Giriş
(12)

Yabancı dil tavsiyesi

there was a slash
merhaba,günde yaklaşık 1 saatimi çalışmaya ayırmak üzere yeni bir dil öğrenmek istiyorum (şu an bildiğim tek yabancı dil ingilizce). hangi dili öğrenmemi önerirsiniz? rica etsem kısaca gerekçeleri ile yazabilir misiniz?şimdiden teşekkür ederim.not: farklı bir alfabe kullanan bir dil öğrenebileceğimi
merhaba,

günde yaklaşık 1 saatimi çalışmaya ayırmak üzere yeni bir dil öğrenmek istiyorum (şu an bildiğim tek yabancı dil ingilizce). hangi dili öğrenmemi önerirsiniz? rica etsem kısaca gerekçeleri ile yazabilir misiniz?

şimdiden teşekkür ederim.

not: farklı bir alfabe kullanan bir dil öğrenebileceğimi düşünmüyorum (rusça, çince vb.).
0
there was a slash
(24.08.17)
gerekçeleri sana bağlı. neden öğrenmek istiyorsun, mesleğin ne, hangi sektörde çalışıyorsun vs.
0
zgrydn
(24.08.17)
doğru, yazmayı unutmuşum.

araştırma görevlisiyim. faydalandığım ve muhtemelen bundan sonra kullanacağım kaynakların çoğunluğu ingilizce ve ingilizcem fazlasıyla yeterli düzeyde. dolayısıyla üçüncü bir dilin işime yapacağı katkı muhtemelen çok da fazla olmaz.

yeni bir dil öğrenme isteme sebebimi de açıkçası kendim bile çok iyi bilmiyorum. bugüne kadar hep üçüncü dili öğreneceğime ingilizcemin üstüne giderim, daha mantıklı olur diyordum. hala da aynı düşüncedeyim, ama sıradan bir günüm içerisinde yaklaşık bir saatlik bir boş zamanım var bir süredir, muhtemelen bundan sonra da epeyce bir süre öyle olacak. madem boş zamanım var, bari dil öğreneyim dedim.
0
🌸there was a slash
(24.08.17)
Hangi alanda arastirma görevlisi oldugunuzu söylerseniz önerilerim olabilir.
0
pinocchio
(24.08.17)
İktisat.
0
🌸there was a slash
(24.08.17)
Almanca ya da Fransızca.

Alman ve Fransız filozofların sayısı oldukça fazla. Bu iki dili öğrenirseniz Karl Marx'tan girer, Jean-Jacques Rousseau'dan çıkarsınız.
0
dissendium
(24.08.17)
@dissendium

açıkçası iktisatın teorik ve kantitatif tarafı ile daha çok ilgileniyorum, bu yüzden çok yoğun olarak felsefi okumalar yapmıyorum. ancak iki dilin de gramerini yarım yamalak da olsa bildiğimden (fazlasıyla yarım yamalak hem de, artık lise ve ortaokuldan ne kaldıysa) ben de ilk etapta bu iki dili diğerlerinin önüne koymuştum.

teşekkür ederim öneriniz için.
0
🌸there was a slash
(24.08.17)
Gerçi iktisatta da isimsiz 19. yy kahramanlari var, isveççe, almanca yayinlari olan ama onlarla da pek kimse ilgilenmiyor artik. Geriye kisisel ilgi alanlari kaliyor galiba.
Klasik müzik, özellikle opera, güzel sanatlar, özellikle rönesans : italyanca,
Tarih, felsefe : almanca,
Dûnyada neler oldugunu bilmedigm köse kalmasin : ispanyolca.
Ya da, konusulan, konulasacak dilden öte bir dilin yapisini, mantigini ögrenmek istitorum ki o mantik hayatta baska konulara da egilmeme yardimci olsun diyorsaniz : latince.
0
pinocchio
(24.08.17)
cince'dir senin icin.
0
ubi dubium ibi libertas
(24.08.17)
@pinocchio

öncelikle önerilerin için teşekkür ederim.

işte tam o neler olduğunu bilmediğim köşe kalmasın isteği yüzünden ispanyolca inanılmaz cazip geliyor, ama sanki şimdi bir hevesle başlarım ama bir süre ilerleme göremeyince bırakırım çalışmayı gibi geliyor. sence diğer avrupa dillerine göre öğrenmesi ne derece zordur ispanyolcayı? aynı şekilde italyanca da öyle.


@ubi dubium ibi libertas

evet bence de. ama yeni bir alfabe öğrenebileceğimi düşünmüyorum. yine de teşekkür ederim.
0
🌸there was a slash
(25.08.17)
1 saat az. 3 saat yap.
0
silver apple
(25.08.17)
ispanyolca Almancadan çok kolay, Italyanca gibi Latinceye daha sadik oldugu için fiil çekimlerinde Fransizcada olmayan bir iki hâl var -ama özel bir zorluk teskil etmiyor- yazilisi Fransizcadan kolay. Zolruk ya da kolayluk derecesi Italyance ile ayni gibi geliyor bana. Aksani, zevk meselesi ; kimileri seviyor, bayliyor, kimileri -benceleyin- Italyancayi daha çok seviyor.

Baslayip da birakmamak için Ispanyolca ile gönül bagi gerek. Tango, samba, flamenko, Che Guevara, Inka, Maya, tekila... Arjantin -Gûney Amrika'da bir Avrupa ülkesi- vs.

Zevk için ögrenmek söz konusu ise, günde üç saat gerçekçi gelmiyor bana. Bir saat de olabilir. Ama hergün !

Kolay gelsin!
0
pinocchio
(25.08.17)
@silver apple

hocam ne yaptın ya, dile günde üç saat ayırmam demek ya sosyal hayatımı ya da tezimi hiç etmem demek.

@pinocchio

tekrar teşekkür ederim. sanırım ispanyolca ile deneyeceğim şansımı.
0
🌸there was a slash
(25.08.17)
(6)

Panik Atak- Tez- Yorgunluk- Yalnizlik

seyirdefteri
Herkese merhaba,Bu duyuru sorudan cok bir ic dokme olacak benim icin. Almanya'da yasiyorum, makine muhendisligi son sinif ogrencisiyim. Okudugum okul belli sartlari saglayamayan ogrencilerini her donemin sonunda atmasiyla meshur. Ornegin 3. donemin sonunda 30 krediye ulasamayanlar okuldan atiliyorla
Herkese merhaba,
Bu duyuru sorudan cok bir ic dokme olacak benim icin. Almanya'da yasiyorum, makine muhendisligi son sinif ogrencisiyim. Okudugum okul belli sartlari saglayamayan ogrencilerini her donemin sonunda atmasiyla meshur. Ornegin 3. donemin sonunda 30 krediye ulasamayanlar okuldan atiliyorlar. Bunun gibi bircok kriteri var anlayacaginiz. Hal boyle olunca hayatimin son 4 senesinde ve hala inanilmaz derecede stres yukluyum. Su anda da mezun olmak icin onumdeki tek engel tez. Sorun su ki hic icimden gelmiyor. Iki satir yazmak bile gunlerimi aliyor, tam bir zulum. Bitmeyecek diye cok korkuyorum ve cok panik yapiyorum, daha da calisamiyorum sonra iyice. Bu kisir donguyu nasil yenerim?

Gecen sene panik ataklar yasamaya basladim. Doktorum depresyon teshisi koydu ve 7-8 ay ilac kullandim. Gectigimiz ocak ayinda kullanmayi biraktim. Sonrasinda kendimi iyi hissediyordum ki dun cok kotu bir atak gecirdim. Ailemden uzagim ve lanet olsun ki su ara biletler cok pahali. Fiziksel olarak da yalnizim su aralar ve bu 1 hafta daha devam edecek. Ailemle sik sik konusuyoruz ama kendimi cok yalniz hissediyorum. Arkadaslarim da ya tatildeler ya da onlar da benimle benzer durumu yasiyorlar. Dusununce cok arkadasim da kalmadi. Kendimi cok kotu ve bitmis hissediyorum.

Bir yandan mastera da basladim, birkac sinava girdim. Cok yorgunum ama dinlenecek zamanim ve imkanim yok. Devam etmek icin, motive olmak icin ne yapmaliyim? Surekli aglamak istiyorum su ara ve hep kaygili, gergin hissediyorum. Tekrar doktora gidip ilac kullanmak istemiyorum, ilaca alismam 1 ay suruyor cunku.

Yas 23, cinsiyet kadin.
Tesekkurler simdiden onerileriniz icin.
0
seyirdefteri
(23.08.17)
İlaca başlamanız maalesef şart. En azından panik atakları engellemek adına şart. Keşke Türkiye'de olsanız terapiste gitme imkânınız ve sosyal çevreniz olsa.

Şu an yapılabilecek tek şey sosyallesin. Ve ilaca başlayın. O nöbetlere size daha fazla zarar vermeye başlayacak çünkü zamanla.
0
westblack
(23.08.17)
Tez konusuyla ilgili merakınızı tekrar canlandıracak şeyler okuyun, izleyin, araştırın. İlginiz canlanınca çalışmalarınıza devam edersiniz. Örneğin teziniz dizel motorlar üzerineyse açıp termodinamik çalışın. Geçtiğiniz dersler size şimdi kolay gelmeye başlar. Ya da mekanik alanında bir çalışma yapacaksanız şirketlerin tasarım süreçleri ile ilgili belgeseller izleyebilirsiniz. Spor yapın bir süre. Dinlenmek için uyku şart. Eğer atılacağınızı düşünüyorsanız kendinizi fazla yıpratmadan başka bir okula geçiş yapabilirsiniz.
0
dissendium
(23.08.17)
Merhaba,
Tez yazan hemen herkes bu süreçlerden şu veya bu şekilde geçiyor.
Ben de iki tez yazdım, şimdi doktorayı hazırlıyorum. Gündelik hayatın meşgaleleriyle de birleşince teze vakit ayırmak ne mümkün, kaldı ki insanın erteleme davranışları maalesef hep galip geliyor.
Bunun üzerine siz bir de gurbetlik ve yalnızlık çekiyorsunuz.

Ama şunları hatırlayın, siz, çok zorlu bir üniversiteyi, yurtdışında, ailenizden ve sevdiklerinizden uzakta okumayı başardınız. Bugüne değin derslerinizi geçtiniz. Bu durumda demek ki üniversitenin önünüze çıkardığı bu son engeli de aşacak potansiyele sahipsiniz. MA sürecine de girmiş olmanız, sizdeki bu potansiyeli teyit ediyor.


Bitmeyecek, başaramayacağım korkusu çok temel bir korkudur, ama şuna emin olun, o tez bitecek, çok da güzel bitecek.

Birincisi, aman yapamayacağım, aman bitiremeyeceğim düşünceleri zihninize geldiği anda bunları kovun. Kızım, seyirdefteri, sen şu kazık hocanın dersini geçtin, falan sınavı geçtin, bunu da geçersin, on numara gacısın deyin kendinize.

İkincisi, kendinize çok yüksek idealler koymayın, ortalama, vasatın altında kalmayacak bir tez yazmayı hedef edinin. Çok yüksek bir limit koymak sizde tedirginliği artırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Bu bir lisans tezi, hocaların beklentisi bir meseleyi tartışıp anladığınızı göstermeniz. Devrim yapmanız, çığır açmanız beklenmiyor sizden, siz de kendinizden bunu beklemeyin, sonra, kafanız rahatlayınca idealiniz için başka adımlar da atarsınız.

Üçüncüsü, taslak çıkararak adımlarınızı belirleyin. Olabildiğince ayrıntılı bir taslak yazın. Böylece küçük küçük adımlarla ilerleyebileceğinizi de görün.

Dördüncüsü, bilin ki tez yazımı başta gıdım gıdım ilerler, önceleri yarım sayfa bir sayfa yazılırken, yüzde 40'tan sonra bi hızlanma gelir. Seriye bağlarsınız, ardından yüzde 80lerde bi tıkanma daha gelir, motivasyon yine düşer. O zaman yine yükseltiriz hiç problem değil. Demem o ki, şimdi ilerlemiyor gibi geliyor size ama siz ufak ufak yazmaya devam ettikçe aldığınız ivmeye kendiniz bile inanamayacaksınız.

Beşincisi, sizin durumda olan diğer arkadaşlarınızla kütüphane günü, çalışma günü ayarlayın, birlikte olun. Herkes yine kendi işini yapsın ama birlikte olma güdüsü iyidir. Oo hacıt seninki iyi gidiyor, ya bak şunu ekleyebilirsin vs. gibi ufak muhabbetler çok iyi gelir.

Altıncısı, uyku ve beslenmenize dikkat edin. Uzun süre uykusuz kalmak insanın içsel gücünü düşürür. İyi ve dengeli beslenin. Fındık fıstık türünden kuruyemişler vücudun ihtiyaç duyduğu sodyumdur, potasyumdur bunları sağlar. Hergün azar azar bademler, üzümler zihni açar.

Yedincisi, gergin hissettiğinizde alın bi bardak papatya çayı, mis gibi olursunuz.

Sekizincisi, bunaldığınızda eski bir arkadaşınızı arayın, uzun uzun konuşun, kafasını şişirin gerekirse, insan konuşunca sıkıntısını atar. Söylenmek, mızmızlanmak, şikayet etmek bile olsa, nazınızı çekecek arkadaşlarınızı arayın. Telefonu kapatınca pamuk gibi olursunuz.

Dokuzuncusu, ilaçtır depresyondur bu toplara hiç girmeyin. On numara insansınız.

Sonuncusu, hele şu tezi bi bitirin, sonra kendinizi bir tartın, lan ben niye bunca yıl bu kadar stres çekip mühendislik okudum, ben bu alanı seviyor muyum, acaba sevmediğim için mi böyle oluyor tarzı muhasebeleri yapın. Belki içinizden bir dansçı, bir aşçı, bir marangoz ne bileyim bir dağcı çıkacak. Bu hayat bu kadar strese değer mi, şeker gibi çocuksun, stres neymiş.

Diyeceklerim bu kadar. Haa bu arada, aslansın kaplansın, tez neymiş la. İki formül yazıcan, iki referans vericen. Yapmadığın şey sanki. Hadi bakem.
0
kullanıcı adı
(23.08.17)
@kullanıcı adı ne güzel yazmışsın!
0
koola
(23.08.17)
yazdıklarınızı detaylı şekilde okumadım. çünkü şu keywordler yetti:

panikatak-tez-yorgunluk-yalnızlık (+düzensiz beslenme ve uykusuzluk)

neden olduğunu bilmiyorum, herşeyin belki üstüste gelmesinden olabilir, aynı dönemden ben de geçmiştim ve çoooooook yıpracısıydı, iki defa panik atak. ilkinde yapayalnızdım, dedim buraya kadarmış, ölücem. o panikle hastaneye gidip, bana bişi oluyor falan demeyi düşündüm, sonra camları açıp biraz hava alınca kendi kendine geçmişti. ailemi çağırdım yanıma.

ikinci panik atak evde olmuştu.

neyse detaylı şekilde anlatmayayım.
1) uykunu mutlaka ama mutlaka düzene sok. gece oturup gündüz uyuma. gündüz otur. gece uyu ki vücudun melatonin i max. düzeyde üretsin.

2) yüzde doksan b vitamini eksikliğin var. b12 takviyesi al. hatta başka vitaminler de al mutlaka. test ibi birşey yaptır. vitamin eksikliği panik atakta çok etkili olan şeyler.

3) yediklerine max. düzeyde dikkat et. junk food'dan ziyade güzel beslenmeye bak.

4) bilgisayar ve telefon ekranından uzak durmaya çalış. beni bir zaman sonra müzik dinlemek bile strese sokuyordu. 3-4 ay dinlenebildikten sonra düzelmiştim. tabi ilaçlar ilaçlar..

gerçekten zor bir dönemden geçiyorsun, ama merak etme atlatacaksın.
0
füt
(23.08.17)
Herkese tesekkur ederim. Gercekten yazinca bile rahatladim, cevaplarinizi okumak cok mutlu etti.

@kullanici sana ayrica tesekkur ederim. Cok guel yazmissin, onerilerini dikkate alacagim. Icimi rahatlattin biraz biraz :)
0
🌸seyirdefteri
(23.08.17)
(4)

İnsan Psikolojisinden Anlayanlar Buraya

cirkinkizyokturazvotkavardir
Merhaba,aşağıda bahsettiğim durumları kim neden yapar?özellikle 100km nin üzerine çıkınca direksiyonu aniden kırıp kaza yapma dürtüsü ve o an kendini kontrol edememe korkusu,(çok nfs oynadık)yüksek bir yerden bakınca kendine hakim olamayıp atlama korkusu,çok önemli bir toplantıda masaya çıkıp alayın
Merhaba,

aşağıda bahsettiğim durumları kim neden yapar?

özellikle 100km nin üzerine çıkınca direksiyonu aniden kırıp kaza yapma dürtüsü ve o an kendini kontrol edememe korkusu,(çok nfs oynadık)
yüksek bir yerden bakınca kendine hakim olamayıp atlama korkusu,
çok önemli bir toplantıda masaya çıkıp alayına gider yapma isteği,

kısacası normal olmayanı yapma arzusu

merak mı hastalık mı kendini kontrol edememe mi?
0
cirkinkizyokturazvotkavardir
(23.08.17)
(bkz: okb)

onedio.com
0
dissendium
(23.08.17)
Dürtü kontrol bozukluğu. okb ile uzaktan yakından alakası yok.


Ayrıca burdan tanı koymak aşıri güvensiz bir sey. Bir kaç kriter DSM de farklı hastalıklarda da var. Psikolog ya da psikiyatristin testlerle tanı koyması daha doğru olur.
0
jackyr
(23.08.17)
Ben de kendimi sunucu olarak düşünüyorum hep ve konuğum Bülent Ersoy. Bir anda ağzımdan Bülent bey lafı çıkıyor. Bunu da ekleyelim bozukluğa.
0
nocturness
(23.08.17)
Her seferinde yazıyorum, bi daha yazayım; ota çöpe okb teşhisi koymak modu oldu. Gerçekten okb olan, şu an sürünerek psikiyatrist kapısı çalıyor olurdu. Bu düşünceler hayatınızın olağan akışına sekte vuracak derecedeyse bir psikiyatriste görünün, teşhisi o koyar.

Edit: moda oldu*
0
manuel mandalina
(23.08.17)
(4)

çat pat ingilizceyle sohbet yapılabilir mi?

for day to break
ilerletmeye faydası olur mu?
ilerletmeye faydası olur mu?
0
for day to break
(23.08.17)
Her türlü olur. İyi bi dinleyiciysen, karşındakinden kaptıkların bile bayaa faydalı olur.
0
manuel mandalina
(23.08.17)
olur, çok da güzel olur.
adam bir soruyu senin daha önce duymadığın bir şekilde sorar mesela, öğrenmiş olursun. hoş olur.
0
cay koy geliyorum
(23.08.17)
Seni düzeltecek birileri varsa olur. Ben WhatsApp grubu kurduğum zaman grupta öğretmen, çevirmen arkadaşlar vardı. Hatalı bir cümle yazıldığı zaman ya da kullanımlar yanlış olduğu zaman herkes birbirini uyarıyordu. Gönüllülük esasına dayalı bir şey. Bir de senin öğrenmeye ne kadar açık olduğuna bağlı.
0
dissendium
(23.08.17)
Ne yaparsan onun katkisi olur. 4 strands of learning denir buna. Dinleme yaparsan dinlemen gelisir speaking yaparsan da speaking. Zaten ideal siniflarda ogrenciler ilk seviyeden speaking yapar. Hello I am Traveller. I am 28 years old. I live in Istanbul.
0
Traveller
(23.08.17)
(9)

Game of thrones'a başlanmalı mı?

yatagants
Hep çok popülerdi, ortalıkta sürekli spoiler dolanıyordu hiç başlayasım gelmedi, farklı farklı belki yüzlerce yabancı dizi izledim ama izleyesim hiç gelmedi.Sizce izlemeli mi?
Hep çok popülerdi, ortalıkta sürekli spoiler dolanıyordu hiç başlayasım gelmedi, farklı farklı belki yüzlerce yabancı dizi izledim ama izleyesim hiç gelmedi.


Sizce izlemeli mi?
0
yatagants
(23.08.17)
Bir oturuşta izle, mis.
0
veritaslibertas
(23.08.17)
kitaplarını okuyun...
0
luchetti
(23.08.17)
Ben de aynı şekilde.. Bitince başlıycam karar verdim.
0
lcha
(23.08.17)
izle tabii, şahane.
0
fragile lady
(23.08.17)
House of cards, fargo,true detective, bron broen, spartacus, boardwalk empire, prison break, sopranos, the missing hepsini izleyip cok sevdim. Populer olup da abartmislar dedigim sadece breaking bad oldu. Ama game of thrones a gecen sene basladim 6 sezonu bir haftada izledim.bence dehset guzel. Yalniz sunu soyleyebilirim kitaplarinin guzelligi bambaska.
0
a r a m i s
(23.08.17)
Ben de çok uzun süre erteledim.
Yanlış hatırlamıyorsam 3. Sezon bitince başladım hepsini iki günde izledim.
Sonra güncel olarak takip etmeye başladım.
Tamamen bittikten sonra baştan izlemeyi de düşünüyorum.
Gelecek sezon sonmuş bitince başla bence.
0
mutekebbir
(23.08.17)
3. sezonda bıraktım ama izlenebilir. Bazı bölümler çok sıkıcı. Bir oturuşta izlenecek bir dizi değil kesinlikle. Narcos desen neyse de 7 sezonluk dizi öyle hemen bitmiyor.
0
dissendium
(23.08.17)
Ben 2'nin ortalarında biraktım, eksikliğini hiç hissetmiyorum şahsen.
0
manuel mandalina
(23.08.17)
fantastik şeyler sevmiyorsanız ama vaktiniz bolsa izleyin gitsin. fantastik seviyorsanız zaten izleyin. 1. kategoride bahsettiğim gibi iseniz çerezlik gelecektir dizi bendeki gibi. vakit bol şimdilik izliyorum gidiyor.
0
tuzumkuru
(23.08.17)
(6)

Lütfen bana gaz verin cesaretlendirin bişey yapın...

yaren
Selam35 yaşındayım, liseden mezun olalı 18 yıl oldu, niyetim ikinci okul okumak veya ikinci bir meslek sahibi olmaktan çok gönlümün tahtındaki sultanı devirip gelip kendi kurulup oturan mesleğin eğitimini almak. Psikoloji okumak istiyorum...Ankara'da yaşıyorum ve burada psikoloji eğitimi veren okull
Selam

35 yaşındayım, liseden mezun olalı 18 yıl oldu, niyetim ikinci okul okumak veya ikinci bir meslek sahibi olmaktan çok gönlümün tahtındaki sultanı devirip gelip kendi kurulup oturan mesleğin eğitimini almak. Psikoloji okumak istiyorum...

Ankara'da yaşıyorum ve burada psikoloji eğitimi veren okullar var. Fakat okurken zaten matematiği ve fenni pek yapamayan değişiğin biri olarak, hem de ilkokuldan beridir çok yanlış ve eksik eğitim gördüğümden ve o zamanlarda da kafam bunları öğrenecek yapıda olmadığından, şimdi kaldırıp 1 yıl üniversite hazırlık kursuna gidip sınava girmem pek akıllıca olmaz. Ki zaten memurum, çalışıyorum. Fakat çalışmasam bile benim bu delik deşik temelin üstüne bir bina kurmam çok saçma.

Ne yapsam? Matematiği sorun ediyorum ama daha tarih var coğrafya var mantık felsefe var... napıcam ben, bi akıl verin gençler, hem istiyorum hem yapamam gibi geliyor... napsam?
0
yaren
(23.08.17)
@mcgonagalls cat

Açıköğretimde psikoloji eğitimi olmadığı için bu kadar kıvranıyorum...
0
🌸yaren
(23.08.17)
bazen hayallerden vazgeçip realist olmak gerekebilir...
0
binder dandet
(23.08.17)
35 yaşındasınız diye sevdiğiniz ilgi duyduğunuz bir alanı öğrenmeyeceksiniz diye bir şey yok tabii ki. Yalnız bunu bu saatten sonra üniversite okuyup meslek olarak yapabilme seviyesinde biraz durumlar karışıyor haliyle...

Ben en azından şöyle düşünüyorum gerekli zamanınız ve ilginiz var ise kendi kendizi geliştirebilirsiniz..Yani şu çağda kirli bilgi çöplüğü var ama isteyene nitelikli bilgi de çok kolay ulaşılabilir seviyelerde. Üniversite hocalarından yahut öğrencilerden bölümlerinin ana derslerinin ders programlarını ve okuma listelerini alarak kendi kendize eğitebilirsiniz amaç bilgilenmek ise.

Bunu meslek olarak yapmayıp bir nevi entelektüel tatmin olarak gördüğünüzü düşünerek söylüyorum bu yazdıklarımı.

Ayrıca khanacademy.org veya coursera.org gibi kaynaklar da yardımcı olabilir.
0
AlsterWasser
(23.08.17)
@AlsterWasser

Aslında biraz çevre baskısı var. Ben dinlemeyi anlamayı inceleyip uğraşmayı çözmeyi ce çözüm uygulamayı çok severim. İnsanları ve psikolojiyi de çok severim. Üçü birleşince çoğunlukla çok başarılı sonuçlar aldığım "seans" benzeri dertleşmeler sohbetler vs oluyor, bunun artık profesyonelliğe dökülmesini istiyorlar. Ben de istiyorum çünkü zaten memuriyetim var ve parayı sevsem de psikolog olarak çalışmaya muhtaç değilim. İstiyorum ki psikoterapiye çok ihtiyaç duyan nice insanlar sırf parasızlıktan ötürü ilaçlara mahkum yaşamasınlar, yapabildiğim kadar destek olayım insanlara ve hatta yapabildiğimce teşvik de edeyim. Zaten beni buna teşvik eden de annemle babamın psikolıji meraklarını saymazsak kendi doktorumun bana yaptığı iyiliğin karşılığında çevreme destek olmamı istemesidir.

