Giriş
(2)

Sokaga cikma yasaginda muzeler

kuehles blondes
Merhaba, Istanbul’da pazar gunleri muzeler acik mi? Aciksa hangileri acik/kacla kac arasi acik biliyor musunuz? Soyle bir link buldum; https://muze.gov.tr/duyuru-detay?Id=78Ama haberin girilme tarihi vs olmadigi icin ne kadar gunceldir, hala gecerli midir hic anlamadim. Tesekkurler!
Merhaba,

Istanbul’da pazar gunleri muzeler acik mi? Aciksa hangileri acik/kacla kac arasi acik biliyor musunuz?

Soyle bir link buldum;

muze.gov.tr

Ama haberin girilme tarihi vs olmadigi icin ne kadar gunceldir, hala gecerli midir hic anlamadim.

Tesekkurler!
0
kuehles blondes
(24.03.21)
hem kültür bakanlığı hem milli saraylara bağlı müzeler pazar günü açık. ancak yabancılar, turistik seyahat için gelmiş olanlar, özel izni olanlar vesaire ziyarete gidebiliyor.
0
Phoebe
(25.03.21)
biz özel izin alamayız değil mi:(
0
ShadowOfMoon
(25.03.21)
(13)

Geçmişi çok özlemek...

digits
Etkisinden bir türlü kurtulamıyorum. Özellikle 99-2007 arası lise ve üniversite yıllarımı.. Bazen iş çıkışı liseyi okuduğum okula, sınıfa gidip kendi sırama oturmak, o havayı tekrar istiyorum. Hafta içi izinli okduğum bir gün okufuğym fakülteye gidip derse girdiğim sınıfları dolaşmak istiyorum. Evd
Etkisinden bir türlü kurtulamıyorum. Özellikle 99-2007 arası lise ve üniversite yıllarımı.. Bazen iş çıkışı liseyi okuduğum okula, sınıfa gidip kendi sırama oturmak, o havayı tekrar istiyorum. Hafta içi izinli okduğum bir gün okufuğym fakülteye gidip derse girdiğim sınıfları dolaşmak istiyorum. Evde yalnız kalınca geçmişe çok özlem duyuyorum. O dönemdeki şarkılara, filmlere, boktan dizilerine bile... 2015 ten sonra dayatılan hayata, teknolojisine, adaletsizliğine, ülkesine, insanına hiçbirşeye katlanamıyorum...

Neden böyleyim?
0
digits
(16.03.21)
Benzer hisleri yaşıyorum. Şimdinin boktan olması geçmişi daha da özletiyor. Sanki bir illüzyon gibi geçmiş mutlu ediyor
0
olaylar olaylar
(16.03.21)
Gencliginize ozlem duyuyorsunuz sanki. Ki kime sorsaniz "eskiden daha guzeldi" der. E cunku eskiden genctin :))
0
brkylmz
(16.03.21)
Şuanki hayatınız daha iyi olmadığı için. Normal.
0
diffarentiationation
(16.03.21)
Gelecekten umudum olmadıkça ben de senin gibi geçmişi özlüyorum. Bunu sadece meşguliyetle kırabiliyorum. Bunu yapmak da çok bunaltıyor çünkü bazen yaptığım şeyde zorlanıyorum.
Keşke böyle yapmasak, melankoli çok zararlı. Hayatında varlığıyla umut verecek kişiler olmalı. Belki bu bir nebze azaltacaktır.
0
sevilen progressive türkücü
(16.03.21)
@brkyılmz

Hayatımda en çevik ve güçlü olduğum dönem şimdiki yaşım. Saçlarım biraz beyazladı evet ama ben içinde bulunduğum ortamı benimseyemiyorum. Z kuşağı ile ömür mü geçer. X kuşağı yaşlanıyor. Onlar için üzülüyorum. Teker teker kanser oluyor ya da kalp krizi geçiriyorlar. Y kuşağı olarak arada kalmış hissediyorum.
0
🌸digits
(16.03.21)
@ sevilen

pandemi olmasaydı bisiklet ile gidiyordum uzaklara. Haftasonu kısıt olduğu için gidemiyorum da...
0
🌸digits
(16.03.21)
@olaylar

Herşey boktan. Nasıl böyle bir zamana geldik? Savaş olsa cepheye gitsem 100 yıl önce daha çok umudum olurdu. Savaş bitecek. Özgür olacağız ya da şehit olacağız diye...
0
🌸digits
(16.03.21)
hafızan geçmişe dair b.ktanlıkların üstünü örtüyor, siliyor, seni, hepimizi ayakta tutan, yaşamaya iten şeylerden biri bu.

15 yaşındayken geçirdiğin 1 sene tüm yaşamının yüzde 6,5'i iken, yani pastada devasa bir dilime sahipken,
40 yaşındayken geçen 1 sene, ömrünün yüzde 2,5'i.
haliyle geçmişteki 1 senen, şimdiki 1 senenden daha çok tesir bırakmış oluyor üzerinde-> (bkz: melankoli)

böyle birkaç sebebi daha var
0
esref
(16.03.21)
@diffarent

Evet.Şimdiki hayatımız daha iyi değil. Tespitiniz içinde bulunduğum duruma ışık tuttu. 90 larda çocuk olanın şimdiki yıllarda hayatı nasıl iyi olsun?
0
🌸digits
(16.03.21)
@esref

15 yaşında yokluk, aile içi şiddet, kötü insanlarda vardı hayatımda ama gelecek için hep bir umudum vardı. Yaşamaktan haz alıyorsum. İnsanlar ve ilişkiler daha samimiydi. Şimdiki sosyal medya ve sahte yüzler black mirror dizisindeki hapsolmuş karakterler givi...2020 lere hapsoldum. Kurtulamıyorum bu karamsarlıktan...
0
🌸digits
(16.03.21)
filteria
(16.03.21)
Bugunune odaklanarak asabilirsin. soylendigi gibi insanlar gecmise yonelik sadece iyi seyleri hatirlama egitiminde. Ben de 90'larda cocuktum ama zerre ozlem duymuyorum o gunlerime. Bir kere asiri fakirdik ve gerek ilkogretim gerek lise de sinif arkadaslarim cok igrenc insanlardi. Yani o donem otomatik daha iyiydi diye bir sey yok, bu cogunlukla senin algin. Kendi parami istedigim yere harcayabilmenin, istedigin saatte yatip kalkabilmenin, sadece istedigim insanlarla takilabilmenin ozgurlugunu asla degismem.
0
hot potato
(16.03.21)
sürekli dikiz aynasına bakarsan kaza yaparsın. geleceğe dönük olmalı insanın yüzü. değişim ve dönüşüm kaçınılmaz olmasaydı biz insanlarda varolamazdık şu anda. bu kadar romantik anlamlar yüklemeye gerek yok ne geçmişe, ne de değişim ve dönüşüme. şu anki realiteye de bu kadar olumsuz anlam yüklemek doğru değil. negatif zibilyon tane şey var mı hayatta, evet var. ama olumlu da zibilyon tane şey var. pandemi ne kadar kötü etkiledi hepimizi ama o black mirror gibi dediğimiz teknolojiler olmasa sevdiklerimize sarılamamanın yanısıra onların yüzlerini görmeye dahi hasret kalacaktık.

sosya medyayı kullanıp kullanmamak bir tercih. ya da nasıl kullandığınız da aynı şekilde. paylaşımlarını sahte bulduğunuz insanları, iş arkadaşlarınızı, kırk yılda bir katıldığınız bir etkinlikteki berkeyle merveyi eklemeyin. gerçek hayatta sizde karşılığı olan insanlarla iletişiminiz olsun sadece sosyal medyada.

her anlamda sadeleşmek iyidir (insan, eşya, zihinsel yük, çeşitli uayrıcılar vb). anksiyeteyi, melankoliyi, pesimist bakış açısını çok önemli ölçüde azaltıyor, iç huzuru artırıyor.
0
Phoebe
(17.03.21)
(16)

her şeyi paylaşma zorunluluğu

duyurukullanıcısı
bir yere gittin instagrama story, postgünde iki üç twitişle ilgili makale paylaş milleti ekle linkedinyetmezz medium da yazyoutube'a 3-5 sosyal veya mesleki video atfacebook'tan komikli şeyler paylaşya yoruyor ya. bunları yapmayınca adam geliyor neden sen x'i yapmıyorsun yapmazsan insanlar seni nası
bir yere gittin instagrama story, post
günde iki üç twit
işle ilgili makale paylaş milleti ekle linkedin
yetmezz medium da yaz
youtube'a 3-5 sosyal veya mesleki video at
facebook'tan komikli şeyler paylaş

ya yoruyor ya. bunları yapmayınca adam geliyor neden sen x'i yapmıyorsun yapmazsan insanlar seni nasıl tanıyacak diyor.

bunun nasıl önüne geçebiliyorsunuz?
0
duyurukullanıcısı
(15.03.21)
İhtiyacın yoksa yapma kanka. Sana bir katkısı olacağını düşünmüyorsan hakkaten yorucu işler. Ben de bir köy evinde tüm bunlardan uzak kendi halimde yaşamak isterdim. Ama gel gör ki şartlar el vermiyor.
0
olaylar olaylar
(15.03.21)
Ben yapmıyorum, insanlar da beni tanımıyor. Herhangi bir sorun yaşamadım bu yüzden. Çok tanışmak isteyen gelsin konuşsun.
0
plutongezegendegilmi
(15.03.21)
Yapmıyorum, tanımasınlar.
0
ruhen hastayim ben
(15.03.21)
hiçbirini yapmıyorum, kimse beni tanımıyor. böyle daha güzel değil mi hayat? yalnızca istediklerinle iletişimde kalıyorsun. zorunda kaldıklarınla değil :)
0
sivilceli ergen
(15.03.21)
sosyal medya mefhumu kabaca 2010'da başladı. öncesinde insanlar tanımıyor muymuş birbirlerini? ne kadar sığ düşünce.
0
sanzelize canavari
(15.03.21)
facebooku gruplar dışında kullanmıyorum. instagramdan ve twitterdan birşeyler paylaşmayı bıraktım. hayalet ol, sadece takip et. son 1.5 senem böyle geçti. birşey kaybetmiyor insan.

asıl zor ya da zora giden şey, sen elini kolunu sosyal medyadan çekince arkadaşlarının bile hal hatırı kesmesi. tek olay bu bence.
0
false pretension
(15.03.21)
hiçbir sosyal medya hesabımı kendi adımla açmıyorum, işyerinden gelen "paylaşalım" baskısını hesabım yok diyerek reddediyorum. tamamen anonim kaldığım için bulmalarına imkan yok zaten.

zamanında çok dertli olduğum bir konuydu, bulabildiğim tek çözüm yolu bu oldu. (hesap açın diyen de oldu ama çok ısrarcı olmadılar)
0
south park in kapusonlu uyesi
(15.03.21)
Bunu bir güç gösterisi sananlar var malesef. Deli gibi para harcıyorlar sosyal görünebilmek adına. Borç ödemekle geçen ömürleri var.
0
Cruyff
(16.03.21)
pek story atmam, post daha nadir
twitter ım yok
işle ilgili makale yazarsam paylaşıyorum
medium ne bilmiyorum
youtube a video atmıyorum
facebook ta son gonderim 2018 yılından, cogu insanın da oyle zannediyorum.

evlendiğimi ogrenen universite arkadaşım "e instagram da yok? soyismini de değiştirmemişsin? neden??" diye hesap sorduydu. çok ilgilenmiyorum takmıyorum. keske instagramımı kapatabilsem ama bagımlılık oldu sanırım
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(16.03.21)
birkaç sene önce minibus yolculuğu yaparken bir eleman denk geldi. laflarken aynı kampüste olduğumuz ortaya çıktı. instagrama ekletti kendisini. benim profilime bakıp asosyalmişsin demişti. çok fazla gönderi olmadığı için...
0
Battalgazininintikaml
(16.03.21)
Bana hava atmak gibi geliyor, karakterime uygun değil hayatımı low profile yaşamayı seven biriyim o yüzden kullanmıyorum

Karakter meselesi iyi ya da kötü değil bazı insanlar da dışa dönük paylaşımcı bundan keyif alıyorlar, paylaşsınlar sevdiklerim takip ettiklerim de var
0
freebird5406_2
(16.03.21)
yukarıda yazdıklarını insanlar sanal olarak network kurmak ve/veya bu networku ayakta tutmak için kullanıyorlar. böyle bir amacın varsa ve bu amaçla yapıyorsan sorun yok. hatta ne yazık ki özel sektörün ciddi bir bölümünde olmazsa olmaz gözüyle bakılıyor.

böyle bir amacın yoksa gereksiz
0
yemrem
(16.03.21)
öncelikle (bkz: dopamin detoksu)

bu biraz yaşla ilgili belki de. ben 30 yaşındayım. 25'lerimde öyle bir baskı var gibiydi. sanki çevremde herkes bir şeyler paylaşıyordu ve ben o kadar sosyal olmama rağmen birileri çok daha sosyalmiş ve ben eksikmişim, hayatı kaçırıyormuşum gibi hissediyordum. oysa paylaşılan içeriklerin çoğu bomboş ve ben bir çoğundan daha değişik şeyler yapıyorum. mesela kız eve mcdonalds söylemiş, fotoğraf atmış. büyük başarı, artı gerçekten ilginç bir hobiyle bizi tanıştırdığın için teşekkür ederiz. ha bunu da paylaşsınlar tabi, ben sırf arkadaşımın uzun süredir görmediğim yüzünü, yumuşamış patates kızartmalarıyla dolu ağzını gördüğüm için bile sevinirim ve beğenirim ama bir yandan da acırım, yazık, ilgi görememiş demek ki yeterince ve ilgiyi sosyal medyada arıyor.

aslında bir anlamda haklısın, daha çok şey paylaşan insan daha çok tanınıyor ve unutulmuyor. ama hem kaliteli olup hem tanınmak önemli. gerçekten işe yarar şeyler yapıp paylaşıyorsan kaliteli biri olarak tanınırsın. yoksa boş boş evim, arabam, vücudum, kahvem, kahvaltı sofram, çocuğum, kedim falan paylaşıyorsan bana varoşluk gibi geliyor. mesela pınar diye bir arkadaşım. uzun süredir görmedim ama neler yaptığını paylaşımlarından rahatlıkla takip edebiliyorum. şu dönem "özlemedik mi" temalı bikinili yaz tbt'leri paylaşıyor. kız sürekli aklımda. ama ne şekilde aklımda? "amaan pınar da ne boş beleş biri ya."

ben de çok fazla şey yapıyorum. bazen milletin paylaştıklarını görünce ben yaptıklarımı paylaşsam influencer bile olabilirdim diye düşünüyorum hatta. ama senede belki 2 şey paylaşıyorumdur instagramdan. "bakın bakın, bana bakın, ne kadar değişik bir hayatım var!" demek çok çocukça ve ilgi manyaklığı gibi geliyor çünkü. bunun yanında, aklıma da asla gelmiyor açıkçası bir şey yaparken fotoğrafını paylaşmak. anı yaşıyorum. ne demişler, "karpe diyem başka da bir şey demiyem." hihih.

özetle, sosyal medyada habire paylaşım yapanların birçoğundan çok daha hareketli yaşamama rağmen, bunları paylaşıp beğenileri kendime bir dopamin kaynağı haline getirmediğim için mutluyum. aldığım beğenilerden çok o anda onu yapıyor olmak bana keyif verebilmiş demek ki. helal olsun bana.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(16.03.21)
anahtar nokta adam geliyor "sen x i yapmıyorsun" diyor ya, kimsenin böyle şeyler söyleyebileceği bir alan açmayacaksınız. ola ki açtınız eskaza, o zaman zihninizdeki dış seslere diyeceksiniz ki bi kapa çeneni, burası benim zihnim, benim dünyam, ben nasıl mutlu ve huzurluysam öyle yaşama gayreti göstereceğim.

ne kadar az app/uygulama/üyelik, o kadar yüksek iç huzuru. aynı şey bu film gösterim platformları vesaire içinde geçerli, ciddi bir içerik zehirlenmesi var ortada. hiç birine üye olmadım. varsın şu an popüler olan diziyi 6 ay sonra izleyeyim veya hiç izlemeyeyim. ya da varsın insanlar beni tanımasın, so what yani?

işle ilgili paylaşım yapma durumunuzu hariç tutuyorum.
0
Phoebe
(16.03.21)
bu biraz sizin kendiniz nasıl konumlandırdığınızla alakalı.

hatırı sayılır miktarda video ve fotoğraf makinem var. iyi geziyorum fena değil. ama instagram hesabım yok. gittiğim hiçbir yerde hiçbir fotoyu instagrama yükleme ihtiyacı hissetmedim. benim için instagram yok.

twitter'a her gün giriyorum. güncel neler var gündeme bakıyorum. ekşiye her gün yazıyorum. daha bir tweet atmış değilim.

facebook'ta herkes gibi ben de zamanında ilkokul arkadaşımı buldum sonra o da facebook'ta kaldı. şifremi bile hatırlamıyorum.

neredeyse her gün video çekiyorum. youtube hesabım yok. youtube benim için şarkı dinleme ortamı. spotify gereksiz. ilgimi çeken kanalları takip ediyorum. bir gmail hesabıyla mutluyum.

sosyal medya ihtiyacı uydurulmuş ve abartılmış bir ihtiyaç. yani araba kullanmayı seviyorum ama illa kendim araba yapacağım diye bir durum yok. bu da biraz öyle. izle, oku, geç. instagrama foto atmazsan ne kaybedersin. hiçbir şey. kimsenin retweetlerine ya da instagram beğenilerine muhtaç bir yaşam sürmüyorum.
0
elestirman
(17.03.21)
instagramda takipçim takip edilen sayılarım eşit. tek fotoğrafım var. bir de erkek arkadaşımla atakuleye gitmiştik atakuleyi çektiğim sabit bir hikaye var. instagramda düzenli oalrak hikaye paylaşmam. erkek arkadaşımla çok gezeriz ama hiç birlikte fotoğraf koymam. çok nazarcı şerefsiz var bir de cidden ihtiyaç hissetmiyorum. çok asosyalim instagramda

ama twitter öyle mi... anonim bir hesabım var, aşırı eğleniyorum kendimi buluyorum sadece erkek arkadaşım ve kardeşim ekli tanıdık olarak. günüm twitterda geçiyor

sürekli hikaye twit paylaşan fenomen olmaya özenen yavşaklara da gülüyorum.
0
Hallegadola
(17.03.21)
(2)

2008 öncesi kadın cinayetleri verisi

owaki
türkiye için, bulamıyorum. nereden bulabilirim anitsayac.com burası 2008 son
türkiye için, bulamıyorum. nereden bulabilirim anitsayac.com burası 2008 son
0
owaki
(13.03.21)
kısır bir veri de olsa

www.dogrulukpayi.com
0
uuth
(13.03.21)
Kadın dernekleri federasyonuna sorulabilir belki.
0
Phoebe
(13.03.21)
(9)

İzmir’de depreme dayanıklı semt mi bina mı? Nereyi seçmeli?

medre
30 Ekim’deki depremde Bayraklı Manavkuyu’daydık. Kirada oturduğumuz binaya bir şey olmasa da yaşanan ağır travmalar, ölen komşular ve etrafımızda yıkılan onlarca bina sonrası evi boşalttık ve başka şehirde ailemizin yanına geldik. Aylardır burdayız. Yakınlarını kaybedenlere başsağlığı diliyorum. Şim
30 Ekim’deki depremde Bayraklı Manavkuyu’daydık. Kirada oturduğumuz binaya bir şey olmasa da yaşanan ağır travmalar, ölen komşular ve etrafımızda yıkılan onlarca bina sonrası evi boşalttık ve başka şehirde ailemizin yanına geldik. Aylardır burdayız. Yakınlarını kaybedenlere başsağlığı diliyorum.

Şimdi artık yeniden ev bulma zamanı (çıldıran emlak piyasası da cabası) Karşıyaka düşünüyoruz ama oranın da depreme dayanıklı olan ya da olmayan bölgeleri var. Ya da zemin depreme dayanıksız olsa da bina yeni. Herkes dağlara orlardaki sitelere gidin diyor ancak arabamız yok küçük bebeğimiz var ve bizim için hayata daha yakın olmak önemli.

Sevgili İzmirliler maksimum 3000₺ bütçe ile siz olsanız nerde ev arardınız?

Buca olmaz, Karabağlar çok karışık. Hatay Nokta gibi sıkışık bölgeler bize uygun değil. Hem İzmir havası olsun hem çok bina bina olmasın hem en önemlisi taş gibi sağlam zemin ve bina olsun istiyoruz. Bebeğimiz güvenle büyüsün, güzel bir yuva kuralım istiyoruz. Teşekkürler.
0
medre
(04.03.21)
hayatın içinde olmak deyince aklıma sadece Atakent Bostanlı mavişehir geliyor. Uzman değilim elbette ama bu bölgede 10 yaşı geçmeyen, düzgün bir firmanın yaptığı evlerde bence oturulur. Mavişehir ve yalı mahallesindeki yüksek katlı siteler de (parkyaşam, Soyak gibi) sanıyorum ki gevşek zemine rağmen sağlam yapılmıştır. Ben de bu bölgede oturuyorum, onca depremde hiçbir şey olmadı neyse ki. Ailem de Bostanlı’da oturuyor, 2000 model Gültekin inşaat üretimi bir binada, onlarda da hiç sıkıntı olmadı. Yetersiz bir istatistik biliyorum ama verebileceğim tavsiye bu.

Bu bölgeler dışındaki yerler bana cazip gelmiyor. Göztepe tarafı çok sıkışık, alternatifsiz, trafiği nispeten daha kötü, park yeri problemi de keza öyle. Alsancak desen evet hareketli ama yapılar çok eski, trafik ve park sorunu bitmez. Karşıyaka tarafında da trafik oluyor ama tramvay ve özellikle vapur eve ulaşımı çok kolaylaştırıyor. Yayılabilecek yeşil alan daha fazla, gidilebilecek standart üstü kalitede mekan da daha çok.

O bütçeyle mavişehirde 2+1 bulunur bu arada. Yeni binalarda altyapı problemi de yaşamazsınız, kapınıza kadar fiber gelir, elektriğiniz kesilmez vesaire.

Ekleme: egepark çevresindeki emlakbankası bloklarını hariç tutuyorum, onlar fazlasıyla yaşlı, her yağmurda yolları batar, göle dönüşür. Mavişehirden kastım dudayev bulvarının kuzeyinde/Anadolu caddesinin güneyinde kalan, Koçtaş mavişehir’le sonlanan alan.
0
orient blue
(04.03.21)
bostanlı'da mesela iskele karşısındaki caddedeki iş bankası üstündeki binayı yıktılar. orada fotoğrafçı da vardı karşı cephesinde. o binayı da yıktılar. ama o civarlarda bir tane bile çatlağı olmayan evler var. yine o civarlarda kentsel dönüşüme uğramış, 1-2 sene önce inşaatı bitmiş evler de var.

mesela 2003 depremine gaziemirde yakalandım, lojmanlar dandikti ve orta hasar aldı (10 katlı bazılarını ilerleyen zamanlarda ağır hasardan yıktılar). 2005 deprem fırtınasına güzelyalı sahilde yakalandım, orta kalite bina, az hasar aldı (orta hasarlı olup yıkılmayan bina da var yakın çevrelerinde). 30 ekim depreminde ise karataş'ta (direkman sahil) son olarak ailemin oturduğu 75 yapımı evde hiç bir şey yoktu. hatta o çevredeki hiç bir evde bir şey yoktu.

bence ilk önce işiniz, gücünüz, ulaşım kolaylığınız ve etraftaki imkanlar olmalı. sonra da bina ve daireyi özel olarak incelersiniz.

mesela ben karataş veya bostanlı tercih ederim. genel olarak ideal yerler benim için.

"Hem İzmir havası olsun hem çok bina bina olmasın hem en önemlisi taş gibi sağlam zemin ve bina olsun istiyoruz. " zemini iyi olmasa da güzelbahçede az katlı, sitelerimsi evler var, oturulabilir.
0
rain when i die
(04.03.21)
F.altay mimkent'e bir bakın mutlaka derim. Kalıp tünel betonarme ve tamamen kayalık zeminde , dikine yapılaşma ama park yeri vs sorunu nispeten daha az. Otoban giriş çıkış , güzelyalı sahiline 3 dakika mesafede , bütün güzergahlardan kaçış yeri olabilen , keşmekeşi az bir yerleşim yeri.
0
synax
(05.03.21)
Gaziemir Irmak Mahallesi
Gaziemir, zemin olarak sağlam, Irmak Mah ise çok ferah çok iyi
3000₺ mutlaka bulursunuz. Bende burada oturuyorum, ve satın almak üzere ev arıyorum bende. Ama kiralık işi satılıktan daha kolay.
0
etna
(05.03.21)
Oyak yamaçevler yaz Google'a. Tüm İzmir yıkılmadan çökerse gel yüzüme tükür. !0 dakikada bir dolmuş var Karşıyaka merkeze 10-15 dakika.
0
Mirket
(05.03.21)
Deprem oldurme bina oldurur.

Oturacagin yapinin saglam olduguna emin olduktan sonr her yerde oturabilirsin
0
kaiserr76
(05.03.21)
Bostanlı önerisi yapanlar Bostanlı'nın zemini, zeminin geçmişiyle ilgili hiçbir fikre sahip olmayanlar sanırım. O hat üzerinde çok çok iyi bir firma tarafından yakın zamanda yapılmadıysa güvenmeyin lütfen. Çocuk demişsiniz, gelecek demişsiniz.
0
adivar
(05.03.21)
çok geçmiş olsun. bizde manavkuyu'da ofisimizi kaybettik. anlıyorum şu anki endişenizi zira ben de yeni ofis için aynı ikilemdeyim.

yeni girne medikalparkın orda oturuyorum. her yere yakınım, evimin 3 tarafında da park olan bir sokaktayım, binalar karşıyaka ve bostanlıya göre çok daha yeni, birbirinden uzak, ferah bir alan. depremde de en az hasar alan bölgelerden biri oldu. dağlardaki siteler kadar uzak değil ve karşıyaka ve bostanlının hengamesinden o dipdibeliğinden de uzak. tüm banka şubeleri, büyük marketler vesaire var. sorunuz olursa mesaj atabilirsiniz.
0
Phoebe
(05.03.21)
mustafa kemal mahallesine bir bakmanizi öneririm, arkadaslar söylemis oyak yamacevleri ve üstünde siteler var. her sitenin parki, yakinda kresler var. minibüs otobus ile bostanliya 15 dakikada iniyorsunuz. kiralar 2500-3000 civarinda degisiyor.
0
spivak
(05.03.21)
(18)

7 yıldır yoklayan eski sevgili

yarey
Eski sevgilim (o kadın, ben erkek) yaklaşık 7 senedir her 6 ayda bir yokluyordu beni, mesaj atarak.Ben hic cevap yazmıyordum. Biliyorum yani tünelin sonu bombok yere çıkıyor. En sonunda artık yurt dışında olduğumu söyledim belki bırakır diye.Hala mesaj atmaya devam etti, pişman olduğunu söyleyip "iy
Eski sevgilim (o kadın, ben erkek) yaklaşık 7 senedir her 6 ayda bir yokluyordu beni, mesaj atarak.
Ben hic cevap yazmıyordum. Biliyorum yani tünelin sonu bombok yere çıkıyor. En sonunda artık yurt dışında olduğumu söyledim belki bırakır diye.
Hala mesaj atmaya devam etti, pişman olduğunu söyleyip "iyi birini bulunca birakmamaliymis onu anladım, gençtim, cahildim, artik öyle değilim" gibi şeyler dedi. ne zaman geri yurt dışından döneceğimi falan sordu. Ben de öyle bir düşüncemin olmadığını, bulunduğum yerde çok mutlu olduğumu, kendimi çoğu konuda geliştirdiğimi falan anlattım işte, yurt dışının bana getirdiği tecrübeleri vs.

En son işte böyle güzel güzel iki gün önce konuşmuştuk.

Bugün uzuuuuun bir mesaj atmış. "Senin gö*ün kalkmış bu mesaji onun için atıyorum" diye basliyor mesaj. Işte aslında ilişkiyi ben değil asıl o bitirmiş, pişman değilmiş, aslinda beni hiç sevmemiş, sadece erkek arkadaşım olsun diye benle çıkmış, ben aslında çok kötü bir erkek arkadasiymisim. Benden sonrakilerle çok daha güzel ilişkileri olmuş. vs "kaç yaşına gelmişsin bir baltaya sap olamamissin, yurt dışına çıkmayı bir marifet sanıyorsun" falan diyor bana çıldıracam ya haha. Ki birkac gün önce anlattığına göre yerinde sayan o.
Baltaya sap olmak da galiba ona göre, evlenip barklanip çocuk yapmak :D

Şimdi ben bu son attığı mesaja gülüp geçiyorum çünkü bir önceki söyledikleriyle çelişiyor.
Ama bu mesajı bana zarar vermek için attığını da biliyorum. Yani amacı beni moralman, özgüven olarak dağıtmak. Ki birkaç sene önceki ben bu mesajın altından kalkamazdi sanırım.
Neyse mesajı attıktan sonra da engellemiş beni.

Önümüzde 3 seçenek var:

1) Şimdi ben istesem başka numarayla kendisine ulaşıp onun gururunu incitecek şeyler söyleyebilirim uzun uzun..., sırf altta kalmayıp dişe diş karşılık vermek için. Öyle bir şey yaparsam biliyorum dağılır, bir daha toparlayamaz. Kudurtucu olur.

2) kendisine yine ulaşmaya çalışıp "mesajını aldım, peki :)" diyip kısa ama kudurtucu bir mesaj atmak.

3) her şeyi olduğu gibi bırakmak, hiç cevap yazmamak ve yola devam etmek.

Ben 3 numarayı seçtim ama sizin de fikrinizi almak isterim. Her ihtimalde çok eğlenceli olacak bana göre, zira egomu zaten arşa çıkardı kendisi. Yani haklı,benim gerçekten g*t*m kalktı ama sayesinde.
0
yarey
(02.03.21)
3 numara. başka seçenek düşünme. cevap vermen hata olur. cevap vermemen daha da sinirlendirir. boşver.
0
jelly bear
(02.03.21)
3

ite dalaşacağına yolu dolaş derler..
0
since1907
(02.03.21)
Ah ah aynı günü bekleyen biri olarak 3.
0
olaylar olaylar
(02.03.21)
Engelle geç, koca avına çıkmış belli ki. İstemediğin halde engellememiş olman bile hata
0
Unde bach canim
(02.03.21)
3den baska secenek mi var ?
0
orpheus
(02.03.21)
Eski sevgililer arasinda koca avina cikmis, en temizi tüm sosyal medya platformlarindan engelleyip asla dikkate almamak, vakit harcamamak.
0
feliss
(02.03.21)
Ben de buna benzer bir durumla sınanmıştım, bu tarz sembiyotik ilişkilerin bence kökten kesilmesi daha mantıklı. Yani ben direkt engellemeyi tercih ettim bana ulaşabileceği her yerden, kimilerine bu yol ergence gelebilir tabi ama durup durup bana bilenen, huzurumu kaçırmaya çalışan bir insanla konuşmaya devam etmektense ergen görünmeyi tercih ederim. İlişki desen ilişki değil, arkadaşlık desen o da değil. İntikam almaya, gururunu incitmeye falan bile üşenirdim yani.
0
Mizantropistt
(02.03.21)
3.

Koca avı+1
0
westblack
(02.03.21)
3 bence de
0
guitarissimo
(02.03.21)
3 tabii ki.
0
blatta hiberna
(02.03.21)
3 tartışmasız
0
mg3929
(02.03.21)
Erkek wc'ye bel fıtığı yazıp altına numarasını yazmak?
0
conta
(02.03.21)
conta +1
0
nahtoderfahrung
(02.03.21)
3 tabi ki. Bir daha seninle iletisim kurmaya calisirsa ki calisabilir engelle kurma bence.
0
turkce konusan uzayli
(02.03.21)
3 bile değil.
0
mermize
(02.03.21)
siz izin vermediğiniz sürece hiç kimse sizi tam tamına 7 yıl boyunca yoklayamaz. o yüzden sanki bu tablodaki tek dengesiz oymuş gibi düşünmeyi bırakıp kendi kendinize karşı dürüst olursanız (yurt dışına taşındım bahanesi değil mesela, gerçekten o iletişim kapısını kapatmak, tamamen sıfırlamak gibi hareketlerde bulunmadığınızı ve bunun nedenlerini düşünmek gibi gibi)hangi şıkkı seçmeniz gerektiği ortada zaten.
0
Phoebe
(03.03.21)
"Ben 3 numarayı seçtim ama sizin de fikrinizi almak isterim. Her ihtimalde çok eğlenceli olacak bana göre, zira egomu zaten arşa çıkardı kendisi. Yani haklı,benim gerçekten g*t*m kalktı ama sayesinde."

duyuru açma nedenini kendin yazmışsın zaten

7 yıl önce nasıl bitmişti
0
bir soru sorcam
(03.03.21)
Kız şu anda kendini ezdirmiş durumda zaten. Ekstra bir şey yapmana gerek yok.
0
arnold schwarzeneger
(03.03.21)
(2)

dolmabahçe selamlık kısmı

soru
müzekartım var ama harem kısmında geçiyormuş sadece, selamlık kısmına ise 90 tl diyor internette. çok geldi bana, gitmişken mutlaka gir mi dersiniz yoksa girmesen de olur fiyatı da fazla mı?
müzekartım var ama harem kısmında geçiyormuş sadece, selamlık kısmına ise 90 tl diyor internette. çok geldi bana, gitmişken mutlaka gir mi dersiniz yoksa girmesen de olur fiyatı da fazla mı?
0
soru
(01.03.21)
Asıl önemli bölümler selamlık tarafında bence. İlgi alanınıza da bağlı tabi ama gitmişken gezin bence. Resim müzesi de yenilendi, nerdeyse 3 katına çıktı eser sayısı, bir süre ücretsiz olacaktı, haremin hemen arkası, aklınızda olsun.
0
Phoebe
(01.03.21)
müzekart da niyeyse işe yarayacağı yerlerde ölü taklidi yapıyor, selamlık çok güzel gitmişken gezin dedim.
0
ckisc
(01.03.21)
(12)

dünyada herkes mutlu olmak zorunda değil

Techsavvy
Bu lafı biri size söyleseydi, söyleyen hakkında ne düşünürdünüz?
Bu lafı biri size söyleseydi, söyleyen hakkında ne düşünürdünüz?
0
Techsavvy
(18.02.21)
tespit mi yapıyor yoksa umurunda değil mi,ne amaçla söyledi? 2ne takmayanı gönder.
0
hap var ot var
(18.02.21)
Bildiğim bir gerçek zaten, doğru yani. Hayat adil değil diye eklerim üstüne.
0
roket adam
(18.02.21)
Behzat Ç. izlediğini düşünürüm.
youtu.be
0
her seye atarlanan adam
(19.02.21)
mantıklı ve dürüst bir insan olduğunu düşünürdüm.
0
fyodor fyodorovic
(19.02.21)
Söylendiği bağlamı bilmeden yorum yapmak zor. Sırf edilen sözden hareket etmem gerekiyorsa iç sesim şöyle konuşurdu herhalde:

"Herkes mutlu olmak zorunda değilmiş. Peh. Amma laf. Ben de evreni tüm insanlık adına azami mutluluk üretmeye programlanmış devasa bir haz makinesi sanıyordum zati. Aydınlattığın için teşekkürler."
0
huçi kuçi
(19.02.21)
youtu.be bu videoyu mu izledin ?
0
olaylar olaylar
(19.02.21)
büyük laf ettiğini zannedip boş konusuyor diye düşünürdüm.

"hayat herkese eşit davranmıyor" veya "dünya adil bir yer değil" dese anlarım ama

dünyada herkes mutlu olmak zorunda değil gerçekten çok kıro laf. o zaman kendisi de mutlu olmak zorunda değil, siklemeyelim kendisini madem.
0
dafuq
(19.02.21)
çapsız, hayat vizyonu dar ve mutsuzluğa mahkûm biri olduğunu düşünürdüm.
mutsuz olanla, "dünyada herkes mutlu olmak zorunda değil" diyen insan aynı kefede değil bence.

mutluluk hayatın adil olmasıyla ve çevresel etkenlerle erişilen bir şey değil.
iç huzurla, insanın kendisiyle barışabilmesiyle, seçimleri ne olmuş olursa olsun kabullenebilmesiyle, anasıyla/babasıyla manevi anlamda alacağı vereceği kalmamış olmakla ilgili bir şey.
o yüzden mutlu olmak zor zaten, çünkü emek ve yüzleşme isteyen bir süreç.
yani mutlu olmak için çaba harcamak lazım, böyle arkaya yaslanıp boş konuşmakla, boş felsefeler yapmakla ulaşılacak bir şey değil.

elbette dünyada herkes mutlu değil ve olmayabilir ama "zorunda değil" diyerek kendi mutsuzluğuna kılıf uyduran ve bu konuyu böyle kabullenip hiçbir çaba gösterme gereği görmeyen, denemeden pes etmiş insanları yakın çevremde bulundurmayı tercih etmiyorum.

çünkü böyle mottolarla yaşayanlar, mutluluğun overrated olduğunu düşünenler, genelde kendisiyle ve duygularıyla yüzleşmekten kaçan, daimi mutsuzluğu kabullenmiş, pişmanlıklarla dolu olan insanlar oluyorlar ve manevi anlamda ne uzuyorlar, ne kısalıyorlar.
her şeye rağmen mutlu olan insanlar gerçekten var ve onların çevresinde olmak önemli çünkü mutluluk, mutsuzluk, umutsuzluk, neşe vb. gibi şeyler de her zaman bulaşıcıdır.

insan mutlu olmayabilir, mutsuz da olabilir, bu cümledeki sorun bakış açısında.
0
blatta hiberna
(19.02.21)
blatta hiberna+1
0
Phoebe
(19.02.21)
Bazı insanlar ufak tefek şeyleri dert edip başkalarını darlayabilir. Ya da senin kendince büyük derdin ona o kadar da büyük gelmeyebilir. Bunun üzerine söylenmişse bu söz hoş olmamış ve etkili değil bence.
Müslüm baba bu konuya yumuşak ama sarsıcı bir şekilde değinmiş:
"Hayatta sürekli mutluluğu yakalamaya çalışmak insana saadet getirmez."
0
oyokbuyoknevar
(19.02.21)
Blatta hiberna +1 kendiyle sorunları olduğu için insanlardan nefret eden zavallı biri diye düşünürüm ayrıca
0
Mossy
(19.02.21)
dafuq
(22.02.21)
(15)

Tarhana corbasi icerken yaninda yogurt yemek

kuehles blondes
Merak ettim. Tarhana corbasi yerken yaninda yogurt/beyaz peynir gibi gorece eksi urunler tuketiyor musunuz? Ben cok seviyorum nedense.
Merak ettim.

Tarhana corbasi yerken yaninda yogurt/beyaz peynir gibi gorece eksi urunler tuketiyor musunuz?

Ben cok seviyorum nedense.
0
kuehles blondes
(18.02.21)
ben tüketmiyorum ama tarhanın içine beyaz peynir koyan, içine yoğurt koyup karıştıran çok insan gördüm, genel olarak öyle seviliyor.
0
killerbee
(18.02.21)
Ben gorece eksi degil de salatalik tursusu gibi direkt eksi yiyorum :D
0
invictae
(18.02.21)
Biz yanına ekşi değil.. tarhanayı direkt ekşi yapıyoruz :) Hatta ekşi ve hafif acılı olmayan tarhana daha içmedim :)
0
superfluid
(18.02.21)
Tarhana + yoğurt ikilisine bayılırım ama peynir denememiştim, bi şans vereyim merak ettim
0
i think therefore i am
(18.02.21)
tarhananın içine çömlek peyniri ufalayıp yufka ekmekle yemek, yaşasın içimdeki iç anadolulu!
0
Phoebe
(18.02.21)
Evet, çorbanın içine peynir atıyorum
0
scholes
(18.02.21)
yemek yapmaya üşendiğim zaman tarhana çorbası yapar, yanında beyaz peynir ve galetayla tüketirim. mükemmel bir üşeniyorum yemeği, yalnız değilsin.
0
evde liyakat kalmamis
(18.02.21)
Tarhanayı zaten bazı yörelerde yoğurtla tutarlar. Tadı yakışır bence de.
0
SiyamkedisiZorro
(18.02.21)
Beyaz peynirle birlikte çok severim
0
megalomaniac
(18.02.21)
Tarhana corbasini yogurtlu yapiyoruz, hayatimin yaklasik 25 sene sonrasinda ilk is yerinde yogurtsuz tarhana icmistim.. Denemelisiniz kestirmemek lazim ama yogurdu
0
eja
(18.02.21)
lezzetli bi acı biber turşusunun suyundan damak tadınıza uyacak kadar bir miktarını çorbaya eklerseniz de çok güzel oluyor.
0
kalifiye balta sapi
(18.02.21)
Ben de yoğurtlu ve peynir eşlikçili tarhanayı ilk defa duydum

Tarhana + turşu seviyorum, acı biber, salatalık, lahana, fasulye, domates ne varsa
0
freebird5406_2
(18.02.21)
Tarhana zaten ekşi olur. Tarhananın yanında ekşi şeyler yendiğini ilk defa duydum.

Kaldı ki yoğurt ve beyaz peynir ekşi değil?
0
sakurasou
(18.02.21)
İlk defa duydum. Bizimkiler tarhanayı zaten yoğurtla yaptığı için de çok garip geldi, yoğurtsuz tarhana da mı varmış?

Beyaz peynir güzel fikir ama, bi denicem.
0
plutongezegendegilmi
(19.02.21)
Bizde çekişçe zeytin tüketilir.
0
tessera
(19.02.21)
(7)

Biraz İç Dökmece

birsorunumvar
Bu biraz iç dökmek olacak dostlar. Öyle boktan bir döngüde sıkışıp kaldım ki. Yakın bir dönemde kız arkadaşımdan ayrıldım. Konular farklı olsa da bu ayrılıkta da yine sebep aynı. Güvenim kırıldı, yalan söylendi. Aldatma yok sonuçta diye kimisi için basit gelecek belki ama karşınızdaki insana çok değ
Bu biraz iç dökmek olacak dostlar. Öyle boktan bir döngüde sıkışıp kaldım ki. Yakın bir dönemde kız arkadaşımdan ayrıldım. Konular farklı olsa da bu ayrılıkta da yine sebep aynı. Güvenim kırıldı, yalan söylendi. Aldatma yok sonuçta diye kimisi için basit gelecek belki ama karşınızdaki insana çok değer verince bunun yıkımı da ağırlaşıyor. Ağlama duvarına çevirmek değil niyetim ama öylesine bıktım ki karşımdaki insanlardan ilişki sonrası aynı sözleri duymaktan. “-Hayatımda tanıdığım en iyi insansın. -Benim için şanstın ama ben içine ettim.” Utanıyorum bu cümleleri alıntı yapmaya ancak anonim olduğumuz bir yerde yazabiliyorum, nolur önyargıyla yaklaşmayın lütfen. Bu cümleleri duymaktan da, ben ilişkiyi sonra erdirdikten sonra karşımdakilerin ısrarlı aramalarından, mesaj atmalarından da iğreniyorum. Defalarca tekrar eden hataların ardından ayrılma kararlılığıma ve arkama bakmayışımdan yakınmalarından tiksiniyorum.
İlişki devam ederken defalarca gerçekleşen kayıtsızlıklar neden sonradan farkındalık yaratıyor? Kaldı ki yarattığını da düşünmüyorum ya neyse. Hiçbir zaman tek bir sıkıntıda da ilişkiyi bitirmedim. Diyorum ya ben daha çok emek verip karşımdaki insana çok değer verdiğimde sanırım hiç bırakmayacağımı düşünerek yine benzer olayların arkasından bitirmekten başka çarem kalmıyor. Buraya yazdıklarım benim ağzımdan ifadeler olduğundan objektif olamaz elbette fakat karşımdaki insanların ilişki bitimindeki söylemleri ve hatalarını fark etmelerinden, pişmanlıklarından dolayı çok yanlı bir tutum sergilediğimi düşünmüyorum.
Benim ilişkisel bağlamda pek çok kavrama inancım kalmadı. İnsanlara zaten kolay güvenen biri değilken, artık bu öyle had safhada ki anlatamam. Peki bu kadar şey yazdın derdin ne senin diyor olabilirsiniz. Geçen gün bir duyuruda görmüştüm. İnsanlar eşlerinden, hayatlarındaki kişilerden öyle güzel bahsediyorlardı ki, yemin ederim kıskanmadım, şanssız oluşuma yakınmadım. Sadece soruyorum gerçekten var mı sizi de kendisi kadar düşünebilen insanlar? Ben 30 yaşına geldim, gerçekten çok güzel kız arkadaşlarım oldu ama hiç bunları bana söyletecek birini tanımadım, tanıyacağıma dair de umudum yok.
Merak ediyorum dediğiniz gibi gerçekten varlar mı? Siz evet var dediğinizde de hemen önüme bakamayacağım belki ama bu boktanlığı aşamıyorum, olmuyor.
0
birsorunumvar
(15.02.21)
Aynı durumdayız aşağı yukarı. Ben saldım artık. Pek bir arayışım yok. Sosyal medyaya girmeye korkar oldum insanlar ne güzel ilişkiler yaşıyor diye. Keşke herkesin kafasına göre insanların bulunduğu bir havuz olsa ordan bulsak birbirimizi.
0
olaylar olaylar
(15.02.21)
Biraz seçici olmakla ve şansla ilgili bir şey uyumlu olacağın insanlara rastlamak bence. Biraz da kişilerin inşaa ettiği bir şey o imrenilen ilişkiler. Ne demiş Bülent Ortaçgil; büyük aşk yoktur, aşklarını büyütebilen insanlar var. Belki siz uyuşacağınız kişiye denk gelemediniz ya da o kişi/kişiler ile iletişimi doğru kuramadınız bilinmez. Böyle insanlara ve ilişkilere küsmeyin hemen. Hangi konuda sorun yaşıyorsanız ilişkilerinizde o konularda daha dikkatli olun, mesela en başta tavrınızı net bir şekilde ortaya koyun yalan konusunda hasassım bir daha dönüşü olmuyor gibi.
0
Mossy
(15.02.21)
www.youtube.com
bu abiyi dinleyin
0
bir soru sorcam
(15.02.21)
Yok. Bu ego dünyasında çok zor gibi.
0
jalapeno
(15.02.21)
Dostun geçmiş olsun. Zor ama imkansız değil. Ben de bir gün boşansam daha da hayatta ilişki kuramam diye düşünüyorum bazen. @Mossy’nin söylediklerine katılıyorum. İlişkiyi beslemek için çok emek gerekiyor. Verilen emeğin karşılıklı olması gerekiyor vs ama etrafta bunu arayıp bulamayan yüz binlerce kadın ve erkek olduğuna göre aslında bunların birbirini bulma şansı da var yani. Yok değil. İlişkilere küsme, kendine zaman tanı, önceki hata olarak gördüğün şeyleri yapmamaya çalış. 30 yaş dediğin nedir, daha yeni başlıyoruz aşkolsun :)
0
pandispanya
(15.02.21)
aa bunu ben mi yazdım dedim :(

özel hayat, arkadaşlıklar, akrabalar, iş hayatı, apartman hayatı...

içinde insan olan her şeyden o kadar bunaldım ki, güvenim o kadar yok oldu ki...
bir tek çekirdek ailemi alıp dağlara kaçasım var, mağarada yaşayasım var. ama onlarla da ayrı mağaralara, yakın olsun da aynı mağara olmasın mümkünse.

geçenlerde çağımızda narsisizmin arttığına dair bir yazı okumuştum. yani narsisistik kişilik bozukluğu olmasa bile insanların narsisistik davranışlarının arttığına dair bir yazıydı.

insan ilişkilerindeki değerler sanırım sosyal medyanın da etkisiyle iyice değişti maalesef. artık her şey "ego" üzerinden dönüyor gibi geliyor.
0
la lykia
(16.02.21)
hep aynı senaryoyu yaşıyorsanız sizin dışarıya verdiğiniz/vermediğiniz/veremediğiniz mesajlarda sıkıntı olabilir. hayatı yeniden keşfedin kitabını okumanızı çok öneririm.
0
Phoebe
(16.02.21)
(8)

Hayat bazen size de çok zor gelmiyor mu

mobydick
Bu aralar biraz zorlandığım bir dönem geçiriyorum. 2 ay boyunca hasta oldum ve halen hastayım. Geçmiyor. Abartısız kendime bebek gibi bakıyorum oysa. Ve bebek gibi. Yediğim içtiğim herşeye. Tabi bu nokta da inanılmaz zorlayıcı. Bu süreçte hastalığım ile uğraşırken bütün işlerim birikti. Evimin büt
Bu aralar biraz zorlandığım bir dönem geçiriyorum. 2 ay boyunca hasta oldum ve halen hastayım. Geçmiyor. Abartısız kendime bebek gibi bakıyorum oysa. Ve bebek gibi. Yediğim içtiğim herşeye. Tabi bu nokta da inanılmaz zorlayıcı.

