Giriş
(15)

Türkiye'de ne olursa kırılma olur

sanguine
2007 cumhuriyet mitinglerinde olmadı2007 cb seçimlerinde ve e muhtirada olmadi2013 gezide olmadı2013 17-25 Aralıkta olmadı2014 Soma'da olmadı,2014 cb seçiminde olmadı2016 darbesinde olmadı2017 referandumunda olmadı2018 seçimlerinde olmadı2019 İstanbul'un AKP'ten kurtulusunda olmadı2020 pandemide olm
2007 cumhuriyet mitinglerinde olmadı
2007 cb seçimlerinde ve e muhtirada olmadi
2013 gezide olmadı
2013 17-25 Aralıkta olmadı
2014 Soma'da olmadı,
2014 cb seçiminde olmadı
2016 darbesinde olmadı
2017 referandumunda olmadı
2018 seçimlerinde olmadı
2019 İstanbul'un AKP'ten kurtulusunda olmadı
2020 pandemide olmadı
2020 Rusların onlarca askeri öldürmesinde olmadı
2021 yaz ayı orman yangınları ve mültecilerin ülkemize akın etmesinde olmadı
2022de hangi felaket olmuştu hatırlamıyorum
2023 depremde olmadı,
2023 seçimlerinde olmadı
2024 muhalefet zaferinde olmadı
2025te de epey bı insan öldü hükümetin ihmali nedeniyle, İmamoğlu 1 senedir iceride
2026 tam hızıyla devam ediyor

Açıkçası ben; Allah, İsa Mesih ya da hz. Muhammed veya başka bir figür bedene bürünüp Taksim meydanına inse ve düz bir açıklama yapsa dahi duzenin değişmeyeceğini düşünüyorum. Allah dese ki mesela ben her şeyi gördüm ve biliyorum, AKP bunları yaptı ve yaptıkları doğru değildir, ben Allah olarak bunları söylüyorum kullarım, karar sizin. Ben yine de ertesi gün aynı olarak devam edileceğini düşünüyorum

Yani sizce var mı, varsa spesifik bir örnek verebilir misiniz şu olsa hükümet değişir diye

Bu arada hükümetin değişmesinden kastım Macaristan tarzı bir değişiklik, hükümet kesin olarak yenilecek tartışmasiz biçimde ve dış müdahale olmadan.
+6
sanguine
(16.04.26)
3 futbol sahası büyüklüğünde bi göktaşı düşerse bi kırılma olabilir belki.
0
kizil karga
(16.04.26)
türkiye değişmedi, değişmez.

değişmek de istemiyor zaten.
+1
duyurukullanıcısı
(16.04.26)
Maalesef sizinle aynı fikirdeyim.
3 futbol sahası büyüklüğünde göktaşı düşse mesela televizyona çıkıp "oruç tutmayanlar yüzünden oldu" denir ve çoğunluk da buna "doğru" der.
Bu çukurdan çıkılmaz artık.
Varsayalım mucize oldu bir şeyler değişti "normale" dönmek bile kim bilir kaç yıl alır biz o günleri göremeyiz, bize normal haram.
+1
mutekebbir
(16.04.26)
Turkiye hicbir zaman degismiyor degismeyecek arti 1.

Acin 80'li yillarin filmlerini izleyin, halen ayni sorunlar.
0
baldur2
(16.04.26)
Son yazdığına cevap olarak Macaristan'da da müdahalesiz bir seçim olmadı. Olmaz.
Halk seçmiyor oy veriyor sadece. Seçilenlerden ayrı olarak bir de "atanmışlar" var. Sanırım seçilenlere kıyasla daha acımasız oluyorlar.
Dünyada olan bitene dikkatli bakın.
Rusya'ya her açıdan daha yakın bir Macaristan, batıda kabul görmez .

Trump ilk başkan seçildiğinde Yahudileri unutmadı. Ağlama duvarına koştu hemen. Sonraki Biden de siyonist olduğunu belirtti..
Şimdi tekrar Trump daha bu başkanlığının birinci senesinde
mossadın hatırına İran'la savaşa girdi .
Arjantindeki Javier Milei de başa gelir gelmez yahudilere süslü yakınlık gösteren mesajlar verdi , musevi
olmak istediğini bile açıkladı .
Örnekler çoğaltılabilir .

Macaristan'a dönersek, yeni başkandan hemen bir davette almış netenyahu.
www.gov.il

Demek ki borcu vardı .
-2
diyecevaplandı
(16.04.26)
1 ay sonra kimse hatirlamayacak bile. Cok da sey yapmaniza gerek yok.
0
Purple life
(16.04.26)
Sanki küçük bir azınlık iktidar tarafından destekleniyor gibi yazmışsınız. Yüzde 50 den fazla destekleri var 20 yıldır. Böyle bir destek varken kırılma beklentisi imkansız. Diğer ülkelerde kırılma yüzde 20 hadi bilemedin 25 puanlık desteğe karşı yüzde 80 in desteği ile olan kırılmalar. Dolayısıyla o kırılma bir olayla olmayacaktır.
+1
Cezcez
(16.04.26)
ülkenin basina bir stalin, her sehre de bir gulag gelmedikce nah degisir türkiye. snowball effect gibi. bundan sonra her gelen gün öncekini aratacak.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.04.26)
olasi buyuk istanbul depremi bir milat olacak bence.
malesef cok pahaliya patlayacak ve cok insan olecek.
ama baska turlu cok zor gibi.

en son Demirtas'tan umitliydim ama onun da capi yetmedi.
lider olarak kesinlikle colugu cocugu esi falan olan birisi olmamasi lazim, sadece kendi cani ile ugrasacak birisi gerekiyor, kelle koltukta ilerleyecek. oyle birini de bulmasi cok zor.
-1
cooperr
(16.04.26)
(bkz: azrail)
+4
Bruce
(17.04.26)
Demirtaş diyen var…

Atatürk gelse Hz Muhammed dirilse the one’a karşı yine kaybeder yine kaybeder.

Doğru cevap azrail bence de
+3
Hallegadola
(17.04.26)
biz deli mustafayı tahta çıkarmış toplumun çocuklarıyız . lider odaklı bir toplum olduğumuz için, bir babayiğidin gelip bu iktira karşı durması lazım ki yönetim öyle değişir.

kafa değişmez. iç çatışma yaşamamış hiç bir toplum gelişimini tamamlamamıştır. bizde tam toplum hesaplaşacakken 80 darbesi olduğu için toplumsal olgunlaşma yarıda kaldı. sürekli toplumun sinir uçlarıyla oymayın diyorlar. ellemeyin aman aman diye gergin sorunlu bir toplum olduk. küvezdeki bebeler katledildi dosya kapandı, yıkılmadılar.
+3
mikahakkinen
(17.04.26)
mikahakkinen +1

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(17.04.26)
neyin kırılması?
Cumhuriyet bu ülke ve toplum için ideal bir rejim değildi, olmamaya da devam ediyor. Arkadaşlar en demokratik rejim her toplum için mükemmel işler diye bir kural yok.
TR gibi ülkelerin başkanlık sisteminde yönetilmesi bir gerçek. Denedi olmadı, kuvvetler ayrılığı vs faso fiso hiçbiri olmadı. Ülke darbelerden belini doğrultamadı.
Bu söylediklerimden mevcut iktidar müthiş anlamı çıkmasın. Yarı başkanlık + parlamenter sistem doğru bir sistemdi ancak akp bunu suistimal etti tek adam rejimine çevirdi.

Şimdi zaten ülkeye baktığında cumhuriyet, demokrasi bu ülkeye çok bol gelmiş kavramlar. Türkiye Istanbul'un 3-5 ilçesi ile İzmir, Ankara'dan ibaret değil. Eğitim gelmemiş, gelişmemiş. Feodalite tavan. İslamiyet radikal gruplar, tarikatlar cirit atıyor. Hoop diyorsun ki buyrun cumhuriyet ağalar.

tamam, güzel deneyelim. Cumhuriyet kuruldu ne oldu? Kendi burjuvazisini yarattı. ülkenin kökeni olan ermenilerden rumlardan çalarak varlık vergileri ile yeni zenginlerimiz oldu.
Askeri burjuvazimizi yarattık ve sağ olsunlar cumhuriyeti ilerletmek, her yere nüfus etmesini sağlamak yerine bodrum'dan marmaris'ten yazlık baktılar, boğazda daire kapma yarışına girdiler. Yahu bir emekli albayın Istanbul'un göbeğinde 10 dönüm arazisi nasıl olur önce bunu açıklayın?

Peki o cumhuriyeti istemeyen islami tayfa ne yaptı? Her yere nüfuz etti. 25 yılın iktidar adımlarını 1950'lerde attılar. Bakın SADAT belasının temelleri 92'de atılmış.

sonuç olarak kırılım beklemeyin. Ülkenin DNA'sı bu.
-3
croswell
(17.04.26)
Ahahah menderes kendini peygamber ilan etmişti neredeyse. Eline tahta oyuncak tüfek alan deliyi idam ettirip, Beyazıt meydanından Sirkeciye arabaya zincirlettigi öğrencileri sürükleniyor, İnönü yu taşlatip, kendisine kılıc çeken genç subayları tutuklattiriyordu.

Ne oldu?

Darbe mi?

Darbe olmasa halk kendisini meydanlarda bogacakti.

Bu iş demokratik yollarla ilerleyecek

Önce önderi apo olan ceset toprağa girsin gerisi çorap söküğü
+2
topkapiaksaray
(17.04.26)
(11)

Is gorusmelerinde yas irkciligi yasiyor musunuz

Kittie
Is gorusmesinde kac yasindasiniz sorusu geldigi an yuzu degisiyor karsimdakinin. Hayir mezuniyet yilimi gorup cagiriyorlar sonucta. Ama galiba dikkat etmiyorlar cv'lerin o kismina.35 ustune is yok mu artik?
Is gorusmesinde kac yasindasiniz sorusu geldigi an yuzu degisiyor karsimdakinin. Hayir mezuniyet yilimi gorup cagiriyorlar sonucta. Ama galiba dikkat etmiyorlar cv'lerin o kismina.
35 ustune is yok mu artik?
0
Kittie
(14.04.26)
Ben yapıyorum yaş ırkçılığı. Ekibin yaş ortalaması 27-28'ken aralarına abi abla almamayı tercih ediyorum. Ekip çalışmasının önemli olduğu işlerde sosyal uyum önemli.
-24
Bruce
(14.04.26)
35 dediginiz yas daha calisma hayatinin yarisi bile degil. Bircok meslekte daha en verimli senelere ulasilmamis bile. 55 deseniz anlarim da 35 yasta kimseye yas sebebiyle ayrimcilik uygulandigini görmedim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.04.26)
Çoğu durumda belirli bir yaşın üstü görüşmeye dahi çağırılmıyor… 35 de yönetici olmayan pozisyonlar için çok ileri bir yaş.

Kendim, bu hususta mağdur eden değil yaşından ötürü mağdur olmuş birisiyim. Ama gerçek de bu.
-2
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
Ayrımcılık daha doğru bir ifade ve evet sıklıkla karşılaşıyorum. 35 yaşına dek hiç çalışmadım. Bu da garip karşılanıyor. İK uzmanları da neticede birer personel ve kendilerince en güvenilir kişiyi seçmeleri gerekiyor. Üniversiteyi hemen kazanmış ve bitirmiş "normal" birisini arıyorlar. Ayrıca bu "normal" profildeki kişiler daha kolay yönetilebilir çünkü normların içinde kalagelmişler. Piyasa normu fazla mesai yapıp ücret almamak, yıllık izin kullanmamak, sözlü tacizi sineye çekmek ise normallerin bunları kabullenmesi daha muhtemeldir. Yani eğer yaşınıza denk bir deneyiminiz yok ise bu zekanız, sosyal ve/veya analitik kapasiteniz gibi konularda aleyhinize varsayımlar yapılması demek.
+2
Batuhanolabilir
(15.04.26)
Batuhanolabilir: mezuniyet sonrasi 1,5-2 sene bostum, o ise gir, bu ise gir sonra bir alani sevdim ve araliksiz calistim. Oyle cok fazla sirket de degistirmedim. Ama deneyimi biraz az olsun ama genc olsun deniliyor diye hissediyorum. Linkedinden basvurdugum islere girenlere bakiyorum da oradan bu cikarimi yapiyorum. Parayi bile az tutuyorum mecbur artik. Ama yok. Hayretle bakiyorlar sanki is aramak ayipmis gibi belli bir yas uzeri icin.
0
🌸Kittie
(15.04.26)
Ben yaşıyorum. Senin yine iyi bir geçmişin var. Biz a101 e girsek de a101 tecrübesi var diye bizi istemez. A101 örnek burada. 35 üstüysen çöpsün gibi bakıyorlar.
+1
Kahvedesu
(15.04.26)
is basvurularindan geri dönüs almadiginiz icin bunu yasa vurmak sacma. CV'niz nasil, motivasyon mektubunuz nasil, basvurulara göre adapte ediyor musunuz, egitiminiz nedir (BOUN farkli, Kars Üniversitesi farkli), simdiye kadar tek bir is yerinde uzun calismis olmus cok da aranan bir özellik degil artik, oradan neden ayrildiniz, diger islerden aldiginiz referanslar nasil, CV'niz ATS-friendly mi gibi sebeplere konsantre olun önce.
HR dedigin cogu yerde gerizekali isler yapar, calistigi firmanin isinden anlamaz cogu, o sebeple patrona aptal gibi gözükmemek icin artik cogu yerde CV'leri LLM'e sokuyorlar, ellerine verilen özellikler CV'de yazmiyorsa sizi eliyorlar en bastan. Mesela: Data Manager ariyorlar diyelim, siz Data Analyst olarak calismissiniz ve Data Steward belgeniz var ama "manager" görmedigi icin daha CV'de eliyor sizi cünkü HR amk. cok azi kafasini kullaniyor ama kullanani da sahiden anliyorsun, isinde harika oluyor. neyse belki bunun üstünden prompt injection ile gelmeyi deneyebilirsiniz. kendi icinde riskler barindirsa da.

ayrica piyasa kötü. 100 yere basvurup tek yerden pozitif cevap alirsiniz artik ama 100 ise 1 senede degil, bir ayda basvuracaksiniz. cok kompakt. bir de piyasa phantom job ile dolu. alim yapmiyor ama is ilanini kaldirmamis ya da tek amaci CV toplamak, firmada calisanlari, bakin yerinize yenisini ariyoruz diye korkutmak amacli vs.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
valla ben yaşımdan dolayı iş bulamadığımı kimseye inandıramıyorum:) başvurduğum işler herhangi bir yetenek gerektirmeyen işler ama onlarda bile yaşıma takılıyorlar. neymiş bu yaşa kadar nasıl çalışmamışım. olan olmuş ne yapalım amk. o yaşa kadar çalışmadık diye ömür boyu çalışmayalım mı. böyle diye diye 40 yaşına kadar gidicez sanırım:)
+1
nothing in my way
(15.04.26)
kesinlikle ayrımcılık var. yakında 30 olacağım. tipim küçük gösterdiği için belki birkaç yıl yırtarım bundan diye umuyorum. gerçi deneyimimi görünce de elerler.

benim sektörüm ve meslek grubumda 35 yaş ve üstü kişiler çok nadir görülüyor. 45 ve üstü hiç yok hatta. o yaşlara geldiğimde ne yapacağım bilmiyorum.

şu an şirketimde 40 yaşında bile kimse yok. ne yazılımcılar, ne tasarımcılar, ne pazarlamacılar, ne proje uzmanları... (finans ekibi hariç)

sebep ise çok maaş vermek istememeleri. yaş arttıkça deneyim artıyor ve haliyle yüksek maaş isteniyor. bir de gençleri daha kolay manipüle edip köle gibi çalıştırabiliyorlar. ben de mesleğe ilk başladığım yıllarda köle gibi çalıştım yıllarca. ayrıca genç çalışan daha enerjik olur, işini hevesle yapar algısı da var tabii.

bankalar ve holdinglerde bu durum geçerli olmayabilir ama çoğu özel sektörde durum bu. çok şirket değiştirdim, hepsinde durum böyleydi.
0
art cat chocolate
(15.04.26)
evet yaş ayrımcılığı var. işe alımlarda da var. başka yerlerde de var.

iş görüşmesi için çağıran o tipler cvlere doğru düzgün bakmıyor bile. sırf görüşmüş olmak için, çalısıyor görünmek için öylesine çağırıyorlar. nasıl olsa çağırılan kişi ayaklarına gelmiş oluyor.
0
abelardo
(15.04.26)
35 erken ya daha. ama 50 uzeri bitik maalesef. ya c suite'e dogru gideceksin ya da evde torun seveceksin.
0
antikadimag
(16.04.26)
(7)

Sektörel bazda maaş skalası hk.

deepest
Merhaba,sektörel bazda maaş skalası bilgisine ihtiyacım var, bu veriyi çalıştığım işyerinin global takımına ileteceğim ki maaşımda düzeltme yapsınlar. bu verileri nereden nasıl temin edebilirim?teşekkürler
Merhaba,
sektörel bazda maaş skalası bilgisine ihtiyacım var, bu veriyi çalıştığım işyerinin global takımına ileteceğim ki maaşımda düzeltme yapsınlar. bu verileri nereden nasıl temin edebilirim?
teşekkürler
0
deepest
(13.04.26)
Salary insights diye yeni bir oluşum var, oraya bakabilirsin.
0
Bruce
(13.04.26)
teşekkürler, nerede bu oluşum?
-1
🌸deepest
(13.04.26)
Salary insights daha birkaç ay önce kurulmuş ama nasıl oluyorsa onbinlerce verisi olan, sizi oltalama üzerine kurulmuş bir websitesi.
sağdan soldan topladıkları (ekşideki maaş postlarını bile veritabanına veri olarak giren) , üzerinde oynanmış verilerle kurulmuş bir site.
madem global bir şirkette çalışıyorsun, adamların o siteyi mikleyeceğini sanmam, komik duruma düşersin.
+1
plastic_angel
(13.04.26)
çok sağlam bir veri elde etmen çok çok zor. aynı sektörde istanbul firmasında çalışan bir kişi 100 bin lira alıyorsa yozgatta aynı sektör aynı pozisyon 40-50 bin maaş alıyor mesela. Hatta aynı şirkette aynı pozisyonda çalışan 2 kişinin maaş aralığı bile epey açık olabiliyor. Yani çalıştığın il, kişisel yetkinliklerin, şirketin kurumsallığı vs bir sürü etken var.
0
faberkastelli
(14.04.26)
kariyer.net pozisyon bilgi sayfalarında maaş ortalaması bilgisi var.
0
hububrad
(14.04.26)
Glassdoor
Korn ferry
Michael page
Pwc
Kpmg

Bunların hep raporu var.
0
klassno
(14.04.26)
Herhangi bir sektördeki maaş skalasını bilmen yeterli oluyor mu anlamadım belirli bir alana ihtiyacın yok mu örneğin astsubay maaşları (git: teklifimgelsin.com) öğretmen maaşları vs. gibi
-1
alibilir
(15.04.26)
(20)

Partnerinizin kilosu

ekimoloji
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz? 3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz?
3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
+1
ekimoloji
(12.04.26)
+20-30 kgye kadar varim sonrasi da sorun olmaz gibi geliyo ama bekara bosanmak kolay da olabilir
0
üğpoıuy
(12.04.26)
Eder :D söylerim
Sorry not sorry. Ben kendi kilomu da elestiriyorum bence saglik ve motivasyon icin farkindalik icin önemli. Hamile seker hastasi vs degilse az kilo aktif yasam uzun ve saglikli bir yasam icin önemli.
-2
Purple life
(12.04.26)
Eder. Şişkot ile işim olmaz. Ben nasıl dikkat ediyorsam aynı eforu, dikkati göstermesini beklerim. Self respect.
-7
gabe h coud
(12.04.26)
Eder. Söylerim. Üçü, beşi bile problem ederim.
-6
Mirket
(12.04.26)
Kilo almasına sebep olacak psikolojik bir durumu yoksa, salt hominigırtlaklıktan aldıysa söylerim. Konuyu kendi açar muhtemelen zaten illa, ben aldığı kilodan memnun olan kadın görmedim, istisnalar hariç. O açtığında ben de teşvik edici konuşurum. Bu illa göbekli kadın seviyorum sevmiyorum meselesi de değil, sevdiğin insana faydanın dokunması, destek olma meselesi.
0
Bruce
(12.04.26)
Söylerim sebeplerinden biri de sağlık.
Misal benim eşim bir kilo verse istatistik olarak zayıf duruma düşüyor ve şu anda kan bile bağışlayamiyor. Kendisi kilo almak istemiyor ama ben sağlığı için şöyle iki üç kilo alsa fena olmaz derim hep.
Bunun tam tersini de derim. Kendim kilo verip/alan biriyim ondan etkisini bilirim.
Sağlık için gerçekten önemli. Özellikle yaşlandıkça.
0
logisticsmanager
(12.04.26)
Söylemem.