Ama çok eksiğim var... ne matematik var ne ingilizce ne güncel Türkçe bilgisi ne tarih coğrafya... imkansız gibi geliyor...
0
🌸yaren
(23.08.17)
Kitap al çalış. Zor bir şey değil. Şu anda İnternet'ten sipariş versen, iki güne eline ulaşır kitaplar. Her akşam işten gelince çalışırsın. Profesyonel öğrenci olmaya başladığın zaman yemek pişerken bile ders çalışabiliyorsun. Zamanı kullanmayı öğreniyorsun. Bu şekilde kısa ama sık çalışmalarla önümüzdeki sınava kadar onlarca konu bitirirsin. Çalışmaktan başka şansın yok. Matematik bilmeyen biri psikolog olmamalı bana göre. Çünkü matematik muhakemenin en yoğun kullanıldığı alanlardan biri. Yapamam, edemem diye düşünüyorsan kimseye faydalı olamazsın.
0
dissendium
(23.08.17)
psikolojinin hangi dalı sizi daha çok bilmiyorum ama mesela hipnoz ya da analitik psikoloji vs. gibi alanlarda sertifika kursları var. bunları araştırıp ucundan başlarsanız, devamı gelecektir. bi iki sene kendinize böyle bir yatırım yapıp altyapı edindikten sonra, psikoloji yüksek lisanslarına başvurmayı da düşünebilirsiniz.
0
kullanıcı adı
(23.08.17)
(3)

Staj yapmak önemli mi

ovungec zeus
Uluslararası ilişkiler son sınıf öğrencisiyim. Staj yapmak bizim için zorunlu degil. Staj yapmak sizce bana bir şeyler katar mı? Staj yapmak için nereleri tavsiye edersiniz?
Uluslararası ilişkiler son sınıf öğrencisiyim. Staj yapmak bizim için zorunlu degil. Staj yapmak sizce bana bir şeyler katar mı? Staj yapmak için nereleri tavsiye edersiniz?
0
ovungec zeus
(22.08.17)
mezuniyet öncesi tecrübe katar.
0
blue eyes white dragon
(22.08.17)
hangi alanda calismak istedigine bagli olarak staj yapmalik yer ara. direkt öyle tavsiye vermek zor.
0
isvicre rakisi
(22.08.17)
Bizim X Hanım, uluslararası ilişkiler mezunu, satınalma biriminde ithalat faaliyetleriyle ilgileniyor. Staj yaparsan rakiplerine birkaç adım fark atarsın. Kurumsal şirketlerin satınalma, satış, insan kaynakları birimlerine başvur mutlaka. Bu dediğim beyaz yakalı olmak istiyorsan geçerli. Yoksa uluslararası ilişkiler mezunu olup kamu görevlisi olan da var.
0
dissendium
(22.08.17)
(6)

Tıpçı-dövüşçü-vücutçu arkadaşlara soru

apolitikherif
Mesela sokak kavgasına girdik tamam mı. Adamın tam olarak neresine güçlü bir yumruk vurursam nefessiz bırakırım?*nefessiz bırakmak dediysem de ölmesin, sadece 2-3 saniyeliğe hıık mıık falan diye ses çıkarsın
Mesela sokak kavgasına girdik tamam mı. Adamın tam olarak neresine güçlü bir yumruk vurursam nefessiz bırakırım?

*nefessiz bırakmak dediysem de ölmesin, sadece 2-3 saniyeliğe hıık mıık falan diye ses çıkarsın
0
apolitikherif
(21.08.17)
Oi Tsuki Chudan tekniğin adı. Araştırabilirsin. Göğüs kemiğinin tam altındaki bölge oluyor.

Not: Bir karateci...
0
dissendium
(21.08.17)
Gırtlak değil. Gırtlak öldürür. Can boğazdan gider.
0
Delay Fuze
(21.08.17)
Diyaframina
0
alperz
(21.08.17)
Nefessiz bırakmayı genişletip minimum birkaç saniye etkisiz hale getirmek olarak alıyorum ve cevap veriyorum. Çeneye yandan tekme yahut karaciğer diyafram civarına esnaf tekmesi.
0
gunde 3 litre kola icen adam
(21.08.17)
ben eğer böyle çok pis dayak yiyeceğim bir durumla karşılaşırsam tek çare olan dirsekle boyna vurma metoduna başvuruyorum. ölüm riski de var ama dediğim gibi son çareyse böyle yapıyorum bazen tinerci veya bıçaklı tırrekler saldırabiliyor.

onun dışında genelde yandan dize tekme veya karaciğere yumruk her zaman işe yarıyor.
0
Tears of Devil
(21.08.17)
gogus bosluguna ama her zaman acikta olmaz, ozellikle dovus posturu alindiysa.

dirsek cok tehlikeli arkadaslar, okulda tahta kapiyi dirsek vurusuyla delen bir muay thaici arkadasim vardi. Baya saglam bir darbe indiriyor yani farkinda olmadan. Aman dikkat.
0
safepassage
(22.08.17)
(2)

bunda ne var?

diffarentiationation
https://scontent-frt3-2.xx.fbcdn.net/v/t1.0-9/20953961_1758081020905313_3864843041308721294_n.jpg?oh=def016067b9c622f9a5b66bdb43ab408&oe=5A38EDA7benim de böyle tanıdığım var da, vermek istediği mesajı hiç anlamadım, ne demek bu? neyi eleştirmiş?
scontent-frt3-2.xx.fbcdn.net

benim de böyle tanıdığım var da, vermek istediği mesajı hiç anlamadım, ne demek bu? neyi eleştirmiş?
0
diffarentiationation
(21.08.17)
1 haftada 5.5 kilo vermek sağlıksız yani. eğer öyle bir şey yapıyorsa aldığı o eğitimi çöpe atsın gibi bir şey demek istemiş
0
sta
(21.08.17)
5.5 kiloyu beynini yere düşürerek kaybetmişsin demek istiyor. Bir haftada 5.5 kilo vermek biraz zor olduğu için umut taciri diyetisyenlere laf atıyor.
0
dissendium
(21.08.17)
(9)

Sizce Türkçeyi en iyi kullanan

dunal
edebiyatçılar hangileridir?
edebiyatçılar hangileridir?
0
dunal
(20.08.17)
murathan mungan kesinlikle.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(20.08.17)
yalınlık ve aynı zamanda derinlik olarak düşünürsem son zamanlarda bu insanlardan birinin Barış Bıçakçı olduğunu düşünüyorum.
0
AlsterWasser
(20.08.17)
Sabahattin ali eski turkce olarak
0
my pink
(20.08.17)
Ahmet Hamdi Tanpınar, Sait Faik ve Yaşar Kemal derim. Tanpınar'ın klasik üslûptan miras aldığı Türkçe, Sait Faik'te İstanbul'un çiçekleri, balıkları, argosu, tertemiz dili, Yaşar Kemal'de ise Anadolu'nun tüm söz varlığı. Beni en çok etkileyenler bunlar. Tabii bir de Oğuz Atay var.

Şair olarak da Turgut Uyar'ın ve İsmet Özel'in dili kullanış biçimini seviyorum.
0
ziya özdevrimsel
(20.08.17)
Benim.
0
brad pitt
(20.08.17)
peyami safa.
gec okuduguma cok uzulmustum.
0
sergerde
(20.08.17)
Ahmet Hamdi Tanpınar bu kişilerden biri. Kavs-i kuzah kelimesini ondan öğrenmiştim. Dile bayağı hakim olduğu kullandığı kelimelerden bile anlaşılıyor.
0
dissendium
(20.08.17)
brad pitt sen kimsin?
0
🌸dunal
(20.08.17)
Tanpınar +1
0
but that was just a dream
(21.08.17)
(4)

Kalbimde ağrı panik atak

masa4yarimsaat
Merhaba arkadaşlar. Ben 20 yaşındayım. Eskiden kalbimde bir sıkıntı yoktu fakat geçirdiğim panik atak sonrası hep kalbimi dinlemeyw başladım. Psikolojik ağrılar hissedip durdum ve doktora gittim. Kalbimde önemsiz bir kapakçık çökmesi olduğunu söyledi. Mitral valv prolapsusu non klasik miş bunun adı.
Merhaba arkadaşlar. Ben 20 yaşındayım. Eskiden kalbimde bir sıkıntı yoktu fakat geçirdiğim panik atak sonrası hep kalbimi dinlemeyw başladım. Psikolojik ağrılar hissedip durdum ve doktora gittim. Kalbimde önemsiz bir kapakçık çökmesi olduğunu söyledi. Mitral valv prolapsusu non klasik miş bunun adı.
Şimdi bazen ağrı bazen nefes darlığı bazen ölüyorum hissi bazen panik atak geçirirp duruyorum. Sabah da tam düzeldim derken kalbimde ağrı hissettim. Ama bu ağrıların psikolojik olup olmadığını anlayamıyorum. Örneğin kolumu kaldırınca hareket edince göğsüme dokununca bu ağrı ortadan kalkıyor. Fakat ne zaman kalbimi düşünsem hemen ağrı hissediyorum. Bazen nefes darlığı vs. Bu yazıyı yazarken yine başladı mesela.4 aydır baya sıkıntılı bir süreçten geçiyorum. Sizce sorunlarım psikolojik midir ? Doktor 6 ayda bir kontrole gel dedi. 2 ay sonra tekrar bir kontrolüm var.
0
masa4yarimsaat
(20.08.17)
Ben ilk çarpıntı şikayetiyle hastaneye gittiğimde kardiyolog bana da mitral kapak prolapsusu var demişti ama daha sonra gittiğim iki kardiyolog da sende mitral kapak prolapsusu yok dedi. Genellikle yanlış tanı konulan bir durummuş. Ben yine de kontrollere gidiyorum ama tecrübelerime göre sorun psikolojik. Stressiz dönemlerde hiç çarpıntı hissetmiyorum. Tabii bunda üç yıllık bir spor geçmişimin de etkisi var. İyice anlamak için farklı doktorlara da git.
0
dissendium
(20.08.17)
Bende çarpıntı olmuyor eğer korkup panik atak geçirmiyorsam. Bunun sebebi sanırım klasik değil de non klasik olması.hani klasik mvp bile nerdeyse hissedilmiyorken ben nonklasik olduğum halde hep bir endişe korku psikolojik ağrılar vs. 4 ay önce o panik atağı yaşamasaydım bunlar olacak mıydı bilmiyorum. Ve sanırım git gide büyüyor. Eskiden sadece kalbimde ağrı olduğunu zannederdim, o geçer gibi oldu. Arkasından nefesim daralıyor sanıp atak geçirmeye başladım. Şimdi de kalp ağrısı hissi gene başladı. Ne yapacağımı hiç bilmiyorum. Bir de mide peoblemlerim var onşar da tetikler mi acaba
0
🌸masa4yarimsaat
(20.08.17)
Evet doktor endoskopi dediğinde bile az kalsın panik atak başlayacaktı kalbim nası hızlı attı.
Sabah da ağrı vardı kalbimde tuvalete çıkınca geçti. Sonrasında ara ara geri geldi ağrı ama psikolojik mi değil mi anlayamıyorum işte. Başka şeylerle ilgilenince geçiyor bazen geri geliyor vs.
Uykusuzluk stres mide vs de bunları tetikliyor olabilir mi acaba ?
İzmirde hatırlarsınız bir ara deli gibi depremler oluyordu. Tam da benim bu panik bozukluk sürecime denk gelmişti. Mesela sabahtan akşama kadar göğsümde ağrı oluyordu. Ama deprem sırasında o ağrıyı hiç bir şekilde hissetmeyip sirek depreme odaklanıyordum. Bir 15 20 dk kalbim deli gibi çarpıyor, sonrasında normale dönünce tekrar kalbim ağırmaya başlıyordu.
İşte psikolojik mi değil mi hiç bir şekilde anlayamıyorum.
0
🌸masa4yarimsaat
(20.08.17)
selam,
kardiyologa giden genc hastaların %70inden fazlası panik atak. doktorlar da bunu biliyor. sende su an yasanan durum duyarlılık artısı. gayet rutin olan ekstra vuruları, uykusuzluga yorgunluga baglı carpıntıları normal insanlar gozardı ederken sen hissediyorsun.
su yasında kalple ilgili bi saglık problemin olsa bu ancak kalbin yapısıyla alakalı olurdu, damar problemin olması imkansıza yakın. kalbin formuyla ilgili olanlar da basit bir eko(yani o kapakcık muhabbetini soyledikleri ultrason)'da cıkar. yasadıkların tamamen psikolojik, dusunmeyeceksin, takmayacaksın. agrısa da bu beni oldurmez diyeceksin. bi sure sonra kalbin oldugunu bile unutacaksın.
doktor degilim fazla tecrubeli bir panik atak hastasıyım ve bu işlerin mekanizmasından da az bişi anlarım. ben 1.5 sene 90 nabızla gezdim. ne zamanki takmamaya basladım nabzım 60-70lere dustu. sıkıntın oldugunda yaz bana.
0
art vandaley
(24.08.17)
(8)

İnsanlardan neden tiksiniriz?

asocial anchorman
Veya daha genel olarak dış dünyayla benliklerimiz arasındaki çelişkinin varoluşsal kaynağı nedir? Genel bir soru oldu biliyorum ama sorunun sizde uyandırdığı karşılığa dair cevaplarını merak ediyorum.Edit: Daha çok derinliği olan cevaplar da beni tatmin edecektir ne düşündüğünüzü anlama konusunda. Y
Veya daha genel olarak dış dünyayla benliklerimiz arasındaki çelişkinin varoluşsal kaynağı nedir? Genel bir soru oldu biliyorum ama sorunun sizde uyandırdığı karşılığa dair cevaplarını merak ediyorum.

Edit: Daha çok derinliği olan cevaplar da beni tatmin edecektir ne düşündüğünüzü anlama konusunda. Yani kişinin sosyal-fiziksel niteliklerinden bağımsız olarak, herkesten tiksinme potansiyelimiz olduğunu düşünüyorum. Doğumdan itibaren tamamen yabancı bir dışsallığa adım atıyoruz ve kendimizi dünyayı anlamlı kılmaya çalışan canlı varlıklar arasında buluyoruz, bu bile başlı başına tiksinti unsuru benim için
0
asocial anchorman
(20.08.17)
Geri zekalı oldukları için.
0
dissendium
(20.08.17)
Bedenleri ya da ruhları pis olduğu için.
0
harvey
(20.08.17)
bu soruna 2 şekilde cevap vereyim
fiziksel tiksinti: başkası kustuğunda sümkürdüğünde tükürdüğünde ortaya çıkan tiksinme
ruhen/psikolojik şekilde davranışlarından tiksinme sanırım bunu soruyorsun, bendeki cevap fazla bencillik
0
basond
(20.08.17)
Tiksinme beyinde öğrenilerek kodlanmadığı için zamanla alışkanlığa ve otomatik sergilenen bir davranışa dönüşüyor.

Çocuk burnu ile oynayıp çıkardığı şeyi gösterdiğinde o şeyin iğrenç olduğuna dair bir tepki sergiliyoruz ve çocuğun bunu aynalamasına sebep oluyoruz. Tükürük, kirlilik vesaire yine aynı.

Sonuçta bir insanın iğrençliği algısını beynimizde oluşturan da yine zamanla çocuklarımızın beynine işlediğimiz iğrençlik bileşenlerinin bir bütünü.

Büyüyüp de beynimizin soyutlama yeteneği geliştiğinde tabii bu zamanında işe yarayan beynimizdeki kodlamaları sorgulayıp örtme yeteneğimiz de oluyor. Şu an senin sorgulaman gibi mesela.
0
iron
(20.08.17)
Kendini kandirmasi, gercegi gorememesi.
0
imelih
(20.08.17)
Tiksinilen şeye olan algımızın sosyal olarak öğrenildiğini düşünüyorum ama tiksinme denince aklıma gelen tek şey ve görüntü: Bağcılar - Kabataş tramvayı. Buradaki kokular ve insan görüntüleri yani çirkinlik ve pislik beni tiksindiriyor. Bu fiziksel olanıydı sanırım. Bir de belki ilk zamanlarda tiksinmediğimiz bir şey, sık sık karşılaştığımızda artık bize tiksinti verebilir.
Ruhen de böyle olabilir. Yani bir insan bana bir kere yalan söylerse belki tiksinmeyebilirim ama bu yalanlar sıkça tekrar ederse bu tiksinmeye yol açar. Olumsuz davranışın ya da olayın sıkça tekrarlanması ile de oluşabilir.
Şimdilik böyle yorumlayabilirim kendimce.
0
duyond
(20.08.17)
İnsanlardan tiksinmenin itilmenin çok temel ilkel sebepleri oluyor genelde, genelde kendimizi çok daha haklı sebepler olduğuna ve onun tiksinilecek bir insan olduğuna inandırırız. Başkalarını da buna inandırmak isteriz. Bazen bu nedenler gerçekten haklı nedenlerdir, bazen haklı olmaları gerçek neden olduğu anlamına gelmez. İnsanın bu tarz ego çatışmalarını olduğu şekilde görebilmesi önüne geçmesine yardımcı olabilir veya bunu böyle kabul ederek devam edebilir. Bu hâlden rahatsız olup yine yapmaya devam ederek daha fazla ikileme, huzursuzluğa, iç çatışmaya da düşebilir.

Bu nedenleri oldukları gibi görmek ve reddetmemek kolay bir şey değil. Hatta bu nedenler o kadar alçak nedenler olabiliyor ki insanın bırak karşı taraftakiyle münasebetinde bu durumu göz önünde bulundurmasını, kendine kabul ettirmesini, kendi kafasında bunu dile getirmesi bile çok büyük bir zorluk olabiliyor.
0
Adramelekhh
(20.08.17)
Bana göre bunun sebebi kibir. Kibrin sebebi güvensiz hissetmek ve güvenlik ihtiyacını karşılamak. "Ben doğruyum/iyiyim/temizim/kaliteliyim/olumluyum/faydalıyım" gibi bir sınıflandırmaya ihtiyaç duyuyoruz ve güvensizlik duyduğumuz kişileri tiksinilecek sınufa dahil edip bi güzel tiksiniyoruz. Çünkü biz iyiyiz onlar kötü, onların bizim yanımızda yeri olamaz, aha da güvendeyiz.
0
yaren
(20.08.17)
(7)

Deli miyim?

mutekebbir
Her şeyden çok çabuk etkileniyorum.Birkaç örnekle açıklayayım;1- Yıllar önce son durak diye bir film izlemiştim filmde yürüyen merdivenlerde geçen bir kısım var izleyenler bilir yürüyen merdiven bozuluyor yerinden kayıyor vs. O zamandan beri ne zaman yürüyen merdiven kullanacak olsam korkarım birden
Her şeyden çok çabuk etkileniyorum.
Birkaç örnekle açıklayayım;

1- Yıllar önce son durak diye bir film izlemiştim filmde yürüyen merdivenlerde geçen bir kısım var izleyenler bilir yürüyen merdiven bozuluyor yerinden kayıyor vs. O zamandan beri ne zaman yürüyen merdiven kullanacak olsam korkarım birden aklıma o sahne gelir ve hızlanırım mütemadiyen bunu yaşıyorum.


2- Bir kere birisi bana "buradan taksiye binmeyin bunlar hap falan kullanıyor sakat insanlar" demişti yer: Yenikapı metro karşısı saat:00:00 suları olayın hikayesi var mesele o değil diye geçiyorum.
Neyse ben o günden beri yoldan geçen taksilere binemiyorum illa durak taksisi olacak kendim arayıp çağıracağım. Dün gece evin oradaki duraktan Metrobüs istasyonuna taksi çağırıttım binip eve geldim.


3- Geçenlerde kardeşim bilmem nerede bir havuza çok ucuz bir malzeme almamışlar ölenler olmuş bu yüzden gibi bir şey söyledi haberlerde görmüş o günden beri havuza girmekte tedirginim girmiyorum.


4- Birkaç gün önce bir arkadaş motosikletlerle ilgili soru sormuştu altına birisi gelip motosiklet kullanmayın çok riskli ben bi kaza atlattım yoldaki bir taşa bakar diye bir şey yazmış.
Psikolojim bozuldu onu okuduğumdan beri yolda motosikletli görünce gözüm yola kayıyor taş falan var mı diye ve kafamda sürekli ben kullanırken taşa takılsam ne olur acaba diye bir düşünce. Büyük ihtimalle bu yüzden kullanamayacağım.


Ben neden her şeyden bu kadar çabuk etkileniyor olabilirim?

Çok mu hassasım ben?
Ruh sağlığım mı bozuk?

Neden olabilir bunlar?


Teşekkürler.
0
mutekebbir
(19.08.17)
Tedbirlisin, evhamlısın, azıcık da takıntılısın.
Bence normalsin, çok da şeyapma.
0
manuel mandalina
(19.08.17)
deli değilsin ama bi psikiyatra görün bence
0
paintov
(19.08.17)
Deli değilsin ama kendini koruma eğilimin biraz fazla. Ben de mesela süs havuzlarına elimi bile sokmam hiçbir zaman. Süs havuzlarında elektrik kaçağı olduğu zaman sudaki kişiler direkt ölüyor. Geçenlerde beş kişi öldü Sakarya'da. Bir de Kocaeli'de bir kadının köpeği havuza atlamıştı ve köpek de elektrik akımına kapılıp ölmüştü. Ben de buna dikkat ediyorum örneğin. Bunun ruh sağlığının bozuk olmasıyla bir ilgisi yok. Türkiye'de yaşayabilmek için bunlar dikkate alınması gereken şeyler.
0
dissendium
(19.08.17)
deliliğin tanımını bilmiyorum; ama kesin olan şey sıradan değilsin. insan tölere edebilme özelliği sayesinde ''normal'' insan olabiliyor, hem fizyolojik (bu kelime füzyolojik de olabilir bilmiyorum) hem mental hem de psikolojik açıdan böyle; meşhur tuz-bardak-havuz hikayesinde ki gibi.

Aslında şimdi anlatacağım şey tam doğru değil ama gerçek, anlamanda da öğretici bir etkisi olacağı için; Eğer bi' psikiyatr'a gidip bunları anlatırsan sana çok çok yüksek bir ihtimalle tanı koyacaktır. Yani normal dışı bir davranış biçiminde olduğunu söyleyecektir, psikiyatrlara çok güvenmemek lazım ama içinde bulunduğun durumu bil diye.

Bunun dışında, eğer bu davranış tutumun sana hayatı zorlaştırmıyorsa bir problem yok demektir, ama sana hayatı zorlaştırıyorsa o zaman üzerinde neler yapılabilir; bunlar konuşulmalı.
0
mete kudur
(19.08.17)
hiçbiri de bana "yok artık, bundan da etkilenilir mi be?" dedirtmedi. bu ülkede, eften püften şeyler yüzünden ölen, kazaya uğrayan o kadar çok kişi var ki. bu yüzden işi sağlama almak en iyisi. o son durak serisi de korkularımın birleşimi gibi bir şey olmuştu, direkt gözümde canlandırınca ister istemez korkarım ben de. mesela bir gün kamyon gibi bir şey caddede çakılların kenarından geçerken tak diye mermi gibi fırlatmıştı bir tanesini. son durak'ta da vardı mesela böyle bir sahne. şimdi ben kendimi niye korumayayım ki? bunun neresi delilik?


aynı şekilde ben de mesela tabela altından geçerken kafamı tutarak geçiyorum başıma düşer diye. insanlar umarsızca olta attığı için çok korkuyorum bir gün oltanın zokası yüzüme takılacak diye. işin garibi de, yine bir gün balık tutanların kenarından yüzümü saklayarak geçiyordum. arkadaşım da "annemin yüzüne zoka gelmişti bu tipler yüzünden" demişti de korkmamda ne kadar haklı olduğumu görmüştüm.
deniz kenarında da temkinli duruyorum, bir tane hapçı ya da ergen malların didişmesi yüzünden aşağı düşerim diye.



kısacası, bu ülkede olmaz dediğimiz şekilde ölümler meydana gelince, insanın korkmasında ve tedbir almasında delilik değil de haklılık payı var.
0
m e b
(19.08.17)
Asla deli değilsin. Benzer kaygılar bende de var.

Bir keresinde Cerrahpaşa'da iki hizmetli, merdivenlerde kocaman bir çelik dolap taşıyorlardı. (daha doğrusu taşıyamıyorlardı, sanırım içi de doluydu) Ay şimdi bu üzerime düşmesin diye tedirgin olup kenara çekildim ve adamlar o dolabı düşürdü. Eğer iç sesimi dinlemeseydim, muhtemelen ölmüştüm.

