Giriş
(1)

bu hangi klasik müzik?

plastic_angel
https://vocaroo.com/i/s0mGiY2YIPCm
0
plastic_angel
(13.02.18)
Bruce
(13.02.18)
(1)

bluetooth hakkında

nickini degistiren yazar
bilgisayardaki bluetooth'un versiyonu 4.0, alacağım alettekinin 4.2. bunlar haberleşebilirler mi? bir de zaten bluetooth'tan çalışan bir farem var, ikisi aynı anda çalışabilirler mi, yoksa fareyi çıkarmam mı gerekir?
bilgisayardaki bluetooth'un versiyonu 4.0, alacağım alettekinin 4.2. bunlar haberleşebilirler mi? bir de zaten bluetooth'tan çalışan bir farem var, ikisi aynı anda çalışabilirler mi, yoksa fareyi çıkarmam mı gerekir?
0
nickini degistiren yazar
(13.02.18)
haberleşir ama 4.0 hızı ve mesafesinde. bilgisayar dandik değilse çalışırlar beraber ki baya dandiklerde çalıştığını gördüm.
0
Bruce
(13.02.18)
(1)

Telefonda kamera hatası uyarısı alıyorum

playing star again
http://prntscr.com/ie9197yukarıdaki gibi bir uyarı çıkıyor sürekli karşıma, bir sürü uygulama sildim yeniden başlattım, farklı kamera uygulamaları denedim hiçbiri çare olmadı. Çözüm önerisi olan var mıdır?
prntscr.com

yukarıdaki gibi bir uyarı çıkıyor sürekli karşıma, bir sürü uygulama sildim yeniden başlattım, farklı kamera uygulamaları denedim hiçbiri çare olmadı. Çözüm önerisi olan var mıdır?
0
playing star again
(13.02.18)
Telefonu güvenli moda alıp dene öncelikle, problem devam etmiyorsa yazılımsal bir sorundur. Telefon modelini yazıp camera problem diye aratabilirsin, genelde başkaları da yaşamış oluyor bu tip problemleri, daha isabetli olur.
0
Bruce
(13.02.18)
(10)

marzipan seviyor musunuz?

Bruce
ben sevip sevmediğime karar veremedim. acıbadem kurabiyesine bayılıyorum ama marzipan barlar fazla mı geliyorsa artık, çok hoşlaşmıyorum. ritter sport'unkini denedim çok beğendim. çikolatasına da bağlı yani diye düşünüyorum. siz ne düşünüyorsunuz?çikolatalı öneriniz varsa rica ederim ayrıca, teşekkü
ben sevip sevmediğime karar veremedim. acıbadem kurabiyesine bayılıyorum ama marzipan barlar fazla mı geliyorsa artık, çok hoşlaşmıyorum. ritter sport'unkini denedim çok beğendim. çikolatasına da bağlı yani diye düşünüyorum. siz ne düşünüyorsunuz?

çikolatalı öneriniz varsa rica ederim ayrıca, teşekkürler...
0
Bruce
(13.02.18)
severim. ritter sport, merci ve bir de şunu denedim:
www.friars.co.uk

bu tür paketli olanlarda nedense bir yapmacık marzipan tadı, ne bileyim bir plastik tadı var gibi. güzeller ama samimi değiller. bu işin hakkını yapan yerler var, böyle baklava kutusunda alıp gömmelik, onlar süper oluyor.
0
MtKrt
(13.02.18)
sunu birakip gidiyorum ben www.ritter-sport.de
0
exlibris
(13.02.18)
@killerbee, badem ezmesi bademin ezilmiş halidir, marzipan ise badem ezmesinin içine şeker katılarak tatlı eklinde yenen halidir. marzipan da 10 yıldır moda olmuş afilli bir snack değil ayrıca, marzipan adı altında ürünleştirildiği için adı marzipan.
0
🌸Bruce
(13.02.18)
nefret ediyorum sahsen. acayip cirkin bir sey bence. adini da sevmiyorum zaten, yerel televizyonda bet sesiyle sarki soyleyen, saclari boyali pacoz tipler gibi.
0
der meister
(13.02.18)
Killerbee +1, Badem ezmesinden tek farki marzipanda aci badem de oluyor biraz. Severim ben, hele images-na.ssl-images-amazon.com bu oldu mu tadindan yenmez.
0
Haldamir
(13.02.18)
ne gereksiz bir şeydir o ya, şeker komasına sokar o adamı. Çikolata bar gibi satılanlardan bahsediyorum
0
speedy
(13.02.18)
Olmasaydı dünya çok daha güzel bir yer olurdu.
0
nawar
(13.02.18)
sanırım hiç denemedim ama bence severim çünkü bademe dair her şeyi sevebileceğimi düşünüyorum şu an
0
nundu
(13.02.18)
marzipan, badem ezmesi...vs artık ismi cismi ne olursa olsun her türlüsünü yerim. almanlar da seviyor baya, çok var marzipan ürünleri buralarda, güzel oluyor pastası mastası da. ritter sport'un çikolatası da lezzetli, bitter olması önemli etken yalnız, sütlü çikolata ile olsaydı çekilmezdi sanki. bir de şu şirin marzipankartoffel dedikleri şeyleri seviyorum. bazısı aşırı şekerli oluyor gerçi, onlar kötü i.hizliresim.com
0
soso
(13.02.18)
çok severim, mozart alıyorum son bir kaç seferdir.
0
puc
(13.02.18)
(2)

kablosuz adaptör önerisi

dali dili havali korna
masaüstünden kablosuz ağa bağlanmak için kullanacağım. modem hemen yan odada zaten, o yüzden abartılı bir şey almaya gerek yok sanırım. hangi linktekini tavsiye edersiniz:https://urun.gittigidiyor.com/bilgisayar-tablet/tp-link-tl-wn722n-high-gain-wireless-usb-adaptor-327121963https://urun.gittigidiy
masaüstünden kablosuz ağa bağlanmak için kullanacağım. modem hemen yan odada zaten, o yüzden abartılı bir şey almaya gerek yok sanırım. hangi linktekini tavsiye edersiniz:

urun.gittigidiyor.com

urun.gittigidiyor.com

urun.gittigidiyor.com

urun.gittigidiyor.com
0
dali dili havali korna
(13.02.18)
Radyasyon yaydıklarını biliyorsun değil mi? ben olsam ethernet kablosu yoluyla bağlanırdım masaüstü bilgisayarsa. ki öyle de yapıyorum. Mis gibi 1 gbit hızın olur
0
binder dandet
(13.02.18)
bence uzun usb kablolu alıp usb'yi arkaya tak, alıcıyı da uygun bir yere koy. hem öndeki usb portlarını kapatmamış olursun, görüntüsü de güzel olmaz; hem de arkada kalmayacağı ve yerini değiştirebileceğin için daha iyi çeker.
bu mantık ışığında bundan aldım ve kullanıyorum, memnunum.
www.hepsiburada.com
0
Bruce
(13.02.18)
(4)

french press yıkanmadan kaç kere kullanılabilir

Bruce
ofiste içmek için almak istiyorum ama günde 2-3 defa çay ocağına gidip yıkamakla uğraşmak istemiyorum. gün boyunca istediğim kadar içip çıkmadan önce yıkasam yeter mi mesela, her press'ten sonra yıkamak gerekir mi? yıkamasak ne olur, iyi süzmez mi kahveyi? kaliteli olanla dandik olan arasında bu açı
ofiste içmek için almak istiyorum ama günde 2-3 defa çay ocağına gidip yıkamakla uğraşmak istemiyorum. gün boyunca istediğim kadar içip çıkmadan önce yıkasam yeter mi mesela, her press'ten sonra yıkamak gerekir mi? yıkamasak ne olur, iyi süzmez mi kahveyi? kaliteli olanla dandik olan arasında bu açıdan bir fark olur mu?
teşekkürler...
0
Bruce
(12.02.18)
Tam anlamadım suya bile tutmamaktan mı bahsediyorsun?
Her presten sonra en azından suya tutmalısın. Yoksa kahve birikir birikir...

French pressi starbuckstan al bence. Diğerlerinin bir işe yaramadığını göreceksin.
0
uyusam iyi olur
(12.02.18)
kahvenin yağımsı özü de bir güzel french presin içine yapışıyor.
0
Photographer
(12.02.18)
suya tutunca direkt gideceğini düşünmemiştim açıkçası, kahve press'in filtre görevi gören kısmından kolayca çıkıyorsa sorun yok.
0
🌸Bruce
(12.02.18)
şak şak yaparsan çıkar.

içine su doldurup filtreyi hızlıca yukarı aşağı şak şak şak.
0
Photographer
(12.02.18)
(2)

gomis'in adının stadda anonsu

nigeo
selamlar,maçlarda gol atan adamın adı anons edilir de soyadını tribünler bağırır ya hani, ya da tam tersi işte...gomis gol atınca anons ne diye oluyor? hohaaaaa gibi bir ses duyuyorum ben.ne deniyor orada?mersi.
selamlar,

maçlarda gol atan adamın adı anons edilir de soyadını tribünler bağırır ya hani, ya da tam tersi işte...

gomis gol atınca anons ne diye oluyor? hohaaaaa gibi bir ses duyuyorum ben.
ne deniyor orada?

mersi.
0
nigeo
(12.02.18)
Bafe diyor anonscu.
0
Bruce
(12.02.18)
bafe diyor anons gomis diyor stad.
0
sparkle kiddle
(12.02.18)
(8)

iphone 8 plus vs xiaomi mi 6

kubariye
iphone 8 plus ve xiaomi mi 6 arasında kaldım. arada çok ciddi bir fiyat farkı var. ne gibi farkları vardır? teknik özelliklerinden çok kullanım açısından fikirlerinizi ve tavsiyelerinizi merak ediyorum.
iphone 8 plus ve xiaomi mi 6 arasında kaldım. arada çok ciddi bir fiyat farkı var. ne gibi farkları vardır? teknik özelliklerinden çok kullanım açısından fikirlerinizi ve tavsiyelerinizi merak ediyorum.
0
kubariye
(12.02.18)
E tabi 8 plus daha iyi cihaz. Kullanım farkında ortaya çıkacak tek şey ios android farkı olur. O da kişiden kişiye değişir. Çünkü ikisi de high end flagship, hızıydı kamerasıydı malzeme kalitesiydi bunlar çok farketmez. Sonuçta ikisi de gg5 kullanıyor önlü arkalı. Sd835 var Xiaomi'de boru değil, a11 bionic var 8 plus'da o da piyasanın en iyisi.
0
bos gezenin bos ustasi
(12.02.18)
Xiaomi mi6 kullanıyorum ve kamera konusunda başarılı olmadığına katılıyorum
0
bobinhoo
(12.02.18)
8+ kullanıyorum ve kamerası mükemmel diyorum.
0
noluyo yaa
(12.02.18)
mi 6'yı da öve öve nerelere getirdik.

ikisi ayrı klasmanın telefonları, bir telefona 3-4 bin vermeye gönlün razı geliyorsa tabii ki iphone al. mi 6 mantıklı insan telefonu, ayrı bir kitleye hitap ediyor. ucuz olmasının götürüleri var elbet, sana gelmez diye düşünüyorum.
0
Bruce
(12.02.18)
tamam mi6 güzel telefon da 8 plusla kıyaslanacak telefon değil. iphone 7 ile kıyaslanabilir en fazla.

not: android fc
0
carabelli
(12.02.18)
Aradaki fiyat farkı değecek düzeyde değil ayfon daha iyi şüphesiz ama bence o farka değmez.
0
gozu acik sevisen yahudi
(12.02.18)
konu aslında @gozu acik sevisen yahudi 'nin dediği gibi aradaki fiyat farkı. 2 katı fark var hemen hemen özellik olarak değer mi? xiaomi beni 1 sene sonra küfür kıyamet sövdürür mü? teknolojik ürünlerde yavaşlığa çok katlanamıyorum, kamera benim için çok önemli değil.
0
🌸kubariye
(12.02.18)
Snapdragon 835 yavaşlamaz öyle kolay kolay. Velev ki yavaşladı yapıştır fabrika ayarlarına dönüşü, oldu bitti. Iphone'daki gibi bilinçli eskitme sözkonusu değil.
0
bos gezenin bos ustasi
(13.02.18)
(6)

Çalışırken İş Görüşmesi Teklifi Geldiğinde

auroraaurora
"Sadece para için iş değiştirmeyi düşünürüm."ün kibarcası nedir? Maaşınızın epeyce üstünde bir teklifi değerlendirirmişsiniz mesela.
"Sadece para için iş değiştirmeyi düşünürüm."ün kibarcası nedir? Maaşınızın epeyce üstünde bir teklifi değerlendirirmişsiniz mesela.
0
auroraaurora
(12.02.18)
Profesyonel is hayati
Profesyonellik
0
ykyt
(12.02.18)
uygun koşullar tarafıma sağlanırsa
0
dedim dedim de kime dedim
(12.02.18)
"Sadece para için iş değiştirmeyi düşünürüm" demeniz yeterli.
0
roket adam
(12.02.18)
"mevcut işimden mutluyum ancak daha iyi bir fırsat çıkarsa neden olmasın"
"işimden memnunum, işimi değiştirmek durumunda kalacaksam buna değecek bir fırsat olmasını beklerim"
0
Bruce
(12.02.18)
Bruce +1





geçtiğimiz hafta hiç hak vermemiştim sanırım, bu hafta telafi etmek için bir süre bruce'a katılacağım.
0
rahip janick
(12.02.18)
"Çalıştığım ortam ve kapsamımdan memnunum. Ancak cazip bir fırsat olursa değerlendiririm."

Anahtar kelime bence de "değecek bir fırsat", "cazip bir teklif" :)
0
burfak
(12.02.18)
(12)

Okuduğunuz universitelerde ulkuculer-solcular vs.

sorubankasi
Var mı? Özellikle özel üniversiteler için soruyorum. Üniversite adı verirseniz de iyi olur?Edit:grup olarak soruyorum tabi ki.
Var mı? Özellikle özel üniversiteler için soruyorum. Üniversite adı verirseniz de iyi olur?

Edit:grup olarak soruyorum tabi ki.
0
sorubankasi
(12.02.18)
Dogus universitesindeyim, hic biri yok. tikiler var birsuru.

Istanbul universitesi fenaydi ama.
0
cagdassalur
(12.02.18)
Marmara’nın ülkücüsü meşhurdur.
0
devilred
(12.02.18)
Kocaeli'de okurken bayağı işsiz bir komünist kitle vardı. Herkesi rahatsız ediyorlardı. Sakarya'da da sağcı bir kitle var ama kimseye bulaşmıyorlar.
0
dissendium
(12.02.18)
Marmarada da vardı. ülkücüler göztepede aktifti, haydarpaşa apolitik kalıyordu bu kampüsün yanında. ama yine bu kampüste de dindar, sosyalist ve ülkücü kesimin varlığını yok sayamayız.
0
cabiday
(12.02.18)
Ege üniversitesi. Evet var, büyük kavgalar oluyordu eskiden şimdi ne durumda bilmiyorum.
0
peggy
(12.02.18)
Kocaeli'de bir defa bizim fakülteyi (iletişim) savaş alanına çevirmişlerdi. KOÜ'de ülkücü pek yok, ben görmedim, akpli çok var, solcu çok var.

Solcular hariç okulun büyük kısmı "aman ali rıza bey tadımız kaçmasın" modundaydı. Nesille ilgili bence. Giderek azalıyorlar, üniversiteler de liselere dönüyor çoğunlukla, en azından genel görünüm bu şekilde.
0
rahip janick
(12.02.18)
biri kolpacı öbürü x2 kolpacı. poserlık baska bir sey değil.
0
binder dandet
(12.02.18)
Bilkent'te her iki grup da radikal olmamak kaydiyla vardi.

Odtu'de ben ulkucu tanimadim ama vardir mutlaka az da olsa.

Humboldt'ta cok az olsa da neonaziler de var kara kizillar da. Leipzig'de kara kizil populasyonu biraz daha yuksek.
0
lamira
(12.02.18)
itude akilsiz solcular ve atanamamis muslumanlar haric siyasete bulasan yok. atanamamis muslumanlar dogru cemaate yerlesirse makam mevki alirlar, akilsiz solcular ise ya okulu uzatir, ya asistan olur 15 senede doktora bitirir, ya da telef olur giderlerdi.
0
kveldulv
(12.02.18)
d.t.c.f desem yeter galiba.
0
ertesiyarin
(12.02.18)
hergelenin açık olduğu son zamanlarda o eski halinden eser yoktu, en ufak kıvılcımda gaz tanklı robocop'lar dalardı içeri. biz de bilirdik cengaver gibi çarpışmayı, ama yiyince copu gazı, otururduk aşağı...
0
Bruce
(12.02.18)
Gazi'deki ülkücülerle Ankara'daki solcular kavga yapacakları zaman okul çıkışı yurda gitmek için minibüse vereceğim parayla çekirdek alıp çitleye çitleye izliyordum. Bi yandan da yurda yürüyordum.

Rota; gazi sabancı kız yurdu-beşevler metrosu-tandoğan metrosu. San fermin boğa festivali gibi yemin ederim.
0
onemoremile
(12.02.18)
(4)

Bu klip hangi otel'de çekildi?

mate soul
Sıla'nın hediye şarkısının çekildiği otelin ismini bilen var mıdır acaba?söz konusu klip: https://www.youtube.com/watch?v=ri_fR1N83fs
Sıla'nın hediye şarkısının çekildiği otelin ismini bilen var mıdır acaba?

söz konusu klip: www.youtube.com
0
mate soul
(11.02.18)
marakeş'e benziyor, orada çok var böyle otellerden. klibin yönetmenini bulup sorabilirsin bence sosyal medya üzerinden.
0
Bruce
(11.02.18)
google'a sordum fas marakeş dedi.

www.google.com.tr
www.sabah.com.tr
0
nrmnm
(11.02.18)
Teşekkür ederim marakeş olduğunu Google'dan ben de öğrendim otelin ismini soruyorum yalnız, şehrin ülkenin adını değil.
0
🌸mate soul
(11.02.18)
hmm pardon ben şehir diye atladım. otel zor tabi eski çünkü klip de çekileli olmuş baya. bruce'un önerisi en mantıklısı.
0
nrmnm
(11.02.18)
(4)

barcelona

sanal uyku
merhaba. haziran döneminde barcelona'da gezilip görülecek yerler nelerdir? aşağıdaki listeyi çıkardım fakat burada gereksiz gördüğünüz yerler var mı? ayrıca başka tavsiyelere de açığım.bir de aşağıdaki yerleri ve vereceğiniz tavsiyeleri gezmek için toplam kaç gün yeterlidir? teşekkürler. tick'ler ge
merhaba. haziran döneminde barcelona'da gezilip görülecek yerler nelerdir? aşağıdaki listeyi çıkardım fakat burada gereksiz gördüğünüz yerler var mı? ayrıca başka tavsiyelere de açığım.

bir de aşağıdaki yerleri ve vereceğiniz tavsiyeleri gezmek için toplam kaç gün yeterlidir? teşekkürler. tick'ler gelecek.

1 La Sagrada Familia
2 Park Güell
3 Casa Mila (La Pedrera)
4 La Rambla Caddesi
5 Camp Nou Stadyumu & Barcelona FC Museum
6 Casa Batllo
7 Mercat de La Boqueria
8 Picasso Müzesi
9 Barri Gotic
10 Poble Espanyol
11 Tibidabo
12 Montjuic
13 Barceloneta
14 Plaça de Catalunya
15 Parc de La Ciutadella
16 Santa Maria del Mar Bazilikası
17 Magic Fountain of Montjuic (La Font Magica)
18 Fundacio Joan Miro
19 Katalonya Ulusal Sanat Müzesi
20 Port Aventura
0
sanal uyku
(11.02.18)
gün kısıtın yoksa hepsini gör derim, adam akıllı görmek için 1 hafta lazım ama. www.visitacity.com üzerinden nerelere gideceğini seçip kaç günde gezmek istediğini belirliyorsun, birbirine yakın olan yerleri bir arada gezmen için bir plan oluşturuyor, hem de kısa kısa bilgiler veriyor.

edit: sagrada familia'nın içi boş diyen insan için 4 gün yeter tabii. aldatıcı bir yorumdur dikkate alma derim; içine kesinlikle gir ve 4 günden uzun tut. acele gezersen hem yorulur hem de gördüğünden bişey anlamazsın.
0
Bruce
(11.02.18)
Ben 8, 11 ve 20 hariç diğerlerinin tamamını 4 tam günde gezmiştim. Listedeki bütün müze ve evlere de girdim, yani öyle dışarıdan görmedim. Hatta akvaryuma da gitmiştim ben. En çok hoşuma giden yer Poble Espanyol olmuştu benim. Casa Battlo da mimari olarak çok ilginçti.

Ama ben sabahtan akşama kadar yürümüştüm, günde min. 25bin adım civarı yürümüşümdür. Daha relax bir yürüyüş ile 1 hafta gerekli.
0
neyehbe
(11.02.18)
Sagrada familianin ici bombos, hic bir ilgi cekici yonu yok. Tepeden barselonaya bakicam diyorsaniz girin yoksa disindan fotonuzu cekip plaja dogru gidin. Listeledigin yerleri 4 gunde cok rahat gezersin. Ama plaja yakin otel tutun. Asil olay la ramblas+markette tapas ve plaj bence.
0
beriberi
(11.02.18)
Joan Miro'nun olduğu yer güzel tepede, yeşillik biyer. Biz casa mila'ya girdik, açıkçası beklentimin çok çok altında kaldı, bir de giriş 20-25€ gibi bişeydi, casa battlo'nun da girişi aynı para, değeceğini sanmıyorum. Koymaz gelmişken girelim derseniz girin tabi. Yoksa dışarıdan bakın, içine de google'dan bakın.

Sagrada Familia hoşuma gitti benim, içi bildiğin kilise değil, camlar mamlar hoşuma gitti, bi daha girmem ama gitmişken girin bence. Picasso da güzel picasso'ya da gidin.

Park Güell zaten güzel gezin. Ben bunlar arasından yani 1-2-3-4-7-8-9-13-14(zaten bir şekilde illa geçeceksiniz meydandan)-18 yaptım. 4 gün gezdim, ama koşturmadan rahat rahat gezdik, yetti. bol bol yürüdük, farkında olmadan çoğu yeri gezmiş olduk.

Mimarlıkla ilgilenirseniz mies van der rohe pavillon var, tavsiye ederim.Bir de hayvanat bahçesi de fena değilmiş galia, biz girmedik. Ben bir de mart gibi gitmiştim soğuktu plaj mlaj ortamı yoktu yani, siz haziranda gideceksiniz oralar daha cıvcıvlı daha güzel olabilir.
0
mirafiori
(11.02.18)
(15)

hiç o'nun gibisini bulamayacağınızı düşündüğünüz oldu mu?

tolga asp
naber ya dertleşemiyoruz hiç? yakın zamanda (şimdi hesapladım da 8 ay olmuş lan) bir buçuk yıllık ilişkim biti, kız arkadaşım beni her açıdan tatmin ediyordu, dört dörtlük bir insandı kendisi. evlilik için çok ideal birisiydi ama ayrıldık işte.ondan önce hayatıma giren son birkaç kız arkadaşım için
naber ya dertleşemiyoruz hiç?

yakın zamanda (şimdi hesapladım da 8 ay olmuş lan) bir buçuk yıllık ilişkim biti, kız arkadaşım beni her açıdan tatmin ediyordu, dört dörtlük bir insandı kendisi. evlilik için çok ideal birisiydi ama ayrıldık işte.

ondan önce hayatıma giren son birkaç kız arkadaşım için de aynı şeyi söyleyebilirim, bunlardan herhangi biriyle evlenseydim eminim şuan mutlu bir evliliğim olacaktı, neyse.

ben şimdi bu dört dörtlük kızlardan sonra hayattaki tüm kredimi kullandığımı ve artık bunlar gibi birini bulamayacağımı düşünüyorum, bu nedenle yeni insanlarla tanışmaya bile üşeniyorum. mesela kalabalık bir şirkette çalışıyorum, molalarda millet terasa çıkıp fıldır fıldır birbirini kesiyor ben odamdan bile çıkmıyorum, artık hiç hevesim kalmadı o işlere. yemekhanede tek başıma en köşedeki masaya gidip hızlı hızlı yiyip ofise iniyorum (gerçi bu benim asosyalliğimle alakalı olabilir). gerçek anlamda tüm hevesim kaçtı.

sizde de benzer duygular oldu mu? nasılsa o'nun gibisini bi daha bulamam boşuna yeni ilişkilere yelken açmayayım diye düşündünüz mü?
0
tolga asp
(10.02.18)
Bazen insan bir sureligine cekilmek istiyor, o donemindesindir :) arkadaslarina mumkun oldugunca cok zaman ayirmaya calis bu donemde.

Bir sure sonra bu donem bitecek. Her seyi gectim, bir yerde hormonlar devreye girecek ve ugrasmaya baslayacaksin/basliyorsun :d
0
fakyoras
(10.02.18)
Sen zaten dört dörtlük olduğun için bulmuşsundur öylelerini. Dolayısıyla kapıları açık tut. Yine gelir.
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(10.02.18)
2 sene önce oldu, onun gibisinin bir daha olmayacağını düşündüm. gerçekten de bulamadım. şimdi başka birisi(arada da oldu başkaları) var ama hala onu görünce içim cız ediyor. nereden açtın bu konuyu bro ya, keyfim kaçtı yine.
0
doxanikee
(10.02.18)
sigara içmiyorum ama gelen cevaplardan sonra bir tane yakasım geldi.
0
🌸tolga asp
(10.02.18)
ahhahaha ya kızLAR diyorsun, demek ki sonuncu hariç her birinden sonra "o'nun gibisi"ni bulmuşsun. ne oldu da tüm kredini kullandığına karar verdin ki? öyle bi yalnızlık hissiyatı gelmiş sana ama, gider o çok şeyapma.
0
bxgx
(10.02.18)
2 kişi için oldu. Geçti o da.
0
yaren
(10.02.18)
oldu. daha geçen gün düşündüm. keşke, birbirimizi sevmeye devam etseydik de böyle saçma sapan insanlarla karşılaşmasaydım dedim.

ama sevgi namına hiçbir şey kalmadı, iyi insan olmakla da ilişki yürümüyor. arkadaş aramıyoruz sonuçta.
0
nice tnetennba
(10.02.18)
Onun gibi birkaç kız arkadaşınız olmuş zaten. Aramaya inanın, tekrar olacak gibi.
0
l arrache coeur
(10.02.18)
önceleri oldu, sonra ise daha iyileri geldi.
0
bruceandwayne
(11.02.18)
evet, ayrılalı 6 ay oldu. daha önce yaşadığım her ilişkimden farklıydı. bana çok değer verirdi, her zaman beni sevdiğini bilirdim, bana karşı hep saygılıydı ve sayamayacağım bir sürü şey daha... aramızdaki mesafeler yüzünden bitti.

