Giriş
(2)

Baglamaya baslamak

sorubankasi
İçimde kalmasın başlayım diyorum fakat çok fazla zaman alır mı? Ve de alıştıktan sonra çok müptelası olmak gibi bir durum oluyor mu?
İçimde kalmasın başlayım diyorum fakat çok fazla zaman alır mı? Ve de alıştıktan sonra çok müptelası olmak gibi bir durum oluyor mu?
0
sorubankasi
(31.03.18)
Ben gitar kursuna gidiyorum. Bizim eğitim merkezinde bağlama kursu da var. Oradakiler gitardan çok daha hızlı ilerliyorlar. Bence hemen kaparsınız. Yaş ortalaması genelde yüksek oluyor. Türk halk müziğini keşfetmeye başlayacağınız için bağımlısı olabilirsiniz çünkü çok fazla kaynak var.
0
dissendium
(01.04.18)
Muhteşem bir hobi.
Başlayın, öyle veya böyle vaktinizi boş şeylerle geçireceksiniz. Şu dünyada her insan ömrüne bir müzik aleti sığdırabilmeli bence.

Bu işe başlayacaksanız şu eğride ilerleyeceksiniz:
www.flashcardlearner.com

Başlangıçta biraz sıkılabilirsiniz. Çoğu kişi ilk büküm noktasını geçemez. Çünkü hemen türkü çalayım ister. Belki ilk 1 ay sadece nota öğrenecek ve bağlama tutuşu üzerinde duracaksınız. Çok fazla pratik yapmanız gerekecek. Yeri gelecek 1 saat boyunca do re mi fa sol kalıbını tekrar edeceksiniz. Başta yapamam dediğiniz hareketleri bu şekilde yavaş yavaş yapmaya başlayacaksınız.

Şunu unutmayın. Öğrenmek sıkıcı bir süreç. Türkü çalışmak, egzersiz çalışmak çoğu zaman can sıkıcıdır. Ama onu kavrayıp, 500. denemeden sonra başarabilmek muazzam bir keyif verir.

Çaldıklarınızın kulağa hoş gelmesi için min. 2 yıla ihtiyacınız var. Bu süre öncesinde de elbette birçok türküyü çalabilir halde olacaksınız ancak süslemeler, geçişler, perdelere doğru basma gibi şeyler 2 yılda ancak oturacak.
Bazı tekniklerin oturması, yöresel tavırların öğrenilmesi, bağlamada artık kendi çapınızda farklı şeyler deneyebilecek, parçaları kulaktan çalabilecek kıvama gelmek için ise min. 4 yıl gerekli. Günde 1-2 saatlik bir çalışmayla 4 senede iyi bir noktaya gelmeniz mümkün.
0
elf of darkness
(01.04.18)
(14)

Bu hatun güzel mi? (lucy liu içerir.)

susadım çeşmeye varmaz olaydım
yoksa bir ben mi aşırı çekici ve güzel buluyorum. 50 yaşına geldi ama hala taş ya hu. https://www.google.com.tr/imgres?imgurl=http%3A%2F%2Fthumbpress.com%2Fwp-content%2Fuploads%2F2014%2F12%2Ffunny-Lucy-Liu-ageing-young1.jpg&imgrefurl=http%3A%2F%2Fthumbpress.com%2Flucy-liu-doesnt-age%2F&docid=bgXus58
yoksa bir ben mi aşırı çekici ve güzel buluyorum. 50 yaşına geldi ama hala taş ya hu.

www.google.com.tr

www.google.com.tr

www.google.com.tr
0
susadım çeşmeye varmaz olaydım
(31.03.18)
9gag.com

Saatli bomba gibi kendisi.
0
nickimin hakkini veremedim
(31.03.18)
aynen dediğin gibi.
0
sutlu nescafe
(31.03.18)
abla hiç fena değil. hatta güzel bile..

yüzü altın orana uyuyor. altın oran testine soktum; 10 üzerinden 8,41 not verdi sistem.
i.hizliresim.com
0
Fayfa
(31.03.18)
yaşını da hesaba katacaksak bayağı güzel bence.

gerçi yaşından bağımsız da fena değil yine.
0
levpontryagin
(31.03.18)
guzel. ama ince. ama nasıl 50 yaşında yuh
0
benaslindayohum
(31.03.18)
Kill Bill ile tanımıştım kendisini. O-Ren Ishii rolünde biraz gergin bir ablaydı ama sonradan daha da güzelleşti ve taş oldu. Bence gayet bir güzel kadın.
0
dissendium
(31.03.18)
Benim de bayıldığım hatunlar arasındadır.
0
cemiyetin ünlü siması
(31.03.18)
Öyle bayılınacak bir hatun değil ama güzel. Kendine has bir havası, farklı bir yüzü var.
0
i m cool with that
(31.03.18)
beğenmedim.
duyuruyu görünce şu başlık aklıma geldi:

(bkz: lucy liu ile yattım)
0
tabudeviren
(31.03.18)
@i m cool with that;

neden?
0
🌸susadım çeşmeye varmaz olaydım
(31.03.18)
Ben de çok seviyorum, çok güzel. Hatta, şimdiki hali o Charlie’nin melekleri, Ally McBeal hallerinden daha güzel ama gözlerinden biri “Kalk gidelim” derken, diğeri “B.k yeme, otur” der gibi bir hali var. O yüzden, ona puanım 9.
0
aychovsky
(31.03.18)
Basima bir sey gelmeyecekse ben begenmiyorum bu ablayi.
Cekik gozlu irktan kadinlar bana soyle soyleyeyim, ortalama bir yetiskin erkek kadar cekici geliyor. Binali Yildirim'dan hoslanma ihtimalime yakin yani cekik gozlulerden hoslanma ihtimalim.
He bu kadin bir cekik gozluye gore iyi yine, onu da kabul etmek lazim.
0
stavro
(01.04.18)
bu zamana kadar duyuru'da paylaşılan kadınların hepsinden daha güzel. charlie'nin melekleri'ni izlerken bayılmıştım.
0
nice tnetennba
(01.04.18)
gayet güzel ama çekiciliği çoook daha fazla.
0
them bones
(01.04.18)
(7)

Öğrenci işlerine uyuz olmak

nundu
Okulunun öğrenci işlerinden memnun olan bi insan evladı var mı? Ya fakülte öğrenci işlerinin beni doğrudan ilgilendiren iki işi var, biri notları bekletmeden açıklamak, diğeri ders değişikliği olduğunda önceden duyurmak ama ikisini de asla düzgün yaptıklarını görmedim.Bi sözlü oluruz, hoca bölüm sek
Okulunun öğrenci işlerinden memnun olan bi insan evladı var mı? Ya fakülte öğrenci işlerinin beni doğrudan ilgilendiren iki işi var, biri notları bekletmeden açıklamak, diğeri ders değişikliği olduğunda önceden duyurmak ama ikisini de asla düzgün yaptıklarını görmedim.

Bi sözlü oluruz, hoca bölüm sekreterine bırakır(ki bunlara da ayrı uyuzum). Gidip notlarımızı sorduğunda sistemden öğrenirsiniz diyorlar ama o sisteme notlar iki haftada giriliyor, iki hafta ben niye stres olayım. Toplasan 80 tane not gireceksin yani en fazla.

İkincisi de geçen gün aşırı yoğun bir günün son iki dersi görece önemsiz bi konudaydı. 160 kişilik amfiden derse en fazla 20 kişi falan kalmıştır. Ben de erkenden çıktım eve gitmek için tam metroya bindim telefona mesaj geldi ders değişmiş öğrenci işleri duyurmayı unutmuş ve dersi çok iyi anlatan bi hocanın aşırı önemli konusu var iki ders , gelebilecekler gelsin diye. Yani metro kapısı aynı anda çat diye kapanmasa yine 15 dakika geç girer dinlemeye çalışırdım ama yapılacak şey mi bu yani? Değişikliği duyurmayı unutmak ne yahu

Bi kere de bi soru sormak için gittiğimde x hanımı göreceksiniz demişlerdi, o nerde diyince de o sabahları gelmez öğleden sonra gelir denmişti. Yahu öğrenci işlerinde çalışıyosun sabah gelmemek ne ya, kaç saat işte kalıyosun.

2 dakikada çıkan öğrenci belgesini 3 gün önceden istetmelerini saymıyorum zaten bu arada.
0
nundu
(31.03.18)
her dediğine +1, nefretlikler
0
barky
(31.03.18)
Okuldan okula değişir. Ben bizimkinden çok memnunum. Hele bir tane kadınla tanıştım, hayatımda tanıdığım en kibar insan olabilir kendisi. Yönetimin dandik olmasıyla ilgili. Öğrenci belgesi için 5 dakikadan fazla beklediğimi hatırlamıyorum.
0
dissendium
(31.03.18)
@dissendium

özel okul mu devlet okulu mu? Devletse çok kıskanacağım şu an..

@j r r tolkien hayranı

verdiğim örnek mesela kadın doğum sözlüsüydü. Sözlü notlarını hoca Kadın doğum eğitim sekreterine bırakıyor. Sekreter onları öğrenci işlerine gönderiyor(ki iki gün sonra sorduğumuzda gönderdik demişlerdi), sonra öğrenci işleri açıklıyor notları.

ders değişikliği ise dahiliyede oldu. Dahiliye sekreterliği ve öğrenci işlernin beraber beceriksizliği var çünkü ikisinin de açıklaması gerekiyordu ve ikisi de açıklayamadı.
0
🌸nundu
(31.03.18)
@nundu, devlet okulu ama dediğim gibi okulun sistemiyle ilgili. Biz mesela sınavda aldığımız notları da soru soru görebiliyoruz sistemden. Diyelim 80 aldın bir sınavdan. 1. sorudan kaç puan aldığını, 2. sorudan kaç puan aldığını giriyorlar sisteme. Sınıfın puan ortalamasını da görebiliyorsun. Hatta optik form dolduruyoruz. Taratıp sisteme atıyorlar cevap kağıdını. Tamamen okulun vizyonuyla ilgili.
0
dissendium
(31.03.18)
Bilkent'inki gayet güzeldi. Öğrenci belgesi için kimseyle muhatap olmuyorsun, internetten istek yapıp ertesi günü gidip bir kutudan alıyorsun.
0
i was made for you
(31.03.18)
@dissendium
test sınavı olunca zaten optik formlu oluyor ve normal şartlar altında en fazla 3 saatte açıklanıyor ama beceriksiz yönetim en fazla 300 kişinin aynı anda bakmak isteyebileceği sitemizi açık tutamadığı için(muhtemelen 200 kişi falan yüklenince çöküyor) site açılana kadar tekrar bekliyoruz test sınavları için. Bi de zaten test sınavında ya 100 ya da 125 soru oluyor ve puanlama sabit, yani çok sıkıntı olmuyor puan kısmı.

Ama sözlü, uygulama sınavı ya da klasik yazılı sınavlarda büyük sorunlar çıkıyor, özellikle sözlü sınavı okunacak bi sınav da değil, hoca sınav esnasında zaten notunu veriyor ama uyuzluğundan sana söylemiyor. O an belli olan notu 2 hafta sonra öğrenebiliyorsun.
0
🌸nundu
(31.03.18)
@nundu, işte bizimki test değil. Optik forma sadece adını ve soyadını yazıp, okul numanı kodluyorsun. Klasik sınav, şıklar falan yok ama kendi çözümlerini görmen için böyle bir uygulamaya gidilmiş. Bu sistemi getiren direkt üniversitenin kendisi. Sizin yönetim hocalara süre sınırlaması getirse hepsi adam gibi açıklar notları ama yönetim bir şey demediği için keyfi davranıyorlar. Rektörlüğe bu konuyla ilgili bir yazı yazabilirsiniz.
0
dissendium
(31.03.18)
(12)

Ekşi sözlük'ün demografik yapısı?

bir fincan kahve ile film izlemek
Değiştiğini düşünüyor musun?Açılan başlıklara, yazılan entry'lere bakıyorum da bence değişti baya ve yeni Türkiye'nin çizgisine yakın , muhafazakar bir kitle geldi ve troll de değiller bence.Siz ne düşünüyorsunuz?Edit: gerçi demografik dedim de tam karşılamadı diyeceğimi, düşünce yapısını da ekleyeb
Değiştiğini düşünüyor musun?
Açılan başlıklara, yazılan entry'lere bakıyorum da bence değişti baya ve yeni Türkiye'nin çizgisine yakın , muhafazakar bir kitle geldi ve troll de değiller bence.

Siz ne düşünüyorsunuz?
Edit: gerçi demografik dedim de tam karşılamadı diyeceğimi, düşünce yapısını da ekleyebilirsiniz.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(30.03.18)
bir ara istatistikler kısmında yaşlara göre dağılım vardı, orada büyük çoğunluk 18-25'ti.
şimdi yine öyledir diye düşünüyorum. belki bu yaş aralığı şimdi (o zamanlar bu yaşta olanlara göre) daha fazla gürültü çıkarıyordur.
0
tabudeviren
(30.03.18)
evet türkiye standardına indi ama ineli herhalde 5-6 sene oluyor. yeni bir değişim değil.
0
sir gawain
(30.03.18)
@sir gawain; sanki 5-6 yıl önce böylesine baskın bir görüntü yoktu ya, özellikle 1 kasım seçimleri veya genel olarak 2015 sonrası böyle arttı diye düşünüyorum.
0
🌸bir fincan kahve ile film izlemek
(30.03.18)
biraz daha geriye gidebilirsin. 2013.. gezi parkı direnişinden sonra iktidar sosyal medya da istediği kadar var olmadığını gördü ve ağırlık verdi sosyal medyaya.
0
tabudeviren
(30.03.18)
Ekşi Sözlük düşünce yapısı olarak Türkiye'nin de altında bence. Herhangi bir şehri gezsen bu kadar değişik insana denk gelemezsin. Özenle seçilmiş gibiler. Birbirlerini çekiyorlar demek ki.
0
dissendium
(30.03.18)
bu değişimi ne kadar hissettiğiniz, sözlüğe hangi dönemde başladığınıza bağlı. ben 2003'teki halini de bildiğim için aslında 2010 sonrası bozmaya başladığını söyleyebilirim. 2000'lerde genel kullanıcı profili bilgisayarla, fantastik edebiyatla, video oyunlarla, çağdaş bilimle vs. ilgilenen üniversite öğrencileri (namı diğer nerd/geek) tayfa iken 2010'larda kitlesel yazar alımları ve popülerlikle seviye bir anda uçurumdan yuvarlanır gibi düşmeye başladı. bunu en çok hissettiğim dönem de 2012-2013 civarı olsa gerek. bilhassa gezi ve sonrası. bana göre 5-6 yıldır var olan bu şey sözlük demek bile zor, ondan öncesinde en azından tanım içeren entry girme zorunluluğu vardı, her okuma yazma bilen bu kadar rahat ve kaygısızca yazı yazamıyor, haliyle trollük falan yapamıyordu. sözlük içine daha fazla insanı almak için çizgilerini genişlettikçe ortalamalaşması da kaçınılmaz oldu. şirketin sahipleri 2000'ler sonrası yeraltında kalıp az para kazanmakla mainstream olup paranın dibine vurmak arasında bir yol ayrımına geldi. hangi tarafı seçtiklerini söylememe gerek yok sanırım.
0
sir gawain
(30.03.18)
Önceleri yaş aralığı 18-25 iken şimdi 14-20.

Önceleri siyasi görüşü boşverelim ekseriyetle üniversite mezunu veya öğrencisi geek tipler veya dünya vatandaşı olabilmiş yurtdışı görmüş, yabancı dili olan kalite üst tabaka kişiler yazar iken şimdi inci sözlüğün 3-4 sene önceki halinden farkı kalmamış durumda.

Eskiden de abuk subuk tipler vardı ekşi'de ama yazmaya hadleri yoktu çünkü kaliteli bir kitle vardı ve itin götüne sokuluyorlardı, moderasyon zaten gerekeni yapıyordu.

Şimdi formatı sikip atıyorsun bana mısın diyen yok malesef.

Kalitesizlik, sözlükte son 5 senede J şeklinde bir grafikle uçuşa geçti.
0
bos gezenin bos ustasi
(31.03.18)
Sözlüğe ilk okur hesabımı 2005'de aldım sanırım 2003'te falan keşfettim. O dönemler donanımhaber'de takılırdım. Asla göze batan biçimde kafa üstü çakılmamıştı. Ssg bıraktı abd'ye gitti, kanzuk aldı ve sözlük bitti.
0
bos gezenin bos ustasi
(31.03.18)
rezalet bıcımde su anda. 6 yıl once her sey hala iyi gibiydi. şu an sadece işsizlıkten gırıyorum bu sıteye. sıkıldıgım ıcın. bır yıl sonra artık hemen hemen hıc gırmemeyı planlıyorum.
0
camene87
(31.03.18)
Bunun nedenini ise Türkiye'nin değişimine değil, sözlüğün değişimine bağlıyorum.

Bahsedildiği gibi, format kalmadı, önüne gelen yazar yapıldı. Önceden yazar olmak için 'ekşi'nin ruhunu' almak gerekiyordu. Tanım yapmak, boş bakınız vermemek, dedirten kalıbını kullanmamak, entrylerde karşılıklı konuşmamak vs. gibi kurallar sayesinde sözlük belli bir seviyede kalıyordu. Üstelik yazar alımında filtre daha etkindi.

Gerçekten de troll olmayan muhafazakar ve milliyetçi kesimde çok büyük artış var.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(31.03.18)
Ekşi sözlük hep aynı tipte insanların 'safe space'i ya da echo chamber'ı idi. Şimdi farklı kafada kimseler de geldi ve olaylar troll başlıklarla ayran gibi köpürtüldükçe köpürtülüyor her fırsatta.
0
idonthaveatvset
(31.03.18)
@idonthaveatvset
Önceden de vardı pkk'lısı, milliyetçisi, dincisi, solcusu, ulusalcısı vs. Mesele o değil. Mesele düzey, kalite, yaş.

Önceden kim olursa olsun belli bir formatta yazmak zorundaydı, anket başlığa direk ayar dolu bakınızı verirdi birileri, imla hatasından çaylak edilenler vardı. Şimdi başlığı yanlış açsan bile bir şey olmuyor.
0
bos gezenin bos ustasi
(31.03.18)
(8)

Kutsal cuma

lamira
Mutlu gunler, mutlu tatiller."Thank god, it's finally 'good' friday!"https://youtu.be/mGgMZpGYiy8
Mutlu gunler, mutlu tatiller.

"Thank god, it's finally 'good' friday!"

youtu.be
0
lamira
(30.03.18)
YAAAAAAAY!

www.youtube.com

Lyrics:

Friday, Friday, I'm so happy it's Friday (repeat)
Fly, fly, fly across the sky Friday
F-r-i-d-a-y, Friday, Today is Friday!
0
rahip janick
(30.03.18)
Monday mornin' feels so bad
Ev'rybody seems to nag me
Comin' Tuesday I feel better
Even my old man looks good
Wed'sday just don't go
Thursday goes too slow
I've got Friday on my mind
Gonna have fun in the city
Be with my girl, she's so pretty
She looks fine tonight
She is out of sight to me
Tonight I'll spend my bread, tonight
I'll lose my head, tonight
I've got to get to night
Monday I'll have Friday on my mind
0
Darkwing Duck
(30.03.18)
bu iyiliğimi de unutmayın;
www.youtube.com
0
elorelia
(30.03.18)
Konsepti bozacağım ama şunu paylaşmak istiyorum.

www.youtube.com
0
dissendium
(30.03.18)
@elorelia görüp arttırıyorum

Cumadan büyük cumartesi var arkadaşlar, rica ederim.
Buyrunuz müzik ziyafetine www.youtube.com
0
cay koy geliyorum
(30.03.18)
Güzel dilekler için teşekkürler.

www.youtube.com
0
skooma
(30.03.18)
"so will we die of shock?
die without a trial?
die on good friday while holding each other tight?"

youtu.be

"but one day we'll float
take life as it comes"
0
misterturist
(30.03.18)
misterturist,

"Die on good friday and rise from the dead on easter sunday"
0
🌸lamira
(30.03.18)
(9)

Bylock tespit edilemedi

aychovsky
Geçen sene bir doktor Fetö suçlaması nedeniyle KHK ile atılmış, sonrasında intihar etmiş. Bugün telefon incelenmesi tamamlanmış ve Bylock bulunmamış. Gazetedeki haber buydu. Adamın Fetö ile ilgisinin bulunmaması büyük olasılık zaten de, Bylock bulunmaması ne demek?
Geçen sene bir doktor Fetö suçlaması nedeniyle KHK ile atılmış, sonrasında intihar etmiş. Bugün telefon incelenmesi tamamlanmış ve Bylock bulunmamış.

Gazetedeki haber buydu. Adamın Fetö ile ilgisinin bulunmaması büyük olasılık zaten de, Bylock bulunmaması ne demek?
0
aychovsky
(29.03.18)
Bylock FETÖ'cülerin WhatsApp'ı denebilecek bir mesajlaşma uygulamasıydı. Telefonunda o uygulama bulunamadıysa FETÖ'cülerle iş birliği yapmamış denebilir.
0
dissendium
(29.03.18)
1- Telefonun hafızasını detaylıca taramışlar ve Bylock kalıntısı bulamamışlardır.
2- Telefondan bağlanılan ağlara bakmışlar ve Bylock ile bir bağlantı bulamamışlardır.
0
i was made for you
(29.03.18)
telefonuna ilgili programı kurmamış demek.
0
yüzyıllık yalnızlık
(29.03.18)
Programı kurmadığını tahmin etmiştim ama Bylock-FETÖ ilgisini bilmiyordum.
Mesela, bende Telegram var şimdi. Onu bilmemne cemaati kullanıyorsa ve ileride bir şekilde terörist ilan edilse, ben de yanıyorum sanırım.

Edit: Gerçi Fem dersanesini, Bank Asya’yı hep öyle yaktılar da, bildiğin herkesin indirebileceği telefon uygulaması garip geldi.
0
🌸aychovsky
(29.03.18)
Şöyle açıklayayım hocam,
15 Temmuz sonrasında kurumlara Mit'ten raporlar gönderildi. Şu elemanınızın Bank Asya'da parası var, kızı şu okulda öğrenci, 2010 KPSS'de yüksek puanı var, telefonunda bylock var vs türünden. Kurumlar da kendi bünyelerindeki komisyonlarla bu raporlara istinaden soruşturma açtılar ve bir çok kişinin kamu görevinden çıkarılmasımı teklif ettiler. KHK'larla da bu durumun son aşamasını gördük. Bu süreçte telefonlara bakılmadı. Sadece istihbarat raporlarından hareket edildi.
Sonrasında kamu görevinden çıkarılan kişiler yargı yoluna gitti. Telefonlar incelendi. Bazılarının telefonunda gerçekten de bylock çıkmadı. Bahsettiğiniz konu hakkında bilgilerim bu şekilde.
0
kostas
(29.03.18)
Bu Bylock olayı dünyanın en saçma salak şeyi olabilir. Yani adamlar köküne kadar cemaatçi olsun, darbeye bilfiil katkıda bulunsun ama Bylock yoksa salınacak öyle mi? Ben böyle saçmalık görmedim, sebebi de fetonun dizinin dibinde oturup risale okuyan herkesi almaya kalksalar kendileri de göte gelecek. O yüzden böyle bir saçmalığa göre adam ayarlıyorlar. Lan belki adam merak etti google playde indirdi sildi sonra ne olacak pisi pisine içerde yıllarca çürüyecek mi?

İntihar etmesini de ayrıca anlamıyorum. Doktor adamsın, atla bota siktir ol git mülteci ol Avrupa'da. Denklik alır doktorluğa orada devam edersin. Ne alaka yani intihar.
0
bos gezenin bos ustasi
(29.03.18)
Devletin peşlerinde olduğunu anlayan fetocular alakasız başka uygulamaları bylock sunucularına yönlendirerek hedef şaşırtmak istemiş dolayısıyla bir çok kişi bylock tan habersiz olduğu halde mağduru oldu bunun.
0
Ufuk
(29.03.18)
Ben bu bylock'un normal marketten indirilen değil de apk tarzı yüklenen bi uygulama olduğunu duymuştum. Yani markete açılmış mıydı ki? Eğer öyleyse meraktan indirmiş olabilir ama öbür türlü bi şekilde telefona yüklenmesi lazım ki yanlışlıkla olmaz sanırım o şekilde.

Ayrıca bu bylock lafı da baya geçiyor hiç duymamış olmanız tuhaf geldi.
0
nundu
(30.03.18)
:)) yorumlara çok güldüm, şu günlerde dota2'de fena halde kötü takımlarla rastlaşıyorum tanrının bi' oyunu işte. neyse ki siz varsınız.


Bylock öyle kendi kendinize kurabildiğiniz birşey değil, zaten bu yüzden yekten ''fetö'' muamelesi uyguluyorlar. Adamlar oturmuş yazmış haberleşme programını ve illa birisinin size yüklemesi gerekiyor. ve ufuk adlı arkadaşınızın bahsini ettiği şey de doğru ama bu ayrımı yapmak için filtreleme sitemi kurmuş polis teşkilatı da. Bu kısmı çok uzun.

Bence ilginç kısmı şu, hangi tarafta olursa olsun kafası çalışan adam illa çıkıyor gerçekten çok ilginç... Neyse



edit: konuya dair, @yüzyıllık yalnızlık adına sahip bir kullanıcıdan gelen mesajı eklemek isterim;

''yanlış bilginizi düzeltmek isterim hocam. bylock vaktinde resmi olarak appstore da yer alan, daha sonra store dan kaldırılan ama geliştirilmesi devam eden bir uygulama. kendi kendinize kurarsınız ama ilgili referans kodunu elde etmeden gruplara giremezsiniz.''
0
mete kudur
(30.03.18)
(8)

Daha dün yılbaşı değil miydi ya

ms brownstone
Değilmiş çünkü resmen üstünden 3 ay geçmiş. Yılbaşında çok güzel bir şey yaşadığımdan değil de ne bileyim ben hala tarih atarken 2018 yerine 2017 yazdıktan sonra fark edip düzeltiyorum. 2017 de hayatımın en kötü yılıydı hatta. 2016'dan çıkamamış gibi hissediyorum kendimi ama 2018'in ilk üç ayı geçip
Değilmiş çünkü resmen üstünden 3 ay geçmiş. Yılbaşında çok güzel bir şey yaşadığımdan değil de ne bileyim ben hala tarih atarken 2018 yerine 2017 yazdıktan sonra fark edip düzeltiyorum. 2017 de hayatımın en kötü yılıydı hatta. 2016'dan çıkamamış gibi hissediyorum kendimi ama 2018'in ilk üç ayı geçip gitmiş bu arada ben 2 sene öncesinden çıkamazken.

Siz de böyle misiniz geçen zamana karşı? 2018'in 1/4'ü bitip gitmiş mesela ama sizin için de aşırı hızlı mıydı bu süreç? Yeni yılın ilk 3 ayı nasıldı mesela sizin için? Size bir şeyler kattı mı yoksa aniden geçip gitti mi? Ne okudunuz, ne izlediniz ya da ne dinlediniz? Ya da daha da güzeli ne yaşadınız, nereleri gördünüz? Anlatsanıza biraz.
0
ms brownstone
(29.03.18)
Rahmetli dedem cümlelerine "yıl 1980" diye başladığında gülerdim küçükken. Geçenlerde fark ettiğim üzere ben de aynısını yapmaya başlamışım. O albüm 2004'te çıktı, o film 2012'de vizyona girdi falan diyorum konusu açıldığında. Daha dün gibi hatırladığım şeylerin üstünden 15 yıl geçtiğini fark edince şok oluyorum. Enteresan bir olay. Ben 4. sınıfı bitirmeye çalışıyorum şimdilik. Hayata daha atılmadım.
0
dissendium
(29.03.18)
Nasıl oldu ben de bir şey anlamadım. Sorsan ne yaptım, ne ettim , ne kazandım diye hiçbir şey yok.
0
Amaranta ursula
(29.03.18)
Zaman git gide daha hızlı geçiyor. Bunu bilmeme rağmen de bir şey yapamıyorum. Dediğin gibi daha dün yılbaşıydı.
0
valarmurgulis
(29.03.18)
iyiymiş. bence daha dün 2015'ti. :/
0
sen git ben geliyorum
(29.03.18)
1990 deyince aklıma 10 yıl önce falan geliyor benim hala. 28 sene olmuş vay be. 90 dünya kupası falan derken meğer milattan öncesinden bahseder olmuşuz. yaşlandık azizim.

2017'de çok kitap okuyamadım hayvan gibi çalıştığımdan dolayı. 2018'de en az 12 kitap diye yola çıktım şu an ilk çeyreğin sonunda 3 kitap okumuş olmam lazımdı ama daha ikincinin yarısındayım. çok hızlı geçiyor zaman ve sanırım 5-6 kitap anca okuyacağım bu sene de.
0
levpontryagin
(29.03.18)
2020'ye 1,5 yıl kaldığına inanamıyorum ben asıl.
0
givemesomesubstance
(30.03.18)
o değil de bu kış neydi lan. kar yok bir şey yok. sonbahar gibi geldi geçti.
0
nothing in my way
(30.03.18)
Oha "2020'ye 1.5 yıl" kalmış?!!!

Ben hala kendimi Ekim 2017'de sanıyorum :-)

Edit. gram altın +1
0
hana bi
(30.03.18)
(11)

kız arkadaşım boksu bırakmamı istiyor

viviano
selam herkese.boksla uğraşıyorum. amatör olarak maçlara çıkıyorum, para kazanıyorum. maç başına 500 lira ila 2500 lira arasında değişen paralar. ek gelir oluyor yani. öğrenci olduğum için lazım da oluyor. ama şöyle bir sıkıntısı var; takdir edersiniz ki biraz sakat bir spor ve sürekli yüzümde, vücud
selam herkese.
boksla uğraşıyorum. amatör olarak maçlara çıkıyorum, para kazanıyorum. maç başına 500 lira ila 2500 lira arasında değişen paralar. ek gelir oluyor yani. öğrenci olduğum için lazım da oluyor. ama şöyle bir sıkıntısı var; takdir edersiniz ki biraz sakat bir spor ve sürekli yüzümde, vücudumda yaralar oluşuyor. maçlardan sonra kız arkadaşım yüzüme bile bakamıyor. maçlarımı izlemeye gelmiyor bile. maç bittikten sonra eve geldiğimde evde olmuyor beni görmemek için. geçen gün bana rest çekti, ya boksu bırak ya da beni diye. açıkçası boksu bırakamam çünkü bu sporda ilerlemeyi düşünüyorum, iyi de para kazanıyorum ve seviyorum da. ama kız arkadaşımı da seviyorum. onu nasıl ikna edebilirim bu duruma? ben de memnun değilim sürekli kaşım açık, suratım şiş biçimde gezmeye ama benim işim bu. okuldan yana umudumu kestim açıkçası, akademik bir kariyerim olacağını düşünmüyorum, mezun olmak için okuyorum işte. ama boks bambaşka bir dünya benim için. yeteneğim de var. devam ediyorum. antrenmandan, çalışmaktan, dövüşmekten keyif alıyorum. dediğim gibi para da kazanıyorum, ilerde artacak da bu kazandığım para. bilmiyorum aklım çok karışık. boksu bırakmak istemiyorum ama onu da kaybetmek istemiyorum. ama ikisi bir arada da olmayacak gibi. ikisinden birini illa seçeceksem galiba dövüşmeye devam etmeyi seçeceğim. sizin fikirleriniz neler? :(
0
viviano
(29.03.18)
Kızı bırak. Boksa devam. Sen de restini çek. Ben boksta ilerlemeyi, mesleğimi bu alanda yapmayı düşünüyorum, de.
0
cemallamec
(29.03.18)
Boksu sevmeyebilir ama sizi desteklemesi gerek. Hiç düşünmeyin, açıkça konuşun, boşuna sporda zaman ve motivasyon kaybetmeyin genç yaşta. Telafisi zor olur.

