Giriş
(26)

"kaynak yapmak" konusunda linç yemeyi göze aldım da geldim

momento
insanlara sürekli kaynak yapmak şöyle, böyle deniyor. tamam hoş, medeni toplum falan. ama bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor. İşin garibi, kaynak yaptığında da önünün bomboş olduğunu ve trafiğin aslında araç yoğunluğundan değil sürücülerin akışı sağlayamamasından kilitlendiğini görüy
insanlara sürekli kaynak yapmak şöyle, böyle deniyor. tamam hoş, medeni toplum falan. ama bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor. İşin garibi, kaynak yaptığında da önünün bomboş olduğunu ve trafiğin aslında araç yoğunluğundan değil sürücülerin akışı sağlayamamasından kilitlendiğini görüyorsun.
Bazen gerçekten de insan kendini kaynak yapmaya mecbur bırakılmış gibi hissetmiyor mu?

Şimdi mutlaka biri çıkıp "sen önden kaynak yaptığın için arkadaki trafiği bozuyorsun" diyecektir. ama hayır. bunu defalarca gözlemledim. sorun sadece kaynak yapanlar değil. sürücüler ilerlemiyor, akışı takip etmiyor, boşluğu değerlendirmiyor. trafik akmıyor çünkü insanlar akışı yönetemiyor.

Ehliyet almak sadece trafiğe çıkma hakkı kazanmak değildir. asıl mesele, trafiği gereksiz yere kilitlemeden, o akışın uyumlu bir parçası olmayı beceribilmektir.

yanılıyor muyum?

edit:
Yapılan tüm yorumları tek tek okudum. İlginç olan şu ki, onlarca yorum içinde konuya gerçekten mantıklı bir argümanla yaklaşan tek bir kişi bile çıkmadı.

Daha da ilginci, ben hiçbirinize kaynak yapmadım ama hepiniz bana, ana bacı küfür etmekte beis görmediniz. Demek ki mesele gerçekten "kaynak yapmak" değilmiş. Sorun, fikir tartışmak yerine hakareti iletişim biçimi haline getirmiş olmakmış.

Bu duyuruyu silmeyeceğim. Yıllar sonra buraya gelen insanlar da burada nasıl bir yaklaşımın, nasıl bir insan profilinin hakim olduğunu görsün. Sizlerin birbirinizle kişisel meseleleri olabilir, buna diyecek bir şeyim yok. ama benim kimseyle kişisel bir derdim yok.

Meramını hakaret etmeden anlatamayan, fikrini küfürün arkasına saklayan herkese de buradan selam olsun.
-50
momento
(06.05.26)
Yanılıyorsun.
Öncelikle hiçbir yol önü bomboş olduğu halde kilitlenmez. Aradaki ufak tefek boşluklar insanların dur kalk, takip mesafesi gibi trafikte doğal olan boşluklar.
Götümüzü düşünelim. Arada doğal bi boşluk var. Götümüzü sımsıkı sıktığımızda aradaki boşluk kapanıyor ama götümüz bi yere gitmiyor. Sadece daha çok sıkışıyor.
İşte trafik de öyle.
+15
benim bir gizli bildiğim var
(06.05.26)
önü boş olduğu halde ilerlemiyorlar diyorsun. herkes mal sen akıllısın di mi? böyle boş bir düşünceyi savunuyorsun birde?
+14
scudman1
(06.05.26)
Önündeki ilerlemiyorsa o da suçludur. Ama siz kendi kafanıza göre adaleti sağlayamazsınız. Ayrıca öndeki belki o an sağlık sorunu yaşıyor, başka bir şey oldu, nereden bileceksiniz? Siz gerekli yerlere bildirirsiniz, onlar değerlendirmeyi yapar.

Öndeki kurallara uymuyor, o zaman bende uymam diye bir şey yok!

Kural ihlali varsa gerekli yerlere şikayet edersiniz.

Trafikte sizin yola geçiş önceliğiniz, haklarınız var. Ama bu hak yanında sorumluluk da getiriyor. Hakkınızı istiyorsanız siz de kurallara uyacaksınız.
+4
substituent
(06.05.26)
yaniliyorsun tabii ki. baskasinin hakkini gasp edemezsin.
önündeki yavas da gitse saygi göstereceksin.
+3
Purple life
(06.05.26)
onu bossa trafigin sebebi kesinlikle kaynak yapanlardir. bilerek kaynak yapanlar kadar kizdigim cok az sey vardir trafikte.
+3
lemmiwinks
(06.05.26)
yanılıyorsun.

kaynak yapınca o yol hiç ilerlemiyor.
+2
gurur
(06.05.26)
Önü boş olduğu için ilerlemeyenler trafiği oluşturmuyor, zaten trafik düzgün akmadığı için kimi arabanın önü boş.

Araçlar tren değil, aynı anda kalkıp hızlanmıyor. Bu durum bazen sürücüden bazense araçlardan kaynaklanıyor.

Bir iki aracı örneklendirerek trafiğin sebebi gitmeyen sürücüler diyemeyiz. Trafiğin en büyük iki sebebi, bir, kaynakçılar. İki, sabit hızla gitmektense birden hızlanıp yavaşlayan sürücüler
+3
biseysorcaktim
(06.05.26)
trafiğin ne olduğunu siz de bilmiyorsunuz belli ki. ehliyetinizi iade etmenizi rica edeceğim. trafik sıkışıklığı bazen öylesine de olur.

youtu.be
+2
klassno
(06.05.26)
Yanılıyorsun

hergün trafikte bu kaynakçılardan dolayı değişik fantazilerim gelişti şu şerite/taralı alana çivi dökülsede tüm lastikleri patlasa kaynak yapıp vakit kazanacam diye tüm günü burada geçirse falan gibi
+3
basond
(07.05.26)
banach
(07.05.26)
'asıl mesele, trafiği gereksiz yere kilitlemeden, o akışın uyumlu bir parçası olmayı beceribilmektir.' sözünüz zaten bizim toplumumuzun genel sıkıntısı. daha iyisi yok düzen bozulmasın bunlarla devam edelim diye diye şebnem ferah konserine saldıracak duruma getirdiler insanları.
asıl mesele artık bir yerden başlayıp kuralları eşit şekilde uygulayabilmektir. sen önce kendine sonra topluma karşı sorumlusun. ya ben araya gireversem ne olur dersen, sen gibi herkes bunu der. sen kendini düzelticen gerisi topluma kalsın.

banach +1
+1
mikahakkinen
(07.05.26)
Çekilin, çok dolu olduğum konu geldi.

Trafiğin makul bir akış hızı var, diyelim ki şehir içinde 60-70le akıyor trafik (50yi aşmamak gerekirken) arkamda işe 2.5 saat geç kalmış manyak 80 basıyor. Tamponuma yapışık gidiyor, sonra 1 araçlık boşluk için makas atıp önüme geçiyor. Genellikle alkışlıyorum, "çen 1 araba mı geçtin, aferiiiin en hızlı sperm sensin" falan diyorum. Kavşak içinde bekleyen araca öncelik veriyorum, sağımdaki fındık beyinli aaa önümde bir boşluk var, doldurmalıyım bunu diyor, kavşaktaki tüm araçların bekleme süresi 5 katına çıkıyor. Bunu yapan arkadaşlarım, akrabalarım da var maalesef. Sadece kendini düşünmek zeka göstergesi değildir.
+4
?
(07.05.26)
Annemi sevmiyorum demenin alternatif yolları.
+5
wilhelmwasmuss
(07.05.26)
Birlik beraberliğe ihtiyacimiz olan şu günlerde efsane yanilman bizi birlik yaptı.
+4
logisticsmanager
(07.05.26)
Kaynak yaparken arkadaki trafiğin düzeninin bozulmadığını nasıl gözlemledin merak ediyorum.
Yanından geçtiğin arabalar hala duruyordu ve değişiklik hissetmediğin için sorun olmayacağını mı düşündün.

Kaynakçılar yüzünden arkadaki araçlar daha fazla orada bekliyor, bekledikçe arkaya doğru kuyruk uzuyor.

Fakat artık kaynak yapanlara kızmayı, kornaya abanmayı bıraktım, benim yol vermemek için savaştığım kaynakçıya öndeki araç buyur gel önüme gir diye yol açtığı için gereksiz strese girdiğimi fark ettim.
+2
duyuruuser
(07.05.26)
Kaynak olarak algılanan ama tam anlamıyla kaynak olmayan tek şey bağlantı ayrılan yollarının mesafesinin çok kısa olduğu yerler. Örneğin sağ bağlantıdan çıktın en sola gireceksin, orda da sıra varsa mecbur sıranın önüne çıkıyorsun. Ama arkadakiler de anlıyor bunu bence, yoksa diğer türlü kaynakçıların hiçbiri haklı değil.
+1
titanic kemancısı
(07.05.26)
sizin gibi düşünenler yüzünden takip mesafesi koyamaz olduk, her boşluğu kendinize hak görüp girmeye çalışıyorsunuz
+1
mezzosprite
(07.05.26)
milletimizin kaynak yapanın nasıl hakkını avcuna koyduğunu, tüp geçitte sık sık gözlemliyorum. yanılıyorsunuz ve böyle böyle öğreneceksiniz. bedava eğitim :)
0
lil siztah
(07.05.26)
Laf sokmadan yazmaya çalışacağım ama emin değilim.

Yonca kavşaklardan bazıları tek şerit, zorlasan iki araç da sığıyor, senin gibi zeki sürücüler oraya ikinci sırayı da yapıyor. Peki ne oluyor ? Tek şerit olsa fermuar gibi ince ince akacak olan trafik iyice felç oluyor, solda kalan adam hızlanma şeridine çıkmak yerine bir şeridi daha taciz ediyor, sağda kalan adamın önüne kırıyor.


Başka bir senaryo, 3 şerit, sol iki şerit düz gidecek, sağ şerit dönüş, senin gibi mükemmel düşünceye sahip sürücüler orta şeritten sağ şeride geçiş için düz çizgi olsa da oradan dönmeye çalışıyor, hem düz gidecek adamın yolunu kapatıyorsun, hem orada bekleyen adamların hakkına giriyorsun, hem de sonrasında yukarıda bahsettiğim sıkıntı tekrar yaşanıyor.

Daha çok örnek vereceğim ama son bir tane daha. Sol 3 şerit düz gidiyor, sağ şerit yan yola bağlanacak, yan yol boş, haliyle sağ şerit güzel akıyor, ufak kesik çizgiler var, yani dönecek olan adamın gireceği şerit, senin gibi örnek sürücüler ne yapıyor ? Hemen sağ şeride geçiyor, dönüşe geldiğinde hem sağa dönecek olanların yolunu kapatıyor, hem de gidip düz gidecek adamların şeridine kaynak yapmaya çalışıyor.

En edepli bu kadar yazabiliyorum.
+1
kimlanbu
(07.05.26)
tüm duyuruyu tek yumruk yapmışsın. en son duyuru ilk kurulduğunda vardı böyle bi ortam.
0
brkylmz
(07.05.26)
tabi ki yanılıyorsun.

kaynak işinde iki suçlu var.
birincisi, malum kaynak yapanlar.
ikincisi, şeridin içine yanaşacak şekilde sürüp kaynakçılara fırsat verenler.
her iki grup da sağlam dayağı hakkediyor.
0
lazpalle
(07.05.26)
yanlış herkes yapsa da yanlıştır. doğru bir kişi yapsa da doğrudur.

ehliyet almak kanuni çerçevesi belirlenmiş olan trafik kurallarına uymayı gerektirir. o akış kurallara aykırıysa o akışa uymak yasal kuralları çiğnemektir. günümüzde ki yozlaşmanın en önemli nedenlerinden birisi insanların kuralları kendi çıkarları doğrultusunda esnetmeyi kendisine hak görmesi, sizin argümanınız gibi söylemlerle rasyonalize etmeye çalışması, kendisini de buna inandırması.
+2
Phoebe
(07.05.26)
"bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor."dan gerisini okumadım.
net haksızsın.
0
late viper
(21 saat)
Yapılan tüm yorumları tek tek okudum. İlginç olan şu ki, onlarca yorum içinde konuya gerçekten mantıklı bir argümanla yaklaşan tek bir kişi bile çıkmadı.

Daha da ilginci, ben hiçbirinize kaynak yapmadım ama hepiniz bana, ana bacı küfür etmekte beis görmediniz. Demek ki mesele gerçekten "kaynak yapmak" değilmiş. Sorun, fikir tartışmak yerine hakareti iletişim biçimi haline getirmiş olmakmış.

Bu duyuruyu silmeyeceğim. Yıllar sonra buraya gelen insanlar da burada nasıl bir yaklaşımın, nasıl bir insan profilinin hakim olduğunu görsün. Sizlerin birbirinizle kişisel meseleleri olabilir, buna diyecek bir şeyim yok. ama benim kimseyle kişisel bir derdim yok.

Meramını hakaret etmeden anlatamayan, fikrini küfürün arkasına saklayan herkese de buradan selam olsun.
-3
🌸momento
(18 saat)
öyle bir kaynak yapıyorsunuz ki, sizin arkanızdaki araçlardan bir tanesi bile bir saniyeliğine de olsa frene basmıyor, bir saniyeliğine de olsa ayağını gazdan çekmiyor.

üstteki cümleyi %100 garanti edebiliyor musunuz?

trafiğin akmamasının sebebi önüne kaynak yaptığınız arabanın bir saniyeliğine de olsa ayağını gazdan çekmesi. o araba 1 saniye ayağını gazdan çekiyor, arkasındaki araba 2 saniye ayağını gazdan çekiyor, onun arkasındaki araba ayağını gazdan da çekiyor, frene de basıyor.

yani trafiğin akmamasının sebebi sizsiniz.
+1
co2s2
(12 saat)
demek ki ya yapılan yorumları tek tek okumamışsın, ya da onlarca cevap içinde gerçekten mantıklı argümanla karşına çıkanlar sırf senin fikrini desteklemiyor diye mantıksız buluyorsun. ya da anlatmak istediğini doğru ifade edemiyorsun. zira onlarca cevap içinde sildiğim 1-2 tane küfürbaz dışında herkes gayet mantıklı argümanlarla neden yanılıyor olduğunu nazikçe ifade etmiş. milletin dertli olduğu bir konuda biraz sitemkar konuşmasını da bir zahmet sineye çekeceksin.
+5
kibritsuyu
(11 saat)
(18)

Sevgilinin yapış yapış yakın arkadaş grubu

seni tanıdığım güne lanet olsun
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor. Şimdi şöy
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor.

Şimdi şöyle bir durum var ki ben kadınlardan 2 tanesinin (X ve Y) benimkinden hoşlandığına eminim. X uzun yıllardır arkadaşı, kadın beğeniyor belli ki ama olmayacağının farkında. Bu kadınla ilgili başka biri geçen yıl bir şeyler söylemiş ve benimki de durumu fark edip araya mesafe koymuş diye de duydum başka birinden. Hadi onu geçtim.

Y olan ve benimkinin aynı zamanda en sık görüşerek iş yaptığı kadın ise resmen ona yaranmak için çırpınıyor. Sürekli sadece ona özel cilveli ses, çocuk gibi bir haller, neredeyse her cümleye yiaaa diye güya tatlılık yaparak başlama falan. Bu kadın 3 yıl önce iş yaparken aralarına katılmış ve yakın arkadaş grubuna öyle dahil olmuş. Aynı zamanda gruptaki bir başka erkek (ki benimki de onu çok sever) ilk zamanlarda Y'den hoşlanıyormuş ama Y onu kesin bir şekilde reddetmiş. Benimki o dönem ufak ufak aralarını da yapmaya çalışmış ama olmamış.

Şu an gruptaki az önce bahsettiğim X ve bu erkek kişi dışındaki herkes bu kadınla benimkini çok yakıştırıyor ve birlikte olmalarını istiyor açık açık. Zaten adam onlara beni tanıştırınca o erkek kişi dışındaki herkes soğuk davrandı bana, hala da öyle. Sürekli biz bize şuraya gidelim, biz bize bunu yapalım planları yapılıyor ama ben asla yokum. Benimki sürekli beni hatırlatıyor, dahil ediyor falan ama onlarla vakit geçirmek istemiyorum. Bana kendimi fazlalık gibi hissettiriyorlar. Ayrıca birlikte olduğum insandan hoşlanan kadınlarla veya onu başka bir kadına yakıştıran insanlarla ne kendim yan yana olmayı ne onun yan yana olmasını istiyorum. Benimkine desem ya ne alakası var, asla öyle hissetmiyorlardır falan der eminim. E adam da onları hem çok seviyor hem kaç yıllık arkadaşları ve alışmış sürekli onlarla olmaya. Geldim diye arkadaşlarından koparamam, zaten hakkım da yok.

Başka ilginç bir bilgi, benimki ne zaman biriyle flört etse birkaç aydan uzun sürememiş çünkü ya gruptaki kadınlar o kadını aşırı sevip aşkımmmm bebeğimmmm diye dibinden ayrılmamış ya da bana yaptıkları gibi soğuk davranmışlar. Ayrıca gruptaki hiç kimsenin uzun yıllardır hiç ilişkisi hatta flörtü bile olmamış. Buna o kadar şaşırdım ki. Yılbaşında bile nolur sana gelelim diyerek sabahtan benimkinin evine geldiler, biz gece 3 gibi eve gelip onlara katıldık. Bir tek ev arkadaşı olan bir erkek ve zamanında Y'den hoşlanan erkek arada flört falan deniyor ama o da sürmüyor. Bana çok hastalıklı geldi bunların hali bir noktada ya.

Bir iki ay önce adamın doğum günüydü ve evinde baş başa vakit geçirelim dedik ki bir de bunu arkadaşlarına haber verecek halimiz yok zaten. Akşam kapı çaldı ve balonlar, pastalar, kamera elde ve açık falan doğum gününü kutlamaya gelmişler. Bana da aaa biz seni unutmuştuk ya hiç aklımıza gelmedi dediler. Sonunda git de denemedi ama gecemiz ve ertesi günümüz rezil oldu çünkü sabaha kadar kaldılar.

Mesela bazen X'in canı sıkılıyor ve ya sende kalmaya geldim diyerek gelip benimkinde kalıyor o diğer 2 erkek de evdeyse. Ya da Y bazen ya kahvaltı hazırlamaya geldim diye eve gelip bu 3 erkeğe sabah kahvaltı hazırlıyor, dur bir de börek açayım diyor akşama kalıp falan. Erkekler de abi bu kız tam evlenilecek kız değil mi ya diyor güya şakayla ara sıra. Evde geçen hep birlikte oturuyoruz ve kahve makinesini bulamadım. Y diyor ki sen şimdi bilmezsin yerini, onu ben alttaki dolaba koydum.

Ya sizin bizim ilişkimizde yeriniz ne? Sizin bu adamın evinde işiniz ne? Biz niye bu ilişkiyi futbol takımı gibi yaşıyoruz? Erkekler de dahil siz niye bu adamın evinden çıkmıyorsunuz? Biliyorum esas problemli olan benimki çünkü yıllardır asla sınır koyamamış. Bir de herkes yerini bilir özellikle iş söz konusuysa diye onlara hadlerini bildirdiğini falan sanıyor ama alakası yok.

Adamın bunlar dışında her şeyinden memnun sayılırım ama ona söylesem özellikle Y ve erkeklerin tavrını asla konduramayacağını, kabul etmeyeceğini düşünüyorum. Sonradan gelip adamın herkesle arasını bozan da olmak istemediğim için özellikle bu insanlara karşı rahatsız olduğumu da pek belli etmedim ki etsem de toplu halde inkar edip beni kötü yapacaklarına eminim. Ben hiç uğraşmayıp bu aile olmuş insanları birbirine bırakıp gideyim mi ya? Ya da şansımı denemek adına bir benimkine söyleyip en sonunda onun gözünde muhtemelen fitne fesat olayım mı? Aslında kaç aydır rahatsızım ama bugün yine bir şey oldu onun üzerine sormak istedim. Yaşananların çoğunu yazmadım bile, bunlar sadece iki üç küçük şey. Yaşlar 35 ve üstü. Sadece ara sıra bunun evinde kalan 2 erkek kişisi 30'ların başında.
-1
seni tanıdığım güne lanet olsun
(04.05.26)
Erkek arkadaşınızın tavrı net gibi, onun için bu bahsettiğiniz iki kişiyle ilgili bir endişeye gerek yok gibi görünüyor anlattığınız kadarıyla.

Şöyle ki, elinizdeki malzeme bu. Bu kızlarla ilişkinin bu aşamasında rekabete girerseniz kaybedersiniz.

Sizin arada kalmış halinizi kurtaracak tek davranış sanırım "yerinde ağır olan" insan olmak. Rekabet etmemelisiniz. Bu senaryodan ancak özgüvenle çıkılır heralde. Her şeye onay verin demiyorum, ama yeri geldiğinde erkek arkadaşınıza sakin şekilde "ne alaka anlamadım, sizin bazı şeyleriniz bana uzak ama senin çevren, bildiğin gibi yap" tavrını da gösterebilirsiniz. Sizin olaya bakışınız bu çünkü.

İlişki ilerler ve olgunlaşırsa belki o zamana kadar siz de ortama ısınırsınız veya o aşamada daha farklı bir tavır takınabilirsiniz. Ama bu o zamanın konusu.
+4
akhenaten
(04.05.26)
Cemaat yapılanmasının içine düşmüşsün kolay gelsin. Yıllar içinde baya katılaşmıştır. Aralarına almazlar.
Akhenatenin dediği gibi özgüvenini kaybetmeden sağlam basmaya çalış. Artık gerisi seninkine kalmış. Cemaat olarak mı devam edicek yoksa başka bişeyi yaşamaya cesaret edicek mi bakıcaksın.
+5
benim bir gizli bildiğim var
(04.05.26)
Bir sitcom evrenine düşmüşsünüz gibi adeta.
+5
peki madem
(04.05.26)
flortum degil de arkadas cevrem vardi bunlari bir arada tutan seyin ne oldugu belli, ben dayanamadim seviyesizliklerine. aileniz yok diye herkesi aile zannetme olayina bi son verelim ayrica aileler bile bu kadar gevsek olmuyo. biz daha kendi esimizle “me time”lar, kisisel alanlar kavgasi yaparken bunlarin kaynana gibi her dk tepede bitmeleri ciks biz almayalim.

iliski stiliniz ve sikayetleriniz hakkinda acik ve sakin bi diyalog yasanmali. uzaklasirsa da uzaklassin sonrasi adamin kendi tercihi olur uzaklasmazsa da siz yolunuza bakarsiniz. boyle yetiskin ergenlere bir gun bile ayirmak zul
+4
ala09
(04.05.26)
Nasıl olsa sevgililik moduna geçince dört beş aya ayrılırsınız siz de, birbirinizin düzenini bozmayın, bu kişiler neticede sonradan düşmemiş hayatınıza hep varmış, sen de bile isteye bu sisteme dahil olup şimdi de şikayet ediyor gibisin, yapacak bir şey yok.
+3
kizil karga
(04.05.26)
ortam hiç samimi gelmiyor. siz gruba sonradan girdiginiz icin disaridan bir gozle daha net gorebiliyorsunuz ama erkek arkadasiniz maalesef fark etmiyor ya da ortami bozmamak icin bisey demiyor. En ustteki yoruma katiliyorum. Rekabete girip ortami bozan sanki sizmissiniz gibi olmayin ama iliskiniz derinlestikce erkek arkadasiniz da sizi anlayacak konuma gelecektir. Digerleri de yapmaya calistiklari seyden vazgecer gibime geliyor eger sizden istedikleri tepkiyi alamazlarsa.
+1
acelaacedebela
(05.05.26)
of of of, evlerden ırak ortam. sizin de dediğiniz gibi, elemana anlatsanız bile kabul etmeyecek ve bir şekilde siz kötü olacaksınız. en temizi yol yakınken bu toksik ortamdan kurtarın kendinizi (bir özeleştiri olarak bekara karı boşamak kolay diyeyim burada). içinizde kalmasın istiyorsanız da ayrılırken elemana şöyle açıklama yapın: “çok toksik ve vıcık vıcık bir arkadaş grubunuz var ve ben bu yaştan sonra böyle bir ortam içerisinde olmak istemiyorum. sana da tavsiyem, bundan sonra sürdürülebilir bir ilişkin olmasını istiyorsan ya bu gruptan uzaklaş, ya da x/y kaltaklarından (bu lafı söylemeniz lazım, yoksa istenen etkiyi yaratmaz) biri ile birlikte ol. başka türlü ilişki yürütemezsin.”. sonrasında sizi vazgeçirmeye çalışır, “aman gruptan uzaklaştım, arama mesafe koydum vs.” derse de geri adım atmayın, zira dediğini yapıp araya mesafe koysa bile ileride bunu size karşı illaki kullanır. “ben senin için 15 yıllık arkadaş çevremden vazgeçtim” lafını duyarsınız.

son olarak bu elemanın x ve y’nin ilgisini anlamaması, diğer elemanlarla bunun muhabbetini yapmaması mümkün değil. bu ilgi, bu ortam elemanın hoşuna dahi gidiyordur.
+2
shadowfollower
(05.05.26)
öğrenciyken bu kadar okusam mühendis olurdum. bi özet geçeydin abla.
+2
faberkastelli
(05.05.26)
valla bu yazdığınıza göre en normal kişi sizsiniz, sakın kendinizi suçlamayın. temel problem ise erkek arkadaşınız. orada tarikat yapılanması var, kaçın kurtulun.

Erkek arkadaşınız hem patron hem de grubun merkezi olduğu için bu 'hayran olunma' ve 'vazgeçilmez olma' durumundan içten içe besleniyor olabilir. Sınır koymamasının sebebi; ya bu durumun nezaketsizlik olduğunu gerçekten anlamıyor (ki bu daha kötü) ya da arkadaşlarını kaybetme korkusuyla herkesi mutlu etme rolüne aşırı yapışmış durumda.

bir de kendisine ; Senin evinde kahve makinesinin yerini benim değil de bir başkasının bilip bana söylemesi, bizim mahrem alanımızın kalmadığını gösteriyor. Sen benim evime gelsen ve başka bir erkek arkadaşım 'o orada değil şurada' dese ne hissederdin? diye sorar mısınız? valla çok merak ettim yanıtını.
+4
galahad reloaded
(05.05.26)
muhtemelen adaya veda eden isim sen olacaksın. zaten en hayırlısı da bu. habersiz doğum günü için kapıya dayanıp sana haber vermemeleri vs sevgilinin bile rahatsız olması gereken bir durum. ama etmediğine göre o grup içindeki konumun belli zaten.

adamın da kadınlardan gelen ilgi alakanın farkında ve bu durumdan hoşnut olduğuna neredeyse eminim.

ben olsam maddeler halinde bi kağıda yazar, ezberler, sonra sunum yapar gibi karşısına çıkardım. böyle böyle olması normal mi diye kendisini bi sorgulardım. muhtemelen salağa yatacaktır ve ciddi bi adım atmayacaktır. bu da senin gidiş biletin olur.
+2
elorelia
(05.05.26)
siz anlatirken ben sıkıldım.
0
sinematikcrop
(05.05.26)
genelde bu tipler hayatsız oluyor. kabile tipi yaşamayı modernlik, nyc tipi yaşam tarzı olarak görüyorlar.

ilkokul ve lise yıllarından tanıdığım sonra da vine ünlüsü olup patlayıp giden böyle bir arkadaş grubunun birtakım üyeleriyle instagramdan takipleşiyoruz. sizin bahsettiğiniz bir şekilde hayatları var hatta siz öyle anlatınca acaba onlar mı dedim. adeta bir sosyal antropolog gibi inceliyorum onları gangbang tarzı yaşıyorlar.

bence bacım sen kaç kurtar kendini bunlar gün olur birbirleriyle evlenir boşanır çocukları evlenir onlar da boşanır böyle simbiyotik bir yaşam.
+1
Hallegadola
(05.05.26)
muhtemelen çok yıpranıp ayrılmak zorunda kalacaksın zaten. bence şimdiden uzaklaş, adam mı yok memlekette.
+1
antihero
(05.05.26)
@Hallegadola

Gangbang tarzı ne oluyor tam olarak?
0
himmet dayi
(05.05.26)
Makul argümanlarla sıkıntımı belli ederdim ben olsam. Hani kıskanç sevgili gibi değil de hangi olayların size nasıl hissettirdiği, sizin hayalinizdeki ilişki şekli gibi ve nelerden neden rahatsız olduğunuz gibi. Karşı taraftan saçma bir cevap gelirse de yallah defolsun gitsin.
+3
inawen
(05.05.26)
O ne yahu "friends", "how i met your mother" evi gibi :))

Kendinizi ortama adapte etmek dışında şansınız yok, ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin durumu var.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
nick-entry uyumu :)
0
banach
(06.05.26)
siz hep sorun "arkadaş" olan kişilermiş gibi anlatmışsınız ama burda ki en büyük red flag erkek arkadaşınızın kişisel alanlarını çizemeyen, alan işgalini normal bulan, arkadaş grubu dinamiği/mahremiyet kavramları yokmuş vb. şeklinde davranması. bütün bu olanlar "arkadaş" kişilerinden bağımsız olarak erkek arkadaşınızın onlara açtığı oyun alanında yaşanıyor. o açıyor yanı bu alanı onlara komple. siz bunu kabullenmek yerine onun açtığı alanda tepinen arkadaşlarına kurulmuşsunuz.

sizin tek bir muhatabınız var, erkek arkadaşınız/onun kişiliği. şapkanızı önünüze koyup ben böyle biriyle olmak istiyor muyum diye soracaksınız, tek dengeli çözüm yolu da bu. boşu boşuna diğerleriyle ilgili durumları zihninizde köpürtüp kendinizi yormayın yani, bu yöntemden sağlıklı bir karar çıkmaz.
0
Phoebe
(2 saat)
(5)

Kaygi ve bekleyis

Purple life
Bir haber beklerken kaygiyi azaltmak icin napabiliriz?
Bir haber beklerken kaygiyi azaltmak icin napabiliriz?
-1
Purple life
(20.04.26)
zor donemlerden gecerken (is stresi vs dahil) hep sunu hatirlatirim kendime "hangi zor zaman gecip gitmedi? hangisini atlatmadim? Hepsi gecti gitti. bu da gececek, hayat devam edecek."
+2
sttc
(20.04.26)
Ne gerek var diye düşünüyorum
Eskiden kargo beklemek bile heyecan vericiydi şimdi saldım çayıra birileri kayira
-1
artıküyeolmakistiyorum
(20.04.26)
Nasılsa olay yaşanmış ve sonuç bekleniyor. Yaşanan olay neyse değiştirilemeyeceğine göre kaygı yapmakla da elime bir şey geçmeyecek diye düşünüp uzaklaşmaya çalışıyorum ama anksiyetesi yüksek bi insan olduğum için çok üstüme geldiğinde ya kalkıp bi dolanıyorum ya da kendimi çok mutlu hissetiğim bi zamanı hatırlatcak bi müzik açıyorum.
0
truf
(20.04.26)
odağımı değiştirmeye çalışıyorum genellikle, neşeli bir arkadaşla sohbet, yürüyüş, yemek tarifi denemek vb.

ya da şu moda giriyorum;
youtu.be
+1
Phoebe
(21.04.26)
Odak değiştirmek +1

Bir de ben sonucun olumlu/güzel/hayırlı olacağını düşünmeye çalışıyorum. Bu şekilde düşündükçe konudan daha uzaklaşıyorum.
Olumsuz düşünceler girdap gibi, düşündükçe daha çok insanı çıkmaza sürüklüyor.
0
öylesinebiri
(21.04.26)
(8)

Sıra bana gelince kimsenin benim derdimi dinlememesi?

skr1292
etrafımdaki çoğu arkadaşım sıkıntılarını sorunlarını anlatıyor tavsiye vermemi istiyor ama ben kendim bir sorunumu anlatınca kısa cevap verip lafı kendilerine çeviriyorlar.biri gerçekten merak ettiği için en son ne zaman “nasılsın” diye sordu hatırlamıyorum.nerede hata yapıyorum sizce?
etrafımdaki çoğu arkadaşım sıkıntılarını sorunlarını anlatıyor tavsiye vermemi istiyor ama ben kendim bir sorunumu anlatınca kısa cevap verip lafı kendilerine çeviriyorlar.

biri gerçekten merak ettiği için en son ne zaman “nasılsın” diye sordu hatırlamıyorum.

nerede hata yapıyorum sizce?
0
skr1292
(06.04.26)
denge kuramiyoruz biz sanirim ya. gercek arkadas bulmak cok zor dediginiz olayi ben de yasadim cokca.

anlatmak istediginiz bi seyler varsa ben dinlerim
0
aguen
(06.04.26)
Sizi anlatan değil dinleyen arkadaş olarak kodlamış olabilirler.
Empati seviyesi yüksek biri olabilirsiniz.
Yardımsever herkese çozum sunan biri olabilirsiniz.
Tavsiyem biraz kendi meselelerinizi daha çok kendi gundeminizde tutmak olabilir. Mesela bı arkadasiniz yine kendi derdinden bahsediyor, deyin ki benim başımda hala şu sorun var bunu çözmeden sana faydam olmaz. Veya telefonla aradı başladı kendi derdini anlatıyor, odaklanamiyorum şu sıkıntımdan dolayı deyip ya konuyu kendinize çevirin ya da yine aynı sebebi söyleyip konuşmayı sonlandırın.