Fakat bu kaygılar hayat kalitemizi etkiliyorsa profesyonel yardım alınmalı. Buradan obsesif kompulsif vb. diye teşhis koymak çok anlamlı gelmiyor bana ama kendin de rahatsız olmuşsun ki bu durumdan duyuru açmışsın.
0
old possum
(19.08.17)
Yazmiyim diyorum ama herşeye okb yapıştırmak da moda oldu. Ciddi okb olsan şu anda doktor kapısı aşındırıyor olurdun zaten, rahat ol. Kendini tart, hayatını ciddi etkileyecek, seni işinden gücünden alıkoyacak kaçınmalar yaratıyorsa bu durum, psikolog ziyaretinde fayda var. Teşhisi o koyar.
0
manuel mandalina
(20.08.17)
(4)

Çalan şarkının adı?

speedy
Allah'ını seven soylesin, emelin mezuniyeti diye aratmaktan usandım:)https://youtu.be/KhIn7ATzt8Q?t=67
Allah'ını seven soylesin, emelin mezuniyeti diye aratmaktan usandım:)

youtu.be
0
speedy
(19.08.17)
Bulgarca sanırım, bu başlıkta biri link vermiş www.eksiduyuru.com
0
🌸speedy
(19.08.17)
shazamladım ama shazamda da yok :)
0
jason mraz
(19.08.17)
@e bana nick birakmamissiniz zalimler eyvallah hocam da, klibin orjinali falan yok mu

emel daha güzel kız senin yolladıgınkınden, ben gene emelden izleyeceğim:)
daha doğrusu youtu.be deki eleman rüyalarıma girer diye korkuyorum
0
🌸speedy
(19.08.17)
Sana bir ipucu vereyim. Şarkıda edno, dve, tri, çetri, pet, şeşt, sedem, osem, devet, deset, edinayset, dvanayset şeklinde 12'ye kadar sayıyorlar. Bu şekilde de arama yapabilirsin. Ben bulursam yazarım.
0
dissendium
(19.08.17)
(4)

Türkçede eş anlamlı kelimeler gerçekten var diyebilir miyiz?

AlsterWasser
Merhaba,Ben bu konuya biraz şüpheci yaklaşıyorum. Konun uzmanı değilim. Bu konularda okumuş etmiş duyuru kullanıcılarının görüşlerini öğrenmek isterim.Bana sanki hiçbir zaman eş anlamlı kelimeler olamaz gibi geliyor.
Merhaba,

Ben bu konuya biraz şüpheci yaklaşıyorum. Konun uzmanı değilim. Bu konularda okumuş etmiş duyuru kullanıcılarının görüşlerini öğrenmek isterim.

Bana sanki hiçbir zaman eş anlamlı kelimeler olamaz gibi geliyor.
0
AlsterWasser
(19.08.17)
Zamanında şöyle bir şey var idi: www.eksiduyuru.com Ben eş anlamlılığa hâlâ inanmıyorum, diğer yanıtlar da yardımcı olur belki meseleyi genişletmek adına.
0
olanlaolunmaz
(19.08.17)
Türkçede genelde birçok kelimenin Arapçasını da kullandığımız için bize eş anlamlıymış gibi geliyor ama gerçekte Türkçe-Türkçe şeklinde eş anlamlı kelime sayısı daha az bana kalırsa.

Yazgı ile kader eş anlamlı ama yazgı Türkçe, kader Arapça.

Yasa ile kanun da eş anlamlı ama yasa Türkçe, kanun Arapça.

Ama diğer bir açıdan baktığın zaman da kader ile kanun İngilizce kelimeler değil. Kökenleri Arapça olsa da Türkler tarafından kullanılan kelimeler. Sokaktaki adama destiny nedir desen bilmez ama kader deyince anlar. Bu yüzden bu kelimeleri Arapça diye Türkçeye dahil etmemek de saçma olur. Arapçanın zenginliğini reddetmezsek Türkçe eş anlam konusunda çok kötü durumda olan bir dil değil.
0
dissendium
(19.08.17)
Turkcede yoksa hicbir dilde de yoktur. Ayrica Arapca ustte yazildigi gibi. Bu konuda daha fazla bilgi icin:

The Turkish Language: youtu.be
0
Traveller
(19.08.17)
Dilde eş anlamlılık yoktur. Hiçbir kelime bir başkasının yerini %100 karşılamaz. Başka dilden aynı anlamda olup da dile yerleşmiş kelimelerden bahsetmiyorum.
0
ofelia
(19.08.17)
(16)

dünyanın en iyi ülkesi

kosun lan mevzu var
"kime göre, neye göre" lik bir soru olmakla birlikte;temel insani değerler ve mutluluğa göre olduğunu varsayarsak..hangi ülkeleri sayabiliriz?yüzde 90 avustralya ve benzeri ülkeler çıkacak, eminim ama yine de bir beyin fırtınası yapalım istedim.
"kime göre, neye göre" lik bir soru olmakla birlikte;

temel insani değerler ve mutluluğa göre olduğunu varsayarsak..

hangi ülkeleri sayabiliriz?

yüzde 90 avustralya ve benzeri ülkeler çıkacak, eminim ama yine de bir beyin fırtınası yapalım istedim.
0
kosun lan mevzu var
(19.08.17)
Norveç
Kanada
0
mutekebbir
(19.08.17)
yaşamayı çok istediğim, çok sevdiğim kafadan 5-6 ülke sayabilirim ama bugün evlenip çocuk sahibi olsam, deseler ki uzun vadede en huzurlu, sakin, sosyal devletli, güvenli hayat için hangi ülkede yaşamak istiyon... sanırım en başa finlandiya'yı koyarım. isveç, norveç falan güzel ama abartılmış balon olduklarını düşünüyorum. özellikle isveç 10-12 sene sonra bu mültecilerden çok çekecek gibi geliyor. almasınlar demiyorum ama kontrollü alsınlar. bu kafayla kurulamaz koalisyon.

orta ve batı avrupa'nın da çivisi çıktı terörü merörü korkuyom ben. gerçi daha dün finlandiya'da terör saldırısı oldu ama olsun orada çok olmaz. zaten memlekette 9 kişi yaşıyo amk kim saldırsın. anca kafayı yiyen manyak biri çıkıp öyle bıçak mıçak sallar millete.

ha bu demek değildir ki norveç veya isveç yahut orta avrupa kötüdür. asla. hepsinin iyi olduğu yönler vardır ve eminim hepsi türkiye'ye bin basar ama ben böyle bi imkanım olsa finlandiya veya estonya'yı seçerdim. estonya'yı ikinci sıraya düşürmemin nedeni, ekonomilerinin güçlü olmaması. az para kazanıyolar. finlandiya'dan estonya'ya gezmeye giderim feribotla, yaşamasak da olur eheh
0
der meister
(19.08.17)
Benim için
İskandinav 1
Avustralya 2
Kanada 3
Benelux 4

Bu arada bu kriterler baya ölçülüyor, listeler vardır mutlaka.
0
passion rules the game
(19.08.17)
Norvec'ten Hindistan'a dogru doguya dogru gittikce bir sonraki ulke kendisinden daha az demokratik olur. Yunanistan artik ornek bir demokrasi sayilmaz ama Turkiye'den daha demokratiktir, Turkiye de Iran dan, Iran'i demokrasi bile sayamayiz ama yinde orasi Afganistan'dan iyidir. O nedenle oyum demokrasinin daha fazla oldugu yerlerde.

Norvec iyi cunku paran var ve demokrasi de var paranin nasil harcayacagina kimse karismiyor. Oslo kucuk gelirse Berlin'e gidip zengin hissederim cunku param Euro'dan da degerli. Hava temiz, teror yok, din baskisi yok, hatta Muslumanlar bile en cok orada mutlu, din ozgurlugu de var, egitim ucretsiz, saglik sistemi iyi ve ucretsiz. www.forbes.com

Edit: edition.cnn.com
Dunyanin en mutlu ulkeleri Iskandinavya'da, listenin basinda ayrica Kanada, Yeni Zelanda, Avustralya da var. Demek ki para ve demokrasi huzur icin onemliymis.
0
Traveller
(19.08.17)
sıcağı sevmediğim için oyumu soğuk ülkelerden kullanırdım.
0
nothing in my way
(19.08.17)
bakin arkadaslar norvec diyip kafami attirmayin. dunyanin her yerinde oldugu gibi parasi olan her zaman mutludur. buraya gelen yabancilara evet ev ve araba alabilme imkani veriyorlar ama insanlar mutlu degil. Norveclilerde mutlu degil sahi diyorum. o insanin icinde olan maneviyat doygunlugu vardir ya ha iste o yok. evet belki her gun disarda yemek yemiyorum ama bir zenginin yaptigi seyleri yapabiliyorum. insani degerler diyoruz evet her sabah otobuse bindigimde sofore gunaydin dedigimde ayni guler yuzle karsilik aliyorum. bu zamana kadar disarda gece gec vakitlere kadar bir kilima bile birsey olmadi keza tek basima bisikletle yola ciktim kamp yaptim muthis saygi var ama bunlarin hepsi yuzeysel. iclerinde olan irkciligi goremiyorsunuz. norvec cok guzel bik bik bik. evet isim olmadigi zaman devlet bakti ev kirami verdi bunu babam bile yapmazdi bunu ama lutfen ya agzimizin suyu akarcasina yok su ulke yok bu ulke diyecegimize birseyler yapmaya calisalim. ha simdi senin ne isin var len oradan atip tutuyorsun diyorsunuz haklisiniz :) ben ana baba zoruyla gonderildim yoksa hayatim boyunca buraya dair zerre bir planim hayalim yoktu.

not: muhalif bir bireyim
0
fıytfıyt
(19.08.17)
Vatandasi olmasan cok eglenceli bir ulke var aslinda. Ama orasi degildir muhtemelen
0
exlibris
(19.08.17)
uruguay
0
ateistanbul
(19.08.17)
uruguay +1
0
🌸kosun lan mevzu var
(19.08.17)
Amerika Birleşik Devletleri
İngiltere
0
dissendium
(19.08.17)
2. vatanım olan İzlanda.

(gittim, gördüm, kaldım, yedim bitirdim..doyamadım)

özellikle sorudaki "temel insanı değerler" ve "mutluluk" bazında.
0
AlsterWasser
(19.08.17)
@fıytfıyt
Maneviyat doygunlugu nedir? din ile falan mi oluyor? :))

Tr'de kac kisinin afrikali, suriyeli arkadasi var merak ediyorum. Yabanciysan avrupa hep oyle.

Tr icin yapilacak en iyi sey "terk etmek". Cunku issiz falan olursan harac almaya calisiyor ya da askere alip yemekle zehirlemeye :)
0
christopher nolan
(19.08.17)
Sorunun cevabini bilmiyorum lakin iskandinav ulkeleri olmadigina eminim. Orada yasayan insanlardan duysaniz ve biraz arastirma yapsaniz dunyada gercekten iskandinav propagandasi denilen bir sey oldugunu gorebilirsiniz.

Bahsedilen bu garip propaganda sayesinde son on yildir herkesin dilinden dusmeyen seydir "abi norvec isvec falan yaani mukemmel ulkeler abi cok mutlular" cumlesi.
0
Kamyoncunun vitesi
(19.08.17)
bence ingiltere ve israil'de telaviv. hem eğlenceli, hem güvenli, hem pasaportlar prestijli, hem refah seviyeleri iyi.
durgun ve doğalı ülkeler belli süreden sonra sıkıyor. güvenlik sorunu olmasa fransa derdim.
0
cocodancer
(19.08.17)
@christopher nolan
Arkadasım benim maneviyattan kastım ya Allah bismillah Allahüekber olmadığını biraz daha ince düşünseydin anlardın; manevi doygunluk dediğimiz şey şuan ki toplumun herseye erişebilme imkanı olmasına rağmen içinde olan o kocaman boşluk hissi. Hala olaya maddesel bakabiliyorsanız eyvallah birader.
0
fıytfıyt
(20.08.17)
@fıytfıyt, bu geyikten de sıkılmadılar ha. norveç'te her şeye sahip olan adamın manevi boşluğu var ama türkiye'de 1400 liraya sabah 7'de kalkıp da evine akşam 8'e dönebilen, sikindirik bir telefon için üç ay, orta segment bir araba için 5-6 sene TÜM maaşını vermek zorunda kalan, yeşil alana hasret kalmış vatandaş manevi tatminde çığır açıyor di mi?

kimse norveç'te yaşamayı istemek zorunda değil. sevmiyorsundur, beğenmezsin bunlar hiç problem değil ama üslubun bana fazlasıyla şımarık ve kıymet bilmez biri olduğunu düşündürdü. nasıl bir ailen varsa artık... millet ömür boyu uğraşıp norveç'e gidemez, beyimiz "aile zoruyla" norveç'e gitmiş. sanki sibirya'ya sürülmüş gibi anlatıyor üstelik.

manevi doygunluk o kadar önemliyse ailenden bağımsız karar alabilecek bir pozisyona geçip norveç'i terk etsen mesela? olmuyor mu öyle? dediğim gibi, kimse norveç'i beğenmek veya orada mutlu olmak zorunda değil. ülkeden ayrılmak, orada bulunmamak için onlarca sebebin olabilir kendince ama böyle manevi doygunlukmuş falan filan bu saçmalıklarla gelmeyin ya.
0
der meister
(20.08.17)
(4)

daha önce hiç müzik aleti çalmamış

dam ustunde balikcil
birinin herhangi bi enstrüman öğrenmesi ama gerçekten hakkıyla öğrenmesi çok mu zordur? küçüklüğümden beri çalmayı çok istediğim bir enstrüman var. kendimi biraz zorlasam satın alıp kurs bulup bol bol pratik yapacağımdan eminim. evet bu işi çok çok profesyonel bir duruma çevirme niyetinde değilim am
birinin herhangi bi enstrüman öğrenmesi ama gerçekten hakkıyla öğrenmesi çok mu zordur? küçüklüğümden beri çalmayı çok istediğim bir enstrüman var. kendimi biraz zorlasam satın alıp kurs bulup bol bol pratik yapacağımdan eminim. evet bu işi çok çok profesyonel bir duruma çevirme niyetinde değilim ama hobi olarak öyle evde kendi kendimi eğlendirme seviyesinde kalmasını da istemiyorum. yani eğitimini falan bi şekilde alıp belki bi yerlerde en azından kendimce çalmak istiyorum. maddi bi kazanç güderek değil de, mutlu olmak için. neyse. sizce böyle bir şey mümkün olabilir mi? -lütfen olsun çünkü-

bahsi geçen müzik aleti çello. solağım. daha önce bir müzik aleti deneyimim olmadı. nota bilgim sıfır. fakat çok istiyorum. yaş 22.
0
dam ustunde balikcil
(18.08.17)
nöroplastisite diye bir şey var. üzerine gittikçe yazdığın gibi pratik yaptıkça zamanla yapılmayacak bir şey değil.

evet tabii ki yapabilirsin. belki dediğin gibi profesyonel seviyede olamazsın ama yapabilirsin hiç kendini böyle bir hevesten mahrum bırakma.
0
AlsterWasser
(18.08.17)
yeterli vakti ayırabileceğini düşüyorsan kesinlikle ama kesinlikle geç değil. dediğin yapılabilir.
0
rayde
(18.08.17)
Mutlu olmak için tabii ki deneyebilirsin. Ben de 24 yaşındayım ve belediyenin açtığı ücretsiz klasik gitar kursuna başvurdum. Ona başlamak istiyorum. Aynı zamanda özel ders almayı düşünüyorum. Notalar öğrenilebiliyor. Ben kendim araştırarak gitardaki tellerin sırasıyla mi-si-sol-re-la-mi olduğunu öğrendim. G harfini görünce sol majör olduğunu anlıyorum. Ya da Em görünce mi minör olduğunu anlıyorum. Diyez, bemol gibi şeyleri anladım. Bunlar nota bilgisi sayılmayacak kadar basit şeyler ama sen de araştırarak temel seviyedeki şeyleri öğrenebilirsin. Çello biraz maliyetli olabilir. Gitarla en kötü Akdeniz Akşamları çalabiliyorsun ama çelloda klasik eserler çalınıyor bildiğim kadarıyla. Yanlışsa arkadaşlar düzeltsin. Çello için daha fazla çabalamak gerekebilir.
0
dissendium
(18.08.17)
çok uzun bi yol :)
iyi bir hoca bulup enstrüman, teori, müzik kültürü vs dersleri bi arada götürmen gerekir.
önce nota okuma tabii.
yerinde olsam nota okumayı öğrenip bach cello süitlerini açıp takip etmeye çalışırdım. falan filan.
şu filmi de izlemediysen tavsiye ediyim, 'tous les matins du monde'.
0
sanrı
(18.08.17)
(9)

Favori şarkılarınızı alayım

rahip janick
eğer bu şekilde sıralayabildiyseniz en sevdiğiniz şarkıyı, öyle bir şey yoksa da bu aralar takıldığınız şarkıyı atar mısınız üzerime?ilk taşı da ben atayım, bu aralar yine fena takıldımpain of salvation - disco queen (progressive pop?)https://www.youtube.com/watch?v=WubY70zbX1s
eğer bu şekilde sıralayabildiyseniz en sevdiğiniz şarkıyı, öyle bir şey yoksa da bu aralar takıldığınız şarkıyı atar mısınız üzerime?

ilk taşı da ben atayım, bu aralar yine fena takıldım

pain of salvation - disco queen (progressive pop?)

www.youtube.com
0
rahip janick
(18.08.17)
AlsterWasser
(18.08.17)
www.youtube.com

Şarkı nasıl yapılır dersi vermiş.
0
dissendium
(18.08.17)
devorgilla the gunslinger
(18.08.17)
Delay Fuze
(18.08.17)
g.co

Buna takildim bu aralar
0
yuzır
(18.08.17)
www.youtube.com

usulca sinsi sinsi
0
baal
(18.08.17)
illaki bir şarkı ver dersen, yours is an empty hope,

www.youtube.com

son 4 aydır falan sadece nightwish ve the prodigy dinliyorum diyebilirim. the prodigy'yi normalde sevsem de çok sık dinlemezdim, canlı izledikten sonra bağımlısı oldum.

nightwish'i seviyorum ama onlardan ziyade floor jansen'i seviyorum. hatta nightwish dinliyorsam muhtemelen youtube'da videoyu da izliyorumdur floor'u görmek için. bayılıyorum bu kadına, öyle böyle değil.

tapılası başka bir performansı içün,

www.youtube.com

eşi benzeri yok. emmagillerin alayı (watson, stone falan) olsun, scarlett johansson olsun, tarja turunen olsun... hepsi bir araya gelsin, floorcuğumun bir nefesi etmezler. sevmemin nedeni "metal girl" olması falan değil bu arada, liseli değilim. aşırı güzel, aşırı muhteşem biri bence. yoksa iki dövme yaptırıp siyah giyindi diye beğenecek değilim. boyu çok uzun diyorlar, ağırlık kaldırıyor diyorlar, teke tekte seni indirir bu diyorlar... ulan tanrıça dediğin zaten böyle olur, ne olacaktı.
0
der meister
(18.08.17)
(4)

cisin eve girince tutulamama sorunsali

sergerde
mesela yolda yuruyorum eve dogru, tuvaletim var ama normal seviyede. evin icine girdigim an tuvalete guc yetisiyorum. altima isicem bi gun koridorda. o derece. bu psikolojik bi durum ise neden kaynaklanmis olabilir? sizde de oluyor mu? tesekkurler.
mesela yolda yuruyorum eve dogru, tuvaletim var ama normal seviyede. evin icine girdigim an tuvalete guc yetisiyorum. altima isicem bi gun koridorda. o derece. bu psikolojik bi durum ise neden kaynaklanmis olabilir? sizde de oluyor mu? tesekkurler.
0
sergerde
(18.08.17)
Sıcaklık değişimi yüzünden olabilir.
0
dissendium
(18.08.17)
Bana asansorde oluyor o. Sokakta filan hicbir sey yokken asansore binince saniyeler gecmek bilmiyor.

Sanirim eve,tuvalete yaklastigimiz icin mesanemiz artik yeter lan diyor.
0
fakyoras
(18.08.17)
bende de istisnasız iç kapıyı açtığım anda çiş hissiyatı başlıyor. Kendimi tuvalete zor atıyorum her seferinde. Dışarda hiç olmasa bile kapıyı açtığım an başlıyor. Sebebini ben de bilmiyorum.
0
moratoryumkisilik
(18.08.17)
Hepimize oluyor. Psikolojik işte, WC'ye yakınlaştım diye şımarıp coşuyor :)
0
manuel mandalina
(18.08.17)
(18)

17 ağustos 1999 depremini yaşayanlar... unutanlar?

runagain
sb
sb
0
runagain
(17.08.17)
küçüktüm. bir anda uyandırdı koşmaya başladık. 6. kattayız. Her yerdenbaırıyorlar inin aşağı diye. elektrik de kesildi galiba ilk 30 saniyede, tam hatırlamıyorum.

BUnda uykuluydum o kadar hafızalarımda değil ama eylüldeki fenaydı ya da ekimdi galiba. Ya da her ikisinde de oldu. DOlaptan şangır şangır sesler geliyordu. Gittik dedim. Bİr şey olmadı.
0
Cursed Chico
(17.08.17)
evin vitrininde bardakların kırıldığını hatırlıyorum. apartmanca aşağı inmiştik. bir süre sokakta yatmıştık, ananemlere gitmiştik sonra. ertesi sabah odama girmeye korkmuştum, sanki tekrar deprem olacakmış gibi gelmişti bana. 6 yaşındaydım o zamanlar.
0
nothing in my way
(17.08.17)
Ben unutmuştum.hatta dun gece 12 de instagramdan biri paylaşmış ilk anlamadım sonra jeton düştü
0
all girls dream
(17.08.17)
depremi böyle bi felaketle öğrenmek büyük bi travmaydı. deprem sırasında kabus mu gerçek mi gerçekse ne diye düşünüp durmuştum. hareket etmek bile gelmedi aklıma.
0
sttc
(17.08.17)
Asla unutmadım, konusu geçince anlatırken halâ ürperirim. 8. Katta asla tarif edemeyeceğim bir sallantıyla annem babam ben birbirimize sarıldık ve sadece dua ettik. Deprem durduğunda hissettiğim korktuğum tek şuydu, "galiba sadece bizim binamız yıkılmadı." Öyle bir şiddetli ve yönsüz, her yönlü bir sallantıydı. Allahım bir daha yaşatmasın.
0
mslny
(17.08.17)
depremi yaşamadım tee Konyada bozkırın ortasında köydeydim
ama uyanıktım
elektrik gitti.
gitmeyen bir şey değil, hep gider bizim oralarda, koca trafoyu bile çalıp götürmüşlüğü olduğu için insanların gitti mi gelmez.
yattık uyuduk zaten serili olan yün yer yataklarımıza, hiçbir şeyden haberimiz yok.
sabah annem uyandırdı, "istanbulda deprem olmuş"
bi kalktım. bütün köyün ağzı yüzü uçuklamıştı. herkes iptal, herkes ruh.
herkesin istanbulda ya hastası var, ya çocuğu okulda, ya memur, ya asker. kimsen olmasa bile ülke ölmüş zaten ruha dönüyorsun.
cep telefonu köyde 1 tane var, dayımda. çalışmıyor çünkü baz istasyonu bilmem kaç km ötede. zaten ilçenin bile elektirği gitmiş gelememiş. normal telefon yok veya çalışmıyor. interneti henüz bilmiyoruz. zaten internetle çalışan bir şeyimiz yok.
sadece 55 ekran TV'ler var, çalışan. akşama kadar yıkıntı gösteriyor, ölü sayıyor, herkes ağlıyor. ağlaya ağlaya tulumba basıp su çekiyoruz ağlaya ağlaya hayvan sağıyoruz, dua ediyoruz. birileri yola çıkıyor kocaeline gidiyor çünkü başka türlü haber alınamıyor. ameliyat olmuş kuzenim cerrahpaşadan başka kentteki bir diğer kardeşini arıyor o bize haber getiriyor hayatta diye, bayram ediyoruz. bu insanlar 9ar 10ar kardeş, herkes birbirine ulaşana kadar gün bitiyor, gece bitiyor, ama saatler geçmiyor.
adapazarında, kocaelinde yahut istanbulda kimseye bir şey olmadı- bizim tanıdığımız. ama öyle gün Allah bir daha göstermesin.
0
niye ama
(17.08.17)
@Cursed Chico
kasımdı.12 kasım 99 düzce depremi
iyi hatırlıyorum 13 kasım doğumgünüm benim
yurttan evci izniyle eve gelmiştim.
yazık yurttaki kızlar mahvolmuşlar. çok arkdaş vardı bolulu, sakaryalı filan. o deprem de başka bir trajediydi.
0
niye ama
(17.08.17)
Hiç unutmadım. 11 yaşındaydım. Yıllarca her 17 Ağustos 03:02'yi bekleyip o dakikada mum yaktım.

Orada değildim. Orada olan hiçbir tanıdığım, yakınım da yoktu. Yaklaşık 500 km mesafe bir yerdeydik ama bulunduğumuz yer mesafeye rağmen deli gibi sallanmıştı. Yakınımızda bir park vardı, oraya inmiştik. Salıncaklar dakikalarca durmadı.

Yaz tatiliydi. Evdeydim. Günlerce televizyonda o manzaraları izledim. Sanırım ilk kez o zaman "Çok acı var" demiştim. çocuk aklımla. Jeneratörleri susturup "Sesimi duyan var mı?" diye bir umut bağıran akut, birbirini bulamayan aile fertleri, organ mafyası, toplu mezarlar, birkaç günden sonra açılmadan kireçlenen enkazlar...