Samimi özet: yol ver gitsin.
0
crescendo
(29.03.18)
hic kafa travmasi gecirdin mi bilmiyorum ama bence bu travma isini bir arastir. kafaya devamli darbe yedigin bir sporla uzun sure ugrasanlar, eger yasliliklarini gorebilirlerse, baya sikintili bir hayat geciriyorlar. su anda para tatli gelebilir ama ilerisini dusun. ilerde bu kazadigin paralardan cok daha fazlasini harcasan bile sagligini geri getiremeyebilirsin...
0
cooperr
(29.03.18)
kız bu spor işini bile bile başlayıp şimdi yan çiziyorsa saçma. yine de öngörememiş olabilir. bilmiyorum, ben kıza hak verdim biraz çünkü ben de istemezdim. seçim yapmak zorundasın.
0
elorelia
(29.03.18)
@cooperr para kazanmadan da şuan yaşadığımız hayat, hayata benzemiyor. en azından dünyadaki bir çok zevki tatmadan 70-80 yaşına kadar yaşasan nolur, yoksa her şeyi yaşadıktan sonra 55-60 yaşında ölsen nolur? getirdikleri o kadar fazla ki ve artacak da, götürecekleri pek umrumda değil. benim sorum da zaten bu değildi dostum teşekkürler.
0
🌸viviano
(29.03.18)
Kız haklı. Bu şekilde hayat mı yaşanır. Sporcu olup resmi müsabakalara çıksan neyse.
0
dissendium
(29.03.18)
Kız bile bile başlamış olabilir ama başlarken “Hmm boksla ilgileniyor” diye düşünmüştür. Her maçtan sonra yaralar oluşacağını, yüzünü göremeyecek kadar olduğunu tahmin edememiştir. Tecrübenin, bilginin olmadığı konuda hayal etmek zor. Ben de soruyu okumaya başlarken “Hmm, niye boksu bırakmasını istesin ki” ike başladım. Maçtan sonra yaraları okuduktan sonrra sevgilimi o şekilde düşündüm ve onun yerinde olsam ben de maç falan izleyemezdim. Muhtemelen “Ben mi, boks mu” demeden ayrılırdım büyük olasılıkla. İnsana tutkusunu bıraktırmak sevgiliye, eşe veya ailesine düşmez.

Maalesef, ikisini bir arada götürebileceinizi sanmıorum uzun vadede. Kız buna alışsa bile, bununla yaşamak istemeyecektir. Ötesinde, hani sizin gelecek planlarınız belli de, kız muhtemelen aksiyonsuz ve 70 yaşına kadar yaşamayı riske atmayacağı bir ilişki istiyodur. Siz boksu bırakmayacaksınız, o belli gibi ama ikna etmeye çalışın. Belki alışır .
0
aychovsky
(29.03.18)
sen kararını çoktan vermişsin ama biraz destek almak iyi gelebilir.

evet bende kesinlikle boksa devam et diyorum. bu senin için güzel bir fırsat, yeteneğinden para kazanabilmek bu dönemde büyük marifet. kız arkadaşın yarın sıkılıp seni bırakabilir ama boks seni bırakmaz. dediğin gibi iyi bir gelirin var, umarım daha da artar. diyelim ki bıraktın, cebinde para yok kız seninle bir ömür devam eder mi? bence etmez.

inandığın yoldan kimse için dönme.
0
ada meltemi
(29.03.18)
net kızı bırak.eğer boks yapmayan birini istiyorsa seninle çıkmasaymış.senin iyiliğini düşündüğünü sanmıyorum.bu kızların genel diş geçirme denemesi.bir şey istiyorlar olmayacak yaparsan siktiri çekiyorlar senin yumuşak bailı olduğunu düşünüp eğer kabule etmezsen kadanı dırdırla yiyip sana da bağlanacak.ama bence kızdan ayrıl.insanların başkasının hayatında söz sahibi olduğunu düşünmesi çok saçma.
0
birdposing
(29.03.18)
Kafaya darbe alarak para kazanmaktan haz duymak enteresanmış gerçekten. Kızı bırak bence, kıza yazık.
0
cezzar dede
(30.03.18)
insanın sağlığına - vücuduna zarar veren şey spor sayılmamalı bence.
bırakabiliyorsan bırak bence.
bodyguardlık falan yapıp yine ek gelir sağlayabilirsin.

ayrıca kız haklı. içi kaldırmıyorsa, dayanamıyorsa ne yapsın?
0
titiraprap
(30.03.18)
(15)

Doçent olma yolunda ilerliyorum diyen biri;

for day to break
Henüz üni 2'de. Bu dönem de alttan 2 ders bıraktı, geçen seneden de 2 dersi var. Belki bu dönem 3'e çıkar ama bizim bu doçent olma yolunda ilerliyorum diyor 2 insan gördü mü. Hayali olması güzel ama niye bu kadar ünvan sahibi olmak istiyor ve neden herkesin yanında bunu vurguluyor. Yapma hoş olmuyor
Henüz üni 2'de. Bu dönem de alttan 2 ders bıraktı, geçen seneden de 2 dersi var. Belki bu dönem 3'e çıkar ama bizim bu doçent olma yolunda ilerliyorum diyor 2 insan gördü mü. Hayali olması güzel ama niye bu kadar ünvan sahibi olmak istiyor ve neden herkesin yanında bunu vurguluyor. Yapma hoş olmuyor dediğimiz zaman da kıskanç oluyoruz.
0
for day to break
(29.03.18)
yani doçentlik için çok yol var önünde şimdiden bu triplere girmesi saçma ve boş.

Hedefinin olması güzel ama bu muhabbeti yapması anlamsız.
0
basond
(29.03.18)
Sallayın gitsin hocam, o adamdan zarar gelmez, he he diyip geçin. Asıl "akademik kariyeri hiç düşünmüyorum" diyen ve bunu sorulmadığı halde tekrarlayan adamdan korkmak lazım.
0
gonion
(29.03.18)
Salak olduğundan.
0
devilred
(29.03.18)
doçent olmak nasıl bir hedef ya adfdghhf akademik kariyer istiyorum desin, prof olmak istiyorum desin. neden doçentlik?

öyle midir bilemem ama boş beleş bir adam canlandı gözümde.
0
nrmnm
(29.03.18)
of komikmiş, neden doçent acaba prof olmayı mı istemiyormuş:) siz de şey deyin, alttan alma dışında ilerleme olarak ne yapıyorsun. ya da boşver yaa yazık hayal kursun çocuk:)
0
pamuk helvalar cebe
(29.03.18)
Hedefi buysa neden vurgulamasın ki? Motive oluyordur. YTÜ makine mühendisliğini 6 yılda bitirmiş bir hocam şu anda akışkanlar mekaniğinde doktora yapıyor. Hayırlısı deyip geçmek lazım.
0
dissendium
(29.03.18)
Aslında boş beleş değil, tam tersi boş zamanlarında part time çalışıp okul harçlığını çıkarıyor. Salaklığın içine neler girer bilmiyorum ama farkındaliğı düşük. Onun ne olacağının karşındakileri o kadar da ilgilendirmediğini pek farkedemiyor.
0
🌸for day to break
(29.03.18)
mezun olma yolunda ilerlese daha mantıklı olur. bırakın kendi halinde takılsın...
0
babilbaligi
(29.03.18)
çok çok ileri tarihli bir hedef. hoca olmak öyle kolay değil artık. daha küçük hedefler koysa yüksek lisans yapma yolunda ilerliyorum diye kendi için daha iyi aslında ama kime ne belki de azmetti olacak.
0
playing star again
(29.03.18)
Doçent olmak artık kolaylaştı. Dosya üzerinden, mülakatsız, sınavsız, temiz. YDS'den 65 alamayanlar bile uyduruk bir dil sınavıyla doçent oluyor. O niye olamasın? Profesörlük kadro meselesi, dinozorların ölmesi lazım. Doçentlik akademik yeterliliğine bakar.
0
Lim5
(29.03.18)
Ya biz bunların hepsini diyoruz ama zatının hayallerine ket vuran lüzumsuz insanlar oluyoruz. Aman ya bosvermesek ne yarar
Tırt kişisel gelişim kitapları okumaktan beyni sulanıyor. Aslında bu kişisel gelişimcilere kızmak lazım.
0
🌸for day to break
(29.03.18)
Bence haklı. Genelde bu tipler akademisyen oluyor günümüzde maalesef. Başarı/liyakat odaklı bir sistemimiz yok bahsettiğiniz olay tr'de geçiyorsa.
0
adivar
(29.03.18)
'Tırt kişisel gelişim kitapları okumaktan beyni sulanıyor. Aslında bu kişisel gelişimcilere kızmak lazım.'

Secret okumuş olabilir mi?
0
idexo
(29.03.18)
Mümin sekman mı sekban mı onu okuyordu ve her şey sende başlar diye orada okuduklarını nutuk atar gibi anlatıyordu.
0
🌸for day to break
(30.03.18)
Doçent olma hedefi ancak doktora tamamlanınca konulabilecek bir hedeftir. Çünkü doktora öncesi yaptığın neredeyse hiç bir akademik faaliyet doçentlik başvurusu için işe yaramaz.
0
piotr
(30.03.18)
(4)

ne hediye alalım?

sanat guresi
kişi lise öğrencisi. bir nevi ödül olacak.powerbank düşünüyordum ama aklıma mi band 2 akıllı bileklik de geldi. hangisi olsun?
kişi lise öğrencisi. bir nevi ödül olacak.

powerbank düşünüyordum ama aklıma mi band 2 akıllı bileklik de geldi. hangisi olsun?
0
sanat guresi
(28.03.18)
Soruya tam cevap olmayacak ama liseliler zaten telefona bağımlı yaşıyorlar. Powerbank alırsanız onu teknolojiye daha çok bağlarsınız. Bu yaşlarda gençlerin kafasını bilgisayardan, telefondan kaldırması gerekiyor. Ben olsam en yakın arkadaşıyla birlikte gidebileceği bir tiyatro oyununa ya da sinema filmine iki bilet alırdım. Birkaç klasik eser de alınabilir. Özellikle Rus edebiyatını tavsiye ederim. Duyar kasmış gibi oldum ama direkt başlığa yanıt vermek gerekirse böyle düşünüyorum. Bunlardan biri olmalı diyorsanız akıllı bileklik daha iyi.
0
dissendium
(28.03.18)
Abi ben gecen ukulele aldim kiz arkadasima. 250 liralik bir ukulele alin.
0
ykyt
(28.03.18)
E-book
0
l arrache coeur
(29.03.18)
kindle olabilir belki
0
zero times infinity
(29.03.18)
(6)

Gençlerin namazla arasi

ahada nick
Namaz gençlikte çok mu marjinal bir durum? Üniversiteliler'in mescidinde gördüğünüz kadariyla kılan insanlar çok mu? Bizim okula bı has bir durum mu bilmiyorum ama cuma namazina giden insan bile bulmak çok zor.
Namaz gençlikte çok mu marjinal bir durum? Üniversiteliler'in mescidinde gördüğünüz kadariyla kılan insanlar çok mu? Bizim okula bı has bir durum mu bilmiyorum ama cuma namazina giden insan bile bulmak çok zor.
0
ahada nick
(28.03.18)
Okuduğun yere bağlı. Kocaeli'de okurken giden çok vardı. Hatta gitmeyen bir tek ben vardım herhalde sınıfta. Şu anda Sakarya'da okuyorum. Orada da bayağı giden var. Hatta bizim kampüsteki cami çok az üniversitede vardır. Şöyle bir fotoğraf bırakayım.

www.netgaste.com

Bence tam tersine giden bayağı kişi var.
0
dissendium
(28.03.18)
burada 16 30 arasi duzenli gunde 3 veya 5 vakit kilan yuzde 5-10'dur en fazla mesela. okullarda da bu oran en fazla 20 25tir. akp tabani genclerin bile yarisi kilmiyor.
0
000000
(28.03.18)
0
0
melonsucker
(28.03.18)
Bizim okulda 5 kisiden biri gidiyor nerdeyse.
0
imelih
(29.03.18)
Boşver hocam kılan kılsın kılmayan kılmasın. Herkes kendinden sorumlu sonuçta.
Ben namaz kılmam mesela ama kamuda bir okulda öğretmenken tam tersini yaşadım bu işlerin. Namaz kılmadığım için dine karşı biri olarak algıladılar beni ki bu da bardağı taşırdı sonra istifa ettim zaten. o zaman ben kendimi müslüman diye tanımlardım dini olarak.

Yaşadığınız yere göre değişir diyeyim cevap olara. O dönem yaşadığım ilçede cuma namazı saatlerinde sokakta insan olmazdı mesela , ben caddede yürürken camilerin dışından çok keserlerdi beni.
0
ketcapli dondurma
(29.03.18)
bizim okulun camisi cuma günleri dolup taşıyor
0
eksimeksi
(29.03.18)
(19)

çevrenin evlilik baskısı :@

pushing up the daisies
merhaba duyuru ahalisi27 yaşında bir kadınım.2-3 yıl önce sevgilimin bulunduğu şehre geldim ve sonra ayrıldık 6 ay önce ailem istemedi zor bir süreç oldu. 6-7 ay oldu nerdeyse. son zamanlarda çalıştığım yerde ve ailem tarafından evlenmiyor musun,ne zaman evleniyorsun,yok mu biri sorularına maruz kal
merhaba duyuru ahalisi
27 yaşında bir kadınım.2-3 yıl önce sevgilimin bulunduğu şehre geldim ve sonra ayrıldık 6 ay önce ailem istemedi zor bir süreç oldu. 6-7 ay oldu nerdeyse. son zamanlarda çalıştığım yerde ve ailem tarafından evlenmiyor musun,ne zaman evleniyorsun,yok mu biri sorularına maruz kalmaktan o kadar sıkıldım ki. annemle artık her telefon konuşmamız ee yok mu birisi üzerine oluyor, zaten eski sevgilimden dolayı kızgınlar iletişimimiz artık hep bu yönde. akrabalarla iletişimim yok ama sürekli annemi arıyorlar kızlar ne zaman evlenecek diye. işyerinde benden yaşça büyük abi ablalar bak zaman geçiyor, aa evlilik yok mu muhabbeti yapıyor. daraldım artık, şakaya vuruyorum evde kaldım hehe filan diye. çok takmıyorum aslında ama geçen biri duygusal bişey arıyorum diyince o yaşları geçmişsin dedi bozuldum. başka birisi güzel de kızsın niye ki dedi ve bunu yarım saat sorguladı,inanmadı sanki birşey gizliyorum gibi. tersleyemem çalışma ortamı gereği gece gündüz beraberiz, saygım var vs.vs.

evlenmeyi düşünmüyor değilim fakat çok çevrem yok,çalışma saatlerim uzun harıl harıl da koca aramıyorum açıkçası,ama bazen öyle sıkılıyorum ve etkileniyorum ki eve gelince acaba hep yalnız mı kalırım düşüncesiyle depresifleşiyorum. nasıl başa çıkayım,napayım ilan mı vereyim -_-
siz de yaşıyor musunuz bunları?
0
pushing up the daisies
(28.03.18)
Aklına yattığı zaman aklına yatan kişi ile evlen. Çevre baskısını da görmezden gel.

*33 ünde evlenen erkek bir bireyim. Evlen baskısının ardından daha çocuk yok mu baskısı geliyor. Bitmediler anlayacağın.

Allah kolaylık versin.
0
oligomer
(28.03.18)
yazdiklarinin bir kismi aynen beni tarif ediyor.

degil evlenmek, yeni biriyle tanismaya bile mecalim yok. eger evleneceksem bu birinin gokten zembille inmesiyle olacak. evlenmek icin kimseyi aramiyorum, boyle "evleneyim evleneyim" diye yapilan sartlanmis aramalarin insana hata yaptiracagini dusunuyorum.

karsima evlenebilecegim biri cikarsa evlenirim, cikmazsa evlenilecek biri aramam.
0
tabudeviren
(28.03.18)
bu hikaye bana çok tuhaf geldi, benim çevremde olmuyor böyle şeyler hiç. 26-27 yaşlarında bir arkadaş grubuyuz mesela biz. bir tane evlenen ve iki tane evlenmeye hazırlanan çift var arkadaşımız, onun dışında yaklaşık bi 10-15 kişinin yakın gelecekte evlenmesine imkan yok. Hani yani masayla sandalyeyle evlenmeyeceksek, yok.

kimsenin de eşinden dostundan, ailesinden "yok mu birileri ha şşş KIPS" gibi bir şey duyduğunu sanmıyorum. ne yaşı geçmesi ya, ben de evlenicem daha. gerçi yani mevcut yaşam tarzımla devam edersem elektrik direklerine ilan asmam gerekebilir evlenicek birini bulmak için ama olsun. genciz biz daha, sıkma canını.
0
cay koy geliyorum
(28.03.18)
Eleştir hepsini acımazsızca. Evli olanlar en son ne zaman sinemaya gitmişler? Direkt tarih sor. Ne zaman kesintisiz bir şekilde 10 saat uyuyabilmişler? Şehir dışına ya da yurt dışına en son ne zaman çıkmışlar? Kendilerine en son ne zaman vakit ayırmışlar? Böyle şeylere büyük ihtimalle olumsuz yanıtlar verecekler. Evlilik düşüncesiyle savaşmanın en kolay yolu evliliğin onlar için b*k gibi bir şey olduğunu vurgulamaktır. Böyle pasif kaldıkça daha çok üstüne gelirler. Sen onların üstüne çık. Kariyer yapacağım falan de. Ben daha yaşamıyorum ama yaşarsam da baskılar karşısında zayıf düşmem. :)
0
dissendium
(28.03.18)
@ cay koy geliyorum
o kadar bu konunun muhabbeti dönüyor ki anlatamam. kedili bekar kız diye alay konusu oluyorum şaka yollu diyorlar ama diyorlar neticede. belki sakin yapılıyım mesafeli ve ters birisi değilim diye yüz buluyor olabilirler bana kalırsa.
0
🌸pushing up the daisies
(28.03.18)
Standartlarım çok yüksek kimseyi beğenmiyorum de geç. Sanki herkes ilk karşılaştığı eli ekmek tutan, eli yüzü düzgün adamla evlenmek zorunda. Olacaksa tam istediğim gibi olsun, istediğim gibi olmayacaksa hiç olmasın de. Köyde mi yaşıyoruz? Evlenmekten başka yapacak işimiz mi kalmadı? 1960’lı yıllarda falan mıyız? Niye bu zorunluluk hissi?

Çok sıkarlarsa “Size inadıma evlenmeyeceğim. Siz evlenmişsiniz de nolmuş, sırf evlenmek için evlenmişsiniz, şimdi de hayatınızdan nefret ediyorsunuz, mutlu bekarların da başını yakmak istiyorsunuz :p” dersin. Ben öyle diyorum. Lafın domuzu şakayla söylenir. Onlar sana karşı ne kadar acımasız oluyorsa sen onlara 5 katı acımasız ol.
0
i m cool with that
(28.03.18)
çok takmıyorum deseniz de bilincinizin bir yerleri takmış, türk kızları zaten 27-28'den sonra "yoksa evde mi kalıyorum" adlı korkuya neden olan gene sahipler, bundan dolayı 28-32 aralığında ilk denk geldikleri kişiyi çok sorgulamadan evleniyorlar, sonuç bolca sorunlu evlilikler,

ben evli değilim ama çevremdeki örneklerden gözlemlerim bunlar, baskılara ciddiye almayın hatta yokmuş gibi davranın, bu tiplere karşı en iyi savunma bu, iyi bir yalnızlık kötü bir beraberlikten her daim daha iyidir.
0
gezegen olan pluton
(28.03.18)
oligomer'in dediği şeye ek olarak çocuk yaptıktan sonra da "ee kardeş yok mu" baskısı geliyor diyorlar. tek çocuk yapmaya da izin vermiyor toplum akdksjdksjd.
0
pinkpeony
(28.03.18)
27 insanın kendini yeni yeni tanımaya başladığı bir yaş ve hiç de geç değil. aksine 30+ yaşlarda yapılan evlilikler çok daha sağlam temeller üzerine kuruluyor ve daha huzurlu oluyor.
0
orpheus
(29.03.18)
@dissendium +1

Milletin ortalama b.k gibi bir hayatı var diye senin de aynı olmanı istiyor insanlar.
Sktiret. Boşanmak evlenmekten daha zor. Eğer bir ömür biriyle evli kalmayı düşünüyorsan içine sinen biri olsun.
0
chitosan
(29.03.18)
Selam,

Benzer şeyi ben de yaşadım ve yaşamaya devam ediyorum. Evlilik planlarının kıyısındayken ayrılık geldi çattı, hayatımın altının üstüne geldiği bir zaman dilimindeydim ve daha yeni yeni bir düzen kuruyorum şu anda. Bu süreçte aile tarafından (özellikle anne) inanılmaz bir baskı görüyorum. Hemen adaylar bulunuyor, akrabalar kolektif bir biçimde aralarında haberleşiyor, kendilerince tavsiyeler veriliyor, konu komşuya haber salınıyor (sonradan öğreniyorum bunları)

Kesinlikle inanılmaz yıpratıcı, sinir bozucu bir durum. Gelen baskılar doğrultusunda verdiğim cevaplar da bir süre sonra mekanikleşmeye başladı. Daha sonrasında da daha absürd cevaplar vermek, lafı ağzına tıkamak ya da olmayacak talepler doğrultarak bu baskıyı püskürtmeye başladım. İnanın kısmen de olsa işe yarıyor. Ne zaman evleneceksin sorusuna cevaben örneğin ;

-önümüzdeki 350 yıl içinde düşünmüyorum
-mülksüzüm, sigortalı bir işe girmeden aşık olunmuyor.
-başlık parasını yatırın bi değerlendireyim (bitcoin olarak lütfen)

Gibi saçma sapan cevaplarla savuşturuyorum bu aralar. Eve gelince o his oluyorilla ki çünkü senelerin verdiği bir alışkanlık var. Fekat içe dönmek, kendine yatırım yapmak daha makul ve anlamlı gelmeye başladı artık. Bir kaç hobi, gönüllü işler, uzun yürüyüşler, yazmak, ses kayıtları almak, manen katma değer sağlayabilecek şeylere yöneliyorum.

Çevreden gelen yorumları takmayın demeyeceğim çünkü insan dışardan gelen tepkilere her ne kadar aldırış etmese de içeride bişiler kemirip duruyor. Kendinizi hazır hissetmiyorsanız, aramak gibi bir düşünceniz yoksa dışarıdan gelen yorumlar sadece zevzekliktir. Kimse evlenince sizin elektrik faturanızı ödemeyecek, derdinizi hafifletmeyecek. O konuşan insanlar evli olsanız da bekar olsanız da sizin hayatınızda olacak herhangi bir durumun tasarrufunda olmayacaklar. Ve ne yazık ki zevzekçe konuşmaya devam edecekler.

Çok büyük sabırlar diliyorum. Sağlam kalın :)
0
allegrezi
(29.03.18)
30 yaşında bekarım. çevremdekilerin söylediği "iyi valla hayatını yaşa"

annem evlilik lafını arada bi şakasına bile açınca söylediğim: "çevremde herkes boşanıyor, istersen evlenip boşanırım, dertsiz başıma dert mi lazım?"

Özetle.. püskürt hocam gelen soruları.. neden bu kadar takıyorsun ki?
0
lcha
(29.03.18)
evlen boşan. sonrasında acayip özgürleşirsin. aynı baskıyı yaşayan erkek bul.
0
empedokles
(29.03.18)
29/E

benzer şeyleri yaşıyoruz, asla yalnız değilsin. bunu bil yeter.

eger evleneceksem bu birinin gokten zembille inmesiyle olacak.+1
0
yazar yazmaz yazan yazar
(29.03.18)
çevreni değiştir genç
0
MaNOfTheYear
(29.03.18)
ben bir kararla ilgili kafa karışıklığı yaşıyorsam iç ses mi yoksa dış ses mi diye soruyorum kendime. yanıtım dış ses olursa, salla gitsin phoebe, bu senin hayatın diyorum. çevrenin bu baskısı sizin kontrolünüzde değil, sizin kontrolünüzde olan kısım bu baskılara nasıl reaksiyon gösterdiğiniz ve kendi isteklerinizi nasıl dile getirdiğiniz.

çevrenin evlilik baskısını düşünmeye harcayacağınız enerjiyi, kendinizi geliştirmeye, hayattan keyif almaya harcayın. daha mutlu bir insan oldukça kararlarınızı da daha sağlıklı alırsınız. örneğin evlenmek istiyor musunuz, evlilik hayatı size uygun mu gibi sorulara daha doğru yanıtlarınız olur.
0
Phoebe
(29.03.18)
burdan ilk mesaj atanla görüş mesela
0
gameofannen
(29.03.18)
çevre baskısını bırak, şu an kimse yok etrafımda de geçiştir ama bu konu biraz senin ne istediğinle alakalı, yook illa aşık olmam gerek diyorsan bekle olamazsan da seçiminin kurbanı olursun:) yok artık olsun bir şey mantıklı olmak lazım dersen de evlen ama her gün göreceğin, birlikte yaşayacağın, yanına yatıp uyuyacağın birini mantıkla seçmek ne derece doğru bilmiyorum. ayrıca 27 yaş geç değil.
0
pamuk helvalar cebe
(29.03.18)
ailenin istemediği sevgilinle tekrar başla ve evlen.
0
sen git ben geliyorum
(29.03.18)
(2)

ingilizce öğrenme

nick bulamadim
ingilizce öğrenirken şu 6 seviyedeki dersleri de bitirmiş, konuşma, yazma, okuma vs. hepsinde rahatlıkla kullanabilen ve yeteri kadar kelime bilgisine sahip biri daha sonra ne yapmalı? aşağı yukarı hangi seviyede olur böyle biri? http://www.ozkancelen.com/12/1_Seviye_Ingilizce.aspx
ingilizce öğrenirken şu 6 seviyedeki dersleri de bitirmiş, konuşma, yazma, okuma vs. hepsinde rahatlıkla kullanabilen ve yeteri kadar kelime bilgisine sahip biri daha sonra ne yapmalı? aşağı yukarı hangi seviyede olur böyle biri?

www.ozkancelen.com
0
nick bulamadim
(28.03.18)
Bu soruyu birkaç gündür görüyorum. Kimse cevap vermiyor. Ben cevap vereyim madem. Öncelikle seviyenizi tespit etmek için sınava girmeniz gerekiyor. Böyle konu başlıklarına bakarak ben bunları biliyorum demek gerçekçi bir yorum olmaz. Kendinize güveniyorsanız TOEFL, IELTS gibi sınavlara girebilirsiniz. YDS reading için bilgi verebilir ama listening, speaking, writing hakkında bilgi vermez. En sağlıklı iki sınav TOEFL ve IELTS. Seviyenizi belirledikten sonra İngilizcenizi geliştirmeye devam edersiniz. Advanced grammar, vocabulary kitapları var. Mutlaka bilmediğiniz şeyler çıkacaktır. Kusursuz bir İngilizceniz varsa zaten geriye bunun tadını çıkarmak kalıyor.
0
dissendium
(28.03.18)
öncelikle çok teşekkürler. uzun vadede toefl'a giricem aslında. başlangıç için kendim çalışayım dedim. ondan bir yol haritası çıkarmaya çalışıyorum. bir ara özel ders ya da kurs düşünüyorum ama bunları öğrendikten sonra neye ihtiyaç var bilemedim.
0
🌸nick bulamadim
(28.03.18)
(13)

neden "kılıçdaroğlu muhalefet yapamıyor?"

tolga asp
kılıçdaroğlu'nun muhalefet yapamadığını düşünenlerin böyle düşünme sebebi nedir? adam belgeler getiriyor, rakamlarla konuşuyor, ortaya attığı tüm iddiaları ispatlıyor ama ülkede yargı olmadığı için elinden hiç bir şey gelmiyor. bu durumda bu adamın suçu nedir? istenilen gibi muhalefet yapabilmesi iç
kılıçdaroğlu'nun muhalefet yapamadığını düşünenlerin böyle düşünme sebebi nedir?

adam belgeler getiriyor, rakamlarla konuşuyor, ortaya attığı tüm iddiaları ispatlıyor ama ülkede yargı olmadığı için elinden hiç bir şey gelmiyor. bu durumda bu adamın suçu nedir? istenilen gibi muhalefet yapabilmesi için daha ne yapması gerekir? böyle düşünenler nasıl bir muhaliflik durumunda nasıl tatmin olur?

bu duyuruyu kılıçdaroğlu'nu savunmak için açmadım, tüm iyi niyetimle gerçek anlamda merak ettiğim için soruyorum. tartışma ortamı yaratmadan açıklayabilir misiniz?
0
tolga asp
(27.03.18)
örneğin en sonki seçimlerin hileli olduğu bal gibi ortadayken ve insanlar sokağa dökülmeye hazırken herkesi durdurdu. sokağa inilse bişeyler değişebilirdi.
0
hosein
(27.03.18)
Efendi bir adam dış görünüş olarak. Kahve ağzıyla konuşmuyor. Bizim millet sevmez böyle tane tane konuşan insanı. Bağırıp çağırması, meydan okuması, kitleleri coşturması gerekiyor muhalif görünmesi için. Ve hiç kusura bakmasın ama çok eskilerde kalmış bir siyasi propagandayı takip ediyor. AK Parti milletvekilleri seçim döneminde onlarca projeden bahsederken, Kılıçdaroğlu emekli maaşını artırmaktan bahsediyor. Emeklilerden önce ülkenin gençlerini etkilemek gerekiyor oy oranını artırmak için. Yıllardır herkesin dilinde olan vaatler söz konusu olduğu için kimse dinlemiyor bile.
0
dissendium
(27.03.18)
@tolga asp, seninle ayni fikirdeyim.
Gercekten ben de yillardir anlayamiyorum.
0
chitosan
(27.03.18)
iyi niyetli bir şekilde, kendi fikirlerimi açıklamaya çalışayım.

bir kere şunu önden belirteyim: "çok düzgün insan, bizim halkımız düzgün insanda anlamaz." geyiğine katılmıyorum. bu geyik doğru; ancak kendisinin kötü muhalefetini tek başına açıklayamaz. Yaptığı muhalefeti işlevsiz bulmamın sebebini şöyle özetleyebilirim: "İktidara ortak olmanın yolunun, iktidar partisinin muadili olmaktan geçtiğini sanması."

en çok aklımda kalan üç örnek:
1) iktidar, bariz bir şekilde gündem değiştirmek için "kız-erkek aynı evde kalamaz." dedikten sonra, "kızlı-erkekli evleri desteklemiyoruz." açıklaması. www.haberler.com

niye hacım? "kız-erkek aynı evde kalmaz." diyen adam zaten senin partine oy vermeyecek. verecekse de bu adamı kendi cenahına çekmenin yolu, bu tarz suni açıklamalar değil. bu uğurda, seküler, modern kitleyi de uzaklaştırıyorsun.