Bu süreçte hastalığım ile uğraşırken bütün işlerim birikti. Evimin bütün işlerini kendim yapıyorum yemek, temizlik, düzen vs vs. Aynı zamanda çalışıyorum. Sanki eskiden bukdr çok yorulmuyordum bilmiyorum.

Arabamı satacaktım kaldı ben ilgilenene kadar fiyatlar düştü, işyeri için bir desteğe başvuracaktım kaldı, aylık 1000 lira zarardayım.

Bazen diyorum ki kendime bir asistan fln mı tutsam. Okdr çok iş var ve ben yetemiyorum. Okdr yoruldum ki.

Sürekli iş dışı ailemin işi ile de uğraşmak mahfetti beni. Hastalığımla ilgilenemedim ilerledi fln. Şimdi 5 kat uğraşmak zorunda kaldım.

Son zamanlarda ne yapsam elimde patlıyor gibi. Bugun o desteği de kaçırmış olmam bardağı taşıran damla oldu sanırım.

Belki de hata bende idi insanlar hayatı iki kişi paylaşıyor tek başıma herşeyle ilgilenmek çok çok yorucu.

Siz herşeye nasıl yetiyorsunuz, haftasonu dahi 7 de uyanan bır insanım, bok gibi de çalışıyorum, bıraz daha böyle çalışırsam tukenmışlık sendromuna girecdğim belki de girdim bilmiyorum.

Belki de insanlar sadece kendinden sorumlu bilemiyorum. Ne yapacağını bilemiyorum. Okdr çok trik noktam var ki. Bu hayatta yasarken okdr çok detayım. Hiç birşeyi alalade yapmama çabam.

Şöyle giyini süslenmekten başka bir bok bilmeyen kendisini başlamalarının üzerine atabilen bir kız olmayı ne çok isterdim oysa, ne çok.. Ama herşeyi moby yapmak zorunda. Sonra kendi içimde patlıyorum işte.
0
mobydick
(15.02.21)
Tek başına hasta olmak çok kötü, en son böyle bir grip geçirmiştim, kolumu kaldıracak halim yoktu yemek bile yapamıyordum sadece mandalina ve çubuk kraker ile besleniyordum :)
0
freebird5406_2
(15.02.21)
her seye tek basiniza yetismeye calismayin, bir noktada tukenirsiniz her anlamda.

ekonomik olarak zorlamayacak ise kesin asistan diyorum
0
sweetoffice
(15.02.21)
Maddi gücünüz varsa önce temizlik işini halledin, iki haftada bir (bütçeniz uygunsa haftada bir) gelecek birini ayarlayın. Geldiğinde iki tencere yemek de yapıp bırakacak birini bulabilirseniz daha da iyi, en azından 2-3 gün o yemekler götürür sizi.

Bir de her an her şeye yetişmek zorunda olmadığınızı fark edin, ev bazen dağınık kalabilir, mutfağı toplamak ertesi güne sarkabilir. Bazen bazı şeyler dağınık kalsın, bırakın. Pandemi falan derken herkes tükendi, böyle hissetmeniz ve yorulmanız çok normal. İmkanınız varsa 1-2 gün ayırın kendinize, tatil yapın. Bir yere gitmenize gerek yok, aklınızı işten uzak tutup dinlenin, en sevdiğiniz filmleri izleyin, pizza, tatlı falan söyleyin dışarıdan. Kafanız dinlensin. Bazı şeyleri alelade yapın :)
0
kobuzchu kiz
(15.02.21)
Uzun süredir işsizim sanırım hayatımın en sıkıntılı dönemi
0
karmaşık
(15.02.21)
bu süreçte hepimizin psikolojisi çok zorlanıyor, yaşadığınız şeylerde çok normal.

hayatında bir partner olupta sizden benden çok daha fazla yalnızlık çeken, her şeye bir de üstüne hayatındaki kişinin sorumluluklarına da tek başına koşturmak zorunda kalan yığınla kişi var. bu doğru bir kıyas değil. elbette sorumluluklarını, dertlerini, sevinçlerini paylaşabileceğin bir yol arkadaşı çok önemli ama bu tek başına çözüm değil.

eğer işler bu kadar yığılıyorsa acaba zaman yönetiminizde mi bir aksaklık var? bunu bir gözden geçirebilirsiniz.

ailenizin işlerine de koşturmaktan bahsedince sanki sınır çizmekte ve hayır demekte zorluk yaşayan birisiniz gibi geldi bana. ya da kurtarıcı, iş bitirici, sorun çözücü rollerine kendinizi fazla kaptırıp burdan besleniyor olabilir misiniz?

kobuchu kızın önerdiklerini bende yazacaktım, o yüzden +1 demekle yetiniyorum. şayet maddi durumunuz bunlara elvermiyorsa misal bir hafta sonu üstünde iyi düşünülmüş ön hazırlıkları yapılmış yiyecekler atabilirsiniz buzluğunuza. benim mesela mutlaka birkaç kap mercimek çorbam olur buzlukta. kavrulmuş kıyma, fırında ön pişirimi yapılmış patlıcan veya kabak bulundururum sonra bunları çözdürür, kıymayı salçayla hazırlayıp hemen fırına veririm. hastaykende çok işe yarar bu tarz ön hazırlıklar. tarhana mesela en sağlıklı ve faydalı hazır çorba bence, yoksa bulundurmanızda çok fayda var.

evle ilgili de ıvır zıvır, biblo, örtü, fazla eşya vesaire toparlayıp kaldırıp evin temizlik süresini kısaltabilirsiniz.

çok yüklenmeyin kendinize. en başta da dediğim gibi çok zor bir süreç bu hepimiz için. hepimizin iniş çıkışları oluyor, çok normal yaşadıklarınız.
0
Phoebe
(15.02.21)
Benim için de tam tersi... yapacak hiç bir şeyim yok. İş arıyorum yok, kendim bir gelir kapısı oluşturmaya çalışıyorum yok. Ev işleri hemen bitiyor boşluktan. Gıcık olacaksınız belki insan nasıl yapacak bir şey bulamaz diye ama yok gerçekten. Amaçsızca sürüklenip gidiyorum. Beni de bu şekilde yoruyor hayat. Umarım size boş zaman, bana da uğraşacak bir şeyler verir hayat.
0
cometome
(15.02.21)
@cometome, teşekkür ederim. Hep evrene şükretmeye çalışıyorum. Bazen böyle doluyorum ama anladım. Teşekkür ederim. Size de bir iş bulur inş :)
0
🌸mobydick
(15.02.21)
Emin olun hepimizin bu gibi sıkıntıları vardır o yüzden umutsuzluğa kapılmayın yine de bu günlere şükredin. Bir de ben sürekli not defterine notlar alırım yada telefona onları kafamdan bi nebze olsun oraya atarak kafamdaki ağırlığı atarım yaptıkça da tik atarım ne bilim alışverişe gidilecek yazıp tik atmak bile çok hoşuma gider. Bir de sosyal çevreniz azaldığından ya da ailenizle zaman geçirmeniz azaldığından karamsar olmuş olabilirsiniz bu alanlara da yogunlugunuzu vermeye çalışın
0
esinikaybetmiscorap.
(15.02.21)
(84)

I'm back! :)

pandispanya
Selamlar herkeseee, çok uzun zaman oldu :)) Çok zamandır aklımdaydınız ama bir türlü ilk adımı atamıyordum. Bugün o gün millet! :DÖncelikle güzel dileklerle başlayayım. Umarım tanıdığım/tanımadığım herkes bu uzun süre zarfında iyi ve mutlu kalabilmiştir. Özellikle içinde bulunduğumuz ekstra garip dö
Selamlar herkeseee, çok uzun zaman oldu :)) Çok zamandır aklımdaydınız ama bir türlü ilk adımı atamıyordum. Bugün o gün millet! :D

Öncelikle güzel dileklerle başlayayım. Umarım tanıdığım/tanımadığım herkes bu uzun süre zarfında iyi ve mutlu kalabilmiştir. Özellikle içinde bulunduğumuz ekstra garip dönemde hepinize sağlık, geçim kolaylığı ve yaşam motivasyonu diliyorum can ı gönülden.

Kimler gitti kimler kaldı pek bilemiyorum ama beni hatırlayıp merak edenler için bir özet geçeyim. Ben kısa tutmaya çalışacağım ama çok söz de veremiyorum :D Durumu olmayanlar şimdiden kusuruma bakmasın :))

Geride bıraktığım 5 senenin neredeyse her saniyesi kabus gibiydi diyebilirim. Güzel şeyler de oldu yalan yok ama geneli gerçekten kalitesiz bir yeşilçam filminin saçma sapan bir bollywood versiyonu gibiydi. Daha fazlası olmaz herhalde artık dedikçe her şey üst üste gelmeye devam etti :D Son 5 senem bir film olsaydı ilk 10 dakikasında çıkmıştım, öyle bir şey :D

Belki hatırlayanlar vardır tiroid problemlerim vardı. Öncelikle tiroide bağlı gelişen başka bir rahatsızlık sebebiyle minnoş gözlerimi kaybettim :D Çok şükür hala görüyorum ama şekilleri ve boyutları değişip büyüyüp yuvarlaklaştılar :D Sonra ameliyat geçirip tiroid problemimden kurtuldum ama gözler yadigar kaldı :D

Sonra evlendim ve Bodrum'a taşınıp ufak bi cafe/pub açtım. Sanırım buraya kadar bilenler biliyordu. Bodrum'un ve evliliğimizin ilk 6 ayı tek kelimeyle mü-kem-mel-di. İstanbul'da yaşarken benim de eşimin de güzel işlerimiz ve güzel maaşlarımız vardı. Çok şükür yiyip içip gezmemize hatta balta girmemiş ormanlardaki orangutanlara bile yardım etmemize rağmen paramız artıyordu ve biz de biriktiriyorduk :D Ne güzel zamanlarmış. Önce düğünümüze, ev eşyalarımıza bir yatırım olur diye biriktiriyorduk. Bu hastalıktan sonra ben dedim ki düğünü eşyayı boşverelim, dünyayı gezelim. Beğendiğimiz yerde kalabilmenin imkanlarını araştıralım ve yerleşelim. Şimdiki eşim, o zamanki erkek arkadaşım da iflah olmaz bir kurumsal kimlikti ve bu maceralara pek yanaşmıyordu. Bana dedi ki "son kez müdür pozisyonlu başvurularımı yapayım 15Ocak'a kadar geri dönüş olmazsa dünyayı gezelim. Eğer istediğim işlerden birine kabul edilirsem kariyer yapmak istiyorum" :D Naif planlar. Dedim hay hay. Gayet adaletli bir bakış açısı. Ama tabii onun işine çok ihtimal vermediğim için ben dünya gezisi rotasını oluşturmaya başladım :D Derken boş zamanlarında sahibinden.com'da hiçbir zaman almayacağı tekneleri, motorları ya da dükkanları gezen her Türk genci gibi biz de hiç aklımızda yokken Bodrum'da bi dükkan bulup tutmaya karar verdik. Tarih 31 Aralık 2015. Dedim ki yeter ki İstanbul'dan gidelim de bir işimiz olduktan sonra dünyayı sonra da gezebiliriz. NAAAH gezersin! :D 15 gün sonra başvurduğu işlerden olumlu geri dönüş alan eşim için de benim için de artık hayat başka bir yola savurmuştu bizi çoktan. Sonra işte şipşak düğün dernek, işlerden istifa, dükkanı kurmaca derken kendimizi burada işletmeci olarak bulduk.

Normalde kendi paramız dükkanı tutmaya ve düzeltmeye; aşçı, barmen vs tutmaya yetiyordu ama kocacıııım yine her Türk gencinin hayali olan "liseden arkadaşlarıyla ileride bir bar açma" hayaline tutunarak, çocukluk arkadaşını ve eşini de bize ortak etti. İlk FAIL! Ta daaa :D İlk 6 aya dönelim, mükemmeldi dedik. Çocukluğumuz ve ilk gençliğimiz berbat geçmiş olduğundan "Hayatımızda ilk defa mutlu ve huzurluyuz" diye düşündük. Ortağımızın eşi "ben mükemmel bir aşçıyım, sana her şeyi öğretirim" dediği; ve onun kocası da "ben mükemmel bir barmenim" dediği için bir süre insanlara pişmemiş pirinç yedirdik ve bara gelip cin tonik isteyenlere bira verdik. Ona rağmen mutlu, çözüm odaklı ve iyimserdik. Her şeyi zamanla, çalışkanlığımızla, dürüstlüğümüzle, gençliğimizle çözeceğimize inanıyorduk. Bu arada ben 25, eşim 27 yaşındaydık.

6.ayımızda babam bir cinsel istismar iftirası sonucu tutuklandı. Huzurla uyuduğumuz bir gecenin sabahına birçok yalan haber ve ölüm tehditleriyle uyandık. Bana göre bu mümkün olamazdı ama yine de beşer şaşar diyerek apar topar İstanbul'a gidip babamla yüzleştim. Kafamdaki plan çok netti. Eğer bu şerefsizliği yapmışsa, ölmüş kabul edip yoluma devam edecektim. Yapmamışsa yolumuz uzun ve sancılıydı. Babam olanlardan, hakkında söylenenlerden, tehditlerden, gazete ve televizyonlarda dönen yalan haberlerden habersiz, masum ve şaşkındı. Avukatlar tuttum, onun varolan borçlarını ödedim, dükkanını araştırmaya gelmeleri için aylarca kirasını ödedim, tüm masraflarını üstlendim kısaca. Hakkında ortaya atılan tüm iddiaların aksi kanıtlanmasına rağmen, iftirayı atanlar söyledikleri şeyleri geri çekmelerine rağmen, polis raporları bizden yana olmasına rağmen, bilir kişi raporları bizden yana olmasına rağmen, tanık beyanlarının tümü bizden yana olmasına rağmen, görüntülü kayıtlar, fotoğraf ve videolarla da birçok şeyi desteklememize rağmen; her celse değişen hakim ve savcılar, karşı tarafın medya ve belediyeyle olan yakın ilişkileri; dosyayı açıp okumadan karar veren sözde yetkililer sebebiyle dosyamız okunmadan, hiçbir delil değerlendirilmeden babam 25 yıl hapis cezası aldı. Günde 15-16 saat kafede çalışarak, her hafta İstanbul'a gidip geldim. Düğünden gelen tüm takı ve paraları bu iş için harcadım, yetmedi krediler çektim (sağolsun eşim inanılmaz destekledi), yine de başaramadım. Hukuki sürecin devamı çok uzun ama yıllar boyunca tüm sosyal mecralardan taciz edilmeye devam ettim. Esasında duyuruyu bırakmam bu olaya dayanıyor.

Biz bilim ışığında, akılla mantıkla sunulan kanıtlarla kendimizi bozmadan süreci ilerletelim, vicdanımız rahat, kanıtlarımız tam, nasılsa birileri okuyup bu konuyu aklına mantığına sığdıramayacak dedik ama ne yazık ki kurunun yanında yaş da yandı ve dosya hiçbir zaman okunmadı. Sonra yargıtay cezayı 17 seneye düşürdü. Şu an anayasa mahkemesindeyiz. Hala bekliyor ve mücadele ediyoruz, bakalım.

Bu süreçten birkaç ay sonra ortaklar da tüm yaşadıklarımızı bilmelerine rağmen, girerken koydukları paranın 2,5 katını talep ederek ayrılmak istediler. Toplamda 9-10 ay beraber çalışmıştık. Dedik ki madem kardeş dediğimiz insanlar 9 ayın sonunda, tüm sıkıntılarımıza rağmen bu şekilde ayrılarak böyle bir para talep ediyorlar; verelim. Dükkan bi marka filan olmadı, daha sandalyelerde minder yok :D 5 sene öncenin parasıyla 45bin tl istiyorlar şaka gibi :D Yine kredi çektik. Onlara istedikleri rakamı ödedik ve ayrıldılar. Sonradan öğrendik ki "İstanbul'dan varlıklı arkadaşlarımız geliyor, işi kurup sonra ayrılıp para alıcaz" diye yapmışlar zaten planlarını :D Fail 2! :D Varlıklı olsaydık keşke gerçekten. Aynı parayı bölüşüyorduk; bu herif kumar oynayıp bütün parayı kaybedip devamlı ailesinden destekle yaşıyordu. Bizse hem kendimize, hem baktığımız hayvanların tüm giderlerine (sokaktaki 20 kedi, 5 köpek filan, kısırlaştırmalar, mamalar, aşılar:D), hem babamın giderlerine, hem benim her hafta İstanbul'a gidip gelmeme yettiriyorduk. Kendi kıçı kırık motorumuzu bile onlara vermiştik, işe kolay gidip gelsinler diye izinli günlerimizde, yaz gününde Bodrum'da yeni evli çift olarak evde oturuyorduk aracımız ve paramız olmadığından :D Neyse, öyle ayrıldılar. Sonra biz dükkanda ikimiz kaldık eşimle.

Benim İstanbul süreci ayda 1-2'ye düşmüştü. Dükkanı toparlamaya çalışıyorduk. Buradan da gelenler oldu bu arada :D Sağolsunlar, yolunuz düşerse hepinizi bekleriz :D

Bi 6 ay da böyle geçti. Borç ve kredi yükümüz çok ağır geldiğinden dükkana yeni bir çalışan almadan her şeyi kendimiz yaptık. Mutfağa ben, bara eşim geçti. Sabahlara kadar çalıştık, denedik, alışverişi de kendimiz yaptık, tuvaleti de kendimiz temizledik, servisi de biz yaptık, hazırlığı da, müziği de, bulaşığı da... Aklınıza ne gelirse, gece gündüz çalışıp, hiç es vermeden kendimizi babamı kurtarmaya ve borç ödemeye adadık. Bir yandan da hizmet sektöründe her ne kadar sabah güne yeni bir tehditle, hakaretle, kötü haber veren bir telefonla uyanmış olursan ol, insanlara gülümsemek ve onları eğlendirmek zorunda olmanın psikolojik yükü de ekleniyordu ama yine de güçlüydük. Sonraaa tam yeniden hayata karşı umutlanacakken eşimin babasının akciğer kanseri olduğunu öğrendik. Bu sefer de o süreç başladı.

Önce Eskişehir, İzmir, Ankara, İstanbul vb yerlerde çeşitli profesör ve hastane arama süreçleri, sonra tedavi süreci başladı. Kayınpederim bu dönemde artık çalışamaz duruma geldiği için onun ailesinin masraflarını da biz üstlendik. (İkinci eşinden 20 yaşında bir oğlu ve 8 yaşında kızı vardı).

Gece yarısına kadar çalışıyorduk, dükkanı kapatınca eşim Marmaris'e gidip babasını alıp İzmir'e götürüp kemoterapiyi bekleyip, yeniden Marmaris'e gidip babasını bırakıp, Bodrum'a dönüyor ve çalışmaya devam ediyordu. Bazı zamanlar 10-15 gün dükkanı tek başıma açıp kapattığım oldu. O dönünce ben aynı matematikle İstanbul'a gidip, babamı görüp, avukatlarla görüşüp aynı gün geri dönüp gece çalışmaya devam ediyordum. Kayınpederlerin mutfak alışverişi, çocuğun okul giderleri vb destekçileriydik.

Sanırım gençliğin verdiği güçle gerçekten her düştüğümüzde daha güçlü kalktık hep ayağa. Biraz da enayilik. Ama çok şükür artık iş yeri azıcık daha profesyonel olmaya ve para kazandırmaya başlamıştı. Ne duruyoruz o zaman helva yapalım dedik. Eşimin, son 5 senedir odasından hiç çıkmamış 20 yaşındaki kardeşine iş verelim, onu hayata hazırlayalım dedik. Bak bak :D:D Fail 3'ün zemini geliyo :D Bu çocukcağız da 15 yaşında liseyi bırakmış, işte 5 senedir odasından çıkmıyor, eli bir iş tutmuyor, akşam okulunun borcu biriktiği için okula devam edemiyor filan. Marmaris'ten geldi, bize taşındı. İlk etapta 6 ay kadar birlikte yaşadık ve çalıştık. Çok şükür, iki kelimeyi yan yana getirmeye utanan çocuk açıldı, özgüvenlendi; barı, kahveyi, mutfağı öğrendi; para kazandı. Biz kazandığı paradan ayrı olarak okulunun geçmiş borçlarını ve yeni gelen taksitlerini ödedik, cep telefonunu aldık, üst baş alışverişini yaptık ve sezon sonunda bir sonraki yaza da görüşmek üzere vedalaştık.

Bu arada kayınpederim de kanseri atlattı, güzel bir kutlama yaptık; derken çok kısa bir zamanda nüksetti ve yukarıda anlattığım süreç yeniden başladı. Sonra da tam her şey yeniden iyi gidiyorken kendisini aniden kaybettik.

Bu arada ben devamlı mahkemelere gidiyorum, her celse büyük umutlarla gidip aşağılanarak dönüyorum, yeniden televizyonlarda, gazetelerde dönüyoruz filan çok zor. Kayınpederimin hastaneye kaldırıldığı haberini duyar duymaz dükkanı kapatıp yola çıktık. Yolda eşim arabayı süremeyeceğini söyleyip yanımızda da bir büyük olsun diye annesini çağırdı. Kayınvalidemle gittik Marmaris'e ama kayınvalidem kayınpederin eski eşi. Validenin de 25 senelik yeni eşi var. Bütün hikayelerin üstünden 25 yıl geçmiş ama kadıncağız insanlık yaptı bize.

Biz Marmaris'e giderken, babayı kaybettiğimizin haberi geldi. Yıkıldık. Neyse gittik, gerekli işlemleri hallettik ve 24 saat geçmeden Bodrum'a geri döndük. Günlerden Pazar. Pazartesi günü benim babamın İstanbul'da mahkemesi var. Salı günü ise eşimin babası yine İstanbul'da defnedilecek. Pazartesi sabahı 6.30'da uçağımız var diyelim.

Kayınvalidemi evine bıraktık, eşim de üvey babasının yanına çıktı, sarılıp teselli ettiler birbirlerini. Aksi bir şey yok gibiydi. Biz de eve geldik. Aramız 15dk. Eşim artık ağlayabilirim dedi. Kahve yaptım, içerken telefon çaldı. Telefonda sadece kayınvalidemin çığlıkları geliyordu "yapma, vurma, yeter" gibi :( Eşim "annemi dövüyo" dedi. Valla yalın ayak arabaya nasıl atladık, nasıl gittik oralar bende yok. 4-5 dk içinde oradaydık. Yolda jandarmayı aradık, biz içeri bi girdik ki kadını 40 dk darp etmiş şerefsiz. Kıskançlık sebebiyle ve alkol problemi bahanesiyle. Kadıncağızın ayakta duracak gücü yok, her yerden kanlar süzülüyor, bir yandan şoktan mıdır nedir "o çok iyi bir insan, onu polise vermeyin" diye yalvarıyor :/ Allah'ım son 3 sene kesin kabustu diyorum artık. Birazdan uyanacağım, uyanmam lazım yani. Daha babayı kaybedeli 24 saat geçmedi, bu nedir.

Üvey kayınpeder daya atmaktan yorulmuş sandalyeye oturmuş, oturduğu yerden kayınvalideye ve eşime ve hatta daha vefatının üzerinden 1 gün bile geçmeyen babasına küfürler hakaretler ediyor. Eşim önce üvey babayı dövdü, sonra jandarmalar müdahale etti. Ve de yanlış bi hareket yaparsa artık onu da nezarete atacaklarını söyledikleri için başına bir şey gelmesin diye kalanında da ben dövdüm. Bir yandan eşim sinir krizi geçiriyor, bir yandan herif kayınpedere küfrediyor, bir yandan kayınvalide "o çok iyi bir insan, onu götürmeyin" diyor, jandarma ultimatom veriyor asjdha o ara ben de yerlere düşürüp tekmeledim adamı, bi de suratını yumrukladım :/ Yaşadığımız her şeyin içinde vicdanım bi tek bazen buna sızlıyor. Hala utanıyorum yaptığım şeyden. Ama yine olsa yine yapardım...

İstanbul uçağının kalkmasına 4-5 saat var, günlerdir uykusuzuz, kayınpederi kaybetmişiz, kayınvalide öldüresiye dövülmüş, sabahında babamın mahkemesi var, ertesi gün cenazemiz var ve sabaha kadar hastane, karakol vs dolaşıyoruz. İşin kötüsü kayınvalidem de hastanede yaralarını saklıyor, karakolda hayır dövmedi diye yalan söylüyor, inanılmaz bir şey yaşıyoruz.

Uçağa birkaç saat kala, güvendiğimiz bir ablamızı kayınvalidemin yanına yerleştirdik ve biz gelene kadar buradan ayrılma dedik. Sonra gittik, babam bu sefer kesin çıkıyor dediğimiz mahkeme de g.tümüze girdi. Ertesi gün de cenaze... Sonra Bodrum'a döndük.

Kayınvalideye gittik, uzaklaştırma çıkarıldı, tehditler alıyor adamdan ama bize söylemiyor. Jandarmaya da söylemiyor öyle bekliyor ve adamı koruyor. Yanına koyduğumuz abla vardı ya bize o anlatıyor gelen mesajları. Bu arada bi de eşimin anneannesi var, alzheimer hastası, kayınvalidemlerle yaşıyordu. Bizim gittiğimiz o bir haftada her geçen gün kadının hareketleri kısıtlanıyor, birkaç gün sonrasında da tamamen felç geçirmiş gibi oldu. Hop yine hastaneler, meğer herif bunun kafasına telefon fırlatmış annemi dövdüğü gün. Anneanne de o günden beri ufak ufak beyin kanaması geçiriyormuş. 85 yaşında kadın. Masada kalabilir denerek ameliyata alındı. Daha kayınpederin yasını tutamadan yine hastane süreci. Bu arada çalışmaya devam ediyoruz. Ben dükkanda kalıyorum, eşim anneannesinin yanında hastanede. Neyse ki ameliyat başarılı geçti ama bu olaydan sonra anneanne tamamen yatağa bağımlı hale geldi...

Tekrar bahar geldi, kardeşimin erkek kardeşini geçen sene söz verdiğimiz gibi yeniden yanımıza aldık. Bu arada maddi anlamda götü biraz doğrulttuğumuz için bir arkadaş daha bizimle çalışmaya başlamıştı. Toplamda 4 kişi olduk dükkanda. Derken bu sefer eşimin üvey annesi tutturdu ben de Bodrum'a taşınacağım diye. Yapma etme dedik, buralar pahalı, küçük kız babasını yeni kaybetti, okul ve çevre değişikliği iyi gelmeyebilir filan. Yok dedi taşınacam. Ok dedik o zaman yakınımıza taşın ki tanıdıklarımızı kullanarak sana iş bulabilelim. Okul çıkışında kızı alabilelim filan. Evler bulduk, gönderdik, bak sakın bize sormadan ev tutma çünkü burada yeni gelenleri çok kazıklıyorlar, arada bir tanıdık buluruz, bize farklı davranırlar dedik. Dedik de dedik. Fail vol. 45764
Anaaa bi baktık kadın bize haber vermeden bize oldukça uzak bi yerde, oldukça yüksek fiyatlı bi ev tutmuş. Bize tuttuktan sonra haber veriyo. Hayırlısı dedik, belki kadın 50 yaşından sonra özgür kalmak istiyor hayatında ilk kez. Saygı duyalım. Duyduk da.

Biz erkek kardeşe hayat yolu çizmeye odaklıyız. Bu sezonun sonunda lise bitince MSA'ya gönderelim, masraflarını da biz üstlenelim, eli artık iş tutuyor, mesleği de olsun planları yapıyoruz. Annesi dedi ki ben bayramın 1. günü taşınıyorum. Yardıma gelir misiniz...

Bilenler biliyor, tatil yöresinde bayram günü hizmet sektöründeki yoğunluğu. Bütün kış beklediğimiz gün gelmiş. Kadın o gün taşınacak. Hay hay babamızın emaneti. Erkek kardeş yine bizimle yaşıyor bu arada. Eşim dedi ki "yarın şu saatte uyanıyoruz, bu saatte evden çıkıp, şu saatte anneni taşıyoruz, akşam da bu saatte dükkana dönüyoruz rezervasyonlar full". Ok, sabah oldu, kardeşi uyandırıyoruz uyanmıyor. Belki 10-15 defa uyandırdık. Evden çıkma saati geldi geçiyor, eşim de kendi başına çıktı, üvey anneyi taşımaya gitti. Yarım saat sonra kardeşi uyandı, abisini sordu, anlattım. Tamam deyip evden çıktı. Gidiş o gidiş :D Yukarıda fail 3 zemini olarak anlatmıştım ya :D Cebine henüz çalışmadan verdiğimiz maaşını da koyup kaçtı herif akdljhsa :D Bayram günü dükkanda iki kişi de kaldık mı :D Arıyoruz açmıyor filan sonra arkadaşları haber verdi, Türkiye turuna çıkmış lkdsjla :D Neyse biz bütün yazı güç bela 3 kişi hallettik ama sezon ortasında yeni eleman da bulamadığımız için iflahımız s.kildi afedersiniz.

Bu arada babadan 400.000tl filan borç kaldı dahgsd kafamız çok karışık ama üvey anne abuk subuk harcamalar yapıyor, atıyorum 6 tane kahvaltı tabağına 1.000 tl veriyor, saçma sapan bir elbiseye 900tl veriyor. Sonra param bitti diye bizden destek istiyor, veriyoruz; evden kaçan kardeşin okul taksidi diye para istiyor, veriyoruz filan saçma sapan bir durum :D Küçük kız için yine okul ve üst baş harcamaları, onu gezdirip yedirip içirmeler, helali hoş olsun, tüm hikayeler içindeki en masum kişi kendisi...
Abi 6 ay sonra, kadın dedi ki ben Bodrum'da yapamıyorum, burası çok pahalı, kız okuldan eve geliyor tek başına, ev sahibi beni dolandırıyor vs. Be amk, biz 6 ay önce bunları söyledik zaten sana. Peki ne yapalım? Ben tekrar Marmaris'e taşınacağım, bana nakliyeci ayarlayın. Bi de bilmem ne kadar para. Ok. Bunları da yaptık.

En son benim doğum günümden önceki akşam saat 9'da eşimi arıyor. Sabah 8'de taşınıyorum, yardıma gelebilir misin diye. Ben de kendimce yasta olduğum için senelerdir doğum günü kutlamamışım; o sene Antalya'dan annemler ananemler geliyor, dükkanda müdavim müşteri ve arkadaşlarla kutlama yapacağız. Eşim de durumu izah ediyor, evde 4 kişi misafirimiz var, yarın kızın doğumgünü, dükkanda organizasyon var vs. derken telefon suratına kapanıyor :D Kapanış o kapanış :D Bi daha ulaşamadık. Taşınıp bizi sildi hayatından. Küçük kızı da taşınmadan iki hafta önce Marmaris'e yollamıştı zaten. Veda bile ettirmeden :D

Bu arada eşimin annesi adamdan ayrılma arifesindeydi ya, o da yanında bir erkeğin eksikliğini hissetmesin filan diye ona da maddi manevi yardımcı oluyoruz. Gece 5'te dükkanı kapatıp, sabah 7'de eşim kapı montajına gidip, birkaç saat sonra dükkanı açıp 15 saat aralıksız çalışıyor filan öyle bir şey.
Ama annesi yalnız kalma kısmını kabullenemeyip adamla tekrar barıştı. Çok boktan hissettik.

Aileden yediğimiz bu son kazıklardan sonra bizim psikolojimiz baya gitti bitti. Çok garip oldu. Peki dedik, öldürülmek istiyorsan artık senin kararın ama madem kocan yanında o zaman bizden maddi manevi bir desteğe gerek kalmadı diye blöf yaptık. Yeniden birleşme denemeleri 1 ay sürdü. Ama o 1 ayda çektiğimizi Allah biliyor. Her gece evlerini gözetledik kavga var mı, kötü bir şey var mı diye. Her uykudan kabusla uyandık.

1 ayın sonunda herif yine içip sıçmaya başlayınca anne nihayet uyandı ve adamı kovdu. Bu sefer de onun bozulan psikolojisiyle yaptığı işler batmaya başladı. Bir yandan yatalak annesine bakıp bi yandan çalışmaya çalışıyordu ama başaramadı. Dedik ki bu böyle olmaz, hiçbir şey yapmasan aylık giderin (dükkanın masrafı, ev kirası, bakıcı parası, çalışan maaşı vs) 20.000TL. Gel bizimle yaşa, dükkanını da kapat, tüm masraflarından kurtul.
Böylelikle kayınvalide bize taşındı. Bu arada 2+1 evde 2 kedi, 1 köpek, 1 kayınvalide, 1 yatalak anneanne bir de biziz ashdkajsdh :D Bu şekilde 7 ay kadar birlikte yaşadık. Zaten melek gibi insanlar, başımın üstünde yerleri. Ama bu sayede kadıncağız son 1 iş daha yapıp, ufak tefek borç kapatıp, cebine de bir miktar parasını koyabildi. Geçtiğimiz Mayıs ayında onu Antalya'da ufak bir köye taşıdık. Şimdi tarım yapıyor, annesiyle emekli maaşlarıyla tatlıca geçiniyorlar.

Anam ne uzun oldu :D Aralarda bi sürü şey daha var onları geçiyorum artık. Tam yine her şeyi yoluna koyduk, artık bi Avrupa yapabiliriz derken bu sefer de pandemiler çıktı işte oralar zaten malum. Dolar euro da öyle :D Bu bir senenin yaklaşık 6 ayında kapalıydık. Bu aradaaa yaş da 30 oldu :D

Sonuç, işler ve dükkan genel olarak gayet güzel oturdu. Bu yaz dükkanda çalışan nihayet 5 kişiydik. Küçük kız kardeş Darüşşafaka'yı kazandı :,) Annesi telefonlarımızı açmadığı için görüşemiyorduk, geçtiğimiz aylarda ona güzel bi telefon hediye ettik kendisine ait, artık rahatça görüşebiliyoruz :)

Borçlar bitti sayılır; yeniden borca girmeden kendi birikimimizden harcayabiliyoruz en azından pandemi sürecinde. Kendimizden çokça ödün vererek belki bir güzel ev ve araba parasını havaya üfledik ama vicdanlarımız rahat diye bakıyorum.

Geçenlerde eşimin annesi ufak bir kanser tehlikesi atlattı, ameliyatı için Antalya'ya gittik, anneanneye ben baktım, eşim de annesinin yanında durdu mesela. Annem de bize yardıma geldi kayınvalidelere. Sonra hep beraber benim Anneannemlere gittik. Yetişemiyorlarmış perdelerini yıkadık, yemeklerini yaptık :) Dedem kalp krizi geçirmişti, onu bi daha göremem diye çok korkuyordum, onu gördüm. Ailenin kalan kısmıyla mutlu zamanlar geçirebilmek çok değerli bence. Nolur size değer verenlere sıkı sıkı sarılın. Küsseniz barışın.

Şimdi de benim annem tiroid kanseri oldu sanırım. Pazartesi günü belli olacak, bakalım. Özet olamadı ama özetle benim de duyuruya ara verme sebeplerim böyle şeylerdi.

Şu sıralar artık daha fazla vakit ayırmaya çalışacağım. Umarım başarabilirim. Bana ulaşamayan mesajlarınız olduysa hepinizden özür dilerim.

Hatırlayanlara bol sevgiler, ve bir de kapanış fotoğrafı gönderirim :))

İlk kedimi sahiplenmeden önce duyuruya sormuştum. Herkes sende kalsın lütfen sokağa bırakma demişti. Buradan aldığım en güzel cevaptı. Çünkü tüm bu boktan süreçlerde hiçbir terapi, hiçbir ilaç olmadan, hayata tutunmamı sağlayan en güzel şeydi kendisi. Sonra sorunlar arttıkça, evdeki terapicilerin sayısı da arttı asdhajga :D Teşekkür ederim tekrardan. Onlardan bi hatıra bırakıyorum buraya.

Sorularınız varsa sorun, umarım modlar silmez :p Sağlıcakla kalın.

Sevgiler.
0
pandispanya
(30.01.21)
Çok üzgünüm ben de bunu amaçlamamıştım ama başlayınca çok uzun sürdü 4,5 senenin özeti :D Bazı yerler çok detaylı olmuş ama beynim sulanınca geri dönüp silemedim de kaldı öyle artık hayırlısı :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
korkunç, nutkum tutuldu. çok çok geçmiş olsun babana.
! gördünüz mü millete nasıl iftira atılıyor. nasıl hayatlar karartılıyor. ahh ah
kötünün kötüsü bi haber ama yalnız değilsiniz
www.hurriyet.com.tr iftira 2009
www.hurriyet.com.tr iftira 2018
www.hurriyet.com.tr iftira 2021

ileri okuma:
false accusation of rape
0
esref
(31.01.21)
@esref çok teşekkür ederim. Başımıza gelenlerden sonra duyduğumuz, okuduğumuz her şeyi önce sorgulama konusunda çok hassas olduk. Bu konu bu ülkenin en iğrenç gerçeklerinden birisi olmasına rağmen, hiçbir suç işlemeden mağdur olan da çok insan var maalesef. İşini düzgün yapan kurum yok denecek kadar az. Suçlu elini kolunu sallayarak dışarıda, suçsuz içeride olabiliyor. Teşekkür ederim tekrar.
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Allahım film gibi! Geçmiş olsun gerçekten ve hoş geldin :)
0
mor oje
(31.01.21)
Çok teşekkür ederim, çok hoş buldum :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
ben seni hayal meyal hatırlıyorum. çok uzun süre olmuştur gerçekten ama. tüm yazdıklarını da okudum okurken de kolum uyuştu bu kadar olay nasıl üst üste gelir diye hayatı sorguladım. allah güç kuvvet versin ve yardımcınız olsun demekten başka da elimden bi şey gelmiyor. gerçekten çok zor şeyler yaşamışsınız.
0
lata
(31.01.21)
Bende burada çok aktif olamadan da oldukça eskiyim ve pandispanya yi hatırlıyorum. Söyleyeceğim tek şey; Helal olsun size... Hoşgeldin.
0
primetime
(31.01.21)
sen dağ gibi bir insansın. kocan da öyle. ve evet, Allah dağına göre kar veriyor.
biliyorum, dağ olmayı ben istemedim ki diyeceksin. benim de istemediklerim oldu. nasip.

ayrıca rahmetlinin mekanı cennet olsun.
0
esref
(31.01.21)
@lata, çok teşekkürler, yazdıklarınız ne kadar değerli bilemezsiniz, sağolun, hepimize güç kuvvet diliyorum :)

@prime time, hoşbuldum, çok teşekkür ederim <3 :)

@esref, insanlar ne zorluklar yaşıyor, bizimki de dert mi diye düşünüyorum aslında. her şeye rağmen şükür. Bazı çok keskin hatlarımızı törpüledi, önem sıralamalarımız değişti, alabildiklerimizi alıp yola devam etmek gerekiyor, hayat işte. Güzel sözleriniz ve temenniniz için çok teşekkürler, çok sağolun gerçekten :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
vay be, ne dönüş ama :D
hepsini okudum, daha önce de bu nicki duyuruda görmüştüm, hatta isminin geçtiği/arandığın zamanlar da oldu.
gerçekten helal olsun. okurken kaç kere dedim "oha lan MtKrt, buraya kadar kaç kere intihar ederdin?!".
yaşanabilecek her kötü olayı yaşayıp atlatmışsınız. bundan sonrası önünüz umarım aydınlık olur. hoş, olmasa da siz üstesinden gelirsiniz:D
tekrar hoşgeldiniz.
ve bol şans.
0
MtKrt
(31.01.21)
hahahasjkdhakj kahkaha attım valla çok sağolun ya. ben de sizin isminizi hatırlıyorum, o zaman artık moderasyonlarda görüşürüz :p Çok teşekkürler gerçekten, intiharlık bir şey yok, nasılsa kendiliğimizden ölücez bi gün, daha bölüm sonu canavarı çok :D hoşbuldum.
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
woaw film gibi okudum. ne kadar güçlüsünüz...
bodrumu çok severim. mekanınız nerede adı nedir bir uğrarım :)
0
omonia
(31.01.21)
tamamını okudum. inanılmaz şeyler atlatmışsınız. çok çok geçmiş olsun.
yıllar sonra yeni bir dönüş yaptığım için nick yeni olsa da çok net hatırlıyorum ben seni :) bundan sonra her şey daha güzel olur umarım sizin için.
iyi ki geldin, hoş geldin!
0
juliette
(31.01.21)
Acilen dünya turuna çıkın ;) kaç kaç kaç kaç
Şaka bir yana geçmiş olsun...
0
intihar etsem de kendime gelsem
(31.01.21)
@omonia, çoook sevinirim, biz Yalıkavak'tayız, mesaj atıyorum ismini :D

@juliette, ya çok çok teşekkür ederim. çok mutlu oluyorum, hepimiz için kabul olsun bu dilekler :)) çok sağol, hoşbulduk! :)

@intihar.. asdhaha dünya buna hazır mı bilemiyorum benim şansımla başedemeyebilir :/ :D Çok teşekkürler.
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
ben hatırlıyorum.
eskilerden şöyle 3-4 yıl önceden.

hoşgeldin.
0
alt4y
(31.01.21)
Tanımıyorum ama geçmiş olsun.
0
dissendium
(31.01.21)
Aa hatirliyorum seni, o kadar oldu mu diye baktim da son duyuru uzerinden 5 sene gecmis. cok cok gecmis olsun. Sonunda toparlayabilmenize cok sevindim.

Mekanin adini ben de isterim :)
0
fakyoras
(31.01.21)
Müthiş hikaye, çoğu filmde bu kadar aksiyon olmuyor. Süper kahraman olsa çoktan kostümünü çıkarıp emekliye ayrılmıştı. Çok iyi bir iş başarmışsınız, umarım güzel günler gelmiştir ve hiç geçmez.
0
alfred
(31.01.21)
@alt4y, tanıdık isimler görmek çok hoş :) hoşbuldum.

@dissendium, çok teşekkürler :)

@fakyoras, çok iyi hatırlıyorum seni de, çok teşekkürler :) gönderiyorum hemen :d

@alfred, çok sağolun, güzel dilekler hepimiz için gerçek olur umarım.
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
vay be... senin nickini çok net hatırlıyorum. 4-5 sene geçmiş en son yazdığından beri
neler neler yaşamışsın saygı duydum. karıştırmıyorsam sanki ifşalardan birinde eşinizle açık alanda bi fotonuz vardı ya da o aycovskimiydi bi dk...:/ hee bi de duyuru kızları buluşmaları yapılıyordu orda da vardın sen sanki :)
0
mr.brown
(31.01.21)
@mr. brown yok, eşli fotoğraf benim değildi, kimindi hatırlamıyorum ama yine de helal valla :D kızlar buluşmaları düzenliyorduk doğru :D güzel zamanlardı. sizi de hatırlıyorum. çok teşekkür ederim.

not: tekrar düşündüm, fotoğraf benim de olabilir emin değilim :D
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Hiç konuşmadık sanırım ama ben çok iyi hatırlıyorum sizi. Hatta Bodrum’a taşınmadan önce Bodrum ve mekan açmakla falan ilgili duyurularınızı çok net hatırlıyorum. Hoşgeldiniz :))

Yaşadıklarınız okuyana bile çok zor gelirken 5 sene bunlara dayanmanız ve hala pozitif kalabilmeniz gerçekten olağanüstü. Umarım annenizin hastalığı kanser değildir de bu kadar şeyden sonra güzel bir haber alırsınız pazartesi günü.

Bu arada mekanınınız adını ben de isterim. Hatta yemin ederim zamanında burda açtığınız duyurulardan beri merak ediyordum :D Yazarsanız Bodrum’a gelince uğramayı çok isterim :)
0
ms brownstone
(31.01.21)
süreçten haberim yoktu ama hatırlıyorum elbette.
hastalıklar ve başa gelenler nedeniyle gelmiş geçmiş olsun diyebiliyorum ancak.

hoş geldin.
0
blatta hiberna
(31.01.21)
Ya okuduğunuza inanamıyoruum :D Ben bile ne yazmışım diye dönüp okuyamadım, çok teşekkür ederim, kim okuyacak diyordum, öyle içimi dökmüştüm, çok sağolun gerçekten :,)

@ms brownstone, hoşbuldum, hemen gönderiyorum, iyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim, umarım bundan sonrası güzel olur. Görüşmek dileğiyle :))

@blatta hiberna, tanıdık isimler çok güzel geliyor, hoşbuldum, çok teşekkür ederim :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
zaman ne çabuk geçiyor, hatırlıyorum seni. aktif kullanıyordun duyuruyu :)

o değil de film gibi geçmiş 5 yıl.
0
kaptan maydanoz
(31.01.21)
hayret ve hayranlıkla okudum. türlü zorlukların içinden geçerken iyilik yapmaktan da geri durmamışsınız, ailenin her bireyine yetişmişsiniz. helal olsun vallahi. ailenizle güzel günler görmenizi dilerim. duyurunun epeydir kullanıcısı olmama rağmen pek girmezdim o sebeple sizi bilmiyordum, ama geri dönmenize memnun oldum, kendinize çok iyi bakın..
0
denizince
(31.01.21)
ækaptan maydanoz, ben de seni hatırlıyorum, hihi :) evet inanılmaz hızlı geçmiş zaman :) yani normal şartlar altında insanların başına daha ileriki yaşlarda gelen ya da bazısı hiç gelmeyecek sıkıntıların hepsi peşpeşe all in one şeklinde geldi gibi oldu. sağlık olsun ne diyeyim, beterin beteri var.

@denizince, ben de çok memnun oldum, çok teşekkürler, sevgiler :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Merhaba. Sizin kadar eski değilim o yüzden hatırlamıyorum sizi. Ama hoş geldiniz. Ne badireler atlatmışsınız. Çok geçmiş olsun. Umarım bundan sonra üst üste mutlu haberler alırsınız :)
0
black holes in the sky
(31.01.21)
allah askina ozet gec kanka :D
0
baldur2
(31.01.21)
@black holes, çok teşekkür ederim, tanışmış olduk, sevgiler :)

@baldur, özet geçiyorum :D 5 yıla yakındır, ölümler, hapisler, hastalıklar, tehdit, kan, göz yaşı, açlık, sefalet, hıyanet, sel, susuzluk, toprak kayması vb sebeplerle yoktum, sular biraz duruldu, geri döndüm, hoşbuldum :D
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
e hadi, şimdi sıra güzel günlerde. hoşgeldin yeniden.
0
antihero
(31.01.21)
Ben 2013-2014 gibi aranıza katıldığım icin nickinizi cok net hatırlıyorum. 19 yaslarinda falandim. Ama kisisel olarak pek tanımıyordum. Duyurarinizi falan da hatırlamıyorum yani ama duyuruda popüler birisi olduğunuzu biliyordum. Hatta gözüm mözüm kaydı diyorsunuz ama simdilerde pek olmasa bile siz gittikten sonra buralarda yapılan ifşalarda, duyurunun en güzel kizi tartismalari ortaya çıkıyordu ve oralarda halen adinizi gördüğümü hatırlıyorum. Eger bu animsamam yanlis değilse, kendinize hakaret etmeyin bence. Çünkü ifsalarda gayet iddiali arkadaslar vardi :D

Benim nickimi belki gormus olabilirsiniz. Gecen senelerde ufak bir travma yaşayınca tüm duyurularimi sildim bir süre uzak kaldım. Toparlayınca ve guzel bir iliskiye, guzel bir ise başlayınca geri döndüm. Benim süreç biraz kisa sürdü şanslıydım. Sildigim 1000e yakın duyuruya yanıyorum. Bir suru guzel data vardi. Basond uyarmisti yapma etme dedi ama dinlemedim. O an iyi gelmişti ama sinirimi beni duyuruya sokan kisiden cikaramadigim icin duyurudan çıkarmıştım sdhfjg Neyse sonra güçlenip asiyorsunuz, hem datalar da belki cok onemli değildir, dunya icin kucuktur de.. benim icin büyük bir sey gibi hissetmisimdir :) (yok oyle bedavadan dert dinletmek siz de bizi dinleyin diyomusum shfjf) Neyse kisa kestim ben tamam. Sizinkinin yaninda devede kulak.