İstanbul'da benzer şiddette bir deprem olursa bu ülkede çok uzun yıllar bir daha hiçbir sey eskisi gibi olamayacak.
0
la lykia
(17.08.17)
merkezinde yaşadım. sorun varsa sor
0
bana her yer cehennem
(17.08.17)
anne tarafı adapazarı'nda yaşıyor, annemle oradaydık depremde. hatırladığım şeylerden birisi anneannemin beş yaşındaki beni bile almadan direkt kendini dışarı atması eheh, bir de çevredeki apartmanların nerdeyse hepsinin yerle bir olması.

travmatik bir etkisi olmadı bende. anma günlerinde falan aklıma geliyor bir tek. deprem olduğunda evden çıkma gereği bile duymuyorum hatta.
0
embermane
(17.08.17)
@bana her yer cehennem, o geceyi yaşayanların, o geceyle ilgili hatıralarını öğrenmek istedim. ve 18. yıl dönümünde o günü hatırladılar mı, neler düşünüyorlar...

üniversitedeydim. 3 arkadaş evdeydik. istanbul, mecidiyeköy'deyiz. uyanıktım. mutfakta atıştırmalık bir şeyler hazırlamaya çalışırken yakalandım. salona koştum. bir anda "ne yapıyorduk böyle bir durumda" diye afalladım. kapı pervazının altında hafif eğilmiş beklerken, kaç kaç yıkılıyor" diye gelen arkadaşın peşine takıldım, yalın ayak dışarı attık kendimizi. üst katta oturan arkadaşı, sarsıntı bitince eve girip uyandırdık falan.

sonraki bir hafta boyunca mum yakarak uyudum. saçma aslında, devrilse yangın çıkar falan.

sürekli bir sallantı hissi. aklıma geldiğinde de sallanıyormuş gibi hissediyorum halâ.

demirel'in (cumhurbaşkanı mıydı o zaman?) hafızalarıma kazınan sözü: "Allah beterinden ve tekrarından saklasın.
0
🌸runagain
(17.08.17)
6 yaşındaydım. İzmitliyim. Merkez üssünün tam karşısı. 18 yıl oldu. Biz unutmadık ama devlet çoktan unuttu.
0
dissendium
(17.08.17)
muhtemelen bi 15-20 saniye daha yatağımdan kalkmasam ölecektim, deprem sabahında odaya girdiklerinde benim yatağımın üzerinde büyük bir duvar parçası varmış.

deprem benim ve etrafımdakilerin hayatını tamamen değiştirdi; göçük altında kalanlar, psikolojik açıdan etkilenenler ayrı; çadırkentlerde, derme çatma evlerde, prefabrik yapılarda sürünenler ayrı. kişiliğimin oluştuğu tüm o yılları, yaşadığım çevreyi etkileyen, sürekli okul ve arkadaş çevresi değiştirmek zorunda olmamın, belki de kendini herhangi bir yere ait hissetmiyor olmamın yegane sebebi.

yine de duygusal yaklaşmıyorum deprem mevzusuna, çok doğal ve beklenen bir şey. unutmamak tekrardan aynı sıkıntılar yaşanmasın diye önemli ama ders çıkarılmış değil ne yazık ki.
0
Bruce
(17.08.17)
Pendik'te yaşıyorduk o sıralar, pendikte mi çok hissedilmedi benim mi uykum ağırdı bilmiyorum ama ben uyanmasını depreme. Annemler uyandırdı aşağı indik. Araba dobloya benzer bir arabaydı reno express miydi neydi onda uyudulk birkaç gece.

Ben zihinsel olarak kolay atlattım o günleri fakat kuzenim Gölcük'teydi sağ çıktı depremden ama baya bir süre psikiyatra gitti. Genel olarak zor günlerdi bizim için fakat daha zorlarını yaşadı o bölgeye yakın olanlar. Hala da yaşıyorlardır tahminimce. Allah yardımcıları olsun
0
Fusha
(18.08.17)
ankara'ya yeni taşınmıştık. elektrikler kesilmişti. istanbul'da büyük deprem olduğu haber falan duyulunca, sabah kıyametin geleceğini düşünmüştüm.
0
baal
(18.08.17)
o geceyi aklı erecek yaşta olduğu halde yaşayıp unutabilecek biri olduğunu sanmıyorum. 15 yaşındaydım. ne o kimseden haber alamadan korku içinde dışarda oturup çaresizce beklenen dakikalar, ne o gökyüzündeki yıldızların bolluğu, ne de sabaha karşı açılan televizyondaki enkaz görüntüleri. hiçbirini unutamam.
0
lily briscoe
(18.08.17)
Adapazarındaydım deprem sırasında. Hava aydınlandığında gördüğüm manzarayı, ceset kokusunu, arkadaşlık yaptığım çocukların binalarının yıkıldığını falan hiç unutmuyorum. Ölene kadar unutmayacağım. Bizim bina sapasağlam duruyordu ama keşke herkesin sapasağlam dursaydı.

Ben bina sallanırken rüya görüyorum sanıp, kafamı yastığın altına sokup geçmesini beklemiştim. Sonra sirenler çaldı, üst komşu sabiha teyze indi ve ''savaş çıktı'' dedi. Deprem olduğunu sonradan öğrendim. Çok ses duymuştum abartmıyorum 1-2 sene kamyon seslerinden, yüksek ses çıkartan motorlardan falan korkar olmuştum.

şu hayatta sadece depremden çok korkuyorum. Bazen ekşi'de bilmemne tarihli istanbul depremi başlıkları açılınca o gece uyuyamıyorum. Kafama çok takıyorum depremi.
0
eazy
(18.08.17)
Show tvde man with a gun diye bi film henüz bitmişti. Başroldeki aktris Jennifer tilly ve onun geniş balkonlarını düşünerek mutlu mesut uyumayı planlıyordum. Yaş 16, tabiatıyla.. Zıplatmaya başladığında hemen elektrik gitmedi. Kapı eşiğine kadar ilerleyebildim yarım dakikada, dört adım. Evdekiler uyanıp allahla pazarlığa girişmişti o sırada. Yakarışlar, besmeleler falan. Deprem durdu, millet sokağa iniyor, apartman yine sallanıyor, korku ve dehşet o biçim. Gözlüğümü bulamadım karanlıkta. İndim neyse. Millet göğe bakıyor. Yıldızlar parlak, anlam veremiyorlar. Deprem göğü nasıl parlattı diyen ilkel ve cahil mahalle halkına ışık kirliliğini anlatamıyorum. Gözlüğümü ertesi gün de bulamadığımdan o mükemmel gözlem koşullarını kaçırıyorum. Bilim her şeyi izah edemez, inanç ihtiyaçtır, insan yüce bir yaradana sığınmak ister bik bik diyen tiplerle arama mesafe koyup mantığa, deneye, hakemli bilimsel dergilere sarmamla sonuçlanıyor. Bugünkü benliğimi yaratan doğa olayı. Belki hayatımın en değerli 45 saniyesi.
O ana zina yaparken denk gelsem şimdi hacca gitmiş dönmüş de olabilirdim lakin.
0
kargn
(18.08.17)
(18)

okuduğunuz en kaliteli mizah kitabı?

istististist
hayatınızda okuduğunuz en kaliteli mizah kitabı hangisiydi?
hayatınızda okuduğunuz en kaliteli mizah kitabı hangisiydi?
0
istististist
(17.08.17)
atilla atalay - sıdıka
0
prompter
(17.08.17)
Selçuk Demir mahalleden arkadaslar
0
all girls dream
(17.08.17)
Otostopçunun Galaksi Rehberi (mizah bu değil diyenle tartışırım)
Madde 22
Sıdıka +1 (Genel olarak Atilla Atalay) <3
Huysuz İhtiyar
0
kobuzchu kiz
(17.08.17)
Ferhan Şensoy - Oteller Kitabı

Şans eseri karşıma çıktı.
0
dissendium
(17.08.17)
Otostopçunun Galaksi Rehberi + 1
0
sopiro
(17.08.17)
en kaliteli demek iddialı olur ama iki tanesi aklımda, biri aslan asker şvayk; diğeri de ingiliz yolcular. yalnız ikincisinin mizah olup olmadığından emin olamadım. aklımda eğlenceli bir kitap olarak kalmış. 15 yıl olmuştur okuyalı.
0
puc
(17.08.17)
otostopcu cok iyidir. mizah kitabi tanımı tartışmalı ama mizah anlayışını sevdiğim iki yazar var kurt vonnegut ve jonathan s. foer. turkiye de yazanlardan da murat menteş ve alper canıgüzü sayabilirim.
0
eriksatie
(17.08.17)
umut sarıkaya - benim de söyleyeceklerim var 1-2-3
0
captainobvious
(17.08.17)
Captainobvious +1
0
curukturpkokusu
(17.08.17)
Otostop
0
gurur
(17.08.17)
umut sarıkaya + 1
0
contavolta
(17.08.17)
Neil Gaiman Anansi Çocukları
Alper Canıgüz, Murat Menteş ve Sezgin Kaymaz'ın pek çok kitabı. (Sezgin Kaymaz'ın kitapları hem ağlatıp hem güldürüyor)
Bir de trajik bir konuyu anlatmasına rağmen Oblomov'un ilk sayfalarında havaalanında gülme krizine girmiştim.
0
anumegha
(17.08.17)
aziz nesin zübük
cervantes don kişot
otostopçu nun galaksi rehberi
0
for day to break
(17.08.17)
Otostopçunun Galaksi Rehberi iyi güzel ama aynı yazarın (Douglas Adams) Dirk Gently Serisi var Kutsal Dedektiflik Bürosu ve Ruhun Uzun Karanlık Çay Saati diye 2 kitaptan oluşuyor.
Bunların mizah dozu daha yüksek.
0
norek
(17.08.17)
Woody Allen - Tüysüz.
Abraham Kischon- Başbakanı Kim Öptü.
0
pangea
(17.08.17)
Catcher in the rye
0
fyodor fyodorovic
(17.08.17)
Afif Yesari - Hengame, Şalter, Kontak (üçü de ayrı kitap)
0
manuel mandalina
(17.08.17)
en kalitelisi üzerine bir fikir beyan edemiycem çünkü pek fazla mizah kitabı okuduğum söylenemez. ama bir tanesi var ki her cümlesiyle beni kahkahalara sevk ediyor

uykusuzdan da bilirsiniz,

fırat budacı - kendimi durduracak değilim
0
it oynamis yonca masarasi
(17.08.17)
(4)

elektronikle ilgili küçük bir proje için yol gösterir misiniz?

idexo
uygun bir şasi üzerinde bir elektronik motorunu hız ayarı devresiyle kontrol etmem lazım, bir de bu motora kaç tur attığını saymak için bir sayaç bağlamam lazım.uygun devre, motor ve sayacı seçmek için yardıma ihtiyacım var.bu basit bir bobin sarma makinesi olacak.çok ince bir teli bir bobin üzerine
uygun bir şasi üzerinde bir elektronik motorunu hız ayarı devresiyle kontrol etmem lazım, bir de bu motora kaç tur attığını saymak için bir sayaç bağlamam lazım.

uygun devre, motor ve sayacı seçmek için yardıma ihtiyacım var.


bu basit bir bobin sarma makinesi olacak.
çok ince bir teli bir bobin üzerine yaklaşık 10bin tur saracak.
motorun aşırı güçlü olup ince teli koparmaması lazım.
yine motorun dereceli olarak hızlanabilmesi lazım.

motorun hızını bir düğmeyi çevirerek kontrol etmek istiyorum.
0
idexo
(16.08.17)
Elektronikçi değilim, makineciyim. Servo motorlar işinizi görebilir.

www.hobidevre.com

Motorun konumu ile ilgili bilgiler önemliyse encoder kullanılabilir.
0
dissendium
(16.08.17)
@dissendium +1 step kullanmak zorundasiniz zira siradan elektrik motorlari maksimum torkunu baslangicta urettigi icin teli koparir, kontrol edemezsiniz. dimmer tarzi bi dugmeyle devir kontrolu yapilir. arduino bu proje icin yeterli bir platform.
0
icim urperiyor
(16.08.17)
enkoderli bir dc motor ve kontrol kartı lazım. ama bu kontrol kartları genelde potla değil seri iletişim ile çalışır.

step motor uygun olmaz çünkü step motorlar yüksek hızlara çıkamazlar. 10 bin turu sarması çok uzun sürecektir.

www.robotistan.com

www.robotistan.com

tork ayarı dc motor ile sürücü kart arasına bir akım sınırlama direnci ekleyerek yapılabilir.
0
orpheus
(17.08.17)
uygun bir dc motor ve kart buldum. güç kaynağıyla birlikte bunların siparişini verdim.

buna 3 yollu bir switch bağlayacağım yön ayarı için. sanırım uygun switch de buldum.

şu anda kaplin, çelik mil ve çark bakıyorum. çark ile motora paralel bir sayaç döndürmem gerekiyor.

motor ve devre elime geçince ölçülere göre alüminyum bir kutu ve kaplin de bakacağım.

istediğim ölçülerde çelik mil ve çark tedarik edebileceğim bir yer biliyorsanız haber verirseniz sevinirim.
0
🌸idexo
(17.08.17)
(7)

platonik aşka doğum günü hediyesi

denklemci
Şimdi durumun benle alakası yok onu baştan söyleyeyim. aynı kurumda çalışan erkek olan taraf kadına platonik aşık hemde feci şekilde 16 sı doğum günüymüş. şimdi erkeğimizin derdi ona hislerini belli edebileceği ama çokta çaktırmayacağı bir hediye arayışı içerisindeyiz ne alabiliriz fikir bekliyoruz.
Şimdi durumun benle alakası yok onu baştan söyleyeyim.

aynı kurumda çalışan erkek olan taraf kadına platonik aşık hemde feci şekilde 16 sı doğum günüymüş. şimdi erkeğimizin derdi ona hislerini belli edebileceği ama çokta çaktırmayacağı bir hediye arayışı içerisindeyiz ne alabiliriz fikir bekliyoruz. şimdiden çok teşekkürler.
0
denklemci
(15.08.17)
Aynı gün doğduğumuz için burcumuz aynı belki zevklerimiz de aynıdır diyerek en çok alınmasını istediğim hediyeleri sıralıyorum :)
i.dr.com.tr
i.ytimg.com
Alışveriş sepetinde biriktirdiği kitaplardan biri de olabilir. O bulunamıyorsa Bir kitapçıdan hediye kartı alınabilir istediğini alabileceği <3

En kötü şuradan bir şeyler: www.ciceksepeti.com
0
mutekebbir
(15.08.17)
gitsin herkes gibi doğumgününü kutlasın kadının. opusurken de gözlerini ayırmadan ve gülümseyerek hediye alamadım ama bir kahve ısmarlayabilirim bugün sana desin. kadının tepkisine göre tamam ya da devam. ilgisine karşılık alamazsa tamamen kafasından çıkarsın. kesinlikle hediye almasın.
0
twelfth
(15.08.17)
Twelfth+1

Hediye almasın. "Bugün kahve ısmarlayayım" derse "ayol bugün dogumgünüm, işim gücüm var" diyebilir kadın. Bir gün/bir ara desin. Sonra da bakalım kadın "noldu bizim kahve" diye takibini yapıyor mu?
0
sopiro
(15.08.17)
Kıza doğum gününde bir şeyler söyleyip aklını karıştırarak kızın gününü b*k etmesin. Hediye alınca bir yakınlık olur, ondan sonra ilerleyen günlerde söylesin. Şık bir kolye alabilir.
0
dissendium
(15.08.17)
Kafa karıştıran bir hediye olsun istiyorsa içinde biraz el emeği biraz da kadın ile ilgili özel bir şey olmalı. Örnek veriyorum kadının defter koleksiyonu vardır mesela er kişisi bunu bildiği için özel tasarım bir defter hediye edebilir. Ya da aralarında geçen bir diyalogtan yola çıkarak bir hediye hazırlanırsa kadın "bunu nasıl da hatırlamış" tarzı düşüncelere girer.
0
ofelia
(15.08.17)
ben de twelfth +1 diyorum. hem doğum gününü kutlamış hem de şansı var mı diye yoklamış olur.

platonik aşka hislerini hediyeyle belli etmek çok kötü bir fikir. üstelik iş yeri olduğu için takı, tasarım objeler, pahalı hediyeler, çiçek gibi sadece yakınlarından bekleyeceği hediyeleri almak uygunsuz olur. iş yerinde böyle hediyeler ancak topluca alınır. hiç öyle şeylere girişmesin, bir ara kahveye davet etsin yeter.
0
lily briscoe
(15.08.17)
Twelfth haklı diyorum.
0
mutlusismankedi2015
(15.08.17)
(4)

Sinirlenince Yemek Yemek?

mutekebbir
Tanıdığım insanların çoğu sinirlenince, üzülünce yemeden içmeden kesiliyor bende tam tersi.Az önce bir gerildim 2 dilim pasta 2 lahmacun yedim. Deli gibi kilo vermeye çalışıyorum.Haftalardır diyetteyim sabah akşam spordayım 10 dakikalık sinir anı bütün emeklerimi bitirdi. Delireceğim şimdi de buna
Tanıdığım insanların çoğu sinirlenince, üzülünce yemeden içmeden kesiliyor bende tam tersi.
Az önce bir gerildim 2 dilim pasta 2 lahmacun yedim.
Deli gibi kilo vermeye çalışıyorum.
Haftalardır diyetteyim sabah akşam spordayım 10 dakikalık sinir anı bütün emeklerimi bitirdi.
Delireceğim şimdi de buna sinirlendim ama yiyecek bir şey kalmadı neyse ki.

Tatlı krizlerimi tarçınlı suyla törpüledim çok da iyi geldi ama sinir krizlerimi nasıl atlatabilirim hiç bilmiyorum.

Siz ne yapıyorsunuz? :/

Teşekkürler.
0
mutekebbir
(14.08.17)
Sinirlenince yemek yemek ile sinirlenince lahmacun yemek arasında fark var bana göre. Lahmacun dışarıdan sipariş verilen bir yiyecek. Sipariş verene kadar ve sipariş gelene kadar bayağı bir zaman geçiyor. Bu süre boyunca fikrinizi değiştiremiyorsanız biraz kontrol probleminiz var demektir. Pasta da aynı şekilde evde varsa yenilebilecek bir yiyecek. Eğer eve böyle şeyler almazsanız böyle şeyler yemezsiniz ve diyetiniz riske girmez. Buzdolabında pasta varken aklınızın diyete odaklanması biraz zor. Diyette tatlı yememeniz gerekiyorsa markette çikolata reyonuna bile girmemeniz gerekli. Yeterince kaçmıyorsunuz zararlı besinlerden. Sinirlenme anında kan şekerinizi hafifçe yükseltecek şeyler yemeniz daha iyi. Evde çubuk kraker gibi yiyecekler bulundurabilirsiniz.
0
dissendium
(14.08.17)
Söylemedim. Söylenmişti evde duruyordu.
O durumda sipariş verecek kadar sabırlı olamıyorum ki olsam zaten gelene kadar geçer gelince de koyar kenara yemem.
Karşımda duran şeylere karşı bir durum bu.
Hatta eve gelince gördüm hiç ilgimi çekmedi canım istemedi bile yoğurdumu yer yatarım dedim.
0
🌸mutekebbir
(14.08.17)
var böyle insanlar. stres benim de mideme vurur ama çok eskilerden bi sevgilim stres yaptıkça yemek yerdi.
0
Delay Fuze
(14.08.17)
ben ölüm orucuna giriyorum resmen. sinirlenmem kolay kolay mide ağrılarım oluyor sinirlenince, üzülünce yemek yemiyordum ama.
bir de yazmayayım diyorum ama benim minnoş köpeğim sinirlenince hemen mama kabına koşuyor. hayvanlarda da var bu durum.
0
sanrı
(15.08.17)
(3)

Askerlik ikilemi

zgrydn
şimdi içinde bulunduğum şartlar şöyle:- yaş 27. şu an çalışmıyorum, 2 senelik tecil elde var. mesleğimle alakalı 1-2 belge (iş güvenliği ve tehlikeli atık danışmanlığı) almayı planlıyorum. tabi bunlar en aşağı bir kaç aylık süreç.- 2018 kpss'ye hazırlanmak istiyorum. hedefim 90 civarı. askere gidilm
şimdi içinde bulunduğum şartlar şöyle:

- yaş 27. şu an çalışmıyorum, 2 senelik tecil elde var. mesleğimle alakalı 1-2 belge (iş güvenliği ve tehlikeli atık danışmanlığı) almayı planlıyorum. tabi bunlar en aşağı bir kaç aylık süreç.

- 2018 kpss'ye hazırlanmak istiyorum. hedefim 90 civarı. askere gidilmesi durumunda bunun için yapılacak hazırlık sekteye uğrayacak. sınav da 2 senede bir yapılıyor.

- kız arkadaşım eylülden itibaren 6 aylığına akademik amaçlı olarak yurt dışına gidiyor. o dönene kadar askerlik işi aradan çıkarılabilir ancak kendisi tecil hakkımı kullanmamı istiyor. bedelliyi bekle diyor. yani kısaca korkuyor vs. benim fikrim ise bedellinin çıkmayacağı yönünde.

izleyebileceğim yollar;

1- kasım celbine yetişecek şekilde askere gitmek. bundan dolayı kpss'ye çalışamamak, ilişkide olası sorunları göze almak ama yukarıda bahsettiğim belgelerin de alınması sonrasında özel sektörde iş bulmayı önemli derecede kolaylaştırmak, maaş konusunda elimi güçlendirmek.

2- tecil hakkını kullanıp bedelliyi beklemek. belge sertifika mevzusunu kısa vadede çözmek ancak askerlikten dolayı iş aramada dezavantajlı konumda olmak. bunun yanında kpss için zaman yaratmak.

karar vermek için az zamanım var. sizce hangisi?
0
zgrydn
(14.08.17)
Askere gidersen daha iyi. Emin ol, 29 yaşındayken 20 yaşındaki çocuklarla vakit geçirmek daha kötü olacak. Kafanda dert yokken aradan çıkar.
0
dissendium
(14.08.17)
OHAL'de bedelli bence cikmaz. 2019'a kadar da surer diye dusunuyorum.
0
Traveller
(14.08.17)
Traveller +1

ben de bedelli bekliyordum, yaş 30 a dayandı artık. işi gücü bırakıp tecili bozdum, kasımda gideceğim inş. bu şartlarda bedelli çok zor, her ne kadar kabul etmesek de askerliği ötelemek pek çok konuda engel. git aradan çıkar gel bence
0
gazozailacatmauzmani
(14.08.17)
(4)

Bu vida tipi nedir ?

erginsak
Merhabalar.http://m.ebay.com/itm/222315403471?_mwBanner=1Araçta şu vida var ve benim açmam gerekiyor.Nedir bunun tipi acaba? (Torx allen değil )Teşekkürler
Merhabalar.

m.ebay.com

Araçta şu vida var ve benim açmam gerekiyor.
Nedir bunun tipi acaba? (Torx allen değil )

Teşekkürler
0
erginsak
(13.08.17)
M8x90 yazıyor. Yani, Metrik 8 vida. Anma çapı 8 mm. 90 mm boyunca diş çekilmiş. Tip olarak neyi kastediyorsunuz?
0
dissendium
(13.08.17)
Düz tornavidayı kastırıp açabilirsin gibi gözüküyor. Türk usule deneseydin bi
0
gonulcelen87
(14.08.17)
Tipi derken ne olarak geçiyor o lazım hocam metriği önemli değil.12 point head yada impus değil. Koca İzmit sanayide bunu bulamadım. Evet özel servislere muhtemelen vardır ancak ben elimde olmasını istiyorum.Düz tornavi vs açmıyor kesinlikle koltuk cıvatasi oldukça sıkı.
0
🌸erginsak
(14.08.17)
Eline sağlık kardeşim doğrudur tipi xzn imiş.
0
🌸erginsak
(14.08.17)
(20)

içinize atlet giyiyor musunuz bu sıcaklarda?

for day to break
ben giymiyordum ama giymeyince hasta oldum sanki, giymek mi gerekti acaba?
ben giymiyordum ama giymeyince hasta oldum sanki, giymek mi gerekti acaba?
0
for day to break
(13.08.17)
hiç sevmiyorum atlet giymeyi. giyilmesi iyi sanırım. şu kolsuz, sıfır yaka olanlarından.
0
runagain
(13.08.17)
ben hiç bi zaman atlet giymiyorum
0
ghilleinthemist
(13.08.17)
Giyim konusu kişiye, bünyeye göre çok değişiyor. Kolay üşüyen biriyseniz ve zaman zaman üşüdüğünüzü hissediyorsanız (ki bu sıcak havada da olabiliyor) giymelisiniz. "Bu sıcaklarda" üşütüp hasta olmanız gayet de mümkündür. Ama kimisi çok serin havalarda gömlekle gezer, kişiye göre değişiyor.
0
mikro patlama
(13.08.17)
ben yaz-kış giyiyorum. giymeyince çıplak hissediyorum. bir de sıcakta terleyip birden soğuk bi mekana girince koruyup kolluyor insanın sırtını, bağrını. giyilmeli derim.
0
secrex
(13.08.17)
Gitmiyorum, bu havada tişört bile fazla geliyor.
0
doxanikee
(13.08.17)
ben sogukta da giymiyom.
0
kosun lan mevzu var
(13.08.17)
Hiçbi havada atlet giyemiyorum ama normalde giyiyor olsam da bu havalarda giyemezdim diye düşünüyorum. Atlet bir yana tişört giyebildiğim için tebrik ederken buluyorum ben kendimi yazın ara sıra :/
0
havana
(13.08.17)
Giyiyorum kesinlikle. Hatta şu an atletle oturuyorum. Benim böbreklerim hassas biraz. Biraz soğukta kalayım, ertesi gün belim sızlar. Gece hava çok sıcak olsa bile belimi mutlaka örterim. Eline, beline, diline sahip ol diyenler bence atlete vurgu yapmış.
0
dissendium
(13.08.17)
Tamamen alışkanlıklarla alakalı üşüme durumu. Yaz-kış giymem ben, bir arkadaşım atletsizken yazın bile üşür.
0
pike
(13.08.17)
Yazın giymem ama kisin giyerim
0
all girls dream
(13.08.17)
10 yaşından beri giymiyorum ben yaz kış.
0
gozu acik sevisen yahudi
(13.08.17)
atlet giymeyi seneler önce bıraktım. tek sıkıntısı, sırtım terleyince direkt tişörte geçtiği için daha iğrenç hissediyorum.
0
m e b
(13.08.17)
Evde giyiyorum ama dışarıda hayır.
0
manuel mandalina
(13.08.17)
Yaz kış giymiyorum ben de hadi kışı anlarım da bu sıcakta giyenlere zerre anlam veremiyorum.
0
pastörizesüt
(13.08.17)
pastörizesüt, atlet teri emdiği için iyi olurmuş.
0
🌸for day to break
(13.08.17)
atlet zehri alır.
0
kosun lan mevzu var
(13.08.17)
yaz kış giymiyorum. afakanlar basıyo beni.
0
moratoryumkisilik
(13.08.17)
nayn.
0
boyle buyurdum
(14.08.17)
@ for day to break tamam teri emdi diyelim sonra üstümüzde ıslak ıslak kalıyor ne anladım bu işten üstelik atletle kat kat giyindiğimiz için daha çok terleriz
0
pastörizesüt
(14.08.17)
giymiyorum. sadece bi kere giymiştim. çok farketmedi ama.
0
elorelia
(14.08.17)
(1)

-sanırım- Uzay gemisinde geçen film

delicevat
Merhaba fragmanını hatırladığım ve muhtemelen uzay gemisinde geçen bir film. Hatırladığım tek sahne bir havuzda bir kadın ve bir erkek yüzerken yer çekimi kayboluyordu ve bunlar havalanan suyun içinde hapis kalıyorlardı. Size zahmet buldurabilir misiniz?. Teşekkürler
Merhaba fragmanını hatırladığım ve muhtemelen uzay gemisinde geçen bir film. Hatırladığım tek sahne bir havuzda bir kadın ve bir erkek yüzerken yer çekimi kayboluyordu ve bunlar havalanan suyun içinde hapis kalıyorlardı. Size zahmet buldurabilir misiniz?. Teşekkürler
0
delicevat
(13.08.17)
Passengers
0
dissendium
(13.08.17)
(17)

Sporun hiçbir faydasını göremedim

whatdreamsnevercome
personel trainer tuttum, diyete, antrenmanlara harfiyen uygum.sonuç: 1 ağustosta başladım, dün tekrar ölçüldüm yani 11 gün = 1.5kg yağ yakmışım. hepsi bu. bu kadarcık.tatlı, ekmek, pirinç, makarna hiçbir bok yemedim, alkol tüketmedim her sabah 6.30'da kalkıp spor salonuna gittim. sonuç ne?1.5kg yağ
personel trainer tuttum, diyete, antrenmanlara harfiyen uygum.

sonuç: 1 ağustosta başladım, dün tekrar ölçüldüm yani 11 gün = 1.5kg yağ yakmışım. hepsi bu. bu kadarcık.
tatlı, ekmek, pirinç, makarna hiçbir bok yemedim, alkol tüketmedim her sabah 6.30'da kalkıp spor salonuna gittim. sonuç ne?