2) hdp konusunda gaza gelip, milletvekili dokunulmazlıklarını kaldırması. bu işin sonunda akp'lilerin yargılanacağı gibi bir fanteziye kapılmayacağını düşünerek, dümdüz salaklıktı bu.

3) cumhurbaşkanlığı seçimindeki gerizekalılık. mhp ile olan ortaklık yerine, hdp ile rıza türmen üzerinde anlaşılsa, recep tayyip erdoğan belki yine cumhurbaşkanı seçilirdi; ancak bu kadar dramatik bir farkla kaybedilmezdi. o dönem ortaklığa gidilen mhp, şu an iktidar partisinin sağ kolu.

ben şahsen kemal kılıçdaroğlu'nun düzgün bir insan olduğunu düşünüyorum; ancak yaptığı muhalefet kesinlikle beş para etmez. günümüzdeki chp'nin bende uyandırdığı etki, her daim akp'nin gölgesi altında kalan, bütün politikasını akp'ye göre belirleyen ve onların izin verdiği alanda muhalefet yapabilen bir parti. yarın akp "şeriat hukuku uygulayacağız." dese, bizi filan satacağına inanıyorum chp'nin, "halk istiyorsa olur tabii; ama halka soralım." diye.

-------

belki herkese uymayacaktır; ama ben kendi politik görüşüm doğrultusunda chp'yi istediğini söyleyebilen, kaybedecek bir şeyi kalmamış bir parti olarak görmek isterdim. artık mhp-akp çizgisinden bir umut yok. ne yaparsan yap, ilk fırsatta "vatan haini chp" olarak yaftalanacaksın yine. dolayısıyla çık özgürce tutsak gazetecileri, vekillerin yanında dur. her bokta "ama devletimiz..." ayağına akp'ye yaranmaya çalışma.
0
starborn
(27.03.18)
Aynı türklerin kibar insanı ezme huyu gibi Kemal aganın düzgün ve tane tane konuşması "ulan bu böyle konuşuyo ama kesin bi ibnelik var" olarak algılanıyor malum kesim tarafından. Kemal Bey, youtube'dan aşina olduğumuz 90'ların parti yöneticileri gibi TV'de açık oturum yapmalık bir adam. mizacı böyle, tane tane konuşur, bağırıp çağırmaz vb. bizim insanımıza ise bu kibar duruşu, siyasetten anlamadığı ve hatta siyasi hiç bir bilgisi olmadığı gibi kah amariga'nın, kah pkk'nın uşaklığını yapıyor olduğu şeklinde dayatılıyor. bir de seçmen genel olarak çözüme bakıyor. "işsizliği çözmek için böyle böyle işler yapıcaz" deyince o yapacağı şeylerin işsizliği nasıl çözeceğinin bağlantısını kuramayacak kadar akıldan yoksun büyük bir seçmen kitlesi var. bu adamlar sadece "şurda dükkan açtık, 2 milyon kişi işe girdi, işsizlik tamamen bitti" -yi anlayabiliyor. kısacası muhalefet yapamıyor değil. yapıyor ama ortam müsait değil.
0
Tears of Devil
(27.03.18)
çapsız. etrafındakilerin kontrolünden çıkamıyor sanırım. kemikleşmiş yeyici tayfa istediği yöne çekiyor. muhalefet yapabilmek için önce muhalif düşünmek gerekir. mevcut sistem chp içindeki çıkar odaklarına yarıyorsa, bu kadro ile muhalefet yapamazlar.

siyaset beraberliğe oynayarak yapılmaz
siyaset efendilikle kazanılmaz
naiflik beyefendilik yapacaklarsa pul koleksiyonu derneğine gitsinler.
0
angelofdeath
(27.03.18)
Yapamiyor. Belgelerle geliyor olabilir, halk mal. Halka hitap edemiyor, turbinlere oynamayi bilmiyor. Politika budur, Kilishdaroglu da bunu yapamiyor. Halk mal ise belgelerle falan gelmen cok da bir sey degil. Tayip turk milletinin anladigi dilden konusuyor. Tayip iyi bir politikaci, kim ne derse desin. Adam isi biliyor.
Kilisdar politika bilmiyor. Etkin muhalefet icin oncelikle nefes alman sonra politika bilmen gerekir. Belge dedigin nedir ki..?
0
stavro
(27.03.18)
çünkü lafta kalıyor her şey. hosein'in dediği gibi, bir şey olacaksa te o zaman olacaktı ama insanları gaza getirmedi, sessiz kaldı. bu süreçten bayağı bir süre sonra insanları gaza getirmeye çalıştı ama iş işten geçmişti artık. bence kılıçdaroğlu da hükümetin adamı. chp'nin başkanlık seçimlerinden sonra başka bir açıklaması olamaz.
0
dedimmidemedimmi
(27.03.18)
Çünkü partiye hdplileri, Kürtçuleri doldurdu. Ağzıyla kuş tutsa bana ne bundan sonra.
0
susadım çeşmeye varmaz olaydım
(27.03.18)
Hosein'e katılıyorum. o gece evde 3 kişi Kılıçdaroğlu'nun ağzından çıkacak bir söze Ankara'ya gitmeye hazırdık. Ama korkaklık yaptı, böyle bir şeyin altına girmeye cesaret edemedi. Sahiden o gün bir şeyler değişebilirdi ama olmadı.
0
eazy
(27.03.18)
Kılıçdaroğlu bırak ülkenin anamuhalefetini emanet etmeyi, herhangi bir küçük şirketin bile liderliğini yapabilecek kapasitede, karizmada biri değil.Lider değil öncelikle.

Bizim gibi ülkelerde lider önemlidir.İnsanlarla iletişimde %90 vücut duruşunuzla,jest mimiklerinizle,tonlamanızla nasıl paketleyip söylediğinizdir.Kalan %10 ise ne söylediğinizdir. Kılıçdaroğlunun ilk %90'lık kısım için benim gözümde puanı 10 / 90 falandır.

Adam daha konuşurken nereyi vurgulayacağını nerede es vereceğini bilmiyor.Anamuhalefet liderliği için çok aşırı derecede düşük bir profil
0
turkuaz
(27.03.18)
mizacı ve yapısı siyasi liderliğe uygun bir kişi değil. zaten sana istemediğin herşeyi yüklüyorlar. muhalafet sol için biraz daha sert yapılmalı. öncelikle chpdeki ulusalcı eski kafalı çevreleri gönderip yerine genç bir lider ve genç parti yönetimi gelmeli.

kılıçdaroğlu su nerden geliyorsa oraya gidiyor. artık Türk siyaseti eskisi gibi olmaz. sakinlik bizim toplumumuzda eziklik olarak algılanıyor. bu sebepten yapamıyor.
0
mikahakkinen
(27.03.18)
chp'nin başına geçtiğinde bir rüzgar yakalamıştı aslında. ama partiye tam hakim değildi ve cesur değildi. yani aslında lider değildi! yine de bir şeyler olabilirdi, kaçtı o fırsat.

akp'nin yancısı durumuna çok düştüğü oldu, @starborn'un dediği gibi.

@hosein'in dediği gibi, çok açık usulsüzlükler varken sustu ve kabullendi. büyük hataydı. ama insanları sokağa dökse, iç savaşa varan olaylar yaşanabilirdi.

genel olarak söylendiği gibi, evet efendi, tane tane konuşan bir adam. bazen o da zorlayıp bağırıyor filan ama durmuyor üzerinde.

çoğunlukla akp'nin oluşturduğu gündemin peşinden gittiği doğru. ama kendi gündemini oluşturduğu da oldu. yanlışı, yarattığı gündemlerin hep bir atımlık olması, devamının gelmemesi.

@dissendium'un bahsettiği gibi emeklilere süper vaatlerde bulunuyor, emekliler oy vermiyor. ama gençlere de vaatte bulunuyor, gençler de koşmuyor chp'ye.

çok ciddi vaatleri oldu ama bu halkı inandıramıyor. samimi bulunmuyor bir defa.

hem "dersimli kemalim" deyip, hem de atatürkçü olunmaz!

hem hdplilerle (misal tanrıkulu) kolkola hem de atatürkçü o-lun-maz!

akp, bırak hdp'yi, pkk ile iş tuttuğu halde millet öyle de destekledi, böyle de destekledi. kıvır kıvır politikalara rağmen, öyle de böyle de oy alıyor.

çünkü bir de muhalefete vurmak kolay. yazarken bile, içeriye alınmayalım diye dikkatli seçiyorsak kelimeleri, kimse "ama muhalefet" diyemez. tek başına bu durumu açıklamaya yetmez bu kolaycılık.

zamanında bırakıp gitmesini bilmek büyük bir erdemdir. bunu bilmedi, bilmiyor ve korkarım ki bilmeyecek. bana göre en büyük hatası bu.
0
runagain
(27.03.18)
(6)

Simülasyonda isek bunun ispatı var mı?

gezegen olan pluton
Diyelim ki simülasyondayız, bunun etkilerini anlayabilir miyiz, ya da doğrulamasını, mesela bir bilgisayar oyununda sınırlar vardır genelde, oyunda o sınırın ötesine geçemessin, denize düşersen son kaldığın yerden başlarsın, bunun gibi etkiler?
Diyelim ki simülasyondayız, bunun etkilerini anlayabilir miyiz, ya da doğrulamasını, mesela bir bilgisayar oyununda sınırlar vardır genelde, oyunda o sınırın ötesine geçemessin, denize düşersen son kaldığın yerden başlarsın, bunun gibi etkiler?
0
gezegen olan pluton
(27.03.18)
bu konudaki iki filmi, 13th floor ve dark city izlemeni öneririm.

benim şanssızlığım bu simülasyonun kanıtı olabilir. :D
0
wampex
(27.03.18)
1) Işık hızını geçemiyoruz. Geçsek bile evreni keşfetmek için çok yetersiz bir hız değeri.

2) Cisimler mutlak sıcaklığın (-273 derece Celcius ya da 0 Kelvin) altındaki bir sıcaklık değerine soğutulamıyor.

Bu iki sınır geldi aklıma.
0
dissendium
(27.03.18)
ispat degil, ipucu diyelim; onun gercek oldugunu nasil bilecegiz?
0
e haliyle
(27.03.18)
philosophizethis.libsyn.com

Aradığınız (aramanız gereken) bu 26 dakikalık podcast. Dinlemenizi tavsiye ederim.
0
kojonotsuki
(27.03.18)
bu tip sınırlar bi şeyi kanıtlamaz. olması da olmaması da. mesela hiç bi şey tam analog değil. bu da bizim vizyonumuzla simülasyon olduğumuzu gösteren bi olgu ama bizim vizyonumuz "meh"
0
ghilleinthemist
(27.03.18)
Bu konuda çok güzel bir ingilizce yazı okumuştum. KitKat çikolatalarının tiresi nerededir sorusu ile başlıyordu. Mobil'im; arama yapmam çok zor. İnternette “simulation” ve KitKat”ı aynı anda yazıp aratırsanız bulma şansınız var. Büyük ihtimalle Quora’da okumuştum.

edit: buldum. www.quora.com

ama soru ispat değil; glitch'ler üzerineymiş. yine de insana bir "lan!?" dedirtiyor.

edit 2: istek üzerine yazıyı çok kısa özetliyorum.

KitKat çikolataları için milyonlarca insan "kitkat değil kit-kat"tir onun adı diyor. yani arada tire var diyor. halbuki yokmuş. hiçbir zaman olmamış (sadece ikinci dünya savaşı sırasında sınırlı sayıda üretilmiş bir partide arada tire varmış. bir de 100 sene önceki bir partide.) bunun da kaynağını buldum kısa bir google aramasıyla: www.quora.com

abd'de jif diye bir fıstık ezmesi var. bunu da yine bir sürü insan (her gün rafta görmesine rağmen) adının jif değil jiffy olduğunu iddia ediyor. hatta az önce amerikalı ev arkadaşım çocuğa mesaj attım, jiffy yazdı cevapta sdfghjklş.

bir de bearinstain diye bir yer varmış onu da insanlar a değil e ile hatırlıyormuş (tam tersi de olabilir; tekrar okumaya üşendim).

cevap veren eleman bunların programda yapılan güncellemeler olabileceğini, sistemi yeniden başlatmaktansa sistem üzerinde ufak değişmeler yapılmasının daha mantıklı olduğunu zira milyonlarca yıldır devam eden bir simulasyonu bu tarz şeyler için sıfırlaanın mantıklı olmayacağını söylüyor. tabii bunları bir sürü yazılım terimi kullanarak yapıyor; çevirmeye değmez. yazının özeti bu.
0
sen git ben geliyorum
(27.03.18)
(3)

hayat dolayısıyla örselenmek

binder dandet
Bir kişinin hayat dolayısıyla örselendiğini nasıl anlarsınız?
Bir kişinin hayat dolayısıyla örselendiğini nasıl anlarsınız?
0
binder dandet
(26.03.18)
Sürekli gülüyorsa örselenmiştir. Çünkü en büyük gülüşlerin altında en büyük acılar yatar. Laflara gel.
0
dissendium
(26.03.18)
bir insanın hayatının olağandan kötü gitmesine elinde olmayan etkiler neden oluyorsa, ve bu bir kez değil de kişinin hayatını fazlasıyla olumsuz etkilediyse hayat dolayısıyla örselenmiş sayılabilir mi? bilemedim.

asıl sorma amacın sanki alacağın cevapların netliğini etkilermiş gibi geldi bana. yani neyi öğrenmek istiyorsun?
0
baharat
(26.03.18)
kısa zamanda saçları dökülmüş/beyazlamışsa, yüzündeki çizgiler artmış/derinleşmişse, sık sık dalıp gidiyorsa, eskiden sevdiği şeylerden artık keyif almıyorsa örselenmiştir.
0
naufrago
(26.03.18)
(2)

Türk insanı hakkında

ovungec zeus
İnsanlarımızda ve kendimde de gözlemlediğime göre bir işe başlarken çok motive başlıyoruz, büyük bir şevk ile işe giriyoruz. Ancak biraz zaman geçince hevesimiz kaçıyor ve işin sonunu getiremiyoruz. Elbette istisnalar vardır ama neden böyleyiz ?
İnsanlarımızda ve kendimde de gözlemlediğime göre bir işe başlarken çok motive başlıyoruz, büyük bir şevk ile işe giriyoruz. Ancak biraz zaman geçince hevesimiz kaçıyor ve işin sonunu getiremiyoruz. Elbette istisnalar vardır ama neden böyleyiz ?
0
ovungec zeus
(26.03.18)
O işin mükemmel olmasını istiyoruz. Mükemmel olamadığını görünce hevesimiz kaçıyor. Gerçeğe göre değil, kafamızdaki düşüncelere göre yaşıyoruz.
0
dissendium
(26.03.18)
Cunku ileriyi dusunen degil gunu kurtaran bir yapimiz var. Ta gocmenlikten gelen bir aliskanlik, sanki her an her seye sifirdan baslayacakmisiz gibi yasiyoruz ama gercek hayat oyle olmadigi icin her an her alanda cuvalliyoruz (bireysel basarilar haric)

“Start like a Turk, but finish like a German”

ab.gov.tr
0
crown
(26.03.18)
(20)

Kendimi Böcek gibi Hissediyorum

sucuklu yumurta
az önce instagram dan aynı işyerinde olduğumuz bir kızın profilini stalkladım. Kız çok güzel, bir kere beline kadar uzanan sarı saçları, iri mavi gözleri var. Türkiye'de sarışın mavi gözlüysen tamam zaten. Ben çirkin değilim belki, makyaj ve giyimle güzel oldğum söylenir, ama bu kız gibi çarpıcı güz
az önce instagram dan aynı işyerinde olduğumuz bir kızın profilini stalkladım. Kız çok güzel, bir kere beline kadar uzanan sarı saçları, iri mavi gözleri var. Türkiye'de sarışın mavi gözlüysen tamam zaten. Ben çirkin değilim belki, makyaj ve giyimle güzel oldğum söylenir, ama bu kız gibi çarpıcı güzel değilim işte. Kızın annesi üniversitede saygın bir prof, babası avukat. El bebek gül bebek büyütülmüş yani, belli. Özgüven ve mutluluk fışkırıyor gözlerinden. Kızın annesi 50'li yaşlarda ama kadında makyaj, bakım o biçim. Benimse annem ilkokul terk ev kaıdını, babam lise terk işçi . Özgüvenim iğdiş edilerek, değersizlik hissiyle büyütüldüm. Hala da şaşırırım bu şekilde büyümüşken geldiğim bu noktaya.

Kızın arkadaş çevresi dehşet. Yüzlerce binlerce arkadaşı var. Hani bir geyik vardır ya "güzel kızların kız arkadaşı olmaz, kızlar güzel kızları kıskanır" diye. Külliyen yalan. Güzel kızlarla en çok kızlar arkadaş olmak istiyor. Kızlar güzel kızlara çok değer veriyor. Kızın bütün fotolarının altında "bu ne güzellik, maşallah, harikasın, ölürüm sana " yorumları var hepsini de kızlar yazmış. Devamlı parti fotoları. Bense her haftasonu evde pineklerim. Bir tane arkadaşım yok. Sanırım lanetliyim. Hangi yeni sosyal ortama girsem "belki bu sefer arkadaş edinirim" umuduyla girerim, insanlarla muhabbet kurmaya çalışırım, insanlar da başta benle konuşsalar bile bir süre sonra uzaklaşırlar. Lanet var.

Bu kadar güzel bir kız, ailede şanslı, aşkta şanslı, sosyal hayatta şanslı. Bu kızla aynı konumdayız iş olarak, ama bu kız sosyal ilişkiler olarak da güçlü. Bütün genel müdürlerle arkadaş olmuş. Ben genel müdürlerin odasına girmeye çekinirken, suratlarına bakamazken, genel müdürle konuşurken heyecandan sesim tir tir titrerken, bu kızın sosyal becerileri o kadar yüksek ki demek, hepsiyle arkadaş olmuş, muhabbet kurmuş :( Kızın aşk hayatı da süper, kendisine aşık bir erkekle evli belli, adam çok yakışıklı değil, ama iyibir işi var, kızı seviyor, kız telli duvaklı gelin de olmuş. Hayatı dört dörtlük. Eksik aksak tek bir yön biler yok.

Kendimi kötü hissettim, paylaşmak istedim. Hata yapıyorum, şükretmek önemli ve ben hep şükür etmeye çalışırım. Ama bu duygular fışkırıyor içimden. Ben de bu kız gibi olmak isterdim gerçekten. Siz de böyle duygular hissediyor musunuz zaman zaman?Nasıl aşıyorsunuz?
0
sucuklu yumurta
(25.03.18)
Hissetme öyle neden hissediyorsun :) Ona göre artı birçok özelliğin vardır eminim fakat değersizlik duygusuna kapılmışsın. Aile eğitimi, yetiştirilme şekli vb o kadar önemli ki, insan hayatı boyunca taşıyor bunun etkisini.
0
msb
(25.03.18)
Bakış açın yanlış bana göre. Birilerini yüksekte görüp de iç geçirmek, kıskanmak ya da gıpta etmeyi çok doğru bulmuyorum. Hekres kendi hayatını yaşar.

Kendin söylüyorsun aynı konumda çalışıyorum diye. O tepeden inmiş, sen belki cırmalayarak gelmişsin, bu seni gururlandıracağı yerde eğip bükmemeli.

Ayrıca sosyal beceriye sokayım. Evet. İnsan la, en iğrenç bi pislik ölüsü dirisi ayrı pis kokan, boktan boktan şeyler yiyen domuzdan hallice bir yaratıktan bahsediyoruz.

Aç bak çağının ve içinde bulunduğu toplumun önünde olan insanlara hiçbiri sosyal yönden çok mükemmel değildir. Ha bu her antisosyal hımbılı dahi yapmıyor ama sosyal olmak, sevilmek bilemiyorum. Beni sevmesinler zaten lan ben tiksiniyorum insanlardan.
0
bos gezenin bos ustasi
(25.03.18)
@msb çok haklısın :( kişilik 2 yaşında oluşuyormuş. benim babam yozgatlı, annem çankırılı. kız evlat olduğum için ezilerek, baskıyla büyütüldüm. sindirildim. ailem bana özgüven kazandırmaya kasmadı. sonradan okul hayatımda çok akran zorbalığına uğradım. evet değersizlik hissim var. kendimi iyi ve güzel hiçbir şeye layık görmüyorum sanki. bilinçli yaptığım birşey değil bu, otomatikman oluyor :(
0
🌸sucuklu yumurta
(25.03.18)
@benaaymi, benim çekindiğim genel müdürlerle kız kanka muhabbeti yapıyor, teklifsizce arıyor, arkadaş oluyor. öyle bir özgüveni var. bense çok eziğim galiba :(
0
🌸sucuklu yumurta
(25.03.18)
benim annem de prof, babam da avukat olsaydı, üst düzey okumuş bir ailede büyüseydim ben de bu kız gibi olabilirdim.

ben nasıl büyüdüm ama anlatayım mı ? annem ilkokul terk ev kadını. 3-4 yaşlarındayken beni kucağına oturtur, "bak a..ndan kan gelirse hayatın mahvolur. a..dan kan gelirse hayatın söner. a..dan kan gelirse söyle bana" diye diye büyüttü !! yaşadığım travmayı anlatamam. 30 küsur yaşındayım karşı cinsle ilişkim olmadı, gönül ilişkisi de kuramıyorum, kabullendim evde kaldığımı. hayatım mahvedildi.
0
🌸sucuklu yumurta
(25.03.18)
Instagram kullanmayın. Kendinize karşı acımasız olmayın. Hiçbir hayat dışarıdan göründüğü gibi mükkemmel değil. İyi yönlerinizi düsünün.
0
Amaranta ursula
(25.03.18)
güzellik veya iyi bir fiziksel yapı aynı zamanda iyi bir referans maalesef. fakat bu gerçekliği değiştirmek güç. bakıp bakıp iç geçirmenin de manası yok. özellikle sosyal medya platformlarının bu konuda yanıltıcı olduğunu düşünüyorum. orada insanların, sadece mutlu anları görüyorsun ya da onların görmesini istediği şeyleri görüyorsun. onun dışında arkadaş olayı belli bir yaştan sonra cidden zor fakat belli de olmaz güzel şeyler birdenbire olur derler değil mi ?
0
biravekahve
(25.03.18)
valla olabilir daha süperleri de olabilir bunda sıkıntı yapacak bir şey yok,
kendi durumunuzla onu kıyaslamaktan vazgeçin başka insanları referans alırsanız daima mutsuz olursunuz.
0
basond
(25.03.18)
şu yazdığından bile sorunun yalnızca senden kaynaklı olduğu o kadar anlaşılıyor ki... 23 yaşındayım, hiçbir yerim tutmuyor, dombilinin tekiyim, param pulum da yok ama o kızdan daha özgüvenli olabilirim sjsjfs. nasıl aşıyorsunuz kısmına cevap vereyim kendimce,

en başta kendi değerini yaratman ve kendini insanlarla kıyaslamaktan vazgeçmen lazım. bu hayat senin. mutluluğunu başkalarının tayin etmesine izin verme. tabii ki sosyal varlıklar olarak belirli çevrelerle iletişim kuruyoruz, onların yaşamlarından veya davranışlarından etkileniyoruz ki bunda yanlış olan hiçbir şey yok ama ipleri tamamen onların eline bırakırsak asla mutlu olamayız. böyle bir dünya yok. mutluluğu kontrol edebileceğin, yönlendirebileceğin, bir birey olarak tayin edebileceğin şeylerle bulman lazım. uzun lafın kısası kendine bakman, kendinle mutlu veya mutsuz olman gerekiyor.

benim annem de ilkokul mezunu ve ben annemle gurur duyuyorum. saygın bir profesör olsa çok daha fazla gurur duyardım belki de, kendimi daha güçlü hissederdim ama sonuç olarak ben kendi yaptığım her işte, kendi attığım her adımda daha iyi hissediyorum. ilkokul mezunu kadının yetiştirdiği çocuk olarak üniversite okuyorum mesela. bundan 12 sene sonra belki ilkokul mezunu kadının çocuğu olarak profesör olacağım. neden başkasının annesi profesör olduğu için ezilmem gereksin ki? aksine, bundan güç alırım; benim annem ilkokul mezunuysa eğer, kendi çocuğumun annesi bir tık daha eğitimli olsun diye uğraşırım, eğer illaki bunu sorun edeceksem. bu konularda pozitif düşünmek, olumlu tarafından ve değiştirilebilecek kısımlara yaklaşmak gerekiyor. "NİYE İLKOKUL MEZUNUSUN LAN" diye annemi sopayla dövebilirim ama bu sadece bizi mutsuz eder.

hadi annen hem ilkokul mezunu hem de ultra cahil, insan içine birlikte çıkmaktan utanacağın biri olsun, öyle varsayalım... yine sorun değil. anneni sen seçmedin. sevmiyorsan, iyi anlaşmıyorsanız, pekala arana mesafe koyup da kendi hayatına devam edebilirsin. bu biraz yurtdışında türkiye'yi gömmeye benziyor: unutma ki annesini, ülkesini, etrafındakileri küçümseyen insan başkalarına daha karizmatik ve büyük görünmez. aksine, "çıktığı deliği beğenmiyor" diye ayıplarlar, başkalarının üzerine basarak yükselmeye çalışan ezik ve zayıf karakterli biri olduğun düşünülür.

kızın hayatına bu kadar takılman ise tam anlamıyla facia. yahu onun pırıl pırıl bir hayatının olması seni niye üzüyor, manyak mısın affedersin? bak işte ne güzel, etrafında mutlu ve özgüvenli birisi var. demek ki böyle şeyler olabiliyormuş. illa bir şey yapacaksan bundan güç almaya çalışsana. çirkin hissediyorsan spor yap, kendine değer ver. hem fiziksel hem mental olarak geliştir kendini. keyif aldığın şeylerle ilgilen, kendini iyi ve değerli hisset. gerçek şu ki dünyanın her yerinde, her an çok sayıda mutlu ve mutsuz insan var, olmaya devam edecek. bunları düşünerek, bunları takip ederek hayat yaşanmaz.

bence sorunun sosyal medya bağımlılığı. insanların fotoğraflarına, mutluluklarına bakıp da depresyona girmenin başka sağlıklı bir açıklaması yok benim gözümde. insanlara bakma, kendi hayatını yaşa. sen kendine değer verirsen, insanların da sana değer verme ve seni "adamdan sayma" ihtimali aynı ölçüde artar. herhangi bir insandan daha değerli veya değersiz değilsin, bunun belirleyicisi büyük ölçüde senin yaşamın ve tavırların. çok donanımlı, çok zeki olup evden çıkmayan birisi "arkadaşım yok" diye ağlayıp kendini değersiz hissedebilecekken; seviye olarak o kişinin yarısı dahi olmayan birisi çok güzel arkadaşlıklara sahip olabilir. benzer şekilde, senin o çok iyi sandığın arkadaşlar özünde pek iyi de olmayabilirler...

hiçbir şey siyah veya beyaz değil. insan hayatı 1 ve 0'lardan oluşmuyor. kendine bu kadar yüklenme. sosyal becerilerin zayıf olabilir. güzel olmayabilirsin. bunlar sorun değil. sorun bunları belirleme yetkisini insanlara vermende. tabii ki birisi iltifat edince iyi hissedersin, tabii ki sevgilin olunca daha özgüvenli olursun vs. ama hayatını ve güzelliğini başkalarının sözüne bağlama tamamen. çünkü birisi güzel buluyorsa birisi çirkin bulacak. bu şekilde mutlu olmak imkansız.

böyle yaşanmaz. başka birisi gibi olmayı isteme, hoşuna gidiyorsa eğer sen kendinden o kızı yarat. ben açıkçası en özgüvensiz ve iğrenç hissettiğim zamanda bile başkası olmayı istemedim. iyi olacaksam kendi halimle iyi olayım. gerisi hikaye.
0
der meister
(25.03.18)
peki neden hiç şöyle düşünmüyorsun? o kız bütün bu özgüvenine rağmen, bütün bu aile yapısına rağmen seninle aynı konumda? hatta şöyle diyelim, sen o beğenmediğin kendine rağmen o özgüvenli kızla aynı konumdasın. sen çok daha iyisin!! sadece görmen lazım.
0
mehmed resad
(25.03.18)
Onun üzerinden kendi mutsuzluğunu görüyorsun. Sevgilin olsa, çok sevdiğin arkadaşların bulunsa, hobilerinle mutlu olsan o kadını gözünde bu kadar büyütmezsin. Hayatı tek kişiye indirgemenin hiçbir faydası yok. Her zaman için bizden daha güzeli, zengini, mutlusu var. Bu durumu kabullenmek lazım.

Ailemiz çok farklı değil. Anadolu insanında sana yapılan baskı olağanlaşmış artık. Evet, suçun büyük çoğunluğu ailende ama kendini bu işin içinden sıyıramazsın. Bir şekilde tutunmak zorundasın.

