yanında bence, mutlaka paylaşmalısınız diye düşünüyorum. hem sonradan öğrenirler, bir de sakladığınızı farkederlerse daha çok üzülebilirler. hiç anne terliği yemediniz galiba :P

bir fincan kahve +1
0
dedi ayca
(07.11.17)
ölümcül bir hastalığı atlattım. senin moduna göre onlar da benzer moda girecek. söyleme yada senin modun, moralin çok iyiyise daha basit bir hastalık gibi söyleyebilirsin. anne başka bir şey ama şunu yap yada yapma demek çok zor. ana gibi yar olmaz.
0
sik kullanilanlar
(07.11.17)
Cok gecmis olsun sanirim genc yasta bu illeti atlatmak daha kolay oluyor. Bir arkadasim da uygun tedaviyle atlatti. eskisi gibi degil artik kansere karsi tedaviler cok ilerledi.
0
rentts
(07.11.17)
geçmiş olsun, şükürler olsun ki tedavi ile çözülebilecek bir durumdaymışsınız. bu hastalığı atlattıktan sonra aile öğrenirse daha çok üzülecektir bizimle neden paylaşmadı diye. bu süreçte insana en iyi ilaç aile, yakınlarından göreceği destek derler malum. bence paylaşın
0
gazozailacatmauzmani
(07.11.17)
Geçmiş olsun. En azından bir kişiyle paylaşmalısınız bence bu durumu. Özellikle sizi gerektiğinde hastaneye getirip götürebilecek biri olmalı. Bir kuzen, yakın bir dost... Ailenize söylemek istemiyorsanız ve böyle daha stressiz olacaksanız öyle yapın. Önemli olan sizin huzurlu olmanız.
0
inawen
(07.11.17)
Çok geçmiş olsun. İnşallah en kısa zamanda tedavi olur ve iyileşirsiniz. Ailenizin bilmesi şu aşamada daha iyi. Bir de hastalığın duygusal yükünü üzerinizde taşımayın. Aile bizim en yakınlarımız.
0
dissendium
(07.11.17)
bence söylemelisiniz ve onlar da size destek olmalılar. umarım hızla iyileşirsiniz. geçmiş olsun.
0
tukenmez adam
(07.11.17)
Gecmis olsun, moralini yuksek tut lutfen. Tedavisi olan bir hastalik nihayetinde. Yapabilecegimiz bir sey var mi?
0
balpolen
(07.11.17)
Geçmiş olsun... Bence söyle. Çünkü sonradan ah keşke söyleseydin dedirtme kendine. İlk üzülecekler ama Bir sure sonra alışacaklar. Sonra sen iyileşeceksin, normale dönecek her şey. Üzülme geçiyor.. Zaten saklayamazsın bunu ki.. Sadece hafifleterek söyle. Kolay iyileşen çeşidiymiş de...
0
ssiradanbirigibi
(07.11.17)
çok, çok geçmiş olsun.

moralinizin yüksek olmasının ciddi bir önemi var. kendinizi yalnız hissetmeniz tedavinizi de kötü etkiler, o zaman söylememeniz ailenizin işine de yaramaz. yani tam da yapmak istemediğiniz şeyi yapmış olmayın.

ailenizi onlara sormadan size destek olma şansından mahrum bırakmayın bence. tedavinizin gidişatında başından beri yanınızda birilerinin olması ve o birilerinin aileniz olması hem iyi etki eder, hem de ailenizin hakkı bana kalırsa.

evham yapan bir aile ferdi varsa belki ailecek ondan gizleyebilirsiniz. o kararı ailenizin geri kalanıyla alabilirsiniz.

kendinizi yalnız bırakmayın, lütfen. doktorunuz da güzel şeyler söylemiş madem, stres yaparak avantajınızı dezavantaja çevirmeyesiniz. umuyorum bu döneminiz olabilecek en hafif şekilde geçer ve en kısa zamanda sağlığınıza kavuşursunuz. sevgiler.
0
godoşu beklerken
(07.11.17)
Geçmiş olsun. belki bir kaç hafta sonra, tedavi yola girip ilerleme yapıldıktan sonra olabilir.
0
Cursed Chico
(07.11.17)
Belki yumuşatarak söyleyebilirsiniz, böylece hem yanınızda olurlar hem de çok evham yapmamış olurlar. Mesela “şyramda şuramda şöyle birşey çıltı, kötü huyluya çevirme riski yüksekmiş, hemen müdahale edelim dediler” gibi gibi.
0
physcos physcos
(07.11.17)
geçmiş olsun. inşallah bir an önce sağlığına kavuşursun.

