Giriş
(9)

Sevilmeyen Bir Şehirde Yaşamak Zorunda Kalmak

semsettin
Merhaba arkadaşlar Doğma büyüme İzmir'liyim. 25 yaşından sonra iş nedeniyle Ankara'ya taşındım. Sevemedim, alışamadım. Her seferinde İzmir'e gitmeyi gözler oldum. Olmadı, bir şekilde başaramadım, burada bir hayat kurdum, eşim burada çalışıyor, ben burada çalışıyorum ama hayatımdan keyif alamıyorum.
Merhaba arkadaşlar

Doğma büyüme İzmir'liyim. 25 yaşından sonra iş nedeniyle Ankara'ya taşındım. Sevemedim, alışamadım. Her seferinde İzmir'e gitmeyi gözler oldum. Olmadı, bir şekilde başaramadım, burada bir hayat kurdum, eşim burada çalışıyor, ben burada çalışıyorum ama hayatımdan keyif alamıyorum. Buraya İzmir övücülüğü yapmaya gelmedim. Herkese kendi memleketi güzeldir. Ancak doğup büyüdüğüm yere taban tabana zıt olan bu kentte resmen amaçsızca yaşıyorum, keyif almadan yaşıyorum. İstifa etmeye ve İzmir'e geri taşınıp sıfırdan bir hayat kurmaya, iş aramaya da cesaretim yok.

İnsanlara sorduğumda yaptığımın şımarıklık olduğunu söylüyor bir kısmı. Millet iş bulamıyor, sen şikayet ediyorsun diyen var. Haline şükret diyen var. Şükrediyorum orası ayrı konu. Ama keyif almadan yaşamak, sadece ölmemek için yaşamak yeterli midir? Hayatımdan keyif almıyorum. Doğduğum büyüdüğüm yerlerin sokaklarında amaçsızca yürümenin, oradaki eski arkadaşlarımla oturup saatlerce muhabbet etmenin hayalini kuruyorum. 30 yaşımı geçtim ama hala hayallerim ve düşüncelerim bu. Resmen amaçsızca yaşadığımı hissediyorum. Şehirde sevecek şeyler bulmakta zorlanıyorum. Deniz kıyısından ve nispeten rahat bir memleketten gelmenin sebebi mi bu? Kişilik yapımın etkisi mi bilmiyorum. Bana burada her şey renksiz, sıkıcı, soluk geliyor. Her seferinde memlekete gitmenin hayallerini kuruyorum.

Benzer durumları yaşayanlar var mı? Şımarıklık mı yapıyorum? Çok şey mi istiyorum?
0
semsettin
(13.11.20)
kobuzchu kiz'a ek olarak; siz acaba "buyumeyi" sevmemis olabilir misiniz ? cocuklugunuzu, gencliginizi ozluyor olabilir misiniz ? evlilik, cocuk, is derken bunlar mi size zor geldi acaba ?
0
sweetoffice
(13.11.20)
Cevaplar için teşekkür ederim.

@kobuzchu kız

Sosyal çevrem kısıtlı evet, pandemi öncesinde de kısıtlıydı. Ancak pandemiden önce dediğiniz aktivitelerin bir kısmını yaptım, evet, fakat Ankara Kalesi beni çevresi itibariyle ürkütüyor mesela. Bakın hiçbir şehri kötülemek istemiyorum, belki sorun bendedir fakat ben Çankaya ilçesi sınırları hariç eşimin elini tutup güvenle yürüyemiyorum pek fazla. Yani benim doğduğum memlekette insanlar sokaklarda yaşar, gece bile ara sokaklarda şortlu, etekli kızları bulabilirsiniz. Ben erkek olarak akşam bile dışarı çıktığımda eşimin kıyafetine karışmak zorunda kalıyorum. Yaşamayan bilemez. Deniz kıyısı rahatlığı ile iç bölgelerin soğukluğu ile ilgili bir durum belki bahsettiğim. Her yer bina, her yer gri geliyor bana. Çok klişelere girmek ve suçlama yapmak istemiyorum. Benim hissettiklerim bu. Yoksa güzel bir konsere, tiyatroya, oyuna gittiğimde mutlu oluyorum fakat Ankara "sokakta" yaşanabilen bir şehir değil. Ben özgürce kilometreler yürüdüğüm zamanları özlüyorum.

@sweetoffice

Büyümeyi sevmediğim kesinlikle doğru bir tespit fakat eşimle kendi şehrimde olsak daha mutlu oluruz diye düşünüyorum. Kısa zaman gittiğimizde zaten kendimi daha mutlu hissediyorum. Yalnızken bile yapacak bir sürü şey buluyorum. En basitinden deniz kenarında oturmak, sevdiğim semtlerin sokaklarını turlamak gibi. Ama burada bunu yapamıyorum. İzmir'de de çalıştım. Orada da dertlerim vardı fakat her gün umutla beklediğim bir şeyler yoktu, genel anlamda 10 üzerinden 5-6 mutlulukla yaşıyordum. Şimdi (pandemi öncesinde de) 2-3 puanı geçmiyordur herhalde.

@imojeen

İkimizin İzmir'de tatmin edici bir iş bulması biraz zor gibi gözüküyor. O burada mutlu. Halbuki ikimiz de İzmirliyiz ve ailelerimiz orada. Ama düzen burada oturdu işte.

Bazen düşünüyorum. doğu illerimizden birine, küçük bir şehire de gidebilirdim. Orada ne yapardım diye. Bunları düşününce yaptığım şımarıklık diyorum. Ama kendimizi mi avutuyoruz yoksa modern kölelik düzeninde her şeyi normalleştiriyor muyuz bilmiyorum. Sevdiğim şehirde, memleketimde bile yaşaamıyorsam, hangi refahtan, hangi haktan bahsediyoruz diye düşünürken buluyorum kendimi bazen.
0
🌸semsettin
(13.11.20)
sürekli arkanıza baktığınız için önünüzdeki yeni yolları göremiyorsunuz. kafanızın içi tamamen arkaya dönükken görmeniz imkansız. sevecek şeyler bulmakta zorlanmanızda bu nedenle, zihniniz o kadar ön yargılarla, geçmişle ve izmirle dolu ki yeni şeyler için alan yok zaten.

ön yargılarınızı ve geçmişte yaşamayı bir kenra bırakırsanız ancak o şekilde yeni bir hayat kurmanız mümkün olur.
0
Phoebe
(13.11.20)
Hocam 2 yol var.

a- Dönebilecek bir yol bulmak
b- Sevmeyi öğrenmek.

İkisinden birini başarabilirsiniz, hiçbir şey imkansız değil.

Sadece b şıkkına gidilecekse:
Biraz fazla taraflısınız. Ankara o kadar cehennem ve güvenilir olmayan bir yer değil. Bunu bir süre orada yaşamış ve hala da kardeşi orada yaşayan biri olarak söylüyorum. İzmirli olup Ankara'da yaşayan arkadaşlarım da epey var. Her şehrin kendine göre güzellikleri ve zorlukları var. Kabullenmek ve harekete geçmek lazım.
0
lcha
(13.11.20)
Ankara’da üniversitem nedeniyle üç yıl yaşadım.

Her fırsatta İstanbul’a geri döndüm. Bunun sosyal çevreyle bir alakası yok. Sosyal hayatımda hem etkinliklere katılıp hem de sosyal projeler yürüten, sürekli ekip çalışmasına katılan bir insanım çünkü. 5 yıl uzaklığa rağmen hala çok yakın olduğum bir arkadaş grubu da edindim.Yine de sevmedim şehiri. Tiyatro oyunlarını takip etmekle, müze gezmekle şehir sevilmiyor. Arkadaş çevresiyle de sevilmiyor.

Çünkü çirkin. Soluk. Akşam sokakları boş. Kışı insanın dışarıda vakit geçirip, gezip dolaşacağı şekilde geçmiyor. Ayrıca İç Anadolu insanı biraz şey, zor.

Şımarıklık değil. Sevmediğinizi kabullenip başka şehirde iş arayın. Keyifsiz yaşamanın ve bir yeri zorla sevmeye çalışmanın ne manası var?
0
buf-e kür
(13.11.20)
Denizi olan bir kentte doğup büyüyüp, öğrenci olarak 5 sene ankarada yaşamış biri olarak cevap vermeye geldim. Ve verilen cevaplara göz atınca kobuchu kız +1 gibi olacak.

Ben de ilk bir iki sene hiç keyif alamamış alışamamıştım. İhtiyaç duyduğum şeyleri bile alamıyordum. Eve gidince alırım diyordum. İlk yıl 40-45 otobüs biletim vardı saymıştım. Mezun olurkense bambaşkaydı.

Öncelikle Ankaradaki gerçekten en güzel şeylerden biri Devlet Tiyatrosu. (şuan içinde bulunduğumuz süreci hariç tutuyorum) Hala orada izlediğim bir çok oyunu mutlulukla hatırlıyorum. İstanbula geldim yine sayısız oyun izledim ama asla yerini tutmuyor. Ankaradaki bütün sahnelerde gidip oyun izlemişliğim vardır. O açıdan bile güzel. İstanbul gibi ulaşmak için sürünmüyorsunuz. Bence sık sık gitmeye çalışın bilemiyorum sever misiniz ama.

Sonra Ankara yürümek, dolaşmak için çok güzel bir şehir bence. İstediğiniz yere şıp diye de varabiliyorsunuz. Küçükesad, Bestekar, Tunalı, Tandoğan, ve hatta Sakarya Caddesi bile gezinmesi eğlenceli yerler gibi gelirdi bana. Buralarda arkadaşlarınızla yiyip, içip eğlenebileceğiniz yerler için seçenek de çok. İsterseniz 2 saatte moddan moda takılabilirsiniz.
Ben mesela binaların üst katlarında bar cafe bistro kitapevi şu bu olması olayını ilk kez Ankarada görmüştüm. Çok garip gelmişti. Karanfilde filan hiç kafamı kaldırıp bakmamışım bu binaların üstünde ne var acaba diye. Sonra onu keşfedince tek tek çoğunu denemiştim.

Ben avm hiç sevmem ancak Ankara da Kent Parkı çok severdim mesela. Belki içindeki Arkadaş Kitap evinden ve çok büyük olmasına rağmen az dükkan olmasından dolayıdır. O kitapevini saatlerce dolaşmak çok hoşuma giderdi çünkü rahatsız edecek pek bir şey olmazdı. Kalabalık yoktu, sakindi.
Mogana bisiklet sürmeye yürüyüşe gidebilirsiniz.

Biraz da Phoebe +1 olsun. Bence orada size aileyle beraber hatta bazen kendi kendinize yapması eğlenceli şeyler bulabilirsiniz.

Bence her boş vaktinizde Ankarada gitmediğiniz/yapmadığınız bir şeyleri deneyin. Onları yaparken başka şeylerle de karşılaşırsınız derken derken bir şeyler çoğalır.
0
a perfect lie
(13.11.20)
Uzun uzun ne güzel cevaplar yazmışsınız ya. Güzel insanlarsınız. Çok teşekkür ederim hepinize. Burada farklı bakış açıları görüyorum, kendimi değerlendirmemi sağlıyor.

Umarım bol bol cevaplar gelir. İnsanların tecrübelerini ve fikrini öğrenmek beni sevindiriyor.
0
🌸semsettin
(13.11.20)
Sorun şehirlerle alakalı değil. Bulunduğunuz şehir Ankara değil de İstanbul'un deniz kıyısında yer alan güzel, sakin, güvenli bir semti olsa yine aynı hissederdiniz. İzmir'e taşınsanız yine aynı şekilde amaçsızca yaşayıp, hayattan keyif almamaya devam edeceksiniz. Siz sanırım yaşadığınız sorunlara çözüm olarak İzmir'i görüyorsunuz ama öyle değil.

Ankara, İzmir'e zıt bir şehir değil. Siz İzmir'de taşınsanız orada yaşasanız hayatınız daha güzel olacaksandığınız hiç böyle düşünüyorsunuz. Üstelik İzmir'in her noktası sizin anlattığınız gibi değil.
0
GoodMorningTeacher
(13.11.20)
Ankarada izmirde çöp şehir. Tatavaya hiç gerek yok İstanbul'a gel :D

Buf e kür Ankara'nın durumunu çok iyi özetlemiş. Ağzına sağlık.
0
eazy
(13.11.20)
(20)

hic evlenmeden olen insan

slalom
az evvel sözlükte basliga denk geldim de sizin var mi hic cevrenizde hic evlenmemiş mesela 50 yas ustu kimse? ne mesela genelde asil sebep?baslik (git:https://eksisozluk.com/hic-evlenmeden-olen-insan--5075555)
az evvel sözlükte basliga denk geldim de sizin var mi hic cevrenizde hic evlenmemiş mesela 50 yas ustu kimse? ne mesela genelde asil sebep?

baslik (git:eksisozluk.com)
0
slalom
(13.11.20)
var. abla kardeş hatta. aynı evde yaşıyorlar. erkek olanı evlendirme çabaları oldu ama gerçekleştiremediler.

biri daha vardı. kardeşi hastaydı. ona bakardı hep. o vefat etti. sonra babasıyla başbaşa kaldılar. babası da vefat edince kendini soyutladı. ona da bir teklif gitti ama çok feci tersledi. daha sonra banyoda kalp krizi geçirmiş. 3 gün sonra mı ne bulundu evde.
0
sutlu nescafe
(13.11.20)
Ben soruyu tam anlamadım, ölmüş mü olması gerekiyor yoksa 50 yaş üstü evlenmemiş mi eğer öyleyse benim baya tanıdığım var. Bir tanesinden bahsetmem gerekirse kendisi şu an 55 yaşında geçmişte çok ilişkisi oldu ama hayal kırıklarıyla bitti sonrasında da istediği kafa dengi birisi çıkmadı karşısına arada flörtleri oluyor ama evliliği seçmedi. Çok donanımlı, muhabbeti harika ve güzel bir kadın. Ama benim asıl anlayamadığım evlenmemiş insanlara neden uzaylı muamelesi yapıldığı. Az önce başka bir duyuruda da aynısını yazdım, yine yaziyim herkes evlenmek zorunda değil.
0
carmenta
(13.11.20)
@sutlu tam olarak boyle bi şey gecmisti icimden yalnız olen biri, çok hazin geliyo bana nedense. çok merak ediyorum hikayesi neydi acaba nasıl gecti ömrü, hic istedi mi yoksa gayet keyfi yerindemiydi falan filan...


@carmenta tabi ki kimse evlenmek zorunda degil, bu bi tercih. ben sadece kisisel hikayeleri merak ettim o kadar.
0
🌸slalom
(13.11.20)
kendisini kardeşi ve babasına adamıştı. sosyal bir hayatı yoktu. ikisi de öldükten sonra akrabaları olarak bizlerden iyice uzaklaştı. zaten inançlıydı. iyice dine düştü. hatta teyzem yaşında, teyzem yerine koyduğum biriydi. bir keresinde benimle tokalaşmadı bile.
annemle, teyzemle telefonla bile görüşmemeye başladı. 212de oturuyordu. gel 216ya alalım dediler. akrabalara yakın ol dediler dinlemedi.
sonra da kapısında gazete ekmek birikmeye başlamış, komşular içerden su sesi duymuş. öleli 3 gün olmuş falan. öyle işte...
0
sutlu nescafe
(13.11.20)
Annemin kuzeni var, kadın. Gençken bir sevgilisi olmuş ve ona kaçmış, adam evli çıkmış ve bizim aile aşırı muhafazakar olduğu için muhtemelen kadın kendini bir travmanın içinde bulmuş. İdealindeki adamı bulsa evleneceğini söylerdi ama bu durum hiç gerçek olmadı bildiğim kadarıyla.

Ayrıca herkes evlenmek zorunda değil+1
0
Unde bach canim
(13.11.20)
evlenenler de yalnız ölüyor? babaannemin 5 çocuğu var mesela, ama kadın şu an yalnız yaşıyor. ölse yalnız ölmüş olacak. dedem de bir başına öldü. demem o ki, yalnız ölmek-bekarlık ilişkisi çok zorlama/uydurma bence.
0
hazen
(13.11.20)
ben de direk size ters çıkar gibi oldum ama toplumun dayatmalarını hayatım boyunca anlamamış ve tamamen de karşı birisiyim. maalesef bizde birisi boşanır hemen aa ne kusuru vardı acaba denir, evlenmez yine ayni, beraber yasar ayiplanir. yoksa kisiel merakiniza tamamen saygim var. bir kac ornek daha veriyim o zaman bir tanesi yillardir sevgilisiyle beraber yasiyor ama evlenmediler benim gozumde evlilikten hic bir farki yok gerci. Bir de babamin arkadasi vardi o da evlenmedi hic cok kiz arkadasi oldu onun da, beraber yasadiklari oldu ama is evlilige gelmedi hic bir zaman. Tamamen sansla ilgili bence, eger o kisi karsina cikmiyorsa ne yapabilir ki ve bence bu karari genelde mantik evliliginin ne kadar sacma oldugunu dusunenler aliyor.
0
carmenta
(13.11.20)
bol miktarda var. hemen aklima 4 kisi geldi mesela, ikisi erkek, ikisi kadin.

erkekleri cozmek kolay, bir tanesi kesin gay, hatunlardan uzak duruyor, su anda 70'e merdivendayamis vaziyette.

Oburu zamaninin hizli playboy'u imis, pil bitince ki bu 50lerin sonuna denk geliyor evlenmeye calisti ama bu arada para sikintisi da cektigi icin malesef kimseyi bulamadi ve yakin zamanda oldu gitti. Bunun kiz kardesi var o da 60'i gecti herhalde, evde tek basina beyaz atli prensini bekliyor.

Hatunlari cozmesi zor, ama biri yuzunden dayak bile yemisligim var. Uzak bir akrabaydi babaanneme gelip giderdi, hic evlenmedi saniyorum yakin zamanda vefat etti. 4-5 yasinda falandim, baktim hatun gelip gidiyor ama ortada bir cocuk yok, ben de babaannemde sikiliyorum biri gelse de oynasak kafasindayim. Hatuna senin neden cocugun yok? diye sordum, hatununun aglamaya baslamasi ve benim babaannemden tokadi yemem herhalde 2 saniye kadar surdu. Neden tokat yedigimi uzun sure cozemedim. Bu da boyle bir animdir :D
0
cooperr
(13.11.20)
2 tane akrabam var. Biri sağlık nedeni, biri de ailelerin anlaşamaması sonucunda.
0
horowitz
(13.11.20)
arkadasimin annesinin teyzesi. 70 ustundeydi kadin, hic evlenmemis (kizkardesi de o da)

bu kadin banyoyu temizlerken camasir suyuyla tuz ruhu karistirip zehirlendi.

herkes evlenmek zorunda degil ama hic kimseyle olmadan yasayip olmek bana da hazin geliyor.
0
yoggi
(13.11.20)
yaşamın en güzel amaçlarından biri sevmek ve bundan mahrum kalanlar icin, hayat sartlarinin talihsizlikleriyle koca bir ömrü yalnız, belki sevmeden sevilmeden geçirmiş insanlara çok üzülüyorum. belki kendisine sorsan varligini bilmediği bi duygu icin yok ben gayet iyiyim kafam rahat kimseyi çekemem diyecekti ama var mi su dünyada butun aklin ve kalbinle emin olarak bir başkası tarafından sevilmek kadar güzel bir duygu?
0
🌸slalom
(13.11.20)
biri 53 biri 50 yaşında abla kardeş var. aile evinde kalıyorlar, yani anne babalarıyla.
şans, talih, kader, kısmet işte. evlenecekleri insan denk gelmedi. gelse evlenirlerdi.
hayatlarında insan oldu ama evlenemediler. ama evlenememiş olmayı da kafaya takmıyorlar.
ben şu açıdan üzülüyorum: anne veya baba olma duygusunu tadamamış olmak. (ben de tatmadım, orası ayrı)
yani dünya üzerinde olan ve başkalarının yaşayarak mutlu olduğu bir şeyi deneyimleyememiş oluyorsun.
sana anne/baba diyerek koşan bir çocuk.. ne bileyim. güzel olurdu herhalde.
yaşıtlarının üniversite mezunu çocuğu varken, onlar bebeği olma duygusunu bile tatmadan ölecekler. (belki ben de).. ölmek mesele değil de, dünyada olan ve herkesin deneyimlediği bir şeyi deneyimleyemiyorsun işte.

bir de yazdığın şuna takıldım:
"yalnız olen biri, çok hazin geliyo bana nedense. çok merak ediyorum hikayesi neydi acaba nasıl gecti ömrü, hic istedi mi yoksa gayet keyfi yerindemiydi falan filan.."

yalnız ölmek niye hazin geliyor dostum, evli olsan da yalnız ölebilirsin. evliliği bir yalnız ölmeme garantisi olarak görmek saçma değil mi? elvis presley evinin banyosunda ölü bulundu mesela, evli değilse de evinde kız arkadaşı vardı. yalnız ölmek hiç umrumda değil. bu beni hiç tedirgin etmiyor.
0
tabudeviren
(13.11.20)
Kac yasindasiniz ve nerede yasiyorsunuz cok merak ettim.

Sevgiden mahrum kalmak mi
Yalniz olen kisinin hazin hikayesi mi... cok ilginc buldum dusuncelerinizi.

Herkes evlenmek zorunda olmadigi gibi her evli de sevilip sevmis olmuyor. Icime dogan bulundugunuz cevrede bu tur insanlarin bolca olabilecegi. Gorucu usulu falan evlenirler, cocuk da yaparlar, toplum gozunde evli mutlu cocuklu olurlar :) peki evin icinde ne yasaniyor, kimse bilmez.. bu insanlar bosanmaya da karsilardir yani bi omur gercekten evli kalirlar. Bu mudur yani hazin olmayan hikaye.

Obur yanda nikah kiymayip ciddi ask yasayan da var. Kimisi evet 50sinde ayrilabilir ve hayatina bi daha kimseyi almayabilir. Bu kisiler simdi sizde uzuntu mu yaratiyor.

Ayrica evlenip cocuk sahibi olan ve yalniz olenler de var. Cocuk ailesine bakma araci olarak gorulmemeli, cocuk da kendi hayatini kurup sinirli bir bakim saglayabilecek sonucta ailesine.

Gene sanki sizin dusunce yapinizin cevresine gore cocuk, dul kalan ebeveyni evlenince yanina almali.. yok oyle bi sey.

Kisacasi bekarlar yalniz olur, sevgiden mahrum kalir gibi bi dusunce hos ve anlamli degil.
0
Kittie
(13.11.20)
Kimisi ailesine bakmak için evlenmiyor, sonra da yaş geçiyor zaten. 60 yaşlarda bir komşumuz var o da evlenmemiş. Yaş ilerledikçe bir başkasına katlanıp beraber yaşama düşüncesi zor geliyor diyordu
0
gazozailacatmauzmani
(13.11.20)
İlerleyen zamanlarda ben olacağım bu sanırım. Çok istiyorum; mutlu olayım, mutlu edeyim minnoş minnoş çocuklarımız olsun. Her gün maceradan maceraya atılalım. Ama olmuyor işte. İlk girişi beceremiyorum. Tanışıyorum ama devamı gelmiyor. Hep hüsranla bitiyor. Geçenlerde bi kız var diye soru sormuştum buraya, o işte yattı. Halbuki çok iyi anlaşıyorduk. Bence bu dünyada beni sevebilecek biri yok.

Burada yazılanları okudum daha kötü oldum. Sanırım bende bir gün banyoda sessiz bir şekilde tek başıma öleceğim. Halbuki böyle bitmemeliydi hikayem :(
0
top_secret
(13.11.20)
Hiç evlenmemiş olanda var, evlenip ayrılmış ve bir daha evlenmeyende var çevremde. yalnız yaşamayı kotarabilen bir mizacınız varsa evlilik şart değil, öyle bir modda da değil hiç biri, ben de dahil. mutluluğu sadece hayatında birinin olmasına, dış faktörlere, 2.-3. şahıslara bağlamak sağlıklı gelmiyor misal bana. mutluluk dediğimiz şey içsel bir motivasyon. elbette keyifli bir yol arkadaşlığı çok güzel ama olmuyorsa da olmaz. sanki kendini gerçekleştirmenin tek yolu buymuş gibi düşünmek, yalnızlığa bu kadar trajik anlamlar yüklemek tamamen kültürel kodlarımızla ilgili. varsayalım banyoda öldüm, 3 gün sonra bulundum. yahu zaten ölüp gitmişim ne durumun farkında olacağım ne nasıl bulunduğumun önemi olacak, toprağa gömecekler olcak bitcek işte.

dipnot olarakta bunu yazmadan geçemeyeceğim; aynı evde yaşayan evli ve hatta çocuklu ama birbirlerinden nefret eden, herkesin cep telefonu ve sosyal medyası ile yaşadığı ve birbirleriyle sıfır iletişimi/bağı/teması olan milyonlarca insan var. yalnızlık kime göre neye göre...
0
Phoebe
(13.11.20)
Evli çocukluyken de yalnız ölebilirsiniz. Hümeyra'nın oğlu gibi. Yanlış insan insanı kanser eder, kalp krizi geçirtir.
0
gelmeistemem
(13.11.20)
Halam 54 yaşında, hiç evlenmedi. İnanılmaz sosyal ve çok sayıda hobisi olan bir insan. Hiç evlenmek, evini ve hayatını paylaşmak istemedi. Yaklaşık 8 yıldır süren bir ilişkisi var, evlenmeyi düşünmüyorlar.
0
fotrsapka
(13.11.20)
Evliliğin ne halt olduğunu anlamış aydınlanmış insanlar oluyor bunlar genelde.
0
lcha
(13.11.20)
Evlenmek istememiş ve evlenmemiş yok. Evlenmek istemiş ama evlenememiş bir kadın ve bir erkek . İki tanıdık var.
Emin olun ikisi'de uyumsuz ve geçimsiz insanlar.
0
ycaycayca
(13.11.20)
(11)

Boşanma planlayalım

theblizzard
Şöyle kiiii.. boşanıyoruz. Benden 2.000 tl talep etti çocuk için. Makul. Ortalama gelirim 12.000₺Bana kalacak 10.000. Kaçını kiraya vermeliyim?Arabam var. masrafım 0. Benzin, kasko vs ödemiyorum. Sizce çocuğa yakın mı otursam yoksa şehir merkezine daha yakın bir yerde mi?
Şöyle kiiii.. boşanıyoruz.

Benden 2.000 tl talep etti çocuk için. Makul.
Ortalama gelirim 12.000₺

Bana kalacak 10.000.

Kaçını kiraya vermeliyim?
Arabam var. masrafım 0. Benzin, kasko vs ödemiyorum.

Sizce çocuğa yakın mı otursam yoksa şehir merkezine daha yakın bir yerde mi?
0
theblizzard
(12.11.20)
şehir önemli. eğer büyükşehir ise ben şehir merkezinde oturmayı tercih ederim. nasılsa artık bekarsın şehir merkezinde oturman daha iyi sosyalleşebilmen için. çocuğu her gün göremeyeceğin için ve araban da olduğu için oradaki uzaklık çok dert olmaz gibi. basar gidersin. kira için 2500-3000 gibi bir şey düşünürdüm max.
0
amandil
(12.11.20)
Bir çocuğa oda bir de kendinize desek 2+1 ev gerek. Trafik sorunu yoksa çocuğa yakın otururum ben. Varsa işe yakın olmak daha makul.
Kira da 2500 e kadar çıkardım aidat fatura derken ev masrafının kalemi var da var abartmak fuzuli olur.
0
cilekli pasta
(12.11.20)
nasılsa artık bekarsın şehir merkezinde oturman daha iyi sosyalleşebilmen için +1. Ufak ama ici temiz, yapili bir daire tut. spor salonu, gerekiyorsa sac ektirme vb olaylara girerdim herhalde ben olsam. onlara butce ayir bir de biriktir tabi bir kenarda ayda 2-3 bin en az.
0
hot potato
(13.11.20)
2500'i gecmesin.
Niye sac ektiriyor ki, kel oldugu nerde yaziyor adamin?
0
baldur2
(13.11.20)
Bosanmissin artık..üstüne iki bin verip bir de cocuga yakın mi oturacaksan? Ne gerek var ki????
0
elorelia
(13.11.20)
Merkeze yakın otur. "Senin" içine sinen rahat edebileceğin bir ortam kur kendine. Rahat hareket edebileceğin bir miktarda ayır harcamaların için. Bunların miktarını sen biliyorsun. Tertemiz bir sayfa aç kendine.
0
top_secret
(13.11.20)
Bunun sizcesi mi olur yav :)
Çocuğunu sık sık görmek istiyorsan yakın otur.
Çocukla ilişkim de pek matah değil, annesini de görmek istemiyorum.
Yeni hayat kuracağım kendime, sıfırdan başlayacağım diyorsan, istediğin semtte otur.

Kaçını kiraya vermeliyim kısmı da bu üstteki duruma göre şekillenecek
Nişantaşının ortasında oturmak istiyorum dersen 4-5 vermelisin
bebekte oturmak istiyorsan 6 7
Halkalıda oturmak istiyoran 2
0
summatinyourteeth
(13.11.20)
çocuğa yakın oturun. nerdeyse bütün boşanmış kadın ve erkek arkadaşlarımda erkek olanlar kendi hayatlarına dalıp gittikleri için o çocukların sıkıntılarını göremiyorlar. gece çocuğunuz kafasını patlatsa veya annesi düşüp kafasını patlatmış olsa, çocuk sizi arasa şehir merkezinden gitme sürenizle yakın yerden kendisine ulaşma süreniz tek kriteriniz olmalı bence. bir arkadaşımızın eski eşi ben neo köylü olcam dedi çekti urla'nın köyüne gitti. çocuk geçenlerde çok ciddi bir sıkıntısı olduğunda annesi babanı çağırmamı ister misin dediğinde, beni istese oraya mı taşınırdı kendi keyfi için, boşversene anne rehber öğretmenimle konuşurum sen üzülme demiş (sınıfta erkek çocuklarının birbirine zorbalığı ile ilgili). 7. sınıf öğrencisi bir çocuğun düşüneceği ve kuracağı bir cümle olmamalı bu, annesi de çok üzüldü kaç gün. anlayana çok ağır bir cümle.

çocuk sahibi olmak bir tercih. bu tercihte bulunduysanız çocuk belli bir yaşa gelene kadar bunun gereklerini yerine getirmeniz insani ve ebeveyn olarak sorumluluğunuz.
0
Phoebe
(13.11.20)
Phoebe +1

çocuğa çabuk ulaşabileceğiniz yerde olmalısınız.
annesiyle karşılaşmayacağınız ya da sürekli burun buruna olmayacağınız kadar uzak ama acil bir durumda çocuğa hemen yetişebilecek kadar yakın.
dünyanın bin türlü hali var.
bir kaza olur, hastalanır gece doktora götürmek gerekir, annesi hastalanır çocuğu bir yere getirmek/götürmek gerekir vb.
çocuk söz konusu olunca bunları düşünmek lazım.
sadece lojistik nedenlerle değil, genel olarak çocuğa "uzak" kalmayın.
babasının yakında olduğunu bilsin.
0
blatta hiberna
(13.11.20)
phoebe +1 demek isterdim, ancak çocuğunuzu evlilikle birlikte kurtulmak istediginiz bir sey gibi mi goruyorsunuz? sorunuz bile tuhaf geldi ama durum bu demek ki. cocuga mi yakin olayim vs sehir merkezinde mi oturayim... bana acimasiz bir kiyaslama gibi geldi ama kararinizi vermis gibisiniz. bekar bir baba degil de bekar bir erkek gibi yasamak istiyorsaniz sehir merkezinde oturun.
0
hazen
(13.11.20)
Tabiki çocuğa yakın, bu da soru mu..
0
sta
(13.11.20)
(27)

İzmir Depremi

black mamba
Devamı olur mu ki evlere girilir mi, sizlerde durum nedir?
Devamı olur mu ki evlere girilir mi, sizlerde durum nedir?
0
black mamba
(30.10.20)
Devamı olup olmayacağını burdakiler nereden bilir bilmiyorum da :/

Ben asıl istanbuldan nasıl beşik gibi sallandık onu anlamaya çalışıyorum.

