Giriş
(3)

zoom toplanti linkini bir gun onceden gondermek mumkun mu?

damba
mesela cuma gunu 15.00'te toplanti yapilacak zoom'da.ben persembe gununden ilgili yere toplanti linkini yollayip, cuma gunu onu aktive edebilir miyim?premium hesabim yok :)
mesela cuma gunu 15.00'te toplanti yapilacak zoom'da.

ben persembe gununden ilgili yere toplanti linkini yollayip, cuma gunu onu aktive edebilir miyim?

premium hesabim yok :)
0
damba
(17.06.20)
premium hesabi bilmiyorum ama 2-3 hafta sonrası için link ve şifre yollamışlardı.
0
valkin rockefeller
(17.06.20)
mümkün. shedule kısmından ayarlayabiliyorsunuz. ücretsiz versiyonunu kullanacaksınız 40 dk sınırlamasını atlamayın. olurda görüşmeye devam etmeniz gerekirse aynı linke tekrar tıklayarak yeniden toplantıya gelebilir herkes.

ama bence google meetings zoom'u döver.
0
Phoebe
(17.06.20)
Ayarlar kısmından link ve şifreyi sabitleyebiliyorsunuz ücretsiz sunumda da.
0
epistemic_regress
(18.06.20)
(18)

Rutinleriniz neler

mobydick
Özellikle sabah kalkınca olanları merak ediyorum. Ben uyanıyorum, bir diş fırçalama, düzgün yüz yıkama, 1 bardak su içme, sonra yok efendım birkaç yağ yeme içme, cevizimi yeme, vitaminlerimi alma, çişe gitme, bitkilerime su verme, yatağımı toplama odamı havalandırma, limonlu karabiberli çayımı içme
Özellikle sabah kalkınca olanları merak ediyorum.

Ben uyanıyorum, bir diş fırçalama, düzgün yüz yıkama, 1 bardak su içme, sonra yok efendım birkaç yağ yeme içme, cevizimi yeme, vitaminlerimi alma, çişe gitme, bitkilerime su verme, yatağımı toplama odamı havalandırma, limonlu karabiberli çayımı içme vs vs uzuyor.

Bazen şey gibi geliyor insanlar yataktan kalkıyor pat hazırlanıp işe gidiyor. Bu nasıl olabilir :D

Sizin de rutinleriniz var mı? Yoksa yüzünü bile yıkamadan çıkanlardan mısınız?

Rutinlerinizin zamanınızdan çaldığını düşünüyor musunuz?
0
mobydick
(17.06.20)
ketili calistiriyorum, cis + dis fircalama, aynada gordugum yuze sovmece, kupaya sicak su ve poset cay atip bikac dk sonra icmece. o sirada biraz twitter/instagram bakiyorum uyurken olup biten bisi var mi diye. gofret falan varsa bisi atiyorum agzima, giyinip cikiyorum sonra. firina dogru yaklasirken "aa maskeyi unuttuk mk" diyip geri donuyorum, maskeyi takip tekrar cikiyorum.
0
hjarteblod
(17.06.20)
kalk çişini yap dişini fırçala ayağına kot üstüne tshirt (mevsim kışsa bir de hırka) sonra işe git (corona yüzünden gitmiyordum ama gitseydim yine böyle olurdu).

telefonla oyalanmazsam 7-8dk içinde evden çıkabiliyorum. geç kaldıysam daha da aşağı iniyor.
0
argent dawn
(17.06.20)
uyanış, yüz yıkama ve hemen çay demleyip kahvaltı etmece... hemen denize girip soguk duş sonrası çalışmaya baslamaca.
0
picassoishere
(17.06.20)
@mobydick nerde bu rahatlık Belçika mı Hollanda mı?

Benim uyanma, yüzümü yıkayıp diş fırçalama, ufaklığı beşiğinde mıncıklama ve laptopu açıp haber sitelerine girme.

Not: homofis.
0
kumulatifvergimatrahi
(17.06.20)
Ay ne güzel ya çok özeniyorum. O kadar depresyondayım ki keyfi şeyleri geçtim kahvaltı hazırlamaya başlamam bile uyandıktan sonra en az üç saati buluyor gerçekten. Birkaç senedir hep böyle motivasyonsuzum ama uzaktan eğitime geçince iyice sıçtı ruh halim. Kalkıp okula gitmek zorunda olmak en azından zorla bir düzene sahip olmamı sağlıyormuş onu anladım. Gerçi o zamanlarda da kalkıp elimi yüzümü yıkayıp dişlerimi fırçalayıp çıkıyordum kantinde kahvaltı ediyordum her ne kadar her gece erken uyanıp evde sağlıklı kahvaltı etmeyi planlasam da. Yine rutinlerine sadık bir insan sayılmazdım yani asgdasd.
0
love my way
(18.06.20)
Gözümü açtıktan sonra uyanmaya çalışmak için Twitter'a giriş, sonra çiş, yüz temizleme+yıkama, diş fırçalama, yaz geldiği için güneş kremi sürme giyinip çıkma.

Milletin rutinine bak bir de denize girme falan var adfjklkgjk
0
eksi sozlugun tatli insani
(18.06.20)
Sabah erkenişe gittiğim için kalkar el yüz yıkar giyinir çıkarım 4-5 dk max
0
basond
(18.06.20)
İse gideceksem, tinne rutin. Yuzunu yika cisini yap giyin cik.
0
red g
(18.06.20)
pencereyi aciyorum. cis, tartilma, el-yuz yikama, su icme. sonra yaklasik 1 saat gunu karsilama seansim var, muzik, podcast veya video esliginde; durus, esneme vs iceren. sonrasi planlarima bagli degisiyor.


kedi uyanik olursa o degistirebiliyor rutini tabii.
0
misterturist
(18.06.20)
dinç uyandıysam cızır cızır radyomu açarım, balkonda çiçeklerimi falan sularım, braz puzzle'a falan bakınırım. bunlar toplamda 15-20 dk zaten. erkenden uyandıysam tibet'in 5 hareketi ya da çok kısa bir yoga serisi. sonra da işe gitmek için hazırlanırım, duş vesaire. yeterince dinç uyanamadıysam ilk aşamayı atlar doğrudan hazırlanırım.
0
Phoebe
(18.06.20)
Denize girme, bir rutin olarak.. kıskandım vallahi. Özellikle bulunduğu şehirde deniz olmayan biri olarak.

Herkese cevapları için teşekkür ederim. son 2 rutin de çok tatlı. Tibetin hareketlerini ne zmndr yapmıyordum, ben de ona başlayayım dur.

Bu arada @kumulatifvergimatrahi, doğu anadolunun bir ilinde yaşıyorum :DD
0
🌸mobydick
(18.06.20)
Kalk ; ketıla su , kuşları mıncır ,tuvalet. Kahveyi koy hanımı öpe koklaya uyandır peşpeşe sigaralar , duş (hangimiz önce girdiyse açıkta kalan ütüyü yapar) , giyin çık. Olmaz ya binde bir uyanamamışsam kalkmamla kapıda hazır bitmem 5 dakika.
0
synax
(18.06.20)
Tuvalet, kedilere mama ve su verme, kahvaltı, sigara, diş fırçalama, makyaj, saç, giyinme, çıkış. Yaklaşık 40 dakika sürüyor.
0
auroraaurora
(18.06.20)
Sabah kalk elini yüzünü yıka, elbiseni giy, çık servise bin. en fazla 10-15 dakika arası sürüyor. Serviste tekrar uyuyorum.
0
kraldan cok kralci
(18.06.20)
alarmımı yarım saat erkene kurarım, o yarım saatte alarmı erteleye erteleye yarı uyanık şekilde şekerleme yaparım. vakit geldiğinde yataktan çıkarım, kedimle bi sabah sevişmesi yaparız fix :D sonra sırasıyla yüz yıkama, diş fırçalama, giyinme, saçları yapma, makyaj yapma. içinde eksikler varsa eğer çanta hazırlama. eskiden kahvaltı ederken mutlaka sabah haberlerini izlerdim ama artık kahvaltı etmediğim için işe gittiğimde kahvemi alıp biraz haber okuyorum mesaiye başlamadan :) bu şekilde.
0
theseachange
(18.06.20)
Normalde kalk el yüz yıka giyin çık modundaydım ama diyete başladığımdan beri her şeyi bir düzene sokmaya çalışıyorum. Birkaç aydır durum şu;

1- Banyo işleri (tuvalet, duş/el yüz yıkama, diş fırçalama)
2- Giyecek kıyafetleri hazırlama
3- Su ısıtıcıyı açıp o ısınırken ütü gerektiren kıyafet varsa ütüleme yoksa kahvaltı tabağını hazırlama
4- Saç düzleştirme duruma göre örme/toplama
5- Kahvaltı
6- Kahvaltı yaparken ya video izleme ya da podcast/müzik dinleme.
7- Evden çıkmadan yatağı kapatma

Uyanış: 06:30/07:00
Evden çıkış: 08:00/08:30
0
mutekebbir
(18.06.20)
evden cıkacaksam duş diş saç üstbaş ve cıkış.
cıkmayacaksam bazen yine aynı bazen duş yerine yüz yıkama. başka ekstra bi rutinim yok
0
callosum
(19.06.20)
sekizde uyanış ve dokuza kadar yatakta dönmece
hemen kalkıp denize girmece ve duş. akabinde kahvaltı ve ise evden başlamaca. sonra gene deniz duş çalışmaya devam. sonra gene deniz duş ...
0
picassoishere
(24.06.21)
(5)

Günübirlik izmir

liberal
Günübirlik izmir merkezde ne yapılabilir?İzmir'i gezmek istiyorum, güzergah üzerindeyken bir gün izmir'de kalıp ne yapabilirim?
Günübirlik izmir merkezde ne yapılabilir?
İzmir'i gezmek istiyorum, güzergah üzerindeyken bir gün izmir'de kalıp ne yapabilirim?
0
liberal
(17.06.20)
konakta bira içersin, oradan asansöre çıkar bir bira daha içersin. oradan vapura binersin karşıyakaya iner çarşıda gezip dönersin.
0
mikahakkinen
(17.06.20)
alsancak çimler ve alsancak turu, asansör, kemeraltı olabilir. ben kemeraltını sevmiyorum ama kızlar ağası hanında kahve içilebilir. karşıyaka çarşıda bir şey yok, birkaç gün olsa gidin derdim ama tek gün için gerek yok.
0
anarsika
(17.06.20)
ilgi alanlarınız nedir? bilsek ona göre öneride bulunabiliriz. misal arkeoloji merakınız varsa izmir arkeoloji müzesi her ne kadar bina olarak dökülse de koleksiyon olarak iyidir, özellikle hazine odasını görün derim. bahçedeki eserleri de atlamayın.
0
Phoebe
(17.06.20)
Kemeralti, alsancak, agora.. guzel bence.
0
kuehles blondes
(17.06.20)
İstanbul örneginden şunu diyebilirim. Kapalıçarşı ve sultanahmete gez, oradane minönüne in oradan vapurla kadıköye gez, dönüşte beşiktaşı görmeden gelme.

bunun gibi biraz şehir gezmesi.
0
🌸liberal
(17.06.20)
(3)

İş hayatı, stres, kafa karışıklığı vs...

ceo07
Merhaba herkese. 7 senedir belediye şirketinde idari işler ve satın alma bölümünde çalışıyorum. Maaşım yaşadığım ile göre iyi sayılır ama ben yaptığım işten çok sıkılmış, bunalmış durumdayım (en ufak alımın bile kamu ihale kanunlarına göre bir sürü detayı, evrağı mevcut). Şirkette yükselme imkanım d
Merhaba herkese. 7 senedir belediye şirketinde idari işler ve satın alma bölümünde çalışıyorum. Maaşım yaşadığım ile göre iyi sayılır ama ben yaptığım işten çok sıkılmış, bunalmış durumdayım (en ufak alımın bile kamu ihale kanunlarına göre bir sürü detayı, evrağı mevcut). Şirkette yükselme imkanım da bulunmuyor, yükselsem dahi idari işler ve satın alma müdürü olmak böyle bir yapıda şimdiki halimden çok daha stresli olacaktır.
Yapı olarak da strese dayanıksızım, antidepresan kullanıyorum. Haftada 3-4 gün spor yapardım, pandemi nedeniyle o da aksadı. Uyku için bile düşük dozda yardımcı ilaç kullanıyorum ama istemiyorum ilaçla yaşamamı sürdürmek, bir sürü yan etki, sersemlik, kilo aldırması vs...
İşten ayrılıp biraz dinlenesim, daha sonra kendimi başka bir sektöre yönlendirme isteğim var ama kafam maalesef çok karışık. Çalışma arkadaşlarım da beni sever, yardımcı olurlar, destek olurlar, böyle bir arkadaş ortamı da zor bulurum diye düşünüyorum. Stresten sağlığımı kaybedeceğim diye de bazen çok endişeleniyorum ( kanser olmak, kalple ilgili sıkıntılar vb. )
Yazımdan da anlayacağınız üzere zihnim karışık, gel-gitler yaşıyorum. Dertleşmek, tavsiye vermek vb. konularda mesaj ya da bu duyuru üzerinden yazışmak, fikirlerinizi almak isterim.
Herkese sağlıklı, mutlu, huzurlu günler dileklerimle...
0
ceo07
(17.06.20)
merhaba,

bu zamanda böyle bir fikir çok cesaret ister. özellikle de sektör değişimi.. böyle bir şey yaparsan her şeye sıfırdan başlama, angarya işlerle doğal olarak uğraşma gibi durumların olacaktır.
bu dediğini yaklaşık 4 yıl önce yaptım ki daha önceki işimde de keyfim gayet yerindeydi, sadece işler iyice rutıne bağlamış ve "bu ne zamana kadar böyle gider.." düşüncesine kapılmıştım. pişman mıyım? kesinlikle değilim. ancak benim için aynı meslekte sektöör değişimi her anlamda sıfırdan başlamayı gerektirdi. Sonrasında rahat ettim mi evet, kesinlikle. Ancak daha stressiz ve sakin miydi? kesinlikle hayır..
arkadaşlar genelde uzaktan çalan davul sesi gibidir. (en azında benim hayatımda bir kaç kişiyi saymazsam böyle..) sana gerektiği kadar gaz verirler ancak ihtiyaç durumunda hiçbirisinden tepki alamayabilirsin. bir işe gireceksen sadece ve sadece kendine güvenerek adım at derim. olasılıklar da dahil sadece kendine güvenirsen bu işin içinde çıkabilirsin.
0
foolrules
(17.06.20)
bence sizin probleminiz işle ilgili değil, bu bahsettiğiniz strese dayanıksızlık, anksiyete-kaygı haliyle(kanser olmak, kalple ilgili sıkıntılar vb.) ilgili.

bu sorunları ortadan kaldırmadan hangi sektöre, hangi iş alanına geçerseniz geçin benzer hissiyatlar-bunalmışlıklar yaşarsınız. emin olup gidip ege kasabasına yerleşip yazar olmaya karar versenizde sonuç değişmez. önce bunları çözüme kavuşturmanız gerekiyor. ilaca nasıl başladınız bilemiyorum ama iyi bir terapistle bu süreci daha klay atlatabilirsiniz sanki.
0
Phoebe
(17.06.20)
İşe başlamadan önce panik ataklar yaşıyordum. İşe başladım, geçti. Aradan 3 sene geçti ve şu an işe başlamadan önceki panik ataklı hallerimin çok da uzakta olmadığını hissettiren stresli bir döneme girdim. En son aldığım karar ile birlikte bayram sonrası bu işle birlikte beyaz yakalılık devrimi de ilk ve son kez kapatmış olmayı hedefliyorum. 2 sene sonra hedeflediğim hayalimi biraz daha öne çekmiş oldum son zamanlarda yaşadığım olaylardan sonra.

"Bu devirde iş mi bırakılır?", "Ne güzel işin var otur çalış" gibi buzdağının sadece görünen kısmına göre fikir belirten insanlarla karşılaşırsanız sakın içinizde yaşadığınız sıkıntıları ifade etmekle yorulmayın. Anlamayacaklardır.

Sıfırdan başlama duygusu güzeldir ama @foolrules'un da dediği gibi daha az stresli olmayacaksınız. Bu da tabii ki sizin bir sonraki işinizde ne kadar kalıcı olmak istediğinizle alakalı.
0
desdenova34
(18.06.20)
(12)

kıskançlıktan nasıl kurtulunur?

ala09
merhaba, erkek tarafıyım. kendimi dizginlemeye çalışsam bile yapamadığım, aklımda kurmadan duramadığım bir kıskançlığım var. böyle olmak istemiyorum. karşı tarafa yarattığım psikolojik boyutu bir yana kendimi baskılamaktan dolayı hasta olacağım neredeyse. kriz gelince kendime yaptığım ısrarlı telkin
merhaba, erkek tarafıyım. kendimi dizginlemeye çalışsam bile yapamadığım, aklımda kurmadan duramadığım bir kıskançlığım var. böyle olmak istemiyorum. karşı tarafa yarattığım psikolojik boyutu bir yana kendimi baskılamaktan dolayı hasta olacağım neredeyse. kriz gelince kendime yaptığım ısrarlı telkinler de yetmiyor.
ne yapmalı? var mıdır hal çaresi? böyle olmak istemiyorum.
0
ala09
(15.06.20)
neden kıskandığınızı açıklar mısınız?
0
sonsuz
(15.06.20)
@sonsuz, genel anlamda bir tavsiye var mıdır diye yazdım aslında. fazla sahiplenmek aslında. modern çağa uygun olmayan şeyleri kıskanıyorum. yani mesela kız kıza tatile gitme meselesi gibi.
0
🌸ala09
(15.06.20)
Yanlış bişi yapacaksa, kıskansan da yapar kıskanmasan da. O yüzden kendini bu şekilde avutursan güzel olur. Kıskanmazsan ve yapmazsa ne güzel. Kıskanırsan ve yaparsa, iyice paranoyak olursun gelecekte..
0
margarita
(15.06.20)
sevgiline güvenerek, güvenmediğin kişiyle sevgili olmayarak.

edit: evet öncelikle kendine güvenmek şart (teşekkürler @coder, bunu atlamışım)
0
pati
(15.06.20)
yaşantını değiştirmen gerek. kıskançlık sevmekle alakalı değil egoyla alakalı biraz. bakış açının değişmesi için farklı şeyler yaşaman lazım.
0
bohr atom modeli
(15.06.20)
eyvallah. emek verip cevap yazıyorsunuz teşekkür ederim ama klişe cevaplar dışında bir şey almadım. "kişi nasıl eğitilir? genlerden veya çevresel etkenlerden gelen düşünceler nasıl sökülüp atılabilir?" gibi derin bir soru sormuştum aslında.
0
🌸ala09
(15.06.20)
@pati +1

kıskançlıktan kurtulmak için hem kendine hem de birlikte olduğun kişiye güvenmeyi öğrenebilirsin. önce kendine, sonra karşındakine.
0
coder6006
(15.06.20)
kendinde neyi eksik görüyorsun? neden kıskanıyorsun? bunları düşün.
0
anais
(15.06.20)
sihirli bir cümle bekliyorsunuz ama bu duygunun ne kadar saçma olduğunu düşündükçe, pratikte bir faydası olmadığını gördükçe zaman içinde yontulmayla olur bu iş. bu arada genlerden de kıskançlık gelmez, şeker kalp kellik falan gelir. her şey sizin gelişmeye müsait düşünce yapınıza bağlı aslında.

ben şöyle bakıyorum olaya: benden daha iyisini bulabiliyorsa gitsin. ego, göt kalkıklığı vs sebebiyle söylemiyorum bunu. benim için en iyi sevgili, benim kendisi için en iyisi olduğumu düşünen sevgilidir. karşılıklı olarak böyle bir düşünce yoksa olmasın zaten, olmaz da.

bu arada insan denen şeye güvenilmez arkadaşlar, o çözüm değil.
0
bruges
(15.06.20)
bende de var durum,kız tarafıyımm
hani yaş aldıkça olgunlaşırım düzelirimm diyorsun asla değişmiyor.
Şundan eminim kesinlkle şununla ilgili,kendini eksik görme ve getirdiği özgüvensizlik.
0
chemnil
(16.06.20)
Ben kadın tarafıyım ve ben de çok kıskanırım, ama belli etmem. İçime içime atarım. Büyük ihtimalle ailelelerden kalan sorunlardır benim sebebim. Babam annemi aldatmıştı, annem bunu öğrenmeden önce de çok takıktı babamın hareketlerine. Nihayetinde ben de arkadaşlığımızın ve evliliğimin ilk yıllarında dışarıda gördüğüm her dişi sinekle eşimin etkileşimini bir tehlike işareti olarak gördüm. Sonra bundan vaz geçtim. Sebep? Çünkü gördüm ki o tehlike işaretleri hep dışarıdan geliyor, eşim bunlara sebep olmuyor. Sonra (tabii ki) kendime yapılmasını istemediğim şeyleri başkalarına yapmamam gerekiyor. Ben iş arkadaşlarımla akşam yemeğe çıkıyorum kızlı-erkekli, kız arkadaşlarımla buluşuyorum, o zaman onun yapması da sorun olmamalı. Öte yandan belki de benim bu durumun daha kolay üstesinden gelmemin sebebi eşimin de benim de zaten çok uzun yıllardır tanışıyor olmamız, ortak arkadaşlarımızın olması ve birbirimiz olmadan tatile gitmek gibi ayrı gayrı planlar yapmamamız. Ayrı tatili ben anlamıyorum arkadaşım. Vaktimiz zaten kıymetli, onu başkasıyla harcamam - Şair burada hanımefendi çizgisinden kayar :)
0
SiyamkedisiZorro
(16.06.20)
bu kıskançlık duygusuna neden olan çekirdek inançlarınızı bulmaya çalışın. sonra kendinize sorun, bu düşünceler iç sesim mi yoksa dış sesler mi diye. büyük ihtimalle büyük oranda dış ses çıkacaktır. bir erkek olarak böyle olması gerektiğine inanmış, inandırılmış durumdasınız büyük ihtimalle. bu kodlamalar çocukluktan itibaren ince ince işleniyor bilinçaltımıza. kendinizle konuşacaksınız, bulduğunuz sonuçların üstünde çalışacaksınız. baktınız o dış sesleri kapatmayı başarabiliyorsunuz, o zaman bu kız arkadaşınızla yola devam. yok ben de kendi içimde böyle olması gerektiğini düşünüyorum, dönüştürecek hiç bir düşüncem yok dediniz, hah işte o zaman hayata size benzer bir pencereden bakan, kız kıza tatil falan düşünmeyen biriyle olacaksınız. yoksa hem kız kıza tatil planı yapan mentalitede biriyle olup hem bu kıskançlığın nedeni olan düşünceleri dayatmak zorbalıktan ve mantıksızlıktan başka bir şey değil. kendinize de yazık, o kıza da.
0
Phoebe
(16.06.20)
(6)

Anksiyeteyle mücadelede temel araclariniz neler?

epistemic_regress
Düzenli uyku, beslenme, spor, planlı bir hayat. Benim aklıma gelenler bunlar. Karantina dönemiyle birlikte uyku ve yeme düzenim bozuldu, kendimi tekrar aşırı gergin, keyifsiz hissetmeye başladım. Bugün itibariyle yine insan gibi bı saatte yatıp sabah herkesle uyanmaya basliycam. Bu konuda spirituel
Düzenli uyku, beslenme, spor, planlı bir hayat. Benim aklıma gelenler bunlar. Karantina dönemiyle birlikte uyku ve yeme düzenim bozuldu, kendimi tekrar aşırı gergin, keyifsiz hissetmeye başladım. Bugün itibariyle yine insan gibi bı saatte yatıp sabah herkesle uyanmaya basliycam. Bu konuda spirituel olmayan tedavi yöntemleri, bilimsel kaynak ya da araştırma veya kendi hayatınızda uyguladiginiz ve pozitif etkisini gördüğünüz alışkanlıklar var mı? Okunacak bir kitap, izlenecek bir video.

Tedavi görüyorum devlet imkanları el verdiğince ama yıllardır durumu iyiye de kötüye kendi yapıp ettiklerim götürdü. Zihin açıcı tavsiyeler arıyorum.

Teşekkürler.
0
epistemic_regress
(11.06.20)
Spiritüel olmayan demişsiniz ama, meditasyona şans verin. Spiritüel olmak zorunda da değil zaten, sessizce oturup, gözünüzü kapatıp, düşüncelerinizi izliyorsunuz ve her yeni bir düşünceye takıldığınızda dikkatinizi tekrar nefesimize veriyorsunuz.
Düşüncelerinizle aranıza mesafe koymanıza yardımcı oluyor, bende çok etkili oldu. Artık normal hayat seyrinde bile bazen anksiyeteye kapıldığımda bunu fark edip, düşüncelerimin esiri olmaktan çıkıp, gözlemci konumuna geçebiliyorum.
0
gmzo
(11.06.20)
Meditasyon yapmayı yıllardır deniyorum ama kafamın icindekilerle direkt baş başa kalmak ya da düşüncelerimin seyrini degistirmeye çalışmak tüketiyor beni. "Herkes meditasyon yapabilir" deniyor fakat ağır anksiyete yaşayan insanların dikkatlerini on dk için bile bir noktada toplamaya çalışması çok büyük eziyet oluyor.

@mor: teşekkür ederim. Kitaba bakicam mutlaka.
0
🌸epistemic_regress
(11.06.20)
Mor bembombom çok güzel noktalara değinmiş, yazdıklarından ben de faydalandım. Sağolsun.

Kaygılanacak bir şey olmadığı zamanlarda "lan ya anksiyetem azar da bir şey yüzünden kaygılanıp huzurum kaçarsa" diye bile kaygılanmaya başlıyor insan :)

En güzeli düşünmemek, atak geldiğinde bunun vesvese olduğunu bilmek ve düşünerek irdelemeden başka şeylerle uğraşmak.
0
John Bloor
(11.06.20)
bolca hobi, ilgi alanı, araştırma konusu vesaire vesaire (tabii ki vebanın tarihçesi türü konulardan bahsetmiyorum). kısaca bolca topraklanma hattı. her ne kadar arada sırada bağzı bağzı insanlar maymun iştahlı olduğumu ima etselerde, bu topraklanma hatlarında da dönemsel değişiklikler şart. misal bana anlatıyor biri, 20 yıldır tek hobim şu, çok tutarlıyım. ben bunu gerçekçi ve faydalı bulmuyorum. her yeni konu veya ilgi alanı beynimde sinerji yaratıyor benim, disiplinlerarası ilişki kurmamın önünü açıyor, olaylara daha bütünsel bakmamı sağlıyor ve bu mesela iş hayatımda bile beni öne geçiriyor. gittiğim mekanlarla ilgili bile uyguluyorum ben bunu, çeşitlilik sağlıyorum.

bir de böyle hissettiğim dönemlerde türkçe müzik, drama-melodram türü film, haber kanalları ile hiç bir şekilde haşır neşir olmuyorum.

iyi hissetmek kitabını da okumayı deneyebilirsiniz.

ayrıca mor bembombom+1. modern insana dayatılan şahane olmalısın, süper olmalısın, pürüzsüz olmalısın dayatmasından da çıkmak lazım. android değiliz, endişe ve kaygı yaşayabiliriz. yeter ki farkındalık düzeyimizi yüksek tutmaya çalışalım.
0
Phoebe
(11.06.20)
O topraklama mevzusunun üstesinden gelemiyorum genel olarak. Yani benim kaygilanmam çok kolay ama rahatlamam bir o kadar zor oluyor. Hiçbir şey yokken oturduğum yerde bacaklarımı, karnimi kastigimi hissediyorum, bunların farkında olmak da şu aşamada daha bir tuhaf hissettiriyor, "Benim sorunum ne ya?" diye kendime kızıyorum, derken iyice geriliyorum. Böyle sürüp gidiyor.
0
🌸epistemic_regress
(11.06.20)
Yıllardır dişlerimi o kadar gereksiz sıkmışım ki bir dış hekimi "Dişlerin dis etlerine gömülmüş" dedi geçen. Ceneme botoks yaptırmayı düşünüyorum dişlerimi sıkmamak için. Beni korkutansa yıllardır bu düşünme biçiminin koklesmesi, fıtrat haline gelmesi. Bambaşka yaşayan ve düşünen bir ben hayal edemiyorum, sadece çabalıyorum. Sürekli patinaj çeken bir tekerlek gibi, olduğum yerde.
0
🌸epistemic_regress
(11.06.20)
(3)

Personel Takip Sistemi Onerisi Hk.

cossecant
Merhaba arkadaslar, Ofisim icin personellerin giris cikis ve mesailerini kayit altina alabilecek personel takip sistemi cihazi arastiriyorum. Hatta mumkunse giris cikis saatlerine gore personellerin ek mesai uctretlerini de hesaplayabilsin, bordrolamada yardimci olsun istiyorum.Kullanip memnun kaldi
Merhaba arkadaslar,

Ofisim icin personellerin giris cikis ve mesailerini kayit altina alabilecek personel takip sistemi cihazi arastiriyorum. Hatta mumkunse giris cikis saatlerine gore personellerin ek mesai uctretlerini de hesaplayabilsin, bordrolamada yardimci olsun istiyorum.

Kullanip memnun kaldiginiz takip sistemleri var midir, ben de iletisime geceyim.