1.5kg yağ vermişim. hepsi tamamı bu. bu kadar. 1.5kg.

her gün hayvan gibi yoruluyorum sabahın köründe kalkıyorum,
sabahları 4 yumurta ve yulafla o iğrenç mide bulandırıcı kahvaltıyı öğüre öğüre yiyorum.

öğlen 300 gram et tavuk balık, akşam 300 gram et tavuk balık deniyor. onları da yiyorum. her öğün en az 30-35 lira gidiyor yani cebimden. et görmeye bile dayanamıyorum artık, o da midemi bulandırıyor.

sonuç ne?
1.5kg yağ vermişim.

85.7kg başladığım sporda, 84.4 kiloya düşmüşüm düşe düşe.
o kadar moralim bozuk ki anlatamam.

bugün mesaj atıp programı iptal edicem ve bir daha spora falan gitmeyeceğim.
hayat kalitemi bu denli düşürüp aldığım mükafat 1.5kg ise hiç uğraşmama gerek yokmuş demek ki sittin sene kilo veremem.

soru ne? soru şu: 12 gündür ağzıma şekerin ş'sini bile sürmüyordum ve sporu diyeti her boku bıraktım obez olana kadar ne bok varsa yiyeceğim. bugün ne yiyeyim?
0
whatdreamsnevercome
(13.08.17)
11 gunde 1.5 kilo gayet iyi. Ayda 4.5 kilo yapar ki saglikli olan bu. O kilolari nasil ki 1 gunde almadiysaniz 1 gunde de veremezsiniz.

Kilo verme asamasinda zorlanmaniz normal, ideal kiloya ulastiktan sonra daha az yorucu bir beslenme duzenini yasam standardiniz haline getireceksiniz zaten.
0
crown
(13.08.17)
O verdiğin 1,5 kg yağ belki de seni damar tıkanıklığından ve de kalp krizinden koruyacak. 11 günde 1,5 kg yağ vermek bence kötü bir sonuç değil.
0
dissendium
(13.08.17)
11 günde 1,5 kilo yağ yaktıysan kendini başarılı sayman lazım.
0
angelus
(13.08.17)
11 günlük süreçteki beklentin neydi peki? 11 gün yazıyor değil mi, yanlış okumadım?

bu muydu beklentin?
www.vucutgelistirmeci.net

ya da bu?
www.antreman.net

11 günde 1.5 kilo yağ yaktıysan eğer öp de başına koy. personel tıreynırın adını da yaz da bilelim kimmiş bu işinde iyi hoca.
0
mahone
(13.08.17)
muthiş kafa. hayran kaldım.

sen spor yapma evet.

en yakın fast foodçuya git. en güzeli. mis.
0
qazaqwsx
(13.08.17)
11 günde millet vücuttan 1-1.5kg su atıyor hiçbir şey atamasa bile.

beklentim en azından 2-2.5kg yağ verebilmekti çünkü sporun asıl tesiri başlangıçta olur.

ilk 10 gün 1.5kg yağ yaktıysam, diğer 10 gün taş çatlasın 800-900 gram yağ yakabilirim.
0
🌸whatdreamsnevercome
(13.08.17)
Sasirmissin sen.

Yaptign gayet basarili is.
0
duptıs
(13.08.17)
aynı sorun bende de vardı. doğduğum günden beri günde en az 3 saat spor yapıyorum. baktım son 2 senedir kilo alıyorum sporu arttırdım daha çok kilo almaya başladım. sağlıksız bir şey de yemiyorum. kan testlerimde stres kaynaklı metabolizmatik problemler çıktı.
son 6 ayda stresi azaltma yollarıyla uğraştım ancak toparladım şimdi kilo vermeye başladım. hayatından stresi çıkar, ofis işini azalt. metabolizman değişiyor.
0
cocodancer
(13.08.17)
@cocodancer,

aşırı stresli bir mesleğim var. elimde de çok fazla stres yaratacak freelance işler var. onları bırakmayı düşünüyordum aslında.

nereye ölçtürebilirim değerlerimi acaba? sağlık ocağı ölçüyor mu?
0
🌸whatdreamsnevercome
(13.08.17)
daha önce çeşitli konularda yanlış düşünen, haksız olan insanlar gördüm ama böylesini ilk defa görüyorum sanırım.
11 günde 1,5 kg yağ vermişsiniz işte? Daha ne olacaktı ki?

Sorun spordan çok sizin beklentilerinizde gibi görünüyor. "On gün düzgün beslenip spor yaptım, bir beş kilo kaybetmeliydim" gibi bir istekle mi başladınız acaba?

Veya "sporun asıl tesiri başlangıçta olur" düşüncesine hangi gözlemler, tecrübeler ve bilimsel araştırma sonucu ulaştınız? Kastettiğiniz "kilo verimi başlangıçta hızlı olur" ise, doğru olabilir, ama sporun etkisinin hızlıca ilk on günde olduğu düşüncesi muhtemelen iyi araştırmanız gereken bir yanlış.

Spordan alacağınız mükafat yıllar boyunca daha sağlıklı bir hayat, daha güçlü bir vücut, daha belirgin vücut hatları, daha iyi kondisyon, kötü alışkanlıklara ayrılmış daha az zaman, kimyasal/hormonal olarak daha dengeli bir sistem. Ağzınıza attığınız bir dilim pastadan alacağınız mükafat aşağı yukarı yedi dakika boyunca "oh mis" hissi, takiben onbeş dakika sonra kendinizi berbat hissetmek ve sonra kan şekeri dengesizliklerine, damar tıkanıklıklarına, diş çürüklerine, kötü bir cilde doğru hızla katedilen yol.

Sporu bırakıp çer çöp yemeye başlayana kadar, beslenme düzeninizde değişiklikler yapın. Et sevmiyorsanız tavuk/balık/yumurta vs hayvansal protein ne seviyorsanız ona ağırlık verin; 4 yumurta ve yulafla kahvaltı yapıp midenizi bulandıracağınıza bildiğiniz ekmeksiz türk kahvaltısı yapın vs.
0
sopiro
(13.08.17)
@whatdream: ben tıp fakültesinde yaptırmıştım. endokrin bölümüne. kilo veremiyorum gibi şikayetlerle gittim. ailede tiroid vardı da bende çıkmadı stres kaynaklı şeyler çıktı.
aynen elindeki işleri azaltırsan 6 ay içinde toparlarsın. ben iş yükümün neredeyse yarısını bıraktım, insanlara posta falan koymaya başladım. son 1 ayda 4-5 kilo verdim.
0
cocodancer
(13.08.17)
"ilk 10 gün 1.5kg yağ yaktıysam, diğer 10 gün taş çatlasın 800-900 gram yağ yakabilirim."

You know nothing jon snow :(

Abicim 71 gündür diyetteyim, her hafta değişiyor yağ kas su kaybı. Asla düzenli olarak azalmıyor. Bu hafta 2,1 kg yağ verip 1,1 kg kas yaptım. Geçen hafta 300 gram yağ, 1 kilo kas, 200 gram su verdim. Ondan önce de sürekli dalgalanarak ilerledi böyle. Sonuçta vücut kaybettiği kası suyu hep sonunda toparladı, verdiğim kiloların tamamına yakını yağdan gitmiş oldu.

Bu sürecin gayet uzun süreceğini unutma. Her gün vücudumuz aynı şeylere farklı tepkiler verecek. Ben de senin gibi 300 gram yağ yakmışım oha diye oturup ağlasaydım bu hafta 2,1 kg yağ yakamazdım büyük ihtimal. Çok yanlış düşünüyorsun bu kendi kendini baltalamaktan başka bir şeye yaramaz. Özel hoca diyetisyen tutabilmişsin ne güzel, kendini güvenilir ellere bırak. İmkanın varsa ve bu saçma kafadan çıkamıyorsan psikoloğa da gitmeni öneririm.
0
apartman teyze
(13.08.17)
biraz bu konularda bilgi sahibi ol, sonra bunları sor. 11 gün ne demek ya
0
awareim
(13.08.17)
Abi spor kilo verdirmez artık şunu bir anlayın. Vücut ona göre daha fazla enerji depolamak için yağ bile tutabilir.

Obezitenin tek çözümü karbonhidrat şeker ve yağlı yiyecekleri en aza indirerek ölmeyecek kadar yemek, boğazını tutmak, hiçbir şey yemeyip proteine abansan yine kilo alırsın.

Mesela 4 yumurta ne? 600 gr et ne? Ulan ben onları kilo almak için yiyorum sen kendinde misin?

Edit: midenin guruldadığını her an hissettiğinde kilo vermeye başlarsın
0
neysene
(13.08.17)
Gerçekten sadece duyuru sakinlerinin sinirlerini zıplatmak için açılmış bir duyuru :D Emeğinizin tam karşılığını almışsınız. Morbid obez olsaydınız bu emeğe yaktığınız yağı küçümseyebilirdiniz, ki orda bile kusurlu olurdunuz, ancak şu an gayet uygun.
0
farabi
(13.08.17)
Troll
0
gozu acik sevisen yahudi
(13.08.17)
11 gun cok dayanmissin, bu is 4 gunde belli olurdu. 1 haftan bosa gitmis resmen!
0
dunal
(13.08.17)
(6)

okul sorusu

nymphe
Sayın romalılar, 26 yaşını tamamlamak üzere olan bir birey olarak bu sene psikoloji bölümünü kazandım. Daha önce de felsefe eğitimimi yarıda bırakıp çalışmaya başlamıştım. Şimdi okula geri dönüyorum. Bir önceki okuldan aldığım dersleri saydıracağım içinde okulu 3 sene gibi bir süre de bitiricem. Kaf
Sayın romalılar,

26 yaşını tamamlamak üzere olan bir birey olarak bu sene psikoloji bölümünü kazandım. Daha önce de felsefe eğitimimi yarıda bırakıp çalışmaya başlamıştım.
Şimdi okula geri dönüyorum. Bir önceki okuldan aldığım dersleri saydıracağım içinde okulu 3 sene gibi bir süre de bitiricem.
Kafamda AÖF'den de bir bölüm okumak var ama karar veremiyorum.
Bi taraftan 3 sene felsefeye emek vermişken bir felsefe diplomam olsun istiyorum ama diğer taraftan da biraz daha işime yarama ihtimali yüksek bir bölüm okumak daha akıllıca olur gibi.
En mantıklısı da sosyal hizmet bölümü duruyor.
Sizce hangi yoldan gitmeliyim ve daha önce sosyal hizmet okumuş olan var mı ders yükü nasıldır? Gerçekten bu alanda yetkinliğiniz olacak bir eğitim alma ihtimali var mı?
0
nymphe
(13.08.17)
Ben adalet bitirdim. DGS ile hukuka geçiş yapabiliyorsun. Adalet Bakanlığı personel de alıyor. İcra müdürlüğü sınavı da var. Ben hobi olarak okuduğum için bunların hiçbirini yapmadım. Sen de hobi olarak okuyacaksan ve alanıma faydası olsun diyorsan sosyoloji oku.
0
dissendium
(13.08.17)
hobi olarak değil psikoloji alanında çalışmak isterim.
İlla klinik yok kafamda, sosyal hizmetlerde olabilir. Kadın sığınma evleridir,mahkemelerdir vs.
emek verip peh bu da işe yaramadı deme ihtimalin Türkiye de çok fazla. O yüzden az da olsa işime yarasa iyi olur :)
0
🌸nymphe
(13.08.17)
Sosyoloji okuyabilirsin bence. Auzef uyuyor muydu?
0
manuel mandalina
(13.08.17)
auzef te annem sosyoloji okuyor. sistem çok değişti ve şuan tam olarak ne olacak belli değil. o yüzden o şıkkı eledim.
Bi de biraz karıştırdım fazla ezbere dayalı bir sistemleri var.
0
🌸nymphe
(13.08.17)
Son zamanlarda iyice farkettim ki psikoloji çok büyük oranda bir yetenek meselesi. Hatta öyle ki resimden daha fazla yetenek isteyen bir bölüm. Bu dediklerimi hemen yabana atmayın derim. İyi psikolog ve psikiyatrların tamamı dahi. Bugüne kadar 10 yıl arayla iki tane prof. psikiyatrist ile görüştüm aile zoruyla ikisi de birbirinden vasat tiplerdi. Hele son gittiğim aman yarabbi. Psikoloji mezunu veya öğrencisi insanlar tanıdım. Psikolojiye ilgim hep vardı. Başarı tamamen içgörü ve duygusal zekaya dayalı hele klinik psikoloji düşünüyorsanız buna deha da eklemeniz lazım. Yani ezberle aile danışmanı evlilik kurtarıcısı falan olursunuz en fazla. Yetenek şart.
0
Batuhanolabilir
(13.08.17)
@Batuhanolabilir kesinlikle katılıyorum. zaten o yüzden bu yaşımda böyle bir yola çıktım. Sadece dehalık kısmına katılmıyorum. Gerekli şefkat, içgörü, anlayışınız varsa yapabilirsiniz sadece.Ayrıca neden vasat diye nitelendiriyorsunuz. birilerinin zoruyla gidilen terapiden bir verim alamamanız gayet normal. kaldı ki psikiyatrist ile görüşmüşsünüz. Gerçekten terapi yapanına rastladığımı söyleyemem. belki de o yüzden ihtiyacınız olanı alamadınız. belki iki ay boyunca duygularınızı bastıracak ilaçlar yerine birilerine her hafta içinizi açmanız gerekiyordu. kim bilir?
Ve ayrıca bence çift terapisti de olunmaz ezberle. Sizin danışanla ilişkinizin üstüne, onların ilişki dinamikleri de ekleneceği için birebir seanstan daha zorlayıcı olabileceğini düşünüyorum.
0
🌸nymphe
(13.08.17)
(4)

Koro sinavi (capsli)

old possum
Duyurunun pek sevgili muzisyenleri, Ismek'in hafif bati müziği (ne demekse :)) korosu kursuna kayıt oldum. Bunlar sınavla kursiyer alıyormuş. Aslında ben şan bölümünü istiyordum ama kontenjan dolmuş.Ne sorar ki bunlar sınavda? Teşekkürler.
Duyurunun pek sevgili muzisyenleri, Ismek'in hafif bati müziği (ne demekse :)) korosu kursuna kayıt oldum. Bunlar sınavla kursiyer alıyormuş. Aslında ben şan bölümünü istiyordum ama kontenjan dolmuş.

Ne sorar ki bunlar sınavda? Teşekkürler.
0
old possum
(13.08.17)
Müzisyen değilim ama lisede okul korosunda bulundum birkaç kez. Sesinize bakarlar. Bi do alalım gibi şeyler de diyebilirler. Bir şarkının belli bir bölümünü söylemenizi de isteyebilirler. Müzikle ilgileniyor musunuz diye sorarlar. Belki alakasız bir şey söylemiş de olabilirim ama üniversitedeki koroda bulunan arkadaşım da böyle şeyler söylemişti. Müzik kulağınızın olup olmadığına da bakabilirler. Örneğin piyanodan bir tuşa basıp bu hangi nota demek gibi ya da çalınan bir ritmi tekrar edebiliyor musunuz gibi. Gerçi son söylediğim enstrüman kurslarıyla daha ilgili ama genel olarak müzik konusuyla ilgili birçok şey gelebilir karşınıza.
0
dissendium
(13.08.17)
Tek ses tekrar, ritmik tekrar, belki iki uc ses tekrar sorarlar. Solfej sinavi da olur. Bence olmali.
0
alperz
(13.08.17)
alperz +1

tek ses tekrarın dışında bir şarkı söylemeni de isterler bence.
solfej bilmeyen biri koroda ne yapabilir soru işareti.
piyanodan verilen sesi doğru verirsen sınavı geçersin bence :)
0
sanrı
(13.08.17)
Solfej biliyorum, armoni öğrenmeye de başlamıştım ama yarıda bıraktım. Tek sesi veririm de çift sesten fazlasını isterse sıkıntı. :)
0
🌸old possum
(14.08.17)
(4)

Ingilizce kursu

docrivers
Pre int. İle başladım . Haftada 4 gün 3.5 saatten dersler. Isimde verim kadikoy dilko . 7 ay sonunda cok iyi ogrenirsiniz dedi bugun 2. Dersime girdim ama bilemiyorum nasil ogreneceģim . Neler yapmam lazım nasıl kendim takviye yapmam lazım icimde acaip hirs var ogrenmeye dair ama akil hocam yok dil
Pre int. İle başladım . Haftada 4 gün 3.5 saatten dersler. Isimde verim kadikoy dilko . 7 ay sonunda cok iyi ogrenirsiniz dedi bugun 2. Dersime girdim ama bilemiyorum nasil ogreneceģim . Neler yapmam lazım nasıl kendim takviye yapmam lazım icimde acaip hirs var ogrenmeye dair ama akil hocam yok dil kursu ile ogrenen arkadaslar lutfen bana moral verin . Otelde calisiyorum ve ing ogrenemezsem otelde yukselemem. Meydancı olarak devam etmek istemiyorum
0
docrivers
(13.08.17)
hiç dil kursuna gitmedim ama üniversite hazırlığı aynı kategoride sayacak olursak.
Mutlaka bir word list defteri yapın, öğrendiğiniz kelimeleri sürekli yazın ve hep daha fazla öğrenmek için çalışın. Bir de kelimeleri yazarken 5-6 sütun olsun mesela, kelimelerin farklı hallerini de yazın.
Mesela insist> ısrar etmek, insistence> ısrar(isim), insistent> ısrarcı gibi.
bu kelime için olmuyor da mesela bored>sıkılmış, boring>sıkıcı, boredom>can sıkıntısı mesela.
Birde eş anlamlı, karşıt anlamlı, olumlu/olumsuz sözcükler sensitive + insensitive, fortunately - unfortunately

Bol bol listening ve speaking yapın.
şurada da birkaç şey demiştim eksiduyu.ru

bu arada word list olayı gerçekten çok işe yarıyor, ben pek yapmamıştım, çok iyi yapan bir arkadaş okulun sonlarına doğru çok güzel konuşuyordu. Biz de konuşuyorduk ama o çok fazla kelime kullanabiliyordu.
0
senolll
(13.08.17)
@senolll güzel bir noktaya değinmiş. Ben öğrendiğin her şeyi yazmanı ve sürekli tekrar yapmanı tavsiye ediyorum. 5 yıl önce hazırlığı bitirdiğimde elimde çok güzel notlar birikmişti.
0
dissendium
(13.08.17)
Kelimeleri preposition'lariyla ogren. Ornegin insist: israr etmek diye calisma, insist on: israr etmek diye calis. Bunun gibi kaliplar haline ogrenc. Ingilizcede buna chunk denir hatta kimi goruslere gore dili kelimeler halinde degil chunk'lar halinde konustugumuz iddia edilir. Ben de buna buyuk olcude katiliyorum.

Bir de buyuk olasiklila 7 ay sonra, okudugumu anliyorum ama konusamiyorum gibi bir sorunla karsilasacaksin. I - iki saniye sonra - have to - Hocam have'den sonra to gelir miydi? Hayir. O zaman I have - iki saniye sonra - eat(!) breakfast. seklinde cumlelerin olacak. Sinifta hocalarin tum ders boyunca gramer anlatabilir. Her ders speaking yapmazsaniz karsi cik. Ben speaking yapmak icin kayit oldum de. Otelcilikte okuma fazla yoktur sanirim. Onemli olan speaking.

Dizileri alt yazili da izleme! Dogrudan Ingilizce izle. ororo.tv bu sitede ornegin altyazilari kapatabiliyorsun. Sen otelde musterilerle konusurken onlarin yaninda altyazi gecemyecek. Bu nedenle senin amacin konusulan Ingilizceyi anlamak, dizilerin altyazisini okumak degil. Madem hirslisin, altyazisiz dizi de izleyebilirsin (pre-int bile olsan). Zaten dizilerin seviyesi genelde intermediate.

Ayrica speaking club'lar vardir. Onlara katil. Belki Turk olmayan hocalar o dersleri veriyordur.

Konusmaktan korkma. Yanlislarin olsa da konus. Seni dinleyen kisi Amerikali olmadigini biliyor, senden bu nedenle super Ingilizce beklemiyorlar. Ki unutma Turkce konusurken bile bir suru hata yapiyoruz. Hatta yaptigi icin kimse Turkce konusmayi birakmiyor. Sen de hata yaparsan umursama, onemli olan ne dediginin anlasilmasi. Hatta TOELF'da falan bile ne dedigi anlasiliyorsa bir suru gramer hatasindan kelime hatasindan puan kirilmiyor. Sen de korkma.
0
Traveller
(13.08.17)
Traveller'ın dediği gibi preposition'ları öğren ama nerede nasıl kullanacağını da iyi öğren. Her yerde insist on olmaz mesela.

Örnek;
Greg still insists (that) he did nothing wrong.
Please go first - I insist!