Yazıya gelirsek, okurken hikayede gecen hemen her kahramanı nasıl boğasım geldi anlatamam. Suan gulerek anlatmaniz bir miktar çoğumuzu rahatlatsa da gerek sizi kullanan insanlara gerekse sizin eşinizle olan polyanaciliginiza ve iyi kalpliligine sinirlenmeden edemedik bence ona eminim :D

Fakat böyle olmadan da güçlü duracak enerjiyi, azmi ve motivasyonu sağlayamaya bilirdiniz orası da ayrı bir konu.

Ölüm ve hastaliklara cok uzuldum, basiniz sag olsun. Insanlik olarak çoğumuzun asamadigi tek sey şu ölüm ve hastalıklar bence. Hayatin akışında olsa da kimse hazirlikli değil.

Olaylara donersek, ne yazık ki akraba da olsa arkadas da olsa yolunacak insan ariyor herkes. Ben hep dedemin veya babamin insanlar tarafından nasil kullanildiklarinin geçtiği hikayelerle büyüdüm. Dinlemeseydim benim de basima cok sey gelebilirdi. Cunku asiri iyi niyetli, herkese çabuk guvenen ve yardımsever bir insanim. Bu karakteristik bir özellik sanirim, doğuştan geliyor pek yapacak bir sey yok ama dikkatli oluyorum işte. Normalde "ya şimdi laf ederler arkamdan şöyle derler" diyerek yaptigim fedakarliklari biraz olsun azalttim yani. Cok da umrumda değil kimin ne düşündüğünü. Bisey diyecek olan yapsan da diyor yapmasan da.

Anlattiklarinizdan sonra, 5 parasiz 1995te Londra'ya gidip, sefaletler cekip, simdi zincir markalara rakip olacak büyüklükte bir coffee shop/restaurant açmış amcamın, davranislarinin altinda yatan sebepleri anladigimi düşünüyorum. Çünkü anlam veremiyorduk. Cok konusmadigimiz icin hikayesini de cok bilmiyorduk. Gecen senelerde yanina gittigimde de davranislarina anlam vermemistim cunku. Melek gibi bir insan ama kimseye kesinlikle güvenmiyor. Çok şüpheci. Cafeyi kesinlikle kimseye emanet etmiyor. Ise alimlarda 40 kere dusunuyor, arastiriyor. Kendini fakir gibi gösteriyor. (Cevreye de ailesine de.) Öyle giyiniyor. Bankada milyon poundlari olduğuna eminim. 400 poundluk arabayla geziyor ama.

Tabi bu biraz isin hastalikli boyutu sanki ama adam orada hala tek basina. Sanirim boyle davranmak zorunda. Sizin gibi seyler mi yasadi yoksa boyle yapmazsa basina bunlarin geleceğinin farkinda mi bilmiyorum. Ama ben kisa hayat hikayenizden cok guzel dersler aldim. Kotu biri olmayacagim tabii ki. Cunku 3-5 kurus ugruna onurunu da serefini de satan, sagdan soldan uckagitcilikla indirdikleri paralarla kendilerini zeki zanneden insanlarin mutlu olabilecegine inanmiyorum ben. Gecici mutluluklar onlarınki. Onlara verilecek en büyük cevabi her dusus veya tokezlemede daha güçlü kalkarak vermissiniz zaten. Bu hikayenin sonunda da iyiler kazanmis gibi duruyor, sevindik. Umarim daha güzel yerlere gelir, daha büyük mutluluklar yaşarsınız.

Cafe ismini biz de istiyoruz, muhakkak geliriz!!

Bu arada durumları buraya anlatsaniz da kesinlikle her türlü yardim gelirdi fakat kendi basiniza mucadele edip cogu zorluğun ustesinden gelmeniz de ayri takdire şayan. İlk defa simdi duyuyoruz. Cogu eski duyurucu bireylerin saskinlikla okuduguna eminim.

Tekrar gecmis olsun, hos geldiniz ^^
0
ananiyimioguz
(31.01.21)
Gerçekten hoşgeldiniz. Ne bitmez bir heyecan, okurken hem çok sinirlendim size yapılanlara hem de çok duygulandım sabrınıza, iyi niyetinize. Karşınıza bundan sonra iyi insanlar çıkar inşallah. Keşke arkadaşım olsaydınız, öyle ısındım size ve eşinize.
0
curukturpkokusu
(31.01.21)
@antihero, çok çok teşekkür ederim :)

@ananiyimioguz, ben de seni çok iyi hatırlıyorum, yanılıyor olabilirim ama sanki ilişki tavsiyeleri üzerine gelişen bir sohbetimiz vardı ve yaşına rağmen olgun bir insan olduğunu düşünüyordum. Eğer doğru hatırlıyorsam, görüyorum ki yıllar senden bu anlamda hiçbir şey eksiltmediği gibi, üstüne eklemiş. Ne büyük bir kazanım. Öncelikle zaman ayırıp okuduğun ve bu kadar emek vererek yazdığın için çok teşekkür ederim gerçekten. Çok şaşkınım. Çok teşekkürler.

Basond'u dinlemeyen yanar :D ama hiçbir şey için pişman olmaya gerek yok, belki ileride kullanabileceğin güzel bir tecrübe edinmişsindir, onca emek ve yaşanmışlığı silme kararınla. Bi dahakine belki bi yedek alırsın aksjd :D

Başıma bu hastalıklar gelmeden önce her gün aynaya bakıp ne kadar çirkinim diye ağlardım ashdhah :D Daha kaslı olmak için, daha az yağlı olmak için vs :D Sonrasında gözümü kabul etmem de zor oldu, zaman aldı, ama şu an artık gerçekten umrumda değil, kafam kopsa da üzülmem, öyle gezerim. Gerçek dert görmemektenmiş o dertler, biraz da ergenlik :D

Bizimle ilgili söylediğin her şeye katılıyorum. iyi niyetle enayilik arasında bir çizgi var. Biz biraz enayi davrandık belki. Babam dışında kendi ailemden pek bir sorun yaşamadım, genel olarak destek gördüm, belki kendi aileme yapmayacağımdan fazlasını eşimin ailesine yapmış olabilirim. Çünkü eşimin ailesiyle ilgili konularda karar verirkenki kriterim mantık değil vicdan oldu. "Ya benim yüzümden/benim etkimle yaptığımız ya da yapmadığımız bir şeyin sonucunda eşim mutsuz olursa/ vicdan azabı çekerse" diye düşünerek her şeyi fazlaca yapmak için çabalayıp onu da gaza getirdim. Açıkçası benim de etrafımda genelde kadınlar çok baskın karakterli ve karar mercii olduklarından, ben de kendime çocukluğumdan beri bunu tembihlemiştim: Kimsenin vicdan azabına sebep olma, kimsenin ailesiyle arasına girme, 50 sene sonra "senin yüzünden" diye başlayan kavgalara sebep olma, gibi... Benim kendime verdiğim dersin sonucunda fazlaca yıpranmış olduk ama en azından sevgi, saygı içinde, birlikte ve birlikte olmaktan mutluyuz. Kendi ailemle ilgili vereceğim kararlar beni bağlar ama başkasına kötü etki etmemeliyim diye düşünerek fazla verici davrandım. Bence doğru bir davranış olmayabilir ama pişman da değilim yine olsa yine yaparım. Bunun bedelleri oldu ama diğer türlü davransaydık onun da bedelleri olacaktı. En azından kabul etmeye razı olduğum bedelleri ödedim. Sonuç olarak bence vicdan rahatlığı; akıl ve ruh sağlığını korumanın en iyi yoluydu. Benim için en azından.

Aslında zeka, başkalarının tecrübelerinden de ders çıkarabilmeyi de kapsıyor. Tek sorun, çıkardığın tecrübelerin de hesaplanamayan birçok başka şeye gebe olacak olmasında :) Yine de içimden bir ses, senin bu konuda daha başarılı olacağını söylüyor :)

Dükkanın ismini yazacağım, yeniden çok teşekkür ederim, çok hoşbulduk :))

@r evolution, çok teşekkür ederim :D Dosyayı silip, silinenlerden de silmeyi umuyorum. Çok sağolun :))

@curukturpkokusu, bence iyi insanlar eninde sonunda birbirini buluyor. Biz bir şekilde genel olarak ailelerimizin hatalarının bedelini ödedik gibi oldu. Kendi seçtiğimiz çevremizde genel olarak şanslı olduğumuzu düşünüyorum, gerçekten hayatı pahasına kendisini bize siper eden arkadaşlarımız oldu. Bin yaşasınlar. Sizinle de arkadaş oluruz neden olmasın, merak etmeyin siper etmelik bölümü geçtik gibi :P :D Çok teşekkür ederim tekrardan güzel sözleriniz ve dileklerinize <3 :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Sonuna kadar okudum (:
Hoşgeldiniz.. Mekanın adını ben de öğrenebilir miyim? Bu arada 3. Hata erkek kardeşin akıbeti noldu?
0
Ven
(31.01.21)
@ven ajdghsga ya çok tatlısınız hepiniz valla allah razı olsun yüzümü güldürdünüz:D
3. hata, önce bi iki ay değişik şehirlerdeki arkadaşlarında memleket turu yaptı. Sonra annesiyle yaşamaya başladı ama hem çalışmayıp hem evdeki herhangi bir işe de yardımcı olmadığı için onunla da anlaşamadılar. Şimdi varlıklı bi kız arkadaş bulmuş, İstanbul'a taşındı. Onunla e ticaret gibi bi işler yapıyorlar. :D iyi gibi, sağlığı keyfi yerinde bildiğim kadarıyla. mutfak ve bar becerileriyle göz dolduruyormuş :D duyuru dedikodu birimi gururla sundu ajksh :D
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
nickinizi hatırlıyorum :)

ne kabus ama! çok büyük geçmiş olsun hepsi geride kalmıştır umarım. mekanın adını ben de isterim bu ortak belamızı da def edince bir biranızı içeriz belki.

paticanlara selam.
0
Ufuk
(31.01.21)
Hafızam kötü oldugundan hatırlayamadım sizi.

Sabahın yedisinde bir solukta okudum. Direksiyon sınavından kaldım diye perişan haldeyim bir gündür. Kendi derdim inanılmaz manasız geliyor şu an.

Göz kısmını anlamadım. Görüşünüzde problem yok, sadece şekil olarak mi değiştiler? Olabiliyor mu öyle? Geçmiş olsun.

Maddi konularda fazlaca verici olmuşsunuz. Enayi demek istemiyorum, ayıptır, ama öyle gibi biraz. Sizin sorumluluğunuzda olmayan kişiler için sırf kan bağınız var diye bu kadar masraf yapmamalısınız. Üvey anne mesela çocuk dogururken size mi güvendi? Ne diye Kahraman olmaya çalışıyorsunuz ki? Tamam on sene sonra vicdanınız sizlamayacak ama siz de tekrar yirmili yaşlara dönemeyeceksiniz, giden gitmiş olacak. Kavga sebebi olmaktan bu kadar çekinmeyin. Yoksa daha çoook sömürülürsünüz. Bunca şeyin üstüne artık farklı bir konu olur ve hayır derseniz, eşiniz de bunun kavgasını ederse ona yuhh zaten.

Babanızın başına gelen iftira mi gerçekten? Umarım öyledir. Ben bu konuda kendi babama dahi güvenmem.

Her şey için geçmiş olsun. Umarım toparlarsınız.
0
elorelia
(31.01.21)
Ohaa 5 yıl mi olmuş :///
0
abuzer
(31.01.21)
Hoş geldin tekrar :)

Ben de çok net hatırlayanlardanım. Hatta buradan bi arkadaşla "duyuruda şu arkadaşlar vardı artık girmiyorlar" dedikodusu yaparken seni de saymıştık.

Yaşadıklarınız gerçekten film gibi. Ama siz de çok naifmişsiniz. Özellikle verdikleri paranın 2,5 katını isteyen dolandırıcı tiplere keşke istediklerini vermeseymişsiniz dedim içimden. Neyse artık olan olmuş. Zaten okudukça o parayı unutuyorsun.

Başınız sağ olsun, geçmiş olsun :/
Umarım artık bugün milat olur ve çok güzel şeyler sizi bekliyordur.
0
himmet dayi
(31.01.21)
ayrica dunya bu kadar iyi olmak icin fazlasiyla kotu bir yer. dark side'a gecme ama bu kadar da iyi olma :D
0
baldur2
(31.01.21)
Ben babada kaldım. SÖzlüğe falan taşıyın, twitterda yayın, esra erola çıkın, cimerden yazın. Gerçekten tecavüz edince salıveriyorlar, iftira atında tutukluyorlar. Bugün sizin babanız yarın bizim babamız, başkasının eşi, erkek kardeşi. Üzüldüm.
0
gelmeistemem
(31.01.21)
hoşgeldiin, kedileri öp, iti mıncır. bir mekanda müdavimler varsa orası olmuştur artık, sırtınız yere gelmez.
0
selam
(31.01.21)
hosgeldin. birebir hic tanismadik ama nickini hatirliyorum. butun bunlari su anda bu kadar rahat anlatabiliyor oldugun icin seni ve esini tebrik ederim. bu surecte bu kadar guclu kalabilmeniz harika. umarim bundan sonra hayatinizda her sey cok daha iyi olur!

daha guzel yarinlara, cheers.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(31.01.21)
welcome back
0
paranoyak kedi
(31.01.21)
ben de nickini hatırlıyorum. hatta sanıyorum birkaç defa mesajlaşmıştık farklı konularda.

her şey için gelmiş geçmiş olsun ve de hoş geldin diyelim o halde :)).
0
Phoebe
(31.01.21)
Duyuruyu aktif kullanmasam da bir süredir, nickinizi hatırlıyorum. 5 seneye ne hikayeler sığdırmışsınız valla helal olsun diyorum, eşiniz ve siz çok güçlüymüşsünüz. Mutlu yarınlara diyorum :)
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(31.01.21)
@ufuk, onların da selamı var çok teşekkürler, birazdan mesaj atacağım, umarım birlikte kadeh kaldırabiliriz :)

@elorelia, ben seni hatırlıyoruuum :) ifşalarda da vardın, çok aktif kullanıyordun duyuruyu, ne güzel seni görmek de. Görüşümde de problem var aslında. Sürekli acı çekiyorum, bazen çift görüyorum, ilerlerse körlüğe kadar götürebilecek bir şey. İlerlemesi için de elimden geleni yaptım açıkçası ama o başka bir duyurunun konusu olsun :P

Söylediğin şeyler doğru, katılıyorum ama olanlar oldu bi kere, su akıp kendi yolunu biz iyi davranmaya çalışsak da yine buldu. Babamla ilgili olan kısımda, gerçekten anlattığım şekilde her şey. O kadar akla mantığa aykırı ki yıllar sonra üniversitede ders olarak okutulabilecek şekilde bir hukuksuzluk örneği sergilendi. Bazen keşke gerçek olsaydı, şimdiye kadar ne psikolojim, ne maddi manevi hayatımız bu kadar yıpranmazdı diye düşünürdüm. Birisini öldü kabul edip, hayatımdan silmek, bu geçirdiğimiz süreçten daha kolay olurdu. Hatta karşı tarafın yanında yer alıp, aldırabileceğim en yüksek cezayı aldırdığıma emin olmak isterdim. Bi de utanırdım ve bunu buraya bile yazmazdım, sonuçta nereden bilebilirsiniz :) Ne yazık ki suçsuz yere yatıyor.

@abuzer, valla dile kolay, 5 yıl olmuş :))

@himmet dayiiii, teşekkür ederim ben de seni hatırlıyorum, hayvanlarla ilgili güzel tavsiyeler veriyordun bi de aynı görüşte olmasak bile senin yazdıklarını okuduğumda "he himmet dayı geldi şimdi görüşüm değişecek kesin" diyordum :D Sizi görmek çok güzel, çok teşekkür ederim :))

@baldur, bir ara deneyeceğim dostum :d

@gelmeistemem, kesinlikle katılıyorum, bu geçirdiğimiz 5 sene, daha önce hiç karakolun yolunu bilmeyen, bu kadar olay kimlerin başına geliyor diye düşünen bana, 3. sayfa haberlerine düşmenin aslında pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösterdi. Çok toy ve tek başımaydım, kimseyi tanımıyor, yol yordam bilmiyordum bu konularda. Diğer yandan da dosyayı okuyan, birbirinden bağımsız bütün eski savcı, hakim, avukat vs ne kadar uzman kişi varsa hep sakinleştirdiler. Hayatımızda gördüğümüz en saçma dosya, merak etmeyin bu celse çıkar, yok merak etmeyin toplumun lincine uğramamak için tutuyorlar (medyatik bi dosya olmuştu), merak etmeyin başına bir iş gelmesin diye tutuyorlar (devamlı tehdit alıyorduk) vs dedikçe inanıp sabrettim. Sonuçta geldiğimiz noktada da bu tarz baskı yapılabilecek bir noktada değiliz artık. Açıkçası hala inanıyorum, AYM'de çözülecek, orada çözülmezse İnsan Hakları Mahkemesi'nde çözülecek. Bu inancı taşıyorken, bi şeylerin benim yüzümden bok olmasından korkuyorum. Herkesten tek ricam, her haberi enine boyuna değerlendirmeden, boşlukları mantıkla doldurmadan linç uygulamamaları. Hayırlısı, bakalım, artık gelişmelerden haberdar ederim, çok teşekkürler :))

@selam, selam! :) çok teşekkürler, bebelerin de selamı varmış, görüşmek dileğiyle :)

@cesarioooo, vay be doğan büyüyor resmen :D evet bıraktığımda 22 yaşındaydın hatırlıyorum, çok sevindim seni gördüğüme :)

@e bana nick bırakmamışsınız: bu saydıklarının hepsi gitti mi ya? :( O kadar güzel isimler hatırlıyorum ki yazmaya başlasam iyice uzayacak. Ne kavgalar ne dövüşler :D Şimdi bakınca hepsi çok güzel ve değerli günlermiş, herkese selamlar :)) çok teşekkür ederim.

@eksi sozlukte eksiyen adam, ben de senin ismini hatırlıyorum, güzel dileklerin için çok teşekkürler, hepimizin hayatında dertler bir bir düzelebilir umarım, cheers! :)

@paranoyak kedi, çok hoşbuldum, teşekkürler :)

@phoebe, ben de seni hatırlıyorum hihi :) çok teşekkür ederim, hoşbuldum.

@birfincandahakahveisteyenadam, mutlu yarınlar hepimizin olsun, çok teşekkürler! :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Ben de hatırlıyorum, çok çok geçmiş olsun :) zor günler geçirmişsiniz ama belki biraz da siz zorlaştırmışsınız. Problemlerin hiçbiri size ait değil çünkü ama gereksiz sahiplenmişsiniz. Belli şeyler yapılır tabi ama kardeşe, üvey anneye vesaire Her şeye okey demek zorunda da değildiniz. Bana enayilik ya da aşırı iyilikten ziyade aslında eşinizle “karşılıklı“ birbirinizin ailesini tolere etmişsiniz gibi geldi. Babanızın böyle bir olayı olmasa ve babanız için bir şeyleri feda etmeseniz onun ailesine karşı belki de bu kadar verici olmazdınız, en azından bu kadar vicdan yapmazdınız. Belki yine de yapardınız bilemeyiz tabi. Umarım bundan sonra kendi iki kişilik dünyanızın tadını çıkarırsınız biraz :)
0
aquarium
(31.01.21)
ben de seni hatırlıyorum ama o zaman duyuruda yatagants nickiyle yazıyordum, sözlük hesabı uçunca o da gitti.

Zor süreçler geçmiş, hoş geldin bundan sonrası aydınlık olur umarım.
0
hayaletimsi
(31.01.21)
@aquarium, o kadar doğru tespitler ki ne desem boş :) o kadar çaresiz zamanımda eşimden beklediğimden çok daha fazla destek gördüğüm için gerçekten sonrasında bunları ödemek istemiş de olabilirim. Haklısınız. Benim de en büyük dileğim bundan sonra 2 kişilik yaşayabilmek, ben de seni hatırlıyorum, hep böyle mantıklı tavsiyeler veriyordun :D Çok teşekkürler :))

@yatagants, geçmiş olsun sana da sen de hoşgelmişsin, sen de benim hatrımdasın, çok teşekkürler :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
yeniden hoşgeldin pandispanya. zor şeyler yaşamışsın ama çoğunu atlatmışsın, çok geçmiş olsun. babanın son durumunu yazmış mısın göremedim, tekrar okumaya enerjim kalmadı ama umarım o da atlatır kısa zamanda.

bu arada enişte de buralarda galiba, "bodrum'da mekan işletiyorum, sorularınızı alayım" diye soru açmıştı, "aa neresi, benüm bütün yazlarım bodrum'da geçiyor, tarif et gelelim" diye sordum, bilbo'yu tarif etti asdfsdaklja kocanmış meğer, aldım selamını.

modlar silmez derken? sen de zaten mod değil misin ya :)
0
kibritsuyu
(31.01.21)
@kibritsuyu, asjdhajk evet ben de senin selamını aldım :D babamın süreç devam ediyor, şimdi AYM aşamasındayız. Umut her geçen adımda tükenmiş gibi gözüküyor ama benim bi yerlerde işini doğru yapan insanların hala olduğuna dair inancım tam.

Valla ben yolu bu kadar Bodrum'a düşüp de bize hiç uğramayan bi seni gördüm, yani şey, göremedim :D Umarım bi gün yan yana kadeh tokuşturabiliriz.

Evet, modum ama modlar da modlara müdahale edemiyor mu modum? :) İnsafınıza sığındım, bundan sonraki duyurularımı daha dikkatli açacağım, bütün emekleriniz ve iyi niyetleriniz için çok teşekkür ederim :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
ya bu arada kızmazsanız, dün gece upuzuuun duyuruyu ve i'm back başlığını görünce okumadan önce nick'e baktım, cocodancer mı diye :)) sonrasında olaylar olaylar zaten..
0
denizince
(31.01.21)
@denizince, hahahah aaah cocodaner ya :D Dün bu duyuruyu yazıp gönderirken entity is too large diye bi uyarı aldım önce. İlk olarak düşündüm dedim ki "aaa duyuruya karakter sınırlaması gelmiş herhalde. ama daha önceden yoktu, cocodancer yazabiliyordu" diye geçti içimden :D Sonra baktım, yüklediğim fotoğrafın boyutu büyükmüş. :D Sanırım sonra başka nicklerle geldi. Umarım hayatta ve mutludur, selam olsun :D
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Hoşgeldiniz, sizi çok iyi hatırlıyorum. İyi ki geldiniz çok güzel tavsiyeler verirdiniz gözlerim sizi arardı valla:)
0
medusa
(31.01.21)
Hatırladım sizi 2013'ten beri duyuruyu takip ederim. 5 sene önce İstabul'da bir plazada çalışıyordunuz ama mutsuz bir yaşamınız vardı. Plaza yaşamını pek sevmiyordunuz. O zaman duyuru açıp bu işleri eşimle bırakıp Ege'de bir kafe açacağız diyordun ama o zaman duyurudakiler uyarmıştı sizi "yapma etme bilmediğin bir işe girme"diye.
Baya ağır şeyler yaşamışsınız ama güçlü bir şekilde çıkmışsınız olaylardan. Hayırlısı olsun. Güzel günler dilerim.
0
komando kani var bende
(31.01.21)
Hatırlamaz olurmuyum ameliyatlarımız birbirine çok yakın zamanlardaydı. Sen yeşim hocaya, ben yusuf hocaya ameliyat olmuştum. Benim ki tiroid ca ydı. O dönem bana çok destek olmuştun. Benim ameliyat izim niye böyle, benim sesim niye kısıldı, kesin hep böyle kalacak, al işte yine beni buldu gibi vs şeylerle seni çok darlamıştım. O dönemde ameliyat sonrası fotoğraf falan da paylaşmıştık birbirimizle. Sonradan numaranı bir şekilde kaybettim.

Yaşadıklarını büyük üzüntüyle okudum. Bundan sonrası için iyi şeyler yaşamanı tüm kalbimle diliyorum. Sen ve sevdillerin mutluluk sağlık ve huzur içinde yaşayın. Babanın yaşadıkları da çok üzücü. İnşallah en kısa zamanda bu durumdan kurtulur. Anneciğine de çok çok geçmiş olsun.
0
nick konusunda kararsizim
(31.01.21)
Hoşgeldin tekrar, umarım annende korktuğunuz gibi bir şey çıkmaz. Görmeyeli Florance Nightingale olmuşsun. Kocanı da al kaç bence, okurken panikatak geçirdim.

Annenin bir rahatsızlığı yoktur umarım bu arada.
0
epistemic_regress
(31.01.21)
@medusa, selaaaam :) çok teşekkür ederim, çok hoşbuldum, ben de sizi hatırlıyorum, yeni cevaplarda görüşebilmek dileğiyle :))

@komando, vallahi şaşırıyorum, çok doğru hatırlıyorsunuz :D neredeen nereye :D güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim :))

@nick konusunda kararsızım, ya ben seni çok aradım ama nickini her defasında unuttumm! Bir ara mesajlaşmıştık buradan ama sonra yine benim başıma olmadık işler gelip girememiştim, bir sonraki girişimde de bütün mesajlar silinmişti askjdh :D Çok üzülmüştüm. Güzel dileklerin için çok çok teşekkür ederim. Beni hiç darlamamıştın, birbirimize destek olmaya çalışıyorduk :)) Umarım sen de sağlıklı ve mutlusundur. Benim yara izim tam olarak geçmedi bu arada :D

@epistemic_regress, çok teşekkür ederim umarım çıkmaz, çıkarsa da savaşmaya devam :) çok hoşbuldum, yeniden teşekkür ederim, sevgiler :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Kedili duyurulardan hatırlıyorum ama gerçekten "oha 5 yıl mi olmuş" diye şok oldum.

Ne yalan söyleyeyim bana da çok çok güçlü ve pozitif bir insan izlenimi verdiniz. Herkes demiş zaten ben olsam ilk büyük sıkıntıda pes ederdim sanırım, belki ikincide.

Bundan sonraki hayatınız umarım huzurlu olur, annenizin de inşallah bir şeyi yoktur. Kocaman bir geçmiş olsun, uzaktan sarılıyorum ve tebrik ediyorum duruşunuz için
0
piremses
(31.01.21)
okudum ama simdi cevap yazmak icin scroll yapinca fark ettim ki bayaa uzunmus :D

ben de hatirliyorum seni, ifsalardan guzel bir kiz oldugun aklimda kalmis :) ama fekat 5 yil olmus mu, inanamadim.

ilk duyurumu 2008'de actigimi gorunce de sasirmistim.

hosgeldin tekrar. umarim tatsiz olaylar geride kalmistir.
0
supergirl
(31.01.21)
''Allah allah nerede ki bu pandispanya son zamanlarda hiç görmüyorum'' dediğim şey 5 senelik bir süreç miymiş?! Yuh :)

Her şey için çok geçmiş olsun.
Tekrar hoşgeldin ^^
0
megalomaniac
(31.01.21)
@piremses, yihuu seni de gördüm :) çok teşekkür ederim, güzel dileklerine, güzel sözlerine. sevgiler benden :))

@supergirl, çok teşekkür ederim, o ifşalar çok abartılmıştı, hakettiğimi düşünmüyorum. Zaman ne çabuk geçiyor gerçekten, size de güzellikler diliyorum, sevgiler :))

@megalomaniac, hahaha :D senin ismini gördüğüme de çok sevindim. hoşbuldum, çok teşekkür ederim :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Pek iletişimimiz olmamıştı sanki ama senin nickini -ve cevap yazan kişilerin nicklerini de- görünce ekstra mutlu oldum. Tekrardan hoşgeldin :)
0
physcos physcos
(01.02.21)
hatırlıyorum :) hoşgeldin ve hatta, helal olsun :)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(01.02.21)
Merhaba pandispanya, ben hatirlamadim, cok eski uyeligim ama 5 sene oncesinde pek aktif degildim.

Hatirlattigin cok onemli ve degerli bir sey icin tesekkur ederim. Aileyle fiziki uzaklik sart. Iyi ki de yapmisim, cok da guzel yapmisim.
0
buf-e kür
(01.02.21)
Sevgili pandispanya ne çok şey olmuş ^^ Neden okudum yazdığınız her şeyi hiç bilemiyorum üstelik işten çıkmama 5 dakika var ve yapmam gerekenler vardı ahhaha.. Bodrumu sever Atanlyada yaşarım. Bol şanslar dilerim hikayenin devamında. :)
0
denizmaniaherif
(01.02.21)
@physcos physcos, hoşbuldum, evet belki konuşamamış olabiliriz ama ben de nickinizi hatırlıyorum. Tüm nickler de çok güzel oldu sanki sadece bi hafta girememişim gibi :) çok teşekkürler :)

@kitap arasında kalmış silgi tozu, hoşgeldim, çok teşekkür ederiiim :))

@buf-e kür, işte başka tecrübelerden herkes farklı dersler çıkarabiliyor :D Verdiğiniz karardan ötürü mutlu olmanıza sevindim :))

@denizmaniaherif, hahaha çok üzgünüm çok vakit aldım :D yolunuz buralara düşerse uğrayın, çok teşekkür ederim :)
0
🌸pandispanya
(01.02.21)
Canım pandispanya’m <3 bir yandan gözlerim dolu dolu oldu okurken bir yandan sinirlerim hopladı. Neler yaşanmış ya gerçekten inanılmaz. Ne kadar da güçlüymüşsünüz gurur duydum sizinle.
0
sta
(03.02.21)
yaaa pandispanyaaaaa senin güzel yüreğini severim <3 çok aradı gözlerimiz seni, neler neler yaşamışsın meğer. benim sanırım duyuruya ilk katıldığım zamanlarda aktiftin pek severdim yazdıklarından seni :) yaşadıklarının hepsi geçmiş bitmiş olsun bundan sonrası çok daha güzel olsun inşallah sevgiler...
0
dedim ben sana
(04.02.21)
@sta & @dedimbensana, ya nasıl teşekkür etsem az. Çok sağolun gerçekten. Ben de burada olmayı çok özlemiştim. Paylaşmak da çok iyi geldi. Ne desem az. Güzel dilekleriniz karşısında ben de günlerdir duygu seli içerisindeyim :)) güzel günler hepimize gelsin. Sevgiler.
0
🌸pandispanya
(05.02.21)
emek veren her zaman kazanıyormuş hakkaten
0
bir soru sorcam
(08.02.21)
hoş geldin. umarım bundan sonra her şey güzel olur.

"Taşınıp bizi sildi"

sizin yap(a)madığınızı o yapmış ve bu sizin için de çok iyi olmuş bana göre.

"biz biraz enayi gibi davrandık belki"

maalesef. karşı taraf sadece kendisini düşünüyor, sizi bir güzel sömürüyorsa şahsen ben öyle birine yardım etmem, ne hali varsa görsün derim. herkesin yardımına, yardım istemeyenin bile yardımına koşmak (öldürülme tehlikesi olan anneyi hariç bırakıyorum tabii) çok fazla yorar insanı.

eşinizin çocukluk arkadaşının sizi satması sonrasında biraz arkadaşlıklara olan inancım azaldı ama sonrasında "bir sürü arkadaşımız hayatı pahasına bize siper oldu" demişsiniz. o güzel bir olaymış :)

biraz hızlı okudum. babanız hala hapiste sanırım? peki özel değilse bu iftira atan kişi neden iftira atmış?
0
hlot
(08.02.21)
@bi soru sorcam, hahah öyle diyelim fakir tesellisi olsun bizimki de :))

@hlot, uzunca anlatmıştım aslında ama cep telefonumun azizliğine uğradım ve tüm cevabım gönderemeden kayboldu :) bu yüzden yeniden yazmak için güç toplamayı bekledim. nihayet topladım :))

söylediğiniz şeyler çok doğru. Kesinlikle yardım talep etmeyen insanlara ısrarla yardım etmek yanlış. Yardım talep edenler de bir süre sonra mantık dışı taleplerde bulunmaya başlıyorsa orada da dur demek gerekli. Teoride hepsini her zaman biliyorduk ama pratiğe dökemedik maalesef :D Umarım ileride bu konuda biraz daha başarılı olabiliriz.

Evet babam hala cezaevinde. İftiranın sebebini gerçekten net olarak kestiremiyorum. Birkaç boyutu var. İftirayı atan kızın annesi, babama devamlı eşinden boşanmak istediğini, evlilikten çok sıkıldığını, sevildiğini hissetmediğini anlatıp babama yanlıyormuş. Babam da her fırsatta ikisi arasında böyle bir şeyin söz konusu olamayacağını dile getirmiş, kendi kız arkadaşıyla tanıştırmış, her fırsatta kadının eşi olacak adamı övmüş, aralarını yapmak için çabalamış vs. Buraları kadın da reddetmiyor. Kadın devamlı babama birikmiş parası olup olmadığını, malı mülkü olup olmadığını soruyor sohbetlerde. Diğer yandan bu ailenin ekonomik durumu kötü. Babam da durumu kötü olan 4-5 çocuğa aynı anda ders veriyor. Bazı dersler 1-2 sabit yetişkin de katılıyor. Ders verilen yer 8-10m2'lik bir alan. Bütün öğrenciler yanyana oturuyor. Zaten aynı zamanda malzeme satışı yapılan bir yer. Devamlı müşteri de var, hiç bir saniye boş kalmaz. Şikayetçi olan kız, eğer babama yakın olan sandalyede oturmazsa ağlayıp ortamı terk ediyor, yalvar yakar başka öğrenciyle yer değiştiriyorlar her defasında önde ve babamın yanında olmak için. Derste çekilmiş o kadar çok fotoğraf da var ki. Kız babama devamlı arkasından sarılıyor, şakalar komiklikler yapıyor vs. Bu fotoğrafların hiçbirinde de babamın bir teması yok. Öğrenci gelip arkasından elini atmış yani babama, son derece güven dolu bir ilişki gözüküyor.

Babam bu çocukların maddi durumu kötü ama çok yetenekli oldukları için, normalde verdiği fiyatın 5'te 1'ine filan veriyor dersleri. Gerçekten komik rakamlara. Hatta bu olaylar olmadan önce babam bu çocukların yaramazlığından çok şikayetçiydi, enerjimi emiyorlar diyordu. Ben de tartışmıştım babamla, sen deli misin günde kaç saatini 25 lira için tüketiyorsun diye. O da ileride iyi bir sanatçı olduklarında benim de bir katkım olmuş olsun, yoksa heba olacaklar demişti. İdealist bir adamdı maalesef. Sonunda g.tümüzde patladı.

Neyse uzatmayayım. Babam devamlı ailelerle tartışıyor bu çocukların yaramazlıkları yüzünden. Dersleri bitirmek istiyor. Çocuklar ağlıyor hocam bizi bırakmayın diye. Aileler de yalvarıyor bi şans daha verin diye. Böyle diye diye 3-5 defa tam bitme aşamasındayken zorla devam ettirdiler babamı. Bu arada şikayetçi olan kızın ailesi çocuğun yaptığı şeyleri satarak para kazanıyor. Mesela babamdan aldığı ders ve materyal 100 tl'ye malolduysa 500tl'ye başkasına satıyorlar gibi. Çocuğu fabrika gibi kullanıyorlar. Hatta çocuk babama arada şikayet ediyor "hocam annem sattığı şeylerden bana hiç para vermiyor" diye. Çocuklar derse gelmeyi sevdiği için devam etmek istiyorlar ama ailenin kaygısı da geçim kapısı olması.

Sonra kurs bitiyor, yaz tatili başlıyor. Bunlar köylerine dönüyorlar. Ertesi eğitim döneminde ilk olarak yine bu kız yine babama geliyor derslere devam etmek istediğini söylüyor. Babam bu sene yapamayacağım diyor. Yine ısrarla başlıyorlar. Derken son derste yine öncekilerle benzer sebeplerden babam önce kızı azarlıyor, sonra da annesi babamın sanatına hakaret edince annesiyle tartışıyor ve onları atölyesinden kovuyor. Bi daha buraya gelmeyin artık yeter başka kurs bulun diye gönderiyor. Hatta tartışmada kadının kocası da orada ve babama hak veriyor, adam babamdan özür dileyerek ayrılıyor, o da inkar etmedi bunu da mahkemede.

İşte ertesi gün babamı gelip tacizci diye alıyorlar. O gün bugündür babam yok. Babama bütün fotoğraflarda kendiliğinden sarılan çocuk, bir anda "ilk günden beri beni taciz etti, telefonundan devamlı porno izletiyordu" diyor. Bu arada 7-8 ay kursa güle oynaya gelip, ertesi sene de devam eden de kendisi. Annesi ücretsiz kurs bulup o kursa göndermek istediğinde kız "anne ben attan inip eşeğe binmem" diye ağlıyor herkesin gözü önünde askdjha. Babası olan adam belediyede en alt kademe çalışandı (tam görevini özellikle söylemiyorum), kadın da ev hanımıydı. Bu olaydan sonra yarattıkları o yalan mağduriyetle öyle büyük bir destek aldılar ki, herif milletvekili aday adayı oldu, kadın delege oldu filan öyle bir hikayeler :) Bütün kapılar açıldı sonuna kadar.

Bu arada demiştim ya, o 8m2 alanda ders alan 4-5 kişiler sabit diye. O kişilerden biri kızın kuzeni. Aynı süre yan yana ders alıyorlar ve çocuk hiç böyle bi olay görmediğini söylüyor. Çocuklarla aynı anda derse giren yetişkinler de aynı beyanı veriyor. Daha detaylı biçimde. Sonra avukatları "yalan söylüyorsunuz, çocuklar bu yetişkinleri hiç tanımazlar" dediler, bi dolu fotoğraf ve video verdik dosyaya. Çocukların o yetişkinlerle beraber ders aldıkları, kutlama yaptıkları... Ama hiçbiri dikkate alınmadı. Bu arada babamın telefonuna porno iddiası için ilk dakika el koyuyorlar zaten. Babam da diyor ki "bahsettiğiniz türden en ufak bi görüntü bulursanız, beni yargılamayın direkt idam edin" diye veriyor telefonu. Nitekim hem polis, hem de bilirkişi ayrı ayrı detaylı inceleme yapıyor ve ikisinin de raporu babamın lehine, çocuğun söylediği tarzda herhangi bir görüntü hiç olmamış telefonda. Yani ortadaki yalan gün gibi ortada. Ama bunu da değerlendirmedi mahkeme.

"Şu da tacize uğruyordu" dedikleri yetişkinler vardı. Onlar da mahkemeye gelip bu ülkede her gün sayısız tacize uğradıklarını ama bunu yapan kişinin hiçbir zaman benim babam olmadığını" söyledi sağolsun.

Bir tek bu alfa kızın en yakın arkadaşı olan, yine aynı sınıfta bunla ders alan diğer kız dedi ki "beni de taciz etmiş ben görmedim ama arkadaşım ayşe (diyelim) görmüş, öğretmen benim popoma elini sokmuş, şikayetçiyim" adshakd. O kızın ailesi kızlarının gerçekten tacize uğrayıp uğramadığını bilmek, hak aramak isteyen insanlardı mesela. Onlara kızmıyorum. Ama yani 1.80 boyunda bir yetişkin, herkesin içinde bir kızın pantolonundan içeri elini soksa, bunu o kızın farketmeyip arkadaşının ona sonradan haber vermesi mümkün mü... İçerideki diğer insanları geçtim. Sana yapılan şeyi sen farketmiyorsun da arkadaşın sana haber veriyor. Hiçbir yerde de yalnız kalınıp yalnız ders yapılmıyor bu arada. Bi tek bu esas kız ilk ifadesinde öyle bi yalan söylemişti. Ben de babama sormuştum, "yok kızım hiç tek başına ders yapmadık" demişti. Sonra kız mahkemede ifadeyi geri çekti, öyle bişey olmadı dedi. Off bunlar minik detaylar. Çok daha majör şeyleri atlıyorum sürece zarar verir mi bilmediğimden.

Mesela çocuk izlem merkezi diye bi yer var, oradaki uzaman 2 çocuğa da defalarca soruyor, "hiç vücudunuza kıyafetlerinizin içinden dokundu" mu diye, iki çocuk da birbirinden habersiz defalarca "hayır hiç öyle bişey olmadı" diyorlar. Sonra adli görüşme bitiyor, çocuklar aile ve avukatların yanına gidip sonra geri dönüp aslında söylemeyi unuttukları bişey olduğunu ve öğretmenin onlara kıyafetlerinin içinden de dokunduğunu ekletiyorlar rapora. Bu da raporda aynen böyle "adli görüşme sona erdikten sonra çocuklar aile ve avukatların yanına gidip döndükten sonra bıdı bıdı eklettiler" diye yazıyor. Sonra mahkemede bunu da geri aldılar "yok öyle bişey olmadı" diye.
Yani çocukların görüntülü ifade vermesinin bi amacı var. Görüntülü ifade bitip her şey kapandıktan sonra bunu rapora kim ve nasıl yazdırdı, bu raporu tutan kişi 50 kez bu soruya cevap almasına rağmen bunu nasıl sonradan rapora ekledi, mahkeme bu geçersiz rapora nasıl riayet etti, hadi etti diyelim, çocuklar sonradan yalan söylediklerini kabul edince neden bir şey değişmedi? Bir sürü bilinmez...

Neyse sonuca geleyim. Bu işlere ömrünü adamış bir profesör ve klinik psikolog bizim dosyamızı, çocukların beden dilini, sesini, mimiğini, verilen ifadeleri filan inceleyerek bi rapor sundular. Bu raporda söylenene göre, esas kız annesinin etkisi altında, ikinci kız da esas kızın etkisi altında yalan söylüyor. 15 sayfalık aşırı detaylı bir rapor. Ben bir cümleyle özetlemiş olayım.

Sebebini bilmiyorum, sonuç olarak belki başta bi ceza vermek istediler ama bir yerde kontrollerinden çıktı. Ardından gelen imtiyazlar, işlerin büyümesi ve yalancı çıkmaları durumunda ceza alma ihtimalleri sebebiyle geri adım da atamadılar. Düşüncem bu yönde.

Dosyayı okuyup isterlerse 200 sene ceza versinler ama okusunlar yeter ki. Bugüne kadar okunmadı maalesef. Hala son kararda bile geri çekilen ifadeler sanki yeni verilmiş gibi yazıyor. Tüm kararlar kopyala yapıştır şeklindeydi. İnanıyorum bir gün okuyacaklar.
0
🌸pandispanya
(11.02.21)
mahkeme heyeti oluşan kamuoyunun-birilerinin etkisi altında olabilir mi
0
esref
(11.02.21)
@esref, detay veremiyorum ama kesinlikle öyleydi. O dönem ne yazık ki gerçek olan birçok iğrenç olay peşpeşe oluyordu, hepimiz zaten artık patlama noktasındaydık. babam ne yazık ki bu gündemin içine düştü. ailelerden biri medya çalışanı, diğeri belediye ve bazı mezhepçilik işlerinin içinde olunca çok büyük bi kamuoyu oluştu ve finans programlarına kadar babam dönüyordu haberlerde.
0
🌸pandispanya
(11.02.21)
Off cok kotuymus ya. Kiz da butun ifadelerini geri aliyor da o porno ifadesini niye geri almiyor :(
0
hlot
(13.02.21)
@hlot, onu geri almasına gerek kalmadı zaten, yalan söylediği 2 ayrı inceleme ile, devletin kurumları ve kanalları ile kanıtlandı zaten...
0
🌸pandispanya
(13.02.21)
vay! uzun bir süredir çok aktif değilim ben de burada ama net hatırladığım kullanıcılardansınız.

bu kadar şeyi yaşadığınızı bilmek üzdü fakat bu kadar şeyin altından kalkabildiğinizi görmek bana gerçekten hayat motivasyonu oldu.

umarım bir daha ayağınıza taş değmez!

cafe ismini alabilirsem ben de mutlaka uğramak, yönlendirmek isterim.
0
bir ileti paylastim
(23.02.21)
@bir ileti paylaştim, ben de sizi net olarak hatırlıyorum :) eveet bazen dert dinlemek de dertlere bir nebze derman olabiliyor xD çok teşekkürler güzel dileklerinize. Kafenin ismini paylaşacağım :) Duyuruculara ömür boyu indirim var, mutlaka haberdar edin! :D
0
🌸pandispanya
(23.02.21)
Seninle tanıştığımız dönemden farklı bir kullanıcı adı kullandığım için şu an beni hatırlamayacaksın muhtemelen ama hem mesaj atıp kendimi tanıtacağım hem de mekanın ismini alacağım ki yazın gelelim :)
Ben seni çok iyi hatırlıyorum, saç rengini seçtiğimiz zamanları falan. Böyle uzun sarı/soğan kabuğu gibi bir saçın vardı çok güzel dalgaları olan. Keyfin de yerindeydi o zamanlar. Güzelliğine özenmiştim yalan yok. Geçtiğimiz haftalarda da duyurudan bir arkadaşımla oturup milletin duyurularıyla dalga geçerken senin cevabını gördük :D dedik aaa dönmüş, yoktu uzun zamandır falan... o zaman şöyle bir yorum yapmıştık “yea benim de öyle fıstık gibi hayatım olsa hayatta uğraşmam yani duyuru falan” şu konuşmadan ve önyargıdan utandım okuyunca, hepsini de okudum. Öncelikle babanın başına gelenler için çok üzgünüm, empati yapıyorum, anlattıkların benim mental sağlığımı geri dönüşsüz bozardı. Sen çok güçlüymüşsün. Başınız sağ olsun ayrıca ve umarım annenin sonuçları da iyi çıkacaktır. Gözlerine gelince, minnoş gözlerin daha da minnoş olmuştur eminim. Hayat bu, görme yetimizin ömür boyu bizde kalıp kalmayacağını da bilemeyiz. O yüzden “insan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir, gerçeğin mayası gözle görünmez.” Diyorum. Sen ve eşin duyduğum en güzel kalpli insanlardansınız. Umarım isteyen herkese böyle hayat arkadaşları nasip olur. Hoşgeldin canım.
0
irene
(23.02.21)
@irene, hay allah ya gerçekten gözlerim dolu dolu okudum. ne güzel yazmışsın :/ çok teşekkür ederim. bütün güzel düşünce ve dileklerine. hayat işte durduğu yerde durmuyor :D
aaaa ama o zaman güzel haberi de vereyim, annemin sonuçlarını daha birkaç gün önce alabildik, temiz çıktıııı :) bence de bir gün bir yerlerde yeniden güzel şeyler olacak. kimse umudunu kaybetmesin yuhuu :d

çok hoş buldum. gerçekten. tarif edemeyeceğim kadar çok teşekkür ederim... <3
0
🌸pandispanya
(24.02.21)
(9)

kadınlara hangisi daha çekici geliyor?

duyurukullanıcısı
pamuk gibi yumuşak erkek eli mi?ağaç kabuğu gibi sert erkek eli mi?
pamuk gibi yumuşak erkek eli mi?
ağaç kabuğu gibi sert erkek eli mi?
0
duyurukullanıcısı
(30.01.21)
1
0
serbest gezen koala
(30.01.21)
kadın değilim; ama ikisi arasındaki algı farkı şu:

pamuk gibi yumuşak el: bu herifin elinden hiç bir iş gelmez, beceriksiz, tornavida bile kullanamaz. işlerini hep başkasına yaptırmış/yaptırıyor

ağaç kabuğu gibi el: bu adam ağır işçi, elinden iş geliyor ama kafası pek basmıyordur.

ikisinin ortası: adamın elinden iş geliyor, en azından ufak tefek işler. demekki kafası çalışıyor elinden işte geliyor.


not: kişi ağırlık kaldırma/body çalışıyorsa durum farklı, vücüdu elinden daha öne çıkıyor
0
selam
(30.01.21)
Kadın değilim

Ama yumuşak el olunca elinden niye iş gelmiyor algısı oluyor. Adam eline iyi bakamaz mı.
0
fezagezgini_4
(30.01.21)
Kadınlar dediğin 3.5 milyar insan. Yarısına 1 yarısına 2 hoş geliyordur.
0
avatar is back
(30.01.21)
olay elde değil adama karşı duygularımda. ten uyumu ve çekim varsa her ikisi de ve daha farklı versiyonları da çekici gelebilir. tek önem verdiğim nokta tırnaklarının temiz ve bakımlı olması.
0
Phoebe
(30.01.21)
İkisi de değil.
Temiz olacak.
Tırnaklarını düzgünce kesmiş, krem sürmüş nemlendirmiş “erkeğim ben yau ne işim olur kremle” dememiş olan erkek eli çekicidir.
0
megalomaniac
(30.01.21)
Ağaç kabuğunu tercih eden var mı cidden, ilginç geldi. Yumuşak daha iyi.
0
Hazelelif18
(30.01.21)
Kendi uzerimden soylersem kadinlar ellerimi asla sevmez, o yüzden birincisi.
0
Avoiding The Puddle
(30.01.21)
bu sorunun sorulmasına neden olan seyler yaşanıyor demek ki hmmh değişik. agac kabugunun kendisi cekici değilken oyle eller neden cekici olsun -_- iş ele kalmışsa tabii ki pamuk gibi yumuşak ve temiz eller.
0
hazen
(30.01.21)
(17)

bir kadının eşini kurtarmak gibi bir sorumluluğu var mıdır sizce?

denizince
selamlar,bugün böyle hareketsiz adamlardan çok başlık açıldı, ben de derdimi açayım. evet sorum başlıkla... yani hayattan duygusal olarak beklentisini tüketmiş, zaruri ihtiyaçları dışında bilgisayarın başından kalkmayan, konuştuğunda ya sarkazm yapan ya da ümitsiz gelecekten bahseden, 2 ayda bir art
selamlar,

bugün böyle hareketsiz adamlardan çok başlık açıldı, ben de derdimi açayım. evet sorum başlıkla... yani hayattan duygusal olarak beklentisini tüketmiş, zaruri ihtiyaçları dışında bilgisayarın başından kalkmayan, konuştuğunda ya sarkazm yapan ya da ümitsiz gelecekten bahseden, 2 ayda bir artık durumundan sıkılıp hareketlenen sonra eski haline geri dönen, tasarruf yapmak için keyif alacağı aktivitelere bahane bulan bir adamı kurtarmak gibi bir vazifem var mı? "iyi günde kötü günde"deki kötü gün bu mu, yani onun depresif halini tolere etmek mi? şahsen aile bütünlüğümüz bozulacak olsa bile (boşanmaktan bahsetMİyorum) ben kendi yolumu çizmeliyim gibi hissediyorum. zira ömür geçiyor ve ben 5 yılımı yüzümü ona dönerek, kendimi dış dünyaya kapatarak geçirdim. benim yapım da içedönük ama bu kadarı fazla geliyor.
0
denizince
(21.01.21)
İtfaiye misin sen yoksa psikiyatr mı. Senin adam hayattan emekli olmuş. TV kumandası gibi düşün. İki tane dandik pil alırsın hemen biter. Sonra birini atar yerine Duracell takarsın. Kumanda bir tane bitik pil ve bir tane Duracell pille canavar gibi çalışır. Sen bu ilişkideki Duracell'sin.