Cok tesekkurler!
0
cossecant
(10.06.20)
biz planday kullanıyoruz almanya merkez ofisin accountu ile. türkiye ofis olarak bütün toollarını kullanmıyoruz ama katsayı, maaş, izin günü vesaire girebildiğin ve hesaplama yapan alanlar var. hatta izin günü değişiklik talebini bile ordan yapabiliyor personel. yönetici accountu olan onaylayabiliyor. biz memnunuz ama şimdi baktım olumsuz yorumlarda var.

play.google.com
0
Phoebe
(10.06.20)
@Phoebe,
Planday cok kullanisli gibi fakat uygulama IOS uzerinde surekli atiyor :( ozgurzaman a bakiyorum simdi
0
🌸cossecant
(10.06.20)
@cossecant, öyle mi? bizim ekipte bir sürü farklı telefon modelinde kullanıyor arkadaşlar, hiç böyle bir geri dönüş almadık ios kullananlardan. sorayım takım liderlerine yine de.
0
Phoebe
(10.06.20)
(6)

Evdeki devvv eşyaları nasıl atarım?

aguen
Merhaba duyuru,Evde atmak istediğim bir yemek masası, aynalı büyük bir konsol falan var. Bunlardan nasıl kurtulabilirim? 4. katta olduğum için taşımam imkansız, çok da büyükler bir şekilde taşısam bile kapı önüne bırakamam. Çözüm bulamadım :/Makul bir ücret karşılığı bunları alıp götüren servisler v
Merhaba duyuru,

Evde atmak istediğim bir yemek masası, aynalı büyük bir konsol falan var. Bunlardan nasıl kurtulabilirim? 4. katta olduğum için taşımam imkansız, çok da büyükler bir şekilde taşısam bile kapı önüne bırakamam. Çözüm bulamadım :/

Makul bir ücret karşılığı bunları alıp götüren servisler vs. var mıdır acaba?
0
aguen
(09.06.20)
Freecycle grupları var (edit: Facebook'ta), Letgo'ya da ücretsiz ilan koyabiliyorsunuz sanırım. Yemek masasını öğrenciler bile alabilir. "Ücretsiz veriyorum, taşıması sizden, ev 4. katta" diye ilan verin. Ya ihtiyacı olan biri alır, ya bir spotçu gelip alır.
0
kobuzchu kiz
(09.06.20)
tabi ki hurdacıyı cagır. bedava alır indirir. ya da 2.el eşya satana bedava ver gelir götürür.
0
sizofren06
(09.06.20)
bazı belediyelerin eşya ve kıyafet bankaları var. onlar için gelip ücretsiz alıyorlar eşyalar iyi durumdaysa. yaşadığınız bölge için araştırabilirsiniz.
0
Phoebe
(09.06.20)
letgo uygulamasında ilan verin. ücretsiz vereceğinizi, 4.katta olduğunuzu ve yardım edemeyeceğinizi belirtin.
0
tabudeviren
(09.06.20)
ben bir dernek bulmustum, evden alıp ihtyiac sahibi insanlara götürmüşlerdi.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(09.06.20)
letgo uzerinden satabilirsiniz / ucretsiz verebilirsiniz
0
The_Lollok
(09.06.20)
(40)

Ev sahibi-komsu şikayeti

Fusha
Ev sahibim komşumuz aynı zamanda. Tek kişi var yani şikayet ettiğim. Küçük bir kasabada yaşıyoruz. 30000 nüfus. Evimiz harika, bahçeli, dubleks. Ikiz evler. Hemen bitişiğimiz değil en sahibinin evi. Arada bir ev var. Neyse;İlk gün (geçen sene yani) biz kiracı değil komşu istiyoruz dediler. Sık sık b
Ev sahibim komşumuz aynı zamanda. Tek kişi var yani şikayet ettiğim.

Küçük bir kasabada yaşıyoruz. 30000 nüfus. Evimiz harika, bahçeli, dubleks. Ikiz evler. Hemen bitişiğimiz değil en sahibinin evi. Arada bir ev var. Neyse;

İlk gün (geçen sene yani) biz kiracı değil komşu istiyoruz dediler. Sık sık bize gelin, biz de size gelelim dediler.

BiZ de evde kedi besliyoruz sorun olur mu dedik. Hayvan seven insanı daha çok sever dediler. ( bunlar bahçede besleyecegimizi sanmışlar sonra anladık. Her gördüğünde, kedinin tüyü sizi hasta etmez mi falan diye milyon defa sordu adam. Karısından şikayetim yok)


Bahçede çeşit çeşit meyve ağaçları var, ilk haftalar hariç adam her gün kapısı olan bahçenimize gelip sulamaya başladı. Eşim acayip rahatsız bundan. Ben de onun kadar olmasa da rahatsızdim. Kendimi kandırmaya çalıştım seni zahmetren kurtarıyor, adam ağaçların bakımıyla uğraşmış bunca yıl, ben üç yıl oturucam diye ağaçların ölme ihtimalini mi göze alsin yani falan dedim kendi kendime )

Sonra bir gün gezmeden geldik eve. Adamın karısı, eşime bizim bahçenin dibinde ateş yakıp ekmek pişireceklerini söyleyip davet etti. Sonra orası rüzgar alıyor diye oradan bizim bahçeye geçip ateş yaktılar bize sormadan (kendi bahçeleri var zaten yahu) benim eşim acayip trip attı haklı olarak. Ben orta yolu bulmak adına gittim onlara çay verdim biraz sohbet ettim eve girdim. Bahçe mahremiyeti yok, sıfır.

Eskiden iki üç günde gelirdi adam bahçeye. Çoğu zaman gürültülü çalışıyor ki duyup da gideyim sohbet edeyim. Yardımdan ziyade sohbet istiyor. Bu günlerde her gün geliyor Coronadan dolayı sıkılıyor canı. Ben bahçeye inmiyorum çünkü evden çalışıyorum. Ama Ben de hemen her gün uğruyorum onların bahçeye ( genelde akşam 6 civarı) gitmediğim günün hesabını soruyor ertesi gün (bir iki aydır böyle, ise giderken böyle değildi.) Edit: ise giden benim, adam çalışmıyor

Aşırı yardım severler, ramazanda 20 günden fazla yemek verdiler iftar için. Inatla istememe rağmen.

İlk başta fazla samimiyet beklediklerini söylediler kendilerince ama ben bu kadar beklemiyordum çünkü Ankara'da ev sahibimiz karşı komşumuzdu ve bir gün varlığını hissetmedim yahu.

Bomba olay: bugün gittim bahçeye, uzaktan sesleniyorum müsaitler mi diye. Hem edep meselesi hem de teyze kapalı. Edit 2: onların bahçeye gittim.

Gittiğimde bir şeyler ikram ettiler yedik sonra dedi ki "karpuz aldım, alırken satıcıya biz iki eviz, bize büyük ver dedim" diyor bana. Iki ev dediği de ben yani. Bu arada ramazandan önce eşim memlekete gitti o yüzden bana yemek veriyolar vs.

Neyse karpuzu da getireyim akşam veya sen alırsın dedi. Neyse ben oturdum işlerimi yapıyorum pcden. Telefon çaldı ama yarım saniye. Dedim yanlışlıkla aradı sanırım. Beş dakika sonra bahçeye çıkan balkon kapısına vuruyor acele etmeden, yavaş yavaş gittim mutfağa, (mutfaktan bslkona çıkılıyor) bir baktım balkon kapısını açmış bekliyor elinde karpuzla. Ya bi sınır oldum. Bi sınır oldum. Bı şey de demedim. Suratsız bir şekilde teşekkürler dedim.

Ayrıntı eksik ama en önemlileri;

Bunların çocuklarınin ikisi yurtdışnda ikisi yakın bir şehirde.

O yüzden sen bizim evladimizsin falan diyorlar, hanımdan yüz bulamıyorlar o kadar, ona demiyrlar muhtemelen.

En önemlisi, bunlar bir ara tefeciyle sıkıntı yaşamış. Oğlunun biri zenginken baya fakir olmuş baya bir yıpranmışlar ailece, anti depresan fln kullanıyor. Edit3 ilaç kullanan ev sahibi, oğlunu bilmiyorum.

Buraya daha önce de yazmayı düşündüm ama hep vaz geçtim, çoğunluk büyük şehirlerde yaşadığı için küçük şehir komşuluğu Hk bilgi sahibi değildir diye düşündüm ama bugünkü olay olunca tutamadım kendimi.

Kötü yazı , imla hatası vs için kusura bakmayın. Sinirden kendimi döveceğim. Saat sekizdeki olayı atlatamadım hala.

Edit: genel bir imla ve anlam düzenlemesi yaptım. Hala hata vardır. Sinirim azaldı ama geçmedi.
0
Fusha
(31.05.20)
Allah sabır versin ne deyim. Ben okurken darlandım.

normal bir daireye çıkın. Bu komşu istiyoruz ayağı kontrol altında tutma isteği. Sen sohbet etmek zorunda mısın. Laf alacaklar ya işteç
0
kickboxer
(31.05.20)
İstanbul'dan küçük bir sahil kasabasına göçmüş bir arkadaşımız var; geçen gün konuştuk. Birebir sizin anlattığınıza benzer komşular tasvir etti ama o bu durumdan çok memnun. Hiç aile, arkadaş eksiği hissetmedi; burada bir arada çok mutluyuz diyor. Anladığım kadarıyla biz büyük şehir insanlarına tuhaf gelse de küçük şehirlerde böyle şeyler normal. Cunku anlattiklariniz nerdeyse aynı. O yüzden kötü niyetli olduklarını düşünmedim ilk bakışta.

Siz kendi alanınıza girildiğini hissediyorsanız, rahatsız oluyorsanız bunu kalplerini kırmadan güzelce anlatın bence. Devam ederlerse tasinirsiniz en kötü imkan varsa.
0
fraise
(31.05.20)
Çocukları üzerinde acayip kontrol sahibi. Benim üzerimde de öyle olmaya çalışıyor. Yahu yürüyüş yapıyoruz sitede geçen. Elektrikçi faturayı yazarken sayacın kapağını açık bırakmış. Önemli bir şey anlatıyorum siyaset Hk vs bana diyor ki şu kapağı kapat takmadım önce. Bir daha dedi: e hocsm bir sey anlatıyorum burada dedim. (emekli öğretmen)

Bir de en önemli olaylardan birini anlatmayı unuttum. Evin yedek anahtarını vermemus bana. Onu da şöyle öğrendim. Evde arada tadilat işi oluyordu, ustaları falab o ayarlıyor hep. Ben şehri bilmiyordum ya ona danıştım ilk başta sonra öyle devam etti. Neyse tadilat işi okuyor usta gelecekse izin alıyorum işten falan. Birgün ben işteyken usta gelecek dedi, (daha önce gelemedi bir türlü isincikti falan) işten erken gelebilir misin dedi. Izin alamam dedim. Neyse benim anahtarın var zaten dedi :)))))))))

Ben izin aldım. Arabayla son sürat gittim eve. Adama hafif bir trip ya attım ya stmadim. Biliyorum ki ortam yok. Maksat eve girmesin tek. Halbuki hayırdır hocam ya, anahtarın ne işi var. Sen hepsini bana verseydin muhtemelen ben size verirdim zateb bir anahtar fln demeliydum. Ya da son dediğimi söylemeye gerek bile yok.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
@frauss hocsm Ben de o arkadaşıniz gibitim hiraz. Ama eşim soğuk bir insan. Ondan etkileniyorum çokca. Bunlardan önce bazı konularda o bana benzemeye başladı. Bazı konularda ben ona. Evlilik böyle bir şey sanırım.

Edit: Buradakikere her şey normal geliyor hocam o konuda haklısınız. Eşim trip attığında falan gram anlamıyorlar ve üzülüyorlar.

Bir de, karpuzu aldım, kapıyı kapadım buzluğa koyduktan sonra gittim balkon kapısını kitledim. Bunu duymussa tepkili olduğumu anlamıştır belki :)
0
🌸Fusha
(31.05.20)
allah sabır versin kardeşim.

bana kalırsa bi telefon et, akşam size gelicez çay içmeye de, ciddi bi şey konuşcam de. evlerine gidin. sonra dersin hocam siz komşu arıyodunuz, bizim de hoşumuza gitti ilk başlarda falan ama ben bu kadar mahremiyet ihmali beklemiyordum de. sizi çok seviyoruz ama ben anamla babamla bile bu kadar yakın olamam de. evi kiraladık, bahçede sizi buluyorum eve gelince de. yanlış anlama ama madem bu kadar düşkündün bahçeye de niye kiraya verdin madem de.

lafa güzel sözlerle başla, güzel sözlerle bitir. biz de sizi çok seviyoruz gibisinden. bazı insanlar açık konuşulmadıkça takmaz. açık koşulunca da takmayan çok insan var ama neyse. bi de bu evden taşınmak durumunda kalabileceği bil, öyle git konuşmaya, göze al yani. ulan böyle hayat mı olur. düşünüyorum da mutfakla bişeyle uğraşırken kapıda bi adam belirdiğini, o sersemlikle vururum yeminle.

ondan fazla ev değiştirdim, şuna kanaat getirdim. en iyi ev sahibi havale yoluyla parasını alan, arayıp sormayan, eviyle ilgilenmeyen ev sahibi. adaptır, evini kiraya verince bi süre sonra çay içmeye gidersin, bi bakarsın nasıllar diye, sonra tamam arkadaş. bu nedir yahu. evlatlık da alsınlar bari de karışmanın görüşmenin bi adı olsun.

gece gece oturduğum yerde sinirlendim valla :)
0
antihero
(31.05.20)
hocam geçmiş olsun öncelikle. sizin de hata payınız var, muhtemelen yaşa hürmetten biraz da alttan almışsınız ama bu tarz insanlar anlamaz. sürekli bahçeye çıkmak, onlara gidip gelmek vs iyice alıştırmışsınız. durum aşırı anormal değil ama tabiri caizse çok yüz vermişsiniz. eşinizin bahçeye her allahın günü giren çıkan olmasından rahatsız olması da gayet normal. ki bu balkon mevzusu siz değil o evde yalnızken de yaşanabilirdi, ben kadın olarak çıldırırdım şahsen böyle bir şey olsa.

kendi tecrübeme dayanarak söylüyorum: 1) ev sahibine yakın evde çok mecbur değilseniz oturulmaz. 2) ev kiralamadan önce mümkünse konu komşunuzu da araştırın. çünkü komşuyla kavgalı olsanız kapıyı suratına çarparsınız ama ev sahibiyle öyle olmuyor. ev sahibi ne kadar uzak o kadar iyi. emlakçı çocuk bu sene beni ev sahibinin dairesi karşıda ama onlar köyde yaşıyor diye kandırmıştı, yılın 6 ayı karşımdalarmış meğer sdkfldf ama allahtan dediğiniz eski ev sahibi gibi varlığı yokluğu belli olmuyor.

kalp kırmadan söyleme yolunuz varsa söyleyin. kontratınız ne zaman bitecek bilmiyorum ama tatsızlık çıkar diyorsanız en kısa zamanda çıkın evden. insan evde huzurlu olmayınca hiç çekilmiyor

edit: antihero'nun yazdığına ayrıca imzamı atıyorum, nasıl konuşmanız gerektiğini güzelce anlatmış
0
amugochi
(31.05.20)
Evet boğucu. Pek özel alan kalmıyor gibi ama kötü niyetli değiller kesinlikle. O kadar bencil, düşüncesiz insanlar var ki karpuz alırken bile sizi düşünmesi güzel bir şey bence. Bırak yemek getirmeyi insanlar komşularının haklarını gaspediyor. Üstelik tek yaşayan biri olarak yemek gerçekten bir sorun diyebilirim. Her gün bunu düşünmeleri gerçekten güZel. Rahatsızsanız da kesinlikle kırmadan bunu çözmeye çalışın.
0
black mamba
(31.05.20)
Bence araya mesafe koy zamanla onlar da uzaklaşır zaten. Çağırdığında 1 2 defa işim var de. zamanla daha az çağırırlar zaten. Diğer türlü ne kadar yumuşak da konuşsan orada farklı algılanır ve kırılırlar.
0
black mamba
(31.05.20)
Mesafe koyma olayını denedim. Trip atıyor mesafe koyunca, açık açık söylüyor, biz komşu istiyoruz diye. Eski kiracının adını ağzından düşürmüyor ben mesafe koyunca. Ömer'im de Ömer'im diye. Herkese teşekkürler, size de cevap yazacağım uykumu aldıktan sonra
0
🌸Fusha
(31.05.20)
eskiden böyle beraber yaşayan komşular vardı. anahtarlar da birbirlerinde kalır girer çıkar yemekler haftada 3-4 gün ortak yapılır vs vs vs

sizin elemanın böyle komşusu varmış muhtemelen eskiden ondan istiyor yine. ama yıl 2020 1990 değil. onun farkında değil sizin ev sahibi.

yapacak birşey yok baştan izin vermişsiniz bir kere.
0
duyurukullanıcısı
(31.05.20)
Onlar için bunlar normal şeyler. Ben küçük bir yerdeki hastane inşaatında şantiye şefiydim. Etrafta evler var. Adam elini kolunu sallaya sallaya inşaata giriyor, sohbet etmek için, ne yapılıyor bakmak için, canı sıkılmış. Kovuyorum, bak burada ayağına çivi batsa ben ifade vermeye giderim diyorum, bu sefer eşine börek tatlı falan yaptırmış onunla geliyor falan. En sonunda uğraşmayı bıraktım. Yani onlar senin baktığın gibi olaylara bakmıyorlar, yaklaşamıyorlar. köy hayatını bilirsiniz herhalde az çok, her şey ortaklaşa yapılır. Öyle kişisel alan falan olmaz, tuvalet falan açıkta olur vb. Bu insanlar o background'dan geliyorlar. Şimdi size kiraya verdi evi ama o hatta şöyle düşünüyor: "Evi kiraya verdik de, tapusunu da mı verdik, eğer bizim evde misafire yer bulamazsak orada yatırırız" diyorlar.

Ya taşınacaksınız, ya da tahmin ediyorum tayininiz gelene kadar öyle kabul edip dişinizi sıkacaksınız.
0
malheiros
(31.05.20)
Ev alma komşu al olayını epey yanlış anlamışlar.
Eğer siteyi beğeniyorsanız site içinde kiralıkları takip edin. Aynı sitede başkasının kiracısı olun.Bu amca dövsen de gitmez.
0
elestirman
(31.05.20)
malheiros +1

Küçük yerlerde kişisel alan algısı yoktur. Küçük yerler böyledir. Nereye gitseniz kaçamazsınız. Büyükşehire geri dönün rahatsızsanız.
0
komando kani var bende
(31.05.20)
Kesinlikle normal değil, küçük yerler böyle şöyle diyerek konuyu normalleşmetirilmesine müsade etmeyin.

Bizim de yazligimiz köyde evimiz var öyle pat diye bahçeye izinsiz girilmez hatta insanlar çekinir ha ev ha bahçe hiç farketmez.

Bu adam veya amcaya dikkat et belli yaş üstü macera arar, müge anlı'da ki olayların genel konsepti fazla samimi insanlardan kaynaklanıyor.
0
Fritz-X
(31.05.20)
@antihero, hocam konuşursam ana baba kısmını söylemeyi düşünüyorum çünkü gerçekten babam böyle bir şeyi yapmaz kesinlikle, annem de büyük ihtimalle yapmaz.

@amugochi, hocam bu kadar sık gidip gelme corona sürecinde oldu, önceden de sürekli lafını ederdi ama iş-güç deyip geçiştirirdim. sürekli eski kiracısından bahsederdi beni eve gelirken gördüğünde (evi de sitenin girişinde anasını satayım, bakkala giderken falan tutardı beni, ömerim de ömerim :D -ömer eski kiracısı- o sık sık uğrardı vs)

@black mamba, hocam kötü niyetli değiller kesinlikle, öyle olsalar çok farklı boyutlara giderdi durum. Eşim biraz daha sıcakkanlı olsaydı, arada bir gitseydik belki de adam o kadar suyunu çıkarmayacaktı bahçeye gelip gitmeye. onlar başta belirtti ama bizim hatun pek sallamadı maalesef bu meseleyi. pek gidip gelmedi :D AYrıca yumuşak da konuşsam kırılacaklarını ben de düşünüyorum. mesafe olayı nedense hiçbir şeyi değiştirmedi. zaten mesafeliydim hocam corona süreci öncesinde. inatçı biri, elektrik panosu olayı inatcı ve takıntılı olduğunu gösteriyor bence. bir de ufak bir şey ama anlatacağım yine de.. ramazanın son günleri, bahçesindde oturuyoruz. bana telefon geldi ve önemli (kısa sürecek aynı zamanda, normalde biri varken yanımda açmam ama o sık sık benim yanımda birileriyle telefonda konustugu için açtm) telefonda konusmama rağmen bana bir şeyler soruyor, ben de kale almamazlık etmedim, duymazdan gelemedim, hocam konuşmayı bitirmem lazım dedim. normalde duymamam lazım yahu neyse bu biraz gereksiz ayrıntı oldu.

@duyurukullanıcısı, aynen öyle de, bilemedim nasıl tepki vereceğimi, adam da danışma, sorma huyu yok ki, pat bahçede gördük bir gün. sonra ardı arkası kesilmedi.


@malheiros, ara ara taşınmayı düşünüyoruz, bu son yaşadığımı eşime anlatsam çıldırır valla :D hocam benim hissettiğim de öyle, hatta sanırım biz bahçeyi değil evi kiralamışız :) bazen kafamda kuruyorum konuşmayı " hocam sık sık diyorsun ki bize, bahçede kahvaltı yapın vs. eşim orayı kabullenemedi, sahiplenemedi ki, galiba siz bize bahçeyi değil sadece evi kiraladınız" diye ama kırılır, hatta perişan olur gibi geliyor. adamın bahçesine gittiğim her gün " allah razı olsun, gelmeseydin napardık, sıkılıyoruz, sen olmasan naparız" diyor. her gün yahu.

arada bir de komşuları kötülüyor, kimse gelip gitmiyor, bir sen bir de şu komşu hariç kimse beş para etmez falan diyor :D

@elestirman valla onu da düşündük hocam, bekliyoruz kiralık çıkarsa diye. öyle yaparsak, hiç laf söz etmeden, mesajı net vermiş olacağız. kırılmış olabilir ama, ben bir şey demedim ki sana hocam, neyine kırılıyorsun allasen diye dalga bilem geçerim belki :D

@komando hocam aslında kişisel alan olayı bence var burada da ev sahibine yok :D çünkü ikizimizdeki aile bir gram rahatsız etmedi bizi. altı tane çocukları var, rahatsız edecek kadar gürültü yapmadılar hiç, bahçemizi ayıran uzun boylu çalı gibi bir şey var, oradan bazen selamlaşıyor bazen selam vermiyor :D varligini pek hissettirmiyor yani

NOT: EN ÖNEMLİ ŞEYİ FAZLA VURGULAMADIM SANIRIM, adamın psikolojisi bozuk (kendi ifadesi) tam olarak öyle demedi de, perişan olduk, ilaç kullanır olduk, depresyondan uyuyamaz olduk falan diyor.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
fritz, ilk dediğinize katılıyorum ama son dediğinize katılmıyorum hocam.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
yukarıda herkes bir sürü şeyi yazmış zaten.
bence "eşim soğuk" ya da "eşim öyle davranmasaydı" demeyin, hatalı davranan sizsiniz.
bu tarz bir komşuluk ilişkisi ihtimali varsa, en başından samimi olmayacaktınız.
yani gitmeli, gelmeli, yemeli, içmeli, siyaset konuşmalı bir ilişki kurmamanız gerekirdi.

şimdi bence açık ve kısa bir özetle konuşulmalı, büyük bir olaymış gibi değil.
yani bu olayı hususi olarak, "bir şey konuşacağım" şeklinde değil, bir şey olduğunda anında tepki vererek yansıtmalısınız.
mesela kendisinde yedek anahtar varken usta için eve gireceğini ima ettiğinde hemen "ben yokken eve girmeyin lütfen, ben hoşlanmam öyle şeylerden. usta beklesin." diye açıkça söyleyeceksiniz.
"anlatmaya çalışmak" gereksiz tribe ve konunun uzamasına neden olur.
gerçi siz ne derseniz deyin, ne yaparsanız yapın şu noktadan sonra kırılacak ve bozulacaklar.
gerekirse bozacaksınız.

ama dediğim gibi, eşiniz hatalı değil.
siz de onun gibi davransaydınız, şu anda bu kadar yüz bulamazlardı.
0
blatta hiberna
(31.05.20)
@blatta, hocam normalde eşimde hata bulmam ama kendileri başta dediler biz kiracı değil komşu arıyoruz, ananız babanız uzakta, bizi de ana baba belleyin, gidip gelin. bunu defalarca söylediler ilk gün. başbaşa kaldığımızda ben eşime söyledim yapabilecek misin diye? alışırım dedi bu tarz bir yaşama :) (daha evi tutmamıştık, eşim böyle deyince tuttuk)

sonra ilk günden ne gitti ne geldi. o zaman söz vermeseydin de mi? ben de bunun mahcubiyeti olduğu için biraz taviz verdim, o da biraz. fazla taviz vorona sürecinden beri.. ayrıca benim işten dönüşte de çalışmam gerekiyor, o yüzden bunları anlatıp gitmiyordum fazlaca yanlarına, ama eşimde gitmeyince ben bazen gitmek istemesem de gitmek zorunda hissediyordum kendimi :) ama ısrarla her gittiğimde söyleniyordu kibarca. yahu adam olan bıkar değil mi söylenmekten, gelmiyor işte, ayda bir, iki ayda bir anca geliyor işte. arada bir de ayaküstü, sitede veya bahçede konusuruyoz işte. insanlar meşgul yahu :D
0
🌸Fusha
(31.05.20)
bir de damadına hayatı zehir ediyor sanırım, gelinlerine bir şey yapamıyor, onu da anlatıyor, zamane kızları burunlarından kıl aldırmıyor diyerek. damadın kumar sorunu varmış, sürekli iddia falan oynuyormuş, adama kredi çektirip araba aldıracak, ki para krediye gitsin kumar oynayamasın falan. neyse mantıklı olabilir, damadını kızını düşünüyordur da bana anlatması biraz garip, eşim ise acayip şaşırır bana anlattığını bilse.

eşim paylaşımı zayıf bir insan, kimseye bir şey anlatmaz. uzun süreli arkadaşlıkları yok :D varsa yoksa ablası ve anası (onlarla da sık görüşmez, yanlış anlaşılmasın. derdini veya elbise fikirlerini falan onlara sorar anlatır)
0
🌸Fusha
(31.05.20)
Doluyum arkadaşlar :D

kötü niyetli komşu ile uğraşmışlığım var. birkaç defa sabredip polis çağırmışlığım var yıllar öncesinde ama bunlar iyi niyetli insanlar. ve önemli bir nokta, psikolojisi sanırım gerçekten bozuk.

edit: bir de kendisi dediğim dedik biri ama ben inatlaşıyorum. örneğin geçenlerde sizin bahçenin çalılarını kısaltalım dedi (yola bakan tarafı kestik sorun yok burada) sonra bitişiğimizdeki komşumuz ile bahçemizi ayıran çalıyı kısaltmak istedi. kısaltmayalım dedim, çiçekler güneş almaz ama falan dedi. valla hocam benim için mahremiyet daha önemli, eşim, ben, bahçeye çıkasımız gelmiyor fazla kısa olursa, komşu için de iyi olur dedim. sonra mahremiyet temalı konuştum, bunlar önemli şeyler vs vs. pek ortam yoktur, o yüzden biraz sinirli bir şekilde söyledim bunları, nefes alış verişim bile değişti yani.. zaten orta yolum olsaydı başlarda söylerdim. ya sineye çekiyorum ya da patlıyorum.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
Amca teyzeye zıt gidersen olay funny games'in yaşlı versiyonuna dönecekmiş gibi geldi bana, bi tekinsizlik sezdim.

Bence olayı eşin üzerinden yönlendir, o rahatsız oluyor böyle şeylerden kusuruna bakmayın ama evdeki huzurumuz bozuluyor, mesafeyi biraz açalım falan de. Eşine sor tabii bunu önce.
0
Bruce
(31.05.20)
"komşu arıyoruz" demek, devamlı gidip gelmek zorunda olduğunuz anlamına gelmiyor ki.
arada bir ayak üstü sohbet, belki arada bir aşure vb gibi şeylerin gidip gelmesi ve selamlaşmak yeterince komşuluk zaten.
sizin kendinizi mecbur hissedeceğiniz bir durum yokmuş ki.
muhtemelen eşiniz de benim gibi düşündü.
güler yüzlü davranmak, selamlaşmak, hal hatır sormak komşuluk zaten.
sizin anlattığınız başka bir şey.
ayrıca adam kontrata "komşu istiyoruz, şartları da şunlardır" yazmamış.
yani belli bir kol mesafesinde olup medeni davranacaktınız, o kadar.

benim de ev sahibim üçüncü katta oturuyor.
kira artışı falan gibi konularda sinir olsam da, mahremiyet ve mesafe anlamında sağ olsunlar düzgün insanlar.
beni de 1-2 kere davet ettiler mesela, gitmedim.
ama karşılaşınca ayak üstü sohbet ediyoruz.
komşuyuz işte, daha ne?
yani eşinizle komşuluk anlayışınız uymuyor olabilir.
fazla yaklaşmışsınız, erkekler bu gibi konularda eşleri daha soğuksa onun adına da gereksiz yere mahcup olup daha yakın davranabiliyorlar.
sizde de o olmuş biraz sanki.
0
blatta hiberna
(31.05.20)
okurken sinir oldum. kim olursa olsun bu kadar içli dışlı olmayı zaten sevmem. herkes önerisini yazmış.
ben sadece tek bir şey eklemek istiyorum. yeni bir eve taşındığınızda mutlaka evin dış kapısının kilidini değiştirin. sizin örnekte ev sahibi başka bir örnekte hırsız olabilir. bir gece uyurken ev sahibi, gençler böyle de uyunmaz ama diye karşınızda bitebilir :)
0
scudman1
(31.05.20)
siz bu komşuluk meselesinin avantajlı yönlerinden faydalanmak (yemek, muhabbet vesaire) ama bu faydayı kendi çizdiğiniz sınırlarda yaşamak istiyorsunuz. sizin yaklaşımınız sadece gerçekten en baştan söylediler ama napalım yani, yaşlılar, yalnızlar samimiyet kuralım, eşim adına da ben daha fazla yakın davranayım olsa bu durumlardan rahatsız olmazdınız. bence önce kendinize bir sorun, iki yetişkin evli barklı insan olarak yaşadığımız evle ilgili bu kadar özel alan ihlali yapan insanların getirdikleri yemekleri neden kabul ediyorum (istemiyorum demekten bahsetmiyorum, isteseniz doktorun özel diyeti var ben kendim hazırlıyorum der geçersiniz), bütün bunlara neden müsade ediyorum, bu çizgiyi gerçekten neden çizmiyorum diye. bir sürü bahane sıralamışsınız ama bence kendinize karşı şeffaf değilsiniz. şeffaf olsanız kendi içinizde bu boyutta çatışmalar yaşamazsınız.
0
Phoebe
(31.05.20)
@blatta, hocam adam ayrıntı verdi. sadece komşu istiyoruz demediler, hatta bir önceki kiracıdan örnekler verdi, şöyle gider gelirdi vs diye. yine de bu kadar beklediklerini anlayamadık gerçekten.