Kaynak; dictionary.cambridge.org
0
senolll
(13.08.17)
(4)

meth kristali

in vino veritas
breaking bad'e sardim bu ara (magara serindi tavsiye ederim) her neyse, kristal buyuklugu cok onemliymis anladigim kadariyla da, bu mereti zaten toz haline getirip cekiyorlarsa kristal buyuklugunun onemi ne tam olarak anlamadim o kismini. uyusturucuyla filan isim olmaz da izlerken aklima takildi.
breaking bad'e sardim bu ara (magara serindi tavsiye ederim) her neyse, kristal buyuklugu cok onemliymis anladigim kadariyla da, bu mereti zaten toz haline getirip cekiyorlarsa kristal buyuklugunun onemi ne tam olarak anlamadim o kismini. uyusturucuyla filan isim olmaz da izlerken aklima takildi.
0
in vino veritas
(13.08.17)
bence saflığı etkiliyordur.
0
alperz
(13.08.17)
Burundan çekilerek kullanıldığı için büyük tanecikler etkisini göstermeyebilir ve küçük tanecikler daha hızlı etki gösteriyor olabilir
0
beyaztenlikiz
(13.08.17)
Büyük olmasının ne önemi var diye bir şey yok aslında. Bir maddenin kristal bir formu varsa onun ortalama büyüklüğü bellidir zaten. Walter dışındaki meth üreticileri kimya bilmedikleri için yeterli boyutta kristalleştirme sağlayamıyorlar. Walter kimya bilgisiyle aslında doğru yöntemle meth üretmiş oluyor. Aslında büyük olan kristaller normal olan kristaller. Diğerlerinin yaptığı doğru değil. O yüzden normalini görünce şaşırıyorlar. Nasıl olsa toz olacak diye düşünmemek lazım. Küçük kristaller hatalı üretildikleri için büyüklerle aynı kalitede değil.
0
dissendium
(13.08.17)
genellikle burundan çekilerek değil de özel edevatında ateşle buharlaştırılıp kullanılıyo. kokain gibi kullanımı nadir sanıyorum. sözlük keşleri düzeltebilir.

kristalin büyük parçalarda, kırıksız olması da saflığının göstergesi olabilir. kırık leblebi örneğin, daha ucuzdur. aynı mantık.
0
Delay Fuze
(13.08.17)
(8)

Lise Döneminde Sevdiğiniz 5 Şarkı İsmi

kingbulva
Herkes listelerini döksün bakalım.1-) Rashit - Çok mu zor?2-) Kargo - Bad'lik Amiri3-) Çamur - Hara4-) Direc-t - Wooden Love5-) Çilekeş - Kendimden GeriyeBonus: Yaşar Kurt - Fırt Emin
Herkes listelerini döksün bakalım.

1-) Rashit - Çok mu zor?
2-) Kargo - Bad'lik Amiri
3-) Çamur - Hara
4-) Direc-t - Wooden Love
5-) Çilekeş - Kendimden Geriye

Bonus: Yaşar Kurt - Fırt Emin
0
kingbulva
(13.08.17)
mor ve ötesi - yeşillik

www.youtube.com
0
tepedeki psychedelic adam
(13.08.17)
1. Tripkolik - Gözlerinin Yeşilini Özledim
2. Vega - İz Bırakanlar Unutulmaz
3. Şebnem Ferah - Çakıl Taşları
4. Yüksek Sadakat - Kafile
5. Özlem Tekin - Beni Yakan Aşkın

İlk aklıma gelenler bunlar.

Yabancılara girersem çıkamam. Bulgar/Romanya (genel olarak Balkan) müziği ve elektronik müzik dinlemeye lisede başladım.
0
dissendium
(13.08.17)
lisede çok sevip çok dinlediğim bir sürü grup oldu ama ortaokuldan beri hayvan oğlu hayvan bir "ALMAN ENDÜSTRİYEL" aşığı olduğum için en öne çıkan, lise deyince aklıma gelen ilk beş şöyle olur sanırım,

oomph & nina hagen - fieber
oomph - unsere rettung
rammstein - feuer und wasser
megaherz - f.f.f
feindflug - ersatzteil

şunları yazarken bile ağlamaklı oldum. ne güzeldi lan o zaman hayatım. hafta sonu patatesle ice tea gömüp aachen-oberhausen maçı falan izlerdim, o zamanlar ikisi de ikinci ligdeydi. sabah akşam rammstein, oomph, megaherz falan dinleyip almanya'ya yerleşeceğim günü hayal ederdim. öyle salak, cahil bir çocuk da sayılmazdım ama o zaman bilmiyoduk tabii işte üçüncü dünya ülkesiyiz, schengen vizesi lazım falan...

iyi derecede ingilizce konuşup rus dili ve edebiyatı öğrencisi olup da almancamın çok çok zayıf olması da bambaşka bir ironi ama sadece dinlediğim şarkılar sayesinde bile anlıyom bayağı eheh.

şimdi düşündüm de benim en büyük uktem bu galiba. rusya ve almanya'da yaşamak. hadi rusya kısmını halletme şansım var, rusça okuyorum ama almanya? avrupa'da adamlar bi kere amk, nasıl gidip yaşıyon. kafam keşke 15-16 yaşımdaki kadar güzel olsa şimdi de. çok duygulandım şerefsizim. feuer und wasser kommt nicht zusammen, whats can i do sometimes, it's the life that's the life, everything is something happened :((
0
der meister
(13.08.17)
teoman-gönülçelen

başka gelmiyor aklıma

edit:
teoman - o
teoman - gemiler
teoman - sus konuşma

ben hep üni.de keşfettim başka şarkıcı olduğunu. biraz maldık.
0
ya ben lan neyse
(13.08.17)
as i sat sadly by her side - nick cave and the bad seeds
red right hand - nick cave and the bad seeds
life on mars - david bowie
le vent nous portera - noir desir
coffee and tv - blur

+radiohead'i de çok dinlerdim yav. paranoid android'i üsttekilerden belki daha fazla dinlemişimdir o dönem.
0
misterturist
(13.08.17)
dido-thank you
4 non blondes-what's up
eric clapton-layla
prodigy-smack my bitch up
linkin park-numb
0
Bruce
(13.08.17)
three days grace-gone forevr(neredeyse tüm şarkılarını severdim ama aklıma ilk bu geldi, ergenlik grubum three days grace'tir benim)

metallica- sad but true

rammstein- sonne(engel, du hast falan da olabilir bunun yerine)

daft punk- harder better faster stronger

adele- rolling in the deep

o zamanlarda da şimdi olduğu gibi alakasız şakıları listemde buluşturan biriydim. mesela danza kuduro'dan sonra chop suey falan geliyodu shuffle'da dsdsdha
0
nundu
(13.08.17)
don omar - dale don dale
sean paul - get busy (böğrüm ağrıyo)

bunlar herkeste olduğu gibi benim de başımın tacıydı. geri kalanlar opeth ve radiohead'in diskografisi komple.
0
zgrydn
(13.08.17)
(2)

toplanan metaller tekrar ne şekilde kullanılıyor?

yorgunum
toplanan metaller tekrar ne şekilde kullanılıyor?hepinizin malumu kağıt toplayıcıları var kağıt, karton, metalleri topluyorlar belli yerlere götürüp para alıyorlar merak ettiğim metalleri bıraktıkları yer o metalleri nereye veriyor ve alanlar o metalleri ne yapıyorlar?
toplanan metaller tekrar ne şekilde kullanılıyor?

hepinizin malumu kağıt toplayıcıları var kağıt, karton, metalleri topluyorlar belli yerlere götürüp para alıyorlar merak ettiğim metalleri bıraktıkları yer o metalleri nereye veriyor ve alanlar o metalleri ne yapıyorlar?
0
yorgunum
(12.08.17)
geri dönüşüm firmaları var balya yapıyorlar ilgili yerlere gönderiyorlar diye biliyorum. sonra da ayrışım eritip tekrar kullanım. Hatta büyük fabrikaların kalan talaşlarını dönüştürücü kendi dönüşüm yerleri olduğunu duydum
0
kanaat onderi
(12.08.17)
İstediğin şekilde kullanabilirsin. Metal eriyebilen bir madde. Erittikten sonra istediğin şekli verirsin.
0
dissendium
(12.08.17)
(5)

Askta yas

Gökkuşağında Salıncak
Etrafimda cok dengesiz iliskiler gordugumden sormak istedim. İnsanlarin karsi taraftan etkilenmesi icin belli bir yas siniri var midir diye dusununce isin icinden cikamadim. Mesela siz kendinizden kac yas buyuk/kucuk biriyle sevgili olabilirdiniz?Edit : yas - cinsiyet ile belirtelim
Etrafimda cok dengesiz iliskiler gordugumden sormak istedim. İnsanlarin karsi taraftan etkilenmesi icin belli bir yas siniri var midir diye dusununce isin icinden cikamadim. Mesela siz kendinizden kac yas buyuk/kucuk biriyle sevgili olabilirdiniz?

Edit : yas - cinsiyet ile belirtelim
0
Gökkuşağında Salıncak
(12.08.17)
en son 15 yaş küçük ile birlikte oldum. her konuda uyumlu idik.
0
eriksatie
(12.08.17)
Bunu üniversitenin son zamanlarında kendi aramızda da çok tartıştık, ben 18'den sonrasını saymıyorum. 18'in üstü için bi' problem yok.


Ama izlenimlerime göre kadın için 20-22 arası ideal, öncesinde fazla erkekleşebiliyorlar, sonrasında da fazla şeyolabiliyorlar. kişisel kanaatim tabi bu, hastalıklı bi' fikir olarak görenler olabilir. problem değil.

edit: yaş farkı olarak 18 değil, yaşında olarak 18. kendi kararlarını vermesi legal olduktan sonra bi' problem görmüyorum.
0
mete kudur
(12.08.17)
Minimum 20, maksimum 35 olur. 24 yaşındayım. Etkilenme için yaş sınırı bana göre yok. 15 yaşındaki bir çocuk da Adriana Lima'yı düşünüp mastürbasyon yapabilir ya da keşke böyle bir sevgilim olsa diyebilir. Hormonal şeyler bunlar.
0
dissendium
(12.08.17)
mcgonagalls +1, ben de 3 diye bi sınır koydum kendime. daha büyük farkla flörtlerim oldu ve çok sorun yaşamadım ama 4-5 yaş küçük olanlarla yaşadıklarım cidden "bebe la bu" hissi verdi.

kişiden kişiye değişebilen bir şey bu tabii. bir de 20 erkek 25 kadın arasında fark daha belirginken 30 erkek ile 35 kadın arasındaki fark daha az hissedilir.
0
Bruce
(12.08.17)
Aşkta sınır olmadığına inanan biri olarak malesef ülkede kadının erkekten büyük olmasını geçtim neredeyse aynı yaşla bile özellikle evlilik açısından halâ aşılamamış bir tabu. İnsanlar özellikle aileler neden bu kadar korkuyor anlamak mümkün değil, ama erkek 20 yaş büyük olsa da sıkıntı yok onlar için, komedi. Herneyse, kendi düşüncem 30 küsur yaşında olarak tamamen kişiye bağlı diyorum. karakteri oturmuş fakat en küçük yaş ihtimali olarak deli dolu 25 yaşında birinden hoşlanma ihtimalim kaç olur bilemiyorum, imkânsız demem yine de. kendimden büyük birinin olgunluğundan da etkilenebilirim, ama amca diyeceğim büyüklükte birinden sanmıyorum.
0
mslny
(12.08.17)
(1)

Şu şarkının adını lütfen bulsak :/

swish30
Link: https://youtu.be/0WZSlwlVb5o?t=4h12m38sŞarkı 4:12:18'de başlıyor. 40 kere shazamladım yok bulamadım. Bulan olursa çok memnun olurum.
Link: youtu.be

Şarkı 4:12:18'de başlıyor. 40 kere shazamladım yok bulamadım. Bulan olursa çok memnun olurum.
0
swish30
(12.08.17)
www.youtube.com

Burada kullanılmış aynısı ama orijinali yok.

Büyük ihtimalle özel olarak yapılmış bu şarkı.

Brave Wild Heart - Ben McConusky demişler.
0
dissendium
(12.08.17)
(3)

elektronik müzik önerileri

gazozailacatmauzmani
dans müziği mi diyeyim, kulüp müziği mi diyeyim tam nasıl niteleyeyim bilemedim. elektronik, trance önerilerinizi rica edeceğim. mekana gitmek yerine arkadaşlar bu akşam evde takılmayı tercih ettiler, mekanı aratmayacak bir playlist oluşturmamız gerekiyor
dans müziği mi diyeyim, kulüp müziği mi diyeyim tam nasıl niteleyeyim bilemedim. elektronik, trance önerilerinizi rica edeceğim. mekana gitmek yerine arkadaşlar bu akşam evde takılmayı tercih ettiler, mekanı aratmayacak bir playlist oluşturmamız gerekiyor
0
gazozailacatmauzmani
(12.08.17)
işinizi görür mü, istediğiniz türden mi bilemedim ama şuna bayılıyorum şahsen,

www.youtube.com

15. saniye <3 <3
0
der meister
(12.08.17)
@der meister liste alıyorum teşekkürler
0
🌸gazozailacatmauzmani
(12.08.17)
dissendium
(12.08.17)
(11)

Sigara içmeyeyim değil mi?

lazpalle
2 ay oldu bırakalı ama ne bok olduysa son 2-3 gündür deli gibi bir istek var. niye oldu ki şimdi bu? üzerime tavsiye atın, gerekirse linç edin. bir daha bulaşmak istemiyorum. ciğer geçmişim zaten iyi değil, her başlayış motivasyonu daha çok kırıyor. yaş da gelip geçiyor artık bünye eskisi gibi kald
2 ay oldu bırakalı ama ne bok olduysa son 2-3 gündür deli gibi bir istek var. niye oldu ki şimdi bu? üzerime tavsiye atın, gerekirse linç edin. bir daha bulaşmak istemiyorum. ciğer geçmişim zaten iyi değil, her başlayış motivasyonu daha çok kırıyor. yaş da gelip geçiyor artık bünye eskisi gibi kaldırmıyor. öyle lanet bir şey ki bu nasıl düşünmeye çalışırsam çalışayım baskın çıkıyor.
0
lazpalle
(12.08.17)
İçmeyin lütfen. Sigara içen insanlar çok kötü kokuyor, dost acı söyler.
0
sopiro
(12.08.17)
2 ay sigarasızlığa dayanabilseydim, bir tane bile sürmezdim ağzıma bi daha. Ben 2 saat bile dayanamıyorum, ve aslında sigaraya karşı ne kadar zayıf olduğumu düşünüp üzülüyorum.
En zorunu atlatmışsınız, fiziksel olarak nikotin ihtiyacında dayanmışsınız, şu anki isteğiniz tamamen psikolojik. Öyle bir kodlamışız ki beynimize sigara bütün stresimi alacak diye, resmen esir olmuşuz. Halbuki öyle bir şey yok. 2 paket içiyorum hala stresliyim.
Sigaranın yerine koyacak başka bir şey bulun, aklınızı meşgul edin, ama sigaraya geri dönmeyin. Dönmeyin ki benim de bir gün bırakacağıma dair umudum olsun.
0
bir nick var benden iceri
(12.08.17)
Ara ara vurur öyle o. Kararlı olursanız, bir kaç güne geçer 3 ay sonra gelir. Atlatırsanız 4 ay sonra gibi araları uzar.

İradeli olun, içmeyin.


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.08.17)
@sopiro - evet şu an çok daha farkındayım
@bir nick var benden iceri - defalarca bırakıp başladım. bir sene bırakıp tekrar başlamışlığım da var. ama her sonraki deneme çok çok daha zor oluyor. şimdi başlarsam mezarda bırakırım herhalde.
@kartallar yüksek uçar - sana inanmak istiyorum. inanacağım da.
@zgrydn - evet bunları da sık sık hatırlamaya çalışacağım.
@pastörizesüt - sigarayı bırakma sebeplerimin başında bu geliyor zaten. tüberküloz geçmişim var. sigara içince çok kısa sürede sırtta ağrılar başlıyor, damarlarda acıyı hissediyorum. bu duyuruyu açmamdaki esas neden de bu. tüm olumsuz yönlerini bir başlık altında toplayıp destek görmek. hepiniz sağolun var olun.
@112 hayat kurtarır - işin komiği düzenli bisiklet kullanan bir adamım. sanırım tempoyu daha çok artırmalıyım ama istanbul'da tempo yapabilecek güzergah yok gibi.
0
🌸lazpalle
(12.08.17)
bir daha başlarsan iki merdiven tırmanınca nefes nefese kalacaksın. nefesin, derin, üzerin hep leş gibi sigara kokacak. üzerinde bir de maddi külfet. ne gerek var?
0
zgrydn
(12.08.17)
Bu kadar bırakmak istersen başlarsanız kendinize yazık edersiniz. Yapmayın etmeyin her gün kanser vakalarıyla karşılaşıyorum çoğu sigara içiyor. Aman herkes ölcek nasılsa diyenlerdenseniz ölmeyip koah olmak da var hayat boyu yarım litrelik su şişesi hacminde havayla yaşamak zorunda kalabilirsiniz sık sık nefes darlığı çekersiniz düzgünce yatıp uyuyamazsınız bile çok korkunç.
0
pastörizesüt
(12.08.17)
Kendinizi hemen bir uğraşa verin. Bende bırakalı 4 ay oldu. Yeni yeni isteğim azaldı. 6 ay dayanacaksınız biraz. Alışverişe çıkın, bir yeri gezin, birini arayıp telefonda koyu bi muhabbete girin ki aklınızdan çıksın.
0
112 hayat kurtarır
(12.08.17)
Sen bisikletçi değil miydin? Sigara içen sporcuları ciddiye almıyorum ben. Bir gülme geliyor. İmajını korumak için içme.
0
dissendium
(12.08.17)
elektronik al, ben de bırakamıyordum şimdi elektronikle taklıyorum 4-5 aydır, umarım bunu da bırakıcam bi süre sonra
0
mirty
(12.08.17)
İçme lan!!!
0
Tears of Devil
(12.08.17)
İçme. Gereksiz para.
0
mutlusismankedi2015
(13.08.17)
(8)

Abd Kuzey Koreye saldırsa Çin ve Rusya ne yapar ya da ne yapabilir?

gezegen olan pluton
Çin'den çok Rusya ne yapar aslında?
Çin'den çok Rusya ne yapar aslında?
0
gezegen olan pluton
(12.08.17)
rusya suriyede esatı tamamen ve tartışmasız şekilde iktidara getirir, ukraynadaki ayrılık isteyen iki kenti de kendisine bağlar tamamen fiili olarak kısa vadede. yani demek istediğim birleşik devletllerin odağının farklı olmasından sonuna kadar faydalanır. ne bileyim kuzey denizinde petrol doğal gaz falan bırakmaz anlatabildim sanırım.

çin saldırıyı diplomatik olarak (soruya cevap değil ama benim cevabımla alakalı) önlemeye çalışır. eğer başarısız olursa birleşik devletlerden bazı şeyler koparacaktır (anlaşma gibi diyelim biri taviz veriyorsa diğeri de verecek elbet). bunlar neler olabilir? hong kong'un özerkliğinin iyice gitmesine kimsenin laf etmemesi olabilir, tayvan meselesinde çin lehine ciddi gelişmeler olabilir, koreden abd güçlerinin savaş sonrası tamamen çekilmesi olabilir de olabilir.

sonuç olarak bu işler denge meseleleridir. 3 devletin de birbirlerinin yapacakları hamlelere göre başka hamleler yapmaları ve bunlar sonucunda avantaj ve dezavantaj elde etmeleri gerekiyor. neden denge diyorum? çünkü 3 devlet de ciddi süper güçler birbirleri ile savaşmayı ve ticareti kesmeyi göze alamayacaklarına göre birbirleri ile en nihayetinde anlaşmak ve sonuçta bir denge sağlamak zorundalar.

sorudaki asıl zımbırtı rusya koreye yardım eder mi gibi bir şey ise onu yapmazlar. üstte dediğim gibi daha önemli hedeflerine odaklanırlar ancak çin gizliden gizliye ciddi destek verecektir. böylelikle hem kendi silahlarını abd üzerinde test etmiş olur hem de abd'yi zayıflatarak kendisine daha çok pazarlık gücü elde eder. ayrıca eğer üstte dediğim abd güçlerinin koreden tamamen ya da kısmen çekilmesini sağlayamayacağını düşünürse, ki bu kıçının dibinde abd ordusu görmek demek olur, o zaman gizli desteğini daha anlamlı ve daha ciddi olarak verecektir. falan filan.

yani koşulları tam değerlendirebildim mi bilmiyorum, mümkün olduğunu da sanmıyorum sonuçta bir çok şeyi muhtemelen bilmiyoruz. bence zaten öyle bir savaş çıkmayacak. çin bizim şımarık diktoya darbe falan yaptırır en fazla.

çok yazdım kolay gelsin.
0
tuzumkuru
(12.08.17)
Ben Rusya'nın karışacağını düşünmüyorum. Bu içe kapanık Kuzey Koreli arkadaşlarda bir özgüven patlaması var son zamanlarda. ABD büyük ihtimalle Kuzey Kore'yi öttüreceği için Rusya gaza gelmemeye çalışır. Çünkü kaşınıyor adamlar. Bu savaşın haklı bir tarafı olmaz Kuzey Koreliler için.
0
dissendium
(12.08.17)
tuzumkuru'ya büyük ölçüde katılıyorum. kuzey kore, çin için çok önemli. rusya içinse en fazla abd'ye karşı kullanılabilecek bir maşa. yoksa kore'de ne olduğu rusya'yı çok yakından ilgilendirmiyor, olası bir savaşta kendi sınırlarını koruyup kuzey koreli mülteci akınını durdurmak dışında ciddi bir hamle yapmalarına gerek yok gibi.

rusya bence de diğer bölgelerdeki hedeflerine odaklanır, başta ukrayna olmak üzere. bir gece ansızın 82 tallinn 83 riga 84 vilnius yapmayı deneyebilirler. tuzumkuru'nun aksine, ukrayna'da ilhak etmiş oldukları yerleri ülkeye katacaklarını düşünmüyorum çünkü bu kesinlikle istemedikleri bir şey. daha bugün bir yazı okudum, putin emminin harkiv'i de karıştırmak istediğini söylüyordu. donetsk ve lugansk gibi bir "halk cumhuriyeti" daha patlayabilir doğuda, mevzu çıkar. ukrayna'da olanlar bunun ötesine geçmez muhtemelen. rusya'nın amacı ukrayna'nın bacağını kırıp, nato ve avrupa'ya gitmesini engellemek. kendisine katmak istemiyor. savaşta yıkılmış, ekonomisi bitmiş şehri ülkeye katıp ne yapsın rusya.
0
der meister
(12.08.17)
ABD'nin kuzey koreye saldırması da ayrı bir boyutu. Zor iş. Kime saldıracaksın. Topyekun savaş olmayacağı kesin. Hem bütçe açısından, hem kimse kuzey kore vatandaşına, askerine, bürokratına dair kötü düşünceye sahip değil, adamlar mazlum, bununla alakalı onlarca haber dolandı medyada. Aslında onlar da kurtulmak istiyor, korku rejimi vb.

Bir dangalaktan ve saçma sapan bir rejimden bahsediyoruz. Kimi vuracaksın, kimi düşüreceksin ?

Rejime karşı savaş açsan, bu sefer yeni bir rejim yaratman gerekiyor. Bu ABD'nin orada kalıcı varlığı demek. Kimsenin isteyeceği bişey değil. Amerika da dahil.

Yok devirip gitse, içeriden birilerini ayarlasa vs. ya sistem aynen devam eder, ya da Çin ele alır orayı.

Şöyle bir handikap var bir de, her müdahale Kore'nin anti-amerikan propagandasını kuvvetlendirici etkiye sahip.

İşin sonrasını düşünmeden yapılacak tüm müdahaleler yalnızca ABD'yi zayıflatır ve işin sonrası çok karışık.

Rusya saldırsın diye dua ediyordur.