Çünkü ben onun bedeni üzerinde söz hakkına sahip değilim ve ayrıca bu karşı taraf için incitici olabilir. Kendisini baskı altında hissedip, özgüven kaybı yaşayabilir. Şefkatli bir yaklaşım değil.
-1
rock n roll
(12.04.26)
Boşanmaların sebepleri arasında.
0
HellKeePer
(12.04.26)
Şişmanlık bulaşıcı bi hastalık evde bi kişi şişmanlıyorsa diğerine de muhakkak bulaşır, ben bana bulaşmasını istemiyorsam illa ki bi konuşma yaparım ama baktım ben de şişmanladıkça "hayat buymuş amk" aydınlanması yaşıyorum o zaman ben de salarım.
+2
kizil karga
(12.04.26)
Kendi kiloma takıntılıyım da başkası için aynı acımasızlığı yapmam :) Kendini rahat hissediyorsa benim için hiçbir sıkıntı yaratmaz.

Tabii ki kiloya bağlı çeşitli sağlık sorunları başlamışsa o zaman sağlıklı skalaya ulaşana kadar vermesi için teşvik ederim. Bu sağlık sorunları sadece fiziksel olmak zorunda da değil. Ruhsal anlamda da depresyona meylediyorsa, o işte benim kırmızı çizgim :D Depresif insanlar hayat kalitemi direkt düşürdüğü için ciddi bi konuşma yapardım muhtemelen :D
0
truf
(12.04.26)
Eder. Kilolu kadına tahammülüm yok
-6
runaway
(12.04.26)
Manitam yok ama bu konuyu şey yapayım. Şimdi benim Insta'da takip ettiğim bir kız var. 97 kiloymuş. Ama sporcu. İri bir kız ama yüzü çok güzel. Kilolu demezsin. Çünkü yağ almıyor, kas kazanıyor. Fit biri. Bu tip bir kilo ok. Tatlı bir göbeğe de okeyim.

Asıl olay şu. Liseden bir kızın ablasına denk geldim Insta'da. Çok kilo almış. Yüzden almış. Çirkinleşmiş. Yaşlı göstermiş. Eski hâli güzel bir kızdı.

Sağlıksız olduğu için kilo vermesini söylerim.
-8
arbre
(12.04.26)
Erkeğe ve kadına göre değişir bence.
0
Cezcez
(12.04.26)
saglik muhabbeti yapanlar ne alaka ya. o zaman her burger yiyene her alkol, sigara iceni uyarma ihtiyaci mi hissediyorsunuz? kimse bilmiyordu cunku.

rahatsiz eder, soylerim. ben en bastan soyluyorum zaten dis gorunuste cok kriterli biri degilim ama kilo hassasiyetim var. sadece kilo da degil, spor yapmasi onemli
-5
ala09
(12.04.26)
Eder, söylüyorum. Ki kız arkadaşım çalışma temposundan kilo kaybeden zayıf biri. Öyle olduğu halde birkaç kilo alayım diyor. Kas oranı yükselecek şekilde kilo alsa okey ama spor yapmadığı için yağ alacak gerek yok.

Ben ailemdeki kilolulara da biraz acımasızım, eleştiririm. Bir hastalığından bahsederse boğazını tut o zaman ne ök*z gibi yiyorsun derim. Kendim de fit olduğum için laf edemezler:)
-6
Unde bach canim
(12.04.26)
kendi kilomu da hicbir zaman sorun etmedigim icin morbid obez olmadigi sürece sorun yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
Yediğine içtiğine dikkat eden, düzenli egzersiz yapan bir insan olarak, tüm kız arkadaşlarıma kilo alırlarsa sorun olacağını açık açık söyledim bu zaman kadar. Hiç toleransım yok bu konuda.
-5
synesthesia
(13.04.26)
Eger rahatsiz oluyorsaniz, soyleyecekseniz bile kalbini kirmadan soyleyin. motive edin, destek cikin bu donemde. Olayin sadece gorunus degil saglik acisindan da onemli oldugunu vurgulayin.
-1
acelaacedebela
(13.04.26)
butun siskolar eksi basmak icin firsat kollamis, topunuz gelin:)
oncelikle biriyle sevgili/es olma istegimi net etkiler.
hastaliktir, depresyondur, gecici seyler ise muhim degil, derttir cekilir. yazin kisin +-5 kilo alinir verilir hic muhim degil.
yalniz keyfine gore yiyorsa yani bir yasam tarzi haline geldiyse soylerim. sadece fazla kilo degil gerci, bunun tam tersi de gecerli. saglikli kilosundan 20 kilo uzaksa olmaz.
+2
companion
(14.04.26)
Kilo vermesini söylerim, vermesini beklerim, aksi takdirde sorun olur.
0
Amaranta ursula
(14.04.26)
(8)

Çok sevdiğiniz ama size uygun olmayan birinden ayrıldınız mı hiç ?

madridista19021902
Çok sevdiniz, onunla çok uyumlu olduğunuzu hissettiniz. Belli bir süre çok güzel zaman da geçirdiniz..Ama bazı parametreler onunla bir geleceğinizin olmadığını gösterdi. Bu durumda istemeye istemeye ayrıldığınız, onu bir bıçak gibi kesip attığınız oldu mu hiç ?Benim oldu. Ayrılmam gerektiği için de
Çok sevdiniz, onunla çok uyumlu olduğunuzu hissettiniz. Belli bir süre çok güzel zaman da geçirdiniz..

Ama bazı parametreler onunla bir geleceğinizin olmadığını gösterdi.

Bu durumda istemeye istemeye ayrıldığınız, onu bir bıçak gibi kesip attığınız oldu mu hiç ?

Benim oldu. Ayrılmam gerektiği için de ayrıldım. Tüm mantığım onu unutmam ve önüme bakmam gerektiğini söylüyor. Şu ana kadar da bunu yaptım. Bazen kalbime yenik düşecek duruma geliyorum.

Sizce mantığımı dinlemeye devam mı etmeliyim ?

Siz bu durumda nasıl davranmayı tercih etmiştiniz ?
+1
madridista19021902
(12.04.26)
Sevgin aşkın sana büyülü ve biricik geliyor normal fakat yürümeyeceğini gördükten sonra ayrılık yaşayan insanlar sık rastlanan bir durum hayatta
+1
grimavi
(12.04.26)
Bıçak gibi kesip atarken kırdığınız kalplerin ağırlığını bir ömür taşıyın istiyor o kişi, haberiniz olsun. Görünen mantık değil hevesin bitmesi olarak geliyor. Eğer bilerek başladıysanız. Sonradan ortaya çıktıysa da kimseyi yok sayarak gidemezsiniz, değersiz hissettiremezsiniz kendi bencil sebepleriniz için.
-1
mslny
(12.04.26)
Bu parametreler sonradan mi ortaya cikti. O zaman mantigimi dinlerim. Bana uygun gelmiyorsa biter.
Ama sende herhalde bastan belliydi. Cunku obur turlu butun biten iliskilerde o yasaniyor zaten. Bi seyler gorulup bitiriliyor.

Bastan kabul ettiysen ve sonradan yok yapamayacagim dediysen de tabii senin kararin yine ama artik unutacaksin. Donme bir daha. Karsi taraf da insan sonucta.
0
Kittie
(12.04.26)
ozan, sen misin?
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
Evet bir çok kez. Bizim ülkede date kültürünün olmaması büyük handikap. İlla duygusal yatırım yapacaksınız her önüne gelene. Sonra kalbiniz biraz orada biraz burada bıraktığınız kırıntıların toplamından oluşuyor. Anı yaşamak için önce tanıştıktan ve uyuştuktan sonra duygusal birliktelik.
+3
gabe h coud
(12.04.26)
Bana uygun olmayan birini çok sevemem.
Mantığım o kadar kolay durmuyor, en baştan olmayacağını bildiğinde sevmeye engel oluyor.
+1
Bruce
(12.04.26)
tanıdıkça uygun olmadığını görmek çok normal aslında. şak diye ilişkinin adını koyduğumuz içi, tanıdıkça olumlu/olumsuz tarafları görüyoruz. uygun olmadığını bile bile devam etmek mutsuz bir geleceği peşinden getiriyor.
0
kondansator
(12.04.26)
Kilo ver
-1
Hallegadola
(12.04.26)
(15)

katkı maddeli ürünlere/gıdalara bakışınız

MtKrt
kahvaltılık ürünler olsun, soslar vs olsun içeriğine dikkat ediyor musunuz?özellikle içeriğinde koruyucu, kıvam arttırıcı, asitlik düzenleyici ve renklendirici olan ürünlere bakışınız nasıl?yeni bir sos veya farklı bir marka denemek istediğimde bu aralar içeriğine daha çok dikkat ediyorum. eskiden u
kahvaltılık ürünler olsun, soslar vs olsun içeriğine dikkat ediyor musunuz?
özellikle içeriğinde koruyucu, kıvam arttırıcı, asitlik düzenleyici ve renklendirici olan ürünlere bakışınız nasıl?
yeni bir sos veya farklı bir marka denemek istediğimde bu aralar içeriğine daha çok dikkat ediyorum. eskiden umursamazdım ama nedense bi korku başladı. kahvaltılık sosta yukardaki 3 madde vardı. keyfim kaçtı.
Alınır mı ? yoksa direkt çöp mü?
0
MtKrt
(10.04.26)
Koruyucular icat edilmeseydi insanlar açlıktan ölürlerdi herhalde günümüzde kime nasıl yemek yetiştireceksin tavşan gibi ürüyoruz, bunlara takılı kalmak biraz ılık götlülük bence, günde 2 paket sigara içen içki tüketen insanlar yeri geliyor bu koruyucuları bokluyor bunların çoğu ihtiyaçtan ortaya çıkmış şeyler, ha çok kafanı karıştırıyorsa sosu da almayıver.

Senin için demiyorum tabii öyle anlama, toplumumuzda genel olarak böyle bir algı var.
+5
kizil karga
(10.04.26)
yani şöyle, temiz içerikli alternatifi kolay bulunan şeylerde çok dikkat ediyorum, mesela peynirde katkı maddesi olanlar var olmayanlar var, mutlaka etiket okuyorum. yumurtayı organik alıyorum. ama zaaflarım var, bazı atıştırmalıkları çok seviyorum ve içerikleri çöp de olsa bazen alıyorum, daha iyi içerikli olanları kesmiyor züber falan.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
içerik okuyorum, kaliteli olanını almaya çalışıyorum ama tabii ki tam kurtulamıyorum. sebze ve meyveye dikkat ediyorum yalnız. yakınım tarımla uğraştığından kullanılan pestisitleri, miktarlarını, ve türkiye'de sirkülasyonda olan ürünlerin kalitelerini hep anlattığından bu konuda titizim. durum vahim çünkü.
+1
eileengray
(10.04.26)
yilda birkac kere disinda iceriginde bu tarz seyler olan yiyecek almiyoruz. bir tek esimin sriracha sevgisi var, onu katkisiz bulamadim. bu ara onu da almiyoruz ama.
0
lemmiwinks
(10.04.26)
Çocuk sahibi olduktan sonra daha çok dikkat etmeye başladım, içeriğini mutlaka okuyorum bilmediğim bir madde yazıyorsa yapay zekaya soruyorum.
0
ekimoloji
(10.04.26)
her gun kesin tukkettigim seylerin temiz olmasina gayret ediyorum ve icerik okuyorum evet. ama ayda yilda bir makarnaya ozel sos filan yapacaksam o kadar takilmiyorum. genel olarak icerikte sadece koruyucu olan urunlerle bir derdim yok (tursu mesela), ama mesela aroma vericiler coksa (dogal yapay fark etmeksizin) aldigim urunun kaliteli olmadigini dusunuyorum. hem koruyucu, hem renklendirici, hem kivam arttirici, hem aroma verici olunca aldigim urun aslinda aldigim sey degil, bambaska bir sey diye dusunuyorum, duzenli almiyorum.
0
taurina
(10.04.26)
bir süredir dikkat ediyorum fakat bir yere kadar oluyor. bir aydır falan biraz salmaya başladım çünkü yemek yemekten aldığım zevk azalmaya başladı. koruyucusuzun alternatifini bir şekilde bulabiliyoruz ya da doğrudan yememe şansımız var ama beni asıl rahatsız eden pestitit, tarım ilacı dolu sebze meyveler oluyor. organik mi emin olamıyorsunuz, fiyat farkı fahiş oluyor bazen.
0
black holes in the sky
(10.04.26)
sadece kalorisine dikkat ediyorum. yüksekse almıyorum.
0
yurtsuz john
(10.04.26)
hiçbir şeye dikkat etmiyorum, üç gün fazla yaşamışım az yaşamışım umrumda değil.
0
yap desem yapmazsin he
(10.04.26)
Yap desem yapmazsın he +sonsuz

Sadece anlık zarar verecek ürünleri/maddeleri eliyorum. Mideye rahatsızlık verenler gibi.
Bir de lezzet açisindan doğalına alışık olduğum reçel gibi ürünlerin hazirini almıyorum. Çok yapay bir tat geldiği için.
0
egerbiryolcu
(10.04.26)
Her gün tükettiğim bişi değilse bakmıyorum. Hayatı o kadar sevmiyorum.
+1
Bruce
(10.04.26)
Yediklerime dikkat ettiğim bir dönemde değilsem çok incelemem lezzet odaklıyım.
Eğer dikkatli olduğum bir dönemdeysem paketli gıdaların hiçbirine güvenmem ve tüketmemeye çalışırım, paketli gıdaların tamamını direkt “zararlı” kategorisine atıyorum.
0
mutekebbir
(10.04.26)
Ben de çok önemsiyorum bu konuyu. Kendim yapabileceğim her şeyi kendim yapmaya çalışıyorum. En son zeytin kurdum mesela ama daha olmadı. Eylül ayında kurdum ve umudum kalmadı 😂

Veganım ve sürekli etiket okumakla ömrüm geçiyor. Katkı maddesi konusu da önemli benim için. Katkı maddesiz bir şey bulamıyorsam ve almam gerekiyorsa o katkı maddesinin de hayvansal olmaması gerekiyor. O sebeple etiket okumaktan artık görme yetimi kaybetmekten korkuyorum.
0
rock n roll
(10.04.26)
cok onemsiyorum. kesinlikle almam. hatta nutri-score'a bile bakiyorum ve bir urun c skoru altinda aliyorsa almiyorum. yani abur cubur bile yiyeceksem c olanini seciyorum. istisnalar olabiliyor. ornegin yeni, enteresan bir urun deneyeceksem onemsemebiliyorum.

link: en.wikipedia.org
0
Sour
(11.04.26)
olabildiğinde uzak durmaya çalışıyorum. yani düşmanca bir tutumum yok, hazır gıda tüketmemeye çalışıyorum.
0
mikahakkinen
(11.04.26)
(9)

Kendinizi darda hissettiğinizde, ruhunuz bunaldığında ve birileri ile konuşmak istediğinizde kimi ararsınız?

umutt
Ben kimseyi arayamadığımı anladım biraz önce. Kötü bir farkındalık oldu ama sanırım uzun süredir kendimi kandırıyormuşum yalnız değilim diye. Aslında telefonun ucunda olabilecek birileri var ama canları sıkılmasın, zaten akşam vakti müsait değillerdir, ben halledebilirim diyerek aramamayı tercih edi
Ben kimseyi arayamadığımı anladım biraz önce. Kötü bir farkındalık oldu ama sanırım uzun süredir kendimi kandırıyormuşum yalnız değilim diye. Aslında telefonun ucunda olabilecek birileri var ama canları sıkılmasın, zaten akşam vakti müsait değillerdir, ben halledebilirim diyerek aramamayı tercih ediyorum.
Siz arayabiliyor musunuz birilerini, yoksa herkes kendi derdinden sorumlu diyerek kendiniz mi çözüyorsunuz?
-2
umutt
(08.04.26)
hic kimseyi.

akil danismak icin, derdime derman olacaksa ararim ama yakinmak icin 0. mümkünse kimse de beni aramasin. dert anlatmak isteyen terapiye gitsin. bana cok toksik geliyor. modumu kimsenin derdiyle düsüremeyecegim. birilerinin modunu düsürmek de istemem.
-3
Purple life
(08.04.26)
Genelde annemdir, eşimle tartıştıysam o dahil kimseye anlatmam. Çok çıkmazdaysam ChatGPT ile laflarım.
0
ekimoloji
(08.04.26)
7/24 arayabilecegim birileri var. Hemen arayip konusmak isterim. Arkim de hemen anlatsin rahatlasin isterim, her zaman ulasilabilinirim
0
üğpoıuy
(08.04.26)
Birini aramam, yakınmayı sevmiyorum. Derdimi de sohbet ortamında, konu gelmişse ya da sorulmuşsa anlatırım genelde. Sorulmadan anlatmışlığım yoktur pek.
0
Bruce
(08.04.26)
annem var. partnerim var. boyle arayabilecegim arkadas da olabilir ama konusuna bagli. fakat yine de arkadaslari saymam. kisacasi annem ve partnerim.
+1
Sour
(08.04.26)
bir joint yapar kendimle konuşurum
0
birdirbir
(08.04.26)
O ruh halinde kimseyi aramam. Niye sevdiğim insanların enerjisini de aşağı çekeyim ki? Çok büyük haksızlık olur. Kendi içimde hallederim genelde.
0
truf
(09.04.26)
Kimseyle konuşmam, imkan varsa içer, susarım.
+1
kumandanim
(09.04.26)
ben de kimseyi aramam. yaptığımız şey bence biraz yansıtma. rutinimin bozulmasını sevmem, hiçbir işim yoksa bile beklenmedik bir arama beni rahatsız eder mesela. gerçekte çoğu insan için bu geçerli değil, hatta kimilerinin hoşuna gider bu. bende meşguliyetten bağımsız artık yabanilik midir, anksiyete midir, hastalık mıdır bilmem ama böyle bir şey var: yapacağım neredeyse her şeyin başkalarına yük olacağını, kimsenin bana bile isteye ayıracak bir dakikası bile olmadığını varsayarım. ondan bağımsız telefonda konuşmaktan da nefret ederim zaten, ilişkilerimde bile problem yaratan bir durumdu geçmişte. kafama silah dayayıp "ara ulan!" deseler herhalde annemi, olmadı kardeşlerimi arardım. başka kimse yok.
0
der meister
(09.04.26)
(3)

istanbul dovmeci

baldur2
istanbul'da iyi bir dovmeci ariyorum arkadaslar, watercolour ve renkli dovme yapiyor olmasi daha iyi olur. diger turlerde uzmanlasmis olanlara da acigim.
istanbul'da iyi bir dovmeci ariyorum arkadaslar, watercolour ve renkli dovme yapiyor olmasi daha iyi olur. diger turlerde uzmanlasmis olanlara da acigim.
0
baldur2
(04.04.26)
Serenay akçiçek
Yeliz özcan
Derya yılmaz
Ayhan Karadağ
Orkun savaş kınalı
+2
Bruce
(04.04.26)
Sosyete ve ünlüler buna gidiyor www.instagram.com
+1
runaway
(04.04.26)
Daha yeni Kadıköy'de instagramda @nakurud nickli Durukan Demiroğluna renkli bir dövme yaptırdım, baya iyi iş çıkardı, tavsiye ederim.
+1
blue rebel motorcycle club
(04.04.26)
(8)

erkek ceket-blazer nereden almalı ?

duyurukullanıcısı
4-5 tane ceket almak istiyorum tercihen ince yün yazlık. nerelere gitmeli kimlere sormalıyım? dümdüz ceketler olmasın biraz stil koksun falan istiyorum.massimo, beymenclub falan gezdim ama hiç beğenmedim bir şey yok neredeyse.özellikle kumaşına göre aratma yapabileceğimiz bir yer var mı?
4-5 tane ceket almak istiyorum tercihen ince yün yazlık. nerelere gitmeli kimlere sormalıyım? dümdüz ceketler olmasın biraz stil koksun falan istiyorum.

massimo, beymenclub falan gezdim ama hiç beğenmedim bir şey yok neredeyse.

özellikle kumaşına göre aratma yapabileceğimiz bir yer var mı?
0
duyurukullanıcısı
(01.04.26)
bölgenizde mutlaka sadece ceket diken terzi dükkanlardan vardır. istanbulda istiklalde, izmirde mimar kemalettinde, ankarada ulus ya da balgatta var bu tip yerler. adamlar sadece ceket bazıları gömlek ceket işi yapıyor. onlarda güzel kumaş model ve tarzları bulabilirsiniz.
0
erty_ksk
(01.04.26)
cacharel, pierre, network
0
mantık
(01.04.26)
zara
0
runaway
(01.04.26)
arkadaşlarım gömlek falan diktirdi ama hiç beklenildiği gibi olmadı, bir de pahalı.

ince, iki oturup kalkınca poşet gibi buruşmayan bir kumaş bakıyorum, nedir bu kumaş fikrim yok. cacharel, pierre, network, zara vs bunlara baktım maalesef benlik bir şey yok. iş yeri zorlu'nun dibi olduğu için genelde bakıyorum.
0
🌸duyurukullanıcısı
(01.04.26)
materyal kalitesini çok sevmiyorum ama özellikle smart-casual ya da iyice casual olunca avva'yı beğeniyorum ben bayağı. bence aradığınız yer orası.

ama dediğim gibi çok dayanıklı olmuyorlar.
0
aguen
(01.04.26)
Massimo, Beymen, Network' te bulamadıysanız zor gibi geldi Aradığınız tarz ya da ceket nası bişi foto var mı ?

Ben geçen gün normalde alışveriş yapmamama rağmen Altınyıldız' dan 2300 tl ye keten ceket buldum, yan fiyat performans inanılmaz.
0
kumandanim
(01.04.26)
W Collection ve Ramsey’e bakabilirsin. W Collection outlet ürünleri, seri sonu oldukları için fiyat/performans açısından oldukça iyidir.

