Giriş
(5)

neden bu kadar ölücüyüz

khiron
merhaba spartaküs'ün baldızları ve kayınçolarıelimde bir tane elektronik koleksiyon eşyası var. biraz niş bir ürün. ülkemizde ve dünyada milyonlarca insanın peşinde koştuğu, ihtiyaç duyduğu bir şey değil doğal olarak. bunu arayan, almak isteyen ne olduğunu bilerek arıyor, alıyor. neyse şimdi konumuz
merhaba spartaküs'ün baldızları ve kayınçoları
elimde bir tane elektronik koleksiyon eşyası var.
biraz niş bir ürün. ülkemizde ve dünyada milyonlarca insanın peşinde koştuğu, ihtiyaç duyduğu bir şey değil doğal olarak. bunu arayan, almak isteyen ne olduğunu bilerek arıyor, alıyor.
neyse şimdi konumuza gelelim.
aynı cihazın aynı/benzer kondisyonda olanlarının yurt dışı satış fiyatları vergisi, gümrüğü hariç 120$ ile başlıyor.
ben bu cihaza artık ilgimi kaybettiğim için ve evde de yeterince yığıntı olduğu için satayım dedim.
demez olaydım. keşke çiçin'e lan alayınızın amk diye dalıp çok güzel şişlenseydim de bunları yaşamaydım.
250 lira yazdım. detaylı fotoğraflarını ekledim, detaylı ayrıntılarını verdim.
haftada bir iki kişi arıyor, mesaj atıyor. içerikler şöyle;
100 olur mu?
cennet papağını ile takas olur mu?
x sitesindenden (%10 komisyon alıyor site) 150 liraya kargo dahil olur mu?
neden 250 başka yerde 100e gördüm. - git oradan al mk o zaman -
beğenmezsem iade edebilir miyim?
3 ay sonraya 500 çekim var çok sağlam uygun mu?
bebek yürüteci + üstü nakit.
bugün yarın holosko artı bir miktar para teklifi de gelecek sanıyorum.
lan niye böyle ya. herkeste olan, herkesin kullandığı bi şey satsam anlayacağım belki ama bebek yürüteci ne alaka aq ya kafayı yiyecem iki fazlalıktan kurtulucam diye.
en son gideyim çöpe atayım bari dedim sonra içime sinmedi yazık olacak onca tarihe diye vazgeçtim.
koleksiyon ürünü, her türlü yabancı piyasadan daha uygun. yerli piyasada zaten pek yok ama olanlarla da aynı seviyede.
hayır bi de satmıyorum iyi günler deyince niye diyorlar lan niyesi mi var bunun napıcam ben bebek yürütecini.
0
khiron
(13.12.17)
Ben benzer durumdaydim. Yurt disi fiyatindan satmak icin ilana koydum bir elektronik urunu (zaten hediye gelmisti), Turkiye fiyatindan %30 ucuza sifir satmama ragmen abuk subuk teklifler yagdi.

Ben de vazgectim satmaktan :)
0
crown
(13.12.17)
adam onu senden ucuza alıp üzerine kar koyarak satmanın peşinde, yoksa o kafadaki tiplerin dediğin kadar niş bir ürünle alakası ne olacak. üzülecek kafa takacak bir durum yok ortada, komisyonculuk kolay yoldan para kazanmak isteyen şark kurnazlarının ana geçim kaynağı bu memlekette. kulağını gözünü kapatıp ürünü cidden isteyecek birilerini bekleyebilirsin. satış esnasında alıcının ürünle cidden ilgili olduğunu anlayacak sorular sorabilir ya da o tarz ürünlere ait satış gruplarına bakabilirsin.
ürününe hitap ediyorsa şöyle bir grup var, alım-satım yaptım, cidden sadece amacına hizmet ediyor.
www.facebook.com
0
Bruce
(13.12.17)
harbiden millet feci yüzsüz lan. ben de "olmaz" dediğimde en sinir olduğum şey "niye" sorusu oluyor.

500'e koy "400 olmaz mı?" diye mesajlar geliyor. "demek 400'e koysam gidecek." diyorsun bu sefer "300 olmaz mı?" diye mesajlar geliyor.

adamın birine çok az kullanılmış çekyat sattım öğrenciyken. kabul etti, almaya geldi, önceden anlaşmışız facebook sayfasından olmuş-bitmiş... bu sefer kapıda başladı "-20 tl olur mu?" diye. o ara çok eşya satıyordum ve bunu diyen birkaç kişiyle daha karşılaştım.

bir de yine bu eşyayı almaya gelenlerden bazılarının "ikramın olur mu?" sorusunu önce "püsküğüt-çay falan istiyor herhalde." diye düşündüm ama onlar da indirim istiyormuş.

yahu ben öyle çok erdemli, übermensch bir insan değilim ama bir sende-bende yok böyle şeyler. millet ölücü amk.

edit: bazen eşya almaya gelenlere ufak-tefek sıfır eşyalar da veriyordum hediye babında, öküzlerin dediği "koy oraya" oluyordu. ne bir teşekkür, ne bir minnet...
0
ya ben lan neyse
(13.12.17)
bi de aynı çekyat'ı 2 farklı açıdan çekip koyduğum fotoğrafa "2'si mi 150?" diye mesajlar geliyodu hashahaha.
0
ya ben lan neyse
(13.12.17)
buzdolabı, çamaşır makinası, vestiyer; 4'ü tekli, biri 3'lü koltuk takımı, iki adet tek kişilik yatak, 3 çekmece iki kapaklı komodin, elektrikli soba, fırın, bir adet sofa, 3 adet tekli sandalye ve 4'lü sehpa için ikinci elcilerin verdiği fiyat: 150 tl!

sadece bir tekli koltuğu 125 tl'ye sattım. taş gibi; akşap işlemeli, kumaşı tertemiz... geri kalanların bir kısmını maltepe belediyesi gelip aldı. fırına netten biri talip oldu ona verdim. kalanları da inşaatçılar götürdü herhalde.

benden öce 3,5 yıl boş duran ev, ben içindeyken 3 ay olmadan kentsel dönüşüm nedeniyle yıkıma girdi. o arada ne eşyamı taşıyacak ev bulabildim ve ne de buna gücüm vardı.

ilanlara saçmasapan teklifler geliyordu hep. tek tek ya da toplu birçok defa kriz geçirmeme neden olan teklifler!..

görmezden geleceksin, sileceksin, engelleyeceksin, cevap vermeyeceksin.
0
runagain
(14.12.17)
(3)

Tramp mıramp ve ABD'deki pişmanlık?

ya ben lan neyse
Alabama seçimlerinden sonra aklıma geldi. ABD'lilerde bir pişmanlık var mı bu adamı seçtiler diye? oy vermeyenleri kastetmiyorum. bu adama oy verip şu anda pişmanlığını çok dile getirenler var mı mesela?edit: u olacaktı. böyle kalsın.
Alabama seçimlerinden sonra aklıma geldi. ABD'lilerde bir pişmanlık var mı bu adamı seçtiler diye? oy vermeyenleri kastetmiyorum. bu adama oy verip şu anda pişmanlığını çok dile getirenler var mı mesela?

edit: u olacaktı. böyle kalsın.
0
ya ben lan neyse
(13.12.17)
yok çünkü trump tayyip gibi yetmez ama evet'çilerden oy almadı, aldıysa da hillary'e olan gıcıklıklarından ötürüydü; trump'a güvendikleri için değil. güvenenlerin yüzünü karartacak bişey yapmadı, aksine şimdilik istedikleri gibi gidiyor. genelde öyle olur zaten, 1 sene daha böyle gider sonra yumuşar.
0
Bruce
(13.12.17)
Trump, beyaz amerikaliyi temsil ediyor ve savunuyor, yanisi beyaz amerikali seviyor ve memnun fakat fakir kesim ve siyahiler pek sevmiyor cunku icraatleri ters dusuyor fakirlerle.
0
purple rain
(13.12.17)
trump'ı "onaylayanlar'ın oranı seçildiğinde %45 idi, şu anda %36... yani oy verenlerin kabaca 5'te biri pişman olmuş gibi duruyor. projects.fivethirtyeight.com
0
507
(13.12.17)
(20)

bitcoin duyuruları

istanbul kanatlarimin altinda
selam! bitcoin ile ilgili bir sürü duyuru açılır oldu. sözlükte de bundan yakınanlar olmuş, "sözlüğü donanımhaber'e çevirdiniz" demişler. bence çok haklılar. burası da öyle oldu ve ben 5 duyurudan birinin bu konuyla ilgili olmasından rahatsızım açıkçası. hayır, sormakla da bitecek gibi değil ki. kim
selam!

bitcoin ile ilgili bir sürü duyuru açılır oldu. sözlükte de bundan yakınanlar olmuş, "sözlüğü donanımhaber'e çevirdiniz" demişler. bence çok haklılar. burası da öyle oldu ve ben 5 duyurudan birinin bu konuyla ilgili olmasından rahatsızım açıkçası. hayır, sormakla da bitecek gibi değil ki. kimse her şeyi tam olarak bilmiyor. herkesin kafasında soru işaretleri. bu sorular artarak devam edecek belli ki.

keşke bir düzenleme yapılsa. örneğin bu tarz duyurular modlar tarafından en altta bir yerlere taşınabilirler? veya en üstte tek bir "kripto paralar" başlığı açılır, sorusu olan oraya yazar?

başka önerisi olan? bu duyurulardan rahatsız olan? olmayan?

not. bitcoin ile ilgili sorunuz varsa burada değil bitcointalk.org 'ta sorun bence. yani ben öyle yapıyorum. bitcointalk; bitcoin'in uluslararası kabul görmüş forumu. türkçe bölümü de var. kullanıcıları genelde biraz ukala tipler olsa da bu işleri biliyorlar ve en basitten en zor sorunuza kadar yardımcı olmaya çalışıyorlar. inanın orada sorarsanız daha çabuk cevap alırsınız ve daha kesin bilgilere ulaşırsınız.

sevgiler ^^
0
istanbul kanatlarimin altinda
(13.12.17)
Eksi duyuru kurallari arasinda bitcoin sorusu sormayin yok ki? Insanlar istedigini sorar. Sabah gelip napiyosunuz diye soran insanla bitcoin sorusu soran arasinda bi fark yok.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(13.12.17)
Burada ne soralım mesela? Ne istersiniz? Herkes istediği soruyu sorar, burası tek bir şeye bağlı bir site değil.

Soruya cevap rahatsız olmuyorum.
0
arockm
(13.12.17)
sorulmasın demedim, düzenlensin dedim.

@sl78 nereden sorabileceğini de yazdım zaten :)
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(13.12.17)
neden bitcoin kullanan insanları sansürlemye çalışıyorsun? dolar sorunca iyi bitcoin sorunca auuuw!
0
eindaclub
(13.12.17)
@eindaclub dolar sorularından hiç rahatsız olmadım şimdiye kadar ama btc sorularından oluyorum, o yüzden auw.
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(13.12.17)
Çok haklısın kardeşim. İnsanlar istiyor ki herkes linkleri ayağıma getirsin tıklayıp para kazanalım. 2 satır okumaz. Aynı şey e sigara için de geçerli. Bunun forumları var sayfalarca belge bilgi yazmış insanlar ama bakıyorsun, eleman 2 tık yapıp okumaktan eriniyor. Belki bende böyleyapmışım dır doğru mu değil. Beni de kınamak gerek.
0
gozu acik sevisen yahudi
(13.12.17)
Mükerrer duyuru olmadıkça insanların soru sormasını engelleyemeyiz duyuru kuralları dahilinde.

Evet bu sıralar çok fazla altcoin sorusu soruluyor. Bazıları cidden saçma..Öyle olunca insan bir "e yine mi?" tepkisi veriyor. Yalnız, arkadaşlar yeni bir şeyler duydu, öğrendi sonuçta heyecanlı vs. bu şu an bir trend yani. Azalarak biter yakında ya da bitmese de insanlar öğrenir, tecrübelenir bu kadar fazla duyuru sıklığı olmaz.

Yani bir trend uğruna yeni bir düzenlemeye gerek olduğunu düşünmüyorum.
0
AlsterWasser
(13.12.17)
Ahahah adam cevaplari tiklemiyor.cunku kendine karsi geldigimiz icin. Ilgilenmesem bile inadina bitcoin sorusu sorucam
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(13.12.17)
burasının her hype'a tepki verebilecek güncellikte bir site olduğunu düşünmüyorum, adı üstünde hype olduğu için geçip gidecek zaten, gerek olduğunu da düşünmüyorum.
0
Bruce
(13.12.17)
@kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
öncelikle; adam değil, kadın.
acaba cevabın soruma cevap olmadığı için tiklememiş olabilir miyim? bir düşün bakalım bunu biraz :)
tekar edicem çünkü bir kere söyleyince anlaşılmadı galiba. "sorulmasın" demedim, "düzenlensin" dedim.

sanırım @AlsterWasser ve @burce'un dediğinde haklılık payı var. belki de bu sorular zamanla artmayacaktır, aksine azalacaktır.
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(13.12.17)
Sonuçta güzel bir öneri
Ayrıca duyurunun zenginlerini de topluca görğrüz
Ama şu an çok popüler zamanla azalacaktır
0
benaslindayohum
(13.12.17)
Düzenlense daha iyi olur
0
all girls dream
(13.12.17)
keyfi sebeplerle (görmöktön boktom) belli soru içeriklerinin sansürlenmesine, sınıflandırılmasına karşıyım.
0
zgrydn
(13.12.17)
İfşa değil ki bu, şu ara bir furya ve burası da bir soru-cevap sitesi olduğundan trendler değişiyor.

Seçim zamanı herkes seçimle ilgili soru soruyor, duyuru açıyor, uzun tartışmalar yapıyor. Konu Bitcoin olunca neden rahatsız ediyor ve düzenlemeye gidilmesi ihtiyacı duyuyorsunuz ki anlamadım. O zaman standart bir forum gibi /genel/spor/sağlık/konu dışı/gezi ve eğlence şeklinde kategoriler oluşturulsun compu gelip konu kilitlesin adsgfad
0
chicha
(13.12.17)
@sl78 ben mi anlatamıyorum? oysa üçüncü tekrar edişim ama, hay allah.

arkadaşım,
SORMASINLAR DEMİYORUM :D

bitcointalk'ı da öneri olarak yazdım. belki bilmeyen vardır diye. çünkü orada, burada olduğundan çok daha hızlı ve daha güvenilir cevaplar alacaklardır. ha istemeyen orada sormasın, burada sorsun, gitsin kızlarsoruyor'da sorsun, bana ne. benim derdim burada sorulduğu zaman gruplanması falandı ama ona da gerek olmadığını düşünüyorum artık. zamanla bu sorular azalacak muhtemelen birkaç arkadaşın dediği gibi.

ayrıca, eğer günde 98 adet adres sourusu soruluyor olsaydı emin ol benden önce başkaları derdi "bu ne yav" diye.

tik vermiş olmam ya da olmamam sizi sevdiğimle, sevmediğimle ya da fikirlerime karşı olup olmamanızla alakalı değil. tik vermediklerimin bana karşı cephe almasını istemem ama görüyorum ki öyle olmuş. neyse. soruma cevap olacak her türlü cevabı tikliyorum, kimi cevaplar gereksiz aşağılayıcı da olsa. bildiğim kadarıyla kural böyle.

dalga geçmeden, laf sokmadan, uğur gürsoy replikleriyle komik olmaya çalışmadan cevap verenlere gönülden teşekkürler :)
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(13.12.17)
ben rahatsız olmuyorum ama düzenlenirse de fena olmaz. yakında azalarak biter diyenler olmuş ama kripto para meselesi bundan sonra hayatımızda azalmayacak, aksine her yerde duymaya başlayacağız. tam da bu yüzden öyle bir ayrı sekme açılabilir duyuruda. insanlar buna moda gözüyle falan bakıyor herhalde, öyle azalarak bitecek bir şey değil bu arkadaşlar şlkfkfsdfkl

yalnız her yerde bilal'e anlatır gibi nasıl altcoin alınacağını anlatan yazılar var. bu yazılara rağmen hala sürekli "x coin'ini nasıl alırım?" diye duyuru açıyorlar. iki satır okumayıp buradan hazır cevap bekleyen coincilere ben de biraz kırgınım.
0
dedimmidemedimmi
(13.12.17)
Çok saçma bitcoin soruları gerçekten can sıkıyor. Mesela, bitcoin nedir, nereden alınır gibi sorular. Bir google'lık işi var ama tabii yine de çok kızamıyorum çünkü bu insanların büyük çoğunluğu buradan alacağı bilgiyi daha güvenilir olacağını düşündüğü için her şeyi buradan soruyor olmalı.

Ama en azından "ara" butonunu bir kullanın aynı soruyu milyonuncu defa sormadan önce.

Bu kadar basit sorular için google var. Böyle detaylı bir konuyu tek bir kişinin bir cevabıyla öğrenebilmenin ne kadar saçma olduğunu bir düşünmek gerek.

Sorular, "blockchain ile ilgili basit anlatımlı makale söyler misiniz?" tarzı olsa ya da tek tek sormak yerine "bilgiye nereden erişebilirim?" şeklinde olsa o da olumlu. Gerçi bunlar da ekşi de bitcoin başlığında yazılmış.

Sormasınlar demiyorum, ama önce bir arama yapılsa zaten 10 sorunun 7'si sorulmayacak.
0
skooma
(13.12.17)
son dönemde duyuruya girdiğimde şu ikisi arasında gidip gelirken buluyorum kendimi
i.hizliresim.com

i.hizliresim.com
0
khiron
(13.12.17)
Sorulan soruların hiçbir teknik tarafı yok ki, bomboş sorular soruluyor.Oturup bir saat araştıran adam sormaz o soruları. Adam siteye girip duyuru açacağına soracağı soruyu googleda arasa cevabını bulacak.
0
Depik
(13.12.17)
insanların özgürce duyuru açabildiklerini sanıyordum, gündeme göre şekillenmesinde neden bir mahsur olsun. okumayın efenim.
0
firemanjonny
(13.12.17)
(28)

Bu yıl kaç kitap okudunuz?

AlsterWasser
asıl sb.Malum yıl bitiyor. Nasıldı ?neler okudunuz ? Okuma, öğrenme konusunda verimli geçti mi? Hangi alanlarda ağırlıklı kitap okudunuz?Sadece 2017 yılında okuduklarınız içinden bir tanesini seçseniz hangisini seçerdiniz?edit: 1 olur 41423242 olur, kim ne diyebilir? Bazen bir kitap çıkar karşına o
asıl sb.

Malum yıl bitiyor. Nasıldı ?neler okudunuz ? Okuma, öğrenme konusunda verimli geçti mi? Hangi alanlarda ağırlıklı kitap okudunuz?

Sadece 2017 yılında okuduklarınız içinden bir tanesini seçseniz hangisini seçerdiniz?


edit: 1 olur 41423242 olur, kim ne diyebilir? Bazen bir kitap çıkar karşına okuması aylarını alır okuduktan sonra hala bırakamazsın elinden..Bazen de tutamazsın kendini okudukça okursun bir sürü..Sayı sadece merak. Yoksa kimse hırs yapar gibi oturup saymıyor tabii ki..Ama sorulunca da geriye doğru cevap verilebilir haliyle..
0
AlsterWasser
(12.12.17)
Zeynep kaçar - Kabuk

19 kitap
0
kablelvuku
(12.12.17)
Şuan 16, elimdeki bitecek 1-2 güne(Portnoy'un Feryadı) 17 ile kapatırım sanıyorum seneyi.

Haziran ile Eylül arası sadece 1 tane okudum o aralık baya boşladım elime alasım yoktu.

2017'de okuduğum kitaplar arasında favorim Yaşama Uğraşı-Cesare Pavese.
0
ravenclaw
(12.12.17)
bu yılın ilk 6 ayında çalışmıyordum, o yüzden 40 dan fazla kitap okumuşumdur.

direk seçim yapamam ama;

grange - siyah kan
ahmet ümit - beyoğlu rapsodisi
betty mahmudi - kızım olmadan asla
zweig - satranç
balzac - eugenie grandet

bu yılki ilk beşim.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(12.12.17)
Sayıyor musunuz okuduklarinizi?

Benim için bu yıl aklimda kalanlar

Vedat Türkali
Hasan Ali Toptaş

Oldu
0
lanetolasibeyaz
(12.12.17)
Bu yıl doğru düzgün okuma kitabı okumadım. Çerezlik şeyler okudum. 8-10 tane okumuşumdur. Kindle'a bakmam lazım. Şunu öneriyorum.

www.goodreads.com

Bilimsel metin olarak bu yıl okuduklarım boyuma yaklaştı. 6-7 bin sayfa var kesin var. Üzerini hesaplamak istemiyorum. Yıl bitmeden bir 600 sayfa daha gelecek. Toplam 10 bini bulur gibi geldi.
0
Lim5
(12.12.17)
@lanetolasibeyaz goodreads var çok güzel. Sen de gel.
0
kablelvuku
(12.12.17)
Bugün itibariyle 30. kitabı bitirdim, yenisine başladım. Goodreads bu konuda epey yardımcı oluyor, ne kadar okuduğunun hesabını tutabiliyorsun.
0
i m cool with that
(12.12.17)
Felaket kötü bir tercih olan "Araba Sevdası" 37. kitap olacak. Bir süre roman vb. okumak istemiyorum. Finansal Krizler tarihi yeni yılın ilk kitabı olur. En beğendiğim kitap "Huzursuzluğun Kitabı" oldu. Bunun dışında, Bilgeliğin Sarsılmazlığı Üzerine, Momo, Kırmızı ve Siyah, Gönüllü Kulluk Üz. Söylev, Peter Camenzind, İnsan Olmak, Katip Bartleby, Karmaşık Duygular, Demian, Matilda, Kör Baykuş, Olağanüstü Bir Gece ve Söylevler beğendiğim kitaplar.
0
harvey
(12.12.17)
Net bir şekilde sayabildiğim (instagram hesabım nedeniyle) 76 tane var, 1 Ocak'tan itibaren. İş için okuduğum romanları veya hesabını tutmadığım kitapları da sayarsak 90-95 civarıdır herhalde şimdiye kadar.

Bir tane seçmek zor olur, çünkü çok güzel şey okudum. Yakın geçmişte en beğendiklerimden biri Russell Brand'in bağımlılıklarımızdan nasıl kurtulabileceğimize dair kitabı "Recovery" oldu.

Yıl boyunca en beğendiklerimden bir başkası Amy Morin'in 13 Things Mentally Strong People Don't Do isimli kitabıydı.

Paul Auster'ın 4,3,2,1'i uzun süre beklediğim ve uzun sürede okuduğum için önemliydi.

En büyük hayal kırıklığı John Green'in son kitabı Turtles All The Way Down oldu sanırım, tam bir vakit kaybıydı.

Feminizm ana temasıydı yılın gibi görünüyor; Female Chauvinist Pigs ve I Call Myself a Feminist favorilerim oldu.

Yakın bir arkadaşımın kitabı Erotic Stories For Punjabi Widows yayınlanıp çok beğeni aldı, hazırlık, yazma, basılma zamanını vs bildiğimden çok önemliydi okumak.

Tamamen eğlencesine de Zoe Heller'ın Notes On A Scandal'ını okumuştum ve karakter gelişimine hayran kaldım.
0
sopiro
(12.12.17)
Goodreads e gore 37 okudum-okuyorum.
Mesleğim pek hakkında okuma yapmamı gerektirecek türden değil. İş anlaminda pek bi şey okuyarak ogrenmedim bu sebeple.
Bu yil eskiye nazaran farkli olarak tarih ve siyaset iceren kitaplara daha ağırlık vermisim.
Bu alanda ogrendigim fazlaca sey oldu.
Bir tane secmek cok zor ama huzursuzlugun kitabını bu yilin kitabi secebilirim sanirim.
Ama ercan kesal ve hasan ali toptas da fazlaca aklimda kalanlardan.
Bu yilin yenisi olarak da ala el asvani var. Oldukca begendim.
0
a perfect lie
(12.12.17)
başlığı okurken su içiyordum, allahtan cevapları suyum bittikten sonra okumaya başlamışım. Yoksa gitmişti ekran durduk yere.

Beklentim birazdan bir kahraman gelecek ve 300 diyecek yönünde; hadi bakalım. kırmayın beni.


öncelikle konu hakkındaki şu fikrimi beyan edeyim de, hani belki sizi biraz ferahlatır-rahatlatır. sonra soruyu yanıtlayayım;
kitap okumak yersiz yüceltiliyor. okurken beynin durumu hakkında konuşulabilir, ya da okuma eyleminin anından dolayı algıların durumu hakkında da.

Fakat kitap okuyan adam şöyledir böyledir kısmı, dünyada o kadar andaval olduğundan aralardından eh bari kitap okuyor kısmından kazanıyor.

kitap okumak dedikodu yapmaktan, şer işlerle ilgilenmekten ya da çekirdek çitlemekten daha faydalı olabilir. Ama hepsi bu. Neyse soruya dönelim;


(edit yaparak bu kısmı sildim, sadece seçtiğim kitap kalsın.)

seçtiğim kitap; adım adım matematik. gayet doyurucu ve besleyici. daha bitirmedim ama, bitirince haber veririm.


bunun dışında 12 ayda 50'ler 60'lar ohoooo; çok sevdiğim rıza sarrafın bir sözü var; ''milyar - milyon dolarlar havada uçuşuyor.''

Bi' gün Nasrettin hoca eve 2 kilo et getirmiş, hanımı da tembihlemiş. ''akşam için güzelce pişir bunları'' diye. hikaye bu ya; o gün de akşamüstü eve hanımın arkadaşları gelmiş. Bunlar oturmuşlar eti yiyip bitirmişler. Akşam olmuş, sofra kurulmuş, sofrada sadece çorba var; hoca sormuş, ''hanım'' demiş, ''et nerede'' hanımı da hocadan çekindiği için, ''kedi yedi'' diyivermiş. off hikaye böyle çok uzun, siz anladınız zaten.

o kadar okumuş adamlarsınız.


edit: sizin kadar okuyamadığım için utandım, okuduklarımı da sildim* . Yoksa bu neden sildi şimdi diye aklınıza başka birşey gelmesin.
0
mete kudur
(12.12.17)
Dostoyevski - Kumarbaz
Albert Camus - Düşüş
Balkagov - Köpek Kalbi
Stefan Zweig - Amok Koşucusu
Ahmet Hamdi Tanpınar - Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Peyami Safa - Yalnızız
Peyami Safa - Matmazel Noraliya'nın Koltuğu
İhsan Oktay Anar - Amat
Franz Kafka - Şato
İskender Pala - Katre-i Matem
Khaled Hosseini - Bin Muhteşem Güneş
Sandy Tolan - Limon Ağacı
Chris Cleave - Küçük Arı
Rick Riordan - Perry Jackson ve Yunan Tanrıları.


Ayrım yapamıyorum ama zannedersem Amat olurdu aralarından seçeceğim kitap.
0
m e b
(12.12.17)
Bu yılki favorim die unendliche geschichte, niye bu kadar geç okudum diye hala pişmanım.

Kaç kitap okuduğumu yazmak istemiyorum, mete kızacak sonra.
0
Bruce
(12.12.17)
10 tane kadar okudum, kayda değer olan Daron Acemoğlu "Ulusların Düşüşü"
0
theconqueror
(12.12.17)
2015'te 52, 2016'da 50 kitap okumuştum. Goodreads'te bu sene hedefi düşürdüm 25'e. Şu an 29. kitabı okuyorum.

Bu sene kendimi kurgudan biraz uzaklaştırmaya çalıştım genel olarak. Usta ile Margarita ve Ruh Adam okurken en çok zevk aldığım kitaplardı.
0
efreet sultan
(12.12.17)
2015: 36
2016: 20
2017: 05
0
siyah giyen adam
(12.12.17)
Ben saymiyorum ama 20'yi gecmedigi kesin. Biz de isterdik 950 kitap okumak lakin insanlik disi sartlarda calisiyor idik.

Bende en cok iz birakan kitaplar Yasar Kemal Kendini Anlatiyor, Sapiens ve Bir Ceza Avukatinin Anilari oldu. Gerisini hatirlamiyorum bile.
0
rusyalı kozmonot
(12.12.17)
2 :'(

Albert Camus ~ Yabancı

Zülfü Livaneli ~ Huzursuzluk
0
since1907
(12.12.17)
İşler durgun olduğu için daha fazla vakit kaldı bana bu sene. 64 kitap okumuşum, genelde milli mücadele dönemi ve Atatürk hakkında oldu bu sene okumalarım. Goodreads olduğu için takibi kolay oluyor.
0
gozu acik sevisen yahudi
(13.12.17)
Doktora tezim nedeniyle fazlasıyla okudum, sayı vermem mümkün değil o yüzden.
Aralara da birkaç roman ve çocuk kitabı sığdırabildim.

En beğendiklerim:
Foucault'yu Sayıklamak - Patricia Duncker
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği - Milan Kundera
Bir tane de gençlik kitabı: Bana Sesini Bırak - Neslihan Önderoğlu

Diğerleri çok akademik...
0
duyond
(13.12.17)
kindle'a göre dokuz. 4-5 tane de basılı okuyabildim. aralarında psikoloji ve bilimsel de var ama çoğu fantastik kurgu ve bilim kurgu. özellikle terry pratchett çok okudum. ölümünden sonra hep istiyordum ancak fırsatım oldu. bir de yalnızca yatarken üç beş sayfa uyur uyanık götürdüğüm iki harika kitap var ama bu kafayla anca seneye bu zamanlar biter onlar.

Sapiens ve Çıplak Maymun en beğendiklerimdi.
0
kaichi
(13.12.17)
0 ama bir sürü bilimsel yazı okudum internetten. kozmik anafor başta olmak üzere... onlar olmaz mı?

roman namına hiçbir şey okumadım.
0
ya ben lan neyse
(13.12.17)
Tam sayı veremeyeceğim, 10'dan fazla 15'ten az.

Bu yıl uzun bir aradan sonra ilk kez fantazya okudum! (Vuuhuuu!) Çok mutlu oldum. Sanırım 2011'den beri fantastik kurgu okumuyordum. Neil Gaiman'ın American Tanrıları 3 günde akıp gitmişti. Kolay okunabilir kitap bulmak ne güzel.

Onun haricinde uzun süredir istediğim; ama üşendiğim bir dalda okumaya geçtim: Antik Yunan & Roma Tarihi. Plutharkos'tan 4 kitap okudum. Paralel Hayatlar Serisi'nin Türkçeye basılmışlarını. Farklı yayınevlerinden. Bir yandan da Romalı generallerin savaşlarının yeniden canlandırılmalarını izledim. Ordu nasıl konuşlandı, ikmal hattı neredeydi, sağ ve sol cenahlar nelerden oluşuyordu, muharabe nasıl başladı şeklinde içerikleri çok kolay bulunca okuma şevkim de arttı.

Klasiklerden, daha evvel okumadığım ancak okumam gereken birkaç taneyi okudum. Hala azaltmam gereken bir adam boyu kitap var. (Sineklerin Tanrısı, Hayvan Çiftliği, Faust, vs)

Bir de booool bol hukuk kitabı ve kanun okudum, malum öğrencilik.

Ha bu arada klasiklerden elinizde fazla olan, elden çıkarma niyetinde olduğunuz kitap varsa göndermekten çekinmeyin. Kargoyu karşılayıp kitabınızı seve seve kabul edebilirim.

