Giriş
(3)

tamamlayici saglik sigortasi hakkinda

legalize marijuana
ayakta tedavi yok, yatarak tedavi %100 durumunda ne oldugunu anlamadigim sigorta cesidi.mesela kanser oldun gittin nasil bi surec isliyor? muayne ucretimi veririm, ameliyat lazimsa ucretsiz mi ameliyata aliyorlar!?parasizliktan bu seceneklere bakmaya basladim malesef, bilenler yesillendiriese sevini
ayakta tedavi yok, yatarak tedavi %100 durumunda ne oldugunu anlamadigim sigorta cesidi.

mesela kanser oldun gittin nasil bi surec isliyor? muayne ucretimi veririm, ameliyat lazimsa ucretsiz mi ameliyata aliyorlar!?

parasizliktan bu seceneklere bakmaya basladim malesef, bilenler yesillendiriese sevinirim
0
legalize marijuana
(06.06.22)
Muayene parası ödersin yatış ve diğer işlemler parasız olur bize öyle söylemişti hastane. Siz yine de sorun sigorta şirketinize
0
rodeocu
(06.06.22)
Kanserde özel hastane hastanın sigortalılık durumuna göre de hareket edebiliyor.Misal aynı tedaviyi sigortasız hasta poliklinikte koltukta oturarak alırken diğeri yatarak odada alabiliyor.Kazan-kazan yani.Bir de %100 dendiğine bakmayın,herşey belli limitler dahilinde.Kanser gibi uzun süren tedavilerde ,akıllı ilaç vs gibi uygulamalarda sigorta da işe yaramıyor bir noktadan sonra.
0
arenas
(06.06.22)
güvendiğiniz bir sigortacıyla konuşun detaylı şekilde, bir sürü format var. benim aldığıma yılda bir diş çekimi, diş temizletme vb dahilken başka arkadaşımınkinde dahil değil misal. ödediklerimizde nerdeyse aynı.

bildiğim kadarıyla zaten tcnizi alıp önce hastalık ve ameliyatlarınızı falan kontrol ediyorlar.
0
Phoebe
(06.06.22)
(10)

Instagram kullanmayanlar; bu tür tavırlarla siz de karşılaşıyor musunuz?

norules
Merhabalar, fikirlerinizi merak ettiğim bir konu var. Mesela bir dating app'te bir kadınla sohbet ediyorum, iletişim gayet güzel gidiyor, bir noktada karşı taraf konuyu Instagram'a getiriyor. Ben Instagram kullanmadığımı söyleyince ise birden tavırlar değişiyor. "Hmm demek öyle, niye kullanmıyorsun
Merhabalar, fikirlerinizi merak ettiğim bir konu var. Mesela bir dating app'te bir kadınla sohbet ediyorum, iletişim gayet güzel gidiyor, bir noktada karşı taraf konuyu Instagram'a getiriyor. Ben Instagram kullanmadığımı söyleyince ise birden tavırlar değişiyor. "Hmm demek öyle, niye kullanmıyorsun peki?" ile şüpheler, sorguya çekmeler ile klasik açılış yapılıyor...

Devamında açık açık "Instagram'ım yok diyenlere güvenmiyorum, bir şeyler sakladıklarını düşünüyorum, bugüne kadar hiç de yanılmadım" demişliği olan da var. Sırf bu sebepten direkt sevgilisi olan veya evli olan ama bunu saklayan erkek muamelesi yiyorum.

Bir de "Instagram'da insanların hayatı ne şekilde yaşadığını görüyorsun, çok daha kolay tanıma imkanı sağlıyor" diyenler var. Çağımızda her şey hızlı hızlı olduğu için, tanıma evresini de stalklayarak çok daha hızlandırmak isteyen ayrı bir kitle de var.

Bunlar çok sık karşılaştığım durumlar olmaya başladı. Resmen istemeye istemeye, kullanma hevesi taşımaya taşımaya bir Instagram hesabı açacağım sonunda, bu sefer de aktif kullanmadığım için güvenilmez bulunurum gerçi. Sizin de başınıza böyle şeyler geliyor mu? Bu derece müthiş önyargılar çok saçma değil mi ama ya?
0
norules
(03.06.22)
floydian +1
Dating app kimliğini gizlemeye, ilişkisini gizlemeye, başka biri gibi davranmaya çok müsait bir ortam. Aktif instagram hesabını (ya da başka bir sosyal medya ortamını) referans olarak kullanmak istemeleri gayet mantıklı.
0
kobuzchu kiz
(03.06.22)
Kadınım, kullanmıyorum. Kullanmayan erkeklerin bir şeyler sakladığını düşünüyorum evet:)
0
geçerkenugradım
(03.06.22)
Sevgilisi olduktan sonra instagrm hesabini kapayan cok erkek biliyorum. Bu kadar cevap
0
gunes123
(03.06.22)
evet. hatta benim hesabim var ama hic postum yok, sadece baska hesaplari takip ediyorum diye inanmayip ikinci bir hesap acik mi degil mi diye bakmak isteyen flortum olmustu zamaninda. insanlar kesinlikle normal karsilamiyorlar.
0
aferin cok iyi dusunmussun
(03.06.22)
Valla ben dating app'lerin hiçbirini kullanmadım ama sanalda tanıştığım insanlarla mevzu buraya geldiğinde "hımm demek çirkinsin" yaftasi yiyorum:D
Birkaç kişi de sizin karşılaştığınıza benzer tepki verdi. Sosyal medyadaki paylaşımlarin daha iyi tanımaya yaradığını söyledi. Bu genellemeye katılmıyorum. Saçma buluyorum evet.
0
Amaranta ursula
(03.06.22)
kadınım, kullanmıyorum. birkaç flörtüm tam olarak başlayamadan bu nedenle sona erdi. öyle ergen falan da değiliz, 40+.

kimden saklanıyorsun, ne gizliyorsun vb. saçma sapan sorular soruluyor. en yakın arkadaşlarımdan erkek olanlardan 1 tanesi de kullanmıyor. aynı muameleyi o da görüyor. oysa gayet net, dürüst, boşanmış, her şeyi ortada katakulli sevmeyen bir adam.

ben böyle şeyleri anlamaya çalışmayı bıraktım. zaten böyle ön kabulleri ve ön yargıları olan bir tiple ne işim olur benim deyip geçiyorum.

edit: normal hayatımda da aynı tepkileri alıyorum, dating apple ilgisi yok bence.
0
Phoebe
(03.06.22)
dating app farklı tabii, orada şüpheyle yaklaşılması biraz normal. karşındaki kişi de böyle hikayeler duyduysa "1-2 buluştum, adam evli çıktı" vs. şeklinde, ekstra şüphelenmesi normal. bilmiyorum nasıl ikna edilebilir karşıdaki.

gerçek hayatta ise böyle tepkiler göreceğini sanmıyorum. benim de instagram'ım yok, hiç açmadım, açmayacağım. saçma bir yer bence.
0
ahm1
(03.06.22)
Bence olmamasi sorun degil. Ben Instagram ya da sosyal medya kullanmayan bir insani sorgulamazdim acaba ne sakliyor diye.
Ama sosyal medya hesabini nasil kullandigi kisi hakkinda bir seyler soyluyor bence. Mesela biri 'su hobileri yapiyorum, su kitabi okuyorum, bu tarz bir hayat yasiyorum' diyorsa bunu gormek o kisinin durustlugune dair bir inanci pekistirebilir. Ya da bazi seyleri soylememistir, ama sosyal medya hesabina bakinca yazdigi seylerden espri anlayisini, hangi sosyal olaylari onemsedigini, hangi davranislarinin antipatik gelebilecegini falan cozebilirsiniz. Yani, sohbet ettiginiz kisinin Instagramina girince herhangi bir postunun "gidenler gider ama biz de cok can yakariz, hesabimizi biliriz" falan gibi (bunu ben uydurdum tabii, boyle bir atarli giderli laf yok) bir sey olmasi karakteri hakkinda onemli bir detay. Belki sohbet sirasinda bunu gormek denk gelmedi. Belki profili surekli kaslarini veya poposunu gosterdigi fotograflarla dolu veya butun profil sanki bir futbol takiminin resmi sayfasi gibi-ben boyle bir insanla ortak yonumuz olmadigini dusunurdum. Bunun gibi bir suru ornek cikabilir.

Birkac yil once tanisip flortlestigim bir kisinin cocuk sahibi ve hala evli oldugunu Instagram sayesinde ogrendim ben. Fotograflarda cocuk vardi fakat esi yoktu.

Neyin oldugundan ziyade, neyin nasil oldugu ve olmadigi (?) kisi hakkinda ipucu veriyor evet.
0
sopiro
(04.06.22)
bir şeyleri takip etmek için var olan bir hesabım var, tek paylaşımım olmadı.
tuhaf karşılayanlar oluyor.

ama ben instagram'ı olmayan erkekleri daha normal karşılıyorum diyebilirim.
kimsenin bir şey sakladığını falan da düşünmüyorum, aklıma bile gelmez.
aksine, sürekli instagram paylaşımı yapan erkek bana başka şeyler düşündürüyor.
elinde telefonla fıt fıt fıt uğraşan erkek benlik değil.
işi gücü olan adamın bunlara pek zamanı da olmuyor.
dolayısıyla zaten bunu tuhaf bulacak olan insanlarla da pek kesişim kümem olmuyor.

diğer yandan, instagram'da insanların hayatlarını nasıl yaşadıklarını gördüğünü düşünmek instagram dünyasında yaşayan insanların varsayımı olmakla birlikte biraz saf bir bakış açısı bence.
ilişkilere ancak "kim kimle nereye gitmiş? beni aldattı mı? hangi kıza alev emojisi attı?" takibi olarak bakan insanlar için bir veri olabilir.

aksine, orası insanların kendilerini olmadıkları, olmak istedikleri gibi yansıttıkları tamamen sanal bir profilden ibaret.
üstelik "kendini iyi/güzel/yakışıklı/başarılı/varlıklı/sosyal vb. göstermeye çalışan bir profil bende antipati yaratır.
yani kim olduğunu değil ama nasıl biri olduğuna dair olumsuz anlamda çok ipucu verebilir ancak.

edit:
dating app kullanıp instagram kullanmama konusunda John Bloor +1
0
blatta hiberna
(04.06.22)
Karşı tarafa tamamen haksız diyemeyiz, zamanımızda bahsettikleri ve düşündükleri şey maalesef %99 gerçek.

Bir insan tamamen zamanımızın sosyal medyasına, internet alışkanlıklarına karşı olabilir ve kullanmayabilir. Buna saygı duyar ve hak veririm.

Ama hem zamanın teknolojik her nimetinden faydalanıp, hem "dating app" kullanıp hem de "instagram kullanmıyorum" demek inandırıcı değil maalesef.

Eğer dating app kullanacaksanız, yanında bonus olarak da instagram hesabınız olmalı. Sizi ve yaşam tarzınızı, hobilerinizi, sevdiklerinizi vs anlatan bir kaç fotolu az kullanılan bir hesabınızın olması işinize yarar.
0
John Bloor
(04.06.22)
(6)

izmir vs. kuşadası

taha1907
selamlar, haftasonu arkadaşımın düğünü var. ben de işten 2 gün izin alayım da biraz gezeyim diyorum. daha önce hiç izmire de gitmedim kuşadasına da. baktığım kadarıyla kuşadası-izmir arası 1-2 saaatmiş. acaba bunlardan hangisinde full 2 günümü ayırsam. kuşadası deniz vs çekici geliyor ama izmiri de
selamlar, haftasonu arkadaşımın düğünü var. ben de işten 2 gün izin alayım da biraz gezeyim diyorum. daha önce hiç izmire de gitmedim kuşadasına da.

baktığım kadarıyla kuşadası-izmir arası 1-2 saaatmiş. acaba bunlardan hangisinde full 2 günümü ayırsam. kuşadası deniz vs çekici geliyor ama izmiri de hiç gezmedim.

not: ikisi opsiyon da yalnız başına olacaktır.
0
taha1907
(01.06.22)
izmir
0
tepedeki psychedelic adam
(01.06.22)
izmir
0
jen
(01.06.22)
Kuşadası'nda bişey yok ki. İzmir tabiki
0
etna
(02.06.22)
denize girecekseniz kuşadası; veya izmir'e yakın olan diğer yerler (çeşme, foça vb).
0
faithless
(02.06.22)
Bu sıcakta gündüz izmir merkezde hiç bir şey yapmaya takatiniz olmaz. Aynı şekilde Kuşadası 'na yakın efes'i falan gezeyim deseniz ya sabah çok erken gitmelisinz ya akşamüstü. Yoksa sıcaktan bir halt anlamazsınız gezinizden. Düğün Kuşadası'ndaysa didim, çeşme vb deniz keyfi yapabilirsiniz. Düğün İzmir'deyse Foça da hem deniz hem gezi keyfi olabilir.
0
Phoebe
(02.06.22)
çok yakın kuşadası izmirin küçük hali sadece sahil var siz izmirde gezin.
0
mikahakkinen
(02.06.22)
(14)

Yetişkinken bisiklet sürmeyi öğrenen var mı?

signore
Yaş 27, bugün itibarıyla bisiklet sürmeyi öğrenmeye başladım. 2 saat falan uğraştım beklentimin üzerine çıktım açıkçası çok korktuğum gibi gitmiyor. Ama yine de çocukken öğrenenler kadar olabilir miyim acaba diye düşünmüyor değilim. Belli bir yaştan sonra öğrenip bisikletin ustası olanlar var mı?
Yaş 27, bugün itibarıyla bisiklet sürmeyi öğrenmeye başladım. 2 saat falan uğraştım beklentimin üzerine çıktım açıkçası çok korktuğum gibi gitmiyor. Ama yine de çocukken öğrenenler kadar olabilir miyim acaba diye düşünmüyor değilim. Belli bir yaştan sonra öğrenip bisikletin ustası olanlar var mı?
0
signore
(26.05.22)
ustası mıdır bilmem ama var tanıdığım. gayet yeterli seviyede kullanıyor.
0
syozkn
(26.05.22)
Kucukluk kadar olmaz ama ogrenirsin.
Bisikletin bir zorlugu yok, surmeyi bilenler ogretmeyi bilmiyor.

Ben 10 yasinda gunumun 12 saati falan bisikletle geciyordu, benim kadar ustasi olman icin o kadar saati doldurman lazim o da yetiskin halinde imkansiz zaten.
0
divit
(26.05.22)
23-24 yasimdayken ogrendim.

Bir iki sene sonra da tura ciktim. Danimarka ve Isvec´i turladim.

Surekli kullaniyorum günlük hayatta da. Ustasi degilim elbette, bence kücük yastan ogrenenler cok daha iyi sürüyor.

Sürekli sürecekseniz, dogru bir training programiniz olsun. Ben ust bacak kaslarimi yeterince guclendirmedigim ve dizlere yuklendigim icin, o büyük turda dizlerimi sakatladim. Sonrasinda da bisiklet kullanmaya ve sehirler arasi yol yapmaya (günlük 35-40 km gibi) devam ettim. Yillarca kronik agrim oldu ve gecen hafta da dizimden ameliyat oldum.
0
buf-e kür
(26.05.22)
Abi şöyle düşün, ben 7-8 yaşlarında öğrendim bisiklet sürmeyi çocukluk günlerimde de sürekli kullandım, bununla birlikte mesela son 20 yılda bir kere bile bisiklete binmedim ama çocukluk günlerimde beyin-motor hafızasına kodlanan bu bilgi ve kazanılan yeteneği sen yetişkinliğinde kazandığında ne kadar pratik yaparsan yap o seviyede kazanamazsın zira benim bilgilerim son 20 yıldır hep orada hiç kaybolmadan duruyor, sonrasında hiç kullanmasam da sana göre neredeyse 30 yıllık bi tecrübe avantajım var, bisiklet sürmenin de kazanılan başka yeteneklere göre böyle bir avantajı var 20 seneden sonra bugün kullansam 20 sene önce kullandığım gibi kullanabilirim nöronlarım kaslarım yine aynı şekilde çalışır aynı refleksleri gösteririm bu acayip süper bir şey. Yani sen de elbette çok iyi bisiklet sürebilirsin ama çocuklukta öğrenilen kadar olamaz. Ben de mesela araba kullanmasını 30 yaşında öğrendim, ömrümün sonuna kadar pratik yapsam 17-18 yaşında öğrenmiş biri kadar usta olamam, öyle düşün; ne kadar erken o kadar iyi :)
0
Kaleci Saçlı Forvet
(26.05.22)
bisikleti sonradan ogrenmek ile cocukken ogrenmek arasinda cok bir fark yok bence.

Cocukken ben bisiklet ogrendigim zamanlari hatirliyorum, oyle bir saniyede ogrenmedim, 4 tekerlekli bisikletim vardi ilk, onun iki tekerini sokup, 2 tekerlekli yapinca dengede durmakta cok zorlaniyordum ilk zamanlar, pedal cevirmeden sadece kendimi ayaklarimi yere koyarak itiyordum o sekilde biraz dengede durmayi ogrendim, sonra yavas yavas pedal cevirerek sadece duz gittim, oyle oyle ayni bir yetiskinin ogrendigi gibi ogrendim yani.

demem o ki, yetiskin-cocuk diye cok ayirmaya gerek yok, bu bir process, bunu cocukkende yapabilirsiniz, yetiskinkende.

Mesela 28 yasima dek hic motorsiklet surmemistim, baya buyuk motorlu racing motorsikleti tek basima hic kimsenin yardimi olmadan, vitesli bir de, 28 yasimda 1 gunde ogrendim, 2. haftamda artik otobanda suruyordum, pratik yaptikca beyin ayni seyi tekrar etme konusunda hizlaniyor, bunun cocuklukla falan pek ilgili oldugunu sanmiyorum, gercekten dogru olsaydi ust mesajdaki arkadasin soyledigi, insanlara araba kullanmayi 7 yasinda ogretmeleri gerekirdi 18 yerine.
0
nosmoke
(26.05.22)
Araba kullanmayı öğrenmekten kastınız ralli yapmak olmadığı gibi, bisiklet kullanmayı öğrenmekten kastınız akrobasi yapmak değilse hangi yaşta öğrendiğinizin bir önemi yok.

Ulaşım, gezi amacıyla bisiklet sürmek çok ustalık becerisi isteyen bir durum değil. Öğrenin, hiçbir eksiklik hissetmrzsiniz.
0
akhenaten
(26.05.22)
öğrenmekten kastınız bisikletin üstünde devrilmeden ilerleyebilmek mi, yoksa cayır cayır kullanabilmek mi?

araba kullanmak, yüzmek, bisiklete binmek. bunlar omurilikten yapılan işlerdir. yaparken düşünmezsiniz, yani düşünmemeniz gerekir, kendiliğinden olur.

araba kullanırsınız, ama kullanırken devir yükselince vites büyütmem lazım, şimdi frene basıp yavaşlayınca vites küçültüp dönerken tekrar gaz vermem lazım falan diye düşüne düşüne yapıyorsanız siz araba kullanmıyorsunuz, sadece sürüyorsunuz. araba kullanmaktan kasıt ralli yapmak değil zaten, düşünmeden, beynini kullanmadan, omurilikten sürmek. omurilikten kullanan kişi fren yerine gaza basmaz mesela. basıyorsa bile 0,5 saniye içinde yanlış yaptığını fark edip toparlar. araba elinin kolunun parçası gibi olmuştur zira. panik anında düşünmeye gerek duymaz. ustalık budur, ralli yapmak değil.

yüzmek keza, şimdi kulacımı atayım, ayağımı aynı anda çırpayım, bu kolumu çekerken öbür kolumu uzatayım diyorsanız o yüzmek değil, su üzerinde hareket edebilmek. suyun üzerinde durmak için hebele hübele elleri kolları oynatıyorsanız, yüzmek değil, suda durmak bile yoruyorsa onun adı yüzmek değil, boğulmadan durabilmek. yüzme bilen kişi suyun üstünde sakince durabilir. durmak için çaba sarf etmez.

bisiklet de aynısı. ben de çocukluğumda öğrenemedim. üniversitedeyken bisiklet ile düşmeden ilerlemeyi öğrendim. hala da üstüne binip düşmeden ilerleyebiliyorum ama bisiklet kullanmayı öğrendiğim söylenemez. çünkü düşüne düşüne gidiyorum. şimdi gidonu kırayım, ama devrilmemek için frene mi basmalıyım, evet fren yapayım ama aynı anda pedalı çevirmeyeyim, freni bırakınca çevireyim vsvs. böyle olmaz. bu bisiklet kullanmak değil, düşmeden ilerlemek sadece. giderken çaba sarf etmemek gerekiyor. siz yürürken sol adımımı atayım, sonra onun üstüne basıp güç alırken sağ adımımı ileri atıp gücü ona vereyim diye düşünüyor musunuz? kendi kendine oluyor.

böyle bisiklet kullanılmaz ki. 1-2 km bisiklet sürünce insanın kolları ağrır mı? yorulursun bacakların ağrır ama benim gidonu kasmaktan kollarım ağrıyor. ne yaptıysam, ne kadar uğraştıysam da omurilikten yapamadım bu işi. ha düşmeden gidiyorum ama eziyet oluyor, keyifle süremiyorum. çocukken kullananlar bu işi omuriliğe bağlayıp düşünmeden kullanıyor.

çok çalışırsanız yetişkinlikte de o mertebeye ulaşabilirsiniz. ya da ayakta durmayı öğrenir öğrenmez omuriliğe bağlayan varsa onun da istisna olduğunu düşünüyorum.
0
kibritsuyu
(26.05.22)
arkadaşım 40 yaşında öğrendi. öğrenicem dedi ve öğrendi bi kaç günde
0
euteamo
(26.05.22)
yarışlara katılıp madalya peşinde koşmayacaksanız çocukken öğrenip bu bilgelik mertebesine ulaşan, biz evrenin sahiplerinden* bir farkınız olmaz :))
0
teritori
(26.05.22)
tolstoy'un bisikleti

Her yaşta öğrenilir +1
0
John Bloor
(26.05.22)
20 yaşında öğrendim. 49 yaşındayım düzenli şekilde istanbul trafiğinde yol bisikleti kullanıyorum.
0
lazpalle
(26.05.22)
Cevapların çocuğuna katılmıyorum. Bisiklete binmek kompleks bir şey değil ki çocukluğundaki gibi öğrenemeyesin. Pedallara basınca hareket ediyor ve dengede duruyor. Tüm mevzu bu. Küçükken cesaret edemez insan belki o yüzden gözünde büyür. Hani ufak bir ipi koparıp kaçmayan yetişkin fil muhabbeti biraz. Küçükken kaçamadığı için kaçamayacağını sanıyor.
0
black mamba
(26.05.22)
25 yaşındayım, 2-3 sene önce öğrendim. Tek başınıza değil de birisi yardımcı olursa daha kolay olur.

Önce birisi bisikleti tutacak, siz de ayaklarınızı havaya kaldıracaksınız sadece. Dengenin ilk aşaması.
Sonra pedallara dokunmadan kendi kendinizi yerden iterek çok kısa mesafe süreceksiniz. Yani ayakları yerden destek alıp ileriye doğru iteceksiniz kendinizi, birkaç metre ilerleyeceksiniz. Bu da dengenin bir sonraki aşaması.
Üçüncü adımda normal şekilde pedallara basarak sürmeye başlayacaksınız. Kısa kısa ilerleyeceksiniz ama zamanla mesafe artacak ve öğrenmiş olacaksınız.

Bu şekilde 22-23 yaşındayken 10-15 dakika içinde öğrendim.
0
rose parks
(26.05.22)
Yetişkinlere bisiklet sürme eğitimi veren sonra da onlarla deneyim sürüşleri yapan gruplar var. Onları bir araştırın, insanların kaç taşında öğrenip sonra neler yaptıklarına inanamayacaksınız.
0
Phoebe
(26.05.22)
(4)

evi kelebek sarmasi

Lusid*
Kelebek mi yoksa guve mi tam emin degilim, salonda mutfakta degil benim odamda dolaniyorlar. Kiyafetlerim dolap degil acik aski bir seydeydi acaba onlari mi yiyorlar ya da odada duvarda yuvarlak bir boru deligi tarzinda bir delik vardi belki ordan geliyorlardir diye dusundum. Dun deligi bantla iyice
Kelebek mi yoksa guve mi tam emin degilim, salonda mutfakta degil benim odamda dolaniyorlar. Kiyafetlerim dolap degil acik aski bir seydeydi acaba onlari mi yiyorlar ya da odada duvarda yuvarlak bir boru deligi tarzinda bir delik vardi belki ordan geliyorlardir diye dusundum. Dun deligi bantla iyice kapadim, kiyafetlerimin cogunu da bastan yikadim ve odaya koymadim, odada yikanmamis cok az sey var.

Kiyiya koseye naftalin de doktum, gordugum her kelebegi de supuruyorum ama az once odaya girdigimde 3 4 tane gordum yine :( bunlar nerden geliyor nasil yok olacaklar kafayi yiyecegim :(
0
Lusid*
(19.05.22)
açıkta bakliyat, kuruyemiş, un vs gibi yiyecek varsa onlarda oluşmuş olabilir. kaynağını bulup imha etmediğiniz sürece artan sıcaklıklarla birlikte daha da çoğalacaklardır.
0
dedim ben sana
(19.05.22)
@dedim
mutfakta hic yok aslinda ve disarda o tarz sey hic bulundurmuyorum, sadece odamda dolaniyorlar
0
🌸Lusid*
(19.05.22)
güve olabilir. kıyafet dolabına güve kovucu veya naftalin koyun
0
teritori
(20.05.22)
Çekmecelerin altlarına ve köşelerine, bir de tavanda duvar yerleşim yerlerine bakın. Lavra görürseniz çamaşır sulu bezle iyice silin o bölgeyi.
0
Phoebe
(21.05.22)
(4)

Maaşımdan beş kuruş para kalmıyor? Tasarruf yöntemleri?

stillalive
Selamlar. Maaş yönetimiyle ilgili telefona yükleyebileceğim aplikasyon var mıdır? Yaşam şartları çok zor farkındayım ama birikim bile yapamıyorum nasıl bitiyor anlamıyorum.
Selamlar. Maaş yönetimiyle ilgili telefona yükleyebileceğim aplikasyon var mıdır? Yaşam şartları çok zor farkındayım ama birikim bile yapamıyorum nasıl bitiyor anlamıyorum.
0
stillalive
(15.05.22)
para yönetimi diye simgesi domuz olan bir program var. yaklaşık 7 yıldır kullanıyorum gayet memnunum.
0
asabi
(15.05.22)
ben excel'de yapıyorum. klasik rolling bütçe yapacaksın. önümüzdeki bir senenin harcamalarını max 10-15 kaleme ayır. online abonelik, elektrik, internet, ev eşyası, tatil, restoran vs. her ay 2 kolon olsun. birine öngörülerini gir, hemen yanlarında boş kolon olsun, ay sonunda gerçek harcamaları bu boş kolonlara gir. aynı zamanda o ayki duruma göre her ay sonu gelecek ayların bütçelerini gözden geçir (buna da rolling deniyor) kural koyup, bütçeyi aşan harcamanın kırmızı, altında kalan harcamanın yeşil gelmesini sağlarsın. 6-7 ay geçince ilk 3 ayı gizlersin, ya da gruplayıp gizlersin, böyle böyle gider.

harcamaların altına da sağlama yap. cash flow yani. gelir, altına ödemeler, kalan para bilmem nereye yatırım olarak transfer, nakit çekilen para = sıfır. hemen altına da o ayın kredi kartı toplam borcunu yaz banka bazında, maaştan sonra ödemeler sonrası borcu da yaz ayrı satıra. bir de yatırımdaki paranı kümülatif olarak yaz. en alta da net durum satırı aç. yatırımdaki para eksi toplam borç, net durum.
0
gabe h coud
(15.05.22)
Harcadıktan sonra kalan parayla birikim yapılmaz. Birikim bir kenara ayrıldıktan sonra kalan parayı yönetip yetirmeyi başarırsan birikim yapılır. Bunun içinde gabe'in dediği gibi sınırlamalar getirmen, tasarruf tedbirleri oluşturman gerekiyor.
0
Phoebe
(15.05.22)
ustteki arkadasin dedigi gibi once bi kismini ayirip sonra harcama yapmayi ogrenmeye calis. onun haricinde duzenli odemelerinde fazla/gereksiz olan kalemler var mi ona bakabilirsin. daha sonra icki, sigara vs kotu aliskanliklar varsa onlarin butceye olan yukune bakabilirsin. sonrasinda evde kullanamadigin gereksiz kiyida kosede kalmis seyler varsa letgo uzerinden satmayi deneyebilirsin ilk aklima gelenler.
0
bay b
(15.05.22)
(18)

annelikten pisman olan

Kittie
tanidiginiz var mi?ikidir ayni ruyayi goruyorum. bu sabah da kalktim oh be ruyaymis dedim.ilk ruyamda hamileydim ama aldirma sansim vardi. bu ruyayi belki 6 ay 1 sene once gordum pek hatirlamiyorum zamani ama ruyayi hatirliyorum.dunku ruyada ise sure gecmis. aglaya aglaya doktor ariyordum hamilelikt
tanidiginiz var mi?

ikidir ayni ruyayi goruyorum. bu sabah da kalktim oh be ruyaymis dedim.
ilk ruyamda hamileydim ama aldirma sansim vardi. bu ruyayi belki 6 ay 1 sene once gordum pek hatirlamiyorum zamani ama ruyayi hatirliyorum.

dunku ruyada ise sure gecmis. aglaya aglaya doktor ariyordum hamilelikten "kurtulmak" icin. bu sefer cevremdekiler ikna etmeye calisiyorlardi bir de. herhalde mutlu bir iliskim vardi. ona ragmen umutsuzca doktor ariyordum. uyaninca garip bir rahatlama geldi ustume. sonra dusundum ben cocuk sahibi olmaya karsi degilim ki. ruyamda anne olmak beni niye korkutuyor bu kadar. (ek soru: ruya tabirinden anlayan var midir aramizda?) anne olmak icin de hic olup bitmiyorum bu arada. olursa olur diyordum.
simdi dusunuyorum. cok fena bir pismanlik olabilir benim icin belki de. atamazsin satamazsin sonucta.

yabanci kaynaklarda pisman anneler var. ne derecedeler bilmiyorum.
ama turkiyede var mi acaba. toplum olarak dislariz ya boyle birini o yuzden tanidiginiz var mi. bu pismanlik geciyor mu sonra. nasil bir hayat yasiyorlar bu anneler.
0
Kittie
(14.05.22)
Var ama toplum baskısından dillendirilemiyor.
0
ruhen hastayim ben
(14.05.22)
ruhen hastayim +1

Çok var ama söyleyemiyorlar. Belki kendileri bile kabullenmek istemiyor. Dediğin gibi atsan atılmiyor sonuçta.
0
msb
(14.05.22)
benim yakinim anne olmak istemiyor su anlik ama bi suredir evli oldugu icin baski hissediyor esi de cocuk istiyor. evliligine zarar gelir korkusuyla(esini seviyor) cocuk isine giriscek sanirim.

bunu kendine itiraf etmek bile zor geliyor muhtemelen, acikca boyle demiyor. burda yazdiklarim onunla konusmalarindan cikardigim yorumdur.
0
ala09
(14.05.22)
Anne olmaktan baba olmaktan pişman olanlar bunu kendilerine bile itiraf edemiyorlar ki.