Kendi hayatını kurtar önce.
0
pass
(21.01.21)
evlenmeden önce durum neydi? geçici bir durumsa, işsiz vs kalmış bunalıma girmişse ilerde toparlayabilir, destek olunabilir. ama kadınların erkeklere bakışı çok farklı. karşı tarafa saygıyı yitirdikten sonra toparlaması zor oluyor oldukça. ki ben öyle algıladım. yetersiz görüyorsun eşini.
0
benim adim kerim hepinizi severim
(21.01.21)
@benim adim kerim
evlenmeden önce de ağırbaşlı bir yapısı vardı ama bu kadar kötümser değildi. ülkenin hali malum, sadece memlekette olan biteni takip etmek bile insanın ruhunu yıpratıyor. iş yerinde beklediği değeri göremiyor, işini iyi yapsa da sosyal olmamaktan kaybediyor. ayrıca finansal olarak da zamanla geriye gittik. bütün bunlar birikince bu noktaya geldi. ama bence bunlar bahane olmamalı, insanın içinde yaşama hevesi varsa yine bu duruma gelmez. aslında ilk zamanlarımızı düşününce baştan beri böyle bir kara delik varmış içinde ama ben iyimser bakmışım hep, görmezden gelmişim.
0
🌸denizince
(21.01.21)
Böyle bir sorumluluğun yok tabi ki. 5 yıl uzun süre. Umut kalmamış. Yola başka şekilde devam etmelisin belli ki.
0
elorelia
(21.01.21)
Evet eş kurtarılmayı istiyor mu acaba?
Siz neden böyle bir rol üstlenmeye çalışıyorsunuz ayrıca? Belki de iğneyi kendinize batırarak başlayabilirsiniz.
0
sevenay
(21.01.21)
sanki benim esim yazmis gibi geldi biraz. ben de sanirim boyleyim. telefon/bilgisayar ile internette takilmak disinda bir sey yapmiyorum, kendimi gelistirmiyorum, bir aktivite uretmiyorum, ot gibi yasiyorum. arada bir ufak gaza gelsem de hemen geciyor. ozellikle son donemde cok depresifim. maddi olarak ileri gidiyoruz sadece ama esimin gerisinde kaliyorum artik.

cevap olarak:
kurtarmak gibi bir vazifen yok tabi ki. kendi yolunu cizmek istiyorsan cizmende bir sakinca yok ama bosanmadan da bunu yapamazmissin gibi anliyorum yazdiklarindan, cunku 5 yilda zaten yapmamissin. muhtemelen sikilmissin esinden, ortak bir gelecek de gormuyorsan zorlamaya gerek yok. hem evli kalip hem kendi yolunu cizmek mumkun mu bilmiyorum, o evlilik olur mu ondan da emin degilim. ama bi ihtimal sen kendi yolunu cizerken esin sana uyum gosterebilir (once bunu deneyebilir, olmazsa ayrilabilirsin de). kendi yolunu cizmek baskalariyla birlikte olmak vs. degilse tabi.
0
lemmiwinks
(21.01.21)
Bence var, ama bu kişisel bir şey, evlilikten ne anladığınıza göre değişiyor. Başkası yok der, doğrusu odur falan.

Bahsettiğiniz durum depresyon gibi görünüyor. Sonuçta bir hastalık. Siz hasta olsanız ve o sizi kendi halinize bıraksa ne hissederdiniz, onu düşünebilirsiniz.
0
plutongezegendegilmi
(21.01.21)
kurtarılmak isteyen insan kurtarılır.
talep edilmemiş yardımın altında da büyük bir ego yatar.
zaten ortada bir depresyon olmakla birlikte, kurtarılacak bir şey de yok bence.
yani konuyu o açıdan ele almak bence biraz dönüp kendinizi sorgulamanız gereken bir konu.
anlamaya çalışmaktan çok, beklentili ve yargılayan bir durumunuz varmış gibi geldi bana.
zaman içinde buna dönüşmüş de olabilirsiniz tabii.

ama insan hayatının da evliliklerin de inişleri ve çıkışları oluyor.
eşiniz sizde bir yılgınlık yaratmış olabilir.
bunu konuşup bazı çözümler getirmeniz lazım.
terapiye mi gidilecek, sosyal hayat mı canlandırılacak, artık duruma göre onları siz belirleyeceksiniz.
buna da yanaşmıyorsa, birlikte bir hareket planı yapamıyorsanız, o zaman kendi planlarınızı yaparsınız.
0
blatta hiberna
(21.01.21)
Eşinizi "iyileştiremezsiniz", eğer kurtarmaktan kastınız buysa. Ama iletişim kurmaya çalışabilirsiniz, terapiye yönlendirebilirsiniz, birlikte üretken olmayı ve bir şeyler paylaşmayı önerebilirsiniz.

Eşim bu durumda olsa sırtımı dönüp "ben kurtaramam bu adamı" diyemem. Ama eşime yüzümü döneceğim derken kendime sırtımı dönersem hem kendimi, hem de ilişkiyi tüketirim. Dolayısıyla dengeyi sağlamaya çalışmak gerekiyor. Ve evet "hastalıkta ve sağlıkta, iyi günde ve kötü günde" tam olarak bu.

Edit: Yani eşinizin kalp hastalığı olsa, kalp hastalığını siz iyileştiremezsiniz, doktordan yardım almanız gerekir. Ama bakımına, beslenmesine yardım eder, yürüyüşe yönlendirirsiniz. Bunun gibi düşünebilirsiniz.
0
gmzo
(21.01.21)
e bu şey değil mi ya? evlilik?
0
nuisance
(21.01.21)
seviyorsan var, sevmiyorsan yok. her şey sana bağlı. ben erkeğim, evli değilim ama mesela gerçekten seviyorsam eşimi, zorluk yaşadığında da, bir batağa saplandığında da onu oradan kurtarmaya çalışırım, hatta kurtarmaktan keyif de alırım. gerçi bende biraz kahraman olma hevesi de var ama.

ama tabii kişiyi döndüremeyeceğiniz bir nokta da olabilir. o noktada da o iş biter.

ama ufak bir zorlukta kaçan birinden de hazzetmem.

gerçi siz hala boşanmayı düşünmüyorsunuz. o halde çizin kendi yolunuzu bence.

çok çelişkili şeyler yazdım ama olay detaylarda çok değişkenlik gösterdiği için ve geçen 5 senenizi bilmediğimiz için böyle konuşabiliyorum ancak.
0
ardt
(21.01.21)
@kıyıya vuran dildolar

biraz hızlı ve argo bir giriş ama doğru tespit bravo, bende de pasif agresiflik vardı. gerçi çeşitli delirmeler sonucunda fark ettim ve aştığımı düşünüyorum.
0
🌸denizince
(21.01.21)
cevaplarınız için çok teşekkürler...

açıkçası bırakıp kaçma gibi bir niyetim yok. kendisini seviyorum da, bunun yanında saygı duyduğum pek çok özelliği de var. örneğin, fiziksel olarak ne kadar hantalsa zihni o kadar hareketlidir, keyfi yerinde olunca çok güzel muhabbet ederiz. dünyaya karşı umursamaz olduğu için kaygılı zamanlarımda bana farklı bakış açısı sunar, rahatlarım. çoğu şeyi düşünmüş ve kafasında bir yere oturtmuştur, bu halini seviyorum.

ben bu noktaya kadar onun hayatımdaki varlığını öncelik sıralamasında en üste koydum, şimdi artık önceliği kendime verip, o bana uyum sağlasın diye düşünerek hareket etmek istiyorum. böyle bir hamle yapmamın ilişkimize de iyi geleceğini seziyorum, ama emin değilim. belki de kopmaya sebep olur.
0
🌸denizince
(21.01.21)
"""iyi günde kötü günde"deki kötü gün bu mu""

Değil. O yapı itibariyle böyle. Bu kötü gün değil. Uyuşamıyorsanız ve böyle cidden huzur bulamıyorsan boşanman gerekir.
0
1bir1bir1
(22.01.21)
Birlikte spor yapın. Birlikte video oyunları oynayın. Yeni sohbet topicleri bulun. Cinselliğe yeni fanteziler ekleyin. Sarılın.
0
hasmetizm 2046
(22.01.21)
bence bir ilişkideki en önemli konulardan biri de yaşam enerjisi ve keyfi ile ilgili aradaki makasın aşırı açılması. daha durağan yaşayan çoğunlukla hiç değişmiyor çevreden gözlemlediğim kadarıyla. diğer taraf ya kendinden vazgeçiyor ama içinde bunun yanlış olduğunu bildiği için aşırı mutsuz oluyor. ya da kendini seçiyor ki bu da ilişkinin bitmesine neden oluyor.

iyi günde kötü günde bence tam olarak bu değil zira aynı şey diğer taraf içinde geçerli. o da sizin bu durumlardan etkilendiğiniz için kötü gün kısmında olduğunuzun farkında değil mi? farkında. şayet yine de hayatından memnunsa ve adım atmaya yanaşmıyorsa o zaman bu sizi aşar ve ömür boyu mutsuz olursunuz. ama o da sizin kötü günde olduğunuzun sorumluluğuyla somut ve devamlılığı olan adımlar atacaksa, mesela bir uzmanla görüşecekse, kendisine çekidüzen verecekse, o zaman elbette yanında olmaya devam edersiniz.
0
Phoebe
(22.01.21)
Sorumluluğunuz yok bana kalırsa. Ama birşeyler yapayım diyorsanız şu kitabı tavsiye ederim.
www.kitapyurdu.com
Bu kitapta evliler için bir bölüm var.
0
Anthony McCarten
(23.01.21)
(14)

Evrenin tesadüf eseri olduğuna inananlar büyü ve cinler hkk ne düşünüyor

bedrozan
SB arkadaşlar.Bir yaratıcının olduguna inanmayan ya da evrenin tesadüf eseri olduğuna inanan arkadaşlar büyü konusu hakkında ne düşünüyor? Yani sizce büyü diye bir şey yok mu? Ya da cinler konusu yalan mı?Ne düşünüyorsunuz bu konuda yazarsanız sevinirim.
SB arkadaşlar.

Bir yaratıcının olduguna inanmayan ya da evrenin tesadüf eseri olduğuna inanan arkadaşlar büyü konusu hakkında ne düşünüyor?
Yani sizce büyü diye bir şey yok mu? Ya da cinler konusu yalan mı?

Ne düşünüyorsunuz bu konuda yazarsanız sevinirim.
0
bedrozan
(15.01.21)
soruyu öyle bir sormuşsunuz ki, tanrıya inananların hepsinin büyüye de inandığını ima etmişsiniz sanki.

genel olarak tanrı inancı olmayanların büyüye de inanmadığını gözlemledim. kaldı k, büyüye inanan illa tanrıya da inanmak durumunda değil bence.
0
co2s2
(15.01.21)
ne büyüye ne cine inanmıyorum.
0
hayaletimsi
(15.01.21)
Peki dünyada milyarlarca aktif güvenlik kamerası, fotoğraf makinesi, telefon kamerası varken nasıl hiç buna yakalanmıyorlar

Neden en güncel hikaye 100 sene önceye ve kırsala ait

I want to believe
0
freebird5406_2
(15.01.21)
insanların kendi vicdanlarına güvenmedikleri ve iyi insan olma gayreti gösteremeyecek kadar tembel oldukları için sürekli bir hayali korku unsuru yaratmaya çalıştıkları ve bunlar üzerinden kendilerini hizada tutmaya veya vicdanlarını temize çekmeye çalıştıklarını düşünüyorum. mental rahatsızlığı olanları(şizofreni vb) hariç tutuyorum. ben saçmaladım, kötücül düşündüm, irade ortaya koyarak hak yedim değil de bana büyü yapılmış, cinler etkilemiş filan filan demek daha kolayına geliyor insanların.

bu arada yaratıcının olduğuna inanıp din olgusuna inanmayanlarda var benim gibi.
0
Phoebe
(15.01.21)
bir yaratıcının varlığından veya evrenin tesadüf eseri olup olmadığından bağımsız olarak, varolmadıklarından kafa yormuyoruz.
0
gkhncnzdgn
(15.01.21)
"Tesadüf eseri" çok yavan bir tanımlama. Bir yaratıcının çok büyük ihtimalle olmadığını düşünüyorum, ve eğer varsa bile onun İslam'ın tanrısı olmadığından eminim. "Niye bir şeyler var" sorusu hala açık bir soru, cevabını ise şu an için bilmiyoruz, dolayısıyla "tesadüf" diyemeyiz.

Büyü diye bir şey yok, cinler de yalan. Olsaydı eğlenceli olabilirdi ama, fantastik kurgu severim. Elfler, periler filan da olsaydı keşke.

Ne düşünüyorum? @Phoebe+1, ek olarak da tüm bu antik dinlerin insanlığın çocukluk çağından kalma masallar olduğunu düşünüyorum. 1000 yıl öncesini düşün, birisi ölüyor, "niye öldü" diye soruyorlar ama tıp bilmiyorlar, hücreden bakteriden haberleri yok, "Azrail" diye uyduruyorlar işte. Güzel hikaye, ama gerçek değil.
0
plutongezegendegilmi
(15.01.21)
doğaüstü her şey hikayedir, güldürmecedir. tanrı kavramıyla ilgisi yok bunun. benim tanrım zamanında dünyaya canlı hücreleri bırakıp gitmiş bir uzaylı da olabilir. ama bu onu metafizik bir varlık yapmaz. yanı aklındaki yaratıcı doğaüstü bir varlık olmak zorunda gibi düşünme.
0
makarnavodka
(15.01.21)
haklarinda ozellikle bir sey dusunmuyorum, bunun yaninda var olduklarina da inanmiyorum.
0
in vino veritas
(15.01.21)
Aha en sevdiğim konu :)

Bu muhteşem cin'leri 25 yıldır davet ederim bana gelen giden olmadı, inanmıyorum diye mi ? Gördüğüm konuştuğum tüm cin teması olduğunu iddia edenler gerçekten psikolojik olarak hastaydı, sağlıklı olanların ise ciddi anlamda stres altında oldukları, büyük depresyon anlarındaydılar. Bu kadar önem ve güç atfedilen cinler toplu olarak musallat olsalar ya , ha öyle çalışmıyor mu mekanizma ?

Büyü :) Düşün yani , bir kağıda arapça bir şeyler karalıyorsun ve oluveriyor. E o zaman her şeyi büyüyle yoluna sokalım ya da her şeyi bozalım. Dur tahmin edeyim bununda çalışma mekanizması öyle değildir eminim.
Çölden çıkmış yağmur duasının çöle faydasının olmaması gibi he mi :)

Buradan da ilan edeyim var ise cininiz cününüz açık adres vereyim özelden salın gelsin. İnanan arkadaşlara diyecek bir şeyim yok , kafalarına vura vura çıkaracak halimiz yok, yalnız dikkat etsinler hocalar vura vura kafanızdan değil başka yeriniden çıkarmaya çalışıyorlar ''cinlerinizi'' :)
0
synax
(15.01.21)
İnanmıyorum, dinlere mitoloji gibi bakıyorum.
0
jazzabel
(15.01.21)
Tabiki deli saçması olduklarını düşünüyorlardır.
0
cursor
(15.01.21)
İnançlı biri hayaletler ve vampirler hakkında ne düşünüyorsa onu düşünüyoruz.
0
ruhen hastayim ben
(15.01.21)
Büyü konusu ilgimi şu şekilde çekiyor: Kuran'da kesinlikle yasaklanmış. Olmayan bi şey nasıl yasaklanıyor?
0
oyokbuyoknevar
(15.01.21)
Oyle sormussun ki sanki her kose basinda civ civ alevli buzlu buyu yapiliyor, cinler gostere gostere aramizda geziyor felan... biz de kafamiza folyo takip inanmiyoruz.

- Bir tanri/yaraticinin olup olmadigi konusunda agnostigim. Elimizdeki bilgiler bize bir sonuc veremiyor.
- Dunyada inanilan tanrilar, dinler, mitoloji ve baska hikayelere inanmiyorum. Inananlarinin gozunde ateistim.
- Butun ateist/agnostikler her seyin tesadufen olustugunu dusunmez. Sadece bilimsel olarak bakarsan, insanlarin kusursuz duzen olarak gormeye egilimli olduklari bir cok olayin matematigine ve fizigine indiginde korkunc bir kaos/duzensizlik/tesaduf var.
- Bu ozelde buyu ve cin hikayeleri bilimsel olarak kanitlanabilir degiller, gozlemlenemiyorlar, hayatimiza onlara inanan insanlarin hareketleri disinda etki edemiyorlar. O zaman inanmam icin bir sebep yok.
0
cleric
(15.01.21)
(3)

Pandemi dönemi sosyalleşmek

Nickbulamadım
Merhaba arkadaşlar, eminim ki benim gibi düşünen, hisseden pek çok kişi vardır. Son zamanlarda içinde bulunduğumuz durumun da etkisiyle ne sosyalleşebiliyoruz ne sevdiklerimizle ne arkadaşlarımızla görüşebiliyoruz. Giderek büyüyor gibi hissediyorum yalnızlığımız, yalnızlığım. Yeni insanlar tanımak,
Merhaba arkadaşlar,

eminim ki benim gibi düşünen, hisseden pek çok kişi vardır. Son zamanlarda içinde bulunduğumuz durumun da etkisiyle ne sosyalleşebiliyoruz ne sevdiklerimizle ne arkadaşlarımızla görüşebiliyoruz. Giderek büyüyor gibi hissediyorum yalnızlığımız, yalnızlığım. Yeni insanlar tanımak, farklı hayatlarda ortak paydalar yakalamak, sohbet muhabbet etmek ihtiyacı duyuyorum çok yoğun bir şekilde. Neler yapıyorsunuz? Nasıl başarıyorsunuz bunu? Kimseyle durup dururken muhabbet kurulmuyor, e evdeyken de pek sosyalleşilemiyor malumunuz. Nedir önerileriniz, sizler nereden nasıl tanışıp muhabbet ediyorsunuz?

NOT: tinder gibi uygulamalar kullanan birisi değilim, pek sıcak da bakmıyorum.
0
Nickbulamadım
(14.01.21)
sözlük hesabın var mı? 2020'nin en popüler başlıklarından olmuş dertleşecek veritabanı, kim bilir ne sosyallik dönmüştür oradan...
0
Jux
(14.01.21)
tinder kullanmam diyosun buraya yazı yazmaca interneti bırak o zaman çık sokağa ben her gün her an biriyle tanışabiliyorum hala. merhaba diceksin konuşcaksın
0
kushkush
(15.01.21)
online eğitim ve söyleşilerden (sinema, edebiyat, arkeoloji, gezi gibi ilgi alanlarımda) çok kafa dengi arkadaşlar edindim. mevcut arkadaşlarıma ilaveten yeni kişiler, değişiklik iyi geldi. sohbetlerimizde bir sürü yeni şey konuşmuş oluyoruz. deneyebilirsiniz bu tarz eğitim, söyleşi ve benzeri ortamları.
0
Phoebe
(15.01.21)
(6)

endişe ve kaygıdan nasıl kurtuluyorsunuz

edmond honda
olmamis bir durum hakkinda icine girmis oldugunuz kaygidan cikmanin yolu nedir?
olmamis bir durum hakkinda icine girmis oldugunuz kaygidan cikmanin yolu nedir?
0
edmond honda
(14.01.21)
Stres hormonları çoğalmış ve mutluluk/rahatlık hormonları azalmış olduğu için öncelikle hareketimizi artırıyoruz, uykumuzu gece uyuyoruz ve kalitesini artırmaya çalışıyoruz, gün ışığını olabildiğince çok görmeye (gündüz ışığı süresince uyanık olmaya) çalışıyoruz, mümkünse D vitamini almak açısından cildimizin güneş görmesini de elden geldiğince ihmal etmiyoruz, unlu nişastalı ve şekerli gıdaları azaltıyoruz ve özellikle yeşil yapraklı sebzeleri bolca yiyoruz, mümkünse çiğ yiyoruz. Her gün en az 1 sevdiğimiz şeyi yapıyoruz. Her gün en az 1 kez yardım/destek davranışında bulunuyoruz.

Hâlâ anksiyetemiz geçmiyorsa psikiyatra gidiyoruz, içimizi olduğu gibi döküyoruz, savsatmayan psikiyatr yapılmış ona gidiyoruz. Ama yine de yukarıdakileri yapmaya devam ediyoruz.
0
1bir1bir1
(14.01.21)
1bir1bir1 çok güzel yazmış,

ben neredeyse her gece meditasyon yapıyorum, 10-15 dakika, genelde yatağa girdiğimde. aylardır yapıyorum bazen acaba boşa mı yapıyorum bir faydasını görmüyor gibiyim diye düşünüyordum. geçen bir aydınlanma yaşadım, normalde beni çok bozacak bir durumun içinden çok rahat çıktım ve bence bu biraz da meditasyon sayesindeydi. özellikle endişe ve kaygı için yapılmış kayıtlar da var. ilk onlardan başlayıp zamanla konuları genişletirsiniz belki.
0
ofelia
(14.01.21)
bana göre en öncelikli konu bütün çevresel faktörleri yönetemeyeceğimizi ve bizimle doğrudan ilintili olmadıklarını kabul etmek. örneğin sen ithalat departmanında işini çok iyi yapıyorsundur, her zamanki tedarikçiden pirinci alır tüm prosedürleri standart bir şekilde halledersin ama o sene tedarikçinin pirinçleri aldığı bölgedeki yağış normalden az olmuştur ve bu ürüne yansımıştır, tedarikçine gelene kadar olan nakliye zincirinde olumsuz koşullara maruz kalmıştır, konteynerlar yoldayken mısır siyasi kriz çıakrır kanalları kapatır ve ürünler konteynerlarda bir süre beklemek zorunda kalır gibi gibi. yani sonuçlar seni etkiler mi, evet. bu aşamada yapabileceğin bir şey var mı, hayır. bu durumlara önceden, olaylar olmadan tahmin edip müdahalede bulunabilir misin, hayır.

ayrıca fiziksel egzersiz, uyku düzeni, doğru beslenme + 1.

ama baktın olasılıklar üzerinden kaygı bozukluğu yaşamaya devam ediyorsun ve bu yaşam kalitene yansıyacak kadar artıyor, bir uzmana başvurmanda fayda var.
0
Phoebe
(14.01.21)
egzersiz çok fark yaratıyor.
0
curious mind
(14.01.21)
40-60 dk merdiven çıkıyorum. öyle bir yoruluyorum ki endişe ve kaygı için enerjim kalmıyor.
0
stewie
(14.01.21)
Psikiyatriste gidip haplanın.
Düşünmeyin hocam. Allah muhafaza manyak olursunuz.
0
gatherer
(14.01.21)
(21)

Evli bir birey ile ilişki yaşarmıydınız?

paramolacak
Er kişisi evli olmasına rağmen karşı cinse ilişki teklif ediyor (gönül+fiziksel) Kadın kişisi reddediyor ,ama iletişime devam ediyor ( havadan sudan konuşuyorlar sadece)Sonra bir yerlerde iş nedeni ile karşılaşıyorlar hatta aynı odada kalıyorlar.Şimdide beraber çalışıyorlar ( bu bir rastlantı değil
Er kişisi evli olmasına rağmen karşı cinse ilişki teklif ediyor (gönül+fiziksel)
Kadın kişisi reddediyor ,ama iletişime devam ediyor ( havadan sudan konuşuyorlar sadece)
Sonra bir yerlerde iş nedeni ile karşılaşıyorlar hatta aynı odada kalıyorlar.
Şimdide beraber çalışıyorlar ( bu bir rastlantı değil kadın kişisi er kişinin yanına çalışmaya gidiyor bilerek ve isteyerek)
Kadın kişisi, er kişisinin kişilik özelliklerinden nefret edip bi ton küfür saydırmasına rağmen, onu fiziksel ve gönül olarak arzuladığını söylüyor.
Kadın kişisi er kişisinin evli olduğunu biliyor hatta eşi ve çocukları ile tanıştığını söylüyor.

Abi bu nası bi dümen, benim midem bulanıyor bu kadın kişisi ''ee ne var bunda'' diyor.

Kadın kişisi beni arayıp bu olayları anlatınca nutkum tutuldu, tabi insanın arkadaşından gelmesi böyle bişey, en azından benim için şaşırtıcı bir durum. Bana göre böyle işler ters olduğu için kendisi ile birdahailetişime geçmeyeceğimi söyledim kibar bir dil ile.

''Bu kişiden kişiye değişir yargılamamalıyım'' diye mi düşünmeliydim ?

Bu arada lütfen kadınlar böyle erkekler şöyle demeyin olur mu? olayın cinsiyet ile ilgisi yok.
0
paramolacak
(13.01.21)
Bu olay senin Türkçe'ne fazla gelmiş. Acilen uzaklaş.
0
epistemic_regress
(13.01.21)
Aynen şimdi tekrar okudumda doğru söylüyorsun, türkçem yettiği kadarı ile düzelttim, en azından anlayabilen arkadaşlar cevaplarsa sevinirim.@epistemic_regress
0
🌸paramolacak
(13.01.21)
ahlaksızlık. her ikisi için de. umarım her ikisinni de allah bin türlü belaısnı verir ve iki yakaları bir araya gelmez.
0
tchuck
(13.01.21)
10 yıl önce düşündüklerimle sonradan yaptıklarım o kadar farklı ki.

Tabii ki aralarından bazıları iğrenç şeylerdi fakat kınamayın arkadaşlar. Başınıza geliyor.

Senin tabirinle er kişisi olarak evlenmeden ilişkiye girmem ben de karşımdakine saygısızlık, o da girmemis olsun, ben de diyordum.

Sonra bu önemini yitirdi kaç kere seviştim hatırlamıyorum.

Aldatmam ben ya ne iğrenç karaktersiz insanlar bunlar diyordum, nasıl bakıyorlar sevgililerinin yüzüne diyordum, bir direndim iki direndim üçüncüde aldattım.

Hala, binde bir de olsa uygun şartlar sağlandığında cinsel güdülerimize yenik düşebilen, doyumsuz, nefsine hakim olamayan yaratıklar olduğumuz için; şaşırmıyorum ben artık insanların yaptıkları şeylere.

Çok şükür ilişkisi olan veya evli biriyle yatmadım, genel olarak doyuma da ulaştığımı düşünüyorum artık kralı gelse eyvallah bacım diyecek moddayım ama diğer insanlar neler yaşadı, nasıl bir çevrede yetişti, nelere maruz kaldı, hangi filmleri romanları okudu da toplumun yanlış gördüğü şeyler ona normal gelmeye başladı bilemeyiz. Cinsel duygularını ne kadar bastırdı veya libidosu ne düzeyde onu da bilemeyiz. Yoksa tabii ki yanlıştır.

O yüzden artık yargılayamıyorum. Sen de aynı sonuca çıkmışsın zaten.

Dinler ve tek eşlilik olmasaydı sanki dünya seksten geçilmezdi gibi geliyor. Her canlının üremek için yaşadığını düşünüyorum. Kimisi için bu yolda her şey mübah olabilir.
0
ananiyimioguz
(13.01.21)
Son 1 yıla yakın zamandır veya belki fazladır radyo tiyatrosu dinliyorum. Çok oyun dinledim ve yazarı yabancı olan oyunlarda çok ortak bazı unsurlar var; evli çiftlerde ya kadın ya erkek ya da ikisi birden eşini aldatıyor, evli çiftlerden biri veya ailenin üyelerinden biri eşini veya ailenin miras bırakacak kişisini rahatlıkla öldürebiliyor, sadece para için çok çeşitli, çok samimi görünen ama samimiyetsiz ilişkiler kuruluyor ve sonu ölümle bitiyor, bir de enteresandır, zengin veya fakir her evde mutlaka en az 1 hizmetçi çalışıyor vs.

Bunlar son derece normalmiş gibi işleniyor. Yani bu tarz oyunların halka servis edilmesiyle, bunlara muhatap olan halkların gözünde aldatmalar, yasak ve/veya çarpık ilişkiler ve öldürmeler son derece sağlam bir şekilde normalleştiriliyor.

Halkın bu tarz davranışlarını normal görebilme sebeplerinden birinin, vaktiyle bu tarz etkilere maruz kalıp referans alarak hayata geçirebilmeleri ve uyguladıklarında da daha normal hislere doğru yol almaları olduğunu düşünüyorum. Öldürmek bu derece normalleştirilememeliydi bence. Aldatmak da öyle. Sonuç bu.
0
1bir1bir1
(13.01.21)
Ayrıca @ananiyimioguz +1
0
1bir1bir1
(13.01.21)
sadakat sorumluluğu olan kişi erkek, kadın değil. tek eşliliği seçipte birine söz veren, evlilik kurumuna dahil olan erkek kişisi. kadın tarafınında ciddi psikolojik sorunları var. kişilik özelliklerine küfrettiğin birini gönül ve fiziksel olarak arzulamanın başka bir açıklaması yok zira. şayet arkadaşınızda bu tarz dejenere davranışlar genel bir tutumsa veya buna dönüşüyorsa ben olsam uzaklaşırdım. yargılamam, vay ahlaksız sen neler yapıyorsun demem, sessiz sedasız iletişimimi keserim. yok tek seferlik insani bir tökezleme ise, durumdan çıkmak için dost, arkadaş desteğine ihtiyaç duyduğunu söylüyorsa sınırı yine de belli tutarak destek olmaya çalışırım.
0
Phoebe
(13.01.21)
ikisi de ahlaksizlik ama evli olan iliski yasamamali bekar icin yani arkadasiniza cok yorum yapmam yani adamin evliliginin sorumlusu kulliyen adam mesul onu demek istiyorum. kadin kendinden. ha hata yapmak kacinilmaz olsa da hepimiz yapsak da onun hata oldugunu kabul etmek lazim. mevzu bunu dogal akis veya dunya benim cevremde donuyor veyahut "ne var bunda" anlayisi sakincali. arkadasligimi kesmezdim hatta yargi machine veya cezalandirma anlayisindan uzak durmak isterim ama beni rahatsiz ederse daha az konusurm
0
ala09
(13.01.21)
Arkadaşınızın ee ne var bunda demesi mide bulandırıcı evet. Ve fakat diyeceğim şu ki bazen hayat öyle bir durum ortaya çıkartıyor ki asla yapmam etmem dediğiniz bir hali karşınıza getirip elinizi kolunuzu bağlayabiliyor. Hayat uzun, kınadığını yaşıyorsun. Arkadaşınız en azından öyle hissettiği için vicdan azabı çekmeliydi, hem de kişilik olarak tiksindiği biri için öyle demesi, yazık.
0
mslny
(13.01.21)
Herkes kendine yakışanı yapar. Şimdi herkesin inancı, yaşam tarzı, karşılaştığı sorunlar vs farklıdır eyvallah da yapılacak şey var yapılmayacak şey var. Ben hiç anlayamayacağım bu durumu. Yadırgayacağım da yargılayacağım da. Şayet birgün böyle bir şey yaparsam Allah benim de belamı versin. Ben hoşlandığım kişilerin bırakın eşi, sevgilisi olduğunu öğrendiğimde bile çok utanıyorum. Arkasında ne olursa olsun yaptıkları ahlaksızlık olduğu gerçeğini değiştirmez.
0
skywalker.anakinn
(13.01.21)
Bir keresinde yaşadım ama sevgili gibi değildik. Evliliğinden mutsuz ve şartlar gereği yaptığı yanlış bir evlilikti, zaten boşanma yolundaydı. Hiç ummadığım bir şekilde inanılmaz bir cinsel çekim hissetmiştim, ki öyle herkese kolay kolay kendimi tutamayacak kadar yükselen biri değilim. Bu arkadaşa karşı koymaya çalıştım ama hiç tecrübe etmediğim bir çekim vardı, hani derler ya temas ettikçe kıvılcım çıkıyor diye, çok enteresandı. Hiçbir sevgilimde o kadarını yaşamadım, hala bile.

Arkadaş olarak da çok iyi anlaşıyorduk ama evliliği sebebiyle normal bir ilişkiye döndürmek istemedik. Sonrasında aynı ortamdan ayrıldık, o boşanma sürecine girdi, uzaklaştık.

Geçenlerde evli olduğunu bilmediğim biriyle flörtleşiyorduk, söylemedi bana ben de normal yürüdüm. Sonra öğrenince çok şaşırdım çünkü hiç evli olduğu insanı aldatacak biri değildi. Kültürlü, hayata karşı sorumluluk sahibi, mantıklı. Hatta çocuk sahibi. Sonradan anlattı, yaşadığı zorluklar, sorunlu bir evlilik. Boşanacak ama şartların olgunlaşmasını bekliyormuş. Başka sebepten bir ilişkiye dönüşmedi ama eşini aldatacak olması onu benim gözümde "aşağılık" bir insan yapmadı.

Kimse bu hayatı mükemmel yaşamıyor, herkes hata yapıyor. Kimi o hataların sorumluluklarıyla baş eder, kiminin hatası boyunu aşar, onunla yaşaması zor olur, çıkar yol arar. Gerekirse o yanlış yola girer ama hayatın bana öğrettiği şey hiçbir şey siyahla beyaz değil, gri alan da en az ikisi kadar geniş. Olay bazında değerlendiririm ben bu durumu ama genel anlamda hoş bir şey olmadığına katılıyorum.
0
Jux
(13.01.21)
Ya tejrar okuyunca yazarken hikayenin diger ayrintilarini atladigimi farkettim. karisi ve cocuguyla tamismak, calistigi yerde calismak icin cabalamak sonra is icin gidilip beraber kalmak vs. defolsun gitsin ya sozde bi de karakterindennnefret etmeler falan. yaziklarimdan vazgectim! idam!!!!
0
ala09
(14.01.21)
Soruya cevabım:

Kesinlikle hayır.
0
hayirsiz
(14.01.21)
Sadece başlığı okuyarak cevap veriyorum, aşıksam yaşardım, sırf skor olsun diye ya da boşlukta olduğumdan sevişmek için yaşamazdım
0
freebird5406_2
(14.01.21)
Böyle adamlar var, şartlar uygun olsa 4-14 kadınla idare eder. Teklif eder.Bir tarafta eşi ve çocuklarıyla beraber olduğu dünya, öte tarafta iş hayatını renkli kılacak seçenekler. Evet sadakat sorumluluğu olan erkek tarafı, ama çevremizde görüyoruz arada böyle tipleri. Bu tiplerin tabii ki en büyük argümanı "artık eşimle geçinemiyoruz", "ayrılma aşamasındayız", "çocuk var", vs. 1000 senelik yalanlar.
Bu adamlar kadınları kandırabilmek için normalde bir erkeğin bir kadına yapacağı jestlerden ve iltifatlardan daha fazlasını yapıyorlar. Kadınların ilk düşme noktası bu. Ondan sonra durumun aslında ne kadar b.tan olduğunu gören kadın durumu rasyonalize etmeye çalışıyor, "evlilikleri zaten kötü gidiyormuş", "çocuk olmasa bi dakka durmam dedi"...
Eşi ve çocuklarıyla tanışma kısmı tümden iğrenç...
Allah ıslah etsin. "Yargılamasam mı acaba" demem ben şahsen. Bu yargımı etrafımla paylaşmam ama o kişiyle görüşmem de, arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim durumu. Hemcinsler için hele... Yargılar kişi hakkındaki kanaatlarımızdır. Ne demek yargılamayayım? Düşünmeyeyim mi ne yaptığını? Bana ters.
0
SiyamkedisiZorro
(14.01.21)
yargılama, kınadığınla kınanırsın derler. iletişimi kesmişsin zaten. yapman gereken oydu. dedemden yadigar bi aferin vardı, senin olsun.
0
antihero
(14.01.21)
böyle bir arkadaşım oldu, yeni evliydi ve eski sevgilisiyle görüşüyordu. kızla bir daha hiç görüşmedim. bu tür şeylere ortak olmak istemiyorum.
0
deartheodosia
(14.01.21)
aslında durumu kendi içinde değerlendirmek doğru olur. mesela evlidir ama evlilik bitmiştir artık ayrı evlerde yaşıyorlardır ve çocuklarla ilgili şeyler dışında diyalogları yoktur. sadece mahkeme kararıyla boşanma olmamıştır. o zaman sıkıntı bir durum görmüyorum ben. olabilir.
0
naksidil
(14.01.21)
Kesinlikle girmem . Bir sürü bekar kadın var.
0
opitseri
(14.01.21)
+5 yıllık sevgilim evliydi. evlilikleri bitmişti, o boşanmaya çalışıyordu ama kadın boşanmamak için süründürüyordu. bir taraf istemiyorsa boşanmak hiç kolay bir şey değil. biz de çok aşık olduk. sonra sevgili olduk. ilk aydan itibaren beraber yaşadık. o diğer kadın karısı değil, eski sevgilisiydi hep benim gözümde.

bana da bu ilişkiden önce sorsaydınız böyle böyle bir şey yaşar mısın diye, tabiki hayır derdim. ama olabiliyor. yaşarken farklı değerlendiriyor insan. şartlar önemli gene de. eğer hala karısıyla birlikte yaşıyor olsaydı, ona da canım cicim davranıyor olsaydı, karısının hiçbir şeyden haberi olmasaydı falan böyle bir işe girmezdim. herkes birini seçmeli. "hem karım dursun, hem sevgilim olsun" olmaz.

şimdi biliyorum ki dünyanın lincini yiyeceğim. daha önce de yedim :) ama paramolacak'ın hikayesindeki kadın kişisine katılıyorum, "ee ne var bunda." seviyordum, o da beni seviyordu, karısını sevmiyordu, karısı da onu sevmiyordu. herkes her şeyin farkındaydı. sırf zamanında bir imza attılar ve o imzanın bozulması onları hiç tanımayan bir savcının iki dudağına kaldı diye biz öyle güzel bir ilişki yaşamasa mıydık? şahsen pişman değilim.

sonuç olarak cevabım; yargılamamalısın. fikirlerini belirtmişsin, sana çok tersse iletişimi de kesersin ama yargılamak başka bir şey. twitterda fikirleri sana ters insanları takip edip twitlerinin altına kötü yorumlar döşemek gibi bir şey bu. beğenmiyorsan takip etme. diğer yandan, ben olsam sevdiğim bir arkadaşımsa iletişimi de kesmezdim. yaşamadan bilemezsin. ingilizcede bir deyim var ya; "try walking in my shoes." tam olarak öyle.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(14.01.21)
mesleğimden dolayı yargılamamaya çalışıyorum insanları. (psikolojik danışmanım.)
aldatmak çok farklı bir olay. evlilik iki kişilik bir iş. karı koca arasındadır. taraflardan birisi farklı bir gönül ilişkisine gidebilir. diğer tarafın bundan haberi var mı buna bakmak lazım.
eşimiz bizim bir yansımamızdır, ayna gibidir, her halimizi görür, gördüğünü de biliriz. kimi zaman evlilikte taraflardan birisi sürekli aynı aynaya bakmaktan yorulur, kendini daha farklı görmek, göstermek ister. bu zamanda da farklı birisi ona iyi gelebilir.
bir diğer nokta da aldatan kişi evlilikte mutsuzdur. sürdürmeyi istemiyordur. ancak bunu söyleyecek cesareti, belki düşüncelerini ortaya koymaya cesareti bile yoktur. aldatmayı seçip yakalanma güdüsü vardır. yakalanmak için aldatır.

bir de diğer kadından bakmak lazım. neden kendine ait olmayan bir erkekle beraber olmaktan kendini alıkoyamıyor?

şahsen ben böyle bir durumla karşılaşsaydım arkadaşımın bana çok değer verdiğini düşünürdüm. çünkü arkadaşınızın durumu toplumsal baskılar nedeniyle o kadar zor bir durum ki, kime anlatsa yanından ayrılacak. zor bir süreç.
bana böyle bir şey anlatan arkadaşımın yanında olmaya çabalarım.

etik olarak doğru bulabilirsin, bulmayabilirsin, farklı mevzular. yargılamak doğru değil, şahsi düşüncem. herkesi bir yere getiren büyük hikayeler vardır. onların hikayelerini bilmiyoruz.
her şey siyah veya beyaz değildir.
0
ananotherlife
(14.01.21)
(8)

gözün içine kirpik girmiş hissi

Tochinoshin
bu sıralar çok olmaya başladı, bür türlü çıkaramıyorum. içinde kirpik var mı yok mu onu da bilmiyorum. banyodan sonra oluyor, sabundan dolayı da olabilir ama sadece bir gözümde oluyor. bu neden olur ve suyla gözü yıkamaktan başka çıkarma yöntemi var mı?
bu sıralar çok olmaya başladı, bür türlü çıkaramıyorum. içinde kirpik var mı yok mu onu da bilmiyorum. banyodan sonra oluyor, sabundan dolayı da olabilir ama sadece bir gözümde oluyor. bu neden olur ve suyla gözü yıkamaktan başka çıkarma yöntemi var mı?
0
Tochinoshin
(13.01.21)
Normalde göze bir şey kaçtığında yıkanmaz, gözler kırpıştırılır, o kendiliğinden çıkar. Sabundan kaynaklanıyorsa sabunu gözüne sürmemeyi bi denesen belli olur.
0
1bir1bir1
(13.01.21)
Kuruluktan da olabilir o his, kirpik olmayabilir. Bi göz damlası alıp deneyin bence, duşta sıcaktan, buhardan hassaslaşıyodur gözünüz.
0
turk kizi
(13.01.21)
Soğanla gözü yaşartınca çıkabilir.
0
EasyTiger
(13.01.21)
aynı his için 2 ay önce göz doktoruna gittim. 15 olması gereken (birimin ismini hatırlayamadım) gözyaşı seviyem bir gözümde 4 diğerinde 5 çıktı. hatta kadın fırçaladı neden bu kadar beklediniz diye. zibilyon tane damla, jel vesaire kullanıyorum şimdi. ihmal etmeyiniz bence.
0
Phoebe
(13.01.21)
Evet uzun süre devam ediyorsa göz kuruluğu da verir bu hissi. Lens kullananlar iyi bilir
0
Unde bach canim
(13.01.21)
bazen ozellikle kisin eldiven, atki turu seylerin beyaz/seffaf renkli tuyleri de kacabiliyor. kirpige takilip goze giriveriyor. bi keresinde oyle olmus fark etmemisim. gozumu cikaracaktim neredeyse batma hissi yuzunden. sonra o incecik tuyun ucunu gordum aynada, cekmemle 3 parmak tuy cikmisti gozumden. belki oyle bir seydir?
0
in vino veritas
(13.01.21)
alt ya da üst göz kapağında, gözün içine değen bir yağ bezesi çıkmış olabilir, öyle bir şey görünüyor mu bir bakın. bende çok sık oluyordu, his tam tarif ettiğiniz gibi. eğer bulursanız öyle bir butoncuk kulak pamuğu ya da temiz bir mendilin ucu ile hafif bastırınca patlıyor içindeki yağ pamuğa ya mendile geliyor, temizlenmiş de oluyor.

edit: çok minik değilse kendiniz ellemeyin tabi, gerçi büyük olsaydı şimdiye fark ederdiniz.
0
ofelia
(13.01.21)
Doktora gorunmekte fayda var...
0
invictae
(13.01.21)
(9)

telefon ile pc arasında hızlı dosya paylaşımı uygulaması?

avatar is back
fotoğraf ve metinler için sadece böyle kullanmak için bir uygulama var mı? pratik olmasını bekliyorum sadece. dropbox falan var ama hem pratik değil hem karmaşık. böyle fotoyu bi yere sürükleyip 2 satır yazayım, mobilden uygulama açınca direkt o görünsün karşımda. klasör bile oluşturamasam olur yani
fotoğraf ve metinler için sadece böyle kullanmak için bir uygulama var mı? pratik olmasını bekliyorum sadece. dropbox falan var ama hem pratik değil hem karmaşık. böyle fotoyu bi yere sürükleyip 2 satır yazayım, mobilden uygulama açınca direkt o görünsün karşımda. klasör bile oluşturamasam olur yani.

var mıdır böyle bi uygulama?
0
avatar is back
(26.12.20)
en "basit" olanı dukto ve benzerleri :

alternativeto.net
0
qaram
(26.12.20)
Anlattığınız tanıma Google drive uyuyor.
0
murtiii
(26.12.20)
Wifi fle transfer, şahane ötesi.
0
Phoebe
(26.12.20)
whatsapp
0
naksidil
(26.12.20)
WhatsApp+

Engellemiş biri varsa eğer ona yazabilirsin taşımak istediğin metin, foto video vb. dosyaları mobilden.
0
IncredibleMau
(26.12.20)
chrome eklentisi olarak pushbullet.
0
scudman1
(26.12.20)
yukarıdaki whatsapp tekniği riskli olabilir. karşıdaki kişi engeli kaldırırsa dosyanın gitme ihtimali var :D

onun yerine whatsapp'ta iki kişilik bir grup kur, sonra ikinci kişiyi uzaklaştır. artık sana ait bir grubun olacak.
istersen tepeye sabitleyebilirsin.
kendine (whatsapp) mesaj göndermek de var ama ben grup kurmuştum.
0
tabudeviren
(26.12.20)
Filehub

Documents
0
halitkin
(27.12.20)
Telegramınız varsa kendize mesaj veya dosya gönderin. Anında gelir bilgisayar versiyonuna...