Kumaş olarak; blazer ve takımlarda %100 yün ya da %85 yün – %15 polyamid tercih edebilirsin. Yazlık ceketlerde ise keten, viskoz ve pamuk karışımlı kumaşlar daha kullanışlı olur. Polyester/polyamid oranının %20’nin üzerine çıkmaması iyi olur; düşük oranlarda olması bakım kolaylığı sağlar.

Biraz daha karakterli bir ceket istiyorsan, düz dokuma yerine dokulu ve desenli kumaşları tercih edebilirsin: balıksırtı, kazayağı, ekose, kareli, mikro dokulu vb.

Yün & kaşmir karışımlı kumaşlar daha yumuşak ve lüks bir his verirken, yün & keten karışımları daha ferah ve rahat bir görünüm sağlar.

Kalıp gibi dökümlü bir duruş istiyorsan full canvas ve tam astarlı modelleri tercih etmelisin. Daha hafif ve spor bir stil için yarım astar ve yarım canvas uygun olur. Yazlık, ince ve hafif bir ceket istiyorsan; astarsız, canvas olmayan ve ince vatkalı modeller daha doğru bir seçim olur.
www.wcollection.com.tr
+1
sealth
(01.04.26)
Yargıcı
0
Bruce
(02.04.26)
(5)

nereye tatile gitmeliyim?

fakyoras
selam, mayis ortasinda 3 gunlugune turkiye'de bir yere tatile gitmek istiyorum. tek gidecegim, kaş - datca - marmaris'i istemiyorum. amacim denize girebilmek o yuzden antalya civarlari en iyisi olacak gibi hissediyorum. nereye gitmeliyim ?havalimanindan araba kiralamayi dusunuyorum. o civarlarda dol
selam,
mayis ortasinda 3 gunlugune turkiye'de bir yere tatile gitmek istiyorum. tek gidecegim, kaş - datca - marmaris'i istemiyorum. amacim denize girebilmek o yuzden antalya civarlari en iyisi olacak gibi hissediyorum. nereye gitmeliyim ?
havalimanindan araba kiralamayi dusunuyorum. o civarlarda dolanabilirim de.

simdiden tesekkurler!
0
fakyoras
(29.03.26)
Adrasan
+1
Bruce
(29.03.26)
kaş-datça çok güzeldir ya neden istemedin
0
jelly bear
(29.03.26)
Daha once gittim ve cesitli sebeplerden dolayi istemiyorum.
0
🌸fakyoras
(29.03.26)
Antalya merkezde kal. Havaalanından tramvayla git merkeze.
Mayıs ortasında deniz çok da rahat girilir sıcaklıkta olmaz ama soğuk su seven yüzer. Mermerli plajından denize gir.
İyi tatiller.
0
michael_knight
(29.03.26)
alanya

kleopatra plajının altın sarısı kumlarından denize girince yurtsuz haklıymış diyeceksin
0
yurtsuz john
(29.03.26)
(5)

Boyle bir sarki var miydi?

feel_me
https://vocaroo.com/1ufUyFgsZ8Yeaz once kaydettim bunu ama sanki melodi tanidik geliyor ama hangi parca cikaramadim. tanidik bi parca mi bu? bilen var mi?bu da ai versiyonu:https://vocaroo.com/1fnP1odEd318
vocaroo.com

az once kaydettim bunu ama sanki melodi tanidik geliyor ama hangi parca cikaramadim. tanidik bi parca mi bu? bilen var mi?

bu da ai versiyonu:
vocaroo.com
0
feel_me
(29.03.26)
youtu.be
Şunu andırıyor.
+1
Bruce
(29.03.26)
aa harbi benziyo. hani tam degil ama bir %70-75 benzerlik var gibi
0
🌸feel_me
(29.03.26)
tabudeviren
(29.03.26)
Bana bu iki parçayı anımsattı

Yansımalar - Sonbahar www.youtube.com

Yavuz Bingöl - Bahar gözlüm www.youtube.com
0
yurtsuz john
(29.03.26)
sonbahar da ayni sekilde mansur ney ve re minor tonunda. o yuzden benzerlik olmus olabilir.
0
🌸feel_me
(29.03.26)
(12)

Fenerli Trollerin Karşılıkları?

eisberg
Mesela Rıdvan aksu'nun gs ya da bjk'li karşılığı kişi var mı? Varsa kim? Ya da ahmet ercanlar, lube ayar, athena gökhan'ın?
Mesela Rıdvan aksu'nun gs ya da bjk'li karşılığı kişi var mı? Varsa kim? Ya da ahmet ercanlar, lube ayar, athena gökhan'ın?
-1
eisberg
(28.03.26)
galatasaray'da kimse parayla trollük yapmiyor
0
koela
(28.03.26)
Galatasaraylılar karın tokluğuna trollük yapıyor:)
-6
kizil karga
(28.03.26)
Bu güruhun beşiktaş versiyonu bülent uslu.
Galatasarayda bu seviyede biri olduğunu sanmıyorum.
0
cay koy geliyorum
(28.03.26)
Parayla trollük olması için bir propaganda peşinde olmak ya da camiada keskin çizgilerle ayrılmış cenahların olması lazım. Gs'de, biraz da başarı sebepli, bu dinamikler yok.
Karakullukçu geliyor benim aklıma, bilinçli olarak bu "boşluğu" doldurmaya çalışıyor ama verdiğin örnektekiler kadar düşemiyor.
-1
Bruce
(28.03.26)
var b*şar *zbey, h*l*k yür*k*l*
+2
biravekahve
(28.03.26)
GS'de bu denli yok.

Ercan ahmetler, Rıdvan, fenerli youtuberlar, en az 1 tane daha vardı patlayan sürekli hani kulaklıkla tahtaya puan yazan.

Beşiktaş net bulent - içlerinde en kötüsü bu bence.

Gs de bence: b*şar, haluq y*r*kli, ali naci small, emre k*plan, burh*n can, erinç b*lican, ferh*t Kızıltaş, hüseyin k*yıcı, ilhan t*ys*z, nevzat d*ndar, kadir ç*tinçalı, kağan d*rs*n, kaya t*m*l, serdar k*ll*ci, süleyman ro*s*p, uğur k*r*kullukçu, yakup ç*n*r; aklıma gelenler.

Bülent Timurlenk gibi isimler arttıkça düzelir, keşke her camiada olsa bir sürü, bir araya gelseler, dinlesek. Tadından yenmez.
0
baldan kaymak
(28.03.26)
Rıdvan Aksu, Ahmet Ercanlar, deniz akkaya, lube ayarında gsli trol yok ama erinç bilican ile bişardan nefret ediyorum yani dinlemek istemiyorum seslerini duyunca kulağım kanıyor. Gökhan dinçi de anlamıyorum bjklı mısın gsli misin bışarın yancısı gibi takılıyor onu da hiç sevmiyorum
0
Hallegadola
(28.03.26)
Rıdvanla Ahmet ercanlar ve bilicandan da engeli yedim bu arada
0
Hallegadola
(28.03.26)
GS'nin trole ihtiyaci yok ki. GS taraftarinin yuzde 80'i trol. Son donemde GS dominasyonuyla ne kadar coluk, cocuk, bebe varsa GS'li olmus sanirim. Bizim zamanimizda pokemon, cizgi film bilmemne vardi en azindan. Bunlarin hicbir hobisi, aktivitesi, zevki de yok sanirim. 7/24 sosyal medyada takiliyorlar Icardivekili, komutanOsimhen nikleriyle belese trolluk yapiyorlar. Sosyal medyanin icine ettiler resmen. Garibim Juventus taraftari kendince bir tweet atiyor GS maci hakkinda altta 1000 yorum, kufur girla:) Inanilmaz toksik ve kalitesiz bir kitle.
+1
freedonia
(28.03.26)
Galatasaray'ın trollü yok ancak birkaç tane akılsız spor muhabiri var. onlar da dışlanıyor zaten...galatasaray camiasında mantıksız yorum yapan bir şekilde dıslanıyor
0
monicapp
(29.03.26)
Gs'de bu kadar kafayı yemiş yok. Yoksa yukarıda ismi verilen bazı tipler baya kötüler ama asla bir Rıdvan aksu, ahmet Ercanlar, lube ayar seviyesinde değiller.
+2
logisticsmanager
(29.03.26)
Galatasaraylilarin her biri trol +1.

En akil olanini bile cevirip sorsan Fenerbahce kollaniyor, Fener'i sampiyon yapacaklar, o hakem zaten Fenerli falan diye milyon tane teori uretir sana. Hayir bir de doymuyorlar, o kadar kupa aldilar, basarili oldular, hala hepsinde anlasilmaz bir kin, nefret, tatminsizlik var. Yetistirdikleri cocuga bak: x.com
+1
speedy
(29.03.26)
(10)

harry potter dizisi neden yapıldı

semaforo de medianoche
filmler son derece popüler zaten ve seviliyor. aynı hikayenin neden dizisi yapıldı? yeterince iyi yansıtılamamış mıydı kitap öyle bir eksiklik var ve diziyle o mu giderilecek? veya tam tersi filmler daha düz bi uyarlamaydı dizide daha özgün ve farklı bir tarz mı denecek (amafragmanda öyle gözükmüyor
filmler son derece popüler zaten ve seviliyor. aynı hikayenin neden dizisi yapıldı? yeterince iyi yansıtılamamış mıydı kitap öyle bir eksiklik var ve diziyle o mu giderilecek? veya tam tersi filmler daha düz bi uyarlamaydı dizide daha özgün ve farklı bir tarz mı denecek (amafragmanda öyle gözükmüyor). harry potter markasını kullanarak para kazanmak dışında bir motivasyon var mı bu dizinin yapımında?
0
semaforo de medianoche
(27.03.26)
aynı kitleye aynı şeyleri satacaklar Harry Potter 1'i 10 yaşında izleyen çocuk şimdi 37 yaşında dolayısı ile nesil değişti

digital platform çocuklara satabilecek bir şey geliştiremediği için yeni nesile, yeni nesil harry potter satmaya çalışıyorlar. youtuber spiderman gibi.

herhangi bir sanatsal yanı yok yani
+1
duyurukullanıcısı
(27.03.26)
@duyurukullanıcısı: ben de böyle düşünüyorum da çok nerdü olmadığım bir dünya olduğu için bilmediğim bir sebebi mi var dedim.
0
🌸semaforo de medianoche
(27.03.26)
Filmler kitapların yarısını bile anlatmıyor.
Her sezon bir kitap anlatacak gibi duruyor, kitapları anlamlı kılan detayları vermek için mantıklı bir çözüm.
Yapabilirlerse tabii.
+1
Bruce
(27.03.26)
filmler tabi ki kitapların çok çok az kısmı. dediklerine göre her kitap 1 sezon olacak. umarım dedikleri kadar iyi yapabilirler. şahsen ben dizi olmasından memnunum serinin nerd ü sayılırım :) sadece mahvetmezler umarım diye düşünüyorum.

ayrıca tabi ki harry potter her zaman satıyor. jk rowling (ve hp ile para kazanan herkes) 8-10 kuşağına yetecek para kazanmıştır, kazanmak istiyordur. çöp olsa bile satacak sonuçta
+1
chanandler bong
(27.03.26)
Filmler kendi kuşağı arasında popüler ve seviliyor. Yeni nesil için çok "kendilerinden" bir şey değil.

Ayrıca zaten eski bir yapımı yeniden çekecekseniz en uygun zaman da tam olarak bu evre sanırım. İlgi tamamen söndükten sonra tutması daha zor.

Şu anda çıkıp tutacak bir dizi hem eskileri toplar, hep yenileri çeker hem de eski yapımları tekrar gündeme çeker. Bunların hepsi daha fazla para demek.
0
akhenaten
(27.03.26)
Öncelikle kısa cevabımı vereyim; her yeni nesil kendi serisini izlemeyi hak ediyor.

Diğer taraftan ise filmler popüler olabilir ama kitapları okuyan gerçek hayranları tarafından filmlerin sevilmesi gibi bir durum söz konusu olamaz çünkü çok büyük ölçüde filmlerin kitaplarda olmayan birçok kısmı olduğu ve bunun da kitapta hissettirdiği arkadaşlık bağı, samimiyet ve sevgi gibi konuları tam olarak almadığı bir gerçek. Bu nedenle sadece para kazanmak diye bakamayız. Fragmanda bile hikayeye sadık kalınarak uyarlandı gibi bir ibare var ve bu hayranların en çok istediği şey.

Filmlerde düşünülmeyen ve atlanılan, daha çok olması gereken şeyler dizide uzun uzun işleneceği ve aslına sadık olacağı düşünüldüğünde bu serinin eski jenerasyon olan 37 yaş civarı insanların bile kesinlikle izleyeceği bir dizi olacağı da su götürmez bir gerçek.
+1
mimetorg
(27.03.26)
ilk kitabını 2002'de 10 yaşındayken okuyan biri olarak filmlerin sevilme sebebinin bizim kuşağın bu kitap ve filmlerle büyümesi olduğunu düşünüyorum.
yoksa harry potter serisinde yüzüklerin efendisi gibi bir derinlik olmasa da filmlerinde yansıtıldığı kadar da çocuk kitabı/ filmi de değiller. kitaptaki karakterler büyüdükçe kitapların derinliği arttı.
evet bu serinin dizisinin çekilmesi beni mutlu ediyor, HBO tarafından çekilmesi daha da mutlu ediyor ama HBO'ya zenci snape, hint hermione tercihlerinden dolayı da sinirliyim.
+3
denizgonen
(27.03.26)
Ben Harry Potter Felsefe Taşı'nı ilk okumaya başladığımda 6.sınıftaydım. Son kitabı Ölüm Yadigarları' nı okurken ise lise sondaydım. İngilizce orijinali çıkar çıkmaz alıp okumuştum. Hayatımda büyük bir yeri var, sürekli bir sonraki kitabı bekledim, filmler çekilmeye başladığında da hep bir sonraki film nasıl olacak diye merak içindeydim. Bir Lotr bir de harry potter. benim bütün gençlik yıllarımı bunlar şekillendirdi:) o yüzden diziyi de izleyeceğim, umarım gerçekten kitapların verdiği hissi yansıtabilirler, filmler biraz üstünkörü kalıyor. Şu an ilkokul 4. Sınıfa giden oğlum da 1. Sınıftan beri Harry Potter'ın tüm kitaplarını okudu ve seriyi seviyor. Sınıfında harry potter seven başkaları da var, ama tüm seriyi okuyacak kadar da potterhead değiller. Yine de dizi ile beraber daha popüler olacağını düşünüyorum. Zenci snape beni de üzdü ama ilk bölümü izlemeden yargıya varmamaya karar verdim

Rings of power gibi olmaz umarım, izleyemedim o diziyi, katlanamadım yani:(
+3
kullanicadi
(27.03.26)
Açıkçası, tartışmanın her iki tarafını da anlıyorum. Bir yandan evet, Harry Potter dizisi zaten başarılı olmuş bir hikâyeden yeniden para kazanma girişimi gibi görünüyor. Seri hâlâ inanılmaz derecede popüler ve onu yeni nesil için “yeniden başlatmak” istemeleri mantıklı.

Ama bana daha ilginç gelen başka bir taraf da var. Filmler ne kadar seviliyor olsa da, gerçekten birçok şeyi basitleştirdi ve bazı kısımları çıkardı. Oradaki dünya daha “daraltılmış” hissediliyor ve bazı karakterler ile hikâye çizgileri derinliğini kaybetti. Dizi formatı ise bu hikâyeyi daha detaylı, acele etmeden, Hogwarts atmosferini — kitap hayranlarının çok değer verdiği o hissi — daha iyi yansıtma şansı veriyor.

Kişisel olarak buna temkinli bir ilgiyle yaklaşıyorum. Eğer sadece filmlerin bir kopyası olacaksa, pek anlamı yok. Ama eğer yapımcılar gerçekten kitaplara daha sadık ve derin bir uyarlama yapmaya çalışırsa, ortaya çok güçlü bir proje çıkabilir.

Sonuçta mesele “neden yapıldı” değil, nasıl yapıldığı olacak. Eğer ruhunu katarlarsa, filmlerle büyüyenler bile izler. Eğer katmazlarsa, bu sadece nostaljiden para kazanmanın bir yolu gibi hissedilir.

Eğer kitaplar ve onların uyarlamaları ilginizi çekiyorsa, edebiyat-evi.com ve kitapfuar.net sitelerindeki seçkilere göz atabilirsiniz — burada sık sık benzer konular ele alınıyor ve kitap önerileri paylaşılıyor.
0
Mike
(06.04.26)
para disinda bir motivasyon yok, hayir.

gercekten sanatsal bir kaygi olsaydi harry potter universe'inde gecen bambaska bir hikaye yazabilirlerdi mesela birkac sene once cikan oyunda oldugu gibi. veya 2026'da gecen yeni bir hikaye yazabilirlerdi, mevcut mantik bosluklarini falan olabildigince doldurarak. yani gelistirilebilecek cok yani vardi bence, oyleyken harry potter'in gidip mevcut kitaplarini sakiz gibi cignemeleri iyi niyet tasimiyor.
0
hot potato
(06.04.26)
(24)

alaturka vs alafranga tuvalet

antikadimag
sagdan bakiyorum soldan bakiyorum her yonuyle alaturka bana cok daha mantikli geliyor. squat gibi dogal bir pozisyona gore tasarlanmis, egzersiz oluyor. klozet ise oturmak icin. oldu olacak bacak bacak ustune de atalim kakamizi yaparken. ne tuhaf is.hepimizin evinde alafranga var da, siz hangisini m
sagdan bakiyorum soldan bakiyorum her yonuyle alaturka bana cok daha mantikli geliyor. squat gibi dogal bir pozisyona gore tasarlanmis, egzersiz oluyor. klozet ise oturmak icin. oldu olacak bacak bacak ustune de atalim kakamizi yaparken. ne tuhaf is.

hepimizin evinde alafranga var da, siz hangisini mantikli buluyorsunuz. neden?
📊 secimini yap, tarafini sec.

Bu anket sona erdi. 56 oy kullanıldı.

0
antikadimag
(26.03.26)
katılıyorum ama benim gibi kilolu veya fiziksel rahatsızlığı bulunanlar için malesef alafranga tek çözüm şu an.
0
faberkastelli
(26.03.26)
peki squat naturel, rahat sictik diyelim.

alafrangada mis gibi taharet muslugu var, sen masrapa ile debelenirken adam kicini yikayip cikiyor. mis gibi rahat rahat oturup sicmak varken, neden tek ayak uzerinde durup bukalemun gibi sekilde sekile girirek siciyoruz?

yaw reis kadar kuvvetli olsam, alaturkayi yasaklarim, yap bi kanun hukmunde kararname, bitti git. mis. tarihin karanliklarina gomulmesi gereken dandik bir sistem.
0
cooperr
(26.03.26)
alaturka belki pozisyon açısından daha doğru bi sıçma pozisyonu olabilir. ama bana hijyenik gelmiyor ve fazla o pozisyonda durunca kalkmak gerçekten zor. çocukken böyle bi era'm vardı. alafranga mis gibi artıları bende daha fazla.
0
ruhlardan esinlenen karga
(26.03.26)
kanalizasyon sisteminin var olduğu herhangi bir ortamda alaturka tuvalet olmasının bir manası yok.

Sıçma pozisyonu lafı da işin fantezisi. rahat pozisyon ne demek, otururken az sıçılıyor da çömelince çok mu sıçılıyor? Rahatlık ne demek ayrıca, dizlere binen yükün yarattığı rahatsızlığı niye es geçiyoruz. Başrol bağarsak mı, diğerleri uzuv değil mi?

Gamechanger hijyen konusu asıl, kalanı fasa fiso. Alaturka boka dokunma ihtimalini o kadar çok arttırıyor ki isterse çömelerek sıçan 10 yıl uzun yaşıyoru kanıtlasalar yine tercih edilmez.