Soruyorsun her açıdan önceki hayatının daha iyi olduğunu söylüyor zaten. Ama işte çocuk başka denip kapatılıyor.
Mutsuz görünen, mutsuz olan bir çok insan var.
0
zimbirik
(15.05.22)
3 sene önce amerikalı arkadaşım doğum yaptıktan iki sene sonra eşini boşadı, çocuğunu da bırakıp amerika'ya döndü. şu an gayet mutlu bi şekilde devam ediyor hayatına. aradaki sohbetlerde annelikten, annelerden beklenenlerden, anne baba arasındaki orantısız sorumluluktan ölesiye nefret ettiğini söylüyordu.
0
jen
(15.05.22)
Reddit'te r/regretfulparents var. Oradaki paylaşımlar ilginizi çekebilir.

Türkiye gibi bir toplumda, bireyci toplumların aksine, bunu söyleyebilmek daha zor. Çocuk istemeyen kadın bile yadırganıyor.
0
kobuzchu kiz
(15.05.22)
"atamazsin satamazsin sonucta"

29 yaşındayım. Kendimi bildim bileli çöpe atılan bebek, camiye bırakılan bebek haberi görüyorum. Atan atıyor yani. Satan da var. Kız çocuklarını para için satan aileler var. Kimse çıkıp pişmanım demez. Pişmanım diyebilmek bir yerde medeniyettir. Pişmanım diyemedikleri için bunu şiddetle ortaya çıkarabiliyorlar. Pişmanlık öfke olarak ortaya çıkıyor. Çocuğuna psikolojik ve fiziksel şiddet uygulayan çok insan var. Bunun en yaygın biçimi de sorumsuzluk.

Annenin sorumsuz olmasıyla ilgili bir film: Gone Baby Gone
0
dissendium
(15.05.22)
Kadınlar kulübünde aratın bir sürü başlık açan var annelikten pişman olan kadın.
0
Hallegadola
(15.05.22)
Toplumsal baskı ve psikolojik şiddet nedeniyle kapalı gruplarda var Facebook vb. ortamlarda.
0
Phoebe
(15.05.22)
Elbette var ama bunlarin tamamina yakini zaten psikolojik ya da maddi anlamda sorunlu insanlar. Bi de bu acidan bakin derim.
Ne cocukla oluyor ne de cocuksuz. Ama her seye ragmen cocukla daha iyi.
0
halk
(15.05.22)
Lohusa döneminde degisen, kocasindan ya da cocuktan soğuyan ve bosanan cok kadin duydum. bir arkadaşımın eşi emzirmekten bile nefret etmeye baslamisti hatta. adam da yolu verdi allahtan, erken kurtuldu.
0
duster
(15.05.22)
zimbirik +1

kendilerine itiraf edemiyor çevremdekiler.

ha, çocuk varken pişman olduğunu hissetse ne olur?
o da ayrı bir şey.

asıl sorun çocuktan önce farkındalık geliştirememek çünkü çocuk yapmadan önce çocukla mutsuz olacağını yanındaki kişi, dost/arkadaş olarak ben bile görebiliyorken, kendisi göremiyor ve durumu tahlil edemiyor mesela.
o denli bir körlük var çoğunda.

zaten bu farkındalıksızlıkla yaşayanların çoğu çocuğu da doğal yönelimlerle, "yapmak lazım, olsun artık" kafasıyla, içgüdüsel olarak yapıyorlar.
yani ürüyorlar.

üremekle çocuk yapmak aynı şey değil bana göre.
üreyenler, çocuk olduktan sonra da hayatı aynı güdüsellikle yaşamaya devam ettiklerinden, kendilerini sorgulamadan, yaprak gibi savrula savrula yaşamaya devam ediyorlar.
birbirini getiriyor yani bunlar.
0
blatta hiberna
(15.05.22)
anne değilim ama ablamların çocukları var. çocuk büyütmek cidden zor bir iş. ancak o sevgi zorluğa da katlanmanızı sağlıyor. çevremden gözlemlediğim çok.

çöpe atma durumları da ya gizli birliktelik, ya aile korkusu vs. gibi ekstrem durumlarda oluyor. yani ben evlendim, çocuk yaptım ama pişman oldum dur çöpe bırakayım diyen yok.

sizin bahsettiğiniz pişmanlığı yaşayan gerçekten çok az, çünkü dediğim gibi annelik duygusu tüm zorluklara katlanmanızı sağlıyor. teyzelik bile bu kadar sevgi oluşturuyorsa annelik nasıl bir sevgi barındırıyordur diyorum kendime.

bu arada evlenmeyi de çocuk yapmayı da düşünmüyorum. çünkü hayatın normal sorumluluklarını yerine getirebilen birisi değilim. dolayısıyla o sorumluluğu asla kaldıramam. bir de hayatımın çocuk büyütmekle geçmesini istemem :)
0
rose parks
(15.05.22)
Kendi annemden örnek verebilirim.

Kendisi bunu pek kabul etmese de bana olan desteği genellikle maddiyat yönünde oldu.

Çocukken hep bakıcı baktı, okula özellikle tam gün gidilen özel okula gönderdi, yaz tatillerinde, sömestrda daima kendi anne babasına gönderildim. Hafta sonları da genellikle benimle uğraşmamak için illa ki bir işi olurdu da evden kaçardı.

Üniversite için şehir dışı teşvik edildi, üniversiteyi kazandığım gün beni evden gönderdi, her ay asgari ücret+ev kirasını gönderdi.

Şu an 33 yaşındayım. Çalışıyorum, hala kendisi ev kredimi öder, asgari ücret gönderir kendi paramı kazansam da.

15 yıldır beni 3 defa ziyaret etti onda da işi de düşmüştü bu taraflara.

Özetle bana maddi anlamda destekte bulunup vicdanını rahatlatıyor. Ayda 1 de arar 2 dk konuşuruz yolumuza devam ederiz.
0
anneterligi
(15.05.22)
benim annem. pişmanım demiyor direkt olarak ama sık sık anneliğin onu tükettiğini, çok yıprattığını söyler. çok kardeşli bir evde büyümüş bu nedenle zaten en başında pek çocuk istemiyormuş. uzaktan sevmek güzel der.

ben de 1.5 yılı aşkın süredir anneyim. bu iki yılda kendime ayırabildiğim vakit çok sınırlı, saymaya kalkışsam sayılır. pişman değilim, ikinciyi de istiyorum fakat pişman olanları da asla yargılamıyorum, çok anlaşılır bir durum. eskiden çocuk yetiştirmiyor da çocuk büyütüyorlarmış. ilgilenerek, severek, anlayışla bir çocuk yetiştirmek çok zahmetli.
0
deartheodosia
(15.05.22)
ayrıca yanılmıyorsam iletişim yayınları’ndan annelikten pişman olmak isimli bir kitap çıktı, yeni. satın aldım fakat okumaya fırsatım olmadı henüz. tam konuyla alakalı, yazmak istedim.
0
deartheodosia
(15.05.22)
Yakindan tanidigim bir arkadasimin annesi postpartum depresyon yuzunden arkadasimi camdan atmaya calismis. Sonrasinda da genelde ablasi bakmis kendisine.
0
cleric
(16.05.22)
çocuk olduğunda ilk 3 ay zaten tam eziyet, bu dönem bence sayılmamalı, bunun dışında anne olup mutlu olmayan insanların çoğu normalde de mutsuzdur bence.
0
ravenudon
(07.06.22)
(4)

Yanımda kimsenin kalmaması

dostsuz dostoyevski
birisiyle tanışıyorum, ilk başlarda hiçbir problem yaşamıyorum o kişi ile. ne zaman iş yakınlaşmaya giriyor, bir şeyler paylaşıyoruz o zaman hiç olmadığım kişi haline dönüyorum. normalde o kişiyi çok sevebiliyorum ama bazı günler geliyor her yaptığı şey gözüme batıyor, bazen hiç konuşasım gelmiyor b
birisiyle tanışıyorum, ilk başlarda hiçbir problem yaşamıyorum o kişi ile. ne zaman iş yakınlaşmaya giriyor, bir şeyler paylaşıyoruz o zaman hiç olmadığım kişi haline dönüyorum. normalde o kişiyi çok sevebiliyorum ama bazı günler geliyor her yaptığı şey gözüme batıyor, bazen hiç konuşasım gelmiyor bazen de sabahlara kadar onunla konuşmak istiyorum. içimde inanılmaz bir sevgi patlaması oluyor. gözüme dünyanın en güzel kadını olarak gelebiliyor. ama gelin görün ki bazı günler durduk yere soğuyorum, konuşmak istemiyorum. verdiğim cevaplar onu soğutabiliyor.

neticede yaptığım davranışlar, aldığım kararlar sonucu o kişiyi kendimden uzaklaştırmayı başarıyorum. kendimi ilk başlarda iyi hissediyorum sonra çok kötü şekilde pişmanlık duyuyorum. ben böyle birisi değildim, karşımdaki kişiye karşı neden böyle davrandım diyerek içten içe kendimi bitiriyorum. özür dilesem de bir fayda etmiyor.

artık insanlardan iyice soyutlanmış gibiyim. ilişki kurmaya korkar oldum. ailem evlenmem gerektiğini söylüyor ama ben insanlarla yakın ilişkiler kurmaya korkar hale geldim. birisinin daha kalbini kırıp, pişmanlık duymak istemiyorum.

özellikle son yaşadığım olaydan sonra inanılmaz üzgünüm. ne yapacağımı bilemez haldeyim.
0
dostsuz dostoyevski
(08.05.22)
Duygudurum bozukluğu oldugunu dusunuyor musunuz o konuda biraz okuyun. sikayetlerinizi gozden gecirin illa ustunuze yapistirmaya calismayin okudugunuz seyleri. yani hastalik boyutunda olmasi icin "over" olmasi lazim. belki kendini zorunda hissediyordun yalniz kalmamak icin ve ilk dusene yukseliyosun(bosluktan olur bu). belki kendinizle barisik degilsiniz kendinizi kandiriyosunuz he evet hoslaniylrum deyip. e iyi kalpli olunca da "ben aslinda onu seviyordum" demek yerine "ulan durduk yere niye uzdum" diyorsun.

"ailem evlenmem gerektigini soyluyor" umg! bu cumleyi ciddiye mi aliyorsun? once kendini coz, kimsenin basini yakma-kendinin de- anan baban evlen dedi diye
0
ala09
(08.05.22)
Ala09 +09
Kendinle ilgili güvensizliklerin yüzünden böyle oluyor.
0
Bruce
(08.05.22)
Bağlanma şemanızı anlamanız lazım sanki. Bağlanma - Armin Levine kitabını okumanızı öneririm.
0
Phoebe
(09.05.22)
Olayı daha da arındıralım

Sorun ne?

"Hayatımdaki insanlara karşı tutarlı davranışlar sergileyemiyorum ve bu durum insanlarla olan ilişkilerimi kötü etkiliyor"

Bu baya üzerine eğilinmesi gereken detaylı bir konu. Kötü olan ne biliyor musunuz? Aslında bu tutarsız davranışları sergilerken bunları ne için yaptığınızı muhtemelen elle tutacak kadar somut şekilde hissedebiliyorsunuz, ancak bu hisleri tanımlamaktan bir sebeple kaçınıyorsunuz.

Psikolojik destek almanız çok faydanıza olur, ancak eğer alamayacaksanız kendinize karşı dürüst olmanızı öneririm. Örneğin kabul etmediğiniz bir özgüvensizliğiniz mi var? Çevrenizdeki kişilerin sizi koşulsuz sevmediklerine mi inanıyorsunuz? Çevrenizki kişilerin sizi hak ettiğiniz kadar ve hak ettiğiniz şekilde sevemediğine ve hatta belki de sizi bu şekilde sevemeyecek kadar basit kişiler olduğuna mı inanıyorsunuz? gibi gibi...

Konunun sebepleri o denli çeşitli olabilir ki cevabı ancak siz bilebilirsiniz. Böyle şeyleri bir kere tanımlayabildikten sonra baş etmesi ve çözmesi çok daha kolay. Hatta bazen sadece tanımlamak bile çözüm getiriyor.
0
akhenaten
(09.05.22)
(2)

Kullanmadığınız takıları ne yapıyorsunuz?

kaptan maydanoz
Çok fazla -cidden çok- kullanmadığım takı var. Üniversite ve lise yıllarından bile kalanlar var hiç bir şeyi atmamışım. Hepsini toplayıp atmak istiyorum ama bir yandan da duygusal bağ kurmuşum. Bunu şurada takmıştım onu burda kullanmıştım vs. Her kolyenin her küpenin anısı var neredeyse. Napayım ben
Çok fazla -cidden çok- kullanmadığım takı var. Üniversite ve lise yıllarından bile kalanlar var hiç bir şeyi atmamışım. Hepsini toplayıp atmak istiyorum ama bir yandan da duygusal bağ kurmuşum. Bunu şurada takmıştım onu burda kullanmıştım vs. Her kolyenin her küpenin anısı var neredeyse. Napayım ben bunları ya? Toptan atayım mı?

Modası geçmiş şeyler bir de artık kimse uzun kolye takmıyor mesela. Artık versem de kullanan olmaz.
0
kaptan maydanoz
(08.05.22)
Bu kadın kooperatiflerinin kurdukları standlar oluyor ya, bir gün sordum böyle böyle elimde eski takılar var nereye verebilirim diye, bize getirebilirsiniz başka takılar yaparken parçaları kullanırız dediler. Derledim toparladım onlara verdim.
0
Phoebe
(08.05.22)
Atıyoruz. Hem modası geçmiş hem de (metali ayrı, iplisi derilisi ayrı) bakteri yuvası hep. Böyle böyle istifçi olanlar var, tutmayın arın gitsin.
0
rewlack
(08.05.22)
(3)

Banka kapısındaki braille (kör) alfabesi yazısı ne kadar anlamlı?

kanepeee
Dış kapının yanına, sokağa bakan kısma koymuşlar. Önemli bir şey de yazmıyor, "size hizmet vermek bizim için ayrıcaklıktır" gibi bir şeyler yazıyordu (braille yazısının altına latin alfabesiyle de yazmışlar).Kör zaten oradan geçse, bankaya girecek olsa, onun yerini nasıl bilecek? Hadi şu kapının yan
Dış kapının yanına, sokağa bakan kısma koymuşlar. Önemli bir şey de yazmıyor, "size hizmet vermek bizim için ayrıcaklıktır" gibi bir şeyler yazıyordu (braille yazısının altına latin alfabesiyle de yazmışlar).

Kör zaten oradan geçse, bankaya girecek olsa, onun yerini nasıl bilecek? Hadi şu kapının yanına elimi süreyim, belki bir yazı vardır mı diyecek?
0
kanepeee
(07.05.22)
Tamamen şov
0
floydian
(07.05.22)
Yerde kılavuz çizgileri yok muydu?
0
Phoebe
(08.05.22)
@Phoebe yoktu
0
🌸kanepeee
(08.05.22)
(3)

Annemin ağrıyan dizleri için vitamin/krem tavsiyesi

ayseee
Annemin ağrıyan dizleri için vitamin/krem tavsiyesi olan var mıdır?kireçlenme var dizlerinde, 10 yıldır devam ediyor. doktora gidiyoruz ancak egzersiz veriyorlar başka krem vitamin vb. vermiyorlar ağrılı bir şekilde yaşasın diye sanırım. doktorların umrunda değil.
Annemin ağrıyan dizleri için vitamin/krem tavsiyesi olan var mıdır?

kireçlenme var dizlerinde, 10 yıldır devam ediyor. doktora gidiyoruz ancak egzersiz veriyorlar başka krem vitamin vb. vermiyorlar ağrılı bir şekilde yaşasın diye sanırım. doktorların umrunda değil.
0
ayseee
(27.04.22)
doğal yöntem olarak bamya tohumunu araştırın derim.

bir de kolajenleri araştırın. eklem için uygun tip olanını. ancak özelikle kullanacağınız tavsiyenin içeriğine bakmanız gerek. 2000lik bir işe yaramıyor. Ama günde 10000lik bir takviye, iki ay içerisinde etkisini gösterebilir.

ikisi için de önce araştırın derim. ben kullandırdım ve geri dönüşü çok iyi oldu. ancak doktor değilim.
0
lovemyself
(27.04.22)
kireçleme olduğundan emin misiniz?
artrid olmasın? kolay çıkmıyor çünkü, sinsi bir hastalık. ra faktöre falan ve bir sürü şeye daha aynı anda bakmak lazım.

kolajen, glikosomin, paça çorbası, d vitamini, bamya tohumu+1
0
rewlack
(27.04.22)
at kestanesi balsamını da araştırın isterseniz, iyileştirmiyor ama ağrıları çok hafifletiyor (dizimdeki ödem ve bağ zedelenmesi için kullanıyorum dönem dönem). ayrıca bamya tohumu+1.
0
Phoebe
(28.04.22)
(8)

nişan bozulduğunda altınların durumu

coner
Nişan bozulduğunda altınları kız tarafı vermek istediğinde , erkek tarafı istemiyorum derse kız tarafı yinede iade etmeli mıdır yoksa o kabul etmedi diyip vermemeli midir?
Nişan bozulduğunda altınları kız tarafı vermek istediğinde , erkek tarafı istemiyorum derse kız tarafı yinede iade etmeli mıdır yoksa o kabul etmedi diyip vermemeli midir?
0
coner
(25.04.22)
Bence vermeli. Sonuçta o kişi artık yabancı oluyor. Altınlar niye kalsın.
0
dissendium
(25.04.22)
evlilik olsa neyse de nişanda verilmeli bence istenmese bile.
0
rose parks
(25.04.22)
bir ortak tanıdığa verilip yollanmalı. vicdanen rahatsız olurdum ben.
0
gatherer
(25.04.22)
İstemiyorsa verilmesin, rahatsız olacak olan da bi hayır kurumuna bağışlayıp dekontunu göndersin karşı tarafa.
0
lcha
(26.04.22)
kız tarafı altınları iade etmezse, erkek tarafı "yarım ağız denemek için istemiyorum demiştim, para avcısı çıktı kadın" diye gıybetini yaparlar. hem etik değil, versin gitsin.
0
Phoebe
(26.04.22)
Oha nişanda altın mı takılıyormuş? Çok gereksiz. Bence altınlar takanlara iade edilsin. Neden iki taraf bölüşüyor :d
0
banane yaaaa
(26.04.22)
Hiç istemeseler anlardım da teklif edilince geri çevirmelerine şaşırdım, çok da tuhaf bir şey.

Ben çok takmazdım açıkçası, 1-2 sene bekletir; "ya biz niye böyle saçma bi iş yaptık ki" diye geri dönen olmazsa değerlendirirdim.

Milletin parası bol demek ki anacım, bana ne? İster bende bırakır, ister sokağa atar. Arkamdan dedikodu yaparlarsa da yapsınlar. Zaten nişan bozulunca yeterince yapmışlardır, onlar ne kadar zarar verdiyse bunlar da o kadar zarar verir.
0
akhenaten
(26.04.22)
Kanuna gore dusuk degerli siradan esyalar geri istenmez.

Altin, mucevher vs... gibi pahali ve siradisi hediyeler geri varilir, verilmezse iade davasi acilabilir.

Benim annem esime nisanda gumus set takmisti, bazi kulturlerde var bu tarz taki olaylari.
0
cleric
(26.04.22)
(3)

Karavan bilgilendirme

mantheman
Karavanla ilgili bilgilendirmeye ihtiyacım var. Bu konuda hiçbir bilgim yok, sadece kamp yapan ama son zamanlarda biraz daha lüks kamp arayışı içinde olan biriyim. Karavanı istediğim yere çekip çadırla yaptığım kampı daha mobil bir şekilde ve gerektiğinde doğa içinde ayıdan vs. korkmadan yapacak bir
Karavanla ilgili bilgilendirmeye ihtiyacım var. Bu konuda hiçbir bilgim yok, sadece kamp yapan ama son zamanlarda biraz daha lüks kamp arayışı içinde olan biriyim. Karavanı istediğim yere çekip çadırla yaptığım kampı daha mobil bir şekilde ve gerektiğinde doğa içinde ayıdan vs. korkmadan yapacak bir çözüm arıyorum. Ayrıca hali hazırda araba sahibi olmadığım için her yere kampa gidemiyorum.

Karavan türleri nelerdir?
Fiyat aralığı nedir (sıfır, ikinci el, her ikisi de olur)?
Karavan tatilinin artıları eksileri nelerdir?
Tavsiye edilir mi, yoksa vazgeçip başka şeylere mi yönelebilirim?

Şimdiden teşekkürler.
0
mantheman
(23.04.22)
Türkçe youtube karavancılık konusunda iyi içerik sahibi, birkaç kanal takip ettikten sonra önerilerde çıkanlardan da bilgi sahibi olursun, sorduğun merak ettiğin soruların hepsi var karavancılar iyisiyle kötüsüyle bu yolu anlatıyor

başlangıç için de kiralık düşünebilirsin, doblodan üretilen karavan var kiralıyorlar iki gün dediğin gibi yap sana uyup uymadığını görürsün
0
freebird5406_2
(23.04.22)
Burası Türkiye...

Karavan ucuz degil, ustaları sizi üzer... ne kadar konfor o kadar pahalı.

Youtube da o kadar çok övülüyor ki anlatamam ama kimse zor yanlarından bahsetmiyor. Enerji? Wc sorunu kaset mi portatif mi? Akü?

Yakınım heves etti aldı sonrası malum...

Ha birde karavanın park sorunu var öyle sokaga bırakayım durumu yok dikkat çekiyor hırsızlar için. Otoparklar 2 kat para istiyor karavan parkı bulursan da yıllık kirası üzebilir.

Gezenbilir formu var orayı incele. Birde hakiki youtube çekmeyen karavancı birilerini bul sana anlatırlar iyi yanları olumsuz yanlarını.

Genelde emekli kesim bu işte çalısan insanlar için haftasonu eziyet bence
0
Fritz-X
(23.04.22)
şayet kadınsanız kadın karavancılar grubu var facebook'ta ve çok bilgilendirici paylaşımlar oluyor yeni almayı planlayanlar için.
0
Phoebe
(24.04.22)
(5)

kas gevşetici kremler neden yasaklandı, bilgisi olan var mı?

Phoebe
birkaç eczane dolaşıp muscoflex bulamadım, hepsi de kaldırıldı bu tarz kremler dedi. internette de neden kaldırıldıklarına dair net bir bilgi bulamadım. zaten fda onaylı değillerdi gibi bir şey okudum, başka da bilgi yok. çok merak ettim, sebebini bilen var mı?
birkaç eczane dolaşıp muscoflex bulamadım, hepsi de kaldırıldı bu tarz kremler dedi. internette de neden kaldırıldıklarına dair net bir bilgi bulamadım. zaten fda onaylı değillerdi gibi bir şey okudum, başka da bilgi yok. çok merak ettim, sebebini bilen var mı?
0
Phoebe
(18.04.22)
2 gün önce aldım ben.
0
duyurukullanıcısı
(18.04.22)
@duyurukullanıcısı, 3-4 eczaneden bu yanıtı verdiler, çok şaşırdım şimdi.
0
🌸Phoebe
(18.04.22)
ben de geçen hafta acil doktorunun yazdığı (ismini hatırlamıyorum) bir kremi bulamamıştım. eczacı bu ilaçların toplatıldığını artık satılmadığını söyledi. acil doktorları bilmeyebilir dedi. volteren tavsiye etti onu aldım bende.
0
naksidil
(18.04.22)
tiyokolşikosid içeren haricen kullanılan tüm preparatların ruhsatı askıya alındı ve geri çekme uygulandı. sebebi etkisiz olmaları. şu an ruhsat askısı var sadece yarın bir gün düşük ihtimal ama geri gelebilirler. ekim ayından beri yok bu ilaçlar.

@duyurukullanıcısı aldığınız neydi merak ettim
0
malwethiel
(19.04.22)
eczaneyi aradarım muscoflex'in bir ürünü toplatılmış benim aldığım musco değilmiş felden miş
0
duyurukullanıcısı
(19.04.22)
(9)

10 odalık butik hotel'de odaların boyutu

mhmtt
ege kıyılarında bir butik hotel yapıyoruz. odaların hepsi 35m2 mi olsun yoksa 8 tanesi 35m2, 2 odası daha 50-70m2 arası kalabalık geleceklere mi ayıralım? karar veremedik siz ne dersiniz?şöyle bi olay var, genelde misafirler 2-3 kişi oluyorlar. evli çift ve bir çocuk şeklinde. haliyle standard 35m2
ege kıyılarında bir butik hotel yapıyoruz. odaların hepsi 35m2 mi olsun yoksa 8 tanesi 35m2, 2 odası daha 50-70m2 arası kalabalık geleceklere mi ayıralım? karar veremedik siz ne dersiniz?

şöyle bi olay var, genelde misafirler 2-3 kişi oluyorlar. evli çift ve bir çocuk şeklinde. haliyle standard 35m2 odalar yeterli oluyor. evli çift ve 2 çocuk olduğu durumda da oda yeterli aslında ama biraz küçük gelebiliyor bazı ailelere. o yüzden şimdi yapacağımız otelde 2 oda büyük olsun rahatını düşünen misafirleri buraya alalım diye düşündük. Ancak o iki odanın fiyatı haliyle çok daha yüksek olacak. korkumuz fiyatı yüksek odaların tercih edilmemesi ve müşteri kaybetmemiz. 10 odalı bir butik otelde de 2 odanın dolmaması epey kötü olur. ve rekabetin çok olduğu bir yerdeyiz.

var mıdır fikri bilgisi olan?
0
mhmtt
(17.04.22)
Bilgim yok ama aklıma direkt civarda ki butik oteller nasıl yapmış onu incelemek geldi.
0
ceketimi alip cikcam
(17.04.22)
Bi tanesi buyuk olabilir, suite oda tarzinda. Kalabalik gelen insanlr icin degil de daha premium takilmak isteyenler icin.
Gerci cocuklu ailelerin geldigi yere o tarz insanlar pek gelmez gibi
0
kuehles blondes
(17.04.22)
Otelde müdürlük yaptım. 8 35m2, 2 50-70m2 gayet süper olur. 2 kişi olup büyük oda isteyen çok olur. Fiyatına herkes bakmaz. Bütün oteller doluyor bir şekilde. Kalabalık aile olur veya normal odalarda olmayan bir kaç şey koyarsın milleti çekersin. Şömine, jakuzi vs gibi. Çevre otellere bak ve sahipleriyle görüş nasıl insanlar geliyormuş, hangi oda tipini kim seçiyor veya yoğunluk vs gibi gibi.
0
Amory Lorch
(17.04.22)
son 8 senedir turizm sektorundeyim (otel book etme olaylari).
butik hotel havuzunun buyuk musterisi bizim couple dedigimiz iki kisilik gruplar olusturuyor sonra bunu 2 yetiskin 1 cocuk ve 2 yetiskin 2 cocuk takip ediyor. ama %80 2 yetiskin. buyuk aileler ya da gruplar icinde cocuk eglencelerinin de oldugu 4+ yildizli otelleri tercih ediyor.

mimari olarak bi engelin yoksa ben bu odalardan 2 tanesini 'adjoining room' yapardim. yani birbirine yapisik 2 oda, aralarinda bi kapi. odalar ayri ayri book edilebilir ya da 4 kisilik grup geldiginde kapi acilir ve tek buyuk oda olarak kullanilir.

ikinci alternatifin triple room yapmak olabilir. 1 double 1 single bed koyarsin. bu setup hem 2 yetiskin alir, hem 2 yetiskin 1 cocuk alir hem de gerektiginde yanina bi cot verirsin 2 yetiskin 1 cocuk 1 bebek alir vb.
0
try again fail again fail better
(17.04.22)
connected room yapın ama misal iki ayrı kapısı olsun koridorun sonunda, o iki kapıdan önce de bir ana kapı olsun o odalar için. koridordaki kapıyı kapatıp oda kapılarını açık tuttuklarında kendilerine ait büyük bir alan olur. istediğinizde standart oda olarak satarsınız, talep geldiğinde de connected room olarak verirsiniz.
0
Phoebe
(17.04.22)
yer iyiyse, otel de iyiyse büyük odanız her türlü dolar. biz bir çok yere tatile giderken yer kalmayınca süitte kalıyorduk, 3 kuruş fazla vermek sorun olmuyor yani eğer otel ve konum iyiyse. %20-30-50 fazla verilir süit için. tavsiyem büyük odaya büyüklük dışında bi iki özellik daha kazandırmanız. ne bileyim içine hot tub falan koyun, küvet koyun vs.
0
roket adam
(17.04.22)
çoğu butik otel metrekaresi büyük odaları premium, king bilmem ne oda yapıyor birkaç ekstra da ekleyerek, öyle bir şey olabilir.
0
bass solo take one
(17.04.22)
8+2 olsun.

not: eski resepsiyonist.
0
boyle buyurdum
(18.04.22)
şimdi gözümde canlandıramadım herhalde ondandır ama 35m2 çok değil mi? eğer odada zaman geçirilen bir otel olmayacaksa, (kış tatili diyebiliriz genel olarak) 35m2 biraz fazla geldi bana. 1 yatak, bir banyo, dolaplar ve küçük bi masa yetmez mi? böyle bakınca 12 x 25m2 + 2 x 40m2 daha mantıklı olmaz mı?
0
co2s2
(18.04.22)
(7)

Ankara'daki müzeler

rebecca
Yarın bir günümüzü ayırıp birkaç müze gezelim istiyoruz hiç gezmedik önceliği hangilerine verelim? Araç yok yayayız.
Yarın bir günümüzü ayırıp birkaç müze gezelim istiyoruz hiç gezmedik önceliği hangilerine verelim? Araç yok yayayız.
0
rebecca
(13.04.22)
Anadolu Medeniyetleri Müzesi
Erimtan Müzesi
Augustus Tapınağı
Roma Hamamı
0
lesmiserables
(13.04.22)
@rebacca
benzer bir düşünceyle cevapları takip edeceğim.

soruna ek olarak müzekart alınmalı mı ve yemek için hamamönü düşünülebilir mi diye sorayım.

resim heykel, etnografya, rahmi koç, cumhuriyet, kurtuluş savaşı müzeleride yakın alanda diye biliyorum. iyi bilen birisi bir rota çizerse çok faydalı olur.
0
ikiicidisibirkisi
(13.04.22)
bu rotayı tamamen yürüyerek gezebilirsiniz. önce yukarı gittiğiniz için az yorucu bir rota olur hem.
öncelikle anadolu medeniyetler müzesi, sonra ankara kalesi, kaleden çıkışta rahmi koç müzesi.
sonra etnografya müzesi ve resim heykel müzesi. yan yana zaten bunlar.
sonra atatürk bulvarı üzerinden kurtuluş müzesi ve eski meclis.

bu rotada ayrıca garanti bankası, merkez bankası, ziraat bankası gibi eski binaları da görebilirsiniz.
atatürk bulvarında giderken sağınızda ptt pul müzesi de var ama oraya gitmedim, bilemiyorum içini.

iş bankasının olduğu yeri de müze yaptılar sanırım, orası da kurtuluş müzesinin çaprazında kalıyor.
0
trajikomix
(13.04.22)
@ikiici

resim ve heykel müzesi ile etnografya'ya da gidilebilir. evet. bu iki müze yanyana zaten. oradan da yaklaşık 20 dakika yürüyerek anadolu medeniyetleri müzesine gidilebilir.

yukarıdaki cevapta yazdığım yerler hepsi birbirine yakın ama tüm bunlar bir günde gezilebilecek yerler değil. resim ve heykel ile etnografya müzeleri ayrı gezilse daha iyi olur. çıkışta tarihe ilginiz varsa türk tarih kurumunun mağazası var. çok ucuz fiyatlara kitap alabilirsiniz.
0
lesmiserables
(13.04.22)
taksiyle kale'ye çıkıp oradan başlayın.