İzmir'de yıkım var mı 6.6 - 6.8 yüksek çünkü inşallah bişey olmamıştır.
0
ananiyimioguz
(30.10.20)
İzmir'de olsam eve girmezdim.
0
stewie
(30.10.20)
nazilli böle sallandıysa izmir bangır bangır sallanmıştır.
0
mikahakkinen
(30.10.20)
Ev baya sallandı. Sağa sola gitti. Uzun sürdü bir de.
0
🌸black mamba
(30.10.20)
kuşadası kötü deniliyor. yıkılan birkaç ev fotoğrafı da geldi arkadaştan maalesef.
0
onemoremile
(30.10.20)
şu ana kadar büyük deprem olup devamı geldiği oldumu aynı gün? küçükartçıları kastetmiyorum. hatırlamıyorum.
sadece bina hasarlı olabilir ve kendiliğinden yıkılabilir deprem olmasa bile.ondan dolayı daha çok eve girmemek öneriliyor diye biliyorum?
0
ShadowOfMoon
(30.10.20)
şuan artçılar oluyor hala hissediliyor :/ (torbalı)
0
redeath
(30.10.20)
Yurtdışı sitelerde 7.0 derecesinde diyor. Dikkat etmek lazım
0
Erva
(30.10.20)
artçılar oluyormuş, daha devam eder. bugün binalardan uzak durun. bir de kıyılardan.
0
rose parks
(30.10.20)
AFAD açıklama yaptı. Artçılar bekleniyor ve binalara girmeyin diye. Mümkün mertebe girmemekte fayda var. Büyük geçmiş olsun.
0
himmet dayi
(30.10.20)
ege üniversitesi kan ihtiyacı için bağış istedi, bilginize....
twitter.com
0
pccopath
(30.10.20)
Biz evdeydik çok kötü salladı kesin binalar yıkılmıştır dedim
0
olaylar olaylar
(30.10.20)
salladı baya. evdeyim
0
yuvarlanantencereninkapagi
(30.10.20)
izmir'de degilim, ailem kusadasinda, neyse ki bornovada yasayan ablam ve esi de dun kusadasina annemlere gittiler.

videolarda gorulen, ziraat bankasinin yanindaki yikilan 8 katli bina eski evime 2 dk yurume mesafesinde, onunde her gun servis bekledigim yer, ben burada bu kadar kotu olduysam depremi hissetmeden hissedenlerin halini dusunemiyorum bile.

su ana kadar ulasabildigim herkes "korktuk ama biz iyiyiz" dedi, evlerde catlaklar, patlayan fayanslar, kirilan esyalar varmis.

cok gecmis olsun.

asagiya ayrica duyuru actim ancak, depremzedelere maddi olarak yardim edebilecegimiz guvenilir kuruluslar varsa lutfen paylasin.
0
the end of time
(30.10.20)
bornovadayım, deprem esnasında evdeydim. tv kitaplik vs bi sürü sey düştü ama ev simdilik iyi durumda. civarda ciddi hasar gören evler var. kimse giremiyor haliyle. artcilar devam ediyor ama tekrar büyük siddette olmaz umarim :(
0
pink cadillac
(30.10.20)
Ben girmiycem. Arabada bile son bir saate 2 defa sağlam sallandım.
0
Phoebe
(30.10.20)
çok sallandık. şu an evdeyim, evde bir sıkıntı yok gibi ama eğer yine buna benzer bir depremi atlatırsam pılımı pırtımı toplar kaçarım.

hayatımda yaşadığım en şiddetli ve bitmeyen depremdi. bit artık dedim.
0
false pretension
(30.10.20)
Ben 2. Kattaydım. Yukarda teras var. Asma çatı ve üzerinde saç var. Teras daha güvenilir midir?
0
🌸black mamba
(30.10.20)
Karşıyaka da eve girmiştim deprem sonrası. Şimdi Seferihisar da yine evdeyiz
0
gazozailacatmauzmani
(30.10.20)
Üçyol'da gece evde uyudum mecburen. Sabaha karşı artçılar devam etti.
0
kanlakarisikyagmur
(31.10.20)
28 saat için 500ü aşkın artçı olmuş. Bayağı sallandık da mecburen girip eve yattık. Her sallanmada uyandım, baktım devamı yok geri yattım. Ama hangi bölgedesin? Evinde çatlak var mı? Bunlar önemli. Ona göre gir ya da arabada/çadırda yat ya da başka semte geç.

Edit: bu arada artçılar bi 15 gün daha gidermiş Prof. Ercan öyle açıkladı ve 5.9a kadar çıkabilirmiş.
0
superfluid
(31.10.20)
Bornova'da, iş yerinde, altıncı katta idik.
En üst kat.
Vademiz bu kadarmış diye düşündüm, duvarların üzerimize yıkılmasını bekledim. Çok korkunçtu.
Yarın o binaya çalışmaya gideceğim.
0
pro9it9is9
(01.11.20)
oluyor sürekli durum kötü
0
kushkush
(01.11.20)
riskli bölgede değilseniz ve evinizde hasar yoksa bence girebilirsiniz.
0
ilkot
(01.11.20)
Binalarda görünen veya görünmeye hasarlar olabilir.
Artçılar da bir süre daha devam eder ve şiddetleri farklılık gösterebilir.

Yetkilileri dinlemek, binadan şüphe ediliyorsa da acil hasar tespiti yaptırtmak gerek.
0
anten
(03.11.20)
evimde hasar vardı, tüm binayı kontrol ettiler. şimdilik sıkıntı yok.

ofis maalesef yıkılan rıza bey apartmanına 4 bina mesafedeydi. o alandaki pek çok binaya yıkım kararı çıktı, ofisimizin olduğu 2 blokta dahil.

lütfen şüphelendiğiniz bir durum varsa binanızı kontrol ettirin.
0
Phoebe
(06.11.20)
(8)

Makarna Salatasi

balpolen
Nasil yapiyorsunuz? Ben yapiyorum fakat hep bir yavan oluyor sanki, lezzet sirlariniz nelerdir makarna salatasi icin? Tesekkurler:)
Nasil yapiyorsunuz? Ben yapiyorum fakat hep bir yavan oluyor sanki, lezzet sirlariniz nelerdir makarna salatasi icin?

Tesekkurler:)
0
balpolen
(29.10.20)
Sogan iyi sirke iyi domates
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(29.10.20)
soğan iyi olabiliyor, tuzla biraz ovulmuş soğan her zaman daha iyi geliyor bana, normal salatalarda da, öbür türlü çok diri kalıyor. yeşil taze soğan da olur. yavan geliyorsa belki zeytinyağı az geliyordur? dereotu da seviyorum ben içinde. kornişon turşu da yakışıyor. bir de esas mayonez çok iyi oluyor tabi.

ben öyle bol yoğurtlu falan olanından yapmıyorum bu arada, galiba öyle bir türü var esas. daha çok salata görüntüsünde oluyor benimki, sizin dediğiniz tam hangisi bilemedim de ondan bunu yazma ihtiyacı duydum :)
0
nimberjack
(29.10.20)
Makarnaya maydanoz kesinlikle çok yakışıyor. Kısırda bulgur ve salça koymak yerine makarna koymuş gibi bir şey oluyor genellikle yaptığım.mevzime göre taze soğan nane maydanoz vs koyarım. Bazen de rus salatası misali bezelyeli mısırlı mayonezli falan fa yaptığım oluyor.
0
yazdonumu
(29.10.20)
Makarna salatası derken? Yoğurtlu ve garnitürlü olan mı? Ben onu makarna salatası olarak biliyorum da verilen tarifler başka bir şeye gidiyor...
0
cemallamec
(29.10.20)
Birazcık ince rendelenmiş havuçla, kuru kuş üzümü ekle, o tatlı tat çok yakışıyor.
0
ekaterina
(29.10.20)
çoban salatanın içine haşlanmış makarna katıyorum. üstüne ceviz falan. benim makarna salatası anlayışım bu :D
0
theseachange
(29.10.20)
Makarnanın haşlama suyuna çok minicik bir defne yağrağı ekliyorum ocaktan almama 2-3 dakika kala.
0
Phoebe
(29.10.20)
Maydanoz güzel oluyor katılıyorum. Ayrıca sosis de güzel oluyor.
0
naksidil
(29.10.20)
(29)

sevgiliniz ingilizce bilmese ya da çok az bilse

Stoneface
bu sizi etkiler miydi? bazen çok güzel yazılar buluyorum ancak paylaşamamak biraz canımı sıkıyor :/
bu sizi etkiler miydi? bazen çok güzel yazılar buluyorum ancak paylaşamamak biraz canımı sıkıyor :/
0
Stoneface
(29.10.20)
intermediate seviye biriyle bile birlikte olmam.
0
stewie
(29.10.20)
Etkilerdi. Filmleri İngilizce izliyoruz. Bazen konuşma pratiği yapıyoruz. Bazen Gif atıyoruz. Çok önemli şeyler değil belki ama çeşitlilik oluşturan şeyler.
0
dissendium
(29.10.20)
Yanında bir de Fransızcası yoksa yanına yaklaşmam
0
olaylar olaylar
(29.10.20)
Ben de aynı durumdan muzdaripdim. Ama sorun değil bu. Yazıyı çevirip paylaş, anlatarak paylaş. Etkilenecek bir durum yok. Büyütmemelisin.
0
Amory Lorch
(29.10.20)
ben iki yabancı dil arıyorum koşul olarak. ayrıca en az 1 yıl tecrübe, kimseye baştan her şeyi öğretemem.

etkilerdi.
0
alors
(29.10.20)
Etkilerdi, soğurdum
0
sta
(29.10.20)
etkilerdi ama paylas arada yollayip cevirebilirsin. o fazla tepki vermiyor ve ogrenmeye aciksa cok etkilenmemelisin aksi durumda kotu bir sey.
0
ala09
(29.10.20)
İngilizce kırmızı çizgim
0
kisa
(29.10.20)
Etkisi üzülürdüm.

Keşke bilse diye hayıflanırdım. Güvenlebileceğim, birlikte olmaktan mutlu olacağım birini buldum da, İngilizcesi kaldı.
0
put it in your appropriate place
(29.10.20)
İngilizce bilmiyor ile az biliyor ama hevesli ve çabalıyor farklı şeyler bence, gerçekten çok az bilen ve hevesi olmayan biri , dünya görüşü ve kişiliği ile alakalı az çok negatif ipuçları veriyor bence. Çok iyi ingilizce bilen biri ile hiç hevesi olmayan biri zaten birlikte olamaz, ha nasıl olur, lisede misede zoraki öğrenmiştir iş gereğide pekiştirmiş ve onunla beraber büyümüş bir ingilizce olabilir, oteller su gibi ingilizce bilen turizm mezunu şeriatçılarla dolu mesela.
0
docrivers
(29.10.20)
Üniversitedeki sevgilime dair en unutamadığım birkaç şeyden biri “have” ile “has” arasındaki farkın “have”in daha bir sahiplenme anlamı taşıdığını söylemeseydi. “Has” aynı etkiyi vermiyormuş ajsjx. Doğrusunu anlatmaya çalışınca da “bence böyle, ben buna inanıyorum” gibi bir şeyler söylemişti. Tabii ki başka sebeplerle ayrıldık ama bu tür şeyler benim yavaş yavaş soğumama neden olmuştu zamanında.

Üstte dalga geçilmiş ama o kadar da önemsiz değil bence. Tabii ki yabancı bir dili mükemmel seviyede bilmeyebilir herkes ki ben de mükemmel bilmiyorum zaten ama en azından karşındakinin öğrenmeye açık olması bile önemli yani bu zamanda İngilizce konusunda.
0
ms brownstone
(29.10.20)
cinsiyet belirterek yazsak daha doğru olabilir :)

bir erkek olarak, zerre kadar etkilemez diyorum.
0
tabudeviren
(29.10.20)
Ben IELTS sonucu görmeden date bile yapmıyorum.
0
pass
(29.10.20)
Hiç İngilizce bilmeyen insanla aynı ortamda bulunmadım yaşıtım olarak. Benim de çok iyi değildir bu arada İngilizcem. Ama az çok bilmek de gerek bu çağın dilini. Özellikle bu internet çağında genç bir insanın az buçuk da olsa İngilizce bilmemesi beni dumura uğratır,
0
Hallegadola
(29.10.20)
başka batan şeyler varsa her şey gibi bu da bal gibi etkileyebilir. ama fazla detay olmadığı için her şey ideal bir model kurup düşünelim, yabancı bir sevgiliniz/eşiniz var, ikiniz de farklı dillerle doğup büyüdünüz. yıllardır bildiğiniz alıştığınız dilde belki de sizi siz yapan mizahı, argoları, çok daha sofistike hilarious kalıpları, sözlerine gülüp ağladığınız şarkıları sevdiceğinizle paylaşamıyorsunuz :( buna rağmen, diğer her şey yolundaysa, birbirini seven ve ingilizce gayet iyi anlaşan bireyler olan size bu soru soruluyor. büyük olasılıkla "haha amk bunun için ara bozulur mu" diyerek el ele uzaklaşıyorsunuz. şimdi voilà anı, yukarıdaki metinde "ingilizce" kelimesini "türkçe" ile değiştirin
0
engelbert humperdinck
(29.10.20)
Dilin kendisi önemli değil, ancak ingilizce biliyor olmanın önemli olduğu o kadar çok şey var ki hayatta eğer bir insan belli bir yaşta hala bu dili öğrenmek zorunda kalmamışsa direkt hüküm vermesem de şöyle bir göz ucuyla bakarım hayatına. Kendine yeten, düzgün bir hayatı varsa, örneğin birkaç meme paylaşamıyor olmam çok da sorun olmaz benim için.
0
mentuhotep
(29.10.20)
internetteki neredeyse her düzgün kaynak ingilizce, günümüzde ingilizce bilmeyen biri gerçek manada kendini geliştiremez, geliştirse bile bir yerde tıkanır; entelektüel olamaz. entelektüelite meraklısı olmayan biriyle en baştan sevgili olamam.
denedim, olmadı. güldüğüm bir meme'i bile paylaşamadım, napıyım öyle ilişkiyi.
0
Bruce
(29.10.20)
3 dil bilmeyen insana selam bile vermiyorum şahsen ben. Ne flörtü, ne sevgilisi?
0
westblack
(29.10.20)
yani genel olarak yillar icinda asla asla dememeyi ogrendim o yuzden kesin konusamam. bir insanin bu yasa gelip nasil ingilizce ogrenmemeyi becerebildigini sorgularim garipserim ama dedigim gibi hayat, ozellike gonul isi, belli olmuyor.
0
hot potato
(29.10.20)
Ben ingilizce bilmeyen tüm insanları gördüğümde dövüyorum otobüse falan almıyorum aynı havayı solumuyorum lflfkvögög

Şaka bir yana İngilizce çok aman aman bir sorun oluşturmaz ama belli bir seviyede bilgi birikim şart paylaşım için.
0
basond
(29.10.20)
İng bilmemesinin olumsuz etkisi olmaz, bilmesinin olumlu etkisi olur. Sevgilim yok gerçi ama şöyle örnek vereyim; bazen bi story’i birine tam atacak oluyorum, sonra ingilizce olduğu için vazgeçiyorum ya da bi başkasına atıyorum.
0
üşüdüm üstümü örtsene hande
(29.10.20)
Esim internet memelerini benim kadar takip etmedigi icin bile paylasamayip uzuldugum seyler var. Ingilizce bilmemesini dusunemiyorum.

Ingilizce bilmeyen veya az bilen biri buyuk ihtimalle benim zihinsel dunyama yakin degildir. Belli kosullarda anlasilirsa hala iliski yasanir ama cok zor.
0
cleric
(29.10.20)
bunu 1-2 kere yaşadım, olmuyor.
sorun ingilizce değil aslında, paylaşımın kısıtlı kalması sanırım.
çok güldüğüm, çok sevdiğim birçok şeyi paylaşamamak kötü oluyor.

sevdiğin şarkılar bile aynı olamıyor.
olsa da, sende yarattığı duyguyu yaratmadığını biliyorsun.
tatsız.
bütünleşemiyorsun, aynı dili konuşamıyorsun sanki öyle olduğunda.
0
blatta hiberna
(29.10.20)
İngiliz olmadığım için etkilemez.
0
alfred
(29.10.20)
sabahlari vocabulary aksamlari perfekt tense calisacaksa bilmeyebilir onemli degil.
0
Ley
(29.10.20)
etkiliyor, ön yargılı olduğumu düşünüp ve denedim birkaç kere, olmadı. zira ilave bir dil biliyor olmak, başka bir dildeki kaynaklara da ulaşabilmek, daha çok araştırma yapabilmek, daha çok bilgiye ulaşabilmek, dolayısıyla da kendini daha çok geliştirebilmek demek. ha ingilizce bilir ama yine de bunları yapmayabilir. o zaman zaten oluru yok. ayrıca özellikle internet ile birlikte daha da global bir dünya ile haşır neşir olmanın gereği olan bir konuya zaman ve enerji harcamamış olması da beni olumsuz etkiliyor.

muhakkak iki kişi arasında bir makas yaratıyor, özellikle belli bir yaştan sonra yaşamsal birikmişliklerin, bilgi birikiminin paralel/benzer seviyelerde olmaması ilişkiyi imkansız hale getiriyor.
0
Phoebe
(29.10.20)
(bkz: mürsel ve anna) başka söze gerek yok. :)))
0
naksidil
(29.10.20)
Sanırım yapamazdım.
Aynı dili konuşamayan iki insanın bir arada yaşaması gibi. Aynı esprilere gülememek gibi. Farklı kültürlerde yetişmiş olup temel konularda anlaşamamak gibi.
Bunun dışında, eğer başka bir yabancı dil de bilmiyorsa, bu, dünyasının çok dar olmasını getirir.
Öğrenmeye çalışıyorsa durum değişir tabii. Destekleyebilirdim.
0
pantepember
(29.10.20)
Sorun İngilizce değil +1. Üniversite mezunu olmayan biriyle de birlikte olmam mesela. Şaka gibi gelmesin, Bayrampaşa'daki Nişantaşı üniversitesinden mezun olmuş biriyle de birlikte olmam. Genelleme olacak ama bunlar insanların nasıl bir hayat görüşü edinerek büyüdüğünü o kadar iyi anlatıyor ki; belki tanısam bambaşka biridir ama insan bir yerden sonra uğraşmak istemiyor. Etiketlere bakıp çıkarımda bulunmak zorunda kalıyorsun. Çok etkiler beni.
0
piremses
(29.10.20)
(3)

İlişkiyi bitirdiğim kişiyle olan ortak arkadaşın düğünü?

namidigerkokuc
Biz 3lü takılan bir gruptuk. Birisiyle bazı meselelerden dolayı ilişkiyi bitirdim. Kızgınlığım artık pek kalmadı ama yüzünü görmek istemediğim birisi. Diğer arkadaşın kınasında, düğününde nasıl olacak bilmiyorum. O bayağı yakın arkadaşım. Böyle bir durumu tecrübelemiş olan var mı
Biz 3lü takılan bir gruptuk. Birisiyle bazı meselelerden dolayı ilişkiyi bitirdim. Kızgınlığım artık pek kalmadı ama yüzünü görmek istemediğim birisi. Diğer arkadaşın kınasında, düğününde nasıl olacak bilmiyorum. O bayağı yakın arkadaşım. Böyle bir durumu tecrübelemiş olan var mı
0
namidigerkokuc
(26.10.20)
tam olarak böyle bir durumu yaşadım. 16 yıl 3 kişi takıldıktan sonra iki kişi koptuk ve birbirimizle görüşmemeye başladık. 3. arkadaşımızın düğününde, nikahında, nikah sonrası toplaşmada vesaire merhaba merhaba, nasılsın dedik geçtik. düğünden sonra yine görüşmedik. ki düğün sahibi bana seni strese sokacaksa çağırmayayım da demişti. bence başrol düğünü olan kişi, onu ne seçim yapacak ne de gerilim yaşayacak duruma sokmamalısınız.
0
Phoebe
(26.10.20)
bahsettiğin gibi üçlü gruptan birinin yeni sevgilisi olarak bir düğüne gitmiştim, hatta eski sevgiliyi yol üstünden alıp birlikte gitmiştik. arabada da düğünde de normal muhabbet olmuştu, gerginlik fln yoktu yani bilmesem eski sevgili olduklarını anlamazdım.

şimdi eski sevgiliyle karşılaşacağım bir etkinliğe gidecek olsam, eski sevgilinin yeni sevgilisiyle gelmesi ve benim sap gitmem ihtimalini düşünerek gitmezdim herhalde ama.
0
pati
(26.10.20)
Benim lisede en yakin arkadasimin sevgilisi ile universitede yakin arkadas olduk. Dugunume ikisi de geldi sonuc olarak, 2 ayri uca oturttup, ikisine de dedim geldiklerini. Ikisi de medeni bir sekilde kabul etti bana bir sey demediler de iclerinden ne gecirdiler bilmiyorum
0
la noix
(26.10.20)
(8)

evinize gelen yardımcıya yardım ediyor musunuz?

matilda
merhaba,hayatımda ilk kez ev temizliği için 2 haftada bir falan bir yardımcı gelecek. yalnız sanırım hafta sonu müsait sadece ve ben evdeyim. evde biri temizlik yaparken ben ayaklarımı uzatıp takılamam gibi geliyor ama yapacak olsam zaten ben yapardım niye yardımcı çağırayım diyorum yine de içime si
merhaba,
hayatımda ilk kez ev temizliği için 2 haftada bir falan bir yardımcı gelecek. yalnız sanırım hafta sonu müsait sadece ve ben evdeyim. evde biri temizlik yaparken ben ayaklarımı uzatıp takılamam gibi geliyor ama yapacak olsam zaten ben yapardım niye yardımcı çağırayım diyorum yine de içime sinmiyor. siz evdeyken, evde yardımcı varsa ne yapıyorsunuz?
0
matilda
(26.10.20)
ilk çağırdığım gün ben de evdeydim yardım ettim, diğer günler evde değildim kendisi yaptı ben dışarıdaki işlerimi hallettim. Çağırıp da yardım etmeyenler de var tabii ama bana uygun değil
0
anyelios
(26.10.20)
Yapacak olsam ben zaten yapardım kısmı maalesef doğru. O yüzden o işleri hallederken ben başka işlerim varsa (dolap içi düzenleme, buzdolabının içini düzenleme vs gibi) onları hallediyorum. Yoksa alışveriş gibi dışardaki işlerimi yapıyorum. Bazen de hiçbir şey yapmiyorum.
0
fraise
(26.10.20)
yardımcının ayağına da dolanmamak lazım. böyle düşünürsen içine siner gibi sanki. bırakın rahat rahat çalışsın. aksi durumda o da gerilir sen de gerilirsin, olan evin temizliğine olur. çıkın dolaşın ya da bi odaya çekilip kitap müzik film vs bir şeyler takılın. ben olsam öyle yapardım.
0
Improbable
(26.10.20)
fraise+1.

ben daha detay, doğrudan kendim halletmem gereken şeyleri yapıyorum şayet onunla aynı anda evdeysem. ya da salonu önce bitirmesini rica edip, kendim orda takılıyorum, arada kahve çay vesaire soruyorum.
0
Phoebe
(26.10.20)
Şu sıralar evdeyim ama çalışıyorum. Çalışmasam da yapacağım şey dolap içi düzeltme gibi bir şey olurdu. Ona "yardım" etmeye gerek yok. işini azaltacaksam (bir-iki ıvır zıvır ütüleme gibi) o gelmeden önce yapıyorum. Yetiştiremeyeceğini düşünürsem.
0
SiyamkedisiZorro
(26.10.20)
Hiç etmedim etmem de. Zaten genelde birisini kontrol etmesi için evde bırakıyorum ben evde olmuyorum. Ben evde olsam da kendi işime bakıyorum veya oyun oynuyorum, sadece arada kontrol ediyorum.
0
iwasbornonamountainside
(26.10.20)
kahvaltısını suyunu çayını eksik etme
tam gün temizlik yapacaksa yardım etmene gerek yok
ama iyi kontrol
kimse kendi evi gibi uğraşmaz

güvenebilecğein biriyse evde bekleme
temizlikçi çağırmaktaki amaç boş vakit kazanmak değil mi
0
bir soru sorcam
(26.10.20)
ortalıkta yayılmış olan ve toplanması gereken şeyleri topluyorum zaten yardımcı bilmez bu olay baya vakit alıyor ama bu iş olmasaydı o çalışırken ütü yapardım veya buzdolabını temizlerdim en kötü yemek yapardım ha evet yemek demişken yardımcı çalışırken mutlaka yemek yapıyorum ona yedirmek için vakit böyle geçiyor. dediğiniz gibi hem biri çalışırken ayak uzatıp oturmak saçma geliyor hem de evdeki tüm işler bitsin temizlik sonunda bir şey kalmasın istiyorum
0
iwillsee
(26.10.20)
(13)

Din kavgası

kondansator
Selamlar, çok dindar, yobaz birisi değilim. Oruç, cuma bayram namazlarını kaçırmıyorum sadece. Şimdi bizim kayınpeder ateist. Güzel kaliteli birisi. Din, inanç kısmı zaten insanın kendini ilgilendiren bir konu. Ben de sin siyaset kavgası yapmam, haliyle bu konulara da girmem. Ancak kayınpeder karlıs
Selamlar, çok dindar, yobaz birisi değilim. Oruç, cuma bayram namazlarını kaçırmıyorum sadece. Şimdi bizim kayınpeder ateist. Güzel kaliteli birisi. Din, inanç kısmı zaten insanın kendini ilgilendiren bir konu. Ben de sin siyaset kavgası yapmam, haliyle bu konulara da girmem. Ancak kayınpeder karlısında ateist olmayan birisini gördüğü zaman hemen din iman sayıp sövmeye başlıyor. Sonrasında yok şu sure böyle bu ayet böyle Müslümanlık şöyle böyle diye atıp tutuyor sabit fikirli birisi. Yani bu durum hoş karşılanır mı sizin nazarınız da?
0
kondansator
(25.10.20)
kayinpederin biraz bosbogazmis, yakin cevreyle siyatest, din gibi konularda bu kadar sivri konusmak yersiz, en iyisi hic konusmamak, siz bir araya geldiginizde din konularina deginmemeye calisin, ama bir yastan sonra davranislari degistiremezsiniz, bizim de boyle bir akraba var, kendi partisi disindakilere sovuyor da sovuyor, bir gun dayak yşyecek birisinden o olacak
0
exlibris
(25.10.20)
ateistler tam tersini yaşıyor ömürleri boyunca. her ortamda dinsiz imansızlara sövüp sayıyorlar, ateistler ses çıkaramıyor. senin durumda tam tersi olmuş :)
0
dafuq
(25.10.20)
Yani kısmen kayınpeder haklı. Şuan ülkemizde (hani %99 u müslüman olan), %50'si camiiden içeri girmemiştir. %70'i okuduğu duanın anlamını bile bilmez. %90'ının öyle veya böyle boğazından haram lokma geçmiştir. %99 'u dini gereksinimlerinin tamamını yerine getirmiyordur.

hani %99 varya işte onun içinden sadece %1 i müslümandır.
0
janavarorion
(25.10.20)
Herhangi bir konuya tepkisini sayıp söverek gösteren insanlardan rahatsız olurum. Benim babam partnerime kalbini kıracak şekilde eleştirel yaklaşsa da rahatsız olurum ve yalnızken bir daha yapmaması konusunda uyarırım.
“Müslümanlık şöyle böyle” derken tam olarak ne diyor bilmemek ile beraber sabit fikirli değil de haklı birisi olabilir. Siz zaten daha iyi biliyorsunuzdur inancın ve sonuçlarının güncel halini.
Sonuç olarak hoş karşılamam kabalığı ama konu o noktaya gelene kadar zaten görüştüğüm kişinin annesi, daha beni tanımadan benim ateist olmamdan rahatsız olduğu için konu oraya gelemedi yani :)
0
irene
(25.10.20)
Saniye sabretmem. Din iman konusu geçtiği an susar, bahsettiğiniz bir adamı gördüm mü de, kaçar giderim. Din siyaset hayatta konuşmam.
0
allah yazdiysa bozsun
(25.10.20)
Ben çok rahatsız oluyorum böyle insanlardan. Konuşacak başka şeyiniz yokmuş gibi saymalı sövmeli ve sizinle alakası olmayan insanlardan bahsetmek çok saçma. Otursun hava su muhabbeti yapsın çok daha iyi. Antalya’da hala denize giriyolarmış falan desin mesela, tahin yemek bağışıklığı güçlendiriyomuş biz de doğalını bulup alalım damat desin... bu kadar şey varken neden huzursuz konuları konuşmak?!
0
megalomaniac
(25.10.20)
ateistlerin muhafazakarı, bağnazı olmaz diye bir şey yok. kayınpederinizde kendi düşüncesinin bağnazı. normal fikir tartışması boyutunda sohbet etmek, karşılıklı görüşler,teoriler paylaşmak başka bir şey, inananların topu böyledir, vay şunu bilmiyorsunuz, höt nasıl inanırsınız bambaşka bir şey.

çok sık görüşmüyorsanız he deyip geçin, sık görüşyüorsanızda eşinizle birlikte bu konular açılacağı zaman savuşturmak üzere taktikler belirleyin ve uygulayın bence.
0
Phoebe
(25.10.20)
Adam örneğin şayet size çelişkileri, yalanları filan gösterip anlatıyorsa ve “bu insanlar bunlara rağmen inanıyor amk” diyorsa sorun yok bence. Ama Türkiye’de genel durum tam tersidir. Şu meme’de olduğu gibidir: www.reddit.com
0
cemallamec
(25.10.20)
Ben ilk tesettüre girdiğimde baba tarafım tesettürlüler başı kapatıyor şunu yapıyor bunu yapıyor sayıp döktüler aylarca. Bir gün dayanamayıp benim öyle bir davranış sergilediğimi gördünüz de ima mı ediyorsunuz neden saatlerce bu konu tartışılıyor dedim kesildi konu. Herkesin dini kendine uslubunca bozun açamasın tekrar bu konuyu.
0
cilekli pasta
(25.10.20)
Tolkien gibi ben de i lav tartışma diyorum. Hatta bazen karşıt düşüncede olmasam bile onu düşünen biri nasıl olurdu diyip savundugum da oluyor (misal hanim irkcilara laf diyor, ben de ırkçı tarafına düşünüyorum acaba çocukluğu nasıl geçti, hangi travma oldu vs diye). Biraz manyaklik ama tartismanin çok önemli oldugunu düşünüyorum.

Onun dışında din konusunda dediklerinde sıkıntı olduğunu düşünmüyorum. Ama ben uzak duruyorum bu muhabbetlerden aile ile genelde. Ayri konu 20 kisilik yakin aile cevresinde dine inanan 4-5 falandir, onlarla konusmuyorum diyelim.

Ama su tarz tartismalari da baslatan taraf degilim, ben kendi içimde zaten dine inanmanin mantiksizligini bildigim icin cok da düşündüğüm bir konu değil haliyle tartismiyorum da. Kendisi de zamanla sakinlesir bence.
0
logisticsmanager
(25.10.20)
Eşiniz uyarsın, benim babam da böyle birisi sayılır siyaset ve din konusunda böyle davranışları olabiliyor ama ben, abim ve annem genelde uyarıyoruz ve olabildiğince o konulardan uzak tutmaya veya karşısındakine saygılı bir münazara eder şekilde konuşması için uğraşıyoruz ve son 5 senede baya ilerleme kat ettik :D
0
atom karincanin torunu
(25.10.20)
Müslüman, gayrimüslime bile karşı "kâfir " dememeli . Kalplerinin kırılmaması için. Yine onların hakkına da girmemeli. Kaynaklarda geçer bu husus.
Hal böyleyken müslümana karşı olumsuz hal hareketler sergileyene uygun bir dille durumun yanlışlığını anlat isyersen.
Böyle şeyler hiç kimse için hoş karşılanamaz.
0
Erva
(25.10.20)
Eşiniz müdahale etsin +1

Kimsenin hakaretine tahammül etmek zorunda değilsiniz. Ateistin de dindarın da yobazı çekilmiyor maalesef.
Dolayısıyla ortamda hem inançlı hem inançsız insanlar varsa bu konulara girmemek en iyisi. Yakınlarının kalbini kırarak ne elde edecekler onu da anlamak mümkün değil.
0
Benyinegulerim
(25.10.20)
(8)

Istanbul - Izmir yoluna verilen para

thad castle
Sizce parasina degiyor mu? Yaklasik 300 tl tutuyor galiba.(300 tl yol mu olur ya, ucakla gitsen daha uygun)Yolu 3 saat azaltiyor ve yaklasik 200km daha az. Benim arac da 120 tl az yakit demek.Kisiden kisiye gore degisir biliyorum, sizin fikrinizi merak ettim.
Sizce parasina degiyor mu? Yaklasik 300 tl tutuyor galiba.(300 tl yol mu olur ya, ucakla gitsen daha uygun)

Yolu 3 saat azaltiyor ve yaklasik 200km daha az. Benim arac da 120 tl az yakit demek.

Kisiden kisiye gore degisir biliyorum, sizin fikrinizi merak ettim.
0
thad castle
(24.10.20)
Süre sıkıntısı olan kişiler, şirketler için vs. bulunmaz nimet.

Kişisel kullanım için çok pahalı israf.
0
westblack
(24.10.20)
sayi ciddi anlamda fazla. hakveriyorum. acil isim yoksa kullanmiyorum. varsa yabusduruyorun.
0
turbo sadık
(24.10.20)
aşırı pahalı ama aşırı da konforlu. ayrıca eski yolda çok fazla denetim var, ceza yeme ihtimali yüksek oluyor. yeni yolu protesto için bayramda eski yoldan gittim, hem yolum uzadı hem de o kadar dikkat etmeme rağmen ceza yedim. fiyat olarak aynıya geldi bu yüzden, 2-3 saat yolu uzattığımla ve yorulduğumla kaldım. bir daha kolay kolay eski yoldan gitmem.
0
surprise
(24.10.20)
ücreti çok ama işi acele olanlar için falan verilir. yazın bir işim oldu izmir otobanından basıp gittim, dönüşte ağır ağır geze geze gideyim otobana girmeden dedim. balıkesir tarafında hız sınırının 70 olduğu bir yerde 90'la radara girmişim otobana girmeden ücretini ödemiş gibi oldum. ceza yemeseydim sorun yoktu güzel geçti yolculuk ama o parayı ödeyince boşu boşuna yolu uzatmış gibi hissettim.
0
hadsafhada
(24.10.20)
3 saat ve 200 km dediğine göre osmangazi köprüsünü de hariç tutuyorsun beleş yol için.

bence köprüyü geçip bursa'dan sonra beleş yola geçmek daha mantıklı. bursa - izmir arası 3 saat kadar sürüyor zaten. 3 saatlik yol için otobana ekstra 150 lira vermek bana mantıklı gelmiyor. sadece bayramda falan kullanırım. en son normal zamanda eski yol + osmangazi köprüsünü kullandım. zaten bölünmüş yolda hız sınırı 110 km/sa. otobanda da 120 km/sa. Otobanda 180 ile gitmiyorsan zaten o parayı vermenin hiç mantığı yok bence.
0
himmet dayi
(24.10.20)
şirketten istanbula 2 veya 3 kişi gideceksek hem daha rahat oluyor, hem de daha ekonomik. yolda kimse araba kullanırken yorulmuyorda yol rahat olduğu için. böylece istanbula enerjimiz yerinde ulaşıp hemen işlere koyulabiliyoruz.

yalnız gittiğimde de tek kişi araç kullandığım için dikkatimin en az dağılacağı yol olarak yeni yolu seçiyorum, daha az yoruluyorum.

yani bu açılardan bakarsak değiyor.
0
Phoebe
(24.10.20)
Tatile giderken o yoldan gidip dönerken yaw bu defa vermeyelim o kadar para diyerek uzun yoldan gelmiş ve hem ceza yemiş hem de üstüne üstlük kaza yapıp arabası pert olmuş birisi olarak bildiriyorum, evet verilir (miş).
0
va
(25.10.20)
Osmangazi diyorsak kesinlikle değiyor, ama izmir otobanını artık kullanmamaya çalışıyorum. Hem çok hız yapıyorum, çok daha tehlikeli ve stresli gidiyorum, hem hız yaptığım için çok benzin harcıyorum, hem de arabamı ve kendimi ekstra yoruyorum. Eski yoldan gitmek (ki terrrrtemiz bir yol) çok daha mantıklı, hem de hız sınırını aşmadığın sürece orada kaza yapmak ekstra maharet ister. İki yolda da "eğer hız sınırını aşmayacaksan" üç aşağı beş yukarı aynı süre sürüyor bu arada.

