Giriş
(5)

istanbul'un fethi'nin çağ kapatıp açması

diffarentiationation
biz ilkokuldayken bu olay çağ kapatıp açtı deniyordu. şimdi bulamadım bu çağları. yeni çağ, yakın çağ falan vardı. ingilizce olarak nereden bulurum?bu olayın çağ değiştirdiği doğru değil mi?
biz ilkokuldayken bu olay çağ kapatıp açtı deniyordu. şimdi bulamadım bu çağları. yeni çağ, yakın çağ falan vardı. ingilizce olarak nereden bulurum?
bu olayın çağ değiştirdiği doğru değil mi?
0
diffarentiationation
(10.03.18)
istanbul'un fethi bir dönüm noktasıdır ancak çağ atlatacak asıl değişiklik 1455'teki matbaanın icadıdır. "istanbul'dan kaçanlar rönesansı başlattı"dan daha elle tutulur bir gelişme neticede.

edit: dar açıdan cevap vermişim, aslında protector ve elitist'in yazdıklarına tamamen katılıyorum.
0
Bruce
(10.03.18)
Akademik anlamda çağların bu şekilde ayrılması 19.yy'a ait. Günümüzde (ve hatta 20.yy'da) yazılmış hiçbir nitelikli eserde bunlara denk gelemezsin. Wikipedia'da hala böyle bir tasnif vardır diye tahmin ediyordum, şimdi baktım wikipedia bile "neredeyse" terk etmiş ilk çağ-orta çağ-yeni çağ-yakın çağ ayrımını. Bence gayet güzel bir gelişme olmuş. Google'dan arama yapabilirsin, belki bazı bloglarda kalmıştır hala.

Ancak ilkokul eğitiminde, muhtemelen her ülke, tarihsel devamsızlıkları öğretebilmek için bu tip olaylara referans veriyorlar. Genelde her ülke, bir dereceye kadar, kendi değerlerini çocuğa empoze edebilmek için hangi olayın çağ değitirdiğine kendileri karar veriyorlar. İstanbul'un Türkler tarafından ele geçirilmesi, sadece Türkiye eğitim sistemi içinde bir çağ açıp kapatıyor. Genelde, Avrupa eğitim sisteminde, üstte de dendiği gibi matbaa ve rönesans bir çağ değişimine işaret ediyor.

Sonuç olarak tek bir olayın (eğer olayı 20.yy tarih felsefesindeki gibi süreç olarak anlamıyorsak tabii ki) bir çağ değiştirmesi meselesi hiçbir koşulda doğru değil, ve bu boş bir basitleştirmeden ibaret.
0
protector
(10.03.18)
Hem doğru hem de değil. Bu durum nereden baktığınıza göre değişir. Her millet bazı olayları kendi tarihiyle bağdaştırır. Yeni Çağ için Batı'da Amerika'nın keşfi yani 1492 referans alınır. Bizim için pek bir anlam ifade etmediğinden bizde İstanbul'un Fethi yani 1453 referans alınır. Yakın Çağ, yani içerisinde bulunduğumuz çağ, ise Fransız İhtilali ile başlar. Çin, Şili veya Kamboçya için Fransız İhtilali'nin bir anlamı yoktur. Dolayısıyla bu çağları evrensel olarak düşünmemeniz gerekiyor. Orta Çağ dönemine bakmak belirleyici olabilir. Kilise baskısından ötürü bu döneme Karanlık Çağ denilmiştir. Buna karşın bizde bu dönem İslam'ın Altın Çağı'dır.

Edit: @protector ile benzer yazmışız.
0
elitist
(10.03.18)
yurtdışında bunun karşılığı yok. kendi kendimize yaptığımız birşey.
0
eindaclub
(11.03.18)
(6)

Argo konuşan erkekler

bfm
Sohbet ederken mesajlasirken özellikle "oha, ulan, abi" diye konuşan erkekler sizin de sinirinizi bozuyor mu? Ağızlarına tokat atıp "hadi git kendi kapınızın önünde oyna" diyesim geliyor benim. Ergenlikte kalmışlar gibi geliyor. Siz ne düşünüyorsunuz?
Sohbet ederken mesajlasirken özellikle "oha, ulan, abi" diye konuşan erkekler sizin de sinirinizi bozuyor mu?

Ağızlarına tokat atıp "hadi git kendi kapınızın önünde oyna" diyesim geliyor benim. Ergenlikte kalmışlar gibi geliyor. Siz ne düşünüyorsunuz?
0
bfm
(09.03.18)
hayır. aristokrat değilseniz bunlar argo bile sayılmıyor bence. oha günlük kullanımda şaşırma ünlemidir. ne desin adam, 'ay ben şok' filan mı?
0
elorelia
(09.03.18)
önce samimiyet durumuna bağlı. samimi olmadığım bir insanın(kadın ya da erkek fark etmez) yanında argo kullanmam. samimi olduğum ama argo duymayı sevmeyen arkadaşlarımın yanında da kullanmamaya dikkat ederim.

ben argo kullanmayı seviyorum, benim için samimiyet göstergesi. cidden samimi olduğum insanın yanında argo kullanabilmeyi isterim. yanında argo kullanamadığım insanla aramda bir duvar var gibi hissederim, çok rahat olamam. gerektiğinde "salon erkeği" olunabilmesi kaydıyla argo kullanmanın ergenlikle zerre alakası olmadığını düşünüyorum. olay zaten argo değil, nerede nasıl konuşacağını bilmek.
0
Bruce
(09.03.18)
Bunlar argo değil yalnız. Kaba bir üslup
0
all girls dream
(09.03.18)
çok çok abartmadıkça, hatta örnek de olsun niyetiyle bokunu çıkarmadıkça sorun değil. (bokunu çıkarma demesi sinir bozucu değil yani)

hatta aksine gram küfür etmemek hele de "oha" gibi bi kelimeyi dahi kullanmaktan çekinen insanlar bana aşırı kasıntı geliyor.

tabii samimiyet durumu esas, bruce'un dediği gibi.
0
washe
(09.03.18)
Bahsettiğin örnekler çok yumuşak olmakla birlikte her cümlesini noktalama işareti yerine amk ile bitiren, laf arasında da amk'nın uzun halini kullanan hemcinslerimi kınıyorum.

Ben de küfür ederim ama çok nadir ağzımdan kaçırırım. Yani üniversiteden arkadaşlarımla otururken biraz daha ağzım açılır ama kız arkadaşımın yanında daha dikkatli olurum, çok çok sinirlenince küfrederim belki.

Oha, abi falan çok normal tepkiler bence. Mühendislik okuduğum için mi böyle geliyor bilmiyorum, bizim kızlar bile kullanıyor ve çok da rahatsız etmiyor :)
0
chicha
(09.03.18)
Argo degil ergen nidalari
0
Traveller
(09.03.18)
(6)

hangi cep telefonu alayım

atcapar
samsung s8 plus mı yoksa htc u11 plus mı? neden?
samsung s8 plus mı yoksa htc u11 plus mı? neden?
0
atcapar
(09.03.18)
Xiaomi mi max2. Çünkü telefona o kadar para vermek, telefon üzerinden para kazanmıyorsan akıl işi değil.
0
gozu acik sevisen yahudi
(09.03.18)
htc telefon markası olarak yok olmak üzere olan bir firma; telefon kısmı google'a satıldı, türkiye operasyonları kapandı, güncelleme ve teknik servis sıkıntısı olur.
0
Bruce
(09.03.18)
htc alma kronik sıkıntıları olan serviside sıkıntılı olan bir firma.
0
mikahakkinen
(09.03.18)
Iphone
0
yavru tosun
(09.03.18)
Note fan edition??
0
westblack
(09.03.18)
mate 10 pro
0
winston
(09.03.18)
(15)

İnsan Kaynakları niye böyle?

keneabidin
Başka bir şehirdeyim görüşmeye çağırıyorlar kalkıyorum, gidiyorum görüşüyorum. Uğraşıyorum yani zamanımı, paramı harcıyorum. Ve karşılığında tek beklediğim olumlu ya da olumsuz bir cevap! Neden böyle süründürüyorlar insanları? Bunun gerçek sebebini gerçekten çok merak ediyorum. Düşünüyorum ki ben ol
Başka bir şehirdeyim görüşmeye çağırıyorlar kalkıyorum, gidiyorum görüşüyorum. Uğraşıyorum yani zamanımı, paramı harcıyorum.

Ve karşılığında tek beklediğim olumlu ya da olumsuz bir cevap! Neden böyle süründürüyorlar insanları? Bunun gerçek sebebini gerçekten çok merak ediyorum.

Düşünüyorum ki ben olsam ilk görüşmede anlarım işe alırım ya da almam budur öyle değil mi? Ya da de ki ilk görüşmeniz olumlu geçti ikincisine davet edeceğiz, ya da şöyle de ilk görüşmeniz olumsuz geçti devam etmeyeceğiz. Çok mu zor gerçekten bunu anlamak İKcılar için?

Bir örnek vereyim Türkiye'deki çok büyük bir firma ile 6 ay görüştüm, referans almak için eski yöneticimi aradılar, referanstan sonra en üst düzey yetkili ile görüşmeye çağırdılar ve olumsuz dönüş aldım. 6 AY!!!

Çok sinirliyim. Aramızda İnsan Kaynakları Uzmanı varsa aydınlatırsa belki mantıklı gelir sakinleşirim.

Nedir bu insanları bu kadar uğraştırmanın mantığı?

edit: ekleme
0
keneabidin
(08.03.18)
İK'cı değilim, öncelikle belirteyim. Büyük şirketlerde IK'cı aslında ilk görüşmeyi yapan kişi sadece. Dolayısıyla ilk görüşmeden çıkınca "olur" ya da "olmaz" diyebilecek durumda değil. En fazla "olmaz" ları eleyebiliyor ve birkaç kişiyi bir sonraki tura taşıyor. Bu arada o görev içeriden biriyle kapatılmış olabilir (ki ilk önce her halukarda içten kapatmaya çalışırlar, ama o dönemde o pozisyonla ilgilenmeyen biri daha sonra kendi şartları değiştiği için bir anda görevle ilgilenebilir), yöneticinin aklında belli bir kişi vardır ama prosedürler gereği bütün alternatifleri görmeden karar verme hakkı yoktur vs. vs.
Bu arada benim de vaktiyle başıma geldi 9 aylık bir görüşme maratonu, 4 görüşme yapıp, her görüşmenin sonunda "istediğimiz kişi sizsiniz" deyip son görüşmeden 3 hafta sonra ben telefon ettiğim için "maalesef" cevabını alabildim. Hırrr.
0
SiyamkedisiZorro
(08.03.18)
Tamam ilk görüşmeye çağırdı, onu söylesin çağırsın herkesi. O 6 ay süren iş görüşmesi sürecinde 4 kez farklı şehirlere gittim. 5er saat süren görüşmeler yaptılar. Nedir yani bu? Çok sinir bozucu.
0
🌸keneabidin
(08.03.18)
öyle tipler tam dayaklık, profesyonellikten uzak firmalarda çalışır bu insanlar. belki daha iyisi olmuştur, bugün size dönüş yapmaya erinen ik'cı, çalışmaya başladığınızda nelere erinmez ki...
0
hosein
(08.03.18)
haklisin, bir de ekleme, tum dunyada boyle, sadece tr’de degil.
0
cedex
(08.03.18)
Kurumsal değiliz ama bizim şirkette max 1 haftada geri dönüş oluyor.
0
yavru tosun
(08.03.18)
İk departmanları aptallığın kurumsallaşmış halidir. Ne işe aldıkları adamı niye aldıklarını bilirler, ne almadıkları adamı niye almadıklarını bilirler. Genellikle işin kendisinden anlamadıkları için genel hükümlerle karar vermeye çalışır, genelde de yanılırlar. İşte çok başarılı olmuş bir insan "daha önce şuraya şuraya başvurdum, reddettiler." der ya, işte o öngörüsüzlüğün sebebi insan kaynakları departmanlarıdır.

Honda abiyi mühendis olarak Toyota'ya almamış bir departmandan bahsediyoruz, seni harcarken mi çekinecekler?
0
babilbaligi
(08.03.18)
cevabı açık.IK'nın sizi arayıp aramamasının kendi sürecine bir katkısı yok.Bu yüzden boşuna zaman kaybı olarak görüyorlar.Bir de genelde IK'cılar yoğun oluyor
0
turkuaz
(08.03.18)
ben de bunu anlamiyorum arkadas. lan bu IKcilar da zamaninda bu yollardan gecmedi mi? gecti. su sisteme bir duzen kurayim demiyorlar mi hic.
0
diye yazdim ama hep yalan
(08.03.18)
IK cıyım. uzun yıllardır.

yorumlardan bazıları doğru. danışmanlık firmalarının fln görüşme kotoları oluyor. o yüzden dönmüyorlar.

ik çok yoğun oluyor, pozisyon bazlı dönüş değil de atıyorum 1 ay sonra farklı pozisyon için görüşülenlere toplu dönülebiliyor. ya da biriyle anlaşıyorum ama çok emin değilim deneme süresi içinde bekliyorum olmazsa olumlu bulduğum 2. adaya dönüyorum. bu bilgiyi aday ile paylaşamam tabiki.

ama benim anlamadığım asıl şu. olumlu olunursa zaten arıyorlar. olumlu değilse aramıyorlar zaten bu beklentiyi sizde kim yaratıyor :)

başka şehirdeyim paramı zamanımı harcıyorum kısmını da hiç anlayamıyorum, iş arzı, iş gücü arzından daha az. yani iş arayan adam çok, iş az, dolayısıyla istersen harcamayabilirsin bu senin kendi seçimin. ayrıca her iş görüşmesi olumlu olacak diye bir şey yok. sen çok beğenirsin ama onlar beğenmez.

siz sanıyorsunuz ki biz hep orospuluk peşindeyiz :) ama ne yazık ki öyle değil, bizim de beğendiğimiz ama bütçe/yönetici yüzünden üzülerek olumsuz döndüğümüz adaylar olabiliyor.
0
benaslinda
(08.03.18)
@benaslinda
Siz sadece sadece bir iş gözüyle baktığınız için para harcamayabilirsiniz bu sizin tercihiniz demek mantıklı gibi geliyor.
Ancak son aylarda bu işler için çabalamam şehir şehir gezmem tamamen hayatımın bir dönüm noktası olması gerektiği için böyle. Yani şu anki işimi beğenmedim ben yeni iş daha çok para istiyorum durumu değil aslında. Şu görüşmeye gittiğim iş bir olsa bütün sıkıntılarım, bütün dertlerim bitecek arayışı benimkisi.
İkincisi zaten aramazlarsa olumsuzdur olumlu olabileceğini düşündüren nedir sorunuzun cevabı da şöyle, ilk görüşmeden 2 ay, 3 ay sonra tam olmdığını kabullenmişken ikinci görüşmeye çağırıldığım çok oldu. Bunun süresi nedir? Örneğin ne kadar süre bekledikten sonra olumsuz oldu demeliyiz. Olumsuz dönüş almayınca umut dünyası işte umutlanmaya devam ediyoruz. En azından bir otomatik mesaj göndermek zor olmasa gerek değil mi?
0
🌸keneabidin
(08.03.18)
@keneabidin, bence hiçbir yer bizi şu kadar süre bekle olmazsa olumsuz demez. Mesela bir firma önce olumlu dedi, hatta yönetim kurulu başkanı hayırlı olsun bile dedi, sonra pozisyon askıya alındı dediler.

Bir başka sözde kurumsal yer yazın sıralamada ikinci oldunuz birinci yapamazsa sizi arayacağız dedi. Böyle saçmalık mı olur?

Ben de senin gibi bulunduğum yerden başka bir şehirdeki pozisyona başvurdum. İlk önce gel dediler, sonra gelme dediler bir yıl sonra tekrar görüşmeye çağırdılar falan. Karşına iyi bir fırsat çıkarsa değerlendir başkalarına böylelerine bel bağlama bence.
0
geçerkenugradım
(08.03.18)
ik türkiye'de otomatikleşmiş ve prosedürleri belirlenmiş bir birim değil, hatta yukarıda dendiği gibi; dünya'da bile yeni yeni standartları belirlenen, nispeten yeni bir iş geliştirme alanı. haliyle resmi prosedürleri, yol haritaları, hatta teamülleri bile oturmuş değil. benzer şekilde, hukuki açıdan da temelleri sağlam atılmış değil.

biraz da uğraşılan alanla alakası var. her şirketin ba/bs prosedürleri neredeyse tamamen aynıdır ama ik'da işe alımdan tut disiplin yönetmeliğine kadar bir çok uygulama sadece sektöre göre değil, iş yerinin bulunduğu semte göre bile değişebiliyor. işin içinde öznellik çok olduğu için standart oluşturmak da zor. hele ki uzun süredir iş arayan bir insan tarafından işe alınmama sebebi olarak gösterilmeleri okları hepten üzerine çekiyor.

bu sebepler ne kadar normalse ülkedeki kurumsal yapı o kadar anormal. zaten dengesi olmayan bir iş alanını bir de dengesi olmayan insanlar yönetince ortaya böyle bir kanayan yara çıkıyor. bu alanda çalışacak dengeli insan seçememek de bahsedilen dengesizliğin en basit göstergelerinden bir tanesi. daha ik'da çalışacak insanın hangi özelliklere sahip olması gerektiği bile standart değil. muhasebeci eta logo netsis bilsin, işini yapar. ik'cının objektif bir insan olup olmadığını ölçmenin standardı yok ki. böyle de girift sorunları olan bir iş alanı yani. tabii ki bu demek değil ki "ik'cılara da yazık :((", sadece ortada keyfi yapılan bir ciddiyetsizlik olmadığını anlatmak istedim.

türkiye için konuşacak olursak standartizasyonu sağlamak için daha çok fırın ekmek yenmesi lazım, mevcut işverenlerin hepsinin yok olup yeni nesil işverenlerle olmaya başlayabilecek bir süreç bu. bizdeki gibi şirketleşmenin tek amacının para kazanmak olduğunu düşünen yöneticiler olduğu sürece kimse insanların telefon başında geri dönüş beklemesini umursamaz.
0
Bruce
(08.03.18)
çünkü empati yeteneğinden yoksun ve kötü insanlar da o yüzden. bunun gibi arsızlar yüzünden işe giriş için imzayı atana kadar herhangi bir umut beslemeyeceksin ki üzülmeyesin. bak biri de gelmiş buraya iş arzı az, iş talebi fazla o yüzden para harcaman normal sana kim harca dedi diye gevşek gevşek konuşmuş. insanlar keyiflerinden şehir şehir gezip iş görüşmesi yapıyorlar ya istersen başvurma yani. inşallah sizin insanlara yaptığınız terbiyesizliklerin aynısı başınıza gelir de görürsünüz dünya kaç bucakmış.
0
tosunpasa
(08.03.18)
@benaslında sağlam saçmalamış neymiş iş arzı azmış istersen gel istemezsen gelmeye getirmiş konuyu :) tam işte sizin bahsettiğiniz cins ikcı profili

kendisi küçük dünyasından çıkabilirse bir ikcı olarak daha nitelikli cevaplar verebilir bence.
0
mysql34
(08.03.18)
bunu yapan bir yerden hiç dönüş almamak daha iyi değil mi? ya daha işe girmeden böyle tavır gösterilebilen bir yerde işe girmiş olsaydınız? bu berbat olmaz mıydı?
0
dafaisss
(09.03.18)
(13)

Cikolata yiyince mutlu oluyor musunuz gercekten?

stavro
Bana cok uzak oldugu icin merak konum, cikolata yiyince gercekten mutlu olan insanlar var mi kisa sureligine? Ne bileyim bana hicbir sey olmuyor cikolata yiyince. Izgarada kirmizi et, kebap turevleri disinda yiyince mutlu hissettigim bir sey yok:)Cikolata etkisi var mi gercekten?
Bana cok uzak oldugu icin merak konum, cikolata yiyince gercekten mutlu olan insanlar var mi kisa sureligine? Ne bileyim bana hicbir sey olmuyor cikolata yiyince. Izgarada kirmizi et, kebap turevleri disinda yiyince mutlu hissettigim bir sey yok:)
Cikolata etkisi var mi gercekten?
0
stavro
(08.03.18)
Kaliteli bir çikolataysa oluyorum.
0
dissendium
(08.03.18)
3-4 yıl önce evet mutlu oluyordum ama artık yediğimiz çikolatalar çikolata değil hıyar tadında olduğu için alamıyorum.
0
xu
(08.03.18)
uzun süredir yememiştim, bu akşam iş çıkışı bir tane çokonat yedim, çok hoşuma gitti. mutlu oldum diyemem ama keyif aldım gerçekten. çikolata yiyip mutlu olmak çok garip geliyor, yok, keyif almaksa kasıt, makul karşılarım. ama mutlu olmak... ne bileyim...
0
rahip janick
(08.03.18)
Sevdiğim bir şeyi yediğimde mutlu oluyorum. Çikolata yediğimde de, pizza yediğimde de; olayın direkt çikolata ile pek alakası yok. Serotonin salgılatırmış yok bilmem ne muhabbeti abartı.

Kimi de kuşkonmaz yiyince mutlu oluyor mesela.
0
Bruce
(08.03.18)
Katıları değil de nutella gibi akışkan olanları yiyince iyi hissediyorum. Çocukluğumu hatırlattığı için sanırım.
0
delicevat
(08.03.18)
evet tüm vücudumu inanılmaz bir mutluluk sarıyor. resmen huzur doluyorum çikokata yiyince.
0
sta
(08.03.18)
Ben cikolata yiyince dolar kac para onu bile unutuyorum.
0
ykyt
(08.03.18)
hayır
0
lonelyman
(08.03.18)
Evet
0
haykorsamdunyaya
(08.03.18)
yok ben olmuyorum, tatlıyı herkesten çok sevdiğim için her tatlı şeyi severek yerim ama mutluluk hormonu salgılanıyor bıdı bıdı durumu olmuyor, anlık mutluluk bile yok:)
0
pamuk helvalar cebe
(08.03.18)
Ben cok mutlu oluyorum. Hele ki kaliteli bir cikolataysa Lindt falansa.
0
chitosan
(08.03.18)
yemeğe düşkün olduğumdan ve lezzete önem verdiğimden, o an yemek istediğim şey neyse ve ona kavuştuysam aşırı mutlu oluyorum; tatlı tuzlu fark etmiyor. güzel bir çikolatayla da uçuşa geçmişliğim var o yüzden. yeter ki canım istesin ve güzeline kavuşmuş olayım.

ama yemekte daha sık yaşıyorum bunu, tatlıya nazaran. hatta yerken bir yandan oturduğum yerde mutluluktan sallandığım bile oluyor. :| (utanmasa kalkıp dans edecek)
0
treamorg
(08.03.18)
Çok mutlu oluyorum ama sonra da mutsuz oluyorum aldım yine bir sürü kaloriyi diye
0
mutlusismankedi2015
(08.03.18)
(7)

Erik Satie-Jazzopédie gibi yumuşak piano parçalar?

Amaranta ursula
Merhaba Çayımı içip kitabımı okurken arkada çalacak bu tarz yumuşak, ruhu dinlendiren piyano parçaları arıyorum. Yani bana chopin, faure, rachmaninov, Rubinstein, ludovico einaudi gibi isimler söylemenizden ziyade direkt parça, beste soruyorum, istiyorum. Zevkinize güveniyorum. Merakla bekliyorum.
Merhaba

Çayımı içip kitabımı okurken arkada çalacak bu tarz yumuşak, ruhu dinlendiren piyano parçaları arıyorum. Yani bana chopin, faure, rachmaninov, Rubinstein, ludovico einaudi gibi isimler söylemenizden ziyade direkt parça, beste soruyorum, istiyorum.

Zevkinize güveniyorum. Merakla bekliyorum.
Teşekkür ederim.

Edit: Jazzopédie:youtu.be
0
Amaranta ursula
(07.03.18)
bu jazzopedie'yi ilk defa dinledim pek hoşuma gitmedi açıkçası.
besteci adı istemiyorsun ama tüm parçaları istediğin gibi bence. yiruma.
0
nocturness
(07.03.18)
Bruce
(07.03.18)
tepedeki psychedelic adam
(07.03.18)
Gymnopedie değil mi bu parçanın adı? Bir de gnossienne var, ikisini de çok severim.
0
curukturpkokusu
(07.03.18)
gymnopedie değil, farklılıklar var. jazzopedie olmuş :D
0
nocturness
(07.03.18)
Max richter
agnes obel
0
kablelvuku
(07.03.18)
rakicandir
(07.03.18)
(7)

esrarengiz olaylar

in vino veritas
pek gündüz sorusu değil ama ne zamandır hep düşünüyorum aklıma gelmişken sorayım dedim. özellikle geçmişte olmuş ve hala çözüme kavuşmamış pek çok şey var, bir şeyleri nasıl yaptıklarını hala çözemediğimiz binlerce yıl önceki medeniyetler, piramitler, hala bulunamayan malezya kazasındaki uçağın akıb
pek gündüz sorusu değil ama ne zamandır hep düşünüyorum aklıma gelmişken sorayım dedim. özellikle geçmişte olmuş ve hala çözüme kavuşmamış pek çok şey var, bir şeyleri nasıl yaptıklarını hala çözemediğimiz binlerce yıl önceki medeniyetler, piramitler, hala bulunamayan malezya kazasındaki uçağın akıbeti vs vs. büyük ihtimalle ömrümüzün sonuna kadar da ögrenemeyeceğiz gizemlerini. bunların bir gün, yaşam sürecimiz içinde (veya varsa ölümden sonraki yaşamımızda) çözülüp öğrenilebileceğini düşünüyor musunuz? bunları belki de hiçbir zaman bilemeyecek olmak sizi üzüyor mu? ben çok üzülüyorum düşündüğüm zaman mesela.
0
in vino veritas
(07.03.18)
Bunlara değil ama bundan sonraki yüzyıllarda astronomide olacak gelişmeleri bilemeyeceğim için üzülüyorum...
0
aksach
(07.03.18)
komplo kurması çok zevkli olsa da bence hiçbirinde öyle fantastik inanılmaz gizemler falan yok. dünya sıkıcı bir yer. hepsinin çok da ilgi çekmeyecek mühendislik, astronomi vs. ile ilgili mantıklı bir açıklaması vardır, o yüzden çok da merak etmiyorum.
0
sir gawain
(07.03.18)
makul gizemler çözülecektir, hala daha yapılan arkeolojik keşifler sonucunda yeni yeni şeyler öğreniyoruz geçmişe dair. piramitlerin nasıl yapıldığı biliniyor, kafa karıştıran şey o zamanlarda bu kadar teknik bilgiye nasıl sahip oldukları. bu bilgileri içeren bir parşömendir, bir şeydir, ileride bulunabilir elbet.

ama kayıp kıta mu'dur, atlantis'tir; bu gibi hayli fantastik konularda bir şey çıkacağını sanmıyorum. mitolojik olsalar bile elbet dayandıkları gerçek bir temel vardır, belki onlara dair bir şeyler bulunabilir ama bahsedilen ölçüde fantastik olacaklarını düşünmüyorum.

tabii bunlar gerçekler, bana çok isterim fantastik bişeyler çıksın ortaya. mesela piramitlerin formülünü gelecekten gelen bi çılgın bilim adamı vermiş olsun, 2700'lerden gelmiş olsun, o tarihli bir dergidir bişeydir bulunmuş olsun bir mumyanın yanında.
0
Bruce
(07.03.18)
"Bunlara değil de..." diye girişiyordum ki aksach+1
Başka gezegenlere yerleşecek miyiz, başka bir yıldız sistemine ulaşılacak mı, bakteriden daha büyük uzaylılar görecek miyiz, onlar da bizi görecek mi? Bunları göremeyeceğime cidden üzülüyorum.
0
kobuzchu kiz
(07.03.18)
@want2die; demiştim gündüz sorusu değil diye işte böyle oluyor o zaman :) nerdeymiş künefeci ben de gideyim bursaya gidince.
0
🌸in vino veritas
(07.03.18)
Malezya Uçağı ile ilgili güzel bir yazı okudum geçen.

seyler.eksisozluk.com

Aslında bilmek istiyorum da insanların o anki korkularını, hayatlarını düşününce iyi ki bilmiyorum diyorum. Dyatlov Geçidi Vakası'nı bayağı merak ediyorum ama adamlar donarak ölmüşler, korkmuşlar vs. o anların canlı görüntüleri bile olsa izlemek istemeyebilirim.
0
dissendium
(07.03.18)
"aslında pek de gizemli birşey yok" diyenlere bakma.

şuan burda şu satırları yazmamız ve var olmamız bile bir gizem.
0
eindaclub
(07.03.18)
(27)

Arkadaşın sülük sevgilisi

Gta van city
Çok sevilen bir kız arkadaş var yazın birlikte tatile gidecektik. Bu arkadaşın afedersiniz hödük sevgilisi ortaya atladı ben de geleyim diye, eh arkadaşın sevgilisi olunca o dünden razı ama mecbur ses çıkarmadım. Hayır ben kız kıza arkadaşımla tatil istiyorum buna ne oluyor ki? Neyse devam ediyorum.
Çok sevilen bir kız arkadaş var yazın birlikte tatile gidecektik. Bu arkadaşın afedersiniz hödük sevgilisi ortaya atladı ben de geleyim diye, eh arkadaşın sevgilisi olunca o dünden razı ama mecbur ses çıkarmadım. Hayır ben kız kıza arkadaşımla tatil istiyorum buna ne oluyor ki? Neyse devam ediyorum. Tur düşünüyorduk hep birlikte, arkadaşın sevgilisi araba kiralayıp biz takılalım demiş. Şehir içinde bile maganda gibi araba kullanan bir tip bu, canımı da sokakta bulmadım doğal olarak birşey çaktırmadan tur daha zevkli olur dedim. Bu arkadaşın sevgilisi bu sefer farklı bir plan yapmış üçümüz günü birlik şehir dışına gidip gezecekmişiz. Ya ben senin deli gibi kullandığın arabaya binmek istemiyorum desem alınırlar kesin, onu da geç ben niye arkadaşım ve onun sevgilisi ile sığıntı gibi tatil yapayım ya yapacak olsam sadece arkadaşımla yaparım zaten. Ama çocuk muazzam derecede sülük çıktı illa planlara dahil olmaya çalışıyor. Ne yapsamki iki arada bi derede kaldım resmen. Kimseyi kırmak da istemiyorum ama sinirleniyorum ya amma düşüncesiz bu insanlar. Bir bahane bulup gelmem desem hayattan bezdirecek derecede ısrar ederler. Napılır bu durumda sizce???
0
Gta van city
(07.03.18)
bahane bulup gitme.
0
false pretension
(07.03.18)
acemi +1
0
mysql34
(07.03.18)
Neden muhatabın oglan? O muhtemelen hicbir seyin farkinda olamayacak bi düşünce dunyasinda. Arkadasina durumu aktarip, planinizi ona gore iptal/değiştirme yoluna gitsene
0
her giriste sifresini unutan adam
(07.03.18)
Sorun arkadaşımın durumu anlayamayacak olması zaten, anlarsa da alınıp trip atabilecek biri
0
🌸Gta van city
(07.03.18)
Açık açık soyle bence
0
all girls dream
(07.03.18)
'onu da geç ben niye arkadaşım ve onun sevgilisi ile sığıntı gibi tatil yapayım ya yapacak olsam sadece arkadaşımla yaparım zaten.'

