Giriş
(22)

Bence abartmıyorum ama var mı burda bi hatam?

ekaterina
Kuzenim evleniyor da kuaförde saç provası varmış, saat 1'de randevu almış. saat 1'de de geldik. Geldiğimizde tamam birazdan alıcaz dediler, bir sürü de işimiz vardı burdan çıkıp yapacaktık ve 16:30'da olmamız gereken bi yer vardı. 16:20'ye kadar bekledik, 20 geçe gelip sen 4 bucukta bi yerde olucam
Kuzenim evleniyor da kuaförde saç provası varmış, saat 1'de randevu almış. saat 1'de de geldik. Geldiğimizde tamam birazdan alıcaz dediler, bir sürü de işimiz vardı burdan çıkıp yapacaktık ve 16:30'da olmamız gereken bi yer vardı. 16:20'ye kadar bekledik, 20 geçe gelip sen 4 bucukta bi yerde olucam diyordun, git istersen, düğün günü yarım saat önce gel dedi.

Ya bir kusura bakma yok, 3 bucuk saat bekletmişsin ve kusura bakma bile demiyorsun. Ben de sinirlendim madem böyle yetişmesi zordu, randevu vermişiz ama şöyle yapalım diye önceden deseydiniz dedim. Efenim sinirlenmeme ne gerek varmış, insanlık haliymiş, niye sinirleniyormuşum. Bakın dedim bir kusura bakma demediğinize sinirlendim, evet böyle şeyler önemli çünkü. Ben bir sürü işimi erteledim burda beklemek için ve elime bir şey de geçmedi. Olamaz mıymış, sanki provaymış, çok mu önemliymiş. Yarın 12 gelin başı varmış çok yoğunlarmış, sus eka dedim kendime kolay gelsin dedim kapansın diye. Ay demesin mi hepsi sizin gibi olursa işimiz var diye, yani adam hatalı ve ona göre nolcak ki, birisi hatasına tepki de gösteremez çünkü insanlık hali.

Bu ne ya, insanlar neden böyle, bu aralar çok fazla böyle şeylerle karşılaşıyorum ve sürekli kavga ediyormuşum gibi, ben kavgacıymışım gibi davranıyorlar. Abartıyor muyum? Teşekkürler.
0
ekaterina
(08.09.17)
haklısın.

3,5 saat beklemeniz bile hata aslında. hadi olsun da bi saat bekle.
0
elorelia
(08.09.17)
Haklısın.

Milletin nezaketini, iyi niyetini suistimal ediyorlar böyle böyle.
0
secrexv2
(08.09.17)
Bu anlatıma göre siz haklısınız ancak bir de karşı tarafı dinlemek gerek.
0
nedendir bilinmez
(08.09.17)
haklısın. adam üste çıkmaya çalışmış bir de. ben olsam beklemezdim o kadar.
0
orange coffee
(08.09.17)
haklısın, işgüzarlık.
0
veritaslibertas
(08.09.17)
1 saat boş bekledik sonra manikür pedikür işini bitirelim dediler, ondan sonra da 1 bucuk saat bekledik işte. Kuzenim için bekledim ben, adam sinirlenmesin saçımı kötü yapar dedi. Ama gidin demesiyle bi sinirlendim susamadım hele her gelin iyi ki senin gibi değil demesiyle kan beynime sıçradı.
0
🌸ekaterina
(08.09.17)
Kesinlikle haklısın, Ben olsam değiştiririm kuaförü.
0
canbonomobenseno
(08.09.17)
haksız olduğun konu 3,5 saat beklemeniz. işin en büyük ustası değillerse, çekip başka yerde yaptırsaydınız bence. tek yaptıkları gelin başı denen taç/duvak olayını saça takmaktan başka bir işe yaramayan gereksiz şey için 100lerce lira alıp, iş yaptım diye gezinmek olan tip egosu resmen. profesyonellik 0.
0
nawar
(08.09.17)
Haklısın ama çok pasif davranmışsın. Hepsi sizin gibi olursa işimiz var dediğinde o zaman işini yap at kafası, 3,5 saattir ben burada niye oturuyorum demen gerekiyordu.
0
dissendium
(08.09.17)
onu diycek adamin agzini yuzunu kirardim da iyi ki bana dememis.
0
safepassage
(08.09.17)
@dissendium randevu niçin var dedim de işte, işler sarkıyormuş insanlık haliymiş. Madem prova bu kadar önemsiz neden çağırıyorsun, neden başından bugün çok yoğun yetişemez demiyorsun da dedim, saçma sapan şeyler söyleyen bi ego işte.

@nawar kuzenime başka bi kuaföre gidelim parayı ödemediyseniz dedim, yakında iyi kuaför yokmuş... kendisi bilir, ben adım atmam oraya bi daha.
0
🌸ekaterina
(08.09.17)
abartmıyorsun, ben olsam benzer tepkiyi çok daha öncesinde gösterirdim.

insanlar kendi fikirlerini beyan etmek konusunda başarılı olmadıkları için birisi konuştuğunda, şikayet ettiğinde ya da beğendiğini dile getirdiğinde olması gerekenin bu olduğunu kabullenemiyorlar.
0
yaraticinick
(08.09.17)
@ekaterina 3,5 saat içinde İstanbul'da istediğin yere gidebilirsin. Yakın olmasına gerek yok bence. Düğün zamanı paniği olmuş kuzenin. İkna etseydin keşke.
0
nawar
(08.09.17)
Bu ülkede nezaketin, kibarlığın, sevecenliğin, saygının, dürüstlüğün yaşama şansı yok. Malesef böyle naif davranmakla sadece kendi canınızı sıkarsınız.

Halbuki daha 15 dakika sonra yüksek sesle söylenmeye başlayıp, vitesi bir anda arttırsaydınız, sağa sola avazınız çıktığı kadar bağırıp şarlasaydınız, çirkefleşseydiniz, görecektiniz ki sizi bir anda en öne alacaklar, sakinleştirmek için kahveler söylenecek, ağam paşam çekilecekti. Bu ülke bir orman, ve bu ormanda bilimum hayvanat mevcut. Malesef bir işin yapılmasını istiyorsanız, elinize bir sopa alıp, tıpkı davar güder gibi gütmeniz gerekiyor.
0
thracia
(08.09.17)
Yok düğün yerine yakın olması önemli olanmış, bilmiyorum vazgeçmiyor. Benim kendi kuaförüm florya'da dünyalar tatlısı bi insandır, oraya gidelim dedim yoksa. Bu da avcılar pelican mall'de mali kuaför. Ucuz falan da değil gelin başı 600 tl, napıyor sanki topuz yapıp duvak tutturacak dediğin gibi. Hadi bu fixed gelin başı için fiyata bi şey demiyorum da, paranla rezil olduktan sonra ne önemi var ki. Ay iyi ki varsınız tepkisini dile getirebilen insanları hor görmeyen insanlar <3
0
🌸ekaterina
(08.09.17)
amirim izin ver yumruğumla öldüreyim. tabii ki haklısın, hatta bu bir tarafın haklı diğerinin haksız olduğu basit bir tartışma değil; karşı tarafın yaptığı düpedüz hayvanlık. rezillik. okurken sinirlendim resmen. keşke beklemeseydin o kadar. karşılarında insan görünce iyice zıvanadan çıkıyor yamyamlar, kafa atsaydın keşke. tamam sakinim.
0
der meister
(08.09.17)
Ödeme yapmasıysanız başka yer ayarlayın bence bu sorumsuzlarla düğğn günü de boşuna gerilmeyin. İnsanın en mutlu gününün içine edıyolar
0
hernezıkkımsa
(08.09.17)
Haklısın. Beklemeseydin +1 Instagram sayfasına, Facebook sayfasına yaz. Gelmez gelinler. Neyine güvenip de düğüne yarım saat kala gelecekmiş? Beceriksizin biri belki. Ben mezuniyetimde bilmediğim bir yere gitmiştim de boru gibi maşalarım olmuştu. Evlerden ırak.
0
Lim5
(08.09.17)
Yuh , ben olsam cok once ceker giderdim. Hele de randevu verecek o kadar bekletecek, hic isim olmaz. Hayattada o kuafore adimimi atmam bir daha, memlekette kuaforden bol bir sey yok.
0
kassiopeia
(08.09.17)
@lim5 normalde gideceği saatten yarım saat önce gitmeliymiş de haklısın tabii belki o gün beğenmedi, hiçbir türlü olmadı.
0
🌸ekaterina
(08.09.17)
kusura bakma da senin kuzen mal. :)
0
isott
(08.09.17)
valla ben de olsam deliririm, büyük de cıngar çıkar- nasılsa düğün günü değil :P

gelin ben olsam da iptal ederim o randevuyu 3.5 saat bekletmek ne demek, beyin ameliyatına bile dedikleri saatte alıyorlar yahu. kuzenin gibi işte genelde kızlar, aman illa burası alacak derler oranın da g.tü kalkar tabi. 600 lira zaten normal bi fiyat (ankarada 500 lira) nereye gitsen yaparlar o fiyata.
0
niye ama
(08.09.17)
(4)

sosyoloji mi kamu yönetimi mi?

kaledekiyalnizlik
ortaöğretim kpss'den kırklareli il özel idareye atandım. hali hazırda eğitim fakültesinde 3.sınıf öğrencisiyim. ama olur da ileride memur olarak kalmayı düşünürsem falan -malum öğretmenlikte mülakat olayları- diye de aöf'den bir bölüm okumayı düşünüyorum. ders içeriklerini vs inceledim. ikisi de ilg
ortaöğretim kpss'den kırklareli il özel idareye atandım. hali hazırda eğitim fakültesinde 3.sınıf öğrencisiyim. ama olur da ileride memur olarak kalmayı düşünürsem falan -malum öğretmenlikte mülakat olayları- diye de aöf'den bir bölüm okumayı düşünüyorum. ders içeriklerini vs inceledim. ikisi de ilgimi çeken derslere sahipler, ama şu an birini seçmek durumundayım belki ileride seçmediğimi diğer bölümü de okurum.

yorumlarınızı bekliyorum
0
kaledekiyalnizlik
(08.09.17)
Sosyoloji
0
veritaslibertas
(08.09.17)
Bu soruyu birden fazla kez sordun. Yanlış düşünme diye bir kez daha yazıyorum.

Kamu yönetimi seç. Öğretmenliğe başladığın zaman okul müdürü ya da okul müdür yardımcısı olmanda işe yarayabilir. Bakanlıklarda bile görev alma şansın olur.

Sosyoloji de psikoloji gibi moda olmuş bir bölüm. Sana kamu yönetimi kadar somut bir faydası olmaz.
0
dissendium
(08.09.17)
@mcgonagalls cat

yazdıklarınızda sonuna kadar haklısınız, yorumunuza katılıyorum. lakin hali hazırda memur olarak atandım. ve aöf ye yazılmamın öncelikli amacı: olur da memurluk ile üniversite bir arada yürümezse en kötü aöf den lisans diploması alıp kurumiçinde yükselmeye çalışmak.

aöf bitirip kaymakam olabilen yokmuş, onu ben de okumuştum. ama bundan sonra olmayacağı da anlamına gelmez. 6-7 yıl aradan sonra kitaplara sarılıp geçen yıl okula döndüm -4 yıl ara vermek zorunda kalmıştım-, bunun yanında kpss ye de çalıştım -iyi sayılabilecek bir puanla derece yaptım. kısacası ben istersem yapabileceğime de kendime de inanıyorum. burada sormak istediğim iki bölümden hangisinin bana bu yolda daha yardımcı olacağıydı, sanırım kamu yönetimi daha makul olan seçenek.
0
🌸kaledekiyalnizlik
(08.09.17)
Kamu yönetimi.
0
tociess
(08.09.17)
(5)

Zarrab meselesi- hafıza tazelemece

niye ama
Meseleyi çok ayrıntılı takip ettiğim söylenemez, para miktarların filan hakim değilim.Şunu soracağım- madde madde yazıyorum ki hem sorular açık olsun hem maddelerden birinde yanlışım varsa bilen düzeltsin:1- ABD iran'a amborgo uyguluyordu buna göre altın satmak yasaktı ama gıda filan satılabiliyordu
Meseleyi çok ayrıntılı takip ettiğim söylenemez, para miktarların filan hakim değilim.
Şunu soracağım- madde madde yazıyorum ki hem sorular açık olsun hem maddelerden birinde yanlışım varsa bilen düzeltsin:
1- ABD iran'a amborgo uyguluyordu buna göre altın satmak yasaktı ama gıda filan satılabiliyordu sanırım (ben tıp ürünü satan bir firmada çalışıyodum o zamanlar bize bile ABDli üreticiler irana satmadığımıza dair belge imzalatıyordu ama satıyorduk :P böyle küçük kalemlerde bir yolu bulunuyordu, onu biliyorum. nasıl amborgo bu bilmiyorum)
2- biz doğalgazı iran'dan alıyoruz. senelerdir alıyoruz açık net bu alem biliyor. amborga dışı mıydı doğalgaz? olay neydi doğalgaz satabilir ama karşılığında ancak gıda alabilir gibi bir şart mı vardı? ayrıca iranda doğalgazı satan devlet değil mi yoksa bu aramco gazprom filan gibi şirket oluşumları mı var? doğalgaz parası nasıl olup da şahıs hesaplarına yatabiliyor? yatıyormuş -bugün okuduğuma göre.

3- yine bugün okuduğum kadarıyla doğalgaz parasıyla gıda alınmış gibi göstermişler bir kısım yolsuzluk böyle yapılmış mesela (altın olayı haricinde).şimdi: en büyük sorum şu: doğalgaz petrol vs. en büyük ithal/ihraç kalemleri arasında değil mi? bizim senelik kaç m3 aldığımız buna mukabil ne ödediğimiz devlet sırrı filan mı (bir ara çarşaf çarşaf haberleri oluyordu yok şu kadar fiyat da pahalı anlaşma yapıldı da filan gibi) ki bunu bir şekilde dolaylı dolambaçlı cebe atabileceklerini düşünmüşler. ben mi salağım? yani bir savcı sadece 1 tane soru soracak kaç m3 doğalgaz aldın karşılığında hangi hesaba ne ödedin? buradan bile her şey ortaya çıkmaz mı?
0
niye ama
(08.09.17)
Bakanlığa bağlı şirketler var. Bakanlığın adı: Ministry of Petroleum (MoP)

National Iranian Gas Company (NIGC)

National Iranian Oil Company (NIOC)

Gazprom direkt devlete bağlı değil diye biliyorum.

Şirket varsa zaten tüzel kişilik ortaya çıkıyor. Para aktarma olayları iki kişi arasında olmuyor. Buradaki yolsuzluk dünya çapında. Bir haber sitesi tüm örgütün ilişkilerini bir görselle açıklamıştı. Zarrab bu planın sadece Türkiye ayağı.
0
dissendium
(08.09.17)
Parisin metro ağı gibi bir görsel vardı, biliyorum da ondan bir şey anlamamıştım :)
çok ilkokul düzeyi bir soru aslında
İrandan doğalgaz alıyorsan parasını bu National Iranian Gas Company (NIGC)'ye vermen zorunlu değil mi?
yani 1000 m3 gaz aldın fiyatı da 3000 USD (atıyorum) trink diye o hesaba yatması gerek..amborgo varsa bu işlerin böyle olması gerekmiyor mu en azından? kaç m3 aldığın belli fiyatı belli -doğalgaz bu domates değil ki.
0
🌸niye ama
(08.09.17)
Teorik olarak öyle ama gerçekte öyle değil.

www.ntv.com.tr

Örneğin bu haberde Fransa, İran ile 4,8 milyar dolarlık anlaşma imzalamış. Yani, gazı göndermeden önce şirketler kendi aralarında ödeme planı yapıyorlar. Gazı alırken ya da gazı aldıktan sonra "Ne kadar tuttu?" gibi bir hesaplaşma yapılmıyor. Anlaşmalar üzerinden işler yürüyor çünkü muazzam boyutta bir tüketim var. Ambargo varsa da tamamen gaz almanı engelleyemezler. Sadece kısıtlama getirebilirler. Yoksa zaten coğrafi olarak Türkiye'nin İran ve Rusya haricinde doğalgaz alabileceği bir yer yok. Bu durumda bütün ülkede hayat duramayacağına göre ambargolar delinebiliyor.
0
dissendium
(08.09.17)
e o zaman bu adama niye sövüyor millet? sırf akp ile yakın olduğu için mi? reza'dan bağımsız söylüyorum adam ambargoyu delerek iyi yapmış. iran mı abd mi derseniz ben iran derim.
0
black mamba
(08.09.17)
çok ilgi alanım değil ama benim anladıklarım şunlar:
ambargo şöyle işliyordur: iran doğalgazı türkiyeye belli bir fiyattan ve miktarda satıyordur, bunun parası direkt irana gönderilmiyordur. belirli bir havuzda toplanıp, sadece gıda ve ilaç almak üzere (o da kotalı) bir şekilde kullanılabiliyordur.

bizimkiler irandan doğalgaz ve altın alıp parayı havuza aktarmak yerine direkt irana göndermişler. bunun için de devlet bankalarını kullanmışlar. tabi aradan komisyonlarını da almışlar.

peki bunun nesi kötü? birleşmiş milletler (abd :) ) ambargosunu gizli gizli delip, suçüstü yakalanan gayri ciddi ülke konumuna düşüyorsun. dünyanın en güçlü devletini de kandırmış oluyorsun.
0
herhaltibiliyoring
(08.09.17)
(1)

aöf kayıt hakkında

havana
iyi geceler herkese, malum aöf kayıtlar başladı. önce internetten kayıt olup ardından oradan edindiğimiz belgelerle büroya gitmemiz gerekiyor imiş ben o kayıtlar sırasında büroyu da sınav merkezini de izmir'de seçsem ancak kayıt için ankara'da bi aöf bürosuna gitsem kayıtlanabilir miyim yoksa illa s
iyi geceler herkese, malum aöf kayıtlar başladı. önce internetten kayıt olup ardından oradan edindiğimiz belgelerle büroya gitmemiz gerekiyor imiş ben o kayıtlar sırasında büroyu da sınav merkezini de izmir'de seçsem ancak kayıt için ankara'da bi aöf bürosuna gitsem kayıtlanabilir miyim yoksa illa sınava gireceğim şehirde mi büroya uğrayıp kayıt olmalıyım? nolur öyle olmasın zira kayıtlar bitene dek izmir'de olamayacağım :/
0
havana
(07.09.17)
Sınav merkezi farklı şehirlerden seçilebiliyor. Ankara'da kayıt yaptırıp, İzmir'de sınava girebilirsiniz ama kendi büronuz ile ilgili bir işlem olduğunda Ankara'ya gitmek zorundasınız. Benim mezun olduğum 2015 yılında böyleydi. Sınav döneminden önce sınav yerleri değiştirilebiliyordu. Yine de kesin bilgiye ulaşmak için telefonla arayın. Yanıt veriyorlar.
0
dissendium
(07.09.17)
(10)

basketbol milli takimi

sparkle kiddle
ideal kadrosu sizce ne olabilir?herhangi bir kosul olmaksizin.enes kanter mesela cagrilmiyor ya da cagrilsigindagekmedi ama bu durumlari goz ardi ederek.(yani onu da sayabilirsiniz)
ideal kadrosu sizce ne olabilir?
herhangi bir kosul olmaksizin.
enes kanter mesela cagrilmiyor ya da cagrilsiginda
gekmedi ama bu durumlari goz ardi ederek.
(yani onu da sayabilirsiniz)
0
sparkle kiddle
(04.09.17)
Pozisyonları hiç dikkate almadım. Aşağıdakiler kesin olmalı.

Semih Erden
Ersan İlyasova
Sinan Güler
Emir Preldzic
Ender Arslan
0
dissendium
(05.09.17)
kenan sipahi
cedi osman
furkan korkmaz
ersan ilyasova (semih erden)
enes kanter(ömer aşık)
0
nundu
(05.09.17)
dixon
furkan
cedi
ersan
enes
0
docrivers
(05.09.17)
emir i cok begeniyorum ama galatasaray performansi leş. bobby dixon'i da milli takim performansi pek iyi degildi.eesan pota altinda iş yaparmiş evet. tecrube de var.
0
🌸sparkle kiddle
(05.09.17)
enes gibi milli takım yenildiğinde ağlayan karaktersiz basketçilerdense şuanki genç ve tecrübesiz takımı tercih ederim...kadroya gelirsek;
şuanki mevcut kadro bence ilerleyen turnuvalarda çok iyi işler yapar...sadece bi tane uzun ve bi tanede adam akıllı guard lazım...boby biraz genç olsaydı oda çok iyi alternatif olurdu...4 numarayada ersanı koydukmu tadından yenmez
0
KingDagos
(05.09.17)
ömer aşık
enes (ersan ilyasova)
cedi osman
sinan güler
boby dixon
0
high hopes of the sozluk
(05.09.17)
Geleceğin kadrosunu yazıyorum.
Kenan sipahi
Cedi osman
Ömer Faruk yurtseven
Furkan korkmaz
Egehan Arna (bu oyuncu gizli favorim. Kendini geliştirse bogdanoviç olur)
0
valarmurgulis
(05.09.17)
2-3-4 belli.
cedi osman-furkan korkmaz ve ersan ilyasova.

5'te omer asik mantikli ama adam amansiz bir hastaliga yakalandi 2 yildir basketbol oynamiyor.
guard olarak sinan guler olabilir.
0
baldur2
(05.09.17)
dixon
furkan
cedi
ersan
semih

ideal dir olgunlaşırsa olur bobby direk fark yaratırdı.
0
mikahakkinen
(05.09.17)
Bobby-furkan-cedi-ersan-ömer
0
steven wilson
(05.09.17)
(9)

troller ile ilgili psikolojik bir soru

Sour
neden trollük yaptıklarıyla ilgili bir yazı gördüm de aklıma geldi. şimdi psikolojide saldırganlığı bir şekilde boşalttığınızda (mesela trollük yaparak) öfkenizin, düşmanlığınızın, saldırganlığınızın dinmesi gerekmiyor mu? evet. fakat trollerin bu davranışı daha da arttırdığı belirtiliyor. sizce bu
neden trollük yaptıklarıyla ilgili bir yazı gördüm de aklıma geldi. şimdi psikolojide saldırganlığı bir şekilde boşalttığınızda (mesela trollük yaparak) öfkenizin, düşmanlığınızın, saldırganlığınızın dinmesi gerekmiyor mu? evet. fakat trollerin bu davranışı daha da arttırdığı belirtiliyor. sizce bu nası açıklanır? psikogolar veya bilenler varsa açıklayabilir mi? hatta kaynak bile önerebilirsiniz.
0
Sour
(04.09.17)
Aslında bir çok araştırma öfkeli olduğumuz zamanlarda şiddetle bastırdığımızı sanmamızın yanlışlığından bahsediyor. Yani birine sinirlenip duvara yumruk atmanız aslında o duyguyu bastırmıyor, şeklini değiştiriyor sadece. Okuduğum farklı farklı bir çok kitapta bu durumdan bahsediyorlardı. Yani, dışarıdan gelen yorum ve tepkilerden bağımsız olarak kendi kendilerini besliyor olmaları da bir ihtimal.
0
sopiro
(04.09.17)
şiddet sarmalina girdikten sonra cikis yok. fast food tüketmek gibi düşün, saldırganlik duygusunu o an için fiziksel, sözel, ya da sembolik bir sekilde gideriyor, ama hemen ardindan daha büyük bir boşluk duygusu oluşuyor. şiddet uygulayan kişi, şiddet sonrasi yaşadıgı pismanligi justify etmek icin bir neden bulmak zorunda, rasyonel ya da irrasyonel olarak, bir açıklama yaptiktan sonra o açıklamaya inaniyor ve her saldirganligi sonrasi bu inanç pekişiyor.

benim kaynaklar toplumsal cinsiyet ve saldırganlik/şiddet üzerine oldugu icin dogrudan trollük icin kaynak öneremeyecegim ama bence temelde aynı saikten ilerliyor.
0
eriksatie
(04.09.17)
Bazı insanların troll olmak dışında seçeneği yoktur. Ciddi olmak isteseler kimse tarafından ciddiye alınmazlar. O öfke aslında onların bu hayata karşı isyanını ifade ediyor. İsyan bitmedikçe öfke de bitmez.
0
dissendium
(04.09.17)
Der meister'la anlasamadigim 1000 tane konu olsa da troll oldugunu dusunmuyorum. Actigi konular genelde hayatina nasil vermesi gerektigi seklinde. 23 yasinda universiteye baslayacak, gidecegi ulkede ic savas cikti - yani onu anlayabiliyorum. Elbette "beni seviyor musunuz?" diye duyuru actigi da olmustu ama bir iki kereden bence sorun cikmaz. Ama son gunlerdeki troll'luk duyuruyu kullanilamaz hale getirdi. Islevsizlestik kisaca.

Aslinda vegas da tam troll degil gunde 2 tane konu aciyor ama cok sikinti yok. Arada gelip "muzumu kutuphaneye mi saklayayim?" diye soru acan kucuk troller oldugu gibi, ayda bir gelip sadece "su kadina 10 uzerinden kac verirsiniz" diye soranlar da var ve profiline baktigimda tek duyurusu bu olabiliyor. Bir de "sizce su nasil deyip?" kendi gibi dusunmeyenlere tik vermeyip eski duyuru masturbayonu yapanlar var. Onlar da kucuk troller.

Buraya siklikla troller gelir. S..z88, c...ist... gibi onlarcasi var ama bir sure sonra gidiyorlar, ancak bugunlerde olan biraz fazla oldu. 10 duyurunun 5'ini onlar kapladigi icin insanlar tepki gostermeye basladi.
0
Traveller
(04.09.17)
sözlükte birisi var biliyorsundur belki, adam psikolog ama eskiden trollük yapıyordu. sonra ifşa oldu falan. ben asıl açıklamayı ondan bekledim ama bir şey yazmadı bunun hakkında.
0
uyusam iyi olur
(04.09.17)
trollüğü direkt saldırganlık öfkeyle filan açıklayamayız bence, ancak alt kümeler olabilir. temelde ilgi çekmeyi amaçlayan bir durum olduğu için davranışın artmasını normal karşılıyorum. hiçbir bilimsel dayanağı yok, varsa da ben bilmiyorum. bu şekilde gözlemliyorum. don't feed the troll.
0
evde liyakat kalmamis
(04.09.17)
Bu kadar basit değil bence.

Trol -> Anormal -> Demek ki sağlıksız bir psikolojik durumu var -> Demek ki bu sağlıksızlığa sebep olan bir duygu durumu var şeklinde fikir yürütmek büyük bir atlama değil mi?

Karakter olarak anormal gösterilenin hasta (yani sebebi, semptomu, tedavi edilebilirliği olan) olması bir gereklilik değil bence. Belki de farklı bir çeşit karakterdir sadece?
0
Adramelekhh
(04.09.17)
bence tekrarların beslenmeyle alakası var. yani diyelim ilk eylem şiddet boşalımı ile başlasın, sonrakiler aldığı tepkilere bağlı olarak devam edebilir. zira o noktada trol olmaktan başka bir mekanizma bana göre devreye giriyor: önemsenmek. bu sefer övgü veya yergi olarak kendini tatmin etmeye dönüyor iş. her alınan karşılık da pekiştireç olarak trol davranışını besleyip geliştiriyor.
0
fempusay
(04.09.17)
Boşalttığı/yaşadığı duygu durumunu tekrar yaşamak istiyor ve öncesinde tecrübe etttiği yoldan duyguyu tekrar ve tekrar edinmeye çalışıyor. tekrarın nedeni bu.

not:
psikoloji eğitimi almadım, konunun uzmanı gelir "yanlış biliyorsun" derse şapkamı çıkarıp dediklerini dinlemekten memnunluk duyarım :)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.09.17)
(6)

kulak deldirme

steve rogers
sonrasında mikrop kapmasın vs diye bir şeyler yapmak gerekiyor mu? ypksa direkt küpeyi takıp rutin hayata devam mı ediyoruz?deldireceğim sadece öncesinde merak ettiğim için soruyorum.
sonrasında mikrop kapmasın vs diye bir şeyler yapmak gerekiyor mu? ypksa direkt küpeyi takıp rutin hayata devam mı ediyoruz?
deldireceğim sadece öncesinde merak ettiğim için soruyorum.
0
steve rogers
(03.09.17)
Mutlaka gümüş kaplı olsun alacağın küpe.
0
dissendium
(03.09.17)
@diss
neden gümüş olmalı?
0
🌸steve rogers
(03.09.17)
Bazı kulaklar gümüş olmayan kupede alerji oluyor da ondan. Ama bazı kulaklar... Ben teneke de taksam gık demez mesela.

Sonrasında pek bişey yapmana gerek yok. 24 saat su degdirme yeter.
0
elorelia
(03.09.17)
Alerji olayını duymadım ama enfeksiyon oluşuyor gümüş olmayınca. Vücut orayı yara olarak algılıyor ve onarmaya çalışıyor. Bu süreçte gümüş gibi açık yarayla temas edince en az zarar verecek metaller tercih ediliyor. Sadece gümüş değil, altın da olabilir.

