Giriş
(10)

bir zanaat edinmek istiyorum

dahinnotha
Herkesin bir zanaata sahip olmasını gerektiğini düşünüyorum. zanaatın tanımını da kendimce şöyle tanımlıyorum "yeni hayata sıfırdan başlanacak olsa ben şunu yapabilirim diyebilmek". bahçevanlık, marangoz, oymacılık, aşçılık, vs vs. değer üretebilecek herhangi bir meslek. Bu konu üzerine uzun uzun ko
Herkesin bir zanaata sahip olmasını gerektiğini düşünüyorum. zanaatın tanımını da kendimce şöyle tanımlıyorum "yeni hayata sıfırdan başlanacak olsa ben şunu yapabilirim diyebilmek". bahçevanlık, marangoz, oymacılık, aşçılık, vs vs. değer üretebilecek herhangi bir meslek.

Bu konu üzerine uzun uzun konuşmak isterim, ama gerek duymuyorum şimdilik.

nasıl bir zanaat / iş edinebilirim kendime? zaten çalışıyorum, işimden memnumum ve bu alanda kariyer yapacağım. yani edineceğim zanaat şuan için hobiden öte gitmese de olur. ancak ben bunu, 15-20 sonra, belki, emekli olduktan sonra profesyonel olarak idame ettirmek de isterim.

ya da her şeyden sıkılıp, söz gelimi, kamboçya'ya gitsem ya da bilmediğim bir ülkeye, orada hayatımı devam ettirmek de isterim.

gibi.
0
dahinnotha
(07.01.18)
Eğer yapabilirseniz, çanak çömlek seramikle uğraşabilirsiniz.

Kendi çapınızda resim, heykel de yapabilirsiniz neye şekil vereceğiniz veya neyi boyayacağınız size kalmış ister pirinç tanesine resim yapın ister koca tuvale; ister ağaçtan oyun ister kilden yapın...

Deri işleyebilirsiniz. Dikebilirsiniz ve/veya üzerine şekiller yapabilirsiniz.

Yeme içme konusunda her insan bazı standartları yakalamalı zaten; yalnız genelde iş yemek yapmayla bitmiyor(hazırlık, bulaşık, bir takım alet edevat masrafı) ve üretilen şey hemen tüketildiği için seramik kadar kalıcı ve değerli hale gelemeyebilir.

Ne yaparsanız yapın. Üreteceğiniz şeye tutkuyla yaklaşmazsanız zanaatinizi ilerletemezsiniz, çirkin çöpten öteye gidemezsiniz. O yüzden önce yaptığınız işle bir gönül bağı kurun. Çünkü o işe yenilik getirmek genelde çok zaman, masraf ve emek isteyeceğinden ekonomik olmayabilir. Denemeler, yanılmalar masrafı artırır. İyi kalite malzeme pahalıdır... Yalnız değerini koruyan işler de kalitesini üzerinde harcanan emekle, zamanla, malzemenin kalitesiyle gösterir.
0
idexo
(07.01.18)
Tesisatçı olabilirsin. Ülkede musluk tamir etmeyi bilmeyen yüz binlerce insan var. Küçük bir yer açsan günde belki de yirmi kişi arayacak seni tamir için. Televizyon ve kombi gibi teknolojik ürünlerin tamirine girmiyorum bile. Kendine küçük bir ekip kurarsan profesyonel olarak hizmet bile verebilirsin.

Çiftçilik de güzel. Geçenlerde bir haber vardı. Toprak yerine suda marul yetiştiren bir çiftçi gelirini birkaç kat artırmıştı. Bağ bahçe varsa bir şeyler yetiştirmeyi öğren.
0
dissendium
(07.01.18)
bence kuaforluk. meslek ama aslinda zanaat. ki su anda her zamankine gore ogrenmek daha kolay, cunku cok sayida youtube kanali var bunu anlatan, sureyi uzun tuttugunuz icin bunu onerebiliyorum, zira her daim sacini kestirecek insan bulup pratik yapmak zor olabilir, ilk once kendi sacinizi, aile uyelerin sacini keserek basalyabilirsiniz. bir de tabi calismak icin yapay sac ve kafadan olusan setler var, onlari bulup alabilirsiniz.
en onemli tarafi, bence uzun sure onem yitirmeyecek bir beceri olmasi, yani dunyanin neresine giderseniz gidin isinize yarar.

bir digeri ise cok iyi derecede tavla ve satranc ogrenmek, daha dogrusu surekli teknik olarak oynamak, ileride dunyayi gezerken parasina oynayabilmek, bunun icin de zevk icin yapilan hamleler yerine kalabaligi heyecanlandiracak ama kazanimlarinizi riske atmayacak hareket kombinasyonlari ognremek olabilir.

hemen baslayabileceginiz yemek yapma becerisi. aslinda bu biraz da bahcivanlikla es gidiyor eger saglikli beslenmeye ilginiz varsa, misal gittiginiz ulkenin zonelarini ogrenip hangi bitkilerin hengi mevsimlerde en iyi oldugunu ogrenmek size cok sey kazandirabilir. boylece mevsiminde ve pazarda ucuza alabileceginiz bir sebze ile, turkiyedeki muadili icin olan bir yemek tarifini uygulayabilirsiniz.

butun bunlarda amaclardan biri de yaninizda cok esya tasimaniza gerek olmamasi. kuaforluk icin iyi bir makas seti, ascilik icin iyi bir bicak seti, digeri icin ise sadece zar tasisaniz yeri...
0
mavicorap
(07.01.18)
Ben scale model rc ucak yapmaya basladim scratch build. Cok da guzel oluyor, boyle kivrimli hatlari yapabildigin zaman cok zevk aliyorsun. Tavsiye ederim. Bir ara resim yapiyordum, o da cok zevkliydi. Bir muzik de aleti alip ogrenebilirsin bence.
Ben heykel ile ugrasmayi da cok istiyorum ama yerim yok, eger imkanin varsa ve ilgini cekiyorsa dusun bunu da. Elektronikle de ugrasabilirsin, bu da cok zevkli ama ilgini ceker mi bilmem.
Bu soylediklerim ileride gecimini saglayabilecegin seyler degil tabii.
0
stavro
(07.01.18)
ahşapla uğraşmayı çok seviyorum.

kırık dökük şeyleri tamir etmek elimden gelir, elim çekiç tutar. köyde büyüdüğüm için ustalık ve el becerisi gereken işlerden az biraz anlarım. ama tesisat ya da kuaförlük gibi işler bana tutku değil.

mesela dikişi severim. deri işlemek olabilir. bir ara düşünmüştüm onu. ama nedir ne değildir henüz araştırmadım. bilginiz var mı?

youtube'da DIY kategorisinde saatlerimi harcıyorum. pinterest'e de çok giriyorum. DIY bir şey beni çok cezbediyor. bilhassa ahşaptan yapılan küçük ev aletleri/oyuncaklar. mesela bir süredir müzik kutularına büyük bir ilgi duyuyorum. kafamda ufaktan projelendirdim.

tam olarak bana lazım olacak alet edevatların ucuz yollu bir listesini çıkarsam başlayacağım bir kaç haftaya temin etmeye. deneyeniniz var mı böyle bir şey yapmayı?

geçen yıllara dek bahçeyle uğraşıyordum. şimdi de balkonumda çiçekler yetiştiriyorum. tarımla uğraşacak imkanım yok şuan, çiçekten ve saksıda maydanoz yetiştirmekten fazla.

şehir hayatı, ufak evler, zamansızlık ve ekonomik kaygıları da düşünmek lazım.

ek olarak:
yukarıda yazdıklarıma binaen, hobi malzemeleri satan bir dükkan önerebilir misiniz bana (online ya da istanbul)? belki gidip etrafıma bakınca daha net bir şeyler canlanır zihnimde.
0
🌸dahinnotha
(07.01.18)
www.amazon.com

şuradan başlayın
0
idexo
(07.01.18)
@dahinnotha Guven sanat var kadikoy'de
0
mysql34
(07.01.18)
Aslinda ugrasmaya baslayinca ihtiyacin olan seyler sirasiyla kendini belli edecek zaten. Temel birkac malzemeyle basla, ugrastikca cesitli malzemelere ihtiyac duyarsin, neye ihtiyacin olacagi kendiliginden ortaya cikacak.
Ben de ahsapla ugrasmayi severim, zaten ucagi da ahsaptan yapiyorum. Ugrastikca cesitli malzemelere ihtiyac duydum ben de.

Aklima gelmisken, boyle ahsap gibiseylerle ugrasacaksan hobi matkabini siddetle tavsiye ederim. Ben aldim bir tane sundan: www.youtube.com
Bir suru aparat takilabiliyor cesitli amaclara gore. Zamanla aparatlarini arttirirsin. Ilk basta dogru durust kkullanamayacaksin ama kisa zamada elin alisacak.

Avrupa yakasindaysa Guven Sanat'in Besiktas'ta da subesi var. Internetten alisveris icin de hobi24.com falan var. Zaten hpbi sitelerinin hepsiburada, n11 gibib sitelerde magazalari var, aradigin seyi direkt bu sitelerden aratabilirsin.
0
stavro
(08.01.18)
Belediyelerin, meslek odalarının düzenlediği meslek edindirme kursları, kent kolejleri, halkeğitim merkezleri gibi bir bilenin anlattığı, sertifika da alabileceğiniz eğitimleri araştırın. Ben çok fazla içeriklerine, kapsamlarına hakim değilim. Bildiğim, uluslararası geçerliliği olan sertifikalar da alınabiliyor olması.

Büyük olasılıkla ileriki yıllarda zanaat sertifikasız yapılamayacak. Takip etmedim ama bazı kollar için sertifika şartı başlamış/ kısa vadede başlayacak bile olabilir.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(08.01.18)
deri saat kayışı yapmayı öğrenin. internet üzerinden satarsınız. çok sağlam para var. az satarsınız ama pahalıya satarsınız eğer ürünleriniz kaliteli olursa.
0
fyodor fyodorovic
(08.01.18)
(8)

genetik mühendisliği

uyusam iyi olur
kuzenim bu sene sınava girecek ve bu bölümü okumak istedğini söyledi. ancak googleda aratınca böyle bir bölüm olmadığı görülüyor. isim olarak benzeyen bölümler çıkıyor. sizce kuzenim ne istediğini bilmiyor mu? yoksa ismi kısaltarak geçiştirmek mi istiyor?ek soru:sizce bu bölüm okumaya değer mi?
kuzenim bu sene sınava girecek ve bu bölümü okumak istedğini söyledi. ancak googleda aratınca böyle bir bölüm olmadığı görülüyor. isim olarak benzeyen bölümler çıkıyor. sizce kuzenim ne istediğini bilmiyor mu? yoksa ismi kısaltarak geçiştirmek mi istiyor?
ek soru:
sizce bu bölüm okumaya değer mi?
0
uyusam iyi olur
(07.01.18)
moleküler biyoloji ve genetik veya biyogenetik mühendisliği olabilir.
0
theseachange
(07.01.18)
Türkiye'de okumasın. Moleküler biyoloji ve genetik diye bir bölüm var. Ben liseden 2011'de mezun oldum. O zaman geleceğin mesleği diyorlardı. Hala geleceğin mesleği diyorlar ama o gelecek Türkiye'ye henüz tam olarak gelmedi. Aziz Sancar doğrudan bu alanla ilişkili çalışmaları sayesinde Nobel aldı. Türkiye'de yaşasaydı freelance çevirmen falan olurdu.
0
dissendium
(07.01.18)
biyomühendislik de aynı amaca yönelik bölümdür. biraz farklılıklar var ama yüksek lisans ve doktorasını genetik ağırlıklı yapabilir.

ama bana kalırsa okumasın. çünkü bu ülkenin daha fazla ilahiyatcıya ve imama ihtiyacı var.
0
false pretension
(07.01.18)
@dissendium
türkiyeden başka bir yerde okuması imkansız görünüyor şu an. ama eğer bu konuda bildiği burs falan filan varsa bilmiyorum ayrıntılı bir şekilde konuşmadık.
0
🌸uyusam iyi olur
(07.01.18)
Bundan bir bucuk sene once 2100 liraya bir universitede arastirma gorevlisi olarak calisirken bir arkadasim vardi bogazici mezunu. Benim okulum da iyiyidi ama bir bogazici degildi. Arkadasa senin ne isin var burda dedigimde bir labda calissam bu maasi alamayacagim bile belki cevabini vermisti. Cok caliskan basarili biz kizcagizdi ama evli oldugu icin buraya mahkumdu. Simdi ben cok daha iyi sartlar altinda baska bir yerde calisiyorum o da doktorada daha baska alanlara yoneliyor. Mutlu olacagi bolumu okusun ama cevremden duydugum bu alanda is imkaninin az maaslarin dusuk oldugu yonunde.
0
cilekli pasta
(07.01.18)
2005 mezunu genetikçiyim.
ağırlıklı olarak fen fakütesi bünyesinde "Moleküler biyoloji ve genetik" bizim bölüm
birkaç yerde mühendislik fakültesinde.
biyogenetik mühendisliği diye bölüm tr'de duymadım
biyokimya var (sadece egede)
biyomedikal mühendislik var.
bu bölüm artık tr'de okunacak bölüm değil. zonguldakta balıkesirde bilmem nerede açtılar içine de sıçtılar eğitimin. bir tane confocal mikroskop görmeden bir tane PCR koşturmadan (agoroz tankı yok lablarda!) bir denek hayvan ellemeden mezun oluyorlar.

koç bile bilkent bile (bilkent mezunuyum) eskisi gibi değil. çünkü para isteyen, ufuk isteyen bir bölüm
bugün bilkentten post-doc bir arkadaşımla konuştuk tam bu konuyu
ne hocalarda iştiyak kaldı ne öğrencilerde kapasite.

yurtdışında okuyamayacak kapasitede bir öğrenci ise (biz y.dışına okuyabilecek kapasite öğrenciler olarak okuduk bu bölümü yurtdışında da çalıştık... idealler idealler) bu ülkede iş yapabilecek bölümler okusun.
0
niye ama
(07.01.18)
ekleme
idealist, zeki, yetenekli öğrenci okusun. (yurtdışında yapabilecek kapasitede ise) hadi yine neyse.
ama bu bölümün temel olarak mühendislik değil bilim olduğunun ayrımında olmayan öğrenci ise- ki öyle gibi. daha pratik bölümlere baksın.
0
niye ama
(07.01.18)
Bölüm okumaya değer ama mezun olduktan sonra turkiyede kalirsa is yok. Cok bilim aşığı biri değilse, kisa yoldan parami kazanayim onume bakayim diyorsa tıp haric biyoloji ile ilgili hicbir bölümün onunden gecmesin.
0
passive aggressive
(07.01.18)
(2)

fotoğrafçı * ankara'da

shotgunwoman
arkadaşlar iyi bir fotoğraf stüdyosu arıyorum işinin hakkını veren, adamı maymuna çevirmeyen ışıktan kadrajdan anlayan.. bunları yazıyorum çünkü bunları bile beceremeyen fotoğrafçılar var ortalıkta gerçekten. mezuniyet için özellikle gidip memnun kaldığınız bir yer varsa tavsiyelerinizi bekliyorum.
arkadaşlar iyi bir fotoğraf stüdyosu arıyorum işinin hakkını veren, adamı maymuna çevirmeyen ışıktan kadrajdan anlayan.. bunları yazıyorum çünkü bunları bile beceremeyen fotoğrafçılar var ortalıkta gerçekten. mezuniyet için özellikle gidip memnun kaldığınız bir yer varsa tavsiyelerinizi bekliyorum. teşekkürler :*
0
shotgunwoman
(06.01.18)
Zümrüt Fotoğraf Stüdyoları

www.zumrut.net
0
dissendium
(06.01.18)
Selanik'te Ankara Color var.
0
battal gemalmaz
(07.01.18)
(13)

Seksi kadın belli ya seksi erkek

her gece aç
Kadınlar gerçekten kaslı erkeklerden tahrik mi oluyorlar. O zaman yaşlı adamlarla birlikte olan ilik gibi kızlar midesiz mi. Demek ki kas falan isi kolpa. Kadınlar erkeklerin fiziginden baska seylere onem veriyorlar. Hatta ben kadınların erkeklere karşı cinsel çekim hissetmediklerini sadece islerine
Kadınlar gerçekten kaslı erkeklerden tahrik mi oluyorlar. O zaman yaşlı adamlarla birlikte olan ilik gibi kızlar midesiz mi. Demek ki kas falan isi kolpa. Kadınlar erkeklerin fiziginden baska seylere onem veriyorlar. Hatta ben kadınların erkeklere karşı cinsel çekim hissetmediklerini sadece islerine geldiği için erkege katlandiklarini düşünüyorum. Sonuçta kadinlara yönelik erotik dergi yok. Belki özel bir soru ama merak iste isteyen özelden de yazabilir kızlar sizi tahrik eden düşünce kaslı erkek bedeni midir nedir?
0
her gece aç
(05.01.18)
Kızlar kaslı erkeklerden etkilenebiliyor. Üniversitede vücut geliştirmeci bir kankam var. Birkaç kızın ona laf atmasına ve yiyecek gibi bakmasına tanık oldum. Ama biraz tip de önemli. Hafif bir karizma varsa olur o. Her kaslı erkeğe bakmazlar.

Kızlar yaşlılarla paraları için birlikte olur genelde. Para için yaşlı bir erkekle birlikte olmaları bana göre midesizlik.
0
dissendium
(05.01.18)
formda bir vucut, iki cins icin de genelde daha cekicidir. genelde kadin mankenlerin sadece diyet biskuvisi yiyerek o formda oldugu gibi bir yanilgi var, yahu o hatunlar gunun yarisini spor salonunda geciriyor cunku bu isinin bir parcasi. ortalama bir kadina gore cok daha dusuk yag oranina sahiptir.

kadinlara yonelik erotik materyal eksikligi ise soz konusu degil.

kiz arkadasim mesela, formda oldugum zaman daha cekici oldugumu acik acik soyler (dobrayiz biz biraz, kendimizi kandirmiyoruz).
0
fortisvita
(05.01.18)
kiminin vücidi, kiminin gücü /parası seksi geliyordur.
her ikisi varsa ne ala.
* erkekspor.

zengin > fakir
kaslı > gobekli > zayıf
0
titiraprap
(05.01.18)
sesi güzel olan alır.
0
karamaleksey
(05.01.18)
Sen şimdi porno izliyorsun ya.

Orada teen de var mature de var beğendiklerin arasında.

Voluptuous da var skinny de var.

Big boobs da var small tits de var hatta bazı hanging tits ler bile ilgini çekmiştir. Kendi ergenliğimden yola çıkarak yazıyorum.

Bazı amateur seductionlar var çekingen kız, bundan hoşlanıyorsun. Sonra bir pro abla görüyorsun işini bilen, bu da olur diyorsun.

Uzun boylu da seksi gelebiliyor, minyon da.

Önemli olan hangi kategoride olduğun değil(her iki cins için de böyle)

Bazılarına göre çekicisin bazılarına göre değilsin. O kadar.

Ampüte erkeklerden hoşlanan bir kadın tanımıştım geçmişte. Düşün bak.
0
bos gezenin bos ustasi
(05.01.18)
aslında benim sormak istediğim mastürbasyon yaparken nasıl bir erkek hayal ediyorsunuzdu. ama cevaplara bakılırsa tahminim doğru çıktı kadınlarda standart bir kaslı erkek seksi erkek algısı yok.
0
🌸her gece aç
(05.01.18)
Büyük laf etmiyim diyerek yazıyorum, bir erkek istediği kadar yakışıklı çekici olsun eğer konuştuğunda 2 kelimeyi bir araya getiremiyorsa, diksiyonu düzgün değilse benim için hiçbir önemi yok. Ama bunun tam tersi diksiyonu düzgün, güzel konuşan ve anlatan göbekli adamı çekici bulabilirim. Sırf görüntüyle bir erkeğe katlanamam açıkçası.
0
mslny
(05.01.18)
Nedense Fistik gibi kadinlarin yaninda hic hayvan gibi kasli Adam gormedim ben.
0
baldur2
(05.01.18)
Bir erkegin seksi kadindan tahrik olmasi ile bir kadinin seksi erkekten tahrik olmasi asla bir degil. Spesifik anlar disinda asla bir erkegin tahrik oldugu kadar tahrik olmaz kadin. Erkek icin ofiste, ormanda, Maliye bakanligi binasinin girisinde, tunel kazisinda, okulda herhangi bir anda herhangi bir yerde seksi kadin potansiyel tahrik edicidir. Kadin icin durum cok farkli. Kadin tahrik olmaz demiyorum ama erkegin tahrik olmasiyla kiyaslanmaz bile. Ayrica kadinin tahrik olmasini etkileyen cok fazla faktor var, erkekte oyle degil.

Edit: Soruyla alakasiz bir yere girmisim.
Bu sorunun cevabini kadinlardan alamazsin +1. Gelen cevaplar saglikli olmaz, tutarli da olmaz, oznel olur, samimi olmaz ve gercegi yansitmayabilir. Bu sorunun cevabini yine en guvenilir verecek olan bilimdir, istatistiktir.
Bildigimiz bir sey varsa o da kriterlerinin erkeklerinkinden cok farkli oldugu ve kendi iclerinde de kadinlarin birbirinden cok farklilik gosterdigi. Tabii temel seyler var ortak olan. Statu mesela arkadasin dedigi gibi. Guc ve statu, kadina cekici gelen sey bu. Devam edecektim de isim var.
0
stavro
(05.01.18)
ağzı laf yapan erkek.
0
nickini degistiren yazar
(05.01.18)
şunu diyen hatunlara gönül rahatlığıyla gülebilirsin:

- ben kaslı erkeklerle ilgilenmem, hoşuma gitmez.
- bir erkeğin en çekici yeri beynidir.
0
tabudeviren
(05.01.18)
Mini popo, güzel but, baldır mühım elbet. Ama heyecanlandırmaya yetmiyor. Masturbasyon yaparken tanıdığım kaslı erkekleri düsünuyorum. Konusmasinı, gülmesini, mimiklerini, pratik hayatta yapıp etme tarzlarını, tavırlarıni, spor yapışlarını bildigim erkekler. Tanımadiğım ya da yalnizca resmini gördügüm erkekler zerre ilgimi çekmiyor, heyecanlandirmiyor.
0
velvetmorning
(05.01.18)
velvet yine gereken cevabı vermiş. elbette sadece fotoğraftan bildiğin adamın çekiciliğiyle bir yere kadar ama, hayatınızda bir şekilde var olan ve ses tonuyla, mimik ve hareketleriyle birlikte hafızanıza kazınmış fiziği iyi olan insanların, kafaya da "seksi erkek" şeklinde kodlanması normal.

hala zeka falan diyenler var da, arkadaşlar ilişki yaşanacak adam sorulmuyor burada, seksi olarak bir sıfat yüklenecek kişi soruluyor; abartmayalım isterseniz. ben her seksi bulduğum adam ile ilişki yaşamayı hayal etmiyorum mesela.

sonuç olarak, kas, fizik önemli değil diyen hemcinslerim, yalan konuşuyorsunuz. /:
0
treamorg
(05.01.18)
(6)

2.yabancı dil öğrenimine ne zaman başlamalı?

ozi34
Merhaba;İngilizce B2(Intermediate) seviyesindeyim. 2.yabancı bir dil öğrenmek için başlama zamanı uygun mudur? Uygunsa hangi dil olmalı bu? Yeterli kaynak bulmak,pratik yapmak için arkadaş aramak gibi konularda sıkıntı yaşamamak gerek diye düşünüyorum.Fikirleriniz önemli :)
Merhaba;
İngilizce B2(Intermediate) seviyesindeyim. 2.yabancı bir dil öğrenmek için başlama zamanı uygun mudur? Uygunsa hangi dil olmalı bu? Yeterli kaynak bulmak,pratik yapmak için arkadaş aramak gibi konularda sıkıntı yaşamamak gerek diye düşünüyorum.Fikirleriniz önemli :)
0
ozi34
(05.01.18)
Bence ingilizceyi mümkün olan en iyi seviyeye getirmek ikinci dilden daha faydalı olur
0
mahmut29
(05.01.18)
Akıllı telefon kullanıyor musunuz?
0
leo1905
(05.01.18)
Birincisi öğrenmek istediğiniz dili biz bilemeyiz. Bir mühendis için Almanca yararlı olabilirken Güney Amerika ülkeleriyle ticaret yapan bir iş adamının İspanyolca bilmesi yararlı olabilir. Siz de mesleğinize, ilgi alanlarınıza, yeteneğinize ve göstereceğiniz çabaya göre bir dil seçebilirsiniz. Örneğin ben Çince, Arapça gibi dilleri öğrenebileceğimi düşünmüyorum. Bana fazlasıyla çaba gerektiren diller gibi geliyorlar. Böyle bir durumda benim Çince öğrenmeye çalışmam eziyet olur.

İkincisi İngilizce bilmenin herhangi bir Avrupa dilini öğrenme aşamasında çok faydalı olacağını düşünmüyorum. Yine ikinci dil olarak öğrendiğim Almanca üzerinden örnek vermek gerekirse İngilizcenin bana katkısı yüzde 10-15 civarındadır. Her dilin kendine özgü bir grameri ve kelime haznesi var. Bunlar belli bir noktaya kadar benzerlik gösterse de bir süre sonra tamamen farklılaşır.

Kaynak bulma konusunda İngilizcenin çok yararı olur. İnternet'te Türkçe kaynak sayısı x ise İngilizce kaynak sayısı 100x'tir. Fransızca öğrenirken Türkçe kaynak aramak yerine İngilizce kaynak ararsanız bilgilere daha kolay ulaşırsınız. İngilizcenin en önemli faydası bu.

İkinci yabancı dil öğrenmenin bana kalırsa bir zamanı yok. Aynı anda beş dil de öğrenebilirsiniz. Burada esas konu her birine ne kadar zaman ayıracağınız ve o dilleri hayatınıza ne kadar sokacağınız.
0
dissendium
(05.01.18)
İngilizce biliyorum. Seviyemi bilmiyorum ama biliyorum İngilizce. British humor anlayacak kadar diyeyim sen anla.

Son 9 aydır İsveççe öğreniyorum. İngilizce bilmesem şu an bildiğimin yarısı kadarını öğrenmiş olurdum en fazla. Zaman çekimlerinde mantık aynı, kelimelerin çoğu benzer, anlamadığımda Türkçe yerine İngilizce'ye çeviriyorum metni veya kelimeyi daha doğru oluyor.
Zaten Türkçe'den İsveççe yok gibi bir şey materyal olarak.

Zamanını bilemem ne zaman öğrenmeli diye ama şöyle diyebilirim; İngilizce>Almanca/Danca/İtalyanca vs artık neyse Türkçe'den daha kolay oluyor.

Türkçe ile Avrupa dilleri aynı aileden değil diye biliyorum. Ama İngilizce ile Cermen dilleri aynı aileye mensup. Zaten tamamı Fransızca etkileşimli.
0
bos gezenin bos ustasi
(05.01.18)
Evet kullanıyorum @leo1905 , kesinlikle öyle @dissendium ama farklı bir fikir oluşturabilir diye farklı kişilerin görüşlerini almak istedim.İşim ile bağlantılı bir durum yok aslında ortada şu an için,ingilizce yeterli oluyor ancak bu aralar 2.bir dil neden olmasın diye sormaya başladım kendime.Amacım zihnimi çok fazla tembelliğe sürüklemeden yeni gelişim alanları üretmek.Tabi ki birden fazla dili aynı anda öğrenmek de mümkün ama çalışma temposu içerisinde onu gerçekleştirmek çok zor :)
0
🌸ozi34
(05.01.18)
fransızca'ya yumul. ben almanca öğrendim 2 yıl goethe'ye gittim, b2 seviyesi oldum, mühendisim ama hiçbir işe yaramadı. almanya'da yaşamayacaksan manasız.

fransızca iyidir, iyi bir repütasyonu var, kuzey ve sahraaltı afrika'da geziye gidersen işine yarar, fransızca zor ise ispanyolca, fonetiği güzel. yoksa rusça zihin açar. ama almanca bu sıranın sonlarında gelmeli.
0
cedex
(05.01.18)
(5)

türk edebiyatı

Lusid*
Bu konuda cahil kalmışım bayağı. Yeni ya da eski, sevdiğiniz kitapları paylaşır mısınız?
Bu konuda cahil kalmışım bayağı.
Yeni ya da eski, sevdiğiniz kitapları paylaşır mısınız?
0
Lusid*
(04.01.18)
hasan ali toptaş - heba

son zamanlarda okuduğum en güzel türkçe eser
0
rahip janick
(04.01.18)
Tutunamayanlar'ı severim. En azından yapmacık, romantik, bayağı bir eser değil.
0
dissendium
(04.01.18)
Pek çok kitap var aslında da bazılarının yeri ayrıdır. Mesela Oğuz Atay'ın...
Yaşar Kemal var sonra, Fakir Baykurt da güzel yazar. Örnekler çoğaltılabilir. Bu isimlerin kitaplarına bakabilirsiniz.
0
simderun
(04.01.18)
yaşar kemal-ince memed
orhan pamuk-kafamda bir tuhaflık
adnan binyazar-ölümün gölgesi yok (lirik bir kitap dilini ve hikayesini oldukça beğenmiştim)

ilk iki kitap size güzel bir okuma keyfinin yanı sıra ülkenin sosyal,siyasi geçmişi hakkında da fikir verebilir.
0
biravekahve
(04.01.18)
solskjaer
(04.01.18)
(9)

yeni soru, laptop mu ipad mi, haydi alalım

mobydick
Bilgisayarım çok eski. Ama hala işimi görüyor. Bilgisayarımda yaptığım şeyler, %90 chromeda gezinmek, %10 birşeyler izlemek, müzik dinlemek ve evernote. Bunlardan başka yaptığım birşey yok gibi. Ama okadar eski bir laptop tahmin edersiniz ki ses kalitesi yok. Bir şey izlerken dinlerken kaliteli bir
Bilgisayarım çok eski. Ama hala işimi görüyor.

Bilgisayarımda yaptığım şeyler, %90 chromeda gezinmek, %10 birşeyler izlemek, müzik dinlemek ve evernote. Bunlardan başka yaptığım birşey yok gibi. Ama okadar eski bir laptop tahmin edersiniz ki ses kalitesi yok. Bir şey izlerken dinlerken kaliteli bir ses istiyorum artık.

Ve chrome da yer imleri sekmesini benim kadar sık kullanan azdır. Günümün en az 5-6 saati fln chromeda geçiyor.

-İşte bos vakitlerimde birşeyler araştırıp yer imlerine ekliyorum. Sonra kaldığım yerden devam ediyorum.

-birsey alacaksam ve yarım kaldı ise yer imlerine ekliyorum ilk boş vaktimde aralarından birini seçip alıyorum.

-okumak istediğim sayfaları ekliyorum (çoğu zaman 4te 1ine ancak dönüş yapabiliyorum orası ayrı)

Toplu taşıma kullanmıyorum oyüzden toplu taşımasa tablet kullanma avantajım olmayacak. Araba sürüyorum ve yolda isem vaktim ölüyor bir nevi aslında.