Edit: Söylemeyi unutmuşum! Bu senenin başında (Ocak ortalarında) Oğuz Atay'ın tüm kitaplarını bitirdim. Yani, daha evvelden okuduklarım elbette vardı; ama bazılarına ikinci/üçüncü okumayı yaptım, bazılarını da (Günlük, Bir Bilimadamının Romanı) ilk kez okudum. O yüzden sayıyı 10~15'ten, 15~20 aralığına çekiyorum :p
0
g man
(13.12.17)
47 tane yazıyor goodreads'te ama bunların içinde beğenmeyip sonunu getiremediklerim de var. mesela barış bıçakçı'dan seyrek yağmur, zaten incecikti yarısını geçtiğimi hatırlıyorum ama beğenmedim bıraktım. murat menteş'in bir kitabını okudum hiç beğenmedim bir daha okumam.



zorba, don quijote ve sonsuzluğun sonu bu seneki favorilerim.
0
nickimin hakkini veremedim
(13.12.17)
22 tane okumuşum. 23.yü göremeden yıl bitecek. Son 1 aydır hava erken kararıp geç aydınlanıyor. Servisteki gıcıklar da tepe ışıkları yaktırmıyor. Sadece yolda kitap okuyabilenler üzgün:(
0
soyut park
(13.12.17)
Şu an 36. kitabıma başlayacağım. Genelde siyasi kitaplar ve roman okudum.

Okuduğum kitaplarda ufkumu açan Thomas More - Ütopya, Jose Saramago - Görmek oldu. Okurken en çok zevk aldığım kitaplardan biri de Haruki Murakami - Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu idi.
0
tahin pekmez yoğurt
(13.12.17)
Nisan'a kadar sıfır, Nisan'dan beri 18.
En sevdiğim Amat oldu.
0
auroraaurora
(13.12.17)
tabletten kitap okuduğum için geçmiş butonuna tıklayınca uzun bir liste geliyor ama saymak istemedim bayağı okumuşum .
beğendiğim yazarların bütün kitaplarını okumak gibi bir saplantım var
ben soruya yazar isimleri ile yanıt vermek istiyorum
chuck palahniuk
nikos kazancakis
jerzy kosinski
umberto eco
0
devilone
(13.12.17)
(7)

Donanım Arızası, Tıkandım, Yardım Lazım.

jaaaccckkk
Selamlar, içinden çıkamadığımız bir arızamız var. Monitörde sürekli "No Signal" uyarısı alıyorum. Board ve GPU aldım yeni, sistemi kurduğumda bununla karşılaşıyorum. İşin ilginç tarafı eski sistemi de kursam aynı şey oluyor. Farklı PSU, Disk ve kablolar denendi, Ram'ler tek tek denendi. Farklı Monit
Selamlar, içinden çıkamadığımız bir arızamız var. Monitörde sürekli "No Signal" uyarısı alıyorum. Board ve GPU aldım yeni, sistemi kurduğumda bununla karşılaşıyorum.

İşin ilginç tarafı eski sistemi de kursam aynı şey oluyor.

Farklı PSU, Disk ve kablolar denendi, Ram'ler tek tek denendi. Farklı Monitör, hdmi ve dvi olmak üzere farklı kablolar denendi. Anakarta bios reset atıyoruz, hem jumperden denedik, hem de bios pilini çıkardık fayda etmedi. Sistemi temiz, antistatik ortamda masa üzerinde kurduk, yine değişmedi.

Değiştiremediğim bir tek cpu kaldı. ama cpu'yu çıkarıp öyle sistemi başlatıyorum yine aynı şey oluyor. her halükarda no signal.

Aşağıda parçaları göreceksiniz,

CPU: Amd Am3+ Fx6100

MB:
-------Yeni: Gigabyte GA-970A-DS3P(rev. 2.1);
-------Eski: Asus M5A7BL LE
GPU:
-------Yeni: MSI GTX 1050Tİ 4GB
-------Eski: Palit Ati Radeon HD4850 4GB

RAM: 4x2gb Corsair DDR3 1600mhz Ram
PSU: 500W HighPower
HDD: 512gb ve 2TB iki disk

-----------------

bahsetmediğim bir detay var;

CPU pinlerinde bir eğrilme oldu, 10 kadar pinde. Güzelce düzeltildi, kontrol edildi. Gözle görülür bir sorun kesinlikle yok. Sokete oturmasında da kesinlikle bir sorun yok. Yine de bundan olabilir mi? bilmiyorum.

Bu bilgiyi de özellikle başta vermedim. Düşünceleri etkilemesin istedim. Ama sanki başka ihtimal de kalmadı gibi.

Ne diyorsunuz cpu pinlerine? Olabilir mi? Ya da ne olabilir başka? Elimde işlemci yok am3+ soketli. olsa bir de onu deneyeceğim.
0
jaaaccckkk
(12.12.17)
monitörden başka bir pc vs'de görüntü alabiliyorsanız CPU'dan olabilir.
0
fakirpislik06
(12.12.17)
Pc çalışıyor mu peki? Yani anormal bir ses var mı? Cpu fanı si kapatana kadar çalışmasını sürdürüyor mu
0
goodman
(12.12.17)
Dostum o pinlerdeki eğrilik cpu yu sevmiştir muhtemelen. ikinci el bir am3 cpu bakıvercen artık.
0
binder dandet
(12.12.17)
hocam bende de aynı sey oldu
sıkıntı bios tamamen
anakart a780lm-m mi?
0
kingcyrax
(12.12.17)
@fakirpislik;

monitörlerde sorun yok.

@goodman

pc çalışıyor, her yere güç gidiyor. fanlar dönüyor. cpu fanı da ben kapatana kadar çalışıyor.

@ binder dandet

bugün akşam bir cpu bulup deneyeceğim, bakalım.

@kingcyrax

anakart farklı ama bios diye biri daha dedi. nasıl oldu sizin olay, nasıl çözdünüz?
0
🌸jaaaccckkk
(13.12.17)
işlemciyi değiştirip dene diyecektim, öyle dene o halde.
www.tomshardware.co.uk
forum.giga-byte.co.uk
0
Bruce
(13.12.17)
@bruce

rev. 1.0 versiyon kartlarda bu sorun görünmüş ama 2.1 lerde görünmemiş. bakalım, bugün farklı bir işlemci ile deneyeceğim. maalesef yine am3+ soket. eğer onda da çalışmaz ise bilemiyorum. bu arada eski anakartım ile de denediğimde aynı sonucu alıyorum.
0
🌸jaaaccckkk
(13.12.17)
(7)

e kitap okuyucu

saykotek
alma niyetiyle bir sürü şey okudum ama kafam iyice karıştı.kindle'ı çok övmüşler.sorum şu:taranmış tez ya da kitap pdf'leri ya da pdf olarak oluşturulmuş tez ve kitapları rahat okuyabilecek miyim ve de reklam olacak mı? son olarak hangi modeli kaç tl'ye nerden almak? teşekkürler.
alma niyetiyle bir sürü şey okudum ama kafam iyice karıştı.kindle'ı çok övmüşler.sorum şu:taranmış tez ya da kitap pdf'leri ya da pdf olarak oluşturulmuş tez ve kitapları rahat okuyabilecek miyim ve de reklam olacak mı? son olarak hangi modeli kaç tl'ye nerden almak? teşekkürler.
0
saykotek
(11.12.17)
Kindleda PDF okumasına okursun da çok verimli olmaz. Özellikle tez vs. gibi grafikli büyük PDFler hiç olmaz.

Sırf pdf okuyacaksan hiç Kindle alma.
0
AlsterWasser
(11.12.17)
pocket denen bir uygulama var, pdf'ti ekran görüntüsüydü kaydedilebiliyor bilgisayardan telefondan. kobo'larda da var bu uygulama, hesabı eşitleyince başka bir hesaptan kaydettiğin metne e okuyucudan ulaşabiliyorsun. bu açıdan akademik olarak daha faydalı kobo, ışıklı modeli aura alırsan işini rahat rahat görür. kindle'da bir de format değiştirmek falan var, kobo aura al derim ben.
0
Bruce
(11.12.17)
bende kindle pw2 var çok memnunum ama, kobo glo 2 çok iyi olmuş, sarı ışık olayı fln var, bence çok bitirici bi özellik.

bunu satsam kobo alırım
0
nucleon
(11.12.17)
yeni modelleri bilmiyorum ama kendi deneyimlerimden soyleyecek olursam, pdf icin e-reader alinmaz. tablete yonelmek daha mantikli olur. ama kitap okumak istiyorum epub mobi takilacagim derseniz kitap okuyucu tadindan yenmez.
0
pwnography
(12.12.17)
kobo gayet iyi ama pahalı. auro h20 kullanıyorum hiçbir sıkıntı yaşamadım pdf konusunda da. e-kitap okuyucu kullanacaksan zaten calibre diye bir programla içli dışlı olacaksın. kullanacağın cihazla ilgili bu program yorumlarına bak derim ben.

kobo öneririm ama pahalı bence.
0
eti cin
(12.12.17)
PDF için ReMarkable veya Sony Digital Paper gibi şeyler lazım. Kindle'da zor olur. Onları alacağına da bi iPad pro alabilirsin.
0
bartman
(12.12.17)
kindle türkiyede fiziki olarak bulup deneyemezsin ama henmen hemen aynısı kobo d&r'da satılıyor. açıkta gidip deneyebilirsin.

soruına gelince, en iyi versiyon epub olarak okursun. pdf de okuyor ve gayet sorunsuz. reklam yok.
0
eindaclub
(12.12.17)
(37)

Hangi sözlere çok sinir oluyorsunuz?

ya ben lan neyse
çok ama. öyle hafiften uyuz olmak değil.sıkıntı yokyardımcı olalımtersim pistirsen kimsin yaao da bombaymışbenimkiler
çok ama. öyle hafiften uyuz olmak değil.

sıkıntı yok
yardımcı olalım
tersim pistir
sen kimsin yaa
o da bombaymış

benimkiler
0
ya ben lan neyse
(11.12.17)
bu neyin kafası
kafan güzelmiş
kafa nereye biz oraya

kafaları rahat bırakalım istiyorum.
0
denef
(11.12.17)
Aynen
Çok x’sek demek ki
Öyle bir dünya yok
0
sopiro
(11.12.17)
Selamün Aleyküm

Allahın işi işte..

"...ya la?"

adamın dibi

adamsın.

adam ol

sen benim kim olduğumu biliyor musun?

sal gitsin

yürümek (dm'den yürümek, ordan yürümek burdan yürümek)

yükseldim ( örn: "ben şu kadına çok yükseldim" )
0
AlsterWasser
(11.12.17)
kardeşim
dostum
kardaş
gardaş
birader
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(11.12.17)
aynen
0
kablelvuku
(11.12.17)
genelde ekşi sözlük'te denk geldiğimde sinir olduğum bazı laflar var:

bilen bilir (biz bilmiyoruz, bizi ilgilendirmez o zaman)
son zamanlarda aldığım en iyi haber (bana ne)
tarihe not düşülsün (oha, mevzu da mesela yanlış ofsayt kararı falan)
0
bellbane
(11.12.17)
kısaltmalı yahut direkt olan tüm anneli babalı vs cinsellikli küfürler.
Daha karpuz kesecektik.
Sen kimsin!
Off çok güzelim akıllıyım yakışıklıyım şuyum muyum yaaa!
Çok yaşa.
Çomar, makarna, kömür gibi kelimeler içeren aşağılayıcı iğrenç tüm sözler.
0
mslny
(11.12.17)
Modum düştü/yükseldi.
0
ms brownstone
(11.12.17)
okey...
0
theseachange
(11.12.17)
aynen


ama o kadar çok duyuyorum ki arada ben de kullanıyor buluyorum kendimi
0
nucleon
(11.12.17)
Bir sıfat olarak "Delikanlı" (Çok delikanlı çocuktur, delikanlı sözler etti)
Bir övme sözcüğü olarak "Adam" (Adam gibi, adamdır, adamın dibi)
Bir hitap olarak "Kardeşim" (Kardeşim bakar mısın?)
Bir karşılık, tepki olarak "Aynen"
Bir açılış ifadesi olarak "Öncelikle" (Öncelikle teşekkür ederim, öncelikle şunu söylemek istiyorum)

Kifayetsiz zibidilerin haşmetmeab bizi kullanması. (Biz böyleyiz kardeş, bize neler ettiler de bana mısın demedik)

Kentsoylu kimselerin ağızlarında eğreti duran taşra sözcüklerini kullanarak kendilerini belalı, zorba, gözünü budaktan sakınmayan gibi göstermesinden de tiksiniyorum. Böyle söyleyince anlaşılmamış olabilir; ama hayatında tezek koklamamış beyaz yakalının birden cevvalleşip taşra argosuyla konuştuğunu düşünün. Genelde futbol konuşurken ya da trafikte seyahat halindeyken bu şekilde davranıyorlar.
0
g man
(11.12.17)
Terbiyemi bozamicam.
Senin seviyene inemem.
Senin icin hanimligimi/beyligimi bozamam.
Vb.

Bi git ya ahaha. Bunu oyle tipler soyluyor ki deli oluyorum.
0
thomaswantsmore
(11.12.17)
Aga
0
for day to break
(11.12.17)
"boş yapma" +1
senin o kabadayı ayaklarına pembe patik giydiririm diye seviyesine inesim geliyor söyleyenin.

bi de "o derece" antipatik.
0
Bruce
(11.12.17)
Kardeşim

Kardeşim

Kardeşim

Kardeşim

Kardeşim
0
Tyler89
(11.12.17)
- haddini bil
- had bilmek
- had bildirmek
0
amortisman
(11.12.17)
Bronz Madalya: "Aynen aynen"

Gümüş Madalya: "Adamsın"

Altın Madalya: "Şaka yapıyosun"


Dayım vefat etti diyorum, "şaka yapıyosun" diyor. Düşünmeden konuşmak ne kadar kötü, değil mi?
0
yirmisantim
(11.12.17)
Yukarıdakilerin bir çoğuna sinir oluyorum ama 1 numaram şu sanırım:

ÇOK X ANNECİM
0
Lim5
(12.12.17)
maksimum derecede değil ama aklıma ilk gelen şuydu:

"çok ponçiğim."
0
sanat guresi
(12.12.17)
kardeşim.
0
goodz
(12.12.17)
Hani,yani,aynen ayol..
0
vasilias
(12.12.17)
aynen kanki aynen
0
regardless of what they say
(12.12.17)
Aynen
Mod (canlı varlık için kullanıldığında)
Adam, adamsın, adamın dibi...
Hani
Türkçe sohbete sıkıştırılmış herhangi bir İngilizce sözcük
X kafasında olmak
Bayan
Kardeşim
Sözlükte ve burda p yerine b kullanılan sözcükler (örn: şimdi basacağım cevapla butonu)
0
grgn
(12.12.17)
FELAN. gözüm seğiriyor sinirden. filan ya da falan tamam ama felan ne? "falan filan feşmekan"ı duyduğumda ise zaten kendimi kaybedip bayılıyorum direkt.
0
der meister
(12.12.17)
cevapların çoğu +1

patlıyor, patlatırsın
..candır.

ok'dir, ok'dur, okeydir.

var daha bir kaç şey.
0
dahinnotha
(12.12.17)
- napıyosun?

sinir olmam nasıl cevap vericeğimi bilememekle ilgili. soranın, bilhassa da yüzyüzeyken buluşulduğundaki selamlaşma esnasındaysa bu katil olma sebebi. ben de işte az evvel yanağından öptüm/elini sıktım, şimdi de seninle konuşuyorum. diyelim telefondaysa banyodaydım da az evvel mastürbasyon yaptım cenabet gezmeyeyim dedim; gibi gıcık cevaplarla tanıdıklarımı bezdirdim. artık sormuyolar.

beni çok sinir eden bu soru/sözle ilgili, neyi amaçladığını bir türlü anlamamak, ikincisi de "nasılsın" sorusunun ikamesi olarak soruluyosa aslında iki sorunun kastının birbiriyle zerre kadar alakası olmaması. üçüncüsü de zaten beni tanıyan biri işimi gücümü rutinimi de biliyor demektir. e o zaman ne anlamı var. özel bir gelişme var mı kastediyosa soran kişi "kayda değer bir gelişme var mı" gibi bir soru sorabilir mesela daha anlaşılır olur.

yeni biriyle tanışıldığında daha da çıldırtıcı çünkü kendi klişelerim olan gıcık cevaplarımı verdiğimde terslemek gibi bir amacım olmadığını ifade edebilmek de ayrı bir işkenceye dönüşüyor.

bu kadar uzun uzun yazmamdan ne kadar dolduğum anlaşılmıştır, bu napıyosun sorusuna olan sinirim yüzünden diğer her şeye karşı da müsamahakar olabiliyorum öyle bir işe yarıyo ^^
0
dafaisss
(12.12.17)
Çok x’sek demek ki + 1
Nasıl x'iz belli değil (diil, vb.)
x stayla (Azalarak bitti gerçi)
Bir de 'İki satırlık adamları musallat ettik' tarzı çevreyi küçümseyici, kendini bir şey sanıcı ifadeler.

Söz değil ama c harfinin j, ş harfinin s gibi son 10-15 yılda türeyen garip Türkçeyi konuşanları yeniden 1. sınıfa yazdırasım geliyor. Harflerin doğru okunuşlarını öğrensinler. Maalesef, 25 yaş altındaki tiyatrocular bile böyle konuşuyor.

Bunun dışında, yukarıdakilerin çoğunu sevdiğimi fark ettim. Özellikle aynen'i seviyorum ben. Birine tastamam katıldığında söylenecek en güzel şey bence. +1 ile aynı şey.
0
aychovsky
(12.12.17)
Süper
İnanılmaz
Okey
Bullet journal setup
Bayan

Bunların hepsinin küpünü alalım lütfen. Bi de bizim müdürün konuş(ama)ma tarzını ekleyelim.
0
yaren
(12.12.17)
Gerçekten de yukarıda verilen cevapların neredeyse tamamına +1

Ama bilhassa bazılarını yeniden yazmak, biraz da eklemek istiyorum. Çoğunlukla sanal ortamlarda kullanılan ifadelere karşı ayrı bir gıcık oluyorum:
-... ya la?
Sadece bu ifadeyi yaygınlaştırdığı için bile nefret ediyorum Behzat Ç'den.

-Doğrudan Türkçe karşılığı olmasına rağmen ısrarla İngilizcesi kullanılan kelimeler, ifadeler. Özellikle de okay, yes ve lokasyon.

-"Bir tık daha x olabilirdi."
-Kardeşim.
-Birader (hatta bilader), sana diyorum!
-"Bana x ile gelmeyin, kalbinizi kırarım.", "At fav'a bekle", "X zamanında nasıl soktuysa acısı geçmemiş anlaşılan", "x'leri kudurttuğuna göre doğru hamle".
Özellikle Ekşi'de gördüğüm an eksiye abanıyorum.

-Hocam
-Harflere karışık basılarak yapılan gülme efekti
-Adamın hası/dibi
-Peder
-Türk filmlerinden alıntılanmış herhangi bir söz. Özellikle de "Şakir'e çay yok", "Saksıya fesleğen gibi oturturum anlamı da çıkar", "Peki, Zeki Müren de bizi görecek mi?" replikleri.
-Israrla yanlış telaffuz edilen kelimelerin bozuk halleri. Netekim, bilimum, espiri, miğde, morel gibi.

-Anam avradım olsun.
Bu kadar iğrenç bir yemin, söz verme veya tehdit etme cümlesi daha bilmiyorum sanırım.

-Bir isteğin var mı?

Yeryüzünün en boş sorusu. Halbuki iki taraf da biliyor ki bu söz öylesine deniyor.

Bunlar bir çırpıda aklıma gelenler. Daha çok var da telefondan yazarken zorlanıyorum.
0
m e b
(12.12.17)
@meb yazınca nasıl unuttum dedim, kesinlikle sesli veya yazılı " ...ya la" bitemedi arkadaş! Küfürleri dem,ştim ama bir de dediği gibi "anam avradım olsun" yemini. Bunu diyen insandan tiksinirim ve ciddi midem bulanır.
0
mslny
(12.12.17)
analı babalı küfürlü konuşanları direkt silerim hayatımdan.

direkt yerine direk diyenlere gıcığım!

muhatap yazamayanlara...

bir de şöyle bir kullanım çıktı: "..!" önce ünlem gelir, sonra iki nokta. ünlemle vurgulanmış üç noktadır o!

"aynen"e alıştık.

"la" bir dönem çok baymıştı, bitti gibi.

"olm" diye bir şey var, bazen de "oğlum"

"asdasdffsss" diye bir gülme efekti?

"kadim" kelimesinden tiksindirdiler!

"eyyyyy" diye başlayan höykürmelerden gına geldi!

"anladım" ne demek? bir şey söylüyorsun, önemli bir şey. söyleyecek iki kelime kapasitesi yok. "anladım" diyor sadece. aferin, bu da bir şey.

yine de çok katı değilim küfürler haricinde. ve tabii ki malum şahsın iğrenç hitabeti dışında! değiştiremeyeceğim şeyleri olduğu gibi kabullenmeye çalışıyorum hatta hoşuma bile gidiyor olabilir.
0
runagain
(12.12.17)
ejderya
0
eindaclub
(12.12.17)
Candır.
Amk, aq vb. ifadeler.
Aynen'e ne çok sinir olan varmış. Ben sık kullanırım. :)
0
auroraaurora
(12.12.17)
yaşıyorsun bu hayatı/seviyorsun bu hayatı.

bir de konuşurken sürekli "yani" kelimesi kullanıldığı zaman çok fazla dikkatim dağılıyor. karşımdakinin kelime dağarcığının yetersiz olduğunu görüp içeriği çok dikkate alamıyorum.
0
kayranin kedisi
(12.12.17)
poncik
milli birlik ve bütünlük
kardo
efso
0
gintare
(12.12.17)
aynen
0
nothing in my way
(12.12.17)
dostlar cevaplarınıza çok teşekkür ederim. hepsini dikkatle okudum.

ben "peki"yi unuttum eklemeyi. ahmet hakan ın bir bok bilmediğini belli ettiği ve programındaki iki lafından biri.

"peki"
0
🌸ya ben lan neyse
(13.12.17)
(10)

Ayasofya'nın ibadete açılmsası hakkında

apolitikherif
Ne düşünüyorsunuz?Benim bir yanım diyor ki, ülkede adım başı cami var ayasofya müze olarak kalsın.Diğer yanım diyor ki, ayasofya fethin simgesidir. Konstantinapolisin İstanbul oluşunun sembolüdür. İbadete açılması gerekir. Avrupa'da camiden kiliseye dönen yapılar mevcut, biz niye yapmayalım?Son zama
Ne düşünüyorsunuz?

Benim bir yanım diyor ki, ülkede adım başı cami var ayasofya müze olarak kalsın.
Diğer yanım diyor ki, ayasofya fethin simgesidir. Konstantinapolisin İstanbul oluşunun sembolüdür. İbadete açılması gerekir. Avrupa'da camiden kiliseye dönen yapılar mevcut, biz niye yapmayalım?

Son zamanlarda ikinci yanım ağır basıyor. Sizce ne olmalı, neden?
0
apolitikherif
(11.12.17)
her b**muz düzgün sıra buna geldi.
0
kimlanbu
(11.12.17)
Yıllardır söylerim. Ayasofya'yı cami yapmakta ısrar etmek aslında "fethin" kesinlikle gerçekleşmediğini gösterir. bu olay bana hep Ortadoğululara has bir özgüvensizlik gibi geliyor. Bu öyle bir şey ki, 500 değil 5000 yıl da geçse, İstanbul'un Müslüman Türkler tarafından ele geçirildiğine ikna olmayacak adamlar var Ayasofya cami olmadığı takdirde.

Valla tutup freudyen tespitler kasmak istemem; ama bir bakıma el değmemiş, kendisinden başkasının anılarını taşımayan partner arayan "erkeklik" düşüncesinin politik tezahürüdür Ayasofya'nın camiye döndürülmesindeki ısrar.

Düşünün ya, yüzlerce yıl geçmiş, adamlar hala "İstanbul bizim" diyemiyor gönül rahatlığıyla. Çünkü bilinç dışlarında yatan özgüvensizlik ele veriyor kendilerini. Biliyorlar ki layık değiller İstanbul'a.

Öte yandan ülkedeki bazı mütedeyyinlerin Fatih'i, kendi çarpık ahlak algılarına alet etmelerinden ise tiksiniyorum. Kazer-i Rum, onların sandığı gibi kafasına at gözlüğü takmış vizyonsuz bi' mürteci değildi. İskender'in, Sezar'ın, Agustus'un ardılıydı. Onun vizyonunun zekatını bile taşıyamayanlar kalkıp Ayasofya'da provokatif eylemler yapıyor ve sıradan halkın kafasını karıştırıyor.

Dünya'nın en büyük şehrini; alelade, önemsiz kalabalık bir şehir haline getirenler Ayasofya'yı kendileri gibi yapmak istiyor. Gri, değersiz, anlamsız; çünkü hem dinde hem de kültürel tarihinde var olan yağma duygusu onları buna itiyor.

Öte yandan Ayasofya'nın bir kuyruk acısı olarak gelmesi elbette ki yeni bir mesele değil. Karşısına en az onun kadar heybetli bir İslam şaheseri diktikten sonra bile Ayasofya'nın heybetiyle yaraşamadığını düşünüp yine onun için çığırtkanlık yapmaları bunun en güzel örneği.

Burada her birini 2'şer cümleyle açıkladığım her paragraf aslında başlı başına sayfalarca açıklamaya sahip. Konuyu kısa kesmek mümkün değil; ama özetle, Ayasofya'nın 21. yüzyılda ibadete açılması (cami olması değil bakın) dünyanın en ironik olayı olur. Hele ki bu Fetih Ruhu diye boyanırsa vay haline.

eksisozluk.com

eksisozluk.com
0
g man
(11.12.17)
istemem.
asli kilise olan bir yapiyi illa ki ibadete açmak gerekiyorsa, kilise olarak acilmalidir.

kaldi ki su anda muze olarak işlevini gayet güzel yerine getirmektedir.
0
for the record
(11.12.17)
Kendimi müslüman olarak tanımlamam ama bence açılsın. Batılılara cici gözükmek için müze olarak tutulması çok saçma. Açılsın millet gitsin namaz mı kılıyor ne yapıyorsa yapılsın. Böyle eziklik olamaz. Aynı konumda batılılar olsa ibadete açmayı bırak o yapıyı yerle bir ederdi.
0
catch the arrow
(11.12.17)
bilmemkaçyüz yıldır istanbul sende zaten, neyi kanıtlayacaksın ki? istanbul'da kiliseden camiye çevrilmiş onlarca yapı var, hepsinin kültür mirasına sıçılmış. zeyrek ve fenari isa mesela, ne hale gelmiş. zeyrek'i kim kaç kere gitti gördü mesela, nerede olduğunu da semtin adından tahmin edersiniz anca. mis gibi heybetli bi cami, al sana sembol. fatih camisini yapmak için oradaki mezarları da piç etmişler, o da gayet heybetli bir yapı, al sana sembol.
ya bi kere turistik açıdan düşün, bu saatten sonra ibadete açsan turist sayısı düşer oraya giren, ekonomik açıdan da zararlı.

yani yararı sıfır, zararı çok, hem kendine hem dünya mirasına.
0
Bruce
(11.12.17)
@g man +1

Ülkede cami mi kalmadi da ibadete aciliyor.
AKP'nin göz boyama siyaseti iste. Dikkati Reza'dan ve bakanlardan cekebilmek icin simdi de bununla milleti oyalarlar artik.
0
chitosan
(11.12.17)
Camii olarak ibadete açılmalı. İstanbul fethedildikten sonra bizlere öylece miras bırakıldı. Esas olan bu.
Şu an varsayalım ki elden (Allah celle celaluhu korusun) çıkacak olsa ele geçirenlerin müze olarak kullanacağını düşünmek büyük bir saflık olur.
0
1adam
(11.12.17)
kocamustafapaşa camii 6. yüzyılda yapılmış bir manastır iken fetihten sonra camiye dönüştürülmüştür örneğin. böyle yüzlece camii var bu ülkede.

ayasofya meselesi cumhuriyet dönemindeki dinci-laik çatışmasının sembolü oldu sadece. milletin duygularını manipüle etmek için siyasi olarak kullanılan bir konu.

ayasofya camii yapılsın diye kuduranlardan kaç tanesi camide namaz kılıyor acaba? abuk sabuk şeyler bunlar. lozan'ı da güncelleyecekmiş bizim reis.

allah akıl fikir versin, herkese :)
0
otonomo
(11.12.17)
cami olunca süleymaniye'nin başına gelenler gelecekse bırakın dokunmayın kalsın.

süleymaniye yi restore edicez diye tahrip ettiler bu çok dindar! vatandaşlar.
akustiğini bile bozdular.
0
herhaltibiliyoring
(11.12.17)
kiliseden camiye çevrilip halen kullanılan bir sürü yapı var. ayasofya, istanbul'da da tek örnek değil.

evet ülkede adım başı cami var, bence de eksik olsun. cami var ama hak yok, hukuk yok, adalet yok, eşitlik yok. özgürlük yok, düzen yok, kültür yok, görgü yok...

@g man'in bahsettiği "fethin şu kadar yüzüncü kutlamaları" bahsini ilber ortaylı da yazmıştı bir ara. ve "tamam, sakin fethettiniz. sizin artık, her yıl bunu kutlamayın" minvalinde bir şeyler yazmıştı.

siyasal islam ve onun tabanı olan tarikatler, cemaatler bu tür sembolleri çok sever. onlar için gelir ve oy kapısıdır.

bir yandan evet ben de bazen cami olsa diyorum ama şimdiki halinde de sıkıntı yok. bildiğim kadarıyla ibadete açık bir bölümü de var. çevresinde zaten ibadete yeteri kadar uygun camiler var. kaldı ki, ibadet etmek için camiye de ihtiyaç yok! işte bunlar hep güç, iktidar mücadelesi/gösterisi.

afrika'daki misyonerlerin, yerel halkı hıristiyanlığa çekmek için, halkın kutsal kabul ettiği kişileri aziz ilan ettiğini söylemişti murat belge. bizim eyüp sultan semti ile ilgili anlatılanlar da istanbul'a bir aidiyet sağlamak için kurulmuştur.

avrupa/batı da çok samimi değil, kabul. hala bir haçlılık ve özlerindeki inançlarının varlığını kanıtlayan eylem ve söylemleri bir gerçek.
0
runagain
(12.12.17)
(15)

bu mu bayıldığınız tarkan?

Bruce
bu ne ya?https://www.youtube.com/watch?v=ZKtNB9jiHV0adam bildiğin mustafa ceceli şarkısı yapmış, hala kaldı mı "megastar" diye bayılan buna?
bu ne ya?
www.youtube.com
adam bildiğin mustafa ceceli şarkısı yapmış, hala kaldı mı "megastar" diye bayılan buna?
0
Bruce
(11.12.17)
Son albüm tam bir rezalet. Resmen 15 saniyeden fazla dinleyemedim şarkıları. Hele bu şarkı: korkuuunnnçç
0
lcha
(11.12.17)
Tam bir gelin-damat dans şarkısı olmuş.
Tarkan'ın şarkılarını zaten dinlemezdim ama kendisini seviyorum. O yüzden pek bir şey değişmedi benim açımdan.
0
peggy
(11.12.17)
Söz: Günay Çoban Müzik: Serkan İzzet Özdoğan

Tarkan sadece söylemiş. Bunun içi suçlayabiliriz evet.
Haa Tarkan şeyimde mi? Hayır.
0
teknikekip
(11.12.17)
Eski "p*ç" Tarkan artık yok. Adamın yaşı ilerleyince böyle duygusal bi herif oldu çıktı. Ben eski şarkılarının hatırı için hala seviyorum.
0
dissendium
(11.12.17)
Aleyna tilki>Tarkan
0
doxanikee
(11.12.17)
@teknikekip, zorla söyletmediler diye tahmin ediyorum. "bu ne amk koskoca megastarım ben, böyle bir şarkıyı nasıl verirsiniz bana" diye ortalığı birbirine katması lazımdı.