Niye sevgilisi olan birini sevgilisinden ayrı tatile götürmek istiyorsun? Üçücü tekerlek olarak sen haksızsın. Bu çifte hakaret etmekte de haksızsın.

Sülük dediğin adam sevgilisiyle birlikte olmak istiyor ve haklı.

Bu kişilerle tatile gitmek istemiyorsan gitme. Saf saf ısrar etseler de gitme. Kendine uygun arkadaş bul.
0
idexo
(07.03.18)
sülük değil sevgilisi o tabii ki her plana dahil olmak isteyebilir. şu durumda sülük olan sensin kusura bakma.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(07.03.18)
Bence de gitme de burada plana sonradan dahil olan boyfriend anladigim kadariyla. Bunlar kizkiza plan yapmislar lavuk ben de geliyorum demis. Bizim kahramanimizin ciftleri ayirdigi falan yok. 3rd wheel olayindan nefret eden biri olarak ben gitmezdim.
0
japon askeri
(07.03.18)
gitme
0
prodeq
(07.03.18)
planı kız arkadaşınla sen önceden yapmışsın, sonradan dahil olan erkek; bu durumda senin erkeği istememe hakkın var. kız arkadaşına söyle, "kız kıza diye düşünmüştüm ben tatili, şimdi sen erkek arkadaşınlayken ben orada kendimi rahat hissedemem, siz de ben varken rahat olamazsınız; bişey anlamayız tatilden" diye meramını söyle. kırılacak bir şey yok bunda, kız kıza tatil ile 2 sevgili ve +1 tatili tecrübe olarak birbirinden tamamen farklı şeyler.

ben yerinde olsam "planı birlikte yaptık, erkek arkadaşınla başka zaman gidersin" derdim. sonradan dahil olmak isteyen tip yüzünden neden kendi planını bozup "gitmesem hayattan bezdirecek" diyorsun ki. bunu anlamayıp sana trip atacaksa da bırak gitsinler, öyle de arkadaş olmaz olsun.
0
Bruce
(07.03.18)
iyi de neden açık açık konuşmuyosun? zepline binip onla seyahat edicez dese yine 'bişey demedim' diye buraya gelip yazacak gibisin. istemiyoran gitme.
0
elorelia
(07.03.18)
bence en az o çocuk kadar suçlusun sen açık olmayarak. ne bileyim bi nevi riya seninki. arkadaşına en başında söylemen gereken bişeydi bu. hadi söylemedin diyelim, gelip buraya arkasından konuşur gibi şikayet etmek de yanlış bence. tamam düşüncesizlik ediyor olabilirler ama bence sen de hata yapıyorsun susarak.
0
baharat
(07.03.18)
Kız arkadaşın seni anlamalıydı. Kıza trip at. İstemiyorsan gitme.
0
dissendium
(07.03.18)
direkt söyle iyi niyetliliği boşver. ben senin arabana binmek istemiyorum, hatta arabanı bırak seninle tatile çıkmak istemiyorum de. anlasın yani üzmeyeceğim derken tatilini kendine zehir etmemelisin boşuna...
0
yikilmazhadi
(07.03.18)
yazar yazmaz +1

sevgililik müessesesi > arkadaşlık müessesi (çünkü işin içinde oynaşma yiyişme var)

denklemini de buna göre kur derim.
0
füt
(07.03.18)
çocuğun aklında threesome var ben diyim..

yaşınız kaç merak ettim, tatile gidecek kadar yakınsanız sevgilinin gelmemesini isteyecek kadar da yakın olmalısınız. bunu söyleyecek de olgunluğa sahip olmalısnız. eh nerede bu olgunluk?

erkek tarafı olaraksa ben sevgilimin bekar kız arkadaşıyla tatile gitmesini istemezdim açıkçası. çocuk yapışarak doğru olanı yapmakta kendi bakış açısıyla.
0
hosein
(07.03.18)
Kesinlikle onlarla tatile cikma. Birak basbasa gezsin onlar. Sen en olmadi kendi basina git tatil yap.

Bruce +1
0
chitosan
(07.03.18)
Adam sevgilisiyle birlikte olmak istiyor, sevgilisi de buna bi şey demiyorsa burda olmaması gerekn kişi sensin. Belli ki sırf önceden plan yaptınız diye seni de dahil ederek plan kuruyorlar. Gitme.
0
mehmed resad
(07.03.18)
Bruce + 1

Sizin arkadaşınıza "ben bunu birlikte, kız kıza tatil diye düşündüm, sen şimdi değiştiriyorsun" diyebilmeniz gerekir. Bir sürü değişken var, belki dertleşeceksiniz, belki nispeten yalnız olmak istiyorsunuz, bunların hepsi anlaşılır şeyler. Ayrıca bence bütçe de bir sorun. Zira, bu arkadaşınızla siz gitseniz muhtemelen aynı odada kalacaktınız misal, ama şimdi o sevgilisiyle kalınca siz tek kişi ücreti vermek zorunda kalacaksınız gittiğiniz yerlerde ki o da ikiye bölünmüş fiyattan daha pahalı olacak. Sırf bu yüzden bile sinir bozucu.

Arkadaşınız ve sevgilisinin sizi bu kadar kontrol edebilmesi çok şaşırtıcı. Hayatı bezdirecekler, yok planı değiştirecekler vs. Açıkça söyleyemiyorsanız bunu arkadaşınıza şikayet de etmeyin bence, bir alternatif yok zira.
0
sopiro
(07.03.18)
sevgilisiz plan yapmıştık, artık istemiyorum de. bunda kırılacak bir şey de yok.
0
pinkpeony
(07.03.18)
kız kıza tatil de ne sıkıcı yaa :( afedersin ama onları biraz kıskanıyorsun sanırım.
0
füt
(07.03.18)
sen haksızsın. arkadaşın belli ki sevgilisi gelmeden tatile gitmek istemiyor. bunu kabullenmelisin. bazı ilişkilerde sevgiliyi bırakıp tatile gitmek de hoş karşılanmaz. sen bu planı yaparken arkadaşın da senin kadar istekli miydi acaba? gördüğüm senaryodan sen tatile gideriz diye gaza gelmişsin o da sana hmm tamam demiş sevgilisini de dahil etmiş gibi geldi.

ayrıca çok yargılamak istemiyorum ama sevgilisini de kıskanıyorsun biraz sanki. anlattıklarından anladığım kadarı ile çocuk da plan yapmaya uğraşıyor. şöyle yapalım böyle yapalım diyor.

velhasıl, sen bu tatile gitme sana iyi gelmeyecek. öyle değilse bile kıskanç sap manyak olacaksın bu tatil sonunda.
0
kenarortay
(07.03.18)
Bruce +2 (aynı fikirde olan biri daha var)

Bu durumda nasıl karşı taraf haklı bulunuyor aklım almadı.

Sizin yerinizde olsam: "Birlikte bir plan yapmıştık, bir başkasını dahil etme fikri yoktu (ortaya böyle bir fikir atılmadığını varsayıyorum) ama sen şimdi erkek arkadaşım da geliyor diyorsun. Bu durumda ben gelmeyeceğim." -belki biraz daha yumuşatarak- derdim.

Arkadaşınızın yerinde olsam, erkek/kız arkadaşıma: "Bu tatil planını Gta van city ile yaptık, iki kişi program yaptık, bu yüzden iki kişi gideceğiz." derdim.

Arkadaşınızın sevgilisinin yerinde olsam, dahil edilmediğim bir programa kendimi zorla dahil ettirmezdim. Hatta davet edilsem ve bunun nezaketen olduğunu düşünsem direkt reddederdim. Böylesi bir davete icabet etmek için program sahibi kişilerin tamamının gönülden katılmamı istediklerini bilmek isterdim.

Ama bu adam sizin planınızı yok sayıp kendi kafasına göre bir plan yapmış. Arkadaşınızın sevgilisi biraz ayı galiba. Mevcut şartlar altında gitmeyin bence.
0
rahip janick
(07.03.18)
Aynı olayı biz de yaşadık.

Ben, kız arkadaşım ve onun bi kız arkadaşı tatile gittik hatta üçümüz aynı odada kaldık. İlk başlarda herkesin biraz çekincesi vardı tabi ki nasıl olur, nasıl geçer diye. Ama tatil başlayınca o kadar eğlendik, o kadar kaynaştık kimse rahatsızlık hissetmedi, hayatımızın en güzel tatillerinden biriydi.

Üçüncü arkadaş da bana hep maganda gözüyle bakardı şimdi kız arkadaşımdan bağımsız olarak da görüşüyoruz. İki günde bir facetime bile yapıyoruz. Çok iyi arkadaş olduk.

Önyargılı yaklaşma derim. Ayrıca kız kıza veya erkek erkeğe tatillerin sıkıcı olduğunu düşünüyorum.
0
kaderimse np
(07.03.18)
Ortada şöyle bir yanlış anlaşılma var: bu kız kıza tatil meselesi 2 yıldır yapmakta istenilen bir şeydi, onu da en başından beri planlayan kişi arkadaşımdı. Yani sevgilisi yokken de aklımızda olan birşeydi bu. 2 aydır hayatında olan birisinini, 2 yıldır planladığımız plana dahil etmeye çalışıyor ben mi sülük oluyorum? Tek salaklığım nasıl açık olacağımı bilemememdi o yüzden buraya soruyoruz. Elalemin adamının yanında nasıl rahat edeyim ya akıl var mantık var. Kimsenin kimseyi de yönlendirdiği yok saçmasapan çıkarımlar yapmışsınız her zamanki gibi.
0
🌸Gta van city
(07.03.18)
Ben de bahane bul gitme derim. Çıkacak yol yok, arkadaşına ne desen "senin sevgilinle takılmak istemiyorum"a gelecek durum ve seni değil onu seçmesi, aranızın açılması çooooook mümkün.

Bir de bazı çiftler böyledir, sevgilisinden bağımsız takılmazlar. Bu kız da öyleyse ilişkini biraz gözden geçir derim.
0
noluyo yaa
(07.03.18)
Gta van city haklı.
0
japon askeri
(07.03.18)
(4)

Spor yaparken olması gereken nabız aralığı

ichimaru gin
arkadaşlar merhaba,kalple ilgili, yahut kronik herhangi bir sağlık sorunu bulunmayan, hayatım boyunca düzenli olmasa da sporla hayatım el verdiğince içli dışlı olmaya çalışan biriyim. konuyla alakalı olabileceğinden dolayı, 175 boyunda ve 66 kilo ağırlığında bir kadınım.size sorum şu, spor esnasında
arkadaşlar merhaba,


kalple ilgili, yahut kronik herhangi bir sağlık sorunu bulunmayan, hayatım boyunca düzenli olmasa da sporla hayatım el verdiğince içli dışlı olmaya çalışan biriyim. konuyla alakalı olabileceğinden dolayı, 175 boyunda ve 66 kilo ağırlığında bir kadınım.

size sorum şu, spor esnasında, koşu bandında kısa aralıklı koşularda dahi nabzımın 160-170lere çıktığını görüyorum. gözlerimde kararma olmuyor, fakat koşu bandında 7de hızlı sayılabilecek bir tempoda yürüdüğümde nabzım 130-140larda, hızlı koşularda ise mutlaka 170'e çıkıyor.

bugün ilk kez interval yaptım 20 dakikalık, 12de hızlı tempo koşuda 180i gördü, benim için çok zorlayıcıydı fakat tamamladım.

bu arada sigara içen biriyim.

bu konuda bilgisi olan arkadaşlar, bu aralıklar normal midir? endişelenmem gereken, doktora gitmem gereken bir durum olabilir mi? bu şekilde zorlamaya (?) devam etmem, benim yararıma mı olur?

şimdiden çok teşekkürler, bilgilendirmelerinizi bekliyorum.
0
ichimaru gin
(07.03.18)
Yaş kaç?

(220-Yaş) x %60–%90 aralığında yapmalısın. Bir süre sonra aynı şiddette egzersizi daha düşük nabızda tamamlayabileceksin. Sağlığını korumak için önemli olan o nabız aralığına girmek.
0
Lim5
(07.03.18)
Yaşım 22.
0
🌸ichimaru gin
(07.03.18)
Yuvarlak hesap 120-180 arası çalışman gereken aralık. 130-140'larda yaptığın yürüyüş gayet yeterli. Fazla zorlamaya gerek yok. Dediğim gibi ileride zaten kalbin adapte olacak ve o zorlandığın koşuları kolaylıkla tamamlayacaksın.
0
Lim5
(07.03.18)
spor yapma amacınla direkt alakalı bir durum. yağ yakmak önceliğinse aerobik bölgede kalman lazım, dinlenik nabzının ortalama olduğunu düşünürsek senin için 160-175 arası diyebiliriz aerobik bölgen için.

20 dakikalık interval antrenmanını nasıl yaptığın da önemli, 170'ler seni zorluyorsa şöyle bir program işini görebilir.
2 dakika 130-140 arası
30 saniye 160-175 arası
bu şekilde 4 set ile başlayabilirsin mesela. lim5'in dediği gibi zaman içinde bu değerlere alışacak vücudun, o yüzden ilk başta zorlansan bile vazgeçme. atıyorum, şu anda 160 nabız için 9km/s koşman yeterliyken ileride 11'de ulaşacaksın o nabza. baktın 12/13'lerde bile yükselmiyor, o zaman yükseltirsin bandı.

bahsettiğim süreleri kendine göre ayarlaman lazım tabii, 30 saniyelik yüksek tempodan sonra nabzının tekrar 130lara düşmesi çok uzun zaman alıyorsa temponu çok düşürebilirsin, hatta direkt yürüyüşe de geçebilirsin. illa koşacağım deme yani, amaç nabız aralığı, hızın ilk etapta önemi yok. önemli olan dinlenme nabzına düşebilmek. tabii dinlenme nabzında geçireceğin süre de sana yeniden 170'lere çıkmak için yeterli mi değil mi deneyerek görmen lazım; 3 dakika da olabilir. kendini öldürmene gerek yok, uygulanabilir tempoda bu nabız aralıklarıyla işe başlarsan gerisi gelir. zaman içinde dinlenme süren ile yüksek tempo süreni birbirine ne kadar yaklaştırırsan o kadar verim alırsın.

yağ yakma niyetin yoksa lim5'in dediği aralık da yeterlidir. ya da ben sağlam kondüsyon yapacağım diyorsan yüksek tempo nabzını 180'lere çıkartman gerekir.
0
Bruce
(07.03.18)
(8)

Fala inanıyor musunuz?

her seye atarlanan adam
Neden inanıyorsunuz veya neden inanmıyorsunuz?
Neden inanıyorsunuz veya neden inanmıyorsunuz?
0
her seye atarlanan adam
(06.03.18)
Inanmıyorum, çünkü hazreti Allah fal ve şans oklarını şeytan işi olduğunu bildirmiş biz kullarına. Hafzallah dinden çıkartır insanı.
0
doxanikee
(06.03.18)
İnanmıyorum. Yıllardır arkadaşlar arasında da kahve falı, vb bakmadık. Öncesinde birbirimize bakıo eğleniyorduk da, ben o falı on dakikaya unutuyorum zaten.
Falda inandığım şey şu, tanımadığınız biri bakıyorsa “Şunun şuyu vardır herhalde” gibi senin hakkında bir tahmin üzerine bir şeyler kurup anlatıyor. Böylece dışarıdan nasıl göründüğün hakkında bir bilgi veriyor.
0
aychovsky
(06.03.18)
İnanmıyorum çünkü falı biz kendimize göre yorumluyoruz. Dolaylı yollardan çok fazla bağlantı kuruyoruz. Ayrıca falcılar da afaki konuşuyorlar. İşte 3 vakte kadar yol görünüyor, araba alacaksın, işe gireceksin gibi şeyler
0
oekuklu
(06.03.18)
İnanmıyorum çünkü bilimsel bir temeli yok. Ayrıca bkz. self-fulfilling prophecy (kendini gerçekleştiren kehanet sanıyorum Türkçe'de)
0
fotrsapka
(06.03.18)
İnanmıyorum çünkü hakkında inanmak kelimesi kullanılan herhangi bir şeye en baştan inanmıyorum.
0
Bruce
(07.03.18)
Inanmamakla kalmiyor, yanimda bakilirsa ortamdan ayriliyorum. "Sadece egleniyoruz" diyenlerin bu kulturu tekrar tekrar urettiklerini dusunuyor, bunu da tehlikeli buluyorum. Evet, uyuz bir arkadas oldugum dogrudur. Zaten hicbir arkadasim boyle bir seye yeltenmiyor, benim yanimda olduklari icin degil, onlar da benim gibi olduklarindan.

Bir gun bu sacmaliklari tamamen tarihin coplugune gonderebilirsek, hep birlikte oturur, egleniriz.
0
evrim halkasi
(07.03.18)
Bazı insanların gözlem yeteneğinin diğerlerinden çok çok daha iyi olduğunu ve bunu ifade edebilme yetisine sahip olduklarını düşünürüm.
Gözlem yetenekleriyle seni bağlayıp geleceğe dair de sallıyorlar işte.
İnsan inanınca söylenen şeyin olması için uğraş veriyor zaten.

Ben bunu bizzat yaşadım. Tarot falıma bakan muhteşem kadın bana öyle şeyler söyledi ki her söylediği doğruydu ne dese başıma gelmişti. Sonra dedi ki 2017 nin sonunda evleneceksin evleneceğin adamla da 24 nisan 2016 'da tanışacaksın.
Ben buna o kadar inandım ki 24 Nisan 2016 da evden çıkmadım kimseyle tanışmayayım diye.
Bu da böyle salak bir anımdır :)
0
mutekebbir
(07.03.18)
İçtiğin kahvenin tortusundan geleceğe dair çıkarımlar yapmak... Bilemiyorum Altan :/

Salatanın suyuna bakıyorum ben, güzelse içiyorum. Oh mis, vitaminli vitaminli.
0
chicha
(07.03.18)
(2)

Sigorta

artcilly
Merhaba, eski calistigim firma yeni calistigim firmayi sigortamdan falan gorebilir mi bir sekilde? Teşekkürler.
Merhaba, eski calistigim firma yeni calistigim firmayi sigortamdan falan gorebilir mi bir sekilde? Teşekkürler.
0
artcilly
(06.03.18)
işe girişte hizmet dökümü veriyorsanız oradan bakabilir. yoksa bakamaz. ama işe girerken zaten önceki işyerinden çalışma belgesi isterler o halde ibraz etmek zorundasınız.

edit : soruyu yanlış anlamışım. bruce + 1
0
benaslinda
(06.03.18)
Eski şirkete herhangi bir belge verme zorunluluğun olmadığından göremez. Aynı sektörse ve yeni şirketten birilerini tanıyorlarsa duyabilirler. Ya da LinkedIn gibi sosyal mecralardan kontrol edebilirler "hmm yeni iş yeri neresiymiş" diyip.
0
Bruce
(07.03.18)
(9)

Yaratıcı Yardımlarınıza İhtiyacım Var

jimjim
Birkaç yıldır düzenli olarak özel ders veriyorum. Okuduğum bölümde de (2.üniversite, lisans) çok sevdiğim bi hocam var, bana bi çok arkadaşıma çok hakkı geçti vs. Hatta şu an okuduğum bölümüm gereği, ders verdiğim öğrencilerin durumu, psikolojileri vs ile ilgili bazen danştığım da bi hocam. Neyse ko
Birkaç yıldır düzenli olarak özel ders veriyorum. Okuduğum bölümde de (2.üniversite, lisans) çok sevdiğim bi hocam var, bana bi çok arkadaşıma çok hakkı geçti vs. Hatta şu an okuduğum bölümüm gereği, ders verdiğim öğrencilerin durumu, psikolojileri vs ile ilgili bazen danştığım da bi hocam.

Neyse konu şu; yeğenine ders vermemi istiyor. Ama aşırı hakkaniyetli biri olduğu için de para almamamdan endişe edip bu konuda ısrarlı bi yaklaşımda bulundu.
Ben de öyle çok maddi sıkıntı çeken biri değilim ve daha önemlisi zaten asla ve asla bu hocadan para alacak değilim. Yani mümkün değil, dünyada olmaz öyle bişey.
Hocayı da tanıdığım için ders karşılığı olarak kitap falan isterim (ref kitapları) diye düşünüyodum ama tüm arkadaşlarım saçma buldu bu fikri. Hatta biri kitabın arasına para koyarsa daha onur kırıcı olmaz mı falan dedi gaghahaha :)))) asla aklıma gelmemişti.. yani buna çok güvenmiştim ama fos çıktı.

Acil öneriye ihtiyacım var. Para, nakit, cash katiyen araya girmeden bu işi nasıl halledebilirim?

Not:Öğrenci lys/ygs öğrencisi zaten kaç ay kaldı, vaktim de var zaten.
Of keşke vaktim hiç yok deseydim.
0
jimjim
(06.03.18)
özel ders hayrına yapılacak kadar basit bir jest değil. senin emeğin için alacağın para mı daha utanç verici yoksa bir hoca için öğrencisinden bedavaya özel ders yardımı almak mı, bunu düşün. iki taraf yerine de koydum kendimi, hocan olsam para vermezsem daha çok mahcup olurdum; sembolik bir tutar da olsa almalısın. almayacağım diye fazlaca diretmek de pek nazik bir hareket değil zira.
0
Bruce
(06.03.18)
Çocuğun anne ve babasıyla iletişim kur ve para konusunu onlarla hallet. Aynısı benim başıma da geldi. Nasıl bir duygu olduğunu biliyorum ama kendini de hocanın yerine koy. Ben bir öğrencimin sırf benim öğrencim diye yeğenime bedava ders vermesini kabul etmezdim. Senin de emeğin ve zamanın söz konusu.
0
dissendium
(06.03.18)
Yerinde olsam alırım verdiği parayı hocan için daha utanç verici.
0
England
(06.03.18)
yere dusup kirilan sarap kadehi'nin önerisi şu an çok daha hoş. Sınava az bi zaman kaldığı için biriken paranın bursa dönüşebilmesi tam nasıl olur onu da bilemedim..
Yani biraz bunun gibi önerilere ihtiyacım var sanırım.

Hepiniz çok haklısınız kesinlikle ama yani bu hocayla sandart akademik ilişkilerin dışında bi diyaloğumuz var. Atıyorum hasta olsam ilaç isteyebileceğim, param bitse rahatlıkla yemek ısmarlatabileceğim yakınlıkta biri.
Araya para gibi bişeyin girmesi hem çok komik hem de çirkin.
0
🌸jimjim
(06.03.18)
böyle durumlarda iki taraf da ısrar ediyorsa para alınır. çünkü parası alınmamak daha onur kırıcı bir şey. yani araya para girmesi hem komik hem çirkin demişsiniz ama değil sonuçta bi emek ve karşılığı var, hoca para vermek için diretiyorsa ve siz istemezseniz daha ayıp olur emin olun.
0
nundu
(06.03.18)
söylediğine gore:

"çok sevdiğim bi hocam var, bana bi çok arkadaşıma çok hakkı geçti vs. Hatta şu an okuduğum bölümüm gereği, ders verdiğim öğrencilerin durumu, psikolojileri vs ile ilgili bazen danştığım da bi hocam. "

hocanın yigenine ders vererek hocaya bir nevi zaten borcunu(tırnak icinde belirtmiş oldugum) ödemiş oluyorsun. parayi aklına getirmen doğru degil.

bence hocadan ders karsiligi ders almaya devam et.
0
tomcruise
(06.03.18)
@Tom,
Yok öyle değil, hoca, şu an kayıtlı olduğum üniversitede hoca.
Özel ders başka bi olay :/
0
🌸jimjim
(06.03.18)
bence kitap fikri de kötü değil. kitabın içine para koymak falan ayıp zaten. azıcık görgüsü olan insanın yapacağı bir iş değil.
0
ghilleinthemist
(06.03.18)
Çocuğu, hocanızı ve çocuğun ailesini anlaşıp bir yerde yemeğe gidin ödeşin illa ki bir şey yapmak istiyorlarsa bu geldi aklıma
0
murtiii
(07.03.18)
(6)

Nişantaşı'nda nerde güzel pasta yiyebiliriz?

ms brownstone
Zincir pastanelerden çok lezzetli pasta yapan butik pastanelerden arıyoruz. Var mıdır bildiğiniz bir yerler?
Zincir pastanelerden çok lezzetli pasta yapan butik pastanelerden arıyoruz. Var mıdır bildiğiniz bir yerler?
0
ms brownstone
(06.03.18)
vi healthy living diye bi yere gitmek istiyordum ben, orada yenir gibi duruyor :D

raw ve glutenfree yapiyolarmis.
0
kuehles blondes
(06.03.18)
La vita
0
cloudybloody
(06.03.18)
foodie
0
in vino veritas
(06.03.18)
Zamane Kahvesi
0
Traveller
(06.03.18)
La Patisserie Lune
0
inawen
(06.03.18)
la vita diyorum ben de, krokanlısı dehşet bişi.
0
Bruce
(06.03.18)
(13)

hangi burgerci? neden?

dedim ben sana
sevgili burger severler;seçeneklerden hangisini önerirsiniz. gittiğimize pişman olmayalım. tadı damağımızda kalsın. günlerce sayıklayalım. eşe dosta arkadaşa "öyle bi burger yedim kiii" diye anlatalım.-Mano Burger-Baltazar Burger-Virginia Angus-Burger Joint-BurgerLabbaşka öneriniz de varsa alabiliri
sevgili burger severler;

seçeneklerden hangisini önerirsiniz. gittiğimize pişman olmayalım. tadı damağımızda kalsın. günlerce sayıklayalım. eşe dosta arkadaşa "öyle bi burger yedim kiii" diye anlatalım.

-Mano Burger
-Baltazar Burger
-Virginia Angus
-Burger Joint
-BurgerLab

başka öneriniz de varsa alabilirim. teşekkürler.
0
dedim ben sana
(06.03.18)
mano ve burger lab'e gitme, ya da git ama diğerleriyle aynı klasmanda olmadığını bilerek git; diğerleri gayet güzel.

moda'da b.o.b var, zapata var. Havan'dan'ın sadece cumartesileri çıkan kaburga burgeri, basta'nın kuzu burger'i de sadece burgerci olmayanlar arasından güzel burgerler.
0
Bruce
(06.03.18)
www.hurriyet.com.tr

bunu bilin de..
0
angelofdeath
(06.03.18)
akali burger kesinlikle
0
oscar
(06.03.18)
Demirören AVM'de Uptown İstiklal'de yedim, gerçekten efsaneydi.
0
cakabo
(06.03.18)
Valla ben big king’i hiçbir şeye değişmem :)
0
yavru tosun
(06.03.18)
virginia angus iyi baya
0
stanley weber
(06.03.18)
Bob -Moda tavsiye ederim.Timeout en iyi olarak onlari secti.Patatesleri de çok güzel.

Bir de buna ek olarak Harbiyedeki Zulayı öneririm.Ekmeği bana pek hitap etmedi ama köftesi olması gerektiği gibiydi ve cok lezzetliydi.
0
ırene adler
(06.03.18)
Beşiktaş'ta Biber Burger var tavsiye ederim.
0
mysql34
(06.03.18)
Bu burgercilerin herhangi birini tavsiye etmem herhalde.

-Akali
-Zula'da Edizione
-Komşu Burger'in Tereyağlısı
-Basta'daki Kuzu Burger

önerilerim olacaktır.
0
loras
(06.03.18)
b.o.b <3
0
dedi ayca
(06.03.18)
Nusretin lokum burgeri ve komsu burger.
Virginia angusu çok sevemedim, mano ort. Bence, baltazar ise kanatlı eti çıkmıştı zamanında direkt ele:)
0
solenkol
(06.03.18)
burger joint en çok onu sevdim bunlar arasından
0
basond
(06.03.18)
straight from the heart
(06.03.18)
(20)

Deneyimsiz biri "Ücret beklentiniz nedir?"e nasıl cevap vermeli?

m e b
Yarın iş görüşmesine gideceğim. Hiçbir deneyimim yok, piyasadan da haberim yok. İş pozisyonu ve tanımı şöyle:Dış ticaret meslek elemanı: İlgili bölümlerden mezun, iyi derecede İngilizce bilen, yurt dışı satışlarını yapabilecek (İş öğretilecek), yurt dışı seyahat engeli olmayan..."İş öğretilecek" den
Yarın iş görüşmesine gideceğim. Hiçbir deneyimim yok, piyasadan da haberim yok. İş pozisyonu ve tanımı şöyle:
Dış ticaret meslek elemanı: İlgili bölümlerden mezun, iyi derecede İngilizce bilen, yurt dışı satışlarını yapabilecek (İş öğretilecek), yurt dışı seyahat engeli olmayan...