Alaturka işi alışkanlık meselesi, tercih edilecek bir yanı yok; öyle alıştığınız için size öyle geliyor.
+3
Bruce
(26.03.26)
evet alaturka'da taharet muslugu ciddi problem. onu dusunmemistim. gerci bati'da taharet muslugu yok klozetlerde. bunu japonya ve turkiye gibi ulkelerde cozmusler.

bu arada japonya'nin en bilindik tuvalet markasinin ismi toto'ymus. cok komik geldi genel kultur olarak buraya birakayim.
+1
🌸antikadimag
(26.03.26)
Tasarım mantığı sadece boku deliğe göndermekten ibaret olan alaturka tuvalete oturup işediğinizde, tazyikli sidik tuvalet fayansından sekerek üstünüze başınıza sıçrarken bence bu konuyu tekrar düşünün.
+1
thracia
(26.03.26)
alafrangayı yere çok yakın konumlandırdıkları bir modeli var. en güzeli o.
0
ground
(26.03.26)
@bruce; alaturka'ya alisma mevzusu degil bu en son ne zaman kullandim hatirlamiyorum bile. pozisyon meselesi bosaltim sisteminin isini rahat yapabilmesi icin. bunun icin squatty potty denilen hedeler oneriliyor hatta. daha rahat oldugu bir gercek yani tamamen fizyolojik bir mevzu.

sicarken basrol bagirsak bence. diger turlu kosmak da dizlere zararli diye kosmayalim mi? her isin basrolu ayridir.

belki cozumu toilet stool almak olabilir. simdi yeni eve tasindim. bidet alirken aklima geldi.
0
🌸antikadimag
(26.03.26)
Yıllarca alaturkadan bihaber büyükşehir çocuğu olarak kesinlikle alaturka. Birisi de otururken sanki az yapılıyor da filan demiş. Aynen öyle oluyor, farkında bile olmuyorsun. Bağırsaklarında dışkı ile dolaşıyorsun. Alaturkada günde bir kerede hallettiğim dışkılamayı alafranga olan bir yere gittiğimde üç-dört keze bölünüyor. Bence ikisini uzun süreli deneyimlemeyen boş yorum yapmasın. Biz artık alaturkası olan ev bakıyoruz fakat zor bulunuyor ülkemizdeki frenk sevdasından.
0
adivar
(26.03.26)
tabii muhakkak tarafımızı seçmemiz gerektiğinden, renksiz bir dönemden geçiyoruz.

alaturka tuvaletin bahsettiğiniz rahatlığına sahip alafranga tuvaletler var, ve oyumu bu radikal tasarımlardan yana kullanmak istiyorum. ancak bakıyorum, boktan demokrasinizde hayata dokunanlara yine yer yok...
0
klassno
(26.03.26)
Mazoşist olsaydım alaturka derdim.
Diktatör olsaydım yasaklardim.
+1
logisticsmanager
(26.03.26)
alaturka hijyenik gelmiyor.
sanırım islami hassasiyetleri nispeten yüksek kesimler de alafrangayı hijyenik bulmuyor, ancak sebebini bilmiyorum.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(26.03.26)
@thracia
Öyle bir saçmalık olmuyor. Sallamışsın. Sıçrama esas klozette oluyor.
0
Cezcez
(26.03.26)
alaturkadan başkası kurtarmıyor beni. klozete bile tavuk gibi tüneyip yapasım geliyor.

squat tuvaletler rusyada da yaygın bu arada.
+1
yurtsuz john
(26.03.26)
Tuvaletten beklediğim en son şey bana egzersiz yaptırmak için tasarlanmış olması olurdu heralde. Her şeyin yeri ve zamanı var.

Sağlık açısından da, kimsenin klozette tuvalet ihtiyacını giderdi diye bir sorun yaşadığını sanmıyorum. Diğer taraftan çeşitli ameliyat, hastalık ve yaşlılık durumlarında alaturka kullanmak ya çok zor ya mümkün değil.

Klozetler konforlu, tuvaletten beklediğim şey de bu. Olabilecek en konforlu şekilde işlemi tamamlamak.

Bence kazanan net
+2
akhenaten
(26.03.26)
Alaturka hijyenik gibi görünse de klozette de işi bitirdikten sonra temizlik daha rahat ve hijyenik. Tabi bu dediğim taharet musluğu varsa.
0
runaway
(26.03.26)
alaturka çok kötü. en başta taharet musluğu yok. temizliği daha zor. su dökerken etrafa su sıçrayabiliyor. baya eski bi teknoloji otlağa çömelmek gibi. hijyenik değil asla.
alafranga öyle mi taharet musluğu var mis. oturabiliyorsun rahat rahat. etrafa su vs sıçramıyor.
0
jelly bear
(26.03.26)
alaturka tuvalet kullananlar pantolonunu veya ic camasirini cikartiyor mu comelirken? cunku orasi biraz genis ve bacaklarinizi iyice acmak durumundasiniz. yani pantolon, ic camasiri vs. ne varsa ya cikarmak ya da iyice genisletecek sekilde zorlamaniz gerekiyor. cok rahatsiz bir durum.
+1
Sour
(26.03.26)
@Sour hiç mi kullanmadın yav alaturka? Öyle bir zorluk yok
-4
Cezcez
(26.03.26)
tamam anti-emperyalizm vs de o kadar da değil; alaturka çok rahatsız. iş uzarsa daha da çekilmez çile. kadınlar çiş yaparken de aynı pozisyonda durmak zorunda. bunun menstrüasyonu ayrı dert (bir tek tampon için mantıklı olurdu), temizliği ayrı. yaşlandıkça hele iyice dert. dizleri çok zorluyor. anneannem iyice yaşlandığında tuvalete bakıcısı götürüyordu ve alaturkada durum nasıl olurdu hayal edemiyorum, kadını sürekli tutmak vs.

yaşasın klozet ve taharet musluğu.
+2
eileengray
(26.03.26)
alaturka daha hijyenik ancak evinizde bizde de bir zamanlar olduğu gibi yaşlı birileri varsa alaturka maalesef olmuyor.
0
bartholomew87
(26.03.26)
Fiziksel olarak Sağlıklı olan bir insan için en sağlıklı tercih alaturka tuvalet. Bunda bir tereddüt yok.

Ama squat pozisyonunda rahatsızlığı tetiklenen, bacak, diz, bel, gibi eklem ağrısı yaşayanlar için alafranga tuvalet daha doğru tercih olur.

Tuvalette uzun süreli durmak da başlı başına bir sorun. Alaturka tuvalette zaten uzun süre durmak çok mümkün olmuyor ve dışkının boşatılması pozisyon gereği çok daha az eforla gerçekleşiyor.

Klozette ise hem daha uzun süreler hem de daha çok efor(ıkınma) durumu yaşanması olasılığı yüksek.

Konu tuvaletten açılmışken çok önemli bir hatırlatma: tuvaletinizi ertelemeyin, vücut size sinyali vermeden tuvalete gidip yapmaya çalışmayın.
0
ezkaza
(27.03.26)
Biz alaturka diyoruz ama squat tuvaletler, yani cömelme tuvaletleri bircok asya ülkesinde var. japonya bunlardan biri.
ayrica bacak makata baski olusturdugu icin idrar ve gayta bosalimi tamamen gerceklesiyor. bu sebeple, evet, squat tuvalet daha saglikli.

disariya gelince, elalemin ciplak kicini koydugu yere ben kendi kicimi koymam. igrenc bir sey. sezlonga bile sergi acmadan oturmayan millet tuvalete üstüste kicini dayiyor.
özellikle kadinlar idrar yaparken alafranga tuvaletlerin üstüne degmeden is görmeye calistiklari icin her yeri idrarlatiyla püskürtürler. bu sebeple kadin tuvaletlerinin cogu les gibi sidik kokar ve hijyen acisindan acinasi durumdadir. disaridayken squat tuvalet/alaturka sansim varsa kesinlikle onu tercih ederim. bu ikilemi sadece japonya'da yasamam cünkü tahmin edersiniz ki japonya'daki alafrangalar squat tuvaletler gibi mis gibi, piril piril. tuvaletin ne kadar temiz kullanildigi da kültür ve görgü meselesi. evimde sadece alafranga tuvalet var ama evimde kullanan kisiler belli zaten.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.03.26)
Klozet nasıl alatyrkadan daha hijyenik, anlamadım. Bir tanesine kullanan herkesin her bölgesi değiyor, diperinde temas yok. Bir tanesinde malum bölge tuvaletin içinden santim yukarıda kalıyor, diğerinde yüksek. Taharet musluğu/maşrapa kullanamayanları da anlamıyorum. Zannımca, günlük hayatta çocukluktan itibaren hep öncelikle klozet kullandıkları için, alışmadıklarından, zor geliyor. Yoksa kağıdı ıslatıp sildikten sonra bir avuç su döküyorsun, o kadar. Hpv vb. bulaş risklerinde klozet hep daha tehlikeli. Ayrıca, gerçekten de bağırsaklar tam ve rahat boşalmıyor çömelmeden. Bence mevzu hangi tuvaletin daha mantıklı olduğu değil, herkes kendi alıştığında daha rahat ediyor.
0
yadigar
(27.03.26)
(3)

benzinlikteki kahveler

dedim ben sana
geçen bayram dönüşü shell'deki kahve makinasından cappuccino aldım. resmen ısıtılıp köpürtülmüş süt içtim. asla kahve tadı gelmedi. kahve dünyasının kahvelerini kullanıyorlarmış güya. rezaletti gerçekten. kahve gurmesi falan da değilim ama kahve tadı gelsin isterim içtiğim kahvede. deneyip memnun ka
geçen bayram dönüşü shell'deki kahve makinasından cappuccino aldım. resmen ısıtılıp köpürtülmüş süt içtim. asla kahve tadı gelmedi. kahve dünyasının kahvelerini kullanıyorlarmış güya. rezaletti gerçekten. kahve gurmesi falan da değilim ama kahve tadı gelsin isterim içtiğim kahvede. deneyip memnun kaldığınız var mı? teşekkürler
-1
dedim ben sana
(24.03.26)
Kahve dünyasının kahveleri de kötü ki...
Makinelerin ayarları yanlıştır, ben shell'den aldım birkaç kez beklediğimden iyiydi. Çekirdekler ne kadar taze, makineler ne kadar sık temizleniyor gibi durumlar var. O yüzden sütsüz seçeneklere yönelmek lazım.

Sbx'ın makinelerini kullanıyor bazı tesisler, oradakiler daha iyi.
+1
Bruce
(24.03.26)
Ben Shell'in kahvelerini beğeniyorum. Özellikle oradan almaya çalışıyorum çoğunlukla
0
umutt
(24.03.26)
Shell Select ve diğer istasyonlardaki benzeri çeşitlilik ve makinelere sahip yerlerden alışveriş yapmakta yarar var. Her makinenin kahvesi aynı olmuyor.
0
10551037
(24.03.26)
(3)

Bağdat Cad./Caddebostan Pub Önerisi

zen1th
Merhaba, Bağdat Cad./Caddebostan tarafında gidip memnun kaldığınız pub/bar öneriniz varsa paylaşır mısınız?
Merhaba, Bağdat Cad./Caddebostan tarafında gidip memnun kaldığınız pub/bar öneriniz varsa paylaşır mısınız?
0
zen1th
(24.03.26)
caddebostanda değil ama yakın public town - fenerbahçe.
0
orpheus
(24.03.26)
caddebostan kültür merkezi içindeki irish pub çok ideal
0
sanquis
(24.03.26)
OMA, pennylane
0
Bruce
(24.03.26)
(10)

Sakarya karasu neden ucuz

ceann deas
Daha once ayni sorunun beylikduzu versiyonunu sormustum beylikduzu diye esenyurttaki ev gosteriliyor vs yazilmisti. Karasudaki evlerde de mi ayni durum var? Denizi plaji gectim 2026 yilinda 1 milyona sifir daire alip barinma ihtimali gercek olabilir mi?
Daha once ayni sorunun beylikduzu versiyonunu sormustum beylikduzu diye esenyurttaki ev gosteriliyor vs yazilmisti. Karasudaki evlerde de mi ayni durum var? Denizi plaji gectim 2026 yilinda 1 milyona sifir daire alip barinma ihtimali gercek olabilir mi?
0
ceann deas
(22.03.26)
Denizi deniz değil, her sene kıyıdan yiyor. Dip dalgası bitmez, kirliliği bitmez.
İnsanı desen insan değil.
Tuzlu suya yakın çatım olsun diyen alıyor.

Ayrıca çok arz var, komşu kocaali dahil. Senede 5-6 kez geçiyorum oralardan, sürekli yeni inşaat.
+1
Bruce
(22.03.26)
Çünkü insan kalitesi iyi değil.
Denizi tehlikeli. Mevsimi kısa ve Zemin sağlam değil.
+2
huladancer
(22.03.26)
B*k gibi bi yer çünkü.
+5
Mcfly
(22.03.26)
Deprem riski var diye biliyorum
0
baldan kaymak
(22.03.26)
Görmesem deniz olan bir yer hakkında yapılan bu acımasız yorumlara asla hak vermezdim. Fakat evet gerçekten ne denizi ne insanı ne de çevresi hakkında ufacık olumlu görüşüm yok. Bermuda seytan üçgeni içinde kalan bir şehirde yer alıyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Her sene denizinde banko iki ölü oluyor
0
Hallegadola
(22.03.26)
Üniversiteyi Sakarya'da okudum. Bir kere gitmedim. O kadar uzak bir yer merkeze. Yaşamak için alacaksan Adapazarı, Serdivan ilçeleri için en az 1 saat sadece gidiş. O da arabayla. Paran çoksa alabilirsin. Yazlık olarak satarsın 10 yıl sonra.
-5
arbre
(22.03.26)
Komşu ilçesi Kocaali’de yazlığım var. 6 sene önce ailem fındık bahçesi almıştı öyle bir gönül bağı kurunca ben de yazlık aldım. Karasu’yu pek bilmiyorum ama deniz ciddi dalgalı girilebilir gün tek tük. Haricinde ben çok seviyorum Kocaali’yi yazlıkta çoğunluk beyaz yaka ve almancılar var bizim sahil tarafında. Sitenin havuzu olduğu için deniz de aramıyoruz pek. Arsamızın olduğu yer daha içerde onlar da emekli tayfa genelde. Muhafazakar bir çevre var ama kimsenin kimseye lafı sözü olmuyor. Kışın çok boş bir de. Dışarda sık vakit geçiren insan için kış sıkıcı olabilir. Ben çok arkadaşıma arsa / ev aldırdım. İmarsız arsa alanlar imar gelince güzel kazandılar. Marmaris’e bütçesi olan ordan alsın elbet dünyanın yedi harikasından değil ama benim gözümde fiyat performans bir yer. 1 milyona ben pek duymadım genelde Ekşioğlu düşük peşinat ve senetle satıyor o tarz bir kampanya olabilir ama genel olarak uygun fiyatlar zaten.
Adapazarı treninin devamı yapılacak Karabük’e kadar. Karasu limanı ve Kocaali istasyonları da olacak, organize sanayi genişliyor ben değerleneceğini düşünüyorum.
0
cilekli pasta
(22.03.26)
adapazarı nın muhafazakar kesiminin yazlıkları yer alır genelde muhafazakarsan keyif alabilirsin değilsen farklı gelebilir.
doğası güzel ama denizi çok tehlikeli. hafif yüzme bilenler için sahile biile inme derim.
0
deepex
(22.03.26)
tarikatlar bölgesi
0
croswell
(23.03.26)
(14)

kahve teklifine başka zaman denmesi

haistre
bir yakınımızın kızı olan bir diş hekimiyle birkaç seans süren bir tedavi sürecinde tanıştık. iş yerinde arada sohbet ettik, çay içtik, iletişim gayet rahattı. kişisel olarak detaylı sohbet ettik. ben de son görüşmede “müsait olursanız bir gün kahve ısmarlamak isterim” dedim. o da “teşekkür ederim,
bir yakınımızın kızı olan bir diş hekimiyle birkaç seans süren bir tedavi sürecinde tanıştık. iş yerinde arada sohbet ettik, çay içtik, iletişim gayet rahattı. kişisel olarak detaylı sohbet ettik. ben de son görüşmede “müsait olursanız bir gün kahve ısmarlamak isterim” dedim. o da “teşekkür ederim, başka zaman” dedi.
üzerinden 10 gün geçti. bu cevap sizce nazik bir ret midir yoksa gerçekten o an uygun değildi de geçiştirmiş olabilir mi? böyle bir durumda bir süre sonra tekrar yazmak mantıklı mı yoksa hiç kurcalamayıp kapatmak mı gerekir?
+1
haistre
(22.03.26)
Yol vermiş gayet ne nazigi
+6
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
İşini yaparken profesyonel davranan bir hanfendiymiş, bir sonraki basamak için gayet net reddetmiş. Kurcalamamak lazım.
+11
Bruce
(22.03.26)
Bundan daha net, nazikçe ret olamaz.
+8
wilhelmwasmuss
(22.03.26)
Siz zaten "müsait olursanız" demişsiniz yani pazartesi günü gibi bir gün belirtmemissiniz. O yüzden başka zaman diye absürt bı cevap vermesinden belli zaten ret olduğu bence.
+7
egerbiryolcu
(22.03.26)
nazikçe reddetmiş, hiç üsteleyip arayı bozmayın derim.
+4
neira
(22.03.26)
ucuz görünmemek için öyle demiştir. refleks olarak.
sen bi daha kapıyı gıcırdat.
-14
plastic_angel
(22.03.26)
Soruda da eksilenecek bir sey yok ya neyse...
Iki taraf da cok medeni davranmis. Siz nazikce teklif etmissiniz, o nazikce reddetmis. Yolunuza bakin.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.03.26)
nazik ret, üstüne düşünmene gerek yok.
0
orpheus
(22.03.26)
Ben içimde kalmasin diye bi kez daha sorarim, yine ayni cevabi alirsam daha da ustelemem
+1
narod
(22.03.26)
Ben içimde kalmasin diye bi kez daha sorarim, yine ayni cevabi alirsam daha da ustelemem. +1

Yani yok ya sağol diyememiş ama ikinci kez kibar bir dille teklif edersin. Benzer bir cevap alırsan, kendi yoluna devam.
0
put it in your appropriate place
(22.03.26)
belirsiz zamanda müsait değil. yani şu gün bu gün değil, herhangi bir gün müsait değil.

daha ne desin, nasıl reddetsin?
+2
babilfish
(22.03.26)
Beğensem bile o an tamam demezdim, geçiştirirdim çünkü öylesine denmiş olabilirdi. Beğendiysem 2.de kabul ederdim, gerçekten istemiyorsam 2.de reddederdim.
Gerçekten kendisiyle görüşmek istiyorsanız her cevaba hazır olarak tekrar teklif edin.
-4
mslny
(23.03.26)
elinizde telefonu varsa arayıp kahve teklifim halen geçerli diyebilirsiniz. kadınlar hafif ısrarcı erkekleri severler.
-4
nickini degistiren yazar
(26.03.26)
meali: ticari, bekleme yapma devam et, ticarii :D
0
cooperr
(26.03.26)
(12)

Yetiştirilme tarzınızda bir şeyi değiştirecek olsaydınız neyi değiştirirdiniz?

starbuck
Aileniz ya da bakımverenleriniz sizi yetiştirirken nerede eksik kaldı/hata yaptı/daha iyisini yapabilirdi sizce?
Aileniz ya da bakımverenleriniz sizi yetiştirirken nerede eksik kaldı/hata yaptı/daha iyisini yapabilirdi sizce?
0
starbuck
(21.03.26)
Disariya iyi görün, sorunlari kimseye anlatma, aile icinde yasanan aile icinde kalir kafasi.

Kücük, gecici sorunlar icin bu dogru aslinda. Ama küçük yaslardan itibaren annemle babam arasindaki büyük sirlari saklamak zorunda kaldim.

Bu beni gercek duygularini bastiran, sorunlarini anlatmayan ketum diyebilecegimiz biri yapti diye düsünüyorum.

Bunu degistirmek isterdim. Gecenlerde bumbledan biriyle bulusmustum. O da ayni seyi yasamis sonuc fucked up iliskiler ve baglanma sorunlari.
-1
Purple life
(22.03.26)
Annem beni (sözde) motive etmek, hırslandırmak için başkalarıyla kıyaslardı, daha iyisini yapayım diye. Yetişkinlik dönemimde bana çok zarar verdi; benim de kendimi başarı/ başarısızlık konusunda başkalarıyla kıyaslamam. Oysa herkesin yolu farklı; kimse hayata aynı koşullarda başlamıyor.
+1
Amaranta ursula
(22.03.26)
annem ogretmen olup pedagojik formasyon almis olmasina ragmen, babamla olan iliskilerindeki her problemi yansitti, kotu bir evlilikleri olmasina ragmen bosanmayip tum sorunlari ve dramayi ben ve kardesimin gozu onunde yillarca devam ettirdiler, bu durum tum karakterimi, kisiligimi, secimlerimi ne yazik ki etkiledi. Olmayacak bir iliskiyi zorlamayip bosansalardi herkes icin cok daha iyisi olurdu.

Bu nedenle sorunlu evliliklerin cocuk varsa devam ettirilmesinin, guya cocuk hatrina aslinda bosanmadan devam edilmesinin cok cok daha fazla cocuga zarar verdigine inaniyorum.
0
tuborg yesili
(22.03.26)
Zevk ertelemek, para biriktirmek, gelecek planı yapmak konularından haberim olsun isterdim.
+2
michael_knight
(22.03.26)
Koşullu seviliyor gibi hissettirildim. Özellikle babam sınav başarısına çok önem verirdi. 95 aldım diyelim, 95'ten daha yüksek not var mıydı diye sorardı. Var dersem hımmmmlardı. Akademik başarıya gelene kadar biraz özgüvenimi yükseltmeye çalışabilirlerdi, kendime sıfırdan özgüven inşa etmem zaman aldı. Tek çocuktum ve okula gidene kadar evde babaannemle kaldım, annem de babam da çalışıyordu, apartmanda yaşıtım yoktu. Sadece yazları yazlığa gittiğimizde sokakta yaşıtlarımla oynardım, onun dışında kışın evde yalnızdım. Okula başladığımda çok çekingendim, çok gürültülü ve kaotik gelmişti bana. Çooook utangaçtım 9 10 yaşlarına kadar, pek konuşkan da değildim. Sosyal kaslarım geç gelişti.

O yıllarda bu kadar kurs etkinlik falan yoktu sanki. Biraz neye yatkınlığım olduğunu anlamaya çalışabilirlerdi. Hipermobilitem var mesela, cimnastik için çok uygun olabilirdim. Normal insanlara göre daha esnek olduğumu çok geç yaşta öğrendim. Bence ebeveynler çocuklarının potansiyelini keşfetmeli.