@secduman, hocam zaten öyle bir kültür varmış, hatta kimileri hep aynı kiliti taşırmış yeni taşındığı eve falan. ben yeni öğrendim :D

@phoebe, hocam haklı olabilirsiniz derim normalde ama yemek yemeyi zul gören biriyim neredeyse :D annemin bana taktığı lakap "kendinden yemli" idi. bunu da ilk defa tanımadığım birilerine söylüyorum. ben yemek yemeyi çıkarıma uyduğu için değil kıramadığım için kabul ettim. hatta kaç defa yalan söyledim valla, bugün yemek yaptım diye. yemin ediyorum ona rağmen getirdi yemeği. dediğiniz gibi hekim diyeti vs aklıma gelseydi söylerdim.. o daha iyi bir çözüm.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
bu arada son iki aydır eşim memlekette, onu tekrar hatırlatayım, öncesinde yemek getirip götürme yoktu.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
kardeş sen haklısın da evsahiplerine de kızamıyorum yalnızlıktan sıkılmış yaşlı tipler. kötü bir niyetleri yok. sinirlenmeye gerek yok. anlaşamıyorsanız ufaktan yeni yer aramaya başla.
0
prizmatik
(31.05.20)
hahahha bahçe hariç kendimi gördüm. ben taşınıyorum ama işle ilgili nedenlerden dolayı. allah sabır versin üstte yeterince yazılmış zaten öneriler benim ekleyebileceğim bir şey yok
0
papuayenigine02561
(31.05.20)
Ta en başından belli etmişler, siz anlamamışsımız.

"Biz kiracı değil komşu istiyoruz" demek, aynı evin içinde yaşıyor gibi olalım, senin evinde ne oluyor ne bitiyor kim giriyor kim çıkıyor hayatınızda ne oluyor ne bitiyor her şeyi bileşim demek.

Küçük yerde, Anadolu'da böyle diyip normalleştirmek saçma. O iş şöyle daha doğrusu, eskiden küçük kırsal ilçelerde, evler genellikle bahçeli müstakil olurdu ve o evlerde oturanlar onlarca yıldır aynı evlerde olduklarından içli dışlı olurlardı.

Devir o devir değil, bu kafadaki insanlar da siz tatlı tatlı kibar kibar konuşunca, hmm çok mu içli dışlı olduk, çocukları rahatsız mı ettik diye düşünüp akıllanmaz. Aranız bozulacak size de nankör damgası basacaklar.

Bir de sürekli bir iyi niyet lafı geçmiş. Birinin iyi niyetli olması, bir şeyi kendince iyi niyetlerle yapması rahatsızlık veren davranışları normalleştirmez, böyle olmamalı. Aşağı yukarı 35 yaşıma geldim, bu milletteki iyiniyet kelimesine sığınıp insanların hayatına burnunu sokma hastalığını milyon örnekte gördüm.

Adam resmen sizin huzurunuzu bu iyiniyetle perdelenmiş bu her şeye dahil olma dürtüsü ile skip atmış. Öylesine dolmuş ansiklopedi gibi yazmışsın.

Daha da canının sıkılmasını istemiyorsan, hiç gidip konuşma boşuna. Anadolu kırsalının aşırı meraklı insanının, yaşlı öğretmen bilmişliği egosu ile upgrade edilmiş hali, adamın resmini bile görmeme gerek yok gözümde canlandırabiliyorum. Konuşursanız ya size ajitasyon ile karışık laf sokacak ya da direkt hain evlat Ökkeş muamelesi göreceksiniz.

Bir ev bulun, bulunca da tayinim çıktı vs bir bahane ile hiçç bu anlattığınız mevzulara girmeden çıkın gidin. Tantana çıkmaz, baş ağrısı olmaz.
0
wilhelmwasmuss
(31.05.20)
Biz anlamamışız hocam, doğru. Onlar da bizi anlamamış kedi konusunda. Aynı dili konuşmamışız zamanında kısacası
0
🌸Fusha
(31.05.20)
Merhaba arkadaşım. Eşiniz soğuk bir insan olup da komşu istiyoruz kiracı değil dedikleri anda biz kiracı olmayı tercih ederizi hissettirmemis olmanız sizin hatanız. Evler dip dile olmamasina rağmen ev sahibi çok yakınmış ve 30000 nüfuslu bir yermiş. Keşke benim böyle bir ev sahibim olsaydı. Tavsiyem bu durumu hem siz hem eşiniz kabullenin ve komusulugun avantajlarını kullanın. Evinizde çok değerli kıymetli bir şey de yoktur girin çıkın mutlu olmaya bakın. Olmuyorsa ayrilacaksiniz maalesef. Dediğim gibi çok imrendim.
0
lion de la Turquie
(31.05.20)
Hocam ben iki üç yıl önceki halimle olsam çok mutlu olabilirdim ama insanlar karakter olarak birbirlerine benziyor yavaş yavaş galiba. Benim küçüklüğümde yaşadığım komşuluk buna benzerdi. Ama bu halimle eşime benzediğim için biraz, moralim bozuluyor. Aslında beni yoran şu hocam bir de: sürekli bir talep olmasa belki ben isteyerek gidip geleceğim. Bir gün gitmeyince hesabı (!) Sorunlunca vazife gibi gidip geliyorum, seve seve değil. Insandan çok talep olunca yapasu varsa bile yapmak istemiyor
0
🌸Fusha
(31.05.20)
yahu bir şey aklıma takıldı siz taşındığınız evin giriş kapısının anatharını değiştirmediniz mi bu nasıl bir güven? Siz değiştirdikten sonra istediği kadar yedek olsun. evden çıakrken eski kilit/anahtarı da takarsınız istediği gibi kullanır anahtarlarını.
Annemde böyle izansız bir komşu vardı bahçenin arkasından, kapı ile girilen, mutfak kapısına dan diye gelmişti bir gün direkt cevabını aldı annemden, böyle gelmeniz uygun değil ev hali olur, lütfen bir daha ön kapıyı kullanın diye, bir daha yapmadı. ister üzülsün ister kırılsın, özel alan diye bir şey var. olay olduğu anda cevap vermek en doğrusu. özellikle karşılarında genç görünce özel hayatı hiçe sayabiliyorlar, iyi niyet de bir yere kadar diye düşünüyuorum. evini kiraladığın adamın hayatını da kiralamıyorsun ya..
0
ruz
(31.05.20)
Hocam anahtar degistirme olayını birkaç ay önce öğrendim. Daha öncek hiç tecrübe etmedjm. Evli olarak tuttuğumuz ikici ev zaten bu. Öğrenciyken hiç aklımıza bir gelmemişti. Valla laftan anlamaz diye tahmin ediyorum veya kibarca değil de kabaca uyarırım diye de korkuyor olabilirim.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
Yazilanlari okumadim ama bence bir gun sizi uygunsuz (!) yakalarlarsa bir daha boyle densizlik yapmazlar bence.
O yuzden uygunsuz yakalanin mumkunse.
0
kuehles blondes
(31.05.20)
Yahu düşünüyorum da ben bu insanla neden konuşmuyorum diye, türlü türlü sebep buluyorum. şimdi de şu geldi aklıma, 65 yaşındaki bir insana bu yaştan sonra doğruyu yanlışı nasıl öğreteyim ki ya. adam yanlış yaptığını bilmedikten sonra benim kapımı açmış ne açmamış ne. bilemiyorum altan :) yahu komik değil mi ya? hayat tecrübesi senin yarın kadar olmayan biri gelecek ve diyecek ki: hocam bak evde dal da**ak dolaşıyor olabilirim neden kapıyı açıyorsunuz? yahu komedinin dibi taaaa aq.... sinirlendim yine :D bir de dal da**ak dolanıyorum dememe gerek bile yok yahu. lan nasıl bir kafa bu ya :D

yanına gitmiyorum bundan kelli hadi bakalım :) bir daha desin gelip gitmiyorsun diye. bundan sonra böyle hocam derim muhtemelen :D
0
🌸Fusha
(31.05.20)
Herkese teşekkür ediyorum arkadaşlar. Bundan sonra yoluma nasıl devam edeceğimin kararı netleşmek üzere.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
bence eşini suçalama soğuk diye. soğuk olmasa daha yakın olabilirlerdi :D ondan çekinip biraz uzak da duruyor olabilir.er
0
black mamba
(01.06.20)
Hocam bugün baya hak verdim eşime :) çünkü şöyle bir şey fark ettim Coronadan önce ayda bir veya iki ayda bir giderdim ve hiç gelmiyorsun lafını duyardım. Bu aralar ise bir gün gelmesem, dün niye gelmedin diye soruyor :) yani yetmiyor hiç. Hatta bir gün öğlen vakitlerinde gittim, o gün dedi ki akşam da gel :))))

Bu arada son meseleden sonra hiç gitmedim, bugün eve giderken denk geldik. Yine "yan sen nerelerdesin? Dün hiç gorunmedin" falan dedi. Direkt "valla hocam bundan sonra böyle, benim evde çalışmam gerekiyor, kimse benim yerime çalışmıyor, kimse benim işimi benden fazla düşünmez haklı olarak, ben de kendi işimi düşünmek zorundayım" dedim. Valla bundan sonra böyle lafımı duyunca bozuldu ama bozuntuya vermedi pek. Kem küm vs dedi :)
0
🌸Fusha
(01.06.20)
Aylar önce yapmam gereken şeyi de az önce yaptım. Kilidi değiştirdim.
0
🌸Fusha
(01.06.20)
(3)

youtube video indirme android app

ikcı
merhaba. youtube dan video indirmek için android app lazım. sizin kullandiginiz ucretsiz hangisi acaba?
merhaba. youtube dan video indirmek için android app lazım. sizin kullandiginiz ucretsiz hangisi acaba?
0
ikcı
(30.05.20)
newpipe.schabi.org
newpipe zararsız reklamsız açık kaynaklı bir youtube uygulaması, videoları indirme seçeneği de var

google markette yok, fdroid marketten indirilebilir,
0
freebird5406_2
(30.05.20)
Şarkı indir isminde bir uygulama kullanıyorum, MP4 formatında video olarak indirme seçeneği de var.
0
encokbenisevinnolur
(30.05.20)
hiç bir program kullanmadan indiriyorum yıllardır.

www. den sonra ss ekliyorsunuz uzantıya o kadar. şu şekilde;

www.ssyoutube.com
0
Phoebe
(30.05.20)
(18)

dekanın olayı

Phoebe
https://eksisozluk.com/gazi-universitesi-dekani-canli-yayin-rezaleti--6516809?a=popularbuna aman yaaeee erkek muhabbeti işte, ne kadar büyüttünüz diyenler hakkında ne düşünüyorsunuz? dekan hakkında ne düşündüğünüzü sormuyorum, hem #GaziFenDekanıYanındayız hashtagini açanlar hem de ekşisözlükte aman
eksisozluk.com

buna aman yaaeee erkek muhabbeti işte, ne kadar büyüttünüz diyenler hakkında ne düşünüyorsunuz? dekan hakkında ne düşündüğünüzü sormuyorum, hem #GaziFenDekanıYanındayız hashtagini açanlar hem de ekşisözlükte aman yeaahhh diyenlerle ilgili parti-politikaya indirgemeden/hatta mümkünse hiç karıştırmadan (al işte badem bıyık demek tarafsız değil zira bu bakışı, ses tonunu ve o müstehzi yan gülüşü farklı farklı ortamlarda, hiç beklemeyeceği kişilerde bile tecrübe edip, bilmeyen/görmemiş hiç bir kadın yoktur diye kuvvetle inanıyorum), cinsiyet üzerinden görüşlerinizi bilmek istiyorum. linç falan da değil ulaşmaya çalıştığım şey, "aman yaeeh erkekler böyledir zaten" katmanından daha fazlasını öğrenmeye çalışıyorum. meramımı anlatabildim mi emin değilim, umarım anlatabilmişimdir.

ekleme: kamu görevlisi olması sizce tehlikeyi ne şekilde ve neden artırıyor?
0
Phoebe
(13.05.20)
kanıksamışlar böyle şeyleri çünkü. bir dekanın, profesörün, rektörün nasıl olması gerektiğini bilmiyorlar. burhan kuzu'yu televizyonda göre göre akademisyenlerin saygınlığı olmadığı varsayımına kapılmış olabilirler.
0
bohr atom modeli
(13.05.20)
herhalde ülkücü reisleri twitter'da destek çıkmayanları döveriz diye tehdit etmişler diye düşünüyorum. ciddiyim bu arada. sırf kanıksadığı için destek olanlar da vardır ama elbet.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(13.05.20)
twitterda çok güzel tartışma dönüyor, kadınlar çok haklı şeyler yazıyorlar
0
freebird5406_2
(13.05.20)
orta doğu ülkesinde sıradan bir düşünce biçimi.
0
rose parks
(13.05.20)
"aman yaeeh erkekler böyledir zaten"

bu diyenler saçmalıyor. İnsan dediğimiz varlık memeli bir hayvan ama bu dünyadaki yerimizi elde ederken en önemli yetenklerimizden biri güdülerimizi kontrol etmek. "Erkek işte güdüleri bu" diye savunan herkes kötü niyetli veya idiottur
0
nundu
(13.05.20)
Düşünüyorum benim babam böyle şey yapar mıydı diye tabiiki hayır.

İçselleştirilmiş ataerkil ve tecavüz kültü işte.
Her şey normalleşiyor.

Soruya cevap;
1.kendi sapık sapkın ve ilkel zihniyetlerini açığa vurabilecekleri koşullar doğduğu için (günümüz türkiyesi) bunu söyleyebiliyorlar, yani kendileri de bu adam gibi
2.Tacizi ve bu ucuzluğu kanıksamışlar diye düşüyorum.
0
jimjim
(13.05.20)
koskoca dekan olmuş düşüncelerini kendisine saklaması gerekiyor ve içinde tutararak büyütmemesi gerekir. diliyle ortaya dökecek kadar içinde büyütmüş. bu aşamayı kontrol edemezse bir sonraki aşama ufaktan yoklamalar ve taciz de olabilir. mevkisinin ağırlığı ile hareket etmesi gerekirdi. her yaş ve konuma yakışan yakışmayan hareketler var.
0
kelepir
(13.05.20)
destek veren ya da önemsiz görenlerin çoğunun troll olduğunu düşünmek istiyorum ama
aktrollerin çoğu bende engelli olduğu için bu seçenek mümkün görünmüyor.
demek ki eğitimle oynaya oynaya dindar insan yetiştiremeseler de mantıklı ve etik düşünme yeteneği sorunlu nesil oluşturmayı başarmışlar diye düşünüyorum. zaten muhalif kesim yeterince zeki olmadığı için bu vahşi ve cahiller yüzünden yönetilmeye devam ediyoruz.
politikayı karıştırmayın demişssiniz de, ülkemizde herşeyin başı siyasete çıkıyor mecburen.
0
prizmatik
(13.05.20)
Video sonundaki utanmasinin, gelen destekte/kucuklestirmede etkili oldugunu dusunuyorum. Ek olarak, bir ihtimal genis bir cemaatin bilinen bir mensubu olmasi sonucu organize bir destek gelmesi ihtimalini de goz ardi etmiyorum.
0
dunal
(13.05.20)
Bu konular üst üste mi geliyordur nedir.

Kısa süre önce Spotify podcast'inde Merdiven Altı Terapi'de konuşuldu bu konular. Gözümüze normal (hatta bazen komik) görünen tacizler. Gençlikte olur denen hırtlıklar. Merdivenlerde kızların eteklerinin altından bakanlar, itiş-kakış yaparken sınıf arkadaşını mıncıklayanlar. Belki son 10-15 yılda biraz ebeveynler çocuklarına daha fazla bu konuda eğitim vermeye başladı. Podcast'i dinleyin. Ne kadar iyi eğitimli yerlerde neler olabileceğine şaşıracaksınız. Lütfen şahıs olarak üzerinize alınmayın ancak iyi tanıyorum diyebileceğiniz kişilerin (ağabey, baba, erkek kardeş, dayı vs.) bile aklından neler geçtiğini bilemezsiniz. Sadece otokontrolleri daha yüksek olabilir (bu bile başarı). Ama "bana yapmadı / yaparken görmedim" demek "yapmazdı" demek olmuyor maalesef.
İnsan
0
SiyamkedisiZorro
(13.05.20)
Bu adamı eleştirmek gerekli ama şu adamı sevimli bulup onu eleştirmek iki yüzlü geliyor bana
youtu.be

Üniversite kütüphanesinde gördüğü kız
0
oldumusimdi
(13.05.20)
@dunal, video sonunda bence utanmıyor ki, tüh lan kahretsin mıçtık iyi mi bakışı geliyor o bana. suskunluktan sonrasında tekrar gülüyor çünkü. cemaat konusu hiç aklıma gelmemişti.

@siyamkedisi, çok güzel bir poadcast serisi yakalamış oldum sayende, teşekkürler.

@oldumusimdi, kesinlikle haklısın. bu videoyuda dekanın olayını okurken gördüm ve izledim. bu ikiyüzlü anlayış benim de rahatsız olduğum bir konu.
0
🌸Phoebe
(13.05.20)
@oldumusimdi - 1

malum dekanınki sapıklık, kendi öğrencisiyle ilgili cinsel imada bulunuyor. bu adam not verirken bile cinsel beklentide olabilir.
celal şengör ise adam kendi üniversitesinde bile olmayan bir kütüphane görevlisi için cinsel bir ifade kullanıyor. Şık olmasa da etik dışı bir durum pek yok nüfuzunu kullanmadıkça.
iki olay arasında büyük fark var.

*celal hocanın da fanı falan değilim, adamda asker merakı gibi takdir etmediğim bazı yönler var.
0
prizmatik
(13.05.20)
celal hoca açık açık söylüyor canlı yayındaki programda. bu dekan bu videodaki sözleri söyleyebilir mi? aynı şey değil düşünün biraz.

olay aslında ikiyüzlülük. dekanın kendini tanıttığı konumlandırdığı dışarıya yansıttığı ile içinin hiç de aynı olmadığı ortaya çıktı. insanlarda kadınlarda kızgınlık yaratan sinirlendiren durum bu. kandırılmak salak yerine konmak.

mesala aynı yaşlarda olan mehmet ali erbili düşünün adamın dışı ile içi aynı. biz erkekler de kadınlar da biliyor ki mali buldu mu affetmez :) ona göre kadınlarla insanlarla ilişkileri ve kadınlar tarafından çok seviliyor. acunda da benzer durum var. 20 yaşındaki kızlarla sevgili. bu adamların babacan olma iddiaları yok. bu muhabbetleri gizli de saklı da yapabiliyorlar. linç yemezler. celal hocanın da yaptığı buydu. insanların veya kadınların hoşuna gitmeyen şey sinsilik.
0
kelepir
(13.05.20)
Adam belli ki teknolojiden pek anlamıyor, o arada da kendince espri yapıyor. Gözü dönmüş bir ifade görmedim ben yüzünde. Her söylediğimiz içimizden geçenler olacak diye bir kaide yok ki.
0
hatun
(13.05.20)
@prizmatik, "celal şengör ise adam üniversitesinde bile olmayan bir kütüphane görevlisi için cinsel bir ifade kullanıyor. Şık olmasa da etik dışı bir durum pek yok nüfuzunu kullanmadıkça" demisşiniz ya, ne fark eder ki, neden bir erkek/hadi cinsiyetten bağımsız insan diyelim, bir kadınla ilgili cinsel bir ifade kullanır ki konunun bağlamıyla (üniversiteler ve kütüphaneleri) tamamen alakasız? yani programın başlığıyla ilgili anlatacak milyonlarca şey varken, bu mudur anlatım? kaldı ki illa nüfuzunu kullandığında mı tepki gösterilmeli? sınır bu mu? ayrıca bir kadın aynı şekilde bir iafde kullanabilir miydi bir canlı yayında? sanki bunda da cinsiyetinden ve daha da önemlisi yaşam görüşünden dolayı bir hafifletme yok mu bu durumda? anlamaya çalışıyorum.
0
🌸Phoebe
(13.05.20)
Ben açıkçası sapikliktan ziyade sıradan erkek zevzevligi olarak gördüm. İyi niyetle düşünüp, iki kız resmi görüp bunun zevzekce esprisini yapmis. Çoğu erkek de bu tip bir zevzeklige düşerdi. misal yakınlarına kız yurdu açılsa, zevzek zevzek siritip bunu espri malzemesi yaparlardı. Birşey yapacağından değil zevzevliginden. Tamamen bu benim şahsi iyi niyetim ben adamin sapik değil zevzek olduğunu düşünüyorum. Esas sorun böyle bir zevzegin dekan olabilmesi.
0
allah yazdiysa bozsun
(13.05.20)
İyi niyetle düşünüp, iki kız resmi görüp bunun epsrisini yapmış derken iyi niyetle düşünen benim, dekan değil.
Düzeltme yapamadım. Telefondayim.
0
allah yazdiysa bozsun
(13.05.20)
(11)

Nazara inanır mısınız?

buiret
inanırsanız, ne türlüsüne inanırsınız? yani kötü enerji olarak mı yorumlarsınız yoksa dini bakımdan farklı bir şekilde mi tasvir edersiniz? nazara inanıyorsanız nasıl korunur neler yaparsınız? inanmıyorsanız da kötü enerjiyi nasıl açıklarsınız ve nasıl yok edersiniz. teşekkürler
inanırsanız, ne türlüsüne inanırsınız?

yani kötü enerji olarak mı yorumlarsınız yoksa dini bakımdan farklı bir şekilde mi tasvir edersiniz?

nazara inanıyorsanız nasıl korunur neler yaparsınız?

inanmıyorsanız da kötü enerjiyi nasıl açıklarsınız ve nasıl yok edersiniz. teşekkürler
0
buiret
(11.05.20)
Hayır.

"inanmıyorsanız da kötü enerjiyi nasıl açıklarsınız ve nasıl yok edersiniz"
Bilimde kötü enerji diye bir şey de yok, dolayısıyla açıklayıp yok edecek bir şey yok.
0
kobuzchu kiz
(11.05.20)
Nazar veya kötü enerjiye inanmıyorum. Kötü enerji ile kasdettiğiniz nedir bilmiyorum ama olumsuz bir durum olduğunda nedenini anlamaya çalışırım. Şanssızlık olabilir, yeterince çabalamamış olabilirim, yanlış hareket etmiş olabilirim vesaire. Bunu anlayıp yapabileceğim bir şey varsa ona odaklanırım.
0
fotrsapka
(11.05.20)
Nazar gibi üstün bir yeteneğe sahip olduğunu iddia eden kişilerin haline bakıp kendin anlayabilirsin yalan olduğunu. kendine faydası olmayan, kendine gelecek zararı engelleyemeyen kişiler başkasına mı zarar verecek bakışlarıyla.

Dini olarak da bir paradoks. insan ailesiyle mutlu mesut yaşarken, birisi nazar edip evini yuvasını dağıtıyor. adam eşine çocuklarına sahip çıkmıyor şiddet vs. öbür dünyada Allaha hesap vermez. ben iyi giderken senin izin verdiğin bir nazar beni kötü etti. sorumluluk bende değil der.
0
efruz
(11.05.20)
Kobuzchu +1

Hayat boyunca insanlarin baslarina kotu seyler gelebilir. Yine hemen herkesin etrafinda kiskanc, insanlarin kotulugunden beslenen tipler olmustur. Nazar, kotu enerji gibi seyler de insanlarin baslarina gelen kotu seyleri aciklamaya calismalarindan ortaya cikan seyler. Ayni ayda dogup benzer kisilik ozellikleri gosteren insanlarin (ki gayet mumkun) burclarla aciklanmaya calisilmasi gibi bir sey.
0
voyager 1
(11.05.20)
İnanmam, kötü enerji diye bi şey yok. En fazla psikolojik olarak başkalarından etkilenip yanlış yapmaya daha meyilli olabilisin ve buna kötü enerji diyebilirsin.

Bu tarz şeyler tamamen algıda seçicilik. Normal olasılık dahilinde olan bir şey olur ama aklında o kalır çünkü kötü şeyler daha çok etki bıraktığı için hatırlaması daha kolaydır. Yani mavi gözlü birinin sana bakıp konuştuğu 9 durumda bi şey olmaz ama 1 durumda işin rast gitmez ve sen "Aa gördün mü bak maviş gözleriyle nazar değdirdi" diye söylenirsin.
0
nundu
(11.05.20)
ne nazar ne kötü enerjiye inanmam. insanın yaşadığı olumlu ve olumsuz deneyimlerin, duyguların tamamı o kişinin kendi yaptığı tercihleriyle ilgilidir.

aslında başarılı olacaktım ama şuna şuna anlattım nazar değdi, ondan başarılı olamadım cümlesinin meali, ..tüm yemedi ve yeterince çalışmadım kime .ok atacağımı bilemiyorumdur.

ya da negatif mizaçlı pesimist insanları hayatımda tutuyorum çünkü o kaostan oluşan gıybetten ve ajitasyondan vazgeçemiyorum demek yerine, ayyy şu kişi var ya hani şu okuldan, çok kötü bir enerjisi var ne zaman konuşsak başıma bir şey geliyor demek daha kolay.

tabii ki burda kendi tercihlerini yapabilen yetişkin bireylerden bahsediyorum.
0
Phoebe
(11.05.20)
Nazarın bilimsel bir açıklamasını TED konuşmalarından birinde yabancı bir uzman yapmıştı, biz kültür olarak bunu inanca bağlasak da işin aslı bilimsel ve ucu psikolojiye dayanıyor, şöyle anlatalım.

Bizim bildiğimiz nazar bir şeyi insanların görebileceği şekilde sunmak, duyurmak, paylaşmak sonrasında o şeyin değer kaybetmesi, zarar görmesi vb durumu ve bu durum sadece bizim kültürümüzde yok dünyanın hemen her yerinde var ama farklı şekilde anılıyor.

Bilimsel olarak bu duruma şöyle açıklık getiriliyor, diyelim ki bir iş yapmayı düşünüyorsunuz ve o işten çok fazla para kazanacağınıza inanıyorsunuz ve bunu etrafınızdaki insanlara anlattınız sonra bir bakıyorsunuz hoop işler ters dönüyor doğru gitmesi gereken her şey yanlış gidiyor bunu nedeni o işe olan ilgi ve motivasyonunuzun azalması, motivasyonunuzun azalması da aşağıdaki nedenlere dayandırılıyor.

1. İşi anlattığınız insanlar sizin ön göremediğiniz olumsuz yönleri konusunda sizi uyarıyor siz bu uyarıları duydukça işten soğumaya başlıyor ve ilk günkü isteğinizi kaybediyorsunuz.
2. İşiniz iyi gittikçe ve etrafınızdaki insanlar buna şaşkınlıkla baktıkça siz çok iyi bir iş yaptığınıza ve sahip olduğunuz bu kudretle bu işi asla kaybetmeyeceğinize inanıyor ve dikkatinizi ilk günkü kadar vermemeye buna bağlı olarak da kontrolü kaybetmeye başlıyorsunuz ufak ayrıntılar bir süre sonra işinizi olumsuz etkilemeye başlıyor.
3. Etrafınızda işinizin iyi gitmesini istemeyenler de çıkıyor elbette ve bu insanlar sizi işinizden soğutmak için kötü senaryolar ile psikolojik bombardımana tabi tutuyor, ekonomiden, krizden vb durumlardan bahsederek sizi içten içe bir korkuya sürüklüyor siz psikolojik olarak bundan etkilenerek ilk günkü motivasonunuzu yine kaybediyorsunuz.

İşin özü buna ister nazar ister motivasyon kaybı diyin, dış etkiler buna neden oluyor yani bir güçten söz edemeyiz ama dış bir etkiden söz edebiliriz işlerin kötü gitmesinde. Bunu şoförlüğünüzü çok öven birinin etkisiyle kendinize olan güvenin artması ve buna bağlı olarak dikkatinizin azalması sonucunda kazaya karışmanızı da örnek verebiliriz.
0
solo
(11.05.20)
nazar diye birsey elbette yok, neyseki burada da inanan yok, umarim burclar icinde durum boyledir
0
alttaraf
(11.05.20)
birçok kez var olduğuna şahit oldum.
nazarlı birinin bir şeye hasetle baktığında o baktığı şeyin/kişinin başına felaket geldiğini birçok kez gördüm.
0
tabudeviren
(11.05.20)
İnanıyorum lanet olsun. renkli gözlü değil ama mavi gözlü insanlardan koşarak kaçıyorum. Başıma gelen kötü şeyler için onları suçluyorum. Bu kadar tesadüf olamaz. Cidden acayip kenafirler.