üzülmelerinden ve onları senin için üzülür görüp, senin daha da zorlanmandan korkuyorsun. ama en doğrusu paylaşman. üzülecek olsalar da bunu tek başına taşıma. ailen ve arkadaşlarınla mutlaka paylaş. bazen hasta yakını, hastadan daha hasta olup, hastanın da moralini bozabiliyor. bence paylaşırken bu uyarıyı da yap: siz bana moral vereceksiniz, destek olacaksınız, de.

kesinlikle paylaş. çok çok çok geçmiş olsun.
0
runagain
(07.11.17)
Geçmiş olsun. Bunu gizlemenin ne senin ne de ailen için doğru olduğunu düşünüyorum. Anneme hastaymışım ya, karaciğer kanaması, ülser vs falan diyor doktor diye başla. zamanla kanser olduğunu söylersin. bir anda söylemene gerek yok (annen için). diğer aile fertlerine direkt söyle.

bu arada hangi kanser türü? 22 yaşında bir kız arkadaşım cilt kanserini gayet hızlıca bir sene içinde yendi ve tamamen iyileşti. umarım senin de aynı şekilde olur.
0
sen git ben geliyorum
(07.11.17)
Hocam herkesin aile durumu farklı o yüzden diyebileceğim tek şey moralli olmanız. yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla annenizi çok seviyorsunuz. bence en büyük motivasyonu ve desteği anneniz sağlayabilir.

siz söylemeden ne bileyim hastane kağıtlarından, ilaçlardan vb. durumu kendisinin anlaması halinde üzülebilir. ama sizin ağzınızdan duyarsa, birlikte daha güçlü olabilirsiniz.
0
lesemajeste
(07.11.17)
Gecmis olsun.

Zaten hastalik canini sikacaktir bozacaktir, bir de ailenden bunu gizlemeye calisarak kendini daha da sikintiya sokmamalisin. Tedavine mi odaklanacaksin, yoksa bunu gizlemek icin ailene mazeretler bulmaya mi?
0
midilli35
(07.11.17)
Çok geçmiş olsun öncelikle.

Ben bu meseleyi tek başıma asarim diyen adam bu hastalığı ezer geçer. Önce onu diyeyim. Takdir ettim sizi. Zira çok sevdiğim bir abim bu motivasyonla nasıl yapabildiyse artık 9 ayda hastalığı tamamen yendi. Sizi kendisiyle tanistirabilirim bile. Eşi ve kızı iyileştikten sonra öğrendi.

Kimi insan hayatında sevdiklerinin desteği ile motive olabilirken kimisi de onların karşısına başarı sonrasında çıkmak üzerine motive olabilir. E malum bu hastalığın en etkili ilacı moral motivasyon.

Ben sizde bunu gördüm şahsen. Ailem öğrenince üzülecek diye tedavi süresince sevkiniz kırılacaksa, ve bazen de yakinlarimiz bizleri bize karşı hassasiyetleri hasta psikolojisine soktuğundan bu durumu yaşama ihtimaliniz varsa şimdilik söylemeyin. Ta ki tek başınıza bu sürecin zor olacağını hissettiginiz ana kadar. Hiç sanmıyorum ama olur da tedavi sürecinde tokezlediginizi, yoruldugunuzu, zorlandiginizi hissettiginiz ilk anda yakinlariniza bilgi verin. Ama muhakkak verin öyle durumda.

Şimdiden geçmiş olsun. Bu motivasyonu kaybetmeyin. 1-0 öndesiniz. Tebrikler :)
0
evrenos gazi
(07.11.17)
Abi çok çok geçmiş olsun. Umarım hızlı bir şekilde atlatırsın. Bence ailenle en başta konuşmalısın. Destek filan muhabbetlerini de geçelim gizli tutmaya çalıştıkça başlarda kafanda ekstra stres unsuru olacak.
0
karpuzpeynirekmeksu
(07.11.17)
geçmiş olsun dostum.