Kendine aksiyon yaratmıyorsun gibi geldi bana. Arkadaş edinemediğini söylemişsin ama edinmek için pek bir şey yaptığını sanmıyorum. Evde pineklemenin tadı ayrıdır fakat harekete geç biraz da.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(25.03.18)
ya iyi de kızın hayatında tek bir aksak olmadığını nereden biliyorsun. instagram'a aksak yönlerini koyacak eğil ya?

ayrıca kişilik iki yaşında oluşuyor diye bir şey yok. karakterimizde çevremizin etkisi olsa ben insanın kendini var ettiğine inanıyorum. şu anki hayatını beğenmiyorsan içinde olmak istediğin hayat için çabala. partiye mi gitmek istiyorsun? git. bir kere arkadaş bulmazsın iki kere bulamazsın 15.'de bulursun..

bu kadar drama yaratılacak bir durum yok bence.
0
playing star again
(25.03.18)
Maşallah ya, kimmiş o kız? Ben ilkokuldayken aşık olduğum kız, en yakın arkadaşımı seviyordu. Çocuk da sarışın, mavi gözlü falan. Keşke ben de o çocuk gibi olsam diyordum o zamanlar. En yakın arkadaşıma özeniyordum yani. Sonra ortaokula doğru benim boyum falan uzadı. Okulun en çalışkan, hatta en güzel kızlarından biriyle sevgili oldum. Sonra başka birine özenmenin kendimizi harcamaktan başka bir işe yaramadığını fark ettim. Sen o kız olsaydın eğer, kendinden vazgeçmiş olacaktın teorik olarak. Kendini az da olsa seven bir insan kendinden asla vazgeçmez. Ben de kendimi vazgeçilecek biri olarak görmüyorum. Ben zaten başkası olsaydım, ben diye bir şey olmazdı.
0
dissendium
(25.03.18)
Agustos ayinda hayatimin en zor donemlerinden birindeydim. Aslinda o kadar zor donemlerinden birinde degildim ama uykusuzdum, yorgunluktan geberiyordum. Bir enerji icecegi bulmustum, hayatima onunla devam ediyordum. Ictigim icecegim anksiyete ve depresyon gibi yan etkileri oldugunu bilmiyordum. Zaten zorlu bir donemde enerji icecegi diyetiyle kendimi daha manyak hale getirdim ve her seye aglar hale geldim. Hatta, bazi gunler buldugum nadir bos zamanda yatagin tepesinde tavana bakip agliyordum. Yine boyle bir zamanda universiteden bir arkadasimi Facebook'ta gordum. Kiz Almanya'ya tasinmis ailesiyle, deli gibi para kazaniyor ve ustune de Maldivlere bir ay tatile gitmis. Oyle mutlu guluyordu ki kiz, o mutlulugu gorunce aglamaya basladim. Hayatima lanet ettim, "Bu kadar ugrastim, bunun icin miydi" diye kendimi dagittim. Bir de bu kiz universitede hic kimsenin sevmedigi, herkesin kavgali oldugu bir kiz olunca iyice "Tamam, ilahi adalet yok da, bu kadar mi yok" diye aglamaya basladim.

Bir hafta sonra kalp carpintilarim siklasinca, "Bir de bunlarin ustune olmek uzere miyim" diye iyice bir sinir geldi. Meger bu gozyaslari ve moral bozukluklari cogunlukla enerji icecegi kaynakliymis ve icmeyi birakinca 3-4 gun sonra kendime geldim. Aglamalar durdu, moral yine bozuktu ama rahatsiz edecek kadar degil. Psikiyatra gittim "Bir hafta once sana ilac yazacagimdan emindim ama ilaca ihtiyacin yok. Kimyasallara karsi cok hassassin demek ki" dedi. Maldivler'deki arkadasin fotografini yine gordum. Aglayasim gelmedi amaititaf edeyim, icimden bir Sezercik dikip "Bi gun ben de yiycem o sekeyleyden, ben de goyucem Maldiv'leyi" deyiverdi. Sonra da Ekim sonuna kadar arkadakasi da, Maldivleri de unuttum.

Ekim sonunda Facebook'ta arkadasimin cok guzel, kocaman gulen bir fotografini gordum. Kocasi altina "Melek yuzlu sevgilim, melek oldun gittin" yazmis. Meger arkadasim 4 yildir bir hastalikla bogusuyormus ve o tatil son tatiliymis. O zaman anladim ki, kizin bu kadar buyuk gulmesinin sebebi yakinda olecegini bilmesi ve kalan zamanini en iyi sekilde gecirmeye calismasiymis. Bir kere daha kafama dank etti ki, ne diledigine dikkat etmek gerekiyormus. Boyle seyleri zaten biliyoruz ama boyle zamanlarda hatirliyoruz ve dank ediyor kafamiza.

Simdi burada "O zengin olabilir ama yarin da olebilir. Isteme oyle seyler" demeyecegim, cok sacma ama buradan cikarilacak bir iki ders var.

1. Kimsenin icini, hayatini, vb. bilemezsin. Mutluluk hicbir derdin olmamasi, hayatin kolay gecmesi degil. Sadece sen gozunde ideallestiriyorsun. Sosyal medyadaki iki fotograftan kizin hayatini bilemeyiz, kimse bilemez.

2. Hayat dedigimiz sey asiri kaygan. Hatta, Monte Kristo'nun dedigi gibi "Hayat bir fırtınadır, genç arkadaşım. Tam güneşin tadını çıkartırken, bir de bakmışsın ki kayalıklardan aşağı düşmüşsün". Obur gun yine gunesin tadini cikarabilirsin. Su haldeyken piyango sana cikar, istediklerinin cogunu elde edersin ve bugunku dertlerin kucuk gorunur. Yine su anda doktorun biri "Su kadar omrun kaldi" der, pesinden "Niye bu kadar uzdum kendimi" dersin. Bu kontrol edebilecegin degil, sadece kabul edebilecegin bir sey.

3. Baskasinin sahip oldugu bir seyi istemekte sorun yok ama baskasinin yerinde olmayi istemekte sorun var.

4. Ilk zamanlar ben de sucu "Ama ben boyle yetistirildim"e bagladim ama durum su ki, icinde bulundugun durumun (eger travmatik bir olay olmadiysa) sadece ve sadece seninle ilgisi var. Icinde bulundugun duruma "Ama bana boyle ettiler", "Ama ben boyle dogmadim ki" diye bahanelerle isyan etmek sana hicbir sey kazandirmayacak ve %100 dogru da degil. Sorumlulugunu al, "Ben hayatimin icine ettim" de ve baslangic noktani burasi belirleyip "Tamam, simdi ne yapayim" diye ilerle. "Insanlar benimle konusmuyor" degil, "Ben baska biri olsam kendimle gelip konusur muydum? Neden konusurdum, neden konusmazdim" diye bakmak onemli. Belki yanlis ortamdasin, belki kendini sevmiyorsun, belki de baska bir sey. Eseleye eseleye nedenlerini bulabilirsin. Sorun sensin, uzaklarda arama sorunu. Bunlarin sosyal adaletle ilgisi var ama mutlulukla yok.

5. Bu daha da kisisel bir not. Sukretmek ne kadar guzel olsa da ben sicak bakmiyorum. Cunku, cok tek tarafli ve acikcasi bana bencilce geliyor. Senden kotu durumdaki birine bakip "Oh, hele sukur soyle degilim" demek cok asagilayici geliyor. Illa bir kisi olmak zorunda degil, "Oh, hele sukur ki isim var" gibi bir sey soylerken aslinda bircok issizi asagiladigimizi dusunuyorum. Ayni sekilde, birileri de bizim durumumuza bakip "Oh, iyi ki bunun gibi degilim" diyordur eminim ki. Yani, atiyorum, o kizin sana bakip "Sukur ki ev hanimi ve isci kizi degilim" demesi hosuna gider mi? Yani, bircok insanda sukur iyi isleyen bir mekanizma, Iyi hissettiriyorsa ne guzel ama beni bencil ve dusuncesiz hissettiriyor sukretmek. Benim icin dogru olan "Oh,suyum buyum yerinde" degil; "Benimki yerindeyken, bununki neden degil" diye sormakta, sukretmenin de bunu engelledigini dusunuyorum. Yine de, bu fazla kisisel oldu. Eger sukretmek mutlu hissettiriyorsa, ne guzel.

6. Sorun sensin dedim ama bu elinde tuttugun keskin kilicin ucunu sana dondurmesin. Kendine adaletli davranmak apayri bir ust mekanizma, bunun altinda kendini sevmek var. Kendini sevmeyen kisi kendisine adaletli de davranamaz. Daha dogrusu soyle acayim. Kendine iyi davranmak, kendini sevmek kendini elestirmeye engel degil ama Maslow hiyerarsisi gibi dusun. Kendini sevmeden acimasizca elestirme. Ozetle, kendini yargilama, kendini dinle ve anla. "Dusene bir de ben vurayim" misali, hem dusen hem de dusene (kendine) vuran olma.

7. Bunu simdi yazmam ayip gerci ama isin gucun yerindeyse mutlaka profesyonel yardima basvur. Dinamik psikoterapiyi dusun. Bazen bu bataklik icinden kendi kendimize cikabilecegimiz kadar sig olmuyor.
0
aychovsky
(25.03.18)
benim annem babam mühendis ve doktor, ama bunun ailenin mesleğiyle ilgisi olduğunu düşünmüyorum. kuzenimin babası sarhoş, ayyaş bi taksici, annesi ev kadını mesela ve öyle iyi bi kadın da değil, olaysız günleri yok. ama benden daha mutlu ve başarılı. instagramı da öyle.

bence üstündeki bu kötü düşünceyi at. biraz daha konuşkan girişgen ol. kendi hayatında değiştirmek istediğin şeyler varsa değiştir.
bir de ben başka okulda devam ettim yüksek lisansa, hocalarla konuşuyorum. bana dediler ki nasıl hocayla samimi oldun, biz kaç yıllık öğrencisiyiz, korkuyoruz. yani o kişiyi sen niye gözünde büyütüyosun ki? herkes değerli, onlara saygılı olup önemsedikten, kandırmadıktan sonra muhabbet zaten geliyo.

bir de betül mardin örneği var mesela. youtube tan izlemeni öneririm.
0
wishmaythşngs
(25.03.18)
----- spoiler ----

ben nasıl büyüdüm ama anlatayım mı ? annem ilkokul terk ev kadını. 3-4 yaşlarındayken beni kucağına oturtur, "bak a..ndan kan gelirse hayatın mahvolur. a..dan kan gelirse hayatın söner. a..dan kan gelirse söyle bana" diye diye büyüttü !! yaşadığım travmayı anlatamam. 30 küsur yaşındayım karşı cinsle ilişkim olmadı, gönül ilişkisi de kuramıyorum, kabullendim evde kaldığımı. hayatım mahvedildi.

----- spoiler ----

insanları karşılaştırmayı sevmem ama o kızın anası avukat babası prof ve bu anlattıklarına rağmen ikiniz de aynı konumdasınız?

burada aslında senin ciddi bir başarın var. gazlamak için yazmıyorum. hayatta her insanın bir diğerinden muhakkak artıları oluyor. her birimiz farklıyız. ama yaşadığımız dönem tek tip bir insanı idealleştiriyor, herkes de onu olmaya çalışyıor.

orta çağ tablolarında mesela kadınlar hep -günümüz değerlerine göre- bıngıl bıngıl kilolu, basenleri geniş, memeleri küçük v.s. o zamanın güzellik anlayışı o çünkü. sarışınların güzel kabul edilmesi de bizim dönemimize has bir olgu.

anlattığın kız bana hiç çekici gelmedi mesela. müthiş güzel olsa bile instagram'ı yoğun kullanan, habire gittiği partileri v.s. falan paylaşan birine hayatta aşık olmazdım ben. (ha muhafazakar falan değilim aman ha:))

otur bir fight club izle bacım. 1984, fahrenheit 451, demir ökçe v.s sistem eleştirisi yapan şeyleri okumaya izlemeye takip etmeye çalış. bu döngünün içine fazlasıyla girmişsin ve dışına çıkamıyorsun, o yüzden alternatif bir hayat bile hayal edemiyorsun.

ergenlik dönemi kahramanlarımdan kurt d. cobain'in de dediği gibi, "hayal ettiğin insanı olmaya çalışmak, içindeki insanı öldürmektir"
0
makbur
(25.03.18)
1. yanlış: kıskançlık, başkalarına kendini kıyaslayıp gereksiz bir tüketim kafa yapısına giriyorsun.
2. yanlış: ilgi görmediğini düşünüp ilgi aramaya buraya geliyorsun.
3. yanlış: 'Özgüvenim iğdiş edilerek, değersizlik hissiyle büyütüldüm.' bilmediğin, anlamsız benzetmeler kullanıyorsun.
4. yanlış: kendince 'gözlem' yapıp hikayeler yazıyorsun.
5. yanlış: iyiyi ve kötüyü gereksiz yere abartıyorsun.
6. yanlış: hayattan beklentilerin basit ve davranışların beklentilerinle derin biçimde çelişkili.

Ben böyle duygular hissetmiyorum, başka duygularım var.
Böyle duygular içerisinde olsam olgunlaşmaya çalışırdım.
Olgunlaşmak = deneyim sahibi olmak demek.
Deneyim = yanlışlardan öğrenmek demek.
0
idexo
(26.03.18)
benim babam ve annem lise mezunu. babam işçi emeklisi. hayatım boyunca çalışmakla kazanamayacağımı düşündüğüm bir miktarda maaş alıyor, işini seviyor-du, hala iş arkadaşlarıyla görüşüyor ve çalışma saatleri de çok iyiydi. ona baktığım zaman boşuna okumuşum gibi hissediyorum. asgariden öteye zor gidebildim. artık onu da alamıyorum. lise, üniversite mezuniyetine bakmıyor bu işler. gerçekten kızı bu kadar dert ediyorsan instagram'ı kapat. benzer sebeplerle facebook'u kapattım, 6 ay oldu. twitter zaten kullanmıyorum. ne kadar fazla hesap, o kadar toksik his benim için. kapattığımdan beri enerjim yerine geldi.
0
nice tnetennba
(26.03.18)
ya sen arada böyle duyurular açıyorsun. gerçekten depresyondaysan psikolojik yardım al. eğer değilsen de ilgi çekmek için mi yapıyorsun yoksa içten içe acı çekmekten mi hoşlanıyorsun anlamadım. diğer duyurularından da yola çıkarak söylüyorum ki, bir insan kendinden bu kadar nefret edemez bence. daha önceki duyurularında da birçok insan yardımcı olmaya çalışmıştı ama sen hiçbir şey yapmayıp paso burada duyuru açıyorsun, olmuyor.

profesyonel yardım almadan düzelemezsin. bir an önce yap bunu.
0
dedimmidemedimmi
(26.03.18)
kaç yaşındasın bilmiyorum ama bunu kabullenmen ve öyle yaşaman gerekiyor. bazıları mükemmel hayata doğuyor, bazıları doğmuyor. bazıları çok şanslı oluyor, bazıları çok şanssız oluyor. senin elinden gelen sahip olduğun hayatı en iyi şekilde yaşamak.

bu arada instagram tamamen gösteriş dünyası.
0
xvyz
(26.03.18)
(16)

Spor iştahı kesiyor mu?

selamun aleykum kitty
Sb
Sb
0
selamun aleykum kitty
(25.03.18)
Tam tersine artırıyor.
0
dissendium
(25.03.18)
Mide bulandıran bir session olursa bazen kesiyor bende.
0
synesthesia
(25.03.18)
Daha çok açıyor, kalori ihtiyacın da artıyor.
0
mor oje
(25.03.18)
Hiç hareket etmeyen biriydim. Bir süredir yürüyüş yapıyorum ve süre uzadıkça dönüşte yeme isteğim ve yeme miktarım iyice azaldı. Yemeğe istek duymuyorum bu nedenle sordum aslında.
0
🌸selamun aleykum kitty
(25.03.18)
Olur mu, tam tersine aciyor. Ben istahsiz oldugum zamanlar spor yaptigimda hep acildi istahim.
0
stavro
(25.03.18)
Hocam tansiyonunuz düşüyordur belki de. Halsizlikle iştahsızlığı karıştırıyor olabilirsiniz.
0
dissendium
(25.03.18)
Benim kesiyor. Sporu salarsam iştahım artıyor.
0
neferkitty
(25.03.18)
Tam tersine gayet arttırıyor.
0
halitkin
(25.03.18)
bende iştah artıyor
erkek
0
basond
(25.03.18)
İştahı açıyor ama duygusal yiyenlerdenseniz o isteği azaltıyor. Bir de özellikle saçma sapan yenilen saatlerde spor yaparsanız süper düzene girmiş oluyor.
0
red g
(25.03.18)
Aksine açıyor. Ben spor yaptığım günler normal yediğimin 2 katı yiyerek anca doyuyorum.
0
valarmurgulis
(25.03.18)
Bende kesiyor.
0
pastörizesüt
(25.03.18)
yoğun bir kardiyodan sonra hiçbir şey yiyesim gelmiyor, midem büzüşüyor resmen. ağırlıktan sonra böyle olmuyor ama, fark neden bilemiyorum.
0
Bruce
(25.03.18)
Bende kesiyor iştahı
0
zikardo
(26.03.18)
bende kesiyor.
0
sen git ben geliyorum
(26.03.18)
istersem o gün hiçbir şey yemeyim spor yaptığım an iştahım direkt kesilir o gün sadece meyve suyu içebilirim.
0
etki
(26.03.18)
(7)

Lüzumsuz eşyaları ayıklama?

for day to break
Sanki hepsi lazım hepsi kullanılır gibi geliyor, eşyalarınızı sadeleştirme işini nasıl yapıyorsunuz?
Sanki hepsi lazım hepsi kullanılır gibi geliyor, eşyalarınızı sadeleştirme işini nasıl yapıyorsunuz?
0
for day to break
(25.03.18)
Lüzumsuz olduğunu düşündüğünüz şeyleri bir araya koyun, mesela bir kutuya, poşete falan. Sadece ihtiyacınız olduğunda oradan alın. İki hafta/bir ay vs sonra kutunun içinde kalanları elden çıkarın, demek ki kullanmıyorsunuz. (Mevsimlik şeyler hariç)
0
sopiro
(25.03.18)
Uygulanabilir bulduklarim:

- Belli bir süredir o esyalarin kullanilmadigini ispatlamak adina süre siniri koymak. Orn: "Giysi dolabinda son 6-7 ayda hic giyilmeyenleri elemek."

- Gozumu yoran, odada fazla gozuken esyalari once depoya kaldirmak. Yoklugunu yine bir süre hissetmemissem, uzulmeden freestuff gruplarina koyuyorum.
0
buf-e kür
(25.03.18)
Lazım olur dediğim küçük şeyleri şunlara koyuyorum.

www.hepsiburada.com

Hem hepsi bir arada duruyor hem de saklaması kolay.

Yoksa direkt çöpe.
0
dissendium
(25.03.18)
Son 1-2 yılda 2’den az kullandığım şeyleri ihtiyacı olanlara dağıtıyorum. İstifcilik bana göre değil.
0
naksidil
(25.03.18)
Son 36 ayda hiç kullanılmadıysa gerekli kategorisinde değildir.
0
acetaminophen
(25.03.18)
Gecen sene tasinirken duyurudan birinin arkadasi gelmisti bana. Onla baya cok sey ayirmistik. Beni tanimadigi icin "yaa ama belki kullanirim bak biliyosun" dedigim hicbiseye kulak asmadan cat cut atti vallahi :D

1 yil gecti tasinmamin ustunden, 1 kez bile ihtiyaicm olmadi o seylere, evet.
0
kuehles blondes
(25.03.18)
bir kaç ay önce kendime bir kural koydum. her gün en az bir, gereksiz ya da kullanmadığım eşyayı çöpe atıyorum ya da ihtiyaç sahibine veriyorum. şimdi sıra atmaya kıyamadığım ya da anısı olan eşyalara geldi. ama kural kuraldır diyerek sıpıtıp atıyorum her gün bir şey seçip. baya azalttım gereksiz eşyalarımı.
0
violetsky
(25.03.18)
(4)

en iyi kelime öğrenme yöntemi

altin yumurtlayan lavuk
sizce nedir? son zamanlarda öğrendiğim rusça kelimeler için tinycards üzerinden çizerek ya da kendi içinde bulunan resim arama modülüyle sadece görsel karşılığını ekliyorum kelimenin. flash cardın ön yüzünde görsle arka yüzünde rusçası var yani. görsele bakıp rusçasını hatırlamaya çalışıyorum. test
sizce nedir? son zamanlarda öğrendiğim rusça kelimeler için tinycards üzerinden çizerek ya da kendi içinde bulunan resim arama modülüyle sadece görsel karşılığını ekliyorum kelimenin. flash cardın ön yüzünde görsle arka yüzünde rusçası var yani. görsele bakıp rusçasını hatırlamaya çalışıyorum. test kısmında ise bazen tam tersi rusçasını gösterip görsel seçtiriyor.

sizce bu şekilde kelime öğrenmek daha mı etkili olur?

bu app memrise tarzı spaced repetition tekniğiyle belirli aralıklarla hatırlatıyor kelimeleri.
0
altin yumurtlayan lavuk
(25.03.18)
Hiç öyle bir çalışma yapmadım. BBC, Fox News, Washington Post gibi haber sitelerini okuyorum her gün. Bilmediğim kelimeyi anında not alıyorum. Karşısına en yaygın anlamını yazıyorum. Birkaç örnek cümle arıyorum ve bağlamı anlamaya çalışıyorum. Google Görseller'de arama yapıyorum ve o kelimeyi güzel bir şekilde ifade eden bir resim varsa onu kaydediyorum. Kelimeyi diğer bir kelimeyle ilişkilendirmeye çalışıyorum. Örneğin delinquency kelimesini suçluluk olarak öğrendiysem juvenile delinquency ifadesinin çocuk suçluluğu olduğunu da öğreniyorum. Rusçada da durum farklı değildir. Kelimeyi kullanabildiğin kadar kullan. Son zamanlarda bitirme çalışması nedeniyle yeni bir yazılım öğreniyorum. Program İngilizce olduğu için her gün yeni kelime öğreniyorum. Sen de öğrendiğin dili kullanmak zorunda kalacağın durumlar yarat. Yoksa böyle kart gibi şeyler oyun gibi gelir. İki gün sonra unutursun hepsini.
0
dissendium
(25.03.18)
Kitap okumak
0
baldur2
(25.03.18)
Kelimelri cümle içinde kullanmak tekrar tekrar çoğaltmak her defasında, belli aralıklarda kelimeyi tekrar etmek iyi olur.
0
Uncle Sam
(25.03.18)
Dizi izlemek.
0
i was made for you
(25.03.18)
(24)

An itibariyle marketten ne isterdiniz?

yazarken ellerini birakan herif
Atıyorum ben markete gitmişim. Beni arıyorsunuz ve "moruq bana "x" alsana gelirken" diyorsunuz?X'i bulunuz.
Atıyorum ben markete gitmişim. Beni arıyorsunuz ve "moruq bana "x" alsana gelirken" diyorsunuz?
X'i bulunuz.
0
yazarken ellerini birakan herif
(24.03.18)
Envai çeşit meyveli yoğurt-kefir
Envai çeşit jelibon
Antep fıstıklı çikolata
Nugger dondurma
0
cemiyetin ünlü siması
(24.03.18)
tuzlu kraker.
0
theseachange
(24.03.18)
BİM bu saatte kapalıdır ama orada Osmanoğlu profiterol var. Ondan alıyorum hep. Bence çok başarılı. Normal markete gidiyorsan mevsim yeşillikli Lay's isterdim. Bir de narlı soda. Teşekkür ederim.
0
dissendium
(24.03.18)
asitli birşyler
0
faik abi
(24.03.18)
Tatlı: Pınar süt burger
Tuzlu: tuzlu cubuk kraker
0
Amaranta ursula
(24.03.18)
eti karam
eti bumbo
soda
pringles (farketmez)
eti gong peynirli hardallı
0
MtKrt
(24.03.18)
ahaha duyuruyu görünce içim ısındı resmen, gerçekten bir kekem, bir kardom markete çıkıyormuş gibi sevindim. tam bir yavşak olduğum için şu an içimden sadece kafamı yana eğip gülümseyerek "CANININ SAĞLIĞI KARDŞM YAAA :))" demek geliyor ama kornişon turşu, ton balığı, makarna ve yoğurt isterdim sanırım illa bir şey isteyeceksem. evde mayonez var. TOMBALIKLI MAKARNA yapardık.
0
der meister
(24.03.18)
blue eyes white dragon
(24.03.18)
kolalı jelibon
0
since1907
(24.03.18)
evde türk kahvesi bitmiş alabilir misin
0
freebird5406_2
(24.03.18)
Nesquik çikolatalı süt
0
nickimin hakkini veremedim
(24.03.18)
-Çay hazır tatlı bi şeyler, püsküüt falan al, çaya banarız.
0
bass solo take one
(24.03.18)
Jelibon. Üstü şekerli olanlardan.
0
tabirimekruh
(24.03.18)
cips bira
0
birdposing
(24.03.18)
Dondurma.
0
olabilir ya da olmayabilir
(25.03.18)
vallahi evde eksik gedik yok ama 2 alttaki duyuru yüzünden canım leblebi çekti. adı -sanırım- çıtır leblebi olan bir şey var, ondan sipariş verirdim.

+bir de bu gece içki gecem. onun için canım puro da çekti. puro da isteyebilirdim.
0
misterturist
(25.03.18)
Yoğurtlu kızartma istiyorum.
0
burka
(25.03.18)
probis. varsa 10'lu paket.
0
nrn
(25.03.18)
2 tuborg + cips =)
0
caletti
(25.03.18)
Bira-sigara
0
eazy
(25.03.18)
3 tane tuborg gold, 1 tane doritos yeşil olandan. teşekkürler.
0
spirit crusher
(25.03.18)
tuzlu fistik biram var fıstık yok :(
0
kuzey li
(25.03.18)
Ketçaplı Ruffles.
0
ms brownstone
(25.03.18)
Dişlerimi fırçaladıgim icin cok gec. Caninin sağlığını isterdim artik.
0
fuckunureyebrows
(25.03.18)
(6)

geride birakmak

aynadakiyabanci
birine söylemek istediginiz bazi seyler vardi ama bitirme sansiniz yok. görüsüp yüzüne söylemek olasilik dahilinde degil. ama bazen kendinizi o kisiyle kavgga eder gibi argüman yaratirken buluyorsunuz. kafanizda hayal ettiginiz sonlanmaya kavusmak mümkün olmuyor. ne yapmak gerekir?örnek vereyim, ved
birine söylemek istediginiz bazi seyler vardi ama bitirme sansiniz yok. görüsüp yüzüne söylemek olasilik dahilinde degil. ama bazen kendinizi o kisiyle kavgga eder gibi argüman yaratirken buluyorsunuz. kafanizda hayal ettiginiz sonlanmaya kavusmak mümkün olmuyor. ne yapmak gerekir?

örnek vereyim, veda edemeden görüsemeden ölmüs birini düsünün ya da 6 senelik iliskiden aldatmali ayrilikla ayrildiginizi düsünün, ya da hayatinizdan bir anda cikip giden bir arkadasinizi düsünün. intihar etmis bir arkadasiniza neden diye kizdiginiz tartistiginizi hayal edin.

demek istedikleriniz var, ama bir türlü kurtulamiyor o "closure" anina sahip olamiyorsunuz.

napalim? böyle deli gibi kendi kendime hayaliyle tartismaya devam edeyim mi? mektup yaz, biriyle role play yapip derdini anlat, bunlar denendi. ama öyle bazen hatra geliyor bazen savunmaya bazen saldiriya gecen dialoglar yasiyorum kendi kendimce. bir türlü geride birakamadiysak ne yapacagiz? hele de git konus bence diyemiyorsak?
0
aynadakiyabanci
(24.03.18)
Şimdiye odaklan anı yaşa
0
zifir nikotin karbon
(24.03.18)
hatirlamak ya da üzerine düsünmek istemiyorum ama bunu yaparken buluyorum.

yillarca evli kaldiktan sonra esi ölünce her sabah uyandiginda esinin olmadigini farkedip üzülen kadin gibiyim. s.ktir et diyorum ben benken, ama mesgulken ya da bir seye odaklanmamisken birden aklima geldigi ya da serbest cagrisim yaptigi oluyor. bu da demek ki kafamda bitirememisim dedirtiyor. o yüzden sordum.

karsi tarafla görüsmek vs degil olay, olay bunu komple geride birakmak istemek. o ypzden bir sey yapmam gerek.
0
🌸aynadakiyabanci
(24.03.18)
Aldatılma konusu başka bir boyut ama ölüm söz konusuysa o kişinin bir yakınıyla görüşebilirsin. Eğer yaptığın bir şeyden pişmansan o kişinin annesiyle, babasıyla konuşabilirsin. Helallik istemek gibi bir şey. Neresinden tutarsanız tutun, bu saplantılı bir durum.
0
dissendium
(24.03.18)
Ben de yaşadım biraz ve bence ortalama mutluluğunu yükseltmek ile zamandan başka çare yok.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(24.03.18)
Düşünmeyi istememek, daha fazla düşünmenize neden olur. İnsan bastırdığı duygunun esiri olur.

Kendi kendinize stratejiler geliştirmeyi bırakın, sadece başka şeylerle oyalanmaya devam edin, anı yaşayın. bi anlamda bunlar da strateji sayılır fakat benim bahsettiğim içsel benliğinizde oluşturmaya çalıştığını stratejiler.

İnanın hayatta çoğu şey yarım kalabiliyor. Arkadaşlıklar, ilişkiler, söylenmemiş sözler, bitirilmemiş kitaplar, hevesle başlayıp istifa etmekle sonuçlanan işler... Benim de yarım kaldığım oldu, onun da, bunun da... Şimdi söyleyemiyor olmanız, ileride bir gün içinizde kalanları söyleme şansını elde edemeyeceğiniz anlamına gelmiyor.

Onu da affedin, söylemek istediklerinizi de azad edin... Siz görmesiniz bile, sizin bugün söylemek istediklerinizi, yarın başka biri ona mutlaka söyleyecektir. Emin olun,
hayatta en değerli olan sizsiniz ve yarım kalan şeyler dahil birçok şeyin bir daha geri dönüşü olmuyor. Size bunları yazarken geride kalan dakikaların bile... Affedin ve bırakın gitsin.
0
principlei
(25.03.18)
buna bu denli odaklandığınız için olmuyor olabilir. anladığımı kadarıyla elinizde olmayan bir tarafı da var, ama bir klişe vardır; kendinize telkin de etseniz biri de söylemiş olsa "mavi bulutları düşünme" dediğimizde zihnimiz kendiliğinden mavi bulutları düşünmeye müsait. siz de bu denli odaklanınca kendinizde böyle bir etki oluşturuyor olabilirsiniz.

sizde eksik kalmış o ilişkiyi/durumu zihniniz böyle tamamlıyor. bu bir bakıma iyi bir şey de, iyiliği, size ne olduğunu bilebiliyorsunuz, niye olduğuna dair tam bir şey denemese de.
0
dafaisss
(25.03.18)
(4)

Mobilden hangi oyunları oynuyorsunuz ?

hede hodo
Bu aralar sizi saran hangi oyunlar var? Özellikle iOS için..
Bu aralar sizi saran hangi oyunlar var? Özellikle iOS için..
0
hede hodo
(24.03.18)
plague oynuyorum ne zaman canım sıkılsa
0
sta
(24.03.18)
Traffic Rider
0
dissendium
(24.03.18)
mortal kombat x
0
efruz
(24.03.18)
Pubg
0
PoscheN
(25.03.18)
(3)

Şimdi biz ne düşünüyoruz. What can i do sometimes

mete kudur
Off, şu başlık atma olaylarını bi' türlü beceremiyorum. Neyse, hızlıca soruma geçeyim.Yanlış anımsamıyorsam, sözlükte ssg'nin ''milliyetçilik hastalıktır'' gibi bir yaklaşımı vardı. Şimdi entry aramaya üşendim.Şimdi yine son zamanlarda sözlükte aşırı artan bir ''devlet beka''sı ''vatan hainliği'' ol
Off, şu başlık atma olaylarını bi' türlü beceremiyorum. Neyse, hızlıca soruma geçeyim.