1. rahmi koç müzesi. müzekart geçmiyor.
2. çıkınca yokuştan aşağı salın. aşağıya doğru anadolu medeniyetleri müzesi'ni sorun. müzekart'la girebilirsiniz.
3. çıkınca ulus'a doğru inip ulus'ta birinci ve ikinci meclis'i gezebilirsiniz. meclislerde bildiğim kadarıyla müzekart geçmiyor.
4. meclislerden sonra yürüyerek biraz uzak mı kalır bilemedim ama resim heykel ve etnografya müzelerine geçebilirsiniz. bildiğim kadarıyla buralarda müzekar'la gezebilirsiniz.

bunların hepsi yürüyerek ulaşabileceğiniz mesafelerdedir. rahmi koç-anadolu medeniyetleri ve meclisler doğrudan bayır aşağı bir güzergah olduğu için yorulmazsınız da.
0
kibritsuyu
(13.04.22)
Mutlaka gitmeniz gerekenleri diyeyim: Roma hamamı açık hava müzesi ve Anadolu medeniyetler müzesi. Kurtuluş ve cumhuriyet müzeleri de yakın oraları da mutlaka gezin. Diğer yerler çok önemli değil.
0
Hallegadola
(14.04.22)
anadolu medeniyetleri müzesi'ni kısa sürede gezemezsiniz müze merakınız varsa, onu baştan söyleyeyim.

yazılanlara ek olarak;
tandoğan'da mke'nin bahçesinde pek kimselerin bilmediği sanayi ve teknoloji müzesi var. kurum müzesi olarak iyi bir örnektir. giriş ücretsiz.

ankara sosyal bilimler üniversitesi hazine müzesi'de az bilinen ama kıymetli bir müze.
0
Phoebe
(14.04.22)
(3)

bluetooth kulak içi kulaklık önerisi

sanal gezgin
Arkadaşlar, bütçesi kısıtlı bir arkadaşım için 300 tl civarı, sağlam, mikrofonlu kulakiçi bluetooth kulaklık önerisi olan var mı?
Arkadaşlar, bütçesi kısıtlı bir arkadaşım için 300 tl civarı, sağlam, mikrofonlu kulakiçi bluetooth kulaklık önerisi olan var mı?
0
sanal gezgin
(13.04.22)
O fiyata alacağınız kulaklık sesi düzgün vermez.

Eğer sadece muzikse derdiniz alın tabi. Xiaomi mi true wireless var bende bu bantta ve iyi ama yeni alıcam o yüzden böyle yazabiliyorum.
0
baldan kaymak
(13.04.22)
Haylou T-15 aldım ben 300 e iş görüyor, mikrofonunda ve sesinde sıkıntı yaşamadım.
0
laputa
(13.04.22)
şu anda fiyatı daha yüksek sanırım ama araştırmanızda fayda var, baya aşk yaşıyorum kendisiyle 2 yıldır.
www.trendyol.com
0
Phoebe
(14.04.22)
(11)

kınadığım ne varsa yaşıyorum

karayel
ne yapacağımı şaşırmış durumdayım.şimdi olanları tek tek yazmak istemiyorum ama o kadar çok şey yaşadım ki korkmaya başladım. çünkü daha kötü şeyler beni bekliyor.bu durumu tersine döndürmenin yolu yordamı irfanı nedir arkadaşlar.help me!edit: sıkıntı şu ki kendimi durduramıyorum iflah olmaz bir kın
ne yapacağımı şaşırmış durumdayım.

şimdi olanları tek tek yazmak istemiyorum ama o kadar çok şey yaşadım ki korkmaya başladım. çünkü daha kötü şeyler beni bekliyor.

bu durumu tersine döndürmenin yolu yordamı irfanı nedir arkadaşlar.

help me!

edit: sıkıntı şu ki kendimi durduramıyorum iflah olmaz bir kınamacıyım :(
0
karayel
(12.04.22)
Böyle bir şeyin olduğuna inanmayı bırakmak. Batıl inanç bu.
0
himmet dayi
(12.04.22)
ben de bu yaşıma kadar 1-2 şeyi kınadım ve tam olarak başıma geldi. çevremde de çok gözlemledim.

bundan sonra hiç kimseyi ve hiçbir şeyi kınamazsınız artık :)
0
rose parks
(12.04.22)
Haklarına girdiğini düşündüğün kişilerle helalleşmelisin.
Kişinin kınadığını yaşamadan ölmediği hakkında hadis dahi var.

Çevremde de bu durumu yaşayanlar var.
0
Erva
(12.04.22)
Kınadığının başına gelmedi özfarkındalığının düşük olduğuna delalet eder. Kendini tanıma, bazı şeylerin farkına varma konusuna kafa yorabilirsin.
0
Bruce
(12.04.22)
@karayel e demek ki hak ediyorsunuz başınıza gelenleri :)
0
rose parks
(12.04.22)
Klasman değiştirin. Kınamalara ara verip "x olmasını hiç istemem" diye düşünen biri olun. (Örn: Şu işi yapmayı hiç istemem) Ya da "neyse ki bana bu olmuyor" demeyi deneyin. Kınama fobinizin azaldığını göreceksiniz.
0
zihua
(12.04.22)
Ohoo daha neler neler olacak.
Bu da bir nevi ders işte. Kendini tutabilmeyi öğrenene kadar kaçamazsın
0
kisa
(12.04.22)
sadaka verr
0
mantık
(12.04.22)
başınıza başkalarının başına gelen şeylerin benzerlerinin gelmesinin kınamayla falan alakası yok. sizin de android değil insan olmanızla, hayatta ki her şeyin de insana dair olmasıyla ilgisi var.

batıl inanç, sene 2022, bilim çağı anahtar kelimeleri umarım ışık yakar.
0
Phoebe
(12.04.22)
iflah olmaz o kınamacı dilden çıkanın şeklini değiştir bence. kınar gibi olmaktansa zan eder değil de, daha olumlumaya bak. #olumlama.
0
halboyle
(12.04.22)
kinadiginiz seyler muhtemelen siradan insan davranislari.
Yani 'ya bu insanlar da iki bina arasina gerilmis bir ip ustunde yururken kirmizi tisort giyip kafalarinda top sektirmiyorlar mi sinir oluyorum' gibi spesifik bir seyi elestirip sonra kendinizi o durumda bulmadiniz herhalde.
Birinin es secimini kinamissinizdir, para harcama seklini kinamissinizdir, pasifligini vs hayat secimini kinamissinizdir, sonra da kendinizi ayni durumda bulmussunuzdur yani, cok normal.

"bu konuda bir fikrim olmasinin dunyaya bir faydasi var mi?' diye dusunmeye baslayabilirsiniz. Bazen bazi seylere bakip, gozlemleyip, hmm diyip gecebiliriz. Illa ki bir fikir uretmemize gerek yok.
Ayrica genel olarak insanlar coook istisnai durumlar haricinde o sirada dogru olduklarini sandiklari seyi yapiyorlar. Bilgileri, gorguleri, tecrubeleri, imkanlari o seyin dogru olduguna yonlendiriyor onlari. Biraz empati ve merhamet de kinama duygusunu azaltabilir.
0
sopiro
(13.04.22)
(3)

ücretsiz en kullanışlı online toplantı programı

bass solo take one
nedir?zoom ücretsiz halinde 45 dkya kadar toplantılara izin veriyor. süre ve kullanış açısından daha kullanışlı programlar var mı?*powerpoint vb sunumlar yapılacak, resmi kurumda eğitim amaçlı kullanılacak.
nedir?
zoom ücretsiz halinde 45 dkya kadar toplantılara izin veriyor.
süre ve kullanış açısından daha kullanışlı programlar var mı?

*powerpoint vb sunumlar yapılacak, resmi kurumda eğitim amaçlı kullanılacak.
0
bass solo take one
(06.04.22)
google meet i bir araştırın isterseniz.
0
Phoebe
(06.04.22)
Discord kullanılabilir (kullanımı bazılarına zor gelebilir)
0
nhk ni youkosu
(06.04.22)
microsoft teams?
0
mr.goodcat
(06.04.22)
(15)

Etik ikilem, sizce yanlış mı yaptım?

bir adam0
Merhaba, sizlere bugün yaşadığım ve düşüncenizi gerçekten merak ettiğim bir şey soracağım. Öncelikle başta belirteyim hadise son derece önemsiz. Eğer hala okumak istiyorsanız anlatmaya başlıyorum.Bugün a şehrinden b şehrine x turizm (x= büyük olmayan yerel firmalar, hani şu şehir ismi taşıyanlardan)
Merhaba, sizlere bugün yaşadığım ve düşüncenizi gerçekten merak ettiğim bir şey soracağım. Öncelikle başta belirteyim hadise son derece önemsiz. Eğer hala okumak istiyorsanız anlatmaya başlıyorum.

Bugün a şehrinden b şehrine x turizm (x= büyük olmayan yerel firmalar, hani şu şehir ismi taşıyanlardan) firması aracılığıyla beş saatlik bir şehirlerarası otobüs yolculuğunun sonlarına gelmiştim. Ufaktan yanda asılı duran montumun ceplerini falan karıştırıp cüzdan, anahtar falan yerinde mi diye kontrol etmeye başlamışken muavin abinin yaklaştığını gördüm. Öncelikle yanımda duran ve yolculuğun başından beri sadece bir kez konuştuğum kişiye b şehrinde sen mi inecektin hocam diye sordu. O da beni işaret etti ve muavin abiyle aşağıdaki konuşma vuku buldu.

M: Seni ışıklarda indirsek olur mu?
B: Otogarda inmem gerekiyor abi.
M: (Eliyle çizer gibi yapıp) Hemen karşısında otogarın ışıklar, Işıklar burada ya otogar şurası.
B: Beni otogarda bekliyorlar yapacak bir şey yok.
M: Şimdi sadece sen varsın biliyor musun, 3 kişi daha var onlar ışıklarda inmeyi kabul etti. Otogara girsek 100 lira vereceğiz biliyor musun?
B: Yok abi girelim Otogara.
M: Girelim mi? Tamam, peki.

Diyalogtan sonra ışıklarda duruldu, hatta tam durulmadı da tam amk, 3. inen çocuk düşüyordu neredeyse her neyse sonra otogara girildi ben indim, inerken de kolay gelsin dedim muavine o da teşekkürler dedi. Şimdi tüm konuşmalar sırasında sesimi falan yükseltmedim, yanlış bir hareketim olmadı. Sadece bana ısrarla sorulan bir şeyi ısrarla reddettim. Allah var muavin abi de bir kaç kez sorduktan sonra bir şey demedi çok fazla. Ben neden kabul etmedim? Otogardan a şehrindeki ev zaten 1 saat neredeyse, arada üniversiteye gittik geldik falan sonra direkt yolculuk -ki şu hayatta en nefret ettiğim şey yolculuk yapmak olabilir gerçekten hiç hiç hiç sevmem- baya yorgun ve açtım. İnmeden bir süre önce yemek videoları falan izliyordum baya. O ruh haliyle ışıklarda in denince ben düşündüm ki, iki tane sırt çantasıyla otogara kadar yürüyeceğim. Aslında beni alacak kişiler ışıklardan da alabilirlerdi ama beynimin kalan son hücreleriyle bunu düşünemedim ve otogara girilmesini istedim. Şimdi size soruyorum. Yaptığım hareket yanlış mıydı? Kimi tanıdıklarım iniverseydin diyor, kimisi senden bilet parasını otogara götürmek için aldılar diyor. Açıkçası ben de öyle düşünüyorum. Sonuçta saygısızca bir şey söylemedim. Ben yolcu olarak görevimi ve sorumluluklarımı yerine getirmişim. Biletimin parasını ödemiş, doğru koltuğa oturmuş, kimseyi rahatsız etmemiş, yiyecek veya ter yoluyla ortama kötü koku salmamış, yüksek sesle uzun süreler telefonda konuşmamış, binerken kaptana inerken muavin abiye kolay gelsin demişim. Onlarda bana vaadettikleri gibi A şehrinin otogarından B şehrinin otogarına bırakmalılar. Haksız mıyım ey romalılar?

Edit 1: Öncelikle beni haklı bulan arkadaşlar teşekkürler. Kıllık yaptığımı söylen arkadaşlara kendimi şöyle savunabilirim; Orada, otogarda inmem gerektiğini söylerken, yorgunluk ve açlığın etkisiyle indiğim yerde beni alabilecekleri aklıma gelmedi. Elimde ve sırtımda yüklerle gece karanlığında otogara yürümem gerektiğini düşündüm. Amacım kıllık yapmak değildi yani.
0
bir adam0
(31.03.22)
bazı firmalar otogara girmemesiyle bilinir zaten girmeyiz der. Öyle olsa tamam ama bilette otogar yazıyorsa, üstüne sorduysa girin demek hakkın. Türkiye'de çalışanlar da çok ilginç bir kez şirketi sahiplenmeyiversinler. 100 lira onların cebinden mi çıkacak veya ödemezlerse cebe mi atacaklardı acaba?
0
nhk ni youkosu
(31.03.22)
kıllık yapmışsın. böyle insanları da hiç sevmem.
0
rose parks
(31.03.22)
sonuc olarak haklisiniz ama ben olsam inerdim. Kibarca rica etmis, nedenini de soylemis.otogata yurumeniz de gerekmiyormus, sizi alacaklarmis isiklardan. Birwz killik yapmissiniz yani
0
oscar
(31.03.22)
Bence haklısın. Onlar o şekilde aslında vergi kaçırıyorlar. Birçok terminalde terminal gerisinde indirmek yasak. Işıkta dolmuşlar bile yolcu indirmiyor. Belediye otobüsleri durak haricinde durmuyor. Koca otobüsün ışıkta yolcu indirmesi bir kere trafiği riske atar. O zaman terminal neden var. Herkes aynısını yapsa yeşil yanınca kimse ilerleyemez. Bir de ışıklarda çok kaza oluyor. Bu şekilde ışıkta ölen insanlar var. Çantayla yolun ortasında inmek zorunda değilsin.
0
dissendium
(31.03.22)
1- etik probleminizin denklemi farklı olsa yorumlar da değişebilirdi diye düşünüyorum. öncelikle cinsiyetinizi belirtmemişsiniz ama yolculuğunuz gece bitiyor ve cinsiyetiniz de kadın olsa sanırım konu neredeyse tartışmaya kapalı olurdu.

2- otogara girmeyerek iyilik yapmış olmayacaktınız ki otogarda inmek isteyince kötülük olsun.
ayrıca belki otobüsün terminale ödediği 100 TL ile orada girişte gişede duran adamın maaşı ödeniyor, iyilik yapmış bile olabilirsiniz.

orada bir sistem kurulmuş, tabii ki garibandan ziyade başka birileri zengin oluyor ama çark da böyle dönüyor. orada çalışan personel de bu bütçelerden alıyor maaşını belki.

4- içiniz rahat olsun, yemeğinizi yediyseniz de afiyet olsun.
0
nıç
(31.03.22)
bu duyuru bilinen etik ile turkiye etigini ozetliyor resmen. aslinda etik acidan bakarsan sen haklisin bunda suphe yok. ama turkiye etigine gore killik yapmissin. nereden biliyorum cunku insanlarla ugrasilan islerde calistim. kimse keyfinden sana oyle bir sey teklif etmez, bunu biliyorum.

hayat bunlari dusunmek icin gercekten cok kisa. bosver gitsin. dogrulugu tartisilir fakat bir ortamda cogunluga uymak uygundur.

bu arada tamamini okumadim :))))) hehehe
0
nibba
(31.03.22)
İçini ferah tutman gerekir bu durumda. Eğer ki otogara girmenin bedeli 100 TL ise bunu bilerek otobüs şirketi/sahibi planlamasını yapacak.

O şehire yolcu götürmüş mü? Götürmüş.

O şehire yolcu götürmek için yolculardan para alınmış mı? Alınmış.

Peki tüm bu bilgiler ışığında yolcuyu o şehirde resmi ve yasal zorunluluk olarak indirmesi gereken yer neresi? Otogar. Neden? Çünkü hem yolcunun güvenliği hem de çeşitli kanunlar. Birincisi ışıklarda inmek demek o şehrin belediyesinden para kaçırmak hatta çalmak demek. Senin yaptığın gayet yerinde ve tutarlı bir davranış olmuş. Esas olarak onların yapmaya çalıştığı şark kurnazlığı ve etik değil.
0
skzr
(31.03.22)
o kadar işlemiş ki zihnimize toplumun çakallığı, doğru bir şey yaptığımızda bile kafamızda soru işaretleri oluşuyor.

hem yasal hem etik açıdan doğru olanı yapmışsınız. bu saydığınız gerekçelerin (açlık, yorgunluk, sırt çantaları, yürümek zorunda kalmak vb) hiç biri olmasaydı bile siz haklısınız.

edit: bu kadar düşünmenizden yola çıkarak böyle konulara fazla takılıyorsunuz gibi hissettim. kendinizi bu kadar yorup meşgul etmeyin böyle konularla.
0
Phoebe
(31.03.22)
gerekce gostermeksizin haklisiniz. inmek zorunda degilsiniz, hele cantalarla hic degilsiniz.
0
65 derece
(31.03.22)
İnsafa (size) kalmış bir konuda istediğiniz şey sadece hakkınız olan şey. Firma nazikçe sordu ve olumsuz cevabınıza karşılık söz ve davranışlarıyla nezaketsizlik yapmadıysa onları da kutlarım.
Hakkınız olanı istemekte hiç bir beis yok bence. Adamların iş akdinde 'ışıklarda indirilir' yazmıyor olsa gerek.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(31.03.22)
burada haklı ya da haksız olman önemli değil
yaşanmış bitmiş

odaklanmak gereken yer yorgunluk anlarında doğru karar verebilmek
bizi gerçekten zahmete sokacak bir ricada da bulunabilirler hayatta bu durumda da verilen karardan sonra huzurlu olacağımızı seçebilmek lazım
0
mantık
(31.03.22)
adamın iş güzarlığı sen bilmediğin bir yerde ışıklarda inmek zorunda değilsin. otogar neden var? insanlar güvenli bir şekilde inip binebilsin diye. o zaman herkesi sağda solda bırakması gerekiyor otobüsün.

normal yani senin dediğin şey.
0
duyurukullanıcısı
(31.03.22)
Size karşı ön yargılı olarak okudum ama haklısınız. Ben de aynısını yapardım. Onlar kar edecek diye ben neden kendimden ödün veriyorum bilmediğim bir yerde iniyorum ki. Bilet satarken otogara gideceğini söylüyorsa gidecek tabii ki. Paşama bak bir de diğerleri tamam dedi sen demedin demiş. Ben sonrasında şikayet de ederdim. Babamın oğlu sanki iyilik yapmak zorundayım.
0
jazzabel
(31.03.22)
Yuzde yuz haklisin. Hic sorgulamana bile gerek yok.

Ben olsam inerdim ama isiklarda :)
0
brkylmz
(31.03.22)
Edit 2: İlgilenip cevap veren tüm arkadaşlara teşekkürler. Çoğunluğun benim gibi yapacağını (veya yapmayacak olsa bile doğru olanın bu olduğunu düşünmelerini) bilmek mutluluk verici. Son olarak yazarların sorduğu bir kaç şeye cevap vereyim;

1- Erkeğim.
2- Teşekkürler sevgili Nıç :D Yemeği yedim çok teşekkür ederim :))
3- Böyle şeyleri gereğinden fazla düşünüyor olabileceğim konusunda, sadece acaba o anlık gerginlikle yanlış bir şey mi yaptım diye düşünmüştüm. Ama bugün sakin kafayla düşününce ben de Phobe gibi düşünüyorum.
4- Nibba'nın normal etik-Türkiye etiği kıyasını fazla anlamadım ama olayın tamamını okusa daha isabetli olurdu diye düşünüyorum.
0
🌸bir adam0
(31.03.22)
(6)

Sinagog ziyareti mümkün mü?

skzr
Yani hep merak etmişimdir, bu aralar da Musevilik inancına ekstra ilgi duyuyorum. Ankara'da bildiğiniz açık ve ziyaretçi kabul eden, dini sorulara cevap verebilecek Haham'ı olan Sinagog var mı? Yoksa güvenlik endişesinden dolayı kimse suratıma bakmaz mı? Aramızda belki Musevi olan ya da Musevi yakın
Yani hep merak etmişimdir, bu aralar da Musevilik inancına ekstra ilgi duyuyorum. Ankara'da bildiğiniz açık ve ziyaretçi kabul eden, dini sorulara cevap verebilecek Haham'ı olan Sinagog var mı? Yoksa güvenlik endişesinden dolayı kimse suratıma bakmaz mı? Aramızda belki Musevi olan ya da Musevi yakını olan birileri vardır umuduyla soruyorum bu soruları. Cevaplar için şimdiden teşekkürler.
0
skzr
(30.03.22)
Kanka zor ya. Neva salom saldırısından sonra, iyice zorlaştı. Hele hele birini tanımadan çok zor. Adamlar sinagogun başına polis filan koyuyor. Bizim oradaki sinagog için araç trafiğini kapatıyorlardi. Gidip kapılarını çalmayı deneyin, belki alırlar.
0
allah yazdiysa bozsun
(30.03.22)
İzmir'de günübirlik kültürel yürüyüş turları yapan acentalarla gezdim çoğunu. Belki bu tarz turlar araştırabilirsiniz Ankara'da da.
0
Phoebe
(30.03.22)
@kaerin hocam Ankara'da yaşıyorum ben, sözlükten de bir kaç Musevi/Yahudi yazarla mesajlaştım, onların söylediklerine göre Ankara'da ki Sinagog yılda sadece iki defa açılıyormuş, açıldığı o zamanlarda da sadece Musevi/Yahudilere izin varmış. Günlük hayatta ibadet etmek isteyen Ankara'da yaşayan Musevi/Yahudi vatandaşlarımız İsrail büyükelçiliğinin Sinagoguna gidiyormuş. Kısacası Ankara'da Sinagog ziyaret etmek, hahamla konuşup soru sormak hayalden de öte imkansız bir durummuş. :(
0
🌸skzr
(30.03.22)
@kaerin izniniz olursa size özelden mesaj atabilir miyim?
0
🌸skzr
(30.03.22)
musevi bir arkadaşınız varsa sanırım onunla beraber ziyaret edebiliyorsunuz. bir kaç arkadaşım öyle girmişti.
0
duyurukullanıcısı
(30.03.22)
@duyurukullanıcısı maalesef yok hocam. Onlarca Alevi ve Hristiyan arkadaşım var lakin gelgelelim bir tane bile olsa Musevi arkadaşım yok, olsa zaten tüm bu sorularıma cevap bulur, Sinagog'a da girebilirdim diye düşünüyorum.
0
🌸skzr
(30.03.22)
(8)

Gece ısınmak için elektrikli battaniye mi elektrikli soba mı

buffy de vampir sayılır
Daha ekonomik olur sizce?
Daha ekonomik olur sizce?
0
buffy de vampir sayılır
(22.03.22)
Gece boyu ısınmak için battaniye tehlikeli, yatmadan önce battaniye ile yatak ısıtılmalı ama yatmadan önce fişi prizden çekilmeli.
0
John Bloor
(22.03.22)
Gece ısınmak için kalın yorgan daha iyi olur. Uyuma veriminin max olduğu sıcaklık odanın 18 derece olduğu sıcaklık zaten. Yatak odanızı öyle aman aman ısıtmanıza gerek yok. Uygun bi yorganla güzel bi uyku çekersiniz.

Yağlı radyatör almak daha mantıklı olur sizin için. Ufo gibi bir ısıtıcı yerine elektrikli radyatörler çok daha iyi iş görüyor.
0
zimbirik
(22.03.22)
battaniye daha ekonomik. çarpıp öldürmez ama manyetik alan oluşturduğu için uzun vadede sağlıksız olabilir.
0
do you remember me
(22.03.22)
açılın size yatakta üşümemenin bedava yolunu söylüyorum.
çarşafın üzerine serilmiş bir adet battaniye ile yorganın altına serilmiş bir adet battaniye arasına yatın. yani siz çarşaf ve yorgana değil, battaniyeye temas edeceksiniz. genelde battaniye yorganın üstüne örtülür ama benim dediğim şekilde hem yatağa girdiğinizde yatak buz gibi gelmiyor hem de daha sıcak tutuyor.
hatta altınızdaki battaniyenin çok kalın olmasına bile gerek yok, incecik polar battaniyeler bile kurtarır.
0
halanne
(22.03.22)
%80 gıdı tüyü kaz tüyü bir yorgan al.
Çok pahalıdır.
İddia ediyorum pijaman bile fazla gelecek.
0
Mirket
(22.03.22)
www.vigo.gen.tr

ufo gibi ışık yok, yağlı radyatör gibi geç ısınmıyor, ortamdaki oksijeni yakmadığı için baş ağrısı yapmıyor.
0
Phoebe
(22.03.22)
Elektrikli battaniye ile yatağını tutuşturmuş biri olarak yazıyorum. Battaniyeye karar verirseniz cok dikkat edin, uyumadan once mutlaka fişini çekin. Bende cok üşürüm ilk yataga girdiğimde ve ısınana kadar uyuyamam bu yuzden sicak su torbası kullanıyorum. Ona da dikkat etmek lazım nasil başardıysam sicak su torbasinida patlatmistim =)
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(22.03.22)
flanel/pazen nevresim takımı alın. çok memnun kalacaksınız. battaniye de soba da çok tehlikeli. sakın uyurken açık bırakmayın.
0
dedim ben sana
(22.03.22)
(11)

insan ilişkileri

tuborg yesili
insan ilişkilerinde beni rahatsız eden bir durum var. ben birini dinliyorsam dinlerim gerçekten ama görüyorum ki kimse doğru düzgün dinlemiyor bile. mesela daha önce konuştuğumuz bir konu hakkında sanki daha önce konuşmamışız gibi sorular geliyor sonradan ve ben o insandan ışık hızıyla soğuyorum. ar
insan ilişkilerinde beni rahatsız eden bir durum var. ben birini dinliyorsam dinlerim gerçekten ama görüyorum ki kimse doğru düzgün dinlemiyor bile.
mesela daha önce konuştuğumuz bir konu hakkında sanki daha önce konuşmamışız gibi sorular geliyor sonradan ve ben o insandan ışık hızıyla soğuyorum. arkadaşımsa zaten birkaç kezden sonra arkadaşlık benim tarafımdan kalmıyor ama bunu yakın aile üyeleri de yapıyor özellikle aşırı dikkat ediyorum buna.

bana bir soru sorulmuş mesela ve ben daha önce uzun uzun cevaplamışım. aradan kısa bir zaman geçiyor hopp aynı kişi benim ona anlattığım konudaki en temel basit şeyi sanki hiç konuşmamışız ki gibi yine soruyor.

veya bir konu konuşuluyor biri bişey soruyor sen onu anlatırken çat konuyu değiştiriyor ya da hımmm deyip kestirip atıyor.

yani iki örnekte de ben ay bişey anlatayım derdinde değilim sen gelip bana soruyorsun ve zaman ayırıp anlatıyorum. ama dinlemiyorsun önemsemiyorsun.

bu sadece bana mı oluyor?
hayırsa siz nasıl tepki gösteriyorsunuz?
0
tuborg yesili
(21.03.22)
insanlara bir şey anlatmaya üşeniyorum ve genelde insanları dinlemiyorum dinler gibi yapıyorum.

mental sağlığım anca bu şekilde ayakta kalabiliyor.

(profesyonel durumlar haricinde)
0
AlsterWasser
(21.03.22)
Ben bazen unutuyorum. İnsanlık hâli. Bana olursa da anlatırım. Sorun etmem.
0
dissendium
(21.03.22)
bence düpedüz saygısızlık.
bunu yapana iyilik yapmam mesela ben.
hemen silmiyorum ama daha yüzeyel sohbet ve ilişki yürütüyorum.
0
gatherer
(21.03.22)
karşılıklı konuşmada, sen konuşurken aslında seni dinlemiyor, kendi söyleyeceğini düşünüyor, ilk fırsatta kendi hikayesini, derdini anlatıyor, seni yüzeysel bir şekilde dinlemiş gibi yapmak da bu derdini anlatma hizmetinin karşılığı katlandığı bir maliyet.

çok fazla konu varsa; mesela iş görüşmelerinden bahsediyorsak, karşı tarafın 4 tane ayrı görüşmesi varsa, tekrar tekrar hatırlatması gerekebilir, yeni bir işe girmişse iş arkadaşlarından tekrar tekrar bahsetmesi gerekebilir. Önemli bir konuysa, karışıklık yaşanabilecek bir durum değilse, ilk anlattığım gibi bir durum olmalı derim ve hayatımdan çıkarabileceğin bir insan olduğunu düşünürüm.
0
gabe h coud
(21.03.22)
Bu benim ya, çok detaylı anlatırım bu yüzden, fakat karşı taraf bi konudaki detayı fark etmeyip boş boş bakınca yüzeysel davranmaya başlıyorum. Bu kişi arkadaşım veya sevgimse iş yürümez genelde
0
olaylar olaylar
(21.03.22)
27- 28 yaşından sonra özellikle beyin öyle bir doluyor ki insam kendisinin ne zaman ne yaptığını ne hissettiğini unutuyor. Yani hemen hemen hiçkimsenin hayatının merkezinde değiliz normal şeyler bunlar. Ben takılmam.
0
cilekli krep
(21.03.22)
Ben mesela o anda çok güzel dinlerim ama sonra unuturum çünkü hangi birini kafamda tutayım, hayatta bir sürü arkadaşım, meşgalem, işim var. Herkesin her anlattığını ezberimde tutacak olsam beynim patlar muhtemelen. Ama bir iki kişi var ki onların dediklerini unutmamak için özel çaba sarf ederim. Bunlar başka bir olay.
0
inawen
(21.03.22)
ben böyle durumlarda hepimizin algı düzeylerinin, şekillerinin, kapasitelerinin farklı olduğunu düşünüyorum. mesela öğretmen bir arkadaşım var ve maalesef internet okuryazarlığı çok zayıf. drive'da bazı işlemleri pek çok kez anlattım , youtube videoları da yolladım. ama yok bir nokta geliyor ve gerçekten bağlantı kuramıyor. normalde zehir gibi olan kadının yüzünde o ifadeyi görüyorum yani. ya da benim hafızam dehşet keskin ama en yakın dostum anılarımızın çoğunu hatırlamıyor, konusu geçiyor, anlatıyorum, ahhh evet ya diyor ve sonra yeniden unutuyor :). beni ne kadar sevdiğini de biliyorum. genel olarak başkalarıyla ilgili anılarında da böyle. aynı zamanda yoga eğitmeni kendisi, herhalde bazı pozisyonları/akışları bana milyon defa anlattı ama yok, bende de bu kalmıyor mesela, dönüp dönüp soruyorum.

konuyu değiştirme ve kestirip atmayı kenarda tutarak söylüyorum, art niyet sezmiyorsam tekrar anlatıyorum, gocunmuyorum, saygısızlık veya özensizlik olarak almıyorum. biraz gözlemleyince insan anlıyor zaten hangisi olduğunu. niyet belirleyici oluyor bende.
0
Phoebe
(21.03.22)
stresli bir döneme falan denk gelirse normal bazı şeylerin unutulması.
ama normal bir hayat düzeninin içinde bu yaşanıyorsa ya algı kapasitesi düşündüğünüz gibi değildir ya da sizi önemsemiyordur.

bazen bazı durumlarda sinir olabiliyorum ama "bunun algısı da bu kadar" diye kabullendiklerim de var.
duruma ve kişiye göre davranıyorum.
0
blatta hiberna
(22.03.22)
Benim hafıza 512 mb. Kendi yaşadıklarımı bile unutuyorum sevgilim hatırlatıyor.
0
jazzabel
(22.03.22)
herkesin hayatı uzun, soruyorsa merak etmiştir zaten. ama bunu sonsuza dek uzun uzun saklayacak hafıza yok kimsede. sosyal medya geleneksel medya iş aile derken çok fazla uyaran ve algı hırsızı olan bir çağdayız. ben de mesela unutuyorum arada maalesef.