şu an konuştuğum hiçbir erkek ve hiçbir eski sevgilim onun yanına bile yaklaşamaz. öyle birşey ki bana karşı yapılan saygısızlıklara, anlayışsızlıklara tahammül edemiyorum. standartlarımı çok yükseltti.
0
you are my lethe
(11.02.18)
giderse onun gibisini bulamam diye düşünüyorum şu an. sayılırsa eğer.
0
bir ileti paylastim
(11.02.18)
yani nasıl biriydi de: 10 milyar maaş vardı, adriana lima görünümündeydi seni bulutların üzerinde mi uçuruyordu. neydi? belki de ilk aşkındı her şeyin ilki güzeldir o yüzden sana farklı gelmiştir. birde ayakabı mı bu da bir daha öylesini bulamayacaksın.
0
for day to break
(11.02.18)
Bulunuyor. Kesin bilgi değil ama yayalım.
0
i m cool with that
(11.02.18)
millet 1 tane bulamıyor, sen birden fazla bulmuşsun. demek ki senin için hayatının kadını bulunması çok zor kriterler içermiyor; bu açıdan bakınca bundan sonra bulman da gayet olası.

elbet her insanın, dolayısıyla her ilişkinin kendine has güzellikleri var. benim için hiçbir zaman mükemmel ilişki yoktu ama mükemmel ilişkiyi aramıyorum da. insan mutlu olduğu o anların bir daha yaşanmayacağını düşünerek o anları kutsallaştırıyor, gözünde büyütüyor, fazla anlam veriyor; algı ve bakış açısı meselesi. şu anda eskiye dönmek mümkün mü, hayır. o halde algını ve bakış açını bundan sonra yaşayacağın mutlu anlara yönelt ve hayattan zevk almaya bak. öbür türlüsü çok ezikçe ve insanın kendine olan saygısını yerle bir eden bir durum. kendine saygın olsun, yaşadıklarına saygın olsun, hayatına saygın olsun.
0
Bruce
(11.02.18)
4 senelik ilişkim 1 yıl önce bitti. halen onun ismini söylüyorum bazen yanlışlıkla karşımdakine. üzücü bi durum. muhtemelen gelmeyecek öylesi...
0
içe doğru kaslı olan çocuk
(13.02.18)
(13)

la casa de papel'in nesini beğendiniz?

lucky strike
sadece 1 bölüm izleyebildim o da zorla. siz nesini beğendiniz? aklınıza hakaret ediliyormuş gibi hissetmediniz mi?o ilk açılıştaki klişe sahne olsun (annesinin evinde polis olması), o birinci bölümün sonunda "prof bize ateş etmemizi söylemişti ama onların da bize ateş edeceğiniz söylememişti" gibi s
sadece 1 bölüm izleyebildim o da zorla. siz nesini beğendiniz? aklınıza hakaret ediliyormuş gibi hissetmediniz mi?
o ilk açılıştaki klişe sahne olsun (annesinin evinde polis olması), o birinci bölümün sonunda "prof bize ateş etmemizi söylemişti ama onların da bize ateş edeceğiniz söylememişti" gibi saçma sapan laflar olsun.

hayret ediyorum ya gerçekten hayret. vasata olan bu hayranlıklar çıldırtıyor beni.
0
lucky strike
(10.02.18)
sizin dizi önerilerinizi alabilir miyiz?
0
rectoa
(10.02.18)
gençlerimizde ispanyolcaya karşı kabaran bi şeyler var sanıyorum, başka bir açıklama getiremiyorum duruma.
0
Jimmy McNulty
(10.02.18)
ben ilk bölümleri izledim ama herkesin bu kadar ayılıp bayılmasına çok şaşırdım. millet sürükleyici diye seviyor herhalde. çerezlik dizi ama o kadar beğenilecek bir tarafı yok bence de.

"prof bize ateş etmemizi söylemişti ama onların da bize ateş edeceğiniz söylememişti" kısmına ben de çok takılmıştım ayrıca. polisin ateş edeceğini bilmeleri için prof'un söylemesi mi gerekiyordu lkasjdkljsa yalnız değilmişim :D
0
dedimmidemedimmi
(10.02.18)
@rectoa, üzerime gelme benim. evimde iki dosya dolusu banka soyma planı var. kanlı. kansız. fauda güzel dizi. beğendim.

@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim, ya yok estetik anlamda hitap etmez beğenmezsin ona itirazımız yok ama bu la casa de papel vallahi klişe oğlu klişe. yani bu kadar olmaz. bunu beğenmeyi hakaret kabul ediyorum beğenenin kendi aklına
0
🌸lucky strike
(10.02.18)
acikcasi biraz neymis bu diye izlemeye basladim. asiri surukleyici de gelmedi ama issizim, izledim. zor izleidm biraz. ispanyolcayi ozledigimi farkettim, listening alistirmasi gibi dusundum ben.

hatalar cok ve batti baya gozume.
0
kuehles blondes
(10.02.18)
iki saat önce izlerken profun aslında kimsenin parasını çalmicaz ama darphaneye gircez ihihi açıklamasını duyunca direkt kapattık.
0
who cares wins
(10.02.18)
populer kültür, netflix bok çekse ayılıp bayılıp izleyecek tipler bunlar, neden çünkü dizi izlemek için para veren adamlar bunlar, iki kitap oku desen kaçacak delik arar bu vasatlar
0
docrivers
(10.02.18)
diziyi netflix çekmedi bildiğim kadarıyla, netflix üzerine yerleşti hatta son sezonu netflixte yok, bölüm süreleri değişti vs geyiği vardı.

bence konu klişe, bi iki mantık hatası var ama karakterler karizmatik, olayın altyapısı güzel(darphanede soygunu vs) ve arkaplandaki sosyalizm teması ilgi çekiyor
0
nundu
(10.02.18)
ya amk şu dizileri 1 bölüm izleyip "bok gibiydi zor dayandım" yorumunu yapma hakkını nasıl kendinizde buluyorsunuz ya.

20 küsur bölümlük dizinin 1 bölümünü izlemek = 120 dakikalık filmin ilk 6 dakikasını izleyip "zor dayandım" demek gibi bir şey.

sözlükte 5 sezonluk breaking bad için "3 bölüm zor dayandım" diyen adam var mesela.
0
tchuck
(10.02.18)
Ekşi sözlük hiç bi skm beğenmeyen tim iş başında yine. Hadi kardeşim salın şu insanları ya rahat rahat istediklerini izlesinler.

Ben güzel buldum izledim, sizin izlediğiniz diziler nedir öğrenelim bakalım hangi sikko diziyi izliyosunuz?
0
England
(10.02.18)
1. spoiler verme lütfen!
2. beğenmediysen şahsi fikrindir. Eksik hissetmemek için yandaş aramana gerek yok.
3. zevk meselesi. futbol, siyaset ve din gibi konular da mantığa oturmayan, taraftarlık içeren konulardır. hakaret veya çamur seni haklı kılmaz.
0
sttc
(11.02.18)
Ben de aynı şekilde düşünüyorum. Gerçi belki bi' şans verebilirim diziye ilk bölümden sonra.

%99 Netflix pompalamasyonu, pr'ı.
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(18.03.18)
netflix'i yeni keşfeden tayfanın "olm çohzelmiş yua" naralarıyla hype'ladığını söylemek lazım. hayatında 2 bölüm üst üste yabancı dizi izlememiş, ekşi sözlüğü bir kere bile okumamış keko iş arkadaşım bile "kasalı papalı bi dizi varmış izledin mi" diye soruyorsa ortada bir enteresanlık vardır.

öncelikle, İZLEMEDİM.
bu sebeple dizinin kalitesi hakkında yorum yapmayacağım ama ortada ikinci bir narcos varkası var. he, narcos'u izledim ve beğendim ama orada da bir hypke vakası yaşandı. e tabii gittikçe daha da artıyor netflix izleyen sayısı, bi de henüz hava atma malzemesi olacak kadar az popüler olduğu için pırtladı ortaya.

bomboş bir dizi olsa böyle olmazdı yalnız, ateş olmayan yerden duman çıkmaz. muhtemelen izlemeyeceğim için bir şey diyemiyorum ama ortada "abartıldığı kadar olmama" durumundan fazlası yok diyebilirim. geri kalan detaylar tamamen öznel, çıldıracak bir şey yok.
0
Bruce
(18.03.18)
(16)

bu kez sorum korku filmi fedailerine

kurmalifare
sizi etkileyen underrated dediğiniz korku filmleri önerir misiniz gece arkadaşımla izleyecek film arayışındayız
sizi etkileyen underrated dediğiniz korku filmleri önerir misiniz
gece arkadaşımla izleyecek film arayışındayız
0
kurmalifare
(10.02.18)
The vvitch
0
uyusam iyi olur
(10.02.18)
İt follows
0
EasyTiger
(10.02.18)
begotten aslında kült film ama türkiye için underrated kalmış olabilir, izlemediyseniz bakın derim.

edit: the vvitch +1
0
dedimmidemedimmi
(10.02.18)
frailty (2001)
www.imdb.com

tahminen 12-13 yaşında bu filmi izlemiş ve o kadar etkilenmiştim ki 30 yaşına gelmeme rağmen bir daha korku filmi izle(ye)medim. haftalarca aklımdan çıkaramamıştım filmi.
0
japon askeri
(10.02.18)
lake mungo
0
tepedeki psychedelic adam
(10.02.18)
witch gayet güzel ama bu kadar kişi yazdığına göre o kadar underrated değilmiş demek ki.
bu yazacaklarım başta underrated kuralına uyanlar, yoksa muhteşem filmler değiller.
aralarında en iyisi bu.
www.imdb.com
www.imdb.com
www.imdb.com
www.imdb.com
www.imdb.com
www.imdb.com
www.imdb.com
www.imdb.com
www.imdb.com
0
Bruce
(10.02.18)
Oculus ve as above so below +1
0
EasyTiger
(10.02.18)
gok-seung + milyon

as above so below +1

underrated değil ama kokuhaku

shion sono filmlerinin önemli bir kısmı mesela suicide club ve noriko's dinner table galiba (yalnız ya seversin ya nefret edersin, miike için de geçerli)

çoğu takeshi miike filmi

the invitation
0
godoşu beklerken
(10.02.18)
daha çok gerilim ama hakkında konuşanı pek duymadım: ils.
0
sanat guresi
(11.02.18)
Darkness. Anna paquin oynuyordu sanırım. Güzel tırsmıştım.
Son dönemlerde de insidious, sinister ve the conjuring güzel filmler.
Bunlaın yanında the objective filmi de ilginç ve korkutucu.
0
cloudybloody
(11.02.18)
@sanat guresi haklısın. Ils gayet iyi bir film. yanına frontier(s)'i ekliyorum.
0
EasyTiger
(14.02.18)
Polanski´nin Repulsion ve The Tenant filmleri cok iyi filmler ama sadece Rosemary´s Baby ünlü. Spurlos fazlasiyla underrated. Housebound yeni yeni bilinmeye baslaniyor, o da cok iyi film.
0
buf-e kür
(14.02.18)
repulsion ve tenant benim favori filmlerinden ama korkudan çok gerilim demek lazım bence.
bi de diğer filmin tam adı spoorloos, aranıp bulunamaması ihtimaline karşı yazmak istedim. bunu biliyorum ama izlemedim henüz.
0
tepedeki psychedelic adam
(14.02.18)
session 9.
0
sanat guresi
(17.02.18)
1408
0
harvey
(17.02.18)
buf-e kür +1

özellikle tenant belki de izlediğim en iyi birkaç korku filminden biridir. hatta bence rosemary's den iyidir.
0
EasyTiger
(18.02.18)
(21)

Türkiye'yi gezememe durumuna üzülmüyor musunuz?

m e b
Sorum gezenlere değil de gezemeyenlere.Çoğu kez Türkiye tanıtım veya gezi rehberlerine bakıyorum. O kadar doğal ve tarihi güzellikler var ki... Herhalde bunları gezmek için bayağı bir zengin olmak ya da en azından geçim sıkıntısı çekmeyen biri olmak lazım. Elin turisti kadar kendi ülkemizin gezilece
Sorum gezenlere değil de gezemeyenlere.
Çoğu kez Türkiye tanıtım veya gezi rehberlerine bakıyorum. O kadar doğal ve tarihi güzellikler var ki... Herhalde bunları gezmek için bayağı bir zengin olmak ya da en azından geçim sıkıntısı çekmeyen biri olmak lazım. Elin turisti kadar kendi ülkemizin gezilecek yerlerini göremiyoruz gibi hissediyor ve üzülüyorum. Şu an işsizim ama çalışan olsam da yine buna gücüm yetmezdi %99.9. Siz üzülmüyor musunuz sadece evde olmaktan ya da bir ev-iş arası mekik dokumaktan? Yoksa bu halinizden memnun musunuz?
0
m e b
(10.02.18)
Bu halimizden memnun değiliz. Ülkemizin kalkınmasına katkıda bulunuyor falan değiliz çünkü bunca borçlu ve pahalı yaşamakla. Fakat ülkem gezememekten ziyade insanımın doğru düzgün eğitim alamamasına üzülüyorum. Öyle çok şey mahvoldu yıkıldı ki tekrar yapılması için nesiller lazım artık...
0
yaren
(10.02.18)
Türkiyeyi gezme olayına taktım bende .Boş vaktim varken başladım.İşini bilen rehberle çok farklı. İlk olarak istanbul içi rehberli turlarla başladım.O kadar güzel hikayeler var ki bilinmesi gereken. Daha gideceğim 10-11 şehir var ve hepsinde rehber hizmeti de alıcam. Ben baya üzülüyorum Türkiyeyi tam olarak gezmeden yurtdışı sevdasına kapılmak bana biraz saçma geliyor.O yüzden ilk hedefim karış karış istanbul.Sonra da diğer şehirler. 4 ile çarpma durumu olmayınca burda paramız değerli, rahat rahat gezilebilir az bir bütçeyle.Ucuz uçak kovalamak lazım.
0
ırene adler
(10.02.18)
Valla ben zengin degilim ama epey gezdim. Oyle sirt cantasiyla cadirda madirda kalip da degil, adamakilli otelde kalarak. Bazen orta seviye, bazen 5 yildiz. Hayatimda hic otostop falan da cekmedim, bunlari belirtme sebebim guc yetmeyecek seyler olmadigini anlatabilmek. Tekrar ediyorum zengin degilim. Atla deve degil boyle seyler. Bana gore de IphoneX alanlar zengin mesela.
0
stavro
(10.02.18)
benim mutlaka yapmam gerekenler listemde bu olay belki 6 ay büyük bir araçla her yere gidip gezip ne varsa görüp yiyip arşivlemek
0
dedim dedim de kime dedim
(10.02.18)
Gezemiyor değilim gezmiyorum. Üzülmüyorum da.
0
Adramelekhh
(10.02.18)
ben de yurtdışına çıkma olayına taktım:) 25 yaşına geldim gittiğim tek yer Kıbrıs. vallahi artık kafayı yiyeceğim. interrail mi yapsam diyorum bu yaz.
0
nothing in my way
(10.02.18)
herkes gezmek ister. çok az paralarla türkiye ve dünyayı gezen insanlar var, görüyoruz youtube dan. ama daha rahat gezebilmek için biraz para lazım bence. parasız zor.
0
Neill
(10.02.18)
Her haftasonu elimden geldigince bir yerlere gidiyorum :) her yerde hilton’da kalmayi arzu ermediginiz surece her yere gidilebilir.
Su anda adanadayim, gidis gelis 180 tuttu. Burda harcadigimiz kisi basi 110 tl :) yapilabilecek cogu seyi yaptik :d
Herkesin olup bittigi kars uc gun icin totalde 400e mi ne patladi.
Gunu birlik kamplar filan cok daha az tutuyor.

Kendi kendimize engel cikartiyormusuz gibime geliyor.
0
fakyoras
(10.02.18)
Anan tanrım, hayatı kaçırıyorum anksiyetesi bu. Paran, fırsatın varsa, denk getirirsen, içinden de gelirse gezersin. İnstagram dolsun diye kendini oraya buraya atarsan keyif almazsın zaten.
0
femme vitale
(10.02.18)
üzülüyorum.
0
sutlu nescafe
(10.02.18)
şu aşamada üzülmüştüm ben ilk:
milano'da bi hosteldeyim, üst yataktaki kızla kahvaltıda karşılaştık, hem yiyor hem sohbet ediyoruz. nerelisin şuydu buydu klasik sohbetler. kız türkiye'ye gelmiş, bir sürü yer gezmiş. anlatıyor "ürgüp çok güzel dimi, pamukkale fotoğraflardaki gibi değildi" diye. he hü evet diye geçiştiriyorum, kız sonra sordu "gitmedin mi yoksa buralara" diye. ya işte fırsat olmadı şuydu buydu dedim, "e ama buraya gelmeyi biliyorsun, kaç gündür geziyormuşsun anlatıyorsun sabahtan beri, en az buradakiler kadar ilgi çekici sizin oradakiler de" diye bi azar kaydı bana. haklısın bacım ne diyim dedim.

ilk o zaman dank etti, efes-çanakkale hariç hiçbir önemli yer görmedim ama sorsan italya'yı daha iyi bilirim. sonra ders aldım mı, hayır tabii ki; hala gidemedim. enerjim varken oraları gezeyim, buralar kaçmıyor ya, biraz yaşlanınca da gezeriz diyorum bi yandan, öte yandan da aklımın ucunda. insanın yakınındakine az değer vermesi, nasıl olsa avuç içinde diye üzerinde durmaması durumu sanırım. üzülüyorum ama bu konuda ciddi bir adım atmıyorum kısacası. bakalım...
0
Bruce
(10.02.18)
ülkenin cok kismini gezdim, dogu ve guneydoguda istisnalar haric hic gezemedim.cok istiyorum ama iste.

sirf antalya iline bi ay rahat ayrilir, o kadar cok yer var ki. seviyorum ulkeyi de toplu tasima sikinti. belki daha cok tren-otobus baglantisi olsa daha da cok gezerdim.
0
kuehles blondes
(10.02.18)
ben halimden memnunum, gezmek için de o kadar paraya ihtiyaç yok. biz 3 kişilik bir aile olarak kendi arabamızla ve çadırla geziyoruz. yemeklerimizi falan hep kendimiz yapıyoruz. gayet ekonomik oluyor.

bir de gezerek çalışma durumu var, o o kadar şahane bir durum ki anlatamam.
0
babilbaligi
(10.02.18)
birlikte gezebileceğim kafa dengi birisi olsa gezerim. tek başına gezmek sıkıcı oluyor.

hatta hayalim var şöyle eski model bir araba alıp anadolu yollarında gezip tozayım.
0
tabudeviren
(10.02.18)
Üzülüyorum. Sevgilimle yapılacaklar listemiz var, mümkün mertebe biriktirdiğimizden gezilere para ayırmaya çalışıyoruz. Bir iki günlük bile olsa. Ama keşke daha sık gezebilsek çok isterdim para ve zamanımın daha fazla olmasını
0
mutlusismankedi2015
(10.02.18)
Vakit varken para olmuyor, para varken vakit olmuyor, her ikisi olduğunda artık gezecek hal kalmıyor :)

Gezmek sevilince bi yolu bulunuyor aslında. Önceliği gezmeğe veriyorsun çünkü. Sigarayı bırakıp sigara parasıyla gezmediği yer kalmayan tanıdıklarım var. Alışverişlerini dikkatli yapıp epey fark yaratan var, onunla geziyor. Bi oda, az eşya, minimal yaşam bol gezmek yapan var..
İndirimli uçak bileti takip edebilirsin, blabla car gibi uygulamalar var...

Başında çoluk çocuk yok, sırtında tuz torbası yok. İllaki bi yöntem bulursun. Bi süre geçici bi işe gir, o parayla git gez. Gençsin, erkeksin, bu yönlerden de kısıtlanacak bi durumun yok.

mesela bi örnek:
www.facebook.com
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(11.02.18)
@hayat aklini konusacak bir filozof uret: Çok güzel konuşuyorsunuz da maalesef yine de aileden gelen istekler, maddi yetersizlikler ve çalışan bir birey olunca da tatmin etmeyecek derecede kısıtlı zaman dilimleri hep bu zevke engel oluyor ister istemez. Yine dediğiniz duruma geliyor aslında: İş olunca zaman olmuyor, zaman olunca para olmuyor. Bazıları dünyayı uzaktan görmeye gelmiş gibi...
0
🌸m e b
(11.02.18)
yıllar önce, lisede miydim neydim, yaz tatilinde koltuğa yayılmış tv'deki klişe gezi programlarından birine bakıyordum. programda belden aşağısı felçli bir ingilizle karşılaştılar. bizim kıyı şeridine tatile gelmiş, çok beğenmiş ve yerleşmeye karar vermiş. program arasında hava alayım diye kalkıp bizim balkona çıktım. karşıda teyze apartmanların arasından günde ancak 2 saat güneş alabilen 2-3 metrekarelik balkonunda güneşleniyordu.
kendime karşı biraz acımasızımdır, bu nedenle kendime üzülmem ve zaten şahsen hak ettiğim hayatı yaşadığımı da düşünüyorum, yalnız böylesi durumlarla karşılaştığımda başkası için üzüldüğüm oluyor.
0
misterturist
(11.02.18)
ben çok üzülüyorum, fakat yapacak pek bir şey de göremiyorum. gezmek istediğim onca yer varken 15 günlük yıllık izin pek umut vadedici gelmiyor. gap yıl şartmış, bunu anlıyorum şimdilerde yeni yeni hatta.
0
yaraticinick
(11.02.18)
Üzülüyorum. Zaman ilerledikçe yapma şansımın da azaldığını düşünüyor ve daha çok üzülüyorum. Bir de Türkiye’nin koca dünya üzerinde kapladığı yere bakıyorum, daha da üzülüyorum.
0
lazor
(11.02.18)
TÜrkiye'de şartlar maalesef sadece çalışmaya itiyor insanı. bir yer gezeyim, iki yer göreyim işi bitti asgari ücretli için. Gitmeye kalksa işi bırakması lazım. Ben Afyonkarahisar'da gezilecek yerler olduğunu bilsem bile savaş alanlarının olduğu yerleri gezdim. Bilinen yerlerden ziyade araba ile köy yollarından giderek ismi bilinmeyen şehit mezarlarını gördüm. Hala da geziyorum. Afyonkarahisar'da bile çoğu yeri gezemediysem bütün Türkiye benim için çok büyük bir alanmış gibi geliyor. Halbuki dışarıdan bir çok arkadaşımı gezdirdim. Onlar da; Ülkeyi hiç gezmemişiz." diye hayıflandı. Son olarak üzülüyorum gezemediğim için.
0
ceyhan prensi adana
(11.02.18)
(8)

ses monitörü ne işe yarar?

dedim dedim de kime dedim
şimdi gittik şundan bir tane aldıkhttps://www.do-re.com.tr/dynaudio-lyd8-yakin-dinleme-monitoru-siyahodanın izalasyonunu yaptık. dışarıya ses gitmiyor eminiz. bundan aldık odaya koyduk.artık müzik dinleme zevkimiz nirvanaya ulaştı mı demek oluyor?bunun yanına hangi ekipmanları almak lazım?
şimdi gittik şundan bir tane aldık

www.do-re.com.tr

odanın izalasyonunu yaptık. dışarıya ses gitmiyor eminiz. bundan aldık odaya koyduk.

artık müzik dinleme zevkimiz nirvanaya ulaştı mı demek oluyor?

bunun yanına hangi ekipmanları almak lazım?
0
dedim dedim de kime dedim
(10.02.18)
markayı, modeli neye göre seçtin?

ses kartın var mı bunu bağlamak için?

8 inç monitörlerde popüler 2 3 model var, insanlar genelde onu alıyor parasına göre. genelec, presonus,yamaha, maudio gibi

hatta bu 8 inç monitörlerin bir de sub bası oluyor. isteğe bağlı
www.do-re.com.tr


tabi focal falan da var ona girmiyorum

www.dukkanhifi.com

bu monitörlerin asıl amacı referans doğru ses vermesidir. müzik dinleme deneyimi de güzel oluyor ben daha önce 8 inç kullanmıştım, kartım da dspli olduğu için istediğim equalizer ayarını da tık tık yapıyordum.


focal'in stüdyo tipleri de var.

bunlardaki watt gerçek watt, öyle 5+1 lere , müzik setlerine benzemez, rms değil.
0
Photographer
(10.02.18)
monitör müzik dinlemekten ziyade müzik yaparken kullanılıyor. sadece dinleyiciyseniz gerek yok.
0
brakgn
(10.02.18)
peki dinleyici olarak hangi ekipmana geçmek lazım?
0
🌸dedim dedim de kime dedim
(10.02.18)
ben bu monitörleri genel maksatlı kullanıyordum, hem elektro gitar, bas amfisi olarak, hem tv izlerken, oyun oynarken, gerçekten güçlü aletler.

tabi ses kartım falan vardı.

bunlardan alacaksan önemli olan 8 inç almak, 5 inçler pek bass performansı vermiyor, 8 inç alıp kısık sesle kullanmak daha iyi.

bunun dışında gerçekten güçlü aletler, sana tavsiyem istanbuldaysan compel'e bi git dene, şaşırırsın ilk defa monitör görüyorsan zaten hehehe

abi hi fi sistemler çok pahalı, en uygun çözüm yine bu 8inç referans monitörlerinden almak, m-audio bx8(yeni serisinin adını bilmiyorum) olabilir ben çok memnun kaldım, yamaha hsm80 de olabilir.

çok param var dersen 3 yollu al ya da genelec

www.compel.com.tr

daha da param var dersen focal'e kadar gider mevzu.
0
Photographer
(10.02.18)
monitör müzik ekipmanlarını genelde müzik yapanlar, yaptıkları müziği olduğu gibi duymak için kullanırlar. elbet standart ekipmanlardan daha detaylı, sahne derinliği yüksek şekilde ses verirler ancak müzik dinleme işi biraz da öznel bir keyif olduğu için atıyorum basları birazcık arttırılmış ve/veya midleri toklaştırılmış ve/veya tizleri yumuşatılmış ürünleri tercih eder normal kullanıcılar. ya da kendi tarzına göre, belirli bir müzik tarzı için de ayarlanmış olabilir cihazlar.

flac ya da yüksek kalite dinleyecekseniz temiz ses alırsınız bundan ama monitör ekipmanlar neyse onu duyurduğu için kalitesiz müzik de olduğunca kalitesiz duyulur. sony mesela, bu fiyat civarına sattığı standart kullanıcı ekipmanlarında yazılımsal olarak ses geliştirme yöntemleri kullanıyor ki dosya kalitesiz olsa bile dinlenebilir seviyeye gelsin. etkisi, farkı tartışılır ama sektörde normal kullanım için satılan ekipmanlarda böyle dokunuşlar vardır.

dinleyici olarak üst seviye hoparlörlerde çok seçenek var; bana kalırsa genelde dinlediğiniz müziğe göre arayışa girmek, sonra da gidip bir şekilde sesini duyduktan sonra almak mantıklı. çeşit çok, maksimum bütçeyi dolar-avroya çevirip best hi-fi speakers under xxx avro gibi aratarak farklı listelerdeki ortak ürünleri bulup onlar üzerinden gidebilirsiniz. tabii kur sebepli bir sıkıntı var, 600-700 dolarlara tam bir hi-fi speaker bulmak pek mümkün değil ama giriş seviyesinde olduğunuz için tatmin edici ürünler bulabilirsiniz.

en önemli kısımdan bahsetmeyi unutmuşum, alacağın hoparlörü ne ile besleyeceğin çok önemli. bu tarz monitör ekipmanlar amfi ister hakkını verebilmek için, o da bi hoparlör parası aşağı yukarı. standart kullanıcılar için olanları ortalama bir ses kartı olan bir bilgisayardan güzelce besleyebilirsin, hatta yeni nesil telefonlarla bile güzel bangırdayanlar var.
0
Bruce
(10.02.18)
ya mesela sallıyorum,
adam acayip güzel bar açmak istiyor diyor ki hacılar manyak bir ses sistemi kuralım o zaman gidip hangi ürünleri alıyor?

bir de belki saçma olucak ama ses kalitesini ölçmek için bir alet var mı? hani şu fotoğraf çekenler ışık değerini ölçüyor ya onun gibi?

mesela odanın bir ucuna koydum ama her yerden aynı kaliteyi alamıyorum bu akustiği ayarlamak için tanışabilir bir alet var mı?
0
🌸dedim dedim de kime dedim
(10.02.18)
izolasyon dışarı ses gitmesin diye değil, odanın içindeki yankıyı ortadan kaldırmak için.

bu tarz monitörler yerine şöyle: www.youtube.com

şeyler alırsan müzik dinleme zevkin artabilir.

mini versiyon edit: www.youtube.com
0
idexo
(10.02.18)
izolasyon sadece dışarıdan ses girmesini ya da dışarı ses çıkmasını engeller. yaratmanın tek yolu yüzer oda inşa etmektir. gevurlar floating room derler buna. bildiğin oda içine başka bir oda inşa edip üç boyutta da dışarıdaki oda ile bağlantısını kesiyorsun. inşaat işi yani.

senin muhtemelen yaptığın akustik düzenleme (acoustic treatment) ile ilgili bir hareket olmuştur. onun da raconu var. gidip yumurta kartonu, sünger falan korsan olmaz. odanın modlarını ve rezonans noktalarını tespit edip o noktaları susturman(bkz taş yünü) ayrıca sesi sana yansıtan düz yüzeyleri de bozman gerekir (bkz diffuser, dağıtıcı). düşük frekanslar dörtgen yapılı odalarda köşelerde toplanır. uğultu yapar. köşelere de bas tuzağı (bass trap) koyman gerekir ki bu uğultudan kurtulasın. bunun için de yine taş yünü gerekir. bu taş yünü 70-100 kg yoğunlukta falan olmalı ki işe yarasın. daha azı da kurtarır ama raconu böyle.

dolayısıyla daha işin başındasın.

tavsiyelerim: speaker isolation pad denen bir nane var. bunlar hoparlörü koyduğun yüzey ile hoparlörün bağlantısını keserek olası rezonansları azaltıyor. kullandığın masanın değil hoparlörün sesini duyuyorsun.

köşelere bas tuzağı çok lazım. kesin lazım. el becerin varsa kendin de yapabilirsin. (bkz: diy bass trap)

diffuser'ları da yine kendin yapabilirsin. biraz tahta biraz tutkal bir de hassas cetvel. onun hesabıyla ilgili burada yazışırız gerekirse.

hip hop falan seviyorsan bunlara bir de sub ister. ama sub koyacağın oda da en az bi 30-40 metrekare olmalı ki hakkını versin. küçük odada zulüm olur. zaten müzik = büyük oda ve yüksek tavan.
0
alperz
(10.02.18)
(20)

kitapların altını çizmeye kıyamayan bir ben mi varım?

estranged
o güzelim pirüpak kitapların altını çizmeye nasıl kıyıyorsunuz?
o güzelim pirüpak kitapların altını çizmeye nasıl kıyıyorsunuz?
0
estranged
(10.02.18)
ben de çizemem, hatta sayfayı ortadan ikiye bile ayırmıyorum doğru düzgün, kapatınca potluk olmasın diye.
0
Bruce
(10.02.18)
ben de varım yalnız değilsin.
0
benaslindayohum
(10.02.18)
ıslak şekilde dokunanları dövme isteği de var bende:D
0
benaslindayohum
(10.02.18)
Ben de çizmem. Roman veya herhangi bir kitap üstüne yazı falan yazmam pek. Bir dandik kitap olmuş 40 euro, satıyoruz işimiz bitince.
0
bos gezenin bos ustasi
(10.02.18)
ben de öyleyim. okuduktan sonra satmaya ve hediye etmeye de kıyamıyorum. nasıl satıyorlar anlamış degilim. sonuçta okuduğun kitabin icinde bir suru karakterle arkadaş gibi oluyorsun, cogu da akil hocan gibi. ben kıyamam.
0
tomcruise
(10.02.18)
çizemem, kitabı katlayamam, ortadan ikiye ayrılmış şekilde ters çevirip bir yere bırakamam, kapağın kenarı kıvrılsa içime oturur, o halde düzeltebilmek amacıyla üzerine ağırlık koyarım ve benzerleri.

kıyanlar hele bi gerekçelerini anlatsın da anlamaya çalışalım. /:
0
treamorg
(10.02.18)
Ben de kıyamıyorum. Kitapta çok çok önemli bir şey görürsem en fazla bir post-it yapıştırırım, notumu da onun üzerine yazarım.