Hatta kimyada altın soy metal olarak adlandırılıyor. Gümüş de yarı soy metal olarak. Bunlar oksijenden (havadan) demir gibi çabucak etkilenmezler.
0
dissendium
(03.09.17)
gümüş ve altın vücutta alerjik dermatit kontakt dermatite sebep olabilen metaller. nikel ve platin bunlara en az yok açan metallerdir hatta bu yüzden kırık ameliyatlarında plak vida olarak veya küpelerde piercinglerde bu metaller kullanılır. ilk delimde açık yaraya temas eden metalin cinsi ileride kontakt dermatit gelişme riskini etkilediğinden standart delme küpesi olan nikel küpeyi gümüşle falan değiştirmeni tavsiye etmem. fucidin merhem alıp kulak çubuğuyla önden arkadan günde 1 kez değdir mikrop kapacak kaygın varsa. onun dışında bir şey yapmana gerek yok.
0
shotgunwoman
(03.09.17)
bir ayı geçti, ilk defa deldirdim kulağımı. ilk taktıkları ve bir hafta kadar kulağında kalan küpe çok rahatsız edici. bazıları küpesini alıp öyle gidiyormuş, kendi küpesini takıyorumuş kulağını deldirdikten sonra. sen de öyle yap bence.

ilk zamanlar kaşıntı oluyor ve uyurken bayağı sıkıntı oluyor. şimdi rahat.

kesinlikle gümüş.

bir de birkaç saatliğine çıkarsan bile bir daha takmak zor oluyor ya da çıkışı bulmak :)

ukdeydi içimde, yaptım.
0
runagain
(04.09.17)
(24)

mutsuz musunuz?

kleeberg
mutsuzsanız, sebebi ne?
mutsuzsanız, sebebi ne?
0
kleeberg
(03.09.17)
mutsuzum, yaşıyor olmaktan. aslında eksik yaşıyor olmaktan ve bir şeyleri tamamlamayı istememekten. varoluşumu bir hata olarak görüyorum. olmaması gereken bir şey. man that should not be.
0
rahip janick
(03.09.17)
Mutsuzum. Hoşlandığım kıza hoşlandığımı söyleyemiyorum. Aramızda maddi-manevi bir sürü engel var. Ya bu şekilde öleceğim ya da birkaç yıl içinde her şeyi düzene sokup, son derece mutlu olacağım. Şimdilik normal moddayım.
0
dissendium
(03.09.17)
anket mi? mutlu değilim, sebebi yok.
0
evde liyakat kalmamis
(03.09.17)
@evde liyakat kalmamis : anket değil aslında, mutsuzlar gelip mutlu olsun diye sordum. bu arada sebebi yokken nasıl mutsuz olunabiliyor?

not : mutsuzum.
0
🌸kleeberg
(03.09.17)
Değilim.
Biraz stresliyim ama mutsuz değilim.
0
sopiro
(03.09.17)
mutsuzum, hayatımdaki belirsizlikler nedeniyle.
0
tabirimekruh
(03.09.17)
Degilim
0
aquarium
(03.09.17)
@kleeberg abi mutsuzum demedim ki, mutlu değilim dedim. gri alandayım, tetikleyen bir şey olmadıkça da bu alanda kalırım herhalde.
0
evde liyakat kalmamis
(03.09.17)
Mutsuzum. Birçok sebepten.
0
ms brownstone
(03.09.17)
"yalnızız"
0
eldfell
(03.09.17)
mutluyum bütün hafta sonu f2, gp3 ve formula 1 izledim. analizde işime yarayacak notları alıyorum şimdi. sonra cuma gününe kadar yazımı gömer ve tezime devam ederim.

ha sigaram bitti o sıkıntı bak.
0
rain when i die
(03.09.17)
mutsuzuz. yaşıyoruz çünkü
0
rakicandir
(03.09.17)
Mutsuzum. İstediğim yerde değilim.
0
brayn
(03.09.17)
Mutsuzum. Cunku eski sevgilimden daha iyi birine denk gelebilecegime inancim gunden gune zayifliyor.
0
i m sick tired
(03.09.17)
uzun yılların ardından bir 3 aydır falan bu soruya hayır cevabını verebilecek duruma geldi kafam. ama kış mevsimi korkutuyor. bir de gelecek yaz planlarımın içine edebilecek iş ihtimalleri.
0
misterturist
(04.09.17)
halen
(04.09.17)
bazi konularda mutsuzum ama genel bi mutsuzluk hali yok. o konulari dusununce (yalnizlik, maddi durum vb) mutsuzluk basiyor. dusunmemeye calisiyorum.
0
kuehles blondes
(04.09.17)
mutsuzum. istediğim şeylere erişimim yok, zamanımı potansiyel olarak en üst noktada değerlendirebildiğime inanmıyorum. ne en üstü hatta, neredeyse hiç değerlendiremiyorum. insanlar ve hayat çok sıkıcı, yetersiz, ilgi çekici değil.
0
i drive the hearse
(04.09.17)
mutsuzum hem de çok.

rahat batıyor muhtemelen.
0
miv
(04.09.17)
mutsuz değilim ama mutlu da değilim.sadece hüzünlüyüm :(
0
regardless of what they say
(04.09.17)
Her zaman değil ama bazen evet, hem de çok. Tekrar tekrar yaptığım hatalar ve bu hataların sonuçları, kaçırdığım fırsatlar. Bazı şeyler beni çok yoruyor, pes edesim geliyor ama henüz erken olduğu için denemeye devam ediyorum.
0
harvey
(04.09.17)
aslında çok mutluydum. hala daha mutluyum ama büyük bir borca girdik. zorunda kaldık. yoksa sokakta kalacaktık. o borç benim mutluluğumu baltalıyor. aklıma geldikçe modum düşüyor. bütün borçlulara sabırlar diliyorum.
0
hemsta
(04.09.17)
mutsuzum. erasmus stajımdan yeni döndüm, 10 ay kadar da geçen sene normal erasmus öğrenimi yapmıştım. staj sonrasında orada işe gireceğimle ilgili çok büyük umutlarım vardı, olmadı. kıçıma baka baka döndüm. 2 hafta oldu döneli, kendime gelemedim. sonsuza dek buraya kapatılmış gibi hissediyorum artık. hiçbir şey yapamıyorum, ne dizi izleyebiliyorum ne oyun oynayabiliyorum ne de kitap okuyabiliyorum. elim kalem kağıda gidiyor, anca orayı çizip ardından ağlıyorum. orası benim için özgürlüktü, huzurdu ve mutluluktu. her şeyi elimden kaçırdım ve şimdi bu ay içerisinde muhtemelen işe gireceğim. işim tam olarak mesleğimle ilgili değil ama üstümde olacak olan kadının çok büyük çevresi var, belki benim önümü açar diye girip para biriktireceğim. mezuniyet senem çok yoğundu, final haftamdan çıkıp staja gittim oradan döndüm işte 2 hafta geçti işe başlayacağım. muhtemelen bana sorulsaydı 2-3 ay boş takılıp sonra başlardım işe ama şu an kadın bana "gelince konuşalım :))))" diyince gidip başlamaktan başka şansım yok (konuşalım demiş neden zorunda olasın diyen olursa, ben burada biraz staj yaptım ve güya stajım için konuşmaya gittiğim günde bana "aa madem geldin hadi başla şimdi" dedi) biraz para kazanmak iyi olabilir çünkü 4 senedir kyk'ının yarısını harcayarak yaşıyordum ama yine de parasız bir şekilde evde 3 ay çürüyebilirdim.

olay sadece iş de değil. burada yaşamak istemiyorum.
0
dedi ayca
(04.09.17)
kesinlikle ve fazlasıyla.

çünkü... maddi olarak bayağı batmış durumdayım. manen de başı ve kuyruğu dik tutmaya çalışıyorum halâ.

kimsenin bayramını kutlamadım ve bayram da değil zaten bana. ailemi bile aramadım. telefonum kapalı, iletişimim yok...

güzel günler göreceğiz çocuklar, diyorum... inşallah.
0
runagain
(04.09.17)
(46)

kaç tane kol saatiniz var? (tik garantili anket)

zunkatsar
kaç tane kol saatiniz var? cinsiyetinizi de İLAVE EDİN lütfen.
kaç tane kol saatiniz var? cinsiyetinizi de İLAVE EDİN lütfen.
0
zunkatsar
(03.09.17)
Hiç yok, yakında 1 tane olacak.

E.
0
birşeylersoracağım
(03.09.17)
Hic yok. Zamani kolumda tasimayi da dusunmuyorum. E.
0
ykyt
(03.09.17)
1 tane. ilk mağaşımınan aldımdı. K
0
olutaklidi
(03.09.17)
0, Erkek.
0
Adramelekhh
(03.09.17)
5 k
0
shotgunwoman
(03.09.17)
2, erkek.
0
dissendium
(03.09.17)
1,k.
0
rayde
(03.09.17)
1 e

xiaomi mi band 2 var :( hep gercek bi saatim olsun istedimdi.
0
fakyoras
(03.09.17)
9, k.
0
ekaterina
(03.09.17)
3, K
0
theseachange
(03.09.17)
3, k
0
sta
(03.09.17)
1 tane, Doğubeyazıt'tan ucuza almıştım. Kışın aklıma gelirse takıyorum. K
0
fallopian
(03.09.17)
Sadece bir adet, o da dedemin saati. Cinsiyet de erkek, anlaşılacağı üzere.
0
tel tokasini duzelten samuray
(03.09.17)
Kadın, galiba 5. Ya 4 ya 5. Sadece 2 tanesi 60 TL civarıydı diğerleri 15 20 falandı. Heheheh. :)
0
yaren
(03.09.17)
3. Biri miband türevi, biri basit dandik bir saat, diğeri iyi denebilir.

E.
0
skooma
(03.09.17)
1 tane kalitelisinden - k
0
hernezıkkımsa
(03.09.17)
0 E
0
erci
(03.09.17)
6 m
0
all girls dream
(03.09.17)
2, e.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(03.09.17)
1 erkek. yakında iki olacak
0
eriksatie
(03.09.17)
2 tane var ama alışkanlığım olmadığı için takmıyorum. E.
0
EkimBebesi
(03.09.17)
1 E
Edit: prd 2 biri şimdi aklıma geldi
0
burya
(03.09.17)
2 e
0
faik abi
(03.09.17)
E 1
0
rakicandir
(03.09.17)
0 erkek. Hep saatim olsun derim ama almak için uğraşmıyorum. Olsa iyi olur ama.
projectswatches.com
projectswatches.com
projectswatches.com

Bunlar gibi ama ucuz yollu bulursam alırım.
0
ol dedim olmadı
(03.09.17)
3, K
0
Lim5
(03.09.17)
2, k.
0
yineiyisinoxford
(03.09.17)
3 E

Ama sürekli 1 tanesini kullanıyorum.
0
kediyiyenpiskopatfareyimben
(03.09.17)
2 e
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(03.09.17)
2, K.
0
wish i could find a way to disappear
(03.09.17)
3,e
0
fyodor fyodorovic
(03.09.17)
1 k
O da derslerde sürekli saati kontrol etmem gerektiği için (zil yok). Diğer zamanlarda ihtiyaç hissetmiyorum.
0
sopiro
(03.09.17)
4, e 2 akilli 2 klasik akillilardan biri bozuldu gerci.
0
stereoseyfi
(03.09.17)
hatırladığım kadarıyla 10. ama birkaç senedir saat takmıyorum. e.

düzeltme: kol saatiymiş soru ya. cep saatlerini de eklemiştim ben. 8 o zaman.
0
misterturist
(04.09.17)
1, erkek.
0
soft
(04.09.17)
1, K.
0
olabilir ya da olmayabilir
(04.09.17)
5, E
0
prezarlatif
(04.09.17)
9 E
0
Son Müzakereci
(04.09.17)
Casio f91
Garmin fenix 3
Markası tırt, hrm li bir saat
Tag heuer carrera 36
Cookoo watch (allah belanı versin kickstarter)
Bir de seiko var ama 7 8 yıldır takmıyorum. Modeli de unuttum.

Replikalar
Fm vanguard glacier
Breit... navitimer blue edition


Totalde 8 ama aktif kullandığım sadece garmin ve casio f91 ^^

edit: ciniyet erkek la bilmeyen mi var
0
Tears of Devil
(04.09.17)
0
0
regardless of what they say
(04.09.17)
0 e
0
runagain
(04.09.17)
4 ~ E
0
since1907
(04.09.17)
0 k. Herhangi bir takıyı uzun süre takamıyorum. O yüzden hiç saat takasım gelmiyor. Sürekli telefon ekranından bakarım ama saate :)
0
apartman teyze
(04.09.17)
2 tane güzel, kaliteli saatim var. 1 tanesini sürekli takıyorum, diğerini arada sırada.

2-3 tane de nispeten ucuz ama tatlı saatim var. Onları da bazen aklıma geldikçe, kıyafetime uyduğu zaman falan takıyorum.
0
i m cool with that
(04.09.17)
0
0
eksimeksi
(04.09.17)
3 tane var ama hepsi hatıra olduğu için duruyor, saat kullanmıyorum. (Hanidir emekliyim saatle işim kalmadı sayılır, saat beni takip ediyor daha çok. )
İlk saatim babamın hediyesi, annemden kalan altın kaplama taşlı bi saat, ilk maaşımla aldığım saatim.
K.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.09.17)
(7)

bu ülkede bir yere gelmek için halen çabalayabilmek

mobydick
ben yapamıyorum bunu. ciddi manada yapamıyorum.mezun olalı bir yıl geçti. etrafıma bakıyorum bütün arkadaşlarıma. millet deli gibi tus çalışıyor. mezun olmadan önce de çalışmaya başladıklarını var sayarsak, lan 2 yıldır kazanamayıp hala hayvan gibi çalışanlar var. ne özel hayat kalmış ne birşey. düş
ben yapamıyorum bunu. ciddi manada yapamıyorum.

mezun olalı bir yıl geçti.

etrafıma bakıyorum bütün arkadaşlarıma. millet deli gibi tus çalışıyor. mezun olmadan önce de çalışmaya başladıklarını var sayarsak, lan 2 yıldır kazanamayıp hala hayvan gibi çalışanlar var. ne özel hayat kalmış ne birşey.

düşünsenize, 8-5 normal mesai yapıyorsun. mesaide fırsat bulduğun her an ders çalışmaya odaklı, ve mesaiden sonra da çalışıyorsun. az çalıştığın günler için kendini hırpalıyorsun. gezme tozma zaten hak götüre. istifa edip sadece ders çalışanlar bile var.

ne için? bu ülkede bir hastanede bir bölüm kazanmak 4-5 yıl daha asistanlık yapmak, sonra devletin anam sen az süründün haydaaa 2-3 yıl da doğu hizmeti demesi için.

bu ülkede...

dönüp, lan diyesim geliyor, 9 yıl bak emin misin bu ülke için veriyorsun sonra güzel olacağını garanti edebilir misin?

bizim meslekte gitmek öyle işletme vs gibi çok kolay birşey de değil.
mesleğimi sevsem, yine bir şekilde alırım onu giderim başka ülkelere, yaparım. o da yok. puan geldi baba mesleği diye bilmeden yazdık gittik.

bilmiyorum ben mi çok garibim. resmen sıkışmış kalmış gibi hissediyorum kendimi. gidebilecek enerjim yok gibi. burda kalırken bir şeyleri başarmak için mücadele edesim hiç yok.

bak yine sabahtan beri haber okuyorum, modum düştü.

siz neler yapıyorsunuz? bir iki kelam da siz edin bari.
0
mobydick
(03.09.17)
haklısın, hastanede doktor öldürülen, yaralanan ve hakkını kimsenin savunmadığı yere yıllar verilmez bana göre. ülke hak etmiyor o hizmeti ve yılları.

ayrıca Türkiye'de ki uzman doktorlar maaşına ve yaptığı aynı işe karşılık, abd'de vb ülkelerde, birkaç kat hatta daha fazla maaş kazanılır ve darp edilmezsin. durmak saçmalık :)
0
christopher nolan
(03.09.17)
hastaneyi geçtim ben, tecavüze uğrasan kontrolle salınıverir tacizcin, üstelik kadın mı kız mı tartışılır mahkemede. sokakta arkası kapanmayacak kadar yükledikleri kamyonetten düşenler yarayabilir. yürürken yarı inşaat alanı olan bir binadan başına birşey düşebilir. sarhoşun teki ezer geçer. akli dengesi bozuğun teki bıçaklar geçer, akli dengesi bozuktan salınır. hiçbiri olmasa altından geçtiğin köprü yıkılabilir, asfalt çökebilir. hadi hiçbirşey olmasa bile başka bir ülkede olsa karantinaya alınacak kdr ciddi atıklar istanbulda doğaya havaya salınıyor her dk.

demin su yazısı okudum. 55 markadan 41 inde sağlığa zararlı organik madde bulunmuş(lağımda bulunabilecek bakteri türleri). kimyasal analizleri yapılmamış bile. kurşun mu civa mı ne var.

bu ülkede her canlının en doğal yaşam hakkı olan su bile zehirli.

tamam konuş konuş ama bir yere varamıyorum. çekip gitmeyi kafam koyamıyorum.
0
🌸mobydick
(03.09.17)
Doktorluk zengin mesleğidir abicim. Dili ve edebiyatı bölümleri de öyle. Psikoloji bölümü de öyle. Güzel sanatlar fakültesinin bölümleri de öyle. Fakirler tıp okumasın şeklinde bir şey söylemiyorum ama gözünü kırpmadan 6 yılını tıbba, 5 yılını uzmanlığa verecek insanların gerçekten tıp haricinde hiçbir derdi olmaması gerekiyor. Yani senin evin, araban, yemeğin, her ihtiyacın tam olacak ki, kendini mesleğine verebilesin. Ülkenin nüfusu yüzünden ülkenin pırıl pırıl gençleri iş garantisi umuduyla tıp okuyor. Bazıları iyi doktor da oluyor ama diğer bölümlerin sonu hiç iyi değil. Bu senin değil, devletin problemi. Sen bulunduğun konumda sadece sağlığını korumaya ve insanlara faydalı olmaya çalışacaksın. Benim kalp ve damar cerrahlığını bırakan akrabam var. Şu anda ilaç mümessili. Son bir yılda gezdiği ülkeleri ben sayamadım. O bile sayamamıştır. Çok sıkılırsan başka bir alana geçebilirsin.
0
dissendium
(03.09.17)
Almaya, acı vatan diyorum. Goethe institut ile kur yükseltirsin. Onu yapmasan bile 1 yılda dil yeterliğini verir başlarsın. Türkiye'de hayvan gibi puan yapıp girilecek bölümlere de başvuru yapıyorsun, mis. Sonuçta orada da doktorsun, sevmiyorsan sevmiyorsundur. Kendi hayat şartlarını iyileştirme çaban varsa durma, yap.
0
fallopian
(03.09.17)
oralarda da doktorsun, ama denklik olayını unutma.

eşim diş hekimi, hollanda 3 yıl gibi bir süreden bahsediyor denklik için. ek olarak bilmemne seviyesinde de hollandaca istiyor en başında.

3 yıllık sürede ise, pratik-teoirk ıvır zıvır bok püsür olan dersler ve sınavları var.

ha parası iyi tabi o ayrı.
0
liriamer
(03.09.17)
öğretmenlik olmadı. iki yıl dershane, bir yıl ücretli öğretmenlikten sonra ticarethaneye dönen ve cepte para olmayan bu kurumlardan tiksindim. kpss de artık mülakatlı, reyizli meyizli... kapattım o defteri.

düştükçe düşüyorum :) iki gündür bir türkü barda garsonluk yapıyorum. günlük 50 tl, 12-14 saat. 75 tl de alacağım. bana bu işi ayarlayan kişiden de 500 tl alacağım var.
0
runagain
(04.09.17)
Halem geç değil, ülke adına bir şey diyemem de madem baba mesleği diye bilmeden yazmıştınız o yıllar acemiliğinize gelmiş, yeniden ve istediğin bir bölümü okumayı deneyebilirsin. yeniden başlayabilmek büyük bir iş bence.
0
selam
(04.09.17)
(4)

mühendisler, vereinigt euch!

attirmayin makedonun kafasini
mekatronik mühendisliğinden mezun oldum.mühendisler odasına kaydolmak işleri nasıl oluyor?bize ne katıyor? izmir'de mekatronikçiler varsa da bir ara tanış olmak isterim :)
mekatronik mühendisliğinden mezun oldum.
mühendisler odasına kaydolmak işleri nasıl oluyor?
bize ne katıyor?

izmir'de mekatronikçiler varsa da bir ara tanış olmak isterim :)
0
attirmayin makedonun kafasini
(03.09.17)
gidiyorsun 2 belge doldurup kimlik fotokopisi ve fotoğraf verip kaydoluyorsun. yalnız sizin odanız yoktu bildiğim kadarıyla bi kaç sene öncesine kadar. sanırım makine mühendisleri odasına kaydoluyordunuz. son durumu bilmiyorum. emo'da 45 lira ücret ve çalıştığın sürelerde 15 lira aidat var. devletten onaylı her türlü işe imza atmak için odaya kayıtlı birinin sicil numarası ve imza yetkisi gerekiyor. ajanda ve takvim verdiler bana. bi de iş ilanları falan oluyormuş odanın internet sayfasında, henüz girip bakmadım.
0
icim urperiyor
(03.09.17)
evet mekatronik odası yok makinacılara sığıntı durumdayız :)

yani bir yükü olmuyor değil mi?
kaydolsak öyle dursa kaydımız kimse "neabıyon, nerden geliyon?" falan demez heralde :)
0
🌸attirmayin makedonun kafasini
(03.09.17)
Bazı eğitimleri almanı sağlayabilir. Makine mühendisleri doğal gaz ve asansör projeleriyle ilgili eğitimler alabiliyor. Belki mekatronik mühendisleri de alabiliyordur. Eğitimler sonucunda imza yetkisi denen şey alınıyor. Odaya git. Onlar daha iyi bilgi verir. Sadece aidat veriyorsun önemli bir bilgi vermek gerekirse.
0
dissendium
(03.09.17)
Bi an benlik bir sey var diye geldim de yok gibi. Iyi bayramlar kolay gelsin.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(03.09.17)
(8)

Gelin itiraf edelim !

arockm
Merhaba hadi bu gece yaptığımız bir şeyleri itiraf edelim. Ben hafta içi tv8 de gerçeğin peşinde diye müge anlı çakması bir program izliyorum. :/
Merhaba hadi bu gece yaptığımız bir şeyleri itiraf edelim.

Ben hafta içi tv8 de gerçeğin peşinde diye müge anlı çakması bir program izliyorum. :/
0
arockm
(03.09.17)
o programi ben de izledim 2 bolum :)
0
rentts
(03.09.17)
2 bira içerken Kur'an tefsiri dinledim. Kankamla konuşurken duyuruya cevap yetiştiriyorum.
0
yaren
(03.09.17)
Molibden ek: 2 biranın üstüne de 2 şişe su içiyorum şimdi. Biri bitti. :/
0
yaren
(03.09.17)
Kuzenle oturduk lol izliyoruz. Şampiyona mı ne varmış. Ne para dönüyo müdür amk
0
Tears of Devil
(03.09.17)
İlk Buluşma diye bir program var. Telefondan sürekli onu izliyorum. Kızların sevgililerini kıskanması acayip hoşuma gidiyor. Normalde şaka programlarından nefret ederim ama bunu çok güzel yapmışlar.
0
dissendium
(03.09.17)
Paris'te doğum günü partisindeyim, çok ilginç ama Ankara'nın bağları falan çaldı..
0
sytemofadownmanyagi
(03.09.17)
Anneme maasimi daha dusuk soyledim. Arkadaslarimin coguna ise girdigimi soylemedim, sadece dostlarima soyledim. Ise baslamadan once ben de sabahlari adini feriha koydum izliyordum. Yeni dizilerden de arada fazilet hanim'a baktim tabi. Bos dizileri seviyorum. Kafami dagitiyor yahu. Insan bazen de bizden birseyler izlemek istiyor. Boyle...
0
loveisallaround
(03.09.17)
Ne sen sor ne ben söyliyim.
0
elorelia
(03.09.17)
(2)

Keşke ben de ona şunu şunu deseydim sendromu?

for day to break
Bundan nasıl kurtuluyorsunuz. Surekli birilerinin tavırlarına karşı gösteremediğim tepkiler için kıziyorim kendime. Ah niye ben de şunu demedim, niye böyle yapmadım gibi.
Bundan nasıl kurtuluyorsunuz. Surekli birilerinin tavırlarına karşı gösteremediğim tepkiler için kıziyorim kendime. Ah niye ben de şunu demedim, niye böyle yapmadım gibi.
0
for day to break
(02.09.17)
İnsan ilişkilerini müsabaka olarak görme. Yaşanan diyalogların sonucunda bir kazanan ve bir kaybeden olmasına gerek yok. Bir konuşmada kazanan taraf olunmaya çalışılıyorsa bu sağlıklı bir iletişim değildir. Mahalle kavgasıdır. Böyle diyaloglarda şunu şunu deseydim yerine keşke hiçbir şey demeseydim diye düşünebilirsin. Problemli bir davranış varsa bunu o anda söylemen gerek. Bunun için de farkındalığını artırmalısın.
0
dissendium
(02.09.17)
zamanlan geçer.
biraz fazla meşgul olmamandan kaynaklanıyor. ben 44 yaşına geldim, bunu gururdan yapıyorum. eziklik meselesi. ama bu sırlarda kafamda başka meseleler olduğu için sadece 1-2 dk. olayın sıcağında ah şuydu buydu diyorum. sonra kendi gündemime dönüyorum mecburen. bu iç tartışmaya zaman ayıramayacak durumdayım.
burada bir başka konu da şudur ki, beyninin seni kontrol etmesine izin verme. o iç ses var ya. onu kafanın içinden mutlaka dılşarı atacak stratejiler bulmalısın.
not:
deli değilsin
ne zaman ne kadar ezilmişsen onu arıyorsun
bir çeşit korunma dengeleme mekanizması üretmiş vicudun
kötü değil bu kontrolden çıkarsa abartılı hale gelirse kötü
0
fempusay
(02.09.17)
(5)

iş bulmak...

runagain
iki aya yakındır işsizim. bir duyuruda da yazdığım gibi, saçma bir sebepten çıkarıldım işten. kira faturalar derken bir ayı borç harç hallettim ve yenileri kapıya dayandı, deniz bitti...atanmamış öğretmenim. ticarethaneye dönen özel öğretim kurumlarından ve torpille iş görülen devlet kurumlarından ü
iki aya yakındır işsizim. bir duyuruda da yazdığım gibi, saçma bir sebepten çıkarıldım işten.

kira faturalar derken bir ayı borç harç hallettim ve yenileri kapıya dayandı, deniz bitti...

atanmamış öğretmenim. ticarethaneye dönen özel öğretim kurumlarından ve torpille iş görülen devlet kurumlarından ümidimi kestim.

son üç yıldır bir restoranda çalışıyordum. çay, kahve yapmak işimken; aynı zamanda bulaşık yıkama, gerektiğinde garson/komi gibi çalışma, valelik yapma, kebap/kokoreç/balık pişirme işlerini de yaptım, kasaya da baktım.

bu tecrübemle iş arıyorum. kariyer vb sitelerden olmuyor, dolaşarak olmuyor. illa bir tanıdığın tavsiyesiyle giriliyor bu tarz işlere.

eski işimdeyken de yine bir duyuruda bahsetmiştim... görgüsüz, kültürsüz adamların yanında çalışmak istemiyorum ama bu sektör/ortam da öyle genelde.

şimdi bir tanıdığın aracılığıyla türkü bar denen ucube bir yere başlayacağım ister istemez. türkü severim dinlerim de, türkü bar konsepti, türkülerin içkiye meze yapılması ayrı bir sıkıntı.

duyuruda iş/işçi arayışları yasal değil. bu sebeple soru olarak soruyorum, dileyen arkadaşlar özelden ulaşabilir.

çevrenizde genelde kariyer siteleri üzerinden mi, tanıdık aracılığıyla mı iş bulunuyor?

edit: branş, sosyal bilgiler öğretmenliği. ingilizce derdimi anlatabilsem de, biliyorum diyemem.
0
runagain
(02.09.17)
Ingilizce biliyor musun? Turkiye'de Ingilizce biliyorsan her zaman is bulabilirsin.

Resim ya da matematik ogretmenligi okuduysan ornegin bir magazada ise basla. Zamanla yukselip mudur de olabilirsin. Ustelik en temiz islerden biri. Ama dis gorunusune dikkat etmen gerekli.
0
Traveller
(02.09.17)
Benim bir ilkokul arkadaşım da sosyal bilgiler öğretmeni. İş bulamayınca polis oldu diğer herkes gibi. Onu bir deneyebilirsin yaşın uygunsa. Mezun olur olmaz göreve başlıyorlar.

Carrefour, Kipa, Migros gibi büyük marketlere de iş başvurusu yapabilirsin.
0
dissendium
(02.09.17)
Abi daha bugun taksici de benzer dertlerden yakindi sansa bak ki o da sosyal bilgiler ogretmenligi mezunuydu valla uzuldum diyecek bir seyim yok umarim sansin yaver gider de iyi bir seyler bulursun yoluna girer islerin.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(02.09.17)
Kariyer siteleri boş bir kere, onu salla.
Herkese verdiğim bir tavsiye var, kendimde yapmıştım zamanında;
Telefon rehberindeki herkese mesaj çek, uygun bir dille "bu aralar bostayim, bir süre daha böyle devam edecek gibi, eğer çevrenizde uygun bir iş olursa beni göz önünde bulundurun" gibi bir mesaj çek. Çok işe yaradığını göreceksin.
Ayrıca böyle türkü bar gibi yerlerde iş sahibi olanlarla aranı iyi tut, samimi ol bir süre sonra çok işine yarar.
0
etna
(02.09.17)
Cebimde, giderken borc aldigim 50 tl'den kalan 45 tl'nin 25'ini de birakarak, yevmiye de almadan çıktım bir de iyi mi? Yarin hesaplasirmisiz. 25 tl'yi de raki maki bilmem ne alacaklardi lazimdi... saka ya tam
0
🌸runagain
(03.09.17)
(2)

Diksiyon Kursu

hepbirarayış
Diksiyon kursu arıyorum ancak paramı boş yere harcamak istemiyorum tabi ki. Tane tane konuşarak düzgün bir diksiyonla konuşmam gereken bir işim var ve genelde çevremdekiler hızlı konuştuğumu ve kelimeleri yuvarladığımı söylerler. Bu yüzden kursa giderek teknik öğrenip en azından bir nebze bu durumu
Diksiyon kursu arıyorum ancak paramı boş yere harcamak istemiyorum tabi ki. Tane tane konuşarak düzgün bir diksiyonla konuşmam gereken bir işim var ve genelde çevremdekiler hızlı konuştuğumu ve kelimeleri yuvarladığımı söylerler. Bu yüzden kursa giderek teknik öğrenip en azından bir nebze bu durumu azaltmak istiyorum. Sizin bir tavsiyeniz var mı ve ne kadar etkili oluyor onu merak ediyorum.