Şimdi ben aslında ipad almak istiyordum. Her an yanımda olsun vs diye. Ama sonra gereksizmiş gibi gelmeye başladı. Ama her nekdr arabam da olsa laptop her dk taşınamıyor tabi bir de şarj sorunu vs, birini beklerken, birşey yaparken geçersiz kalıyor. Gerçi ipad taşıyıp kullanabileceğim öyle ortamlarım da yok. Bir sene fln hayatım ev ve iş arasında geçecek. Yine de her dk taşımak açısından ipad gayet pratik. Ipad alırsam pc den beklentimi karşılamasını bekleyeceğim. Bir de çok güzel dil uygulamarı var meditasyon uygulamaları var öyle şeyler yükleyip başka bir şekilde ilerlememe devam da edebilirim yani kendime yeni bir taban oluşturabilirim. Ya da gereksiz bir taban mi olur bilmiyorum.

Mevcut telefonumu mart 2017'de aldım gayet yeterli, ancak şuanki uygulamalar fln anca başa çıkıyor. Öyle bir taban oluşturamayacağım kendime.

Bu bilgiler ışığında benim için hangisi?
0
mobydick
(04.01.18)
Bence ipad alın :)
0
simderun
(04.01.18)
tablet hiçbir zaman laptopun yerini tutamaz. laptop alın kesinlikle.
0
felatunbey
(04.01.18)
Şarj konusunda tabletler laptoplardan daha kötü yalnız. Ben laptop alırdım.
0
dissendium
(04.01.18)
ya ben bunlar için macbook air aldım ama yine windows masaüstü bilgisayarım var diye aldım. gerçekten parasını haketmiyor. tek iyi yanı pili ve tasarımı. sonra ben de dedim bazen autocad kullanmasaydım klavye kılıfı ile ipad alırdım o da rahat olurdu diye. size de ipad'in yanına

www.hepsiburada.com
www.hepsiburada.com

şöyle bir şey alsanız yeter gibi.
0
c1b2k3
(04.01.18)
Genel olarak evet, tabletler laptoplarin yerini tutmuyor ama sizin durumunuzda bence ipad daha mantikli. Eger ihtiyaclarinizda uzun sureli bir degisiklik gormuyorsaniz ipad isinizi gorur. Safari'den yer imleri de okuma listeleri de olusturabilirsiniz. Web'de sik ziyaret ettiginiz sayfalarin mobil uygulamalari kullanisli olabilir. Sadece bazi durumlarda bazi sayfalari Safari duzgun gorunteleyemeyebiliyor formlari vs. O durumlarda laptoptan halledebilirsiniz. Sarji da soyle soyleyeyim ben 2015 yazindan bu yana ipad air 2 kullaniyorum ve hala canavar gibi gidiyor sarji.
0
voyager 1
(04.01.18)
@c1b2k3 laptop karar verirsem ben de macbook düşünüyorum 5 bine kadar bu arada.

parasını hak etmiyor mu? uzun vadede hiç tablet kullanmadım bilmiyorum ihtiyaçlarımı karşılar mı? ama dediğim seyleri yapıyorum sadece.

Ipad alırsam laptop kulanınım olabildiğince azalsın istiyorum. 2 ye bölüneceksem yine mac alayım ben.
0
🌸mobydick
(04.01.18)
Her türlü Macbook.
0
i was made for you
(04.01.18)
valla hocam benim iş yerimde solidworks, autocad gibi programları kullanmak için bir masaüstüm vardı. acer'ın aspire s3 ultrobook'um da vardı yine böyle hafif taşıması rahat. kardeşimin eski pc'si bozulunca benim de nasılsa masaüstüm windows bir de mac deneyeyim diye aldım bunu ultrabook'u kardeşime verdim.

pro için bir şey diyemem kullanmadım ama kullanabileceğim programları macos zaten desteklemiyor ama gerçekten bu paraların bilgisayarı değilller. hele air'lar. 4500 liraya klavyeli metal kasalı ipad alıyorsun resmen. gerçekten yazık bu paraya. benim 1.5 sene oldu. şimdi alacak olsam almam. bu fiyata canavar gibi windows ultrabooklar var.

bence biraz abartılıyor macbooklar. evet güzel makine ama bu paraların makineleri değil. 2.5-3bin olsa al derim ama 4bin-5bine dayanmış paraya yazık.

o paralara al abi; www.vatanbilgisayar.com

canavar gibi pc.
0
c1b2k3
(04.01.18)
çok teşekkür ederim bütün cevaplar için.

c1b2k3 çok sağol :) alabilirm o dediğini. onun etrafında bakınayım biraz.
0
🌸mobydick
(04.01.18)
(9)

Şu Ayakkabı Nasıl?

lana del rey
20/Ehttps://www.zara.com/tr/tr/si%CC%87yah-deri%CC%87-spor-ayakkabi-p15423202.html?v1=4634529&v2=850473Edit: Aldım.
20/E

www.zara.com

Edit: Aldım.
0
lana del rey
(04.01.18)
gayet hoş
0
fragile lady
(04.01.18)
Güzel
0
mojiziku
(04.01.18)
Duyuruda 100 ayakkabı sorusu içinde beğendiğim üçüncü ayakkabı filan. Güzelmiş.
0
elorelia
(04.01.18)
Gayet guzel
0
mor oje
(04.01.18)
Ben de beğendim de yıllardır spor ayakkabı giyen biri olarak fotoğraftaki gibi hafif yüksek tabanlı ayakkabılar beni rahatsız ediyor. Alışık değilsen denemeden alma derim.
0
dissendium
(04.01.18)
@dissendium aslında yıllardır Vans giyiyorum, alışığım yani o yüzden sorun olmayacak. Bu da resmen Vans'in kopyası zaten.
0
🌸lana del rey
(04.01.18)
Alicam yarin ben de. Insallah rahattir vurmaz arkasi.
0
imelih
(04.01.18)
hoş denmiş allahalla
0
idris amil zula
(04.01.18)
beğendim.
0
pangea
(04.01.18)
(6)

Okuma aliskanligimi kaybettim

lionel andres
Nasil geri kazanabilirim? Okumak istiyorum ama o motivasyonu bulamiyorum kendimde. Aklimda birkac kitap var fakat 3-5 sayfa okuyup yazik etmek istemiyorum guzelim eserlere.
Nasil geri kazanabilirim? Okumak istiyorum ama o motivasyonu bulamiyorum kendimde. Aklimda birkac kitap var fakat 3-5 sayfa okuyup yazik etmek istemiyorum guzelim eserlere.
0
lionel andres
(03.01.18)
Toplu tasimaya biniyorsan orada oku ya da kendine okuma kosesi yap. Kahveni yap oraya gecip oku. Yari yatar pozisyonda olursan belki daha dinlendirici olur.
0
Traveller
(03.01.18)
sürükleyici ve hoşuna gidecek roman tarzı türlerle yeniden kazanabilirsin.

biz küçükken türkçe öğretmenimiz fantastik roman türlerini gereksiz bulmasına ve onaylamamasına rağmen alışkanlık kazandıracak sürükleyiciliğe sahip olduğu için okuturdu. onaylamaması çok saçma, ama faydasını yadsımıyordu en azından.
0
haykorsamdunyaya
(03.01.18)
ben de eski haline getiremedim ama iyileştirme yoluna koydum ve benim işime yarayan yöntem son derece basit kitaplarla yeniden başlamak oldu.

saran dedektiflik kitaplarıyla başladım yani. stres birikmesi, bıkkınlık, anlatılan şeyin zaten düşünmek istemediğin, kaçtığın şey olması gibi faktörlerin söz konusu olduğunu fark ettiğimde böyle bir yönelimde bulundum.

demin mesela der meister belirli bir roman tarifi yapmış. ben o tür romanların hastası idim, şimdi bazılarını yeniden okumaya kalksam ruhum kaldırmayabilir. o zaman x kadar hissediyorken ve daha fazla hissedemeyeceğimi sanırken bugün bu hissin on katı bir hale geldiğini gördüğümde "bebek adımları at sen" dedim kendime. psikolojik bunaltı okuyamama durumunuzda bir etken ise sürükleyici çerez kitaplar iyi gidiyor.
0
godoşu beklerken
(03.01.18)
Kitapçıya git ve raflardaki tüm kitapların özetlerini oku. İlgini çeken bir kitabı al. Tavsiyeyle kitap okumuyorum ben. Kalite kontrolünü kendim yapıyorum her zaman. Kitaplar bu hayattaki en öznel nesneler bana kalırsa. En uygununu sadece sen keşfedebilirsin ve okumaya başlayabilirsin. Önce merak.
0
dissendium
(03.01.18)
cep telefonu ve internette geçirdiğin zamanı kısıtlamaya çalış. kitap okumaya zaman ayır, kendini şartla.
0
stanley weber
(03.01.18)
Her gün aynı saatte 10 sayfa oku. Daha önce okuduğun kitap da olabilir. Hafif bir şey de olabilir. O 10 dk.da kitap okuyamıyorsan başka hiçbir şey yapma o sürede. Günde 10 dk dişini sıkarsan 2 hafta içinde alışmaya başlarsın.

Önemli bir nokta kendini yargılama ve sıkıştırma. Yoksa okumak nefret edilesi gelir.

Elindekileri heba olur diye okumak istemiyorsun, haklısın. Eğer başka kitap bulmakta zorlanıyorsan beğendiğin kitapları msj atarsan bir şeyler önermeye çalışırım.
0
EasyTiger
(03.01.18)
(6)

Enpara

Take it away honey
İşbankası kredi kartım var. Enpara hesabı açtırayım dedim. Sizce değer mi spotify ve netflix için açtırdım.
İşbankası kredi kartım var. Enpara hesabı açtırayım dedim. Sizce değer mi spotify ve netflix için açtırdım.
0
Take it away honey
(02.01.18)
zararı zahmeti yok ki. neden değmesin?
0
nigeo
(02.01.18)
bedava ya. taşıyorum, niye hamallık yapayım? gibi bi şey bence. bedava ya. al gitsin. neden almayasın?
0
Delay Fuze
(02.01.18)
enpara doğrudan kredi kartı değil normal banka hesabı. geçtiğimiz aylarda kredi kartı da çıkartılar tabi, ona ayrıca başvurmak gerekiyor. herhangi bir masrafı olmadığı için bir zararı yok. kullanırsan spotify, netflix, appstore, ara ara kitap sinema yemek vs. tarzı fırsatlar da yanına kar kalıyor. baktın hoşuna gitmedi kullanmazsın olur biter.
0
nrmnm
(02.01.18)
Geçen hafta çıkarttım. Şimdiden benimsedim kartımı. Hesap işletim ücreti yok. Android uygulamasından hemen bakabiliyorum hesabıma. Finansbank ATM'si çoğu yerde var. Diğer kartlarımı kapatacağım vaktim olunca. Bence değer.
0
dissendium
(03.01.18)
cepte teb daha iyi diyorlar.
0
titiraprap
(03.01.18)
kaybettirdiği birşey yok ki. her bankaya eft ücretsiz. bence açmalısın elinin altında bulunsun.
0
mobydick
(03.01.18)
(3)

Sci-hub

pochina
Merhaba akademiye gönül veren yazarlar,Birkaç zamandır sci-hub'a erişim sağlayamıyorum. Sözlükte başlığı takipteyim ve en son (git: )https://sci-hub.tw/ adresini işaret etmişler ancak ana sayfa açılmasına rağmen makalelere ulaşamıyorum.Siz de aynı durumda mısınız ve adres değişikliklerini takip etti
Merhaba akademiye gönül veren yazarlar,
Birkaç zamandır sci-hub'a erişim sağlayamıyorum. Sözlükte başlığı takipteyim ve en son (git: )sci-hub.tw adresini işaret etmişler ancak ana sayfa açılmasına rağmen makalelere ulaşamıyorum.
Siz de aynı durumda mısınız ve adres değişikliklerini takip ettiğiniz bir yer var mıdır?
0
pochina
(02.01.18)
bu sci hub'in telegram botu varmis. makalenin linkini yolladiginizda size dosyayi donuyormus. orayi kullanabilirsin en kotu
0
jedilance
(03.01.18)
Geçen haftaya kadar bu siteden ulaşabiliyordum.

Az önce şunu buldum.

sci-hub.hk

Çalışıyor.

Örnek makale için DOI: 10.1046/j.1365-2486.2003.00629.x
0
dissendium
(03.01.18)
Dear @jedilance ve @dşssendium öncelikle çok teşekkürler geri dönüşünüz için.
Bir de şunu fark ettim belki başkalarının da işine yarar: ben genelde başlıkla arama yapıyordum sonuç alabiliyordum ama şu an başlıkla değil .hk uzantılı adresten @dissendium'un dediği gibi doi numarası ile açılıyor.
Var olun.
0
🌸pochina
(03.01.18)
(7)

Evliliğin olumlu yanları neler?

etna
Olumsuz yanları epey var ama olumlu tarafları nelerdir?Kısmetse ilk adımı attık ama kafamda deli sorular...(36m)
Olumsuz yanları epey var ama olumlu tarafları nelerdir?
Kısmetse ilk adımı attık ama kafamda deli sorular...
(36m)
0
etna
(02.01.18)
eşine göre değişir.
0
Delay Fuze
(02.01.18)
ütü yemek bulaşık yaptıracak biri oluyor o yönden bayağı iyi.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(02.01.18)
Sevdiğin insanı her gün göreceksin. Bu çok olumlu bir şey.
0
dissendium
(02.01.18)
Kafandaki herseyi soyleyebildigin, sevgisinden ve sana karsi her zaman iyi dusundugunden emin oldugun biri oluyor hayatinda. Yani bazen anana babana konusamadigin, baska biriyle yapamadigin seyleri onla yasiyosun. Cocuk yapiyosun her zaman cocuga ya sen ya o bakiyosunuz, isi bolusuyosunuz. Cok onemli bunlar.
0
beriberi
(02.01.18)
Başına ne gelirse biriyle beraber göğüs germek.
Sınırsız konusabileceğin biri.
Dert ortağı, hayat arkadaşı edinmek.
Sıcak bir yuva, canın sıkıldığında omzuna kafanı koyabileceğin biri.
Sırtını yaşayacak bir sığınak.
Çok sevdiğin bir insanla her gün bir arada olmak.
Sadece ikinizden bir çocuk yapıp adım adım büyütme fikri.

Evlilik güzel bir şey, düzgün yaparsan.

p.s. eklemek istediğim husus var. evlilik standart bir kurum değil. evlendiğin kişi ile çok ilgili. evlenip pembiş yemek takımları ile kocişine dantelli tost hazırlayan kadınlar, abuk subuk davranan erkekler, ortak facebook hesabı kulanan çiftler de var. diğer yanda evlenip karavanla dünya turuna çıkan çiftler de var.

bana kalırsa anahtar kelime saygı. karşılıklı özel alanlara, özel zamanlara, şahsi alana saygı. her birinizin arkadaşları ile dışarı çıkması, ayrı ayrı da zaman geçirebilmesi, ayrı ayrı da var olması. bu beraber kaliteli zaman geçirkmek kadar önemli. madem ilk adımı attın, demedi deme.
0
babilbaligi
(02.01.18)
%100 karşıdaki kişiye bağlı bu olumlu ve olumsuz yanlar.

İçi seni yakar: Yani karşındakine göre samanlık seyran olur veya türk dizilerindeki fabrikatör yalılarında cehennem hayatı da yaşayabilirsiniz.

Dışı bizi yakar: Toplumsal kabul görme meselesi de toplumu yeniden üretiyorsun çekirdekten, elbet buna saygı duyulmaya başlanır. Biz batıya kıyasla birey toplumundan ziyade aile toplumuyuz hâlâ. Mesela bekara ev vermeyen lanet ev sahipleri aileleri kerizlemeyi severler.
0
idexo
(02.01.18)
evlilik güzel, kadın kişisi olarak evlendiğimde ailemi arkadaşlarımı işimi bırakıp başka bir şehire (hatta küçük ve gelişmemiş bir şehire) taşınsam da eşimle yaptığımız herşeyden keyif alıyorum. ilk başlarda hayatımdaki köklü değişikliğe uyum sağlamakta oldukça zorlandım, dengesiz bir ruh haline büründüm ama eşim hem destek oldu hem de sabretti. evliliğin güzel olup olmaması seçtiğin kişi ve sorunları çözme biçimi ile alakalı bence. aşık olmanın yanında arkadaş da olup birbirinizle çok şey paylaşabiliyorsanız ve sorun çıktığında triplere girmek, ders vermeye çalışmak, küsmek yerine ben buna kızdım, buna kırıldım diye konuşmayı başlatıp kalıcı yaralar açmadan sorunu çözebiliyorsanız yürür. tabii ki kavga olur, anlaşmazlıklar olur ama bir noktada sen/ben, senin huyların/benim beklentilerim, senin ailen/benim ailem çatışmasına girmeden beraber oluşturulan bütünü görüp, aile birliğini kabul edip ona göre davranmak lazım.
0
curukturpkokusu
(03.01.18)
(5)

çalışma günü için enerji veren karışımlar

dedim dedim de kime dedim
neler var?ya böyle termosun içine koysak gün boyu bize deli bi enerji falan verse atıyorum şöyle tarifi olsa,3 tane b12 hap2 shot espresso2 shot elma suyu + elma dilimbal+pekmez1 shot redbull1 shot bourbonedit : öğütülmüş ceviz,fındık,fıstıkedir2 : zencefil şöyle sporcular yapıyorya yeşil yeşilvar m
neler var?

ya böyle termosun içine koysak gün boyu bize deli bi enerji falan verse atıyorum şöyle tarifi olsa,

3 tane b12 hap
2 shot espresso
2 shot elma suyu + elma dilim
bal+pekmez
1 shot redbull
1 shot bourbon
edit : öğütülmüş ceviz,fındık,fıstık
edir2 : zencefil

şöyle sporcular yapıyorya yeşil yeşil

var mı böyle gizli tarifler?

yukardaki tarifi sallamadır aman denemeyin mideyi cortlatırsınız.
0
dedim dedim de kime dedim
(02.01.18)
Ne zaman enerji elde etmek istesem kuru yemiş yerim. Fındık, badem, antep fıstığı... bunları pas geçme. Sıvı tüketimi böbreklerini daha çok çalıştırarak verimini düşürür.
0
dissendium
(02.01.18)
her türlü yeşil su.

pazı/karalahana/ıspanak, zencefil, yeşil elma, salatalık tarifinden yola çıkarak; pazı, karalahana, ıspanak üçlüsünün üçünü birden ya da en az birini kullanarak yapabilirsin.
ayrıca zevkine göre kereviz sapı, roka, maydanoz, marul, acı biber, zerdeçal vb. ekleyerek geliştir.
bir sürü yeşil su tarifi var.
en basitinden, en fazla malzemelisine kadar bulabilirsin internette.

ama mesela acı sivri ya da kırmızı biber gibi bir şey eklersen, bir dilim ananas da koyman gerekir.
bu şekilde lezzeti dengelemen lazım.

hazır satıldıkları yerler de var.
yapmaktansa almak daha pratik olabilir.
juice up, juitox, juico vb diye araştırabilirsin.
0
blatta hiberna
(02.01.18)
@blatta
peki bu yeşil suları damıttık en baba karışımları hazırladık. gün boyu da yudum yudum içtik. gözler fal taşı gibi açılıp spor olsun diye fazla mesaiye kaldığımız oluyor mu? yoksa öyle içince iyi mi hissediyor insan kendini?
0
🌸dedim dedim de kime dedim
(02.01.18)
bir şişe yeşil suyu aslında 45 dk ila bir saat arasında bitirmek lazım.
çünkü yemek yerine geçen bir şey ve öyle kafana dikip içemiyorsun pek zaten.
o şekilde içtiğinde hakikaten bir enerji veriyor.
zaten günün bir öğünü yerine iştah kapattığı için de geçiyor.
bir de, çok çiş yaptırır, haberin olsun.
0
blatta hiberna
(02.01.18)
@acemi
günde 3 double-espresso içiyorum yine kafa yerine gelmiyor. vücut alıştı sanırım.
0
🌸dedim dedim de kime dedim
(02.01.18)
(66)

kim hakli?su durumu analiz eder misiniz?

all girls dream
yılbası gecesini kız arkadasımla birlikte besiktasta gecirdik. gece 02:45 e kadar birlikteydik. kız tarafı pendikte oturuyor ben de hadımkoyde yani metrobüs ile beylikdüzünden sonra otobüse binicem vs.kız arkadasımı 02:45 te kadıkoy dolmusuna bindirdim ve dolmus dolup kalkana kadar bekledim. bu sır
yılbası gecesini kız arkadasımla birlikte besiktasta gecirdik. gece 02:45 e kadar birlikteydik. kız tarafı pendikte oturuyor ben de hadımkoyde yani metrobüs ile beylikdüzünden sonra otobüse binicem vs.

kız arkadasımı 02:45 te kadıkoy dolmusuna bindirdim ve dolmus dolup kalkana kadar bekledim. bu sırada hem netten kadıkoy pendik otobüs saatlerine baktım sabaha kadar var oldugunu ögrendik. ayrıca dolmus söförüde kadıkoyde pendik minibüsleri kalkıyor dedi.

onun kadıkoyden pendige gitmesi 2 saat civari benimde besiktastan eve gelme sürem 2 saat. 2de ayrıldık 4 te evde oldum. pendige kadar birakıp dönsem düsünün artık evde kacta olurum.

kız beni bırakmayıldın tek basıma, kadın basıma o saatte gittim vs dedi. ablası bi dünya soylenmiş.
bir arkadası bosanma sebebi. vs demiş. yaslar 35 ve 30

dolmusta arkadasın yanına tek basına bir kadın daha binmişti bu arada onu da belirtttim.

yorum sizlerin
0
all girls dream
(02.01.18)
analiz edecek bir şey yok, 30 yaşında tek başına bir yerden bir yere gidemiyorsa çıkmasın dışarı. el insaf, gecenin 2'sinde istanbul'un iki ucuna gitmeye ne gerek var? normalde sen teklif etsen bile reddetmesi lazım.

edit: ahahaha dark side'ı seçmişim... :/
0
rahip janick
(02.01.18)
o güne özel götürmeliydin. yılbaşı gecesi riskli biraz.
0
paudi
(02.01.18)
Aydılmak için kötü bir saat olmuş.

Canım ülkemde yaşanan olayları göz önünde bulundurunca haksız diyemiyorum. Sizin de kendinize göre haklı olduğunuz aşikar.
0
EasyTiger
(02.01.18)
sevgilin haklı sen haksızsın. yılbaşı gecesi dönüşü nasıl yapacağınızı konuşmalıydınız gerçi en başta bence.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(02.01.18)
@paudi bende yılbası kalabalık diye rahattım biraz. baska zaman olsa neyse diyecegim. kalabalaık bişi olmaz diye düsündüm
0
🌸all girls dream
(02.01.18)
kızın o saatte tek başına eve gitmesi hoş değil. ama senin dolmuşla ordan oraya gitmen de eziyet. Yılbaşı gibi yoğun bir gecede dışarı çıkıyorsanız gidiş dönüş işlerini araba, taksi vs artık neyse en güvenli şekilde ayarlamalıydınız. O sana güvenerek hata etmiş, sen de onu yalnız bırakarak.
0
aquarium
(02.01.18)
Kız haklı. Hem yıl başı hem İstanbul hem gece 02.45'te ayrıl hem de dolmuşla... ya daha erken bitirecektiniz ya sabaha kadar beraber takılacaktınız ya da onu bırakıp evine dönecektin evet. Hiç güvenilir bir davranış değil bu.
0
yaren
(02.01.18)
ben böyle durumlarda hep gerek yok, saçmalama vs diyorum ama karşımdaki flörtümse bırakmasını bekliyorum ki benim bırakma dediğim de metro ile iki durak :D ha sevgilimse eğer kesin beklerim. kıyamam yine gerek yok derim ama adam bırakmazsa da gider lafını ederim.
0
elorelia
(02.01.18)
önceden konuşup ayarlamalıydınız, nasıl bir aile ne kadar yakınsınız bilemiyorum ama bana göre en uygun senaryo şu olurdu, sen kız arkadaşına evine kadar eşlik ederdin ve özel bir gece olduğu için ailesi de seni ağırlayabilirdi. en azından birkaç saat uyuyup sabah eve dönerdin. hem kızları eve dönerken içleri rahat olurdu hem de sana çok zorluk olmazdı.
0
lily briscoe
(02.01.18)
gece saatinde a noktasından b noktasına tek başına gitmeyi göze alamıyorsan o a noktasına hiç gitmeyeceksin, kıçını kırıp b noktasında oturacaksın.

hanım kızımız 30 yıldır kendi işini kendisi görmeyi öğrenseymiş keşke. ayrıca tek başına gitmiş de nolmuş? başına bişey mi gelmiş, tecavüz mü etmişler, laf mı atmışlar? yooo.

şöyle kadınların şöyle huylarına prim vermeyin de şu pirenses havalarını bıraksınlar ya.

yüzde yüz sana hak veriyorum. üstelik senin nerede oturduğunun bir önemi yok bence.

not. bir kadın
0
istanbul kanatlarimin altinda
(02.01.18)
saati yanlıs yazdım 01 45 olacak
ayrıca donus toplu tasiıma ile olacak denilmişti.
0
🌸all girls dream
(02.01.18)
haklı yok haksız da yok saçma bir durum olmuş. yılbaşı gecesinin o saatlerde sonlanıp eve dönüş derdinin olacağı sürpriz bir durum değil. çekincesi varsa önceden söylemeliydi ve daha da önceden planı ona göre oluşturmalıydınız. hiç dışarı çıkmamak bile daha mantıklı bir eylem olurdu. tamam kadın başına olmak büyük riskler barındırıyor ama o saatte araba yoksa beşiktaş'tan pendik'e insan bırakıp sonra hadımköy'e dönmek diye bir olay olmaz olamaz, mantıklı değil.
0
nrmnm
(02.01.18)
İstanbul'un hiçbir yeri güvenli değil o saatlerde. Başına bir şeyin gelmemesi şansınıza olmuş. Kız ve ablası, ailesi sonuna kadar haklı. Düşüncesizlik etmişsin. O günlüğüne araba kiralayabilirdin, bir arkadaşından veya tanıdığından araba alabilirdin, ehliyetin yoksa bir tanıdığından kızı bırakmasını rica edebilirdin, daha erken bir saatte eğlenceden çıkıp kızı bırakıp sonra tekrar evine geri dönebilirdin, uber kullanılabilirdi vs vs.. Çözüm kolay bunun için.
0
iwasbornonamountainside
(02.01.18)
ya, 30 yaşında kadın için yukarıda yazılanları bu adam mı düşünecek? OTUZ YAŞINDA OTUZ!
0
rahip janick
(02.01.18)
kadıköy rıhtım, beyoğlu'nun bir kısmı kadıköy'e taşınmaya çalışmadan önce 11'den sonra in-cin top oynuyor denecek türden bir tenhalığa ulaşırdı. artık böyle mi bilemiyorum. kaldı ki yılbaşından bahsediyorsunuz. (daha kalabalık olsa da yılbaşı yüzünden tehlike artmış halde)

ama 02:45 geç bir saat, pendik de anasının dini(bindirmeniz iyi olmuş da pendik'e varış da haliyle geç oluyor, diyorum, bir de birlikte binenleri ve sevgilinizin tek kaldığını görenleri akla getiriyorum). pendik'in içini bilemiyorum ama kurtköy civarı falan, bir iki avm, starbucks vs olsa bile yine epey tenha bir yer. özel araba yoksa toplu taşımadan inip eve gidene kadar 3.5 atmak işten değil.

istanbul zaten acayip bir yer olmuş. suriyelisinden, nijeryalısına veya korelisine bir sürü insan var. iyi güzel de, bazı yerler new york ghettolarından film karelerine benzemiş. 3.5'tan 4 ediyor.

önceden planlasaymışsınız, keşke diyorum ben de. bunun koca insan olmakla alakası yok. adam da şişlenir, kadın da saldırıya uğrar o saatte. evinin önünde tecavüze uğrayan o kızcağızın haberi geldi aklıma.

saat işi kötüleştiriyor da sorun tenha ve karanlık yerlerden geçmekle, yakınınızda size yardım edecek bir insan olmaması ile alakalı.

sevgiliniz ya geceyi sizde geçirseymiş ya da güvenilir bir durak taksisine binseymiş (beşiktaş'tan* çok yazabilir ama kendi civarının durak taksileri illa vardır telefonunda ve dolmuştan inmeden 5 dk evvel arayabilirmiş) veya olmadı siz götürseymişsiniz daha iyiymiş.

boşanma sebebi falan değil. düşüncesizlik. öğrenilmeyecek bir şey değil, siz de öğrenmek istediğiniz için sormuşsunuz zaten. kişisel düşüncem bu. tabii ki herkes özgürce dolaşsın isteriz ama idealden uzak pratik durumlarla bireysel olarak savaşmak riskli ve anlamsız.
0
godoşu beklerken
(02.01.18)
kötü bir durum olmuş. yılbaşı gecesi herkes daha çok çıldırabiliyor, tek başına göndermek biraz riskli, evet.

ama ikinizde de hata var bence. dönüş işini baştan düşünmeliydiniz. kız arkadaşında sırf sen yanındasın diye sadece sana güvenmemeli. işte bu nokta "prenseslik" diye eleştirdikleri nokta oluyor. o da gecenin geri kalanında ne yapacağınızı düşünmeli. bir arkadaşınızda kalabilirdiniz veya birlikte onların evine gidip seni misafir etmelerini konuşabilirdiniz. ya da sizde kalabilirdiniz. bu şekilde pek olmamış.

ha bu sebepten ayrılınır mı? hayır tabii ki. karşılıklı konuşup hatalarınızla yüzleşmek isabetli olur.
0
frankie
(02.01.18)
@acemi evet
önce dolmusla kadıkoye gececem onrdan otobüs ile pendige gececem. sonra 4 saat yol don diyorlar
0
🌸all girls dream
(02.01.18)
Milletin gazina gelmis senin kiz arkadas. Öyle buyutecek bir şey yok. Ustelik bunu ertesi gun soylemesi çok gereksiz. Basina bi sey gelse kizmakta hakli Ama Bana gereksiz bi trip geldi.



Ama sunu da dusunuyorum: insan sevdigiyle birkaç saat fazla gorusmek için o yolu gitmez mi?
0
yarey
(02.01.18)
saçmalık bence kusura bakmayın da. eve dönebileceği bir saatte ayrılsaymış binseymiş o zaman dolmuşa. ya da taksi tutsaymış öyle gitseymiş. über kullansaymış ya da. araba kiralasaymış. ne bileyim...
0
veritaslibertas
(02.01.18)
Kız haklı. Yaştan şehirden bapımsız olarak haklı.

Ek olarak, Abi araban yoksa hadimköyde oturup pendikteki kızla da birlikte olmayın ama
0
shenergy
(02.01.18)
Ben 20 yaşındayım neredeyse sizden 10 yaş küçüğüm.

Ben herhangi bir günün herhangi bir saatinde dışarı çıktıysam bu tamamen kendime güvendiğim için haptığım bir harekettir.
Kendime güvenmiyorsam o saate kadar ne işim var dışarıda. Kocam dahi olsa beni eve bırakmak zorunda değil. 30 yaşına gelmiş hala kendi sorumluluğunu alamıyorsa ben olsam daha olgun bir insanla hayatımı paylaşırım.