"İş öğretilecek" denildiğine göre herhalde asgariden başlatırlar (benim açımdan sorun değil bu). Ama eğer böyle bir soru ile karşılaşırsam ne diyeyim?
0
m e b
(06.03.18)
Yabanci dil seviyeniz nedir?
0
ykyt
(06.03.18)
1900 net olarak düşünüyorum de bence, ingilizcene de güveniyorsan.
0
Bruce
(06.03.18)
ne verirlerse kabul et. ilerde seviye seviye arttırırsın. ya da çok başarılı olduğunda istediğin paraları kazanırsın. ilk başlarda aç gözlülük yapıp uçuk paralar isteyen genellikle istediği işi bulamıyor. sen de deneymisizmişsin zaten. bir başla da devamı gelir.
0
tragedystreets
(06.03.18)
@ykyt: Upper-intermediate idi hazırlıkta ve eğitim dilim de %100 İngilizce idi bölümümde.
0
🌸m e b
(06.03.18)
@tragedystreets: Ben de öyle düşünüyorum. Zaten sadece yol ve yemek versinler, yeter ki deneyim sahibi olayım istiyorum ama iş jargonunda bu soruya nasıl cevap vereceğimi bilmiyorum.
0
🌸m e b
(06.03.18)
bruce'un dediği gibi diyebilirsin. sayı vermeyim diyorsan; yeni mezunum ve bir şeyler öğrenmeye hevesliyim. başlangıç için kendi kendime yetebilecek miktarda bir ücret benim için yeterli gibi bir şeyler diyebilirsin
0
washe
(06.03.18)
Ben katıldığım eğitimde şöyle öğrenmiştim. Sesli olarak ihtiyaçlarını düşün ve belirli bir miktar belirle. Şunun gibi.

"Ben Kadıköy'de oturuyorum. İş yeri Beşiktaş'ta. Aylık yol masrafım 400 TL olacak. Ailemle yaşıyorum. Beslenme, barınma, giyinme ihtiyaçlarım 600 TL ediyor. Şu şu konular için 300-400 TL arasında bir masrafım olabilir. Bu nedenle en az 1400 TL benim için uygundur." gibi bir konuşma yapabilirsin. Çünkü böyle açıklayınca karşındaki kişi daha iyi ikna oluyor. Konuşmaktan çekiniyorsan asgari ücret de isteyebilirsin.
0
dissendium
(06.03.18)
washe doğrusunu söylemiş, yaşadığın şehrin şartlarında kendine yetebilecek bir para iste ama.
0
buckminster
(06.03.18)
kurumsal bir şirketse yüksekten gir çünkü kolay kolay ara zam olmaz. sonra her sene %8-%10 derken kuşa dönersin.
aile şirketiyse onların takdirine bırak, iyi bir performans ortaya koyarsan ara zamlarla filan kısa sürede yükselir.
0
kjswbdlkjfdlkj
(06.03.18)
mutlaka prim şartlarını da sor.. yoksa iste. yurtdışı satış = prim
0
lupelius
(06.03.18)
Kjswb ve lupe hakli. Ancak %100 ingilizce egitim gormus birisinin asgariden basla sonra isi ogrenince kademe atlarsin denmesi de is bilmezlik. Yurtdisi satis yapabilmen icin once kendini satman gerek. İngilizcene guveniyorsan ingilizce degerlendirmesi yapilmadan fiyat soyleme. Yurtisinda bulunmussan ve tecruben varsa onu kesinlikle masaya koy. İs ayrintilari ogrenilir ama suan onemli olan senin kendini nasil gelistirdigin. Beklentileri en kisa surede karsilayacagini ancak maasin da bulundugun ilin gerektirdiklerine ve ilgili pozisyondaki yetkinlere yakin olmasini sagla. Cunku 3-6 ay sonra isi ogrendim diceksin yazin haftasonu bi yere kaciyim bu yil yillik iznim yok diceksin ama elinde kuş gibi Para olursa bir yere gidemez uzulursun.
0
ykyt
(06.03.18)
2000'den aç kapıyı. tecrübesiz bile olsan ingilizce bilen, ticaret okumuş adamsın, "asgariye çalışırım" havası vermek iyi değil. öyle verecek bile olsalar sen yine de biraz yükse söyle, orta bir yol bulursunuz. iş dünyası böyle, daima bir tık yüksek söylemelisin.
0
sir gawain
(06.03.18)
Sonuc olarak kurumsal bir yer ise dil tazminati da vermesi gerekir. 2000 in altindaki ucretler cok komik.( 2000 de az aslinda) Asgari ucret teklif ederlerse o zaman niye sen? Asgari ucret deneyimsiz ve niteliksiz elemana verilir.
0
ykyt
(06.03.18)
Bu arada, (dış) ticaret okumadım, bitirdiğim bölümüm uluslararası ilişkiler. CV'me bakıp da çağırmış olmalılar sonuçta.
0
🌸m e b
(06.03.18)
2500'de az isteme. asgari ücret 1600 lira. 2000 bile az. çünkü zamların da maaşına göre yapılacak takip eden yıllarda. 1. yıl sonunda maaşından memnun olmayan mutsuz bir çalışan olacaksın. zaten yetiştirilmek üzere denmiş. ingilizcen iyiyse kesinlikle ücretinden taviz verme.
0
naksidil
(06.03.18)
Ben de en az 2000 TL diyorum. Çünkü kaç yıl üniversite okumuş birinin asgari ücret alması kadar saçma bir şey olamaz. Zaten eğitiminin de İngilizce olduğunu belirtmişsin. Yani bence şöyle söylemelisin " Tecrübem olmadığı için ücret benim için ikinci sıradadır. Benim için daha önemli olan kendime bir şeyler katmak ve tecrübe edinmektir. Ama prensip gereği asgari ücret kabul etmiyorum". Bir de önce onların ne verdiğini sor ki ona göre bir şeyler söylersin. Bu arada dış ticaret deyip geçme, bunun müşteri ilişkileri var, gümrük operasyonları, satış işlemleri, fuarlar vs. gibi bir sürü işi var. Bunları da öğrenirsen ileride seni kimse tutamaz. Bir de "Dış ticaret meslek elemanı" sözü biraz İşkur İşbaşı Eğitim Programı ile alım yapılmasını çağrıştırıyor. Umarım öyle değildir.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(06.03.18)
@İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi: Evet, İşkur'dan ilanlara bakarken gördüm aslında. Orada birtakım tanımlı meslek isimleri olduğu için de o ifadeyi seçmek zorunda kalmış olabilirler, bilmiyorum. Ama İşbaşı Eğitim Programı ile ilgili ilanlarda bu açıkça belirtiliyor normalde ama bu ilanda öyle bir ibare de yoktu. Yarın belli olacak detaylar.
0
🌸m e b
(06.03.18)
Evet, muhtemelen dediğin gibi o ifadeyi seçmek zorunda kalmışlardır. Bazı işverenler, iş arayanlar İEP istemediği için oraya yazmayabiliyor da, yani kaçırmamak için de yazmamış olabilirler. Tabi bunlar benim düşüncelerim. Yarın sen yine de normal yolla mı yoksa İşkur destekli mi alacaklarını bir sor bence.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(06.03.18)
Noldu gorusme nasil gecti?
0
ykyt
(08.03.18)
@ykyt: www.eksiduyuru.com

Az önce açmıştım bu duyuruyu :) Kötü geçti gibi geldi bana.
0
🌸m e b
(08.03.18)
(3)

fotoğraf

nick bulamadim
şu kız şu fotoğrafları nasıl çekiyordur? iphone'la mı? nasıl bir düzenleme yapıyordur? grenler falan çok hoş. https://www.instagram.com/p/BeXZ004nRbC/?taken-by=polchursanovahttps://www.instagram.com/p/BfycClgnqxM/?taken-by=polchursanova
şu kız şu fotoğrafları nasıl çekiyordur? iphone'la mı? nasıl bir düzenleme yapıyordur? grenler falan çok hoş.

www.instagram.com

www.instagram.com
0
nick bulamadim
(06.03.18)
ilk fotoğraf telefon ama ikincisi değil. lightroom ve snapseed isimli uygulamalarda eskitme-grenleme-soldurma ayarları var güzel. lightroom'un soldurması daha başarılı olabilir hatta.
0
Bruce
(06.03.18)
lightroom abicim.
0
kablelvuku
(06.03.18)
kontrastı arttırıp fade atıyosun biraz, biraz da satürasyonu düşürüp warmth'ı arttırmış olabilir.

bi de değişik bi gren filtresi kullanmış, az pozlanmış analog fotoğrafları sonradan açtığında çıkan sonuçlara benzemiş genel olarak.
0
yuto
(06.03.18)
(4)

Xperia z2den

yue
Hangi telefona geçeyim sizce? Telefonumdan çok memnunum başka marka düşünmüyorum xz premium nasıl?
Hangi telefona geçeyim sizce? Telefonumdan çok memnunum başka marka düşünmüyorum xz premium nasıl?
0
yue
(05.03.18)
xz premium kötü, xz1 işini görür ama bütçe sorunun yoksa 2-3 ay daha bekle xz2 al, daha kibar ve modern görünümlü bir telefon olmuş.
img.donanimhaber.com
0
Bruce
(05.03.18)
Z2 DEN xz'ye geçmiş biri olarak yabancılık çekmedim, ekran vs herşey hemen hemen aynı.
premium da iyi, ekran çok büyük bana göre.
0
rhan
(05.03.18)
Bütçe sorunum yok hediye olacak xz premiumun nesi kötü acaba çok sıkıntılı mı?
0
🌸yue
(05.03.18)
premium kötü değil, xz 3 gb iken, premium 4 gb.
ekran büyük sadece, iş için uygun olmuyor şahsi düşüncem.
0
rhan
(05.03.18)
(5)

mars

dedi ayca
sabah sabah uykum açılmamışken düşündüm de, şimdi senelerce "hayat var mı yavv" gibisinden araştırmalar yapıldı, başta hep negatifti ama zamanla araçlar, fotoğraf çekmek için onlar bunlar yollandı ve bir iki sene önce "ay su var sanki" "ay hayat mı var bakteri mi o da nesi?" falan dendi. acaba olmuş
sabah sabah uykum açılmamışken düşündüm de, şimdi senelerce "hayat var mı yavv" gibisinden araştırmalar yapıldı, başta hep negatifti ama zamanla araçlar, fotoğraf çekmek için onlar bunlar yollandı ve bir iki sene önce "ay su var sanki" "ay hayat mı var bakteri mi o da nesi?" falan dendi. acaba olmuş olan hayatı bizim keşfetmemizdense, gönderdiğimiz araçların üzerine yapışan bakteri vs. ile orada yeni hayatı bizim başlatmış olmamız mümkün mü?

spacex falcon muhabbeti sırasında öğrendiğim kadarıyla tüm araçlar sterilize edilip yollanıyormuş ama ne bileyim minicik küçücük bir baktericik gözden kaçmış olabilir mi?

hala uykulu olduğumdan saçma da olabilir pek tabii bu soru.
0
dedi ayca
(05.03.18)
O araç ateşlenirken havayla temas ediyor mu ediyor; yani binlerce olasılık var, neden olmasın.

(bkz: kelebek etkisi)
0
onemoremile
(05.03.18)
pek mümkün değil çünkü dünya'da, bizim şartlarımızda gelişmiş bakterilerin orada hayatta kalma şansı bile çok azken üreyip "yaşam" geliştirmiş olmaları neredeyse imkansız. ki zaten rastlanmış ya da ipucu edinilmiş bir "yaşam" yok mars'ta, asıl dert "biraz su geçmişi bulabilirsek buraya ucundan kıyısından yerleşebilir miyiz ya da üs kurabilir miyiz" soruları.

curiosity ve opportunity isimli iki rover var mars'ta, bu arkadaşlar vasıtasıyla temel bilgileri edinmeye çalışıyoruz.
www.skyandtelescope.com
0
Bruce
(05.03.18)
Bildiğim kadarıyla mars'ta yaşayan bakteri bulunmadı, fosilleri bulundu.


www.cnnturk.com
www.ntv.com.tr
0
peggy
(05.03.18)
hayır. arada bir yıl kadar kaldığı boşluk 3-4 derece kelvin. yani -270 santigrat derece. bu sıcaklıkta herhangi bir bakterinin hayatta kalması mümkün değil.

bakteri gözden kaçmış olabilir, ateşlendikten sonra yükselirken üzerine yapışmış olabilir falan. ama aradaki boşlukta (güneş sistemi içinde) seyahat ederken hayatta kalmış olamaz.
0
babilbaligi
(05.03.18)
Soru saçma değil gayet güzel soru. Nasa bunu da düşünüyor diye biliyorum, contamination olmaması için gönderdikleri araçları ona göre dezenfekte ediyor olmalılar. Mesela: www.nature.com
0
franz kafka
(05.03.18)
(11)

Filtre Kahve

Take it away honey
Selam duyurunun gurmeleri,French press ile kahve dünyasına ben de adım atmış bulunmaktayım. Pek fazla kahve kültürüm yok Starbucks'tan Vietnam Da Lat aldım. Bitmek üzere bugün ise Starbucksta Guatemala denedim ancak tad olarak aynı geldi :/ Sorun nerde tam olarak?Sürekli farklı kahveler deneyerek mi
Selam duyurunun gurmeleri,

French press ile kahve dünyasına ben de adım atmış bulunmaktayım. Pek fazla kahve kültürüm yok Starbucks'tan Vietnam Da Lat aldım. Bitmek üzere bugün ise Starbucksta Guatemala denedim ancak tad olarak aynı geldi :/ Sorun nerde tam olarak?

Sürekli farklı kahveler deneyerek mi alışırım yoksa vizyonsuz muyum?
0
Take it away honey
(04.03.18)
Farklı kahveler deneyerek kendi damak tadını yakalarsın. Starbuck kahveleri çok kaliteli kahveler değildir, sadece kolay ulaşmanı sağlar. Her köşe başında bi Starbucks olduğu için. Ben baya uzun zamandır Tchibo Barista Espresso kullanıyorum. Piyasadaki kahvelerin hemen hemen tamamını denedim. Deneyerek en doğru tadı bulur o yoldan yürürsün.

Yarasın..
0
Fayfa
(04.03.18)
Peki tat olarak ayırt edici bir tat alamadım açıkçası yani Guatemala çikolatamsı Vietnam vanilya aromalıydı. Ben o tatları alamadım sanki
0
🌸Take it away honey
(04.03.18)
Bahsedilen ikincil tat dokunuşları kahvenin yetiştiği bölgede ekilen diğer ürünlerin toprağa kattığı tat olarak pazarlanır. Bu tatları yakalaman için sigara içmeyen gurme diline sahip olman. Dikkat etmen gereken kahvenin kavrulma derecesidir. Az-orta-yoğun kavrulmuş farklı kahveleri deneyerek kendi damak tadını bulabilirsin. Ben sert kahve sevdiğimden orta-yoğun kavrulma tercih ediyorum mesela. Yoğun kavrulma kömür gibi olduğun kahveyi öldürür, yoğun hariç hepsinde harbi kahve tadına varabilirsin.
0
Fayfa
(05.03.18)
Kahve önermeye geldim. Tchibo fena değil. Kuzenim ise illy i çok övüyor. Henüz denemedim maalesef.
0
Fusha
(05.03.18)
Kahve alisverisinizi kahhve.com dan yapmanizi oneririm, taze ve gercekten farkli lezzetlere bu sekilde ulasabilirsiniz. Starbucks siklikla bayat ve fazla kavrulmus kahve satar. Marka isterseniz de coffee sapiens ve illy benim en cok tercih ettiklerimden. Baslangic paketleri var, 50ser gramlik cok cesit kahve gonderiyorlar, iyi bir tercih olabilir.

İsi daha da ilerleteyim isterseniz bir degirmen alip cekirdek kahve alip ogutmenizi oneririm, tazelik cok onemli.

Afiyet olsun.
0
gibicibicis
(05.03.18)
tchibo'dan al, istediğin kadar al, az az hepsini dene.
starbucks'ta hazır paketlerden almak durumunda kalıyorsun.
0
yetkili birine benzeyen abi
(05.03.18)
Çekirdek önerim olmayacak, ufak bir bir bilgi vereceğim. French press ile filtre kahve yapmıyorsun, demlenmiş kahve yapıyorsun.

Emin ol tatlarını kimse ayırt edemiyor, her gün farklı kahve denesen de alışacağını sanmıyorum.
0
i was made for you
(05.03.18)
Starbucks kahveleri rezalet. Bayat ve yanık kahve satıyorlar. Onların arasından herhangi bir meyvemsi tat almak imkansız. Olsa olsa “hımm bu El Salvador kömürüymüş.” yorumu yapılır.

İyi bir 3. dalga kahveciden veya internetten kahve almanızı öneririm. Barista Sepeti iyidir örneğin. Hem bu tür sitelerde kendi harmanını yapma imkanı ve kavrulma derecesini seçme olanakları oluyor.
0
mrmlq
(05.03.18)
Peki french press filtre kahve degilse filtre kahve makinesi alsam kahvenin gercek tadini alabilir miyim? Yani ayirt edebilir miyim birbirinden?
0
🌸Take it away honey
(05.03.18)
french press'in demleme olması kötü bir şey ya da kahvenin tadını öldüren bir şey değil yalnız, aksine french press'in sağladığı tadı sevenler de var çok. gerçek tat diye bir şey yok yani, hatta düşünürsen french press'te kahvenin öz hakiki tadını daha iyi alıyorsun, araya filtre vs. girmiyor.
0
Bruce
(05.03.18)
Ben tat olayina takildim ama ikisi de starbucks oldugu icin olabilir kahveler bayat vs seklinde. Bi deneme paketi ya da internetten alip deneyim belki farkini gorurum.
0
🌸Take it away honey
(05.03.18)
(2)

Tam Vukuatlı/Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği

Nocturne
Arkadaşlar, bu ikisi aynı evrak mı? Değilse o halde Tam vukuatlı sanırım e-devlet'ten alınmıyor değil mi? Ayrı evraklar mı yoksa aynı mı anlayamadım. Kardeşim adları farklı, tabi ki farklı evraklar demeyin lütfen çünkü adı farklı ama aslında aynı evrak olan milyon tane örnek koyabilirim önünüze.Teşe
Arkadaşlar, bu ikisi aynı evrak mı? Değilse o halde Tam vukuatlı sanırım e-devlet'ten alınmıyor değil mi?

Ayrı evraklar mı yoksa aynı mı anlayamadım. Kardeşim adları farklı, tabi ki farklı evraklar demeyin lütfen çünkü adı farklı ama aslında aynı evrak olan milyon tane örnek koyabilirim önünüze.

Teşekkürler,

Not:Vize için lazım.
0
Nocturne
(02.03.18)
Birinde güncel durum varken öbüründe değişiklikler de yer alıyor. Benim mesela yanlış olan doğum tarihim düzeltilmişti. Vukuatsız alırsam bu bilgi yok ama vukuatlıda hangi mahkeme hangi dosya karar no ile değiştirmiş o yazıyor.
0
shenergy
(02.03.18)
tam vukuatlıda ailenin tüm fertleri oluyor, normalinde sadece sen oluyorsun diye düşünüyorum. e devlet'te önceden sadece kendin çıkıyordun, şimdi soruyor olması lazım "aile de eklensin mi" diye.
0
Bruce
(02.03.18)
(8)

Fatih Terim'in kemale ermesi

neverletyougodown
60-70 yaşına gelmiş adama bunları yazmak garip ama adam bildiğin olgunlaşmış, kemale ermiş şekilde döndü son gelişinde. Sinirleri alınmış gibi gülücükler saçarak dolanıyor. Geçen yenildikleri maçın basın toplantısını izliyordum hakem , Aykut kocaman bilmem ne muhabirler orta açıp duruyor, hiç girmiy
60-70 yaşına gelmiş adama bunları yazmak garip ama adam bildiğin olgunlaşmış, kemale ermiş şekilde döndü son gelişinde. Sinirleri alınmış gibi gülücükler saçarak dolanıyor. Geçen yenildikleri maçın basın toplantısını izliyordum hakem , Aykut kocaman bilmem ne muhabirler orta açıp duruyor, hiç girmiyor hiçbir şeye. Siz ne dersiniz, gerçekten karakteri mi değişmiş ,İşler yolunda gidiyor diye mi böyle, yoksa takımı ben kurmadım falan diyip sahiplenmiyor mu yoksa?
0
neverletyougodown
(28.02.18)
Fayfa
(28.02.18)
emre belözoğlu da aynı şekilde, birden sevgi pıtırcığı oldular. yaşlandıkça eskisi gibi karaktersizlik yapamıyorlar, üşeniyorlar galiba:)
0
nothing in my way
(28.02.18)
zaten ipin ucunda. halk bayağı nefret eder oldu. e hali ile o da parasını alıp, keyfine bakma modunda. gördük ki bu adamın dini imanı para. parasını alsın da gerisi umrunda değil.
0
giovanne
(28.02.18)
@nothing in my way yok hocam Emre daha geçen gün hakeme sktr çekiyordu, hatta o yüzden sarı kart gördüğü için fb maçında cezalı duruma düştü. Kendisine yapılan faullerden sonra bildiğin tehdit ediyor rakibi
0
🌸neverletyougodown
(01.03.18)
Bu tür şeylerde şiddet espirisi kasma derdine düşmüş insanları da anlamıyorum.

bazı insanlar o kadar hazırlanmışlarki birisi fatih demeye görsün hemen refleks olarak ''dövdüler ya ehe ehe ehe''yle başlıyorlar söze. İlginç, bizim köyde bi' söz vardır ossuruğa gülenin ossuruk kadar aklı yoktur diye, ben bu tür fiziksel eylemlerin sonuçlarını sürekli güncel tutmaya çalışan insanları da şunu düşünüyorum; hayatınızda hiç mi kavga etmediniz ? ya da öyle bi' cengaversiniz ki her girdiğiniz aksiyondan galip mi ayrıldınız ? 2. olduğunu hiç sanmıyorum. Zaten teknik olarak da neredeyse imkansız. O yüzden ossuruğa gülenin ossuruk kadar aklı yoktur sözünü anımsıyorum sürekli. Keza fatih terimi de pek sevmem ama bu kavga ya da değil- bi' aksiyonu ısıtıp ısıtıp buna gülen insanları da anlamıyorum/anlamamaya devam edeceğim(ısrar). Misal, diğer arkadaş bu işten zararlı çıksaydı(adanalı olan, ismini unuttum şimdi) ona da mı aynı şekilde davranacaklardı merak ederim. Yoksa bu sefer de fatih hocayı mı yücelteceklerdi. Herneyse, konumuz Allahtan şimdilik bu değil.

Fatih hoca basın konusunda yönlendirmelere çok açık, danışmanlarla çalışıyor ve bunun doğru/yanlış'tan da öte bir gereklilik olduğunu başına gelenlerle anlamıştır diye düşünüyorum. Ha keza önünde Arda Turan örneği de varken daha da dikkatli davranıyordur. Çünkü bu tür aksiyonel kavgalarda karlı çıkana ben henüz rastlamadım. Bundan dolayı şu anki hamlesini faydalı görüyor olabilir.
0
mete kudur
(01.03.18)
çünkü hiçbir kurumda sözü geçmediği için böyle takılıyor. siyasetten de elini ayağını çektiği için güveneceği ve arkasına sığınabileceği adamlar kalmadı. bunu bir galatasaray'lı olarak söylüyorum.
0
tragedystreets
(01.03.18)
Artisleneceği ortam oluşmadı ki, daha bismillah geleli kaç maç oldu zaten. Fener maçında hakemdi bişeydi sıkıntı çıksın, o zaman görün şenliği. Gergin haftalara girildikçe parlar yavaş yavaş.
0
Bruce
(01.03.18)
Kemale ermedi, bir tarafi yere indi.
İnmedi, indirildi.
0
dilemma of subscribtionability
(01.03.18)
(4)

en iyi arcade araba yarışı

syozkn
hangisidir piyasadaki? simulasyon da olabilir ama gamepadle oynarken beni çok yormayacak, gazdan çok frene basmayacağım bir şeyler arıyorum. need for speed kadar da arcade olmasın mümkünse. araba yarışlarına uzun zamandır uzağım da bir sürü çeşit var bunların hangisi arcade hangisi simulasyon bilemi
hangisidir piyasadaki? simulasyon da olabilir ama gamepadle oynarken beni çok yormayacak, gazdan çok frene basmayacağım bir şeyler arıyorum. need for speed kadar da arcade olmasın mümkünse. araba yarışlarına uzun zamandır uzağım da bir sürü çeşit var bunların hangisi arcade hangisi simulasyon bilemiyorum?

forza mı? asetto corsa mı? ne bilim başka bir şey mi ?
0
syozkn
(28.02.18)
başlığı okuyunca aklıma direk forza geldi.
0
carabelli
(28.02.18)
asetto biraz daha simülasyona yakınmış, alacaktım biraz araştırınca böyle bir sonuca vardım. forza horizon tam istediğin bence, illa pist demiyorsan.
0
Bruce
(28.02.18)
istediğin gibi bir araba yarışı yok ne yazık ki.

olsa ben oynamayı çok isterdim ama yok onun yerine abuk sabuk simülasyonlar ya da oyun mekaniği aşırı dandik oyunlar var piyasda.
0
Photographer
(28.02.18)
Burnout Paradise var, hatta 23 martta remastered çıkacak, onu bekleyebilirsiniz, onun yanında The Crew'i de deneyebilirsiniz.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(01.03.18)
(10)

Sushi Nerede Yenmeli?

fragile lady
İstanbul'un herhangi bir yakasında toplu taşımaya yakın bir suşici var mı önerebileceğiniz? Güzel olsun, fiyatı da makul olsun. Sushicolar iyi mi bir de?Cevaplar için teşekkürler, öpüldünüz.
İstanbul'un herhangi bir yakasında toplu taşımaya yakın bir suşici var mı önerebileceğiniz? Güzel olsun, fiyatı da makul olsun. Sushicolar iyi mi bir de?

Cevaplar için teşekkürler, öpüldünüz.
0
fragile lady
(28.02.18)
tadımlık gidilecekse
www.zomato.com
hayvansı girişilecekse
www.zomato.com
chinese time'ın 40'lısı o fiyata gayet güzel.

burayı da f/p olarak iyi duydum ama gitmedim
www.zomato.com
0
Bruce
(28.02.18)
dardenia var bağdat caddesinde. avrupa yakasında da vardır ama her şubede sushi yapmıyorlar.
0
ontheroad
(28.02.18)
Sushico. ben çok balık yemem. ama patronum balık hastası. ve Sushico'nun müdavimi.
0
naksidil
(28.02.18)
Benim favorim Kandilli’deki Ioki. Onun disinda Nisantasi Sushimoto da epey iyidir. Sushico’lardan da Kalamis ve Nisantasi’ni tavsiye ederim.
0
gencliginde metalci dovmus hikmet amca
(28.02.18)
Sushico +1 :) Uniq dışındakiler mümkünse. Yalnız fiyatlar yüksek.

Taksim'de Japon bişe derneğini önerenler var ayrıca, ancak ben gitmedim.
0
hana bi
(28.02.18)
Bu soru vesilesiyle şu videoyu paylaşmayı bir borç bilirim: www.youtube.com

Sushinin hası Japonya'da günlük taze balık ve deniz ürünüyle yapılıyor. Ustasının usta olması on yıllar sürüyor. İyi ustalar nam salıyor, 1 ay önceden rezervasyon yaptırmak gerekiyor...

O yüzden Japonya'ya gitmedikçe lezzeti çok takmayın, bütçenize ve Türkiye şartlarına göre düşünün. Bir de denemeye inanın. Bazen çok övülen yerler rezalet, çok yerilen yerler de gayet tatmin edici olabilir.
0
idexo
(28.02.18)
inari ya da ioki derim ben.
0
oscar
(28.02.18)
Sushico’larin hepsinde ayni lezzet yok gibi geliyor bana. Nisantasi’ndaki en begendigim olmustu tabii hepsine de gitmedim. Ioki bence basarili ama onda da fiyat sikintisi var. Ben oyle bir Japon gibi uc bes tane roll la doymuyorum mideyii doldurmaya alismisiz oyle olunca hesap tuzlu geliyor. Ama arada Kandilli’deki o minik yerinde huzurla sakince tadini cikarmaya da deger gibi geliyor.
0
corcinyo
(28.02.18)
suşiseverler toplandığına göre not olsun diye ekleyeyim, four seasons bosphorus cuma akşamları sınırsız açık büfe sushi ve sashimi yapıyor, kişi başı 95 tl. lezzeti gerçekten iyi(ne de olsa fs), 1 kadeh şarap dahil.
0
Bruce
(28.02.18)
Nisantasina dogru giderken (yerinden pek emin degilim) sushilab vardi orasi da iyidir.
0
stereoseyfi
(28.03.18)
(3)

Farkli Aksan Anlama Dinleme

bos gezenin bos ustasi
Sadece Ingilizce icin sormuyorum. Her dil icin onlarca farkli aksan var malum. Farkli bir dil ogrenme surecindeyim, zaman zaman da Ingilizce icin cok degisik aksanlara rastliyorum. Sizde de cok farkediyor mu? Mesela Erzurum, Antep, Aladag yoresi insanlari anlamak da cok zor geliyor Turkce'de bana. S
Sadece Ingilizce icin sormuyorum. Her dil icin onlarca farkli aksan var malum. Farkli bir dil ogrenme surecindeyim, zaman zaman da Ingilizce icin cok degisik aksanlara rastliyorum.

Sizde de cok farkediyor mu? Mesela Erzurum, Antep, Aladag yoresi insanlari anlamak da cok zor geliyor Turkce'de bana. Sizde durum nasil?

Ya da siz konusunca aksaniniz nedeniyle anlasilmadiginiz oluyor mu? Aksaniniz var mi?
0
bos gezenin bos ustasi
(28.02.18)
Geçen gün Hintlilerle telefon üzerinden bir toplantı yaptık. Arada Amerikalı abi olmasa hiçbir bok anlamayacaktım. Ama yanımdaki Türk yönetici çok kolay iletişim kurdu. Demek ki kulağın alışmasıyla alakalı.

Fıkra gibi oldu. Bir Hintli, bir Amerikalı ve iki Türk bir gün uçağa binmişler...
0
ufukcel
(28.02.18)
türkçe için; ben saf adana aksanını anlamakta çok zorlanıyorum, hele ki hızlı konuşuyorlarsa.
ingilizce için; bizim kurumsal merkez singapur'da, oradaki kore-çin-malezya kökenli orta yaşlı yöneticiler baya bi yara yara konuşuyorlar, hele ki telekonferans girince işin içine neredeyse sıfıra düşüyor iletişim.
0
Bruce
(28.02.18)
Tam şu anda dil öğrenimiyle ilgili bir kitabı düzeltiyorum ve tam da aksan konusundayım. Kitaptan alıntı yapıyorum:

"Bir tek sesi tekrar tekrar dinleyerek dilin sesi ve ritmine dair bir fikir geliştirebilirsiniz ama bu görece zayıf kalacaktır; bu durumda, daha önce duymadığınız konuşmacıları algılamada olacağı gibi. Netice itibarıyla hedefiniz, yurt dışına çıktığınızda farklı farklı kişilerin söylediklerini anlamak ve onlara cevap verebilmektir. Hep aynı konuşmacıyı dinleyerek bunu başarmanız mümkün değildir. Bu, ana dili İspanyolca olan birinin Winston Churchill’in konuşmalarını dinleyerek İngilizce öğrenmesine ve Londra’daki taksi şoförleriyle veya Glasgow’daki tezgahtarlarla anlaşmaya çalışmasına benzer."