Yanlış anımsamıyorsam, sözlükte ssg'nin ''milliyetçilik hastalıktır'' gibi bir yaklaşımı vardı. Şimdi entry aramaya üşendim.

Şimdi yine son zamanlarda sözlükte aşırı artan bir ''devlet beka''sı ''vatan hainliği'' olayı var. Yani haklı haksız herhangi bir yaklaşımda refleks hep ''bu puştlar vatan haini'' tadında oluyor ve çok da fazla seyirci buluyor bu dil.

Yani sözlükte de vatan haini olmanız an meselesi ve bunu sadece belirli bir kitle yapmıyor. Misal kendisine atatürkçü diyen kitle de aynı refleksi gösterebilir, kendisine ''dinci'' denilen kitle de.

solcu diye adlandırılan insanlar daha çok ''ulusalcı''ya kaymış pozisyondalar.

benim ingilizcem çoook yetersiz olduğu için, ben bu durumun dünyada da benzer yaklaşımlarla trende geçtiğini düşünüyorum ama tabi okuma yapamadığım için tam da bilemiyorum. Dünyayı da izleyen arkadaşlarınız varsa onlar dünyada bunun aksi mi yoksa yanlısı mı bi' yükseliş var onu anlatabilir mi ?

bitti mi, bitmedi...

Bir de bunun dünya savaşları öncesinde ki politik akımla karşılaştırabilecek babayiğitler varsa onları da okumak isterim.


bitti mi ? asla,

konuyu neden ssg'ye getirdim, ssg'nin ya da 1.yüzden arkadaşlarının bu başlıklara yazdığına hiç denk gelmedim, herhangi bir refleks ya da tepkilerine de denk gelmedim. Oysa eskiden yazıyorlardı şimdi alternatif nickler mi kullanıyorlardır yoksa bu konudan vazgeçip-ümit kesip alternatif ilgi alanlarına mı yönelmişlerdir o konuda da fikirleriniz varsa yardırabilirsiniz.

Şu da ilgimi çekiyor, kökten karşı olduğun bir durum senin var ettiğin sözüm ona ''demokratik ve açık'' bir platformda tartışılırken senin bu tartışmaya katkı sağlamamanın temelinde ki fikir nedir sizce ?

bunu ssg'ye de bi' şekilde sorabilirim ama, onun fikirlerini değil genel yaklaşımı merak ediyorum(otelde bıçaklanan kadında olduğu gibi)

xoxo. bitti.
0
mete kudur
(24.03.18)
Ben sadece ABD'yi takip eden biri olarak ulusalcılığın ABD'de Trump sayesinde yükselişe geçtiğini görüyorum.

foreignpolicy.com

Sözlük'ü okumadığım için ssg'nin görüşlerini tam bilmiyorum ancak Sözlük genel olarak en başından beri çok sesliliğe önem veren bir ortam olduğu için ssg'nin bu çok sesliliğe zarar verebilecek her türlü düşüncenin karşısında olması gerekir. Milliyetçilik de bu ortamın bozulmasına neden olabilecek bir şey. Yani, Sözlük hiçbir zaman bir yazar grubunun malı ya da bir düşünce akımının kalesi olmadı. Sözlük'ü dışarıdan okuyan 3. bir kişinin farklı düşünceleri görebileceği bir yer oldu. Bugün bu durumun hâlâ devam ettiğini düşünüyorum. Dışarıdan bakan biri yine çok farklı görüşleri okuyabilir. Sadece yazar sayısı çok fazla olduğu için sanki hep bir kavga yaşanıyormuş, hep bir savaş varmış algısı oluşuyor. ssg de bu kadar fazla sayıdaki yazarın arasında sadece bir kişi artık. Eskisi gibi yazar sayısının az olduğu bir ortamda görüşlerin uzun uzun konuşulacağı bir ortam yok. Bu tamamen onun kendi eseri. Sözlük'ün durumu yüzünden yorum yapmıyordur eğer yapmıyorsa.
0
dissendium
(24.03.18)
aslında biz de birer hayvanız ve sürüler halinde yaşıyoruz. aynı kanı canı fikri paylaşsak da karşı gruba karşı kendimizi savunma veya agresif olma potansiyelimiz var. Devletler de, kitleleri en iyi yönlendiren şeyin milliyetçilik ve fanatizm olduğunu bildiği için bunu kullanıyorlar.

bu arada çok boş şeyler takip etmişsin ssgnin ne düşündüğünü kimin umrunda. sözlük mü demokratik? amk ne büyüttünüz gözünüzde şu sözlüğü, 10 sene geçti kaliteli zamanlarının üzerinden. şu an ünili ergen yuvası. 20 sayfa gezip de kim kaliteli bir entry girmiş diye arayacak vaktim yok maalesef. eskiden debe vardı onu da elimizden aldılar.
0
plastic_angel
(24.03.18)
ssg kaçtı gitti. amerikada para eziyor. yan hesaplardan yine girip yazıyordur arada.
ama ceza falan almamak icin kendini belli etmez. ertelenmiş cezası var çünkü.
0
herhaltibiliyoring
(24.03.18)
(3)

Erasmus

Lozturkmen
Merhablar almanya'ya erasmus yapmak istiyorum. Şöyle bir email geldi ama anlamlandiramadim. Nasil yani öğrencilerinden bos yer kalirsa yazin mi gideceğim anlayan yardimci olabilir mi?Dear Leyla, Thank you very much for your email. Since your University is not an official partner university of our fa
Merhablar almanya'ya erasmus yapmak istiyorum.
Şöyle bir email geldi ama anlamlandiramadim.
Nasil yani öğrencilerinden bos yer kalirsa yazin mi gideceğim anlayan yardimci olabilir mi?
Dear Leyla,

 

Thank you very much for your email. Since your University is not an official partner university of our faculty you would be coming as a so called “freemover”. That means we can only offer you a place if there are vacancies left after the students from our partner universities applied. During the semester holidays (from February – April and July – October) we generally don’t accept additional students. These periods are limited to term time because the Medical Faculty’s regular students need to complete their obligatory traineeships during the semester breaks when no academic teaching is provided.

Therefore, please send us your inquiry after the deadline of our partners:  December 15th for the summer term and June 15th for the winter term.

 
0
Lozturkmen
(24.03.18)
Aslinda almanya'da dil ogrenmek icin gitmek istiyorum ama burs da alayim bu donemde cok masrafli olmasin diye erasmus ile gitmek istiyorum. Erasmus olmasa da gitmeyi düşünüyorum yani ama freemover tam olarak nedir bilen?
0
🌸Lozturkmen
(24.03.18)
Free mover öğrenciler Erasmus gibi herhangi bir değişim programına bağlı olmayan öğrenciler. Burslardan genelde faydalanamıyorlar diye biliyorum. Oradaki tüm masraflarını kendin karşılamak zorundasın. Ayrıca ders saydırma konusunda sıkıntı yaşayabilirsin. Fakültenin anlaşmalı olduğu üniversitelere başvurmayı dene.
0
dissendium
(24.03.18)
aynen derslerin sayilmasi konusunda ders iceriklerinin karsilastirmali halini onceden kendi bolumunde onaylatman gerekebilir. aksi halde dondugun zaman o dersi kendi fakultendeki derse saydiramayabilirsin.
0
jedilance
(25.03.18)
(3)

Diş macunu seçimi

monogram
Selamlar,Diş macunu alırken nelere dikkat ediyorsunuz? Hangi faktörler tercihinizi etkiliyor? Teşekkürler
Selamlar,

Diş macunu alırken nelere dikkat ediyorsunuz? Hangi faktörler tercihinizi etkiliyor?

Teşekkürler
0
monogram
(24.03.18)
Colgate Optic White kullanıyorum bir süredir. Dişlere gözle görünür beyazlık versin yeter. Bir de ağız içini çok rahatsız etmemeli.
0
dissendium
(24.03.18)
tadı kötüyse faydası yüksektir diyerek paradontax kullanıyorum
0
sttc
(24.03.18)
Ekstra beyazlatma etkisi olan dis macunlari zararli diye duydugum icin onlari tercih etmiyorum. Benim icin en onemli faktor disimi fircaladiktan sonra agizda biraktigi his. Bazi dis macunlari yeteri kadar temizlik hissi vermiyor mesela, bazilari da agizda kotu bir tat birakiyor, bazilari ise asiri susatiyor. Bunlari cikarinca geriye fazla secenek kalmiyor zaten :)
0
cocuklugundan optum seni
(25.03.18)
(1)

şu çalan şarkının adı ne

error522
https://youtu.be/Dej8o2LEIzo?t=13m15s
0
error522
(23.03.18)
dissendium
(23.03.18)
(6)

Zor İngilizce gramer konularını nasıl öğrendiniz?

siyah giyen adam
Ezberlemekten ziyade mantığını kavrayıp öğrenme sürecinden bahsediyorum. Zorluk kişiden kişiye değişir ama mesela bana göre Passive'leri kavramak göze zor geliyor biraz. Cümle ortasındaki Wh'lı ifadeler - relative clouses-bile çantada keklik değil. Past perfect cont ya da future perfect conteninuns
Ezberlemekten ziyade mantığını kavrayıp öğrenme sürecinden bahsediyorum. Zorluk kişiden kişiye değişir ama mesela bana göre Passive'leri kavramak göze zor geliyor biraz. Cümle ortasındaki Wh'lı ifadeler - relative clouses-bile çantada keklik değil. Past perfect cont ya da future perfect conteninuns gibi konular da öyle.
0
siyah giyen adam
(23.03.18)
takip
0
hayati cozemeyen adam
(23.03.18)
Bol örnek lazım, ezber olmaz. İşin mantığını anlayıp uygulamak lazım. Ve tekrar söylüyorum. Bol soru çözümü veya örnek cümleler. Bazı konular dışında ezber gerekmez ki onlarda artık iyice haşır neşir olunca mantıkla yapılıyor.
0
Uncle Sam
(23.03.18)
Daha çok örnek gördükçe kafama oturdu benim ama buradaki sorun şu. Birçok öğrencinin Türkçe bilgisi çok zayıf. Yani adam Türkçedeki özneyi, yüklemi bilmiyor, bu yüzden İngilizce cümlelerin yapısına da tam hakim olamıyor. Bir öğrenci bir cümlenin öznesini, yüklemini bulduğu zaman relative clause konusunu anlamamasının imkanı yok. İngilizce öğrenen biri SVO sıralamasını kullanmaya başladığı zaman, bir anlamda İngilizce düşünmeye başladığı zaman o cümlelerin hepsi bir anda kuruluyor zaten.
0
dissendium
(23.03.18)
İngilizce bilen günlük olarak konuşan biri olarak söylediğin hiçbir şeyi bilmiyorum yani adlarını bilmiyorum. İngilizce ya da herhangi bir dil öyle hadi bugün passiveleri kavrayalım diye öğrenilmez bence. Pratik yaptıkça, dinledikçe, konuştukça, ya lan şu sözü ingilizce nasıl söylerim diye düşündükçe öğrenilir diye düşünüyorum nitekim ben böyle öğrendim.
0
bos gezenin bos ustasi
(23.03.18)
kitap okuyarak.
0
kuehles blondes
(23.03.18)
Herhangi bir gramatik yapıya dair bilinmesi gereken 3 temel şey vardır:

- form (Yani o gramatik yapının şekli, nasıl oluşturuldugu. Örneğin Present Perfect Tense= S+ has/have+ V3 formülü gibi)

- meaning

- function (söz konusu yapının işlevi/ o yapıyı nerede neyi ifade etmek için kullandıgımız bilgisi)

Bizde genelde olan şey "form"un ezberlenmesi/ezberletilmesi. Formun ezberi gerekli olabilir ancak bu tek başına yeterli değildir.

Ayrıca @dissendium +1500
Kendi diline vakıf olmayan birinin öğrenmesi daha zor (imkansız değil ama biraz daha zor). Temel dilbilgisi yeterli esasen; öyle aman aman ileri bir seviyeden söz etmiyorum.

Bir başka önemli nokta da öğrenmeye çalıştıgınız yapıyı (veya yeni bir sözcük bile olabilir) kendi kurdugunuz cümleler içinde kullanmanız. (Elbette güvenilir bir kaynaktan kontrol edilse iyi olur, kullandıgınız kitap/sözlük ve/veya bilen biri/hocanız gibi).
0
cymbelina
(24.03.18)
(43)

kaç kilosunuz? [anketimsi]

oddyseus
Boy, yaş, cinsiyet de eklerseniz sevinirim. eğer biliyorsanız yağ oranı da yazabilirsiniz.
Boy, yaş, cinsiyet de eklerseniz sevinirim. eğer biliyorsanız yağ oranı da yazabilirsiniz.
0
oddyseus
(22.03.18)
163,20,K,50
0
bloodymoon
(22.03.18)
70KG,172cm,32,E,%17
0
levpontryagin
(22.03.18)
64 - 178 32 e
0
misterturist
(22.03.18)
190 cm, 80 kg, 26 yaş, yağ bilmiyorum
0
nihilist at
(22.03.18)
75 kg, 1.75 m, 24yo, m
0
dissendium
(22.03.18)
168, 54, K
0
megalomaniac
(22.03.18)
178 cm, 94 kg, E
0
denizaya
(22.03.18)
171cm, 49kg, k, %13
0
sopiro
(22.03.18)
173-30-E 77Kg
0
qxgviper
(22.03.18)
178,68,e
0
biravekahve
(22.03.18)
178,80,e
8erden 16kilo hayalar ceker.
0
japon askeri
(22.03.18)
1.88
92
e
28
0
baldur2
(22.03.18)
181 cm
23 y
77 kg
Er.
0
ravenclaw
(22.03.18)
162, 27 yaş, 48 kg, k
0
mobydick
(22.03.18)
1.87
85 kilo, erkek
0
hayati cozemeyen adam
(22.03.18)
185 cm
80 kg
23 yaş (er)
0
valarmurgulis
(22.03.18)
73
174
E
%14
37
0
John Bloor
(22.03.18)
180 cm, 75 kg, %17 e
0
joooper
(22.03.18)
155 cm, 45 kg, 27k, yağ oranı bilmiyorum. duyurunun en kısası benim heralde ^^
0
elorelia
(22.03.18)
187cm,88kg,32,e.
0
mikahakkinen
(22.03.18)
162, 27, K, 49
0
111111
(22.03.18)
182,34,E,76.
0
dostlarorkestrasi
(22.03.18)
183 cm, 32, 89 kg, E..

not: son 1 senede feci kilo aldım. önceden 84 kiloydum :(
0
silah taciri
(22.03.18)
189/145/E/33
0
cleric
(22.03.18)
180 cm, 55 kg, 33k
0
chatrefhill
(22.03.18)
1.58, 29, K, 58kg :( , yagliyim : (
0
spoiled spoiler
(22.03.18)
167cm, 54kg, %16 yağ, 30 yaş, K
0
peggy
(22.03.18)
184 / 27 / E / Yağ oranım da %17 falandır herhalde

Edit: Kiloyu yazmamışım asdfg 76 kiloyum
0
chicha
(22.03.18)
183 cm, 62 kg, E, yaş 22
0
kilimanjaro
(22.03.18)
170
65
Yağ oranını şu an bilmiyorum haftaya diyetisyene gideceğim öğrenince güncellerim.

30 Kadın
0
mutekebbir
(22.03.18)
boy: 158
kilo:41 di en son bir kaç aydır tartılmayı bıraktım ama yine o civarlardayımdır. k
0
for day to break
(22.03.18)
78 - 177- E- 25 yağı bilmiyorum ama göbekim yok.
0
hemsta
(22.03.18)
1.75, 44, 21, k
0
tabirimekruh
(22.03.18)
180 cm, 85 kg, 27 yaş, E.
0
yirmisantim
(22.03.18)
46, 158, 26, k.
0
cabiday
(22.03.18)
39-40 kg :/

155 cm, 22 K
0
fleur du mal
(22.03.18)
185cm,78kg,E,%9
0
t joe
(22.03.18)
179, 24,80, göbeğime bakıp yağ oranım çok diyorum. e.
0
Apocalypse
(22.03.18)
83 kilo, 189, 27, erkek. Benim baskülün hesaplamasına göre bu sabah itibariyle %17,5 yağ oranım var. Az yemem lazım.
0
noluyo yaa
(22.03.18)
182cm, 92kg, 30 yaş, E
0
vassal
(22.03.18)
164 cm / 44 kg / 30K
0
i m cool with that
(22.03.18)
vay arkadaş 55 kilonun üzerinde kadın yok resmen.

kadın, 175 cm, 85 kg.
0
pokerface
(22.03.18)
güzel veritabanı oldu. kilo sorunu olan fazla kişi yok anlaşılan duyuruda.
0
🌸oddyseus
(23.03.18)
(11)

gpa için gece gündüz çalışmanın mantığı hakkında (ilginç hikaye)

tejeve
merhabalar.avrupa'nın dünya sıralamalarında en yukarılarda bulunan ekonomi okullarından birinde ekonomi ve işletme okuyorum.henüz birinci sınıfın ikinci dönemindeyim. bugün sınıf whatsapp grubunda insanlarla tartıştım, sizin de düşüncelerinizi almak istedim.burada direkt olarak ekonomiyle bağlantılı
merhabalar.

avrupa'nın dünya sıralamalarında en yukarılarda bulunan ekonomi okullarından birinde ekonomi ve işletme okuyorum.
henüz birinci sınıfın ikinci dönemindeyim.

bugün sınıf whatsapp grubunda insanlarla tartıştım, sizin de düşüncelerinizi almak istedim.

burada direkt olarak ekonomiyle bağlantılı olmayan, isminde ekonomi geçmeyen hiçbir seçmeli dersimiz yok.
ismi ekonomi'siz olsa bile dersi seçtiğinizde karşınıza yine bol formüllü bir makro çıkıyor.
derslerde hocalar gerçek anlamda bir insanın gündelik hayatta konuşacağı hızın iki katında konuşuyorlar ve 90 dakika boyunca durmaksızın anlatıp anlatıp cuma günü gösterdiği konuyu pazartesi günü sınavda yapmanızı bekliyorlar.

idareden bir kimsenin de bulunacağı genel toplantı gerçekleştirilecekmiş müfredat hakkında önerileri almak üzere, sınıf temsilcimiz fikirlerimizi sordu.
ben de bunları söyledim ve psikoloji, felsefe, edebiyat gibi derslerin de bulunması gerektiğini, aksi takdirde buna üniversite denemeyeceğini, eğer bu fırsatı sunmuyorlarsa okulun üniversite yerine "business school" olarak tanıtılması gerektiğini yazdım.

insanların öfkesi görmeye değerdi. bana burada böyle olduğunu, bunu herkesin bilerek geldiğini, madem öyle pek ala amerika'ya gidebilecek olduğumu söylediler. "psikoloji mi? lol, işlevsiz. psikoloji okusaydın" diyen oldu.

ciddi derecede rahatsız oldular yani, koca sınıfta da tek kişi çıkıp "adam haklı" diyemedi, yahut dememeyi tercih etti.

tahmin edebileceğiniz üzerine kampüs hayatına dair de en ufak bir etkinlik yok.
ne kulüp ne kantin ortamı ne seminer, dersten sonra kütüphane dışında kimse yok ki kampüste.
dersi biten alelacele evine/kütüphaneye geçiyor ki çalışabilsin.

yurtta birçok arkadaşımın gözlemlediği ve insanlarla da konuştuğumuz üzere öğünlerini bile en hızlı olacak şekilde sandviçle geçiştiriyor, geceleri dayanabildikleri minimum sürede uyuyorlar.
çok seri yürüyor, çok seri iş yapıyor, günden ders adına alabildikleri tüm verimi almaya gayret ediyorlar.
cv'ye yazmak için okul dışı bazı gönüllülük etkinliklerine isimlerini yazdırıyor, gitmeyince atılıyor, sonra olay çıkarıyorlar.
ortalamaları 30 üzerinden 28'se bütünlemeye giriyor; 30 olsun, hiç olmazsa 29 olsun diye noel tatillerini feda ediyorlar.

bu şekilde yaşanır mı? yaşanırsa ne motivasyonu ile yaşanır? bu şartlarda ortalama yüksek olunca uzun vadede kazanımlar ne olur, ortalama daha düşük olursa ne ile karşılaşılır?

böyle bir ortamda bana ne tavsiye edersiniz?

okul dışında kendimi geliştirme yoluna gitmemi söylerseniz ne şekilde yapabilirim?

"sen de öyle çalış, önemli gerçekten" derseniz bunun için ne önerirsiniz?

mevcut duruma yorumunuz nedir? çok teşekkürler.

buyrun sohbete
0
tejeve
(21.03.18)
Kapitalizm işte, onlar senden biraz daha yüksek maaşla kölelik yapacak, fark bu. Ha Avrupa'da çalıştıkları müddetçe beğenmedikleri Amerika'dakinden ya da bir dönerciden gene daha az kazanacaklar o da ayrı.
0
i was made for you
(21.03.18)
bugün babadan kalma mal mülk yoksa, gerçekten "zengin" kategorisine girebilmek yani o %2-3'lük azınlığa yaklaşabilmek için tek şansın bu tempoyla gençliğini, sağlığını ve daha bir sürü insani ihtiyacını geride bırakmak. o %2-3'lük dilime bunları yapsan da giremeyiz zaten, çünkü o azınlık dünyayı gerçekten yönetenler ve onları magazinde falan görmek bile mümkün değil. neyse, yani o grubun yanına yaklaşıp dünyanın nimetlerinden gerçekten faydalanmak istiyorsan buna mecbursun. başka yolu yok. karar ve seçim senin, ya gerçekten her şeyi yakıp okul arkadaşların gibi yaşayacak ve bol sıfırlı banka hesaplarının sayısını unutacaksın ya da arkanda bırakacaksın bunları, sevdiğin şeyleri yapıp sevdiğin gibi yaşayıp göçeceksin.
insanoğlunun çoğu treni 1950'lerde kaçırdı, o dönemde gerçekleşen sosyal hareketler bastırıldı ve para/güç/itibar creme de la creme tabakada kalmaya devam etti. devam da edecek. arkadaşlarının çoğu da bu arada elenecek, sayılarını bilmiyorum ama dönemin en iyi 5-10 kişisi kendi jetini alır ancak. diğerleri ya illegal/yarı-illegal işlere bulaşır ya da orta üst bir şirkette yönetici olur, illüzyon yaşamaya devam eder.
ha bi de, gerçekten seninle aynı fikirde değiller. ondan emin olabilirsin. destek çıkmayan kimse senden yana değil. umurlarında değil çünkü psikoloji, humanities, literature falan. bu adamlar ceo/gm falan olunca ik'daki stajyere best seller özetlerini çıkarttıran, toplantı yolunda giderken sesli kitap olarak dinleyip a okudum süper kitaptı ayağı yapan adamlar. edebiyat, felsefe falan doğrudan bu adamların cebindeki paraya katkı yapmadığı için tamamen ilgisiz ve saçmadır bu insanlar için.
0
fiach mchugh
(21.03.18)
Hocam üniversite dediğin dört yıl süreli bir eğitim. Bu süreci ne kadar kendi alanına harcarsan, mezun olduğunda şoka uğrama olasılığın o kadar azalıyor. Ben lisede sayısalcıydım. Yani bildiğimiz fen bilimleri alanı. Bana lisede dört yıl boyunca zorunlu edebiyat dersi anlattılar. Edebiyatım hep 5 geldi, edebiyata da ilgili bir insanım ama o zaman edebiyat görmeseydim ve yine fizik, kimya, matematik görseydim, üniversitede çok daha rahat edecektim. Ben mühendislik öğrencisiyim ve lisenin inanılmaz verimsiz geçtiğini düşünüyorum. Çünkü MEB sağ olsun saçma sapan müfredatlarla öğrencinin önüne "çorba" koyuyor. Üniversitede de böyle tepkilerin olması çok normal. Oradaki insanlar artık kendi alanlarını seçmiş, yetişkin kişiler. Bu insanlara seçmeli ders olarak psikoloji, felsefe dersleri verilebilir ama kesinlikle verilmesi gerekir diyemem. Arkadaşları bu açıdan haklı buldum. Sosyal ortam konusunda da seni haklı buldum ama her şeyin bir yeri var. Sosyalliği insan kendi yaratır. Bilmem kaç bin kişilik bir okulda herkesi bir olaya adapte edemezsin. İstersen okula her gün ünlü bir şarkıcı getir, o okulun yarısı o konseri izlemeyecektir. Ama sen kendi çevrenle üniversiteyi sosyal hale getirebilirsin. Ortalama konusunda da arkadaşların azimli olmasını anlıyorum. Mezun olduklarında gerçekten Avrupa'daki iyi bir okulda okudukları için çok iyi yerlere gelme şansları var.
0
dissendium
(21.03.18)
adderall nesline hoş geldin.

netflixte belgeselini yaptılar.
0
binder dandet
(21.03.18)
dissendium a katilmiyorum. lisede vs elbette diger disiplinlerden ders almak gerekli, bir fikrin olmasi gerekli ki hayata at gözlügüyle bakmayasin.


ayrica onlara economic psychology den bahset biraz istersen, decision making processlerden filan. bence istegini güzel argümanlarla desteklersen ve bir sekilde ekonomi ya da isletmeye baglarsan dikkate alabilirler gibime geliyor. ayrica öyle okul ortamlarindan filan nefret ederim, iyyy.
0
kuehles blondes
(21.03.18)
ya benim anlamadığım gerçekten kuehles blondes'ın da dile getirdiği gibi davranışsal ekonomi gibi alanları pas mı geçiyorlar? bu kadar harıl harıl kasınca ekonomi müfredatını 2 seneye bitirmez mi insan ya teorik açıdan? ilginç geldi.
bu arada sana katılmakla birlikte, psikoloji, felsefe, edebiyat gibi konularda kendi okumalarını yap varsa eğer şansın o bölümlerin temel derslerine veya klüplerine katır. zihini bu tip konularla ferahlatmak gerekiyor yoksa yemişim dünyanın %2'sini yani.
0
lucky strike
(21.03.18)
okul üç sene, üçüncü senenin bir dönemi zorunlu staj/exchange için ayrılmış. yani aslında ders görülen kısım iki buçuk sene, hemen hemen dediğiniz yere geliyor @lucky strike
0
🌸tejeve
(21.03.18)
bocconi mi bahsettiginiz yer?
0
meteonur
(21.03.18)
evet, bocconi @meteonur
0
🌸tejeve
(21.03.18)
Merhaba,

Derdini çok iyi anlıyorum ve haksızsın.

Haksızsın; çünkü okulu tercih ederken kişisel beklentilerini gözardı etmişsin. Ya da daha kötüsü, okul tercihi yaparken neye bulaştığını bilmeden gitmişsin. Tercih döneminde mutlaka ve mutlaka bölüm müfredatına bakıp, tek tek derslerin syllabus'larına ulaşmalıydın. Grup arkadaşların sana "burada böyle olduğunu, bunu herkesin bilerek geldiğini, madem öyle pek ala amerika'ya gidebilecek olduğumu söylediler" dediklerinde yerden göğe kadar haklılar. Senin istediğin, hayalini kurduğun eğitim ABD'de verilen "liberal arts" eksenli eğitim; yani öğrencinin her konuda bilgilendiği, geniş bir dünya görüşüne sahip olduğu, sonra uzmanlaşacağı alanı seçtiği eğitim anlayışı. Kimi bunu mantıklı bulur, kimi bulmaz. Kimi tercih eder, kimi etmez. Kimisi için bu daha veirmliyken kimisi için değildir ve görünen o ki sen ABD'deki üniversite eğitim sistemiyle çok daha mutlu olurmuşsun.

Önünde iki seçenek var:

1. dişini sıkıp mezun olacaksın.
2. abd'de okullara başvuracaksın.

Ne olursa olsun, önün açık olur umarım.
0
sen git ben geliyorum
(21.03.18)
turkiye'de ekonomi okumus, simdi de yurt disinda ekonomi masteri yapan birisi olarak ben de bu konuda yorum yapma ihtiyaci hissettim.

ekonomi disinda baska ders almama olayi hos degil haklisin ama akademisyen yetistirdigini dusunen ve bu zihniyetle hareket eden okullarda oluyor boyle. benim mezun oldugum universitede de benzer bir durum vardi. bir donem butun must dersleri restricted elective'ler ile ayni saate koymuslardi, secebilecegimiz tek ders advanced calculus kalmisti mesela. ama master ya da phd'ye devam edeceksen sana en yuksek marjinal faydayi saglayan dersler de ekonomi dersleri olacak, bunu unutma. diger alanlarda ders almadan da kendini gelistirebilirsin.

gpa icin gece gunduz calismak anlamsiz ama yapacak bir sey yok, iyi yerlerde rekabet de fazla oluyor. mezun olduktan sonra is hayatinda da akademide de karsilacasaksin bu rekabetle. alismaya calis sadece.

sen de oyle calis diyemeyiz burada sana. henuz cok erken ama ilerleyen zamanlarda kendine bir hedef belirleyip bu dogrultuda calis. seni ne mutlu edecekse o yonde ilerle, o adamlari belli ki yuksek gpa mutlu ediyor bu yuzden tatilini feda etmeye razi oluyor ama herkes icin boyle olmak zorunda degil.
0
cocuklugundan optum seni
(22.03.18)
(7)

sebepsiz yere sevmediginiz insanlar var mi?

piston aşağı indi
soruda anlam biraz bulanik oldu, hizlica ornege geceyim. bir arkadasim var; cocuk felaket donanimli, okuyor, arastiriyor, izliyor, genel kulturu, bilgisi, tarih ve siyaset bilgisi oldukca iyi. mizahtan anliyor, guldugu ve paylastigi seyler oldukca komik. gundemi takip ediyor, sozlugu biliyor, temiz,
soruda anlam biraz bulanik oldu, hizlica ornege geceyim. bir arkadasim var; cocuk felaket donanimli, okuyor, arastiriyor, izliyor, genel kulturu, bilgisi, tarih ve siyaset bilgisi oldukca iyi. mizahtan anliyor, guldugu ve paylastigi seyler oldukca komik. gundemi takip ediyor, sozlugu biliyor, temiz, guvenilir, akca pakca bir insan. fikir sordugun her konuya da gayet mantikli, bilimsel veriler isiginda guzel de cevaplar veriyor. sohbeti de guzel. ne guzel degil mi insanin etrafinda boyle insan olmasi?

gel gelelim ben elemana bir turlu isinamiyorum. yahu diyorum allah allah bende mi bir problem var acaba, onu da bulamiyorum. aramizda en kucuk bir ego savasi, en kucuk bir uste cikma cabasi da yok. birbirimizden faydalanma gibi, dedikodu gibi huylarimiz da yok. fark ediyorum ve anlamlandiramiyorum ki ben kendisini hic aramiyorum, yokmus gibi hayatima devam ediyorum. goruselim diyor, bulusalim diyor, isim olmadigi halde useniyorum. baskasi deyince gidiyorum mesela, ozunde ne kadar ayip. goruselim istegi de oyle bogucu degil bu arada, aradigi zaman telefonda mutlaka guluyoruz bi konuya. valla ben isin icinden cikamadim. bu arada yeni arkadasim falan da degil nereden baksan 10 senedir taniyorum. ama genel olarak ben uzakta duruyorum bir adim. buna da anlam veremiyorum. hemcinsine neden yapar boyle bir seyi insan? sizin de sebepsiz yere sevmediginiz insanlar var mi?

not: erkegim bu arada yanlis anlasilmasin :)
0
piston aşağı indi
(21.03.18)
Var, aynen anlattigin gibi hic sevmedigim birkac kisi var. sebep yok.
Sonra ben soguk soguk durunca selam vermemeye kadar gidiyor iki taraftan da :D
0
kuehles blondes
(21.03.18)
Onunla konuşmak seni yoruyor olabilir. Bir sohbette daldan dala atlayınca insan sıkılıyor. Bana göre en yakın arkadaşlarla bomboş muhabbetler bile yapılabilir. Siz böyle muhabbetler yapamadığınız için onu aramıyor olabilirsiniz. Ben de mesela buluşacağım arkadaşımla karı-kız, iş güç, futbol, basketbol, oyun, dersler, hayat gibi onlarca konuda boş muhabbet yapmak isterim. Kültür istesem bu iş için zaten binlerce kitap, dizi, film var. Beklenti meselesi aslında.