Öğrenciyken ders kitaplarımın da altını çizmeye kıyamazdım. Herkes fosforlu kalemlerle hunharca çizerken ben sonra silerim diye kurşun kalemle çizdim; bunu yaparken de silinince en iz bırakmayan kalem ucu kullandım.
0
wish i could find a way to disappear
(10.02.18)
Ben kitaba göre kıyıyorum. Çok pahalıysa kıyamıyorum.

Ders kitabıysa “Şuralar önemliymiş” anlamında geri dönüyorum sürekli zaten. Yanına notlar alıyorum, açıklamalar yazıorum. Geri döndüğümde hatırlaması kısa sürüyor. Geçen gün 12 yıldır açmadığım bir kitabı açıp notlarından faydalandım. Romanda falan da beni etkileyen cümleleri yeniden hatırlamak için çizerim. Ara ara rasgele kitap seçip o cümlelere yeniden bakarım, o zaman ne hissettiğimi ve benim için ne ifade ettiğini düşünürüm.
0
aychovsky
(10.02.18)
ebook var, audiobook var, cizmek yok bizim evde.
0
fortisvita
(10.02.18)
Romanlara dokunmam. Diğer bilgi kitaplarında altını çizer, kenarlara not alırım. Daha iyi anlamamı sağlıyor.

Kenar kıvırmam.

Romanlara dokunmam. Diğer bilgi kitaplarında altını çizer, kenarlara not alırım. Daha iyi anlamamı sağlıyor.

Kenar kıvırmam.

edit : Kurguları dışarıda bırakarak konuşuyorum. Kitabın asıl amacının okunması ve bilgi-fikir vermesi, sonra da arşivde beklemek olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla kitabın altını çizmek, not almak, yukarıdan bantlı ayraçlar koymak kitabı mahvetmediği sürece yerinde hareketler gibi geliyor. Bunları yapmadan da kitabı anlayan varsa, kral odur. Önemli olan okunduktan sonra arşive kütüpheneye girdiğinde tekrar kullanılabilir olsun. Cildini bozmayı, okurken diğer sayfayı arkaya kıvırmayı sevmem. Bunları yapana da hapşururum.
0
EasyTiger
(10.02.18)
ben baya karalarım, notlar tutarım altını üstünü çizerim daha sonra sitede yazmam gereken yerleri işaretlerim falan, sevgilim ise tek bir ucu kıvrılsa dahi kahrolur resmen. Ona kitap alırken en az hasar görmüşünü bulmak için resmen 4 saat harcıyoruz.

edit: roman okumuyorum ben yanıtları gördükten sonra düzenleme ihtiyacı hissettim, yakın dönem siyasi tarih ve modern Türkiye cumhuriyeti hakkında genelde okumalarım.
0
gozu acik sevisen yahudi
(10.02.18)
Kindle kullandığım için highlight özelliği ile istediğim yerini işaretliyorum ama normal kitap okusaydım da istersem altını çizerim, istersem fosforlu kalemle işaretlerim. Kitap kutsaldır ve dokunulmazdır muhabbetini çok itici buluyorum; okuduğunu anla da istersen sonra duvara çivile kitabı, ben çok takılmıyorum bu gibi detaylara. Sözüm size değil tabii, sizi tanımıyorum zira ama Instagramda falan bazı insanlar var, boş boş kitaplar okuyup (aşk romanları vs) sonra da "kitabımı ödünç istemeyin sakın vallahi deliririm ve arkadaşlığımızı bitiririm ve üstünde bir leke olursa cinayet işlerim" gibi abartılı üsluplarla kitapsever olmanın şekilsel bir şey olduğunu düşündüklerini yansıtıyorlar. O tarz bir yaklaşıma katılmıyorum.

Benim pek hoşlanmadığım tek şey sayfaların kıvrılması.
0
sopiro
(10.02.18)
Asla kıyamıyorum ben de. Kitaplarıma karşı biraz fazla gereksiz bir hassasiyetim var. Şimdi de şehir dışına gidiyorum mesela ve yanımda götürdüğüm kitap hariç bütün eşyalarım bavulumda, kitap yine bavulda yıpranmasın diye kucağımda.
0
ms brownstone
(10.02.18)
Kitap altı çizilmiş satırlarıyla, yanına notlar iliştirilmiş pagraflarıyla daha anlamlı, daha kullanışlı geliyor bana. Sayfa kıvırmam, ikiye katlamam ama çizerim ve yazarım. Kapak arkasına notlar alırım.
Okumadan önce özellikle yolculukta, deniz kıyısında vs okuyacaksam çantamda yıpranmasın diye takvim yaprağıyla kaplardım. Artık dışarda pek fazla okumadığım için (aslında üşengeçlikten) kaplama işini bıraktım.

Geri dönüşlerde aradığım yeri kolay buluyorum. Çizme yazma amacım bu. Artı olarak tekrar okumalarda zaman içinde kişisel değişimimi, zamansal değişimi görüyorum "20-30 yıl önce okurken şunu önemsemişim ama bak burayı gözden kaçırmışım bu daha altı çizilesiymiş" diyorum veya "o zaman öyleymiş ama şimdi işler değişti" diyorum..
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(10.02.18)
Ben de cizmem, ilgili sayfanin kosesini katlarim. Ilgili kisim sayfanin ustune yakinsa ust kosesini, altina yakinsa at kosesini katlarim. Cizik atmam. Ama katladigim koseleri tam 45derece katlarim:)
0
stavro
(10.02.18)
kıydım. en son kargo dahil yaklaşık 100 tl'ye amazon'dan barrett martin'in kitabını almıştım. kendimce önemli olduğunu düşündüğüm detayların altını çizdim. öyle ki kitap beyaz kağıda basılmıştı ve içinde soundtrack cd'si de vardı. bitmek üzere. yakınlarda frankfurt'ta 20 euro'ya mark lanegan'ın i am the wolf kitabının satıldığını gördüm de amazon'da indirimle daha ucuza gelecek diye düşünüyorum. onun da altını çizerim. sevdiğim bölümlerini, şarkı hikayelerini de ekşi'ye yazarım diye planım var.
0
rain when i die
(10.02.18)
Sopino +1000

“Kitap kutsaldır!!!1!1!1321!”cılar bana da acayip itici ve şekilci görünüyor.

Ben de bolca çizer, notlar alır, sonra o notları bir deftere geçiririm. Bazen öyle cümleler oluyor ki o cümlenin altının çizilmemesi o cümleye hakaret. Bir de ben birinden bir kitap ödünç aldığımda bazı kısımların çizilmiş olmasını çok seviyorum. O kişi nelerden etkilendi, neleri kendine yakın buldu bunu görmek çok hoşuma gidiyor.
0
i m cool with that
(10.02.18)
temel egitime ait, meslege ait teknik olmayan bir kitabi okurken cimlelerin altini cizen insan (ayy cok guzel cumle mantigiyla) net maldir. bu da dunyanin en mantikli genellemesidir. amk bu insanlar film izlerken ne yapiyor? video clip mi aliyor etkileyici yerlerde? tiyatroda kayit mi aliyor? ayni insan dunyayi akilli telefonunun kamerasindna izleyen insan. mal abi.beynin neden var. zaten vurulduysan o cunle sende kalacak. okudugun sey sana karisti. anlami o. acik oturuma katilacakta yanindaki kitabin 253. sayfasinincikartip "bakin alintiliyorum" deyip delil sunacak sanki pezevenk.okuma ya sen. okumasin o. gerildim.
0
sparkle kiddle
(10.02.18)
çiziyorum haşince
0
burya
(10.02.18)
Tırnak içine alıyorum.
0
soyut park
(10.02.18)
(3)

İşyerinde Hitap

ufukcel
Merhaba,6 senedir iş hayatındayım. Yaklaşık 4 yıl çalıştığım kurumda maillerde ya da toplantılarda birbirimize hep x bey/x hanım diye hitap ederdik. Devlet ihalesi alan taşeron bir firmadaydım. Geçen ay başladığım işyeri global bir kurumsal firma ama çalışanların büyük kısmı Türk. Buradaki hitaplard
Merhaba,

6 senedir iş hayatındayım. Yaklaşık 4 yıl çalıştığım kurumda maillerde ya da toplantılarda birbirimize hep x bey/x hanım diye hitap ederdik. Devlet ihalesi alan taşeron bir firmadaydım. Geçen ay başladığım işyeri global bir kurumsal firma ama çalışanların büyük kısmı Türk. Buradaki hitaplarda bey ya da hanım kullanmıyor kimse. Çok yüksekteki yöneticilerle muhatap olmadım henüz tabii. Onlara yemez. Kimse kullanmayınca sıkıntıya düşmeye başladım. Sanki hitap kullanırsam gereksiz bir ciddiyet yaratmış olacağım, kullanmazsam da "ulan adamla fazla samimi olduk, daha deneme sürem dolmadı" diyeceğim. Konuşmalarda yine isim falan karıştırmamaya çalışıyorum ama maillerde yazmazsam eksik hissediyorum.

Bu bana çok garip geliyor. Bunun nedeni ne? Biz mi çok ciddi takılıyormuşuz yıllardır?

Sevgiler.
0
ufukcel
(09.02.18)
sen ciddi takıl, bey/hanım demenin senin için oluşturacağı ekstra bir dezavantaj yok. aksine, bazı ortamlar fark edemeden çok laubalileşmiş oluyor, o ortamda adeta bir kardelen gibi kibarlık abidesi olarak parlarsın. sana "bana artık bey/hanım/ deme yav" diyene kadar devam et bence, ben olsam öyle yapardım en azından.
0
Bruce
(09.02.18)
çok ciddi takılıyormuşsunuz. rahat ol, bey/hanım kullanmamakla samimiyet olmuyor öyle.
0
lemmiwinks
(09.02.18)
bey/hanım demenin senin için oluşturacağı ekstra bir dezavantaj var bence. seni kendilerinden alt görürler. junior durursun eğer böyle bir şirket değilse.

a)rahat ol
b) olamıyorsan, bir süre kimseye hitap etme, sonra yakın bulduğun birine isminle hitap edebilir miyim, pek alışık değilim eski tecrubelerim böyle değildi, burada ortam böyle değil mi de.
0
kenarortay
(09.02.18)
(8)

Aliexpress uzmanları

devilred
Soru burada:(bkz: #74091869)
Soru burada:

(bkz: #74091869)
0
devilred
(09.02.18)
Tahminim doğru yani o zaman; Çin dışına çıkana kadar takip edebiliyoruz ama gerisi meçhul, öyle mi?
0
🌸devilred
(09.02.18)
Aldıklarım kaybolursa çok üzülürüm. Parasında değilim ama çok beğenerek aldım, içime oturur gelmezlerse.
0
🌸devilred
(09.02.18)
acemi kendi tecrübesini paylaşmış ancak tam olarak doğru değil, takipli olup da bana ulaşmayan hiçbir siparişim olmadı mesela ali'den alışveriş yaptığım 5-6 yılda, farklı harflerle başlayanlar dahil.

takipli olması ptt'nin işi biraz daha ciddiye almasına sebep. son 1-2 aydır sistemde güncellenmeyen takip numaraları çok oluyor, bakıyorum son hareket çin'den, 10 gün geçmiş ses yok, aynı gün kargo gelebiliyor. önceden ptt zamanında güncelliyordu ama son zamanlarda bir sorun var. onun dışında buraya gelene kadar neredeyse bütün takip kodlarını 17track.net üzerinden takip edebilirsin. ancak takip kısmına çok güvenmemek ve takılmamak lazım, asıl iş evine dağıtım yapan ptt'de bitiyor. ben bu yüzden iş yerine söylüyorum hep, bizim kargo çalışanları bütün kargo şirketleriyle ahbap, hiç sıkıntı olmuyor. takipliyse kargoya daha "sahip çıkılıyor" tabii, o yüzden sen dispute süresi gelene kadar bekle. gelmezse açarsın, paranı iade alırsın en kötü. muhtemelen sonra gelir zaten.

çin'den sonra ülkeye girene kadar bişey olmuyor zaten, yolda demek oluyor, not edilecek bir şey yok yani o kısımda. bazen malezya'dan aktarma yapılıyor, o zaman süre çok uzuyor.
0
Bruce
(09.02.18)
Bruce

Takipli olmayıp da mı demek istedin acaba?
0
🌸devilred
(09.02.18)
yok hayır, takipli olup başka harfli olanlar genelde kayboldu demiş ya, ona istinaden söyledim.
0
Bruce
(09.02.18)
Ha yok aslında, R ile başlayanlar takipli oluyor demiş. Öyle değil anladığım kadarıyla ama.
0
🌸devilred
(09.02.18)
teoride hepsini takip edersin. farkı ise takipli olunca postacı ürünü sana elden teslim eder, takipsiz olunca apartman girişine bırakır gider.

pratikte ise takipli-takipsiz fark etmez bilgi alamadığın paketler olacaktır. hatta son alışverişlerimde takipsizler sorunsuz geldi, takiplilerde sıkıntı oldu.
0
late viper
(09.02.18)
Ev adresi verdiysen işin zor, çünkü imza karşılığı değil ise postacı kapıya bırakıp gidiyor. Binadan da hacı olabilir, hatta binadan kimse kapıyı açmazsa kapının önüne bırakıp gidiyor.

Yüzlerce alışveriş yaptım 5-6 yıldır, bir iki tanesi kayboldu sadece. Ama işyeri adresimi veriyorum ve mesai saatinde sürekli açığız.

Bu hafta yine 4 ayrı siparişi tek seferde getirdi postacı, oturtup bi çay verdim. Dedim ki "lan ne biriktiriyon bunları, getirsene geldikçe" Abi yetişemiyom valla, o yüzden bazen birikiyor dedi.

Şaka yapıyorum, acele bir şey olsa dağıtım merkezine gelir alırım dedim "abi 2. kata çık benim masa şurda şurda geldiyse oraya koyup dağıtıyorum".

Sonra muhabbeti evlere getirdim, eve olan postayı ne yapıyorsunuz dedim. Şöyle dedi ;

"abi valla çoğunda posta kutusu yok, evde yoksa bırakıyorum kapıya. Posta kutusu varsa ve sığmıyorsa yine koyuyorum üstüne, resmen bağırıyor beni al diye. Yapacak bir şeyim yok kayıtsız posta, adam evde yoksa bırakıp gidiyorum"
0
John Bloor
(09.02.18)
(15)

İnsan soyunu neden merak eder?

amortisman
Merhaba,`e-devlet alt-üst soy bilgisi sorgulama` çıkmış, haberiniz olmuştur. Şu an tüm sosyal medya ve sözlük bunu konuşuyor.İnsanlar soylarını, nereden geldiklerini neden bu kadar merak ediyor? Ben de merak ettim açıkçası ama site yoğunluktan açılmıyor. Kendi kendime de sordum, neden merak ediyorum
Merhaba,

e-devlet alt-üst soy bilgisi sorgulama çıkmış, haberiniz olmuştur. Şu an tüm sosyal medya ve sözlük bunu konuşuyor.

İnsanlar soylarını, nereden geldiklerini neden bu kadar merak ediyor? Ben de merak ettim açıkçası ama site yoğunluktan açılmıyor. Kendi kendime de sordum, neden merak ediyorum diye ama bir cevap bulamadım.

Ne çıkmasını umuyoruz soyumuzdan, neden merak ediyoruz?
0
amortisman
(08.02.18)
Ben, belki soyumuzda ermeni, rum, kürt falan vardır inş. da babama gösterir eğlenirim, diye bakmak istedim. çok da şeyimde değil soyum benim.
0
rahip janick
(08.02.18)
atatürk'ün silah arkadaşları var ailede, onlardan öncesini bilmiyorum. sırf meraktan. gerçi ne çıkacak bilmiyorum, meslek falan söylemez de.

belki rum vardır, belki arap, sürpriz yumurta gibi :)
0
passion rules the game
(08.02.18)
Bizim ülkemiz daha çok yeni bir ülke. Ben 1993 doğumluyum, Cumhuriyet 1923'te kurulmuş. Düşün yani Cumhuriyet benim doğumumdan sadece 70 yıl önce kurulmuş. 70 yıl bir tane insan ömrü demek. Bu nedenle ülkedeki herkes en fazla dedesinin babasını bilebiliyor. Osmanlı gibi yüzyıllarca ayakta kalmış bir devlete dair hiçbir bilgi yok. İnsanlar heyecan yapıyor haliyle. Kendi akrabalarını tanımış oluyorsun bir bakıma.
0
dissendium
(08.02.18)
Ben belki rus'ya dan nenelerim çıkar da havam olur diye merak ettim.
0
for day to break
(08.02.18)
-Yalnızlıktan-
0
1adam
(08.02.18)
anneannemin, dedemin ismini biliyorum sadece, daha önce kimler varmış, isimleri nelermiş, nerede yaşamışlar, onları merak ediyorum.
0
Photographer
(08.02.18)
baba tarafımın köyüne kadar biliyorum Yunanistan Gevgili. ama anne tarafımda biraz karışıklık var onu merak ediyorum.

ayrıca soyunu nereden geldiğini bilmek güzeldir.
0
ferrarimizolaydisatardik
(08.02.18)
ben de nereden olduğumu gayet iyi biliyorum. kökenler göçmen olunca belki daha farklı bir şey çıkar ne biliyim dedim.
0
cabiday
(08.02.18)
ben buraya ilk göçen dedenin ne zaman geldiğini ya da kayda girdiğini merak ediyorum, 1800'den sonrası varmış çünkü. aile kökeniyle ilgili net bilgi sahibi olursam atavatandaki geçmişimize de ışık tutacak. yoksa soyumdan sopumdan ne çıkacağını biliyorum. tarihsel merak diyebiliriz.
0
Bruce
(08.02.18)
Çünkü insan merak eden bir canlıdır.
Diğer taraftan "bu kadar" merak edilmiş olunsaydı daha önce öğrenilmiş olunurdu. Alt tarafı iki tık yapıp bu kadar temel bir bilgiye ulaşmak "bu kadar merak" sayılmaz.
0
harvey
(08.02.18)
Bu psikolojik bir sey, cogu insan gecmisle olan baglarini bilmek ister. Gecmiste atalar kultune vs. inanilan veya aristokrasinin guclu oldugu yerlerde gercek hayata direkt etkisi vardi jenealojinin, mesruiyet icin "aha benim soyum (gercek veya efsanevi) x'e dayaniyor o yuzden y'yi yapabilirim/sahip olabilirim" diyip belgeyi gostermek gerekiyordu.

Bugun yasanan durumsa halkin cogunun emek/zaman harcamadan ulasamayacagi bilgilerin bildigim kadariyla ilk defa hazir olarak sunulmasindan kaynaklaniyor. Biz bu konuda gercekten cok fakir bir ulkeyiz, mesela Britanyalilar 1. Dunya Savasi'nda savasmis dedeleriyle ilgili bilgilere direkt online erisebiliyorlar; hangi birlikte savasti, hangi madalyayi kazandi, nerde/ne zaman oldu vs. Bizde alfabe degisiminin etkilerinin yani sira baska eksiklikler de oldugu kesin.

edit: Bu arada Turkiye'de hala kucuk yerlerde dedeni/neneni bilmek, "Postaci Talat'in torunuyum" demek onemli bir sey. Komunite kucuk oldugu, herkes birbirini tanidigi icin direkt sen de gruptan sayiliyorsun. Sehirlerde bu yok haliyle.
0
common of demons
(08.02.18)
neden merak etmez? meraksız insanların nasıl merak etmediklerini de merak ediyorum şahsen.
0
pinkpeony
(08.02.18)
mesela sen, insanların neden merak ettiğini, neden merak ediyosun?
0
€xpolerer
(08.02.18)
Neden tarihi merak ediyor ve okuyor insanlar? Bunun gibi bu da, gayet normal yani. Bir dizinin bir sonraki bolumunu merak ederken soyunu neden merak etmeyesin ki? Adi ustunde, merak.
0
stavro
(08.02.18)
Sana kendinle ilgili bilmediğin bir bilgi sunuyor. Kendinle ilgili bir bir şey öğrenip aydınlanıyorsun. Çıkan şeyim önemi yok, sonuçta “Soyumuz saraya mı dayanıyor” diye değil; “Acaba göç yolu nereden” diye.

Annemle ilgili özel bir durum var bizde. Anneannem annem 5 yaşındayken ölmüş ve bir daha onunla ilgili monuşmamışlar ve konuşturmamışlar. Banka hesabı için annemden annesinin kızlık soyadını istemişler ama 1949 yılında ölen kadının kozlıl soyadı ile ilgili herhangi bir fikrimiz yoktu. Başka türlü de hesabı açmayı reddettiler o dönem. Biz de bir soyadı uydurduk, onu kullanıyoruz annemin hesapları için. Dedem de erken ölmüş. Onunla ilgili de az bilgimiz var. İnsanın kendiyle ilgili bir şeyler öğrenmesi güzel. Belki günün birinde bilmediğim memleketimi ziyaret ederim.

DNA testi de yaptırdım; %25 İtalyanlık çıktı mesela. Merak ediyorum, İtalyanlık var mı diye. Dedem Kore Gazisi’ymiş ve iki yıl orada kalmış, belki orada bir teyzem ve dayım var, çekik gözlü kuzenlerim var. Ulvi bir şey olduğundan değil ya da bununla gurur duyacak da değilim ama hepsinin altında birer hayat, her hayatın da bir hikayesi var. Benim ben olana kadarki hikayesini merak ediyorum. Dünya’nın Büyük Patlaması gibi bir şey bu, herkes bir dünya.
0
aychovsky
(08.02.18)
(6)

claim'den sonra that gelip gelmemesi

Sour
geliyor mu gelmiyor mu? neye göre geliyor ya da gelmiyor?
geliyor mu gelmiyor mu? neye göre geliyor ya da gelmiyor?
0
Sour
(08.02.18)
talep etmek anlamındaysa gelmez, iddia etmek anlamındaysa gelir.
0
theconqueror
(08.02.18)
sonrasında cümle gelecekse that gelir, cümle gelmeyecekse that gelmek zorunda değildir.
0
Bruce
(08.02.18)
Yukaridaki yorumlar tam da dogru degil.

She claims to be a virgin.

She claims I am the father.

gayet dogru cumleler.
0
Traveller
(08.02.18)
Gelse de olur gelmese de olur.
0
baldur2
(08.02.18)
claim that, say that, know that, .... hepsi aynıdır yapı olarak.

that'ten sonra başlı başına ayrı bir cümle gelir. "claim that...." dersen "....-dığını iddia ediyor" anlamına gelir. yani oradaki "that" "-dığı, -diği" yerine kullanılır.

he claims that he was right. (haklı olduğunu iddia ediyor)

ama aynı şekilde "that" kullanmayarak da bu cümleleri kullanabilirsin. orada gizli bir that olduğu bilmen lazım böyle bir durumda.

eğer "-dığı, -diği" anlamı vermeyeceksen bu sefer that hiç yoktur.

he claims his right (hakkını istiyor)

burada gizliden de açıktan da that yok. çünkü "-dığı, -diği" anlamı yok.
0
lesmiserables
(08.02.18)
başka bir cümleyle bağlayacaksan gelir. yoksa gelmez.
0
eindaclub
(08.02.18)
(2)

Deneyerek gelişmek burada da mümkün mü?

noxell
Formda bir vücut için düzenli spor yapmayı anlıyorum. Bir müzik aleti çalmak için çokça pratik yapmayı da... Dil öğrenmek için sürekli o dilde konuşmak ve kitap okumak da son derece mantıklı. Peki o zaman... İçerik üreten biriyim. Sürekli yazmak, diğer yaptığımız faaliyetlerde olduğu gibi benim kale
Formda bir vücut için düzenli spor yapmayı anlıyorum. Bir müzik aleti çalmak için çokça pratik yapmayı da... Dil öğrenmek için sürekli o dilde konuşmak ve kitap okumak da son derece mantıklı.

Peki o zaman... İçerik üreten biriyim. Sürekli yazmak, diğer yaptığımız faaliyetlerde olduğu gibi benim kalemimi açar mı? Daha rahat ve daha iyi yazar mıyım?

yoksa yazmak yaratıcı bir eylem olduğundan sürekli bir şey üretmem benim yaratıcılığımdan götürür mü? ya sürekli denemeler yaptığım için bir gün üretecek kelimem kalmazsa?

10 bin saat kuralı 'yazmak' için de geçerli mi?
0
noxell
(07.02.18)
belirli bir sistematiği olan konularda daha etkili sonuç verse de evet; sanat gibi soyut uzuvlara, "beyin kası hafızasına" ihtiyaç duyulan konularda da pratik fayda sağlar. sistematiği olmadığı için kümülatif bir şekilde gelişmeyebilir ama zararı olmaz, faydası olur.