Yani kısaca, farklı aksanlara daha çok maruz kaldıkça anlaşılır olmaya başlıyorlar. Başta anlamamak çok normal.

Türkçede de, Antalya'da yaşarken oranın yerlisi yaşlı teyzeleri asla anlamıyordum. Ege/Akdeniz yörüklerinin kendilerine özgü, çok hızlı bir konuşma biçimleri var, ne kadar uğraşsam da anlamıyordum.
0
kobuzchu kiz
(28.02.18)
(11)

ekşi duyuru - dışlanmışlık eksenli çağdaşlık karikatürizasyonu

etki
bu sitede herkes aynı kişi gibi geliyor mu size de. tercihler eylemler seçimler benzerlik oranı 1'e yakınsıyor. aynılaşmak dışlanmışlığı örtüyor yalnızlığı alıyor gibi bir algı var bu sitede. aynı tornadan çıkmışçasına tekdüzelik. acınası.
bu sitede herkes aynı kişi gibi geliyor mu size de. tercihler eylemler seçimler benzerlik oranı 1'e yakınsıyor. aynılaşmak dışlanmışlığı örtüyor yalnızlığı alıyor gibi bir algı var bu sitede. aynı tornadan çıkmışçasına tekdüzelik. acınası.
0
etki
(28.02.18)
Özenti hepsi.
0
Revia
(28.02.18)
Tam tersine gerçek hayatta hiç karşılaşmadığım insan türlerine denk geldim burada.
0
dissendium
(28.02.18)
sırf böyle olmasın diye çıkıklık yapıyorum ben, farklılaşma çabasıyla gettolardaki mohikanlara yakınsıyorum.

www.youtube.com
0
Bruce
(28.02.18)
herkes diyemem ama kaliteli 4-5 kişi var benden başka, gerisi çöp. sen dahil.
0
doxanikee
(28.02.18)
Aynen abi deli misin?
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(28.02.18)
Ben tersini düşünüyorum.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(28.02.18)
O nasıl bir soru başlığı öyle.

Ben de tersini düşünüyorum +1 Burada çeşit çeşit tip var.
0
i m cool with that
(28.02.18)
belki her şeye grotesk yaklaşmayı seviyorlardır
0
narudocko
(28.02.18)
Bana herkes çok farklıymış gibi geliyor. “O onun tam tersi” diyebileceğim insanlar var. Anca birkaç kişiyi birbirne benzetebilşyorum.
0
aychovsky
(28.02.18)
"dışlanmışlık eksenli çağdaşlık karikatürizasyonu" nedir?
0
sen git ben geliyorum
(28.02.18)
dışlanmışlık eksenli çağdaşlık karikatürizasyonu kullanıcılardan ben de şikayetçiyim. aslında sana katılıyorum biliyor musun? merak ettiğin konuda cevaplar hep birbirinin aynı. başka bir örnekte, birine biri kızmışsa aşağıdakiler de kızıyor. mesela kasap sorum vardı birinde, önce çok naif cevaplar geliyordu, sonra biri ters yorum yaptı ardından ötekiler de aldı yürüdü. birazda birbirlerinden güç alıyorlar hırbolar. tek tek gelemiyorlar zaar.
0
for day to break
(28.02.18)
(8)

asiye türküsü

kibritsuyu
kurtlar vadisi zamanında laz ziya'nın favori türküsü: https://www.youtube.com/watch?v=nNQpIongXOskazım koyuncu versiyonu da var: https://www.youtube.com/watch?v=yFfIVPaPffoelbet başka yorumları da vardır. sorum şu. utanarak soruyorum. yıllardır bu türkide anlamadığım iki mevzu var:oy asiye asiyetütü
kurtlar vadisi zamanında laz ziya'nın favori türküsü: www.youtube.com

kazım koyuncu versiyonu da var: www.youtube.com

elbet başka yorumları da vardır. sorum şu. utanarak soruyorum. yıllardır bu türkide anlamadığım iki mevzu var:

oy asiye asiye
tütün koydum kesiye

burda tütünü neye koyuyor? "keseye" yani ufak bir torbaya mı koyuyor? yoksa kanayan yaraya yani kesiğe de kan dursun diye tütün basılır. kesiğe mi koyuyor?

baban seni veriyi da
bir bağ pırasiye

buradaki bir bağ pırasa, böyle bir demet şeklinde iple bağlanmış pırasa mı, yoksa pırasa tarlası anlamında bağ mı?

vurabilirsiniz ama çok acıtmayın.
0
kibritsuyu
(28.02.18)
arkadaşlar ben bunu sorarken doğrudan bodoslama buraya sormadım. google'da biraz araştırdım da bir şeye ulaşamayınaca sordum. hiç "pırasa değil pir asiye" diye bir bilgi görmedim. türünle ilgili de bir bilgi yok. sadece türkünün bazi varyantlarında "bir bağ pırasa" yerine "bir evlek pırasa" dendiğini gördüm. pir asiye falan değil yani pırasa. bildiğimiz pırasa. evlek de bir dönümün dörtte birine denk gelen eski bir ölçü birimi imiş. yani buradan "pırasa bahçesi" dendiği anlamı çıkıyor. lakin türkünün bazı hikayelerinde de türküyü yakan gencin, sevdiği asiye'nin fakir bir adama verilmesi üzerine yaktığını okudum. yani buradan da fakir adamın pırasa bağı olmayacağını düşünerek "bir demet pırasa karşılığında başkasına verdiler sevdiğimi" şeklinde bir türkü olabileceğini düşünüyorum.

net bir şey bulamadım. kaynağı olan var mı elinde?
0
🌸kibritsuyu
(28.02.18)
baban seni veriyi da
bir bağ parasıye
(yani bir bağ parasına veriyor seni)

ben böyle biliyorum, kendi çıkarımım, araştırmadım, en mantıklısı bu görünüyor.
0
Bruce
(28.02.18)
kese-keseye-kesiye
pırasa-pırasaya-pırasiye

bu yörelerde sesler bu şekilde değişir. bir örnek daha;
salata-salataya-salatiye
araba-arabaya-arabiye

evlek-bağ kelimelerini biz demet anlamında kullanırız. evleğin çeyrek dönüm olduğunu duymamıştım.
0
cemiyetin ünlü siması
(28.02.18)
abicim pırasa pırasa. karadeniz türküsüne niye kara üzüm habbesi gelme biye küstüm siye der gibi urfa ağzıyla "parasiye" desin ki, "parasuna" der onu diyecek karadenizli.

pırasadan eminim. şu zeytinyağlı falan yemeği yapılan pırasa.

hah evlek'in demet anlamında kullanıldığını da duydum, iyice şüpheye düştüm şimdi.

@konusma ben konusuyorum: kimse kızını o kadar ucuza vermez de işte zatne türkünün hikayesinde kızın fakir birine verdildiğinden bahsediliyor. yani o kadar ucuza verilmiş, adam ona içerlemiş türkü yakmış sanki.
0
🌸kibritsuyu
(28.02.18)
hece ölçüsünü tutturmak için kelimeleri çat diye ortadan bölen çılgın karadeniz insanının kafiye için parasiye demesini yadırgamak şaşırtıcı. kesesuna nasıl kesiye olmuşsa parasuna da parasiye olmuş.
0
Bruce
(28.02.18)
ne piri ya:) pırasa işte, diğeri de baya kese bildiğimiz kese ve saçma bir karadeniz türküsü işte, Kazım Koyuncu şarkıları gelene kadar karadeniz müziği anlamsız sözler içeren şeylerdi zaten, hiç şaşırma düşündüğün gibi. sanki devam eden yerler çok mu mantıklı;
'Sis dağının başında yel püfür püfür esiyor. Baban bu yıl kurbanı çifter çifter kesiyor oy Asiye oy' yani??
veya 'Ağasarın balını gel salını salını. Adam cebinde taşır senin gibi gelini' eee??
saçma yani..
0
pamuk helvalar cebe
(28.02.18)
Keseye koyuyor, tütün kesesine. Sonra sarıp sarıp tüttürüyor.

"Pir Asiye"yi ilk defa duymakla birlikte ağır sallamasyon olduğu kanaatindeyim. "Pir" unvanının Karadeniz'de kullanıldığını duymuşluğum yoktur "Piraziz üstünde vapur bağrıyo" diyen türkü haricinde. (Onun da Pir Aziz yerine Rumca'dan kalma bir yer ismi olduğunu tahmin ediyorum) Öte yandan Asiye bir kadın, kadınlara pir sıfatı verildiğini de duymuşluğum yok.

Bunun yanında pırasa kuvvetle muhtemel Asiye'yle kafiyeli olsun diye seçilmiştir. Yoksa Karadeniz'de dikkate değer bir pırasa üretimi de yok bildiğim kadarıyla. Ekse ekse bahçenin bir kenarına eker, bahçenin kenarını da kayınpedere vermek, uygulamada bana pek olası gelmedi.

Ayrıntılara takılmaya pek gerek yok. Asiye'yi maddi çıkar için sevenine değil de başka birine vermişler. Verdikleri adam da öyle fakir biri olmasa gerek ki Asiye'nin babası kurbanı çifter çifter kesiyor o sene. Kızı evleniyor diye sevincinden masraftan kaçınmayacak adam da kızından başlık almaz zaten. Ağa kızını almak kolay değildir. Asiye'nin babası, bu düğün sayesinde belini doğrultmuş.

Hece bölünmesi bir tarz. Kafiye uydurma çabası değil. Orada hece kesilir, vurgu yapılır. Nefes kullanımıyla da ilgili olabilir. Türküler kayıt stüdyolarında hazırlanmış çalışmalar değil.
Ayna ayna ellere, ayna duşti göllere, ayna duşti göl!
Ayna kurban olayim, seni tutan ellere, seni tutan el!
0
lazor
(01.03.18)
kesiye: keseye evet. kesik olsaydı "kesüğe" gibi söylerdi.

pırasa: pırasa ama sizlerin bildiği pırasa değilde daha değişik bir bitkiye belki de yabani bir türüne pırasa denir, ismini bulamadım. patatese de turp diyorduk 20 yıl önce:)

evlek: demet, tutam, az miktar anlamında. "emlek" şeklinde de söylenir bazen. iddiaların aksine asiye orospu değildir, ailesi bu aşka karşı ve inatçı olduğundan onu başkasına veriyor, şair biraz da kafiye derdiyle "bir avuç pırasa değerinde gördünüz kızınızı" diye sitem ediyor.

çifter kesilen kurban: zalim kız babası yüzünden kavuşamayan iki aşık.

cebinde taşımak: saçmalık değildir efendim, o yörenin bir deyimi, ifadesidir. göreleli bir kemençecinin "beni cebinde taşı" diye kasetini hatırlıyorum ama görsel bulamadım.

piraziz: pir aziz. "abdal" o yörenin eski adıdır, "şeyh" içeren yer adları da çoktur piraziz ilçesinde. pir, abdal, şeyh kelimeleri bana aleviliği çağrıştırıyor, hepimiz aleviydik zamanında.
0
g7mor
(26.03.18)
(3)

sinema görüntü kalitesi

nick bulamadim
uzun süredir sinemaya gitmiyordum. yıllar oldu. bu yıl 2-3 defa gittim. geçen hafta 2 farklı sinemada, 3 farklı salonda film izledim. görüntüler pek iyi değildi. evde bilgisayarda daha kaliteli görüntüde izliyorum. sinemalar hep mi böyleydi yoksa bana denk gelenler mi böyle? projeksiyonlar pek iyi d
uzun süredir sinemaya gitmiyordum. yıllar oldu. bu yıl 2-3 defa gittim. geçen hafta 2 farklı sinemada, 3 farklı salonda film izledim. görüntüler pek iyi değildi. evde bilgisayarda daha kaliteli görüntüde izliyorum. sinemalar hep mi böyleydi yoksa bana denk gelenler mi böyle? projeksiyonlar pek iyi değil mi? evde bluray bile izleyebiliyoruz.
0
nick bulamadim
(27.02.18)
3D izlediyseniz normaldir. Diğer türlü size denk gelmiş olabilir.

Bildiğim kadarıyla 8K görüntü oluyor sinemada.
0
lana del rey
(27.02.18)
yok 3d değildi ya. normal 2d. 2 farklı sinemaya gittim ama görüntüler kötüydü baya. torrentten indirdiğim 1080p'ler bile daha iyiydi.
0
🌸nick bulamadim
(27.02.18)
normal şartlarda standart bir film 2k çözünürlüğünün sinema için formatlanmış halindeki çözünürlüğe sahiptir, o da 1998x1080 oluyor. tabii görüntünün kalitesinde tek etmen projeksiyon değil, perdenin kalitesinden tut projeksiyon cihazının becerisine kadar çeşitli etmenler var.

her projeksiyon makinesinin çalışabildiği perde büyüklüğü var, atıyorum 30 metrekarelik perdeye daha küçük perde için uygun bir makine ile yansıtma yapılıyorsa perdede santimetre başına düşen "piksel" sayısı azalır(aktif ekran olmadığı için piksel denemez tabi de, anlaşılsın diye), yani yoğunluk azalır, keskinlik düşer, çözünürlük düşük gibi gelir. bunun yanında makinenin aydınlatma değeri de önemli, yeterli şekilde ışık veremiyorsa perdeye, detaylar kaçar. benzer şekilde kontrast da önemli, yani her sinema salonu olması gereken standardı tutturamadığı için kalitesiz gelmesi normal.

bu tabii ki işin bir yanı, diğer yanı bizim baktığımız ekranların teknolojisinin sinemalardan daha hızlı gelişmesinden ötürü bize böyle geliyor; yoksa tabii ki sinema teknolojisi de gelişiyor. herkesin elindeki telefonlar bile 2k ekrana sahip artık, aynı çözünürlükteki görüntüyü 50 metrekareye yansıtınca doğal olarak bir fark oluşuyor.

sony'nin kaliteli 4k projeksiyonları var cinemapink'in birçok salonunda, perdeleri de çok kocaman değil; piyasaya göre kaliteli. 3d olmayan imax'ler de kayıt teknolojisi gereği daha yüksek çözünürlüğe sahip, onlar da tatmin eder.
0
Bruce
(27.02.18)
(5)

mate 10 veya note 8 ile fotoğrafçılık

jepa
selam dostlar..çıkarmış olduğumuz dergideki fotoğrafları canon eos 550d ile çekiyoruz ama eski bir makine biraz sorun var ve istediğimiz sonuçları alamıyoruz.. bu ay içinde bir telefon almayı düşünüyorum. kafamda huawei mate 10 ve galaxy note 8 var. etkinliklerde ve röportajlarda yanımda makinemi gö
selam dostlar..

çıkarmış olduğumuz dergideki fotoğrafları canon eos 550d ile çekiyoruz ama eski bir makine biraz sorun var ve istediğimiz sonuçları alamıyoruz.. bu ay içinde bir telefon almayı düşünüyorum. kafamda huawei mate 10 ve galaxy note 8 var. etkinliklerde ve röportajlarda yanımda makinemi götürmeyip fotoğraf konusunda iyi olan bu telefonlardan biriyle gitsem tatmin eder mi sizce ? sektörel bir dergi olduğu için üst seviye bir baskı kalitesi olmasına gerek yok.
0
jepa
(27.02.18)
Fotoğraf makinesiyle kıyaslandığında nasıldır bilmem ama mate 10 pro, kamera performansının olarak note 8'den birazcık daha iyi olduğunu söyleyebilirim. İkisinden biriyle gitme durumunda kalırsan mate 10 biraz daha iyi olabilir.
0
skooma
(27.02.18)
Karanlık ve gece çekimlerinde note 8 daha iyi. İki telefon da kamerada üzmez. Mate 10 da ikinci kamera monokrom siyah beyaz çekim yapıyor. Note 8'de ki zoom için kullanılıyor sadece.
0
lunatic1
(27.02.18)
mate 10 raw çekebiliyor, gayet başarılı; bir fotoğrafçı olarak ikisinin de çektiği jpeg'ler seni tatmin etmez, en azından raw'u isteğine yakın işleyebilirsin.

yok jpeg'te kalacağım diyorsan note 8 çünkü düşük ışık koşullarında daha başarılı işliyor fotoğrafı, detay azalıyor ama gürültüden kurtuluyorsun. düşük ışıkla işim yok diyorsan pek fark etmez.

telefon ve yazılım olarak samsung daha güvenilir bir cihaz, huawei'nin gelecek android sürümlerinde bu telefona ne zamana kadar destek vereceğini tahmin etmek güç. arayüz konusunda da samsung geliştirdi kendini, ayrıca note 8'in kalemle gelen güzel kullanışlı özellikleri var.
0
Bruce
(27.02.18)
edgenabby
(27.02.18)
Bana kalırsa daha düşük bir seviye telefon alıp fotoğraf makinene düzgün bir lens için (veya her ne sorun varsa düzeltmek için) bütçe ayır. Bir telefondan 550d performansı alabilmen mümkün değil çünkü.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(27.02.18)
(8)

starbucks'tan çekirdek alıp french press için çektirdik diyelim

Bruce
sonra çekilmiş kahveyi nasıl saklayacağım? özel bir aç-kapa sistemli pakete koyduklarını sanmıyorum, ben nasıl bir çözüm bulmalıyım? herhangi bir cam kavanoz iş görür mü, ya da pratik bir çözüm biliyorsanız duymak isterim. teşekkürler...
sonra çekilmiş kahveyi nasıl saklayacağım? özel bir aç-kapa sistemli pakete koyduklarını sanmıyorum, ben nasıl bir çözüm bulmalıyım? herhangi bir cam kavanoz iş görür mü, ya da pratik bir çözüm biliyorsanız duymak isterim.
teşekkürler...
0
Bruce
(27.02.18)
Özel bir aç-kapa sistemli pakete koyuyorlar.
0
angelus
(27.02.18)
@angelus, çünkü müşteri memnuniyeti diyosun, mantıklı. senin nezdinde bu hareketlerinden dolayı tüm starbucks ailesine tebriklerimi iletiyorum bunu düşündükleri için.
0
🌸Bruce
(27.02.18)
Aslında özel bir aç-kapa sistemli pakete koymuyorlar da aynı pakete koyuyorlar, sonra paketin etrafını şerit-mandal gibi adını bilmediğim bir aparatla kitliyorlar, sen kahve aldığında o kilidi açıp sonra tekrar kapatıyorsun tazeliğini böyle böyle bir süre koruyor ama çekilmiş kahve tazeliğini çok fazla koruyabilen bir şey değil, bir de her açıp kapattığında içine giren oksijen nedeniyle oksidasyon oluyor, o nedenle hiç çektirmeden direkt paketi alıp sonra az az öğütmek daha mantıklı ama onunla da kim uğraşacak.
0
angelus
(27.02.18)
pakette tutmak istemezseniz, soyle kaplarda sakliyorum ben hep:

www.martinezfinecoffees.com

pasabahce'de filan satiliyor.
0
miss creampuff
(27.02.18)
kahve dünyasında 250 gr filtre kahve alana ikinci 250 gr 50% indirimli diye mesaj gelince karamelli ve vanilyalıyı merak ettiğim için gidip bakayım dedim, normal çekirdekten çekti, plastik kilitli saman rengi kağıt poşetlere koydu. ama istediğin şekilde sakla; bir kere havayla temas etti mi en fazla 1 haftada tüketmen daha iyi diye biliyorum.
0
onemoremile
(27.02.18)
kahve dunyasi'nin kilitli ambalajlarindan 3-4 tane rica edin. starbucks kahvesini onlara bolusturun. en azindan hep ayni ambalaji acip kapatmamis olursunuz. surekli kullandiginizi da kavanozda tutarsiniz.
0
jimicik
(27.02.18)
Ihtiyaciniz olan sey bir adet teneke kutu. Turk kahvesi satan markalarin var ya, onlardan. Kahvenin isik almamasi lazim taze kalabilmesi icin. Isi da kalitesini dusuruyor. O yuzden ideali nemli olmayan, soguk ve karanlik bir yerde saklanmasi. Buzdolabinda kahve saklamak yanlis, eger agzi acilmis bir kahveyi koyuyorsaniz daha da yanlis, cünkü tüm kokulari cekecek buzdolabindaki. Her onleme ragmen evde kahveyi taze tutmak cok zordur, bu nedenle hep birkac haftada tuketebileceginiz kadar almanizi oneririm.
0
buf-e kür
(27.02.18)
bana kızabilirsiniz ama,

www.hepsiburada.com

5 seneyi geçti, kesinlikle parasını çıkarıyor ve sonuna kadar hakediyor.
0
tukenmez adam
(27.02.18)
(10)

drone ile video çekim işine girmek mantıklı mıdır?

han20
200 liraya aldım bir tane. baya zevkliymiş falan derken internette bunu meslek olarak icra edenler gördüm.Yurtdışından akrabam gelecek, düzgün bir drone aldırabilirim kendim için.Sorum şu ki, önümüz yaz. güzel bir drone alsam, düğün, mezuniyet vs. işi yapılabilir mi? cihaza para bağlamaya değer mi?B
200 liraya aldım bir tane. baya zevkliymiş falan derken internette bunu meslek olarak icra edenler gördüm.

Yurtdışından akrabam gelecek, düzgün bir drone aldırabilirim kendim için.

Sorum şu ki, önümüz yaz. güzel bir drone alsam, düğün, mezuniyet vs. işi yapılabilir mi? cihaza para bağlamaya değer mi?

Bu işi yapmış ya da bilgisi olan arkadaşlar aydınlatırsa sevinirim.
0
han20
(27.02.18)
müşteri bulabileceksen yapılır. ajanslar yapıyor bu işi drone alıp zaten. önemli olan müşteri bulabilmek.
0
La Femme D'argent
(27.02.18)
Müşteri bulma konusunda la femme'ye katılmakla beraber bir şey daha ekleyeyim. Bu tarz çekimleri ucuz cihazlarla yapamazsınız. Piyasada satılan droneların bir çoğu bahsettiğiniz profesyonel beklentilerin olduğu çekimler için uygun değil. Bunun iki nedeni var;titreşim ve uçuş süresi. Kullanacağınız cihazın hem drone un hareketlerini ve titreşimlerini sönümleyebilmesi hem de en az 20-30 dakika uçuş süresi sağlaması gerekir. Doğal olarak bu cihazlarda pahalıdır. Dji'ın sitesini inceleyebilirsiniz.
0
yorgunpanda
(27.02.18)
dji phantom 3 pro olarak düşünmüştüm. 4 fiyat olarak çok yüksek malesef.
0
🌸han20
(27.02.18)
karma gopro al
0
docrivers
(27.02.18)
Phantom 3 pro bence güzel bir cihaz. 20 dakika civarı uçuş imkanı da tanır. Bu işte devam etme kararı alırsanız daha iyi platformlara sonra geçiş yaparsınız zaten. Şimdiden başarılar.
0
yorgunpanda
(27.02.18)
bu işi orta seviye ve üzeri yapanlar en az 20-30 bin liralık ekipmanla yapıyor. gopro değil en azından bi sony a6300 ya da dslr takıyorlar. facebookta epey bir drone gurubu var oradan takip edebilirsiniz.
0
orpheus
(27.02.18)
standart doğum günüydü, düğündü gibi etkinlikler için illa profesyonel havadan çekim ekipmanına ihtiyacın yok, standart dji mavic bile işini görür; yeter ki çektiğin videoların düzgün bir şekilde kurgu ve düzenleme işlerini yapabiliyor ol. iki güzel geçiş efekti, iki yavaş çekim, iki filtre ile insanların gözünü boyamak çok kolay.
mesela;
www.youtube.com

phantom 3 alacağına fly more combo mavic air al derim ben. hem daha güncel bir cihaz, gps kuvveti, hızı, atikliği işini görür hem de taşıması kolay. ama ne alırsan al en az 2 yedek bataryan ve yedek propeller'ın olsun, çoklu şarj dokun olsun.

sadece organizasyon olarak düşünme, herhangi bir tatil yöresinde irili ufaklı otellere gidip tanıtım videosu çekebileceğini söyleyebilirsin. 1-2 tanesine uygun fiyatla çeker portfolyo yaparsın, zaten çoğu birbirini tanır, memnun kalırlarsa önerirler. benzer şekilde, tekne turları yapan bir firma ile anlaşıp belirli saatlerdeki turlara gidip teknenin etrafında, koylarda çekim yapabilirsin. suya atlayan tiplerin kısa videoları olur, fotoğrafları olur; bunları da ayrıca kişilere satabilirsin.
0
Bruce
(27.02.18)
Bütün olay senin edit yeteneğin.
0
gozu acik sevisen yahudi
(27.02.18)
3-4 senedir drone işine bulaşmış biriyim. artık zevk alamıyorum. istanbul'da yasaklar yüzünden uçamıyorum! uçmaya kalktığımda polis karakola götürüyor. cezayla tehdit ediyorlar. bilmem kaç desibel ses çıkaran cihazla milletin karısını kızını röntgenliyorsun sanıyorlar.
bu ülkede hobi yapılmaz.
200 liralık drone nedir ya derken bu işe toplam 20 bin tl yatırdığımı ve 15 bin tl lik cihaz(lar)ımın hasarlı olduğunu belirteyim. bir tanesi boğazın serin sularında yatıyor. bir fatihayı eksik etmeyin.
0
ozdek
(27.02.18)
Tanıdığım sıfırdan cihaz alıp bu işe girdi. Aldigi makine ce yedek batarya vs. derken toplam 9 bin liraya geldi. Instagramdan yürütüyor isleri. 6 ay önce başladı ama yeni yeni güzel işler gelmeye başladı. Evlilik teklifi yapmak isteyenler, düğün çekimleri, emlakçılar, dış cephe işi yapanlar arıyor soruyor genelde. Kendisi profosyonel değil. Gelen müşterilerde profosyonel iş istemiyorlar. Ajansların verdiği fiyattan aşağı fiyat çekerseniz müşteri bulabilirsiniz.
0
Depik
(27.02.18)
(21)

Arayan zil sesiniz nedir?

Amaranta ursula
Merhaba Biri sizi aradığında hangi müzik çalıyor?Benim bu:https://youtu.be/c2GWDlEU1A4
Merhaba
Biri sizi aradığında hangi müzik çalıyor?

Benim bu:
youtu.be
0
Amaranta ursula
(26.02.18)
www.youtube.com

bunu kullanıyorum, zil sesi yapmak için kaydettim.
0
Photographer
(26.02.18)
8 senedir Rihanna - Man Down. Arada değiştiriyor gibi oluyorum ama bu sefer de alışamıyorum.
Millet oturduğu yerde Rihanna - Man Down çalınca mesaj atıyor bana "Aklıma sen geldin." diye. O derece yani. Evet.


youtu.be
0
m e b
(26.02.18)
Osman Sonant - Tehlikeli Oyunlar'dan bir kuple (Leyla ile Mecnun)
0
simderun
(26.02.18)
doxanikee
(26.02.18)
14-15 senedir falan bu çalıyor: youtu.be bu saatten sonra da sanırım değiştirmem ölene kadar. :/
0
10032007
(26.02.18)
tepedeki psychedelic adam
(26.02.18)
puscifer - the rapture (fear is a mind killa mix)

www.youtube.com

edit: @tolkien hayrani, uzunca bir sure afraid to shoot stranger'ın o solosunu kullanmıstım. MUHTESEM SECİM.
0
rahip janick
(26.02.18)
lesmiserables
(26.02.18)
Doctor who introsu çalıyor bende. Eskiden babam arayınca darth vader konuşsun, annem arayınca "are you my mummy" desin gibi şakalar komiklikler yapıyordum ama artık yapmıyorum.
0
kobuzchu kiz
(26.02.18)
sutlu nescafe
(26.02.18)
basın girdiği kısımdan itibaren çalıyor.
www.youtube.com

bi önceki de şuydu
www.youtube.com
0
yuto
(26.02.18)
www.youtube.com

paylaşılan linklerdeki ( iron maiden hariç ) hiç bi şarkıyı beğenmedim :)
0
spirit crusher
(26.02.18)
www.youtube.com

pek çaldığı duyulmaz, genelde titreşim veya komple sessizde ama resmi olarak bu var 3-4 senedir.
0
Bruce
(26.02.18)
www.youtube.com

coldplay - clocks

vazgeçemiyorum..
0
ontheroad
(26.02.18)
Bir cok versiyonu var ama benim en cok sevdigim bu, o yuzden 2 senedir bunu kullaniyorum;

youtu.be
0
dedim ben sana
(26.02.18)
Telefonun standart sesi, o da nadiren. Genelde sadece titreşimde kullanıyorum. :/
0
aychovsky
(26.02.18)
Sessizde kullaniyorum ama actiysam bu

youtu.be
0
passive aggressive
(26.02.18)
unifeel
(27.02.18)
futurama açılış müziği
0
inheritance
(27.02.18)
soner sarıkabadayı-tekamül
0
technicalte
(27.02.18)
Sır dosyası isimli dizinin jenerik müziği çalıyor.
0
ceyhan prensi adana
(27.02.18)
(15)

25 yaş ve üstü olanlara soruyorum?

Amaranta ursula
Kendinizden sonraki neslin/jenerasyonun sizinkine oranla daha apolitik daha "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" mantığında olduğunu düşünüyor musunuz? Yaşla beraber yanıtlarsanız sevinirim.
Kendinizden sonraki neslin/jenerasyonun sizinkine oranla daha apolitik daha "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" mantığında olduğunu düşünüyor musunuz?