artık bir çok insan rahatça kurtuluyor ve bünyesi müsait olanlar normal bir hastalık gibi zamanla iyileşiyor. ailene de söyle, sevdiğin dostlarına da güzelce atlat kaldığın yerden yürümeye devam et. hiiiç dert değil, atlatar geçersin. bir süre sonra buraya yine duyuru açar, la kanser falan kalmadı bitti diye biz de seviniriz. :)
0
Apocalypse
(07.11.17)
Çok geçmiş olsun. Yine de siz bilirsiniz ama Bence soylemelisiniz. Aile olmanın mantığı biraz da bu değil mi. Bana kalirsa onlar da bilmeyi hak ediyor. Onlara bu süreçte sizin yaninizda olma şansı vermemiş oluyorsunuz söylemezseniz. Sonradan ogrenirlerse gizlediginiz için daha cok uzulebilirler. Yalnız degilsiniz, yalniz atlatmak zorunda da degilsiniz o yüzden. Bu dönemi birlikte atlatabileceginiz bir aileniz varmış ne güzel. Hem gizlemek sizin için fazladan bir çaba ve stres demek.
0
aquarium
(07.11.17)
Çok geçmiş olsun. Umarım en kısa zamanda iyileşmiş olacaksın. Önemli olan moralinin yüksek olması.

Ben söylemen taraftarıyım. Böyle durumlarda aile desteği ekstra motivasyon sağlayacaktır.
0
himmet dayi
(07.11.17)
Geçmiş olsun. Bence ailene söylemen iyi olur eğer onları düzenli olarak görüyorsan. Tedavinin yan etkilerini sende gorurlerse (sac dokulmesi, yorgunluk hali vs) onlar soracaktır zaten. Motivasyonunu yüksek tutman gereken zamanda bir de onlardan saklama stresiyle uğraşma bence. Ayrıca yaninda birilerinin olması çok daha iyi olur tedavi açısından.

Herkes söylemiş ben de tekrar edeyim. Neden motivasyonunu yüksek tut diyoruz? Motivasyonunu yüksek tuttuğun sürece bağışıklık sistemin güçlü olur, bu da hastalığa karşı korunaklı olduğun anlamına gelir.

Bol şans.
0
humblebirth
(07.11.17)
çok geçmiş olsun. tek başına göğüslemektense paylaşın bu durumu ailenizle. her iki taraf için de daha iyi olacaktır.
0
eindaclub
(07.11.17)
Eskisinden sağlam olursun inşallah.

Yaptığın hareket çok asil, yüreğinin büyüklüğünü gösteriyor. Ama sen iyileştikten sonra bir gün öğrenirlerse, bu süreçte yalnız olduğunu düşünecekler ve içlerinde hep bir burukluk, kendilerini suçlama psikolojisi kalacak. Oysa beraber atlatırsanız tam tersi sonsuz bir iç huzuruyla dolacaklar. Bilmek hakları. Hayatta her şey yeri ve zamanı geldiğinde yaşanmalı.
0
onemoremile
(07.11.17)
Çok geçmiş olsun, doktor henüz geç değil dediyse kısa zamanda atlatırsın bunu, moralini bozma.

Bence ailenle paylaşmalısın. Evet üzülecekler ama söylemediğini öğrenirlerse bence daha çok üzülecekler.

Ailen başta üzülüp kahrolsa da, bu süreçte senin yanında dağ gibi durabilmek için üzüntülerini bir kenara bırakıp toplarlanacaklardır. Annen sandığından çok daha güçlü, hiç merak etme.
0
peggy
(07.11.17)
Cook geçmiş olsun. Rabbim şifa versin. Bence ailenle paylaşman daha iyi olur. Destek olurlar. Çünkü aile çok farklı birşey. Manevi olarak ayakta kalman için önemli birşey.
0
tociess
(07.11.17)
cok gecmis olsun ve gececek insallah once buna kesinlikle inanmalisiniz.
aileye soylemeden bu surec zor gecer sizin icin. ama sen de haklisin anneye dediginde tabi ki uzulecek. tek care once gercekten inanip, bu sureci tastamam sindirip annenin karsisina inanilmaz bir gucle cikman ve destegini istemen. anneler cesur olur, seni guclu gorunce icindeki cesaret daha cabuk cikacak ve atlatacaksiniz allahin izniyle.
0
art vandaley
(07.11.17)
hemen inanma doktorlara. hele özelse hiç inanma. şimdi bu hastalıktan kurtulmak çok kolay. bir yakınımızın kolon kanserinden sonra 2 yılı geçti. tahlilleri tertemiz çıkıyor.
0
for day to break
(07.11.17)
Bu bir süreç. Sen nasıl kendini üzgün hissediyorsan başkaları da hissedebilir. Bu hislerin yaşanması gerekiyorsa, bırak herkes yaşasın. Bunu ailen ile, yakınlarınla birlikte yaşamazsan hem süreci, hem de hastalığı atlatmakta zorlanırsın.
Bu süreç seni korkutabilir. Ancak korkmak, korkmamak kadar doğal bir duygu. Karanlık bir odada yalnız oturmak yerine, ailenin, arkadaşlarının elini tut, desteğini hisset. Gerisi kolay.
0
cliquot
(07.11.17)
Geçmiş olsun. Umarım atlatırsın bu bela hastalığı. Daha gençsin ve genç insanların direnci daha fazladır. Bence kesinlikle söylemelisin. Çünkü ameliyat/kemoterapi ciddi tedavi yöntemleridir. Emin ol sen ihtiyaç duyacaksın onların desteğine. Şu durumda anladığım kadarıyla durumun kötü değil. Bu haldeyken gidip durumu onlara açıklamalısın. Nasıl bir tedavi yöntemi izlenecek bilmeliler. Bilmeliler ki uzun vadede karşılaşacağın zorlukları seninle paylaşabilsinler. Bir de şu açıdan düşün. Allah göstermesin ama durumun kötüye giderse onlardan destek istemek zorunda kalacaksın. Ve seni o halde görmeleri, o ana kadar onlara haber vermemiş olman daha çok üzecektir onları.