@dissendium, bence kendi gelişimiyle değil müzik dinleyen kitlenin değişimiyle ilgili. rüzgara yön veren olmak yerine kapılıp giden olmayı seçmiş. cukkasına bakacak tabii ki, bunu kınamıyorum ama tarkan'ın bundan ayrı bir misyonu ve vizyonu olduğunu düşünerek bayılıyordu bunca insan, ki aralarında standart türk pop müziği dinleyicilerinden daha yüksek standartlara sahip olanlar da vardı. ben de dinlerim zaten eski şarkılarını, bu kadar düşmesi şaşırtıcı.
0
🌸Bruce
(11.12.17)
tarkan'ı baya seviyorum ama taa temmuz ayında ilk kez radyoda duymuştum bu şarkıyı ve mustafa ceceli sanmıştım gerçekten, benzetmeniz baya isabetli : D
0
nevrochaotica
(11.12.17)
tarkan dudu albumunden sonra silah zoruyla album yapiyor gibi.
0
baldur2
(11.12.17)
Son albümü tırt - aldığıma yanıyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(11.12.17)
2018 yılının resmi düğün şarkısını yapmış. Kusana kadar duyarız yazın.
0
jazzabel
(11.12.17)
Gel gel hiç acımayacak'tan bu günlere. Tey yavrum tey
0
nickini degistiren yazar
(11.12.17)
@nickini degistiren yazar, o da dandik bi şarkıydı bence. düdüklü şarkısından itibaren düşüşte. baktım şimdi albümün adı da metamorfozmuş, negatif kafkaesk bir dönüşüm olmuş abimizinki.
0
🌸Bruce
(11.12.17)
Bu yaz birkaç düğüne katıldım, ve hepsinde bu şarkı ile dans ettiler. Sonra dedim o dans şarkısını indirilerim ya kiminmiş o diye; cevap kahkahalarla tarkan oldu.

ben ki tarkan dinlemem normalde. (mustafa ceceli de dinlemem vurmayın)

yani herkes o şarkı için çok şaşkın ama millet de ben de beğenmiştim. En azından bende şarkılar ambiyans eşliğinde aklımda kalıyor yani dinlediğim anda ona bi' klip çekiyorum kafamda ve bu şarkı için güzel hikayeleri var beynimin.

tarkan benim gözümde hiçbir zaman megastar olmamıştır, zaten samimiyetsiz bulurum kendisini ancak başarılı olduğu çok aşikar. Yani, bayılan kaldımı sorusunun cevabı evet, hala büyük bir hayranlık devam ediyor ona karşı ve o da bu süreci çok iyi yönetiyor/yönettiriyor artık hangisiyse.
0
mete kudur
(11.12.17)
Evet bayıldığım Tarkan bu, şarkının Tarkan'la ilgisi yok. Açıkçası Tarkan ın bir tek Cuppa şarkısından nefret ettim ve bir kez bile oturup baştan sona dinlemedim, sözleri Sezen Aksu'ya ait. Bu albümü almadım, ve malesef eski şarkılarının tadı olmadığını biliyorum. Bunu Tarkan a şu anlamda bağlamıyorum, artık şarkı sözü yazarı yok, duygu yok, aşk yok, mesafe yok, ayrılık acısı yok, eskisi gibi yoğun hiçbir şey yok. Ancak atarlı giderli yahut düğün dansı şarkısı var. Sezen Aksu, Aysel gürel, yıldız Tilbe vs aklınıza diğer gelen iyi şarkı sözü yazarları dahi son şarkıları hep kötü, hep ruhsuz, hep yazılmış olsun diye. Tarkan olmasını sağlayan sözlerin sahipleri bile bu haldeyken aklınca küçümsemek neden, ki kendine ait Gülümse kaderine gibi gayet iyi şarkıları da vardır. Yeniden yorumladığı Firuze ve hatasız kul olmaz harikaydı, hakeza sanat müziği albümü de. Keşke kendine yakışan şarkıları bulmadıkça albüm yapmasa, bir tane bulursa bir şarkı çıkartsa, yoksa bana eski şarkıları bir ömür yeter.
0
mslny
(11.12.17)
ben sevdim. sevdiğim için anlamlı geliyor, güzel geliyor bana bu şarkı.
0
runagain
(12.12.17)
(13)

odtü makine en alt tıp fakültesini 2'ye nasıl katlamış

mete kudur
üniversiteler ve kontenjanları konuşurken; odtü makine mühendisliğinin tıp fakültelerinden hala çok yüksek puanda olduğunu söyledi şimdi arkadaşım, ama ben piyasa dinamiklerinden yola çıkarak bunun pek mümkün olmadığını düşünüyordum.Meğer hakikaten öyleymiş, bunun temel sebepleri neler olabilir ? Pi
üniversiteler ve kontenjanları konuşurken; odtü makine mühendisliğinin tıp fakültelerinden hala çok yüksek puanda olduğunu söyledi şimdi arkadaşım, ama ben piyasa dinamiklerinden yola çıkarak bunun pek mümkün olmadığını düşünüyordum.

Meğer hakikaten öyleymiş, bunun temel sebepleri neler olabilir ?

Piyasayı ve o psikolojiyi bilen kişiler cevaplarsa sevinirim, yani sonuçta ''ee tabii, odtü'' diyecek arkadaşlara da birşey yapmıyoruz ama yine de aklınızla 3.parti ortamlarda dalga geçilmesine ön ayak olmak istemem.
0
mete kudur
(11.12.17)
“Ee tabii, odtu”

Tanidigim tum odtu makinacilar istedikleri alanda istedikleri sekilde kariyer yapabildi. Benim tanidiklarimin icinde akademide devam edenler alanlarinda sayili universiteleri hic zorlanmadan takir takir kazandi, okudu, tez calismalarinda oduller alip prestijli yayinlarla mezun oldu. Simdi cogu staj icin ozellikle odtu makina ogrencisi/mezunu tercih ediyor. Harika bir bag var donemleri arasinda. Idealizm de eklenince tum bunlarin ustune supersonik insanlar cikiyor bolumden.

Tanidigim tipcilara bakiyorum da istedigi alanda istedigi sekilde kariyer yapan gorece az. Yurtdisinda kariyer kovalayanlar hala sinavlar ve genelde avrupa tercih ettiklerinden dil ogrenimi icin calisiyor. En az alti yillik egitimin verdigi yorgunluk da var. Elbette memnunlar durumlarindan ama bir odtu makina degil mezun olduklari yer :p
0
lamira
(11.12.17)
Şimdi öncelikle ön elemeyi geçemediniz, onda bi' anlaşalım da; ''adam geldi, tanıdığım odtü makinacı bütün kişiler istediği alanda kariyer dedi hahahahah'' diye atıp tutacağız arkanızdan.

Onun haricinde, ya ikimizin sosyo-kültürel çevresi çok farklı; ya da benim odtü ve itüden mezun olup da bu mesleği icra ettiklerine şahitlik ettiklerim çok andaval insanlar.

Benim çevrem hakikaten başarısız insanlardan mı oluşuyor acaba, neyse.


Daha spesifik örneklerle gelmek lazım, yani; bütün odtü makinacılar denilirse eğer ben o yaklaşımı çat diye bozabiliyorum. istanbulda poposu ayazda donan kontrol ve uygulama mühendisleri var, antep de yapı imalatında gece 2 vardiyasında ayazda poşet kontrolü yapan var, ankarada proje ofisinde tatmin etmeyen ücretler alan var arabistandan dönüp de aynı iş görüşmesinde karşılaştığımız benden yaşça da büyük ülkede iş arayan adam var(eşi de varmış yine aynı durumda) ya da bizim tanıdığın ofisinde otogaz projesi çizen adam var. bunlar odtü ve itü mezunu insanlar, hatta bu tüpgazcılarla da yakında bi' tübitak projesi üzerine görüşmem gerekecek, onlara da bi' sorayım bu tıp durumunu.(ülkede tıp bitmiş şaka gibi)

Tıpçı yakın tanıdığım ise yok, zaten soruyu sorma noktam burada koptu. şimdi biz bu konuyu mühendis bir arkadaşla konuşmuştuk ve şöyleki onun tıpçı tanıdıkları var; 10k ücret bandını en kötüsü çok rahat aşıyor diyor. abisinin bir arkadaşı varmış okuldan -ki abisi 36 yaşında- 35 bin lira alıyormuş, biz eskiden manitaya gül alırken mesela kız 19 yaşındaysa 19 tane gül alır afili bi' not yazardık, bunun da patronu her yıla bin lira lan demiş diye eğlendik filan.

bunun eşi de doktormuş, yılda 1 taşınmaz alırlar diye de güldük.

Şimdi biz sohbete çalışma şartları ve maddi imkanlar açısından yaklaştığımız için, bu konuda tıp bize çok avantajlı gelmişti, hatta ve hatta biz köylü kafasıyla sohbete şöyle başlamıştık, ''abi bugün en baba mühendis kaç para alıyor ?'' sorusuna refleksle. çünkü o sohbetin öncesinde biz neden üniversite okuduk ömer koç neden okuduya kadar gittiğimiz için, meselede mesleki haz ya da kişisel tatmin olarak değil de, çevresel yaklaşımlar üzerinden ilerliyorduk. Ne boş insanlarız bu arada. neyse

bu yüzden bahsini ettiğin istedikleri alanda kariyer ne mesela, n'aptı bu arkadaşlar? aselsan bunlardan geçilmiyor, maaşları ve şartları ortada, tai'nin ortada havelsanın ortada. Ankaraya dair özelleri de konuşabiliriz zaten onlar bağırırcasına ortada.

bu dünyagöz hastahanesi var, ne kadar doğru yanlış bilmem de duyum bu anlatacağım; oradaki bi' göz cerrahının aylığı 100bine dayanıyormuş. ki bu eğer doğruysa( bu olmasa bile yukarıda anlattığım 35bin net doğru kesin bilgi ) -ki alalaede bir hastahanede doktor bunlar. benim maaşlı çalışıp da aylık 100k gelire sahip tanıdığım 1tane mühendis yok.

hatta tahmin ediyoruz şimdi, mesela türkiyede ki bi' kaç büyük projede üst kadroya bakıyoruz ve nacizane(uluslararası firmalar değil) diyoruz ki alsın alsın 30 alsın bu adamda. 40 alsın hadi -ki almıyordur. evini barkını altındaki arabayı biliyoruz adamların. bu opetin bi' yöneticisi vardı o adam hakkında mesela söylenti vardı ''35bin alıyormuş'' deniliyordu, yani 35 bin büyük bir rakam, adam yaşlı başlı bi' adam baya bi' zaman geçirmen gerekiyor sektörde.


haa tabi şimdi aklıma geldi, geçende benim kuzenim dedi; katarda sizin maaşlar 11bin dolardan başlıyor diye, onun komşusunun kızı gitmiş, bana sen neden gitmiyorsun dilin gelişir dedi; kalbini kırmak istemediğim için birşey demedim. dolar olmuş 4 lira, 11bin dolardan başlıyor diyor.

Lan ben yurtdışındaki ilanlara bakıyorum, adamlar beklenen ücreti ''10bin tl ve üstü'' kısmına kadar listeliyorlar. başlangıç diyor ücreti diyor 11bin dolar diyor.

Yani ya bizim ufkumuz ve çevremiz burada da yetersiz kaldı yine -vay arkadaş- ya da bi' değişik aksiyon var, illerin getirisi de olabilir diye biz düşünüyorduk ki sen dedin odtü makinacılar istedikleri şekilde kariyer sahibi.

Şu hava aydınlansın 1 tanesi istanbulda metro hattı zımbırtısında çalışıyor onu arayıp fırçalayacağım. Bütün beceriksizler benim çevremde mi toplanmış, bu nedir böyle.

edit: aklıma geldi, hatta neden tıp okumadık diye bi' sohbet anında ''biz köyde statü farkını anlayamadık doktorun çocuğu da aynı yerden gocuk alıyordu bizde aynı yerden gocuk alıyorduk'' diye bahsi geçti. yine bu sefer başka bi' köyde :) ''mimarlar aşağıda aç, sen de öğremen ol'' sözleri havada uçuşuyordu. tek çare tıp mış diye konuşuyorduk, hatta bi' ara sohbet 1.bölümden alan bu fizyoterapist mi ne var onun mezunu adam diyorki ben 2009 da 2600le girdim şimdikiler 2000 le giriyor. tıp öyle mi, beraber çay içtiğimiz bi' aile hekimi vardı, bu aile hekimliği için tus mus gerekmiyormuş, ücreti de kişi sayısı görev yaptığın konum gibi bazı şeylere bağlıymış, ona bağlı olarak 10bin alıyordu bu doktor arkadaşımız-bizden 2,3 yaş büyük. fotoğraf çekip geziyormuş :)

şimdi ben tecrübesiz mühendise 10bin veren bir yere ne şahit oldum ne de duydum. şu bizim katardaki 11bin dolar alan kuzenin komşusunun kızını saymazsak, o kızı da tr'de bi' denk getireceğim aklıma iyi geldi şimdi.
0
🌸mete kudur
(11.12.17)
Yurdumda uzun yıllardır devam eden bir mühendis fetişi var. Olacak olmayacak herkesi mühendis yapıyoruz, puanlar fırlıyor haliyle talepten. Öteki taraftan son geldiğimiz noktada tıp yazan çocuğun ensesinde tokadı patlatırım. Tıp bitti, köşeleri tutan yaşlı doktorlar bir süre daha iyi kazanmaya devam edecek ama yeni doktorlar hem sürünecek hem de hakettikleri parayı alamayacaklar.
0
cleric
(11.12.17)
tıp doktor olma arzusu olmayanların tercih ettiği bir bölüm değil genel olarak, hayali-amacı doktor olmak olan biri "anadolunun bağrı da olsa tıp okuycam" diyor genelde. ancak mühendislikte böyle bir idealizm durumu yok. sayısalcı bir öğrenci yüksek puan yaptıysa puanına yakın bir mühendisliği okumak ister ancak şehir-üniversite de önem kazanır. haliyle yüksek puanlı bir öğrencinin hedefi "en iyi okullar" oluyor, bu noktada da 2-3 seçenek kalıyor önünde. ya mühendislik dalını tercih edip bi tık aşağıyı seçicek ya da üst seviye okulu seçip dala pek bakmayacak. bu sebepten üst seviye okulların puanı uçmuş oluyor, zaten genel olarak "mühendislik" seçecek öğrenci sayısı daha fazla olduğu için rekabet de artıyor.
0
Bruce
(11.12.17)
aslında sorunun cevabı gerçekten "e tabii, odtü" ama açmak gerekiyor.

şöyle ki, öss taban puanını belirleyen kitle 17 yaşındaki bebeler olsa da, bu kişileri yönlendiren de bölümlerin uzun vadedeki başarısı, istikrarı, mezunlarının konumu gibi şeyler. genetik mühendisliği gibi bölümler saman alevi gibi parlayıp fos çıktıktan sonra puanları düşüyor. odtü makina gibi bölümler ise bu itibarını, kişiye verdiği kaliteli eğitimi, etiketi koruduğu sürece böyle bir risk yok.

insanların mutsuz, vizyonsuz olması da biraz puanın yüksekliğinden kaynaklanıyor. ne istediğini, ne olacağını bilerek bölüme giren adamın yanında "ya şurada tıp olmadı, burada elektronik olmadı bari odtü makinaya gireyim" adamları da var. bu kendileri ve bölüm için vizyon açısından şanssızlık olsa da, bir yandan da bölümün verdiği güvenin, etiketin kalitesinin işareti. böyle düşük motivasyonla gelen adam zaten bölümün zorluğundan da etkilenerek boşvermişliğe sürüklenebiliyor. eh, ne istediğini bilmeyen adamlara bir şey istetmek de odtü makinanın sorumluluğu değil.

bölümün eğitim kapsamı çok ağır, geniş olduğu için eleştiriliyor zaman zaman. unutulan nokta yine bölümün makina mühendisliği olduğu, bölümün kimseyi kontrolde, kompozitte, üretimde, termodinamikte, akışkanda uzmanlaştırma gibi bir iddiası, sorumluluğu yok. bunu isteyen kişi zaten teknik seçmelilerle ve lisansüstüyle istediğinden de fazlasını elde ediyor.

ben mesela, nickimden de bellidir, "foymuya biye gidicem odtü makinaya giyeyim" diye girdim. keko bir kız arkadaş mallığım yüzünden o hedefi daha lisanstayken neredeyse imkansız hale getirdim. bu yüzden etrafta "yaa adamlar f1e gidecem diye giriyo hidromekte buluyo kendini bu bölümün puanı nasıl yüksek olur" diye dolaşıyor muyum? dolaşmıyorum çünkü bunun bölümle alakası yok. mclaren'de aerodinamikte çalışan odtü makina mezunu olduğunu bilmesem, benden 1 yıl sonra mezun olan arkadaşım motogp'de çalışmasa kişisel vizyonuma bağlı olarak dolaşabilirdim. savunma sanayii işi de en yüksek maaşı onlar veriyor, çoğu kişi oraya gidiyor diye bir trend halinde. insanlar şehrini değiştirmeden, zaten en az 5 yılı ankarada geçirmiş oluyorlar, çok da zorlanmadan geçinip gidiyorlar. kişisel kararlar yine, bölüm kimseyi havelsana mecbur bırakmıyor. ben ne mi yapıyorum? hayatımın 1/3ten fazlasını odtü makinada geçirdikten sonra değişiklik isteyip yurtdışında doktoraya başladım tekrar. bulunduğum yer makina mühendisliğiyle son derece alakasız bir yer olmasına rağmen odtü makinada öğrendiklerim sayesinde yaptığım projeyi herhangi bir ek ders alma gereği duymadan rahat rahat sürdürüyorum.

bunun dışında mezunlarla ilgili örnekler için seçilen örnekler de örneği seçen kişinin içinde bulunduğu ruh halini, mental ortamı temsil ediyor gibi geliyor bana. özellikle akılla dalga geçilen 3. parti ortamlar nedense bana süper kompleksli bireylerden oluşuyor gibi geldi. yoksa odtü makinanın aman tadımız kaçmasın, kimse dalga geçmesin bizle diye bir problemi yok. bölümün sağlam kadrosu, geniş ve yeterince derin içeriği sürdükçe mezunları kişisel tercihlerine bağlı olarak istediklerini yapmaya devam edecek. bu da bölümün itibarını, dolayısıyla gelen öğrencilerin puanlarını yüksek tutacak.
0
ron dennis
(11.12.17)
''eee tabi odtü, harika onlar diyen için yaptığım küçük bir araştırma entryim var.

(bkz: #72188288)

keşke burada 1 aydan eski mesajlar silinmeseydi de odtü makine mezunu bir abiyi hatırlayıp biraz daha konuşabilseydim.
0
blue eyes white dragon
(11.12.17)
Türkiye'de en afili şirketlerde bile müdür koltuğunu tuttuğunuzda bile 25 bin tl brüt civarında takılıp kalıyorsunuz.TIP'ta daha çok kazanacağınız kesin ama soru şu: Bu kadar çalışmaya, ömrümü mesleğime adamaya hazır mıyım ? Mühendislik seçtiğinizde en zor üniversitede bile belirli bir zorluğu olsa bile bitiriyorsunuz sonrasında yoğunluk olarak kabul edilebilir mi iş-özel hayat dengesiyle hayata atılıyorsunuz ama TIP okuduğunuzda aynı zamanda mesleğinizle de evlenmek durumunda kalıyorsunuz.Bence insanların TIP yazarken temel korkusu bu.

Ben İTÜ mezunu bir mühendisim hep güzel yerlerde de çalıştım ama ileride çocuğumu Tıbbiye'ye yönlendirmeyi planlıyorum çünkü Türkiye'de montaj sanayii dışında gerçek bir sanayi yok.Sanayi olmayan yerde de Mühendislik olmaz
0
turkuaz
(11.12.17)
tıplar daha yüksek aslında. şırnak'ta vs okursandır anca o puanlar. o da bölümdeen değil şehirden.
0
danton
(11.12.17)
Tercih sırası tam bir felaket bence, sıralamaya göre meslek seçimi yapılması arkadaşların da söylediği gibi tam bir fiyasko. Meslek seçildikten sonra sıralamaya göre tercih yapılır.

Bende Yıldız mezunu bir mühendis olarak, çevremde aslında tıp eczacılık isteyip de puanı tutmadığı halde itü yada yildizda mühendis olmaya gelen arkadaşlarım vardı. Bu insanların maalesef başarılı olmasını bekleyemiyorum.

Aynı şekilde aslında mühendis olmak isteyip de aile yada rehber öğretmen ısrarı ile işte bu puan boşa gitmesin diye tıp eczacılık okuyan arkadaşlardan da maalesef pek umutlu değilim.

Bana rapor yazan doktorun, mühendis olduğumu öğrenince ben de mühendis olmak istemiştim demesi gözümün önünden gitmez. Bu adam nasıl başarılı olabilir ki şimdi?

Paraya gelince, Türkiye'de mühendislik içim üniversite bir etiket ODTÜ ile Gazi Üniversitesi aynı değil tabii ki. Ama tip fakültesi mezunu için hicbisi farketmiyor bana göre, idealist olmadıktan sonra 15bindeki tip da 300deki tıp aynı değerlendiriliyor bana göre
0
vhs kaseti
(11.12.17)
@danton, tabi aynı ildeki ezici çoğunlukla mühendislikten yüksek o konuda haklısınız ancak bizim beklentimiz hakkaride varsa tıp onun da herhangi bir mühendislik alanından yüksek puan ortalamasına sahip olmasıydı.

Ve zaten halihazırda en yüksek ve en alt puanlamaları değil de puan ortalamalarını merak edip konuşuyoruz.

@cleric seninle de aynı fikirde değilim pek, yani bütün meslekler bitti tıp da elbette bundan nasibini fazlasıyla almıştır, ama eskiden tıp'ın rakibi hukukmuş diyorlardı, şimdi hukukunun durumu ortada mesela. Öğretmenler atanamıyor, iibf mezunları bir işte tutunabilmek için birbirlerini kılıçtan geçiriyorlar. fen/edebiyat filan bunları hiç saymıyorum zaten; malumunuzdur.

@ron dennis naçizane tavsiyem boş zamanlarınızda biraz paragraf çalışmalısınız, okuduğunu tam anlama konusunda ufak tefek eksiklikler hatalar var.

yine elde kalanlarda, özellikle fukara anadolu halkı için bi' tıp bir de mühendislik kalıyor. onda da mühendislik için artık tepe okullar ve tepe bölümler. çünkü piyasa bu mühendislik dallarına da çok doymuş, yakında onlarda birbir bu konuda önlemlerini almaya başlarlar. keza kontenjanları ve okul fırsatlarını mesnetsiz arttırdıkları için; eğitim durumu da yerlerde, hadi eğitim durumu kötü olsun önemli değil iyi bir ölçme sistemi ile yeterliliğe öyle ya da böyle kendi çabasıyla ulaşamayanları da sistemden çıkartma diyeceğim o da yok, aynı dersi 2 farklı okulda bambaşka şekilde bitirebilen insanlar var. Yani tıp ne olursa olsun, ''ben daha ölmedim'' diyebilecek 2 tutar daldan en güçlü olanı gibi görüyorum ben.

üç aşağı beş yukarı genel fikirler ortada, şu da ilginç hakikaten davranışsal yaklaşım da ölçülebilir bir şeymiş, çünkü beklentiye uygun gerçekleşiyor refleksler genelde.
eskiden meslek kısmında toplumsal olayları yönlendirme gibi şeyler gördükçe şaşırırdık şaşırmamalıymışız.
Cevaplar için bütün yanıtlayanlara tek tek teşekkür ederim. Genel olarak fikir edinmemize yardımcı oldu. iyi eğlenceler.

edit: @cleric şimdi tekrar aklıma geldi; ben öğrenciyken ankara siyasal diye bi' efsane vardı; oradan mezun arkadaşlarımız şimdi ofislerde 1800 liraya kosgeb'e proje yazarak hayatlarını sürdürüyorlar(sürdürenler var diyelim-daha doğru bir yaklaşım olsun). Yani tıp da bazı şeylerini kaybetmiştir elbette ama, bu ankara siyasal benim hatırladığım kadarıyla demirden leblebiydi.
0
🌸mete kudur
(11.12.17)
Sanirim benim cevrem genelde basarili kabul edilebilecek kisilerden olusuyor :) Saka bir yana, odtü makina mezunu arkadaslarimi simdi stalk'ladim da su pozisyondalar: bir ohio state graduate researcher, bir stanford postdoc, bir ucsd postdoc, bir tu dortmund phd student, ikisi dresden'de endustriyel pozisyonda, bir de roketsan. Bunlarin istedikleri kariyeri sectiklerini dusunerek yorum yapmistim, hala gecerli ilk cevabimda soylediklerim.

Tip mezunlarindan sadece iki tanesi akademik arastirma icinde, ikisi de phd yapiyor amerika'da. Diger tanidiklarim (hacettepe, ankara, cerrahpasa ve ege mezunlari) ya uzmanliklari ya da uzmanlik sinavini kazanmak icin calisiyorlar.

Her sey maddi kazanc degil bence. Universite sinavina hazirlanirken ortaokulda ve lisede tubitak olimpiyatcisi olmamim da etkisiyle hep arastirmaya yonelik alanlar oldu hedefim. Tercihlerimi yaparken neden hacettepe tip yazmadigim defalarca soruldu, defalarca aciklama yapmak zorunda kaldim tip doktoru olmanin hedefim olmadigina dair. Iyi ki secmemisim diyemem su anki pozisyonuma baktigimda ama secimlerimden mutlu oldugumu soyleyebilirim :) Bir hekimden daha az kazaniyorum ama istedigim isi istedigim sekilde yapiyorum ve hayattan aldigim zevki hicbir maddi kazanc bana veremezdi.

Kisaca, aslinda demek istedigim, bir kisinin hedefi makina muhendisligi ise odtü makina secebilecegi en iyi okullardan birisi turkiye icinde. Kontenjani su anda kac bilmiyorum ama 50 diye kabul edersek turkiye'de makina muhanedisligi okumak isteyen ilk 100 kisinin odtü makina'ya girebilecegini de soyleyebiliriz. Bahsi gecen tip fakulteleri muhtemelen artik 2000 kontenjandan sonra sira gelen okullar oldugu icin boyle bir sonuc dogmus olabilir.
0
lamira
(11.12.17)
ya biraz oldu ama benim odtü makine ve diğer mühendisliklere yerleşen arkadaşlarımdaki mantık şu şekildeydi,
hacı ilkokul, ortaokul, lise ankara'daydı.
üni de ankara'da olsun. nereye gidicez? odtü. o zaman yaz baştan aşağıya tüm bölümleri.
yani en azından benim arkadaşlarımın özellikle makine diye bir tercihi yoktu. o puan diliminde veterinerlik olsa onu da yazarlardı. adam zaten ankara gibi yerde güzel imkanlarda okumuş iyi puan yapmış. odtü'de o puan diliminde kaç bölüm varsa sıralıyordu hepsini.
0
dedim dedim de kime dedim
(11.12.17)
Her mesleğin bir dip maaşı var. Evet Tıp doktorlarının dip maaşı bir ODTÜ makine mezunundan yüksektir ama tıp zaten herkesin isteyebileceği bir branş değil ki.
ODTÜ'lü olmanın bir anhtar durumu var, ama onu kişisel özelliklerinizle beslemediğiniz müddetçe piyasada ederiniz olmaz. Ederi olmayan kişisel özelliklerdir bu arada, mezun olunan okul değil.
Aynı şey Boğaziçi mezunu için de geçerli. BOUN Bilgisayar mühendisliği (hakikaten bilmiyorum) Hacettepe Tıp arasındaki puan durumu nedir? Bir kişi sırf puanı daha yüksek diye tıp isterken mühendisliği, mühendislik isterken tıbbı yazabilir mi?
Son olarak özetleyeyim; içini kişisel özelliklerinizle doldurabildiğiniz müddetçe "ismi olan" okuldan mezun olmak piyasada her zaman daha fazla tutar.
0
SiyamkedisiZorro
(11.12.17)
(11)

Hangi filmde/dizide hangi karakteri oynamak isterdiniz?

iwasbornonamountainside
Size bu zamana kadar çekilmiş filmler/diziler arasında bir rolü oynayabilme hakkı verilseydi, bu hangi karakter olurdu ve neden?
Size bu zamana kadar çekilmiş filmler/diziler arasında bir rolü oynayabilme hakkı verilseydi, bu hangi karakter olurdu ve neden?
0
iwasbornonamountainside
(10.12.17)
Çocuklar duymasın'daki temizlikçi kadın.
0
doxanikee
(10.12.17)
Yabancı dizi Legends of tomorrow Heatwave

Yerli Kertenkele ziya hoca
0
Sandman
(10.12.17)
Randy Marsh - pics.me.me

Gerçek hayatta olamadım. İşte o yüzden böyle bir şans verseler Randy Marsh'ın kafasını yaşamak isterdim.

Hayranıyız. Bıyığına kurban olduğum..
0
AlsterWasser
(10.12.17)
Sicak saatler - cehennem cevdet
Yedi numara - vahit emmi
0
dilemma of subscribtionability
(10.12.17)
inglorious basterds'te christoph waltz'un canlandırdığı hans landa veya schindler's list'te ralph fiennes'in canlandırdığı amon göth. çünkü nazi atmığıyım. ikisi gördüğüm en karizmatik, en acayip, en şahane karakterler olabilir. amon göth'ün gerçek halinden bahsetmiyorum bu arada tabii ki, filmdeki halini söylüyorum.
0
der meister
(10.12.17)
The godfather-michael corleone
Leon-leon
Mystic river-jimmy
Kadin kokusu-albay
Kurtlar vadisi-mehmet karahanli
0
a summer day
(11.12.17)
scrubs carla
0
speranza
(11.12.17)
lost'un faraday'i. bunca dizi-film izledim, kendimi bu kadar özdeşleştirdiğim karakter yoktur. diziyi izlediğim dönemde hele, hepten öyle eziktim, tam benim la bu diyordum. oyunculuk yeteneğim yok ama o rolü iyi oynardım sanırım. kızıl sevdamız bile aynı <3
yeri gelmişken orospu charlotte'ı da anmak lazım.
0
Bruce
(11.12.17)
Desmond hume.
0
[GODDARD]
(11.12.17)
behzat ç.'de gittikleri pavyonda sürekli dans eden kepçe kulaklı minik amca.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(11.12.17)
The O.C.'deki Seth.

Spoiler___

4 sezon boyunca kimselere bulaşmadan, kaykaydı, yelkenliydi, çizgi romandı takılıp üstüne dizinin en güzel kızıyla çıkıyosun.

Spoiler___

Temiz.
0
onemoremile
(11.12.17)
(4)

powerbank soruları (xiaomi)

sanat guresi
elimdeki mi6'yla kullanmak için yine xiaomi marka bir powerbank arıyorum. 10000 mah versiyon 2 olacak gibi görünüyor. hepsiburada'da 75 lira civarı.1- nereden alayım? bazıları sahte çıkıyormuş...2- 10000 mah'lık bir powerbank, 3350'lik telefonu kaç kere şarj eder? 2? 2.5?
elimdeki mi6'yla kullanmak için yine xiaomi marka bir powerbank arıyorum. 10000 mah versiyon 2 olacak gibi görünüyor. hepsiburada'da 75 lira civarı.