Babam ben hastalanınca biraz fazla panik olurdu ve evham yapardı o hali beni çok korkuturdu. Keşke o kadar yansıtmasaydı. Çocukken sürekli ateşlenirdim babam da sen niye bu kadar hastalanıyorsun kızım. beni çok üzüyorsun, benim şekerim var seni kötü görünce yükseliyor vs sürekli böyle konuştuğu için belli bir yaştan sonra hastalıklarımı gizlemeye başladım. Boğazım acırdı ama şikayet etmezdim, kendimi zorlaya zorlaya yemek yerdim. Düşersem falan bir yerim morarırsa saklardım, bu hala böyle bu arada. Hastalık anlatmıyorum babama. Her şey çok güzel, hiçbir sorun yok, çok iyiyiz harici bişi söylemek içimden gelmiyor.
+1
kullanicadi
(22.03.26)
Sevgi gösterme biçimleri daha sağlıklı olabilirdi. Sevgilerini hissetmediğimi söyleyemem ama bende çok geç farkına vardığım belli sorunlara sebep olduğunu anladım.
0
Bruce
(22.03.26)
Utangaçlıktam ötürü insanlarla iletşm kurmakta hep çekindim. 40 yaşına geldim, birisine ilgi duysam bile hala herhangi bir şekilde yaklaşamıyorum. Kafamın içindekileri bir kağıda dökmek beni tek rahatlatan şey olsa da buna gerek duymamayı isterdim..
0
rakicandir
(22.03.26)
Ben de bunu zamanında çok düşünüp çok eleştirmiştim ama artık bi eksik görmüyorum çünkü öyle olmasaydı şu an ben, ben olduğum kişi olmazdım.
0
truf
(22.03.26)
Ne değişseydi iyi olurdu kısmını geçiyorum. Ailem beni iyi ki sevgilim varken ve sevgilimle beraber "çocuk istiyor muyum?" meselesine duyuru açacak kadar kafa yorarken, Bumble'dan tanıştığım adamlarla date e çıkan biri olarak yetiştirmemiş. Kendilerine teşekkür ederim.
0
huladancer
(22.03.26)
1. mutsuzluklarımı çocuğuma yüklemezdim: "ben üniversite okuyamadım, ailem çok fakirdi, babanın ailesi beni hiç sevmedi, baban hiç arkamda durmadı, görmek istediğim ülkeleri göremedim, kitap yazacaktım, yazamadım" vb. vb. daha tonlarca şey. evin içinde sürekli çok mutsuz ve çok öfkeli bir anne. mağdur kimliği. çocuğu sürekli dolaylı yoldan suçlu ve borçlu hissettirme. bunu yapmazdım sanırım çocuğuma, ona bu kadar olumsuz duygu yüklemeye kıyamazdım.

2. çocuğuma mentorlük ve rehberlik yapardım: benim hayatımda sadece çok katı kurallar ve yasaklar vardı. uymamayı aklımdan geçirdiğim anda karşılaştığım şey ise müthiş bir öfke olurdu. mesela bir arkadaşımla görüşmem yasaklanırdı ve görüşmesem, sadece sokakta selam versem bile evde müthiş şiddetli bir kavga çıkardı. ama yasağın nedeni nedir, o nasıl biridir, zararı ne olur, 1 kez bile anlatılmazdı. hayata dair duygusal rehberlik yapmış olmalarını isterdim. bak kızım, şu kişiyle görüşmeni şu nedenlerle doğru bulmuyorum, şu sakıncaları olabilir vb. gibi anlatsaydı keşke. çünkü uslu ve dinleyen bir çocuktum, ergenlikte dahi. dinler ve anlamaya çalışırdım. hayata dair 30-35 yaşımdan sonra farkına vardığım gerçekleri o yaşlarda annemden dinlemiş olmayı çok isterdim.
0
la lykia
(22.03.26)
"aman bir meslegin, altin bilezigin olsun" yerine "aman para kazanmayi ogren, girisimci ol" kafasiyla yetistirilmek isterdim.
0
cooperr
(22.03.26)
Çocukluğum travma üzerine travma ile geçti. Yetimhaneye bırakılsaymışım daha iyi olurmuş. Daha iyi yapsaydılar diye tek bir şey aklıma gelemiyor.

Her yaptığım, her başardığım bunlara rağmen. Orta okulda ayakkabımın altı delik olduğu için içine karton yerleştirirdim. Öyle minik bir şey de değil. Sadece dış yüzeyi var ayakkabının. Altta baş parmak biraz tutuyor, gerisi boş, gerisi karton koli. Bununla yarışa katılıp birinci geldim. Koli yırtıldı, betonda ayaklarım soyuldu. Beden hocası görüp babama haber verince evde üvey anneden oklavayla dayak yedim. Dayak yemediğim gün istisna sayılırdı. Hiç hatam olmasa bile kulaklarımdan kaldırıp kaldırıp duvarda sektirirdi beni. Duvarda kan lekeleri. Allah’a yalvarırdım acısını geçirsin diye.
0
gabe h coud
(23.03.26)
(41)

Ekşi Duyuru'ya yeni bir özellik geldi: Gruplar

compumaster
Artık kendi topluluğunuzu oluşturabilirsiniz. Reddit'teki subreddit mantığına benzer şekilde, herkes ilgi alanına göre bir grup açabilir ve o grubun içinde duyuru paylaşabilir.Gruplar nasıl çalışıyor?Üst menüdeki Gruplar sekmesinden mevcut grupları görebilir, gruplara katılabilir veya kendi grubunuz
Artık kendi topluluğunuzu oluşturabilirsiniz. Reddit'teki subreddit mantığına benzer şekilde, herkes ilgi alanına göre bir grup açabilir ve o grubun içinde duyuru paylaşabilir.

Gruplar nasıl çalışıyor?

Üst menüdeki Gruplar sekmesinden mevcut grupları görebilir, gruplara katılabilir veya kendi grubunuzu oluşturabilirsiniz. Her grubun kendine ait bir sayfası, üyeleri ve yöneticileri var.

Grup oluşturmak için hesabınızın en az 6 aylık olması, en az 5 duyuru ve 10 cevap yazmış olmanız gerekiyor. Bu sayede spam grupların önüne geçmeyi hedefliyoruz.

Her grubun bir kısa ismi var ve /g/kisa-isim şeklinde erişilebiliyor. Grup adı sonradan değiştirilebilir ama kısa isim kalıcı.

Grup içindeki duyurular ana sayfada (bugün, her bir şey) görünmüyor. Sadece grubun kendi sayfasında listeleniyor. Kategoriler (soru, duyuru, müzik vs.) gruplardan bağımsız, aynen devam ediyor. Bir duyuru hem bir kategoriye hem bir gruba ait olabiliyor.

Gruplarda üç farklı görünürlük ayarı var:

- Sadece üyelere: Üye olmayanlar içeriği göremez
- Herkese açık görünüm, sadece üyeler yazabilir
- Tamamen açık: Herkes görebilir ve yazabilir

Grup sahipleri kendi moderatörlerini atayabilir. Grup moderatörleri duyuruları sabitleyebilir, üyeleri çıkarabilir veya yasaklayabilir ve üyelik başvurularını onaylayabilir.

Grup içindeki şikayetler site moderatörlerine değil, grup yöneticilerine gidiyor. Yani bir duyuruyu bildirdiğinizde bunu grup sahibi ve moderatörleri değerlendiriyor.

Site moderatörleri tüm gruplara erişebilir, uygunsuz grupları yasaklayabilir ve sahipsiz kalan grupları yönetebilir.

Gruplarım bölümü sol panelde kategorilerin altında görünüyor. Üye olduğunuz gruplardan en son duyuru paylaştığınız 5 tanesi orada listeleniyor.

Bu özellik henüz yeni. Eksikler ve hatalar olabilir, geri bildirimlerinizi bekliyorum. Keyifli gruplar oluşturmanız dileğiyle.
+7
compumaster
(20.03.26)
''Site moderatörleri tüm gruplara erişebilir, uygunsuz grupları yasaklayabilir''

istemem eksik olsun
-13
yurtsuz john
(21.03.26)
grup kurup silsen bile sağdaki GRUPLARIM menüsünden silinmiyor.
0
co2s2
(21.03.26)
Olumlu bir gelişme gibi görünüyor ama biraz erken sanırım. Bunun yerine ana sayfada açılacak duyurulara yeni kategoriler eklense daha iyi gibi yoksa ana sayfadaki hareketlilik azalacak. Zayen azalmıştı .

Zamanla açılacak gruplar gözümün önüne geldi de :)
zurna, beginner, ayna , yalnızlar, boomer, Z kuşağı, depresyondakiler, kripto, reddedilenler, batıda bohem doğuda derbeder olanlar, alış veriş rehberi, karşı cinse nasıl yürüsem?..

Neyse..hep deriz duyuruda nitelik öne çıkmalı .
+2
diyecevaplandı
(22.03.26)
compü çalışıyor, helal olsun compü!
-1
duyurukullanıcısı
(22.03.26)
compü angelusun yaptıklarını böyle unutturacağını sanıyor galiba. siteye eklediği yeni özellikleri kendisi ekibiyle takılabilir, bizlik bir şey yok.
-9
Rondak
(23.03.26)
Üye olmayanların giremeyeceği, göremeyeceği grup duyuruları ve cevaplarını , son cevaplananlar başlığında da göremezsek iyi olur.

Kendileri çalıp kendileri oynasın. Görmeyelim hiç.
+1
Mirket
(23.03.26)
Gruba nasıl gireceğim. Moda mı mesaj atmak gerekiyor
-1
tolgan
(23.03.26)
Katil dugmesine basiyorsun uyelik onayi gerekirse soyluyor. Sahibi onayliyor.
0
🌸compumaster
(23.03.26)
Reddit'te gruplara onaysız üye olabiliyorsun. Üye olmadan içeriği görebiliyorsun. Grupların akışına gelmesi için taglemek gibi bir şey. Burada akış için content ve kullanıcı az. Kapalı gruplar, onay süreci etkileşimi azaltır diye düşünüyorum.
+1
gabe h coud
(24.03.26)
Gruplara eklenen sorular tarayıcıdayken ana sayfaya düşmüyor, fyi.
0
Bruce
(25.03.26)
Anlamadim?
-1
🌸compumaster
(25.03.26)
Edit: Duzeldi. Tesekkurler compu.

Telefondaki browserdan girince layout degismis sanirim, sagdaki dropdown reklamin arkasinda kaliyor veya acilmiyor tam. sekmelere erisilemiyor. ios.
0
eileengray
(25.03.26)
Bildirim özelliği de gelmiş. Sağ üst köşede zil işareti var.
0
rock n roll
(25.03.26)
gruptaki mesajların ana sayfa akışına düşmemesi gerekiyor zaten. bug değil, özellikle öyle.

asıl; uygulamada ana sayfada çıkıyor olması bug. daha doğrusu grup özelliğinin uygulamaya henüz entegre edilmemiş olmasından kaynaklı.
0
kibritsuyu
(25.03.26)
dediğinize cevap olarak, grup üyelerinin akışına kesin düşmesi gerekmez mi? yoksa sürekli gruplarımıza girip girip soru var mı diye kontrol etmemiz gerekiyor. redditte bile üyeysen önüne düşüyor.
+1
eileengray
(25.03.26)
Gruplar sayfasina gidersen dusuyor tum gruplarin orada
0
🌸compumaster
(25.03.26)
bildirimlere de düşüyor, zilin üstünde sayı yazıyor, tıklayınca hangi grupta ne olmuş gözüküyor.
0
kibritsuyu
(25.03.26)
bildirimler çok karışık bu aşamada, sadeleşirse dediğiniz olur tabii. mesela mesaj gelince hem mesaj ışığının yanması hem de bildirim gelmesi gereksiz geldi, bildirim kısmında yer kaplıyorlar ve diğer şeyler gözden kaçıyor. telefonda görmek daha da zorlaşıyor. bildirimden girmezsek bildirim sayısı düşmüyor vb. gibi şeyler.

bir de gruplarda ve ana akışta aynı sorular açılmak zorunda kalınacak. herkes üye değil sonuçta. hatta az kişi olduğundan grup kullanımı gereksiz gelmeye başlayacak. duyuruya rakip bir mini duyuru gibi olmuş. bence grup duyuruları üyelerinin akışına düşmeli.
0
eileengray
(25.03.26)
biraz önce müzik grubunda bir duyuru açacaktım ama alışkanlık normal duyuru açıp kategoride müzik seçtim. grupta açılmamış oldu valla sil tekrar yükle yapmak da istemedim.

bence duyuru açarken kayıtlı olduğumuz grupları da seçme şansı olsa direkt o grup sayfasında da çıksa iyi olabilir. tag gibi.

ama yapılabilir bir şey mi bilemem. yine de her şey için teşekkürler
0
AlsterWasser
(25.03.26)
Tek bir grup açma hakkı mı var?
0
tithousand
(26.03.26)
her 24 saatte, evet.
0
🌸compumaster
(26.03.26)
compu merhaba, kapalı bir grupta günler önce açtığım bir duyurunun üye olmayan bir kişi tarafından bugün akışta göründüğü söylendi. Mümkün mü böyle bir şey?

www.eksiduyuru.com
0
eileengray
(26.03.26)
Saçma. Beğenmedim.
Zaten 200 kişiyiz. Bu 200 kişinin 100 tanesi de 10’lu 20’li gruplar içinde takılacaklar kalacak 100 kişi.
E hareket azalınca o 100 kişi de gidecek.

Bu grup özelliği faydalı değil bilakis zararlı bence şu aşamada.
10 bin kullanıcı her gün ziyaret ettiği zaman belki gerekebilir.
0
michael_knight
(26.03.26)
android uygulamasına henüz grup özelliği entegre olmadığı için, uygulamadan girenlerde grupta yazılanlar da akışta çıkıyor. muhtemelen uygulama kullanan biri orada gördü.
0
kibritsuyu
(26.03.26)
Aslında kendisine uygulama üzerinden mi diye sordum, browserdan girmiş. bug o zaman herhalde?
0
eileengray
(26.03.26)
ha bir de browser'da akışta değil ama son cevaplananlar penceresinde çıkıyor. belki onu söylüyordur.

ben mod olduğum için dahil olmadığım grupta yazılanları da görebiliyorum, o yüzden tıklayınca açılıyor. ama herhangi bir kullanıcı son cevaplananlarda gördüğü kapalı grup duyurusuna tıklayınca ne çıkıyor bilmiyorum. pasta dilimi çıkıyor olsa gerek.
0
kibritsuyu
(26.03.26)
Bana tam adım adım ne gördüğünüzü ve ekran görüntüsunu paylaşın lütfen zor bulması yoksa bana
0
🌸compumaster
(26.03.26)
Onaylık gerektirmesin özelliği bozuk, çalışmıyor, kaydet diyince uygulamıyor
0
baldan kaymak
(26.03.26)
baldan kaymak duzelmis olmali
0
🌸compumaster
(26.03.26)
Gruplar fasilitesi duyuru tarihindeki belki en kompleks güncelleme olduğu için, eksiği-gediği çok oluyor, normal. (Eline sağlık compu)

Benimkisi bug mı, değil mi bilmiyorum ama, açık grup olan kitap grubuna üye olmamama rağmen, duyurularına cevap yazabiliyorum. Bu, olması gereken şey mi yoksa hata mı?

Şimşek hızında edit: Evet, “herkese açık/herkes yazabilir” seçeneği varmış…
0
yadigar
(27.03.26)
olmamasina yazsini bu sekilde kullanimini ilk kez gordum, cok yaratici, masallah.
+2
🌸compumaster
(27.03.26)
yalnız ekşi duyuru kitap grubu "hiçbir zaman herkese açık herkes yazabilir" olmadı.

"herkese açık, sadece üyeler yazabilir" şeklinde grup.

eğer bu durumda da üye dışı yazılabiliyorsa o zaman belki burda bir bug olabilir.
0
AlsterWasser
(28.03.26)
Ekşi duyuru kitap grubuna hiç üye olmadım. Grup sayfasında üyeler arasında görünmüyorum:
www.eksiduyuru.com
Cevap yazdığım duyuru da burada:
www.eksiduyuru.com
Demek ki bug…

Edit: Üye olmamış olmamın özel bir nedeni yok. Olurum illa ki, şu anda üyle olmadan da görüntüleyip cevaplayabiliyorum nasıl olsa :)
0
yadigar
(28.03.26)
Bu bahsedilen bug tamamen gizli bir grupta da oldu. Bu grupta açılan bir duyuru browserda herkesin akışına çıkmış, üye olmayan birisi de cevap yazabilmişti.
0
eileengray
(28.03.26)
Sanırım üye listesinde sadece ilk 50 gözüküyor şayet bu da bir bug değilse. üye olsan da listede çıkmayabilir @yadigar :D ama bekleriz :)

edit: 50 görüntüleme limiti düzeldi.
0
AlsterWasser
(28.03.26)
bug yazmaya gelmiştim yazılmış daha önce de ama devam ediyor. kullanıcının duyurularına ve verdiği cevaplara girince kapalı gruplardaki gönderiler herkes tarafından okunabiliyor. siteye giriş yapmadan denedim.
+2
mezzosprite
(31.03.26)
duzelmis olmali.
0
🌸compumaster
(31.03.26)
düzelmiş teşekkürler
0
mezzosprite
(31.03.26)
ana sayfada sağ tarafta, gruplarım kısmında yer alan katıldığımız grupların listesinde, eğer herhangi bir grupta yeni bir duyuru varsa o grup ismi renkli görünecek şekilde ayarlanabilir mi?
0
emfuzi
(02.04.26)
Compu bir şey deniyor herhalde, tüm bildirimler gitti.
-1
douchebag
(02.04.26)
yoo?
0
🌸compumaster
(02.04.26)
(11)

Renkli Oje Sürenler

AlsterWasser
renkli oje süren arkadaşlar erkek/kadın/diğer farkmaz.ojeli iken evinizde beyaz veya açık renkşi renkli beyaz eşya, dolap, çekmeceleriniz falan oje renginden çiziliyor mu? böyle izler bırakıyor musunuz arkanızda?
renkli oje süren arkadaşlar erkek/kadın/diğer farkmaz.

ojeli iken evinizde beyaz veya açık renkşi renkli beyaz eşya, dolap, çekmeceleriniz falan oje renginden çiziliyor mu? böyle izler bırakıyor musunuz arkanızda?
0
AlsterWasser
(20.03.26)
Hayır.

İyice kuruyunca bulaşmaz. Tam kuruyana kadar dokunmuyorum hiçbir yere :)
0
rock n roll
(20.03.26)
Çiziliyor ve sinir bozucu. Mutfak dolaplarım artık nasıl bir boya mıdır kaplama mıdır bilmiyorum, çıkma da çıkmıyor. Eve artık kırmızı ojeli kadın sokmayacağım neredeyse.
+1
Bruce
(20.03.26)
Hayır, ojenin üstüne kurutucu katman da sürerim ben belki etkisi oluyordur öneririm.
0
mutekebbir
(20.03.26)
Maalesef, top coat bile sursem oluyor :(
Yasanmislik katiyorum diyerek avuntuluyorum kendimi💅
0
tuborg yesili
(20.03.26)
Evet lol
Evin kapisinda falan aralarda kirmizi cizgiler var. Kan gibi duruyor. Oje kuru olsa bile bir yere sürtünce iz kaliyor.

Kitap sayfalarinin arasinda bile var.
-1
Purple life
(20.03.26)
tam tersi oluyor sadece. eşyalar tırnağımı çizip ojeyi kaldırıyor.
0
eileengray
(20.03.26)
Evet özellikle kırmızı ojede kaçınılmaz oluyor. Kitap, duvar, kapı her yerde iz oluyor.
0
ekimoloji
(20.03.26)
kalıcı ojeye geçtiğimden beri böyle bir sorun yaşamıyorum. önceden oluyordu evet.
0
art cat chocolate
(20.03.26)
@eileengray+1
0
Amaranta ursula
(20.03.26)
Arabamın kapı kolu rengarenk çiziklerle dolu
0
kaptan maydanoz
(21.03.26)
Oluyor fakat aseton ile kolayca temizleyebilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(21.03.26)
(6)

Elektrlikli otomobiller

baldan kaymak
Şimdi bile benzin istasyonlarında sıra oluyor.Nitekim bu araçlar için sokakta park alanı bile yokken şarj alanları yetmeyecek. Sizce de pek yakında sokaklar bataryası olmadığından hareket edemeyecek olan araçlarla dolmayacak mı?Şarj süreleri sebebi ile de devasa kuyruklar oluşmayacak mı?
Şimdi bile benzin istasyonlarında sıra oluyor.

Nitekim bu araçlar için sokakta park alanı bile yokken şarj alanları yetmeyecek. Sizce de pek yakında sokaklar bataryası olmadığından hareket edemeyecek olan araçlarla dolmayacak mı?

Şarj süreleri sebebi ile de devasa kuyruklar oluşmayacak mı?
0
baldan kaymak
(12.03.26)
Şarj işlerinde ayrı istasyona bağımlılık olması şart değil ki. Evlerin önünde de olabiliyor. Türkiye'de ne kadar yaygın bilmiyorum ama yaygın olan yerler var. Bildiğimiz istasyon düzeni olsa yetmezdi tabii.
0
mbond
(13.03.26)
Şarj süreleri gittikçe kısalıyor. Elektrikli istasyon kurmak benzin istasyonu kurmaya göre daha kolay, tehlikesi ve teknik altyapısı daha uygun. Bütün otoparklara uygulanabilir bir sistem ayrıca.