Ama osmangazi şart.
0
roket adam
(25.10.20)
(5)

izmir'de nerden ev alınır?

etna
tabiki her yerden alınır da, bütçe de giriyor işin içine.şu anda gaziemir'de bekar bir şekilde kirada oturuyorum. çok güzel burası. yakında evlilik meselesi olduğu için ev almak istedim ama buralar aşırı pahalı. ayrancılar veya menderes'i gözüme kestirdim. bayraklı da hoşuma gitti ama bilemedim. kon
tabiki her yerden alınır da, bütçe de giriyor işin içine.
şu anda gaziemir'de bekar bir şekilde kirada oturuyorum. çok güzel burası. yakında evlilik meselesi olduğu için ev almak istedim ama buralar aşırı pahalı.
ayrancılar veya menderes'i gözüme kestirdim. bayraklı da hoşuma gitti ama bilemedim. konak, balçova filan kalabalık gibi. karabağlar ve buca'ya hiç bakmadım bile sosyal yapısı nedeniyle. güzelbahçe ve narlıdere'de pahalı gibi sanki.
home office çalışıyorum ve aracım var. o yüzden mesai ve iş yeri kavramı yok.
ayrancılar veya menderes'e ne dersiniz? veya önerebileceğiniz başka bir yer olur mu?
bütçe 450 bin en fazla 500 bin.
teşekkürler

not: sıfır veya en fazla 1 yaşında bir bina bakıyorum.
0
etna
(23.10.20)
kirada otururum ama yine de menderes'te, ayrancılar'da, bayraklı'da oturmam. hatta gaziemir'de de oturmam. kalabalık dediğin konak, balçova yine yaşanacak yerler.
0
rain when i die
(23.10.20)
Yeni girne tarafına bakabilirsiniz.
0
Phoebe
(23.10.20)
Geçtiğimiz yaz Dikili'den aldım. Baya uygundu ev fiyatları, tam kredi zamanı üstelik. Merkeze uzak, tatil yeri ama mekan önemli değil demişsiniz, bir bakın derim.
0
aynabugusu
(23.10.20)
Eğer şehirde oturmak istersem balçovada otururdum. Diger yakada da bostanlı.
Konak hem park sorunu ciddi. Balçovada gene yeni evler olduğu icin otoparklari var.

Onun dışında şehir dışına doğru gidersek Güzelbahçe.
0
logisticsmanager
(24.10.20)
(bkz: Üçyol).
Her yere merkez.
0
kanlakarisikyagmur
(24.10.20)
(1)

notebook ekrani - izmirde güvenilir tamirci

proteus
dizüstünün ekranı kirik, onu degistirecegiz. bildiginiz tanidiginiz güvendiginiz bir tamirci var mi? google üzerinden arastirip aradim. 500-950 lira arasinda degisen fiyatlar söylediler. simdiden tesekkürler.
dizüstünün ekranı kirik, onu degistirecegiz. bildiginiz tanidiginiz güvendiginiz bir tamirci var mi? google üzerinden arastirip aradim. 500-950 lira arasinda degisen fiyatlar söylediler.

simdiden tesekkürler.
0
proteus
(23.10.20)
Kıbrıs şehitleri nano teknoloji Metin bey.
0
Phoebe
(23.10.20)
(4)

kargo fiyatlarında fahiş zam yapan kargo şirketi

matilda
Selam herkese, Biz ofiste yurtiçi kargoyla çalışıyoruz. Ayda 60-70 tane kargomuz çıkıyor ortalama.Şu anda 6.40 + vergiler olarak çalışıyoruz ama bize yeni gönderilen listede yeni fiyatın 16.56 + vergiler olacağı yazılmış. Biz tabii ki bu neredeyse %200'e varan fiyata itiraz etmek istedik ama 1 hafta
Selam herkese,
Biz ofiste yurtiçi kargoyla çalışıyoruz. Ayda 60-70 tane kargomuz çıkıyor ortalama.
Şu anda 6.40 + vergiler olarak çalışıyoruz ama bize yeni gönderilen listede yeni fiyatın 16.56 + vergiler olacağı yazılmış. Biz tabii ki bu neredeyse %200'e varan fiyata itiraz etmek istedik ama 1 haftadır her gün aramama rağmen bir türlü şube müdürüyle konuşamıyorum ve maalesef Aras, Mng vs hepsini denememize rağmen en memnun olduğumuz bu oldu ama yine de bu kadar zam yapılmasını kabul etmemiz mümkün değil. Müdüre ulaşamayıp ofise ayağına gitmek de istemiyorum müşteri olarak, bunu nasıl çözebilirim? Maili var ama mailinden cevap alabilen ben daha görmedim.
0
matilda
(21.10.20)
Fiyatları böyle güncellediler ve sizi bu fiyatlara ikna etmeye çalışmıyolarsa umurlarında değilsiniz sanki, hani "yeni fiyatlar bu yerseniz papaz eriği yemezseniz başka kargoyla çalışın" gibi anladım ben.
0
John Bloor
(21.10.20)
@John Bloor, ben de öyle anladım açıkçası ama bunu bana telefonda söyleyebilir sonuçta. Matilda Hanım, fiyatlarımız bu, değişiklik yapamayız siz bilirsiniz diyebilir. Sonuçta biz bu şubeyle ve aynı müdürle 2 seneden uzun süredir çalışıyoruz.
0
🌸matilda
(21.10.20)
çağrı merkezini arayıp özel sözleşme yapmanın mümkün olup olmadığını ve şartlarını sorabilirsiniz. yanlış hatırlamıyorsam bu konuyla ilgili olarak şubeyi yönlendiriyorlar. bu arada da kredi kartlarınızın, ticket kartlarınızın kampanyaları var mı kontrol edebilirsiniz. biz yaklaşık 2 yıl önce edenred'in bir kampanyasını bulduk mng ile, ordan devam ediyoruz, çok çok ekonomik oldu böyle.
0
Phoebe
(21.10.20)
ayda 60-70 kargo cok az oldugu icin fiyatlari guncellemisler sizin icin, mudure de ulassaniz degisen bir sey olmayacaktir maalesef.
0
sweetoffice
(21.10.20)
(5)

Erkeklere soru - Gündelik hayatta maruz kaldığınız cinsiyetçi söylemler

kostüm çok güzel prenses misiniz
Selamlar,Kadınların cinsiyetçi söylemlere çok sık maruz kaldığı malum. Ben daha çok erkekler ne tür şeylere maruz kalıyor onu merak ediyorum. Erkekler ağlamaz, erkek adam pembe giymez vs. gibi cinsiyetçi kalıplara maruz kaldıysanız örnek verir misiniz? Teşekkür ederim
Selamlar,

Kadınların cinsiyetçi söylemlere çok sık maruz kaldığı malum. Ben daha çok erkekler ne tür şeylere maruz kalıyor onu merak ediyorum.

Erkekler ağlamaz, erkek adam pembe giymez vs. gibi cinsiyetçi kalıplara maruz kaldıysanız örnek verir misiniz?

Teşekkür ederim
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(16.10.20)
karı, kız, kadın gibi x yapma
0
Tochinoshin
(16.10.20)
Net hatırlayamamakla birlikte bu oluşumda konuyla ilgili çok güzel bir makale okumuştum gibi hatırlıyorum. Bir kurcalayın isterseniz.
masculinitiesjournal.org
masculinitiesjournal.org

edit:link eklendi
0
Phoebe
(16.10.20)
hesabı erkek öder, bunu herkes bilir.
beni taşıyacak, bilmem ne.
senin maaşının mazot parama, sanmıyorum yeteceğini :))
erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer. ayı mıyız biz?
0
stewie
(16.10.20)
- Ev geçindirme baskısı ( neden ben geçindiriyorum abi ? )
0
paramolacak
(16.10.20)
İlginçtir ben akademide maruz kalmıştım. Yüksek lisansı "askerden kaçmak için" yapmak istemediğimi ispat etmeye çalışmam gerekmişti.
0
plutongezegendegilmi
(16.10.20)
(18)

Sigarayı bırakma yönetimim hakkında

erty_ksk
Dün gece sigarayı bırakmak istediğime karar verdim.Bunu da pat diye yapamıyorum. ilaç, sakız, bant, ıvır zıvır kullanmaktan ziyade kendimi sigarasız yaşamaya alıştırmaya karar verdim.benim sigara alışkanlığım sabah gözümü açar açmaz yak bitane şeklinde. gün içinde ithal sarma tütün içtiğim için kaç
Dün gece sigarayı bırakmak istediğime karar verdim.
Bunu da pat diye yapamıyorum. ilaç, sakız, bant, ıvır zıvır kullanmaktan ziyade kendimi sigarasız yaşamaya alıştırmaya karar verdim.
benim sigara alışkanlığım sabah gözümü açar açmaz yak bitane şeklinde. gün içinde ithal sarma tütün içtiğim için kaç tane içiyorum bilmiyorum ancak kesin 25-30dan fazla içiyorumdur. Şöyle bir yol izleyeyim diyorum.
en zor olan ve en uzun süre içmediğim süre sonrası olan sigara ihtiyacımı yani sabah uyandığım zamanki ihtiyacı ötelemek.
normalde sabahları 7-7:30 gibi uyanıyorum ve sigara ile güne başlayan biri olarak, bugün ilk sigaramı 9:37'de içtim. bunu yapmak için de çok çaba sarfetmediğimi anladım. kalktım rutin wc duş giyinme ve evden çıkma araba kullanma park bulma ve işe gelme süreçlerinden sonra kahvaltı ve ilk sigara olarak gelişti olaylar.
Öngörüm, sigarayı her gün min 10dk geciktirerek güne başlamak ve devam ettirmek yönünde. küçük sürelerde, psikolojik olarak, bağımlı olduğunuz bişeyi ötelemek ve sonunda içeceğinizi de bildiğiniz için yormuyor. bu sayede hem gün içinde içilen sigara adedini azaltmak amaç hem de içilmeyen süreyi arttırmak.
Bir yandan da günde içtiğim sigarayı saymaya ve telefona kaydetmeye başladım. süre azalırken uçuca yakarak bir önceki günden fazla içmenin de önüne geçmek niyetindeyim. hem adet, hem süre bazında azaltma yöntemi sizce mantıklı mı?
amacım tam 1 ay sonra 24 saat içmeden geçirebilmek. bunu kademeli olarak yapabileceğime inanıyorum.

Moral, Destek, Motivasyonunuza ihtiyacım var.
Olumsuz görüş vb iletirken kurguladığım sisteme yapıcı olmanızı rica ederim.
0
erty_ksk
(13.10.20)
Ben daha önce 2 kere bu yöntemle bıraktım. Sonra geri başladım ama yine bu yöntemle bırakmayı planlıyorum :)

Kişiden kişiye değişiyordur ama bende çalışıyordu, güzel bir yöntem. Sayıyı görüp kendine limit koyunca takip etmesi çok kolay oluyor. Bir de ben boş kalınca sigara içtiğimi farketmiştim, sürekli başka işlere konsantre olursam içme ihtiyacım da baya azalıyor.
0
plutongezegendegilmi
(13.10.20)
Hayırlı olsun şimdiden,
Elbette her insanda farklı ama genelde azaltma yoluna gidenler değil de bir anda kesenlerin başarılı olduğunu duyuyorum,
"Bir saat daha sigara içmedim, iki saat daha içmedim" diye düşünürken sürekli aklınıza gelip beyninize sigarayı hatırlatıyor oluyorsunuz,

Belki de bir sabah kalkıp içmeseniz, sonra öğlene kadar içmedim bunu bozmayayım deyip sonra akşam oldu erken yatarım deyip birkaç gün içinde hazır o kadar içmemişken elimi sürmeyeyim deyip atabilseniz.

Tütünü, kağıdı vs malzemeleri de bir arkadaşınıza, sizden uzağa koyun.
İlle de içeceğim derseniz el altında olmasın, en azından ayakkabı giyip, yanınıza para alıp, sokağa çıkıp, bir markete gidip, istemek gibi pek çok aşama olsun ki bu adımlardan birinde belki içmekten vazgeçersiniz.

Kolay gelsin,
0
michael_knight
(13.10.20)
bir sıfırtan büyüktür sevgili erty_ksk. tamamen bırakabilirsen ne şahane olur ama bırakamazsan da düşün ki şu kadar ay daha az içeceksin. varsayalım tamamen bıraktın ama sonrasında yeniden başladın, o kadar ay hiç içmemiş olacaksın. az buz bir şey mi bu?

bu arada bir arkadaşım çay-kahve alışkanlığını da azaltarak bırakabildi sigarayı. birbirini tetikliyor bende demişti. bu da aklında olsun.
0
Phoebe
(13.10.20)
ben azaltmaya çalıştığımda ikinci gün iki misli içiyordum ama eşim azaltarak 1 haftada bıraktı. "alan carr - sigarayı bırakmanın kolay yolu"

www.youtube.com

bunu sakin kafayla izlemeni öneririm ben bununla bıraktım tek seferde.
0
entropik
(13.10.20)
ben de cok niyetlendim birakmaya (en son 2 gün önce) ama acikcasi sigara birakirken yasayacagim sorunların, mevcut sorunlarim üzerine eklenecegini düsününce o götün simdilik bende olmadigina karar verdim. en azindan azaltmaliyim diye düsündüm ve 1 yil önce günde 30 adet iciyor iken simdi 10 adete kadar düsürdüm, paket sigaradan sarma sigaraya gectim, sigaralar arasına belirli saat süreleri koydum, elimdeki işi bitirmeden sigara icmemeye gayret ediyorum. birakip birakmamak senin elinde ama en azindan bu yöntemle ictigin sigarayi azaltirsin, o da zarardan kar bana göre.
0
proteus
(13.10.20)
Sigarayı bırakmak isteyenlere gün gün görebilecekleri ve takibi kolay olması açısından
dünkü performansımdan bahsetmek isterim,

ilk sigaramı 09:37 de yaktıktan sonra 2 sigarada bir saat kontrolü yaptım.
2. sigaramı 11:00'de
4. sigaramı 13:15'te
6. Sigaramı 16:15'te
8. sigaramı 18:05'te
10. sigaramı 21:00'de
11. yani Son sigaramı 22:00'de içip günü kapattım.

Bugün de dün sabahtan yaktığım ilk sigaramı yarım saat öteleyerek 10:00'da içtim ve aynı çizelgeyi tutarak devam etmeyi, düne göre 1 sigara günü eksik bitirerek 10 sigarada tamamlamayı hedefliyorum.
gelişmeleri günden güne paylaşacağım.

bu arada gün içinde sigarasızlıktan vs bunaldığım ya da elimin ayağımın titrediği bir an olmadı.
Sevgili proteus'un dediği gibi aralara vakit koyunca, sigara için elindeki işin bitmesini ya da "dur şunu da yapayım sonra içerim" demeyi denedim ve gayet rahat öteledim sigara isteklerimi.
Bakalım bugünü nasıl geçireceğiz.
Sevgiler, selamlar.
0
🌸erty_ksk
(14.10.20)
Bravo erty,

Gün gün rapor bekliyoruz,
Kendi mesajına benden tık koy lütfen :)
0
michael_knight
(14.10.20)
Sigara bırakma sürecimde 2. Gün - 15.10.2020

ilk sigaramı 10:00 da yaktıktan sonra 2 sigarada bir saat kontrolü yaptım.
2. sigaramı 10:45'de
4. sigaramı 12:30'te
6. Sigaramı 14:30'te
8. sigaramı 18:03'te
10. sigaramı 20:05'de
11. yani Son sigaramı 21:00'de içip, 23:00'te yatana kadar bir daha içmedim.

Sabah saat ötelemeyi başardım ancak sigara adedi azaltmayı başaramadım.
Dünün etkeni sanırım tüm gün bir kafede olmam, ve en büyük etkisi akşam alkol almam oldu.
Son sigarayı içmeyebilirdim aslında ama içtim işte, içtiğime de pişman gibiyim içtiğimden beri.

Bu sabah da güne kahveyle başladım, gerçekten sabah sigara ihtiyacım yokken kahveyi içtiğimden beri şıpır şıpır terleyip elim ayağımı titretti resmen. Ne kadar çok bağ kurmuş beynimde kahve ve sigara diye. Tek başına kahve tüketmeye de alıştırmam lazım kendimi sanırım. Yoksa içtikçe aklıma sigara getirecekse işimiz zor. al sana bir bağımlılık daha (kafein) :)
0
🌸erty_ksk
(15.10.20)
ben sigarayı bırakalı 3 ay oldu ve bu kez sonsuza kadar bıraktığımı hissediyorum. defalarca kez denedim ama bu çok temiz oldu. birden kestim.

senin gibi de denedim öğlen spora gittiğim dönemde ilk sigaramı öğleden sonra içiyordum ve sayı olarak bayağı azaltmıştım doğal olarak ama bünyeye o sigara girdikçe bırakmak mümkün olmadı. bana göre az içmek diye bir şey yok bıçak gibi kesmek o yoksunlukla mücadele etmek ve sonra psikolojik ve fiziksel alışkanlığı da kırmak gerekiyor. bu bende böyle ama belki sen azaltarak bırakırsın sigara bırakma yöntemleri biri birinde işe yararken diğerine daha çok içirebiliyor.

en olmadı denemiş olursun yine kardasın. bu arada kafein demişsin zaten çok kahve içerdim sigarayı bırakınca iyice arttı ama olsun. gerektiğinde kafeini bırakmak daha kolaydır :)
0
ruby elixir
(15.10.20)
Yeni günde herkese günaydın,
ilk sigaramı 10:45 te yaktıktan sonra 2 sigarada bir saat kontrole devam ettim.
2. sigaramı 11:30
4. sigaramı 13:30
6. Sigaramı 15:46
8. sigaramı 19:50
10. sigaramı 21:45'te içip bu kez sayıyı da 10'da bitirdim. hatta şöyle diyebilirim.

Her sabah uyandığımda yaktığım sigara isteği gün geçtikçe azalıyor. Gün içinde bir ara nedendir bilinmez 2-3 tane artarda içesim geliyor ama sebebini henüz bulamadım. yemek, içmek, vb bir bağlantısı yok şimdiye kadar fark ettiğim. bulunca sizinle de paylaşırım.
0
🌸erty_ksk
(16.10.20)
istikrarlı gidiyor,
tebrikeler
0
michael_knight
(16.10.20)
16.10.2020 sabah ilk sigaram10:40
2. Sigaram 11:35
4. Sigaram 14:36
6. Sigaram17:40
8. Sigaram 20:00
9. Ve son sigaram 20:46
Günü 9 sigarayla kapattım ;)

17.10.2020 günü yani dün sistemim şaştı. Gece 2 de yola çıkınca ve tüm gün uyanık kalıp gece 1 de yatınca hem sayı hem de gün içindeki sigara adedinde saçmalıklar oldu, kayıt tutmadım.
Tarihe kara bi not düşüp, kaldığım yerden devam ediyorum bugün.
0
🌸erty_ksk
(18.10.20)
artık saatleri yazmadan günü 8 sigarayla kapattığımın müjdesini vermek istiyorum.
bu sistem gayet işe yarıyor ve faydalı gidiyor.
bundan sonra 13 kasıma kadar tamamen bıraktığımın haberini vermek üzere şimdilik görüşmek üzere.
0
🌸erty_ksk
(19.10.20)
Helal olsun gerçekten
hipnoz,biorezonans,sakız,bant ne varsa denedim ben ve sonları hüsran oldu

açıkcası rutini değiştirmek gerçekten başarı
tebrikler
0
çınarım
(19.10.20)
Ne oldu biraktin mi ?
0
ruby elixir
(04.12.20)
yok olmadı. Türlü bahaneler yazıp kendimi teselli edemicem. tamamen benim mallığımdan yaptığım, başardığım, iyi giden şeyi yapmayı bıraktım.
Moral olarak daha iyi hissetiğim zamanda yeniden aynı sisteme başlayacağım. günde 4 adete kadar düşürmüştüm.
sorduğun için teşekkürler, denemelere yılmadan usanmadan devam edeceğim.
0
🌸erty_ksk
(06.12.20)
ben bıraktım 5 aya yaklaştı. bu yöntem yerine bıçak gibi kesmeni tavsiye ederim. artık aklıma bile gelmiyor... darısı başına
0
ruby elixir
(07.12.20)
denemen de güzel oldu.
Bir dahakine istediğin gibi olur umarım
0
michael_knight
(08.12.20)
(12)

Egzama / kaşıntı

neda22
Merhaba arkadaşlar,Erkek kardeşimin poposunda egzama gibi bir durum var ve çok fazla kaşınıyor, pullanma kızarma kabarma gibi durumları oluyor. Doktor travazol vb kremler yazdı fakat kaşıntı ve kızarıklık kremler bitince geri dönüyor. Bu durumu yaşayan ve uzun süreli çare bulabilen var mı? Teşekkürl
Merhaba arkadaşlar,

Erkek kardeşimin poposunda egzama gibi bir durum var ve çok fazla kaşınıyor, pullanma kızarma kabarma gibi durumları oluyor. Doktor travazol vb kremler yazdı fakat kaşıntı ve kızarıklık kremler bitince geri dönüyor. Bu durumu yaşayan ve uzun süreli çare bulabilen var mı? Teşekkürler
0
neda22
(12.10.20)
Malesef uzun süreli tedavi yok. Hangi doktor arkadaşıma sorduysam tıbbın bu konuda çaresiz olduğunu söylediler. Ben bacaklarım için Ectopix kullanıyorum, bırakınca tekrar başlıyor. Sebebi ise stres. Stresten uzak kalırsa belki uzun süreli çözüm elde edebilir. Bendeki egzamalar 7 yıldır var mesela. En az 5 doktor gezmiş, 10 yöntem denemişimdir.
0
prole
(12.10.20)
benim ellerimdekine ardic katrani sabunu iyi geldi. el yapimi sabun yapan dukkanlardan temin edebilirsiniz.
0
it aint hard to tell
(12.10.20)
Ya evet senelerdir var ve denemediğimiz krem vs kalmadı. Ectopix deneyelim birde , hepsine bağışıklık geliştirdi işe yaramıyor . Ne lanet birşey ya, benimde saçımda var bıktım
0
🌸neda22
(12.10.20)
prole +1 ayrıca mevsim geçişlerinde, hava değişimlerinde falan da ataklar olabiliyor. bende de 10 yıldır falan var, başımda ve yüzümde. kalıcı bir çözümü yok, sadece ataklar olduğunda kremlerle daha kısa sürede geçmesini sağlayabiliyorsunuz.

edit: bir de gitmediyse dermatoloğa gitsin lütfen. her doktor aynı kremi vermiyor.
0
rahip janick
(12.10.20)
Core Satin (sarı olan) kortizonsuz, egzamaya çok iyi geliyor. arada tekrarlıyor tabi komple geçmiyor ama en hızlı etki edeni diyebilirim.
0
sinematikcrop
(12.10.20)
Sabunu aldım, ectopix iyi gelmezse core satini deneyeceğiz bakalım, çok kötü birşey ya gerçekten, gece uyanıyır kaşıntıdan, benimde saçımdaki saçımı yağlandırıyor, vichy nin dermatolojik bir şampuanı var o iyi geldi, ama stres zamanlarımda yeniden azıyor
0
🌸neda22
(12.10.20)
kepek + parmaklarda egzama bende de var. tamamen geçmiyor hiç bir zaman. kendimi bildim bileli var. 25+ yıldır. stres zamanı çıkar. şampuan olarak vichy kepek karşıtı %100 kepeği kesti. parmaklarda çıkınca m-furo 3-4 gün kullanınca geçiriyor. üzerine yarabandı sarıyorum gün boyu. eğer egzamalı parmak kalem, silgi, bilgisayar klavyesi fln temas ediyorsa iyice azıyor. yine de doktora sorun tabiki.
0
morcivert
(12.10.20)
Kuruma kaynaklı kaşıntı için excipial lipo öneririm. Deneyin en azından, ömür boyu kullanılabilir. Bizim doktor anneme her ay kutu kutu yazıyor.
0
diffarentiationation
(13.10.20)
dermabon diye bir sabun var, sedef'e bile iyi geliyor tavsiye ederim. fakat sahtesi de var piyasada dikkat edin.
0
marlonbranda
(13.10.20)
bende de egzama var, m-furo krem kullanıyorum çıktıkça (benimki stressten çıkıyor hep) iki günlük kullanımla eski haline geliyor ancak stress'in de bitmiş olması lazım o iki günde. aksi halde çok da faydalı değil.
0
selam
(13.10.20)
yıllardır ilkbahar ve sonbaharda oluşan kaşıntılarımı, pullanma ve sonrasında yaraya dönüşn kızarıklıklarımı geçen yıl mevsim geçişlerinde 2'şer ay kullandığım bepanthol sensiderm çözdü. eczacının önerisiydi. bu sene mesela sadece birkaç gün süren çok çok hafif bir kaşıntı dışında sorun yaşamadım. deneyebilirsiniz belki.

edit: bir uzmanla görüştüğünüzü varsayıyorum. ben birkaç defa gidip sonuç alamadığım için eczacıya sormuştum.
0
Phoebe
(13.10.20)
Çok çok teşekkür ederim, hepsine bakacağız
0
🌸neda22
(14.10.20)
(24)

Ev sorusu

pinkman1
31 yasinda bir erkegin anne babasiyla birlikte ayni evde kalmasi normal midir?Elimizde 5+1 ev ve tamamen ozgurlukcu, hicbir seye karismayan,saygili anne ve baba bulunmakta.Farkli eve cikacak maddiyat var bu arada.
31 yasinda bir erkegin anne babasiyla birlikte ayni evde kalmasi normal midir?
Elimizde 5+1 ev ve tamamen ozgurlukcu, hicbir seye karismayan,saygili anne ve baba bulunmakta.
Farkli eve cikacak maddiyat var bu arada.
0
pinkman1
(12.10.20)
Bana 18 yaşını geçmiş birisinin maddi olarak da zorlanmayacak durumu varsa ailesiyle yaşaması hiç normal gelmiyor.
0
sta
(12.10.20)
Değildir. Bence iş güç sahibi olmuş kendi parasını kazanan herhangi bir bireyin ailesiyle yaşaması normal değil (yaş üst sınırı veremeyeceğim ama 30 yaşına gelip hala kendi parasını kazanmıyor olması da normal değil zaten). Bence.

Çok sonra edit: yeterli parası olan yetişkin bir insan ayrı eve çıkmayıp ailesiyle yaşıyorsa o insanın birey olamamış olduğunu düşünürüm. Bunun kadını erkeği yok.
0
pati
(12.10.20)
turkiye'de son derece yaygin ve normaldir.
0
baldur2
(12.10.20)
Türkiye’de normaldir ama imkan varsa ayrı eve çıkılması tercih edilmelidir. Sadece maddi değil manevi imkanlar da önemli.
0
pass
(12.10.20)
Bana normal gelmiyor.
0
astrid
(12.10.20)
Türkiye'de normalleştirilmiş bir durum ama bana doğru gelmiyor.
0
fotrsapka
(12.10.20)
isterse 20+1 ev olsun, ayrı ev ayrı evdir.

Yemek önüne konuyor, çamaşırların yıkanır, faturalara karışmıyosun vs.
Ayrı evin tek mevzusu eve istediğinde kız arkadaşını getirmen değil ki, mevzu: sorumluluk bilip bilmemen.

o nedenle ailesiyle yaşayan bunları bilmez diyerek rahatsız eder (kadın erkek farketmez)
0
lcha
(12.10.20)
Kesinlikle normal olduğunu düşünmüyorum. Icha haklı. Anne babanın saygılı, hiç birşeye karışmamasıyla alakası yok, sorumluluk kazanmakla, kendine yetmekle, olgunlukla ilgisi var. Temel ihtiyaçları ailesi tarafından karşılanan erkekler çocuk kalıyor çünkü, sonra kadınlardan da benzer şeyler bekliyorlar.
0
roket adam
(12.10.20)
Türkiye'de normalmiş gibi düşünülüyor ama sonucu Icha çok güzel özetlemiş.
0
SiyamkedisiZorro
(12.10.20)
normal değil, hele ki ayrı evde yaşayacak parası varsa ve erkekse.
0
rose parks
(12.10.20)
Hiç normal değil. 23-24 yaşa kadar Türkiye için normal olsa da ondan sonrası artık Türkiye için bile normal değil
0
indifferent
(12.10.20)
Farklı eve çıkmak için bir neden olması lazım. Evlenmek, başka şehire taşınmak, evin iş yerine çok uzak olması, Evde huzurun olmaması vs. gibi.

Ben ayrı yaşayacağım diye, ayrı bir eve çıkmak çok mantıklı değil. Boş yere zahmet + boş yere masraf.


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.10.20)
yasim 32 ailemle yasiyorum :) erkegim. cok sukur isim de var.

bu arada kisa not duseyim kendi evinde kalmak gibi kendi kirani camasirini utunu halledebilmek gibi osuruktan teyyare seyleri de sorumluluktan saymak asiri ilginc.

ha diyorsan ki ben eve kari kiz atiyorum. biranin sarabin dibini buluyorum. gece sabahlara kadar disarilarda surtuyorum sabah eve geliyorum ailem de buna izin vermez ailemin kulturu de buna uygun degil, ciktigim kabugu da begenmiyorum
anormal gelir. sen eve cik tabii kardesim. temel ihtiyaclari giderebilmeyi de sorumluluk say.
edit, bu arada buna karsi cikanlar da.genelde kadinlardir cunku kadinlar evde daha fazla baski altindalar evde istediklerini yapamiyorlar. aileleri buna izin vermiyor. kadin ailesi ile yasacak eve sarhos kafa 12_1 de gelecek :)) bu mumkun mu? iste o yuzde anormal.
0
turbo sadık
(12.10.20)
Ayrı eve çıkmayı yücelten kadınlar seni manipüle etmeye çalışıyor, yeme.
0
arnold schwarzeneger
(12.10.20)
bence normal değil.

cinsiyetten bağımsız olarak bende kendi ayakları üzerinde duramayan, bağımlı bir aile ilişkisi olan ve birey olmayı becerememiş, konfor alanından çıkma cesaretinden yoksun, kendi bütçesini yönetme becerisi olmayan, annesine bu yaşta dahi donunu yıkatmaktan ve yük olmaktan rahatsızlık duymayan(yine cinsiyetten ve ama annem isteyerek yapıyor geyiğinden bağımsız) vesaire vesaire insan intibası uyandırıyor. tam olarak güven duymuyorum ve paylaşım alanlarımı sınırlı tutuyorum.

sağlık vb konular kapsam dışıdır.
0
Phoebe
(12.10.20)
turbo sadık harika özetlemiş.

Ben 30 yaşımdayım. Annemle yaşıyorum. Evde yemek yemem pek. Çamaşır-bulaşık desen zaten annemden daha iyisini yaparım. Ondan daha düzenli, disiplinli bi insanımdır. Eve getiremediğim kız arkadaşım olmaz. Tek gecelik dışında 3-4 gün özel zaman geçirmek istediğimde de para verip tatile yolluyorum. Hem ona hem bana iyi geliyo.

Annemle yaşıyorum, çünkü niye yaşamayayım? Babam yok, tek çocuğum. Annemin kuzusu olmadım hiç. Her zaman istediğim gibi yaşadım. 14 yaşında sigaraya başladığımda bile anneme ben sigara içiyorum dedim.

Şimdi kendi olamamış ergenler gibi “bana ne yaa ben ayrı eve çıkcam” desem çok saçma olur. Niye eşya aliim, ev kirası vereyim ki? Durduk yere hem de. Ev sahibi, bok püsürle uğraş dur bi de. Gereksiz.