İnsanlar biraz dinleyen yardimseven birini görünce suistimal edebiliyorlar günümüzde birçok insan da maalesef dünya benim etrafımda dönüyor sadece benim derdim var en büyük dert bende herkes benle ilgilensin tavrında.
+1
egerbiryolcu
(07.04.26)
Derdi sıkıntısı olmayan ya da ketum paylaşmak istemeyen biri izlenimi veriyor olabilirsin. Mesela yüz ifadenden o gün canın sıkkınsa bile anlaşılmıyor olabilir
+1
pembediken
(07.04.26)
çok benmerkezci insanlarla arkadaş olmuşsun da ondan. geçenlerde gerçekten sırf benim derdimden dolayı oturulan masadan başka bir arkadaşımızın derdine üzülerek kalkmıştık. muhtemelen senin arkadaşların da böyle tipler. bir de dışarıya istemli ya da istemsiz ben çok güçlüyüm, her şeyi kendim hallederim mesajı verdiysen dinlemezler seni :) sen de onları dinleme bundan sonra, ben öyle yapıyorum
0
black holes in the sky
(07.04.26)
hayatınız görece derdinizi dinlediğiniz arkadaşlarınızdan daha mı güzel maddi ve manevi olarak. benim bi arkadaşım vardı her derdini dinlerdim. çok maddi sıkıntılar çekiyordu falan. ben görece ondan daha iyi maddi koşullara sahibim. benim dertlerimi ciddiye almazdı. en son evlendiğim dönem olan klasik dertlerle ilgili bir şey anlattığımda hiçbir yorum yapmayıp "takma kafana ya o değil de kanka benim kız (2 yaşında kızı vardı) çamaşır sepetinden kendi çamaşırlarını ayırabiliyor." dediği an kafamda arkadaşlığımı bitirdim 1 ay sonra da ghostladım o zamandan beri hiç konuşmadım. benim derdimi dinlemeyenle arkadaş falan olamam ya çünkü ben herkesin derdini dinliyorum. ben derdimi anlatınca "takma yaaa" deniliyor.
+2
matilda
(07.04.26)
kimse kimseyi dinlemiyor hadi dinlemiyor, anlamıyorda. eğitim seviyesiyle alakalıda değil. dün odtülü bir abiyle denk geldim o da dinlemiyor. kahvedekiler zaten dinlemiyor. çağımızda artık yaygın bir sorun bu.

nasılsın diye soran çok az insan var. insanlar eşlerine bile günü nasıl geçti demiyor, o sebepten senin sorunun onlara göre daha sorun değil.
-1
mikahakkinen
(07.04.26)
şayet dışarıya "her şeyi kendisi halleden, yardım istemeyen" bir görüntü veriyorsanız, bunlardan olabilir. bu tür farkında olmadan çizilen güçlü, iş bitirici, kendine yeten, akıl danışılan profiller çoğunlukla çocukluğunda ihmale uğramış ve her şekilde her şeyi kendi halletmek zorunda kalmış kişiler oluyor.

bu tarz bir imajınız olabilir mi? bu tabi ki size nasılsın dememelerini tamamen meşru kılmaz ama durumu anlaşılır, dolayısıyla da çözülebilir kılar.
+1
Phoebe
(07.04.26)
Böyle olanlar hayatımdan bir şekilde çıktı şükür, keşke daha önce çıksalarmış.
+1
gadlemler
(08.04.26)
(17)

İlk defa Duyuru'dan birisiyle yüz yüze tanıştım

silverleaf
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burad
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burada dedirten buluşmalar yaşadınız mı hiç?
+7
silverleaf
(30.03.26)
Kimleri konuştunuz anlat bakalım :)
-15
arbre
(30.03.26)
Valla bir sürü tanıdık kullanıcı adı olan kişiyi konuştuk ama kimse hakkında düzgün bir şey de bilmiyormuşuz. :D
0
🌸silverleaf
(30.03.26)
Buluşma yaşamadım.

Benim hakkımda neler konuştunuz? Umarım güzel şeyler soylemişsinizdir 😂
0
rock n roll
(30.03.26)
Evet, çok... ozellikle bir tanesi de içimde ukte

Size de mutluluklar xd kafa dengi hemcins arkadas bulmak hariku
0
üğpoıuy
(30.03.26)
iyi böbreğini çalmamış he. yıllar önce biriyle tanıştım, torbaci çıkmıştı
-1
runaway
(30.03.26)
Bundan 10 sene kadar önce duyuru radyomsu bir şey var oldu kısa bir süre. Yani radyo desen değildi ama tam adını da hatırlamıyorum. Bir nevi chatroom gibi bir şeydi aslında duyurudan insanların gelip takıldığı.
Ortaya youtube üzerinden bir şarkı açılıp, geyik yapılıyordu. İsteyen sesli konuşuyor, isteyen yazıyordu. Bir süre sonra ister istemez her gece düzenli orada takılan çekirdek bir kadro oluşmuştu. Hatta emin olmamakla beraber sonradan telegram grubu mu bir şey de kurulmuştu.
Onlardan biriyle kadıköyde görüştüm bir kere. Buluşmak değil de yani, ayak üstü görüştük. Fotoğraf çekilip, ekibin geri kalanına atmıştık.

Ben duyurudaki çok bariz delirmiş profiller dışında kimseye dair fikir sahibi olmadığımdan dedikodu olmamıştı :(
0
cay koy geliyorum
(30.03.26)
Hatırladığım kadarı ile altı kişi ile filan tanistim. (On beş yıl içinde)
İlk tanıştığım, aynı üniversitede okuduğumuz kullanıcı hayatımın bir kısmını zehir ettiği için uzun yıllar duyuruyu kullanmamış tövbe etmiştim. Ne korkaklık ne cahillik. Selam olsun. Güzel dersti.

Sonra tanıştığım insanlar tatlı tatlıydı.

Terapistimi bile burada tanıştığım hemcinsim bir arkadaşım sayesinde bulmuştum. Kaç yıldır devam ediyoruz. Hey gidi.

İlk kedimizi de buradan sahiplenmiştik, nasıl yazmayı unuturum.
0
a perfect lie
(30.03.26)
Ben de yıllar yıllar önce görece soğuk bir zamanda kamp yapacağım için uyku tulumunu ödünç verebilecek var mı diye sormuştum.

Faruk isimli bir abi bana North Face'in kaz tüyü bir uyku tulumunu ödünç vermişti. Hayatımda o kadar sıcaklamadım ve tulumun başına bir iş gelir korkusuyla da bütün günü endişeyle geçirdim çünkü bir maaşım kadar falandı muhtemelen fiyatı :)

Buradan tekrar kendisine teşekkürlerimi sunayım. O zaman bir şey ısmarlamamı da kabul etmemişti gibi hatırlıyorum çünkü.
0
chicha_v2
(30.03.26)
dedikodu detayı itici gelse de ve tanıştığım kişi sadece eski duyuru nickimi bilse de, yazayım.
10 yıl kadar önce, bi avrupa başkentiyle ilgili bir sorumun üzerine attığı mesaj sayesinde, dünyanın en tatlı insanlarından biri ile tanışmıştım. şehre gittiğimde, hiç o yönde bir talebim olmamasına rağmen, kendisinin ısrarlarıyla çok güzel üç yere götürmüştü beni <3 duyuruda yıllardır yazmıyor sanırım ve sosyal medyayı da pek sevmiyor ama arada mesajlaşıyoruz. hayalimiz, onun iznine denk getirip, birlikte benim tatil mekanıma gitmekti; bilmem gerçekleşir mi..
bu arada günlük hayatımda tanıdığım ve duyuru kullanan kimse yoktur umarım :/
-6
lil siztah
(30.03.26)
Internetten cok ama cok kisiyle tanistim ama eksi sözlük ve duyuru bunlardan olamadi. Tanismak da istemem sanirim anonim olmak daha güvenli. Bir sürü seyimizi özelimizi yaziyoruz burada.

Birkac duyurum öncesi cocuk yapip yapmamak üzerine. Böyle bir seyi kimseyle konusamam ben.
+2
Purple life
(30.03.26)
ay ne güzel, daim olsun arkadaşlığınız. benim sözlük kullanıcısı birkaç arkadaşım var (sadece biriyle sözlükten tanıştık), ama duyuruyu kullanmıyorlar
0
mezzosprite
(31.03.26)
Çok fazla kişi ile yüzyüze görüştük burada güzel dostluklarım oldu
0
basond
(31.03.26)
bir meslektaş kardeşimle tanıştım. sayesinde o dönem çalıştığı firma ile çok güzel ticaret yaptım, yaklaşık 13-14 yıldır da ticaretimiz devam ediyor. kendisi de şu anda ülkenin gururu projelere imza atıyor.

onun yanı sıra ekşi sözlük yazarlarının kurduğu bir beşiktaş grubumuz var. içerisinde çok kıymetli insanlar var. hepsi yaşını başını almış, hayatta bir noktaya evrilmiş insanlar.

internetten biriyle tanışmak gibi kümeyi büyütürsek, eşimle icq' da tanıştım :)
0
galahad reloaded
(31.03.26)
buradan edindiğim çok güzel arkadaşlıklarım var. yurtdışına taşındı mesela biri, daha geçen hafta izmir'e geldiğinde buluştuk, sarmaştık. yine burda tanıştığım bir çift var, düzenli görüşemesek de kimin bir şeye ihtiyacı olsa diğeri elinden geleni yapar. gibi gibi.
0
Phoebe
(31.03.26)
ben de bi tanesiyle tanışmıştım, şimdi sebebi uzun girmeyeyim ama yemeği ben ödeyecektim, masada ödeyip wc'ye gittim. bu koca yürekli arkadaş da gelen para üstüyle bahşiş vermiş garsona :d kimseyi de çekiştirmediydik, sıfır kazançla ayrıldım yanından...
aslında uzun yıllardır duyurudayım ama sanırım bütünlüklü bir persona yaratma konusunda iyi değilim ve buraya kendimi çok fazla açmadım. yoksa belki benim de arkadaşım olurdu, evlenenleri falan görünce bunu düşünüyorum.
0
suyin
(31.03.26)
ekşi'den çok güzel arkadaş ortamım oldu. Üni hayatım sayelerinde çok renklendi, Istanbul'da aktif olarak görüştüğüm 17-18 senelik arkadaşlarım var ama burada ben çok asosyalmişim ahah mesajlaştığım bile olmadı
0
croswell
(31.03.26)
Ben burada zamaninda 50kisiden fazla katilimli ZIRVE düzenledim, kadikoy komsular zirveleri vardi… nelerr neler gördü duyuru. Cok güzel insanlar var burada, güzel seyler bunlar:)
0
c1b2k3
(31.03.26)
(15)

Facebook kullanıyor musunuz?

lil siztah
Boomerlar, soru başlıkta. Bu sosyal ağ ben yüksek lisanstayken çıkmıştı. Bilg. Müh. sınıf arkadaşlarımızdan biri, daha kimsenin haberi yokken hemen eklemişti bizi. Hatta sonraki sömestır’daki arayüz dersinde bunun kullanıcı dostu olup olmadığına dair ödev hazırlayacağız diye günlerce her yerini kurc
Boomerlar, soru başlıkta.
Bu sosyal ağ ben yüksek lisanstayken çıkmıştı. Bilg. Müh. sınıf arkadaşlarımızdan biri, daha kimsenin haberi yokken hemen eklemişti bizi. Hatta sonraki sömestır’daki arayüz dersinde bunun kullanıcı dostu olup olmadığına dair ödev hazırlayacağız diye günlerce her yerini kurcalamıştık. Caps’leri duruyor hala, çok basitti ilk çıktığında..

Neyse, o zamandan bu yana kullandığım tek sosyal medya uygulaması ola gitti. Insta, twitter, TikTok falan kullanmadım hiç. Avrupa ve Amerikalılar hala hatırı sayılır ölçüde kullandığından, haberler, müzik grupları, kültür-sanat etkinlikleri gibi konularda hala tatmin edici içerik mevcut bence. Ama yakın çevremde genel kanı “Facebook mu kaldı be!” şeklinde.. Şahsen messenger uygulamasını da seviyorum; vatsap kullanmadığımdan aile içinde onunla devam ediyoruz.
Sizde durum nedir?
📊 Face var mı?
Evet %43.3 (13)
Hayır %56.7 (17)
0
lil siztah
(28.03.26)
facebook'a girmiyor degilim, ama kullanmiyorum. tek kullanim alanim market place'de bir seyler satmak onu da cok nadir yapiyorum zaten. okullarin gruplari falan var, ama spesifik olarak o sayfalara gitmezsen facebook'un algoritmasi o icerigi hemen gostermiyor o yuzden bilgiyi kaciriyorsun, acayip inefektif. Onun disinda zaten esin dostun ne durumda oldugunu, resimlerini falan takip ettigim hic bir sey kalmadi nerdeyse, tum diger sosyal medya AI slop ve influencer çöpü ile doldugundan.
+1
compumaster
(28.03.26)
Reddit disinda hic sosyal medyam olmadı.
+3
duster
(28.03.26)
etrafimdaki bunak cetesi ile ordan iletisim kuruyorum.
bir de son zamanlarda marketplace baya isime yaramaya basladi cunku eski seyleri cogunlukla yaslilar satiyor, ben de antika falan pesindeyim.
+2
cooperr
(28.03.26)
sosyal medya olarak kullanmıyorum aktif arkadaşım da kalmadı gibi birşey. ama çeşitli teknik gruplar ve ikinci el sayfaları için arada girip bakıyorum.
+1
orpheus
(28.03.26)
telefonumda yok. haftada bir pc den bakıyorum gibi. yabancı DIY gruplarda aktif olanlar verimli gayet.
+1
dorian greyfurt
(29.03.26)
Marketplace ve eski dostlarla iletişim için kullanıyorum.
+1
runaway
(29.03.26)
Meta firmasının WhatsApp dahil tüm ürünlerini boykot ettiğim için, kullanmıyorum. 2008 gibi kullanıyordum. Sonrasında hesabımı kapatıp takma isimle bir hesap açıp kullandım bir müddet. Asla telefonuma uygulamasını falan yüklememiştim. Adamlar whatsapp’i satın alıp bir güncelleme yaptılar, bir baktım, telefon rehberimde ne kadar insan varsa, facebbok sahte hesabım için arkadaş olarak öneriyor. O gün facebook ile vedalaştım.

Günümüzde en çok, spesifik bazı işler için (mesela, uyumlu 2. El lcd ekranı arama) facebook gruplarına girmeye ihtiyaç duyabiliyorum. Meta gibi insana saygısız, karakter yoksunu bir firmayı çok katı bir şekilde protesto ettiğim için, bu tarz ihtiyaçlar için dahi kullanmıyorum.

Gözlemlediğim kadarıyla, 55 yaş ve üstü artık facebook’tan ziyade instagram’da takılıyor.
+2
yadigar
(29.03.26)
Facebook benim cok isime yarayan bir platform. Marketplace'de 7 tane araba sattim. Spor aletleri sattim. Birkac tane atv sattim. Eski mobilyalari sattim. Cok uygun fiyata aldigim seyler oldu. Bunun disinda yurt disinda bazi arac forumlarinin cok faydasini gordum. Kilic kullanma okulu buldum. Aktif olarak ders aliyorum. Zirh giyip kavga ediyoruz. Anlik polis guncellemelerini, kayip kisileri, olani biteni Facebook'tan takip ediyorum. Yasadigim bolgede en yogun kullanilan sosyal medya platformu oldugunu dusunuyorum.
+1
ContextualizedChaos
(29.03.26)
ilk çıktığında komikti. akvaryumuma balık ekle, dürtme, osmanlı pokesi, anketler, karşılıklı etkileşim kurabileceğin uygulamalar. sözlükte hala "yaran facebook durum güncellemeleri" diye aktif başlık var. kimse facebook'ta durum güncellemiyor ama başlığına yazıyor. durum güncellerdin, herkes görür yorum yapardı. fotoğraflarını yükler albüm albüm paylaşırdın.

artık o özellikleri gerçekten boomer'lar kullanıyor. 47 yaşındayım. facebook'um var ama fotoğraf yükleyeyim, durum paylaşayım şeklinde kullanmıyorum (instagram'a yükleyince otomatik facebook'a da yükleniyormuş sonradan fark ettim).

lakin hala kullanıyorum. muhasebe bilenler topluluğu var mesela, meslekle ilgili soru cevap yapabiliyorsun. yani bir soru sorayım, altına cevaplar gelsin diyebileceğin başka bir platform yok. whatsapp ve telegram grupları da var, soruyu soruyon hop kayıp gidiyo, sonra ara ki bulasın, kim ne cevap vermiş.

ya da plak pazarı var. plak satıyorlar, plak mezatları oluyor. adam post açıyor, yorumlarda mezat yapıp plak alıyorsun. ya da yorumlara plağı paylaşıyor, aldım diye cevap yazıp alıyorsun. bunu da yapabileceğin başka bir platform yok.

kullandığın arabaya özel gruplar var mesela, aracınla ilgili kafana takılanı soruyorsun, aklıselim insanlar cevaplıyor. dalga geçen troller de çok var ama takılmazsan gayet faydalı bilgi ediniyorsun.

velhasıl foto atayım, burcucum çok güzel çıkmışsın, köyümüzün gururu aslan yeyenim yorumları falan yapmıyorsak da aktif şekilde kullanıyorum hala.
+3
kibritsuyu
(30.03.26)
Onun yerine şu günlerde www.mevzuatraporu.com 'u deniyorum
-3
general hiyar
(30.03.26)
Ben ilk ciktigi donemlerden sonra uzun sure kullanmamistim. Bir sebepten girdim, artik cikamiyorum. Instagram'dan daha fazla ilgimi cekiyor. Ilgimi ceken gruplara katildim falan. Bence algoritmasi insani epey bagliyor.
+1
mbond
(30.03.26)
kendim paylaşım yapayım gibi bir durumum yok ama etkinlik, forum ve grup tarzı konularda, vefat duyurusu vb. durumlarda favorim hala ve açık ara facebook. o kadar çok faydalandım ki şu perimenopoz sürecinde facebook gruplarından (özellikle ingilizce/yabancı), resmen şikayetlerim dörtte bire indi oradaki tavsiyeleri araştırdıkça. ayrıca hala favori kitap ve sinema gruplarım orda. instagram hesabını zaten daha 3-4 ay önce açtım, hiç gerek de duymuyordum.
+1
Phoebe
(30.03.26)
mağazalara yeni ürün bulmak için kullanıyorum 1 1.5 senedir, o kadar faydasını gördüm ki, aynı malın fabrika fiyatı 100 birimse bu adamlar 70'e satıyor. üstüne esnaf adamlar seninle arkadaş oluyor bir şeye ihtiyacın olduğunda o adamları arıyorsun ve çözüyorlar. ve bunu kâr amacı gütmeden yapıyorlar.(benim tanıştıklarım özelinde) o yüzden Facebook 30 yaşından sonra benim için gerçek bir network ağı oldu diyebilirim.

Sektör: Ev tekstili

edip: 8 nisanda denizliye gideceğim görüşeceğim adamların 70%'iyle facebook'tan tanıştım.
+1
dirildimde geldim
(30.03.26)
Facebook ve Twitter'ım yok.
İnstagram'da sadece 2 fotoğrafım var.

Sosyal medya ile ilgim bu kadar. :)
+1
rakicandir
(30.03.26)
facebook, twitter, intagram vb. yok, hiç olmadı.
kendi telefonuma whatsapp kuralı 1 yıl olmadı.

ekşisözlük, ekşiduyuru, ekşibition* üçgeninde takıldım.

9gag ve reddit var ama sosyal ağ denir mi bilemedim*.
+2
late viper
(30.03.26)
(11)

napıyorsunuz dedeler?

lil siztah
cuma'ya mı gittiniz? tansiyonunuz mu düştü? yanlarınız mı ağrıyor? sesiniz çıkmıyor.. :D
cuma'ya mı gittiniz? tansiyonunuz mu düştü? yanlarınız mı ağrıyor? sesiniz çıkmıyor.. :D
0
lil siztah
(27.03.26)
Cuma’ya gidemedim, hastayım, boğazım ağrıyor, her tarafım sızlıyor… :)
Dizleri de pufa uzatmış durumdayım şu an, terliyorum…
0
yadigar
(27.03.26)
39,99 patron çıldırdı yüksek indirimde bizim yaşlarda hala 40 ı kabullenemedik, bu modla devam :)
0
gneral
(27.03.26)
oglen gittim ev gosterdim birine.
isi geldim simdi rapor yaziyorum.
tirmalamaya devam..
0
cooperr
(27.03.26)
@yadigar, geçmiş olsun. Vallahi bu aralar herkesler hasta..

Beni de işyerinden bir arkadaş aradı, feci içmiş; tam 3,5 saat sarhoş muhabbeti dinledim :/
0
🌸lil siztah
(27.03.26)
alkol sonrası recovery ve bir de yakını tam görememe hariç fiziksel bir zorluk hissetmiyorum açıkçası.
0
orpheus
(28.03.26)
@orpheus, yakını görmekte zorluk yaşadığımı ilk kez geçen Kasım’da girdiğim yds’deki soruları okurken farkettim :) İşin komik tarafı sınavda diyalog doldurma sorularından biri de tam da bunun üzerineydi. Hasta doktora diyor ki, bunun çaresi yok mu? Doktor da, 40 yaştan sonra hemen herkeste görülür ve tedavisi yoktur diyordu :/
0
🌸lil siztah
(29.03.26)
20 yaş sonrası at gibi alkol sigara ama hala (45) majör bir sorun çıkmadı ne güzel. 1 senedir kitap okurken yakın gözlük kullanma başladı. bi de alkol sonrası recovery çok uzun zaman almaya başladı. sabah 4 te rakı masasından kalkıp 8 de işe giderdik 30 lu yaşlar başı, artık mümkün değil böyle bir şey.
30 lu yaşlar başından sonra hafif ağırlık antremanını hiç bırakmadım ama.
0
dorian greyfurt
(29.03.26)
dedeler demenize bir tık kırıldım zira kadın duyurucular da var bu grupta :).

yanlarım değil ama dizlerim ağrıyor evet :).
0
Phoebe
(30.03.26)
@lilsiztah ve @dorian
yakını görme iyi beslenip, iyi uyuduğumda, balık yağını ve kreatini (günde 2-3 gr) düzenli aldığımda geçiyor yakını eskisi kadar olmasa da iyi görebiliyorum. örneğin tablet-telefon laptop ekranında hiç zorlanmıyorum.
+1
orpheus
(30.03.26)
Haftabaşı sendromunu atlatmaya çalışıyorum. Çivi çiviyi söker deyip ders çalışıyorum yine.
0
rakicandir
(30.03.26)
bu hafta gidemedim allah affetsin.
yaz geliyor yeni bir yazlık alma planım var da lokasyon belirlemeye çalışıyorum.yardımcı olabilirsin. bütçe 30 m.
0
jamswety
(03.04.26)
(5)

Cumartesi İzmir de kalacak yer

hunharca ben
Cumartesİ günü İzmir Bornova da özel işlerim sebebiyle 1 günlük konaklamam gerekli 340km'lik yoldan gelicem, İzmir de kalıp kalmama arasındayım. Güvenli olması dışında ek özel talebim yok. Akşam girip sabah çıkacağım için çok fazla ödenek ayırmak istemiyorum. Bu kritlerde nerede konaklayabilirim, ar
Cumartesİ günü İzmir Bornova da özel işlerim sebebiyle 1 günlük konaklamam gerekli 340km'lik yoldan gelicem, İzmir de kalıp kalmama arasındayım. Güvenli olması dışında ek özel talebim yok. Akşam girip sabah çıkacağım için çok fazla ödenek ayırmak istemiyorum.

Bu kritlerde nerede konaklayabilirim, arayıp fiyat bilgisi alayım?
0
hunharca ben
(13.03.26)
bornova tarafında pek otel gibi otel yok bildiğim kadarıyla. bütçe belirtmemişsiniz ama ege üniversitesi'nin orda anemon var, görece uygun. alsancak tarafına gitmekte sorun yoksa orda my hotel, walk in gibi güvenli ve %50 daha ucuz oteller var, denizin dibinde.
0
orient blue
(13.03.26)
çankaya'da sıra sıra güzel oteller var çat-kapı gidip fiyat alabilirsin, boş yer her türlü bulunur. basmane gar çevresindeki otellerden uzak durun.
0
HellKeePer
(13.03.26)
marlen otel bayraklı.

bornovanın tam dibinde, iş merkezlerinin ortasında, ulaşımı kolay.

share.google
0
Phoebe
(13.03.26)
müsaitlikler varsa kamu misafirhanelerine bakın derim f/p ürünü oluyor fakat genelde dolu. ben en son çare 3 yıl önce falan Maden İş Sendikasının bornovadaki misafirhanesinde kalmıştım konum harika değildi ama oda temizdi fiyat iyiydi.
0
biravekahve
(13.03.26)
Araç varsa Buca diasos otel tavsiye ederim. Temizdir, ayda 8 gece kalırım.
0
etna
(13.03.26)
(9)

İlgi göstermek

arbre
İlgilendiğiniz kişiye flörtü, sevgilisi olduğunu öğrenmenize rağmen ilgi göstermeye devam eder misiniz? Doğru olanı sormuyorum. Bence birçok insanın yeni sevgililerini bu kişiler arasından bulduğunu düşünüyorum.
İlgilendiğiniz kişiye flörtü, sevgilisi olduğunu öğrenmenize rağmen ilgi göstermeye devam eder misiniz? Doğru olanı sormuyorum. Bence birçok insanın yeni sevgililerini bu kişiler arasından bulduğunu düşünüyorum.
-13
arbre
(09.03.26)
Sevgilisi olan kişiye yazacak kadar aşağılık değilim.
+7
Kahvedesu
(09.03.26)
garanti süresi oluyor. o bitince yazmaya başlıyoruz.
bu normal görülebilir mi? sevgilimiz varken de normal karşılayabilecek miyiz? cevap: hayır.
+2
lazpalle
(09.03.26)
Kahvedesu, olayları bilmesem inanacağım. :D
-6
🌸arbre
(09.03.26)
Etmem, birçok nedeni var. Etmeyecek olmamın en pragmatik sebebi henüz sağlam bir duygusal bağım olmayan yabancı biri için böyle bir uğraşa girmek çok gereksiz drama ortamı oluşturur zaten. Karman çorman bir iş. Uğraşmaya değmez.

En duygusal sebep de eğer bu kişi bana olumlu yaklaşırsa bunun kendisi güven kırıcı bir şey zaten. Yarın bana da yapar.

Mantık açısından da dışardan biri için, sırf hoşlandım diye böylesine risk alan biri çok da stabil bir karaktere sahip olmasa gerek. Tam Müge Anlı'daki, o her işini kördüğüm etmiş tipte birilerinin yapacağı işler.

Neresinden tutsam elde kalıyor.
+2
akhenaten
(09.03.26)
Daha geçenlerde bu konuyu bir arkadaşımla konuştuk. İlişkisi olan insanı otomatik olarak seçenekler dahilinde görmem ben. Haliyle de ilgi falan göstermem. Herkes için bu böyle zannediyordum ama değilmiş.
Baya baya hayvan gibi başkasıyla birlikte olan insanlara yürüyenler varmış etrafımızda.
İnsan değilsiniz.
+4
cay koy geliyorum
(09.03.26)
doğru bulmuyorum. kimse bulmamalı. asla yapmam.
+1
art cat chocolate
(09.03.26)
ilişkisi olan, boşanma aşamasında olan, nişanlı/sözlü vb. olan hiç kimseye ilgi göstermem zira bunlar benim için "aday adayı adayı" dahi olamazlar.
+2
Phoebe
(09.03.26)
Değil eşi, sevgilisi kafasında birisi olan birisine bile ilgi duymamak gerek.
+1
rakicandir
(09.03.26)
Yavrum biz ırz düşmanı mıyız?
+1
kullaniciadimvar
(09.03.26)
(13)

Sosyallik için Airbnb veya Couchsurfing?

hadi ya la
Yapabilir miyim? Evim çok merkezi bir yerde, inanılmaz turist geliyor. Uygun fiyata Airbnb odası açsam veya Couchsurfing tarzı bir şeye girişsem pişman olur muyum? Hafta sonları boş oluyorum, puanı yüksek, profili düzgün insanları çevre kafelere götürmek, sohbet etmek istiyorum. Yoksa başıma bela mı
Yapabilir miyim? Evim çok merkezi bir yerde, inanılmaz turist geliyor. Uygun fiyata Airbnb odası açsam veya Couchsurfing tarzı bir şeye girişsem pişman olur muyum? Hafta sonları boş oluyorum, puanı yüksek, profili düzgün insanları çevre kafelere götürmek, sohbet etmek istiyorum. Yoksa başıma bela mı alıyorum?
+1
hadi ya la
(02.03.26)
Madde bağımlısı biri gelip ırzına geçerse ne yapacaksın?
-6
runaway
(02.03.26)
Amacının bu olduğunu belirtirsen neden olmasın. Haricinde, sadece kalacak yer arayan insanlara salça olma yeter :p
+1
Bruce
(02.03.26)
çok riskli bence. tanımadığın insanların evinde işi ne? otel mi orası?
0
art cat chocolate
(02.03.26)
Tek oda kiralayanlar aktarmalı uçuş arası dinlenmek isteyen tek gecelik konaklama yapanlar olur genelde.

Evin ortak kullanımlı hale gelecek. Banyonu mutfağını başkası da kullanacak. Kazanacağın üç beş lira için housekeeperlık yapacaksın. Değer mi?

Couchsurfing kapandı diye biliyorum zaten.
+4
yurtsuz john
(02.03.26)
olur neden olmasın. puanı yüksek yorumları iyi olanları alırsın. madde bağımlısı biri gelip ırzına geçmez bu şekilde yaparsan. swh.
0
gabe h coud
(02.03.26)
ben bunu ankara'da yaptım airbnb olarak cs olarak değil. çok keyifliydi, kurdan dolayı da güzel para kazandım. Farklı kültürler ve insanlarla kaynaşmak için de güzel oluyor. bence denenebilir.
0
summerjam0306
(02.03.26)
couchsurfing eskiden gerçekten amacına uygundu önemli ölçüde ama sonra maalesef gezginlikten uzak tipler keşfetti özellikle türkiye'de. yıllarca kadın, erkek, çift bir sürü kişi ağırladım, kendimde yurtdışında konakladım ve şahane insanlarla tanıştım. büyük çoğunluğu ile iletişimim de devam ediyor ama misal ben izmirdeyim adam manisada istek yollamış, hiç referans vb yok, isteği kabul etmeyince de penis fotoğrafı yollayıp burayı imam hatip mi sandın yazmış :). bu yabancı erkeklerle bir kere bile başıma gelmedi. baktım cozuttu durum, kapattım profili yıllar önce. ezcümle, couchsurfing artık o eski mecra değil ve sanıyorum yurtsuzun söylediği gibi kapandı.

airbnb olabilir belki ama onun da yasal mevzuatı çok değişti, dikkat etmek lazım.
+1
Phoebe
(02.03.26)
btw, ben de 2015'lerde yaptım bunu. evimde çok düzgün insanlar ağırladım ve hala arkadaş olduklarım, görüştüklerim var. Şimdi profil başka olabilir. Sakata gelmeyin yine de :p
+2
gabe h coud
(02.03.26)
Airbnb yapmak resmi olarak mümkün değildir ki herhalde. Vergi cezasıyla, şunla bunla uğraşma.
Airbnb'den yabancı geleceğinin de garantisi yok. Kayıt, evrak yapmadığını anlayan kanun kaçakları da gelebilir herhalde. Kanun kaçağı olmasa da senin amacına hizmet etmez.
Couchsurfing'de güncel durum ne bilmiyorum ama 10-15 yıl önceki hali tam senin amacına uygundu.
+1
michael_knight
(02.03.26)
Soruna cevap değil ama yazayım yine de;

Couchsurfing'i hiç kullanmadım bilmiyorum. Airbnb'de iki defa denedim ve gördüğüm kadarıyla pek mümkün değil sosyalleşmek. Ev sahipleri daha çok kazanç sağlamaya yönelik.

Bence sosyalleşme için en iyi seçenek Hosteller.
-1
put it in your appropriate place
(02.03.26)
böyle sosyalleşilmez ancak kendini kullandırmış olursun. salak saçma insanların gece 3'te çıkardığı kavgalar, halıya kusmaları, evi berbat etmeleri, hırsızlıkları gibi durumlarla uğraşmayı sosyallik sayıyorsan o başka.
0
orpheus
(02.03.26)
duyuru sahibini bu beklentisinden dolayı yargılamak olmaz çünkü bu yönde kazanım sağlamış kişiler sayesinde bu tür uygulamalar yayıldı. hâlâ insanlar eskiden tanıştıkları kişilerden, geçirdikleri eğlenceli zamanlardan bahsediyorlar. duyuru sahibi bence sistemi istismar edebilir miyim diye sormuyor, böyle bir kazanım elde edip edemeyeceğini merak ediyor. en azından bana öyle geldi.
0
superbenoist
(02.03.26)
Sosyallesmekten kastin milletle takilmaksa Airbnb ile bu is olmaz. Airbnb ile gelenler max. 2-3 sohbet edeyim sonra kendim takilayim diye geliyolar. (Cok uzun sure airbnbde evimde oda kiraladim, biliyorum)

Couchsurfing olur ama, baya cikip geziyoduk, gece partiler filan.
0
kuehles blondes
(03.03.26)
(19)

Eski sevgiliye yazılacak en can acıtıcı mesaj

michael_knight
Eski sevgilinin canını en çok acıtacak bir mesaj ne olabilir?Fiziksel özelliğiyle dalga geçmek gibi değil de şöyle yüreğine yıllarca geçmeyecek bir acı bırakmak için.
Eski sevgilinin canını en çok acıtacak bir mesaj ne olabilir?
Fiziksel özelliğiyle dalga geçmek gibi değil de şöyle yüreğine yıllarca geçmeyecek bir acı bırakmak için.
-9
michael_knight
(26.02.26)
Eski sevgilinin sana bir sevgisi kalmadıysa yazacağın şeyi pek bir önemi yok.
+8
Bruce
(26.02.26)
Onun değer verdiği şeylerle ilgili bir soru bu. Sana değer verdi mi mesela, sevgiye değer veriyor muydu, ilişkinizi kıymetli buluyor muydu... Bruce'un dediği gibi sana bir sevgisi kalmadıysa, onun iç dünyasında sana dair bir önem hissi yoksa sen ne yapsan ne desen boşa gidecek. En kestirmesi, kendi hayatına o hiç var olmamış gibi devam etmen. Hayatından onun izlerini ve etkilerini çıkararak devam etmen. En iyi böyle can yakılır.
+3
yaren
(26.02.26)
Parsa parlak yaz.

Ya da sunu de
Sen gercekten firdevs hanimin kiziymissin.
-4
Purple life
(26.02.26)
ayrılırken benden aldığı borcu ödemeye kalktı.
"yattığımız geceler ücretini ödemedim ona say" demiştim.