1- nereden alayım? bazıları sahte çıkıyormuş...
2- 10000 mah'lık bir powerbank, 3350'lik telefonu kaç kere şarj eder? 2? 2.5?
0
sanat guresi
(10.12.17)
2 veya 2.5 kere. Başlangıçta 2.5 kez şarj eder ömrü azaldıkça 2'ye düşer. Bence teknoloji marketlerinden al gözün görerek.
0
yaren
(10.12.17)
www.hepsiburada.com
geçen ay bu satıcıdan aldım. ama fiyat o zaman 65'ti ve kargo bedavaydı. ürün orijinal geldi.
yok burdan almam diyorsan; kendi satıcın ile iletişime geç. ürün orijinallik bandrolü var mı sor. var derse kutunun üstündeki bandrolü sorgulatıyosun
0
soyut park
(11.12.17)
n11'de semers adlı satıcı orijinal xiaomi ürünleri satıyor.
0
Bruce
(11.12.17)
Ben sürekli muhteşempazar adlı n11 satıcısından alıyorum. Sıkıntı yok babamın oğlu değil. N11 100/15 çekim var alacaksan hesabımı veririm kullanırsın
0
protrek
(11.12.17)
(16)

bahşiş veriyor musunuz?

oddyseus
yemeği getiren elemana, berbere, restorana.bahşiş takıntım var benim. arkadaşlarım hep gereksiz buluyor ama genelde %20-25 e kadar bahşiş veriyorum. niyeyse kendimi zorunda gibi hissediyorum bazen de içimden geliyor. siz bahşişe karşı mısınız? zaten maaş alıyor ne para vericem diyenlerden misiniz?
yemeği getiren elemana, berbere, restorana.

bahşiş takıntım var benim. arkadaşlarım hep gereksiz buluyor ama genelde %20-25 e kadar bahşiş veriyorum. niyeyse kendimi zorunda gibi hissediyorum bazen de içimden geliyor. siz bahşişe karşı mısınız? zaten maaş alıyor ne para vericem diyenlerden misiniz?
0
oddyseus
(10.12.17)
duruma/hizmete/yere göre değişiyor.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(10.12.17)
Hizmetten memnun kaldıysam tabiki veriyorum.
0
all girls dream
(10.12.17)
bir tek oto yıkamacılara veriyorum. o da alışkanlık oldu. bırakamadım :/
0
eksisozluk kullanici sozlesmesini okudum
(10.12.17)
Hizmetten memnun kaldiysam veriyorum. Kuafore veremiyorum bi tek :D sebebi yok
0
kuehles blondes
(10.12.17)
Eve kadar yiyecek-içecek getirenlere kesinlikle bahşiş veriyorum. Vermeden rahat edemiyorum.Tabiki maaş alıyorlar ama maaşları düşük.Esas olayları bahşiş. Minimum 3 tl olmak üzere, 10 tlye kadar bahşiş verebilirim.
0
basubadelmevt
(10.12.17)
Para ustu 1-2 tl ise kalsin diyorum sadece. Bahsis vermiyorum. Odunum herhalde. :(
0
thomaswantsmore
(10.12.17)
Hayatımda galiba 1-2 kere vermişimdir herhalde. Onlar da hani bahşiş denecek paranın en alt sınırında falandır. Memur çocukluğundan kalan alışkanlık herhalde.
0
doxanikee
(10.12.17)
henüz alışkanlık haline getiremedim ne yazık ki, aklıma geldikçe veriyorum.

bizim mahalle berberine çırak başlamış bitane, 13-14'lerinde tombik bir ergen. ben sıra bekliyordum, bi tane genç adama kesim sonrası bakım falan yaparken iltifatlar etti yakışmış gibilerinden, paltosunu tuttu uğurladı bir güzel. adam giderken teşekkür bile etmedi, ben de sitemkar bi şekilde yokladım çocuğu "insan bi teşekkür eder" diye. "canı sağ olsun abi, kafası bişeye takıktır belki, somurtuyordu geldiğinde, neşelensin istedim biraz ama işe yaramadı pek galiba" dedi gülümsedi. ulan dedim sana helal olsun çocuk, ne güzel düşünmüşsün. sonra benim saçımı yıkadı tıraştan sonra, "ustam da güzel kesmiş hani, yakıştı" dedi, halbuki 3'e vurdu şalksda. şebek işte, bi hoşuma gitti o tavırları, içimden gele gele verdim 20 lira(tıraş 30). yok abi bu çok dedi, taam lan 10'unu ver o zaman dedim.
demedim tabii, "hak ettin hak ettin" dedim, sıvaz attım omzuna, güldü mahcup bi şekilde, başıyla teşekkür etti. öyle sevgi kelebeği ponçik bi insan da değilim ama tüm bu tecrübe çok içimi ısıttı.(düşün yani, böyle sıradan bi insanlığa bile muhtacım alskşda)
hem veledin gönlünü eyledim hem de ben hoşnut kaldım. dedim "ulan bundan sonra daha sık
bahşiş vericem" diye. ertesi gün pizza çekti canım sipariş verdim, 34 tuttu, baktım cüzdanımda tam 35 lira nakit var. sırf o 1 lirayı bahşiş vermek için nakit söyledim. 1 lira çok bişey değil ama yine hoşuma gitti lan, vay ams dedim resmen parayla mutluluk satın alıyoruz.

o günden beri günde 100 liraya kadar bahşiş veriyorum, para bitti tabii, yarın kredi başvurusu yapıcam...
0
Bruce
(10.12.17)
El pasoda komşumuzun oğlu şef garson. Her gittiğimde beni karşılıyor selam veriyor ben istemesem de masaya kuruyemiş cips mısır getiriyor hesaba da yazmıyor bunları. Ben de her gittiğimde bahşiş bırakıyorum. Büyük ihtimalle ona gitmiyor kutuda birikiyor ama olsun.

Bir pizzacı var çok tonton 60 yaşında bir servis elemanı var her pizza getirisinde kendi kendime lan adamı bu yaşta çalıştıracak kadar zorda bırakan durum ne acaba diye düşünüyorum. Nakit söyleyip ben de üstü kalsın yapıyorum.

Onun dışında kimseye bahşiş vermiyorum. Ha yok hesap üstü 10 kuruş 50 kuruş geldiyse almıyorum o kadar.
0
kablelvuku
(10.12.17)
dünyanın tüm medeni ülkelerinde olduğu gibi hizmetten memnun kaldığım her şeyde %10 bahşiş bırakırım.
benzinimi doldurup camımı silen pompacıya bile 5 lira vermekten çekinmem.
insanlar gerçekten size hizmet etmek için çok zor şartlar altında çok zor işler yapıyor ama hakettikleri kadar kazanamıyorlar.
0
kjswbdlkjfdlkj
(10.12.17)
Hava yağmurluysa veriyorum. Bir de öğrenci olduğunu düşündüklerime veriyorum.
0
goodman
(10.12.17)
Iyi hizmet aldigim her mekanda bahsis veririm.bunda ilk meslegimin garsonluk olmasinin da payi var.dilenciye para vermem.yemege kahvaltiya genelde yuksek miktarda hesap oduyorum is hayatimin da etkisiyle.belli bir oran yok ama en az 2 en cok 10 tl bahsis veririm. Sadece ozel jestler ozel hizmetler aldigim yerlerde 50 tl ve uzeri bahsis veriyorum.
0
a summer day
(10.12.17)
Ben rahat edemiyorum ya veriyorum mutlaka yere göre az ya da çok değişir ama vermediğim çok azdır.
0
eksi sozlugun tatli insani
(10.12.17)
kendimi bildim bileli %10 veririm fiks.
0
hopp
(10.12.17)
Hizmetten memnun kaldıysam ara ara veriyorum evet, ama en çok valelere ve benzincilerdeki cam silen abilere bahşiş verdiğimi fark ettim.
0
roket adam
(10.12.17)
Veriyorum.

5-100 arası degisir
0
Crymeariver
(11.12.17)
(5)

ofislerin yazılı olmayan kuralları nelerdir

qazedcsrfvtyhngujmkol
mesela koridorda birini görünce nasıl selam verilir.
mesela koridorda birini görünce nasıl selam verilir.
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(10.12.17)
Selağmın aleyküm diye
0
Delay Fuze
(10.12.17)
naber?
kahve yapıcam ister misin?
napıyosun?

bizde bu şekil
0
vedatchilipeppers
(10.12.17)
Çok görmediğin farklı departmanlardan kişilerle karşılaşınca merhaba der gülümsersin. Yok ardında önünde gezen arkadaşlar olursa da takılırsın, şaka yaparsın ki gün geçsin, insanlar mutlu çalışsın.

Çok fazla yazılı olmayan kural yok aslında, yani var ama gündelik insan ilişkilerimizle aynı. Kimsenin etlisine sütlüsüne karışmamak, işini yapmak, net olmak bir de gülümsemek selam vermek vs. benim önemli gördüklerim.
0
va
(10.12.17)
Selam verme işinin yazılı olmayan ama belirli bir kuralı dahi var. "3 metre çapından geçen birine sesli, daha uzaktakilere jest ile selam vermelisindir" bunun teamülü mesela.

Çok dikkat ediliyor mu, hayır. Ama budur yani genel kabul edileni.
0
Bruce
(10.12.17)
medeni bi ofisse tam geçince sadece gülümseyip başını sallarsın.
ilkel bi yerse bel altına aniden mucık yapıp pis pis sırıtabilirsin.
0
mayeskuel
(10.12.17)
(5)

pencereden görünenler

neynep
sinek teli takılı pencere açık olsa, gündüz saatinde, içeride de ışık açılmamış olsa, tam karşı pencerede oturan biri (apartmanlar arası 30 metre filan) bu evin içini görüyor mudur?(yani siz bu özelliklere sahip karşı lokasyonu gördünüz mü?)
sinek teli takılı pencere açık olsa, gündüz saatinde, içeride de ışık açılmamış olsa, tam karşı pencerede oturan biri (apartmanlar arası 30 metre filan) bu evin içini görüyor mudur?

(yani siz bu özelliklere sahip karşı lokasyonu gördünüz mü?)
0
neynep
(10.12.17)
Çoğunlukla görünmez ama ışığın açısına göre görünebilir zamanlar da olur. Ayna camlarda bile ışığın açısına göre içeriyi gösterdiği zamanlar oluyor.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(10.12.17)
dikizlenen evin içine ayrıca güneş vurmuyorsa hayır, hele ki dikizlenenin yanmıyor onun ışığı yanıyorsa çok hayır. camın önüne gelip direkt görmeye çalışması lazım, o halde de fark edersin zaten.
0
Bruce
(10.12.17)
-silüet görünebilir belki bi de dimi en azından. peki jaluzi eklesek? (ama açık)

- güneş vurmuyor, ters ışık var. çok hayır'a inanmak istiyorum.
camın önüne gelemez, karşılıklı apartmanlarda 5.katlar.
0
🌸neynep
(10.12.17)
başlık çok oğuz atay romanı ismi gibi geldi niyeyse euheuhue

yok yahu imkansız bence. öyle gözünü dikip ayrıntılı bakmıyorsa mümkün değil gibime geliyor.
0
vedatchilipeppers
(10.12.17)
sineklik uzaktan bakınca görüşü iyice kapatıyor zaten, jaluziye gerek olduğunu sanmıyorum. benim arka odadan 20-25 metrelik direkt komşum var, oradan hesaplayıp anlatıyorum. şimdi gittim baktım mesela, odası karanlık, hiçbişey görünmüyor, perdesi açık. kendi evinin içerisi ışık açmayınca karanlık oluyorsa görünmüyordur zaten, gölgede kalıyor, karşı tarafın şartlarından bağımsız olarak karanlıktasın yani. ışık açmadan çok aydınlık bir odaysa görünebilir ama mesafe uzun, ters ışık da varmış karşı tarafa zaten.
0
Bruce
(10.12.17)
(7)

İndie- Alternatif Rock Grupları

bigcaptain
Herkese iyi akşamlarAmerikan dizilerini izlerken çok iyi indie ve alternatif rock grupları ile tanıştığımı farkettim. Moduma göre dinlerken keyif aldığım bir tür indie ve alternatif.şöyle az bilinen veya çok bilinen fark etmez önerebileceğiniz her türlü grup ve şarkıcıya ihtiyacım var.slowda olabili
Herkese iyi akşamlar
Amerikan dizilerini izlerken çok iyi indie ve alternatif rock grupları ile tanıştığımı farkettim. Moduma göre dinlerken keyif aldığım bir tür indie ve alternatif.

şöyle az bilinen veya çok bilinen fark etmez önerebileceğiniz her türlü grup ve şarkıcıya ihtiyacım var.

slowda olabilir hızlı da olabilir. yeter ki o alternatif tadı alabileyim.

şimdiden teşekkür ederim herkese :)

edit: The Coral Sea gibi gruplar önceliğimdir.
0
bigcaptain
(10.12.17)
Çok beğendiğim dört tanesi:
London Grammar
Foals
The Temper Trap
White Lies
0
cemiyetin ünlü siması
(10.12.17)
balthazar.
0
ravenclaw
(10.12.17)
indie denince aklıma gelen iki grup Death cab for cutie ve modest mouse. Beynime işlemişler. Bu ikisini çok seviyorum sayıyorum :)

London Grammar iyidir sahiden.

Ayrıca;
the hereafter
buffseeds
The Walkmen
wolf parade
the unicorns
0
eazy
(10.12.17)
muhtemelen biliyorsundur, yine de geceye şarkımı bırakayım ben :)
the xx (www.youtube.com
daughter (www.youtube.com
paulo natuni(www.youtube.com
nothing but thieves (www.youtube.com


(içlerinde favori gruplarım the xx ve nothing but thieves)
0
part time pollyanna
(10.12.17)
Other Lives
The Last Shadow Puppets
0
karamaleksey
(10.12.17)
Angus&julia stone
The shins
Kat frankie
Natalie merchant
The neighbourgood
0
solenkol
(10.12.17)
(9)

İnsanlara kötü enerji vermemek için ne yapılabilir ?

halen
Sahteden gülmeyi pek beceremiyorum bu yüzden çevreme negatif enerji saçıyorum ve bu durumdan çok rahatsızım. Nasıl anlamlandırdığım,baktığım elbette çok önemli ama mutluyken çevremi de mutlu etmeyi seven ve bunu başarabilen bir insanım. Mutsuzken de durum istemeden böyle gelişiyor ve uzun zamandır y
Sahteden gülmeyi pek beceremiyorum bu yüzden çevreme negatif enerji saçıyorum ve bu durumdan çok rahatsızım. Nasıl anlamlandırdığım,baktığım elbette çok önemli ama mutluyken çevremi de mutlu etmeyi seven ve bunu başarabilen bir insanım. Mutsuzken de durum istemeden böyle gelişiyor ve uzun zamandır yaşam enerjim ve motivasyonum çok düşük. Camüs'nün romanındaki Meursault gibiyim. Bu durumu değiştirmek dönüştürmek için okuyorum ama genelde felsefe üzerine okumalar oluyor. Düşünmekten fiziken yorulmayan fakat mental olarak yorgun ben için çıkmaz haline geliyor okumak da. Farkındalıkla bilgiyi içselleştirebilmem bunu pratikle perçinlemem ve düşük enerjim arasında sıkışıp kalıyorum. Eski günlerimi çok ama çok özledim. Saçmalardım hunharca ve bundan büyük haz duyardım. Espri yeteneğim bile öldü. Ciddi salak bir insana dönüşüverdim :) Çevrem de bundan nasipleniyor haliyle.

Buna benzer bir dönem geçiren oldu mu ? Neler önerirsiniz bu durumdan kurtulmak için? Ya da bunu kamufle etmenin yolları neler ?
0
halen
(10.12.17)
ben geçirdim, çokça. benzer şekilde okumalar yaptım. adler çok okudum. jung okudum. sirekt felsefeden çok psikanalitik okumalar yaptım aslında. güçlü altmetinli olduğuma inandığım filmleri izlemeye çalıştım. kendimi hep doldurmaya çabaladım yani bir şekilde. çoğunun kökeninde kendimi sevmemek ve beslemeye çalışmak vardı belki bilmiyorum. bir insana sunar gibi kendimş hazırlamak filan..(belki) acı olan şu ne zaman okumamaya başladım daha boş ama daha kaygısız oldum. aksiyon aldığım durumlara girmeye başladım. illa bana bir şey öğretmeyecek bomboş yazılar okuyup geçiyorum bazen. kafa dağıtan diziler izliyorum. kitap okuyacaksam absürd, gülmeceler okuyorum. bazen bu halim canımı sıkıyor ama önceki gibi çok depresif ve o klasikleşmiş varolmanın iç sıkıntısı blablasından daha az bunaltıyor.
0
blacksky
(10.12.17)
Sürekli gülücük atmaktan bahsetmiyorum. İnsanlara pozitif enerji verebilme yetisini tekrar nasıl kazanabilirim merak ettiğim. Yani aslında 2 3 senelik bir akış söz konusu. Bir yerde bir kaçak var diye düşünüyorum şimdi şimdi
0
🌸halen
(10.12.17)
+ aynı şekilde kendi iç bunalımımdan çok insanların karşısında enerjisiz olmak beni çok üzüyordu. şimdi açıkçası bazen gün içinde canım sıkkınken suratım asıksa kulaklığımı takıyorum misal ofiste ve kim ne düşünürse düşünsün diyorum. ertesi gün canlanırım, o zaman da muhabbet ederim diyorum. tabii bunalım haldeyken kendi keyfiyetime bağlı olan arkadaş görüşmelerine ara veriyorum.. mecburi durumlarda da dediğim gibi. ayrıca çooook uzun süredir asık surat haldeyseniz zaten evet bir şeyi değiştirmek gerek.. enstrüman çalmaya başlamak, dans öğrenmek, bir spor türüne başlamak. yığınla şey var aslında enerjiyi bir anda değiştiren, yükselten. adım atmak tek gereken..
0
blacksky
(10.12.17)
insanlara enerji vermek gibi bir misyonun olmadığı/olmaması gerektiği farkındalığını kazanarak işe başlayabilirsin. he yok benim modum düşükse çevremdeki insanlar bana tahammül etmez vs diyorsanız da çevrenizi değiştirin, öyle çevreden size bir fayda gelmez.
0
fakirpislik06
(10.12.17)
İnsanlar dediğim aslında ailem ve sevdiğim arkadaşlarım dostlarım. Ve onlara karşı, mutlu edemiyorsam bile kendi enerjime çekmeme,mutsuz etmeme sorumluluğu hissediyorum.
0
🌸halen
(10.12.17)
eskisi gibi olmayacak, hiçbir zaman "eskisi gibi" olmaz zaten; bu yükten kurtar bence kendini önce. belki de "büyüdün", kişiliğinin geçtiği eşiklerden biri de bu "durgunlaşma" halidir belki.

bunu neden söylüyorum, çünkü insanın iyi enerji verebilmesi için önce iyi hissetmesi gerekir. kendinle, içinde bulunduğun durumla barışırsan iç huzura kavuşursun, bu da iyi hissetmenin en temel şartı. ben de eskisi gibi değilim, insanlara iyi gelirdim. o zamanlar hayatın farkında değildim, hayatın farkına varınca, üzerine yaşanmışlıklar eklenince insan o "enerjiyi" kaybedebiliyor. şimdilerde etrafıma iyi enerji verebildiğim anlar kendimi rahat, özgür, huzurlu hissettiğim anlar oluyor. bu anların nasıl yaşayabileceğin seninle alakalı. örneğin sevdiğim hareketli müzikler dinleyince anlık olarak geliyor bana bu "enerji", ya da sevdiğim ve yanında rahat olabildiğim insanlarla beraberken.

kısacası kendini iyi hissettiren şeyleri bulmaya/yapmaya çalış. içim acısın ama başkalarına iyi enerji vereyim dersen yapmacık olursun bence, ya da kendini çoook iyi kandırabiliyor olman lazım.

hadi iyi enerji veremiyorum, bari kötüyü gizleyeyim diyorsan olumsuz konularda olabildiğince az konuşmaya çalış. ben mesela kendimle ilgili şeylerden bahsederken hep kötümserimdir, bu yüzden kendimle ilgili şeyleri, hayatımla ilgili havadisleri pek anlatmam kimseye. insanları dinlerim, anlattıkları şeylerden "olumlu" olabilecek şeyleri seçerim ve ona göre kısa kısa yorumlar yaparım. fikirlerimi tamamen açığa vurunca yine kötü enerji yayılıyor, o yüzden kontrollü sohbetler geliştirebilirsin. biraz içine kapanık oluyorsun ama en azından moral bozmamış, mod düşürmemiş oluyorsun.
0
Bruce
(10.12.17)
Önce kendine verdigin enerjiyi degistirmen gerekmez mi ? Yani duyuruyu direkt olarak nasil mutlu olabilirim, yaşam enerjimi nasil geri kazanabilirim diye sorsan daha dogru olurdu. Kendi enerjin düşükse evet dışariya da guzel bir enerji yansitman pek mumkun degil. Böyle kötü bir durumdaysan baskalarina yansittigin histen ziyade kendi hislerinle ilgilenmelisin bence. Kendi yasam enerjin gitmişken, motivasyonun düşmüşken baskalarina iyi gelme derdine düşmeni anlamsız buldum.
0
aquarium
(10.12.17)
faraday kafesi al abi.

Ben de öyleydim, eskiden şen şakrak bir adamdım. zamanla depresif ve huysuz oldum. şimdi yavaş yavaş eskisi gibi olmak için uğraşıyorum ve oluyor. yukarıda güzel bir espri bile yaptım, bence eskisi gibi olurum.
0
passion rules the game
(10.12.17)
İnsanlar buna hazır değilse onlara iyi enerji veremezsin asla sen be kadar iyi hissetsen bile. Ve herkesin de her günü aynı olmaz. Aşk acısı çeken birini evladının derdini çeken bir anneyi nasıl mutlu edebilirsin ki.
0
for day to break
(10.12.17)
(9)

ne saçma sorular Var ya

yarey
Siz de Bazen eksi duyuru'da dolasirken böyle diyo musunuz kendi Kendinize?Sizi ne tarz sorular gicik ediyor?Bir de sirf muhabbet olsun diye saçma sapan soru soran duyuru celebrity'lerine gicik kapiyorum nedense. Duyuru uzerinden osyallesmezse ölecek sankiBir de dunyanin sirrini cozmus gibi her duyur
Siz de Bazen eksi duyuru'da dolasirken böyle diyo musunuz kendi Kendinize?
Sizi ne tarz sorular gicik ediyor?

Bir de sirf muhabbet olsun diye saçma sapan soru soran duyuru celebrity'lerine gicik kapiyorum nedense. Duyuru uzerinden osyallesmezse ölecek sanki

Bir de dunyanin sirrini cozmus gibi her duyuruya cevap verenlere ne demeli?

Sizde durumlar nasıl?
0
yarey
(09.12.17)
Diyorum ama o kadar.
Diğer bahsettiğin şeyler hiç rahatsız etmiyor.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(09.12.17)
diyorum, tam da o duyurulardan biri bu.
0
ateistanbul
(09.12.17)
@ateistanbul: ooo çok pratik zekayiz :)
0
🌸yarey
(09.12.17)
böyle açık uçlu laf atmaları sevmiyorum ben direkt nick verin de bilelim.
0
elorelia
(09.12.17)
Tamam, not aldık. Bundan sonra senin kıstaslarına göre hareket edilir.

Duydunuz ulan! Akıllı olun! Şartlar, kıstaslar, kurallar sorunun içinde
0
silah taciri
(09.12.17)
öncelikle internete hoşgeldiniz.

sonra evet böyle saçma sapan sorular görüyorum, fakat diyorum ki herkesin derdi kendine büyük geliyor:

10 yaşındaki çocuk şeker derdinde, 25 yaşındaki çocuk sevişme derdinde, 35 yaşındaki çocuk evlenme derdinde...
herkes kendini tatmin etme derdinde.

'Bir de dunyanin sirrini cozmus gibi her duyuruya cevap verenlere ne demeli?'

(bkz: amlarına koyayım onların çok ayıp ediyorlar)

@elorelia'nın dediği gibi olayı somutlaştırıp hedef gösterirseniz sizin asıl derdinizi de anlarız, elimizden gelen olursa yaparız.
0
idexo
(09.12.17)
dünyanın sırrını çözenler vardır belki aramızda çünkü ben onlardan biriyim, problem?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(09.12.17)
Kime ne bundan? İsteyen istediği soruya cevap yazar, istediği kadar soru sorar. Okumak istemeyen çeker gider. Ben birilerinin Duyuru'nun muhtarı gibi davranmasına uyuz oluyorum. Site sahibi dese neyse de sıradan bir kullanıcının sitedeki 500 kişiden sorumlu olduğunu hissederek böyle açıklamalar yapması komik.
0
dissendium
(09.12.17)
insanların saçma soru sorma hakları olduğuna katılıyorum, buna istinaden benim de o saçma sorulara saçma cevaplar yazma hakkımın baki olduğunu biliyorum. çoğunu görmezden gelebiliyorum ama "bu kadar da olmaz" dediklerime tatlış dokundurmalar yapıyorum bazen *-*
0
Bruce
(09.12.17)
(3)

itü maçka kampüsü

LSD
selamlar,itü maçka kampüsüne toplu taşıma ile en kolay nasıl gidebilirim? başlangıç noktam avcılar olacak o_oteşekkürler
selamlar,

itü maçka kampüsüne toplu taşıma ile en kolay nasıl gidebilirim?

başlangıç noktam avcılar olacak o_o

teşekkürler
0
LSD
(08.12.17)
Metrobüsle Mecidiyeköy, viyadük durağından 30a, iniş Maçka durağı okulun önü.
0
Bruce
(08.12.17)
isg sınavı için mi? =)
0
anarsik kurbaga
(09.12.17)
SPK sınavı için. Götüm gibi geçti afedersiniz.
Ama yol tarifi beni oraya çok kolay götürdü. Çok teşekkür ederim.
0
🌸LSD
(09.12.17)
(5)

Nivea Black&White'tan iyi deo var mıdır?

hadi ya la
İşlevsellik ve koku açısından soruyorum.
İşlevsellik ve koku açısından soruyorum.
0
hadi ya la
(08.12.17)
Nivea dry impact
0
delicevat
(08.12.17)
www.google.com.tr

erkek naneli kullanıyorum. memnunum
0
EasyTiger
(08.12.17)
dove men +care'in üstüne tanımam. koku olarak en sevdiğim şu ancak 2 farklı çeşidi daha var.
www.dove.com
0
Bruce
(08.12.17)
Garnier
0
grobet
(08.12.17)
İşlevsellik:
Deotak Invisible
Rexona Clinical Protection
0
Lim5
(09.12.17)
(24)

Bir canta begendim, 700 tl

balpolen
1000 kusurden dusmus, DKNY. Her yerde kullanilabilecek, siyah, klasin bir canta. Bi taraftan diyorum ki, o paraya baska seyler alirsin bosver, bi taraftan da diyorum ki, 10 senedir calisiyosun, bi tane boyle bir cantan olsun. Napayim, bir cilginlim yapip alayim mi?
1000 kusurden dusmus, DKNY. Her yerde kullanilabilecek, siyah, klasin bir canta. Bi taraftan diyorum ki, o paraya baska seyler alirsin bosver, bi taraftan da diyorum ki, 10 senedir calisiyosun, bi tane boyle bir cantan olsun. Napayim, bir cilginlim yapip alayim mi?
0
balpolen
(08.12.17)
DKNY her yerde çakması olan bir marka değil mi ya, 700 lira verip sokakta herkeste görmek istemezdim şahsen. alma.
0
evde liyakat kalmamis
(08.12.17)
(bkz: o paraya öküz alırız)

ben olsam almazdım. paran fazlaysa at kenara dursun. altın, döviz vs al.
0
idexo
(08.12.17)
Biraz daha ekle LV al. Beni dinle.
0
perfectum
(08.12.17)
Ali den al bence. Gayet orijinal duruyor ürünler :)
0
mezarkabul
(08.12.17)
Düşünen insan en sonunda amaaan diyerek alır, oysa yapılması gereken şey düşünüyorsan almamalısın.

*düşünmek kelimesini eylem olarak değil durum olarak kullandım.
0
mete kudur
(08.12.17)
o paraya her yerde kullanılacak ürün alınmaz,
senin para harcayasın gelmiş, mont al o paraya önümüz kış dötün donar valla.
0
dedim dedim de kime dedim
(08.12.17)
700 liralık çantayı bırak beğenmeyi,bakamam bile ben.bir çılgınlık yapıp alsam,başına bir şey gelir diye kullanamam. empati kuramadım,yere batsın dar gelirlilik :) alma arkadaşım,tatile git :)
0
denef
(08.12.17)
Çanta ve ayakkabıda böyle şeyler önemli. 700 lira bir şey değil. 10 yıldır çalışıyorsam bir tane böyle çantam olsun diye düşünsem ben direkt chanel ya da gucci alırdım ama yurtdışında indirim zamanı vs türkiye fiyatları arasında çok fark var.

Dkny alma üzerine ekle lv al +1
0
jazzabel
(08.12.17)
Yazık günah bence ya. Bi çantaya o para verilmemeli diye düşünüyorum ben
0
mutlusismankedi2015
(08.12.17)
kendin için sık böyle şeyler yapmıyosan al. 182 dolar o çanta şu an bi şey değil yani biz fakiriz genel :( alırsın da 10 sene de kullanırsın sonra taş gibidir bi şey olmaz muhtemelen. ama modellerden markalardan çok anlamıyorum çanta konusunda üstüne koy başka bir şey al diyenleri de değerlendirmek lazım.

ayrıca, bunu almasan bu ay içinde yemeye içmeye gidecek o para %100. hava olacağına çanta olsun markete 2 kere daha az girersin.
0
freya
(08.12.17)
çantaya bu parayı veren insanın akıl sağlığından şüphe ederim ben. eşyalarla/markalarla bu kadar bağ kurmak hep ruhlarında ki bir boşluğun üstünü örtmek gibi geliyor bana.

the best things in life aren't things.
0
Phoebe
(08.12.17)
dandik çantalar bile 300-400'den başlıyor. 700 çanta için fazla değil.
0
pinkpeony
(08.12.17)
bir kadının en önemli aksesuarının gülüşü olduğunu bilmeyenlerin aldığı çanta.

ay :/
clipartbarn.com
0
Bruce
(08.12.17)
700 lira 200 dolar bile değil. Ciddi fakirleştik. Derimod'daki poliüretan çantalar bile 300-400'den başlıyor gerçekten.

Soruna gelince:
DKNY çantaya ben de vermezdim.
Michael Kors'a da vermezdim mesela. Çok bilindik, çok göz önünde, sahtesi çok.

Mansur Gavriel +1 ama ilk çıktığı zamanlarda 1500 liraydı. Dolarla fırlamıştır.
Furla olabilir. İndirimde tabi. Yoksa etmez bence o fiyatlar.