üretecek kelime kalmaması söz konusu değil, yaratıcılık söz konusuysa sınır olmaz çünkü. hepi topu 9 notayla bile yüzyıllardır ne şarkılar yapılabiliyorken on binlerce kelime ile kısıtlanabilecek bir deneyim mümkün değil.
0
Bruce
(08.02.18)
Naçizane fikrim bu metodun yaratıcılık isteyen aktivitelerde geçerli olmadığı yönünde.Her halükarda yazın hızı yahut teknik konuda sizi geliştirse bile yaratıcılık tamamı ile beyin salgıları ile alakalı.Bu konu ile ilgili reddit'te subredditler var bir göz atmanızda fayda var ayrıca melanin salgısını da araştırabilirsiniz.
0
justafkindream
(08.02.18)
(26)

Nasıl tanışacak Türk genci?

devilred
Aklım almıyor bazı şeyleri. En ufak temasta (fiziksel temastan bahsetmiyorum), tanışma girişiminde taciz çığırtkanlığı yapan kadın doluyken etraf, nasıl tanışacak Türk genci? Türk kadını ne ara her şeyi taciz olarak adlandırır oldu? Bunun motivasyonu ne? Valla “ülkede kadınların durumu şöyle de böyl
Aklım almıyor bazı şeyleri. En ufak temasta (fiziksel temastan bahsetmiyorum), tanışma girişiminde taciz çığırtkanlığı yapan kadın doluyken etraf, nasıl tanışacak Türk genci? Türk kadını ne ara her şeyi taciz olarak adlandırır oldu? Bunun motivasyonu ne? Valla “ülkede kadınların durumu şöyle de böyle” diye gelenin kalbini kırarım, baştan söyleyeyim. Onunla alakası yok bu sapkınlığın. Evet, bana göre bir sapkınlık, bir kendini dünyanın merkezi görme durumu bu.

Kimse saydırmadan söyleyeyim: Sayısız kere “gerçek manada” tacize uğradım, boşuna yormayın kendinizi.

Türk erkeği olsam yanına yaklaşmam Türk kadınının, ne tepki vereceği hiç belli değil.
0
devilred
(07.02.18)
Tanışmayı geçtim, yanlış anlaşılmayayım diye siklemiyormuş gibi, tiksiniyormuş gibi falan davranıyorum ben bazen. Psikolijimi çok bozdu bu hal. Böyle bazen bir noktaya dalıp bir şey düşündüğüm oluyor. Hiç farketmiyorum, kız da o noktaya yakın oluyor aksi gibi. Ona bakıyormuş gibi algılanmayayım diye aptal aptal triplere giriyorum.

Sorunumun kaynağı ne bilmiyorum.
0
kakaolu kremali biskuvi
(07.02.18)
Kurs, etkinlik, işyeri, gibi tanışma fırsatı olan yerlerde. Onun dışında mesela kafede arkadaşlarınla toplanırsın onun da arkadaşları gelmiştir. Üçüncü bir seçenek olarak da mesela internette bir başlık açarsın biri de sana güzel güzel, madde madde açıklar. Noktalama işaretlerinde sıkıntı olsa da ne güzel imla kurallarını da biliyor dersin. Bu şekilde.
0
havadakarada
(07.02.18)
"tanışma girişiminde taciz çığırtkanlığı yapan kadın doluyken etraf"

internette köpürtülen 3-5 abartılı mesele haricinde ben böyle bir şeye denk gelmedim.
0
doxanikee
(07.02.18)
Doğru diyorsun ama şunu da not düşmek lazım. O yüzden kadınlar, kadınlar özgürleşirse erkekler de özgürleşecek diyor. Bu ülkede hemcinslerimizin göstermiş olduğu şiddete, tavra karşın biz erkekler de sesimizi çıkarmadık ve bazılarımızın da işine geldi. Çok iyi anlıyorum seni. Bazen bir kadın görüyorum kahve içen acaba gitsem merhaba desem mi diyorum, sonra vazgeçiyorum. Meyhanede 3 kadın rakı içerken problem oluyor mesela erkekler laf atıyor. Kadınları anlayabildiğim için, ne kadar sana hak versem ve muzdarip olsam da, maalesef kadınların çektiği problemler hallolmadan böyle yaşayacağız.
0
Khalkedon
(07.02.18)
Femme vitale +1

Utopik bir dunyada evet nasil tanissin bu erkekler ama gunumuz gercekleri uymuyor maalesef.
0
mor oje
(08.02.18)
Khalkedon benim yazacaklarımı yazmış.
bu bilince sahip kadınların erkeklere zaten sapık gibi muamele etmediğini düşünürsek sorunun çözümünün toplumdaki temel değişiklikler olduğunu düşünüyorum. barda tanıştığı erkeğe numarasını veren çok da bilinçli olmayan bir kadının bunu birden çok defa yaptığında "yollu" sıfatına maruz kalmasının direkt olarak o kadınla alakası yok, suç onun değil. ben açıkçası bir erkek olarak her kadından bahsettiğin kadar sınırları aşıcı olmasını bekleyemem, keşke olunsa.

değişim geçiren toplum bir zaman sonra bu sorunları aşacak ancak mevcut erkekler muhtemelen kimseyle rastgele tanışamadan ölecekler.
0
Bruce
(08.02.18)
+1 imi verdim.

erkekleri pis kokuyor bakımsız ve tacizci.hele kadınlar kendini kraliçe sanıyor birşey söyleyemeye çekiniyorsun bırak birşey söylemeyi kaldırımda yalnız kadın olunca yolun karşısına geçiyorum ya da hızla yürüyüp solluyorum..

kadınları ayrı erkekleri ayrı aptal.valla bıktım bu ülkede yaşamaktan ya.

allahını seven beni norveçe izlandaya falan atsın :(
0
follow rivers
(08.02.18)
Şunu da eklemek isterim, böyle bir diyaloğa ekşi duyuruda hiç girmedim. Konuyu duyuruyu açan belirtmiş, bunun dışında 'keşke şöyle de yapsan, bu hassasiyeti hayvanlara da göstersen' gibi ifadeler tartışma/münazara kültürüne uymuyor. Bu tarz karşı çıkışlara "ad hominem" denir.

"Ad Hominem", belirli bir kişinin herhangi bir konudaki duruşu yerine şahsına yöneltilmesidir.Bir fikre cevap verirken, fikir üzerinde tartışmaktan ziyade, argümanı ortaya atan kişinin alakasız bir özelliğini gündeme getirerek fikirlerini çürütmeye çalışmaktır. Bunu eleştiri olsun diye değil, en azından iyi bir şekilde tartışabildiğimiz ortamlarda yapmamaya dikkat etmeye çalışabiliriz diye yazdım.

Hepimiz bu toplumda yaşıyoruz ve farklı düşüncelerimiz, hayat biçimlerimiz olsa da bir şeylerden dolayı sıkıntılar yaşıyoruz. Bunların çözümü için dinlemek ve gözlemek öneml diye düşünüyorum.
0
Khalkedon
(08.02.18)
eksisozluk.com

şu türler biterse anca o zaman olabilir. erkek yanına gelmiş merhaba diyecek ya da tanışabilir miyiz diyecek en fazla. author un çok sevdiğim bir sözü geliyor aklıma nedense
0
yüzyıllık yalnızlık
(08.02.18)
İnternet bu konuda gün geçtikçe büyük bir yer kaplıyor.

Bunun dışında arkadaşımın arkadaşı muhabbeti ve iş arkadaşlığı olmasa gerçekten Yeni biriyle tanışmak zor.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(08.02.18)
güzel tespit. erkeklerin işi çok zor
0
burya
(08.02.18)
Bu lgbt ve hayvanseverlik olayı biraz; Afrikada çocuklar açlıktan ölürken ki konuştuğunuz mevzuya bak muhabbeti gibi olmuş.
Tanışmaya gelince, şanslı değilse çoğusu tanışamıyor maalesef
0
KaraSakall
(08.02.18)
Cevaplarım patır patır siliniyor. Diyeceğim tek şey, bu tarz hassas konular üzerine bu kadar üsttenci, rahat konuşmamak lazım. Paranoyak, "Sikecüler tatlı. mı" kafasını yaşayan kadınlar yok mu? Var. Ama bu Türk erkeğinin her alanda ayni mukavemeti gördüğü anlamına gelmez ki eğer bir kadın taciz edildiğini düşünüyorsa yüzde seksen haklıdır. Sadece biraz dikkatli olalım. Lütfen.
0
femme vitale
(08.02.18)
Bir erkek güzelce yaklaşıp tanışmak istediğini belirttiğinde kadın istemiyorum diyorsa ve erkek ısrarcı oluyorsa (onu takip etmek, lafla ısrar etmek ve benzeri) olay oluyor zaten Türk kadını için. Ben sanmıyorum ki reddedilince insanca uzaklaşan adamlarla ilgili ay taciz etti beni diye olay büyütülsün. Kimmiş bu tanışmak isteyen erkek için taciz etti beni diye çığırtkanlık yapanlar?
0
inawen
(08.02.18)
Devilred, takdir ve tebrik ettim, çok güzel yazmışsın.

İlaveten acemi +1 diyorum. Ya da hiç tanışmıyoruz, rast geldikçe işte..
0
skooma
(08.02.18)
ayni seyi bir kac gundur dusunuyordum dunde bir arkadasimla konustuk bunu.

Bizim donemin taciz kelimesinin anlamini bile bilmedigi yonunde bir cikarimimiz oldu.eskiden beri ne halt yediysek tamami taciz.bu bahsettigim kiza sarkintilik etmek falan degil ya da birseylere zorlamak asla degil ama eski beraberliklerimizin neredeyse tamami gece disariya cikma ,bolca alkol uzerine olusan tanismalar.belki bu yuzden cogunlugunun kim olduguna dair bir fikrim bile yok birde soyle dusunuyorum buyuk yirtmisiz birisi gitse dese ki alkolluydum benden faydalandi(bu da ne igrenc bi kelimeydir) al sana sk tuttuk,sabika kaydini yedik birde suca bak,taciz daha fenasi coskun abinin meslegi.

Boyle bir olay oldugunu varsaysak ya bende onun kim oldugunu neden benimle geldigini hatirlamiyorum ki ben niye gidip sarhostum benden faydalandi diyemiyorum.ya evimi 10 kere falan soydular ona bile is kazasi falan dedik.gitsem kimi sikayet edicem tanimiyorum ki,

Ulkede cok garip seyler oluyor,hic olmadigi kadar pislik,taciz,tecavuz aldi basini gidiyor.asla en ufak tacizi bile normallestirmek olmamali ama kiza merhaba demenin bile taciz kabul edildigi bir hale geldik.birde bu durumu yine kendi lehlerine kullanan garip yoneticiler var,pembe otobus olsun eylemi yapan dayilar falan.sebebi midir bilemem ama sonucu pek cok yoneticinin tamda istedigi durumu olusturuyor.
0
duptıs
(08.02.18)
iyi giyinen bakımlı olan her erkeğin her kadında şansı vardır,, pizzacı falan hikaye ben kadın olsam ve pizzacı bana yürüse rahatsız olueum
0
docrivers
(08.02.18)
"Bir kadından bunu duymak gözlerimi yaşarttı tebrik ederim"

Bu oyunun nasıl oynandığını biliyorum yine de ben. Kolay olmuyor tabi tanışmak, ama gerçekten isteyen, karşısındaki kişiyi gerçekten tanımak isteyen eninde sonunda tanışıyor.

Hayat şartları böyle. Öyle isteyeceksin ki rahatsızlık vermeyecek karşındaki kişiye
0
MaNOfTheYear
(08.02.18)
Deli insan her cinste var, bunu göz önünde bulundurmak gerek diye düşünüyorum ben.
Kadınların "tacizci bu adam!" yorumlarının (doğru olmayanları kastediyorum) çoğunluğu temsil ettiğini de düşünmüyorum.
Bir kadının istediği gibi birileriyle buluşması, istediğiyle görüşmesi, "naz yapmadan" ilgisini belli etmesi vs çok rahat ve normal karşılanan bir şey değil bu toplumda. Haliyle erkekler de bir türlü ne yapmaları gerektiğini öğrenecek pratiği edinemeyip ürkütücü, garip sosyal varlıklar olarak kalıyorlar. Az bir kısım tecrübesinin, görgüsünün, zekasının, empatisinin, giyim kuşamının vs verdiği olumlu etkiyle kendi yolunu çizebiliyor.

Geçenlerde başka bir duyuruda bahsetmiştim, İngiltere'de bir komedyen "How Not to Sexually Harrass Someone" diye bir skeç yapmıştı, onda çok güzel bir mesaj vardı: bir şey garip geliyorsa, gariptir, haliyle taciz olarak anlaşılabilir. Yani, sizin bir kadın iş arkadaşınıza bir sabah "aa elbisen ne güzelmiş, yakışmış" diyip geçip gitmeniz normal olabilecekken, bunu kadıncağızı koridorda köşeye kıstırıp "elbisen çok yakışmış, vücut hatlarını çok iyi gösteriyor" diye söylerseniz, bu gariptir ve tacizdir. "Yuh amk, kim yapar bunu" diyebilirsiniz, ama bu o kadar çok oluyor ki, inanamazsınız. Daha dün bir arkadaşım anlatıyordu, ilk buluşmada karşılıklı birer kadeh bir şey içip sohbet ederlerken on onbeşinci dakikada durup dururken "ee içki içmeyi seviyorsun, oral seksi de seviyor musun bari" diye soran bir adamı mesela. Bahsettiğim videonun linki de şurada: www.youtube.com

(Ayrıca maalesef erkeklerde bir "seks konusunda konuşmuyorsan kezbansın" algısı var ki, ben bunu çözebilmiş değilim.) Yani, o kadının sizinle konuşmamayı, sizinle buluşmamayı, sizinle tanışmamayı, sizinle flört etmemeyi tercih ediyor olma ihtimalini de düşünün lütfen. Kimse kimseye ilgi borçlu değil, bir şeyiniz hoşuna gitmemiştir, ürkütücü gelmiştir, rahatsız olmuştur, kafası o anda bu sohbeti vs götürecek halde değildir, ne olacak? İnsanlık olarak birbirimize bir şans borçlu değiliz flört konusunda, herkes istediğine pas verir istediğine vermez. Bunu "erkeklerden tiksinen türk kadını" gibi sunmak da saçma.

Bütün bunlar bir kenara, ne bileyim, sıradan bir iltifatın, uygun bir zamanda birinin gelip merhaba demesinin vs de taciz olarak algılanmasını ben de doğru bulmuyorum.

Sorunuza daha direkt bir cevap vermek gerekirse: internetten, herhangi bir olayda tanışma amaçlı yaklaşmadan sohbet açarak ("burası da bu saatlerde hep ne kalabalık oluyor değil mi?"), karşınızdaki kişinin herhangi bir aksesuarına vs övmeden, yorum yaparak ("aa kolyeniz ne ilginçmiş, bir şeyin sembolü falan mı?"), arkadaşlar aracılığıyla vs tanışacaksınız. Karşınızdaki kişiyle insan olarak iletişim kuracaksınız önce yani, "bağyan tanışalım mı" diye ürkütmeyeceksiniz. @Manoftheyear'ın bu dediğine katılıyorum, "öyle isteyeceksiniz ki rahatsızlık vermeyecek".

Benzer bir durum erkeklerde de olabiliyor. Benim de hem duyuruda hem gerçek hayatta tanışmak istediğim ve ilginç bulduğum insanlar var karşı cins, sırf ikinci ayda "yiğidim evimin erkeği ol" diyeceğimi düşüneceklerini ve kendilerini şekilden şekile sokacaklarını bildiğimden hiç ses edemiyorum bile. (Flört etmek istediğim değil, sohbet etmek istediğimi kastediyorum) İnsanlar garip.
0
sopiro
(08.02.18)
Aynen ya 2000 lerde mircda chat yaparken bilgisayar sandalyesinden kucagimiza ziplarlardi ama resim istesen gondermezlerdi simdi instada kasigindaki bene kadar goruyoz ama tacizciyiz...
0
Dönmezer
(08.02.18)
güzel demişsin de ben de bir erkek olarak hemcinslerimin özellikle kurs\gezi\sosyal klüp gibi etkinliklerde kadınlara sinek gibi yapışmalarından rahatsız oluyorum. erkeğe farklı kadına farklı davranmalar, kadınların çevresinde oturmalar, yardım edeyim, eşyanı taşıyayım, yemek getireyim, geçerken bırakayım sarkmaları vb iğrenc.

* vapurla bir etkinliğe gidiyorduk. elemanın biri (erkek) ayakta kalmıştı, yer açtık yanımıza oturdu. sohbet ettik. bir süre sonra gruptan bi kızın yanı boşaldı. eleman bizim yanımızdan kalktı kızın yanına gitti. kızla da tanışıklığı yok ha :)
0
herhaltibiliyoring
(08.02.18)
Milyonlarcası nasıl tanıştıysa o şekilde.

Benim etrafımda bahsettiğiniz kadınlardan hiç yok, pis sapık erkeklerden de yok. Çevrenizi değiştirin.

Edit: elitlikle ne alakası var bu dediğimin anlamadım:) elitler arasında böyle tipler yok mu?
0
peggy
(08.02.18)
@peggy

O kadar saçma bir anlama şekli ki bu, tarif edemiyorum. Çevrendeki insanı zaten tanıyorsundur, elit çevreyle övünülecek soru değil bu.
0
🌸devilred
(08.02.18)
kısır döngü var burada.

kadınlar erkeklere yüz vermedikçe erkekler abazanlaşıyor, erkekler abazanlaştıkça kadınların gözünde daha itici oluyor.

birisi yukarıda "sinek gibi yapışma"dan söz etmiş. haklı. çünkü erkekler abazan.
0
nickini degistiren yazar
(08.02.18)
zor ya bende merak ediyorum :D
0
alixkandemir
(08.02.18)
Bu sorudan tacizi meşrulaştırdığımı çıkaran bazı aklı evveller olmuş. Siz siz olun o denli aklı evvel olmayın.
0
🌸devilred
(09.02.18)
(6)

Paris te Ahmet Kaya'nin mezarına ziyaret

yedinumara
Etmek istesek direk gidip ziyaret edebilir miyiz?Ozledim iki gözümü.
Etmek istesek direk gidip ziyaret edebilir miyiz?

Ozledim iki gözümü.
0
yedinumara
(07.02.18)
edebiliyorsun, pere lachaise umuma açık bir mezarlık. yalnız bulması biraz zor, baya büyük çünkü. gitmişken yılmaz güney, jim morrison ve gerda taro'ya da selam et.
0
Bruce
(07.02.18)
mutlaka git. başında da kendine iyi bak ı dinle.
0
devcileyin,
(07.02.18)
tabi ki gidebilirsin, bizden de selam et.
0
ada meltemi
(07.02.18)
N01+N16 53dk
0
🌸yedinumara
(07.02.18)
Charles de gaulle etoile durağından 2 numaralı metroya bin pere lachaise'de inersin. Mezarlığın girişinde direk sol tarafa dön olabildiğince sol tarafta düz ilerle. Dış duvara yakın mezarı.
0
kipada sepetini ucuza dolduran adam
(07.02.18)
mezarın yerine önceden bakın, gittiğinizde kendiniz bulamazsınız.
0
stanley weber
(07.02.18)
(14)

hollanda'daki coffe shop'larda weed ve haşhaş

Sour
ya bir arkadaşım seyahate gitmiş menü paylaşmış da şimdi gördüm weed yazıyor ve haşhaş yazıyor. bunların ikisini aynı sanıyordum ben. haşhaşın tüketimi nasıl oluyor? yani sigara gibi mi sarıyorlar? en azından hollanda'da istediğinizde nasıl oluyor? bir de joint yazıyor. acaba onlar ne? farklı türler
ya bir arkadaşım seyahate gitmiş menü paylaşmış da şimdi gördüm weed yazıyor ve haşhaş yazıyor. bunların ikisini aynı sanıyordum ben. haşhaşın tüketimi nasıl oluyor? yani sigara gibi mi sarıyorlar? en azından hollanda'da istediğinizde nasıl oluyor? bir de joint yazıyor. acaba onlar ne? farklı türlerin karışımı gibi bir şey mi yoksa birkaç kişilik kullanım gibi mi? hani iki kişilik salata falan olur ya :D valla saçma olabilir ama sigara bile kullanmıyorum dolayısıyla gerizekalıya anlatır gibi anlatın.

soru 2: bu nedir? i.hizliresim.com
0
Sour
(07.02.18)
joint weed'in içiliş şekillerinden biri, tütünle karıştırılarak sigara gibi sarılıp içilen versiyonu; sigara gibi sarılı haline joint deniyor. weed'i bong(nargile mantığı) gibi farklı yöntemlerle de tüketebiliyorsun.

haşhaş da sigara gibi kullanılabiliyor, direkt olarak çiğneme yoluyla da tüketilebiliyor.

soru 2: tüpün içindeki joint, yanındaki şeffaf yuvarlak şeyler grinder, weed'i içinde öğütüyorsun, sonra tütünle karıştırıp joint halinde sarıyorsun. sağdaki parça üste gelen kısmı, soldakine tütünü koyup sağdakini üstüne yerleştiriyorsun, çevirdikçe öğütüyor kalın weed'i. yeşil kutudaki filtre sanırım, ya da halk arasında zıvana; dudağın direkt olarak yanan weed'le temas etmemesi için. kilitli poşetteki ise weed'in ta kendisi.

volcano digit bir vaporizer'mış, onu bilmiyordum. bong dediğim şeyin elektroniği, yanan weed'in daha hızlı etki eden şeklidir buharlı tüketim. bu da bu işi daha kolay ve daha dumanlı yapmanın yolu.

nax belirtmiş, sadece ot olursa hem sürekli söner hem de içimi zorlaşır. standart bir joint 1 kişiyi çok rahat uçurabilirken fazlasını koymaya gerek yok, yine tütün arasına ancak sağlam sarılmış bir joint'in 4 kişiyi uçurabilmesi mümkün.

böyle anlatınca da sanki her gün vuruyoz guru guru gubara durumuna düştüm. ot içmeyin yassah.
0
Bruce
(07.02.18)
@bruce sağol, yok o büyük torbalı buharlı şeyi sormuştum zaten.
0
🌸Sour
(07.02.18)
Joint marijuana nin tutun gibi kagida sarilmis ve sigara gibi tutturulerek icilen sekil, illa tutunle karistirmak zorunda degilsin. Ekonomik olsun diye tutunle karistiriliyor bence genelde.

Hashas da sararak iciliyor, pure oldugunu gormedim sarildiginda ama hep tutunle sariliyor. ya da bi yakiyolar filan biseyler oluyo, oyle de aliniyor ama ben sevmiyorum, ayrintisini bilmem.

Menude joint yazmasi "sarmayi bilmiyosan kardes biz senin icin onceden sardik, al ic" seklinde hazir satilisi demek :D

Resimdeki vaporizer olmasi lazim. Turkce cok ilkel versiyonu "kova" dhskajjajs
0
kuehles blondes
(07.02.18)
Haşhaş Türkiye'de yasak, değil mi? Ve bunun gibi anlık mutlu eden ama bağımlılık yapmayan şeyler? Sigara gibi değil ama astıma uygun olarak. Bitki çaylarına inanmıyorum, hiç denemedim ama şimdi haşhaş nere melisa çayı nere :)
0
siyah giyen adam
(07.02.18)
Flemenk bir arkadas dedi ki; tutunle weed karistiriliyor cunku sarginin icine tutun koyulmazsa her nefeste sigaranin ucunu tekrar yakmak gerekir.
0
nax
(07.02.18)
resimdeki büyük alet vaporizer. amsterdam'daki coffee shop'larda oluyor, ücretsiz kulanabiliyorsun. aslında mantığı kova yapmaya benziyor ama yakmadan yaptığı için daha "az sağlıksız" denebilir. ciğeri söndürmüyor kova gibi. o ucundaki balonu söküp içine çekiyorsun, kova gibi tek seferde hepsini bitirmek zorunda değilsin. subabı oluyor.

joint hazır sarılmış ot demek ama genelde sarmasını bilmeyenler, turistler falan alır. tütünü dayayıp weed fiyatına satarlar, weed'i de süprüntü olur genelde.

haşhaş dedikleri opium olabilir mi? afyon yani. genelde siyah bir taş şeklinde olur. macunumsu bir yapısı vardır. kubara benzer. jointi pek olmaz, pipe'ı yapılır. taze weed varken gereksiz.

biraz ters sırayla yanıtlamış gibi oldum, kusura bakma.
0
sir gawain
(07.02.18)
herkes keş çıktı be, gençler bir ara buluşma yapalım bari :p
0
docrivers
(07.02.18)
haşhaş dedikleri şeyin bizdeki karşılığı kubar.
0
yatagants
(07.02.18)
en.m.wikipedia.org

Bizim bildiğimiz haşhaş değil o, yine weedden üretilen, işlenmiş, toz halinde olan ve tütünle karıştırılıp içilen versiyonu.
0
Haldamir
(07.02.18)
haşhaş değil bu arada haşiş derler, neye göre haşhaş yazdınız
0
docrivers
(07.02.18)
buluşma yapılsın gerçekten, pariste mezarlık tarif edenler, "tatkılma"'ya teknik açıklama getirenler - ki bilmeyene anlatması bazen tatlı oluyor gerçekten- duyurunun potansiyelini gözler önüne koydu bence.
0
idris amil zula
(07.02.18)
Ariyorum narkotiği, silmeyin (*-*).
0
velvetmorning
(07.02.18)
hashas = kubar,

pure joint sarilirsa da oyle milletin soyledigi gibi her cekiste yakman falan gerekmez, evet daha sik soner ama tutunle karistircnksin diye bir sey yok.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(07.02.18)
Arkadaslar cevap vermis ama ozetlemeye calisayim.

Joint: Tutunle karistirilip sigara olarak sarilmis weed ya da hash

Weed: Kurutulmus kenevir cicegi. Coffeeshoplarda yapragini satmazlar icim kalitesi dusuk oldugu icin

Hash: Haşhaş ile hash farkli seyler. Haşhaş bitki. Hash ise kenevir ciceklerinin uzerindeki tozlarin islemden gecip/preslenip kalip haline getirilmesi. Turkiye'deki kubara denk. Sakin ola yemeye kalkmayin bunu, yenildiginde hem etki gostermez hem de tadi berbattir muhtemelen. Eger macun kivaminda yumusaksa ince iplikler haline getirilip, degilse princ tanesinden kucuk parcalar bol tutunle ( yanmasi weed'e gore daha zordur ) karistirilip sigara ile sarilarak icilir. Bunun disinda raptiye/bardak/pipet kombosu ile icenler, ayran kutusundan uzay gemisi yapan arkadaslar da mevcut.