Saved Messages / Kayıtlı mesajlar diye bir şey var telegram'da
0
ananiyimioguz
(27.12.20)
(1)

Filmin ismini bulamıyorum, bulalım mı?

Phoebe
Hafif bir zeka geriliği, algı sorunu olan bir genç erkek, önce dini bir grup sonra faşist bir gruba giriyordu sanki. Bir ailenin eline düşüyordu. Psikolojik, fiziksel ve cinsel şiddet görüyordu sürekli. Hatta pazarlıyorlardı onu başka insanlara parayla. Almanya veya Avusturya sineması gibi hatırlıyo
Hafif bir zeka geriliği, algı sorunu olan bir genç erkek, önce dini bir grup sonra faşist bir gruba giriyordu sanki. Bir ailenin eline düşüyordu. Psikolojik, fiziksel ve cinsel şiddet görüyordu sürekli. Hatta pazarlıyorlardı onu başka insanlara parayla. Almanya veya Avusturya sineması gibi hatırlıyorum. Çok etkisinde kalmıştım, benzer bir konuda arkadaş sohbetinde bir türlü ismini hatırlayamadım. İzlemiş olan var mı, ismini bilen? Hadi bi bulalım ya :(.
0
Phoebe
(24.12.20)
Değil maalesef ama bu da güzele benziyor, teşekkür ederim yine de.
0
🌸Phoebe
(24.12.20)
(15)

Büyük bir aşk bittikten sonra tekrar aşık olabilmek

dragons
Var mı bunu yaşayan? Bir daha aynı şeyleri bir başkasına hissedemeyecrğim diye korkuyorum.İyileşme, tekrar aşık olabilme süresi ne kadardır?
Var mı bunu yaşayan?
Bir daha aynı şeyleri bir başkasına hissedemeyecrğim diye korkuyorum.

İyileşme, tekrar aşık olabilme süresi ne kadardır?
0
dragons
(22.12.20)
Aynı şeyleri hissetmeyeceksin zaten, eğer çok genel hislerden bahsetmiyorsan. Bunun yerine farklı şekilde güzel şeyler hissedeceksin. Aynılarını arama o yüzden, farklı insanların sana farklı şekilde iyi hisswttirebileceği ihtimalini gözardı etme.
0
Jux
(22.12.20)
Mümkün. Korkma. Bir ilişkiden ne istediğini daha iyi bilecek hale geleceksin zamanla. Ve iyi ki ondan ayrılmışım dediğin bir gün bile gelecek. Dediydi dersin :)
0
sevenay
(22.12.20)
Mümkün mümkün. Hem de gayet olası. Normal endişeler, geçecek.
0
kisa
(22.12.20)
3 sene sonraki sen su anki senden cok daha farkli bir insan olacagi icin (oyle olur diye umalim) baska birine asik olabilir. (bkz: aynı nehirde iki kez yıkanamazsın) hesabi.
0
hot potato
(22.12.20)
Yalan dostum aşk diye bir şey yok... Ben aşka inanmam da, o güzel hisler, sevmek güvenmek vs. mevzusu oluyor ya.

İyileşme süresi ise değişken, 6 ay da süren var, 6 yıl da..
0
lcha
(22.12.20)
aşktan sonraki süreci "iyileşme" olarak kodlarsan, o zaman "hastalık" gibi yaşarsın o dönemi. hayatın olağan akışı için bir süreç olarak ele alırsan, o zaman kendi doğal akışı içinde yaşarsın aynı süreci.

"iyileşme" süresi de ihtimali de yine tamamen sana bağlı. "aşk acısı mağduru" olma haline tutunursan, yıllarca aynı kısır döngü içinde cebelleşip durursun. yıllar içinde ilişkilerle, bağlanmayla, güvenmeyle ilgili anksiyete geliştirirsin ve bu seferde bu nedenlerle ilişki girişimlerini sabote edersin.

ayrıca aşk sadece duygulardan ibaret değil. nörolojik ve hormonal nedenlerini de araştırırsan büyük aşk dediğin şeyin aslında ne kadar dürtüsel olduğunu anlar, rahatlarsın.

her şey gelip geçer, hayatta her şey insana dair.
0
Phoebe
(22.12.20)
var.

insan herkese aynı şekilde aşık olmuyor, herkesi aynı şekilde sevmiyor.
yani hisler biraz da karşımızdakiyle ilgili gelişen şeyler.
normal süreçler bunlar.

ama aşk acısı yaşayacaksanız yaşayın.
bu tip süreçleri bastırmak, geçiştirmek çok yanlış.
gerekiyorsa sürünün biraz.
bu süreçlerden geçebilmek önemli.
süresi tamamen kişiye, kişinin hayata bakışına bağlı.
0
blatta hiberna
(22.12.20)
süreci bilmiyorum ama muhtemelen aşık olabileceğin kişiyle karşılayacağın süre kadardır.
bir süre yas tutman normal ama "tekrar aşık olunur mu" diye kendini şartlandırma ve insanlardan soyutlama. olabilecek güzel şeyleri oldurmazlık etmiş olursun.
gayet de olunur.
0
tabudeviren
(22.12.20)
o kadar üzüntünün hemen ardından birinin kaşında gözünde hayatın anlamını bulacak kadar duygusal olarak salak varlıklarız. acını ciddiye al ama baki kalacak sanma. bi müddet sonra para verseler o acıyı sürdüremezsin.

bugün dinlen yarın koşarsın.
0
IncredibleMau
(22.12.20)
var. 3 yıl.

2012 Nisan gibi biten ilişkimde aşıktım. Ama herhalde 2011 Kasım Aralık gibi aşk kalmamıştı, ya da 2011 Temmuz da olabilir. 2015 Şubat'ta tekrar aşık oldum. arada geçen 3 yıl boyunca ilişkilerim oldu ama hoşlanma ve sevgiye dönmesi oldu, aşk ve sonra sevgiye dönmesi değil.
0
stewie
(22.12.20)
ben, valla olunuyormus. her noktası tamamen aynı his değil, ama bu daha az aşık olundugu anlamına da gelmiyor, aynısı olacak diye bir şey yok
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.12.20)
korkunç derecede büyük bir aşktan sonra 5 yıl.
0
Pranarian
(22.12.20)
Sizi mutlu eden, tam size göre, aşık hissettiğiniz biriyle olduysanız bu bir daha olacaksınız anlamına gelir. Çünkü dünyada aşık olabileceğiniz sadece bir kişi yok. Size uyan birden fazla kişi var.

www.ayrilikacisi.org yazının son bölümünü okumanızı tavsiye ederim.
0
Anthony McCarten
(22.12.20)
İlk olarak elbette mümkün diyerek başlayacağım.
15-16-17 yaşlarımdayken baya kara sevdaya tutulmuştum ve o çocuğa aşırı derecede zamanla aşık olduğumu fark etmiştim ve 2 yıl birlikteliğimizde olmuştu niye bitti yada kim bitirdi diye sorarsan ben bitirdim çünkü aldattı. Sonrasında yaklaşık 2 yıl filan boş boş takıldım muhabbet flört yani öyle şeylerle ve bir daha aşık olamayacağımı düşündüm. Karşıma birisi çıktı baya düzgün mesleğini filan eline almış adam baksan dört dörtlük dersin yaşım 18-19 gibiydi ve biz flörtleşmeye başladık. Tabi ben ilk 6 aya kadar sadece konuştuğum biri olarak gördüm ve pek bişey hissedemedim sonrasında yavaş yavaş bişeyler hissettiğimi düşündüm ve 4 yıl birlikteliğimiz sürdü. Ama tabi önceki gibi asla hissedemedim ona yaptığım şeyleri buna yapamadığım zamanlar olmuştur. Neyse.... Ne mi oldu? nişanlandık ve :):) aldatıldım .. ayrıldım bunun üzerine baya bi yorucu süreç geçirdiğim için tekrardan elbet biri gelir istendiği zaman ama ben o kadar yoruldum ki sanmıyorum delidivane aşık olabileyim... kısacası artık sadece gözümde konuşmaktan ve öylesine muhabbet etmekten öteye gidemeyeceğimi düşünüyorum karşı cinsimle... tabi bu bir süreç :) kısacası bu benim seçeneğim istersem aşık olabilirim fakat artık istemiyorum :)
0
yeni ve işsiz
(08.01.21)
her ay aynı duyuruyu açan birisi olmasaydın ciddiye alırdım da kusura bakma bu haliyle çok ciddiye alamadım. sen yine aşık olursun birine merak etme.
0
der meister
(08.01.21)
(11)

Bir psikoloji kitabı tartışması

hlot
"Hayati Yeniden Kesfedin" kitabini okuyorum. Bir arkadasim tavsiye etti, psikologu onermis ona da. Bestseller olmak icin yazilan bir kisisel gelisim kitabi degilmis. Kitapta şema terapi anlatiliyor. Sanirim yazarlari, şema terapiyi icat edenler. 92'de yazilmis. Kisisel gelisim kitabi hayatimda hic o
"Hayati Yeniden Kesfedin" kitabini okuyorum. Bir arkadasim tavsiye etti, psikologu onermis ona da. Bestseller olmak icin yazilan bir kisisel gelisim kitabi degilmis.

Kitapta şema terapi anlatiliyor. Sanirim yazarlari, şema terapiyi icat edenler. 92'de yazilmis.

Kisisel gelisim kitabi hayatimda hic okumadim. Dolayisiyla elimdeki kitabi, o tarz sacma kitaplardan ayirt edecek gorusum yok. Ben bu kitabi, bir nevi ders kitabiymis gibi, icinde yazanlar yuzde 90-100 dogru seklinde okuyorum (tespitler ve tedavi şekilleri vs.) ama hata mi ediyorum acaba?

Bir an "Cok onemli bir kitap. Herkes okumali, herkese tavsiye edeyim. İlla ki kendilerinden bir sey bulacak insanlar" dedim ama ya icinde yazanlar yanlissa? Acaba bazi seyler yanlis mi? Yanlislanmis mi? İleride yanlislanabilir mi?

Kitap ozelinde bu kitabi okuyanlara sorum: acaba bu kitap ne kadar dogru?
ve bu tarz kitaplar genelinde soruyorum: bu tarz kitaplara nasil yaklasmam lazim?
0
hlot
(22.12.20)
Ben uzak duruyorum .
Böyle biraz olsun ufuk açan cümleler içeren analiz odaklı metinler okunabilir.mesela:

i.hizliresim.com
0
Erva
(22.12.20)
@erva: dedigim gibi bu kitap salak bir kisisel gelisim kitabi degil. Potansiyelinden falan bahsetmiyor. "bugun şu şu durumdaysan cocuklugunda şunlari şunlari yasamissindir" diyor ve dedikleri de sahsimda dogru. Sonra da cozum icin yol gosteriyor.

Dolayisiyla alintiniz bu tarz kitaplar icin yazilmis bir sey degil, kisisel gelisim kitaplari icin yazilmis bir sey.
0
🌸hlot
(22.12.20)
kitabı okumadım ama psikoloji üzerine olan kitaplarla kişisel gelişim kitapları aynı şey değil.

bu tip terapi yöntemlerinin anlatıldığı kitaplarda artık bilinçaltı, bilinçaltının işleyişi ve aile dinamikleri gibi konular birçok farklı terapi yöntemi ve psikiyatri açısından bazı ortak paydalarda buluştuğu için bunları yüzde 90-100 doğru olarak kabul etmek normal.
92'de yazıldıysa belki eksikleri vardır ama yanlışları olduğunu sanmıyorum.
çünkü artık psikolojinin işleyişi olarak birçok farklı yaklaşım, bazı ortak paydalarda buluşuyor dediğim gibi.

sadece hangi kitabın ne olduğunu ayırt edebilmek önemli çünkü artık freud, adler gibi isimlerin dışında kalan psikolojiyle ilgili birçok kitap da kişisel gelişim başlığı altında toplanıyor.
0
blatta hiberna
(22.12.20)
Bu kitabı okumadım. Ama bu tarz kitaplar çevremden birkaç kez bana önerildi. İstisnasız hepsi kişisel gelişim kitabı çıktı. Anlaması çok kolay bence. Kitap size vaatlerde bulunuyorsa bu bir kişisel gelişim kitabıdır. İkna etme çabası, bir pazarlama taktiğidir.

Örnek olarak şu 'iyi hissetmek' kitabını verebilirim. Arkadaşım, tamamen bilimsel bir kitap olduğuna inanarak, okumam için bana verdi. Tipik bir kişisel gelişim kitabıymış. Hatta oldukça tehlikeli bir örneği diyebilirim. İnsanları gerçekleri umarsamamaya ve kendi beyninde farklı bir realite oluşturmaya itiyor. Arkadaşıma anlatmaya çalıştım ama maalesef ikna olmadı. Gerçeklerle yüzleşmemiz gerekirken, yok saymak veya farklı görmek çözüm olmayacaktır.
0
the coon
(22.12.20)
Bu kitabı kişisel gelişim degil self help olarak degerlendirmek daha dogru. Kisisel gelisim kitaplarında genellikle konu ile ilgili bilimsel egitimi olmayan insanlar tarafindan verilen ve 3 gun sonra sonecek hayali bi gaz varken, self help kitaplarinda kitap bittikten sonra da sana kalan bilimsel temellerle desteklenmis bir seyler kalir, ihtiyacın olunca aklina gelir vs. Kitabi bana da psikologum önermişti, terapi sürerken okumuştum. Sema terapi ve semalarin davranislarimizi nasil etkilediği konusunda guzel farkindalik saglayan guzel bir kitap ama ne kadar fayda saglayacagi her seyde oldugu gibi kisiye bagli.
0
passive aggressive
(22.12.20)
Blatta hiberna yine haklı. Bu yayınevi bu tarz kitaplar çıkarıyor. Psikoloji ilgimi çektiği için bu kitap da dahil bu yayınevinden çıkan 6 tane kitabı okudum buna benzer iletişim yayınlarının da 3-4 tane kitabını okudum. Ben ders kitabı olarak bakıyorum ancak şu şekilde işliyor okuma sürecim. Örneğin bir cümlenin sonunda bir makaleye atıfta bulunuyor diyelim. O cümlede anlatılan şey bilgi olarak derinleşmek istediğim bir konuysa, gidip makaleyi buluyorum onu da okuyorum. Makaleyi ararken karşıma çıkan farklı görüşte yazılar varsa onu da okuyorum.
İçinde yazanlar zaten doğru, yanlışı yok ancak eksiği olabilir. Çeviriler de güzel. Kişisel gelişim kitabını kütüphaneme sokmam, bu kitapların onlarla alakası yok.
0
irene
(22.12.20)
İyi hissetmek kitabı gibi bu kitap bir kendine yardım kitabı. Faydalı da. Kişisel gelişimle ilgisi bulunmuyor.
0
EasyTiger
(22.12.20)
Hem bu kitabı hem de aynı yayınevinden çıkan ve diğer yorumlarda bahsedilen "iyi hissetmek" kitabını okudum.

Bu iki kitap da kişisel gelişim değil, self help kitabıdır. Zaten şema terapi "bildiğim kadarıyla" üzerine çok fazla araştırma yapılmış bir terapi modelidir.

Kendi adıma ben iki kitabı da çok seviyorum, ne zaman ihtiyacım olduğunu hissetsem açar okurum, bana cidden daha iyi hissettiriyor.
0
aynenbencede
(22.12.20)
bunlar kişisel gelişim kitabı değil, kendine yardım kitabı + 1

bu tarz kitaplar illa herkese iyi gelecek diye bir kural kaide yok. şu an kafanızda böyle soru işretleri oluştuysa ya kitabı kendiniz için doğru zamanda okumuyorsunuz, ya da sizde çıkması olası şemalarla yüzleşmek istemiyorsunuz. o zaman bırakın bir kenara, başka bir döneminizde yeniden okumayı deneyin.

iyi hissetmek, bağlanma, hayatı yeniden keşfedin kitaplarını pek çok defa arkadaşlarıma hediye etmişliğim vardır. hepsinden de çok olumlu geri dönüşler aldım. kendimde geçmişte bu kitapları okudum, çok faydalandım, kitaplığımda durur, arada açar kafama takılan konularda bilgimi tazelerim.
0
Phoebe
(22.12.20)
Kitabı dediğini gibi kılıkırk yararak okudum ve bana terapi sürecinde ne kadar yardımcı olacağını biliyordum. Kitap zaten bilgi tüketmiyor size, doğru soruları sorup içinizde ne olduğunu buluyor. Doğru soruları sormasında bi sakınca yok sanki?
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(22.12.20)
"Hayati yeniden kesfedin" veya ne bileyim "iyi hissetmek" vs. gibi kitaplar bilmemne gurularinin yazdigi self help kitaplari gibi degil, klinik psikolog ve psikiyatristlerin ve bir cok klinik / populasyon testleri sonucu gelistirilmis tekniklerin halkin anlayacagi dilden aciklandigi oldukca faydali kitaplardir. Psikolog / psikiyatriste gitseniz size anlatacagi / yaptiracagi seyler var iclerinde. O yuzden hem referans olarak hem de direk yardimci kaynak olarak guvenle takip edebilirsiniz.
0
robokot
(22.12.20)
(10)

Kisa film cekmek

walser
Merhaba. Beyaz yakaliyim filmlerle ilgili bir meslekle hicbir zaman alakam olmadi. Cevremde de boyle insanlar yok. film izlemeyi cok seven, film secme zevkine de guvenen bir sinefilim. Ayrica kurgu, muzik secimi vs seylerle ugrasmayi da cok seviyorum. Tek tutkum filmler bu hayatta. Simdi ben bu tutk
Merhaba. Beyaz yakaliyim filmlerle ilgili bir meslekle hicbir zaman alakam olmadi. Cevremde de boyle insanlar yok. film izlemeyi cok seven, film secme zevkine de guvenen bir sinefilim. Ayrica kurgu, muzik secimi vs seylerle ugrasmayi da cok seviyorum. Tek tutkum filmler bu hayatta. Simdi ben bu tutkuyu bir aksiyona cevirmek istiyorum. Yeterli butcem var. Ama nasil baslarim? Hic cevremin olmadigini soylemeliyim. Hangi seminerlere gitmeliyim? Senaryo yazimi icin neler okumaliyim? Aranizda boyle yollardan gecmis birileri bana fikir verirse cok sevinirim. Hedefim kisa film festivallerine katilmak. Bu sene olmaz seneye olur belki ama bunu yapmadan olmek istemiyorum!
0
walser
(22.12.20)
mahsun kırmızıgül'ün yönetmen odluğu bir dünyada yaşıyoruz.

img-s3.onedio.com

ben sinemadan anlamam ama müzik ile ilgili mesela, nasıl şarkı yazılır, nasıl beste yapılır gibi yüzlerce ders, tutorial olmasına rağmen hiç birisi hiç bi zaman bir işime yaramadı. yine kendi yeteneğim ve çabamlar 'kendi istediğim gibi' şeyler ürettim ve hala üretiyorum.

bu işin sistematiğini çok iyi bilseydim de farkeden şu olurdu, bir şarkı üzerinde 1 ay uğraşacağıma 3 gün uğraşırdım ama sonuç tamamiyle aynı olurdu.

öyle çok pahalı makinalara da gerek yok artık, iphone ile çekilmiş filmleri izle mesela. gimballi 4k kameraral var, dronelar var, gerisi hep after effects, montaj filtre ıvır zıvır. fotoğraf, video , after effect ve c4d hakkında ciddi bilgi sahibiyim öyle sallamasyon cevap vermiyorum yani.

ünik bişey yaratırsan eğer, kalkıp da özel jet, özel yat gibi über pahalı şeyler olmadığı sürece zorlanmadan çekersin.
0
killerbee
(22.12.20)
Başkan sana formülü söylüyorum.
Çok para lazım. Ama öyle basit bir çok para değil ciddi ciddi bir çok para lazım. Gerisi Faso fiso. Kendini oyalarsin yok seminer yok şu yok bu.
Arkadaşlar arasında çekin birsey gülün geçin. Anı olur. Ticari bir beklentiniz varsa çok para lazım. Ya ben sanat için yapacağım diyorsan para lazım çok para lazım.
0
allah yazdiysa bozsun
(22.12.20)
sen çekmeye başla. elinde bi senaryo olsun. sonra insanlar peşine takılmaya başlıyor. kurslar da hikaye kitaplar da. hayal gücü esas mesele. tiyatro kulüplerinden güzel sanatlar fakültesinden oyuncu arıyorum sayfalarından gerekli kişileri kolayca bulursun.

iyi bi telefon kamerası yeterli. senaryonu başla ve hemen başla.
0
luluki
(22.12.20)
Başkan peşine takılır da o işler öyle olmuyor. Daha geçen bir film çektim. Şu an maliyet 30.000 TL. Yönetmen, senarist, kurgu, color, kamera kirası gibi harcamalarım yok. 4 oyuncu var 3u bedavaya oynadı. 6 gün süren bir çekimden bahsediyorum. Adam bedava gelse de karni acıkıyor. Bedava gelse de yol parası. Benzini taksisi derken bunlara engel olmak mümkün değil. Ve sana şöyle birsey söyleyeyim bedavaya gelen adama öyle istediğin gibi davranamazsin. Sevmişim seni de işini de deyip çekip gidebilir. Gözünü korkutmak ya da işini baltalamak için konuşmuyorum. İşin ortasında para bitmiş iş bitmemiş kalmanı istemem.
Kamera telefon peki
Işık gün ışığı peki
Senaryo yönetmenlik sen peki
Oyuncu kulüplerden peki
Mekan arkadaşların peki
Kurguyu kim yapacak?
Rengi kim yapacak?
Sesi kim yapacak?
0
allah yazdiysa bozsun
(22.12.20)
Ha bak bu arada ne geldi aklıma? Bedava ya. İlk filmde isikci bedava geldi. Işığın lambası patladı. Oyuncu bedava geldi telefonunun ekranı kırıldı oyun sırasında. Sesci parayla geldi ama malzeme benimdi. Batarya kayboldu. Yardımcı yönetmen bedava geldi telefon şarjı kayboldu.
0
allah yazdiysa bozsun
(22.12.20)
bence adim adim git.

1. instagram, youtube icin ufak ilginc videolar cek.
2. biraz daha uzun videolar cek.
3. kisa film cek.
0
buenosdias
(22.12.20)
Buenosdias +1
Coherence paranormal activity saw filmlerinin nasil cekildigini bilseler akillarini kaybederler
Zor ama imkansiz degil sahsi gorusum
0
optimistbakunin
(22.12.20)
bence öncelikli adım iyi bir sinema/film okuryazarı olmak. zevklerine güvenen bir sinefilim demişsiniz, bende öyle derdim, çevremde bana öyle derdi, önce 8 haftalık bir film okuryazarlığı atölyesine gittim. daha sonra 8 haftalık bir sinema okuryazarlığı atölyesine daha katıldım. bu atölyelerde not aldığım şeyler üzerinden bu konularda kitaplar okumaya başladım, söyleşiler izledim, yönetmen katılımlı ve sonunda değerlendirme/söyleşi yapılan film gösterimlerine gittim vesaire vesaire derken gördüm ki ortalamanın üstünde olabilir film zevklerim ve seçimlerim ama işin matematiği bambaşka dinamikler üzerinden ilerliyor. o dinamikleri, tekniği ve sistematiği de anlamadan, bilmeden film çekmek bence enerjinizi, zamanınızı ve bütçenizi boşa harcamak olabilir.
0
Phoebe
(22.12.20)
Moda'da Sinematek var. Oradaki arkadaşlara git ve derdini anlat. Mutlaka yardım ederler. www.sinematek.org
0
ankarakecisi
(22.12.20)
Bana yazarsan yardımcı olayım(yol gosteririm yani hahah para alcakmisim gibi durdu) sinematek gibi saçma yerlere gitmene gerek yok. Onlar beyaz yakaya hobi satan mekanlar
0
galandar kostumu
(22.12.20)
(7)

Yeni yapılandırma

opitseri
Arkadaşlar çözemediğimiz bir konu var. Şöyle ki yeni yapılandırmada babaya 32bin öderse emekli olabileceği söylenmiş .ama kendisinde şu anda 32bin yok bu yüzden bankalardan kredi yoluyla halletmek istemiş bankada sigortalı çalışmadığı için kredi veremeyeceklerini söylemişler. Eskiden bankalar kredi
Arkadaşlar çözemediğimiz bir konu var. Şöyle ki yeni yapılandırmada babaya 32bin öderse emekli olabileceği söylenmiş .ama kendisinde şu anda 32bin yok bu yüzden bankalardan kredi yoluyla halletmek istemiş bankada sigortalı çalışmadığı için kredi veremeyeceklerini söylemişler. Eskiden bankalar kredi veriyorlardi emekli aylığı karşılığında şimdi ne değişti ?
0
opitseri
(21.12.20)
emekli olmadan hangi aylığa karşılık kredi verecekler?
0
sutlu nescafe
(21.12.20)
32bin yatirilinca hemen emekli oluyor hocam.
0
🌸opitseri
(21.12.20)
babanız şu anda sistemde emekli görünmüyor banka kontrol ettiğinde. parayı yatırdıktan sonra hemen emekli oluyor olması bankanızı bağlamıyor. şu an güncel duruma bakıyorlar.
0
Phoebe
(21.12.20)
Üzerine bir tane ev var teminat gösterebilir.
0
🌸opitseri
(21.12.20)
e söylememiş mi kabul edilmediğinde başvurusu?
0
Phoebe
(21.12.20)
yakın bir dostundan borç alsa kısa süreli. böylece öder, sonra da emekli olup krediyi çekip aldığı kişiye geri verir?
0
la traviata
(21.12.20)
Evi teminat göstermek masraflı, eksperdi tapuya şerh koymaydı vs.

Araba varsa arabayı ipotek edebilir.
0
John Bloor
(22.12.20)
(3)

İhalelerde Şartname

thad castle
İhalelerde ödenen şartname bedeli ne amaçla neden ödenir? Teşekkürler
İhalelerde ödenen şartname bedeli ne amaçla neden ödenir?

Teşekkürler
0
thad castle
(14.12.20)
ihaleye herkes girmesin diye.
0
summatinyourteeth
(14.12.20)
araya çoluk çocuk karışmasın diye. sadece gerçek ilgililer gelsin diye.
0
co2s2
(14.12.20)
yukardakiler + 1

ekaptan e-imza ile indirirseniz bedel ödemezsiniz, bilgi olarak ileteyim istedim.
0
Phoebe
(14.12.20)
(7)

bir başkadır

aynose
psikolog kadınla kardeşi arasındaki tartışmaların ana konusu neydi? psikolog, kardeşine "sana şöyle böyle yapanlara karşı bi tavır alamadın" vs. tarzı bir şeyler diyordu. hangi bağlamda kavga ediyorlardı bunlar, hatırlatabilir misiniz?
psikolog kadınla kardeşi arasındaki tartışmaların ana konusu neydi? psikolog, kardeşine "sana şöyle böyle yapanlara karşı bi tavır alamadın" vs. tarzı bir şeyler diyordu. hangi bağlamda kavga ediyorlardı bunlar, hatırlatabilir misiniz?
0
aynose
(12.12.20)
bi hoca bunun anneleri küçük kardeşlerine hamileyken onun karnını tekmelemiş ve kardeşi o yüzden hasta doğmuş. o da ablasına işte kardeşimize bunu yapmalarına rağmen hala ekmeklerine yağ sürüyosun gibi bir şey diyordu.
0
theseachange
(12.12.20)
Konunun özeti “kürt sorunu” bence. Kürtlere yıllarca yapılan işkenceler. Aynı zihniyetin hala var olması.
0
suicides underground
(12.12.20)
yanlış hatırlamıyorsam bir hoca hamileyken annesinin karnını tekmelemiş ama abla hâlâ bunu yapan insanlara dini bir başlık altında para veriyor veya bir şekilde irtibat halinde.
bana ablada bir tarikat durumları gibi bir şey var gibi gelmişti.

psikolog olan kadın da bir ilaç denemiş engelli kardeşlerinin üzerinde.
abla da dine uygun olmayan şeyler yapıyor diye kızıyor psikolog kardeşine.
psikolog kadın da "işe yaradığını okudum, denedim, bilimsel bir şey yaptım" diye savunuyor kendini.

edit:
abla günah olan bir şeyi kardeşlerine verdiği için psikolog kızı suçluyor, kız da ablayı zamanında kardeşinin serebral palsiyle doğmasına neden olan insanlarla hâlâ irtibatta olduğu için suçluyor işte.
kız "makalede okudum, tıbbi olarak işe yarayabilir diye denedim" diyor, abla da "günah" diyor falan.
anlaşamadıkları konu bu yani genel olarak.
0
blatta hiberna
(12.12.20)
@blatta ilaç iyi gelmiyor ama. o yüzden de ablası suçluyor niye bu ilacı verdin daha kötü oldu diyor. o da nerden bilebilirdim falan diyor. ilacı da tuvaletteyken telefondan araştırıyor hatta.
0
candide
(12.12.20)
İlaç değil cannabis veriyordu. Ablası da dine uygun değil haram falan diye kızıyordu.
0
curukturpkokusu
(12.12.20)
kürt sorunu, türbanlı ablanın şu an yandaş olması, eşi müteahhit falan.

ama tartışmayı ateşleyen psikolog ablanın engelli kardeş için ilaç alternatifi bir yasaklı madde kullanması.
0
Phoebe
(12.12.20)
Kürt sorunuydu. Hatta psikolog o sinir krizine girip ağladığı anda söylediği cümlelerden birinde tam kelimesi kelimesine hatırlamıyorum ama "35 sene önce o tekmeyi atanlara, kimliği, ismini değiştirenlere.." gibisinden bir şeyler de söylemişti.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(12.12.20)
(6)

antik kentler nasil yok oluyor

hjarteblod
efes antik kentinin before/after'ini gorsellere ekledim. 2000 yil once boyleymis simdi tek bi yapisi gorunur halde neredeyse. 2000 sene icinde neler oldu da gorunmez oldu bu yapilar? agirlikla organik hammaddelerden yapiliyorlardi da topraga mi karistilar, ruzgar asindira asindira kuma mi cevirdi? t
efes antik kentinin before/after'ini gorsellere ekledim. 2000 yil once boyleymis simdi tek bi yapisi gorunur halde neredeyse. 2000 sene icinde neler oldu da gorunmez oldu bu yapilar? agirlikla organik hammaddelerden yapiliyorlardi da topraga mi karistilar, ruzgar asindira asindira kuma mi cevirdi? toprak kaymasi mi oldu yer altinda mi kaldilar? bu surecler nasil gelisiyor merak ediyorum. bir zamanlar milletin hayatini gecirdigi kentin simdi 2000 senede kalintisinin bile zor gorunmesini aklim almiyor. bikac keyword verebilir misiniz en azindan arastirayim
0
hjarteblod
(10.12.20)
doğal afetler, savaşlar, göç v.b.

troya misal, yanlış hatırlamıyorsam 6 kat höyük var.
0
Phoebe
(10.12.20)
doğal afetler, bitki örtüsü, rüzgar, sel... bir sürü yanıtı var. en iyisi bu makalede.
arkeofili.com
0
ankarakecisi
(10.12.20)
Üstte sayılmış nedenleri.
Zaten harabe halinde olmasa ve hala bir yaşam alanı olsalar nasıl antik denebilir ki?

Geçenlerde bir tanıdığım ise içinde insan olmayan ev çöker demişti.
Düşünüldüğünde gerçekten de öyle.
0
Erva
(10.12.20)
scorhed earth, bunlardan biri. her şeyiyle yakıp yıkma taktiği. anadoludaki pek çok antik kentin başına gelen de oydu roma ve diğer iri ufaklı krallıklar tarafından.
ama bu daha çok şehrin nasıl boşaldığını açıklıyor.

devşirme. anadoludan malta adasına kadar taşınan harabe taşları var. anadolu köylerindeki yapılarda da var. istanbul üniversitesinin beyazıt kampüsü duvarında bile devşirme taşlar var, eczacılık fakültesiyle başlayan sokaktan süleymaniyeye doğru uzanan yolun sonundaki duvarlarda gözüküyor.

solucan(?!). hayal meyal hatırladığım bir şey, yanlış hatırlamıyorsam. çarls darvin terkettiği a'tıl bir bahçeye 10 sene sonra döndüğünde kot'un yükseldiğini farkediyor, ölçmüş. topraktaki solucan böcek hareketleriyle yükselmiş. böyle böyle toprak her şeyi yutuyor zamanla.
0
esref
(10.12.20)
öncelikle o kentin herhangi bir sebeple (savaş, kıtlık, v.b. bir sürü sebep var) terkedilmesi gerek. aksi durumda istanbul ya da roma da antik müze olurdu. insan hayatı olmamalı.
ardından kentin zemininde bitki florası gelişir. bu flora ile her yıl bir miktar toprak birikmeye başlar. arada bakımsız binaların yıkılmasını da ekleyin. en sonda gittikçe artan toprak tabakasında yetişen ağaçlar toprak içinde kalan son kalıntıları da yok eder.
mesela mısırda ot bitmiyor ama rüzgarla taşınan kumlar kalıntıları örtüyor.
0
tururo
(10.12.20)
Deprem ile şehir yıkılıyor zaten, liman da aluvyonla dolunca, yerleşme tepelere taşınıyor. Eski taşları vs inşa malzemesi olarak kullanıyorlar.
0
habarbey
(11.12.20)
(4)

İzmir Ortopedi Doktoru tavsiye

alaimisema
Arkadaşlar bu tarz soruları çok sorar oldum derdime çare bulamadığım için. İzmirde özellikle omuz konusunda uzman ortopedi ya da fizik tedavi rehabilitasyon uzmanı birine ihtiyacım var. Özel muayenehane ya da hastane fark etmez. İşinin ehli bildiğiniz biri var mı?
Arkadaşlar bu tarz soruları çok sorar oldum derdime çare bulamadığım için.

İzmirde özellikle omuz konusunda uzman ortopedi ya da fizik tedavi rehabilitasyon uzmanı birine ihtiyacım var. Özel muayenehane ya da hastane fark etmez. İşinin ehli bildiğiniz biri var mı?
0
alaimisema
(09.12.20)
EMOT Hastanesi - Dr. Emin BAL

Tek geçerim. özellikle ortopedi ve spor yaralanmaları konusunda uzman.
Dizimden ameliyat olmak istediğimde çok araştırdım. Bu adamı buldum. Daha da araştırdım ve ameliyat oldum. Muhteşem bir işçilik ve sonuç 10 numara 5 yıldız.
Kesin gidip görünmelisiniz.
0
erty_ksk
(09.12.20)
ben her türlü ortopedi sorunumda medikalparktaki aykut türken'e gidiyorum. yaklaşımından, muayenesinden çok memnunum.
0
Phoebe
(09.12.20)
fizik tedavi için dr ceyhun bıcılıoğlu, ben çok memnun kalmıştım
0
spankenstein
(09.12.20)
Doç. Dr. Levent Köstem | Ege Sağlık Vakfı eski milli takım doktoru. basketbol hayatım bittikten sonra tanıştım, keşke daha önce tanışsaydım dediğim hoca.
0
mikahakkinen
(09.12.20)
(6)

Bağımsız Sinema ve Sanat Filmlerine Meraklı Birine Hediye

muslugubozukhayrat
Böyle bir ilgi alanı olan arkadaşıma doğum günü hediyesi alıp kargolamak istiyorum. Bu konuyu teorik olarak irdeleyebileceği bir kitap olur vs. Önerilerinizi alırım. Teşekkürler.
Böyle bir ilgi alanı olan arkadaşıma doğum günü hediyesi alıp kargolamak istiyorum. Bu konuyu teorik olarak irdeleyebileceği bir kitap olur vs. Önerilerinizi alırım.

Teşekkürler.
0
muslugubozukhayrat
(07.12.20)
www.eganba.com

Agnes varda seviyor merak ediyorsa iyi bir derleme
0
freebird5406_2
(07.12.20)
mubi.com üyeliği olabilir.
0
jepa
(07.12.20)
iksv'nin aralık online film seçkisi için kombine bilet alabilirsin.
filmonline.iksv.org
0
Jux
(07.12.20)
Sevdiği bir filmin orjinal dvdsi olabilir.
0
olaylar olaylar
(07.12.20)
bana burdaki bir yılbaşı çekilişinde eşleştiğim bir duyurucu ingmar bergman'ın "sinematografi insan yüzüdür" kitabını yollamıştı, havalara uçmuştum :).
0
Phoebe
(07.12.20)
karagarga davetiyesi.
0
battal gemalmaz
(07.12.20)
(10)

Kestaneleri nasıl pişirsek?

respect
Geçen fırına atmıştım çoğu kurumuştu. Mikrodalgaya attım yandıVar mı önerisi olan? Püf nokta falan
Geçen fırına atmıştım çoğu kurumuştu. Mikrodalgaya attım yandı

Var mı önerisi olan? Püf nokta falan
0
respect
(04.12.20)
çizik attıktan sonra tencerece (teflon gibi) azcık dibine su koyarak yapıyoruz kapağını kapatıp.
0
tolgan
(04.12.20)
biz cizdikten sonra yarim saat kadar buzlu suda bekletiyor, sonra firinliyoruz. fena olmuyor. (firinda cok bekletmezseniz o kadar kurumuyor)
0
dilemma of subscribtionability
(04.12.20)
tolgan +1 tavada yapıyorum aynısını

bunun dışında ben düdüklüde haşlanmış şeklini de seviyorum.

3. olarak da şunu önerebilirim

productimages.hepsiburada.net
0
westblack
(04.12.20)
e fırında az tut sen de. kurutana kadar pişirme. zaten çiğ de yenebilen bir şey öyle abartı kızarmasına gerek yok.
0
bohr atom modeli
(04.12.20)
Çizik atın, yarım saat suda bekletin, sonra fırın veya ocak. Pişince içinde havlu olan bir kapta iyice sarıp on dk beklettikten sonra afiyetle yiyiniz. Dışarda yediklerinizle aynı olmaz, onlar şekerli suda bekletiliyor.
0
Phoebe
(04.12.20)
Çizik atıp tuzlu suda (tuzsuz da olur herhalde) yarım saat beklettikten sonra tepsiye dizip fırına atıyoruz. Renk değiştirip kabuklar açılınca kapatıyoruz.

Edit: Önceden ısıtılmış 180-200 derece fırına atıyoruz.
0
yineiyisinoxford
(04.12.20)
kaç derecede fırına atıyorsunuz? fırın sıcak mı, sıfırdan mı ısınıyor?
0
lostys
(04.12.20)
30dk suda bekletin.

fırına atınca da fırına metal kase içinde sıcak su koyun buhar yapsın. 10dk 5dk aralıklarla karıştırın.

çıkınca

1-) delikli süzgeç içine koyun altında gene buhar olsun hem sıcacık yemeğe devam edersinizz hem de yumaşaklık devam eder.

2-) ya da normal bir tabağa koyup üstüne havlu koyabailirsiniz, sarabilirsiniz.. ama bez/havlu/peçete nemli olacak. onu da ben şöyle yapıyorum elim ıslak havlunun üzerine elimdeki damlaları serpiştiriyorum.

son olarak kestane kuruysa kurudur :) fırından dolayı değil. biz kestanenin memleketindeyiz burda bile 2. haftaya kuruyor.

eğer kuruysa suda haşlayın bence...

son olarak kestane de bence şans işi :)
0
qobel
(04.12.20)
İyice çizip suya atıyorum, en az bi yarım saat 1 saat duruyor. Sonra çizikler genişleyip kolay soyulcak hale gelene kadar fırına atıyom 200 derece falan yaklaşık 20 dk oluyor. Güzel oluyor kurumuyor. Fırına ve kestaneye göre değişiklik gösterebilir
0
mirafiori
(04.12.20)
Mikrodalgada ortaya bir bardak su koyuyorlar, su koymadan mı attınız?
0
adivar
(05.12.20)
(2)

İzmir'de sahaf

mephisto__
Kitap okumaya meraklı izmir'de bulunan arkadaşlar karşıyaka'daki serpil kitap evini illaki duymuştur. Ben buradan satın aldığım kitapları daha sonra yenisini alacağım kitapla takas edebiliyor yada yarı fiyatına yeniyi alma avantajına sahip olabiliyordum.Şimdi karşıyakaya biraz uzak kaldım. Buca veya
Kitap okumaya meraklı izmir'de bulunan arkadaşlar karşıyaka'daki serpil kitap evini illaki duymuştur. Ben buradan satın aldığım kitapları daha sonra yenisini alacağım kitapla takas edebiliyor yada yarı fiyatına yeniyi alma avantajına sahip olabiliyordum.

Şimdi karşıyakaya biraz uzak kaldım.

Buca veya gaziemir civarında buna benzer önerebileceğiniz sahaf var mıdır ?

Not: buca, şirinyer forbes caddesi sonundaki yavuz kitap evi hariç! 2 tane yesyeni, badrolu ve 40tl yazan etiketi duran ( kinyas ve kayra ile ahmet ümit'e ait kırlangıç çığlığı ) kitaplara 20 tl saydı.
0
mephisto__
(30.11.20)
takas veya yarı fiyatına alma olayından emin değilim ama şahane kitap önerileri ve bal kaymak bir sohbet isterseniz nuray ve ergun'un işlettiği yerdeniz kitabevini önerebilirim alsancak'ta. kendilerine ait sosyal medya hesaplarının yanısıra okur insiyatifi ve okunası kitaplar gruplarını da takip edebilirsiniz. şahane de bir çevirmendir nuray.
0
Phoebe
(30.11.20)
Sahaf mantığıyla işlemiyor ama kesinlikle Yerdeniz kitapçısı +1
İlgi alakaları, hoş sohbetleri, ışık tutan tavsiyeleriyle İzmir'de en sevdiğim, samimi kitabevidir kendileri.
Yukarıda yazdığı gibi sadece sosyal medya hesapları bile takip edilesi.
Yalnız Alsancak'ta kendileri.

Bir de unutmadan hermes sahaf var, yine kaliteli bir insan olan ümit nar'a ait. Orası da harikadır, Çankaya'da yeri
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(01.12.20)
(58)

Eşim sürekli hasta ve işten kaçıyor

hkocaman
3 senelik evliyiz, çocuğumuz yok. Eşim evlendiğimizden beri sadece 1 ay bir yerde çalıştı kalan yaklaşık 35 ayda bütün gün televizyon karşısında yatıp yerli ve yabancı dizi izlemektedir. Bir çok defa bunu sorun edip tartışmaya açsam da bir şekilde olayları manipüle edip (ya tartışmayı bağırma çağırm
3 senelik evliyiz, çocuğumuz yok. Eşim evlendiğimizden beri sadece 1 ay bir yerde çalıştı kalan yaklaşık 35 ayda bütün gün televizyon karşısında yatıp yerli ve yabancı dizi izlemektedir. Bir çok defa bunu sorun edip tartışmaya açsam da bir şekilde olayları manipüle edip (ya tartışmayı bağırma çağırma seviyesine getiriyor, ya da olayla ilgisi olmamasına rağmen bir anda anne ve babamı kötüleyerek konuyu değiştirmektedir) Annem ve babam biraz daha eski kafa muhafazakar insan olsalar da, özlerinde gerçekten iyi insanlardır, annem geldiği zaman oturup da "kızım hadi şunu yap ben oturucam" diyen bir insan değildir. Kalkar kendi hazırlar herşeyi genelde. Zaten biz İstanbul'da onlar da Ankara'da olduğu için 365 günün sadece toplasan 10 günü beraberizdir. Yeni evli olduğumuz dönemde annem eşimin tembelliğini görünce (evde misafir varken sabah 11'de kalkıyordu veya uyandırılana kadar kalkmıyordu. Kendisi bütün gün evde yatmasına rağmen ben işten geldikten sonra yemeği bana pişirttirmeye çalışıyordu)bir iki kez laf soktu. Annemin laf sokması yanlıştı ama ben de eşim bir şekilde karşılık verir diye araya girmemiştim. Daha sonra bu yaptığım davranışın yanlış olduğunu düşünerek annemleri gelmeden telefonla uyarmaya başladım. Annemlerin olmadığı dönemde de çamaşır asıp dolaba dizmek harici hiçbir işi tek başına yapmıyor. Yemek kesinlikle yapmıyor. Bir kaç kere instagramdan gaza gelip yemek pişirmiştir o kadar. %95 yemek işi bende. Ya ben işten gelmiş yorgun argın bulaşık makinesine eşya dizip, bir yandan yemek yapmaya çalışırken, yatmaya devam etmekte olduğu kanepede uzanmış trendyoldan alışveriş yapıyor. Neredeyse her günümüz bu şekilde.
Hastalık kısmına gelecek olursak. Evlendiğimizden beri: örümcek korkusu, bağırsak solucanı korkusu, beyin felci korkusu, hpv korkusu, kanlı dışkı korkusu, geç adet korkusu, akciğer kanseri korkusu, ağız kanseri korkusu, diş eti siğili korkusu, dil siğili korkusu ve aklıma gelmeyen sayısız korkudan ötürü ev işlerini yapmamayı bahane ediyor. Suratında sürekli bir mutsuzluk var. Yeni mobilya alınacağı zaman çok mutlu oluyor. İKEA'ya gideleceği zaman yine mutlu oluyor. Kredi kartına para gönderince mutlu oluyor. Onun harici genelde ya doktora gitme planı kuruyor, ya da hastaneye mi gitsek diye bana soruyor. Artık bunaldığımı, psikolojik destek alması gerektiğini söylediğimde beni ciddiye almıyor. Yardımı reddediyor.
Ben tek başıma evi geçindirmekte çok zorlanıyorum. Standart kredi kartı taksidimiz 8.000 civarı, 3.000-3.500 civarı vergi veriyorum. 2.000 TL eşime gönderiyorum, 4.500TL civari da ev kirası veriyorum. Bu sabit giderleri karşılayacak parayı kazanamadığım aylarda eksiye düşüyorum (şu an oldukça eksideyim) ama buna rağmen harcamalarda kısıtlamaya gitmeye çalışmıyor. Benim yemek hazırlamadığım her gün aşağı yukarı öğlen ve akşam toplam 120TL'lik yemek söylüyoruz. Ben aileden zengin birisi olmadığım için extra çalışmadığım zamanlar parayı denkleştirmede çok zorlanıyorum. Bunu bir türlü ona anlatamıyorum ama. Ya nası desem, hani gel 50.000TL kredi çekelim mobilyaları yenileyelim desem ona, tamam hadi der heyecanlandır. Beni durdurmaya çalışmaz, anlatabiliyor muyum?
Evde sürekli bir drama ortamı var. İzlediği Türk dizileri gibi entrikalı konuşmalar, kavga çıkarıcı hareketler yapıyor. Konuyu yumuşatmaya çalışıyorum ama bir şekilde kavga çıkarmaya çalışıyor, sürekli olarak huzursuzluk var evde. Alttan almayıp, onunla sözlü çatıştığımda baskın geliyorum haklı olduğum için. Benim baskın gelmeme tahammül edemeyip karakterime laf ediyor, anneme babama laf ediyor, kariyerime laf ediyor, göt yalayarak para kazandığımı ima ediyor vs.
Kavga esnasında ben de az malın gözü gibi davranmıyorum. Onun bana söylediği bütün aşağlıyıcı cümleleri ben de ona ediyorum altta kalmamak için. Ben de onun tembelliğiyle, uyduruk üniversitesiyle aşağılıyorum. Çünkü başka kozum yok. Tutup da eşime şiddet gösterecek bir adam değilim. Tek yapabildiğim o bana sözle bel altı vurduğunda benim de ona sözle bel altı vurabilmem.
Sürekli kavga edilen bir ortamda büyümüş. Ben ise kavgasız bir ortamda büyüdüm (bu da çok sağlıklı değil çünkü hep babam alttan almış). Gerçekten evlilikte huzur arıyorum ama olmuyor bir türlü. Sanki ilişkimiz hiç düzelmeyecek gibi geliyor.
Daha geçen hafta ağzında bir tek kendisinin görebildiği ağız tümörünü diş hekimine gösterdik boşu boşuna 350TL para verdik. O hastalık biter bitmez sırtında bir ağrı başladı ve 4 gündür yatıyor kanepede ağlamaklı bir suratla. 9 kez bulaşık makinesi doldurdum, tezgahı sildim. Etrafı topladım yerleri süpürdüm. Bir yandan da işe gidip geliyorum. Az önce konuşmaya çalıştım ve beni ilgisizlikle suçladı. Onu yalnız bırakıyormuşum, hastalığını ciddiye almıyormuşum. Suçlu benmişim.