Diğer markalar daha pahalı. 3-4 katına çıkman lazım.
Sen bilirsin ya.
0
Lim5
(08.12.17)
@maleficent Bu kadin 10 yili askindir calisiyor maasinin bir kismini eklese alabilir bence. Ayrica birikimi varsa ustune yine ekleyebilir birikiminden.
0
perfectum
(08.12.17)
belki aradığın çanta veya daha güzeli buradadır:

www.modacruz.com
0
michael_knight
(08.12.17)
Olay zaten bütün kıyafetlerim eşyalarım marka olsun değil ki. Kapitalizmden girilmiş akıl sağlığından çıkılmış. Gidersin bir tane düzgün ayakkabı, çanta alırsın uzun süre kullanırsın. 10 tane indirimden ucuz mal alacağına 1 tane düzgün alırsın ve biter sonra kafan rahat.
0
jazzabel
(09.12.17)
Bana da kirk yilda bir kullanilacak gece elbisesi veya ayakkabiya cok para vermek fazla geliyor, onun yerine o parayla her gun kullanabilecegim gundelik bir kiyafet alirim, cok sik kullanirim. Lv ya da gucci olmasi onemli degil, bu cantayi da markasi icin begenmediginizi varsayiyorum, 700 tl de bir canta icin cok asiri bir fiyat degil, bu kadar icinizde kalacaksa alin.
0
lallala
(09.12.17)
ya seni tatmin edecekse mutlu edecekse al gitsin herkesin zevki kendine.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(09.12.17)
Bir erkeğin birkac bin liraya kol saati almasi normalken çantaya 700 lira vermek neden bu kadar garipseniyor ki ? Benim icin onemli olan gelirinle alacagin cantanin orantili olmasidir. Yani maaşının yarisini cantaya vereceksen saçma ama maddi durumun iyiyse istersen 2 bin liraya canta al. Senin bileceğin iş.
0
aquarium
(09.12.17)
babana falan aldir. bakamayacaklarsa yapmasalardi.
0
imnotsureabout
(09.12.17)
Alın! birkaç yıl sonra parçalanacak kıytırık markalar sezonda 300-400den aşağı değil. Ömürlük ve klasik kalite bir çantayı beğendiysem ve de param varsa alırdım. Bi tek maykıl kors a param olsa da vermem, cılkı çıktı.
0
mslny
(09.12.17)
şimdi çantaya 700 de verilir 1700 de.
ama DKNY çantaya verilmez. Tabii çantayı da görmek lazım ama önyargılıyım.
0
sagin
(09.12.17)
alma
0
yüzyıllık yalnızlık
(10.12.17)
(10)

Caiz midir

tavish11
Araştırma olarak benimle aynı konuları çalışan birisi var. Kendisini şahsen tanımıyorum bir arkadaşım gösterdi o şekilde haberdar oldum.Bu kişi sosyal medya hesaplarında sürekli kendini üstün görüp çeşitli kişileri hakir görüyor. Eleştiriyor. Bir kaç kez sosyal medya üzerinden de tartıştım. Haklı ol
Araştırma olarak benimle aynı konuları çalışan birisi var. Kendisini şahsen tanımıyorum bir arkadaşım gösterdi o şekilde haberdar oldum.

Bu kişi sosyal medya hesaplarında sürekli kendini üstün görüp çeşitli kişileri hakir görüyor. Eleştiriyor. Bir kaç kez sosyal medya üzerinden de tartıştım. Haklı olduğum halde hala kendi doğrusunda ısrar ediyor.

İnternette ben de hoşuma gitmeyen şeyleri eleştiriyorum ama hakaret etmiyorum. Bunda sürekli bir aşağılama var. Çomaristan, ezik, ekmek kafa vs şeklinde. Bu belli bir kuruma veya kişiye yönelik olarak gerçekleşiyor.

Şimdi ben bunun yazdıklarını caps alıp ilgili kişiye yorumsuz bir şekilde mail atsam ispiyoncu mu olurum!?

Kendisi rahat ki kafasına estiği şekilde yazıyor. 2000 küsür de takib edeni var. Karşısındakinin de cevap hakkı olmalı öyle değil mi
0
tavish11
(08.12.17)
Bence şikâyet et veya gereken kişileri haberdar et. Yeni moda bu oldu herkes her konuda uzman, her şeyi biliyor. Biraz haddini bildirmek güzel olur.
0
demirKamil
(08.12.17)
Sebebi şu. Kendisini sevmiyorum. Ama iftira falan atmam. Sadece ne yazdıysa olduğu gibi göstermeye ön ayak olabilirim. Yoksa normal şartlarda ilgili kişi nereden bulsun da görsün. Zira kendi üniversitendekilere bile sallıyor.
0
🌸tavish11
(08.12.17)
Haklısın. İlgili kişileri haberdar et. Önemli olan zararı gidermektir. Bana ne, neme lazım? demek bir gün buna benzer bir durumun sana denk gelmesine razı olmak demektir.
0
1adam
(08.12.17)
yapacağın bu hareket en az onunki kadar "çirkin" olur. başkasının yaptığı hareketlere "çirkin" diyip aynı "çirkinliği" yaparsan üstüne bir de ikiyüzlü olursun. "umrumda değil, yapacağım çünkü yapabiliyorum" dersen hiçbir farkın kalmaz. çünkü bunu yapma sebebin "adalet yerini bulsun" ya da karşıdakinin söz hakkı kaybolmasın değil, az çok anlayabiliyoruz bunu.
0
Bruce
(08.12.17)
"ekmek kafa" tabiri hiç hoşuma gitmedi, o yüzden bence ispiyonlayabilirsiniz. rasyonel düşünemeyen bir beyin belli ki. birtakım ruhsal problemler mevcut. hakaret ve öfke çoğunlukla özgüven eksikliği durumunda ortaya çıkar.
0
fleur du mal
(08.12.17)
Caizdir. Bu bir şeyler yazmak değil hakaret. Bu duyuruyu silin ve yapın. Kişilerin yüzüne söyleyemeyeceği şeyleri klavye arkasına saklanıp söylemek hiç hoş değil.

Ama siz de yüzyüze gelecek olsanız yaptığınızı gizlemeyecek kadar mert olun.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(08.12.17)
tam bir ispiyoncuymuşsun , caiz değildir.
0
kennym
(08.12.17)
bazı arkadaşlar fazla mafya dizisi-filmi izlemişler. soruyu sorana rat muamelesi yapmışlar. akademik çevredeki bir insanın herkese açık hesabından hakarete varan ifadeleri paylaşması suçtur. kendisine hakaret edilen kişiye haber vermekte herhangi bir problem yoktur.

caiz midir sorusuna fetva formatında cevap verdim :)
0
dinozoffuneldiveni
(08.12.17)
E yazdığını zaten internette ve herkese açık yazmıyor mu? Zaten herkes görüyordur. 2000 takipçisi varmış, her şeyi ortada değil mİ? Neyi ispiyonlayacaksınız?

Bir de “Ben onu sevmiyorum” diye bir bahaneyle birinin kuyusunu kazma onun edbilceği hakaretlerden çok daha çirkef, çok daha aşağı bir davranış. Bunu kendinize yakıştrmayı düşünmenizi açıkçası daha çok ayıpladım.

İnsanın bulunduğu kurumu gömmesinde bir şey yok. Açıkçadı, “ekmek teknem” diyerek her şeyi görmezden gelmekten daha takdir edilesi, daha yükseltilmeye layık bir davranış olarak görüyorum. Muhalifliğin ayarını, tartışma adabını bilemiyorum. Eleştrinin ayarını bilmiyor, işkembe-i kübradan sallıyorsa, zaten o kadar takipçi ile kendi kuyusunu kazıyordur. Birinin işte bulunma amacı yetkinliği, liyakatidir. Eğer işini iyi yapıyorsa, sizin onu ispiyonlamanızın “Şu Fetö’cüymüş” diye kuru-yaşı ayıramayanlatın arasında atmaktan farkı yok. İşini iyi yapmıyor da sallıyorsa, zaten sizin bir şey yapmanıza gerek yok. Hepimiz kndi hareketlerimizden sorumluyuz, başkasının “taraf olması”, bu konudaki hukuki bir sorun oluşturmayan günahı-sevabı sizi ilgilendirmez.
0
aychovsky
(08.12.17)
bu gibi bir durumun caiz olup olmadığı değil etik olup olmadığı tartışılır.
saygılarımla :)
0
regardless of what they say
(11.12.17)
(9)

Yanlis zamanda dogdugunuzu dusunuyor musunuz ?

müptezel dostoyevski
evet sakinlerhic 8. 9. yuzyillarda vikinglerin icinde dogup bir savasci olsaydimisa zamaninda yasayip o donemi kesfetseydimkapitalizmin bizi ele gecirmedigi bir donemde dogup gecim derdi olmayan bir gezgin olsaydimya da gelecekte teknoloji daha ilerledigi zamanlarda dogsaydim diye ic geciriyor musun
evet sakinler

hic 8. 9. yuzyillarda vikinglerin icinde dogup bir savasci olsaydim
isa zamaninda yasayip o donemi kesfetseydim
kapitalizmin bizi ele gecirmedigi bir donemde dogup gecim derdi olmayan bir gezgin olsaydim
ya da gelecekte teknoloji daha ilerledigi zamanlarda dogsaydim diye ic geciriyor musunuz ?

gitmek istediginiz zamanda orta halli olacaginizi dusunerek cevap ekleyelim, cok zengin her cagda keyifli yasamis diyebiliriz zaten

Hangi cagda hangi ulkede nasil yasamak istediginizi belirtin lutfen
0
müptezel dostoyevski
(08.12.17)
Geçmişle ilgili öyle bir 'Ah, yanlış zamanda doğmuşum' derdim yok hiç. Hatta iyi ki antibiyotikten, penisilinden önce doğmamışım diye yatıp kalkıp teşekkür de edebilirim. Hiç romantik değilim o konuda. Kıyafet olarak ortalığa şöyle bir şeyler giyip fili fili dolaşmak isterim ama o dönemde sobasız, elektriksiz, ilaçsız, bilmemnesiz yaşamayı da tercih etmem. Orta halliliği geçtim; Karun kadar zengin olsam kombi öncesi döneme gitmek istemem. Kalkar şunu mahallede giyer, mahallenin delisi ilan edilirim; daha iyi.
www.willowandthatch.com

Geleceği ise şimdiden bilemiyorum. Getirisi götürüsü ne olur düşünemiyorum. Hani, tüm hastalıklara çare bulunur ama bir daha kokulu domates yenemez falan (gerçi şimdi de kokulu domates yok), bunların hesabını yapacak kadar bilgim de yok. Yine de insan ömrünün ortalama 300-500 yıl olduğu bir gelecek varsa, yanarım yanarım onu kaçırdığıma yanarım.
0
aychovsky
(08.12.17)
hayır. yaşadığım çağdan memnunum kişisel hayat olarak. dünya zaten .oktan bir yer, her zaman öyleydi.

ama yiğit özgür gibi "ben olsaydım"larım var tarihi dönemlerle ilgili.

mesela, yavuz-şah ismail mücadelesi sırasında kesinlikle şahın yanında olurdum. alevi de değilim ama o şah deyince bir tuhaf oluyorum, coşuyorum.

istiklal savaşı döneminde çok sıkı bir kemalist olurdum. şu an kendimi çok sıkı bir atatürkçü diye görmeme rağmen, milli mücadele sonrası muhalif olurdum sanırım.

bir muhaliflik var evet.
0
runagain
(08.12.17)
güzel betimlemelerden : youtu.be
0
altinci nesil caylak
(08.12.17)
1950’lerde New York’ta yaşamaktan çok memnun olurdum.
0
sen git ben geliyorum
(08.12.17)
evet keşke 1989 değil 2989'da doğsaydım diyorum çoğu zaman
0
peki madem
(08.12.17)
özellikle şöyle bi 400 yıldır insanlık sürekli ileri gittiği için hangi tarihte doğmuşsak o tarihten memnun kalırdık çünkü aychovsky'nin bahsettiği gibi teknolojinin faydaları sayesinde hayatımız hep daha öncekine göre "en gelişmiş" kalacaktı. 1884'de doğmuş birinin akıllı telefonu bilme imkanı olmadığı için o anki teknolojiyi, hayat standardını "en yüksek" kabul etmesi çok doğal, haliyle bu açıdan, yani pragmatik bakınca ben de halimden memnunum.

öyle "ben bu çağın adamı değilim" diye de düşünmüyorum, ne o kadar ileri görüşlü ve "gelişmiş" bir haldeyim, ne de kendimi buraya ait hissetmeyecek kadar uyumsuz. ha, belki türkiye değil de başka ülkede doğsaymışım diyebilirim.

tamamen fantazya kuracaksak lorenzo floransasında yaşamak isterdim kesinlikle. bi master'ın kalfası olurdum seve seve, öğrenirdim sanatı zanaati, zaten o şehir insana ilham da oluyor; belki de günümüz insanları siz benim sergimi dolaşırdınız...
0
Bruce
(08.12.17)
Düşünüyorum. 60'lı ve 70'li yıllarda genç olmayı isterdim. Müziği, sineması, kıyafetleri vs ile yaşanmış en güzel zamanlar bence bu yıllar.
0
ms brownstone
(08.12.17)
Yok, düşünmüyorum. Başka bir coğrafyada/kültürde doğsaydım keşke gibi yakınmalarım oluyor ama onun dışında teknolojiyle ve nimetleriyle başka bir dönemde yaşamak için çok içli dışlıyım sanırım. İnsan ömrü uzarsa, o zaman yaşamak güzel olurdu tabii. (aychovsky'nin cevabından paraphrase yapmışım gibi oldu gerçi.)
0
sopiro
(08.12.17)
Aycho +1
Hiç "eski zamanlar ne güzelmiş" romantizmi yapamıyorum. Antibiyotik, tetanoz aşısı, internet falan şahane şeyler. Orta halli olsak da 80 yaşımıza kadar yaşayabiliyoruz. Eski çağlarda kesin 30'umda ölürdüm ben ya da daha da eski dönemlerde doğal seleksiyonla yine ölürdüm.

Ha geleceği merak ediyorum, teknoloji daha nerelere gidecek, neler yapacaklar, başka bir gezegene insan gidecek mi (bunu belki görebiliriz, keşke görsek ölmeden) başka bir yıldıza ulaşacak mıyız, insanlar gelecekte dünya dışı canlılarla karşılaşacak mı... Bunları merak ediyorum ben.

Fakat bilimin bu kadar ivmelendiği bir çağda yaşadığım için aşırı mutluyum. Commodore 64'ten şu kullandığımız telefonlara kadar her aşamasını tanıdım bilgisayarın, internetin doğmasına değil ama büyümesine şahit oldum, daha ne olsun.
0
kobuzchu kiz
(08.12.17)
(1)

iphone 6s şarjı hakkında küçük bir soru

lacrim
3 gün önce 6s aldım telefon gıcır ama sarj konusunda kafamda soru işaretleri oluştu. mesele %20 den %80 e jet gibi şarj oluyor. %80 den %97 ye kadar eh işte ama %97 den %100 e kadar resmen yarım saatten fazla zaman geçiyor. bu normal mi? aynı şekilde telefonu kullanırken de yarım saat %100 de kullan
3 gün önce 6s aldım telefon gıcır ama sarj konusunda kafamda soru işaretleri oluştu. mesele %20 den %80 e jet gibi şarj oluyor. %80 den %97 ye kadar eh işte ama %97 den %100 e kadar resmen yarım saatten fazla zaman geçiyor. bu normal mi? aynı şekilde telefonu kullanırken de yarım saat %100 de kullanıyorum ama %99 a dustukten sonra gayet takır takır şarj gidiyor. bu normal mi yoksa sorun mu var telefonda?
0
lacrim
(07.12.17)
"mesele %20 den %80 e jet gibi şarj oluyor. %80 den %97 ye kadar eh işte ama %97 den %100 e kadar resmen yarım saatten fazla zaman geçiyor. bu normal mi?"

normal, bataryadaki pillerin hücrelenme şekilleri, yazılımsal hızlı şarj teknikleri bunu amaçlıyor zaten. örnek veriyorum; sıfırdan yüze dolumu totalde 100 dakika olacaksa bunun 30 dakikasında %80'ini, 70 dakikada kalan %20'sini dolduruyor. telefonun şarjı bittiğinde kısa sürede en azından belirli ölçüde kullanılacak hale gelsin diye.

benzer şekilde, şarj %100 olduğunda aslında %100'den daha fazla doluyor. atıyorum, %100 şarj 500 dakikada bitiyorsa telefon 550 dakikalık şarj alıyor %100 olduğunda, hatta biraz şarjda kaldığında. normalde her 5 dakikada 1 birim şarj düşmesi gerekirken ilk etaptaki 5 dakika o fazla 10 birimden kullanıyor. telefondan telefona değişir bu süreler ama genel pil mantıkları böyle.

tabii bunlar aşırı derecede uç şekilde gerçekleşiyorsa bir sıkıntı olma ihtimali var, uzun süreli bakmak lazım; gözlemde kal.
0
Bruce
(07.12.17)
(29)

Bir acaip etik sorunsali

terastaki havlu
Bir sene kadar once duyurudan tanistigim bir abinin yonlendirmesiyle ticari bir girisim kurdum.sagolsun adim adim yol gosterdi ne zaman acemilik ceksem yardimci oldu.guzel de para kazaniyorum kucuk bir yerde yasamama ve o abinin tavsiyelerinin aksine iste korkakca hamleler yapmama ragmen.isi kurarke
Bir sene kadar once duyurudan tanistigim bir abinin yonlendirmesiyle ticari bir girisim kurdum.sagolsun adim adim yol gosterdi ne zaman acemilik ceksem yardimci oldu.guzel de para kazaniyorum kucuk bir yerde yasamama ve o abinin tavsiyelerinin aksine iste korkakca hamleler yapmama ragmen.isi kurarken sakayla karisik benim oldugum sehre gelip kurmadigin surece bu isi her zaman yardimci olurum demisti.benim de o sehirle zaten hic ilgim yoktu. Ama kismet iste.simdi ailevi sebeplerle oraya tasinmam gerekiyor.isten de cok memnunum.isteki isigi goren ablam ve enistem de ise yatirim yapacak isi buyutecegiz.
Yardimci olan sozlukcu abiye utana sikila bunu haber verdim mesajla.hic cevap yazmadi.ilk defa boyle bisey yapiyor.belli ki bozuldu gucendi.ama oraya tasinmak zorundayim.bu isten de umdugumdan cok fazla kazaniyorum vazgecme sansim yok. Ama bu abinin gonlunu de almak istiyorum.nasil yapabilirim.icim hic rahat degil.
0
terastaki havlu
(07.12.17)
ortaklik teklif et?
0
pilav
(07.12.17)
iş başka aşk başka demişler ama oraya gidip abinin müşterilerini çalacaksınız kısmen. kazandığı parasını alacaksınız. bu yüzden başka seçenek olmadığını, bu işe sizin de emek verdiğinizi söyleyin. işi daha oraya taşımadan önce bir çay, kahve ısmarlayıp oturup güzelce konuşun. en iyisi ortaklık bence de.
0
dedimmidemedimmi
(07.12.17)
Valla ben çok gücenirdim onun yerinde olsam. İş başka aşk başka ama o olmasaydı bu işte başarılı olamayacaktın kuvvetle muhtemel. Yapılan ayıp mıdır bilmiyorum ama üzücüdür.
0
mezarkabul
(07.12.17)
Yapılan ayıptır net.

Taşınmama şansı varsa onu zorlardım ben. Ortaklık çözüm değil maalesef.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(07.12.17)
Adamin ortakligima ihtiyaci yok ki.ve evet bu isten para kazanilacagi o olmasa aklima bile gelmezdi.adam sadece fikir vermedi isi a dan z ye ogretti.kaderin cilvesi resmen oraya tasinma mecburiyetim.sanki birine kazik atmis hissi yasiyorum.yuzde yuz icimi rahatlatmam lazim.
0
🌸terastaki havlu
(07.12.17)
madem is güzel, ablanız da yatırım yapacak siz kalın taşınmayın...
0
strawberry first
(07.12.17)
Hem bu işi başarılı bi şekilde sürdürüp hem de gönlünüzü hoş tutmanız mümkün değil gibi görünüyor. İşinizi tabi ki yapacaksınız, burası insanlara o kadarcık özgürlüğün şimdilik sunulduğu bir ülke ama o kişiyle konuşmayı bir kez daha deneyin, bir şekilde ulaşın. Ona en azından bu kadarnı borçlu olduğunuzu unutmayın.
0
norek
(07.12.17)
Adam sana onun ekmegine mani olmadigin muddetce yardimci olacagini soylemis ve sozunu tutmus. Ben o abinin yerinde olsam cok kotu hissederdim. Yaptigin hic etik degil. baslangicta bahsedilen kosullari cigniyorsun.
0
tezek
(07.12.17)
Belki de ilk defa bir konuyu okuyup bitirdikten sonra yazacak bir fikrim yok, ne biçim iş gerçekten.

İnşallah hüsnü kuruntu yapıyorsunuzdur da mesajı görmemiştir, ''aaa harbiden mi, ne güzel haber, hoş geldin o zaman, aşk olsun ne gücenmesi, hem rekabette bereket vardır'' gibisinden bi şeyler söyler. Ya da yine inşallah hüsnü kuruntu yapıyorsunuzdur da oturduğunuz muhitlerin arasındaki mesafe kazanç bakımından birbirinizi hiç etkilemez.

Yoksa bilmiyorum, karşılıksız bir yardımla size güzel bir ekmek kapısı edindirmiş kişiye bunun karşılığında hediyeniz bu olacak düşünsenize. Kârına ortak olmak.
0
onemoremile
(07.12.17)
Ailemden biri hasta ve tedavisi orada yapilacak.benim destegime ihtiyaci var.tasinma mecburiyeti var.onun yasadigi yer buyuk.ikinci isyerini kaldirir ama abi orda imparator gibi para basiyor.ben mi ona zarar veririm yoksa golgesinde mi kalirim belli degil.kesin olan tasinma mecburi ve bu isten vazgecemem.ama abiyle helallesmem sart.
0
🌸terastaki havlu
(07.12.17)
işin pazarı bu kadar küçük mü ki adamın elindeki müşterileri alasın? rekabet kaliteyi getirir, yoluna çomak sokmadıktan sonra faydan bile dokunabilir. belki de seni değil onu tercih edecekler çeşitli sebeplerden, bilemeyiz. zaten aksi durumda ne olacak ki, işsiz kalmayı mı seçeceksin? sana bu iyiliği yapan insan bunu kabul edecek mi, orası da var.

bunu bu şekilde yüz yüze anlat abiye, ya da gördüyse gelsin buraya, sizi orta yolda buluşturalım. iş nedir ne değildir bişey anlamadım ama senin iyi niyetin ortada, abi zaten iyi niyetle bu işi sana söylemiş. bence tatlıya bağlanır orta yol bulunur.

sonradan cevap eklemişsin; tamam madem adam imparator, sen bu saatten sonra onun işine geldiğin gibi ket vuramazsın ki. anca çok agresif reklam meklam yapman lazım, onu yapmayıp kendi ekmeğine bakacaksan hiçbişey olmaz. buradaki "delikanlı" tiplere bakma sen, gören de şövalyelik döneminde yaşıyoruz sanır. napacak adam taş mı yesin, kaderin bi cilvesi işte, orta yol bulunacak.
0
Bruce
(07.12.17)
hiç doğru olmaz bunu yapmak. taşınmama şansın varsa onu kovala. olmadı başka iş planları düşün. yine olmadı mecbur yap ama bir şekilde ortak nokta bulmaya çalış adamla.
0
sckxyss
(07.12.17)
Iyice bunalima soktunuz beni:)
0
🌸terastaki havlu
(07.12.17)
Ayıp ötesi. Hiç uygun olmaz.
Ama kısmet işte.. diyip oraya taşınmayı planlıyorsun. Madem bu sadece ailevi sebep ise işi neden orada kurmayı planlıyorsun?
Çok ayıp çok.
0
1adam
(07.12.17)
Valla belli ki adam İstanbul’da değil. Sağlık tedavisi için İstanbul dışında bir yerde istanbul’dakinden daha iyi hizmet alacağın da şüpheli. E iyi de para kazanıyormuşsun. O halde aileni İstanbul’a gidip tedavi almaya ikna et.
0
sen git ben geliyorum
(07.12.17)
modern brütüs
0
burya
(07.12.17)
Adamla ortak ol
0
baldur2
(07.12.17)
açmaktan başka şansın olmadığını varsayıyorum.

hadi ilk ay kurmaydı, reklamdı ıvır zıvır olsun. ikinci aydan itibaren üç ay için elde ettiğin net gelire ve eğer kaybettiyse abinin kaybına bakarsın. müşterileri başka kanallara dağılsa bile sana gelen bellidir, üç aşağı beş yukarı gönlünü alırsın. tabi müşteri sayısı sabit veya işte talep elastik ise zor. 3 ayda da net bir fikre ulaşmak zor aslında ama kısa dönemli işte. uzun bir süre lazım zaten net etkileri görebilmek için.

başka satıcılar da varsa çok dert etmeye gerek yok gibi, serbest piyasa mantığında isteyen pazara girip çıkıyorsa başkası da girebilirdi. ama etik değil, o ayrı konu.

sektörü de anlamadım yani pezevenklik mi nedir :D - nasıl bir satıcı daha girince abi küsüyor, monopol mü olmuş :D kartel kurarsınız olmadı :)
0
passion rules the game
(07.12.17)
@passion valla sektörü ben de merak ettim :)
0
mezarkabul
(07.12.17)
@passion rules the game: sektör tahminine bayıldım. torbacılık falan geldi benim de aklıma nedense :) breaking bad made in turkey vakası mı yaşanıyor haydaaa
jk jk
0
burya
(07.12.17)
Turkiyede torbacilardan baska para kazanan yok mu.hem mevzu isin noldugu degil.bu gonlu nasil alacagim.
0
🌸terastaki havlu
(07.12.17)
Valla sektörü merak ettim ben de. nasıl bir iş ki akla gelmeyip çok para kazandırıyor.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(07.12.17)
Arkadasim burda bir komsum kayatuzu ve kayatuzu lambasi satiyor.sehirde tek.bu herkesin aklina gelir mi.ama o da iyi kazaniyor.amma paranoyaksiniz.
0
🌸terastaki havlu
(07.12.17)
Başka seçenekler her zaman vardır, bakınca görebilirsin.
Başını yastığa koyduğunda seni rahatsız hissettirecek hiç bir şey yapma. Hayat uzun, huzur yoksa başka hiç bir şeyin anlamı olmaz.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.12.17)
muhtemelen bu olay nedeniyle bir daha kimseye iyilik yapmayacak...

o size bir seçenek sunmuş "benim olduğum şehre gelip kurmadığın sürece" demiş, siz de muhtemelen "olur mu öyle şey" dediniz. şimdi yaptığınız tabi ki etik değil.

ha para kazanılan bir işi bırakmak kolay mı, o da değil. fakat sorunun cevabı tek.
0
her giriste sifresini unutan adam
(07.12.17)
kimse de dememiş ki niye taşınıyon? para kimde? sende, o halde senin borun öter karşim, ben gitmiyom dedin mi o konu kapanır.
0
selam
(07.12.17)
'Gönlünü almak' diyerek bile ayıp ediyorsun.
İşlerin rast gitmez bence, o zaman elinde ne kalır?
0
sadegazoz
(07.12.17)
Benim de icim hic rahat degil ama tasinmaya da mecburum.
0
🌸terastaki havlu
(07.12.17)
Sen içini rahatlatmaya gelmişsin ama olmaz. Adamın gönlünü Alman da çok zor. Başta şart koşmuş işte benim şehre gelmemen şartıyla diye. Şimdi başkalarına da yardım etmeyecek adam .
0
mezarkabul
(07.12.17)
(5)

İmuneks hakkında

infernalcadre
Ya bu kış sık sık ve çok miktarda grip oldum. Yaptığım ufak araştırmada İmuneks plus denilen şeyin çok iyi geldiğini ( özellikle düzenli kullanımla ) gördüm. Bir de size sorayım dedim ne dersiniz 38 TL vermeye değer mi ?
Ya bu kış sık sık ve çok miktarda grip oldum. Yaptığım ufak araştırmada İmuneks plus denilen şeyin çok iyi geldiğini ( özellikle düzenli kullanımla ) gördüm. Bir de size sorayım dedim ne dersiniz 38 TL vermeye değer mi ?
0
infernalcadre
(06.12.17)
Almaya değmez beta glukan sihirli değnek değil tamam bağışıklık sistemini güçlendirir ama düzenli uyku, dengeli beslenme sigara alkol şekerden uzak durmam lazım. Sigara içip beta glukandan içmek fayda etmez d vitamini ölçtürün önce
0
Fritz-X
(06.12.17)
ben kullanmadim ama kullanan arkadaslarim cok iyi geldigini soylediler
0
kamyonsans
(06.12.17)
ben 2 sonbahar-kıştır baya üşütüyordum, yaklaşık 2 aydır bundan kullanıyorum(2. şişeye yeni başladım), güncel salgınlardan hiç etkilenmedim şu ana kadar; ofistekiler 2 kere geçirdi. Fritz-X doğru söylüyor tabii, ben kendime bakıyor olmama rağmen sorun yaşıyordum. kişiden kişiye de değişiyor. benim bunu tercih etme sebebim meyve-sebze pek sevmiyor oluşum, yani c vitamini konusunda eksiğim olduğunu düşündüğüm için başladım. senin bu sorunun yoksa farklı çeşitleri var, onlara da bakabilirsin.

ayrıca hepsiburada'da 23-25 liralara satılıyor ara ara, ben oradan aldım.
0
Bruce
(06.12.17)
Ben geçen yil kullandim. Son tableti aldiktan sonraki gun hasta oldum. Kisiye gore degisir.
0
rusyalı kozmonot
(06.12.17)
Immuneks'in ekmek mayasiyla alakali bi icerigi vardi sanirim. Beni sismanlatmisti :/ Ben de umca'yi oneriyorum.
0
chezsoi
(07.12.17)
(27)

okurken canınızın çıktığı kitaplar

tabudeviren
bir sekilde alip okudugunuz fakat okurken cok sıkıcı oldugunu gordugunuz, gucluklu bitirdiginiz kitaplar nelerdir?
bir sekilde alip okudugunuz fakat okurken cok sıkıcı oldugunu gordugunuz, gucluklu bitirdiginiz kitaplar nelerdir?
0
tabudeviren
(06.12.17)
Başıma bir şey gelmeyecekse,kinyas ve kayra. Ne karanlık kitap,boğuldum okurken.
0
denef
(06.12.17)
Masumiyet müzesi, bitsin diye okudum, bazı kısımları sıkıcının da ötesinde.
0
elikası
(06.12.17)
Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı.

Olmuyor, akmıyor, devrik devrik 5 kere okuyunca bile anlaşılamayan cümleler... Hikayesi güzel ama ana dilde olmayınca asıl olaydan, felsefesinden eksik kalıyorsun.
0
onemoremile
(06.12.17)
Yüzyıllık Yalnızlık

Okurken aşırı sıkıldığım başka bir kitap bilmem.
0
efreet sultan
(06.12.17)
Çok sıkıcı olduğundan değil de çok uzun olduğundan Paul Auster'ın 4,3,2,1 kitabı. Kindle'dan okumuştum bir de, elimde gerçek kitap olsa fiziksel olarak sayfaların ilerlemesinden falan bir şey anlaşılır, bunda okuyorum okuyorum hala yüzde altmışı kalmış vs. Herhalde sonsuza kadar okuyacağım, diye düşünmüştüm.