Yer : İstanbul - Avrupa yakası veya Kadıköy olabilir
0
hepbirarayış
(02.09.17)
Ben diksiyon seminerine katıldım. Kısa süreliydi ama fena bir eğitim değildi. Doğru nefes alıp vermeyi anlattı hoca. Harf söyleme alıştırmaları yapılıyor. Dudak, dil egzersizleri yapmak gerekiyor bol bol. Bir sürü egzersiz var. Bazı kelimelerin okunuşları farklı. Bazı kelimelerin vurgusu farklı. Bol bol okuma alıştırması yapmak gerekiyor. Ben merak ettiğim için gittim ama sürekli konuştuğunuz bir mesleğiniz varsa işe yarayabilir. Bu çarpım tablosu gibi bir şey değil. Bir kere öğrenince unutmama durumu olmuyor. Düzgün konuşmak için hep egzersiz yapmak zorundasınız. Bana o açıdan sıkıcı gelmişti biraz.
0
dissendium
(02.09.17)
Baskent Iletisim Akademisi'ne gittim. Bircok yanlisimi ogrendim. Spiiiiiker gibi konusmuyorum ama eskisinden daha iyiyim
0
Traveller
(02.09.17)
(36)

isminizi seviyor musunuz ?

elma
evet soru başlıkta :)mesela eski isimleri seviyorum ya da sevmiyorum gibi kriterleriniz var mıisminden dolayı antipatik bulduğunuz kişiler oluyor mu, bir ismin hastalık ya da kötü bir olay çağrıştırması gibi şeyleri dikkate alıyor ve olumsuz düşünüyor musunuz ?sizce güzel isim nedir ?cevaplarken bir
evet soru başlıkta :)

mesela eski isimleri seviyorum ya da sevmiyorum gibi kriterleriniz var mı
isminden dolayı antipatik bulduğunuz kişiler oluyor mu, bir ismin hastalık ya da kötü bir olay çağrıştırması gibi şeyleri dikkate alıyor ve olumsuz düşünüyor musunuz ?
sizce güzel isim nedir ?

cevaplarken bir de yanına beğendiniz isimleri yazarsanız sevinirim..

sorularım bu kadar, teşekkür ederim :))
0
elma
(02.09.17)
Ismimi seviyorum. Bazi isimlerle o kadar kotu anilarim var ki biraz on yargi olusuyor tabii ama kalici olmuyor. Eski isim yeni isim gibi ayrimlara girmiyorum pek acikcasi ama fonetik ve anlam benim icin onemli isimde. Ayrica mesela ilk kez duydugum bir isimse boyle aninda bir ilgimi cekiyor ne olursa olsun bir hos geliyor.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(02.09.17)
ismimden nefret ediyorum.

osman'lar şişman oluyor diye genelleme yapılabilir.
meriç'ler de malum :D

güzel isim bulsam ismimi değiştirirdim ama öyle süper isim diyebileceğim bi isim yok.
0
funl
(02.09.17)
Eski isimleri pek sevmem. Kendi ismimi begeniyorum. İtici gelen isimler çokca var tabi :) destina tuana türkü umut isimlerini beğeniyorum
0
hernezıkkımsa
(02.09.17)
Seviyorum. Nadir bir isim. Kutsallık, tarihsel önem atfedilen isimleri sevmem. İnsanlar hiç orijinal olamıyorlar. Sevmediğim isimli insanlarla fazla konuşmam. (Ciddiyim.) Güzel isim kişiyi özgür kılmalı. Belli bir sınıfa sokmamalı.
0
dissendium
(02.09.17)
Arapca kokenli bir adim olmadigi icin mutluyum, soyadim da birseyoglu ya da birseyyapan degil.
0
Traveller
(02.09.17)
ismimi cok seviyorum. eski isimlere karsi notrum, kisiyi seversem ismini de severim. sevdiklerimin isimlerine sahip olan kisilere daha kolay isiniyorum. kotu tecrubeler yasadigim isimleri sevmiyorum, bu isimlere sahip insanlara onyargiyla yaklasiyorum. begendigim ve sempatiyle yaklastigim isimler duru, leyla, tolga, elif, deniz.
0
evde liyakat kalmamis
(02.09.17)
Ismime karsi notrum. Turkce karakter barindirmadigi icin, dini bir seyleri cagristirmadigi icin ve cok eski olmadigi icin memnunum ama. Cok eski isimleri ve cok yaygin olan isimleri sevmiyorum. Elif, fatma, osman, muhammed gibi. Ama bu ismi tasiyanlari sirf ismi bu diye antipatik bulmam. Kendimiz secmiyoruz sonucta. Sevdigim isimler; hanzade, agâh ve devin.
0
yuzır
(02.09.17)
evet, türkçe çünkü. hatta soyadım da timurun soyundan geldiğimi iddia etse de öyle bir şey yok, nerden bilecekler 1934te. türkçe isimlere sempatiyle yaklaşıyorum. traveller gibi mutluyum.
0
ron dennis
(02.09.17)
ismimi seviyorum. ismim fatih.
0
dafuq
(02.09.17)
Adım soyadım bir devlet büyüğününki gibi, ünlü bir sanatçı kişiliğinki gibi uyumlu, jenerik. Türkiye'de tek. O yüzden çok seviyorum.

Tek tek incelendiğinde de anlamları çok güzel, ikisi de öz Türkçe. Daha iyi olamazdı yani.
0
yirmisantim
(02.09.17)
İsmimi seviyorum; çok yaygın bir kadın ismi olmasına rağmen ismin bana veriliş hikayesini çok hoş buluyorum.

Modern ebeveynlerin çocuklarına sürekli koydukları "aleyna, alina, alara, almira, lina, leya" vs gibi isimleri çok beğenmiyorum. Bunun erkek dengi de "baran, yağız, eren, boran, enes" vs olabilir. Antipafi duymamın sebebi hayatımın büyük bir kısmının bu alinalara ve yağız baranlara laf anlatmaya çalışarak geçmesi, başka sebebi yok. :)
0
sopiro
(02.09.17)
Çocukken ismimi hiç sevmezdim. Annemlere çatıp dururdum benim adımı niye Şule / buket (öğğğ) koymadınız niye bilmem ne koymadınız diye. Büyüdükçe anlamlı ve güzel gelmeye başladı. Bir de insanların isimleriyle uyumlu karakterlere sahip olduklarına inanıyorum. Bir canlıya isim vermek onun bir nevi geleceğini tayin etmek gibi. Değerli ve dikkat edilesi. Sevdiğim isimler listesi gibi bir şeyim yok ama oğlum olursa adını rüzgar koymak konusunda çok ciddi ve ısrarcıyım :) kız da rüya olsa fena olmaz. Beyle.
0
apartman teyze
(02.09.17)
İsmimi çok seviyorum. Kendi ismim olmasa oğluma da bu ismi koyardım.

Bu arada bora ben.
0
kibritsuyu
(02.09.17)
önceden sevmezdim, söylenişi kötü gelirdi bir anlamı da yok neticede derdim.
şimdi seviyorum, isim soyisim olarak düşününce bütün oluyor gibi.

eski isimleri sevmiyorum ama iki isimli olup da biri eskilerden bir şey olurca değişik bir havası oluyor sanki. ama bazı isimlere karşı olumsuz bir tutum sergilediğim oluyor, çok saçma olsa da.
0
yaraticinick
(02.09.17)
İsmime bayılıyorum, 100 kere doğsam hep aynı adı isterdim, isim ve anlamı çok önemli, komik değil de yeni isimler çok eğreti geliyor bana. Çocuğuma modern isim koymam, eskiler daha güzel.
0
elikası
(02.09.17)
Ben sevmiyorum utaniyodum kucukken belli tarihlerde okula gitmiyodum. Bilincltimda kaldi hala sevmem hfif utanirim.
0
brad pitt
(02.09.17)
Maalesef, hikayesi ve buna bağlı olarak bir anlamı olsa da sevmiyorum ne yazık ki. Yani buna bağlı bir anlamı mevcut, kendi başına ne bir manası var ne de fonetik bir söylenişi, bir sürü Türkçe karakter bulunuyor; gerçekten berbat. Eğer bir çocuğum olsaydı, kendisine vermek isteyeceğim son isim olabilirdi.

Hem ad hem de soyad anlamında istediğim şeyler olmadığı için değiştirmek adına bir alternatif belirledim hatta, müsait olduğum bir zamanda tamamen değiştirmeyi düşünüyorum.
0
tel tokasini duzelten samuray
(02.09.17)
İsmimi severdim. Bir gün ekşi sözlük'te ismimin başlığına girilenleri okudum, Fransızca anan demek yazıyordu. Gülmüştüm, nasılsa hayatım boyu bir fransız ile huhatam olmam diyordum, sonra Fransız bir sevgilim oldu. Şimdi ismime hatırladıkça uyuz oluyorum.
0
taktikmaktikyokbambambam
(02.09.17)
İsmimden nefret ediyorum. Eskiden çok takardım kafama bu isim konusunu ama hala nefret etsem de çok umursamamaya çalışıyorum artık.

İsminden dolayı antipatik ya da sempatik gelmiyor kimse ama böyle birkaç isim var sinir olduğum insanların isimleri olduğu için sevmediğim.

Deniz ve Nehir de en beğendiğim iki isim.
0
ms brownstone
(02.09.17)
Çok yaygın bir isim olmasına rağmen seviyorum. Herkesçe bilinen anlamının yanında sadece edebi eserlerde kullanılan ve çoğu kişinin bilmediği ikinci anlamı da hoşuma gidiyor.
Bir ismi sadece isim olduğu için sevmeme gibi bir durumum yok ama hatırlattığı olaylardan ve kişilerden dolayı sevmediğim isimler mevcut.
En sevdiğim kadın ismi İpek, ikinci olarak da Çerkesçe yine ipek anlamına gelen Denef. Erkek ismi olarak da Mustafa ismini severim.
0
pike
(02.09.17)
2 ad ve soyadım Türkiye'de tek olan bir kombinasyon. Bu özelliği hoşuma gidiyor.

Çocuğuma klasik isimler koymak isterim. Daha ağır duruyor. Ayşe, ahmet tarzı
0
fallopian
(02.09.17)
lanet olsun ki benim ismim "xcan" şeklinde fakat kadın anam müthiş bir vizyon örneği göstererek can'ı ayrı yazdırmış, ileride kullanmak istemezsem diye. "e anne madem öyle niye en başta koydun, ne gerek vardı?" dediğimde de "adi babana kalsa avseq01.dat olacaktın oğlum, 15 gün isimsiz gezdin umrunda mıydı adamın, ne bileyim ben öyle hoşuma gitti öyle koydum" der her seferinde.

can kısmını atarsak, fazlasıyla klasik ve 5 erkeğin 6'sında olan bir isim olmasına rağmen şahsen ismimi seviyorum. hatta "isim karakter uyumu" konusunda cuk oturuyor sanki. yabancı karakter içermediği veya ortadoğu-türk esintisi taşımadığı için kimsenin önyargıyla bakacağı bir isim değil. ad-soyad kombinasyonuyla yabancı arkadaşlarımdan birisi macar, diğeri sırp zannetmişti. yanlış anlaşılmasın, "beni tatilde italyanlara benzettiler" kezoluğu yapacak biri değilim, türk olmaktan da utanmıyorum ama malum kültürümüz araplar tarafından istila edildiği ve örneğin ismi "abdullah" olan biri önyargıya maruz kalabildiği için bu konuda şanslı olduğumu düşünüyorum. gerçi benim ismim de köken olarak arapça galiba ama dinli imanlı bi' şey değil en azından.

çocukken insanları isminden dolayı itici bulduğum olurdu ama ortaokulda tanışıp çok iyi arkadaş olduğum "hörü"den sonra bu tamamen değişti. daha sonra bir tane rahime vardı. ikisini de çok seviyordum, hem güzel hem kuul kızlardı açıkçası. ondan sonra isme hiç takılmamaya başladım. hatta ilk bakışta "kötü" ismi olan insanları sevmeyi daha çok sevdiğimi bile söyleyebilirim. çünkü düşünsene yani, rahime desen başkaları gülecek ama sen rahime dediğinde aklında çok güzel bir şey canlanıyor. hoş bi' şey bence bu. hörü'yle böyle bir bağlantı kuramadım çünkü daha ziyade höşmerim diyordum. bir insan 92-93 doğumlu kızına niye hörü ismini koyar, onu da hiç anlamadım ama neyse. bu vesileyle onları da anmış olayım, yıllardır hiç görüşmüyom iletişimi tamamen kaybettim, umarım iyilerdir.

beğendiğim, güzel olduğunu düşündüğüm çok isim var aslında. türkçe olarak, türk isimlerini seviyorum. etimolojik köken olarak çok kasmadım ama hem modern hem de eski türkçe sayılabilecek isimler. ne bileyim hakan, kaan (ya da kağan?), mete vs... bunun yanında oğuz, ozan gibi isimleri de severim. kız isimleri konusunda çok düz biriyim. ezgi ve aslı aklıma gelen ilk iki isim. bunlar hoşuma gidiyo ama kızıma vermezdim galiba. leyla'yı seviyorum, neden bilmem.

yabancı isim olarak rus ve ruh hastası olduğum için genelde bu soruyu rusça özelinde değerlendiriyorum. bir rusla evlenirsem çocuğumun adının kesinlikle anastasya olmasını isterim. çok seviyorum bu ismi. türkiye'de yaşıyorsak direkt nastya olarak yazdırırım, anastasya çok uzun. erkeklerde vyaçeslav hoşuma gidiyor ama oğlum olursa ve orada yaşıyorsak sergey isterim. çünkü sergey mozyakin gibi olmasını istiyom: müthiş istikrarlı, yaptığı işte başarılı, anasına babasına el kaldırmayan iyi ve yetenekli biri. maykıl jordın falan hikaye, benim sporcu olarak idolüm mozyakin. özel hayatında da çok düzgün bir insan olduğunu biliyorum. o yüzden sergey olur.
0
der meister
(02.09.17)
Ben de ismimi çok seviyorum, şebnem..böyle kadın kadın bir isim...kız isimlerinin gerçekten dişi olması hoşuma gidiyor, çok nötr olunca erkeksi geliyor, ulaş vs. gibi. Ya da her iki cinse de uygun olan isimler zorlayabiliyor beni, bir erkek ismi olarak Derya falan ile karsılastıgımda zihnimde cinsiyeti tam oturmuyor.
0
cedilla
(02.09.17)
İki ismim var, aramız iyi. Birini diğerinden daha çok seviyorum sadece.
0
cay koy geliyorum
(02.09.17)
Adımı çok seviyorum. Cennetten düşen ilk X tanesi şeklinde bir ismim olmadığı için çok memnunum. Türkçe, modern ve yaygın bir isim. Henüz benim adımı taşıyıp anneanne babaanne olan bir olduğunu zannetmiyorum.

Adını sevmediğim insanlar oluyor. Fadime, Şükriye, Sümeyye, Fatma, Kadriye, Rabia, Züleyha gibi isimleri sevmem. Eskiledrn Belkıs, Necla, Ayla, Lale, Leyla, İnci; yenilerden Ece, Ezgi, Deniz, Nehir gibi isimleri severim. Aleyna, Tuana, Ecrin filan gibi isimleri de sevmem.

Erkek isimlerinden de dini referans içeren isimleri sevmem. Abdullah, Muhammet, Samet, Bekir, Ahmet, İsa, Musa, İshak gibi... Diziler için uydurulan isimleri de sevmem. Benzer isimlerden Mehmet ve Mustafa isimlerine ve Arapça kökenli isimlere o kadar sinir olmuyorum. Selim ve Murat buna rağmen beğendiğim isimler. Modern olanlardan Deniz, Eren ve büyük ünlü uyumuna uyan diğer bütün isimler uygundur.

Amma takıntılıymışım.
0
Lim5
(02.09.17)
Eskiden nefret ederdim. Z harfiyle ilgili bi sıkıntım var, bana kelimenin ortasında z varsa telaffuz etmek zor geliyor ve kaba olduğunu düşünüyorum.
Ama kısaltıyorum, z sona kaldığı için daha naif geliyor kulağıma. Uzun haline de kısa haline de alışkınım tepki veriyorum sokakta akkdkdksl.
0
bir nick var benden iceri
(02.09.17)
İsmim bence süper. Ayhan. Bir eksiğini görmedim ama fark yarattığını da düşünmüyorum. Sadece Ahmet Mehmet Hasan vb isimlere nazaran daha niche. Soyadım ise ülkede tek.

Sevdiğim isimlerin başında deniz geliyor unisex olarak. Sonra kadın için sena ve seda bana hoş geliyor. Erkek ismi olaraksa bora, alp ve ejder iyi. Bir de ayhan tabi.
0
Tears of Devil
(02.09.17)
Sevmiyorum çünkü çok kişide var.
0
kediyiyenpiskopatfareyimben
(02.09.17)
ismime bayılıyorum. alaşımlardan oluşan bir çağ ismi. yazması 4 harf. soyadım da dört harf. tek kötü yanı türkçe karakter içermesi sorun yaratabiliyor yabancı resmi evraklarda.
0
rain when i die
(02.09.17)
Adımdan memnunum ama soyadımdan değilim. Uzun isimlerden hoşlanmıyorum. Kısa, net ve anlaşılır olmalı. Ayrıca j ve ş harflerini bulundurmazsa iyi olur.
0
harvey
(02.09.17)
ismim güzel ama bana olmuyor bence
0
shotgunwoman
(02.09.17)
hastasıyım. ölürüm.
0
luchetti
(02.09.17)
Pis pis kelimelerle kafiyeli olsa da alistim, seviyorum. Super modern isimlerden nefret ediyorum (bilmem ne su filan), eski isimler daha guzel.
0
aferin cok iyi dusunmussun
(03.09.17)
Bayağı seviyorum yahu. Arap ismi falan değil, tam laikci kafada bir isim. Babamın benim için yaptığı en iyi tercih olabilir.
0
doxanikee
(03.09.17)
Ben de seviyorum. Arapça değil, türkçe bir kere. Ayrıca çok kişide bulunan bir isim de değil. Ahmet mehmet gibi dayı dede ismi de değil, dinamik geliyor bana. Ad-soyad kombinasyonumda Türkiye'de 3-4 tane var. O yüzden kullanıcı adı alırken sadece soyadım olmazsa ad soyad kesin boş oluyor. İsim tolga bu arada.
0
kutukcu
(03.09.17)
ismim emirhan ama bildim bileli emirhan diyen yok. daha kısa olduğu için emir kullanıyorum.
0
kaledekiyalnizlik
(03.09.17)
(2)

behzat ç izleyenlere - çok çok çok ağır spoiler içerir-

blue eyes white dragon
behzat ç vardı bilgisayarımda yıllar önce indirdiğim bir daha izleyeyim dedim.2 sorum var.1- behzat, bernanın annesiyle evlenmeden önce mi şule'nin annesiyle beraber olmuşlardı? şule mi büyük yoksa berna mı?2- behzat, şule'yi affetmiş miydi? meşhur mezarlık sahnesinde şule'yi gördükten sonra ne olm
behzat ç vardı bilgisayarımda yıllar önce indirdiğim bir daha izleyeyim dedim.

2 sorum var.

1- behzat, bernanın annesiyle evlenmeden önce mi şule'nin annesiyle beraber olmuşlardı? şule mi büyük yoksa berna mı?
2- behzat, şule'yi affetmiş miydi? meşhur mezarlık sahnesinde şule'yi gördükten sonra ne olmuştu.
0
blue eyes white dragon
(02.09.17)
Şule büyük. Behzat, Diyarbakır'da hizmet yaparken Şule'nin annesiyle beraber oldu. Adı Mine'ydi diye hatırlıyorum. Aslında evli değillerdi. Sevgililerdi.

Affetti ama bir süre soğuk davrandı. Zaten affetmese o kadar uzun süre onu korumaya çalışmazdı.
0
dissendium
(02.09.17)
1. Evet bekarken Diyarbakır'da mı ne birliktelermiş. Yani Şule büyük.
2. Bir şey olmadı, ilk sezon orada bitti zaten. İkinci sezon da bir süre sonrasından başladı. Behzat kafayı yemişti falan. Hem affetti hem affetmedi gibi bir durum var. Yaşadığı izdıraplardan biri de o zaten.
0
nrmnm
(02.09.17)
(14)

Kadınların hoşlandığı erkeğe durumu ifade etme oranı.

ya ben lan neyse
açılma deniyor ya...bir tahmininiz olur mu?10 kadından 9'u gibi.türkiye'de.
açılma deniyor ya...

bir tahmininiz olur mu?

10 kadından 9'u gibi.

türkiye'de.
0
ya ben lan neyse
(02.09.17)
10 kadindan 0'i
0
insanlik icin buyuk bir adim
(02.09.17)
az ama genç nesilde artıyor. bide duyuruya sorulacak soru değil bu. burada 10da 9 derler ama dışarıda 3-4tür. yeni nesilde 6 falandır.

edit: vay be. gözlerim yaşardı. güzel tahminler var.
0
freetakilir
(02.09.17)
10 kadından 9 tanesi ima eder, 10 kadından 3 tanesi açık açık söyler.
0
dissendium
(02.09.17)
burada kastedilen,

"merhaba mehmet ben senden hoşlanıyorum" ise, oldukça düşüktür. 10da 1 diyebilirim.

hoşlandığını hal ve hareketleri ile belli etmek ise bir hayli yüksektir. 10da 9 diyebilirim.
0
neyleyim
(02.09.17)
@neyleyim olumlu yaklaşmış 100 de 1 açılır
Hoşlandığını belli eden çoktur ama anlamıyorlar
0
sagin
(02.09.17)
Çoğumuz belli ederiz açık açık söylemeyiz
0
hernezıkkımsa
(02.09.17)
Açılan 100de 1 bile değildir. Belli etme oranı yüksektir elbet
0
glamdr1ng
(02.09.17)
Çok da nadir değil. Kaç bilemem.

Lisede bir kere açıkça söyledim elimde patladı. Kıymete bindi. 2 "yakın" arkadaşım daha yazmaya başladı herhalde bu çocukta bir keramet var diye. Bir daha yapmam. O kızlar çok karaktersizlermiş. Zaten daha önce o ikisinden biri diğerinin sevgilisini elinden almıştı. Öyle yani.

Belli etmeye gelince, hepimiz belli ederiz ama anlamazlar.
0
Lim5
(02.09.17)
Sanıldığı kadar az degil.
0
aquarium
(02.09.17)
bana üç tane açılan oldu. deyip kaçıyorum.
0
runagain
(02.09.17)
Bence yuzde 10.
0
baldur2
(02.09.17)
Çok azı yekten söyler, büyük kısmı ima ettiğini düşünür ama yeteri kadar edemez, etse de biz anlamayız, her şeyi zorlaştırırız falan.
0
yirmisantim
(02.09.17)
Ben ölmeye yakın açılıyorum genelde. İma etmeyip açıldığım için kız arkadaşlarım kezbansın demişti.
0
jazzabel
(02.09.17)
trakya'da, nispeten rahat bir çevrede büyümüş olmamın etkisi var mıdır bilmiyorum ama bizde ilkokulda bile kızlar çatır çatır açılıyordu açıkçası. ortaokul ve lisede de çok gördüm örneğini. aklıma direkt olarak gelen 3-4 örnek var, hepsinde kız tarafı gidip söylemiş ya da başkası aracılığıyla haber uçurmuştu oğlana "hoşlanıyorum kıps kıps" diye. hatta bana bile oldu lan, ortaokul ve lisede birer kez. saydığım örneklere bunlar dahil değil. türk kızı bu konuda gereksiz eleştiriliyor. o kadar da pasif değiller.
0
der meister
(02.09.17)
(6)

avuç içi soyulma (capsli)

steve rogers
sebebi ellerimi çok yıkamam mı? çok yıkamayı bırakırsam ve nemlendirici krem sürersem düzelir mi?https://i.hizliresim.com/mkQn6Y.jpg
sebebi ellerimi çok yıkamam mı? çok yıkamayı bırakırsam ve nemlendirici krem sürersem düzelir mi?
i.hizliresim.com
0
steve rogers
(01.09.17)
Deterjan ve çok yıkama
0
mentirosa
(01.09.17)
Ben de ellerimi çok yıkarım ama hiç böyle olmadı. Bulaşık deterjanıyla bile yıkarım yani. Çamaşır suyu kullanmıyorsan böyle olması biraz zor.

Paramı mantara yatırıyorum. Dermatolojiye git.
0
dissendium
(01.09.17)
kardeşimin de ellerinde soyulma vardı bu şekilde. dermatolog, kardeşimin kanyon avm girişinde kullandığı el temizleyicilerden kaynaklandığını söylemişti.

yani avm lerde veya başka yerlerde el temizleyici kullanıyorsanız onun yan etkisi olmuş olabilir.

bunun dışında bir neden de olabilir tabi, bir doktora görünün.
0
makarnavodka
(01.09.17)
Farkli sabun kullanmaktan dolayi olmus. Hem çok sık hem de farkli sabunlarla yikayinca (ev ve is) kiz arkadasimda da olmustu. Bepanten sur gecer. Cok sık yikiyorsan biraz azalt. Elinin asit-baz dengesini bozma. Ve mumkunse ayni sabunla yika.
0
ismira007
(01.09.17)
calisirken 4 gun boyunca eldivensiz endustriyel bvulasik deterjaniyla bisuru bulasik yikamak zorunda kalmistim, buna benzemisti ellerimin ici.

deterjanla temas etmeyin, eldiven kullanin.
nemlendirici surun
0
kuehles blondes
(01.09.17)
Ben bir dönem elimi çok yıkıyordum ve sonra da kolonyalıyordum ve sizinki kadar olmasa da o dönem benim de avuç içim benzer şekilde soyulmaya başlamıştı. Kolonya falan kullanıyor musunuz sıklıkla?
0
a day at the races
(01.09.17)
(11)

İçinizde ukte kalan şeyler neler?

neysene
Mesela benim tenis öğrenmek ve oynamak, kickbox öğrenmek ve yapmak vardı. İkisini de gerçekleştirdim fakat daha çook ukte var.Mesela;At sürme eğitimi alıp ata binmekWind surf yapmakOkçulukBir yelkenliye sahip olup onu sürmek, sahil açıklarında teknemden denize atlamakYurtdışında para sıkıntısı olmad
Mesela benim tenis öğrenmek ve oynamak, kickbox öğrenmek ve yapmak vardı. İkisini de gerçekleştirdim fakat daha çook ukte var.
Mesela;
At sürme eğitimi alıp ata binmek
Wind surf yapmak
Okçuluk
Bir yelkenliye sahip olup onu sürmek, sahil açıklarında teknemden denize atlamak
Yurtdışında para sıkıntısı olmadan hayvan gibi gezmek ve dostlar edinmek.
Snowboard yapmak başlıcaları.

Ya sizin?
0
neysene
(01.09.17)
En sevdiğim müzisyenin, ama öyle böyle değil sırf müziğini de değil her şeyiyle çok seviyorum böbrek lazım olsa bir saniye düşünmem veririm, konserine bilet aldım Stockholm'e, havalimanında polis dedi yeşil pasaporta izin belgesi lazım, benim de haberim yoktu, gidemedim sonuç olarak. Aha en büyük ukdem bu, daha büyüğü de olmaz herhâlde.
0
i was made for you
(01.09.17)
kanun çalmak. tek uktem.
0
isott
(01.09.17)
İngilizceyi çok ileri seviyede, mesela konuşup felsefe yapacak kadar bilmek.

Halk oyunları oynamak.

Bacaklarım acımadan elbise, ayaklarım acımadan topuklu ayakkabı giymek.

Her gün ama her gün sabah 6'da çok dinlenmiş gayet cıvıl cıvıl bir şekilde uyanarak güne başlamak, yani her gece iyi uyumak.

Çok iyi yemek yapmak, tencere yemekleri daha doğrusu.

Denizde yosundur taştır hayvandır derinliktir hiç korkmadan yüzebilmek.

Kafama göre bir evlilik gerçekleştirmek.

Bi de borçsuz yaşamK ya oooof. :/
0
yaren
(01.09.17)
herkes hala yapabileceği bir sürü şeyi ukte olarak yazmış te allam.

çocukken bizim yerel kulübün başkanı, babama benim için "gelsin bizde oynasın" deyip bir miktar para + holosko teklif etmişti. bense cidden iyi top oynamama rağmen çok gerizekalı olduğum ve antrenörlerin karışmasından, yeri gelince bağırmasından çekindiğim için kabul etmemiştim. o yaşta profesyonelleşmeye başlasaydım bugün belki dünya yıldızı olmazdım ama iyi bir sporcu olabilirdim. hem futbolda hem de basketbolda dikkat çekici derecede iyiydim, o zaman ne olduğunu bilmiyordum tabii ama oyun görüşümün çok iyi olduğunu ve 10 yaşındaki bir bebeye göre fazlasıyla olgun oynadığımı söylüyorlardı ki düşününce cidden öyleydi. hayvan gibi pas atıyordum, pozisyon bilgim iyiydi falan. fiziksel olarak da iyiydim. kendi isteğiyle stoper ya da ön libero oynayan bi' heriftim işte varın siz düşünün ne kadar klas olduğumu......

geriye, 100 kiloluk bir şüşko olarak bu anılarla övünmek kaldı. annem babam da sağolsun yani hiç yönlendirmediler bu iş için. "höt" deseler katılırdım zaten takıma, 10 yaşında çocuğum amk niye bana bırakıyorsunuz ki bu kararı.

gerçekten çok merak ediyorum, o zaman kulübe gitseydim şu an nerede olurdum. hiçbir zaman başarılı sporcu olacak mental kapasitem olduğunu düşünmedim açıkçası, hem çok çalışmayı sevmiyordum hem de disiplinli değildim. ama ne bileyim batuhan karadeniz olsam bile olurdu ya, yeterdi yani.
0
der meister
(01.09.17)
@der meister,

Ben de ilk senin gibi düşündüm, hatta sözlükten baktım ukdenin anlamına, ben de ukte sanıyordum bu arada ama ukdeymiş, neyse.

1. isim Düğüm, yumru
2. İçe dert olan şey

Bunları vermiş anlam olarak. E dedim o zaman yapıp yapamayacak olmakla direkt bir ilgisi yokmuş. Ki benim yazdığım şeyi yapma ihtimalim yok, başka bir konserine gidebilirim tabii ama o konser geçti ve başka bir konser onun aynısı olmayacak, elli konsere gitsem de onu kaçırmış olarak kalacağım her zaman. Yani benimki iki türlü de ukde oluyor.
0
i was made for you
(01.09.17)
belki "vizyonun da epey düşükmüş kardeş :(" dedirtecek bir şeydir ama:
istanbul üniversitesi'nin beyazıt kampüsündeki o dev kapısından öğrenci olarak girememek.

bir diğeri ise ömrüm boyunca pişmanlığım olan, erasmus'a gidememek.
0
m e b
(01.09.17)
1- bungee jumping yapmak
2- güney amerika'da bulunan bir ülkedeki dünyanın 7 harikasından birini görmeden ölmek
3- (bkz: hukuk fakültesi/#69397004) m e b yazmış. iü beyazıt kampüsüne girmek diye. bende de o var. şu hukuk fakültesini iü'de okumak isterim. aslında bu konuda hala kararsızım. ankara'nın kalitesi, iü'nün tarihi, marmara'nın konumu ve binası hep ilgimi çekiyor.
4- anadil olmasa da - daha kendi dilini tam konuşamayan insanlar bir başka dili anadili gibi konuşamazlar - zorlanmayacak şekilde ingilizceyi okuyabilmek, konuşabilmek isterim.
5- keman çalmak.
0
blue eyes white dragon
(01.09.17)
1-*2007 yilindaki tool konserini kacirmak.
2- pantera ve death gruplarini bir daha hicbir zaman canli dinleyemeyecek olmak.
3- St Michel lisesini kazanmama ragmen, babamin bir yillik maasi okulun bir senelik ucretine esit oldugu icin gidememem. Nasil biri olarak gelisirdim su anda hep merak etmisimdir.
0
baldur2
(01.09.17)
2012'de İstanbul'daki Guns n Roses konseri hala içimde yaradır gidemediğim için. Bir de geçen yıl veda turnesindeki Black Sabbath'ı Verona'da izleme hayalim vardı ama birkaç saatle kaçırmıştım biletleri, içimde uktedir o da.