Daha önce 2 3 kez evi terkettim ama aynı akşam geri döndüm onun aramasından sonra. O da 1 2 kez terketti ama geri döndü aynı gün. Boşanmaktan da korkuyorum. Bizim ailemizde pek yoktur böyle boşanmak, etmek.

Ne olur yardım edin. Ne yapmalıyım? Onu seviyorum ve düzelmesini istiyorum ama olmuyor bir türlü.

EDIT: Misafir konusunda daha hassas davranıyor son 3 4 aydır. Kalkıyor, ilgileniyor, beraber yapıyoruz ve ağırlıyoruz. O konuda düzeldi yani. Anlatmamın sebebi ailemle niye ters düştüğünün kökeninden bahsetmek içindi. Ailemle de telefonda görüşüyor problemsiz bir şekilde. Onlar bize gelmeden önce geriliyor sadece.
0
hkocaman
(29.11.20)
Adama hem hizmet ediyorsun, hem karnını doyuruyorsun, hem geçimini sağlıyorsun, hem de sevişerek fiziksel ihtiyaçlarını gideriyorsun. Üstüne para verse bunlardan ikisini dahi ayni kişiye yaptıramaz. Valla bravo.

Sizin oralarda boşanma yoksa kalkıp sizin oralara gitme sen de. Bosan, tek başına yaşa.
0
elorelia
(29.11.20)
daha önceden farklı mıydı eşiniz?

hani bazı durumlarda konuşmak, psikolojik destek almak falan iyi gelir tamam da sizin anlattığınız olayların elle tutulur tarafı yok. hazır çocuk falan da yokken yollarınızı ayırın.
0
hadsafhada
(29.11.20)
siz erkek tarafı mısınız? metinden anlamakta zorlandım da.
0
theseachange
(29.11.20)
@elorelia metni yazan erkek
0
austra
(29.11.20)
Yanlış anlaşılma olmuş, ben erkeğim.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
Sadece bu anlattıklarınıza göre (karşı tarafın da argümanları vardır muhtemelen): Boşanma korkunuzun üstüne çalışın ve aşın diyebileceğim. Bazı boşanmalar evlilik kadar kutlu bir olay. Bir hatanın bedelini hayat boyu ödemek ne kadar mantıksız. Bir yandan da nafakasız boşanmanın yollarını araştırın.

Bu ekonomik krizde gereksiz yapılan her alışveriş ziyan. Borç durumunu gerekçe göstererek, kullandığı kredi kartını kullanıma kapatıp borcunu yapılandırın. Asla kredi kartı vermeyin. Sadece nakit verin makul giderlerde kullanması için. Ev için gereken alışverişi kendiniz yapın. Yemek pişirmek istemediğiniz günlerde, kendiniz dışarda yiyip gelin. Kendisi napıyorsa yapsın. Onun bilmediği bir hesap açın, borçtan kalan parayı oraya aktarın.

Çocuk isterse ASLA yapmayın.
0
gayda
(29.11.20)
Boşan gitsin bu ne ya, hafakanlar bastı okurken. Ailemizde boşanmak yok vs ne demek ya.

Ayrıca şu birkaç şeyi bilirsek belki daha iyi yorum yapabiliriz; nasıl tanıştınız, ne kadar sevgili kaldınız, yaşlar kaç? Evlenmeden önce bu huylarıni gizliyor muydu, siz mi sezemediniz?
0
austra
(29.11.20)
Kimseye kolay kolay ayrılın, boşanın yazmıyorum bu sitede ama bence boşanın. Okurken ben sıkıldım. Bu arada aileniz her şeyin farkındadır. Boşanırsanız niye boşandınız diye sormaz kimse.
0
dissendium
(29.11.20)
'Onu seviyorum ve düzelmesini istiyorum ama olmuyor bir türlü.'

Düzelmeyecek. Olmayacak. Kavga etmekten drama yaratmaktan başka iletişim şekli bilmeyen insanlar, kendilerinde bir sorun da görmüyorlarsa, ölene kadar öyle devam ediyorlar.

Ayrıca şiddet her zaman fiziksel olmaz. Sizin ilişkiniz şiddet dolu.
0
otonomo
(29.11.20)
Arkadaşlar şunu tekrar belirteyim. Özünde iyi bir insan olduğunu biliyorum ve onu seviyorum. O sebeple boşanmayı düşünmek bile beni çok üzüyor ve korkutuyor. Ayrıca boşanırsak ne yapar ne eder? Ben onu çok sahiplenmiş durumdayım. Korumamdan çıkmasını göz almak bile ürkütüyor.

Başka bir yolu yok mu? Benzer deneyim yaşayanlar hep mi boşandı?
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
Yani bilmiyorum çok tek taraflı anlatılmış gibi geldi ama gerçekten anlattığınız gibi ise böyle biriyle ilişki devam ettirmeye gerek yok. Sizi baya kullanıyor, böyle bir ilişkinin devam edebilmesi çok enteresan cidden. Bir de nafaka da ister şimdi ayrılsanız. İş falan aramıyor mu hiç?

Kendi başınıza huzurlu yaşarsınız hiç değilse.
0
playing star again
(29.11.20)
gayda +1000
karşı taraf acaba neler düşünüyordur diye kendime sordum.

yavaş yavaş gücünüzü çekin, bir bakın bakalım kendi haline neler yapabilecek. yemek yapmayın, bulaşık yıkamayın, temizlik yapmayın. sorumlulukları ona yükleyin.
bence tamamen bencil olun

nafaka vermeden, daha fazla zarar almadan boşanmanın yollarını arayın. ayrıca bu süreçte de kozunuz olsun, toplamaya çalışın.

bunca sene çok iyi dayanmışsınız.
şu anda kendinize kötülük ediyorsunuz, böyle de gitmez zaten. kim ne,der ne düşünür diye düşünmeyin, boşanmak bu durumda bayram demek olur gibi.

bol şans
0
MtKrt
(29.11.20)
@hkocoman

yazmadığım şeyler vardı ama dayanamadım.
siz boşanmak istediğinizi söyleseniz, o çok iyi bir insan dediğiniz kişi acaba nasıl bir canavara dönüşecek? nafaka için neler neler yapacak?

sizi tamamen kullanıyor, başka bir açıklaması yok, iyi niyetinizi sömürüyor.
hatta "oh bee kapağı iyi yere attık, evlendim kurtuldum" diye de düşünüyordur. belki de sağlam nafaka koparmak için böyle davranıyordur.
ama hiç bir şey göründüğü kadar masum değil, o kesin.
0
MtKrt
(29.11.20)
@MtKrt
benden 4 yaş küçük, ikimiz de 30lu yaşların başındayız. mezun olduğu bölüm işsizlik sıkıntısı çektiği için yaptığı görüşmeler olumlu sonuçlanmıyor. hem ülkenin hali de malum. görüşmelere gidiyor ama kimse işe almıyor.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
bence tedavi olasi lazim. diyorum ama bencil de geldi biraz.
annen annesine durumu anlatsin. kuzenimde böyleydi, is ciddiye binince birazcik duzeldi.
0
wishmaythşngs
(29.11.20)
“8 000 civarı, 3.000-3.500 civarı vergi veriyorum. 2.000 TL eşime gönderiyorum, 4.500TL civari da ev kirası veriyorum”
20.000tl aylık geliriniz varsa bence bir şekilde onu kendi işinize dahil edebilir ya da ona bir iş kurabilirsiniz. Bu yola gelecek mi bakalım?

Ben de daraldım bu arada okurken
0
her giriste sifresini unutan adam
(29.11.20)
Tembelliğin bu kadarına tahammül edemezdim ben ya... Para kazanmıyorsa ev işlerini üstlenmeli çünkü evlilik hayat ortaklığıdır. Belki depresyon geçiriyodur diycem ama baştan beri böyle diyosunuz, bu kadar uzun süremez ki...
Bence çift terapisi ayağına terapiye başlatın, belli ki sorun psikolojik. Olmuyorsa da lütfen çok yıpratmayın kendinizi, kimseye heba etmeyin ömrünüzü.
0
megalomaniac
(29.11.20)
Evlenmeden önce de hastalığa bu kadar takmış mıydı?
0
oyokbuyoknevar
(29.11.20)
boşanma ufukta gözükünce gerçekte kimle evli olduğunu göreceksin.

nafaka versen de farketmez, en acilinden boşan. nafaka seni rahatlatır bu durumda.

"korumamdan çıkması" sözü hiç hoş değil, bu arada. koca koca insanlarsınız.
0
stewie
(29.11.20)
@stewie
bensiz pek fazla ayakta durabileceğini sanmıyorum, o sebeple söyledim. belki yanılıyorumdur, ki umarım yanılıyorumdur.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
psikolojik olarak bir rahatsızlığı var gibi duruyor, belki majör depresyondur. bu kadar seviyorsanız, kesinlikle profesyonel yardım almasını sağlayın bir şekilde. terapi/ilaçlarla iyi olacaktır.
0
candide
(29.11.20)
Abi manyak mısın ne stigmasından korkuyorsun? Boşa gitsin. Babasının evinde yayar bir tarafını istediği kadar dizi izler. Böyle bir kadına bunca zaman iyi dayanmışsınız. Aklıma arkadaşım geldi. Benzer durum. Boşanırken her şeyini verdi, kurtuldu. Dünyanın en mutlu, en hafif insanı oluverdi. Sizi suyun altına çeken bir ağırlık var. Kesin kurtulun nefes alın. Birisi arkadaşın üstüne avukat atsın.
0
catch the arrow
(29.11.20)
Hocam yarın boşan rica ediyorum. Ya da çok seviyorsan, son kez şans ver kendisine net bi şekilde düzelmezse boşanacağını söyle, bikaç ay daha bak düzeldi düzeldi, düzelmedi yol ver gitsin. Böyle hayat geçmez.

Böyle olacağını bilsen evlenmezdin değil mi? Cevap burada gizli. Zararın neresinden dönülürse kardır.
0
sekerse tehlike
(29.11.20)
Eşiniz gayet ne yaptığının bilincinde. Büyük ihtimal eşinizin ailesi de durumun bilincinde. Sizin gibi evliliği olan çiftlerde bu işler böyle yürüyor. Kadın hiçbir şey yapmıyor, üstüne istedikleri olsun keyfi bozulmasın diye hastalıklar, bahaneler, kavgalar. Eşiniz kendi keyfini, rahatını düşünerek sizin hayatınızı mahvediyor. Siz onu sanırım yağmurda kalmış yavru kedi/köpek olarak görüyorsunuz. Napar siz olmasanız, kim bakar, bir eli bulaşıklara dokunsa aman ne olur elleri, deterjan koklasa ne hallere düşer, ailesinin evine gitse ne derler ona, sonuçta hayatınızın geri kalanını geçirmeyi planladığınız birisi diye düşünüyorsunuz ama düşünmeyin.

Siz şuan sadece kendinizi harcıyorsunuz, ilerde çocuğunuz olursa eşiniz değişmeyecek, çocuğun tüm sorumlulukları sizde olacak. Belki siz yıkayana kadar çocuğu yıkamayacak, çocuk elinden iş gelecek yaşa gelince ondan bile beklentiye girecek. Çocuğunuz olursa eşiniz ona da hayatı zehir eder.

Eğer siz eşinizin beklentilerini bilerek karşılaşamazsanız size de ailenize de hayatı dar eder. Kavga gürültü yine istediğini yaptırır. Yarın öbür gün işiniz bozulsa, haliyle eşinizin keyfi bozulacak valla evi terk eder, benim keyfim, rahatım senin yüzünden bozuldu diye. Her insanın evlilikten beklentisi farklı. Belki siz bu evlilikten pekte rahatsız değilsinizdir, sonuçta 3 yıldır böyleymiş ilişkiniz. Kimisi 3 ay böyle birine dayanmaz.
0
GoodMorningTeacher
(29.11.20)
@wishmaythşngs

ben annesine daha önce 1 ya da 2 kez telefonda açıklamaya çalıştım durumu. ama onun da elinden birşey gelmiyor denese de. onlar telefonda nasihat verince bu sefer onlara da bağırmaya başlıyor.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
@sekerse tehlike

evet evlenmezdim.

bu arada ben onu kesinlikle pışpışlamıyorum. yapması gerekeni yapmadığında soğuk davranıyorum. yapması gerektiğini hatırlatıyorum. defalarca söylüyorum. yeri geliyor ben tartışma açıyorum. ama yine dönüyor dolaşıyor en başa dönüyoruz, gelişme yok yani.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
Bekara boşamak kolay ama hocam böyle devam etmez bu iş. Tüm yazılanları okudum, iyi ki bekarım dedim bir an. Bu nedir yahu böyle hayat geçmez.
0
electrobuzz
(29.11.20)
Yani makul düşünce, işsizliğin aile bütçesine katkıda bulunmaya mani olmayacağı. Eşit mal paylaşımı bu yüzden var ve olmalı. İlla nakit olmak zorunda değil ki katkı. Para kazanmanın zorluğunu takdir eden insan (zor para kazanmak) bu krizde alışverişe abanmaz hayat arkadaşının parasıyla. Deterjan için bile indirim kovalanacak dönem bu, içerdeyim diyorsunuz bi de. 20 gün evde yemek pişirse, +2400 lira katkı demek bu. Bu dönem çiftlerden birinin işsiz kaldığı aile az değil; evde kalan çocuklara bakıyor, yemek yapıyor cinsiyetten bağımsız. Bu masraflarda kesintiye gidiliyor gözlemlediğim bütçe elvermeyince.

Ama ideali tarif eden yaklaşımlar işe yaramaz sizin durumunuzda. Sorun elbette psikolojik, belki depresyonda, depresyon tedavi edilebilir bir şey. Ama hastalık takıntıları, ilgi açlığı filan daha köklü psikolojik sorunlar bunlar. Sizin göstereceğiniz hiçbir ilgi yetmez zaten. Sadece madden değil manen de parazit besliyorsunuz.

Ama zaten aradığınızı bulmuşsunuz bi yerde, bu konuda da belki özeleştiri yapmalısınız. “Provider” rolü üstlenmişsiniz, “korumamdan çıkmasını göze almak bile ürkütüyor” demeniz çok dikkatimi çekti. Siz bu rolü üstlenmişsiniz (bilinçli veya bilinçsiz onu siz bilirsiniz), şimdi baş edemiyorsunuz veren taraf olmakla. Ama böyle dinamikler kardeşlikte, arkadaşlıkta, hiçbir ilişkide çok kolay değişmiyor. Silme imkanı varsa, silip yeniden başlamak daha kolay.

Bir de tek taraflı anlattığınız kadarıyla söylüyorum, profil tanıdık bana. İş bulmasına da ümit bağlamayın. Şimdi bir birim alışveriş yapıyorsa, artar; şimdi tercih edilen markaların üstüne çıkılır; şimdi ev işlerinde destek olmuyorsa, temizlikçi tutulur; şimdi yemek yapılmıyorsa, iş bulunca zaten yapılmaz. Kendi maaşı yetmez, yine size girer. Ama iş bulursa nafakadan yırtarsınız çocuk olmayınca, o da olumlu.
0
gayda
(29.11.20)
@j r r tolkien hayrani

normalin ne olduğunu bilmiyorum. evde 3 güne bir sözlü tartışma olması normal mi? her dışarı çıktığımızda, avmde, sokakta anlaşamamamız normal mi? benim alttan mı almam gerekiyor? hep erkek mi alttan almalı huzur olması için? kadınların pms öncesi erkeğe kötü davranması normal mi mesela?

Anlatabiliyor muyum? Evlilikte ne normal ne normal değil ben de algılayamıyorum. O sebeple yardım istedim.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
@gayda

işe girerse tüm maaşıyla istediği masayı alacağını söyledi. eve katkı ya da borçlarıma yardım etme hususunda bir düşüncesi yok.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
36 ayın 35inde hiç çalışmamak ve bunu artık normalleştirmek. evde tüm gün oturup kocasının vereceği parayla yaşamak. anne babaya saygısızlık, elini bir taşın altına sokmamak ve kendisi haricinde herkesi suçlamak. boşan güzel abicim, boşan mutlu ol.
0
ismim ibrahim
(29.11.20)
Cocuk yapma sakin, eninde sonunda bosanirsiniz zaten, cocuga da sana da yazık.
0
kveldulv
(29.11.20)
Böyle bir profilin düzelme ihtimali % 1 bile değil.
Evlilik paylaşmak demek, tek taraflı bir sömürü düzeni değil.
Ne kadar erken kurtulursan o kadar iyidir.
0
alfred
(29.11.20)
kardeşim bence oturup konuşmanın zamanı gelmiş. ortada gerçekten psikolojik bir problem de olabilir. sürekli hastalık hissi, sürekli şikayet bunlar sağlıklı insanın istese bile sürekli yapabileceği ve sürdürebileceği şeyler değil. bence boşanma vs konusundan önce bi pro yardım alın derim. yani düşünsene insan çalışmak istemediği için her gün ağrım var diye yatabilir mi, hasta taklidi yapabilir mi? bana mantıklı gelmiyor. ha artık uğraşmak istemiyorsundur, onu da anlarım gayet mantıklı, o zaman da bence boşanmak mantıklı. özellikle kavgasız bir ortamda büyüyen sen için huzur en büyük hakkın bence, yazık günah.
0
roket adam
(29.11.20)
Boşa. Boşanın demiyorum bak, boşa.
0
pass
(29.11.20)
Pass +1 boşa.
Çocuk yapma, boşa.
İlk işin iyi bir avukat bulup kadına nafaka vermemenin yollarını ara ve boşa.

Ulan bize böyle adamlar rastlamaz ya. Ben sevgilime bu kadının yaptıklarını yapamam mesela. Anında boşanır.
0
Hallegadola
(29.11.20)
Siz her şeyi yüklenmişsiniz. Nasıl olsa beni seviyor, başkasını bulamaz, benden de boşanamaz diyor. O yüzden çok rahat davranıyor. İş bulamaması nedeniyle psikolojisi bozuk. Psikiyatriste götürün mutlaka. İşsizlikten kendinde hastalıklar buluyor ve size sarıyor. Daha da düzelmiyorsa konuşun ve boşanın. Ömür boyu çekilecek çile değil. Sakın çocuk yapmayın.
0
beyaztenlikiz
(29.11.20)
Okurken şiştim. Allah yardımcın olsun. Böyle kadın çekilmez. Evlilik terapisine gidin derim de alacağın cevaplar az çok belli. Çocuk yapma aman deyim. Otur ciddi şekilde konuş uyar, duygu sömürüsü yaparsa yeme, gerekirse de ayrıl dostum ne diyelim. 3 yıl böyle ise işkence görmüşün sen haberin yok.
0
Topalordek
(29.11.20)
İşte işsizlik büyük bir derttir, onu çeken bilir. Masaya istemsiz güldüm. İşsiz insanın derdi ilk maaşıyla masa almak olmaz ya. Hobi olarak çalışacak çalışırsa, siz yine aynı. Girip bakın sözlükte ilk maaşla yapılanlar başlığına.

Psikolojik destek oh ne ala filan da, sizin demenizle olmaz. Sizin ısrarınızla bi fayda zor yani, kendi iradesiyle çözüm araması lazım işe yaraması için. Ayrıca, otuzlu yaşlar diyorsunuz, geride yıllar var insanı o yaşa getiren demek. Böyle davranış motiflerini oluşturan yani. Öyle üç beş kere psikologla konuşayım da düzeleyim gibi bi şey yok.

Eninde sonunda boşanmaya sıcak bakacaksınız. Ama o zamana kadar yıpranacaksınız, bezince boşanacaksınız. Bu problemi faydaya dönüştürmek için bana makul gelen muhatabınız neyi niye yapıyordan ziyade kendi durumunuza odaklanmanız. Şikayet etsek de değiştirmek için böyle yetersiz kaldığımız durumlarda, aslında bi sekonder faydamız oluyor gözümüzden kaçan. Nasıl böyle bir evliliğe sürüklendiğinizi anlarsanız kendi zaaflarınızı anlarsınız gibi geliyor bana. O zaman da o şimdi seviyorum dediğiniz insan sizin zaaflarınızı nasıl istismar etmiş (bilmeyerek veya bilerek) görecek ve kaçınılmaz olarak tiksineceksiniz.

Çift terapisi de denenebilir, çünkü biz ne okuyorsak sizin gözleminiz. O yazsa böyle tek taraflı, eşim okuduğum okulu küçümsüyor dese sadece, diğer konulara değinmese, ona da hak verilirdi. Ama sadece yazdıklarınıza bakarsak, ben olsam kendime odaklanırdım nası böyle bi tufaya düştüm diye. Diğer ilişkilerinizi (arkadaşlık, aile, akraba, iş hepsi) bi tartmakla başlayın, memnun etmek için çok fazla feragatte bulunduğunuz bi durum var mı misal? Motif aramak lazım yani, benzer rollerde buldunuz mu kendinizi daha önce diye.
0
gayda
(29.11.20)
Bir cok kisi boşan yazmış. Biraz da kendimden bahsedeyim cunku ben de haksizsam bunlari duymak isterim. Pandemiden beri homeoffice calisiyorum. Evin bir tane odasini ofise çevirdik orada masam bilgisayarim vs var. Sabah 7'de kalkiyorum bazen 8-8.30a kadar calisiyorum. Surekli bilgisayar başında oldugum icin itici oldugumu soyluyor. Mesela bu kadar bilgisayar başında calismak bir kadin gozuyle itici mi? İlla spor salonuna mi gitmem gerekiyor itici olmamak icin? Ayni sekilde pandemiden beri haftada 2 kez internetten arkadaslarla bulusup wow oynuyoruz. Sadece Pazartesi ve Cuma her biri 3 er saat sürüyor. Bu zaman araliginda esim yalniz kaliyor, tvdeki dram dizilerini izliyor. Diger gunlerde ve Kalan zamanlarda esimle disari cikiyoruz kisa yuruyusler yapiyoruz. Avmlere gidiyoruz orada dolasiyoruz, alisveris yapiyoruz. Ama benim uzun mesai saatlerim onu boguyor olabilir mi? Ayni sekilse onun izlemek istedigi dizileri ben sıkıcı buluyorum. Son donem psikolojik dram dizilerini takip ediyor ben 10dk dayanamiyorum izlemeye. Mecburen yalniz birakiyorum. Arada beraber izledigimiz de oluyor tabi. Surekli yalniz degil yani.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
işin pc başında olmak itici olan bişey yok. kendi kafasında bir dünya var orada da seni oraya uygun görmüyor. muhtemelen çok fazla yerli dizi izliyor ve instagramda çok takılıyordur. oradaki pembe hayatlar gözünü boyamıştır. ne yaparsan yap düzelmez. boşanmak istemiyorsan da en sakin en sorunsuz günde karşına al ve boşanmak istediğini sakince söyle. sakın kavgalı günde söyleme. ciddi görün ve sorunları anlatma. sadece hayal ettiğim kişi sen değildin de geç. sorunu bu şekilde kendinde aramaya başlar. 100 saatte hatalarını anlatsan bişey değişmez. kilit 10 kelime yeter. hayal ettiğim kişi bu değildi ve artık sevmiyorum de.
0
avatar is back
(29.11.20)
şu an covid pozitifim, ağrım sızım ve acayip yorgunluk var ama bir gün bile yatıp dinlenemeden gecem gündüzüm birbirine karışmış bir şekilde 3.5 aylık bebeğe bakıyorum (benim de eşim doğumdan sonra evi terk etmişti, 1 ay evde yalnız kaldım). bugün ayrıca yemek yaptım, iki posta çamaşır yıkayıp astım/kuruladım (fırsat bulursam banyo yapacağım ve kuruyan çamaşırları toplayıp yerleştireceğim; bunları da bebeği uyutmaya çalışırken yazıyorum). evi devamlı toplama modundayım, eşimse içtiği su şişesini bile koltuğun altına yuvarlıyor (bugün evdeki çöpleri topladı, bulaşık makinasını doldurup boşalttı hakkını yemeyeyim şimdi). biraz önce eşimin (benim sürekli düzelttiğim ve onun devamlı dağıttığı) çamaşır çekmecesini düzenledim. eşim negatif çıkmasına rağmen benden daha fazla hasta mesela. neden bunları yazdım? eşim benim hakkımda duyuru açsa tıpkı senin yazdıklarını yazar ve buradaki herkes de boşansana der. halbuki hiç de öyle değil. bir de eşinin ağzından dinlemek gerek. duyurunda anlattığın kadın profilini okuyunca ne kadar kötü bir evlilik, ne kötü bir eş diyor insan ama iki tarafın anlattıkları o kadar farklı oluyor ki kimseye haklısın haksızsın diyemiyorum. eşin neler anlatırdı acaba?
0
deartheodosia
(29.11.20)
@deartheodosia

Benle ilgili sorulariniz varsa yanitlarim.

Esim corona pozitif olsa, ispat edemem ama yemin edebilirim, sadece ve sadece tuvaelete kalkar. Mutfaga gidip 1 bardak su almaz. Kanepeye yatip kivranir durur sadece.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
senle ilgili soruları senin değil eşinin yanıtlaması gerekiyor. sen de bizi anla, inanması güç bir durum. bizimki gibi evlenen kadına "gelin" denen bir memlekette kadının bu kadar yan gelip yatması ve senin de buna 3 yıldır yeter behh dememen hayli enteresan.

oyokbuyoknevar'ın sorusunu tekrarlamak istiyorum. evlenmeden önce nasıldı? kaç sene görüştünüz? hiç mi falso vermedi? bile isteye mi evlendiniz?

bu arada nafaka diyen arkadaşlar, siz de biliyorsunuz ki çocuk olmadan nafaka falan olmuyor ortada. hele 3 yılda asla. Karısını 40 yıl eve hapsedip sonra 20lik almak için kadını sokağa atanlar için bu nafaka olayı. acunun şeymaya verdiği de tamamen sus payıydı.
0
birsürüsorumvarr
(29.11.20)
sadece terapiyle duzelirse ok, onun disindaki tüm yollar benim icin ayrilmaya cikar.
atiyorum ailesine söyledin, kizinizi uyarin böyle böyle ben bosanacam basdemiyorum. ondan sonra düzelirse ben kullanildigimi düsünürüm.

bir de insan kardesi olsa dayanamaz nesini seviyorsun ki artik yani bikmadin mi?

bir de ekstra senaryo ekleyecegim, annenlerin paraya ihtiyaci olsun onlara para gondermis ol, tepkisi ne olacak.
0
durgunfoton
(29.11.20)
abi sen ne kadar iyi niyetli bir insansın ya. hala kendinde hata arıyorsun ve itici mi diyorsun.
hala o çok iyi bir insan diyorsun
kusura bakma ama sen eşek olursan semer vuran çok olur.
sürekli çalışmışsın ve kadınlarla ilişkin olmamış sanırım
yukardakilere katılıyorum. bir an önce nafaka ödemeden boşanmanın yollarını ara
0
dafuq
(29.11.20)
bence siz sevildiğinizi, değer gördüğünüzü hiç hissetmiyorsunuz ve yazılan profildeki bir insan zeka seviyesi ya çok düşük ya da alemin çakalı biri. benim de dikkatimi işe girerse alacağı masa çekti. bunda bile sizin gelirinizle karşılamadığı hayalden bahsediyor. her hareketiyle sizi yetersiz gören biri. kendini daha iyilere layık zannediyor ama bir eş olarak selamı bile haketmiyor bunca değersiz tavra.

deneyebilirsiniz bazı şeyleri. maddi kısıtlama gibi ya da sıkıştım arabayı satayım gibi bi şey atın internetten daha ucuz modellere bakın borçları ödemek için mesela.(gelirinize göre araba olduğunu varsaydım)
maddi ve manevi yanınızda hissetmediğiniz için yani basit şeyler atın olay çıkaracak mı yoksa çözüm mü düşünecek. sorumlulukla tanışması lazım. @durgunfoton "sonradan düzelse o saate kadar kullanıldığımı düşünürüm" demiş buna da hak verdim ama siz de ilişkiye çok bilinçli yaklaşım sergilemek değil duygusala bakmaya çalıştığınız için bence direkt boşanmadan bahsetmek yerine ufak tefek hesapta olmayan olaylara tepkisine iyice bakın. eşim dediğiniz insan avmde dolaşmak dışında da yanınızda olduğunu hissetmeniz gereken kişidir. standart evlilik yalnız olmaktansa eşiyle paylaşınca iyi olunan şeydir bence. yalnızlık çok daha iyiyse neden evlenilsin. ha bu değil ki her sorun cıktıgında boşan ama başından beri bir düşünün kaç kere eşime güveniyorum deyip paylaşım sergilediniz. "o halleder" dediğiniz ne var sandalye almak dışında?

geçmiş olsun.
0
ala09
(29.11.20)
“Aynı kaynım” bile değil, “aynı kedim”
0
dedi ve gitti
(30.11.20)
yukarda verilen cevapları okumadım. tüm yazdıklarınızı da okumadım gerci.
yalnız benim anladığım, eşinizde bazı ruhsal hastalıklar (muhtemelen okb ve depresyon) varmış gibi duruyor.
çünkü (sizin anlattığınıza göre) tavırları normal ve sürdürülebilir değil.
önce bir evlilik danışmanına, oradan da psikoloğa veya psikiyatra gidilip tedavi yoluna gitmek lazım.
0
prizmatik
(30.11.20)
üstteki cevapları okumadım ama eminim herkes birçok konuda zaten söylenmesi gerekenleri söylemiştir.

ben biraz daha psikolojik açıdan bakmak istiyorum.
zaten "babam hep alttan almış" cümlesi her şeyi anlatıyor, detaya gerek yok.
babanızla aynı kaderi yaşamakla ilgili bir sorununuz var.

bilinçaltında ya babanızı çok sevip, ona bir noktada belki acıma ya da şefkat duygusuyla yaklaşır ve onu yalnız bırakmamak için onunla aynı kaderi paylaşırsınız ya da babanızdan nefret edersiniz ve hayat sizi babanız olmaya zorlar.

ikisi de iki ayrı uç, iki ayrı denge ama iki aynı sonuç.
biri babayı yalnız bırakmamakla, biri babayı affedememekle ilgili.
sizinkinin ilk durum olduğunu düşünüyorum.
uzun lafın kısası, babanızla olan bağınızda bir fazla bağlanma ya da fazla empati olmuş, bunu düzeltmeniz lazım.
bu da terapiyle olur.

bu konularda annenizin de rolü vardır elbette.
eşiniz burada aslında bilinçdışından çağırdığınız, size babanızın yaşadıklarını yaşatacak, onunla kendinizi aynı hissetmenizi sağlayacak bir piyon gibi.
o yüzden boşanın demiyorum, zaten sizin ailenizdeki ilişki dengesi düzene girince ya eşiniz düzelir ya da kendiliğinden süreç işler ve boşanırsınız.

bu sorunu çözmezseniz boşanıp tekrar evlenseniz de kendinizi yine aynı döngüde bulursunuz çünkü bilinçaltınızdaki pattern bu.
terapiye gidin.

edit:
çift terapisinden bahsetmiyorum.
siz gitmelisiniz terapiye.
"sorun çıkartan ve hatalı/haksız olan o, ben neden gidiyorum?" diyebilirsiniz ama bunu yukarıda açıklamaya çalıştım.
bu aslında farkında olmadan sizin çağırdığınız bir şey.
bunu neden yaptığınızı bulup çözmeniz önemli, eşinizin ya da diğer dış etkenlerin bir önemi yok.
siz değişirseniz, onlar zaten değişir.
o yüzden hayatınıza neden böyle birini çektiğinize, aldığınıza dair kendinizle çalışmanız lazım ilk etapta.
0
blatta hiberna
(30.11.20)
dahiliye+psikiyatri
düzenli ilaç kullanımı
0
bir soru sorcam
(30.11.20)
Boşanın diyemem "bekara karı boşaması kolay gelir." derler .Eşinizin burnunun sürtülmesi gerekiyor. Sizin onu terketmeyeceği, hep yanında olacağınız aklında onun için bu özgüven.
0
komando kani var bende
(30.11.20)
@blatta hiberna

tartışma esnasında ona kendimi savunurken, "niye annene karşı babanı da savunmuyorsun" diyor. "Madem etik değerlerin, kuralların var. Annenle de yüzleşip babanı savunsana benzer durumlarda" benzeri şeyler söylüyor. Bu dediklerinizle paralel olabilir mi? Her tartışmamızı evlendiğimizden beri aileme indirgiyor.
0
🌸hkocaman
(30.11.20)
evet, paralel.
yani tabii bunları bilinçli olarak söylemiyordur.
belli ki bunu sizi bir anlamda pasif bulduğu ya da "beğenmediği" için kınama amaçlı falan söylüyor ve ne söylediğinin farkında değil.
ama söylediği şey doğru.

niye annenize karşı babanızı savunmuyorsunuz?
öncelikle zaten evin "çocuğu" olarak bu sizin göreviniz değil aslında.
aynı zamanda, çünkü muhtemelen babanız annenizle başa çıkamadığına göre, siz hiç çıkamazsınız diye düşünüyorsunuz.
o yüzden siz de babanızla aynı kaderi paylaşarak, onu yalnız bırakmamış oluyorsunuz.
bir nevi yoldaşlık gibi.

şimdi de siz başa çıkamayacağınız sorunlar yaratan, altından kalkamayacağınız şeyler yaşatan bir kadınla, ne kadar sessiz kalmıyor olsanız da günün sonunda her şeyi alttan alıp düzeninizi bozmadan yaşamaya devam ediyorsunuz.
boşanamazsınız çünkü babanız da boşanmamış zaten.

bir kırılma yaşayıp boşansanız, ikinci bulduğunuz eşiniz de bu sefer mesela işkolik olup eve gelmeyecek, siz bunun aynısını başka bir insanla yaşayacaksınız.
babanızdan öyle öğrenmişsiniz ve bu şekilde bir bağ kurmuşsunuz.

babasından dayak yiyen kadının kocasından da dayak yemesi gibi.
genel konuşuyorum tabii ama orada öğrenilmiş olan aile düzeninin, kültür etkisinin falan dışında, derinlerde bir yerde annenin kaderine ortak olma da vardır.
sizdeki de bunun gibi.
yani bilinçaltınızda, "madem kurtaramıyorum, bari yalnız bırakmayayım. baba bak, ben de aynı şeyi yaşıyorum, sen yalnız değilsin" demiş oluyorsunuz.
0
blatta hiberna
(30.11.20)
blatta hiberna+1

şema örüntüleriyle ilgili okumanızı öneririm naçizane.

kitaplar: hayatı yeniden keşfedin, mod terapi.
0
Phoebe
(30.11.20)
vallahi bazı acılardan kendimi gördüğüm icin cok yuregime dokundu bu duyuru.
bence eşiniz cok ciddi depresyonda. majör depresyon gibi duruyor.
yukarda yazılanlar bana biraz vicdansızca geliyor, cunku kadının bunların hiç birini bile isteye yaptıgını dusunmuyorum.

öte yandan sizin de yadıma ihtiyacınız var ve blatta'nın dediklerine cok katılıyorum. bu asırı verici rolu size guvende hissettiriyor.(kendimden biliyorum)
0
galandar kostumu
(04.12.20)
İster kadın tarafı olsun ister erkek, boşanın gitsin.. Neyi bekliyorsunuz? Düzelmez.
0
yetersizbakiye
(05.12.20)
Boşanmaya kalksan o kadın senin iliklerini söker. Çalışmayan kadınla evlilik en büyük hatadır. O kadın ev işi yapmaz çünkü tembelliğe alışmıştır. Eve destek de olmadığı için tüm yük üzerinde olur.
0
kickboxer
(05.12.20)
(73)

Yilbasi hediyelesmesi Katilim Duyurusu

j r r tolkien hayrani
Evet arkadaslar,Bircok elementi tanidik, bircok elementi gorduk simdi geldik en civcivli bolume. 7 Aralik gunune kadar katilim isteklerinizi bu basliga yazabilirsiniz. Sizlerin onerileri ile birlikte bir takim kurallar koydum bu sefer. Yalniz gecenki duyurudan sadece 10 oneri aldigim icin onerilerin
Evet arkadaslar,

Bircok elementi tanidik, bircok elementi gorduk simdi geldik en civcivli bolume.

7 Aralik gunune kadar katilim isteklerinizi bu basliga yazabilirsiniz. Sizlerin onerileri ile birlikte bir takim kurallar koydum bu sefer. Yalniz gecenki duyurudan sadece 10 oneri aldigim icin onerilerinizi bu baslikta da tekrar belirtebilme olayini acik tutuyorum.



Belirledigim kurallar sunlar;

1- Eger nickiniz kara listede olan bir nickse katilim isteginiz olumsuz sonuclanacak. Onceki senelerde gerceklestirilen hediyelesmelerde eger gonderim yapmadiysaniz ve karsiyi magdur ettiyseniz kara listeye girmeye hak kazaniyorsunuz.

ONEMLI: Kara listeyi olusturmak icin gecen senelerde hediyesi gelmeyenler bana hediye gondermeyenlerin nicklerini ozelden yazmalilar. Hatta gecen sene bunu duzenleyen @kaptan in elinde direkt bir liste varsa o daha super olur.

2- Yurt disindan katilacaklar yurt disindan katilacaklarini yazmalilar. Diger baslikta bir arkadas disinda kimse bu konu ile ilgili ne yapilmasini istedigini soylemedi. Bu konu hakkinda ne dusunduklerinizi sizler de yazabilirsiniz. Cekilisi ona gore yapariz.

3- Katilim sarti olayi. Uyelikler acik oldugu icin asagidaki uc sartin en az birini saglayamayanlarin istekleri olumsuz sonuclanacaktir.
- En az 750 siteye giris sayisi
- En az 400 cevap sayisi
- 2019 oncesi uyelik.

Ustteki rakamlari ben kendimce duyuruyu yazarken belirledim. O rakamlarin baska bir rakamla degismesini istiyorsaniz onu yazin. Bu kuralin kalkmasini istiyorsaniz onu da yazabilirsiniz. Cogunluk isterse bu kural kalkabilir ancak o zaman fake uyeler katilirsa ve magduriyet sayisi artarsa organizasyonu suclamayin :D

EKLEME: Arkadaslar Madde 3 te yer alan uc sartin hepsini birden karsilamaniz gerekmiyor. En az bir tanesini karsilamaniz gerekiyor. Hicbirini karsilamiyorsaniz cekilise dahil edilmeyeceksiniz.

4- Cekilis ikili cekilis olacak diye dusunuyorum. Yani A<->B C<->D. Hem mesaj alamama olayi azalir, hem hediye gelmeme olasiligi azalir, hem de birbirinizle kuracaginiz iletisime gore random hediye olayini azaltabilirsiniz.

Gecenki duyuruda bunu da sordum yine sadece iki cevap geldi ve bunlar esitti. O yuzden diger turlusunu istiyorsaniz onu da yazin yine.

5- Minimum tutar limiti. Ben minimum tutar diye bir olayin olmasini gercekten istemiyorum cunku bu hediyelesme olayini sadece maddi boyuta indirgeme hos degil, ustelik bazi arkadaslarin atiyorum gondermek istedikleri el isi hediye gibi seylerin de onunu kapatir.
Illa olacaksa atiyorum cok pahali olmayacak sekilde ust limit olur. Nedir o? Misal maksimum 200-300 lira olsun.

Illa olsun diyorsaniz yine onu da yazin. Herkes isterse bisekil koyulur ancak o olayi siz kendi aranizda halledip de kaldirabilirsiniz eslesme sonrasi.


Genel olarak benim diyeceklerim bunlar.


Katilmak isteyenler katilmak istediklerini konu basligi altinda yazip goruslerini de paylasabilir.
0
j r r tolkien hayrani
(27.11.20)
Yaz beni listeye
0
infernalcadre
(27.11.20)
Haydi beni de yaz o zaman da uplayalim
0
kisa
(27.11.20)
dördüm
0
4seneayniyerdeduramam
(27.11.20)
beni de yaz beni de :)
geçen sene adresimi alıp ölü taklidi yapan @$½{%&>/'ın nickini de sana özelden yazacağım.
0
pati
(27.11.20)
beni de yazınız.
0
facebook
(27.11.20)
Yazin beni de.
0
follow rivers
(27.11.20)
Yazınız.

1-çekiliş a>b b>c daha iyi olur bence
2-alt limit olmasa da önemsemediğini düşündürtecek bir basitlikte de olmaması gerekir bence
0
her giriste sifresini unutan adam
(27.11.20)
geçtiğimiz senelerdeki çekilişlerin birinde (2018 olmalı) bana da hediye gelmedi. hadi hediye neyse de bir de uzun uzun kendimi anlatan yazı yazdım arkadaş sordu diye. ifşanın yasak olduğunu bilmediğim için burada da paylaştım. doğal olarak silindi. sonra aynı şahsı netflix ortaklığı için ilan açtığında da gördüm. cevap verenlere durumu bildirdim.

umarım nick'ini hatırlarım. aldığım ekran görüntüleri yanımda değil sanırım. şimdi baktım tekrar. evet 2018 çekilişindenmiş ve nick'i de buldum. bildireyim.

ben yine çekilişe katılmak isterim.


4- çekilişi otomatik olarak gerçekleştiren çeşitli sitelerden yararlanılabilir. bu durumda a-b b-z e-f f-t gibi eşleşmeler oluşuyor ama başka platformlarda kullandığımda sıkıntı olmadı. organizatörlerin başına neler geldi burada, bilmiyorum. kısacası geçen seneki sistem.
0
sanat guresi
(27.11.20)
Varım diyorum.
0
duster
(28.11.20)
Yaz
0
vasilias
(28.11.20)
Ben de katılmak istiyorum.
0
plutongezegendegilmi
(28.11.20)
Beni de yazın.

Geçen yılın kara listesi elimde yok. O dönem liste yapmıştık ama moderasyon bu şekilde katılımı yasaklamanın uygun olmadığını söylemişti. Yine de bir bakayım belki bulurum.
0
kaptan maydanoz
(28.11.20)
Moderasyonla ilgili olarak bir düzeltme yapayım: Organizasyonla ilgili istediğiniz tedbiri olabilirsiniz, bu Ekşi Duyuru yönetiminden bağımsız bir organizasyondur, nasıl yapılacağına kimlerin katılacağına karar vermek konusunda belirleyici unsurlar organizasyonu düzenleyen ve katılan kişilerdir.

Önceki organizasyonlara dahil olup hediyesini göndermeyen kişilerle ilgili bir liste oluştuysa bu kişileri dahil etmemek en tabi hakkınızdır, oluşmadıysa eğer bu kişilerin nick'leri ÖZEL MESAJ yoluyla organizasyonu düzenleyen kişiye iletip bir liste oluşturabilirsiniz, yönetim adına dikkat edilen tek konu budur, önceki organizasyonlarda da yönetimin talep ettiği tek konu bu olmuştur.
0
angelus
(28.11.20)
beni de +1 leyiniz lütfen
0
tthet
(28.11.20)
beni de listeye yazabilirsiniz.

Geçtiğimiz iki yıl benim hediyelerim geldi gelmesine ama yaklaşık 1 ay sonra geldi her ikisi de. Böyle yapacak arkadaşlardan ricam lütfen katılmayın.

Organizasyon için katkısı olan herkese teşekkürler.
0
tss
(28.11.20)
listeye +1 :)
0
ala09
(28.11.20)
+1
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(28.11.20)
Vukuatım yok. Daha önce sadece bir kez katıldım zaten. Beni de ekleyebilirsiniz.
0
IncredibleMau
(28.11.20)
daha önce 5 kere mi ne katıldım. şükür hediye alınmamazlık edilmedi :D
siteye giriş sayım yeterli değil ama umarım engel değildir.
a <-> b c<->d olayı güzel olmuş.

beni de yazın kısaca :D

edit: benim düz hesabım (livaneli_kadir) ekşi sözlükte yazar olduktan sonra birleştirildi. bu yüzden giriş sayım düşük görünüyormuş. bilginize.
0
livaneli kadir
(28.11.20)
+1
0
denef
(28.11.20)
beni de ekleyin +1
0
don baba donelim
(28.11.20)
Tabiki varım bunu bekliyordum
0
IcedFlames
(28.11.20)
Benim için yılların geleneği, +1
0
tuborg yesili
(29.11.20)
+1
Yalnız üst limit varsa alt limit de olmalı.
0
Tamario
(29.11.20)
Beni de ekleyebilirsiniz ?
0
opitseri
(29.11.20)
ben de tekrar katılacağım.

tutarı ben de geçen sene aşmıştım.
durumu olmayanlarla eşleşebilirim. ben hediye vermeyi tercih ediyorum.
0
janderzel zartanyan
(29.11.20)
+1 beni de yazar mısınız? :)
0
candoguaydin
(29.11.20)
Beni yazabilir misiniz? :)
0
beyaztenlikiz
(29.11.20)
Yaz beni de ama 400 cevap şartını karşılamıyorum.

Geçen yıl hediyemi gönderdim ve aldım
0
birbilsem
(29.11.20)
bu arada hediyeleşmeye yurt dışından katılmak istiyorum. bana gelecek hediye için bir türkiye adresi verebilirim.
0
sanat guresi
(29.11.20)
beni de ekleyin lütfen ^^
0
the gangbang theory
(30.11.20)
gönder gelsin
0
hanim kos goethe geldi
(30.11.20)
+1
0
grigri
(30.11.20)
bu sene de katılıyorum, yazın beni de.
geçen sene hediyem gelmemişti. detayları özelden ilettim.
0
gucune giden kaplumbaga
(30.11.20)
Beni de yazın lütfen. :)
0
emfuzi
(30.11.20)
beni ve douchebag'i de ekleyin.

ben eskilerden douchebag'im. stewie hesabıyla hediyeleşmeye katılmadım, douchebag ile katıldım. bu nedenle yazdım. yeni girenleri almazsınız belki.
0
stewie
(30.11.20)
beni yazar mısınız?
0
ofelia
(30.11.20)
beni de dahil eder misiniz?
0
baharat
(30.11.20)
ben de varım
0
reanarchy
(30.11.20)
+1
0
obscure
(30.11.20)
Beni de yazabilirsiniz
0
jazzabel
(30.11.20)
Beni de yazın.
0
Big bada bum bum
(30.11.20)
hadi rast gele beni de lütfen
0
fıytfıyt
(30.11.20)
ben de varım
0
babafingo
(30.11.20)
yaz kanka
0
winston
(30.11.20)
+1 lütfen
0
Phoebe
(30.11.20)
+1
0
MandMs
(30.11.20)
Arkadaslar tik vermememe takanlar olmus. Yazdiklariniza bakiyorum ancak tik koymuyorum cevaplariniza cunku bu duyuruda cevabin tiklenmesi cekilise katilma isteginizin onaylandigini dusundurtebilir.

Kimin cekilise katilip katilamayacagi kayitlar bittiginde kara listenin icerigine ve Madde 3 teki minimum bir sarti saglayip saglamadiginiza gore otomatik belirlenecek. Dolayisiyla herkesin cekilise dahil edilmeme ihtimali mevcut cunku kara liste surekli guncelleniyor.

Ozellikle Madde 3'teki minimum 1 sarti da saglamiyorsaniz sadece 'beni ekle' vs yazmayin cunku o durumda direkt eleniyorsunuz. Katilma isteginizi o madde ile ilgili fikrninizi bildirerek belirtin. Eger cogunluk isterse o maddedeki ozelikle ilk iki sartin rakamlari biraz degisebilir. Ondan sonra 'vay efendim ben niye dahil edilmedim', 'haksizlik bu' falan demeyin :D
0
🌸j r r tolkien hayrani
(01.12.20)
merhaba çok mutlu oldum!

beni de yazar mısınız?
0
drystedb efficacious
(01.12.20)
+1
0
iwillsee
(01.12.20)
oradan bir adet başvuru formu rica edeceğim :)
0
makarnavodka
(01.12.20)
yaz beni de yaz:)
0
istege bagli sigortasiz
(01.12.20)
Ben de istiyorum katılmak ama şartları sağladığımdan emin değilim. Ama beni de yazın nolur.
0
Hallegadola
(01.12.20)
Şartları saglamiyorsa ben hallegadolaya kefilim
0
kisa
(01.12.20)
@kisa
Hocam süre bittiğinde kimin katılma isteği yaptığı, şartları sağlayıp sağlamadığı ve daha sonra da çekiliş olayı otomatik halledilecek. Dolayısıyla 'kefil' olma, 'referans' gibi bir durum yok ortada.