Asıl cevabım, benim de başıma bir şey gelmeyecekse, Yüzyıllık Yalnızlık. Hatırladıkça tansiyonum düşüyor.
0
sopiro
(06.12.17)
Masumiyet müzesi +1.
kitaptan son hatırladığım sayfa bu:
adam aşk acısından kapı kolunu kemiriyordu. afakanlar bastı ve bıraktım.
0
soulforge d
(06.12.17)
Puslu kıtalar atlası
0
aquarium
(06.12.17)
bülbülü öldürmek.

sıkıntıdan patladım.
0
sizofren06
(06.12.17)
Orhan Pamuk kitapları :(
0
lcha
(06.12.17)
gazap üzümleri
o kaplumbağa var ya o kaplumbağa, hani daha kitabın en başlarında tozlu ve çorak yoldan karşıya geçmeye çalışan. allah belasını versin o kaplumbağanın. daha o sayfalarda anlamalıydım aslında.
0
halanne
(06.12.17)
Cthulhu'nun Çağrısı. Korkudan değil sıkıntıdan ölecektim.
Puslu Kıtalar Atlası +1
Amerikan Tanrıları'nın bazı kısımları :(
(linç yiyeceğim ya, du bakalım)
0
kobuzchu kiz
(06.12.17)
sıkıcı kısmını geçiyorum çünkü kitabın amacı zaten "sıkmak" ancak bu kadar zorlanacağımı bilmiyordum; pessoa-huzursuluğun kitabı. hayata hiçbir zaman umutsuz bakan biri olmadım ancak bu kitabı okuduğum zaman hayatımın en melankolik, en depresif zamanlarıydı; yine de öldüm öldüm dirildim. sonra anladım ki öyle bi oturuşta 150 sayfa okunacak bir kitap değilmiş bu, aşırı doz almışım.

şimdi arada, yine canım sıkılınca açıp beşer onar okuyorum; alplerde, bir hiçliğin ortasındaki kulübemden gecenin bir yarısı hava almaya çıkmış gibi yüzüme çarpıyor soğuğu.
0
Bruce
(06.12.17)
Zar Adam +1
0
mutekebbir
(06.12.17)
vadideki zambak. ucuncu sefer elime aldigimda gozlerim ve beynim kanaya kanaya bitirdim. uzunca bir paragraf sadece bir cumleden olusuyordu. cumleleri ogelerine ayira ayira okuyup anlamayi da denemistim. balzac, mezarinda zambaklar bitsin.
0
lamira
(06.12.17)
gulun adi kitabi fenaliklar gecirdi bana. baya baya ilerlemiyodu. sonuna yaklastim, nasil bittigini sorup ogrendim.
0
pide
(06.12.17)
şu çılgın türkler.
okulda dönem ödevimizdi o kitap.. aynı sayfaları döne döne okumamıza rağmen hiçbir şey anlayamıyorduk. çok sıkıcı gelmişti. sonra kitabı bitirmedim, ödevimden düşük aldım ve bir daha da asla o kitabı eve sokmadım.
0
vedderbaug
(06.12.17)
ahmet hamdi tanpınar - huzur

resmen huzurum kaçtı okurken ki bitirememiş bile olabilirim.
üniversitedeyken hocamızın biri okutmuştu, bu kitabı okuyup anlayabiliyorsanız işte olmuşsunuz derdi. demek ki o zaman olmamışım, yaş oldu 32 bir daha elime almadım.
0
duyond
(06.12.17)
Yolda

Bitiremedim zaten
0
kablelvuku
(06.12.17)
Sasa Sokolov - Budalalar Okulu ...basladım..denedim...bi daha cabaladım olmadı ..rus edebiyatı severim diye hediye gelmişti kitap..hırslandım..gene yapamadım..belki de benim kapasitem yetmedi ama yarım bıraktım :(
0
bhdrydn
(06.12.17)
kafka- dönüşüm
incecik kitap olmasına rağmen haftalarca bitiremedim. okurken bu kadar sıkıldığım başka kitap hatırlamıyorum.
0
sta
(06.12.17)
Tutunamayanlar - iki kere denedim bitiremeden

Zar adam + 1
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(06.12.17)
1984. Bitiremedim. Yazım kurallarına o kadar dikkat etmişler ki, okurken virgüle, apostrofa bakmaktan cümlelere konsantre olamadım.
0
dissendium
(06.12.17)
Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı +1

hediye edildi iki kere. mecburen okudum. gezi desen degil, ani desen degil, felsefe degil, manuel degil. vakit kaybi gibiydi :(
0
jimicik
(06.12.17)
tarihimizde garip vakalar. büyük bi ümitle başlamıştım ondan dolayı olabilir.


ivan iyliç'in ölümü. sevmedim.
0
cabiday
(06.12.17)
Tutunamayanlar +1
Yarısına anca gelmiştim. Sinirlenip (evet, kitaplara saygım olmasa yırtıp atacaktım hatta) bir köşeye kaldırmış ama bir yandan da yarım kalan kitaplara karşı vicdan azabı çektiğim için tekrar devam etmiştim. Ama o mu beni bitirdi, ben mi onu bitirdim, onda hala kararsızım. 7'den 70'e herkesin "Bu benim başucu kitabım." demesi de beni hayretten hayrete düşürmüştür bu yüzden.

Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu,Italo Calvino. Okuduğum, okurken epey sıkıldığım bir kitaptı bu da. Yazım tekniğini hiç sevemedim.

Pedro Paramo,Juan Rulfo. Bu da kısacık bir eser olmasına rağmen sayfalar bereketlendi, bitmedi, azmettim, bitirdim ama hiç memnun olmadım okuduğum için. Son derecede zorladı beni. Ben bu tarzda yazılmış kitapları sevmiyorum zannedersem.

Gurur ve Önyargı, Jane Austen. Şu zamana kadar okuduğum en ama en gereksiz eserlerden biriydi. Bunda da sayfalar bitmedi bir türlü. Bitirdiğimde de pişmanlıklar yaşadım ve Tutunamayanlar'a zamanında yaptığım haksızlık yüzünden biraz da üzüldüm. Eğer imha edilecek bir kitap olsaydı bunu hak eden kitap bu olurdu diye düşünüyorum.

Savaş ve Barış, Tolstoy. Büyük beklentiyle okumuştum ama hiç beğenmedim. Bitirince "Ee?" diye de Tolstoy'a sitem edip trip atmıştım.

Ve ilk defa yarım bıraktığım bir kitap: Başkan Babamızın Sonbaharı, Gabriel Garcia Marquez. Eserde tek noktalama işareti virgül. Cümleler hiç bitmiyordu, ben de okumayı bıraktım.

Dava / Şato, Franz Kafka. Dava'yı hem berbat bir yayınevinden okuduğum hem de ölümünden sonra yayımlandığı için bu kadar sıkıcı ve hikayesi havada kalan bir eser sanmıştım. Ama Şato'yu da işinin ehli bir yayınevinden okudum. Onda da tema ve havada kalmışlık sorunu vardı. Bu yüzden ikisini de okurken hem sıkılmış, hem de biraz hayal kırıklığı yaşamıştım. Herhalde Dönüşüm kadar tat alamadığım veya Dönüşüm, beklentimi yükselttiği için böyle hissediyorum, bilmiyorum.
0
m e b
(06.12.17)
Vedat Türkali - Güven 2 cilt

Yalniz Mavi Karanlik kitabini okuyun derim.. hele ilk sayfa..
0
chezsoi
(07.12.17)
yaşar kemal, binboğalar efsanesi. ortaokulda verilmişti ve okumadım zaten. okunası o kadar insan varken hiç pişman değilim.

güçlükle bitirip de çok sıkıcı olduğunu düşündüğüm kitap william burroughs'ın çıplak şölen'i. naked lunch yani. ama ben sahafın tekinden çok boktan bir çevirisini alma hatasında bulunmuştum. iğrençti. bu beat kuşağı konusunda on araba laf söylemeye başlamadan durayım. gerçi, 2001'den bu yana çok zaman geçti, belki baksam fikrim değişir. onu not etmiş olayım.

daha da var da ilk aklıma gelen bunlar.
0
godoşu beklerken
(07.12.17)
(3)

İhbarsız Çıkarılma ve Sigortasız Çalıştırılma

jacque
Toplam 4 ay çalıştığım işimden sebepsiz ve aniden çıkarıldım. Çalışma sürem içerisinde sigorta da yapılmadı. İlk 2 ay deneme süresi sayılsa bile yine de 2 ay sigortasız çalıştırılmış oluyorum. İşten çıkarılma da aniden ve telefonla oldu. İhbar tazminatı talep edebilir miyim, etmeli miyim? Kötü de ay
Toplam 4 ay çalıştığım işimden sebepsiz ve aniden çıkarıldım. Çalışma sürem içerisinde sigorta da yapılmadı. İlk 2 ay deneme süresi sayılsa bile yine de 2 ay sigortasız çalıştırılmış oluyorum. İşten çıkarılma da aniden ve telefonla oldu. İhbar tazminatı talep edebilir miyim, etmeli miyim? Kötü de ayrılmadık aslında ama o da benim enayiliğimden yani tazminat istesem çirkefleşeceklerinden eminim. Ne yapmam gerekiyor sizce bu süreçte?
0
jacque
(06.12.17)
çalıştığını kanıtlayabilirsen seni sigortasız çalıştırmış olmaları kıdem veya ihbar tazminatı hak etmene engel değil ancak bunun için öncelikle hizmet tespit davası açman lazım.
www.lebibyalkin.com.tr
0
Bruce
(06.12.17)
deneme süresinin sigorta ile alakası yok. bir gün de çalışıyo olsaniz sigorta zorunlu. yani sizi 4 aydır sigortasız çalıştırmışlar.

alo 170 olması lazım bi ara.
0
elorelia
(06.12.17)
Şikayet edin, işyerine haber vermenize gerek yok, iş yerine giden müfettiş diğer çalışanlarla konuşur, orada çalıştığınızı kanıtlayan evrak filan varsa daha kolay, ihbar tazminatını işveren çıkarıyorsa vermek zorunda, ayrıca deneme süresince de sigorta yapmak zorundalar.
0
elikası
(06.12.17)
(2)

SGK sicili

zxcd
Ben işyerinden uzaklaştırıldım şimdi de çıkışım verilmiş SGK mesaj attı da haberim oldu. Geçen ayın maaşını da ödemişler sıkıntı yok ama kafama takıldı. Bunların iftira durumunda kalan bir incelemesi oldu ve işyerinden uzaklaştırıldım. Ücretli izin yaptım yani. Şimdi bunlar sicile o iftiraya dayanar
Ben işyerinden uzaklaştırıldım şimdi de çıkışım verilmiş SGK mesaj attı da haberim oldu. Geçen ayın maaşını da ödemişler sıkıntı yok ama kafama takıldı.
Bunların iftira durumunda kalan bir incelemesi oldu ve işyerinden uzaklaştırıldım. Ücretli izin yaptım yani.
Şimdi bunlar sicile o iftiraya dayanarak kendi kendilerine hüküm vererek saçma birşey yazmışlarsa başka işyerleri giriş yapacağım zaman bunu görür mü? Bu sicil başka işe girmeme mani olur mu? Sicili kötü yazmışlarsa nasıl düzeltilir?
0
zxcd
(06.12.17)
seni büyük ihtimalle 25/2 maddesinden çıkarmışlardır. 25/2 zaten başka işe girmene neden olacak kadar kötü. zaman kaybetmeden bir avukatla anlaşıp dava aç.
0
goodman
(06.12.17)
kendileri göremez, senden sgk hizmet dökümü isterlerse onda görebilirler.
muhtemelen haklı fesih uyguladılar ama her halükarda senin savunmanı almak zorundalardı, kanıtları var mı, varsa nedir, ne yaptığını bilemediğimden net bir şey diyemiyorum ama önce uzaklaştırıp sonra da açıklama yapmadan çıkışını yapmaları yanlış. sana en azından fesih bildirimi yapmaları lazımdı, imzanı almaları lazımdı.

iş yerine git, benim rızam olmadan nasıl yapabiliyorsunuz de, fesih bildirimini sor, hatamdan dolayı önce savunmamı almanız lazımdı de, sonra da kıdem ve ihbar tazminatını iste. kıdem-ihbar gerektirmeyecek bir haklı fesihse bile süreci böyle işlememeli çünkü, hakkını savun, olmadı dava aç.

yok uğraşamam diyorsan, çıkış nedenini belirten kodu değiştirmeleri mümkün ama sana çıkışını haber bile vermeyen şirketin bunu yapacağını sanmıyorum. zaten çıkış sebebin konusunda haklılarsa değiştirmezler, değiştirmeleri de uygun olmaz çünkü biz çıkardık derse tazminat ödemesi gerekir. birbirini takip eden, bağlantılı süreçler bunlar, sonuçların varyasyonları çok. sen önce git yüz yüze derdini anlat, olmadı bir avukata danışıp dava sürecine gir.
0
Bruce
(06.12.17)
(4)

araç izleme - kişisel verilerin korunması kanunu

superb
şirketin verdiği arabanın izlenmesi kişisel verilerin korunması kanununa aykırı mıdır?araç şirket adına kiralanmış
şirketin verdiği arabanın izlenmesi kişisel verilerin korunması kanununa aykırı mıdır?

araç şirket adına kiralanmış
0
superb
(05.12.17)
sözleşmede oluyor öyle maddeler, kiralama sözleşmesini imzalayınca kabul etmiş oluyorsun. bu durumda taraf şirket olduğu için sana bunu bildirmek zorunda kalıyor, bildirmiyorsa şirketin hatası. böyle bir madde var mı kesin bilmiyorum ama 1 sene oldu neredeyse kanun netleşeli, koymuşlardır.
0
Bruce
(05.12.17)
değildir.

nasıl ki işveren, size işinizi yapmanız adına verdiği kişisel bilgisayar ve maillere istediği anda erişebiliyorsa aynı şekilde size işinizi yapmanız adına tahsis edilen şirket adına kiralanmış aracın bilgilerine de istediği gibi erişebilir.

veriler sonucu feshe geçerli sebep bulursa veriler geçerli sayılır.
0
benaslinda
(05.12.17)
benaslinda +1

izleyebilir, bunu kanuna uygun yapması lazım. bilgilendirme vs yapılması gerekiyor.
0
kulakligin calismayan teki
(05.12.17)
iş için sana tahsis edilen bilgisayar ekranını izlemesi bile yasal. kaldı ki şirket aracı... şurada da sorulmuş.
www.takvim.com.tr

bence şirket araç veriyosa takip etmeli zaten.
0
elorelia
(05.12.17)
(10)

Hangi poster sizce

solenkol
https://i.hizliresim.com/9DZ6gZ.jpghttps://i.hizliresim.com/4GydMq.jpgİlki mi ikincisi mi ikisini de begendim aslında ama kararsız kaldım:)
i.hizliresim.com
i.hizliresim.com
İlki mi ikincisi mi ikisini de begendim aslında ama kararsız kaldım:)
0
solenkol
(05.12.17)
ilkinin verdiği mesajla fotoğrafın alakası yok, hiç geleceğe mutlulukla baktırıcı bir görsel değil bence.
ikincisinin de dağın üstünde kalan kısımlar fazla parlak puslu, göz yoruyor. gerçekte daha doygun ise daha güzel durur.
0
Bruce
(05.12.17)
1.
0
greenshadow
(05.12.17)
ikisi de çok iç karartıcı geldi bana
0
sta
(05.12.17)
Air olan
0
all girls dream
(05.12.17)
:)
0
eksimeksi
(05.12.17)
2
0
mutekebbir
(05.12.17)
2
0
kablelvuku
(05.12.17)
1
0
acckr
(05.12.17)
1
0
elorelia
(05.12.17)
Dağlı olan ama üzerindeki yazıları beğenmedim.
0
peggy
(05.12.17)
(1)

Nerede vardır, var mıdır ?

yaraticinick
Sabah sabah instagramda gördüm, Istanbul'da nerede vardır hatta var mıdır bu milka'nin snowballs oreo şeyisi ?https://encrypted-tbn3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQzc9VQaf9MxIj6UcOSZsDA629TjFlxZmZZyvQhztDDUfyNvhGlUGO0vaqOlw
Sabah sabah instagramda gördüm, Istanbul'da nerede vardır hatta var mıdır bu milka'nin snowballs oreo şeyisi ?

encrypted-tbn3.gstatic.com
0
yaraticinick
(05.12.17)
şu carrefoursa gurme'de var, belki başkalarında da vardır.
tinyurl.com
0
Bruce
(05.12.17)
(4)

ODTÜ'de Siyaset yüksek lisans yapayım mı?

error522
Siyasete çok meraklıyım. Baya baya ilgi alanım. Parti üyesiyim stklarda varım falan filan. seviyorum yani.sizce yüksek lisans yapayım mı yoksa kendimi kitaplara falan verip normal iş hayatına girip para mı kazanayım ne önerirsiniz?not: aile fakir sayılır. yoksulluk sınırının altındayız. ikilemim bur
Siyasete çok meraklıyım. Baya baya ilgi alanım. Parti üyesiyim stklarda varım falan filan. seviyorum yani.

sizce yüksek lisans yapayım mı yoksa kendimi kitaplara falan verip normal iş hayatına girip para mı kazanayım ne önerirsiniz?

not: aile fakir sayılır. yoksulluk sınırının altındayız. ikilemim buradan çıkıyor. yüksek lisans para kazanan biri olma durumumu 2 sene ileriye atacak.
0
error522
(04.12.17)
önce para kazan, yükseği sonra yapma imkanın da var.
0
Bruce
(04.12.17)
döğlete gir. aynı zamanda yükseğine de başla. haftada 1.5 gün izin veriyorlar. 3 sende falan bitirirsin. Özel sektörde işe girersen yüksek lisans falan yapamazsın
0
nevrochaotica
(04.12.17)
ben zor koşullarda yaşamak ve öğrenci olmak yerine çalışmayı ve para kazanmayı tercih ederim.
0
pinkpeony
(04.12.17)
ottü'de siyaset değil kamu yükseği var. daha doğrusu program kamuya yoğunlaşmış durumda. bilkent'inki daha iyi/doğru olur.

amma ki ben de arkadaşlara katılıyorum. paraya bak, siktiret master'ı. aha ben yaptım, bir bok olmadı.
0
cagdas donem kuramcisi
(04.12.17)
(3)

italyada haftasonu gidilecek sehir?

seljax
vizeyi actirmak icin italyada bi yere gitmem gerek. tavsiye edebileceginiz nereleri var pers-cuma-cumartesi gidicem tek basima gece eglenceli sokaklari olan yerler tercih sebebidir.not: romaya gittim
vizeyi actirmak icin italyada bi yere gitmem gerek. tavsiye edebileceginiz nereleri var

pers-cuma-cumartesi gidicem tek basima gece eglenceli sokaklari olan yerler tercih sebebidir.

not: romaya gittim
0
seljax
(04.12.17)
(bkz: Siena)
0
porn star
(04.12.17)
italya'da gece eğlenceli sokaktan kastın doğu avrupa gibiyse pek umduğunu bulamazsın. milano nispeten gece canlı bir şehir ama 3 gün sırf gecesi için değmez, onun yerine floransa diyeceğim ben de. kışın hiç gitmedim bilemiyorum yazdan ne kadar farklı olur ama güzel güzel giyinen gençlerle bir mekandan içki alıp ufak meydanlarda, sokak kenarlarında, merdivenlerde oturup takılmakla geçicektir diye düşünüyorum. ancak gündüz sokakları kesinlikle gezmeye değer.

ufak parantez bologna'ya açabiliriz belki, öğrenci kenti olduğu için daha "cıvıl". 3 gün yine burası için çok ama gündüzleri komşular gezilebilir belki.
0
Bruce
(04.12.17)
napoli, bu mevsimde yağmurlu olabilir ama direk uçuş var. bas git. hoş şehir bence. sokaklarında dolaşırsın bol bol toledo caddesidir, plebistico (adını salladım, sahile paralel tünelin üstündeki kocaman meydan) meydanı, yumurta kalesi ve yeni kale görülecek yerlerden. yumurta kalesinin üzerinde benim adım duruyor mu hala en tepede, napoli tarafına bakınca solunda kalan duvar üstünde ona da bakabilirsin.
0
rain when i die
(04.12.17)
(30)

çocuk istiyo musunuz? neden?

yarey
Ben aslinda o duyguyu tatmak isterim Ama bi yandan da dusunuyorum, ulan ben bile bu dunyayin ve insanlarin kahrini çekemezken, ona bu kotulugu yapmayayim diyorum. Tamamen cocugunu iyiligi için onu dunyaya getirmek istemiyorum. Bir de malum, tunelin ucu bombok bir yere cikiyor: savaslar, hava kirlili
Ben aslinda o duyguyu tatmak isterim Ama bi yandan da dusunuyorum, ulan ben bile bu dunyayin ve insanlarin kahrini çekemezken, ona bu kotulugu yapmayayim diyorum. Tamamen cocugunu iyiligi için onu dunyaya getirmek istemiyorum. Bir de malum, tunelin ucu bombok bir yere cikiyor: savaslar, hava kirliligi, kitlik falan filan...

Bir de butun bunlarin arasinda ugrasip duracaksin cocugum iyi Biri olsun, topluma yararli bi kisi olsun. Sonra sen uzerine titrerken ya basina bi Kaza gelicek, ya yaralanacak, ya ölecek, ya da bir hastaligi olacak ... Kahrolacaksin

Iste ben bunlara dayanamam. Yuregim dayanmaz.

Bi yandan da ne bileyim o duyguyu tatmak istiyorum. Ama olumsuz yönler agir basiyor.

Bir de sizin fikrinizi alayim?
0
yarey
(04.12.17)
Istemiyorum ama cocuklari severim.
0
stavro
(04.12.17)
istiyorum aşırı. biyolojik saatim çalışmaya başladı herhalde.
0
vedatchilipeppers
(04.12.17)
İstiyorum. Çocuğu bir ürün, bir mal olarak görmemek lazım. Çocuk arkadaştır aslında. Tamam daha altına ederken iyi bir performans gösteremiyor ama bu çocuk büyüyünce beraber spor yaparsın, enstrüman çalarsın, gezersin, maça gidersin... Sadece çocuk değil, aile sahibi olmak güzel aslında. 40 yaşına geliyorsun, etrafında arkadaş aramak yerine kendi ailenle vakit geçiriyorsun. Hayırlı olur, hayırsız olur onu bilemem. Hastalık, ölüm bunlar canlılara has şeyler. Robot bile yeri geliyor, arıza yapıyor. Bunun suçlusu insanlar değil. Doğal bir şey bu.
0
dissendium
(04.12.17)
istemiyorum. sorumluluk almak,kendimden çok başka birisini düşünmek beni korkutuyor.
Bir çocuk halasıyım,yeğenim küçükken gördüğüm kabusların,yaşadığım paranoyanın tarifi yok. Kendi çocuğum olsa aklımı kaçırırım ona bir şey olacak diye herhalde. Kardeşlerin yaptığı en güzel şey yeğendir diyor,bununla yetiniyorum.
0
denef
(04.12.17)
@dissendium: iste ben de onu bencillik olarak goruyorum ya... Sirf yalniz kalmamak icin, spor yapmak icin birini dunyaya getirmek asil onu bir urun, bir mal olarak gormek değil mi?
0
🌸yarey
(04.12.17)
Az sonra "biyolojimiz o bizim, varoluş amacımız üremek, nasıl istemezsiniz" savunması gelecek ama yok, istemiyorum ben. Ergenliğimden beri "biyolojik saatin alarm verince istersin" diyorlar, yirmi sene geçti, biyolojik saatim bozuk galiba, hâlâ çoğalma güdüm yok.

Mantıklı düşününce de kafamda oturtamıyorum. Bir gün İsveç'e, Norveç'e, Yeni Zelanda'ya yerleşirsem mantık çocuğu yapmayı değerlendiririm belki, bilemiyorum o kadarını.
0
kobuzchu kiz
(04.12.17)
@yarey, "sırf yalnız kalmamak" ile ilgili bir şey söylemedim. Çocuğun bir arkadaş olabileceğini ifade ettim. Bunun neresi bencillik? O zaman arkadaş da edinmeyelim. Arkadaşlarımızı da pratik anlamda bunun için kullanıyoruz çünkü. Ama arkadaşlarımıza ömür boyu bakma zorunluluğumuz olmadığı için onlardan faydalanmayı bencillik olarak görmüyoruz. Ayrıca, bir çocukla spor yapmak, gezmek gibi eylemler onu kullanmak değildir. Çünkü o da bu eylemlerden zevk alabilir ve hayatın güzelliklerini görebilir. Sen ileride bana baksınlar diye çocuk yapıyorsan bu bencillik sayılabilir. "Beraber yaşamak" için çocuk yapmak kesinlikle bencillik değil. Hayat bunun üzerine kurulu.

Edit: Aynen, ondan bahsediyorum. Bir de böyle motivasyon sağlamaya çalıştığımı düşünme. İsteyen yapar, istemeyen yapmaz. O kısımla ilgilenmiyorum. Zaten ben de ekonomik durumum belli bir seviyeye gelene kadar çocuk yapmayı düşünmüyorum. Yuvarlanır gideriz ya da beraber büyürüz kafasında biri değilim kesinlikle. Şu anda 24,5 yaşındayım ve 30'lu yaşlarda düşünüyorum çocuğu. Yoksa ekonomik durum iyi olmadan, hayata bakış açısı sağlıklı bir noktaya gelmeden çocuk yapmak mantıklı değil.
0
dissendium
(04.12.17)
@dissendium: tamam şimdi anladim demek istedigini ve onayliyorum. Aslinda butun olay cocugun dunyasini güzellestirmek.
0
🌸yarey
(04.12.17)
27 yaşındayım. eskiden "ileride bir gün muhtemelen çocuk isterim" derdim ama artık istemiyorum. ileride de isteyeceğimi sanmıyorum. "o duygu çok başka bir şey" diyor anneler ama ben hiiiç hazır hissetmiyorum kendimi. şu an yaşadığım spontane hayat tarzını çok seviyorum ve değiştirmek istemem. kurulu düzenimden, sevgilimle baş başa olmaktan, istediğim zaman istediğimi yapabilmekten, kendimden başkasını düşünmeden karar vermekten ötürü memnunum.

belki ileride 4-5 yaşlarında bir çocuk evlat edinmek isteyebilirim. çocukları severim çünkü ve iyi de anlaşırım. ama bebeğin doğduğu ilk bikaç sene "her şeyi bırak, tüm hayatını ona ada" fikri şimdilik bana çekici gelmiyor.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(04.12.17)
@istanbul kanatlarimin altinda'ya katılıyorum.

ben ki psikopatlık derecesinde kedi düşkünüyüm, sırf istediğim zaman istediğimi yapamayacak olmamdan dolayı kalıcı sahiplenmiyorum. kaldı ki çocuk yani...

bencillik olarak düşünenler olabilir, olsun. ben istediğimi yapamayınca, istediğim kadar dinlenemeyince ve mutsuz olunca; sorumluluğumda olan canlılar da mutsuz olacak. bunu istemiyorum.
0
piremses
(04.12.17)
ben de çocuklarla ilgili birşey sormuştum ona da bakabilirsin:
eksiduyu.ru

sana cevabım:
1-çocuk sevmiyorum,hazzetmiyorum
2-senin de dediğin gibi o çocuğun başına bir iş gelirse yaşayamam kahrolurum.

bu sebeplerden ötürü istemiyorum çocuk
0
genc irisi
(04.12.17)
İstiyorum ama korkuyorum da bir yandan. Hep benim olmayacak. Belli bir yaşa gelince kendi dünyası olacak. Benim istediğim kısım bıcı bıcı sevmelik olan kısmı. Bunun yetişkin olacak olan kısmı var deniliyor. O zaman onu çok özlersem asi olursa. Ekşici piçlere benzerse. Kafam karışık.
0
for day to break
(04.12.17)
istiyorum, istediğim için de şu anda yolda. Allahın izniyle birkaç ay sonra kucağımıza alıcaz bebeğimizi.
0
silah taciri
(04.12.17)
Benim yaşama sebeplerimden biri. En güçlü sebebi değil ama en çok istediğim şeylerden biri, bir kız bir oğlan babası olmak.
0
yirmisantim
(04.12.17)
insan yetiştirme deneyimi enteresan olur, açıkçası ilginç geliyor bana sıfırdan bir birey yetiştirmek. ama sırf bunun için çocuk yapamam, sorumluluğu çok yüksek. arkadaşın ablasının oluyor bi tane, hediye mediye derken konusu açıldı, o masraflar falan, bi puset 1500 lira. beziydi osuydu busuydu bi anlatmaya başladı tecrübeliler, aklım çıktı. en son benden 7 yaş küçük kuzenimin bebekliğini görmüştüm çok yakından ama o zamanlar bu hesap kitap işlerine aklım ermiyordu tabii. bitanesi söyledi, ablası çocuğunu kreşe, bak daha 3 yaşındaki çocuğu senelik ücreti 19BİN LİRA, yazıyla ondokuzbintele, okula yazdırmışlar. çılgınlık resmen, öyle zengin falan da değiller hani, durumları iyi sadece. ilkokul 40bin diyor, anam anam. daha şimdinin tutarı bunlar, ben çocuk yapana kadar uçar gider.

tamam herkes özel okulda okumak zorunda değil de, günden güne boka saran eğitim sisteminde ben çocuğumun saçma salak şekilde temel eğitim alarak sonradan kendini geliştirmesiyle uğraşmak zorunda kalmasını nasıl isteyeyim?
tr.sputniknews.com

adam demez mi "niye beni böyle okula gönderdin lan" diye. ben mesela 20 yıl sonranın çocuğu olsaydım babama derdim "niye beni dandik okula gönderdin" diye, götüm çıktı 2 gram entel olucaz hayata farklı bakıcaz diye. milletin çocuğu ilkokulda şantörlük yaparken ben lisede kıçı kırık 100 liralık gitarı tındırgadıtmayı öğrenicem diye okuldan kaçıyordum. ya o gitmediğim derste öğretilen bilgiler yüzünden stanford mezunu olamadıysam, KİM ÖDİYCEK BENİM HAKKIMI KİM? GARİBAN ANAM-BABAM MI, YOKSA ONA 2 KIZ YETMEZ Bİ DE ERKEK YAPIN DİYE BASKI YAPAN BU BOKTAN SİSTEM Mİ, YANİ SİZ Mİ?!!!

öhm, sakinim...

yok anacım, çocuk yetiştirmek sorumluluk isteyen bir süreç, hem de çoook uzun bir süreç. "ulan bu salaklar bu yaşa kadar nasıl gelmiş" diyerek sövdüğüm insanların arasına bir tane de ben katarsam vicdanım demez mi bana ikiyüzlü pis yaratık, az yiyeydin de veledine bez alaydın götü boklu gezmeyeydi diye?

şartlar olgunlaşırsa(piyango falan vurursa yani), tabii ki yaparım. 1 kız - 1 erkek
olsun hatta, kız erkekten 4-5 yaş falan büyük olsun mesela. ısmarlayabiliyo muyuz böyle tam?
0
Bruce
(04.12.17)
istemiyorum, istenmemeli, istenemez...
cocuk sahibi olmak yapilacak en irrasyonel, en bencil ve en gaddar davranistir..
kardesim senin ne hakkin var baska bir canliyi yasamak zorunda birakmaya..
senin ne hakkin var birisine bir can hediye etmeye..
bakalim o insan yasamak isteyecek mi?
istemiyorsa intihar disinda geriye donme hakki olmayacak, " sıkıldım cikiyorum" deme luxu olmayacak, senin buna ne hakkin var..
kendine oyuncak veya gelecek sigortasi yapmak icin neden etiyle kaniyla duygusuyla bir CAN yaratiyorsun, kimsin sen???
yaradilistaki en buyuk hatadir uremek ozgurlugu..
0
alttaraf
(04.12.17)
istemiyorum.

1-bakabileceğime inanmıyorum
2-dünya bombok
0
prezarlatif
(04.12.17)
istiyorum, hatta 4 tane olsun istiyorum. benim yaşayamadığım kardeş desteğini doya doya yaşasınlar istiyorum.

ama;
1- o kadar çocuk yapabilir miyim bilmiyorum.
2- hepsine çok iyi standartlar sağlayabilir miyim bilmiyorum.
3- mutlu, sağlıklı, çevrelerine zarar vermeyen insanlar olurlar mı bilmiyorum.
4- hayatımı onlara adamam, hep onlarla ilgilenmem gerekir, bu beni mutsuz eder mi, bilmiyorum.
0
pinkpeony
(04.12.17)
İstemiyorum.