(benimle birlikteyken başka bir erkekle flörtünü yakalamıştım)
-5
HellKeePer
(26.02.26)
fomo yaptıracak bir söz olmalı. (mesaj atma diyenlere; adam mesaj atayım mı dememiş ama siz daha iyi bilirsiniz :))
+1
gabe h coud
(26.02.26)
Canını yakmak isteyecek şekilde ayrılık yaşanmış bir "eski" sevgiliye yazılacak bu tür mesajlar hala beni düşünüyor salak, bana ilgisi devam ediyor, düşmedi yakamdan düşüncesinden başka bir işe yaramaz.
+9
Phoebe
(26.02.26)
Mesaj atma +1
Yapılacak en iyi şey önüne bakıp glow up yaşamak
+5
kullanicadi
(26.02.26)
mesaj attığınızda, onu hala düşündüğünüzü göstermiş olacaksınız. hala hayatınızı etkilediğini göstermiş olacaksınız. gerek yok. onunla uğraştığınız her saniye, aslında sizin kendi mutluluğunuzdan, kendi iyiliğinizden çalıyor. onun varlığını hayatınızdan tamamen çıkardığınızda zaten daha mutlu olacaksınız. uğraşmayın. önce siz kendinizi düşünün, kendi iyiliğinizin alabileceğiniz en bombastik intikamdan bile daha önemli olduğunu idrak etmenizde fayda var.
+1
co2s2
(26.02.26)
bir zamanlar sensiz nefes alamam derdin. şimdi başkalarının kucağında nefes nefesesin :D hey gidi ergenliğim...
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(26.02.26)
annenin/babanın vasat versiyonuymuşsun.

ergenlik negzel :D
0
kisa
(26.02.26)
sana attığı bir kazık, yaptığı bir yanlış üzerinden ilerleyebilirsin. aranızdaki muhabbeti bilmeyince spesifik öneride bulunulmuyor.

dipnot olarak, bu bağlamda atılan her mesaj, atanı küçültür
0
kondansator
(26.02.26)
mesaj atmamak en can acıtıcı şey olur.
+3
Hallegadola
(26.02.26)
Bana çok küfrettiler, kim hangi küfrü etti hatırlamıyorum bile ama içime cuk diye oturup 20 sene sonra aklımda kalan bir söz var : "sen mükemmel görünümlü içi çürümüş bir ceviz gibisin", belki söyleyen bile hatırlamıyordur.

Gene de karşı taraf için bir anlamınız yoksa hatırlamayı geçtim, günün dalga konusu bile olabilirsiniz.
+2
kimlanbu
(26.02.26)
Ben eski flörtümün sosyal medyada yorumunu görmüştüm bu konuya ilgili. Yüzüme de sövse sorun olmaz demişti. Çünkü bir insan karaktersizse, yüzüne de söylesen utanmaz. İçine de oturmaz. En iyisi kabul etmek zor ama o hiç yokmuş gibi davranmak.
+1
Kahvedesu
(26.02.26)
Arkadaşlar çok teşekkürler cevaplarınız için. Ya aslında öyle bir eski sevgili durumu yok hayatımda, beyin jimnastiği yapıyordum.
“kisa” adlı duyurucunun cevabı en aklıma yatan oldu.

“Meğer sen de aynı annen/baban gibiymişsin, yaşlandıkça sen de farkedeceksin” lafı can yakar gibi geldi bana.
-2
🌸michael_knight
(26.02.26)
enerjinizi bu tarz seylere harcamayin yaw..
jimnastik icin baska seyler bulun.
negatif dusunceler sizi cukura iter, o cukurdan cikamazsiniz sonra..
karmaya inanmak lazim.
0
cooperr
(26.02.26)
"Şu an dayınlayım."
0
kizil karga
(26.02.26)
@kızılkarga, dayı pek inandırıcı olmayabilir sonuçta dayısını arayıp konuşur.
Ama “akrabalarından biri zaten bana yazıyordu, bu hafta onunla görüşeceğim. Kim olduğunu tahmin etmen mümkün değil” yazıp engeli basmak nası ama?
-2
🌸michael_knight
(27.02.26)
Eğer saklayacak gizleyecek bir şeyleri varsa stres yaratabilir.
0
kizil karga
(27.02.26)
(35)

yaslandiginizi ne zaman anladiniz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum. mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakar
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum.
mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakarak liste yapiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.26)
Tiktok kültürü bana çok hızlı geldi ondan da eksik kalayım dediğimde anladım
+4
grimavi
(25.02.26)
Net olarak: Boynum ağrımaya başladığında. Bu olmadan bir gün önce ben hala çocuğum ki diyordum.
0
tiredofwaiting
(25.02.26)
Dolmuş şöförü 'Amca' deyince.
0
Mirket
(25.02.26)
Çiçek fotoğrafı paylaşmaya ve çiçeklere hayranlık duymaya başladığımı fark edince :D
+7
titanic kemancısı
(25.02.26)
Yeni nesil rapcilere tahammül edemiyorum. Tahammulsuzluk bir yaşlılık belirtisi bence.

Ağır spor eskisinden daha fazla yoruyor. Bu yüzden uykuma daha cok dikkat ediyorum.

Uykusuzluk eşiğim cok düştü. Önceden hiç uykusuz ya da çok az uyku ile ertesi gunu idare edebiliyordum, artık çok zor geliyor.

Enerjim, algım eskisi gibi geliyor aslında değişiklik hissetmiyorum. Ama uykuma beslenmeme vs artık daha fazla ihtimam göstermem gerektiğini vücudum bana hatırlatıyor.

(40'a doğrudan selamlar :))
+1
makbur
(25.02.26)
yetiştirmem gereken işler olmasına rağmen artık sabahlayamıyorum. eskiden sürekli sabahlardım ve ertesi güne enerjim hiç azalmazdı.
+3
eileengray
(25.02.26)
hevesim azaldı her şeye karşı.

senin gençliğine s*çayım diye sövüp gözümün önünde dümdüz direğe tırmanırdı 60 yaşındaki babam.

olamadım onun gibi.
+1
yurtsuz john
(25.02.26)
6/49, loto falan gibi seylere asla para vermezdim, bosuna para kaybi olarak gorurdum.
lotonun deli gibi pesinde olan yaslilara bakip acirdim.

40'i devirince mantikli gelmeye basladi cunku artik yasal yollardan hayatimin sonuna kadar konforlu yasamama yetecek parayi kazanma olasiligim azaliyor. ufak ufak 6/49 oynuyorum, 300-500bin dolar ciksa yeter kafasindayim. hatta abi bir ciksin, bana yetecek kadarini alacam gerisini dagitacam valla billa diye totem yapiyorum, ama henuz ise yaramadi :D
+6
cooperr
(25.02.26)
soruyu görünce içesim geldi, ağlayacağım biraz.

yaşlanmada benim için daha önemli kriter fizikselden ziyade mental olanı. 31 yaşındayım, şu an biraz hayat şartlarının da etkisiyle kendimi çok yaşlanmış hissediyorum. çünkü artık önümde bir hayal, hedef, ulaşmayı düşündüğüm veya istediğim, bu fikirden heyecan duyduğum... hiçbir şey kalmadı. sevdiğim bir işi yapma şansım yok. aç karnımı doyurmak için eşek gibi çalışmam gerekeceği için yeni bir yol çizmem de kolay değil, milyon insanın içinden 3-5 tanesinin yaptığı enteresan işlerle motive olacak kadar iyimser bakmıyorum maalesef artık. işe gidip gelecek, akşamları dünden kalmış bulgura kaşık sallayacağım. sürpriz ya da yenilik faktörü yok. hiçbir şey değişmiyor, hiçbir şey heyecanlandırmıyor, hiçbir değişik şey olmuyor. kimseyle tanışamıyorum, hiçbir şey yapamıyorum.

fiziksel olarak fitliği de obezliği de görmüş, sigara içip bırakıp tekrar başlamış, alkol problemi yaşamış vs. birisiyim o açıdan fiziksel olarak "bitmişiz" dediğim, başka zaman "ooo daha ölmemişiz lan" dediğim oldu... ama mental olarak toparlamak bana çok daha zor geliyor artık.

ha ulu önder rammstein'ın dalai lama şarkısında da dediği gibi, ölene kadar yaşayacağız, yani nefes aldığımız sürece ölmüş gibi davranmanın manası yok. bu işler hiç belli olmuyor. 30'lu yaşlarının başında sıkışmış, çaresiz hisseden her adam bu kadar savrulsaydı ülke nüfusu 5 milyona düşerdi diye düşünüyorum bir yandan... bir yerde bu da döner herhalde. biraz öyle tutunmaya çalışıyorum.

ama soruya net cevap benim için 31 yaş şimdilik. kafam eskisi kadar çalışmıyor. hayatımda yeni hiçbir şey olmuyor. bi yere gidemiyorum, bi insanla "anlamlı" bir tanışıklığım olmuyor. inanılmaz sınırlı yaşıyorum. bu benim kafamı kemirip bitiriyor, konuşurken bile çok sınırlı bir kelime dağarcığıyla idare ediyorum mesela.

şimdi bilhassa beni tanıyan duyurucular "olm gören de ekstrem sporlarla ilgilenen biriydin zannedecek sen hep mal gibi yaşıyodun" diyebilir. kısmen doğru ama her zaman daha farklı, daha iyi bir şeyler olabileceğine dair umut taşıyordum. hep bir sürecin parçasıydım, hep bir şeylerin ortasındaydım. şimdi onu hissetmiyorum. hayat bizi 61 kenara be kardsm
+1
der meister
(25.02.26)
Ben alkol toleransımın azaldığını hissettiğimde fark ettim. Pubda sohbet muhabbet ortamında içilen 3 bira çakırkeyf yapmaya başladı.

Dışarıdan gelen yorum olarak, geçen hafta ilk defa gittiğim berber yaşımın %23 fazlasını söyledi. Zaten hep yaşından büyük gösteren biri olarak buna takılmazdım ama buna takıldım, aynada başka baktım kendime. Etrafıma sordum. Buna takılmam asıl yaşlılık belirtisi bence.
0
Bruce
(25.02.26)
Gençken cildim aşırı pürüzsüz ve lekesizdi. Çocuk cildi gibi yumuşacıktı. Cildimden anlıyorum ben bazı şeylerin değiştiğini.

Biraz reels tarzı bir cevap olacak ama bir de bir işi bitirdikten sonra "hıh" demek.
-1
sekizdokuzon
(25.02.26)
Üniversite yıllarında özellikle yurtta kaldığım dönem istisnasız her gece uyumadan kulakligi takar saatlerce bir sürü müzik dinlerdim. Birkaç yıldır asla yaptığım bir şey değil artık:( bunu fark edince çok üzülmüştüm. Sorumluluklar gün içinde o kadar yoruyor ki gece olunca artık zaman ayiramiyorum bir şarkıya bile. Veya sese tahammül edemiyorum. Hatta bazen o kadar çok dinlemiyorum ki bir gece ansızın çok canım çekiyor ve müzik gecesi ilan ediyorum. O gün dinlemek çok keyif veriyor. Şimdilik tesellim yolculukta dinlenen müzikten vazgeçmemiş olmak. Belki asıl o zaman yaşlanmış olurum:(
+1
egerbiryolcu
(25.02.26)
Bir gün bir konserde artık oturmalı konserlere gitme zamanım gelmiş diye düşünmüştüm.
0
mutekebbir
(25.02.26)
Pazarcılar "abla" demekten, "teyze, anne" demeye geçtiklerinde.
+2
pro9it9is9
(25.02.26)
2 hafta önce: Motosiklet montu önerdiler bildiğin amca montu ve bastım kahkahayı ama giydiğimde yakıştı. Sonra güzel bi kadın geldi içeriye aynı monttan almış, montla gayet güzel görünüyodu ve memnun olduğunu söyledi. İyice bozuldum.

Ha bir de motorda üşümeye başladım.
0
baldan kaymak
(25.02.26)
"ben hala gencim lan"

dediğimde.
+1
AlsterWasser
(25.02.26)
eskiden maçlara gidip bağırırdım falan şimdi ne kadar salakçaymış diye düşünüyorum. fiziksel olarak: eskiden babam mayısta falan süveter giyerdi neden giyiyor derdim? şimdi anladım neden giydiğini. eskiden donsuz gezerdim şimdi üşüyorum.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
İçime anneannem kaçmış gibi aniden çok erken uyanmaya başlayınca "hah, tamam" dedim ben. Kaçta yattığımdan bağımsız olarak neredeyse her sabah güneş doğmadan uyanmak dümdüz yaşlılık bence -_-
+2
kobuzchu kiz
(25.02.26)
Daha az uyku ile yaşamaya başladığımda.
+2
gabe h coud
(25.02.26)
Duştan sonra bazen kafam üşüyor yazma bağlıyorum:/
+6
Amaranta ursula
(26.02.26)
Türkiye’de bu yılın en çok dinlenen 5 şarkıcısı gibi bir liste görüyorum ve listedekilerin 4’ünün adını bile duymamışım, beşincisinin de sadece adını duymuşum ama tipi neye benziyor hiçbir fikrim yok. Hiçbirinin de hiçbir şarkısının adını sorsan bilmiyorum.


Ek: abartıyor muyum diye dönüp baktım, azıcık abartmışım. Lvbel C5 fanıyım o hariç Semicenk’in sadece adını duymuştum.

——
2025 yılında Türkiye'de en çok dinlenen şarkıcılar:
BLOK3.
Ati242.
Semicenk.
Era7capone.
Lvbel C5.

——-
+3
michael_knight
(26.02.26)
kabak tatlısını seviyorum artık.
+4
antihero
(26.02.26)
Kabak tatlisi yazmaya gelmistim

Bi de sade soda
0
üğpoıuy
(26.02.26)
ağrılarım artmaya başladım.

kabak tatlısı +1
0
Hallegadola
(26.02.26)
kafam sesi-kalabalığı kaldırmıyor, sosyallik azap gibi geliyor, hafta içi dışarda 2-3 saat geçirip eve dönsem bile ertesi gün pert oluyorum ve anlıyorum ki yaşlandım.
0
9kuyruklukedi
(26.02.26)
fırına ekmek almaya uğradığımda pide sırası vardı , pide alayım o zaman nostalji olsun diye düşünüp sıraya girdiğimde yaşı büyük bir abla konuşmaya başladı " biz çocukken her ramazan pide sırasına girerdik , eve giderken yarısını yolda yerdik .. " bunları ben de aynen yaşadıysam yaşlandım demektir diye düşündüm.
+1
devilone
(26.02.26)
Geçende öğle yemeğinde ortaokul anılarımı anlattım arkadaşıma. Eskileri yad etmek tipik yaşlanma belirtisi bence.
0
auroraaurora
(26.02.26)
yaşımın ilerlediğinin farkındaydım tabi ki ama 2 yıl önce ortopedi doktoru zihninizin aktifliği ile bedeninizin mevcut durumunu senkronize etmelisiniz yoksa bu tür sakatlanmaları daha ciddi boyutta yaşarsınız deyince aydınlandım :).
+1
Phoebe
(26.02.26)
34 yaşında ilk beyaz saç telimi gördüm ve yaşlandığımı anladım. Gidip boyatacağım :( saçımı hiç boyatmamış olmakla övünürdüm gençken.
0
kaptan maydanoz
(26.02.26)
kabak tatlisi oldum olasi, ilkokulda bile en sevdigim tatli oldugu icin ruhum hep 50+ diyebilir miyiz o halde? :p
sabahlayamamak, elbette.
cicek fotografi ve hatta kus gözlemi de var.
banyodan cikinca basin üsümesine de bir +1 yazalim.

arkadaslar hakkinizi helal edin, ben 96 yasima gelmisim.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Sebepsiz yorgunluğumun sebebinin iki gün önce yaptığım bir şey olduğunu anlayınca.
0
burfak
(26.02.26)
Otobüste giderken yanımda 22-23 yaşlarında biri duruyordu ayaktayız. Aynı direği tutuyoruz ellerimiz yakın duruyor. Her şey olağan, her şey sıradan...

O an bir detay fark ediyorum, ikimizin elindeki ten dokusu farklı. Çok değil ama var bir şey. Onun derisi bir şekilde daha canlı duruyordu. O an idrak ettim, sonra gerisi geldi.
0
akhenaten
(26.02.26)
Üniversiteye gireli 30 sene olduğunu farkettiğimde.
0
kumandanim
(26.02.26)
gelsene bu akşam mesajına saçma sapan bir bahane bulduğum an anladım ki yaşlanmışım.
0
jamswety
(26.02.26)
"Abi" diye hitap eden yaşlı insanlar çoğalmaya başladığında :(
0
kizil karga
(26.02.26)
(6)

İlişkilerde farklı hayat tarzlarının altında ezilmek ve benzeri

pembe nohut
Erkek kişi sosyal medyadaki popüler insanlarla yakınlığı olan (çok yakın), YouTuber ve Instagram fenomeni erkek tayfayla sık zaman geçiren biri. Bunların çoğu Cadde mekanlarından çıkmayan, ortamcı çocuklar ve hatta benzer muhitlerde direkt kendi mekanları var. Kadın tarafıysa o çevreden pek hoşlanmı
Erkek kişi sosyal medyadaki popüler insanlarla yakınlığı olan (çok yakın), YouTuber ve Instagram fenomeni erkek tayfayla sık zaman geçiren biri. Bunların çoğu Cadde mekanlarından çıkmayan, ortamcı çocuklar ve hatta benzer muhitlerde direkt kendi mekanları var. Kadın tarafıysa o çevreden pek hoşlanmıyor, hayat tarzı ve hem karakter hem entelektüel birikim olarak epey farklı olduklarını düşünüyor. Aslında kadına göre bu adamın da o tiplerin arasında işi yok, zaten yaş olarak kendisinden daha küçükler ama işten ötürü haşır neşir olunurken bir samimiyet kurulmuş belli ki. Sık sık bir yerde davet oluyor, e hadi toplaşıp şu etkinlik yapılsın deniliyor, birlikte şu mekana gidelim teklifi ortaya atılıyor falan. Sürekli bir birilerini etiketleme, her yerden tanıdık fışkırma, reklam storysi atma, #davet yazma hali mevcut.

Mesela bugün Bostancı'da mekan açılışı vardı. Kadın yüzeysel, laylaylom, ortamcı bulduğu bu insanlarla zaman geçirmek istemediği için erkek tek başına gitti ama bozuldu da açıkçası. Sosyal çevre dışında aralarında aslında hiçbir problem yok. Normalde dediğim gibi erkek de onlar gibi yetişen, düşünen, yaşayan biri değil ve kadına göre o çevreye sonradan dahil olma çabası içerisinde. Zorunluluklar olur, muhatap olunmak mecburiyetinde kalınır ama bu adamda özellikle bir araya gelme gayreti ve ait olmadığı bir yerde olma arzusu var. Network işi değil, zaten buna ihtiyacı da yok. Ona sorulsa ya eskiden garip işleri, taşkınlıkları olurdu ama artık herkes büyüdü ve olgunlaştı diyor. Kadınsa o çerçeveye ne kendisini ne erkeği bağdaştırabiliyor ne yazık ki. O arkadaşlara dair çok şey yazılır ama daha fazla uzatmak istemiyorum. Biri yakın zamanlarda olan operasyonlardan gözaltına alınmıştı mesela ki bu bile en normali.

Bu farklılıklar zamanla aşılır mı? İki taraf da ortak bir nokta bulabilir mi? Kadın ait olmadığı ortamlara erkeğin hatırına girmeye çalıştıkça suya alışır mı? Veya erkek açıkça kendisiyle ciddi ve uzun vadeli bir ilişki isteğinde olduğunu söylediği bu kadın için zaman içerisinde bu müthiş arkadaşlıklarıyla arasına mesafe koyabilir mi? Yoksa kadın direkt benim bu hikayede yerim yok diyerek onları birbirine mi bıraksın? Yorumlayalım
-1
pembe nohut
(15.02.26)
"Sektör bu, içime sinmese de bu deveyi gütmek zorundayım" tavrı biraz çakal bir tavır. Ait hissetmediği yerde bu derece var olabilen biri beni korkutur. Kendine bunu yapan bana ne yapmaz.
+2
sekizdokuzon
(15.02.26)
bir ilişkide, birbirimizin arkadaşlarıyla buluşmak zorunda mıyız?

en yakın dostlarımızla tanıştırırız birbirimizi, kafalar uyuşursa görüşülür 2-3 ayda bir. onun dışında her hafta görüşmeye gerek yok. herkes kendi arkadaşıyla kendi takılsın.

birdenbire o arkadaş çevresini yok edip, görüşmeyi kesip ne yapsın erkek kişisi? kızın eline mi baksın? bu sefer de kız darlanır.

kadın kişisi o arkadaş ortamından sevgilisine zarar geldiğini düşünüyorsa ve elinde kanıt da varsa, bunu sevgilisiyle konuşsun. eğer kendisi zarar görüyorsa bunu da konuşsun ve olmuyorsa bıraksın.

sonuç olarak ortada zarar görme yoksa, sadece kafalar uyuşmuyorsa, sevgilinin arkadaşlarıyla görüşme olsun bitsin. sevgilin de hiç boşa mızmızlanmasın alınmasın. açıkla "ben hoşlanmıyorum onlardan ama sen görüş tabii ona bir şey elbette diyemem" falan de.

hani bir özel gündür, nişandır düğündür, ona mecbur sevgiliyi yalnız bırakmamak için katılmak gerekir. o kadarı da olur artık yapacak bir şey yok.
0
art cat chocolate
(15.02.26)
'Erkek kötü değil ama çevresi kötü.'
'Erkek bu çevrenin adamı değil ama bıdı bıdı sebeplerle bu çevredenmiş gibi yapıp bu çevreye katlanıyor.'

Yapmayın ablacım, gerçeklikten bu kadar kopmayın. Objektif olabilin biraz.
+3
Mirket
(15.02.26)
Mirket+1

Benim edindiğim izlenim de bahsedilen kişinin o çevrenin bir parçası olmak istediği yönünde.

Uzun vadeyi bilmek ise zor bir sürü değişken işin içine girer. lişki en nihayetinde tarafların birbirleriyle birlikte olma iradesine dayanıyor. Bu iradenin dayanağı da ortak müşterekte buluşabilmek.

Ortak müşterek ile kişinin şahsi arzuları arasındaki mesafe ne kadar büyükse de o kadar acı çekiliyor; ego sürtünüyor, fiziksel ya da duygusal emek miktarı artıyor vb. Yukardaki mevzuda o ortamda olmak kişiye kendini daha özel ve genç hissettiriyorsa, kendini bu ortamın bir parçası olarak kodlamışsa, kimliğini buna dayandırmaya başlamışsa vb., bunlar hayatından çıktıktan sonra tatminsiz ve mutsuz biri olur, haliyle de ilişkinin bir anlamı kalmaz. Ya da benzer şekilde ilişki ile bunlar arasında seçim yapmak zorunda kalırsa da orta vadede bunları seçebilir.
+1
salihdt
(16.02.26)
tam teyze cevabı olacak ama;
-etrafındaki 5 kişinin ortalamasısın
-bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

ayrıca mirket+1

kadın kişisi beyninin onaylamadığını kalbine onaylatmaya, oldurmaya çalışmasın derim naçizane.
+1
Phoebe
(16.02.26)
zamanla aşılmaz.
0
orpheus
(16.02.26)
(14)

Kitap okuma klübü var mı?

michael_knight
Yabancı filmlerde görüyorum sadece. “ şu tarihe kadar şu kitabı okuyup bitiriyoruz sonra bir araya gelip üzerine konuşuyoruz” temalı bir etkinlik biliyor musunuz?
Yabancı filmlerde görüyorum sadece.
“ şu tarihe kadar şu kitabı okuyup bitiriyoruz sonra bir araya gelip üzerine konuşuyoruz” temalı bir etkinlik biliyor musunuz?
0
michael_knight
(12.02.26)
Bir zamanlar Feyste dünya kadar öyle grup vardı. Bir bak bence. Hala vardır belki.
0
Mirket
(12.02.26)
Melikşah Altuntaş
Flu TV
Begüm Çakır
Ebru Aykaç

Şu an aklıma gelenler bunlar. Youtube ya da Instagram sayfalarına bakarsanız bulursunuz.
0
anatomik
(12.02.26)
kobuzchu kiz
(12.02.26)
fotrsapka
(12.02.26)
online mı yüz yüze mi, hangi şehirde? detay verebilirseniz daha nokta atışı önerilerde bulunabiliriz. Örneğin İzmir derseniz Yakın kitabevinin ve farklı organizasyonların kitap/okuma kulüpleri var.
0
Phoebe
(12.02.26)
Çok teşekkürler arkadaşlar. Bol bol varmış.
@phoebe katılmak için değil de genel olarak merak ettiğim için sormuştum.
0
🌸michael_knight
(12.02.26)
Orhan Şener Deliormanlı yutup kanalı.
0
yurtsuz john
(12.02.26)
emrah sefa gürkan codex adlı program ile her hafta yapıyor. önceden kitap ismi veriyor sonra o kitapla ilgili çok güzel bir program yapıyor. flu tvdekini tavsiye etmem çok uzun ve ilker hoca sulandırıyor.
0
ground
(12.02.26)
İş arkadaşımın arkadaşlarıyla bir grubu var böyle. Sırayla seçiyorlar. Arada anlatıyor ben de oradan biliyorum.
0
peki madem
(12.02.26)
Dahil olduğum iki kulüp var, eğlenceli ve güzel oluyor. Az kişi ile yüzyüze olan grupları daha verimli buluyorum kendi açımdan. Online olanda devamlılık sağlayamadım.
0
hayalhayal
(12.02.26)
kulüp var da klüp yoktur bence. bol bol oku bence de işine yarar belki.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(12.02.26)
@yazar yazmaz, ne dediğimi anlayabiliyorsan kurduğum cümle amacına ulaşmış oluyor.
Böyle gereksiz konularda kurallara aşırı sıkı bağlanıp başka insanların kalbini kırıp canını sıkacak kadar ileri gidenlerin çok mutsuz ve zeka konusunda sorunlu insanlar olduğuna inanıyorum. Umarım sen öyle biri değilsindir.
Kib, bye.
-2
🌸michael_knight
(12.02.26)
tabii canım ne dediğini anlıyorsam her şeyi yanlış yazalım ne olacak sanki. çok haklısın ebu cehil.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(13.02.26)
eger felsefe, sosyoloji ve psikoloji seviyorsaniz pelin dilara colak'in athenaum kitap kulubu var. okunan kitaplar ve bulusmalar icin buraya bakabilirsiniz:
www.athenaum.tr
0
Sour
(13.02.26)
(5)

Ah alma/etme konusu

arbre
Gönül işlerinde bu konuya inanıyor musunuz? Olumsuz sonuçlarda Allah korudu gibi düşünceleriniz oluyor mu?
Gönül işlerinde bu konuya inanıyor musunuz? Olumsuz sonuçlarda Allah korudu gibi düşünceleriniz oluyor mu?
-18
arbre
(11.02.26)
Arbre, soruyu soran kisi ve sorunun icerigiyle saglam eksi alacak bir duyuru olacak gibi duruyor. Neyse cevabimi vereyim, ben ah almamaya calisiyorum, uzun vadede basima benzer bir is gelir diye dusunuyorum.
+2
mbond
(11.02.26)
mbond, eksileyenlere acıyorum açıkçası, kafama taktığım bir şey değil :)
-13
🌸arbre
(11.02.26)
Gönül işlerinde değil genel hayat içinde buna inanıyordum inanmaya zorluyordum daha doğrusu ama yalan dolan ya, torpille işe giren örnek var mesela yerini aldığı kişinin ahı uçtu gitti, alıyor çatır çatır maaşı harcıyor.
+1
tuborg yesili
(11.02.26)
Kimsenin ahi kimsede kalmaz.
0
Purple life
(11.02.26)
bu ah etme, ah alma insanın psikolojik olarak bir savunma mekanizması. örneğin haksızlığa uğradığı bir durumla duygusal ve psikolojik açıdan bir noktadan sonra mücadele etmeye gücü kalmadığında savunma mekanizması ahımı aldı, çıkar nasılsa şeklinde bir argümanla kendisini korumaya alıyor. ya da tam tersi, başkasına yaptığı adaletsizliği, nezaketsizliği, her ne ise o davranışı, bunu yapmış olmayla ilgili kendiyle yüzleşemediği, buna dair bir değişim/dönüşüm/iyileşme sürecine giremediği için ah ettiler bana diyor. gibi gibi.

yoksa ah almak/ah etmek vesaire reel hayatta asla karşılığı olan kavramlar değiller.
+1
Phoebe
(11.02.26)
(19)

Sünnet yaptırmayanlar var mı?

michael_knight
Erkek çocuklarını sünnet yaptırmayan aileler eskiden de var mıydı?Son yıllarda bir artış var mı?Siz ne yapardınız?(Müslümanlık dışındaki dinlere mensup kişileri kast ederek sormuyorum)
Erkek çocuklarını sünnet yaptırmayan aileler eskiden de var mıydı?
Son yıllarda bir artış var mı?
Siz ne yapardınız?
(Müslümanlık dışındaki dinlere mensup kişileri kast ederek sormuyorum)
0
michael_knight
(10.02.26)
İki oğlanı da yaptırtmadım (14 ve 10 yaş). Kızı zaten yaptırtmıyoruz. swh. Çoğu Türk gibi müslüman bir kültürden geliyorum, oruç tutan yoktu ama dedem namaz kılardı mesela ama sünnet zaten adı üstünde sünnet. Farz değil. Çocuğumun vücudunu geri döndürülmez şekilde yaralamayı doğru bulmuyorum.
+6
sucvecezve
(10.02.26)
Sağlıklı değil mi sünnet? Erkek olmadığımdan soruyorum.
-6
Kahvedesu
(10.02.26)
1.Eskiden de yaptırmayan vardı ama giderek artıyor.
2.Zaten islam'a göre de mecburi yani farz bir uygulama değil. Kültürel olarak abartılmış.
3.Sağlık yönünden zararı, riski yararından çok.
4.Ben olsam asla yaptırmazdım.
+5
parka
(10.02.26)
Ben yaptırmadım yaptirtmam da
+5
mirty
(10.02.26)
Zararı ne peki? Etrafımda sünnet olmamış birkaç kişi enfeksiyon yapıp 40 yaşında o kısmı aldırdı. Onlar da iyi bir şey diyor.
0
Kahvedesu
(10.02.26)
@kahvedesu maalesef internetin çıkmasıyla birlikte her fikri savunan her türlü bilim insanına ulaşabildiğimiz için hiçbir konuda eskisi kadar iyi bilgi alamadığımızı düşünüyorum.
Sağlıklı(gerekli ve faydalı) olduğunu da sağlıksız(daha doğrusu gereksiz ve zararlı) olduğunu da savunan binlerce bilim insanı var.
0
🌸michael_knight
(10.02.26)
oğlum olacak ve yaptırmayacağım. aile büyükleri çok muhafazakar değil ama müslüman. sünnet olayına kafa da takacaklar ama umrumuzda değil tabi ki. sünnetin özellikle cinsel hayat ile ilgili çok ciddi negatif tarafları var. tıbben gerekli bir durum oluşursa veya ileride kendisi isterse yaptırır ama buna ben karar vermem ve doğar doğmaz da böyle bir cerrahi müdahaleyi doğru bulmuyorum. dini açıdan da gerekli değil, yerel yahudi adetinin islam'a geçmesi ile oluşmuş kültürel bir olgu. islamiyet öncesi türk kültüründe de yok.
+7
awlmi
(10.02.26)
çocuğum yok ama olursa ve erkek olursa eşim ve ben de yaptırmayı düşünmüyoruz. cinsel hazzı azalttığı yönünde bir şeyler okudum, bu konuyu merak ettiğim için daha önce araştırmıştım. benim anladğm kadarı ile konunun sağlıkla pek alakası yok mesele tamamen kültürel. yahudiler ve müslümanlar dışında hiçbir kesimde sünnet olayı yok.
0
Sadece soruyorum
(10.02.26)
Yaptirmicam
0
üğpoıuy
(10.02.26)
her turlu mutilationa karsiyim. niye kesiyoruz cukumuzun ucundaki deri parcasini.

tamamen arap collerinde entari icine ic camasiri giymeyen insanlarin toz, kum vs dolmasi sonucu enfeksiyon kapmasi sebebiyle geleneklestirdigi bir uygulama.

gerek kalmadi, bitmeli boyle seyler.
+2
antikadimag
(10.02.26)
oglan 10 yasinda, yaptirmadik.
ama turkiye'de yasama olasiligi yok denecek kadar az.

bu isin oluru dogar dogmaz yaptirmak, en temizi.
sonradan yaptirmak cok sikintili surec, yasadim ordan biliyorum.
0
cooperr
(10.02.26)
Sünnetin hijyen ve temizlik yönünden faydası çok. Sünnet olmazsanız üsteki derinin aradaki kısmını iyi temizlemezseniz, enfeksiyon olabiliyor. Cinsel yollarla bulaşan hastalıklarda, sünnetli olmak daha avantajlı. Aids gibi hastalıklarda, bulaşma oranının daha düşük olduğu yönünde çalışmalar vardı.

Zararları : eğer uzman biri sünnet etmezse, cinsel fonksiyonel bozukluklar olabiliyor. + sünnet derisi alındığı için haz daha fazla olduğundan erken boşalma gibi sorunlar daha sık olabiliyor.

.
-3
kartallar yuksek ucar
(10.02.26)
2 yaşında. 6 yaşına kadar sağlık sebepleriyle erteledim. yaptıracağız.
+1
summerjam0306
(10.02.26)
Her milletten erkeğin pipisini gördüm pornolarda ama çok çok az bir kısmı sünnetsizdi.

Sünnetsiz olmanın daha fazla haz verdiğini biliyorum ama.
0
RaiseThySword
(10.02.26)
Ben sünnete karsiydim taa ki prince harry ve william in sünnet oldugunu ögrenene kadar.

Onlar yaptirdigina göre kesin bir faydasi vardir. Yas tahtaya basmaz o sömürgeciler.

Kadn olarak gördügümse cut daha iyi bence. Uncut erkekler isemis gibi islaniyor. Dus alinmazda kisa sürede koku yapiyor olabilir.