Ki hepsinden bağımsız, benzine göre en fark yaratan avantajı mobil şarj istasyonu diye bir şey var. Yolda kaldığında geliyor dolduruyorsun.

Bunların hepsinin maliyeti zamanla azaldığında akaryakıta göre daha avantajlı olacak. Benzinin olmadığı yer çok, elektriğin olmadığı yer mi var?
0
Bruce
(13.03.26)
Talep kadar arz oluşur. Kimse zarar etmek için boş bekleyen istasyon kurmaz. Piyasadaki EV araçların oranı yükseldikçe istasyon sayısı da artacak. Akaryakıt istasyonları gibi güvenlik kısıtlamalarının bir çoğundan muaflar ve çok daha az yer kaplıyorlar. Aslında sayıları şaşırtıcı derecede büyük bir hızla artıyor.
0
mikro patlama
(13.03.26)
En kötü evin penceresinden kablo uzatır şarj ederiz.
0
kaptan maydanoz
(13.03.26)
uzun yollarda bu sıkıntı olabilir. babam elektrikçi bir çok iş yerine ve eve şarj istasyonu kurdu. türkiye geç adapte olur dendi ancak gayet hızlı adapte olduk. ayrıca evin penceresinden kablı uzatıp şarj edende çok.
0
mikahakkinen
(13.03.26)
kısa vadede tüm araçların elektrikli olacağını ve her yerde kuyruklar olacağını düşünmüyorum. ben yılda 20 kereye yakın istanbul-çanakkale arası gidip geliyorum, 2-3 kere istanbul-antalya, 1-2 kere de istanbul-marmaris yapıyorum.

elektrikli araçlar hala uzun yola uygun değiller. ortalamanın altında bir hızla gitmek durumundalar ve sık sık durumundalar. acil bir durumda istanbul-çanakkale arasını hızlıca gitmek mümkün değil.

ancak yavaş yavaş menziller artıyor, şarj süreleri kısalıyor, şarj istasyonu sayısı artıyor.
0
co2s2
(13.03.26)
(6)

Void markasi

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, daha önce var mıydı bu marka bilmiyorum ama on gündür lise ogrencisi herkesin uzerinde bu eşofmanları görüyorum. Ben mi çok geri kalmışım? Sizler biliyor muydunuz bu markayı? Tesekkurler
Merhaba, daha önce var mıydı bu marka bilmiyorum ama on gündür lise ogrencisi herkesin uzerinde bu eşofmanları görüyorum. Ben mi çok geri kalmışım? Sizler biliyor muydunuz bu markayı?

Tesekkurler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(09.03.26)
İlk defa duydum şimdi.
0
Bruce
(09.03.26)
Gençler arasında bu kadar yaygın olunca çok bilindik ama ben bilmiyorum diye kendimi garipsedim.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(09.03.26)
gen z kardeşime sordum; fazla “affordable” bir marka, her türden insan giyiyor diye burun kıvırdı. basit buluyormuş. ben duymadım daha önce.
0
eileengray
(09.03.26)
kotunun iyisi bir markaydi diye hatirliyorum, bir bu bir de jump.
0
cooperr
(09.03.26)
Teşekkürler, yalniz olmadığıma sevindim 😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(10.03.26)
Duymadim hic.

Trendleri gec fark etmek hatta fark etmemek kesinlikle yaslilik alemeti bence.

Googledan baktim da bu fazla teenage isiymis. Duymamamiz normal o zaman bence.
-1
Purple life
(10.03.26)
(7)

babanın ölmesi vs annenin ölmesi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
hangisi daha çok acıtır?
hangisi daha çok acıtır?
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.03.26)
İkisi de ayri. Allah basimizdan eksik etmesin
0
die fetten jahre sind vorbei
(08.03.26)
Annenin ölmesi.
Anne genellikle daha sonra ölüyor ve aile evi onunla birlikte kapaniyor.
+4
Purple life
(08.03.26)
Hangisini daha çok seviyorsan onunki acıtır.
0
Bruce
(08.03.26)
Düşünemedim. Kıyas edemedim acıyı.

Ama yalan değil Allah her ikisine de uzun ömür versin fakat sıralı ölüm versin. Babam önden gitsin derim çünkü tek başına yapamaz perişan olur. Aynı şeyi kayınpederim için de söylüyorum. Tersi zor oluyor
0
Hallegadola
(08.03.26)
annemi yaklaşık 1 sene önce kaybettim. babam çok şükür hayatta, ömrü uzun olsun. hayatım boyunca babamın ölmesinden korktum, annem sapasağlamdı ve ona hiçbir şey olmaz gibi geliyordu. ama o ölünce bambaşka birine dönüştüm. acısını tarif edemiyorum. çocuk halim de onunla beraber ölmüş gibi hissediyorum, o yüzden her şey çok karanlık geliyor.
0
ayalensoledad
(09.03.26)
babanın ölmesinin sonuçları ülkemizde çok trajik olabilir. maddi olarak çöküş yaşanabilir. icralarla karşı karşıya kalınablir. bu durum aile fertlerinin eğitimine bile etki edebilir. bir şekilde ailr dış tehdit ve tehlikelere daha açık hale gelebilir.
anne öldüğünde ise acısı daha çok olur. unutmak çok uzun sürer. boşluk hissi hiç kapanmaz.
0
ground
(09.03.26)
kişiden kişiye değişir tabi ama babam için 3 gün ağladım, annem için 3 senedir ağlıyorum
0
mezzosprite
(09.03.26)
(11)

En son ne satın aldınız

arbre
Neler aldınız? Memnun musunuz? Fikir olması için soruyorum. Bilmediğim bir şey öğrenebilirim.
Neler aldınız? Memnun musunuz? Fikir olması için soruyorum. Bilmediğim bir şey öğrenebilirim.
-5
arbre
(08.03.26)
Belki 30 yıl sonra Adapazarı'na gittim.
Bayram yaklaştığı için yeğenlere oyuncak, kuzenlere ve enişteye tesbih, halaya eşarp, gelin hanıma iki adet şal, babaya bir kazak aldım.
Yarın da annemin doğum günü, muhtemelen bir de çıkıp ona bir şeyler alacağım.
0
rakicandir
(08.03.26)
Belki alacak olan varsa faydalansın diye yazıyorum; 400 adet kapsül kahve alana kapsül kahve makinesi hediyesi vardı Tchibo da. Az önce bunu aldım. Çok kahve tüketiyoruz ama bazen de yazık oluyor diye acaba bazı anlarda tek bardak için kapsül kahve de mi yapsak diyorduk. Kahve israfını azaltmak için deneyeceğiz.
+1
a perfect lie
(08.03.26)
Xiaomi air purifier aldım, elle tutulur gözle görülür bir etkisi yok, yine de bir ferahlık var. Placebo kesinlikle değil, faydasını hissediyorum.

Ev tipi yürüyüş bandı aldım. Şimdiye kadar neden almamışım, kesinlikle faydalı.
0
love and trust
(08.03.26)
İş için gittiğim yerden hediye olarak magnet aldım. Yaratıcılığın öldüğü bir alışveriş hahaha
0
peki madem
(08.03.26)
Mop işini bu sefer çözdüm diye umuyorum.
app.hb.biz
0
Bruce
(08.03.26)
Bruce, bundan ben de aldım. Şöyle bir sıkıntısı var. Islak havlunun sadece bir tarafını (yere değen) kullanabiliyorsun. Aparata takılı tarafı kullanamıyorsun. O açıdan çok verimsiz.
-4
🌸arbre
(08.03.26)
tv ünitesi aldım. memnunum.
-Calvin Hazeran Tv Ünitesi, 180 Cm-
0
potsdamer
(08.03.26)
Bir evde olması gereken ne varsa 1 hafta içinde hepsini aldım; mutfak gereçleri, beyaz eşya, halı, perde, mobilya bir sürü ihtiyaç. En son bu sabah uzatma kablosu aldım, aynı anda type c ve usb girişi bulunandan. Bunu önerebilirim, çok kullanışlı
0
purplee
(08.03.26)
gardırop aldım. şimdi de bisiklet alacağım ama bisiklet fiyatlarını görünce o paraya motor alırım diyorum.
0
dr doofenshmirtz
(08.03.26)
Xiaomi'nin masa üstü su sebili var onu aldım. Anında kaynar su veriyor, soğuk su deposu da var içinde sıcaklığını kendin ayarlayabildiğin düzeyde soğuk su da veriyor. Fena değil ama biraz gürültülü çalışıyor ve soğuk suyun en yüksek sıcaklığı 15 derece benim için hâlâ bir tık soğuk, yine biraz soğuk biraz oda sıcaklığı su karıştırıyorum.
0
nundu
(09.03.26)
elektrikli bisiklet. asiri memnunum, en son ne zaman bisey icin bu kadar heyecanlandim hatirlamiyorum. calisirken acip resimlerine filan bakiyorum asdgasdfas

canim bisikletim.
+1
taurina
(10.03.26)
(10)

Şu saatler vintage diye aldım dolandırıldım mi sizce?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Bu ikisine beraber 600 tl vermiş oldum. Çalışıp çalışmayacağını dahi bilmiyorum pil değişimi yapılırsa. Birine swiss diye verdim ama kazıklandım mi sizce?https://soz.lk/i/ap09y7ja Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
Merhaba arkadaşlar,
Bu ikisine beraber 600 tl vermiş oldum. Çalışıp çalışmayacağını dahi bilmiyorum pil değişimi yapılırsa. Birine swiss diye verdim ama kazıklandım mi sizce?
soz.lk

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(08.03.26)
eminönüde bunların kilosunu 1000 liraya satıyorlar.
0
paudi
(08.03.26)
En kötü senaryoda 300 tl'lik bileklik aldım gibi bak, bence bu açıdan bile okay.
+1
Bruce
(08.03.26)
Oval olan çok hoşmuş vintage havası var kesinlikle
0
ekimoloji
(08.03.26)
Pulsar seiko'nun alt markası. Kötü bir marka diyemeyiz. 600 tl ye artık plastik casio yok
0
runaway
(08.03.26)
Valla ekonomik değerleri yok gibi duruyorlar. Ben 100 lira vermezdim ama dışarıda iki bira içseniz o parayı verirdiniz, yani rakam küçük olduğu için üstünde düşünmeye gerek yok, kullanın geçin.
0
orient blue
(08.03.26)
Kaldırım kenarında görsem eğilip almam ama plastik Casio görsem hemen alırım.
+1
Mcfly
(08.03.26)
Fiyat normal. Neden kötü hissediyorsunuz. İyi saatler. Bakmayın buradaki garip tiplere
+1
topkapiaksaray
(08.03.26)
Bunlar gelmeyecek olabilir mi? Gelince cevap verirseniz sevinirim.
0
liberal
(09.03.26)
@liberal, gelmeyecek derken?
Saatleri kendim aldım bit pazarından sipariş vs değil.
0
🌸Amaranta ursula
(09.03.26)
pardon, internetten satılan saatlerde gösterilen modelden farklı saatler geliyor, paalı olmayan ucuz instagram satıcılarından.
0
liberal
(09.03.26)
(19)

Hayatına birini alamama :(

beyaztenlikiz
Selam. 32 yaşındayım. Son 2 yıldır hayatımda kimse yok.Güvenebileceğim ve sevdiğim bir adam olsun isterim. İlişki aşamaları ve taktikler bana çok yorucu geliyor. Daha flört evresindeyken iş yoğunluğu, koşuşturmaca vs. bir şekilde kopuyorum. Zaten tanıştığım erkeklere de pek heyecan duymuyorum. Sosya
Selam. 32 yaşındayım. Son 2 yıldır hayatımda kimse yok.Güvenebileceğim ve sevdiğim bir adam olsun isterim. İlişki aşamaları ve taktikler bana çok yorucu geliyor. Daha flört evresindeyken iş yoğunluğu, koşuşturmaca vs. bir şekilde kopuyorum. Zaten tanıştığım erkeklere de pek heyecan duymuyorum. Sosyal bir çevrem ve sosyal bir işim var. Şimdi benim sorunum ne sizce? 😄 Yaşlanıyor muyum? 4 yıl önce hayatımda narsist bir adam vardı. Onu atlatamamış olabilir miyim? İnsanlara değer vermiyor olabilir miyim? İşkolik olabilir miyim? Herkes aynı şeyleri yaşıyor mu? :) Teşekkürler
-2
beyaztenlikiz
(07.03.26)
Yaşıtız. Valla ben insanlara ilişkilere çok anlamadan başladım ilişkime. Biraz salmak, anı yaşamak önemli.
0
Hallegadola
(07.03.26)
Ben de 32E, 1 yılı geçti. Bir kıza aşık olup kaldım o noktada. Bu kızdan önce sürekli kızlarla flörtleşiyordum ama artık içimden o bile gelmiyor. Çevrenin olması iyi. Bende o da yok. Eski sevgilinle ilgili olduğunu sanmıyorum. 4 yıl uzun bir süre. Olmayınca olmuyor yani. Cevap bu. :D
-5
arbre
(07.03.26)
Aslında çok basit bir şekilde yazmışsınız. Biraz salmam gerekiyor :) Her ilişki iyi yada kötü bir sonuca bağlanmak zorunda değil. Sonuç odaklı olduğum için zevk almıyor olabilirim. Teşekkürler:)
0
🌸beyaztenlikiz
(07.03.26)
daha once yuksek cinsel çekim gücü olan bir erkek denk getiremediğiniz için böyle düşünüyor olabilirsiniz.

yüksek cinsel cekım gücü olan bir erkekle birlikte olursanız bu sorgulamalarına cevap bulabilirsiniz gibi geliyor. yaşlanmadan bir tane denk getirmenizi tavsiye ederim. en azıdan denemiş olursunuz.
-10
paudi
(07.03.26)
Gayet normalsin. Kendi başına mutlu olabilen birisinin hayatında illa ki birisine ihtiyacı yok. Sırf yalnız kalmamak adına anlamsız ilişkiler kurmak zorunda değilsin. Ayrıca sebeplerden birisini kendin söylemişsin zaten, heyecan duyacağın birisine denk gelseydin farklı olurdu. O zaman iş yoğunluğu, hayat koşturmacası falan hiç önemli olmuyor bir şekilde zaman yaratabiliyorsun. 4 sene önceki narsist adam eğer gerçekten narsistse hiçbir manipülasyona da tahammülün kalmamıştır.
0
kullanicadi
(07.03.26)
Bence situationship kavramina ayak uydur. Artik evlilikmis nazmis kaprismis geride kaldi
0
lapaz
(07.03.26)
Narsist ilişkinin başlangıcı, bitişi, sürecine bakarak kendine yönelik geliştirmeler bulabilirsen muhtemelen gönül ilişkileri ile ilgili temel sorunu da bulursun. Uğraşasım yok demek isteksizliği gösteriyor ama bir yandan da bundan muzdaripsin; çelişki. Uğraşasım yoktan ziyade uğraşın kendisinden ya da sonucundan bir sebepten çekiniyor olabilirsin. Nedeni için biraz daha özfarkındalık gerekiyor.
+1
Bruce
(07.03.26)
Mükemmel insan diye bir sey yok.
Karsi tarafin samimiyetine inandiktan ve sevgi olduktan sonra denememek haksizlik olur.
Basit seylerden insan silmemek lazim.

Insanlari tanimak sevmek icin de zaman olusturmaliyiz.
-1
Purple life
(07.03.26)
korku, insanı en kilitleyen nokta. sevmekten korkarsanız maalesef hayatınızda icraate gecemeyeceksiniz ve insanin unuttugu nokta şu, sevmek varsa ayriliklar da var. tecrube degil de uzulurum diye bakarsaniz cok kaybedersiniz ya da hayatta yasanmamisliklariniz fazla olur. buna daha cok uzulursunuz sanirim.
0
evimin paspasi
(07.03.26)
Bence de olay yüksek cinsel çekim gücü olan erkekle birlikte olmamanız. Swh. Ah ulan ya. İnsan utanır.
+4
gabe h coud
(07.03.26)
Kadın erkek ilişkileri özellikle Türkiye'de çok sıkıntılı. Hiç bulaşma. Hehehe.
0
parka
(07.03.26)
Evet, herkes aynı şeyleri yaşıyor aslında. Bizim yaş aralığındaki bir çok insanın durumunu özetlemişsiniz. Gayet iyi anlayabiliyorum o yüzden.
Kendini rahat bırakıp, bir şeylere şans vermek gerekli evet ama onu yapabilmek de mesele bir noktadan sonra. İnsan kendini yeterince heyecanlandıran bir şey görmek istiyor. Görmeyince de şans vermekte bir mana bulamıyor. Söylemesi kolay, yapması biraz zor bir konu.
0
cay koy geliyorum
(07.03.26)
Bir ilişki; ister akrabalık, ister arkadaşlık, ister romantik olsun bir çok açıdan irili ufaklı fedakarlıklar gerektiriyor. Belli bir yaşın üzerinde kişiliğini oturtmuş, sevdiği ve sevmediği şeyler katılaşmış, hayatının döngüsüne alışmış bir insanın bir ilişki yaşama konusunda tedirgin olmaması saçma olurdu asıl.
+1
salihdt
(07.03.26)
bir kişi de çıkıp demiyor ki 30 yaşında kadını kim ne yapsın.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.03.26)
dunyayi saran bir bireyselcilik/individualism akimi var. iliskiler cogunlukla flort asaminda tikaniyor. cunku tum hayatlar begeniler uzerine insa edilmis. sevgi, ask, iliski istense bile genelde o begenilme gudusunu tatmin edildiginde next tusuna basiliyor. bunu idrak etmeye basladigimdan itibaren insan iliskilerine daha az anlam yuklemeye basladim.

www.youtube.com
0
buenosdias
(07.03.26)
Kriterlerin çok yüksek.
0
denizgonen
(07.03.26)
Suradaki herhangi biri cevresinden 40 yaslarinda evli olmayan duzgun ve guvenilir birini sana bulabilir. Peki sen bu kisiye nasil davranacaksin?
+1
osssy
(07.03.26)
Yaşıtız, erkek.

Bence o işler öyle olmaz sadece. Hissetmeniz lazım. Çok kritik karar olarak görüyorum ben.
0
baldan kaymak
(08.03.26)
Evli olduğum için 10 senedir sahalardan uzağım ama özellikle benzer yaş gurubundaki eş, dost, akrabaların yorumlarına göre "piyasa" gerçekten kötü durumda.

uzun süreli ilişki isteyen yok, millet akıl hastası, sorumluluk almak isteyen yok, bir kaç date sonrası amacına ulaşamayanlar telefona bile çıkmıyor.

Kadınların da beklentileri yüksek, manken gibi yakışıklı olsun, parası olsun, lüks arabası olsun, kendi evi olsun, kültürlü olsun, iyi bir işi olsun vs...

O yaş bandında bu özelliklere sahip olanlar zaten armut seçer gibi seçebiliyorlar veya zaten çoktan kapılmışlar. Kadınların da kendi çaplarına göre kriterlerini daraltmaları lazım.

Sizin durumunuzda ise benzer tempoda çalışan birisi olması gerekiyor ki halinizden anlasın, bir şey hissetmemeniz büyük ihtimalle çıtayı yükseltecek birisi çıkmadığı içindir, yoksa bazısı gelir ağzının içine düşesiniz gelir. Empati kurabilmek önemli, iş güç derken gün içinde "çık aklımdan" diyemeyecek kadar beni sallamayan birisiyle ben de vakit kaybetmek istemezdim.
0
kimlanbu
(08.03.26)
(5)

Bacak- üst vücut oranı

michael_knight
Kendiniz ve sık görüştüğünüz insanlarla ilgili bunun farkında mısınız? Yani çok abartılı oransızlıkları demiyorum da en sık görüştüğünüz mesela 10 kişiden hangisinin bacak hangisinin üst vücudu daha uzun farkında mısınız?Hangisi daha iyi?
Kendiniz ve sık görüştüğünüz insanlarla ilgili bunun farkında mısınız? Yani çok abartılı oransızlıkları demiyorum da en sık görüştüğünüz mesela 10 kişiden hangisinin bacak hangisinin üst vücudu daha uzun farkında mısınız?

Hangisi daha iyi?
-2
michael_knight
(06.03.26)
tanımadığım insanlarda bile çok dikkatimi çeker.
genelde erkeklerin belden altı kısa, kadınların ise uzun çevremde. zaten ortalama da böyle bildiğim kadarıyla. her durumda alt bölümün tadında uzun olması, estetik olarak daha iyi duruyor bence.
0
lil siztah
(06.03.26)
Üzerine düşünmediğim sürece çekmiyor dikkat. Ortalama üstü uzunsa leylek bacak olup olmadığı belli oluyor sadece.
0
Bruce
(06.03.26)
Benim bacaklar üst vücuda göre biraz daha uzun. Çevremdeki insanları gözümün önüne getirdiğimde uzun boylu olanların bacak boyları nispeten daha uzun.

Genel olarak üst ve alt vücut oranı eşit milletiz. Yabancıların 'lanky' dediği vücut bizde pek yok sanki.