Son olarak da geçen sene bana hayatımın en güzel günlerini yaşatan kişiye söylememenin çok daha iyi olacağı bir şeyi söylemiştim, hala düşündükçe içime oturur o zamanlar. Keşke hiç söylemeseydim.
0
ms brownstone
(01.09.17)
İmkan olup da yatmadığım 3-4 hatun var. Keşke yapsaymışım diyorum.
0
Delay Fuze
(01.09.17)
Sevdiğim kıza sevdiğimi söylemek istiyorum ama söyleyemiyorum.
0
dissendium
(01.09.17)
(8)

Evren genişlemesi

ya ben lan neyse
mevcut evren kütlesini koruyarak ama seyrelerek, yoğunluğu azalarak mı genişliyor?yoksa evrenin genişlediği yerde yeni maddeler mi oluşuyor?yoksa bu çok saçma bir soru mu?
mevcut evren kütlesini koruyarak ama seyrelerek, yoğunluğu azalarak mı genişliyor?

yoksa evrenin genişlediği yerde yeni maddeler mi oluşuyor?

yoksa bu çok saçma bir soru mu?
0
ya ben lan neyse
(01.09.17)
Evrenin nasıl genişlediği pek bilinmiyor, esasında Karanlık Enerji denilen (Karanlık Madde değil) ve evreninin büyük bir kısmı olan madde genişliyor, onun genişlemesi de Doppler Etkisi ile tespit ediliyor o kadar, onun dışında çok fazla bir bilgi yok ama genişlediği yerde yeni maddeler oluşmuyor tabii. Esnek bir kumaşı düşün, üstüne 5 ayrı cisim koy, sonra kumaşı iki ucundan esnet, o cisimlerin arası nasıl genişliyorsa ve aralarında yeni bir cisim oluşmuyorsa uzayda da kabaca aynı şey oluyor.
0
angelus
(01.09.17)
öncelikle müzik kategorisi yanlış bir soru bunun için.

termodinamiğin birinci kanununa göre evrendeki madde ve enerji değişmiyor.

içerisindeki maddelerin şekli korunurken esneyerek büyüyor diyebilirsin, aralarındaki uzaklık artıyor.

yeni maddeler oluşmuyor yani.

gayet güzel bir soru.
0
Apocalypse
(01.09.17)
Madde artmıyor. Galaksilerin arasındaki boşluk artıyor. Seyreliyor yani evet.
0
bos gezenin bos ustasi
(01.09.17)
Bir tane hafif şişirilmiş balon düşün. Balonun üzerine birkaç tane nokta koy tahta kalemiyle. Sonra balonu daha çok şişir. Balon şişerken noktaların birbirlerinden uzaklaştığını göreceksin. Evren de buna benzer bir şekilde genişliyor.
0
dissendium
(01.09.17)
bugün öğrendiğime göre evrenin genişlediği yerlerde kara enerji -ya da kara madde- oluşuyormuş.
0
🌸ya ben lan neyse
(11.09.17)
bugün öğrendiğime göre derken? kim nerede ne söyledi?
0
cursor
(11.09.17)
@cursor: hocam yeni gördüm kusura bakma. "popüler science"da okudum yüzde 90 ihtimalle. tam hatırlayamıyorum. derginin bu ayki sayısını satın almıştım ve "big-bang den önce ne vardı?" başlıklı bir yazısı vardı.
0
🌸ya ben lan neyse
(15.09.17)
lagaribey bu konu hakkında bir flood yapmıştı.

bulamadım ama aramaya inananlar varsa burdan buyursun

twitter.com
0
eeb
(15.09.17)
(6)

Çek cumhuriyeti mi Doğu'da öğretmenlik mi?

kodu hayatimin amina kodu
Dostlar selamlar. kafam aşure gibi.ingilizce öğretmenliğinde okuyorum, son senem. Önümüzdeki sene ya bir sene deli gibi kpss'ye çalışıp öğretmen olmaya çalışacağım. ya da kpss'yi kenara bırakıp çek cumhuriyetinde öğretmenlik üzerine master yapacağım. yalnız türkiye'de öğretmen olursam bildiğiniz üze
Dostlar selamlar. kafam aşure gibi.

ingilizce öğretmenliğinde okuyorum, son senem.

Önümüzdeki sene ya bir sene deli gibi kpss'ye çalışıp öğretmen olmaya çalışacağım. ya da kpss'yi kenara bırakıp çek cumhuriyetinde öğretmenlik üzerine master yapacağım.

yalnız türkiye'de öğretmen olursam bildiğiniz üzere 6 sene doğuda çalışma zorunluluğu var. ben zaten maddi sıkıntılardan dolayı üniversiteye geç başlamış 30 yaşında biriyim. 6 sene doğuda çalışmak anlamsız geçecek bir hayat gibi geliyor.

öte yandan master yapmaya kalkarsam master masrafları için çek cumhuriyetinde tam zamanlı çalışmak zorundayım. ikisi olur mu, yürür mü?

bir de şöyle bir seçenek var ki, çek cumhuriyetinde 3 sene IT üzerine lisans okuyabilirim. sonra direk yazılım üzerine bir hayat olacak tabi.

ne diyorsunuz beyler, 1 sene kpss kasmak mı yoksa kpss'yi boş verip çek cumhuriyetine hazırlık mı

siz olsanız hangisini yapardınız?
0
kodu hayatimin amina kodu
(31.08.17)
çek cumhuriyeti'nde IT okurdum. ainec.
0
der meister
(31.08.17)
Mezun olunca KPSS'ye girmeyin. Özel bir eğitim kurumunda öğretmenlik yapın. Kazandığınız parayla ikinci öğretim olarak IT okuyabilirsiniz.
0
dissendium
(31.08.17)
Cek cumhuriyetinde hem. Okuyup hem tam zamanli calisabilmen hayal, yari zamanli ancak olur.
Ogrenci calisma izinleri de sikintili olur zaten. Cekce bilmeyeceksin vb ama neden cek cumhuriyeti?
0
kuehles blondes
(31.08.17)
@dissendium özel eğitim kurumları adamın ruhunu sömürüyor. ikinci öğretim it okumak hayal gibi geliyor. mezun olan arkadaşlardan biliyorum.

@kuehles blondes öğrenci olarak çalışmaya başlamıycam. ilk önce çalışmaya başlayıp çalışma iznimi aldıktan sonra okuycam.neden çek hem ucuz hem de çalışabileceğim iş yeri var. diğer ülkeleri de düşündüm ama çalışsam bile o fiyatları karşılayabileceğimi düşünmüyorum.
0
🌸kodu hayatimin amina kodu
(31.08.17)
çek cumhuriyeti vs doğu anadolu yapıyorsak eğer, genelevde piyanist de olsam çek'i seçerdim. sizi çek cumhuriyeti dışındaki tüm seçeneklere yönlendiren herkes sizden nefret ediyor. en güzel bayramlar sizlerin olsun. teşekkürler.
0
brakgn
(01.09.17)
2 senedir Cek Cumhuriyeti'ndeyim. Bu seceneklerde bence Cek en mantiklisi gibi gorunuyor. 3 sene okumayi goze almak mantikli mi bilmiyorum., bu kisiden kisiye degisir sonucta ama ben master kismini dusunurdum sanirim. Cek'le ilgili sorun olursa bildigim kadariyla cevaplamaya calisirim.
0
evrim halkasi
(01.09.17)
(4)

Sol göğüste ağrı

söylemez
Merhaba arkadaşlar,Babamın son 3-4 saattir sol göğsünde ağrı var ilk başladğında merdven çıkmıştı midesi de bulandı dinlenince geçti o ilk şikayet. Şimdi de çok şiddetli değil ne artıyor ne azalıyor nefes aldıkça batıyormuş bugün yol yürüdü epey yoruldu biraz. Kaç defa dedim doktora gidelim diye ist
Merhaba arkadaşlar,
Babamın son 3-4 saattir sol göğsünde ağrı var ilk başladğında merdven çıkmıştı midesi de bulandı dinlenince geçti o ilk şikayet. Şimdi de çok şiddetli değil ne artıyor ne azalıyor nefes aldıkça batıyormuş bugün yol yürüdü epey yoruldu biraz. Kaç defa dedim doktora gidelim diye istemiyor senede birkaç kez oluyor diyp geçiştiriyor.
Sizce basit bir kas ağrısı mı yoksa ufak çapta spazm vs olabilir mi?

Teşekkürler
0
söylemez
(31.08.17)
hiçbir göğüs ağrısı hafife alınmaz, sürekli ağrılar tehlikelidir en yakın acile gidin hatta acil servisten tetkikler bitmeden ayrılmak isterseniz göğüs ağrısı olduğu için babanızdan kendi isteğimle tedaviyi sonlandırıyorum diye bir evrak almadan çıkışınıza izin bile vermezler ciddiyetini anlamanız için verdim bu detayı
0
plastikordek06
(31.08.17)
Birkaç kere daha de
0
diffarentiationation
(31.08.17)
İkna et. Bir sürü şey olabilir.
0
dissendium
(31.08.17)
Acile gidin siz. Tam tarif etmiyor ama muhtemel.
0
Lim5
(31.08.17)
(17)

Dünyayı gezme ya da farklı ülkeler görme hayali olmayan var mı?

ms brownstone
Alttaki duyuruyu görünce düşündüm de ben bunu herkes ister sanıyordum. Cevaplardan görüyorum ki vakit ve para kaybı olduğunu düşünenler varmış. Ben isterim mesela dünyayı gezmeyi. Harcadığım zamana ve paraya değdiğini düşünüyorum gezip gördüğüm yerlerin. Fotoğraf çekip paylaşmak, sosyal medyada göst
Alttaki duyuruyu görünce düşündüm de ben bunu herkes ister sanıyordum. Cevaplardan görüyorum ki vakit ve para kaybı olduğunu düşünenler varmış.

Ben isterim mesela dünyayı gezmeyi. Harcadığım zamana ve paraya değdiğini düşünüyorum gezip gördüğüm yerlerin. Fotoğraf çekip paylaşmak, sosyal medyada gösteriş yapmak falan işin farklı bir boyutu, cidden tiksiniyorum ben de bunu yapanlardan. Ama bu saçma sapan gösteriş merakını bir tarafa bırakırsak gerçekten istemez misiniz farklı yerler gezmeyi? İstemezseniz niye istemezsiniz?
0
ms brownstone
(31.08.17)
Ben seviyorum. gidiyorum da mümkün oldukça.. sosyal medya hesabım da yok. kimseye bir şey göstermek için de gitmiyorum. Deneyim için, gezmek için, eğlenmek öğrenmek için.

comfort zone muhabbeti bence bu. Bazıları çıkar bazıları çıkmak istemez.
0
AlsterWasser
(31.08.17)
Sadece "olsa güzel olabilir, hayır demem" şeklinde bir merakım var, yoksa ciddi ciddi "merak" etmiyorum yani. Hele gidip gördüğüm yerlerde kendimi geliştireceğim şeyler yapmayacaksam cidden zaman ve para israfı bana göre.
0
yaren
(31.08.17)
gezmek, görmek gibi bi hayalim yok. yaşamak hayalim var. gidip 10 gün 15 günle bi bok anlayamazsın oralardan. yaşayacaksın. orda 10 gün, burda 5 gün, şurda 2 gün geçirip de bi halt bildiğini sanmak aptalca. ancak orayı hiç görmemiş birinden daha fazla şey bilebilirsin. sonra da gider ona hava atarsın. başka bi işe yaramaz.
0
Delay Fuze
(31.08.17)
3-4 ülkeyi görme istegim var hayal değil de olsa güzel olur şeklinde. onun dışında gezmek boş iş bence.para yediği ise en doğrusu. Yani şimdi çıkıp çok paraya gerek yok diyenler de çıkar ama onlar da hırpani bi şekilde geziyor görüyoruz internette. Ozetle zengin adam işi gezmek. Ben zengin olsam da çok gezmezdim öyle bi hayalim yok.
0
fyodor fyodorovic
(31.08.17)
Açıkçası şöyle bir kez yurtdışı tatmış insanlar ve bir de az buçuk dil biliyorlarsa acayip keyifli bir eylem ...

Zira bu eylemlerde bir yığın macera olabiliyor ..Filmlerdeki hissi alıyorsun.Bir gün bir italyanla konsere giderken ertesi gün bir amerikalı ile top oynuyorsun ..Bazende hiç beklemediğin an biri seni evine davet ediyor ..Hayatın boyunca yiyemeyeceğin yemekleri göremeceğin insan kitlelerini görüyorsun .Bu bazen sana iş fikri yada dünyayı algılama düzeyinde ilerleme veriyor Hayat hep aynı ama değişen diller ve insanlar ..Aradaki nüansı yakaladığın zaman işte hümanist oluyorsun ...
google "değişik doğa manzarası" ve " farklı şehir mimarisi" yazın .

Oralarda yapılabilecek şeyleri görün .Sonra tekrar düşünün bence .. Çünkü hayata bir kez geliyoruz ...Günün birinde öleceğiz en azından dünyayı gördüm diyebilirsiniz :)
0
sorunvar
(31.08.17)
etkinlik yonetimiyle ugrasan bir arkadasim var, pek bilinen bir konserler zincirini organize ediyor, milyonlari var. bir kere de ara ver, git dunyayi gez, hayatin is olmus diyoruz, abi benim oyle bir istegim yok ki diyor.

bana cok garip geliyor ama oyle iste. adam 3 gunlugune bodruma gidip sampanya acmayi yegliyor. herkesin tercihi farkli.
0
no christ requires
(31.08.17)
Başka ülkedeyim ve vatandaşlık değiştirmeye giden yolda en önemli nedenlerinden biri bu, çünkü bizim pasaport malum :) Bir ton ülkeden orada sadece birkaç gün vize alınıp, kalmak sürekli uğraşılacak şey değil.

Ayrıca yıllarca gezmeyi düşünüyorum belirli bir yaş sonrası.
0
christopher nolan
(31.08.17)
turist olmayı sevmiyorum pek. sadece bi amaç uğruna gezmek isteyebilirim. fotoğrafçı olsaydım mesela tabii ki isterdim. ya da örneğin imkanını bulabildiğim takdirde gidip özellikle afrika ülkelerindeki yerel müzisyenlerin ses kaydını alma, onlarla bi şekilde oturup konuşma gibi bir arzum var.
0
philus
(31.08.17)
Her yeri gezmek istemem. Ne kadar zengin olursam olayım, Hindistan'a bir gün bile ayırmam. Bulunduğum ruh haline göre şehir gezmek isterim. Sonbaharda Paris'e giderim, yazın Avustralya'ya giderim. Burası da sıcakmış deyip, Somali'ye gitmem.
0
dissendium
(31.08.17)
Gormedigim her yeri gormek isterim ama ekstra bir merakla gormek istedigim yerler de var tabi.

Tek geziyorum, kendimi zorlamak vb hosuma gidiyor. Bilmedigim bir yere gitmeyi seviyorum. Gezimi planlamaktan (ana hatlariyla!) alternatifleri tartmaktan vb cok zevk aliyorum.

Onun disinda gittigim her yerde gormek/deneyimlemek istedigim bir sey oluyor. Sirf herkes gidiyor diye hosuma gitmeyecek bir sey yapmam gittigim yerde. Sokaklarda kaybolmayi severim falan filan.

Yolda olmaya ise bayilirim, uzun sure yola cikmazsam huzursuz oluyorum
0
kuehles blondes
(31.08.17)
karakter meselesi ama bir kez cikan tadini aldi mi vazgecemez diye dusunuyorum.

birkac buyuk hayalimden birisi suan gerceklesti gezmek degil yasamak istiyordum ben (avrupada calismaya basladim).
Digeri de 5 sene sonra baska bir ulkede temelli yasamaya baslamak uzerine.
(burada olunca daha rahat gezip kendinize zaman ayiriyorsunuz yani buyuk hayaller yaninda kucuk hayallerin de gerceklesamesini sagliyor)

mis :)
0
part time pollyanna
(31.08.17)
allah'tan bi' mani çıkmazsa 3 kasımda dünya turuna çıkıyorum. rio de janeiro'dan başlayıp uruguay istikametine yönelerek tüm güney amerika'yı sahil şeridinden dolaşıp bahamalar'a ulaşmak istiyorum.

6-6,5 yıl sürecek bu yolculuk. sonrası allah büyük belki iç kısımlara girerim belki de asya'ya giderim ama bir daha türkiye'ye dönmeyi düşünmüyorum.
0
isott
(31.08.17)
Erasmus vesilesiyle yurt dışında yaşadım. Sonra çeşitli vesilelerle 6-7 ülke gördüm.

Ve sonuç olarak yurtdışında yaşamak istemiyorum ama gidip gezmek istiyorum.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(31.08.17)
24 yaşındayım, henüz yurtdışına çıkabilmiş değilim. ama eksikliğini çok hissediyorum. en olmadık tipler bile daha çocuk yaşlarda bir sürü ülke gezip görüyor. açıkçası benim en büyük hayallerimden biri. evlenip çocuk yapmaktansa dünyayı gezmek daha iyidir bana göre.
0
nothing in my way
(31.08.17)
gezmeyi de, yurtdışında yaşamayı da isterim ama son yıllarda peydah olan "dünyayı gezmeliyim" manyaklığını ben de anlamıyorum açıkçası. bazı insanlar sırf yapmış olmak için yapıyormuş gibi geliyor. gerçi, zaman değişti... artık dünyanın farklı yerlerini görmek nispeten kolay ve ucuz. bu tavır da anlaşılabilir o yüzden.

ben paranın satın alamayacağı tecrübeler istiyorum gittiğim yerde. yoksa roma'ya parası olan herkes gidebiliyor. gidip de orayı görmek yine güzeldir eyvallah ama benim için özel bir anlamı olmaz açıkçası. o yüzden couchsurfing ya da workaway gibi tırıvırılar sayesinde seyahat etmeyi ya da netten tanıştığım yabancı arkadaşlarımı görmeyi falan daha çok seviyorum ben. hindistan'da hostelde kalıp tek başıma 8-10 gün dolaşmak hiç mi hiç ilgimi çekmiyor mesela. hamallık. ne uğraşcam amk. ama hintli bi arkadaşım olsa mesela, ben ona gitsem o bana gelse, beni kendi yaşadığı hayatın içine soksa arkama bile bakmadan giderim. bu muazzam bi şey mesela. benim yurtdışından anladığım budur. yoksa paris'i görsem ne görmesem ne, çok umrumda olmaz işin açığı. gezmeyi severim, paris'i görmeyi isterim mesela ama demek istediğim, bunun için ekstra çaba sarf etmem. paris'i turist olarak gezmektense parisli birinin misafiri olmak ya da paris'te bi konsere, maça gitmek vs. çok daha eğlenceli geliyo bana. turistlik konseptini oturtamadım ben kafamda, bi yere gidip "hmm iyiymiş lan" diye deli dana gibi dolaşmak fikri hiç mantıklı gelmiyo hjsjfsk. oranın bi parçası olmak istiyorum.

ukrayna'yı da en çok bu yüzden seviyorum zaten. kiev'i 1000 lirası olan herkes gidip görebilir, şehrin altını üstüne getirebilirler. bu benim için özel veya anlamlı bi şey değil. ama sovyet babuşkasnın pişirdiği yemekten yiyip sarhoş amcanın sovyet ordusundaki maceralarını dinlemek paha biçilemez. ben gideceksem bunun için giderim. yoksa bana ne yurtdışından alala.

tam bir otlakçı imajı çizdiğimin farkındayım ama benim için yurtdışıyla ilgili güzel şey budur: oranın insanıyla, kültürüyle hemhal olmak. ben demiyorum ki "para verip yapılabilen şeyler değersizdir" ya da "gidip müze gezmek insana hiçbi şey katmaz". katar. yurtdışı seyahati gerçekten güzel bi şey. ben çocukluğumdan beri isteyen biri olmama rağmen, ilk çıkışımda şok olmuştum resmen, kaldı ki gittiğim yer sikindirik bi ülke yani öyle alamanya falan da değildi. ama işte benim anlayışım bu yani. ben dağ tepe ya da ana cadde görcem diye kalkıp ülke değiştirmem. istediği kadar güzel olsun. bana insan lazım, o caddeyi anlatacak biri lazım.
0
der meister
(31.08.17)
Görebildiğim kadarını görmek istiyorum. Yeni yerler görmek, yeni şeyler tatmak beni mutlu ediyor.
Tatil kavramı olmayan, gıda-barınma gibi temel ihtiyaçlara zor yetişen ve kitap, müzik vb. şeylere para harcamayı müsriflik olarak gören ailelerde yetişenler genelde gezmeyi sevmiyor. O kültür yok, gerçekten zevk almıyorlar.
0
Sulfoxaflor
(01.09.17)
Sulfoxaflor +1000

İstisnalar vardır tabii ama bu yetiştirilme tarzı ve ailede edinilen kültür ile çok alakalı. Misal çevreme bakıyorum, bilmeye, araştırmaya meraklı olmayan, belli bir müzik, film vb. arşivi olmayan, eline kitap almayan tanıdıklarım erkenden koştur koştur evlenip bir an önce üreme ve borç harç ile ev, araba vb. sahip olma derdindeler. Gezmeyi boş iş olarak görüyorlar. Gez gez nereye kadar, otur düzenini kur diyorlar. Gezip yeni yerler görmek onlara çok anlamsız geliyor. Dediğim gibi istisnalar muhakkak vardır ama genelde dünya görüşü biraz daha geniş, yeni şeyler deneyimlemeye, değişime daha açık olan insanlar gezmekten daha fazla keyif alıyor. Sosyal medyada paylaşmak için gezen insanlardan bahsetmiyorum bu arada. Gerçekten bundan tat alanlardan bahsediyorum.
0
i m cool with that
(01.09.17)
(17)

Havuz mu Deniz mi?

dafuq
Hangisi? Niçin?
Hangisi? Niçin?
0
dafuq
(31.08.17)
deniz, daha temiz.
0
sta
(31.08.17)
Deniz. Hayatımda havuza girmedim, girmem de. Çocukluğumdan beri tiksiniyorum havuz fikrinden.
0
ms brownstone
(31.08.17)
Yüzmek için havuz. Keyif yapmak için deniz.
0
dissendium
(31.08.17)
Yosunlu ve kirli bir denizse havuz.
0
Traveller
(31.08.17)
Kirli denizse havuz. Denizin temiz oldugu yerde havuzu tanimam, gormem
0
kuehles blondes
(31.08.17)
Havuzun temizliğine güvenmem pek deniz kirli görünmüyorsa candır
0
hernezıkkımsa
(31.08.17)
hangisi temizse o. eşitse deniz.
0
aşksız prens
(31.08.17)
Keyif için sabah erken saatte (evet o benim) --> deniz

spor için o da sabah erken saatte --> havuz
0
AlsterWasser
(31.08.17)
Deniz cunku ankarada yasiyorum
0
turuncu sufle
(31.08.17)
deniz.
kaldırma kuvveti daha fazla:)
havuzdan kirli bile gözükse daha temiz ve sağlıklı sonuçta doğal.
Tuzlu tuzlu miss
0
qxgviper
(31.08.17)
Deniz, daha temiz. Ama aynı zamanda havuz, daha güvenli.
0
yaren
(31.08.17)
Yüzmek içinse olimpik havuz diğer havuzlar sadece eğlencelik. Eğlencelik havuz mu yoksa deniz mi derseniz, kesinlikle deniz.
0
gezegen olan pluton
(31.08.17)
Deniz. Havuz tanimadigim insanlarla kuvete girmek etkisi yapiyor bende.
0
allah yazdiysa bozsun
(31.08.17)
deniz - daha temiz
0
exlibris
(31.08.17)
Deniz dalgalı ve soğuk ise veya pisse havuz. Hele havuzda kimse yokken rahatça yüzmek çok güzel ama denizin tadı ayrı tabii.
0
mslny
(31.08.17)
rekreasyonel faaliyetler için deniz, spor içinse havuz. denizde çeşitli yüzüş stillerini belirli hızlarda gerçekleştirmek konusunda çekince duyuyorum çünkü. ama hangisi olmazsa olmaz ya da hangisinin varlığı daha mutlu hissettiriyor derseniz, denizi seçerim.
0
misterturist
(31.08.17)
gündüz deniz, gece havuz.
gündüz denize girip güneşleneceksin, gece havuzda kenara yanaşıp bir şeyler içeceksin.
bence deniz yüzmek için, havuz serinlemek için.
dünyanın en mükemmel havuzu bile denizin yerini tutamaz.
deniz doğal, orijinal,temiz. havuz yapay, klor, sidik ve çeşitli kimyasallar içeriyor.
ama şimdi cam gibi havuz varken gidip de leş gibi olmuş denize de girecek değilim.hangisi temizse o da önemli.
0
quaketrigger
(31.08.17)
(2)

adalet okumak

manuelka
adalet okuyan bir kişinin yapabileceği işler nelerdir? açık öğretimde adalet okuyan bir kişinin yapabileceği işler nelerdir?
adalet okuyan bir kişinin yapabileceği işler nelerdir?

açık öğretimde adalet okuyan bir kişinin yapabileceği işler nelerdir?
0
manuelka
(31.08.17)
lisans mezunuysa zabıt katibi olmak da dikkat etmesi gerekir. devlete her zaman en yüksek eğitim seviyesinden atanılır. zabıt katipleri eğer adaletten alırlarsa ve sizin de başka bir lisans mezuniyetiniz varsa başvuramazsınız.
0
blue eyes white dragon
(31.08.17)
İcra Müdürlüğü sınavına da girilebiliyordu benim mezun olduğum yıl (2015). Belki şimdi değişmiştir.
0
dissendium
(31.08.17)
(28)

erkeklere soru - lütfen kadınlar bakmasın

kosun lan mevzu var
@(\_. - ../\......'beyler genelde ayakta mı işiyorsunuz?geçen bir arkadaştan duydum ayakta işemiyormuş. neden diye sormaya da korktum..
@
(\_. - .
./\......'


beyler genelde ayakta mı işiyorsunuz?

geçen bir arkadaştan duydum ayakta işemiyormuş. neden diye sormaya da korktum..
0
kosun lan mevzu var
(31.08.17)
Ayakta işersen üstüne sıçrar. Bir de erkek hastalığı gelişebilirmiş.
0
iddaaci
(31.08.17)
B.klama riski varsa oturarak işiyorum. Yoksa ayakta. Prostat kanseri riskini artırıyormuş diye biliyorum. Daha sağlıklı diyolla oturarak işemek için.
0
dissendium
(31.08.17)
eski erkek arkadaşım eğer evde isek oturarak işemeyi tercih ediyordu. sanırım yorgunluktan, acele işi yoksa ya da uykudan uyandıysa vs.
0
burchak
(31.08.17)
Genelde ayakta, oturmak çok zahmetli geliyor.
0
gozu acik sevisen yahudi
(31.08.17)
ayakta işemenin uzun vadede prostat riskini arttırdığına dair bir şey duymuştum. ne derece doğru bilemiyorum ama aynı şeyi duyduğu için hep oturarak işeyen bir arkadaşım var.
ben sessiz noktayı hedef alarak ayakta işiyorum
0
cay koy geliyorum
(31.08.17)
şimdi hangi tip tuvalet olduğunu belirtmekte fayda var. ben pisuvar hariç acelem yoksa otururum, öbür türlü hijyenik gelmiyor bana sanki üzerime işemiş gibi oluyorum. konuyu dini temellere dayandıran tipler de mevcut tabii.
0
leontocephaline
(31.08.17)
bayağıdır düşünüyordum bunu. çok uzun süredir ayakta işiyorum. işi bitirip gelip oturduktan sonra damlıyor bildiğin.

tahminimce; mesele idrar torbasını sıkıştırıp bütün idrarı dışarı atmakta. bu yüzden alaturkada işemek en sağlıklısı. klozet ise idare eder. çünkü bacak ve karın arasında sıkıştıramıyorsunuz torbayı. ayakta işeyince ise ancak kaslarınızla son damlaları atmaya çalışıyorsunuz o da olmuyor.

iyi mi salladım bilmiyorum ama tesbütüm budur.
0
a man alone
(31.08.17)
ayakta işiyorum. kız gibi oturmanın anlamı yok. alt tarafı işiycez lan. prostat mrostat yalanlarını geçin.
0
Delay Fuze
(31.08.17)
umumi tuvaletler haricinde oturarak. çünkü sağa sola epey sıçrıyor.
0
oxit
(31.08.17)
Ayakta işerim.

Bende zaten kronik prostatit var, o açıdan "eyvah prostat olurum, eyvah enfeksiyon kaparım" olayı yok, oldu olacağı kadar zaten.
0
hayirsiz
(31.08.17)
Dışarda ayakta evde oturarak. Ayakta istedi diye kimse kanser olmaz, geçelim onları.
0
doxanikee
(31.08.17)
Genelde oturuyorum ama sabahlari haric
0
all girls dream
(31.08.17)
ne oturması olm ya erkek adamsınız ayakta işiyim gitsin
0
regardless of what they say
(31.08.17)
Evdeysem oturarak, dışarıdaysam ayakta.
0
Adramelekhh
(31.08.17)
ayakta iserken sicriyor micriyor diyenlere hayret ettim. ne sıçraması kanki? fuze gibi gidiyor hedefe. icerde micerde de bişey kalmiyor. ayrica oturarak isemenin daha saglikli olduguna dair soylentilerin muslumanlarin basinin altindan ciktigini dusunuyorum. islamda ayakta isemek hos karsilanmaz.

not: daima ayakta spor.
0
boyle buyurdum
(31.08.17)
eger tuvalet temizse oturarak degilse ayakta. ayakta isediginde mesane tam boşalmiyor, prostat riski dogurur.
0
eriksatie
(31.08.17)
tabiykisi ayakta çöğdürüyorum. bir takım müslüman oturarak şeyetmenin sünnet olduğunu düşünüyor ondan öyle şeyapıyor.
0
Ufuk
(31.08.17)
evde oturarak, dışarda ayakta
0
rakicandir
(31.08.17)
hayır oturarak işiyorum. alışkanlık.
0
klar
(31.08.17)
Insanlari ayakta isetmemek dincilerin yalani. Ayakta isemek yanlis olsaydi pipimiz olmazdi. Tum erkek memelilerin milyonlarca yildir pipisi var.
0
Traveller
(31.08.17)
@traveller

pipiniz ayakta işemek için değil, üremeyi kolaylaştırmak için var. ayakta işeme becerisi onun getirdiği bir avantaj.

ama bir hastane çalışanı olarak söyleyebilirim ki prostat...ustelik babası prostat bir evlat olarak diyebilirim ki yaşam kalitesini inanılmaz şekilde düşüren bir hastalık. değil uzun yola,
kısa yola bile cikamiyor. yolda olabilecek herhangi bir aksiligi (örneğin otobüste eve gelirken trafik sikisti) tolare edemiyor. misafirliğe gittiğinde sürekli tuvalete taşınıyor. içtiği sıvı miktarına dikkat ediyor. dolayısıyla özgüveni zedeleyen ve sosyal hayattan uzaklaştıran bir rahatsızlık.

@doxanikee
prostat=kanser demek degil. evet kimse ayakta işeyince kanser olmaz. ama prostat riski yükselir.
0
balik kraker
(31.08.17)
ev ortamı dışında ayakta. evde oturarak. ayaktayken illa sağa sola sıçrıyor. öteki türlü daha hijyenik. sağlık açısından faydalı diyen de var. kolpaysa bile bi zararını görmedim.

bu arada "erkek adamsınız, ayakta işeyin." diye telkin etmek nedir onu anlamadım. bunun üzerinden erkeklik mi ölçülür olm, erkekliğinizde mi yoksa zekada mı probleminiz var?
0
zgrydn
(31.08.17)
evet
0
since1907
(31.08.17)
Ayakta işemek prostat yapmaz.