Ek olarak sevmediğim insanlar var tabii ki ama temelde hepsinin bir sebebi var.
0
dissendium
(21.03.18)
Sebepsiz sevmemek olmaz. Bu kadar üstün gördüğün biriyse belki bu yönü kaçınmana neden oluyordur.
0
harvey
(21.03.18)
bir türlü ısınamadığım birileri olabiliyor. bana hiçbir zararı hatta en ufak iletişimimiz bile olmamasına rağmen sevmemek sebepsiz sevmemekse öyle diyebiliriz. biraz önyargı ama genel olarak halini tavrını konuşmasını ne bileyim bakışını bile itici bulduğum, bu yüzden mesafeli olduğum ve sevmediğim insanlar oluyor.
0
aquarium
(21.03.18)
enerji.
0
eja
(21.03.18)
var, bir insan var hiçbir kötülüğünü görmedim, aramızda herhangi bir sorun yok ve kendisini sevmiyorum. herkese ısınmak zorunda olduğumu da sanmıyorum. kaç yıldır tanıdığımı bilmiyorum, 50 sene geçse de seveceğimi sanmam.
0
babilbaligi
(21.03.18)
Biraz üstüne gitsen o hislerin belki bulursun sebebini. Elbette kimse herkesi sebep yoksa sevmek zorunda değil ama vardır bir sebebi. Bulamaman da gayet olası. Ben şunu şu yüzden sevmiyorum dediklerimiz için de kim emin olabilir ki? Bunlar üstünde kontrolümüzün çok az olduğu neden öyle hissettiğimizi bilemeyeceğimiz haller. Bilemeyeceğimiz derken asla tam emin olamamaktan bahsediyorum yoksa bunun yine en sağlam kaynağı bizim hislerimiz. Birini x sebepten sevmediğine eminken bir gün birden beyninin senden sakladığı bir şey hissedersin, üstüne gidersin ve bambaşka bir sebep olduğuna ikna olursun. Bu da başka bir farkına varışla değişebilir. Çok kafayı takmamak lazım diye düşünüyorum.

Ben bir sebep bulamadığım zaman böyle durumlarda sebebini aramaya düşüyorum ve haksızlık etmemeye çalışıyorum.

Ego sıkıntısı yok diyorsun ama bu tespit etmesi kolay bir şey değil gerçekten. Bayağı araştırman lazım içeriyi, bütün hislerini alt üst edeceksin bakılmadık yer bırakmayacaksın ki o hissin sebebine dair bir şeyler bulabilesin.

Kıskanmışsın çatlaaa düzeyi youtube yorumları kadar da basit değil tabi olay.
0
Adramelekhh
(21.03.18)
(14)

cemre dusmesini ne sanirdiniz?

mayeskuel
ben boyle ramazan topu gibi bisey sanirdim. askerler tarafindan biseyle atmosfere nisan alip denize dusmesini beklemek sanirdim. gerci hala tam olarak ne oldugunu bilmiyorum ama bu anlattigim kadar sacma bisey olmadigina eminim. siz ne sanirdiniz?
ben boyle ramazan topu gibi bisey sanirdim. askerler tarafindan biseyle atmosfere nisan alip denize dusmesini beklemek sanirdim. gerci hala tam olarak ne oldugunu bilmiyorum ama bu anlattigim kadar sacma bisey olmadigina eminim. siz ne sanirdiniz?
0
mayeskuel
(21.03.18)
pxhere.com

Gerci hala ne oldugunu tam anlayabilmis degilim.
0
common of demons
(21.03.18)
Ben böcek sanırdım. Hatta etraftan cemre düşecek konuşmalarını duyduğum zaman dışarı çıktığımda ya kafama düşerse diye korkardım. Tabi ki küçükken :)
0
bego
(21.03.18)
En komiği bende galiba. Karpuz kabuğu.
0
voyager 1
(21.03.18)
göktaşı sanırdım.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(21.03.18)
çok çizgi film izlemekten benimki sanırım:D yuvarlak olan dünyaya bir damla su düşer ve her yer aynı anda ışıldayıp tekrar eski haline döner.
0
ferrarimizolaydisatardik
(21.03.18)
Ad aktarması. Bunu ilkokulda öğrendim. Düşme deyince cidden bir şey düşecek diye beklemeyi bıraktım.

İklim değişmesi, ılımak diye algılarım ben.
0
bir ileti paylastim
(21.03.18)
uzaydan toprağa, havaya ve suya taş düşüyor sanırdım. o taşı ilk bulan yetkililere bildiriyor ve "cemre suya düştü" gibi haberler öyle çıkıyor sanıyordum. hatta bahar geldiğinde etrafa bakardım hep cemre belki bizim buralara düşmüştür diye.
0
straight from the heart
(21.03.18)
Tenis topu büyüklüğünde sihirli bir alev topu gibi bir şey sanırdım ama nereye düştüğünü bilmiyordum. Bizim evde pek lafı geçmezdi. Dolmuştaki bir adamdan “Cemreler düştü artık. Havalar ısındı” dediğinde kafamda öyle alev topları canlandı. Tunak Tunak Tun klibinin başındaki gibi bir şeyler düştü sanıyordum.
youtu.be
0
aychovsky
(21.03.18)
çoğumuz top gibi bir şey olduğunda hemfikir olmuşuz çok ilginç. boyutlar farklı tabii. göktaşı ile tenis topu arasında bir skala.

ben de avuç büyüklüğünde yanarlı dönerli bir top düşüyor sanırdım küçükken.
0
godsparticle
(21.03.18)
Ben bir nesneye benzetmezdim. Gece yarısı herkes uyurken gerçekleşen gizemli bir olay gibi gelirdi bana.
0
dissendium
(21.03.18)
Alttan yediği rüzgarın etkisiyle beşik gibi sallana sallana, adeta ağır çekimde yere düşen beyaz bir tüy gibi davranan bir cisim.

Öğrenmemek için de yazılanları okumuyorum, kesin birisi doğrusunu yazmıştır.
0
onemoremile
(21.03.18)
Sihirli, parlak bir damlacık gibi bir şey. Geceleri düşer.
0
harvey
(21.03.18)
ben bişey sanmamıştım, kulağa o kadar saçma geliyordu ki gerçek olmadığını, soyut bir anlama sahip olduğunu anlamıştım. küçükken çok zekiymişim maşalla, büyüyünce geçti.
0
Bruce
(21.03.18)
sihirli bir damla +1
0
jamiro
(21.03.18)
(5)

Yeme Icme

hailtothethief
Elimizde bir adet erkek birey var 30 yasinda. Evinden surekli uzakta ve herhangi bir duzeni yok. Surekli disarda yemek yiyor. Evde yemek yapma gibi bir durum yok. MECBUREN disarda yiyecek. Ya da paketli ivir zivir alip evde otelde neyse tuketecek.Simdi bu arkadas "saglikli yasayacam ben sekeri neyim
Elimizde bir adet erkek birey var 30 yasinda. Evinden surekli uzakta ve herhangi bir duzeni yok. Surekli disarda yemek yiyor. Evde yemek yapma gibi bir durum yok. MECBUREN disarda yiyecek. Ya da paketli ivir zivir alip evde otelde neyse tuketecek.

Simdi bu arkadas "saglikli yasayacam ben sekeri neyim kesecem yarin spora basliyom" diye gaza geldi. Fakat sartlarina bakarak saglikli beslenmesinin mumkunati yok. Genelde gunde bir ogun yiyor oglenleri ama bu ara deli gibi gece acikmalari basladi eve giderken ciko piskevit cips falan gomuyor kendisi. Uc sorusu var:

Gunde tek ogun yiyecek olsaniz ve disarda veya paketlenmis bi sey yemek zorunda olsaniz ne tercih ederdiniz? Ton baligi, konserve garnitur, konserve misir vs falan gibi seyler doyuruyor mesela, ne kadar saglikli?

Cayi sekersiz iciyor, fakat pogaca kurabiye vs gibi seyler hizli doyurdugu zannedildigi icin cok tercih ediliyor. Bu arkadas tatli hastasi. Napsin da sekeri biraksin pit diye?

Gunde tek ogun aslinda soyle oluyor, su 16 8 beslenme bicimi gibi dusunun, bi iki saat boyuna biseyler atistiriyor tek ogunden sonra. Sizce bu saglikli mi, bi hafta on gun oncesine kadar bu yetiyorken on gundur geceleri TATLİ BULUN VURURUM HEPİNİZİ diye cemkirmesi normal mi?

Cevaplar icin simdiden tesekkur ediyor, uzattigi icin ozur diliyor :(

Boy 1.85 kilo 81, gereksiz bir gobek var eser miktarda bu arada.
0
hailtothethief
(21.03.18)
bende işten dolayı arkadaş gibi besleniyordum özellikle çok seyahat edince tek öğüne düşüyordu benimde ve genelde arada atıştırıyordum ama dışarıda da az çok düzgün beslenebilir. her restorantta- otelde en azından et-tavuk oluyor veya bakliyat-zeytinyağlı yemekler yapan her ilde restorantlar var :)

kahvaltı etmeye çalışsın bence böylelikle 2 öğün olur. otellerde kaldığında kahvaltı kolay iş.

şekeri bırakma tavsiyesi olan varsa bana da lazım :)
0
dilligaf
(21.03.18)
Sağlıklı beslenmek iyi şeyler yemek değil aslında. Kötü şeyler yememek de bir çeşit sağlıklı beslenme oluyor. Poğaça, bisküvi, cips gibi şeyleri yemeyi tamamen bırakacaksınız. Günde tek öğün yemek yenecekse hamburger yerine pilav, makarna, köfte, kuru fasulye, nohut gibi ev yemekleri tercih etmek daha iyi. Bunları nereden bulacağım diyorsanız ev yemekleri yapan bir yere gideceksiniz. Kısaca hem karbonhidrat, hem protein, hem de yağ içerikli bir yemek tercih etmeniz gerekiyor. Ton balığı falan gibi şeyleri salata ile yiyebilirsiniz. Şekeri şekerli ürün almayarak bırakabilirsiniz. Ben de kola içmemeye çalışıyorum. Eve kola almamaya çalışıyoruz genelde. Evde olmayınca içmiyorsun. Bu da öyle.
0
dissendium
(21.03.18)
iki öğüne çıkarmaya çalışmanız lazım ve paketli bütün gıdaları bir kenara koyup et, tavuk, balık ızgara vs yemeye başlamanız lazım acilen. paketli hiçbir gıda sağlıklı olamaz.(diyet bisküviler dahil)

şekeri bırakmada en en en en iyi yardımcı et suyu haberiniz olsun.(denendi kanıtlandı) Evde yapmaya gerek yok, yeni yeni ülkemizde de hazır et suları satılamaya başlandı.(limon sıkıp tuz atıp lük lük içebilirsiniz)

ayrıca fed up, that sugar film gibi belgeseller izleyerek mental iradeyi sağlamlaştırmanız yararınıza olacaktır.

ha bu arada illa ben bir şey atıştırıcam diyorsanız, fındık,fıstık, ceviz vs. gibi kuruyemişler elinizin altında dursun ama onları da çok yemeyin biraz fazla kalorililer.

bir de ton balığı yerken haftada 2 kezden fazla yemeyin çünkü ton balığı maalesef cıva içeriyor.
0
narudocko
(21.03.18)
Mutlaka kahvalti yap icinde yumurta olan. Oglen corba- salata veya sulu yemek vs. gibi birsey yiyeceksin abicim maksimum 1 dilim ekmekle. Aksama kadar da 8-10 adet kuruyemis atistirabilirsin. Aksam da diyelim disarda yiyeceksen tavuk sis vs. soyle. yemegi de 7, en gec 8'de ye. Calisma duzenin nasil bilmiyorum ama 11-11:30 gibi yatarsan gece acikmasi diye birsey olmaz. Zaten isin gerektirmiyorsa gece 2'lere kadar durmanin manasi yok. Bir de zaten o yedigin paketli ivir zivir seni aciktiriyor. Sigarayi birakir gibi birakacaksin. 1 hafta dayan, bak nasil kurtuluyorsun. Hem canin cekmiyor, hem de her seyin tadi cok asiri sekerli geliyor

Bence kilo sorunun yok. O eser miktarda gobek gitmiyor hocam. Bak ben mesela 1.88 boy 107 kiloyum oradan obezmisim gibi gorunuyor ama alakasi yok ben de dahil herkes sasiriyor, kemiklerim mi iri nedir. doktora gittim o da sasirdi soyle bana bakti, elindeki vki listesine bakti "gayet iyisin bosver bu metrik seyleri" dedi :)))
0
dougsampson
(21.03.18)
Sabahları poğaça aldığı pastanelere sorsun, mutlaka haşlanmış yumurta satarlar. simit, peynir ve haşlanmış yumurta hayatını değiştirecek... sabah güzel başlarsa günün devamı daha kaliteli geçiyor.
190, 82 birisi olarak söylüyorum ki bir ayda hem spor yaptım (haftada 1-2, salonda fitness), hem de sabahları yumurta yedim. başka hiç bir değişiklik yok. ölçümlerde kas oranı 1 kg artmış, 200 gr yağ vermişim, hafif göbek yerli yerinde duruyor.
0
cliquot
(21.03.18)
(10)

ekg'ye para verecek miyim ve siyami ersek'in acil girişi ne tarafta?

duyuru
sigortalı çalışanım. aile hekimim siyami ersek'in aciline git ekg çektir dedi. bunun için para verecek miyim gidince? ayrıca bu işlem ne kadar sürer, soyunup koşacak mıyım nedir? acile gidip beni aile hekimim gönderdi ekg çektiricem deyince oluyor mu öyle? doktor böyle söylememi söyledi çünkü.ayrıca
sigortalı çalışanım. aile hekimim siyami ersek'in aciline git ekg çektir dedi. bunun için para verecek miyim gidince? ayrıca bu işlem ne kadar sürer, soyunup koşacak mıyım nedir? acile gidip beni aile hekimim gönderdi ekg çektiricem deyince oluyor mu öyle? doktor böyle söylememi söyledi çünkü.

ayrıca siyami ersek'in acil girişi marmara üniversitesi tarafında mı yokse maramaray/karacaahmet tarafında mı?
0
duyuru
(20.03.18)
Koşmalı olan efor testi. EKG'de bir yere uzanıyorsun ve birkaç dakika sürüyor. Acil serviste triyaj uygulaması olduğu için oranın yoğunluğuna bağlı olarak beklersin. Sigortalı isen para ödemezsin büyük ihtimalle.
0
dissendium
(20.03.18)
ekg için ücret alınmaz ama bu şekilde acile başvurunca yeşil alan kaydı açarlar muhtemelen. o durumda da ileride eczaneden ilaç alırken muayene ücreti çıkar 8-10 lira. ekg 5 dk'lık iş, eforlu ekg istenmediyse koşma falan yok. yatacaksınız şöyle bir olay: www.umutdiyaliz.com

google'dan aratırsanız videoları da vardır.
0
nrmnm
(20.03.18)
bi de bu işlem sonucu hemen belli oluyor mu, sonucu başka bi doktora mı götürmem gerekecek sonra yoksa her şey orda olup bitecek mi?
0
🌸duyuru
(20.03.18)
EKG'yi aile hekimi istemiş sizden. Ona göstermeyecek misiniz? Normalde devlet hastanelerinde EKG çıktısını hastaya veriyorlar hemen. Acil serviste muayene olmak istiyorsanız oradaki doktor bakar zaten.
0
dissendium
(20.03.18)
yani bilmiyorum ki aile hekimleri anlıyor mu ondan. hiç getir bana filan da demedi. git bi ekg çektir dedi. neyse bakalım orda sorarım olmazsa.
0
🌸duyuru
(20.03.18)
Git bir EKG çektir dediyse kardiyolojiye muayene ol demek istemiştir. Ciddi bir şikayetiniz yoksa MHRS'den kardiyolojiye randevu alın ve normal hastaneye gidin acil servise gitmek yerine. O zaman direkt kardiyolog muayene etmiş olur.
0
dissendium
(20.03.18)
aile hekimiz ekg çektir gel mi dedi yoksa sizi siyami ersek'e mi yönlendirdi?

her doktor ekg'den anlar az çok ama daha çok acil ve kardiyoloji hekimlerinin işidir tabi. bir sorun varsa orada gerekli yönlendirmeleri yaparlar zaten.
0
nrmnm
(20.03.18)
aile hekimi siyami ersek'e git ekg çektir dedi. ben de nerden randevu alıcam dedim. acile git aile hekimim gönderdi de ekg çektir dedi. bu kadar.
0
🌸duyuru
(20.03.18)
ekg çektir kardiyolojiye görün demiş bence. ben böyle anladım. aile hekiminin uzmnalığı değil ki.
0
oscar
(20.03.18)
acildeki doktor heme sonuca bakıyomuş zaten. başka bi yere göstermeme gerek kalmadı.
0
🌸duyuru
(23.03.18)
(4)

Satranc turnuvasina hazirlanma

elon
3 hafta kadar sonra sirkette satranc turnuvasi duzenlenecek. Gunde 1-2 saat calisacak sekilde nasil hazirlanabilirim? Oyunun temel kurallarini tabi ki biliyorum ancak acilislar, gambitler vs bilmiyorum. Arada sirada zevk icin oynayan, ortalama bir oyuncuyum diyelim.
3 hafta kadar sonra sirkette satranc turnuvasi duzenlenecek. Gunde 1-2 saat calisacak sekilde nasil hazirlanabilirim?

Oyunun temel kurallarini tabi ki biliyorum ancak acilislar, gambitler vs bilmiyorum. Arada sirada zevk icin oynayan, ortalama bir oyuncuyum diyelim.
0
elon
(20.03.18)
lichess'e göz at.
0
i was made for you
(20.03.18)
Analiz videosu izle bol bol. Çatal atmak, şiş atmak her zaman aklında olsun. Açık kovala sürekli. Ezbere oynama. Herkes rok yapıyor diye sen yapma. Satrancın her anı kendine özeldir. Her an durumu sıfırdan değerlendir ancak kendi planların da olsun hep.

Edit: Açarak şah çekmek de muhteşem bir tuzak. Bu da böyle bir tavsiyem.
0
dissendium
(20.03.18)
"ortalama bir oyuncuyum"un uzerine bunlari yazdiginiz icin ortalamanin bir tik ustunde bi oyuncuyum olarak guncelliyorum durumumu

Genel anlamda puzzle'lari cozmekte pek sikinti cekmiyorum. Gectigimiz sene lichess'te baya vakit gecirmistim, gecen seneki carlsen-karjakin finalinin de tum maclarini takip etmistim twitch'ten.

Al bu puzzle'i coz, white wins in 2, ya da carlsen'in simdiki hamlesi ne olmali durumlarinda cok iyi yanitlar vermeme ragmen kendim oynarken sanki mal oluyorum. Ayni sekilde hamle yapamiyorum gibi geliyor.
0
🌸elon
(20.03.18)
O zaman sana bir kitap veriyorum. Üç haftada ne öğrenebilirsin hiçbir fikrim yok ama olsun.

yadi.sk
0
i was made for you
(20.03.18)
(1)

Makine mühendisliği dalları

robernarkha
Genel-enerji-otomotiv-iklimlendirme-ısı proses vb dallar hakkında bilgisi olan var mı özellikle enerji seçilmelimi nedir nasıldır
Genel-enerji-otomotiv-iklimlendirme-ısı proses vb dallar hakkında bilgisi olan var mı özellikle enerji seçilmelimi nedir nasıldır
0
robernarkha
(20.03.18)
Enerji seçecek kişinin termodinamik, ısı geçişi, akışkanlar mekaniği derslerine ilgisi olması gerekiyor. Diğer türlü çekilmez. Daldan ne kastedildiği de önemli. Yüksek lisans için enerji düşünüyorum ben. Ama iş hayatında otomotiv dalı mantıklı olabilir çünkü BMW, Mercedes-Benz gibi birçok fabrikada iş bulma şansı oluyor. Proses gıda mühendisliğiyle biraz ilgili. İklimlendirme konusunda da ısıtma, soğutma alanında faaliyet gösteren birçok şirket var.
0
dissendium
(20.03.18)
(12)

Şu kelimeleri şöyle yazanlara

deveyi diken adamin ta kendisi
Siz de gıcık oluyor musunuz?orijinal=orjinelfalan=felanmoral=morelAyrıca yaptıydım, ettiydim, gittimdi, geldimdi gibi konuşanlar ve ayrıca yapmış mıydı yerine yapmışmıdı gibi konuşanlar var.Tahammül edemiyorum. Cidden tahammül edemiyorum.
Siz de gıcık oluyor musunuz?

orijinal=orjinel
falan=felan
moral=morel

Ayrıca yaptıydım, ettiydim, gittimdi, geldimdi gibi konuşanlar ve ayrıca yapmış mıydı yerine yapmışmıdı gibi konuşanlar var.

Tahammül edemiyorum. Cidden tahammül edemiyorum.
0
deveyi diken adamin ta kendisi
(20.03.18)
evet sinir bozucu. bir de cümle sonlarına "yav", "yaw" yazanlara uyuz oluyorum.
0
veritaslibertas
(20.03.18)
olmuyorum. sinir olunacak öyle çok şey var ki, bi de bunlara kafayı taksam deliririm herhalde. ne mutlu sizlere.
0
mehmed resad
(20.03.18)
Neden gıcık olayım yav. Eppek felan yazanlara gıcık oluyorum ben. Görünce morelim bozuluyor. Orijinel olmaya çalışıyorlar kendilerince.
0
dissendium
(20.03.18)
pahalı yerine pahallı yazanları dövesim geliyor... pahal ne lan!
0
Tears of Devil
(20.03.18)
Kimlerle diyalog halinizdesiniz siz ya hu? Çevremde hiç öyle biri yok (çevremde çok az insan var). Ama şurada okurken bile rahatsız etti.
0
rahip janick
(20.03.18)
Oluyorum. Ayrıca "Yapıyor olacağım." türü şirket Türkçesi türevlerine de uyuz oluyorum.

Eppek de çok fena.
0
monogram
(20.03.18)
ğ harfini bilmeyenler de var. beyendim, eylenceli. gerçekten çok sinir bozucu.
0
booty hunter
(20.03.18)
birinci kısım (orijinelli olan) sakat fakat ikincisi (yaptıydımlı olan) değil. siz gıcık olabilirsiniz fakat pek çok ağız için normal bu, kurallı bir kullanım yani.
duyuru bile "gönderiye" derken!
0
hicazkar
(20.03.18)
bülent ersoy'la arkadaş değilim :)
0
burya
(20.03.18)
Eppek ne ya? Bu yazilanlarin arasından sadece yaw'i kullaniyorum bazen, onu konuşma dilindeki şaşirma ünlemini whatsapp gibi resmi olmayan yazilarda en iyi o şekilde karşıladığını düşündüğüm için. Mesela ilk cümlemi eppek ne yaw diye yazmak daha iyi karşılıyor aklimdaki ifadeyi.

Ben en çok yapmaya yerine yapmağa diyenlere(eskiden doğruymuş ama artik değil ve çok kulak tirmalayici) bi de genç, elli gibi sözcükleri açık e ile geanç şeklinde okuyanlara uyuz oluyorum. Hatta üniversitedeki ilk haftamda adanali bi arkadaşım benzer sözcüğünü öyle bi açik e ile okumuştu ki kalp krizi geçiriyodum, işin ilginci normal olmadığının hiç farkina varmamişti o zamana kadar.
0
nundu
(20.03.18)
Öğrenememiş olabilirler. Bir kere veya 2. kere uyarırsın düzeltmiyorsa gıcık olursun. Oğlumun ilk okul öğretmeni "koridor" kelimesini "kolidor" diye yazıyordu. bu yüzden bütün sınıf kelimeyi yanlış öğrendi. Bu çocuklara gıcık mı olalım ellerinden mi tutalım?
Konuşmalar ise genellikle yerel motiflere işaret ediyor. Özellikle bu tarz konuşmaları düzeltmeye çalışmayan gençleri tuhaf buluyorum.
0
delicevat
(20.03.18)
-Orjinal
-Morel
-Muhattap
-Entellektüel
-Kollektif
-Venezüella/Venezuella
-Direk
-Espiri
-Baya
-Miğde
-Yanlız
-Yalnış
-Deymek/deyil/diyer
-Hakketmek/haketmek
-Her hangi bir şey/her hangi birşey/herhangi birşey
-Klüp/klüb/club
-Cafe
-Lokasyon/prezentasyon/ignore etmek/save etmek/like atmak/prezentabl/ok/lol
-Farkettimki benim ki ev de kalmışda senin kini bari alıyım/kullanıyım/getiriyim dedim.


Ve daha bir sürü örnek...
Yazarken bile epey cebelleştim çünkü telefon klavyesi bile ısrarla doğrusunu yazıyor, yanlış yapmana da izin vermiyor. Uyarınca da sinirleniyorlar.
0
m e b
(21.03.18)
(8)

Vazgeçme Eşiğiniz Nedir? En Son Vazgeçtiğiniz Şey Nedir?

silah taciri
Merhaba. İnsanoğlu kendisi için çok şey ister, geleceğini bunların üzerine kurmak ister. Peki çok isteyip de elde edemediğiniz yada gerçekleşmeyen şeylerden ne zaman vazgeçersiniz? Bu kararı nasıl alırsınız? Şahsen ben istediğim iş konusunda arama, başvurma konusunda pes etmek üzereyim.. Sizin de bö
Merhaba. İnsanoğlu kendisi için çok şey ister, geleceğini bunların üzerine kurmak ister. Peki çok isteyip de elde edemediğiniz yada gerçekleşmeyen şeylerden ne zaman vazgeçersiniz? Bu kararı nasıl alırsınız? Şahsen ben istediğim iş konusunda arama, başvurma konusunda pes etmek üzereyim.. Sizin de böyle olduğunuz bir durum var mı?
0
silah taciri
(19.03.18)
Elinden gelen her seyi yaptigina inaniyorsan vazgecmelisin bence, en son eski sevgilimden vazgecmistim. (Ornek bambaska oldu ama kusura bakmayin, en son vazgectigim o var sanirim)

Is konusunda ise vazgecmek gibi bir sey olmamali bence.
0
yuzır
(19.03.18)
Vazgeçmiyorum, erteliyorum. Bugün olmazsa yarın olur diyorum. Bana faydası olmayacak şeylerden vazgeçerim. Eşik de bunu fark ettiğim an olur. İş başvurusundan vazgeçmem ben. Günümüzde iki tane tuşa basıp onlarca yere CV gönderebiliyoruz. Yine göndermeye devam ederdim ben.
0
dissendium
(19.03.18)
Israrcı olmak ile kararlı olmak arasında bir çizgi var. Ne zamanki kararlı olmaktan ısrarcı olmaya geçiyorum o an vazgeçiyorum.

Senin durumundaydım bi dönem aradığım işi bulamıyordum. Başka bir iş teklifi geldi ve vazgeçtim aramaktan.
0
kablelvuku
(19.03.18)
180 günden sonra saymayı bıraktım, eski sevgilimle son görüşmemizden sonra geçen süreyi. ama aklımdan çıkmadı.

genelde vazgeçmem. sadece üzerine düşünmeyi bırakırım, bırakabildiklerimi tabii.
0
runagain
(19.03.18)
Vazgeçtiğim çok şey olmuyor, artık akışına bırakmayı öğrendim. Bir şeyi istiyorsam biraz uğraşırım olmuyorsa ,demek ki olmaması gerekiyor der, bırakırım. Akışına bıraktığım zaman istediğim şeyler aniden oluyor ve sürpriz etkisi yarattığından daha mutlu oluyorum.

En son vazgeçtiğim şey ise eski sevgilimdi. Her gün aklıma gelse de bir daha ne olursa olsun asla aramadım, sormadım. Bazı şeyleri akışına bırakmayı bana öğreten de ondan vazgeçmem oldu galiba.
0
principlei
(19.03.18)
olmasını istediğim ama hayatımın bağlı olmadığı şeylerden çok çabuk vazgeçerim. hiç uğraşamam olacaksa olsun derim. en son dua etmekten vazgeçtim. azim ve kararlılığa inanıyorum.
0
olutaklidi
(19.03.18)
ben galiba iş olayında pes ettim.. özellikle 3 senedir kurcalıyordum, ama son 1buçuk senedir her tarafa saldırdım. cv'ler, tanıdıklar vb. uğraştım ama olduramadım. şu gün itibariyle bi b.k olmayacağını kavradım. benden bu kadar :)
0
🌸silah taciri
(19.03.18)
Bu şekil bir hayat beni üzmeye başladığında.

Bir şey olsun istiyorsam, olmuyorsa, üzülüyorsam, sonunda amaaan bee olmazsa olmasın benden önemli mi şu üç günlük dünyada moduna giriyorum ve salıyorum.
0
i m cool with that
(19.03.18)
(8)

Gençler ne var ne yok?