Cocugum olsa yaptirmayi düsünürdüm direkt reddetmem.
0
Purple life
(11.02.26)
zevk azalıyor diyorlar yaptırmak istemiyorum aslında ama yine de oğlumuz olursa yaptırma kararı aldık biz.
0
Hallegadola
(11.02.26)
çok yakın bir erkek arkadaşımız benim ebeveyn olarak en büyük sorumluluklarımdan biri de "çocuğumun beden bütünlüğünü korumak" diyerek yaptırtmadı. çocuk uygun yaşa gelince de anlattılar neden yaptırtmadıklarını.
0
Phoebe
(12.02.26)
Dolaylı olarak, hiv diyenler için:
www.reddit.com
+1
bumbum
(25.02.26)
Sünnetin kökeni İslam değildir.

Kökeni Antik Mısır ve ondan önceye, Satürn (Kronos/El) tapınımına dayanır. Yani Yahudiliğe(Satürnizm'e).

Satürn, kendi çocuklarını yiyen Tanrı'dır. Antik çağlarda insanlar, Tanrı'nın öfkesini dindirmek için ilk doğan erkek çocuklarını kurban ederlerdi. Zamanla "Çocuğun tamamını kurban etmek" yerine, "Çocuğun en değerli parçasından (Yaratım organından) bir parça kurban etme" ritüeline dönüldü.

İbrahim Peygamber ile yapılan "Ahit" budur. Yahweh (Satürn arketipi); "Bana sadakatinizi kanıtlamak için erkeklerinizin ucundan kan akıtacaksınız" demiştir. Bu, bedenin üzerine vurulan "Mülkiyet Damgası"dır. Yani; "Bu beden bana aittir, benim kölemdir."

Sünnet derisi (Prepus), sadece "fazla bir deri" değildir. O, vücudun en hassas sinir uçlarını taşıyan, glansı (baş kısmı) koruyan ve nemli tutan bir "Biyolojik Zırh"tır.

O deri kesildiğinde, hassas baş kısım (Glans) sürekli iç çamaşırına sürterek kurur ve nasırlaşır (Keratinizasyon).

Erkek, cinsel hissiyatının büyük bir kısmını kaybeder. Seks, "Dokunsal ve Ruhsal bir Haz" olmaktan çıkar, sadece "Sürtünme ve Boşalma" (Mekanik) odaklı bir eyleme dönüşür.

Sünnet; erkeğin 'Kök Çakrasını' (Muladhara) travmatize ederek, enerjiyi alt bölgeye kilitleyen, cinsel hassasiyeti körelten ve bireyi sisteme (Egregore'a) 'Kan Bedeli' ile bağlayan kadim bir ritüeldir.

kaynak (: x.com
+1
birdirbir
(23.03.26)
(3)

maaşı elden almanın ne zararı var

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
hem verene hem alana ne gibi kötü dönüşü olur?
hem verene hem alana ne gibi kötü dönüşü olur?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.02.26)
işveren: vergi kaçırma, sgk primi ödememe. yakalanırsa örnek: vergi kaçakçılığı suçu
çalışan: uzun vadede emekliliği çöpe atmış olacak, kıdem tazminatı yok, işsizlik maaşı iptal, hukuki olarak zor durumda kalırsa kanıtı yok.
0
nahtoderfahrung
(08.02.26)
ulkenin genel problemi,
vergi kaçagi,
ve bunu düzenleyecek olan
yasamanın başı,
0
designer
(08.02.26)
eskiden ciddi anlamda kurumsal olanlar hariç özel sektörde neredeyse firmaların çoğu çift bordro uygulardı ve asgari ücret kısmını ayrı (elden veya bankadan), kalanı ayrı elden verirdi. Böylece üstteki arkadaşların bahsettiği dalavereleri çevirebilmiş olurdu. Daha sonra maaşların bankaya yatırılma zorunluluğu geldi peyderpey personel sayısına göre. yine de hala bunu uygulayanlar kalmıştı aralarda. son 2-3 yıldır asgari ücretteki mecburi ama beklenmedik artışlar nedeniyle bu uygulama yeniden ciddi şekilde hortladı.

tespiti halinde ciddi cezaları var işverene. çalışan açısından da düşük sgk primi, düşük işsizlik ödeneği ve düşük emekli maaşı açıkları oluşur.
+1
Phoebe
(10.02.26)
(32)

Dindar hristiyan biriyle sevgili olur musunuz?

pembediken
Evli duyurucular da cevap verebilir bekar olsalardı naparlardi
Evli duyurucular da cevap verebilir bekar olsalardı naparlardi
0
pembediken
(03.02.26)
Olurum neden olmayayım.
-4
arbre
(03.02.26)
esim katolik. kayinpederim hristiyan demokrat partiden bakan :p
nema problema.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.02.26)
olmam
+1
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(03.02.26)
Benim hayatıma müdahale edene kadar evet, sonra hayır.
+4
kisa
(03.02.26)
din denen afyona bazilarinin ihtiyaci var.
eger esimin boyle birseye ihtiyaci var ise, beni baglamaz. kendisine iyi gelen ne varsa onunla ugrassin, burda kitabin cinsinin bir onemi yok. zaten asagi yukari hepsi ayni seylerden bahsediyor.
hayat boyle seylere takilmak icin cok kisa, "laissez faire"
0
cooperr
(03.02.26)
Asla.
+2
gabe h coud
(03.02.26)
Hayir. Herhangi bir seye aşırısı olanla yapamam. Din, spor, siyaset, hayvanlar, saglikli beslenme, alkol, komplo teorileri vs vs...
0
duster
(03.02.26)
Dindar ve kendi ülkesinin Akp'sine gönül vermişse sokağından geçmem; dindarsa merhaba-merhaba; inançlı ama inanç seviyesi 1-10 arası 4 ya da altındaysa o zaman olabilir ama tabii Hristiyan var Hristiyan var misal Protestan ya da Anglikan biriyle dindar da olsa sıkıntı yaşamam gibi ama Katolik dindar biri benim için sıkıntı yaratır, bunun Amish'i var var kılı var yünü var oralara girmiyorum bile. Ha Ortodoks kökenli Hristiyan bireyse o da nispeten sıkıntı bi tip olabilir. Kısacası sadece Hristiyan dindar olması tek başına anlamlı bir kriter değil.
0
kizil karga
(03.02.26)
direkt olurdum. +1000 puan.
-3
Purple life
(03.02.26)
Farklı adet, farklı kültür, farklı ritüel.
Hayat zaten yeterince zorken niye, bile isteye yeni yeni sorunlar edineyim ki?
Nikah kilisede mi kıyılacak? Annen gelecek mi nikaha ya da çocuğun vaftiz törenine?
gibi gibi
0
Mirket
(03.02.26)
Soran kişi olarak ben de cevap vereyim. Geçinmeye gönlü varsa anlayış varsa olurum.
0
🌸pembediken
(03.02.26)
hristiyan olanlardan zarar gelmedi ancak müslüman geçinen birisi evli çıkmıştı. tanıdığım en yalancı insandı. bu işler dinle belli olmuyor tabii ancak kendi deneyimime göre müslüman olan dindarlar sorunlu çıkıyor. şahsen uzak duruyorum.
+3
eileengray
(03.02.26)
Olmam. Arkadaşlık başka sevgililik başka, bana müdahale edip etmeyeceği bilinmez.
+1
muhayyer divan
(03.02.26)
Dindar biriyle yolum kesişmez ki. İş zaten oraya varmaz. Hadi zorladık oldu diyelim.
Sonuç yüksek ihtimalle bu olur:

www.reddit.com
0
yurtsuz john
(03.02.26)
ahlak,
tarikat,
atatürk,

kendisi ve ailesi bu kümelerin ne kadar içinde yada dışında kaldigina göre degişir.
0
designer
(03.02.26)
Hangi dine mensup olursa olsun dindar herhangi biriyle birlikte olmazdım. Seküler hayatı seviyorum.
+5
ekimoloji
(03.02.26)
Herhangi bir dine inanan biriyle işleri o noktaya getirmem zaten. Arkadaşlık başka ama sevgili olmam. Karışıp karışmaması da mesele değil, dünya görüşünde din kavramının olması yeterli sevgili olmamam için.
+1
Phoebe
(03.02.26)
mormon olmaz belki ama latin katolik veya istanbul ortodoxları olur.
0
klassno
(03.02.26)
Eşim Katolik. Babam Katolik. Büyürken de kendi evliliğimde de bir sorunumuz olmadı+1.
0
alice in potatoland
(03.02.26)
din tüccarları yüzünden bütün dinler istismar edilmişken. Herkesin dini kendisine deyip kafaya takmam.
0
Rao
(03.02.26)
birkaç sene önce görsem asla derdim. şimdi daha iyi bile olur diyorum.
-1
beatbox yapan metalci
(03.02.26)
Ben okuduğum kurgularda bile daralıyorum bu din işlerinden. Yani cevabim hayır.
+2
a perfect lie
(03.02.26)
Sevgililik dediğin nedir ki zaten, olurdum. Benim inancımla bir derdi yoksa evlilik bile düşünülebilir. Tabii genelde o kadar muhafazakarsa pek yanaşmaz böyle şeylere.
0
mbond
(03.02.26)
hayır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.02.26)
valla bu yasa gelip din islerinin hikaye oldugunu cozememis biriyle gercekten zor. daha baska neleri cozemedi acaba derim. yani ciddi ciddi inaniyorsa, dindarsa olmaz.

ama evrende bir kutsallik, bir ruhaniyet hissedip bunu oyle alisageldigi icin veya kulturel olarak dine kanalize edenler ok. ona takilmiyorum. ozetle koyu dindar hayatta olmaz, ama sirf inancli diye de sorun yapmiyorum.
0
antikadimag
(04.02.26)
dindar hristiyan, hele ortodoks hristiyan ile olurum ama o benimle sevgili olmak istemeyebilir çünkü türküz işte.
0
rain when i die
(04.02.26)
teoloji baglantili her soruda oldugu gibi yine insanimiz dincilik ile dindarligi karistiriyor.
ayrimini bir turlu yapamadik gitti.
+2
cooperr
(04.02.26)
bir de ermeniyse nikahi basardim. biz de dinliyiz kendimizce hizliresim.com
+2
ala09
(04.02.26)
@ala09 onlar kim :)
0
🌸pembediken
(05.02.26)
cooperr Karıştırmıyoruz hocam dinci dediğimiz tipin zaten denklemde yeri yok onun ben amk ama dindara karşı da çok hoş değiliz dünyaya bakışımız farklı.
0
kizil karga
(05.02.26)
@pembediken seyhim ve ben
0
ala09
(06.02.26)
Herhangi bir finin dindarı ile bir şey yaşayabileceğimi zannetmiyorum.
0
cay koy geliyorum
(06.02.26)
(11)

magnezyum olayı

duyuru
bu magnezyum takviyesi olayı nedir? reçetesiz alınıyor anladığım kadarıyla. eczaneye gidip ben magnezyum istiyorum mu diyoruz? kullananların hayatında ne değişti, her akşam yemekten sonra 1 tane mi içiyorsunuz mesela, kaç mg? deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
bu magnezyum takviyesi olayı nedir? reçetesiz alınıyor anladığım kadarıyla. eczaneye gidip ben magnezyum istiyorum mu diyoruz? kullananların hayatında ne değişti, her akşam yemekten sonra 1 tane mi içiyorsunuz mesela, kaç mg? deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
-1
duyuru
(02.02.26)
Geçen gün uyku problemimi nasıl aşabileceğimi chatgpt'ye sordum. Bana Magnezyum glisinat / sitrat önerdi.
Magnezyum gerçekten uykuya yardım eder mi? Veya sadece internetin “pazarladığı bir efsane” mi? Ve eksik değilsem neden takviye vitamin mineral alayım? dedim.
Epey bi fikir alışverişimiz oldu.
Bilimsel dayanak istedim. Bulamadı ve bünyede eksikliği yok ise kullanmanın gereksiz masraf olacağı konusunda hemfikir olduk kendisiyle.
0
Mirket
(02.02.26)
Yine sosyal medyada 1-2 kişinin “abi inanamıyorum bla bla” paylaşımlarıyla başladı. Bir kaç ay daha gider sonra unutulur.

Vücutta eksiği yoksa kullanmanın anlamı yok ki :)
0
avatar is back
(02.02.26)
doktor yazdiktan 1 hafta sonra
alerji yapmaya baslamisti,

ve sonra yine danistim,
demek ki eksiklik gitmis dediydi.
0
designer
(02.02.26)
Bir kısım diyor ki kan testinde serum seviyesi ölçülüyor, eksik çıkmaması normal hücre içi seviyesi ölçülmesi lazım.
Benim normal aralığın içindeydi, doktor kabak çekirdeği ye, maden suyu iç dedi :)
0
black holes in the sky
(02.02.26)
Su an doktorum dedi diye d vitamini aliyorum her gun ama bu takviyelerin her turlusunu son 10+ senedir aldim, magnezyum da dahil. Hicbirinde benim farkedebilecegim bir olumlu etki gormedim. Deneyimim bu.
0
hot potato
(02.02.26)
magnezyum malat kullanıyorum. yorgunluğa çare olsun diye. tamamen placebo. zaten omega 3 harici takviyelerin işe yaramadığı araştırılmış.
0
mikahakkinen
(02.02.26)
Ben göz seğirmesi için kullanıyorum ve faydasını görüyorum.
0
rahmi pinkfloydoglu
(02.02.26)
hamileyken doktorum sırt ağrılarım için magnorm yazmıştı. hatırlamıyorum faydasını gördüm mü... ama takviyeler konusunda çekimserim biraz. sadece d vitaminine inanıyorum çünkü ne zaman tahlil yapılsa düşük çıkıyor. doktor da sürekli kullan zaten güneş mi görüyoruz demişti. geçen eczanede konusu açıldı yine kreşe giden çocuk sebebiyle sürekli hastayız vs vs. d vitamini kullan, başka bişeye gerek yok dedi :D
0
elorelia
(02.02.26)
ben faydasını görüyorum hem migren hem yorgunluk/kas ağrıları için. huzursuz bacak sendromu için yıllar yıllar önce doktor önerisiyle başlamıştım. hangi tip magnezyuma ihtiyaç olduğunu bilerek almak gerekiyor fayda sağladığını anlayabilmek için, ben daha çok insanların rastgele popüler olan veya tavsiye edilen herhangi bir magnezyumu kullandıklarını gözlemliyorum. Doktora da mutlaka sorulmalı ama genel bilgi için;

youtu.be

ben mevsim geçişlerinde migren coştuğu için bir tane kahvaltıdan sonra, bir tane de akşam yemeğinden yaklaşık iki saat sonra alıyorum. 3 ay kullan 3 ay kullanma şeklinde ilerliyorum bütün takviyeler için.
0
Phoebe
(02.02.26)
Ben haftada 50km'den fazla koşuyorum ve üstüne ağırlık idmanı da yapıyorum. Magnezyum recovery ve kasılmalar için kesinlikle fark ediyor. Kullanmadığım ve kullandığım zamanlarda çok etkisini görüyorum. Uyku için olanın etkisini ben göremedim. Belki gören vardır.
0
gabe h coud
(02.02.26)
kabak çekirdeği çitleyerek başlayabilirsiniz.
0
klassno
(02.02.26)
(12)

Benzer şeyler yaşamış olan var mı?

gnosis
Son birkaç aydır konuşurken bazı kelimeleri hemen hatırlayamıyorum. Elektronik aletleri şarjda unutuyorum. Fırında kek unuttum, yandı. Ocakta yumurta unuttum, 20 dk sonra değil 45 dk sonra kapattım. Gece erken yatsam da sabah uyanmakta zorluk çekiyorum.Bu durum uzun sürünce bende hata yapma korkusu
Son birkaç aydır konuşurken bazı kelimeleri hemen hatırlayamıyorum. Elektronik aletleri şarjda unutuyorum. Fırında kek unuttum, yandı. Ocakta yumurta unuttum, 20 dk sonra değil 45 dk sonra kapattım. Gece erken yatsam da sabah uyanmakta zorluk çekiyorum.
Bu durum uzun sürünce bende hata yapma korkusu başladı. Yaptığım işleri OKB'li gibi defalarca kontrol ediyorum. Bu yüzden ekstra yoruluyorum.

Benzer şeyler yaşamış olan varsa ne yaptınız, nasıl iyileştiniz?
0
gnosis
(28.01.26)
sadece vitamin b12 eksikliği bile olabilir. hayatınızı bu kadar zorlaştıran bişey için gecikmeksizin sağlık kontrolü yaptırmakta fayda var.
0
lil siztah
(28.01.26)
@lil siztah b12'm normal seviyede. Demir ve d vitamini eksikliği için ilaç kullanıyorum.
+1
🌸gnosis
(28.01.26)
Çok benzerlerini yaşıyorum, benimki kafada dönen tilkilerle ilgili. Hafta sonu alkol tüketimiyle beraber iyi hissediyorum mesela, hafta içi ayyuka çıkıyor.

B12 ile de ilgili olabilir ama muhtemelen başka eksik şeyler de olabilir, kontrol +1
0
Bruce
(28.01.26)
öyleyse -yaptırmadıysanız- nörolojik kontrolde fayda var.
şahsen ağır stres altında olduğumda böyle şeyler yaşıyorum, anksiyete bozukluğu sebebiyle; rahatlayınca geçiyor. gerçi siz öyle bir etkenden de bahsetmemişsiniz..
geçmiş olsun.
0
lil siztah
(28.01.26)
hareketsizlik,
gün boyu fazla ekran isigina maruz kalma,
gec saatte yemek,icmek,
ve sonunda gec uyumak
yada huzursuz uyuma,

bu sonuclari olusturabiliyor.
0
designer
(28.01.26)
@designer yıllardır masa başı çalışıyorum. Hiç bu kadar kötü olmamıştım. Arada ekran bulanıklaşıyor, okuyamıyorum, ara vermek zorunda kalıyorum.
0
🌸gnosis
(28.01.26)
@konusma
canan karatayda anlatiyordu,
periyodik cetvelde
halojenlerin oldugu grupta
flor
klor
bromür
iyotu bagliyor
ve iyot eksikligi ile troid bozuklugu vs olusuyor diye ifade ediyordu,

sonra herkes hasimato,
herkes yorgun..
0
designer
(28.01.26)
Bunları kısmen deneyimliyorum. Açıkcası telefon ve bilgisayarda abuk zubuk şeylere bakmaktan ve/veya saçma sapan abur cubur yememden kaynaklanıyor diye düşünüyorum.
0
mbond
(28.01.26)
beyin/zihin sisi de olabilir. kan testi yaptırın fiziksel değilse ruhsal olabilir.
0
mikahakkinen
(28.01.26)
beyin sisi konusunu da araştırmanızı öneririm. ben ikinci covid oluşumdan sonra yaşadım, long term covid effects şeklinde anlatmıştı nörolog ve ilerleyen yıllarda çok fazla insan bundan muzdarip olacak demişti. nöroloğun verdiği bir ilaç ve önerdiği multivitaminle birkaç ayda toparlandım. ama covid vb. dışında da pek çok tetikleyici nedeni var, uzun süre ekrana bakmak/maruz kalmak, sürmenaj olmak, beslenme şekli vb.
0
Phoebe
(28.01.26)
Benzer şikayetlerden dolayı bir tahlil yaptırdım. Demir değerim alt sınırın daha altında çıktı, bu etkiliyormuş. Fiziksel olarak bir sıkıntı yoksa gerisi sanırım tamamen stres kaynaklı. Bir de ekmek, poğaça gibi şeyleri daha az tüketmekte faydalı olabiliyor.
0
hayalhayal
(28.01.26)
uyku kalitesi üstadım. 3 hafta erken saatte yatıp erken kalkın düzeleceğini göreceksiniz.
+1
galahad reloaded
(29.01.26)
(9)

Canınız sıkıldığında, depresif hissettiğinizde moralini düzeltmek için ne yapıyorsunuz?

lostinway91
Fikir verebilir misiniz? Bu ayın ilk on beş gününde moralim baya iyidi, ama son günlerde canım sıkılmaya başladı, depresif hissediyorum gibi.
Fikir verebilir misiniz? Bu ayın ilk on beş gününde moralim baya iyidi, ama son günlerde canım sıkılmaya başladı, depresif hissediyorum gibi.
0
lostinway91
(26.01.26)
günlük tadında yazı yazmak iyi geliyor bana. modern güzin ablamız yapay zeka da var şimdi. otur dertleş.
0
lazpalle
(26.01.26)
Müzik dinleyerek yürüyüş yapmak, bir yerde oturup kahve içip bir şeyler okumak ya da izlemek.
Mümkünse denizi gören yerlerde takılmak bana çok iyi gelir.
+1
mutekebbir
(26.01.26)
Avm seviyorum. Kıyafet alışverişi, yemek. Araban varsa çık gez, deniz kenarına git. Ağırlık çalış, yüz, doğa yürüyüşü yap. Sinemaya, konsere git.
-4
arbre
(26.01.26)
Sevdiğim yemekleri yiyebileceğim mekanlara gitmek için bütçe ayırıyorum, o yemeği yiyorum, üstüne bir de güzel tatlı yiyorum. Sonra eve gidip uyuyorum. Çünkü bu yemek mekanına doğru yöneldiğim andan uyuduğum ana kadar kafamın için turgor basıncıyla aşırı derecede şişmiş oluyor, çatlamadan uykuya geçmem gerekiyor. Uyumazsam ev halkı benden çekiyor. Çekmezlerse ben kendimden çekiyorum. Kalp hastalığı vertigo fibromiyalji vs oluyor.
+1
muhayyer divan
(26.01.26)
bol bol kültür sanat etkinliği, ilk 15-20 dakika odaklanmakta zorlanıyorum ama sonra keyif alma aşamasına geçiyorum, eve resetlenip dönüyorum. tabi ki canımı sıkan her ne ise o sekme açık kalmaya devam ediyor ama en azından masaüstünde aşağıya çekmiş oluyorum ve daha öncelikli konulara alan açabilmiş oluyorum.
0
Phoebe
(26.01.26)
dışarı çıkıp içiyorum ben.
leş metal barları, konserler, partiler.
insan içine karışmak dertlerimi unutturuyor.
+1
rain when i die
(26.01.26)
Uzun koşu, huzur doluyorum bitirdiğimde.
0
kumandanim
(26.01.26)
Uzun zamandan beri görüşmediğim tercihen il dışındaki arkadaşlarımı arıyorum. Genel olarak hallerini hatırlarını soruyorum, hayatlarındaki gelişmelerden haberdar oluyorum. Üst üste 3-4 kişiyi aradıktan sonra toparlıyorum
+1
ebeş
(26.01.26)
Yürüyorum.
+1
Amaranta ursula
(26.01.26)
(5)

Tek tip magnezyum ?

HellKeePer
Sağlık amaçlı kullanmayı düşünüyorum (uyku sorunum yok).Memnun kaldığınız ürün/marka var mıdır?
Sağlık amaçlı kullanmayı düşünüyorum (uyku sorunum yok).
Memnun kaldığınız ürün/marka var mıdır?
0
HellKeePer
(23.01.26)
orzax extramag
+1
65 derece
(23.01.26)
magnimore plus
+3
Phoebe
(23.01.26)
Nutraxin Mangnesium en iyisi
-2
Başka
(23.01.26)
3 yıldır sosyal medyada yoğun bir şekilde ne hikmetse magnezyum övülüyor el birliğiyle. Eksikliğimiz yoksa bence kullanmanıza lüzum yok.
+3
Caletti
(23.01.26)
benm doktor "komplexin icinde mag. malat yoksa bir ise yaramaz" diyor.
orzax extramag onerdi.
0
cooperr
(24.01.26)
(9)

Bu anı unutmam lazım

don’t panic
Arkadaşlar dün eşim ve çocuğum ile çok ama çok ciddi bir trafik kazasının eşiğinden döndük ve çarpışsak direkt ölürdük hepimiz. Kamyon sollarken karşıdan gelen arabayla çarpışıyorduk, kılpayı kurtulduk. Dünden beri eşimin de benim de aklımdan çıkmıyor o an. Bundan kurtulmak için tavsiyeniz var mıdır
Arkadaşlar dün eşim ve çocuğum ile çok ama çok ciddi bir trafik kazasının eşiğinden döndük ve çarpışsak direkt ölürdük hepimiz. Kamyon sollarken karşıdan gelen arabayla çarpışıyorduk, kılpayı kurtulduk. Dünden beri eşimin de benim de aklımdan çıkmıyor o an. Bundan kurtulmak için tavsiyeniz var mıdır? Teşekkürler…
0
don’t panic
(22.01.26)
Güzel bir bağış yapın. Bir de ders almaya çalışın. Sollamak yasak mıydı?
-3
arbre
(22.01.26)
Birkaç gün yorgun gibi olacaksınız. Hep o an aklınızda olacak ve canınız hiçbir şey yapmak istemeyecek. Sonra çok sinirli birkaç gün geçireceksiniz. Birbirinizi incitmemeye gayret edin. Sonra yavaş yavaş dağılacak sisli puslu hava. Unututulup gidecek.
+2
Mirket
(22.01.26)
Çok geçmiş olsun, zor bir durum atlatmışsınız ve şu an hepiniz iyi durumdasınız önce buna odaklanın. Bir şey olmadı, iyisiniz, bence önce bunu bir idrak etmek gerekiyor. Beynimiz sürekli "ya olsaydı" diye binbir çeşit senaryo üretir, bu senaryoları üretmeyi reddedin kendi içinizde.
Yakın zamanda benzer bir durum yaşamış birisi olarak ben böyle bir durumda konu hakkında tekrar tekrar konuşmayı istemiyorum kesinlikle. Kardeşimle motosiklet kazası atlattık, ilk gün olay şokuyla bir konuştuk ama ertesi günlerde kesinlikle bir daha konuyu açmadık. Çünkü deştikçe deşiyoruz ve bu durum sadece kaygımızın artmasına neden oluyor, başka hiçbir faydası yok. Kendi içimde düşünsem dahi ona bakıp "acaba o anı mı düşünüyor" demedim, desem dahi sormadım, o da aynı şekilde. Eşinizle konuyu bir daha açmamak üzere kapatın. Bir de konuyu ailelere eş dosta filan anlatmamak gerekiyor çünkü her anlatışta tekrardan yaşıyorsunuz o korkuyu.
Olay olmamış gibi davranmak değil yaptığımız, kötü bir şey yaşadık, dersimizi aldık ve yolumuza bakıyoruz.
0
hayalhayal
(22.01.26)
çok geçmiş olsun. hiç bir şey olmamış, en önemlisi bu, düşüncelerinizi hep buna odaklamaya çalışın konuya dair olumsuz hisler geldikçe.

bir an önce geçsin gitsin diye panikleyip olayı daha da içselleştirmeyin, kendinize zaman verin, sürece yayılsın. çocuğun yaşını hiç bilmiyorum ama onu da gözlemleyin, uykusu bölünüyor mu, kabus görmeye başladı mı, davranışları sertleşti mi gibi gibi. gerekli görürseniz uzmandan da destek alırsınız.

mirket'in dediği gibi, doğal akış içinde o sisler dağılıp gidecek.
0
Phoebe
(22.01.26)
Çok geçmiş olsun.
0
gabe h coud
(22.01.26)
gecmis olsun,
bir sans daha verilmis,
hayatın tadini cikarmaya bakin.
0
designer
(22.01.26)
çok geçmiş olsun, gerçekten çok korkutucu. yanınızda eşiniz ve çocuğunuz da olduğu için ekstra korkmuşsunuzdur. gerçekten sarsıcı bir şey yaşamışsınız. şükür ki hiçbir şey olmamış.

travma olduğu için sakinleşmeniz zor olur, bu normal. bu his zamanla azalarak biter. bu histen kurtulmak için acele etmeyin ve kendinizi zorlamayın. eşiniz ve çocuğunuzla (konuşabilir yaştaysa) bu konuyu ve hislerinizi konuşmak veya başka yakınlarınızla konuşmak, belki de hatta ağlamak sizi rahatlatabilir. küçük bir tatil veya en azından işlerden izin alıp evde dinlenme iyi gelebilir. çok zorlanıyorsanız da bir uzmandan destek almak iyi olabilir. umarım çocuğunuz da çok etkilenmemiştir. resim yapma etkinliği gibi şeylerle duygularını atmasını sağlayabilirsiniz belki. hafiften rahatlamak için de sıcak içecekler iyi gelebilir belki. üçünüz yorganın altına girin birbirinize sarılın, bir şeyler izleyin belki o da iyi gelir. aklıma gelen tavsiyeler bunlar.

tekrar geçmiş olsun.
0
art cat chocolate
(22.01.26)
gelmiş geçmiş olsun, verilmiş sadakanız varmış diye düşünün. önemli olan hatadan/deneyimden ders çıkarmak ve aynı şeyleri yinelememek. şayet araç sürücüsü neyi farklı yapabilirdim sorusuna cevap bulamıyorsa, konum paylaşarak duyuruda sorabilirsiniz.

tavsiye olarak: sürücü bence vakit kaybetmeden araç kullanmaya devam etmeli. hatta mümküse aynı güzergahı yeniden kullansın. araya zaman girdikçe korkular, endişeler büyüyüp insana engel olur hale gelebiliyor. o duyguyu aşmak gerek.

buraya kadar söylediklerim sürücü içindi. sürücü dışındakileri ise bilemiyorum. zira bir şekilde onların da sürücüye yeniden güven duymaları gerekiyor. bu ise hemen olacak bir şey değil. sürücünün sabırlı ve anlayışlı olması lazım.
+1
tnz
(23.01.26)
geçmiş olsun. tek çözüm düşünmemeye çalışmak. aklınızı bir şeylerle oyalayın o ana asla dönmemeye çalışın.
0
Başka
(23.01.26)
(18)

yiyecek satılan dükkana evcil hayvan sokulması hijyenik mi sizce?

michael harddd
fırında kedi gezmesi, müşterinin köpekle girmesi sizce hijyenik bir durum mu?
fırında kedi gezmesi, müşterinin köpekle girmesi sizce hijyenik bir durum mu?
0
michael harddd
(22.01.26)
Üretim kısmında veya tezgah üstünde gezmedikçe sorun yok
+2
my fault
(22.01.26)
üretimde gezinmediği sürece ok bence de, aksine mutlu olurum gördükçe
+2
mor oje
(22.01.26)
İnsanlar bu konuya takıldıkları kadar pis insanlara takılmıyor mesela. Kaç tane iş yeri bu sebeple mühürleniyor. İçerisi pis, temizlik yüzü görmemiş. Çalışanlar eldiven, bone, maske takmıyor. Müşteriler eldiven takmadan ekmekleri tek tek sıkarak, dokunarak seçiyor. Maske takmıyor, öksürüğü ve tıksırığı her yerde ama kedi ve köpek olmaz.

Özellikle hayvan dostu yerlerden alış veriş yapıyorum. Şu soğukta dışarıdaki hayvanı işletmesine alan yerleri tercih ediyorum, sokağa kovalayanlari değil.
+4
rock n roll
(22.01.26)
Değil.
-2
arbre
(22.01.26)
değil tabii ki. hele bazı mekanlarda hayvanlar koltukların üstüne falan çıkıyor, sonra bir bakıyorsun ki koltuğun üstü full tüy.
+1
bobinhoo
(22.01.26)
hijyenik değil.
0
inheritance
(22.01.26)
bence değil, hatta köpek ayrıca tedirgin eder. köpek var köpek var, hadi köpek köpektir de bizim insanımızın çoğu aptal olduğu için güvensizlik ortamı oluşur bende.
0
Improbable
(22.01.26)
Hijyenik değil .

Hayvanları sevmek başka bir yerden sonra artık insanların, çocukların yerine geçmesi ve onların yerini ailenin bir üyesi olarak alması başka konu.
Bu gittikçe dozu artan etkileşimin sınırı nedir, neresidir diye düşünmek lazım.
İncelendiğinde konu sadece hayvanseverlikle kalmıyor olayın çeşitli ideolojik inanç boyutuna varan yönü de var.
+2
diyecevaplandı
(22.01.26)
Sokak hayvanlarına açık işletmeleri tercih ederim.
+1
auroraaurora
(22.01.26)
sokulmaz, hijyenik değil.
kedi, köpek kendini kaşırken bir sürü tüy havada uçuşuyor, sağa sola sürtünüyor. içeride kedi olan dükkanlardan zorunlu olmadıkça alışveriş yapmıyorum.
+2
duyuruuser
(22.01.26)
Tuvaletten çıkarken elini yıkamayan insanlarla bir arada yaşıyoruz onların dokunduğu kapı kollarına falan dokunuyoruz, bence bu insanlar hijyen açısından daha riskli kediler falan en azından kendi kendini temizliyor pis hissettiğinde.
+3
kizil karga
(22.01.26)
açık alanda bi kafede vs görsem sorun etmem ama fırın gibi küçük dükkanlar için bence hijyenik değil. çünkü aniden kaşınmaya veya silkelenmeye başlarlarsa feci derecede kıl tüy yayarlar.

fırında hayvan görmek istememek : hayvan düşmanı olmak
bana bu çok mantıksız geliyor. hayvan düşmanı değilim. evde kedim var. kedimin ucundan yaladığı yoğurdu filan yemeye devam ederim. ama başkasının köpeğinin kılının düştüğü ekmeği yemek istememem gayet normal bence.

insanlar daha pis diyenler için
işletme pis ise zaten ordan alışveriş yapmam. alışveriş yapıyorsam temiz olduğunu varsayarım. bilmediğim şey beni üzmez diyor olabilirim. ama hayvanın pisliğini anlık olarak görüp rahatsız olabilirim. insan pisliği okey, hayvan pisliği hayır filan demiyoruz ki.