Bulunduğum ortamda mavi gözlü biri varsa değil konuşup arkadaş olmak, göz teması bile kurmam. Hakkımda bir şey öğrenmemesi için çabalarım.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(11.05.20)
inanmam ama şu ne;

herkesin hayatında bir defa yüzüne karşı nazar duası okunup pü pü pü yapılmıştır. o esnada feci esneme gelmesi ve esnemenin büyüklüğüne göre nazarın boyutu hakkında yorum yapılması? fiziksel bir etkileşim var ortada.

hadi bunu da açıklayın tadında oldu ama böyleyken böyle.
0
onemoremile
(11.05.20)
(6)

Sorunlu sevgiliyi iyileştirme içgüdüsü

pek ılımlı baterist
Biriyle flört ediyorum diyelim. Zaman geçtikçe fark ediyorum ki bu adamın birçok sorunu, geçmişten gelen yarası, psikolojik problemleri var ve zor bir insan. Hayatı hem kendisine hem de çevresine zorlaştırıyor. Mantıklı olan ne? Bu adamdan kaçmak değil mi? İşte böyle durumlarda ben hep karşı tarafı
Biriyle flört ediyorum diyelim. Zaman geçtikçe fark ediyorum ki bu adamın birçok sorunu, geçmişten gelen yarası, psikolojik problemleri var ve zor bir insan. Hayatı hem kendisine hem de çevresine zorlaştırıyor.
Mantıklı olan ne? Bu adamdan kaçmak değil mi? İşte böyle durumlarda ben hep karşı tarafı iyileştirmeye çalışıyorum. Sarıp sarmalayayım, acılarını unutturayım, onu mutlu etmek için çırpınayım diyorum. Böyle bir içgüdüm var.
(Birkaç haftadır görüştüğüm adamın geçmişinde alkol ve uyuşturucu tedavisi gördüğünü öğrendim. Şimdi de manik depresif bozukluk tedavisi görüyormuş. Yine depreşti bu içgüdüm şu an ve kurtulmam lazım bundan.)
Artık karşıma sürekli böyle erkekler çıkınca farkında olmadan bu insanları çektiğime karar verdim. Tabii kendimi mahvediyorum ama bu iyileştirmeye çalışma süreci zevk de veriyor galiba bana.
Soruya geçeyim. Bu içgüdü nasıl öldürülebilir? Karşımdaki adamın annesi gibi davranmak istemiyorum artık.
0
pek ılımlı baterist
(11.05.20)
bir yerde bunu yapan insanların bu şekilde kendilerini değerli hissetme eğilimde olduklarını okumuştum. belki senin durumunda da bir bağlantı vardır bu hisle.
0
pearson
(11.05.20)
Siz çözemezsiniz profesyonel yardım almasını isteyin, katlanın ya da salın gitsin. Bunu diğer taraftan söylüyorum. Kimse kimseyi iyileştiremez.
0
eatpraylaw
(11.05.20)
popüler bir örnek olarak berbat bir ilişki sonrası sizi mutsuz edeceğini bile bile gidip aynı insana yapışmanız ya da aynısını bulamıyorsanız onunkilere mümkün mertebe benzer özellikler taşıyan birilerini aramanız da hep "aynı şey olsa bu sefer sıçmam, kesin hakkından gelirim ya da en azından ağzıma bu kadar sıçılmaz" sanrısının bir sonucudur, anlıycağınız bir nevi yenilen pehlivanın güreşe doyamamasıdır.


alkolik/dayakçı babanın kızının alkolik/dayakçı koca bulması" örneği mesela.

eğer hep aynı biçimde ilişkiler yaşıyorsanız "hep manyaklara denk geliyorum", "hep aynı şey oluyor", "bak yine oldu", "x de böyle yapmıştı y de böyle yaptı" vb. cümleler kuruyorsanız repetitive compulsive bir döngüdesiniz demektir. -"yineleme zorlantılı bir döngü"

özetle zihin -bilinçdışı diyelim- aslında travmanın olduğu yere gidip o travmayı çözmek ister. o travmayı çözebilmek için farklı yöntemler denemek gerekir. zihin bu sayede travma sonucunda yaşadığınız nihai duyguyu -hatta öğrenmeyi- değiştirmeyi hedefler. ancak davranış paternlerini -bu paternin de bir türkçesi vardı, "örüntü"ydü sanırım- değiştiremediği için aynı olaylar tekrarlanır. bu noktada travma halen çözülemediğinden aynı durumların ve duyguların tekrar tekrarı gerçekleşir.

travmayı aşabilmenin yolu önce o travmayı yaratan koşullara benzer koşulları yaratmak sonra da kendi davranış patternini değiştirerek sonuca etki etmektir. ancak bu böyle sözcüklere döküldüğü kadar kolay diildir. zihin -bilinçdışı-, sürekli olarak ilk aşama olan "travmayı yaratan koşullara benzer koşullar yaratma" işinin hakkını verir ancak ikinci kısım yani "davranışı değiştirmek" kısmı işte o kolay diildir. dolayısıyla sonuç değişmez. tekrar ve tekrar aynı olayların, ilişki biçimlerinin, hislerin ve çaresizliğin içinde bulur kendini kişi.

biraz aşı gibi, aşı da degil de yan etkisi kuvvetli bir ilaç gibi düşünmekte fayda var. zihniniz -bilinçdışınız- sizin gerisini de getireceğinizi ve bu kez makus talihinizi yeneceğinizi umarak size aynı koşulları yarattırır. ya işte diğer seçeneği seçeceksiniz ya da ilelebet aynı seçimleri, paternleri tekrarlayarak travmanıza gömüleceksiniz.
aynı şeylerin yaşanmasını sağlayan sizsiniz. çünkü aslında -farkında olmasanız da- değişmek ve değiştirmek istiyorsunuz. bunun için de değişik bir şey yapmanız gerekiyor. bu da cesaret istiyor. çünkü acı bağımlılığını yenme ve yüzleşme cesareti gösterildiğinde aynı başlayan şeyin sonu değişebilir ve böylelikle ders alınmış olacağından travma atlatılıp bir sonraki adım düşünülebilir.

pratik yapan bir piyano öğrencisi gibi düşünün. takıldığı yeri aşmak için defalarca en başından başlar. siz aynı parçayı dinlemekten cinnet geçirirsiniz ancak takıldığı yeri geçmesi için giriş kısmını da defalarca tekrar etmesi gerekecektir. nihayet doğru çalarsa bir sonraki takılacağı yere kadar ilerler. yeniden takılırsa da parçanın başka bir kısmından yineleyerek devam eder.

zihin aslında sizi istemsizce gelişime doğru zorlamaktadır. ama işte parçanın aynı yerinde ne kadar takılacağınız size bağlıdır. (komşuların cinneti de.)

repetition compulsion özetle, bir iyileşme isteğidir. ancak gerisi getirilemezse daha da ağır bir travma yaratır -bunu da bilerek yapar bir yandan, çünkü acının şiddeti arttıkça değişime yönelme mecburiyeti ya da olasılığı da artacaktır-, bu daha ağır travmanın size değişim için itici güç sağlamasını umar, yeniden aynı koşulları oluşturursunuz kendinize, bu sefer de olmazsa daha ağır olur travmanız, daha da sertini oluşturur benzer koşulların -dolayısıyla ilişki örneğinden gidiyorsak eğer, davranışınızı değiştiremiyorsanız varacağınız son manyağın diğerlerine kıyasla en manyağı olması olasılığı hayli yüksektir-. e hala davranışınızı değiştirmiyorsanız repetition compulsion'la uslanmayanın hakkı kötektir -demiyoruz tabi bunu-

bilinçdışınız sizi iyileştirmenin bir yolunu bulur. ama işte bir iki el atsanız da bunca yıpranmasanız iyi olur.
0
brkylmz
(11.05.20)
kadınlarda hemşirelik sendromu diyorum ben bu duruma (toplumda süregelen kadın derleyici toparlayıcıdır, yuvayı dişi kuş kurar, kadın bir adamı vezirde eder rezilde vecizelerinde bahsi geçen toplumsal cinsiyet rolleri), literatürde adı nedir bilmiyorum. halihazırda yıllardır birlikte olduğunuz insanda yaşamın olağan akışıyla bir sorun ortaya çıkar, o zaman elbette destek olursunuz elinizden geldiğince ve imkanlar elverdiğince. ama hep bu tarz adamlarla youlunuz kesişiyorsa, siz aynı senaryoyu yaşıyorsanız, dönüp ben neden kendime sürekli bu senaryoyu yazıyorum diye sormalısınız ve bu konuyla ilgili araştırma yapmalısınız. o içgüdüyü öldürebilmek için çıkış noktasını, bu konudaki çekirdek inançlarınızı bulmanız lazım kendinizde. nedenini bilmediğiniz bir sorunu çözmeniz imkansıza yakın.
0
Phoebe
(11.05.20)
muhtemelen kendi yaralariniza bakmamak icin boyle tipleri secip onlarla kaliyorsunuz. once kendi yaralarinizi iyilestirin, o zaman zaten bu tarz 'emotionally unavailable' insanlar size cekici gelmeyecektir. bu konuda epey yazi var.
0
kassiopeia
(11.05.20)
Sizin erkek versiyonunuzum ben de. Nerde psikolojik sorunları olan varsa onunla ilişkim oldu hep. Tavsiyem, uzak durun çünkü bir süre sonra kendi modu da düşüyor insanın. Dönemsel destek tamam ama tedavi işini doktorlar yapmalı.
0
selimcigimisik
(13.05.20)
(8)

Arkadasin surekli darlamasi

bahtiyar
Bir arkadasim var ve cok iyi bir kiz kaybetmek istemedigim bir arkadasim. Ama soyle bir ozelligi var surekli bana internetten kiyafet fotosu yollayip bunu alman lazim bu sana cok yakisir diyor ama yolladigi kiyafetler cok demode ve asla benim tarzima uygun degil. Fazla seksi ve kadinsi seyler. Ben d
Bir arkadasim var ve cok iyi bir kiz kaybetmek istemedigim bir arkadasim.

Ama soyle bir ozelligi var surekli bana internetten kiyafet fotosu yollayip bunu alman lazim bu sana cok yakisir diyor ama yolladigi kiyafetler cok demode ve asla benim tarzima uygun degil. Fazla seksi ve kadinsi seyler. Ben de gayet basic giyinen bir insanim yani herkes bilir.

Sonra hem zaten pilatese baslaman lazim sana video yolluyorum simdi yarindan itibaren pilatese basliyosun diyip bir suru pilates videosu yolluyor ve ben gercekten pilatesten nefret ederim. Daha once birkac kez pilatese sans verdim ama yok hic benlik degil. Ona da soyledim zaten hic benlik bir spor degil diye ama o inatla bu konu hic konusulmamis gibi video yollamaya devam ediyor.

Benim yasadigim yere yakin rafting merkezi var surekli beni oraya goturmek icin zorluyor. 1-2 kere beraber yaptik ama ben hic keyif almadim. Zaten adrenalin sporlarini cok sevmem herkes bilir. Ama o inatla yapalim, hadi gidelim, bir sey olmaz, yapmamiz lazim, ikimize de iyi gelir.. vs deyip beni zorla oraya goturmek istiyor. Kendisi cok iyi yapiyor hakkini yiyemem sevmekte ve yapmak istemekte hakli olabilir. Ama gercekten benim sevdigim bir ortam degil.

Bana surekli erkekler soyle yapar kadinlar boyle yapar. İliskilerde kadinin ve erkegin rolu gibi kaliba dayali bir suru ogutlerde bulunuyor.

Oylesine bir erkek gosteriyorum “o sana nikah kiymaz” diyor agzim acik kaliyor. Benim oyle bir derdim yokki.

Sevgilimiz neden yok muhabbeti yapiyoruz bazen diyor ki “senin benim gibi namuslu kizlarin sansi yok” diyor. Simdi ne alaka namus?

Surekli guzel olmakla ilgili ogutlerde bulunuyor. Ama ben ona yuz kere benim guzel olmakla ilgili bir derdim yok diye soyledim. Buna ragmen o hala bana krem, dus jeli vs oneriyor.

En son Telefonda konusurken ayri dustugumuz bir konuda beni hic konusturmayarak kendi fikirlerini sunuyor. Ne zaman agzimi acsam konusmaya devam ediyor falan. Yani en sonunda tamam deyip konuyu kapattim ama konu kaldi oyle.

Gercekten cok iyi biri oldugunu dusunuyorum ama sizce neden boyle yapiyor? Onun da beni sevdigini dusunuyorum ama problem ne? Onu kaybetmek istemiyorum ama bu israrlari beni rahatsiz ediyor.
0
bahtiyar
(09.05.20)
Niye kaybetmek istemiyorsun ben onu anlamadım. Rahatsız edici sapık hareketi bunlar altındaki niyet ne olursa olsun, çıkar hayatından gitsin. Ne saçma şeymiş ya, bunlara katlanmanı gerektirecek nasıl bir pozisyonu olabilir ki hayatında. Ne söylesen değişmeyecek derecede bir ruh hastalığı bu, iyiliğini istemesi de değiştirmez bu durumu.
0
Bruce
(09.05.20)
Karakteri senden farklı tek problem bu gibi duruyor. Bazı tipler bütün aktivitelerini yakın bulduğu kişilerle yapmak zorunda gibi hissediyor. Bi de baskın karakterse böyle zorlamalar ona normal geliyordur. Bi süre sonra kendin soğuyacaksın bana kalırsa. Kesin aslan burcu ya bu :D
0
kedili bisiler
(09.05.20)
Arkadaşınız size aşırı şekilde anneniz, ablanız gibi davranıyor. Sizi istediği kalıba sokmaya, sizi değiştirmeye çalışıyor. Bunun sizim için kendi gözünden daha iyi olacağına karar vermiş. Olayın iyi yanı sizi iyi niyetle düşünüyor, belli ki kıskançlık yapmıyor. Kendi gözünde sizin yetersiz, yanlış yanlarınızı kendince iyileştirmeye çalışıyor. Sizinle olan arkadaşlığını kendisi yönetiyor.

Ama şöyle bir sorun var. Bu kişi sizi pek tanımıyor. Ne seversiniz, ne sevmezsiniz bilmiyor. Bence bu daha rahatsız edici.

Belki araya mesafe koyabilirseniz sizin için iyi olur. Ama kesinlikle zıtlaşıp, yaptıklarını yüzüne vurmayın. Ne olur ne olmaz cidden kötü yüzünü görüp, başınıza bela alabilirsiniz.
0
GoodMorningTeacher
(09.05.20)
Ben bu gibi durumlarda ayni davranisi yapiyorum. Ya azalarak bitiyor ya da kalıcı oluyorlar. Ama daha boyle davranipta iyi niyetli olan birisini gormedim.
0
durgunfoton
(09.05.20)
Sorun onda değil sizde. Bu kadar uyuşmadığınız, dünya görüşlerinizin farklı olduğu biriyle arkadaşlığı sürdürmeye çalışmak manasız. İyi bir insan olması doğru bir arkadaş/insan olduğu anlamına gelmez. Bu iletişime devam etmenizin sizde karşılık geldiği duyguyu bulmaya çalışmalısınız bence. Özgüven sorunu, yalnızlık, onaylanma ihtiyacı gibi gibi.
0
Phoebe
(09.05.20)
bana da arkadaşınız gayet hayat dolu ve çevresine pozitif enerji saçan biri gibi geldi. siz de bizim gibi içe kapanık sıkıcı birisiniz. keşke benim öyle bir arkadaşım olsaydı dedim, yeri gelecek seni kolundan tutup zincirlerinden kurtulmanı sağlayacak, yeri gelecek ısrarla seni o sıkıcı hayatından biraz olsun çıkartacak ve tabi yeri gelecek derdine karşılık beklemeden ortak olacak, bu sonuncuyu yapıyorsa bence bu arkadaşın kıymetini bilin.
0
bugisme
(09.05.20)
Bence kötü bir niyeti yok gibi. Saf olabilir. Siz daha iyi bilirsiniz. Bence bir süre gözlemleyin onu. O konuşursa sürekli soru sora bilirsiniz, niyetini az çok anlarsınız.
0
komando kani var bende
(09.05.20)
çok fazla kafaya takan hassas birisin sanırım. kızın bu söylediklerinde kafaya takacak bir şey yok. kafa dengi birisine benziyor hatta.
0
dafuq
(10.05.20)
(2)

Icinde konusan kopeklerin. huzursuz hayaletlerin oldugu Turk romani

serseri marti
adini ve yazarini unuttum, bulmaya calisiyorum. konyada geciyordu galiba. bir muhtar eski mezarlari sokup arazisini satmaya calisiyordu. Bir cocuk vardi surekli kavga eden. kopekler konusabiliyordu ama dillerini anlayan yoktu gibi bir hikaye.
adini ve yazarini unuttum, bulmaya calisiyorum. konyada geciyordu galiba. bir muhtar eski mezarlari sokup arazisini satmaya calisiyordu. Bir cocuk vardi surekli kavga eden. kopekler konusabiliyordu ama dillerini anlayan yoktu gibi bir hikaye.
0
serseri marti
(08.05.20)
Sezgin Kaymaz'ın Kün'ü olabilir mi?
0
buf-e kür
(08.05.20)
sezgin kaymaz-kün bence de.
0
Phoebe
(08.05.20)
(5)

Evde güve sorunu hayattan sogudum

postmodern rh
Mutfakta kaynagini bilmedigim yerden surekli kelebek cikiyor. Tiksindim nefret ettim ne yapacagim suphelendigim her seyi attim ama hala var hala cikiyor. Bu evde kac kisi yasiyoruz bilmiyorum cok korkuyorum bu bilinmez kaynaktan. Ne yapacagim bi ilaci falan var mi ki?
Mutfakta kaynagini bilmedigim yerden surekli kelebek cikiyor. Tiksindim nefret ettim ne yapacagim suphelendigim her seyi attim ama hala var hala cikiyor. Bu evde kac kisi yasiyoruz bilmiyorum cok korkuyorum bu bilinmez kaynaktan. Ne yapacagim bi ilaci falan var mi ki?
0
postmodern rh
(07.05.20)
benim kuruyemiş paketlerini bile delip giriyorlar. her yeri elden geçirmelisiniz, içi görünmeyen her şeyi açıp bakın.
0
diffarentiationation
(07.05.20)
Dostum bu is zor. Ben söyle yapıyorum eğer kıyafet kaynaklı değil ise bu söyleyeceklerim. Benimki yiyecek kaynaklı idi.

Buzdolabında yer acman lazım. Tüm bakliyat, pirinç, makarna, bulgur , baharat gibi şeylerin hepsini buzdolabında muhafaza erken lazım.

Ayrıca marketten alirken de son kullanma tarihi en ileri olanı al. Misal pirinç alirken söyle bi poşete göz at ici görünüyor. Ben marketlerde de çok denk geldim.

Beni evde dışarıda sadece sebze var geri her şey buzdolabında maalesef.

Tabi biz iki kişiyiz buzdolabı rahat. 4 kişilik aile için zor.

Diyeceklerim bu kadar.
0
Filinta61
(07.05.20)
mutfakta ise bakliyatlar olağan şüpheli. ağzı kapalı kavanozda bile oluyor. kaynağı bulmadan çözmek zor. ben defne yaprağı koymuştum mutfakta kapalı yerlere. azaldı ama yapraktan mı kaynağı mı kurudu bilmiyorum.
0
absel
(07.05.20)
erzak dolabınızda çekmeceler varsa çekmeceleri çıkarıp rayların olduğu bölümleri ve altlarını, erzak kavanozlarının kapaklarının içlerini, tavandaki köşeleri kontrol edin. oralarda oluyor genellikle lavralar, çamaşır suyu katkılı suyla silin.
0
Phoebe
(07.05.20)
İyi dinleyin. Çözüm raid. Böyle gold rengi uzun çubuklu olan. Onu bütün dolap köşelerine tezgah köşelerine çekmecelere vs sıkın. Bir gün sonra hepsi mefta. Kökten çözüm buydu bizde.
0
sacrilegious
(09.05.20)
(23)

Böyle biriyle birlikte olunur mu ?

minikbrowni
Tüm iç güzellik şartlarını taşıyan, hoşlandığım bir bey var.Lakin sorum şu; kendisi 1.80 boy, 120 kg ölçülerine sahip. Hani böyle ağır yaşamlar gibi değil tabi de, göbeği filan var.Tamamen somut düşünerek, duyar kasmadan, duyguları karıştırmadan bu ölçülerdeki bir bey ile birlikte olunur mu ?Yada şö
Tüm iç güzellik şartlarını taşıyan, hoşlandığım bir bey var.

Lakin sorum şu; kendisi 1.80 boy, 120 kg ölçülerine sahip. Hani böyle ağır yaşamlar gibi değil tabi de, göbeği filan var.

Tamamen somut düşünerek, duyar kasmadan, duyguları karıştırmadan bu ölçülerdeki bir bey ile birlikte olunur mu ?

Yada şöyle sorayım, böyle bir erkek evladı gelse, tanışmak istese kararınız ne olur? Kilosunu sorun eder misiniz ?
0
minikbrowni
(06.05.20)
Linç is coming ama ben sorun ederdim sahsen.
0
matilda
(06.05.20)
ederim
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(06.05.20)
yahu nolucak sacmalamayin, kilo gelir gider
0
bubirgüneşvakası
(06.05.20)
benim için sorun olurdu. bu arada daha önceki bir soru ya da cevabından dolayı erkek olarak kalmışsın aklımda nedense, şaşırdım soruyu görünce de. ilginç.
0
pearson
(06.05.20)
başkalarının onay vermesi gerekiyor değil mi yanında gezdireceğin adam için? senin içinden gelenin önemi yok.
0
kelepir
(06.05.20)
insanlara göre mi adam sececeksin arkadaşım. yanında mutlu isen kendini güvende hissediyorsan sıkıntı olmamalı.
0
deju
(06.05.20)
erkekler güzelliğe göre nasıl kadın seçiyorsa ve eleştiriyorsa kadınların da seçme hakkı var. linçlenecek durum yok. benim için kişisine göre değişirdi ama hayır.
0
anais
(06.05.20)
@kelepir+1 ideal kilosu için de ufak bir özveriyle 3-4 ayda cillop gibi olur o ama sendeki bu durum değişmez.
0
karacigerim vur kadehlere
(06.05.20)
sorun edip etmemek olabilir linçlik bir durum yok. benim için sarışın mı esmer mi sorusundan farksız. zaten sorun eder diyen kişiler, o kişi ile tanışınca/karşılaşınca/konuşunca bilinçaltından kaynaklı birlikte olma düşüncesini eliyor. bu içten gelen bir şey. klişe ama yarın kimin ne olacağının garantisi yok. siz etkilendiyseniz, onunla vakit geçirmekten keyif alıyorsanız niye düşünüyorsunuz gerisini ?

buradaki esas sorun, sizin bu soruyu burada sormanız. içinize siniyorsa olur sinmiyorsa olmaz. o boy/kilodaki insanların hiç mi evliliği yok ? kilolular kilolularla diyeceksiniz. hiç mi zayıf/kilolu ilişkisi görmediniz.

bu soruyu buraya sorarak içinizi mi rahatlatacaksınız ? bu soruyu sorma motivasyonunuzu gerçekten merak ettim.

içiniz rahat etmediği, o beyi olduğu gibi kabullenemediğiniz için bu soruyu soruyorsunuz. sizden ricam, eğer o bey ile birlikte olma kararını verirseniz, bir daha bu düşünceye girmeyiniz.
0
fezagezgini
(06.05.20)
hayır sorun etmezdim, kabul ettiysem, sevdiğim birinin sağlığını düşündüğüm için 100 kg'a kadar indirirdim, sonra özgüveni biraz düzelir, bi 20 daha verir, spora gider, kas yapar beni terkederdi.
0
wishmaythşngs
(06.05.20)
sorun olmaz. ben de 43 kiloyum, mutlu mesut takılırdık :)
0
tabirimekruh
(06.05.20)
olmaz
0
The_Lollok
(06.05.20)
Dogustan getirdigi ozelliklere gore insan yargilamam mesela. Boyu, goz rengi, ten rengi vs. Napsin yani nasil degistirsin derim. Ama sonradan gelistirebilecegi seyleri elestiririm. Kendi hayatima alacagim insani da secme kriterim budur. 100 kilo ustu de gari acikcasi. Bi saglik problemiyle kilo veremiyorsa vs cok da begenilecek bi seyi yok benim icin.
0
hindistan cevizi
(06.05.20)
Olmayın. Bunu soracak kadar düşünceliyseniz, hiç başlamayın.
0
bitchesaintshit
(06.05.20)
@kelepir sadece bu soruyu değil, tüm modern kadın erkek ilişkilerini, toplum normlarını, her şeyi tek cümlede özetlemiş. helal olsun. imzamı atarım.
0
in a world of magnets and miracles
(06.05.20)
Birinden hoslanmak icin fiziksel olarak cekici bulmamiz gerek miyor bu zaten? Siz kendisinden hoslaniyorsaniz daha neyi dusunuyorsunuz ki?

Erkek kilolarindan pek anlamiyorum, 180'e 120 kilo nasil gorunuyor pek fikrim yok ama soruyu sordugunuza gore cidden fazla. Biri rastgele tanismak istese sadece goruntuden ibaret olacagindan benim kararimi etkilerdi muhtemelen. Baska kosullarda tanistigim biri icin degisebilir tabii. Hoslandigim ve deger verdigim birine kilo verme konusunda da sonuna kadar destek olurum ama boyle bir istegi yoksa beni olumsuz etkiler bu.
0
pike
(07.05.20)
Bi erkekolarak, 180 e 120 kilo baya fazla bence uyurken bile rahat vermez o adam. Benim gibi 2 kişinin birleşimi bu adam resmen.
0
valarmurgulis
(07.05.20)
bu kişiye göre değişiklik gösterir. kimi sorun edebilir, kimi etmeyebilir. her ikisi de bireysel tercih. bence bu tercihimizde ki en dikkat etmemiz gereken nokta, bana bu tercihi yaptıran/yaptırmayan iç ses mi yoksa dış ses mi? ben gerçekten bu kilo ve boydaki birinden fiziksel olarak uyarılmıyor muyum, yoksa bize her saniye dayatılan güzellik/estetik/fit olma haliyle ilgili dayatmalar kafamın içinde sürekli döndüğü ve onlardan kurtulamadığım/kurtulma ihtiyacı duymadığım için mi tercih etmiyorum?
0
Phoebe
(07.05.20)
Iyi bir insansa, anlasiyorsaniz dert degil. Iliskiye baslayip kilo vermesine destek olabilirsiniz. Ama kilo vermeye direnc gösteriyorsa, bilerek sporu savsakliyor, diyetini aksatiyorsa ben sorun ederdim.

Cevaplarda "Yanina yakistirman, milletin onayini alman mi gerekiyor illa!" denmis. Baskasinin onayiyla alakasi yok, sahsen kilo fazlasi benim cok dikkatimi cekerdi. Gecenlerde benimle ayni boydaki yakin arkadasimin 83 kilo oldugunu ögrendim. Acilen kizi diyetisyene yönlendirip, spora baslattik. "Body positivity" bir yere kadar iyi hos da, saglik sorunlari yasatacak durumlari hos görmek pek mantikli gelmiyor. Adam kisa boylu desen mesela hic mühim degil. Benim erkek arkadasim benimle ayni boyda, 1.65 dünya tatlisi bir insan. Ama fazla kilo demek saglik problemleri demek, 100 kilonun üzerindeyse bir durup düsünürdüm ben.
0
chitosan
(07.05.20)
aşık olduysan zaten bunların önemi yok. çok çirkin birini de sevebiliyorsun garip. ama ben genelde baştan birinden doğrudan hoşlanamadığım için genelde boy kiloya bakıyorum. çünkü çok zayıfım, aramızda sürekli bu muhabbet geçsin istemem.
0
damla sakızlı dondurma
(07.05.20)
Abla ne bilelim biz, sana gore sorun değilse sorun degildir, sorunsa sorundur. Birlikte olunur mu ne demek ki?

Sahsi fikrimizi soruyorsan sismanla olmaz derim ben. Cunku sisman.
0
stavro
(07.05.20)
"1.80 boy, 120 kg ölçülerine sahip"
Bir zamanlar bu bendim. En başta senin ilişkiden beklentilerin nedir onu çok iyi bilmen lazım. Örneğin çok gezip tozmak istiyorsan vs. hayal kırıklığı yaşatabilir. Senin arzuladığın şey fiziksel mi manevi mi bunu bilmen gerekir.

Güzellik dünyanın en subjektif şeyi. O yüzden tanışmak istiyorsa, sen de hoşlanıyorsan bir şans vermekte fayda var. Baştan anlarsın zaten ne kadar iyi olursa olsun çekici bulmuyorsan bulmuyorsundur, kendini ve onu aldatmanın gereği olmaz. Yine de kilolu olması da çekici bulmayacağın anlamına gelmez.
0
redlinetheturk
(07.05.20)
o boya o kilo gayet fazla. bir zamanlar ben de o boyda ve o kilodaydım. kız arkadaşım da vardı. canım cicim aylarında sorun etmedi fakat 1 yılı geçtikten sonra kilo ver şöyle böyle demeye başladı. canım cicim geçtikten sonra o kilo batmaya başlıyor inan bana.

ayrıca eskiden o kiloya sahip birisi olarak söylüyorum gayet de sorun edilecek ve hiç de sağlıklı olmayan bir kilo. sporcu falan değilse olması gereken kilo 80 falan anca.
0
denizgonen
(07.05.20)
(8)

Ben, eski ben olmak istiyorum..

Dimitry
İstanbul'da oturan ancak İstanbul'da yaşayan birisi değildim. (Hayatım hep babamın bana dayadığı kafede geçti, 7 gün 24 saat. Hafta sonları dahil, hayatı yaşayamıyordum o yüzden)2009 - 2011 yıllarında Konya'ya önlisans okumak için gittim.Hayattan bi habersizdim, ama hayatımın en güzel yılları orada
İstanbul'da oturan ancak İstanbul'da yaşayan birisi değildim. (Hayatım hep babamın bana dayadığı kafede geçti, 7 gün 24 saat. Hafta sonları dahil, hayatı yaşayamıyordum o yüzden)

2009 - 2011 yıllarında Konya'ya önlisans okumak için gittim.

Hayattan bi habersizdim, ama hayatımın en güzel yılları orada geçmiş galiba.

Devlet yurdunda kalmama rağmen, arkadaşlarla güzel, keyifli vakit geçirmişim. Antalya'ya yaz tatiline gitmişiz, Konya'ya bahar şenliğine vs. vs.. Kuğulu parka vs vs.

Şimdi ise yalnızlaştım. O ortamı bir daha bulamadım. İstanbul beni paragöz birisi yaptı, çok iyi para biriktirdim, hatta önlisansı DGS ile İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünü kazanarak 4 yıllığa tamamladım.

Ancak İÜ - Bilg. Müh kazanmama rağmen o ortamı burada bulamadım.

2009 - 2011 yılları Konya'da geçirdiğim en güzel yıllardı. Saftım, hayattan, taktiklerden, stratejilerden bi haberdim.

Şimdi oyunu kuralına göre oynuyorum(insan ilişkilerini vs), değiştim, olgunlaştım, yalnızlaştım ve hayattan zevk almıyorum.

Ben, eski ben nasıl olurum?
0
Dimitry
(29.04.20)
herkes üniversite dönemi arkadaşlıklarını özler. bu normal bir şey. küçük şehirle büyük şehir yaşamını kıyaslayamazsın. küçük bi şehre taşınırsan yine aynı hisleri kendinde bulabilirdin fikrimce
0
rastgele bir gun
(29.04.20)
Ama ben üniversite dönemini 1 kez daha yaşadım.

İstanbul Üniversitesi - Bilgisayar müh de 4 yıl geçirdim.
0
🌸Dimitry
(29.04.20)
Senle alakası yok, dünya eski dünya değil.

2009-2011 yıllarında akıllı telefonlar vardı ama çok yaygın değildi. Açıp içinde saatlerce vakit geçiremiyordu kullananlarda. Daha çok sohbet / muhabbet oluyordu haliyle. Şimdi herkes ortalama günde 1 saatini instagram ve alternatiflerinde harcıyor.