Bu tarz insanlar genelde cebinde parası olmadan da dışarı çıkar başkalarına parayı kitler. Bence koşarak uzaklaşmalısın.
0
powerpufgirl
(02.01.18)
Bırakmalıydın.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(02.01.18)
Ben bir kadın olarak bırakılmak istemem, bugüne kadar da kimse beni herhangi bir saatte evime bırakmamıştır. Önceden bu şekilde planladıysanız kızın sonradan su koyvermesi saçma olmuş. Önceden planlamadıysanız haklı olabilir.

Ben herkesin kendinden mesul olduğunu düşünmüşümdür her zaman, o yüzden bence haksız değilsiniz ancak daha iyi planlanabilirdi belki önceden.
0
inawen
(02.01.18)
bırakmalıydın, yılbaşı gecesi alkolün olduğu bir gece, kız pendike gidiyor bide gece 4 de. ne olacak 4 yerine 6 da evde olurdun 7 de olurdun.
0
habula
(02.01.18)
Kız haklı. Gecenin bir yarısı kız tek başına bırakılmaz. Özgecan Aslan mininüste öldürüldü. Yanına kadın oturmuş oturmamış bir önemi yok. Zarar verecek insan ona bakmaz. Zaten sabaha kadar ayakta kalmışsınız. Fazladan iki saat yolculuk seni çok etkilemezdi.
0
dissendium
(02.01.18)
otel ayarlayacaktın gece kalmalık, bu da sana ders olsun.
0
nuisance
(02.01.18)
Bu sorunun cevabı yok. Sevgiyle alakalı bir durum. Sevgiliniz varsa katlanacaksınız. Artılarını tadarken eksilerini görmezden gelmemek lazım.
0
cok iyi yol
(02.01.18)
Buluşmadan önce bunların ayarlanması ve konuşulması lazım. Ben kartalda oturuyorum varabileceğim saatte yola çıkıyorum, araba varsa biri bırakıyor, yoksa uber ya da otel seçeneği var. O saatte çıkmış da tecavüz mü edilmiş laf mı atmışlar ne olmuş diyen arkadaş, bunun şakası ya da muhabbeti olmamalı. Moda da oturan arkadaşım dahi böyle bir şeyin kıyısından döndü. Kaldı ki pendiğe gidiyor.

Tepkisi abartı ama haklı ya da haksız yok bence. Önceden ayarlanması lazım bu tarz şeylerin ki kafa rahat olsun.
0
jazzabel
(02.01.18)
Türkiye, İstanbul, yılbaşı, bir kadın, gecenin bir yarısı... Hala soruyor musun bırakmalı mıydım diye?

“Brkmamalsn yha snçta 30 ksr yşnda kdn yanii .s.s.s” diyen arkadaşlar Norveç’te yaşıyor sanırım.
0
i m cool with that
(02.01.18)
Özgecan aslan örneği gelmiş bir de. Her kadının yanına bir koruma tutulsun o zaman? Otuz yaşında kadın da eğer bu kadar endiseleniyorsa çıkmasın dışarı. Kaldı ki geri dönüş şekli de konusulmus yukarıda yazılana göre.

Her ihtimal göz önünde bulundurulup ona göre davranilacaksa kadınlar asla (evde, okulda, işte) tek başına birakilmasin, müzede saklansin madem.
0
rahip janick
(02.01.18)
Bence sen haklısın ama bunu kıza anlatamazsın. Yaştan bağımsız haklısın bu arada. Kız başta demeliydi ben nası dönücem aq yerinde diye.
0
brad pitt
(02.01.18)
Bana imkansız aşk nedir diye sorsalar, Pendik'te oturup Beylikduzu'nden biriyle çıkmak derim :D :D
0
reca ederim bu bahsi kapatalim
(02.01.18)
aquarium +1 diyorum. tamam senin gerekçen de geçerli ancak karşı tarafa da haksız diyemiyorum. bir de ablası laf etmiş bir dünya, otomatik olarak senin yüzünden laf yemiş oldu ayrıca.
0
air
(02.01.18)
ya yapmayın sanki 15 yaşında. 30 yaşında insan prenseslik triplerine girmesin artık.
0
pinkpeony
(02.01.18)
Her iki tarafın da haklı olduğu noktalar var. Bu konuya yorum yapmayacağım. Benim takıldığım kısım 30 yaşında bir kadının başına bir şey gelemeyeceği algısı. Sapıklar, hırsızlar, tecavüzcüler 'bu abla 30 yaşında, yol verin geçsin' diyor herhalde.
0
bego
(02.01.18)
evet türk kadınları olarak gece 2 olduğu için yanımızda erkeğimiz olmadan dışarı çıkmayalım. hem gece 2'de dışarıda ne işimiz var değil mi? aynı mantık.

şu erkeksiz olmaz tiplerine nasıl uyuz oluyorum anlatamam. evet her kadın bir erkeğe ihtiyaç duyar, erkeksiz yapamaz. delinin biri gelirse ve tecavüz etmeye kalkarsa erkeğimiz bizi kurtarır kahraman olur.
0
pinkpeony
(02.01.18)
Yılbaşı gecesi alkol tüketimi büyük boyutta oluyor. İçmesini bilmeyen insanlar olabileceğini göz önüne alıp, düzgün bölgede bile otursanız huzursuzluk yaşanma olasılığı düşünülüp, yılbaşı gecesi kızın tek başına eve gönderilmemesi lazım.

Sizde olduğu gibi mesafe kaynaklı sıkıntı olduğunda duruma göre ya dolmuştan ineceği saatte duraktan babası, erkek kardeşi vs. alır veya ilişki ciddi boyuta girmişse arkadaşı da eve gelir, salonda uyur. Herkesin salonda bi koltuğu vardır nitekim:)

Siz planlamayı hatalı yapmışsınız. Bu ikinizin hatası.
Kız bırakılmak istememiş, veya senin kararına karşı çıkmamakla kararını onaylamış. Bu bence kararı birlikte vermişsiniz demek. Onun birlikte verdiğiniz kararı veya o anda karşı çıkmadığı bir kararı sonradan ve/ya başkalarının sözüne bakarak eleştirmesi hatalı. Yetişkin iki insansınız. Kararların sorumluluğunu taşıyacak yaşlardasınız. İlişki birliktelik demek, kararların sorumluluğunu birinin omuzlarına yüklemek demek değil. Yerinde olsam bunu arkadaşımla konuşup bi sonuca bağlarım. Şimdiden yaparsanız ilerde daha sağlıklı bi ilişkiniz olur.

not: oturduğunuz bölgeler, dolmuş güzergahı dolmuş çalışanlarının yapısı hakkında fikrim yok. Dolmuş sıkıntılı bölgelerden geçiyorsa baba alma durumu da pek düşünülmemeli veya baba alacaksa telefon açık konuşarak gidilebilir.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(02.01.18)
@powerpufgirl'ün sorumluluk hakkında söylediklerine %100 katılıyorum.

Olay hakkında da anladığım kadarıyla kadın sonradan fikir değiştirmiş; ablasının ayıplamasından etkilenmiş. Bir nevi pişman olmuş.

Böyle bir konuyu önemsiyorsan önceden belirtirsin ona göre ayarlanır. Sonradan fikir değiştirmek de nedir?

Böyle insanlar bana itici geliyor. Bence de kadının yaptığı senin açından ayrılma sebebidir. Şu yaşta kendi fikri olmaz mı bir insanın? Bu noktada senin tek suçunun bunlara katlanmak olduğunu görüyorum.

edit:

'Ek olarak, Abi araban yoksa hadimköyde oturup pendikteki kızla da birlikte olmayın ama'

Ek olarak, Abi hadımköy'de oturup pendik'te oturan arabasız kadınlarla çıkma madem.
0
idexo
(02.01.18)
yani araban yoksa çok elzem değil, iki tarafta haklı olur. ama araban varsa o güne özel bırakabilirdin aynen. ama ayrılma sebebi değil tabi bu. bunu okuyunca hani şu ohaaaa kızııım diyenler var ya öyle kekolar belirdi gözümün önünde.
0
freetakilir
(03.01.18)
ablasindan bize ne? arkadasindan bize ne? baska seye sikiliyordur o, boyle seyler bence gercek meseleler olmuyor.
0
e haliyle
(03.01.18)
arabam varsa bırakırdım
arabam yoksa başka bir program yapardım
0
superb
(03.01.18)
"Haklisin, cok haklisin da alacagin yok."
0
lamira
(03.01.18)
Eğer daha önce toplu taşıma kullanımı konusunda hemfikir olunmuş ise kız gereksiz tribe girmiş. Eğer konuşulmadıysa kızın ulaşımı için alternatif geliştirmen incelik olurdu fakat asıl sorumluluk kızın kendisinde. Bu kadar tedirgin olacaktı ise önceden kendini garantiye almalıydı.
0
logic
(03.01.18)
nuisance +1

bir geceliğine ortak bi yerde kalınabilinirdi bence. bu kadar uzatmaya da lüzum kalmazdı.
0
dedim ben sana
(03.01.18)
ay ben sok!

bazi sorularin cevaplarina gercekten cok sasiriyorum. hah dedim simdi gomecekler kizi kezban diye derken seni oldurmusler.

ben de kadinim. daha boyle bir talebim olmadi. birakilsam hosuma giderdi. daha guvende olacagim icin degil o ozenilmeyi hissedecigim icin. ama cok da huzursuz olurdum karsi tarafa cektirecegim o eziyet icin.

ama iste insanlar cesit cesit, deger yargilari da, beklentiler de. kizin profili bana gore su; simarik, bencil, dusuncesiz, kaba, premses, ozguvensiz ve gerikafali. bir de milletin gazina geliyor falan. bir de boyle sonradan atilan triplere ayri gicik olurum. bir derdin, talebin varsa o sirada soylersin. sonradan cirlamak sinir bozucu.

sistem boyle ama galiba. kadin erkek komik oyunlar oynuyor. kiz essek gibi biliyor eve sorunsuz gidebilecegini. ama ayy ben koykuyoyum cok askitom noluy beni biyakma diyor. erkek de askim sacmalama, yaninda ben varken sana birsey olmaz deyip sepet gibi dolaniyor kadinin yaninda. boylece bir ise yaradigini dusunuyor.
0
jimicik
(03.01.18)
Nuisance bence de haklı. Ayrıca ben de ennn kötü ihtimal taksiye bindirirdim kızı, dolmuşa bindirip sabahın dördünde pendikte yürütmezdim herhalde. Biraz haklı bence arkadaşın.
0
roket adam
(03.01.18)
sopiro+1
O saatte hiçbir yer güvenli değil. Gayet 3. sayfa haberi olma ihtimali var. Normal zamanda saat 9 gibi ayrılsanız zaten bırakmayın ama hem yılbaşı hem de o saat kız sizden bir jest beklemiş. Yapmamışsınız, sizin yüzünüzden ablasından da azar işitmiş. Muhtemelen bu zorlukları öncesinde görmüştür ama siz onu bırakmazsınız diye umut etmiştir. Yaştan bağımsız davranıyoruz burada. Olmamış yaptığınız.
0
SiyamkedisiZorro
(03.01.18)
çok biliyosa az yesin de kendine şoför tutsun amk, o ne tripler öyle ya hiç gelemem valla. ben olsaydım zaten o dolmuşun kalkmasını da beklemeden gitmiştim sen yine iyi dayanmışsın :)

yılbaşı günü pendik'e gitmeyi beceremiyorsa zaten yaşamasın bu şehirde ya da hiç dışarı çıkmasın bir daha.
0
hosein
(03.01.18)
Normal zamanlarda bile o saatler tehlikeli bu şehir için, kaldı ki yılbaşı günü ve alkolün ağızla içilmediği bir gün.

Sevgilin olmasına gerek yok, normal bir arkadaşın bile olsa o saatte yalnız gitmesine müsade etmemeliydin.

Hanımın yaşından bahsedilmiş ama bunun yaş ile veya cinsiyet ile alakası yok, bu pozisyon tek başına bir erkek için bile riskli ya hu!
0
John Bloor
(03.01.18)
yazdım ama dayanamadım tekrar yazacağım. ben de pendik'te oturuyorum. pendik çok büyük bir ilçe ve en merkezi yerlerine bile gece 12'den sonra toplu taşıma ile ulaşabilmek büyük sıkıntı. kaldı ki ilçenin büyük kısmı merkezi yerlerden uzak kuytu mahallelerden oluşuyor. o yüzden pendik'te yaşayan biri için akşam eve dönüş her zaman, yapılan her planda akılda olan bir sorundur. allahtan havalimanı var da e-10 büyük kısmını dolaşıyor yoksa daha da büyük sıkıntı olurdu. her neyse pendik burada sembol zaten, sultanbeyli olur tuzla olur -avrupa yakasının uzak kısmını pek bilmiyorum ama- büyükçekmece olur esenyurt olur aşağı yukarı hepsinde aynı sorunlar yaşanıyordur.

burada 30 yaşı vurgulayanların o yaşta birinin başına bir şey gelmeyeceğini düşündüklerini sanmıyorum. vurgulanan nokta o yaşta birinin gecenin sonunda eve nasıl döneceğini de düşünecek sorumluluğa sahip olması gerektiği. 18 yaşında belki ilk kez dışarıda yılbaşı geçirecek biri o heyecanla eve dönüşü düşünmeyebilir ama pendik'te yaşayan, erkek arkadaşı olup dışarıda yılbaşı kutlayan 30 yaşında bir kadın profili bu durumla ilk defa karşılaşmıyordur. kendi başına dönmeye gayet haklı olarak korkuyor da olabilir. kendi düşün(e)mese bile plan yaparken erkek arkadaşından kendisini eve bırakmasını ya da başka bir formül bulmasını ister olay biter. ona rağmen böyle tek gitmiş olsa adamı burada hep beraber gömelim ama eve dönülmüş olay bitmiş abla ve arkadaş gazıyla sonradan trip atılıyor. burada haklı bir kısım yok. üstelik bu güvenlik sorunu yaş ve cinsiyetten bağımsız herkes için geçerli. bu adam pendik'ten hadımköy'e dönerken başına bir iş gelse ne olacak? onun ailesi ve arkadaşları bunu "boşanma sebebi"(ne alakaysa, kim niye eşini yılbaşı kutladıktan sonra o saatte toplu taşıma ile baba evine göndersin?? ) olarak görmezler mi asfdgfjgk

über ve taksi önerilerini zaten hiç anlamadım. taksicileri hepimiz aynı malum sıfat ile anmıyor muyuz? über için de geçen sözlükte başlık vardı kadının birini kaçırmaya yeltenmişlerdi falan. ha dolmuş ha taksi bir farkı yok hatta dolmuş/otobüs/minibüsün kalabalık olma ihtimali var taksi falan tam kör bıçak. üstelik bir şey yapacak adam yanında erkek arkadaşı varken ikisine birden de yapabilir zaten. araba kiralama, otelde veya yakında bir arkadaşta kalma dışındaki önerilerin de bir mantığı yok. eleştirilecek tek nokta her iki kişinin de bunları düşünmemiş olması. aynı şartlarda bu ilişkiye devam edilecekse sadece yılbaşı değil dışarıda yapılan her programda bu sıkıntı yaşanacak zaten.

velhasıl kelam bu adamı size yedirmeyeceğiz piremsesler adsfdgfhjhkjl

bilmeyenler için de vurgulayalım söz konusu yerlerden biri kocaeli diğeri edirne sınırı.
0
nrmnm
(03.01.18)
bir ilave de benden;

bu bosanma sebebi diyenler, seni asiri derecede haksiz bulanlar bana biraz samimiyetsiz geliyor acikcasi. yani bu kisiler gercekten icten bir sekilde endiseleniyorsalar aksam 10'dan sonra butun sevgilileri, arkadaslari icin de ayni endiseyi duyuyor olmamlilar. kadikoy'de eglendikten sonra arabasi olan kadinlar hadimkoy'de oturmalarina ragmen pendik'e arkadaslarini birakip evlerine donuyor olmamlilar mesela. ha yok olay cinim eve gidince yaz vatsaptan merak etmiyim'den ibaretse iste bos bos atip tutulmusluk, iste samimiyetsiz bir dusuncelilik.

ciddi ciddi gece kadinin yolda tek basina yurumesi bir insani o kadar endiselendiriyor olsa, bu kadar tedirginlikle bu insanlarin hic biri bu sehirde yasamazdi. ya da gittikleri her yere arabalarinin icinde gidiyor, polis korumasiyla toplu tasimaya taksiye falan biniyorlar.

nerden baksan samimiyetsizlik + gosteris.
0
jimicik
(03.01.18)
cevaplara bakınca merak ettim de;
aranızdan kaç kişinin kızı/kızkardeşi veya kendisi erkek arkadaşıyla dışarı çıkıp ailesine "biz otelde kalacağız" diyebiliyor?

dolmuş taksiden daha güvenlidir +1 en azından bi göze emanet etmiyorsun. nitekim o dolmuşa yalnız başına bir kadın daha binmiş.

araba kiralanabilirdi denmiş. o durumda ya alkol almayacaksın ya da şoförlü araba kiralayacaksın. bu sefer de gündeme bütçe, gecenin geneline damga vuran fahiş fiyat ve araba bulabilme olasılıkları geliyor. iki eğlenilecek diye bu kadar eziyete gerek yok bence.

kızlar burası size;
Olay anında "beni bırak" demiyorsunuz, "bıraksaydı hoşuma giderdi" veya "bırakmalıydı" diyorsunuz. hatta "boşanma sebebidir"e kadar gitmiş.
Bence artık bu durumu değiştirmek lazım. Erkeklere de yazık, aklımızı okumak için denklemler kurup bilinmeyeni bulmaya çalışıyorlar. Ve üstelik erkek aklı bizimki gibi ayrıntılara, dallara budaklara bakarak değil düz satıhta çalışır genel olarak.
Hem onlara hem bize yazık. Biz de üzülüyoruz sonuçta. Güzel güzel konuşup anlaşmak varken can sıkmaya ne gerek var?
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(03.01.18)
olayda haklı haksız yok uyum sorunu var.

sevdiğim bir kız arkadaşımın(adı ilknur olsun) sevgilisi vardı hiç anlaşamadığım(bu da erol olsun). erol pazar poşetini, market arabasını geç ilknurun çantasını bile kendi taşırdı. telefonuna spy uygulama yüklemişti. aşkından arabeske bağlıyım kapının önünde yatmıştı, ilknurun arkadaşlarıyla görüşmesini istemiyordu vs. hatta geçenlerde ilknur bize gelecekti yanımızda sevgilimin ev arkadaşı var diye 'erol kızar' diyip geri döndü ajdsgkhjl. eh işte iyi taraftan bakarsan ama erol ev işlerini yapıyor, güzel sürprizler hazırlıyor. böylece ilknur sağa sola hava atarak anlatabiliyor. ama birey olarak yok ilknur. arkadaş bile olamayacağım tip derken bu adamdan çocuk bekliyor şimdi. zaten erol hiç hesap ödetmezdi şimdi de ilknur işi bırakacak, bunları iyi mi kötü mü kategoriye koysam bilemedim.

bizim ilişki ise bambaşka bunlardan. eve bırakmayı vs geç 'varınca çaldır'ın en fazla geyiğini yaparız. herkes kendi eşyasını taşır. 500 kilo da olsa valizim ben yardım istemediğim sürece yardım etmez. aman sen otur ben evin işini yapayım demez. romantizm hak getire zaten. isteyen istediği arkadaşıyla görüşür, izin almak vs geç gerekli olmadıkça haber vermek bile baya uzak kelimeler. bütçe kimin parası varsa.

başlarda noluyor lan desem de aslında herkes kendi tercihini yaşıyor. ilknur üç-beş kıskançlığı çekmeye razı gelip erolu uşağı gibi kullanabiliyor. e benim için de özgürlük daha önemli, kendi başımın çaresine bakmak zor değil. her şeyden haberim olmasa da olur.

yani sevgilin ilknur olmak istiyorsa erolünü beklesin. ya da yaptığı tercihlerin sorumluğunu alıp üçüncü şahısların gazına gelmesin. her ilişkinin dinamiği farklı. benim için taksim-pendik-hadımköy yolunu çekmek boşanma sebebidir. öyle bir adamı çocuğuma baba yapmam. ilknur gibiler ise 3. remlerine girerken hala erollerin soğukta trafikte olmasıyla tatmin olabilir ablalarına 'çok iyi çocuk ya beni eve kadar bıraktı 5239865 saat yol gitti bi de' diye anlatabilirler.

siz de karar verin ama. erol değilseniz ilknurların önünü tıkamayın. biliyorsunuz eroller ilknurların eski sevgililerini kafaya çok takarlar.
0
cikolata selalesi
(03.01.18)
olaylar norveçte veya japonyada yaşanıyor olsaydı belki size birazzcık hak verebilirdim lakin burası ortadoğu her gece bir sürü sapıkça olay geliyor kadınların başına..çok çok ters bir saat. dolmuşta başka bir kadın olması neyi garantiler ki? o saatte adamın biri takip etse dolmuşçunun kendisi niyeti bozsa (ki yaşanmamış şeyler değil) sonuç olarak kız arkadaşınız haklı bana göre de lakin siz bunu o an düşünemediyseniz bu saatten sonra yapacak bir şey yok yarın bi gün başka bir durumda da benzer şeyler yaşayabilirsiniz.
0
iwillsee
(03.01.18)
Aman canım Moda Hilton'da oda tutup sabaha kadar partiye devamdı yani olay hepten yanlış.
0
i was made for you
(03.01.18)
bir sürü laf yazılıp çizilmiş, yapılan yorumlarda kadının kadına yaptığı düşmanlık ve bir başka kadın üzerinden kendini değerli kılma çabası bambaşka bir sorun onun hakkında yazmak istemiyorum fakat dehşetle okuduğumu da belirtmeden geçemiyorum.

sadece bu durumdan hareketle, aranızda bir iletişimsizlik olmuş gibi görünüyor. kız belki bırakmanı istemiştir ama istanbul'un iki ayrı ucunda oturduğunuz için açıkça dile getirememiştir, özel bir durum olduğu için sizden böyle bir jest beklemiştir. göremeyince ipler gerilmiştir, ablasının da gazıyla böyle bir dışavurum yaşanmaştır. olay bundan ibarettir belki de yani.

siz kız arkadaşınızı evine kadar bırakmak zorunda değilsiniz, kız arkadaşınız da hele ki istanbul gibi bir şehirde, gecenin köründe yalnız başına saatlerce yol gitmek zorunda değil. erkeksizlikten başına bir şey gelir diye değil, bunu tercih etmek istemeyebilir diye söylüyorum. herkesin içinde bulunduğu ilişkiden beklentileri farklıdır ve herkes sevgilisine verdiği kıymeti farklı şekilde gösterir. haklı haksız yok, ikiniz de hem haklı hem haksızsınız. konuşun, nasıl bir daha böyle bir olay yaşamazsınız onu irdeleyin.
boşanma sebebiymiş, yok daha neler ya. insanlar ufak tefek sorunları büyütmeye, çözülmez hale getirmeye ne kadar meraklı.
0
evde liyakat kalmamis
(03.01.18)
3 ocak oldu hala millet kavga ediyor. görüldüğü üzere subjektif bi konu ve herkesin doğrusu farklı.

bence @all girls dream noktayı koysun.

naptınız hacı, aranızda konuşup halletmediniz mi?
0
elorelia
(03.01.18)
@ elorelia

Evet noktayı koyduk ayrıldık.
0
🌸all girls dream
(03.01.18)
haydaaaa, bu olay yüzünden mi?
0
elorelia
(03.01.18)
Aynen. Kendine, çevrene uygun birini bul sana ayak uyduramam vs vs dedi bende ccevap yazmadım
Bitti gitti
0
🌸all girls dream
(03.01.18)
mutlaka gerisinde bişeyler vardır bence. geçmiş olsun.

(bkz: welcome to the club)
0
elorelia
(03.01.18)
sen olmasan ne yapacakmış?

ben kızı haksız gördüm. bu ne ya. sen de erkek olarak tehlikedesin.

bir de benim bir kadın olarak bakış açım olarak şöyle birşey var; kafan atıp çat gideceğin yere kadar taksiye ödeyemeyeceksen o saatte de yanlız çıkmayacan. malesef böyle bakıyorum olaya. kendin kendine güvence veremiyorsan kimseden beklemeyecn.

bir de madem abla bukadar dertli biri, beşiktaşta yahut taksimde bir oda kiralasa idiniz airbnb den fln ya da hostelden vs, yahut bir şekilde sabaha kadar eğlense idiniz daha iyiymiş.

ha bir de; hayatta merak ettiğim bir şey var, cidden bu nasıl böyle oluyor çok merak ediyorum. böyle kızları bulup başınıza çıkarıyorsunuz, bizim gibileri de üzüyorsunuz. oh iyi oluyor siz erkeklere valla ne diyim.
0
mobydick
(03.01.18)
İkiniz de haksızmışsınız. Ben Hadımköyde otursam kız arkadaşım da Pendikte otursa ya otel tutardım ya da araba kiralardım.Yılbaşı gecesi ikinizin de ikişer saat yol yapması saçma olmuş
0
turkuaz
(04.01.18)
dönüşü toplu taşıma ile olacak diye konuşmuşsunuz daha ne? o kadar şeyse o saate kadar kalmasaymış. ben de bir kadınım, 31 yaşındayım. ayrıca hadımköy'e onu bırakıp öyle dönmeni beklemesi cidden fena bencillikmiş. keşke otelde filan kalsaymışsınız. ya o değil de, neden ayrılırken dememiş bunu sana, "beni bıraksan olmaz mı, çok geç oldu saat tedirgin oldum" filan dese başka bir çözüm de bulunabilirdi. iletişim önemli şey sonuçta.

bellllki, kadıköy'e kızla beraber gidip onu pendik dolmuşuna bindirip dönebilirdin, sana çok zaman kaybettirmezdi.

taksi, uber, scotty gibi seçenekleri de göz önünde bulundurabilirdiniz. yok çok pahalı olurdu gibi düşünceler varsa da öyle bir eğlence düşünmeyecektiniz.
0
dasher
(04.01.18)
kız tarafı abartmış. her şeyi abarttıkları gibi bunu da abartmışlar... kaldı ki yılbaşında her yerde polis var. normal bir geceden daha güvenli bence.
seneye ilişkiniz hala devam ediyor olursa yılbaşına kadıköy'de girersiniz, tek seferde gider evine.
0
humat
(06.01.18)
sana haksız demiştim ama önceden konuşmuşsunuz sorun etmemiş, sorun olmamış dönüşte falan sonra etrafının gazına gelip sana çemkirmiş. sen haklıymışsın aslında, iyi olmuş.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(07.01.18)
(2)

Yüksek Lisans Bölüm

yercekimini kendine ceken adam
Selamlar. İnşaat mühendisliği bölümünden mezunum ama lisans ile alakasız bir iş yapıyorum. Yüksek lisansa başlayacağım, ikinci öğretim mühendislik yönetimi, yangın güvenliği ve yanma YL, işçi sağlığı ve iş güvenliği YL programlarından hangileri daha faydalı olur? yangın güvenliği ve yanma YL yapıp k
Selamlar. İnşaat mühendisliği bölümünden mezunum ama lisans ile alakasız bir iş yapıyorum. Yüksek lisansa başlayacağım, ikinci öğretim mühendislik yönetimi, yangın güvenliği ve yanma YL, işçi sağlığı ve iş güvenliği YL programlarından hangileri daha faydalı olur? yangın güvenliği ve yanma YL yapıp kursa giderek iş güvenliği c sertifikası alsam nasıl olur mesela? Ya da iş güvenliğinde direk tezli YL yapsam b sınıfı olarak iş bulma potansiyelim ne olur? Fabrika ortamında çalışmaya uygunum şanstiye istemiyorum. Bi klavuzluk yapsanı süper olur.
0
yercekimini kendine ceken adam
(02.01.18)
İnşaatçı değilim, makineciyim. Yönetici olma fikri varsa mühendislik yönetimini tavsiye ederim. İş sağlığı ve güvenliği dışarıdan gözüktüğü gibi değil. Kanunları maddelerine kadar bilmek gerekiyor. Her fabrika da uzman çalıştırmıyor.
0
dissendium
(02.01.18)
Ben iSG yüksek lisansını yaptım ama şantiyede çalışan birisiyim ve 2020'den sonra İSG sertifikası olmayanlar şantiye şefi olamayacağı için yaptım. Böyle bir zorunluluğun ya da avantajın yoksa tavsiye etmiyorum. Eğer İSG belgen olunca fabrikada maaşın artacak vs. ise o zaman değişir tabii.
0
anarsik kurbaga
(02.01.18)
(19)

Selam ve selam vermeme üzerine

binder dandet
Toplu bir mekanda bir kişiyle ilk gün tanıştınız konustunuz, sonra ertesi günlerde selam verdiniz. size karşı selam vermedi, görmemiştir dediniz. Bu kişi sizden yaşça küçük.Ertesi aylarda arkadaşlarının yanında ''selam vermek insanlığın bir gereksinimidir'' temalı dolaylı fırça kaydınız. Oturup konu
Toplu bir mekanda bir kişiyle ilk gün tanıştınız konustunuz, sonra ertesi günlerde selam verdiniz. size karşı selam vermedi, görmemiştir dediniz. Bu kişi sizden yaşça küçük.

Ertesi aylarda arkadaşlarının yanında ''selam vermek insanlığın bir gereksinimidir'' temalı dolaylı fırça kaydınız. Oturup konustunuz bu kisiyle havadan sudan, normale döndü her sey zannettiniz.

Ertesi gün kişiyle karşı karşıya geldiniz, bu sefer siz selam beklediniz ama karşı taraf yine selam vermedi.

Ben mi biryerde hata yapıyorum? selam vermeye büyük bir anlam mı katıyorum?

Kaç numara sopayla dövülür?
0
binder dandet
(01.01.18)
sallamıyorsa bende onu sallamam muhatap olmam bir daha selam vermek üzerine çok anlam yüklememişsin.
0
basond
(01.01.18)
Kimse kimseye selam vermek zorunda değil.
0
dissendium
(01.01.18)
@dissendium

adab-ı muaşeret'e göre vermek zorunda.
0
🌸binder dandet
(01.01.18)
Ben de is yerinde her gun iceri girince selam veriyorum, bazilari hic umursamiyo bile. Hic takmayip her gunku aliskanligimi surduruyorum. Onemli olan benim ne yapmak istedigim. Eger onlar selam vermiyo diyip kussem, olay cikarsam, o zaman onlara “sizin dusunceniz ve yaptiklariniz benim davranisim uzerinde buyuk etki yaratiyor” mesajini vermis olurum. Ne sebepten olursa olsun selam vermemesini takma. Bence bir daha bu konuda ona prim verme.
0
beriberi
(01.01.18)
(diğer koşullar sabitken diyelim) ve tanıştınız, konuştunuz ve belli ki bu konuşma arasında bir pürüz çıkmış. O da selamı kesmiş. o konuşma arasında, ona göre normal sayılmayan bir şeyler olmuş. Kaseti geriye sar bakalım. Ne çıkacak?
0
1adam
(01.01.18)
Ayıp etmiş.
0
simderun
(01.01.18)
Kimsenin sana selam vermek gibi bir zorunlulugu yok. Askeriye veya polis teskilati degilse orasi.
0
bos gezenin bos ustasi
(01.01.18)
bu selam vermek zorunlulugu yok diyenler ya toplu bir yerde bulunmamış ya da adab ı muaseret nedir bilmiyorlar...
0
🌸binder dandet
(01.01.18)
Bence de uzaktan gördüğün birine selam verme zorunluluğu yok ama aynı odaya girdiniz veya koridorun karşısından gelen biri varsa selam verme zorunluluğu yine yok, evet ama bu durumda selam vermemek de verilen bir merhabaya merhaba ile karşılık vermemek de hayvanlık oluyor.