Çocukları sevmiyorum, kafam götürmüyor. Ayrıca sorumluluk almak, fedakarlık yapmak istemiyorum. Hayatımı yalnızca kendimi düşünerek geçirmek istiyorum. Tüm paramı, zamanımı, emeğimi kendim için harcamalıyım. Ancak o zaman mutlu oluyorum ben, paylaşmaktan, kendimden vermekten hoşlanmıyorum.
0
i m cool with that
(04.12.17)
insanlık 1500 yıl kadardır 30 yıla insanlığın sonunun geleceğine inanarak yaşıyor. sorunlar her zaman var, ama doğan da mis gibi bir şekilde büyüyüp gidiyor. kendi doğduğun dönemi düşün, bombok bir dönem (çünkü türkiye'nin son 50 yılı öyle). yılını söyle sana tabloyu çizeyim.

bir çocuğum var, ikincisini istiyorum.
0
babilbaligi
(04.12.17)
@babilbaligi, ben dönem gibi bombok yetiştim mesela, kendimden örnek alıyorum zaten, ben çektim o çekmesin diye. kim yaşadığı hayattan, büyüyüş şeklinden, geldiği noktadan memnun diye sorarsak çoğunluk memnun değilim diyecektir. bu zamana kadar böyle gelmiş olması böyle gitmek zorunda olduğunu göstermiyor. tabii ki çocuk bir şekilde büyüyüp yetişecek, hatta eminim buradaki insanların çoğunun çocuğu ülkedeki ortalama çocuğa göre daha kaliteli bir yaşama sahip olacak. ancak totalde bu bir risk ve almak istememek doğal karşılanmalı.
0
Bruce
(04.12.17)
çocukları çok seviyorum. bebekliği ayrı, çocukluğu ayrı güzel.

@for day to break'in dediği gibi düşünceler bir de kafamda... ve klasik şeyler; kötü birisi olması, kaza-ölüm vs korkusu...

hasılı, istiyorum; hem de çok.
0
runagain
(04.12.17)
@Bruce: bence çocuk istememek gayet doğal bir düşünce ve her insanın en doğal hakkı. saygım sonsuz, sadece ben aynı görüşte değilim.

ben şahsen işsiz güçsüz bir anne babanın en yakın otobüs 45 dakika yürüme yolundan geçen sobalı bir evde yaptığı bir çocuğum. her ikisi de 80 döneminde içeri girmiş, işkencelerden geçmiş, işini gücünü kaybetmiş, hapisten çıkınca şehir değiştirmiş insanlar. babam ankara'ya geliyor, parası yeten ev bir gecekondu ve yağmur yağdığında ortasından bildiğin su kanalı akıyor. evlenirken gelinlik ödünç, alyans borç para ile alınıyor.

bu şartlarda doğan çocuk benim. gayet eğlenceli bir çocukluk geçirdim ve hayatımdan da büyük oranda gayet memnunum. en iyi okullarda okudum, her yaz çalıştırdılar beni hayatı öğreneyim diye.

3 yaşında bir kızım var. doğduğu zaman birsürü soru işareti vardı kafamda. nasıl büyüyecek, ben düşersem o nasıl ayakta kalacak falan filan. ama büyüyor. neredeyse her gün kızıma bakıp ne kadar doğru bir karar vermişim diyorum.

hayat insanın tek gerçek varlığı, gerisi hikaye. bir insana hayat vermek, onu ellerinde büyütmek bence muhteşem bir duygu. elimden geldiği kadar sağlama almaya çalışıyorum onu, şimdilik bir sıkıntı da yok.

aslına bakarsanız çocuk sahibi olmamak insanın doğal durumu, çocuk sahibi olmak bir karar. isteyen verir bu kararı, istemeyen vermez. herkesin kendi hayatı, hepsine saygım sonsuz. beni de fazla ilgilendirmez. ben kendi yaptığım tercihten ötürü gayet mutluyum, umarım herkes yaptığı tercihten ötürü mutlu olur.

edit: hatta bana kalırsa çocuk istemeyip çocuk sahibi olmayanları desteklemek lazım. Çünkü istemeden çekilecek dert değil. önerim, gerçekten isteyen çocuk sahibi olsun, çocuğuna iyi bakacaksa çocuk sahibi olsun. sonra sağda solda avazı çıktığı kadar çocuğa bağıran insanlar görmeyelim.
0
babilbaligi
(04.12.17)
18 aylık bi kız babası olarak yazacak olursam;

çok uzun bir süre dünyaya başka bir canlı getirmenin ne büyük bir haksızlık olduğu hissiyle yaşadım. belirli bir olgunluğa ulaşmış olmak gerektiğini düşünüyorum. yani, "hadi bir çocuk yapalım" kafasıyla çocuk yapmaya uğraşmak temelden yanlış. ilişki belirli bir seviyeye gelince çocuk arzusu geliyor. en azından benim için böyle oldu.

dünya berbat bir yer evet; ama kızıma güzel müzikler dinleterek, güzel kitaplar okuyarak, güzel şeyler anlatarak ve onu mutlu büyütmek için elimden geleni yaparak bu berbatlıkla daha uygun bir yaşta karşılaşmasını sağlamaya çalışacağım. ekstrem aksilikler, hastalıklar, sakatlıklar olabilir. ama bu paranoyayla hiçbir şey yaşayamaz insan. bunu aşmaya gayret edin.

hep söylerlerdi, o yokken ne yapardım hiç bilmiyorum, hatırlamıyorum. tüm sevgim ve ilgim ona akıyor ve çok mutluyum.

darısı tüm isteyenlerin başına.
0
stanley weber
(04.12.17)
istemiyorum.
Cocuklari o kadar sevmiyorum.
7/24 bir omur cocuk bakacak kadar tahammulum ve istegim yok.
0
mor oje
(04.12.17)
istemiyorum. dünya bombok +1
0
naksidil
(04.12.17)
İstemiyorum Hem asla o sorumluluğu almak istemiyorum hem de zaten çocuklara zerre kadar sempati duymuyorum. Hatta ben hiç çocuk sevmiyoum.
0
ms brownstone
(04.12.17)
istemiyorum. uzaktan severim sadece.
0
nothing in my way
(04.12.17)
Hem çok istiyorum hem korkuyorum. düşünürken bile içim sevgiyle doluyor, bi de kız-erkek ikiz olsa var ya, of! çocukları zaten çok seviyorum, hassas şekilde gelişimleri üzerinde duruyorum, eğitimini aldım, o yüzden böylelerinin çocuk sahibi olması gerektiğini düşünüyorum ama hayat, nasip, kısmet=) tabii her anlamda hayırlı olmayacaksa olmasın. Dünyadaki en zor şey evlâdınla olan imtihandır, o yüzden ay illâ istiyom demem asla, hayırlısı ise olsun.
0
mslny
(04.12.17)
Istemiyorum, mantıksız geliyor.

24 yıldır aileme içten içe beni hayata getirdikleri için kızgınım. 1 başka canlıya aynı şeyi yaşatmak ve sorumluluğunu almak istemiyorum.
0
materyalist imam
(05.12.17)
(1)

is basvurusunda ucret beklentisi

tabudeviren
ayni isi yapan kisilerin 100 lira maas aldigi bir yerde ucret beklentisi 70 lira yazildiginda,a) 70 istedi diye 70 mi verilir?b) ayni isin yapanlarla ayni maas (100 lira) mi verilir?c) bu kisi mevcut calisanlardan cok daha deneyimliyse sen daha fazlasini hak ediyorsun diyerek 13 lira verilir mi?is h
ayni isi yapan kisilerin 100 lira maas aldigi bir yerde ucret beklentisi 70 lira yazildiginda,

a) 70 istedi diye 70 mi verilir?
b) ayni isin yapanlarla ayni maas (100 lira) mi verilir?
c) bu kisi mevcut calisanlardan cok daha deneyimliyse sen daha fazlasini hak ediyorsun diyerek 13 lira verilir mi?

is hayatindan bu kosullarda gordukleriniz nedir?
0
tabudeviren
(04.12.17)
want2die +1, "enayiye bak kaç demiş, istediğini verelim üstüyle sakız alırız" gibi muhabbetin döndüğü şirket ya 3-5 kişini çalıştığı bir "dükkandır" ya da kurumsallıkla alakası yoktur. şirketlerin maaş bütçesi olur ve o bütçeyi pozisyona göre bölerler. o bütçeler de kafaya göre yapılmadığı için bir şirketin bir çalışana vereceği maaş önceden belirlenmiş sayılır. en fazla verilecek tutar 100 hesaplandıysa işe alımda hedef 90 alan bulmaktır, bulunamazsa 100'e çıkılacaktır. en kötü senaryoda 100'e bile biri bulunamadıysa birimdeki diğer 90'lıklardan artan 10 lira bu pozisyona eklenir, 110'a çıkılır. en kötü senaryo yani, çok sık olmaz. bu senaryo hesaba katılıp kimseye de 80 verilmez pay artsın diye. bütçe az tutulur, 80 diye hesaplarsanız 80'e insan bulamayınca mecbur 90 verirsiniz, sonra yukarı hesap vermek zorunda kalırsınız bütçeyi niye aştın diye. "ama ben size daha az maliyet olsun diye öyle hesapladım" deme şansın olmaz, o zaman "öngörüsüz" olur çıkarsın.

ayrıca 80 isteyen çalışana 90 verebilecekken 80 vermek yerine 90 vermek o çalışan için ayrıca bir motivasyon olur. hem ona "bak sen aslında bunu hak ediyorsun" demektir, onore etmiş olursun hem de bir sonraki zam döneminde eli güçlü taraf sen olursun. çalışanların çoğu, özellikle işsiz ise bir an önce iş bulmak için kendilerine yetmeyecek maaşı kabul ediyorlar ancak bir süre sonra maaş yetmeyince zam telaşına giriyorlar. herkese yapılan zam da memnun etmiyor, "ben zaten düşükten başlamıştım" diyor. o yüzden maaş isterken iyi düşünmek lazım.

b)şirket politikasına bağlı, genelde aynı işi yapanlar arasında kıdem farkı olması istenir, 5 sene çalışıp kendini bir adım bile geliştiremeden aynı yerde kalan insanın sırf eski diye fazla maaş almasını ben yadırgıyor da olsam işverenler sevebiliyor. dil ya da başka ayırt edici ekstra özellik varsa olabilir.

c)a ile alakalı yine, belirlenen bütçenin üstüne çıkıldığı pek görülmemiştir. o deneyime ihtiyaç varsa bütçe ona göre belirlenmiş olmalıdır, ihtiyaç yoksa "overqualified" diye nitelendirilir, hayatta başarılar dilenir. tabii üst düzey yöneticiler için durum farklı olabiliyor, paranın sahibi çıkıp "tamam buna bütçenin %10 fazlasını ver" diyebiliyor. tabii bunun için para sahibinin dikkatini çekecek pozisyonda ve donanımda olmak lazım.
0
Bruce
(04.12.17)
(5)

stalking

xiii
ik'cılar adayın eski şirketindeki ik'cı ile görüşüp bilgi alıyor mu?
ik'cılar adayın eski şirketindeki ik'cı ile görüşüp bilgi alıyor mu?
0
xiii
(03.12.17)
Referanslarını ararlar.
0
[GODDARD]
(03.12.17)
şirkete bağlı genelde ararlar
0
basond
(03.12.17)
zamandan tasarruf için her başvuruda değil ama rastgele olarak kontrol yapan yerler var.
0
sttc
(04.12.17)
evet kabul et
0
varg
(04.12.17)
sektöre de bağlı olarak resmi referans araştırmasından öte mesai saatleri dışında arayıp dedikodu bile yapılabiliyor. aranılan kişi ik'cı olmak zorunda da değil, nispeten küçük sektörde sizin şirketten biri elbet adayın geçmişinde çalıştığı yer ile bir bağlantıya sahip oluyor, birim müdürü vs. hele ki aday orta ve/veya üst düzey yöneticiyse kesin bir tanıdık çıkıyor.

"bunun eski müdürü benim metresimdi, bi arayıp sorayım, hem bahane de olur eski günlere döneriz belki" diyip yılan gülüşü yapan adam gördüm mesela. boşuna demiyoruz network önemli diye sdfkjhşsjd.
0
Bruce
(04.12.17)
(8)

kapüşonlu sweatshirt insanı olmak

khiron
kapüşonlu sweatshirt ve felsefesine giriş 101 gibi bir şey var mıdır?hep böyle lan alsam ne güzel olur ya mis gibi rahat rahat her yere uyar diye düşünüyorum. sonra yok lan bana gitmez deyip vazgeçiyorum. lan olm niye gitmesin diyorum bak amerikalarda ırk din dil ayırt etmeden herkes giyiyor adeta i
kapüşonlu sweatshirt ve felsefesine giriş 101 gibi bir şey var mıdır?
hep böyle lan alsam ne güzel olur ya mis gibi rahat rahat her yere uyar diye düşünüyorum. sonra yok lan bana gitmez deyip vazgeçiyorum. lan olm niye gitmesin diyorum bak amerikalarda ırk din dil ayırt etmeden herkes giyiyor adeta insanlığın aradığı birleştirici diyorum ama olmuyor.
alayım mı?
nereden alayım?
neyine dikkat edeyim?
fermuarlı mı fermuarsız mı?
olmazsa olmaz ek bi aksesuarı falan var mı? ya da olsa ne bileyim öyle şeyler baya cahilim giyim kuşamda.
0
khiron
(03.12.17)
fermuarsız ipsiz ve baskısız olması
0
xiii
(03.12.17)
kapüşonlu sweatshirt ve felsefesine giriş 101 yok ama how to overthink 101 dersi almışsın sanırım :)

düşünme bu kadar. dene yakışıyorsa al gitsin..
0
AlsterWasser
(03.12.17)
ya iyi misin düşündüğün şeye bak al bakkala giderken giyersin
0
dedim dedim de kime dedim
(03.12.17)
evde giyeceksen fermuarsız dışarıda giyeceksen fermuarlı
0
yuto
(03.12.17)
Kanguru cepli olanları seviyorum ben, j&j ve bazen h&m de güzel şeyler oluyor. Rahat kapşonlu falan takip fıtifiti geziyorsun. Soğuk havada falan güzel.
0
doxanikee
(04.12.17)
Sweatshirt hayatta en sevdiğim şeylerden biridir.
Al.
Malına dikkat et polar gibi olmasın şu bir yıkamada çekenlerden.
Fermuarsız al.
Marka fazla öneremiyorum genelde amcamın ve kardeşiminkilere el koyarım.
H&M, Bershka, Mavi.
Bir de seni tanımıyorum ama ben kadın olarak bu türü genelde erkek reyonundan alırım erkekler için üretilen sweatshirtler kesinlikle kadınlarınkinden çok çok daha iyi oluyor.
0
mutekebbir
(04.12.17)
benim için o kapüşon adeta bir sığınak. birazcık soğuk olduğunda ya da yağmur attırmaya başladığına kapatıyorum ya, resmen kendimi "evimde" hissediyorum. bayılırım o yüzden, tüm kış dolaşabilirim.
img.memecdn.com

jack&jones'un pahalı modelleri güzel oluyor, geçen bi baktım 50 liraya da satıyorlar ama dandik yani, beli. h&m iyi gibi, yeni marka henüz tam karar verecek kadar deneyemedim. ayrıca nike-adidas'ınkiler güzel oluyor ama çok şık değiller ve genelde kesimleri bol ya da dar, üzerine oturursa iyidir.

yaka kısmına dikkat et, kimileri v gibi geliyor kimileri tam bisiklet, kapüşonu kapatınca ikisi de farklı hissettiriyor. ayrıca kapüşonun yarıçapı da önemli, bazıları çok büyük oluyor, üzerine mont giyince quasimodo'ya dönüyorsun. bazıları da çok dar oluyor, kapatınca türban takmış gibi oluyorsun.

deneyeceksin yani, öyle kolay değildir kapüşonlu sweat insanı olmak; emek ister yürek ister...
0
Bruce
(04.12.17)
dişi bir varlık mısın?
ya da "prezentabl" giyinmeyi gerektiren bir işin, imajın ya da sosyal ilişkilerin mi var?

ikisi de hayırsa bunları bu kadar düşünmenin hiçbir anlamı yok.
0
dafaisss
(04.12.17)
(2)

İleride artması muhtemel potansiyel COIN'ler?

gezegen olan pluton
Şu an çok ucuz ama trendi yükselişte olan yatırımlık tavsiye var mıdır?
Şu an çok ucuz ama trendi yükselişte olan yatırımlık tavsiye var mıdır?
0
gezegen olan pluton
(03.12.17)
(bkz: iota)
0
Bruce
(03.12.17)
iota, emc2, syscoin
0
sta
(03.12.17)
(5)

işten çıkarılma ve maaş

strawberry first
neredeyse 2 ay önce başladığım isimden nazikçe çıkarıldım.ilk olarak bunu nasıl yapmışlardır? üstüme bir suc atili kalsın istemem. 4 ekimde başladım. 30 kasım is sonu.aylık 3000 lira maaşım vardı. ilk ay aldim. şimdi içeride kaç param kalmış, bundan sonra ne olacak?danke :)
neredeyse 2 ay önce başladığım isimden nazikçe çıkarıldım.
ilk olarak bunu nasıl yapmışlardır? üstüme bir suc atili kalsın istemem.

4 ekimde başladım. 30 kasım is sonu.

aylık 3000 lira maaşım vardı. ilk ay aldim. şimdi içeride kaç param kalmış, bundan sonra ne olacak?

danke :)
0
strawberry first
(03.12.17)
Öncelikle geçmiş olsun diliyorum. Bütçeleri yetmemiştir, çalışmanı beğenmemişlerdir, kaşının üstünde göz vardır, işe personel gerekliliği yoktur vs. 2 aylık deneme süresi muhabbetine sorgusuz çıkartırlar. Maaşını alırsın, gün bazında ne kadar çalıştıysan günlere böl, içeride kalan paranı hesaplat, ona göre alabilirsin.
0
ardolf rendall
(03.12.17)
Çıkış bildirgesinde çıkarma nedeni yazar. E kasım 30 gün zaten bir aylık maaşın kalmış işte.

*bildirgeyi iş yerinden alabilirsin. E- devletten görülür mü bilmiyorum.
0
cemiyetin ünlü siması
(03.12.17)
Sözleşmende deneme süresi ibaresi varsa buna istinaden çıkarmışlardır, sorun olmaz. Sgk çıkış bildirgesini vermeyebilirler. aralığın son haftası e-devletten çıkış kodunu görürsün, üzerine gelince açıklaması yazar.

Maaş dönemine göre değişir, kaçından kaçına hesaplanıyor? 1'inden 1'ine ise tam maaş alırsın. Zaten muhtemelen öyle olsun diye 30unda çıkarmışlardır.
0
Bruce
(03.12.17)
peki maaşımı ne zaman alabilirim? normalde 10 gün falan gecikmeli yatırmışlardı ilk maaşı da...

sözleşme vb hiçbirşey imzalamadim. ama bankadan maas hesabı açıldı. sgk giriş çıkışı da sms olarak geldi.
0
🌸strawberry first
(03.12.17)
normal şartlarda bir sonraki maaş dönemiyle aynı anda yatması lazım, çalışıyor olsaydın ne zaman alacaksan o zaman yani. o zaman yatmazsa sorarsın.
0
Bruce
(04.12.17)
(27)

Bu kızı napsak

sorunvar
Bir yere çağırıyorum görüselim diyorum kız altımızda araba olmadığı için onu yapmayalım diyip duruyor.Geçen kahveme baktı araba diyor :)) Kızla sadece 2 hafta flort evresindeyiz .Ne yapsak sallasak mı :))
Bir yere çağırıyorum görüselim diyorum kız altımızda araba olmadığı için onu yapmayalım diyip duruyor.

Geçen kahveme baktı araba diyor :)) Kızla sadece 2 hafta flort evresindeyiz .Ne yapsak sallasak mı :))
0
sorunvar
(03.12.17)
dur bakalım belki faldan anlıyor, belki araban olur, birlikte gezersiniz.
üç vakit bekle, araban olmazsa sallarsın :D
0
attirmayin makedonun kafasini
(03.12.17)
kahve içmeye mi çağırıyorsun dağın başında piknik yapmaya mı? o detay önemli.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(03.12.17)
ortaköye kahve içmeye falan :D
0
🌸sorunvar
(03.12.17)
arkadaşa teşekkür et ve yeni adaylara yönel.
0
acckr
(03.12.17)
arabayı alırsın kız seninle birlikte olur. sonra arabanın markasına takar daha iyi bir araban olsun ister. salla gitsin dostum. yol ver gitsin.
0
tahtelbahir
(03.12.17)
Salla. Arabayla doğmuş anasından.
0
yaren
(03.12.17)
Sabaha birak kizi
0
yarey
(03.12.17)
araba kirala. (bu mevzuyu tereddüt edip sorma ihtiyacı hissedene göre cevap)
postala (normal cevabım)
0
dafaisss
(03.12.17)
Çek bi tofaş altına.
0
noluyo yaa
(03.12.17)
''araba için vermek'' diye bir şey gerçekten var. güzel anadolumuzda (çoğunluk için) kadınlar da erkeklerden farklı bir seviyede değil. kendi seviyenizdeki insanlara yönelin derim.
0
otonomo
(03.12.17)
Araba kirala, istediğini al. Bu taktiği fiyat/fayda analizi ile bütcem elverdigince surdurebildigin kadar sürdür. Ona istediği seyi ver ve ondan istediğin seyi al.
0
karacigerim vur kadehlere
(03.12.17)
@gang leader of wasseypur

"yahu benim kız da orospu oldu ama ben senin kadar güzel anlatamıyorum."

eksisozluk.com
0
sen git ben geliyorum
(03.12.17)
Göte gör demekten kastınız orospuya orospu demekle benim için sıkıntı yok. Verdiğim linkin ana teması o zaten. Size göre bir kadının bir erkekten ona vereceği cinsel haz karşılığında maddi herhangi bir şey talep etmesi gayet doğal. Benim için de gayet doğal. Sadece kadının orospu olduğu gerçeğini kabul etmek gerekiyor şu noktada.

Ayrıca o kadınlar ya da o erkekler benim zerre umrumda değil. Umrumda olan o kadınları savunmak için bir sayfa yazı yazıp orospuluğa mazeret bulmaya çalışmak.
0
sen git ben geliyorum
(03.12.17)
Hayır efendim, alakası bile yok. Sizin savunduğunuz kavram, en yakın haliyle, “erkek seks ile karşılığını alıyorsa kadın da buna karşılık bekli materyalist taleplerde bulunabilmelidir.” Bu da düpedüz orospuluk zaten. Üstelik benim selam karşılığı para alanlarla ya da bu tarz araba mevzusu yapanlarla en ufak bir derdim yok. Her körün topal alıcısı olur. Alan mutlu veren mutluysa beni bağlamıyor.

Ancak, çıkıp da kadının orospuluğunu “ama erkekler sekste başarısızlar, keyif alamıyoruz,” sığlığına ve ağlaklığına getirip kendi kötü tecrübelerinizi başka kadınların orospuluğunu haklı çıkarmak için kullanırsanız orada dur derler insana işte. Hele ki, saçma sapan kelime oyunlarıyla gelip bana orospu ruhlu demeye kalkarsanız zaten haddinizi fazlasıyla aştığınızı kanıtlamış olursunız ve aynı zamanda da gözümde kayda alınmaya değen biri olmadığınızı pekiştirirsiniz. En nihayetinde, son kertede, neye inanıyorsanız onu savunmaya devam edin. Tartışma benim için bitmiştir.
0
sen git ben geliyorum
(03.12.17)
Araba al da binelim de.illa erkeğin arabası olması gerekmiyor günümüzde.araba bu nereden baksaniz en az 50 bin.bakkaldan sakız almıyorsun uz.
0
bugunolmadiamayarinkesinolacak
(03.12.17)
Araba kirala, al gülüm ver gülüm yap yapabildiğin kadar; anladığı bu demek ki.

Ayrıca, sen git ben geliyorum +1
0
skooma
(03.12.17)
Eger universite öğrencisi isen gec o kizi eger çalışan isen hakli talep.
0
i m sick tired
(03.12.17)
önce duyuruya cevap: salla

sonra @sen git ben geliyorum'un sabrını takdir ettim.

son olarak da materyalist olmak sorun değil, dengesiz olmak sorun. maddi manevi bir olayın veya durumun bütün riskini ve maliyetini karşı tarafa yıkamazsınız veya üzerinize almanız da sağlıklı değildir. sizle bu riskleri ve maliyetleri maddi manevi paylaşmayan kişi ideal değildir.

'iyi seks' ise üzerinde çalışılması gereken bir konudur, iki taraf elinden geleni yapmak zorundadır, olmazsa da olmuyordur, iş 'kötü sevişiyor ama parası var o zaman bana lojistik sağlasın'a gelirse o noktada niyet başkadır. buna ister eskortluk deyin ister orospuluk...
0
idexo
(03.12.17)
Bu kizin simdiye sana siktir cekmesi gerekiyordu aslinda ama baskasi yok demek ki su anda elinde. Yanlis anlama sorun sende degil, genelde araba yoksa muhattap olmayi birakirlaer cunku.
0
baldur2
(03.12.17)
gençler olayı felsefik boyuta getirmişsiniz :) Salladım bilesiniz :))
0
🌸sorunvar
(03.12.17)
Böyleleri tehlikelidir şimdi buz dolabında herşey olsa bile ciklet yok deyip kavga çıkartırlar en iyisi ayrıl
0
Sandman
(03.12.17)
kızı çağırdığın yer ona ters, uzak bir yer olabilir mi acaba?

Onlarca satır felsefe yapmadan evvel düz mantık bakmak lazım bazen.
0
turkuaz
(03.12.17)
erkeğin sırf seks amacıyla çeşitli eylemlerde bulunmasının toplumca "orospuluk" gibi kötü bir etiketle belirtilmiyor olması, aksine kadının karşıdan gelen bu isteği "kendi şartları altında" kabul etmesinin "karşılıklı alışveriş" olarak düşünülmeyip "orospu" diye yaftalanması gibi ikiyüzlülüklerden bahsetmek gerek bu soruya cevap verirken.

soru özelinde erkeğin tek amacının seks olup olmadığını bilmiyoruz ama kadın hayatını bu ön kabülle yaşıyor olabilir. nasıl ki duygusal olarak çöküntüye uğrayan erkekler "nasıl olsa kadınlar hep üzüyor, bağlanmayacağım, bundan sonra siker geçerim" diye bakabiliyorsa ilişkiye, kadın da "nasıl olsa tek istekleri seks ve beni önemsemiyor, ben de onu değil kendi hayat kalitemi önemserim" diye düşünüp ilişkilerine bu yolla bakabilir. benim için iki tarafta da sorun yok ama bu hareketi erkek yaparken "normal" bulup kadın yaparken "orospu" demek bu tip sorunların kökenini oluşturuyor.

kadınların erkekten beklentisinin maddiyat olmasının ana sebebi erkeklerin kadınları maddi güçleriyle kazanmaya çalışması; toplum olarak hala yerleşik hayata adapte olmuş ilk insanlar seviyesinde olduğumuz için bu tarz çarpıklıklar yaşanıyor. olayı "kadınlar orospu olmuş ağbi" sığlığında düşünerek bir yere varamayacağımız için toplumca biraz daha sorumluluk hissedip farklı bakış açılarıyla düşünmemiz lazım.

senin bir ilişkiden beklentin somut açıdan karşılıklı alışveriş değil ise tabii ki sallayacaksın, ben senin yerinde olsam "kirala da gezelim o zaman :))))" derdim. ya da samimiyetine mi inanıyorsun, "at 100 lira kiralayalım bebeyimmm" dersin.
0
Bruce
(03.12.17)
Kendi alsın madem araba alla alla ya. Şu maddi olanaklarına göre partner seçen hemcinslerime sinir oluyorum.
0
old possum
(03.12.17)
Böyle para yiyen erkeklere (bkz: jigolo) deniyor.

Kavramlar ve kafalar karışmış iyice.

'nasıl ki duygusal olarak çöküntüye uğrayan erkekler "nasıl olsa kadınlar hep üzüyor, bağlanmayacağım, bundan sonra siker geçerim" diye bakabiliyorsa ilişkiye, kadın da "nasıl olsa tek istekleri seks ve beni önemsemiyor, ben de onu değil kendi hayat kalitemi önemserim" diye düşünüp ilişkilerine bu yolla bakabilir.'

verilen bu örnekte aradaki çelişki hala orada duruyor. adam kadının parasına veya maddiyatına bakmıyor, sevişmeye bakıyor. Arada değiş tokuş yapılan şey adam için cinsel birliktelikten alınan haz. Örnekteki kadınsa buna karşılık 'siker geçerim demiyor' aksine cinsel birlikteliği metalaştırıyor, maddileştiriyor, alınır satılır hale getiriyor. Zevk almadığı halde birinin kendi vücudunu maddiyat karşılığı kullanmasına izin veriyor... Burada bir iki yüzlülük varsa o da bu çelişkiyi kadın lehine 'ne var yani?'ye getirmektir.

Özetlersek: Maddi beklentiyle seks yapana kadınsa 'orospu', erkekse 'jigolo' denir.