çat diye konuşmayı kesme veya hmm demeye gelince, saygısızlık bence de.
0
KaraSakall
(23.03.22)
(11)

Niye hiçbir şeyin eski tadı yok?

levent bilgen
Kaç yıldır insanları heyecanlandıran bir kitap, bir albüm ya da bir film çıkmıyor. Futbol desen çöküşte. Eskiden iki Anadolu takımının maçı bile belli bir kesim için ilgi öznesiyken şu anda Premier Lig ve Şampiyonlar Ligi’nin son 16’sı dışında kimsenin doğru dürüst futbol izlediği yok. Dün hayatımın
Kaç yıldır insanları heyecanlandıran bir kitap, bir albüm ya da bir film çıkmıyor. Futbol desen çöküşte. Eskiden iki Anadolu takımının maçı bile belli bir kesim için ilgi öznesiyken şu anda Premier Lig ve Şampiyonlar Ligi’nin son 16’sı dışında kimsenin doğru dürüst futbol izlediği yok. Dün hayatımın en sıkıcı Real Madrid-Barcelona maçını izledim mesela. NBA maçlarına bakıyorum. Eskiden asla mümkün olmayan boşluklar oluyor tribünlerde.

Medya desen vasatın da altında. Twitter’a giriyorsun, politika, popülizm, dedikodu ve zevzeklik.

Oscar’lar eskiden bir heyecan yaratırdı mesela. Şimdi eskisi kadar umrunda değil kimsenin. Müzik deseniz 90’lardaki üretim bolluğu yerini “Keko Rap” denen furyaya bıraktı.

Eskisi gibi güzel filmler üretilmiyor, romanlar yazılmıyor. Sadece bizde değil, tüm dünyada aynı durum geçerli.

Neden böyle?
0
levent bilgen
(21.03.22)
50 sene önce de insanlar bundan yakınıyordu, bunlar her dönem olan şeyler. Rafine zevklere sahipsen sana uygun olanlara yoğunlaşmak yine senin elinde onlar sana gelmez sen gideceksin.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(21.03.22)
Ulaşım kolay, çok fazla uyaran var

Örneğin bundan 20 sene önce oscar olaydı, türkiyede filmlere bu kadar kolay ulaşamıyorduk, film izlemek korsan da olsa bir filme sahip olmak zahmetliydi, büyülü geliyordu
0
freebird5406_2
(21.03.22)
Yetenekliler eziliyor piyasadan disari atiliyor, gerisi de ancak bu kadar eser cikariyor.

Guzel bir site kesfediyorsun kafasi zehir adamlar var. 6 ay sonra vasatlar dolduruyor orayi.
Sonra zekileri atiyorlar geriye cop tayfa kaliyor.
Twitter,eksi hepsi boyle oldu.

Eskiden kafasiz adamlar ortamlara giremiyordu, her gordugu yeri kendi seviyelerine indiremiyorlardi.
Film,kitap sektoru de boyle.
Yanimdaki kiz 2 tane kitap yazdi saka gibi. Bunu bastirabildi sonra araya tanidiklar koyup satti.
Eskiden olsa hayal bile edemezdi.
N'oldu, o girince 1 gercek yazar disari itildi.
0
divit
(21.03.22)
freebird5406_2 +1

çoğu şey büyüsünü kaybetti. bir şey ne kadar çabuk üretilir ve ne kadar kolay ulaşılabilir oluyorsa o kadar hızlı değerini kaybediyor.
0
lazpalle
(21.03.22)
eskiye duyulan özlem. senden 30 yaş büyük birine sorsan eskiden ne güzel karışık maç izliyorduk der.

20 yıl sonra bugünün çocukları eskiden fidget spinner'lar vardı ne güzel günlerdi falan diyecek.

bunun sonu yok. olay dönemde değil sende bitiyor.
0
bohr atom modeli
(21.03.22)
90'lar müziği de Mozart müziğine göre kötü. Tat konusu kişilere göre değişen bir konu. Her şey her zaman en üst düzeyde olmaz. Bazen altın çağı yaşar, bazen çöküş yaşar. Hayatın kendisi böyle bir şey. İnsan 30 yaşına gelince çocukluğundaki gibi koşamıyor. Her şey daha kötüye gitme eğiliminde.
0
dissendium
(21.03.22)
çok fazla uyaran var +1 bunun için dopamin detoksu öneririm.

diğer bir konu da postmodern dönem varoluşu gereği klasikleşecek eserler üretilmesine imkan vermiyor. insanların ortak noktalarda buluşabileceği ve bunu devamlı kılabileceği bir ortam yok. dolayısıyla beraberlik duygusu yok, temas çok kısıtlı, güvensizlik yoğun. herkesin kendi doğruları var, herkes kendi içine kapalı bir dünyada yaşıyor falan bunların hepsi birbiriyle bağlantılı şeyler bence. postmodernizm diyorum bunun cevabına.
0
Mossy
(21.03.22)
çok fazla uyaran var, belirli aralıklarda dopamin detoksu + 1

bence insanlar şunu da es geçiyor sizinki gibi yorumlar yaparken; sen aynı sen değilsin, geçmişte okuduğun bir edebiyat eserinden aldığın haz değişti, dönüştü, gelişti, ilerledi. yani sen ilerledin. dolayısıyla hala aynı çerçevede/kalibrede filmler, olaylar, eserler, olgular peşindeysen zevk vermemesi kadar normal bir şey yok. hayat gibi siz de bir devinim halindesiniz, bunu çoğunlukla ıskalıyor nostalji söyleminde bulunanlar bence. ha tabii ki sınırsız değil her şey ama çok çeşitli. x tad vermiyor artık söylemine enerji harcayana kadar oha y diye bir konu varmış ya diyebilmek lazım. bunu yapabilmek için de ileriye dönük olmalı yüzümüz, sürekli arkaya bakarak yol alamayız.

örneğin oscar bir sinema aşığı olarak benim için de büyüleyiciydi geçmişte. ama zamanla okumalar yaptıkça, sinema sektörüne dair bilgiler edindikçe köhne, hatta yer yer ırkçı ve cinsiyetçi bir etkinlik durumuna düştü benim için. zira bu süreçte benim sinemayla ilgili olduğu kadar diğer konularda da farkındalığım arttı gibi gibi...
0
Phoebe
(21.03.22)
sorun eserlerde değil be kuzum... biz yaşlandık.
0
sorucu
(21.03.22)
yaşlandığınız için size öyle geliyor. hep yaşlılar böyle şeyler söylüyor.
0
kimwexler
(21.03.22)
eski ramazanlar nostaljisi. yaşlanmayla alakalı, dünya bozmadı, dünya her zaman aynıydı.

veya muhsin bey, istanbul çok bozdu muhabbeti 1980'ler

veya ah be güzel istanbul yine istanbul çok bozdu muhabbeti, 1960'lar.
0
KaraSakall
(23.03.22)
(3)

Birbiriyle alakasız cümleler kuran kadın

mark2244
Birbiriyle alakasız cümleler kuran bir kadın videosu vardı. Belki yarım saat boyunca anlamlı cümleleri arka arkaya sıralıyordu ama cümleleri birleştirince hiçbir anlamı yoktu. Hatırlayabildiniz mi ?
Birbiriyle alakasız cümleler kuran bir kadın videosu vardı. Belki yarım saat boyunca anlamlı cümleleri arka arkaya sıralıyordu ama cümleleri birleştirince hiçbir anlamı yoktu. Hatırlayabildiniz mi ?
0
mark2244
(20.03.22)
youtu.be

Bu mu?
0
Phoebe
(20.03.22)
Bu da iyimiş ama bu kadın değil. Her cümle birbirinden bağımsızdı. Ne anlatmak istediği anlaşılmıyordu. Örneğin "Şimdi çiçekleri suladım. Nemlendirici krem yeşil. Sanki çay saati birazdan gelecek gibiydi" Bu şekilde gidiyor ama daha komplike cümleler kuruyordu. Bir ara ekşi sözlükte geyiği bile olmuştu.
0
🌸mark2244
(20.03.22)
melek yargıcı bir ara böyle videolar çekiyordu ama ingilizceydi sanki onunkiler. türkçesi var mıydı bilmiyorum.
0
hadsafhada
(20.03.22)
(13)

Bir erkek kolayca gözden çıkarabileceği bir kadının peşinden neden koşar?

vestasy
Elimden geldiğince kısa anlatmaya çalışacağım. Sorunun doğrudan benimle bir ilgisi yok ama fikrinizi almak istiyorum.Ayşe ve Ali'nin uzun süren bir ilişkisi var diyelim, yaklaşık 10 yıllık. Ayşe, Ali'nin çevresinde olan (iş yeri, aile dostu vs.) bazı kadınlardan rahatsız oluyor ve Ali'den araya mesa
Elimden geldiğince kısa anlatmaya çalışacağım. Sorunun doğrudan benimle bir ilgisi yok ama fikrinizi almak istiyorum.

Ayşe ve Ali'nin uzun süren bir ilişkisi var diyelim, yaklaşık 10 yıllık. Ayşe, Ali'nin çevresinde olan (iş yeri, aile dostu vs.) bazı kadınlardan rahatsız oluyor ve Ali'den araya mesafe koymasını istiyor. Bunu isteme sebebi de o kadınların Ali'den hoşlandığını hissetmesi. Ali ise bunu reddediyor ve o kadınlarla sık sık görüşmeye devam ediyor. Bu tabii ki büyük kavgalara sebep oluyor ama bir şekilde bastırılıyor ve Ayşe yola devam ediyor.

Son yıllarda özellikle bir kadın daha yakın olmaya başlıyor Ali'ye. Kendisi evli ve İngiltere'de yaşıyor, kocasıyla sorunları olduğundan bahsediyor Ali'ye sürekli. Aynı zamanda Ali'nin ailesinin aile dostu, onun kız kardeşleriyle ve annesiyle çok yakın. Ali de onun kendisine anlattıklarına Ayşe anlatıyor, aralarında gizli saklı yok hiç. Ayşe elbette rahatsız oluyor ama bazı sebeplerden çok büyük tepki gösteremiyor.

Bir gün Ali, Ayşe'ye, Ayşe iş için şehir dışındayken, bu kadının Türkiye'ye geldiğini ve o gece saatlerce eğlendiklerini, sonra da birlikte uyuduklarını ama asla öpüşmediklerini veya sevişmediklerini söylüyor. Ayşe, Ali'nin kendisine asla yalan söylemeyeceğini biliyor çünkü birbirlerine karşı her zaman çok açık sözlü olmuşlar ve onun dediklerine inanıyor; ama bu durumu da artık kabullenemiyor ve ayrılıyorlar.

Ayrılıktan sonra Ali bir yıl boyunca perişan bir halde Ayşe'yi geri kazanmaya çalışıyor, zaman zaman çok içip Ayşe'nin evine gelerek ağlıyor, bir daha onun kalbini kıracak hiçbir şey yapmayacağını söylüyor. Bir yılın sonunda yeniden deneme karar veriyor Ayşe ve tekrar ilişkiye başlıyorlar.

Daha üçüncü gün Ayşe, Ali'nin telefonuna geçen sefer ayrılmalarına sebep olan kadından gelen ''Kokunu özledim.'' tarzından bir mesaj geldiğini görüyor. Ali'nin gizlemeye çalıştığı bir şey değil bu arada bu, zaten telefonunu bazen Ayşe de kullanıyor.

Ali, kadının Ayşe'yle tekrar başladığınından haberinin olmadığını ve bu yüzden mesaj atmaya devam ettiğini söylüyor. Ayşe de şimdi haber ver o zaman diyor, Ali bir ara söylerim diyor. Tam bu sırada ikinci bir mesaj geliyor ''Haftaya yanına geliyorum.'' diye. Ayşe ya ona hemen söylersin ya da ben şimdi giderim diyor, Ali de git o zaman diyor. Ayşe gidiyor ve tekrar ayrılıyorlar.

Ek bilgiler:

Bu ayrılıktan sonra Ali ciddi anlamda dağılıyor, ailesi de bu dönemde onun yüzünden çok yıpranıyor.

Bir yıl önceki ayrılıklarında da şimdi de Instagram'da birlikte olduklarını fotoğrafları silmiyor Ali. O kadınla da takipleşiyorlar, kadının bilmemesi imkansız yani.

1- Ali fotoğrafları bile silmeyecek kadar ayrılmalarını kabullenemiyorsa, bir yıl boyunca barışmak için Ayşe'nin peşinde koşuyorsa onu neden hemen gözden çıkarıyor? Neredeyse on yıldır hayatında olan bir kadına ilişki içinde bile olmadığı, uzaktaki evli bir kadını tercih ediyor?

2- O kadını tercih ediyorsa Ayşe'yle ayrıldıktan sonra neden dağıtıyor kendisini? Ali'nin amacı ne, Ali ne yapmak istemekte?

Bu arada 25 yaşındaki bir çocuktan bahsetmiyoruz, 48 yaşında kendisi.
0
vestasy
(20.03.22)
Biri metres diğeri eş bu zeminde bakmak lazım
0
olaylar olaylar
(20.03.22)
ali'nin bi amacı falan yok. ali ilgiye tav olan egosunun yelpazelenmesinden hoşlanan bir tip. böyle durumlarda hep şunu düşünürüm, çatlak yoksa su sızamaz içeri. kaldı ki kokunu özledim, yanına geliyorum mesajları varsa sizin dediğiniz gibi ortada ilişki içinde bile olmadığı bir durum olamaz bu. durum zaten almış başını yürümüş. alinin kapılara gelip ağlaması, kendini dağıtması vesaire sadece konfor alanını kaybetme korkusu. o kadın bugün yaktım tüm gemileri gel boşanıyorum dese ali anında size sırtını döner.

bir süre sonra işler iyice sarpa sardıkça durum uyuduk demiştim, mesajları da yakalamıştın, ayrılmadın, ayrılsaydın kızım'a kadar dönmezse bende phoebe değilim :).
0
Phoebe
(20.03.22)
Her iki kadına da bağımlı, zayıf kişilikli bir Ali'den bahsediyoruz.
Dördüncü paragraftan sonrasını yaşayan Ayşe'ye Allah akıl fikir versin diyoruz.
Başka paragraflar da (düşünme, kafa yorma boyutunda dahi olsa) yaşanacaksa Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş diyoruz.
0
Mirket
(20.03.22)
@Phoebe +1
Ali istiyor ki Ayşe yanında olsun, kıskansın, diğer kadın da onu istesin. Çünkü Ali mükemmel bir insan, kadınlar onu paylaşamıyor, bak nasıl kıskanıyorlar, biraz ilgi göstermesi için neler yapıyorlar.

Fakat en başta sevgilisinin başkalarıyla ilişkisini kısıtlamaya çalışan kadın, adamı değiştirmeye uğraşmak yerine ilişkiyi bitirmeliydi. Sonrası çığ gibi dökülmüş.
0
kobuzchu kiz
(20.03.22)
Ali ilgiye aç ve karaktersiz, Ayşe'de fazla iyi niyetli.

Yukarıdakilerin hepsi +1
0
komando kani var bende
(20.03.22)
Ali metreslik yapıyor. Ayşe cinsel yolla bulaşan hastalık kapmamak ve yukarıda bahsedilen diğer tüm sebepler için Ali’ye tekmeyi basmalı.
0
Hallegadola
(20.03.22)
Ben Ali'yi çok iyi niyetli görmedim. Bu yargıya özellikle Ayşe'nin istemediği bu kişilerin kendisine anlattığı evlilik içi sorunlarını Ayşe'ye iletmesinden vardım. Bu hiç normal bir davranış değil, açıkça kışkırtmaya ve kıskandırmaya çalışıyor.

İlk olarak arkadaş olan iki evli insanın kendi evlilik sorunlarını birbirlerine anlatması bence tuhaf. Bunun üstüne alinin, ayşenin rahatsız olduğunu bile bile bu sorunları ona iletmesi daha büyük bir problem çünkü Ayşe zaten söz konusu kadının Ali'ye romantik ilgi duymasından rahatsız. Evliliğindeki problem bu şüphesini artırıyor. Ali'nin yaptığı şey çok anlamsız ve manipülatif. Hiç sevmedim kendisini, çevresindekilere sabır diliyorum.

Ali'nin bu durumu "birlikte uyuma" mevzusuyla perçinleniyor. Yapsın da anlatmasın demiyorum, ancak anlatamayacağı şeyi en başta hiç yapmamalı. Belli ki ilişkileri bunu kaldırmıyor. Eğer Ali gidip birileriyle "sevişmeden sadece uyuyabilmek" istiyorsa Ayşe'den ayrılıp bunu sorun etmeyecek birini bulmalı.

Bu olayı bu kadar dram haline getiren şey tamamen Ali. Ayşe klasik bir tek eşli ilişki sürmek istemiş. Büyük ihtimalle de 10 yıllık ilişkisi boyunca çeşitli şekillerde manipüle edilmiş. Arkasına bakmadan kaçmalı bu adamdan.
0
akhenaten
(20.03.22)
Ali bence narsist herifin teki.

Ayşe arkasına bakmadan kaçmalı, kaçarsa birkaç ay sonra çok mutlu olacak :)
0
buffy de vampir sayılır
(20.03.22)
Adam 50 yasina gelmis, bu yastan sonra ne toplum ne ahlak normlarina uymak zorunda degil.
Haliyle de uymuyor.

Unlu bir teknik direktorun de 2 karisi var bundan rahatsiz olmuyor.
O yasa gelsem ben de sallamam.
0
divit
(20.03.22)
Ali guvenilmez ve toksik bir insan. Ben olsam fotograflari kaldirmasi konusunda baski yapardim. Bu 'neden' diye mantikla aciklanabilecek bir durum degil, Ali karaktersiz biri.

Ayse de tekrar bu adamla sevgili olmayi biraktim iletisimini bile surdururse basina gelenleri hakediyor olur. Bu birebir 'ben salagim, dur ben yere yatayim sen benim ustume bas gec ayaklarin kirlenmesin' demektir artik. Ilk defa da sucu yok, guvenmeyi tercih etmis. Su noktadan sonra hala Ali'nin pesinden gitmek sacmaliktir. No contact yapilmali. Dunyada erkek mi yok yahu.
0
sopiro
(21.03.22)
Hep pastam dursun, hem karnım doysun.
0
2027
(21.03.22)
Ali karaktersiz ve yaptığı herhangi bir şeyde anlam aramak anca arayanı yorar diye yorumladım. Uzay boşluğuna salar gibi salmak lazım.
0
Mossy
(21.03.22)
ali'ye bir noktaya kadar da normal dedim, şuu yapmasaymış iyiymiş dedim. başkaları ile olan muhabbetlerini evde anlatmamalıymış dedim. ama beraber uyuduk'a kadar. işte o noktada oha dedim.

Ali alışmış olduğu hayattan çıkmaya korkuyor, ayşe ile yaşayabileceği bir macera düşünemiyor ancak diğer kadının da heyacanını, ilgisini seviyor ve bunun için bir plan yapmasına, harcama yapmasına, zaman ayırmasına da gerek yok. Kadının varlığı be attığı mesajlar ali'yi heyecanlandırmaya yetiyor.

Diğer kadın ise ali'yi heyecanlandırdığı için hala beğenildiğini hissetmek istiyor zira o da eşi ile artık bir macera yaşamıyor, onunda eşi ali gibi. ikisi de birbirini heyecanlandırıyor.

1 - burada çok soru var, son soruya cevap verebilirim, ali kadın'ı değil, kadın'ın oluşturduğu heyecanı tercih ediyor.

2) konfor alanının, alışkanlıklarının değişmesine karşı korku, kendine güvensizlik (diğer başka kadınlara yönelmiyor, kimse beni beğenmez diyor) nedeni ile saçma sapan davranışlar sergiliyor, tam bir amacı yok.

ve son olarak kobuzchu kiz'in son pragrafı +1
0
selam
(21.03.22)
(23)

whatsappta görüldü durumunuz açık mı kapalı mı?

dafuq
niçin?
niçin?
0
dafuq
(19.03.22)
Açık. Okunup okunmadığını görmek istiyorum.
0
dissendium
(19.03.22)
Hepsi kapalı ilk çıktıkları günden beri. Kime ne zaman neden cevap vermediğim konusunda insanların fikir yürütebilme imkanının olmasından rahatsız oluyorum.
0
Bruce
(19.03.22)
kapalı. böyle bir özellik olduğunu bile unutmuşum hatta.
0
floydian
(19.03.22)
Kapalı. Bir sebebi yok.
0
himmet dayi
(19.03.22)
Kapalı. Rengini sevmedim.
0
j r r tolkien hayrani
(19.03.22)
Açık. Başkası mesajımı okumuş mu görmek istiyorum
0
mg3929
(19.03.22)
Açık. Niçin? Niçin olmasın?
0
kaptankedi
(19.03.22)
kapalı. tripcanlarla uğraşmamak içün.
0
kimwexler
(19.03.22)
Özelde açık şirket hattında kapalı
0
kisa
(19.03.22)
Açık. Son görülme saatim de açık. Vardır herkesin kendince sebepleri ama birinin mavi tiki kapattığını fark edince puanını kırıyorum. Canı ne zaman isterse o zaman cevap verme rahatlığına sanki kendi imkanlarıyla ulaşamıyor da bişeyin birinin yardımına ihtiyaç duyuyor gibi. Bi çeşit zayıflık geliyor bana.
0
IncredibleMau
(19.03.22)
kapalı.

her arayanı da anında açmam. öyle gıcık biriyim.
0
AlsterWasser
(19.03.22)
açık saklı gizlim yok
0
basond
(19.03.22)
açık. ayarları kapalı birini görünce aha bu da kendini çok ayrıcalıklı ve özel zanneden, sabancı triplerindeki tiplerden biri pehhhh diyorum. görüldü yapıp yanıt yazmazsam buna hiç bir arkadaşım bozulmuyor. ya da onlinesin bana yazmıyorsun diyen adam seçmiyorum. özelliklerde sorun yok, seçilen insanlarda sorun var. gibi gibi.
0
Phoebe
(19.03.22)
son görülme kapalı, mavi tik açık.
0
kobuzchu kiz
(19.03.22)
açık her şeyim.
neden kapatmam gereksin bilmiyorum.

işim varken yazılanı okuyup yazacağımı sonradan yazdığım da oluyor.
en fazla "pardon hemen yazamadım" diye giriş yapıyorum gerekirse.
çok da şey yapmamak lazım gibi.
0
blatta hiberna
(19.03.22)
Açık. Son görülme de açık.

Kapatmak için bir sebebim yok.
0
put it in your appropriate place
(19.03.22)
açık. en baştan beri hiç karıştırmadım o özellikleri. uğraşmam. gece vakti neden online'sın, gördün neden cevap vermedin vs diyen, düşünen biriyle birlikte olmam, arkadaşlık yapmam. benim de böyle şeyler aklıma gelmez.
0
gabe h coud
(19.03.22)
Açık,çünkü neden olmasın, varsayılan ayarı o şekilde, kapalıya çevirmek için bir sebebim yok, açıkçası whatsapp mesajlaşmaları üzerinden çıkarım yapmayı komik buluyorum.
0
(20.03.22)
Açık. Tam olarak @incredi ve @phoebe +43
0
abuzer
(20.03.22)
kapali. unuttum bile +1 (son gorulme de ayni sekilde)

biri mesajimi gordu mu gormedi mi veya ne zaman online oldu bilmek istemiyorum.
0
supergirl
(20.03.22)
kapalı.

hem kendim için kem karşıdaki için. mesajımı okudu/okumadı online oldu yazmadı triplerine girmek ve kimseyi bu triplere sokmak istemiyorum.

bilmemek mutluluktur.
0
jelly bear
(21.03.22)
Hepsi kapalı. Çok anlamsız geliyor.
0
peki madem
(21.03.22)
mavi tikler açık. son görülme saati kapalı.
mavi tik bana samimi geliyor. son görülme de bir o kadar hadsizce.
son görülme için dolu dolu bir sana ne? diyebilirsin ama mavi tikte 2 kişiyi bağlıyor olay. mesajın gidip gitmediğini bilmek önem arz edebiliyor. cevap gelir gelmez o ayrı. trip atma hakkımız yok. bunun bilincinde kullanırsak mavi tik candır.
0
onemoremile
(21.03.22)
(15)

Salçanın küflenmesi

mg3929
Tek yaşıyorum salçayı çok sık kullanmıyorum salçalarım hep küfleniyor küflü kısmını atıp kalanı kullanıyorum böyle de salçanın yarısı boşa gidiyor. Küf olayını nasıl önlerim?
Tek yaşıyorum salçayı çok sık kullanmıyorum salçalarım hep küfleniyor küflü kısmını atıp kalanı kullanıyorum böyle de salçanın yarısı boşa gidiyor. Küf olayını nasıl önlerim?
0
mg3929
(19.03.22)
her kullanımdan sonra üstüne bol bol tuz dök. veya yağ da olur.
0
floydian
(19.03.22)
tereyağı ile kapla üstünü kullandıktan sonra.
0
dr doofenshmirtz
(19.03.22)
Kullanınca ortasında açılan çukuru düzleyip üzerine ince bir tabaka zeytinyağı ekleyerek
0
freebird5406_2
(19.03.22)
zeytinyağı eklersen yağ donar :) çiçek yağı eklemen lazım.
0
kenarortay
(19.03.22)
Cam kavanoz salçalar konservelere göre çok daha uzun ömürlü oluyor ağzı sürekli kapalı olduğu için. Yine de küfleniyor dersen ayçiçek yağı +1
0
himmet dayi
(19.03.22)
Ayçiçek yağı eklemen gerekiyor ama tek başına işe yaramayabilir, salça kavanozuna soktuğun çatalın/kaşığın da temiz olması gerekiyor.
0
hayirsiz
(19.03.22)
buzluğa atabilirsin.
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(19.03.22)
küçük cam kavanozlara çok doldurmadan bölüp buzluğa atın. uzun yıllardır böyle kullanırım. en ufak bir lezzet kaybı olmaz.
0
Phoebe
(19.03.22)
Cam kavanoz buzlukta patlamıyor mu?
0
🌸mg3929
(20.03.22)
Salçayı küp şeklinde olan bir kap bulup içine doldur sonrada buzluğa at donsun. İstediğin zaman istediğin miktarda çözdür
0
deepfear
(20.03.22)
buz kalıbına bölüp buzluğa atın. donunca küpleri kalıptan çıkarıp buzdolabı poşetine doldurun. buzlukta saklayın. yemek yaparken bir küp alıp tencereye atın. tat değişmiyor, hiç de ziyan olmuyor bu şekilde.
0
anthemis nobilis
(20.03.22)
Salça markanızı değiştirin. Olca ya da öncü ya da ev salçası bulabiliyorsanız ondan alın.
0
cilekli krep
(20.03.22)
Kullandıktan sonra üst kısmına yağ eklemek bir çözüm. Hangi boyda kullanıyorsunuz bilmiyorum ama tat'ın 170 gramlık salçaları da var.
0
mark2244
(20.03.22)
Teneke kutuyu buzluğa atın. Donmuş haliyle bıçakla oyup tavaya alın, hiç bekletmeden buzluğa geri atın. Ben hep öyle kullanıyorum. Cam kavanoz da paylamaz aslında, içeriğinde su oranı düşük olduğu için. Genellikle içi sıvı şeyler genleşme farkı yarattığı için camı patlatıyor
0
Unde bach canim
(20.03.22)
buzluk +1

buzluga kup kup koymak da olur elbette ama ben buzlugu dovmek istemedigim ve sacla lekesiyle ugrasmak istemedigim icin strec filmle koyuyorum.

strec filmleri belli boylarda kesip icerisinde tek kullanimlik salcayi koyuyorum ve sariyorum. sonra buzluga atiyorum (plastik bir kap icerisinde duruyor) lazim oldukca aliyorum.

uzerine yag tuz vb dokme kesinlikle bende ise yaramadi. hos yarasa da ugrasamam her seferinde. bu yontem kesinlikle en pratik cozum.
0
supergirl
(20.03.22)
(18)

Yurt disina gidenler cimrilesiyor mu?

divit
Niye gelirken cop bile getirmiyorlar.Baya kanka modunda takildgimiz ise guce soktugumuz insan bunlar.Herifi sifirdan yazilimci yaptim, ac dolasiyordu.Su an kuzey ulkesinde 5bin euro falan aliyor.Lan dedim gazoz acacagi getir ona da raziyim, hatira kalir.Kanka bura cok pahali diyor :)Hani aslinda bek
Niye gelirken cop bile getirmiyorlar.
Baya kanka modunda takildgimiz ise guce soktugumuz insan bunlar.
Herifi sifirdan yazilimci yaptim, ac dolasiyordu.
Su an kuzey ulkesinde 5bin euro falan aliyor.

Lan dedim gazoz acacagi getir ona da raziyim, hatira kalir.
Kanka bura cok pahali diyor :)

Hani aslinda bekledigimiz ikinci el ps4 falan ama bardak altligina razi olduk.
Remote muhabbetine 2 ayda 1 geliyorlar bu arada, bagaj derdi yok yani.
0
divit
(03.03.22)
Hediye getirmeyi geçtim daha çok bekliyorlar bile. Benim akraba var yurtdışında yaşıyor. Geldiğinde otelde falan kalmaz, bizde kalmak ister.

Pahalı da derler gitmeyesin diye. Şu an istese bana orada güzel imkanlar sağlayabilirler mesela ama diyor ki burada hayat zor.

Bir mekana gitsek hesabı biz ödüyoruz falan. Memleket özlemi, yalnızlık falan çektiler mi de konuşmak isterler. Duygusal olarak da sömürürler.
0
garylineker
(03.03.22)
Yurt disinda yasayip hala tl olarak carptigindan. acacak 5 euro olsa, hala 75 tl bir acicak cok pahali diyor. Ama kendini iyi hissetmek icin 5000 euro aliyorum yerine 75000 tl kazaniyorum diye dusunuyor.
0
oscar
(03.03.22)
Arkadaşınız için demiyorum ama genel olarak yurtdışındaki herkesin durumu iyidir gibi bir algı var. Bizim eşimle birlikte 3200 euro gelirimiz var. Kiramız 1300. Doğalgaz çok pahalı doğru düzgün yakmasak bile 12 üzerinden sabit bir tutar ödüyoruz. Yedik içtik derken (biraz da gezmeyi seviyoruz) birikim yapmak hiç kolay olmuyor.

Eşim gelecek ay TR’ye gidecek. Valizinde sadece 2 parça elbise olacak. Gerisi hep hediye. Niye? Çünkü dayıya aldın teyzeye almazsan olmaz. X’e aldın Y’ye de almalısın. Yaklaşık 4 kilo (40x100 gr) sadece çikolata gidiyor. Ben 2 ay önce gittiğimde arkadaş grubumuzdan içimden gelenlere ufak hediyeler aldım. Diğerlerine de yazın alırım (içimden gelirse) diye düşünmüştüm. Hediye almadıklarım tepki gösterdiler haliyle.