Diğer taraftan ben küçük şehirdeki üniversite ortamlarını büyük şehire göre hep daha samimi olarak gözlemlemişimdir dışarıdan.
0
talasas
(29.04.20)
Belli bir yastan sonra kimsenin lise ortami universite ortami gibi 'ortam'i olmuyor zaten. Yetiskinlik evresinde insanin daha ziyade 'cevresi' olur, birebir arkadaslari olur arada gorustugu. Anlattigin/ozlem duydugun konsept icin fazla yaslisin.
0
hot potato
(29.04.20)
Aslında benim demek istediğim, ben bu süreçte değiştim. Tabi ailenin getirdikleri de var. Ailenin ortada olmayışı, sahiplenmeyişi vs

Yani ben değiştim, bozuldum, yalnızlığa ittim kendimi. Stratejiyle davrandım hep. İnsan ilişkilerim eskisi gibi olmadı.
0
🌸Dimitry
(29.04.20)
2. gittiğinizde yaş olarak daha olgun olduğunuzdan olabilir büyük ihtimalle.

üniversite arkadaşlarımı ben de çok severim. hala sık bir biçimde görüşürüz. akşamları discord üzerinden muhabbet ederiz toplanıp. oyun vs. oynarız. hepimiz evlendik barklandık, çoluğu çocuğu olan var ama arkadaşlıklarımız sürüyor.

neyse konudan sapmadan eski sen olamazsın çünkü yaşadıklarınız sizi değiştirmiştir. ergenlik dönemine nasıl dönemiyorsak, o yıllara da dönemeyiz. o arkadaşlarınızla tekrar aynı yurda gitseniz de eskisi gibi olmaz her şey çünkü artık değiştiniz. olay daha çok yaş-o ana kadar yaşanmışlıklar vs. kısacası.

yapacağınız şey ise sevmediğiniz özelliklerinizi törpülemeye çalışmak. paragözlük örneğin sizde biten bir şey. paraya önem vermeyeceğim diyip öyle yaşarsanız istediğiniz insana biraz daha yaklaşırsınız. başka bir özelliği daha değiştirirseniz bir adım daha. adım adım derken hayattan keyif alabilirsiniz tekrar.


bir tavsiye vereyim nacizane. ben de istanbulda yaşıyorum üniversite hayatımdan sonra. rahat yaşamanız için gereken parayı bir şekilde kazanıyorsanız fazlasına hakikaten gerek yok. daha doğrusu daha fazla para her zaman daha geniş refah getirir ama bunun için ekstra çabalamanıza gerek yok. birikimmiş bilmem neymiş insanı gereksiz strese sokan bir şekilde geliyorsa aslında yaşamanız gereken yılları kaçırıyorsunuzdur. para fazla geliyorsa kenara atın tabi ama demek istediğimizi anlamışsınızdır herhalde. kendime göre rahat bir hayat yaşıyorsam o hayata girecek ekstra 3 kuruş için gidip kimseye kuralına göre oynamam ben mesela.

ne gerek var abi?


ikinci bir tavsiye de hobilerinize öncelik verin. istanbulda tanıdığım insanların neredeyse tamamının 0 hobisi var. o kadar dalmışlar ki hayata kendilerine hiç vakit ayırmadan hayatını devam ettiriyorlar. sizin hoşunuza giden ne ise artık onu yapın düzenli olarak. kendinize vakit ayırmazsanız yaşamazsınız, sadece hayatta kalırsınız.

bir süre kendi kendinizi toparlamaya çalışırsanız üniversitede özlediğiniz arkadaşlıkların olgun versiyonlarını zaten yaşarsınız.
0
syozkn
(29.04.20)
sürekli arkanıza bakarak ileri yol alamazsınız. bunu nostaljiye takılıp kalmış herkese söylüyorum ben. geçmiş adı üstünde geçmişte kalmış işte, neden yanınızda bu kadar taşıyorsunuz. zaman dediğimiz bir kavram var akıp giden ve sürekli devinimde olan. bu akış içinde değişim, dönüşüm gibi kavramlara kafa yormak, ilerlemek varken "eski ben"e takılıp kalmak asıl hatanın başladığı yer bence.

o ortamı burda bulamadım demişsiniz ya mesela, inanın o ortamı burda aramaya çalışırken o kadar çok size uygun ortamı/arkadaş grubunu/ etkinliği ıskalamışsınızdır ki. nostaljiye odaklandığınız için görememişsinizdir.

hep söylüyorum, geçmişin en güzel tarafı geçmişte kalmasıdır. insanın yüzü daima ileriye dönük olmalı, yoksa hem kendinize çelme takarsınız, hem hayat yolundaki engelleri görmez takılırsınız. böyleydim şimdi değilim neden sorusu yanlış soru. doğru sorular şunlar olmalı; böyleydim ama neden şöyle de olmayayım ki, bak birde böyle olabilmek varmış, şunlar şunlar var yeni gelişmeler, deneyimleyebileceğim şu şu şu konular var gibi gibi.

ileriye bakın, toplumsal bir eğilimimiz olan şu gereksiz nostalji özleminden kurtulun mutlu olmak istiyorsanız.
0
Phoebe
(30.04.20)
@Phoebe tespit gibi tespit yapmışsın. Söylediğinde haklısın. Bir şeyleri şimdi idrak ediyorum.

@syozkn evet paragözüm, paraya değer veriyorum, fazlasını kazanıyorum ama yaşamıyorum. galiba biraz da sorun burada, paranın peşinden koşmakta

Çok güzel yorumlar geldi teşekkür ederim hepinize.
0
🌸Dimitry
(30.04.20)
(4)

Göz seğirmesi :(

fragile lady
Yaklaşık bir haftadır sağ gözüm seğiriyor. Nadir ve hafif hafifti ama bugün biraz arttı. Bu neden oluyordur ve çözümü nedir? Tecrübe etmiş olan var mı acaba? Bu gündemde doktora gitmek istemiyorum ama devam ederse doktora gitmeli miyim?
Yaklaşık bir haftadır sağ gözüm seğiriyor. Nadir ve hafif hafifti ama bugün biraz arttı. Bu neden oluyordur ve çözümü nedir? Tecrübe etmiş olan var mı acaba? Bu gündemde doktora gitmek istemiyorum ama devam ederse doktora gitmeli miyim?
0
fragile lady
(23.04.20)
annemin de neredeyse bir senedir ciddi derecede göz seğirmesi vardı, aile hekimimiz magnezyum çinko desteği önerdi sürekli kullandıktan sonra epey bi azalmıştı.
0
pegi
(23.04.20)
Bugünlerde gerçekten de bir yerlere gitmek sakıncalı.
Uykusuzluk, yorgunluk, kafein gibi nedenlerle artabiliyor. Magnezyum yararlı olabiliyor gerçekten.
Genellikle yatışıyor. Bazen birkaç hafta sürebiliyor. Ama sıklıkla ciddi bir nedeni olmuyor.
0
pro9it9is9
(23.04.20)
bu aralar herkes evde kapalı kalmaktan bilgisayarla daha çok zaman geçiriyor. bu da etkilemiş olabilir. bir gözden geçirin ekrana bakma sürenizi?
0
Phoebe
(23.04.20)
bilgisayar başında çok oturup uykusuz kaldığım zamanlarda bana da olur.

daha farklı zamanlarda olduğunu düşünüyorsanız salgından sonra bir baktırırsınız olmazsa.
0
blatta hiberna
(23.04.20)
(4)

linkedin sorusu

diffarentiationation
Şuan yüksek lisans yapıyorum, ihracat için müşteri bulma eğitimi alıyordum ama yalan oldu virüsten dolayı. Olaylar bitince bu alanda çalışacağım ama yapacak bir şey bulamadım evdeyken. Linkedin'e kayıt olsam, şimdiden çalışmak istediğim alanın satınalmacılarına ulaşmaya çalışıp eklesem olur mu? Mümk
Şuan yüksek lisans yapıyorum, ihracat için müşteri bulma eğitimi alıyordum ama yalan oldu virüsten dolayı. Olaylar bitince bu alanda çalışacağım ama yapacak bir şey bulamadım evdeyken. Linkedin'e kayıt olsam, şimdiden çalışmak istediğim alanın satınalmacılarına ulaşmaya çalışıp eklesem olur mu? Mümkün mü böyle bir şey?

Tekstil alanında kumaş ve iplik ürünleriyle çalışan insanları ekleyeceğim yani irtibatta olmak için. Aklıma başka bir şey gelmiyor bu işle ilgili şuan yapabileceğim.

Ne tavsiye edersiniz,
0
diffarentiationation
(23.04.20)
Büyük bir firmada supply chainde calisiyorum, herhangi bir şeyin onayi bir suru farkli ulkede farkli insandan geciyor. Bir ara sim kart satan biri ekledi, sim kart tedarigi yapmak icin. Ne turkiyede calisiyorum ne de sim kartı hangi departman, hangi ulke yonetir bilmiyorum dedim, bir sorsaniz kime ulasabilirim bilgisini verseniz vs dedi. O saatten sonra cevap vermedim, çünkü bunu sorup sorusturmam bile benim için sıkıntı olur...
Kısacası su noktaya getirmediğiniz sürece herkesi ekleyebilirsiniz. Lojistik ya da asya'da elektronik parca icin beni ekliyorlar ne kadar ona karar veren kisi olmasam da normal bir durum ve elimden geldigince anlatmaya çalışıyorum firmanin buyuklugunden dolayı direkt ürün müdürü bulmalari gerektigini falan. Ama sirf o sirketten birine ulasmak icin gidip planlamaciyi ya da satisciyi eklerseniz bana göre yanlis.

Onun dışında linkedinde content arama yapabilirsiniz, bazi insanlar spot alım icin oraya yaziyor misal 100t peanut falan diyor, denk geliyorum arada.
0
logisticsmanager
(23.04.20)
@logistics teşekkür ederim çok açıklayıcı oldu.

Hangi ürünler için irtibat kuracağım konusu kaldı. Şöyle bir şey düşünüyorum.

Bulunduğum şehirdeki büyük fabrikaları arayıp durumumu anlatıp, hangi ürünleri ihraç ettiklerini sorup gtip kodlarını isteyip şimdiden bir ağ oluşturmak istediğimi söylesem nasıl karşılarlar? Virüs geçince bu firmalara başvururken de faydası olabilir dedim. Nasış bir strateji yürütmeliyim sizce?

Nickinizden yakın alanlarda olduğumuzu anlıyorum, uluslararası ticaret ve lojistik yüksek lisansı yapıyorum. Müşteri bulma işi de tam bana göre, bu işi yapacağım inşallah. Her türlü tavsiyenize açığım.
0
🌸diffarentiationation
(23.04.20)
Açıkçası kimsenin tanımadığı, üniversiteden yeni mezun birisini ciddiye alacağını sanmıyorum. Bu alanda bir süre çalıştım daha doğrusu memlekette üretilen bir ürünü bir süre yurtdışına pazarladım ve gördüğüm satın almacılar günde 1000 tane farklı adamdan teklif alıyorlar, sana vakit ayıracaklarını sanmıyorum.

Bence sen önce bir iş bulmaya ve networkunu geliştirmeye çalış. Bu da şuan zor. İhracat pazarlamasının temeli, fuarlardır, bu da bugün yok.
0
maxim gorki
(23.04.20)
Rabia altunay'ın ücretsiz eğitimlerini, soru cevap etkinliklerini takip edin. Yanılmıyorsam yakın bir tarihte iş aramayla ilgili zoom üzerinden anlatım yapacak. Hazırladıkları linkedin el kitabı var online. Onun profillerinde bulamazsanız haber verin mail atayım size. çok faydalı olacaktır profilinizle ve diğer işlemlerinizle ilgili.

üşenmedim buldum sevgili genç arkadaşım;
LinkedIn’de İş Aramak: 24 Nisan Cuma 17.00

Bağlantı Linki: lnkd.in
0
Phoebe
(23.04.20)
(7)

Geçmeyen kabızlık, bu dönemde hastaneye gidilmeli mi?

gomsumuz bizim oluyo da gomsumuz oluyo
Merhaba. Normalde günde 2 kez ya da her gün tuvalete cikan, cok rahat ihtiyacını giderebilen biriydim ama nedenini anlayamadığım şekilde 6 gündür 3 kez tuvalete çıktım ve karnimda inanılmaz bir baski var. Bu 3 kezde de afedersiniz koyun b.ku gibi cikti, parca parca ve küçücük. yetmez yani o bana. An
Merhaba. Normalde günde 2 kez ya da her gün tuvalete cikan, cok rahat ihtiyacını giderebilen biriydim ama nedenini anlayamadığım şekilde 6 gündür 3 kez tuvalete çıktım ve karnimda inanılmaz bir baski var. Bu 3 kezde de afedersiniz koyun b.ku gibi cikti, parca parca ve küçücük. yetmez yani o bana. Anladim ki su ve lif eksiği var. Su ictim, lifli gidalar yedim, kuru erik, kayisi vs. İyi gelen ne varsa yedim ama olmuyor. Bu 3ü de zeytinyağı sayesinde oldu, 2 3 kaşık içtim de öyle. Sonra eczaneden Bekunis aldim, bilen bilir. Dün gece attim yok, bugün sabah attım yine yok hiçbir hareket. Artik psikolojim bozulmaya başladı, bir sey yemeye korkar oldum.

Hayatımdaki tek değişiklik if diyetine başlamak olmuştu. Ona başladığım günden beri böyleyim. Bilmiyorum alakasi var midir. Böyle "boktan" bir sebepten hastaneye gitmek istemiyorum ama ne zaman gitmeliyim? Ne zamam korkulmali bu durumdan? Ve nasıl gecer bu kabızlık? Çıldırmak uzereyim artik.
0
gomsumuz bizim oluyo da gomsumuz oluyo
(22.04.20)
Valla bu bende kronik olarak var. Bırak 6 günde 3 kezi, 10 günde 1 kez çıktığım oluyor ama artık alıştım. Bazen de her gün çıkıyorum. Bol su içmeye vs devam edin siz. Her gece yatarken de bi kaşık zeytinyağı için bağırsaklar yumuşasın.
Nasıl geçer bilmiyorum ama şu anlık hastaneye gitmeniz gerekmez diye düşünüyorum çünkü benim 10 gün hiç çıkmadığım oluyor :(
0
matilda
(22.04.20)
Vücudunuza içinde bulunduğu duruma alışması için biraz süre verin. Sürekli hareketsizlik, beslenme düzeni değişikliği, psikolojik geçiş evresi... Beyniniz alışamadı ki bağırsaklarınız alışsın.
0
silverleaf
(22.04.20)
kefir ve probiyotik yoğurt tüketmekte iyi gelecektir. ama ikisine birden yüklenmeyin. bu sefer yine deneyi bozarsınız.
0
Phoebe
(22.04.20)
@matilda 10 günde 1 nedir yaaa.

böyle düzensizlik yerine (sadece geldiği zaman gitmek gibi) düzene oturtmak lazım bence. mesela ben her sabah kahvaltıdan sonra kesinlikle gittiğim için, artık vücut o kadar alışmış ki kahvaltı biter, bir sigara içerim sonra hemen sinyal gelir bana artık gidelim tuvalete diye.
0
bobinhoo
(22.04.20)
@bobinhoo her zaman değil bu bazen oluyor. bazen her gün çıkıyorum, bazen 2 günde bir. bazen de 10 günü de gördüğü oluyor. hep 10 gün olsa kafayı yerim ve tedavi olurum zaten.
0
matilda
(22.04.20)
Çıldıracak ne var anlamadim. Su dönem bir çok insan yaşıyor bunu. Yarı psikolojik bir durum. Bir ay sonra hayat normale dönünce bu da normale döner. Abartacak başka bişey bulun bence.
0
deer hunter
(22.04.20)
Aşırı düzgün giden bir sistem varken, her gün yapabilmek varken 6 gündür yapamamak cildirtabilir insani evet. Herkesin cildirma noktası farkli olabilir, abartma durumu falan da yok. Çektiğim sancıyı kelimelerle anlatamam. İtici bir tavra gerek yok, yorumunuz icin teşekkürler @deer hunter
0
🌸gomsumuz bizim oluyo da gomsumuz oluyo
(22.04.20)
(9)

otellerdeki sabah temizliği

Mehmet Ersoz
saat 10da temizliğe geliyorlar odaya. bu zaruri mi? mesela ben gece bir yerlere gitsem ve sabah gelip yatmak zorunda kalsam bu temizliği iptal ettiremiyor muyum? birden fazla gun konaklamalar için söylüyorum
saat 10da temizliğe geliyorlar odaya. bu zaruri mi? mesela ben gece bir yerlere gitsem ve sabah gelip yatmak zorunda kalsam bu temizliği iptal ettiremiyor muyum? birden fazla gun konaklamalar için söylüyorum
0
Mehmet Ersoz
(22.04.20)
Normalde kapiya astiginiz seyler var, rahatsiz etmeyin vs gibi.
0
logisticsmanager
(22.04.20)
antalya'da otelde kaldığım bir sabah içeri alman temizlikçi bir hatun girmişti evet asmak gerekiyormuş o kapıya asılan şeyleri
0
lubbullub
(22.04.20)
kapıyı asılanı da kabul etmiyor bazı oteller. fransada arayıp çıkın dediler. o yuzden soruyorum.
0
🌸Mehmet Ersoz
(22.04.20)
zaruri diye bir sey yok, kapiya as, garanti olsun diye de resepsiyona bildir onceden, ben bugun temizlik istemiyorum de hala uyandirilirsam olay cikartirim. (uyaninca, odadan cikarken falan dersin resepsiyona, odayi temizletebilir miyiz diye temizlerler genelde sorun etmezler, dandik otelse temizlik saati gecti der en fazla),
0
freedonia
(22.04.20)
kapıya bişey asmana gerek yok. resepsiyona söylesen de olur. odama girilmesin desen yeter.
0
etna
(22.04.20)
o sabah temizlikleri 12:00'a kadar bitirilmeli ki odaya yeni müşteriler 14:00'dan itibaren kabul edilmeden önce son kontroller yapılıp yeni gelecekler için blokaj atılabilsin odalara.

kapıya dnd (do not disturb)kartı asabilirsiniz. o zamanda yeni gelenlere oda geç veriliyor ve yeni gelenler şikayet ediyor odaya giremedik bla bla bla diye.

ha konaklamaya devam ediyorsanız dnd kartının sorun olmaması lazım. ama dnd kartı tüm gün asılıysa oda aranır ve konaklayan kişi kontrol edilir. bu şekilde odada vefat eden, hastalanan, zehirlenen, yaralanan, uyşturucu kullanıp kendinden geçen, intihara kalkışan/eden kişiler kontrol edilir.

eski otelci bildirdi.
0
Phoebe
(22.04.20)
arayıp çıkın ne demek ya, kapının kilidi olur genelde veya açılmasını önleyen şu askı tipi şeylerden. onları da kullanabilirsiniz. Ha eğer son gününüzse 12'de çıkmanız gerekir tabi.
0
bobinhoo
(22.04.20)
giremezler o karti asarsaniz. o gun cikiyor da olsaniz temizligi checkout checkin arasindaki zamanda yapmalari lazim.
0
yoggi
(22.04.20)
normalde kapıya asılana göre davranırlar, olması gereken o. fakat bazı yerlerde, lockout uygulaması var. temizlemek için odaların boşaltılmasını istiyorlar. bildiğim kadarıyla yaygın bir uygulama değil ama kaldığınız otelde belki vardır.
0
asteriks
(22.04.20)
(8)

araba kullanma korkusunu (gerginliğini) yenebilen var mı?

pati
Nasıl yendiğinizi anlatsanıza. Feyz alayım azıcık.Korku değil de gerginlik benimki. Yarın işe arabayla gitmem lazım da dünden beri geriliyorum, bu gidişle servisle gideceğim.Araba kullanma düşüncesi bile beni çok geriyor. Kalbim çarpıyor, elim ayağım fln titriyor yani sadece düşününce. Öyle olunca d
Nasıl yendiğinizi anlatsanıza. Feyz alayım azıcık.

Korku değil de gerginlik benimki. Yarın işe arabayla gitmem lazım da dünden beri geriliyorum, bu gidişle servisle gideceğim.

Araba kullanma düşüncesi bile beni çok geriyor. Kalbim çarpıyor, elim ayağım fln titriyor yani sadece düşününce. Öyle olunca da araba kullanmaktan kaçınıyorum, kendimi zorlayamıyorum. Bu döngüyü kırmam ve kendimi zorlayıp o arabayı kullanmam gerektiğini biliyorum ama nasıl yapacağımı bilmiyorum. Siz nasıl yaptınız?
0
pati
(19.04.20)
Çevremde senelerdir araba kullanan o kadar gerizekalı vardı ki "Bu ahmaklar rahatlıkla kullanabiliyorsa, ben hayli hayli kullanırım" şeklinde bir özgüvenle hareket etmiştim.
0
fobfilm
(19.04.20)
@pati Bu tür sorunlar yaşamadan tecrübe kazanamazsın, herkesin başından geçen şeyler bunlar. Mesele haline getirip üzerinde strese sebep olmalarına izin verme bence. Geçilmesi gereken süreçlermiş gibi düşün.
0
fobfilm
(19.04.20)
kadınsanız anormal bir durum değil zamanla alışırsınız. nedeni de kadınların önüne bakarak kimseyle göz göze gelmemeye çalışarak dışarda yürümesidir. böyle olunca trafikte de refleksler hareketler karşındaki sürücülerle anlık göz mimik kontağı kuramaması diğer sürücülerin ne yapacağını tahmin edemememsi diğer sürücülerin de kadın sürücülerin ne yapacağını tahmin edememesi. erkekler normal hayattada kafa yürürken 360 derece döner sağa sola bakar tabelalardan tut karşı cinse hem cinse bakışlar atar fırsat ve riskleri anlık olarak hep kovalar. bu yüzden kadınsanız iyi bir şoför olmak istiyorsanız normal hayatınızı da biraz değiştirmeniz gerekiyor. kolay gelsin.
0
kelepir
(19.04.20)
Araba kullana kullana araba kullanmayı ekstra bir durum değil de günlük yaşantının bir parçası haline getirmediğin sürece; araba kullanmak bir yük değil de zevk aldığın bir eylem haline gelmediği sürece bunu yenemezsin. Sen araba kullanmayı sevmiyorsan, araba kullanma fikri sana sürekli stres yaşatıp böyle hissetmene neden olacak, tek çözüm sevmeye çalışmak başka yolu yok, onun da çözümü, arkadaşların da dediği gibi, sürekli pratik yapmak, sonra bir bakıyorsun araba kullanmak için bahane yaratır hale gelmişsin.
0
angelus
(19.04.20)
iyi araba sürmak için arabaları sevmen veya ilgi alanında olması gerekmiyor. ben seviyorum demem araba kullanmayı keşke şoförüm olsa :) yada bu araba kaç basar umrumda değil ama iyi araba kullanırım. ilk kullandığımda da öyleydi panik veya başka sıkıntı olmadı market arabasında farklı olmadı hiç benim için. arabayı sevmek için zorlama kendini. sadece sakin sakin kullan ani hareketler yapma. yolda başka araç olmasa bile sinyal ver her zaman 5 saniye öncesinde etrafında başka araç olmasa bile yapacağın hareketi göstere göstere belli et.
0
kelepir
(19.04.20)
böyle hissetmenizin temelinde ki nedenleri, altındaki çekirdek inançlarınızı bulmadan çözemezsiniz bence. neden böyle düşündüğünüzü, hissettiğinizi bulun önce kendi içinizde zira nefret, gerilmek, zorlanmak, becerememek, şiddetle karşı çıkmak,.... konusunda çok kötü olmak gibi tamamen olumsuz kodlamalar durup dururken oluşmaz. urla dönüşü kaza daha yeni olmuş ama siz zaten hep "şiddetle" karşıymışsınız araba kullanmaya.
0
Phoebe
(19.04.20)
kucumsemekten degil ama 2 kelimeyi bir araya getiremeyenler bile kullaniyorken senin sorunun hicbirsey.
0
baldan kaymak
(19.04.20)
kullandıkça atılıyor o.

ben de başkası araba kullanırken gerilirdim eskiden, ehliyetim olmadığı zamanlar. "ya oradan bir çocuk fırlarsa, ya araba üzerimize sürerse, ya tır gelir çarparsa... vs." diye bin türlü fikir geçerdi aklımdan. 2017'de aldım ehliyeti, 3 yıldır araba kullanıyorum. şu anda direksiyondayken gelmiyor bunlar aklıma, öyle söyleyeyim.

çok ufak iki kazam oldu, o kazalardan sonra biraz sarsıldım ama yine normale döndüm kullana kullana. kısacası kullanın arabayı, kullanmadan geçmez. korkunun üzerine gitmek gibi bir şey bu.
0
avianthem
(19.04.20)
(6)

Şehirde ve kırsalda eşit olan şeylere örnek verir misiniz?

neoluyokardesimnebutantantana
sb
sb
0
neoluyokardesimnebutantantana
(18.04.20)
hava
akraba
ibadet
0
etna
(18.04.20)
elektrik, su, internet faturası.
0
Bruce
(18.04.20)
allah
0
h264
(18.04.20)
andavallik.
evet andavallik
0
wolfg
(18.04.20)
gıybet. birinde plaza diliyle diğerinde köyün/bölgenin şivesiyle.
0
Phoebe
(18.04.20)
cigobayt, telefonun kamerasının megacinseli.
0
hem şişko hem deli
(19.04.20)
(11)

Sürekli Cuma mesajı atan arkadaş

takıl yani takmıyo belli
Sürekli kopyala-yapıştır cuma mesajı atan bir arkadaşım var. Başlarda ayıp olmasın diye cevap yazıyordum. Sonra cevap yazmayı kestim. Israrla atıyor :) bugün yine atmış.Ters bir şey de söylemek istemiyorum, özünde iyi biridir. Ama bu öğrenilmiş davranıştan nasıl vazgeçirsem?
Sürekli kopyala-yapıştır cuma mesajı atan bir arkadaşım var. Başlarda ayıp olmasın diye cevap yazıyordum. Sonra cevap yazmayı kestim. Israrla atıyor :) bugün yine atmış.
Ters bir şey de söylemek istemiyorum, özünde iyi biridir. Ama bu öğrenilmiş davranıştan nasıl vazgeçirsem?
0
takıl yani takmıyo belli
(17.04.20)
Neden vaz geçireceksiniz ki?
0
kisa
(17.04.20)
@kisa
Benim hatırımı sayıp, bana mesaj göndermesi anlamlı. Ancak mesajın içeriği benim için anlamsız. Dini yorumlayışımız farklı yani. Bu da bir yerden sonra rahatsız ediyor.
0
🌸takıl yani takmıyo belli
(17.04.20)
sana özellikle gönderip cevap da beklemiyor. Onlarca mesaj üst süte okumadığım halde hala gönderenler var.
0
efruz
(17.04.20)
Birak atsin. Bana da 3-5 tane atan arkadas vr aktabam var. Cevap yazmiyorum. Swipe left -> delete bunun ilaci
0
exlibris
(17.04.20)
boylelerine aman bişi olmaz diyip ses etmemek çok yanlış. böyle çevrelerinden yüz buldukları için yarın öbür gün ezan okunurken başkasının dinlediği müziği kapatmasına isteme hadsizliğine girişiyorlar. böyle ufak tefek tepki vereceksin ki hadlerini ve yerlerini bilecekler.

edıt yanlıslıkla usttekı mesajı silmişim.
0
buenosdias
(17.04.20)
Bana atan 3 kişi vardı hiç cevap atmadım. Biri halen devam ediyor öbürleri kesti. Bencede pek takma.
0
Topalordek
(17.04.20)
Eğer senin adına özel birşeyler yazıp gönderiyorsa ne güzel, "sevgili takıl yani, hayırlı cumalar arkadaşım" gibi mesela.

Ama yok herkese otomatik attığı sıradan kopyala yapıştır mesaj ise, başka da bir iletişim yoksa mesaj ile bas engeli.