çocuğum var. çocuk kabul etmeyen işletmeler, oteller, düğünler vs aşırı normal bence. gayet anlaşılabilir ve kabul edilebilir bir durum çoğu açıdan. ama yani çocuğun bile yasaklanabildiği durumlar varken, hayır hayvanımızla 7/24 her yerde olmalıyız!!! şeklinde bi dayatma aşırı saçma geliyor.
+6
elorelia
(22.01.26)
fırın gibi hele gıdanın yarı açık olduğu yerlere alınmamalı, olay pislik hayvanın pis olup olmaması değil. yani tüyleri uçuyor bu tüyler pis olmayabilir, bir çoğu söylendiği gibi insanların bir kısmında çok çok daha temizdir ama sonuçta aldığınız ekmekte tüy kıl görmek istemeyiz. bu yüzden bence hijyenik değil,
+1
atom karincanin torunu
(22.01.26)
Ayakkabısını çıkarıp çorapla tezgahın üzerine çıkıp ampul değiştirmeye kalksa fırıncıya tepki gösterecek insanların, tezgahta dolaşan sokak kedisini hoş görmesi, buna da, bazı insanların daha pis olması durumunu gerekçe göstermesi akıl tutulmasından başka bir şey değildir
diye düşünüyorum.
0
Mirket
(22.01.26)
Aynen abi fırıncını ekmeği hazırlarken elini sikine taşağına götürmediğini falan düşünenler de var mesela bemce asıl alıklar fırıncının hijyene çok dikkat ettiğini düşünen kerizler aslında, fırının önü süper ama bir de aşağı kata inin bakalım kediye gelene kadar neler oluyor orada :)
-1
kizil karga
(22.01.26)
yiyecek içecek olan hiç bir ortamda kedi-köpeği hiç bir şekilde hijyenik bulmuyorum. aynı şekilde yemek yediğim restoranda vb. de kedi-köpek görünce beni hem hijyen, hem köpek fobisi hem de kedilerin sürekli masadaki yemeğe atlamaya çalışması açısından çok tedirgin ediyor, yediğimden de hiç bir şey anlamıyorum o tedirginlikten dolayı.
+1
Phoebe
(22.01.26)
2 tane köpeğim var. Ben uygun görmüyorum.
Hayvan tüyü havada uçan bir şey.Bunu her hayvan sahibi bilir.
Üstü açık ve yemeye hazır satılan ürünlerin olduğu yerde hayvanların işi yok.
+4
sucvecezve
(22.01.26)
Hindistan birdenbire oluşmadı. Çok düşünmeye gerek yok. Kedi bir nebze ama köpekle girilmesi hiç de hijyenik değil.

Bu hijyen konularında herşey yavaş yavaş ilerliyor. İnsan kokuya da, mikroplara da zamanla alışabiliyor. Bu yüzden kabul görmüş sınırlar önemli.
-1
hebanon
(22.01.26)
(6)

Yaratıcı Yazarlık Atölyeleri - Murat Gülsoy & Beliz Güçbilmez

mor oje
Murat Gülsoy veya Beliz Güçbilmez'den yaratıcı yazarlık eğitimi alan var mı aramızda? Veya deneyimlediğiniz başka bir atölye varsa yorum almak isterim.
Murat Gülsoy veya Beliz Güçbilmez'den yaratıcı yazarlık eğitimi alan var mı aramızda? Veya deneyimlediğiniz başka bir atölye varsa yorum almak isterim.
0
mor oje
(22.01.26)
Beliz Hocanınkine katıldım ben.
İlk kur zaten daha çok okumak üzerine. Yazmakla ilgili bir pratik yok. Ama çok ufuk açıcı.

Hoca tiyatro kökenli olduğu için belki, yaklaşımı bana garip ama etkileyici geldi. Mesela sanatta gerçekçilik konusu ile ilgili fikirleri. Katılmadığım fikirleri de var. Yazarın, eser sahibinin karakterinin, duruşunun bizi ilgilendirmez gerektiği mesela. (?)
Bence başlı başına etkileyici bir kadın, hoca. Derslerin de hiç bir dakikası uyduruk degil.

Bir de daha amatör bir tane katılmıştım. O da kitapları olan biri ama ama onun yaklaşımını sevmediğim yerler oldu. Bu daha çok yazma pratiği olan bir atölye idi. Kahramanın sonsuz yolculuğu üzerinden gitmişti dersler.

Murat Gülsoyunkine de katılmak istiyorum. Yazan olursa ben de okumuş olurum.
0
a perfect lie
(22.01.26)
@a perfect lie, şahane, teşekkür ederim detaylar için. benim arada kaldığım nokta, beliz hocanın daha salt tek bir teknik üstünde yoğunlaştığı konusunda bir eleştiri okudum ekşi'de. kendisi bir kitap üzerinden ilerliyor, o kitaptaki teknik üzerinden gidiyor gibi okudum. öyle mi yoksa farklı teknikler üzerinden de ilerletiyor mu peki?

Murat gülsoy'un boğaziçindeki hocalığı için güzel şeyler duydum arkadaşlarımdan, ben ona biraz daha yakınım, hafta hafta programı da bayağı beğendim gibi.
0
🌸mor oje
(22.01.26)
Evet kendisinin geliştirdiği bir teori var. Sadece onun üzerinden gidiyor. Doğru.
+1
a perfect lie
(22.01.26)
@a perfect lie bu durumda murat gülsoy daha mantıklı göründü bana, başlarsam deneyimlerimi sizinle de paylaşırım. çok teşekkürler tekrar.^^
0
🌸mor oje
(22.01.26)
Beliz hocanınkine katıldım bende. tekniği çok enteresan, bambaşka bir bakış açısı katıyor evet ama bir noktadan sonra bana ağır gelmişti, çok da yoğun bir dönemimdi, ben odaklanamadım diye böyle olduğunu düşünüyorum.

diğer seçenekleri değerlendirseniz bile bence beliz hocanın eğitimine de katılmak lazım maddi imkanlar el veriyorsa. ben hakan akdoğan ile beliz hoca arasında kaldığımda ödüllü bir şair bana beliz hocayla bir kez olsun yolun kesişsin şeklinde görüş belirtmişti.
0
Phoebe
(22.01.26)
@phoebe modül modül olduğu için ilk modüle girebilirim belki bu durumda. beliz hocanın efsane bir hoca olduğunu dtcf'den biliyorum, o yüzden ilginç de olabilir evet dediğiniz gibi.
+1
🌸mor oje
(26.01.26)
(6)

Ölüme Kayıtsız Kalmak

eisberg
Babam 50 yaşında vefat etti. Vefat süreci de sancılıydı. Çok etkilenmiştim vefatından üstünden 6 yıl geçti ama aklıma bazen gelir ve ciğerim sızlar. Son bir yılda dedem nenem vefat etti onları da çok seviyordum ama neden bilmiyorum etkilenmiyorum. Benzer şekilde eşimin ve arkadaşlarımın ailelerinden
Babam 50 yaşında vefat etti. Vefat süreci de sancılıydı. Çok etkilenmiştim vefatından üstünden 6 yıl geçti ama aklıma bazen gelir ve ciğerim sızlar. Son bir yılda dedem nenem vefat etti onları da çok seviyordum ama neden bilmiyorum etkilenmiyorum. Benzer şekilde eşimin ve arkadaşlarımın ailelerinden olan kayıpları da aynı şekilde karşılıyorum. Albert camus'un yabancı'sındaki gibi oldum resmen. Bu biraz tuhaf değil mi sizde nasıl durumlar?
0
eisberg
(21.01.26)
Ben en yakınlarımda pek kayıp yaşamadım. Bi babaannem bi anneannem bi dedem. En son anneannem vefat etti 3 yıl önce, ondan 2 yıl önce babaannem, 1990 yılında da dedem. Bunların haricindeki ölümler hep görece uzak olduğumuz insanlar. Ben de etkilenmedim. Babaannemde de etkilenmedim. Anneannemde hiç beklediğim kadar etkilenmedim, dedem öldüğünde 8 yaşındaydım. Allah gecinden versin ama anneme babama bişey olsa ne olur bilmiyorum, annemde kafayı yermişim gibi geliyor. Bana normal geliyor senin halin.
0
muhayyer divan
(21.01.26)
zamansiz ve sirasiz ölümü görmüssünüz cünkü. bence tuhaf degil.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.01.26)
çok yakın değilseniz böyle hissetmeniz normal. ya da babanızın ölümü oldukça ağır olunca diğerleri daha normal gelmiş olabilir. yaşları da büyük olduğundan beklediğiniz bir şeydir diye belki...

ben babamı 13 yaşımdayken kaybettim. babam 43 yaşındaydı. haliyle fazlaca etkiledi. ondan önce babaannemi kaybetmiştik ve ona ağlamamıştım bile. ondan daha önce annemin babası olan dedemi kaybetiştik ki yaşım baya küçüktü ama çok ağlamıştım. yıllar sonra da en son anneannemi kaybettik ve onda da oldukça mahvoldum. arada aile içinde başka ölümler de duydum ancak etkilenmedim.
0
art cat chocolate
(21.01.26)
Acı bir yemek yedikten sonra sıcak çayı içince, çay dilini yakmak yerine, dilinin eski önceki acısını tekrarlatıyor.

Bunun gibi, sen acının büyüğünü görmüşsün. En yakınından, vakitsiz acı yemişsin (ve sanırım bunu sağlıklı bir şekilde kabullenmişsin). Eskilerin “sıralı ölüm” dedikleri şeyi, yaşı gelenin göçmesini görünce de garipsememişsin. Ölüm sana yabancı değil çünkü.
0
lazor
(22.01.26)
değil. fazla soylent içiyor olabilirsin.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.01.26)
zamansız ve sırasız ölüm mantığı kısmen doğru +1.

bir taraftan da siz etkilenmediğinizi düşünüyor da olabilirsiniz. yas süreci bazen yıllarca sessizce köşede bekleyip aniden patlayabilen bir süreç.
0
Phoebe
(22.01.26)
(14)

İnsanlar niye düzeni devam ettirmiyor?

chicha_v2
Tamam kaos, entropi falan da abi muftakta tüm çatallar, bıçaklar, bardaklar, tabaklar boyutlarına göre raflarda dizili. Annem/eşimin annesi gelip makineyi bir boşaltıyor her şey bambaşka yerlerde. Kaşığı bıçağın üzerine bırakmış, çay bardağı kupaların rafına çıkmış vs.E orada bi düzen var, ona uydur
Tamam kaos, entropi falan da abi muftakta tüm çatallar, bıçaklar, bardaklar, tabaklar boyutlarına göre raflarda dizili. Annem/eşimin annesi gelip makineyi bir boşaltıyor her şey bambaşka yerlerde. Kaşığı bıçağın üzerine bırakmış, çay bardağı kupaların rafına çıkmış vs.

E orada bi düzen var, ona uydursana. Niye bozuyorsun mevcut düzeni değil mi? Sonra arkasından bir kişi daha uğraşıyor iki kere iş yapılıyor.

Sizde de böyle mi yoksa sadece bizimkiler mi dağınık, umursamaz?
-3
chicha_v2
(21.01.26)
Evinizin işini neden annen ya da eşinin annesi yapıyor ki? Merak ettiğim için soruyorum.
+7
rock n roll
(21.01.26)
en sinir olduğum şeydir benimde. aldığını aldığın yere koy fazlasını beklemiyorum zaten. bence tamamen umursamazlık. senin örnekte de mesela umursamazlık var. çünkü zaten herşey bir düzen içinde.

kendi düzenine göre yerleştiriyor diyenler içinde, gitsin kendi evinde kendi düzenine göre yerleştirsin.
-1
gercekdunya
(21.01.26)
herkesin kendi düzeni var. herkes kendi düzeninin en mantıklısı olduğuna inanıyor.

kendi mutfağına sokma madem o kişileri.

kendilerince en doğru düzeni yapıp sana öğrettiklerini bile düşünüyor olabilirler.
+7
art cat chocolate
(21.01.26)
insanın kendi düzeninin sürdürülebilir ve devamlılığı olması elbette tercih edilen ve güzel olan şey. ama bu kadar takılmaya da gerek yok, bu tür hassasiyetler gün geçtikçe kemikleşiyor ve ileri yaşları çok zorlaştırıyor, hem bireyin kendisi hem de çevresi için. kaşıklar bıçağın üzerine konulduğu için oradan alınıp kullanılması size en fazla 3 saniye kaybettirir, çay bardağı kupalarla aynı rafta duramaz diye kanun hükmünde kararname yok.

ben yalnız yaşıyorum, kendimde bu tarz her şey yerli yerinde olmalı emarelerinin artmaya başladığını yakaladığım anda eve arka arkaya özellikle çoluklu çocuklu arkadaş çağırıyorum ve zihnen resetleniyorum. çünkü yaşım daha da ilerlediğinde çok keskin sınırları, düzeni olan huysuz bir ihtiyara dönüşmek istemiyorum.

asgari düzeyde düzen kesinlikle ok ama bu düzenlerin ara sıra esnemesi, değişmesi, dönüşmesi, aksaması da tolere edilebilir ve dahi mizahı yapılabilir olmalı.

edit: yazdıklarımın tamamı çıkmamış. bu illa ki umursamazlık değil. o gün uykusunu alamamıştır, kupaların olduğu rafa boyu daha rahat yetişmiştir, kafası doludur vesaire vesaire de olabilir. insanız, normal.
+2
Phoebe
(21.01.26)
Bundan ben de müzdaribim ya. Başlarda ev işlerine yardım etmek istediklerinde işime geliyordu oh yardım eden var diye ama şimdi kırmadan reddetmeye çalışıyorum. sakın dokunma yorulma falan diyorum. düzenimi bozuyorsun desen suç, izin versen sen yorulcan. çok gıcık bi durum. dokunma dediğim halde dokunuyorlar bir de.
onlara göre bizim düzenimiz saçma oluyo, kaşıkların ayrı bölmede olmasındansa her şeyin tek bölmede karman çorman olması onlara göre daha "mantıklı", sen de bunu yapmadığın için "aptal"sın gözlerinde. ondan.
-1
nolmus yani
(21.01.26)
@rock Evde bebek var normalde sokmuyorum ya da her defasında işlerimi onlara yaptırmıyorum. Ben ya da eşim meşgulken giriyor ister istemez. Bırak yapma desem de bir iş de ben yapayım size yardımcı olayım boşa mı geldim yanınıza hep oturacak değilim ya diyor. Merağını giderecek kadar bilgi verebildim mi daha fazla detay ister misin?
-3
🌸chicha_v2
(21.01.26)
Başka birinin evinde bulaşık makinesini boşaltarak ona yardım etmiş oluyorum. Arkamdan “tam benim düzenime göre yapmamış” denmesi kalbimi kırardı. Duysaydım bir daha kolay kolay elimi sürmezdim.

Herkesin alıştığı bir düzen veya düzensizlik var. Kimisi çatalların aynı yerde olmasına özen gösterir, kimisi aynı yöne bakmasına, kimisi boy sırasında olmasına, kimisi de sadece çekmeceye girmiş olmasına. Demek ki onlar son söylediğim anlayışa daha yakınlar.
Kendinizi sinirlendirmeden, onların da kalbini kırmadan önce ellerinden geldiği kadar, kendi anlayışlarıyla size destek olduklarını farkedin, bunun için şükran hissedin ve sizi rahatsız edenleri düzeltiverin.
Onların amiriymiş gibi bir his olmasın içinizde.
+1
michael_knight
(21.01.26)
Daha fazla detay isterim.
+2
rock n roll
(21.01.26)
Ben de nefret ederim. Yıllardır ev arkadaşlarımın anneleriyle yaşadığım sorun oldu bu gelip kaldıklarında. Uğraşıp ediyorlar, ayıp olmasın diye bir şey de diyemedim. Ben o yüzden başkasının evinde bu işi yapmayı sevmem, sürekli sorarım. Aile evine döndüğümde de genelde bir şeyler değişmiş olur, o zaman da tek tek sorarım.
0
black holes in the sky
(21.01.26)
O kadar ince düşünmüyor.

Ne Olacak Şimdi filminde bunu çok net görüyorsun. Adile Naşit gelinin evine geliyor ve kanepedeki kırlentlerin yerini değiştiriyor, onu alıyor buraya, bunu alıp oraya koyuyor. Gözüne daha iyi geliyor öyle.
0
gabe h coud
(21.01.26)
E siz de düzeni devam ettirmeye çalışıyorsunuz?
-1
substituent
(21.01.26)
(bkz: el elin eşeğini türkü çığırarak arar)

bu tarz seylerin cevaplari icin atasozlerine bakmak lazim..
0
cooperr
(21.01.26)
bu yasa kadar ogrendıgım bişey varsa düzen takıntısının çok zararlı olduğu. üstelik bunu söyleyen kişi 20 yılını muhteşem bir düzen ve rutin içinde yaşayan biri.
+1
buenosdias
(21.01.26)
Şöyle bir duyuru açmak çok ayıp değil mi ya? Bir ben mi böyle düşünüyorum?

Evlenmişsin, evine misafir olarak gelmesi gereken anan baban evine geliyor yetmiyor bir de işini yapıyor, bu da yetmiyor kasigi bicagi bardagi duzgun koymadi diye şikayet ediyorsunuz..

Makinayi niye annen boşaltiyor abi?
+3
makbur
(21.01.26)
(12)

Havva neden şeytanlaştırılmıyor?

plastic_angel
Hristiyanlarda Eva bizde Havva . Ademi cinsel ilişkiye zorlayan o değil mi ? Niye kötülüğün simgesi değil bu kadın?
Hristiyanlarda Eva bizde Havva . Ademi cinsel ilişkiye zorlayan o değil mi ? Niye kötülüğün simgesi değil bu kadın?
-8
plastic_angel
(20.01.26)
Semavi dinlerde yaratılan (ve şeytanlaştırılan) ilk kadın için (bkz: lilith)
+1
kobuzchu kiz
(20.01.26)
ne alaka cinsel ilişkiye zorlamış falan. öyle bi şey yok islam’da. yasak elmayı yemek için ikna etti.
+2
deartheodosia
(20.01.26)
Siz biraz konuya uzak kalmışsınız. Öncelikle yukarda belirtildiği gibi cinsel ilişki için zorlamıyor. Yasak meyveyi yediriyor, bunun için de zorlamıyor gerçi. Bu da tevratta böyle, kuranda sadece şeytanın bu ikiliyi kandırıp meyveyi yemelerine yol açtığı söyleniyor. Ek olarak tevratta da bu olay anlatılırken adem ve havva beraber yılanla konuşuyor, meyveyi ilk havva yiyor, ademe de o uzatıyor. Yine zorlama yok.

Ama bu haşin çıkışınız ilginç gelmedi değil swh.
0
akhenaten
(20.01.26)
yasak meyve denen şey cinsel ilişkinin bir metaforu değil mi? gerçekten oturup elma soyup mu yediler yani?
+2
kibritsuyu
(20.01.26)
@kibritsuyu kabuklu yemiş de olabilirler, ama şaka bir tarafa bu olayın cinsel ilişki açısından yorumlanması çok sonraları gelişiyor. Detayına çok hakim değilim, ancak bunlar dini yorumlardan çok edebi yorumlar. Dini olarak bunun en ileri gittiği durum sanırım havvanın ademe meyveyi uzatması ve onun da itiraz etmeden yemesini, kadının, kadınsılığını kullanarak erkeği baştan çıkarması vs. gibi yorumlamalarıdır. Ama bu senaryoda bile meyve yine meyve.

Yahudiliğin en erken mitleri bunlar. Bu anlatılarla çağdaş neler neler var. Baya Eski Mısır, Asur, Sümer dinlerinin hayatta olduğu bir zamanda oluşuyor bu anlatılar. O dönemde meyve çoğu zaman gerçekten meyvedir.
+1
akhenaten
(20.01.26)
Elma işi efsane ya da çevrim hatası gibi görülüyor daha çok. Asıl konu "Bilgelik" ağacından yiyip gözlerinin açılması, özgür irade sahibi olmaları, masumiyetlerini kaybetmeleri. Ayrıca Havva'ya daha ne olsun "doğum sırasında çile çekeceksin, kocana tabi olacaksın" diye bizzat tanrı onun üzerinden tüm kadınları bir nevi cezalandırıyor. İbrahimi dinlerin tamamında da "İlk şeytana uyan" olarak görülmesi ve yerilmesi de cabası.
0
salihdt
(20.01.26)
Yasak meyve aslında bilgi ağacının (tam olarak the tree of the knowledge of good and evil) meyvesi, suçları sevişmek değil tanrının sözüne karşı gelmek. Bununla beraber kendi çıplaklıklarının ve cinselliklerinin bilincine varıyorlar ama o kısım ikincil sonuç.

İncil'de yaradılış kitabı bölüm 3'ü okuyabilirsiniz fakat özetle:
Tanrının sunduğu bütün imkânlara rağmen o izin verilmeyen tek ağacın meyvesini yeme, aslında insanın iyiyle kötüyü bilme, tanrı gibi olma arzusunun da ilk arketipidir.
(Şu makaleden: dergipark.org.tr)
+2
kobuzchu kiz
(20.01.26)
toplumsal kabule göre erkek kadından üstün değil mi zeka, yaratılış vb. olarak? ademin kafası hiç zerre çalışmıyor mu da kendi köprücük kemiğinden yaratılmış ve kendisine denk olmadığı varsayılan havvanın lafını dinliyor? adem şuursuz mu? her gel diyenin dediğini yapıyor anlamı çıkıyor sizin bu teorinizden. bu durumda konunun havvayla hiç ilgisi yok ki.
+1
Phoebe
(20.01.26)
Yılan Havva ile konuşuyor ve Havva koparıyor elmayı tevrata göre. Kuranda yok zaten olayın detayı. Benim sorum bambaşka.
-1
🌸plastic_angel
(20.01.26)
aslında semavi dinler havva'yı şeytanlaştırmaktan daha aşağıda bir konuma koyuyor. lilith gibi şeytanlaştırılsa beraberinde bir akıl ve güç de atfedilmiş olacak. oysa havva yaratılış mitinde o kadar akılsız ki yılan kandırmak için adem'i değil onu seçiyor. çünkü güçsüz olan, kolay manipüle edilebilir olan o. yani havva kadın olduğu için şeytanlaştırılamayacak kadar zavallı bir varlık. o yüzden üzeri merhametle örtülü bir acıma duygusuyla yaklaşılıyor kendisine.
0
sir gawain
(20.01.26)
0
nhk ni youkosu
(20.01.26)
kuranda neden bu olay detaylı anlatılmıyor bunu sorgulamakla başlayınca işler kopuyor zaten.

havva, eva yılan demek. havvadan kasıt lilith. kuranda ademin eşinin adı geçmez. soyun devamı işte bu ademin adı geçmeyen eşinden.
0
Hallegadola
(21.01.26)
(5)

Meyveli yoğurt yemek

arbre
Hello. Bim'deki Mövenpick meyveli yoğurdu beğeniyorum. Her gün işe götürüp sabah ya da gün içinde yesem dokunur mu? Bir de yoğurdun protein olduğu yazıyor. Ağırlık çalışan biriyim. Protein için faydası olur mu? Teşekkür.
Hello. Bim'deki Mövenpick meyveli yoğurdu beğeniyorum. Her gün işe götürüp sabah ya da gün içinde yesem dokunur mu? Bir de yoğurdun protein olduğu yazıyor. Ağırlık çalışan biriyim. Protein için faydası olur mu? Teşekkür.
-10
arbre
(19.01.26)
şeker oranına bakın. muhtemelen yüksek. gereksiz şeker yükünden yoğurt da olsa kimse fayda görmez. az şekerli ya da doğal tatlandırıcı falan olsa neyse de böyle ürünler şekeri basıyor genelde
0
iwillsee
(19.01.26)
turkiye gida anlaminda gercekligini kaybetmis bir ulke. uc harfli marketler ve gida baronlari gida kimyasiyla at kosturuyor. vatandas ekonomik olarak bu ucuzluga bagimli oldugu icin, hukumet de izliyor. cumle icinde bim, ucuz, market kelimeleri varsa icindekilere bakmaya gerek bile yok. isterse alman movenpick olsun. mahallenizdeki pazarlara gidip saglikli kuruyemisler(badem, findik, ceviz, kayisi vs..) alin.
+4
buenosdias
(19.01.26)
Günlük protein ihtiyacı anlamında katkısı olabilir. Ağırlık antrenmanına yeterli gelmez. Anlamlı bir faydası da olmaz.
+1
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
Sek quark protein veya proteinli sütleri araştırmanızı öneririm bunun yerine. Sek quarkın meyveli olanları da bahsettiğinz yoğurt da şekerli ve bu tür ürünler güne başlarken tüketilirse gün boyu şekeriniz de dalgalanmalar olur.
0
Phoebe
(20.01.26)
Şekerli yoğurtlar tamamen traş. Canın isterse de keyfine, arada sırada ye. Bunlara bel bağlama.
0
Buddrick
(20.01.26)
(3)

Korona mı grip mi?

yurtsuz john
Dünden beri yorgan döşek yatıyorum. Boğazımın içi kaşınıyor. Devamlı öksürüyorum. Ateşim var, titriyorum. Burnumun içi yanıyor. Müthiş halsizlik var.Kara vebaya mı yakalandık ne bu ya :(
Dünden beri yorgan döşek yatıyorum.

Boğazımın içi kaşınıyor. Devamlı öksürüyorum. Ateşim var, titriyorum. Burnumun içi yanıyor. Müthiş halsizlik var.

Kara vebaya mı yakalandık ne bu ya :(
0
yurtsuz john
(14.01.26)
Influenza A turkiye geneli yaygin su ara. Ilk 2 gunde gidip ilac alirsan gecebilir. Yoksa min 1 hafta.

Ins duyuruda aktif dr yoktur tum bilgilerimi sattim
0
üğpoıuy
(14.01.26)
ofiste arkadaşlar sırayla pozitif çıktı ama hepsine infuenza a ve b testleri yapıldı. farkını bilmiyorum. yani bu aralar çok yaygın, çocuğu olan arkadaşlarımın da çocukları pozitif çıktı hep.

gidip bir test mi yaptırsanız ya, çok geçmiş olsun.
0
Phoebe
(14.01.26)
influenza a oldum. belirtiler birebir benziyor. ilacı da var bu hastalığın. reçetesiz alınabiliyor. ama influenza a değilseniz boşa kullanmış olursunuz. özelde pcr testiyle öğrendik biz. devlette yapmıyolar sanırım test filan.
0
elorelia
(15.01.26)
(8)

Çok sonradan edinilen arkadaşlar

sorucu
Otuzlu, kırklı ya da daha ileriki yaşlarda yakın arkadaş edinilebilir mi? Buna ilişkin örnekler paylaşabilir misiniz?
Otuzlu, kırklı ya da daha ileriki yaşlarda yakın arkadaş edinilebilir mi? Buna ilişkin örnekler paylaşabilir misiniz?
0
sorucu
(11.01.26)
Ben en yakın ve tek arkadaşımı 39 yaşımdayken edindim.
0
rock n roll
(11.01.26)
İleri yaşlarda insan bir çok arkadaş ediniyor ama geçmişlerini bilemediğiniz veya onların saf çocuk hallerini hiç görmediğiniz için hep bir şeyler eksik kalıyor. Hobi arkadaşlıkları ön planda oluyor yaş ilerlediğinde.
-1
creepy
(11.01.26)
35li yaşında iyi bir arkadaş edindim. ama tamamen denk gelmeyle alakalı. denk gelirsen oluyor.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
hala en yakın dostlarım 18-20 yaşında üniversitede tanıştığım insanlar. ama daha sonra 2 farklı iş yerimden birkaç yakın arkadaş edindim. tabii ki tanışılan insan sayısı düşünülünce çok daha azı böyle oluyor, ama bazı insanlarla direkt klik olunup eğer hayatlar da müsaitse yakınlaşılıyor.
0
gitdaddy
(11.01.26)
Bir arkadaşlığı derinleştiren şey büyük oranda birlikte büyümek gibi geliyor bana. Benim de yakın arkadaşlarımın tümü 18-20 yaşlarında öğrencilik dönemimde edindiğim arkadaşlarım.
30lu yaşlarda da haliyle yeni insanlarla tanışıp, iyi anlaşılabiliyor. Arkadaş da olunabiliyor tabii ki ama onlar asla o eski arkadaşlıkların olduğu "iç halka"ya dahil olmuyor, olamıyor. Bu zaten eşyanın tabiatına aykırı.
0
cay koy geliyorum
(11.01.26)
her yaşta yakın arkadaşlar edinilebilir. hayat lineer bir çizgiden oluşmuyor. bu tarz yaklaşımlar bana son derece basmakalıp ve klişe geliyor, insanın kendisine şerhler koymasından, sımsıkı sınırları olan bir konfor alanı oluşturmasından başka bir işe de yaramıyor. çok uzun yıllara dayanan yakın arkadaşlıklarım/dostluklarım olduğu gibi daha 2-3 yıl önce tanıştığım yakın arkadaşlarım da var. arkadaşlık sizin ne kadar karşılıklı alan açtığınız, emek ve zaman verdiğiniz, empati ve iyiniyetle yaklaştığınız vb. parametrelere göre gelişir ve bence yaş unsuru bu parametreler arasında çok çok altlarda. kaldı ki insan belli bir yaştan sonra kendisini daha iyi tanıdığı için daha nokta atışı bağlar kurabiliyor. o olmaz, bu şöyledir, şu şöyle olmazsa olmaz gibi katı düşünce kalıplarına gerek yok hayatta. her şey insana dair, bunu hep hatırlamakda fayda var.
0
Phoebe
(11.01.26)
arkadaş edinmekte hiçbi iey uok da benim için ne kadar eski ise hayatımdan çıkma ihtimali o kadar az yeniyse gelip geçebilir
0
ala09
(11.01.26)
teyzem 50 yaşından sonra da arkadaş edinmeye devam etti. şu an 60 yaşında.
0
art cat chocolate
(12.01.26)
(18)

bu kanalı değerlendirebilir misiniz?

messina123
geçenlerde de sormuştum ancak o günden bugüne çok fazla değişiklik yaptım. öncelikle eski içeriklerin tamamını kaldırıp tek bir konuya yöneldim.1-kanalı açtığınızda kaliteli bir kanal gibi gözüküyor mu? içeriklere ilginiz olmasa dahi açıklama, banner, kanal fotoğrafı, video thumbnail'leri, başlıklar
geçenlerde de sormuştum ancak o günden bugüne çok fazla değişiklik yaptım. öncelikle eski içeriklerin tamamını kaldırıp tek bir konuya yöneldim.

1-kanalı açtığınızda kaliteli bir kanal gibi gözüküyor mu? içeriklere ilginiz olmasa dahi açıklama, banner, kanal fotoğrafı, video thumbnail'leri, başlıklar bunları referans alabilirsiniz.
2-ai kullanımı rahatsız ediyor mu yoksa tam aksine hoşunuza mı gitti?
3-video süreleri nasıl sizce?

doğru yolda olup olmadığımı merak ediyorum. değerlendirebilir misiniz?

www.youtube.com
0
messina123
(07.01.26)
1- Kaliteli bir kanal gibi gorunmuyor. Ilk bakista yeni bir kanal gibi gorunuyor. Bannerlar falan ozellikle ilgimi cekmedi. Guzel/kaliteli hissiyati vermiyor.
2- AI kullanimi anlaminda cok detayli bakmadim, ekstra rahatsiz eden bir durum goremedim. AI kullanimi beni genelde rahatsiz ediyor zaten de sizin kullaniminizla alakali degil. Ozellikle shorts izlerken alt yazi veya basit telaffuz hatalari gorunce acayip sinir oluyorum. 20 saniyelik shorts olusturtmus otomatik, kendi bile bir kez olsun bakayim duzelteyim dememis. Biz tuketici salaklar da bakiyoruz gibi hissediyorum. Bu tabii sizin mevcut videolar icin gecerli degil.
3- Cok uzun bence, ilgimi ceken bir konu olsa farkli olurdu belki. Youtube videolarinda (AI ile veya degil farketmez) su hissi yasiyorum, 5 dakikalik video bile olsa, izliyorum dikkatli sekilde bitiyor. Ne anlatildi simdi diye dusunuyorum hic birsey yok. Ayni sey oyle boyle tekrar edilip durmus oluyor.
+1
mbond
(07.01.26)
@mbond hocam geri dönüşlerin için teşekkür ederim. tüm videoların kapak görsellerini değiştirmeyi planlıyorum en kısa zamanda.

video süreleri evet uzun, hatta ileride planım daha da uzatmak. 1 saat hatta daha uzun içerikler oluşturmak istiyorum. bu konuda ayrıştık maalesef :d
+1
🌸messina123
(07.01.26)
@sivri sinek hocam çok teşekkürler geri dönüşün için. tutar tutmaz elbet bilemeyiz inşallah tutar tabi.
0
🌸messina123
(07.01.26)
teknik yanıt veremem ama içerikle ilgili naçizane yorum yapmak isterim çocuklar içinde içerik ürettiğimiz projeler olduğu için. bir video başlığında mesela katil kelimesi gördüm, biz hazırladığımız içerikleri pedagojik olarak kontrolden geçirtiyoruz. özellikle ölüm, savaş gibi konular ya da din, tanrı gibi soyut konular varsa daha çocuklara uygun ifadeler kullanıyoruz.

biliyorum yığınla çocuk içeriği var bu tarz şeylere asla dikkat etmeyen ama yinede aklınızın bir köşesinde olabilir diye düşündüm.
+2
Phoebe
(07.01.26)
yotube (pc) ana sayfasında bir eksik var ama bilemedim. telefon uygulamasında iyi görünüyor. tiktok ve instagram ise daha çarpıcı duruyor. bu belki de youtebe brovserda çok fazla boş alan olması ve renlerinizin soluk ve pastel renklerden oluşması nedeni ile boşluk hissi veriyor. dolu dolu görünmüyor. bari kapak ve şu yuvarlak olan profil fotosu galiba onları mı canlandırsanız? tamamen kişisel görüşüm tabii ki.
0
ground
(07.01.26)
@phoebe çok teşekkür ederim yanıtınız için. aslında benim ana amacım bu kanalı açarken çocuklar değil hikaye, tarih, mitoloji videosu açıp arka planda video çalarken uyuyan insanlardı. ancak çocukların da ilgisini çekecek sanırım bu içerikler. özellikle dikkat edeceğim. şu an kontrol edemiyorum ancak sıkıntılı kelime varsa kesinlikle çıkartacam
0
🌸messina123
(07.01.26)
takibe aldım, seslendirme çok güzel, ama videoların resimleri çok amatörce geldi, videoların içindeki hareketli animasyonlar daha kaliteli duruyor o kapak resimlerinden.
birde # ile keywordler eklemeyi dene tüm kanallar yapıyor bunu açıklamalara koyuyorlar.

amacin olmaya bilir ama ilk açılış cümleni etkili merak uyandırıcı birşey yaparsan video izlenme devamlılığın artabilir, ra videosunda mesela ra çocukken hangi kayığa bindi tarzında..

metinleri çok sevdim ama cümleler biraz fazla mı uzun, overallda çok beğendim emeğinize sağlık
+1
eja
(07.01.26)
@ground teşekkür ederim öncelikle. video adeti düşük sanırım o boşluk hissi bu yüzden yaşanıyor ben de aynı hissi yaşıyorum. video kapak görsellerinin tamamını değiştirecem ve aynı tip yapacağım en kısa zamanda. belki o şekilde daha düzenli gözükür.