Resimdeki vaporizer. Arkadaslar kova ve bonga benzetmis fakat bir kac fark var. Kovada/bongda malzeme yanar, dumani cekilir vaporizer ise yakmadan buharlastirir, torbaya doldurur buhari nefesle icinize cekersiniz, icimi daha yumusaktir. Resimdeki vaporizerlarin krali olan volcanoda ise sicaklik ayar weed icin 180-190 ayarlanir. Herhangi bir coffeeshopta vaporizera hash koyarsaniz dayak olmasa da kufur yersiniz buyuk ihtimalle, hazneyi temizlemesi cok zor olur eriyince.

selam ve dua ile.
0
whisky
(07.02.18)
(21)

Hayat kalitenizi arttıran metalar

evliyacelebi
Kullandiginiz sure boyunca hayat kalitenizi arttirdigini dusundugunuz esya veya app'ler neler?
Kullandiginiz sure boyunca hayat kalitenizi arttirdigini dusundugunuz esya veya app'ler neler?
0
evliyacelebi
(06.02.18)
Eve hava temizleme makinesi aldım. Çok memnunum.
0
auroraaurora
(06.02.18)
Navigasyon.
0
nickini degistiren yazar
(06.02.18)
AB oturma izni karti.
0
bos gezenin bos ustasi
(06.02.18)
Araba cok net.
0
mor oje
(06.02.18)
@aurora

çok farkı oluyor mu? nası bişey?
0
titiraprap
(06.02.18)
bisiklet
0
lazpalle
(06.02.18)
@titiraprap

Ciddi fark var. Balkonum yok, kışın cam açamıyorum ve sigara içiyorum. Dakikalar içinde ne koku bırakıyor ne de duman. Elektrik tüketimi de çok az.
Reklam gibi oldu. :)
Şundan aldım ben:
www.oreckturkey.com
0
auroraaurora
(06.02.18)
kesinlikle şu 8 liralık şey.
www.decathlon.com.tr
tüm kış bebeksi yüzümü üşümekten kurtardığı için minnettarım <3
0
Bruce
(06.02.18)
e cigara
0
tukenmez adam
(06.02.18)
urbeats kulaklık
Samsung power bank
Eastpak sırt çantası
Giysi organizasyonuna yarayan kutular, pantolon askıları
0
femme vitale
(06.02.18)
Ses sistemime bağlı bluetooth alıcı. Stanley termosum ve aeropressim.
0
solenkol
(06.02.18)
bisiklet
sony'nin fitness/havuz kulaklığı
ev sinema sistemi
digiturk spor paketi
türk kahvesi, mısır patlatma, yumurta haşlama,french press makineleri
araba
0
yazar yazmaz yazan yazar
(06.02.18)
+ Derin dondurucu - evet hayat kalitemi artırdı. Vaktim varken sebzeyi temizleyip porsiyonlayıp derin dondurucuya koyuyorum. Hafta içi akşamları yarım saatle 3 çeşit yemek.
+ Kettle
+ çamaşır kurutucu

Çalışan anneyim, vaktim yok
0
SiyamkedisiZorro
(06.02.18)
hario v60 - değişik değişik kahve alıyorum, starbuck kahvelerinin tadının ne kadar dandik olduğunu anladım.
0
contavolta
(06.02.18)
kaz tüyü mont. geçtiğimiz 2 yıl -35 derecede mücadele verince en iyi yatırımlarımdan biri bu oldu.
uyku tulumu. Beklenmedik bir alanda kullanıyorum, işimi fazlasıyla görüyor.
Bulaşık makinası.
0
fallopian
(06.02.18)
Yaşadığım yerde toplu taşıma yok. Hatta birçok yerde yolda kaldırım da yok. Arabasız yumurta almaya bile gidilemiyor, çünkü marketler hep yerleşim merkezi dışı. O yüzden araba olmasa ne işe gidebilirim, ne eve yiyecek girebilir.

Yeni taşındığım ve bazen alakasız işler için alakasız yerlere gitmeye çalıştığımdan navigasyon.

Saklama kapları ile işe yemek götürüyorum. Power bank de bayağı cankurtaran.

Alarmy app’i. Sabah kalkmakta zorlanıyorum. 5 tane zor Matematik sorusu çözünce kalkabiliyorum bazen.
Shazam’e de çok duacıyım. Kaç senedir beynimi kurcalayan şarkıları buldum.
0
aychovsky
(06.02.18)
Kesinlikle akilli telefon: Radyo, mp3 calar görevi görüyor, ajandasini, takvimini plan yapmak icin kullanabiliyorsun, mesajlasip, görüntülü konusma yapiyorsun, hic bilmedigim sehirlere cat diye seyahat plani yapabiliyorum, cunku navigasyon var. Kesinlikle kaybolmam. Gezmek istedigim yerleri Google maps'te isaretler fiti fiti gezebilirim. Bankacilik hizmetlerini aninda yapabiliyorsun. Yaninda extra kamera tasimana bile gerek olmuyor. Kesinlikle yüzyilin icadi.

Ikincisi macbook. Cok hizli, cok hafif. Film izlemek hic bu kadar keyifli olmamisti.
0
chitosan
(06.02.18)
klima.. yazın geceleri uyuma, gündüzleri rahat oturma keyfi.
0
nuisance
(06.02.18)
Kitap ve elektronik eşyalar. Evet evet kitap :)
0
simderun
(06.02.18)
mobiett
yemeksepeti
google maps
poşet yeşil çay
termos
11 inc pc (heryere rahatça taşınıyor)
ekşi duyuru
sinemia kart
enpara kart
0
powerpufgirl
(06.02.18)
kulak tıkacı.
0
alperz
(06.02.18)
(19)

İzlediğiniz filmlerin listesini tutuyor musunuz?

altin gol atan stoper
Veya bunları kategorilere göre ayırıp bir yerlerde tutuyor musunuz? Normalde sinemalar.com'da uzun zamandır liste tutuyorum ama sitenin her yerinden reklam fırlıyor, girmek işkence haline geldi. Imdb sitesinde böyle bir hizmet var ama oraya eklemekle uğraşmak istemiyorum. Bu tarz işler için yapılmış
Veya bunları kategorilere göre ayırıp bir yerlerde tutuyor musunuz? Normalde sinemalar.com'da uzun zamandır liste tutuyorum ama sitenin her yerinden reklam fırlıyor, girmek işkence haline geldi. Imdb sitesinde böyle bir hizmet var ama oraya eklemekle uğraşmak istemiyorum. Bu tarz işler için yapılmış bir program falan var mı? Mesela filmin afişini koyacağım, yanına çekim tarihi, türü vs. vs. yazılacak. Biraz boş iş gibi durduğunun farkındayım.

Arşivde yapmak istiyorum fakat internetim leş ve iyi bir hdd yok.

Teşekkürler...
0
altin gol atan stoper
(05.02.18)
kategorilere ayırmıyorum sadece puanlıyorum imdb üzerinde. zaten puanladığım tüm filmleri liste haline getiriyor o otomatik olarak. ama üşenmesem her filmi bitrdikten sonra ne hissettirdiğine dair ufak notlar düşmek isterdim.
0
oddyseus
(05.02.18)
imdb'den puanlıyorum ama açıp da bakmadım neleri izlemişim diye. izlediğim filmleri unutmam, birisi "şu filmi izledin mi" dese net hatırlarım. ayrıca bir listeye ihtiyaç duymadım.
0
Bruce
(05.02.18)
Ben yatağımı toplanıyorum. Cevabım hayır.
0
femme vitale
(05.02.18)
Evet. Bilgisayarda Notlar uygulamasına yazıyorum, böylece istediğim zaman telefondan da ulaşabiliyorum. Aynı zamanda IMDB Watchlist'e ekliyorum. Puan vermek huyum değildir. Çok çok beğenirsem 10 veririm, nefret edersem 1 veririm ama nadiren.

Kategori de şöyle, yaz dönemleri ve geri kalan dönemlerde izlediklerimi ---- çekerek ayırıyorum.
0
i was made for you
(05.02.18)
imdb de "watchlist" özelliği var, oraya ekliyorum.
0
RedGoldGreen
(05.02.18)
Filimadami.com u kullanıyorum
0
mavibalık
(05.02.18)
IMDb'de watchlist'e ekleyip puan veriyorum. Haziran 2012'den beri 902 tane izlemişim.
0
efreet sultan
(05.02.18)
Dediklerinin hepsini yapıyorum. Önceden Filimadamı üzerinden de yapardım ancak yıllardır IMDB ve Criticker üzerinden izlediğim filmleri oyluyorum. IMDB bu alanda en geniş kaynak olduğu için en vazgeçilmez site benim için. Elimdeki filmlerin de (ki IMDB Top1000 filmler aslında) listesini TinyMediaManager üzerinden arşivliyorum (mac kullanıyorum), resim konu puan her türlü bilgiyi otomatik alıyor. Katalog arşivcilik konusunda biraz takıntılıyım sanırım.
0
sheeper
(05.02.18)
tutmuyorum.
0
sporty
(05.02.18)
filimadamı +1

oldukça kullanışlı ve hoş bir görünümü olan bir site bence.
0
noxell
(05.02.18)
Benzer soru sorulmuştu, belki cevaplar arasında vardır.
www.eksiduyuru.com
0
mslny
(05.02.18)
turkcealtyazi org kullanıyorum ben de
0
siyah giyen adam
(05.02.18)
letterboxd kullanıyorum.

kendi profilin dahilinde puanlama, farklı listeler yapma, başkalarının filmlerini/listelerini takip etme zımbırtıları mevcut. kullanışlı bir site. istersen filmlere yorum da yapabiliyorsun. izlediğin film letterboxd üzerinde bulunmuyorsa kendin ekletebiliyorsun.
0
lesmiserables
(06.02.18)
twitter'da paylaşıyorum sadece filmler var twitter'da
0
dedim dedim de kime dedim
(06.02.18)
burya
(06.02.18)
filimadamı hesabım var 6 senedir.
0
nice tnetennba
(06.02.18)
ben de filimadami.com kullaniyorum.
0
in vino veritas
(06.02.18)
Excel'de şöyle bir liste tutabilirsin. İnternete hiç gerek yok.

blog.contextures.com
0
iwasbornonamountainside
(06.02.18)
Evet, criticker kullanıyorum.
0
harvey
(06.02.18)
(17)

Yalnız ve mutlu olmak mümkün mü?

:)
(Allahaşkına dürüst olun kardeşlerim, bizbizeyiz) İki senedir yalnızım, ondan önce problemli ilişkilerim ve gene öncesinde uzun yıllar yalnız dönemlerim oldu, (Bu yalnızlığı karşı cins anlamında söylüyorum. Yoksa sosyal hayatta ve arkadaşlar anlamında sorun çekmeyen, sevilen biriyim.)Niye yalnızım d
(Allahaşkına dürüst olun kardeşlerim, bizbizeyiz) İki senedir yalnızım, ondan önce problemli ilişkilerim ve gene öncesinde uzun yıllar yalnız dönemlerim oldu, (Bu yalnızlığı karşı cins anlamında söylüyorum. Yoksa sosyal hayatta ve arkadaşlar anlamında sorun çekmeyen, sevilen biriyim.)

Niye yalnızım diye sormuyorum, allaha inançlı biriyim. Hayırlısı böyle diyorum, yaradan daha iyi bilir. Hayırsız biriyle olacağına sonsuza kadar yalnız olmak daha iyi belki. Fakat sorum şu:

İçimde bir boşluk hissediyorum. Bu size de oluyor mu, yalnızlıktan mı oluyor? Bu boşluk normal mi yalnız olunca, mutsuzluğu buna bağlamalı mı? (Yaş yolun yarısı bu arada)

Not: Aranmıyorum. Daha önce böyle bir duyuru açtığımda "tanışalım gidereyim yalnızlığınızı" imalı mesajlar gelmişti de. Tekrar açıklama gereği duydum, bacınızım gardaşım.
0
:)
(05.02.18)
Mümkün. Kesin bilgi, yayalım. Çevremde şahit olduğum ilişkilerin %80’i çöp. Öyle ilişkim olacaksa hiç olmasın dedirten cinsten.
0
someonewalksalone
(05.02.18)
elbette.
çok sevdiğim şu resim de gelsin:
i.pinimg.com
0
tabudeviren
(05.02.18)
Yalnız ve mutlu olunabiliyor ama bir yere kadar. Her şeyini paylaştığın bir insan olmayınca diğer arkadaşlarla her şey paylaşılamıyor bir yerlerde tıkanıyor.

O boşluk hissi oluyor tabii. Mutsuzluk buna bağlanabilir ama başka etkenler de olabilir.

Öte yandan en son "aranmıyorum" demişsiniz bunu sadece not olarak mı dediniz yoksa gerçekte de böyle mi? Yukarıda da "Niye yalnızım diye sormuyorum" demişsiniz çünkü. Eğer sadece not için değil gerçekten aramıyorsanız yalnızlığın niyesi bu olabilir.
2 senelik bir boşluk dönemim oldu, sonra biriyle yakınlaştım ve beraberiz 5 aydır. Oysa o kişi ile 2 yıl öncesinde de tanışıyordum ama hiç adımım olmamıştı. Yani biraz aramak gerekiyor, adım atmak gerekiyor. Siz evde otururken biri gelip "ben oyum" demeyecek.
0
senolll
(05.02.18)
Mümkünsüz.
0
dissendium
(05.02.18)
someonewalksalone +1

genel olarak, sorunlu ve psikolojisi iyi olmayan bir toplumuz. bence olmaması daha iyi. sağlıklı olmayan ilişkiler çok fazla ve üstüne daha fazla sorun çıkartıyor.

yalnızken daha da mutlu olunur, musmutlu olunur.
0
MtKrt
(05.02.18)
adınıkoyamadım
(05.02.18)
Kesin bilgi mümkün ama geçici
0
isimmisimyok
(05.02.18)
Gerçek dostlar varsa ve düzenli olarak görüşülüyorsa bence sevgililik anlamında yalnız ve mutlu olmak kesinlikle mümkün. Mutluluğunuzu illa ki erkek/kız arkadaşa bağlamayın.
0
skooma
(05.02.18)
Mümkün. Yalnız mutlu olamıyorsanız başka türlü mutlu olmak da çok zor zaten.
0
sopiro
(05.02.18)
sopiro +1
yalnız mutlu olamayan insan başkalarına ihtiyaç duyan insandır, ihtiyaci ilişkiler ise yazılı olmayan sözleşmelerle akdedilmiş gibidirler; öküz ölürse ortaklık biter.
0
Bruce
(05.02.18)
yalnız ve mutlu olmak mümkün mü? muhtemelen mümkündür. ben böyle birini gördüm diyemem. ama yalnızlıktan gelen enerjiyi doğru yerlere yönlendirirsen herkesin 'kardeşçe' takdirini de toplayabilirsin. ister kendini topluma ada, ister beğendiğin birine ve kendi soyuna ada.

ben ister miyim? ben istemezdim.

insan biriyle birlikte olunca, biriyle birlikte olma durumuna alışıyor. boşluk hissi belki bundan kaynaklanıyordur.

mutsuzluğu buna bağlayabilirsin.

biriyle birlikte olmak istiyorsan bence pasif olmakla olmaz. aranacaksın ki bulunasın. en azından insanlara fırsat vermelisin yani. hiçbir sinyal vermeden bu iş olmaz. bu herkese mavi boncuk dağıt anlamında değil. doğru kişilere doğru mesajı ve fırsatı vereceksin işte.

nihayetinde kimseyi %100 beğenemezsin, karşıdaki kişinin sorunlarına eksiklerine razı olabiliyorsan o da sana razı olabiliyorsa devam edersin. gittiği yere kadar gider. bu işler böyle.

edit: bence 'yalnız mutlu olmak'la 'kendiyle mutlu olmak' birbirine karıştırılmamalı. kendiyle mutlu olmayan kimseler başkadır. ben duyuru sahibinin mesajında kendiyle ilgili bir problem göremiyorum, bulunduğu durumla ilgili bir problem görüyorum.
0
idexo
(05.02.18)
Bana göre mutluluk sadece biriyle beraberken yaşanacak kadar basit değil. Mutluluktan ne anladığınıza da bağlı, ben yalnız alışverişe gitmeyi de severim, film izlemeyi de, herşeyi de. birine bağlı yaşanacak mutluluk bilemiyorum ne kadar sağlıklı olabilir. Elbette sevmek sevilmek paylaşmak çok çok güzel fakat başkasına bağlı mutluluklar sırf yalnız olmamak adına sahte hislerle kendini kandırmaktan başka bişey değil bence.
0
mslny
(05.02.18)
Hangi yalnızlık? İlşki olmayan mı arkadaş olmayan mı?
0
benaslindayohum
(05.02.18)
olmuyor kardeşim yalnız mutlu olunmuyor. o boşluğu hep hisseden her ilişkide o boşluğu doldururum diye ümit eden biri olarak söylüyorum. peki biri olunca daha mı iyi oluyo.YOK. her gelen o boşluğa s.çıp gidiyo. sonrası bilindik antidepresanlar. bu arada depresyondayım diye doktora gittim rivotril yazdı. ilacı aldım antiepileptik yazıyo. anlamadım. neyse.
mutsuzluğun çok fazla nedeni olabilir. ama yalnızsan ilk sebep bu olsun. bundan kurtulmaya bak. acele etme doğru insanı bul. sen doğruysan sonunda bulursun emin ol.

sonrası Allah kerim, sana mutluluklar dilerim. bol şans...
0
bu da mı gol değil lan
(05.02.18)
Şükretmemiz lazım halimize. Ama evet. Zor. Hele bi yaşın üstündeysen zor. İnsan paylaşmak istiyor. Düşünmek, düşünülmek istiyor. Nasılsın demek, nasıl olduğunu gerçekten merak eden birine anlatmak istiyor. Evet zor.
0
brad pitt
(05.02.18)
Nein. Mümkün değil. Sahici bir ilişki yaşamamış herkes adına çok üzülüyorum.
0
velvetmorning
(06.02.18)
Üğpoıuy, brad pitt +1
Sosyal bi insanım başka insanlara ihtiyaç duyuyorum bu yalnızken sürekli kahroluyorum anlamına gelmiyor ama sevip sevildiğim bir insanla her şey daha güzel
Kötü ilişki yalnızlıktan kötü tabi o ayrı
0
pastörizesüt
(06.02.18)
(9)

şu söze katılıyor musunuz?

passion rules the game
had fikir teatisi."Being polite is so rare these days that it's often confused with flirting."
had fikir teatisi.

"Being polite is so rare these days that it's often confused with flirting."
0
passion rules the game
(05.02.18)
Katılmıyorum.
0
femme vitale
(05.02.18)
Nope
0
nodrama
(05.02.18)
Güldü kesin verecek değil mi bu? Eğer öyleyse katılıyorum.
0
dissendium
(05.02.18)
Çoğunlukla katılıyorum. Şarjım bitiyor. Nedenini editlerim.

Edit: Hepimiz niyeti yanlış yorumlayabiliriz de, bazı kişilerde bu rutine binebiliyor. Herkes için değil ama bazı insanlar için gerçekten öyle olduğunu düşünüyorum. İlk olarak “güldü verecek” diye düşünenler için. Karşı cins arkadaşı pek olmayan herkes değil ama bazı kişilerde o olabiliyor ya da bazı nedenlerle ilgi görmemiş kişilerde de. Örneğin, bir kız arkadaşım var ve çok istediği halde sevgilisi olmadı. Ben erkek olsam kızla sevgili olurdum ama fazla kiloları başta olmak üzere, birkaç nedenden pek yaklaşan erkek olmadı ve şu anda biri samimi olduğunda beyaz gelinlikli hayallerini anlatıyor bana. Aynı şekilde lise sonu üniversite başında benim de bir abazanlık döneminde Şener Şen gibi “Ay irkek mi o” dönemim de oldu. Eğer sevgili arayışı saplantı haline gelmişse ve ilgi arayışı çoksa, kibarlık gerçekten de flört olabiliyor.

Bir de tam tersi aşırı yakışıklı, aşırı güzel kızlara zaten hemen hemen her gelen bir yürüdüğünden onlara yapılan kibarlık da varsayılan olarak flört gibi görünebiliyor. Bir “Tabii ki bana yavşamaya geldi” durumu söz konusu olabiliyor. Herkes için geçerli değil yine.
0
aychovsky
(05.02.18)
'kibar olmak bu gunlerde o kadar nadir ki, ekseriyetle 'flort etmeyle' karistiriliyor.'

seklinde amme hizmetimizi de yaptiktan sonra evet, katiliyor ve artiriyorum. bazen salaklikla, eziklikle de karistiriliyor.
0
icim urperiyor
(05.02.18)
Karsi cins icin oyle malesef. Dogrudur, insaniyet namina bir sey yapmaya kalkiyorsun karsindaki kadin salak gibi yazildigini zannediyor bazen. 1-2 boyle olduktan sonra odun gibi izliyorsun insanlari yardima muhtac olduklarinda falan ondan sonra da muhtemelen iclerinden geciriyorlar neden yardim etmiyor yeaa diye.
0
bos gezenin bos ustasi
(05.02.18)
"... confused with yürümek" olsaydı daha çok katılırdım. Ya ben çok ama çok aptalım "yürüme" kavramını bilmediğimden ya da çoğu kişi ota boka "Ahahha, o bana/sana yürüdü ya :(" diyor karşı cinsten iyi bir şey duyduğunda. Bazen gönül işleri kategorisindeki sorulara verilen cevaplara bakıyorum örneğin. "Bu bana yürümüş mü?" minvalinde sorulara "Yürümüş resmen" tadında cevaplar verilmiş.


"Herkes bana yürüyor, herkesin ilgi odağı benim." gibi megaloman/ego kokan zihniyetin doğurduğu hastalıklı düşünce işte.
0
m e b
(05.02.18)
kadın tarafından bakınca nasıl görünüyor bilmiyorum ama hanzoların yanında bir kadına kibar davranınca "oo anlayalım yenge ayakları mı" gibi yıvranç durumlar söz konusu olabiliyor.
gavur ellerindeki kızları bilemem ama buralarda bir kadına gerçekten kibar davranınca ona yüründüğünü düşünmesi yaygın bence. bunun sebebi hem kibarlığın nadir olması hem de biz türk erkeklerinin kaz gelicek yerden tavuk esirgenmez mantalitesi diye düşünüyorum.

yine de bu konuda sorumluluk kadınlarda, size kibar davranan her erkeği potansiyel tehlike görmek için biraz daha beklerseniz daha iyi olur. bu işin çözümü "o zaman kibarlık yapmayalım" olmaz çünkü. hem ayırca gerçekten kibarlık yaparak bir yürümenin de kimseyi zararı olmaz.
0
Bruce
(05.02.18)
Birçok defa bizzat yaşamış ve birkaç defa da karşı cins tarafından uyarılmış biri olarak +1

Hatta @icim urperiyor +1

@Bruce uyaranlardan ikisi yabancıydı ama evet burada daha sıkıntılı
0
nawar
(06.02.18)
(11)

"Youtuberlar"

rahip janick
Bu insanların aptalca şeyler söyleyip yaparak bu kadar popüler olması, para kazanması, kitlelerin onları takip ediyor olması neden bu kadar rahatsız ediyor? Burada sizleri asıl rahatsız eden nokta nedir? Size ne gibi bir zararı var? "Toplumu, gelecek nesli aptallaştırıyor." diyebilirsiniz. Aslında a
Bu insanların aptalca şeyler söyleyip yaparak bu kadar popüler olması, para kazanması, kitlelerin onları takip ediyor olması neden bu kadar rahatsız ediyor?

Burada sizleri asıl rahatsız eden nokta nedir? Size ne gibi bir zararı var?

"Toplumu, gelecek nesli aptallaştırıyor." diyebilirsiniz. Aslında aşağıdan gelen nesil daha fazla sorguluyor, daha akıllı bir nesil geliyor bence. Bunun dışında biz ve önceki nesiller daha mı iyiydi? Çocukluğunda televizyonu görmeyen nesil akp'yi getirdi iktidara mesela.

Ya da yalnızca öfkelisiniz ve öfkenizi en kolay ve haklı bul(un)arak buralara mı yöneltiyorsunuz?

Ben bu insanları (Youtuberları) sevmiyorum, izlemiyorum, takip etmiyorum, haklarında okumuyorum, varlıklarını unutuyorum. Bu yapılamaz mı?

Edit: "Neden sevmiyorsunuz?" demiyorum, neden bütün öfkenizi bu insanlara yöneltecek kadar umursuyorsunuz, diyorum.

Edit 2: Genelleyerek yaptığım hatayı gidermek istiyorum; "Youtuberlar" derken aslında Danla Bilic, Enes Batur (başka bilmiyorum) gibilerini kastetmiştim.
0
rahip janick
(05.02.18)
danla bilic kendi çukurunda istediğini yapsın,
"Ben bu insanları (Youtuberları) sevmiyorum, izlemiyorum, takip etmiyorum, haklarında okumuyorum, varlıklarını unutuyorum. Bu yapılamaz mı?"

yapılıyor zaten. ama alakası olmayan başka mecralarda bir bokmuş gibi pompalanırsa insanlar tepki gösterir. danla'nın yutub kanalının altına gidip yorum yapmıyor ekşi'dekiler. ama gelip adamların kendi yaşam alanına salça olmaya çalışıyor, gayet normal tepki vermeleri.

ha, ben sözlüğü de en az biliç kadar umursamadığım için soruyu üzerime alınmıyorum ama mantığını anlamak bana zor gelmiyor.
0
Bruce
(05.02.18)
Ben bu insanları izlemiyorum, takip etmiyorum. Ama bu lavuklardan biri vidyosunun tekinde ekşi'de kendi başlığındaki yorumları okurken(benim entry'de vardı) açık açık ''size ne lan orospu çocukları ben böyleyim'' dedikten sonra bilendim. Tesadüf bir yerde görsem kavga çıkartacağım, o kadar bilendim o herife. 2500 tane çocuk izliyor diye kamera karşısında atarlanmaları beni rahatsız ediyor.

*danla ve enes için hiç entry girmedim, arkadaş arasında konuşmadık. Danla nın ekşi'ye gelmesini önemsemedim, kampanyalara falan katılmadım. :)) Benim öfkem sadece dolaylı yoldan küfür eden o herife. Arkasına belli bi kitle alan başımıza bilirkişi kesiliyor.
0
eazy
(05.02.18)
Iyi Youtuberlar da var. Turkiye'de var mi bilmiyorum ama ABD'de Green brothers ( www.youtube.com ) var. Onun disinda Ben DuMonde ( www.youtube.com ) , Paul ( www.youtube.com ) , Barby ( www.youtube.com ) var. Turkiye'de de boyleleri varsa bilmek isterim.

Ancak 2010'larin Youtuber'lari ile 2000'lerin popstarlari, yarismalari arasinda pek de bir fark yok. Artik bir TV kanalina bagli olamadan kendi soytariliginizi yapabiliyorsunuz. Soytarilar da soytarilari izliyor. Soytariligin sekli degisti icerigi ayni.
0
Traveller
(05.02.18)
iyi youtuber'lar var. +1

danla bilic kimdir hiç bilmiyorum. hiç videosunu izlemedim ama sözlükte olay olduğu için makyaj yaparak video çeken biri olduğunu öğrenmiş bulunmaktayım. hiç izlemediğim için yorum yapmayacağım ama mesela enes batur türkiye'nin en çok takipçisi olan youtuber'ı. neler çekiyormuş diye izleyeyim dedim 10 saniye dayanabildim. böyle adamlar kendi mecralarında istediği gibi takılıp istediği kitleye hitap edebilirler. ama konu ekşi sözlükte soru cevap'a gelirse ekşi sözlük kalitesizliğini bir kez daha belgelemiş olacak.

artık yönetimin anladığı tek şey nasıl daha fazla para kazanabiliriz olmuş. güya içeriğin kalitesini artırmaya yönelik işler yapılacaktı. bir tek debe kaldırıldı bu anlamda ve bence kaliteli içeriğin artmasına hiç faydası olmadı. insanlar yine bkz ile espri kasıyor.
0
himmet dayi
(05.02.18)
Benim umurumda değiller, başlıklarına da tıklamıyorum, Danla Bilic'i de futbolcu zannediyordum.

Sorunun özetle ve dümdüz cevabı şu: Toplum insanlara sözler veriyor: iyi ol, akıllı ol, zeki ol, çalışkan ol... sonuçta zengin olacaksın, mutlu olacaksın, ödülünü alacaksın...

Fakat sonra gerçekte ne oluyor? Efendi yerine piç tercih ediliyor, akıllı yerine cahil yükseliyor, zeki yerine gerizekalı köşeyi kapıyor... (Dunning-Kruger effect)

Bunun yarattığı bir hayalkırıklığı var. Bu nefret de hayal kırıklığı ve kıskançlıktan ileri geliyor.