Engel yapamıyorsam, söylerim güzelce bana otomatik mesaj atma diye.
0
John Bloor
(17.04.20)
Rahatsız olmanız normal. Ben de bana gelen bu mesajlardan hiç hazzetmem ancak burada sorun aslında sizin rahatsız olmanız. Nasıl doğru anlatabilirim emin olamadım.
Yani sizin rahatsızlığınız için adamı düzeltmek size düşmez onu demek istiyorum.. Siz kendinizi kontrol edin umursamamaya çalışın. Doğrusu bu.
0
kisa
(17.04.20)
Atanlara cevap verme, sadece görüldü yap bi süre sonra bırakacaktor. Ben de öyle oldu en azından. Arada özlemiyor değilim ama djdjd
0
valarmurgulis
(17.04.20)
Ben sürekli bu türden mesaj atanları direkt engelliyorum. Cevap yazmak da neyin kafası :)
0
fobfilm
(17.04.20)
samimiyetiniz varsa atma bana bu tarz mesajlar de. ben kandil, cuma vesaire mesajlardan böyle kurtuldum.

iş nedeniyle ekli olan birilerinden geliyorsa birbirlerinin mesajlarını birbirlerine yanıt olarak gönderiyorum.
0
Phoebe
(17.04.20)
(11)

Nasıl ağlarım ?

dakota
Bir olaydan sonra ağlamamak için kendime söz verdim. Ve tam 10 yıldır ağlamıyorum. Artık ağlamak istiyorum acıklı film müzik falan açıyorum ama olmuyor. Ağlayamıyorum. Nasıl ağlarım ?
Bir olaydan sonra ağlamamak için kendime söz verdim. Ve tam 10 yıldır ağlamıyorum. Artık ağlamak istiyorum acıklı film müzik falan açıyorum ama olmuyor. Ağlayamıyorum. Nasıl ağlarım ?
0
dakota
(15.04.20)
sogan dogramak kesin cozum
0
fakyoras
(15.04.20)
sözünüzü geri alın.
ağlamak iyi bir şey, deşarj olmanız lazım.
0
blatta hiberna
(15.04.20)
10 yıldır hiç ağlamamış olmak hayatın olağan akışına ters ve gerçekçi değil. dağ başında izole vesaire yaşamıyorsanız bu imkansız. bence bununla üstünü örttüğünüz gerçek probleminizle yüzleşmeye çalışın.
0
Phoebe
(15.04.20)
aşkı kovala, nasıl güleceğini unutursun.
0
galaksi yolcusu
(15.04.20)
Dağ başında falan da değilim. Evet bir şekilde deşarj olmam lazım. Ama olmuyor beceremiyorum ağlamayı. Beynim unuttu mu ne yaptı ?
0
🌸dakota
(15.04.20)
Bi an soruyu ben mi sordum acaba oldum :D Hayat bazen kişilere aşırı acımasızca davranınca, çok fazla haksızlığa uğrayınca, yaptığın emekler boşa çıkınca vs vs kalbi taşlaşıyo insanın ve ağlayamıyor. Bilmiyorum sende de durum böyle mi ama.. Ağlamak için duyguları salcağın işler yapman lazım aklı ve rasyonelliği bi tarafa bırakıp. Kendine acı mesela. Geçmişe bi vtr hazırla gelsin "bana şunu yapmasalardı ben böyle yapabilirdim, şu önüme set çekmeseydi ben şurdaydım, bunlar hep beni buluyo, çok mu şanssızım, kaderim mi bu, hep mi böyle gidecek" gibi deli sorulara odaklan. Anladın sanırım konsepti :) 2 damla 2 damaldır, sonra o duygusal bataktan koşarak uzaklaş :D
0
superfluid
(15.04.20)
Söylediğin soruları çok sordum kendime ama sordukça kalbim daha da taşlaşıyor ve ağlama duygusundan daha da uzaklaşıyorum. Neredeyse hep geçmişi düşünüyorum zaten. Ama olmuyor inan :) yapamıyorum. @superfuid
0
🌸dakota
(15.04.20)
Amaç duygu boşaltmak değil mi? O zaman yastık falan da tekmeleyebilirsin. Dağlık bi yer varsa nefesin yetmeyene kadar koşup dağa taşa bağırabilirsin. İlla da ağlamak gerekmez ya, olmuyosa olmuyodur :D Benim de durumum o kadar aynı ki! Hatta ayağım bacağım bi yere çarpsa aşırı acıdan gözüm dolar ama anında kurur yine ağlayamam. Yani evet sinir bozucu ama o duygu yükünü hiç değilse başka yollarla boşaltmaya çalış. Hiç değilse hafiflersin :)
0
superfluid
(16.04.20)
superfluid sorduğu soruları ve daha fazlasını saçma sapan bir şeyle uğraşırken sorun kendinize. mesela telefonda oyun oynarken falan yürüyün kendinize. yani tam ilginiz olayda olmasın da böyle arkadan arkadan yükselin. ya da koşarken yapın. spor yaparken. çalışıyor. insan iki şeyle meşgulken daha zayıf oluyor. bir anda sizde şaşıcaksınz.
0
fosforlu cevriye
(16.04.20)
Ağlayabilmek için sevmek lazım. Evcil hayvan edinebilirsiniz. Sonra eve 1 saat geç gelince bile ağlayası geliyor zaten insanın.
0
eatpraylaw
(16.04.20)
2 tane köpeğim var :)
0
🌸dakota
(18.04.20)
(11)

Yeme içme olayları

Sakinolmamlazim
Arkadaşlar şu aralar beni tek mutlu eden şey mutfakta zaman geçirmek. Kek, börek, poğaça yapmak beni çok mutlu ediyor.Akşamlari da düzenli olarak kick box antrenmanı yapıyorum.Puzzle yapayım, el oyalayıcı başka işler yapayım dedim de sinirlerim kaldırmıyor bir aydır evdeyim. Her günüm tıpatıp aynı.S
Arkadaşlar şu aralar beni tek mutlu eden şey mutfakta zaman geçirmek. Kek, börek, poğaça yapmak beni çok mutlu ediyor.

Akşamlari da düzenli olarak kick box antrenmanı yapıyorum.

Puzzle yapayım, el oyalayıcı başka işler yapayım dedim de sinirlerim kaldırmıyor bir aydır evdeyim.

Her günüm tıpatıp aynı.
Sabah kalk işleri bitir,
Öğlen kitap, film, dizi
Akşam spor, meditasyon

Yapayım dimi ya kek falan he?

Spor rutinimi bozmadan çok kilo almam mi ki acaba :(

İmdat
0
Sakinolmamlazim
(09.04.20)
yapın ya, sefanız olsun. sıkmayın canınızı. kilo alsanız da verilir.
0
dunga
(09.04.20)
Hiç ya, sefam olsun
0
🌸Sakinolmamlazim
(09.04.20)
benimde böyle stres kaynaklı yeme problemim var. aklıma bu tarz yiyecekler geldi mi kafa dengi birkaç arkadaşla sohbetleniyoruz ya hep birlikte yada tek tek. kapattığımda kek poğaça gelmiyor aklıma. sadece kilo gibi düşünmeyin. sağlıklı beslenme mental direncimiz-sağlığımız içinde çok önemli.
0
Phoebe
(09.04.20)
yapma :(
0
fragile lady
(09.04.20)
ben 15 kilo verdikten sonra kilo konusunda ekstra dikkatli olmuştum, 2 kilo almak bile kabus gibiydi. karantinanın ilk günlerinde de sıkıntıdan kendimi mutfağa verince başlarda yine endişe ettim ya kilo alırsam vs diye. sonra da bunların hepsi çok boş geldi, kilo nedir yani, yediklerine dikkat edip spor yaptıktan sonra, en çok bir iki ay içinde verilir. mental sağlığım daha önemli diye düşünüyorum. zaten iki ayda alınacak maksimum kilo 10-15 tir. onun için de kendimi kısıtlamanın benim için mantıklı olmadığına karar verdim. ev yemeği de yapıp yiyorum, tatlı ve kalorili şeyler de. zaten bir taraftan spor da yapıyorsanız o kadar tirajik sonuçlar olmaz bence, canınız ne istiyorsa yapın yiyin , afiyet olsun.
0
hypathia
(09.04.20)
Ben de dahil olmak üzere birçok kişi aynı durumdadır herhalde. Gerçi ben tuzlu değil, bol bol tatlı yapmak istiyorum. :) Arada sağlıklı tatlılar (şekere bulanmamış, meyveli, doyuruculuğu olan vs.) aradaysa normal anam babam usulü tatlılar yapıyorum. Üstüne bir de belimi sakatladığım için bir buçuk haftadır değil spor yapmak, evi bile süpüremiyorum.

Bu dönem evlere tıkılmamız psikolojik olarak yeterince yıpratıcı. Bir de yediğimiz içtiğimizi kısar ya da yediklerimizi kendimize zehir edersek, çok daha kötü oluruz diye düşünüyorum. Size iyi gelen, rahat ettiren neyse onu yapmaya devam edin bence. Dengeli beslenmeye de dikkat edin, gerisi bonusunuz olsun.
0
okuyamıyom ben ya
(09.04.20)
Gerçekten mental sağlığımı dengede tutmam çok daha önemli benim için bu günlerde. Zaten majör depresyon tedavisi gördüm uzun bir süre, onu da atlattim Allah'tan. Elimi oyalasin vallahi napalim artık :)
0
🌸Sakinolmamlazim
(09.04.20)
komşu abur cuburlara uyguladığım "sıfır atıştırmalık" politikası çöktü benim de. gerçekten gün içinde 2 öğün harici hiçbir şey yemeyen ben, yılların irade şampiyonu, kendini haribolara, eti cici bebelere bıraktı.
YİYCEZ ANASINI SATIYIM YİYCEZ, BİZ YEMİYCEZ DE KİM YİYCEK. GÖM GİTSİN.

bir anlığına sağ duyulu olmaya çalışırsam; yapıp komşularına ver, madem yapmaktan zevk alıyorsun. ya da kedi köpeğe uygun yap şeker tuz koymadan. yapıp yemeyeceğin bir senaryo üzerinde kafa yor yani.

GÖM GÖM.
0
Bruce
(09.04.20)
Bence yeme. Kilo almaya başladın mı bir bakmışsın ipin ucu kaçmış. O biriken kiloları vermek çok zor. Ben çok kilo verdim, tekrar o kilolu günlerime geri dönmek istemem mesela. O yüzden çok dikkat ediyorum. Kilo alırsan moralin daha da bozulur bence. Yemek istiyorsan da sağlıklı şeylere yönel.
0
rock n roll
(09.04.20)
bence olabildiğince az alışverişe çıkmak ya da bu işleri yapan kişileri daha az sirkülasyona sokmak adına yeme içme işini de optimalde tutmak daha anlamlı. kaynakları hızlı tüketmesek daha iyi.
0
red g
(09.04.20)
Daha az kalorili ama uğraştırıcı şeyler yapabilirsin mutfakta. Yulaflı tatlı tarifleri var mesela
0
kararsızataletfilozofu
(09.04.20)
(2)

Online eğitimler hakkında.. insan kaynakları

eylul
Merhaba bir firmada insan kaynakları departmanında işe başladım. Ancak bu konuda deneyimsizim ve neredeyse hicbir şey bilmediğimi fark ettim. Kullandığımız program, puantaj hesaplama özlük vs bir sürü işlem yapıyoruz. İş işte öğrenilir ancak ben kendimi geliştirmek adına ve bütün işe hakim personel
Merhaba bir firmada insan kaynakları departmanında işe başladım. Ancak bu konuda deneyimsizim ve neredeyse hicbir şey bilmediğimi fark ettim. Kullandığımız program, puantaj hesaplama özlük vs bir sürü işlem yapıyoruz. İş işte öğrenilir ancak ben kendimi geliştirmek adına ve bütün işe hakim personel arkadaşlarım arasında her şeyi sormak her şeyi danışmak istemiyorum. Bu noktada online eğitim reklamlarına denk geldim. Birçoğu meb onaylı sertifika da verdiğini söylüyor ama hangisi iyidir hangisi değildir, tabi ki bilmiyorum. Bana güvenilir uzaktan eğitim veren ve bunu verdiği belgeyle somutlaştıran bir online akademi önerebilir misiniz? Ayrıca başka önerileriniz varsa ona da açığım. İnsan kaynaklarina yönelik de şunu yaparsan daha faydalı olur dediğiniz bir öneri varsa onu da dinleyebilirim. Teşekkürler
0
eylul
(09.04.20)
ik cıyım, bordro dahil hemen hemen herşeyi biliyorum, sertifika fln tamamen yalan sakın öyle şeylere para vermeyin.

bordro eğitimi olarak datassistin ki iyidir.

iş işte öğrenilir, en iyi yaptıkça öğrenirsiniz.
0
benaslinda
(09.04.20)
www.iienstitu.com

buraya göz atmanızı öneririm. ücretsiz çok sayıda eğitim var. ben katıldıklarımdan memnunum bu süreçte.

ayrıca iş hayatıyla ilgili olarakta şu ve benzeri sohbetlere katılıyorum online;
www.youtube.com

mesela bu videoda virüsün sözleşmeler ve iş hukukuna etkisini konuşuyorlar.
0
Phoebe
(09.04.20)
(4)

Önereceğiniz online gezilebilecek müze?

minik pattis
Bu virüs döneminde var mı önereceğiniz müzeler tüm dünyadan?
Bu virüs döneminde var mı önereceğiniz müzeler tüm dünyadan?
0
minik pattis
(08.04.20)
www.louvre.fr

burası olabilir.
0
diffarentiationation
(08.04.20)
fotrsapka
(08.04.20)
Phoebe
(08.04.20)
tabii ki uffizi
artsandculture.google.com
0
Bruce
(08.04.20)
(9)

Hoşlanmak

little fish
Tipini-fiziğini çok da beğenmediğimiz, ilgi alanları bizimkine benzemeyen, çocukça hareketlerde bulunduğunu düşündüğümüz birinden nasıl oluyor da hoşlanıyoruz, onu görünce heyecanlanıyoruz? Bunun sebebi nedir? Enerji falan mı?Kategoriyi değiştirdim :)
Tipini-fiziğini çok da beğenmediğimiz, ilgi alanları bizimkine benzemeyen, çocukça hareketlerde bulunduğunu düşündüğümüz birinden nasıl oluyor da hoşlanıyoruz, onu görünce heyecanlanıyoruz? Bunun sebebi nedir? Enerji falan mı?

Kategoriyi değiştirdim :)
0
little fish
(31.03.20)
şeytan tüyü:))
0
lata
(31.03.20)
Cevabını bilmediğimiz sorulara feromon der geçeriz biz burada.
0
epistemic_regress
(31.03.20)
hoşlanmanın olayı tamamen gördüğünden etkilenmen zaten
0
windows95
(31.03.20)
demek ki kendine söyleyemediğin/söylemek istemediğin ancak o kişide seni etkileyen bir şeyler var.
0
fezagezgini
(31.03.20)
Bu tarz hoşlantıların sonunda “neyinden hoşlanmışım bu amip kılıklının” gibi düşünceler oluşur. 3 ila 21 gün arasında geçer genelde.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(31.03.20)
"Tipini-fiziğini çok da beğenmediğimiz, ilgi alanları bizimkine benzemeyen, çocukça hareketlerde bulunduğunu düşündüğümüz birinden..."

burada tanımlama hatası var. hoşlanılan birine karşı bunlar hissedilmez/düşünülmez aksine uzak durulur.
0
foolrules
(31.03.20)
boşluk.
en temelde hoşlanma/flört vb durumların bizde yarattığı halden hoşlanma, karşımızdaki kişiden bağımsız.
0
Phoebe
(31.03.20)
tadına bakma isteği derdim ben buna. farklı bir tecrübe olacağı sebebiyle "bi bakayım hoşuma gider belki" dürtüsü olabiliyor. yoklukta olmak bunu çok tetikler tabii. şeytan tüyüne de etkisiz diyemem, eğer varsa.

ama @super kahraman olsaydim baba olurdum +1, genelde kısa sürer ve pişmanlık duyulur sonrasında.
0
Bruce
(31.03.20)
Seks?
0
encokbenisevinnolur
(31.03.20)
(3)

çok zorlamayacak evde egzersiz videolari var mi?

mayeskuel
amac kilo vermek biraz da kas yapmak. internete bakiyorum hepsi okuz gibi basliyor. yada insan gibi baslayip okuzluge evriliyor. insanity, t25, hiit, tabata gibi seylerden nefret ediyorum. sakin insanim. daha insani, sakin yumusak seyler yaparak kilo vermek istiyorum. 7 dakika olmasin 30 dk olsun am
amac kilo vermek biraz da kas yapmak.

internete bakiyorum hepsi okuz gibi basliyor. yada insan gibi baslayip okuzluge evriliyor.
insanity, t25, hiit, tabata gibi seylerden nefret ediyorum.

sakin insanim. daha insani, sakin yumusak seyler yaparak kilo vermek istiyorum.

7 dakika olmasin 30 dk olsun ama insan gibi olsun. tesekkurler.
0
mayeskuel
(27.03.20)
Yoga ve pilates videolarina bakabilirsiniz
0
kuehles blondes
(27.03.20)
www.youtube.com

ısınma ve soğuma/esneme videoları da var.
0
Phoebe
(27.03.20)
bedeni sıkılaştırmak ise amaç, fitnessblender var.
bir de 7 minute work out var. whole body workout diye de geçiyor.

kaslar şişmez ama beden toparlanır.
0
janderzel zartanyan
(27.03.20)
(6)

Mitolojik roman önerileri?

kljgslsdkjsd
Var mıdır? Tamamen mitolojik olmasa da mitolojik unsurların olduğu bir roman falan.
Var mıdır? Tamamen mitolojik olmasa da mitolojik unsurların olduğu bir roman falan.
0
kljgslsdkjsd
(26.03.20)
ben kirke
amerikan tanrıları
0
freebird5406_2
(26.03.20)
Homeros'un romanları favorimdir.
0
prole
(26.03.20)
Gılgamış
0
silver apple
(26.03.20)
neil gaiman'ın kitaplarının çoğu dünya mitolojilerine dayanıyor. okuması da çok keyifli
0
entel dantel seyleri seven kiz
(26.03.20)
Ben Kirke'den sonra Akhilleus'un Şarkısı da çıktı, aynı yazardan.
Işık Tanrısı'nda Hint tanrıları var.
0
kobuzchu kiz
(26.03.20)
Lavinia, ursula le guin.
0
Phoebe
(26.03.20)
(11)

marketden aldığım ürünleri çamaşır suyuna sokup çıkarmak

aslindasorunumpsikolojik
migros sanal market'ten alışveriş yapıyorum.poşetleri daire kapısının dışında merdivene koyduruyorum.havadaki asılı virüs gitsin 1 gün bekliyorum.sonra eldivenle ürünleri alıyorum içeri.büyük bir kaba 6-7 litre çamaşır suyu döksem, uygun ürünleri (mesela konserve) eldivenle buna sokup çıkarsam alkol
migros sanal market'ten alışveriş yapıyorum.
poşetleri daire kapısının dışında merdivene koyduruyorum.
havadaki asılı virüs gitsin 1 gün bekliyorum.
sonra eldivenle ürünleri alıyorum içeri.

büyük bir kaba 6-7 litre çamaşır suyu döksem, uygun ürünleri (mesela konserve) eldivenle buna sokup çıkarsam alkol gibi buda virüsü öldürürmü ?
çamaşır suyuna doğrudanmı sokmak lazım yoksa suyla sereltmeye gerak varmı ?

aslında olması gereken alkol ama o kadar alkol bulma şansım yok.

bu arada virüsün yüzeylerde 17 gün kaldığı gösterildi.
0
aslindasorunumpsikolojik
(26.03.20)
doğrudan sok. hatta içinde beklet yarım saat. paketleri erisin iyice çıksın mikroplar.
0
Bruce
(26.03.20)
nickname ve entry uyumu daha once hic bu kadar yuksek olmamisti, muhtemelen troll ama, yine de guldurdu
0
müptezel dostoyevski
(26.03.20)
yüzey üstünde 17 gün yaşaması sizi ilgilendiren bir durum değil, önemli olan kaç saat içinde sizi hasta edebilecek miktardan düşmesi onu da 5-6 saat olarak söylüyor uzmanlar genelde.6-7 litre çok çok fazla ve genelde yapmak istiyorsanız sabunlu su çok daha fazla öneriliyor.
0
valkin rockefeller
(26.03.20)
Saçmalamayın yahu, yürüyüp giden bir şey değil bu. Çok istiyorsan;
1- Taze sebze mevyeleri biraz sirke eklenmiş suda yıka/beklet. (Saf sirkeye koyma tabiki.)
2- Kutulu ürünleri çamaşır sulu veya bulaşık deterjanlı bir su/bez hazırlayıp sil. (Burada da çamaşır suyu ve deterjanın oranı cidden az olacak)
3- Paketsiz ekmek gibi bir ürün aldıysan da, fırını 60-70 derece gibi bir sıcaklığa ısıt ve ürünleri içerisinde bir kaç dk beklet.
4- İlk dokunurken, ister eldiven kullan, istersen de hemen sonrasında ellerini iyice yıka, gereksiz yerlere dokunma. Derinden içeri geçmiyor, olay alakasız yerlere, gözüne yüzüne dokunup virüsü yaymamak.

Ve tebrikler bir kaç tahtayı eksiltmeyi başarmışsın, onları yerine koymak için de kendini sakinleştir ve sana huzur verecek bir şeyler ile ilgilen.
0
cursor
(26.03.20)
6-7 litre çamaşır suyu çok fazla, 5 litre suya 1 kapak hadi 2 kapak çamaşır suyu yeterli
0
freebird5406_2
(26.03.20)
trol soruna bakıp belki ciddi cevap arayan olur diye yazıyorum;

poşetleri daire kapısının dışında merdivene koyduruyorum. direkt ardiye/balkon falan varsa oraya koyun, plastikte 48 saatte gidiyordu zaten.

sabunlu su+kolonya sprey öneriyorum.
0
jimjim
(26.03.20)
sana acik konusayim, kendini garantiye almak icin kolonya ic, tavsiyemdir
0
müptezel dostoyevski
(26.03.20)
poşetler doğruca balkona, kalsın orda en azından 6 saat. ambalajlı ürünler için sabunlu su ile güzelce silmek yeterli. kullandığınız eldivenleri de ellerinizdeyken çıkarıp çöpe atmadan sabunlu suyla yıkayın. eldivenlerden sonra elinizi de yüzünüze gözünüze değdirmeden sabunlu suyla yıkarsanız bu kadarı yeterli okuduklarımdan çıkardığıma göre.

illa çamaşır suyu kullanacaksanız da 1'e 10 ölçekten fazlası zararlı diyor doktor arkadaşım.

ve evet bu anksiyeteyi kontrol etmenin bir yolunu bulmalısınız.
0
Phoebe
(26.03.20)
Bu kafayla çok yaşanmaz zaten. Geçmiş olsun size. Tavsiyem çamaşır suyunu direkt için.
0
japon balığı
(26.03.20)
yakında çamaşır suyundan zehirlenenleri daha sık göreceğiz gibi. şu kanallar yüzeylerde kalan virüs olayını pek abartmasalar bari.

uk tv'lerini de izliyorum adamlar dışarı çıkmayın, sosyal distance'a uyun, toplu taşıma kullanmayın, hastanelere yığılmayın, gereksiz panik satınalma yapmayın diyor.

bizim tv'lere bakıyorum. virüs havada ne kadar kalır, yüzeyde ne kadar kalır, korona testi nasıl yaptırabilirim, öksürüyorum hastaneye gideyim mi falan gibi sorulara cevaplar arıyorlar.

kafamız gerçekten güzel ülkece.
0
ozdek
(26.03.20)
"bu arada virüsün yüzeylerde 17 gün kaldığı gösterildi."

www.gazeteduvar.com.tr
0
ahm1
(26.03.20)
(7)

sıkılmamak için çözüm önerileri

bugisme
öncelikle hepimize geçmiş olsun, özellikle bu zor durumda işe gitmek zorunda olan herkese.malum okullar bir aydan fazla süre kapalı. evde kafayı yememek için neler yapıyorsunuz? kitap+ netflix haricinde? oyun oynamayı yıllar önce bırakmış 30 yaşında bi abiniz olarak eski bir msi bilgisayarıma ne yük
öncelikle hepimize geçmiş olsun, özellikle bu zor durumda işe gitmek zorunda olan herkese.

malum okullar bir aydan fazla süre kapalı. evde kafayı yememek için neler yapıyorsunuz? kitap+ netflix haricinde? oyun oynamayı yıllar önce bırakmış 30 yaşında bi abiniz olarak eski bir msi bilgisayarıma ne yüklesem sarar? yeni başlayanlar için tavsiyeniz var mı?
0
bugisme
(26.03.20)
Abi bilgisayar başındaysan muhtemelen sırt, boyun ağrın vardır. Pilatese ya da yogaya başlamanı tavsiye ederim :)
0
damba
(26.03.20)
yerli yabancı tiyatrolar oyun arşivlerini açtı. belki hiç göremeyeceğim yapımlara ulaşıyorum.

udemy falan bakabilirsin.
ya da dualingo'da bir dil seçip bu boşlukta B1'e bile gelebilirsin.
0
jimjim
(26.03.20)
Eğer strateji seviyorsan Surviving Mars ya da FrostPunk oynayabilirsin, yok bu tür oyunlar seni sıkıyorsa Doom Eternal çıktı bizim zamanımızın oyunu :)
0
solo
(26.03.20)
gün planı yapmak bence en önemlisi. oyun bile oynanacaksa bir plan dahilinde olması anlamsız içeriklere takılıp içerik zehirlenmesi yaşamanızın, iç sıkıntınızın artmasının önüne geçer.

bir sürü kaynak açıldı, konser kayıtları, filmler, dergi sayıalrı v.b.

kendinize konu belirleyip bununla ilgili içerik takibi

online eğiitmlere kayıt

egzersiz

evde uzun zamandır angarya olduğu için sallanmayan, iptal edilen işlerin aradan çıkarılması

gibi gibi uzatılabilir liste.
0
Phoebe
(26.03.20)
Abi ben taa 2000'li yıllarda oynadığım bir oyunu geri yükledim, Crimsonland. Steam'de filan satılıyor. Al pişman olmazsın.
0
burka
(26.03.20)
-Youtube'dan dil öğrenebilirsiniz. Alın elinize defteri kalemi not tutarak çalışın.

-Eu 4 strateji oyunu var.
0
komando kani var bende
(26.03.20)
Yapboz beni oyalıyor. Fonda da ya müzik ya da önceden izlediğim bir dizi oluyor.
0
asteriks
(26.03.20)
(3)

su icmek icin oneriler-bitki cayi?-

damba
merhaba, gunde 2.5 litre su icmem lazim ama zorlaniyorum. su icmeyi kolaylastirmak icin yaptiginiz seyler var mi? ya da bitki caylarindan su yerine gecebilecek seyler var mi? her bitki cayi olmaz sanki diye dusunuyorum?
merhaba,

gunde 2.5 litre su icmem lazim ama zorlaniyorum. su icmeyi kolaylastirmak icin yaptiginiz seyler var mi?

ya da bitki caylarindan su yerine gecebilecek seyler var mi? her bitki cayi olmaz sanki diye dusunuyorum?
0
damba
(25.03.20)
Su içinde karanfil ya da limon bekletebilirsiniz
0
conta
(25.03.20)
sürahide içine meyve ekleyebilirsiniz. mesela grannysmith veya amasya elması çok hoş bir aroma veriyor, hem de doğal. yazın üzüm taneleri de ekliyorum ben. aynı şekilde mandalina dilimleri de olur.
0
Phoebe
(26.03.20)
Taze zencefil koyarsanız gazoza benzer bir tat oluyor.
0
hair freak
(26.03.20)
(5)

Vakti verimli geçirme temalı

fragile lady
Sorum bu virüs sürecinde çalışmak zorunda kalanlardan ziyade öğrencilere, işsizlere ve remote ya da home office çalışanlar gibi evlerinize kapananlara. Evde geçirdiğiniz bu süreci 'verimli' olarak nitelendiriyor musunuz? Kendinize hedefler belirlediniz mi ve bu hedeflerin ne kadarını hayata geçirebi
Sorum bu virüs sürecinde çalışmak zorunda kalanlardan ziyade öğrencilere, işsizlere ve remote ya da home office çalışanlar gibi evlerinize kapananlara. Evde geçirdiğiniz bu süreci 'verimli' olarak nitelendiriyor musunuz? Kendinize hedefler belirlediniz mi ve bu hedeflerin ne kadarını hayata geçirebiliyorsunuz? Kısacası neler yapıyorsunuz ve motivasyonunuz ne oluyor? Ben pek verimli geçirebildiğimi düşünmüyorum ne yazık ki :(
0
fragile lady
(24.03.20)
Ben bir türlü baslayamadigim çok kalın kitaplara başladım. 2 haftadır izole durumdayım; 2 kitabı bitirdim bile. Yine uzun süren ama izlemek isteyip ertelediğimiz filmlerden seçme yapıp onları izliyoruz. Denemek istediğim ya da ugrastiriyor diye uzun yapmadığım tarifleri yeniden yapıyorum.

Bir de yoga yapıyorum günlük. Şimdilik sıkılmadım ve az buçuk verimli vakit geçiriyorum diye düşünüyorum.
0
fraise
(24.03.20)
Toplumun motive etmesi yani grup psikolojisi olmadan kendi başıma çalışmayı, daha minimal imkanlarla hayatta mutlu olmayı, kendimden ziyade başkaları için özgürlüğümden fedakarlık yapabilmeyi öğreniyorum, ve biraz daha kendimi tanıyorum, sınırlarımı, onların ne kadar esneyebileceğini...
0
karabasun
(24.03.20)
sabah 9-6 evden çalışıyorum zaten. büyük bir kriz hali olduğu için zibilyon tane maliyet hesaplaması, ücretsiz izinler, tasarruf önlemleri derken derken zırt diye geçiyor zaman. o yüzden akşamları ertesi günün öğle yemeğini akşamdan pişirip hazırlıyorum. böylece sağlıklı da beslenmiş oluyorum tam da uzmanların söylediği gibi.

bir gün videodan spor, bir gün çok erken veya geç saatte evin yanındaki parkurda spor yapıyorum. bu süreçte her hafta 1 kilo verme hedefi koydum kendime. hem spor sağlam psikoloji için çok önemli.

neyse ki eskilerden bir kutu puzzle vardı, onu açtım.

bol film, bol kitap, bol dergi.

online birkaç eğitime kayıt yaptırdım.

çekmeceler, dolaplar, düzenlemeler filan.

uzun zamandır görüşemediğim uzaktaki arkadaşlarımla görüntülü görüşmeler.

motivasyonum bu süreci zihinsel, fiziksel ve iş hayatı olarak doğru yönetmek ve sağlam kalabilmek. ara ara bunalıyorum ama o zamanda odak noktamı değiştirmeye çalışıyorum. dün mesela bunaldığım için arabadan hiç inmeden foçaya mı gidip gelsem diye hazırlık yaparken yakaladım kendimi :). sonra puzzle'a vurdum kendimi :).
0
Phoebe
(24.03.20)
bomboş geçiyor günlerim. öğlene kadar yatıyorum. sonra telefon, kitap, tv, yemek ile geceyi getiriyorum. :D
0
elorelia
(24.03.20)
evde kalmaktan keyif alan biri olmama rağmen iş zorunluluk haline gelince ilk günlerde bocaladım. normalde de home office çalıştığım için çalışma konusunda herhangi bir motivasyonsuzluk yaşamadım. daha önce olduğu gibi çalışmam gerektiğinde çalışabiliyorum.

kalan zamanlarımda ise deneme yanılma yolu ile mental açıdan sıkıntı yaşamayacağım şeyleri ya da düzeni bulmaya çalışıyorum. örneğin uzun süreli bir şey yapmak mesela 4-5 saat kitap okumak bir süre sonra ondan tamamen soğumamı sağlıyor, bunu farkettim. bunun yerine kısa sürelerle birden fazla şey yapmaya çalışıyorum.

uyanıyorum kahve keyfim, kendime gelme sürecim ve ne olmuş ne bitmiş haberler sosyal medya, bu zaten bir saat sürüyor. ardından örneğin youtube da bişeyler izliyorum, ya da netflix te bir bölüm dizi. yapmam gereken iş var ise bir kaç saat iş yapıyorum. ardından mutfağa giriyorum uzun süren tarifler denemeye çalışıyorum, bu da çok oyalayıcı ve eğlenceli aslında. böylece yemek sorununu da ortadan kaldırmış oluyorum. arada tv kanallarında geziyorum. bir taraftan sürekli sosyal medya, ekşi sözlük vs. takip ediyorum. sonra güzel bir müzik açıp bir iki saat puzzle yapıyorum, spor yapmaya başladım arada ona vakit ayırıyorum. akşam uzun zamandır izlemek istediğim ama bir türlü izlemediğim filmlerden seçiyorum izliyorum, film izlemezsem kitap okuyorum, yine ardından internet, videolar, sosyal medya, bazen temizlik yapıyorum. yalnız yaşadığım ve eve giren çıkan olmadığı için sürekli temizlik halinde değilim.

bütün bunların arasında iletişimin en önemli şey olduğunu fark ettim. normalde annemle haftada bir konuşurken her gün aramaya çalışıyorum, ya da normalde bir iki kısa mesaj ile iletişim kurduğum arkadaşlarımı aramaya konuşmaya çalışıyorum. sanırım böylece yalnız olmadığımı hissedip rahatlıyorum. uzun zamandır konuşmadığım arkadaşlarımla iletişime geçiyorum. herkes aynı durumda, kimseye garip gelmiyor. son olarak da bu ne kadar sürecek, ne yapacağız, nasıl olacak gibi şeyleri düşünmemeye çalışıyorum. düşünmeye başladığımda kaygı, panik, endişe halinden sağlıklı davranamayacağımı düşünüyorum. günlük yaşamaya çalışıyorum yani bugün kendimi mutlu etmek için ne yapabilirim diye. ayrıca sürekli depresif olan, şikayet eden, mutsuz olan insanlarla iletişimi en az seviyeye indirdim. 20 gündür kendini karantinaya almış ve acil ihtiyaçlar dışında toplam 2-3 saatini ancak dışarda geçirmiş tamamen yalnız biri olarak yazdım bunları. hayat hala keyifli panik yapmayıp tedbirli olup kendimize odaklandığımız zaman.
0
hypathia
(25.03.20)
(10)

yaşlılar evden çıkmasın da...

kibritsuyu
adamları evde bir başlarına mı terk edecez ulan. paket paket diye açıklanan şeyler iş bittikten sonra uygulanacaksa hiç uygulanmasın.85 yaşında babam var. evde yalnız yaşıyor. 11 mart'tan beri evden çıkmadı. bir sefer ben alışverişini yapıp evini doldurdum, daha da uğramadım. zira ben de evden çıkmı
adamları evde bir başlarına mı terk edecez ulan. paket paket diye açıklanan şeyler iş bittikten sonra uygulanacaksa hiç uygulanmasın.