Zorunluluk ve nezaket ifadesi olarak söylelen merhabayı en azından kısa bir merhaba ile karşılamamak arasında fark var. Burada zorunluluk deyince insanlar nedense selam vermesi için kafaya silah dayama, askeri bir nizam, selam durma gibi algılıyor. Altı üstü bir merhaba'dan bahsediyoruz. Biri zorunluluk ile ilgili iken diğeri hayvanlık ile ilgili.
0
skooma
(01.01.18)
merhaba merhaba seviyesinde. yanyana geldiğimde 2 kelam etmişliğim samimi olmayan kişi statüsünde çok arkadaşım var. arkadaş denirse tabi.

benimde senin gibi bir takıntım var. baktım sürekli aynı ortamda bulunduğumuzda falan selam veren hep benim. ben selam vermeyince karşı taraf hiç oralı olmuyor. bu böyle bir kaç sefer tekrarlanınca bende selamı sabahı kesiyorum.

eşşek kadar olmuş insanlar en ufak hal hatır sormayı, hiç olmadı baş selamı bile vermiyor valla ben anlamıyorum bu insanlığı.
0
egokalp
(01.01.18)
Nezaket açısından gerekli gördüğünüz seyleri, görgü kurallarını insanlara dayatamazsınız. Size göre insanlıktır, kibarlıktır hatta gerekliliktir ama kimse öyle olmak zorunda degil. Hatta selam verme konusunda bana kalırsa birilerini selam vermeye, ne bileyim tokalaşmaya falan mecbur bırakmak da bir nezaketsizlik. Bunları insanların tercihine bırakın, selamlasmak istemeyen insanlara da bir daha selam vermeyin olsun bitsin.
0
aquarium
(01.01.18)
burada sopaya ihtiyacı olan biri varsa o da sensin gibi görünüyor.
0
doxanikee
(01.01.18)
benzeri durumu yaşadım, ilk defa selam vermedikten sonra görmezden geliyorum arkadaşı. diretmeyin siz de bence.
0
haykorsamdunyaya
(01.01.18)
Hocam bu selamlaşma olayları çok karışık işler, hiç ummadığınız şeyler çıkabiliyor. zaten çok güzel bilgiler verilmiş, tavsiyeler yazılmış zaten, arayı bozmayin ama karşı taraf madem bu şekilde davranıyor, siz de buna göre kendinizi ayarlayın.
0
pink panther
(01.01.18)
Adab-ı muaşeret'e göre birisi duyuruna değer verip zaman ayırıp yanıt girmişse tick atmak icap eder, beğenmediğin yanıtları ticklememek adab-ı muaşeret'e uymaz. Ama bunun için kimse sana ne kötü bir söz söyler ne de sopayla döver.
Selam vermemeye verilecek karşılık selam vermemektir.
0
mikro patlama
(01.01.18)
@binder dandet, ben görgü kurallarını çok iyi biliyorum. Benim yanıma böyle saçma sapan bir şeyle gelip bunları söyleseydin seni insan içinde fena bozardım. Çocuk seninle muhatap olmamayı tercih etmiş. Takdir ettim.
0
dissendium
(01.01.18)
Mikro patlama +1
0
mezarkabul
(01.01.18)
@mikro patlama, aslında bir big bang ++
0
1adam
(01.01.18)
AĞLA
0
regardless of what they say
(01.01.18)
(3)

evlatlık almak için ilk nereye müracaat edilir?

for day to break
birde böyle çocuklar seçiliyor mu yani nasıl bi şey oluyor ki bilen var mı?
birde böyle çocuklar seçiliyor mu yani nasıl bi şey oluyor ki bilen var mı?
0
for day to break
(01.01.18)
Yakınlarınızda bulunan bir çocuk esirgeme kurumunu ziyaret edebilirsiniz. Bizim bir komşumuz tamamen evlat edindi, bir tanıdığımız da koruyucu aile oldu. Çocuklar seçiliyor evet.
0
dissendium
(01.01.18)
Çocuk esirgeme kurumuna gidiliyor. Çok yakın zamanda bir yakınım evlat edindi.

Baya bir evrak ve görüşme işlemleri sürüyor. Her şey tamam olunca sıranızı bekliyorsunuz, sizi aradıklarında dosyasını görüyormuşsunuz kabul ederseniz çocuğu görmeye gidiyormuşsunuz. Bu aşamada çocuk almak durumundasınız çünkü dosyayı görüp kabul ettiniz, almazsanız sıranın sonuna gidiyormuşsunuz. O da 1 sene falan sürüyor rahat. Seçme oluyor denmiş ama evlatlık için pek de olmuyor yani. Sadece başta formları doldururken falan bazı şeyler belirliyorsunuz, yaş, cinsiyet, saç göz rengi söyleyenler de varmış. Yoksa son aşamada seçme olayı yok benim bildiğim kadarıyla.

Koruyucu aile olurken seçme olayı var mı onu bilmiyorum.

Bu arada evlat edinmek çok güzel bir şey, imkanı olan herkes değerlendirmeli. 3 4 çocuk yapmak yerine nede 1 tane evlat edinmeyesiniz? Aile şefkatiyle büyümesine yardımcı olmuş olursunuz.
0
senolll
(01.01.18)
ben de ilerde istiyorum. önce koruyucuailesi olmayı planlıyorum.
0
blacksky
(01.01.18)
(4)

sporla ilgili arkadaşlardan tavsiye istiyorum.

mslny
Öncelikle erkek değilim ve spor cahiliyim, o yüzden ne diyor ne soruyor bu demeyin =) Şimdi, yıllardır istediğim iki şey var; hafif omuz yapmak, kick box öğrenmek. Şu an iki seçeneğim var, biri istediğim şekilde hoca buldum, ondan kick box öğrenmek (alet yok ama istasyon var kardiyo yerine programım
Öncelikle erkek değilim ve spor cahiliyim, o yüzden ne diyor ne soruyor bu demeyin =)
Şimdi, yıllardır istediğim iki şey var; hafif omuz yapmak, kick box öğrenmek. Şu an iki seçeneğim var, biri istediğim şekilde hoca buldum, ondan kick box öğrenmek (alet yok ama istasyon var kardiyo yerine programımız dediler), ikincisi içinde yüzme ve omuz için Aletle çalışmak vs herşey olan program var. Önce kick box sonraki dönem omuz için yüzme ve aletli mi yoksa tersi mi bilenlere sorayım dedim. Hangisi daha doğru olur? Kilo problemi yok.
0
mslny
(01.01.18)
Sorularının haricinde bir noktaya değineyim, hanım kişiler fitness çalışırken göğüs programına dikkat etmeli.

Çünkü erkeklerde göğüs büyüten hareket, program, set ve tekrar sayıları kadınlarda tam tersi işlem yapıp göğüs küçültme yapabildiğini okumuştum bilimsel bir yazıda.

Sanırım olay ağırlık çalışırken fazla testesteron üretilmesi ile ilgili idi.

Yani omuz çalışırken de kadınlara yönelik bir incelik var ise dikkatli ol, araştır.
0
John Bloor
(01.01.18)
Sorunda "dönem" diye bir kelime kullanmışsın. Öncelikle bunu ne anlamda kullandın? Dönemden kastın üç dört ay ise bu sürede yüzmeyle omuz geliştiremezsin. Yüzmedeki omuz gelişimi yıllar sürecek bir olay. Omuzları geniş olan tanıdığım çoğu yüzücü bu işi profesyonel olarak bir süre yapmış. Kick box konusunda ilk altı ay bir şey bekleme. Neredeyse 4 yıldır karate yapıyorum ve şimdi baktığımda ilk yılda hiçbir şey yapamıyormuşum. Kasların ve vücudun spora alışması zaman alacak. Yüzme de yapsan kick box da yapsan bir süre zorlanacaksın. Bu nedenle bunu kendin deneyip görmelisin. Kick box öğrenmek istiyorsan önce ona başla. Sonra yüzmeye vakit ayır. Çünkü yüzmeye başlayıp kısa sürede bırakırsan onun sana bir faydası olmaz.
0
dissendium
(01.01.18)
canın hangisini istiyorsa onu yap öyle planla falan girişince uzun süreli olmuyor. hafif omuz yapmak da pek tutarlı bir hedef değil çünkü omuz bağlantı bölgesi pek çok kasla birlikte çalışıyor yani sen atıyorum süper güçsüz tricep ile omuz çalışmaya çalışırsan omzuna zarar verme ihtimalin olur kaldı ki ne olursa olsun omuz riskli bir bölge dikkatli olmak lazım.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(01.01.18)
Uzun süredir kick boks yapıyorum. Eğer sadece omuz için yüzme yapacaksan yapma. Şanslısın ki boks ve kick boks omuz gelişimini mükemmel etkiliyor. Hatta boksör kası diye bir terim de var.
0
sineklerin tanrisii
(01.01.18)
(3)

Bumbo ya da abc bisküvisi

condom kurşunu
Bi yerlerde okumuştum tekrar çuktı diye ama nerde var ben daha hiç görmedim.
Bi yerlerde okumuştum tekrar çuktı diye ama nerde var ben daha hiç görmedim.
0
condom kurşunu
(01.01.18)
ben de geçen köy bakkalında gördüm bumboyu, herhalde fi tarihinden kaldı dedim hatıra olsun diye aldım iki tane. yeniden satışa çıktığı hiç aklıma gelmemişti.
0
denhia
(01.01.18)
Bumbo aldım birkaç kez. Doğru bilgi.

@denhia verdim şukunu. :D
0
dissendium
(01.01.18)
Çoğu market ya da bakkalların lokasyonu adı vs yok mudur
0
🌸condom kurşunu
(01.01.18)
(4)

Sinirleri güçlendirme

balllooon
Selamlar,Öncelikle 25 yaşındayım ve erkeğim. Çevremdeki ufak bir gerginlikten bile etkileniyorum ve günün devamı da kötü geçiyor. Genel olarak insanlarla tartışamıyorum. Konu güç meselesi değil birilerini kırmaktan hep korktum. Bir de durduk yere bir ağlama hissi geliyor. Hayatımda kötü giden şeyle
Selamlar,
Öncelikle 25 yaşındayım ve erkeğim.
Çevremdeki ufak bir gerginlikten bile etkileniyorum ve günün devamı da kötü geçiyor. Genel olarak insanlarla tartışamıyorum. Konu güç meselesi değil birilerini kırmaktan hep korktum.
Bir de durduk yere bir ağlama hissi geliyor. Hayatımda kötü giden şeyler aklıma geldiğinde gözümden yaş akacak duruma geliyorum. Tuvalete gidip hüngür hüngür ağlayasım geliyor.
Zamanında psikoloğa gittim ama sosyal fobi tarzı şeyler içindi. Sanki şuanda durum farklı gibi.
Sinirlerimi güçlendirmek için ne yapabilirim?
0
balllooon
(31.12.17)
man up derdi atalarımız.

bense psikiyatri ve psikolog öneriyorum.
0
binder dandet
(31.12.17)
askere git
0
Delay Fuze
(31.12.17)
Endokrinolojiye gidip testosteron gibi hormonları kontrol ettirebilirsin. Bu tip durumlar doğrudan fizyolojiyle de ilgili olabiliyor. Her şeyi psikolojiye bağlamamak lazım. 25 yaşına kadar bu tip şeylerin üstesinden gelemediysen büyük ihtimalle pek insan içine karışmamışsın. Biriyle sağlam bir kavga etsen açılırsın aslında. Bu da bonus cevap.
0
dissendium
(31.12.17)
@dissendium
İnsan içine çıkmama durumu yok asosyallik gibi bir sorun da yok. Endokrinoloji iyi bir fikir olabilir. Kavga etsem açılırım desem fiziksel kavgadan korkmamayı öğretecek diyelim benim sorunum biraz daha geniş çaplı diye düşünüyorum.
0
🌸balllooon
(31.12.17)
(10)

Hayalinizdeki yılbaşı kutlaması nasıl?

cok iyi yol
Ve buna ne kadar uzak veya yakınsınız?
Ve buna ne kadar uzak veya yakınsınız?
0
cok iyi yol
(31.12.17)
Seksli.
0
gölgede aynı
(31.12.17)
İmkansız Hayal: Terk eden eski sevgilimin yanında, (nerede olursa olsun) olmak.

Düşük İhtimalli Hayal: Birkaç arkadaşla birlikte bir evde şarap, board game ve bol sohbetli bir gece geçirmek.

Gerçekte Olan: Gidecek yer/kimse bulunamadığından evde İcra İflas Hukuku çalışmak ve depresyon <3

edit: Son dakikada davet geldi. Arkadaşlarımla olacağım.
0
g man
(31.12.17)
bir o kadar yakın bir o kadar uzak
0
clones
(31.12.17)
yakin arkadaslarla icip sohbet etmeli, guzel aksam gecirmeli, ev ortaminda takilmali. icince sevismeye karar verip beni yalniz birakmazlarsa cok yakinim, bu gece oyle olur muhtemelen. ha terk etmeyeydi sevgilimle gecirmeyi her seyden cok isterdim ama onun gecirdigiyle kaldim, yapacak bir sey yok.
0
der meister
(31.12.17)
New York City, Times Square olmak istediğim yer. Üniversiteyi bitirirsem gidebilirim ancak. Öğrenciyken zor. Sevgilimle geçirmek istemezdim. Sevdiklerimle bir arada olmak çok değerli bir şey ama romantizmi bir kenara bırakırsak dünyanın kalbinin attığı yerler yıl başında çok ilgi çekici oluyor.
0
dissendium
(31.12.17)
sessiz sakin uyumalı.
0
captainobvious
(31.12.17)
mungojerry
(31.12.17)
yemek yapıp saçma sapan programlar izleyip ilerleyen saatlerde oyun oynamak üzerine bi planım var. onu uygulayacağım. başka bi şey istemiyorum, kimse kafamı ütülemesin shjdfff son üç yılbaşımda sevgilim yoktu, alışkınım.
0
nice tnetennba
(31.12.17)
wishmaythşngs
(31.12.17)
hic yilbasina dair bir hayalim olmadi. cok renksiz bir insanim sanirim.
0
neumann
(31.12.17)
(5)

AutoCAD alternatifi

deadwampir
Birsürü program var malum.Bunlardan kullanan ve tavsiyesi olan var mı?Arayüzün ve kullanımın (komut vs) aynı AutoCAD gibi olması önemli..şimdiden teşekkürler.
Birsürü program var malum.

Bunlardan kullanan ve tavsiyesi olan var mı?

Arayüzün ve kullanımın (komut vs) aynı AutoCAD gibi olması önemli..

şimdiden teşekkürler.
0
deadwampir
(31.12.17)
AutoCAD'in iki boyutlu kısmı, üç boyutlu SolidWorks, CATIA, Creo gibi programların Sketch modülüne eşittir. Komut açısından AutoCAD'e göre çok daha kolaydır. Bulabilirseniz SolidWorks indirin.
0
dissendium
(31.12.17)
yok ben gstarcad, progecad gibi birebir muadillerini soruyorum. var mı onlardan kullanan, tavsiyesi olan?
0
🌸deadwampir
(31.12.17)
O zaman şunu şuraya bırakayım. Hamallıktan kurtul diye böyle bir tavsiye verdim.

blog.capterra.com

BricsCAD ve ZWCAD benzer sayılır.
0
dissendium
(31.12.17)
Gstarcad 5 sene önce kullandık. Memnun kalmadık. Hem çok hata veriyordu, hem de müşteri hizmetleri sıkıntılıydı. Özellikle aktivasyon kısmı çok sorunluydu. Türkiye distribütörü Çin'e senin kodunu mail atıyor, onlar da geri key yolluyorlar falan. 1 hafta aktivasyon beklemiştik. Belki şimdi daha düzgündür.

Şimdi Nanocad kullanıyorum. Autocad'in birebir aynısı ve free sürümü de mevcut. Memnunum.

Fakat bu programların şu şekilde değerlendirmen gerekli:

Eğer yaptığın çizimi PDF'e dönüştürüp veya çıktı alıp müşteriye teslim ediyorsan veya sahaya yolluyorsan tamam. Fakat, müşteriye veya diğer projecilere gönderip ekleme yaptırıyor veya onlardan gelen çizimler üzerinde çalışıyorsan mutlaka bir şekilde ya sen, ya da onlar hata alıyorlar.

Çoğunluk Autocad kullanıyor ve yaptığın işten iyi para kazanıyorsan, mecburen paranın bir kısmına kıyıp Autocad kullanacaksın.
0
malheiros
(31.12.17)
Dassault'un çıkardıgı var bitane adını hatırlayamadım
0
synch
(31.12.17)
(6)

Alışamadım kendi memleketime -eskişehir-

ya ben lan neyse
eskişehir memleketim...yaşım 30. 16 yaşında bir çıktım ki çıkış o çıkış. anadolunun 2 farklı ilinde geçirdim yıllarımı.o yıllar boyunca hep eskişehir'in özlemi vardı içimde. bir an önce dönüp ömrümün geri kalanını eskişehir'de geçirmek istiyordum.son 5 yıldır da erzurum'un bir köyünde çalıştım.erzur
eskişehir memleketim...

yaşım 30. 16 yaşında bir çıktım ki çıkış o çıkış. anadolunun 2 farklı ilinde geçirdim yıllarımı.

o yıllar boyunca hep eskişehir'in özlemi vardı içimde. bir an önce dönüp ömrümün geri kalanını eskişehir'de geçirmek istiyordum.

son 5 yıldır da erzurum'un bir köyünde çalıştım.

erzurum işte. insanların çarşının ortasında yere tükürmekte beis görmediği, grup kavgalarının sıradan olduğu, otobüste ısrarla arka sıraya ilerlemeyen insanlar ve her an her yerden gelebilecek şiddet. -esnafı, şoförü, yoldan geçen adamı vs. bir şey bulup dövebilir...-

en sonunda eskişehir'e geldim ama hiç güzel olmadı benim için.

ben erzurum'da sürekli müşterisi olduğum taksi durağının vermeyi unutsam bile ben hatırlayana kadar benden para istememesini özledim. yol sorduğum insanların işi gücü bırakıp bana yolu canhıraş tarif etmesini hatta direkt adrese kadar bana eşlik etmesini özledim. bir gün "abi kusura bakma o elindeki nedir?" diye adamın elindeki ışkını sorduğumda bana elindeki ışkından ikram etmeden rahat edememesini özledim. kısacası oradaki samimiyeti çok özledim lan.

erzurum erzurum işte. oradayken her gün küfür ettiğim bir şehirdi ama kıymetini eskişehir'e gelince anladım. erzurum gerçekten birçok insan için yaşanması mümkün olmayan bir şehir ama bu eskişehir'de her şey bana batıyor. buranın insanı bana son derece bencil, çıkarcı ve tabiri caizse biraz sosyetik geliyor. ben 16 yaşında ayrılırken bunalımlara girdiğim memleketime çok yabancılaşmışım.

acaba yine gitsem oraya çalışmaya eskisi gibi olur mu? yoksa eskişehir'e alışmaya mı çalışayım? eskişehir'e şu anda çok ama çok yabancıyım ve bu beni mutsuz ediyor.
0
ya ben lan neyse
(30.12.17)
Erzurum un maalesef öyle bir havasi var sanırım. Ne seninle ne sensiz diyoruz bu duruma. Ben de sevmiyorum ama üç gun ayrılınca özlüyorum. Bence dönmeyin erzurum a. Eskişehir bırakılır mı
0
graupel
(30.12.17)
Neden övmekten çekiniyorsun ki? Ben Erzurum'un bir kısmını gördüm. Gayet güzel bir şehir. Erzurum, Kars, Erzincan gibi şehirlerin sakin ve stresten uzak şehirler olduğunu düşünüyorum. Canın istiyorsa git.
0
dissendium
(30.12.17)
bende senin gibiyim. doğudayım ama kendi memleketime geldiğimde bende senin gibi hissediyorum.
0
komando kani var bende
(30.12.17)
"Şerefil mekan bil mekin" derler. Yani "mekanın şerefi içindekilerdendir".

Eskişehir senin memleketin. Erzurum'daki samimiyeti kendi memleketine bulaştırmak, insanların samimi ve olumlu yönlerini yakalayarak o yönleri vurgulamak, hem kendin olumlu olmaya çalışıp hem onlara bunu aşılamak bence senin Eskişehir halkına verebileceğin en büyük destek. Çünkü bu olumluluk ve samimiyet insanların hayatları ı ferahlatacak, psikolojilerini düzeltmeye yardımcı olacak, kolaylaştırıp güzelleştirecek.

Erzurum'a dönüp orada devam etmek de sadece seni kalkındırabilir ama o da garanti değil.

İstersen Eskişehir'e seni ziyarete geleyim, benim de nüfusa kayıtlı olduğum yer ve hiç görmedim, görmüş olurum. Üzülme, 14 yıldır çok fazla değişiklik yaşadın, şu an böyle hissetmen çok normal. İnsanoğlunun çiğ süt emdiğini her zaman hatırında tutmak işine çok yarayacaktır.
0
yaren
(30.12.17)
2010 yılında ilk kez Eskişehir e geldiğim zaman esnaftan hiç haz etmemiştim. Yerli halkı da hiç iyi değildir çıkarcıdır, öğrenciler güzeldi yardımcı olmaya çalışıyorlardı gerçekten. 2015 yılında ayrılırken çok da üzülmedim, yavaş yavaş küçük İstanbul oluyor orası. İnsanlar birbirini nasıl düdüklerim gözüyle bakıyor. Bir çevren yoksa çok boş, arkadaşların varsa inanılmaz bir şehir. Ama aradığım samimiyet yok.. Öğrencileri çıkar geriye bir grup çöp insan kalır.
0
gozu acik sevisen yahudi
(30.12.17)
“Her nerede değilsem orada mutlu olacakmışım gibi gelir.” Charles Baudelaire
0
pavlis
(30.12.17)
(14)

Takip ettiğiniz kaliteli Türkçe Youtube kanalları?

cool pich
Tavsiyeleri alalım?
Tavsiyeleri alalım?
0
cool pich
(29.12.17)
Allianz Motto Müzik

www.youtube.com
0
dissendium
(29.12.17)
asla durma

www.youtube.com
0
goodz
(29.12.17)
-Allianz Motto Müzik
-BaBaLa
-İstanbul Film Akademi. Olmaz Öyle Saçma Şey serisi çok hoşuma gidiyor.
-140 journos
-Kamusal Mizah
0
desdenova34
(29.12.17)
grundıg-ruhun doysun
0
kafanguzelolmus
(29.12.17)
hızlı ve çılgın.

lavuk tam bir bisikletli trafik canavarı ama eğlenceli ve çok samimi geliyor bana.
0
japon askeri
(29.12.17)
sylow
(29.12.17)
Kalt
0
brkylmz
(29.12.17)
geekyapar
0
birdposing
(29.12.17)
140journos, Dünyadan sesler , cep hikayeleri, mistik yol.
0
cabiday
(29.12.17)
Barış Özcan tabiki.
0
lana del rey
(29.12.17)
Japonic
0
intern in the house
(29.12.17)
teknoseyir
0
utungan
(29.12.17)
140 Journos ile Stolk’u takip ediyorum.
0
aychovsky
(30.12.17)
Nebuch
0
bos gezenin bos ustasi
(30.12.17)
(7)

Hangi durumlar escinsellik taniminiza uyuyor? (yalnizca erkek/erkek)

common of demons
1- Iki taraf da birbirlerine elisi (boyle mi deniyor?) yapiyorlar, hicbir sekilde penetrasyon yok.2- Iliskide bir taraf hep "aktif", diger taraf da hep "pasif" durumda. Sizce ikisi de gay mi, yoksa sadece "pasif" olan birey mi gay?Sadece birinden biri secilmek zorunda degil.
1- Iki taraf da birbirlerine elisi (boyle mi deniyor?) yapiyorlar, hicbir sekilde penetrasyon yok.
2- Iliskide bir taraf hep "aktif", diger taraf da hep "pasif" durumda. Sizce ikisi de gay mi, yoksa sadece "pasif" olan birey mi gay?

Sadece birinden biri secilmek zorunda degil.
0
common of demons
(29.12.17)
Hepsi eşcinsel.
0
dissendium
(29.12.17)
İkisi de uyuyor.
0
simderun
(29.12.17)
"ben escinselim" demiyorsa hicbiri degil.
0
e haliyle
(29.12.17)
yaparken "no homo" diyorlarsa hiçbiri değil.
0
gman
(29.12.17)
Hepsi gey
0
Delay Fuze
(29.12.17)
Bir erkek başka bir erkekten hoşlanıyorsa eşcinseldir, eşcinsel yönelimleri vardır? Bir erkeğin heteroseksüel olması için bir kadınla yatması gerekmediği gibi.
Duygular düşünceler zevkler renkler çok da şey etmemek lazım.
0
archmage mahmut
(29.12.17)
hepsi eşcinsel.
0
pinkpeony
(29.12.17)
(3)

hesap onay süresi

dr l ron bumquist
yeni çaylak hesabı açsam ne kadar sürede onaylanıyor artık?
yeni çaylak hesabı açsam ne kadar sürede onaylanıyor artık?
0
dr l ron bumquist
(29.12.17)
3 sene
0
elorelia
(29.12.17)
Aylardır 23 bindeyim. Bir hesap aç ve onu unut. Öyle daha çabuk ilerliyor. İki yıla yazar olursun.
0
dissendium
(29.12.17)
kullanmadığı hesabı olan var mı?
0
🌸dr l ron bumquist
(03.01.18)
(1)

gus fring gibi... **spoiler var [breaking bad]**

kibritsuyu
aşağısı breaking bad ile ilgili spoiler içeriyor. izlemeyen, izlemek isteyen okumasın.gus fring gibi ölmek mümkün mü? yani kafanın dibinde bomba patlıyor, suratının yarısı uçuyor. ona rağmen ayağa kalkıp, yürüyüp dışarı çıkıp kravatını düzeltebilir mi bir insan?sahneyi hatırlamayanlar için: https://
aşağısı breaking bad ile ilgili spoiler içeriyor. izlemeyen, izlemek isteyen okumasın.

gus fring gibi ölmek mümkün mü? yani kafanın dibinde bomba patlıyor, suratının yarısı uçuyor. ona rağmen ayağa kalkıp, yürüyüp dışarı çıkıp kravatını düzeltebilir mi bir insan?

sahneyi hatırlamayanlar için: www.youtube.com
0
kibritsuyu
(29.12.17)
Olayın şokuyla yürüme şansı var.

youtu.be

Bu video buna güzel bir örnek. Kazadan sonra adam bir anlığına normal yürüyor. Aslında öyle bir darbeden sonra ayağa bile kalkamaması gerekir. Kaçma refleksiyle bu mümkün olabilir. Kravat düzeltme olayı da adamın takıntılı biri olmasıyla ilgili. Hep düzenli yaşadığı için o anda bile kendince normal davranıyor. Kıyafetlerim düzgün öleyim diye bir derdi yok. En önemlisi de patlamadan zarar görme şekli pek gerçekçi değil.

Edit: Aynı sahneden bahsediyorum ben de.
0
dissendium
(29.12.17)
(2)

Bir İntegral İşlemi

jools leno
Merhaba duyurucular,Sorunun çözümünde ln ifadesinin içindeki ifadeye nasıl ulaşıyoruz acaba? Ara işlemler nasıl yapılıyor gösterebilecek birisi var mı? ln ifadesinin içindeki kök(u^2+1) kısmını anladım da özellikle o diğer u nasıl geliyor?
Merhaba duyurucular,

Sorunun çözümünde ln ifadesinin içindeki ifadeye nasıl ulaşıyoruz acaba? Ara işlemler nasıl yapılıyor gösterebilecek birisi var mı? ln ifadesinin içindeki kök(u^2+1) kısmını anladım da özellikle o diğer u nasıl geliyor?
0
jools leno
(28.12.17)
Uzun bir ispatı var.

math.feld.cvut.cz

y=2tan(t) dönüşümü yapılmış.

Onu formül olarak ezberlesen daha iyi olur.
0
dissendium
(28.12.17)
Kitap bu kısmı anlatmıyor ne yazık ki. Cevapladığınız için teşekkürler :)
0
🌸jools leno
(28.12.17)
(6)

Kaliteli vakit geçirememek

yaraticinick
Kendime vakit ayıramamaya başladım sanırım, Ne zaman bir plan yapsam "yapılmayı bekleyen çok şey var" diyerek ertelediğimi fark ediyorum.Mesela -çok basit bir örnek ama - yeni sezonunu beklediğim bir dizi geldi ama izlemek için açtığımda aklıma hemen yapılması gereken ve aklımın bir köşesinde duran
Kendime vakit ayıramamaya başladım sanırım,
Ne zaman bir plan yapsam "yapılmayı bekleyen çok şey var" diyerek ertelediğimi fark ediyorum.
Mesela -çok basit bir örnek ama - yeni sezonunu beklediğim bir dizi geldi ama izlemek için açtığımda aklıma hemen yapılması gereken ve aklımın bir köşesinde duran başka şeyler üşüştü, baktım zevk almıyorum kapattım ben de. O gün bugündür bir daha yeltenmedim bile.

Önceden böyle değildim, şimdi ne yapmak istediklerimi yetiştirebiliyorum ne de boş vakitlerimi verimli bir şekilde değerlendirebiliyorum.

Ne olacak böyle ? Siz nasıl başarıyorsunuz bu dengeyi kurmayı ?
0
yaraticinick
(28.12.17)
Nelere zaman harcadığını araştır. Her gün yaptığın aktiviteleri ve o aktiviteleri yapma süreni not al yeterli veri elde edene kadar. Sonra o verileri yorumla. Atıyorum her gün YouTube'ta üç saat kedi videosu izliyorsan bu eylemi yasakla kendine. O üç saati başka bir şeyle doldur. Zaman yönetimi seminerine katılmıştım geçen yıl. Orada zamanı yönetmenin aslında kendimizi yönetmek olduğunu öğrenmiştim. Kendi eylemlerini yönetirsen zamanı da kontrol etmiş olursun.
0
dissendium
(28.12.17)
bir yapılacaklar listesi
sonra hepsi arasında önceliklendirme
tercihen önce 2 taneyi 1.öncelikli, sonra 2 taneyi 2.öncelikli olarak belirlemek
sonra bu listeye sadık kalmak
istediğinde veya gerektiğinde güncellemek

bu arada yapmak istemiyor da olabilirsin. mesela bir dizi seni sarmamıştır ama alışkanlıktan izliyorsan, bu da sorgulanmaya değer. aynı zamanı başka istediğin şeylerle doldurmak daha mantıklı ve doyurucu. örneğin fayda sağlayacak eğitim, okuma, mesleki gelişim veya keyif için başka dizi veya filmler yahut diğer aktiviteler gibi.

en önemlisi de özellikle keyif almak için yaptığın şeylerle ilgili kendi üzerinde baskı hissetmemek. adı üstünde keyif.

bu arada aklına gelen o şey, yapılması önemli bir şeyse onun sinyalini veriyordur.
0
EasyTiger
(28.12.17)
procrastination ve fomo

bunları google'la ve çöz
0
jadle
(28.12.17)
@dissendium aslında vakit harcadığım şeylerin bilincindeyim ama birkaç gün deneyebilirim bunu.