Bence vakit kaybetmeden paylaş onlarla bu durumu.. Tekrar geçmiş olsun
0
silah taciri
(07.11.17)
Geçmiş olsun birilerine söyleneni tavsiye ederim. Moralin umarım hiç bozulmaz ama bozulduğu bir an olursa seni toparlayarak birileri olmalı. En kısa zamanda toparlayacaksın. Şuraya kanseri atlattım yazacağın günü şimdiden bekliyorum.
0
valarmurgulis
(07.11.17)
geçmiş olsun...

ben de ailenize söylemeniz taraftariyim. onlarin yerine kendinizi koyun, böyle bir şeyi sizden sakladiklarinda kendinizi dışlanmış ve eksik hissetmez miydiniz?

ustelik böylesi bir durumu gözlemeniz ileriye yönelik farklı şekillerde de size olan güvenin sarsılmasına sebep olabilir. şahsen ben anne olarak evladının benden bir şey gizledigini bilsem sonraki donemde ne söylerse söylesin inanmamayi tercih ederim ya da içimde bir bit yeniği hep kalir.

bu süreçte tedaviye odaklanmaniz gerekirken sürekli seri şekilde yalan söylemek, bir şeyler gizlemek ve güven problemleri yaşamak isteyeceginizi zannetmem.

ustel ik 4. evre akciğer kanseri atlatmış bir babanın kızı, lenf kanserini yenmiş birinin arkadaşı, daha çok yeni akciğer kanseri atlatmış bir dostun yareni olarak moral destek en kıymetli silahiniz olacak diyorum.

geçmiş olsun, güzel haberlerinizi bekliyorum.
0
balik kraker
(07.11.17)
inanıyorum ki atlatacaksınız. bence de söylemelisiniz. belki size, sizden daha yardımcı olacaklar. bunu bilemeyiz.
0
cemiyetin ünlü siması
(07.11.17)
Cok gecmis olsun. Ben de soylemekten yanayim. Insan ne kadar guclu olursa olsun ufacik bir zayiflik aninda bile ailesinin destegiyle tekrar ayaklanabiliyor. Umarim en kisa surede atlatirsin.
0
rusyalı kozmonot
(07.11.17)
Geçmiş olsun kardeşim. Atlatacaksın inşallah bugünleri.
0
komando kani var bende
(07.11.17)
birerbir tecrübem olmadı ama filmlerden gördüğüm kadarıyla tek başına atlatılabilecek bi süreç değil. mutlaka söyle. ayrıca anne/baban kanser olsa sen bilmek istemez miydin?

geçmiş olsun.
0
elorelia
(07.11.17)
Geçmiş olsun. Bilmeye hakları var. Söyle. Birbirinize destek olun. Aile bunun için var.

Yaşın genç. Yenersin bence.
0
Delay Fuze
(07.11.17)
Geçmiş olsun .. Bence de aran iyi veya kotu olsun soyle... Mücadeleye devam...
0
opitseri
(07.11.17)
Geçmiş olsun. Bugünler de geçecek. Erken aşamalardaymışsınız zaten. Annesi, kuzeni, teyzesi kanser talmatmış bir insan olarak "Kanaerden değil, geç kalmaktan korkun" kafının doğruluğunu defalarca gördüm. Erken olduğuna göre, korkmanıza hiç gerek yok.