Kapak açacağı falan mesele değil de insan yakın arkadaşlarına ve ailesine düzgün hediyeler almak istiyor. Sizin arkadaşınızın ki biraz öküzlük, hiç tanımadığın birisi bile böyle küçük bir şey istese alırsın. Onun durumu yurtdışı ile alakalı değil bence.
0
but that was just a dream
(03.03.22)
kendi adima daha tutumlu oldugumu soyleyebilirim. bunu da suna bagliyorum; eskiden hic para artiramazdim temel giderlerden araba kredisinden vs. simdi para artiriyorum arabayi pesin aldim ve calistigimin karsiliginda aldigim para ve artan paraya bakarak emeklilikte ne yapacagiz stresi bas gostermeye basladi. tr deyken hic dusunmezdim.

bu sebeple 32 yasindan sonra hesap tutmaya giderleri yazmaya hedef koyamaya basladim. ben de tr dekilere hic bir sey goturmem 2 ser tane cikolata disinda. zaten kimseyi memnun edemiyorsun.
0
lion de la Turquie
(03.03.22)
Valla ben 5 yıldır düzenli gidip geliyorum işim gereği. Kendimden çok çevreme, eşime dostuma, aileme aldım ama niyeyse o kadar da memnun kalıp mutlu olmuşlar gibi hissetmedim. Bir yandan adet tabi, diğer yandan da insan almak istiyor. Para kazanıyorsun, imkanın varken filan birşeyler yapmak istiyorsun.

Senin durumunda kesinlikle düşünülmeli tabi. Para kazanılmasa dahi yardımcı olduğun birisinin en azından çam sakızı çoban armağanı bir incelik göstermesi lazım. Sürekli getirilemez bence (Türkiye'de çok hediye bekliyor insanlar, bunu kabul etmek lazım) ama biraz da kıymet bilmek lazım.
0
burka
(03.03.22)
Yurtdisinin psikolojisi agirdir, insanlar baya gariplesebiliyor. Eminim bende de baya hasar var, ama kendi garipliklerinin farkina varmak zor. Insanlarin cimri gozukmesinin cesitli nedenleri var.

- Yurtdisinda surunuyordur, bilet parasini bile zor denklestiriyordur, birsey getiremez.
- Para yapiyordur ama cogunu biriktiriyordur, alacagi ufak bir kalem bile kafasindaki hesabi bozar, getirmez.
- Para problemi yoktur ama gelenek gorenek islerinden kopmustur, umursamaz getirmez.
- Komple kayisi kopartmistir, kimse umrunda degildir, getirmez.

vs
0
cooperr
(03.03.22)
senin durumunda saglam birsey getirmesi lazim.

ama mesela ben bugun kardesime 40 euroluk market alisverisi yaptim, cikolata, kahve, vs. 600 liralik birsey degil. degmez. Türkiye'de de aynisi var ama ona farkli geliyor. bana sorsan tasimaya degmez.

cooper yazdiklarinin 1. ve 2. olani en cok gördügüm seyler, burda bile bedava kahve icmeye benim odama geliyor burdaki birkac Türk.
0
Coma
(03.03.22)
Ben de pek bir sey getirmiyorum, aileme alacagim hediyeyi genelde Turkiye'den aliyorum zira evet, genellemek gerekirse daha pahali.

Tabi senin arkadas konundan bagimsiz olarak biraz pismis.
0
hot potato
(03.03.22)
Tasindigimdan beri cimrilesmedim ama hediye beklentisi olan insanlara bilerek hediye almadim.

Birinin benden hediye beklemesi irritebediyor ki icimden geldigi kisilere aldim.

Birde o valizleri tasimak zulum oluyor.
0
kuzey li
(03.03.22)
Abi her isteyene bir şey getirmeye kalksak 2 bavul ekstrayla dönmek zorundayız; birine getirsen diğeri duyacak bozulacak vs.

Hatıra isteyene de döndüğümde cebimde kalan bozuk paraları veririm lol
0
vedatchilipeppers
(03.03.22)
vefa ile alakalı bir durum. beni bu sektöre oturup çocuğa anlatır gibi iş anlatan adamlara üstünden 12-13 yıl geçmesine rağmen yemek ısmarlıyorum arada bir. birebir aynı muameleyi benim yaptığım insanlar arayıp sormuyor bile. herkes öyle vefalı değil maalesef yani. yoksa bi gazoz açacağı almak çok zor bir şey değil, onun için milyarder olmana da gerek yok. parayla alakası yok yani, düşüncesizlik, belki de kompleks bile olabilir.

iki hafta önce meksikaya gittim trde kazandığım tl maaşımla hem de, 3 şişe tekila aldım, bir sürü ıvır zıvır hediye aldım, yeni ev alan arkadaşıma kocaman bi hediye bile aldım. bunların hepsi max 150-200 liralık hediyeler. bana hiç yük gelmiyor bunlar, kendim isteyerek alıyorum ama diyorum ya bu adam seni önemsemiyor büyük ihtimalle. alacak adam havaalanından bi tane dandik magnet alır o bile işini görür.
0
roket adam
(03.03.22)
Bir cimrilik var. Çalıştığım yerin genel müdürü Türk, Almanya'dan elektrikli Bmw ile geldi. Çikolata dağıttı. Zam istesen Türkiye'deki pazarlığı bilmiyorum der.

Almanya'daki bir akrabam sünnet hediyesi olarak eski bir saat vermişti.

Yine teyzemin tarafından biri Almanya'da yaşıyor ve Türkiye'ye geldiklerinde hizmet bekliyorlar. Ama sen Almanya'ya gitsen aynı ilgiyi sana göstermezler.

Bence Almanya'da yaşayanlarda bu oluyor.

Kuzey ülkeleri gerçekten pahalı diye biliyorum ama almak isteyen alırdı.
0
dissendium
(03.03.22)
Erasmus ögrencisi iken tonla iyi cikolata, yakin arkadaslarima ickiler, aileme kozmetik urunleri, ailedeki cocuklara kiyafetler vs yukledim getirdim. Baktim ki, gercekten kimse mutesekkir kalmiyor. Birkac kez daha yaptim bu salakligi. Gidip Aldi´den cikolata almadim bu arada, hep özenerek sectim. Sonrasinda ogrenci bursumla tasimaciliga devam ettim.

Kimse gazoz acacagina razi falan degil. Gecelim o kismi. Minik cocuk bile 5 kilo toblerene ile aciyor "pazarligi". Bir senedir cok net diyorum: "Asla bavul bavul hediye getirmeyecegim."

Son geldigimde sadece ailemin ozel olarak istedigi birkac seyi getirdim. Yegenlerimden biri milli takimin trikosunu istiyordu mesela. Tenis takimi oldugu icin muhtemelen Türkiye´de bulunmasi zor. Oyle spesifik seyler...

Arkadasinizdan orada bulunan ozel bir seyi isteseniz, muhtemelen getirecek.


Son senelerde gocenler asla cimrilesmiyor. Benim de tanidiklarim, hep iyi yiyip, gezme pesindeler. Duzgun maasla calisan kimse markette ürün fiyati okumak zorunda degil. Türkiye´de para kazansam herhalde daha tutumlu yasamak zorunda kalacaktim. O dediginiz nesillerin Almanya´da dogmus cocuklari da para sacarak yasiyor. Bitti o "kenara para atalim, koyden tarla alalim" devri.
0
buf-e kür
(03.03.22)
kanka modunda takılıp işe güce soktuğunuz insanın bunu yapması cimrilikten değil, görgüsüzlükten bence.

karşı apartmandaki komşuya kadar valiz valiz hediye getirmesini beklemiyoruz ama çok yakın arkadaşa, sevgiliye falan adam gibi hediye getirilmeli.
adam gibiden kasıt "güzel bir hediye", illa çok pahalı olmasına gerek yok, küçük bir şey de olur.
0
blatta hiberna
(03.03.22)
Yani ben de bagaj dolusu hediye getirsin demiyorum da insan 1 paket milka alir bari.
Konyadan bile gelsen mevlana sekeri getirirsin.
Ben hediye almaktan anlamam bana bile cok ilginc geliyor almamalari.

Ofisten bir tanesi bardak alti getirmis 10 cent etmez allah razi olsun dedik kullaniyoruz.
Avustralyadan gelen biri ufak koalalar getirmis 3 kurusluk sey ama guzel yani.
Ama bunlar kalici gidenler degil, try kazanip 1 haftaligina is icin gidenler.

Kalici olanlarda var bi sikinti.
Almanci akrabalar da getiriyoruz bir sey begenmiyorlar diye hediyeyi kesmisler :D

Bir sey diyen de yoktu, ne diycez sanki
0
🌸divit
(03.03.22)
cimrileşmeseler bile sırf yurtdışında oldukları için o insanların bir şey getirme mecburiyetinde olduklarının düşünülmesi, ya da jest yapmak zorundalarmış gibi davranılması bir tek bana mı garip geliyor?

kaldı ki yoldan geliyor insanlar, en yakın kankam bile olsa bana onlardan bir şey istemek/beklemek çok gereksiz ve sınırı aşan bir davranış olarak geliyor.

ezcümle, mecburiyetleri yok, cimrilikle veya başka şeyle açıklanmak zorunda da değil. cimrileşmişte olabilirler yabancı bir yerde yaşamanın getirdiği psikolojiyle.

bu arada iş bulmasına destek olduğumuz biri için aç dolaşıyordu demek de, yanlış anlamayın ama çok kibirli geliyor okuyunca...
0
Phoebe
(03.03.22)
@cosmic, ya ben de öyle büyük bir şey bekledi gibi düşünmedim zaten ama yine de bu beklentinin oluşması bana nedense tuhaf geliyor. bana kendiliğinden getiren arkadaşlarım var mesela ama ben kendim nerdeyse hiç yapmam bunu seyahat dönüşü falan. beklemem de arkadaşlarımdan. anlatmaya çalıştığım bu tür beklentilerin her iki tarafa da gereksiz bir duygusal yük olmasıydı.

diyet konusunda da çok güldüm örneğine ama yine de internet ortamı artık bence o kadar da anonim değil, böyle ifade etmek, ne bileyim, üstten geldi okuyunca.

divit içimden geldi ben getircem sana açacak fuara gidince :)
0
Phoebe
(03.03.22)
Yok yav mecbur falan degiller, zaten iyilik yaptigim adamdan da beklentim yok.

Sirketim yarisi zaten yurt disina tasindi, cogu iletisimi kesti gerisi de gelince tribe giriyor.
Of gelcem ama orasi da les falan yazan oluyor.
Lan olm gelme o zaman diyorum :)

Ha kibirse de kibir ya.
Beni birisi sifirdan 5bin euro'ya cikarsa adama araba falan alirdim herhalde.
Bu tipler gelince bira ismarlamiyor :))

Su hayatta iyilik gordugum insan yok belki ondan garip geliyordur.
0
🌸divit
(03.03.22)
(2)

Bornova'da mutfağı güzel olan mekan tavsiyesi

kanlakarisikyagmur
Selamlar. Varuna gezgin ve Buenas bistro dışında yeme ve içme konusunda tavsiye edebileceğiniz mekan var mı? alkol seçeneği olmalı
Selamlar. Varuna gezgin ve Buenas bistro dışında yeme ve içme konusunda tavsiye edebileceğiniz mekan var mı? alkol seçeneği olmalı
0
kanlakarisikyagmur
(23.02.22)
küçükparktaki çolo olabilir. 1 senedir falan gitmemişimdir ne durumda tam bilmiyorum ama dediğiniz konsepte uyuyor.
0
axl
(23.02.22)
ben yine burdan birinin önerisiyle ege perla'da Murano's Kitchen'a misafir götürmüştüm, çok beğenmiştim. ama oldu baya baya, güncel hali nasıldır bilemedim. yorumlarına bir bakın isterseniz.
0
Phoebe
(23.02.22)
(3)

İyi Hissetmek ve Hayatı Yeniden Keşfedin Kitapları Hakkında

crimson man
Bu kitapları okuyup istifade edenlere sorum. Bu ikili çok öneriliyor, sözlükte de methediliyor. Siz ne diyorsunuz? Bir de daha çok önce İyi Hissetmek, sonra diğeri okunması tavsiye ediliyor sanırım. Bana diğeri, Hayatı Yeniden Keşfedin daha cazip geldi ilk etapta. Önce onu okumam akış açısından prob
Bu kitapları okuyup istifade edenlere sorum. Bu ikili çok öneriliyor, sözlükte de methediliyor. Siz ne diyorsunuz? Bir de daha çok önce İyi Hissetmek, sonra diğeri okunması tavsiye ediliyor sanırım. Bana diğeri, Hayatı Yeniden Keşfedin daha cazip geldi ilk etapta. Önce onu okumam akış açısından problem olur mu?
0
crimson man
(22.02.22)
iyi hissetmek'i okudum, digeri hakkinda fikrim yok. bana iyi geldi, yardimci oldu. en buyuk sikintilarimla ilgili yeni perspektif kazandirdi diyebilirim. kisacasi basima kotu bir sey geldiginde "vay senin suratina sifatina mal adam gerizekali beyinsiz" deyip kendimi dipsiz kuyulara atmak yerine "hop hemsehrim dur hele" demeyi ogrenebildim gibi sanki biraz. benim acimdan her seyin 0-1 ya da siyah-beyaz olmadigini idrak edip kafaya yerlestirme konusunda faydali oldu.
0
der meister
(22.02.22)
her ikisi de bence başucu kitabıdır. zaten self helping kitapları olarak geçiyor bunlar, aslansın kaplansın on beygir gücündesin türü klişe kişisel gelişim kitapları gibi düşünmeyin.

mor bembombom'un dediği gibi doğrudan çözüm sunmaz ama çözümsüz hissettiğiniz, sadece size oluyor sandığınız, doğruluğundan emin olduğunuz ama hayatınıza zarar veren pek çok konuda size başka başka bakış açıları olabileceğini gösterirler. bu kitapları alanlara default bağlanma/amir levine-rachel heller ve akış/mihaly csikszentmihalyi de öneriyorum ben.

şu an depresyonda hissediyorsanız sanki iyi hissedin öne alınabilir. ama sürekli aynı şeyleri yaşadığınız, neden hep benim başıma geliyor dediğiniz bir evredeyseniz hayatı yeniden keşfedin ilk okunabilir. ama bu söylediklerim şart değil, içinizden geldiği gibi başlayabilirsiniz de.
0
Phoebe
(22.02.22)
der meister +1

egzersiz tabloları özellikle bence çok yararlı (kendiniz yaptığınız zaman tabii). şunun gibi mesela imgur.com
0
curious mind
(22.02.22)
(21)

Kadir kıymet bilmeyen arkadaş

Mirabel
Konu 1. Bir arkadaşım var annem yaşinda neredeyse. Eski patronumdu simdi komsu ve arkadas olduk. Cok zengindi ama biraz fakirlige dustu surekli biseylerinin olmadigindan yakiniyor.Ornegin parfumu bitmis. Bunun icin sizlandi. Kendi kullandigim parfumumu verdim yazik kadin amma sizlandi ben sonra kend
Konu 1. Bir arkadaşım var annem yaşinda neredeyse. Eski patronumdu simdi komsu ve arkadas olduk. Cok zengindi ama biraz fakirlige dustu surekli biseylerinin olmadigindan yakiniyor.

Ornegin parfumu bitmis. Bunun icin sizlandi. Kendi kullandigim parfumumu verdim yazik kadin amma sizlandi ben sonra kendime baska alirim diye. Chanel bi parfumdu. Cok begendi guya. Sonra birisi gelmis parfumu ona vermis. Ama anlatirken benim ona verdigimi unutmus su sekilde anlatiyo "zavalli kiz burda parfumu kokladi ben de verdim napayim ben o parfumu" diyor.

Sonra zeytinyagim yok dedi agladi sizladi cok pahali dedi. Kendi zeytinyagimin yarisini verdim. O da urladan alinan asiri butik soguk sikim bi zeytinyagi. Markettekilerden pahali. Aylar sonra unuttu onu diyor ki annenler bana bi zeytinyagi vermisti cope attim kokuyor, cok kotu bi zeytinyagi diyo.

Iste kurban bayrami niyetine et falan veriyoruz bi gidiyorum bahcedeki kopeklere vermis. Et konusunda cok seciciymis yagli et yemezmis.

Bi elbise gosteriyo cok guzel diyo. Dogum gunu hediyesi aliyorum ertesi hafta sutcu kadina veriyor bir kere bile giymeden. Bana verse degistiririm en azindan.

Arabasi yok sen zamanini ayirip gidiyosun aliyorsun. Baska zaman birisini anlatiyo onu almis falan benzin ne kadar ki ordan oraya 25 tl ancak diyor. Onun icin yapilan biseyi kucumsuyor

Yani sen iyilik yaptim zannediyosun, kendinden fedakarlik ediyosun oysa ona bi katki yokmus gibi davraniyo.

Soru: Boyle kisilere ne denir sifat olarak? Kadin zorla bisey yaptirmadi tabii ki o yuzden bisey demeyecegim ama surekli kendini acindiriyor. Aglamasina dusmemek icin ne yapmali?


Konu 2. Tansiyonu varmis gece olse kalsa ne yapacakmis falan diyordu. Sen bende kal kal kal israr etti. Ailem de o ay memlekete gitmisti. Ben sabah ise gittim sadece aksam onda kalmaya geri dondum 7-8 gibi. Asla evininde durmadim tek basima. Bulundugumuz yer biraz yuksek ve dogal gaz yok. Bunun evinde koskocaman bir klima var. Butun gun o acik. Ben kendi yattigim odada klima falan calistirmadim hatta o calistiralim dedi kesinlikle calistirmadim. Elektrik faturasi 3000 tl geldi ona.

Gecen annemlere gitmis, annemler elektrik faturasindan yakinmis bu da kendisine 3000 tl geldigini benim hep onda kaldigimi soylemis, size nasil o kadar gelir mirabel surekli burdaydi gibi. Sizce elektrik parasina katki vereyim mi? Abi ben ona iyilik olsun diye kaldim bi de ustune borclu ciktim. Vereceksem ne kadari vereyim. Dedigim gibi sadece uyumaya gittim yalniz kalmasin diye.

Soru 3. Cok mu kucuk hesapciyim? Yani para kolay kazanilmiyor ben de asiri calisiyorum. Maddi konularda hem sizlanip hem aman bunda ne var canim gibi tavir takinmasi beni rahatsiz ediyor.
0
Mirabel
(17.02.22)
Sonuna kadar okudum. Sen haklisin (ve elbette iyisin, bunu tartisma bile) panpa.
Kadinim halet-i ruhiyesinin yerinde olduğuna emin misin?
Ben biraz yasiyla beraber yaşadıkları münasebetiyle biraz bozmuş kendini diye düşündüm (Allah affetsin).
0
fempusay
(17.02.22)
Siz bu kişiyle niye arkadaşsınız, onu çözemedim. Siz hep veren tarafsınız. Anası babası değilseniz bence bu kadar verici olmayın.
0
dissendium
(17.02.22)
Benim eski patronum zor zamanimdi ve yeni mezundum ve o is verdi gibi bisey oldu. Biraz onun ezikligi var.
O da cok sey yapiyor. Surekli benim sevdigim yemekler vb.ama yapmasin istemiyorum. Ben o uzulmesin diye yiyorum.
0
🌸Mirabel
(17.02.22)
"arabası yok" kısmının devamında "araba aldım" yazacak diye çok korktum.
0
makarnavodka
(17.02.22)
Lütfen kendinize gelin, şu yazdıklarınızı tekrar tekrar okuyun. Sizce normal mi tüm bunlar? Kadınla tüm münasebetini kesmek için gayet yeterli nedenler. Yeni mezun işe aldıysa da o onun sorunu, kaldı ki işine gelmese hiç bir patron hayrına eleman almaz.
Rica ediyorum kendinize değer verin.
0
Gradient_tabanlı_mor
(17.02.22)
bu kadında bir kişilik bozukluğu var gibi geldi bana.

sizdeki bir şemadan dolayı mesafe koyamıyor olabilir misiniz?

hayatı yeniden keşfedin isimli kitabı öneririm şemalar üzerine.
0
la lykia
(17.02.22)
siz vermeye devam ettikçe o da dolaylı yoldan istemeye devam edecek. kaldı ki sizi maddi olarak bu kadar sömüren biri manevi olarak tüketir yakında (hala tüketmediyse)

anlattığınız şeyleri düşününce hanımefendi bana da pek sağlıklı gelmedi. bu artık onun problemi ama siz kaçın ve kendinizi kurtarın. "mirabel hep bendeydi" şeklinde yalan söyleyebilen biri çok daha büyük dertler de açabilir başınıza.
0
south park in kapusonlu uyesi
(17.02.22)
tencere kapak gibi birbirinizi çok iyi bulmuşsunuz. elektrik faturası için kendi payına düşeni mutlaka ver bence. hatta yarın yine küçümsediği zaman sizin hiç aldırış etmeden, yüzüne vurmadan sanki karşınızda yaptığınız iyilikleri hak eden biri varmış gibi aldırış etmeyeceğiniz bir rakam olsun ki kadınla aranızdaki hikayenin tadı kaçmasın, şu an olduğu gibi mutlu mesut geçinin.
0
IncredibleMau
(17.02.22)
Kadın sağlıklı değil tamam ama kimsenin değinmediği birşey var;
Bir zamanlar hali vakti yerinde hatta bir de sizin patronunuz olan bi insana kızılaya bağışlar gibi kıyafet, et falan verilmez. Her ne kadar “artık arkadaş olsanız da” bir zamanlar as üst ilişkisi içinde olduğunuzu unutmayın. Gerçekten sizden başka kimsesi yok ve hali yürek parçalayacak durumdaysa bi gün yemeğe götürür bişey ısmarlarsınız mesela. Yardımın, desteğin de bir usulü adabı var.
Belki sadece gururundan bile bu “bağışladığınız” şeyleri ona buna verdim demiş olabilir veya yine sırf bu yüzden vermiş olabilir. Öte yandan hayatı boyunca rahatlık içinde olmuş, etraftan hep karşılıksız hizmet almış biri bunu olağan karşılar ve biz emekçiler gibi ekstra bir minnet duymaz, bu anormal bir durum değil.

Yetişkin bi insan olarak böyle birinin evinde bir ay kalmamızaysa hiç anlam veremedim. Sağlık problemini öne sürmüşse de toparlayana kadar 1-2 gün kalınır maksimum, bir bahane bulmalıydnız. İyi yani benim sevgilim veya kardeşim falan olsanız sinir olurdum, ne münasebet.

Kadın kaba, hareketlerine sinir oldum ama sizin bu yaptıklarınız da başkasını sinir edebilecek cinsten. Böyle insanların gelip size sızlanmasına duygusal olarak manipüle etmesine izin vermeyin. Bunun için de ilişkinizi kesin direkt.
0
rewlack
(17.02.22)
ablanın kişilik bozukluğu var gibi geldi +1

İşler çığrından çıkmadan ilişkinizi kesin diyeceğim de çığrından çıkmış aslında. Bakın benzer bir komşu bizde vardı, 15 sene önce falan. En son kadın bize hediye ettiği ufak bir hediyeyi unutup, bizi hırsızlıkla suçladı da artık işler iyice cozutunca bağı kesebildik. Uzak durun.
0
uvcray
(18.02.22)
kusura bakma ama güldüm okurken.

bir tane olay yazsan kızardım kadına ama 10 tane olay yaşamışsın suçun yarısı senin, kadına kızmadım izin verende eşit suçlu.

neden kendini bu kadar kullandırıyorsun, ezdiriyorsun, başkalarına verdiğin değeri vermiyorsun sen bunlara odaklan boşver kadını.
0
hopp
(18.02.22)
faturayi olayini bir firsat olarak gör, atiyorum 500 lira ver, güzelze lafini söyle, bitir. bunun sonu gelmez.
0
spherical
(18.02.22)
Peygamber sabrınıza ve saflığınıza hayran kaldım.

Böyle kişilere ne denir bilemiyorum ancak resmen çok yakınım olan birini anlatmışsınız ve maalesef bu sorunun tek çözümü o kişiyi hayatınızdan çıkartmak.

Bu gibi insanları ağzınızla kuş tutsanız memnun edemezsiniz çünkü muhtemelen psikolojik sorunları var ve desteği siz değil profesyoneller verebilir ancak.
Bunca mevzu dönerken ve niyetine hakimken bir de fatura matura desteği diyorsanız biraz da kendinizi sorgulamalısınız tabi.
0
foolrules
(18.02.22)
yazınızı sonuna kadar okudum. bu kişi ile kendi akıl sağlığınız için hayatınızdan çıkarmanız gerek. zor zamanınızda size iş vermiş olabilir, ama siz yan gelip yatmadınız o işte. yani size babanızın hayrına para ödemedi. o yüzden ezikliğinizi bırakın. eğer bu kişi hayatınızda kalmaya devam ederse olan size olacak.
0
wendyangelamoiradarling
(18.02.22)
Delirdim okurken bu ne böyle.
Size de kızmak istemiyorum ama kusura bakmayın sizde de suç var.

Böyle insan karşımda susuzluktan ölüyorum dese bir bardak su vermem.
Arkadaşı bırak annem olsun siler atarım. Bir de tekrar tekrar yardımcı olmaya çalışmışsınız, delilik.

Acil bir şekilde bitirin ilişkinizi.

O kadar sinirlendim ki şu an anlatamam.
0
mutekebbir
(18.02.22)
İlişkini kestirip at bi an önce, kanser olursun.
0
antihero
(18.02.22)
okurken ben darlandim. size zamaninda yaptigi iyiligi fazlasiyla geri odemissiniz bence bir borcunuz kalmamis ona. ben olsam birakirdim gorusmeyi. en fazla ne olabilir ki ya? ay valla icim daraldi okurken siz bi de yasarken sıkılmadiniz mi bunlari?
0
in vino veritas
(18.02.22)
mirabel, en büyük umudum troll olman, lütfen troll ol ya :).

o kadını geçiyorum. dönüp kendinize bir sorar mısınız ben bana bütün bu saygısız ve dengesiz davranışların yapılmasına neden izin veriyorum diye? mutluluğun anahtarı içinizde, yeminle öyle...
0
Phoebe
(18.02.22)
hediyeyi hediye etmek sünnettir, o yüzden sütçü kadın bahsini kapayalım
çöpe atmak veya bu bollukta* köpeklerin önüne löp et atmak :D
ne denir sıfat olarak? parazit
0
comp
(18.02.22)
rewlack durumu tam olarak özetlemiş.

1- kadının gözünde hala o işe ilk aldığı çömezsiniz dolayısıyla hizmet etmenizde minnet duyacağı bir şey yok. O sizi işe alarak zaten ömür boyu sürecek işveren kimliğini üzerine geçirmiş,
2- Ona bir şeyi "iyilik" olarak yapmanız onun içini acıtıyor ve tekrar size kimin patron olduğunu göstermek istiyor.

Yaşlı ve huysuz insanlar her şeyden şikayet eder. Siz onun kalemi değilsiniz, akranı değilsiniz, arkadaşı değilsiniz. Onda kalmayın. Ölse-kalsa durumu için olmadı birbirinize anahtar verirsiniz (böyle bir insanın anahtarının sorumluluğunu alır mıydım, onu bile bilmiyorum) - vazgeçtim anahtardan, her gün yoklarsınız kapıdan. Dahası olmamalı. Kadın bütün ruhsal çöpünü size boşaltıyor yahu. Bu elektrik meselesine çok gücendiğinizi söyleyin. Verin 500 kapınızı kapatın. Valla ayağınıza gelmiş fırsat.
0
SiyamkedisiZorro
(18.02.22)
gel hele gel buldum ilacını
bu meseleye cuk diye oturan bi vidyo var diyordum
video.twimg.com
0
comp
(19.02.22)
(4)

genç kadınlara sağlıklı ilişki semineri

halanne
8 mart kadınlar günü için alternatif bir etkinlik olarak hedef kitlesi üniversite öğrencisi genç kadınlar olan, "sağlıklı kadın-erkek ilişkisi" nasıl olmalı temalı bir seminer düzenlemek istiyorum. çünkü bence bir kadının en önemli hakkı mutlu olmak. ama gerek tv dizileri, gerek reklamlar, gerek kap
8 mart kadınlar günü için alternatif bir etkinlik olarak hedef kitlesi üniversite öğrencisi genç kadınlar olan, "sağlıklı kadın-erkek ilişkisi" nasıl olmalı temalı bir seminer düzenlemek istiyorum. çünkü bence bir kadının en önemli hakkı mutlu olmak. ama gerek tv dizileri, gerek reklamlar, gerek kapışırım aşkmak gibi ilişki koçlarının "göster ama elletme, ellet ama verme, ver ama trip yap" gibi tuhaf tavsiyeleri sonucunda olması gereken kadın-erkek ilişkilerinin çok uzağında ilişkiler yaşanıyor. ve bu sadece kadınlar için değil erkekler için de mutsuzluk sebebi. kıskançlığı, yaşam tarzına müdahaleyi, öfke nöbetlerini sevgi belirtisi sanan toksik ilişkiler yaşıyor herkes.
neyse...
sağlıklı kadın-erkek ilişkisinin nasıl olması gerektiğini anlatacak aklı başında bir isme ve mümkünse iletişim bilgilerine ihtiyacım var. tabi bir de ücretsiz yapacak olursa tadından yenmez.
0
halanne
(17.02.22)
Kız Başına topluluğu
UN Women Turkey

Bu iki topluluk da sosyal medyada aktif, ulaşırsanız yardımcı olurlar ya da yol gösterirler sanıyorum.
0
kobuzchu kiz
(17.02.22)
Kadir Has Gender Studies’ten Mary Lou ile iletişime geçin. (Türkçe biliyor)
Dilerseniz doktora öğrencilerine de ulaşabilirsiniz. “Seminer” büyük bir şey gibi tınlıyor. Online mı olacak süre ne olacak vs.hangi üniv, detay verirseniz daha iyi yardımcı olabiliriz.
0
rewlack
(17.02.22)
rewlack;

seminerden başka kelime gelmedi aklıma, tınısına takılmayalım, söyleşi diyelim o halde.

yüz yüz olmasını tercih ederiz, daha samimi olur. ama konuşmacı online derse ya da yol parası, konaklama gibi masraflar boyumuzu aşarsa o zaman mecbur online yaparız.

süre 1 saattir heralde :/
0
🌸halanne
(17.02.22)
biz daha önce bir kadın platformu olarak benzer bir etkinlik yapmıştık ve orda görmüştük ki üniversite öğrencisi kadınların nerdeyse hiç biri kendi cinsel organını, adet döngüsünü, , korunmayı, hormonlarını vesaire bilmiyor. öyle olunca etkinliği iki oturum olarak planlamıştık zira uzman arkadaşlar aslında birbirleriyle ilintili olduğunu söylemişti. birinde bu kadın sağlığı ve cinsel hayatı diğer oturumda da toplumsal cinsiyet rolleri, rıza inşası, psikolojik şiddet, şiddet döngüsü, flört şiddeti vb. konuları anlatacak uzmanlar çağırmıştık. bakayım o kişiler hala aktifse sana yazayım halaanne.

bir de belki kihep eğitimlerinin de tanıtımı yapılabilir o etkinliğinizde.
0
Phoebe
(17.02.22)
(10)

Narsist sevgiliden ayrılmak

beyaztenlikiz
2 yıllık, evliliğe giden ilişkimi bitirdim. Erkek arkadaşımın narsist olduğunu düşünüyorum. Tüm belirtiler ona işaret ediyor. Onun ve ailesinin yanında kendimi aşırı değersiz, mutsuz hissediyordum. Garip bir şey olduğunu fark ediyordum ama bir türlü ne olduğunu anlayamıyordum. Ben bu 2 yılda mutlulu
2 yıllık, evliliğe giden ilişkimi bitirdim. Erkek arkadaşımın narsist olduğunu düşünüyorum. Tüm belirtiler ona işaret ediyor. Onun ve ailesinin yanında kendimi aşırı değersiz, mutsuz hissediyordum. Garip bir şey olduğunu fark ediyordum ama bir türlü ne olduğunu anlayamıyordum. Ben bu 2 yılda mutluluğumu, huzurumu ve kişiliğimi kaybettim :( Kendimden emin değilim. Artık güçsüz biriyim. Bir şeylere başlama gücüm yok. İşimi küçümseyerek beni işimden bile soğuttu. Şimdi benim gideceğimi bildiği ve alakası olmayan etkinliklere geliyor. Kendini gösterip beni küçük düşürücü şeyler söylüyor herkesin içinde. Gerçekten sıkıldım. Narsistle ilişkisini bitirmeyi başarabilen var mı? Çok kindar ve öfkelendiğinde çok gaddar olabilen biri. Beni korkutuyor:( Tek keyif aldığım yer o etkinliklerdi. Artık onlara da gitmeyi düşünmüyorum:( Karşılaşmak istemiyorum
0
beyaztenlikiz
(13.02.22)
O seni kucuk dusurucu seyler soyluyorsa sen de ona karsiligini ver herkesin icinde. Oyle sinip yaptigini normal karsilarsan daha da gaza gelir. Hatta oyle ciddi bir sey yerine alayci, onun kucuk seylerle ugrasan biri oldugu izlenimini veren seyler soyle. Etkinliklere de git, karsilasirsan da aldirma.
0
j r r tolkien hayrani
(13.02.22)
İletişim kurmayın, kendinizi, ne hissettiğinizi anlatmaya çalışmayın. Sadece uzak durun ve yeni hayatınıza odaklanın. Başka türlüsü zor. Konuyu sündürdükçe sadece canınızı yakacaktır.
0
kaptankedi
(13.02.22)
Ne mutlu ki fark edip ayrılmışınız. Şimdi psikolojinizi düzeltme zamanı. Mümkünse psikoloğa gidin. Değilse de travma iyileştirmeyle alakalı kitaplar, içerikler okuyun çünkü toksik ilişki bilfiil travmadır.