Üniversitede 5 sene kendi evimde yaşadım. Hiçbir olayı yok aileden ayrı yaşamanın. Sen eziksen, ana kuzusuysan ailenle de yalnız da öylesindir. Objektif değerlendirme yapmaktan aciz, genelleme yapan insanları dinlememek gerek.
0
tek yaprak havlu
(12.10.20)
bence normal değildir. o yaşta ailesiyle yaşayıp bunalmayanlara da büyük saygı duyuyorum. yalnız yaşamak büyük oranda psikolojik bir rahatlık. eve sevgili atmak değil olay. yaşam koşullarını kendinin seçebilmesi. temizliğin gürültünün uykunun uyanmanın sohbetin partinin eve girmenin dışarı çıkmanın vaktine başka birini düşünmeden karar verebilme özgürlüğü. bunlar basit gelebilir ama bunlara bir kez sahip olduğunuzda, mahrum kaldığınız zaman ne büyük anlam ifade ettiğini görürsünüz. iki durumu da uzunca yaşamamış olanlar yorum yapmasa daha sağlıklı olur bence.
0
bohr atom modeli
(12.10.20)
Türkiye’de yaşıyoruz kültürümüze göre normal elbet ama bence mezun olan maddi manevi müsait insan evini açıp bir evi kendisi döndürmeli. İnsanın kendi evi çok başka, o sorumluluk biraz zor ama çok güzel bence.
0
cilekli pasta
(12.10.20)
Maddi durumum müsait, ailemleyim ama ayrı ev de açtım kendime.

Fakat Türkiye şartlarında, hele hele İstanbulda yaşayıp ortalama maaş alan birinin ya 2-3 arkadaşıyla bekar evi mantığıyla ayrı eve çıkması lazım, ki rezil bir yaşam, ya da fındık kadar evde istanbulun çevresinde dandik bir evde yaşayıp gezme yeme içme zevklerini komple feda edip birikim yapamaması gerekiyor.

Genelde erkek ayrı evde yaşamalı fikri de maddi durumu iyi olan arkadaşlardan geliyor ki aynı şekilde cevap veren 1-2 arkadaşın hem baba hem koca olarak maddi durumu iyi olduğunu biliyorum.

Turbosadık +1
0
KaraSakall
(12.10.20)
Bence normal.
0
Amaranta ursula
(12.10.20)
olabilir ama yaşantına bağlı olarak seni zorlayabilir de çok anormal denemez.
0
basond
(12.10.20)
genelleme yapılabilecek bir konu değildir. ne olacak yani, bir gün tek başına kaldıklarında holde ölü mü bulunacak bu insanlar? :) kaldı ki artık bu ülkede hayat şartlarının zorluğunu da düşünürsek, kendine ait özel bir odası varsa insanın, ailesiyle yaşamasında hiçbir sıkıntı yoktur.
0
matrix
(12.10.20)
Turbo Sadik noktayi koymus, uzatmaya gerek yok. 5 bin lira maas alip 2500 lirasini kiraya verenleri de hic anlamiyorum zaten.
0
baldur2
(13.10.20)
mesele çamaşır bulaşık sorumluluk falan değil. kız arkadaşınla buluştun ailenle yaşıyorsan eve mi getireceksin ya da sürekli otele mi para vereceksin. O yaşa gelip de bu konuda rahatsızlık hissetmeyende bir tuhaflık vardır bence.

Karşı cins mevzusunu geçelim. Normal arkadaş ağırlarken ne kadar rahat olabileceksin.

Hadi normal arkadaşı da geçelim, sürekli aynı ortamdasın ailenle ve bireyselliğin sıfır. Bahsedilen yaş cidden aileyle yaşamak için normal olmayan bir yaş. Benim üstte anlattığım kafa yapısında değilsen muhafazakar biriysen de evlenip kendi aileni kurarsın. Ben bu şekilde ailesiyle yaşayan birini tanıyorum. Kadınlar ciddiye almıyor bunu. Evlenmek istiyor, köye falan haber salmışlar birini bulsunlar diye. O kadınlar bile istemiyor bunu.

5000 maaş alıp 2500 ünü kiraya vermek bu konuda gayet normal bence. Tam hayatı yaşayacak dönemdesin. 2500 fazladan kenarı atsan 30 000 para yapar. 10 senede bir ev ya da araba anca alırsın ve hayatını verirsin.
0
indifferent
(13.10.20)
(12)

Ankara'nın pavyonları ne zamandan beri meşhur?

chihirovekohaku
Her zaman meşhur muydu yoksa 10-15 yıllık bir durum mu? 14-15 yaşıma dek Ankara denince aklıma Anıtkabir ve üniversiteler gelirdi. Şimdi "maganda tipli herifler" ve pavyonlar geliyor. Belki son birkaç aydır Aleyna Çakır cinayetiyle ilgili haberleri sık okumamın etkisi vardır diyeceğim ama Aleyna Çak
Her zaman meşhur muydu yoksa 10-15 yıllık bir durum mu?

14-15 yaşıma dek Ankara denince aklıma Anıtkabir ve üniversiteler gelirdi. Şimdi "maganda tipli herifler" ve pavyonlar geliyor. Belki son birkaç aydır Aleyna Çakır cinayetiyle ilgili haberleri sık okumamın etkisi vardır diyeceğim ama Aleyna Çakır'dan önce de aynıydı.
0
chihirovekohaku
(11.10.20)
kesinlikle haklisin. son 15 sene bence.
0
tunaktunaktun
(11.10.20)
Ben 90larin başında ankarada öğrenciydim ve demirtepede ustgecidin ayağında bir pavyon vardı. Sonra 2008lerde o pavyonu gittim ziyaret ettim, yabancı kadınlar çalışıyordu.
Demek ki öyle 15-20 senenin olayi degil daha eskidir.
0
fempusay
(11.10.20)
Ulustakiler de aynıdır bu arada. Misal pavyonun sahibiyle tanışmıştım orduluydu ve komi olarak ise girip pavyonu almış . Yani birkaç yılla olacak iş değil.
0
fempusay
(11.10.20)
2004te ogrenciyken ulusta kaliyordum, pavyonlar dolup tasiyordu yine.

Behzat c, Blutv belgeseli vs derken ilgisi olmayan insanlara da ulasti sadece.
0
brkylmz
(11.10.20)
kesin bir tarih verilemez ama 90lar diye geciyor.
0
neverletyougodown
(11.10.20)
ankara'nın simgelerinden biriydi her daim. 90'larda bile bilinirdi. siz biraz steril yetişmişsiniz muhtemelen.
0
Phoebe
(11.10.20)
1980'li yıllarda çekilen bazı filmlerde bile rastalnıyor bu kültüre, 90'lardan bile eski demek ki.
0
John Bloor
(12.10.20)
Babamın 80'lerin başında üniversite okumaya geldiği zamanlardan anıları var. Yani ne kadar meşhur bilemiyorum ama o zamanlar da varmış öyle olaylar.
0
plutongezegendegilmi
(12.10.20)
@ben adam Ankara'yi soruyor, tr'deki ilk pavyonu degil
0
neverletyougodown
(12.10.20)
Son 10-15 senede olan sosyal medyanın ve paylaşım sitelerinin yaygınlaşması ile buralardan videoların ve görüntülerin rahat rahat paylaşılıyor olması. Dolayısıyla görünürlük elde edildi. Gitmeyen adam bile o videolardan az çok neler var, görebiliyor.

Sarı Tutku'yu hepimiz biliyoruz. Kaçımız gerçek hayatta gördü? Çok azdır. Ama biliriz. Sebep, videoları.
0
faith no more
(12.10.20)
Ya Kemal Sunal'ın geç dönem filmlerinden "Düttürü Dünya"yı izleseydiniz bu soruyu sormazdınız. Ankara'nın 80'lerdeki halini, Bentderesi, Ulus, Kızılay ve daha nice yerleri görürsünüz. Sandalyeyle güreş sahnesi ve yıllar önceden beri var olan "Oku kızım da memur ol" sözü filme dair en çok sevdiklerim. Dramdır, Kemal Sunal'ın en güzel dram filmidir bana kalırsa, acil izleyiniz.

www.youtube.com
0
Hallegadola
(12.10.20)
şöyle bir şey anlatayım;
2006 yılında cep telefonu ile gizlice sahneyi video çekmeye çalışan adamı 4-5 kişi feci şekilde döverek dışarı atmıştı.. şimdi pavyona gidip story atmayanları dövüyorlar.. değişen tek şey sosyal medya etkisi ile reklam gücü.

bu alem eskiden beri pislikti zaten. facebook ile başladı şimdi instagram ile hız kesmeden devam ediyor bu olay. eskinden pavyonda çalışan kızların ne adı ne sanı bilinirdi, devlet sırrı gibi saklarlardı. şimdi mekanları kons çalıştırıken takipçi sayısına bakıyor. sosyal medya ekibi ile fan sayfaları kurduruyorlar.bu sayede hiç alakası olmayan insanların bile bu pavyonların ortamından haberdar, yaratılan bu ilgi sayesinde hiç gelmeyen tipleri bile merak edip geliyor. haa tabi bu ortamları acayip seven bir iç anadolu abaza ve ergen tayfada var.
0
ada meltemi
(12.10.20)
(12)

anne / babanızdan size aktarılan sağlık problemleri?

Stoneface
hangileri mevcut? göz bozuklukları, saç dökülmesi, hemorroid, nörolojik rahatsızlıklar ya ad aklınıza gelecek hemen her şey olabilir.
hangileri mevcut?

göz bozuklukları, saç dökülmesi, hemorroid, nörolojik rahatsızlıklar ya ad aklınıza gelecek hemen her şey olabilir.
0
Stoneface
(11.10.20)
Mide ve sindirim sistemi problemleri
Migren
Bel fitigi (herkeste var gerci, onlarla alakasi olmayadabilir)
Dizlerle ilgili latince isimli bi rahatsizlik
0
saçdemeti
(11.10.20)
saç dökülmesi
0
avatar is back
(11.10.20)
Majör depresyon
Migren
Hipertansiyon
0
pro9it9is9
(11.10.20)
migren
0
Phoebe
(11.10.20)
saç dökülmesi,migren,fıtık
0
bbb_1
(11.10.20)
Romatizma. Annemden geçmiş. Kalbime vurmuştu. Eklemlerim 27 yaşında olmama rağmen 70 yaşında hissettiriyor.
0
le jeune turc
(11.10.20)
göz, yakin-uzak, gözlük kullanmayan kimse yok sülalede, cocugum pilot olamayacak.

akdeniz anemisi tasiyiciligi
0
wishmaythşngs
(11.10.20)
Babam hemen her gece arka arkaya iki kere hapsirir. Farkettim ki ben de aynen hemen her gece 2 kere hapsiriyorum.
0
pass
(11.10.20)
Kesin olan;
- Babadan sedef hastalığı.


Kesin olmayan;
- Annem senelerdir depresyondan muzdarip. Benim doğumumdan önce(1989) tanı konulmuş sanırım. Benim doğumla birlikte nüksetmiş galiba.
Bana gelirsek 2014 senesinde de anksiyete bozukluğu tanısı konuldu. Psikolojik rahatsızlıkların genetik olduğu söyleniyor. Ne kadar alakalı, ilgili bilmiyorum.
0
put it in your appropriate place
(11.10.20)
anneden anksiyete.
0
tunaktunaktun
(11.10.20)
romatizma, annemden. benim de kalbime vurdu. (kapakcik kalinlasmasi)

babamda reflu vardi, bende gastrit.

babam miyoptu, ben de miyopum.
0
batlegolas
(12.10.20)
Tiroid
Saç dökülmesi
0
SiyamkedisiZorro
(12.10.20)
(11)

farkında olmadan kazık atan arkadaş (iş, arkadaşlık ve iç dökme içerir)

duyurukullanıcısı
iskandinav ülkelerinin birinde bir tanıdığım var. sık ziyaret ediyorum zaten iş için o sebeple gittiğimde bi kahve içeriz eşine falan türkiye'den hediye götürürüm. ben geldiğimde gider kafaları çekeriz vs. vs. iyi niyetli bir eleman. yarı türk ama hayatı avrupa'da geçtiği için avrupalı aslında tam b
iskandinav ülkelerinin birinde bir tanıdığım var. sık ziyaret ediyorum zaten iş için o sebeple gittiğimde bi kahve içeriz eşine falan türkiye'den hediye götürürüm. ben geldiğimde gider kafaları çekeriz vs. vs. iyi niyetli bir eleman. yarı türk ama hayatı avrupa'da geçtiği için avrupalı aslında tam bir yeri yurdu yok.

2019'un başında bu bir iş almış, batırmış. bir üretim işi. beni aradı dedi şöyle böyle bu işi yapabilir misin? dedim ok. prototipleri hazırladım ürün gamını 3'ten 120'ye çıkardım 90 farklı ürün hazırladım. ürünler ile ilgili kataloglar yaptım. seri imalat hatta finans şemalarını vs çıkardım. olabilecek her şeyi yaptım. hatta ürün animasyonlarını, realistic renderlarını bile yaptım.

bu ve ekibi mest oldu tabi. big boss'ları olan biri var ona sürekli proses nasıl ilerliyor vs vs diye mail atıyorlar. ben yokum maillerde ama bizim eleman bana ss atıyor cevapları.

tüm süreç için arkadaş olduğundan dolayı masraf hariç para almadım. anlaşmamız şöyleydi tüm üretimden ben sorumlu olacaktım ve ürettiğim ürünlere beraber kararlaştırdığımız bir kar koyarak onlara göndericektim onlarda satacaklardı.

2019'un sonunda son anlaşmayı imzalamak için gittim o ülkeye. elimde bavulum dedim otele gitmeden şunlara bir merhaba diyeyim sabah saat 11. ben gece 2'den beri yoldayım.

gittim dedim 'hello' falan eleman geldi dedi 'dk we have a surprise for you we have solved the production' dedim WTF!
türkçesi 'dk biz başkası ile anlaştık aynen geldiğin yoldan sktir git'

ya işte ne oldu nasıl oldu falan derken. olay şu ;
bunların o ülkede bir türk tayfası varmış buraya da daha yeni bir türk gelmiş bizim elemanda işte bende yarı türküm falan demiş hemen bizim işi anlatmış sadece üretim kaldığı için bu yeni gelen eleman 'ya sktir et dk'yı ben sana yaparım o işi' demiş ve bizim elemana sağdan soldan saçma sapan fiyatlar bulmuş. bizim elemanda benim verdiğim fiyatın %10'u fiyatı görünce kabul etmiş.

neyse ben şaşkınlığı üzerimden atınca dedim bu şartlar altında ben çalışamam. hoşçakalın. bunlar işte dur falan filan derken ben 2-3 gün takıldım orada zaten konaklama vs bunlara ait. bu arada da bunlar bu yeni elemanla üretimi çözmeye çalışıyorlar ama adam hiçbir şeyden anlamıyor kaldı ki ingilizcede yok. bizim eleman yarı türkçesi ile bir şeyler çözmeye çalışıyor ama adam her defasında bir yerleri arıyor falan filan.

ben tüm prosesi şemalar ile kendim bilgisayarda çizerek vs vs anlattığım ve uyguladığım için bendeki performansı bulamadılar.

son gün bunlar baya bir pişman oldu ve geldiğimden beri beni hotdog, wrap yemeye götüren insanlar beni cidden sağlam bir yere yemeğe ve içmeye götürdüler. sonra tabi beni ikna çabaları işte sende ol ekipte şöyle böyle falan filan.

dedim yok. bu şartlar altında ben çalışamam. yarın gidiyorum.

neyse ben tabi resti çektim gittim.

şimdi bizim eleman gayet iyi niyetli bir eleman birilerine yardım edeceğim yine kendini bitiren insanlar varya o tip. bana neredeyse yeni telefon ve kendi üzerine hat alıyordu sırf o ülkede gps kullanamıyorum diye. o sebeple kafasına girmesi kolay. bu jöntürk'te bunun kafasına girmiş işte.

aradan 6 ay geçti. bizim elemandan mesaj. ''nbr?'' diye dedim iyi falan. dedi konuşalım mı? dedim tabi.

benim bir ayda 1000adet gönderdiğim üründen bu eleman 6 ayda bir adet gönderememiş. üzerine başka işlere de girip onda da millete kazık atmış paralarını vermemiş vs. bizim elemanda tutuşmuş tabi.

işte kesin senle çalışıcaz vs vs diye konuşmada yağdırıyor. dedim bakarız işte.

şimdi bu eleman yaptığının farkına vardı ve bana da mahçup olduğu için bana ara ara mesaj atıyor, postlarımı beğeniyor hal hatır soruyor falan ki benden 14 yaş büyük.

bu arkadaşa iş dünyası için ikinci bir şans vermeli miyim? hala neden düşünüyorum çünkü kendisi ülkenin en büyük yatırım firmalarından birinde GM statüsünde ama ilk defa al-sat'tan üretim e geçme istediğinde. bende o grubun bir parçası olmak istiyorum ama bu adamın kafa yapısı çok farklı.

bir yanım bu adamla uğraşırsın derken diğer yanım fiyatını söyle kabul ederlerse devam et diyor. hangisini yapmalıyım?

birde bunu bir gün bir yere davet edip sen bana şöyle şöyle yaptın diyip günah çıkarsam nasıl olur? yapmalı mıyım? yoksa yoksayıp devam mı etmeliyim?
0
duyurukullanıcısı
(05.10.20)
Peşin paranı alacaksın cayır cayır, üstüne de bi en az %10 ekleyeceksin ıvır zıvır şeyleri bahane edil, işine bakacaksın. Duygusal davranmaya gerek yok. Tam olarak kucağına düşmüşler, bu fırsat bir daha gelmez. Hiç öyle arkadaş falan filan muhabbetine girmene gerek yok. Rahat ol yani. Pro davran.
0
roket adam
(05.10.20)
1) ticarette ayıp olmaz, adam seninle bir anlaşma yapmış üretime kadar olan sürecin de masraflarını karşılamış şimdiye kadar. daha uygun fiyat aldığında tabii ki orayı seçecek sonuçta adamın önceliği parayı senin kazanman değil çalıştığı şirketin kazanması.

2) ticarette küslük de olmaz, ne alacağını alabilirsin ne de iş yapabilirsin para kazanabilirsin.

3) günah çıkartma değilde, üretim tecrübesi olmayan biri ile %10 altına daha fazla karlılık için anlaştın 6 aydır ürünü alamadın ve şirketini zarara uğrattın farkındamısın diyebilirsin, ama onu da zamanı gelince de bence. önce imzayı at aranızda sözleşme olsun sonra yap.
0
selam
(05.10.20)
Bu işten siz de ciddi bir gelir elde edecekseniz duygusal davranmak yerine tekrar düşünebilirsiniz. Sonuç itibariyle bir iyilik yapmaktan ziyade bir ticaret olarak olaya bakmak lazım. Olumsuz bir durumda sizi çok etkiler mi sadece kritik nokta bu. Az etkiliyorsa tekrar denemekte fayda var okuduğumdan anladığım kadarıyla.

Bunun dışında, uzun süredir işsiz arkadaşım Havadakarada'yı 1 seneliğine işe al deyip samimiyetini test edebilir, direkt söylemek istemediğiniz şeyleri benim üzerimden dolaylı iletebilirsiniz :D
0
havadakarada
(05.10.20)
Adamın daha ucuzu bulunca ona kayması normal karşılanmış ama sen o süreçte sadece masrafları almışsın. Kendi yıpranma payına karşılık bişey elde etmemissin. Bundan sonra peşin çalış ve devam et.
0
elorelia
(05.10.20)
@havadakarada
gördüğün gibi pardon diye ortada gezinen insanlarda 1 yıl çalışıyor ama havayı alabiliyor.

bazen keşke o bir yatsaydım daha iyi olurdu diyorum.

dil öğren hacı abi. 2.dil çok işe yarıyor.
0
🌸duyurukullanıcısı
(05.10.20)
Sizin ilacınız peşin ödeme ve sözleşme. Karşınızdaki saf değil.
0
ykyt
(05.10.20)
Hocam parana bak. Boşver öyle, dedi böyle yaptıyı. Böyle bir dönemde dövizle para kazanacaksın. Hazır o piyasaya girmişken farklı müşterilerde bulur hatta bu adamlara sağlam bir ders bile verirsin.
0
scudman1
(05.10.20)
Peşin ödeme ve sözleşme yap, tabii üzerine biraz daha jackass price ekle, %10 filan gibi ekstra bir kâr koy, sonra kafana göre takıl. iş ayrı aşk ayrı maalesef, biz türkler biraz duygusal milletiz. Sözleşme sağlamsa, paran da iyiyse az biraz da adamı çek bir şey olmaz, fazladan koyacağın 1000 euroyla burada 3 asgari ekstra para koyocaksın cebine, fena mı
0
KaraSakall
(05.10.20)
demişsiniz ya "prototipleri hazırladım ürün gamını 3'ten 120'ye çıkardım 90 farklı ürün hazırladım. ürünler ile ilgili kataloglar yaptım. seri imalat hatta finans şemalarını vs çıkardım. olabilecek her şeyi yaptım. hatta ürün animasyonlarını, realistic renderlarını bile yaptım.", bütün bunları yazılı bir ön sözleşme yapmadan yapmışsanız ortada aslında atılan bir kazık falan yok. yani tabii ki etik olarak doğru değil yaptıkları ama profesyonel baktığında ben de olsam kendi emeğini bile belirlemiyor derdim çok net. yani siz kendi ürün ve hizmetlerinizi profesyonel bir şekilde aktarmamış ve kurumsallaştırmamışsınız ama onlardan kurumsal ve profesyonel davranmalarını bekliyorsunuz.

küslük falanda manasız. bu bir deneyim olmalı sizin için bundan sonra hiç kimseye yazılı koşullar belirlenmeden iş yapmamanız için. yolunuza bakın, işi yapın, paranızı kazanın. ama doğru şekilde ortaya koyun kendinizi.
0
Phoebe
(05.10.20)
aman hocam hakkaten profesyonel bir soru gönül işlerine girmiş.

Sözleşme ile ilerleyelim de kuralları koşulları ücreti ve cayma tazminatını yaz. ok derlerse yürürsün yoksa parmağını kıpırdatma konu kapansın.
0
lcha
(05.10.20)
NDA ve danışmanlık sözleşmesi imzalamıştık ama mailler, whatsapp, facebook mesajları hariç üretimin bende olacağı resmi sözleşmede yazmıyordu. zaten üretim sözleşmesini imzalamaya gitmiştim ki vize alırken davet mektubunda bile o şekilde yer almıştı.

zaten yasal süreç yürütmezdim imzalasak bile o derece bir samimiyetimiz var kendisi ve eşi ile. beraber yemişiz içmişiz adama icra mı göndericem türkiye'den.

mühendislik danışmanlık verdiğim için bir yerde sağlama alıyorum kendimi zaten yapamayacaklarını biliyordum ben olmadan.

beni şaşırtan bu kadar deneyimli birinin bu hataya düşmesi. hala şaşırıyorum.
0
🌸duyurukullanıcısı
(05.10.20)
(8)

emerken ciglik atip aglayan bebek

deartheodosia
neden oluyordur bu? sut geliyor kontrol ediyorum. ictikce gaz da attiriyorum ama bagira bagira aglayarak emiyor. kotu gunler geciriyorum cok uzun zamandir, sut aci gelir tadi acilasir denilen sey dogru mudur? degilse sikintisi ne olabilir?
neden oluyordur bu? sut geliyor kontrol ediyorum. ictikce gaz da attiriyorum ama bagira bagira aglayarak emiyor. kotu gunler geciriyorum cok uzun zamandir, sut aci gelir tadi acilasir denilen sey dogru mudur? degilse sikintisi ne olabilir?
0
deartheodosia
(03.10.20)
kaç aylık bebek doğum sezeryan mı oldu normal doğum mu?
atak haftalarından birinde olabilir
0
basond
(03.10.20)
Allah bağışlasın maşallah

kesin racon kesecek durumda değilim olasılıklar içinde en büyük olanı gaz sancısı kolik olma durumu. bunun dışında mama alıyor mu mama içerken de var mı çığlık?
hiç sorunu olmayıp da ağlıyor da olabilir.
yediklerinden sütün tadı da değişmiş olabilir(acı baharat falan yeme)
0
basond
(03.10.20)
çocuğum yok ama arkadaşımın başına geleni söyleyeyim.
onun da çocuğu çok ağlıyordu ve kolikti bebek. ama kolik olma sebebi annenin yediği bir şeye alerjisi olmasıymış. inek sütüne alerjisi varmış bebeğin. anne de peynir falan yediği için bebek etkileniyormuş. yediğinize içtiğinize bi dikkat edin isterseniz bağlantılı olabilir.
benim yerime öpünn
0
matilda
(03.10.20)
Ağız/boğaz içinde canını acıtan bir şey olabilir mi acaba, yara vs?
0
kibritsuyu
(04.10.20)
Ağız yarası, süt alerjisi (inek sütü içiyorsanız)

Bizimkinde ağız yarası olduğunda çok ağlamıştı. Her emme öncesi karbonatlı suya batırılmış gazlı bez ile yaraları temizlerdik.
0
curukturpkokusu
(04.10.20)
High need baby durumu olabilir belki. Bir araştırın bu kavramı.
0
Phoebe
(04.10.20)
Sizin kötü günler geçiriyor oluşunuz bebeğinizi etkiliyordur muhtemelen. Annenin duyguları bebeğe çok çabuk sirayet eder. Siz rahatsanız o da rahat uyur, siz huzursanız o da huzursuz olur. Bunu gözlemlerinizden siz de görebilirsiniz.

Kendinizi rahatlatacak bir şeyler yapamaz mısınız? Farklı bir ortama giremez misiniz bir süre?
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(04.10.20)
yanıtlayan herkese teşekkürler :) gazı olduğunda ve burnu tıkalı olduğunda ve rahat nefes alamadığında huysuzlandığını keşfettim. her gün burnunu temizliyorum. ileride burayı okuyabilecek bi anneye bilgi olsun diye not düşüyorum.
0
🌸deartheodosia
(23.10.20)
(3)

Dolmabahçe Sarayı müze kart

ahm1
Müze kart geciyor mu?Bir yerde gecmiyor yaziyor, milli saraylar sayfasinda ise soyle yaziyor:"Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı’na bağlı tüm saray, köşk ve kasırlarda, aşağıdaki istisnalar hariç olmak üzere, Müze Kart geçerlidir.Topkapı Sarayı Harem Bölümü ve Aya İrini (Müze Kart geçmemektedir )Dolm
Müze kart geciyor mu?

Bir yerde gecmiyor yaziyor, milli saraylar sayfasinda ise soyle yaziyor:

"Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı’na bağlı tüm saray, köşk ve kasırlarda, aşağıdaki istisnalar hariç olmak üzere, Müze Kart geçerlidir.

Topkapı Sarayı Harem Bölümü ve Aya İrini (Müze Kart geçmemektedir )
Dolmabahçe Sarayı Selamlık Bölümü (Müze Kart geçmemektedir )"

Selamlik bolumunde gecmiyor diyor. Ama o da zaten giris kismi mi? O yuzden saraya girilmiyor olarak mi anlamam gerekiyor?
0
ahm1
(02.10.20)
geçmiyor hiçbir şekilde, gişeden içeri giremezsin.
0
Bruce
(02.10.20)
geçmez amma trük vatandaşlarına yarı fiyat.
0
mikahakkinen
(02.10.20)
1 ocak itibariyle geçmeye başladı harem bölümünde. Evet selamlık ilk girişten itibaren olan bölüm.

edit: yarım yamalak yazmışım, selamlığa giremezsiniz müzekartla ama hareme girebilirsiniz. selamlık için bilet alıp o bölümü de öyle gezebilirsiniz. gitmişken hemen arka taraftaki resim müzesi ve saray koleksiyonları müzelerini de çok çok öneririm.
0
Phoebe
(02.10.20)
(4)

Nerden gideyim(acil)

cosmicgadin
Tam Burdur Isparta yol ayrımındayım. Antalya'ya gidiyorum. Geze geze gidiyorum fakat gereksiz yerlere de uğramak istemiyorum.Görecek yerler bakımından hangi yolu tercih etsem, Burdur üzeri mi, ısparta üzeri mi? Eğirdire gitsem mi? Vakit kaybı mı? Ya da hiç vakit kaybetmeden direk Antalya mı yapıyım?
Tam Burdur Isparta yol ayrımındayım. Antalya'ya gidiyorum. Geze geze gidiyorum fakat gereksiz yerlere de uğramak istemiyorum.Görecek yerler bakımından hangi yolu tercih etsem, Burdur üzeri mi, ısparta üzeri mi? Eğirdire gitsem mi? Vakit kaybı mı? Ya da hiç vakit kaybetmeden direk Antalya mı yapıyım? Salda'ya gidiyim mi?
0
cosmicgadin
(29.09.20)
eğirdir sessiz sakin göl sahili kasabası. girişindeki stelvio pass misali kıvrak virajlar, sivritepe manzarası ve yamacına devasa işlenmiş GÜÇLÜYÜZ, CESURUZ, HAZIRIZ yazısı ilk görüşte etkileyecek cinsten şeyler. gölün en ucuna doğru cunda adası girişi gibi dar bir geçişten sonra ileri gidilince balıkçılar var, kremitte güzel balık yapıyorlar, fiyatlar da nispeten uygun. bunun dışında bir olayı yok.
0
onemoremile
(29.09.20)
burdur üzerinden giderseniz merkezde burdur müzesini gezip sonra bi şiş yedikten sonra antalyaya doğru devam ederken insuyu mağarası ve sagalassosa uğrayabilirsiniz. insuyu yol üstü geçerken uğranacak bir yer ama antik kent seviyorsanız sagalassos hayli vaktinizi alır.

ısparta yolunu pek bilmiyorum ama oradan giderseniz karacaören barajına uğrayabilirsiniz. güzel bir doğa manzarası var. eğirdir gölünü ziyaret edeli uzun zaman oldu, pek bir olayı yoktu diye aklımda kalmış.
0
nrmnm
(29.09.20)
sen direkt in hacım antalya'ya. yani 20 senedir geçerim ordan 1 kere benzin almaya bile inmedim oralarda.
0
duster
(29.09.20)
nrmnm+1
eğer ilgi alanınıza giriyorsa burdur müzesi, insuyu mağarası (eskiye göre çok azalmış suyu çok üzüldüm ama yine de güzel), sagalassos (en çok aşk duyduğum antik kentlerden biridir).

ama ilgi alanınız değilse uzatmayın hiç yolu, antalyada gezersiniz.
0
Phoebe
(29.09.20)
(6)

Gelmeyen Mobilya Sorunsalı

risko
Merhabalarİstanbul'da kurumsal bir mobilya mağazasından 5 temmuz 2020 tarihinde karyola sipariş etmiştim. Ürünün ödemesini havale olarak peşinen yaptım. Teslim tarihi 30 temmuz 2020 olarak görülmesine rağmen Eylül ayını bitirmekteyiz ve hala ürün elimize ulaşmadı. Telefonla sürekli oyalıyorlar. Sözl
Merhabalar

İstanbul'da kurumsal bir mobilya mağazasından 5 temmuz 2020 tarihinde karyola sipariş etmiştim. Ürünün ödemesini havale olarak peşinen yaptım. Teslim tarihi 30 temmuz 2020 olarak görülmesine rağmen Eylül ayını bitirmekteyiz ve hala ürün elimize ulaşmadı. Telefonla sürekli oyalıyorlar. Sözleşme iptali yapmak istediğimi söyledim fakat sözleşme imzaladınız ayrıca fabrika stoklu çalışmıyor; özel üretim oladuğundan dolayı iade kabul etmiyor; paranızı geri alamazsınız, isterseniz mahkemeye başvurun dediler. Tüketici hakem heyetine başvurdum ama pandemiden dolayı şikayetinizin sonuçlanması 1 sene sürer diyorlar.

Evlenmek üzere olduğum için karyola almam gerek fakat daha sonra bu firma 'mobilyanızı getirdik almak zorundasınız' gibi bir şey söyler mi? sorun yaşar mıyım? noterden ihtar çeksem, paramın tamamını geri alabilir miyim? ne yapmam gerekiyor, yardımınızı rica ediyorum.