@eja çok teşekkür ederim. ra videosu çok amatör geliyor şu an bana :D ilk kelimenin hatta ilk birkaç dakikanın daha heyecan verici ve dikkat çekici kelimelerle başlaması gerek bence de. siz dedikten sonra fark ettim. resimler ve animasyonlar bence de amatör ilk videolarda. son videoda biraz daha güzel oldu aslında görsel ve animasyonlar. kaliteyi arttırmak istiyorum geri dönüşleriniz için teşekkürler
0
🌸messina123
(07.01.26)
1. Mitoloji gibi entelektüel birikim gerektiren bir konuya dair video izleyeceğim zaman videoyu yapan kişinin kim olduğunu bilmek, nasıl bir entelektüel birikime sahip olduğunu az çok öğrenmek isterim. Metinleri yazan kişinin kim olduğuna dair hiçbir bilgi yoksa videoyu kapatır, ardından "kanalı önerme" seçeneğini işaretlerim.

2. Yapay zeka tarafından oluşturulan içerikleri tüketmem. İçeriğin yapay zeka olduğunu anladığım anda 1 numaralı paragrafta belirttiğim tarifeyi uygularım.

3. Banner ve thumbnail görselleri fena değil, aşırı çekici gelmedi ama daha önemlisi itmedi de. Thumbnail'da video sahibinin gerizekalı bir ifadeyle bakan vesikalığı varsa o videoları da izlemiyorum. Bunlar ise iyi tarafta kalıyor.

4. Süreler bence kısa bile. Ben uzun video seviyorum, imkanım olsa kısa dikey video formatını yeryüzünden silerim.

Sanırım düşüncelerim pek yararlı olmayacak ve genel Youtube kullanıcısı alışkanlıklarından farklı ama ben de böyleyim.
+1
10551037
(07.01.26)
@10551037 estağfurullah hocam geri dönüşün için teşekkürler. kendi adıma söylemem gerekirse çocukluğumdan beri ilgi duyduğum bir alan olduğu için mitoloji konusunda içerikler üretmeye karar verdim ancak ai desteğini alıyorum.

2 günde 1 uzun video hedefim olduğu için süreleri şimdilik daha da uzatamıyorum ancak planım abone sayım arttıkça haftalık video sayımı azaltıp kaliteyi arttırmak olacak. henüz yolun başındayız :)
0
🌸messina123
(07.01.26)
Kanalınız güzel, bu tarz videolar dinleyen birisi olarak ben beğendim. Özellikle ses kendini dinlettiriyor, ses tonu güzel baya, notebooklm ile video üretenlerde hep aynı kadın ve erkek sesi dinlemekten gına gelmişti artık. Ayrıca müzikleri beğendim, sesi çok boğmamış, sadece mesela ateş başında derken ateş çıtırtısı vs eklemek nasıl olurdu diye düşündüm, çok uğraştırıcı olabilir.
Her akşam 22'de video demişsiniz ama her gün video atmamışsınız. Bu tarz tutarlılıklar ilk başta gelecek olan kitle için önemli olacaktır. Bir de logonuzdaki font ile her akşam 22'de video yazan font aynı olursa daha bütünsel görürdüm sanırım.
Açıklamalarda hashtag SEO zaten dikkat etmişsiniz, bol izlenmelerdilerim.
0
hayalhayal
(07.01.26)
@hayal hayal yorumun için çok teşekkür ederim. Her gün 22’de derken 1 gün uzun video, 1 gün shorts olarak paylaştım. Yani boş geçmedim aslında :) Sanırım yanlış anlamaya müsait bir ifade olmuş. Düzelteyim onu.

Ateş çıtırtısı sesi gibi sesler hiç uğraştırmaz aslında. Tavsiyen için teşekkür ederim. Bundan sonraki videolarda bu tarz yardımcı sesler de kullanayım ben.
0
🌸messina123
(07.01.26)
merhaba. abi ben inan tüm gün ama tüm gün mitoloji, tarih antropoloji dinleyen biriyim. pandemide başladı öyle devam etti. çok özür dileyerek söylüyorum artık bu bollukta kafası çalışan biri açıklamalara girip bu içeriğine zaman ayıracağım kişi kim diye bakıyordur. ben orada karşımdaki kişinin eğitimini bu konulara ne kadar vakıf olduğunu görmek istiyorum.

sabah pelin batu'nun bireysel youtube safyasına denk geldim. tuz'un hikayesini anlatmış. 76. kişi falandım. şimdi youtube öyle bir mecra ki siz şu anda pelin batu dan daha çok takipçiye sahip olabilirsiniz ama bir noktada aynı konuyu siz ve pelin batu anlatıyosa ben onu takip ederim. sizin egitiminizi bilmiyorum ki? başkalarının videolarından toparladıklarınızı bir süzgeçten gecirip para kazanmak için önüme koyduğunuzu düsünüyorum ilk aklıma gelen bu oluyor.

örneğin yıllar önce tarih tekerrürden mi ibaret isimli bir kanala denk geldim adam çok hakim ama ne yapsa ne etse oturtturamadı, bana neyse üzülüyorum.

Nomisma arkeoloji ve gezi isimli bir kanal var, çok donanımlı bir arkadaş sonra kendi ismiyle devam etmek istedi zaten az olan izleyicisini toptan kaybetti, yıllardır verdiği emeğe değmiyor.

Emelkalender diye bi kadın vardı tüm azra erhat mitoloji sözluğundej baslayarak ilyada odissei zincire vurulmus promethe thegonya falan okumaya açtı defalarca ban yedi sürünüyo takipçi sayısı.

Ama mesela mitolojikinciler sıyrıldı yırttı ses tonuyla, çok hakimdi konuya, filmlerle muzikle ele aldığı konuyu açtı. Doğru dönemde doğru bir amatördü.

Ben şimdi noname, eğitimini bilmediğim bir adamı neden izleyeyim?

Ya inan ben senin elini yüzünü görsem amatör ruhuna inansam kitap kitap konulara hazırlanışını o ışığı görsem izlerim. diamond tema boyle yırttı. sadece oturup eşşek gibi calıştı doğru kitapları alıp okuduğunu kastıra kastıra gösterdi arkasında kütüphaneyle, bi mısır anlattı bi roma anlattı bi nutuk didikledi, osmanlı, cahiliye devri arapları falan. yahu bu adam benim bildiğim lise mezunu, yani bir tarihobasını sunan gerizekalı kocası olan başarılı akademisyen kadın değil, yine de izletti kendini boşlukta. ben seni şu anda izlemezdim özür dilerim. inan o kadar turistik rehberler kanalları, arkeolog/antropolog kanalları var ki, sizin gözümde degeriniz talha uğurluel'in tarihçiliğinin bir tık üstünde.

savaş tarihlerini başarılı basit animasyonla haritalar uzerinden anlatan adamları ayrı tutuyorum.

umarım başarılı olursunuz.
+1
libertine
(07.01.26)
ya tekrar yazıyorum. hevesini kırmıs olabileceğim için pişmanlık hissettim. abi bak 5 yıl önce şu adama denk geldim mesela

youtube.com


en az 40 videosunu izledim çünkü muhtemelen arkadaş öğrenciydi çok hevesliydi taze aldığı bilgiyi geri anlatıyordu tutmadı. ona da yazdım bence bu donanımla giyinişinle kendi topuğuna sıkıyosun abi atletle bana artık presokratik filozofların fragmanlarını satmaya devam etme bir noktada kimse izlemeyecek senin şevkin kırılacak yeni video çekmeyeceksin diye yazdım hatta 6 yıl olmuş. o da bırakmıs. senden samimi olarak arkadaşın ele aldığı konuların derinliğiyle kendini karşılaştırmanı öneririm. yeni düzende ai çok kolay ama ben eski kafalıyım, bollukta gercekten konuya hakim bana da saygı gösteren birini görmek istiyorum.
0
libertine
(07.01.26)
Bence gayet iyi, hedef kitlesi de var. Bir de benim gibi böyle şeyler dinlemeden uyuyamayanlar (ciddiyim). O yüzden allaaaaşkına biraz daha uzun olsun :))
0
gobekliraki
(07.01.26)
Spesifik olarak masal tadında uyku videosu yapma niyetiniz varsa belki okey (bunun alıcısı değilim) ama uyanıkken dinlenecek bir içerik değil gibi geldi. Seslendirmen (yapay zeka?) çok yavaş konuşuyor, beyaz geyik videosunun ilk iki dakikası ve son attığın kanal tanıtımının bir dakikasını dinledim ve devamını dinleyesim gelmedi. Beyaz geyik videosunda da masal gibi girmişsiniz, betimlemeler falan çok çocuklara yönelik gibi geliyor kulağa. Çocukluktan beri mitoloji severim, şu an bi içerik izleyecek olsam ingilizce izlerim ve beni türkçe izlemeye ikna edecek kanal bu olmaz muhtemelen. Bi de genel olarak yapay zekaya çok düşman olmasam da eğlence için tüketeceğim şeyi yapay zekanın hazırlaması çok makul gelmiyor bana. Burda metni siz yazıyorsunuzdur ama görseller çok basit duruyor, seslendirme de awkward ve dediğim gibi çooookkk yavaş.
0
nundu
(07.01.26)
@libertine geri dönüşlerin için çok teşekkür ederim hocam. Şöyle bir açıklama yapayım. Ben mitolojik konularda mükemmel bir kanal olacam, verdiğim bilgiler kesin doğru olacak diye bir durum söz konusu değil. Hedef kitlem arkada ses yapsın, uyurken izleyeyim, kafam dağılsın gibi düşünen insanlara olayları hikayeleştirerek hatta bazen uydurarak, çarpıtarak tüketebileceği bir hikaye sunmak. Kesinlikle mitoloji konusunda aşmış bir kanal olmayacam ancak hikaye anlatımı konusunda aşmış bir kanal olma hedefim var.

@göbekliraki sonraki birkaç video hazır hocam ancak onlardan sonraki videoların süresini ben de arttırmak istiyorum. Çok teşekkürler
0
🌸messina123
(07.01.26)
@nundu hedeflediğim kitle tam olarak dediğiniz gibi uyurken video açanlar, arkada ses olsun diye video oynatan kişiler. Hatta iş biraz masala da kaydığı için çocuklar da sevebilir. Aslında çocukları başlangıçta düşünmemiştim. Yukarıda bir kişi daha yazdı. Pür dikkat izlenecek/dinlenecek içerikler değiller zaten. Kesinlikle o konuda hemfikiriz. Ben şahsen video dinleyerek uyuyorum. Yola çıkış noktam ben bunu seviyorsam kesin benim gibi binlerce insan vardır oldu.
0
🌸messina123
(07.01.26)
(14)

Yeni bir şeyler öğrenmek için farklı kurslara gidiyorum ama

pembediken
Okul hayatımdan beri enstrüman, spor, el sanatları,dil,dans gibi çeşitli kurslara katıldım ama ailemden kurslara gidiyorsun ama başarın yok gibi tepki alıyorum. Ailemle aynı bakış açısına sahip değilim. Şimdi bu soğukta oraya spora gidilmez diyorlar. Bir yandan da tuhaf mı böyle çeşitli kurslara eğ
Okul hayatımdan beri enstrüman, spor, el sanatları,dil,dans gibi çeşitli kurslara katıldım ama ailemden kurslara gidiyorsun ama başarın yok gibi tepki alıyorum. Ailemle aynı bakış açısına sahip değilim. Şimdi bu soğukta oraya spora gidilmez diyorlar.

Bir yandan da tuhaf mı böyle çeşitli kurslara eğitimlere katılmak?
0
pembediken
(06.01.26)
Yeni şeyler deneyip öğrenmek güzel bence. Garip değil yaptığınız.
+3
peki madem
(06.01.26)
Bu kurslara profesyonel amaçla gitmiyorsanız neden bir başarı gereksin ki zaten anlamadım hiç.

Hobi işte, kendinize uğraşlar buluyorsunuz, bundan zevk alıyorsunuz. Enstrumanı, sporu, el sanatlarını kendinize hayat hedefi olarak değil iyi vakit geçirmek için kullanmışsınız. Sorun ne ki? Belki aileniz sizin bu kurslara gitmekteki amacınızı kavrayamamıştır.

Tabi bunları söylerken zaten bir işininin olduğunu ve kendi başınıza hayatınızı devam ettirebildiğinizi varsayıyorum. Aksi takdirde aileniz işin bu tarafına odaklanmanızı haklı endişelerle istiyor olabilir.
+3
akhenaten
(06.01.26)
Harika şeyler yapıyorsun. Kulak asma onlara.

Ek: @ akhenaten'in de dikkat çektiği gibi, kendi kendine yeten biriysen tabii.
+1
Mirket
(06.01.26)
Şimdi gittiğim kursun ücretini kendim karşılıyorum. Yaşım 37. Daha önce gittiğim birçok kurs ücretsizdi.
+1
🌸pembediken
(06.01.26)
Kendiniz için harika bir şey yapıyormuşsunuz. Kimsenin ne düşündüğünün bir önemi olmamalı.
-1
suicides underground
(06.01.26)
Mükemmel bir şey. Bunu kurs bazında değil, 37 yaşına gelmişsin, evlenememişsin, çocuk yapamamışsın bazında söyleme ihtimalleri var mı?
-5
arbre
(06.01.26)
@arbre hayır. O konularda asla tek kelime etmez ailem.
0
🌸pembediken
(06.01.26)
aileni onayladigimdan degil de, 3 ay 5 ay 1 yil gidip bir dili veya enstrumani kayda deger bir yere getirmeden ha bire baska seye atliyorsan ciddiye almiyor olabilirler cunku en basta sen ciddiye almiyorsun gibi bir durum olusuyor. yani tutup gitar kursuna gidiyorsan onda eline aldiginda etrafindaki insanlar vay be ne guzel caliyor dedirtecek seviyelere kadar istikrar gostermen lazim ki bir anlami olsun.

spora git. spora herkes surekli gitmeli zaten. turkiye'de bir turlu yerlesmedi. sogukla ne alakasi var ki turkiye'nin cogu yerinde oyle aman aman bir kis da olmuyor.
+1
hot potato
(06.01.26)
Muhtemelen kır dizini otur evinde ailesine sahipsin. Hobi konseptine de hakim değil gibiler de.
-2
Bruce
(07.01.26)
Değil, demekki aradığınızı bulamamışsınız. Denemeye devam diyorum ben. En azından siz farklı şeyler deniyorsunuz ve hayata bir kere geliniyor, onu da evde oturarak geçirmemek istemeniz bence tuhaf değil.
0
tiredofwaiting
(07.01.26)
insanların beklentisi, bir şeyi öğreniyorsan oradan devam et ve ustalaş yönünde olduğu için, onların gözünde bir çok kursa gidip sonuç alamamış birisin.

onlara, asıl maksat kursta bir şey öğrenmeyi sevmek ve sosyalleşmek olduğunu anlatırsan artık daha farklı bakarlar.
+1
duyuruuser
(07.01.26)
Bazı aileler @bruce'un dediği gibi seni aşağı çekme, bir şey yapmanı istememe eğiliminde olabiliyor ama bir yandan da bu da sürekli bi şeyler deniyor ne aradığını kendi de bilmiyor diye düşünüyor da olabilirler.

Hayat senin hayatın, zaman senin, para senin kime ne aw

Kimisi de sürekli iki yıllık kazanıyor bir hevesle başlıyor birkaç derse başlayıp bırakıyor. Instagram hesabı açıyor tutmuyor başka temalı hesap açıyor. Ne aradığını bilmiyor da olabilirsin kısaca ama bizi/onları ilgilendirmez.
-1
chicha_v2
(07.01.26)
aile başka bir jenerasyon, siz başka. sizi herhangi bir konuda %100 anlamalarını ve desteklemelerini beklememelisiniz. ha olsa ne tatlış bal börek olur ama bizim aile yapılarımız böyle değil maalesef. Tepki gösterdiklerinde he he, hımm bir bakayım ya falan deyip savuşturacaksınız ve içselleştirmeyeceksiniz olacak bitecek.

çok yönlü olmak iyidir. disiplinlerarası etkileşimi kuvvetli olan insanın psikolojisi de daha sağlam olur, sosyal iletişim becerileri de daha gelişkindir, genel kültürleri daha yüksektir, farklı disiplinlerin kazandırdığı bilgi ve deneyimi diğer disiplinlere entegre edebilir vesaire vesaire. maymun iştahlı olmakla çok yönlü olmak bambaşka şeyler. gittiğiniz kurslarla ilgili muntazam olmanız, virtüöz olmanız falan gerekmiyor. bu da toplumsal bir dayatma.
+1
Phoebe
(07.01.26)
@Bruce öyle insanlar değiller. Kalksam mesela Amerika'ya taşınıyorum evleniyorum desem tamam derler. Bu konu biraz kuşak çatışması gibi bir şey işte ama açıklama yapmak yoruyor işte
0
🌸pembediken
(07.01.26)
(26)

Gülsüm ismi

eileengray
Bir komşumuz bebeği için bu ismi düşünüyor. Bence çok kötü bir isim, bize temizliğe gelen teyzenin adı hatta. Eğer çoğunluk beğeniyorsa kendisine negatif hislerimden bahsetmeyeceğim, o yüzden sormak istedim.
Bir komşumuz bebeği için bu ismi düşünüyor. Bence çok kötü bir isim, bize temizliğe gelen teyzenin adı hatta. Eğer çoğunluk beğeniyorsa kendisine negatif hislerimden bahsetmeyeceğim, o yüzden sormak istedim.
-5
eileengray
(06.01.26)
lütfen bahsedin
+5
pide
(06.01.26)
Ben de hiç sevmem. Güllü isimleri genelde sevmiyorum, pastoral bir hava veriyor da bu gülsüm özellikle fonetik olarak hiç sevmediğim bir isim sebebi de yok. Dizilerde filmlerde falan hep köylü ya da köyden kente göçmüş ama köy hayatını bırakamamış tipte karakterlere verilmiş de o yüzden mi öyle düşünüyorum bilemedim.
+2
nundu
(06.01.26)
ileride devlet memuru falan yapma niyeti ile bu isim seçilmiş olabilir. (ironidir)
0
ground
(06.01.26)
ben de sevmem
+2
kisa
(06.01.26)
Gülsüm adında aklı başinda biri tanimadim, hep bi sıkıntıları vardi
+8
üğpoıuy
(06.01.26)
Gül adı güzel bence.
-3
arbre
(06.01.26)
şakasız bence çok güzel isim ya.
0
patronaj1
(06.01.26)
Evet eski teyzelerde olan bir isim bence de, ancak;

İsimleri şekillendiren ve güzel kılan kişinin güzel oluşu bence.

Ayrıca kişinin geçmişinde bu ismi hafızasında güzel kılabilecek hatıralar mevcut demek ki, kim bilir.

Saygı duyar yorum belirtmezdim ben olsam.
+1
va
(06.01.26)
saçma sapan bi isim. gülsüm yerine gülsün yazacaklar güllü yazacaklar neler neler. benim ilk ismim de saçma sapan bir isim ilkokul karnemde sadece ilk harfi doğru diğer harflerin ismimle alakası yok.

ayrıca yurtdışında sıkıntı yaşar Gülsüm diyemezler telaffuz edemezler.
+2
matilda
(06.01.26)
berbat bir isim tabii ki
+6
sanal hayvan
(06.01.26)
bence isim sevimli ve sıcak ama bu çocukların büyüyeceğini, online işlemler yapacağını, mail adresi alacağını, belki yabancılarla muhatap olacağını, iş hayatına gireceğini vb. de göz önünde bulundurmak lazım sanki.

temizliğe gelen teyze-kötü isim düşüncenizi bence sadece komşunuza değil kimseye söylemeyin bu arada.
+4
Phoebe
(06.01.26)
erkek çocukları olursa kürşat koysunlar adını
+3
nahtoderfahrung
(06.01.26)
çok güzel bir isim,
lina, pina, cina, arı maya, atlas, adel gibi isimlerin yanında adeta parlıyor.

erkek çocukları olursa kürşat +1

bu arada temizliğe gelen teyze en temiz duyguların insanıdır. ne sıfatla insanları sınıflandırıyorsunuz?
0
Hallegadola
(06.01.26)
Benim tercih edeceğim bir isim değil ama kötü bir isim de değil. Senin gözünde temizlikçi teyze canlandığı için yakıştıramamışsın.

Önemli olan, komşu senin veya buranın çoğunluğunun fikrini sordu mu? Sormadıysa karışmaya gerek yok. Kendi beğenmiş, bir seçenek olarak düşünmüş.
+1
lazor
(06.01.26)
Cosmicstring +1, gülsüm ismi bana hoş gelmiyor, oldukça da eski moda ama isimleri algılayış şeklimiz kişilere göre şekilleniyor bence, ailesi bu ismi beğenip bebeklerine bu ismi vermek istiyorlarsa karışmamak en iyisi.

Zamanımda kuzenime çocuğuna koymayı düşündüğü isim için çok olumsuz şeyler söyledim, hala ara ara özür dilerim kendisinden ne haddime hamileyken üzdüm seni diye, beğenmediğim ismi verdiler çocuklarına, şu an o isim hiç de kötü gelmiyor kulağıma.

Bize demode gelen isimler, özellikle anadili Türkçe olmayan kişilere fonetik ya da anlamsal olarak hoş gelebiliyor.
+2
(06.01.26)
Ben tercih etmem ama o ismi seçene garip bakmam şahsen yeni nesil uyduruk isimlerden daha iyi
+2
basond
(06.01.26)
Sormadıysa bir şey söylemeyin.
Bu her konuda takip etmemiz gereken bir ilke bu, ama çocuğa isim koymak gibi bir kararda kesinlikle olumsuz fikir söylememek gerek.

Bu isimle benim aklıma gelen tek kişi kapıcı Cafer'in karısı Gülsüm ama Gül ile başlayan diğer isimler bana güzel geliyor.
+1
michael_knight
(06.01.26)
Hallegadola + 10000

bebeklere kedi-köpekmiş gibi verilen saçma sapan isimlere kıyasla gülsüm gayet de iyi.
0
m e b
(06.01.26)
Anlamı kötü değil, ayıp değil, kültürümüze aykırı değil. Bence gayet konabilir. Arkadaşları “gül” diye kısaltacaklar zaten…
+2
yadigar
(06.01.26)
Bazı isimler kuşaklarla büyüyor ya. Bence bu isim de büyümüş. Çocuksa daha bebek, bence de alternatif düşünülebilir.
+1
akhenaten
(06.01.26)
bana da modern gelmiyor bu isim. temizlikçi teyze ismi değil ama modern de değil.
ben yabancıların telaffuzu olayına pek takılmıyorum belki a101 kasiyeri olacak ne işi var yabancılarla. ha böyle yüksek eğitimli bi aile çcouğu ise ilerde amerikada okuyacağı kesinse tamam hassas olalım da.
+1
Sadece soruyorum
(06.01.26)
gülsüm bi zeynep değil ya, böyle bir isim koyuyorsa vizyon belli bence hiç uyarmaya gerek yok gayet bilincinde, değisede bilincinde olmasın kıza merve ismi koyupta bebek buyuyunce ortamları(emine fatma güllü vs) farklı olacağı için bu sefer garip kaçar.
+1
eja
(06.01.26)
Ben eski ve klasikleşmiş isimleri çok seviyorum şahsen.

Gülsüm özellikle sevdiğim bir isim değil ama kötü de değil.

Lina, Vina, Alin, Dalin vb gerzekçe yeni moda isimlerden bin kat daha iyidir.
+3
anaphylacticshock
(06.01.26)
eksisozluk.com geldi aklıma direkt. Hayranı olabilirler mi?
Kötü bir isim değil bence.
0
auroraaurora
(06.01.26)
kibar cevaplar için teşekkürler. arapça kökenli olması ve bize temizliğe gelen Gülsüm adlı kişiyi çok çakal bulduğum için bu isme büyük bir önyargım var, ben asla tercih etmezdim. bana sorulduğu için ve düşüncemin sübjektif olduğunu bildiğimden genele sormak istedim.

edit: @muhayyer divan, bana soruldu elbette ama ben bu bilgiyi paylaşmadım diye azarlamanız kabul edilebilir bir şey değil.
+6
🌸eileengray
(06.01.26)
Kuzenimin halasının ismi ve bende hiç iyi bir intibası yok, hatta direk aklıma kibir geliyor.
+1
tiredofwaiting
(06.01.26)
(19)

5 Yaş Çocuk Gece Korkusu

delusione
Merhaba Arkadaşlar,Oğlum 5 yaşında 19 Aralık'ta ateş şikayeti başladı. 20 Aralık gecesi kokarak uyanıp etrafta koşturma, dönme ,ağlama eşlik etti. Boş boş bakıyor çok garip bir durumun içinde bulduk kendimizi. 22 Aralık ta çocuk doktoruna gittik el-ayak hastalığı olduğunu belirtti neyse çocuk şu an
Merhaba Arkadaşlar,

Oğlum 5 yaşında 19 Aralık'ta ateş şikayeti başladı. 20 Aralık gecesi kokarak uyanıp etrafta koşturma, dönme ,ağlama eşlik etti. Boş boş bakıyor çok garip bir durumun içinde bulduk kendimizi. 22 Aralık ta çocuk doktoruna gittik el-ayak hastalığı olduğunu belirtti neyse çocuk şu an 20 Aralık itibari ile her gece korkarak uyanıyor ve garip garip konuşuyor el ayak buz gibi oluyor. Gece terörü ihtimali de elendi kafamızda çünkü ertesi gün hatırlıyor. Akşama doğru iyice huzursuzlanıyor. O mutlu keyifli hali gitti çocuğun.İşi çok metafiziğe vurmak istemiyorum ama konu ile ilgili düşünceniz nedir? Çocukken bende buna benzer bir durum yaşadım ve tıp çaresiz kalıp bir hoca çözmüştü işi ama malum ortalık üç kağıtçı dolu danışabileceğim kimse yok. Lütfen ciddi cevaplar verirseniz sevinirim çok gerginiz bu sebepten dolayı.
-4
delusione
(05.01.26)
öncelikle geçmiş olsun. hastalık dışında aile veya çocuğunuzun yaşamında önemli bir değişiklik oldu mu? Anne baba kavgası, boşanma, dede, anneanne vefatı, ayrılması vb. Bunları düşünün. Lütfen fizyolojik bir rahatsızlığı yoksa bir pedagoga gidin. Hocayla falan olmaz. Ters bir şey söyler daha da kötü olabilir çocuk.Ayrıca burada birisi deneyimini paylaşırsa ihtimal olarak değerlendirin ama tamamen buna odaklanmayın. Her vaka farklıdır.

Bu arada akşama doğru huzursuzlanması gece iyi uyuyamadığından ve yorgunluktan kaynaklanıyordur muhtemelen.
+3
merhum
(05.01.26)
izlediği/duyduğu bir şeyden korkmuş olabilir. o hastalığın verdiği acıdan dolayı da böyle davranıyor olabilir. hastalığı anlamlandıramıyordur ve korkuyordur. geçeceğini ve iyileşeceğini anlatın.

cin diye bir şey yok. şeytan diye bir şey yok. hayalet diye bir şey yok. ruh diye bir şey yok. yıl 2026 ve hepimiz 30 yaş ve üstü insanlarız artık. mantıklı düşünelim. bilime yönelelim.

siz çocukken de muhtemelen ya placebo etkisiyle çözüldü ya da çözüleceği vardı hocaya denk geldi.

çocukla düzgünce oturup konuşun. seni korkutan ne? bir şey mi gördün/duydun? korktuğu zaman ben yanındayım diyin sarılın. sakinleştirici konuşun. uyumadan önce de sakinleştirecek şekilde konuşun, masal okuyun. gerekirse birkaç gece yanında uyuyun vs.

pedagog ile görüşebilirsiniz. en iyi tavsiyeleri o verir ve konuyu çözer.
+18
art cat chocolate
(05.01.26)
ateşten halüsinasyon gördü muhtemelen.

bu arada ben metafiziğin de bu tarz durumlarda gayet işe yaradığına şahit oldum. benim elimdeki egzama da okuyunca geçmişti normalde 1 senedir gitmediğim doktor kalmamıştı ama okuttum ve ertesi gün bitti. her şeyin de ilacı tıp değil.
-13
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
Travmaya sebep olacak bir şey yaşamadı. Zaten inanın sevgi ile büyüyen bir çocuk. Rutin dışında bir şey yaşamadık yaşamadı. Çok uzun süre bir ateşli olma durumu da söz konusu olmadı. İlk etapta el ayak hastalığına bağladık. Sonra buna bağlı gece terörü olabilir diye düşündük. İhtimalleri eledikçe ve gece korkarak kalktığı sırada dua okuduğumda okumamamı istedi.bir kaç kez arada sanki başka biri cevap verir gibi hissettim. Okula gidiyor yeme içme de bir problem yok ama dediğim gibi çocuğun gözünün feri gitti resmen.
-9
🌸delusione
(05.01.26)
art cat + 1

bir de çocuk tablet veya telefonda bir şeyler izliyor mu? oyun oynuyor mu? izlediği, oynadığı içerikler sizin denetiminiz altında mı? bu tarz bir şeyden etkileniyor olabilir mi?

çocuğum yok ama bazen çocukların izledikleri, oynadıkları içerikleri denk gelip görünce aklım çıkıyor, çok ürkütücü figürler ve kurgular var. çocukların olumsuz etkilenmemesine imkan yok.
+3
Phoebe
(05.01.26)
Tüm ihtimalleri arkadaslar guzelce belirtmis. Ben cin diye bir sey yok +1 demeye geldim. Çocugun belli ki ya fiziksel ya psikolojik bir derdi var. Okulda arkadaslari korkunc hikayeler anlatmis bile olabilir. Boyle safsatalarla daha kötüye gitmesine sebep olmayin. Deneyimli bir uzman yardimi cozum olacaktir
+14
üğpoıuy
(05.01.26)
cevabınızın bir kısmında sanki gereksiz bir detaymış gibi "okula gidiyor" diye bahsetmişsiniz ama bence bu çok önemli bir detay. okulda bir şey oluyor mu diye araştırdınız mı? öğretmenleriyle davranış değişikliğini konuştunuz mu? onlar da gözlemlemiş mi? okuluyla da iletişime geçip pedagogla görüştürebilirsiniz. gerekirse de üniversite hastanesine gidebilirsiniz. açıkçası sizin bir cevabınız da çok endişe verici:

"İhtimalleri eledikçe ve gece korkarak kalktığı sırada dua okuduğumda okumamamı istedi.bir kaç kez arada sanki başka biri cevap verir gibi hissettim."

batıl inancınızla çocuğu etkiliyorsunuz muhtemelen. hatta ona farklı biri gibi bile davranıyor olabilirsiniz. sizin de profesyonel destek almanız hem size hem de çocuğa faydalı olur. belli ki çocuğunuzu çok seviyorsunuz ama yöntemleriniz yanlış olabilir.
+14
eileengray
(05.01.26)
inançlı bir insanım lakin işi hemen cine toniğe bağlamanın mantığını anlayamadım.


cinin işi yok da gelecek size musallat olacak. doğru düzgün bir doktora götürün çocuğu. tablette telefonda bir şey görmüştür arkadaşları anlatmıştır. karşınıza alıp sormadan kafanızda kurmanız şaşırttı.

böyle şeyler bu tip şeyleri çok düşünenin başına gelir derler. aklınıza gelen ilk ihtimal neden metafizik? tıp çok gelişti
+2
Hallegadola
(05.01.26)
evde sürekli inşirah suresi açık kalsın youtube üzerinden birkaç gün. allah şifa versin.
-6
summerjam0306
(05.01.26)
dua olayı aslında tamamen placebo etkisi.

dünya üzerinde bir sürü din var. herkes kendi dini inancına göre dua ediyor ve duasının karşılık bulduğunu söylüyor, buna inanıyor. herkes kendi tanrısının "tek" doğru olan olduğunu söylüyor ama herkesin de duası işe yarıyor ne hikmetse. :)

çocuğa geçmiş olsun demeyi unutmuşum. geçmiş olsun.
+7
art cat chocolate
(05.01.26)
odası çok sıcak mı?
sıcaklık yorgan bunalmada bu tip şeyler yapıyor, bir kaç gün peteği kapasanız çok sıkı giyinmeden serin yatsa, birazda sizin çocuğu ferahlatmanız önemli mesela bak bu akşam peteği kapatıcaz çok rahat yatıcaksın derseniz koşullanması gider.
0
eja
(05.01.26)
Ateşli hastalıklardan sonra böyle şeyler olabilir tıpta bunun örnekleri var. Epstein barr virüsü sonrası Alice in wonderland sendromu diye bir rahatsızlık oluşabiliyor mesela, okuyun bakalım bir sizin duruma uyuyor mu

pmc.ncbi.nlm.nih.gov

2 3 hafta belki 1 ay sonra geçiyor diye biliyorum. Bence ateşliyken gördüğü rüyalar etkilemiş olabilir, bir süre gözlemleyin geçmezse yine değerlendirir siniz bir pedagog ile
0
kullanicadi
(05.01.26)
tibba caresiz kalabilecegi kadar sans vermemissiniz sanki, bir pedagogdan destek alsaniz metafizige kaymadan once, cocuk icin daha faydali olur sanirim. arkadaslarin dedigi gibi okulda arkadaslarindan (ya da ekran saati varsa izledigi seylerden) duydugu bir seylerden etkilenmistir bence de. madem hatirliyor geceleri yasananlari, gunduz normal bir ruh halindeyken de konusup dertlesmeyi deneyebilirsiniz bir de. ne hissediyor ne yasiyor anlatir belki?

edit: cok gecmis olsun yavruya, umarim en kisa zamanda normal hayatiniza donersiniz.
+4
in vino veritas
(05.01.26)
cok gecmis olsun. oncelikle gitmediyseniz noroloji poliklinigine gidin, bu sikayetleri anlatin. yardimci olmalari lazim.
+1
tahtakafa
(05.01.26)
geçmiş olsun.travma yaşayıp yaşamadığına siz değil psikolog veya psikiyatrist karar versin. 5 yaş çocuğu okulda yaşadığını evde farklı şekilde anlatabilir. etkilenip etkilnemediği de belli durumlarda belli olur.
+2
mikahakkinen
(05.01.26)
çok geçmiş olsun
metafizikle alakası yok +1
siz arapça dua okumaya başlayınca çocuk iyice korkmuştur o yüzden okumanı istememiştir çok normal değil mi annesinin hiç anlamadığı dilde bir şeyler söylemesinden korkması.
+8
Sadece soruyorum
(05.01.26)
gerçekçi olmayan korkularınızı (cin-peri) içselleştirerek çocuğa yansıtmanız işleri daha da çıkmaza sokar.
+9
orpheus
(05.01.26)
Geçenlerde birisi de evinde tuhaf şeyler olduğunu yazmıştı. Herkes hava kalitesini ölçtür demişti. Carbondioksit çoğalınca inananlar tuhaf şeyler yaşayabilir dendi. Gece yatmadan bir havalandırın olmadi. Hava sirkülasyonu mu yok?
0
bir varmis bir yokmus
(05.01.26)
Arkadaşlar hepinize teşekkür ederim. Dün gece çok şükür yaşamadık. Bir arkadaş özelden belirtmiş benzer bir durumu. Bu arada çocuğu doktora götürüyoruz tabi ki. İlk defa böyle bir durum ile karşılaştığımız için her ihtimal aklınıza gelebiliyor. Son ihtimali de elemiş olduk. Süreci takip edeceğiz.
0
🌸delusione
(06.01.26)
(3)

Kitap yazmaya çalışmak

egerbiryolcu
Doğru mu ilerliyorum veya başka neler yapabilirim diye sormak istedim.Şu an ilk olarak notlar alıyorum. Deftere yazıyorum. Kaba taslak elli yüz iki yüz artık kaç sayfa çıkarabilirsem kategorileştirerek yazıyorum.Ne kadar sayfa çıkacak bilmiyorum ama bitirdiğimde sesli okuyarak PC ye geçirmeyi düşünü
Doğru mu ilerliyorum veya başka neler yapabilirim diye sormak istedim.