Adam bu durumda geneleve gitse maddi açıdan çok daha karlı bir seks yapacaktır. Konuya buradan da bakarsan bu noktada 'Orospu'dan da öte 'Fahişe' kavramı devreye giriyor. Pahalı orospu'ya da fahişe denir.
0
idexo
(03.12.17)
@idexo, kadının buradan zevk almadığını hangi ön kabulle varsayıyoruz? "sırf" para için biriyle beraber olmaktan bahsetmiyoruz, öyle olsaydı erkek de tavlamakla uğraşmadan direkt kerhaneye giderdi. burada bahsedilen şey bir ilişkiden beklenti. kadın kendi rızasıyla takılmak istediği erkeğin seksinden zevk almak istemesinin yanında zengin olmasını da isteyebilir. kadının bir ilişkiden beklentisinin bu olması onu orospu yapmaz, orospuluk olması için tek alışverişin para olması lazım. ruhen orospu, pahalı orospu=fahişe gibi tanımlar senin için geçerli, öznel ve bayağı.

aynı şekilde, değiş tokuş edilen şeyin "değeri" de bakan insana göre değişiyor. değiş tokuş edilen şeyin cinsel haz olması bunu daha kabul edilebilir yapmaz, kadın için cinsel haz erkek kadar bulması zor bir şey olmadığı için uğruna takas edebileceği şeylerin farklı olması çok doğal. senin elinde iphone x var 2 tane, bir tane android'in olsun istiyorsun, karşı tarafta da note 8 var. iphone x'in daha pahalı olması senin note 8 tercihine leke sürmez çünkü senin ihtiyacın ya da istediğin o.
illa böyle olmak zorunda da değil tabii, kim için hangisi değerli buna kim karar verecek; kişinin sadece kendi. "isteyen istediğini versin ama ben edep-ahlak olarak bakarım" mı diyorsun bilmiyorum da, bahsettiğim "ahlak" ikiyüzlülüğü de burada geçerli oluyor zaten.
0
Bruce
(03.12.17)
Neden insanlar birbirlerini durmadan yaftalama ihtiyacı hissediyor? Şunu yaparsan böylesin, bunu yaparsan şöylesin. Merak ediyorum, hayatta hiç oturup, "acaba benim kendime bile itiraf edemediğim duvarlarım var mı? " sorusunu soruyor muyuz?
Bir insanla birlikte olmanızın ilk koşulu, o insanla anlaşıp anlaşamadığınızdır. Eğer sizi daha ilk başta bu soruyu sormanıza neden olacak bir lafı rahatsız ediyorsa, ki edebilir, o zaman bu insanla birlikte olamayacağınız apaçık ortadadır. Ama bu kişiyi yaftalamak kimsenin haddine değildir.
Diğer yandan ise geçmiş tecrübelerimizden yola çıkarak ilişkileri ve özellikle kadın/erkeği yargılamamalı. Ben cinsiyetten çok toplumsal anlamda kurgulanmış bir cinsiyete inanıyorum. Elbette ne kadar uğraşsak da içimizde bu toplumda yaşamanın getirmiş olduğu bazı etkileri davranışlarımızda ve ruh halimizde görüyoruz. Kadın ya da erkek fark etmez. İlla ki olumsuz olarak değil. Bazen olumlu olarak da bu kurgulanmış cinsiyetin getirdiklerinden haz alıyoruz.
Lakin böyle bir soruyu sormanız aslında sizin ciddi anlamda karşınızdaki kişiden haz etmediğiniz sonucunu doğuruyor. En güzeli de, "ben onun istekleri ile mutlu olabilecek biri değilim. bu düşünce tarzından hoşlanmıyorum. herkes kendi yoluna" deyip, uzatmamak. Karşımızdaki insanları belli bir kalıp içerisine sokmaya çalışmadan yaşamaya devam edebiliriz.
Ama burada araba istediği için birini yargılamak bana çok doğru gelmiyor. Aynı şekilde erkeğin de kadından istekleri olabilir. Ya da olmayabilir. Umarım bir gün hepimiz, ben de dahil, yargılamadan yaklaşmaya çalışırız. Tabii ki olabildiğince.
0
Khalkedon
(03.12.17)
(3)

Pirinç, şeker ve türevlerinden yapılmayan bira var mı Türkiye'de

iddaaci
Merhaba, kim ne derse desin türkiye ve avrupa'daki bir çok bira arpa maltı yerine pirinç, şeker ve türevlerini kullanıyor. bunu çok iyi tadabiliyorum. şekerli şerbet içiyoruz sanki. efeslerden tutun da avrupanın reklamlara çıkan biralarının hepsi böyle.adam gibi bir budweiser budvar var. o da eh işt
Merhaba, kim ne derse desin türkiye ve avrupa'daki bir çok bira arpa maltı yerine pirinç, şeker ve türevlerini kullanıyor. bunu çok iyi tadabiliyorum.

şekerli şerbet içiyoruz sanki. efeslerden tutun da avrupanın reklamlara çıkan biralarının hepsi böyle.

adam gibi bir budweiser budvar var. o da eh işte. yok mu bilmediğim bir isim verecek?
0
iddaaci
(02.12.17)
ithal biralar birçok yerde satılıyor, tadını bildiğin bir marka söyle, nereden alabileceğini söyleyelim.

weihenstephaner var, paulaner var...
daha az bilinen chimay, delirium...
0
Bruce
(02.12.17)
Reinheitsgebot olan biralarda seker, pirinc olmaz.
Bunlarin trde bulunani da bavyera biralaridir.

Bir de eger icerik etiketinin dogru yazilmis olmadigini dusunuyorsaniz sikayet edin.
0
kuehles blondes
(02.12.17)
almanyada üretilen herhangi bir bira iç.

üretimde şeker kullanılması ya da kullanılmaması yöreye göre değişen bir şey. mesela belçika biralarının çoğunda şeker ilavesi varken alman biralarının hiç birinde yoktur, zira almanlar geleneklerini korumak için bu şekilde bira yapımına karşı bir yasa çıkarmış.

ha senin içtiğin biranın fermantasyonunda bir sorun olmamışsa her halükarda içtiğin karışımda şeker olmaz, zira glukozun tamamı fermantasyon sırasında alkole dönüşür.
0
yuto
(03.12.17)
(6)

Bir cümlecik, hatta bir kelimecik ingilizce çeviri.

teyzem teyfik
Saying, "This land is condemned All the way from New Orleans To Jerusalem."aslında çok zor bir cümle değil ama o "condemned" var ya bütün işi o bozuyor. şimdi sözlükte bir kaç anlamı var ama hiçbiri burada yerine oturmuyor. deminden beri onu tartışıyoruz kardeşimle. birimiz "kamulaştırıldı" diyoruz,
Saying, "This land is condemned All the way from New Orleans To Jerusalem."

aslında çok zor bir cümle değil ama o "condemned" var ya bütün işi o bozuyor. şimdi sözlükte bir kaç anlamı var ama hiçbiri burada yerine oturmuyor. deminden beri onu tartışıyoruz kardeşimle. birimiz "kamulaştırıldı" diyoruz, öbürü "ayıplanan" diyor. nedir bu condemned'ın olay, tam bizde karşılığı olmayan bir hukuk terimi filan mı?

ifade bob dylan'ın blind willie mctell adlı bir şarkısında geçiyor. güzel şarkı bu arada tavsiye ederim.
0
teyzem teyfik
(02.12.17)
Yahudilikle ilgili bir çeviri mi bu?
0
inawen
(02.12.17)
emin değilim. sadece bob dylan'ın bir şarkısında geçiyor.şarkı blues müziğinin 1950lerde yaşamış üstadlarından birine övgü olarak yazılmış.sözleri şöyle;
şarkı

Seen the arrow on the doorpost
Saying, "This land is condemned
All the way from New Orleans
To Jerusalem."
I traveled through East Texas
Where many martyrs fell
And I know no one can sing the blues
Like Blind Willie McTell
Well, I heard the hoot owl singing
As they were taking down the tents
The stars above the barren trees
Were his only audience
Them charcoal gypsy maidens
Can strut their feathers well
But nobody can sing the blues
Like Blind Willie McTell
0
🌸teyzem teyfik
(02.12.17)
Hmm, şöyle bir forum buldum. Orada şarkının sözlerini tartışmışlar, belki görmüşsünüzdür:

forums.stevehoffman.tv

Condemn burada lanetli, lanetlenmiş anlamında bence. Yahudiliğe bi göndermeler var gibi.
0
inawen
(02.12.17)
mecazi bir kamulaştırma diyebiliriz, "buralar hep bizim teee new orleans'tan kudüs'e kadar" manasında olduğunu düşünüyorum.

biraz bakındım, sanıyorum blues müzisyenleri zenciliklerinden dolayı gördükleri ayrımcılığı yahudilerin ayrımcılık görmesiyle bağdaştırarak bir "ezilenlerin kardeşliği" düşüncesindeler. new orleans blues müziğin beşiği, kudüs de yahudilerin beşiği diyecek olursak, iki tarafın birbirine destek olması, en azından birbirlerini anlamalarını konu ediyor gibi geldi bana.

books.google.com.tr

www.jewishvirtuallibrary.org

www.jweekly.com
0
Bruce
(02.12.17)
Hukuken "condemn" mahkum edilmek anlamında kullanılıyor. Inawen+1 ve "lanetlenmiş" diyorum. İlla bir suç-ceza mantığı ararsak Allah New Orleans'tan Kudüs'e kadar hepimizin belasını verdi, bizi cezalandırdı diye de anlayabiliriz sanki.
0
wish i could find a way to disappear
(02.12.17)
herkese teşekkürler.
0
🌸teyzem teyfik
(03.12.17)
(20)

Duyuru yilbasi hediyelesmesine katilmayanlar

pilav
niye katilmiyorsunuz?tabi bana sorcak degilsiniz de sebeplerini merak ediyorum. bir cok neden olabilir. harcayacak paraniz/vaktiniz yoktur. gereksiz tüketime karsisinizdir. gecen senelerde katilip kötü tecrübeleriniz olmustur. yurtdisindasiniz, kimseyi ekstra masrafa sokmak istemiyorsunuzdur vs. siz
niye katilmiyorsunuz?

tabi bana sorcak degilsiniz de sebeplerini merak ediyorum. bir cok neden olabilir.
harcayacak paraniz/vaktiniz yoktur. gereksiz tüketime karsisinizdir. gecen senelerde katilip kötü tecrübeleriniz olmustur. yurtdisindasiniz, kimseyi ekstra masrafa sokmak istemiyorsunuzdur vs.

siz asil neden katilmiyorsunuz?

(benim sebebim saydiklarimda gizli.)
0
pilav
(02.12.17)
tanımadığım biriyle hediyeleşme fikri beni heyecanlandırmıyor.
0
theseachange
(02.12.17)
Niye katılayım ki?
0
doxanikee
(02.12.17)
Gerek görmedim, fikri görünce "Aa süpermiş" gibi bir fikir aklıma gelmedi; harici özel bir sebebi olmasa gerek. Hediye alma-verme işine günlük hayatımda da çok sıcak bakmıyorum, bununla ilgili olabilir. Bi de fuzuli yere kimliğim açığa çıkmış olucak, mümkün olduğunca anonim kalmayı seviyorum.
0
Bruce
(02.12.17)
Birine hediye alırken strese giriyorum, her yeri dolanıp günler sonra karar verebiliyorum. Zaman ve enerji harcamak istemiyorum açıkçası.
0
kaymaktutmayansicaksut
(02.12.17)
İstanbul'da olsam belki katilirdim ama samimi bulmuyorum..
0
redeath
(02.12.17)
Geçen sene katılmıştım güzelide.ama.simdi.hic.hevesim yok
0
all girls dream
(02.12.17)
Ben iki sefer katıldım, gayet de keyifli geçti benim için. özellikle yılbaşında ufak tefek hediyeler alıp dağıtmayı çok seviyorum, 'sen bu dönemde noel baba gibi dolaşıyorsun' diye dalga geçiyorlar benimle :) Bu sene de katılacaktım fakat farklı yerlerde de çekilişlere katıldım, yoğun bir dönemden de geçiyorum, hepsine ayıracak vaktim kalmadı. O yüzden duyuruyu bu sene es geçiyorum, seneye yine katılırım belki.
0
fraise
(02.12.17)
sahte hesabımla katıldım hediyemi alıp kendi eşime göndermiycem benim de böyle bi taktiğim var.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(02.12.17)
geçen yıl bir manyakla eşleştim ilk önce, sonra değiştirildi. o ilk başta canımı sıktıysa da daha sonraki arkadaşla hediyeleştik sorunsuz. ama katılmama sebebim bu değil. özellikle birkaç aydır bayağı sıkıntılıyım, bu yıl katılamayacağım.
0
runagain
(02.12.17)
1) duyuruda pek hazzetmediğim çok sayıda insan var, eşleşip de birine hediye göndermek zorunda kalmak istemiyorum.

2) hediye seçme konusunda çok kötüyüm. tanımadığım bir insana hediye seçmek konusunda ekstra kötüyüm. tamamen anlamsız, lüzumsuz, almış olmak için alacağım bir şeyi de başkasına hediye olarak vermeyi istemem açıkçası.

3) benzer şekilde, alacağım muhtemel hediyenin zikko bir şey olacağını düşünüyorum. hediyeleşmenin amacı ihtiyaç gidermek ya da mükemmel şeyler almak değil tabii ki ama yine de bu işin esprisinin olabilmesi için mutlu olunabilmesi lazım. hoşuma gidecek, "aa ne güzelmiş" diyebileceğim bir hediye alamıyorsam/veremiyorsam niye yeni yıla giriyoruz diye hediye alayım ki. gerenk yok.

4) duyuru'nun sanal alem dışına çıkan kısmını sevmiyorum. ben kendi hayatımla ilgili çok şey paylaşıyorum mesela, hatta buradan tanışıp buluştuğum insanlar da oldu ama bunlar kişisel şeylerdi. bir insanla sadece "duyuru üyesi" diye buluşmak, hediyeleşmek, bi' şeyler yapmak vs. saçma geliyor. duyuru'dan görüşmüşüzdür, tanışıp arkadaş olmuşuzdur, o insanla buluşurum mesela da yani genel olarak "duyuru etkinliği" tarzı şeyleri sevmiyorum kendi adıma, benim için gereksiz.
0
der meister
(02.12.17)
tanımadığım insanlara hediye alma fikri hoşuma gitmiyor, bu tarz toplu etkinliklerden uzak durmaya çalışıyorum mümkün mertebe. biraz soğuk ve kıl biriyim.

anonim olarak takıldığım bi sitede ifşa, hediyeleşme gibi şeylere sıcak bakmamam gayet doğal.
0
gebere jackson
(02.12.17)
Ogrenciyken bir kez katilmistim. Artik vakit kaybi olarak goruyorum.
0
rusyalı kozmonot
(02.12.17)
"tanımadığım biriyle hediyeleşme fikri beni heyecanlandırmıyor."

+1
0
MaNOfTheYear
(02.12.17)
zamanım yok
0
essoist
(02.12.17)
Yılbaşı geldiği için hediye alma ve genel olarak insanlara ihtiyacı olan şeyler dışında materyal olan hediyeler alma fikrini doğru bulmuyorum.
Burada normalde olsa “kardeş, azıcık uzak dur gözünü seveyim” diyeceğim bir insana denk gelme ihtimali hoşuma gitmiyor.
“Tanımadığım biriyle hediyeleşme fikri beni heyecanlandırmıyor.”
Uğraşacak vaktim yok.
Tanımadığım bir insanın bana ince düşünülmüş de olsa hiç hoşuma gitmeyecek bir şey göndermesi “simple life” hayat görüşüme karşı geliyor.
0
sopiro
(02.12.17)
Buna keyfimin kahyası cevap versin;
Cezbedici bi tarafı yok.
0
[GODDARD]
(02.12.17)
günah diye...
şaka lan şaka hediyeleşmek sünnet.
0
theconqueror
(02.12.17)
Bana müzik cdsi hediye etmişlerdi yabancı müzik dinliyorum diye 2016 de .ben öğrenci halimle çanta alıp göndermiştim.yine katılsam yine dandik bir şey geleceğinden eminim.
0
birdposing
(03.12.17)
Katılanlar özenli bir şey beklemesin. Siz ne kadar özenirseniz o kadar özensiz bir şey geliyor.
0
cabiday
(03.12.17)
ben istedim ama yurtdışından birine hediye gönderme ihtimalini göze alamadım.

kitap hediyeleşmesine katıldım ama, eğer yurtdışından birine göndereceksem de sorun olmaz.
0
dahinnotha
(03.12.17)
(4)

Stres, uykusuzluk, erken kalkma kaynaklı mide bulantısı

hmpf
Stresliyken, ya da uykumu yeterince alamamışsam, ya da sabahları çok erken kalkarsam midem altüst oluyor, sancı, kusma da yaşayabiliyorum. Gün içinde pek sıkıntı olmuyor, sadece alkol çok içemiyorum. Gastrit başlangıcı icin ilaç kullanmıştım önceden.Benzer sıkıntılar yaşayan arkadaşlar ne yapıyor? İ
Stresliyken, ya da uykumu yeterince alamamışsam, ya da sabahları çok erken kalkarsam midem altüst oluyor, sancı, kusma da yaşayabiliyorum. Gün içinde pek sıkıntı olmuyor, sadece alkol çok içemiyorum. Gastrit başlangıcı icin ilaç kullanmıştım önceden.Benzer sıkıntılar yaşayan arkadaşlar ne yapıyor? İyi gelen bir ilaç var mi?
0
hmpf
(02.12.17)
Stresimin çok arttığı dönemde midem o kadar acıyordu ve ağrıyordu ki uykumdan uyandırıyordu. Hafifletmek için çift yastık + sabahları lansor kullandım. Bir nebze iyi geldi.
0
logic
(02.12.17)
Sabah kahvaltıdan yarım saat önce Pariet (mide koruyucu) almak, mideyi rahatlatıyor.
0
agluna
(02.12.17)
Anksiyeten muzdarip kuzenim bu sorunu çözmeden önce her sabah kahvaltıdan önce kusuyordu. Mide sorunu sandı, çok doktora gitti ama sebep anksiyete çıktı. Mide ilacı kullanmadan önce fizyolojik bir sorun olduğuna emin ol, bunun yolu da doktordan geçiyor.
0
Bruce
(02.12.17)
yarım çay kaşığı kuru kekiği suyla yut, hemen geçiriyor mide bulantısını
0
davy_jones77
(02.12.17)
(1)

Saoirse Ronan hakkında ne düşünüyorsunuz?

gang leader of wasseypur
Ya da duydunuz mu, bilir misiniz? Bu oyuncu benim çok dikkatimi çekiyor uzun zamandır. Çok başarılı, seçkin işlerde yer alıyor genç olmasına karşın. Lady Bird'le daha da bir ilgimi cezbetti. Angelina Jolie çoluk çocuğa karıştığından bu yana Hollywood'un ölü olduğunu düşünüyordum. (Her ne kadar ''lam
Ya da duydunuz mu, bilir misiniz? Bu oyuncu benim çok dikkatimi çekiyor uzun zamandır. Çok başarılı, seçkin işlerde yer alıyor genç olmasına karşın. Lady Bird'le daha da bir ilgimi cezbetti. Angelina Jolie çoluk çocuğa karıştığından bu yana Hollywood'un ölü olduğunu düşünüyordum. (Her ne kadar ''lame'' gelse de kulağa kendisinin ''Hollywood starı'' karizmasına sahip tek ve son kadın olduğuna inanıyorum.) Son dönemde Jennifer Lawrance gibi kötü-ünlü starların, Hollywood tarafından pek bir gazlanan genç oyuncuların pek de matah olmaması falan bu düşüncemi doğruluyordu. Yeniden Amerikan sinemasına ilgim doğdu diyebilirim bu oyuncu sayesinde. Bir ben mi farkındayım, başkaların da dikkatini çekmiş mi diye nabız yoklayayım dedim, siz ne düşünüyorsunuz?
0
gang leader of wasseypur
(02.12.17)
ben bayılıyorum bu kıza. bir bu, bi mia wasikowska bi de elle fanning; hem oyunculukları umut verici hem de film seçimleri çok başarılı. vikandermiş, jones'muş; bu ablaları bu kadar sağlam gelmeden, son birkaç yılda önümüze yıldız diye koyuldular ancak bu arkadaşlar onlardan daha derinlere kök salarak geliyor. her işlerini takip ediyorum ben, bakalım...
0
Bruce
(02.12.17)
(2)

Fujifilm X-T2 vs Sony A7ii

kelbukel
Biliyorum biri aps-c, diğeri full frame..Full frame makina istiyorum, ancak fuji x-t2'den çıkan fotolar da kafa kafaya gidiyor full frame'lerle.. bütçeler benzer.profesyonel olma düşüncesinde bir fotoğraf severim.
Biliyorum biri aps-c, diğeri full frame..
Full frame makina istiyorum, ancak fuji x-t2'den çıkan fotolar da kafa kafaya gidiyor full frame'lerle.. bütçeler benzer.

profesyonel olma düşüncesinde bir fotoğraf severim.
0
kelbukel
(01.12.17)
aps-c ile full frame makineler arasındaki fark "fotoğraf güzelliği" olmuyor. güzel fotoğraf denen şeyi cep telefonuyla bile çekebiliyorsun günümüzde, o yüzden "onun kadar güzel çekebiliyor" bi kıstas olmasın.

full-frame'in getirdikleri belli, onlara ihtiyacın olacaksa full frame almalısın. yok ben zaten düşük ışıkta çekmem 5 haneli iso'ya ihtiyacım olmaz, lenslerim de var küçükten büyüğe diyorsan, aps-c'nin çarpan dezavantajı beni etkilemez diyorsan x-t2 al.

video söz konusuysa iş değişir tabii, sony'ler çılgın atıyor.

kişisel görüşüm profesyonellik merakında birinin mevcut teknolojinin son sınırı olan full-frame ile çalışmasını bilmesi gerektiği yönünde. elinde halihazırda bi aps-c vardır diye düşünüyorum, full-frame'i de dene; seveceksin.
0
Bruce
(01.12.17)
fuji lensleriiki kati pahali fullframe lenslerden bile daha iyi olabiliyor. bu gercegi de dusunmeni tavsiye ederim. fuji başkadır ya.
0
beyteper canavari
(02.12.17)
(12)

Ekmek arasın ton balığı nasıl güzelleşir?

cemiyetin ünlü siması
Sb
Sb
0
cemiyetin ünlü siması
(01.12.17)
Marul, mısır, ince ince kesilmiş taze yeşil biber zevke göre aynı biçimde taze kırmızı biber. Seviyorsanız az miktarda (ben yağlı diye çok şeyetmesem de) mayonez olabilir :)

edit: ve bol limon tabi
0
helena
(01.12.17)
ketçap ve domates.
0
papazi dovdurmeyecektik
(01.12.17)
taze soğan, kıvırcık salata, domates
0
sutlu nescafe
(01.12.17)
Köz biber çok yakışır. Karabiber de. Turşu da. MAydanoz da. Mayonez de yakışır ama yağlı bulduğum için ben de sevmiyorum.
0
yirmisantim
(01.12.17)
Bol mayonez.turşu da seviyorum ben
0
aquarium
(01.12.17)
Kuru soğan
0
delicevat
(01.12.17)
Domates marul ketcap
0
sen gibi
(01.12.17)
kornişonu yuvarlak dilimliyoruz, yağı neredeyse tamamen süzülmüş ton balığı konservesinin içine koyuyoruz ve üstünkörü karıştırıyoruz. sonra üzerine 2 saniye kadar mayonez sıkıyoruz, bir daha karıştırıyoruz. sonra nane, kekik ve isteğe bağlı pul biber serpiyoruz; iyice karıştırıyoruz. bulamaç olmasına 1 tık kalaya kadar karıştırıyoruz, baktık olmuyor biraz daha mayonez ekliyoruz. sonra ekmeğin içine mi sürersin sade mi yersin sana kalmış.

peynir seviyorsan bu karışıma tam yağlı beyaz peynir veya ezine de ekleyebilirsin. ya da hp'nin klasik barbekü sosundan azıcık da ekleyebilirsin, damak zevkine göre değişir ama ben seviyorum.

edit: mısırı unutmuşum, kesinlikle mısır!
0
Bruce
(01.12.17)
Beyaz peynir ve maydanoz.
0
kibritsuyu
(01.12.17)
karabiber-marul
0
Apocalypse
(01.12.17)
Esmer ekmek, yesil sogan, mayonez
0
lyh
(01.12.17)
Marul ve mısırla
0
mutlusismankedi2015
(01.12.17)
(20)

Ütüsüz kıyafetler giyen insanlar hakkında ne düşünürsünüz?

gezegen olan pluton
SB.
SB.
0
gezegen olan pluton
(01.12.17)
Ben giyiyorum hicbirsey dusunmuyorum. Acelem var uzerimde utulenir diye dusunuyorum.
0
allah yazdiysa bozsun
(01.12.17)
bişey düşünmüyorum, çünkü bunu giyen zaten bizim düşüncelerimizi önemsemediğini açık açık gösteriyor
0
sttc
(01.12.17)
ben hoş karşılamıyorum ya. yani işçileri, bedenleriyle çalışanları falan görünce hiç umursamıyorum da; üniversitede üşendiği için ütü yapmayıp evden çıkan tipleri görünce bayağı yargılıyorum içimden.
0
sen git ben geliyorum
(01.12.17)
spor ya da klasik ütüsüz kıyafet giyen insana önem vermem zira kendine önem vermiyor adam. (yaşlılar hariç)
öğrenciyken bile yemek param olmasa da ütüsüz kıyafet giymedim hiç. en kaliteli olmasa da iyi ütüleyen ütüm olmuştur her zaman. ütülü kıyafet önemli.
0
ismira007
(01.12.17)
Ütünün özsaygı belirteci olmadığını düşünüyorum. Tamamen işgüzarın birinin gereksiz egosunun ürünü. Bi de çorap külot falan ütüleyenler var, bence tam olarak sadomazoşist onlar.
0
yaren
(01.12.17)
Kendini dusunmeyen insani ben ne dusunecegim, dikkate almam.
0
crown
(01.12.17)
hiçbir şey düşünmüyorum. tek düşündüğüm, ütü kadar zaman kaybı ve aptalca bir şey olup olmadığı. ütülü kıyafetin önemi yok. saçma sapan bi moda. bir insanın kendisine olan saygısını belirleyen şey kıyafetinin buruşuk olup olmaması mı? ne zamandan beri?
0
gebere jackson
(01.12.17)
Üstsüz kıyafetler diye okuyup geldim. Paspal olduklarını düşünüyorum. Aşırı derecede buruşuk kıyafetler söz konusuysa deli mi acaba diye de düşünürüm. Herkesin jilet gibi giyinmesini bekleyemeyiz ama en azından uzaktan belli olan bir buruşukluk olmamalı.
0
dissendium
(01.12.17)
Ütü benim için + 10 puan. Keşke herkes jilet gibi giyinip gezse. Ütüsüz gömleği ise paspal buluyorum. -5 puan.
0
Lim5
(01.12.17)
bakımsız olduklarını düşünüyorum. saçı sakalı birbirine karışmış, kaçık çorap giymiş, üzerindeki kazakta sökük olan, ayakkabıları boyasız, uyumsuz renklerde kıyafetler tercih etmiş insanlarla aynı skalada. ama aynı zamanda bu insanların etkileyici olduğunu da düşünüyorum, daha zekilermiş gibi. başkalarının ne düşüneceklerini umursamadan giyinmeleri takdire şayan. tabii pis kokuyorlarsa ve üstleri başları temiz değilse, bakımsız değil de keş gibi görünüyorlarsa zeki insan yakıştırmam yıkılıp gidiyor.
0
pinkpeony
(01.12.17)
bişey düşünmüyorum, gözüm seçmiyo bile. ama tam tersi için vah zavallılar diye düşünüyorum, böyle bir şeyle kim niye uğraşır ki diyorum.
0
dafaisss
(01.12.17)
Ütü ne la boş beleş insan aparatı. Beğenmeyen almasın zaten evliyim, evde ütü yok. Skimiz taşamıza denk.
0
bos gezenin bos ustasi
(01.12.17)
Ütülü/ütüsüz ne giydiklerine takılmıyorum, yeter ki duş alsınlar.
0
acckr
(01.12.17)
Dikkatimi çekmez. Böyle bir şey üzerinden karakter analizine girecek kadar şuursuz değilim. Hiçbir şeyim iyi gitmese bile ütümü yaparım gibi abuk ve irrasyonel bir saplantıyı övecek kadar da şuursuz değilim. Ütüsüz giyen insanı da bu iki tipten aşağı görmem mümkün değil.
0
Adramelekhh
(01.12.17)
Akşama kadar duyar kasan, kitap okumak ile övünen insanlara bak, kıyafet kırışığı üzerinden karakter tahlili yapıyor. Bi gün utanacaksınız şu sözlerinize.
Makinadan çıktığı gibi asarım kıyafetleri, dümdüz kuruyor, ütü istemiyor hiç. İstese de yapmam zaten. Spor kıyafet sevmiyorum demiş biri ya. Bu kadar içi boş tipler yüzünden türk insanından tiksiniyorum.
0
hasmetizm 2046
(01.12.17)
isteyen istediği poku yesin banane..
0
redeath
(01.12.17)
ütüsüz kıyafet var, kırışık kıyafet var. çamaşır makinesinden çıkardığı kıyafeti olduğu gibi, yani kırışık giyenler gözüme batıyor direkt. kafamda sabit bir imaj canlandırmaz ancak özensizlik göstergesi benim için, rahatsız edici buluyorum kırışık şeyleri genel olarak.

ama ütüsünü yapmıştır, bir-iki kere giymiştir, o jiletliği gitmiştir ama bariz kırışık değildir; o zaman sorun yok. ben de her gün ütü yapamıyorum, her giyişte ütü yapılacak olsa ohoo...
0
Bruce
(01.12.17)
Üstsüz okudum ya! He ütüsüz giysin çok da bana ne
0
insomnia
(01.12.17)
sttc, yaren, dafaisss + milyon diyeyim.

kendim de çoğu zaman sallamadığım için bu üç cevaba katılmamam mümkün değil zaten.

özsaygı tarzı yaklaşımları depresif insanlar için kullandıklarını görüyorum ara ara. onu da yaşayan biri olarak da şunu söyleyeyim:

insanın kendi görünümüne hatta artırıyorum sağlığına değer vermemesi kendine saygıyla alakalı bir olay değil. işin ilginci, zira, bunları önemsemeyip çok başka şeyleri önemseyebiliyorsunuz. bunlar değil de o şeyler olmazsa olmazınız oluyor yani.

bunları önemsemez hale gelmek, en azından sağlığı diyelim, zira giyinmeyi hiçbir zaman önemsememiş de olabilirsiniz, yaşam sevincinizin durumunu anlatır. bunları önemsemekten çıkmak da bir süreçtir genelde. kendi kişisel önceliklerinizin hep farkında olmak ve bunları korumak, sizin yaşam güdüsü olan her canlıda olduğu gibi, doğrudan bencilliğinizle alakalıdır, özsaygıyla değil. bu da gayet doğal bir durumdur ama insanlar bunu nedense böyle laflarla süsleme gereği duyuyor. özsaygı vb kriterler kişinin kendi çıkarı aksi yönü göstermesine rağmen korumak zorunda olduğu şeylerdir ve bu nedenle kendine rağmen işleyen süreçlerle karakterizedir bence.

bir şeyleri öldürseler de -başkalarının iyiliğini düşünmek gibi durumlar hariç- yapmayacak bir insansan kendine saygın vardır herhalde. ne bileyim ben bu söze baktığımda yokluğunun kişiliğin varoluşunu derinden zedelediği şeyleri barem alıyorum (bu da bir nevi bencillik ama olmasa olur denecek şeylerin bencilliği değil; "işimi kolaylar ama bunu da yaparsam ben öleyim" gibisinden aksi halde yaşam güdüsünü zedeleyen bir şeyden bahsediyorum). bu sözcükten bunu anlıyorum. yani daha ziyade onur ile alakalı bu.
0
godoşu beklerken
(01.12.17)
valla hiç dikkat etmedim bugüne kadar, ütülü mü ütüsüz mü diye.
tişörtlerimi ütülemem, gömlekleri de askıdan aldıktan sonra bi kere ütülerim o da bariz kırışıkları gitsin diye. aktivite olarak bi manası ya da faydası yok, tek faydası eğer buna önem veriyorsan ütülü bir şey giydiğinde daha iyi hissediyorsun. zaten önem vermiyorsan sıfır fayda, ütüsüz kıyafetler üstünden karakter tahlili yapacak insanlar için olabilir.
0
ilkot
(01.12.17)
(4)

lucky strike double click yaban mersini

Bruce
bu sigaradan satıldığını gören var mı hiç, free shop sigaralarının satıldığı yerlerde mesela?http://cloud10.todocoleccion.online/coleccionismo-tabaco/tc/2015/09/15/14/51244901.jpg
bu sigaradan satıldığını gören var mı hiç, free shop sigaralarının satıldığı yerlerde mesela?
cloud10.todocoleccion.online
0
Bruce
(01.12.17)
freeshop'ta hiç görmedim ama italya'da satılıyor tabacco shop'ta
0
delidir yakalayin
(01.12.17)
Direkt free shopta var
0
kuehles blondes
(01.12.17)
@kuehles blondes, evet o kısmı belirtmeyi unutmuşum, free shop hariç olacaktı; hatırlatma için teşekkürler. kadıköy-beşiktaş'ta djarum falan satılan yerlerde var mıdır diye sormak istemiştim.
0
🌸Bruce
(01.12.17)
bunun camel olani, double click purple, epey aradim bulamadim. yurtdisinda icmistim ben de, buralarda bulunmuyor kolay kolay. sadece dogu illerinde kacak sigaracilarda limonlu kent switch double var, 5 para etmez. bulursak paslasalim.
0
icim urperiyor
(01.12.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.