şimdiden teşekkürler.

edit: özel üretim diyorlar fakat showroomda gördüğümüz ürünün aynısını sipariş ettik. herhangi bir değişiklik yapmadık ürün üzerinde, neyse o.

linkini de bırakıyorum
www.dogtas.com
0
risko
(28.09.20)
Neresi hocam burasi?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(28.09.20)
Uğraştırın elinizden geldiğince . Özel üretim bile olsa onların zamanında teslim etme zorunluluğu var.
0
Erva
(28.09.20)
sosyal medyada firmayı etiketleyerek bu olan biteni paylaşın belirli bir süre.

yatırım tavsiyesi değildir, yasal karşılığını bilmiyorum ama bu şekilde sorunumu çözdüğüm oldu :).
0
Phoebe
(28.09.20)
ekşi de "28 Eylül X Mobilya rezaleti" diye başlık açın
0
ankarakecisi
(28.09.20)
Sözleşmenizde "teslim tarihinden itibaren x süre içinde teslim alınmayan ürünler" diye bir bölüm varsa oraya bakın. Sözleşmede teslim 30 Temmuz yazmış ama fatura yolladılar mı size o önemli. Fatura da yolladılarsa, evet sizi biraz sıkıntıya sokabilir.
0
malheiros
(28.09.20)
Bi rezalet basligi patlatin akli ucsun kerizlerin.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(28.09.20)
(12)

Ev sahibi kalmayacagim aylarin kirasini istiyor

bollocks44
Eve Eylul 1 2017'de girdim, ve 2018 yilindan sonra bir daha hic kontrat yapmadan, senelik gerceklestirilen kira zammi ile odemeye devam ettim. 1 eylul itibari ile yeni sozlesme yaptirmak gerekmeksizin evde oturmaya devam ettik. ev sahibine issiz kalmamdan mutevellit evden cikmak istedigimi belirttim
Eve Eylul 1 2017'de girdim, ve 2018 yilindan sonra bir daha hic kontrat yapmadan, senelik gerceklestirilen kira zammi ile odemeye devam ettim. 1 eylul itibari ile yeni sozlesme yaptirmak gerekmeksizin evde oturmaya devam ettik.

ev sahibine issiz kalmamdan mutevellit evden cikmak istedigimi belirttim, benden ayrildiktan sonraki 3 ayin kirasini talep etti. boyle bir yasal hakki var mi?
0
bollocks44
(27.09.20)
var
0
Gaip
(27.09.20)
var, anlasma yoluna gitmeye calisin. 3 ay değil, 2 ay ödesek vesaire gibi.
0
fever
(27.09.20)
Var.
O sizi zamanından önce çıkaramaz . siz de "sözleşme yapıldığından" son ana kadar evde kalmazsanız dahi o kiraları vermek zorundasınız.
0
Erva
(27.09.20)
bildiğim kadarıyla kontrat bitim tarihinde çıkacaksanız 15 gün öncesinden, kontrat bitim tarihinden daha erken bir tarihte çıkacaksanız 3 ay öncesinden haber vermeniz gerekiyor. Bu sebepten 3 aylık istemiştir.
Tavsiyem; çok acil değilse, 3 ay daha oturun o evde ve 3 ay sonra çıkacağınızı beyan edin. Böylelikle oturmadığınız ayın kirasını vermemiş olursunuz.
0
takıl yani takmıyo belli
(27.09.20)
Yalan yanlis yazmis gene millet.
Sen eski kiracisin. 2017. Ilk yilda bile mahkemeye verecek de anca oyle alir o 3 ayi ama alabilme ihtimali olur. O uygulama da ev kolay kiralanamayacak bi yerdeyse gecerli bu arada.

Yani su an senin 15 gun onceden haber verip cikman yeterli. Her yil kontrat yenileniyor diye yeni kiraci statusune gelmiyorsun yani. Ev sahibin pek uyanikmis.
0
Kittie
(27.09.20)
kesinlikle bir avukata danışın.
0
konsomatrix
(27.09.20)
bi de cevap yazan insanlar arasaydı.
3 ay önceden bildirim yapılması gerekliliği.
www.emsal.co
0
ankara06
(27.09.20)
Bilene danışmanını tavsiye etmekle beraber bildiğimi aktarayım.

Her seneyi devirde aksi söylenmedikçe kontrat yenileniyor.

Temel olarak kontratı tek taraflı iptal ettigin icin parasını talep etmekte haklı adam.
Ancak erken çıkıyorum, bak yeni biri gelir bir ay kalmadan gel yarı fiyatta anlasalim gibi orta yolu bularak ayrılmanız en doğrusu.
0
qxgviper
(27.09.20)
son yaptigimiz sozlesmede (2018 Eylul), "kiraci kiralanani bosaltmak istediginde BIR AY evvelinden bildirim yapmak zorundadir" diyor. Bu durumda bildirim yapmak suretiyle bosaltmakta bir sorun var midir?
0
🌸bollocks44
(27.09.20)
Sözleşme yoksa hiçbir şey alamaz. Kirayı elden veriyorsanız ya da mobil bankacılıkta kira ödemesi kısmını işaretlemeden parayı gönderiyorsanız siz de onu şikayet edeceğinizi söyleyin vergi kaçırıyor diye. Direk r yapacaktır. En fazla depozitonun üzerine yatar. O da varsa.

Sözleşme yapıldığı dönemi bağlar ayrıca. 2018 de yapılan sözleşme 2020 yılını bağlamaz.
0
Arthur Dayne
(27.09.20)
sözleşmenizde otomatik olarak yenilenip yenilenmediğine dair ibare muhakkak vardır ve genellikle matbu kiralama sözleşmelerinde bu madde oluyor.
0
Phoebe
(28.09.20)
sözleşme her sene otomatikman yenilenir.
eski kiracı da olsanız, yeni kiracı da olsanız, sözleşme sonuna kadar kiradan sorumlusunuz.

kontratlarda genelde bir aydır (30 gün) haber verme tarihi.
benim atölyemin iki ay mesela.
en başta imzaladığınız kontratta yazar zaten ne kadar süre önce haber verilmesi gerektiği ve o tarihte haber verilmezse kontratın otomatikman yenileneceği.

icra ya da mahkeme yoluna giderse kiraları vekalet ücretleri ve masraflarla birlikte alır.

anlaşmaya ya da evi devredebileceğiniz bir kiracı bulmaya çalışın.
evin kolay kiraya verilip verilemeyeceği, yerinin iyi olması ya da olmaması kiracıyı ilgilendirmediği gibi görecelidir de.
talep etmek için yasal hakkı var.
sözleşme yapıldığı dönemi bağlar, önemli olan sözleşmenin "yenileniyor" olması zaten.
çıkmadığınız her yıl, sözleşme otomatik olarak yenilenir ve dolayısıyla yapılan dönem de yenilenmiş olur.
0
blatta hiberna
(28.09.20)
(3)

Bunaltıcı Düşlerden Kurtulmak

6 yasimdan beri metal dinliyorum
Selamlar,İş açısından çok yoğun olduğum bi' haftadayım. Uyuyamıyorum, uyuduğumda da acayip rüyalar görüyorum.Nasıl kurtulurum? Otelde mi kalsam acaba bi' süre.
Selamlar,

İş açısından çok yoğun olduğum bi' haftadayım. Uyuyamıyorum, uyuduğumda da acayip rüyalar görüyorum.

Nasıl kurtulurum? Otelde mi kalsam acaba bi' süre.
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(21.09.20)
Hepimiz cok ruya goruyoruz ama hatirlamiyoruz. Uyku kalitesini artirirsan yani kesintisiz uyursan hatirlamazsin belki. Spor yapilabilir, bol ayran tuketebilirsin vb.

Bir de iki uc baslik altta yorgun uyaniyorum konusunda verilen tavsiylere bakabilirsin. Bazen en ufak bir konforsuzluk = yorgun uyanmak = kabus gormek olabiliyor.
0
onemoremile
(21.09.20)
iş açısından yoğun olduğumda bana da böyle oluyor. kafanızı boşaltmaya çalışıp öyle yatağa geçin. nasıl boşaltacağınızda size bağlı, hobiler olur, yürüyüş olur, şakacı komik arkadaşlarla telefon sohbeti olur. gibi gibi.
0
Phoebe
(21.09.20)
@Phoebe, o palyaço benim maalesef.
0
🌸6 yasimdan beri metal dinliyorum
(22.09.20)
(8)

Parfüm kullanmayan erkek

abelardo
Bu erkek benim. Hiç bir parfümün kokusunu sevmiyorum.Sık sık duş alan ve deodorant kullanan biriyim. Deodorant kokusunu seviyorum, parfümden daha güzel ve temiz geliyor. Daha zinde tutuyor.Ne düşünürsünüz böyle erkek hakkında?
Bu erkek benim. Hiç bir parfümün kokusunu sevmiyorum.
Sık sık duş alan ve deodorant kullanan biriyim. Deodorant kokusunu seviyorum, parfümden daha güzel ve temiz geliyor. Daha zinde tutuyor.
Ne düşünürsünüz böyle erkek hakkında?
0
abelardo
(18.09.20)
Parfüm deodorantın ikamesi değil ki zaten
0
freebird5406_2
(18.09.20)
Hicbir sey dusunmuyorum.
Kendim parfum kullanirim genelde ama temiz olmak ve temiz kokmak icin parfum kullanmak sart degil.
0
pike
(18.09.20)
ben de senin gibiyim, parfüm kokusunun burnu yorduğunu ve beni boğduğunu düşünenlerdenim. eskiden bir kaç iyi parfüm alıp tek fıs ile mutlu olurdum, Ama son yıllarda ekonomik krizin etkisiyle sevdiğim bazı orijinal parfümlerin fiyatlarının da 750tl civarı olmasının etkisiyle parfüm almaz oldum. 20li yaşlarımın başında parfümü daha çok kullanırdım, artık günlük duş, iyi bir deodorant ve temiz kıyafetler bana yetiyor.
0
bugisme
(18.09.20)
Hiç kullanmadım kullanmam da muhtemelen. Yapay geliyor
0
olaylar olaylar
(18.09.20)
kişilerin koku hafızası vardır. temiz kokmak diye bir şey de duymadım hiç. güzel bir parfümü abartı olmamak şekilde kullanırsan insanlar üzerinde pozitif etki bırakırsın.
0
tantunisultansuleyman
(18.09.20)
arkadaş bakışı: ter kokmuyorsan sorun yok.
Flört bakışı: ten kokun rahatsız edici değilse sorun olmaz. ten kokunu seven sorun çıkarmaz. Aksi halde zaten parfüm de kesmez.
0
lcha
(18.09.20)
parfüm kokusundan hazetmiyorum. kadınım, tam olarak tarif ettiğiniz temiz kokma, fresh olma hali inanılmaz cezbedici benim için. kendi ten kokusunu alamadığım erkekle aramızda hiç bir elektriklenme olmuyor. diğer türlü kolonyalı mendil, oda spreyi, araba kokusu filan gibi hissediyorum yanımdaki kişileri. suni, yapay, plastik geliyorlar. özbakım iyidir ve yeterlidir bence.
0
Phoebe
(18.09.20)
Bir şey düşünmem. Ben de @phoebe gibi parfüm kokusundan haz etmiyorum. Üstelik deodoranttan da. Temiz olmak ter kokmamak yeterli bence.
0
Amaranta ursula
(18.09.20)
(6)

istanbul emdr uygulayan psikolog tavsiyesi

Phoebe
maltepe, kadıköy, kartal veya atasehir taraflarında emdr uygulayan iyi bir psikolog öneriniz var mı? çok fahiş fiyatlar olmazsa süreklilik sağlamak açısından faydası olur. kendisi sağlıkçı, sağlık çalışanlarına indirim uygulayan bir merkez vesaire de olur. biraz acil bir durum zira arkadaşımız hamil
maltepe, kadıköy, kartal veya atasehir taraflarında emdr uygulayan iyi bir psikolog öneriniz var mı? çok fahiş fiyatlar olmazsa süreklilik sağlamak açısından faydası olur. kendisi sağlıkçı, sağlık çalışanlarına indirim uygulayan bir merkez vesaire de olur.

biraz acil bir durum zira arkadaşımız hamile ve çok ağır psikolojik şiddet görüyor.
0
Phoebe
(09.09.20)
@playing, online görüştürdüğümüz bir psikolog arkadaşımız (neler konuştular bilmiyoruz) emdr önerdi bize. bu psikolojik şiddet yeni bir durum değil, ilişkilerinin en başından bu yana var. hamilelikle birlikte boyut değiştirdi.
0
🌸Phoebe
(09.09.20)
Kadıköy Koşuyolu; Altis Danışanlık-Refika Yazgaç Hanım (orada değilse bile bu isme bakın.)
0
halboyle
(09.09.20)
Gölge Psikolojik Danışmanlık
0
cleric
(09.09.20)
Refika Yazgaç’in psikoloji diplomasını göremedim ben bu arada, dikkat dikkat.

EmDR derneğindeki isimlere bakabilirsiniz
0
damba
(09.09.20)
@damba kardeşim ee düzgün araştır. sen göremediysen bir sorun vardır:))
sana dikkat dikkat!!



____________&___________

Refika YAZGAÇ (Uzman Psikoterapist)


Refika Yazgaç, hemşirelik eğitiminden sonra, Marmara Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nde Lisans, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Davranış Bilimleri’nde Yüksek Lisansını tamamlamıştır. Maltepe Üniversitesi Gelişim Psikolojisi Doktora programına devam etmiştir.

Çalışma hayatına SurpPirgiç Ermeni Hastanesi ve Marmara Üniversitesi Hastanesi‘nde görev yaparak başlayan Yazgaç, İstanbul Huzur Hastanesi ve Dinlenme Evleri Vakfı’nda yöneticilik ve danışmanlık, Birleşmiş Milletler SOMARC Kadın Sağlığı Projesi‘nde saha koordinatörlüğü, Aile Mahkemeleri‘nde bilirkişilik, çeşitli psikolojik danışma merkezleri, huzurevleri ve okullarda danışmanlık yapmıştır.

Milli Eğitim Bakanlığı‘nda travma, kriz yönetimi ve madde bağımlılığı konularındaki projelerde görev aldı.Bilişsel Davranışçı Terapi, Evlilik ve Aile Terapisi, EMDR Travma Terapisi, Hipnoterapi ve Mediasyon/Arabuluculuk (ABD’de Ohio Eyaleti Cleveland Mediasyon Merkezinde) eğitimlerini almıştır. IPI ZerkaMorenoPsikodramaEnstitüsü‘nde eğitimlerini tamamlayarak psikodramatist unvanı almıştır. Tamamlayıcı Alternetif Tıp (TAT) ve Kendi Kendine İyileşme Yöntemleri; Qigong (Çin Tıbbı Yöntemi), Reiki, EFT (Duygusal Özgürleşme Tekniği), Evrensel Enerji, Mandala, Kahkaha Terapisi vb. ilgi alanları arasındadır.

Psikolojik Danışmanlık çalışmalarında; Bilişsel Davranışçı ve Psikodramatik temelli yaklaşımla, Sistemik Aile Terapisi Model'ini kullanmaktadır. EMDR, Kendi Kendine İyileşme Teknikleri ve Hipnoterapi terapide kullandığı diğer yaklaşımlardır. Travma sonrası stres bozukluğu, kayıp ve yas, geriatri (yaşlılık), kronik hastalıklar, ilişki problemleri ve performans geliştirme, çalıştığı başlıca sorun alanlarıdır.

Maltepe ve Acıbadem Üniversitelerinde lisans ve yüksek lisans düzeyinde Psikoloji, Davranış Bilimleri, İletişim, Psikodrama ve Yas Danışmanlığı derslerini vermiştir. Halen Yeditepe Üniversitesi‘nde yarı zamanlı öğretim elemanı olarak görev yapmakta olan Yazgaç, YÖRET Vakfı‘nda üniversite öğrencileri ve yaşlı bireylere yönelik gönüllü projeler yürütmekte ve ekibimizde psikoterapist olarak çalışmaktadır.

TRT Çocuk Televizyonu‘nda program danışmanlığı da yapan Yazgaç’ın yerli ve yabancı dergilerde makaleleri yayınlanmıştır. İyileşme ve İyileşmede Gülümsemenin Gücü adlı kitabın yazarlarındandır.
0
halboyle
(09.09.20)
Pendik'te ROL Psikoloji - Erkan Kurt uyguluyor. ben kendisine 8 seans gitmiştim, fiyatları da uygun, konuşup birşeyler de yaptırabilirsiniz belki. bir araştırın derim
0
ardolf rendall
(09.09.20)
(12)

bu ilişki türü ne ?

lawyerk34
karşı cins senle sevgili veyahut ciddi ilişki düsünmeyip işte gel beraber vakit geçerelim arada yakınlaşırız diyorsa ve buluştuğunuzda el ele gezip liseli aşıklar gibi takılıyorsunuz.Ama ayrıldığınızda kimse kimseye sırnaş bir dil kullanmadan çok rahatsız etmeden mesajlaşıyorsunuz.Bu fakbadi mi oluy
karşı cins senle sevgili veyahut ciddi ilişki düsünmeyip işte gel beraber vakit geçerelim arada yakınlaşırız diyorsa ve buluştuğunuzda el ele gezip liseli aşıklar gibi takılıyorsunuz.
Ama ayrıldığınızda kimse kimseye sırnaş bir dil kullanmadan çok rahatsız etmeden mesajlaşıyorsunuz.

Bu fakbadi mi oluyor ?
0
lawyerk34
(09.09.20)
friends with benefits oluyor
0
baldur2
(09.09.20)
Sevgili tadında fuckbuddy
0
allah yazdiysa bozsun
(09.09.20)
lovebuddy?
0
Phoebe
(09.09.20)
muhteşem ilişki diye geçiyor sanırım literatürde.
0
bobinhoo
(09.09.20)
“Aradığım kişi sen değilsin ama yoklukta iyi gidiyor” teması bence
0
jamiro
(09.09.20)
Fuckbody sadece seks odaklıdır, elele tutuşma fln olmaz yemek bile yemeyebilirsin.

Friends with benefit te.kullanıyorum oyumu.

Ama sonunda bir kisinin kendini kaptırması ile pis bitebilir. Dikkatli ol.
0
mobydick
(09.09.20)
Daha iyisini bulana kadar senle idare edeyimcilik
0
olaylar olaylar
(09.09.20)
fwb
0
ateistanbul
(09.09.20)
friends with benefits
0
chitosan
(09.09.20)
çıkma teklifi geri gelsin, bu saçma belirsizlikler bitsin.
0
sakurasou
(09.09.20)
yoklukta gideri var oluyor.

- dört duvarla konuşacağıma zaman geçsin.
0
tabudeviren
(09.09.20)
Aslında tam olması gereken bence. Uzun süreli ilişkinin yorucu olmama ihtimali olduğunu düşünmüyorum. Kafaya takmadan devam etmeli bence. Evet farklı duygusal ihtiyaçlar içinde olabilir insan ama akışına bırakmayı denemek gerek.
0
jeanne duval
(10.09.20)
(4)

izmir sakinleri

freebird5406_2
Bu salgın döneminde deniz kıyısı ilçelere sahile gitmek dışında şehirde dışarı nerelere çıkıyorsunuz ? Hem alsancak-konak hem de karşıyaka-bostanlı tarafı olabilir
Bu salgın döneminde deniz kıyısı ilçelere sahile gitmek dışında şehirde dışarı nerelere çıkıyorsunuz ? Hem alsancak-konak hem de karşıyaka-bostanlı tarafı olabilir
0
freebird5406_2
(07.09.20)
Yine sahil olacak ama, sandalyemi alıp alaybey tarafında sahile iniyorum (evime yakın diye).
0
pati
(07.09.20)
Yok sahil de park da olur ama şehirde olsun, urlaya git dikiliye git gibi olmasın :)
0
🌸freebird5406_2
(07.09.20)
Bornova büyük park.
Kültür park (fuar açık şu an uygun değil).
Gaziemir Altay spor tesisleri.
0
kanlakarisikyagmur
(07.09.20)
inciraltına ama orda da kalabalık noktalar var, o yüzden biz yürüyoruz uzun uzun, sakin bir noktada seriliyoruz.

bornovada kültür merkezinin bahçesindeki kafede oturuyoruz.

karşıyaka da philia kafenin bahçesi ama misal haftasonu gündüz saatlerinde. yoksa orası da kalabalık oluyor artık.
0
Phoebe
(07.09.20)
(5)

Cuma günü yapılan yemekler

django
cuma günü pirinç pilavı, köfte, hünkar beğendi gibi bazı yemekler hazırlamıştım; hafta sonu yeme fırsatım olmadığı için yemekler buzdolabında öylece durdu. sadece cumartesi günü biraz yemiştim. bu yemekleri bugün tüketsem bir şey olur mu?ve evet bu soruyu çevremde kimseye soramayacak kadar yalnızım
cuma günü pirinç pilavı, köfte, hünkar beğendi gibi bazı yemekler hazırlamıştım; hafta sonu yeme fırsatım olmadığı için yemekler buzdolabında öylece durdu. sadece cumartesi günü biraz yemiştim. bu yemekleri bugün tüketsem bir şey olur mu?

ve evet bu soruyu çevremde kimseye soramayacak kadar yalnızım :/
0
django
(07.09.20)
Dışarıda bırakmadıysan buzdolabında beklediyse yenir
0
freebird5406_2
(07.09.20)
Buzdolabında kapağı kapalı bir kapta durduysa pilav yenir (ben yiyorum), hünkar beğendi etli değilse o da yenir, köfteyi de bir kokla, tadına fln bak istersen ama ben olsam risk almazdım.
0
pati
(07.09.20)
dolaptan hiç çıkarmadıysanız ve cumartesi günü parça parça ısıttıysanız (tüm tencereyi ısıtmadıysanız yani) sadece lezzeti kaybolmuştur ve etler sertleşmiştir biraz, onun dışında sorun olmaz.
0
Phoebe
(07.09.20)
Bence yenir, ben olsam yerim.
Zaten bi bozukluk olsa tadından kokusundan anlaşılır.
Afiyet olsun.
Yalnızlık o kadar kötü değil :)
0
megalomaniac
(07.09.20)
Elbette yenir.
0
SiyamkedisiZorro
(07.09.20)
(30)

3buçuk Yıllık İlişkinin Uzak Mesafeyle Sonlanması

parcaliham
İkimiz de 30'lu yaşlarımıza yakınız. 3buçuk yıllık bir ilişkimiz vardı. Kendisi yüksek lisansa avrupa'ya gidince araya uzak mesafe girdi. En nihayetinde, 'sana karşı sorumluluk hissediyorum ve geleceğimi yalnız planlamak istiyorum. açıkçası başkalarını da deneyimlemek istiyorum.' diyerek terk edildi
İkimiz de 30'lu yaşlarımıza yakınız. 3buçuk yıllık bir ilişkimiz vardı. Kendisi yüksek lisansa avrupa'ya gidince araya uzak mesafe girdi. En nihayetinde, 'sana karşı sorumluluk hissediyorum ve geleceğimi yalnız planlamak istiyorum. açıkçası başkalarını da deneyimlemek istiyorum.' diyerek terk edildim.

bu 3buçuk yıllık ilişkide 2 yıl aynı evde yaşadık. o ise bu sürecin onu domestik/daha içe kapalı hale getirdiğini, yurtdışında olunca bir daha yaşayamayacağını düşündüğü hayatını yaşamak istediğini söyledi.

elbette bazı sorunlarımız vardı. son 6 ayda başlayan güven sorunlarına (ben bir nedenden dolayı güvenmiyordum) onun sürekli 'güvenini kazanacağım, bana inan' demesi ile son buluyordu. Nihayetinde, 'ben seni ikna etmeye çalışırken, bir baktım ki aslında ben de ikna değilim.' dedi ve her adımında beni de düşünmek zorunda oluşundan yorulduğunu ve geleceğini yalnız planlamak istediğini söyledi.

bu kararın kendi kişiseline dair bir karar olduğu için elimden bir şey gelmeyeceğini hissediyorum. ısrara yönelik, iknaya yönelik her adımım onu daha da uzaklaştıracak gibi hissediyorum. kendisine açıkça, onu sevdiğimi, kendimden emin olduğumu ve bir şekilde düzeltilebilecek bir şey varsa ilişki için elimden geleni yapabileceğimi söyledim. o kadar.

ey dostlar, sizce bu işin geri dönüşü var mı?

kasım başında, daha önceden planladığım, onun ülkesine (şehrine trenle 2buçuk saat) 3 aylık bir programım var. eli mahkum gideceğim ve 3 ay kalacağım.

en mantıklı düşünce, onu geri kazanmak istiyorsam 2 ay sessizliğe bürünmek ve aynı ülkeye seyahat ettiğimde, ben geldim, müsait olduğunda görüşmek ister misin? demek ve o noktadaki durumu değerlendirmek olduğunu düşünüyorum.

ancak bu da sadece boşa ümitlenmekten öte olmayacağını içten içe hissediyorum. canım yanıyor.

not. ben erkeğim.
0
parcaliham
(04.09.20)
@üğpoıuy+1

Geri dönüşü yok. Ben olsam onun şehrine gidince bile asla geldim/ görüşelim demezdim. Boşa ümitlenme derim ben.
0
Amaranta ursula
(04.09.20)
Duyurunun sonuna gelene kadar bunu bir kadın yazmış diye düşünüyordum. Çünkü genelde erkekler bir deneyimleme meraklısı oluyorlar. O yüzden üğpo+1 (kızım bu nasıl nick, yazması çok Zormuş)

Kız arkadaşını dürüstlüğünden dolayı takdir ediyorum. Sende hiç soru işareti bırakmamış böylece. Sana da başkalarını deneyimlemeni tavsiye ederim. Kasım başında kız arkadaşın aklına bile gelmeyecek. Belki 3 ay da orada deneyimlersin.

Ben olsam geri kazanmaya çalışmaZdım. Sessizliğin onu uzaklaştırmamak için değil kafanı dinlemek için olsun.
0
irene
(04.09.20)
ey dostlar, sizce bu işin geri dönüşü var mı?
cümlesini okuyunca cinsiyetini anladım, yanılmamışım.

geri dönüşü yoktur kardeşim.
güzel güzel bitirmişsiniz. ikiniz de durumu kabul edip yolunuza devam edin.
0
jimjim
(04.09.20)
6,5 senelik ilişki 6sı long distance olarak devam etti. Güven mevzusundan değil, ama atalet mevzusundan dolayı ayrıldım, kadın tarafıyım. Erkek tarafı, ayrılığı 6 ay kadar kabullenemedi, hatta geldi belki bi yerden döner diye işi evlilik konusuna dahi getirdi.

Arada ciddi bir sevgi ve ilişki varken bu kararlar kolay verilmiyor. Geçmiş olsun, zorlamayın yolunuza bakın.
0
lcha
(04.09.20)
erkek tarafı olduğunu hemen anladım ben. Geri dönüş olmaz gibi, araya hem mesafe hem de mutlaka başkaları girecek gibi duruyor. Geri dönüş olsa bile bu senin tarafından olmamalı. Sana düşen bundan sonra sessiz kalıp hayatına devam etmek. Olursa ancak öyle olur. senin çabanla tekrar başlasanız bile sağlıklı olmaz o iş.
0
aquarium
(04.09.20)
Hiç ayak yapmamis, açık açık söylemiş derdini. Peşinden gitmenin manasi yok. Bırak.
0
elorelia
(04.09.20)
Bence hiç deneme artık. Kız açık açık boynuz takmak istemiyorum deyip ayrılmak istemiş. Sende yeni yollara sapmaya başla
0
bigcaptain
(04.09.20)
Bence imkanın varsa gitme. Gidersen haber etme. Açıkçası başta okuyunca ben de kadın tarafı sandım seni.
Gidip de haber verirsen anca kızın ortamında “peşimi bırakmıyor yha pff” “aynen kızım xd” tarzı muhabbetlere konu olursun. (Ne kadar elit bir kız olsa bile kız muhabbetleri bu tarzdır)

Gururlu dur, o oldurmaya çalışsın bir şey olacaksa bile.

He bir de, hiç arayıp sormazsan, takmazsan kısacası egosu zarara görür iletişime geçmeye çalışır.
0
bugun hava gunluk gureslik
(04.09.20)
Sen oraya gidene kadar o başkalarını "deneyimler". Bence geri dönüş olsa bile dönmemelisin.
0
dissendium
(04.09.20)
Ayrılığın geri dönüşü olmaz. Bunu kabullen. Uzak mesafe kadar saçma bir şey yok. Önüne bakıp sağlıklı ilişkiler yaşamalısın.
0
ruhen hastayim ben
(04.09.20)
Tekrar bir ilişki için deneme +1
Mümkünse gitme +1
Gidersen de haber etme +1

Kız ayrılmak istemiş ve açık açık söylemiş her şeyi. Zorlamanın anlamı yok. Siz de kendi hayatınıza bakın. Sizden olmayacakmış demek ki. Nasip.
0
Hallegadola
(04.09.20)
bir insan en sorunsuz şekilde böyle terk edilir. yazan herkese katılıyorum. geri dönüşü yok, olmasın da zaten. en az güveneceğin insan gözü dışarda ve gözü aç insan modelidir. o arkadaşımız da tam böyle biri. sen onu ne yapıp edip ikna etsen bile asla mutlu bir ilişkin olamaz. çünkü o deneyimleme arzusunu bitiremezsin. bir şekilde o dediklerini yapar, aldatılırsın. çünkü ilk fırsatta yaptığı şey bu.

ilişkiniz çok da sağlam bir temele dayanmıyormuş. o kişi hayatını yaşamak istiyor, sen de öyle yap. o 3 aylık tatilini de imkanın varsa iptal et. kendine çile çektirme boşuna. oralarda tribe girersin. o zamana kadar belki de unutursun bile tekrar aklına getirme. bu süreçte en zararlı düşünceler "aynı evde yaşadık bir sürü şey yaptık beraber hayatımdan 3.5 yıl verdim" gibi şeyler. şunun farkına var, o bu tarz şeylere değer vermemiş. sen de olan oldu diyip başkalarını deneyimle.
0
siyahliadam
(04.09.20)
Bu arada arkadaşlara ek olurda dönerse sakın affetme olur mu
0
olaylar olaylar
(04.09.20)
Geri dönüşü yok bence de.

Ayrıca şu cümleye maruz kalmayı allah kimseye nasip etmesin, be ne yav "açıkçası başkalarını da deneyimlemek istiyorum"

Şu cümlede de bir itiraf var sanki.....
0
austra
(05.09.20)
"açıkçası başkalarını da deneyimlemek istiyorum"

Bütün olayın özeti bu hocam, hiç detaylarda kaybolup, şöyle miydi acaba yoksa böyle miydi deme. Tipik Erasmus hikayesiymiş sizinkisi.
0
Avoiding The Puddle
(05.09.20)
Valla çok ilginç ama .. yukarıdaki herkes+1
0
primetime
(05.09.20)
Bir de şu var. Gerçekten size geri dönse, sizin içiniz rahat edecek mi, onu eskisi gibi kabul edebilecek misiniz? Bence siz de affetmeyebilirsiniz içerlerde bi yerde kalır sanki.

İçiniz yanıyor olması o kadar normal ki, senelerin ilişkisi. Sizde bir şeyler bitmeden bitmiş bi durum, e illa ki acı olacak. Acı çekmeniz demek, ona geri dönerseniz acı çekmezseniz demek değil. Ayrılıkta acı sağlıklı bir şey, onu kabullenin lütfen.

Hayırlısı olsun.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(05.09.20)
@üğpoıuy +1

Sana saygılı ve dürüst bir şekilde başka kişilerle de tecrübe edinmek istediğini söylemiş. Senin de dediğin gibi ayrılık sebebi onun kendisiyle ilgili olan bir istek ve ben olsam kararına saygı duyardım. Onun ülkesine gidince de mesaj at ama bence fazla beklentiye girme.
0
chitosan
(05.09.20)
belli ki hayatındaki en önemli şey herhangi bir sevgili bulmak ve onla yatakta uzanıp sevişmek gibi basit şeyler değil. kendisini çok iyi anlıyorum. hehehe.
0
bohr atom modeli
(05.09.20)
Öncelikle aşırı bencil bir hareket. Bir o kadar da dürüst. Hani milletini bilmesem şu hareketi bir Alman falan yaptı derim yani. O kadar ruhsuz. Hipergamiye yenilmişsin, ağzınla kuş tutsan da fayda etmez. Kazanamazsın. Kadın kişisi seni artık alt seviye görmeye başlamış, mesele onun yurtdışına gidebiliyor oluşu, senin ise Türkiyeye mahkum kalmış oluşun. Hatun başka aşklara yelken açıp deneyimlemek istemiş çok net. Üzülme. Yıllardır yurt dışında yaşayan biri olarak TR'den gelenlerde default hareket oluyor bu, sonrasını kişisel deneyimlerimle söyleyeyim. Aradığını yabancılarda bulamayınca (ilgisizlik, romantizm eksikliği, özel hissedememe) sonucu kadın kişisi bunalıma giriyor. Bu gözler bir gece bunalıma girip ex'ine yalvar yakar önce ist ordan adanaya uçup evinin önünde alkolü basıp ağlama krizlerine gireni gördü. Rahat ol, next'e bas babacım. Şuan dediğim gibi ağzınla kuş tutsan kurtaramazsın, he midesizsen ilerde yine döner mi diyecek kadar gevşeksen, o next'e daha kuvvetli bas hatun kişisi ilerde o dediğim moda girince beyni rewire edip fabrika ayarlarına dönünce seni arayacaktır.
0
wiekannich
(06.09.20)
bence kilit nokta domestik kelimesi. bu rolleri istemiyor. istememe hakkı baki, kimse de yargılayamaz bunu. size de dürüstçe ve en yalın şekliyle söylemiş. bence çok rasyonel ve ayakları yere basan bir karar vermiş ve bunu sizinle paylaşmış, başka gerekçeler uydurup sahte davranmamış.

kararına saygı duymalısınız.
0
Phoebe
(07.09.20)
erkek milleti ne hale geldi ya, yazık valla :)
0
dafuq
(07.09.20)
kritik kısım: "geleceğimi yalnız planlamak istiyorum. açıkçası başkalarını da deneyimlemek istiyorum"

dönerse senindir, dönmezse hiç senin olmamıştır..

How I met your mother'da lily dönmüştü.. ama reelde oyle olmayabiliyor da o işler.. sen bitmiş say hayatını yaşa...asla ve asla ve asla armaya iletişim kurmaya da çalışma..
0
orion
(07.09.20)
yazan herkese çok teşekkür ederim.

zor bir yas sürecine girdim.

her şey zamanla geçer diyerek kendimi teselli ediyorum.

sağolun.
0
🌸parcaliham
(22.09.20)
BİR BUÇUK YIL SONRA GELEN EDİT:
Bu süreçte ayrılıktan sonra neredeyse hiç temas kurmadık. Bir iki mesajına ve aramasına kibarca arkadaş olmayacağımızı hatırlatarak, mesafe koyarak cevapladım.

6 ay önce uzun bir mail: mutsuz olduğunu ve her gün uyandığında yarattığı enkazı hatırladığını ve bunu düşünmekten bir türlü kurtulamadığını söylüyor. Sıklıkla ağladığını vs. söylüyor. Maile cevap vermedim.