Şu an ilk olarak notlar alıyorum. Deftere yazıyorum. Kaba taslak elli yüz iki yüz artık kaç sayfa çıkarabilirsem kategorileştirerek yazıyorum.

Ne kadar sayfa çıkacak bilmiyorum ama bitirdiğimde sesli okuyarak PC ye geçirmeyi düşünüyorum ( bu noktada sorun çikar mi bilmiyorum basit bir işlem olacağını umuyorum)

PC üzerinde wordde toparlayıp kitabın ana hattını oluşturup en son da daha teknik konularla ilgilenmeyi düşünüyorum (kapak tasarımı, mizanpaj gibi )

İlk defa denediğim bir şey o yüzden tecrübesi olan arkadaşlardan fikir almak isterim.

Tür, konu olarak kişisel gelişim/ deneyimlerim diyebilirim.

Teşekkürler.
0
egerbiryolcu
(04.01.26)
Ne tür bir kitap olacak? Roman, öykü, polisiye, akademik, tematik, kişisel gelişim, anı gibi gibi :). Fikir paylaşabilmemiz için bu bilgiye ihtiyaç var.
0
Phoebe
(04.01.26)
@phoebe
Teşekkürler ekledim bilgiyi.
Kişisel gelişim.
0
🌸egerbiryolcu
(04.01.26)
@bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
İnşallah o aşamaya gelirsem buradan paylaşırım mutlulukla
+1
🌸egerbiryolcu
(04.01.26)
(5)

Evde birden ortaya çıkan küçük sinekler

michael harddd
Evde çöp falan bırakmıyorum. Her yer kapalı, bu mevsimde cam açılmıyor. Bu sinekler neden ve nereden geliyor olabilir?
Evde çöp falan bırakmıyorum. Her yer kapalı, bu mevsimde cam açılmıyor. Bu sinekler neden ve nereden geliyor olabilir?
0
michael harddd
(31.12.25)
Çöp bırakmıyorum demişsiniz gerçi ama meyve kabukları falan belki kısa sürede de etkiliyordur.
0
egerbiryolcu
(31.12.25)
evde saksı bitkileri varsa ve aşırı suluyorsanız ısınma sistemininde etkisiyle sinek yapabilir.
+1
Phoebe
(31.12.25)
Bu kışta kıyamette, salon bitkilerinin toprağını değiştirip, üç harfli marketlerde satılan ucuz topraklardan kullandıysan, o toprakların içi larva dolu.
0
Mirket
(31.12.25)
Bir yerlerde paketli/torbada bulgur vs var mı?
0
efx
(01.01.26)
Meyve sineği muhtemelen. Meyve sepeti falan varsa, altta kalanlar çürümüştür ona gelirler.
0
ground
(01.01.26)
(7)

buluşmaya habersiz gelmemek

parcaliham
bir çift olarak, epey yakın olduğumuz bir çift dostumuzla sinemaya gitme planı yaptık. ben bizim biletleri aldım, onlara screenshot attım. ayrıca filmden önceki hafta 2 kere gideceğimiz filmi konuştuk. sabahında kız arkadaşım onlara mesaj atıp, akşam görüşmek üzere gibi bir şey yazdı ve 'aa bugün mü
bir çift olarak, epey yakın olduğumuz bir çift dostumuzla sinemaya gitme planı yaptık. ben bizim biletleri aldım, onlara screenshot attım. ayrıca filmden önceki hafta 2 kere gideceğimiz filmi konuştuk. sabahında kız arkadaşım onlara mesaj atıp, akşam görüşmek üzere gibi bir şey yazdı ve 'aa bugün müydü' cevabı aldı. sinema salonuna gitmeden önce yola çıkarken mesaj attı. cevap gelmedi. salona girmeden fuayede mesaj attı ve film başladıktan 10 dakika sonra: ah biz onu unuttuk gibi bir cevap geldi. bu bana çok saygısızca geldi. ama diğer yandan bu kişiler taşınmayla ilgili bir dert olduğunda bize gelen, araba kullanarak yardımcı olan insanlar. yılbaşını birlikte kutlamak için teklifte bulunan insanlar. yıllara yayılmış bir dostluk var. filme gelmek istemeyebilirlerdi ve bunu söyleyebilirlerdi bence ve bu konuda sorun olmazdı.

neyse, ben bu olayla birlikte tavır koymamız gerektiğini düşünüyorum. ama bir şey demeden tavır koyarsam bunu anlamayacaklar gibi hissediyorum. ayrıca kız arkadaşım tavır koyma taraftarı değil.

sizce açık açık bu konuyu konuşmalı mıyım yoksa arama mesafe mi koymalıyım? neyse çok basit bir durum belki ve burada zamanınızı çalıyorsam affedin.
0
parcaliham
(31.12.25)
bu işler biraz davet usulü olur, filmi sorarsınız, gitmek istiyorlarsa, siz onlarında da biletlerini alacaktınız. mesela dediğiniz bir devlet tiyatrosu olsaydı, arkadaşlarınız gelmek isteseler bile siz onlara bilet almadığınız için büyük ihtimalle kapıda kalacaklardı. yani bundan sonrasını size bırakıyorum.
0
malheiros
(31.12.25)
@malheiros
evet ama bu ortak verilen bir karardı. bir masada iki taraf da gitmek istediğini söyledi ve iki taraf da kendi biletini alacağını söyledi. bir davet yoktu, karşılıklı bir anlaşma vardı. bilet almayıp kapıda kalmaları yine onların hatası olurdu çünkü erkenden bilet alıp, bu bileti aldığını/bileti nereden aldığını gösteren bir taraf var. demek ki biri daha önem veriyor, diğeri sallamıyor gibi bir izlenim oluşuyor bende.
+1
🌸parcaliham
(31.12.25)
o zaman ben açıp bir şey demezdim ama biraz ghost'lardım. yani onlardan yeni bir aktivite fikri/gelmeden adım atmazdım.
0
malheiros
(31.12.25)
Bazen çiftler kendi aralarında gerilim, tartışma vb yaşayınca ve başkalarıyla aynı ortamı kotaramayacaklarsa karşı tarafa bunu nasıl söyleyeceğini bilemiyor, söylememeyi tercih edebiliyor. Bu tarz bir durum olabilir. Kaldı ki yıllara dayanan bir arkadaşlık ilk defa sergilenen bir davranışa kurban edilmemesi, tavır konulmaması gerekecek kadar kıymetli, hele ki günümüzde.

Benzer davranışlar tekrarlarsa o zaman mesafe konulabilir.
+3
Phoebe
(31.12.25)
@phobe+1 kendi aralarında sorun/kavga yaşamış olabilirler. bence tavır yapmayın böyle bir şey için ufak sitem belki olabilir bir araya gelindiğinde.
+1
archmeister8
(31.12.25)
sohbet ederken öylesine konusulmuş ve siz bu olayı fazla ciddiye almışsınız gibi bir izlenim edindim ben. o filme gidelim dendi ama ne zaman gidileceği konuşuldu mu? siz kendi kendinize gün ve seans planlamışsınız, karşı tarafa bilet fotosunu atmışsınız diye anlıyorum ben. ne diyeceklerini bilememişler gibi sanki. saçma sapan bir durum olmuş. bir yandan pek sallamamışlar gibi, çünkü bilet saatine gününe bakmamışlar.
bir yandan da oldu bittiye gelip ne yapacaklarını şaşırmışlar gibi.
hem lise öğrencileri gibi topluca filme gitmek gibi aktivite mi olur yahu. film seyretmek sosyal bir iş değil ki.
+3
abelardo
(31.12.25)
kavga etmişlerdir.biri de bugün hasanlarla sinemaya gidecektik demiştir.diğeride başlarım sinamasına diye bir saatlik hikaye yazarım burada sana.
salla gitsin.
0
jamswety
(31.12.25)
(2)

aşçı görüşüne ihtiyacım var

monicapp
100 kişinin 1 sene yemek yiyeceği bir mutfak kuruyorum, teklif aldım ancak birinde 30 item varsa öbüründe 200 var kafam karıştı. bu konuda en azından yön gösterebilecek biri varsa süper olur
100 kişinin 1 sene yemek yiyeceği bir mutfak kuruyorum, teklif aldım ancak birinde 30 item varsa öbüründe 200 var kafam karıştı. bu konuda en azından yön gösterebilecek biri varsa süper olur
0
monicapp
(30.12.25)
aşçılık okudum ama profesyonel olarak yapmıyorum. mutfak var mutfak var. öncelikle nerenin mutfağı. otelin mi, fabrikanın mı, aşevi gibi mi? esnaf lokantası mı et lokantası mı? askeriye mi? kahvaltı var mı, iftar programı olacak mı; özel günler, parti vs de kullanılacak mı? dünya mutfağı mı türk mutfağı mı? en önemlisi de bütçe ve menü belirli mi?. bu sorulara göre liste eksilir değişir veya artabilir.
+3
ground
(31.12.25)
ground'un söylediklerine ek olarak herkes aynı anda mı yemek yiyecek yoksa bir devir mi olacak. bu masadan tutun çatal kaşık sayısına, bulaşıkhanede kullanılacak makinelerin kapasitesine ve personel sayısına kadar her şeyi etkiler.

daha detaylı bilgi lazım fikir beyan edebilmek için.
0
Phoebe
(31.12.25)
(25)

eski sevgiliye verilen borç

Ecesb
merhaba eski sevgilimin bana yaklasık 650bin tl borcu var. anlaşamzlıktan dolayı ayrılalı 3 ay oldu ve hic iletişime geçmedigimiz gibi bu konu kapsamında da hiçbir şey yazmadı. karakteri buna müsait değil aslında ama ben eski sevgilim de olsa bi yabancı da olsa bu kadar borc altında düşman bile olsa
merhaba eski sevgilimin bana yaklasık 650bin tl borcu var. anlaşamzlıktan dolayı ayrılalı 3 ay oldu ve hic iletişime geçmedigimiz gibi bu konu kapsamında da hiçbir şey yazmadı. karakteri buna müsait değil aslında ama ben eski sevgilim de olsa bi yabancı da olsa bu kadar borc altında düşman bile olsak bi ödeme planım hakkında yazardım. en son ayrılırken ne olursa olsun umrumda degil yazma bana hibçir şey demiştim acaba ondan dolayı mı yzmıyor? ama gönül işlerinin ayrı para işlerinin ayrı oldugunh bilmesi lazım degil mi? ne zaman ve nasıl bir dilde ona yazmalıyım? aslında ilk onun yzmaısnı bekliyorum her ne kadar borc veren ben de olsam bogazına yapısmıs gibi hissetmek istemem. kendisi esnaf. ben beyaz yakayım. 1 yıldır sevgiliydik. cinsiyetim kadın onun erkek. bir erkege bu konuda nasıl yaklasmalıyım? onu düsman görmüyorum sadece anlasamadıgımız icin ayrıldık. tekrar iletisim o kadar kurmak istemiyorum ki :(
0
Ecesb
(25.12.25)
Yarısını alırsan şükret. Geçmiş olsun
+4
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
O paraya çok ihtiyacınız var mı? Geri alamayabilirsiniz de…
0
tan vakti
(25.12.25)
Resmi bir şekilde ara. Acil paraya ihtiyacının olduğunu söyle. İki hafta içinde ödemesini iste. Sakın ne zaman ödeyebilirsin deme.
+1
rodeocu
(25.12.25)
hangimiz sana gerçeği söylesek bilemiyorum ya...o parayı alma ihtimalin %5 falan...

sorduğunda çirkinleşmesi yüksek bir ihtimal. ya da tatlı tatlı en kısa zamanda deyip seni sadece oyalaması. çevremde o kadar çok örneği var ki erkeğe kredi çeken, borç veren kadınların paralarını eski erkek arkadaşlarından geri alamamaları hikayesinin. umarım senin hikayen farklı biter.

bence bir mesajla yokladıktan sonra tersleşirse avukatla görüş mutlaka.
+4
Phoebe
(25.12.25)
bence soğuk su iç. borcunu ödeyen hiç bir esnaf görmedim. hele eski sevgilisine hiç ödemez. soğuk suya alternatif olarak esra erola çıkabilirsin. o program bu vakalarla dolu.
+2
abelardo
(25.12.25)
Ortak arkadaş varsa onunla konuş bu durumu.
0
pembediken
(26.12.25)
borcunun bir belgesi var mi?

yoksa odeyecek adam zaten sana yazardi. 15 bin dolar oyle unutulacak bir borc degil.
+4
antikadimag
(26.12.25)
Mesajla iletişim kurun.
Borcun belgesi yoksa en azından borcu olduğunu teyit ettirin.
Ödemeye yanasmazsa ki, öyle duruyor, müge anlı ile tehdit edin.
Kibarlığı ve naifliği bırakın, karşı taraf hiç iyi niyetli gözükmüyor.
*Paranızı da mutlaka geri alın ki, başka kadınları da tokatlamaya kalkmasın.
+7
parka
(26.12.25)
Eski sevgliye borcunu ödeyen esnaf gördüm öncelikle. Parası olmadığı için hemen ödemiyordu, eski sevgili isteyince kredi çekip o günün kurundan ödedi.
Siz hele bi isteyin bakalım nolacak.
0
benim bir gizli bildiğim var
(26.12.25)
esnaf, erkek, eski sevgili.

sirf su 3 keyword bile adamin borcun ustune yatmak icin taklalar atacaginin kaniti. sen de hala yok karakteri yok arama dedim acaba ondan mi diye kendini avutuyosun.

cok minnossun. cevremdeki 100 erkegin basina boyle bisey gelsin en az 95'i o borcu odememek taklalar atar.
+2
buenosdias
(26.12.25)
Alt tarafı 650 bin tl. Çok lazım değilse unut gitsin, kim kime vermiyor ki onu sonuçta.
-12
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
Demin geri alamayabilirsiniz demiştim ama elinizden geleni yapmak lazım tabii. Avukata danışın sizi o yönlendirsin en iyisi. eğer parayı elden vermediyseniz banka hesabına gönderdiyseniz bu delil bazında avantaj. Bence akıllıca bir mesajla adama “şu tarihte bankadan yolladığım borcu ne zaman geri vereceksin” diye sormak lazım. Adam “ne borcu” falan derse iş sıkıntılı. Ama “vericem işte işler sıkışık” falan derse iş biraz pazarlık ve takibe kalıyor. Başta yazacaktım aslında ama sizi üzmemek için yazmadım ama birisi yazmış: bazı adamların sırf kadınlardan para kopartmak için ilişkiye girdikleri de bilinen bir gerçek ve nitelikli dolandırıcılık türü. Dikkatli olmak lazım.
0
tan vakti
(26.12.25)
kendisi mi istedi bu parayı, sizde olduğunu nereden biliyordu? 1 yıllık sevgili hikayesi öyle uzun bir süre hiç değil, ne ara konu açıldı ve borç verilip alındı; bu önemli doneler verir.
+1
deartheodosia
(26.12.25)
Az para değil bence siz sormalısınız. Ödeyecek olsa ayrıldıktan sonra 3 ay beklemezdi diye düşünüyorum
+1
aligunal
(26.12.25)
Sms ile iletişim geçin derim, bir de 650 bin tlnin para olmadığını söyleyen arkadaşlar için ciddi meblağ nedir merak ettim samimiyetle, laf sokma falan değil.
0
kumandanim
(26.12.25)
bildiğim kadarıyla bankadan gönderirken borç yazmadıysanız bankadan göndermiş olmanızın bir anlamı yok. böyle borç diye para alıp, kredi çektirip ödemeyen erkeklerin hikayeleri o kadar yaygın ki ama maalesef kadınlar utandığı için söyleyemiyor.

ortak arkadaş, aileye vb. bilgi vermek kışkırtabilir, hiç beklemediğiniz çirkinliklerle karşılaşabilirsiniz. ayrıca böyle olaylarda aileler, arkadaşlar da çoğunlukla haberdar oluyorlar yaptığından. ilk etapta kararlı bir tavırla sınır çizerek sorup karşı tarafın tavrına göre de en kısa zamanda bir avukatla görüşün.

düşündükçe kuruldum ya, lütfen peşine düşün emeğinizin ve buraya da gelişmeleri yazın. güzel haberlerinizi bekliyoruz.
0
Phoebe
(26.12.25)
Çok zor bir durum. Geçmiş olsun şimdiden.
0
gabe h coud
(26.12.25)
"ne olursa olsun yazma bana" dediğin için, bir kenarda "borcum da vardı, nasıl ödeyeceğim, tüh bak yazma bana demişti" diye düşüncelere dalacağını hiç zannetmiyorum.

bu kadar düşünceli bir insan, yazmasına gerek olmadan, gerekirse tek seferde,, gerekirse kredi çekerek, imkan yoksa en kötü ihtimal parça parça gönderirdi o parayı. 3 ay içinde mutlaka bir hareket görürdün yani. kesinlikle üzerine yatmayı planlıyor. tedbirini almanı ve daha fazla gecikmemeni tavsiye ederim.
+3
loch ness
(26.12.25)
direkt arayın ve parayı isteyin. üzerine de baskı kurun. o rahatsız olmalı bu durumdan siz degil. duyguları bir kenara bırakıp alacaklı gibi davranacaksınız.
+1
koela
(26.12.25)
iletişime kesinlikle geçin ve arayı fazla açmayın, arayı açtıkça üzerine yatma ihtimali çok yüksek. parayı alma ihtimaliniz çok düşük ama net ve kararlı bir şekilde konuşun insiyatifi ona bırakmayın 'ne durumdasın, ne zaman verebilirsin' derseniz o para uçar. Etrafınızda çekindiği birisi varsa mesela annem, babam, abim yada ortak arkadaşınız ama saygı duyulan bir tip bunlar öğrendi borç verdiğimi sıkıntıya düştüm bir an önce kapatalım bu konuyu beni darlıyorlar, sana ulaşmadan bu konu kapatalım gibi bir konuşma yapabilirsiniz, bu duruma düşmek istemeyip rezil olmama adına ödeyebilir borcu.
Geçmiş olsun umarım alabilirsiniz, bir daha da 1 senelik sevgiliyle bu kadar para muhabbetine girmemeniz için ders olur sizin içinde.
+2
IcedFlames
(26.12.25)
Karakteri buna müsait değil demişsin de doğru düzgün bir erkek zaten sağlık vs dışında sevgilisinden böyle bir borç almazdı, karakteri muhtemelen müsait yani gayet.

Sen sormazsan ödemez. mutlaka mesaj yoluyla sor, ödemezse takip başlatırsın artık.
+1
dfn4
(26.12.25)
parayı geri alma ihtimalin %5. iyi bir avukat bulur ve biraz hazırlıksız yakalarsan %90.
karakteri buna müsait olmayan adam çoktan bir aracıyla, banka yoluyla vs. eline geçtikte borcunu azaltırdı.
0
orpheus
(26.12.25)
2025 yılının sonlarına geldiğimiz bu zamanlarda ne kadar toplumsal cinsiyet rollerini yıktığımızı iddia etsek de, artık ilişkilerde eşitliği gözetsek de kültürümüze kodlanmış bazı şeyler hala hayatımızda yer etmeye devam ediyor.
ortalama bir türk erkeği 1 yıllık sevgilisinden kolay kolay hemen vermemek üzere bir borç falan almaz, alıyorsa da hayat memat meselesi söz konusudur.
ortalama bir insanın tüh ben geçen sene 650.000 lira borç almıştım ama bana bir şey yazma dediğinden dolayı gönderemiyorum demeyeceğini biliyoruz.

miktar ciddi, bir sene önce verildiği gerçeğini de göz önünde bulundurursak 1 milyona yakın bir borç söz konusu. eldeki tüm kanıtlar toplanmalı ve bir avukat danışmanlığında süreç başlatılmalı derim.
0
denizgonen
(26.12.25)
Naptın sen ya :(
0
yenibirgüzelnick
(26.12.25)
beraber olmaya devam etseydiniz bu borç ne zaman geri ödenecekti?
bence uygun ve resmi bir dille hatırlatmanız iyi olur. üstüne yatacağını düşünmesem de hatırlatmanız gerektiğini düşünüyorum.
0
biseysorcaktim
(26.12.25)
(4)

Kariyer Danışmanlığı Desteği

sndnzr
Merhabalar, amacım suçlama değil fakat gerek yetiştiğim aile gerekse olduğum kişi olmam nedeniyle ne iş görüşmelerinde başarılı olabiliyorum ne de bir üst pozisyona çıkabiliyorum. İnsan yönetimi, mavi yaka yönetimi ve görev verme konularında sıkıntım olduğunu düşünüyorum. Bu problemi çözmek için İz
Merhabalar, amacım suçlama değil fakat gerek yetiştiğim aile gerekse olduğum kişi olmam nedeniyle ne iş görüşmelerinde başarılı olabiliyorum ne de bir üst pozisyona çıkabiliyorum. İnsan yönetimi, mavi yaka yönetimi ve görev verme konularında sıkıntım olduğunu düşünüyorum.

Bu problemi çözmek için İzmir'de psikolojik destek veya danışmanlık desteği alabileceğim kurumlar veya kişiler önerebilir misiniz ? farklı önerileriniz varsa onlara da açığım. Tek başıma halledemediğimi düşünüyorum.
0
sndnzr
(23.12.25)
Yaz bana problemlerini. Mavi yakayla tecrübem var. (Mühendisim)
-2
arbre
(23.12.25)
izmir ticaret odasının bahsettiğiniz konu başlıklarında sık sık eğitimleri oluyor.

ilgilendiğiniz eğitmeni kayıt yaptırmadan önce araştırmanızı öneririm, bazen çok uyduruk firmalarla bazen de gerçekten alanına çok hakim uzmanlarla çalışıyorlar eğitmen olarak. bu tarz eğitimlerde farklı yönetici ve yönetici adaylarıyla da tanışıp fikir alışverişinde bulunabilir, deneyim paylaşabilirsiniz.

mesela aralık ayında varmış size hitap edecek pek çok eğitim;
izto.org.tr

sohbet etmek isterseniz de mesaj atabilirsiniz.
0
Phoebe
(23.12.25)
Yanıtlarınız için teşekkürler, fakat ben daha temel bir problemim olduğunu düşünüyorum. İnsanlara hayır diyememe, sınır koyamama gibi çok temel şeyler. Aşamadığım bu noktaları çözmek için bir yol arıyorum. Bu bütün iş hayatıma yansıyor.
0
🌸sndnzr
(23.12.25)
o zaman siz kariyer danışmanlığı değil normal terapi arıyorsunuz, kariyer diye arayarak seçeneklerinizi daraltmayın
+3
mezzosprite
(23.12.25)
(10)

büyük firmaları dolandırma fırsatınız olsa bunu yapar mısınız?

messina123
mesela thy, garanti, a101, turkcell, digitürk. bir şekilde bunları dolandırma fırsatınız oldu. mesela thy'den 10 bine bilet aldınız para ödenmedi ama bileti alabildiniz. veya digitürkün bir açığını buldunuz sezonluk pakede 5 kuruş ödemediniz. veya turkcell 5 senedir size zam yapmayı unutuyor bir şek
mesela thy, garanti, a101, turkcell, digitürk. bir şekilde bunları dolandırma fırsatınız oldu. mesela thy'den 10 bine bilet aldınız para ödenmedi ama bileti alabildiniz. veya digitürkün bir açığını buldunuz sezonluk pakede 5 kuruş ödemediniz. veya turkcell 5 senedir size zam yapmayı unutuyor bir şekilde 50 liraya 50 gb internet paketini kullanıyorsunuz.

ne yaparsınız? bunu devam ettirir misiniz yoksa şirketleri böyle bir durum var şeklinde bilgilendirir misiniz?
-1
messina123
(23.12.25)
thy ve digiturku bilgilendirirdim böyle bir açık var diye.
turkcelli bilgilendirmezdim. zam yapmamak bi açık sayılmaz. bazen tarifeler ucuzlayabiliyor bile çünkü.

ama öğrenciyken yapmıştım böyle bi şey. yemeksepetinden 20 liralık yemeği bedavaya söyleyebiliyordum. hem yemeği söyledim hem de açığı ilettim ama uzun süre düzeltmediler.
+1
jelly bear
(23.12.25)
Yok, günah
+1
arbre
(23.12.25)
hayır yapmam ve firmaya bilgi veririm. insan doğası/psikolojisi erozyona çok açık maalesef. bugün bunu yapıp yakalanmazsa yarın bir bakmış tanımadığı insanları kandırmak çok da zor değilmiş diye düşünecek, biraz daha zaman geçince eşi dostu ütme peşinde olacak, böyle böyle yozlaşma ilerleyecek ve en son aşamada sistemdeki bütün açıkların peşine düşme hırsıyla bir bakmış dark sidea geçmiş, etik, hakkaniyet, vicdan, merhamet ve benzeri değerler kuş olmuş uçmuş ulaşılamaz bir noktaya.
+2
Phoebe
(23.12.25)
Thy ve a101 dolandırmazdım

Thy adında türk var diye
A101 de geliri düşük insanlara hizmet veriyor diye

Kalanlar için de yapardım ama ruhları duymazdı.
Halen bilmediğiniz göz önünde açıkları olan kuruluşlar var.
-5
baldan kaymak
(23.12.25)
fırsatını bulursanız derken şansa karttan falan çekmedi gibi bir durum olursa evet dolandırırım. hiç acımam.
nitelikli şekilde dolandırmam.
+3
plastic_angel
(23.12.25)
Mobil operatör zam yapmayı unutursa gibi bir şey dolandırıcılık değildir. Dolandırıcılık olan şey tanım gereği suçtur, tespit edilirse yargılanırsınız. Kelimeyi yanlış kullanmayalım.
Bazı durumlarda firma zaten sorunu biliyordur ama bakım maliyeti nedeniyle o sorunu gidermeye öncelik veremiyordur. Bu durum tüketiciyi ilgilendirmez.
Ödeme yapılmadığı halde firma tarafında yapıldı görünürse firmayı bilgilendiririm. Sonradan fark edilince ödeme isteyebilir, icra yoluna gidebilir, beklenmedik anda hizmeti iptal edebilir. Hiç gerek yok böyle şeylere. Zaten tutar büyük değilse firma sorumluluğu üstlenir ve ödeme istemez genelde.
Sistemde açık bulmak gibi şeyler duruma göre suç olabilir veya olmayabilir. Kara listeye alınmanıza veya uç durumda hakkınızda suç duyurusu yapılmasına neden olabilir.
+1
mikro patlama
(23.12.25)
Yapmam.
Hırsızlık kimden çalınırsa çalınsın hırsızlıktır benim gözümde.

Bilgi vermekle de uğraşmam, zaten o kadar büyük şirketlere ben öyle bir bilgiyi iletsem de o bilginin gitmesi gereken yere ulaşmayacağını bilirim.
+1
michael_knight
(23.12.25)
gratis yanlışlıkla 2 tane ürün gönderdi. mail attım aradım açan yok. en son şubesine gittim sorumluyla görüştüm. ulaşamıyorum bu ürünün parası bana fazla yattı dedim. biz bile ulaşamıyoruz, hata onlarınsa onlar uğraşsın dedi kendi çalışanı. tekrar mail attım ne geri dönen var ne arayan. bu tarz durumlarda büyük küçük olsun hakkım olmayan bir şeyi almam veya iade ederim.
+1
mikahakkinen
(23.12.25)
Yapmayı çok isterim ama yapamam.
Bazı şeyler insana oturmuyor içim almıyor, illa hemen gidip düzeltiyorum yanlışlığı.
0
mutekebbir
(23.12.25)
aktif olarak dolandirmam ama hata sonucu bir sey olursa hiiic umursamam. thy gibi devlet kurumlari haric.
0
antikadimag
(24.12.25)
(7)

Alkollu Boza

mirafiori
Gelecek misafirlere boza denetmek istiyorum, orjinal tarifinde boza dusuk alkollu icki, ama piyasadaki bozalar alkolsuz diye biliyorum, dogru mudur? Vefa'da ictigimizde icinde %1-2 de olsa alkol var mi yoksa alkolsuzlestirilmis versiyonu mudur, alkollu versiyon istanbul'da bulunabilir mi?
Gelecek misafirlere boza denetmek istiyorum, orjinal tarifinde boza dusuk alkollu icki, ama piyasadaki bozalar alkolsuz diye biliyorum, dogru mudur? Vefa'da ictigimizde icinde %1-2 de olsa alkol var mi yoksa alkolsuzlestirilmis versiyonu mudur, alkollu versiyon istanbul'da bulunabilir mi?
0
mirafiori
(22.12.25)
Geçenlerde boza tarihi ile ilgili bir yayın dinledim. Boza hiçbir zaman alkollü bir içecek olmamış. Mayalı diye sevmiyor, biraya benzetiyor bir kesim ama alakası yokmuş.
0
gnosis
(22.12.25)
Bozada, kefirde, kombuçha çayında doğası gereği alkol vardır. Alkolsüz diyorlarsa mayalayarak değil, bir başka yöntemle yapıyorlar veya doğal olmayan işlem yapıyorlardır. Yarım yağlı tereyağı yapılabilen coğrafyada o da yapılabilir. Ancak normalinde alkol ürer ve vardır.