Aileye gelince, düşün ki annene bu teşhis kondu. Bilmek ister miydin? Cevabın evetse, senin de cevabı saklaman bencillik olur. Bir de, grip olunca o süreç bile kolay geçmiyor. Atlatacağınıza eminim ama o süreç basit bir süreç değil tabii ki. Bu süreci tek başınıza atlatmanız size daha çok yük olur. İyileşmenizi de zorlaştırır. Böyle haberleri vermek zor ama belki onların tanıdığı birileri çıkar, sana yardım edecek olan birileri öıkar. O kapıları da kapatmış olursun söylemeyerek.
0
aychovsky
(07.11.17)
Çok sağ olun yanıtlarınız için!
0
🌸koola
(08.11.17)
Çok geçmiş olsun. Nasıl rahat hissedecekseniz öyle davranın. Ama eminim onlar bilmek isterdi ve bu süreçte işi çaktırmadan götürmen çok zor.Doktor olduğum için soruyorum tanınız ve tedaviniz konusunda mesaj atabilirseniz yardımcı olmak isterim.
0
arya yada vera
(08.11.17)
kanser yenilenebilir bir hastalık.
en yakınlarımda yenen ve üzerinden seneler geçenler var.

annene söylemen gerekiyor çünkü onun da sana destek olma hakkını elınden alamazsın.
ayrıca tedavılere tek gıtmek sorun degıl, bu bır hastalık bır sınav sadece sana gelmedi, bunu sevdiklerinle yasayacaksın. inşallah yeneceksin de.

moralin bozuldugu anlarda ne yasadıgını bılmedıgı ıcın sana bagıran ya da anlayıssız davranan annenın sonradan bunu ogrenınce hıssedeceklerını dusun.

annenin basına gelse senden saklayıp gıtse tedavılere ne hıssedersen oyle yap.
0
hopp
(08.11.17)
(9)

sizce tedx mi, boğaziçi panel mi?

mobydick
https://buyulubirgun.boun.edu.tr/programhttp://www.biletix.com/etkinlik/UA102/TURKIYE/tr#tab1aslında gözü kapalı tedx derdim ama düşününce, tedx sonradan youtube da yayınlanıyor. konuşmacılar da aşırı dikkatimi çekmedi. ama tabi bütün konuşmalar yayınlanmayabilir, onu da unutmamak lazım.bou de üniv
buyulubirgun.boun.edu.tr

www.biletix.com

aslında gözü kapalı tedx derdim ama düşününce, tedx sonradan youtube da yayınlanıyor. konuşmacılar da aşırı dikkatimi çekmedi. ama tabi bütün konuşmalar yayınlanmayabilir, onu da unutmamak lazım.

bou de üniv öğrencileri, o genç dinamik hava olacak daha interaktif birşey bekliyorum. konular güzel yerlere gidebilir. tabi bilemedim.
0
mobydick
(06.11.17)
Boğaziçi tabii ki. TEDx abartılmış bir balondur.
0
dissendium
(06.11.17)
Tedx abartılmış bir balondur +1
0
but that was just a dream
(06.11.17)
yukarıdakiler +1
0
cursor
(06.11.17)
tedx elbette.
0
petek
(06.11.17)
dissendium +1.

Yalnız bilet fiyatları için ne diyorsunuz? TED 250-200tl Boğaziçi dışarıya 150, mezunlar 120, 90tl.. F/P= Boğaziçi gibi.
0
hana bi
(06.11.17)
tedx pişman etti. seçenek tedx ise, cevap, diğeri.
Bakınız: www.youtube.com
0
neynep
(06.11.17)
@neynep, akşam akşam güzel güldürdün :DD teşekkürler.
0
🌸mobydick
(06.11.17)
tedx'e konuşmacı olarak eski aşığım bile çıktı, seviyeyi oradan hesap et.
0
Bruce
(06.11.17)
bence seminere gitmek boş iştir.
0
her gece aç
(06.11.17)
(8)