Bu adalardan birinde yaşayan, vidyo çekip intihar eden adamı hatırlıyor musun? Mehmet Pişkin diye biriydi. Bu adam tam olarak hayatta bu sözleri duymuş, sonra elinden geleni yapmış 'iyi biri' olmak için. Kalbi kırılmış, hayal kırıklığı bu kimseyi depresyona sürüklemiş, intihara karar verdirmiştir.
0
idexo
(05.02.18)
Ben ilgilenmiyorum ama sözlükte "aleyna tilkinin sunu yapması danla bilicin bunu yapması",yada youtubeda önerilenler kısmında bu tipleri görmek asabımı bozuyor,simdi birde klasik medyada bile çıkmaya başladılar.yani gözümüze gözümüze sokmasalar umrumda olmaz ama heryerde bunların reklamını yaptıkları için nefret ediyorum
0
kreatin
(05.02.18)
sevdiklerimi izliyorum, sevmediklerim umrumda değil. aşırı tepki gösterenlerin beyinsiz olduğunu düşünüyorum. hiçkimsenin toplumu "eğitme" "kaliteli içerik sunma" gibi bir görevi yok.

keşke enes batur olsam aq.
0
doxanikee
(05.02.18)
beni rahatsız etmiyor.
fakat genel olarak ülkece çok fazla nefret kusuyoruz hiçbir boku sevmiyoruz. güzel geldiyse bile bir kusur arıyoruz, beğenmiyoruz
0
powerpufgirl
(05.02.18)
popüler olması para kazanması falan umrumda değil.

sinirleneceğim nokta varsa izleyenlere sinirlenirim muhtemelen çünkü bu yutubırların bir kısmının oluşturduğu içerikler kaynaksız, saçma sapan sağdan soldan duyumlarla oluşturulmuş gereksiz şeyler oluyor. haliyle bunu izleyen kişilere kızabilirim. çünkü önde yarı ilgili resim arka fonda elemanın sesi var diye direkt duyduklarına inanan tipler bunlar. kusura bakmasınlar.

3. paragrafa gelirsek toplumun zaten aptaldı şimdi herkes birbirine erişebiliyor ve bunu görebiliyor. yeni gelen neslin daha akıllı olduğu tezine katılmıyorum. öncesi de şimdisi de aynı.

4. paragraf hakkında fikrim yok. illa bir öfke yöneltecek olsam, vidyo süresince salyasını duyduğum bir herif vardı ona küfretmiştim içimden. özensizlik sayılabilir bu örneğimin nedeni. bunun dışında özgüvenli bireyler olmalarını takdir ediyorum.

şimdilik yapılabilir, ama yıllar sonra bu tip içerikler televizyondan çok daha önemli hale (şu an da önemli midir değil midir tartışılır) gelince ileride varlıklarını unutma gibi bir seçenek olmayacak kanımca.

ikinci edit kısmında bahsedilen bir tek enes batur'u görmüştüm, onu ben de sevmiyorum ama onun kitlesi biz değiliz zaten. çoluk çocuk yani. o da memnun izleyeni de memnun. burası lanet olası özgür bir ülke adamım. :p
0
tuzumkuru
(05.02.18)
Ben bu youtuberların hepsini seviyorum. Sadece yabancı kaynaklı bilim, sanat, bilgi veren kanalları takip ediyorum ama buradaki çoğu youtuberı tanıyorum. Evet içerik çöp, boş, kalitesiz. Ama helal olsun. Herkes işçi memur mu olacak? Devir değişiyor. Fikirle, görüntüyle, saçmalıkla, pazarlamayla para kazanılabiliyor. Dünya böyle. En çok çalışan, acı çeken en çok kazanacak diye bir durum yok.
0
hadi ya la
(05.02.18)
topluma ne yaptıkları umrumda değil kıskanıyorum. bence uzun uzun yorum kasan herkes de kıskanıyor. bu kadar kolay para ve ün kazanmış olmaları tabii ki insanın zoruna gidiyor her şey için köpek gibi çalışılması gereken bir sistemin içinde debelenirken. çirkef bi kıskançlık da değil, haklı, olabilir bi şey.
0
mehmed resad
(05.02.18)
(12)

çalışan arkadaşlar kendinize ayıracak vakit bulabiliyor musunuz?

for day to break
ne bileyim bir hobi olsun, kitap okumak, spor yapmak, film izlemek, enstrüman çalmak, arkadaşlarınızla hoş vakit geçirmek gibi. abim istanbul'da yaşıyor şafakla çıkıyor gecenin yarısı dönüyor evine adama çok üzülüyorum. bir tek pazarı var onu da uykuyla harcıyor çünkü hafta içi uykusunu alamıyormuş.
ne bileyim bir hobi olsun, kitap okumak, spor yapmak, film izlemek, enstrüman çalmak, arkadaşlarınızla hoş vakit geçirmek gibi. abim istanbul'da yaşıyor şafakla çıkıyor gecenin yarısı dönüyor evine adama çok üzülüyorum. bir tek pazarı var onu da uykuyla harcıyor çünkü hafta içi uykusunu alamıyormuş. böyle olan var mı aranızda?
0
for day to break
(05.02.18)
6:30'da kalkıyorum, akşam 6:30'da evdeyim.
haftada en az bir (max iki) halısaha,
haftada en az bir sinema,
diğer günler akşamları evde dizi - film
akşamları yarım saat yazılımla ilgili eğitim videosu ya da kitap okumak.
0
contavolta
(05.02.18)
akşam 6'da evdeyim, haftasonu 2 gün tatil. kendime ayıracak bolca vakit buluyorum.
istanbul.

ama ev arkadaşım biraz daha şanssız. çoğu zaman 9-10'dan önce gelemez ve sadece pazarı tatil. aynı okuldan, aynı bölümden mezunuz. ama kader işte.
0
japon askeri
(05.02.18)
Sabah 6.30 Kalkış 7.00 Servis 7.45 İşe geliş 8.30 Başlama
Akşam 17.30 Çıkış 18.30-45 Eve geliş

Hafta içi akşamları dizi, oyun ve dışarıda arkadaşlarla buluşma. Kitap fiziksel okuyamıyorum, en fazla elektronik.

Hobim kutu oyunları. Hafta içi 1-2 akşam, bazen hafta sonu da oluyor. Maket modelcilik ve FRP hobilerime biraz ara verdim. Ayda bir cumartesi veya pazar harcıyorum.
0
cleric
(05.02.18)
Bu sıralar 6:45 gibi kalkıp akşam 7:30 - 8:00 gibi evde oluyorum.
Sadece bazı akşamlar spora gidiyorum güçbela, o zaman da spordan dönünce zaten tamamen tükenmiş oluyorum ve 2 saate falan yatıyorum.
Haftasonları da 1 günüm temizlik, çamaşır, ütü falan derken öyle geçiyor, yine yoruluyorum ve akşamları bir şey yapacak halim pek kalmıyor. Pazar günü de tıraş, spor ve/veya dinlenmek ile geçiyor.

Şöyle bir daha bakınca tekrar kendime söylüyorum, b.k gibiymiş. Bazı akşamlar evde de çalıştığımı hesaba katmadım bile.

Edit: Yani güçbela kendime ayırabildiğim tek şey spor oluyor. Onun dışında bir şey yok.
0
skooma
(05.02.18)
sabah 6:40 ayaktayım akşam 6 gibi evde oluyorum. 12-1 arası uyuyorum. servisle işe giderken de dönerken de ortalama 20 dk uyuyorum.

abine nispet gibi olacak belki ama söylediklerinden ilgimi çekenleri yapıp bitirip, bomboş kalıp sıkıldığım zamanlar bile oluyor :/
0
washe
(05.02.18)
"sabah kalk işe git çalış tüm gün akşam gel yemek ye sonra uyu" döngüsünden kurtulmak için çoğu zaman kendimi dışarı atıyorum bir nedeni olmasa bile yürüyüş yapıyorum bisikletle dolaşıyorum.

çünkü evde kaldıkça uykum geliyor ve hareket etmekten uzaklaşıyorum.

"bir de bugün pazartesi fazla da anlam yüklememek gerek.
0
redeath
(05.02.18)
ben işten eve geldiğimde saat 5 buçuk oluyor, yapacak şeylere vakit buluyorum ama uyku yetmezliğinden ben de muzdaribim, gece 12'de yatıp 7'de kalkıyorum. cumartesi geceleri 10-11 saat uyuyorum bir süredir.
0
Bruce
(05.02.18)
Hafta sonlarım ve resmî tatiller boş. Hafta içi de 6 gibi evde oluyorum genelde. 2 gün falan 3-4 de işim bitiyor.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(05.02.18)
5:45'te kalkıp spora gidiyorum 6'da. Haftada üç dört kez bunu yapmaya çalışıyorum.
4 gibi, bazı günler 6'da evde oluyorum. Erken geldiğim günlerde özel ders verdiğim zamanlar oluyor.
Sonra hızlıca yemek yapıp, yemek yaparken komik bir İngiliz programı izliyorum 25-30 dklık. QI, 8 Out of 10 Cats vs. Ruh halime göre bazen yemek yaparken müzik dinliyorum.
Evimde televizyon yok, o yüzden dalgınlıkla saatler harcamış olmuyorum. O sırada kitap okuyorum, bazen duyuruya bakıyorum bilgisayardan.
Merkezi bir yerde oturuyorum, o yüzden eğer çok daralmışsam alışverişi bir yürüyüşe falan çevirmeye çalışıyorum, markete gidiyorum, Starbucks'a yürüyorum vs.
Akşam 10 gibi yatağa girip gratitude journal ve normal günlük yazıyorum kısacık da olsa. Sonra uyuyorum.

Hafta içi bir akşam bir aktivite yapıyorum, bir arkadaşla buluşup şarap içmek, sohbet etmek vs gibi. Çok ihtiyaç hissetmediğim sürece - ki hissetmiyorum, iş günlerinde alkol almıyorum ama.

Hafta sonu bir sabah da ya arkadaşlarla ya aileyle buluşup kahvaltı yapıyorum.
0
sopiro
(05.02.18)
bir de evli versiyonu yazalım.
sabah 6'da kalkıp 7.40 gibi evden çıkıyorum. işe geliş gidiş bisikletle bu sayede sporu aradan çıkarıyorum.
akşam eve geliş 8 civarı.

hayal edilen
yemek+biraz ağırlık çalışma+çocukla zaman geçirme+kitap okuma+ingilizce pratik yapma

gerçek
yemek+kelime oyunu izleme+çocukla zaman geçirme+zapping+hanımla kavgalar (şaka) saat 11-12 gibi kapanış.

tek tatilim pazar. o da zaten hiçbir şeye yetmiyor.
0
lazpalle
(05.02.18)
Tabiki buluyorum hafta ici haftasonu farketmiyor. Ama herkes icin gecerli olamaz tabiki. Sabahin korunde ise gidip aksam gec saatte gelen kisiler cok!
0
tranceforresuminglife
(05.02.18)
Haftanin 6 gunu 17-04 calisiyorum. Sabaha karsi 4-5 gibi evde oluyorum.

Ise gidis suresi otobus ve yurume dahil max. 45 dk. Donus servisle.

Surekli ayakta ve surwkli koştur... bir sey yapmaya mecalim de zamanimda yok.

Ise gitmeden once biraz internet, yolda internet; donuste internet...

Komikli şeyler izlemeye calisiyorum, duygusal muziklerden uzak durmaya...

Duyuru, sozluk, gmail, hurriyet, youtube her gun girdigim siteler.

Bir de borclar var. Cok sukur bu kadar yogunluga karşılık borclarimi odeyebiliyorum. Beni cok sıkıştıranlari bu ay bitiriyorum, gerisi kolay.
0
runagain
(05.02.18)
(17)

tek eşlilik mi çok eşlilik mi? neden?

mehmed resad
bütün aklınıza gelebilecek faktörleri aradan çıkararak cevaplayın. yani modern toplum, medeni kanun, araplar, islam, medeniyet, kadın ne düşünür, adam ne düşünür bilmem ne demeden, cinsiyet de fark etmeksizin içinizden ne geçiyor söyler misiniz?
bütün aklınıza gelebilecek faktörleri aradan çıkararak cevaplayın. yani modern toplum, medeni kanun, araplar, islam, medeniyet, kadın ne düşünür, adam ne düşünür bilmem ne demeden, cinsiyet de fark etmeksizin içinizden ne geçiyor söyler misiniz?
0
mehmed resad
(03.02.18)
Sağlık. Cinsel ve ruhsal sağlık.
0
yaren
(03.02.18)
Bütün etmenleri ortadan kaldırdığında cevap çok eşlilik oluyor.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(03.02.18)
tek eşlilik. çok eşlilik söyleminin kendisi güzel ama uygulamada büyük problemler doğuyor. insan mukadderatına aykırı. Cinsellik dışında kalan herşey problem.
0
mete kudur
(03.02.18)
Şu şekilde isterdim. Tek eşli olup başkalarıyla görüşebilmek ve karşımdakinin görüşmesini de normal karşılamak. Yani evimi sadece bir kişiyle paylaşacağım, fakat eşime haber vererek başkalarıyla da tek gecelik ilişkiler yaşayabileceğim. Her şeyi izole edin dediğin içn böyle cevap verdim. Cinsel hastalıkları görmezden gelerek.

Cinsel hastalıkları göze alırsam da tek eşlilik diyorum. Evet, evde 4 kocam olsa 5'imizde de hastalık yoksa bana bulaşmaz, fakat 4-5 kişi aynı evde yaşamayı kabul edemem. ahlaki değerlerden dolayı değil ama o ev ahıra döner.
0
break your happy home
(03.02.18)
Tek eşlilik.
Çok eşlilikte kalbin kaç parçaya bölünür? Hangi birine tüm sevgini verebilirsin? Hangisinin her şeyinle yanında olabilirsin? Bu umrunda değilse zaten amacın eşlilik değil cinsellik demektir.
Eş sözcüğü türkçedeki en güzel sözcüklerden biri olabilir. Eş,denk,senin aynın, sende ne varsa onun olan,onda ne varsa senin olan, her şeyin.. benzer bile değil, eş!
Bu dünyada resmen kendini yeniden bulmak kolay mı? Bir tanesi bile zor bulunurken birden fazlası bulmak? Bence imkansıza yakın.
Çok "eş"liliğin tek sebebi bence tamamen cinsellik. Ya da insanın tek bir kişiyle yetinemeyecek,sıkılacak,yenilikler arayacak kadar şımarık olması, tıpkı bir bebek gibi aç gözlü kalıp olgunlaşamamış,kendini terbiye edememiş olması..
Çok eşlilik sadece cinsel ve hayvansal bir içgüdü iken tek eşlilik gerçek bir insan olmanın en güzel yanıdır diyorum.
0
katunca
(03.02.18)
Insanlar dogustan cok esli degildir, din baskisi nedeniyle Hristiyanlik insanlara bunun zorla dogru oldugunu kabul ettirmistir.

Evlilik erkegin kadina egemenlik kurmasi ve Vatikan - Roma'nin bir duzen kurarak egemenligini Alman, Viking, Berber, heretik kavimlere de uygulamak istemesi uzerine kurulmustur.

Daha fazla bilgi icin Caliban ve Cadi'yi okuyabilirsiniz. Bugun dogru oldugunu dusundugumuz her kavramin ortaya cikisini anlatiyor.
0
Traveller
(03.02.18)
sosyal psikoloji vs. evrimsel psikoloji karşılaştırması dahilinde güzelce tartışılabilecek bir konu bu. üzerine uzun uzun bişeyler demek isterdim ama çıkmam lazım, o yüzden tarafımı belli edip gaçhayım.

yasalarla korunan manada eşlilikten bahsediyorsak tek eşlilik mevcut dünyada bir zorunluluk, düzen sağlamak açısından. salt insan ilişkileri açısından bakarsak çok eşliliği hovardalık olarak, daha masum hale getirip yaşıyoruz. hayatımızın hangi dönemini hangi riskleri alarak geçirmek istediğimizle ilgili, gençken çok eşli hayat yaşayıp sonradan tek eşliliğe geçiş yapmak sanırım en modası.
0
Bruce
(03.02.18)
Kimsede nufustan bahsetmemis. Cok esliligi destekleyecek bir nufus dagilimi yok ki. Kadin sayisi erkek sayisina esit. Esit degilse biri en fazla yuzde 51 falandir. Nasil dengeyi saglayacaksin?
0
baldur2
(03.02.18)
Tek eşililik
0
EasyTiger
(03.02.18)
aldatmayan insan sayısı inanılmaz az.

kadınlar aldatmıyor demem ancak erkeklerin yüzdesine göre daha az kalıyor. erkeklerin neredeyse tamamı. çoook çoook az bir tuhaf erkek var onlar aldatmıyor.
0
charlotte blanc
(03.02.18)
erkekler içten içe çok eşlilik isterler ama bilmezler ki tek eşlilik erkeklerin daha lehinedir.

çok eşlilikte birkaç tane alfa erkek bütün kızları bafiler. tek eşlilik daha adil bir düzen sağlar. tek eşlilikte her kör malın bir topal alıcısı olur.
0
nickini degistiren yazar
(03.02.18)
Tek eşlilik. Çünkü ben birine ait olmak istiyorum sadece tek bir insana ve o da asadece bana ait olsun istiyorum, hislerim bu şekilde.
0
powerpufgirl
(03.02.18)
evlilik denilen kavram, insanın mülkiyet ilişkileri oluşturmasıyla başlar, dolayısıyla, evlilik ve onunla gelişen tek eşlilik zorunluğu doğrudan mülkiyet ve üretim ilişkilerinin belirlenimidir diyebiliriz. tek eşlilik bir zorunluluk değildir bu arada, evlilik mirasın meşru olan çocuğa aktarımı için gerekliliktir. Burada tek eşlilik kutsanarak evliliğe yol çizilir, ancak mülkiyetçilik iki yüzlü bir ahlak ilişkisini de beraberinde getirdiği için tek eşlilik çoğunlukla mümkün olmaz.
günümüze geldiğimizde ise, var olan üretim ilişkisi -kapitalizm- iki açıdan evliliği kutsar, birincisi egemen sınıfın sermaye aktarımının meşru kişiye doğru sürmesinin sağlanması, ikincisi ise sömürüsü altında olan üretici sınıfların sağlıklı olarak sürmesini sağlamak. Evlilik yakın akraba ilişkilerinden doğacak olası genetik hastalık sorunlarının önlenmesi için insanlığın bulduğu iyi bir yöntemdir, yine evliliği kutsayabilmek için benzeri kalıplar kullanılır, "bir ömür sahip olma, ait olma" konuları kutsanır.
Mülkiyetçi bakış açısı insanı da sahiplenilecek bir metaya indirgeyip bunu da kutsal bir şey olarak anlamamızı sağlayabilir.

Sahiplenmenin, kıskançlığın olmadığı, kimsenin birbirinin sahibiymiş gibi sıfatlarla birbirine seslenmeyeceği, yalan olmadan, aldatmadan, aldatılmadan ve akrabalık ilişkilerinin kayıtlarını da unutmadan çok eşli bir yaşam -şu anda bizim için ütopik olsa da- bir gün mümkün olabilir. Nasıl mümkün olabilir, mülkiyetçi iktidar ilişkilerinin ortadan kalkmasıyla, yani "bu toprak benim" diyerek topraktan ziyade insanlığın tarihine çakılan o kazığın yerinden sökülmesiyle.
0
gochebe
(04.02.18)
tek tek cok eslilik.
0
neumann
(04.02.18)
erkeğim. tek eşlilik diyen erkeklerin hepsi yalan söylüyor.
saygılar.
0
titiraprap
(05.02.18)
çok eşlilik, hatta hepsi diyorum.
0
La Femme D'argent
(05.02.18)
bütün bu yazdıklarından arınmış olarak tek eşlilik. ben tek kişiye dokunmak tek kişiyi sevmek tek kişiyle özelimi paylaşmak isterim. aynı şekilde tek bir kişinin de beni sevmesini/dokunmasını/özelini açmasını isterim. aynı şeyleri defalarca yeni baştan yaşamak duygu duyarsızlığına ve duygusuz sevişmelere yol açar sadece.
0
naksidil
(05.02.18)
(4)

Fotoğraf makinesinden anlayanlar

bana her yer cehennem
Japonya'ya gideceğim ve uygun fiyat olursa hazır gitmişken bir tane alayım dedim.Ne önerirsiniz ?Makina + lensKriterim. Şarjı hemen bitmesin ve en az 10 yıl kullanayımNot: yılda maksimum 5000 kere deklanşöre basılacakBütçe 4000 TLAma tabi ölücülük yapma niyetim varÇekilecek fotoğraflar: turistik yer
Japonya'ya gideceğim ve uygun fiyat olursa hazır gitmişken bir tane alayım dedim.

Ne önerirsiniz ?
Makina + lens

Kriterim. Şarjı hemen bitmesin ve en az 10 yıl kullanayım

Not: yılda maksimum 5000 kere deklanşöre basılacak

Bütçe 4000 TL
Ama tabi ölücülük yapma niyetim var
Çekilecek fotoğraflar: turistik yerler ve yaz günü sahilde eş dost diyelim
0
bana her yer cehennem
(03.02.18)
bütçe önemli bu işin detayını yazıcam sana uzunca, yeni uyandım bi kahvemi içeyim.

bütçeyi yaz bu arada.

şimdi fotoğraf makinaları ve teknolojisi her geçen gün ilerliyor, bu yüzden bazı şeyler ekstra önem arzediyor.

mesela 10 sene önce makinalar 5 - 10 mp iken günümüzde 40 50 mp civarında

sektörde en popüler üç marka mevcut, canon, nikon ve aynasız olarak da sony(son 3 senedir atağa geçti)

3 markanın özellik ıvır zıvır dışında şöyle bir farklılığı var

nikon un giriş seviye lensleri pahalıdır

canon'un giriş seviye lensleri nikondan daha ucuzdur

sony aynasız lensleri ise ciddi şekilde pahalıdır.

üçü arasında iso performansı olarak şöyle bir ayrım var.

sony iso performansında çok çok ötede, sonra nikon geliyor peşinden de canon.

buna nazaran en başarılı ara yüz canon da var, yeni dslrlerde dokunmatik fokus falan, nikonun amiral gemisi olan d5 te bile canondan başarısız bu arayüz özellikleri.

insanlar neden bir markadan gidiyor?

ben nikonla başladım, kit lensim vardı, ikinci lensimi aldım, üçüncü lensimi aldım, dördüncü lensimi aldım, artık nikondan başka markaya geçemez oldum.

lesnlerim manuel olarak farklı apartlarla her makinaya takılır ama otofokus özelliği kullanılmaz olur.

bu yüzden hangi markayla başlarsa onunla devam eder insanlar.

megapixle ile görüntü kalitesi her zaman doğru orantılı olamıyor, mesela amiral gemisi stüdyo makinalarına mark 5 lere, d5lere bak, en babası 20.4 mp olmasına rağmen inanılmaz başarılı iso performansı ve görüntü kalitesi sunuyor, öte yandan amatör ve orta seviye insanlar için de crop yapıp hataları örtebilmek için de mp önemli bir kavram haline geliyor.

ben nikonu da seviyorum ayrıca, mesela canonun sadece 1 makinası var hoşuma giden, o da fiyatı uygun diye, lakin nikon da fiyat politikasında bazı fx modellerde indirime geçince bu olayda ortadan kalktı.


fotoğraftı önemli olan basit şeyler var, keskinlik, doğru fokus ve kompozisyon.

keskinlik makina ve lens kombinasyonu ile çok alakalı.

ben şahsen 10 sene önceki fotoğraflarıma baktığımda ciddi olarak kalitesizlik görüyorum. 10 sene önceki makinam compact oyuncak gibi bişeydi çünkü


arabalar nasıl kilometre ile ölçülüyor, fotoğraf makinaları da shutter sayısı ile ölçülür.

bazı makinalar 40 bin shutter da bozulurken bazıları 120 130 bin fotoğraf çekebilir.

shutter arızalandıktan sonra da değiştirilmesi gerekiyor.


günümüz dslr makinaları ortalama 700 - 1000 kare fotoğraf çekebiliyor mevcut şarjlı pilleri ile(benim nikon da raw olarak 600) jpeg olarak 1400 küsür


makinayı iyi kollarsan, düşürmezsen, çarpmazsan, çok vibrasyona maruz bırakmazsan, dandik bi marka almazsan 10 sene gidebilir.

makina lens seçimi bütçe ile yakından alakalı, ayrıca çok şahsi bişey.

o yüzden sen bütçeni ve ne tarz fotoğraflar seçeceğini söyle yardımcı olayım.

kit lensleri zayıftır genelde
0
Photographer
(03.02.18)
10 yıl kullanacak makine hayal, teknoloji öyle hızlı ilerliyor ki fotoğraf makineleri bile 3-4 senede güncellenmek zorunda kalıyor şu ara, 10 sene sonra daha da kısalır bu süre.

ama piyasanın gittiği yol aynasız teknoloji, bütçene uyarsa sony a7rii çılgın bir makine. şarjı daha da gitsin diyorsan a7riii ancak o yeni çıktı, daha pahalı.

a7 serisi pahalı gelirse a6500 de işini görür, lens olarak da bitane alayım her yola gelsin olabildiğince diyorsa 16-50 f2.8 iyidir.
0
Bruce
(03.02.18)
lens seçimi

manzara için geniş açı kit lensleri iyi kötü iş görür

fx format makina alırsan 50mm ile iyi netice alırsın, 50mm nikon ve canon da uygun fiyatlı ve olmazsa olmaz bir lens. 50 mm portre lensidir bu arada. geniş açı değildir.

eğer dx format bir makina alırsan 50 mm 1.5 crop çarpanı yüzünden 80mm olarak iş görür, onun için 35mm lensler var.

yani fx de portre lensi deyince ilk akla gelen 50 mm , dx formatta portre lensi denince akla gelen ilk lens 35mmdir.

50mm lensler canon ve nikon da fiyat performans açısından en başarılı lensler bu arada, nikon f.1.8d ve f1.8g kullanıyorum(birisi oto fokuslu ötekisi sadece gövdeden servolu oto fokuslu ama ben manuel olanı makro uzatma tüpü ile makro çekmek için kullanıyorum)


bunun dışında manzara fotoğrafları falan kit lensi ile iş görür ama mesela sen düşük ışık koşullarında uzun pozlama, yıldız fotoğrafı çekicem dersen eğer bu sefer 14, 16, 20, 24 mm f1.4 lenslere de ihtiyaç duyabilirsin.

tabi bu dediğim lensler sigma art serisi falan olursa(uygun fiyatı yüzünden) zaten 3.5 4bin tl ye denk gelir.

sen mevcut kit lensini falan boşver, markada karar kıl.

canon mu, nikon mu sony mi?

aynasız mı? dslr mi?

ben büyüklüğüne rağmen dslr seviyorum, aynasızlar çok ufak geliyor.

öte yandan çoğu insan da aynasızların ufak olması sebebiyle tercih ediyor.

senin ilk amacın kaliteli bir body almak.

elindeki para fx bodye yeter mi o konuda biraz muallakım. japon fiyatlarını bilmiyorum.

fx dx nedir ona geleyim.

bu fx dx muhabbeti makinadaki sensör boyutu

yani şuna bak, fotoğrafın tamamını kapsayan sensör boyutu fx, içindeki dikdörtgeni kaplayan sensör formatı dx, crop format da diyolar

www.smashingcamera.com

şimdi nikonun d500 denilen bir makinası var, dx format acayip başarılı bir makina, keşke onu alabilsen.

şimdi fx dx, fotoğrafçıların çoğu bu iki formatıda kullanır.

şöyle diyeyim adam geniş açı çekmek için fx format kullanırken, 300 500 mm lensi de dx makinada kullanır. bunun da sebebi bu.

1.5 çarpanlı crop format dedik ya.