Yarım yağlı tereyağı mı olur diyen Google'dan görebilir.
+2
Mirket
(22.12.25)
Mirket'in cevabından sonra tekrar baktım. Wiki alkollü diyor. İslami sayfalar alkolsüz, içebilirsiniz diyor. Bu konu doktrinde tartışmalı herhalde. Osmanlı zamanında fetva verilmiş haram değildir demişler. Ben onların yalancısıyım:D
0
gnosis
(22.12.25)
boza, kefir vb. ürünler fermantasyon nedeniyle eser miktarda alkol içerir. farklı bir metodla yapılmalarına imkan var mı bilemedim, mirketin dediği gibi doğal olmayan bir işlemle yapılıyor olabilir alkol hassasiyeti nedeniyle.

edit: genellikle insanı sarhoş edecek bir oranda alkol olmadığı, çok çok düşük düzeyde olduğu için içilebilir diye yorumluyor çoğu din insanı.
+1
Phoebe
(22.12.25)
Fermantasyon gereği alkol oluşur ama taze tüketildiğinde çok düşük olur ama oda sıcaklığında üç dört gün beklerse fermantasyon devam edeceği için alkol oranı artar.
+1
kizil karga
(22.12.25)
Ben alkol kullanmadıgım için boza içecegim zaman ya vefa'ya gidiyorum ya da kendi yaptıgını bildigim yerlerde içiyorum.
Yanlış bilmiyorsam taze olarak günlük içildiğinde alkol yok diye biliyorum, dogrusunu hep birlikte öğrenelim. kaçıncı günden sonra alkol oluşuyor.
0
liberal
(23.12.25)
bu, gün ile alakali bir sey degil ki. mayalanma yani fermentasyon türüyle alakali bir sey. yogurt fermentasyonu laktik asit fermentasyonudur, alkol olusmaz, ama boza fermentasyonu karma fermentasyondur. alkol aciga cikar. sürecin tamami bu sekilde ilerler.

inanmayacaksiniz ama sirke ve ekmek hamuru fermentasyonunda da alkol aciga cikar cünkü seker parcalanir. sirkedeki alkol sonra asetik asit bakterileri tarafindan parcalanir ama hicbir zaman ne kadarinin parcalandigindan emin olamazsiniz. sifir alkol mümkündür ama mutlak bir biyolojik garanti degildir. evde sirke yapiyorsaniz ve bu konu sizin icin önemliyse bilin yani. icinde cok cok büyük ihtimalle yan ürün olarak alkol vardir.

icine alkol katilarak pisirilen bir yemegi yemiyorsaniz bunu mantik cercevesine oturtabilirisiniz; dersiniz ki, beef bourguignon yemiyorum cünkü bilincli sekilde icine alkol konuluyor. bilincli!
ancak boza, sirke ve ekmek hamurundaki alkol biyolojik yan üründür. bilincli eklenmez. ekmek hamurundaki alkol beef bourguignondaki mantikla pisme sirasinda tamamen buharlasir ama bu, bu ürünlerin icine alkol girmedigi anlamina gelmez. dini hassasiyetlerinizi anlayamiyorumdur belki ama eger biyolojik bir tepkime sonucu ortaya cikan yan ürün sebebiyle boza icmiyorsaniz, bu mantikla sirke ve ekmek de yememelisiniz.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
(6)

zerdeçal en çok neye yakışıyor?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
dünyanın en gereksiz baharatını renk vermek dışında bir yerde kullanamıyorum.
dünyanın en gereksiz baharatını renk vermek dışında bir yerde kullanamıyorum.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.12.25)
Mercimek çorbasına
+3
etna
(12.12.25)
karabiberle sona doğru konduğunda aslında oldukça etkili ve sağlıklı bir baharat. tadını alamamanıza şaşırdım, ben gayet alıyorum yemeklerde.
+3
eileengray
(12.12.25)
Mercimek +1 ben yemeğine koyuyorum güzel oluyor.
+1
peki madem
(12.12.25)
mercimek çorbası, pırasa, lahana yemeklerine kullanıyorum. ayrıca havuçlu zerdeçallı pirinç pilavı da pek güzel oluyor.

ben de tadını gayet alıyorum ya.
+1
Phoebe
(12.12.25)
Sade sossuz makarnaya az miktarı yakışıyor renk veriyor.
+1
ekimoloji
(12.12.25)
Karabiberle birlikte zerdeçallı pirinç pilavı
+1
pembediken
(13.12.25)
(12)

Taciz :(

beyaztenlikiz
Merhaba. 3 aydır görmediğim normal erkek arkadaşımla iş yerimde görüştüm. İkimiz vardık akşam o ortamda. Bana sarılırken elini belimin altına doğru götürdü. Otururken elini bacağıma attı.Çok rahatsız oldum :( Kendimden iğrendim. Ben nasıl tepki vereceğimi bilemedim :( Çok da sevdiğim bir insan. Ne y
Merhaba. 3 aydır görmediğim normal erkek arkadaşımla iş yerimde görüştüm. İkimiz vardık akşam o ortamda. Bana sarılırken elini belimin altına doğru götürdü. Otururken elini bacağıma attı.Çok rahatsız oldum :( Kendimden iğrendim. Ben nasıl tepki vereceğimi bilemedim :( Çok da sevdiğim bir insan. Ne yapacağımı bilemedim. Neden tepki vermedim diye kendime kızdım. Kendimi kötü hissediyorum:( Böyle durumlarda nasıl tepki verilir? Ne söylenir? Bir daha görüşmeme kararı aldım
+3
beyaztenlikiz
(12.12.25)
Elini bacağınıza koyduğunda elini tutup kenara koyup, hiçbir şey olmamış gibi sohbetinize devam etseydiniz herşey olması gerektiği yola girerdi.
Bir hareketinizi yanlış olarak davet gibi algılamış olabilir. ilişiği kesmektense mesafeli olun bir süre. Anlayacaktır.

Ayrıca, kendinizi de suçlamayın. Böyle ani bir ayılık karşısında, insan ne yapacağını şaşırıp tepkisiz kalabiliyor. Normaldir yani.
-10
Mirket
(12.12.25)
"hayirdir??" deyip kaşları çatmak, uyarmak lazim.

"hiçbir şey olmamış gibi sohbetinize devam etseydiniz". >> katılmıyorum. hicbisey olmamıs gibi yapmayı boyle insanlar "rıza" olarak anlıyor.
+6
sttc
(12.12.25)
kendinizden iğreneceğiniz bir durum yok. kendinizde "suç" aradığınız bir soru girdabına kapılmayın. karşı tarafı olumlamaya, davranışlarını anlamlandırmaya çalışmayın.

mesela tepki vermediğinizi zannediyorsunuz, ancak kalakalmış olmanız da bir tepkidir. karşınızdaki "insan"sa, olumlu cevap vermediğinizi anlayıp bir daha size dokunmaya yeltenmez. ek olarak akşamki samimi hareketlerin hoşuma gitmedi bir daha olmasın diye mesaj da gönderebilirsiniz.

ama karşınızdaki "insan" değilse malesef adamına göre, anlayacağı dilden tepki vermek gerekiyor. bunun doğrusu yok. fitratınıza ne uyuyorsa.
+5
tnz
(12.12.25)
çek ön patilerini de, anlayacaktır.
0
galahad reloaded
(12.12.25)
Donup kalma çok yaygın bir tepki. Bu konuda kendinizi hiç üzmeyin ve suçlamayın.
+3
auroraaurora
(12.12.25)
erkekler ne yazık ki karşı tarafın samimiyetini hep yanlış anlıyorlar. sanıyorlar ki gel gel yapıyor. gerçi bizim toplumla da bunun alakası olabilir. kadınlar da hiç bir zaman gerçekten istediğini söylemiyor. nazlanıyor ki hafif yada kolay kadın diye anlaşılmasın. bu yüzden erkekler hep adım atmak zorunda kalıyor. karşı taraf isterse güzel istemezse taciz oluyor.

sizin durumda yapmanız gereken arkadaşlık seviyesine göre o anda uyarmak yada bu noktadan sonra uyarmanızdır. sadece arkadaş olduğunuzu betimlerseniz muhtemelen anlayacaktır. yoksa zaten ilişkiyi kesin.
-3
gercekdunya
(12.12.25)
Sorsan sen gel der gibiydin falan deyip kendini haklı görecektir.

Daha görüşmemeyi istemekte haklısın
+1
basond
(12.12.25)
üzme kendini. sende ne hata var ki üzülüyorsun.

yapabileceklerin:
1. olayları çok büyütmeden kapatmak için; bir sonraki görüşmede oto pilottan çık ve hareketlerini izle. benzer bir davranışını yapmadan önce durdur ve daha önce bir şey söylemedim ama bu tavrın çok yakışıksız diyerek cevap vermesini bekle. yanlış anladın, kusura bakma gibi bir ifade gelirse, peki ben yanlış anlamışım de. özeti, utanması lazım böyle bir tepkide ve ya senden uzaklaşır ya da artık bu davranışını keser.

2. olayları bir tık büyüterek, risk de alarak (karşı tarafın yükselmesi, başkalarının müdahil olma ihtimali) çözmek için; bir toplantı odasında kısa bir 1-1 görüşme iste ve direkt şu gün yaşananları benim gözümden anlatmak istiyorum sonra da seni dinlemek isterim diyerek yaşananları ve hissettiklerini fazla duygusal olmadan anlat. görüşme başında ne konuşmak istediğini ve ne beklediğini güzelce anlatırsan sakin kalınabilir.

3. olayları kabul etmeyerek, sıfır tolerans ile çözmek; ik'yı ve yöneticini, farklı kişiyse arkadaşın yöneticisini konuya dahil etmek ve çözüm için onları beklemek. ne çözüm beklediğini de açıkça belirterek.

bana sorarsan, bu resmen bir taciz ve sıfır tolerans olmalı.
+5
gabe h coud
(12.12.25)
erkek tarafı haklı. adam kendi kız arkadaşının poposunu ellemeyecekse kiminkini elleyecek. şikayet edilecek bir durum yok. belli ki konu sekse getirilmek istenmiş.
-10
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.12.25)
Kendini suçlama, çoğu kadın benzer durumu yaşayıp konduramadığı için ya da acaba yanlış mı anladım diye düşünerek tepki veremiyor.
+3
ekimoloji
(12.12.25)
ben temastan çok hoşlanmıyorum diyip elini itebilirdin. sonrasında da mesafe koyardın. ama donup kalman da normal beklemediğin bir şey çünkü. kendini suçlama. suç karşı tarafın.
0
archmeister8
(12.12.25)
o an tepki verememeniz, nasıl tepki vereceğinizi bilememeniz son derece insani, normal. bu konuda kendinize yüklenmeyin.

çok sevdiğim bir arkadaşım dediğinize göre birbirinizle bir hukukunuz, görece yakın bir arkadaşlığınız var gibi anlıyorum. şayet böyleyse ve karşıdaki kişi 25 yaş üstüyse yaptığı şeyin sınırı aşmak, sizin sınırlarınızı ihlal etmek olduğunu bilir. yani bu durumda da işgalci ve rahatsız edici bir tavır.

hiç bir şey olmamış gibi davrandığınızda hani böyle küçük bir söküğe müdahale etmeyince genişledikçe genişler ya, öyle davranacağına ya da bu konuda ben rahatsız oldum diye ona belirttiğinizde üste çıkmak için her şeyi yapacağına adım gibi eminim. belli bir yaşın üstündeki bütün kadınlar bilir bunu ve artık bu davranışın geleceği ortamın havada kokusunu dahi alabilmeye başlar.

Edit: görüşmemek doğru tercih, moralinizi de bozmamaya çalışın zira bu gibi konularda maalesef bu ülkede deriniz kalınlaşmak zorunda...
0
Phoebe
(12.12.25)
(16)

İkinci el kıyafet alıp giyer misiniz?

slm ben yalnız komando yasin
Şu sıralar 2. el kıyafet bakıyorum mont, kaban. Alıpda giyer misiniz. Bizim halkımız genelde ikinci el kıyafete nedense sıcak bakmıyor, alanlarıda biraz küçümsüyor veya o kişi hakkında değişik düşüncelere kapılıyor. Hoş tabii insanların ne düşündüğü pek önemli değil ama siz alıp giyer misiniz?
Şu sıralar 2. el kıyafet bakıyorum mont, kaban. Alıpda giyer misiniz. Bizim halkımız genelde ikinci el kıyafete nedense sıcak bakmıyor, alanlarıda biraz küçümsüyor veya o kişi hakkında değişik düşüncelere kapılıyor. Hoş tabii insanların ne düşündüğü pek önemli değil ama siz alıp giyer misiniz?
0
slm ben yalnız komando yasin
(07.12.25)
Bit pazarı gezen bir insan olarak kaset cd kitap dergi dekoratif obje ıvır zıvır bir çok şey aldığım olmuştur ancak kıyafet ayakkabı asla.
Bunların tutuldukları ve satıldığı şartları görüyorum bu pazarlara boşuna bit pazarı denmiyor... Şimdi diyeceksin ben retro vintage mağazasından alıyorum onların da tanesi 5 liraya çuval çuval buralardan dolduruyorlar. Bazı kıyafet yapısı gereği yıkanmaya ya da yüksek sıcaklıkta yıkanmaya müsait olmayabiliyor ben güvenip almam büyük oranda hijyen kaygısı benimki. Alıp giyen yaklaştıran çok var bir sözüm yok ama bana göre değil.

Edit. Dolap gibi uygulamalar özellikle kadınlar bu tabuyu daha kolay aştılar gibi erkeklerde daha nadir zannediyorum mesela ceket belki alınabilir daha ileri sanmıyorum. Bir de eskiden eş dost akraba arasında özellikle çocuk genç yaşlarimizda böyle değişim olurdu ama tekstil çok daha ulaşılabilir olduktan sonra kalmadı gibi. Mesela bir arkadaşım küçük/ büyük gelen bir kıyafeti giyer misin derse yine az bir ihtimalle kabul ederim.
0
anon1m
(07.12.25)
Evet giyerim ve giyiyorum.
Bir tişört üretebilmek için o kadar çok su harcanıyor ki; kaç canlının içeceği su aslında bu. Dünyamız kaynak bakımından çok zengin değil. Üretim yapılırken ortaya çıkan atıklar, çevre kirliliği, hava kirliliği de cabası.
Bu arada bu insanları da köle haline getiriyor. Daha çok çalışıyorlar, daha az para kazanıyorlar. Birileri de daha çok zengin oluyor.
Benim montum ikinci el. Üç yıldır da giyiyorum. İnsanlara bakma sen. Buna laf eden empati yoksunu, bencil ve cahildir.
+1
rock n roll
(07.12.25)
Temizliğine inandıktan sonra giyerim .
+2
diyecevaplandı
(07.12.25)
mezuniyet kıyafetimi dolap'tan almıştım en fazla kaç kere giyeceğim diyerek. ama günlük ve sürekli giyeceğim bir şey almadım.
0
black holes in the sky
(07.12.25)
ilk sahibi bildiğim bir insan ise alıp giyerim. Bilmediğim biriyse kolay kolay almam. Hele ayakkabı asla.
0
al basmadan donu var
(07.12.25)
kesinlikle giymem. pahalı diye marka ikinci elde almam onun yerine bütçemin el verdiği bir marka alırım. aynı şekilde çakma bir üründe kesinlikle almam.
elektronikte bile ikinci el tercih etmem.
-1
my fault
(07.12.25)
bizim halkin biliyorsun ki cogu monser. salcali ekmege methiyeler düzerler ama ikinci el kiyafet falan aman allah korusun.
ikinci el ayakkabi, ic camasiri, corap giymem ama temizligine inandigim kazak, polar, sweatshirt, kaban gibi kiyafetleri ikinci el de giyerim. özellikle gercek yün ya da kaz tüyü gibi hayvansal ürünle yapilmissa ikinci el olmasi daha da iyidir.
özellikle bebeklere ve cocuklara ikinci el almak cok mantikli bana kalirsa. bebegime de ikinci el kiyafet temiz olmasi kaydiyla alirim. cocukken de teyzemin kizindan bana cok kiyafet gelirdi.

bunun benim icin durumu olmak ya da olmamakla alakasi yok. kaynaklarin heba edilmesinden rahatsizim, yarattigimiz cöp daglarindan rahatsizim, bu ürünleri almak icin bir ofiste degerli vaktimi skk skk gecirmekten cok rahatsizim.
bir kitap okudum ufkum acildi diyebilecegim bir kitap yok ama bir röportaj var. ikinci ele yönelmemin en büyük sebebi pepe mujica'nin 10 sene önce izledigim su röportajidir: www.youtube.com
bu röportaji izledikten sonra saatlik olarak ne kadar para aldigimi hesapladim.
yeni bir sey almadan önce onu almak icin kac saat calismam gerektigini hesap ediyorum. hayatimdan bu kadar kaybolan saati bunun icin harcamama deger mi diye düsünüyorum. bu tutum, alisveris aliskanliklarimi tamamen degistirdi. ciddi bir yükten kurtuldum. eksisozluk.com
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.12.25)
2.el deri ceket alma fantazim var. bunun dışında giymem.
0
michael harddd
(07.12.25)
Giyiyorum.
+1
peki madem
(07.12.25)
her şeyin ikinci elini alırım ama kıyafet almam. eş dost tanıdık giymişse o zaman ikinci sahibi ben olurum ama pazarda satılan ikinci el kıyafeti almayı düşünmüyorum. açıkçası çok bir sebebi yok ama sebepsiz bir prensip belki de.
0
abelardo
(07.12.25)
Ben giyerim.
0
Kahvedesu
(07.12.25)
dolap'tan giyilmemiş ya da etiketli ürün aldığım oluyor. hepsi de tarif edildiği gibi geldi şansıma. giyilmiş şeyi şöyle tercih etmiyorum; ben eşyalarıma çok iyi bakıyorum, kıyafetlerimde ip çekiği, yırtık, sökük gibi şeyler olmamasına dikkat ediyorum. olursa tamir ediyorum; iyi sonuç vermezse o kıyafetten soğuyorum genelde. (bu sebeple eşya ödünç vermeyi de sevmem.) bazı insanlar bunu hiç sallamıyor. bakıyorum kullanılmış çanta koymuş; saplarındaki deri aşınmış, her tarafından ipler sarkıyor vs. bunları incelemekle uğraşmayı göze alamadığımdan tercih etmem. bir de yıkanmayacak şeyleri asla alamam; ayakkabı, deri eşya gibi.
0
lil siztah
(07.12.25)
giyerim. yıkadıktan sonra çok problem etmem.

kendi kızıma daha çok kullanıyorum hatta ikinci el. çocuğa yeni kıyafet almak çok mantıksız gelir. bu 4. kışı daha sıfır montu olmadı, hep dolaptan aldım. iç giyim tarzı ürünler ve ayakkabı tercih etmem sadece. yani şöyle; ikinci el ürünleri alıp bakımını yaptıktan sonra satan mağazalar olsa ayakkabı bile düşünülebilir.
+1
elorelia
(08.12.25)
Para verip alma alışkanlığım yok. Abimin eşinin eskilerini giyerim. Arkadaşlardan da küçüldü, uymadı vb. denip önerilen kıyafetleri alırım. Nerede beleş oraya yerleş insanıyım. :) Genelde aldığım eşyaları tepe tepe kullanırım. Sıkıldığım tek tük şeyi değerlendirebilecek kişilerden rica edip ihtiyacı olanlara göndermeye çalışıyorum.
0
auroraaurora
(08.12.25)
temizliğine kullanımına gore değişir. avm de ya da giyim magazalarında deneyip begendiğimiz tüm ürünler kullanılmıs giyilmiş ürünler zaten.
0
koela
(08.12.25)
kendi aramızda takas grubumuz var, dönem dönem kıyafet, çanta, ayakkabı vb. alıp veriyoruz. küçümsemem, tuhaf da gelmez, ekonomik kaynaklar da dünya kaynakları da sonsuz değil, en azından bunu yapabiliyor olmayı önemsiyorum. ayrıca tüketim çılgınlığına da görece kapılmamış oluyoruz.
0
Phoebe
(08.12.25)
(7)

Tamamlayıcı sağlık sigortası için şirket

beni tedavi et
Evet arkadaşlar 32 yaşına geldim sgklı çalışanım bugüne kadar bütün işlerimi devlet/ üniversite hastanelerinde yürüttün yürütmeye devam ediyorum. Kronik bir hastalığım bir tanım yok. Tamamen sigorta sistemine girmek için tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırmak istiyorum , sadece yatarak tedavi için
Evet arkadaşlar 32 yaşına geldim sgklı çalışanım bugüne kadar bütün işlerimi devlet/ üniversite hastanelerinde yürüttün yürütmeye devam ediyorum. Kronik bir hastalığım bir tanım yok. Tamamen sigorta sistemine girmek için tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırmak istiyorum , sadece yatarak tedavi için bir sigorta şirketi arıyorum, 3 senenin sonunda ömür boyu yenileme garantisi versin. Axa sigortayı düşündüm ama sözlükte baya kötü yorumları var allianz düşünüyorum bu ikisinden başka bana önerebileceğiniz bir sigorta firması varmıdır?
0
beni tedavi et
(05.12.25)
Gitmeyi düşündüğün hastaneleri tespit edip, anlaşmalı oldukları sigorta şirketlerinin listesini çıkar. En ucuz olanına dal. Olumsuz yorumlara da bakma bence.

Ömür boyu yenileme garantisi 3 sene sonunda veriliyor. İlk 3 sene sigorta şirketini değiştirmemende fayda var.
0
Mirket
(05.12.25)
ben axadan gayet memnunum. naçizane önerim firma seçerken iş ve evinize yakın hastanelerle anlaşmalı olup olmadıklarını kontrol etmeniz olur. ömür boyu yenileme garantisi için önceki yıllarda aldığınız teşhislerin sisteme nasıl girildiği de çok önemli. sağolsun kardiyoloji doktorumun sigorta buna gereksiz şekilde kafayı takar ilerde, o nedenle şöyle yazıyorum dediği bir konuyu ömür boyu yenileme garantisi sürecinde o kadar didiklediler ki anlatamam.
0
Phoebe
(05.12.25)
bizim şirket geçen senelerde allianz ile anlaşma yapmıştı gayet memnunduk.
şu an anadolu sigorta ile anlaşma yaptılar , ameliyat filan oldum 5 6 kere mr çektirdim hiç sıkıntı yaşamadım
0
pislick0
(05.12.25)
Allianz vardı, Acıbademler dahildi ama Amerikan hastanesini kapsamıyordu. Kapsamasını istediğim için anadolu hayat’ın bi üst paketine geçtim. Allianz’dan ucuza da geldi. Memnunum.
0
eileengray
(05.12.25)
Bildiğim kadarıyla; Acıbadem Hastanelerinin hepsinin SGK anlaşması yok. Olanların da her servisinin anlaşması yok.
Amerikan hastanesinin zaten SGK anlaşması yok.

TSS. SGK nın ödemediği kısmı ödeyen bir sigorta sistemi olduğu için herhangi bir hastanede ya da o hastanenin gittiğiniz servisinde geçerli olabilmesi için öncelikle SGK anlaşmalı olması şart.
0
Mirket
(05.12.25)
Zaten amacım tamamen sigorta sistemine girmek yani 3 sene boyunca kullanmayı planlamıyorum en düşük paketten tss yapıcağım
0
🌸beni tedavi et
(05.12.25)
Axa'lıyım memnunun ömür boyu yenilemeyede geçtim. Tercih ettiğim hastanede geçerli olduğu için bı sıkıntı yaşamadım.
0
brnbrs
(06.12.25)
(3)

memlekette niye her gün kaçak kazı yapılıyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
define arıyorlar desen o kadar derinlerde definenin işi ne. orta yaş anadolu köylüsünün canı sıkılıp gerçek hayatta minecraft mı oynamaya çalışıyorlar? ayrıca insanlar kazı yapmış, devletten buna ne?
define arıyorlar desen o kadar derinlerde definenin işi ne. orta yaş anadolu köylüsünün canı sıkılıp gerçek hayatta minecraft mı oynamaya çalışıyorlar? ayrıca insanlar kazı yapmış, devletten buna ne?
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.11.25)
Filmi çekilmiş, filmin ismi "Hakkı". Platform: Mubi
+1
adivar
(28.11.25)
tarihi eser kaçakçılığı başlıbaşına bir sektör bu ülkede ve dünyada. son derece organize, muhtarın, jandarmanın vb. dahi dahil olduğu, koca koca iş makinelerinin bile getirildiği kaçak kazılar yapılıyor ülkemizde. siz üç beş köylü yapıyor zannediyorsunuz ama olayların ne çapları ne de içerikleri düşündüğünüz kadar basit ve tek katmanlı değil.

tam da bu sebeple topluma dair her konuda olduğu gibi bu konuda da "yasal mevzuat ve düzenlemeler" olmak zorunda. bu düzenlemeler olmazsa kültürel miras kavramını yaşatamazsınız, gelecek nesillere de aktaramazsınız.

kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurulu, anıtlar kurulu, kudeb vb. kurum ve kuruluşlar bu işlemleri yürütür.
+1
Phoebe
(28.11.25)
"devlet'e ne?" demek istediniz sanırım. devlet'e şu: kazılara konu olan kültür mirası, bırakın devleti, tüm dünya halklarının ortak mirası niteliğindedir. bunların kazılmasının ilk amacı, tüm insanlığın tarihinin anlaşılmasını sağlamak üzere, geçmişteki insanların yaşam biçiminin açığa çıkarılmasıdır. bunu sağlıklı bir biçimde başarabilmek için kazıların bilimsel bir şekilde yürütülmesi gerekir. kaçak kazıcı alana bodoslama dalıp, toprağı hallaç pamuğu gibi atarsa, katmanlaşma, toprak altındaki eserlerin bu katmanlarla bağlantısı gibi zincirler bozulur; eserlere kalk gidelim yaptığında da bilimsel veri sağlayacak unsurlar bağlamından koparılmış olur. bu bağlamda kazı alanlarını kriminal sahneler gibi düşünebilirsiniz.
dünya ülkeleri, sınırları dahilindeki toprak altı ve üstü mirasa yönelik karşılıklı sorumluluklarını kabul ettikleri tonla sözleşmeye tabiler (Türkiye de bunların hemen hepsine imzacı olmuş ve oluyor). bu kapsamda oluşturulan ortak fonlardan ya da bilim kurullarından ihtiyacı olan faydalanıyor ya da yanlış uygulama yapanlar bunlara erişimlerinin kesilmesi ile tehdit ediliyor vs.
define olayına hiç girmiyorum. kısaca bu şekil..
+4
lil siztah
(28.11.25)
(4)

Reflü Boğaz Ağrısı

Take it away honey
Dostlar bende reflü ve gastrit var yıllardır. Dün kola içip çikolata yedikten sonra gece mide suyu ağzıma geldi ve gece gaviscon içip uyudum. Sabah kalktığımdan beri bademcik şişmesi gibi bir his var. Yutkunurken acı vs oluyor. Şu an yurtdışındayım o nedenle bana ne iyi gelir? Anksiyetem tuttu yemek
Dostlar bende reflü ve gastrit var yıllardır. Dün kola içip çikolata yedikten sonra gece mide suyu ağzıma geldi ve gece gaviscon içip uyudum.

Sabah kalktığımdan beri bademcik şişmesi gibi bir his var. Yutkunurken acı vs oluyor. Şu an yurtdışındayım o nedenle bana ne iyi gelir? Anksiyetem tuttu yemek borusu kanseri falan çıkıyorum google'da.
0
Take it away honey
(21.11.25)
Kakao (cikolata) kafein (kahve, Cola?) reflü azdırıcıların başı bunlar.

Uyurken hele bir de alcak yastıkla yatiyorsaniz o reflu sıvısı bütün gece boğaza ve genze dolar. Yara da yapar. Ben de zamanında çok karıştırdım, boğaz enfeksiyonu vs zannettim.

Reflü için gaviscon şurubu icwbilirsiniz özellikle yatmadan önce. Gastroenteroloji ye de gidin tabii ki reflu yoğunsa mide koruyucu + daha yoğun gaviscon kullanımı verebilir.
0
makbur
(21.11.25)
Bir bardak ılık suya yarım çay kaşığı tuz erit. Bu suyla, günde üç dört defa iki dakika gargara yap.

Doktor imkanı olmayan yerler için kocakarı ilacıdır ama iş görür. Ağza gelen acı su tahriş ediyor boğazı. Bende olunca bir de öksürük başlar. Haftalarca devam eder :(

Geçmiş olsun.
0
Mirket
(21.11.25)
Öncelikle çok geçmiş olsun. Ben ve annem de reflüden muzdaribiz ve benim kullandığım şeker ilaçlarından da reflüm maalesef azıyor. İlaç önermek istemem çünkü herkesin bünyesi farklı ama bu tarz durumlarda ilk olarak reflü yastığı kullanmak çok önemli.
Beslenme düzeninizi de değiştirmek oldukça önemli, yediklerinizin bazik yiyecek ve içecekler olması midenize daha iyi gelecektir.
Yurtdışında rahatlıkla hindistan cevizi suyu bulabilirsiniz. Reflüye ve onun sebep olduğu boğazdaki tahribata aşırı iyi geliyor.
0
mermaidd
(22.11.25)
Reflü yastığı, dikkatli beslenme+1.

Reflü yastığı şu an bulamıyorsanız yastıkları üçgenimsi (internette reflü yastığı yazınca çıkana benzer) hale getirip yatın.

Bir de bana doktor boğaz reflüsü teşhisi koyduğunda koltukta yan yatarak, uzanarak, kaykılarak bir şey atıştırmamamı, oturur pozisyonda yememin çok önemli olduğunu söylemişti.

Çok geçmiş olsun.
0
Phoebe
(22.11.25)
(12)

hastalıklar, zorluklar...

art cat chocolate
sevgili duyuru arkadaşlarım. aranızda hastalar var mı? kronik falan yani... ne tür hastalıklarınız var? ne çektiniz, çekiyorsunuz?benimkiler:mitral yetmezlik, astım, alerjik rinit, pcos, gastrit, romatizma, miyop, dirsekte sinir sıkışmasıbir de şu an diş teli kullanıyorum çift çene ameliyatı olacağı
sevgili duyuru arkadaşlarım. aranızda hastalar var mı? kronik falan yani... ne tür hastalıklarınız var? ne çektiniz, çekiyorsunuz?

benimkiler:

mitral yetmezlik, astım, alerjik rinit, pcos, gastrit, romatizma, miyop, dirsekte sinir sıkışması

bir de şu an diş teli kullanıyorum çift çene ameliyatı olacağım seneye :')

11 yıl önce de apandist ameliyatı olmuştum. anksiyete, panik atak ve depresyon kombosunu atlattım geçtiğimiz yıllarda da...

her şey 5 yaşımdaki romatizma teşhisimle başladı. 29 yaşındayım şu an. şu mitral yetmezlik yüzünden lisede her ay penisilin/deposilin vurulmuştum. şu sıralar astım beni öldürmeye ant içti. pcos yüzünden regl olamıyorum bazı aylar ve ilaçla ancak olabiliyorum. falan filan. yani tabii beterinden korunalım buna da şükür. sadece sinir bozuyor arada :')
+3
art cat chocolate
(20.11.25)
2022'de insomnia olmuştum. doktorlar, ilaçlar, psikoterapiler işe yaramadı. ancak bu sene başında kendim çözdüm.
0
gabe h coud
(20.11.25)
hipertriodi, ilaç tedavisini bıraktık sonra tekrar nüksetti tekrar ilaç tedavisine başladık ama düzeleceğini sanmıyorum. atom tedavisi kesin çözüm olacak da doktor erteliyor, ilacı tekrar deneyelim diyor. diyemiyorum ki stressiz bir yaşama geçersek belki düzelir.

geçmiş olsun.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(20.11.25)
Yüksek tansiyonum var, küçüğü 8 yerine bende 10 standart, dikkat etmeye çalışıyorum, hayatımdan tuzlu şeyleri çıkardım, turşu zeytin cips aynı şekilde şekerli şeylerle kan şekerimi de dalgalandırmamaya çalışıyorum
0
grimavi
(20.11.25)
migren teşhisim 2001 yılında konuldu. o gün bugündür hayat kalitemi bazı dönemler çok ama çok ciddi şekilde düşürüyor. istediğim kadar önleyici şeyler yapayım, hava durumundan dahi tetiklenebildiği için o veya bu nedenle atak geçiriyorum. ben gündelik yaşam pratiklerimden kopmamak için direniyorum ama mesela yaş aldıkça bu direncim ve dayanıklılığım düşüşe geçti, psikolojik ve fiziksel olarak eskisine göre daha hızlı/fazla çöküyorum atak geldiyse. hele auralı bir atak geçiriyorsam kafadan 10 günümü kilitliyor. amerikada yapılan araştırmalar işsizlik oranının migren hastalarında 3 katı daha fazla olduğunu gösteriyor. migren ilaçları devletin uyguladığı bu kur sabitlemeleri nedeniyle dönem dönem bulunamıyor, korkumdan evde, laptop çantamda, ofiste, arabada, her yerde relpax vb. stokluyorum. bir ara 1,5 yıl bulunamadı, o süreyi nasıl geçirdim hatırlamak dahi istemiyorum. bu ilaçları yazdırmak da maalesef oldukça meşakkatli, o nedenle reçetesiz alıyorum, bu da ciddi bir maddi külfet demek. ha bu ilaçların da ayrıca handikapları var, mesela dün holter takıldı çünkü bu ilaçlar çarpıntı, taşikardi vb. yapıyor. bulantı, kısmi görme ve işitme kaybı vb. başka ilave sorunlarda yaşıyorum ataklar esnasında.

başka ufak tefek kronik sorunlarım da var ama hiç biri migren gibi majör bir sorun değil.
0
Phoebe
(20.11.25)
had safhada kedi, polen, toz alerjisi. çiftçi bir ailenin evladı olarak yuvadan uçmadan önce ilkbahar ve yazları bağda geçirmek çok zordu. astıma dönmeye de başladı. hayat kalitesini bir hayli düşürüyor. yeni nesil antihistaminiklerle idare ediyorum ama ciddi alerjene maruz kaldığımda fayda etmiyor.

şeytanla falan anlaşma yapma fırsatım olsa ömrümden 2-3 yılımı verip bu sinir bozucu durumdan kurtulmak isterdim galiba. acizlik ve kısıtlanmışlık hissi çok can sıkıcı.
0
lüzumsuz adam
(20.11.25)
Bende senin gibi pcos'tan muzdaribim. Ayrıca şeker hastasıyım ve aileden gelen mide problemlerinden dolayı çok ufak yaşlardan beri ülserim var. Arada ülser atağı yaşıyorum 2 ay suya hasret yaşıyorum resmen.
Başta sen olmak üzere burada hastalıklarını paylaşan tüm duyuru arkadaşlarına geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.
+1
mermaidd
(20.11.25)
herkese çok geçmiş olsunnn... daha kötülerini görmeyiz umarım
+2
🌸art cat chocolate
(20.11.25)
skolyoz, kifoz. skolyozu gören doktor ameliyat gerekebilir diyor, profesörüne gidiyorum ameliyata gerek yok diyor. skolyozdan dolayı kalça ve omuzlarda yamukluk var, sağdaki ve soldaki aynı seviyede değil.

en alttaki bel omuru (l5) ile kuyruk sokumu (s1) doğuştan birbirine kaynakmış. (sakralizasyon)

sinüste osteom ve retansiyon kisti de varmış yeni öğrendim.

boyun ve bel fıtığı da varmış. bir ay önce kadar gece uyuyamaz durumdaydım. şimdi fizik tedavi ve egzersiz ile daha iyiyim.
0
inheritance
(20.11.25)
Von Willebrand hastalığı ve faktör 8 eksikliği, sonucunda da kolay kolay durmayan kanamalar ve demir eksikliği. Ben de 29 yaşındayım ve yaşlandıkça çıkmasını beklediğim başka genetik rahatsızlıklar da var.
0
gnosis
(20.11.25)
sol bacakta siyatik, 10 senedir cekiyorum. spor yaptirmiyor, surekli rahatsiz ediyor.
norolojik sikintilarda tip caresiz neredeyse, ilac deniyorlar uzerinde sadece.
6-7 defa MR cekildi, nerde sinir sikismasi var hala bulamadilar.
0
cooperr
(20.11.25)
Gastrit ve böbrek taşı, geçen yıl 12mm taş yüzünden ameliyat oldum hatta.
0
devorgilla the gunslinger
(20.11.25)
6 yıldır MS hastasıyım. Allah kimseye vermesin.. bazen MS olacağıma ölseydim daha iyiydi diye düşünüyorum. Anlatılmaz yaşanır bir hastalık.
+1
suicides underground
(20.11.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.