Bütün öğrencileri bırakıp yaz okulunda geçiren akademisyen

hadi ya la
Hakkında ne yapılabilir? Üst yönetimle arası iyi, fotoğraflarını görüyorum sürekli.Dersleri çok iyi arkadaşlarım kaldı hep. Sadece birkaç kişi dersi geçti, geçenler de neden geçtiğini anlamadı.Yaz okulunda pamuk gibiymiş, herkes güzel notlarla geçti.Facebook'a sürekli üstsüz çıplak fotoğraflarını ko
Hakkında ne yapılabilir? Üst yönetimle arası iyi, fotoğraflarını görüyorum sürekli.
Dersleri çok iyi arkadaşlarım kaldı hep. Sadece birkaç kişi dersi geçti, geçenler de neden geçtiğini anlamadı.
Yaz okulunda pamuk gibiymiş, herkes güzel notlarla geçti.
Facebook'a sürekli üstsüz çıplak fotoğraflarını koyan, spor yapıyorum bakın diyen, öğrencilere kötü davranan biri.
0
hadi ya la
(05.11.17)
Final soruları orantısız şekilde zorsa dekanlığa yazı yazabilirsiniz. Bu itliği bizim bölümde de yaptılar. Isı geçişi dersinin final sınavında hayvan gibi soru sordular, zor geçtim. Normalde derste hiç örnek çözmediğimiz bir soru vardı. O tip soruları derste hoca 1 saatte çözüyor ama sınavda 4 probleme 1 saat veriyorlar. Para tuzağı varsa bölüm başkanı da işin içindedir. Rektörlüğe bile yazabilirsin.
0
dissendium
(05.11.17)
yönetimde idealist biri varsa bu sorunu ona ulaştıracaksınız. zira yönetim kişinin bu yönünü bilmiyor olabilir, bu kokuşmuş karakter türü öğrencilere gösterdiği bedhah yüzü kendi üstlerine çaktırmaz, bilakis sevilen hoca imajı çizer.

bunu da yapamıyorsanız ekşi sözlük'te başlığına döşeyeceksiniz; küfür ve hakaret olmadan ne yapıyorsa onu yazacaksınız. akademisyenler önem verir ekşi'ye.
0
testis agrisi
(05.11.17)
para tuzağına benziyor. rektörlüğe durumu bildir gitsin.

ayrıca kişi kadın ise fb linkini yollasna.
0
petek
(05.11.17)
bireysel herhangi bir yaptırım olmaz yani ne yaparsanız yapın dersten kalmış hocaya suç atıyor derler ama toplu halde aksiyon alabilirsiniz. mesela toplu halde durumu anlatan bir dilekçe yazıp (20-30 imzalı) rektörlüğe verebilirsiniz.
en iyi sonuçlar hep toplu şekilde alınır. organize olmanız lazım. o da zor tabi.
0
dedim dedim de kime dedim
(05.11.17)
Direk Bimer'e şikayet edebilirsiniz. Tüm şikayetler hakkında rektörlük mecburen işlem yapıyor, sümen altı etmek mümkün değil. İşlem derken araştırma ve ifade/savunma öncelikle, direk ceza vermek değil tabi. Dekanlık/rektörlük artı Bimer en güzeli.
0
opucuk baligi
(05.11.17)
bu olayın üstsüz fotoğraflarla ilgisini anlayamadım. k
0
burya
(05.11.17)
Apocalypse
(05.11.17)
Dekanlıktan çözemezseniz yök ya da cimere (eskiden bimer etkiliydi malum şimdi cimer :)) yazın. Çok imzalı dilekçe kesin ilgi çeker. Ama tabii çok imzalı dilekçe toplayamayacaksın. Herkes bana ne abi hoca bana takar kafasında tırsacağı için bişey çıkmayacak.
0
vassal
(05.11.17)
(2)

İzmit ingilizce kursu önerisi

electrobuzz
Arkadaşlar son zamanlarda gidip memnun kaldığınız önerebileceğiniz bir kurs var mı kocaeli merkezde. Gidecek kişi orta seviyenin altı durumda. Teşekkürler.
Arkadaşlar son zamanlarda gidip memnun kaldığınız önerebileceğiniz bir kurs var mı kocaeli merkezde.

Gidecek kişi orta seviyenin altı durumda.

Teşekkürler.
0
electrobuzz
(05.11.17)
Ben gitmedim ama bir akrabam KOUSEM'e gitti. Buradaki hocalar aynı zamanda Yabancı Diller Yüksekokulundaki hocalar. Orada en temelden eğitim veriyorlar. Fiyatları da uygun diye biliyorum. Kurs yerine üniversiteden eğitim almak daha iyi bile olabilir.
0
dissendium
(05.11.17)
Amerikan kültüre gitmiştim gayet iyiydi
0
mutlusismankedi2015
(05.11.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.