Yaşla beraber yanıtlarsanız sevinirim.
0
Amaranta ursula
(23.02.18)
Evet
27
0
benaslindayohum
(23.02.18)
ben şahsen artık öyleyim. sinirlenip geçiyorum en fazla. yaş 25
0
blacksky
(23.02.18)
daha çok salak olduklarını düşünüyorum.
0
attila
(23.02.18)
ben 25 yaşındayım da bizim ve daha büyük neslin de kayda değer bir politizasyonunu görmedim. hiçbir fark göremiyorum. öncekiler de apolitik ve benciydi, sonrakiler de öyle olacak.
0
doxanikee
(23.02.18)
bir fark göremiyorum. 27.
0
jangbogo
(23.02.18)
Benden sonraki, onceki veya kendi neslimin neyi nasil yaptigiyla cok ilgilenmiyorum, merakta etmiyorum.
25
0
purple rain
(23.02.18)
@doxanikee +1

ek olarak, insanlar artık daha da bireyci oluyorlar, türkiye'de daha geç oluyor ama oluyor. apolitik olmayanların da bilgisizce politize olduklarını düşünüyorum ben. farklı fikirleri aynı zihniyetle savunuyorlar, aynı saldırganlık, aynı sağırlık, aynı argümanlar. ezbercilik.
0
rahip janick
(23.02.18)
dox +1
25
0
MtKrt
(23.02.18)
düşünmüyorum.
0
pinkpeony
(23.02.18)
orta sınıf ahlakıdır bu. akp döneminde de orta sınıf biraz daha büyüdü ve korkaklık arttı.
0
ekşi yazarı olmak istiyorum
(23.02.18)
tam aksine, akp ülkeyi o kadar kutuplaştırdı ki insanlar 90'lardakine göre daha politik. daha donanımlı olmayabilirler, hatta politik görüşleri daha sığ olabilir ama siyasetin hayatımızı bu kadar etkilediği yıllar en son 80'ler başındaymış. galiba akp'nin ülkeye tek katkısı bu.

bizim gibi refah seviyesi düşük ülkelerde insanlar siyasete daha çok dahil olmalı. her şeyin tıkır tıkır işlediği gelişmiş ülkelerde bu durum çok sorun yaratmaz ama bizim gibi ülkelerde insanlar nasıl yönetilecekleri konusunda ses çıkartmazlarsa anında tepelerine binilir.
0
Bruce
(23.02.18)
25

Bizim nesil de böyle. Kırılma 90 larda başlar. 90lardan önce doğan nesil biraz daha bilinçlidir.
0
kablelvuku
(23.02.18)
80 darbesinde çocuk olanlar ve sonrasında doğanlar ebeveynlerinin haklı endişeleriyle olabildiğince apolitik olarak yetiştirildiler. tüm bunlara darbe sonrasındaki devletin bütün siyasi-sivil toplum hareketleri üstündeki baskısı da eklenince 70-90 arası doğan kuşak tamamen pasivize edildi.

gezi parkı ise bir milattı. gerçek bir devrimdi çünkü internet-cep telefonu-bilgisayar-tabletler ağı devletin adeta yasama-yürütme-yargı organı kadar değerli ve kontrölünde olan "medya"yı bastırmıştı.

şu an tarihte bir ilki yaşıyoruz. devlet gezi parkı süreciyle sosyal medyanın önemini daha fazla kavrayıp sosyal medyaya daha çok yatırım yaptı. tüm bunlara rağmen gezi jenerasyonu sosyal medyada halen daha üstün.

86'lı olarak gezi parkını yaşamış, görmüş, hissetmiş biri olarak gurur duyuyorum ama kendi kuşağıma mal ederek 90 nesline haksızlık da etmiyorum. artık dünya başka bir yöne gidiyor. şimdiki kuşaktan, hele hele böyle bir türkiye ortamında bir gezi parkı daha beklenemez, acımasızlık olur.

özetle ben tam tersini düşünüyorum. gezi parkı ve medyayı düşürdüğü konum babında internet vasıtasıyla her kuşak biraz daha politikleşiyor. ve yakın gelecekte de internet ortamında çok radikal yasaklar bekliyorum.
0
makbur
(24.02.18)
Yaş 32.

Kendi öğrencilerimden gözlemlerimle aktarıyorum, bence genel olarak haklı haksız her şeye karşı duruş eylemindeler ve bizim neslimize göre daha bencil olmalarına rağmen sosyal medyayı ya da teknolojiyi daha iyi kullanabilmeleri nedeniyle daha kolay örgütlenebiliyorlar. O yüzden ben de apolitik olduklarını düşünmüyorum. Yalnızca yukarıdaki arkadaşların da dediği gibi derinlik yok denebilir ama yaş ilerledikçe o da artacaktır. Umutsuz değilim.
0
duyond
(24.02.18)
Kesinlikle 29 yaşındayım ve gezi dahil elimden geldiğince katılabildiğim kadar politik ve insanların hayatlarının özgürleşmesinin istendiği fikrinin yanında oldum fakat bir zaman sonra kendi hayatına bakamadığını ve gerçekten politik olayların içinden çıkılmaz bir hal aldığını farkettim,ya da ben bir din veya siyasi görüş için mi dünyaya geldim sorgulamasına da girmedim değil,din ve politikayla alakamı kestim.Kısmen ateist ve apolitik oldum kısacası ve böyle belki daha çok kendimi huzurlu hissediyorum haber, gazete, tv (zaten yıllardır izlemiyordum) olan biten ne varsa hiçbirisini dikkate almıyorum bir boklar olacaksa zaten olacak diyorum,kısacası üzerine çok kafa yorduğun zaman kendi gençliğinden ve zamanından gidiyor,elimden geldiği kadar müzik sinema tiyatro yada sanatsal faaliyetlerin bulunduğu ortamlarda maddi imkanlarım el verdikçe bulunmaya çalışıyorum,aşık olmaya çalışıyorum yada bir hayvanı sevmeye çalışıyorum,bence bunlar da hayat içerisinde herkesin dikkate alması gereken detaylar.
0
tuzruhu
(24.02.18)
(8)

bu doktor hiçbişey bilmiyor mu?

Bruce
4 gün önce ateşle başlayan boğaz ağrısı hala devam ediyor. normalde 1 günde atlatabildiğim soğuk algınlıklarından biri sandım ama ne ateş geçti, ne boğaz ağrısı. ateş ara ara geliyor(yanında halsizlik), boğaz ağrısı hep var, son 2 gündür de çılgın bir öksürükle balgam atamamaya dönüştü. nurofen cold
4 gün önce ateşle başlayan boğaz ağrısı hala devam ediyor. normalde 1 günde atlatabildiğim soğuk algınlıklarından biri sandım ama ne ateş geçti, ne boğaz ağrısı. ateş ara ara geliyor(yanında halsizlik), boğaz ağrısı hep var, son 2 gündür de çılgın bir öksürükle balgam atamamaya dönüştü. nurofen cold ve parol kullanıyorum ancak bildiğim kadarıyla bu ilaçlar semptomatik tedavi sağlıyor, yani sorunun kendisine bir etkileri yok.

bugün artık bir bilene danışayım dedim, iş yeri hekimine göründüm ki kendisi normalde aile hekimliği yapıyor, yani en çok karşılaştığı semptomlar olsa gerek. derdimi anlattım, boğazıma baktı, sırtımı dinledi, kas ağrısı var mı dedi, ilk gece çok vardı, sonradan ateş yükselince oluyor ara ara ama şu an yok mesela dedim. kas ağrısı yoksa bişey yoktur, coldaway vericem sana dedi. dur dedim, ben 4 gündür nurofen, parol kullanıyorum zaten, aynı bok o da. he iyi o zaman, nurofen'i her gece yatmadan önce 1 tane iç, dinlen bol bol dedi. öksürük dedim, balgam dedim? bi sprey veriyim istersen ama... sprey de kullandım ama geçirmiyor hiçbişey dedim, geniz akıntısıdır o bişey olmaz dedi. yapacağın işe balgam atayım dedim, çıktım revirden.

bir doktor kadar tıbbi bilgim tabii ki yok, işleri profesyonellere bırakmayı seven biriyimdir normalde, öyle "doktorların da götü çok kalktı" diye düşünenlerden de değilim. ama ilk defa hasta olmuyoruz herhalde, dinlenince geçerli soğuk algınlığından bi farkı var ki sana gelmişim dimi.

sorun psikolojik olarak beni rahatlatmaması değil, biliyorum okuyunca akla ilk "günde 5 tane antibiyotik içmek isteyen türk insanı" geliyor ama öyle bi tip değilim cidden, hatta son 4-5 yıldır ilk defa bir doktora tedavi olmaya gittim.

neyse çok mızmızlandım, kendimce bir hastalık çıkarımı yapmamaya çalışıyorum, o yüzden duyurudaki doktorlardan en azından fikir almak istiyorum. size bu şikayetlerle gelen birine uyguladığınız tedavi yöntemleri nelerdir? ilaç önerisi istenmez normalde ama bu hafta sonunu ölü olarak geçirmek istemiyorum, o yüzden bütün riski üzerime alıp tedavi sağlayacak ilaç önerisi -antibiyotik işe yarayacaksa o bile olabilir- rica ediyorum. özelden yazabilirsiniz, direkt söylemeyip kelime oyunu yapabilirsiniz, ya da içinizi ne rahatlatırsa. zaten dan diye o ilacı kullanacak değilim, her ilaçta yapılması gereken prospektüs okumasını da yapacağım. hatta durun;
-bu soruya gelen tüm ilaç yanıtlarının oluşturabileceği yan etkilerin farkındayım ve tüm sorumluluğu üstleniyorum-

(dinlen geçer elbet bir yöntem ama ben zaten beden işi yapan ya da çok yorulan bir insan değilim, 4 gündür işten sonra eve gidip yattım hep ve kendimi normal bir günden daha çok dinlendiriyorum ama bir etkisi olduğunu hissetmiyorum)

şu saatten sonra başka doktor pazartesiye kadar mümkün değil sanırım, acile gitsem de kovarlar herhalde çünkü şu anda ateşim yok. şimdiden teşekkür ederim...
0
Bruce
(23.02.18)
domuz gribinin "a" sının salgını varmış, çevremdeki bütün çocuklar hasta. sizde de ondan olabilir, antibiyotik işe yaramaz zaten oysa. ihmal etmeyin, özellikle yüksek ateş varsa acile gidin.

bizim de iş yeri hekimimiz benzer. elimi kırıp gitsem bakmadan antibiyotik yazacak neredeyse.
0
111111
(23.02.18)
belki yeterince dinlenemediğin için geçmemiştir? bir de hastalığın ilaca direnç göstermesi durumu var. ikisi birleşince geçmemesi normal gibi.

h.sonu bolbol dinlenin sıvı alın, ılık şeyler için.

geçmiş olsun.
0
hosein
(23.02.18)
Sorun doktorda değil, sorun tıpta. Bakteriyel hastalıklar dışında hiçbir hastalığın tedavisi yok, demişsin ya bunlar semptomları baskılıyor diye, ilaçların yaptığı şey bu zaten. Bakteriyel olup olmadığını da buradan biri bilemez, hastaneye git boğaz kültürü yapsınlar, ona göre antibiyotik alırsın, değilse de geçmesini bekleyeceksin kendi kendine.
0
i was made for you
(23.02.18)
domuz gribinin versiyonu salgını demeye geldim. 2 haftadır perişanım. bir yetişkin olarak 39 derece ateşle inledim kaç gece. en son bayıldım tuvalette gece ve kafamı yardım, şimdi bir de baş ağrım ve baş dönmem var. öyle bir halsizlik, öyle bir ateş ve öksürük, kemiklerim sızlıyor şu an öksürmekten.

aynı şekilde doktora gittim. ciğerleriniz temiz denildi, ağrı kesici ve öksürük şurubu verildi.
0
Phoebe
(23.02.18)
evet bilmiyor
0
bahcemaruf
(23.02.18)
Evet bilmiyor, lütfen bir daha bu şarlatanlara prim vermeyin. Ne güzel ilaç bile başlamışken tedaviyi yarıda keseceksiniz.
600. hastalığınızdan sonra Tıp diploması veriliyor diye biliyorum zaten.
Semptomatik. Wow.
0
038576
(23.02.18)
sana bir şey diyeyim mi: bundan 4-5 ay önce tsh değerim 5'e yakın çıktı. canan karatay'ı dinledim iyot takviyesi yapın bu durumda diyordu. burda karatay'a sallayanlar oldu. iyotu hiçbir yerde bulamadım saraçoğlu dereotunda bulunur dedi. dayandım dereotuna. 3 ay gibi sonra ölçüm normal. dereotunu bıraktım yoğurt süt yumurta gibi şeylerde de varmış iyot onlardan tüketiyorum az az. bugün ölçtürdüm yine normal çıktı. oysa doktor isteseydim beni ömür boyu ilaca başlatacaktı. zaten ömür boyu kullanmak zorunda olduğum bir ilacım var ve bu ilaç karnımı deşiyor adeta. al bir tane daha başla. sağlık sektörüne zerre inanmıyorum. ona buna ilaç dayamak da ne ya. eşimin parmağını cam kesti sızısı kesilmedi, 2 poşet ilaç yazmışlar. öyle güldük ki eve gelince. o da bana inanmazdı komplo teorisi çok okuma derdi gözüyle gördü. eczacıya emin misin bunlar bizim mi diye tekrar tekrar sorduk. bir tek şu krem tamam da şunları niye yazmış anlamadım dedi. komik, yazık.
0
for day to break
(23.02.18)
@038576, özellikle böyle anlaşılmamak için açıklamalar eklemeye çalıştım ama yine de anlaşılmamış demek, canınız sağ olsun.

diğer arkadaşlara aydınlatıcı cevapları için teşekkür ederim, h2n3 imiş bu illetin adı; amerikayı kırmış geçirmiş. buraya nasıl geldi ne oldu ne bitti hiçbir fikrim yok ama cevaplarınız sayesinde düşmanımı tanımış oldum en azından. ortalama olarak verilen 7-10 günlük iyileşme süresini düşünürsek çok da sıra dışı bir durumda değilmişim, umarım 2-3 aya kadar sürebileceği belirtilen öksürük kısmını daha çabuk atlatabilirim.
0
🌸Bruce
(23.02.18)
(4)

internet hızı ile ilgili anlamadığım şeyler

kibritsuyu
evde superonline fiber 50mbit var. kablosuzda 2.5mb/s kadar indirme yapabiliyorum.bu hızda indirme yapabilen internet ile, telefondan instagram hikayesi, instagram videosu falan zilerken elli kere takılıyor.telefondan hikaye, video izlerken bilgisayarda download aktif değil. hani bütün interneti dow
evde superonline fiber 50mbit var. kablosuzda 2.5mb/s kadar indirme yapabiliyorum.

bu hızda indirme yapabilen internet ile, telefondan instagram hikayesi, instagram videosu falan zilerken elli kere takılıyor.

telefondan hikaye, video izlerken bilgisayarda download aktif değil. hani bütün interneti download sömürdüğü için izleyemiyorsun demeyesiniz. telefondan hikaye izleyemezkeni telefonu kapatım bilgisayara geçiyorum, download açıyorum 2.5mb/s.

lan nasıl oluyor bu? madem onca internet var, ossuruktan instagram hikayesinde niye takılıyorsun?
0
kibritsuyu
(21.02.18)
speedtest'in uygulamasından ping'e değerine bak derim, 3 haneli bir sayıysa sebep budur yüksek ihtimalle.

diğer ihtimal telefonun kendiyle alakalı, yazılımsal bir sorun olma ihtimali var. telefonu kapatıp açabilir, şebekeyi değiştirebilir(4g-3g-edge arası değişim), uygulamayı durdurup baştan başlatabilirsin.
0
Bruce
(21.02.18)
bende de öyleydi. dnsyi değiştirdim düzeldi
0
sta
(21.02.18)
wi-fi 5ghz bağlantı kur ulaşırsın o rakamlara.
0
murder of neon
(21.02.18)
Hocam senin hızın 50mbit iken sen neden 2.5mb/s'den yukarı çıkamıyorsun ben de buna takıldım. Geçenki duyuruda da bahsi açılmıştı. Sadece kablosuzda mı 2.5'ta kalıyor yoksa kabloluda da mı o hızda kalıyorsun?

Modeme gelen fiber kabloda ek varsa o da hızı etkileyebiliyor. Yıllar önce ilk fiber aboneliği başlattığımda kabloyu çeken arkadaş fazla gerdirerek çekmiş fiber kabloyu, bir süre sonra kablo deforme olmuş, kırılmış içi. O kısıma ek yaptılar ama o işlemden sonra hızım yarı yarıya düştü. O zaman 50mbit kullanıyordum ama torrentte 2mb/s'nin üzerini göremiyordum. Sonra fiber kabloyu komple yenilettim ve sorunum çözüldü.
0
battal gemalmaz
(21.02.18)
(7)

Bilimsel Boyama Kitabi

evrim halkasi
Burada bir suru colugu cocugu olan, bilimle ilgilenen insan oldugunu biliyorum. Max Planck Enstitusundeki bilim insanlari tarafindan hazirlanan Arkeoloji Biliminde Maceralar kitabini Turkce'ye cevirdik. Sadece cocuklar icin degil, buyukler icin de oldukca eglenceli. Linkten pdf'ine ucretsiz ulasabil
Burada bir suru colugu cocugu olan, bilimle ilgilenen insan oldugunu biliyorum. Max Planck Enstitusundeki bilim insanlari tarafindan hazirlanan Arkeoloji Biliminde Maceralar kitabini Turkce'ye cevirdik. Sadece cocuklar icin degil, buyukler icin de oldukca eglenceli. Linkten pdf'ine ucretsiz ulasabilirsiniz: christinawarinner.com

Soru olarak acmamin sebebi, arada uplariz daha cok kisiye ulasir diye. Yine de bir sorum var. Ucretsiz basilip dagitilmasini saglayacak kurumlar biliyor musunuz?

edit: tabii ki sozlukte kimsenin ilgisini cekmedi ama belki uplamak istersiniz arada. eksisozluk.com
0
evrim halkasi
(21.02.18)
Harika olmuş emeğinize sağlık :)
0
neferkitty
(21.02.18)
küçükken arkeolog olmak isteyen biri olarak çok beğendim, elinize sağlık. eşe dosta dağıtıyorum, mail adresi de ekleyin bence, basım konusunda size ulaşmak isteyen için kolaylık olur.
0
Bruce
(21.02.18)
Bayıldım!
Özellikle bilgi verici yazilar olmasi harika olmus. Elinize emeģinize sağlık.
0
Amaranta ursula
(21.02.18)
Çok güzel ya ellerine sağlık. Hemen kızım için indireceğim.
0
old possum
(21.02.18)
Mail adresimi buraya yazip spam yuvasina donusturmeyeyim ama bana da mail adresime de linkten kolaylikla ulasabilirsiniz. twitter.com

Ay begenmenize cok sevindim. [kalpli goz smaylisi]
0
🌸evrim halkasi
(21.02.18)
Cok guzel olmus. Ellerinize saglik. 23 aylik oglum icin indirdim hemen.
0
uzun kulaklı yalnız tavşan
(21.02.18)
Emeğinize sağlık! Ben de çevremdeki çocuklarla paylaşacağım.
0
fotrsapka
(22.02.18)
(3)

sony xperia xz alayim mi

sırtçantalı
1800 Lira sifiri.Kamerasi cok onemli yeni bir telefon alacaksam.Bu fiyata daha iyi bir kamera goremedim henuz.Yakin fiyatlara xiaomilerin var ama kameralari guzel degil :(Ama sozlukte xz hakkinda guncellemeler sonrasi donduguna dair yorumlar var. Ne yapsam, ne alsam?Tesekkurler
1800 Lira sifiri.
Kamerasi cok onemli yeni bir telefon alacaksam.
Bu fiyata daha iyi bir kamera goremedim henuz.

Yakin fiyatlara xiaomilerin var ama kameralari guzel degil :(

Ama sozlukte xz hakkinda guncellemeler sonrasi donduguna dair yorumlar var.
Ne yapsam, ne alsam?

Tesekkurler
0
sırtçantalı
(21.02.18)
ben kullanıyorum, donma gibi sorunlar yaşamadım. kamerası o fiyat için çok iyi, evet(düşük ışık performansı o kadar iyi değil). samsung s7 varsa o fiyata ona da bak derim, onun kamerası daha iyi.

xz ile ilgili en büyük şikayetim dış kaplamasının çok dandik olması. yanları, kenarları, arkası, üstü ve altı metal üzerine plastik gibi bir şey kaplı ve çok kolay çiziliyor. ön taraf komple cam, çizilmeye çok dayanıklı değil. kapsız filmsiz telefon kullanma niyetin varsa alma derim, yoksa o fiyata gayet güzel performans alırsın.

ekşi'de herhangi bir telefon başlığına girince görebileceğin sorunlar bahsettiklerin, ya da aynısı olmasa bile her telefonun kendine özgü sorunları olabiliyor. ben uzun senelerdir sony kullanıcısı ve xperia cihaz forumlarını dolaşan biri olarak bu telefonun kronik denebilecek yoğunlukta bir sorunu olduğunu düşünmüyorum. her telefonda var o risk, zaten muhteşem ya da hava atılacak bir telefon olmadığı için sadece sorun yaşayanlar yazıyor. bu açıdan gördüğün sorunlara çok takılma derim.

ayrıca sony android güncellemeleri konusunda hızlı davranıyor ve türkiye'deki genel sony kullanıcı kitlesi "kemik" olduğu için yazılım konusunda 2. planda kalmıyor. android 8 benim telefonuma şu anda piyasadaki bütün diğer markaların o galaxy, note, g, v, u serilerinden daha önce geldi, bir sonraki büyük güncelleme de muhtemelen gelecektir(aradaki ufak güncellemeler düzenli geliyor zaten). arayüzü sade ve kullanışlı, ki benim xperia kullanma sebebim tamamen bu. ikinci şikayet pil üzerine, 1 günü ucu ucuna çıkarıyor yoğun kullanımda.

gel gelelim illa kamera diyorsan s7 derim, bu da son karar olsun.
0
Bruce
(21.02.18)
@bruce dis kaplamasi cok sorun degil kapak ve cam filmiyle kullaniyorum telefonlari.
X hakkinda anlattiklariniz cok tatmin etti ama s7den daha iyi oldugunu dusunuyordum kamerasinin. Sizce degil oyle mi?
Bir de s7 xzden daha once cikmis bir telefon sanirim.
Bunun bir dezavantaji olur mu sizce?

Son olarak a7 2017 de xz ile ayni fiyata dusmus. Kafam karismadi degil..
0
🌸sırtçantalı
(21.02.18)
s7'nin düşük ışık performansı daha iyi diye düşünüyorum ben, 15 ay önce xz alırken yaptığım karşılaştırmalar neticesinde. gündüz zaten ikisi de iyi, xz'nin dinamik aralığı biraz daha geniş ve daha hızlı odaklıyor ancak optik imaj sabitleyicisi yok, zaten gece çekimlerini batıran temel etmenlerden biri. diğeri de samsung'un yazılımla gürültü temizleme işini nispeten daha iyi yapabilmesi. düşük ışıkta hiç çekmem ya da çekersem bile tripod bulurum diyorsan xz de tatmin eder tabii ki.
s7'nin yazılım konusunda dezavantajı olur çünkü ondan sonra çıkan telefonları da çok tuttu. sony'nin sonradan çıkardığı telefonlar xz'nin fersah fersah önünde değil, o yüzden kullanım oranı s7'ninki kadar az değildir markanın diğer telefonlarına göre; s7'yi gözden çıkarmaları daha olası.

a7'nin kamerası hakkında bilgim yok ancak şimdinin ikinci seviye telefonunu almaktansa bir önceki neslin bayrak gemisini almayı tercih ederdim ben.
0
Bruce
(21.02.18)
(15)

Uber kullanıyor musunuz?

old possum
Yasaklanmadan önce kullanıyordum çok da memnundum ama şimdi yakalanırsak cezası var diye tırsıyorum. Siz ne durumdasınız?
Yasaklanmadan önce kullanıyordum çok da memnundum ama şimdi yakalanırsak cezası var diye tırsıyorum.

Siz ne durumdasınız?
0
old possum
(21.02.18)
Kullanıyorum, cezasını Uber karşılıyor zaten bildiğim kadarıyla.
0
crown
(21.02.18)
kullanıyorum
0
interview with the vampire
(21.02.18)
Kullanmak nasip olmadı daha
0
lonelyman
(21.02.18)
ben de kullanıyorum. arkadaşımın başına geldi ceza olayı. uber hem cezayı karşıladı hem de promosyon verdi.
0
straight from the heart
(21.02.18)
Şu haberi okuduktan sonra, istanbul'a geldigimde kesin uber kullanirim: www.birgun.net
0
istististist
(21.02.18)
yeni kullanmaya başladım.
0
sir gawain
(21.02.18)
kullanıyorum çok memnunum cezayı uber karşılıyor.
0
buiret
(21.02.18)
uber ile gelen cezalar eve mi geliyor?
0
buiret
(21.02.18)
YOLO kullanin, ulke kazansin :)
0
bedbed
(21.02.18)
Bir kaç kez kullandım. Cezası olduğunu bilmiyordum.

Gördüğüm insanca ve kibar muameleden sonra kesinlikle tekrar kullanırım.
0
burfak
(21.02.18)
nasil tespit ediyorlar, ne cezasi :D
0
baldur2
(21.02.18)
Yolo da kullanabilirsiniz. ;)
0
chitosan
(21.02.18)
ceza uber'den ya, kullanıyorum
0
lcha
(21.02.18)
hiç kullanmadım, ihtiyacım olmadı. ihtiyacım olsa da kullanmam, uber bizde türk taksicileri gibi bir canavarın karşısındaki şövalye gibi görünüyor ancak gerek şirketinde yaşanan taciz skandalları gerekse şirket politikası olarak çirkef bir tutum sergilediğinden, bunlardan farklı onlarca itici hareketleri olduğundan bana antipatik gelen bir firma.
www.businessinsider.com

taksi de kullanmıyorum bu arada, birinden birini tercih etmiş durumda değilim; yoksa türk taksicisine daha da gıcığım.
0
Bruce
(21.02.18)
sürücüsü tarafından taciz edildiğimden beri kullanmıyorum.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(21.02.18)
(24)

Çocuklarıyla duşa giren ebeveyn

senolll
Merhaba,Cinsiyet ayrımı olmaksızın çocuklarıyla duşa giren ebeveyn için düşünceniz nedir? Anne ve erkek/kız çocuğu, baba ve erkek/kız çocuğu şeklinde. Normal midir? Kaç yaşına kadar normaldir öyleyse?Bizim kültürümüz ve başka kültürler çerçevesinde düşünelim.Konunun çıkış noktasını ve kendi düşüncel
Merhaba,

Cinsiyet ayrımı olmaksızın çocuklarıyla duşa giren ebeveyn için düşünceniz nedir?
Anne ve erkek/kız çocuğu, baba ve erkek/kız çocuğu şeklinde. Normal midir? Kaç yaşına kadar normaldir öyleyse?
Bizim kültürümüz ve başka kültürler çerçevesinde düşünelim.

Konunun çıkış noktasını ve kendi düşüncelerimi birkaç yorumdan sonra yazacağım, bakalım neler gelecek önce.

Teşekkürler
0
senolll
(21.02.18)
Paikolog değilim ama bence normal değildir. Böyle deney yapar gibi çocuk yetiştirenler sonradan topluma hiç entegre olamayan bireyler yetiştirmiş oluyorlar. Cümle biraz düşük oldu ama neyse.
0
dougsampson
(21.02.18)
çok detaylı okumadım ama okuduklarım kadarıyla, küçük yaşlarda ebeveyni çıplak görmek ileriye dönük psikolojik sorunlara yol açıyor.

doğru ya da yanlış, ben kendi çocuğumu riske atmam sanırım. gerek duyacağım bir şey değil.

Anormal demiyorum ama bence gereksiz. 18 yaşından sonra normaldir. o zaman yaparsan en azından ileriye dönük kalıcı hasar bırakmazsın. o daha da gereksiz ama hiç yoktan zararsız sanırım.

rica.
0
bir ileti paylastim
(21.02.18)
Ufak kızım annesiyle küvete girse rahatsız olmazdım, köpüğün içinde bir şey belli olmuyor zaten. Onun dışında olmasını istemem.
0
i was made for you
(21.02.18)
Hamam kültürü olan bir ülkede yaşıyoruz. 7 yaşına kadar olan erkek çocuklar anneleriyle hamam a girerlerdi. Sonra kaldirdilar tabi bu uygulamayı. Şahsen ben kızımla esim beraber girsin istemem. Soru sorma yaşı gelmişse özellikle. İleride hatırlayıp travma yaşayacaksa hele.
0
kafanguzelolmus
(21.02.18)
Normal degil bunu yapmak.
@Want2die gibi hassasiyet gösterip yikaniyorsa tamam ama öbür türlüsü hic saglikli bir durum degil.
0
chitosan
(21.02.18)
Küçükken beni hamama götürürlerdi. Dize kadar inen memelere sahip kadınların görüntüsü hala aklımda. Bence olmamalı.
0
kompisko
(21.02.18)
Kendi düşüncelerimi ve olayın çıkışını paylaşabilirim.

Ben bu olayın travmatik olabileceğini düşünüyorum, çocuk en en çok 1-2 yaşından sonra böyle bir durum içinde olmamalı. Çocuğu yıkar ebeveyni, kendi ayrı yıkanır.

Olayın çıkış noktası da şu ben İsveç'teyim şu an, burada insanlar kendi kişisel alanlarına çok saygılılar fakat havuz/gym soyunma odasında giyinme kabini yok. Erkekler herkes ortalık üstünü değiştiriyor/duşlar açık. Bu beni epey rahatsız ediyor, çıplaklık konusunda epey rahatlarmış. sonra geçen gün bir kız çocuğu gördüm içerde muhtemelen 3-4 yaşlarında o da çıplaktı, erkeklerin soyunma odasında muhtemelen yanında dedesi vardı, o da çıplak. Herkes çıplak yani. Bana çok garip ve uygunsuz geliyor bu durum. Benzer şekilde daha önce Bulgaristan'da bir kaplıcaya gittiğimde küçükken bir sürü erkeğin öyle çıplak olması bile çok rahatsız ediciydi benim için.

Sonra İsveçli kız arkadaşımla bunu konuşurken onlara göre bunun pek anormal olmadığını ebeveynlerin de çocuklarıyla duşa girdiğini falan söyledi. Hatta lisede de soyunma odalarında kızlar hep çıplak olurmuş duşlar ortalıkta herhalde yine. Amerikan filmlerinde falan gördüğümüz gibi aslında.