@EasyTiger asıl sorunum önceliklendirememek sanırım. çünkü her şey aynı anda çok önemli statüsüne sahipmiş gibi hissediyorum.
bu da sanırım @jadlenin önerilerine yönlendirecek beni.
0
🌸yaraticinick
(28.12.17)
bunların altında aslında "hiçbir şey yapmak istememek" yatıyor olabilir mi? yapmak istemediğin için diğer yapman gerekeni bahane gösteriyor olabilir misin? böyle olmasaydı diğer yapman gerekeni yapardın. neticede yapmak istediğin şeyler sayılı ve elbet birine sıra geliyor olması lazım.

ben de benzer durumdaydım, sonradan anladım ki aslında bişey yapmak istemiyormuşum. liste yaptım, tek tek hepsini bitirdim. sonra o an aklıma "hadi bi film izliyim" geldi. açtım filmi, arada tuvalete gittim, geldim telefona baktım, duyuruya girdim bi soru gördüm, ona cevap verdim, sonra instagram'a baktım, sonra duyurudan mesaj geldi, ona cevap verirken aslında merak ettiğim bir konuyu araştırmak istedim ama film orada bekliyordu. normal şartlarda dikkatim dağılsa bile filme dönmek istemem lazım çünkü canım onu izlemek istiyordu. ne değişti de şimdi istemiyor?
bunun cevabını veremiyorum hala mesela.
0
Bruce
(28.12.17)
Eğer liste tutup sadık kalırsan ona sadık kalmaya karar verirsen, bir nevi kontrolü başkasına vermiş gibi olursun. Bazen tembellik için de kendine zaman bırak :)
0
EasyTiger
(28.12.17)
(10)

Sizce bunlardan hangisi?

golgi aygıtı
Hatun kişi olan sevgilime alacağım da üçü arasında kaldım, karar veremedim bir türlü. Sizce hangisi? 1- http://prntscr.com/ht3et12- http://prntscr.com/ht3f583- http://prntscr.com/ht3fav
Hatun kişi olan sevgilime alacağım da üçü arasında kaldım, karar veremedim bir türlü. Sizce hangisi?

1- prntscr.com
2- prntscr.com
3- prntscr.com
0
golgi aygıtı
(28.12.17)
3
0
dissendium
(28.12.17)
Ya neden kar kuresi? Kar kuresi bence bir o kadar islevsiz ve anlamsiz bir hediye secenegi
0
balpolen
(28.12.17)
@balpolen valla bir amacım yok gerçekten. canım bunu almak istedi diyebilirim :(
0
🌸golgi aygıtı
(28.12.17)
3 çok güzel.
0
jazzabel
(28.12.17)
3.
0
ms brownstone
(28.12.17)
3
0
elorelia
(28.12.17)
birincide; pembe panjurlu ev teması var. eh işte.
ikincide; fırtınalı denizlerde seninle ufacık bir sandalla bir ömür geçirmeye hazırım teması.
üçüncüde; sen bacak bacak üstünde kitap oku kahve iç, beni şeapmaa yaa, ben böyle ayakta takılıyorum teması :s

2 o yüzden.
0
onemoremile
(28.12.17)
1 ve 3 güzel. Hediye işlevsel olmak zorunda değil. Ben bayılırım kar küresine mesela. Yatağımın yanında var sürekli elimde hipnotize ediyor izlerken. Bana da özel birinden gelmişti keşke içinde kurşun asker olmasaydı tabi :)
0
denef
(28.12.17)
1 bence ama
sevgilinizin gozleri cekikli gibiyse 1, kitaba duskunse 3 daha guzel.
0
jimicik
(28.12.17)
hepinize çok teşekkür ederim aldım birini. umarım beğenir :)
0
🌸golgi aygıtı
(28.12.17)
(5)

kendi kendime solfej okumayı öğrenmem mümkün mü?

for day to break
solfejle kastım, nota okumayı öğrenmek. s.b?
solfejle kastım, nota okumayı öğrenmek. s.b?
0
for day to break
(26.12.17)
mümkün
0
synesthesia
(26.12.17)
Batı müziği mi yoksa Türk müziği mi? Türk müziği biraz zordur. Solfej biraz genel bir kavram. Klasik gitar için sol anahtarıyla yazılmış bir şarkıyı okursun ama fa anahtarıyla yazılmış ve piyano ile çalınan bir eseri hiç anlamayabilirsin. Müzik teorisi bir enstrümanla desteklenirse bir anlam ifade eder.
0
dissendium
(26.12.17)
Mümkün dersem yalan söylemiş olurum.
0
[GODDARD]
(26.12.17)
basit bi iş, herkes nota okumayı öğrenebilir.
solfej dediğin için sesleri şarkı söyler gibi vereceğini düşünüyorum, (bona değil yani) bu biraz zor. senin yeteneğine kalmış, hata yaptığın zaman anlıyorsan sorun yok, diğer türlü birinin seni dinlemesi gerekir.
0
nocturness
(26.12.17)
@meyal garageband'e doğru kaydettiğini nereden bilecek?
0
nocturness
(26.12.17)
(7)

Ekşi'den sonraki

helena
Ekşi'den sonra ikinci sırada gelen sözlük sizce hangisi? inciyi saymıyorum
Ekşi'den sonra ikinci sırada gelen sözlük sizce hangisi? inciyi saymıyorum
0
helena
(26.12.17)
süslü sözlük :D
0
theseachange
(26.12.17)
süslü sözlük +1
0
i was made for you
(26.12.17)
Eski itü sözlük yazarıyım. Bir zamanlar gayet iyi bir ortamı vardı. Sonradan onlar da bozdu ama yine de ikinci sırada bulunabilirler.
0
dissendium
(26.12.17)
of mükemmelmiş nasıl daha önce keşfetmedim süslüyü
0
🌸helena
(26.12.17)
bir zamanlar inci sözlüktü ama şimdi ekşi harici diğer tüm sözlüklerle arada o kadar seviye fark var ki, 2. için diğerlerinin toplamı denilebilir ancak
0
gezegen olan pluton
(26.12.17)
linç yemeyeceğimi bilsem inci derdim ama uludag diyorum.
0
facebook
(26.12.17)
Süslü +100

Oldukça altif bir yazar kitlesi var ve epey bilgilendirici. Bir bakım ürünü almadan önce muhakkak buraya bakıp kullananların yorumlarını okurum, alışkanlık oldu.
0
i m cool with that
(26.12.17)
(13)

Dinlediğiniz şarkılar

simderun
Merhaba sevgili kullanıcılar. Bu aralar ne dinliyorsunuz acaba? Cevaplar için teşekkürler.
Merhaba sevgili kullanıcılar. Bu aralar ne dinliyorsunuz acaba? Cevaplar için teşekkürler.
0
simderun
(25.12.17)
Alanis Morissette dinliyorum bu aralar nedense.
0
sopiro
(25.12.17)
rampue - una bluna'ya taktım bu aralar.
0
sedat peker in yegeni
(25.12.17)
Yine, yeni, yeniden tool. bazen dream theater.

sinirlendiğimde in flames.

bir de araba kullanırken kesmeşeker ve cenk taner.
0
rahip janick
(25.12.17)
dissendium
(25.12.17)
her daim deep house
0
jamswety
(25.12.17)
Bu arada spesifik olarak bir şarkı belirtmek isterim. Rishloo - freaks and animals. Genel olarak çok güzel şarkı sözü yazan bir grup. Bu şarkı ise sonu sürpriz biten film gibi geliyor bana. Tarz hoşunuza gitmiyorsa bile şarkı sözlerine bakabilirsiniz. Hoş bir şiir gibi bulabilirsiniz.
0
rahip janick
(25.12.17)
eazy
(25.12.17)
Genelde hep karışık modda dinliyorum kendi müziklerimde. Ama yine de son dönem şunları daha sık açıyorum:
-Inna - Nirvana, Ruleta
-Justin Bieber - Friends
-J Balvin & Willy William & Beyoncé - Mi Gente
-N. E. R. D. & Rihanna - Lemon
-N. E. R. D. & Future - 1000
-Simge - Üzülmedin Mi?
-Katy Perry - Deja Vu
-Camila Cabello & Quavo - OMG
-Taylor Swift - I Did Something Bad, Delicate
0
m e b
(25.12.17)
bunu dinliyorum, ölüyorum. yani nasıl anlatılır bilemiyorum, yaşıyor şarkı.
www.youtube.com
0
Bruce
(25.12.17)
silver apple
(25.12.17)
123 diye grup buldum.
0
alperz
(25.12.17)
fink başgana sardım şu ara

www.youtube.com
0
bruceandwayne
(25.12.17)
çocukluğumdan beri müzikle uğraşıyorum, koloratür sopranoyum. son 2 senedir kendi bestelerimi yapıyorum ve onları tanıtmak için uğraşıyorum. şu aralar yerel radyolarda çalmaya başladı.

eğer beğenirseniz belki ekleyebilirsiniz. bu bana gerçekten çok destek olur ama daha önemlisi beğenilmiş ve benimsenmiş olmanı beni mutlu eder.

TÜR: ALTERNATİF/INDIE POP

Arin -(git: youtu.be)
Uzak - (git: youtu.be)
0
mirror of erised
(23.07.19)
(16)

Boşanmış aile çocuğu olanlara yönelik..

hayat aklini konusacak bir filozof uret
Eşimle boşanma kararı aldık, dilekçeyi verdik, işlem başladı. Çoğunuz biliyorsunuz bilmeyenler için yazayım, ikisi 35 li yaşlarda biri 20 yaşında 3 kızımız var. Bu yılbaşında son kez ailece birlikte olacağız, kardeşler yeğenler falan kalabalığız. İşte fotoğraf falan çekiliriz, anılar birirktiririz.
Eşimle boşanma kararı aldık, dilekçeyi verdik, işlem başladı.
Çoğunuz biliyorsunuz bilmeyenler için yazayım, ikisi 35 li yaşlarda biri 20 yaşında 3 kızımız var.
Bu yılbaşında son kez ailece birlikte olacağız, kardeşler yeğenler falan kalabalığız. İşte fotoğraf falan çekiliriz, anılar birirktiririz. Sonra yavaş yavaş kendi yollarımızı çizeriz.

Süreçte ve sonrasında çocuklara sıkıntı çıkaracak bişeyler olsun istemiyorum. Durumu biliyorlar ve olumlu bakıyorlar. Büyükler zaten yollarını çizdiler, bizlik pek bişeyleri kalmadı onları pek düşünmüyorum da küçük için sıkıntı olabilir mi bilmiyorum.

Çocuklar babalarının da benim de ihtiyaçları halinde onların yanında olacağımızı bilirler.
Bunun dışında aklıma gelmeyen, öngöremediğim şeyler var mıdır diye size danışmaya geldim. Tavsiyeleriniz, önerileriniz makbule geçer.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(25.12.17)
Bir uzmana danışabilirsiniz psikolojik destek için. Bu hali ile ne dense boş gibi. Yani çok üzülüyor ama belli etmiyor da olabilir, umurunda olmayadabilir hatta sevinebilirde. Bilemeyiz. Ya da karşınıza alıp konuşmayı deneyin açıkça.
0
veritaslibertas
(25.12.17)
Küçük de yeterince büyümüş olayı kabullenmek için bence. Geçmiş olsun.
0
cleric
(25.12.17)
Siz buradaki hepimizden daha tecrübeli daha bilgilisiniz, eminim her şeyi düşünmüşsünüzdür. Umarım tüm aileniz daha mutlu olur bundan sonra <3
20 yaş küçük değil, o da artık yetişkin biri ve eminim o da sizi (tabii eşinizi de) ve gerekçelerinizi anlıyordur.
0
kobuzchu kiz
(25.12.17)
Hergün huzursuz bir ailede olmaktansa; ayrı ayrı ama mutlu anne&baba ile olmak her zaman daha iyidir. O nedenle her iki tarafta da büyük bir problem de olmadığına göre, çocukların yaşı da algılayabilmek için oldukça müsait zaten. Hiç sorun olmayacaktır diye düşünüyorum.

Herkes için en hayırlısı olsun.
0
lcha
(25.12.17)
tam anlamıyla eşşek kadar olmuş onlar, bence rahatlıkla atlatırlar bu durumu.
0
hosein
(25.12.17)
Benim annemler de ben (ailenin en küçüğü) 25-26 yaşlarındayken boşandı. Açıkçası hiç sorun etmedik, zira mutsuzlardı. Annem, o mutsuz, hasta, hep sinirli kadın, kurslara katıldı, dışarıdan okulu bitirdi, hazır hissedince sevgili yaptı, seyahatlere gitti. İlişkimiz çok iyileşti, gerçek karakterini görmeye başladık adeta.

Sizin için de böyle olur umarım. Tabii onlar sizin yakınınız, derdinizi vs çekecekler ama klasik iki tarafın da birbirini kötülemediği, “aşkımız biter arkadaşlığımız bitmez” tarzı bir yaklaşım kızlarınızın da kafalarında ilişki kavramını oturtmasında etkili oluyor. Tabii, kendinizi ezdirmediğinizden eminseniz. Benim babam rahmetli sonradan evlenmesine rağmen, arada annemi ziyarete gelir, “anne sultan, hatun” vs diye seslenir karşılıklı çay kahve içer dertleşirlerdi.

Huzurlu olursunuz umarım. İyi şanslar!
0
sopiro
(25.12.17)
onların bir çok boşanmış aile çocuğu arkadaşları vardır.problem olacağını sanmıyorum çok duygusal düşünmeyin derim .
2 çocuklu boşanmış biri olarak üzerinizden büyük bir yük kalkacağını düşünüyorum .
0
devilone
(25.12.17)
tahmini 55 yaş civarı olacağınızdan boşanınca ne olacak süper bir hayatınız mı olacak,ne gerek var salla gitsin diyesim var.
0
jamswety
(25.12.17)
20 yaşında olan nerede kalıyor, yaşıyor? okuyorsa okuldan sonra (ya da şimdisi için de tatillerde, okul olmadığı dönemlerde) hemen iş güç bulamazsa da hem şimdi hem sonrası için sizle doğrudan alakası olmamakla birlikte arada kalmış hissedebilir, nerde kalıcam nasıl olucak; ya da ne bileyim mezuniyet sonrası iş arama süreci daha gerici olabilir. ya da ilişkisi olan birini sırf kendime has bir düzenim olsa daha iyi olur diye düşünerekten gereksiz aceleye getirebilir. o da sizden ziyade kendisine bağlı, hani içine kapanık değilse ya da gurur meselesi haline getirmezse oturulup konuşulmucak şey değil zaten, arada yoklarsınız ağzını bu tip şeylerle ilgili. bir de tabi boşandıktan sonra nasıl bir düzeniniz olacağı ile de ilgili bir mikdar bunların olması.
0
dafaisss
(25.12.17)
Aile kurumuna olan inançları azalacak. Orası kesin. Son yemeğinizde mutluluk tablosu çizmek yerine televizyonu ve telefonları kapatıp, bir masaya oturarak boşanmanızın nedenlerini eşinizle birlikte ayrı ayrı açıklayın. Çocuklarınızın her birine söz hakkı verin. Akıllarındaki soruları sorsunlar. Siz de dürüstlükle cevap verin. Bu işi en kolay böyle atlatırlar. Yaşlarının büyük olması duygusal olarak güçlü oldukları anlamına gelmez.
0
dissendium
(25.12.17)
Ay allah aşkınıza, “boşanınca ne olacak” diyen insanları dinlemeyin. Ben kendim de boşandım, anlatabilirim ne olacak.

Hayatını ve bireyselliğini önemsemeyen, kendine saygı duymayan insan lafı gibi geliyor “boşanınca ne olacak”. Evlenince ne oluyor ona bakarsanız? Şu duyuruda saçma saçma cevaplar gördüm, böylesine ilk kez denk geldim herhalde.

Boşanınca bir insanın duygusal yükünü artık taşımayacaksınız. Pasif agresiflikten kurtulma ihtimaliniz artacak. Kendinizi öfkeniz ve mutsuzluğunuz için suçlu hissetmekten vazgeçeceksiniz. Canınızın istediğini istediğiniz şekilde yaparak özsaygı, self-care ve bir nevi terapi ihtiyacınızı gidereceksiniz. Kendinize “ben de mutlu olmayı hakediyorum, benim fikirlerimin ve seçimlerimin bir manası var” diyeceksiniz. Hazır hissettiğinizde yine aşk dolu, şefkat veya tutku dolu, ne arıyorsanız o dolu bir ilişki yaşama şansı bulacaksınız. Yaşınız kaçsa kaç, benden büyüksünüzdür ama benim sizden daha uzun yaşayacağımın bir garantisi var mı?

Tavsiye verirken azıcık mantık yürütün lütfen.
0
sopiro
(25.12.17)
ben 20 yaşında bir ergenken annem babam boşansaydı bu kesinlikle umurumda olmazdı ne yalan söyleyeyim. şimdi boşansalar (27 yaşındayım) aman annemin yanında olayım, ay babam naptı acaba falan diye daha çok umursarım, arar sorarım. 20 yaşındaki kızınız muhtemelen arkadaşlarına “bizimkiler de boşanıyo yaa” falan diyecektir.

ha içten içe de üzülür belki ama artık o da kendi içindeki güçle atlatması gereken bir durum. şimdiye kadar güçlü ve hayattaki zorluklara karşı direnebilen kadınlar yetiştirdiyseniz hepsi bunu çok kolay atlatacaktır. eminim ki sizin kızlarınız da öyledir :)

madem kızlar kazık kadar olmuş, artık onları salın, kendinize bakın. asıl bu boşanma sonucu hayatı değişecek olan sizsiniz.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(25.12.17)
Cevaplar için çok çok teşekkür ederim. İçim daha bi rahatladı şimdi.

Boşanmayın diyen arkadaşlar, bu karar yeni bi karar değil. Epeeey eski bi tarihi var. Ufak büyüsün diye bekledim. Ufağın üniversite yarılandı gibi uzamazsa tabii.

Ben mental, ruhsal her yönden şimdi iyiyim. 36 yıllık evliliği bitirmek elbette çok kolay değil. Geçmişle ilgili olumlu, olumsuz şeyleri değerlendirdim, bazı şeyleri sindirip, hesaplaşmalarımı yapıp ondan sonra uygulamaya geçtim. Kolay olmadı tabii. Neyse ki nihayet oldu, bi ara başaramayacak gibiydim. Keşkelerle hesaplaşmak çok zormuş. Affetmek çok daha zormuş. Ne çok şey biriktirmişim içimde. Ne gerek vardı dedğim zamanlar çok oldu kendime kızdım, çocuklar için daha mı kötü oldu daha mı iyi oldu çok sorguladım...
Böyle işte.
Kısaca bu kararın geri dönüşü yok. Kalırsam kendimden vazgeçmiş olurum, çocuklarıma yanlış örnek olurum.

disendium, son yemeğimizde mutluluk tablosu çizmek değil olay. Boşandıktan sonra da belki benzer koşullarda toplanırız. Kavgalı küs ayrılmıyoruz. Böylesi daha iyi olacağı için ayrılıyoruz. Konuşmaları elbette yapacağız, bir bölüm konuştuk da zaten. İlk konuşma beni biraz zorladı, sonrası daha kolay olur sanıyorum.

üğpoıuy, canımsın, üzülme sen, ben şimdi gerçekten yaşamaya başlayacağımı hissediyorum. sopiro'nun annesi gibi kendime geleceğimi biliyorum. bu iyi bi karar benim için.
işte o içten içten meselesi düşündürüyor beni esas. umarım çocuklara da iyi karar olduğunu yansıtabiliriz.

tekrar teşekkürler herkese.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(25.12.17)
sopiro, 57 yaşındayım ben. yazdığın herşey o kadar anlamlı ki benim için..
kendim olmak evet ama şu var ki ben yapı olarak bir anneyim. kendim olmak annelikle bir gibi bişi benim için. kararı uygulamak o nedenle bu kadar uzun zamanımı aldı çünkü annelik, sorumluluk ağır bastı. belki de hata yapmışımdır bilmiyorum. neyse ne, ben hesapları kapattım artık.
şimdi bundan sonrası var.
çok çok teşekkürler :)
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(25.12.17)
boşanınca ne olacak nasıl saçma bi yaklaşım...

26 yaşındayım. aralarında sevgi veya paylaşım namına pek bişey kalmamış olsa da ailem boşansa üzülürdüm. ama siz sanıyorum benim annemden ve babamdan farklı bi profildesiniz. yani hayatınıza devam edecek donanımda birisiniz. hani eşten nafaka bekleyip kendini eve kapatacak birine benzemiyosunuz. bu açıdan bakınca sizin için doğru bi karar olduğunu onlar da görüyodur. hiç üzülmüyolardır diyemem. muhtemelen üzülüyolardır bence ama bu üzülme derde düşmek anlamında değil de hafif bi burukluk şeklindedir.

ayrıca sizi buralarda verdiğiniz cevaplarla görüyodum. mantıklı ve işe yarar. üzüldüm ne yalan söyleyeyim. boşanmak dünyanın sonu ya da bi başarısızlık göstergesi değildir. sadece mutlaka sizin için zor olmuştur, ona üzüldüm.

yeni hayatınızda başarılar ve mutluluklar.
0
elorelia
(25.12.17)
çocuklar; sizlerin, kendi yanlarında olacaklarını biliyorlarsa hiç bir sıkıntı yok. Çünkü herkes büyümüş. Herkes işini ele alabilir. Aklıma gelen ilk başta; bazı zamanlarda ikiye bölünmek olacak. Bir de ilerleyen tarihlerde çocuklarınızın evlilik durumlarında bir araya gelmek durumunda kalacaksınız. Kavgalı ayrılmadınız belki ama bazı çok konuşan akrabalar canınızı sıkabilir.
Boşanan aileler için benim gördüğüm kadarıyla aileler çocuğu şımartabiliyor. Çocuk büyük ama hiç bir şey olmaz fakat bir arkadaşım özel üniversitede okumuş. Anne baba ayrı. Hatta baba evlenmiş ama arada boşandığı eşinin evine de uğruyor. Çocuk anne baba arasında parayı buluyor. Kimde rahat ederse çapayı oraya atıyor. Eğlence, sefahat de cabası. Aklıma gelenler bunlar. Eğer çocuklardan birinin eğitim durumu varsa ayrıntılı olarak konuşun derim.
0
ceyhan prensi adana
(26.12.17)
(12)

girişimcilik süreçleri

MandMs
Mesela aklınıza yatan iyi bir iş modeli fikri var ve aslında bu işin tutacağından da siz eminsiniz. Fakat çevreniz "fazla heyecanlı olma, acele karar verme, işi iyice bir araştır, sor soruştur, ilk düşündüğünde herşey kulağa hoş gelir ama üzerinden biraz vakit geçmesini bekle vb. " modunda yaklaşıyo
Mesela aklınıza yatan iyi bir iş modeli fikri var ve aslında bu işin tutacağından da siz eminsiniz. Fakat çevreniz "fazla heyecanlı olma, acele karar verme, işi iyice bir araştır, sor soruştur, ilk düşündüğünde herşey kulağa hoş gelir ama üzerinden biraz vakit geçmesini bekle vb. " modunda yaklaşıyor.
bu durumda en büyük handikap,
*sektörden birileri ile (yardımcı olması veya fikir vermesi amacı ile) fikri paylaştığınızda maddi imkanı da varsa, sizden önce atılması..

*Fikrinizi paylaşmamak/kaptırmamak uğruna da, sektörel bazı gerçekleri kavrayamayabilir ve riskleri öngöremeyebilirsiniz.

Sizin tercihiniz ne yönde olurdu.
İyice konuyu araştırıp, sorup soruşturmak, fikir almak vb .. bu sürede de kendi fikriniz üzerinde bolca düşünme, oluru - olmazı, riskleri ölçüp tartma vb. kuluçka dönemi şart mı?

Yoksa, inandığınız bu işe biran önce girişmek mi istersiniz.

**girişimcilik macerası olanlar da deneyimlerini aktarırsa çok sevinirim.
0
MandMs
(23.12.17)
ben bir an önce girerdim.

mucizeler çok bekletmez insanı, bir anda olur.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(23.12.17)
Zorunlu girişimcilik dersi aldım. İş planı olmadan yola çıkanların büyük bir kısmı kısa süre içinde elindeki parayı kaybederek batıyor. Hayat filmlerdeki gibi değil. Projeye bağlı olarak KOSGEB ya da TÜBİTAK desteği alma şansınız var. Bu destekler ihmal edilemeyecek kadar büyük. Böyle bir fırsat varken bunu değerlendirmek gerek. Fikirlerin korunması konusunda patent almak gibi yasal yollar var. Paranoyak davranmadan önce derinlemesine bir araştırma yapmak şart. Belki siz de başka birinin fikrini kullanıyor olabilirsiniz. İnandığınız işe devam etmek dediğiniz şey aslında bir girişimci özelliğidir. Girişimcilerin genelinde kararlı olma, risk alma gibi karakter özellikleri bulunur. Bu özelliğe sahip olan yalnızca siz değilsiniz. Bu inancın sadece size özel olduğunu düşünerek yapacağınız işin başarılı olacağı konusunda emin olmayın. Gereksiz cesaret sizi bambaşka yerlere götürür.
0
dissendium
(23.12.17)
"aslında bu işin tutacağından da siz eminsiniz": Isin tutacagindan emin olan birinin isi tutmayacaktir. Bunu cesaret kirmak icin soylemiyorum, oyle bir is modeli yok. Biraz daha pazar arastirmasi yapmaniz faydali olabilir.

"fikri paylaştığınızda maddi imkanı da varsa, sizden önce atılması": Eger cekinceniz buysa is modelinizin temel degeri siz degilsiniz demektir. Siz ise girdikten sonra da maddi gucu ve sektorde deneyimi olan birisi sizi ezip gecebilir kolayca. Eger tek guvendiginiz sey ilk olmaksa cok yanlis yoldasiniz demektir.

Bir is modelinin basarili olabilmesi icin icine taklit edilemez bir katma deger eklemeniz lazim. Yoksa sizin yaptiginizi cok daha iyi yapan, cok daha yuksek butceyle yapan bir rakip kesin cikar.
0
crown
(23.12.17)
öncelikle fikir tek başına hiçbir şeydir. önemli olan bunun uygulamasıdır. yani bu fikirle beraber siz neden önemlisiniz? asıl soru bu. siz olmadan bu fikir neden işe yaramaz? bunu güzel açıklamanız lazım diğer türlü piyasaya çıktığınızda tutsa bile yeni rakipler sizi geçmeye çalışacak veya geçecektir.

fikir üzerine düşünmüş bir kişi bunu nasıl yatırımcıya sunacağını bilir. sunum sonunda 'bu işi cidden dddkd olmadan yapamayız!' dedirtir. öyle demez ise zaten mission failure. bu biraz çalışma gerektiriyor.

sektörden birine gidip bodozlama herşeyi anlatmayacaksın elbette fikrin ile ilgili aklına takılan kilit şeyleri sanki başka basit bir projede kullanacakmışsın gibi soracaksın.

fikrin kapılması vs. satranç oyunu gibi düşün. sen herhangi bir satranç oyununu 'ulan inşallah şu hamleyi görmez' diye kurabilir misin? orada bir hamle varsa o görülür. çok basit bir örnek. işi kurdun acayip büyüyorsun cidden de sadece sen ve 2-3 kişi biliyor çok para kazandığını. sonradan 2 ay sonra seninle aynı işi yapan 2-3 firma daha çıktı. nereden duydu nereden çıktı bunlar diye başladın düşünmeye. bulamadın cevabı. ben söyleyeyim para yatırdığın banka personeli 'iyi kazanıyo lan bunlar' diyip seni araştırdı mümkün mertebe seni kredi vaadi ile aradı iki üç bilgi aldı sonra kendi müşterilerini arayıp bu işe girin dedi. fikirin tek başına hiç bir önemi yoktur.

konuyu deli gibi araştırman lazım. gördüğün her adama herşeyi sorman lazım en az 10-15 kapıdan yeter lan git artık diye kovulman lazım. excel'de deliler gibi çalışman lazım.

bir an önce girişeceğine bir an önce sayısal iddaa falan oyna.

patentleme, faydalı model, fikri haklar vs. bunlara bulaşsan para yetmez. yetse bile korumaya almak ayrı paralar. süreç uzun. onları yapana kadar zaten işi tek başına kurarsın.

fikir tek başına hiçbir şeydir. o sektörde kaç kişi olduğunu düşün herkesin aklına geliyor o fikirler ve herkes mantıklı sebeplerden vazgeçiyor. senden daha iyi koşullara sahip biri vazgeçtiğine göre sen ne fark yaratacaksın onu düşün. ona göre çalışmanı yap.
0
dedim dedim de kime dedim
(23.12.17)
23 yildie ticaret yapiyorum 4 is kurdum.2 si devam ediyor 2si yas ilerleyince tatmin etmedi biraktim.hic bir is fikrimi kimseye anlatmadim, excelde calismadim, kosgebin kapisindan ugramadim.ticaret akilla, egitimle, zekayla, egoyla, arastirmayla, sermayeyle degil cesaret, pratik bakis acisi, iletisim ve ozguvenle yapilir.kurumsal terimler arasinda algi vergi arasinda kaybolmak memur zihniyetli korkaklar icindir.holding kurmuyorsun sonucta.algin acik olacak, piyasadaki boslugu koklayacaksin, kurup cefayi da sefayi da isin icinde yasayacaksin.hem ayranim dokukmesin hem belim bukulmesinle olmuyor.bu memleketin yarisi is kurmak istiyor cogu batiyor.cunku iki koyunu gudecek esneklik yok cogu okumus esek.ticaret adami dukkanina paspas da yapar kazanciyla havai de tatilde.egosuz esnek ruhunda ticaret olan gozu kara adamlarin isidir ticaret.ticaretin kiyisindan gecmemis sokagin dili i musterinin talebini gercek hayati bilmeyen, cocukken iki gazoz satmamis ogrenciyken ihtiyaci yoksa bile is ogrenmek icin garsonluk yapmamis adamlara niye akil sorasin ki.bilmedigi adresi laf olsun diye tarif edip kaybolmanizi saglayanlardan ne farklari var.