85 yaşında babam var. evde yalnız yaşıyor. 11 mart'tan beri evden çıkmadı. bir sefer ben alışverişini yapıp evini doldurdum, daha da uğramadım. zira ben de evden çıkmıyorum, babam için çıkarım elbet ama ben çıksam benim de halledemeyeceğim şeyler var. kimse bunları düşündü mü acaba?

raporlu ilaçları bitmiş. normal zamanda ne yapardı? gidip sağlık ocağından günü gelen ilaçlarını yazdırır, eczaneden alırdı. aramış sağlık ocağını, hemşire demiş ki "amca 65 yaş üstünün buraya gelmesi yasak. şimdi ben sana ilaçlarını yazsam buraya gelmiş gibi olucan, o yüzden telefonla yazmam da yasak". ha telefonla yazsa reçete kodunu apartman görevlisine verip ilacını aldıracak ama yazdıramıyor. çözüm ne? eczanenin tekinin reçete meçete olmadan babama ilaçları borç olarak vermesi. bugün çıkıp arıyacam bakalım yapan eczane çıkacak mı.

parası da bitmiş. apartman görevlisine alışveriş yaptırıyor, su söylüyor. paketimizde "bilmemkaç yaş üstü emeklilerin maaşı eve getirilecek" deniyor. bankayı aramış "yok öyle bir şey" demişler. görevli de pos cihazı taşımadığı için alışverişin parasını nakit vermesi lazım.

hadi ben aynı şehirdeyim, götürür para veririm. yakınında olmasam ne bok yiyecektik? görevliye maaş kartını verip şifresini mi söyleyecekti?

çıkmayın demesi kolay. çıkmıyor zaten ama evde ilaç, para gibi ihtiyaçlarının da bir şekilde çözülmesi lazım.

nasıl?
0
kibritsuyu
(24.03.20)
raporlu ilaç için reçete istenmiyor. eczaneye apartman görevlisi giderse bir ihtimal verebilirler. veya sürekli alışveriş yapılan bir eczaneyse telefonla halledilebilir.

bunu sağlık ocağındakiler bilmiyor mu? herhalde bilmiyorlar.
0
sutlu nescafe
(24.03.20)
belediyelerin bu tür uygulamaları var. evde sağlık hizmeti veriyorlar.
direct.ankara.bel.tr
0
ankarakecisi
(24.03.20)
@kibritsuyu sana katılıyorum ama ne yazık ki uygun bir cevabım yok.

bir çok insan aynı durumda, yaşlıları öcü gibi gösteriyorlar ve toplum baskısı git gide artıyor.

mesela annem, kanser hastası, yeni ameliyat oldu, kontrolleri var, kemoterapiye başlaması da gerekiyor hatta vücudunda 4 tane dikişli ameliyat kesisi var.

dışarı çıkamıyoruz tamam, dikişlerin alınması lazım, dikişlere baktık baktık anlayamadık kaldı ki annem doktor, bu dikişi ancak diken kişi alabilir dedi, 112 bir çözüm de değil.

öte yandan hastaneye gitmek çok riskli, gitmesini uygun bulmuyorum ama bir sonuç yok ne yazık ki.

tamam yaşlılar çıkmasın, ona bişey dediğim yok ama sonuç yok ki? şimdi düşünsek 1000 tane problem buluruz.

korkarım yakında sokağa çıkmak zorunda kalan yaşlılara şiddet uygulamaya başlayacaklar.

toplumsal bilinç hala çok düşük.

her gün sabah evime 5 dakka mesafedeki a101, 2 ayrı şok ve 1 bim mağazasını dolaşıp un arıyorum bulamıyorum, bu gün bim kamyonu geldi ben çıktıktan sonra koştum sordum onda da yok.

bugün bimdeyken kadının teki, sağa sola hapşıra hapşıra geziniyordu, 2 metre arkasındaydım uzaklaştım ama sırf havada bıraktığı partiküller yüzünden ben de kapmış olabilirim.

eğer ben virüs yüzünden hastanede 1 ay yatarsam yada ölürsem, annem kesin olarak dışaır çıkmak zorunda kalacağı için ölecektir.

yaşlı ya da genç olarak ayırmadan, kanser hastalarına karşı çok saygısız yorumlar görmeye başladım, işte doğal seleksiyon, hepiniz öleceksiniz vb vb gibi. bu iş dünya genelinde pek hayra gitmiyor ama ne olacak bekleyip göreceğiz.
0
hem şişko hem deli
(24.03.20)
Raporlu ilaçların süresi uzatıldı, www.aa.com.tr

Diğer ihtiyaçları için polis veya zabıtayi arayabilirsiniz.
0
austra
(24.03.20)
sutlu nescafe+1
raporlu ilaç için reçete istenmiyor. 65 yaş üstü hastanın kendisinin gelmesini de beklemiyorlar. daha dün eczaneye gidip ilaç aldık. bizi sağlık ocağı bilgilendirdi. babanızın bağlı bulunduğu sağlık ocağı konudan bihaber anlaşılan.
0
ganbatte
(24.03.20)
büyük resme baktığımızda haklısınız, çarpan etkileri yeterince planlanmadı bu kısıtlamaların. ama diğer taraftan bir sıfırdan büyüktür demek zorundayız bugünlerde. yaşlıları evden çıkarmadılar ama tüm hafta boyunca tüm semt pazarları kuruldu mesela izmir'de, millette cayır cayır gitti.

büyük şehirlerin hemen hepsinde büyükşehir ve ilçe belediyeleri hatlar kurdular bu tarz ihtiyaçlar için. babanızın yaşadığı yerdeki hattı araştırsanız?

ilaç konusunda sağlık ocağını siz arayıp böyle bir uygulama var, rapor süreleri uzatıldı diye bilgi verseniz keşke. orda ki sorumsuz kişilere bir aydınlanma gelir belki.
0
Phoebe
(24.03.20)
Evet dediğiniz gibiymiş, ilacı hallettik.

Para meselesini nasıl yapıcaz? Normalde cüzdanında makul bir rakamla gezer, bittikçe atm'den çekerdi. Alışverişini falan da kartla yapardı.

Kredi kartı kullanımı yalan oldu haliyle. Virüs olayı çok ani geliştiği için nakit olarak da tedariksiz kaldı.

Benim para götürmem dışında emekli maaşını vs çıkmadan alabilmesinin, ya da hesabındaki parayı çekebilmesinin bir yolu var mı pratikte?
0
🌸kibritsuyu
(24.03.20)
e başka biri çekip getiremeyeceğine göre nakit parayı?
temassız özellikli bir kartı(nız) olsa çok daha iyi.

basit ihtiyaçları için getir, migrosjet, bimarket gibi uygulamalardan siz alış veriş yapıp onun adresine yönlendirebilirsiniz.
ya da kabul ederse apt görevlisinin hesabına önden para gönderin. 200 liralık alışveriş için 250-300lük yollamak gibi.
artık gezemeyeceğine göre cebinde para durmasına da gerek yok?

bin-iki bin çekin bırakın dursun işte acil durumluk.
faturaları falan online siz ödeyiverin.
0
jimjim
(24.03.20)
geçmiş olsun, sağlıklı günler ayrıca.
@kibritsuyu şimdi farkettim nicki, eskiden (buradan) tanırım seni, zor koşullara üzüldüm.

umarım buradaki ve dünyadaki herkes için artık sürdürülebilir bir çözüm bulunur da kurtuluruz bir an önce.
0
jimjim
(24.03.20)
asıl gezemeyeceği için nakit paraya ihtiyacı var. bakkalı manavı ayarlamış, telefonla meyvesini sebzesini de sipariş yolunu bulup halletmiş ama bu heriflerin pos cihazı yok ki.

manav demiş ki amca bende olmayan bakkal ürünlerini de getiririm. bedavaya getirmeyecek ya, o da sakalına bakıyor. ya doğrudan getirme ücreti alacak, ya babamın atacağı bahşişe bakacak. bunların hepsine nakit lazım.

asıl gezdiği zaman nakit lazım değildi ki, zaten her alışverişini kartla yapardı, illa nakit lazım olunca da atm'den çekerdi.

yani ben götürücem gibi görünüyor, götürürüm sıkıntı değil. çok şükür bizim bir yöntemimiz var. ama ben merak ediyorum, olmasaydı, ben de başka şehirde olsaydım ne olacaktı?
0
🌸kibritsuyu
(25.03.20)
(3)

kargolar ne olur

papuayenigine02561
yeni bi masaüstü pc toplamak istiyorum monitörle beraber sipariş edeceğim. en erken haftaya gelir. bu birkaç hafta içinde kargoların durdurulması vs. bir şey olur mu? sokağa çıkma yasağı bunu nasıl etkiler_
yeni bi masaüstü pc toplamak istiyorum monitörle beraber sipariş edeceğim. en erken haftaya gelir. bu birkaç hafta içinde kargoların durdurulması vs. bir şey olur mu? sokağa çıkma yasağı bunu nasıl etkiler_
0
papuayenigine02561
(24.03.20)
sokaga cikma yasaginin oldugu bi ulkede yasiyorum. kargolar iptal degil, iptal olan bi yer duymadim (Italya ve Ispanya'yi bilemedim ama sanmam). Ama yogunluktan dolayi her sey cok gec geliyo.
Bu onlemlerin haftalarca daha surecegi dusunulurse, kargolarin iptal edilecegini hic sanmiyorum. Turkiye'de sokaga cikma yasagi diyince insanlarin aklina genelde direkt darbe ile ilgili "tam yasak" geliyo. Su anda sokaga cikma yasagi olan butun ulkelerde supermarketler, veterinerler, eczaneler, manavlar, postaneler, gazete bayileri vs acik zaten. Bunlara gitmek de yasak filan degil. O yuzden, ihtimal bence cok ama cok dusuk.
0
lamartin
(24.03.20)
lütfen yanlış anlamayın ama çok çok çokkk elzem değilse, hayati bir mesele yoksa ortada insanların hala online alışveriş yapıp, fuzuli şeyler almalarının çok yanlış olduğunu düşünüyorum. o parçaların nasıl bir ortamda muahfaza edildiğini, kim tarafından hangi koşullarda paketlendiğini, nasıl bir araçla kim tarafından taşındığını ve sonrasında dağıtıma çıkmadan nerde istiflendiğini, kimin sizin kapınıza kadar getireceğini bilmiyorsunuz. bu zincirden bir kişide bile virüs varsa hem kendi hayatınızı hem bu işlerde çalışan insanların hayatlarını ne kadar tehlikeye attığını göremiyor mu kimse? nacizane önerim, sipariş vermemeyi düşünmeniz için illa yasaklanması gerekmiyor...
0
Phoebe
(24.03.20)
@phoebe
evde oturan şanslılardan değilz ne yazık ki dostum. işimiz devam ediyor ve işe markete çıkmak durumunda kalıp günde bir sürü insanla muhattap oluyoruz zaten. bir de kargocunun eklenmesi çok bir şey değiştirmez.
0
🌸papuayenigine02561
(26.03.20)
(2)

Çene ağrısı/diş ağrısı + korona

ma ume yi
Daha önce birkaç kez çene kitlenmesi ve bir kez çene kas spazmı yaşadım. Spazmı atlatmam 4 haftayı buldu. Son bir aydır da sol tarafım çok ağrıyor yüzümde. O bölgedeki dişlerimden biri çürüktü ve kanal tedavisi yaptırmam gerektiriyordu ama bu virüs olaylarından dolayı kaldı. Ben şu an çenem yüzünden
Daha önce birkaç kez çene kitlenmesi ve bir kez çene kas spazmı yaşadım. Spazmı atlatmam 4 haftayı buldu. Son bir aydır da sol tarafım çok ağrıyor yüzümde. O bölgedeki dişlerimden biri çürüktü ve kanal tedavisi yaptırmam gerektiriyordu ama bu virüs olaylarından dolayı kaldı.

Ben şu an çenem yüzünden mi ağrıyor yoksa çürük diş yüzünden mi anlayamıyorum. Hiçbir şey yiyemiyorum, ağzımı açıp kapatamıyorum ve ağrı kulağıma, gözüme bile vurdu. Uyuyamıyorum. Aldığım kas gevşeticiler, ağrı kesiciler hiç işe yaramıyor. En yakın diş hekimi için 1,5 saat otobüs yolculuğu yapmam lazım dağın başında oturduğum için. Ne önerebilirsiniz bana?
0
ma ume yi
(23.03.20)
Yüz yogası, yogadayoga, bir bakın videolara, çene içinde vardı.
0
Phoebe
(23.03.20)
diş ağrısı ise çok kötüye gidebilir.
bende otobüse binin, doktora gidin.
bu durumda korona riski göze alınır.
0
aslindasorunumpsikolojik
(23.03.20)
(2)

Anne ile pilates ya da ev aktivitesi onerisi

aydin meyrin
Merhaba, 60+ annemi dışarı çıkmaması için ikna etmeyi başardım ama hareketsiz kalsın da istemiyorum bir yandan. Evde biraz hareket etmesini sağlamak için onerebileceginiz YouTube kanalları var mı dili Türkçe olan? Teşekkür ederim.
Merhaba, 60+ annemi dışarı çıkmaması için ikna etmeyi başardım ama hareketsiz kalsın da istemiyorum bir yandan. Evde biraz hareket etmesini sağlamak için onerebileceginiz YouTube kanalları var mı dili Türkçe olan? Teşekkür ederim.
0
aydin meyrin
(21.03.20)
çok hareket katmasa da değişiklik olması açısından yüz yogası videoları var. yogadayoga zeynep şensoy benim en çok beğendiğim. hem gerilimi, stresi de azaltır.

Walk at Home by Leslie Sansone kanalında çok kısa ve annenizi yormayacak videolar araştırabilirsiniz.

ofis yogası / sandalye yogası türü videoları inceleyip hafif olanları seçebilirsiniz.

exercise for elderly, seniors veya easy exercise türü videolara göz atabilirsiniz.

türkçe versiyonları var mı bilemiyorum ama yine bu başlıklarla aratılabilir belki. ben anneme bunlardan izleyerek anlatarak yaptırıyordum eskiden.
0
Phoebe
(21.03.20)
Google'a 40 dakikada 500 kalori yazınca bazı videolar çıkıyor. Ama tabi anneler her hareketin ilk birkaç tanesini şartları hiiiç zorlamadan ve olabildiği kadar yapıyorlar.
0
Mirket
(21.03.20)
(3)

malum durumda personel çalıştırmaya çalışmak

pati
çalıştığım fabrika, uzaktan çalışabilecek herkesi (bkz ofis çalışanları) evine gönderdi, onlar home-office çalışacak. uzaktan çalışamayacak olan operasyonel alan çalışanları (bkz amelespor, yani bizler) için de, 1 mayıs'a kadar dönüşümlü çalışılacak şekilde bir plan oluşturmamızı istediler. biz çalı
çalıştığım fabrika, uzaktan çalışabilecek herkesi (bkz ofis çalışanları) evine gönderdi, onlar home-office çalışacak. uzaktan çalışamayacak olan operasyonel alan çalışanları (bkz amelespor, yani bizler) için de, 1 mayıs'a kadar dönüşümlü çalışılacak şekilde bir plan oluşturmamızı istediler. biz çalışan kişi sayısını yarıya indirecek şekilde planı yapıp gönderdik. direktörümüz bu planın kesin olduğunu, herkese açıklayabileceğimizi söyledi, biz de tüm ekibe çalışma planını açıkladık. çok itiraz etmeden kabul ettiler. ama herkes tedirgin, korkuyor tabi. neyse, dün gece direktörümüz teknisyenlerin her gün tam kadro geleceğini, sadece mühendislerin dönüşümlü çalışacağını bildirdi bize. genel müdürlük işler aksamasın diye öyle istemiş. direktörümüz de bütün teknisyenler gelecek şekilde planı revize edip göndermiş.

şimdi bunu teknisyenlere açıklamak bize düşüyor. bu kararı kesinlikle onaylamıyoruz ama söylemek zorundayız. çok ayıp bir şey bu. nasıl söylesek, ne desek bilemedim, size danışayım dedim. infial çıkacak, kimse daha fazla gelmek istemeyecek (ki haklılar), bununla nasıl baş edeceğimi de bilmiyorum. yol yöntem atın üstüme.

not 1: önceki planda çalışmadıkları günler yıllık izinli olacaklardı. buradan şirket yönetiminin bu kadar fazla yıllık izin kabul etmediğini de anlıyorum. yoksa izin kullanın gelmeyin diyelim.

not 2: teknisyen gelsin, mühendis evden çalışsın da iş ahlakımıza aykırı, bu durumda biz de tam kadro geleceğiz.
0
pati
(21.03.20)
unvan almak ile yönetici olmak arasındaki fark bu sanırım.
sadece bu hamle bile verimliliği ciddi oranda baltalayacaktır.

üst yönetim kriz anında esnek karar alamayacak durumdaysa durumu kendileri açıklamalı ve ertesi sabah işe kimsenin gelmemesine hazırlıklı olmalı. şirketin ahlaki değerlerinde ciddi zayıflıklar var anlaşılan.
0
angelofdeath
(21.03.20)
bu sizinle alakali bir durum degil, ust yonetimin verdigi bir karar. Bunun sonucu sizin sagliginizi etkileyebilir, olumle sonuclanabilir ya da etrafinizdakilere bulasabilir,

Yani ucuz kahramanliga gerek yok, is ahkaki fln bunkari geciniz sagliginizdan onemli bir sey yok. Emin olun corona bulassa ve olseniz teknisyen arkadaslar 3. gun adinizi bule unutacak.
0
oscar
(21.03.20)
bu gibi durumlarda işin devamlılığı esas olmalı ve bunun mantığı doğru şekilde ekibe anlatılabilir. şöyle ki, hayatımız normale dönmeye başladığında işyerlerinin ekonomik ve yapısal durumlarını mümkün mertebe stabil tutabilmiş olmaları veya mümkün olan en az hasarla atlatabilmeleri gerekir ki, çalışanlarında iş imkanlarının devamı olsun. şu kriz ortamında işten çıksalar/çıkarılsalar iş bulmaları imkansıza yakın.

bu tarz önlem değişiklikleri olabilir, ilk yapılan hesaplarda atlanan konular olmuştur, konu konuşulup değerlendirildikçe başka maliyetler/unsurlar ortaya çıkmıştır gibi gibi.

rasyonel bakmak gerekiyor her açıdan da. çok "ayıp" demeniz sizin de henüz durumu tam rasyonalize edemediğinizi gösteriyor. önce oturup kendinizle konuşun, siz ne kadar gerçekçi bir argümanla kabul ederseniz o kadar sakin, kararlı ve ikna edici söylersiniz. önce siz kabul etmelisiniz durumun şartlarını. haklılık haksızlık değil şu anda konu. daha bütünsel bakmaya çalışmalıyız.

ben merkez ofistekileri de ücretsiz izne çıkardım ve durumu şöyle açıkladım, sizin maaşlarınız İstanbul ekibinden yüksek, sizin 3 ay boyunca 10'ar gün izne çıkmanız yaklaşık şu kadar tasarruf sağlıyor, böylece şu kadar kişiyi işten çıkarmamış oluyoruz. süreci de ilk 3 ay şu kadar tasarrufla geçirirsek, krizden sonraki 3 ay satış vesaire olmayacağı öngörüsüne rağmen maaşlar aksamadan ve işten çıkarma olmadan toparlayabiliriz.

dediğim gibi, önce kendiniz olayı daha rasyonel bir bakış açısıyla değerlendirmelisiniz.
0
Phoebe
(21.03.20)
(16)

Virüs çok abartılmadı mı?

mg3929
Medya sadece ölü ya da enfekte olanın sayısını veriyor. Yabancı da öyle Türk de. Şu kadar yüzdelik bi iyileşme oranı var demiyor kimse. Bugün marketler falan talan edilmiş, bence borsa bile olması gerektiğinden çok daha berbat seviyelere geriledi (sadece bist değil tüm dünya neredeyse). Ben bir deta
Medya sadece ölü ya da enfekte olanın sayısını veriyor. Yabancı da öyle Türk de. Şu kadar yüzdelik bi iyileşme oranı var demiyor kimse. Bugün marketler falan talan edilmiş, bence borsa bile olması gerektiğinden çok daha berbat seviyelere geriledi (sadece bist değil tüm dünya neredeyse). Ben bir detayı falan mı kaçırıyorum? Sıfır alışveriş yaptım, evde yarım ekmek ve buzdolabında normalde ne varsa o kadar yiyecek var. Borsa düştükçe saldırıyorum alım yapıyorum, virüs geçtiğinde biz ne boktan şeylere kafa yormuşuz denileceğini düşünüyorum. Yanılıyor muyum ben? Eğer öyleyse neden?
0
mg3929
(11.03.20)
Acıkınca hisse senetlerini mi yiyeceksin?
0
malheiros
(11.03.20)
ben de senin gibi düşünüyorum. ekstradan da hiçbşr şey yapmadım.
0
mahone
(11.03.20)
Sen gibi düşünüyorum
Edit: bana niye tik atmadın ni? Sebebi neydi?
0
basond
(11.03.20)
salgın olduğu zaman insanlar evden çıkmayacak. kendine bir şey olmasa bile evdeki, yakını yaşlı, düşük bağışıklığı olan, virüsü atlatamayacak insanlara taşımamak için çıkmaycak.

market çalışanları, kamyon şoförleri, kasiyerler evde kalacak. bir o kadar insan evden çıkmayacak zorunda olmadıkça, evde yemek yiyecek, restoranlardaki kuryeler manyak mı salgın varken çalışsın.

salgın başladıktan sonra marketler dönmeyecek. italyada çinde vs olan bu,

başta abartmayanlar ise iş işten geçtikten sonra maske bulup bir yerden market market dolaşıyor aç kalamamak için.
0
masseter
(11.03.20)
@malheiros günlük hayatta büyük bir etkisi olacağını düşünmediğim için acıkınca her gün ne yiyorsam onu yiyeceğim. Soruda zaten bunu yaparken doğru mu düşünüyorum yoksa herkesin görüp benim kaçırdığım bir detay mı var diye soruyorum.
0
🌸mg3929
(11.03.20)
yayılma hızı şimdiye kadar rastlanan virüslerden çok yüksek. tüm dünyaya yayılmış bir virüs var sizce de ekstrem bir durum değil mi? üstelik tedavisi yok.
iyileşen hasta sayısı da paylaşılıyor sonuçta? ayrıca özellikle altı çizilmese bile genel sayıdan, ölenleri çıkarırsanız iyileşenleri* bulursunuz.
*iyileşip tekrar yakalanmayacakları ya da uzun vadede ne olacakları belli olmadıkları için de hastalığı atlatan hastaların sayısı "iyileşmiş" olarak verilmiyor olabilir.

medyanın abartması da vardır belki ama belki de ilk defa abartmaları gereken şeyleri abartıyorlar. abartmayan iran'ın durumu açık mesela :/ buna ne diyorsunuz?

kaos ve tedirginlik ortamında mantık, rasyonelite aranmaz, market yağmalamaları bununla ilgili.
peki basit bir maske üretiminde bile ihtiyacı karşılayamayan ya da bunu fırsata çeviren insanlığa ne diyeceğiz? bu tip sosyal durumlar; stokçuluk, fırsatçılık vs de kaosu besleyen şeyler aynı " yeea bişey olmaz raad olun" diye demeçler veren kafalar gibi.

eyorlamam bu kadar
sevgiler.
0
jimjim
(11.03.20)
virüs çok bulaşıcı. önlem alınmadığı takdirde nüfusun %60-70'ine bulaşabilir. hastaların %2-3'ü ölebilir. %10 kadarı yoğun bakıma ihtiyaç duyabilir. bu sayıların ne anlama geldiğinin farkında mısın? italya, iran ve çin'de olanları görmüyor musun? hastane hizmetlerinden hiçbir şekilde faydalanamadığında, karantinaya alınıp da evinden çıkamadığında hangi markete gidip de ne satın alacaksın pardon?

abi ciddi soruyorum siz şaka mısınız? kaç gündür sürekli aynı geyik, yok abartılıyor bilmem ne. milyar dolarlık organizasyonlar çatır çatır iptal ediliyor, herkes teyakkuza geçmiş durumda, bir siz mi akıllısınız? insanların %90'ı "ölürüz" diye korkmuyor zaten. başkasına bulaştırırız, ciddi sorunlar yaşarız, ortalık karışır diye korkuyor.

hiç mi haber takip etmiyorsunuz, hiç mi dünyadan haberiniz yok? türkiye de italya gibi olursa markete gidip alışveriş yapabileceğini mi sanıyorsun gerçekten?
0
der meister
(11.03.20)
Bence insanlar hükümetin bir şeyler sakladığını, güvenmediklerini ve bir süre sonra da bir anda genel sokağa çıkma yasağı, karantina ilan etme olasılığını göz önünde bulundurarak makarna falan almışlar. Mesela ben de hiçbir önlem almadım ama bakıyorum, Fahrettin Koca ilk zamanlarda acayip rahattı, havalimanlarına termal kamera konmasına gerek yok dedi, ertesi gün kamera ile yolcuları izlemeye başladık dedi falan. Şimdi yarın da sokağa çıkmayın derse, ekmek bile bir süreliğine zor bulunabilir.
0
malheiros
(11.03.20)
market talan etmeye falan tabii ki gerek yok ama tüm dünyayı etkileyen bir salgın tehlikesinde temkinli olmak, önlem almak iyidir.

ben domuz gribine yakalandım mesela, 6 aydan fazla sürdü tamamen iyileşmem. devlet hastanelerinde sıralarda bekleyecek takatim ve zamanım olmadığı için medicalparka verdiğim paranın kendi bütçeme göre haddi hesabı yok. yüksek ateş ve halsizlikten bayılıp kafa travması geçirmem ve o 6 ayda bunun içinde ayrıca tedavi görmem de bonus oldu. o dönem iş için çok sık seyahat ederken, domuz gribi salgını var diye bana temkinli ol diyen arkadaşlarıma nolcaek yaeehhh ehi ehi diye gülüyordum ben.
0
Phoebe
(11.03.20)
bir de hastalığı nispeten ŞİMDİLİK az ölümle geçiren (bak ÖLÜMLE diyorum) almanya, belçika gibi ülkelerin insana, kendine, birbirine saygısıyla ; medeniyetiyle üzgünüm ama çok sevdiğim canım ülkemin insanlarını bir tutabilir miyiz? mağara adamı gibi insanlarla aynı havayı soluyoruz, kimse kimsenin göz yaşına bakmaz.
mesela sen yakalanmasan bile virüs taşıması olası bir kişinin önlem alıp,seni beni düşüneceğini mi sanıyorsun?
hastanelerde yeterli hizmeti ve teknolojiyi alabilir misin?
hastalığın seyriyle ilgili ya da genel olarak güvenilir bilgiye ulaşabileceğini mi sanıyorsun?
üretim ve ekonomi konusunda tamamen dışa bağımlı olmamız, uzun vadede nelere sebep olabilir tahmin edebiliyor musun?
0
jimjim
(11.03.20)
Küresel bir resesyon bekleniyordu ekonomide virus süreci hızlandırdı. Bist için ayrıca yabancı çoktan gitti. Virüs bahanesi oldu. Endekste rekor rakamlar verenlere de virüs mazeret oldu. Bist ülke durumu ile uyumlu mu bakmak lazım iyice kumarhane oldu.
0
Topalordek
(11.03.20)
Bence de aşırı abartıldı. Aynı dünyaya milyara bir olasılıkla çarpacak göktaşı haberlerinde insanların "kıyamet geldi hepimiz ölcez" paniği gibi oldu. Ama bu panik süper ötesi cehaletten mi yoksa millet kendine eğlence mi arıyor aşırı sıkıcı hayatlarında tam çözemedim.

Yani risk var önlem ve tedbirler alınmalı ama bu denli abartmak komik duruma düşürüyor. GErekli önlemleri alırsın halkın paniğini dindirecek açıklamalarda buunursun somut veriler gösterip olur biter. Şimdi üstlerinde durmayacak bilimsellik (!) ile oraya buraya dezenfektan sıkmakla halkın paniği dinmiyor çünkü halk cahil. Gerçi ne kadar biliçlendirirsen bilinçlendir yine cahil. Bi 15-20 senedir cahiliz mesela aşırı şekilde. Neyse konu başka yerlere gidecek :D Ama şu anki medyaya yansıyan durumu abartı.
0
superfluid
(11.03.20)
Ben de abartıldığını düşünüyorum.