Çin, hiç anlamadığım bi mevzu. Koreyi gizliden destekleyecek, yeni şekillendirmede masada olmak isteyecektir ki böyle bir olay elini çok güçlendirir.
0
Zeth
(12.08.17)
@der meister hocam fiili olarak düşünmüştüm ben zaten resmi olarak yapamaz kırım sonrası ikinci dünya savaşı öncesi adolf gibi görünür.

rusya konusundaki analiziniz benden daha detaylı ve mantıklı.

güzel bir beyin fırtınası oldu bence şimdi bir ekleme daha yapmak istedim:

kuzey koreyi işgal eden ülke için maliyetler çok tartışılan bir konu. mesela güney ve kuzey birleşse birleşik korenin iki dakikaya batacağı söylenir durur. kıtlık içindeki beyni yıkanmış eğitim seviyesi görece düşük halk, madeni zenginliği pek olmayan topraklar ile bir devlet ne yapabilir ki?
0
tuzumkuru
(12.08.17)
@tuzumkuru, aslında kuzey kore'nin yeraltı kaynakları açısından çok zengin olduğu söyleniyor ama ne kadar doğrudur bilemiyorum. kuzey kore savaşını makul göstermek için ortaya atılan bir saçmalık mı, yoksa cidden çok değerli madenleri var mı o kısmından emin değilim.

kuzey kore'yle savaşın gündeme gelmesinin tek sebebi, nükleer güç nedeniyle teşkil ettikleri problem. abd'nin tek büyük ölçüde tek derdi bu: ortada kendisine düşman, tehlikeli bir nükleer güç var. şimdi "e rusya'da da nükleer var amk" diyebilirsiniz ama rusya rasyonel bir oyuncu. abd'ye saldırmaz. saldıracak olsa bile masaya oturup konuşabileceğiniz bir ülke. kuzey kore öyle değil. ha ben kim jong-un'un da son derece akıllı ve rasyonel bir adam olduğunu düşünüyorum, o ayrı, ama sonuç olarak abd tırsmakta haksız değil.

kuzey kore'nin tehditleri büyük ölçüde kendi halkına yönelik, propaganda amaçlı. guam'ı vuracağız diye şov yapıyorlar mesela, halk alkışlıyor. uluslararası arenada da atar gider yapmış oluyorlar işte. karşılığında ne oluyor? hiçbir şey. e neden tehdit etmesin ki o zaman kuzey kore. bu, adamların irrasyonel ya da dangalak olduğunu göstermez. aksine, the supreme leader güzel iş çıkarıyor. ülkedeki insanlık dışı yaşam koşullarını ve rejimi destekliyor değilim ama kim, yapması gerekeni yapıyor. nükleer silahın olmazsa, abd "demokrasi" getirir. bu kadar basit. o koltukta kalmak istiyorsan nükleere ihtiyacın var. e dünyadan zaten izolesin, ambargo da büyük oranda sonuçsuz kalıyor. bir iran, türkiye vs. değilsin, halkın dışarıya tamamen kapalı. bu durumda çal keke çal deyip bütün parayı nükleere yatırmak da mümkün oluyor, nitekim kk'nin yaptığı da bu.

tekrar konuya dönecek olursam, abd öncelikle bu nükleer sahibi ve bir o kadar da manyak devleti ortadan kaldırmak istiyor kendi güvenliği için. ayrıca, kuzey kore'nin ele geçirilmesi, bir ihtimal abd'nin çin kapısına dayanması demek. kuzey kore'de amerikan yanlısı bir yönetim olduğunu düşünün mesela. bu abd'nin çin'e kara sınırı olması gibi bi şey demek. çin bunu asla ve asla istemiyor. zaten kuzey kore'ye bu kadar sahip çıkmalarının sebebi de bu: abd köpeği güney kore ile aralarında duvar istiyorlar.

o yüzden savaş çıkarsa ben abd'nin önceliğinin yönetimi etkisiz hale getirmek olacağını düşünüyorum. devamında ne olacağı biraz savaşın gidişatına bağlı. savaş uzar ve kayıplar artarsa, muhtemelen nükleer tehdidi ortadan kaldırdıktan sonra işi çin'e falan bırakıp uzarlar ortalığı fazla karıştırmadan. yok eğer şahane bir operasyonla kim ve tayfasını alırlarsa, ülkeyi tekrar inşa etmek için uğraşabilirler. ha öyle bir durumda çin de müdahil olur, çarşı karışır, orası ayrı. o zaman hepimiz ölürüz muhtemelen.
0
der meister
(12.08.17)
rusya'dan çok, çin'in beslemesi kuzey kore. ama rusya da çok uzak değil. kk, "kullanışlı aptal"ı bölgenin.

mesele kk'nın nükleer sahibi olup olmaması ya da rusya/çin ve diğer nükleer sahibi olup hem de rasyonel olması ama kk'nın rayonel olmaması değil.

ırak için de "kitle imha silahları var" denmişti. mesele: kuzu kurdun suyunu bulandırıyor. sam amca, kk aracılığıyla bölgeye ayar veriyor. eğer eyleme girişirse başta çin olmak üzere rusya'yı da bayağı sıkıştırmış olur.

güvenlik konseyinden tam mutabakatla yaptırımlar, kınamalar çıkarması büyük başarı. çin ve rusya burada oyuna geldi. ırak ve ardından libya deneyimini yaşayan rusya, suriye konusunda yemedi bu ayak oyunlarını.

müdahale olursa çin ya da rusya doğrudan müdahale etmez, edemez. el altından desteklerler, istihbarat verirler vesaire...

müdahale ya da darbe/iç karışıklık/anlaşmalı değişim gibi sebeplerle kuzey güney birleşmesi de sürpriz olmaz benim için. iki korenin birleşmesi yeni bir almanya hediye edebilir dünyaya. kuzey her ne kadar açlıktan kırılıyor ve dünyaya kapalı da olsa, müthiş bir köle psikolojisine sahip. birleşmenin ardından ucuz iş gücüne katılarak, birleşmenin maliyetini bile düşürebilir.

çin ve rusya kör gözüne parmağım iş yapan ülkeler. abd ise yaptığı her müdahaleye diplomatik bir kılıf bularak ilerler. bu bmgk kararı olur, herhangi bir bm maddesi olur, batılı bir koalisyon olur... rusya ve çin ise direkt dalar. ama güçlerinin yettiğine ancak. abd'ye karşı açık bir eyleme girişemezler.

başka bir duyuruda söylediğim bir şeyi tekrarlıyorum: doğunun sözde milliyetçi/komünist faşolarındansa, batının sözde demokratlarını tercih ederim.
0
runagain
(12.08.17)
@der meister, üstad bir yerin sadece dtehdit oluşturup başka bir fayda barındırmaması oraya saldırma konusunda batılıların bayağı isteksiz olması demek. bu suriye'de de, sudan'da da görülüyor. eskisi gibi sırf komünizm var diye dalma devri de geçti. o yüzden savaşı mantıksız buluyorum.

ancak oldu diyelim. çin'in kıçının dibinde abd ile kara sınırı istemeyeceği aşikar. o yüzden savaş sonunda abd askerlerini ve filolarını çekeceğine dair güvence verirse belki kabul edebilir. zamanında vietnam için abd askerini çeksin savaşmayalım barışı yapılmıştı (sonra tamamen ilhak ettiler kolayca o ayrı konu). o cins bir şey denenebilir. çin yanında sadece birleşik kore ordusunu kolaylıkla idare edebilir. hatta yanında tayvan sorunu ile ilgili bir şeyler koparırlarsa çin denizinde çok daha az abd etkinliği işlerine gelir. çünkü şu anda orası tam bir karmaşa halinde yunan türk sınırı gibi bir hal var.

yönetimi elemine etmek konusunda ikisi de hemfikir olduğundan ötürü ortak operasyon görürsem bile şaşırmam açıkçası. kuzey korede yaşanacak nükleer savaşın sonuçları doğal afetten doğal afet beğenen çin için iyice felaket olur. neler yapılabileceği konusunda kapalı kapılar ardında güzel bir pazarlık dönüyordur zaten.

halk meselesine gelince orası o kadar korkunç ki,içinden koreli bir el kaide gibi bir şey çıksa bir türlü, çıkmasa başka türlü. yok kim bilmem neyin babası japon tüccarlarının gemisine kaya fırlatmış gibi hikayelerle büyüyen bir nesil var. koca bir sosyal deney ülke.
0
tuzumkuru
(12.08.17)
(11)

''İfşa''lardaki bu pohpohlamanın sebebi ne ?

mete kudur
aslında özelinde ifşa ama genelinde sosyal platformlarda var böyle bi' algı-refleks; güzellik/yakışıklılık bu kadar görece kavramlar olmaması gerek ama nerede bi' fotoğraf paylaşılsa altına en kötü ''fena değilmiş'' ''prenses'' yorumları çakılıyor, herkes bi' yunus herkes bi' emre gibi güzellemeler
aslında özelinde ifşa ama genelinde sosyal platformlarda var böyle bi' algı-refleks; güzellik/yakışıklılık bu kadar görece kavramlar olmaması gerek ama nerede bi' fotoğraf paylaşılsa altına en kötü ''fena değilmiş'' ''prenses'' yorumları çakılıyor, herkes bi' yunus herkes bi' emre gibi güzellemeler yapıyor. Bu 2 yüzlülük olarak değerlendirilemez mi ? Yani, muhatapı da iyi hissettirmek yerine kıracak bi' davranış biçimi olarak görüyorum ben. Çokcası yalan çünkü. Benim kaçırdığım da pohpohcuların yakaladığı şey nedir ? insanlık mı ?
0
mete kudur
(12.08.17)
Durup dururken bir insana hakaret etmez kimse en kötü olmamış abi der. Algıda seçicilik kısmı şu, hiç beğenmeyen yazmıyor zaten, bakıyor bu ne ergen/ilgi manyağı/leş diyor çıkıyor.
0
kullanıcıadımbuolsun
(12.08.17)
yooo. acımam çok pis gömerim. aslında gördüğümü söylerim
az önce bi kıza erkeğe benziyor dedim :)
bana göre öyle çünkü

neyse cevap: millet belki bize de birşey düşer derdinde. ondan
0
bana her yer cehennem
(12.08.17)
sadece "insanları kırmama" hassasiyetinden olduğunu düşünmüyorum. ekşiciler için göreceli değildir belki güzellik/yakışıklılık; belki insanların ruh güzelliğini de görüyorlardır :)
0
runagain
(12.08.17)
sen ifşa görmemişsin ne gömmeler geliyor burada
0
gozu acik sevisen yahudi
(12.08.17)
Bence de var öyle bir durum. Siyasi muhabbetler vb. olunca acımam gömerim de resim olunca araya insan faktörü giriyor ve elim gitmiyor kötü bir şey yazmaya. İyi yazanların yüzde doksanı da yazmadan önce "ıyk" cekiyordur zaten, kimse kimseyi kandırmasın şimdi. Gerçek hayatın kopyası, herkesle iyi olayım tipleri, belki iş çıkar diyenler falan filan.
0
doxanikee
(12.08.17)
Ben herhangi bir pohpohlama göremiyorum. Adam burada kendini ifşa ediyor. Bakın bu benim diyor. Biz bu adama niye Best Model of Turkey jürisi ciddiyetiyle yaklaşalım ki? O adam yakışıklı değilse yakışıklı olmadığının farkındadır muhtemelen. Çirkin adama sen çirkinsin demenin bir anlamı yok. Kendi özel hayatını paylaşan insana sözlük kültürü gereği yapıcı yorumlar yapılıyor. Bazen de yine kişi üzerinden sözlük kültürü gereği oldukça espri üretiliyor. Ben de bu durumu bu kadar ciddiye alanları anlamıyorum. İki yüzlülük ile bu konunun hiç alakası yok. Adamı gerçek hayatta görüp, beğenmeyip burada methiyeler yazsak onun adı iki yüzlülük olur.
0
dissendium
(12.08.17)
ben genelde gömüyorum
pohpohladığım da pek olmuyor gerçek fikirlerimi söylüyorum. iyiye iyi kötüye kötü diyorum zaten bazıları istediği şeyler söylenmeyince hemen siliyor bazılarıda zaten güzel olup övgü alacağının farkında olduğundan pohpohlanmak için ifşa yapıyor.

Çoğu kişi ayıp olmasın belki oltaya gelir bana güzel şeyler söyledi ben gömmiyim modunda olduğundan samimi olmayan cevaplar yazıyorlar.
0
basond
(12.08.17)
ben hiç bedavaya pohpohlayan görmedim daha burada. beğendiklerini bile gömüyorlar bazen. bana fatmagülün yengesi demişlerdi yahu daha ne diyim :)

ha düşürme amacıyla rastgele sallayan oluyosa bilemem.
0
jonestown
(12.08.17)
yorumlardan da anlıyoruz ki ifşama pohpoh yapılmamış :)
0
runagain
(12.08.17)
Ben kırmadan dalga gecerim, mizacim böyle.

Basond+1
0
Apocalypse
(12.08.17)
aynı platformda bir arada bulunduğun insanlar en nihayetinde, zaten tanışlıktan gelen bir sempati olduğundandır olsa olsa.
0
evde liyakat kalmamis
(12.08.17)
(4)

tam örtülmemiş kapı/pencere/çekmece, ortadan düzgünce katlanmamış sayfa

m e b
gibi şeyler rahatsız ediyor mu sizi de? kalkıp tamamen kapatma isteği duyuyor musunuz? bunlara ek, mesela rüzgarlı havada o aralık kapının tık tık ses çıkarması da, birinin tükenmez kalemi çıt çıt diye açıp kapatması da, birinin bacağını sürekli sallaması da, tam ortadan ikiye katlanmamış ya da düzg
gibi şeyler rahatsız ediyor mu sizi de? kalkıp tamamen kapatma isteği duyuyor musunuz? bunlara ek, mesela rüzgarlı havada o aralık kapının tık tık ses çıkarması da, birinin tükenmez kalemi çıt çıt diye açıp kapatması da, birinin bacağını sürekli sallaması da, tam ortadan ikiye katlanmamış ya da düzgün koparılmamış sayfalar da sinirinizi bozuyor mu?

kısacası, olması gerektiği gibi olmayan bu yarım şeylerden ve ritmik ses çıkaran gürültülerden ne derece rahatsızsınız?
0
m e b
(11.08.17)
Bunlar doğallığın işaretleri. Her şey çok düzenli olsa hayat sıkıcı olurdu. Birinin şapırdatarak bir şeyler yemesine uyuz oluyorum sadece.
0
dissendium
(11.08.17)
evet.

yanında oturan kişinin bacağını sallaması, dirseğini karın boşluğuna dayaması; bozuk para ya da anahtarlığıyla oynaması, o şak şak sesler... vs vs

sonra daha can acıtan dertlerin oluyor.
0
runagain
(11.08.17)
Hepsi sinirimi bozuyor da şu ritmik gürültülerden aşırı derecede nefret ediyorum. Anahtar sesi falan bir yere kadar da mesela yanımdaki birinn düzenli olarak burnunu çekmesi benim ister istemez bütün konsantrasyonumu oraya verip kendi kendime kafayı yemem demek sinirden.
0
ms brownstone
(11.08.17)
sürekli gıcırdayan kapı rahatsız eder ama diğerleri umrumda olmaz.
0
orpheus
(11.08.17)
(1)

yüksek lisans - bitirme projesi - askerlik vs

helmet
Selamlar,Bir arkadaş ekolüyle ve biraz uzun geldim bu sefer. Ocak 2013'te özel bir üniversitede tezsiz yüksek lisansa başlıyor bu arkadaş. 10 ders + bitirme projesi tamamlaması gerekiyor. 10 dersi başarıyla 2015 Aralık sonunda tamamlıyor, bitirme projesi ise o gün bu gündür hala eksik. Bitirme proje
Selamlar,

Bir arkadaş ekolüyle ve biraz uzun geldim bu sefer.

Ocak 2013'te özel bir üniversitede tezsiz yüksek lisansa başlıyor bu arkadaş. 10 ders + bitirme projesi tamamlaması gerekiyor. 10 dersi başarıyla 2015 Aralık sonunda tamamlıyor, bitirme projesi ise o gün bu gündür hala eksik. Bitirme projesi dediği de esasında (kendisi abartsa da) tez gibi değil, daha basit bir şey neyse konumuz bu değil. Bu arkadaşın yüksek lisansı şirket tarafından karşılanıyordu, fakat işten ayrıldı geçen hafta.

Bugün okulu aradı bitirmek istiyorum ne yapmam lazım diye, okul "şu anda kayıtsız öğrenci gözüküyorsunuz, önümüzdeki hafta dilekçe gönderin ardından danışman hoca bulun konu belirleyin eylül 2017'de kaydınız başlasın ama şirketinizden ayrıldığınız için dönem başı 12bin tl ödemeniz gerekecek, danışman hocanız ile görüşürseniz sizin için biraz daha indirim talep edebilir" şeklinde bilgi verdi.

arkadaşın önünde bir de askerlik problemi var. şu anki tecil tarihi kasım 2017 sonu gözüküyor. bu durumda bu arkadaş aşağıdakilerden hangisini tercih etsin?

--Okula önümüzdeki eylülde tekrar başlayıp bitirme projesini tamamlasın mı? tecil uzayacak mı, aksi takdirde projesini hazırlarken tecil bitmiş olacak ve yine yarım kalmış olacak.

--Bu yüksek lisansı tamamen unutup yeni bir yüksek lisansa kaydolsun mu? ekstra tecil gelecek mi? Fakat kasım sonuna kadar herhangi bir yüksek lisans programına yazılma şansı var mı? ales puanı 94 ve hala geçerli, süresi dolmadı.

Notlar: -ben askerden muaf oldum çoktan, gerçekten "bir arkadaş" yani durum :)
-kesinlikle askere gidecek durumda değil, maddi olarak ailesine bakması lazım şu an için, önümüzdeki ağustosta gitmeyi planlıyor.
-okulun istediği 12bin tl de aslında verebileceği bir tutar değil, üst notta belirttiğim gibi maddi sıkıntılar içerisinde. hocalar bu gibi durumlarda gerçekten indirim sağlayabiliyorlar mı? bedava olma ihtimali hiç mi yok?
0
helmet
(11.08.17)
Dönem başı 12 bin ise bir yılda 24 bin lira olur. Bana göre maddi durumu iyi olmayan biri vakıf üniversitesine tezsiz yüksek lisans için bu kadar para vermemeli. Bilindik bir devlet üniversitesi ve tezli yüksek lisans olsa neyse de, 2013 yılında başlanmış ve 4 yılda bitirilememiş yüksek lisansı daha fazla zorlamaya gerek yok bana göre. Askere gitsin önce. Askerden dönünce yüksek lisansa devam eder.
0
dissendium
(11.08.17)
(3)

Şu aralar herkesin hukuk okuması

apolitikherif
Son 2 yılda aşırı mı arttı ne oldu? Kime sorsam hukuk okuyor.
Son 2 yılda aşırı mı arttı ne oldu? Kime sorsam hukuk okuyor.
0
apolitikherif
(11.08.17)
Arttı. Ben sayısalcıyım ve sayısalcı birçok arkadaşım hukuk okuyor. Sınavda katsayı uygulaması kalktıktan sonra sayısalcılardan sözel bölümlere yoğun bir geçiş oldu.
0
dissendium
(11.08.17)
bunun sebebi çok basit,

lys kontenjanları haricinde aöf'den 2 yıllık adalet bölümü var hukuka geçiş sağlayan. senede 1000 kontenjanı var dgs ile geçiyorsun. ne kadar mühendis,matematik ve sınıf öğretmeni,asker,polis varsa hepsi dgs ile hukuka geçmek için yardırıyor.

zaten sayısalı iyi olan biri dgs'de 60 matematik sorusunda 50 yapıyor özellikle öğretmenler türkçeden de 40 45 yapsa hop geçiyor hukuk fakültesine ki dgs içeriği tamamen mat-1 konularından oluşuyor.

bunun etkisi oldukça fazla diye düşünüyorum. dişçi biliyorum adam dişçi 10 senelik devlette çalışıyor hukuk okuyor :)
0
rahat ya
(11.08.17)
Arttı evet. Yeni açılan üniversiteler artan kontenjanlar...
0
mutlusismankedi2015
(11.08.17)
(5)

Stajyer calistiran is yeri

Domuz
Merhabazorunlu staji yapmak için okuldan belgeler alinip firmaya verilince firmanin yapmasi gereken ne bu surecte? Sgkya falan haber mi verecekler? Nasil isliyor, bilgisi olan paylasirsai cok sevinirim. Teşekkürler.
Merhaba
zorunlu staji yapmak için okuldan belgeler alinip firmaya verilince firmanin yapmasi gereken ne bu surecte? Sgkya falan haber mi verecekler? Nasil isliyor, bilgisi olan paylasirsai cok sevinirim. Teşekkürler.
0
Domuz
(10.08.17)
Bizde sigorta üniversite tarafından yapılıyor. Staj başlamadan önce mail adresine gerekli belgeyi yolluyorlar. Şirket zorunlu olan miktarda maaş ödüyor ama sigorta işine karışmıyor.
0
dissendium
(10.08.17)
Bir şey yapmıyorlar. Sgk sigorta başlatmayı okulda öğrenci işleri hallediyor. Staj yeri staj onay belgesi falan veriyor sana. Onu okula gönderiyorsun fake atmadığını göstermek için. Staj rapor defteri falan da iş yerinden birisi imzalar.
0
glamdr1ng
(10.08.17)
Firma daha once stajyer almamis. Staj onay belgesi nasil bir sey ki? Danisman hoca senin hakkinda degerlendirme yazip kapali zarfta eklenecek defterine dedi. Duz kagit zarf herhalde?
0
🌸Domuz
(10.08.17)
Sicil fişi onun adı. Staja kaç gün geldi, çalışanlarla nasıl geçindi gibi sorular var. Disiplinle ilgili. Bizde formu var bunun. Belki sizin bölümde de vardır. İnternet sitesini bir kurcala. Normalde bildiğin zarfa koyuyorlar ama içini sen görmeyeceksin. Zarf açılmamış olacak.
0
dissendium
(10.08.17)
Staj onay belgesi istiyor mu okulun? İstiyorsa şu tarz bi pdf hazırlayıver. Bendeki onay pdfi şöyle. Sol üst şirket logo sağ üst tarih

X üni y bölümdeki z adlı öğrencinin a ve b tarihleri arasıbda işletmemizde staj yapması uygundur falan filan. Sol alta logo damga ıslak imza falan.

Buju stajdan önce hocaya veriyoz biz. Staj yerini kabul etmeme ihtimalleribe karşı. Staj bitince da kapalı zarf içinde form dolduruyorlar. Okul staj yönergesini oku. Şirketin postilli zarfı vardır
0
glamdr1ng
(10.08.17)
(8)

Eski Türkiye muhabbeti abartılmıyor mu?

bir fincan kahve ile film izlemek
Sosyal medyada hep denk geliyorum, eski Türkiye (malum 15 yıl ve öncesi) için hep bir özlem var, o günler çok mükemmelmiş gibi.Yani evet son yıllarda iş çığrından çıktı fakat pat diye son 15 yılda birden bu noktaya gelinmedi ki. Sosyal medya yoktu sadece.Refah partisi vardı, 94 seçimleri vardı (ista
Sosyal medyada hep denk geliyorum, eski Türkiye (malum 15 yıl ve öncesi) için hep bir özlem var, o günler çok mükemmelmiş gibi.

Yani evet son yıllarda iş çığrından çıktı fakat pat diye son 15 yılda birden bu noktaya gelinmedi ki. Sosyal medya yoktu sadece.

Refah partisi vardı, 94 seçimleri vardı (istanbul o yeni türkiye olayını 23 yıldır yaşıyor) faili meçhuller vardı, özal vardı, madımak vardı. 70-80 zaten ayrı bir karanlık dönem. Eee, ben mi göremiyorum eski Türkiye'nin güzelliğini?

Halk desen aynı halk, aynı linç kültürü, aynı islamcı kafa.

Cidden abartılmıyor mu bu muhabbet?
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(10.08.17)
abartilmiyor bence.

eski turkiye ile yeni turkiye arasindaki en buyuk fark; umut

"eski turkiye" denilen donemde, insanlarin "daha iyi günler" göreceğine dair umutlari vardi.

ama simdi o umut ellerinden alindi.

lakin enseyi karartmaya gerek yok. 2019 veya daha öncesindeki bir secimde

"geldikleri gibi giderler"
0
for the record
(10.08.17)
ftr +1
0
difdiringi
(10.08.17)
Cahillik her zaman vardı ama bu kadar özgüvenli ve kendinden emin değildi. bu kafayla gidilirse başımıza iş açılacak cidden. ben şahsen hiçbir şeyden eskiden aldığım zevki almıyorum.
0
sec guard
(10.08.17)
@ftr @difdiringi @sec +111

Başımıza iş açıldı bile. Hatta evveliyatında açılmış işler bu dönemde tamamına erdirildi. Hiçbir dönemde bu kadar çok orman yanmadı inşaat olmadı tecavüz olmadı sapıklık olmadı. Hiçbir dönemde bu derece taassup bu derece korkunç faşist yobazlık olmadı. Abartılmıyor. Abartılsa da kendimize gelsek.
0
yaren
(10.08.17)
asıl önemli nokta şu aslında;

eski türkiye dedikleri ülke boktan bir ülkeydi;
yeni türkiye dedikleri ülke ise daha boktan bir ülke...

bu yeni türkiye denen halta da 15 yılda varmadık, 70 yıllık rezil düşüncelerin birikimi ve doruk noktasındayız sadece.

eskisine 1 yenisine 2, yok mu bunun yepisyenisi?
0
re noreno
(10.08.17)
2000'ler öncesinde halk cahildi ama bu kadar muhafazakar değildi, şimdi ikisi birleşince buna cahil özgüveni de eklenine baskıcı bir şey oldu. Bir de 2000'ler öncesi iş bilmeyenler bürokraside kolay kolay yer alamazdı, adam kayırma yine vardı ama devletim teamüllerinden gelen sistematik bir çalışma biçimi vardı. Şu anda devletin her kademesi iş bilmezlerle dolu, bunun sıkıntısı önümüzdeki 15-20 yıl devam edecek gibi.

Her şeyi geçtim, dışarıdan gözüken Türkiye algısı değişti, bu iyi anlamda olmadı tabii.