şimdi senin 300mm lensin var , bunu fx makinaya takarsan 300mm odak uzaklığı elde edersin, 2x teleconverter takarsan 600 mm.

ama bu lensi dx makinaya takarsan, 1.5 çarpanlı olduğu için 300mm x 1.5=450mm yani 450mm odak uzaklığı elde edersin, 2x teleconverter taktığında bu sefer 900 mm olur.

konu çok derin

www.youtube.com

www.youtube.com

bak bu iki makina efsane.
0
Photographer
(03.02.18)
@photographer çok güzel anlatmış, teşekkürler.
0
vakitgecirmedensoylenmesigerekenhersoz
(04.02.18)
(25)

Geceye bir ifşa bırakıyorum

denef
.
.
0
denef
(02.02.18)
biraz makyajla kedicik olma potansiyeli var :)
0
tabudeviren
(02.02.18)
aa ne güzel burun, sanırım gözlüğü çıkarsan gözler mercimek kadar kalıcak.
0
Photographer
(02.02.18)
Benim saclarim hic oyle olmuyo :(
Anlasirmisiz gibi geldi.
0
kuehles blondes
(02.02.18)
Suya götürüp susuz getiren ifşa.
0
karacigerim vur kadehlere
(02.02.18)
Waouw
0
shenergy
(02.02.18)
vay. iyi pozmuş.
0
sagin
(02.02.18)
Aynen mesai saatlerinde potansiyel kediciğim. Ölü balık gibi boş bakışlar, samimiyetsiz gülüşler...
0
🌸denef
(02.02.18)
himmm...
0
benaslindayohum
(02.02.18)
maşallah. güzelsin :)
0
runagain
(02.02.18)
Buraya not alıyorum. Sana yazacağım.
0
shenergy
(03.02.18)
Takılara acil cözüm.
0
velvetmorning
(03.02.18)
allah sahibine bagislasin, simdiye kadar ifsada görüp en begendigim kadin olabilirsin.
cerkeslik var mi?
0
pilav
(03.02.18)
Bayağı güzelsin, ben çok beğendim <3
0
bir nick var benden iceri
(03.02.18)
gözlük güzelmiş
0
gezegen olan pluton
(03.02.18)
Pilavcım tipimden değil nickimden anladığını varsayıyorum, evet çerkesim:)
0
🌸denef
(03.02.18)
o filtre ne abi 2010'da miyiz
0
hot potato
(03.02.18)
Tanrıya inancı artıracak düzeyde sanatsal bir güzellik. Ne kadar filtre var bilmiyorum ama sanat tesadüfen oluşan bir şey olmadığı için bu güzelliğin de şempanzegillerden evrim yoluyla gelişme olduğunu düşünmek hayli zor geliyor insana. Fakat nazar sahiden vardır, Tanrı nazardan korusun.
0
siyah giyen adam
(03.02.18)
o filtre yapılmış photoshop işlemlerini gizlemek sıradan göstermek için.
0
Photographer
(03.02.18)
merve ya da seda tipi.
0
Bruce
(03.02.18)
bu ne ya. kız taş çıktı rıza baba. allah gönlüne göre birini versin.
0
charlotte blanc
(03.02.18)
güzel kadınsınız fakat sarı filtre kullanmayın lütfen ya :/
0
gebere jackson
(03.02.18)
cok basarili
0
bim tribi
(03.02.18)
Duyurunun en güzel kızı 2018 ödülü senin. Tebrikler.
0
brad pitt
(03.02.18)
seksi!
0
neumann
(03.02.18)
çok beğenilmiş ama göremedik. kaydetmezsiniz biliyorum ama yanlışlıkla filan kaydeden varsa atabilir mi ? merak ettim
0
valarmurgulis
(03.02.18)
(7)

ifşa xD

yeteramadenedimherseyi
ifşa xDno more link
ifşa xD

no more link
0
yeteramadenedimherseyi
(02.02.18)
Scarface mode on ;)
0
silah taciri
(02.02.18)
yakışıklısın evet :)
0
runagain
(02.02.18)
''bana derler scarface yüzümden de belli''
0
fyodor fyodorovic
(02.02.18)
Bebek yüzlü katil.
0
femme vitale
(02.02.18)
temiz yüzlü, yakışıklı genç.
0
tabudeviren
(02.02.18)
şaka maka vesikalık paylaştı adam, helal olsun.
0
Bruce
(02.02.18)
Kışın içlik giyen ifşa.
0
karacigerim vur kadehlere
(02.02.18)
(10)

ben bir şeytanım ifşası ☺️

Northern Mariner
eğlencelik koydum yüzümü herkes ezberledi diye umuyorum :)))https://i.hizliresim.com/G0LroN.pngedit : ahanda yüzümhttps://i.hizliresim.com/W7kBvq.jpg
eğlencelik koydum yüzümü herkes ezberledi diye umuyorum :)))

i.hizliresim.com

edit : ahanda yüzüm
i.hizliresim.com
0
Northern Mariner
(02.02.18)
parçaları birleştirin diyosun yani...

yüz de geldiğine göre geriye tek bir parça kalıyor popeye!
0
Bruce
(02.02.18)
ooo hocam iyi çalışmışsın,helal.
0
red hot chili
(02.02.18)
bunlar hep protein tozu :)
0
powerpufgirl
(02.02.18)
hiç kaçırma sen ifşaları.
denizin ortasında nasıl başarıyorsun?
0
niye ama
(02.02.18)
@Bruce aynen :)

@red hot chili amele kası :))

@powerpufgirl yok değil 1 kümes yiyorum :))

@niye ama işim yok vaktim bol 7/24 buraya bakıyorum internetten ;)
0
🌸Northern Mariner
(02.02.18)
protein tozu da içmelik değil, gece yatmadan önce kola göğüse tozu sürüp streçliyosun böyle oluyo, emiyo hep deri proteini. bana da böyle bir yarma arkadaşım dayanamayıp itiraf etmişti.. (yarma dedim ama kusuruma bakmayın artık, olumlu manada. /:)
0
treamorg
(02.02.18)
@treamorg öyle içmelik değil tüpte krem gibi olandan bu sürmelik :)
0
🌸Northern Mariner
(02.02.18)
@Northern, kremi boşuna para kaybı araştırdım ben, sen tozu sür aynı etkiyi göreceksin bak güven bana. işte bunlar hep para tuzağı...
0
treamorg
(02.02.18)
@treamorg sütle mi karıştırıcam çeşme suyu olur mu
0
🌸Northern Mariner
(02.02.18)
evet kaslar on numara. bakışlar da sert :)
0
runagain
(02.02.18)
(9)

ifşa

Wolfware
sakalsız insan içine çıkmayayım dimi :)
sakalsız insan içine çıkmayayım dimi :)
0
Wolfware
(02.02.18)
burun güzel, sakallı
0
powerpufgirl
(02.02.18)
sakalsız halinde otisabi karizması var, sakallı halin ise sıradan.
0
Bruce
(02.02.18)
Bence sakalli cikma insan icine.
0
stavro
(02.02.18)
sakalsız daha iyi.
0
yatagants
(02.02.18)
Bruce'u dinle sen, +1.
0
treamorg
(02.02.18)
sakalsız +1
0
runagain
(02.02.18)
Treamorg haklı.
0
[GODDARD]
(02.02.18)
sakalsız çok daha iyi abi.
0
fyodor fyodorovic
(02.02.18)
sakallı sakalsız aynı değil gibi. aynı ise kesinlkle sakalsız
0
valarmurgulis
(03.02.18)
(7)

e-kitap okuyucu

shotcrete
Merhaba. e-kitap okuyucu alacağım. çok pahalı bişey olmasın ama iş de görsün tabi. aydınlatması olsun, çözünürlüğü ideal olsun falan.. çok teknik detay bilmediğim için gerekli özellikleri kullananlar daha iyi biliyordur.tavsiyeniz var mı? ayrıca alabileceğim yeri de belirtebilirseniz çok sevinirim..
Merhaba. e-kitap okuyucu alacağım. çok pahalı bişey olmasın ama iş de görsün tabi. aydınlatması olsun, çözünürlüğü ideal olsun falan.. çok teknik detay bilmediğim için gerekli özellikleri kullananlar daha iyi biliyordur.
tavsiyeniz var mı? ayrıca alabileceğim yeri de belirtebilirseniz çok sevinirim..
0
shotcrete
(02.02.18)
Kobo alın, idefix arada bir kampanya yapıyor, indirimini denk getirip alırsınız.
0
kobuzchu kiz
(02.02.18)
kobo (aura) +1
0
Bruce
(02.02.18)
özellikle model de belirtirseniz ve hatta mümkünse link atabilirseniz çok makbule geçer..
@kobuzchu kiz @bruce
teşekkürler
0
🌸shotcrete
(02.02.18)
urun.n11.com

bu her işi görüyor da fiyat yüksek şu an. aralık sonunda 419 tl idi, n11 kuponuyla 386 tl'ye almıştım. fiyatı takip edip 400 tl civarına alabilirsin.

tam model adı kobo aura edition 2
0
signore
(02.02.18)
www.idefix.com
Bizdeki galiba bu, emin değilim. İyi iş görüyor.
0
kobuzchu kiz
(02.02.18)
peki Kobo Aura H2O 2nd Edition (6.80", WLAN) mu kobo aura mı?
0
beholderrulez
(02.02.18)
kobo'dan sasmayin. kindle'dan daha iyidir.
0
toua tokuchi
(02.02.18)
(6)

orijinal parfüm nerden alabiliyoruz?

karabiber ve ejderha
bir şubat klasiği olarak, hem eşin dostun doğum günü için hem de sevgililer günü için hediye almak gerekiyor malum. tekin acar'ın sitesinde bakım var ama zaten kişisel olarak boykot ettiğim bir firma. onun dışında sevil parfümeri var ama ellerindeki ürünlerin %90'ı stokta yok. n11 vs. gibi sitelere
bir şubat klasiği olarak, hem eşin dostun doğum günü için hem de sevgililer günü için hediye almak gerekiyor malum. tekin acar'ın sitesinde bakım var ama zaten kişisel olarak boykot ettiğim bir firma. onun dışında sevil parfümeri var ama ellerindeki ürünlerin %90'ı stokta yok. n11 vs. gibi sitelere ise orijinallik konusunda kesinlikle güvenmiyorum. yol gösterecek arkadaşlara şimdiden teşekkürler...
0
karabiber ve ejderha
(02.02.18)
Boyner.
0
i was made for you
(02.02.18)
Ne Boyner'i, ne Sevil'i kardeşim.
% 25 daha fazla para ödersin böyle yerlerden satın alırsan.

N11'den şu ana dek 10'a yakın parfüm aldım. Hiçbirinde sorun yaşamadım.
Soru-cevap kısmından batch kodlarını isteyin ve sorgulatıp taze olduklarından emin olun. Sonra gözü kapalı alın. Kimse kolay kolay sahte parfüm satamaz böyle sitelerde. İmajına dikkat ediyor satıcılar. Bakacaksınız satıcının beğeni puanı %97'den aşağı olmamalı (Az biraz fazla para verip %99 olandan alışveriş yapmakta fayda var). Bir de satıcının mağaza yorum sayısı en azından 500 olmalı. O zaman bu adam uzun süredir satış yapıyor ve olumsuz geri dönüş almıyor demektir.
0
elf of darkness
(02.02.18)
trendyol ve 1v1y düzenli indirim yapıyorlar. parfümlerim bitmeden denk geliyorum hep, son 4 parfümümü oradan aldım, hiç biri bayat ya da skt'sinin bitimine yakın çıkmadı.
0
Bruce
(02.02.18)
Sephora. Omline satış yok ama.
0
whysoweird
(02.02.18)
kesinlikle Boyner. Trendyol'dan 5 yıllık parfümleri almaktansa 3 kuruş fazla verip Boyner'den alırım.
0
giovanne
(02.02.18)
Ben trendyoldan aliyorum genellikle, memnunum, bir sorun yasamadim
0
balpolen
(02.02.18)
(5)

Sevgilinizden ailenizin ne zaman haberi oluyor?

an engineer
Öylesine bir ilişkiden bahsetmiyorum. Aylarca hiç çaktırmaz mısınız, onlar zaten hal ve hareketlerinizden kendileri mi anlar, yoksa anne biri var eheh mi dersiniz birinci ayın sonunda?Yaş belirtirseniz de sevinirim, teşekkürler.
Öylesine bir ilişkiden bahsetmiyorum.

Aylarca hiç çaktırmaz mısınız, onlar zaten hal ve hareketlerinizden kendileri mi anlar, yoksa anne biri var eheh mi dersiniz birinci ayın sonunda?

Yaş belirtirseniz de sevinirim, teşekkürler.
0
an engineer
(01.02.18)
evlenene kadar söylemem ama bi şekilde haberleri oluyor, ayrıca saklamıyorum. ailemle bu tip konuları konuşmayı sevmiyorum.
0
Bruce
(01.02.18)
Annem çok kolay ayıkip kendisi soruyor. Başta yok mok diyorum da sonra itiraf ediyorum. Bak sonra üzülme falan diyor. Yaş 31=
0
femme vitale
(01.02.18)
önce bi o kişiden emin olmaya çalıştığımdan 3-4 ay bahsetmem ama zaten sürekli görüştüğüm için ailem anlar sonra ya onlar sorar ya da ben söylerim.
0
powerpufgirl
(01.02.18)
"Benim bir sevgilim var..." şeklinde söze girmem, hafta sonu buluşmalara gitmelerime, mesajlaşmalarıma, telefonla konuşmalarıma, süsüme püsüme bakarak kısa vadede anlar annem. Anamdan gizlemem ama diğer aile bireylerine pek çaktırmam.

28 K
0
teoridefeminist pratiktegeysa
(01.02.18)
Gizli tutmayı çok istiyorum ama mesajlarını okurken pişmiş kelle gibi sırıtmak olsun, süslenip püslenip dışarı çıkmalar olsun hemen anlaşılıyor. Sonra ver elini evlilik baskısı.

29K
0
kayranin kedisi
(01.02.18)
(3)

Yeni işim, aracı firma ve sorunlarım

chicha
Arkadaşlar kurumsal bi firma ile iyi bi maaşa anlaştık. Yalnız adamların onay süreci biraz uzun sürdüğü için bana şöyle bi öneri sundular: Bizim birlikte çalıştığımız bir danışmanlık şirketi var, seni o şirket üzerinden bizde çalıştıralım, onay gelir gelmez (1 ay falan sürermiş gelmesi) senin bize g
Arkadaşlar kurumsal bi firma ile iyi bi maaşa anlaştık. Yalnız adamların onay süreci biraz uzun sürdüğü için bana şöyle bi öneri sundular: Bizim birlikte çalıştığımız bir danışmanlık şirketi var, seni o şirket üzerinden bizde çalıştıralım, onay gelir gelmez (1 ay falan sürermiş gelmesi) senin bize girişini yapalım.

Buraya kadar her şey normal. Kurumsal firma ile biz 10x brüt maaş üzerinden anlaştık, danışmanlık firmasından arayan kadın bizde zaten geçici çalışacaksın, bizim sana kurumsalın verdiği kadarını verecek bütçemiz yok (yalan amk) muhtemelen 10x değil de 8x veririz dedi. Brüt maaşta ilk aylar maşallah yüksek olduğu için de bana sağlam giriyor yani neredeyse bir maaşın yarısı kadar.

Şimdi ben işe erken başlayayım diye neden bi tatil parasını yutkunuyorum? Burada muhatap olmam gereken direkt çalışacağım kurumsal şirket mi olmalı? Danışmanlık firmasıyla da muhabbetim var ama belki kurumsalın olaydan haberi bile yok hiç bilmiyorum. Bir yandan da paragöz, sorun çıkartan gibi gözükmek istemiyorum ama az para da değil be dostlar.

Biraz uzun oldu, yardımcı olabileceklere çok teşekkürler şimdiden.
0
chicha
(01.02.18)
öncelikle, yaşadığın bu sorunlar kurumsal firmanın o kadar da kurumsal olmadığını gösterir, bu da sana direkt olarak firmayla "pazarlığa girme" fırsatını verir. çalışacağın şirket ik'sıyla görüş, anlaştığımız şartlar böyle değildi de sade ve kararlı bir üslupla, bakalım ne diyecekler.
0
Bruce
(01.02.18)
anlastiginiz firma ile bunlari acik acik konusun. sonuçta siz danismanlik firmasinin sgk listesinde görünseniz dahi anlastiginiz kuruluşta calisacaksaniz. o yüzden konuyu aksettirmekte bir sorun olmaz.

o araci firma ise tamamen isguzarlik yapıyor bence. sizin anlastigini kuruluşla, sizin anlastiginiz rakami alip, size daha dusuk bir odeme yapabilmeyi arastiriyor olabilir ki bu hic güzel bir durum değil.

ayrica eger danismanlik firmasinda, onlarin belirlediği rakamda calismayi kabul eder ve kabul ettiğiniz rakami, diğer firma öğrenirse, o zaman onlar da size o rakami vermeyi düşünebilirler. bu da sizin planlarinizi etkileyebilir.

eger firma turkiye'de ise biliyorsunuz isler "nasil baslarsa oyle gider" o yüzden en basta hassas olduğunuz noktalari belirtmeniz yararınıza olur.

siz, emeğini belirli bir sure için, emek arayisinda olan bir firmaya "kiralayan" birisiniz. o yüzden konuşulan, anlasilan neyse onun üzerinden işlem yapilmasini istemek hakkiniz. kimsenin sizi "paragöz" olarak nitelendirmesi gerekmez. oyle davransalar dahi, sizin bunu umursamamaniz gerek.
0
for the record
(01.02.18)
"bana tam maasimi verip, danismanlik firmasinin masraflarini da siz ustlenin" de. danismanlik firmasinin komisyonunu senden niye kesiyorlar ki.
0
brkylmz
(01.02.18)
(6)

Hassas konuları dile getirmek ama nasıl?

sopiro
Herkese merhaba,Soracağım soruyu tam olarak nasıl soracağımı bilemiyorum, zira çok farazi bir içeriği var ama netleştirebilirim umarım. Sizin için önemli olan bir insanın, kendisi için önemli bir konuyu sizinle konuşmak istediği bir durum olduğunu farz edelim. Örneğin, sevgiliniz ilişkinize dair bir
Herkese merhaba,

Soracağım soruyu tam olarak nasıl soracağımı bilemiyorum, zira çok farazi bir içeriği var ama netleştirebilirim umarım.

Sizin için önemli olan bir insanın, kendisi için önemli bir konuyu sizinle konuşmak istediği bir durum olduğunu farz edelim. Örneğin, sevgiliniz ilişkinize dair bir sorun dile getiriyor. Aileniz, sizinle ilgili yanlış buldukları, endişelendikleri bir konuyu dile getirecek. En yakın arkadaşınızın hayatınızla ilgili kafasını kurcalayan bir konu var. Bu konunun hassas içerikli, sizi kırabilecek veya sinirlendirebilecek bir şey olması önemli.

Bu konu size nasıl taşınsın isterdiniz? Yüz yüze konuşarak mı, veya e-maille mesela? Geçenlerde bir kitap okudum ve kitabın tamamı hassas konuları konuşamadığımız zamanlarda karşımızdakine mektup yazabileceğimiz ile ilgiliydi ve mektup örnekleri vardı misal. Bu gerçekten işe yarar mı?

İkinci soru da, böyle önemli bir konunun size söylendiği ve "ya iyi ki söylemiş, çok daha iyi oldu" dediğiniz bir durum oldu mu? Ya da "ne gereği vardı, şu güzel ortamı bozuyorsun" mu dediniz mesela.

Benim için, insanlarla tartışmak, herhangi bir fikri savunmak zor değil hiçbir zaman, ama konu ilişkilerde (her türlü ilişki) değişiklik yaratabilecek meselelere gelince çok zorlanıyorum, yani "sen X yaptığında ben çok kırılıyorum" veya "keşke daha çok Y yapsan" gibi şeyleri dile getirmem, çok ciddiyim, yıllar sürebiliyor, belki hiç söyleyemiyorum. Bu özelliğimi yenmeye çalışıyorum. Zamanında görüştüğüm terapistin söylediğine göre sinirli insanlarla büyüyen kişilerde sık görülen bir özellikmiş bu.

Bu konudaki fikriniz nedir acaba? Zor, hassas konular nasıl konuşulur? Konuşulması gerekir mi? Sanırım çok genel bir soru oldu ama beyin fırtınanızı paylaşırsanız sevinirim. Konu hakkında bir okuma listesi de yaptım, işin akademik yanını da inceleyeceğim yani.

Teşekkürler!
0
sopiro
(01.02.18)
cdn-static.denofgeek.com

kendinizi güzel ifade edebileceğini düşünüyorsa hassas konuları dile getirecek kişi, yüzyüze konuşulabilir tabi. ama yazarak anlatmak da etkili. hatta bu işin psikolojik bir adı da vardı da tam hatırlamıyorum.
yazarak ifade etmenin şöyle bir yanı da var, konu ile ilgili konuşulacak kişi böyle durumlarda direnç gösterebilir, savunmaya geçebilir, aksini iddia edebilir. herkes eleştiri kaldıramayabilir fakat aynı şeyler yazı ile ifade edilirse yazan kişinin de okuyan kişinin de düşünme payı olacaktır.
yine ters de tepebilir, hepimiz yaşamışızdır biriyle yazışırken karşı tarafı yanlış anladığımız olmuştur. mimikler ses tonları da önemli çünkü.
velhasıl sanırım kişiden kişiye çok değişken bir konu gibi. ama anlatıcı etkili olup olamayacağı konusunda güvensiz ise yazmalı bence.
0
veritaslibertas
(01.02.18)
Yüzyüze. Kaba olmadan ama net olarak.

Ben mecbur kalmadıkça (arada çok uzaklık olması gibi) yazı ile iletmenin korkaklık olduğunu düşünüyorum. Gelecek tepkiden kaçınılıyor bence.

Her şeye direnç gösteren birine söylüyorsanız, ya da sizi her şeyde haksız çıkaran yani sizi manipüle eden birine o zaman yazı ile iletilebilir. Ama şahsen ben böyle biriyle iletişimi kesmeyi tercih ederim.

Kısacası hassas bir konuyu iletme hakkınız olduğu kadar karşı tarafın da sağlıklı ölçüde buna tepki verme hakkı var. Ve bunlar sıcağı sıcağına daha kolay çözülüyor.

İmkan yoksa mektup iyi bir alternatif tabii. Ne de olsa geçmişte hep o şekildeymiş.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(01.02.18)
durumun açıklanacağı kişiye göre değişir neye ihtiyacınız olduğu. kişi anlayış seviyesi yüksek, sağduyu sahibi, çabuk parlamayan ya da fevri olmayan biriyse yüz yüze söylemek en iyisi. aslında yüz yüze söylemek her zaman en iyisi ancak benzer sorunları yaşayan biri olarak "o kadar da kolay" olmadığını anlayabiliyorum; o yüzden duruma göre daha kolay hale getirilebilecek yöntemler izlemek en mantıklısı. neticede söylenmesi gerek -anladığım kadarıyla- ve hiç söylememekten iyidir alternatif yollar.


dediğim gibi, kişinin huyuna suyuna göre farklı şeyler denenebilir; kişinin özelliklerini bilemediğimiz için "bence şunu yapmalısınız" diyemiyorum. benim babam mesela, modu ne kadar iyi olursa olsun söylenecek "aksi" herhangi bir şeye olumsuz tepki verir. rakı masasında içirirken de, aile yemeğinde de, morali bozukken de; durumu iyi hale getirmenin imkanı yoktur. öte yandan kuzenime ne zaman söylediğinin çok önemi vardır, keyfi yerindeyken söylemeyi tercih ederim.

burada sanıyorum karşı tarafın söylenecek konu hakkında ne düşündüğüne dair ipucu sahibi olmak önem kazanıyor. karşı taraf bu konuya dair kendi içinde bir değerlendirme yaptıysa söylenen şeye çok tepki vermeyebilir. ancak benzer şekilde, başkalarından çok sefer duyduysa abartılı tepki verebilir de. belki söylenecek şey hakkında ne bildiği-düşündüğü konusunda bir fizibilite çalışması yapmak yarar sağlar. inception misali, önceden söylenecek şey hakkında ufak ufak aşılama yapmak kişinin o fikre alışmasını sağlayabilir.

ben normal şartlarda huzurunun bozulmasını sevmeyen bir insanım ancak cidden önemli bir şeyse söylenmesini tercih ederim, kabullenmemiz ya da bilmemiz gereken şeyler biz istemesek de var. bazen "iyi ki söylemiş" dediğim şeyler oluyor, bazen "ben bilmiyodum sanki bunu" diyorum ancak hiçbir zaman "ne gereği vardı" demedim.

konuşulması gerekir mi sorusu tamamen ayrı bir soru, ben genelde konuşmuyorum çooook önemsediğim bir insanı cidden etkileyen bir konu değilse. ama konuşulmasını öneririm naçizane, çok önemsiz bir şey olsa bu konuda sıkıntı yaşayan biri olarak kendinizi bu kadar zorlamayı tercih etmezdiniz diye düşünüyorum. yola baş koymuşsunuz, devamı gelsin o yüzden.
0
Bruce
(01.02.18)
Ben çok fazla alınganlık gösteriyorum elestirildigimde. Dolayısıyla beni eleştiren kişinin kelimeleri dikkatli seçmesini, İyi niyetini hissettiesini, saldırgan ya da manipulatif olmamasını beklerim. Aksi takdirde ya çok fazla kırılıp iletişimi sinirliyorum ya da fevri bir tepki veriyorum. Ben birine bir eksiğini ya da yanlışını söylemek zorunda kalırsam kılıfına uydurmaya çalışırım (eger sakinsem, sagduyum çalışıyorsa), kelimeleri özenli seçerim, önce ilk tane güzel söz söylerim, sonra eleştiriyi araya sıkıştıririm. Böylece karşıdan gelecek tepkiyi yumusatirim. Ama canıma tak etmişse öfkeme yenik düşer ve kırıcı olurum, açıkçası benim canım yandigindan can yakmak isterim. Gözüm döner. Kısa sürede pişman olur ve özür dilerim ama bu fevri, asabi davranislarimdan ötürü çok insan kaybettim. Bu benim bug im gibi bi şey. Kimseye onermiyorum.

Derdimi yazılı olarak da ifade edebilirim eger karsimdakiyle yuzlesmekten çekiniyor ya da korkuyorsam. Yazıda da yukarıda saydığım davranışları sergiliyorum az çok ama başım daha az ağrıyor.
0
femme vitale
(01.02.18)
Hiçbir şeyden kaçmamak gerekir bu hayatta ve her şeye de verecek bir cevabın olması gerekir.

Korkmamalısın konuşacaksın diye. Ne olursa olsun. Yüz yüze konuş.

Gardını al tabiki, kendini güzel ifade et. Doğru bildiğin şeyi sonuna kadar savun. Ama karşındakinin eleştirilerini de düşün. Anlamaya çalış.

Saçmalıyorsa ilgilenme, beğenmediysen karşındakinin düşüncesini, takma. Ama dinle. Ama konuş. Ama korkak olma. Özgüvenli ol.
0
MaNOfTheYear
(28.03.18)
Anladığım kadarıyla böyle konularda kendini ifade etmekte zorlanıyorsun.

Bu durumda ben kesinlikle mektup yazardım. Yüz yüze konuşurken istemeden pot kırma, yanlış kelime seçme, karşıdan gelecek anlık tepkiler karşısında ne yapacağını bilememe veya sorulara cevap verememe gibi şeyler yaşanabiliyor ve en sonunda kendini ifade edememiş ve iki tarafta da kafa karışıklığına neden olmuş oluyorsun.

Mektubumu en net ve basit şekilde yazıp, söylemek istediklerimi açıkça ifade edebildiğimden emin olduktan sonra, altına "yüz yüze konuşmak istersen ben her zaman müsaitim" gibisinden bir şeyler eklerdim.
0
peggy
(28.03.18)
(16)

Evrupada para cezasi verdiler

zannedersem tek eksiginiz bendim
Evet otobuse kartimi doldurmadan bindim hatta 1 ay kadar boyle kullandim sonunda cezayi kestiler. Kartimi okuttu, cezayi kesti, kagidi verdi al bunu git ode dedi bi adres verip. Odemeyi dusunmuyorum. 1 ay sonra Türkiye’ye donuyorum zaten. Bu durum yuzunden sikinti yasayan oldu mu. Bi yerde karsima c
Evet otobuse kartimi doldurmadan bindim hatta 1 ay kadar boyle kullandim sonunda cezayi kestiler. Kartimi okuttu, cezayi kesti, kagidi verdi al bunu git ode dedi bi adres verip. Odemeyi dusunmuyorum. 1 ay sonra Türkiye’ye donuyorum zaten. Bu durum yuzunden sikinti yasayan oldu mu. Bi yerde karsima cikarsa oderim de. Sonra kotu anlamda basima kalmasin ugrasmak istemiyorum sadece. Para da vermek istemiyorum gunahimi dahi veremem o kadar sikisigim.