Uzun bacak kadında daha güzel duruyor bence.
+1
yurtsuz john
(06.03.26)
hayir no idea.

hic dikkat ettigim bir sey degil.
-1
Purple life
(06.03.26)
bir orantisizlik varsa dikkatimi cekiyor.
uzun bacak her turlu iyidir.
0
cooperr
(09.03.26)
(11)

Outdoor marka bulmak

strawberry first
Yerli üretim, uygun fiyatlı sanırım north ile başlayan ya da ona benzer bir marka vardı, goratex bot falan bakmıştım online olarak.Ama unuttum, neydi ki adı?
Yerli üretim, uygun fiyatlı sanırım north ile başlayan ya da ona benzer bir marka vardı, goratex bot falan bakmıştım online olarak.
Ama unuttum, neydi ki adı?
0
strawberry first
(04.03.26)
Lumberjack olabilir mi?
0
Mirket
(04.03.26)
North Face, Columbia, Salomon, Jack Wolfskin, bunlardan birisi olabilir (gerçi yerli üretim demişsiniz)

En rahat ettiğim Columbia oldu hep, hatta outlette uyguna düşünce stokluyorum yazlık kışlık
-3
su olsam ates olsam
(04.03.26)
Tik atıyorum cevaplara ama bu lar değil maalesef...
0
🌸strawberry first
(04.03.26)
north pacific diye bir marka vardı üç harflilerde. north face çakması olabilir.çok kötü durmuyordu ürünleri.
0
parka
(05.03.26)
Ona da baktım ama ayakkabı yok onda... Başka bir markaydı. Hatta sözlükte başlıktan yorumları okumuştum, kullananlar da memnundu. Ay neydi??
0
🌸strawberry first
(05.03.26)
Vaneda?
0
Bruce
(05.03.26)
Maalesef :/
0
🌸strawberry first
(05.03.26)
sanırım north of wild'ı diyorsun. epey araştırıp soft shell botunu teyzeme hediye etmiştim. çok beğenmişti.
0
buenosdias
(05.03.26)
North değil de National Geographic ya da Nautica olabilir mi?
0
prole
(05.03.26)
North sails?
0
etna
(05.03.26)
Evet north wild imiş aradığım marka. Herkese teşekkürler.
0
🌸strawberry first
(05.03.26)
(5)

Flörtlerinizde fail hikayeleriniz alınır

gabe h coud
Birine fit diyeceğime "çok sıkısın" demiştim. Kafa gitmiş, chicken translate gibi bir şey olmuş. Ne sıkı, nerem sıkı falan diye terslemişti. Sıkısın ne abi. Aşka doğru yelken açarken bir anda alabora olmuştum :))Aklıma geldikçe yazarım.Güno bu arada. Gününüz güzel geçsin.
Birine fit diyeceğime "çok sıkısın" demiştim. Kafa gitmiş, chicken translate gibi bir şey olmuş. Ne sıkı, nerem sıkı falan diye terslemişti. Sıkısın ne abi. Aşka doğru yelken açarken bir anda alabora olmuştum :))

Aklıma geldikçe yazarım.

Güno bu arada. Gününüz güzel geçsin.
-5
gabe h coud
(04.03.26)
Lise yılları. Bir kız var çok beğenirdim ve sonunda çıkmaya baslamisiz. Ama kız kilo almış yani.
Arkadaşa yazayim derken karşımda oturan kıza "bu kız da kilo almış oğlum" yazmıştım.
+2
logisticsmanager
(04.03.26)
20'li ve en hızlı zamanlarımda internetten tanıştığım bir kızla buluşmaya gittim. Fotoğraflarındakinden en az 10 yaş daha yaşlı görünüyordu, dilimin kemiği olmadığından "fotoğraflardaki kardeşin miydi" demiştim ahahgkasjdhfgj
+1
kimlanbu
(04.03.26)
Biriyle flörtleşip devam etmemiştik. Benim orada kalacağım kesin değildi falan... Aradan baya zaman geçtikten sonra tekrar karşılaştık, oturduk bir yere güzel geçti. Çaldırayım da kaydedersin dedi. Çaldıramadı, engellemişim swh. Bozuldu haliyle. Tuhaf bir durumdu o an, içimden bir yandan kendime püh suratına diyorum, bir yandan utandım, bir yandan ne desem bilemedim... Olmadı tabi.
+1
akhenaten
(04.03.26)
X flörtle gittiğim yeri y flörtle gitmişim gibi y'ye anlatmışlığım birden fazladır. Geçen şurada içtiğimiz kahve... diye başlayan cümlenin boş gözlerle bakışma sonrası ulan bu değil miydi yoksa aydınlanması büyük fail.
B12 ve nörolojik sıkıntılarım vardı kınamayın...
+1
Bruce
(04.03.26)
Direkt flörtümle aramızda geçen bir şey değil ama garip bir hikayemle karşınızdayım.

Bir tane kızla flört halindeyim üniversitenin ilk senesi. Üçüncü kez görüşüyoruz sanırım. Öğleden sonra taksimde buluşup ikişer bira içtik, sohbet muhabbet derken sağlı sollu şakalarımla sersemlettim kızı. İlk defa o gün öpüştük. Güzel yani pozitif gidiyor her şey.

Akşam dağıldık, ben de bir tane arkadaşımla buluştum ama bunun yanında başka bir arkadaşı daha var tanımadığım. Neyse tanıştık o arkadaşla da merhaba merhaba. Naber naptın muhabbetleri sırasında hani bir buluşmadan geldiğimi bildiği için, kızla nasıl gidiyor, kız ne yapıyor, nerede okuyor muhabbetlerine girildi.
Verdim ben de yüzeysel, temel bilgileri ve serice konuyu geçelim istiyorum doğal olarak. Arkadaşım ama yani ben başka bir muhabbete geçmek için her hamle yapacağımda yeni bir soru soruyor. Her şeyi bilmek istiyor manyak mıdır nedir. Olum napıcaksın ya bir tane insan işte, bırak normal boş muhabbetimize geri dönelim dimi? Yok.

Bu sırada ben daha 2. soruda bunun yanındaki arkadaşında bir gariplik sezdim. Vücut dili kademeli olarak değişiyor. Adam ağzımdan çıkan her bir kelimede konuya daha dikkat kesiliyor. Bu duruma da ayrıca uyuz oldum. Ne alaka diyorum kendi kendime ama neticede tanımam etmem, üstünde durmadım.
En sonunda bu eleman konuya dahil oldu. Hem de yani zart diye lafın arasına girdi ve kızın adını sordu. Şu an hikayeyi hatırlayınca tekrar şaşırdım o noktaya kadar nasıl isim telafuz edilmemiş acaba. Söyledim kızın ismini. Herifin şekli şemali bir garip oldu. Bir hal geldi buna uçan adam sabri gibi. Ben dedi bi telefon görüşmesi falan filan bir şeyler geveledi, uzaklaştı bizden.
Ben de boşluktan faydalanıp, arkadaşıma sallıyorum "olum sen nüfus memuru musun ne her boku soruyorsun" falan ama bir yandan da diğer elemanı kesiyorum. Arkadaşıma dedim ki "bu çocuk" dedim, "ne iş lan böyle garip garip bana?". O da anlam veremedi.
Haha hihi derken çocuk bi 3-5 dakika sonra geldi.

Terleyen bıyıklarının arasından aşırı ciddi bir sesle "siz x ile nerede tanıştınız?" diye sordu. "Hayırdır neden?" dedim. Herif "o benim eski sevgilim" dedi lan.
Masaya o an çok derin bir sessizlik çöktü. Bu mahçubiyeti yaşayan bilir arkadaşlar. Müthiş boktan bir durumun ortasında bulduk 20sine merdiven dayamış 3 kişi kendimizi. Birbirimize ve yere baktık bir süre.
En sonunda sessizliği yırtan o soru geldi. "Ne zamandır görüşüyorsunuz?" dedi. Takdir edersiniz ki bu soruya cevap vermek, ersoy'un tabiriyle mayın tarlasında vals yapmak demektir.
Haliyle ben misilleme yaparak, "siz ne zaman ayrıldınız" diye sordum.
"1 hafta önce" dedi.
Hassiktir dedim ya. Tüh dedim yani.

Çok meraklı arkadaşım, mateme bulanmış yıkılmış arkadaşını aldı ve gittiler. Ben de kızla bir daha görüşmedim.
Hikayem bu kadar teşekkürler.
+2
cay koy geliyorum
(04.03.26)
(8)

flörtlerinizin yaşları

eileengray
size ilgi gösteren, sizden hoşlanan veya flört ettiğiniz, ilişki yaşadığınız kişilerin yaşları sizden büyük müydü küçük mü? bu bir kişisel genelleme anketidir.
size ilgi gösteren, sizden hoşlanan veya flört ettiğiniz, ilişki yaşadığınız kişilerin yaşları sizden büyük müydü küçük mü? bu bir kişisel genelleme anketidir.
📊 karşı tarafın yaşı genelde...

Bu anket sona erdi. 61 oy kullanıldı.

0
eileengray
(03.03.26)
İki eski sevgilimin yaş farkı 9. Biri diğerine ablam demişti espri olarak. Kopmuştum.

İlginç şekilde yaşıtım hiç olmadı. Ya büyük ya küçük. +/-5 diyeyim ortalama.
-9
arbre
(03.03.26)
en az 13 yaş küçük olmalı.
-7
plastic_angel
(03.03.26)
En yüksek fark +7 yaştı, en düşük -4
0
Bruce
(04.03.26)
bir kere benden 4 yaş büyük, kalan tamamı benden küçük. en büyük fark 10 yaş.
0
gabe h coud
(04.03.26)
evlenmeden önce -10....+20 gibi baya seçici bir skalam vardı sdfasdfasdf
0
kimlanbu
(04.03.26)
+4
-9
0
ala09
(04.03.26)
+5
-8
0
euteamo
(04.03.26)
+11 büyük
-9 küçük

Maximum aralıklar böyleydi.
0
rakicandir
(07.03.26)
(13)

Sosyallik için Airbnb veya Couchsurfing?

hadi ya la
Yapabilir miyim? Evim çok merkezi bir yerde, inanılmaz turist geliyor. Uygun fiyata Airbnb odası açsam veya Couchsurfing tarzı bir şeye girişsem pişman olur muyum? Hafta sonları boş oluyorum, puanı yüksek, profili düzgün insanları çevre kafelere götürmek, sohbet etmek istiyorum. Yoksa başıma bela mı
Yapabilir miyim? Evim çok merkezi bir yerde, inanılmaz turist geliyor. Uygun fiyata Airbnb odası açsam veya Couchsurfing tarzı bir şeye girişsem pişman olur muyum? Hafta sonları boş oluyorum, puanı yüksek, profili düzgün insanları çevre kafelere götürmek, sohbet etmek istiyorum. Yoksa başıma bela mı alıyorum?
+1
hadi ya la
(02.03.26)
Madde bağımlısı biri gelip ırzına geçerse ne yapacaksın?
-6
runaway
(02.03.26)
Amacının bu olduğunu belirtirsen neden olmasın. Haricinde, sadece kalacak yer arayan insanlara salça olma yeter :p
+1
Bruce
(02.03.26)
çok riskli bence. tanımadığın insanların evinde işi ne? otel mi orası?
0
art cat chocolate
(02.03.26)
Tek oda kiralayanlar aktarmalı uçuş arası dinlenmek isteyen tek gecelik konaklama yapanlar olur genelde.

Evin ortak kullanımlı hale gelecek. Banyonu mutfağını başkası da kullanacak. Kazanacağın üç beş lira için housekeeperlık yapacaksın. Değer mi?

Couchsurfing kapandı diye biliyorum zaten.
+4
yurtsuz john
(02.03.26)
olur neden olmasın. puanı yüksek yorumları iyi olanları alırsın. madde bağımlısı biri gelip ırzına geçmez bu şekilde yaparsan. swh.
0
gabe h coud
(02.03.26)
ben bunu ankara'da yaptım airbnb olarak cs olarak değil. çok keyifliydi, kurdan dolayı da güzel para kazandım. Farklı kültürler ve insanlarla kaynaşmak için de güzel oluyor. bence denenebilir.
0
summerjam0306
(02.03.26)
couchsurfing eskiden gerçekten amacına uygundu önemli ölçüde ama sonra maalesef gezginlikten uzak tipler keşfetti özellikle türkiye'de. yıllarca kadın, erkek, çift bir sürü kişi ağırladım, kendimde yurtdışında konakladım ve şahane insanlarla tanıştım. büyük çoğunluğu ile iletişimim de devam ediyor ama misal ben izmirdeyim adam manisada istek yollamış, hiç referans vb yok, isteği kabul etmeyince de penis fotoğrafı yollayıp burayı imam hatip mi sandın yazmış :). bu yabancı erkeklerle bir kere bile başıma gelmedi. baktım cozuttu durum, kapattım profili yıllar önce. ezcümle, couchsurfing artık o eski mecra değil ve sanıyorum yurtsuzun söylediği gibi kapandı.

airbnb olabilir belki ama onun da yasal mevzuatı çok değişti, dikkat etmek lazım.
+1
Phoebe
(02.03.26)
btw, ben de 2015'lerde yaptım bunu. evimde çok düzgün insanlar ağırladım ve hala arkadaş olduklarım, görüştüklerim var. Şimdi profil başka olabilir. Sakata gelmeyin yine de :p
+2
gabe h coud
(02.03.26)
Airbnb yapmak resmi olarak mümkün değildir ki herhalde. Vergi cezasıyla, şunla bunla uğraşma.
Airbnb'den yabancı geleceğinin de garantisi yok. Kayıt, evrak yapmadığını anlayan kanun kaçakları da gelebilir herhalde. Kanun kaçağı olmasa da senin amacına hizmet etmez.
Couchsurfing'de güncel durum ne bilmiyorum ama 10-15 yıl önceki hali tam senin amacına uygundu.
+1
michael_knight
(02.03.26)
Soruna cevap değil ama yazayım yine de;

Couchsurfing'i hiç kullanmadım bilmiyorum. Airbnb'de iki defa denedim ve gördüğüm kadarıyla pek mümkün değil sosyalleşmek. Ev sahipleri daha çok kazanç sağlamaya yönelik.

Bence sosyalleşme için en iyi seçenek Hosteller.
-1
put it in your appropriate place
(02.03.26)
böyle sosyalleşilmez ancak kendini kullandırmış olursun. salak saçma insanların gece 3'te çıkardığı kavgalar, halıya kusmaları, evi berbat etmeleri, hırsızlıkları gibi durumlarla uğraşmayı sosyallik sayıyorsan o başka.
0
orpheus
(02.03.26)
duyuru sahibini bu beklentisinden dolayı yargılamak olmaz çünkü bu yönde kazanım sağlamış kişiler sayesinde bu tür uygulamalar yayıldı. hâlâ insanlar eskiden tanıştıkları kişilerden, geçirdikleri eğlenceli zamanlardan bahsediyorlar. duyuru sahibi bence sistemi istismar edebilir miyim diye sormuyor, böyle bir kazanım elde edip edemeyeceğini merak ediyor. en azından bana öyle geldi.
0
superbenoist
(02.03.26)
Sosyallesmekten kastin milletle takilmaksa Airbnb ile bu is olmaz. Airbnb ile gelenler max. 2-3 sohbet edeyim sonra kendim takilayim diye geliyolar. (Cok uzun sure airbnbde evimde oda kiraladim, biliyorum)

Couchsurfing olur ama, baya cikip geziyoduk, gece partiler filan.
0
kuehles blondes
(03.03.26)
(7)

Kendini bir yere ait hissedememe

ananiyimioguz
Baştan söyleyeyim herhangi bir bunalım veya varoluşsal kriz içinde olduğumu düşünmüyorum, hayatıma gayet dolu dolu devam ediyorum ama bu düşünce arada bir yokluyor, yine yoğun geldiği bir anda sormak istedim.Memur bir ailede büyüdüğümden olsa gerek, 30 yaşındayım, şuan 14. evimdeyim, 5 şehirde yaşad
Baştan söyleyeyim herhangi bir bunalım veya varoluşsal kriz içinde olduğumu düşünmüyorum, hayatıma gayet dolu dolu devam ediyorum ama bu düşünce arada bir yokluyor, yine yoğun geldiği bir anda sormak istedim.

Memur bir ailede büyüdüğümden olsa gerek, 30 yaşındayım, şuan 14. evimdeyim, 5 şehirde yaşadım, okulum da 8 kere değişti üniversite bitene kadar.

Şimdi hal böyle olunca bir yere bağlanma refleksi otomatikmen kayboluyor. Yerini uyum sağlamaya bırakıyor. Hatta aileye, insana, hayvana bağlanmada da sıkıntı var da neyse... (Yine de duygusuz ve robot gibi olduğumu düşünmüyorum ama gitmiş işte içimden bir şeyler)

Yurt dışına da gittim, londrada 2 ay, hollandada 1 ay kaldım, oradaki yaşamları da tam yabancılar gibi olmasa da biraz deneyimleyebildim. Genel olarak güzel, ama ölüp bitmedim.

Arkadaşlarımın çoğu ölüp bitiyor olacak ki veya artık burada hiç yapamıyor olacak ki yurt dışına gitti. Zaten biraz tanısanız buralarda yapamayacak, daha doğrusu yapmak istemeyecek tiplerdi. Yani zaten kimse dayatmadan dil öğrenmeler, yabancı kültür, yabancı diziler falan hak getire...

Ben o kadar oyunlar, yabancı diziler, filmler izlesem de hiç çekici gelmedi ne dilleri ne de yaşantıları. Ha refah düzeyleri, kimisinin yaşadığı evler falan hoş gelmiyor değil ama kendimi orada yaşarken hayal edemiyorum nedense.

Ama gel gelelim anadoluda da çok hayal edemiyorum. Ne burası olsun istiyorum ne orası.

Bu da bazen genel olarak dünyaya yabancılaşma gibi yansıyor bana. Arkadaşlarımın egeye, avrupaya, amerikaya kayması, benim güney doğuya gitmiş olmam da etkiliyor olabilir belki bilmiyorum. Ama buranın insanıyla da yapamıyorum. Aslında yapmasına yapıyorum da yok yani istediğim, aradığım bu değil.

İstanbulu sevsem de orada da yapamıyorum 15 yıl yaşadım ama şehir yoruyor. Ege biraz daha iyi, ama fazla modern insana tahammül edemiyorum. Az modernine de tahammül edemiyorum. Çok bilenine de edemiyorum, az bilenine de edemiyorum.

Sanırım ben ortalama bir insan oldum ama kendimi bir yere konumlandıramıyorum. Herhangi bir yere romantizm hissetmiyorum. Memleket, yurt dışı, istanbul, izmir... Bir düşünce, inanış veya kavramın fanatiği de değilim.

Bazen şeytan diyor ki yine de git bir ülkeye 1 sene dil okulu falan, o sırada uzaktan çalışmaya devam et, sonra oradan ya mesleğinden ya da hobilerinden bir iş bul çalış... Ama hiç çekmiyor ya. Kültürü, havası, insanı... Ne bileyim yorar yani.

Buralar yine daha çok bizim mahalle hani... Tüm görevleri bitirdiğin haritada geziyor gibisin. Ama şuan bile çoğu zaman tahammül sınırlarımı zorluyor, yakın gelecekte daha yobaz insanlarla dolacak gibi duruyor. Yani planlar o yönde... Dolmasa bile ürüyorlar namıssızlar.

Ne yapsam bilemedim ortaya bir sorayım dedim.
0
ananiyimioguz
(02.03.26)
bu biraz kisisel bir durum. benim için durum şöyle: ne yaparsan yap donup geleceğin yer yine kendi memleketin.

bunu biraz yemek gibi göruyorum. dünya mutfağında harika yemekler var hepsini yiyorsun ama günün sonunda ev yemeğini ozluyorsun. benim gibiysen odagini türkiye'de senin için en uygun sehire çevir.
0
buenosdias
(02.03.26)
Nereye gidersen git, ne yaparsan yap kendini bir yere ait hissedemeyeceksin. Normalde evlenip aile kurduktan sonra yerleşme hissi gelir derler ama sende o da olmadıysa bundan sonra muhtemelen olmaz.

Önce bunu kabul etmen lazım. Sonra bundan cidden muzdarip misin yoksa sadece canını sıkan bir durum mu onu anlaman lazım. Muzdaripsen hayatında bir "sabit" bulman için terapi şart. Değilsen de ara ara bu hissi yaşayıp hayata devam.
Nomadland filmini de izle derim.
0
Bruce
(02.03.26)
Ben evime ait hissediyorum, dışarıya karşı sizinle aynı hissiyata sahibim. Bu açıdan iyi para kazanabileceğim ve dışardan birilerinin zırt pırt bana nasıl yaşamam gerektiğini söylemeyeceği her yerde yaşayabilirim. İnsanlara çok kafa yormuyorum, münzevi hayatı da sevmiyorum. Sokakta yürürken her telden çeşit çeşit insan bir kalabalık oluştursun yeter.