Kısaca ne kadar dezavantajı da olsa iyi kötü işleyen bir sistem vardı 2000'ler öncesinde hatta bu süreyi 2005'e kadar uzatabiliriz.
0
gezegen olan pluton
(10.08.17)
Eski Türkiye şu anki Türkiye'den çok farklıydı. Vergiler hiç olmadığı kadar arttı. Cep telefonu alıyorsun, verdiğin paranın yarısı devlete gidiyor. Devletten nereye gidiyor belli değil. Adamlar Behzat Ç.'yi yayından kaldırdılar ya. Elin Amerikalısının kanalında porno film gibi diziler yayınlanır, Türkiye'deki gazetelerde kadının açık olan kolunu sansürlüyorlar. Kafa olarak çok başka bir yerde ülke.
0
dissendium
(10.08.17)
özlem duyacak daha iyi bir dönem olmadığı için mecburen 90'lara özlem duyuluyor. amk ülkesinde altın bir dönem yok ki doya doya özlem duyulsun. 90'lar kötünün iyisiydi, en azından çomarizm başlamamıştı. halk apolitikti, daha sekülerdi, sağ-sol arasındaki erk farkı uçurum boyutunda değildi, cehalet şimdiki gibi insanlara özgüven değil eğitimli insanlara karşı saygı aşılıyordu, tüm cahiller ve kırsalda yaşayanlar sağcı olmuyordu (solcu köylü diye bir kavram vardı, akp ile yok oldu misal), haliyle en geniş oy tabanını sağ parsellemiyordu. 90'ların yer yer sola da kaçan merkez-sağ iktidarlarından 2000'lerde kademeli olarak radikal sağa evrilince ülke haliyle yokuş aşağı yuvarlandı. üzgünüm ama daha da yuvarlanacak. "geldikleri gibi giderler"ciler beni bu özenti nostaljicilerden daha fazla sinir ediyor.
0
sir gawain
(10.08.17)
(13)

is yerinde mudurlerin abla demesi

astrid
Calistigim son 3 is yerinde de mudurlerimin bana astrid abla demesi sorunuyla karsi karsiyayim..bu adamlarin hepsi 40li yaslarda..sebebi neydi ki?simdi ki is yerimde de mudurumle muhabbettim gayet iyi..ise baslayali 1 ay oldu..ama adam son bi haftadir astrid abla demeye basladi..sevmiyorum bu hitap
Calistigim son 3 is yerinde de mudurlerimin bana astrid abla demesi sorunuyla karsi karsiyayim..bu adamlarin hepsi 40li yaslarda..sebebi neydi ki?simdi ki is yerimde de mudurumle muhabbettim gayet iyi..ise baslayali 1 ay oldu..ama adam son bi haftadir astrid abla demeye basladi..sevmiyorum bu hitap seklini hatta sinir oluyorum.bunu ona soylesem mi ki??
0
astrid
(10.08.17)
Sevmiyorsanız söyleyin tabii.
Alışkanlıktan olabilir.
Bizim yanımızda çalışan kadına dün abla dedi patron kadın kibarca dedi ki ismimle hitap etseniz daha iyi abla denmesinden hoşlanmıyorum.
Tabi böyle demedi kendisi tam türkçe bilmediği için ama bunu demeye getirdi.
İstememesi normal siz de söyleyin ne olacak ki.
0
mutekebbir
(10.08.17)
Abla deme lazim olur ekikihihi yapın
0
o kadar da degil aga
(10.08.17)
28 yasindayim ama daha kucuk gosteriyorum.bahsettigim adamlar benden en az 15 yas buyuk
0
🌸astrid
(10.08.17)
Hiç profesyonelce değil. üstelik adamlardan daha gençsiniz. genelde abla kelimesini karşısındaki kadına saygı gösterdiğini sanan muhafazakar tipler kullanıyor. İşyerinde böyle bir hitap çok rahatsız edici ve anlamsız.
Direkt hoşlanmadığınızı söyleyin bence. bana şu şekilde hitap edin deyin. sonra daha saçma bir hitap şekli ile karşınıza çıkmasınlar.
0
betsy
(10.08.17)
Bence büyütülcek bir şey yok eski direktörüm de aramızda 30 yas olmasına ragmen mysql abi diyordu, sanırım daha rahat iletişim kurma adına yapıyor olabilirler, x bey x hanım diyince araya mesafe giriyor bence
0
mysql34
(10.08.17)
@mysql34 zaten daha rahat iletisim kurmak icin ve fazla mesafeli olmamak icin ilk basta sadece adimla hitap ediyordu.hanim deme olayi en basindan beri yoktu..ama yaklasik bi haftadir abla hitabina döndü.
0
🌸astrid
(10.08.17)
Büyütülecek birşey var.
Kimse de durumu tam anlamamış.
Bunun sebebi ataerkil bakış açısı ve dile yansıyan söylemleri..
Abla diyor ki ; sana karşı cins olarak baktığı sanılmasın. Cinsel kimliğini yok sayarak seni soyutlamış oluyor yani. Neden? Bu tavır/söylem der ki; çalıştığın sektörde kadına yer yok. Dişiliğe yer yok. Kadınlığı törpülenmiş bir abla ya da erkek olarak var olabilirsin.

Anlamayanlar için şöyle özetleyeyim; abla dediğinde -kendince- sana yan gözle bakmayacağını, sana o ortamda rahat çalışma imkanı sunduğunu sanıyor. (Sanki bunu bu şekilde ve o belirleyecekmişçesine) Sen ona x aağğbbiii desen çok daha farklı bir üslup oluyor mesela.. Bu farkı belirleyen bile yine aynı kafa, onu demek istiyorum.
Bir diğer versiyonu için; bknz: "küçük hanım" .

Elbette gidip bu insanların suratlarına tükürelim demiyorum :) açıklma da öyle bir gaz varmış gibi oldu. Hepimiz bu ; gittikçe erillwşen ve muhafazakarlaşan kültürde yetişiyoruz. Belki bilinçli olarak yapmıyor da olabilirler.

Bunlara direnin.
Uygun bir dille de iş ortamında bu hitapları sevmediğinizi duymak istemediğinizi net bir dille belirtin.
Sevgiler.
0
jimjim
(10.08.17)
Kibarca söyleyin sıkıntı olmaz.

"Abla deme lazım olur" -> "Seninle sevişmek istiyorum" demek olur. Sakın yapmayın :)


.
0
kartallar yuksek ucar
(10.08.17)
jimjim e +1

insanlar konusa konusa anlasir. rahatsiz oluyorsan uslubu ile soylemen tek care
0
eriksatie
(10.08.17)
Abla demek biraz da "İşi sen biliyorsun." anlamı taşıyor. Benim staj amirim bana bir şey sorarken "Nasıl abi?" diyor. Çünkü birine abi ya da abla dediğin zaman o kişiyle daha iyi bir iletişimin yolunu açıyorsun. Ancak büyük oranda @jimjim haklı. Bir de mesela hanım/bey ifadeleri gerçekte pratik değil. Telefonla konuşurken, e-mail atarken, toplantı yaparken bunları kullanıyorsun ama günde en az 8 saat çalışan insanların birbirleriyle daha rahat çalışması için böyle şeyler kullanılıyor. Bu şekilde katı bir resmiyet kırılmış olunuyor.
0
dissendium
(10.08.17)
@betsy ve @jimjim artı bir.

bizim patroniçe de neredeyse tüm çalışanlardan küçük olmasına rağmen, herkes ona abla derdi. jimjim'in dediği gibi bir düşünceyle. çalışanlar arasında, kadının küçüklüğünü bilen, elini tutup bakkala götürmüş olanlar vardı.
0
runagain
(10.08.17)
Teyze deseydin falan de, anlarlar muhtemelen.
0
stavro
(10.08.17)
Çalıştığın yerle ilgilidir
Bana da hanım denmesi hoşuma gitmiyor bazen
Stajyerlr abla diyor genelde
0
sagin
(10.08.17)
(26)

organik hoşaf neden çarpıtılıyor?

for day to break
kız katkı maddesi kullanmadan gıdaların raf ömrünü uzatmayı buluş olarak sunmuş. bunun nesi tuhaf?
kız katkı maddesi kullanmadan gıdaların raf ömrünü uzatmayı buluş olarak sunmuş. bunun nesi tuhaf?
0
for day to break
(09.08.17)
Raf ömrünü nasıl uzatıldığı açıklanmış mı herhangi bir katkı maddesi kullanılmadan? Sanırım açıklanmamış. O nedenle bu bir buluş değil. Fakat mesele alzheimer hastaları için bir çip var, o bir buluş. Şekersiz hoşafı yeni bir buluş diye itelemişler.
0
angelus
(09.08.17)
soz konusu trt ve turban olunca insanlar direkt saldiri, dalga gecme moduna geciyor; cok da kizamiyorum onlara; ama daha sacma olani o program bulus programi degil girisimcilik programi. sen kalkip muthis robotik isey yapabilirsin; ama hosaf daha iyi para kazandiracaksa onu secerler. yanlis yok burda.
0
mayeskuel
(09.08.17)
jürilerin oy verirken "yeni bir milli içecek mi doğuyor? bizi çok heyecanlandırdı" falan diyerek oy veriyorlar, bravo raf ömrünün uzaması müthiş bir icat diyen yok, kayırmaca olduğu çok açık.
0
burty
(09.08.17)
yani içeriği aslında tam da bilmiyorum ama sağlıklı hoşaf beynimde çiple dolaşmaktan daha cazip.
0
🌸for day to break
(09.08.17)
Jürinin vizyonu da bu şekildeymiş demek ki hoşafı seçmişler.
0
angelus
(09.08.17)
Alzaymırlilar için cip ne is yapıyordu tam bilmiyorum. iyi mi edecek onlari sanmam. Katki maddesiz yemek daha isabetli.
0
🌸for day to break
(09.08.17)
Tabii düşününce sen de haklısın. Misal kanser hastaları için ya da ne bileyim HIV pozitifler için de çeşitli aşı ilaç çalışmaları falan yapılıyor ama bu onları iyi mi edecek belli değil, katkı maddesiz hoşaf bu anlamda daha faydalı olabilir tabii. En azından sağlıklı beslenmiş olurlar. Bilim bilim nereye kadar.
0
angelus
(09.08.17)
Bak sen de çarpıtiyorsun angelus. Bilim nereye kadar diyen mi oldu şimdi yazamiyorum çok isim var. Buda bilim. Sağlıkli yemek insanlik icin faydaliysa niye bilime aykiri olsun.
0
🌸for day to break
(09.08.17)
hiç tuhaf değil. oda bilim buda bilim.
çip mip çıkardılar şimdi, ne yapar bilmiyorum ama iyi eder mi sanmam.
ver babacım hoşafı.
0
pikrua
(09.08.17)
beyinde çiple dolaşabilmek için için önce beyin lazım zaten. o yüzden hoşafla ayranı karıştırıp içebilirsiniz. daha cazip.
0
mahone
(09.08.17)
@pikrua, @mahone evet sizler için isabet olmuş çip seçilmemesi. bir kere daha takdir ettim jüriyi. sana da kafandaki çiple bol katkı maddeli cips yemeler.
0
🌸for day to break
(09.08.17)
cunku insanlar sunu soruyorlar ;

-organik hosafi sunan o turbanli değil de turbansiz biri olsaydı, yine ayni sekilde seçilir miydi?

ayrica, madem girişimcilik ve para kazanma, bir cip mi daha fazla gelir getirir yoksa hosaf mi?
0
for the record
(09.08.17)
O yarismada hosafin secilmesinin siyasi nedenleri var. Bilimin gereksiz oldugu dusuncesi yavas yavas kazandirilmaya calisiliyor. Eger Isvec'ta olsak gulerdik ama diger olaylari gordugumuzde elestiriye deger bir konu oldugu goruluyor. Sen de olaya bu sekilde bakmalisin. Evet muhalefetin egitim sistemini elestirirken TV programlarinin halki cahillige suruklemesini de soylemekle hakli olduklari yanlar var.
0
Traveller
(09.08.17)
ortada lojistik sorunları, raf ömrünü nasıl uzattığını anlatan bi şey yok. katkı maddesi kullanmıcam diyip biyosensörlerle bozulmaları hemen görücem diyo. e boulmaları tespit edeceksin de, mesele tespit değil olmasını engellemek. gayet tırt bi proje
0
ghilleinthemist
(09.08.17)
iyi de hoşaf birinci olmamış ki, son aşamada elenmiş yine.
0
elorelia
(09.08.17)
onun proje olarak değerlendirilmesi bile ülkenin ne halde olduğunu gösteriyor,
katılan türbanlı yada türbansız fark etmez tamamen torpil apaçık.
Yeni bir milli içecek mi doğuyor ne? 1400 lerde yeniçeriler bile organik hoşaf içiyordu. Ne yenisi?
Yaptığı yenilikleri soruyorlar ürünle ilgili tek bir gelişme yok, ambalajını değiştirmiş de, kim alır diye araştırmış da vs vs,

Asıl garipsediğim olay bu olaya normal demek ve torpil kısmını görmek istememek.
0
basond
(09.08.17)
Hoşafta zaten katkı maddesi olmaz ki. Rahmetli babaannem bundan 15 yıl önce yaptığı hoşaflara su, ilgili meyve ve şeker dışında hiçbir şey koymazdı. Hoşafın başına organik gelince o şey aslında sağlıklı değilmiş de sonradan sağlıklı olmuş algısı oluşuyor. Girişimciliğe karşı değilim ama bir gıda mühendisinin daha ciddi şeylerle uğraşması lazım. Ürün geliştirme bu kadar basit bir süreç değil.
0
dissendium
(09.08.17)
1-Yarışma bilim yarışması değil.
2-Proje tırt.
3-Jüri dangalak.Bence sorun genel olarak televizyona çıkan ahalinin dangalaklığı.

Ha Tübitakın proje yarışmalarında bile jüriler çok matah değil.

İETT nasıl giderim'inden yıllar önce minibüs hatlarını dahi içerecek şekilde program yazmışlardı arkadaşlarım, bunu siz yapamazsınız kesin başkaları yaptı denilerek elendiler.

Başkası yalıtım malzemesi yaptı bi bitkiden. su yalıtım değeri gerekli değeri tutmuyordu. Virgülü kaydırdılar 1. oldular.
0
Zeth
(09.08.17)
hosaf yaklasık 2000 yıldır zaten organık oalrak yapılıyordu son 50 yılda baska seyler gırınce degıstı. sımdı bu mu proje ?
0
bryan fury
(09.08.17)
arkadaşlar hala hoşaf diyorsunuz şu olaya, mesele hoşaf değil sen hala anlamadın mı, kadın yiyeceklerde katkı maddesiz raf ömrü uzatmanın yolunu bulmuş. bana göre sözü edilen diğer yarışmacının ürünü de dahiyane ama bu da hoşaf deyip geçilemeyecek kadar önemli.
0
🌸for day to break
(09.08.17)
tüm yazılanları okudum for day to break dostum buda=MÖ 563-483 arasında Hindistan'da yaşadığı tahmin edilen ruhani öğretmen ve Budizm'in kurucusu. şu dahi anlamındaki de da'yı artık öğrenin yazmayı. sonra gelip şunu bunu çarpıtıyorlar diyorsunuz, en basit türkçe kuralını bile bilmeyip burada insanları eleştirmeniz komik oluyor cidden.

ikincisi hoşaf kim tüketiyor allah aşkına? kim marketten hoşaf alıp da içiyor? biliyoruz ki israil malı bilmem ne diye bokladığınız kola ve türevleri dışında maden suyu, meyve suyu, ayran, kefir, limonata tarzında ürünler tüketiliyor. hoşaf alıp da içeni ne gördüm ne duydum. hoşafın yeri bellidir, yemeğin yanında soğuk şekilde tüketilir ona bi şey diyemem öyle tüketirim de ama raf ömrü uzatılacak ya da işte organik olması ve bunun muhteşem bi buluşmuş gibi sunulmasına tepki veriliyor.

kaldı ki aynı yarışmada alzheimer hastalarının unutkanlığını giderebilecek bi çip de yarışıyordu ve hoşafın aynı yarışmada yarışması bile düpeduz saçmalık. bu saçma sapan yemek programları var onlarda yarışsa yine desteklerim ama biri bilimsel bi şey diğer tüketim amaçlı bi şey. zaten aslında geniş açıdan bakarsanız bizim tam da sorunumuzu gösteriyor bu. biz üretmeden tüketmeye alışmışız. hoşaf isterse 50 sene rafta kalsın hoşafı yapacak malzemeyi ithal ediyoruz, üretmiyoruz ya da ürettiklerimiz bize yetmiyor.

diğer yanda belki bi hastalığın sonunu getirmeyecek ama unutkanlığı azaltacak bi girişim var onu desteklemek yerine hoşafın raf ömrünün uzatılmasını desteklemek dediğim gibi ahmaklık. olayın türban ve başka bi şeyle ilgisi yok. o girişimin ve girişimcinin o yarışmaya alınması bile saçmalık. gerçi papaz eriğini imam eriğine çeviren icadı tubitak kabul ediyosa bunu neden trt kabul etmesin derseniz siz de haklısınız.
0
rahat ya
(09.08.17)
@Trollziya, benim okuduğum köşe yazısında kızın yarışmaya katkı maddesiz raf ömrü uzatan içecek sunduğu yazıyordu. günlerdir hoşaf diye okuyorm bana da hoşaf diye okuyunca çok tuhaf gelmişti bu açıdan okuyunca mantıklı geldi ve o yüzden sordum zaten buraya.
0
🌸for day to break
(09.08.17)
şnorkel vardı sanırım bir de fizik tedavi cihazı. yani şnorkele bir sey diyemem ama o fizik tedavi cihazı varken, baya baya saçma. o elemanın yerinde olsam abd'e pazarlayip, bir daha da gelmezdim buralara.
0
evimin paspasi
(09.08.17)
@for day to break

kim siyasi görüşünü karıştırmış pardon? o tarz saçma bi şeyi babamın oğlu yapsa da saçmadır 55 kat yabancı da yapsa yine saçma saçmadır.

tavsiyem, bi şeyi sorguluyorsan ve de karşı tarafın haksız olduğunu ya da neden böyle diyorlar diye düşünüyorsan kaynağın direkt kendisine ulaş önce. belki o köşe yazarı taraflı biri her iki açıdan da olabilir bu? ben köşe yazısı okudum o adam böyle demiş o zaman saçma değil yav demek yerine elinizin altında google var açın yarışmanın o kısmını izleyin, kızın ne dediğini ne anlattığını ne bulduğunu anlattığı kısmı izleyin sonra karar verin hala size mantıklı geliyorsa tartışabilirsiniz sabaha kadar sözüm yok.

ama kim bilir kim bi köşe yazarı yazmış onu baz alıp tartışmak sonra da 'ya benim yeteri kadar kimya bilgim yok ki nereden bileyim' diye işi körleştirmek manasız.

olay sağlıksa eğer ardında kalan girişimcilerin girişim denemesine bakınız. gerçekten odağınız sağlıksa eğer.

ben yarışmayı izlemiş biri olarak diyorum ki olay sağlık falan değil tamamen milletle kafa bulmak ve de 'bakın bizim kızlar da imkan verildiğinde bi şeyler yapabiliyor imajı' verip siyasi içerikli mesaj paylaşmak. atıyorum hoşaf değil de üzerinde allah yazan patates olsa da yine o kız seçilirdi. burada bi kayırmaca ve düpedüz halkla alenen dalga geçme durumu mevcut.

ha şunu da kabul ederim kız eğer derse ben atıyorum peynirlerin raf ömrünü 5 yıla çıkaracak bi şeyler buldum tebrik ederim o ayrı. fakat hoşaf zaten normal dolapta bile dursa 10 güne kadar durabilen bi gıda. raf ömrü katkısız olarak serin ortamda olsun olun 1 hafta olsun bunu derse ben 1 aya çıkardım ya da 3 aya çıkardım yine tebrik ederim. şu girişimiyle sadece kusura bakma ama insanlarla alenen dalga geçen bi kız ve bunu destekleyenler mevcut işte.
0
rahat ya
(09.08.17)
ben yine de tekrar edeceğim: "organik hoşaf" komik alaycı bir ifade. böyle dendiği zaman gerçekten işe yaramaz, sanki birileriyle dalga geçiliyormuş algısı oluşturuyor.

ama, yiyeceklerde katkı maddesiz raf ömrü uzatma dendiğinde bu daha anlamlı duruyor. kız buluşunu sunarken organik hoşaf diye sunmuşsa eğer evet ahmaklık.

yarışmayı izlesem bile kızın buluşunun ne kadar değerli olduğunu kestiremem. yiyecekleri ne kadar uzunlukta saklayabiliyor ve buluşu gerçekten sağlıklı mı bunun analizini yapamam. diğer buluşlarla dahiyanelik açısından kıyas yapacak kadar donanımlı değilim.

ama kaşar peynirlerim çabucak kuruyor, bozuluyor. onlar için işe yarayacak bir buluşsa bu kızın yaptığı kıza elleşmeyin valla. döverim hepinizi. hayırlı akşamlar.

edit: "olay sağlıksa eğer ardında kalan girişimcilerin girişim denemesine bakınız. gerçekten odağınız sağlıksa eğer." bu cümleni de defalarca okumama rağmen hiçbir şey anlamadım.
0
🌸for day to break
(09.08.17)
"Girişimcilik açısından bakıldığında hoşaf daha başarılı" diyen, "çipi kaç kişi alır" düşüncesinde olanlar var. Şu yorumlara bakınca bile zaten sonucun ne kadar normal olduğunu görüyorsun. Ki burası ülke ortalamasına görece daha okumuş insanların olduğu bir yer. Böyle başa böyle tarak afedersin.

Seneye yurt dışına 100 ton organik hoşaf (hadi içecek diyim de incinmesin bacılarımız hacılarımız) satar, o parayla 1 kilo çip alırız. Çünkü bir milliyiz. Çapımız bu.
0
erci
(09.08.17)
(2)

Osys yerlestirme sonuclari

lacrim
İstedigim yer olan osman gazi ingilizce ogretmenligini kazanamadim. Siralamasi 7540 idi benim siralamam 8100 idi. 11500 luk cukurovayi yazmistim onun ardina ve o geldi. Her sey bitti mi? Yatay gecis haricinde baska yolu yok mu istedigim yere gitmem icin? Kil payi kacti cok uZgunum
İstedigim yer olan osman gazi ingilizce ogretmenligini kazanamadim. Siralamasi 7540 idi benim siralamam 8100 idi. 11500 luk cukurovayi yazmistim onun ardina ve o geldi. Her sey bitti mi? Yatay gecis haricinde baska yolu yok mu istedigim yere gitmem icin? Kil payi kacti cok uZgunum
0
lacrim
(08.08.17)
Daha hiçbir şey başlamamış ki bitsin. Yatay geçiş sanıldığı kadar zor değil. İlk yılda yapan çok arkadaşım var. Üzülmene gerek yok.
0
dissendium
(08.08.17)
Bir itiraz et bakalım belki yanlış hesaplamışlardır.
0
osssy
(08.08.17)
(12)

kimyacılara soru

late viper
1 ton karbondan ~3,6642ton karbondioksit çıkar dedim, doğru mu dedim?koşullar ideal, tam dönüşüm kabul ediyoruz.
1 ton karbondan ~3,6642ton karbondioksit çıkar dedim, doğru mu dedim?

koşullar ideal, tam dönüşüm kabul ediyoruz.
0
late viper
(08.08.17)
Cümle ters bir kere. Karbondioksit karbon içerebilir. Reaksiyona bağlı. Hangi reaksiyon gerçekleşiyor?
0
dissendium
(08.08.17)
karbondioksit, karbon içerebilir derken?

C+O2->CO2
0
🌸late viper
(08.08.17)
Bu reaksiyon redoks tepkimesi. Yanma reaksiyonu olmadığı için 1 mol karbon atomu için ne kadar oksijen gerekir bilemedim. Siz o sayıyı nasıl buldunuz? Oksijenin kütlesini de bilmek lazım.
0
dissendium
(08.08.17)
Şimdi çözdüm. 1 mol C 12 gram. Bir mol CO2 44 gram. 12 gram C kullanıldığında 44 gram CO2 oluşuyorsa 1 gram C için 3,66 gram CO2 oluşur. Bir ton için de 10^6 ile çarpmanız gerek. Bence doğru.

Ama bu reaksiyona göre yine değişir. Metanın yanma reaksiyonu için geçerli değil örneğin.
0
dissendium
(08.08.17)
hocam senin kimyan benden beter;)
yine de eyvallah.
0
🌸late viper
(08.08.17)
Yok yok, ben geniş düşündüğüm için öyle oldu. :) Elinde kola yok ki sonuçta bundan kaç bardak çıkar diyeceksin. Binlerce reaksiyon var. Sorarken önce onu belirtmek lazım.
0
dissendium
(08.08.17)
karbon var karbon var .
0
eksimeksi
(08.08.17)
Karbon tam yakildigi zaman co2 aciga cikar.
12 gram karbondan 44 gram co2 aciga cikar yani asagi yukari dedigin miktar dogru oluyor.

Soru kapali olsa da az cok kimya bilgisi olan birisi yanma ile co2 eldesini sordugunu anlar zaten.
Karbon ile metan alakasini cozemedim. Bi aydinlativerin.
0
ismira007
(09.08.17)
Sanadetayli birsey lazimsa yesillendir dostum.
0
ismira007
(09.08.17)
Az çok kimya bilgisi olan biri sadece başlıktaki sorudan yanma reaksiyonu gerçekleştiğini anlayamaz. Ortada reaksiyon olmadan sadece başlıktaki soruya yanıt vermek bilmeden konuşmak olur.

Metanın yanma reaksiyonu şu şekilde.

www.fenehli.com

Burada CH4 için mol kütlesi 12+4x1=16 olur.

16 g/mol CH4 için 44 g/mol CO2 oluşur.

Yani, bu reaksiyona göre 1 C için 2,75 CO2 oluşur.

3,66 değeri sadece C + O2 -> CO2 reaksiyonu için doğru.
0
dissendium
(09.08.17)
Metandaki karbon ya da herhangi birseydeki karbonun bu soru ile alakasini cozemedim.

Ayrica "bu reaksiyon redoks tepkimesi, yanma reaksiyonu olmadigi icin ne kadar oksijen gerekli bilemedim" cumleniz konuya hakimiyetinizin olmadigini gosteriyor. Tum yanma tepkimeleri redokstur.
0
ismira007
(09.08.17)
Kardeş benim konuya hakimiyetim hakkında yorum yapmadan önce soruyu oku. Adam reaksiyonu söylememiş. Ben sorunca söyledi. Şu kadar basit bir şeyi fark edemiyorsan sana diyecek bir şey yok. Ben de senin amacını çözemedim.
0
dissendium
(09.08.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.