[GODDARD]
Ben atatürk havalimanında mahsur kaldım. Uçak durup durup rötar yapıyor. Sıkıldım sinirim bozuldu. Sizde ne var ne yok?
Ben atatürk havalimanında mahsur kaldım. Uçak durup durup rötar yapıyor. Sıkıldım sinirim bozuldu. Sizde ne var ne yok?
0
[GODDARD]
(18.03.18)
Vizelere çalışıyorum. İnek oldum çıktım.
0
dissendium
(18.03.18)
sabah geç kalktım uykum gelsin de uyuyayım diye bekliyorum. son derece sıkıcı bi akşam.
0
rayde
(18.03.18)
@rayde ben daha eve gidicem
0
🌸[GODDARD]
(18.03.18)
vizelere calisiyorum +1
keyifler eh diyelim, sana da allah sabir versin :/
0
bugun hava gunluk gureslik
(19.03.18)
Aşk-ı Memnu izliyorum.
0
i was made for you
(19.03.18)
çok güzel bir şarap açtım, yanında yeşil elma ve eski küflü kaşar var.
hayat çok güzel değil mi ? :)
0
Absinthe75c
(19.03.18)
İşten geldim kurak yerde ne yapabilirim onu düşünüp bir taraftan nasıl bir yerden araba bulup akçakocaya kaçamak yaparım,ankaradan uzaklaşırım,nefes alırım.Onu düşünüyorum...
0
smokee
(19.03.18)
Cok rotar varsa hakkinizi arayin, efenim yiyecek-icecek hakki ve gerekirse paranizi alin.

Beklediginiz bu vakitte dihm ve eu yolcu haklari maddelerini okuyabilirsiniz.
0
kuehles blondes
(19.03.18)
(14)

son zamanlarda keşfettiğiniz güzel parçalar

gang leader of wasseypur
var mı? varsa link ile cevaplayabilir misiniz?
var mı? varsa link ile cevaplayabilir misiniz?
0
gang leader of wasseypur
(18.03.18)
Olmaz mıı. Bak bu çok tatlı: Yolda grubunun “Yeniden” şarkısı. Tam aşık olmalık şarkı. ^_^
0
mor oje
(18.03.18)
1) Bir Bulgarca, hareketli bir şarkı.

www.youtube.com

2) Bir de Türkçe, ama eski. Girişini beğeniyorum.

www.youtube.com
0
dissendium
(18.03.18)
Imagine Dragons - Not Today youtu.be

A Perfect Circle - Disillusioned www.youtube.com
0
Huan8
(18.03.18)
bir rus çizgi filminden sjfjskss şaka yapmıyorum, her gün dinliyorum bu ara,

www.youtube.com

bir de bu var 1.5 dakikalık,

www.youtube.com

"mağazada kimsenin yanına bile yaklaşmayacağı isimsiz, tuhaf bir oyuncaktım. doğumgünüme kimse gelmedi" şeklinde başlayıp "ama şimdi gena'ylayım, o çok özel, dünyadaki en iyi timsah" diye devam ediyor jsafsajsk canım ya, çok seviyorum bu keratayı. dil öğrencisi olmanın en güzel yanı bu sanırım, ders diye sovyet çizgi filmi izletiyolar ahaha
0
der meister
(18.03.18)
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com

Ben parca degil de grup onerdim, son 2 haftadir baska bir sey dinlememisim nerdeyse.
0
common of demons
(18.03.18)
Moğollar - Yolum Seninle (Sevmek Zamanı) www.youtube.com
0
turgut uyar
(18.03.18)
shamir - straight boy
www.youtube.com

tarkovsky quartet – nuit blanche
www.youtube.com

bu pek son zamanlarda keşfettiğim bir şarkı sayılmaz, 3 ayı aşmış ilk dinleyişim, ama albüm çıktıktan sonra da bu aralar en çok dinlediğim şarkı bu oldu:
anna von hausswolff - the mysterious vanishing of electra
www.youtube.com
0
misterturist
(18.03.18)
nrn
(18.03.18)
Moby - This Wild Darkness
www.youtube.com

Muse - Thought Contagion
www.youtube.com
,
WDL - Monster vs Angel
www.youtube.com

Royal Blood - I Only Lie When I Love You
www.youtube.com

Elbow - Grounds Fro Divorce
www.youtube.com
0
agluna
(18.03.18)
mustafa yıldızdoğan ~ gelmesin
0
since1907
(18.03.18)
omonia
(18.03.18)
Days Of The New - The Down Town

www.youtube.com
0
rain when i die
(18.03.18)
open.spotify.com

Yelawolf bitches jsjsjdkd
0
atadam
(19.03.18)
iwasbornonamountainside
(19.03.18)
(12)

arkadaş grubu arasında önemsenmemek

pikap
işe yeni başladığım yerde bi arkadaşım vardı. kafa dengi buluyodum onu kendime ve onla takılıyodum. daha sonra yavaş yavaş o arkadaşıma yakınlık gösteren başka arkadaşlar nedeniyle kendimi istemediğim bir arkadaş grubu içerisinde bulmuş oldum. kendimi o gruba ait hissettmiyorum ama o arkadasimdan do
işe yeni başladığım yerde bi arkadaşım vardı. kafa dengi buluyodum onu kendime ve onla takılıyodum. daha sonra yavaş yavaş o arkadaşıma yakınlık gösteren başka arkadaşlar nedeniyle kendimi istemediğim bir arkadaş grubu içerisinde bulmuş oldum. kendimi o gruba ait hissettmiyorum ama o arkadasimdan dolayi da gruptan da çikamiyorum.
arkadaşlık ilişkilerini abartan biri değilimdir. ya da çok dert eden. ama her zaman aynı şeyler yaşanınca rahatsız olmamak mümkün değil. bi kaç örnekten bahsedeyim:
(yakin oldugum arkadasimdan x diye bahsedeceğim)

mesela diyelim x ile ben oturuyoruz. diğerleri de yanimiza istisnasız hep şöyle geliyor. "ooo x hanimlar da buradaymiş, aaaa x hanim nasilsiniz, eeee x hanim hiç gözükmüyosunuz, ııııı x hanım haftasonu neler yaptınız"

bence bu ayıp bi şey. resmen hayaletmisim gibi hissettiriyolar. ben asla bi ortamda tek bi kişiye odaklanip diger insanlari yok saymam mesela. tabii ki de herkesin kendine yakin buldugu daha çok sevdigi insanlar olur. o ayrı bi şey. ama bahsettiğim şey çok rahatsız edici. zaten genelde sessizce kalkıp ayriliyorum ortamdan, gorüşürüz demeye bile gerek duymuyorum artık. diyeceksiniz ki o x demek onlara yakinlik gostermis onlarla diyaloğa girmiş sevdirmiş kendini.
mesela ilk zamanlarda onlara karşi ayni mesafedeydik, onlar direkt x'e takiliyodu, onu tanimaya çalısıyolardı, onunla sohbet ediyolardı...

böyle bi durumda ne yapılmalı bilmiyorum. siz olsanız ne yapardınız?
0
pikap
(17.03.18)
Aranız madem yok gibi diğerleriyle, bir laf edip bozun bence aynı şey yaşanınca. X de aldırmıyor size ayıp ettikleri noktasında hak vermiyorsa yanlarında bulunmamaya bakarsınız.
0
haykorsamdunyaya
(17.03.18)
Yok saymak değil ki bu. Bazı insanlar diğerlerinden daha renkli olduğu için herkes onlara odaklanır. Hiçbir şey yapmam. Ben de X Hanıma diğerleri gibi laf atarım.
0
dissendium
(17.03.18)
bi masaya oturuyorsan görgü kuralıdır, selam verirsin. ayıp ediyorlar. ben olsam @haykrs... gibi bi fırsatını bulur bozardım, biz de buradayız diye. xin yerinde de olsam seni de muhabbete dahil ederdim. o da ayıp ediyor. arkadaşın masadan sessizce kalkıp giderken hiç mi fark etmezsin?
0
olutaklidi
(17.03.18)
@olutaklidi
"biz de buradayız" diyecek oldum çok defa ama bu sefer de kiskaniyo gibi algılanmaktan çekindim. kıskançlıkla ilgisi yok ama öyle algılayacaklar muhtemelen.
0
🌸pikap
(17.03.18)
Belkide sıkıntı sizdedir. Soğuk ya da içine kapanık bir insansınızdır.
0
komando kani var bende
(17.03.18)
Mekan arkadaşlığı böyle.

X'e selam verdiklerinde 'biz de buradayız' yerine pozitif bir tepki verirsen daha iyi olur. Diğerlerini muhabbete davet edebilirsin.

Bir de sürekli aynı kişi veya kişilerle takılmaktansa olabildiğince tanışmaya açık olup, diğer insanlara selam verip uygun durumda muhabbet etsen bunlar başına gelmez. İlla kafa dengi diye bakmamak da lazım. X olmasa ne yapacaktın?

Problem daha ziyade sende gibi görünüyor. Kendini biraz sosyal olarak açık tut. 'Profesyonel' ol.
0
idexo
(17.03.18)
@komanda kani var bende
soğuk bi yapım var evet ama varlığınız umursanmayınca içe kapanıklık kaçınılmaz oluyor. mesela diğer arkadasımla çok rahat iletişim kurabiliyorum. kasilmiyorum. ama onlar olunca sohbete dahil olamiyorum.
0
🌸pikap
(17.03.18)
@idexo
bende de problemler var ozellikle sosyal iliskilerimde. inkar etmiyorum ama yapılan şeyin sadece benim soğuklugumdan kaynaklandıgını da düşünmüyorum.

ama öneriniz mantıklı geldi. kalabalıklara karışmak lazım.
0
🌸pikap
(17.03.18)
Ben olsam bir daha o gruptaki kimseyle takılmazdım. Takılıp da sinir katsayımı mı yükselteceğim?
Ha gerçi benim dediğimi yaparsan da benim gibi arkadaşsız kalırsın afshs.
0
i m cool with that
(17.03.18)
" kendimi o gruba ait hissettmiyorum ama o arkadasimdan dolayi da gruptan da çikamiyorum. " siz böyle düşünüyosanız, onlar da öyle düşünüyor işte. karşılıklı.

siz hep arkadaşınıza hitap ediyosanız sosyal ortamda gruba dahil olamazsınız tabii.
0
ghilleinthemist
(17.03.18)
@ghilleinthemist
yani görmezden gelindiğim umursanmadığım için gruba ait hissetmiyorum.

o arkadaşima hitap ediyorum derken onunla iletişim kurabiliyorum çünkü o da benimle kuruyor, beni dinliyor ya da beni görmezden gelmiyor. diğerleri aksini yaptığı için de ben yakınlık gösteremiyorum onlara.
0
🌸pikap
(17.03.18)
Ben burada, diğerlerinden çok, x'e takıldım biraz. SOnuç olarak, iki tarafa da yakın olan x'se, sizi muhabbete dahil etmek, diğerlerinin size hayalet muamelesi yapmasını engellemek de, nezaketen x'in görevi.
0
agluna
(17.03.18)
(20)

Marka takıntınız var mı?

ms brownstone
Ayakkabı, kıyafet, çanta alırken falan marka ürün almak ne kadar önemli sizin için? Hangi ürünler için daha önemli marka olması? Ya da mesela küçük butiklerden ya da pasajlardan falan kıyafet alışverişi yapar mısınız?
Ayakkabı, kıyafet, çanta alırken falan marka ürün almak ne kadar önemli sizin için? Hangi ürünler için daha önemli marka olması? Ya da mesela küçük butiklerden ya da pasajlardan falan kıyafet alışverişi yapar mısınız?
0
ms brownstone
(17.03.18)
kıyafeti pazardan bile alabilirim
çantada marka takıntım yok ama düzgün durmalı
ayakkabıda marka arıyorum maalesef
0
elorelia
(17.03.18)
yok. hiç yok. kıyafetse güzel olsun, üstümde güzel dursun alırım. diğer eşyalarsa şirin, hoş, beğendiğim bi şeyse alırım hatta bu durumda marka değilse daha çok hoşuma gider çünkü muhtemelen bu kadar güzel bi şey daha ucuzdur markalardan. marka marka diyip de boktan şeylere ne kadar çok para verdiğimizi sezon sonunda 150-200 lira indirim yapıldığında görüyoruz. saçmalık ya. kalite faktörünü de göz ardı etmemek lazım tabi.
0
mehmed resad
(17.03.18)
Ayakkabıda marka alırım. Kıyafette de genelde Boyner gibi yerlerde markalı ürünlerin indirime girenlerine bakarım. Takıntı olarak düşünmüyorum. Koton'dan 30 liraya pantolon alıp ilk yıkamada mahvolmasındansa 80-90 civarına daha iyi markalardan alıp uzun süre giymeyi tercih ediyorum.
0
himmet dayi
(17.03.18)
Ayakkabı, çanta gibi şeylerde herhangi bir spor markası olmasını tercih ediyorum sadece. Şu anki okul çantam Reebok mesela. 6 yıl önce almıştım, hâlâ sapasağlam. Kullandığım cüzdan Adidas ve hiç inanmayacaksın ama 8 yıllık. Yeni cüzdanım olmasına rağmen ondan vazgeçemiyorum çünkü herhangi bir hasarı yok. Amaç kaliteli ürün almak aslında. Benim küçük dükkanlardan da çok şey aldığım oldu ama hepsinde de kaliteli olmasına dikkat ettim. Yani aradığım özellikleri karşılayan bir şey olduğu sürece markanın çok önemi yok.
0
dissendium
(17.03.18)
takıntım yok fakat uzun süreli kullanım açısından polyester,akrilik ürün almıyorum.
0
biravekahve
(17.03.18)
Kıyafette kesinlikle marka takıntım yok. Ayakkabıda, %100 deri olması şartıyla, farklı markalardan tercih yapabilirim. Saat ve güneş gözlüğü konusunda, evet marka takıntım var.
0
agluna
(17.03.18)
Aldığım parçaları uzun süre kullandığım için evet dikkat etmeye çalışırım markaya.
0
perfectum
(17.03.18)
Var takıntım.
Kadın olsam olmazdı takıntım, çünkü alternatifleri bol.
Bizde alternatif ve çeşitlilik az olunca kaliteli olsun diye çaba göstermek gerekiyor.
0
Tyler89
(17.03.18)
genelde dirak marka ürünlerin dükkanlarına gittiğim için oradan alıyorum ama güzel olanı alırım sorunsuz.
0
dedim dedim de kime dedim
(17.03.18)
Ayakkabi ve cantada takintidan ziyade kaliteli ve saglam olmasi gerektigi icin dikkat ediyorum. Kaban ceket gibi seylerde de pahali marka olmasina gerek yok ama belirsiz butik urunlerinden almam. Gunes gozlugunu de markasiz kullanmam. Onun disinda kazak tshirt etek elbise vs duzgun oldugu surece her yerden alabilirim.
0
aquarium
(17.03.18)
Hiç yok. Pazara gitme imkanım olsa ordan da beğendiğimi alırım. Lcw da giyerim zara da
0
hernezıkkımsa
(17.03.18)
Hiç marka takıntım yok. Gidebilsem, pazardan bile alabilirim +1 Yeter ki gözüme güzel gelsin ve dandik, naylon falan olmasın.

Genel olarak markadan ziyade belirli beklentilerimi karşılaması daha önemli. Mesela ayakkabı alacaksam gerçek deriden olmalı gibi.
0
skooma
(17.03.18)
Eskiden vardı, büyüyünce geçti. Eskiden marka giyinmek bana çok janti gelirdi, artık böyle şeyleri hiç umursamıyorum.
0
i m cool with that
(17.03.18)
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim +1
Marka takıntım yok, markası önemli değil ama ürünün kaliteli olmasını, öyle 3-5 yılamada dağıtacak bir şey olmamasını isterim. 8-10 yıllık gitsilerim çoğunlukta. Gerçi bir senedir maaşım bunu da lüks haline getiriyor ama idare ediyorum.
0
aychovsky
(17.03.18)
Belli başlı şeylerde var: araba, saat, kalem, bilgisayar.

bilgisayardan kastım Mac. linux kullanmayı öğrenmekle uğraşamam (zaten ihtiyacım da yok) ve microsoft'tan nefret ediyorum. beş sene önce aldığım macbook pro hâlâ gayet iyi çalışıyor ve apple sağlam sıçmadıkça Mac almaya devam edeceğim.

araba konusunda 15 yaşımdan beri Volvo sevgim var. 29 oldum hâlâ milyarder olsam bile tek alacağım araba Volvo diyorum. Şu an param olmadığı için Volvo yerine Mazda almayı düşünebilirim.

saat konusunda çok seçiciyim. milletin ayılıp bayıldığı saatlerin hemen hiçbirini beğenmedim bugüne dek. ancak bugüne dek en şık bulduğum, dibim düşen saatleri hep Marurice Lacroix üretti. Bu adamların "pontos day date" serisine bayılıyorum. onlardan birini alacak param olana dek saat takmayı düşünmüyorum. (en son saat taktığımda 16 yaşındaydım.) www.mauricelacroix.com

kalem için belli bir marka tercihim yok; kaliteli ve sade her kalemi beğeniyorum. kırtasiyede satılan kalemleri kullanmayalı çok oldu.
0
sen git ben geliyorum
(17.03.18)
Eskiden lisedeyken bi ara milletin götüne bakardık levis mı diesel mi diye. Şükür ki çok ızun sürmedi.
0
[GODDARD]
(17.03.18)
Yok.
0
Amaranta ursula
(17.03.18)
genelde markalı alıyorum. markasız aldığım ürünleri uzun süre kullanmak mümkün olmuyor çünkü
0
burya
(17.03.18)
Kıyafette var. Ha kullandığım markalardan sadece birinin logosu ürünün üzerinde var o da ayrı yani dışarıdan gözükmüyor ne oldukları ama belli markalar dışında almıyorum.
0
i was made for you
(17.03.18)
Hiçbirinde yok. Çok hor kullanıyorum çünkü. Birkaç kullanımlık oluyo kıyafetler. Elektronikte var ama.
0
Giovanni Pipitto
(18.03.18)
(6)

not/sınav kaygısı olmasaydı?

slhmlr
sınav veya not derdi olmasaydı matematik, fizik gibi alanlara ülkede daha çok ilgi olur muydu? özellikle matematik gibi yaratıcılık isteyen alanlarda sınav zorunluluğu, alana olan ilgiyi azaltıyor mu?
sınav veya not derdi olmasaydı matematik, fizik gibi alanlara ülkede daha çok ilgi olur muydu? özellikle matematik gibi yaratıcılık isteyen alanlarda sınav zorunluluğu, alana olan ilgiyi azaltıyor mu?
0
slhmlr
(17.03.18)
katılıyorum.
hatta bu kadar fazla katıldığım başka bir fikir var mı diye kendimi sorguladım.
0
güneyli çocuk
(17.03.18)
tek mesele not sınav değil ki. eğer notu sınavı kaldırırsanız tek başına, kimse okula bile gitmez doğru düzgün. asıl mesele matematiği ve fiziği nasıl öğrettiğimizde. fizik sahiden eğlenceli olabilecekken şu an okullarda bok gibi anlatılıyor, varsa yoksa formül ezberletme, varsa yoksa 'soru tipi' ezberletme.. notu kaldırın, adam niye ezberlemek istesin ki bunları yok yere? iş nasıl öğrettiğimizde bitiyor bana kalırsa. o zaman sınavı kaldırmasak da gayet güzel sonuçlar alınabilirdi, üniversitede de insanlar bu alanlara yönelebilirdi belki, devlet de destek verseydi.
0
mehmed resad
(17.03.18)
Olmazdı. Matematik farklı bir yetenek işi maalesef. Anlamayan anlamıyor yani. Fizik zaten matematiğin de ötesinde bir alan. Ben de sınavları eskiden dert olarak görürdüm ama artık eğitimin pratiğe dönüştürülmesini sağlayan bir araç olarak görüyorum.
0
dissendium
(17.03.18)
mehmet resad +1, sorun sınavda değil öğretim sisteminde ve sınavların düzenlenme tarzında. üniversiteye giriş sınavında 40 türkçe sorusunda 14 doğru yapıp da "sınav sistemi boktan abi yeaa" diyen kertenkeleler kusura bakmasın, sınav dünyanın her yerinde ve alanında var. yarın işe girerken de sınava tabi tutulacaksın. senden sorumluluk alıp bir şeyler yapman, baskı altında performans vermen, bir şekilde seninle aynı eğitimi almış insanların önüne geçmen beklenecek. bu her yerde böyle. biz 4 senelik lisansı 6 yılda bitirene "aferin" derken elin almanı 3 yıllık eğitime iki farklı alan sıkıştırıyor.

okula gidip de geçer not almayı beceremeyen, sınavda eli ayağı titreyen adam da okumayıversin. hayır kendim öğrenci olmasam, aynı yollardan geçmesem cidden sınavların aşırı zor veya yıpratıcı olduğunu düşüneceğim. bizim ülkemizdeki sorun öğretim sisteminin boktanlığı ve öğrenciyi ezbere yöneltmesi. gerisi fasa fiso.

sınava girmesi gerekiyor diye türlü bahaneler yaratan adam sınav olmasa açıp da fizik kitabının kapağına bile bakmaz, kimse kendini kandırmasın.
0
der meister
(17.03.18)
Sınav kaygısı nasıl olmaz ? Hoca düzgün olur, derslere devam edersin, ilgilenirsin, anlamadığın yeri sorarsın ve sınavda da ilgili konudan sorular çıkar. Hadi bilemedin bildiklerini kullanarak yapabileceğin bir şey çıkar.

Nadir kalmış hocaları tenzih ederim, bizdeki egosunu ...ğimin hocalarının amacı öğrenciyi süründürmek. Türkiye genelinde %1'lik dilime girmiş öğrencilerin büyük çoğunluğu bir dersten 100 üzerinden 20 nin altında not alıyorsa bu öğrencilerin suçu değildir.

Hal böyle olunca o dersi sevmeye imkan yok. Özetle mesele sınav kaygısı değil, sınav olmak zorunda, mesele işin b*nu çıkaran hocalar.
0
kimlanbu
(17.03.18)
Alakası yok. Eğitim boktan. Doğuştan fizik ve astronomi ilgim olduğu halde lisede fizik derslerim kötüydü. Çünkü götüm gibi anlatıyordu hocalar. Şimdi hepsinden çok daha ileri seviyedeyim hobi olarak ilgileniyorum fizikle ve getir o eski hocalarımı ben ders veririm hepsine.

Matematik ha keza, iyi 1-2 matematik hocam oldu geçmişte onları tenzih ediyorum ama öğretmenlerin %90'ı aldığı parayı haketmiyor. Hepsi bok gibi. Zaten bir insan öğretmen oluyorsa artık önyargılı bakıyorum.

Matematik ve fizik öğretmenden öğrenilmez, üniversiteden en allahsız en kuraltanımaz müfredatı sikine makara diye dolayan tiplerin gelip öğretmesi lazım bana göre.

Çocuğum olsa Türkiye'de okula göndermem. Ne dil öğretebiliyorlar ne bilim ne sanat ne tarih ne de etik.
0
bos gezenin bos ustasi
(17.03.18)
(10)

çalışmak için bankayı mı tercih ederdiniz fabrikayı mı?

asuturias
önümde iki seçenek var, özel bir bankanın genel müdürlüğü ya da bir fabrikanın ofisi. siz olsaydınız hangisini tercih ederdiniz, neden? (iktisat okudum)
önümde iki seçenek var, özel bir bankanın genel müdürlüğü ya da bir fabrikanın ofisi. siz olsaydınız hangisini tercih ederdiniz, neden? (iktisat okudum)
0
asuturias
(17.03.18)
Mühendisseniz fabrika, iktisat okuduysanız banka (Geleneksel yaklaşım :)

Şaka bir yana önceliklerinize ve yapacağınız işe bağlı. Ortam olarak da bir fabrika kampüsü ve banka genel müdürlüğü bambaşkadır.
0
hana bi
(17.03.18)
banka gmsinde calisan biri olarak ne aradigina bagli. Beklentin ne?
0
tuborg yesili
(17.03.18)
Birkaç fabrikada bulundum. Mühendis adayıyım. Kesinlikle bankada çalışırdım. Fabrikalarda çok az kadın oluyor. Bankalarda ise tam tersi şekilde daha çok kadın oluyor. Sosyallik açısından önemli bir konu. Ama fabrikaya da bağlı. Uzay üssü gibi fabrikalar da var. Apartman görünümlü genel müdürlükler de var. Şartlara bağlı kısaca.
0
dissendium
(17.03.18)
Fabrikalarda cok az kadin oluyormuş, hııı. Kiyaslama kriteriniz bu mudur bilinmez ama sanayi bolgesinde ve bir fabrikada çalışan olarak diyebilirim ki durum hic de oyle degil. Ha civarda bi fabrika var bildigim, kadinlarin calismasi haram diye calistirmiyor,evet.

Bi banka tecrubem olmadi ama banka tecrubesi olan tanidiklarimdan duydugum kadari ile fabrika ofisi diyorum.

Her birimin calisanlari, ofis ortami filan kendi icinde farklilik gosterir, dolanirsiniz filan sıkılınca. Bankada sanki herkes tek tip, durgun murgun.
0
a perfect lie
(17.03.18)
Fabrikada calisabilmek icin ugrasiyorum. Isletme mezunuyum. Banka hic dusunmedim.
0
kuehles blondes
(17.03.18)
banka'da yaz-kış kravat ceket çok kasar, fabrika daha rahattır muhtemelen sırf giyim rahatlığından dolayı da fabrika denilebilir.
0
gezegen olan pluton
(17.03.18)
Fabrika demeye gelmiştim ama senin durumunda kesinlikle banka.
0
i m cool with that
(17.03.18)
hangisi daha çok para veriyosa ve hakları daha iyiyse onu seç tabii ki.
0
spirit crusher
(17.03.18)
iktisatla hiç alakam yok, sorduğun için tamamen kişisel tercih temelli cevap vereceğim: fabrika. o tarz ortamlar benim daha çok hoşuma gidiyor. çoğu kişinin daha rahat ve özgür bir şekilde çalıştığını düşünüyorum. genelde şehrin biraz dışında olman gerekiyor, benim için daha keyifli.

bankalardaki ortam aşırı kasıntı, samimiyetsiz geliyor. müşteri olarak girdiğimde bile en kısa zamanda çıkmak istiyorum. "ÇEVREDE GARI OLMASIN, DONLA GEZİP KÜFREDELİM, FUTBOLDAN BAŞKA Bİ ŞEY KONUŞMAYALIM" demiyorum ama şahsen banka gibi bir ortamdansa fabrikada çalışmayı tercih ederim.
0
der meister
(17.03.18)
Hangi birim? Bankanın genel müdürlüğünde bt de var çağrı merkezi de, ik da var kredi izleme de, hangisi?

Satış olmayan bir alana geç. Hangisinde yoksa.
0
mutlusismankedi2015
(17.03.18)
(19)

Tanımadığınız birisinin ölmesine üzülüyor musunuz ?

mete kudur
sb
sb
0
mete kudur
(16.03.18)
Tabii ki.
0
dissendium
(16.03.18)
Ölüm şekline göre. Üzücü bi şekilde öldüyse evet ama normalde hayır.
0
nundu
(16.03.18)
duruma göre;

özel jette düşüp ölen kadınlara bir saniye üzülmedim

dilek özçelik'de ağladım, çok çok üzüldüm.
0
aksach
(16.03.18)
üzülüyorum. ölüm konusunda metanetli olmaya gayret ediyorum. tabii ki çok acı bir tecrübe ama "sonunda hepimiz öleceğiz"i kabullenmeye, kendi hayatıma odaklanmaya çalışıyorum. gelgelelim geçenlerde davide astori öldüğü gün oturup ağladım, çok canım sıkıldı. özellikle de böyle gencecik, sağlıklı, ailesi, küçük çocuğu falan olan insanlar aniden ölünce çok üzülüyorum.
0
der meister
(16.03.18)
Hayatımda fotosunu görmediğim birine bile üzülüyorum.
0
cemallamec
(16.03.18)
Üzülmüyorum. Bazıları için belki şaşırabilirim ama başka bir duygu uyandırmıyor.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(16.03.18)
üzülüyorum.
0
theseachange
(16.03.18)
tanıdıklarımın bile tamamına üzülmüyorum. çoğu için tepkim "hmm kötüymüş ya" olur/oldu.
0
ghilleinthemist
(16.03.18)
@aksach +1 dilek öldüğünde içim yanmıştı.

onun haricinde daha çok ölen kişinin çökmüş bir yakınını, özellikle eşini gördüğüm zaman çok duygulanıyorum.
0
air
(16.03.18)
üzülüyorum. bir defa saatlerce ağladım.
0
playing star again
(16.03.18)
Duruma ve kişiye göre değişiyor.
Genel olarak intihar edenler için üzülmem kendi tercihleri olduğu için.

Üstte verilen örnek üzerinden gideyim;
Dilek Özçelik için de çok üzüldüm düşen jette ölen insanlar için de üzüldüm.
Mesela Yazıcıoğlu öldüğünde herkes çok üzülürken ben hiçbir şey hissetmemiştim bugün de benzer birine benzer bir şey olsa hiçbir şey hissetmem.
0
mutekebbir
(16.03.18)
Su ana kadar olumune uzuldugum bi insan olmadi. Iskence ile aci cekerek olenlere uzuluyorum tabi. Ama bende oyle bir kahrolma durumu filan olmuyor.
0
allah yazdiysa bozsun
(16.03.18)
Tanımamaktan kasıt hakkında hiçbir şey bilmemek mi? Öyleyse üzülmüyorum. Yakınlık hissetmediğim birine üzülmem mümkün değil.
0
harvey
(16.03.18)
üzülüyorum özellikle işçi ölümleri ve kadın cinayetleri dikkatimi çekiyor, tanımasam da üzülüyorum.
0
cabiday
(17.03.18)
Tanıdığım ve baya baya nefret ettiğim biri öldü geçenlerde. Ölüsünü bulamadılar hatta. Çok üzüldüm kahroldum. Boktan bir insan da olsa böyle bir ölümü haketmedi.
0
suicides underground
(17.03.18)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim, + 1

bazen, "asıl ona üzül, yok asıl şunlara üzül" diyen tipin olduğu karikatürdeki gibi hissediyorum.
0
runagain
(17.03.18)
Evet, hatta gereksiz yere fazlaca üzüldügüm durumlar da oluyor maalesef. İnsanı geçtim herhangi bir canlının ölümü beni oldukça etkiliyor.
0
fraise
(17.03.18)
kalanlara uzulurum; oleninse belki olum sekline...
0
e haliyle
(17.03.18)
evet üzülürüm.
0
dusundumdusundumdurdum
(17.03.18)
(10)

Büyük ülkelerin gizli projelerine inaniyor musunuz?

ceann deas
Ameerikanin 51. Bölgesi olsun, uzaylılarla gizli işbirlikleri olsun, aşırı korunaklı laboratuvarlarda genetigiyle oynanan insanlar olsun, katil robot ordular olsun...Böyle şeylere inanıyor musunuz? İnanıyorsanız hangilerine inanıyorsunuz? Ben hepsine inanıyorum mesela. Binlerce insan milyarlarca ins
Ameerikanin 51. Bölgesi olsun, uzaylılarla gizli işbirlikleri olsun, aşırı korunaklı laboratuvarlarda genetigiyle oynanan insanlar olsun, katil robot ordular olsun...