Kaynak: www.ncbi.nlm.nih.gov
0
hümanist tabutçu
(31.08.17)
@hümanist: LUTS olanlar hariç demiş, bende o semptomlar var, gerçekten daha rahat.
0
Adramelekhh
(31.08.17)
Sorun erkeklik disilik konusu degil, sonuna kadar feministim ama bu ayakta isemeye karsi olma durumu bir tek Musluman ulkelerin tartisma konusu. Neden dinciler buna karsi anlamiyorum, masada yemek yemeye, catal kasik kullanmaya falan da karsilar gerci.
0
Traveller
(31.08.17)
@Adramelekhh
LUTS için oturarak işemek daha iyi demiş, sağlıklı bireylerde ise ayakta işemek prostata sebep olmaz.
0
hümanist tabutçu
(31.08.17)
@hümanist: ben de onu dedim işte
0
Adramelekhh
(31.08.17)
(11)

Harry Potter fanlarına bir soru.

ravenclaw
Şimdi 3. Filmde harryi kurtaran patronum büyüsünü son filmde severusun yaptığını öğreniyoruz. Ama 3. Filmde o patronum büyüsü yapıldığı sıralarda severus dumbledorun yanında değil. Remus kurta dönüşüp severusa falan saldırıyordu hatta ağacın orada. Siriusu yakalamaya geliyordu. Sorum şu ; birşey mi
Şimdi 3. Filmde harryi kurtaran patronum büyüsünü son filmde severusun yaptığını öğreniyoruz. Ama 3. Filmde o patronum büyüsü yapıldığı sıralarda severus dumbledorun yanında değil. Remus kurta dönüşüp severusa falan saldırıyordu hatta ağacın orada. Siriusu yakalamaya geliyordu.

Sorum şu ; birşey mi kaçırdım ben? Yoksa mantık hatası mı Var? Gene 3 filmde dumbledorun harry ve hermonieye verdiği zaman dönüştürücüsünün bir hikmeti mi yoksa?

Telden yazdım imla hatası varsa affola.
0
ravenclaw
(30.08.17)
Timeturner kullanarak o buyuyu Harry yapiyor, hatta oncesinde kendisini babasi saniyordu. Zamanda geri gidince hatta bir sure babasinin gelmesini bekledi ama gelmeyince kendi yaomak zorunda kaldi.
Ben Snape'in yaptigini hatirlamiyorum.
0
Traveller
(30.08.17)
Patronus*
Filmi hatırlamıyorum, bir kere izledim. Kitapta olanını yazayım, Sirius ve Harry'ye ruh emiciler saldırırken gelen patronustan bahsediyorsak onu Snape yapmıyor. Saldırıya uğrayan Harry babasını yaptığını zannediyor hatta ama zaman döndürücüyle geri döndüklerinde olayu Hermione'yle uzaktan izlerken aslında kendini gördüğünü fark edip büyüyü yapıyor. Yani patronusu ikinci Harry yapıyor.

Edit: O arada Snape kendine gelip Harry'yi (birinci Harry'yi) ve Sirius'u okula götürüyor. Ondan bahsediyor olabilir mi son filmde?
0
kobuzchu kiz
(30.08.17)
Traveller +1

Zaten snape'in patronusu dişi geyik yani boynuzlari yok. Kitapta ve filmde harry'i kurtaran patronus erkek geyikti, yani harry'nin patronusuydu. Kendi kendini kurtariyor yani, ha burdan zaman yolculuğu paradoksu çıkabilir ama snape değildi onu kurtaran
0
nundu
(30.08.17)
Ona bakarsak ağacın olduğu yerde Harry de var.

johnlinkmovies.files.wordpress.com

Tam hatırlamıyorum ancak farklı zamanlar olduğunu düşünüyorum.
0
dissendium
(30.08.17)
Son filmde dumbledor ile konuşurken severus yapıyor diye hatırlıyorum hatta çocuğu kurbanlık gibi yetiştirdin diyor severus. Albus ise bana çocuğu önemsemeye başladığını söyleme sakın falan diyordu ama yanıldım sanırım.
0
🌸ravenclaw
(30.08.17)
Sen filmleri karıştırmışsın. Snape'in yolladığı şey Gümüş Maral. İngilizcesi Silver Doe. Harry Potter saklandıkları ormanda Godric Gryffindor'un kılıcını ararken onu görüyor. Sonra maral onu kılıca götürüyor. Yoksa Harry Potter kılıcı bulamazdı. Ben böyle hatırlıyorum. Umarım sallamamışımdır.
0
dissendium
(30.08.17)
sen baya bir şey karıştırmışsın. 3. kitapta harry^nin gördüğü kendi patronusu. cevaplara bakmadım bile çoktan cevaplanmıştır. ama dayanamadım.

bir daha oku, bir daha izle.
0
maniac and my pretty prozac
(30.08.17)
ve evet. snape, lily ve Harry'nin patronusları ırk olarak benzer patronuslar. fakat kesinlikle farklı. hayvanların isimlerini tam hatırlayamıyorum şu an. alkollüyüm.
0
maniac and my pretty prozac
(30.08.17)
3. filmdekini harry kendisi yapıyor onu yanlış hatırlıyorsunuz ama zaten patronusu yapmak için civarda olmasına gerek de yok. kingsley shacklebolt ron'un abilerinden birisinin düğününe patronus yollamıştı, kaçın geliyorlar diye mesaj vermek için. yani patronus uzağa yollanabilen kontrol edilebilen bi şeydir diye düşünüyorum.
0
nickimin hakkini veremedim
(30.08.17)
----spoiler----

3. film ilgili sahne: youtu.be --> Harry kendi yapıyor time turner olayı

Son film sizin bahsettiğiniz sahne : youtu.be ---> Always.
0
AlsterWasser
(30.08.17)
Dumbiye, Lily yi hala seviyom hesaaaabı yapıyo patronusu göstermek amaçlı.Lilyle patronusları aynı Snape in.

Azkaban Tutsağı nda arkadaşların da belirttiği gibi Harry patronusception edasıyla kendi yapıyor.

Vay be ne günlerdi..
0
lüzumsuz adam
(31.08.17)
(11)

Emin olma takıntısı

hümanist tabutçu
Bu takıntıya sahip olup da yenen arkadaşlar nasıl yendi? Bende özellikle kağıttan bir yazıyı bilgisayara geçirirken, veri girerken oluyor. "Aynen geçirdim mi acaba?", "Eksik mi yazdım acaba?" vs. diye.
Bu takıntıya sahip olup da yenen arkadaşlar nasıl yendi? Bende özellikle kağıttan bir yazıyı bilgisayara geçirirken, veri girerken oluyor. "Aynen geçirdim mi acaba?", "Eksik mi yazdım acaba?" vs. diye.
0
hümanist tabutçu
(30.08.17)
eksik yazsan ne olur. uzaya mekik mi yolluyorsun. problem olursa göndersinler bi daha yaz.
0
kelepir
(30.08.17)
yenemedik. 50 defa kontrol ettiğim şeyler oluyor. allahtan genel olarak hızlıyım da kendimi yavaşlattığım çok belli olmuyor.
0
shotgunwoman
(30.08.17)
@kelepir
Kimseye bir şey göndermiyorum.
0
🌸hümanist tabutçu
(30.08.17)
bende de var. yenemedim :)
0
burya
(30.08.17)
Tekrar sayısını sen belirle. 1. kontrolü kağıttan monitöre yap, 2. kontrolü monitörden kağıda yap. Bu işlemden sonra "Artık kontrol yapmayacağım." diyerek belgeyi kaydet. Ben şu soruyu kendime soruyorum çok takılırsam: "Ben bunu gerçekten kontrol ettim mi?" Cevabı "Evet." ise hiç uzatmadan işlerime devam ediyorum. Yaptığın işi fark etmen için kendine zaman ver. Zihinsel bir süreç yaşama. Bilgisayar başında hayal alemine daldığın zaman bu takıntıların sıklığı artıyor.
0
dissendium
(30.08.17)
@dissendium
Ellerine sağlık :) Bu dediklerinin neredeyse hepsini yapıyorum, tekrar sınırlaması koymak özellikle hiç işe yaramıyor, söz geçiremiyorum kendime. Son söylediğin şey çok doğru.
0
🌸hümanist tabutçu
(30.08.17)
kontrol için makul sayıda ve temsil edici nitelikte referans noktaları seçip üzerinden geçersin, hata varsa büyük ihtimalle gözüne çarpar.

her seferinde %100 kontrol yapamazsın. bunu kabul et.
0
zgrydn
(31.08.17)
bitmeyen bir şey bu. o evin kapısını acaba kapattım mı diye tüm gün içini kemirir
0
bir sevgi faresi jamal
(31.08.17)
böyle bir işi yaparken başıma kontrol etme gibi ekstra bir iş çıkartacaksa öncelikle onun çaresini düşünürüm. sallıyorum yazılı bir metni bilgisayara geçireceksem yazdığım kısımları işaretler öyle devam ederim.

hata yapmayayım diye çok kasmak ta anlamsız. ne de olsa hata yaparım diyerek hızlı bir şekilde iş yapılıp son bir kez kontrol yapılabilir.

Hafıza gerektiren bu tip aktiviteler için "ayıraç" nesneleri / kavramları her zaman için faydalıdır.
0
iron
(31.08.17)
@zgrydn
Sanırım gözüne çarpacağına güvenmek gerekiyor.

@ercu cozer
Teşhisi konmadı ama herkeste bir miktar var bu rahatsızlık. Bu arada hastalığın adını da yanlış yazmışsın, gözüme çarptı :)

@iron
Hiç kontrol etmemezlik de yapmadım ki diyip 1 kontrolden sonra salınabilir aslında. Deneyelim :)
0
🌸hümanist tabutçu
(31.08.17)
kendini olasılık dengesinin kucağına bırakacaksın. her şeyi kontrol edemezsin, verimlilik bu değil.
0
zgrydn
(31.08.17)
(14)

Araplar Cidden Görgüsüz mü yoksa?

jihat
Ben mi ön yargılıyım? Geçtiğimiz hafta iyi sayılabilecek bir otelde tatildeydim. Ruslar, İngilizler vs. (kendi ülkelerindeki godaman tayfa olduğunu düşünüyorum) vardı otelde. Gerek çocukları, gerek kendileri kibar, nazik insanlardı. Bağırıp çağırmıyorlar, tabaklarını yiyebildikleri kadar alıyorlar,
Ben mi ön yargılıyım? Geçtiğimiz hafta iyi sayılabilecek bir otelde tatildeydim. Ruslar, İngilizler vs. (kendi ülkelerindeki godaman tayfa olduğunu düşünüyorum) vardı otelde. Gerek çocukları, gerek kendileri kibar, nazik insanlardı. Bağırıp çağırmıyorlar, tabaklarını yiyebildikleri kadar alıyorlar, havuzda şurada burada çılgın işler yapmıyorlardı. Son gün bir grup Arap geldi. Adamlar 3 kişi için 13 tabak falan yemek aldılar sofralarına (epey bir kısmı çöpe gitti sanırım), bağıra çağıra falan yemek yediler, havuzda aynı şekilde (içki falan içmeye çalışıp içkileri havuza döktüler) vs vs.

ben mi önyargılıyım yoksa bu adamlar cidden mi görgüsüz?
0
jihat
(30.08.17)
avrupa ile ortadoğu arasında en az 300 yıl fark var. ondan kaynaklanıyor.
0
kelepir
(30.08.17)
E bunlari biz de yapiyoruz? Ve evet komple gorgusuzuz.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(30.08.17)
Yillarca herkes esit falan dedim ta ki gecen yil ABD'de yasayan Fasli bir doktora ogrencisini hata edip evime alana kadar. Hayatimda tanidigim en gorgusuz, kirli insandi. Koktugu icin kirli camasirlarini degistirmesi gerektigini ogrettik, eliyle yememesini ogrettik, tencere tava kullanirken bunlarin dibini catalla siyirmamayi ogrettik, bunlari gectim kilolu kadinlarin cok oral seks yapip sperm yemekten kilolu olmadiklarini ogrettik. Evet Ingiliz dilbilimi doktora ogrencisiydi. Fransizca, Arapca, Berberce, Ingilizce biliyordu falan filan ama gorgu hic yoktu.
0
Traveller
(30.08.17)
Görgüsüzler. Bizim üniversiteye yabancı uyruklu çok fazla öğrenci geliyor. Bu Arap tayfasından olan kişiler kütüphanede bağıra bağıra telefonla konuşuyorlar. Gülmeleri bile görgüsüzce. Mesela normalde çok komik olmayan bir şey var ortada, buna kendi arkadaş grupları arasında kahkaha atarak gülüyorlar. Acayip iticiler.
0
dissendium
(30.08.17)
@proletiaer doğru biz de yapıyoruz ama o kadar değil.
0
🌸jihat
(30.08.17)
sevmediğim ırklar var, içinde araplar yok ama görgüsüzler bence de. üniversiteyi okuduğum yerde de araplar çok fazlaydı ve bir kafeye veya topluluk içine girdikleri an o kadar belli oluyor ki anlatamam. ses seviyelerini kontrol edemeyişleri, yemek yeme kültürleri ve toplumsal alanlarda nasıl davranmaları gerektiği konusundaki umursamaz davranışları insanı huzursuz ediyor.

çocuklarının tarzan gibi masadan masaya sıçrayışları, pis ayakkabılarıyla milletin oturacağı yerlere basmaları, işkence yapılıyor da ona tepki veriyormuş gibi çığlıkları ve ailelerinin asla ve asla uyarmamaları...

hani, bizim yeni anne olmuş şımarık türk kadınlarının çocukları aşırı derecede görgüsüz oluyor ya eğitimsizlikten, işte tüm araplar hep böyleymiş gibi tablo görüyorum onlara bakınca. doğal olrak da bu görgüsüzlükleri sürüp gidiyor herhalde nesiller boyunca.
0
m e b
(30.08.17)
Adamlar görgüsüzlük ve parayi nereye harcayacaklarini bilmemenin sözluk tanimi resmen. Bi kere bi büyüklük takintilari var, en uzun bina dubai'de ki onu geçecek olan bi bina suudi arabistanda inşaat halinde diye biliyorum. Durmadan büyük yapay adalar vs yapiyolar. Her şey büyük olsun altından olsun diye uğraşıyorlar. Sirf paramiz var niye olmasin diye 2022 dünya kupasini katar aldi. 1900lere kadar fakirken bi anda petrolle zenginleşmenin sonuclari olarak aşiri gorgusuzler bence
0
nundu
(30.08.17)
@camussar

valla buyuk konusmayim ama aynen dedigin gibi, fas'a bir daha gitmem icin uzerine para vermeleri lazim. belki en fazla bir kere daha marakes'e gidip bir iki gun kalirim o kadar, o da dunyada gorulecek diger ulkelerin buyuk bir kismi bittikten sonra.

araplar, zengin olan daha gorgulu olabilir bilemiyorum, ancak benim marmara'da bir ilde gordugum, adamlar meyve sebzenin suyunu agizlarindan akita akita baya bildigin dogrudan acik bufenin uzerinde yiyorlardi. yine de butun millete mal etmemek lazim.
0
kassiopeia
(30.08.17)
Camussar+ 1000

Arabın zengini acayip kibirlidir. Öyle böyle değil ama, görgüsüzün önde gidenidir. Nefret ederim Kuveyt Dubai Suudi vs Araplardan. Libyalılar da biraz kabadır. Fas Cezayir Tunus tarafı iyidir, biraz Fransız İspanyol özentisidir. Kendilerini çok kültürlü görürler ki zengin Araplara nazaran doğrudur da. Ürdün Suriye Lübnanı genel olarak iyi diye biliyorum fakat ülkemizdeki Suriyeliler de her geçen gün beni yanıltıyorlar . Kısacası önyargılı değilsin. Haklısın.
0
Fusha
(31.08.17)
türkler kadar görgüsüzler.

yürürken öküz gibi çarpan öküz gibi araba süren, yerlere tüküren, kadınlara öküz gibi bakan türkler kadar görgüsüzler işte.
0
hopp
(31.08.17)
Tabiki görgüsüz buda sorumu, Arap sonuçta
0
ugrcn
(31.08.17)
İngilizin çöpçüsü de gelse etrafa rahatsızlık vermez, arabın kodamanı lobide soğan yer ayaklarını sehpaya uzatır. odalarını ne sen sor ne ben söyleyeyim...
80' lerde 90'larda yıldızlı oteller anlaşmalara madde koyarlardı arap turist kabul etmezlerdi.Diğer müşterilerden çokça şikayet gelince mecbur kaldılar yoksa araplarda para gani hele o zaman. Arabın parasını kaçırmak istemeyen acentalar sahillerde ev kiralıyorlardı araplar için. Hey gidi, şimdi devran döndü tabii.

Önyargılı değilsin yani.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(31.08.17)
Önyargılı değilsin ve sonuna kadar da haklısın. Karşılaştığım tüm Araplardan tiksindim. Ve gözlemlediğim kadarıyla maalesef Türklerle çok fazla benzerliğe sahipler.
0
mutlusismankedi2015
(31.08.17)
Görgü, okumayla, kültürle, bilgiyle gelir. Okumayan bir toplumdan görgü, kültür, saygı, kibarlık beklenemez. Okuyan, bilgiye ve kültüre önem veren toplumlarda kişi öncelikle bilgisine göre toplumda bir yer edinir. Para daha sonra gelir. Hatta Avrupa'da sonradan görmelere saygı duyulmaz, sevilmezler. Kimse onlar gibi olmayı hayal etmez. Okumayan, cehaletin övüldüğü toplumlarda ise tüketebildiğin kadar var olursun. Paran kadar saygı görürsün. Şüphesiz, Türkiye de bu toplumlardan biri. Milletin tamamına yakını bir sihirli değnekle istediği insanın yerine geçebilecek olsa acun Ilıcalı veya şeyma Subaşı olmayı ister, Aziz Sancar olmayı değil. Bizde de var yani maalesef aynı görgüsüzlük; ancak toplumun bir kısmı kültürel olarak kendini geliştirmese de en azından okula gidip cehaletini aldırdığı için bizdekinin üstü daha örtülü. Bizde "ben senden zenginim" mesajı çok daha üstü kapalı ve sofistike şekilde veriliyor. Her konuda en altlarda olan ülkenin facebook ve instagram kullanımında dünya 3.sü olması boşuna değil mesela.

Özetini özeti; evet Araplar'ın çoğu ultra görgüsüz, Türkler de kuzey Avrupalılar'a göre çok daha görgüsüz. Sebep 300 yıl önceye dayanan bir eğitim ve kültür farkı.
0
gemini stonehead
(31.08.17)
(15)

sevgili potterhead'lere anketing

shotgunwoman
hangi kule/eve mensup olduğunuzu biliyor musunuz? hangisi??
hangi kule/eve mensup olduğunuzu biliyor musunuz? hangisi??
0
shotgunwoman
(30.08.17)
Gryffindor'um ama bir tarafım sen Slytherin'sin diyor.
0
dissendium
(30.08.17)
Ravenclaw <3

Hep kendimi oraya ait hissettim ve çözdüğüm her ankette de orasi çıktı. Pottermoreda da öyle.

"Sınır tanımayan bir zeka, en büyük hazinedir insana"

Edit: lim5'in testinde de %70 ravenclaw %29.8 hufflepuff %0.8 gryffindor %0 syltherin cikti
0
nundu
(30.08.17)
muggle'ım ben.
0
zgrydn
(30.08.17)
Ravenclaw

edit: Lim5'in verdiği link kişilik testi gibi. 73.4% Ravenclaw,23.4% Hufflepuff, 3.2% Gryffindor, %0 Slytherin çıktım.
0
cikis yolu
(30.08.17)
Bütün Ravenclaw buradaymış.
Pottermore'dakini çözmedim.
amp.timeinc.net

Pottermore'dakini dün çözdüm ve Ravenclaw çıktım.
0
Lim5
(30.08.17)
Bir Ravenclaw da burada var, en sevdiğim evdi, Pottermore doğruladı :)
0
kobuzchu kiz
(30.08.17)
hufflepuff ^^
"i think we should all want to be hufflepuff"
www.youtube.com
0
neyleyim
(30.08.17)
Testler Slytherin diyor.
0
inawen
(30.08.17)
Slytherin +1. Ilvermorny evim de, Thunderbird'müş:)
0
agluna
(30.08.17)
Slytherin'li kardeşlerim geldi nihayet ;_;
0
🌸shotgunwoman
(30.08.17)
pottermore'daki teste göre rawenclaw çıkmıştı ama ben gryffindor'da olmak isterdim hep. sebebi ise biraz kişisel, popülerliklerine göre değil yani. hatta zaman zaman da "potter'ın cesur davranışından dolayı gryffindor'a 10 puan!" klişelerinden dolayı antipati de beslemişimdir.

neyse. kısacası gryffindor'a ait olduğumu düşünüyorum.


ek: hay allah kahretsin, yukarıdaki teste göre de %62 ravenclaw çıktım.
0
m e b
(30.08.17)
pottermore hufflepuff'ı (bazen de ravenclaw'ı sekiz kere filan çözdüm değişik nicklerle, hayır manyak değilim), lim5 ravenclaw'ıyım.
sorting hat sorsa hufflepuff derdim, çünkü sadece iyi olmak da yeter <3
0
evde liyakat kalmamis
(30.08.17)
Pottermore testlerinde eşit miktarda Hufflepuff/Gryffindor çıkıyorum. Bana sanki bu testte tam kim olduğumuz değil de özelliklerine en çok değer verdiğimiz evi seçiyoruz gibi geliyor, o yüzden Hufflepuff diyorum.
0
peki madem
(30.08.17)
Rawenclaw olduğumu biliyordum testte de öyle çıktım
0
mutlusismankedi2015
(31.08.17)
Slytherin çıkıyorum genelde. En sevmediğim bina ya. Hufflepuff'a bile razıyım.
0
cezzar dede
(31.08.17)
(7)

Hangi diş tipi en uzun ömürlü olur?

idexo
Basit bir makine için dişli tasarlıyorum. Bunlardan 2 tanesi birbirini çevirecek. Dişlileri alüminyumdan kestireceğim. Resimdeki 3'lüden hangi tipi tercih etmeliyim?
Basit bir makine için dişli tasarlıyorum. Bunlardan 2 tanesi birbirini çevirecek. Dişlileri alüminyumdan kestireceğim. Resimdeki 3'lüden hangi tipi tercih etmeliyim?
0
idexo
(30.08.17)
Alüminyumu neden tercih ettiniz. Alüminyum temas parçası için uygun değil yumuşak oldugundan cabuk deforme olur. Makine çeligi seçin.
0
tukenmez adam
(30.08.17)
Makine çok basit bir makine. Devir sayısı çok düşük ve makine sürekli çalışmayacak. Plastik yerine bulabildiğim en ucuz metali seçtim. 20x20x1cm bir plakayı 15 liraya aldım.

Dişli çapı da 8cm civarında olacak. Yine de çelikten mi yaptırayım? Diş tipi için hangisi daha uygundur?

Dakikada 100-700 devir arasında değişken bir hızda çalışacak.
0
🌸idexo
(30.08.17)
diffarentiationation
(30.08.17)
dişli zincir için değil. doğrudan birbirini çevirecek 2 dişli.
0
🌸idexo
(30.08.17)
burada hız değil ne kadar güç ya da tork ileteceği önemli daha çok.
0
Apocalypse
(30.08.17)
tek işi bir sayaç döndürmek. hiçbir dirençle karşılaşmayacak
0
🌸idexo
(30.08.17)
Ortadaki.
0
dissendium
(30.08.17)
(9)

before-after işfası (uzun saç içerir(di))

tolga asp
ulen gene dayanamadım bende katılıyorum.ilk ifşada kullandığım fotoğrafı yükledim belki hatırlarsınız diye, ondan sonra askere gittim geldim ve böyle oldu :/yeni geldiğim için tipim daha yerine oturmadı saç ve sakal zamanla oluşacak. sonraki ifşada daha yakışıklı bir tolga görebilirsiniz (kızlar dik
ulen gene dayanamadım bende katılıyorum.

ilk ifşada kullandığım fotoğrafı yükledim belki hatırlarsınız diye, ondan sonra askere gittim geldim ve böyle oldu :/

yeni geldiğim için tipim daha yerine oturmadı saç ve sakal zamanla oluşacak. sonraki ifşada daha yakışıklı bir tolga görebilirsiniz (kızlar dikkat).
0
tolga asp
(30.08.17)
Kurede elektrik kacagi mi vardı :)
Gene iyi cikmissin bence askerlikten. Cok kotu durmuyor.
0
runagain
(30.08.17)
sinema televizyondan mezuniyet öncesi-sonrası gibi olmus.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(30.08.17)
uzun sacli fotografini hatirliyorum. hos geldin.
0
chachachablues
(30.08.17)
Askerlik bu kadar işe yarıyorsa yarın ben de işlemleri başlatayım. Askerlik sonrası daha iyi.
0
dissendium
(30.08.17)
yakışmış diyenler samimiyse teşekkür ediyorum mutlu ettiniz beni :)
0
🌸tolga asp
(30.08.17)
Tip oturmasın daha iyi
0
leontocephaline
(30.08.17)
Uzun sac. Net.
0
stavro
(30.08.17)
gelmiş geçmiş en iyi ifşa askerden önceki ifşa resmen, bi sene önce de istemsiz gülümsemiştim gecenin bu vakti yine gülümsedim lan durduk yere, çok yaşa <3
0
evde liyakat kalmamis
(30.08.17)
Acını anlıyorum kardeşim. Huzur içinde yatsınlar.
0
Adramelekhh
(30.08.17)
(20)

Ifsa

seyirdefteri
Cok caliskanim ifsasiEdit: Heh sonunda duzeldi, cok cabaladim aksam aksam.
Cok caliskanim ifsasi

Edit: Heh sonunda duzeldi, cok cabaladim aksam aksam.
0
seyirdefteri
(30.08.17)
genç erkeklerimizin boynu tutuldu
0
shotgunwoman
(30.08.17)
foto neden ters
0
KingDagos
(30.08.17)
ben de anlamadim ki neden ters bu boyle
0
🌸seyirdefteri
(30.08.17)
Hafif bi kizillik sezdim :)
0
ceann deas
(30.08.17)
Genc beyinlere kan gitti sayende.
Guzel foto ama bu iste bir terslik var.
0
runagain
(30.08.17)
Ben seni hatırlıyorum sanki. Makine mühendisliği okuyordun. Senden proje mühendisi olur. :) İdealist bir hava sezdim.
0
dissendium
(30.08.17)
Allahtan mobilim. Cihazi ters cevirmek kolay oldu.
0
stavro
(30.08.17)
teşekkürler ya, boynum güzel kıtladı. valla bak.

off, görünüşten karakter yorumlamayı pek sevmem ama inanılmaz kinci, hesapcı ve dedikoducu kadınlara benziyorsun. valla güzelliğine rağmen baya bir itildim. sanki umrundaymış gibi de anlattım, evet.
0
i drive the hearse
(30.08.17)
Lap-top'ı çevirdim ya, yazıklar olsun! Bir şey yok, sevimli surat ve choker denen boğan kolye var (._.)
0
velvetmorning
(30.08.17)
@dissendium, cok heyecanlandim yorumuna :)
@ceann, saclar boya ne yazik ki, gonul isterdi ki gercek gingerim diye ortalikta fink fink gezeyim. yakin zamanda boyattim zaten, begenildi genel olarak :)
0
🌸seyirdefteri
(30.08.17)
Duyurunun en güzel kadını sanırım
0
captainobvious
(30.08.17)
2. kez yorum yapma gereği duydum foto düzelince...nedense saf ve iyi niyetli biriymişsnz izlenimi aldım...yüz güzelliğide gayet başarılı ve doğal...

evet bu akşamın en iyisi oyumu sizden yana kullanıyorum
0
KingDagos
(30.08.17)
@03 pamuk gibiyim oysa
0
🌸seyirdefteri
(30.08.17)
Ya bir de merak ettim, Romanya, Bulgaristan, Makedonya göçmenliği var mı? Bir arkadaşıma çok benziyorsun. :)

Edit: Tahmin etmiştim. :)
0
dissendium
(30.08.17)
@dissendium, bulgar gocmeniyim
0
🌸seyirdefteri
(30.08.17)
iş hayatı yormuş ama tatilin gelmesi açmış biraz :)
herkes ifşaya başladı,güzel olanları öne alalım :)
0
red hot chili
(30.08.17)
Laptopu ters cevirip bi daha baktim ama duz daha iyi :) o kolye rahatsiz etmiyo mu ya
0
runagain
(30.08.17)
sana ağırdan yazayım dedim de. pm kutun doludur şuan. hiç uğraşamam.

edit: başındakileri kov. bana yaz bi ara.
0
marul hirsizi
(30.08.17)
Ben de çok beğendim
0
dunyatuhaf
(30.08.17)
aynı ayça eren şapkişliği değil mi ya. ashgdhsjdk
0
Ufuk
(30.08.17)
(9)

hafif seksili plaj ifşası

zgrydn
------solda yamuk bakan ben oluyorum.
------

solda yamuk bakan ben oluyorum.
0
zgrydn
(30.08.17)
size puanım 9
0
shotgunwoman
(30.08.17)
ÖSS'de ilk 50
0
isott
(30.08.17)
Oo bomonti :p
0
runagain
(30.08.17)
Neyse acımasız yorum yapmayacağım tamam. :D
Birbirinize yakışmışsınız. :)
0
yirmisantim
(30.08.17)
tıp okunuyor gibi bir hava
0
yuvarlanantencereninkapagi
(30.08.17)
Seni ilk defa gördüm. Genç adammışsın. Yalnız gözlüğü değiştir. Fem öğrencisi gibi duruyorsun.
0
dissendium
(30.08.17)
Daha ne olsun .
0
dunyatuhaf
(30.08.17)
Siz bu fotoyu silmeyip sakladınız mı şimdi :/
0
manuel mandalina
(30.08.17)
@dis, 27'yim ama sakalsızken 5 yaş geriye gidiyorum.
0
🌸zgrydn
(30.08.17)
(7)

Kenan Evren ve 80 darbesine bakış?

bir fincan kahve ile film izlemek
Bütün darbelere koşulsuz, amasız karşı durmuş, darbenin iyisi olmaz diye düşünen bir insanım. Tabii o günleri yaşamadım, sonradan okuduğum, öğrendiğim kadarıyla sınırlı bilgim.Bugün 77 yaşında bir amcamız var, onla oturup anılarını dinlerken iş dönüp dolaşıp darbe günlerine geldi. 80 öncesi sokağınd
Bütün darbelere koşulsuz, amasız karşı durmuş, darbenin iyisi olmaz diye düşünen bir insanım. Tabii o günleri yaşamadım, sonradan okuduğum, öğrendiğim kadarıyla sınırlı bilgim.