Öte yandan 7 yaşına kadar çocuk ebeveyni ile soyunma odasına girebiliyormuş havuzda. Diyor ki ben çocuğumla kız/erkek fark etmez orada soyunma odasına beraber girebiliyorken, yan yana duş alabilecekken evde olmasının farkı ne?

Neyse çıkış noktası da buydu. Sonra internetten biraz okuduk, çocuklar soru sormaya başladığı dönemlerde, kendilerini rahatsız hissettiklerinde ebeveynle beraber duş alması pek de yerinde değilmiş.
0
🌸senolll
(21.02.18)
Ben sağlıksız buluyorum. Çocuk evde gördüğünü dışarıda da sürdürmek ister. Dışarıda bir çıplaklıkla karşılaştığı zaman kendini savunmayı düşünemez.
0
dissendium
(21.02.18)
Oglum 23 aylik. Babasi ve ben hangimiz o an uygunsak uzerimizde sortla yikiyoruz. Yasi biraz daha buyuyunce sadece babasina devretmeyi planliyorum.
0
uzun kulaklı yalnız tavşan
(21.02.18)
Bu isin normal olup olmadigini sormussunuz, hamam ornegini verenler cok haklilar.

Bugun Turkiye'de bunun degil soyunma odalarinda ve duslarda, evde yapilmasi bile cevaplardan da anlasildigi uzerine bir tabu. Ama hamam kulturu olan ulkelerde (orta dogu) erkek cocuklarinin ergenlige ulasana dek anneleriyle beraber kadinlar hamamina gitmeleri normaldi, o yasa gelince babalariyla beraber erkekler hamamina gitmeye baslarlardi ve bu ani degisim erkekleri cok etkilermis. Musluman toplumlardaki haremlik selamlik gelenegi o andan itibaren etkili oluyor, erkek cocuk kadinlar dunyasindan erkekler dunyasina giriyor. Kadin cevresinden artik "cok yetiskin, fazla erkeksi" diye ayrilmak zorunda kalan ergen, erkek cevresine girdiginde de gorece olarak "cok genc, az erkeksi" kaliyor. Deniz Kandiyoti'nin bir kitabinda bundan bahsediliyor, atabilirim.

Bunun yani sira bugunden farkli olarak, kiz cocuklari babalariyla birlikte hamama gitmezlerdi en bastan beri, haliyle.
0
common of demons
(21.02.18)
annem ve babamla havuza, denize girerdim ama vücutlarının mahrem bölgeleri kapalıydı haliyle. havuza, denize girmekten bir farkı yok, vücutları kapalıysa.

çırılçıplak girilmesini sakıncalı bulurum, eğlence için bir iki kez hariç ama düzenli banyo yaparken de hep birlikte girmek bence gereksiz ve saçma.

edit: want2die yapıyorum yazmış ama yaptığı birlikte banyo yapmak değil, o tür bir durumdan bahsetmiyorum.
0
pinkpeony
(21.02.18)
isveç norveç gibi ülkelerde çıplaklık ve cinsellik bizdeki kadar tabu olmadığı için çocukta travmaya sebep olma ihtimali bizdekine göre daha düşük olabilir. bizde çocuk küçükken kadın memesi görmenin normal bişey olduğunu sanıp büyüdükçe o memeden uzaklaştığı, hatta yakınlaşması yasak/günah olduğu için travma ya da bilimsel adı her neyse, ona uğraması daha normal geliyor kulağa. ya da büyümesine de gerek yok, anne-babayı çıplak görmeye alışıktır ama başkalarını görmemesi gerekiği ona öğretilir, kafası karışır. gibi.

hangisi doğru hangisi yanlış onu bilmiyorum ancak çıplaklık, cinsellik konularını farklı değerlendiren ülkelerin çocuklarının da bu konudan farklı etkilendiklerini düşünüyorum.
0
Bruce
(21.02.18)
Almanya'da saunalarin veya havuzlarin aile soyunma odalarinda tum aileler birlikte soyunup giyiniyor.
0
ykyt
(21.02.18)
1,5 yaşa kadar sorun yok. Sonrasında anne veya baba, farklı cinste de olsa aynı cinste de olsa çocuklarıyla banyoya girecekse özel bölgelerini kadınlar için bikini erkekler için şort mayo gibi ayrıntıları belli etmeyecek bir şekilde örtmüş olarak girmeli.

Çok fazla gizli saklı da tutulmamalı kadın-erkek vücudu çocuklar için. Bu sefer aşırılaşmış merak unsuru olabiliyor. Bir erkek öğrencim vardı, oyuncak kız bebeklerin eteklerini kaldırır giysilerini soyardı. (5 yaş) Annesiyle beraber (anne bikini giyecek şekilde) banyoya girmelerini tavsiye ettim. Anne uygun bir şekilde oğluna kadın vücudunun özelliklerini ve farklılıklarını anlattıktan sonra konu çözülmüştü.
0
oxyden
(21.02.18)
Normal değildir.
0
lonelyman
(21.02.18)
Haydaa. Bizim ailede bir sorun mu var bilmiyorum ama ben 12 yaşında babamla banyo yaptığımı biliyorum, kadınım. Cinsel istismar mı bu şimdi? O tür bir şey olduğunu hatırlamıyorum.
0
fleur du mal
(21.02.18)
dayım bi erkek bi kız çocuğunu aynı anda bu şekilde yıkardı. 2 yaş büyük olan kız yavaş yavaş çekmiş sonra kendini. yalnız banyoya dönmüş. ikisi de normal insanlar oldular, kocamanlar tabi şimdi. kaptan fantastik filminde de bu muhabbet var. bizim kültürümüz çok arabik ve sığ. canım annem dahi çocuk yetiştirmekten zerre anlamayan birisi. türk babalarına hiç girmiyorum zaten. bırakın seksi, çıplaklık bile hala tabu bizim memlekette. ışıklar bu yüzden kapanıyor sevişirken, kadınlar utanıyor seslerini çıkarmaya. kimse özgür değil, yalnızken bile değil. bu çok üzücü.
0
hasmetizm 2046
(21.02.18)
Ben yaklaşık 10 yaşına gelene kadar babam benimle duşa girmişti, onda mayo olurdu. Oyun oynatarak banyo yaptırırdı. Rahatsız olmuyordum. Ama doğru bir davranış diyemem.

Annem ve abim arasında böyle birşey olmamıştır, annem onu yıkarken kendi girmemiştir.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(21.02.18)
çocuğu yıkamak için giriyorsa ve şahsi eşyalarını kapatıyorsa, normaldir.

çocuğu ile beraber yıkanıyorsa ve zorundaysa, yine normaldir. tercih durumu olmayan zamanlar olabilir.

ama çocuğu ile sürekli olarak çıplak biçimde yıkanıyorsa, çocuk gelişiminden biraz habersiz olabilir. biraz okusa fena olmaz.

büyüğün de küçüğün de cinsiyeti fark etmiyor.
0
babilbaligi
(21.02.18)
Benim anlamadığım kısım nesen çıplaklığın tramvatik olduğunu düşünuyorsunuz ? çıplaklık seks demek, cinsellik demek mi? aşırı saçma, asıl bence çıplaklığı oouuuu ya getirdiği için turk ailelerin çocukları tum karşı cinsine seex diye bakıyor.

çıplaklık oldukça normaldir. tramvatik olan baska durumlardir.
0
aynatutancocuk
(21.02.18)
insan memesi, cinsiyet organları el kol görmek kadar normaldir.
0
aynatutancocuk
(21.02.18)
2 yaşında mıydı neydi çocukta cinsel farkındalık oluşuyordu... düşüncem iğrenç olduğu yönünde.
0
ya ben lan neyse
(21.02.18)
12 yasina kadar (ergen degildim henuz) annemle birlikte kadinlar hamamina gittim. 7den 70e her turlu kadını gordum ama herhangi bir travmatik olumsuzluk yasadigimi tecrube etmedim. Nedir yani insan vücudu işte..
0
japon askeri
(21.02.18)
bana da normal gelmedi ama kuzey avrupa ülkelerine çocuk yetiştirme konusunda akıl verecek çapta değiliz onların olduğu hal ve bizim durumumuz ortada.

isveçli haklıdır diyorum :d

bir de şey geldi aklıma nudist aileler var böyle plajlar vs yani aile çocuğunu vegan, müslüman vs yetiştirebiliyorsa nüdistte yetiştirebilir o zaman.
0
FeykIM
(21.02.18)
(7)

inatçılara soru

Bruce
niye inatçısınız?en gıcık olduğum insan tipi inatçı yetişkinler. ergen olursun, kişiliğin oturmamıştır anlarım da; koca insan olup gereksiz inatçılık yapanlara anlam veremiyorum.bahsettiğim inatçılık "kararlılık, dirayet, azim, sonuna kadar gitmek" gibi eylemlerden farklı, o kısımla karıştırmayınız.
niye inatçısınız?

en gıcık olduğum insan tipi inatçı yetişkinler. ergen olursun, kişiliğin oturmamıştır anlarım da; koca insan olup gereksiz inatçılık yapanlara anlam veremiyorum.

bahsettiğim inatçılık "kararlılık, dirayet, azim, sonuna kadar gitmek" gibi eylemlerden farklı, o kısımla karıştırmayınız.

en kötü özelliğiniz nedir sorularında da sık sık görüyoruz, inatçılığının farkında olan çok insan var. o zaman sizi bu inadı bırakmaktan alıkoyan nedir?
dalga geçmek ya da sitem etmek için sormuyorum bu arada, cidden merak ediyorum, nasıl bir his. mesela kendinizi durduramıyor musunuz inat ederken? ya da birinin söylediği şeyi dinlemek, başkalarının önerilerini/tavsiyelerini dinlemek sizin için niye zor?

bu kadar zor olmamalı diye düşünüyorum çünkü, insan kendini tutamayarak nasıl inat eder anlayamıyorum. ya da bilerek inatçılık mı yapıyorsunuz, neden ki?

(tiklerin bir kısmı sabaha kalabilir)
0
Bruce
(21.02.18)
Mantıklı olan şeyin, inat etmek olarak yorumlanan şey olması ve kişinin zekasına, bilgisine, tecrübesine güvenmesi bence temel sebep.

Tabii “bana ne bana ne yemeği orda yemiycez, şurda yiycez” gibi bir inat değilse bahsedilen.

Sevmediği özellikleri arasında inatçılığı sayan insan muhtemelen “mükemmelliyetçi”liğini de ekliyordur. Dikkate değecek insanlar değil fikrimce.
0
lazor
(21.02.18)
Kendini değerli hissetmek istemekle bi ilgisi olabilir, düşük özgüvenle de. Ben inatçı biri değilim ama tanıdığım en inatçı insanın "biricik olma" gibi bir kaygısı ve eser miktarda özgüven problemi vardı.
0
femme vitale strikes back
(21.02.18)
Ben hem çok sabırlıyım hem de çok inatçı. Mesela kolay kolay kimseye darılmam hep ortak yolu bulmaya çalışırım, ama eğer birine küsersem imkanı yok tekrar barışmam, ki 35 yaşındayım toplamda 5 kişi var bu şekilde hayatımdan çıkardığım. Hepsi de çok yakın arkadaşımdı, 2 defa iş değiştirdim sırf bu sebepten yüzlerini görmemek için, kurulu düzenimi bozdum.

Bilerek ya da bilmeyerek, ister huy de ister başka birşey, ama iş o raddeye gelince gözüm hiçbişeyi görmez, hiç bişi umrumda olmaz.

Hani bazen "50 yıllık evliler ama 35 senedir aynı evde birbirleriyle küs kaldılar konuşmadılar" gibisinden haberler olur gazetelerde. Muhtemelen benimde benzer şekilde haberimi yaparlar, o potansiyel var.
0
zikardo
(21.02.18)
Aslında inatçılık çok genel bir ifade. Hani, neye göre inat mesela? Kimileri her alanda "Dediğim dedik, çaldığım düdük" anlayışıyla hareket ediyor. Öyleleri de zaten iflah olmuyor, bir sonraki olayda yine aynısını yapıyor. Kaldı ki kendi deneyimleri zaten, bize zararı yoksa kendini kurtarır ya da batırır.


Kendi adıma konuşacak olursam, genelde inatçı değilimdir, hatta şu hayatımın %95'ini hep çevremdekilere göre yaşamışımdır. Ama inatçılığımı tetikleyen şeyler oldu mu da geri adım atmıyorum bir şeyden. Kızdığım veya anlaşılmadığım ya da bir noktada bilerek anlaşılmadığımı düşündüğüm anlarda dediğimde diretir, bunu faaliyete dökerim. Nice olaylar olmuştur içten içe sonunda pişman olduğum ancak yine o ana dönsek aynısını yapacağım. Bir de zorunda olmadığım bir şeyi biri bana diretirse yapacağım varsa da yapmıyorum o işi. Halbuki o istemese zaten ben teklif edecektim. "Hadi, yaparsın sen" denilmesi ve çantada keklik olarak görülmek inat etmeye itiyor beni. Pasif direniş gösteriyorum doğrudan olmasa da. Ah, keşke tam olarak anlatabilsem...
0
m e b
(21.02.18)
sebebi narsistik kişilik bozukluğu
0
merhum
(21.02.18)
Şindi, seni az çok tanıdığım için soruyu, "kişi haksız olduğunu bidiği halde niçin inat ediyor?" şeklinde algıladım (yanılıyorsam fena göt olurum, 'seniazçoktanıyorumlar' falan).

"Haksız olduğunu kabul etmek erdemdir" derler (erdem lafına da uyuz olurum). Kişi tartışma sonunda haksız olduğunu kabul ederse karşı tarafın egosunu beslemiş olur -ki bu da kendi egosunu zedeler. Yani, kişinin egosunu kontrol edebilmesi erdemli olabilmesini sağlar. Temelde olay ego savaşları bence. Kişi egosunu kontrol altında tutabildiği ölçüde inatçılık etmiyor zaten.
0
rahip janick
(21.02.18)
sevgili @üğpoıuy, bahsettiğim şey tam da @lazor'un dediği gibi "bana ne bana ne yemeği orda yemiycez, şurda yiycez” muhabbet. inatçılığı kararlılıktan ayrı tutabildim çünkü ayrı şeyler, aynı şey olsaydı ikisi için ayrı bir kelime kullanma ihtiyacı hissetmezdik. sevgili @rahip janick'in değindiği konuyla da ilgisi var, haksız olduğunu bildiği halde bir şeyi körü körüne istemek/savunmak da inatçılık, mantık dışı ya da makul olmayan şeyleri istemeyi/savunmayı sürdürmek de. inatçı olumsuz anlamlı bir sıfat, o yüzden kararlılıkla aynı şey olamaz. kararlılık olumlu bir sıfat, başkasının inanmadığı şeylere sen öznel olarak inanıp o işi sürdürebilirsin, bu kararlılıktır. ancak yaptığın o eylemin objektif olarak bir sonuca varmayacağı belliyse buna inatçılık denir. cümlen üzerinden gidelim, "Bence inat denen şey kararini sürdürme isteğidir."
bence ise inatçılık kararını doğru olmadığını bile bile sürdürme isteğidir.

ha, dersin ki kime göre objektif, kime göre mantıklı, neye göre makul; o zaman da derim ki duruma göre. çocuklarla iç içe olanlar bilir(acaba kimler??), sırf inadından yaparlar bazı şeyleri. bu kadar basit aslında, direkt çocuklardaki inatçılığı düşünebilirsin.

biriyle küsmek nesnel değerlendirilemeyecek, tamamen öznel bir konu; bu yüzden küs kalan biri illa inatçı olmak zorunda değildir. ama @zikardo'nun verdiği örnekteki evli çift küs kaldı olayı inatçılıktır. o insanla barışamıyorsan ayrılırsın, ayrılmıyorsan bir şekilde barışırsın; makul olan budur ve bunun makul olduğu su götürmezdir.
0
🌸Bruce
(21.02.18)
(21)

Sevgili erkekler!

mutekebbir
Merhabalar,arkadaşıma bileklik almayı düşünüyorum ama kararsız kaldım bana yardımcı olur musunuz lütfen.Seçeneklerimiz;1: https://www.saatvesaat.com.tr/taki/bileklik/diesel/DJDX1058-710/PD/2: https://www.saatvesaat.com.tr/taki/bileklik/fossil/JF02678-040/PD/3: https://www.saatvesaat.com.tr/taki/bile
Merhabalar,

arkadaşıma bileklik almayı düşünüyorum ama kararsız kaldım bana yardımcı olur musunuz lütfen.

Seçeneklerimiz;

1: www.saatvesaat.com.tr
2: www.saatvesaat.com.tr
3: www.saatvesaat.com.tr
4: www.saatvesaat.com.tr
5: www.saatvesaat.com.tr
6: www.saatvesaat.com.tr
7: www.saatvesaat.com.tr

Ben en çok 2. sıradakini beğendim ama emin de değilim.
Bunlar güzel değil şöyle bir şey bak derseniz önerinizi alabilirim, bütçem göründüğü üzere 350 TL daha fazla veremem.

Teşekkürler şimdiden.
0
mutekebbir
(20.02.18)
ben 4 numaraya ancak ısınabildim.

onun dışında hepsi basit şeyler, dışarıda taş çatlasın 10 liralık şeyler tommy diye 300 liralar.. :((
0
mehmed resad
(20.02.18)
Bileklik takan kaldi mi ya? Az moda takip lutfen. Sapka bere al bas agrisi cekmesin bu soguklarda :)
0
imelih
(20.02.18)
Bilekliğe bu kadar para vermek istediğine emin misin? Kaşmir kazak alırsın o paraya.

shop.mango.com

Bu daha ucuz ama yine de pahalı.Massimo Dutti'ye falan da bakabilirsin, sitesinde model yok ama mağazalarda vardır.

Yine de alma bence, atkı al bere al kazak al.
0
i was made for you
(20.02.18)
camussar +1
3 ve 7 iyi ama gerçekten gereksiz pahalı. sevgilimin bana böyle bir hediye için bu kadar para vermesine üzülürdüm.

illa alacaksan
www.hepsiburada.com
www.hepsiburada.com
www.hepsiburada.com
www.hepsiburada.com
www.hepsiburada.com

bunlara en fazla bu kadar verirdim, ederi budur.
0
MtKrt
(20.02.18)
bileklik sevmediğimden verdiğin linkler üzerinden yorum yapamıycam.
fakat kamp yapmayı seven bir arkadaşınsa şöyle bir şey de düşünebilirsin

urun.n11.com

linki fikir vermesi açısından yazdım, tonla çeşit ve fonksiyonlu bileklikler var ve kampçılar bunları epey sever. fiyatları da genelde linkte gördüğün civarda oluyorlar.
0
kumdan kale
(20.02.18)
Hediyeyi maddi durumdan dolayı bu ay alıp martın sonunda göndereceğim kışlık bere kazak vs. pek mantıklı olmaz mart sonu bence.

Düzgün bir şey almak istiyorum ama niye beğenmediniz ya :/
0
🌸mutekebbir
(20.02.18)
O zaman gömlek al, 350 lira iyi bütçe, sağlam bir gömlek alabilirsin.
0
i was made for you
(20.02.18)
Estetik dışında hiçbir işlevi olmayan bir şeye bu kadar para vermek bence oldukça saçma.
0
harvey
(20.02.18)
bence de bu paralara güzel bir gömlek tercih edilebilir.
0
biravekahve
(20.02.18)
6 iyiymis fosil olan
0
all girls dream
(20.02.18)
Bileklik sevdiğinden emin miyiz? Giyimine özen gösteren biri olarak ben asla tercih etmem mesela, daha garanti bişey olabilir. Kaliteli bir kol düğmesi, kaliteli bir kravat-mendil takımı, kaliteli bir cüzdan gibi alternatifleri de değerlendir derim.

Bileklik olacaksa da böyle marka vurgulu şeyleri takan insanlardan olduğuna dikkat et, bileklik taksam bile üzerinde böyle görmemiş gibi marka yazan ürünleri tercih etmezdim. Kapa çeneni ve birini seç diyorsan 6.
0
Bruce
(20.02.18)
yuzlercecesit.com

bundan al bence, hem gezdirirken de kolaylık olur.
0
Photographer
(20.02.18)
Bruce; üzerinde markası belli olan ürünlerden hiç hoşlanmıyorum kendim de kullanmam hediye alırken de kaçınırım ama bunlar en az belli olanlar gerçekten.

Farklı şeyler düşünmeye başladım zaten gelen yorumlar üzerine.

Kol düğmesi bir erkeğe en çok almak istediğim hediyedir ama rahat giyinen biri öyle sürekli klasik giyinmez.
Bu yüzden düşünmedim.
0
🌸mutekebbir
(20.02.18)
4'ü beğendim.
0
dissendium
(20.02.18)
almisken iddiali bir sey patlat. 1 veya 3.
0
hot potato
(20.02.18)
şahsen bunlara para vermek hele ünlü markaların bunları absürt fiyatlara satması zaten çok saçma.. onların bu ürünleri aldığı yer yine tezgahta işini yapan, yetenekli takı işi yapanlar genelde ki bunu yapan arkadaşım da vardı. sattığı para ile şu fiyatlar arasında uçurum var tabi.. ah işte kapitalizm geyiklerine dalmayayım dedim ama geç oldu sanırım :)

neyse devir malum o yüzden ille de bileklik ise en azından şöyle bir şey hepsinden daha güzel. mcdn01.gittigidiyor.net
0
kronik mutsuz
(20.02.18)
@kronik mutsuz;
Akıllı bileklikler bütçemi aşıyor biraz ama bakacağım.
Teşekkürler.
0
🌸mutekebbir
(20.02.18)
300 liraya dışarıda 10 liraya satılan bilekliğini markalısını almak istediğinize emin misiniz? illa 300 lira verecekseniz daha mantıklı seçenekler düşünebilirsiniz bence.
0
ghilleinthemist
(20.02.18)
@mutekebbir, bunlar zaten hep 300 civarı. gear fit gibi bir akıllı bileklik de 300 lira. bi göz önünde bulundurun derim.
0
mehmed resad
(20.02.18)
5-10 liralık gibi duruyorlar. Bana hediye gelse “iyi pek masrafa girmemişsin sevindim” derdim.
0
sekerse tehlike
(21.02.18)
6 ve 7'yi beğendim ama fiyatlar çok uçuk.
0
runagain
(21.02.18)
(30)

afrin'de ne saçmalıyoruz?

godoşu beklerken
afrin'de suriye'ye rağmen bulunma hakkını kendimizde nasıl buluyoruz?tayyip erdoğan Türkiye Cumhuriyeti'ni ne hakla egemen bir devletin topraklarına, o ülkeye ve ismini deforme ettiği başkanına yardım etmek üzere, o ülkenin ordusunun yönetimi altında işbirliği amacıyla değil de ülkenin iradesine kar
afrin'de suriye'ye rağmen bulunma hakkını kendimizde nasıl buluyoruz?


tayyip erdoğan Türkiye Cumhuriyeti'ni ne hakla egemen bir devletin topraklarına, o ülkeye ve ismini deforme ettiği başkanına yardım etmek üzere, o ülkenin ordusunun yönetimi altında işbirliği amacıyla değil de ülkenin iradesine karşı gelerek sokuyor?

tabii ki kendimizi korumak istiyoruz, tabii ki topraklarımızın bölünmesine karşıyız.

ama bu başkalarının topraklarına göz diktiğimiz anlamına gelmiyor.
onların ülkelerine babamızın çiftliği gibi girebilip onları sırtlarından vurabileceğimiz anlamına da gelmiyor.



abd ile görüşüp durmak, ay beni harcama halla kullanabilirsin onursuzlukları şahsen benim vatandaş olarak boğazıma kadar geldi.

öso'yu istenilen her yerde kullanırız kaygısıyla hükümet artık her ama her açıdan biz de dahil bölgenin her insanına, yani ortadoğu'ya ve çıkarlarına aykırı davranmakta ısrar ediyor.

yok mu bu ülkede suriye'de savaşa da, kendi ülkesinin barış zart zurt denerek bölünmesine de karşı bir siyasetçi, abd'ye, ab'ye yaranmayan, doğu'nun egemen devletlerini de tanıyan, onları parçalayacak pazar olarak görmeyen, ülkesini de yönetecek bir şirket zannetmeyen bir siyasetçi?

hadi aldım yine başıma belayı ama bıktım artık ya. nedir bunlardaki beşar esat nefreti? adam çakı gibi duruyor orada, savunuyor ülkesini, aynı Atatürk'ün yaptığı gibi?

bu mu dokunuyor size? kendine saygılı, ülkesine saygılı, insanlarını da seven bir siyasetçi?

abd ile ne anlaşması yaptınız gene? utanıyorum abi sizden. hiçbir şeyden utanmadığım kadar utanıyorum. artık sadece iktidardan bahsetmiyorum. bu halktan da bahsediyorum. kimseden ses çıkmıyor : (((((((((((((((


EDİT: Bu öfkeli soru dünyaya dağılan "Suriye Ordusu'nu Afrin'de vurduğumuz" yönündeki, şimdi YPG vs provokasyonu olduğu söylenen yalan olma ihtimali yüksek haber yüzünden burada var.

Konuyla ilgili önceki cevaplarımı bilenler sadece bizim değil, sömürü tehlikesi altındaki her ülkenin egemenlik haklarını şiddetle savunduğumu bilir. Yani TSK'nın Suriye'de olması bana dokunmuyor. Suriye Ordusu ise çok başka. Anlatmaya çalıştım ama insanlar okumadan cevaplıyorlar, edit farz oldu.
0
godoşu beklerken
(20.02.18)
türkiye o izni SAA'yı çiğnememek kaydıyla aldı ama.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
Halk sindirilmiş durumda, sesini çıkardığı anda vatan haini ilan ediliyor o nedenle kimsenin sesini çıkarmaması normal. Onun dışında Türkiye Suriye'ye girerken Rusya'dan izin aldı o nedenle girebildi, yoksa zaten giremezdi, bunun için nasıl anlaşmalar yapıldı bilmiyorum, zaten bu olay için savaş değil de bölgedeki terörist yapılanmalarına karşı bir harekat diye yumuşatıldı olay, durum böyle biraz.
0
angelus
(20.02.18)
attila insanlar ölürken espri yapmaya devam et, evrim senin genlerini doğruluyor, ghaklısın aynı bir tek hüceliyi de galip kıldığı gibi bu adaptasyon savaşında.

"tomom" ay ne şirinsiniz allahın cezaları.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
kimsenin toprağına göz diktiğimiz yok. sınır güvenliğimizi sağlamamız gerekiyordu. Dibimizde kürdistan kurulmasına izin verecek değiliz. Muhalefet olmanın da bir sınırı var. Akp'ye bir kere bile oy atmadım ancak bu politikada erdoğan'ın yanındayım.
0
kompisko
(20.02.18)
Sınırımızda devlet kurma derdine düştüler, topraklarımıza bomba düşüyor siz ne işimiz var orda diyosunuz:) hadi kardeşim yallah afrine orda savun topraklarını.
0
England
(20.02.18)
ırak'ın kuzeyi gibi olmasın suriye'nin kuzeyi diye saçmalıyoruz!

esad çakı gibi duruyor orada, ülkesini koruyor aynı Atatürk gibi mi :)) ülkede bilmem kırk türlü grup, millet, ülke var ve bunu diyorsun.

utan diyeceğim ama yok, nafiledir.
0
attila
(20.02.18)
öncelikle hükümet yanlısı değilim çoğu siyasetini de doğru bulmuyorum ancak bakış açını yanlış buluyorum. Terör dış kaynaklarca besleniyor bu gerçek, bu desteği insanlıkla güzel sözle kırmak bu noktadan sonra mümkün değil, adam silahlanıp gelip beşiktaş'ta, havalimanında bomba patlatıyor hepimizin ailesinden insanlar ölüyor, çoğu terör örgütünün kaynakları yuvaları belli bunları bertaraf etmezsek daha büyükleri ile mücadele etmek zorunda kalacağız.

Bu sebeple afrine yapılan operasyonu ben geç kalmış bir hareket olarak görüyorum. Hatta aynı hareket kuzey ırakta pkk kamplarına da uygulanmalı diye düşünüyorum.
0
basond
(20.02.18)
attila, tc'de de kırk türlü grup vardı ama yine de istiklal savaşımızı verdik.

mesele, olay bu zaten. suriye ise bu mirası bizden daha iyi devraldığını gösterdi.

utanması gereken sensin ama farkında bile değilsin.



diğer herkese:

bugüne kadar ki her türkiye girişimi suriye'de rusya'nın da aracılığıyla denetim altındaydı.

abd'yle görüştükten sonra eset eset diye gezindiklerinde ortada başka bir numara döndüğü ihtimalini göz önüne almanız gerekir.

yoksa bu muhabbeti herkes tersine konuşuyorken yapan bendim zaten merak etmeyin. rus haberlerini takip ediyorum zira, o jeti bunlar vurmadı diyen de bendim mesela, darbe girişimi sahne değil diyen de bendim.

lütfen dikkatli okuyun ve anlattığınız şeyleri zaten hesaba kattığımı görün. onu gördükten sonra "sana katılmıyorum bence durum aynı ilerliyor" derseniz anlarım. belki anlaşmayız ama cevap vermiş olursunuz.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
Afrin mafrin umurumda değil de yahu Suriye de adam olsun da sokmasın başka ülkeyi o zaman, bu işler böyledir. Şimdi diyelim bizim canımız Yunanistan'a girmek istedi, girebilir miyiz? Giremeyiz. Suriye'ye niye girebiliyoruz? Çünkü ülke mülke yok ortalıkta, güçlü değilsen girerler de dalarlar da.
0
i was made for you
(20.02.18)
kompisko ben senin aklının almayacağı kadar vatanı sevmesini bilen biriyim hiç merak etme. kendi vatanımı sevdiğim için suriye'yi de sevebiliyorum. emperyalistlere karşı savaşan her ülkeye sempati falan duyabiliyorum. çalış üzerine bence. oldu mu kompişko.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
@doxanikee, senin suriye'de olmamızı beğenmeme sebebin nedir peki, kürtçü olman dışında? gerçekten merak ettiğim için soruyorum. niye girmemeliyiz yani, güneydoğu sınırı hallaç pamuğuna dönüp de bütün teröristler istedikleri gibi girebilsinler ve hatta abd destekli ülke kursunlar, sivil-asker demeden binlerce türkü öldürüp başımıza bela olsunlar diye mi?