Onun sizi kışkırtmasına izin vermeyin, bir narsistin dayanamadığı şeylerden biri görmezden gelinmektir. Bir süre o etkinliklere gitmeyip ruh sağlığınıza odaklanın. Kendisi sizden istediği geribildirimi alamayınca yavaş yavaş kendine yeni bir kurban bakacaktır muhtemelen.

Aynısını deneyimlemiş biri olarak size garanti ediyorum, özgüveninizi geri kazanabilirsiniz. Sadece zamana ve kendi üstünüzde çalışmaya ihtiyacınız var.
0
inawen
(13.02.22)
var.

17-24 yaş arası yakın arkadaşlık
24-32 yaş arası sevgilik

narsisistik kişilik bozukluğu olduğu da ayrıldıktan sonra dank etti üstelik maalesef.

sonra üzerine çok okudum. bendeki empatlık ve annem ile olan bağlanma sorunlarım, altta yatan değersizlik duygum yol açtı bu kadar yılımım anlamadan geçmesine.

nasıl ayrıldım?

çok sevdiğim bir eğitmen vardı, bir gün bir şey anlattı: çift terapilerinde bazen şöyle bir şey öneriliyormuş: birkaç ay tamamen onun dilediği gibi biri olun, gurur yapmayın, ona uyun, tüm odağınız onu mutlu etmek olsun. başka bir şey düşünmeyin. eğer siz min 3 ay böyle davranmanıza rağmen pek bir şey değişmiyorsa ayrılın.

(bazı şeyler değişebilir veya ilk başlarda değişebilir ama uzun sürmez.)

bunu uyguladım ve benim kurtuluşum oldu. çünkü asla irademle uzaklaşamıyordum. (bkz. travma bağı)

saçma sapan davranmaya devam etti. ben de ondan iğrenene kadar devam ettim. bittiğinde hem içim çok rahattı hem de ondan artık iğreniyordum, hiç ayrılık acısı çekmedim.

tamamen kopmamız 1 yılı buldu çünkü asla vazgeçmezler. 1 yılda geri dönmeyeceğimi ancak anladı. ne demek siz ondan ayrılacaksınız? egosuna asla yediremez. çok deneyecek, hayatta yapmayacağı şeyleri yapacak, değişti sanmayın, sadece avını kaçırmamak için rol yapıyor. aslında o sırada sizden nefret ediyor ve olur da numarası tutar ve geri dönerseniz nasıl intikamlar alacağınının hayalini kuruyor.

geri dönmeyeceğinizi anlayınca da
- ya birdenbire ortadan kaybolarak dikkat çekmeye çalışacak.
- ya da çirkefleşecek. sizi suçlayacak. çok masum bir konuşma yapmak isteyip size psikolojik şiddet uygulayacak. belki sizi çevrenize rezil etmeye çalışacak.

eğer no contact kuralını uygular ve dimdik durabilirseniz eninde sonunda vazgeçecek.
0
la lykia
(14.02.22)
"Çok kindar ve öfkelendiğinde çok gaddar olabilen biri"

bu kısım çok tehlikeli. bu kişiler karşısındakine fiziksel, manevi, psikolojik zarar vermekte hiç tereddüt etmeyecek kişiler.

asla laf dalaşına girmeyin. ona uymayın.

ilk kural no contact ve tepki vermemek.

ona herhangi bir tepki verdiğinizde onun istediğini yapıyorsunuz. sizin dikkatinizi çektiği için tatmin oluyor. siz herkesin içinde ona küfür de etseniz, laf da soksanız mutlu olacak.

konuşmak zorunda kalırsanız asla onu aşağılamayın, dalga geçmeyin, laf sokmayın, suçlamayın. bunlar sizi kısır döngüye sokar ve daha kötüsü ondaki tehlike potansiyelini artırır.

takılmış plak gibi sadece görüşmek istemediğinizi söyleyin. uyumsuz olduğunuzu düşündüğünü söyleyin bu kadar. ama mümkünse konuşmayın.

no contact no contact no contact

etkinliklere en az 6 ay gitmeyin. ortak çevreniz varsa uzaklaşın.
0
la lykia
(14.02.22)
İngilizce "grey rock method" olarak araştırabilirsiniz, narsistlerde tek işe yarayan yöntem. Temelde onun için "sıkıcı" hale gelip,istediğini vermeyeceksiniz la lykia'nın önerdiği gibi. Karşısına çıkmayacak,sizinle ilgili kişisel bilgilere ulaşmasını engelleyecek, gerekirse düz ve kısa cevaplar vereceksiniz. Kavga,dövüş,duygu yoğunluğu, bunlar hep istediği ve beslendiği şeyler,bunu ona vermeyeceksiniz. Hem pozitif hem de negatif enerjinizden besleniyor, öyle düşünün.

Benim de geçmişinde bir narsist sevgili var. İşin ilginci, okuyup öğrendikten sonr çevremdeki diğer narsistlerin farkına vardım, arkadaş kisvesi altında o kadar çok bu tip insan barındırmışım ki. Yavaş yavaş hepsini temizledim. Size de çevrenizin geri kalanına da aynı gözle bir bakmanızı öneririm. Genelde birden fazla narsist sarmış oluyor bizim gibi kişilerin etrafını.
0
gmzo
(14.02.22)
ayrılmayı başararak en önemli adımı atmışsınız zaten. böyle düşünün. güçsüz ve başarısız olsanız bu adımı asla atamazdınız. düşündüğünüz kadar manipüle edememiş demek ki sizi, içinizdeki güçle uzaklaşmayı başarabilmişsiniz.

ama diğer taraftan sanki bu toksik duruma alışmışsınız ve hatta bir miktar beslenmeye başlamışsınız. bununda mutlaka sizin içinizdeki karşılık geldiği noktalar vardır, sevgisiz büyüme, manipüle eden ebeveynlerle büyümüş olma ve benzeri başka nedenler gibi gibi. bunları bulmaya çalışın kendinizde ve gerekiyorsa bunlarla ilgili uzman desteği alın.

tek keyif aldığım yer o etkinliklerdi diyorsunuz ya, hah işte sizin beslendiğiniz alan burda dolaşıyor. bir insanın sadece x tarzı etkinliklerden keyif almasına imkan yok. size iyi gelecek, bu süreçte ruhnuzu ve özgüveninizi onaracak yığınla etkinlik bulabilirsiniz. kendinize karşı dürüst olun, kendi içinizdeki çelişkilerle yüzleşip onları çözmeye odaklanı.

arkadaşlarında dediği gibi no contact ve dik durun, başaracaksınız.+ 1
0
Phoebe
(14.02.22)
merhaba, öncelikle geçmiş olsun. benzer yollardan geçmiş biri olarak sizi çok iyi anlıyorum. kendinizi yalnız hissetmeyin.

önceki cevaplarda da çok güzel anlatılmış. şu an size zor gibi gelebilir ama hiç temas kurmadan uzak durmak ve kendinize odaklanmak kendiniz için yapabileceğiniz en güzel şey. zaten bir süre sonra iyileşmeye başlayacaksınız. kendinize zaman tanıyın ve kendinize karşı şefkatli olun.

bir de instagram kullanıyorsanız dilerseniz "narsisten sonra yaşam", "narsisizme karşı", "narsistle mücadele, "narsist kişilik bozuklugu" gibi hesaplara gözatabilirsiniz.
0
elma
(14.02.22)
@elma + 1 —" kendinizi yalnız hissetmeyin."

burada herkes o kadar güzel yaklaşmış ki, okurken tavsiyeler bana verilmemiş olsa da pamuk gibi oldum. herkese teşekkürler.

kendinizi yalnız hissettiğinizde de buraya ya da size iyi gelen, konuyu anlayabilecek dostlarınıza başvurun. yalnız hissetmeyin, narsist kişiler karşısındaki yalnız bırakmak konusunda oldukça mahirdir ama değilsiniz. her şey güzel olacak.
0
kaptankedi
(14.02.22)
Bana güç verdiniz. Herkese çok çok ama çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız:)
0
🌸beyaztenlikiz
(15.02.22)
(6)

Bir yıldır hedeflerimi gerçekleştiremiyorum

hadi ya la
Üstelik inanılmaz bir lükse sahibim; zaman. Bir yerde çalışmıyorum, dışarıdan bakıldığında çok meşgul ve güya boş yapmayan biriyim fakat gerçek öyle değil.Gün boyunca kendimce bana fayda sağlayacak şeyler yapıyorum. Erken kalk, spor yap, yemek yap, sağlıklı beslen, belgesel, podcast, yabancı kaynakl
Üstelik inanılmaz bir lükse sahibim; zaman. Bir yerde çalışmıyorum, dışarıdan bakıldığında çok meşgul ve güya boş yapmayan biriyim fakat gerçek öyle değil.

Gün boyunca kendimce bana fayda sağlayacak şeyler yapıyorum. Erken kalk, spor yap, yemek yap, sağlıklı beslen, belgesel, podcast, yabancı kaynaklardan makaleler oku, ilgi alanlarımla ilgili videolar izle derken gün bitiyor.

Son bir yıldır yüksek lisans tezinden tut, evdeki fazla halıları satmaya kadar küçük işleri bile halledemedim. Sadece yukarıda saydıklarımı hiç aksatmıyorum, onun haricinde sürükleniyor gibiyim. Bir gün 3 saatte bitiyor gibi hissediyorum.

Benim yaşadıklarımı tecrübe etmiş ve üstesinden gelmiş olanlar vardır mutlaka. Bu direkt procrastination mı oluyor? Siz nasıl çıktınız bunun içinden?
0
hadi ya la
(10.02.22)
Ben de benzer durumdan muzdaribim. Öncelikler listesi olusturun. Günlük veya haftalik halledilecek isler listesi hazirlayin. Bu isler icin vakit tayin edin. Eger bes dakikada halledilebilecek bir seyse ilk akliniza geldigi anda yapmaya konsantre olun, olmuyorsa listeye yazin. Yapacaginiz islerin mükemmel olmasina odaklanmayin, isi halledip listede üzerini cizmekten keyif almaya calisin.
0
polopan
(10.02.22)
ben de dönem dönem böyle döngülere giriyorum, tek farkım çalışıyorum aynı zamanda. böyle dönemlerimde boş vaktimin oluğu günleri saat saat, kendimi de aşırı bunaltmayacak şekilde planlıyorum. planlarımda bir acil iş, bir rutin işin kısmi hali, bir de küçük ama hallolursa rahatlayacağım iş ekliyorum. bunları saat ve güne bağlıyorum, alarm kuruyorum. ilk hafta zorlanıyorum, sonra tıkır tıkır işlemeye başlıyor. arada aksaklıklar olsa da çoğunluğu hallolduğu için göze batmıyor. parçala yönet benim prensibim. tamamına odaklanırsam devasa bir iş gibi geliyor zira.

ilk adımımda şu, bu işleri planlama işini şu gün şu saatte halledeceğim :), yoksa bunu da sürekli öteliyor insan.
0
Phoebe
(10.02.22)
ben de tam olarak bunu yaşıyorum şu an. hedeflerimi gerçekleştirmeye vaktim kalsın diye full time işi bıraktım, zamanım var artık ama zaman hiçbir şeye yetmiyor gibi hissetmeye başladım. elimde bu zaman yokken, ah bir zamanım olsa neler hallederim diye düşünüyordum :D öyle olmuyormuş.
tavsiyem yok çünkü kelin merhemi. ama şöyle toparlamaya çalışıyorum, öncelikle sık sık "zaman yeterince var ve zamanımı iyi kullanıyorum" diyorum, buna inanmak icin :D hedeflerimi kağıtlara çiziyorum şu an, mood board gibi bir şey oluşturuyorum, o kağıtları masamın önüne asıp her gün bi hedef için bir şey yapmaya çalışıcam. 2022 sonuna kadar tamamlamak istediğim şeylere karar verdim, şimdi o işlerin gerekliliklerini aylara bölücem. bakalım umarım hallolur bir şeyler.
0
turk kizi
(10.02.22)
hayat boyu bu döngüdeyim

spor yapmanın, depresyonu elle tutulur biçimde azaltmadığına dair bir araştırma vardı.
siz de spor yapıyorsunuz hatta nefes alacak boşluğunuz yok. yine de o döngüde takılıp kalıyorsunuz. demek ki bundan sonra spor yap diyene kürekle

erteleme, bu işin geri planındaki kusurun çıktısı oluyor. depresyon, anksiyete, hatta kimisinde bunlara da sebep olan başka kötü isimli zihni hastalıklar da basamak basamak ertelemeyi inşa ediyor maalesef.

tim urban'ın meşhur procrastination'ıyla nasıl başedileceğine dair bir yazısı da var, okuyamadım, başka önemli işler çıktı hep, malum :)
waitbutwhy.com

sıradan insan depresyona girmez, depresyon burjuva hastalığıdır, repliği geçen bir film vardı. burjuva demeyelim de, keyfi yerinde diyelim. işçilik yapmamak büyük konfor. bu konforun yerini iş ile doldurunca; beyninde ve ficudunda, depresyona, ertelemeye ve sair yan ürünlere yer kalmıyor.
0
mimo
(10.02.22)
Acaba hedeflerinizi gercekten istiyor musunuz, yoksa istediginizi dusundurecek bir ortamda misiniz? Aralarda mutlaka cok sevdiginiz bir sylerle ilgili bi hedef olsun. Bir de ustunde cok dusunmekten, nasil baslayacaksinşz, sonunda ne elde edeceksiniz, acaba elde edebilecek misinşz? Zaten butun bunlar beyninizi dolduruyor ve asil işe girismenizi engelleyebiliyor olabilir. Kolay kabul edip, akısa birakip, oylesine baslayip devam etmeyi deniyorum ben. Devami geliyor
0
gunes123
(10.02.22)
Aslında baya güzel görünüyor yaptıkların, video izlemeyi bırakmalısın, çok fazla video izlemek özellikle de aynı konuyla ilgili olanları izlemek sanki o videoda yapılan işi sen yapmışsın gibi hissettiriyor.

video izlemek çok vakit alıcı da bir şey, bir süreliğine bırakırsan enerjin yerine gelecektir.
0
selam
(11.02.22)
(8)

Karantinam Bitti

bitchesaintshit
Son gün bugün. Karantina bitişi Devlet hastanesine gidip test olmak istesem yapıyorlar mı? Yapmıyorlar diye duydum birkaç yerde.edit: 1-2 cevap alırsam silebilirim.
Son gün bugün. Karantina bitişi Devlet hastanesine gidip test olmak istesem yapıyorlar mı? Yapmıyorlar diye duydum birkaç yerde.

edit: 1-2 cevap alırsam silebilirim.
0
bitchesaintshit
(09.02.22)
Yapıyorlar fakat gerek yok çık gez de diyorlar.
Yeni varyant 7 günden ziyade 14 günde negatif çıkıyor gibi çoğunluk dataya bakıldığında.
0
hedep
(09.02.22)
@hedep

'Yeni varyant 7 günden ziyade 14 günde negatif çıkıyor gibi çoğunluk dataya bakıldığında.'

böyle bir şey hiç duymamıştım. normalde özelde de olsa test yaptıracaktım ama sizin dediğiniz gibiyse eğer yaptırmayabilirim.
0
🌸bitchesaintshit
(09.02.22)
Benim çevremde olan bir şey bu bilmsel bir datadan söz etmiyorum.

Ama çevremdeki insanlar ve online denk geldiğim insanlarda yadsınmayacak kadar net görülen bir şey. Tabii benim lafımla şeyetmeyin şimdi.
0
hedep
(09.02.22)
Bir arkadaşımı pozitiflikten sonra 5. günde teste çağırdılar. Yine pozitif çıktı. Tekrar teste gerek yok, iki gün sonra işe başla dediler. Yani, iki günde negatife mi dönecekti zaten. Hiç test yapmayıp doğrudan 7. gün işe başla deselerdi. İşin cılkı çıkmış zaten.
Kısacası, teste gerek yok.
Bu olay, bir hastane çalışanı için söz konusu oldu üstelik.
Açıklama da hazır: virüs parçacıkları uzun süre kalıyormuş da, bulaştırıcılık azaliyormus.
Saldım çayıra, mevlam kayıra. Testle uğraşmaya değmez. Sadece eziyet.
0
pro9it9is9
(09.02.22)
annem babam aynı anda yakalandılar.8ci gün test oldular. babam negatif annem pozitif çıktı. ama anneme tekrar karantina falan gelmedi. kimse ne çıktığını önemsemiyor gibi.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(09.02.22)
pozitif olan iş arkadaşımız 8. gün işe geldi zira teste gerek yok, dolayısıyla rapora da gerek yok dediler ilçe sağlıktan. bulaşıcılık geçiyor demişler.
0
Phoebe
(09.02.22)
gittik, yapmadılar. hatta şöyle bir bilgi de verildi: 7.günden sonra pozitif çıksan da hes kodunda risksiz görünüyormuşsun. çok saçma ama gerçek.
0
maryjane
(09.02.22)
PCR test masrafları ve iş göremezlik ödemeleri ağır geliyor artık devlete. Özelde yaptırabilirsin kendi çevren ve toplum sağlığı için. Ama devlete dar gelen bana bol gelir diyerek çıkıp gezebilirsin de kimse birşey diyemez. Her hangi bir yaptırımı yok. Kendi düşünce yapınla alakalı biraz.
0
Arthur Dayne
(09.02.22)
(11)

Babamın bu yaptığı nasıl bir hareket

psmstc
Giriş: Tüm kardeşler memlekete gittik. Annem grip belirtilerine sahipmiş. Meğer bir hafta önce sülalece bir yemek yemişler. Yemekte bulunan herkes sırayla covid olmuş. Babam da bunu bize yola çıkmadan söyletmiyor. Biz habersiz şekilde evlerine geliyoruz.Gelişme: Ben oradayken tüm ısrarıma rağmen bab
Giriş: Tüm kardeşler memlekete gittik. Annem grip belirtilerine sahipmiş. Meğer bir hafta önce sülalece bir yemek yemişler.

Yemekte bulunan herkes sırayla covid olmuş. Babam da bunu bize yola çıkmadan söyletmiyor. Biz habersiz şekilde evlerine geliyoruz.

Gelişme: Ben oradayken tüm ısrarıma rağmen babam annemi hastaneye pcr için göndertmiyor. Sadece annemi bizden ve kendinden uzak tutmaya çalışıyor.

Sonuç: İki hafta tatil sonunda şehirlerimize döndük. Ben de, ablamın eşi de, iki gün demeden rahatsızlandık. İkimiz de pozitif çıktık. Karantinaya girdik.

Ablam aşısız. Astım hastası. Ben de ağır bir akciğer rahatsızlığı geçirdim daha önce.


Babamın bu yaptığı harekete ne demeli?
0
psmstc
(08.02.22)
cahillik
0
sopiro
(08.02.22)
@Sopiro+1 kesinlikşe cehaletten başka açıklaması olamaz.
Umarım hafif atlatırsınız, acil şifalar.
0
hrvl
(08.02.22)
Baban olmasaydı bireyler derdim Cahillik hafif kalmiş
0
sonhakan
(08.02.22)
gecmis olsun. babanizinkinin cahillik olduguna katiliyorum, hakaret olarak demiyorum. bilmiyor demek ki, veya anlamiyor durumu. kapali alan olduktan sonra uzak durmanin anlami olmayan bir hastalik, 2 senelik pandemi hastaligi, bulasma yolunu falan biliyoruz artik.

ama uzatacaksak, su durumda asisiz olmak da asisizken tatile gidip kapali alanda digerleriyle karismak da, agir akciger rahatsizligi gecirmis birinin de kapali alanda baskalariyla karismasi da cahillik. su anda basiniza gelen anneniz 0 belirti gosterirken de ayni sekilde gelisebilirdi. hic bir fark olmazdi yani. sadece kilpayi kurtulabilecek bir firsat olmus (belirtili hastalik) o firsat kullanilmamis, ufak bir fark bence.
0
robokot
(08.02.22)
kötü niyetli mi degil mi onu sen bilirsin.

yabanci biri olarak, ortalama yorumum, cahillik + sanki ne yapacagini bilememis gibi davranmis.

benim babam olsa müge anli'ya verirdim, bizi öldürmeye calisti diye.
0
spherical
(08.02.22)
cahillik +1

yaşı büyük olan çoğu kişi dikkat etmiyor zaten. "amaan nolucak" kafası.
0
rose parks
(08.02.22)
Ekocemberine gerek yok. Ikiniz de ayni zamanda ayni hastaliktan rahatsizlandiysaniz muhtemelen donmeden 4-5 gun once bir yerlerden beraber kapmissiniz ve ondan once 10 gun kadar kimseye bir sey olmamis. Toplamda baban sayesinde iki hafta boyunca hep beraber tatil yapmissiniz.
0
dunal
(08.02.22)
klasik yaşlı cahillikle soslanmış cesareti.
0
bugisme
(08.02.22)
Annen de haber verebilirdi veya kalkıp kendisi teste gidebilirdi. Kabak niye babanın başına patladı anlamadım.
0
elorelia
(08.02.22)
Baba cahillik yapmış tamam da, astım hastasıyken (aşı yaptırmamak için geçerli bir tıbbi nedeni yoksa) aşı yaptırmamak ya da bu kadar tedbirsiz gezmek de cahillik. Suçun 1/4'ü babadaysa kalanı da sizde, ablada ve annede.
0
kobuzchu kiz
(08.02.22)
ben en çok şu cümleye takıldım ve hatta çok ama çok üzüldüm: Ben oradayken tüm ısrarıma rağmen babam annemi hastaneye pcr için göndertmiyor.

kadının kendi sağlığıyla ilgili söz hakkı yok ve hepiniz için bu durum normal mi? ısrar etmekle mi yetindiniz? alıp kadıncağızı götüremediniz mi teste? kendi istese giderdi vesaire diyenlerde olacaktır, özellikle belli bir yaş grubu kadın için durum hiç öyle değil.

ayrıca hepiniz hatalısınız + 1 milyon
0
Phoebe
(09.02.22)
(3)

Izmır - gezi

kediperili
Yarın izmir e gidiyorum 2 gün kalacağım elimde müze kartım da var :) nerelere gideyim gündüz olsun akşam olsun ne yapayim??
Yarın izmir e gidiyorum 2 gün kalacağım elimde müze kartım da var :) nerelere gideyim gündüz olsun akşam olsun ne yapayim??
0
kediperili
(05.02.22)
izmir merkez değil ama müze kartın varsa tabiki efes ve meryem ana.
0
etna
(05.02.22)
izmir arkeolji müzesi bina olarak çok eski, teşhir ve tanzimde eski ama koleksiyon olarak oldukça iyi bir müzedir. hava güzel olursa bahçesini de gezin. üst kattaki hazine odasını bazen üşendiklerinden açmıyorlar, açık değilse ısrarla ordaki eserleri merak ederek geldim deyin :).

fuar alanında ki müze maalesef geçici bir süre kapalı yoksa orda da özellikli eserler var.

efes, meryem ana, kuşadası tarafında oleatrium zeytinyağı müzesi.

bildiğim kadarıyla müzekart geçerli değil ama ege üniversitesi kitap ve kağıt müzesi de güzeldir, andy warhol'ün bile orjinal eserleri var.

bir de bornova merkezde arkas deniz tarihi merkezi var, küçük butik bir müze. binanın kendisi de çok güzel zaten.

müzelere ilginiz olduğunu düşünerek bunları yazdım. yoksa kordon, asansör vesaire klasik yerlerde var.
0
Phoebe
(05.02.22)
Teşekkürler;)
0
🌸kediperili
(06.02.22)
(15)

sorunlu ilişkimsi :(

korkunç yalnızlığımız
selam. gerçekten sevdiğim biri var. 3 yıllık bir ilişki. kendisi ise bir kere söylemesi dışında bana bunu düşündürtecek bir hareket yapmadı hiç. kendini gizleyen, sert biri. çoğu zaman buna bağlamak istiyorum ama bazen moralim çok bozuluyor. bunları bana düşündüren bazı şeyleri yazıyorum. ortak arka
selam. gerçekten sevdiğim biri var. 3 yıllık bir ilişki. kendisi ise bir kere söylemesi dışında bana bunu düşündürtecek bir hareket yapmadı hiç. kendini gizleyen, sert biri. çoğu zaman buna bağlamak istiyorum ama bazen moralim çok bozuluyor.

bunları bana düşündüren bazı şeyleri yazıyorum. ortak arkadaşlarımızla buluşur, bana haber bile vermez. hep birlikte takıldığımız insanlar. birlikte yer içer gezerler ve beni aramaz bile. sevgilim dediğiniz kişi yapınca insan üzülüyor. hadi beni çağırmıyor diyelim. o sırada mesajlaşıyoruz, onlarla buluşunca mesajlaşmayı kesiyor. gece eve gelince cevap veriyor mesajıma. sonra başkasından öğreniyorum onlarla olduğunu.

ağzından güzel bir söz çok zor çıkıyor. bir kere güzelsin demişti sanırım (?) bu kelimesini hatırlıyorum çünkü başka bir iltifatı olmadı. hiç konuşmadan, mesaj atmadan, yüz yüze görüşmeden 1 hafta geçirebiliyor. sonra gelip kendisi bir mesaj atıyor, buluşalım diyor, ama bir hafta sanki hiç aklına gelmemişim gibi davranabiliyor. benim hemcinsim olan arkadaşlarıyla bana davranışları arasında neredeyse bir fark göremiyorum. hatta bazen onlara daha samimi davranıyormuş gibi geliyor.

doğum günü dahil hiçbir özel günde bir hediye almışlığı yoktur. büyük, küçük, maddi, manevi bir hediye olmadı daha önce (ben alıyorum). bir şeye sinirlendiğinde hiç düşünmez bağırır çağırır, küfretmez ama hakaret edebilir. özür dilemez. moralim bozuk dersin, neden? diye sormaz. hastayım dersin, sonraki günler iyileşip iyileşmediğini merak etmez. unutmuştur muhtemelen.

rahatsız olduğum şeyleri anlatmayı denedim ama kişiliğini değiştirmeye çalıştığımı hissedip bıraktım. açıklaması "ben böyle biriyim" oldu çünkü. bu arada benim de yanlışlarım vardır illa ki. tek yanlış davranan o demiyorum kesinlikle. bu özelliklere karşılıklı katlanmak mı gerekir, ilişki böyle bir şey midir? ben ilgi budalalılığı mı yapıyorum? çok mu beklenti içindeyim, bana göre bir insan olmadığını düşünerek yolları ayırmak mı lazım, yoksa şımarık mı davranıyorum?

yaşlar 25 üstü. uzun oldu kusura bakmayın, fikirlerinize ihtiyacım var. teşekkür ederim şimdiden...
0
korkunç yalnızlığımız
(05.02.22)
Duyarsiz, sorumsuz, kustah, ve sevgili olmayi beceremeyen biriyle birliktesiniz gibi. Bence hicbir ask, seks, sosyallik, potansiyel, vs boyle bir odunlugu cekmeyi gerektirecek kadar iyi olamaz.
0
sopiro
(05.02.22)
cok sey yazilir da once sunu duyalim: neden gercekten seviyorsunuz bu kisiyi?
0
robokot
(05.02.22)
3 yıl böyle mi geçti gerçekten. okurken üzüldüm. anlattıklarına bakılırsa seni sevdiğini düşünmüyorum. senin sevgin bir saplantı haline gelmiş gibi. tabi sevebilirsin. kimse bir şey diyemez. ama mutlu değilsen ayrılmayı düşünmeye başla. genç yaştasın daha bir çok insan tanıyacaksın. ve bence çok mutlu olacağın ilişkilerin olabilecekken birine bu kadar fazla takılman olası mutlu ilişkilerini de kaçırdığın anlamına geliyor. bir de böyle düşünmelisin.
0
olkol
(05.02.22)
1 hafta hiç mesaj atmayip döndüğünde, yeni biriyle karsisina cikip "ay ben seni unutmusum yeaa" demedigin için suçun çoğunu sende buldum. Oturuma ara veriyorum
0
abuzer
(05.02.22)
Yukarıdakiler +1

Böyle ilişki olmaz. Bunun ilgi budalalığı ile uzaktan yakından ilgisi yok. Bu yaşadıklarınız bir ilişkiden beklenmesi gereken asgari şeylerin çok çok altında.
0
himmet dayi
(05.02.22)
Bir kere yasadigin hayatin 3 senesi boyle gecirdigin icin oncelikle tebrikler.

Sonra yukardakiler +1
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(05.02.22)
Hangi ilişki? Ortada ne bir ilişkimsi ne de ilişki var.

Size paspas muamelesi eden, değersiz hissettiren birini çok sevdiğinizi ve bunun üç yıldır sürdürdüğünü söylüyorsunuz. Lütfen uzman desteği alın. Size bunların yapılmasına siz izin veriyorsunuz. Sebeplerini bulmalı ve mümkün olduğunca çözmelisiniz. Yoksa hayatınızı böyle tiplerle heba edersiniz. Çok gençsiniz daha, kendinize bunu yapmayın...
0
Phoebe
(05.02.22)
Bu tarz sorularda pek yorum yapmam genelde fakat dayanamadım. Böyle bir ilişki formatı olamaz, gençliğinize yazık. Odunluk değil bu arada bu bambaşka bir seviye. Yalnız siz de özdeğerinizin farkında değilsiniz ki koca 3 sene boyunca böyle bir modele katlanabilmişsiniz, kendi değerinizin farkında varın ve ayrılın.