Bir hafta önce uzun bir mektup: halen bu enkazla boğuştuğunu ve ne yapacağını bilemediğini söylüyor. başkalarının ilişkileri tekrar toparlayabiliyoruz, bizim ilişkimiz neden bu kadar katı ve net, neden tekrar bir araya gelemiyoruz? gibi cümleleri var.

Bu mektubu da şimdilik cevaplamadım.

Bazen gece uyurken, neden tekrar olmasın? diyorum. Sonra hemen bu düşünceleri aklımdan uzaklaştırıyorum. Çok üzücü yine de her şey.

Önerileriniz varsa dinlemek isterim. Siz, sizi terk eden ve geri dönen kişiyle tekrar denediniz mi? Sonuçlar nasıl oldu?
0
🌸parcaliham
(31.12.21)
öncelikle üğpoıuy duyuruya dönmüş baya sevindim. (Sonradan gelen edit: Şimdi de üzüldüm çünkü eski başlığı hortlatmışsın)

Cevabım ise bu işin geri dönüşü yok. Başkalarını da denemek istiyorum lafı mideni kaldırmıyor mu? Orada sevgi kalmamış bitmiş gitmiş bak ben 11 yıllık ilişki deneyimiyle buradayım 3 kere affettim. (Sonradan gelen edit: Bilmeden burada cevabı vermişim demek ki ileri görüşlüyüm.) Şu saatten sonra sana dönerse bile sebebi "denediklerinde" tutunamamış olması. Sal dostum ne olursa olsun geçecek ve sen bir başkasını daha çok seveceksin.

Abi sakın yapma aklına da düşmüş neden olmasın diye madem. Ex den next olmuyor muhterem. Hani olanı elbet var ama onlar böyle sonlanmıyor. Çok üzgünüm ama oradan güzel bir şey çıkmaz sal gitsin.

Denedim, canımı yakmak istediğinde kucağında zıplatan erkeklerle kıyaslandım bu oldu. Meğersem 20 cm ve duvarda seviyormuş. Bunu söyleyen kadınla ben hastane hastane dolaşmıştım babası için, ölüm haberini aldığına babasının benim kucağımda yatıyordu.
0
guitarissimo
(31.12.21)
Yapma dostum. Gerekirse kafanı buz dolu kovaya yok, kendine gel. Senden ayrılıp kimlere gittiyse yine onlara gitsin. Sen ağlama duvarı değilsin. Sana zehri veriyor yavaş yavaş. Zaten 3,5 yıl kaybetmişsin. 6 ay da yas ile kaybetmişsin. Şu an önündeki yıllarda olabilecek güzel şeylerin önünü kapatıyorsun.

Bu arada ayrılma gerekçesinde "başkaları" olmasa tekrar dene derdim ama başkaları olaya karıştıysa tekrar denememelisin.
0
dissendium
(31.12.21)
"başkalarını deneyimlemek istiyorum" çınnnn çınnnn çınnnn.
ne zaman (ne niyetle olursa olsun) seni şu kadar özlediğini, arkandan öyle böyle ağlamadığını yazsa, üstteki cümle kafanda çınlasın.

deneyimlemek, domestik. kalsın.
0
comp
(31.12.21)
"Başkalarını deneyimlemek istiyorum" gibi bir laf edebilen birisi hiçbir zaman sevmemiştir. Hiç aklınızı karıştırmayın hayatınıza bakın. Yoksa yine üzülürsünüz.
0
gmzo
(31.12.21)
Erkekleri anlamak zor! Benim ev arkadaşım yabancı, nişanlı gibi bir şeydi. Çocuğa tekmeyi bastı, muhtemelen onun da derdi; başkalarını deneyimlemek. www.eksiduyuru.com

Ben yakından her şeye şahit oldum. Kurtulduğuna dua etmelisin! Bu tarz bir insana nasıl güvenebilirsin ki?
0
barguzhale
(31.12.21)
(14)

dolunay ritüeli, su ritüeli, bağ kesme vs inanıyor musunuz ?

silent
inançlı biri değilim şahsım olarakson zamanlarda ise bu tür ritüellere inanan ve dileklerinin bu enerjilerle oluştuğunu söyleyen, kendisine iyi geldiğini aktaran bir arkadaşım var. gerçi bildim bileli enerjisi iyidir kızın, hayatı da istediği yönde akıyor şu anda. zor bir zamandan geçiyorum eskiden
inançlı biri değilim şahsım olarak
son zamanlarda ise bu tür ritüellere inanan ve dileklerinin bu enerjilerle oluştuğunu söyleyen, kendisine iyi geldiğini aktaran bir arkadaşım var.

gerçi bildim bileli enerjisi iyidir kızın, hayatı da istediği yönde akıyor şu anda. zor bir zamandan geçiyorum eskiden çok önyargılı idim ama şimdi umut fakirin ekmeği diyerek sarsam mı diyorum ?
0
silent
(03.09.20)
@Cesario ahgddsghfdsgshfd baya güldüm
0
🌸silent
(03.09.20)
İlk cümleniz ve sorunuzun geri kalanı çelişiyor.

Hayır inanmıyorum.
0
kobuzchu kiz
(03.09.20)
hayır inanmıyorum, inananlarla da yakın iletişim asla kurmuyorum.

bir arkadaşımız hepimize borç taktı, nefes koçu oldu, koçluk yaptığı insanlarla bereket çalışması yapıp bu çalışmalardan ne kadar fayda sağladığını anlatıyor. borçları duruyor. hayatı yolundaymış gibi yaşamak, giyinmek, yemek içmek için başkalarından borç almaya devam ediyor. facebookta baksan bu enerji çalışmalarıyla köşeyi döndü, gerçekte herkes iletişimi kesti, sırf borç bulabilmek için yeni arkadaşlıklar kurdu.
0
Phoebe
(03.09.20)
Doğaüstü şeylerin hiçbirine inanmıyorum.
0
himmet dayi
(03.09.20)
Bunların gerçekliğine inanmıyorum ama şuna inanıyorum, kişi neye çok inanıyorsa o gerçekleşiyor. Mesela su içtiğinde bile kilo aldığına inananlar su içince gerçekten de kilo alıyor, çok yese bile kilo almadığını söyleyenler gerçekten de sürekli yemek yedikleri halde kilo almıyor ki ben de onlardan biriyim. Bunu her şeye uyarlayabiliriz.

Bu durumda da bu ritüellerin işe yaradığına gerçekten inanan birisi için bunların işe yaraması oldukça mümkündür. Ben bağ kesme ritüeli yaptığımda eski sevgilimi unutacağıma kesin olarak inanıyorsam gerçekten unutabilirim, tıpkı (bkz: placebo effect) gibi. Aynı şekilde ben mor çorap giydiğim gün bütün işlerimin ters gideceğine inanıyorsam mor çorap giydiğim gün gerçekten berbat geçebilir.

Bir şeyi sık sık tekrar etme tekniği de (affirmations vb.) bu durumda fazlasıyla etkili ki bir noktadan sonra kişi gerçekten o dediğinin gerçekliğince istemsizce inanmaya, onu doğruymuş gibi kabul etmeye başlıyor. Benden bunların bilimsel açıklamasını isterseniz veremem ama hayatta sık sık karşılaştığımız her durumun bilimsel açıklaması olduğunu düşünmüyorum.
0
whyamy
(03.09.20)
kisaca, inanmiyorum.

whyamy +1

sosyal psikoloji bunu soyle acikliyor: self-fulfilling prophecy
sosyoloji de boyle: thomas theorem
0
lamartin
(03.09.20)
İnanmıyorum diyorsun ama enerjiden falan bahsediyorsun. Sen gel vazgeç bu inanmama işinden. Ay may çakra tütsü seversin bak o işlere girersen. Hatuna da yürü işte takılın. Dolunayda falan öbün birbirinizi. İtikatın sağlam senin.
0
pass
(03.09.20)
Bu "enerji mevzusu" son zamanlarda pek bir popüler! Benim arkadaş çevremde de var(ne yazık ki).
Hatta, kendi enerjisini bol bulup, sıkıntılı durumda ki arkadaşına, yakınına gönderen "hayır severler" de mevcut.

Böyle olunca, enerjiler daha da büyüyor, hızlanıyor ve Evren'e gönderilmek istenen mesaj daha çabuk ulaşıyormuş!

Bir nevi, fazladan ücret ödenen kargo gönderisi gibi bir şey yani.

Ne kadar çok enerji, o kadar çabuk sonuç!

Athena, akıl fikir versin hepsine.
0
pangea
(03.09.20)
placebo +1

Ayrıca buna inananlarla değil ama bunun ticaretini yapmaya çalışanlarla iletişimi kesiyorum. Bir arkadaşım enerji ayağına senden-benden yolunu bulmaya çalışıyor. Bir de kendi hayatına bakmadan "ben bundan yolumu bulurum" diye kurban seçtiklerinin hayatında yolunda gitmeyen şeylere büyülteç tutuyor. "Eee, senin hayatın tümden berbat" diyemediğim için böyle yancı gibi her ortamda karşıma çıkıyor sinsi.
0
SiyamkedisiZorro
(03.09.20)
Ateistim, asla inanmıyorum inanan insanlara üzülüyorum ve uzak duruyorum. Maalesef çalıştığım yerlerde bu tarz çok insan olduğu için acı çekiyorum.

Whyamy +1

Bunu da paylaşmadan edemeyeceğim youtu.be
0
jazzabel
(03.09.20)
kendisine iyi geldiğine inanıyorsa kendisine iyi geliyordur. var ya da yok bu sorunun cevabı değil. ben de ateistim ama bir müslüman namaz kılınca huzurlu hissettiğinde onu anlayabiliyorum. her insanın kendini iyi hissedeceği bir şeyler vardır. bunlara bir başkası "ne saçma bununla mı huzur buluyorsun" diyemez çünkü o şey gerçek olmasa bile etkisi gerçek.
0
bohr atom modeli
(03.09.20)
Ya böyle diyenlerin hep kadın olması?

Ateistim ama okutunca siğil geçiyor tarikatıyla aynı gerçi
0
neysene
(03.09.20)
İnanıyorum, uyguluyorum, faydasını da görüyorum. Misyoner gibi kimseyi inandırma "dinime" davet etme çabam yok. Kimseye de bana para ver sana enerji göndereyim gibi bir çakallıkta bulunmam, bulunanına da inanmam.

Örgütlü dini sevmiyorum, bu İslam da olabilir paganlık da budizm de. Eğer baskın bir kesim kendi dinini kalanlara zorluyorsa, baskın olmayan kesim bir din etrafında örgütlenip baskınlaşmaya çalışıyorsa v.s. o işin içine siyaset ya da maddi kazanç girmiş oluyor. Onun dışında bireysel bakınca isteyen, başka birine zarar vermediği sürece istediğine inanır felsefesiyle hareket ediyor ve bu özgürlüğümü de sonuna kadar kullanıyorum. :)
0
love my way
(03.09.20)
boyle seylere inanmiyorum. inanip etki gorenlerin gordugu etkinin placebo etkisi oldugunu dusunuyorum. yapinca iyi hissediyor, iyi hissettikce yapmaya devam ediyor. kendi kendine biseyler yapip mutlu olmaya calisiyor o da, temelde bir seylere inanip baglanip medet umma var dinde de oldugu gibi. ateistim ama inanan hic kimseyi de yadirgamiyorum. kalkip cihat filan ilan etmiyor sonucta ayla suyla isikla toprakla oynuyor, varsin oynasin :)
0
in vino veritas
(03.09.20)
(8)

Nikah - dugun duzenlemesi

dunal
Merhaba Arkadaslar,Merak ettigim konu su. Nikahlar uzerine guncel duzenleme sizi rahatsiz ediyor mu, neden? Genel gorusu merak ettigim icin soruyorum. Tesekkurler.Aa'ya gore duzenleme su sekilde:" Genelgeyle, 14 ilde izin verilmeyen sokak/köy düğünü, sünnet düğünü, kına gecesi, nişan gibi etkinlikle
Merhaba Arkadaslar,
Merak ettigim konu su. Nikahlar uzerine guncel duzenleme sizi rahatsiz ediyor mu, neden? Genel gorusu merak ettigim icin soruyorum. Tesekkurler.

Aa'ya gore duzenleme su sekilde:

" Genelgeyle, 14 ilde izin verilmeyen sokak/köy düğünü, sünnet düğünü, kına gecesi, nişan gibi etkinlikler cumadan itibaren ülke genelinde uygulanacak.

Nikahlarda oyun oynanması ve dans edilmesine, toplu yemek dahil olmak üzere her türlü yiyecek-içecek servisi/ikramı yapılmasına izin verilmeyecek.

Düğünler nikah merasimi şeklinde yapılabilecek, düğün ve nikahlar en fazla 1 saatte tamamlanacak.

Gelinle damadın birinci ve ikinci derece yakını olmayan 65 yaş ve üzerindekilerle 15 yaş altı çocuklar düğünlere ve nikah törenlerine katılamayacak.

Nikah merasimi şeklinde yapılacak törenlerde en az bir kamu görevlisinin görevlendirilmesi sağlanarak denetim faaliyetlerine ağırlık verilecek."

twitter.com
0
dunal
(03.09.20)
Ben tamamen yasaklanmasını tercih ederdim.illa evlenmek isteyen gidip evlendirme dairesinde vlensin ama düğünlere izin verilmesi bu dönem için saçmalık,bile bile lades.

Bu süreçte biri kuzenim birisi yakınım düğün yaptı.her ikisinede direk gelemem dedim.
0
duptıs
(03.09.20)
Güncel düzenleme rahatsız etmiyor, bütün yaz gevşetip şimdi tekrar kapatmaya çalışmaları rahatsız ediyor. Tamamen yasaklansa daha iyiydi +1
0
kobuzchu kiz
(03.09.20)
Rahatsız edici. Bir saatte hangi nikah tamamlanır ki? Nikahtan önce bu insanlar aynı ortamda bulunmuyorlar mı ya da nikahtan sonra herkes evlerine mi gidiyor? Nikahtan önce ve sonra eminim insanlar bir arada saatlerini harcıyorlar. Etkileşim fazlasıyla oluyor. 15 yaş altı katılamaz uyarısı da komik olmuş. Düğünlere 15 yaş altındaki çocuk katılamıyor ama sünnet düğünü yapılan çocuk 15 yaşından küçük. Vaka sayısı 1600 olmuşken bu tip şeylere izin vermek umursamazlıktan başka bir şey değil.
0
dissendium
(03.09.20)
Tamamen yasaklanmalıydı +1

Şu ortamda okullar açılmasın diyenlere kızılıyor, hele hele öğretmense bunu diyen yatmak istiyor diye suçlanıyor da, okulları açmak isteseler düğün salonu sahiplerinden, otel sahiplerinden önce eğitimi düşünüp bütün yaz yasaklamış olurlardı bu tip etkinlikleri. Virüs de bu kadar yayılmamış olurdu ve okullar kontrollü bir şekilde açılabilirdi. Şu dönemde kapitali düşünen yöneticiler kadar bu düğünleri yapan insanlar da bencil, başka bir şey değil. Ben düğün yapacak olsam gözüme uyku girmezdi ya birine bir şey olursa diye ve iptal edip, sadece nikah yapardım. Gerçekten nasıl bir kafaya sahip insanlar anlamıyorum.
0
gmzo
(03.09.20)
beni şu dönemde düğün yapanlar rahatsız ediyor. bu yaz nişanlanmayan, evlenmeyen kalmadı maaşallah :D

keşke düğün olayını komple yasaklasalar da sırf nikah yapıp dağılsalar.
0
invictae
(03.09.20)
dostlar alışverişte görsün. bu kültürde büyüyen herkes bilir ki o nikah 1 saat içinde asla tamamlanmaz. hele o akraba meselesi düşman başına, kan çıkar aileler arasında o gelsin bu gelmesin denilirse. ama işte bir uygulma yayınlandı mı, hı evet yayınlandı.
0
Phoebe
(03.09.20)
Kesinlikle tamamen yasaklanmalıydı, muhtemelen bir iki haftaya kesin bir yasak gelecek zaten.
0
roket adam
(03.09.20)
Öncelikle, bu süreçte düğün yapan insanların bencil olduklarını düşünüyorum.

Bu düzenleme doğrusu pek bir şey ifade etmiyor. Yaz başından itibaren düğünleri yasaklamasalar bile düğüne katılacak kişi sayısına, düğün süresine bir kısıtlama getirebilirlerdi. Düğündeki konuk sayısı 40-50 kişiyi geçmemeli, bir saatte tamamlanmalı gibi. Muhtemelen yine ekonomik sebeplerle böyle bir adım atmadılar. Düğün sezonunun bitişine doğru yalnızca süre kısıtlaması getiriyorlar. Yetersiz ve samimiyetsiz bir düzenleme. Rahatsız eden yönü bu.
0
chihirovekohaku
(03.09.20)
(14)

Düzenli ve temiz olamıyorum.

fleur du mal
25 yaşında kadınım, beş senedir aileden ayrıyım, son iki senedir de tamamen yalnız yaşıyorum, ancak bir türlü evi düzenli tutmayı öğrenemedim. Salonun bir kısmını aynı zamanda atölye olarak kullanıyorum çünkü küçük bir ev. Yer, masaların üstleri genelde pis ve dağınık oluyor sanatsal bir şeylerle uğ
25 yaşında kadınım, beş senedir aileden ayrıyım, son iki senedir de tamamen yalnız yaşıyorum, ancak bir türlü evi düzenli tutmayı öğrenemedim. Salonun bir kısmını aynı zamanda atölye olarak kullanıyorum çünkü küçük bir ev.

Yer, masaların üstleri genelde pis ve dağınık oluyor sanatsal bir şeylerle uğraştığım için. Ama mutfağı filan da temiz tutamıyorum, bulaşıklar hep yığılıyor. Yatak odasında da kıyafetleri sürekli yerlere atıyorum.

Erkek arkadaşım sürekli uyarıyor, birkaç gün dikkat ediyorum, sonra unutuyorum ve unuttuğumu bile fark etmiyorum. İstifçi kadar olmasa da ileride ona evrilebilecek bir durumdayım galiba. Nasıl düzeleceğimi hiç bilmiyorum. Siz nasıl evinize bakıyorsunuz?

Çıkardığım kıyafeti neden yere atıyorum mesela: eve gelince yorgun oluyorum ve kıyafetlerimi değiştirip hemen oturmak istiyorum. Sonra da unutuyorum.
0
fleur du mal
(01.09.20)
Usenmekten (az sonra yaparım) demekten vaz geçtim. Gördüğümde aldım, pislettigimde yıkadım.
0
fempusay
(01.09.20)
Çok gizli bir formülü yok bunun. Çıkardığın kıyafeti neden yere atiyosun ki mesela? Atma.
0
elorelia
(01.09.20)
acil zengin bir koca bulup üşendiğin tüm işleri hizmetçilerini yaptırmalısın :))
0
walter white kilikli
(01.09.20)
Ben denemedim ama işe yaradığını duyduğum bir yöntem var. Onu alışkanlık haline getirirsen faydasını görürsün. Girdiğin her odadan/mutfaktan çıkmadan önce bir şeyi kaldır, çöpe at, yıka. Ne uygunsa artık. Her şeyi aynı anda yapmak zaman kaybı düşüncesi ve isteksizlik yaratabiliyor ama böyle olunca ufak ufak toplanıyor.
0
senolll
(01.09.20)
Ben yemek yaparım, tabaklara yemeği koyduktan sonra anında tencereyi yıkarım, yemek bitince direkt bulaşık makinesine atarım, kıyafet dene çıkar yapınca yerine asmadan asla odadan çıkmam. O anda üşenmeyip hareket halinde olduğum için hemen temizleyip düzenleme yapabiliyor insan. Birikince ben de çok üşeniyorum ve kalıyor. Böyle yöntem buldum ben de

Bir de her gün bir odayı temizliyorum. İş biraz daha kolaylaşıyor.
0
jazzabel
(01.09.20)
Anında ve sürekli yapmak gerekiyor evi düzenli tutmak için.

Yemek yapıyorum mesela, patates soydum, anında kabukları çöpe atıp, bıçağı makineye koyuyorum. Yemek yiyorum, biter bitmez çatal tabağı makineye koyuyorum. Yok bunlar dursun, yemek bitince toplarım falan dersem olmuyor, çünkü zaten yemek yaparken yoruluyorum, ardından da 10 tane çöp/bulaşık birikmiş oluyor, gözünde büyüyor insanın.

Temizlik de öyle. Toz görüyorum mesela, o an siliyorum orayı. Ama haftasonuna bıraksam, bütün evi bi gün boyunca temizlemeye çalışsam üşenirim.
0
plutongezegendegilmi
(01.09.20)
Ben marie kondo metodunu duymuştum. Sonra bazı videolar da izledim. Göz atabilirsin. Evim olarak benimsediğim bir yere geçtiğimde, eşyalarımı, kıyafetlerimi kondo'ya göre düzenlemeyi düşünüyorum.

Bazen mutfağın, evin kalbi olduğunu düşünüyorum. Mutfak dağınık olduğunda her oda dağılıyormuş gibi geliyor. Bulaşık makinesi kullanıyorsanız, güne temiz kap kacağı raflara yerleştirerek başlamanızı öneririm. Rutininiz olabilir bu, tıpkı yatak örtünüzü örtmek gibi. Böyle rutinlerle başlamak sizi düzenli olmaya motive edebilir belki. :)
0
chihirovekohaku
(01.09.20)
Youtube: Jordan Peterson-Odanı topla (Clean your room)
0
ryhmer
(01.09.20)
Küçüklüğümden beri dağınıklığa tahammül edemem. O yüzden bir değişim hikayesi anlatamayacağım. Ama yaptığım şeylerden bahsedebilirim.

Kahvaltı veya yemek hazırlarken çıkan çöpü ve bulaşığı anında hallederim. Asla yemekten sonraya bırakmam. Yemek bitince de yediğim şeylerin bulaşığını halleder, tezgahı masayı siler çıkarım.

Sabah kalkar kalkmaz, ne olursa olsun yatağı toplarım.

Salonumda da aynı şekilde, neyi kullandıysam hemen yerine koyarım. Mum mu yaktım? Aman çakmak da şöyle şurda dursun demem, yeri neresiyse oraya koyarım.

Haftada bir gün dip köşe temizlik yaparım. Zaten evimde de çok az eşya var.
0
ruhen hastayim ben
(01.09.20)
Ben durumunun normal oldugunu dusunuyorum.
0
Avoiding The Puddle
(02.09.20)
daha farklı birşey önereyim: öncelikle kendinle barış, erkek arkadaşına da beni böyle kabul et, de. çünkü bu şekilde ikiniz de senin üzerinde baskı oluşturuyorsunuz, baskı oluşturdukça hiç yapamazsın.

onun dışında diğer duyuruculara katılıyorum: evi ufak ufak topla, her yaptığın ufak dağınıklığın arkasından hemen topla. gerçi yaratıcı insanlar dağınık da oluyorlar, buna da birşey diyemeyeceğim, ama bunu da bahane olarak kullanma tabi :D ben bazen şey de yapıyorum misal, bekletip bir anda yallah bismillah diye girişiyorum herşeye, ama sonrasında inanılmaz bir bıkkınlık oluyor, onu da belirteyim. o yüzden minik minik yapmak daha mantıklı.

ek olarak, bir de şunu önerebilirim: yeni evlendim ve evime temizliğe gelen abla annemin de evine sıklıkla gider -annem artık yaşlandığı için zorlanıyor, ben de hem eşim home office çalıştığı için ev doğal olarak dağıldığından, hem de ben işten eve gelince halim olmadığından ablamızı ayda bir falan bğyğk temizliğe çağırıyorum, diğer zamanlar biz temizliyoruz- ablanın anneme dediği şey şu: pasp kendi evinde daha düzenli ve temiz. annem de hemen bak evlendin öğrendin moduna girdi, dedim hey dostum sakin ol, ana evimde eşyalarımı koyacak yerim var mıydı? hepimizi evden atacaktın nerdeyse XD yani olay biraz da evin küçük ev olmasında gizli, eşyalarını düzenli bir biçimde koyabileceğin yerlerin var mı mesela? saklama kutuları, çeşitli kaplar, dolap düzenleyiciler vs vs? ben bunları gelinlerin tatlı telaşı diye sallamıyordum ama cidden çok işe yarıyorlar. tabi içlerine yine düzenli bir biçimde eşyalarını koymalısın, ama en azından atıyorum deneyip de yere attığın ama aslında temiz olup da dolaba asılması gereken kıyafetler için, ne bileyim evde giydiğin kıyafetler için vs vs kapaklı sepetlerin olsa, en azından başta gözüne düzenli görünür. sonra sonra yavaş yavaş -zaten eşyalarını da aradığında mecburen bulamayacağın için XD - yerlerine koymaya başlarsın. bir anda düzenli olunmuyor ne yazık ki, biraz irade gerektiren bir süreç. tabi fizibilite de önemli :) ek olarak erkek arkadaşına söyle, rahatsız olduğu şeylerin arasında -mesela lavabodaki bulaşıklar- kendininkiler de varsa, bir zahmet sana yardım etsin de bulaşık makinesine kaldırsın. tek bir kişinin tüm evin bakımını üstlenmesi zaten zor, hem belki onun da dağınıklığı var ama seni habire uyardığı için kendininkiler arada kaynıyor? onu da bir incele, derim naçizane. bir de hah, dışarıda giydiğin kıyafetleri şu korona günlerinde zaten hemen dolaba koyma, kapılara takılan askılıklar var ya, onlardan al mesela, balkonun falan yoksa yani, onlara as, en azından dolaba asmakla uğraşmadığın gibi, olası bir kontaminasyonu da azaltabilirsin. bu dolap arkası askılarını banyo havluları, ne bileyim çantalar -hatta çantalar için özel askılıklar var- için kullanabilirsin. dolap içleri için de yine askılıklar, çengeller falan var.

bir de birşey daha: dağınık insanlara düzenlilik biraz da yaşla geliyor. hiçbir zaman tam düzenli olamayacaksın, onu kabullenelim. cetvel gibi olamazsın yani. ama bu şekilde kaygılanıyorsan istifçi de olmazsın emin ol.

ek olarak, ikea ve benzeri sitelerde, n11 ve hepsburada gibi sitelerde ya da, çok güzel düzenleyiciler var, onlara da bakmanı öneririm.

kolay gelsin ^_^
0
pasp
(02.09.20)
Çıkardığın kıyafeti yere atmakla, kapı arkası askıya öyle asmak bence aynı derecede vakit ve emek harcayan bir şey. Kirlini yere değil de kirli sepetine atmak da aynı derecede emek harcayan bir şey.

Bir bulaşık çıktığında tek bir tabak ise yıkaması 30 saniye. Makine varsa su altında 5 saniye fırçalayıp makineye almak da bir uğraş değil aslında.

Bir nesneyi sürekli kullanmıyorsan ona bir yer belirlemek, onunla işin bitince o yere kaldırmak aslında bir daha o nesneye ihtiyaç olduğunda daha az vakit harcamanı sağlıyor.

Olay o an toplaması 15 saniye alacak şeyleri biriktirip biriktirip kaos yaratıp saatlerce sürecek bir iş yaratmamak. Kıyafetlerini yere atmamakla, mutfak lavabosu giderine süzgeç, tezgaha ufak çöp alıp yediklerini hemen yıkayıp kaldırmak, giderde biriken artıkları da o çöpe atmakla başlayabilirsin her şeye.
0
denizgonen
(02.09.20)
böyle davranmanızın temel nedenlerini bulmaya çalışın kendinizde. misal çok takıntılı bir ebeveynle mi büyüdünüz bu anlamda, bu dağınık olma hali bir çeşit karşı çıkmak mıydı sizin için? ya da geçmişte birisi size beceriksiz olduğunuzu mu söyledi size bu alanda, bu yüzden kendinizde blokaj mı geliştirdiniz nasılsa beceremem diye? gibi gibi.

temel nedenleri çözemezseniz sorunu çözemezsiniz. bu yazdıklarınız bir nedenden çok bir sonuca benziyor zira.
0
Phoebe
(02.09.20)
plutongezegendegilmi +1

Arkanı toplayan biri yoksa, yorgunluk vs. mazeret. dağıtmazsan toplamak zorunda da kalmazsın kuralıyla yaşıyorum. hayat kolaylaşıyor.

Buna ek olaraak, 2 haftada 1 kadın gelirse temizlik yapmak zorunda da kalmazsın.
0
lcha
(02.09.20)
(3)

Su kefiri anası / sirke anası / kombucha mantarı

oksijensiznefes
Sevgili fermantasyon aşıkları merhaba, İnternette şöyle bir göz gezdirince bu fermente ürün başlangıç kitlerinin gereksiz pahalıya satıldığını gördüm. Yav zaten optimum koşullarda kendi kendine üreyen bir şey bu. Zalım gibi fiyatlara satıyorlar.Benim elimde şu an kimyasalsız kendi bahçemden topladığ
Sevgili fermantasyon aşıkları merhaba,
İnternette şöyle bir göz gezdirince bu fermente ürün başlangıç kitlerinin gereksiz pahalıya satıldığını gördüm. Yav zaten optimum koşullarda kendi kendine üreyen bir şey bu. Zalım gibi fiyatlara satıyorlar.

Benim elimde şu an kimyasalsız kendi bahçemden topladığım armutlarla ürettiğim sirke anası var.

Su kefiri anası ve kombu mantarı takas edebileceğim hayırsever var mı aramızda?
Ya da bu tarz topluluk, oluşum var mı?

(Lokasyon:bursa)
0
oksijensiznefes
(01.09.20)
buraya baktınız mı emin olamadım. ben kefir olarak hep bu markanın kefirini almaya gayret ediyorum. mayaları da diğer markasızlara göre daha uygun geliyor bana fiyat olarak.

www.kefirdanem.com

ücretsiz almak için tarım ve ekolojik beslenme topluluklarını araştırabilirsiniz.

ama no name yerlerden bu mayaları almak benim görüşüme göre çok güvenli değil.
0
Phoebe
(01.09.20)
Phoebe, bu siteyi bilmiyordum. Benim baktıklarıma göre gayet uygun görünüyor. Deneyip test edebilirim.
Teşekkürler ^.^

Edit:
Tekrar baktım liyofilize olanları daha uygun fiyatlıymış. Tek kullanımlık yani :/
0
🌸oksijensiznefes
(01.09.20)
Ben kefirdanemin tek kullanımlıklarından 1 paket aldım içinden 3 tane ufak paket çıkıyor. 3ü de pakette yazan her şeyi uygulamama rağmen tutmadı kefir olmadı :(

Antalyada olsaydınız size kefir mayamdan verirdim, ben de teyzemden aldım.
0
legolasin son oku
(02.09.20)
(8)

Alüminyumsuz roll on

Nickbulamadım
Sebamedin hassas ciltler için olanını kullanıyorum fakat koku yapmasa bile terletiyor. Doğal içerikli önerebileceğiniz bir roll on var mıdır??
Sebamedin hassas ciltler için olanını kullanıyorum fakat koku yapmasa bile terletiyor. Doğal içerikli önerebileceğiniz bir roll on var mıdır??
0
Nickbulamadım
(01.09.20)
Doğal tuz deodorantlar var, roll on gibi hafif ıslatılıp uygulanıyor. Kullandım bir süre iyiydi, çevremde de kullanan var.
0
hedep
(01.09.20)
fermente mutfağım’ın roll on’unu kullanıyorum, çok memnunum. şu:
www.fermentemutfagim.com
yine doğal olanlardan homemade aromaterapi’ninki de kullandım, etkisi kısa sürüyor. fermente mutfağım’ınki tüm gün gidiyo.
0
ozgur bir kusun hatirati
(01.09.20)
Siveno roll on , sport olanı
0
freebird5406_2
(01.09.20)
yves rocher ürünlerine bakabilirsiniz. açık yeşil kutuda olan var.
0
nzessia
(01.09.20)
www.rossmann.com.tr

www.rossmann.com.tr

bu serinin tamamında alüminyum ve alkol yok. ben memnunum.
0
Phoebe
(01.09.20)
ben bunu kullanıyorum, roll on değil ama. ıslatıp sürtmek şeklinde.

www.trendyol.com
0
karabasun
(01.09.20)
www.instagram.com şiddetle tavsiye.
0
halboyle
(02.09.20)
ben de tuz deodorant kullanıyorum, gratis'te crystal marka olan var:

www.gratis.com

yalnız ne kadar uzun süredir kullanıyorsam ürünün ambalajı değişmiş, önce tanıyamadım 0_o fiyatına bakma, iki sene gidiyor en az. aslında bildiğin kan taşı bu, daha da ucuzcu olayım dersen aktarlardan falan da alabilirsin. ekşi'deki başlığı da şu şekilde:

eksisozluk.com

şap diye de geçiyor yani, tuz deodorant dediğimiz o. benim de çevremde çok kullanan var, genelde memnunlar. yalnız muhakkak temiz vücuda uygulamak lazım. ek olarak alüminyum sülfat içeriyor ama bunu çoğu market roll on'undaki alüminyum gibi düşünme, daha büyük moleküllü bir tuz, o nedenle hücre duvarından içeri giremiyor ve kansere sebebiyet vermiyor -en azından benim bildiğim bu, daha fazla araştırmak gerekebilir-
0
pasp
(02.09.20)
(9)

İzmir'de araba kullanmak vs İstanbul'da araba kullanmak

catpat
Çok fark var mı? İzmir'de çok rahat kullanıyorum artık. Başka şehirlere de gidip geldim. Ama İstanbul korkutuyor biraz. Sanırım hep bahsedilen; trafik magandaları...kadınları sıkıştırmaları...herkesin düzensiz kullanması...aşırı trafik vb yüzünden.
Çok fark var mı? İzmir'de çok rahat kullanıyorum artık. Başka şehirlere de gidip geldim. Ama İstanbul korkutuyor biraz. Sanırım hep bahsedilen; trafik magandaları...kadınları sıkıştırmaları...herkesin düzensiz kullanması...aşırı trafik vb yüzünden.
0
catpat
(31.08.20)
Dur-kalk trafikte sıkıntı yaşamazsan pek farkı yok. Yoğun trafik nedeniyle dur kalk daha fazla. Maganda izmir'de de var.
0
himmet dayi
(31.08.20)
Yani çok fark var. Aslında istanbulda kazaya o kaosa rağmen bence az yaşanıyor. İnsanlar o kaosta manevra ve sezgi kabiliyetlerini geliştirmişler.