Toptancimla konusuyoruz bu ay iki kisi is kurmus onun maliyla.biri ev hanimi.ilk ayda 6 bin tl kazanmis.biri muhendis 100 lira bile kazanamamis.is ayni is oysa. Fark ne.birinde tecrube esneklik var.digerinde ego ve etiket meraki.
0
a summer day
(23.12.17)
iş planı güzel bişey tabi yapın kanvas falan. detaylı bütçedr zarttır zurttur çok tutmaz zaten eksi yöne doğru ilk başlarda. fikir danışmak kötü bir şey değil fakat bu işe girelim mi hacı dediğinde bu ülkede %80 piyasa kötü bu zamanda bu risk alınmaz der. farklı şekilde sorabilirsin -) fikrinin çalınmasından değil umursanmamasından korkmalısın bence. fikir para kazandırmıyor gerçekten.
0
kveldulv
(23.12.17)
ya yemin ediyorum -bikaç istisna dışında- kimseden fikir almazdım. şu an dünyada bi iş becermiş insanlar ondan bundan fikir alsaydı kimsenin bi bok olacağı yoktu.

insanlar böyle ya, yapamazsın, edemezsin, aptalca, mantıksız.. ben itü çekirdek'te bi proje sundum, jürideki adam projeyi açık açık mantıksız bulduğunu söyledi ve daha sonra o proje bi holding bünyesinde ülkeye yayıldı başka bi isimde. bu herif de güya mentor, girişimcilere eğitim veriyor yani haha allah bilir hala da veriyordur.

böyle çok çok muhteşem, destekleyici, girişimcilik geçmişi olan insanlar olur, bilgili insanlar olur bunlar, gidip onlara sorardım ben olsam. bunları yaşamamış kimse anlamaz çünkü. var mı bilmiyorum öyle biri de.
0
mehmed resad
(23.12.17)
Bu konuda benzer seyler yasiyordum.sonunda onlarin fikirleri baskin geliyordu.sonra biriyle tanistim 10 gun kadar sohbet ettik.ticarete bakis acim degisti. Bir ay kadar imkanlarimi ayarlayip isimi kurdum.kazaniyorum da mutluyum da.sorun cikmiyor mu illa cikiyor.isin zevki orada zaten.ellerin sorunlari icin harcadigim emegi kendi isim icin harciyorum.yani dogru kisiyle konusmak onemli.bir de dusunmeyi birakip baslamak. Dusundukce korku agir basiyor.oysa ticarette anlatilam sorunlar yerine baska sorunlarla karsilastim hep.hepsi de bana bisey katan beni daha cozumcu pozitif biri yapti.ozgurlugu ve maddi konforu da cabasi.
0
terastaki havlu
(23.12.17)
@teras
Ne konustunuz oyle ozet gecsende biz de aydinlansak
0
dedim dedim de kime dedim
(23.12.17)
10 gunluk sohbeti nasil ozet geceyim.kulaktan kulaga oynar gibi olur o.
0
terastaki havlu
(24.12.17)
@teras
ya işte aklında kalanları yaz
- ön ödemesiz iş yapma oğul
- passatla geleni yemege gotur clio ile gelene çay soyle
- önce pazarlıksız iş yapamaya kalkana bakarım adam mı diye sonra işe bakarım iş mi diye

gibi
0
dedim dedim de kime dedim
(24.12.17)
Fikrin güzel olması işin %5'i falan. Asıl gerisine odaklanmak lazım. Execution yani.

Diyelim ki fikrin müthiş ve duyan herkesin aklında %100 ampül yakıyor:
Eğer başkasına aktardığında hızla yapabileceği bir fikirse --> zaten patladın, zira sen ürünü sunar sunmaz senden daha fazla maddi imkana ve güce sahip insanlar tak diye kopyalayacak ve senin fikrinin değerini düşürecek (örnek: snapchat. milyar dolar değerlemede olan bir dev şu anda sürünüyor, çok da vakti kalmadı bence)
Başkasına aktardın, hızla yapılmayacak bir şey ise --> o ekspertizi elde etmek ya da o ekspertize sahip insanları alıp yönetmek için ciddi bütçeler gerek. O zaman yatırım çekmen lazım, yatırım çekmek de ancak doğru bir iş planı ve müthiş bir sunumla - şovla olur. Bu da biraz kişilik meselesi.

Fikrin patenti olmaz bu arada.
0
roket adam
(25.12.17)
(9)

tem'de tır kazası

superb
bu tip kazalarla karşılaşınca çok üzülüyorum ve aklıma şu soru geliyorhttp://www.hurriyet.com.tr/video/temde-korkunc-kaza-130-kilometre-hizla-carpti-40680196bir araç bu tıra nasıl oluyor da arkadan bu kadar süratle giriyor?tır ani şerit mi değiştiyor? araç şöförü viraj alırken tırı mı görmüyor?bilme
bu tip kazalarla karşılaşınca çok üzülüyorum ve aklıma şu soru geliyor
www.hurriyet.com.tr

bir araç bu tıra nasıl oluyor da arkadan bu kadar süratle giriyor?
tır ani şerit mi değiştiyor? araç şöförü viraj alırken tırı mı görmüyor?

bilmediğimden soruyorum
0
superb
(18.12.17)
Dallama sürücüler takip mesafesi bırakmıyorlar. Bu yetmezmiş gibi yüksek hızda giderken tırın, kamyonun arkasına sokuluyorlar. Tır bir anda durunca onların durmasını sağlayacak yeterli mesafe bulunmadığı için tıra girmiş oluyorlar.
0
dissendium
(18.12.17)
günahını almayayım da, orta şeritteyken öndekini sol yerine sağdan geçmeyi denemiş olabilir. özellikle öndeki kamyon otobüs falansa ileriyi vaktinde görmek çok zor.
0
celeron 300a
(18.12.17)
büyük araç kullanıcısı çok iplemiyor diğer araçları. malum bizim millet "arabam iyi bana bir şey olmaz" mantığını çok seviyor. ikisi birleşince en ufak aksilik böyle vahşet görüntülerine neden oluyor.

hiç bir güvenlik testi sizi gerçek trafikte kurtarmaz arkadaşlar, dikkatli kullanalım.
0
angelofdeath
(18.12.17)
olay yeri tam olarak (fren mesafesi vs.) görünmüyor. fakat tahminim şu şekilde. kaza muhtelen araçların durduğu noktanın daha geriside olmuş. sagdaki tıra sol arkadan carpabildigine göre sürücü kontrolü kaybedip (lastk patlamasi, uyuma, telefon, vb.) tıra çarpmış olabilir. bir de başka bir araca makas atmaya calisiyor olabilir ama habere gore yolcu annesi oldugu icin bu biraz daha uzak ihtimal. bir de sürücü hastalanmis olabilir.
0
helenart
(18.12.17)
Tırın arka alt kısmındaki korumaların güçlendirilmesi gerekiyor. Böyle tırın altına girmiş çok kaza gördüm, hatta 2 sene önce aynı şekilde bir yakınımın babası vefat etti. Ön koltuktakilerin kurtulma şansı kalmıyor maalesef.
0
sanquis
(18.12.17)
Biz geçen sene 2 tırın karıştığı bir zincirleme kaza geçirdik. Arkamızdaki bir tırın şöförü uyuyakalmış, şerit değiştirip bir arabaya çarpmış. O araba geldi bize çarptı, biz çarpmanın etkisiyle sağdan gelen başka bir tırın altına girdik yan tarafından. Ben ön sağda oturuyorum, son hatırladığım kapımın yamulup tırın tekerlerinin 10cm yakınımda döndüğüydü. Allahtan tır çok hızlı değildi, bizi biraz sürükledikten sonra ezmeye ramak kala durabildi. Arabanın önü aynı böyle olmuştu.

Tırlardan gerçekten korkuyorum, trafikte tır görünce hala kalbim çarpmaya başlıyor, videoyu izlerken bir fena oldum. Burada hata arabayı kullanan adamda gibi görünüyor ama tır şöföründe de bir b.kluk olabilir, gerçekten çok sorumsuzca kullanıyorlar.
0
peggy
(18.12.17)
Gecen ay esimin yengesi vefat etti tam boyle bir kazada.

Yenge rahmetli uyuyormus. Dayi sofor,kazayi hatirlamiyor. En az 1 dk direksiyonda uyumus olmali, tiri da hatirlamiyor. Kemer takan, oldursen hiz yapmayacak, senelerce servis cekmis usta sofor adam. Uyuyunca ayak agirlasip gaza yukleniyor. Arac daha da hizlaniyor. Tircinin hic sucu yok. Boyle vakalar da var.
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.17)
Büyük ihtimal ile hatalı sağlama, ki bunun içine makas yapmak denilen salakça hareketi de sokabilirsiniz. Makas atmanın yarısı hatalı sağlamadır zaten.

Bu kadar büyük aracın aniden şerit değiştirmesi çok zor.
0
John Bloor
(18.12.17)
2 günlük uykusuzlukla bu şekilde arkadan tıra giren bir arkadaşım var. kaburga kırıkları ile atlattı ama kazayı hatırlamıyor, uyuklamış.
0
altinci nesil caylak
(18.12.17)
(36)

ev arkadaşımın kapıyı kitlemesi garip mi?

nigeo
selamlar,birkaç aylığına moldovalı bir ev arkadaşımız var. biz 2 sap türk'ün evindeki boş bir odada kalıyor. kız evden çıkarken odasının kapısını kitliyor her zaman.beni ilgilendirmez. ister kitlesin ister ardına kadar açık bıraksın nabarsa yapsın... ama biraz garip değil mi?genel olarak da merhaba
selamlar,

birkaç aylığına moldovalı bir ev arkadaşımız var. biz 2 sap türk'ün evindeki boş bir odada kalıyor. kız evden çıkarken odasının kapısını kitliyor her zaman.

beni ilgilendirmez. ister kitlesin ister ardına kadar açık bıraksın nabarsa yapsın... ama biraz garip değil mi?

genel olarak da merhaba merhaba naber iyidirden ibaret muhabbetimiz. bir tatsızlık tartışma vs yaşamadık hiç.

normal mi bu?
0
nigeo
(18.12.17)
Dogru olani yapiyor. Ev arkadasim oldugunda ben de zaman zaman kilitlerdim. Onceden arkadas miydiniz? Degilse neden size guvensin?
0
Traveller
(18.12.17)
@traveller

önceden arkadaş değildik. ama tanıdığımızın kız arkadaşı olarak bizim boş odada kalıyor. yani komple de alakasız değiliz.
güvenilecek bir şey yok ki?
girip çekmecelerini mi kurcalayacağız? bilgisayarını alıp satacak mıyız? yani en kötü ihtimalle ne yapabiliriz ki? cidden soruyorum bunu.
0
🌸nigeo
(18.12.17)
ankara gölbaşında öğrenci evindeyim.istanbula dönmem gerekti bir iş için.oda kapısının anahtarı kayıp kime sorduysam bulamadık.odamın kapısını inşaat çivileriyle 5 yerinden çiviledim.evin içinden benim odama ulaşman imkansız kapıyı kırman lazım şu an.

mesele onun kapıyı neden kitlediği değil.

mesele senin bu konuyu bu kadar kafaya takıp gelip burda duyuru açman

ayıktın?
0
regardless of what they say
(18.12.17)
İnanılmaz normal.
0
dissendium
(18.12.17)
Daha önce yaşadığı tatsız bir olay obsesyona sebep olmuştur belki. Geçmişini bilmediğiniz insanları yargılamayın bence.
0
amortisman
(18.12.17)
@regardless

neden kapıyı çiviledin arkadaş? yani ne yapacaklar ki en fazla kapın açık olsa?
0
🌸nigeo
(18.12.17)
külotlarını alıp koklamayacağınızı nereden bilsin kız binbir türlü insan var dünyada. kişisel algılamayın.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.12.17)
normal evinde ananı babanı sokmazsın odana elin kızı niye soksun seni? anladığım kadarıyla çok da yakın değilsiniz ben olsam ben de aynısını yapardım.
0
sane ego
(18.12.17)
Normal
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(18.12.17)
arkadaşlar odasına zaten neden gireyim ben tanımadığım birinin yahu? default olarak herkesin manyak olduğunu mu varsayıyorsunuz dış dünyada?

zaten kendisi evde yokken odasına girebileceğimizi düşünüyorsa bizle yaşamasın hiç.

deprem olmadıkça yangın yanmadıkça su basmadıkça ben zaten neden odasına gireyim birinin o kişi evde yokken?
0
🌸nigeo
(18.12.17)
@nigeo herkes senin iyi bir insan olduğunu nerden bilsin?

biz müneccim miyiz, bize malum mu oluyor?

sen belki dışardan iyi geçinen ancak içten içe kötü bir insansın.ben senin içini nerden bileyim?

kapıyı kitleme sebebim tam olarak bu.

orası benim odam benden başka kimse merak dahi etse GİREMESİN diye çiviledim ve bunu yaptığım için kendimle gurur duyuyorum :D
0
regardless of what they say
(18.12.17)
zamanla geçebilir, üzerinize alınmayın
0
part time pollyanna
(18.12.17)
Normal değil.

Beş yerden kapı çivileyen kişinin de burada fikir vermesi normal değil gerçi.
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(18.12.17)
çok normal. geçmişten tanışıklık yoksa erkek olduğum halde ben de kilitlerim.
0
gölgede aynı
(18.12.17)
Aşırı normal.
0
kulagina kupe olsun
(18.12.17)
her şey ALGI.

benim odamın kapımı çivilememi garipseyen arkadaş benim koşullarımda hiç hazzetmediği 2 insanla aynı evde yaşama zorunluluğunu hiç tatmış mı sormak lazım
0
regardless of what they say
(18.12.17)
@regardless

algı malgı iyi güzel de kapı çivilemek tabii ki garip. onu da tartışmayalım bizahmet.
0
🌸nigeo
(18.12.17)
@nigeo aynı koşullarda siz olsaydınız size de normal gelirdi.

kapı çivilemenin size şu an garip gelmesinin tek sebebi var o da:"hayatınızda şu ana kadar hiç böyle gerek duymamışsınız"
0
regardless of what they say
(18.12.17)
Ev arkadaşın manyaksa normal. Sen aşırı cins bi tipsen normal.

Normal şartlarda hastalık bence.
Kim kapısını kitleyip gideceği biriyle ev arkadaşı olur ki?
0
lion de la Turquie
(18.12.17)
Asiri normal. Odasina girmeyecek olabilirsiniz ama diyelim eve hirsiz girdi, en azindan bir engel daha olur hirsiza, Onu gectim, kizin korumak istedigi esyalari olabilir. Ya da bir sekilde kapinin acik olup odasinin gorulmesini istemiyordur. Bir de kiz hakkaten seni ne tanisin, ne bilsin. Kac yillik tanidigin insanlar arasindan manyak cikiyor. Sen niye gireisn ama baskasi girer. Benim ilk ev arkadasim odaya gelip parfumumu kirmisti mesela. Oyle sartlarda da pat diye evden cikamiyorsun ama ev arkadasindan surekli killaniyorsun. Onceden kanka iseniz anlasilir da, aranizdaki iliski ev arkadasligi. Bu kisisel bir sey degil ve kiminle eve ciksa ayni seyi yapacak.

Ev arkadasimla kanka olmasak da lafliyoruz aralarda ama ikimiz de kapiyi kitliyorduk. Daha once kaldigim uc evde de kapiyi kitliyorduk hepimiz. Acik birakan hic olmuyordu. Simdi yeni tasindim, iki kisi daha var ben haric. Herkes kitliyor yine. Girecegimizden degil ama o beni tanimiyor, ya girer ve bir seyini calarsam. Eski bir ev arkadasim yatarken kapiyi kitlerdi mesela. Uyurken saldirirsak diye. Nereden bilsin bizi. Ingilizcede "better safe than sorry" derler, sonradan pisman olmaktansa simdiden onlemini aliyor.
0
aychovsky
(18.12.17)
Normal tabii ki.
0
sen git ben geliyorum
(18.12.17)
benim ev arkadaşım da geceleri yatarken kitlerdi, yaz geldi sıcak bastı patladı tabii:)

ama kızı anlıyorum, ben hiç pimpirikli olmamama rağmen özel alan ve eşyaya inanan ve buna çok saygılı biriyim. herkes öyle değil. ev arkadaşım evde yokken dediğin gibi yangın vs olmadıkça kapısını asla açmam. benimki de açılsın istemem. en basitinden çok dağınık biriyim, rastgele kapıyı açan birinin ortalıktaki donlarımı çoraplarımı görmesini istemem. ama herkes öyle değil. ev arkadaşım evde değilken, benim arkadaşlarım evde bir şey ararken (örneğin terlik) çat diye girebiliyorlardı kızın odasına. napıyosun girmesene dediğimde, "belki burdadır ya yedik mi odasını" diyorlardı. ben böyle bir sebeple odama girilsin istemem mesela. bunları gördükçe çok dağınık bıraktığım günler bazen ben de kilitlerdim odamı.

bi de kültürel farklar var. moldovayı bilmiyorum ama avrupada genelde bizdeki ev arkadaşlığından ziyade oda kiralama mantığı olduğu için, eve taşınana kadar yan odanda kim kaldığını bilmezsin bile. komşu gibi düşünür kapını kilitler çıkarsın. çok normal.
0
akil kupuru
(18.12.17)
benim beraber kaldığım arkadaşlarım oda kapılarını hiç kilitlemediler, ben de hiç kilitlemedim ama yapsalar da garipsemezdim.
hem belki kız odasında siz görseniz "oha bu ne!" diyeceğiniz bir şeyler gizliyordur, olamaz mı :D
0
istanbul kanatlarimin altinda
(18.12.17)
Garip değil, gayet normal. Özellikle yabancı erkekler ile kalan bir kızı düşünürsek..
0
peggy
(18.12.17)
Çok normal, değil ev arkadaşlığı aile içinde bile yetişkin insanlar odalarını kilitleyebilirler.

Buna uygun atasözümüz bile var;

"kapını kilitli tut komşunu hırsız tutma"
0
John Bloor
(18.12.17)
her seyi gec disardan hirsizlara karsi bir onlem olamaz mi? cok mu zor bunu dusunmek?
0
baldur2
(18.12.17)
Çok normal. asıl senin "güvenilecek bir şey yok ki?
girip çekmecelerini mi kurcalayacağız? bilgisayarını alıp satacak mıyız? yani en kötü ihtimalle ne yapabiliriz ki?" şeklinde çok garip bir şeymiş gibi davranman garip.
0
aquarium
(18.12.17)
son derece normal.
0
prodeq
(18.12.17)
başkalarıyla yaşasaydım oda kapıma çelik kapı taktırmayı hayal ederdim, bir anahtarcıya gitmeye bakar çünkü o oda kapısı :/

bence de çok normal.
0
pinkpeony
(18.12.17)
Daha önce çok Avrupalı ev arkadaşım oldu. Kapısını kilitleyene rastlamadım. Ama şunu gördüm, hemen hepsinin daha önceden gelen ev arkadaşlığı kuralları gibi şeyleri var ve onlara uyuyorlar. Yani ne bileyim, bir tanesi yaptığı alış veriş malzemelerini dolaba koyarken kendine ayrı bir bölüm oluşturuyor ve ayrı ayrı koyuyordu. Bunu daha önceki ev arkadaşlığı serüvenlerinde görmüş, öğrenmiş ve yazılı olmayan kuralmış gibi davranıyordu. Bu ve bunun gibi şeyleri oluyor ve bence dert edilecek şeyler değiller.

Gördükleri ve başına gelen durumlardan belli sistem oluşturuyorlar kendilerine ve o şekilde davranıyorlar. Bu durum da ona benzer bir şeydir. Çok sorun yapılacak bir şey değil bence.
0
pokepoke
(18.12.17)
'birkaç aylığına moldovalı bir ev arkadaşımız var. biz 2 sap türk'ün evindeki boş bir odada kalıyor. '

bu cümle ve bu ülkede bir evde kalıyor olması zaten başlı başına kapı kilitlemek için bir sebep. Kaldı ki kendi odası istediğini yapar. Belki bir şeyini alakasız bir yerde kaybedecek ama odasından kaybolduğuna inanacak, bunu takıntı haline getirmektense kitler ve kafası rahat olur.

Gayet normal yani.
0
amelie poulain
(18.12.17)
degil. olmasi gereken. türkiye'deki aliskanlik bu sekilde degil.
0
eriksatie
(18.12.17)
Normal
0
i m cool with that
(18.12.17)
Normal
0
mutlusismankedi2015
(18.12.17)
Normal değil. Ben olsam kovarım evden.

Samimi olmadığım kimseyle de aynı eve çıkmam.
0
Delay Fuze
(18.12.17)
garip değil aşırı normal bence.
anahtar kelimeler: 2 sap türk ve moldovalı kız
0
burya
(18.12.17)
(12)

etik sorusu, hangisini tedavi etmeli?

haykorsamdunyaya
Soruyu aynen aktarıyorum. Sizin düşüncelerinizi merak ediyorum.Örnek olarak bir Norveçli ile Etiyopyalının kalp yetersizliği tedavisi aynı maliyete sahip. hangisini tedavi etmeli? Norveçlinin kollektif kazanca katkısı 12.000 dolar, Etiyopyalınınki 75 cent.paranın süzgeç olmasına yönelik sitem içeren
Soruyu aynen aktarıyorum. Sizin düşüncelerinizi merak ediyorum.

Örnek olarak bir Norveçli ile Etiyopyalının kalp yetersizliği tedavisi aynı maliyete sahip. hangisini tedavi etmeli? Norveçlinin kollektif kazanca katkısı 12.000 dolar, Etiyopyalınınki 75 cent.

paranın süzgeç olmasına yönelik sitem içeren yorumlardan ziyade (soru böyleydi yapabileceğim bir şey yok) halihazırda ele alınan geçerli bakış açıları nelerdir onu merak ediyorum. henüz herhangi bir etik dersi görmedim, ilgimi çekti konu.

distopik filmler ve diziler de var bu konuya dair, genetik olarak yetersiz, güçsüz, hastalık potansiyelinde görülen bireyin üreme şansını engelleyici genetik faktör uygulama mesela. neler düşünüyorsunuz?

"ben kimim de bir başkasının hayatı hakkında onun yerine karar vereyim" düşüncesiyle komple üreme olayını iptal edince fazla fikir yürütemedim ben.
0
haykorsamdunyaya
(17.12.17)
soru doktorun muayenehanesi şeklinde değildi pek ama, ilaç firmasının yatırım yaparken gözeteceği bir soru gibiydi.

yine de mantıklı yanıt teşekkürler.
0
🌸haykorsamdunyaya
(17.12.17)
aslında bu sorunun kesin ve net bir cevabı yok tabii ki. tamamen "mantıksal" açıdan bakarsak norveçliyi tedavi etmek gerekir. çünkü dünyaya her anlamda "katkısı" daha fazla. ya da çocuklarını ve torunlarına iyi eğitim aldırması ve "işe yarar" bireyler yetiştirmesi muhtemel. ama insan dediğimiz varlık sadece mantıktan oluşmuyo ve sadece mantıkla hareket etmiyor. bizi diğer canlılardan farklı kılan da bu. duygularımız, hislerimiz ve en önemlisi vicdanımız var. tamamen mantıkla değil de vicdanen bakarsak olaya, herhangi bir tercih yapmak anlamsızdır. kimi insanlar realistlerdir, çoğu zaman mantıklarıyla hareket ederler. bu kişilerin norveçliyi seçmeleri gayet normaldir. kimi insanlarsa beyninden çok kalbinin seslerini dinlerler. tercih yapmak istememeleri ya da etiyopyalıya "acıyıp" seçmeleri de diğer grup gibi olağandır. dünyada iki çeşit insan da olduğu için aslında şunu yapmak daha iyidir diye bir şey söz konusu olamaz. yani olaylara saf mantıkla ya da saf duyguyla yaklaşmayız.
0
tabirimekruh
(17.12.17)
Hastalık hangisinde daha önce başlamış ona bakardım. Biri 5 yıl, diğeri 1 yıl boyunca bu rahatsızlıkla yaşadıysa 5 yıldır bu hastalığa sahip olanın tedavi edilmesini tavsiye ederdim. Yaşları da önemli. Biri 30 yaşındaysa, diğeri 10 yaşındaysa 10 yaşında olanın tedavi önceliği olabilirdi. Kazanca katkı konusu tıbbi müdahale açısından referans alınacak bir kriter değil. Gerçek hayatta dediğiniz olaylar sıkça oluyor. Karaciğer nakli sırası bekleyen yüzlerce hasta var ve listede zengin insanlar da olmasına rağmen kesinlikle listede ön sıralara alınmıyorlar. Sizin verilmesi zor bir karar dediğiniz durumlarda her gün birileri karar veriyor. Ben buradaki kazanca katkı olayını ten rengi kadar sıradan buluyorum. Birisinin değerini parayla ölçmek ve yaşama önceliği sunmak maneviyata saygısızlık bir kere.
0
dissendium
(17.12.17)
örnekler bireysel belirlediğim örnekler değil, ve ne yazık ki diğer kriterler belirtilmeden sadece bu verilerle sorulmuş soru. bu kararı verilmesi zor bulduğum için değil sizlerin yorumlarını merak ettiğim için sordum.

sizin yaş kıyası yaparak daha gerçekçi sonuç elde edebileceğiniz seçimin kollektif kazanca katkı üzerinden yapıp kararın verilmesi, ya da verilmemesi ya da eleştirilmesi üzerinden sorulmuş soru. bir de az önceki cevabımda da söylediğim gibi, daha toplu bir yatırım bazında düşünülüyor. doktor-hasta ilişkisinden ziyade.
0
🌸haykorsamdunyaya
(17.12.17)
Farklı ve subjektif açılar var tabi.

etiyopyalı hayatı boyunca zaten zorluk çektiği için tedaviye daha fazla değer atfedecektir. kazanca etkilerini oranlayabilmek için onlara verilen girdi fırsatlarını ve çıktıdan ne tükettiklerini de bilmek lazım.

ha etiyopyalı ne lan bu çektiğim bırakın öleyim de diyebilir
0
passion rules the game
(17.12.17)
İlaç firması bu işin içindeyse ne yapacağı belli. Norveçliyi tedavi eder Etiyopyalıyı da zaten gsmh ları düşük bir işe yaramaz diye kobay olarak kullanır. Tanınmış ilaç firmalarının Afrika da pek hayırlı işlere imza attıkları söylenemez.
Onlara sattıkları ilaçlar kullanıldığı sürece kendini iyi hisseden ama bir türlü tam olarak sağlığına kavuşamayan insan gerekli. Bir şekilde bu pazar çarkı böyle dönmeli.
0
1adam
(18.12.17)
Uygulamadaki bakış açısı Norveçli'yi tedavi etme yönünde. Sağlık alanında değilim ama ilgimi çeken konuları okurken bile bu durumu görebiliyorum.
Mesela, ilaç, medikal cihaz, yeni tedavi şekli vb. onay isteğinde tedavi maliyetinin yanısıra daha kısa sürede tedavi olacağı için ekonomik yapıya katkısı gibi donelerle birlikte sunuluyor.
Kesinlikle etik, insancıl değil ancak akılcı. Doğanın düzeni gibi.

edi:
Bence maliyeti ikiye bölüp ikisi de payına düşen tedaviyi alsın.
Evet, belki hakça olmaz ama en azından kardeşçe olur.
büdü:
Aslında düşündüm de; madem bu kürede biri 12000 dolar katkı yapacak donanıma erişebilirken diğeri 75 centlik katkı yapapilecek donanıma erişebiliyor ve dahası o koşullarda yaşıyor hakçası Etiyopyalıdan yana kardeşçesi yarı yarıya olması lazım.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(18.12.17)
İlk gelen, ilk çıkar. @J r r tolkien hayranı +1

Onu geçersek,sağlık durumu (hastalığın evresi, süresi vb.) ve yaşa bakardım sırasıyla. Hayır, onlar da yok sadece belirtilen farklar var (ceteris paribus) dersek Norveçliyi seçerim.

Norveçlinin dünyaya, başta kendisi ve kendi ailesi olmak üzere insanlara faydasının daha çok olacağı görülüyor. @tabirimekruh 'un yazdıklarının "mantık" temalı kısmında yazdıkları gibi. Norveçlinin eğitimli çocukları da hem çevrelerine faydalı olacak hem de kendileri de eğitimli çocuklar yetiştirerek bunun böyle zincirleme devam etmesini sağlayacaklar. Yani bir kişi ile insanlığı, olumlu yönde büyük ölçüde etkilemiş olacaksın.

Etiyopyalı kardeşimizi seçtiğinde ise topluma karşılaştırmalı olarak çok daha az faydası olan birini kurtarmış, oradan yine yetersiz eğitimli çocuklar ve topluma belki zarar belki de yetersiz fayda sunmasını sağlayacak karar almış oluyorsun vicdanını rahatlatmak için.

Yani uzun vadede bakınca Norveçli doğru tercih. Bunun en büyük gözlemlenebileceği yer Türkiye aslında. Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı sırasında eğitimli birçok kişi öldü. Bazı liseler mezun vermedi. Evet okuyan insan ile okumayan insan ayrımı yapmadan ülke müdafaasına koşmak güzel ama o okumuş kesimin yeri dolmayınca ülke ilerleyemiyor ve oradan ürüyen nesiller de eğitimsiz oluyor ağırlıkla. Mesela bu, daha güzel soru bence.
0
nawar
(18.12.17)
Ilk gelen ilk cikar + 1, her sey ayniysa etiyopyali

Norvecli cok daha fazlasini hayata kazandiracak ama hayati kazandiracak olan seylere bakacaksak once firsat esitliginden soz etmemiz lazim. Adam sans eseri dandik bir ulkede doguyor ve zaten yarisa 10-0 geriden basliyorken, biri ileride basladigi icin ileride oldugundan daha katki saglayabiliyor. ayni gecekondu mahallesinde oturan cocuklarin fen lisesini kazanma ihtimali gibi. benim acimdan bir toplum ancak en zayifi kadar gucludur, bir iyilestirme yapilacaksa da en kotuden baslanir. Tam tersine, 'trickle-down economics" deniyor ve esitsizligi daha da arttirdigi bircok kere kanitlanmis bir teori. Daha az avantajlinin her sekilde (hatta bazen esit seviyede olmasalar bile) gelistirilmesi gerektigine inaniyorum.

Bu biraz da "Ulkemizden Nobel alan mi ciksin, ortalama egitim seviyesi mi artsin" gibi bir sey. Ben toplumsal gelisim icin esitsizligin azaltilmasi yonunden bakiyorum. Ortalama egitim seviyesinin artmasinin zaten uzun vadede bir Nobel getirebilecegini dusunuyorum.
0
aychovsky
(18.12.17)
Ne zor soru bu arkadaş, akşam düşün düşün içinden çıkamadım.
Yaşam hakkı, kıt kaynak ve etik...
Sabah zihniyle düşününce akşam yanlış yerlere baktığımı farkettim. Ben doğaya, evrime, tarihe, ekonomiye, insan davranışlarına, seçimlere ve sonuçlarına baktım, halbuki cevap kendimdeymiş.

Bana göre sağlık alanında etik, anne gibi düşünmek, davranmak olmalı.
İki evladın var, biri 12000 dolar kazanıyor diğeri 75 cent, ancak birini tedavi etmeye gücün var, hangisini seçersin?
Daha ileri boyutta fark olsun, biri yine 12000 dolar kazansın diğeri kumarbaz ve bağımlı vs. olsun, evdekileri satsın savsın, kavga çıkarıp kırsın döksün, hayatı zehir etsin. Tekini yaşatma şansın var hangisini seçersin? Ben anne olarak asla evladımın yaşam hakkını elinden alacak seçim yapamam. Gider kaynak ararım, yaratırım.

Sağlık alanında etik olan herkese yetecek kaynak yaratmak. Birinden birini seçme sorusu bile etiğe aykırı. Doğru soru doğru cevapları getirir. Soru şu olmalı: Herkese yetecek kaynak yaratmak için ne yapabiliriz?
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(18.12.17)
Cevaplayan herkese çok teşekkürler, farklı açılardan bakmak ufuk açıcı oluyor.
0
🌸haykorsamdunyaya
(18.12.17)
soru toplu yatırım için soruluyormuş arkadaşlar.

güncel bi konudan örnekleyeyim. hem örnek hem de kulaklara kar suyu kaçırmak gibi olsun.