Edit: off gelip burda humanistlik yapıp duyar kasmayın yallah başka kapıya. dinime kufreden musluman olsa.
0
zannedersem tek eksiginiz bendim
(31.01.18)
pasaportunu istemediyse sorun olmaz. istemiş olsa bile sorun olmayabiliyor gerçi.

bastığı kart bizdeki aylık akbil gibi bişey mi, kimlik bilgin var mı içinde?
0
Bruce
(31.01.18)
hayatinin bir döneminde tekrar o ülkeye dönme ihtimalin varsa her türlü ödemen lazim. ödenmedigi zaman avukata gider 300 euro falan olur, yine ödemezsen mahkeme acilir daha da fazla olur.
0
hophophoba
(31.01.18)
aylık ögrenci akbili evet. pasaportumu istemedi de ben o karti alirken tüm bilgilerimi verdim. oturumum var vatandaslik numaram var en azından onu verdim kayitta. bi daha gerci bu ülkenin ucakla uzerinden bile gecmek istemiyorum o zaman da mi sikinti olur?
0
🌸zannedersem tek eksiginiz bendim
(31.01.18)
Hocam, sen simdi bana kizacaksin ama senin bu yaptiginin calmaktan bir farki yok. Bildigin gasp etmissin bulundugun belediyeyi. Binerken para odemen gerektigini biliyorsun. Eger paran yoksa kullanmicaksin, islerini yuruyerek halledeceksin. Bu kadar basit.

Ceza konusuna gelirsek, bulundugun ulkeye bagli olmak uzere, hicbirsey olmaz. Ulkeler vatandasindan bile alamiyor o paralari. Kart alirken pasaport bilgilerini verdiysen belki cok uzun bir sure sonra pesine dusebilirler. Ama o da dusuk ihtimal.
0
cancan
(31.01.18)
kisa vadede hayir, uzun vadede evine bi mektup gelir ode diye. odemezsen yine bise olmaz. daha sonra schengen almaya basvururken "herseyim tamdi yeaaa niye red verdiler anlamadim" dersin.
0
brkylmz
(31.01.18)
çok merak ediyorum, marketin içerisindeki ürünlerden yeyip ödeme yapmadan çıkmak ile otobüse kart basmadan kaçak binmek arasında ne fark var?
0
elorelia
(31.01.18)
Sonra Turklere neden vize uygulaniyor?

Iki sene sonra bana niye schengen ret verdi diye burada duyuru acacaksin.
0
Traveller
(31.01.18)
2013 yılında bosna hersek'de trafik cezası yedim. elime sikindirik bi kağıt vermişlerdi. pasaportuma bile bakmadılar. cezayı ödemedim. ceza dediğimde türk parası ile 55 lira falandı.

alakasız gelecek ama 2016 yılında schengen alırken karşıma engel olarak çıktı. 490 lira olarak ödedim.

sen bilirsin hocam.
0
veys zimmer
(31.01.18)
Ceza zamlanır.
Bir kaç kez daha ceza ye bu şekilde sonra onları kazıkladım diyip öyle gel istersen.
Daha sağlam iş yapmış olursun(!)
Borcunu ödemediğin dostların da var mı böyle
0
1adam
(31.01.18)
@1adam anlamadım sorunun maksadını, evet var yani ödemeyi mi düsünüyosun? ödeyeceksen iban veriyorum.
0
🌸zannedersem tek eksiginiz bendim
(31.01.18)
Bir çok batı Avrupa ülkesinde o kayıt silinmez. Bir gün gidersen çıkar karşına. Yok ben sittin sene bir daha gelmem buraya diyorsan ödeme.
0
bos gezenin bos ustasi
(31.01.18)
hırsızlık yapıp yakalandın seni kınayanlar da humanist.ne güzel istanbul? medeni yaşamak isteyene aşağılar gibi humanist demek moda oldu.
0
n62
(31.01.18)
o degilde cevaplar efsane olmus, belediyenin hakkini gasp etmissin diyen arkadasa sesli guldum, bu arkadaslara biraksalar seni kelle giderdi herhalde, daragacini kurmuslar resmen hahahahah:)

neyse, odemezsen karsina cikabilir bir yerde, faiziyle yapistirirlar en kotu. adamalarin elinde oturum numaran falan varsa ben olsam bir sekilde oderim, odemeden gelmem. geri donmem diyorsun ama oturumu gibi alinmasi zor hadiseyi yakmak bana garip geldi acikcasi, belki de donersin. sen bilirsin...
0
cooperr
(01.02.18)
Almanya'da benzer bir durum yaşadım, araştırdım, bundan sonraki schengen'leri tehlikeye atmamak adına gittim ödedim. Zira vergi borcu olarak görünüyor bu.
0
roket adam
(01.02.18)
hırsızlık yapmak ayrı bir ayıp bir de bunu kınayanlara "hümanistlik" "duyar" demek de ayrı bir utanmazlık.
0
doxanikee
(01.02.18)
Haydaa hala ne uzatiyorsunuz ya, hirsizligin ne oldugunu sizden ogrenecek degilim. Hem size ne yani hirsizsam hirsizim bu alemin tek dogrucu davutlari siz misiniz? Sutten cikmis ak kasiklara bak sen. Hadi canim hadi baska kapiyaaa. Nas nas.
0
🌸zannedersem tek eksiginiz bendim
(02.02.18)
(25)

Maaşın 2 katına gidilir mi?

kompisko
6 yıldır çalışıyorsunuz. Sözünüz dinleniyor. Çok çalışmıyorsunuz. Her şeye hakimsiniz. Çıkabilecek bütün problemleri çözebilecek seviyedesiniz çünkü tüm sistemin kuruluşundan itibaren aktif rol oynadınız. Şirket de size değer veriyor. Özel sağlık, yemek var. Ayrıca arabada vermiş onunla gidip geliyo
6 yıldır çalışıyorsunuz. Sözünüz dinleniyor. Çok çalışmıyorsunuz. Her şeye hakimsiniz. Çıkabilecek bütün problemleri çözebilecek seviyedesiniz çünkü tüm sistemin kuruluşundan itibaren aktif rol oynadınız. Şirket de size değer veriyor. Özel sağlık, yemek var. Ayrıca arabada vermiş onunla gidip geliyorsunuz. Çalıştığınız şirketin adı da aynı sektörde hayranlık uyandırıyor. Ve size yine aynı ayarda bir şirket tarafından maaşınızın 2 katı teklif ediliyor. Tüm bunları bırakıp gidermisiniz? Yapısını bilmediğiniz, yöneticiyle, çalışma arkadaşlarıyla anlaşabileceğiniz kesin olmadığı bir belirsizliğe maaş fazla diye gidilir mi?
0
kompisko
(31.01.18)
Giderim. 2 katı maaş çok ciddi bir kriter.

Haa, gittim iş tutturamadım, geri dönmek istersem nasıl olsa alırlar diye düşünüyorum. madem o kadar sevilen biri, geri gelmek istiyorum diye üstlerine söylerse alırlar.
0
himmet dayi
(31.01.18)
12 yıl aynı yerde çalışmış biri olarak gidilir diyorum .
değişim gelişimdir.
0
devilone
(31.01.18)
@himmet dayi
Geri almaları mümkün değil. Öyle bir politikaları var. Giden geri gelemiyor.
0
🌸kompisko
(31.01.18)
ben giderim şu anki maaşımın 2 katını veren yere anında damlarım.
0
sizofren06
(31.01.18)
liberal +1. fiyat önemli kriter. bir de tabi mevcut şirketteki rahatınızı diğer tarafta bulma ihtimaliniz de yüksek bir kriter. bu ikisi benim konfor+gelir baremimi yeterince karşılıyorsa babamın oğlu olsa durmam geçerim.
0
Tears of Devil
(31.01.18)
iyi araştırıp gidin. mümkünse içeriden bilgi alın.
0
lemmiwinks
(31.01.18)
meydan okumak istiyorsan gidilir. ama rahatımı bozamam diyorsan gidilmez. her şey para değil. paradan daha önemli şeyler var bu hayatta.

belki gittiğin yerde daha çok para alacaksın ama kısa süreli çalışacaksın. sonra sil baştan istemediğin ve maaşı seni tatmin etmeyen bir yerde çalışmak zorunda kalacaksın.

fazla maaş alan futbolcu çine gider ama az para aldığı takımdaki kadar mutlu olamaz. o başarıları yakalayamaz. daha güzel yaşantısı olmaz. para için rahat bozulmamalı bence.
0
tragedystreets
(31.01.18)
bulunduğun yerde ilerleme şansın ne? aynı pozisyonda kalıp senelik en fazla %10-15 zam oranlarına talim olmak bir seçenek de olsa bir yerden sonra potansiyelin kaybı olarak görülebilir. yükselme şansın varsa 1-2 sene içerisinde, 2 katı ücret de senin mevcut sorunlarını çözmüyorsa kalman mantıklı olur. ancak yükselme şansın yoksa ya da 4-5 seneden mümkün değilse, borcun harcın varsa ya da şimdiki kazancın istediğin hayatı yaşayacak kadar yetmiyorsa geçmek daha mantıklı.

comfort zone'dan çıkabilmek lazım yeri gelince, yeni iş demek illa anlaşılmayan arkadaşlar demek değil, o iş olmasa bile başka iş bulunabilir.
0
Bruce
(31.01.18)
Fazladan bir maaşın hayatımda neyi değiştirip değiştirmeyeceğine göre karar veririm.
0
harvey
(31.01.18)
Çalıştığım şirketle konuşup bu teklifi ve düşüncemi açıkça söyler, karşıdan gelecek teklifi duymayı beklerdim. 2 kat çok cazip bir teklif.
0
teknikekip
(31.01.18)
önceden konuşurum ekip nasıl, çalışma ortamı nasıl firma yeni mi yoksa kurulmuş bir düzeni var mı? siz hangi düzende yer alacaksınız ve hareket kabiliyetiniz ne şekilde olacak?
eğer sıfır bir firma ise sizi alıp 4 ay çalıştırıp olmuyor kompisko deme ihitmali var sonra eski firmanıza da dönemezsiniz,
veya en dramatik senaryo o firmadan sizi çekip firmanın gerilemesini istiyor olabilir,
eski veya kurumsal bir firma ise sorun yok tabi de yeni bir firma ise sakıncalar var yine yeni bir firma ise sözleşmede min çalışma zamanı vs koymanız lazım 6ay 1yıl gibi yoksa 3ay sonra battık biz sayanora kompisko diyebilirler
0
dedim dedim de kime dedim
(31.01.18)
liberal +1

hayatim boyunca hep sabitligi, stabilligi sevdim fakat konfor alanimi terketmeyi prensip haline getirdim. hep faydasini gordum.

bi odadaki en zeki/yetkin/zengin vs. kisiyseniz, yanlis odadasiniz demektir.
0
icim urperiyor
(31.01.18)
şu an çalıştığın şirketle konuşup bu şekilde bir teklifin olduğunu ve maaş artışının kafanı karıştırdığını söyleyebilirsin. böylelikle onlar kadar olmasa da 1.5x yaparlar belki maaşını. böylece hem rahatın bozulmaz hem de %50 maaşın artmış olur.
0
contavolta
(31.01.18)
Gidilmez
0
benaslindayohum
(31.01.18)
şu an çalıştığın şirkete bu tekliften bahsetmek mevcut şartlarını iyileştirebilir.
"bakın bana şu firmadan şu maaşla iş teklifi geldi, ama ben burda mutluyum ve kalmak istiyorum. o yüzden beni mutlu edecek bir maaş teklif edin" dersen orta yolda buluşursunuz bence.
0
cheers for fears
(31.01.18)
2 kati her zaman yuksektir. 1000den 2000e cikmak da onemlidir, 5 binden 10 bine cikmak da.
0
baldur2
(31.01.18)
Şu an çalıştığın yerde bunu öne sürerek tekrar pazarlık yap. İyileştirme yaparlarsa kal, yapmazlarsa yeni yere geç.
0
chavezding
(31.01.18)
bizim şirkette bir çocuk var. geçen sene "başka iş buldum gidiyorum" dedi, bunu duyunca terfi ettiler ve kaldı. gerçekten çok iyi bir elemandı ama, bunu hak ediyordu. hatta geç bile kalınmıştı bence. bugün ben yapsam yemez yani güle güle derler :D eğer o kadar iyi bir elemansan zaten seni de tutmak için bir şeyler yapacaktır firman.

çok alakalı değil ama dedikodu yapasım geldi. duydum ki, geçenlerde türkiye'nin en iyi şirketlerinden birinde 6 tane baş mühendis aynı anda istifa etmiş ve rakip firmaya geçmiş. iyi para teklif edildiyse gitmişlerdir yani neden kalsınlar ki. ben de işimden acccayip memnun olmama rağmen açıkçası 2 katı maaşa aynı ayarda firmaya giderdim.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(31.01.18)
İki yıllık tecrübem var, bahsettiğiniz detayların birçoğu kendi ölçeğimde benim için de geçerli ve %50 değil de %40 maaş artışını kabul ettim bugün şu an son saatlerim mevcut iş yerimde.

Ben de epey gel-git yaşadım ama diğer arkadaşların bahsettiği gibi konfor alanını terk etmek gerekiyor ilerleme kaydedebilmek için.
0
chicha
(31.01.18)
hııımııınaaaaa. gitmeyi bırak çalıştığım yeri bombalarım. uhhh paraya bak...
0
gündüz m
(31.01.18)
sorman abes, gidilir
0
cedex
(31.01.18)
aynı sektörde anı ayarda firmalar arasında aynı pozisyonda iki kat maaş olmaz.İşin yükselme kısmından bahsetmemişsin.Yükseliyorsan git.
0
turkuaz
(31.01.18)
Aynı konfor artı iki katı maaşsa gidilir. Ama sadece iki katı maaşsa düzenini bozmaktan korkuyorsan gidilmez herşey para değil günün büyük bir kısmını işte geçiriyoruz orada huzurlu ve severek çalışmak çok önemli.
0
hernezıkkımsa
(31.01.18)
Ben gitmedim pişmanım sen git
0
keep out
(31.01.18)
Değişim gelişimdir'e kesinlikle katılıyorum. Şimdiye kadar her türlü challenge'e atladım ve hiç pişman olmadım.
0
roket adam
(01.02.18)
(5)

oxford comma

maleficent
kullanıyor musunuz? üniversitelerde hocalarınız sizden kullanmanızı istiyorlar mı?* *bizim okulda çoğu zaman isteniyor.
kullanıyor musunuz? üniversitelerde hocalarınız sizden kullanmanızı istiyorlar mı?*

*bizim okulda çoğu zaman isteniyor.
0
maleficent
(31.01.18)
Kullaniyorum. Ozel bir talep gelmedi ama okudugum makalelerin hemen hepsinde goruyorum. O yuzden kulaniyorum.
0
voyager 1
(31.01.18)
İnzgilizcede daima Kullanıyorum. Türkçede kullanmıyorum; ama bence kullanılması gerekiyor. Keşke TDK değiştirse Türkçede ve’den önce virgül kullanılmaz kuralını.
0
sen git ben geliyorum
(31.01.18)
ingilizcede kullanıyorum, türkçeye böyle bir şey eklemeye çalışmak çok sıkıntılı olur.
türkçede ayrım yapmak istiyorsunuz "ile"/"ve" tercihlerini ayırarak da derdinizi anlatabiliyorsunuz ayrıca.
0
yalnux
(31.01.18)
Diğer arkadaşlar gibi İngilizcede kullanıyorum ancak Türkçede "ve"den önce değilse de "ama"dan önce kullandığım oluyor. Bazı cümlelerde "ama"dan önce bir virgülün mutlak gerekliliği doğuyor çünkü. Şu an aklıma örnek gelmedi.
0
gonion
(31.01.18)
bende huy oldu, buraya yazdığım cevaplarda bile kullanıyorum ister istemez; genelde uzun cümleler kullandığım için söylemek istediğimi tam anlatamıyorum, kullanmazsam karışıklık olur gibi geliyor. bize okulda bağlaçlardan önce virgül kullanılmaz diye öğretildi, ingilizce'ye hakim olana kadar da eksikliğini hissediyordum. sonra baktım ki bu adamlar kullanıyor, ben de kullanmaya başladım, zaten üniversitede de bahsi geçmişti.
0
Bruce
(31.01.18)
(6)

Fifa/Pes'te Şut tuşu tercihiniz

nundu
Yuvarlak mı(xbox için b) kare mi(xbox için x)? Ben yillardir aliskanlik olarak yuvarlak kullanıyorum ama sanirim genel kani şut kare orta yuvarlak olarak.
Yuvarlak mı(xbox için b) kare mi(xbox için x)? Ben yillardir aliskanlik olarak yuvarlak kullanıyorum ama sanirim genel kani şut kare orta yuvarlak olarak.
0
nundu
(30.01.18)
tabii ki kare, winning eleven 3 oynamış neslin çocukları bırakabilir mi o kombinasyonu?!
0
Bruce
(30.01.18)
şut kare. fifa.
0
olkol
(30.01.18)
Şakacıktan bir genelleme yapayım.

Apartmanda büyümüş ilk maçlarını fifa'da yapan ev çocukları yuvarlağı kullanır.

Atari salonuna kaçıp winning eleven oynayanlar ise kare.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(30.01.18)
Kare
0
kleider
(31.01.18)
kare.
parmağın duruşundan sebeple kare en kolay tuştur zaten. e bu da bir oyun neticesinde, şut atmak lazım.
0
brakgn
(31.01.18)
Yuvarlak. PS1'de Fifa oynayarak büyüdüm.
0
i was made for you
(31.01.18)
(17)

Favori Avrupa şehirleriniz- 5-6 tane sayabilir misiniz?

kendi kendine yasayan yavrucak
Hazır yeşil pasaportum varken gezmek istiyorum. Doğal güzellikler ve mimari yapı en çok hoşuma giden şeyler. Bu ikisi bir bütün oluşturunca harika oluyor. Ayrıca yerel tatları seviyorum. Çok müze insanı değilim.Favori 5'iniz nerelerdir acep? Mutlaka git gör dediğiniz yerler? Şimdiden tesekkurler :)
Hazır yeşil pasaportum varken gezmek istiyorum.
Doğal güzellikler ve mimari yapı en çok hoşuma giden şeyler. Bu ikisi bir bütün oluşturunca harika oluyor. Ayrıca yerel tatları seviyorum. Çok müze insanı değilim.

Favori 5'iniz nerelerdir acep? Mutlaka git gör dediğiniz yerler?

Şimdiden tesekkurler :)
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(30.01.18)
Yazdıklarının hiçbiri yok ama tek favorim Londra
0
kaptan memo
(30.01.18)
mimari olarak barselona, roma ve prag. barselona’nın dali binaları var, şehir de benim favori şehrim her açıdan. roma’da ise her apartman ayrı bir sanat eseri. prag’da ise gotik mimarisi çok iyi. o prag kalesini görmelisin, fantastik bilgisayar oyunlarındaki korkunçlu kaleler gibi.

doğal güzellik olarak ise amsterdam çevresindeki edam volendam giethoorn gibi tatlış köyleri, milano çevresindeki como, lecco gibi gölleri ve bu gölleri çevreleyen dağları önerebilirim.

tabi bunlar dışında benim daha görmediğim ama çok merak ettiğim kuzey ülkeleri var. oraların doğası bi ayrı güzel diyollar.

yerel tat olarak avrupa’da adam gibi hiçbir şeye rastlamadım. domuz etinden yapılan yemekler dışında her şey buralarda da kolaylıkla bulunuyor zaten.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(30.01.18)
1-floransa
2-firenze
3-florence
4-florenz
5-florencia
0
Bruce
(30.01.18)
londra en ustte ama yesil pasaportla gidilmiyor sanirim
berlin yasam ve modern mimari
firenze tarih mimari dogal guzellik tuscany yoresini gezerseniz. cinque terre de yapilabilir.
barcelona mimari yasam vb

fiyat performans ariyorsaniz prag
0
kveldulv
(30.01.18)
1- Londra
2- Budapeşte
3- Barcelona
4- Roma
5- Brugge
0
dedim ben sana
(30.01.18)
yerel tada ayri bi mesaj atayim

londrada fish and chips harici ingiliz yemegi yemeyin. ama milyon tane kaliteli restoran var thaisi mexicani lobsteri. lobster yiyin.

berlin - sabah kahvaltilarini pastanelerden aldiginiz seylerle yaparsiniz en guzeli bu heralde. et snitzeli (domuz degil inek eti) deneyebilirsiniz de cok da farketmez. doneri de meshur ahah.

firenzede bistecca yani biftek meshur. onun harici pasta pizza dolce takilirsiniz, italya zengin yemek konusunda ac kalmazsiniz.

barcelona paella diyebilirim tapas diyebilirim ama genel olarak zayif bence. seafood bulabilirseniz oyle takilin .
0
kveldulv
(30.01.18)
@kveldulv

Sanırım kıta avrupası demeliydim :) vize çıkartmama gerek kalmayacak yerleri arıyorum evet :)
0
🌸kendi kendine yasayan yavrucak
(30.01.18)
gittiklerim arasından
1-paris
2-le havre
3-floransa
4-Amsterdam
5-roma
0
mikahakkinen
(30.01.18)
yazanlar yazmis zaten onlari tekrarlamak istemiyorum da ekleme olarak balkanlari da aklinizda bulundurun derim. belgrad olsun saraybosna olsun makedonyada ohrid olsun ozellikle dogasiyla cok guzel yerler. gidemedim ama hirvatistan da gayet guzel yorumlar alan bir yer.
0
bartman
(30.01.18)
1 edinburgh
2 stockholm
3 Prag
4 Bergen
0
sorunvar
(30.01.18)
barcelona
paris
kopenhag
floransa
amsterdam
0
ontheroad
(30.01.18)
@bartman

Balkanlar kesinlikle aklımda, hatta biraz fazlaca vakit ayırıp gezmek istiyorum. Vize istemediği için onu biraz öteliyebilirim diye düşündüm sadece. Pasaportumun süresinin bitmesine 1.5 yıl kaldı. Son 6 ayı zaten çıkamıyoruz. Şu 1 yıl içerisinde gezebileceğim bir rota olusturaym diyorum kendime :)
0
🌸kendi kendine yasayan yavrucak
(30.01.18)
Barcelona
Roma
Viyana
Stockholm
Brugge

Şahsen gorduklerimden Almanya kentleri, Amsterdam, Zürih, sofya, Saraybosna, Budapeşte, Prag vs kıyasla bunlar. Özellikle ilk planda olmasa da Viyana sağlam bir araştırma ya da rehber ile gezildiğinde olağanüstü bir yer bence.

Gormediklerimden ise Portekiz kentleri sanki çok ilgi cekiciymis gibi geliyor. Bir de İngiltere.
0
schwannoma
(31.01.18)
paris
roma
prag
amsterdam
beşinci yok.
0
ada meltemi
(31.01.18)
Stockholm
Edinburgh
Reykjavik (ve cevresi)
Barcelona
Amsterdam (buraya bagli olmasa da giethoorn dahil)

Bu listeye her biriyle esit derecede ikame edebilecegim londra, roma, porto, lizbon (sintra dahil), budapeste, bangkok (avrupa ile sinirlamadigin icin + budist mimari seversen egzotiktir), venedik, brugge, antwerp, munih, viyana, prag, tallinn, krakow, riga (biraz daha ikinci planda olmak uzere), dubrovnik ve split'i dahil edebilirim.
0
finsidigi
(31.01.18)
Favorim Floransa ve Roma. Onun disinda "bayildim buraya" dedigim Avrupa sehri olmadi ama Budapeşte ve Amsterdam da guxel diyebilrim. Amsterdam harika bir sehir ama gezmek icin o kadar da guzel olmayabilir. Sehrin atmosfero guzel bana sorarsan.
0
stavro
(31.01.18)
prag, floransa, roma, selanik
0
mysql34
(31.01.18)
(8)

Zorunlu BES

auroraaurora
Merhaba,Bu aydan başlayarak bizim şirkette de uygulanacakmış. Başta yasal süreyi doldurunca çıkarım diye düşünüyordum. Ama devlet katkısı aklımı çeldi. Kuş kadar bir maaşım var; birikim falan hak getire. Ne yapsam, kalsam mı?Teşekkürler.
Merhaba,
Bu aydan başlayarak bizim şirkette de uygulanacakmış. Başta yasal süreyi doldurunca çıkarım diye düşünüyordum. Ama devlet katkısı aklımı çeldi. Kuş kadar bir maaşım var; birikim falan hak getire. Ne yapsam, kalsam mı?
Teşekkürler.
0
auroraaurora
(30.01.18)
Ben kumbara olarak bakıyorum. Eğer size koymayacak bir tutarsa kesilen miktar, kalsın bence.
0
akatreil
(30.01.18)
kesinlikle girmeyin. birikim falan olmuyor. klasik olacak ama gidin bi banka hesabı açtırın, kendiniz otomatik ödeme verin, her ay 100 lira atın, biriktirsin sizin için. en azından acil bir durumda dokunma şansınız olur. bireysel emeklilik dünyanın en aptalca şeyi.
şirketlerde de uygulanıyor artık. şirket de 25 lira koyuyor ve personeli işe bağımlı kılıyor falan.
0
korben dallas
(30.01.18)
kesildikten 1 gün sonra bile çıkabiliyorsun. o süre kesintisiz caymak için son süre. bence besten bir nane olmaz. ben ciktim. bu sene tekrar alacaklar. tekrar cikacagim.
0
helenart
(30.01.18)
@korben dallas
1.000 TL'lik vadeli hesap açtım. Aylık getirisi 8.5 TL. Bir paket sigara alınıyor ancak. :)
0
🌸auroraaurora
(30.01.18)
bireysel emeklilikle parana dokunamıyorsun istediğin zaman. hadi sistemden çıkayım desen, adamlar neredeyse güvercin ayağına poliçeyi bağla gönder yapıyorlar, o derece yavaş ilerliyor işlemler. kesinlikle girmeni tavsiye etmem. birikim falan da yapılamıyor zaten.
0
korben dallas
(30.01.18)
Kendim 2011 yılında askere uygun olan BES poliçesi yaptırdım. zaman süresince 3500-4000 lira para yatırıp dördüncü sene sonunda 4600 lira mı ne para aldım.(Herhalde 3850 lira gibi bir paraydı) Bu süre içinde her ay yatırmadım. 18 ay m ne yatırmışımdır. Borsa veya dolar alsam daha çok kazanırdım herhalde. ayrıca asker için uygun olan poliçede de çıkış ücreti, kayıt ücreti gibi saçma sapan ücretler de almadılar benden.

Bir arkadaşım da 3 gün önce iptal etti. Kendisi rütbeli asker. Para lazım olduğu için çekeyim demiş kendince. Yatırdığı veya alacağı parayı bilmiyorum ama pişmanım demişti. Bir daha bu sisteme girmem dedi.
0
ceyhan prensi adana
(30.01.18)
katkıydı teşvikti, bunlardan adam akıllı yararlanıp karlı bir yatırım yapmış olmak için 10 sene boyunca devam etmek gerekiyor. aynı parayı sene sene biriktirip sene sonunda o parayla altın almak 10 senede kat kat daha çok karlı olur, uzun vadede altın en değerli yatırım aracı zira. ya da sene sonundaki parayla döviz alınır, daha kısa dönemde de kar edilebilir.

devletin sıcak para için çevirdiği dalaverelerden bir tanesi bu da, gss gibi; sosyal devlet olabilmiş miyiz ki birikim için karlı bir sisteme maruz kalalım.
0
Bruce
(30.01.18)
Bruce çok güzel söylemiş. Artı devlete güven olmaz, yarın bi gün el koyabilir ben güvenmiyorum. Kendim gider alırım altınımı dolarımı
0
mutlusismankedi2015
(30.01.18)
(1)

Rebul Duş Jeli

Bruce
kolonyaları kadar güzel kokuyor mu bunlar? peki kokuları benziyor mu kolonyalarına, yasemini çok seviyorum ben, alıyım mı duş jelini de, kokar mıyım güzel güzel yasemin?
kolonyaları kadar güzel kokuyor mu bunlar?
peki kokuları benziyor mu kolonyalarına, yasemini çok seviyorum ben, alıyım mı duş jelini de, kokar mıyım güzel güzel yasemin?
0
Bruce
(30.01.18)
@Photographer, kozmetik dünyasını bitirecek bir çözüm bu, bence cevabı sil peşine düşmesin koku lobisi.
0
🌸Bruce
(30.01.18)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.