Bugün 77 yaşında bir amcamız var, onla oturup anılarını dinlerken iş dönüp dolaşıp darbe günlerine geldi. 80 öncesi sokağında işlenen cinayetleri, patlayan bombaları anlattı, ne zor günler olduğundan bahsetti ve Kenan Evren ile birlikte bir gecede ortalığın süt liman kesildiğini, yoksa el atmasaydı çok daha kötü olacağından bahsetti. "Bir de utanmadan kalkıp adamı yargıladılar" falan dedi. Ben de bir şey demeden dinliyorum. Sonuçta ne diyeyim, o günleri adam yaşamış, canlı tarih.

Bu arada muhafazakar bir amcamız falan da değil hani.
Mesela babama itiraz ederim,o da benzer şeyleri söyler hep. Milletin bıktığından, darbeyi beklediğinden falan bahseder.

Şimdi, benim atladığım ne var diye düşünüyorum.
Darbeyi savunan kitle genelde o günleri yaşayanlar oluyor. Bu insanlar mı yaşadıkları dönemi yanlış yorumluyorlar yoksa benim atladığım bir şey mi var?

Siz ne düşünüyorsunuz? Biliyorum, bu konulara subjektif yaklaşmamak imkansız fakat varsa okunabilecek metin, doküman öğrenmek isterim.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(29.08.17)
"darbeyi savunan kitle genelde o günleri yaşayanlar oluyor."

yanlış. biraz sol kitleden benzer yaş grubundaki insanlarla konuşmayı deneyin. cezaevlerindeki işkenceler, idamlar, erdal eren, devlet eliyle yapılan binbir türlü mevzuyu vs. anlatsınlar size.

80 darbesi, 90'lardan beri yaşadığımız kabızlığın köküdür. bugünkü sonucun nedenidir.
0
zgrydn
(29.08.17)
@zgrydn; evet farkındayım işte tam merak ettiğim nokta da orası. Yoksa Kürtlerden de darbeyi savunan birini bulamayız.

"darbeyi savunan kitle genelde o günleri yaşayanlar oluyor." cümlesiyle o yaş grubunun çoğunluğu darbeyi savunuyor demiyorum. Darbeyi savunanlar arasında hayrı sayılır kitle o yaş grubundan yani.

Darbeyi savunan insanların neden böyle düşündüğünü merak ediyorum sadece. Bu kısım ilginç geliyor.
0
🌸bir fincan kahve ile film izlemek
(29.08.17)
kanımca burada düşülen hata sokak ortasında işlenen cinayetlere, taranan kahvehanelere vs. devletin uzunca bir sessiz soluksuz izlemesine ses edilmemesi. şiddete maruz kalan tarafın tekrar şiddetle yanıt vermesi ve sarmalın iyice genişlemesi kitlelerde huzursuzluk yaratmış ve uygun anda yönetime el koyup "bakın işte bundan gayrı gençler birbirini vuramayacak" denmiş.

hatta ve hatta bir komando kampları mevzusu var ki alenen solculara karşı eylemler yapılsın diye desteklenip, pışpışlanmış. hatta bu kamplarda yetişen tipler zamanla emniyette, istihbaratta, önemli yerlere gelmiş. buna karşılık solcular nerede? yok.

darbeyi savunan kitle olaya yanlış pencereden bakıyor. çünkü "goministlerin" iktidara gelmesini onlar da istemiyordu. bu moskof uşaklarından ya da yavru kurtlardansa kendini atatürkçü olarak tanımlayan ordunun iktidar olması onlara hoş geliyor. bir nevi "adamlar yiyor ama çalışıyor da" hikayesi. inanmak istediği yalanların üzerine kendince makul sebepler ekliyor hepsi bu.
0
antipodes
(29.08.17)
vallaha benim annem nefret eder bu gerzekten ama babamın hayatını kurtardığını da düşünüyor aynı zamanda. babamın mağazasına bomba atılmış tonlarca tehdit mektubu almıştır. Lisede olan ablama sağ cenahtan tehditler yağmış solcu gençler evimizin kapısında nöbet tutar olmuş. Annem 12 Eylülden sonra uyku nedir hatırladım der.
0
guitarissimo
(29.08.17)
80 darbecilerinin yaptigi bir kizi bogulmaktan kurtarip sahilde tecavuz etmeye benziyor. Bu siddet sokakta olacagina kapali kapilar ardinda oldu sonra.
0
i m sick tired
(29.08.17)
Bu darbeye karşıyız muhabbeti AKP'nin sözde Balyoz darbe planı sonrasında AKP seçmenleri tarafından ortaya atıldı. AKP rakiplerine büyük bir fark atarak iktidara geldiği için AKP seçmenleri olası bir darbe sonucunda iktidarı kaybedebileceklerini düşüncesiyle böyle söylemlere başladılar. 2007 yılına kadar Türkiye'de darbe kötü bir şeydir fikri çok ortalıkta yoktu. Bizim halk darbeyi seviyor demeyeyim ama ben de birçok insanın 80 darbesinden memnun kaldıklarını duydum. Darbeye ben de karşıyım. Ancak işin içine şiddet girince tüm yollar tıkanıyor.
0
dissendium
(29.08.17)
80 darbesi olduğunda 20 yaşımdaydım, çalışıyordum, devrimci yol sempatizanıydım.
Olayların baş müsebbibi kara kitabı arkasına alan derini-yüzeyeli devletin ta kendisidir. Solu sağa, solu sola kırdırdılar. Kahveler tarandı, olaylı (tabii ki provakasyonlu) yürüyüşler oldu, üniversitelerde yaralanmalı ölümlü çatışmalar oldu. Her grubun içinde mit elemanları vardı, hepsi afişe oldu sonradan birer birer. kantinciler, kitapçılar, abi abla dediklerimiz... dernek yöneticiliğine gelebilenler bile vardı.
Öncesinde ben öğretmen okulunda okuyordum. Okulları kapattırmak için yapılanları bir bilseniz. mc hükümeti sırasında okula 13 yeni öğretmen atandı. neler yaptılar neler. en son işleri derslere girmemek oldu. biz de seviniyoruz oh dersler boş geçiyor diye. lise aklı işte. meğer oyunun bi parçasıymış derslere girmemeleri. valiye "öğrenciler derslere girmiyor" diye dilekçe vermişler. Vali okulu süresiz kapattı. Ben o zaman okul başkan yardımcısıyım. Başkan arkadaşla valiye çıktık. Elimizde dilekçe. Vali bizi bi güzel kalayladı "hem derslere girmeyin hem okulumuzu kapatmayın diye dilekçe verin, madem okumak istiyorsunuz niye derslere girmiyorsunuz!" dedi ve yoklama defterini gösterdi. Öğretmenler derslere girmişler gibi imzaları atmışlar bizi yok göstermişler. Biz sınıflardayız başka türlüsü mümkün değil zaten, parasız yatılı okul, ders boşsa sınıfta oturursun bahçeye bile çıkamazsın.
Valiye anlatamadık, anlamak isteseydi önce bi soruşturma açardı demi, şimdi biliyorum ama o zaman bilemiyoruz tabii o kadarını. Okul süresiz kapatıldı. Büyük sınıflar yürüyüş yapalım dediler dövizler hazırlandı, gidip iznimizi aldık bu kez ben gitmedim artık valiye, azar fena geldi alışık da değilim öyle bağırmalara filan.
İzin sessiz yürüyüç içn verilmiş, kimseden çıt çıkmasın dendi başladık yürümeye. Valilikle okul karşı karşıya aramızda Atatürk heykelinin olduğu ufak bi meydan var, meydanı dönüp okula gireceğiz. Valizler hazır, biletleri aldık yürüyüş sonrası evlere dağılacağız çünkü resmi olarak okul kapandı.
Etraf polis doldu, panzerler filan var. Izbandut gibi adamlar çevremizi sardı. Tam valiliğin önüne geldik kortejde önümdeki genç "faşist vali istifa" diye bağırdı. bizim okuldan biri değil, ne ara geldi korteje girdi farkında bile değilim. Birden ortalık karıştı polisler üzerimize yürüdü, joplandık. Bizim okul kız okulu çoğunluğumuz kızız. Eve gideceğiz diye okulun verdiği kahverengi dar etekleri giymişti bir kısmımız. Koşamayan düşen, ezilen.. Bir ayağı özürlü arkadaşımı gördüm yerde, polisin biri jop indiriyordu üzerine. Karstan yetimhaneden gelen gruptandı, biz onları ayrı bi kollar ayrı bi severdik. Bayramlarda gidecek evleri yoktu, üniversiteyi kazanamazlarsa sokakta kalacaklardı, yurtla ilişikleri kesilecekti. Aklıma geldikçe hala içim kaldırmıyor o mazarayı. Polislerin bir kısmı üzerimize Allah Allah çekerek geliyor bir kısmı "kaçın yavrum okulunuza kaçın" diyordu. Ara sokaklara kaçanları halk evlerine aldı. Bizi polisimizden (!) korudular.
Sonrasında öğretmen okulları lise yapıldı, öğretmen olmak için girdiğim okuldan lise mezunu olarak çıktım. Üniversiteye ailem "ortalık karışık" diye yollamayınca çalışmaya başladım. Akabinde evlendim, iki çocuk annesiyken üni okudum.

İsatistiklere bakıarsanız aynı dönemde mantar gibi imam hatip okulu açıldığını görürsünüz. Bu günlerin zeminleri o dönemde hazırlandı, daha önce ufaktan başlamıştı da biz aymadık. Ayanlar, duyuranlar da temizlendi birer birer.Nurlar içinde yatsınlar.

Şimdi geriye dönüp baktığımda çok planlı programlı bir oyunun içinde olduğumuzu görebiliyorum. O zaman gençtik göremiyorduk o kadar.
Mesela size belki hiç bir anlam ifade etmeyen bir meclis konuşmasındaki bir cümle bana dönem özeti gibi gelebiliyor.
eksisozluk.com

Ya da bir filmdeki bir replik:
youtu.be
(bu film iyi anlatır o zamanları)

Bir de aileler durumu var
eksisozluk.com

En kahrettiğimse compadritonun da belirttiği gibi o dönem o şekilde yaşanmamış olsaydı, kırılıp geçirilen gençlerimiz bu gün yaşıyor olsalardı ülke çok daha başka yerlerde olurdu zira "çok zeki, cevval, gözünü budaktan esirgemeyen, mert, kanlari deli akan ve gerçekten vatanını seven idealist gençlerdi" yitirdiklerimiz.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(29.08.17)
(4)

Kanal tedavisi

dafuq
kanal tedavisi oldum hiç acımadı. millet niye bu kadar abartıyor bu şeyi. ödüm kopacak gibiydi yazılanları okuyunca, bu muydu lan oldum bitince. iğne vurdu tabi dişçi.
kanal tedavisi oldum hiç acımadı. millet niye bu kadar abartıyor bu şeyi. ödüm kopacak gibiydi yazılanları okuyunca, bu muydu lan oldum bitince. iğne vurdu tabi dişçi.
0
dafuq
(29.08.17)
benim de hiç acımamıştı ama herkesin ağrı eşiği aynı değildir
ayrıca ben ağrıdan korkmuyorum ama çok fazla öğürüyorum (gag refleksi) dişçi koltuğunda hiç bir zaman korktuğum şey ağrı olmadı (10 yaşndayken de) herkesin derdi başka.
belki fiziksel ağrı çekmiyordur ama psikolojik olarak katlanamıyordur
0
niye ama
(29.08.17)
Benim seanslar arasında çok ağrım olmuştu. Baskıyla bıçak gibi bir anda saplanıyordu. Bu nedenle korkutucu bence.
0
auroraaurora
(29.08.17)
O iş aslında öyle değil. Sinirler iltihaplı olduğu zaman uyuşturucu etki etmiyor. Yeterli uyuşma olmadığı için acı hissediyorsun. Sinirler tam iltihaplı değilse o zaman uyuşma sağlanabiliyor ve çok bir şey hissetmiyorsun. Bana diş hekimim böyle anlatmıştı. Acı hissetmediysen büyük olasılıkla erken müdahale edilmiştir.
0
dissendium
(29.08.17)
yeterli uyuşma olmadığı zaman abarttıkları kadar var tabi ki. bi de eskiden uyuştırmadna yapıyolarmış rivayetlere göre.
0
elorelia
(29.08.17)
(7)

Uykuda cilginlar gibi konusmak

fakyoras
Selam,Hep uyurken konustugum soylenirdi. Tamam diyip gecerdim. Sleep talk diye bi uygulama yukledim telefona, gercekten de ciddi ciddi konusuyorum. "Okay","tamam" gibi seyleri secebildim, ingilizce turkce karisik kisa bir iki cumle de sectim ama anlamadigim bir seyler de soyluyorum. İlk iki saat uyk
Selam,

Hep uyurken konustugum soylenirdi. Tamam diyip gecerdim.
Sleep talk diye bi uygulama yukledim telefona, gercekten de ciddi ciddi konusuyorum. "Okay","tamam" gibi seyleri secebildim, ingilizce turkce karisik kisa bir iki cumle de sectim ama anlamadigim bir seyler de soyluyorum. İlk iki saat uykuyu analiz ediyor uygulama, bir iki gun daha konusursam satin almayi dusunuyorum uykunun tamami icin.

Napcam ben? Boyle gelmis boyle devam mi edecek?
0
fakyoras
(29.08.17)
İşten gelir gelmez uyuma. Mutlaka YouTube gibi sitelerde vakit geçirerek uyumadan önce zihnini boşalt. Gün içinde yaşanılan şeylere çok yoğunlaşınca böyle oluyor.
0
dissendium
(29.08.17)
vuuuuu super! hep boyle uyurken konusan birilerini konusturmayi istemisimdir :) cok eglenceli bence. o tarz ucretsiz uygulamalar da var.

napcam'a cevap, durust bir insan olun. bir gun sevgiliniz vs. size uykunuzda sorular sorarsa en azindan basiniz derde girmez.
0
jimicik
(29.08.17)
aynı dert bende de var, çözümü olduğunu bilmiyordum ben açıkcası.

yanında yattığınız kişiden bir şey saklamamaya çalışın yoksa daha kötü dönüşleri olabilir.

bu arada bilinçaltında ingilizce neler oluyor acaba??
0
re noreno
(29.08.17)
Ben de cocukluğumdan beri fena konusurum. Son on onbeş senedir de ingilizce konusuyormuşum. Hatta bu hafta iki defa "noooo!" diye bağırarak uyanmışım kabustan, iyi alay konusu oldum.
Hatta ablamla aynı yerde uyuyorsak sohbet ediyormuşuz uykumuzda.
Çözmeye çalışmıyorum ben. Çözümü varsa bilmek isterim ama.
0
sopiro
(29.08.17)
çözmeye çalışmıyorum +1
sürekli iş güç hasta falan anlatıyormuşum ben bi de yok o sunum yetişir mi bu vaka noldu hocaya danıştık mı vs vs yanında uyuduğum insanların ilgisini çekmeyecek şeyler yani.
0
shotgunwoman
(29.08.17)
Parkinsonla bir bağlantısı olabilir. Bir araştırın bence, yalnız her doktor değil norologla konuşmak gerekir.
0
rumpleteazer
(29.08.17)
parkinson dedin korkuttun beni :(

amcam sizofren hastasi :/ genetik mirasim da bi degisik.
0
🌸fakyoras
(29.08.17)
(13)

zengin araba almaktan başka napıyor?

tamamhosdiyonda
bakıyorum lüks arabadan başka özel bir şeyi yok. yani bir eve sahip olmayı saymıyorum, bir iki kılık kıyafeti saymıyorum. eve sahip olmak büyük bir şey ancak ona zengin olmayıpta sahip olanlar var. biliyorsunuz bir ev-bir araba ülkenin bir çoğunun hayattan beklentisi. bir çoğuda aşağı yukarı ömürler
bakıyorum lüks arabadan başka özel bir şeyi yok. yani bir eve sahip olmayı saymıyorum, bir iki kılık kıyafeti saymıyorum. eve sahip olmak büyük bir şey ancak ona zengin olmayıpta sahip olanlar var. biliyorsunuz bir ev-bir araba ülkenin bir çoğunun hayattan beklentisi. bir çoğuda aşağı yukarı ömürlerini sağacak bir eve sahip oluyor. e ne kaldı zenginle fakir arasında?

iphone, giyim vs saymıyorum bunlar büyük kalem değil, e bu adamlar çalışıyor da, lüks araçtan başka napıyorlar yea parayı? ben mi kaçırıyorum acaba, yoksa ben gibi düşünenler var mı?

yani o evle, o ev bir mi demeyin, villa ile 100 mt2 evin bir olmadığını bende biliyorum

herhalde zenginin çevreye algı olarak ben zenginim deme şekli lüks araç?
0
tamamhosdiyonda
(28.08.17)
Gezip tozuyolar, yiyip içiyolar, günlerini gün ediyolar?
0
manuel mandalina
(28.08.17)
çevreye zengin olarak göstermek istediklerini nerden biliyorsun ki. başka yatırımları da vardır ama senin haberin olmuyordur.
evde bir sürü yardımcıları vardır, tatilde istediği her yere gidip sınırsız para harcıyorlardır, lüks yatları vardır vs.
0
sta
(28.08.17)
Zengin ne yapar?

Herkes gibi ihtiyaçlarını alır.

Senin ihtiyacın 2+1 ev ve c segmenti otomobil.

Onun ihtiyacı boğaza nazır yalı, o yalının içinde 300 yıllık antikalar, ünlü ressamların tabloları, seri üretim olmayan arabalar, yatlar, province'de taş ev, ibiza'da yazlık, isviçre'de dağ evi, kanada'da ormanda dağ evi.

Sen avm'den giyinen adamsın, zenginler milano'ya, paris'e, Zürih'e gidiyor alışveriş için.

Sen alelade bir restoranda yiyorsun, o Michelin yıldızlı restoranda yemek yiyor, gurme kitapları okuyup onların gittiği ve deneyip beğendiği yemekleri kovalıyor.

Sen giyim diyip geçiyorsun ama karıları 15000 20000 liralık çantalardan ayakkabılardan yüzlercesine sahiptir.
0
bos gezenin bos ustasi
(28.08.17)
Çocuklarını özel okula gönderiyorlar. Vakıf üniversitesinden bahsetmiyorum. Daha 5 yaşındaki çocuğu Almanca ya da Fransızca eğitim veren okullara gönderiyorlar. Bu okulların yıllık ücreti araba fiyatıyla yarışacak kadar yüksek. İlle somut bir şeye yatırım yapmaları gerekmiyor. Zengin olmayanlar sürekli yemek ve temizlik yapmak zorunda ama zenginler yemek için ayrı, temizlik için ayrı, ulaşım için ayrı kişiler çalıştırınca yine bir sürü para harcamış oluyorlar. Zengin ile fakir arasında rahatlık farkı var. Zengin olmayan biri genelde kredi sayesinde ev alıyor ama zenginler zaten var olan paralarıyla ev alıyorlar. Neyse. Çenem yoruldu.
0
dissendium
(28.08.17)
Sen saçını berberde 20 tlye kestirirsin adam yüzlerce tl verir.
Senin bi tane 200 tllik saatin olur, adamın saat koleksiyonu kol saati koleksiyonu olur her biri de binlerce tl ederindedir.
Senin hayattan beklentin on günlük yıllık izninin beş gününü her şey dahil otelde yiyip yatmak üzerine kurulu bi tatildir, bütün yıl bunu beklersin, zengin istediği bir konsere business classta uçup gider gelir, kültür tatili yapar.
Sen arkadaşınla iki bira içersin, o bilmemkaç yıllık viski ya da şarap.
Dünyanın her türlü yemeğini/içkisini/kültürünü tanıyacak parası vardır mesela.

Zenginlik göstergesi sadece ev araba değil, giydiği kıyafetten kullandığı parfüme, taktığı saatten yaptığı koleksiyona, katıldığı konserden etkinliğe çok şeyi farklıdır zenginin. Ve kendilerinde en imrendiğim şey ben iki kitap alacakken bi tiyatro biletine vereceğim parayı bütçemi sarsmasın diye iki kere düşünüp alırken, kendilerinin bu tip şeylere -benim hiç ulaşamayacağım gibisinden hem de- parmağının ucuyla ulaşabiliyor olması.

Not: buradaki sen, sen değilsin, benim biziz, zengin olmayan hayatını öyle ya da böyle idame ettiren insanlar,hepimiz.
0
bir nick var benden iceri
(28.08.17)
ne kadar da fakir bir soru bu, zenginlikten bu kadar mı uzaksın yavrukuş
0
balpolen
(28.08.17)
Yok şu restauranttan yok bu mekanda yiyip içiyor yazanlara hitaben;
Tasvir ettiginiz zenginlikte olan ailelerin benim çevremde olan çocuklarından hepsi spor yapıyor ve yedikleri tavuk+yeşillik+supplement

Aslında benim sordugumda zenginlik cıtası bu kadar yüksel değildi ama yinede yazılanlarķ dikkatle okuyorum. Sadece şunu görmenizi isterim bu insanlar günün en az 10 saatinde çalısıyor. Bedenen çalışmıyo, taş taşımıyor ama yinede çalışıyor
0
🌸tamamhosdiyonda
(28.08.17)
o saydığın araba ev zaten demirbaşları adamların, benim tanıdığım dededen zengin bi kaç adamın yaptığı şeylerden birisi saat kovalamaktı. adam düşünmeden 500 bin dolar veriyor bir saate ve ömründe sadece bir kere falan takıyor o da keyfi, koleksiyoner yetişiyor adam bebeklikten. ben bugün alayım torunlar kullanır derdinde. onun dışında iş hayatında senden benden çok çalışıyorlar, sonradan görme kadınlarını saymazsak zengin bir aileden gelen bir kadın bile öyle çalışıyor ki, o serveti katladıkça katlıyorlar çünkü adamlar dededen öğrenmiş para kazanma yolunu biz dededen ırgatlık öğrendik kardeşim. bu başlığa yazan kaç kişinin dedesi doktor veya ağa(en basit tabirle) sence?
0
dirildimde geldim
(28.08.17)
Balpolen artı bir
Mesela müze açıyorlar. En kötü koleksiyonları oluyor.
Mesela medici lerin hayatına bak adamlar banker ama kendilerini temizlemek ve üst sınıfa dahil olabilmek için mesenlik yapmışlar.
Paran olabilir ama bir zümreye dahil olmak için zevklerin de olmalı. Zevkin yoksa sanat danışmanı, stilist vs tutarsın.
İphone zengin bir insan için epeyce küçük bir para.
Çoğumuz orta sınıf bile değiliz ama farkında değiliz bunun. Her gün et yiyip bira içince ay sonunu getiremezsin ama orta sınıfım sanırsın :(
0
fasulyek
(28.08.17)
Balpolen artı bir
Mesela müze açıyorlar. En kötü koleksiyonları oluyor.
Mesela medici lerin hayatına bak adamlar banker ama kendilerini temizlemek ve üst sınıfa dahil olabilmek için mesenlik yapmışlar.
Paran olabilir ama bir zümreye dahil olmak için zevklerin de olmalı. Zevkin yoksa sanat danışmanı, stilist vs tutarsın.
İphone zengin bir insan için epeyce küçük bir para.
Çoğumuz orta sınıf bile değiliz ama farkında değiliz bunun. Her gün et yiyip bira içince ay sonunu getiremezsin ama orta sınıfım sanırsın :(
t24.com.tr
Ömer koç iyi bir örnek
0
fasulyek
(28.08.17)
demiroren mesela turkiye'deki sayili zenginlerdendir. bildigim kadariyla, yine turkiye'deki en buyuk koleksiyoner diye biliyorum. kucuk zenginlerden sayilabilecek bir akrabam var benim allahci tayfadan. bu da koleksiyoner kendi capinda. bundan 4-5 yil once luks bir bmw'sunu caldilar istanbul'da. fiyati ne kadar bilmiyorum, lakin o donem icin bize arabaya uzulmuyoruz, arabanin icinde 2 tane bilmem kac yuzyillik kuran'lar (her biri, arabanin kac katidir tahmin bile edemiyorum, cunku fakirim.) vardi, onlarin gitmesine uzuluyoruz demislerdi. ama gel gorki fabrikasinda calisan adama asgari ucret verir..
0
ubi dubium ibi libertas
(28.08.17)
afrika kökenli insanların art kısımlarından kokoyin çekiyorlar.
0
zgrydn
(28.08.17)
faik abi
(29.08.17)
(6)

öğrenciyken iş bulmak kolay mı?

zulfakr
öğrencilik dediğimiz şey bir nevi zorunluk işsizlik gibi bir şeyken, hem okuyup hem çalışanınız var mı?nerelerde çalıştınız?
öğrencilik dediğimiz şey bir nevi zorunluk işsizlik gibi bir şeyken, hem okuyup hem çalışanınız var mı?nerelerde çalıştınız?
0
zulfakr
(27.08.17)
LCW'de kısa süreli çalıştım. Bir etüt merkezinde de bir yıldan biraz az süre çalıştım. Bunlar önceki üniversitemde okurken idi. İş bulmak zor değil. Zor olan okulla işi aynı anda götürebilmekte. İşte çalışırsın ama devamsızlık sorunu yaşarsan okula yeterince özen göstermemiş olursun. Bu da amacın dışına çıkmaya neden olur.
0
dissendium
(27.08.17)
Zara falan ogrenciyi ise aliyormus. Ama senin de sac sakal bakimina, dis gorunusune onem vermen mumkunse iyi Ingilizce konusman gerekiyor.
0
Traveller
(27.08.17)
dersanede çalıştım, özel ders verdim, bi taraftan da okulda öğrenci işlerinde çalıştım.
0
pide
(27.08.17)
abi öğrenciyken iş bulmak çok kolay da çalışırken okulda başarılı olmak zor. bir de eğer uzun vadede kariyer açısından sana bir şey katacak bir işle uğraşmıyor da sırf para kazanmak için yapıyorsan, belli bir noktadan sonra birazcık koyuyor insana. ben 23 yaşındayım, iki iş birden yapıyorum ve biliyorum ki dişimi sıksam güzel para da kazanırım ama 6 sene sonra bu işleri yapmış olmak bana çok az şey katacak. yazılım öğrenmek istiyorum mesela. c# çalışayım diyorum. vakit yok. okula gitmem, ders çalışmam, kalan vaktimde de iş yapmam lazım ki belimi doğrultayım.

ben gazetede çalışıyorum, ikinci işim de yine benzer tarzda yazmalı çizmeli bir şey. yazmayı çok seviyorum, işlerim de yani allah için rahat işler. sadece öğrencilerden değil, çalışan insanların çok büyük bölümünden daha kolay para kazanıyorum. ama az kazanıyorum ve 30 yaşına geldiğimde bu işlerden kendimi daha süslü anlatmamı sağlayabilecek birkaç şey dışında bir kazanım elde edemeyeceğim. cv'me bakan adam 28 yaşında mezun olduğumu ve kayda değer bir iş tecrübem olmadığını görecek/düşünecek. e tamamen bu kazandığım paraya muhtaçken, gidip de iş öğrenmek için parasız staj yapacak halim yok. yapamam, altından kalkamam. idam isteyen adama dönüşürüm: www.youtube.com FATURALARI NASIL ÖDİYCİK?

öğrenci olmanın güzel yanı, beklentinin düşük olması. masrafın düşük. istanbul gibi bi' yerde bile biraz sığır gibi yaşamayı göze alıyorsan barınma+fatura masraflarını 400-500 lirada tutma şansın var. sorumluluğun az. harcaman az. e vasıfsız iş arıyosun çoğunlukla, gocunmuyosun da. çünkü biliyosun ki okurken geçimini sağlayabilmek için çalışıyosun, ömür boyu garson ya da burger king kasiyeri olarak kalmayacaksın. takmıyorsun çok. maaş beklentisi konusunda rahatsın, yok terfi alayım yok 3 bin lira kazanayım gibi dertlerin yok. idare edebiliyosan vurkaç yaparak bile yaşarsın. öğrencisin çünkü. önemli olan okula devam ederken karnı doyurmak.

ama dediğim gibi, yaş biraz ilerlemişse koyuyor adama. 18 yaşında olsam skimde olmazdı çalışmak. 22 yaşında mezun olup diplomamı aldıktan sonra bi şeyler yapardım. şimdi öyle bi şansım yok. iş seçme lüksüm yok, kendimi geliştirme imkânım kısıtlı çünkü hem okumam hem de para kazanmam lazım. 5 senede insan neler yapar... hala gencim, hala yapabilirim tamam da çalışmam gerek işte, nereye yapıyom amk, zaten üç kuruşluk aklımız var hangi birine yetişeyim.

kusura bakma çok ağladım ama dertliyim bu konuda ya. el ayak tuttuktan sonra para bi şekilde kazanılıyo, yaşıyosun ama işte o "yrrak gibi adam" hissi rahatsız ediyo. yaşıtlarım 5 bin lira mayış alıyo, evlilik planı yapıyo ben ÇALIŞIP PARA KAZANDIĞIM HALDE "anne sabaton gelcekmiş gidebilir miyim <3 <3" diye anama şirinlik yapmak zorunda kalıyom. lanet olsun.

o yüzden gençlere tavsiyem, ananız babanız zengin değilse bakmayın olum millete, 4-5-6 yılda bitirin okulu. sonra sadece hayatta kalmak için uğraşan, genç olduğu halde eli kolu bağlanmış tırto biri olup çıkma ihtimaliniz çok yüksek oluyo.
0
der meister
(27.08.17)
23 sene once universitenin ilk senesinde garsonlukla basladim pazaryerinde korsan kitap satarak devam ettim bir sene.ikinci sinifta bir cafe actim derme catma.ordan kazandigimla bir birahane devir alip ogrenci bari yaptim alti ay ruhsatsiz calistirdim barda olay cikti kapatildi asfghkls.
Sonra kitabevi actim. Okul bitti ama meslegi hic dusunmedim ticaretin tadini alinca.yillarca kitabevi islettim.10 senedir de bijuteri isi yapiyorum. Ama hala o garsonluktaki ve pazaryerinde kitap satarken kazandigim iletisim becerisinin ekmegini yiyorum.universiteyi sadece ders calisarak ya da pc oyunlariyla harcayanlara gercekten uzuluyorum. Cok iyi bir muzik kulagim olmadigi halde solistlik de yaptim radyo programciligi da.dersten de kactim sinavlara son iki saat kala deli gibi calisarak sinif gectigim de oldu.ogrencilik bulunmaz bir nimettir. Kiymetini bilmek lazim.
0
a r a m i s
(27.08.17)
çok sık çalıştım. fakat çok boktan bir his olduğu konusunda +1
Ağır bir işse (ki öğrenci adamsın zaten sanki masa başı iş mi olacak) okulda sınav dönemleri çok zorluk yaşıyorsun. kendi paranı kazanması tatlı ama ihtiyacım olmasa açıkcası hiç de çalışmak istemezdim. denildiği gibi okulu etkilediği için amacından sapıyorsun.

zaten meslek hayatına atıldığında hasret kalıyorsun özgürlüğe, düzenli mesaiden kafanı kaldıramıyorsun. öğrencilik hayatımı gezip tozarak keşfederek, kendimi geliştirerek geçirmek isterdim.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.08.17)
(4)

internetin karanlık yüzü deep web e girmeli mi girmemeli mi?

yorgunum
internetin karanlık yüzü deep web e girmeli mi girmemeli mi?şimdi sizlere deep web nedir diye sormayacağım bende bu tanımı bugün öğrendim ve dersimi çalıştım sizlere de linkler atacağım isteyen tıklar öğrenir en çok ilgimi çeken ise şu oldu google dan sadece internetin yüzde 10 una ulaşabiliyormuşuz
internetin karanlık yüzü deep web e girmeli mi girmemeli mi?