Bir de en başından beri üstüne basa basa diyorum ki o 3. maddedeki rakamlar mağduriyetleri engellemek için benim kendimce koyduğum sınırlar. Karşıysanız bu kurala ya da rakamları esnetmek istiyorsanız yazın. Çoğunluk memnun olduğu müddetçe benim için hava hoş. Kuralla ilgili bişey söylemeyip kişileri kuraldan muaf tutmaya çalışacak şekilde "X kişisini tanırım ekle listeye" durumu sence de direkt torpil olayı gibi değil mi?

Bu arada @Halle'ye baktım özellikle cevap sayısı gerçekten çok yakın sınıra. Eğer girmek istiyorsa onu limiti aşacak şekilde güncelleyebilir süre sonuna kadar ki umarım yapar da çünkü ne kadar çok kişi katılırsa o derece güzel olur organizasyon.
0
🌸j r r tolkien hayrani
(01.12.20)
@kisa teşekkürler hemşerim.
0
Hallegadola
(01.12.20)
@tolkien çalışacağım sınırı geçmeyi.
0
Hallegadola
(01.12.20)
Merhaba, ben de katılmak isterim. Önceki yıllarda da katıldım. Karşılıklı hediyeler gönderildi ve alındı. Şartları sağlayıp sağlamadığımı bilmiyorum fakat bu yıl ilk katılımım olmayacak :)

Ayrıca karşılıklı olmasındansa karma eşleşmeden yanayım.

Teşekkürler.
0
desdenova34
(01.12.20)
Sinirlenmek istemiyorsaniz katilmayin demeye geldim :)

Gecmis yillarda eslestiklerim cevap bile vermemisti yazdiklarima
0
turkuaz
(01.12.20)
beni de ekleyin.
0
bass solo take one
(01.12.20)
Beni de ekleyin +1
0
sen supersin
(02.12.20)
beni de ekleyin
0
ashleybon
(02.12.20)
yaz babuş
0
alt4y
(03.12.20)
ben de katılabilir miyim?
0
Kıllanıcı adı:
(03.12.20)
Tövbeliydim ama hadi bakalım. Beni de yazar mısın?
0
irene
(03.12.20)
Beni de ekleyebilirmisiniz?
0
spacevan
(04.12.20)
Beni de ekleyin
0
neymis
(05.12.20)
Beni de yazın bakalım, pandemi günlerinde eğlenceli bi şeyler olsun.
0
buff
(05.12.20)
ben de varım gençler.
0
erty_ksk
(06.12.20)
Katılırım.
0
diyanet takvimi
(06.12.20)
Arkadaslar son saatlere giriyoruz. 23:59 dan sonra bu baslik balkabagina donusecektir.

Not: Bu arada diger kontroller yapildi, sadece bir(1) uye sartlari saglamiyor. O da 5 ay ile kaciriyormus. Ilginc.
0
🌸j r r tolkien hayrani
(06.12.20)
sevinmenin ve sevindirmenin bu dönemde iyi geleceğini düşünüyorum. ben de katılmayı isterim.
0
jepa
(06.12.20)
Bekliyoruz Tolkien
0
kisa
(06.12.20)
(8)

buzluktaki kıymayı çözdürmeden yemekte kullanma hakkında

panamera
Selamlar, 1 kilo kıyma alıp 200-250 gramlık şeklinde ve iyice yassılaştırarak birer yemeklik dondurucuya atayım diyorum. bu paketleri dondurucudan çıkarır çıkarmaz tavada kavurabilir miyim? örneğin kıymalı makarna gibi bir yemekte kullanabilir miyim? yoksa illa belli bir zaman önce dondurucudan çıka
Selamlar, 1 kilo kıyma alıp 200-250 gramlık şeklinde ve iyice yassılaştırarak birer yemeklik dondurucuya atayım diyorum. bu paketleri dondurucudan çıkarır çıkarmaz tavada kavurabilir miyim? örneğin kıymalı makarna gibi bir yemekte kullanabilir miyim? yoksa illa belli bir zaman önce dondurucudan çıkarıp çözülmesini mi beklemeliyim.

iyi akşamlar.
0
panamera
(26.11.20)
Canın nasıl isterse kullanabilirsin :)
Erimesini beklemene gerek yok. Tencereye, tavaya atıp, kısık ateşte ağzı kapalı biraz bekletebilirsin. Büyük ateşte döndüre döndüre pişirebilirsin. Ne istersen.
0
jalapeno
(26.11.20)
Kıyma az ısıda bile çabuk çözülür üstteki öneri gibi de devam et ..
0
Erva
(26.11.20)
ben hiç çözülmeden kullanmadım, ama google'a sorunca hızlı çözme yöntemleri cevapları geliyor. yine de dikkat etmek lazım bakteri oluşturmadan çözmek gerekiyor.

ama kıyma tüketen biriyseniz aynen öyle dediğiniz alıp buzluğa atın, çok işe yarıyor. zaten kasapta öyle istediğinizi söyleyin onlar öyle ayrı ayrı paketliyor. yemeklik kuşbaşı et falan kullanıyorsanız ondan da öyle küçük porsiyonlar paketletebilirsiniz, birer yemeklik gibi.
0
nimberjack
(26.11.20)
250 Gr tek kişi için fazla gelir. Daha az olacak şekilde paketleme bence.
0
elorelia
(26.11.20)
Yarım kilo kıymayı bozdolabı poşetine koyup elinizle/ merdane/kalem ile iyice yassılaştırın. İnce bir tabaka oluyor miktar az olduğu için. Kullanacağınız zaman ihtiyacınızı buzluktan çıkarıp çat diye kırar kalanı buzluğa geri koyarsınız. O kırdığınız parça zaten 10 dk da yumuşar istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
0
cilekli pasta
(26.11.20)
ben sadece köfte yapacağım kıymayı çiğ koyuyorum buzluğa. yemekte kullanacaklarımı kavurup birer yemeklik olacak şekilde poşetliyorum. yarım saatte falan çözülüyor böyle olunca. yemek yaparken doğrudan ekliyorum.
0
Phoebe
(26.11.20)
Kapağı kapalı pişirirsen ilk başta, donmuş olsa da bir tarafı yanık bir tarafı donuk kalmaz. Ayrıca biraz kısık ateşte pişirmeye başlamak daha iydir donmuş ürünleri, eşit çözülme sağlar. Suyunu saldıktan sonra çok önemi yok tabi.
0
Unde bach canim
(27.11.20)
250 gram fazla, daha küçük porsiyonlar yapın.
dediğiniz şekilde yemeğin içine atınca hemen çözülüyor zaten.
çok yüksek ateşte değil, biraz daha hafif-orta ateşte birkaç kere çevirseniz dağılıyor hemen.
0
blatta hiberna
(27.11.20)
(3)

İzmir Fizyoterapist Tavsiyesi

alaimisema
Merhaba arkadaşlar,Şu an bir özel hastanenin fizik tedavi merkezinde fizik tedavi görüyorum ama çok başarılı mı bilemiyorum bodozlama geldim. Sizin deneyimlediğiniz özellikle omuz konusunda tecrübeli fizyoterapist ya da fizik tedavi merkezi var mı?Şehir: İzmir
Merhaba arkadaşlar,
Şu an bir özel hastanenin fizik tedavi merkezinde fizik tedavi görüyorum ama çok başarılı mı bilemiyorum bodozlama geldim.

Sizin deneyimlediğiniz özellikle omuz konusunda tecrübeli fizyoterapist ya da fizik tedavi merkezi var mı?


Şehir: İzmir
0
alaimisema
(25.11.20)
prof. dr. elif akalın
0
la lykia
(25.11.20)
Bir yakınımı İsmail Atabek'e götürmüştüm, ortam güzeldi. Kişisel deneyimim yok.
0
kanlakarisikyagmur
(25.11.20)
borfiz'i araştırabilirsiniz.
0
Phoebe
(25.11.20)
(17)

lisede nasıl bir insan olduğunuzu hatırlıyor musunuz?

Jux
soru oldukça absürt, farkındayım. ama çok enteresan ki lisedeki jux nasıl biriydi diye düşündüğümde kafamda net bir şey belirmiyor. lise derken, en az 10 seneden fazla bir süreden bahsediyorum.bahsettiğim şey insanların beni nasıl gördüğü, yani dışarıya karşı nasıl bir izlenim verdiğim. şimdiki arka
soru oldukça absürt, farkındayım. ama çok enteresan ki lisedeki jux nasıl biriydi diye düşündüğümde kafamda net bir şey belirmiyor. lise derken, en az 10 seneden fazla bir süreden bahsediyorum.

bahsettiğim şey insanların beni nasıl gördüğü, yani dışarıya karşı nasıl bir izlenim verdiğim. şimdiki arkadaşınıza sizi sorsalar nasıl tanıtır sorusuna cevap verebiliyorum ama o zamankine veremiyorum. elbet bir profil var ama çok genel, sanki o zamanlar düşünce şeklim insanların beni nasıl gördüğüyle alakalı değilmiş ki o zamanlardan aklımda kalan tespitler yok diyorum.

buna özfarkındalık mı diyoruz? sizin özfarkındalığınız yüksek miydi o zamanlar, ergenliğinizde dışarıdan nasıl göründüğünüzü hatırlıyor musunuz?
0
Jux
(23.11.20)
@playing star again, benim de biraz demek istediğim o aslında, kendi duygu düşüncelerimden bağımsız halimi şu an analiz edemiyorum.
ben arkadaş yorumu da hatırlamıyorum işin kötüsü, sanki bunların üzerine hiç konuşmamışız gibi. eminim konuşmuşuzdur, yani bu direkt bir hafızasızlık kaynaklı da olabilir.

soruyu sorma sebebim, acaba ergen olmanın getirdiği bir durum muydu bu özfarkındalık eksikliği, o yüzden sordum. ilkokul zamanlarında nasıl biri olduğumun daha farkındayım mesela.
0
🌸Jux
(23.11.20)
2012'de mezun oldum. başka insanların beni nasıl gördüğünü bilemem tabii ama benim o zamanlar nasıl birisi olduğuma dair net bir fikir var kafamda. yine çekingen, ürkek biriydim ama enerjim ve potansiyelim daha yüksekti. başarılı bir öğrenciydim. küçük ama çok güzel vakit geçirdiğim, çok güzel anılar biriktirdiğim bir arkadaş grubum vardı. kendimi hiçbir zaman "insanlara ilham veren" birisi olarak görmedim, daha ziyade sessiz ve silik bir tipim ama şunu fark ettim mesela: ben buz hokeyini çok severdim. ne alaka yani türkiye'de lise okuyan adamın buz hokeyiyle ne işi olur, di mi? arkadaşlarımla NHL 09'da turnuva yapmıştık, ilçemizde açılan buz pistine kaydolmuştuk, geceleri oturup birlikte NHL izler hale gelmiştik vs... bu açıdan düşününce diyorum ki belki sandığımdan daha olumlu bile olabilir tablo. yani çocuklar benden görüp, duyup buz hokeyini sevmeye başladı. bir arkadaşın hala takip ettiğini biliyorum mesela yıllar sonra.

lisede neredeyse her şey iyiydi benim için. okulda başarılıydım, hemen herkes çok akıllı olduğumu düşünürdü, sağlıklıydım, fiziksel olarak aktif olduğum için at gibi vücudum vardı vs...

bir insan sekiz senede ne kadar batabilirse o kadar battım. sanırım biraz da o yüzden bu kadar net bir fotoğraf oluştu kafamda liseye dair. o zamanlar hayallerimiz vardı, ümitlerimiz vardı. olmayan her şey için "daha çok vakit var" diyebiliyorduk. şimdi ne oldu? iş yok güç yok, iki adım atsak gtümüz çıkıyor, özgüvenin ö'sü yok, bi ingilizceyi kotardık işte başka yetenek-beceri namına hiçbi şey yok. liseden sonra da güzel şeyler yaşamadım değil ama keşke hep lisede kalabilseydim hehe.
0
der meister
(23.11.20)
2012 mezunuyum, maldım. Şimdiki kafam olsa kimseyi siklemez hayvan gibi ders çalışırdım.
0
Hallegadola
(23.11.20)
@jux ilk yanıtına katılıyorum. ortaokulda nası biri olduğumu da başkalarının hakkımda ne düşündüğünü de kesinlikle bildiğimi düşünüyorum ama lise halimi hatırlamıyorum neredeyse özellikle lise1
0
owaki
(23.11.20)
2006'da mezun oldum. Kadayıf olmuşum onu fark ettim. Neyse konuya girelim. Meslek lisesinde okudum. Çoğu şeyi hatırlıyorum. Naif , kibar , içine kapanık falan yazmayı çok isterdim. Ama itin tekiydim. Hiç pişman değilim. Geçen lise hocamla konuştum. Ona tasdik etti hayvan olduğumu.

Lise arkadaşlarımla eşimi konuşturamıyorum. :D İşin kötüsü nedenlerini dün gibi hatırlıyorum.

Bu ara Liseden kalma resimlerinize baktığınızda da hatırlamıyor musunuz ?
0
ycaycayca
(23.11.20)
2000 yılında mezun oldun liseden :)

çok içe kapanık ve çömez bir kopildim. kızlarla konuşmaya bile cesaretim yoktu, hatta kitaplarına notlar sıkıştırırdım cesaretim pek yoktu. gerçi bunda evin en küçüğü olmam etkiliydi, abi baskısı. ev-okul hattında takılırım genelde. anca okulun bitmesine 1-2 ay kala açılmaya başladım o da biraz geç oldu, çünkü herkes okula gelmemeye başlamıştı.

allahtan güzel sanatlara gittimde sonra kendime geldim, yoksa kullandığım oy bile boşa gidecekti.
0
redeath
(23.11.20)
Mezun olalı 30+ sene oldu. Neredeyse dün gibi hatırlıyorum. Bunda lise arkadaşlarıyla ara ara buluşmamızın da etkisi var. Hatırladığım çok daha dışa dönük, sahnelere oynayan bir çocuktum. Zaman geçtikçe törpülendim. Zaman, zalimsin...
0
SiyamkedisiZorro
(23.11.20)
7 yıllık anadolu lisesinden 2002'de mezun oldum. lisedeki halim şimdikine benzer. zehir gibi bir kafa. yaşıtlarımın çok üstünde bir vizyon. yazın bir ayda babamın aylık maaşının üç katı para kazanırdım. inanılmaz bir ticari zekam vardı. gerekirse bu geliri kaptırmamak için çok küçük çapta mafyalık, çetelik işine bile girdim. (normal insana değil, benim işimi zorla elimden almak isteyenlere)
0
stewie
(23.11.20)
insanların nasıl gördüğünden ziyade kendimi nasıl görüyordum diye cevap verirsem,
daha enerjik, neşeli, komik ve vurdumduymazdım.
yaş aldıkça sorumluluklarla beraber tabi hayatın ciddiyeti daha çok çıkmaya başladı bünyede.
0
bigcaptain
(23.11.20)
son derece kapasitesinin farkında bir lise öğrencisiydim, sürekli sorgulayan, haklarının peşinde koşan biriydim. lise arkadaşlarım ne zaman beni görse gram değişmedin sen diyorlar.
0
Phoebe
(23.11.20)
o zamanlar aşırı gevşek ve hiçbir şeyi umursamayan bir yapıdaydım (bunu bir savunma mekanizması gibi kullanıyordum) ve pek farkında değildim ama üzerinden yıllar geçip geriye dönüp baktığında her şeyi daha iyi görebiliyorsun.
hayatın en kazık taraflarından biri de bu olsa gerek.
0
filteria
(23.11.20)
2006'da liseden mezun oldum. Dışarıdan nasıl gözüküyordum bilmiyorum. Kendi düşüncelerimi yazayım.

- Aklı bir karış havada, toz pembe bir hayat yaşayan malım biriydim.
- Asosyal bir hayatım vardı. Yaz tatilleri bilgisayar başında geçiyordu.
- Utangaçtım.
- Erkek kişisi olarak karşı cinsle iletişimim epey zayıftı.

Baya malmışım özellikle lise döneminde. Kendimi iyi kötü bir şekilde kurtarmışım. Özfarkındalık üniversitede hazırlıktayken oluşmuştu. Utangaçlığımdan hocaya soru soramamıştım. O an dedim, bu iş böyle gitmez. Üniversitede pek süper geçmedi tabii ama en azından değişim için bir özfarkındalık oldu.

Üniversiteye 2007 senesinde girdim. Aradan 13 sene geçti, halen değişiyorum. Geriye dönüp baktığımda ne kadar malmışım diyorum hep.
0
put it in your appropriate place
(23.11.20)
8 sene oldu gayet iyi hatırlıyorum nasıl olduğumu. Her şeye ve herkese sebepsiz bir öfke duyuyordum. Tabii bunun nedenini daha yeni yeni anlamaya başladım. Kendimi düzeltmeye de öyle. o zamanlar farkında olsaydım yaptığım bir çok hatayı yapmazdım daha mutlu olurdum diye düşünüyorum ama bu şekilde öğrenmem gerekiyormuş.
0
Sonsuzluk ve Bir Gün
(23.11.20)
peheyy 2013 mezunuyum. sessiz sakin gözükürdüm hocalara ama aslında piçin tekiydim ben de :D hiçbir şeyi ciddiye almazdım o dönemlerde yaa aklım olsa çok daha fazla ders çalışırdım.
0
theseachange
(23.11.20)
Ezik.
0
trixi
(23.11.20)
hatırlıyorum çünkü hiç değişmedim. 2007 lise mezuniyetim.

ama sizin hatırlamıyor olmanız da çok sıkıntı değil bence.
0
disardayim
(23.11.20)
Hatırlıyorum çünkü hiç değişmedim.+1 Gayet aklım başımdaydı, ergen triplerim ya da hezeyanlarım olmadı hiç.
2012 mezuniyetim.
0
Amaranta ursula
(23.11.20)
(4)

gençleştirici-canlandırıcı yüz kremi

halanne
yaşlandım be sözlük. yaş oldu 44. çizgilerle beyaz tellerle bir derdim yok ama, cilt tipi olarak hep solgun, yorgun, cansızım, gözenekler geniş mi deniyor bir de öyle bir şey var. gerçi bunların yaşla da alakası yok sanırım hep öyleydi. kırışıklıklarım kalsın da, böyle yüzüm parlasın, ışıldasın, gen
yaşlandım be sözlük. yaş oldu 44. çizgilerle beyaz tellerle bir derdim yok ama, cilt tipi olarak hep solgun, yorgun, cansızım, gözenekler geniş mi deniyor bir de öyle bir şey var. gerçi bunların yaşla da alakası yok sanırım hep öyleydi. kırışıklıklarım kalsın da, böyle yüzüm parlasın, ışıldasın, gençlik fışkırsın istiyorum. makyajsız bile canlı bir yüzüm olsun istiyorum. sokakta karşılaşsak ajda pekkan bana hasetle baksın istiyorum. ama bunu fazla para vermeden yapayım istiyorum, çünkü ya para verip hevesle aldığım şeyi 3 gün sonra kenarda unuturum ya da değmez diye düşünüp almam.
bir de tembelim ben, öyle önce bunu yap, sonra 5 dakka bekle, sonra şunu yap gibi alengirli şeylerle uğraşamam, bazen akşamları yatarken dişlerimi fırçalamaya bile üşeniyorum o derece yani. en fazla akşamları oturduğum yerde süreceğim bir krem hadi olmadı sabah da yüzümü yıkayacağım bir şey olsun istiyorum.

çok şey mi istiyorum? peki ne istiyorum?
0
halanne
(20.11.20)
En kolayı tek kullanımlık maske kullanmanız ya da bir cilt bakımı yaptırmanız. Cildinize ne kadar az ürün sürerseniz cilt daha sağlıklı kalır.

Aşağıda linkini bıraktığım serumları ürünleri deneyebilirsiniz. Bunlar son 2-3 yıldır çok kullanılıp, övülen ürünler. Özellikle trendyol linki bıraktım, yorumlara göz atmanız için.

ty.gl

ty.gl

ty.gl

Ben cilt bakımında makyaj yapmadığım zamanlar sadece temizleyici jel kullanıyorum. Normal bir cilt yapım var La Roche Posay Effaclar Jel hem temizleme hem cildi güzel gösterme açısından bence çok başarılı.
0
GoodMorningTeacher
(20.11.20)
ben 2 tane peeling kullanıyorum dönüşümlü. duşta duruyor bunlar, böylece sabahları önce onu sür sonra lavaboda yıkamaya çalış falan uğraşmıyorum.
www.rossmann.com.tr
www.rossmann.com.tr

günlük bakım için göz kremim uzun yıllardır aynı ama yüz kremimi ara ara bu serinin farklı özellikte olanlarıyla değiştiriyorum;
www.rossmann.com.tr
www.rossmann.com.tr

ayrıca 10-15 günde bir aklıma estikçe bu ampüller veya kapsüllerinden kullanıyorum dönüşümlü. bir sürü özellikte olanı var, sayfadan incelersin. o ara hangisine ihtiyacım olduğunu düşünürsem onu seçiyorum.
www.rossmann.com.tr
www.rossmann.com.tr

haftada bir banyoda yüzüm için;
www.rossmann.com.tr

gece yatarken falan hiç bir şey kullanmıyorum. zaten makyaj hiç yapmıyorum. bol su tüketiyorum.herkes yaşıma göre çok sağlıklı ve canlı bir cildim olduğunu söylüyor.
0
Phoebe
(20.11.20)
Sadece kullandiginiz urunler degil ayrica beslenmeniz de onemli saglikli bir cilde sahip olmak icin. Saglikli yaglari diyetinize ekleyebilirsiniz, mesela ben mutlaka avokado, ceviz, badem, findik hergun tuketmeye calisiyorum. Bunun disinda c vitamini onemli. Sabahlari green juice yapabilirsiniz, bir suru tarif var nette bakarsaniz, ben mesela ispanak, maydanoz, limon, elma, zencefil ve muzlu mutlka haftada en az 4-5 kere yapiyorum. Ve tabiki su tuketimi cok onemli en az 2 litre olmali. Ben 30 yas ustuyum ama kimse inanmaz belki genetik ama mutlaka yaptiklarimin da faydasi vardir.

Urun onerisine gelirsek iyi icerikli bir nemlendirici kullanmak cok onemli. Avene’nin urunlerini tavsiye edebilirim. Hem fiyatlari da cok yuksek olmamasi lazim Turkiye’de nasil bilmiyorum su an. Ayrica iyi bir serum kullanabilirsiniz. Ben estee lauder advanced night ya da bazen l’occitane immortale reset kullaniyorum ama maalesef fiyatlari biraz yuksek. Belki daha uyguna baska serumlar bakabilirsiniz c vitamini serumu da olabilir.

Bu arada oneriler arasinda gordum ben La Roche Posay Effaclar’in hyaluronik asit serumundan hic memnun kalmadim onu da belirtiyim:)

Bir de goz kremi, ben kiehls’in midnight repair eye i kullaniyorum ondan da memnunum.

Simdilik 3 urunle baslarsaniz nemlendirici, serum ve goz kremi baya bi faydasi olur. Tabi beslenmeye de dikkat edelim:)
0
carmenta
(20.11.20)
alengirli dediğiniz şeyi çogumuz yapmıyor saç bakımı dışında :)

www.limonian.com

bu ürünü bakım için değil ama yüzünün her yerine sürdüğünde çok güzel bir parlaklık sağlıyor. 5 buçukta kalkıp iişe giderken ayılmıyorum ama 5 sn şunu sürmek aşırı iyi geliyor.kokusu da hoş
0
ala09
(20.11.20)
(9)

Coronavirus testi için eve geliyorlar mı?

Mehmet Ersoz
valide coronavirus kaptı sanırım. titremeye üşümeye başladı. şu anda ilk gün. başka bir belirti yok58 yaşında, astım (koah) ve yüksek tansiyoun hastası.eve test yapmaya gelirler mi acaba?nereyi aramalı?
valide coronavirus kaptı sanırım. titremeye üşümeye başladı. şu anda ilk gün. başka bir belirti yok

58 yaşında, astım (koah) ve yüksek tansiyoun hastası.

eve test yapmaya gelirler mi acaba?

nereyi aramalı?
0
Mehmet Ersoz
(20.11.20)
Temaslı olunca karantina kararı bildiriliyor. O durumda eve geliyorlar ancak henüz teşhis konmamış ya da temaslı olmayan birine geliyorlar mı bilmiyorum ama sanmıyorum. Öyle olsa kimse hastaneye gidip 4 saat kuyruk beklemez.
0
himmet dayi
(20.11.20)
Baai Ozel hastanelerin evde bakim servisleri yapiyor evde test. Onun disinda 112 ile giderse sira bekleme ihtimali daha dusuk olur devlette
0
rockinside
(20.11.20)
peki sağlık ocağında test yapıyorlar mı acaba?
0
🌸Mehmet Ersoz
(20.11.20)
Test yaptırmanız gerekiyor, test sonucuna göre eve geliyorlar

Özel veya devlet, testi yaptırın bekletmeden.
Çok geçmiş olsun
0
purplee
(20.11.20)
Saglik ocaklari yapmiyor malesef
0
rockinside
(20.11.20)
Sağlık ocağı yapmaz, Testler genelde devlet yada araştırma hastanelerinde yapılıyor. Özel hastanelerde yapıyor ayrıca.

3 seçeneğin var;

1- 112 yi arayıp ikna etmeye çalışmak (çoook zor ihtimal belki durumu yi değil filan denirse ikna edilebilir.)
2- En yakın test yapan hastaneye gidip test yaptırmak. (pozitiflerle uzun kuyruklarda bekleme sıkıntısı)
3- Özel hastaneye gidip test yaptırmak (Para kaybı, ayrıca pcr testi sadece 250 TL iken bu çakallar bir çok test ekleyip 1000 TL ye kadar hesap çıkarabiliyormuş.)

Geçmiş olsun
0
infernalcadre
(20.11.20)
geçmiş olsun.
siz gideceksiniz ya da 112'yi arayacaksınız.
0
cliquot
(20.11.20)
özel hastanede yaptırdık biz ofis olarak, gündüz gidince covid için çok sıra oluyor, 6 dan sonra gittik, hiç beklemeden hallettik. en başta kayıt yaptırırken ödedik, fiyatı teyid ettik, kişi başı 250 tl ödedik.

çift maske taktık, hiç oturmadık, kayıt deskine yaslanmadık, temas etmedik. yanınızda kalem götürün formları imzalamak için, yoksa herkesin dokunduğu kalemlere dokunmak zorunda kalırsınız.

strese ve riske girmeyin, gidin yaptırın.
0
Phoebe
(20.11.20)
her özel hastane devlette geçerli olan testi yapmıyor bu arada aklınızda olsun. özellikle sorun bu durumu sonucu e devlette görebiliyor muyum diye.
0
ayin yazari
(20.11.20)
(11)

Fark yarattı dediğiniz bir diş fırçası var mı?

ofelia
Bir arkadaşım story atmış geçen şu tahta saplı, fırçası da dışarıdan bakıldığında çok düz, şovsuz görünen diş fırçalarını diş doktoru önermiş de hayatı değişmiş. Öyle influencer falan değil normal biri, baya övmüş işte fırçayı. Ben bunları bir süredir görüyorum ama hiç incelemedim. Bende de elektrik
Bir arkadaşım story atmış geçen şu tahta saplı, fırçası da dışarıdan bakıldığında çok düz, şovsuz görünen diş fırçalarını diş doktoru önermiş de hayatı değişmiş. Öyle influencer falan değil normal biri, baya övmüş işte fırçayı.

Ben bunları bir süredir görüyorum ama hiç incelemedim. Bende de elektrikli olanlardan var. Fırçaları da değişik değişik, 3d beyazlatma bilmem ne. Siz ne yapıyorsunuz, ne kullanıyorsunuz?

Cidden denediğinizde "oo bu da ne güzelmiş, ağzım dişim bayram etti" dediğiniz bir diş fırçası var mı?
yoksa hepsi aynı mı?
bu elektrikli vızır vızır dönenlerin bir sakıncası var mı?
çünkü çok uzun zamandır kullanıyorum bırakayım mı artık?
0
ofelia
(18.11.20)
curoprax 5460 diş hassasiyeti olanlar için efsane bir fırça. şu an elektrikli diş fırçası var. saçma sapan yerlerde de hassasiyet oluşmaya başladı. tekrar curopraxa dönmeyi düşünüyorum

galiba böyle yazılmıyor ya.
0
kablelvuku
(18.11.20)
Elektrikli degistirdi benim hayatimi. Daha az eforla daha iyi temizliyor. Vazgecmem ben kolay kolay herhalde
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.11.20)
son 2 diş doktoruda en basic, dümdüz olanlarla yukardan aşağı fırçalayın ve muhakkak diş ipi kullanın demişlerdi. gerçekten de çok rahatladım 1,5 senedir. ben de e o kadar reklamı yapılıyor diğerlerinin yok bilmem ne kıvrımlı, yok elektrikli, yok şuralara ulaşan falan diye gülmüştüm. adamda adı üstünde reklam onlar demişti :).
0
Phoebe
(18.11.20)
Ben de elektriklinin gerçekten daha çok temizlediğini hissediyorum nedense. Uzunca bir süre kullandım, aynı temizlik hissini normal fırçalar vermiyor. Ama dişçi değişim tabii.
0
roket adam
(18.11.20)
kablelvuku+1

5 senedir falan curaprox 5460 kullanıyorum. gayet memnunum. fiyatları inanılmaz arttı yalnız buna aşırııı derecede üzgünüm :'(
0
dedim ben sana
(18.11.20)
www.amazon.com

2 yıldır bunu kullanıyorum. ondan önce de bir alt modelini kullanırdım. 15 yıldır elektrikli diş fırçası kullanıyorum. dişlerim çok sağlıklı, diş beyazlatma yapmadan bembeyaz.
0
stewie
(18.11.20)
benim için tepe supreme. doktorum tavsiye etmişti. curaprox dahil, bundan daha yumuşak hisli bir fırça kullanmadım.
0
sir gawain
(18.11.20)
baya uzun suredir curaprox 5460 kullaniyorum ben de. bir seyahatte unuttugum ve bulamadigim icin baska bir firca almistim, resmen tuvalet fircasi ile fircaliyormus gibi hissetmistim.

Bu yuzden curaprox +1 diyorum.
0
65 derece
(18.11.20)
ben birkac tane dis fircasi kullaniyorum. ama dis macunu pek kullanmiyorum. yatmadan once filan bazen...

oral b'nin en ucuz elektrikli modeli var. macunsuz da fircalasan o temizlik hissini veriyor o yuzden seviyorum ama sevmedigim yanlari da var. mesela firca arkasinda kalan plastigin dise carptiginda biraktigi his beni rahatsiz ediyor.

bir tane taha sapli varm yumusak killi. tahta olmasi yukaridaki sebepten guzel cunku plastik gibi sert bi vurus olmuyor. bundan da memnunum.

tatilde yolda izde normal killi katlanabilir model tasiyorum. zor oluyor ama hic yoktan iyidir...
0
supergirl
(18.11.20)
Vallla ben söz konusu dişlerim olunca oldukça hassasım o yüzden geçenlerde arayışa girip sormuştum burada: eksiduyu.ru
1 aylık curaprox 5460 kullanıcısıyım memnunum, öneririm.
0
Amaranta ursula
(18.11.20)
Elektrikli fırça kullanıyorum. Normal elektriksiz çoğu fırça ve macun beni huylandırıyor. Huylanmamam için fırçanın biraz sert olmadı ve şeffaf telli olması, macunun ise jel kıvamında olması lazım. Ama elektrikli fırça hızlı döndüğü için macunun ve fırçanın dokusunu pek hissetmiyorum ve daha iyi temizliyor.
0
playing star again
(18.11.20)
(1)

yabancı personel çalıştıran firmalar, stklar....

cosmicgadin
personeli genelde yabancılardan oluşan firma,stk vb bulmam lazım. nası bulalım?
personeli genelde yabancılardan oluşan firma,stk vb bulmam lazım. nası bulalım?
0
cosmicgadin
(15.11.20)
hak temelli uluslararası dernekler
mülteci çalışmaları yapan dernekler
serbest bölge benzeri yerlerde varlık gösteren firmalar
dış ticaret yapan şirketler
yabancı şirketlerin tr ofisleri

ilk aklıma gelenler bunlar oldu. misal uluslararası af örgütü;
www.amnesty.org.tr

istanbul'da yaşıyordu diye biliyorum kendisi.
0
Phoebe
(15.11.20)
(9)

Sevilmeyen Bir Şehirde Yaşamak Zorunda Kalmak

semsettin
Merhaba arkadaşlar Doğma büyüme İzmir'liyim. 25 yaşından sonra iş nedeniyle Ankara'ya taşındım. Sevemedim, alışamadım. Her seferinde İzmir'e gitmeyi gözler oldum. Olmadı, bir şekilde başaramadım, burada bir hayat kurdum, eşim burada çalışıyor, ben burada çalışıyorum ama hayatımdan keyif alamıyorum.
Merhaba arkadaşlar

Doğma büyüme İzmir'liyim. 25 yaşından sonra iş nedeniyle Ankara'ya taşındım. Sevemedim, alışamadım. Her seferinde İzmir'e gitmeyi gözler oldum. Olmadı, bir şekilde başaramadım, burada bir hayat kurdum, eşim burada çalışıyor, ben burada çalışıyorum ama hayatımdan keyif alamıyorum. Buraya İzmir övücülüğü yapmaya gelmedim. Herkese kendi memleketi güzeldir. Ancak doğup büyüdüğüm yere taban tabana zıt olan bu kentte resmen amaçsızca yaşıyorum, keyif almadan yaşıyorum. İstifa etmeye ve İzmir'e geri taşınıp sıfırdan bir hayat kurmaya, iş aramaya da cesaretim yok.

İnsanlara sorduğumda yaptığımın şımarıklık olduğunu söylüyor bir kısmı. Millet iş bulamıyor, sen şikayet ediyorsun diyen var. Haline şükret diyen var. Şükrediyorum orası ayrı konu. Ama keyif almadan yaşamak, sadece ölmemek için yaşamak yeterli midir? Hayatımdan keyif almıyorum. Doğduğum büyüdüğüm yerlerin sokaklarında amaçsızca yürümenin, oradaki eski arkadaşlarımla oturup saatlerce muhabbet etmenin hayalini kuruyorum. 30 yaşımı geçtim ama hala hayallerim ve düşüncelerim bu. Resmen amaçsızca yaşadığımı hissediyorum. Şehirde sevecek şeyler bulmakta zorlanıyorum. Deniz kıyısından ve nispeten rahat bir memleketten gelmenin sebebi mi bu? Kişilik yapımın etkisi mi bilmiyorum. Bana burada her şey renksiz, sıkıcı, soluk geliyor. Her seferinde memlekete gitmenin hayallerini kuruyorum.

Benzer durumları yaşayanlar var mı? Şımarıklık mı yapıyorum? Çok şey mi istiyorum?
0
semsettin
(13.11.20)
kobuzchu kiz'a ek olarak; siz acaba "buyumeyi" sevmemis olabilir misiniz ? cocuklugunuzu, gencliginizi ozluyor olabilir misiniz ? evlilik, cocuk, is derken bunlar mi size zor geldi acaba ?
0
sweetoffice
(13.11.20)
Cevaplar için teşekkür ederim.

@kobuzchu kız

Sosyal çevrem kısıtlı evet, pandemi öncesinde de kısıtlıydı. Ancak pandemiden önce dediğiniz aktivitelerin bir kısmını yaptım, evet, fakat Ankara Kalesi beni çevresi itibariyle ürkütüyor mesela. Bakın hiçbir şehri kötülemek istemiyorum, belki sorun bendedir fakat ben Çankaya ilçesi sınırları hariç eşimin elini tutup güvenle yürüyemiyorum pek fazla. Yani benim doğduğum memlekette insanlar sokaklarda yaşar, gece bile ara sokaklarda şortlu, etekli kızları bulabilirsiniz. Ben erkek olarak akşam bile dışarı çıktığımda eşimin kıyafetine karışmak zorunda kalıyorum. Yaşamayan bilemez. Deniz kıyısı rahatlığı ile iç bölgelerin soğukluğu ile ilgili bir durum belki bahsettiğim. Her yer bina, her yer gri geliyor bana. Çok klişelere girmek ve suçlama yapmak istemiyorum. Benim hissettiklerim bu. Yoksa güzel bir konsere, tiyatroya, oyuna gittiğimde mutlu oluyorum fakat Ankara "sokakta" yaşanabilen bir şehir değil. Ben özgürce kilometreler yürüdüğüm zamanları özlüyorum.

@sweetoffice

Büyümeyi sevmediğim kesinlikle doğru bir tespit fakat eşimle kendi şehrimde olsak daha mutlu oluruz diye düşünüyorum. Kısa zaman gittiğimizde zaten kendimi daha mutlu hissediyorum. Yalnızken bile yapacak bir sürü şey buluyorum. En basitinden deniz kenarında oturmak, sevdiğim semtlerin sokaklarını turlamak gibi. Ama burada bunu yapamıyorum. İzmir'de de çalıştım. Orada da dertlerim vardı fakat her gün umutla beklediğim bir şeyler yoktu, genel anlamda 10 üzerinden 5-6 mutlulukla yaşıyordum. Şimdi (pandemi öncesinde de) 2-3 puanı geçmiyordur herhalde.

@imojeen

İkimizin İzmir'de tatmin edici bir iş bulması biraz zor gibi gözüküyor. O burada mutlu. Halbuki ikimiz de İzmirliyiz ve ailelerimiz orada. Ama düzen burada oturdu işte.

Bazen düşünüyorum. doğu illerimizden birine, küçük bir şehire de gidebilirdim. Orada ne yapardım diye. Bunları düşününce yaptığım şımarıklık diyorum. Ama kendimizi mi avutuyoruz yoksa modern kölelik düzeninde her şeyi normalleştiriyor muyuz bilmiyorum. Sevdiğim şehirde, memleketimde bile yaşaamıyorsam, hangi refahtan, hangi haktan bahsediyoruz diye düşünürken buluyorum kendimi bazen.
0
🌸semsettin
(13.11.20)
sürekli arkanıza baktığınız için önünüzdeki yeni yolları göremiyorsunuz. kafanızın içi tamamen arkaya dönükken görmeniz imkansız. sevecek şeyler bulmakta zorlanmanızda bu nedenle, zihniniz o kadar ön yargılarla, geçmişle ve izmirle dolu ki yeni şeyler için alan yok zaten.

ön yargılarınızı ve geçmişte yaşamayı bir kenra bırakırsanız ancak o şekilde yeni bir hayat kurmanız mümkün olur.
0
Phoebe
(13.11.20)
Hocam 2 yol var.

a- Dönebilecek bir yol bulmak
b- Sevmeyi öğrenmek.

İkisinden birini başarabilirsiniz, hiçbir şey imkansız değil.

Sadece b şıkkına gidilecekse:
Biraz fazla taraflısınız. Ankara o kadar cehennem ve güvenilir olmayan bir yer değil. Bunu bir süre orada yaşamış ve hala da kardeşi orada yaşayan biri olarak söylüyorum. İzmirli olup Ankara'da yaşayan arkadaşlarım da epey var. Her şehrin kendine göre güzellikleri ve zorlukları var. Kabullenmek ve harekete geçmek lazım.
0
lcha
(13.11.20)
Ankara’da üniversitem nedeniyle üç yıl yaşadım.

Her fırsatta İstanbul’a geri döndüm. Bunun sosyal çevreyle bir alakası yok. Sosyal hayatımda hem etkinliklere katılıp hem de sosyal projeler yürüten, sürekli ekip çalışmasına katılan bir insanım çünkü. 5 yıl uzaklığa rağmen hala çok yakın olduğum bir arkadaş grubu da edindim.Yine de sevmedim şehiri. Tiyatro oyunlarını takip etmekle, müze gezmekle şehir sevilmiyor. Arkadaş çevresiyle de sevilmiyor.

Çünkü çirkin. Soluk. Akşam sokakları boş. Kışı insanın dışarıda vakit geçirip, gezip dolaşacağı şekilde geçmiyor. Ayrıca İç Anadolu insanı biraz şey, zor.

Şımarıklık değil. Sevmediğinizi kabullenip başka şehirde iş arayın. Keyifsiz yaşamanın ve bir yeri zorla sevmeye çalışmanın ne manası var?
0
buf-e kür
(13.11.20)
Denizi olan bir kentte doğup büyüyüp, öğrenci olarak 5 sene ankarada yaşamış biri olarak cevap vermeye geldim. Ve verilen cevaplara göz atınca kobuchu kız +1 gibi olacak.

Ben de ilk bir iki sene hiç keyif alamamış alışamamıştım. İhtiyaç duyduğum şeyleri bile alamıyordum. Eve gidince alırım diyordum. İlk yıl 40-45 otobüs biletim vardı saymıştım. Mezun olurkense bambaşkaydı.

Öncelikle Ankaradaki gerçekten en güzel şeylerden biri Devlet Tiyatrosu. (şuan içinde bulunduğumuz süreci hariç tutuyorum) Hala orada izlediğim bir çok oyunu mutlulukla hatırlıyorum. İstanbula geldim yine sayısız oyun izledim ama asla yerini tutmuyor. Ankaradaki bütün sahnelerde gidip oyun izlemişliğim vardır. O açıdan bile güzel. İstanbul gibi ulaşmak için sürünmüyorsunuz. Bence sık sık gitmeye çalışın bilemiyorum sever misiniz ama.

Sonra Ankara yürümek, dolaşmak için çok güzel bir şehir bence. İstediğiniz yere şıp diye de varabiliyorsunuz. Küçükesad, Bestekar, Tunalı, Tandoğan, ve hatta Sakarya Caddesi bile gezinmesi eğlenceli yerler gibi gelirdi bana. Buralarda arkadaşlarınızla yiyip, içip eğlenebileceğiniz yerler için seçenek de çok. İsterseniz 2 saatte moddan moda takılabilirsiniz.
Ben mesela binaların üst katlarında bar cafe bistro kitapevi şu bu olması olayını ilk kez Ankarada görmüştüm. Çok garip gelmişti. Karanfilde filan hiç kafamı kaldırıp bakmamışım bu binaların üstünde ne var acaba diye. Sonra onu keşfedince tek tek çoğunu denemiştim.

Ben avm hiç sevmem ancak Ankara da Kent Parkı çok severdim mesela. Belki içindeki Arkadaş Kitap evinden ve çok büyük olmasına rağmen az dükkan olmasından dolayıdır. O kitapevini saatlerce dolaşmak çok hoşuma giderdi çünkü rahatsız edecek pek bir şey olmazdı. Kalabalık yoktu, sakindi.
Mogana bisiklet sürmeye yürüyüşe gidebilirsiniz.

Biraz da Phoebe +1 olsun. Bence orada size aileyle beraber hatta bazen kendi kendinize yapması eğlenceli şeyler bulabilirsiniz.

Bence her boş vaktinizde Ankarada gitmediğiniz/yapmadığınız bir şeyleri deneyin. Onları yaparken başka şeylerle de karşılaşırsınız derken derken bir şeyler çoğalır.
0
a perfect lie
(13.11.20)
Uzun uzun ne güzel cevaplar yazmışsınız ya. Güzel insanlarsınız. Çok teşekkür ederim hepinize. Burada farklı bakış açıları görüyorum, kendimi değerlendirmemi sağlıyor.

Umarım bol bol cevaplar gelir. İnsanların tecrübelerini ve fikrini öğrenmek beni sevindiriyor.
0
🌸semsettin
(13.11.20)
Sorun şehirlerle alakalı değil. Bulunduğunuz şehir Ankara değil de İstanbul'un deniz kıyısında yer alan güzel, sakin, güvenli bir semti olsa yine aynı hissederdiniz. İzmir'e taşınsanız yine aynı şekilde amaçsızca yaşayıp, hayattan keyif almamaya devam edeceksiniz. Siz sanırım yaşadığınız sorunlara çözüm olarak İzmir'i görüyorsunuz ama öyle değil.

Ankara, İzmir'e zıt bir şehir değil. Siz İzmir'de taşınsanız orada yaşasanız hayatınız daha güzel olacaksandığınız hiç böyle düşünüyorsunuz. Üstelik İzmir'in her noktası sizin anlattığınız gibi değil.
0
GoodMorningTeacher
(13.11.20)
Ankarada izmirde çöp şehir. Tatavaya hiç gerek yok İstanbul'a gel :D

Buf e kür Ankara'nın durumunu çok iyi özetlemiş. Ağzına sağlık.
0
eazy
(13.11.20)
(20)

hic evlenmeden olen insan

slalom
az evvel sözlükte basliga denk geldim de sizin var mi hic cevrenizde hic evlenmemiş mesela 50 yas ustu kimse? ne mesela genelde asil sebep?baslik (git:https://eksisozluk.com/hic-evlenmeden-olen-insan--5075555)
az evvel sözlükte basliga denk geldim de sizin var mi hic cevrenizde hic evlenmemiş mesela 50 yas ustu kimse? ne mesela genelde asil sebep?

baslik (git:eksisozluk.com)
0
slalom
(13.11.20)
var. abla kardeş hatta. aynı evde yaşıyorlar. erkek olanı evlendirme çabaları oldu ama gerçekleştiremediler.

biri daha vardı. kardeşi hastaydı. ona bakardı hep. o vefat etti. sonra babasıyla başbaşa kaldılar. babası da vefat edince kendini soyutladı. ona da bir teklif gitti ama çok feci tersledi. daha sonra banyoda kalp krizi geçirmiş. 3 gün sonra mı ne bulundu evde.
0
sutlu nescafe
(13.11.20)
Ben soruyu tam anlamadım, ölmüş mü olması gerekiyor yoksa 50 yaş üstü evlenmemiş mi eğer öyleyse benim baya tanıdığım var. Bir tanesinden bahsetmem gerekirse kendisi şu an 55 yaşında geçmişte çok ilişkisi oldu ama hayal kırıklarıyla bitti sonrasında da istediği kafa dengi birisi çıkmadı karşısına arada flörtleri oluyor ama evliliği seçmedi. Çok donanımlı, muhabbeti harika ve güzel bir kadın. Ama benim asıl anlayamadığım evlenmemiş insanlara neden uzaylı muamelesi yapıldığı. Az önce başka bir duyuruda da aynısını yazdım, yine yaziyim herkes evlenmek zorunda değil.
0
carmenta
(13.11.20)
@sutlu tam olarak boyle bi şey gecmisti icimden yalnız olen biri, çok hazin geliyo bana nedense. çok merak ediyorum hikayesi neydi acaba nasıl gecti ömrü, hic istedi mi yoksa gayet keyfi yerindemiydi falan filan...


@carmenta tabi ki kimse evlenmek zorunda degil, bu bi tercih. ben sadece kisisel hikayeleri merak ettim o kadar.
0
🌸slalom
(13.11.20)
kendisini kardeşi ve babasına adamıştı. sosyal bir hayatı yoktu. ikisi de öldükten sonra akrabaları olarak bizlerden iyice uzaklaştı. zaten inançlıydı. iyice dine düştü. hatta teyzem yaşında, teyzem yerine koyduğum biriydi. bir keresinde benimle tokalaşmadı bile.
annemle, teyzemle telefonla bile görüşmemeye başladı. 212de oturuyordu. gel 216ya alalım dediler. akrabalara yakın ol dediler dinlemedi.
sonra da kapısında gazete ekmek birikmeye başlamış, komşular içerden su sesi duymuş. öleli 3 gün olmuş falan. öyle işte...
0
sutlu nescafe
(13.11.20)
Annemin kuzeni var, kadın. Gençken bir sevgilisi olmuş ve ona kaçmış, adam evli çıkmış ve bizim aile aşırı muhafazakar olduğu için muhtemelen kadın kendini bir travmanın içinde bulmuş. İdealindeki adamı bulsa evleneceğini söylerdi ama bu durum hiç gerçek olmadı bildiğim kadarıyla.