Abartıldığını düşünmek önlem alınmasın demek değil. Salgın durumunda karantina mı olacak, dezenfektan mı dağıltılacak ne yapılacaksa yapılsın tabi. Yanlış hatırlamıyorsam Tayvan'da yaptılar, tek ölümle kurtuldu adamlar. Yani durum çözümsüz falan değil, o zaman ne paniği bu? Konuyu öğren, kendini koru, otoritelere çözüm için baskı kur, yeterli.

Ama 20 yaşında adamların market yağmalaması mallık. Maskeyi "bana hastalık bulaşmasın" diye takmak mallık. Üstelik bu mallık bu ürünlere asıl ulaşması gereken kişileri engellediğinden ve/veya stokçuluğa/fiyat artışına vs. yol açtığından zararlı da.

Abartılmadığı ve panik olunmadığı durumda süreç daha rahat atlatılır. Medya 3-5 tık fazla alıcam, sosyal medya ünlüsü 5-10 takipçi kasıcam diye gazlıyor milleti, bu yaptığı kime ne zarar veriyor umrunda değil.
0
plutongezegendegilmi
(11.03.20)
Ben de cok abartildigini dusunuyorum.

Hukumet onlem alsin tabii ama orada da tum dunya onlem aliyor, dur biz de harekete gecelim mantigi var aslinda.

Evler, is yerleri ne halde kimsenin ilgilendigi yok mesela. Niye deprem, global sorun degil, kimse niye harekete gecmiyorsunuz diye ulkeyi ayiplamaz.
Bir suru insan belki yeni evde oturuyor ama curuk binalarda calisiyor.
Neden bu konuda harekete gecilmiyor mesela?

Insanlara gelince millet felaket senaryosu seviyor. Siradan, mutsuz hayatlarina heyecan geliyor galiba. Ne zannediyorlar acaba, sokaga cikma yasagi mi gelecek. Deprem sonrasi da yok her yer hastalik kapacak, yok aclik olacak vs yaziliyor.

Tamam en kotu senaryolar hep dusunulmeli ama bu bizimki baska bi sey. Felakete duyulan aclik.

Cehalet diz boyu yani.

Hicbir seyi efektif yonetmeyi bilmiyoruz turk toplumu olarak.
0
Flipsflops
(12.03.20)
gerçekten fazla abartılıyor bence, her yerde felaket tellalı gibi açıklamalar var. İtalya öldü bitti falan diyorlar ama geçenlerde öğrendim ki ölenlerin yaş ortalaması 81.5'muş. Yani virüs öldürmese 3-5 gün sonra eceliyle gideceklerdi belki. Ölenlerin çoğu da bence bu kaos ortamından etkilenip, stres yüzünden bağışıklığı iyice zayıflayanlar. İddiam odur ki insanların böyle bir vürüsün varlığından haberi olmasa, sıradan soğuk algınlığı vb. sansalar ölüm oranı en az yarıya düşerdi.
0
bobinhoo
(12.03.20)
galeyana gelmek, panik olmak başka şey. ciddiye almak başka şey.
bence abartılmadı.
italya'da dün 180 kişi ölmüş coronodan. bak bir günde. ve daha ne kadar ileri şekilde yayılacağı belli değil. günde 500 ölüme mi çıkacak düşecek mi belli değil. sizde bir etki yaratmıyor mu bu?
yaşlılardı zaten ölecekelerdi ne saçma bi bakış açısı. yaşlılıktan (coronadan önceki gibi) ölümler durdu mu sanki? bunlar üzerine eklenenler. bir diğer önemli nokta da yakalanan;enfekte olan kişilerin bir de taşıyıcı olması.
yaşlı yaşlı kendi halinde köşede ölmüyor, sana bana da bulaştırıyor.
0
rewlack
(12.03.20)
(5)

kongrenin ertelenme ihtimali

diffarentiationation
10 nisan'daki bir kongre, ertelenebilir mi?
10 nisan'daki bir kongre, ertelenebilir mi?
0
diffarentiationation
(11.03.20)
ertelenebilir.
0
cern de cayci olmak vardi
(11.03.20)
2030'a ertelenir bence.
0
kablelvuku
(11.03.20)
@legacy konya'da. Ierfm adı.
0
🌸diffarentiationation
(11.03.20)
konya tarım fuarı ertelenmiş. sözlükte de benzer haberler var. benim de bildiğim bir kaç kongre ve fuar var ertelenen.
0
scudman1
(11.03.20)
bizimde haftaya çarşamba fuar var. fuar şirketi bugün 16:30 da bakanlığın açıklama yapacağını, açıklamaya göre ertelenme ihtimali olduğunu söyledi sabah görüştüğümde. haber bekliyoruz bizde.

ama halihazırda pek çok fuar ertelendi mesela. kongre de ertelenir büyük ihtimalle.

marble.izfas.com.tr
www.win-eurasia.com
0
Phoebe
(11.03.20)
(6)

Otel tatili için extra fiyat çıkarılması hk.

mrsensualist
Arkadaşlar mayıs ayı için kuşadasından bir otelden 5 gün 5 gece için fiyat aldım 3180 lira dediler aynı tarihlerde aynı odayı yabancı bir tatil sitesinden sorguladığımda 2715 lira fiyat buldum otelin rezervasyon telefonunu arayıp bu durumla ilgili sitenin adını vermeden aynı fiyattan kalabilirmiyiz
Arkadaşlar mayıs ayı için kuşadasından bir otelden 5 gün 5 gece için fiyat aldım 3180 lira dediler aynı tarihlerde aynı odayı yabancı bir tatil sitesinden sorguladığımda 2715 lira fiyat buldum otelin rezervasyon telefonunu arayıp bu durumla ilgili sitenin adını vermeden aynı fiyattan kalabilirmiyiz dediğimde türkiye vatandaşları o sitedeki indirimlerden faydalanamıyor gibi bir ifadede bulundular kendi ülkemizde daha fazla ödemeye neden mahkumuz peki dedigimde o siteden alsanız bile tr vatandaşı olduğunuz için check-in de extra ödeme yapmanız gerekecek dediler böyle bir hukuki dayanak olabilir mi ?
0
mrsensualist
(10.03.20)
Benzer bir durumu ben de yaşamıştım. Otele telefon açıp fiyat aldım, online sitelerden daha yüksek fiyat verdiler. Online fiyat bu dediğimde "o sitenin indirimidir, bizim yapabileceğimiz bir şey yok" demişlerdi.

Ben de internetten rezervasyon yaptım, ekstra bir ücret de ödemedim.
0
crown
(10.03.20)
bursa divan otel'de benzer 1 sey basima geldi, sitede otelin kendisinden daha ucuzdu; araci siteden yaptim (gecelik 250 tl daha ucuzdu)
0
sweetoffice
(10.03.20)
hocam
o adamlar sezonluk odayı kiralıyor
peşin ödüyor
karlı halde 2715 tl den satıyor
0
kingcyrax
(10.03.20)
Zamanında Rusya’dan paket tatil alıp geliyorduk. Sonra bilet görme şartı getirdiler. Kanun değil ama t&c olarak yazıyorlar. Resepsiyona bile yazıyorlardı eskiden ;) son durum ne bilmiyorum genelde tr den alıyorum.
0
ozdek
(10.03.20)
Yabanci siteden kastiniz booking.com, hotels.com filansa bir sey odemezsiniz.

Ama tur sirketi sitesiyse (tui, anex, neckermann...) o zaman o sitelerde de yaziyor “eger ulkeye son birkac ay icinde giris yapmadiysaniz bu fiyatlar gecerli olmaz” ya da atiyorum “almanya sitesinden rez yaptiginiz icin ab oturma izninizi de otelde gostermeniz lazim yoksa otel sizi almama hakkini sakli tutar” vs yaziyor.
0
kuehles blondes
(10.03.20)
çünkü o site muhtemelen yabancı bir tur operatörünün kontrat kotasından satıyor ve o acentanın otelle kontratı var geceleme sayısı/kişi sayısı garantili. kontratta muhtemel ki ödeme vadesi de daha kısa. bunun tc vatandaşı olmanızla bir ilgisi yok, tc'de ki acentaların bu kotalara ulaşamadıkları için daha yüksek bir fiyattan otel kontratı yapabilmeleri ile alakası var. otel en nihayetinde bir ticarethane ve kendisine daha kısa vadede daha çok konaklama sağlayan acentayla daha avantajlı kontrat yapması kadar normal bir şey yok.

siz şu an herhangi bir üreticiyi arayp 10 ay içinde 3.000 ürün alcam ve 6 ay vadeli öderim deyip fiyat alın. sonra başkası aynı üreticiyi arayıp 6 ay içinde 10.000 ürün alcam, garantisini veriyorum, bak bu da kısmi kapora, kalan tutarı da 3 ay vade ile döviz bazında ödiycem desin ve fiyat alsın. aynı mantık.

oteller acentalarla yaptıkları yasal kontratlara uymak zorundadır. bu sebeple farklı doluluk oranı taahhüdüyle avantajlı fiyat alan bir acentanın fiyatıyla sizi konaklatmasına dair kontratta yaptırımlar vardır.
0
Phoebe
(10.03.20)
(9)

Tuvalet temizliği konusunda uyarmak, ama nasıl?

pati
Bizim binadaki tuvaleti kullanan dört kadınız bugün: ben ve üç teknisyenim. Demin tuvalete gittim, yerde ve klozet kapağında kan vardı. Şimdi gidip üçünü birden uyarsam olmayacak, birbirlerinin yanında rencide edemem. İçlerinden hangisinin regl olduğunu diğer ikisi biliyordur çünkü. Nasıl uyarılır b
Bizim binadaki tuvaleti kullanan dört kadınız bugün: ben ve üç teknisyenim. Demin tuvalete gittim, yerde ve klozet kapağında kan vardı. Şimdi gidip üçünü birden uyarsam olmayacak, birbirlerinin yanında rencide edemem. İçlerinden hangisinin regl olduğunu diğer ikisi biliyordur çünkü. Nasıl uyarılır bunlar? Ne yapayım, ne diyeyim? Yaşlar 24-26-31.

Daha önce benzer durum olmuştu ama o gün tuvaleti kullanan satısı fazlaydı, temizlikçi abla yapmıştır olmuştu en sonunda.

Not: başka ortamda olsam rencide olsun pislikler diyebilirdim ama bu durumda yöneticileri olarak öyle yapamam.

Tikdindirdiysem özür dilerim.
0
pati
(09.03.20)
bireysel uyarıdan çok yazı asılabilir, heryer de görüyorum. temiz kullanalım vb gibisinden
0
gazozailacatmauzmani
(09.03.20)
Eğer aynı katta, aynı ortamda çalışıyorsanız onlarında duyacağı şekilde yüksek sesle söylenip durup. İşle alakalı bir whatsapp grubunuz varsa orada uyarı olarak mesaj paylaşabilirsiniz.

Daha önce benzer durum olduysa yine sizin iş arkadaşlarınızdan biri yapmıştır.
0
GoodMorningTeacher
(09.03.20)
yazi asmak en iyisi. ancak ben olsam bu kadar igrenc sekilde birakildigi icin yaziya da acik acik yazardim, boyle boyle kan gordum lutfen temiz tutun diye, sinir oldum cunku :) bazi insanlar toplum icine cikmamali gercekten.
0
kassiopeia
(09.03.20)
Ben de rastladim iki uc defa ne yazik ki. Baska seyler de goruyorum. Insanlar aceleyle cikip kontrol etmiyorlar. Tuvaletin karsisina bir yazi astim simdi, ingilizce gerci ama sunun gibi bir sey: Acele etme, tuvaleti nasil biraktigini tekrar kontrol ettin mi?
iki aydir bir mevzuu yok masallah..
0
bir varmis bir yokmus
(09.03.20)
sadece "arkadaşlar tuvalet temizliğine dikkat edelim lütfen" deyin. kanlı bırakan zaten tahmin edecektir.
0
prodeq
(09.03.20)
yazı en temiz çözüm. ama hemen bugün astırın ki öyle bırakan bir zahmet üstüne alınsın.

işimden dolayı büyük bir devlet kurumuna girip çıkıyorum düzenli olarak. tuvaletlerdeki uyarı yazılarında yer alan 10 kadar "detaylı" maddeyi görünce ohaaaa demiştim ilk. üstelik idari binadaki tuvaletleri kullanıyorum ben. personel bölümünde neler yazıyor kim bilir.

yazı demiş miydik?
0
Phoebe
(09.03.20)
Hazır koronavirüs konusu varken, virüsten korunmak için şöyle böyle hijyene dikkat edelim, tuvaletlerde temas ettiğimiz klozet, klozet kapağı, musluklar vs'nin temizliğime azami hassasiyet gösterelim vs gibi genel bir uyarı yazılabilir ya da daha iyisi ekibi toplayıp konuşabilirsiniz. En iyisi yüz yüze konuşmak olur, hatta onlarda da fikir alıp oortak bir "virüsle mücadele metni" hazırlarsanız onlar da daha motive olur.
0
efx
(09.03.20)
olmaz ama tuvaletin fotosunu çekip whatsapp grubundan paylaşmak bombastik olurdu:)

ben ilgili kişilere mail atıyorum böyle durumlarda. mail iyidir.
0
legalize marijuana
(09.03.20)
şöyle söylenebilir/yazılabilir:

Klozetin giderinin bazen tam olarak çekmediği gözlenmektedir, bu nedenle özel günlerdeki durumu da göz önünde bulundurarak sifonu çektikten sonra klozeti kontrol etmemiz sağlığımız açısından oldukça önemlidir.

Bunun gibi bir uyarı, mesajın kırmadan yerine gitmesini sağlayabilir.
0
efx
(23.05.20)
(3)

Bornova'dan Karşıyaka

only the strong survive
Romalılar, gecenin köründe bu güzergahta taksiye alternatif var mıdır?
Romalılar, gecenin köründe bu güzergahta taksiye alternatif var mıdır?
0
only the strong survive
(06.03.20)
karşıyaka dolmuşu
543 nolu otobüs
metro-halkapınarda aktarma-izban
0
Phoebe
(06.03.20)
Fiibi, gece bunların hiçbiri yok
0
🌸only the strong survive
(06.03.20)
cuma geceleri metroda baykuş seferler vardı. otobüslerde de baykuş seferler var. Muhtemelen Halkapınar'dan Karşıyaka'ya giden vardır. Metro+otobüs yapabilirsiniz gece. Eshot ve Metronun sitesinden daha net bilgi alabilirsiniz
0
nundu
(06.03.20)
(6)

fuara katılma problemi

kondansator
çalıştığım şirket beni mobilya fuarına gönderecek, katılımcı değil de ziyaretçi olarak. beklenti de tabi ki gidip firma bağlamak. çok bilinmeyen bir eticaret sitesinde çalışıyorum, genel olarak firmalar zaten tanımayınca çalışmak istemiyor ya da çoğu stoklu çalışma taraftarı. ben de ortada baz alın
çalıştığım şirket beni mobilya fuarına gönderecek, katılımcı değil de ziyaretçi olarak. beklenti de tabi ki gidip firma bağlamak. çok bilinmeyen bir eticaret sitesinde çalışıyorum, genel olarak firmalar zaten tanımayınca çalışmak istemiyor ya da çoğu stoklu çalışma taraftarı. ben de ortada baz alınacak bir veri olmadığı için stoğa giremiyorum. sizce bu fuarı en verimli şekilde nasıl geçirebilirim, nasıl ilerlemem lazım? daha önce fuara gittim ama münferit gezdim geldim, performans amaçlı hiç gitmedim
0
kondansator
(03.03.20)
Kartvizitin cebinde olsun. Referans göstereceğin işlerin gerekirse bir dosya haline getir -katalog yoksa-

Fuarda her standa gidip sempatini kullanarak insanlarla görüşmelisin. Yani nasıl anlatacağımı da bilemedim şimdi bak.
0
kablelvuku
(03.03.20)
pazarlamacı olarak değil de, oradaki üreticilerin mallarını kendi bünyemizde satabilmek için çalışmaya gönderiyorlar aslında
0
🌸kondansator
(03.03.20)
Sanırım tüyaptaki fuar :)
Bol bol kartvizit alıp verin, fuar bittikten sonra da görüştüğünüz kişilere kendinizi hatırlatacak şekilde mail atın.
0
aynenbencede
(03.03.20)
müşteri olmadığın için herkes önem vermez ama ilgilenlerle ayaküstü değil oturarak konuş, not yazmalarını sağla
kartlarını al fuardan 1 hafta sonra mail at
0
bir soru sorcam
(03.03.20)
kartvizit, broşür, katalog, demo cihaz vesaire gerekli hazırlıklarınızı yapın ve yanınıza yeterli miktarda alın. biz bunları taşımak için şık bir tekerlekli evrak çantası kullanıyoruz.

düzgün giyinin.

standa gidin ve sizin konunuzla hangi birim ilgileniyorsa, mesela satın alma departmanı diyelim ki, bu deprtmandan birinin standda olup olmadığını, x konusu ile ilgili görüşmek istediğinizi belirtin. nokta atışı ilgili kişi sormazsanız stand için dışardan tuttukları elemanlar sizi başlarından savarlar. ilgili davranırlarsa önce kendinizi ve firmanızı tanıtın birkaç cümleyle ve kartvizitinizi takdim edin, onlardan da alın. kartviziti kalmamış olabiliyor standdakilerin, mutlaka küçük bir ajandanız olsun yanınızda mümkünse cep telefonları ve mail adreslerini firma ismiyle birlikte not alın. sonra sizinle çalışmaları yönünde adım atmak istediğinizi, nasıl bir çözüm ortağı olabileceğinizi anlatın. rakiplerinizi kötülemeyin. sadece kendinizle ilgili akılda kalan makul açıklamalar yapın. teklif formu veya daha detaylı bilgi isteyenleri de ajandanıza not alın.

ilgisiz davranıp standa davet etmeyenlerde olabilir, sadece kartvizit/dosya bırakın, mümkünse onlardan da alın, iyi fuarlar deyip ayrılın.

bir hafta sonra stand ziyaretniz esnasında gösterdikleri nazik ilgi için teşekkür eden bir mail gönderin. teklif vesaire isteyenlere teşekkürün yanısıra bunları da gönderirsiniz.
0
Phoebe
(03.03.20)
Dijital pazarlamanın sunduğu fırsatları alengirli kelimelerle süsleyerek onları tavlamaya çalışın. Mesela diğer eticaret siteleri satıcılardan ne kadar komisyon alıyor, siz ne kadar alacaksınız. Tabi pek tanınmadığınız için komisyon oranını daha düşük tutmak en mantıklısı.

Sonra promosyonlarda ne gibi fırsatlar sunacaksınız? Mesela ana sayfaya bu firmaların promosyon bannerlarını koymak.

Ayrıca SEO optimizasyonunuzun çok ileri olduğunu ve aramalarda ilk sayfada çıkacağınızı falan söyleyin.

E işte öyle bir fırsatınız varsa kendi bünyenizde satmak için bu firmalardan toplu alım yapacağınızı söyleyin. Böyle şeyler cezbedicidir.

Ayrıca müşterilerin göz attığı ürünlerden yola çıkarak müşterilerin eğilimlerini, zevklerini birer rapor haline getirip onlara sunacağınızı söyleyin. Bir nevi akıl hocalığı.

Bunlar genelde bilindik şeyler ama bu tarz basit ama mantıklı, çözüme yönelik, iştah kabartan fırsatlardan bahsedin.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(03.03.20)
(9)

Bağışıklığı güçlendirmek için neler yapıyorsunuz?

selimcigimisik
Merhaba,İyi uyumak spor vs dışında özellikle tükettiğiniz bir şeyler var mı? Takviye anlamında bir şey kullanıyorsanız da nokta atışı link verebilirseniz çok sevinirim.Selamlar
Merhaba,

İyi uyumak spor vs dışında özellikle tükettiğiniz bir şeyler var mı? Takviye anlamında bir şey kullanıyorsanız da nokta atışı link verebilirseniz çok sevinirim.

Selamlar
0
selimcigimisik
(25.02.20)
Iyi uyumaya ek olarak su ve c-vitamini alimina dikkat edebilirsin.
0
dunal
(25.02.20)
soğuk havalarda aktardan bunu alıyorum st3.myideasoft.com önlem olarak her gün ya da hasta olacak gibi hissedersem günde 1 tatlı kaşığı yiyorum.
0
pide
(25.02.20)
Kişiden kişiye değişir mutlaka. Ama ben bol nar ve greyfurt, kuşburnu çayı tüketmenin bana iyi geldiğini gözlemledim.
0
pro9it9is9
(25.02.20)
Ben takviye kullanmiyorum ama bunlar dışında iyi beslenmek eklenebilir. Fast food değil ama pişmiş çorba yemek ve mevsim sebzelerinden yapılmış salatadan söz ediyorum. Bunlara ek meyve çok önemli her gün yiyebilseniz süper olur.
0
Amaranta ursula
(25.02.20)
sabah değil yatmadan önce sıcak duş alıyorum
yediğim meyveleri değiştiriyorum (rotasyon)
arada probiyotik yoğurt, vitamin, omega 3 vs alıyorum. (haftada bir falan)
proses edilmiş yiyecekleri almamaya çalışıyorum. evde ve taze pişiriyorum. tavuk etinden uzak duruyorum.

hiçbiri bi araştırma veya kaynağı baz almıyor. genel olarak iyi geldiği için devam ediyorum.
0
sttc
(25.02.20)
Sambucol efervesan kullan. Hiç hasta olmazsın
0
anteelope_
(25.02.20)
Ev yoğurdu ve sarımsak kadar güçlü bağışıklık veren başka bişey daha yok.
0
deer hunter
(25.02.20)
2 günde 1 tane bemiks c alıyorum. bu kış hiç hasta olmadım. (b12 + c vatamini)
0
kanlakarisikyagmur
(26.02.20)
kefir ve probiyotik yoğurt tüketmek, junk food'dan mümkün mertebe uzak kalmaya çalışmak, evden yemek getirmek, işlenmiş gıdaları tüketmemek (soslar, karışım baharatlar, konserveler, hazır et suları/çorbalar, ısıl işlem görmüş sucuk-sosis vb).
0
Phoebe
(26.02.20)
(7)

Ürkek bir kadına nasıl yaklaşmalı?

ma ume yi
Daha önceki sorumda bahsetmiştim hoşlandığım kızın vücudunu beğenmediğini ve bu yüzden çekindiğini ilişkiye başlamaktan. Biraz daha yakınlaştık bu süreçte ama bahsettiğim sorun devam ediyor. Kendisiyle düzgün bir ilişki istiyorum yani buna cinsellik de dahil. Hem onu beğenmeyeceğimi düşündüğü için h
Daha önceki sorumda bahsetmiştim hoşlandığım kızın vücudunu beğenmediğini ve bu yüzden çekindiğini ilişkiye başlamaktan. Biraz daha yakınlaştık bu süreçte ama bahsettiğim sorun devam ediyor. Kendisiyle düzgün bir ilişki istiyorum yani buna cinsellik de dahil. Hem onu beğenmeyeceğimi düşündüğü için hem de geçmişinde yaşadığı küçük deneyimlerden dolayı biraz ürkek bu konuda. Tam bir deneyimi olmamış ama olumsuz küçük şeyler yaşamış. Utanıyor biraz onu çıplak görmemden falan. Günlük hayatta açık sözlü, konuşkan, girişken, neşeli biri yani sadece yakın ilişkilerde böyle bu çekingenlik hali. Nasıl yaklaşayım? Onu ürkütmeden nasıl ısındırabilirim bu tarz konulara? Daha önce böyle birinden hoşlanmamıştım hiç bilmiyorum pek böyle şeyler nasıl olur nasıl davranmak gerekir. Yaşı 22. Düzgün yorumlarınızı bekliyorum lütfen benim için önemli bir konu.
0
ma ume yi
(21.02.20)
Kız daha 20lerinin başında. Belki de ilişkiye girmek istemediği, bu yakınlaşmaların bir sınırı olmasını istediği için bu şekilde davranıyor olabilir. Belki yanınızda rahat olduğunu hissetmiyor, sizden çekiniyor. Ya da sizinle bir şeyler yaşamak için size güvenmiyor. Belki duyguları bir şeyler yaşamak için yeteri kadar yoğun değil.

Bir iki seneyi aşmış bir beraberliğiniz varsa bu duyuruya anlam verebilirim. Ama yeni yeni bir sevgililikte sanki kızla bir şeyler yaşamak için aşırı ısrarcı davranıyor gibisiniz. İnsanlar tanışır, birbirlerinden hoşlanır, zaman içersinde de yakınlaşırlar. Bir taraf diğer tarafa karşı ısrarcı olmamalı.

Kızdan gerçekten hoşlanıyorsanız, seviyorsanız bu konuyu zamana bırakın. Aranızda ne olacaksa zaman içersinde kendiliğinden gerçekleşmeli.

Birde ilişkide sizin için cinsellik baya önemli ve illa olması gerekiyorsa belki bu kızla görüşmemeniz lazımdır. Cinsellik yaşamak için kızı cinselliğe ısındırma çabası hiç hoş değil.
0
GoodMorningTeacher
(21.02.20)
kızı istiyorsan bu sorun zamanla çözülür. ama ben olsam uğraşmazdım. çünkü uzun ve yorucu bir süreç.
0
tabii lan manyak mısın
(21.02.20)
Kesinlikle bedenini beğendiğini ifade et. Dile dök yanı. Kalçaların çok güzel de örneğin. Yada kendi bedenine dair utandığı şeyleri başka örneklerde karşılaşinca onlarla ilgili güzel şeyler de söyleyebilirsin. Bir de görülmeden çekiniyorsa, görmenin seni erotik olarak etkilemediğibi fakat dokunmanın etkileyici olduğunu söyleyebilirsin. Ama sahiden bu iş dilde çözülüyor. Bedeniyle ilgili olumlu şeyler söyle ve neyi görecek olursan ol bu hislerinin değişmeyeceğini bir şekilde ifade et.
0
velvetmorning
(21.02.20)
Karanlıkta sevişme teklif et. Zifri karanlık olursa birbirinizi bile bulamazsınız ama.
0
neymis
(21.02.20)
bu tarz durumlarda hadi ne zaman yakınlaşacağız gibi bir tavır takınmasanız bile, sürekli bu beklenti içinde olmanız onu geriyordur zaten.

siz haksızsınız demiyorum asla ama yaşla alakalı bence bu çekingenlik. zamanla bu çekinmeler geçicektir. bu noktada size düşen arkadaşlarında dediği gibi onu sıkıştırıyo gibi hissettirmeden beğendinizi söylemektir.

ha zorunlu değilsiniz tabi ki kimseye özgüvenini kazandırmak zorunda değiliz ama seviyorsak ve değer diyosak yapmalıyız.
0
takunyali kokos
(21.02.20)
@Good Morning +1

Muhtemelen kiz bunu yasamak icin hazir degil.
0
chitosan
(21.02.20)
GoodMorningTeacher + 1

ayrıca kendisiyle şeffaf bir iletişim kurun. bu konuda destek olmak istediğinizi ama bu destek çabalarınızın asla ısrar veya manipülasyon içermediğini, zorlamada bulunma amacınız olmadığını tane tane anlatın.

sonra kendisine bu konuda birlikte araştırmalar yapmayı önerin. onu bu konuda cesaretlendirmeye çalışın. mesela beden olumlama ile ilgili kaynaklar bulun, kendisi mi okumak ister yoksa birlikte okumak mı ister gibi gibi seçenekli bir şekilde sorun.

spor ve benzeri ile kendini daha iyi hissedebileceği alanlar varsa bu konularda önerilerde bulunabilirsiniz.

çok travmatik şeyler yaşadıysa uzman desteği almayı düşünebileceğini, kendi bedeniyle ilgili bu hissiyatının hayatının ilerleyen dönemelrinde her türlü sosyal ilişkisini, kişisel motivasyonu etkileme ihtimali olduğuyla ilgili sohbetler edin.

bence dikkat etmeniz gereken en önemli noktalarda biri, bütün bunları kendisiyle paylaşırken nasihat modunda değilde, çözüm odaklı, birlikte hareket etmeye istekli öneriler şeklinde anlatın.

ama sakın unutmayın, bütün bunlar o isterse yapabileceğiniz şeyler. o adım atmak istemiyorsa siz hiç bir katkı sağlayamazsınız.
0
Phoebe
(21.02.20)
(7)

Gasligting uygulayan birine nasıl davranmalıyız?

simsey
bunun uygulandığını fark ettiğimde ne yapmalıyım? not:bırakıp gitme gibi düşüncem yok.Ona onun yaptığı gibi tepki versem ?
bunun uygulandığını fark ettiğimde ne yapmalıyım? not:bırakıp gitme gibi düşüncem yok.Ona onun yaptığı gibi tepki versem ?
0
simsey
(20.02.20)
elinden gelen her şeyi yapıp her seferinde sanki onun için yapmıyormuş damgası yiyen insanların bırakıp gitmekten başka çaresi yoktur.
0
bilinmeyen artist
(20.02.20)
Gasligtinge maruz kaldigini fark edebildiysen sahane. Cunku ruh halini komple olaylara bakis acini bozan bi manipülasyon bicimi o. Kurban oldugunu fark etmek cok zor. Psikiyatrik destek alip hayatimdaki ruh hastalarindan kurtulup onume bakardim.
0
hindistan cevizi
(20.02.20)
bırakıp gitmezseniz hayatınızı zindana çevirirsiniz. ama birbirimizi seviyoruz falan diye kasmayın. o sadece kendini sevdiği için size bunu yapmakta sakınca görmüyor zatem. genelde narsistik kişiler yapıyor bunu. bolca profesyonel video ve yazı var. mutlaka araştırın ve çımaya çalışın o döngüden.
0
Phoebe
(21.02.20)
Manipülatif insanlarla uğraşılmaz. Bırak, arkana bile bakmadan uzaklaş.
0
chihirovekohaku
(21.02.20)
Gaslighting'e karsi ghosting yapar, hicbir sey söylemeden hayatimdan cikarirdim.
0
chitosan
(21.02.20)
Burada anlatılan kelimelerin hiçbirini anlamadım ama @chitosan'a katılıyorum.
0
bitchesaintshit
(21.02.20)
davranmamalıyız.
chitosan'ın dediği gibi ghosting'le karşılık verip onun o narsist kişiliğini altüst etmeli, önümüze bakmalıyız.
0
blatta hiberna
(21.02.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.