şimdi sizlere deep web nedir diye sormayacağım bende bu tanımı bugün öğrendim ve dersimi çalıştım sizlere de linkler atacağım isteyen tıklar öğrenir

en çok ilgimi çeken ise şu oldu google dan sadece internetin yüzde 10 una ulaşabiliyormuşuz kalan yüzde 90 deep web teymiş

genelde kötülük var deep web te ve bende eski bir araştırmacı gazeteci olarak doğrusu merak ettim deep web i

sormak istediğim şu deep web i kullananlar var mı varsa internetin karanlık yüzü deep web e girmeli mi girmemeli mi? tavsiyelerini istiyorum

haliyle cevap yazacaklar büyük olasılık deep web i kullandıklarından kınanacakları için başlık altına cevap yazmazlar bu durumda cevaplarınızı özelden yazabilirsiniz

linkler konuyu merak edenlere

İnternetin karanlık yüzü: Deep Web

finans.mynet.com

deepwebtr.info

beyazgazete.com

deepweb giriş- tor web browser kullanımı
www.youtube.com

Tor Browser Kurulumu Ve Deep Webde Gezinme | Deep Web'e Nasıl Girilir ?
www.youtube.com

Deep Web'e Nasıl Girilir , Güvenliğimizi Nasıl Sağlarız. (Tor Browser Kurulum)
www.youtube.com

Deep Web e Nasıl Girilir Ve Sitelere Girmek
www.youtube.com

Deep Web Nedir Nasıl Girilir ?
www.youtube.com

Deep Web nedir? Zararları nelerdir?
www.youtube.com

Deep Web Hakkında Kapsamlı Bilgiler
www.youtube.com

Deep Web 8.Seviye Teorileri Ve Quantum
www.youtube.com

Deep Web'e Girdik! | Kiralık Katiller ve Çocuk İstismarcıları
www.youtube.com

Deep Web'e Girip Çıkamayan 3 Kişi
www.youtube.com

Deep Web Kurcalamaya Gelmez! (Küçük Korku Dükkanı)
www.youtube.com

Deep Web'e Girdik #7 - İğrenç Resimler , İllüminati , Silahlar , Gizemli Mesajlar
www.youtube.com

DEEP WEB'de Karşılaşılan RAHATSIZ EDİCİ 7 İçerik
www.youtube.com

Deepweb Gerçekleri (Hiçbir Şey Sandığımız Gibi Değil)
www.youtube.com

Deep Web'e Girdik.Kiralık Katil Sitesi
www.youtube.com

EN KORKUNÇ 6 Deep Web'de Olan Videolar. [KORKUTUCU] [İĞRENÇ] 2017 DERİN AĞ 1.2.3.4.5. KATMAN
www.youtube.com

Deep Web'ten Götürülmüş 9 KORKUNÇ ve Rahatsız Edici Resim
www.youtube.com

Deep Web'e Giriş
www.youtube.com
0
yorgunum
(27.08.17)
Google'da çıkmayan şeyler deepweb'de diye bir şey yok. Ben yaptığım bir siteyi google aramalarında çıkmayacak şekilde yapmıştım, deep web'de mi oldu yani? Verdiğin vidyoların başlıkları da resmen bana tıklama diye bağırıyorlar.

Tor Browser insanların politik sansür olmayan bir internet ortamı yaratma isteğiyle kurulan bir proje. Kalan her şey bu durumun türevleri. Tor'da bir şeyler sen istemeden karşına çıkmaz, arar onion url'sini bulur öyle girersin. Lcd ekrandan samara çıkmaz.

Sana evrenin sırrını sunmayacak. Ne yaptığını bilmeyen ve bir amacı olmayan birinin işi yok. Meraktan girip takılabilirsin bir sürü politik tartışma platformu var en basitinden onlara girersin. Deep web senin için havalı bilgi olmaktan öteye geçmeyecek çünkü orda işin yok. Bu girmemelisin demek değil, girmelisin demek hiç değil.

Son olarak: "haliyle cevap yazacaklar başlık altına yazamazlar cevaplarınızı özelden yazınız" demişsin, yok ya? Forum mu burası?
0
Adramelekhh
(27.08.17)
sevgili Adramelekhh evet "haliyle cevap yazacaklar başlık altına yazamazlar cevaplarınızı özelden yazınız" yazdım ama sanırım bunu yazmamı yanlış anladın şimdi o ifadeyi değiştirip yeniden yazdım ki ilk ifadem de de anlatmak istediğim buydu ama sanırım anlatamamışım ki sen yanlış anladın şimdi sanırım ikinci ifadem daha anlaşılır oldu

haliyle cevap yazacaklar büyük olasılık deep web i kullandıklarından kınanacakları için başlık altına cevap yazmazlar bu durumda cevaplarınızı özelden yazabilirsiniz
0
🌸yorgunum
(27.08.17)
Deepwebe girip çıkamadım, 15. Katmandan sonra mariana çukuru gibi önümde bilgi deryası vardı, mısırda darbeden sonra alexandria kütüphanesinin bütün datebaseini girmişler o hz ömerin yıktığı kütüğhanedeki bütün kitaplara epub olarak erişebiliyorum. Teslanın çocukken yaptığı iletim veritabanı şemasını indirdim, bilgisayara upgrade yapmam gerekti, önüme gelen bütün logaritmaları ve soruları çözdükten sonra önüme cin çıktı

Deepwebten çıkamadım, hayat bir simülasyon. Bizler birer piyonuz, deepweb bişmanlıkdır
0
dynamico
(27.08.17)
Bence girme. Çok iğrenç şeyler var. Bazen yemek yerken aklıma geliyor. Keşke girmeseydim diyorum. Çocuk pornosu çok yaygın orada. Yanlışlıkla bu sitelere girersen başın belaya girebilir. Gireceğin adreslere dikkat etmen lazım. Zaten İngilizce bilmiyorsan pek bir şey anlamazsın yazılanlardan. Çok pislik, insanlığın en alt seviyesi denilebilecek insanlar var orada. Gizlice çekilmiş çocuk fotoğraflarının altına bir sürü sapıkça yorum yapıyorlar. Bu varlıklarla aynı gezegende yaşadığını fark edersen hayattan soğuyabilirsin. Millet katmanmış, silah satışıymış diye dalga geçiyor ama uyuşturucu ticaretinin yapıldığı sitenin kurucusu tutuklandı birkaç yıl önce. Adam üniversitede öğretim görevlisiymiş. Dalga geçilecek bir konu değil bence. Amerika'da yaşayan adam buradan her şekilde faydalanabilir. Tek güzel tarafı arşivlik belgeler bulabiliyorsun. Örneğin Playboy dergisinin çok çok eski sayılarını görmüştüm ben. Arşiv meraklısı insanlar bir sürü kitap, yasaklanmış film bulabilir.
0
dissendium
(27.08.17)
(15)

Bugün benim doğum günüm.

sakingitarist
Selam.Bu gün benim doğum günüm. Son 3 yıldır bunu yapıyorum ve bu beni çok mutlu ediyor. (Gerçi geçen sene bugün evlendim, yapmadım)Bana bir şarkı hediye eder misiniz?Sizi seviyorum.
Selam.

Bu gün benim doğum günüm. Son 3 yıldır bunu yapıyorum ve bu beni çok mutlu ediyor. (Gerçi geçen sene bugün evlendim, yapmadım)

Bana bir şarkı hediye eder misiniz?

Sizi seviyorum.
0
sakingitarist
(27.08.17)
AlsterWasser
(27.08.17)
konstantin dimitric levin
(27.08.17)
evde liyakat kalmamis
(27.08.17)
orixim
(27.08.17)
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(27.08.17)
hepi hepi börthdey olsun o zaman :)

birkaç kişiye söyledim bunu ama nasiplisi çıkmadı: kadıköy'de isen ufak bir doğum günü hediyesi de verebilirim.
0
runagain
(27.08.17)
Dgko youtu.be
0
doxanikee
(27.08.17)
hernezıkkımsa
(27.08.17)
mutlusismankedi2015
(27.08.17)
Mutlu günlere, youtu.be
0
l arrache coeur
(27.08.17)
jamswety
(27.08.17)
dissendium
(27.08.17)
youtu.be
Mutlu yaşlara.
0
pike
(27.08.17)
geç mi kaldım bilmiyorum ama:

buckethead - hold me forever (pike 65) www.youtube.com
0
rahip janick
(27.08.17)
ismira007
(27.08.17)
(6)

yazı tipi

ucurumdanasagiyadogruyuvarlananyaprak
bir cv'de sizce en iyi yazı tipi nedir? bir de cv'ye mutlaka neler yazılmalıdır?
bir cv'de sizce en iyi yazı tipi nedir?
bir de cv'ye mutlaka neler yazılmalıdır?
0
ucurumdanasagiyadogruyuvarlananyaprak
(26.08.17)
times new roman
mezun olduğun bölüm
0
Delay Fuze
(26.08.17)
Arial
Tecrübe, Üniversite, Diller ve seviyeleri, Askerlik durumun
0
hümanist tabutçu
(26.08.17)
APA kuralları yani times new roman +1
0
olabilir ya da olmayabilir
(26.08.17)
Calibri kullanıyorum ben. Farklı yazı tipi olmamalı. Yazı tipi tek olmalı. Yazı tipi boyutu 11 ya da 12 olur. Başlıkları kalın yapabilirsin.

Kişisel bilgilerini mutlaka yaz.
0
dissendium
(27.08.17)
meslek nedir
başvurulacak yer nedir

her duruma uyan bir yaklaşım yok CV yazarken, bunları belirtmeniz gerekir. Bir tasarımcı olarak yukarıda tavsiye edilen yazı tiplerinden de hayatınız boyunca uzak durun. Arial, Calibri, Times...
0
sensible soccer
(27.08.17)
@sensible soccer
CV hazırlarken önemli olan okunaklı olan ve okuyacak kişinin sık karşılaştığı, gözünün aşina olduğu bir yazı tipi kullanmış olmak. Times New Roman da Arial da bu yüzden uygun. CV'nin ne kadar farklı dizayn edildiği, farklı yazı tipleri kullanıldığı önemli değil. Creative Director olacaksan başka. Günün sonunda işe alınmanı sağlayacak şey CV'nin içeriği ve dayının kim olduğu.
0
hümanist tabutçu
(27.08.17)
(8)

Kırtasiye bağımlılığı, bir hevesle alınan defterleri ne yapmalı?

ceann deas
Biraz cimri sayılacak bir insanım. Kıyafete eşyaya falan fazla para vermem ama iş kırtasiye ürünlerine gelince kendimi kaybediyorum. Evde bir yığın defter var ve hepsi bi hevesle alınıp yarısından biraz azı doldurulmuş defterler. Universite ogrencisiyip hala. Bu defterleri nasıl değerlendirebilirim?
Biraz cimri sayılacak bir insanım. Kıyafete eşyaya falan fazla para vermem ama iş kırtasiye ürünlerine gelince kendimi kaybediyorum. Evde bir yığın defter var ve hepsi bi hevesle alınıp yarısından biraz azı doldurulmuş defterler. Universite ogrencisiyip hala. Bu defterleri nasıl değerlendirebilirim?
0
ceann deas
(26.08.17)
Aynı şey bende vardı. Defter kullanmayı bırakarak çözdüm. Sadece A4 kağıtlara not alıyorum. Kullanmadığım defterlerin sayfalarını yırtıp, vize-final hastasında soru çözmek için kullanıyorum.
0
dissendium
(26.08.17)
@dissendium peki kırtasiyeye girdiğinizde defter almamayı nasıl başarıyorsunuz? :/
0
🌸ceann deas
(26.08.17)
Kendime "Bu defteri kullanmayacaksın. Boşu boşuna alma." diyorum. A4 kullanmak alışkanlık oldu bende. Bakmıyorum artık defterlere. Zaten annem de çözdü beni. Alışveriş merkezinde bulunuyorsak benden önce o diyor "Alma." diye. Defter insanda ders çalışma isteği uyandırıyor ama ben yırtık pırtık kağıtlar üzerinde not alarak bile ders geçtiğimi fark ettiğimden beri defterin başarı getirdiğini düşünmüyorum. Yazı yazmak isteyen adam her yere yazar. Ders çalışma esnasında bilgisayar kullanımını artırdım. Word ve Excel çok sık kullandığım iki program. Ayrıca, kağıt israfına da karşıyım. Ağaçlar kesiliyor. Az ve öz not almak daha iyi.
0
dissendium
(26.08.17)
İnsanlar güzel defterleri başarı getirsin veya çok iyi ders çalışayım diye almıyor. 40-50 yaşında insanlar da alıyor, hatta kendi defterlerini yapıyorlar. Başka türlü bir şey bu. Word-Excel ile yeri doldurulacak bir şey değil.

Günlük tutabilirsin. Beğendiğin alıntıları yazabilirsin. Sevdiğin fotoğrafları bastırıp içine yapıştırabilirsin. Scrapbook olur.
0
Lim5
(26.08.17)
boş olanları burada satabilirsin:

www.facebook.com
0
kullanıcı adı
(26.08.17)
lim5 +1

kırtasiye bağımlılığı nedir bilirim. bu tutkuya sahip çıkın :)

ben kimisine güzel bulduğum sözler için ayırdım, kimini okuduğum kitaplardan notlar almak için, kimini yine ders için kullanıyorum eski deftere devam edip sonra geri dönüp bakınca geçen zamanı görünce heyecanlanıyor, mutlu oluyorum. ya da günlük, bullet journal örneklerine falan bakabilirsin instagramda tonla var uğraşmayı seversen. en kötü vizelere finallere hazırlanırken not kağıdı yaparsın.
0
ruh i tibbiye
(26.08.17)
Doğuda bir köy okuluna yolla. Hepsinin deftere kaleme ihtiyacı var.
0
valarmurgulis
(26.08.17)
Kullanılmamış veya az kullanılmış olanları bağışlayabilirsiniz.
Ben de kırtasiye ürünleri manyağıyım ama aynı zamanda istifçilikten de nefret ederim. Kullandığım defter bitmeden yenisini almıyorum, bir de belli bir zevkim olduğu için her önüme gelene saldırmıyorum, defter konusunda çok seçiciyim. O defterler içine bir şeyler yazıldıkça güzel, bunun bilincinde olun. Görünce kendinizi tutamıyorsanız kırtasiye gezmemek de geçici bir çözüm olabilir.
0
pike
(27.08.17)
(11)

butcenizi nasil planliyorsunuz?

fakyoras
selam,son bir iki senedir hicbir sekilde butce planlamasi yapmadan, yarinlar yokmus gibi harciyorum. artik yeter :( iki aydir varlik icinde yokluk cekiyorum. aa 100 liraymis yapayim, aa 300 liraymis alayim diye diye birikiyor ve para dedigimiz sey suyunu cekiyor :( icinde bulundugumuz yil bir tek ep
selam,

son bir iki senedir hicbir sekilde butce planlamasi yapmadan, yarinlar yokmus gibi harciyorum. artik yeter :( iki aydir varlik icinde yokluk cekiyorum. aa 100 liraymis yapayim, aa 300 liraymis alayim diye diye birikiyor ve para dedigimiz sey suyunu cekiyor :( icinde bulundugumuz yil bir tek epil urunlerine 13-14bin lira vermisim. butcede delik var. yetisin dostlar.

nasil butce planlamasi yapiyorsunuz? sizin bu tur zamanlarda uyguladiginiz kemer sikma politikaniz var mi ?

kemer sikma politikalarim:
-her haftasonu bir yerlere gidiyordum. bayramdan sonra bunlari sifira indirmeyi dusunuyorum, anca kampa giderim onda da pek harcanmiyor zaten. kampa da gidemiyorsam istanbul icinde hava guzelse bisiklete binerim.
-ev alisverislerinde bir sey almadan kendime 'gercekten ihtiyacim var mi?' diye sormak. tek yasamama ragmen eve bir sey alirken kitliktan cikmis gibi aliyorum, hepsinin sonu buzluk oluyor. buzluktaki seyleri bitirecegim bir sure.
0
fakyoras
(26.08.17)
Herhalde bu konuda tavsiye verecek son kişiyim çünkü bir dikili ağacım yok.

Ben kıyafete çok para harcadığımı gördüğüm için kapsül gardrop olayına girdim. Kendi renk tablomu ve gardropta olması gerekenleri belirledim. Buna uygun olmayan giysilerimi satıyorum ve o parayla kapsüle uygun kıyafetler alıyorum. Bu süreçte çok fazla marka takıntısı yaptığımı farkettim, bunu da azaltmaya çalışıyorum. Bir şey alacakken durup bunu kaç farklı kıyafetle giyebilirim, renk tabloma uyuyor mu diye sorup kendimi ikna edersem alıyorum.
0
kayranin kedisi
(26.08.17)
ihtiyaç listesi yap, onun dışında almak istedilerim diye ikinci bir liste yap. aklına gelip/canın isteyip ikinci listeye yazdığın ürünler için her ay 1 günü kontrol günü olarak ayır.

örneğin iphone 33'e sahip olmak istedin, o listeye yaz. 10 gün sonra columbia ayakkabı gördün beğendin, onu da listeye yaz. sonraki ayın liste kontrol gününde listede kaç ürün var bak ve aralarında hangisini daha çok istiyorsun ona karar ver, onu 1 numaraya koy. o sırada almak istediklerin olursa onları listenin altına biyere yaz. öbür ayın kontrol gününde 1 numaradakini hala istiyorsan al, istemiyorsan listeden çıkart(burası önemli çünkü listenin erimesi lazım, ya alacaksın ya da çıkartacaksın, aşağı atmak yok). o kontrolden sonra 1 numaraya yükselen yeni ürün için aynı şeyi bir sonraki kontrol gününde düşün, hala istiyorsan al ya da alma.

almak istediğin şey 100 lira da olabilir 1000 lira da, o anki bütçene kalmış alıp almamak. 2 ayda 1 1000 liralık ürün alırsan bir işe yaramaz tabii, onu o an kendin düşünmen lazım. kontrol listesini her ay değil 2 ayda 1 yaparsın, 4 ayda 1 ürün almış olursun. süreyi kendine belirle işte.

ben de para harcamayı çok seviyorum ama en azından eşyaya değil de tecrübeye harcamayı öğrendim. 1000 liraya elektronik ürün alacağına tatil yap, gez, bişiler gör-öğren. o paraya acımıyorum ben. bilinen klasik bütçe hesaplamaları beni çok sıkıyor, kendi hayatımın gardiyanı gibi hissediyorum. denedim ama bir süre sonra istemedim kalem kalem yazmak, bunun için yaşamıyorum ben. ha, keşke zibilyon lira kazansam da yapmak zorunda kalmasam ama hayatın gerçekleri böyle. kendimi hiçbir şekilde tutamam diyorsan eline para geçer geçmez %10'unu her canın istediğinde alamayacağın bir yere koy. yine borçlu yaşarsın biraz ama en azından güvencen olur, altından kalkamayacak durumda kaldığında sıfırlayabilirsin.
0
Bruce
(26.08.17)
Benim bütçe planım belli. Maaştan sonra iki hafta düşünmeden takıl son iki hafta elinde kaç yüz lira kalırsa hint fakiri gibi yaşayarak idare et. Sonraki ay yine aynı :D Boktan bi yaşam ama elimden gelen bir şey yok. Beni yaşam tarzımdan ziyade her ay mutlaka çıkan ekstra giderler yıpratıyo. Geçen gün bir hesap yaptım çok moralim bozuldu mesela :(
0
Nature Works
(26.08.17)
Kredi kartinizi iptal edin ya da limitini sadece zorunlu kesilecek harcamalariniza yetecek kadar dusurun. Nakit almaya basladiginizda o 3500 taksitte odediginiz seylere bu para verilir mi diyeceksiniz
0
kassiopeia
(26.08.17)
Benim önerim ve uyguladığım yöntem excel'de kendime bir gelir-gider tablosu yapmak.

Sütunlara ayları yazıyoruz.
Satırlara da giderleri. En sona da maaş ve gelirler toplamını yazıyorum. Gelirler toplamından Giderler toplamını çıkınca önünüzdeki ay ve ayların sonunda ne kadar paranı kalacağını önceden görmüş olursunuz. Faturalarınızı tahmini olarak buraya yazabilirsiniz. kışın doğalgaz çok geleceğinden fazlaca yazarsınız.

Eylül Ekim Kasım Aralık

Kredi 1
Kredi 2
X - K.Kartı Taks.
Y - K.Kartı Taks.
Kira
Aidat
Vergi
Fatura
Araç Bakımı

Giderler Toplamı:
Gelirler Toplamı:

Elde Kalan:
0
gonulcelen87
(26.08.17)
cehaletimi mazur gor ama epil urunu dedigin epilasyon cihazi mi? o paraya guzellik merkezi acar paraya para demezdin yahu -_- neyse, ben kendi yontemime geleyim; yol ve yemek masrafim yok (tabanvay + ticket kart), bu nedenle maasim yatar yatmaz kira faturalar aidat ve kredi karti paralarini ayirip (mumkunse odeyip, gunu gelmediyse miktar olarak ayirip) kalaninin tamamini uce bolup altin euro ve dolar aliyorum. boylece ay sonuna kadar elimde/hesapta nakit kalmiyor. hesapta nakit olmayinca kredi kartina yuklenmiyorum nolur nolmaz diye, boylece gereksiz harcamalar minimuma iniyor. ayrica hayvan gibi yatirim yapmis olunuyor. sonra o parayla almayi cok istedigim seyler varsa onlari aliyorum yoksa zaten tatile filan gidince harciyorum. zaten hepsini harcayamadigimdan mis gibi de birikim yapmis oluyorum. bi de en dusuk odemelisinden bi bes hesabi actirdim, maas daha yatmadan oraya da yatiyor sessiz sedasiz o tarafta da biseyler biriyor iste. mutfak alisverisini ticket kart ile yapiyorum, hafta ici kahvalti ve ogle yemeklerini evde yiyorum

eklemeden gecemiycem, kredi karti kullaniminda taksitten mumkun oldugunca kaciniyorum. kozmetik urunlerinde bitmeden yenisini almama prensibi edindim (yaklasik iki koca kutu makyaj malzemesini ve kremi attiktan sonra). kiyafet alisverisi icin ozel ihtiyac yoksa alisverise cikmiyorum, yalniz disari ciktigimda gozume carpan sevdigim bisey olursa aliyorum. sigara zaten icmem, alkol de cok sık degil hafta sonundan hafta sonuna ancak.
0
in vino veritas
(26.08.17)
- Faturaların veya kredi kartının ödeme günlerini aynı gün olarak ayarlattır.
- Buzdolabının ve duvar saatinin üstüne bir liste as. Kendine bir kelime seç. Kelime akılda kalıcı olsun ve okuduğunda, bütçe ayarlaması yaptığını hatırlatsın.
- Yapabilirsen pazardan alışveriş yap. Yalnız yaşıyorsan yapamazsın. Marketten yaparsan, günlük alışveriş yap. mesela; sadece üç tane domates, iki tane salatalık gibi.
0
silver apple
(26.08.17)
Epil ürünü dediğin şey Apple oluyor sanırım. Zaten bir tane iPhone 7 Plus alsan 4500 lira tutuyor. 13-14 bin o açıdan çok değil. Benim kredi kartım yok. Bir tane var da aktif bile ettirmedim. Yanımda bile taşımıyorum. Sadece vadesiz hesabım var. İhtiyacım olunca var olan parayı kullanıyorum. İnternet'ten alışveriş yapmıyorum mecbur kalmadığım sürece. Gezip araştırarak alışveriş yapmanın keyfi başka. Kartlarını İnternet alışverişlerine kapat. Satın alması ayrı dert, kargo beklemek ayrı bir dert. Gezmeye para harcayabilirsin. Orada bir problem yok.
0
dissendium
(26.08.17)
Epıl dediği Apple :)
0
medre
(26.08.17)
Borca gir. Kredi çek. Ev araba falan al. Yani pahalı ve büyük bir şey almayı kafaya koy. O zaman epile küreğe para harcayamazsın. (Epil de neyse artık)
0
dannycarey
(26.08.17)
bazen gün içinde ya çok pahalı değil, 3-5 kuruş dediğimiz şeylere de aylık baktığımız zaman aşırı paralar ödeyebiliyoruz.

misal benim çalıştığım şirkette çeyrek domates, çeyrek salatalık, bir dilim peynir, 4-5 zeytin ve ekmek 5 lira, çayla birlikte 6 lira. bazı günler yanına börek, krep filan derken ayda 100-120 lira sadece kahvaltıya ödüyormuşum. gün içinde iki defa kat servisi geliyor bir adet küçücük bardak kahve artı bir minik kurabiye 3.5-4 lira, otomattan büsküvi 2 lira filan, günde iki kere aldığım için 10 lira, ayda 200 lirada oraya gidiyor ki kahve iyi olsa üzülmem. sonra ofisteki kızlarla ofiste çok bunaldık deyip, haftada 1-2 kere öğle yemeğini dışarıda yiyoruz. o da günlük 35 lira desen 210 lirada aylık dışarıda yemek. derken 3-5 kuruş oldu ofiste ayda 320 lira, yemeklerle birlikte 530 lira harcıyorum.

bir süredir sabahları yoğurt ve müsli yiyorum onu da evden getiriyorum. sabahları kendim filtre kahve yapıp termosa koyuyorum ayrıca ofisteki bir çekmecem badem, ceviz, kuru kayısı ve incir ile dolu. onları toptan alıyorum 80 tlye filan ve 1.5 ay götürüyor beni. yoğurt ve müsli 2.5 lira ayda 50 tl filan ediyor. kahve ve süt masrafım ayda 30 tl filan derken ayda 120 lira ofis içi masrafım oldu ve dışarıda yemeği ayda 1-2 ye indirdiğim için o da 70 liraya denk geliyor. yani toplamda 190 lira. 1 ayda masraflarım 530'dan 190'a indi.

işin komik yanı bunu ofiste oturmaktan kilo aldığım ve daha sağlıklı beslenmeye karar verdiğimde fark ettim. ay sonunda hesabımda ekstradan 300 tl görünce resmen şok olmuştum.

ve bu sağlıklı beslenme işi baya işe yaradı. eskiden eve giderken aç olduğum için market alışverişlerinde saçma sapan bir sürü abur cubur alırdım. artık canım hiç istemiyor abur cubur. eskiden arkadaşlarla kahve içmeye dışarı çıksam yanında mutlaka tatlı yerken artık içimden gelmiyor. restorantlarda filan hep farkında olmadan daha küçük boy yemek siparişi veriyorum. eskiden gece dışarı çıksam 2-3 bir içerdim şimdi 1'den fazla içemem.

şimdi yemek planlama işine başladım. hafta içinde yiyeceğim şeyleri hafta sonu alışverişte alıyorum. 2-3 günlük pazar akşamından hazırlayıp dolaba kaldırıyorum. çarşamba akşamı diğer 3 günü hazırlıyorum. 2 haftadır dışarıdan bir kere bile yemek sipariş etmedim ve haftada markette harcadığım 70 lira ile bir sürü meyve, sebze, et filan aldım.

ben bunları sağlıklı beslenmek için yaptım ama bu sayede cebimde baya para kaldı. sana da öneririm.
0
you are my lethe
(26.08.17)
(3)

Eldeki üç beş eşyayı satmak için en uygun platform?

hadi ya la
Elimden çıkarmak istediğim bir laptop, birkaç gitar var. Letgo, sahibinden, n11 gibi seçenekler var aklımda. Hangi(leri) daha mantıklıdır?
Elimden çıkarmak istediğim bir laptop, birkaç gitar var. Letgo, sahibinden, n11 gibi seçenekler var aklımda. Hangi(leri) daha mantıklıdır?
0
hadi ya la
(25.08.17)
Teyzemler ev eşyalarını Letgo'dan sattılar. O sitede çok fazla ölücü var ama uygun birilerini de bulma şansın var.
0
dissendium
(25.08.17)
Burdan bile satabilirsiniz. Facebookta 2. El grupları oluyor ordan da satılıyor
0
fosforlu cevriye
(25.08.17)
bir başka başlıkta paylaşmıştım. komple ev eşyamı, birkaç parça haricinde dönüşüme giren evde bırakıp çıktım. sadece bir adet koltuk satabildim letgo'da. en az iki ay sahibinden ve letgo'da kaldı ilanlarım.
yine de bu ikisi en iyi seçenekler. saçma mesajlara ve tekliflere hazırlıklı ol. misal "biz avcılar'dayız buraya getirebilir misiniz?" diye. ürün maltepe(216)'de! ve ilanda yazıyor bu, türkçe!
0
runagain
(25.08.17)
(17)

İş görüşmesi sonrasında neden adaya geri dönülmez?

jack of hearts
Bilkent Bilgisayar Mühendisliği mezunuyum, yüksek lisansımı da bu bölümde tamamladım (Tez savunmasını gerçekleştirmedim hala ama dersler tamam daha doğrusu). Lisans ortalamam 3,50 ve yüksek lisans ortalamam da 3,90'a yakın. Şu an iş başvurusu yapıyorum yoğun bir biçimde. Ancak ilginç bir nokta var k
Bilkent Bilgisayar Mühendisliği mezunuyum, yüksek lisansımı da bu bölümde tamamladım (Tez savunmasını gerçekleştirmedim hala ama dersler tamam daha doğrusu). Lisans ortalamam 3,50 ve yüksek lisans ortalamam da 3,90'a yakın. Şu an iş başvurusu yapıyorum yoğun bir biçimde. Ancak ilginç bir nokta var ki görüşmelerden olumsuz ya da olumlu dönüş alamıyorum. Bana göre oldukça olumlu geçen bir mülakatın sonrasında dahi, her ne kadar muhakkak geri döneceklerini belirtseler de şirketlerdeki yetkililer haftalarca bir yanıt vermiyor. Her görüşmede en iyi halimi sergileyemediğim oluyor tabii ki. Belki teknik açıdan daha iyi adaylar başvurmuş oluyor, belki iş deneyimi arıyorlar, belki de maaş beklentimi deneyimsiz biri için standartlarının üzerinde buluyorlar. Ama söz konusu ne olursa olsun bir dönüş vermeleri gerekmiyor mu? Yoksa ben mi çok şey umuyorum? Görüşmenin üzerinden 3 hafta geçti ve önümüzde 10 günlük bayram tatili var mesela ancak en ufak bir ses seda yok adamlardan. Aynı şekilde 2 haftadır suskunluğunu koruyan iki ayrı şirket daha var. 2-3 hafta arası makul bir bekleme süresi bence ama daha fazlası anormal diye düşünüyorum. Bayram tatili nedeniyle rehavet mi söz konusu ülke genelinde tüm şirketlerde? Yoksa benim ön göremediğim bir problem mi var sizce bende?