şimdilerde sağlık alanında beynin nöral yapısı, bağlantıları, bağlı olarak zihnin yapımız vs. çözümlenmeye çalışılıyor.

ekonomide de yaratıcı eleman yetiştirme konusu gündemde. gelecek o yöne gidiyor çünkü.

öte yandan nöronal aktivitenin bozulması kaynaklı oluşan hastalıklar anomalilikler var. mesela perkinsona neden olan yeri(durumu) buldular, artık tedavi edilebiliyor. bunun anoreksiyası var, demansı var, depresyonu, şizofrenisi vs psikolojinin alanına giren biçok durum, öğrenme, konuşma bozuklukları vs vs say say bitmez durumun belirlenmesi için çalışma yapılması lazım.

beyinde 100 milyar nöron var bunların bağlantı haritasını çıkarmak demek 2 üzeri 100 milyarlık data demek. bunun çevresel, bütünsel (evren diyelim) zamansal vs. etkileşimleri var... şimdilik boyumuzun çok çok üstünde bi iş.

önceliği seçerken;
ekonomi ayakta kalmak zorunda, çarklar dönmeye devam etmeli yaşamın sürdürülebilmesi için bu şart.
yani ekonomiye göre gelecek için yaratıcı bağlantılara öncelik tanınmalı, aynı zamanda bu gün için iş gücünü sekteye vurmayacak rahatsızlıklar ele alınmalı.

tıp etiğinin temeli ise insanın sağlıklı yaşamı üzerine kurulu. tıpta en birincil öncelik, en üstün yasa bu. yaratıcılık kenarda bekleyebilir öncelikli olarak sağlıklı bireyler için çalışılmalı.

seçim?
reelde parayı veren düdüğü çalacak, ekonomi ne isterse o olacak (bence)
olması gereken ise; öncelikli olarak sağlıklı toplum için yatırım yapmak.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(18.12.17)
(30)

İstanbul'un sizin için anlamı nedir?

ms brownstone
Soru başlıkta. İstanbul'a dair istediğiniz şeyi yazabilirsiniz.
Soru başlıkta.
İstanbul'a dair istediğiniz şeyi yazabilirsiniz.
0
ms brownstone
(17.12.17)
Eskiden bu sehirin merkezi Turkiye'nin ender Avrupali sehirlerinden biriydi. Istiklal Caddesi, Besiktas, Gumussuyu insaniyle mimarisiyle Avrupa'dan farkli degildi. Simdi Istanbul'un bir anlami kalmadi cunku her yerini Orta Dogululastirdilar.
0
Traveller
(17.12.17)
tek kelimeyle ozetlemek gerekirse, comaristan
0
mayeskuel
(17.12.17)
iş kapısı
0
goodyes
(17.12.17)
1- Memleket. Seviyor muyum? Hayır. Çünkü max. 15 senedir burada olan insanlar Bizans döneminden beri buradaymış tavırlarına büründü.

"Sen değil... Baban, deden, onun babası..." diyene terlikle girerim. Adem'e kadar varak istiyorsanız ayrı.

2- Samimiyetsizlik. Anadolu yakasındaki birkaç mahalle dışında komşuluk geleneğini sürdüren pek yer kalmadı. Üst katında oturan aileyi aylar sonra görünce içten içe "Bu kim lan?" triplerine girip dışından güler yüz ile hal hatır soran, arkasını dönünce de hakkında bildiği tek şey üst katında oturması olan insanın arkasından desteksizce atıp tutan varlıklar türedi. Yahu sen kimsin?

3- Düzensizlik. Her yer her yerde.

4- Kıyamet simülasyonu. Yoğun saatlerde bir yerden bir yere gitmeye çalışmak yeterli. İster özel araç ile ister toplu taşıma ile. Her türlü afakanlar basıyor.

5- İhanet. Devlet büyükleri şehre ihanet ettiklerini itiraf ediyor ama asıl ihanet şehrin sakinlerinden geliyor. Çevre vergisi veriyorum bir işe yarasın kafasında olup yere çöpünü atanlar, çevre düzenlemesinden sonra kaldırımlara montelenmiş babaları söküp aracını kaldırıma park edenler, iş işten geçtikten sonra sesini çıkartanlar, yapılanı bozup daha sonra bizle kimse ilgilenmiyor diye zırlamalar...

6- Benim için en önemlisi ve sonuncusu ise NEFESSİZLİK. Nefes alamıyorum. Hala kömür yakan var, bitmek bilmeyen egzoz dumanı var, sanayi var, havalimanları var... Meteorolojik etkiler yüzünden yükselemeyen kirleticiler her sabah, öğlen, akşam ciğerlerimize doluyor. Canını seven gelmesin, imkanı olan da gitsin. Bu nefessizliği 5. maddeye de tutuşturabiliriz. İnsan eliyle yapıldı her şey.

Tüm bu yağmalamalara, zararlara rağmen hala çıkıp da İstanbul'un şurası güzel, burası tarih kokuyor, orası böyle şeker, şöyle tatlı diyen varsa sağır ve kördür. Ya da zengindir, bilemiyorum. Tarih koklamak istiyorsanız metro inşaatlarını ziyaret edin. En çok tarih oralardan fışkırıyor artık.
0
desdenova34
(17.12.17)
evim, mahallem.
0
yuto
(17.12.17)
canım şehir. Çok seviyorum.
0
eazy
(17.12.17)
ömrümün 6 senesini geçirdiğim ancak bugün yanından geçmeyeceğim şehir.
gerek güvenlik kaygıları gerekse aşırı inşaatlaşma. 2002-2008 yılları arasında istanbul'daydım. istanbul'un can çekiştiği ancak yine de direndiği dönemdi. bugün bakıyorum da çoktan meftah olmuş.
0
burya
(17.12.17)
"memleket" değil ama "ev" .

içindeki her şeyini trafiğini, pisliğini, insanlarını bile seviyorum. başka yerde yaşayabilirim ama yaşamak istemiyorum.

içinde istediğim her şeye erişim imkanı var, bu erişim imkanı için de ödenmesi gereken bedeller var. trafik, pahalı hayat, daha küçük evde yaşamak vs..

istanbulda yaşamak bir hesap işi, ne alıp ne verdiğini biliyorsan ve senin için güzel bir alışveriş oluyorsa burada yaşamak güzel.

istanbula bok atıp atıp hala burada kalan insanları anlamıyorum. (mecburi kalanlar hariç)
0
benaslinda
(17.12.17)
ilk gittiğimde açık hava müzesi demiştim,mest olmuştum gezerken. en son geçtiğimiz yaz gittim,koşarak döndüm. hala büyüleyici bir şehir ama aynı zamanda kaotik.
0
denef
(17.12.17)
Doğduğum günden beri maalesef içinde yaşadığım iğrenç şehir. Nefret ediyorum her köşesinden, sağdan soldan gelip de burasını babasının ahırı gibi kullanandan, herkeste olan "istanbulluyuz yhaa .s" tribinden ve istanbul romantizminden. Burayı seven adamın 3 gram aklı yoktur. Karmaşası, kirliliği, kültür mozaiği dedikleri şeyin kültür kusmuğu olmasından başka bir şeyi olmaması. Her yönüyle çok fazla çirkin. El mecbur katlanıyorum ama beni de ruhumu da çok yoruyor. Türkiye için de farklı düşünmüyorum gerçi ama istanbul daha bir kötü. Bir gün kurtulacağım umarım temelli <3
0
dedi ayca
(17.12.17)
18-22 yaş arasını geçirdiğim için bende yeri ayrıdır, şüphesiz çok güzel şeyler de yaşadım orada ama ne yazık ki daima aşırı kalabalık ve pis, insan yaşamına uygun olmayan lanet bir bok çukuru olarak hatırlayacağım genel anlamda. spesifik anılar dışında istanbul'a dair hiçbir düşüncem olumlu değil.

ben "ankara'yı çok sevdim" diye bas bas bağırınca insanlar şaşırıyor biraz haklı olarak. "lan ne pis hayatın varmış, iyi ki bi taşındın aq susmak bilmiyosun" diyorlar. ama bu basit değişikliğin beni mental olarak ne kadar etkilediğini (olumlu anlamda) kelimelerle anlatamam.

şehir değiştirmek insana bu kadar mı iyi gelir, her şeyi kökünden bu kadar mı hızlı zamanda çat diye değiştirir? ankaramın gözünü seveyim be heheyt.
0
der meister
(17.12.17)
benim için ayrıca bir anlamı yok, mevcut hayat standardımı ve hayat tarzımı en rahat şekilde yaşayabileceğim ülkedeki tek şehir olduğu için "uğff iğrençç" triplerine girmeden yaşayabiliyorum. 8 senedir buradayım, bana istediklerimi veriyor. metropol hayatı isteyen biri olarak, dünyanın diğer megakentlerinde de benzer sorunlar olduğunu da bildiğimden, hem her şey önümde olsun hem de sakin sessiz über medeni olsun gibi beklentilerim yok.
0
Bruce
(17.12.17)
gittikçe bozulan şehir.
0
pinkpeony
(17.12.17)
en son 4 yıl önce, konser için gittim. onun dışında bir konser bir de abimin askerlik mevzuları için uğramıştım. hayatımın hiçbir kısmında istanbul'a gitmeyi ya da orada yaşamayı düşünmüyorum. benim için fazlasıyla kalabalık, pahalı bir yer.
0
nice tnetennba
(17.12.17)
istanbul cok guzel ya. cok seviyorum sehri, trafigine ragmen, insanlarina ragmen, santiyelerine ragmen cok seviyorum. uzak kalabilme surem 15 gun, 15gunun sonunda delicesine ozluyorum, burnum sizliyor. bir sureligine tatile gitsem de ayni, birkac ayligina yurtdisina gitsem de ayni.

cok fazla aliskanligim var istanbul'a dair. ozellikle bunlari gerceklestirmeyi cok seviyorum. ornegin aliskanliklarimdan biri eminonunde dolanip bir seyler yaptiktan sonra en son sadirvanlardan birinde su icmekti. o sadirvanin kaldirildigini gordugumde gozlerim dolmustu, gozum kapali gitmistim halbuki oraya. kafami kaldirip baktigimda yerinde yeller estigini gordugumde aglayacak hale gelmistim. not: sonraki gidisimde yerine koymuslardi :)

calisma hayatina basladiktan sonra hafif uzaklastim istanbul'dan. eskiden her hafta yaptigim rituellerimi artik ayda bir anca yapabiliyorum ama o ayda bir o kadar guzel geliyor ki. dunyanin en mutlu insani oluyorum.

trafikte cok sinirleniyorum, disarda insanlara sinirleniyorum, santiye gordukce tepem atiyor ama artilariyla eksilerini yan yana yazinca artilar hala cok onde.

bir sonra yasamak istedigim sehir olarak biraz daha az nufuslu, daha rahat bir yer bakiyorum :) bir de onu deneyimleyebilmek icin.
0
fakyoras
(17.12.17)
Bir anlamı yok. Diğer şehirlerden farkı da yok. Aile büyükleri burada diye burdayım. Zaten bir süre sonra da olmam.

Trafik, gürültü, kirlilik, güven sorunu vb. şeyler yeterince kötü olan bir yer olduğu için artık 10-15 sene önceki halinden de eser kalmadı.
0
baldan kaymak
(17.12.17)
Ankara'da 11 yıl yaşadım. İstanbul'da sadece 3 aydır yaşıyorum. Ankara'da ailemin evi de güzel bir muhitteydi, İstanbul'da kendi evim de (bana göre) güzel bir yerde. Çalışmak, iş kurmak, okumak, gezmek, eğlenmek için İstanbul daha hoş bir yer. Çok kalabalık, hafta sonu oturacak yer bulamıyorum dışarı çıkınca. O kısmı kötü tabii de İstanbul'da ortalama üstü bir yerde yaşayan birinin buraya bok çukuru, pis it köpek şehir filan demesi garip. Nesi pahalı bir de anlamıyorum. Toplu taşıma, taksi, gece hayatı filan Ankara'dan iyi durumda öncelikle. Kiralar pahalı ama, evet. Geri kalan her şeyin her gelire sahip adama göre ayrı versiyonu sunulabiliyor zaten. Gayet güzel bence. Gereksiz İstanbul romantikleri olduğu gibi gereksiz anti-İstanbulcular da var. Ailem de burada olsa Türkiye'de yaşayacak daha iyi bir yer aramam açıkçası. Sabit maaşlı bir yerde çalışmam gerekmeyecek kadar zengin olursam bir gün belki Bodrum.
0
jack of hearts
(17.12.17)
Benim icin anlami tr'de yasayabilecegim tek sehir olmasi. Etraf keko dolu, trafik var falan filan ama yasayabilecgim en iyi yer yine burasi ulkede.
Ne bugun ne de bundan sonra baska bir sehre tasinmayi dusunmuyorum.
@bruce benim yerime tam olarak ozetlemis aslinda. Aynisi diyorum.
0
stavro
(17.12.17)
Ruhuma iyi gelmeyen ama içinde yaşarken bile çok özlediğim şehir. Sürekli kendimi sinirlenmiş ve İstanbul nefreti kusarken buluyorum ama bi yandan da korunabilmiş, eskisi gibi kalabilmiş yerlerini çok beğeniyorum ve çok seviyorum.

Herkesin yazdığı gibi trafiği, pisliği, kalabalığı, içinde yaşayan medeniyetten uzak insanları hiç çekilmiyor ama vapurla karşıya geçerken Galata Kulesi'ni, Ayasofya'yı ve Sultanahmet Camii'ni her gördüğümde kendimi çok şanslı hissediyorum, böyle mükemmel bir manzaraya bu kadar kolay ulaşabildiğim için ama kafamı çevirip de pavyon ışıkları ile boğaz köprüsünü ya da Mecdiyeköy'de yükselmiş çirkin binaları görünce ruhum daralıyor.

Sanırım hem romantik hem de antiistanbulcu denilen kitleye dahil oluyorum ama ruhuma gerçekten iyi gelmiyor bu şehir ve en kısa zamanda buradan kurtulabilmeyi diliyorum kendi adıma.
0
(17.12.17)
Gezmeyi çok seviyorum İstanbul'u
0
mutlusismankedi2015
(17.12.17)
Trafik ve kalabalık problemleri yüzünden yaşanacak şehir değil ama gezilecek, keşfedilecek rüya gibi bir şehir.
0
simderun
(17.12.17)
@acemi, araba kullanmayı bırakırsan saydığın dertlerden kurtulursun. öyle top mop semtlerde oturmaya da gerek yok, şişli-beşiktaş'ın merkezinde oturunca istanbul'un kaydadeğer yerlerine çoğu yerine 1 saat içinde, en uzağa 2 saatte ulaşabiliyorsun, haliyle arabaya gerek kalmıyor. uzağa gidecekem araba kiralıyorum, parkmış trafik çilesiymiş çekmiyorum. herkes dediğim gibi yaparsa trafik çilesi de kalmayacak ortada zaten...
metronun nimetlerini kullanın mesela, toplu taşıma deyince akla metrobüs gelmesine gerek yok.

sürekli dışarıda yemezsen o pahalılık da etkilemez seni ayrıca.
0
Bruce
(17.12.17)
gitmek istediğimde gidemediğim, kalmak istediğimde de kalamayacağımı düşündüğüm bir değişik şehir. burada doğdum büyüdüm, başka herhangi bir şehirde (bir tanesi hariç) bir ay bile kalmışlığım yok belki, o yüzden buradan başka bir yerde nasıl yaşanır onu da bilmiyorum. ama buradaki de yaşamak mı onu da bilmiyorum. trafik sorununu azalttığım için eskisine göre çok daha mutluyum, biraz daha seviyorum. gün içinde minik minik seviyorum da ömrümü böyle mi geçirmek istiyorum bilmiyorum.
img.discogs.com:strip_icc():format(jpeg):mode_rgb():quality(90)/discogs-images/R-4482467-1366131679-8967.png.jpg
0
haykorsamdunyaya
(17.12.17)
Benim için anlamı; hayat. Hangi ülkeye, şehire, tatile gitsem ne kadar mutlu olursam olayım en fazla 15 gün sonra özlüyorum. Ömrüm bu şehirde geçti ama halâ Köprüden geçerken hayranlıkla bakıyorum, gecesi ayrı güzel, gündüzü ayrı. Ben şanslılardanım, 15 yaşıma kadar Küçükyalı'da yaşadım, tüm mahallenin birbirini tanıdığı, tüm çocukların arkadaş olduğu, kötü insanların azınlıkta olduğu bir semtti. sonra da İstanbul’un un bir ucuna merkeze göre daha sakin bir semtine geldim. İşim olduğunda şehir içine gidiyorum ve zamanları ayarladığım için metrobüsle de trafikte kalmıyorum. Oldu ki istanbul'dan başka yerde yaşamak zorunda kalırsam o zaman bile hiç olmazsa bir mevsimi istanbulda geçirmek isterim. Sevmeyenler giderse çok mutlu olacağız bu arada, zulmetiniz basıyor, asık yüzleriniz.

"Ah benim karmaşıklığı-huzursuzluğu içinde kendine has güveni ve onca çirkinliğin içinde sonsuz güzelliği olan canım İstanbulum; tüm deliliğine rağmen her şeyiyle sevilen, bir türlü vazgeçilemeyen sevgili gibisin."
0
mslny
(17.12.17)
İstanbul bundan 7-8 yıl önceye kadar bile güzel sayılabilecek bir şehirdi. Bana göre bu şehrin batmasının en büyük nedeni inşaat sektörü. Ülkedeki mimarlar o kadar vizyonsuz ki, Osmanlının kaç yüz yıl önce yaptığı sarayları örnek almak yerine hiçbir sıfatı ve anlamı bulunmayan binaların şehrin ortasında büyümesine izin veriyorlar. Şehrin bir standardı olsa kalabalık da sorun oluşturmaz ama gerek alt yapı gerek üst yapı olarak İstanbul kesinlikle bir Avrupa şehri değil. O potansiyel vardı ama o potansiyeli yok ettiler. Zaten gelecek depremde kendi kıyametini yaşayacak. Ben seviyorum bu şehri. İleride güzel bir ilçesine taşınma fikrim de var.
0
dissendium
(17.12.17)
deprem!
0
mehmed resad
(17.12.17)
Ha evet, @dissendium gibi düşünüyorum onu unutmuşum. Mimari konusunda berbatız, nasıl o muhteşem eserlerden bu sıradanlığa dönüştüler ve böyle de kabul ettirdiler anlamak mümkün değil. Estetik yok, hayâl gücü yok, sadece oldu bittiye getirmek ve düz duvar var.
0
mslny
(17.12.17)
İstanbul'da restorana 100 mü vermek! Vov. İyi paraymış. Ankara, İzmir, Bursa gibi şehirlerde restoranlar 20 lira üstündeki harcamaları ücretlendirmiyor çünkü. Meh.. Fuzuli konuştum ironi yapayım derken. Kısaca Türkiye'deki tüm büyük şehirler farksız bu konuda. Doğma büyüme İstanbullular öbür şehirlerden daha farklı beklenti içinde olabilir tabii ama yanılıyorlar açıkçası. Mesela restoran, yemek, alkol vs. Ankara Tunalı'da neyse, Beşiktaş'ta da o. Arjantin neyse, Nişantaşı o. Bütçene göre bir yere gidebilmen için yeterince alternatif sunuyor İstanbul en azından. İstanbul'un güzelliği kaliteli yer oranının öbür şehirlerden yüksek oluşu sanki. Ankara Oran, Bilkent, ODTÜ, Çayyolu vesaire çıkar aradan, gayet standart bir Anadolu şehri olarak kalıyor geriye. İstanbul'da çok fazla sayıda kurtarılmış bölge var öbür şehirlere kıyasla. Bir de "bana göre" güzel şu yüzden dedim.. İşe 15 dakikada gidiyor, eve 20 dakikada dönüyorum. Evden spora 5 dakikada gidiyorum. Tarabya, Beşiktaş gibi zaman geçirmekten keyif aldığım yerlere yarım saatin altında ulaşıyorum. Tüm arkadaşlarım da bana yakın yerlerde oturuyor. Misafir edip ziyaret edebiliyorum sık sık. Araba kullanmayı zaten sevmediğim için toplu taşıma büyük rahatlık sunuyor bana. Stüdyo daireye Ankara'da ortalama bir yerdeki 4+1'e verilen kirayı vermek zorunda kalıyorum ama bu zaten kabul ettiğim bir kazıktı gelmeden önce. Kira cidden üzücü derecede pahalı Türkiye'nin geri kalanına göre. Ama değer mi? Kimine göre değmez, bana göre değiyor.
0
jack of hearts
(17.12.17)
Ömür törpüsü.

Evden çıktığında yürüyerek Sahile, Boğaza inemiyorsanız İstanbul'da yaşamıyorsunuz bana göre.

Ya da şöyle düzelteyim, "bu şehir sadece yürüyerek Sahile, Boğaza inebiliyorsanız çekilmeye değer".
0
John Bloor
(18.12.17)
kargaşa, kaos, arap, iç anadolu ve kürtlerin doldurduğu kültürsüz türbanlı ordusu.
0
xu
(18.12.17)
(4)

Ne yemek yapalım sorusu

naksidil
Dün ekşili köfte yaptım. Pek sevildi. Yarım kilo kadar kıyma arttı dondurucuya koymadım onunla bugün ne yapabilirim? Köfte-patates zaten cepte son ihtimal olarak duruyor o hariç önerilerinizi bekliyorum.
Dün ekşili köfte yaptım. Pek sevildi. Yarım kilo kadar kıyma arttı dondurucuya koymadım onunla bugün ne yapabilirim? Köfte-patates zaten cepte son ihtimal olarak duruyor o hariç önerilerinizi bekliyorum.
0
naksidil
(17.12.17)
Lazanya. Sonra da beni çağırın.
0
dissendium
(17.12.17)
Makarnaya bolonez sos. Kıymalı salçalı olan işte. Yani apartmana dağıtırım dersen... :/
0
yaren
(17.12.17)
Kapuska veya karnabahar.
0
catch the arrow
(17.12.17)
hamur açma kabiliyetin varsa lahvacun veya pide.
0
sutlu nescafe
(17.12.17)
(9)

Bu adam çok iyi dediğiniz türk gitaristler..

sonhakan
...
...
0
sonhakan
(16.12.17)
ben başlayayım;

rahmetli yavuz çetin

rahmetli asım can gündüz

batu mutlugil

cem köksal

nurkan renda
0
AlsterWasser
(16.12.17)
Can Şengün. Tarkan'ın orkestra şefi.
0
dissendium
(16.12.17)
can güney.

ilk dönem ayna albümlerindeki sololarına doyum olmaz.
0
tabudeviren
(16.12.17)
Ahmet Kanneci.
0
kodadiirem
(16.12.17)
Bilal Karaman
0
Tears of Devil
(16.12.17)
akın eldes
0
ladyinblack
(16.12.17)
Tartışmasız ilk sırada; Yavuz Çetin. Sonra diğerlerini sayabiliriz.

Erkan Oğur
Akıl Eldes
Batu Mutlugil
0
sorumatik
(17.12.17)
Gür Akad
0
aychovsky
(17.12.17)
Cenk erdogan
0
aydin meyrin
(17.12.17)
(8)

Efsane bulduğunuz şarkılar

kendi kendine yasayan yavrucak
Efsane derken böyle hem komik hem ironik.Benim listem şimdilik şu:Sir mix a lot- Baby got back (özellikle seattle senfoni orkestrası eşliğinde söylenen)Gençkan- kendimi kontrol edemiyorum Malatyalıların ortak özelliğiGrup vitamin- üfürükten tayyareŞimdilik aklıma gelenler bunlar. Sizin bunlar gibi n
Efsane derken böyle hem komik hem ironik.

Benim listem şimdilik şu:
Sir mix a lot- Baby got back (özellikle seattle senfoni orkestrası eşliğinde söylenen)
Gençkan- kendimi kontrol edemiyorum
Malatyalıların ortak özelliği
Grup vitamin- üfürükten tayyare

Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Sizin bunlar gibi ne var?
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(16.12.17)
abdel kader
grup vitamin - ismail ve elalarını
0
semaforo de medianoche
(16.12.17)
dissendium
(16.12.17)
Nanowar grubunun kendisi. örnekler :

The Number of the Bitch (Maiden Cover) -> www.youtube.com
Master of Pizza (Metallica Cover) -> www.youtube.com

Oğuzhan Uğur şarkıları. Örnekler :

Terbiyesizim -> www.youtube.com
Soğan Ekmek -> www.youtube.com

Ege Kayacan - Pompala Panda -> www.youtube.com

COB - OOps I did it again (Britney Spears Cover) --> www.youtube.com

Eko Fresh - quotentürke -->www.youtube.com

not: yalnız resmen her türden paylaşmışım..
0
AlsterWasser
(16.12.17)
unutmuşum lonely island - jeez on my pants şarkısı da hem dinledikçe sarıyor hem epey komik www.youtube.com
0
semaforo de medianoche
(16.12.17)
www.youtube.com 1983 yılında yapılmış şarkıdaki altyapıya bakar mısınız?
0
kalemdefter
(16.12.17)
Thurisaz - endless
0
nodrama
(16.12.17)
Grup raptiye - Hello Malatya
Mercan şarkıları; hepsi gay ile sana değil kardeşine
bizim murat - fil diyeti
diyar pala - pompalamasyon
Bülent OrtaçGrup raptiye - Hello Malatya
Mercan şarkıları; hepsi gay ile sana değil kardeşine
bizim murat - fil diyeti
diyar pala - pompalamasyon
Bülent Ortaçgil - Şık Latife
Zuhal Olcay - iyisin
Son olarak da Manda yuva yapmış söğüt dalına.
Bülnet Ortaçgil - Şık Latife
Zuhal Olcay - iyisin
Son olarak da Manda yuva yapmış söğüt dalına.
0
ceyhan prensi adana
(17.12.17)
Grup raptiye - Hello Malatya
Mercan şarkıları; hepsi gay ile sana değil kardeşine
bizim murat - fil diyeti
diyar pala - pompalamasyon
Bülent Ortaçgil - Şık Latife
Zuhal Olcay - iyisin
Son olarak da Manda yuva yapmış söğüt dalına.

Mobilden girdim. Düzeltim şimdi.
0
ceyhan prensi adana
(17.12.17)
(7)

istanbulda otomobille işe gidip gelmek

soft
hiç umduğum gibi değilmiş. altı üstü 20 km yolu 1,5 saatte gidiyorum akşamları. hadi benimki yine iyi. her akşam 3 saat trafik çeken arkadaşım var. evini de taşıyamaz çünkü çalıştığı muhitte kiralar deli gibi.sahada çalışılan bir işe başladım ve işi isteme sebeplerimden biri de şirket aracıydı. masr
hiç umduğum gibi değilmiş. altı üstü 20 km yolu 1,5 saatte gidiyorum akşamları. hadi benimki yine iyi. her akşam 3 saat trafik çeken arkadaşım var. evini de taşıyamaz çünkü çalıştığı muhitte kiralar deli gibi.

sahada çalışılan bir işe başladım ve işi isteme sebeplerimden biri de şirket aracıydı. masrafı yok, yakıt beleş ne gezer tozarım diyordum da kazın ayağı öyle değilmiş. hafta içi evden işe işten eve gidiyorsun, başka bir şeye hal kalmıyor. yeminle metrobüsü özledim. hem hızlı gidiyordum, hem kitabımı okuyordum.

velhasılıkelam kaskosuydu, bakımıydı, vergisiydi, dünyanın en pahalı yakıtıydı derken bu kadar masrafı olan otomobile insanların bu denli düşkün olması artık daha da şaşırtıcı geliyor bana. toplu taşıma da leş doğrudur lakin otomobil almanın, yürütmenin maliyeti deli gibi. üstüne de trafik stresi. birkaç düzenleme ve denetimle iyileşebilecek alanlarda dahi öyle boşvermişlik var ki kafayı yiyorsun.

siz ne diyorsunuz bu otomobil sevdasına?
0
soft
(16.12.17)
522st'yi kullandığım zamanları düşünüyorum sonra depoyu fulle ağabey diyorum.
0
sulphur
(16.12.17)
mesai saatlerinde toplu ulaşım daima bir tık öndedir bende ne kadar kötü olursa olsun şöför çeker trafik derdini ben müzik dinler hayallere dalarım. metrobüs vs stresi şöför koltuğundaki trafik stresinden daha az.
0
basond
(16.12.17)
sapıklık.
bugün sınav mınav bir şey varmış. evden çıkıp bir simit alıp geleyim dedim, yürüyecek kaldırım kalmamış. dağın başı olsa anlarım da moda ya gelmek için toplu taşıma alternatifi baya bol. kimse kıçından taviz vermek istemiyor, devlete çalışıyor böylece.
0
angelofdeath
(16.12.17)
Alman milli takımı bile metro kullanıyor yeri gelince.

www.youtube.com

Bu adamların her birinin en son model arabayı alacak parası vardır eminim ama toplu taşımayı kullanmayı biliyorlar. Bu ulaşım ağı gelişmiş olan ülkelerde görülen bir durum. Türkiye henüz bu yeterlilikte değil. O yüzden insanlar rezil olmamak için araba alıyorlar ve o süreye katlanıyorlar. Çok sıkıntı çekmediğiniz bir güzergah kullanıyorsanız toplu taşıma daha uygun.
0
dissendium
(16.12.17)
o trafiği yaratanların çok büyük kısmı siizn gibi kiralık şirket aracı kullananlar. sabah köprü trafiğinde araçların plakalıklarına bakın 10 araçtan kaçında rent firmasının ismi yazıyor. şirketler artık müdür satışçı pazarlamacı kim varsa araba veriyorlar
0
oscar
(16.12.17)
millet keyfinden feragat etmek istemiyor :)
0
tabudeviren
(16.12.17)
evi isin yakinina tasidim.10 dk suruyor. hayat kalitesi arttirma listesinin ilk sirasinda bu var bence.
0
imnotsureabout
(16.12.17)
(1)

Şu sözlük yazarı kimdi?

m e b
Aşağıdaki Yunanca sorusunu görünce aklıma geldi.Bir yazar vardı, Yunanca biliyordu, Ankara'da yaşıyordu. Bir de ifşa yaparken videolu ifşa yapmıştı, dayak yiyordu ufacık bir rol aldığı diziden. Hatta "Unutma Beni" dizisiydi. Hangi yazardı yav o? Burayı da çok aktif kullanıyordu.
Aşağıdaki Yunanca sorusunu görünce aklıma geldi.
Bir yazar vardı, Yunanca biliyordu, Ankara'da yaşıyordu. Bir de ifşa yaparken videolu ifşa yapmıştı, dayak yiyordu ufacık bir rol aldığı diziden. Hatta "Unutma Beni" dizisiydi. Hangi yazardı yav o? Burayı da çok aktif kullanıyordu.
0
m e b
(16.12.17)
cekilmis gayfe
0
dissendium
(16.12.17)
(5)

tepkim doğru mu sizce?

isimsiz uye
twitter'da birkaç tane ing. mentionlaşma RT'lemiştim. bizim tayfanın whatsapp grubunda alay konusu oldu. goygoyu başlatan mesaj, rt'mi ss çekip gruba atarak altına "buna hazırlık okutan sistemin aq ehueheuehe" yazan bir arkadaştan. sonra dedim "ben hazırlık okumadan da rt atıyordum, zaten whatsapp d
twitter'da birkaç tane ing. mentionlaşma RT'lemiştim. bizim tayfanın whatsapp grubunda alay konusu oldu. goygoyu başlatan mesaj, rt'mi ss çekip gruba atarak altına "buna hazırlık okutan sistemin aq ehueheuehe" yazan bir arkadaştan. sonra dedim "ben hazırlık okumadan da rt atıyordum, zaten whatsapp durumum latince ve 2 sene boyunca öyleydi" diye ama baktım iyice azıttılar. okuduğum kitap, dinlediğim müzik, diğer paylaşımlarım üzerinden de goygoy devam etti. 45 dk boyunca onlar salladı ben salladım, gereksiz çöp bi ton diyalog oldu anlayacağınız. sinirim bozuldu kırıcı konuşmayım diye neti kapadım, 3 saat sonra açıp baktım devam ediyolar hala. rahatsız olduğumu söyledikten sonra da devam ettiler ki bende olayı koparan nokta bu oldu. gruptan çıkıp ilgili kişileri sildim rehberimden.

bunlar çok yakın saydığım arkadaşlarımdı. tepkimden sonra gelip özür dilediler ama yumuşayamadım. aramız senelerdir çok iyiydi cidden, ancak ben yanlış bir seçim yapmış olduğumu düşünüyorum. olayın üzerinden 3-4 gün geçti ama arada "fazla mı abarttım acaba" oluyorum. çünkü içlerinden en az birinin benimle arkadaşlığının bitmesine çok üzüldüğünü biliyorum. zaten vicdanım anons vermese düşünmezdim bile bu kadar. siz ne düşünüyorsunuz?
0
isimsiz uye
(16.12.17)
seninle dalga geçmişler işte biraz,
hele de yakın arkadaşlarınsa fazla olmuş tepkin bence,

çoğu arkadaş grubum öyledir, birbirini aşağılama, hakaret, küfür, dalga geçme, goygoy üzerine,
bu durumdan memnun değilseniz de ince ince azaltın,
çocuk gibi küstüyseniz fazla olmuş,

0.media.collegehumor.cvcdn.com
0
michael_knight
(16.12.17)
"buna hazırlık okutan sistemin aq ehueheuehe" diyerek senin İngilizcenin iyi olduğunu ve sana hazırlık okutmanın gereksiz olduğunu ifade etmemişler mi? Sana destek olmuşlar diye anladım ben. Senin benim WhatsApp durumum Latince demen saçma olmuş yanıt olarak. Gereksiz alınganlık yapmışsın bence. Gidin öpüşün barışın.
0
dissendium
(16.12.17)
@dissendium, yok orda kastettiği şey tam olarak şu: "hazırlık okudu götü kalktı"
0
🌸isimsiz uye
(16.12.17)
@isimsiz,
Ben sana katılmadım, "haklısın" demediğim için mi bana tik koymadın? :)
0
michael_knight
(16.12.17)
@michael_knight, yaşadığım durum capsteki gibi olmadığı için ve çocuk gibi küsmek değil hayal kırıklığı yaşadığım için, kısacası derdimi anlatamadığım için koymadım. şakanın da sınırı var. arkadaş grubunuzdan biri rahatsız olduğunu söylediğinde devam etmeyi normal karşılıyorsanız boşuna konuşmayalım zaten
0
🌸isimsiz uye
(17.12.17)
(17)

kıyafet seçmeme yardım eder misiniz

istanbul kanatlarimin altinda
merhaba!bir sürü şey hakında saatlerce konuşabilirim ama konu giyim kuşam olunca hep susmuşumdur çünkü asla anlamadığım bir şey. kot-tişört giyiyorum sürekli. o nedenle kombinlerden anlayan arkadaşların yardımına ihtiyacım var.çalıştığım şirket yılbaşında ünlü bir gece kulübünde yılbaşı partisi veri
merhaba!

bir sürü şey hakında saatlerce konuşabilirim ama konu giyim kuşam olunca hep susmuşumdur çünkü asla anlamadığım bir şey. kot-tişört giyiyorum sürekli. o nedenle kombinlerden anlayan arkadaşların yardımına ihtiyacım var.