Ben de izmirliyim. İlk geldiğim zamanlar yan yoldan e-5 e zor çıkardım, şimdi normal bir istanbullu gibi trafiğin akışını sezip 60 ile gideceğim şeride dahil olma yeteneği geliştirdim.

Fakat ayısı, magandası, düzensizliği normali. Emniyet şeridinden de gider, makas da atar, emniyet şeridinden gelip milleti sağlayıp ileride yol ayrımında milletin üstüne sürer.

Fakat alışıyorsun yani. Aynadan adamın gelişinden, arabanın modelinden, saçma sapan modifiyesinden notunu rahatlıkla verebiliyorsun.

Demek istediğim izmir gibi beklenmedik bir şey yaşanmıyor. Ayılar kendi habitatında takılıyor, önlemini alıyorsun.
0
denizgonen
(31.08.20)
İstanbul'da edebiyle araba sürenlerin oranı daha yüksek olmasına rağmen nüfus fazlalığiından dolayı ayarsız kuralsız araba kullananların sayısı İzmir'e göre daha fazla.

Ama İzmir'deki kadar mal ve gerizekalı şoförleri de başka memlekette ben görmedim. Bildiğin şuursuz bir şekilde araba sürüyor çoğunluk orada.
0
alperz
(31.08.20)
İstanbul bir çok şehirden daha rahat ve güvenli araba kullanma konusunda. Korna vs olur ama biraz kulağı kapatırsanız hiç sıkıntı yasamazsiniz
0
kisa
(31.08.20)
Magandaların ayı gibi kullandığı bazı güzergahlar var ve genelde sol şeridi direkt işgal ediyorlar. Sağdan ya da ortadan gidersen çoğuna denk gelmiyorsun.
0
roket adam
(31.08.20)
istanbuldaki sürücüler mevcut yoğunluktan kaynaklı farklı pratiklikler ve sezgiler geliştirmişler. bir müddet sonra sizde bunlara yavaş yavaş alışıyorsunuz ve sorun yaşamıyorsunuz. bence 3-5 kullanımdan sonra orda da kendinize güveniniz gelir. izmir'de yaşamama rağmen burdansa istanbul'da araba kullanmak bana daha rahat geliyor. tek sıkıntım yol ve otopark bilmemek, özellikle otopark çok zorluyor beni gittiğim zamanlarda. navigasyon bilgi veriyor filan ama yine de doğrudan nokta atışı bilmek gibi değil.
0
Phoebe
(31.08.20)
Istanbul arabayı/motosikleti en güvenli, düzenli ve konforlu kullanacağınız şehirdir desem yeri. Sıfır şaka.
0
pass
(31.08.20)
ikisinde de bol bol kullandım, istanbul'u tercih ederim. magandası bol tabi ama istanbul'da insanlar daha dikkatli, dalgınlıkla şeridini kaybedip önünüze kayan insan sayısı kesinlikle daha az.

tek olumsuz tarafı ana yollarda az yoğunluk olduğu zaman herkes göd göde 100-120 arası gidiyor, takip mesafesi geriyor biraz.
0
bruges
(31.08.20)
Her iki şehirde de bol bol araba kullanma fırsatını bulan biri olarak ben de oyumu İstanbul'dan yana kullanıyorum.

Maganda sayısı İzmir'de daha az olmasına rağmen, insanlar çok şuursuz araba kullanıyor. Çeşme otobanında sol şeridi 80 ile kapatan mı dersiniz, telefonla oynarken şerit dışına taşıp üzerinize çıkan mı dersiniz, iki arabanın yan yana rahat geçeceği ara sokakta aradan geçemeyip sizden geri geri gitmenizi isteyen mi dersiniz, sürüsüne bereket.
0
vhdl
(31.08.20)
(5)

İzmir karşıyaka etrafında un arıyorum

imba
Merhaba . Pandemi sürecinin başından beri kendi ekmeğimiz kendimiz yapıyoruz ama piyasadaki unların kalitesi istediğmizin çok altında. Bu sebeple karşıyaka etrafında kaliteli una ulaşabileceğim bir değirmen ya da satıcı arıyorum.Pls help.
Merhaba . Pandemi sürecinin başından beri kendi ekmeğimiz kendimiz yapıyoruz ama piyasadaki unların kalitesi istediğmizin çok altında. Bu sebeple karşıyaka etrafında kaliteli una ulaşabileceğim bir değirmen ya da satıcı arıyorum.

Pls help.
0
imba
(26.08.20)
pizza için hep bim'den un aldık sonra ekmek için de aynı unu kullandık, baklava açmıyorsanız pek fark etmiyor
0
hoot
(26.08.20)
Yüksek lif ve protein oranı, yerli tohum, öğütme biçimi ısısı gibi kriterler benim için un kalitesini belirliyor. Kek yapmayacağım, artizan ekmek yapıyorum bu yüzden de kaliteli un arıyorum.
0
🌸imba
(26.08.20)
Tellioglu un, metro marketlerde var. Ayrica internet satislari da var kendi sayfalarinda da var. Cesit cesit unlari mevcut. Once metrodan denemelik alin, begenirsenin sayfalarindan diger cesitlerine sans verirsiniz.
0
balpolen
(26.08.20)
bimin efsane marka unu en iyiymiş 70 yıllık masterchef anneme göre.
0
cptxxx
(26.08.20)
m.facebook.com gediz ekoloji topluluğunun gıda dağıtımları oluyor. Listelerine bakabilirsiniz.
0
Phoebe
(26.08.20)
(5)

Yeni bir iş kurma

ny man
Malum covid olayları derken şirket iyice haşmetlimiss,reisimizin vermiş olduğu kısa çalışma ödeneğini sonuna kadar kullanıyor.Ben hali hazırda elektrik elekronik mühendisiyim.6 aydır evde inanılmaz derece bunalım geçirdim ve radikal bir karar alıp mesleğimi bırakmaya,işçi statüsünden kendi işimin pa
Malum covid olayları derken şirket iyice haşmetlimiss,reisimizin vermiş olduğu kısa çalışma ödeneğini sonuna kadar kullanıyor.Ben hali hazırda elektrik elekronik mühendisiyim.6 aydır evde inanılmaz derece bunalım geçirdim ve radikal bir karar alıp mesleğimi bırakmaya,işçi statüsünden kendi işimin patronu olmaya karar verdim.Çocukluğumdan beri hayalim olan ticaret hayatına atılmaya kadar verdim ancak hala arayış içerisindeyim.Yani makbul gibi bir kuruyemiş dükkanına bile cazip bakıyorum çünkü gerçekten bunu açıp yürüyen insan tanıyorum.

Soruma gelince;siz değerli yazarların tavsiyelerini dinlemek isterim.İstişare önemli..
0
ny man
(20.08.20)
sivrisinek+1
örnek olarak şurası var -> g.co
gizli özellik açma vs. işi yapıyorlar. adamlar aşırı yoğun. şehir dışından geldim şunu yapar mısın dediğinde yok doluyum 3 gün diyor.
0
oz suser
(20.08.20)
Aman abi diyenler gelmeden bende söyleyeceklerimi hızlıca yazayım.

Tanıdığım herkesi kendi işlerini yapmaya yönlendiririm.başka birisine mesaini harcamaktansa kendi işine harca derim.ama bu yarın sabah kazanmaya başlayacaksın anlamına gelmez.emek vermen,uğraşman gerekecek.sabırlı olup uğraşmalısın.

Hedefini ne olursa olsun şeklinde belirleme,seni kitleyecek mesleklerede bulaşma.birilerinin gelip senden alışveriş yapmasını bekleyeceğin işler değil bahsettiklerim.elektriğimi biliyorsun onun üzerinden yürü.yukarıdaki arkadaşların yazdığı oto elektroniği işi güzeldir mesela.ufak ufak birşeyler getirip satabilirsin,elektronik çözümler,otomasyonlar sunabilirsin.teknik bilgi her zaman kazandırır.

Şu an zor zamanlardan geçiyoruz evet ama bu bir engel değil.şimdiden başarılar.
0
duptıs
(20.08.20)
hangi işi kurarsanız kurun şayet ilk bir yıl hem kendi hayatınızı (eviniz kiraysa kiranız, çoluk çocuk varsa onların harcamaları, sağlık için acil durumda camı kırınız parası gibi gibi) hem de işle ilgili bütün kurulum giderleri ve sabit giderleri (sgk-bağkur primler, vergiler, kira, stopaj, beklenmedik giderler vb) karşılayabilecek öz sermayeniz yoksa, özellikle böyle kriz dönemlerinde iş kurmak çok ama çok riskli. ha tutan örnekler anlatabilirler size, borçla harçla açılmış ama bir şekilde rüzgarı yakalamış olan, yüzdesine bakmanız gerekir böyle durumlarda. mesela kosgebin uygulamalı girişimcilik desteğiyle özsermayesiz açılan işyerlerinin yüzde kaçı batmış bir araştırın.

j r r tolkien hayrani+1, yol haritasını şimd çizmeye başlasanız en iyi ihtimalle 5 yıl sonra hayata geçirebilirsiniz rasyonel bir çerçeveden baktığınızda.
0
Phoebe
(20.08.20)
benzer yönlerimiz var sizinle sanki :)

Açıkçası bende düşünüyorum ticaret.Kafamda tasarladığım birkaç proje mevcut ancak hala b ve c planlarım olmadığı için dalamıyorum. Düz dükkan aç al sat yap fikrine pek katılmıyorum çünkü o bir noktadan sonra yoruyor. Yaratıcı bir fikirle ticaret daha mantıklı

Not : krizi fırsata çevirmek için bu sıralar dükkan açmayın daha hızlı batabilirsiniz
0
girişemeyengirişimci
(20.08.20)
İşin mutfağını bilmediğiniz herhangi bir işe patron olarak girmeniz, yalnızca başarısız olmanızı sağlayacaktır. Mutfağını bileceğin, detayını bildiğin, ya da en azından tanıdıklarının olduğu işlerle uğraşmanı öneririm.
0
roket adam
(20.08.20)
(11)

erkek arkadaşımın arama geçmişi

meet me in montauk
" femboy" kelimesini arttığını gördüm. arama motorunda değil, sosyal medya üzerinde aratmis, bilgi edinmek isteseydi googlelardi. heteroseksüel mi değil acaba bilemiyorum. daha önce böyle bir eğilimi olduğunu düşünmemistim. bundan heteroseksüeller de haz alabilir mi?? kafam karışık. siz yaşasaniz na
" femboy" kelimesini arttığını gördüm. arama motorunda değil, sosyal medya üzerinde aratmis, bilgi edinmek isteseydi googlelardi. heteroseksüel mi değil acaba bilemiyorum. daha önce böyle bir eğilimi olduğunu düşünmemistim. bundan heteroseksüeller de haz alabilir mi?? kafam karışık. siz yaşasaniz nasıl hissedersiniz bir heteroseksüel olarak?
0
meet me in montauk
(18.08.20)
bu nasıl iş diye düşünüp de bakmış olabilir. kendisine sorun
0
fezagezgini_4
(18.08.20)
Ben de yazdim simdi ama google gorsellerden hicbir sey anlasikmiyor somut ornek gormek istemistir baya normal bence
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.08.20)
femboy u ilk defa duydum bu ne diye aratmış olabilir
0
basond
(18.08.20)
Kadınsı erkek işte arada ben de bakıyorum, heterospor
0
olaylar olaylar
(18.08.20)
kendisine ne olduğunu sorup cevap almadıkça yapacağınız her çıkarım ilişkinize zarar verir. ben yıllarca 4chan gibi ortamlarda dolaştım birisi bilgisayarımı açıp neymiş lan bu diyip bir 4chan linkini açsa değil eşcinsel, insan olmadığımı bile düşünebilir lakin inanılmaz ufku açan güvenli şeyler de mevcut burada merakımdan takılıyorum.
0
nahtoderfahrung
(18.08.20)
Anında ayrıl bacım. Bu erkek sana yaramaz. İnternette böyle şeyler aramak ne bileyim çok sıkıntı.

(Sen de bu iyiliğimi unutma kardeşim. Seni bi psikopattan kurtardım.)
0
pass
(19.08.20)
kiz arkadasimin arattigim kelimeyi arastirip, sitelerde sordugunu ogrensem 2 dk durmazdim. bence de ayril, kurtar onu.
0
tunaktunaktun
(19.08.20)
erkek arkadaşım dediğin adamın arama geçmişine ulaşabiliyor ama cinsel yöneliminden bihabersen, ayrıl coco. bu ne saçma iş
0
lcha
(19.08.20)
erkek arkadaşının arama geçmişini kurcalama hakkını nereden aldın öncelikle, mahremiyet ihlali yapmışsın zaten başta, kocan da olsa mahremiyetine saygı duyman lazım, "senin özelin yok hepsi benim" diyen birini hatırlattın bana.
0
firemanjonny
(19.08.20)
açık iletişim kurmalısınız karşılıklı. ben femboyu merak ettiğimi sevgilime söyleyemeyeceksem kime söyliycem? ha hiç paylaşmama hakkı da saklı, o ayrı.

sizin de bunu nasıl öğrendiğinizi bir kenara koyarsak (kurcalamıyorsunuzdur umuyorum ki), aynı şekilde kendisine sorabiliyor olmanız gerekir. ama yargılamadan, utandırmadan, suç yakalamışsınız gibi değil. zira haddiniz ve hakkınız değil bu sevgilisi olsanızda. böyle bir ilgi alanın varsa benimle paylaşmak ister misin, ben bu tarz konularda birbirimize açık olmamızı çok isterim gibi gibi. o zaman haz mı alıyor, sadece merak mı vesaire öğrenmiş olursunuz. diyorsanız ki haz almasını geçtim merak etmesi bile bana uymaz, o zaman burda da sormanız anlamsız bunu, sonuç belli zaten kafanızda.
0
Phoebe
(19.08.20)
nahtoderfahrung +1

İnternet geçmişini bırak sadece geçmişte izlemiş olduğu porno videoları veya aratmış olduğu şeyleri taksaydık direk nüfusun %90 nı elenirdi partner adayı olarak.

Garip gelecek belki biliyorum ama femboy videolarını fotoğraflarını düzenli bile takip etmesi gerçek hayatta bunlara ilgi duyduğuna yeterli kanıt olmaz. Sadece saçma bir fantazi olabilir. Çok merak ediyorsanız kendisini sorgulayın. Ama rencide edici olmayın çünkü özel hayatına giren sizsiniz.
0
inte17
(19.08.20)
(4)

Kitap kılıfı kullanan var mı?

dedim ben sana
Efendim herkese günaydınlar:)İşyerine gidiş için yolda geçen zaman artınca ben de kitap okumaya başladım tekrardan. Ama çantaya atılan kitaptan pek hayır gelmiyor. Kılıf kullansam mı diye düşündüm. Alıp da kullanan, memnun olan/olmayan, gereksiz/gerekli bulan var mıdır acaba?
Efendim herkese günaydınlar:)

İşyerine gidiş için yolda geçen zaman artınca ben de kitap okumaya başladım tekrardan. Ama çantaya atılan kitaptan pek hayır gelmiyor. Kılıf kullansam mı diye düşündüm. Alıp da kullanan, memnun olan/olmayan, gereksiz/gerekli bulan var mıdır acaba?
0
dedim ben sana
(18.08.20)
Normal a4 kağıtla kaplıyordum ben en azından kirlenmiyor
0
kullanıcıadımbuolsun
(18.08.20)
Kapax’ınkiler çok güzel. Eşe dosta hediye ediyorum, insanlar çok seviyor.
0
le jeune turc
(18.08.20)
Şeffaf çıtçıtlı dosyalar iş görüyor kalın ya da silikon gibi olanları. A4 boyutunda olanlar normal boyutta, kalınlıkta kitapları alıyor.
0
hedep
(18.08.20)
tanıdıklar handmade yapıyor, onlardan destek amacıyla hem kendime hem yakın arkadaşlarıma aldım, yıllardır bana mısın demedi kılıflar.

www.facebook.com
0
Phoebe
(18.08.20)
(18)

Annemin evlat ayrımcılığı

namidigerkokuc
22 yaşındayım. Ama hala annemin abimi benden daha çok düşündüğünü düşünüyorum. Abim ne zaman evde olsa güzel yemekler yeriz çoğunlukla kıymalı falan. Ve annem bunları kendi isteğiyle yapar. O evde olmadığında ise sebze yemeği yiyoruz genellikle. Anneme ev işinde yardımcı olsam da bir müddet sonra bu
22 yaşındayım. Ama hala annemin abimi benden daha çok düşündüğünü düşünüyorum. Abim ne zaman evde olsa güzel yemekler yeriz çoğunlukla kıymalı falan. Ve annem bunları kendi isteğiyle yapar. O evde olmadığında ise sebze yemeği yiyoruz genellikle. Anneme ev işinde yardımcı olsam da bir müddet sonra bunların değeri yitip gidiyor onun gözünde. Naptın ki falan diyor. Ama annem hastalandığı zaman(4 sene önce falan) abim yanındaydı ben başka sehirdeydim. 1 hafta falan evin işlerini abim yapmış ve bunu unutmuyo hala. Normal zamanda bizim evdeyken pek de iş yapan biri değil. Ama nedense benim yaptıklarım pek göze görünmüyor. Beni millete kotulemekten de alikoymuyo kendini. Lise sondayken hep ders çalışıyordum, millete iğneye elini dokamaz diye anlatıyordu. Bilmiyorum neden böyle, kız oldugumdan mi yoksa annem beni sadece 2 ay emzirmis hasta olduğum için, bağlılık mı gelistiremedi acaba? Bu durumu yaşayan var mıdır
0
namidigerkokuc
(18.08.20)
- Bilmiyorum neden böyle, kız oldugumdan mi yoksa annem beni sadece 2 ay emzirmis hasta olduğum için, bağlılık mı gelistiremedi acaba?

ilk secenek.
edit: ve senin buna karsi bir sey yapmaman. muhtemelen "nasil olsa 22 yasinda kiz, yarin elin ogluna gidecek" kafasi var annede. bizde de var boyle akrabalar. adamlar 50lerde, 60larda almanyaya gitmisler. 3 kusaktir oradalar, cocuklarin hepsi almanya da iyi yerlerde okumus insanlar ama bazilari kendi kizini hizmetci gibi kullanip zerre kadar saygi duymuyor. oglanin yedigi b**lar halici doldurur ama her daim kizi ezerler.
0
rm
(18.08.20)
Kız olduğun için +1

Abin "görevi" olmadığı halde yaptığı için aklında kalıyor, ama senden o konuda beklentisi daha yüksek olduğu için bir şey yapmıyormuşsun gibi geliyor.

Güzel yemek olayı abin evde değilse geldiği zamanlarda heyecanlandığı falan içindir, orası normal. Sen evden ayrılıp ara sıra eve gitsen sana da aynısını yapar.
0
plutongezegendegilmi
(18.08.20)
genelde anneler oğullarına daha bir düşkün olurlar, babalar da kızlarına. istisnalar var tabii ki ama genelde böyle oluyor.

ben de 22 yaşındayım, 2 yaş büyük abim var. öyle çok olmasa da temizlik yaparım ama abim eline bir süpürge alınca hemen "bak erkek çocuğu olduğu halde temizlik yapıyor,sen?" der. sanki hiç iş yapmıyormuşum gibi. ayrıca yine dediğin gibi evde her zaman aynı şeyler pişer ama abim gelince kıyma alınıp köfte yapılır. eski insanların zihniyeti işte, onlara göre kız çocukları köle gibi çalışıp hizmet edecek, erkek çocukları da paşa gibi keyiflerine bakacaklar. he de geç. ben artık takmıyorum.
0
rose parks
(18.08.20)
Kiz cocuklar hizmetci, erkek cocuklar gercek evlat oldugu icin. Zihniyet boyle, yapacak tek sey sizin kendi cocuklariniza bu sekilde davranmayip bu zihniyetin degismesine katki saglamak.
0
taurina
(18.08.20)
Erkek olmasi
Ilk goz agrisi olmasi
Oedipus kompleksi-tersten
0
baldur2
(18.08.20)
sorunuzun dogru bir yaniti olabilir mi? muhakkak. ama bu dogru cevabi ancak siz verebilirsiniz gunun birinde. bir baskasinin bu soruya verecegi cevaplar varsayimlar, sahsi deneyimler, belki okunmus izlenmis bir kac materyal uzerinden kurgulanacaktir. belki sizin yaninizda olmak isteyen, destek cikmak isteyen bir dost size hak verecektir, belki bir baskasi anneye oyle denir mi diye kizacaktir size. bunlarin hicbir ehemmiyeti yok. onemli olan sizi uzen, caninizi sikan bu konu hakkinda sizin nasil bir tutum sergileyip bundan sonrasi icin ne yapacaginiz. ebeveyn evlat iliskisinde duygusal bag/yakinlik standart donanimda geliyor gibi dusunuluyor. ozellikle bizim kulturumuzde. ancak cocukluk genclik travmalari da maalesef en cok aile icerisinde yasaniyor. ve yine maalesef ki sanilandan cok daha yaygin bir sekilde goruluyor.
sorunuza iki kitapla cevap verecegim. ikisi de tam olarak sordugunuz soruya ufuk acici cevaplar veriyor diye dusunuyorum. umarim okudugunuzda sorunuza cevap bulma yolunda basarili adimlar atmis olursunuz.
olgunlasmamis ebeveynlerin yetiskin cocuklari - lindsay gibson
insan olmak - engin gectan
0
mekare
(18.08.20)
Ne yazık ki cinsiyetiniz ve ben de eklemek istiyorum onlarla yaşadığınız için

Gelecek yıl okulunuz bitsin ayrı eve çıkın. Evlenmeseniz de ayrı eve çıkın. Çok değerli olduğunuzu anlayacaklar. Ben üniversite ilk yaz tatilinde yanlarındaydım, erkek kadın fark etmeksizin sorun oluyordu, daha sonra arkadaşlarla tatil falan derken çok az uğrar oldum ve değerim gittikçe arttı.

Yukarıda biri iyi demiş. Siz çocuk isterseniz erkek çocuğunuzla kız kardeşi ayrı tutmayın.

Işiniz olup eviniz olduğunda siz de annenize anlayacağı deyimlerle bir iki alttan laf söylersiniz, bir daha da öyle şeyler yapmaz. Örneğin, annem de "el iyisi", benim bir şeye ihtiyacım olur elini kipirdatmaz, hala yemek yap ev işi yap der, bir yabancının bir şeye ihtiyacı olsun bizi bırakır ona koşar de. Onlara bizim dedikodumuzu yapar bir de, deyin yüzüne karşı. Ama kavga etmeyin tabi.

Konudan bağımsız bonus: Şu et sevgisi da çok abartılıyor. Onlarca güzel sebze yemeği var. Bence et pahalı olduğundan insanlar süper bir şey diye sartlanmış. Bir gün mercimek 100 lira olsa, oooo mercimek süper diye insanlar begenmeye başlayacak gibi :)
0
howfaristhesky
(18.08.20)
Direkt Etin Cinsel Politikası gibi bir giriş yapmışsınız. (Okumanızı öneririm.)
Çoğu evde etli yemek erkeğe gider. Etli yemeğin en etli kısmı erkeğe gider hatta.

Cinsiyetçi anne işte. Hepimizde var. Standartı bu o kuşağın.

Sorsan asla öyle bir niyeti yoktur, sinirlenip reddeder. Erkek çocukları bir gün yatağını toplamış ya da ev işinde aktif bir rol oynamış olsun, on yıl anlatırlar. Kız çocuğu küçük yaştan itibaren ev işinde rol oynamazsa olmaz. Zorundadır çünkü.

İyi hissetmediğiniz, ait hissetmediğiniz bir yerde, aile evi olsa dahi kalmamalısınız, yoksa çok büyük özgüven ve özsaygı sıkıntıları yaşarsınız. Tabii ki benzerlerini yaşadım ve en hızlı şekilde ev ile arama fiziki mesafe koydum. Tek yolu bu.
0
buf-e kür
(18.08.20)
Bu çocuklarınıza kadar yansıyacak bir tutum. Hazırlıklı olun.
0
pass
(18.08.20)
kız olduğunuzdan dolayı ne yazık ki.

ailedeki tek erkek torunum ve sadece teyzem var.

o yüzden her ne kadar ilk torunum diye yerimin ayrı olduğu iddia edilse de bence erkeğim diye el üzerinde tutuluyorum.

çok çirkin bir şey ve anneanneme de bunu açık açık söylerim her zaman.

Hoş diğer torunlara kıyasla kesinlikle daha fazla vakit geçiriyorum anneannemle ama işte bu diğer torunlara yaklaşımından da kaynaklı olabilir elbette.
0
denizgonen
(18.08.20)
Ayrı eve çıkın bence de. Ev işlerine elinizi sürmeyin. Kadınım, yaş 26. Şuna eminim ki kendimi ev işlerine harap etsem annem beni daha çok sevmeyecekti. Ya da maaşımı alınca anneme ve babama maaşı vermek beni daha değerli yapmayacaktı. Protesto edin. Annemle babamı çok severim. İkisini birbirinden ayırt etmem. Ama onlar beni daha çok sevsin diye hiçbir işin altına girmedim. Temizlik, yemek yapma, ütü vs benim işim değil evde, annemin işi. Ya da evi geçindirme derdi benim değil babamın derdi. Bu arada normal ortadirek bir aileyiz. Babam emekli, annem okul varken kantincilik yapıyordu. Çok şükür borcumuz yok hiç ve Karadenizliyiz biz toplattığımız çaydan gelir geliyor belli bir meblağ babama. Gelirleri bu kadar. Maaşım şimdiki gelirlerinden yüksek yani. Ama hiç ellerine para saymadım ki istemezler mesela. Bugün siz çalışmaya başlasanız ve maddi olarak yardım etseniz dahi yine de abiniz daha kıymetli olur bana öyle geliyor.

Anne ve babanız da olsa bazı konularda prensipli olun ve mesafe koyun. Annem ev işi yapmadığımı söylediğinde yaptığım işleri beğenmediğini hatırlatıyorum. Bir şey diyemiyor mesela.

Benim de bir erkek kardeşim var. 20 yaşında. Okuyor ama savruk bir hayatı var. Aşırı para harcar. Tatile gitmek istedi. Ben asla para vermedim yardım da etmedim. Annemle babam ödemek zorunda kaldılar.

Sınırlarınızı çekin. Anneniz iş yap dediğinde dersim var diyip ders çalışın. Arkadaşlarımla buluşcam diyip dışarı çıkın. Onlar size gidici nasıl olsa bu evden gözüyle bakıyorsa siz de o şekilde davranın.
0
Hallegadola
(18.08.20)
Bağlılık geliştirememekten değil, cinsiyet ayrımcılığından. Ve bu travmalar insana seneler geçse de vuruyor. Bir arkadaşım dedi ki "Babam eve geldiğinde karşılar boynuna atlardım, bena söylediği ilk söz "kardeşin nerede" olurdu". Böyle yetiştirilmiş bir kızın evlense de evlenmese de ne erkek kardeşine ne de anne-babasına sevgi duyması mümkün değil. Ancak ana-baba yaşlanınca kim bakacak onlara? Zırnık değer vermedikleri kızları mı, yoksa canım oğullarının eşi el kızı gelin mi?
Konuşsanız da değişecek şeyler değil bunlar ama illa ki bir ara (ve tekrar tekrar) bu tartışmayı yaşayacaksınız ebeveynlerinizle.
0
SiyamkedisiZorro
(18.08.20)
İlaveten tersten Oedipus kompleksi demiş baldur. Kesinlikle katılıyorum. Erk merkezi yaşlandıkça babadan oğula kayıyor ve kadın erk sahibine yakın olmak, kontrol etmek istiyor. Sizin için üzülüyorum ama abinizle / erkek kardeşinizle evlenecek kıza daha fazla acıyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(18.08.20)
merhaba, yemek yapma olayına geldim.

ben de uzakta okudum ve yine ailemden uzakta çalışmaya devam ediyorum kardeşim ise onlarla beraber kalıyor -bir süre o da uzakta okumuştu- ve ben ne zaman gelsem sevdiğim yemekler yapıldığından anneme takılıp duruyor. iki kız kardeşiz, aramızda da üç yaş falan var. cinsiyet vs. ile alakalı değil yani, sadece uzakta olanı özleyip değer verdiklerini gösteriyorlar/eve gelince mutlu etmek istiyorlar :)
0
iste o kavunici balik
(18.08.20)
e tersi elektra kompleksi iste. ama size boyle geliyor da olabilir. olabilir de olmayabilir. su aralar mesela kiz cocugu populer.
kiz cocugu oyle kiz cocugu boyle kiz cocugu olmayan babayim demesin. kizlar babaya cok duskun.
ilk cocugum erkek ikincisi kizdi. kizin dogumuna kadar evde hayvan besledigimizin farkinda degilmisiz vs vs. bu isler boyle.
cok eskiden cok cok eskiden yine kadinlar revacta idi sonra erkekler oldu simdi gene kadinlar oluyor yavas yavas.

biz iki erkek kardeşiz. eskiden babam sürekli ev dışında olurdu o eve gelince sevdiği yemekler yapılırdı. abimle anneme laf atardık kocasına nasıl da bakıyor diye. sonra babam emekli oldu abim yurtdışında çalışmaya başladı abim türkiye'ye geldiğinde abime hürmet sevdiği yemekler hazırlanır oldu. babamla abim üzerinden anneme laf attık. şimdi. ben de dışarıdayım babam anneme laf atıyor. çocuklarına nasıl da bakıyor besliyor çocuklar eve gelmese biz hiç bunları yemeyeceğiz diye. kadını boş yere şaka ile karışık üzmüşüz.
bu arada annemler 5 kardeş bir tek dayım var onlar da anneannemin dayımı hep el üstünde tuttuğunu söylerler. dedem de en cok teyzemi severdi. kısacası olabilir deeeee olmayabilir dee. olanı da var olmayanı da var. size çok büyük zararlı şekilde geri dönüşleri yoksa fazla takmamak lazım.
0
turbo sadık
(18.08.20)
Bizde de tam tersi 3 kardeşiz ilk kız bur oglan ben abla ve birde küçük kardeş erkek ama bizimkiler de ortanca kız kardeşe böyleler. Söylediğinde direkt bağırarak savunmaya geçiyorlar biz ayrım yapmayız hepiniz birsiniz. Birsek erkek kardeşim ve ben nasıl hissediyoruz bunu? Böyle dediğinde de eee o işte çocukluktan beri biraz huyluydu onun üzerine düştük. Huylu dediği de ağlayarak, duygu sömürüsü ile vs. Duygusal yönden bunları kandirmasi.
Çok söyledik çok yaşadık aynı şeyleri, sonra bir zaman geliyor ve artık söylemekten bıkıyorsun gözlerinin içine bakardık bizimle ilgilensinler konuşsunlar diye. Şimdi ikimiz de ortanca kardeşe Bilendik erkek kardeşim öylesine de olsa konuşuyor ama ben yıllardır konuşmuyorum.
Yıllarca çalıştım babam bekledi ki maaşımı ona veriyim vermedim, annem ne yaparlarsa yapsınlar büyük olduğum için kardeşi ve onları hoşgörmemi bekledi görmedim. Erkek kardeş bizden 12 yaş küçük ona yapsalar ayrımcılığı anlar kafamda mantıklı bir nedene oturturdum ama benden sadece bir yaş küçük kardeşe tapmalarina dayanamadım. Benim de hatta bizim de anne baba ilgisine ihtiyacımız vardı hala annem her konuştuğumuzda illa ara konuş der neden dediğimde çok üzülüyor der hala onu düşünüyor yani.
Zor yani zor sanırım bu durumu burada en iyi anlayan benim. Yıllarca gördüğüm muameleyi kimse görmemiştir bir şey dediğimde de sen kiskaniyorsun oldu.
Kıskandım ya da haksızlığa karşı çıktım diyelim bu benim hakkım degilmiydi?
Şimdi bir kızım var sırf bu yüzden bir kardeşi olmayacak.
0
motley crue
(18.08.20)
Bizim ailede tam tersi. Annem sizinle yaşıt kız kardeşime laf bile ettirmiyor. Detaya girmeyeyim ama cinsiyetle alakalı olmayabilir.
0
le jeune turc
(18.08.20)
normalde böyle bir platformda bu derece detay anlatmam ama şu an içinde bulunduğun ruh halinde kendini yalnız hissetmemen için bazı detayları paylaşmak istiyorum. ben doğunca kız çocuğu bu emzirme ölsün denilmiş ve hiç emzirilmemişim. bütün çocukluğum ve ilk gençliğim bu hikayenin bana kundakta terste çevirdik nefessiz kal diye, emzirmedikte ama ölmedin şeklinde kendilerince şaka yapılmasıyla ve hatta sitemiyle geçti. eve alınan o dönemin pahalı yiyecekleri sadece abim yesin diye kilit altında tutuluyordu. yemek ayrımı o derece barizdi ki kendi paramı gani gani kazandığım dönemde bile içgüdüsel olarak sadece tavuğun kanadını yemeye devam ettim bir süre. kafam gözüm yarılacak derecede fiziksel şiddeti, abi okumadığı ama ben hep takdirle geldiğim için onu küçük düşürüyorsun diye sürekli okuldan alınmamı vesaire saymıyorum bile. yatardım abim kalkardım abim konuşulurdu, bu arada kendisi de kumar oynayan, sabaha karşı eve gelip akşamstü 5 e kadar falan uyuyan bir tipti. ama herkes tapınırdı ona. sonra vefat etti, vefatındaki karmaşayı da fırsat bilip lise sonda evden ayrıldım ve bir daha asla o eve ziyaretler haricinde dönmedim. uzaktan bile zehirlemeye devam ettiler ama kontrol altına aldım bir süre sonra. tamamen kendi yaşam duruşumla ve vicdanımla alakalı olarak anneye bakım gerektiğinde yanıma alıyorum, para desteği sağlıyorum, gidip gelip evin eksik gediklerini hallediyorum ama asla anne sevgisi hissetmedim, hissetmiyorum, hissetmek zorunda da hissetmiyorum. nefrette etmiyorum, kendisine hesap falan sorup yüzleşmiyorum da. o kadar yaptığı şeyin farkında değil ki, konuşmak, derdimi anlatmaya çalışmak, özür dilerim kızım bilemedim demesini beklemek boşuna zaman kaybı geliyor. çok uzun yıllar önce kendi içimde hallettim zaten bu hesaplaşmayı. zaman içinde olgunlaştıkça, bu toplumsal yapıda kadın olarak yaşadığın deneyimler arttıkça, onun bunu hangi motivasyonla yaptığını anlıyorsun (ama hak vermiyorum o ayrı), araştırıp okudukça altında yatan psikolojik gerekçeleri çözüyorsun. bu "ama ana babanın hakkı ödenmez" ağlaklığından da hiç hoşlanmıyorum zira benimkine benzer milyon tane hikaye olduğunu biliyorum, dinliyorum, şahit oluyorum. her çiftleşip üreyen ebeveyn olmuyor maalesef.