Yalnızlığımız da o kadar korkunç değildir belki.
0
msb
(05.02.22)
Bir ilişkiniz olduğuna emin misiniz?
0
naksidil
(05.02.22)
beğendiğin, ulaşamadığın, başkasına cesaret edemediğin için soruları?

karakteri, davranışları senin beklentilerini karşılamıyorsa kendine eziyet etmenin anlamı yok
günahını almayalım ama yapmadıklarını aşık olduğu için biri için yapar muhtemelen
0
bir soru sorcam
(05.02.22)
Sende maalesef sana ilgi göstermeyen birini sevme durumu oluşmuş. O bi türlü sana istediğini vermediği için sen de kovalıyorsun gibi. Bir çeşit kaçan kovalanır. Sendeki bu sevme hissi bence bu kovalama durumunun yanılsaması.

Biraz mantıklı düşün lütfen. Bu yaşadığın şey ilişki değil. Size ilgi sevgi vermeyi bırak koklatmıyor bile. Şu senelerinize yazık etmeniz yetmiyor gibi psikolojiniz ve ilişki yaşayış şeklini, kendinize verdiğiniz değer ve önem de zor düzelecek şekilde etkileniyordur. Bu anlattıklarınız baya işkence gibi.
0
zimbirik
(05.02.22)
bu özelliklere karşılıklı katlanmak mı gerekir? Hayır.
ilişki böyle bir şey midir? Hayır.
ben ilgi budalalılığı mı yapıyorum? Hayır.
çok mu beklenti içindeyim? Hayır.
bana göre bir insan olmadığını düşünerek yolları ayırmak mı lazım? Evet.
yoksa şımarık mı davranıyorum? Hayır.

Bu insan değişmeyecek, en azından size karşı değişmeyecek. Belki bir gün başka birinin peşinde koşup çiçeklerle yemeklerle şımartır ama size karşı değişmeyecek çünkü umursamıyor ya da sevmiyor. Siz seviyorsunuz ama aranızda ilişki var mı, varsa bundan kendisinin de haberi var mı?

Hayatınızın geri kalanını böyle bir adamla, böyle bir ilişkiyle(?) geçirmek istemeyeceğinize eminim.
0
kobuzchu kiz
(05.02.22)
oha yane. 17 yasinda kacarak evlenen profilden ne farkin var hem saygi, deger gormuyosun hem "gercekten seviyosun" sanki mecburmussun gibi. terkedilmeyi mi bekliyosun? birak sevgiliyi arkadasi bile degilsin bu kisinin. adam sevgili yapsa "aldatildim" diyeceksin ama no dostum
0
ala09
(05.02.22)
Msb +1

İlgi budalalığı veya şımarıklık ile ilgisi yok ilişki namına hiçbir şey görmemişsin elemandan.
0
uvbray
(05.02.22)
Ne olur kendine bi iyilik yap bu adamı bırak.sana ben böyleyim vs diyor ama istediğinde inan bi kız için bi sürü jest yapacaktır.
Seni çok sevecek, seni çok şımartacak, seni çok mutlu edecek başka erkeklere şans ver ne olur
0
photo85
(05.02.22)
(12)

online diyetisyenle kilo veren var mı?

Phoebe
varsa bana sürecin nasıl işlediğini anlatabilir mi lütfen?bir de izmir bayraklı'da veya online IF uygulayan diyetisyen önerisi paylaşan olursa şahane olur.
varsa bana sürecin nasıl işlediğini anlatabilir mi lütfen?

bir de izmir bayraklı'da veya online IF uygulayan diyetisyen önerisi paylaşan olursa şahane olur.
0
Phoebe
(03.02.22)
izmirde bir arkadaşım bir kadından whatsapp üzerinden destek aldı deli zayıfladı.
diyetisyen bazı tahliller istedi kendisinden sonuçları gönderdi. ona uygun bir diet programı hazıladı aylık haftalık günlük şekilde. arkadaş da çok azimliydi. başardı. sonra ne oldu bilemem ama bu işin yüzyüze olmadan da başarabilindiğini ben gördüm.
0
erty_ksk
(03.02.22)
Ben :)

Bana 2 haftada 1 liste yapiyordu. Aa listeye tamamen uymuyordum :))

Benim için olayı motivasyon saglamasi ve denge kurmayi ogretmesiydi.

Online olması anlık tüm sorularina cevap bulabilmeni de sağlıyor. Bu süper
0
abuzer
(03.02.22)
Diyetisyen değilim.
Bir arkadaşa WhatsApp'dan görüşerek 6 ayda 20 kilo verdirdim.
0
Mirket
(03.02.22)
Ben.

23 kilo verdim yaklaşık 4 ayda.

Süreç şöyle; üye olduktan sonra site üzerinden telefon görüşmesi randevusu alıyorsun. Gerekli bilgileri veriyorsun bu telefon görüşmesinde (et yemem, süt içmem, şu saatlerde yiyebiliyorum, şu kadar kiloyum, hedefim şu kilo vs.). Akabinde bu bilgilere göre bir beslenme programı çıkarıyorlar ve sitenin kullanıcı sayfasına ekleniyor. O listeye göre programa başlıyorsun.

WhatsApp hattı var. Her gün ve her öğünde yediklerinin fotoğrafını çekip göndermeni istiyor. 24 saat boyunca sen whatsapp'tan hiçbir şey yazmazsan onlar sana yazamıyor. Kafana takılan bir şey olursa whatsapptan yazıp soruyorsun. 1 saat içinde cevap geliyor. Bazen anında geliyor. Örneğin "bugün alkol alacağım" diyorsun. Bunu nasıl telafi edeceğinle ilgili bilgileri veriyorlar hemen.

Diyet programında 3 ana ve 3 ara öğün olmak üzere 6 öğün var. Öğünler kişiden kişiye göre değişeceği için çok detay vermeyeyim ama şunu söylemem lazım; diyet yapıyorum diye aç kalacağımı ve lezzetli olmayan saçma sapan şeyler yiyeceğim önyargısı vardı. Ancak hem yediğim yemekler gayet bildiğimiz lezzetli şeyler (ızgara balık, köfte, tavuk, biftek vs. ya da zeytinyağlı sebze yemekleri. Çorba + salata + yoğurt vs. Ara öğünlerde de badem, ceviz, fındık gibi atıştırmalık şeyler vardı) hem de hiç aç kalmadım diyet boyunca. Hatta akşam yemek vakti geldiğinde öğle yemeğinde çok fazla yemiş olduğum için hiç acıkmıyordum. Ama programa uymak için tok olsam bile yemek yiyordum.

Hedef kiloya ulaşınca diyet boyunca yememem gereken şeyleri (karbonhidrat yoğun yiyecekler, şeker yoğun yiyecekler, turşu vs. gibi şeyler.) eskiye oranla az olsa da yediğim bir beslenmeyle devam ediyorum. Diyet programına uymak çok emek istiyor. Sürekli ana yemek + yardımcı yemek + çorba + salata yapmak bir yerden sonra yoruyor insanı.

Bu program if değil tabii, if programı öneriyorlar mı bilmiyorum. Reklam olmaması açısından kullandığım platformu buraya yazmıyorum. İsteyene özel mesajla bilgi verebilirim.
0
himmet dayi
(03.02.22)
Benim aldığım hizmette telefon görüşmesi yoktu. Vatsap üzerinden işletme hesabiyla iletişim kuruyorduk ama hep aynı diyetisyen oluyor tabii telefonun ucunda. Anlık konuşmalar yapiyorduk bayağı.

Öncesinde form doldurma kismini unutmusum evet. Bunu seviyom bunu sevmiyom, şu yiyecek fazla olsun istiyom menumde diye anlatiyorsun
0
abuzer
(03.02.22)
Sporcu degilse ya da saglik sorunlarinla ilgili bir problemin yoksa IF icin diyetisyene gitmene gerek yok.
Uzun zamandir IF uyguluyorum (18-6) diyetisyen yardimlik bir durum oldugunu dusunmuyorum.
0
catamenia
(03.02.22)
catamenia+1 —IF icin diyetisyene gerek yok, kendiniz yapabilirsiniz. ilk defa yapacaksanız 14/10 olarak başlayıp, 2 hafta sonra 16/8 düzenine geçerseniz daha rahat olur.

IF genel olarak çok konforlu bir yeme içme düzeni. Pek acıkmıyorsunuz ve iyi hissediyorsunuz. Abartmadığınız sürece dilediğiniz gibi beslenirsiniz. Rafine şeker ve şekerli ürünleri, hamurişlerini keserseniz, ve 19:00 sonrası hiç bir şey yemezseniz 2inci aydan başlayarak ciddili kilolar verirsiniz hem de bedeninizde değişimi görürsünüz.
0
kaptankedi
(03.02.22)
@erty, bana mesajla isim gönderebilir misin?

@abuzer, if yapıyorsa mesajla isim rica ediyorum :).

@catamenia, @kaptankedi, ya if kendimde uygulayabiliyorum, saatlere uymak vb. konularda sıkıntım hiç yok. ama mesela regl düzenim bozuldu ilk başladığımda, saçlarım döküldü vb. araştırdım if yapan kadınlarda görülüyormuş bu tarz şeyler ama neden olsun ki. bir de et ile aram iyi değil, et yemeyi sürekli sallıyorum, bazen aklıma bile gelmiyor günlerce, sonra bir bakıyorum 15 gündür paso sebze, bakliyat, salata yemişim. bu sefer sağlık sorunları yaşamaktan endişe ediyorum ki dönem dönem uyarı alıyorum bununla ilgili gittiğim çeşitli doktorlardan. diyetisyen if'e uygun sağlıklı listeler verirse, benim et yeme ve hatta dengeli beslenme pratiğimde&alışkanlığımda gelişir diye umuyorum.

@himmet, sen yine de gönderir misin diyetisyenin adını mesajla, belki if uyguluyordur?

@mirket, bunu ben de başkalarına yapıp kendim uygulayamıyorum ya, sırrın nedir :)?
0
🌸Phoebe
(03.02.22)
A evet, uzun açlıklar ve dengesiz beslenme neticesinde regl döngüsü bozulabiliyor. Makroları (protein-karb-yağ) tutturmak konusunda titiz olmak gerekiyor. Bir de sürekli olarak 16/8 değil de arada 14/10 yapmak, bazenleri karb artırmak gerekiyor. Tabii bunlar sadece okuduklarım.
0
kaptankedi
(03.02.22)
@phobe Kadınların IF yaparken 16 saat üzeri açlığın üzerine çıkmaması ve minumum 2 öğün yemesi öneriliyor. Sebep 16 saat üzeri durumlarda büyüme hormonunun fazla salgılanmaya başlaması bu testosteron seviyelerini yükseltiyor bunun sonucunda saç dökülmesi, kıllanma, regl düzensizliği vb. istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir.
Vegan-vejeteryan beslenerekte IF yapabilirsin proteini illaki etten almana gerek yok.
Etin önerilmesinin sebebi sindirimi uzun sürdüğü için son öğünde alındığında leptinin (tokluk hormonu) uzun süre salgılanmasına neden olması açlık hormonunun (Gherilin) salgılanmasını gecitirmesi.
Youtube üzerinde yüksek kalorili protein shake diye aratarak (Bol fıstık ezmeli, yulaflı, muzlu vs.) damak zevkine uygun bir tanesini öğününe eklemeni öneririm.
0
catamenia
(03.02.22)
Sır bir şey değil :)

Biraz İF, biraz kalori ve makro sayma, biraz da spor combosu
0
Mirket
(03.02.22)
@kaptankedi, essen 18/6 yapıyorum çoğunlukla ama mesela birkaç iş seyahatinde 1'er hafta kadar 16/8 uygulamak durumunda kaldım ve hemen etkiledi reglimi.

@catamenia, vegan-vejeteryan beslenmeyi tercih etmiyorum, çok makul da bulamıyorum kendi içimde dürüst olmak gerekirse :). oysa damak tadım inanılmaz uygun :).ama yüksek kalorili protein shake konusunu not aldım, araştıracağım mutlaka.

@Mirket, yanıtını okuyunca fark ettim, benim bu hesaplamaları yapma motivasyonum yok. sanırım diyetisyenle başlamak isteme nedenimde bu, önce biri yönlendirsin ve benim yerime hesaplasın&planlasın, biraz kilo verip sonuç almaya başlayınca ben de sorularımı sorayım, öğreneyim, daha çok araştırayım. ama başlangıçta o motivasyonu bulamıyorum maalesef. bir de kafam iş nedeniyle bu birkaç ay daha aşırı yoğun olacak, ilave bir şey araştırmak şu an için istemiyorum galiba. sporla ilgili de adımlar atmaya başladım. çok düzenli yürürken bunu bırakmış biri olarak bu konuda kendimi yeniden motive ediyorum. yine de okumak iyi geldi, dış sesler bazen çok sarsıcı olabiliyor :).
0
🌸Phoebe
(03.02.22)
(17)

Kendimi harcadım

yıkık remzi
Sizlere içimi dökmek istiyorum arkadaşlar.Lisedeyken çok potansiyelli birisiydim,sayısal yönüm çok kuvvetliydi.Üniversite sınavında ilk 1000 e girebilecek bir potansiyelim vardı.Sınavda işler ters gitti ve 25.000 sıralama ile iyi bir üniversitede makine mühendisliğini kazandım.Mezun olalı iki yıl ol
Sizlere içimi dökmek istiyorum arkadaşlar.Lisedeyken çok potansiyelli birisiydim,sayısal yönüm çok kuvvetliydi.Üniversite sınavında ilk 1000 e girebilecek bir potansiyelim vardı.Sınavda işler ters gitti ve 25.000 sıralama ile iyi bir üniversitede makine mühendisliğini kazandım.Mezun olalı iki yıl oldu.Makine mühendisliğinin bana göre olmadığını anladım.Yeni zamla beraber maaşım 9500 lira oldu.Ne işimden ne maaşımdan ne de mesleğimden memnunum.Her gün kendime kızıyorum.Bu yaştan sonra ne yapabilirim ?Elmas gibi bir beynim vardı.Potansiyelimi çok fena harcadım.
0
yıkık remzi
(02.02.22)
geçmiş geçmişte kaldı. önüne bakacaksın. tekrar üniversite sınavına girmemen için bir neden yok. potansiyeli kinetik enerjiye çevirmezsen dağın başındaki kayadan farkın olmaz.
0
gabe h coud
(02.02.22)
hayat böyle bir şey değil, tek bir üniversite sınavı ve tercihle hiçbir tren kaçmaz. sınavda ilk 1000'e girseydiniz yine memnun olmadığınız bir tercih yapabilirdiniz, üniversite sınavında ilk 1000'e girmiş herkes otomatik olarak başarı içerisinde yüzmüyor. sizin öncelikle kendinizi bulmanız ve buna göre yolunuzu çizmeniz gerekiyor. iki yıllık mezunsanız daha aşağı yukarı 25 yaşındasınız. bu yaşlar belirsizliklerden dolayı zor, ama aynı zamanda hala olasılıkların çok olduğu, heyecanlı yıllar.
0
gmzo
(02.02.22)
ilk 1000'e girseydiniz ne olacaktı ki? 25bin sıralama ile giremeyeceğiniz tek bölüm tıptı muhtemelen burada mevzu sıralama değil tercihleriniz olmuş gibi, gençlere tek önemli olanın sınav olduğu aşılanınca adamlar üniversiteye gelene kadar ben ne olmak istiyorum diye kendine sormuyor, ilk 1000'e girip denetim danışmanlık firmalarında 7-8k'ya çalışan da tanıyorum ben şu anda, geç de değil hiçbir şey için istediğin şeylere yönelmeye bak.
0
atom karincanin torunu
(02.02.22)
Daha yaşın çok genç. 25 bile değilsin muhtemelen. Bu hisleri yaşaman çok normal o yaşlarda. Kendine seni ilerletecek yeni bir seyler bulabilirsin.

Yaşıtlarının %80i işsiz %99u da aynı depresyonu yaşıyor. Merak etme.
0
westblack
(02.02.22)
Ek olarak önceki duyurularina baktim. 30 yas demissin. Ve tıp demissin. Burada bir sürü doktor var. Bircok doktor arkadaşım var. Hepsi yurt dışı derdinde. Kafayı yeme noktasında. Orası da parlak değil anlayacağın.
0
westblack
(02.02.22)
potansiyel içinde duruyor, bir yere harcanmış bitmiş bir şey değil o potansiyel dediğin şey, ancak sen potansiyelim bitti dersen bitmiştir.

makine müh. yanına ilgili bir bölüm daha okuyabilirsin, yazılım olabilir, malzeme mühendisliği olabilir vs. vs. ikisini birleştirdiğinde voltran olabilirsin mesela.

belki başka birilerinin yanında çalışmak seni bozuyordur, belki kendi bir şeyler üretmek sana daha fazla iyi gelecektir, ne bileyim 3d printer yapabilirsin, cnc, lazer makineleri yapabilirsin ev tipi son kullanıcı için, ufak hobi atölyeleri için çeşitli makineler yapabilirsin, yada endüstriyel olarak sanayi için vs. bunlar benim aklıma gelenler sen bu işin içinde biri olarak daha fazla şey düşünebilirsin, belki zengin olmazsın ama mutlu olabilirsin.

35+ da yazılım öğrenen insanlar var, kariyer hatta hayatını kökten değiştiren insanlar var. madem memnun değilsin şu anki durumundan değiştirmek için harekete geç, potansiyel dediğin şey bu işe yarıyor. bende potasiyel olarak sayısal'ı tutturma ihtimalim var ancak sayısal loto oynarsam bu gerçekleşebilir ve potansiyel olmaktan çıkar.
0
selam
(02.02.22)
birincisi geç hiçten iyidir.

ikincisi kendi kendini böyle kandırarak gerçek hayat sorumluluklarından kaçış için kendine yol açıyorsun. yanlış bir yol seçmek üzeresin. silkelen, kendine gel ve kendinle yüzleş. kendi hatalarını, yanlış tercihlerini, tembelliklerini koy masaya, tek tek ele al, gerekli dersi çıkarıp zihnine kaydet, sonra da konunun kendisini kaldır zihninde arşive. sürekli masada tutarak kendine kurban edebiyatı yaratıp buna sığınma.

şöyle düşün, dikiz aynasına ne zaman bakıyoruz? bir manevra yapacağımız, kontrol sağlayacağımız, göremediğimiz açıyı görme ihtiyacımız olduğu ve benzeri durumlarda. onun dışında önümüzdeki yola bakıyoruz değil mi? sen sürekli dikiz aynasına bakma eğilimindesin, o zaman önündeki yolu, çıkan engelleri ama daha da önemlisi fırsatları nasıl göreceksin? geçmişten ders olarak kaydettiklerini dikiz aynası gibi düşün, onları sadece deneyimlerin sana destek olsun diye hayatınla ilgili bir manevra yapacağın zaman kullan. sürekli sürekli geçmişi düşünerek ileriye yol alamazsın, bir yere varamazsın.
0
Phoebe
(02.02.22)
Yaşın daha ne ki
Ayrıca 9500 iyi bi maaş
Keşke ben de kazansam
Bırak karamsarlığı çalışırken başka bi bölüm daha oku
0
photo85
(02.02.22)
Burada ne yapmak istediğini bilmen önemli. Atıyorum makine yerine ne okumak isterdin? oradan çıkan mezunlarla aynı işi yapamamana engel olan nedir ona çalışabilir ve yönünü değiştirebilirsin. İyi bir üniversiteden mezunsan zaten önün açılır. (Ha tıp hedeflediysen ayrı tabi)

Daha 2 yıllıkken potansiyelimi harcadım diyemezsin. Bu arada belki de potansiyelin buydu? O nedenle ne istediğini bilmediyçe hiçbir şeyi harcamış sayılmazsın.
0
lcha
(02.02.22)
ben mühendislik bıraktım tıp son sınıftayım.bence ücretin çok iyi şuan çoğu tus kazanmış doktordan çok kazanıyorsun.üstteki arkadaşın ddediği gibi doktorların çoğu kafayı yemiş durumda.sınav dershane ücretleri filan şaka gibi
0
birdposing
(02.02.22)
daha cok gencsin. yeniden okuyup istediğin alanda çalışabilirsin. ben 34 yasındayım, yeniden sınava girip psikoloji okumak istiyorum ama maalesef senin gibi parlak bir zekam da yok; çok zorlanacağım kazanmak için. denemedim dememek için deneyeceğim.
0
suyin
(02.02.22)
ilk 1000'e girdiğinde yazabileceğim makine bölümünde okumuş biri olarak söylüyorum

o okulda veya kendi okulunda okumanın hiç bir farkı yok. önemli olan sensin o okula girsen dahi abi ben ETH Zurich'e girecektim tum'e girecektim falan diye sızlanıp yine vitesi boşa alacaktın.

yani sen vitesi boşa almak için bir mazeret arıyorsun. ki bu herkesin yaptığı birşey.

makine okuduktan sonra redbull'da işe girip mankenleri organize eden veya vodafone'a girip almanya pazarına giren bir sürü arkadaşım var.

olay sende bitiyor kısaca.

makine veya diğer branşlar sana sadece bir disiplin öğretiyor. önemli olan senin ne yaptığın, yapacağın.
0
duyurukullanıcısı
(02.02.22)
mutsuzluğuna bahane arama geçmişte bu olsaydı şu olsaydı diye. sorumluluğunu eline al geçmişini günah keçisi ilan ederek kendini avutma. hayat hergün yeniden başlıyor ve geçmiş başarıların veya başarsızlıkların sonsuza kadar seninle gelmeyecek. hergün başarılı çalışkan olmak zorundayız. geçmişi değiştirmek kolay değil hatta imkansız denilebilir :) gözünü dört aç ve bu saatten sonra nasıl başarılı olacaksan öyle yaşamaya çalış. geçmiş takıntısı olan aramasın. kendini affet ve yola devam et.
0
kelepir
(02.02.22)
Kendinizi biraz kurban psikolojisine sokmuşsunuz. Ülkede gençlerin yüzde 90'ı bu durumda. Yani 18 yaşında bir sınava giriyoruz ve bir tercih yapıyoruz çocuk aklımızla. Şansına seviyorsan seviyorsun bölümünü. Bu Türkiye'nin gerçeği. Yine potansiyel konusu da sadece senin için geçerli değil. Herkes üniversite sınavına hazır ve nazır halde girebilme imkanı bulamıyor. Zaten bu yüzden sınav tartışmaları vardı. Demek istediğim siz kendinizi harcamamışsınız, ülke şartları hepimizi harcıyor eğer şanssızsak.

Maaşınızda gayet normal 2 yıl tecrübeli birine göre. Bence fazla sosyal medya okumayın etkileniyor olabilirsiniz mevcut ekonomi tartışmalarından.
0
mysticriver
(02.02.22)
buradan bakınca, iyi bir üniversiteden mezun, gayet iyi maaşı olan bir makina mühendisisiniz. ortada harcanmış bir hayat yok yani.

o zaman elmas gibiydiniz de şimdi düşük zekalı birine dönüşmediniz ya, zekanız bakidir. girin yeniden sınava, içinizde kalmasın. ben 30 yaşında mezun oldum. şimdi çalışırken yeni bir bölüme daha gireceğim, resim eğitimi alacağım. hiçbir şey için geç değil.

yıkık filan değilsiniz :) rahat olun.
0
adse
(03.02.22)
boşver hepimiz bir şekilde çuvalladık zaten. pirimiz özlem savaşa bakıp avunabilirsin.
tübitak ödüllü, boğaziçi bilgisayar mühendisliğini kazanıp bitirebilecek kadar zeki (onun zamanında bilgisayar mühendisleri çok azdı), oyuncu/manken olabilecek kadar da güzel bir kadınken hicbirsey olamamayı başarabilmiş bir kişidir.
0
vizivozo
(03.02.22)
makine mühendisinin görevi potansiyel enerjiyi kinetik enerjiye nasıl çevireceğini bulmak dolayısıyla bir makine mühendisi olarak bu sorunun cevabını sen vermelisin :)
0
axl
(03.02.22)
(8)

baş ağrısı için ilaç

contavolta
majezik içerdim genelde ve faydasını görürdüm. son bi kaç aydır nerdeyse baş ağrımı hiç kesmiyor. ortalama haftada 1-2 gün baş ağrısı çekiyorumsiz neler kullanıyorsunuz baş ağrısını geçirmek için?
majezik içerdim genelde ve faydasını görürdüm. son bi kaç aydır nerdeyse baş ağrımı hiç kesmiyor. ortalama haftada 1-2 gün baş ağrısı çekiyorum

siz neler kullanıyorsunuz baş ağrısını geçirmek için?
0
contavolta
(01.02.22)
orta dereceyse apranax 250 mg cok siddetliyse apranax forte.
yine de doktora danissaniz daha iyi.
0
la lykia
(01.02.22)
arveles
0
catamenia
(01.02.22)
baş ağrınızın tipine göre değişir. baş ağrınız form değiştirmiş olabilir mi? mesela artık migren tipi baş ağrınız varsa triptan içermeyen ilaç nerdeyse hiç bir etki yaratmaz.
0
Phoebe
(01.02.22)
Arveles candır
0
etna
(01.02.22)
Ağrı geleceğini hissettiğimde içersem dexday işe yarıyor. Geç kalırsam çözümsüz.
0
invictae
(01.02.22)
tiger balm beyaz krem bazen sürünce çok işe yarıyor
0
photo85
(01.02.22)
dexday candır
0
obscure
(02.02.22)
doktorumun dediğine göre türünü hatırlayamadığım bir grup ilaca vücudum artık bağışıklık kazanmış.

---şimdi söyleyeceğim şey asla ilaç tavsiyesi değildir ve kişiden kişiye farklı sonuçlar gösterebilir---

migrenim tuttuğu zaman novaljin ampulü kırıp içiyorum. o ağrının canına okuyor. maks 10 dakikada terminatöre dönüyorum.

not: tansiyonunuzu da takip ettirin, tansiyon başa özellikle boyna vurur.
0
duster
(02.02.22)
(16)

kadın erkek algısı

Çağa ayak uyduramayan
iş yerinde bu konuyla ilgili ikiye bölündük. sizlerden de yorum almak istedim.aile dostları kendi çocuklarını baş göz etmek için, evlensinler diye kendi aralarında konuşurlarken babalardan biri 'mal dışarıya çıkmasın' diyor. buradaki mal ibaresinden ne anlıyorsunuz?Cinsiyet de belirtirseniz seviniri
iş yerinde bu konuyla ilgili ikiye bölündük. sizlerden de yorum almak istedim.

aile dostları kendi çocuklarını baş göz etmek için, evlensinler diye kendi aralarında konuşurlarken babalardan biri 'mal dışarıya çıkmasın' diyor. buradaki mal ibaresinden ne anlıyorsunuz?

Cinsiyet de belirtirseniz sevinirim.
0
Çağa ayak uyduramayan
(01.02.22)
Ama ben bunun ne demek olduunu biliyorum, saylanır mi xd arazi, arsa, ev vs kastediliyo

Kadınım. İlk kez duydugumda da böyle algilamistim
0
abuzer
(01.02.22)
Miras icerde kalsin. E.
0
ghilleinthemist
(01.02.22)
Miras, mal, mülk muhabbeti evet. Üslup leş açıkçası ama kastedilenin bu olduğunu düşünüyorum. Ha bu dilin, zihniyetin arkasındaki insan perde arkasında insan a da 'mal' ı yakıştırır gibi.

Edit: E
0
lüzumsuz adam
(01.02.22)
Anadoluda çokça kullanılır. mülk, para, miras, tarla, toprak diyorlar. Çocuklarına demiyorlar :)
0
lcha
(01.02.22)
Mirastan bahsediyor. Kanıtlayamam ama eminim.

K
0
zimbirik
(01.02.22)
Mal, mülk, miras, tarla vesaire. E.
0
kaptankedi
(01.02.22)
mal mülk dışarıya gitmesin +1
k
0
blatta hiberna
(01.02.22)
Calistik didindik kazandik, mali mulku elin oglu yemesin diyor amca.
0
brkylmz
(01.02.22)
teşekkürler cevaplar için.

biz duyduğumuzda iki kişi aynı anda nasıl çocuklarınız için bu yakıştırmayı yaparsınız tepkisi verdik :/ bizde sıkıntı var demek ki. sevindim miras, mal varlığının akla gelmesine, çok teşekkürler.
0
🌸Çağa ayak uyduramayan
(01.02.22)
para dışarıya çıkmasın zengin ailelerin temel evlilik sebebidir.
0
duyurukullanıcısı
(01.02.22)
Eski bir olay bu, mal mülk bölünmesin aile içinde kalsın diye akraba evliliği yaptırıyorlar

E
0
not sure if serious
(01.02.22)
kadın kişisiyim, mal mülkten bahsediyorlar, tarladır, evdir, mirastır...
0
Phoebe
(01.02.22)
ya bir şey söyleyeceğim, ben de çocuklarından şakalı şekilde mal diye bahsettiklerini düşünürdüm. mal mülk aklıma gelmezdi yani.
0
evde liyakat kalmamis
(01.02.22)
@evde liyakat kalmamış ohh be teşekkürler :)) bizim de aklımıza hiç mal mülk gelmedi. sorun bizde :) söyleyen kişi de örnek arası kullanan çok sevdiğim ve değer verdiğim bir büyüğüm öyle bir şey kastetmeyeceğini bildiğim biri. o da nasıl böyle düşünebildiğime şaşırdı:D
0
🌸Çağa ayak uyduramayan
(01.02.22)
mal mulk - E

ask evliligi nispeten yeni bir fenomen. evlilik ailelerin, mallarinin, topraklarinin birlesimi ve soyun devami icin aileler tarafindan eslestirilip ayarlanip onaylanan bir konseptti, eski nesil ve muhafazakarlarin aklina da ilk bu tanim geliyor - modern tanima alismamislar veya kabul edemiyorlar.
0
robokot
(01.02.22)
gerçek anlamda mal-mülk-para. e
0
ya ben lan neyse
(01.02.22)
(3)

30 günde fit uygulamasını kullanan oldu mu? sonuç aldınız mı?

der meister
iki şişko gaza gelip başladık buna yaklaşık bir ay önce. arkadaşım zamanında çok iyi sonuçlar aldığını ama sonra bıraktığını söyledi ki eşi antrenör zaten, o "yapın yapın iyi olur" dedi. tüm vücut yeni başlayanlar programına daldık, sadece onu yapıyoruz.şimdi allah için 27 gün sonunda iyi verim aldı
iki şişko gaza gelip başladık buna yaklaşık bir ay önce. arkadaşım zamanında çok iyi sonuçlar aldığını ama sonra bıraktığını söyledi ki eşi antrenör zaten, o "yapın yapın iyi olur" dedi. tüm vücut yeni başlayanlar programına daldık, sadece onu yapıyoruz.