çalıştığım şirket yılbaşında ünlü bir gece kulübünde yılbaşı partisi veriyor. gece kulübü olduğu için nispeten rahat bir şeyler giymek gerektiğini düşündüm. örneğin sivri topuklu ayakkabıyla daha yürümeyi bilmiyorken bir de dans etmem zor. ya da uzun düğün elbisesi giyilmez. diğer yandan şirket düzenlediği için ve ciddili ortam olduğu için şık da olmak gerekiyor tabi.

sırf bunun için normalde hiç giymeyeceğim bir kıyafet almak istemiyorum. şu aşağıdaki linkteki gibi bir kıyafetim var. renkler farklı ama. etek siyah, ayakkabıları kırmızı olarak düşünün.
s3cdn-test-lookbooknu.netdna-ssl.com

üstüne de bir bluz ayarlarım dedim. mesela şöyle bir şey. images.beautifulhalo.com

sizce bu kıyafetle gece kulübüne gidilir mi? reina'da böyle bir kız görseniz "ne biçim giyinmiş" mi dersiniz yoksa beğenir misiniz?

not: ayakkabılarımı daha yeni aldım, şirkette hiç giymedim. bir de üzerlerinde nike logosu var. bu logo konusundan dolayı biraz çekinmeli miyim? çok mu spor kaçacak?

not2: seçimlerim çok kötüyse fazla vurmayın olur mu :D

teşekkürler!
0
istanbul kanatlarimin altinda
(15.12.17)
Ne bicim giyinmis derim ben muhtemelen. Ayakkabilar kesinlikle olmaz. Etek de resmen penye gibi bir sey. Kumasindan dolayi falso, farkli bir kumasla guzel bir etek olabilirmis bence.
0
yuzır
(15.12.17)
öncelikle şirketin verdiği yılbaşı partisine kesinlikle linklediğin üstü giymezdim. arkandan bizim kız sütyen giydiydi kekeke diye konuşurlar, hiç gerek yok. ayakkabı konusunda rahat ol, eğer gideceğiniz yerde dress code uygulaması yoksa hiç takılacağın bir mevzu değil, ki dress code bile olsa pijamayla gitmediğin sürece sorun çıkacağını zannetmiyorum.

daha düz bir elbise yapıştır gitsin ya uğraştığına değmez, yok mu biraz daha smart casual şeyler dolabında?
0
evde liyakat kalmamis
(15.12.17)
ayakkabı bence de olmaz. etek siyahsa o bluzle birlikte olabilir geldi bana ama daha kibar bir ayakkabı şart. nasıl bir ayakkabı olması gerektiğini kestiremedim ama bu olmaz kesinlikle.
0
dedimmidemedimmi
(15.12.17)
Siyah mini elbise al, (little black dress tabir edilenlerden) kafan rahat etsin. Her yere giyersin basin sikistiginda

Ayakkabi igrenc ayrica :/ topuklu giymek zorunda degilsin ama bir suru guzel kis ayakkabisi var. ya da pump tabir edilen, 2-4 cm yukseltisi olan ayakkabilar var.
guzel deri cizme olur vs. ama o ayakkabilar gozumu kanatti.
0
kuehles blondes
(15.12.17)
giyim kuşamdan anlamam diyen biri için fazla zorlama seçimler. neden daha basit, mümkünse tek parça bir elbise giyip gitmiyorsun ki ? ayakkabı çok kötü. bluzla etek de biraz basit görünüyor.
0
aquarium
(15.12.17)
@evde liyakat kalmamış hahaha okadar açık olmamalı sen de haklısın :D

malesef başka giyecek bir şeyim yok ya. yani şirketin bundan önceki yılbaşı partileri için alınmış düz siyah bir elbise ve düz kırmızı bir elbisem var. başka da bir şey yok. onları da tekrar giyemem sanırım di mi?

peki tamam düz bir elbise alsam altına nasıl bir ayakkabı ayarlamalıyım? bu ayakkabımı da çok seviyordum oysa üff. ayrıca beğenmeyenlere teesüf ederim, aslında bunlar gibi değil çok tatlı ayakkabılarım :) diğer ayakkabılarım da hep sipor.
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(15.12.17)
normalde kot tisortle göründüğün insanların karşısına bi an o bluz ile çıktığını hayal ettim de :) sanki garip kaçar.

ayakkabı zaten olmaz.

senin yapma gereken kombin bence şu;
mcdn01.gittigidiyor.net

her ne kadar tarzını bilmesem de kurtarıcı ve basit. yani pile kısa etek, üzerine dar bi bluz. kollar uzun olmayabilir tabi seçim senin. biraz daha renkli ya da simli vs olursa daha iyi olabilir gece için.

ayakkabı olarak da maksimum 5 cm kalın topuklu kısa bot diyorum. çok rahat olmasa da o hayvani topuklular gibi eziyet etmiyor.
i.hizliresim.com şunun gibi.
0
elorelia
(15.12.17)
sana puanım dohuz kanka,

büyüyün artık.
0
firemanjonny
(15.12.17)
Bence bot olarak soyle bir sey bulundurabilirsin;

www.hotic.com.tr
www.hotic.com.tr
www.hotic.com.tr

hem de butun klasik kiyafetlerle giyebilecegin bir bot.
0
yuzır
(15.12.17)
dolabinda varsa kisa siyah bi elbise olmadi siyah bluz ve siyah etek, altina 2-3 cm topuklu bir bootie giy git iste.
dolabinda da bir little black dress bulunsun. yerine üstüne kot ceket + sneaker ile de kullanirsin, daha resmi yerlerde blazer ceket + sivri topuklularla da.
0
pilav
(15.12.17)
cevaplar için çok teşekkürler. illa bana bir şeyler aldıracaksınız galiba.

çoğunuzun önermiş olduğu o bootie denilen ayakkabı tipinden hiç hoşlanmıyorum, öyle bir şey giymem baştan söyliyim.

peki madem herkes ayakkabıları kötülemiş, ayakkabılarla ilgili bir sorum olacak o zaman. konuyla alakasız bir soru ama yeni soru açmak istemedim.
i.pinimg.com
bu ayakkabılar kötü mü sizce? günlük giyim için yani.
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(15.12.17)
@ika bence bayagi kotu. Bu ayakkabilarin ustune aklima saclarini platine boyatmis, kendi saci cok kisa olan, kaynak taktirmis ve masa yapmis bir kiz geliyor.
0
yuzır
(15.12.17)
ya bu topuklu spor ayakkabılar 2000 başlarında mı ne çıktı. bence o dönemde kalmalıydı. gerçekten kötü ya. neden bunun topuklusu, topuksuz hali bence gayet şık.
0
elorelia
(15.12.17)
@yuzır hahah tanımlaman çok iyi, direk gözümde canlandı. ama dediklerinin hiçbiriyle alakam yok neyse ki :)
@elorelia deme ya :/ ama topuklu olunca bacaklarımı incecik gösteriyor, hem de spor diye :D
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(15.12.17)
Yav sen plazada çalışan makine mühendisi değil misin? Bi ağırlığın olsun. Bunlar ne böyle müptezel gibi. Töbe est. Biraz daha ciddi giyin. Gece kulübü demek rengarenk giyinmek demek değil.
0
dissendium
(15.12.17)
Of attığın her şey çok çok kötü. Siyah dar mini elbise al. 5 cm blok topuk topuklu ayakkabı al ve geç. O nike ayakkabıları nolur iade et.
0
jazzabel
(15.12.17)
@maleficient bu fotoğraftaki gibi bir fiziğim asla yok tabiki :D ama gene de yakıştırıyorum kendime. bende bi çift daha var bunlardan, 3 yıldır neredeyse her allahın günü onları giyiyorum. boyum zaten uzun ama daha da uzun oluyor, bedenimi de daha ince gösteriyor. modası geçtiyse geçti bena na.
@jaazzabel bu kadar kişinin sevmediğini bilmiyordum. bi iki arkadaşıma daha sorucam, onlar da aynı şeyi söylerse bu son aldıklarımı iade edebilirim :(

@disssendium haha evet plazadaki en salaş şeyleri ben giyiyorum. insanlar alıştı artık. mesela fosforlu turuncu, üstünde çizgifilm karakteri olan sırt çantamla gidiyorum işe her gün. açıkçası bundan çok mutluyum çünkü giydiklerim tamamen benim kendi zevkim. plazada çakılıyorum diye oradaki herkes gibi tek tip giyinmedim hiçbir zaman. plaza kıyafeti almadım bile. kot tişört :) neden ciddi olacakmışım ki, daha yaşım 27 ve açıkçası yukarıda önerilen kıyafetler bana göre çok koca kadın kıyafeti. ben hala müzik festivallerinde dağıtıyorum, yoga yapıyorum, kampa gidiyorum. biraz hippiyim :p bundan da memnunum. herkesin kendi tarzı tabi ama sırf plazada çalışan makina mühendisiyim diye tarzımı değiştirecek değilim.

neyse, müjdeler olsun ki ablama sormak aklıma geldi. bana kıyafet yollayacak.

ya ben karşıyım böyle normalde giymeyeceğim bir şeyi sırf “orada öyle giyinilir” denildiği için almaya ve bir kez giyip kenara koymaya. birinin düğünü olsa anlarım, düğün sahibine saygıdan düzgün giyinilir ama parti bu yani, kurallara ve kısıtlamalara takılmadan canım ne isterse giyebiliyor olmalıydım. dünya daha istediğim kadar rahat bir yer değil :(

yalnız derdim de gerçekten silkilecek kadar varmış. neyse zaman ayrıdığınız için tekrardan çok teşekkürler. siz olmasanız rezil olacakmışım :)
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(15.12.17)
(3)

[Matematik 1] İmdat! Bölme İşlemini Unutmuşum

mete kudur
Şu geçenlerde; okuduğumuz kitapları anlatırken bahsetmiştim.Ben Yargının adım adım matematik kitabını okuyup-anlamaya çalışıp bir de üstüne hadsizlik ederek problemlerini de çözmeye çalışıyorum. Tabi böyle anlatıldığı kadar kolay bir meziyet olmuyor bu. Keza siz de bilirsiniz; okuduğunu anlamak yet
Şu geçenlerde; okuduğumuz kitapları anlatırken bahsetmiştim.

Ben Yargının adım adım matematik kitabını okuyup-anlamaya çalışıp bir de üstüne hadsizlik ederek problemlerini de çözmeye çalışıyorum. Tabi böyle anlatıldığı kadar kolay bir meziyet olmuyor bu. Keza siz de bilirsiniz; okuduğunu anlamak yetmiyormuş gibi bir de üstüne problem çözmek...

*a/b=3 kalan 4 c/b=4 kalan 7 ise b'nin a ve c cinsinden değeri nedir

A) (a+c-7)/7 B) (a+c+8)/7 C) (a+c+11)/7 D) (a+c-10)/7 E) (a+c-11)/7


*Yedi basamaklı ABABABA sayısının AB sayısına bölümünde bölüm kaçtır?

* On basamaklı 1122334455 sayısının 11 ile bölümünde bölüm kaçtır

*abc8 sayısının 18'e bölümünde kalan kaç farklı değer alır
0
mete kudur
(15.12.17)
a=3b+4
c=4b+7

Taraf tarafa toplayalım.

a+c=7b+11

b'yi yalnız bırakalım.

b=(a+c-11)/7

Yanıt E.
0
dissendium
(15.12.17)
3. herhangi bir sayının 11 ile bölümüden kalanı bulmak için soldan başlayarak rakamlar birer birer atlayıp toplarız ve birbirinden çıkartırız.

mesela sayımız 247953 olsun.
11 ile bölümünden kalanı bulmak için;
(3+9+4)-(5+7+2)=2
yani kalan 2.

bu soruda da rakamlar aynı olduğu için toplayıp çıkarınca otomatik olarak sıfır kalıyor zaten.

(5+4+3+2+1)-(5+4+3+2+1)=0
0
tabirimekruh
(15.12.17)
7 basamakli ab sayisi icin 101010 cikar üstüne bir de A kalan olur.
0
isvicre rakisi
(15.12.17)
(16)

bu nasıl kardeşlik böyle?

oddyseus
babam ben 7 yaşındayken vefat etti. olaydan 3 hafta sonra kardeşi senetle kapıyo geldi rahmetlinin bana borcu vardı diye. paramız falan yoktu zor durumdaydık zaten başkasına olan borçlardan dolayı. annem ödeyemeyeceğimizi söyleyince mahkemeye verdiler. uzaktan olan birisi de değil. sürekli gidip gel
babam ben 7 yaşındayken vefat etti. olaydan 3 hafta sonra kardeşi senetle kapıyo geldi rahmetlinin bana borcu vardı diye. paramız falan yoktu zor durumdaydık zaten başkasına olan borçlardan dolayı. annem ödeyemeyeceğimizi söyleyince mahkemeye verdiler. uzaktan olan birisi de değil. sürekli gidip geldiğimmiz akrabalar bunlar. daha sonra parayı ödeyebilmek için annem beni sünnet ettirdi oradan gelen altınlarla borcu kapattılar.

hadi neyse o borçtu. alması elbet haklıydı ama ölünün üstünden 3 hafta ynei geçmiş para sıkıntısı varken yapılmazdı ama yine de kabullendi annem. ama daha sonra babamın diğer küçük olan kardeşi evlenecekti ama parasal sorunu vardı. babamın çok sevdiği bi kardeşiydi annemle de iyi anlaşırdlardı. kredi çekmek istedi ama kefil gerekiyodu. annemi kefil olarak kullandı dul maaşı aldığı için. bu krediyi çektikten sonra şehri terketti kaçtı. kefil olduğu için borç anneme kaldı. aldığımız 3 kuruşluk dul yetim maaşı da ona kesildi. 3 kardeşiz bir de. en son uydum hala şehirden şehre dolaşıyomuş birilerini dolandırıyomuş.

uzun süre bu olaylar aklıma gelmemişti hiç şimdi aklıma gelince sinirden elim ayağım titriyor. 15 sene geçti şimdi kendi işim / startupım var. paraya falan ihtiyacım yok. ama bu orosbu çocuklarını bulup döve döve öldürmek istiyorum. bu nasıl kardeşlik böyle? sevdiğim bir abim istersem o küçük olan amcamı buldurabileceğini söyledi ben olayı anlattıktan sonra. karşısına çıkıp döve döve ağızlarını burununlarını kırmamam için bir sebep var mı?

bu olayları neden unuttuğumu hatırlamıyorum bile. kuduruyorum şu an resmen oturduğum yerden.
0
oddyseus
(15.12.17)
Şöyle beterinden geçtim iki sene evvel.
Defnettik haftası dolmadı, ev sahibi babanın bize kira borcu var diye kapıya dayandı. Elden aldığı ve Borcu olmadığını bildiğimiz halde. Bir sene sonra, kirayı arttırdı, bize de fazla geldiği için çıktık, kirayı da hesaba eft yaptığım için kayıt altında buna rağmen karakola şikayet etmiş kira borcu var diye.

Mezarlıkta, bizi ailesi yerine koymadılar akrabaların hepsi kendi aralarında taziyede bulundular.
En ufak kardeşi defnedilirken gülüyordu -sansürlü sıfat- insan evladı!
Abilerinden biri gasilhane de tüm harcamaları yaptı beni bulaştırmadı amcayım ben dedi. Defnedildikten sonra ada parseli, fatura fişinin arkasına yazarak verdi.
Bizim eve baba tarafı gelmedi bile cenaze evi bizim olmasına rağmen anası olacak ölemeyesice, kendi evinde yapmış her şeyi. Tabi biz de kendi evimizde yaptık. Tamam bi yerde ikişer kere okundu herşey ama. Olsun yapılan insanlığa sığmaz.

Ben baba tarafına bilendim açtım ağzımı yumdum gözümü çıkarcı köpekler.


Yalnız değilsin.

Git vur. Döv parçala
0
antik depresan
(15.12.17)
amcan diye, kan bağın var diye saygı duy demek istemiyorum. kan bağı varmış falan hiç umrumda olmaz benim böyle pislik insanlar karşısında. madem düzgün bir işin, hayatın var, başını belaya sokma. hiç değmez. kendi pisliğinde boğulsun de, zaten böyle işlerle uğraşıyorsa bela onu er geç bulur diye düşünüyorum. boş ver.

illa o kişiye karşı bir şeyler yapmak istiyorsan bunu şiddetle çözme. madem pis işler yapıyor git şikayet et ne bileyim. ama şiddet kullanmayın.
0
thomaswantsmore
(15.12.17)
Başkasının bilmem kaç yaşına gelmiş çocuklarını siz niye terbiye edeceksiniz? Anneniz yaşıyorsa ona ekonomik olarak destek olun yeter. Birini dövmek size hiçbir şey kazandırmaz. Sadece içinizdeki öfkeyi açığa çıkarmış olursunuz. Bu yazıyla birlikte içinizdeki öfke zaten açığa çıkmış. Dövünce bir de bunun yanına suç ve pişmanlık eklenecek.
0
dissendium
(15.12.17)
tamamen farklı şehirlerde yaşıyor ailem artık tırnakları bile dokunamaz onlara. o zaman ne kadar zor durumda kaldığımızı düşündükçe çıldırıyorum. şimdi hayatlarını zindan edebilecek durumdayım ama kendimi durduramam diye korkuyorum.
0
🌸oddyseus
(15.12.17)
Büyük konuşmak istemiyorum ama ben de hep öylelerini tuhaf bulmuşumdur. İnsan yeri geliyor, hiç kan bağının olmadığı insanlarla kardeşten öte oluyor ama gerçekten kardeş olanlardan ise kazık üstüne kazık yiyor bir yandan. Yaşanılanlar elbette çok kötü ve kıyaslamak istemem ama benim de iki amcam var böyle. Babamın tam belinin doğrulduğu noktalarda çelme takmaktan başka bir bok yapmamışlar neredeyse. Babam küs artık. O bahsettiğim kişiler de tek başına, arayan veya soranları hiç yok. Arayanlar da borçlarını ödemesi için arıyorlar. Kısacası, kardeşlik bile insanların zalim olmalarına hiç engel olmuyor. Bu örnekler de bunun acı kanıtları işte.


O kazıkçıları da dövdürerek, onlara zarar vererek dertsiz başına dert açmak bence iyi bir şey değil. Bu tipler zaten en büyük cezayı sevgisizlik olarak yaşayacaklar. Şimdi olmasa dahi kafalarına dank edecek. Yedikleri hak, bir şekilde kendilerini vuracak.
0
m e b
(15.12.17)
@dissendium, bahsettiklerimden büyük olanı kanser zaten şu an. küçük olanı da 40lı yaşlarda. borcunu alanın tek yanlış ypatığı nokta zamanlamaydı ama dolandıran orosbu çocuğuna karşı içimde çok büyük bir kin var.
0
🌸oddyseus
(15.12.17)
"forgive others not because they deserve forgiveness, but because you deserve peace"
0
pinkpeony
(15.12.17)
pinkpeony, hakeden birini dövünce öyle olmuyor. burunlarıdan soludukları kanı yumruğunuzda hissedince buluyosunuz gerçek huzuru, önünüzde hareketsiz yatarken.
0
🌸oddyseus
(15.12.17)
Zor zamanlar büyük adamları yetiştirir. O adi herifler de sizin yetişmenize vesile olmuş. Bu saatten sonra bulaşmayın. Allah'ından bulsunlar.
0
taktikmaktikyokbambambam
(15.12.17)
bulaşma gerçekten. bu zayıflık ya da korkaklık değil, o seviyeye düşürme kendini. herkes ettiğini bulur, onlar da su yolunda birer testi, kırılacaklar.
0
runagain
(15.12.17)
Bi yerde görürsen dediklerini yap ama şikayetçi olursa senin için sıkıntı olur, aileni bir de bu yüzden üzersin. Özellikle arayıp bulmana gerek yok.
0
[GODDARD]
(15.12.17)
Herkesi dolandırdıysa yerini öğren polise bildir. Dolandırdığı insanlara da yerini söyle. Nefesini ensesinde hissetsin. Sen kendini riske atma.
0
insomnia
(15.12.17)
insomnia +1

sana yardım etmek isteyen abine rica et, o lavuğun yerini bulsun. daha sonra eğer dolandırdıklarına ulaşma şansın varsa ulaş ve yerini bildir g.t amcanın. sen uzaktan izleyip keyif al. risk aldığına değmez.
0
silah taciri
(15.12.17)
@silah taciri +1
0
chitosan
(15.12.17)
olanlar kötü. ama geçmiş geçmişte kalmıştır. geçmişi düşünerek ve sinirlenerek sadece kendine zarar verirsin.

şimdi elinde olan imkanlara bak ve hangi noktadan hangi noktaya dişinle tırnağınla kazıyarak geldiğini gör, kendinle gurur duy. amcaları sal, geçmiş gitmişler işte. ben olsam bana dokunmadıkları sürece ne halleri varsa görsünler derim, elin dolandırıcısı ve elin yavşağı için hiç de huzurumu kaçıramam.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(15.12.17)
Çok benzer yakın akrabalara ben de sahibim. Amca, babanne falan. Bırak boşver uğraşma
0
Delay Fuze
(15.12.17)
(7)

Kars'ta ne yiyelim, ne yapalım?

orient blue
Arkadaşlar bu mevsimde Kars'ta nereye gidelim, nerede ne yiyelim, nereden ne alalım? Tecrübe eden, orada yaşayan varsa yanıtları çok makbule geçer :) 2,5 gün orada olacağız. Kaz etiydi, balı peyniriydi tadalım istiyoruz.
Arkadaşlar bu mevsimde Kars'ta nereye gidelim, nerede ne yiyelim, nereden ne alalım? Tecrübe eden, orada yaşayan varsa yanıtları çok makbule geçer :) 2,5 gün orada olacağız. Kaz etiydi, balı peyniriydi tadalım istiyoruz.
0
orient blue
(13.12.17)
merhabalar,

orada herhangi bir restorantta kaz eti yiyebilirsiniz ki mutlaka yiyin. illa yer isterseniz de kaz evi var orada yiyebilirsiniz. yöresel restoranlara girdiğiniz zaman kars'a özgü evelik çorbası, soğuk ayran aşı gibi çorbaları deneyebilirsiniz. hangeli vardır bir de onu da deneyebilirsiniz. zaten siz restorana girdiğiniz zaman size yardımcı olacaklardır.

taşkınlar ticaret var oradan gönül rahalığıyla kaşarınızı balınızı ve karsın yeşermiş çeçilini ( bu da bir peynirdir) deneyip alabilirsiniz.

kayak seviyorsanız sarıkamışa gidip kayabilir gezebilirsiniz karı muhteşemdir. kars sokakları yeterince otantiktir zaten rus evlerinin hepsini görürsünüz ama bence dere içine de gidip prayı da görebilirsiniz, ama tabi donmazsanız :)

bir kaç senedir orada olmadığımdan nerede ne var tam olarak bilmiyorum ama bunları mutlaka yapabilirsiniz :)

aklıma gelenler şimdilik bunlar geldikçe de yazarım. yardım isteyeceğiniz birşey olursa siz de yazabilirsiniz :)
0
mavipanter
(13.12.17)
Faikbey caddesinde sinemanın karşısında Han-ı Hanedan restoranı var. Her türlü et yemeklerini keyifle yiyebilir ve süryani şarabı içebilirsiniz. Kışın Kars'ta çıldır gölünü görmeden dönmeyin. Ayrıca Sarıkamış'ta kayak yapın, kaleye çıkın, merkez camiiyi ziyaret edin ve fırsat bulursanız Ani harabelerini de görün. Daha detaylı sorularınız için yeşillendirebilirsiniz
0
oekuklu
(13.12.17)
Kars Kalesinde çay için. Hep bunu tavsiye ediyorum. Çayı çok güzel. Kaçaktı herhalde. :) Büyük Zavotlar diye bir yer var. Kaşar ve bal satılıyor orada. Bir de merkezde Havariler Kilisesi var. Oraya da uğrayabilirsiniz.
0
dissendium
(13.12.17)
kerimcan akduman şu an kars'ta. instastroylerini takip etmenizi tavsiye ederim.
0
dedim ben sana
(13.12.17)
Teşekkürler arkadaşlar. Bir araç tuttuk, bizi Ani harabelerine ve Çıldır gölüne götürecek. Kale zaten cepte, otel de ona çok yakın. Zavotlar'i duymuştum, diğerlerini de not ediyorum çok teşekkürler :) Akliniza bir şey gelirse yazın lütfen.

Yolun yarısına geldik, baba toprağını görelim artık.
0
🌸orient blue
(13.12.17)
piti yiyin lütfen. pitinin kendine has bir yeme şekli var. piti metal kulplu bardak içinde servis edilir. bu bardağın içinde kuzu eti ve nohut var ve yemeğin suyu var. önce bir tabak içine piti ile servis edilen lavaş ekmeği elle lokma büyüklüğünde parçalanır üzerine pitinin suyu dökülür. isterseniz bu haliyle biraz tüketin sonra bardakta kalan eti ve nohutu yiyin veya hepisini bir tüketin. bu konuda restorandaki kişilerde yardım edecektir sorarsanız.
gezmek içinde kars kalesinin arkasında eski askeri binalar var şimdi sanırım otel olmuş gitmişken orayada bir uğrayın derim.
0
ihb
(13.12.17)
Evet bak pitiyi unutmuştum. Teşekkürler. Anladığım kadarıyla üç aşağı beş yukarı her yer aynı lezzeti veriyor :)
0
🌸orient blue
(13.12.17)
(11)

Debe'yi özlüyor musunuz? (anket)

sanquis
Dünün en beğenilen entrylerihttp://www.strawpoll.me/14607367
Dünün en beğenilen entryleri

www.strawpoll.me
0
sanquis
(12.12.17)
hayır
0
wilhelmwasmuss
(12.12.17)
Burnumda tütüyor...
0
[GODDARD]
(12.12.17)
2 hayırla kaybettin dostum.
0
ya ben lan neyse
(12.12.17)
özlemek özlememek başka mesela ama akp kaldırttı bunu.
0
gintare
(12.12.17)
Kesinlikle özlüyorum. Sözlük o kadar boş ki, ne okuyacak başlık var ne de okuyacak insan var. Troll'leri bile özlüyorum.
0
dissendium
(12.12.17)
zaten okumazdım, dolayısı ile hayır
0
gezegen olan pluton
(13.12.17)
ilk başta insanların debe için entry kasmasından mütevellit desteklesem de özlemeye başladım artık.
0
oddyseus
(13.12.17)
evet. sözlükte çok fazla vakit geçiremiyorum. bir iki tane de olsa iyi entry çıkıyordu oradan. okyuordum ngzl.
0
eksisozluk kullanici sozlesmesini okudum
(13.12.17)
Hayır. Döyzb geri gelsin.
0
Lim5
(13.12.17)
debe son zamanlarında ayar makinası, adeta @2 sikti kıvamına gelmişti. bu sebeple hayır.

ama türk zihniyetiyle yasaklamak yerine algoritmasıyla oynansaydı daha iyi olurdu diye düşünüyorum.
0
eindaclub
(13.12.17)
Zaten okumuyordum +1 Zira @2 sikmiş tandanslı girdilerden oluşuyordu çoğu +1

Dolayısıyla hayır.
0
i m cool with that
(13.12.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.