çalış çabala, gerekirse okulunu dondur çalışıp para biriktir ama o toksik ortamda yaşamaya devam etme. imkanların elverdiğinde de bu konuda uzman desteği al, bütün hayatına yayılmasına, senin iç dünyanda kökleşmesine izin verme. bugünki mental sağlığımı, kariyerimi, yaşam enerjimi, iç huzurumu geçmişte bir cesaret aldığım bu evden ayrılma kararına borçluyum.

önerilen kitaplara ek olarak boş ayna kitabını da tavsiye edebilirim.

sen kıymetli ve önemlisin. adı anne bile olsa senden başka hiç kimse senin kıymetini belirleyemez. kendine lütfen şefkat ve sevgi göster ve asla kendini erkek kardeş ile kıyaslama, sevgi dilenmek için çabalama. hiç bir koşulda sonuç alamayacaksın. bu gerçeği ne kadar hızlı içselleştirebilirsen o kadar hızlı yol almaya başlarsın.

mutlu ol.
0
Phoebe
(18.08.20)
(5)

linkedin iş ilanı yayınlama

mysql34
Linkedin'de iş ilanı vermek istiyorum ama ilk olacak burada ortalama ne kadarlık bir bütçe gerekli ortalama ne kadara maloluyor, tecrübesi olan var mı?
Linkedin'de iş ilanı vermek istiyorum ama ilk olacak burada ortalama ne kadarlık bir bütçe gerekli ortalama ne kadara maloluyor, tecrübesi olan var mı?
0
mysql34
(17.08.20)
nasıl bir ilan çıkacaksınız bilmiyorum ama ilanı görsel olarak hazırlayıp şirket sayfanızda paylaşırsanız ücret ödemiyorsunuz. çok kritik bir pozisyon değilse bu yöntemi kullanabilirsiniz. bilgi olarak paylaşmak istedim.
0
Phoebe
(17.08.20)
@Phoebe bu durumda ilanlar sayfasına çıkmıyor ama değil mi? Yani cv gönderilebilir bir durum mu bu?
0
🌸mysql34
(17.08.20)
Günlük bir bütçe vermeniz gerekiyor iş ilanı açarken. Biz günlük 75$ vermiştik, linkedin'deki herkes görmüştü herhalde sdfgs. Bizimki remote iş ilanı olduğu için, tüm dünyada görüntülenmesi için yüksek tutmamız gerekmişti. 10$ falan gibi bir ücret fazlasıyla iş görür sadece TR'deki bir şehir için veriyorsanız ilanı.
0
plutongezegendegilmi
(17.08.20)
ilanlar sayfasında çıkmıyor ama görsele başvuru için mail adresi ve pozisyon için kod ekleyebiliyorsunuz. katıldığım bir linkedin eğitiminde tüyo olarak vermişlerdi bunu. görselin üst yazısına da aranmak istediğiniz anahtar kelimeleri yedirebiliyorsunuz iş aramalarında görünebilmek için.
0
Phoebe
(17.08.20)
anahtar kelimelere göre değişiyor. iş istanbul'da ise ve alakalı istanbul görsün derseniz günlüğü 15 eurodan en az dört beş gün tutmanız gerekiyor.
0
trocero
(17.08.20)
(8)

Hastane çantasında ne olmalı

super kahraman olsaydim baba olurdum
Doğum yapmayacağım. Ameliyat sonrası 3 gün hastanede kalacağım. Daha önce hastanede bu şekilde kalanların şunu mutlaka al çok lazım oluyor gibi tavsiyelerine açığım.Evim ile hastane çok uzak, malum ziyaretçi durumları da olmayacağı için hazırlıklı gitmek istiyorum.Şimdiden teşekkürler.
Doğum yapmayacağım. Ameliyat sonrası 3 gün hastanede kalacağım. Daha önce hastanede bu şekilde kalanların şunu mutlaka al çok lazım oluyor gibi tavsiyelerine açığım.

Evim ile hastane çok uzak, malum ziyaretçi durumları da olmayacağı için hazırlıklı gitmek istiyorum.
Şimdiden teşekkürler.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(16.08.20)
Geçmiş olsun. Terlik, yastık, şarj cihazları, kağıt havlu, ıslak mendil, kolonya, gündüz için ve gece uyurken giymelik kıyafet ve iç çamaşırı.
0
pass
(16.08.20)
Rahat terlik, şu kağıt otel terliklerinden olmasın, giymek zor onları. Parmak arası da olmasın.
Çorap, hatta kalınca 1-2 çift yedek çorap. Anesteziden uyanınca insan üşüyor, neden bilmiyorum ama öyle.
Rahat giyebileceğiniz pijama, üst kısmı gömlek gibi tam açılırsa daha iyi.
Islak mendil, kağıt havlu.
Vakit geçirecek şeyler, telefona/tablete dizi film falan atın, netflix varsa indirilebilir içerikleri indirip hazır tutun isterseniz.
0
kobuzchu kiz
(16.08.20)
pijama
ic camasiri
terlik
dis fircasi macun
kagit mendil islak mendil
kolonya
maske
sarj cihazi
su
0
exlibris
(16.08.20)
pek çok şey yazılmış zaten. ilave edebileceklerim;
-vücut ve yüz havlusu
-pandemiyi düşünürsek el dezenfektanı
-özel bir beslenme şekli gerektirecek bir ameliyat olmayacaksa kuru meyve, badem, ceviz, atıştırmalık vb.
-özel oda olmayacaksa kulak tıkacı ve göz bandı

çok geçmiş olsun şimdiden.
0
Phoebe
(16.08.20)
kobuzchu biraz değinmiş ama vakit geçirecek şeyler +1 özel hastanede, tek kişilik oda, televizyonlu falan bir yer değilse sıkıcı baya. Ben gibi 4 kişilik odada kalırsanız da kulaklık, internet ve telefon vs şart. Bir de ameliyat öncesi sorun ameliyat sonrası ne zaman neler yiyebilirsiniz diye. Sadece hastane yemeği sıkıcı gelebilir, ufak tefek tatlı atıştırmalıklar olabilir çantada.
0
senolll
(16.08.20)
Öncelikle çok geçmiş olsun

-Gömlek tarzı pijama üstü +1 kesinlikle kollarınızı yukarı kaldırarak çıkarılan pijama tercih etmeyin, ameliyat sonrası zor oluyor.
-Yedek iç çamaşırı, ince hırka (operasyon sonrası üşüme oluyor), kulaklık, varsa devamlı kullandığınız ilaçlar, dudak nemlendiricisi( benim ameliyat sonrası susuzluktan dudaklarım çatlamıştı), poşet (olası bir kusmaya karşı)
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(16.08.20)
Daha önce söylenenlere ek olarak, hastanenin verdiği çarşaf nevresimi kullanmayacaksanız, kendinize ait çarşaf nevresim.
Göz bandı, kulak tıkacı.
0
inheritance
(17.08.20)
ıslak mendil büyük paket olacak.

ameliyat gibi durumlarda vücudunun çok büyük bir kısmını batikonluyolar. ameliyattan çıkıp kendine gelince hemşireler ıslak mendil iie siliyor, paketin yarısından çoğu o esnada bitiyor.
0
hem şişko hem deli
(17.08.20)
(6)

ten uyumu olmazsa?

83746428
diyelim çok iyi anlaştığınız biri var. sanalda tanıştınız. sohbet aldı başını yürüdü. böyle uzaktan bir arzu duyuyorsunuz ama endişeleriniz de var, ya yanyana gelince ten uyumu olmazsa diye. napmalı peki bu durumda? içip de mi sevişmeli yoksa ne gibi taktik olmalı?taraflar birbiriyle karşılaştıkları
diyelim çok iyi anlaştığınız biri var. sanalda tanıştınız. sohbet aldı başını yürüdü. böyle uzaktan bir arzu duyuyorsunuz ama endişeleriniz de var, ya yanyana gelince ten uyumu olmazsa diye. napmalı peki bu durumda? içip de mi sevişmeli yoksa ne gibi taktik olmalı?

taraflar birbiriyle karşılaştıkları için, birbirlerini tanıma şansları buldukları için çok mutlular.
0
83746428
(16.08.20)
Ten uyumu olur o zaman.
Olmazsa seks hayatınızda biraz eksik kalacaktır bunu da bir şekilde tolare edersiniz. Sanki her şey tam da?
İdeal dünyalarda yaşamıyor ki kimse.
0
kisa
(16.08.20)
Ha bunu alkollü bir şekilde telafi edemezsin
0
kisa
(16.08.20)
Olmazsa olmaz. Erken farkederseniz kolay olur. İnternet ilişkisini uzatmadan ne yapıyorsanız yüzyüze yapın.
0
pass
(16.08.20)
Herşey bitti bi seks kaldı. Fedakar birini bul ve başla. Gerisi aptal avuntusu.
0
luluki
(16.08.20)
Bence bunu zorlamak manasız. Ben böyle bir şeyi zorladığımda kendime olan saygımı bir aşama daha yitirdim. Hem karşıdakini kandırmak bence bu.
0
Unde bach canim
(16.08.20)
bu cevabı burda kaçıncı defadır yazdığımı bilmiyorum :))).

kötü bir cinsel hayat bir ilişkinin %95idir, iyi bir cinsel hayat bir ilişkinin %5idir.
0
Phoebe
(16.08.20)
(5)

izmirde napılır

ShadowOfMoon
istanbuldan karantidan kaçıp buraya geldim yıllık izinde.şimdi uzaktan çalışıyorum ve uzattıkça uzatıyorum istanbula o kaosa geri dönmemek için.5-6ya kadar kafelerde çalışıyorum laptopla.alsancakta starbucks tarzı yerlerde.önerileriniz varmı kafeler olarak mesela?sonrasında 2-3 arkadaşım var.hangisi
istanbuldan karantidan kaçıp buraya geldim yıllık izinde.şimdi uzaktan çalışıyorum ve uzattıkça uzatıyorum istanbula o kaosa geri dönmemek için.
5-6ya kadar kafelerde çalışıyorum laptopla.alsancakta starbucks tarzı yerlerde.

önerileriniz varmı kafeler olarak mesela?

sonrasında 2-3 arkadaşım var.hangisi müsaitse onla görüşüyorum da bu da canımı sıkmaya başladı.onlara muhtaç gibi hissetmeye başladım. onlar olmayınca bir yere gidemiyorum sadece karaca sinemaya gitmek gibi şeyler yapıyorum.

kafeye oturup kafe sahibiyle saatlerce samimiyet kurma gibi şeyler de yapıyorum.istanbulda pek yapmadığım şeyler.

hem mesaide çalışılacak kafe hem mesai sonrası yapılacak aktivite önerisi bekliyorum
0
ShadowOfMoon
(14.08.20)
bi vapura atlayıp karşıyakaya geçersen tam senlik bir kafe önerebilirim. bütüngün oturur çalışırsın bir yandan da gelen kafe sakinleriyle hoş muhabbet edip oyunlar oynayıp goygoy yapabilirisin. akşam mesai sonrası birileri illaki seni bostanlıya bira içmeye vs çağırır takılırsınız. çok kısa sürede onlarca kişiyle kaynaşabilirsin. ilgilenirsen yeşillendirebilirsin.
0
erty_ksk
(14.08.20)
olur geçerim internet ve elektrik varsa. öğle ara vaktimi kullanırım
0
🌸ShadowOfMoon
(14.08.20)
karşıyaka philia cafe veya pan kitabevi cafe önerebileceğim yerler şayet bilmiyorsanız.
0
Phoebe
(14.08.20)
Çalışmak için alsancak kabuk kitabevi, karşıyaka kafe bengisu, philia olabilir.

Mesai sonrası yapılabilecek çok bir şey yok aslında, izmiri bilmiyorsan gezilecek belli başlı yerlere gidip görebilirsin en fazla.
0
aquarium
(14.08.20)
hoşgeldiniz.

çalışmalık yer olarak;

alsancak'ta doğa kafe, yakın kitabevi, kabuk kitapevi'ni önerebilirim. hepsi de sakin ve çalışmaya uygun yerler. yine hepsinin hem açık hem de kapalı alanı mevcut.

mesai sonrası aktivite olarak;

aracınız varsa;

- karaburun'da dolungaz, iskele, incirli koy, boyabağ gibi koylara deniz için gidebilirsiniz. bir çok pansiyon ve kamp alanı var, isterseniz haftasonu için kalabilirsiniz de eğer imkanınız varsa. yine karaburun'da nergis kafe benim çok sevdiğim yerlerden. hem çalışma hem de serin havada keyifli vakit geçirmek için birebir. fiyatları da uygundur.

ayrıca karaburun'da tüplü dalış eğitimi veren yerler de var, ilginiz varsa en azından bir deneme dalışı yapmanızı tavsiye ederim.

- şirince'de nesin matematik köyü diye bir yer var; nesin vakfı tarafından kurulan muazzam bir yer. orada bazen kursiyer dışındaki misafirlere de konaklama şansı veriliyor eğer müsaitse. bir arayıp öncesinde sorabilirsiniz. bence insanın 2-3 gün kafa dinlemesi için daha güzel bir yer bulunmaz. günübirlik de gidip gelebilirsiniz elbette ama biraz mesafe uzak, ona göre kendinizi ayarların. şirince'yi ben pek sevmem ama seviyorsanız oraya da gidebilirsiniz.

- eski foça'yı da görmediyseniz görmenizi tavsiye ederim. çok fazla aktivitesi yok ama rakı balık yapabilir bir günü geçirebilirsiniz.

yukarıda saydıklarım şehre görece uzak yerler. aşağıdakiler ise şehir merkezi için önerilerim;

- kemeraltı'na girip aynı istanbul'da tahtakale sirkeci'de gezer gibi gezebilirsinizç her köşesi ayrı bir tarihle doludur. gastronomik anlamda bence şahane bir yer bu arada. çok güzel hanları var. bunlardan biri de abacıoğlu han , benim çok sevdiğim ve aslında çok da bilinmesini istemediğim bir yer. hanın içinde çeşitli mekanlar var ama hepsi güzel ve keyifli. her taraf taş olduğu için de oldukça serin. çalışmak için de müsait bir yer.

- karşıyaka bostanlı sahili de haftasonları çok kalabalık olsa da haftaiçi akşamları çok keyifli oluyor. biranızı/kahvenizi sandalyenizi alıp keyifle vakit geçirebilirsiniz. kordon'u maalesef artık önermiyorum. haddinden fazla kalabalık ve bence artık bir miktar tekinsiz bir yer.

- bisiklet sürmeyi seviyorsanız izmir bu anlamda çok iyi imkanlara sahip. inciraltı kent ormanı'ndan başlayıp sasalı doğal yaşam parkı'na kadar neredeyse kesintisiz ve büyük kısmı sahilden ilerleyen bisiklet yolu mevcut. bisikletiniz yoksa bisim'den kiralayıp gayet keyifli vakit geçirebilirsiniz.

bunlar şimdilik aklıma gelenler, yine sormak istediğiniz şeyler olursa yazmaktan çekinmeyin.
0
dahili meddah
(14.08.20)
(3)

Hangi magnezyum takviyesi

carmenta
Merhaba herkese, magnezyum takviyesi almak istiyorum fakat hangisini alacagima karar veremedim. Bir cesidi kronik agrilara iyi gelirken digeri mesela anksiyeteye iyi geliyormus ama bi tane alip herseye iyi geleni yok mu acaba? Hem sindirim sistemi icin hem anksiyete bozuklugum ve kronik yorgunlugum
Merhaba herkese, magnezyum takviyesi almak istiyorum fakat hangisini alacagima karar veremedim. Bir cesidi kronik agrilara iyi gelirken digeri mesela anksiyeteye iyi geliyormus ama bi tane alip herseye iyi geleni yok mu acaba? Hem sindirim sistemi icin hem anksiyete bozuklugum ve kronik yorgunlugum icin kullanmak istiyorum. Solgar citrate almayi dusunuyorum ama onda da sinir sistemi hakkinda bir arastirma bulamadim. Siz ne tavsiye edersiniz?
0
carmenta
(12.08.20)
haci anksiyete icin konusuyorum. Tr'de var mi bilmiyorum. Bulabilirsen magnesium l-threonate al cunku bbb'yi gecebiliyor direk etki ediyor. Bulamazsan magnesium glycinate al. Mthfr, Compt ve Pyrrole testlerinizi yaptirin ve genlerinizde mutasyon var mi baktirin. Bunlari anksityete icin yazdim konu cok uzun simdilik bu kadar.
0
tezek
(12.08.20)
migren için magnimore kullanıyorum. çok memnunum. eczanedeki adam yaşıma, migren sıklığıma, kaç yıldır bunu yaşadığıma ve hatta beslenme düzenime kadar sorup bunu verdi. böyle bir eczacı bulsanız keşke.
0
Phoebe
(12.08.20)
Magnesium diasporal kesinlikle
0
ninotevtidze
(12.08.20)
(3)

Feminist Kadın Dernekleri

zezari
Bildiklerinizi yazar mısınız? kadın derneklerinin toplu listesine ihtiyacım var.Ayrıca kadın hakları için aktif çalışan sivil toplum örgütlerine de ihtiyacım var.Edit: Sosyal Sorumluluk Projesi üzerine, İstanbul Antlaşması da gündemdeyken aciliyet arz ediyor biraz. Moderasyon bir iki gün kadar günde
Bildiklerinizi yazar mısınız? kadın derneklerinin toplu listesine ihtiyacım var.
Ayrıca kadın hakları için aktif çalışan sivil toplum örgütlerine de ihtiyacım var.

Edit: Sosyal Sorumluluk Projesi üzerine, İstanbul Antlaşması da gündemdeyken aciliyet arz ediyor biraz. Moderasyon bir iki gün kadar gündeme taşırsa çok memnun oluruz.
0
zezari
(11.08.20)
İşinize yarar mı bilemedim ama şunlar var. Biri vakıf diğeri kooperatifmiş.

filmmor.org
ucansupurge.org.tr
0
kendi helvasını kavuran zombi
(11.08.20)
türkiye kadın dernekleri federsayonundan detaylı bilgi alabilirsiniz diye düşünüyorum.

tkdf.org.tr

kadın cinayetlerini durduracağız platformu var.
kadincinayetlerinidurduracagiz.net

ka-der e bakabilirsiniz;
ka-der.org.tr

kadın emeğini değerlendirme vakfı;
www.kedv.org.tr

simurg var ama daha çok kadın emeğini değerlendirme ile ilgili;
simurg.org.tr
0
Phoebe
(11.08.20)
www.keig.org
www.sivilsayfalar.org
siginaksizbirdunya.org ve Linkler kısmı
www.kadinininsanhaklari.org
bianet.org (156 örgüt listesi var sonda)
www.stgm.org.tr

Ayrıca KADER gibi derneklerin Twitter'da takip ettiklerine bakarsanız diğer oluşumlara da ulaşabilirsiniz.
twitter.com
0
kaset
(11.08.20)
(44)

Çocuğunuza "Dünya" ismini koyar mısınız?

semanful
Herkese merhaba,Eşimle amansız bir isim tartışmasına girdik. Eşim cinsiyeti belli olmayan bebeğimize "Dünya" ismini koymak istiyor. Bense bu ismin içime sinmediğini ve farklı bir isim bulmamız gerektiğini düşünüyorum.Bu düşüncemin en temel sebebi soyisminin "Kısa" olacak olması :) Bir de size soralı
Herkese merhaba,

Eşimle amansız bir isim tartışmasına girdik. Eşim cinsiyeti belli olmayan bebeğimize "Dünya" ismini koymak istiyor. Bense bu ismin içime sinmediğini ve farklı bir isim bulmamız gerektiğini düşünüyorum.

Bu düşüncemin en temel sebebi soyisminin "Kısa" olacak olması :)

Bir de size soralım dedik, lütfen bir el atın, samimiyetle düşüncelerinizi paylaşın, şöyle bir anket bırakıyorum eğer seçenek dışında bir cevabınız varsa lütfen mesaj yada yorum yolu ile iletin.

docs.google.com

Şimdiden teşekkürler, iyi akşamlar.
0
semanful
(09.08.20)
Ben koymam. Feza nasil? Nedense ilk aklima o geldi
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(09.08.20)
Hayat koyardım ben olsam.

Hayat kısa.


Anlamlı ve güzel olurdu. Yoklamada adı okundugunda burda demesinde "kuşlar uçuyor" desin.

Minik insana şimdiden güzel bir ömür diliyorum.
0
ırene adler
(09.08.20)
isimle farklılaşma çabası çok anlamlı gelmiyor çocuğa sorma imkanı olamayacağı için.

Kız olursa Eda
Erkek olursa Cem

gibi Türkçe karakter içermesin, kısa ve net olsun diyenlerdenim.
0
msb
(09.08.20)
Ben de koymazdım. Hem kulağa güzel gelmiyor hem de çağrıştırdıkları güzel değil.

Ekleme: hayat kısa gibi soy isimle bağlantılı şeylerden de uzak dururdum. Bir insandan bahsediyoruz. Oyuncak değil ki.
0
ruhen hastayim ben
(09.08.20)
dünya isimli bir arkadaşım var. güzel bir isim bence.
0
tepedeki psychedelic adam
(09.08.20)
"Feza" kulağa hoş geliyor ancak şöyle bir aratınca anlamının "ümitsizlik" olduğunu öğrendim, pek içime sinmedi, tavsiye için teşekkürler :)
0
🌸semanful
(09.08.20)
Ben böyle bir isim koymazdım. İsminden nefret eden ve bu yaşında hala ailesine bu yüzden kızgın olan bir insan olarak ismin gerçekten çocuğun özgüveni üzerinde bile çok etkili olduğunu düşünüyorum. Özgün ya da çok marjinal olduğunu düşündüğünüz bir isimle bir insan çocukluğunu, öğrenciliğini, iş hayatını, bütün sosyal hayatını geçiriyor. Gerçekten yapmayın.
0
ms brownstone
(09.08.20)
Ben olsam koymazdim.
Simdiden guzel bir hayati olsun :)) <3
0
invictae
(09.08.20)
Ben koymazdım. Ama siz kız olursa koyabilirsiniz. Erkek olursa koymamak daha iyi.
0
dissendium
(09.08.20)
Anket böyle giderse eşim galip gelicek sanırım, iyi dilekleriniz için çok teşekkürler :))
0
🌸semanful
(09.08.20)
İki isim koyun, kavga bitsin.
0
prole
(09.08.20)
Doguracagim çocuğu severim diye düşünüyorum. O yüzden böyle bir kötülük yapmam.

Ayrıca isim konusunda tartışmak neden? Tek tarafin kararı ile olacak bir şey değil çünkü. Çok beğendiğim bir isim bile olsa eşim begenmezse üzerini siler geçerim. İllaki ortak beğenide buluşulur.
0
elorelia
(09.08.20)
Kız için de erkek için de çok kötü bir isim. Kusura bakmayın ama böyle abidik gubidik isimler koyanları hiç anlamıyorum, bir de soyadıyla esprili/sempatik bir kombinasyon yapmayı amaçlayanları. Kuşlar uçuyor densin diye çocuğun adını hayat koymak falan Twitter kültürünün içinde doğup büyümüş de çocuk sahibi olmuş ergen ruhlu bir çiftin yapacağı iş gibi geliyor kulağa. Deniz koyabilirsiniz cinsiyetsiz olarak, çok hoş bir isim.
0
aramızda kalsın
(09.08.20)
değişik sayılabilecek ama genel olarak beğenilen bir ismim var.
ona rağmen telefonda birine adımı verirken falan zorlanıyorum bazen.
bir de kolay unutuluyor, sürekli yanlış yazılıyor ya da söyleniyor.

kaldı ki, dünya değişik, nadir duyulan ve güzel sayılabilecek bir isim değil gibi.
illa değişik bir şey istiyorsanız biraz daha araştırın derim.
isim ve nereden esinlenilerek koyulduğu insanın kaderini bile etkileyen bir şey, iyi düşünün bence.


edit:
kobuzchu kiz +1 :)
bu ülkede ne başaklar, ne yapraklar harcandı.
dünya'ya kimse acımaz.
0
blatta hiberna
(09.08.20)
ben şahsen koymam
0
basond
(09.08.20)
ben koymam.
0
trajikomix
(09.08.20)
hayır
0
edaddy
(09.08.20)
Koymam. Çok dalga geçilir.
0
fezagezgini_4
(09.08.20)
soyisim ironik. ben olsam dümdüz bi isim koyardım. ismini dünya koymayın, yazık çocuğa.
0
scudman1
(10.08.20)
raskolnikov'un (suç ve ceza) ablasının ismi "Dunya" idi. Avdotya'nın kısa (şirin) formu. rusça ve diğer slav dillerinde ismi şirinleştirmek için kısaltmalar çok kullanılıyor, dmitri / dima, aleksandr / sasha gibi.

www.behindthename.com

artık ne isimler konulmuyor çocuklara, dalga geçilmeyecek isim az bulunur bu zamanda bence ona hiç takılmayın. tınısı güzel hiç kötü değil bence.

e: ayrıca bakınız;

www.behindthename.com

"Turkish form of Dunia"

far cry'ın oyun motorunun ismi de Dunia idi ki bayılırım seriye, buradan geliyormuş demek hm.

www.behindthename.com
0
engelbert humperdinck
(10.08.20)
Dünya ismi hiç kulağa hoş gelmiyor. Lila, venüs, kuzey, deniz, melis, gökçe gibi isimler ilk aklıma geldi.

Bence anne-babanın isimlerine uyumlu isim seçebilirsiniz ya da sizin isimlerinize kafiyeli isimler.
0
GoodMorningTeacher
(10.08.20)
Güneş koyucam ben.
0
pass
(10.08.20)
Hayırlı olsun, sağlıkla dünyaya kelsin.

Soyadıyla birlikte dalga geçilmesinden çok, bir sürü soru sorulur vs. Dünya Eda gibi birşey olabilir. Venüs ismi de güzel.
0
kaset
(10.08.20)
Bu aralar özellikle erkek çocuklarında cokca duyduğum bir isim ama ben bu ismi kendi çocuğuma koymam sanırım.
0
fraise
(10.08.20)
Bence de sifat tamlamasi veya cumle olusturacak isimler gulunc. Ayse Kisa veya Hasan Kisa bu kadar kotu durmazdi.
0
hot potato
(10.08.20)
Anketinize katıldım, hayır diyorum.

Alternatif olarak büyük resmi görüp Evren koyabilirsiniz ya da resmi küçültüp Ege koyabilirsiniz çocuğunuzun adını. "Evren Ege Kısa" da hoş oldu aslında.
0
basaran
(10.08.20)
Hayır. Bu evcil hayvan değil, oyuncak değil, bitki veya araba da değil ki ismini dünya koyasınız. İnsan evladı bu. İnsan olan evladına böyle kötülük yapmaz. Soyadıyla gerçekten çok talihsiz bir kombinasyon oluyor ama bu söylediklerim soyadından bağımsız.

Edit: venüs fln da koymayın ya :/ normal insan ismi koyun gitsin işte. "Farklı" olmak uğruna çocuğu soytarıya çevirmeyin. O isimle yaşayacak bütün ömrünü o çocuk. Yapmayın.
0
pati
(10.08.20)
dünya kız için fena bir isim değil bence ama kısa soyadıyla hiç iyi durmuyor maalesef
0
burya
(10.08.20)
@irene adler rullaz.
0
onemoremile
(10.08.20)
hayır hayır
0
nuisance
(10.08.20)
Soyadı "Kısa" olan biri çocuğunun ismini Dünya ya da Hayat koymasın lütfen. Çok depresif.Ad-Soyadı kombinasyonu çok önemli. Aklıma geldi, lisede bir hocamız vardı Aslan Kuş. Bir kız arkadaşım da çocukluğundan beri "Kızım olacak adını Banu koyacağım" diye diye beynimizi yemişti. Kızı oldu ama adını Banu koyamadı. Neden? Evlendiği adamın soyadı Alkan diye. Dikkat etmek lazım böyle şeylere.
0
SiyamkedisiZorro
(10.08.20)
dünya isimli tanıdığım var. gördüğüm kadarıyla hiç memnun değil.
0
tantunisultansuleyman
(10.08.20)
Ek olarak, lütfen Venüs de koymayın. Çok kötü, çok çok kötü.
0
aramızda kalsın
(10.08.20)
İnsana insan konulmalı. Dünya bir gezegen ismi :) bence hiç hoş değil. Şık bir insan ismi koyun lütfen
0
infernalcadre
(10.08.20)
Ne isimler var , neden koyulmasın ki?
0
ketcapli dondurma
(10.08.20)
bu çocuk elbet iş hayatına girecek, sonuna bey ve/veya hanım ifadelerini ekleyerek isim düşünmekte bence gerçekten fayda var.
0
Phoebe
(10.08.20)
isimin kendisinin çok kötü olmasından ziyade, soyadı ile birleşince komik de oluyor, kusura bakmasın eşiniz :)
0
kenarortay
(10.08.20)
Bir önerim çocuğa eşinizin değil kendi soyadınızı verebilirsiniz. Belki öyle uyumlu olur.
0
kaset
(10.08.20)
@semanful, abi feza nasıl ümitsizlik demek ya :) uzay demek değil mi feza?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(10.08.20)
@proletarier aller lander vereinigt euch, "Feza" isminin anlamı diye aratınca ilk çıkan sonuç şu oldu: "Arapça kökenli bir Kız-Erkek ismi olan Feza "Ümitsizlik. Ucu, bucağı olmayan boşluk." anlamına gelir." Buna istinaden hızlı yorum yaptım ama sanırım uzay ve gök gibi anlamları da varmış :))
0
🌸semanful
(10.08.20)
güzelmiş ama ben koymam'ı işaretledim. ancak şimdi fikrimi değiştirdim, koyabilirim sanırım.

toprak, rüzgar, ekin, eylül, ateş, su, asya, akasya, evren, deniz... tüm bu isimler koyuluyor, çoğunlukla seviliyor. bunlar kabulken dünya neden kabul değil?

öte yandan, "dünya kısa" pek güzel bir ikili değil.

edit: feza'nın ümitsizlik anlamı da olduğunu sizden duydum. gökyüzü, uzayla ilgili olarak bilirim bunun anlamını.
0
biseysorcaktim
(10.08.20)
3. sınıftayken bu isimli bir çocuk vardı bizde herkes dalga geçiyordu. 2. donem çocuğu almak zorunda kalmıştı ailesi. Yapmayın.
0
iwasbornonamountainside
(10.08.20)
Güzel isim, koyarım. Dünya diye bir arkadaşım var. Aklıma hep Michael Jackson'ın Earth Song'u geliyor.

Ahmet, Mehmet, Ayşe gibi memur isimleri, Berat, Kevser gibi malum kesim isimleri, -han, -can vb. ile biten baş ağrısı yapan isimler yerine Dünya, Güneş ve Evrim gibi isimleri tercih ederim.

Hayat Kısa kötü (daha kötüsünü gördüm: Emre İtaatsizlik) ama Dünya Kısa'yı benim kafam Türkçede anlamlı bir ifade olarak parse etmiyor.
0
bruce mclaren
(11.08.20)
Bu sorunun biraz dedikodusunu yaptık da, o çocuk biraz tombul olduğu an yarım dünya diye dalga geçilecek, farkında mısınız?

Eşiniz iyi düşünmeli bence de, değişik olacağız diye çocuğu ziyan etmeyin arada.
0
kobuzchu kiz
(11.08.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.