şimdi allah için 27 gün sonunda iyi verim aldığımı düşünüyorum, karnım hayvan gibi sıkılaştı ve ayı yavrusu biraderimle güreşirken kondisyon-güç farkını çok net görüyorum ama arka arkaya 35 crunch, 40 kuş-köpek (orijinal ismi bu mu bilmiyorum ama böyle yazıyor uygulamada djdk) yaptırmaya başladı ve doğal olarak abdürrahim albayrak'a bağladım her gün uygulamayı açınca şu tepkiyi veriyorum: youtube.com

merak ettiğim şu ki bu programa sıfırdan, kendisi de sıfırken başlayıp iki ay sonunda güzel gelişim kaydeden oldu mu ya da işin ustaları eşek gibi 35 kez crunch yapmak hakkında ne düşünüyor, yani bunu 20-15 iki set yapsam mesela verim olarak çok mu kayıp yaşarım?

bir de ben üç hafta sonunda kiloda değişiklik yaşamadım. açıkçası kalori saymıyorum ama if yapıyorum ve normalden az yiyorum, 100 kalori yakan egzersizden sonra gidip çikolata yemiyorum. karbonhidratı çok azaltmadım. şişko olduğum için sporla hem biraz kas alma, hem de işte ödem filan derken aslında yağ yakmama rağmen kilomun değişmemiş olması normal mi? yoksa şunu üç hafta yağıp bir kilocuk dahi vermediysem diyetimi tekrar gözden geçirmem gerekir mi? teşekkürler.
0
der meister
(28.01.22)
Sporun iştah açıcı özelliği var. Spora yeni başlayanlarda da 'Nasıl olsa sporda yakarım.' düşüncesiyle yemeğe abanma yanılgısı oluyor. Ona dikkat etmelisin.

Hem İf yapıp hem spor yapıyorsan, beslenmende de dikkatliysen yağ yakıp kas kazanıyorsundur. Bu durum kilonu düşürmeden hacmini azaltır. Yani sporun işe yaradığını tartıda değil, aynada, pantolonunda, gömleğinde görürsün.

Onun için, kilona değil, vücut yağ oranına bakmalısın.

www.agirsaglam.com

gucvefitness.com
0
Mirket
(28.01.22)
if yaptığım dönemlerde ki senin gibi fit uygulaması falan yapmadan kilo vermesem bile 4-5 hafta içinde bir beden küçük kıyafetlerime girebiliyorum. if yaparken kilo verme bende yaklaşık 2 ay sonra başlıyor ve hızlı ilerliyor. tabi tüm bunlar cinsiyet, başladığın kg vb bir sürü şeye de bağlı.

go go go :)!
0
Phoebe
(28.01.22)
hocam kilo verme ve yağ yakma işleri spordan çok ne yediğinle ilgili. bununla ilgili çok meşhur bir laf var: Built in the kitchen, Sculpted in the Gym.


süreçte kesinlikle kas yapmışsındır ve fakat, yaktığın yağ/karbonhidrat kadar kas inşa etmiş olman imkansız. bu da şu anlama geliyor: arzu ettiğin kadar yakmamışsın :)

basit karbonhidratları tamamen hayatından çıkarmanı öneririm. ekmek, tatlı, şekerli her şey, ve tüm hamurişleri.

daha komplike karbonhidratlarla yola devam edebilirsin: bakliyatlar, bulgur pilavı, sebzeler gibi.

sağlıklı yağ tüketimini artırmak yağ yakmaya çok yardımcı olur: zeytinyağı, tereyağı, hindistan cevizi yağı, avokado, gibi.

vücuduna gerektiğinde çok da direnmeden yağ yakmayı öğretmek için dönüşümlü olarak bir gün uzun (>60dk) ve düşük tempolu (< 120bpm), diğer gün çok kısa (<15dk) ama yüksek tempolu (>140bpm) kardio yapabilirsin.

IF'i de 16/8 düzeninde yapıyorsan, 2 ay kadar sonra epey yalınlaşman gerek.
0
kaptankedi
(28.01.22)
(9)

Fanlı ısıtıcı mı infrared mi?

Topalordek
Merhabalar, 20-30 m2 bir dükkan var. Dükkanda infrared soba kullanıyoruz ama pek ısınmıyor. Giren çıkan çok olduğundan içeri bir anda soğuyor. Fanlı ısıtıcı daha hızlı ısıtıyor ama önemli olan nokta elektrik tüketimi hangisinin daha iyi. İşyeri sahibi için bu noktada önemli malum elektrik faturalı ş
Merhabalar, 20-30 m2 bir dükkan var. Dükkanda infrared soba kullanıyoruz ama pek ısınmıyor. Giren çıkan çok olduğundan içeri bir anda soğuyor. Fanlı ısıtıcı daha hızlı ısıtıyor ama önemli olan nokta elektrik tüketimi hangisinin daha iyi. İşyeri sahibi için bu noktada önemli malum elektrik faturalı şişti. infrared daha fazla yakar diye düşünüyorum ama esnaftan kullanan olmayınca da emin olamadı. Sizin tavsiyeniz nedir, ikisini de kullanan oldu mu? Fanlı tek oda için daha iyi diye biliyorum ama yorumlarınız nedir? Teşekkürler şimdiden.
0
Topalordek
(28.01.22)
Bizzat ölçmeden bilemezsin, ben merak edip 3 farklı cihazı ölçmüştüm geçtiğimiz senelerde.

Tek çubuk yanan dandik 3'lü sobaın tek çubuğu 700 watt ortalama, klima 700 watt ortalama, fanlı çanta gibi olan ısıtıcı ise II. kademede 1000 küsürdü.

İnfrared daha yüksektir 1600-2000 watt gibi, hangi infrared ile hangi fanlı ısıtıcıyı karşılaştırdığımız önemli.
0
John Bloor
(28.01.22)
ısıtıcıların üzerlerinde tükettiği kw değeri yazıyor, oraya bakabilirsiniz, ya da oradaki değerleri yazın buraya, bilen arkadaşlar söyler hangisi daha çok tüketir diye.
0
veritaslibertas
(28.01.22)
1-vantilatör modu, 2- düşük sıcaklık (1000 Watt), 3- yüksek sıcaklık (2000 Watt) -- FANLI
2300 w infrared
Özellikler böyle
0
🌸Topalordek
(28.01.22)
30 m2 yeri 2000 watt fanlı sobayla da ısıtamazsın, alan çok büyük, bir de sık sık kapı açılıyorsa dediğiniz gibi bi fark yaratmaz.

bu ufak fanlı ısıtıcılar genelde insanı ısıtmak için kullanılıyor, koyuyorsun 2 metre ötene karşısında takılıyorsun.

verdiğiniz değerlerden bimde satılan kumtel fanlı ısıtıcı olduğunu anladım.

15bin watta kadar fanlı ısıtıcılar var da onlar da genelde trifaze oluyor.

ben burayı ısıtıcam dedikten sonra çok çeşitli sobalar, klimalar var da elektriğin altından kalkamazsınız.

kendiniz yazmışsınız zaten

fanlı ısıtıcı 2000 watt
ufo 2300 watt

hepsini de maksimum konumda çalıştırırsanız ufo daha çok yakıyor.
0
killerbee
(28.01.22)
enerji çevirimi kanunu mu ney öyle bişey vardı. geçenlerde bir arkadaş açıklamıştı ama benim aklım yetmediği için bu kadar anlatabiliyorum

ısıtıcıların verdiği ısı ile harcadığı enerji hemen hemen aynıymış, böyle a sınıfı ev aletleri gibi büyük bi fark yokmuş aralarında.

tab,i fanlı ısıtıcıda bir de motoru çevirmek için güç harcanıyor, net 2000 watt ısı veren rezistanslara gitmiyor.
0
killerbee
(28.01.22)
elektrik tüketiminde avantajlı tek ürün inverter tipi klimadır. resistanslı ısıtıcılara kıyasla %30-40 verimi yüksektir. diğer tüm ürünler elektrik enerjisini ısıya çevirirken. klima dış ortamdaki ısı enerjisini içeri pompalar. yani çok farklı bir teknik kullanır. bu verim konusunda tabi dış ortam ısısı da önemli. -5 derecenin altında çoğu klima artık ısıtma yapamaz.

resistanslı ısıtıcı (ufo-fan-petek etc.) kullandığınız sürece verim değişmez. ufo kendi önünü pişirir ama arkasına pek etki etmez, petek iyi ısıtır ama ısıtması uzun sürer vs.
kullandığınız ısıtıcının watt değeri aynı kaldığı sürece verimi de aynıdır.

faturayı düşürmek için mininmum konfor seviyesinde termostatlı bir ısıtıcı kullanmanız lazım. ısıtıcı kadar mümkün olan tüm termal izolasyonu sağlamak da önemli.
0
orpheus
(28.01.22)
www.vigo.gen.tr

bununla hayatım değişti, evde bunu kullanıyorum, üstelik havayı kurutmadığı için baş ağrısı da yapmıyor. enerji tüketiminin de normal olduğunu düşünüyorum ama siz bakarsınız özelliklerinden.

istanbulda 3 hizmet penceresi sürekli açık olan 35m2 deskte kullanıyoruz, ekip çok mutlu.
0
Phoebe
(28.01.22)
konvertor isitici +1

bu cok iyi isitiyor illa ivigo almaya da gerek yok
kumtel vs gibi ucuz cozumlerde is goruyor

fanlidan da infraredden de iyi isitiyor
ama kullanim degerlerini bilmiyorum
0
foster
(28.01.22)
Konvektör araştıracağım.
İnfrared de karşısında oturmazsan bir işe yaramıyor sanki.
Kumtel fanlı kullandım kendi ofisimde, tek sorun sesi oldu, girip çıkılan dükkanda daha hızlı ısıtır diye düşündüm infrared e göre.
0
🌸Topalordek
(28.01.22)
(12)

Size bakmayan ebeveyne yaşlanınca bakar mısınız?

sankibirazsey
Sizi doğar doğmaz terk etmiş ebeveyniniz yaşlandığında, kimsesiz ve muhtaç kaldığında evinize alıp bakar misiniz? Yoksa bakımevine mi bırakırsınız? Ebeveynin zihinsel bir rahatsızlığı olduğunu da varsayalım. Akıl sağlığı yerinde değil.
Sizi doğar doğmaz terk etmiş ebeveyniniz yaşlandığında, kimsesiz ve muhtaç kaldığında evinize alıp bakar misiniz? Yoksa bakımevine mi bırakırsınız?

Ebeveynin zihinsel bir rahatsızlığı olduğunu da varsayalım. Akıl sağlığı yerinde değil.
0
sankibirazsey
(27.01.22)
beni bıraktığında akıl sağlığı yerinde miymiş? yerindeyse umurumda olmaz. değilse de çok umurumda olmaz bakım evinde kalır ama yine ara ara bakarım nedir ne değildir diye.
0
matilda
(27.01.22)
bakabilecek durumdaysam bakarım.
ya da imkânlarım dâhilinde baktırırım veya bir şekilde ucundan da olsa destek olmaya çalışırım.
bakamayacak durumdaysam çözüm ararım, yapabileceğim kadarını yaparım.

bunları yaparken görüşmemeye devam da edebilirim, ikisi farklı şeyler.
onun bana bakmamış olması onunla ilgili bir sorun, onun kendi sorunu.
pişman olup olmaması, sonradan ne düşündüğü, o süreçte onun yaşadıkları onun kendi hayatıyla, iç dünyasıyla ilgili.

benim ona bakmamsa benimle ilgili bir şey.
sevmeyebilirim, kırgın ya da öfkeli olabilirim ama beni dünyaya getiren kişi(ler) olduğu için uzaktan da olsa sahipsiz bırakmam.

edit:
"bakmak" direkt olarak elinle yemek yedirmek anlamında değil.
bir şekilde bakımını üstlenmek.
0
blatta hiberna
(27.01.22)
insanlarla ilgili duruşumuz bizim şu an hayatta durduğumuz zeminle, değerlerimizle ilgili bir şey, başkalarının geçmiş hatalarıyla ilgili değil.

mesafeli dursam da kendi insani değerlerim gereği elimi asla tamamen çekmezdim.
0
Phoebe
(27.01.22)
beni terk ettiğinde akıl sağlığı nasıldı ona göre davranırım.

eğer yerindeyse bakımevine bırakırım, aylık ücret neyse öderim.
yerinde değilse durumuma bağlı. eğer işim gücüm yoksa rahatça bakabileceksem evde bakarım, bakıma çok muhtaçsa ve ben de meşgulsem bakımevine bırakırım ama sık sık ziyaret ederim.
0
rose parks
(27.01.22)
beni terk etme sebebine bağlı. Mecbur kalmışsa elimden geleni yaparım. Bile isteye keyfi sebeplerden bırakıp gitmişse cenazesine bile katılmam.

Boşa kan bağı duyarım yok. Ona harcayacağım parayı SMA hastası çocuklara harcarım.
0
alaimisema
(27.01.22)
Bu o kadar kişiye özel bir şey ki. Onunla ilgili içiniz soğudu mu? Affedebildiniz mi? Onu hayatınıza aldığınız zaman ne hissedeceksiniz. Bütün bunları düşünmek gerekiyor. Evde hasta/yaşlı bakmak hiç kolay bir şey değil. Hele böyle zamanında size annelik/babalık yapmamış insana karşı tahammül etmek kolay değil. Eve almak kolay, evden çıkartmak zor gelir. Ben muhtemelen bakımevine koyar oradan gözkulak olmaya çalışırdım. Ki bu bile aslında külfet.
0
SiyamkedisiZorro
(27.01.22)
Terkettiğinde akli dengesi yerinde değilse, parayla birini bulur baktırırdım.
0
komando kani var bende
(27.01.22)
Huzur evleri bunun için var. Ki zaten huzur evine vereceğim para fazlasıyla yeterli olur 'bakıyorum' demek için.
0
anatomik
(27.01.22)
Valla beni dogar dogmaz terketmis birini evime de alip bakmazdim, bakimevine birakip masraflarini vs de ustlenmezdim.
0
j r r tolkien hayrani
(27.01.22)
Bakabilecek durumdaysam bakarım. Onun için hangisinin daha konforlu olduğunu da düşünmek lazım. Bazıları illa evde bakalım diyor, ama profesyonel bakamadıkları için yatak yaraları vb problemlerle uğraşıyorlar. Hastaya en az eziyet olacak şekilde ayarlamaya çalışırdım.
0
megalomaniac
(27.01.22)
Anne babaya evde bakma beklentisine oldum olası kızmışımdır. Üstelik böyle bir durumda x2 bakmazdım. Bakımevine yerleştirirdim en fazla.
0
ruhen hastayim ben
(27.01.22)
Benim üstlenebileceğim şeyler değil. Kendime bakmakta zorlanıyorum.
0
baldan kaymak
(28.01.22)
(17)

gun boyu en ne iciyorsunuz (icecek)?

my pink
ne kadar iciyorsunuz? ne zaman iciyorsunuz (kahvaltidan once, sonra, aksam vs) ve toplamda ne kadar kahve tuketiyorsunuz?ornek:sabah sukahvaltidan sonra kahveaksam yatmadan bitki cayitoplamda 2 kupa americano
ne kadar iciyorsunuz? ne zaman iciyorsunuz (kahvaltidan once, sonra, aksam vs) ve toplamda ne kadar kahve tuketiyorsunuz?

ornek:

sabah su
kahvaltidan sonra kahve
aksam yatmadan bitki cayi
toplamda 2 kupa americano
0
my pink
(26.01.22)
Sabah spordan ve is hazirligindan sonra iki kupa sade filtre kahve - bu hergun
Iste ogle yemeginden once veya sonra bir latte veya cappuccino (sadece is gunleri)
Haftada birkac gun aksam yemegi ile bir kadeh sarap, genelde bitirmiyorum bile (genelde cuma ve cumartesi aksamlari)
gun boyunca su
kirk yilin basi aksam yemeginden sonra ihlamur

Saat 2'yi gectiyse kahve veya kafeinli seyler icmiyorum.
0
sopiro
(26.01.22)
1-2 turk kahvesi
Her gun kahvaltida cay
Gun icinde latte
Yazin soda
0
mor oje
(26.01.22)
Gün boyu su, akşam da 6, 7 bardak çay.
0
ruhen hastayim ben
(26.01.22)
bol bol soguk su iciyorum, ozellikle ilk kalktigimda su icmeye dikkat ediyorum. bu aralar rooibos cayina sardim ondan iciyorum. bazen de gun icinde veya aksamlari sprite/soda vs iciyorum.

arada bir canim kahve cekiyor kahve iciyorum, sanirim canim ne isterse onu iciyormusum.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(26.01.22)
1 veya 2 kupa filtre kahve
1 soda
haftada 3-4 kere zencefil ve ıhlamur çayı
sabahları çay
ve su
0
axl
(26.01.22)
sabah kahvaltı 1 kupa çay,
iş yerine gidince sabah 1 kupa çay,
öğle yemeği sonrası 1 kupa çay,
akşam yemeği sonrası 2 kupa çay
en sonra 1 şişe beypazarı sodası.

cuma akşamları depressive times ile 1 şişe ucuz şarap.

gün içinde suda içeye çalışıyorum ama çok değil.

Tam fakir işi.
0
morcivert
(26.01.22)
uyanır uynamaz 0.5 litre su
öğle yemeğine kadar bir büyük filtre kahve
0.5 litre su
öğle yemeği sonrası bir büyük filtre kahve
zaman zaman ek olarak çay x 2-3
0.5 litre su
keyifliysem akşam yemeği öncesi ya da hemen sonrası bira ya da viski
0.5 litre su
Alabildiğince çay. (~ 3-4 kupa)
0
foolrules
(26.01.22)
sabah soguk sutlu cortado (double espresso+espresso kadar sut)
aksama kadar bol bol su (3-4lt) ve cay (1.5lt)
eve gelince veya hic cikmadiysam yatmadan once yine soguk sutlu cortado
eve geldiysem caya devam
0
nibba
(26.01.22)
3 litre su, 300-400 ml kahve, 1,5 litre çok açık çay (3 kupa 450 ml)

evden çalıştığım için tuvalete gitmek kolay :)

çaylar şunlar:
KLOOF Rooibos Tea Earl Grey
KLOOF Rooibos Tea Vanilya Aromalı
KLOOF Rooibos Tea Bal Aromalı

çok nadir ıhlamur kaynatırım ama baş ağrısı yapıyor bende. bir sürü çeşit bitki çayı karışımı var, onları da nadir de olsa demlerim.

bazı yemeklerin yanında cola zero içiyorum. ayda 4-5 kutu içiyorum sanırım.

ağır kardiyo yaptığım zaman da 1 litre soğuk suya 2 tane soğuk beypazarı maden suyunu ekleyip onu içiyorum pipetle, yavaş yavaş. damardan serum alıyormuş gibi bir his oluyor :)
0
gabe h coud
(26.01.22)
sabah kalkar kalkmaz bir bardak su
öğlene kadar iki kupa kahve, bir bardak su
gün boyu su, nadiren saat 3 olmadıysa buna bir fincan da türk kahvesi eklenir
suya devam
haftada iki üç gün akşam yemekten sonra bitki çayı

en çok su içiyorum, kahve ikinci en çok tükettiğim içecek. iki kupadan fazla tüketmemeye dikkat ediyorum, çok stresli ve yoğun bir günse bu sayı çoğalır ama nadiren. günün ikinci yarısı benim için saat 3 itibariyle başlar, o saatten sonra kahve içmem.
0
evde liyakat kalmamis
(26.01.22)
kahvaltıdan önce bir çay bardağı kefir.
gün boyunca bol bol ama gerçekten bol su.
kahvaltıda çay ama bununla ilgili de aralar vermeye çalışıyorum, örneğin 10 gün hiç çay içmiyorum.
öğlene doğru bir türk kahvesi veya filtre kahve. çay için uyguladığım ara vermeler kahve içinde geçerli.
öğleden sonra bitki veya meyve çayı ama poşet çaylardan değil. ya kurutulmuş bitkilerden (biberiye, rezene, melisa, ıhlamur gibi) ya da doğrudan meyveleri (ayva, elma, mandalin vb) demliyorum. yazın da bunların soğuk versiyonlarını yapıyorum.
alkol hiç kullanmıyorum.
0
Phoebe
(26.01.22)
sabah kapsül kahve
öğleye kadar, öğleden sonra kekik,ıhlamur,yeşil çay ve türk kahvesi
bazen akşam eve gidince kapsül kahve.
0
mikahakkinen
(26.01.22)
gun boyu su min 3litre.
IF yaptigim ve ac karnina cay midemi bulandirdigi icin ozellikle soguk havada 1 siyah 1 de meyveli cay vs tarzi seylerden.
aksam yemekten sonra da yesil cay.
kahve icmiyorum.
0
bay b
(26.01.22)
sabah 1 bardak su
kapsül kahve
işe gelince efervesanla yarım litre su
gün içinde filtre veya türk kahvesi 1 bazen 2 adet
gün boyunca su
akşam eve gelince hafta içi 4-5 haftasonu 8-9 bira
0
kumandanim
(26.01.22)
Sabah su
Kahvaltıda çok az çay
Kahvaltıdan sonra kahve
Gün içinde 3-4 kupa filtre kahve bazen 1-2 nescafe
Akşam 1-2 bardak çay veya bazen bir kupa bitki çayı
Günde 2 litre su
0
sevilen progressive türkücü
(26.01.22)
filtre kahve.
su.
bulursam americano.
evde ve kışın boş günse bira.
0
rewlack
(26.01.22)
sabah kahve
gün boyu 2 litre kadar su
akşam yemeğinden sonra türk kahvesi
akşam rakı
0
brakgn
(26.01.22)
(21)

Arkadaşınızın yerine iş görüşmesine katılır mısınız?

vestasy
Çevremde sık sık İngilizcesi olmayan arkadaşlar onların yerine Skype üzerinden iş görüşmelerine kamera açmadan girmemi istiyor. Ben de bir bahane söylemek istemediğim için açıkça böyle bir şeye dahil olmak istemediğimi söylüyorum ve çok acayip tepkiler alıyorum. Zaten herkes böyle yapıyormuş iş görü
Çevremde sık sık İngilizcesi olmayan arkadaşlar onların yerine Skype üzerinden iş görüşmelerine kamera açmadan girmemi istiyor. Ben de bir bahane söylemek istemediğim için açıkça böyle bir şeye dahil olmak istemediğimi söylüyorum ve çok acayip tepkiler alıyorum. Zaten herkes böyle yapıyormuş iş görüşmelerini, benim özelliğim neymiş ki yapmıyormuşum, kalifiye bir insanın İngilizce bilmemesi sorun olmamalıymış, sadece bir anlık idare etsem ne çıkarmış. Merak ediyorum, siz böyle şeyler yapıyor musunuz? Çok yaygın mı bu?
0
vestasy
(25.01.22)
ilk defa duydum ve açıkcası bana çok saçma geldi.
0
mirty
(25.01.22)
Ben hiç kamera açmadan görüşmek isteyen yere de denk gelmedim.
0
mysticriver
(25.01.22)
İlk defa duydum da, ayıp yav. Dolandırıcılık resmen.

Bana böyle bir şey sorsalar önce azarlar, ikincide de muhabbeti keserdim muhtemelen.
0
plutongezegendegilmi
(25.01.22)
Bunlardan kamera açmadan istiyorlarmış, öyle diyorlar. @mysticriver
0
🌸vestasy
(25.01.22)
kamera açmadan skype görüşmesi mi? telefonla konuşmaktan ne farkı var? bayağı saçma ve anlamsız.
0
rose parks
(25.01.22)
ilk defa duydum ve mümkün değil yapmam.
0
gabe h coud
(25.01.22)
Komikmiş :)

Bence önünüzde CV olsun, görüşmeye girin ve işi alın. Ondan sonra da bunu isteyen kişiyi konuşamadığı bir dildeki işle başbaşa bırakın :)
0
dreamnesiac
(25.01.22)
ilk defa duydum ve saçmalık. adam sana geçmişini yaptığın işleri kişiliğini falan soracak ne anlatacaksın?

ses farklılığı da var hem. saçmalık yahu. trip atan arkadaş ayrı gerizekalı.
0
jelly bear
(25.01.22)
Ilk kez duydum
Ben olsam yapmazdim. Etik degil. Kalifiye bir insan Ingilizce ogrenmek icin caba gostermeli.
0
my pink
(25.01.22)
yapmam, yapandan da haz etmem.
0
selam
(25.01.22)
bu uygulamada nasıl mümkün olabilir ki? görüşmeyi baştan sona ingilizce konuşacak olan ikinci kişi mi götürecek yoksa tam ingilizce konuşulacağı zaman araya mı girecek? her iki durumda da saçma değil mi? ayrıca hadi girildi diyelim, yukarıda dendiği gibi kişisel sorulara ya da işle ilgili sorulara nasıl cevaplar verilecek?
0
rahip janick
(25.01.22)
rezil etme kendini bence.
0
baldur2
(25.01.22)
ilk kez duydum. bilmiyorsa bilmiyordur gitsin öğrensin. nitelikli dolandırıcılık işine girer. asla böyle bir işe bulaşmazdım.
0
golgi aygıtı
(25.01.22)
size böyle tepki gösterenler sonra twitterde kpss puanına rağmen atanamayanlarla ilgili torpile lanet okuyan, duyar kasan ikiyüzlüler.

kendi etik değerleriniz çerçevesinde davranarak en doğru olanı yapıyorsunuz. belki de geliştirilebilecek tek noktanız size böyle bir soruyu soracak ama daha önemlisi sonrasında carlayacak cüreti buldukları iletişim şeklinizi bir gözden geçirmek olabilir.
0
Phoebe
(25.01.22)
Hiç kusura bakmasınlar da İngilizce bilmeyen biri, hiç bir meslekte o kadar da kalifiye değildir. Bugün marangozlar dahi internetlerde dünyanın öbür ucunda ne gibi yeni yöntem var onu takip ediyorlar. Daha verimli, daha iyi iş çıkarmaya çalışıyorlar.

Doğrusunu yapmışsınız, ve böylelerine kesinlike prim vermemelisiniz.

Şahsen böyle bir talep hiç almadım, sanırım insanlar kabul etmeyeceğimi biliyorlar^^

İngilizcesinin yeterince akıcı olmadığını düşünen bir arkadaşıma hazırlanmasına yardım etmişliğim, prova etmişliğimiz var. Bunları normal buluyorum. Hepsi de işi aldılar :)

Bi anlık idare etseniz ne çıkarmış, saçma bir önerme. Uzaktan işe alım yapan bir çok işletme, içerdeki paydaşların da dinleyebilmesi için kayıt alıyor. 3 gün sonra bir yerde denk gelirsiniz, birisi sesinizi tanır vesaire. Basınıza bir sürü iş.

Hiç gerek yok böyle şeylere.
0
kaptankedi
(25.01.22)
ik cıyım, ben bile ilk defa duydum.

2 yıldır full remote işe alım yapıyoruz, ama bir bahaneyle lkamera açmayan adayla mutlak 2. görüşmeyi yapıp tekrarlarım, pc kamerası uygun değilse whastapp üzeirnden başlayalım dilerseniz hem birbirimizi görmüş oluruz, sonra pc ye geçebiliriz vs.. derim.

kalifiye bir insan ingilizce bilmiyorsa, görüştüğü pozisyon ingilizce gerektiryorsa, sandığı kadar kalifiye değildir + 1
0
benaslinda
(25.01.22)
çok saçma. kamera açmadan iş görüşmesi mi olurmuş. ayrıca yapmak istemediğin bir iş için hesap sorup sitem etmeleri iğrenç. salla gitsin.
kalifiye bir insanın ingilizce bilmemesi sorun olmamalı diye sana değil işe alacak kişiye söylesinler bence :)
0
dafuq
(25.01.22)
Bir arkadaşım rica etse yapardim tas atıp yorulmiyacagim falan derdim ama benim özelliğim neymiş ki yapmıyormusum ya da şöyle yapsan ne çıkarmış vidi vidi yapsalar kesseler yapmam
0
all girls dream
(25.01.22)
kalifiye bir insanın ingilizce bilmemesi sorun olmamalı diye işe alım yapan firmaya söylesinler bu cümlenin muhatabı siz misiniz yav hahahaha

başıma daha önce böyle bir şey gelmedi, etik bulmuyorum ama çok yakın bir arkadaşımsa muhtemelen yaparım. etik kurallar karın doyurmuyor. işi aldıktan sonra yaşayacağı sorunları göze alıp böyle bir teklif sunuyorsa gerçekten gözünü karartmış der, yardımcı olurum. bunu yapacağım max 3-5 kişi vardır hayatımda, onlar da böyle tekliflerle gelecek insanlar değil.
0
coldegezenkutupayisi
(25.01.22)
Aşırı ayıp. Cambly öner, üye olsunlar 1 sene sonra kendileri katılır mülakatlarına.
0
lcha
(25.01.22)
Yani hadi kamera açmadılar, sesten de mi tanınmayacak?
0
d max
(31.01.22)
(7)

Ayrılık sonrası, dertleşme isteği

Carlito Brigante
37 yaşındayım. 5 yıllık bir ilişkim bitti geçen gün. yok denilecek kadar az (belkide 1-2 kişi) arkadaşım var. Onlar da sürekli uygun olmuyorlar. İçim çok dolu. anlatmak istiyorum ama kime anlatacağımı bilemiyorum. Anonim de olur kim olursa artık. Var mıdır bu tür bir platform
37 yaşındayım. 5 yıllık bir ilişkim bitti geçen gün. yok denilecek kadar az (belkide 1-2 kişi) arkadaşım var. Onlar da sürekli uygun olmuyorlar.

İçim çok dolu. anlatmak istiyorum ama kime anlatacağımı bilemiyorum. Anonim de olur kim olursa artık. Var mıdır bu tür bir platform
0
Carlito Brigante
(24.01.22)
Maalesef çoğu kişi dinlemek istemez bunu. Bunun için :

Psikoterapi, yaş danışmanlığı.
0
jackyr
(24.01.22)
@jacjyr

Vardır illa birileri diye düşünüyorum. vardır ya.
0
🌸Carlito Brigante
(24.01.22)
buraya yaz işte
0
selam
(24.01.22)
Yazsana merak ettim
0
abuzer
(24.01.22)
Geçmiş olsun, anlat dinleriz(okuruz) Elden ne geldiyse
0
lcha
(24.01.22)
yazarsanız okuruz, destek olmaya çalışırız. çok oldu burda böyle hikayeler :).
0
Phoebe
(24.01.22)
connected2me tarzı anonim muhabbet etme sitelerinde bu tarz çok insan vardı eskiden, dene derim.
0
roket adam
(24.01.22)
(2)

izmir'de otel önerisi

yabiraksimdi
merhaba arkadaşlar, kardeşimin nişanı için bir cumartesi gecesi izmir'de konaklayacağız.anne babamla da kalabileceğim, güvenilir, bornova tarafına max yarım saat uzaklıkta olan bir otel öneriniz olur mu?kesinlikle lüks aramıyoruz, 1 gece idare edecek kadar temiz ve güvenilir olsun yeter.adı olan ote
merhaba arkadaşlar, kardeşimin nişanı için bir cumartesi gecesi izmir'de konaklayacağız.
anne babamla da kalabileceğim, güvenilir, bornova tarafına max yarım saat uzaklıkta olan bir otel öneriniz olur mu?
kesinlikle lüks aramıyoruz, 1 gece idare edecek kadar temiz ve güvenilir olsun yeter.
adı olan oteller bir oda için min 600 TL istiyorlar.
bize iki oda lazım ve toplam bütçemiz 600 TL civarı.
0
yabiraksimdi
(22.01.22)
bayraklı hilton,
adının hilton olduğuna bakmayın fiyat makul ve temiz uygun.
0
erty_ksk
(22.01.22)
bornova öğretmen evini sorabilirsiniz lüks aramıyoruz diyorsanız.

rois otelin fiyatını bilmiyorum ama kalanlar memnun.
0
Phoebe
(22.01.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.