"hayır ben türkiye cumhuriyetini ve bu ülkenin insanlarını düşünüyorum, bu yüzden yanlış diyorum" diyorsan fikirlerini paylaş lütfen, gerçekten dinlemek isterim çünkü. farklı bir bakış açısı.
0
der meister
(20.02.18)
Suriye kendi topraklarini koruyamadigi icin olabilir mi? Elin amerikalisi, rusu bile kaygi duyuyor gidisattan mudahale ediyor. Sen en buyuk dusmanin pkk ypg ye sinirina kadar müsaade edersen bi 5-10 sene sonra guclenirler kafana roketi yersin.
0
imelih
(20.02.18)
92, ben o ulusalcı tiplerdenim, görüşlerine de aşinayım, hiçbirine de katılmıyorum.

benim derdim kendi ülkemin toprak bütünlüğünü önemsediğim kadar suriye'ninkini de, her devletinkini de önemsemek.

ben ülkeme ne olmasını istemiyorsam, başkasına da olmasını istemiyorum ve toplumumuzda bu vicdanın olmayışını yadırgıyorum.

yoksa maalesef, kürtleri temsil ettikleri iddiasıyla kukla ülkenin sermayedarları olmayı planlayan abd silahları ve armalarıyla biji obama diye dolaşırken, ışid'in kırım yaparak boşalttığı yere, zımni anlaşma içerisinde demografi değiştirmek için dolduran bütün bunları yaparken che guevara ayaklarında cemo söyleyen tipleri insan yerine bile koymuyorum.

onlar ortadoğunun lanetidir. üç otuz paraya ortadoğunun rönesansını satan adamlardır. yüzyılalrdır böyle.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
esad'a öyle hitap edebilmek için gerçek bir abd sevici olmak lazım. israil sevici. istediğini sev de ben de istediğimi sevmeyeyim.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
ayrı ayrı cevap vermediğim arkadaşlara sorum şu: bu sefer ki girişimde fırat kalkanı'ndan farklı olarak başka -alttan alta- ilerleyen gizli bir gündem sezip sezmediğiniz?

ben bu sefer korktum. öncekilerde korkmamam için her sebep avrdı. ama bus efer alarm oldum.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
@imelih, suriye'ye suriye topraklarını korumak için giriyoruz. bu gülünç bile değil acınılası düzeyde facia bir şey. üstte bahsettiğim zırvalıklardan bile zavallıca.
0
doxanikee
(20.02.18)
sınır güvenliği tehlikeye girerse yunanistan'a da gireriz. zamanında kıbrıs'a nasıl girdiysek her yere gireriz. sizin gibilere rağmen hem de. bu ülkeyi küçümseme huyu da yeni peydah oldus anki emperyalist devletmişiz gibi. demek ki 1936'da yaşasaydınız ne gerek var canım hatay suriye'nindir onlarda kalsın diyecektiniz. babadan oğula nesil bunlar dedikleri bu olsa gerek.
0
kompisko
(20.02.18)
kompişko neyi anlamıyorsun biraderim sen? benim gibiler ne demek ya?

ben bu seferki giriş diğerleri gibi değil, diyorum. bir şey biliyorsan onu söyle, tüm dikkatimi vererek okuyacağım.

bu sefer işin içersinde abd ile anlaşmış olma ihtimali var. yani kendimizi korumakla kalsak tamam ama başka bir ülkeyi parçalama eylemi söz konusu olabilir.


çünkü suriye ordusu'nun ta kendisini vurduğumuz söyleniyor. bu farkı anlayabiliyor musun?


haber kaynağı olarak yalanlayan bir şey varsa inan bana içten bir gönül rahatlaması umarak okuyacağım.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
bu bir ajan provokasyon haberiyse bu arada, o zaman uluslararası şekilde başarılı olmuş bir haber denebilir.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
bana vatan haini diyenlerinin alnını karışlarım, provokasyon yapmayın.

haber SURİYE ORDUSUNUN VURULDUĞU yönünde.

ne sınır koruması ya? haber yalansa yalan deyin de bana sakın yafta yapıştırmaya kalkmayın. kimsiniz lan siz?

yurtta sulh cihanda sulh ne demek süşündünüz mü, the right to sovereignty ne demek biliyonuz mu? nesiniz lan siz? aaaaaaa
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
HAH alın şimdi haber geldi:

"halep'ten gelen terör unsurlarının REJIM BAYRAĞI çektiği" düşünülüyor.

oldu mu?

yani bu son haber doğrusysa bizim askerlerimizin hepsi Esad'a çatmadıkları için kiminize göre vatan haini. abi nasıl insanlarsınız ya.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
bu harekata karşı çıkanlar yarın ülkeye sınır ötesinden saldırı olduğunda 'devlet nerede' diye bağırmaya başlayacak ama -teröristte insandır diyen- aynı kitledir. hiçbir şeyi beğenmeyen, memnun olmayan; pkk tarafından güdülen kitle tam bu kitledir. kötü huyludur.
0
attila
(20.02.18)
Hiçbir güç beni rte'nin bu operasyonda sınır güvenliği denen, 10 küsür yıldır folloş olmuş, folloş okurken kimsenin sesini çıkartmadığı, yol geçen hanına izin verilmiş bu tabiri ilk plana koyduğuna inandıramaz. Yahu bu adam dış politikada bu ülkenin yararına ne yapmış? Hangi askeri müdahale ülkenin lehine sonuçlanmış ki bu seferkinden umutlusunuz?

3-5 teröristi vurup milliyetçi gruba gaz vermekten başka hiçbir stratejik artısı olmayan bu eylemi desteklemek için çok naif olmak lazım. Afrin'i teröristlerden "temizleyince" terör sorunu çözülecek mi, cidden inanıyor musunuz buna?
Yapılacak ilk hamle bu mu yani?

Kanayan parmağa kan dursun diye tütün basmak gibi. Kan durur belki ama o yaranın mikrop kapması, sonrasında tütünün temizlenmesi gibi işi daha zahmetli hale getirecek. Sorsan mehmetçik de mehmetçik, bu kadar kolay mı askeri ölüme göndermek. Savaş karşıtlığı değil bu, ülkeyi kafasına göre yönetenlerin karşısında durmak.
0
Bruce
(20.02.18)
attila beni konuşturtuyorsun.

sen bana 2007'de pkk ile oslo'da gizli anlaşma imzalayanın kim olduğunu bir söyle, ben de sana vatan öyle sevilmez böyle sevilir demek zorunda kalmayayım.

kim diyarbakır'ı star yapmaktan, eşbaşkan olmaktan bahsetti?

insanlara sonsuz kere kandırılma hakkı tanıdığınızda ülke mi sevmiş oluyorsunuz?


bizim Afrin'deki faaliyetimiz Suriye'ye rağmen olmamalı. Suriye ile beraber olmalı.

yoksa bir gün Suriye de bize rağmen davranır.


bakın ilk haber doğruysa biz suriye'yi sırttan bıçaklamış oluyoruz.
eğer provokasyon ve yalan bir haber olduğu doğruysa, biz suriye ile beraber ordayız demektir, sorun yok.

bu nüansları önemsemeye başlasanız iyi olacak çünkü bunlar nüans bile değil dev çizgilerle ayrılan, farklı niyetler belirten durumlar.

kendini koruymakla işgalcilik arasındaki fark öyle dev bir fark ve ben haklıyım ki bunun provokasyon olduğu haberlerini veriyorlar şimdi. sizin gibi gazlamacıların aslında kim olduklarını bazen merak etmiyor değilim.

mesela ben ortalığı bölmek isteyen biri olsam aynı ülke korumayı senin yaptığın gibi başka ülkeyi parçalamaya falan eşitler ve millete tiksinti saçarım. ayrılıkçı bir troll olarak işimi tam manasıyla yapmış olurum.

hani 70lerdeki sözümona ülkücü ajanlar gibi. sonra yaşar okuyan 2000lerde gelir günah çıkarır falan. zamanında böyle trollere inanmıştır çünkü.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
@Bruce+1
0
Amaranta ursula
(20.02.18)
Aslında Fırat Kalanından bağımsız düşünmemek lazım bunu. Hala Fırat'ın batısındaki oluşumlara müdahale ediliyor. Menbiç de keza öyle. Henüz oraya müdahale olmamış olması, olmayacağı anlamına gelmiyor. Kaldı ki burayla da kalmayıp, Fırat'ın doğusu da var daha. Kuzey Irak'ta yapılan hata Suriye'de yapılmamalı.

Bir başka devletin topraklarına, o ülke askeri dışında bir birlik ile operasyon düzenlemek kağıt üzerinde gözüktüğünden çok farklı bir eylem. Öncelikle müdahaleyi birlikte gerçekleştirdiğin birlik, yerel. Yani yabancı bir unsur ile işgal değil, yerel halka destek. Haline eğer işin bitince çıkarsan, ister iç savaş çıkarmak de ister terör de işgal kategorisine girmiyor. Ne olarak tanımlanacağı ise nasıl sonuçlanacağına bağlı. Tarihi kazananlar yazar. Atatürk başarısız olsaydı, Mustafa Kemal isyanı adıyla o tarihi işleyip, dahili bedhah olarak anlatacaktık.

Bir diğer konu ise müdahale ettiğin grupların Suriye devletine bağlı olmaması ve asker yığdığın bölgelerin Suriye kontrolünde olmaması. Durumu meşrulaştıran bu. Mesela bundan yıllar önce yine PKK Suriye'de yapılanma içinde ve Türkiye'ye saldırılar düzenliyorken, Abdullah Öcalan orada gizleniyorken yine aynı şekilde girmek istesen, aynı şekilde güçlü elin olmazdı. Çünkü aynı örgüt, aynı yerden saldırıyor olsa da o yer, o sırada bahsettiğin egemen devletin hakimiyeti altında. Yaptığın müdahale Suriye devleti ve ordusu ile koalisyon içinde olmazsa savaş oluyor. ABD ya da Rusya değilsen paçanı kurtarabileceğin bir şey değil o. Tabii o da çok karşı çıktığım bir şey değil. Benim ve vatandaşımın güvenliği, tehlikeyi engelleyemen ya da engellemeyen ülkenin egemenlik haklarından daha önemli. Örnek vereceksek Kıbrıs harekatı.

Şu harekatı Suriye ile ortak yürütüyor olmak daha mantıklı geliyor ilk bakışta. Eğer yanlış anlamadıysam, senin de takıldığın operasyonun yapılması değil, öso ile yapılması. O da şurada sorum teşkil ediyor. ABD ve Avrupa ülkeleri genel olarak Esad'ın zamanının dolduğu kanaatindeler. İŞİD'e yönelik ortak bir harekat var ama bu sorun ortadan kalkınca, Esad da gitmeli diye düşünülüyor. Rusya sadece Esad'a yakın duruyor diyebiliriz onun da yakınlığı tartışılır. Türkiye de gerek küresel politikalar gerek Esad'ın YPG/PYD ile olan tutumu gerekse mezhepsel sorunlar var o sorunlara bağlı sorunlar sebebiyle Esad ile aynı safta değil. Haliyle ortak operasyon güdülmüyor. Muhtemelen Esad devrilmiş ve yerine Türkiye'yi de (öncelikle ABD ve Avrupayı tabii ki) tatmin edecek biri gelmiş olsaydı, şu an aynı harekatın Suriye ordusu ile birlikte yapıldığını izliyor olacaktık.

Ayrıca muhalif olmak salt düşmanlık yapmak demek değil. Deniz Baykal stili hükümetin Her ak dediğine kara demek ya da AKP stili ile muhalefetin her an dediğine kara demek akik bir ülke yönetim sistemi değildir. Çok saçma beklentileriniz var. Bir diğer şeye de ülke içini temizleyip, sonra dışına bakma isteğine yönelik olarak değinmek istiyorum. Sivrisinek problemini sivrisinekleri öldürerek değil, bataklığı kurutarak çözersin. Sen istersen 1 milyon sivri sinek öldür, evin tertemiz olsun. Yandaki bataklığı kurutmazsan, 1 ay sonra bir 1 milyon daha öldürmen gerekir.

"RTE'nin ülkeye ne faydası oldu, o zaman sorgusuz sualsiz buna da tamamen karşı çıkalım" bakışı da komik. Yani bu bir argüman olmamalı. Bu bir fikir, bakış açısı sadece. "İnsanların dişleri var, kedilerin de dişleri var. O zaman insanlar kedi." demek ile aynı felsefik derinliğe sahip. Evet ben de RTE'nin ülkeye faydası olmadığını, hatta ülke itibarını ve dış politikasını Bu hale düşürmeseydi şu operasyona belki ihtiyaç duymayacağımızı ya da duysak da farklı şekilde gerçekleştiriyor olacağımızı düşünüyorum ama Suriye'deki operasyona yönelik bakışım bundan ibaret değil. Yukarıda yazdım mesela bazı fikirlerimi ve sebepleri. 3 5 milliyetçi gazı almak ya da 2 3 oy almak için sınır dışına, ABD ve Rusya'nın arasına ordu sokup elini kolunu sallayarak keyfi operasyon yapabileceğimizi düşünmek işe bambaşka bir şey. Merak etmeyin o kadar güçlü değiliz. Zaten kafamıza göre öyle operasyon yapabilecek kadar güçlenseydik bu 15 yılda, ne kadar başarısız dış politikamızın olduğuna dert yanmak yerine, ders veriyorduk.
0
nawar
(20.02.18)
Nawar, bataklık tam olarak afrin mi? Değilse başka hangi kentlere girilmesi lazım? Türkiye'nin o bataklığı askeri operasyonlar ile temizlemesi mümkün mü? Eğer o gücü varsa bile o bölgedeki teröristlerin tamamını öldürmek için sırf yerel yönetim kuvvetsiz diye o bölgelere operasyon yapmasının politik açıdan faydalı olacağını düşünüyor musun? Tüm bunların tamamen Türkiye'nin kontrolünde yapılabileceğinden emin misin?

Tayyip'e güvenmemek çok net bir argüman, hatta en temel argüman. Yapılan eylemi tamamen meşru olsa bile desteklemem çünkü ilk bakışta ülkeye faydası görünse bile eminimdir ki o fayda sayesinde bu adam güçlenecek ve fırsatı kendi için kullanacak. Bunun gibi normal şartlarda ülke için faydalı olabilecek bir sürü fırsat tayyip tarafından suistimal edilmiş, neticede ülkenin zararına sonuçlar doğmuştur. Bu seferkinin de farklı olabilmesi için hiçbir sebep göremiyorum.
0
Bruce
(20.02.18)
@nawar: ya ilginç şekilde yaptığım ayrıma dikkat eden çok az insandan birisiniz ama o zaman da son iki paragrafı yazmanıza gerek duymanız için ne yapmış olduğumu sorguluyorum.

"Yaptığın müdahale Suriye devleti ve ordusu ile koalisyon içinde olmazsa savaş oluyor."

Bu söylediğiniz benim bütün soruma temel olan kabuldür zaten.

Fırat Kalkanı'nın devamı gibi gördüğüm bir operasyon için bugün bir-iki saat evvel yapılan ve dünyaya servis edilen provokatif haberi sanırım fark etmediniz.

Ben normalde bu haberleri yemem ve önce bir beklerim. Ama Suriye Ordusu da bölgede hakikaten bulunduğundan bizimkilerin Suriye Ordusu'na saldırdığı haberi epey gerçekçi göründü.


Ama bakın mesele şu. Sonuç itibariyle pratikte şu an için bir değeri kalmasa da ilerisi için alarm edici cevaplar almş oldum.

Sizin yazdığınıza gelince. Konjonktür çözümlemenize yarı yarıya katılmıyorum:


Sadece Esad değil, Türkiye'nin doğusunda olup Avrasya Paktı vb. örgütlenmelere dahil olan hiçbir ülke Beşar Esad karşıtı değil.

Bu gördüğünüz ABD'nin süregelen anti-Baas operasyonlarından sadece bir tanesi.

Esad'ın diktatör olduğu hikayesi ise daha önce başka isimler için duyduğumuz aynı yalanın lacivertleri içinde bir ton yalnızca.

Buna katılın katılmayın, sonuç olarak kendi bütünlüğünü isteyen bir TC Beşar Esad ile, sandığınızın aksine, anlaşmak zorunda.

Çünkü kaçırdığınızı düşündüğüm nokta şu: Zaten bu bir yeniden hizalanma savaşına dönüştü.

Rusya, Çin, Suriye, İran ve artık içine Almanya'nın da kısmen bile olsa katıldığı ülkeler, çoğu eski Bağımsızlıkçılar harekerine ait Asya ülkesi Esad'ın yanında ve Atlantik'in karşısında.

Zamanı gelince bizden atmamızı bekledikleri diğer adım NATO'dan çıkmamız. Doğru bir zamanlama ile yaparsak harika olacak zaten.

Yani TC ittifakları değiştiriyor şu sırada ve bu tarz dezenformasyonlar yüzünden durum gizli bir gündemimiz varmış gibi okunuyor ve zaten haber doğru olsaydı durum aynen bu manaya gelecekti.

Kürtçülerin faşo demeye bayıldığı ulusalcı bir şahıs olan ben kendi insanıma eylemlerin diplomatik düzeyde ifade ettikleri farklılıkları anlatmaya çalışırken bu kadar düşman gibi algılanmamalı, bu kadar zorlanmamalıydım.

Olabilir. Ancak Esad'ın gitmesi savaşı ABD ve İsrail tarafının alması demek. Bu alttan alta üçüncü dünya savaşının ta kendisi zaten. BM'den IMF'ye, AB'ye bütün ittifakların ve kurumların bir Asya karşılığı oluşturulmakta.Sanıyor musunuz ki bu ittifakın bir de ordusu olmayacak, NATO gibi?

Bir kuklalıktan diğerine koşmaktansa, aksine, yeniden bağımsızlığımızı elde etmenin bir fırsatı doğmakta. Yalnız bu fırsat komuşu ülkelerle çıkar ittifakları kurmaktan ve sınırlara saygı duymaktan geçiyor.


Yunanistan'dan bahsediliyor ya. Burada bunun reklamını yapan adamlar o adaları gidip tek tek verenler zaten. Biz aslında başımıza ördükleri bu çorabın onda birini geri söktükleri, onu da kendi çıkarları adına yaptıkları için bu adamlara müteşekkir olmamalıyız. Bu bir yana, ben elbette söz konusu kişi Erdoğan bile olsa kendi ülkesini koruyan insanı desteklerim ama bu doğru bir şekilde olmak zorunda.

Ben dayanamadığım bir insanı böyle savunmak zorunda kaldım zaten. Darbe girişimi sırasında bana AKP'li muamelesi yapan vardı, örneğin. Yahut iç politikasını desteklemesem de Suriye'de iyi gidiyor dediğim olmuştur.

Ancak ABD ile görüşmeden sonra Eset Eset diye çıktığı zaman siz artık bunun ancak birkaç anlama gelebileceğini anlıyorsunuz.

Sizin anlayacağınız şu an Suriye'de doğru yaptığı şeyler varsa istediği için değil, köşeye sıkıştığı için. İşte acıklı gerçek bu. Şu an bu ülkenin şansı yaver gidiyor yani, yoksa gerçek bir sahip çıkanı kesinlikle yok. Zira meclisteki her ama her parti başkanı bu oyunun içinde. Slotlar muhalif görünümlü olup muhalif olmayan (kastım salt hükümet değil, 1950'den beri hizmet ettiğimiz ülkeler) adamlarca işgal altında.

Burada kaçan şey bir farkındalık momentumu. Suriye'de durum haberdeki gibi olsaydı, halkın Kuvayi Milliye reflekslerinin çok yıpranmış olduğuna delalet olacaktı bu. Benim öfkemin, korkumun altında yatan şey bu. Çünkü biz Suriye ile itediğimiz kadar reddedelim, aynı toprağın ülkesiyiz ve bir anlamda kader ortağıyız ve aynı bağımsızlık hareketlerine imza attık zamanında. Halkın Suriye'ye daha fazla kalıcı zarar ihtimalinden korkması lazım geliyor yani, örneğin zamanında yaptıkları gibi, oradaki camide namaz kılmak gibi korkunç fetih heyecanlarının aksine.

eklemeyi unuttum: Evet ÖSO başat güvensizlik sebebidir ama Tayyip Erdoğan'ın diplomatik görüşmelerindeki karışık sinyaller ve Esad'la uzlaşamaması asıl endişe verici unsurdur. TSK ise Suriye toprağında Suriye bize kastetmediği sürece ki etmedi, SAA yani Suriye'nin kendi ordusu ve Suriye Hükümeti süpervizörlüğü altınd aolmalıdır. Yoksa ben elbette bir vatandaş olarak güvenimi kaybederim.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
@godoşu beklerken, nick vermedim ama son iki paragraf zaten size yönelik değil. Yukarıda cevap veren başka kullanıcılara. Aslında konu şundan ibaret: "Sizin anlayacağınız şu an Suriye'de doğru yaptığı şeyler varsa istediği için değil, köşeye sıkıştığı için. ".

Türkiye tam bağımsız ve güçlü bir ülke değil. Katılıp, katılmama konusuna ve kar/fayda analizine girmeyeceğim. Taraf değiştirme Batı'dan, Doğu eksenine yönelme konusunda düşündüğünüzden çok daha kötü sonuçla ayrılırız. NATO ülkesiyiz. Ülkemizde ABD üstleri var. AB ile dirsek temasındayız. Politikalarımızın yıllardır o yönde olmasının yanı sıra, komşu ülkelerimizin de bu şekilde evrilmesine izin verdik, destek olduk.

Bu durumda tavır koyacak ya da taraf değiştirecek ne ekonomik ne de politik gücümüz var. Herhangi bir eylem yapabilmek için elimizden gelebilecek tek şey bir yandan denge politikası izlerken diğer yandan gerek yaşam standartları, gerek askeri güç olarak güçlenmek lazım. Aksi takdirde bir bakmışsın çeşitli terör örgütleri ülkemde bombalar patlatıyor ya da bir sonraki Suriye biz olmuşuz.

Bunları geçtim Rusya, İran ve Çin ile herhangi bir çatı yok altında birleşebileceğimiz. En fazla ABD kucağından kalkıp, Bu ülkelerin kucağına otururuz. Öte yandan Rusya ve İran ile sırasıyla siyasi, etnik ve dini sebepler temelli olan ayrışmalarımız varken, ABD ile ortak katıldığımız savaşlar bile var. Tabii ki ülkelerin dostları yoktur. Hepsi temelde çıkar ilişkisidir. Türkiye, ABD ve Avrupa için, Ortadoğuya kalkan ve bir üs. Hangi kart ya da koz ile o saydığın masada söz sahibi olabileceğiz ki?
0
nawar
(20.02.18)
şu ara sıra alevlendirileduran israil karşıtlığı/düşmanlığı? beyanları ortalarda savrulur durduğu dönemlerden birinde; demir-çelik fabrikasında çalışan bir arkadaşım söylemişti: "daha bugün tonlarca demir kütüğü gönderildi israil'deki falanca firmaya, ne diyo bunlar" diye. mevzu para ticaret ekonomik dengeler ilh.

ama amaç olan kısım bize herhangi bir şekilde aktarılmadığı için durum karmakarışık anlaşılmaz halde görünüyor. tak diye anlaşılabilir bir hali olduğunu söylemiyorum ama demek istediğim haberimiz olmayan ve bize bilhassa bize tek bir bilgi kırıntısı dahi sızdırılmayan tarafları da var bu işlerin.

kendimce bir kısmını da söylemeye çalışayım, geçen sene suriye sınırında askerdim, ve diğer taraflarını bırakırsak sadece sınır güvenliğini sağlamak amacıyla türkiye'nin buna mecbur kaldığını rahatlıkla söyleyebilirim.

yani bir olay, ya da böyle bir olay, öncesiyle etraflıca ele alınmalı derim ben ama biz sen ben o; o verilere erişemiyoruz. benim tek diyebileceğim, her ne kadar söylenileduran böyle olmasa da; türkiye afrin'e mecbur kaldığı/bırakıldığı için müdahale etti ediyor. mecburiyet kısmı, önceki siyasi hamlelerden kaynaklanıyor diye düşünüyorum ben. bir nevi tutarlı olma kaygısı.

ek olarak da bir alıntı yapayım meçhul:
- savaşta önce gerçekler ölür.
0
dafaisss
(21.02.18)
(6)

Yemeksepetinin ki ofis ise bizim çalıştığımız ofisler ne ?

Yaratıcı Nickli Helper
SB https://www.youtube.com/watch?v=_FiyzYG3Hdg :((
0
Yaratıcı Nickli Helper
(19.02.18)
Nevzat Aydın'ı gösterip sorsalar bu adam hangi siteyi kurmuştur diye tanımasam dahi yemeksepeti derdim.

Hızlıca göz attım pek hoşuma gitmedi benim, Google'a falan bakma bunalıma girersin.
0
i was made for you
(19.02.18)
biz ajanslarda gayet mutluyuz
0
darkcherry
(19.02.18)
bizim elektrik anahtarları aynı en azından aslşkdjas.
yalnız o halıfleksimsi zemin olmamış, astımı olanlara büyük çile, toz yayılıyor etrafa, ayrıca sıvı dökülünce temizliği de zor; biz kaldırıyoruz. afrodisias'tan çıkma mermer döşeticez, gelsin webrazzi elimizi öpsün çekim fırsatı verelim...
0
Bruce
(19.02.18)
Bu konu hakkında 3 saat aralıksız konuşabilirim. O kadar yalan birşeyki bu göze çekilen sürme gibi. Ofis iş yeridir, çalışırsın işin bittiğinde çeker gidersin keza bu konu da defaatle konuşuldu buralarda/sağda solda. Ancak bizim işverenimiz işi değil de çalışanı görmek arzusunda olduğu için, operatörlük işleri dışında da çalışanı masaya kitlediğinden çalışanlarımız da ne yapsın böyle şeylere özeniyorlar işte. Ssg yıllar önce windows'un kampüs ortamını anlatmıştı da herbir ağızdan ''vay canını yediğim'' serzenişleri dökülmüştü dudaklarımızdan.

Benim tanıdığım pazarlama müdürü var, sabah evden erkenden çıkıp arabayı sanayide bi' kenara çekip içinde yatıyor arabada arvento varmış; işveren böyle bir disiplin önlemi alınca çalışan da şark kurnazlığı ile önlemler geliştiriyor. Bunlar(bu tür ofis yapıları) hep mesai anlayışının tırtlığında hoş görünen ya da asosyallikten ölecek insanlara(misal: ben) güzel görünen şeyler. Oysa sen işini yap çek git bilardonu en kral mekanda oyna, git evinde uyu ya da ne bilim 1,5 liraya americano içme starbucks'a gömül 13 lirayı (bu arada verdiğin linke bakmadım ama yemeksepetinin son ofisini biliyorum, sanırım oradan bahsediyorsundur diye bu kadar atıp tuttum, işin sonunda madara olmak da var; kaderimizse onu da çekeriz)

Yani mesai saati zorunluluğunu iletişimle çözemeyen/çözdürmeyen işletmelerde göze çekilen sürmedir bu, adam ps4 koyar kenara gider arada 20 dk 2 maç yapıp ''motivasyon'' sağlatır sana. yersen, bi' tane ''cafe'' koyar terasa manzara seyrettir hıhım evet, yersen şahane şeyler bunlar. Neresinden baksan tutarsız, ahmet kaya sen benden çok yaşayacaksın diyeceğim de olmayacak. Teknik olarak mümkün değil.

not: ankarada bi tane mimarlık ofisi biliyorum, langırt kutu oyunları ps filan koymuşlardı ve bunu mülakatlarda beyan ediyorlardı adamla baya bi' eğlenmiştik(birlikte değil, mülakatı gerçekleştiren ''adam''la eğlendik) Zaten sanmıyorum bizden sonra da böyle ''ofisimizde gördüğünüz gibi ''şunlar şunlar'' da var'' diyebildiğini. Böyle şeylere inanmayın, malum burada bazen kadınların alternatif sorularına verilen cevaplardan en çok kullanılanıdır. İnanma
0
mete kudur
(19.02.18)
Bence hatun düşürmek için ideal bir ofis. Yetenekli biri tüm departmanlara namını duyurabilir.
0
dissendium
(19.02.18)
@umutko alman firması derken almanyada bir şirket mi? Almanyadaki bir ingilizin videosunu izliyordum daha biraz önce adam hiyerarşiden, kurallardan bıktım, üstümle konuşurken yanlış you kullanıyorum diye bile çok sıkıntı çıkıyor diye dert yanıyordu
0
freedonia
(20.02.18)
(21)

Hic karabasan gordunuz mu?

aychovsky
Uyku felci diyelim ya da. Cok kabus gormusumdur ama hic karabasan yasamadim. Genelde kabustan ziplayarak, sicrayarak ya da Hollywood filmlerindeki kadar dimdik olmasa da dogrularak uyaniyorum. Hic yasadiniz mi? Nasil bir his? Illa kabustan sonra mi oluyor, yoksa sabah alarm calinca da olabilen bir s
Uyku felci diyelim ya da. Cok kabus gormusumdur ama hic karabasan yasamadim. Genelde kabustan ziplayarak, sicrayarak ya da Hollywood filmlerindeki kadar dimdik olmasa da dogrularak uyaniyorum.