Edit:
Maaş beklentisi sorduklarında 4500-6500 (open to negotiation) gibi bir aralık veriyorum. Daha önceden bu aralıkta teklif veren şirketler oldu. İstediğim sektörde olmadıkları için kabul etmedim. O kadar da ütopik bir aralık olmasa gerek. İstediğim sektörte olduktan ve uygun kariyer imkanları sunulduktan sonra teklifleri daha altta olsa da kabul edebilirim.
0
jack of hearts
(25.08.17)
terbiyesizlik. tek kelime.

bir otomatik mesaj bile gelmiyor çoğu zaman, hadi olumlusunu geçtik, olumsuz geri bildirim dahi yapılmıyor. ne desem gg.

insanlarla oynamanın bir rutini bu ülkemizde. insanın, doğanın, kadının, çocuğun, hayvanın, emeğin, hakkın, hukukun, doğrunun bir değeri yok!
0
runagain
(25.08.17)
3 hafta çok kısa bir süre.
ankara'daki savunma sanayi firmalarına başvurduysan tipik bekleme süreleri 2-3 ayı buluyor. özellikle yaz ayları ise şirketlerde personel tatilde olabiliyor.
küçük firmaları bilmiyorum ama kurumsal firmalarda prosedürler uzayabilir.

bir de genel başvuru mu yoksa spesifik pozisyona mı başvurdun? bu da önemli.
0
cedex
(25.08.17)
Türkiye ve IK sorunları. Öldürürler insanı. Günlük rtiminde devam et, kafana takmamaya çalış. Senin içsel ittirmenle hareket almıyor onlar o yüzden kafadan çıkarmaya çalış. Hazır yeni mezunsun gez dolaş ye iç çalışmaya başlamadan önce.

Umarım hayalindeki gibi güzel bir işin olur.
0
medre
(25.08.17)
maaş beklentin gayet normal. zaten ankara'daki kalburüstü firmaların yeni mezun maaşları genelde standart. o soruyu formalite icabı soruyorlar. ortalaman ve okulun da iyi.
bence kafaya takmana gerek yok, tez işini halledesiye iş konusunu da bağlarsın. benim tavsiyem kurumsal firmalara başvurunu yap, o süreç yavaşça işlerken teze odaklan.
0
cedex
(25.08.17)
@cedex
İki stajımı da savunma sanayii şirketlerinde yaptım ve kesinlikle bu sektörde çalışmak istemediğime karar verdim. Kendi kendime yaptığım ufak tefek bazı projeler olduğundan genelde Android developer pozisyonlarına başvuruyorum. Java en rahat olduğum dil ama birçok programlama dilini kullandım eğitimimim boyunca. O yüzden yeni bir dil, teknoloji vs. öğrenmemi gerektirecek bir ilan olduğunda da şirketin vizyonu bana çekici gözüktüyse başvuruyorum. Mesela neredeyse hiç web tecrübem yok ama machine learning'le ilgili çok fazla ders alıp proje yaptığım için bir şirketin recommendation takımında full stack developer pozisyonuna başvurmuştum.

@Trollziya
Bahsettiğim aralıkta maaş veren şirketler savunma sanayii şirketleriydi cedex'in de dediği gibi. Özel sektörde durum farklı olabilir, bilgim yok. Maaş beklentisini araştırıp giden aday öbür tüm adaylardan daha önde o halde. Olabilir.
0
🌸jack of hearts
(25.08.17)
Büyük ihtimalle başvuracağınız pozisyonlarda daha düşük maaşa çalışacak kişiler bulabilecekleri için geri dönmüyorlar. Yüksek lisans mezunu da olsanız başvuracağınız pozisyonda birkaç yıl tecrübesi olan kişiler şirketin ihtiyacını karşılamaya yetiyorsa daha fazlasını aramazlar. Eğer hiç iş tecrübeniz yoksa maaş aralığını 3500-4000 şeklinde ifade edin. Overqualified durumu var gibi. Bunu ancak böyle aşabilirsiniz.
0
dissendium
(25.08.17)
3 hafta şirketler büyükse kısa bir süre, bir müdürlük pozisyonu için karar verme süresi 6 aya bile varabiliyor. Uzmanlar içinse bazen 2 ay civarı.

Ayrıca İK birimleri kendi hedeflerini doldurmak için genel olarak, farklı pozisyonlar için tarama yapıp görüşme yapıyorlar, o konuda sizi havuza ekleyip içeri sunuyorlar. Tabi böyle bir çağrıda da hiç cevap gelmeyebilir veya çok uzun sürebilir.

Sonuç olarak, cevap vermemek çok boktan ve saçma birşey, ama bütün İK dünyasının temel düsturu olmuş ve adamlar için çok normal.
0
cursor
(25.08.17)
@camussar
Bankalar da girişte yüksek maaş verip kendini geliştirme konusunda hiçbir şey sunmuyorlarmış duyduklarıma göre. Yüksek lisans boyunca işte çalışmadığım için teknik olarak yeni mezun sayılırım. Ortalamanın çok sallanmadığını biliyorum, sadece genel bir fikir verir hakkımda belki diye bahsettim. Nerd tipli sayılmıyorum sanırım.

@dissendium
Bana da yapılacak en mantıklı şey bu gibi geliyor ama 500 lira fazla söyledi diye de bir adayı es geçip teklif vermeyecek kadar da tuhaf bir firmaysa zaten çalışmayayım orada diyorum hep. 4500'e evet diyecek adam sizin için otobüsle 8 saat Ankara'dan yol gelip 1 saat de İstanbul'da şirkete ulaşmak için zaman harcıyorsa 4000 teklif verseniz de evet demesi yüksek ihtimaldir muhtemelen. Bu arada gerçekten parada gözü olan biri değilim. İlk işte zaten çok da önemli bir faktör değil maddiyat benim için. Sadece benim durumumda birinin alması gerektiğini düşündüğüm parayı yazıyorum o kutucuğa. "Bu rakamın bir kuruş altı bile kesinlikle olmaz." gibi bir ifade kullanmıyorum ki.
0
🌸jack of hearts
(25.08.17)
500 lira fazla verecekler diye düşünmeyin. Yeni mezun birinin o kadar fazla maaş alması şirket içinde huzursuzluk yaratabilir. Bazı makine, inşaat, elektrik-elektronik mühendisleri 10+ yıl tecrübe sonunda o maaşlara ulaşabiliyorlar. İlk yıllarda çıtayı çok yüksek tutmamakta fayda var. Yeni mezun biri hata yapabilir. Size yüksek maaş verirler ama ciddi bir sorumluluk da arkasından gelir. Daha tecrübeniz yokken maaşı sizin belirlemeniz pek doğru değil. Siz oraya fikir vermesi açısından o değeri yazıyorsunuz ama insan kaynakları o rakamdan sizin beklentinizin yüksek olduğu çıkarımını yapıyor. Birkaç yıl topu onlara atın. Tecrübe kazandığınız zaman, istediğiniz maaşı söylediğinizde "Bu adamın tecrübesi var, bu kadar istemesi normal." derler.
0
dissendium
(25.08.17)
Öncelikle ortalaman işe girişinde diğer kriterlere bakınca kriter bile sayılmıyor. Bir sürü global ve bilinen şirkette mülakata girdim (yurtdışı dahil) hiçbiri de not ortalamamı sormadı. Bilkent mezunu olman güzel bir artı ama.

Dönüş alamıyorsan olumsuzdur. Bu İKcılar olumlu veya olumsuz mutlaka dönücez derler ama dönmezler :) Bu ülke bitmiş yaa falan diye de düşünme bence yurtdışında da böyle İKcılar. Dönüş alamayınca ben telefonla arıyorum soruyorum.

4500-6500 tecrübesiz biri için baya yüksek bi aralık yalnız. Bu aralıkta teklif veren yer olduysa havlu, mıknatıs falan üretmiyordur zaten :) Hangi sektördeydi de kabul etmedin? Forbes 500'de olan bir şirkette tanıdığım 20 yıllık mühendis 7 alıyor. Black Belt falan bu adam ayrıca.
0
hümanist tabutçu
(25.08.17)
@dissendium
Teşekkürler. Bir tık alttan söyleyeceğim artık maaş beklentimi.

@hümanist tabutçu
Yurt dışı IK'cılarının hakkını yediremeyeceğim. Ben de birkaç mülakata girdim ve kesinlikle bir hafta içinde, çoğunlukla tam olarak dedikleri gün döndüler hep. Kabul etmediğim teklifler savunma sanayii şirketlerinindi. Onların verdiği rakamlar da tam olarak benim belirtiğim aralıkta.

20 yıllık deneyim sahibi bir bilgisayar mühendisi için bahsettiğiniz maaş oldukça düşük bence. Mutlaka başka gelir kaynakları vardır ya da özel bir durum söz konusudur. 2+ sene deneyimi olan tanıdıklarımın neredeyse hepsi 6-7 bin civarı kazanıyor şu an.
0
🌸jack of hearts
(25.08.17)
@jack of hearts
Haklısın savunma sektörü 4k üzeri başlatıyor benim duyduğum hep. Onun dışında bu aralığı veren olmaz yalnız başlangıç için. Orada çalışmak istemediğini söylemişsin, bence haksız da değilsin internette okuduğum yorumları düşününce. Benim en çok sorun yaşadığım ülke Macaristan oldu, İsveçle görüştüysen memnun kalmış olabilirsin :)
0
hümanist tabutçu
(25.08.17)
@hümanist tabutçu
Amerika ve Almanya ağırlıklı görüştüm.
0
🌸jack of hearts
(25.08.17)
Savunma sanayii o rakamlara çıkar ama web teknolojileri ve android diyorsun; eğer piyasada hiç çalışmadıysan, o rakamlar ile başlamak için adamları çok iyi ikna etmen lazım.
Zira yukarıda da söylendiği gibi pek çok şirket için, şirket içi denge öncelikli gelir ve tecrübeye göre de bir skala vardır.
Bu arada yıllardır iş görüşmesi yaparım, ortalama ilk işin için yapacağın bir görüşmede mülakat yapan için biraz pozitif gülümseme yaratır ama daha fazlası değil. Onun yerine pek çok yerde, sektör dışı, az da olsa çalışma tecrübesi her zaman daha önemlidir. Çünkü iş veren derslerini iyi veren değil, çalışmayı ve düsturu bilen adan arıyor ve hele ki mühendislikler için iş hayatı derslerinizden biraz uzakta.
Stajlara gelecek olursak, stajı yaptığın kuruma başvurursan, stajdaki durumuna göre avantajdır. Diğerleri için de poşet staj değilse daha iyi gözle bakılır, yoksa yine çok da önemsenmez.
Sonuç olarak, ilk işe girişte önemli olan konuları önceliklendirirsek;
1- istenen maaş
2- Referans
3- mezun olunan okul
4- varsa portfolyo
5- öğrenci olarak çalışma süresi
6- Diploma notu
7- Staj yerleri

Gördüğüm kadarı ile genel olarak olay budur.
0
cursor
(25.08.17)
Olay neden o rakamlara çıkmadıklarından ziyade neden böyle bir aralık belirten bir kişiye dönmüyor oluşları aslında. Sonuçta çalışmak istediğim yerlerdeki maaşı önceden araştırmam beklenmiyordur herhalde. Vermeye razı oldukları rakamın iki üç katını talep etmiyorum. Daha doğrusu, hiçbir şey talep etmiyorum. Sadece üç aşağı beş yukarı belirtilen bir aralıktan bu kadar çıkarım yapılması saçma değil mi?

X şirkette test mühendisi olarak başlayan bir tanıdığım var mesela. Bu eleman teknik açıdan kendini pek geliştirebilmiş biri değil bana sorarsanız. Asistanken özel ders verdim kendisine birçok dersten ve bitirme projesine yardımcı oldum, buradan edindiğim fikirle konuşuyorum. Kendisi X şirketinde 3500 liraya başlamış geçen. İki hafta içinde dönmüşler. Kaldı ki testçiler genelde öbür yazılımcılardan göreceli düşük alıyorlar piyasada bildiğim kadarıyla. Ben aynı şirkete 4500 - 6500 belirtmiştim mesela. Hiç teklif dahi verilemeyecek uçuk bir aralık olmasa gerek bu örnekten yola çıkarak. Kaldı ki belirttim de maaşta uzlaşmaya varabileceğimizi.
0
🌸jack of hearts
(25.08.17)
Özetle teklifi duyana kadar 4 bin altı maaşa tamam olduğumu belirtmeliyim, anladım durumu. Teşekkürler herkese.
0
🌸jack of hearts
(25.08.17)
Soruna cevap: Evet kesinlikle dönüş yapmaları gerekiyor. Dönüş alamadığın yerlere mail ile mutlaka sor, "şu zaman görüşmüştük, noldu o iş?" şeklinde. Hiç değilse senden sonrakilere cevap dönmeye başlarlar belki.

Bayram yaklaşırken iş teklifleri genelde bayram sonrasına kalıyor bunu tecrübe etmiştim, izinlerden kaynaklanıyor sanırım. Şu an çalıştığım kurumun yarısı falan izinde olabilir. Bir de görüştükten hemen 2 hafta sonra cevap beklentin olmasın. İş görüşmeleri zaten minimum 2-3 hafta sürüyor, adayların ve görüşmecilerin takvimlerine ancak uyuyor, bir tek seninle görüşmüyor kurumlar. Sonrasında da yine 2-3 hafta teklif yapılacak adayın seçilmesi, teklifin hazırlanması, onaylanması, imzalanması, uluslararası kuruluşsa genel merkezden onay gelmesi, referans araştırması vs derken 5-6 haftaya kadar çıkabiliyor süreç.

Maaş beklentin sorulduğunda aralık olarak verme, böyle geniş aralık hiç verme derim. İlla ki rakam da belirtmek durumunda değilsin. 4+ civarı net ücret savunma ve banka sektörlerinde veriliyor yeni mezunlara ancak sizler için ücret genelde standart oluyor onu da belirteyim. Banka sektörünü sana tavsiye etmem, master diploman çöp olur.
0
Lethe
(25.08.17)
(8)

Değişimden/yaşlanmaktan korkmak

ekaterina
Bu korku bende çok ciddi bi düzeyde var. Annem gençliğini anlatınca falan durup bi düşünüyorum, şimdiye bakıyorum, ne çok şey değişmiş hayatında, ailesini kaybetmiş, arkadaşlarını kaybetmiş. Sağlığı artık eskisi kadar iyi değil, ben de ilerde böyle olacağım kaçınılmaz son maalesef. Artık arkadaşları
Bu korku bende çok ciddi bi düzeyde var. Annem gençliğini anlatınca falan durup bi düşünüyorum, şimdiye bakıyorum, ne çok şey değişmiş hayatında, ailesini kaybetmiş, arkadaşlarını kaybetmiş. Sağlığı artık eskisi kadar iyi değil, ben de ilerde böyle olacağım kaçınılmaz son maalesef. Artık arkadaşlarımızın anne, babalarının vefat ettiği yaşlara geldim, asla başımıza gelmeyecek gibi yaşıyoruz ama adım adım geliyor işte. Aklıma geldikçe çok üzülüyorum, her şeyi olduğu gibi seviyorum, kaybetmekten, değişmesinden çok korkuyorum. Bunlar olduğu zaman bunalıma girip çıkamamaktan korkuyorum ciddi şekilde.

Geçen hafta arkadaşımızın düğününe gittik, gece çok içtik, eğlenceli bir düğündü. Hep birlikte bi arkadaşta kaldık, sabah 7'de arkadaşımın telefonu çaldı, babası kalp krizi geçirmiş, vefat etmiş :(. Onun da 1 ay sonra düğünü vardı, babası olamayacak şimdi yanında, her şey iptal oldu zaten belirsiz bi süre için. Hayatımız böyle bir telefona bağlı işte. Haziranda da eniştemi kaybettik, diğer bir halam kanser, kuzenim Amerika'da stajda, 10 güne gelecek orda üzülmesin diye söylemiyorlar, onu düşünüp üzülüyordum zaten bi de şu olaydan sonra kendime gelemedim pek. Nasıl anlatsam, bunlara o kadar çok üzülüyorum ki, sırf şu acıları çekmesin diye çocuğum olsun istemiyorum. Yani bunlar için bir psikologla görüşsem mi diye düşündüm ama görüşünce nolacak çok da bilmiyorum ya. Siz de bu kadar kötü oluyor musunuz? Veya oluyordum ama şöyle şöyle düşünerek aştım falan diyebilen var mı, teşekkürler.
0
ekaterina
(25.08.17)
evet yakınlarımın kötü bir haberini alacak olma gerçeğini arada bir düşünüyorum ve üzülüyorum.

yakın bir zamanda annemin hastalığının haberini almıştım. daha öncesinde de babamın rahatsızlığı ve hastaneye kaldırılması vs gibi.

arkadaşlarım içinden ebeveynlerini kaybedenler var. evet yaşımız artık bu haberleri almak için oldukça ilerledi.

fakat bunları düşünerek hayatımızı diken üstünde pesimist bir biçimde geçiremeyiz.

bu hayatın bir gerçeği. eğer bu gerçekler sizin hayatınızı olumsuz bir biçimde etkiliyorsa bir uzmana görünmenizde ya da sizi rahatlatacak kişilerle konuşmanızda fayda var.

başınız sağolsun.
0
eeb
(25.08.17)
kendi hayatını-aileni kurmamış olmakla ilgili.
0
orpheus
(25.08.17)
İnsansın. Bir çok şey kontrolün altında (özgüvenin varsa tabi)

Ama bir o kadar çok şey de senin kontrolün altında değil.

Hepimiz öleceğiz. Hepimize veya arkadaşlarımıza, çevremize bir şeyler olacak. Buna yapacak bir şey yok.

Akademisyensin, bunun tadını çıkar. İyi ve eğitimli bir nesil yetiştir. Bu her şeye değer. Öğrencilerine örnek ol. Güçlü ol. Hayatın tüm olumsuzluklarına karşı
0
MaNOfTheYear
(25.08.17)
arada aklıma geliyor hatta bazen ikibin bilmem kaç olimpiyatları falanca şehirde yapılacak gibi haberlere denk gelince hemen hesaplamaya başlıyorum o tarihte kaç yaşında olurum diye.
foto albümlerine bakarken hüzünleniyorum. maalesef çoğu fotoda hayatta olmayan tanıdıklar var.
yaşanan yıllar tamamen mazide kaldı aynı şeyleri aynı ortamı yaşayamayacak olmak çok kötü bir duygu.

ne kadar doğru bir yöntem bilmiyorum ama ben değersizleştirme yaparak sıyrılıyorum işin içinden. dünyanın uzay boşluğunda bir nokta kadar yer kaplamadığı gibi bizim de adımız sanımız belli bir süre sonra yeryüzünde hatırlanmayacak kadar değersiz. 500 yıl önce aynı toprağa basan bir insan vardı. ailesi, sevdikleri, hayalleri, takıntıları, kavgaları vs. vardı. şimdi onu kimse bilmiyor bile. biz de öyle olacağız. o yüzden elimizden geldiğince hayatı dolu yaşamak gereksiz şeylere enerji harcamamak gerekiyor diye düşünüyorum.
0
lazpalle
(25.08.17)
İşte bu dünyayı önemsememeyi gösteren en iyi örnek verilecek şey ölümdür. Dünyaya aşırı bağlı olduğumuz sürece bu tür problemler, kaygılar artıyor.
Doğrusu, bilen için ölüm bile sevimlidir. Herkese nasip olan bir de değil bu.
0
1adam
(25.08.17)
Yaşlanmayı geciktirmek senin elinde. Gece çok içtik diyorsun. Alkol ve sigara damar tıkanıklığına neden oluyor. Cildi yaşlandırıyor. Benim içki içmeyi seven bir sürü akrabam var. Hem de öyle balkonda bira içen insanlar değiller. Her hafta sonu fasıla giden insanlar. Alışkanlık haline getirmişler artık. Sırf içki içtiği için kalp krizi geçirip ölen çok yakın akrabalarım da var. Ben 24 yaşındayım ve böyle ortamlar görmeme rağmen alkol ve sigara kullanmıyorum. Çünkü çevremde gördüğüm şeyleri anlayıp, yorumlayabiliyorum. Yaşıtlarıma göre de oldukça sağlıklı olduğumu düşünüyorum. Sigara içtiği için 200 metre koşamayacak arkadaşlarım var. Ben bunun 10 katını koşabiliyorum. Gördüğün gibi her şey senin elinde. Alkol ve sigara kullanıp, sağlıklı ölmeyi beklemesin kimse. Önce varsa kötü alışkanlıklarından kurtul. Sonra çevrendekileri değiştir. Annen, baban, kardeşin de kullanıyorsa onların da bırakmasını sağla. Şaka değil yani bunlar. İş işten geçtikten sonra çözüm bulunamıyor. Önce kendini düşün, sonra başkalarını düşün.
0
dissendium
(25.08.17)
@dissendium düzenli alkol kullanmıyorum, ayda yılda bir düğün olunca vs. bu kadar içiliyor. Onu çok eğlenilen bir gecenin sabahı bile bir telefonla nasıl değişiyor, planlarımız sürekli bozulabiliyor demek için yazmıştım.
0
🌸ekaterina
(25.08.17)
söylediğiniz şeyi o kadar yoğun yaşıyorum ki! hem kendim için yani hastalanmak olsun, yaşlanmak vs hem de bir yakınımı keybettiğimi, ailemin yavaş yavaş yaşlandığını, arkadaşlarımdan anne-babası vefat edenleri görüyorum ve bazen öyle düşünüyorum ki her şey çığrından çıkıyor. annem şuan ciddi bir kalp hastalığna sahip ve her göğsüm ağırıyor dediğinde ömrümden ömür gidiyor. o ne zaman kötü olsa günlerce ya hiçbir şey yapanayacak kadar depresif oluyorum ya da insanlıktan çıkacak şekilde çalışıp dünyayla bağlantımı koparıyorum.. yani sizin gibi insanlar var evet.

bu konu için psikologa gitmeniz çok makul bir karar, zira ben de çok uzun bir süre psikologumla bu konuyu çalıştım. henüz çok da üstesinden gelmiş değilim ama ilerleme kaydettik. en azından kendi kendime lan ya kanser olursam bir daha diye ölü gibi gezmiyorum hergün.
0
ruh i tibbiye
(25.08.17)
(10)

Uçak Gemisi Yapmak

aradaki uzaklik
Yav bayaa bi uçak gemisi inceledim, yapımı çok zor bir şey değilmiş gibi geldi. Ülkelerin uçak gemisi yapması neden bu kadar büyük bir olay?Yani biz şimdi bu uçak gemisi yapıyoruz desek yapamaz mıyız?
Yav bayaa bi uçak gemisi inceledim, yapımı çok zor bir şey değilmiş gibi geldi. Ülkelerin uçak gemisi yapması neden bu kadar büyük bir olay?

Yani biz şimdi bu uçak gemisi yapıyoruz desek yapamaz mıyız?
0
aradaki uzaklik
(25.08.17)
Operasyonu çok maliyetli bildiğim kadarıyla.
Teknolojisinde bir şey olmasa gerek. Yüzlerce konteyner taşıyan gemi yapan bunu da yapar biraz mühendislikle beraber.
0
cakabo
(25.08.17)
Nükleer enerjiyle çalışıyor uçak gemileri. Türkiye hala nükleer enerji konusunda tecrübesiz. O gemiye gerekli teknolojileri koymak zor olan. Yoksa o boyuttaki bir gemi kocaman bir kayık niteliğinde olur. Bir de ciddi anlamda çelik ve kaynak işçisi gerekli. Yapılabilir ama sıra ona gelene kadar çok iş var. Bana kalırsa ihtiyacımız da yok.
0
dissendium
(25.08.17)
uçak gemisi çok zor bir olay.

ilk bakışta düz metal gemi gibi gelmiş olabilir sana ama orada ciddi bir mühendislik var. hadi projeyi sağlam bir mühendis ekibi oluşturdun yazdın çizdin. türkiyede bildiğim kadarıyla ne bu kadar büyük bir kızak ne de bu kadar büyük bir havuz var. hadi onlar da dert değil önce onları yaparsın. gelelim işçiliğe bizim tersaneler 2009 krizine kadar deli gibi gemi yapıyordu, aslında gemicik yapıyorlardı. 2009'dan beri türkiyedeki tersanelerde gemi yapılmıyor. sadece bakım yapılıyor. bu nedenle gemi "inşa" anlamında zaten çok bir bilgimiz yoktu ama 8 yılda olan bilgi de uçtu gitti.

bu arada bu tip gemilerin işçiliği inanılmaz önemlidir. hiç bir hataya yer yoktur. türk işçiyle bu kadar teknik bir şey yapmak çok zor. inanılmaz iyi bir kadro toparlanması gerekir ki neredeyse imkansız. türkiyede genelde işi iyi yapmaktansa denetçi yemeğe götürülür, karı ısmarlanır, o da olmazsa bıçak çekilir...

hadi bunları da hallettik. yıldızlar takımını oluşturduk başladık üretmeye. bu gemi nasıl yürüyecek? o gemi nükleer enerji dışında bir şeyle yürüyemez. cüssesinden falan kaynaklı değil. askeri stratejik nedenlerden dolayı. senin uçak gemine nükleer enerji koymana kim izin verecek? o nükleer enerji kaynağını kim kuracak? işte dışa bağlı olunca bu soruların sonu gelmez. o nedenle haddini bilip ilk önce uçak gemisi değil de ilk önce kendi buğdayını üreteceksin...
0
sos fistik olsun mu
(25.08.17)
hadi bir şekilde yaptın. bir de bu aleti yüzdürmenin maliyeti var. öyle saldım gittim olmuyor. hayvan gibi eskort ediliyor korumak için.
0
hononu
(25.08.17)
Şurada örneğiyle açıklanmışı var: eksisozluk.com
0
olanlaolunmaz
(25.08.17)
Kolay bir iş değil sanırım. Rusya'nın bir tane uçak gemisi vardı, Suriye'ye getirdiler. Kaza üstüne kaza oldu. Geri çekip, bakıma aldılar.


Türkiye emperyal bir ülke olmadığı için uçak gemisine ihtiyacımız yok ama o büyüklükte bir gemi ve teknolojisini öğrenmek adına 1-2 tane yapılmasında fayda var.

Herkes %100 yerli yapmıyor zaten. Motor gibi bazı aksamlar gerekirse satın alınır.


.
0
kartallar yuksek ucar
(25.08.17)
Merhaba,

Öncelikle Türkiye uçak gemisi yapabilir. Bunun için gerekli olan tüm kaynaklara sahibiz. Yeterli uzunlukta kızağımız da var, gemi inşa etmek için bilgi ve tecrübemiz de var.

Şu anda 240 metrelik askeri geminin inşa edilmekte olduğunu hatırlatırım. Bu gemiye de dikine kalkış ve iniş yapabilen uçaklar için bazı ayarlamalar yapıldığını biliyoruz. (bkz: tcg anadolu). Bu gemiyi yaoabilen Türkiye uçak gemisi de yapabilir.

Neden büyütüldüğüne gelince; çok fazla ülkede uçak gemisi bulunmuyor. Sadece deniz aşırı politik hedeflere sahip ülkeler bu tip gemilere sahip oluyor. O yüzden biraz saldırgan bir hareket uçak gemisine sahip olmak. O yüzden ilgi çektiğini düşünüyorum.
0
kaptan memo
(25.08.17)
Sınırlarından kalkan uçakların müdahale edemeyeceği kadar uzak ülkelerde savaşmak gibi hayallerin varsa uçak gemisi yapmayı düşünebilirsin.
Öyle bir hayalin yoksa, ara sıra ailenle alışverişe gitmek için otomobil almak dururken gidip otobüs almaya benzer ki salaklıktır.
İlla birşey yapmak azim ve kararlılığındaysan uçak yap. Uçak gemisi kusur kalsın.
0
oguz altun
(25.08.17)
Teknolojik yetersizlik değil, siyasi yetersizlik bizdeki. Zira deniz aşırı uzun süreli savaşlara girmek dışında bir işe yaramıyor uçak gemisi. Bizim öyle bir misyonumuz olmadığı gibi defansımızı bile zor yapıyoruz.
0
roket adam
(25.08.17)
kolay bi iş olsa ruslar becerirdi bunca yıldır. uzaya gitmiş adamlar neticede. bi tane kıçı kırık uçak gemicikleri var 2 ayda bir bakıma sokuyorlar.
0
loser blueser
(25.08.17)
(4)

telefon ekrani temizlemece

in vino veritas
zaten hafif bi hijyen takintim vardi simdi iyice delirdim. spor salonunda dumbellara, salondaki bisiklete binerken filan tutundugum nabiz sensorlu tutacaklara vs. her seye haliyle bi sekilde dokunuyorum. baska insanlara degmekten, tanimadigim insanlara temastan igrenme gibi huylarim vardi zaten, sim
zaten hafif bi hijyen takintim vardi simdi iyice delirdim. spor salonunda dumbellara, salondaki bisiklete binerken filan tutundugum nabiz sensorlu tutacaklara vs. her seye haliyle bi sekilde dokunuyorum. baska insanlara degmekten, tanimadigim insanlara temastan igrenme gibi huylarim vardi zaten, simdi baskalarinin terleyip terleyip ayni yerleri tuttugunu dusundukce dakka basi el yikayasim geliyor ama kendimi dizginliyorum. yine de salondayken telefona dokundukca o yerlerin pisini mikrobunu telefonuma dolayisiyla evime ve vucuduma tasiyorum gibi geliyor. kilifi sabunla guzelce yikiyorum ama ekrana napsam bilemedim. antibaklar zarar verir mi emin olamiyorum. siz napiyorsunuz?
0
in vino veritas
(24.08.17)
dissendium
(24.08.17)
Bişey olmaz. Daha fazlasını solunum yoluyla vücuduna alıyosun, ölüyo musun? Hayır. Arada telefon eline yapış yapış gelirse sil, ekranı da görüntü netleşecek kadar kuru bezle ovala, yeter.
0
manuel mandalina
(24.08.17)
cep telefonlarimiz emin ol o bahsettigin yyerlerden daha pistir. yani once dumbellara dokunduktan sonra tele dokununca kirlenmez. zira daha pistir :)

ben iki gunde bir 80 derece kolonya ve kagit pecete ile siliyorum telimi. mikrobu kiriliyordur en azindan
0
exlibris
(24.08.17)
Yabancilarin rubbing alcohol dedikleri, yuzde 70lik (izopropil alkol veya etanol) yardimi ile silebilirsin duzenli araliklarla
0
jemjum
(25.08.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.