Ayrıca herkes evlenmek zorunda değil+1
0
Unde bach canim
(13.11.20)
evlenenler de yalnız ölüyor? babaannemin 5 çocuğu var mesela, ama kadın şu an yalnız yaşıyor. ölse yalnız ölmüş olacak. dedem de bir başına öldü. demem o ki, yalnız ölmek-bekarlık ilişkisi çok zorlama/uydurma bence.
0
hazen
(13.11.20)
ben de direk size ters çıkar gibi oldum ama toplumun dayatmalarını hayatım boyunca anlamamış ve tamamen de karşı birisiyim. maalesef bizde birisi boşanır hemen aa ne kusuru vardı acaba denir, evlenmez yine ayni, beraber yasar ayiplanir. yoksa kisiel merakiniza tamamen saygim var. bir kac ornek daha veriyim o zaman bir tanesi yillardir sevgilisiyle beraber yasiyor ama evlenmediler benim gozumde evlilikten hic bir farki yok gerci. Bir de babamin arkadasi vardi o da evlenmedi hic cok kiz arkadasi oldu onun da, beraber yasadiklari oldu ama is evlilige gelmedi hic bir zaman. Tamamen sansla ilgili bence, eger o kisi karsina cikmiyorsa ne yapabilir ki ve bence bu karari genelde mantik evliliginin ne kadar sacma oldugunu dusunenler aliyor.
0
carmenta
(13.11.20)
bol miktarda var. hemen aklima 4 kisi geldi mesela, ikisi erkek, ikisi kadin.

erkekleri cozmek kolay, bir tanesi kesin gay, hatunlardan uzak duruyor, su anda 70'e merdivendayamis vaziyette.

Oburu zamaninin hizli playboy'u imis, pil bitince ki bu 50lerin sonuna denk geliyor evlenmeye calisti ama bu arada para sikintisi da cektigi icin malesef kimseyi bulamadi ve yakin zamanda oldu gitti. Bunun kiz kardesi var o da 60'i gecti herhalde, evde tek basina beyaz atli prensini bekliyor.

Hatunlari cozmesi zor, ama biri yuzunden dayak bile yemisligim var. Uzak bir akrabaydi babaanneme gelip giderdi, hic evlenmedi saniyorum yakin zamanda vefat etti. 4-5 yasinda falandim, baktim hatun gelip gidiyor ama ortada bir cocuk yok, ben de babaannemde sikiliyorum biri gelse de oynasak kafasindayim. Hatuna senin neden cocugun yok? diye sordum, hatununun aglamaya baslamasi ve benim babaannemden tokadi yemem herhalde 2 saniye kadar surdu. Neden tokat yedigimi uzun sure cozemedim. Bu da boyle bir animdir :D
0
cooperr
(13.11.20)
2 tane akrabam var. Biri sağlık nedeni, biri de ailelerin anlaşamaması sonucunda.
0
horowitz
(13.11.20)
arkadasimin annesinin teyzesi. 70 ustundeydi kadin, hic evlenmemis (kizkardesi de o da)

bu kadin banyoyu temizlerken camasir suyuyla tuz ruhu karistirip zehirlendi.

herkes evlenmek zorunda degil ama hic kimseyle olmadan yasayip olmek bana da hazin geliyor.
0
yoggi
(13.11.20)
yaşamın en güzel amaçlarından biri sevmek ve bundan mahrum kalanlar icin, hayat sartlarinin talihsizlikleriyle koca bir ömrü yalnız, belki sevmeden sevilmeden geçirmiş insanlara çok üzülüyorum. belki kendisine sorsan varligini bilmediği bi duygu icin yok ben gayet iyiyim kafam rahat kimseyi çekemem diyecekti ama var mi su dünyada butun aklin ve kalbinle emin olarak bir başkası tarafından sevilmek kadar güzel bir duygu?
0
🌸slalom
(13.11.20)
biri 53 biri 50 yaşında abla kardeş var. aile evinde kalıyorlar, yani anne babalarıyla.
şans, talih, kader, kısmet işte. evlenecekleri insan denk gelmedi. gelse evlenirlerdi.
hayatlarında insan oldu ama evlenemediler. ama evlenememiş olmayı da kafaya takmıyorlar.
ben şu açıdan üzülüyorum: anne veya baba olma duygusunu tadamamış olmak. (ben de tatmadım, orası ayrı)
yani dünya üzerinde olan ve başkalarının yaşayarak mutlu olduğu bir şeyi deneyimleyememiş oluyorsun.
sana anne/baba diyerek koşan bir çocuk.. ne bileyim. güzel olurdu herhalde.
yaşıtlarının üniversite mezunu çocuğu varken, onlar bebeği olma duygusunu bile tatmadan ölecekler. (belki ben de).. ölmek mesele değil de, dünyada olan ve herkesin deneyimlediği bir şeyi deneyimleyemiyorsun işte.

bir de yazdığın şuna takıldım:
"yalnız olen biri, çok hazin geliyo bana nedense. çok merak ediyorum hikayesi neydi acaba nasıl gecti ömrü, hic istedi mi yoksa gayet keyfi yerindemiydi falan filan.."

yalnız ölmek niye hazin geliyor dostum, evli olsan da yalnız ölebilirsin. evliliği bir yalnız ölmeme garantisi olarak görmek saçma değil mi? elvis presley evinin banyosunda ölü bulundu mesela, evli değilse de evinde kız arkadaşı vardı. yalnız ölmek hiç umrumda değil. bu beni hiç tedirgin etmiyor.
0
tabudeviren
(13.11.20)
Kac yasindasiniz ve nerede yasiyorsunuz cok merak ettim.

Sevgiden mahrum kalmak mi
Yalniz olen kisinin hazin hikayesi mi... cok ilginc buldum dusuncelerinizi.

Herkes evlenmek zorunda olmadigi gibi her evli de sevilip sevmis olmuyor. Icime dogan bulundugunuz cevrede bu tur insanlarin bolca olabilecegi. Gorucu usulu falan evlenirler, cocuk da yaparlar, toplum gozunde evli mutlu cocuklu olurlar :) peki evin icinde ne yasaniyor, kimse bilmez.. bu insanlar bosanmaya da karsilardir yani bi omur gercekten evli kalirlar. Bu mudur yani hazin olmayan hikaye.

Obur yanda nikah kiymayip ciddi ask yasayan da var. Kimisi evet 50sinde ayrilabilir ve hayatina bi daha kimseyi almayabilir. Bu kisiler simdi sizde uzuntu mu yaratiyor.

Ayrica evlenip cocuk sahibi olan ve yalniz olenler de var. Cocuk ailesine bakma araci olarak gorulmemeli, cocuk da kendi hayatini kurup sinirli bir bakim saglayabilecek sonucta ailesine.

Gene sanki sizin dusunce yapinizin cevresine gore cocuk, dul kalan ebeveyni evlenince yanina almali.. yok oyle bi sey.

Kisacasi bekarlar yalniz olur, sevgiden mahrum kalir gibi bi dusunce hos ve anlamli degil.
0
Kittie
(13.11.20)
Kimisi ailesine bakmak için evlenmiyor, sonra da yaş geçiyor zaten. 60 yaşlarda bir komşumuz var o da evlenmemiş. Yaş ilerledikçe bir başkasına katlanıp beraber yaşama düşüncesi zor geliyor diyordu
0
gazozailacatmauzmani
(13.11.20)
İlerleyen zamanlarda ben olacağım bu sanırım. Çok istiyorum; mutlu olayım, mutlu edeyim minnoş minnoş çocuklarımız olsun. Her gün maceradan maceraya atılalım. Ama olmuyor işte. İlk girişi beceremiyorum. Tanışıyorum ama devamı gelmiyor. Hep hüsranla bitiyor. Geçenlerde bi kız var diye soru sormuştum buraya, o işte yattı. Halbuki çok iyi anlaşıyorduk. Bence bu dünyada beni sevebilecek biri yok.

Burada yazılanları okudum daha kötü oldum. Sanırım bende bir gün banyoda sessiz bir şekilde tek başıma öleceğim. Halbuki böyle bitmemeliydi hikayem :(
0
top_secret
(13.11.20)
Hiç evlenmemiş olanda var, evlenip ayrılmış ve bir daha evlenmeyende var çevremde. yalnız yaşamayı kotarabilen bir mizacınız varsa evlilik şart değil, öyle bir modda da değil hiç biri, ben de dahil. mutluluğu sadece hayatında birinin olmasına, dış faktörlere, 2.-3. şahıslara bağlamak sağlıklı gelmiyor misal bana. mutluluk dediğimiz şey içsel bir motivasyon. elbette keyifli bir yol arkadaşlığı çok güzel ama olmuyorsa da olmaz. sanki kendini gerçekleştirmenin tek yolu buymuş gibi düşünmek, yalnızlığa bu kadar trajik anlamlar yüklemek tamamen kültürel kodlarımızla ilgili. varsayalım banyoda öldüm, 3 gün sonra bulundum. yahu zaten ölüp gitmişim ne durumun farkında olacağım ne nasıl bulunduğumun önemi olacak, toprağa gömecekler olcak bitcek işte.

dipnot olarakta bunu yazmadan geçemeyeceğim; aynı evde yaşayan evli ve hatta çocuklu ama birbirlerinden nefret eden, herkesin cep telefonu ve sosyal medyası ile yaşadığı ve birbirleriyle sıfır iletişimi/bağı/teması olan milyonlarca insan var. yalnızlık kime göre neye göre...
0
Phoebe
(13.11.20)
Evli çocukluyken de yalnız ölebilirsiniz. Hümeyra'nın oğlu gibi. Yanlış insan insanı kanser eder, kalp krizi geçirtir.
0
gelmeistemem
(13.11.20)
Halam 54 yaşında, hiç evlenmedi. İnanılmaz sosyal ve çok sayıda hobisi olan bir insan. Hiç evlenmek, evini ve hayatını paylaşmak istemedi. Yaklaşık 8 yıldır süren bir ilişkisi var, evlenmeyi düşünmüyorlar.
0
fotrsapka
(13.11.20)
Evliliğin ne halt olduğunu anlamış aydınlanmış insanlar oluyor bunlar genelde.
0
lcha
(13.11.20)
Evlenmek istememiş ve evlenmemiş yok. Evlenmek istemiş ama evlenememiş bir kadın ve bir erkek . İki tanıdık var.
Emin olun ikisi'de uyumsuz ve geçimsiz insanlar.
0
ycaycayca
(13.11.20)
(11)

Boşanma planlayalım

theblizzard
Şöyle kiiii.. boşanıyoruz. Benden 2.000 tl talep etti çocuk için. Makul. Ortalama gelirim 12.000₺Bana kalacak 10.000. Kaçını kiraya vermeliyim?Arabam var. masrafım 0. Benzin, kasko vs ödemiyorum. Sizce çocuğa yakın mı otursam yoksa şehir merkezine daha yakın bir yerde mi?
Şöyle kiiii.. boşanıyoruz.

Benden 2.000 tl talep etti çocuk için. Makul.
Ortalama gelirim 12.000₺

Bana kalacak 10.000.

Kaçını kiraya vermeliyim?
Arabam var. masrafım 0. Benzin, kasko vs ödemiyorum.

Sizce çocuğa yakın mı otursam yoksa şehir merkezine daha yakın bir yerde mi?
0
theblizzard
(12.11.20)
şehir önemli. eğer büyükşehir ise ben şehir merkezinde oturmayı tercih ederim. nasılsa artık bekarsın şehir merkezinde oturman daha iyi sosyalleşebilmen için. çocuğu her gün göremeyeceğin için ve araban da olduğu için oradaki uzaklık çok dert olmaz gibi. basar gidersin. kira için 2500-3000 gibi bir şey düşünürdüm max.
0
amandil
(12.11.20)
Bir çocuğa oda bir de kendinize desek 2+1 ev gerek. Trafik sorunu yoksa çocuğa yakın otururum ben. Varsa işe yakın olmak daha makul.
Kira da 2500 e kadar çıkardım aidat fatura derken ev masrafının kalemi var da var abartmak fuzuli olur.
0
cilekli pasta
(12.11.20)
nasılsa artık bekarsın şehir merkezinde oturman daha iyi sosyalleşebilmen için +1. Ufak ama ici temiz, yapili bir daire tut. spor salonu, gerekiyorsa sac ektirme vb olaylara girerdim herhalde ben olsam. onlara butce ayir bir de biriktir tabi bir kenarda ayda 2-3 bin en az.
0
hot potato
(13.11.20)
2500'i gecmesin.
Niye sac ektiriyor ki, kel oldugu nerde yaziyor adamin?
0
baldur2
(13.11.20)
Bosanmissin artık..üstüne iki bin verip bir de cocuga yakın mi oturacaksan? Ne gerek var ki????
0
elorelia
(13.11.20)
Merkeze yakın otur. "Senin" içine sinen rahat edebileceğin bir ortam kur kendine. Rahat hareket edebileceğin bir miktarda ayır harcamaların için. Bunların miktarını sen biliyorsun. Tertemiz bir sayfa aç kendine.
0
top_secret
(13.11.20)
Bunun sizcesi mi olur yav :)
Çocuğunu sık sık görmek istiyorsan yakın otur.
Çocukla ilişkim de pek matah değil, annesini de görmek istemiyorum.
Yeni hayat kuracağım kendime, sıfırdan başlayacağım diyorsan, istediğin semtte otur.

Kaçını kiraya vermeliyim kısmı da bu üstteki duruma göre şekillenecek
Nişantaşının ortasında oturmak istiyorum dersen 4-5 vermelisin
bebekte oturmak istiyorsan 6 7
Halkalıda oturmak istiyoran 2
0
summatinyourteeth
(13.11.20)
çocuğa yakın oturun. nerdeyse bütün boşanmış kadın ve erkek arkadaşlarımda erkek olanlar kendi hayatlarına dalıp gittikleri için o çocukların sıkıntılarını göremiyorlar. gece çocuğunuz kafasını patlatsa veya annesi düşüp kafasını patlatmış olsa, çocuk sizi arasa şehir merkezinden gitme sürenizle yakın yerden kendisine ulaşma süreniz tek kriteriniz olmalı bence. bir arkadaşımızın eski eşi ben neo köylü olcam dedi çekti urla'nın köyüne gitti. çocuk geçenlerde çok ciddi bir sıkıntısı olduğunda annesi babanı çağırmamı ister misin dediğinde, beni istese oraya mı taşınırdı kendi keyfi için, boşversene anne rehber öğretmenimle konuşurum sen üzülme demiş (sınıfta erkek çocuklarının birbirine zorbalığı ile ilgili). 7. sınıf öğrencisi bir çocuğun düşüneceği ve kuracağı bir cümle olmamalı bu, annesi de çok üzüldü kaç gün. anlayana çok ağır bir cümle.

çocuk sahibi olmak bir tercih. bu tercihte bulunduysanız çocuk belli bir yaşa gelene kadar bunun gereklerini yerine getirmeniz insani ve ebeveyn olarak sorumluluğunuz.
0
Phoebe
(13.11.20)
Phoebe +1

çocuğa çabuk ulaşabileceğiniz yerde olmalısınız.
annesiyle karşılaşmayacağınız ya da sürekli burun buruna olmayacağınız kadar uzak ama acil bir durumda çocuğa hemen yetişebilecek kadar yakın.
dünyanın bin türlü hali var.
bir kaza olur, hastalanır gece doktora götürmek gerekir, annesi hastalanır çocuğu bir yere getirmek/götürmek gerekir vb.
çocuk söz konusu olunca bunları düşünmek lazım.
sadece lojistik nedenlerle değil, genel olarak çocuğa "uzak" kalmayın.
babasının yakında olduğunu bilsin.
0
blatta hiberna
(13.11.20)
phoebe +1 demek isterdim, ancak çocuğunuzu evlilikle birlikte kurtulmak istediginiz bir sey gibi mi goruyorsunuz? sorunuz bile tuhaf geldi ama durum bu demek ki. cocuga mi yakin olayim vs sehir merkezinde mi oturayim... bana acimasiz bir kiyaslama gibi geldi ama kararinizi vermis gibisiniz. bekar bir baba degil de bekar bir erkek gibi yasamak istiyorsaniz sehir merkezinde oturun.
0
hazen
(13.11.20)
Tabiki çocuğa yakın, bu da soru mu..
0
sta
(13.11.20)
(27)

İzmir Depremi

black mamba
Devamı olur mu ki evlere girilir mi, sizlerde durum nedir?
Devamı olur mu ki evlere girilir mi, sizlerde durum nedir?
0
black mamba
(30.10.20)
Devamı olup olmayacağını burdakiler nereden bilir bilmiyorum da :/

Ben asıl istanbuldan nasıl beşik gibi sallandık onu anlamaya çalışıyorum.

İzmir'de yıkım var mı 6.6 - 6.8 yüksek çünkü inşallah bişey olmamıştır.
0
ananiyimioguz
(30.10.20)
İzmir'de olsam eve girmezdim.
0
stewie
(30.10.20)
nazilli böle sallandıysa izmir bangır bangır sallanmıştır.
0
mikahakkinen
(30.10.20)
Ev baya sallandı. Sağa sola gitti. Uzun sürdü bir de.
0
🌸black mamba
(30.10.20)
kuşadası kötü deniliyor. yıkılan birkaç ev fotoğrafı da geldi arkadaştan maalesef.
0
onemoremile
(30.10.20)
şu ana kadar büyük deprem olup devamı geldiği oldumu aynı gün? küçükartçıları kastetmiyorum. hatırlamıyorum.
sadece bina hasarlı olabilir ve kendiliğinden yıkılabilir deprem olmasa bile.ondan dolayı daha çok eve girmemek öneriliyor diye biliyorum?
0
ShadowOfMoon
(30.10.20)
şuan artçılar oluyor hala hissediliyor :/ (torbalı)
0
redeath
(30.10.20)
Yurtdışı sitelerde 7.0 derecesinde diyor. Dikkat etmek lazım
0
Erva
(30.10.20)
artçılar oluyormuş, daha devam eder. bugün binalardan uzak durun. bir de kıyılardan.
0
rose parks
(30.10.20)
AFAD açıklama yaptı. Artçılar bekleniyor ve binalara girmeyin diye. Mümkün mertebe girmemekte fayda var. Büyük geçmiş olsun.
0
himmet dayi
(30.10.20)
ege üniversitesi kan ihtiyacı için bağış istedi, bilginize....
twitter.com
0
pccopath
(30.10.20)
Biz evdeydik çok kötü salladı kesin binalar yıkılmıştır dedim
0
olaylar olaylar
(30.10.20)
salladı baya. evdeyim
0
yuvarlanantencereninkapagi
(30.10.20)
izmir'de degilim, ailem kusadasinda, neyse ki bornovada yasayan ablam ve esi de dun kusadasina annemlere gittiler.

videolarda gorulen, ziraat bankasinin yanindaki yikilan 8 katli bina eski evime 2 dk yurume mesafesinde, onunde her gun servis bekledigim yer, ben burada bu kadar kotu olduysam depremi hissetmeden hissedenlerin halini dusunemiyorum bile.

su ana kadar ulasabildigim herkes "korktuk ama biz iyiyiz" dedi, evlerde catlaklar, patlayan fayanslar, kirilan esyalar varmis.

cok gecmis olsun.

asagiya ayrica duyuru actim ancak, depremzedelere maddi olarak yardim edebilecegimiz guvenilir kuruluslar varsa lutfen paylasin.
0
the end of time
(30.10.20)
bornovadayım, deprem esnasında evdeydim. tv kitaplik vs bi sürü sey düştü ama ev simdilik iyi durumda. civarda ciddi hasar gören evler var. kimse giremiyor haliyle. artcilar devam ediyor ama tekrar büyük siddette olmaz umarim :(
0
pink cadillac
(30.10.20)
Ben girmiycem. Arabada bile son bir saate 2 defa sağlam sallandım.
0
Phoebe
(30.10.20)
çok sallandık. şu an evdeyim, evde bir sıkıntı yok gibi ama eğer yine buna benzer bir depremi atlatırsam pılımı pırtımı toplar kaçarım.

hayatımda yaşadığım en şiddetli ve bitmeyen depremdi. bit artık dedim.
0
false pretension
(30.10.20)
Ben 2. Kattaydım. Yukarda teras var. Asma çatı ve üzerinde saç var. Teras daha güvenilir midir?
0
🌸black mamba
(30.10.20)
Karşıyaka da eve girmiştim deprem sonrası. Şimdi Seferihisar da yine evdeyiz
0
gazozailacatmauzmani
(30.10.20)
Üçyol'da gece evde uyudum mecburen. Sabaha karşı artçılar devam etti.
0
kanlakarisikyagmur
(31.10.20)
28 saat için 500ü aşkın artçı olmuş. Bayağı sallandık da mecburen girip eve yattık. Her sallanmada uyandım, baktım devamı yok geri yattım. Ama hangi bölgedesin? Evinde çatlak var mı? Bunlar önemli. Ona göre gir ya da arabada/çadırda yat ya da başka semte geç.

Edit: bu arada artçılar bi 15 gün daha gidermiş Prof. Ercan öyle açıkladı ve 5.9a kadar çıkabilirmiş.
0
superfluid
(31.10.20)
Bornova'da, iş yerinde, altıncı katta idik.
En üst kat.
Vademiz bu kadarmış diye düşündüm, duvarların üzerimize yıkılmasını bekledim. Çok korkunçtu.
Yarın o binaya çalışmaya gideceğim.
0
pro9it9is9
(01.11.20)
oluyor sürekli durum kötü
0
kushkush
(01.11.20)
riskli bölgede değilseniz ve evinizde hasar yoksa bence girebilirsiniz.
0
ilkot
(01.11.20)
Binalarda görünen veya görünmeye hasarlar olabilir.
Artçılar da bir süre daha devam eder ve şiddetleri farklılık gösterebilir.

Yetkilileri dinlemek, binadan şüphe ediliyorsa da acil hasar tespiti yaptırtmak gerek.
0
anten
(03.11.20)
evimde hasar vardı, tüm binayı kontrol ettiler. şimdilik sıkıntı yok.

ofis maalesef yıkılan rıza bey apartmanına 4 bina mesafedeydi. o alandaki pek çok binaya yıkım kararı çıktı, ofisimizin olduğu 2 blokta dahil.

lütfen şüphelendiğiniz bir durum varsa binanızı kontrol ettirin.
0
Phoebe
(06.11.20)
(8)

Makarna Salatasi

balpolen
Nasil yapiyorsunuz? Ben yapiyorum fakat hep bir yavan oluyor sanki, lezzet sirlariniz nelerdir makarna salatasi icin? Tesekkurler:)
Nasil yapiyorsunuz? Ben yapiyorum fakat hep bir yavan oluyor sanki, lezzet sirlariniz nelerdir makarna salatasi icin?

Tesekkurler:)
0
balpolen
(29.10.20)
Sogan iyi sirke iyi domates
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(29.10.20)
soğan iyi olabiliyor, tuzla biraz ovulmuş soğan her zaman daha iyi geliyor bana, normal salatalarda da, öbür türlü çok diri kalıyor. yeşil taze soğan da olur. yavan geliyorsa belki zeytinyağı az geliyordur? dereotu da seviyorum ben içinde. kornişon turşu da yakışıyor. bir de esas mayonez çok iyi oluyor tabi.

ben öyle bol yoğurtlu falan olanından yapmıyorum bu arada, galiba öyle bir türü var esas. daha çok salata görüntüsünde oluyor benimki, sizin dediğiniz tam hangisi bilemedim de ondan bunu yazma ihtiyacı duydum :)
0
nimberjack
(29.10.20)
Makarnaya maydanoz kesinlikle çok yakışıyor. Kısırda bulgur ve salça koymak yerine makarna koymuş gibi bir şey oluyor genellikle yaptığım.mevzime göre taze soğan nane maydanoz vs koyarım. Bazen de rus salatası misali bezelyeli mısırlı mayonezli falan fa yaptığım oluyor.
0
yazdonumu
(29.10.20)
Makarna salatası derken? Yoğurtlu ve garnitürlü olan mı? Ben onu makarna salatası olarak biliyorum da verilen tarifler başka bir şeye gidiyor...
0
cemallamec
(29.10.20)
Birazcık ince rendelenmiş havuçla, kuru kuş üzümü ekle, o tatlı tat çok yakışıyor.
0
ekaterina
(29.10.20)
çoban salatanın içine haşlanmış makarna katıyorum. üstüne ceviz falan. benim makarna salatası anlayışım bu :D
0
theseachange
(29.10.20)
Makarnanın haşlama suyuna çok minicik bir defne yağrağı ekliyorum ocaktan almama 2-3 dakika kala.
0
Phoebe
(29.10.20)
Maydanoz güzel oluyor katılıyorum. Ayrıca sosis de güzel oluyor.
0
naksidil
(29.10.20)
(29)

sevgiliniz ingilizce bilmese ya da çok az bilse

Stoneface
bu sizi etkiler miydi? bazen çok güzel yazılar buluyorum ancak paylaşamamak biraz canımı sıkıyor :/
bu sizi etkiler miydi? bazen çok güzel yazılar buluyorum ancak paylaşamamak biraz canımı sıkıyor :/
0
Stoneface
(29.10.20)
intermediate seviye biriyle bile birlikte olmam.
0
stewie
(29.10.20)
Etkilerdi. Filmleri İngilizce izliyoruz. Bazen konuşma pratiği yapıyoruz. Bazen Gif atıyoruz. Çok önemli şeyler değil belki ama çeşitlilik oluşturan şeyler.
0
dissendium
(29.10.20)
Yanında bir de Fransızcası yoksa yanına yaklaşmam
0
olaylar olaylar
(29.10.20)
Ben de aynı durumdan muzdaripdim. Ama sorun değil bu. Yazıyı çevirip paylaş, anlatarak paylaş. Etkilenecek bir durum yok. Büyütmemelisin.
0
Amory Lorch
(29.10.20)
ben iki yabancı dil arıyorum koşul olarak. ayrıca en az 1 yıl tecrübe, kimseye baştan her şeyi öğretemem.

etkilerdi.
0
alors
(29.10.20)
Etkilerdi, soğurdum
0
sta
(29.10.20)
etkilerdi ama paylas arada yollayip cevirebilirsin. o fazla tepki vermiyor ve ogrenmeye aciksa cok etkilenmemelisin aksi durumda kotu bir sey.
0
ala09
(29.10.20)
İngilizce kırmızı çizgim
0
kisa
(29.10.20)
Etkisi üzülürdüm.

Keşke bilse diye hayıflanırdım. Güvenlebileceğim, birlikte olmaktan mutlu olacağım birini buldum da, İngilizcesi kaldı.
0
put it in your appropriate place
(29.10.20)
İngilizce bilmiyor ile az biliyor ama hevesli ve çabalıyor farklı şeyler bence, gerçekten çok az bilen ve hevesi olmayan biri , dünya görüşü ve kişiliği ile alakalı az çok negatif ipuçları veriyor bence. Çok iyi ingilizce bilen biri ile hiç hevesi olmayan biri zaten birlikte olamaz, ha nasıl olur, lisede misede zoraki öğrenmiştir iş gereğide pekiştirmiş ve onunla beraber büyümüş bir ingilizce olabilir, oteller su gibi ingilizce bilen turizm mezunu şeriatçılarla dolu mesela.
0
docrivers
(29.10.20)
Üniversitedeki sevgilime dair en unutamadığım birkaç şeyden biri “have” ile “has” arasındaki farkın “have”in daha bir sahiplenme anlamı taşıdığını söylemeseydi. “Has” aynı etkiyi vermiyormuş ajsjx. Doğrusunu anlatmaya çalışınca da “bence böyle, ben buna inanıyorum” gibi bir şeyler söylemişti. Tabii ki başka sebeplerle ayrıldık ama bu tür şeyler benim yavaş yavaş soğumama neden olmuştu zamanında.

Üstte dalga geçilmiş ama o kadar da önemsiz değil bence. Tabii ki yabancı bir dili mükemmel seviyede bilmeyebilir herkes ki ben de mükemmel bilmiyorum zaten ama en azından karşındakinin öğrenmeye açık olması bile önemli yani bu zamanda İngilizce konusunda.
0
ms brownstone
(29.10.20)
cinsiyet belirterek yazsak daha doğru olabilir :)

bir erkek olarak, zerre kadar etkilemez diyorum.
0
tabudeviren
(29.10.20)
Ben IELTS sonucu görmeden date bile yapmıyorum.
0
pass
(29.10.20)
Hiç İngilizce bilmeyen insanla aynı ortamda bulunmadım yaşıtım olarak. Benim de çok iyi değildir bu arada İngilizcem. Ama az çok bilmek de gerek bu çağın dilini. Özellikle bu internet çağında genç bir insanın az buçuk da olsa İngilizce bilmemesi beni dumura uğratır,
0
Hallegadola
(29.10.20)
başka batan şeyler varsa her şey gibi bu da bal gibi etkileyebilir. ama fazla detay olmadığı için her şey ideal bir model kurup düşünelim, yabancı bir sevgiliniz/eşiniz var, ikiniz de farklı dillerle doğup büyüdünüz. yıllardır bildiğiniz alıştığınız dilde belki de sizi siz yapan mizahı, argoları, çok daha sofistike hilarious kalıpları, sözlerine gülüp ağladığınız şarkıları sevdiceğinizle paylaşamıyorsunuz :( buna rağmen, diğer her şey yolundaysa, birbirini seven ve ingilizce gayet iyi anlaşan bireyler olan size bu soru soruluyor. büyük olasılıkla "haha amk bunun için ara bozulur mu" diyerek el ele uzaklaşıyorsunuz. şimdi voilà anı, yukarıdaki metinde "ingilizce" kelimesini "türkçe" ile değiştirin
0
engelbert humperdinck
(29.10.20)
Dilin kendisi önemli değil, ancak ingilizce biliyor olmanın önemli olduğu o kadar çok şey var ki hayatta eğer bir insan belli bir yaşta hala bu dili öğrenmek zorunda kalmamışsa direkt hüküm vermesem de şöyle bir göz ucuyla bakarım hayatına. Kendine yeten, düzgün bir hayatı varsa, örneğin birkaç meme paylaşamıyor olmam çok da sorun olmaz benim için.
0
mentuhotep
(29.10.20)
internetteki neredeyse her düzgün kaynak ingilizce, günümüzde ingilizce bilmeyen biri gerçek manada kendini geliştiremez, geliştirse bile bir yerde tıkanır; entelektüel olamaz. entelektüelite meraklısı olmayan biriyle en baştan sevgili olamam.
denedim, olmadı. güldüğüm bir meme'i bile paylaşamadım, napıyım öyle ilişkiyi.
0
Bruce
(29.10.20)
3 dil bilmeyen insana selam bile vermiyorum şahsen ben. Ne flörtü, ne sevgilisi?
0
westblack
(29.10.20)
yani genel olarak yillar icinda asla asla dememeyi ogrendim o yuzden kesin konusamam. bir insanin bu yasa gelip nasil ingilizce ogrenmemeyi becerebildigini sorgularim garipserim ama dedigim gibi hayat, ozellike gonul isi, belli olmuyor.
0
hot potato
(29.10.20)
Ben ingilizce bilmeyen tüm insanları gördüğümde dövüyorum otobüse falan almıyorum aynı havayı solumuyorum lflfkvögög

Şaka bir yana İngilizce çok aman aman bir sorun oluşturmaz ama belli bir seviyede bilgi birikim şart paylaşım için.
0
basond
(29.10.20)
İng bilmemesinin olumsuz etkisi olmaz, bilmesinin olumlu etkisi olur. Sevgilim yok gerçi ama şöyle örnek vereyim; bazen bi story’i birine tam atacak oluyorum, sonra ingilizce olduğu için vazgeçiyorum ya da bi başkasına atıyorum.
0
üşüdüm üstümü örtsene hande
(29.10.20)
Esim internet memelerini benim kadar takip etmedigi icin bile paylasamayip uzuldugum seyler var. Ingilizce bilmemesini dusunemiyorum.

Ingilizce bilmeyen veya az bilen biri buyuk ihtimalle benim zihinsel dunyama yakin degildir. Belli kosullarda anlasilirsa hala iliski yasanir ama cok zor.
0
cleric
(29.10.20)
bunu 1-2 kere yaşadım, olmuyor.
sorun ingilizce değil aslında, paylaşımın kısıtlı kalması sanırım.
çok güldüğüm, çok sevdiğim birçok şeyi paylaşamamak kötü oluyor.

sevdiğin şarkılar bile aynı olamıyor.
olsa da, sende yarattığı duyguyu yaratmadığını biliyorsun.
tatsız.
bütünleşemiyorsun, aynı dili konuşamıyorsun sanki öyle olduğunda.
0
blatta hiberna
(29.10.20)
İngiliz olmadığım için etkilemez.
0
alfred
(29.10.20)
sabahlari vocabulary aksamlari perfekt tense calisacaksa bilmeyebilir onemli degil.
0
Ley
(29.10.20)
etkiliyor, ön yargılı olduğumu düşünüp ve denedim birkaç kere, olmadı. zira ilave bir dil biliyor olmak, başka bir dildeki kaynaklara da ulaşabilmek, daha çok araştırma yapabilmek, daha çok bilgiye ulaşabilmek, dolayısıyla da kendini daha çok geliştirebilmek demek. ha ingilizce bilir ama yine de bunları yapmayabilir. o zaman zaten oluru yok. ayrıca özellikle internet ile birlikte daha da global bir dünya ile haşır neşir olmanın gereği olan bir konuya zaman ve enerji harcamamış olması da beni olumsuz etkiliyor.

muhakkak iki kişi arasında bir makas yaratıyor, özellikle belli bir yaştan sonra yaşamsal birikmişliklerin, bilgi birikiminin paralel/benzer seviyelerde olmaması ilişkiyi imkansız hale getiriyor.
0
Phoebe
(29.10.20)
(bkz: mürsel ve anna) başka söze gerek yok. :)))
0
naksidil
(29.10.20)
Sanırım yapamazdım.
Aynı dili konuşamayan iki insanın bir arada yaşaması gibi. Aynı esprilere gülememek gibi. Farklı kültürlerde yetişmiş olup temel konularda anlaşamamak gibi.
Bunun dışında, eğer başka bir yabancı dil de bilmiyorsa, bu, dünyasının çok dar olmasını getirir.
Öğrenmeye çalışıyorsa durum değişir tabii. Destekleyebilirdim.
0
pantepember
(29.10.20)
Sorun İngilizce değil +1. Üniversite mezunu olmayan biriyle de birlikte olmam mesela. Şaka gibi gelmesin, Bayrampaşa'daki Nişantaşı üniversitesinden mezun olmuş biriyle de birlikte olmam. Genelleme olacak ama bunlar insanların nasıl bir hayat görüşü edinerek büyüdüğünü o kadar iyi anlatıyor ki; belki tanısam bambaşka biridir ama insan bir yerden sonra uğraşmak istemiyor. Etiketlere bakıp çıkarımda bulunmak zorunda kalıyorsun. Çok etkiler beni.
0
piremses
(29.10.20)
(3)

İlişkiyi bitirdiğim kişiyle olan ortak arkadaşın düğünü?

namidigerkokuc
Biz 3lü takılan bir gruptuk. Birisiyle bazı meselelerden dolayı ilişkiyi bitirdim. Kızgınlığım artık pek kalmadı ama yüzünü görmek istemediğim birisi. Diğer arkadaşın kınasında, düğününde nasıl olacak bilmiyorum. O bayağı yakın arkadaşım. Böyle bir durumu tecrübelemiş olan var mı
Biz 3lü takılan bir gruptuk. Birisiyle bazı meselelerden dolayı ilişkiyi bitirdim. Kızgınlığım artık pek kalmadı ama yüzünü görmek istemediğim birisi. Diğer arkadaşın kınasında, düğününde nasıl olacak bilmiyorum. O bayağı yakın arkadaşım. Böyle bir durumu tecrübelemiş olan var mı
0
namidigerkokuc
(26.10.20)
tam olarak böyle bir durumu yaşadım. 16 yıl 3 kişi takıldıktan sonra iki kişi koptuk ve birbirimizle görüşmemeye başladık. 3. arkadaşımızın düğününde, nikahında, nikah sonrası toplaşmada vesaire merhaba merhaba, nasılsın dedik geçtik. düğünden sonra yine görüşmedik. ki düğün sahibi bana seni strese sokacaksa çağırmayayım da demişti. bence başrol düğünü olan kişi, onu ne seçim yapacak ne de gerilim yaşayacak duruma sokmamalısınız.
0
Phoebe
(26.10.20)
bahsettiğin gibi üçlü gruptan birinin yeni sevgilisi olarak bir düğüne gitmiştim, hatta eski sevgiliyi yol üstünden alıp birlikte gitmiştik. arabada da düğünde de normal muhabbet olmuştu, gerginlik fln yoktu yani bilmesem eski sevgili olduklarını anlamazdım.

şimdi eski sevgiliyle karşılaşacağım bir etkinliğe gidecek olsam, eski sevgilinin yeni sevgilisiyle gelmesi ve benim sap gitmem ihtimalini düşünerek gitmezdim herhalde ama.
0
pati
(26.10.20)
Benim lisede en yakin arkadasimin sevgilisi ile universitede yakin arkadas olduk. Dugunume ikisi de geldi sonuc olarak, 2 ayri uca oturttup, ikisine de dedim geldiklerini. Ikisi de medeni bir sekilde kabul etti bana bir sey demediler de iclerinden ne gecirdiler bilmiyorum
0
la noix
(26.10.20)
(8)

evinize gelen yardımcıya yardım ediyor musunuz?

matilda
merhaba,hayatımda ilk kez ev temizliği için 2 haftada bir falan bir yardımcı gelecek. yalnız sanırım hafta sonu müsait sadece ve ben evdeyim. evde biri temizlik yaparken ben ayaklarımı uzatıp takılamam gibi geliyor ama yapacak olsam zaten ben yapardım niye yardımcı çağırayım diyorum yine de içime si
merhaba,
hayatımda ilk kez ev temizliği için 2 haftada bir falan bir yardımcı gelecek. yalnız sanırım hafta sonu müsait sadece ve ben evdeyim. evde biri temizlik yaparken ben ayaklarımı uzatıp takılamam gibi geliyor ama yapacak olsam zaten ben yapardım niye yardımcı çağırayım diyorum yine de içime sinmiyor. siz evdeyken, evde yardımcı varsa ne yapıyorsunuz?
0
matilda
(26.10.20)
ilk çağırdığım gün ben de evdeydim yardım ettim, diğer günler evde değildim kendisi yaptı ben dışarıdaki işlerimi hallettim. Çağırıp da yardım etmeyenler de var tabii ama bana uygun değil
0
anyelios
(26.10.20)
Yapacak olsam ben zaten yapardım kısmı maalesef doğru. O yüzden o işleri hallederken ben başka işlerim varsa (dolap içi düzenleme, buzdolabının içini düzenleme vs gibi) onları hallediyorum. Yoksa alışveriş gibi dışardaki işlerimi yapıyorum. Bazen de hiçbir şey yapmiyorum.
0
fraise
(26.10.20)
yardımcının ayağına da dolanmamak lazım. böyle düşünürsen içine siner gibi sanki. bırakın rahat rahat çalışsın. aksi durumda o da gerilir sen de gerilirsin, olan evin temizliğine olur. çıkın dolaşın ya da bi odaya çekilip kitap müzik film vs bir şeyler takılın. ben olsam öyle yapardım.
0
Improbable
(26.10.20)
fraise+1.

ben daha detay, doğrudan kendim halletmem gereken şeyleri yapıyorum şayet onunla aynı anda evdeysem. ya da salonu önce bitirmesini rica edip, kendim orda takılıyorum, arada kahve çay vesaire soruyorum.
0
Phoebe
(26.10.20)
Şu sıralar evdeyim ama çalışıyorum. Çalışmasam da yapacağım şey dolap içi düzeltme gibi bir şey olurdu. Ona "yardım" etmeye gerek yok. işini azaltacaksam (bir-iki ıvır zıvır ütüleme gibi) o gelmeden önce yapıyorum. Yetiştiremeyeceğini düşünürsem.
0
SiyamkedisiZorro
(26.10.20)
Hiç etmedim etmem de. Zaten genelde birisini kontrol etmesi için evde bırakıyorum ben evde olmuyorum. Ben evde olsam da kendi işime bakıyorum veya oyun oynuyorum, sadece arada kontrol ediyorum.
0
iwasbornonamountainside
(26.10.20)
kahvaltısını suyunu çayını eksik etme
tam gün temizlik yapacaksa yardım etmene gerek yok
ama iyi kontrol
kimse kendi evi gibi uğraşmaz

güvenebilecğein biriyse evde bekleme
temizlikçi çağırmaktaki amaç boş vakit kazanmak değil mi
0
bir soru sorcam
(26.10.20)
ortalıkta yayılmış olan ve toplanması gereken şeyleri topluyorum zaten yardımcı bilmez bu olay baya vakit alıyor ama bu iş olmasaydı o çalışırken ütü yapardım veya buzdolabını temizlerdim en kötü yemek yapardım ha evet yemek demişken yardımcı çalışırken mutlaka yemek yapıyorum ona yedirmek için vakit böyle geçiyor. dediğiniz gibi hem biri çalışırken ayak uzatıp oturmak saçma geliyor hem de evdeki tüm işler bitsin temizlik sonunda bir şey kalmasın istiyorum
0
iwillsee
(26.10.20)
(13)

Din kavgası

kondansator
Selamlar, çok dindar, yobaz birisi değilim. Oruç, cuma bayram namazlarını kaçırmıyorum sadece. Şimdi bizim kayınpeder ateist. Güzel kaliteli birisi. Din, inanç kısmı zaten insanın kendini ilgilendiren bir konu. Ben de sin siyaset kavgası yapmam, haliyle bu konulara da girmem. Ancak kayınpeder karlıs
Selamlar, çok dindar, yobaz birisi değilim. Oruç, cuma bayram namazlarını kaçırmıyorum sadece. Şimdi bizim kayınpeder ateist. Güzel kaliteli birisi. Din, inanç kısmı zaten insanın kendini ilgilendiren bir konu. Ben de sin siyaset kavgası yapmam, haliyle bu konulara da girmem. Ancak kayınpeder karlısında ateist olmayan birisini gördüğü zaman hemen din iman sayıp sövmeye başlıyor. Sonrasında yok şu sure böyle bu ayet böyle Müslümanlık şöyle böyle diye atıp tutuyor sabit fikirli birisi. Yani bu durum hoş karşılanır mı sizin nazarınız da?
0
kondansator
(25.10.20)
kayinpederin biraz bosbogazmis, yakin cevreyle siyatest, din gibi konularda bu kadar sivri konusmak yersiz, en iyisi hic konusmamak, siz bir araya geldiginizde din konularina deginmemeye calisin, ama bir yastan sonra davranislari degistiremezsiniz, bizim de boyle bir akraba var, kendi partisi disindakilere sovuyor da sovuyor, bir gun dayak yşyecek birisinden o olacak
0
exlibris
(25.10.20)
ateistler tam tersini yaşıyor ömürleri boyunca. her ortamda dinsiz imansızlara sövüp sayıyorlar, ateistler ses çıkaramıyor. senin durumda tam tersi olmuş :)
0
dafuq
(25.10.20)
Yani kısmen kayınpeder haklı. Şuan ülkemizde (hani %99 u müslüman olan), %50'si camiiden içeri girmemiştir. %70'i okuduğu duanın anlamını bile bilmez. %90'ının öyle veya böyle boğazından haram lokma geçmiştir. %99 'u dini gereksinimlerinin tamamını yerine getirmiyordur.

hani %99 varya işte onun içinden sadece %1 i müslümandır.
0
janavarorion
(25.10.20)
Herhangi bir konuya tepkisini sayıp söverek gösteren insanlardan rahatsız olurum. Benim babam partnerime kalbini kıracak şekilde eleştirel yaklaşsa da rahatsız olurum ve yalnızken bir daha yapmaması konusunda uyarırım.
“Müslümanlık şöyle böyle” derken tam olarak ne diyor bilmemek ile beraber sabit fikirli değil de haklı birisi olabilir. Siz zaten daha iyi biliyorsunuzdur inancın ve sonuçlarının güncel halini.
Sonuç olarak hoş karşılamam kabalığı ama konu o noktaya gelene kadar zaten görüştüğüm kişinin annesi, daha beni tanımadan benim ateist olmamdan rahatsız olduğu için konu oraya gelemedi yani :)
0
irene
(25.10.20)
Saniye sabretmem. Din iman konusu geçtiği an susar, bahsettiğiniz bir adamı gördüm mü de, kaçar giderim. Din siyaset hayatta konuşmam.
0
allah yazdiysa bozsun
(25.10.20)
Ben çok rahatsız oluyorum böyle insanlardan. Konuşacak başka şeyiniz yokmuş gibi saymalı sövmeli ve sizinle alakası olmayan insanlardan bahsetmek çok saçma. Otursun hava su muhabbeti yapsın çok daha iyi. Antalya’da hala denize giriyolarmış falan desin mesela, tahin yemek bağışıklığı güçlendiriyomuş biz de doğalını bulup alalım damat desin... bu kadar şey varken neden huzursuz konuları konuşmak?!
0
megalomaniac
(25.10.20)
ateistlerin muhafazakarı, bağnazı olmaz diye bir şey yok. kayınpederinizde kendi düşüncesinin bağnazı. normal fikir tartışması boyutunda sohbet etmek, karşılıklı görüşler,teoriler paylaşmak başka bir şey, inananların topu böyledir, vay şunu bilmiyorsunuz, höt nasıl inanırsınız bambaşka bir şey.

çok sık görüşmüyorsanız he deyip geçin, sık görüşyüorsanızda eşinizle birlikte bu konular açılacağı zaman savuşturmak üzere taktikler belirleyin ve uygulayın bence.
0
Phoebe
(25.10.20)
Adam örneğin şayet size çelişkileri, yalanları filan gösterip anlatıyorsa ve “bu insanlar bunlara rağmen inanıyor amk” diyorsa sorun yok bence. Ama Türkiye’de genel durum tam tersidir. Şu meme’de olduğu gibidir: www.reddit.com
0
cemallamec
(25.10.20)
Ben ilk tesettüre girdiğimde baba tarafım tesettürlüler başı kapatıyor şunu yapıyor bunu yapıyor sayıp döktüler aylarca. Bir gün dayanamayıp benim öyle bir davranış sergilediğimi gördünüz de ima mı ediyorsunuz neden saatlerce bu konu tartışılıyor dedim kesildi konu. Herkesin dini kendine uslubunca bozun açamasın tekrar bu konuyu.
0
cilekli pasta
(25.10.20)
Tolkien gibi ben de i lav tartışma diyorum. Hatta bazen karşıt düşüncede olmasam bile onu düşünen biri nasıl olurdu diyip savundugum da oluyor (misal hanim irkcilara laf diyor, ben de ırkçı tarafına düşünüyorum acaba çocukluğu nasıl geçti, hangi travma oldu vs diye). Biraz manyaklik ama tartismanin çok önemli oldugunu düşünüyorum.

Onun dışında din konusunda dediklerinde sıkıntı olduğunu düşünmüyorum. Ama ben uzak duruyorum bu muhabbetlerden aile ile genelde. Ayri konu 20 kisilik yakin aile cevresinde dine inanan 4-5 falandir, onlarla konusmuyorum diyelim.

Ama su tarz tartismalari da baslatan taraf degilim, ben kendi içimde zaten dine inanmanin mantiksizligini bildigim icin cok da düşündüğüm bir konu değil haliyle tartismiyorum da. Kendisi de zamanla sakinlesir bence.
0
logisticsmanager
(25.10.20)
Eşiniz uyarsın, benim babam da böyle birisi sayılır siyaset ve din konusunda böyle davranışları olabiliyor ama ben, abim ve annem genelde uyarıyoruz ve olabildiğince o konulardan uzak tutmaya veya karşısındakine saygılı bir münazara eder şekilde konuşması için uğraşıyoruz ve son 5 senede baya ilerleme kat ettik :D
0
atom karincanin torunu
(25.10.20)
Müslüman, gayrimüslime bile karşı "kâfir " dememeli . Kalplerinin kırılmaması için. Yine onların hakkına da girmemeli. Kaynaklarda geçer bu husus.
Hal böyleyken müslümana karşı olumsuz hal hareketler sergileyene uygun bir dille durumun yanlışlığını anlat isyersen.
Böyle şeyler hiç kimse için hoş karşılanamaz.
0
Erva
(25.10.20)
Eşiniz müdahale etsin +1

Kimsenin hakaretine tahammül etmek zorunda değilsiniz. Ateistin de dindarın da yobazı çekilmiyor maalesef.
Dolayısıyla ortamda hem inançlı hem inançsız insanlar varsa bu konulara girmemek en iyisi. Yakınlarının kalbini kırarak ne elde edecekler onu da anlamak mümkün değil.
0
Benyinegulerim
(25.10.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.