Böyle şeylere inanıyor musunuz? İnanıyorsanız hangilerine inanıyorsunuz? Ben hepsine inanıyorum mesela. Binlerce insan milyarlarca insanin bilmedigi bir seyler yapıyormuş gibi geliyor hep. Soyle bir baktigimizda bizim bilmemize izin verilen teknoloji bile 10 yilda bu kadar gelismisken, bize gosterilmeyen teknoloji ne durumdadır düşünebiliyor musunuz? İnternetin google katmanında yaşıyor gibiyiz. Asıl olay deep webdeymis de bizim haberimiz yokmus gibi.
0
ceann deas
(16.03.18)
Evet bir çoğu var. Bir kere yıllar öncesinin (ve artık açıklanmış olan) gizli deneyleri bunun bir işareti. Bilim ve teknoloji artık düşünüldüğü gibi insanlığa değil belli bir kesimin tekelinde ve onların faydası için ilerliyor. Yediklerimize bile katılanlar uzun vadede sağlık yönünden tehlikeli. Ve üretenlerin bunun farkında olmamasını düşünmek imkansız gibi.
0
1adam
(16.03.18)
İnanmıyorum. İleri teknolojiyle ilgili deneyler dünyanın gelişmiş her ülkesinde yapılıyor ama bu deneylerde insanların kullanıldığını düşünmüyorum. Cahil bir insan CERN ile ilgili çalışmaları bile yanlış anlayabilir. Ama birazcık araştırma yapan biri komplo teorilerinin çok rahat üstesinden gelebilir. Uzaylılara da inanmıyorum bu arada. Dünya dışı yaşam beklediğimizden çok farklı olacak bana göre. İki kolu, iki bacağı olan uzaylı tiplemeleri bu fikirlerin insan ürünü olduğuna işaret ediyor.
0
dissendium
(16.03.18)
ben de bazılarına inanıyorum ve yaptıkları her şeyi de övüne övüne gösterecekleri fikrine katılmıyorum. bazı şeyler sonradan kullanılmak üzere gizli kalabilir, bu çok doğal. zaten her şeyi pat diye ortaya koysalar, mesela bizim gibi aylar önceden davul zurnayla afrine gireceğiiizz gibi bağırsalar bu adamlar bu halde olamazdı. akıllılık zaten göstermekte, yahut yapmakta değil, bunu el altından becerebilmekte çaktırmadan. tabi bunlar bize son derece yabancı şeyler. geçen ay da menbiç'e gireceğiz diye bağırıyordu malum. böyle işte. özellikle abd'nin kişilerin çıkarlarına bağlı yönetilen bir devlet olmadığı da açık olduğundan bu tip gizli işlere son derece ehemmiyet gösterdiklerine inancım tam.
0
mehmed resad
(16.03.18)
öyle gizemli, manyak şeylere değil ama gelişmiş ülkelerin çeşitli projeler geliştirmeye çalıştığına elbette ki inanıyorum. elinde bu gücü bulunduran her ülke bunları yapar ve ister.

inanmayana da saygım var ama "her şeyde amerika'yı suçlayalım!1!" diyen, amerikan hayranlığından kendini kaybetmiş tiplere gtümle gülüyorum açıkçası. dünyaya abd kadar zarar vermiş başka bir terör örgütü var mıdır acaba, merak ediyorum. bizim beceriksiz, aptal falan olmamız onların da şerefsizin önde gideni olduğu gerçeğini değiştirmiyor. kaldı ki bugün ortadoğu CİHADELLO YEHUU deyip kendini havaya uçurmaya bayılan tiplerden oluşuyorsa yine bunun sebebi de büyük oranda abd'dir.

sen bir türk olarak iç savaşta doğsan, siyasal islam'ın pompalandığı ve abd destekli diktatörlerin cirit attığı bir coğrafyada büyüsen gelip duyuruda böyle kadın hakları falan konuşacağını mı sanıyorsun? o zihniyetle, o koşullarda yetişen adam kendini patlatmaktan başka ne bilecek?

kendi ülkemden bir halt olmaz onun farkındayım da bu abd köpekliği kadar nefret ettiğim bir şey yok. açık açık "biz bu iktidarı istemiyoz ya" deyip darbe yapan, dalga geçer gibi demokrasi götürüyoruz falan diyen bir ülkeyi nasıl sevip destekleyebiliyorsunuz, anlamıyorum.
0
der meister
(16.03.18)
İnanmıyorum, inananların da pek zeki olmadığı yönünde ön yargım var.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(16.03.18)
hayır.

hepsinin tamamen propaganda amaçlı olduğuna inanıyorum. sadece bizde neler neler var olm bi bilseniz var ya durumu.

ha şu var gizli askeri araçların ufo diye yutturulması tam bir efsane olay.
0
susadım çeşmeye varmaz olaydım
(16.03.18)
hiçbirine inanmıyorum ancak doğru olma ihtimallerini de takdir ediyorum.

şöyle bir şey var; doğrudur ya da değildir. doğru değilse zaten sorun yok, doğruysa da benim konu hakkında yapabileceğim hiçbir şey yok. gereksiz yere gündemimi meşgul etmesine izin vermiyorum. somut, elle tutulabilir ve kanıtlanabilir olayları, temel mantıksal süreçten geçebilecek konuları düşünmeyi seviyorum.

ayrıca bunu politikaya, bilime hatta tıbba indirgeyenler var, aman aman. youtube'tan büyük resmi görenlerin kanallarında sağlığınız için şunu yapın, diş macununuza flor koyup epifiz bezinizi parmaklıyorlar ve sizi itaatkar ediyorlar diyenleri dinleyip uygulayanlar var. aman diyeyim..
0
air
(16.03.18)
Bazı şeyler vardır, bunların üzerine bin katılır, sulandırılır.

Akla yatkın olmayan şeylere(ufo) şahsen inanmamakla birlikte ilginç ve bilimsel temelleri olabilecek şeylere(genetiğiyle oynanan insanlar) inanıyorum.

genetiğiyle oynanması demek spider-man yapmak demek değil tabi, fakat mesela insan klonlamak, yapay rahimde insan yetiştirmek, bunları yaparken gen seçerek yapabilmek... nihai amacı bunlar olan bir sürü proje olması mümkün. Ekonomik ve sosyal açıdan planlamayı başka bir boyuta taşıyacağından da neden olmasın ki?

bence asıl olay deep web'de değil, deep web'e girmek bir şey değil çünkü. insanların algılarıyla oynamak kolay ve bugün insanların neredeyse tamamı gerçeklik algısını bozacak her türlü manipülasyona da müsait. modern insan inançsız değil yani, sadece kadim dinlere inanmıyorlar, fakat yeni fetişlere inanıyorlar.

Aşağıdaki alıntıyı da paylaşayım:

Küçük Moiz ilkokul çağına gelmiş, okulda ilk günün akşamı eve dönmüş. Annesi:

“Oğlum öğretmenin bu gün neler anlattı size bakayım ?” diye sormuş.

Moiz:

“Anne, Musa diye bir adam varmış, bir gün Ramses diye biriyle kapışmış, adamlarını alıp kaçmaya başlamış. Kaçmışlar, kaçmışlar bir nehrin kenarına gelmişler. Arkadan Ramses’in ordusu geliyormuş. Musa hemen cep telefonundan Mossad, CIA, Ordu, vs.. herkesi aramış. Hemen helikopterlerle askerler gelmiş, nehrin üzerine bir köprü yapmışlar. Musa ve adamları geçmiş. Ramses’in adamları köprüye girerken savaş uçakları gelmiş, köprüyü bombalamış, hepsi suya düşüp boğulmuş…”

Diye anlatırken, Anne:

“İnanamıyorum !.. Öğretmenin cidden böyle mi anlattı ?” demiş.

Oğlan da:

“Ya, Anne, ben sana öğretmenin anlattığı şekliyle anlatsam hiç inanmazsın..”…
0
idexo
(16.03.18)
Var tabii olmaz mı, uzaylı falan değil tabii de şöyle şeyler.

www.wikiwand.com

Bir de bunlar Avrupa ülkelerini aşar anca Amerika'da oluyordur.
0
i was made for you
(17.03.18)
kısmen inanıyorum ama çoğu da abartı şeyler.
0
runagain
(17.03.18)
(17)

köpek beslemek çok mu zor?

pikapika
selamlaar. çocukluğumdan beri köpek korkusu olan biriydim. bunu sanırım dayımın taptatlı kurt köpeğiyle aştım. başta o ortalıktayken bahçeye dahi çıkamazdım, ben varım diye hayvanı bağlarlardı:( çok üzülüyorum şimdi. sonra bi kere dokundum, bi kere sevdim, bi kere kalbim güp güp atmasına rağmen üzer
selamlaar. çocukluğumdan beri köpek korkusu olan biriydim. bunu sanırım dayımın taptatlı kurt köpeğiyle aştım. başta o ortalıktayken bahçeye dahi çıkamazdım, ben varım diye hayvanı bağlarlardı:( çok üzülüyorum şimdi. sonra bi kere dokundum, bi kere sevdim, bi kere kalbim güp güp atmasına rağmen üzerime zıplamasına izin verdim derken iyice alıştım. şimdi onu o kadar çok seviyorum ve özlüyorum ki, ama yılda sadece dört beş kez görebiliyorum. artık kendi köpeğim olmasını istiyorum.

apartman dairesinde oturduğum için küçük bir köpek olmasını istiyorum. toy poodle almayı düşünüyorum. bir kere alınca ömrü boyunca benle olmalı, o yüzden bütün artılarını eksileri düşünüp öyle karar vericem. en zoru sanırım tuvalet eğitimi. ama halıları falan kaldırıp bu süreci bi şekilde atlatırım sanırım. bu ırk çok havlar mı, komşulara fazla rahatsızlık verir mi? ilerde bi gün çocuğum olursa onlarla geçinebilir mi, nedense bikaç yerde çocuklarla arasının çok iyi olmayabileceğini okudum. köpişli duyurucular, köpeğiniz hangi cins, rutininiz nasıl, evde köpek beslemek çok zor mu, en zor yönü neresi? uzun sorumu cevaplarsanız çook sevinirim:)
0
pikapika
(16.03.18)
Biz evde bakmadık ama yeni doğmuş bir köpeğe baktık bir süre. Köpekler kedilerden farklı olarak ilgi isteyen canlılar. Annesi ölen üç tane kedinin kendi başlarına bir ayda ağaçlara tırmandığına, fare, kuş yakaladıklarına şahit oldum ama köpekler bu konuda kedilerden daha zayıf. Birçok konuda eğitmeniz gerekebilir. Dışarı çıkarıp gezdirmeniz de gerekebilir. En zoru demeyeyim ama en temel zorluğu yemeğini, temizliğini, sağlığını takip etmek.
0
dissendium
(16.03.18)
Evde köpek bakmak zor kedi değil ki kendi çapında takılsın. Çocuk gibi eve döndüğünde ilgi ister ayrıca günde 2 defa tuvalete çıkarman gerekir bunlara vakit ayırabileceğine inanıyorsan almalısın
0
sydney
(16.03.18)
Evde köpek beslemek zor değil, eğer yeterli özveri varsa.

Öncelikle küçük olması şart değil, büyük köpeğe de evde bakılır. Küçüğü de büyüğü de aralıksız koşturmuyor evde sonuçta. İlk başta belli başlı zorluklar var. Tuvalet eğitimi, sağı solu kemirmesi falan. Büyüyünce bunların olmaması sizin elinizde. Benim köpek American Staffordshire Terrier, terrier olduğundan ısırma ve kemirme huyu var. Yavruluğunda hep göz önünde bulundurarak yanlış bir şeyde kızarak parçalanmış bir kablo ve bir kaç terlikle atlattık, artık hiç bir şey parçalamıyor. Yani evde yavru köpek varsa parçalanan şeyler olacak.

Tuvalet için günde minimum 2 kere çıkması gerek. Ben sabah 5.30'de sırf onu çıkarmak için uyanıyorum. Bu özveri gösterilecekse tuvalet işi de zor değil. Yetişkin bir köpek 18 saate kadar tutar tuvaletini zaten çok zorda kalırsan. Tabi hayatında her zaman sen evde yokken ishal olup kusup ortalığı batırma ihtimali var, eve yorgun bir şekilde gelip salonun savaş alanına döndüğünü görebilirsin.

Yani özet olarak, yavruyken bir şeylerin parçalanmasını göze alıyorsan, bol bol tuvalet temizlerim diyorsan, yetişkinken de her gün günde en az yarım saatini dışarıda gezmeye yarım saatini de içeride veya dışarıda oyuna ayırabileceksen ve ara sıra eve geldiğinde küçük sürprizlerle karşılaşmayı sorun etmiyorsan köpek beslemek zor değil.

Koltuğu veya halısı kıymetlilerdensen zor.
0
once
(16.03.18)
benzer bi duyurudaki cevabimi kopyaliyorum.
şu sebeplerden zor. ortalama 15 sene yaşıyorlar ve ne olursa olsun bırakmamanız gerekiyor. apartmandakiler havlamasa bile sırf pisliğine takabilir. ev sahibi takabilir. defalarca ev değiştirdim. en son müstakile geçtim rahat ettim. mesela köpeğiniz sizi koruma amaçlı evde havlasa, komşulara ya da ev sahibine haklarınızı savunabilecek misiniz? 24 saat havlamadıkça hukuken bir şey yapamazlar evet, ama sizle uğraşmalarına sabredebilecek misiniz?

yolda yürürken insanlara yol vermenize, dışkıları toplamanıza rağmen sürekli taciz edilebilirsiniz. belli bi süreden sonra çok yorucu oluyor.

günde en az iki kere tuvalete çıkarmanız, en az bir saat egzersiz yaptırmanız lazım. sabah sıcak yataktan normalden iki saat daha erken kalkıp bunları yapmak sonra işe/okula hazırlanmak da yorucu oluyor. tatillerde büyük şehirdeyseniz güvenebileceğiniz bir köpek pansiyonuna bırakmanız gerek, küçük şehirdeyseniz ya onu da alacaksınız ya kaybetmeyeceğinden emin olduğunuz birine bırakacaksınız.

bunun dışında hepsinin karakteri, huyu farklı. kimisi gündüz evde yalnız kaldı diye eve işiyor, kimisi oyuncak yerine mobilya parçalıyor. kimisi kokuyor, kimisi çok tüy döküyor. ilerde evlenme ya da biriyle yaşama durumunda partneriniz köpek istemiyorum dediğinde hangisini gözden çıkaracaksınız?
0
pide
(16.03.18)
@pide zorlukların farkındayım, farkında olduklarımın dışında hesaba katmadığım ne gibi zorluklar olabilir onu merak ediyorum ve araştırıyorum. ev kendimize ait, site bahçesine günde üç dört kere tuvalete indiriveririm sorun olmaz. zaten yaz sonu evleneceğim kişiyle birlikte karar verdik almaya, o da sorun olmaz:) zaten onun da etkisi var, daha önce evde köpek beslediği için güveniyorum. tek başıma olsam cesaret edemem belki de. pide ve once, ikiniz de erken uyanmak demişsiniz:( 7 gibi indirsek olmuyor mu, 5 5 buçuk civarı fazla erken değil mi? köpekler o saatte mi uyanır ve tuvalet ister?
0
🌸pikapika
(16.03.18)
yok ise ya da okula yetismek icin normalden daha erken kalkmak gerekiyor, o yuzden yazdim. yoksa size gore nasil uyacaksa o saatte :) tabii kimisi erken saatte uyandirir, kimisi oglene kadar uyur artik sans.

tuvalet egitimi duzenli disari cikarirsaniz cok zorluk cekmeyeceginiz bir surec. hatta yetiskin bir kopek sahiplenirseniz tuvalet egitimi de olur cok buyuk ihtimal. ama benim kopege normalden az ilgi gostereyim, ya da daha az yuruteyim birkac gun, hemen baslar saga sola isemeye. ilgisiz kalinca boyle seyler yapabilir ne kadar egitimi olursa olsun.

bunlara ek olarak tuy dokmesini sorun eder misiniz? ya da kokmasini? bunlar en yaygin terk etme sebepleri cunku.
0
pide
(16.03.18)
biraz tüy dökmesini sorun etmem. sonucta oyuncak değil, ben saç döküyorum erkek arkadaşım da tüy döküyor normaldir temizleriz:) ama tabi elimi attığım her yer tüy olmasa iyi olur. poodle çok dökmüyor diyolar bakalım.
koku en çok tereddüt ettiğim noktalardan biri. hayvandan insan gibi kokmasını bekleyemeyiz ama kapıyı açar açmaz evden ağır bir koku geliyor mu, evime insan girip çıkar mı onu bilmiyorum merak ediyorum :)
0
🌸pikapika
(16.03.18)
hangi cins almak istiyorsunuz? hayvanın cinsi kadar önemli hiçbir değişken yok köpek beslemekte.
0
sen git ben geliyorum
(16.03.18)
toy poodle.
0
🌸pikapika
(16.03.18)
şimdi çok kısa bir araştırma yaptım poodle kokusuna dair. görünen o ki kulak içi kıllarına dikkat edilmezse feci koku yapıyormuş. ayrıca tüylerinin bakımına ciddi zaman ayırmak gerekiyormuş. neyse ki, şansınıza, tüy dökmesi çok olmuyormuş. eğer ingilizceniz varsa yabancı forumları araştırmanızı tavsiye ederim. o forumlarda okuduklarım sonunda çok çok istediğim "caucasian shepherd"ı almama kararı verdim. (alaskan malamute ya da newfoundland alacağım.)
0
sen git ben geliyorum
(16.03.18)
elbette zor. alacaksan dahi yazılanlara inanıp büyük ırk kesinlikle alma. küçük ırk belki yeterli özveri ile bakılabilir ancak büyük ırk için o ev hapis olur, işkence olur.

her şeyden önemlisi bir köpek alırken (küçük ırk varsayıyorum) ortalama 15-20 yıl boyunca 5 yaşını geçmeyen bir çocuğunun olacağını kabullenmen gerekiyor. herzaman ilgi alaka ve bakım isteyen, ihtiyaçları olan bir canlıdan bahsediyoruz. hayvan sahiplenmek ciddi bir iştir ve sorumluluğu çok büyüktür. tamamıyla kendi duygularının tatmini için bir canlının sorumluluğunu üstleniyorsun ve hatalarının bedelini o hayvan canıyla, duygularıyla ödüyor. kendi iradesi, düşüncesi olmayan ve kötülük ile karşılaştığında bunun nedenini anlayamacak ve üzülecek bir canlıdan bahsediyoruz.

ben kişisel olarak hayvan sahiplenilmesine bir takım istisnalar haricinde karşıyım. en büyük sebebi de hayvan ticaretinin, sektörünün devamlılığına katkıda bulunulduğu için. onun haricinde bir noktaya kadar barınaklardan sahiplenilmesine ya da hasta ve ihtiyaç sahibi bir hayvanın iyileştirilmesi için alıkonmasına o kadar karşı değilim.
0
air
(16.03.18)
@sgbg aynen oralardan araştırıyorum, poodle cinsine özel türkçe çok bişey bulamadım. birbirlerinden kopyalayıp aynı cümleleri yazmışlar hep. alırsanız bana yazın neler yaşadığınızı :D
0
🌸pikapika
(16.03.18)
ek. gerçekten duyarlıysan ve sahiplenmekte kararlıysan lütfen öncelikle barınakları gidip gez. bakamadığın ve bıraktığın zaman o hayvanların ne hale geldiğini görmen açısından çok faydalı bir gezi olur. onun haricinde barınaklardan hayvan sahiplenirsen çok daha faydalı bir iş yapmış olursun. amacın hayatını paylaşmak için bir dost edinmek ise barınaklardan daha güzel bir adres yok :) bir tanesini dahi olsa mutlu etmiş kurtarmış olursun. illa cins köpek olsun diye düşünüyorsan dahi emin ol barınaklar cins hayvanlardan geçilmiyor. insanlar 'hediye' olarak hayvan satın almayı çok seviyorlar. sonra belli bir zaman sonra barınaklara atıp kurtuluyorlar. ya gözlerimin önünde kar beyazı maltese terrier'i duvardan içeriye fırlatıp kaçtılar. kapıyı çalmaya bile tenezzül etmediler. hayvanı damızlık olarak kullanmışlar yıllarca, sonra zamanını doldurunca atıp kurtulmuşlar. rahmi, vajinası berbat haldeydi. neyse konu başka yere gidiyor. anlatacaklarım bu kadar :)

edit: damızlık mı deniyordu dişiler için karar veremedim. neyse konu açık zaten
0
air
(16.03.18)
Tekrar ediyorum evde büyük ırk da bakılır. Hatta ev köpeği olarak görülen büyük ırklar vardır. Bahçede bakılsa dahi uyku vakti eve alınması gereken büyük ırklar da vardır. Köpeğin ebadı kişiliğini etkilemez, bekçilik güdüsü olmayan ve sosyal yanı güçlü hayvana asıl bahçede bakmak işkencedir.

Evde bakmak denildiğinde millet 24 saat eve kilitlemek falan sanıyor sanırım.
0
once
(16.03.18)
@air teşekkürler:) ben de sonradan bırakmayı hiç istemiyorum o yüzden bi hevesle gidip almak istemedim, iyice bi araştırayım neyle karşılaşacağımı bileyim az çok. yine de kararlıysam alıcam, önümde bikaç ay var yeni evime taşınmak için. barınaklardan almak aklıma gelmedi, hep yavruyken almaya yönelik düşündüm çünkü. ama olabilir oralara da bi bakayım. umarım vazgeçmem, bence değer çok tatlılarr :3=
0
🌸pikapika
(16.03.18)
Satin almayin, sahiplenin.

Onun disinda guzel bir kopek okulu egitimiyle avrupa'daki gibi bir kopek olur cikar. Turkiyedeki sahipli kopekler de saga sola havlayip insanin ustune cikiyor -izin verilmedigi halde-

Kopegin temizligi vs olursa bence kokmaz. Ayrica tabi gunde en az 2 kez gezdirmeniz gerekir, "hadi isesin/sicsin" kafasiyla degil de baya cocukla parka gider gibi, uzun uzun keyifle (tabi her gun boyle olmaz da cogunlukla min yarim saat olmali her cikmaca)
0
kuehles blondes
(17.03.18)
kopek pis oldugundan degil kendine has bir kokusu oldugundan kokuyor bu arada, temizlikle alakasiz bu durum. bazisi kokmaz bazisi kokar, iki kopegim var, biri kokuyor mesela.

yavru istediginizi soylemissiniz de yetiskin sahiplendim ben. uyumla ilgili hicbir sorun yasamadim. hatta daha az yorucu oldu bir yavruya kiyasla. hem yavru hem cins zaten barinakta bulamazsiniz. insanlar yavruyken alip bir sene icinde terk ediyor genelde. illa kucuk irk istiyorsaniz yetiskinlere de sans verin. gittiginiz barinaklarda denk gelmezseniz de hayvan sahiplendirme sayfalari var, gonullulerin gecici yuva oldugu veya tedavi ettirdigi ya da sahibinin terk etmeden once ilan verdigi hayvanlar oluyor. tuy koku konusunda hassasim ben diyorsaniz, benim bir tanesi malta terrieri. tuy ve koku acisindan sorunu yok. ama sidiklidir iste :')
0
pide
(17.03.18)
(5)

hiçbir şeyi yetiştiremiyorum, her şeyim yarım hayatta,

for day to break
koşturuyorum da ama yine de bir çok şeyi eksik yapıyormuşum gibi his var. hiçbir şeye de motive olamıyorum. bundan kurtulmak için insan olma sanatı, duygusal zeka, hayatı yeniden keşfedin, osho pratik meditasyon teknikleri vb; şimdinin gücü, şema terapi, iyi hissetmek gibi buna benzer bir çok kitap
koşturuyorum da ama yine de bir çok şeyi eksik yapıyormuşum gibi his var. hiçbir şeye de motive olamıyorum. bundan kurtulmak için insan olma sanatı, duygusal zeka, hayatı yeniden keşfedin, osho pratik meditasyon teknikleri vb; şimdinin gücü, şema terapi, iyi hissetmek gibi buna benzer bir çok kitap okudum ama sonunda yine günümün sadece bir kaç saatini sorumluluklarıma ayırabiliyorum. ilaçta kullandım, içerken iyi, psikoloğa gidiyorum ordan gelince irademe kavuştuğumu düşünüyorum ama sonra yine her şey başa dönüyor. çok yoruldum artık.

kimseye bir şey diyemem her şey benden kaynaklanıyor, en azından bunun farkındayım. yoluna koyma girişimlerim sürekli devam ediyor. bu konuda etrafım beni pek anlamıyor, aslında görmüyorlar beni. çünkü ana sorumluluklarımı hızlı bir şekilde yapıyor tabiri caizse kendime laf getirtmiyorum.

ama okumayı çok istediğim bölümler var, eğer irademi ele alabilirsem o bölümlerden birini elde edebileceğime eminim. ama işte kısır döngüden kendimi kurtaramıyorum. önerilerinize açığım?
0
for day to break
(15.03.18)
Yetiştirmek istediğin şeyleri sıraya koyacaksın. Hepsini yapayım derken hiçbirini yapamıyorsun, böyle daha mı iyi?
0
ofkeyle kalkanin yerine oturan yazar
(15.03.18)
Bölüm derken nasıl bölüm? Üniversitede bir bölüm mü? Ben genel olarak hayal kurmanı tavsiye ederim. Ben sürekli hayal kuran biriyim. Hayal kurarsan neleri gerçekten istediğini görürsün. O şeye ulaşmak için kafanda yollar belirlersin. Sonra da o şey için çabalamak kalır geriye.
0
dissendium
(15.03.18)
@dissendium, evet yeniden güzel bir bölüm okumayı hayal ediyorum, önceki bölümüm sanat tarihi. bulunduğum yerin üniveristesinde psikoloji ya da ilahiyat okumak istiyorum. çünkü bu tür kitapları okurken hiç sıkılmadığımı farkettim. elim boş, öyle büyük bir maddi sıkıntım ve herhangi bir ayakbağım da yok, bebek vs. gibi.

ama işte şu an ders çalışmak yerine, başka başka şeyler okuyorum, izliyorum v.s.
0
🌸for day to break
(15.03.18)
Amacın ders çalışmaksa bunun için bir plan yapman ve sistematik bir şekilde ilerlemen gerekiyor. Kendini çok sıkmayacak şekilde bir ders planı hazırlayabilirsin. Keyfiyet faktörünü azaltınca işler kendiliğinden düzene giriyor zaten. Daha da motivasyon kazanmak için o bölümlerin ders içeriklerine bakabilirsin ve ilgini canlı tutabilirsin.
0
dissendium
(15.03.18)
bu devirde herkesin problemi bu. bi bölüm dizi izleyeyim derken sezonu bitirip kalkmak gibi huylarımız var. bunu kırmak için benim bulabildiğim en etkili çözüm, sana kendini iyi ve anlamlı hissettiren işler yapmaya çalışmak. dışarıdan böyle görünmüyor oluşundan dolayı, bunun senin karakterinin, mizacının bir göstergesi olduğunu söyletiyor. sen, içinden sürekli bir eksiklik hissediyorsun. bu eksiklik hissi hiç geçmeyecek. iki ihtimal var. ya onu his seni ele geçirecek ve ömrünü sana yanlış gelen işler yapıp bir de buna hayıflanarak geçireceksin, ya da zihnini bir şeye kanalize edip o alanda yürüyeceksin. yürürken de o his seninle birlikte olacak. ama bunu seni kamçılayan bir şeye dönüştürmen gerekli.

lisans okumak yerine, din psikolojisi alanında yüksek lisans yapabilirsin. sanattaki estetik tecrübenin dini tecrübeyle ilişkisi vs. gibi senin lisans altyapını da kullanabileceğin bir şey olabilir.

benim tavsiyem, şehrindeki üniversitenin yüksek lisans programlarına bak. aklına yatan bir ders bul, hocasıyla tanış, hocam ben bunlara meraklıyım, derse gelebilir miyim de.
o derse düzenli gitmek, derse hazırlanmak seni motive edecektir.

seni zihnen ve ruhen besleyen insanların yanında bulunmaya dikkat et. mayıs-haziranda yüksek lisans programları açılır. psikologlar alan dışı pek almaz ama ilahiyatlar açıktır böyle şeylere. din psikolojisi, din sosyolojisi, dinler tarihi, tasavvuf ya da kelam, hadis, neyse ilgini çeken, o alanda ilerleyebilirsin.

bu süre zarfında, mesela youtube'da bir sürü akademik ders kanalı var. istersen özelden yazarım. dizi film izlemek yerine, günde bir saat buradan bir ders dinle. dinlerken notlar al. dersteki meseleleri araştır.

kısır döngüler zor. kolaylıklar dilerim.
0
kullanıcı adı
(16.03.18)
(4)

Çok sıkılıyorum..

binder dandet
whatsapptan ona buna (tamam kızlara) kedili smaylili mesajlar yolluyorum ama istenen etkiyi veremiyorum. Ne zaman bana mesaj atan bir kız çıkacak? ha neden ben mesaj alamıyorum?
whatsapptan ona buna (tamam kızlara) kedili smaylili mesajlar yolluyorum ama istenen etkiyi veremiyorum. Ne zaman bana mesaj atan bir kız çıkacak? ha neden ben mesaj alamıyorum?
0
binder dandet
(15.03.18)
Çünkü seni sevmiyorlar.
0
dissendium
(15.03.18)
bu sefer uzun uzadıya anlatmayacağım; keyifleri yerinde olan insanlara değil, modu düşük - hayatında bazı şeylerinin ters gittiği kızlara gönder. Önce bi' sor nasılsın iyi misin diye ? iyiyim diyenleri es geç, senin pozisyonunda birisi için boşuna enerji kaybı onlar.
0
mete kudur
(15.03.18)
naber y.rram diye msj gönder.
0
susadım çeşmeye varmaz olaydım
(15.03.18)
dışarı çık, biraz çevre yap, onlarla takıl. gerekmedikçe mesajlaşma. çok üzerlerine de düşme. ilgi görmüyorsan başkalarına bak. herkesin dönem dönem yalnızlıktan, dönem dönem de sosyallikten bunaldığı olur.

her mesaj atmayanı veya ilgi göstermeyeni kişisel algılama. bütün insanlar o anda takılacak birilerini aramıyor olabilirler.

mesaj almak istiyorsan 'çekici' olman lazım. bu genelde imaj tabi. kendine bak, özen göster, pazarla.

ilgili özlü söz: www.youtube.com
0
idexo
(15.03.18)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.