Hic yasadiniz mi? Nasil bir his? Illa kabustan sonra mi oluyor, yoksa sabah alarm calinca da olabilen bir sey mi? Bir de genel olarak kabustan nasil kalkiyorsunuz? Merak ederek cok mu sacmaliyorum?
0
aychovsky
(19.02.18)
bi kere olmuştu, ateşli hastalık geçiriyordum, uykudan uyandım yaklaşık 1 saat kalkamadım, çok çişim gelmişti, kalkamadım, sağa sola bile dönemedim, ses bile çıkaramadım. sonra nasıl hareket ettim bilmiyorum muhtemelen hastalıktandır.

bi kaç kere yüksekten düşerken uyandım, hemen sağa sola bakındım. evet fırlayarak uyandım.

onun dışında fırlamak evet çok doğal bir refleks ama ben uyanıp sağıma soluma bakıyorum dilikmekten çok.
0
Photographer
(19.02.18)
çocukken birkaç defa oldu. gözlerim dışında hiçbir yerimi oynatamıyordum. birkaç defadan sonra kendi kendime "kapat gözünü yat, nolcak" dedim. bu şekilde iki-üç defa daha olmuştur. başka da olmadı.
0
lesmiserables
(19.02.18)
bir kaç kere yaşadım. ilk başta anlamadım ne olduğunu. sadece nefes sesimi duyuyordum bi de gözlerim hareket ediyordu. baktım kollarım falan hareket etmiyor. ilkinde hafif aptallaştım da daha sonra olunca "aha gene oluyo" falan dediğimi hatırlıyorum.
0
ravenclaw
(19.02.18)
Ben bi cok defa gordum. Bagirmaya calisip bagiramamistim. Bunlar hafifti.
En kotusu surekli dusuyormusum gibiydi.
0
durgunfoton
(19.02.18)
Çok. Algı açık oluyor yani uyanık gibi oluyorsun ama ne hareket edebiliyorsun ne sesin çıkıyor. Kulakların uğulduyor, kalp atışını güm güm beyninde hissediyorsun. Bir aralar istisnasız her gece yaşardım bunu. Bana tam uykuya yeni dalmışken olurdu, derin uyku sırasında hiç olmadı sanırım.
0
i m cool with that
(19.02.18)
Bana da iki üç defa oldu. Sanki üstümde biri oturuyor gibi bir ağırlık hissediyorum, kendi nefes sesimi duyuyorum ama sanki dışarıdanmış, kulağımın dibinde biri hırr hırr diye nefes alıyormuş gibi bir his oluyor. Yarı açık, yarı kapalı bilinç. Yani, "şu anda karabasan görüyorum herhalde, hmm korkutucuymuş" falan diye düşünebiliyorsunuz. Ben olduğu her seferde kendime "bu bilimsel açıklaması olan bir şey, doğaüstü bir şey değil, uyanabilirim" falan deyip kalkmıştım.
0
sopiro
(19.02.18)
www.eksiduyuru.com

eksisozluk.com

B.k gibi bişey ozetle. Bu ikisinden sonra yaşamadım hiç.

Kabuslar da tüm modumu düşürüyor benim, büyük iç sıkıntısı ile uyanıyorum.
0
elorelia
(19.02.18)
bana da olmadı hiç.
0
Bruce
(19.02.18)
Bana cok oluyor. Birkac gece ustuste ya da ayni gece birkac kez olabiliyor. Ilkini hatırlıyorum lisede yurtta olmuştu ve inanilmaz korkmustum. Sonralari dua falan okuyarak defetmeye basladim, artik sallamiyorum bile. Biraz kasiyorum kendimi uyanmak icin o kadar. Alisiyor insan.
0
japon askeri
(19.02.18)
Sadece gece olan birsey degil gunduz uyurken de oluyor. Ha bi de aklima geldi simdi. Akserde garaj nobetinde kamyonun kasasinda kisin tekirdagin gece ayazinda uyurken basmisti. Bi uyandım bacaklarim yok. Soğuktan uyusmus .Ayaga kalkayjm derken yere kapaklanmistim. Kim s.ker karabasani oyle bi durumda.
0
japon askeri
(19.02.18)
yasadigim karabasan mi bilmem ama uyku ile uyaniklik arasi bi durumdayken kalkmaya calisip da kalkamamam ancak cok fena zorlamamla surunerek yatagin kenarina gelip ayaklarimi yere atabilmem gibi bi sey yasamistim vaktinde.
0
arkadakiadam
(19.02.18)
birkaç ayda bir yaşıyorum. sanırım normalden daha sık bir oran bu.
gözünüzün açık olduğunu ve hareket edemediğinizi sanıyorsunuz. daha doğrusu ben hala, o esnada gerçekten gözlerim ve bilincim açık mı, yoksa rüyada mıyım ayırt edebilmiş değilim. sanki vücudum yatağa kayışlarla bağlanmış gibi hissediyorum. bana hep geceleri oldu, sabah olmadı.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(19.02.18)
üniversitede 2-3 sene devamlı oluyordu. sonra kendiliğinden geçti. artık nadiren oluyor. olduğunda panik yapmayıp tekrar uyumaya çalışıyorum. başka türlü geçmiyor.
0
sir gawain
(19.02.18)
kabustan sicrayarak uyanmak diye bir sey hic yasamadim. film karesi gibi geliyor bana o. ergen kizlarin yuzustu kendilerini yataga atip aglamalari gibi. normal uyaniyorum fazlaca kalp atisiyla.

karabasan korkunclu. birkac defa oldu. birinde ustumde bir sey oturuyor, birinde ensemden nefes sesini duyuyorum, birkacinda sadece hareket edememe hali. bir kere de sehirlerarasi otobuste olmustu. kucagimdaki cantaya kafami koyup dalmistim. uyandim ama duzelemedim bir sure. degisikti.
0
jimicik
(19.02.18)
Bana da yıllar önce çok olurdu. Hatta hiç unutmam, ilk olduğunda ölüyorum sanmıştım. Zira hareket edemiyorsun, bağırmak istiyorsun bağıramıyorsun. Bittikten hemen sonra koşa koşa yüzümü yıkamıştım. Belirli zaman sonra alışıyorsun.
0
altin gol atan stoper
(19.02.18)
Arada oluyor. Şimdiye kadar 10u geçmiştir birkaç aydır olmamakla beraber. İlk olduğu zamanlarda çok panikliyordum. Son seferlerde iyice alıştım galiba, sakin kalmak için kendimi telkin edip geçmesini bekliyorum. Panik olmadan kolumu oynatmaya çalışıyorum.
0
curukturpkokusu
(19.02.18)
bir kere oldu.. yatağımla duvar arası açılıyor ve ben o araya doğru kayıyorum. kıpırdayıp, kendimi yatağımın üstüne atmak istiyorum ama olmuyor. iyice gömülüyorum ve bağırıyorum ama sesim çıkmıyor, duymuyorum sesimi. sonra birden uyandım ve o anda ev arkadaşımı kendi odasında çıyan soktu. evimiz 4. kattaydı ve bırak çıyanı, ufak bir böcek dahi görmemiştik evde o güne kadar. hala hatırladıkça içim titrer.
0
silah taciri
(19.02.18)
yılda bir iki defa oluyor. sırt üstü yatmak ile bağlantılı. genelde görülen beynin o an oda içinde fark ettiği fakat bilinç ile algılayamadığı için o objelerden türettiği fantazi oluyor. bir defasında sandalyede asılı olan montu yaşlı bi adam olarak görmüştüm mesela.
0
orpheus
(19.02.18)
Hep duyardım hiç başıma gelmemişti iki sene öncesine kadar. Bir rüya gördüm, tanıdığım bir kızın, gerçekte olmayan apartman bahçesinde bekliyorum. Apartmandan iki kadın ve kapıcı çıkıyor, kapıcı kadınlara bahçeyi de gezdiriyor. Ben saklanıyorum, bakıyorum ki geliyorlar, kenara uzanıp, sırtım yola dönük, uyuma numarası yapıyorum. Kadınlar “aa burada biri uyuyor” diyor. Orada uyanıyorum ama olay orda başlıyor aslında;

Uyanıyorum, yatakta olduğumu, hangi tarafa doğru yattığımı bile biliyorum. Yüzüstüne yakın bir pozisyondayım. Sırtımdan bir şey beni Yatağa doğru bastırıyor. Bu sırada rüyamdaki Kadınların mırıldanmalarını da hala duyuyorum ama kelimeler seçilmiyor. Felak-Nas okumaya çalışıyorum ama dilim oynamıyor, bırak ses çıkarmayı. Aşırı panik halinde değilim ama korkmuş durumdayım tabii. “Yapacak bişey yok, öyle içinden içinden oku” diyorum kendime. Yarısına falan geldiğimde vücut kendine gelmişti, sesli sesli devam ettim o an. Refleksle dönüp arkaya baktım ama bir şey yoktu tabii.

Bende böyle oldu.
0
lazor
(19.02.18)
İki defa yaşadım. İlki fantastikti ama mobildeyim anlatamayacağım. Karabasan tecrübesi yaşattı o. İkincisinde nasıl bir şey olduğunu biliyordum. Daha rahat geçti.

Seslenmeye çalışıyorsun sesin çıkmıyor. Hareket etmeye çalışıyorsun, kılın kıpırdamıyor. En ufak kaz gruplarımı hareket ettireyim, çözülür dedim. El olmadı. Ayak parmaklarını denedim. İki ileri geri yapabildiğim anda bütün vücut kendine geldi zaten.

Sözlükte başlığında ben korkmuyorum, öyle korkmam, böyle kafam rahat falan diye yazanlar var. Ya yalan söylüyorlar ya da müptelası olmuşlar. Felç oluyorsun. İlk ya da ikinci yaşadığında öyle kalacağın korkusu yaşamamış olman imkansız diye düşünüyorum. Yoksa karabasan geldi beni boğup öldürecek falan diye korkan yoktur elbette.
0
nawar
(19.02.18)
ben bir kere yasadim, efsane bir deneyimdi. ciddi anlamda biri seni yataga baglamis gibisin. inanilmaz bir duygu yataktan kalkmak isteyip kalkamamak.
0
baldur2
(19.02.18)
(6)

Restaurand açmak fikrim var sizce mantıklı mı ve ne kadara mal olur?

goodyes
Merhaba arkadaşlar, kendimi bildim bileli en büyük zaafım yemekler. Türkiye ve avrupa'nın büyük bir çoğunluğunu gezdim ve gittiğim her yerde bütcem el verdikçe yerel yemekler ve en meşhur mekanları denedim. Damak zevkim kuvvetli, sayısız mekan denediğim için restaurandların artı ve eksi yanlarını,
Merhaba arkadaşlar, kendimi bildim bileli en büyük zaafım yemekler. Türkiye ve avrupa'nın büyük bir çoğunluğunu gezdim ve gittiğim her yerde bütcem el verdikçe yerel yemekler ve en meşhur mekanları denedim. Damak zevkim kuvvetli, sayısız mekan denediğim için restaurandların artı ve eksi yanlarını, müşterilerin beklentilerini çok iyi biliyorum. Babam iyi bir esnaf ve ben onun yanında büyüdüm, esnaflığı biliyorum ve işletme yönetme tecrübem var. Diyorum ki istanbul'da antep-urfa sofrası tarzı bir restaurand açayım, sağlam ustalarla çalışayım.

Sizce bu saydıklarımdan yola çıkarak restaurand açmak mantıklı mı? Bir de en önemlisi bana tahmini ne kadara mal olur mekanı açmak? Son olarak her türlü fikir eve önerinize açığım, açarsam sizi asla unutmayacağım :)
0
goodyes
(18.02.18)
oneri olarak restaurand kelimesini kesinlikle kullanmamanizi oneririm. restoran olarak turkcelesti o kelime zira.
0
supergirl
(18.02.18)
hacı dürümcü'den başla. ucuza güzel dürüm. cidden bak istanbul'da dürümcüler eridi gitti. dürümcü'de başarıyı yakalarsan oradan yürürsün.
0
dedim dedim de kime dedim
(18.02.18)
@j r r tolkien hayrani dünya mutfağı açacak donanım ve lezet tecrübesine sahip değilim. İnsan en iyi bildiği işi yapmalı diye düşünüyorum
0
🌸goodyes
(19.02.18)
antep-urfa tarzının sağlam ustaları pek yetişmiyor, halihazırda piyasanın en iyilerini toplamak için iyi maaş -hatta kardan pay- vermek gerekebiliyor.

ama nedir, kendine ait bir dükkan-işyeri tarzı bi gayrimenkulün vardır, onu değerlendirmek için kebabı iyi-kötü yapabilen birilerini bulursun, belirli sektör standartlarını tutturursun; o zaman para kazanırsın. yemek işinde konum önemli, bu da yüksek kira demek. işletme giderleri konusunda başarılı olduğunu varsaysak bile en başta sağlam sermaye gerekir. konum ne şekilde önemli olmaz, çok iddialı lezzetler sunarsan; günümüzde sırf güzel şeyler yemek için yol katetmek moda gibi bişey bile oldu ama işte cidden insanları oraya getirtecek lezzet lazım. bunun için de yine başa dönüyoruz, işinin ehli ustalar. senin damak tadının sağlam olmasının bu noktada işe yarayacağı tek aşama yeni usta keşfetmek olur, o da sadece şans. bu işin okulunu okuyanlar, daha profesyonel gözle bakanları ikna etmek zor olur.

iş ustada başlıyor yani, hakikaten iyisini bi şekilde bulursan neden olmasın. yoksa sıradan bir şeyler yapacaksan yaptığın yatırımı çıkartacak seviyeye kadar büyümen çok uzun zaman da alabilir, hiç o seviyeye gelemeyebilirsin de. kiradan vs. kaçacak bir durumun varsa, heves de ettim diyorsan olabilir.


Basta editi: basta'nın kurucuları Kaan Sakarya ve derin arıbaş Michelin yıldızlı restoranlarda çalışmış, sonrasında buraya gelip ülkenin en iyi fine dining restoranını açmış iki tane üst düzey şef. O çıta çok yüksek bir çıta, zaten sosyal medyada duyulmasının sebebi de ikisinin kariyer ve el becerisi; sadece reklamla olacak gibi değil. İkisinden birinin yarısı kadar işinin ehli usta bulsan daha da bişeye ihtiyacın kalmaz.
0
Bruce
(19.02.18)
adım başı kebapçı. bence tutmaz.
0
japon askeri
(19.02.18)
kebap işi çok komplike, usta dışında, aldığın ete kadar dünya kadar ayrıntıyı düşünmen gerek, bence en iyi bildiğiniz 1-2 yemeği düşünün ve onun üzerine gidin. mesela çorba olur, köfte olur, lahmacun olur; bunlardan biri ya da en fazla ikisi olsun.

tabii bunlar iyi bir iş yapmak istiyorsanız, yoksa sıradan bir yerde, vasat yemeklere ortalama ve altı fiyatlar vererek bir şekilde kazanırsınız.

bir de devren satın almayı da düşünebilirsiniz, bu daha basit ama daha pahalı olur ama garantisi vardır.
0
gezegen olan pluton
(19.02.18)
(11)

kocaman burgerler

charlotte blanc
https://twitter.com/hakanwhey/status/965298485154209793su resimdeki burgerleri yeme adabi nasildir ? bir yere gittigimizde canim cekmesine ragmen sirf ugrasmamak icin siparis etmiyorum bu burgerleri. ama merak da ediyorum.
twitter.com

su resimdeki burgerleri yeme adabi nasildir ? bir yere gittigimizde canim cekmesine ragmen sirf ugrasmamak icin siparis etmiyorum bu burgerleri. ama merak da ediyorum.
0
charlotte blanc
(18.02.18)
ben direk isira isira yiyorum. ikiye bolunmesinden hoslanmiyorum :(

gecen yemek yedigim biri catal bicakla keserek yedi, hayatimda ilk kez catal bicakla burger yendigini gordum.
0
fakyoras
(18.02.18)
Ben de merak ediyorum, çatal bıçakla yenecek türden de değil, elle şapır şupur da
0
oekuklu
(18.02.18)
Bıçakla ikiye bölüyoruz ortadan, daha sonra iki ayrı burger gibi davranıp ele alıp dalıyoruz.
0
hedep
(18.02.18)
güzelcene elinizle sıkıştıraa sıkıştıra ısırma suretiyle yiyorsunuz, oraya buraya bulaşan sos, peynir ve türevlerine aldırmıyorsunuz.. bazı yerler ikiye bölüp getiriyor direkt, yemesi de kolay oluyor. belki siparişi verirken bunu rica edebilirsiniz.
0
blacksky
(18.02.18)
Ben çatal bıçakla yiyorum. Batırdıkları şişleri çıkarmamak iyi oluyor, malzemeleri bir arada tutuyor.
0
fotrsapka
(18.02.18)
nasıl ki pizza elle yenmesi makbul bi yiyecek, hamburger de öyle. aşağıda kalan kısımdan sıkıca bastırıp ağzın sığdığı kadar ufak ufak ısırmak suretiyle de yenebilir, ağzı kocaman açarak yumulmak suretiyle de. kimse "hayvana bak" demez yani, o konuda bi çekincen olmasın. ha, sonradan görme artisler diyebilir ama onları da takmayıver.

kadıköy'de insanlar rahat rahat yesin diye müşterisine eldiven veren hamburgerci var mesela, b.o.b
(güzeldir, tavsiye olunur tr.foursquare.com )
virginia angus da sargı bezi formunda, annelerimizin beslenme çantalarına koydukları gibi ıslak bez/mendil veriyor. kısacası içinden geldiği gibi göm gitsin.
0
Bruce
(18.02.18)
Sipariş verirken ikiye bölmelerini rica ediyorum, sonra da ısırarak yiyorum. Çatal bıçakla burger yemek hiç keyifli gelmiyor bana.
0
pike
(19.02.18)
o sapladıkları kürdanı çıkarma. burgerin kayıp yamulmasını çok güzel engelliyor.

burgeri tutunca da serçe parmaklarınla ekmeğin altından tut.
0
kibritsuyu
(19.02.18)
Bulundugum yerde hamburgerler hayvan boy; bir arkadasim yarisini yiyip yarisini eve sardirdi gecen. Benim de elim kucuk, ince bir hamburger olsa tutarim ama elime sigmiyor hamburger ikiye, uce bolununce de. Inceltilmedigi surece basparmagim gerilmekten agriyor, sabit tutamiyorum. Bir de ekmegi de sinirli yedigim icin ust ekmegini atiyorum, alt ekmegini de tabak gibi kullanip onu karman corman karistirarak catalli bicakli girisiyorum. Arada alt ekmeginden bir iki lokma da kesiyorum.
0
aychovsky
(19.02.18)
zaten hayatı fast food tadında yaşadığımızdan bari yiyeceğimiz fast food olmasın normal lokantadan bıçak-çatalımla köftemi yerim.
0
biravekahve
(19.02.18)
İkiye kesilir öyle servis edilir, biz de o kültür yerleşmedi henüz sadece büyüklük önemli nasıl yenecek düşünen olmadığı için, amerikada sorarlar ,ikiye keser verirler
0
Uncle Sam
(19.02.18)
(4)

Test

grobet
Merhaba, https://onedio.com/haber/algi-yetenegi-zirvede-olanlarin-bile-zorlanacagi-raven-matris-testini-gecebilir-misin--659816 Bağlantıda olan testi yapıp sonucu yanıt olarak yazabilir misiniz? Formata da uyduralim daha önce bu testi yapmış miydiniz?
Merhaba,
onedio.com
Bağlantıda olan testi yapıp sonucu yanıt olarak yazabilir misiniz?
Formata da uyduralim daha önce bu testi yapmış miydiniz?
0
grobet
(16.02.18)
yapmadım, bundan sonra da yapmam. bu gibi başkalarının ürettiği içerikleri derleme adı altında çalarak para kazanan, bundan hiçbir şekilde gocunmayan, aksine savunan; pişkin, arsız ve saygısız sitelerin içinde barındırabileceği hiçbir şey bu kararımı değiştirmeme sebep değil.
0
Bruce
(16.02.18)
Delilik sınırını aşmış bir dahisin! çıktı.
0
dissendium
(16.02.18)
Daha önce yapmamıştım.

Dahiymişim tişikkirler.
0
Ufuk
(16.02.18)
Delilik sınırını aşmış br dahi.
Vakit kaybı.
0
sopiro
(16.02.18)
(16)

Herkesler mi Balkan Göçmeni Şimdi?

bos gezenin bos ustasi
Bir ben miyim dededen muşlu olan?http://i.hizliresim.com/PlOOP8.jpg
Bir ben miyim dededen muşlu olan?

i.hizliresim.com
0
bos gezenin bos ustasi
(16.02.18)
bizde bir iki komşu köy dışında hep aynı köylü. :D adamlar il bile değiştirmemiş.
0
elorelia
(16.02.18)
annem aynı köy, babam aynı mahalle (ikisi de aynı ilçe) 1840 en eski kayıt
0
burya
(16.02.18)
hükümetten yugoslav açılımı bekliyorum. varsa yoksa kürtlere. pozitif ayrımcılığa karşıyım.
0
La Femme D'argent
(16.02.18)
benim sülale de kazık çakmış sağolsunlar. bırak ili, ilçe bile değiştirmez misin ya ilçe?

zamanında birisi komşu ilden biriyle evlenmiş, en büyük yaramazlık o olmuş koca 200 senede. yazıklar olsun.
0
cay koy geliyorum
(16.02.18)
1849 çıktı en eski,isimler falan demişik sadece Elvida var bi tane mesela büyük büyük büyük anaannem
SİNCE 1849 milli ve yerliyiz :p
0
gündüz m
(16.02.18)
Ben bir dedemden hicbir yerliyim, ne olacak? Kendisi Kuzey Kafkasya´dan miras paylasiminda sorun ciktigi icin kaciyor, adini degistiriyor falan fisman.
0
buf-e kür
(16.02.18)
bu kadar balkanlı çıktıktan sonra onun da bir esprisi kalmadı. kafkas köken daha cool.
0
doxanikee
(16.02.18)
bana sürpriz olmadı en uzak kars var işte :)
0
douglas
(16.02.18)
Hayır bizler saklandık. Utancımızdan söyleyemiyoruz bile. En iyisi ben göçeyimde benden sonra gelen olursa onlar göçmen sayılır en azından.
0
uyusam iyi olur
(16.02.18)
Kafkas köylüsü +1
Gerçi babamın dedesinin doğum yerine sohum yazmışlar ama orası sürüldükleri yer olduğu için atavatanda yaşayanlardan öğrendiğimle konuşuyorum.
Anne tarafı da, ananemin tarafı da, babanemin tarafı da aynı; sadece onlar daha erken gelmiş. Anlayacağınız safkan elbruz atıyım, balkan da neymiş..
0
Bruce
(16.02.18)
sülalede of dışında doğan ilk kişi benim, urla'da doğarak kaliteyi yükseltmişim bi anda. bizim aile zaten karadenizden baya ünlü bi aile, 7 kuşak oflu olduğumuzu biliyordum, beklediğimin aksine bi şey çıkmadı.
0
nundu
(16.02.18)
biz de macırız:)
0
nothing in my way
(16.02.18)
herkes göçmen değil sadece göçmenler bunu övünülecek bir şey zannedip yazdığı için öyle görünüyor,
0
gezegen olan pluton
(16.02.18)
1800'lerden beri benim anne baba dahil herkes aynı köyde doğmuş, zinciri ilk kıran ben sonra kardeşim olmuş.
0
dedim dedim de kime dedim
(16.02.18)
ben de yunanistan göçmeniyim. mavi gözlerimden sarı saçlarımdan belli oluyor ama zaten.
0
pinkpeony
(16.02.18)
aynı çevrede dönüp durmuş bizimkiler de. 200 yıllık gakgoş çıktık.

atadan (dolayı) bir, selanik damarı olsun isterdim. onun dışında memleketimden, ailemden, toprağımdan yana bir şikayetim yok. tabii silme akpli olmasından başka :) tabii bir de cehalet ve yobazlığın çok olması :)

geçmişim rum da, ermeni de çıksa gocunmazdım. yine gocunmuyorum. kimseye zararımız yok; hırsız değiliz, arsız değiliz. daha ne?
0
runagain
(17.02.18)
(12)

Berberlerin sapık olması

freedonia
Genelleme yaptık, sapık derken biraz ağır da oldu tamam ama. Dükkanın önünden kadın geçiyor diye 30 saniye işini bırakıp öküzün trene baktığı gibi bakılır mı? Bana mı hep böylesi denk geliyor anlamıyorum ki. Sizin denk geldikleriniz nasıl?
Genelleme yaptık, sapık derken biraz ağır da oldu tamam ama. Dükkanın önünden kadın geçiyor diye 30 saniye işini bırakıp öküzün trene baktığı gibi bakılır mı? Bana mı hep böylesi denk geliyor anlamıyorum ki. Sizin denk geldikleriniz nasıl?
0
freedonia
(14.02.18)
dükkanlı esnafın en büyük hobisi bu, berbermiş manavmış bakkalmış fark etmiyor. adamların ana işi oturup sokağı kesmek, karı kız varsa bakmak, tanıdık varsa laflamak, olay varsa dalmak. hele ki büyükşehirlerde daha vahim, şehir küçük olunca tanıdık olur bişey olur diye dikkat edilebiliyor.
0
Bruce
(14.02.18)
ekseriyetle doğru bir tespit. çok kez denk geldim.
0
biravekahve
(14.02.18)
iş/okul ortamında kadın olmayan her adam potansiyel abazadır aga.
esnaflar da bu gruptan işte.
0
japon askeri
(14.02.18)
Benim berberim insan olarak da kaliteli, işini de iyi yapıyor. Geçenlerde bir operasyon geçirmişti. Bir süredir de aramadım. Arayıp halini hatırını sorayım bari.
0
idexo
(14.02.18)
benim berberim sakin, efendi bir adam. hiç öyle itlikleri yok.
0
cay koy geliyorum
(14.02.18)
Mahallemizde bir berber var. Evli oldugumu biliyor. Cocugumla goruyor vs. Kac defa pesime takildi ki hic dikkat cekici bir tipim de yok. Gerci oyle olsa ne olur tamamen kendi okuzlugu. Resmen yolumu uzatiyorum onunden gecmemek icin.
0
uzun kulaklı yalnız tavşan
(14.02.18)
(bkz: berber dayaması)

Yine de genellememek lazım.
0
femme vitale
(14.02.18)
Söylendiği gibi, esnafın önemli bir hobisi bu. Bir de erkek berberi bu, muhtemelen sabahtan akşama çalışıyor ve iş yerinde bile bir kadınla muhatap olma imkanı yok adamların. Doğru demiyorum ama anlaşılabilir bir durum.
Elindeki yahut bekleyen müşteriden çekinse kolay kolay yapamaz ama. Yaşını başını almış, kerli ferli, yol soracak olsan “dayı” falan diye hitap edeceğin adam bile ehehehe yaparsa gemi azıya alır tabii.
0
lazor
(15.02.18)
Bu dedigin butun esnaflar icin gecerli yalniz. Berberlerin gunahi yok, genelleyeceksen esnaflar olarak genellemelisin ki hakli bir genelleme olur.
0
stavro
(15.02.18)
Berberim arkadaşım. Böyle şeylerle işi olmaz. Düzgün biridir.
0
Delay Fuze
(15.02.18)
Ayni berbere mi gidiyoruz diye suphe ettirdin. O kadar nokta atışı bi tespit.
0
mungojerry
(15.02.18)
@bruce + 1

Berberi efendi, duzgun olan arkadaşlar ne sansliymis :) kadikoy-maltepr civariysa biz de gidelim.

Bir de @femme vitale'nin dedigi durum var. Kollari yana acmayinca sikinti olmuyor :) bilincli mi yapiyorlar anlamis degilim.

Bir yerde su uzerimize bagladiklari ortunun orta kismini seffaf bir naylonla kaplamislardi. Eleman, cep telefonuyla oynamamiz icin yapildigini soyledi. Sonra bi baska berberde "soyle bir sey vardi bir yerde. Cep icinmis" deyince "yok abi onun icin degil. Fantezi yapanlar oluyor" dedi ve ben bir yasima daha girdim. Demek tek sapik esnaf olmayabiliyormus.

Alayi degil ama cogu oyle zaten toplumun. Insan kalitemiz yerlerde maalesef.
0
runagain
(15.02.18)
(3)

Sesin kaynagini /yonunu bulmak

camussar
Var midir boyle bir alet? Ya da mobilden calisan bir uygulama?Meseka gecen ses yandan geliyor sandim. Alttan geliyirmus.Kalorifer tik sesi yapiyor saniyordum. Megersem alttaki boru parkeye degiyormus o ses yapiyormus.Sesin yonunu gosterecek bir cihaz super olurdu...tesekkurler
Var midir boyle bir alet? Ya da mobilden calisan bir uygulama?

Meseka gecen ses yandan geliyor sandim. Alttan geliyirmus.
Kalorifer tik sesi yapiyor saniyordum. Megersem alttaki boru parkeye degiyormus o ses yapiyormus.

Sesin yonunu gosterecek bir cihaz super olurdu...tesekkurler
0
camussar
(14.02.18)
uygun cevap gelmezse diye şöyle bir alternatif öneri sunayım. hassas bir mikrofon bulabilirseniz telefona takın, ses kayıt programları var(mesela smart recorder); spektrometre misali sesin şiddetini gösteriyor kayıt esnasında. mikrofonu sağa sola yukarı aşağı hareket ettirerek şiddetin artışına bakıp ne taraftan daha şiddetli geldiğini anlayabilirsiniz bir ihtimal. telefonun kendi mikrofonu da olabilir başka yoksa, ya da mikrofonlu kulaklık. sesin şiddeti çok az değilse işe yarayabilir.
0
Bruce
(14.02.18)
akustik kameralar var:

marmatek.com
0
ron dennis
(14.02.18)
Yön bulma işi açık alanda olur ancak. Kapalı alanda ses yankı yüzünden, frekansa göre farklı tepki gösteren nesneler, duvarlar yüzünden vs. tahmin edilemez yollar izleyebilir. Aynı durum gsm, gps, modem sinyali vs. için de geçerli.
0
mikro patlama
(14.02.18)
(3)

duyuru üyeleri cennetlik mi?

gündüz m
birinin kredi sorusuna yardımcı olmaya çalıştım,birini trafik canavarı olmaktan kurtardık(sanırım) güne bu kadar yardımlaşmayla başlamak nasıl hissettiriyor size? zabah zabah melek gibi hissettim kendimi :D ben duyuruya bu imkanı bize tanıdıkları için teşekkürlerimi sunuyorum
birinin kredi sorusuna yardımcı olmaya çalıştım,birini trafik canavarı olmaktan kurtardık(sanırım) güne bu kadar yardımlaşmayla başlamak nasıl hissettiriyor size?
zabah zabah melek gibi hissettim kendimi :D ben duyuruya bu imkanı bize tanıdıkları için teşekkürlerimi sunuyorum
0
gündüz m
(14.02.18)
semavi dinler iyi bir insan olmanın cennet için yeterli olmadığını söylüyor, o yüzden pek mümkün değil. belki de cennete gidemeyeceğimiz için burayı cennet haline getirmeye çalışıyoruzdur...
0
Bruce
(14.02.18)
bilgiyi paylaşmak iyidir bence
ne kadar çok fikir olursa o kadar çözümümüz olur bana göre

bu arada cevap evet cennetlik :)
0
çınarım
(14.02.18)
sanmiyorum.
0
neumann
(14.02.18)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.