Yapacak da pek bir şey yok heralde böyle şeyler için.
+2
akhenaten
(02.03.26)
antepteydin en son
0
Hallegadola
(02.03.26)
iyi bence boyle.
0
baldur2
(02.03.26)
Bu durum üzerine fazla düşünüyor olabilirsiniz? Bir yere ait olmak zorunda değilsiniz.
0
pembediken
(02.03.26)
Biz hâlâ birer avcı-toplayıcıyız dostum. Varmak istediğim bir yer yok, hayâl ettiğim bir yer yok. Tek isteğim "değişiklik"
0
birdirbir
(03.03.26)
(26)

İsim bulamıyoruz

sacrilegious
Merhaba,Erkek çocuğuna isim bulmak ne zormuş. Türkçe olsun ama yurtdışında da kullanımı zor olmasın istiyoruz. Çevremizdeki tüm çocuklar aras-uraz-atlas-aslan vs. Aslında arden ismi hoşumuza gitmişti ama türkçe değilmiş. Sizce arden ismi de mi jenerik isimler gibi? Var mı çevrenizde hiç arden? Ya d
Merhaba,

Erkek çocuğuna isim bulmak ne zormuş. Türkçe olsun ama yurtdışında da kullanımı zor olmasın istiyoruz. Çevremizdeki tüm çocuklar aras-uraz-atlas-aslan vs. Aslında arden ismi hoşumuza gitmişti ama türkçe değilmiş. Sizce arden ismi de mi jenerik isimler gibi? Var mı çevrenizde hiç arden?

Ya da Güneş nasıl? Kız ismi gibi sanki… Unisex olmasa iyi olurdu.

Sizin beğendiniz erkek isimleri neler? Soyadı Yüksel olacak bu arada.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(01.03.26)
Sezer. Ceasar diye de kullanır.
0
Bruce
(01.03.26)
Güneş kiz ismi gibi olur evet. Ozan falan olmaz mi? Türk vurgusu isterseniz eski komutanlarda karizmatik bir suru isim var. 1000’li yillara bir bakin derim.
0
mbond
(01.03.26)
Güneş erkeğe olmaz. Soyadı iyi değilmiş. Kuzey adını beğeniyorum. Bence kafa karıştırmamak için her gün bir harfin isimlerini inceleyin.
-6
arbre
(01.03.26)
Barış.
+1
rock n roll
(01.03.26)
Onur
Karel
Hazar
0
hakmut
(01.03.26)
ekin, ata, ozan, gökalp, alp, berk, kaan, deniz, doruk, gökay, mete, orkun, batu

uniseks olmasın demişsiniz ama bilge de çok güzel.
0
oyokbuyoknevar
(01.03.26)
Uniseks olması belki bozabilir ama deniz iyi bir seçenek. Evrensel de kullanılır herkes anlar rahatça.
Bu yeni nesil araz uraz cart curt isimler bana şahsen çok itici geliyor.
0
cay koy geliyorum
(01.03.26)
Sungur

Sungur ismi, Türkçe kökenli bir isim olup, genellikle erkek çocuklarına verilmektedir. Bu ismin anlamı, “şahin” ya da “şahin gibi güçlü ve cesur” olarak tanımlanabilir. Türk kültüründe ve edebiyatında yer alan bu isim, güçlü ve cesur bir karakteri simgeler.
-5
meko
(01.03.26)
Yurtdisinda kullanimi zor olmamasi icin Turkce karakter icermemesi lazim ve okunusu kolay olmali.

𝗘𝗿𝗲𝗻 var mesela, Turkce kokenli. Japon animesinde bile kullanilmisti bu isim :) Yurtdisinda kullanilan Aaron'a benziyor.

𝗔𝗱𝗲𝗺 de kolay ve yaygin ama Arapca kokenli. Ibranice ve Sanskritce'ye, hatta Sumer'lere kadar gidiyormus ismin kokeni. Yurtdisinda Adam olarak kullaniliyor genelde ve neredeyse her dilde var:
en.wikipedia.org

𝗘𝗿𝗺𝗮𝗻 olabilir :) Turkce kokenli. Ama yurtdisinda Arman daha yaygin. Arman Farsca kokenli.

su basliklara bakabilirsin:
(bkz: çocuğa yurt dışında kullanışlı isim koymak)
(bkz: yurt dışında sıkıntı yaşatan türk isimleri)
(bkz: en güzel erkek isimleri)

ve ben de sunu sormustum:
oğlunuz olsa ne isim koyardınız?
www.eksiduyuru.com

bonus edit:
kaya ilginc mesela. turkce'de erkek ismi. yurtdisinda kiz ismi daha cok ama bicok ulkede var:
en.wikipedia.org

atilla veya attila avrupa'da kullaniliyor. macaristan'da da yaygin. bilindik tarihi bir figur. (ama iki 't' ve iki 'l' versiyonlari karisiklik yaratabilir)
en.wikipedia.org
+2
ermanen
(01.03.26)
Baran. Turkcesi yagmur demek. Anne babasinin Kurak kalbine hayat, Ait oldugu yere ferahlik, bereket getirsin insallah.
-1
krmzbvl
(01.03.26)
And. hep ıstemısımdır, bır kısıde duydum sankı sadece.
0
deepness
(01.03.26)
Ömür ve Önder. Abilerimin isimleri.
Noyan. En sevdiğim arkadaşlarımdan birinin abisinin ismi.
Gün. Tek heceli olması sorun değilse gene düşünülebilecek bir isim.
0
huladancer
(01.03.26)
Koray
+1
black holes in the sky
(01.03.26)
arden olur seviyorsanız. çevremde ona yakın arven var armin var. ve bunlar çevremdeki en unusual isimler değil. güneş evet önce kız diye düşünürüm ama ha oğlanmış denince de yadırgamam.
0
mezzosprite
(01.03.26)
Güneş unisex ama kesinlikle kız ismi olarak kullanılıyor. Erkek arkadasımın ismi Güneş. Herif nefret ediyo isminden. Müşteri hizmetleri arıyor. Hemen Güneş Hanım diye hitap ediyolar.
+2
luluki
(01.03.26)
Deniz
0
yurtsuz john
(01.03.26)
mert. hem türkiye hem de abd, kanada, fransa gibi ülkelerde kullanımı aşırı rahat olur, kimse sorgulamaz.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.03.26)
mert, eren ve atlas, arden +1
bir de umut olabilir
0
darthvader
(01.03.26)
Yurtdışında kullanımı zor olmayan bir isim arayışındayken iki tane Türkçe karakterli 'Güneş' ismine takılmanız da çık ironik olmuş.

Yurtdışı ile bir alakanız varsa Türkçe karakterlerden uzak durun bence.
0
Mirket
(02.03.26)
Sezai
ai çağı geliyor, havası olur
hey allam ya ekşiden çocuğuna isim buluyo insanlar
-4
plastic_angel
(02.03.26)
Alp, Tuna, Ege

*Yurt dışında sıkıntı olmasın derken bire bir karşılığı olsun mu yoksa türkçe karakter olmasın mı anlamadım ama ben türkçe karakter olmasın gibi düşünerek yazdım
0
ananiyimioguz
(02.03.26)
Cem, Cenk, Deniz.
0
ekimoloji
(02.03.26)
ben de bebek bekliyorum soyadıyla uyumlu olması için düşündüğüm isimler
teoman
talat
ferit
tanju
ben ferit eşim tanju diyor bakalım ne olacak

bir çılgınlık yapıp kudüs fatihi imparator titus ismini koymak istiyorum ama çok kişinin ismiyle dalga geçtim ondan çekiniyorum
0
Hallegadola
(02.03.26)
Can veya cem
0
Kittie
(02.03.26)
Aren var çevremde kulağa güzel geliyor bence
Eren ya da Eray olabilir
0
devilone
(02.03.26)
toprak
0
Sadece soruyorum
(02.03.26)
(7)

Ucuz projeksiyon cihazı iş görür mü?

anladespina
Mesela şunun gibi: https://www.trendyol.com/havit/pj215-pro-smart-projeksiyon-cihazi-android-tv-9-0-p-861011194?boutiqueId=681310&merchantId=968&filterOverPriceListings=false&sav=trueSadece evde film ve maç izlemek için kullanacağım. Gürültüsü falan çok mudur bunun?
Mesela şunun gibi: www.trendyol.com

Sadece evde film ve maç izlemek için kullanacağım. Gürültüsü falan çok mudur bunun?
0
anladespina
(01.03.26)
Ürün bazında bilgim yok ama enes özen'in youtube kanalına bak derim, çeşit çeşit projeksiyonları detaylı inceliyor, ihtiyacına göre bir şey bulursun orada.
0
Bruce
(01.03.26)
iş yapar, fan sesi vardır illaki ama kulağın alışıyor bi yerden sonra
0
nahtoderfahrung
(01.03.26)
Şöyle düşün şimdi 55 ekran tv alacaksın.25000 lirayada var 75000 lirayada.orda bir renk olsun,ne olduğu önemli değil dersen 25 e çözülüyor.ben net görüntüler,iyi bir ses,ambiyans vs vs istiyorum dedikçe tarife yükseliyor.şimdi amacın evde keyifli vakit geçirmekse biraz daha paraya kıymak lazım.diğer türlü kötü görüntü,her yer kablo,sesi bağla falan
0
duptıs
(01.03.26)
İş görüp görmeyeceği beklentiye göre değişir. Amaç bu fiyat bandında duvarda görece ucuz fiyata daha büyük alana sahip olmaksa iş görür.

Ama keyif verir mi ? Bence vermez. Oyuncak olur bir süre sonra.

Parlaklığı da, çözünürlüğü de düşük. 720p 250lumen. Bende 3600lumen var o bile loş bir oda istiyor.

Denemeden veya 5'ten fazla farklı inceleme videosu izlemeden almazdım.
0
kimlanbu
(02.03.26)
@kimlanbu model belirtmeden 3600 lumen projektör var demen hiçbir bilgi vermiyor. senin projektörün bundan düşük parlaklığa da sahip olabilir, şaşırmam :D 3600 ansi lumen projektörün olduğuna ihtimal vermiyorum. kıyasladığın 250 lumen ile senin 3600 lumenin aynı şey değil...

pazarlama için şişirilen değerlerle gerçekler çok farklı olabiliyor. ayrıca lumen değeri için de farklı standartlar kullanılıyor, benq'nun açıklaması: www.benq.com

örnek ucuz projektörlerin kıyaslamasını yapan bi kanaldan parlaklık değerleri: youtu.be


o havit'in 250 ansi lumen değeri gerçekse çok iyi olmasa da yeterli ışık yalıtımıyla süründürmez, iş görecek seviyededir.
edit: burada ölçümde 185 ansi lumen çıkmış havit www.youtube.com
incelemelere bak evet ama teknik veri ile inceleyenlere bak. fiyatına göre çok kötü değil gibi bu. ama yarı fiyatlarına bulabileceğin generic hy320 projektörlerden kat kat da iyi değil.

benzer fiyattaki ürünlerin yurtdışında düzgün incelemesi olanları gerçek test verilerine göre kıyaslayarak seç.
0
konetsu
(02.03.26)
@konetsu, Epson EH-LS650 var (kısa mesafe lazer projeksiyon). Bu da anlam ifade etmiyorsa ne diyeyim.
0
kimlanbu
(02.03.26)
@kimlanbu benim söylediğim sana özel değil, pazarlamada söylenen markanın dediği her şeye koşulsuz inanan çok, her türlü üründe de özellikleri abartan gerçekle alakası olmayan şişirme değerler belirten markalar var.

senin özelinde tamam gerçekten parlaklığı iyi kaliteli bir projektörün varmış ama aynı şekilde 3000+ lumen diye satılan gerçekte 200 ansi lumen bile vermeyen ürünler var piyasada. biri gelip ya 3000 lumen projektör var bu bile yeterince parlak değil dediğinde gerçek parlaklığı hakkında fikrin olmadığından evet model belirtilmediğinde bir anlam ifade etmiyor o tarz yorumlar.

aynı üründe iki farklı lumen standardı üzerinden bile özellik belirtebiliyorlar örnek yine havit www.havitstore.com.tr
12000 lumen de diyor 550 ansi lumen de diyor şimdi biri gelip sana o da bişey mi benim 12000 lumen projektörüm bile yeterince parlak değil diyebilir :D ansi lumen değerini belirtmeden bunu direkt 12000 lumen diye satan satıcılar da var.

o yüzden model belirtmek, biliyorsan da ansi lumen değerini veya belirtilen lumen değerinin hangi standartta ölçüldüğünü de yorumuna eklemen daha doğru olur.
0
konetsu
(02.03.26)
(4)

Arabamın Plastik Aksamındaki Kabartı Nasıl Gider?

lapetitemort
Oda kokusu koymuştum. Birkaç gün bekledi orada, sallana sallana akıtmış ve zamanla böyle bir kabarıklık oluşturdu.https://hizliresim.com/b5ryh5x
Oda kokusu koymuştum. Birkaç gün bekledi orada, sallana sallana akıtmış ve zamanla böyle bir kabarıklık oluşturdu.

hizliresim.com
0
lapetitemort
(28.02.26)
Boyası kalkmış, yeniden boyanması lazım.
0
Bruce
(28.02.26)
Çoğu arabada muzik sistemi butonları bu şekilde soyuluyor. Birileri bunlara göre sticker uretip eski hakine gelmesini sağlıyor. Biraz arastırınca uygun ürünü bulursun. Sadece orası değil, genel olarak torpidoda bu tür soyulmaya meyilli noktaların stickerlerini set halinde satıyorlar ya da gidip uygulamasını kendilerine yaptırıyorsun.
0
covered
(28.02.26)
bunu tamir eden firmalar var, sokup, zimpara-boya, sonra tekrar takacaklar.
0
cooperr
(28.02.26)
Elin yatkın değilse, deneyim sahibi değilsen kesinlikle dokunma, daha kötü hale gelir. Bursa ve Konya'da şubeleri var göz atabilirsin. www.instagram.com
0
HellKeePer
(01.03.26)
(8)

Kalecinin aut atışını pas vermesi

kibritsuyu
Bu saçmalık nereden çıktı ya? Eskiden kaleci uzun kullanıp gönderirdi. Şimdi yanındaki defans oyuncusuna pas veriyor.Rastgele şişirmek yerine oyun kuracaklar desen, top oyuna girdiği için rakip oyuncu pres yapıyor, pası alan şişirmek zorunda kalıyor bu sefer. Üstelik top kaptırma riskine de giriyorl
Bu saçmalık nereden çıktı ya? Eskiden kaleci uzun kullanıp gönderirdi. Şimdi yanındaki defans oyuncusuna pas veriyor.

Rastgele şişirmek yerine oyun kuracaklar desen, top oyuna girdiği için rakip oyuncu pres yapıyor, pası alan şişirmek zorunda kalıyor bu sefer. Üstelik top kaptırma riskine de giriyorlar.

Benim kafamın almadığı bir avantajı mı var?
0
kibritsuyu
(26.02.26)
Defansa çekilmiş rakibin düzenini bozmak,
Rakip sahaya gönderilen ve kime gideceği belli olmayan uzun topu kapıp kontratağa geçmelerine mani olmak,

Yıllar öncesinden aklımda bu ikisi kalmış.
0
Mirket
(26.02.26)
Oyun kurulum şemasını(2+1, 3+1 vb)buna göre düzenleyen takımlar için abecedir bu. Pres yapılıyor diye kolay kolay vazgeçmez çoğu hoca. Ki Herkes doğru yapamıyor presi, her pasla başlayan da uzun vurmuyor zaten. Amaç biraz da o presi başlatıp rakibi üzerine çekmek oluyor bazen.

Gs'nin presi iyi mesela, alametifarikası hatta. Bunu bilmesine rağmen bu sene birçok yabancı rakip pasla kurmaya çalıştı oyunu. Çünkü takımın güçlü yanı o, pratiği o. Plana sadık kal meselesi. Zira preste hata boşluk yaratabiliyor, pres hattını kıran bir pasla orta sahayı hızlı geçebiliyorsun. Birbirinin antitezi iki unsurun kiminki kazanırsa savaşı gibi düşün.

Ya da kalecinin uzun topu kötüdür, pas verdiği oyuncunun iyidir o vursun istenir.
+1
Bruce
(26.02.26)
Temel mantik su. Kaleci topu diktigi zaman sen topu bilinmezlige atarsin. Ayagindaki topu riske atmis oldun bir nevi. Ama pas yapinca top sende kaliyor. Oyunu kurarsin, hakimiyet sende olur.

Eskiden orta yapma olayi vardi mesela ceza sahasina. O olay da kalkti. Santraforu defans kucaga aliyor cunku azinliksin. Bakmadan orta yapma diyorlar, sifira ineceksin en iyi pasi vereceksin. O yuzden zaten eskisi gibi goril santrafor kalmadi pek, daha dogrusu normal santrafor da kalmadi.
0
freedonia
(27.02.26)
eskiden derken 2008de pep le barcelonada başladı. kaleci topu diktiğinde topun takımda kalma yüzdesiyle kaleden oyuna topu soktuğundaki yüzde çok farklı.
kafanızın almadığı avantaj çok açık. geriden topu oyuna sokarsan top sende kalır. dikersen bunu hesaplayamazsın.
0
mikahakkinen
(27.02.26)
hayır arkadaşlar bahsettiğim şey topu dikip karşı sahaya göndermek yerine yakındaki oyuncuya pas atarak kullanmak değil, bundan bahsetmiyorum. eskiden kaleciler ellerindeki topu da oyuna degajla sokardı, artık elle müsait oyuncuya atarak kullanıyorlar, uzun süredir degaj görmedim. bahsettiğim bu değil.

defans oyuncusu kalecinin hemen 2 metre yanında duruyor. kaleci topu yanındaki oyuncuya pas atıp oyuna sokuyor. top oyuna girince rakip oyuncu üstüne koşup basıyor. pası alan oyuncu baskıyı yiyince ya kaleciye geri veriyor, ya yanındaki yöresindekine vermeye çalışıyor ama üstüne koşturan rakipler yüzünden veremiyor, ya kaptırıyor, ya kaptırmamak için höbelee diye kontrolsüz tepip taca maca atıyor. bunların hepsi daha ceza sahasının içinde ya da hemen önünde oluyor. kendi kalenin önünde anlamsız gereksiz paslaşmalar.

abanıp karşı sahaya dik demiyorum da, pas vereceksen de beklere, stopere falan pas ver, oradan kursun oyunu. niye iki metre yanındakine pas vererek oyunu başlatıp rakibi kendi kalenin önünde üstüne koşutturuyosun?
0
🌸kibritsuyu
(27.02.26)
geriden oyun başlatarak galatasarayın önde pres yapması sonucu gol yemek için
0
Hallegadola
(27.02.26)
Rakibi ustune cekmis oluyorsun iste. Orta sahan, forvetin rahatliyor alan buluyor, markajdan cikiyor, iki kilit pasla kontratagin kralini yapabiliyorsun. Tuzak bir nevi, kale onunde riskli paslar yapiyorsun, rakibe umut veriyorsun, rakip daha da istahlaniyor topu kapabilirim, kaparsam gol atarim, forvet diyor ben basiyorum, arkamdan siz de basin yaklasin hep beraber basalim durumu oluyor. Cikabildigin her pozisyon tehlike yaratirsin, bir de pres yapmak kolay degil, erken yorulursun, onde basan yoruluyor. o presi kirabildiysen bir de tazi gibi 60-70 metre geri kosuyorlar yardima kendi yara sahalarina o adamlar. Ha kalecin, defansin ayagi kotuyse, kazmaysa girmeyeceksin bu islere.
+1
freedonia
(27.02.26)
Birkaç farklı sebebi var. Önde olan takımlar hem zaman geçirmek için hem de tempoyu kontrol etmek için yapıyorlar. Top ne kadar fazla kendilerinde kalsa kar çünkü. Senin takımın hata yapmasa bile karşı takımın erken ceza sahasına girip oyunun tekrardan başlaması veya yanlış pozisyon alıp hem topu kazanaması hem de yorulması yine lehine oluyor. Geride olan takımlar genelde daha çabuk kullanırlar ama yine de planlı ve organize atak için pasla oyunun başlatılıp kurulması önemli. Ama dediğinde haklısın, bazen çok fazla risk alıp gol yiyebiliyor bunun dozunu iyi ayarlamak lazım :)
+1
iwasbornonamountainside
(27.02.26)
(10)

Ekonomisi iyi giden ülke var mı?

michael_knight
Son birkaç yıldır “ülke ekonomisi fena gitmiyor, daha iyisi mümkün ama şu anda da iyiye doğru gidiyor” diye düşünen ülkeler var mı?
Son birkaç yıldır “ülke ekonomisi fena gitmiyor, daha iyisi mümkün ama şu anda da iyiye doğru gidiyor” diye düşünen ülkeler var mı?
0
michael_knight
(26.02.26)
Polonya
+1
Bruce
(26.02.26)
vietnam'in ve filipinler'in ekonomisi büyüyor. güneydogu asya'nin en hizli büyüyen ekonomisine sahipler su an.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Arjantin
0
michael harddd
(26.02.26)
Ekonomi geniş bir kavram, hangi göstergeden bahsettiğine bağlı olarak değişir. Ülkelerin GDP'si veya büyüme oranı çoğu zaman artıyor, ama enflasyon farklı ülkelerde farklı seviyelerde. Mesela Türkiye ve Arjantin’de enflasyon çok yüksek, Çin’de ise düşük gözüküyor:
tradingeconomics.com
tradingeconomics.com

avrupa'da gdp büyümesi en yüksek irlanda gözüküyor. sonra türkiye ve polonya takip ediyor:
www.euronews.com

Çoğu ülkedeki ortalama halk ekonomi iyiye gidiyor demez heralde :) Farklı alanlardaki veya genel alım gücü, yaşam maliyeti vs. de bir gösterge. devlet ekonomi iyiye gidiyor diyebilir ama halk için durum farklı genelde.

Ghana ve Guyana'da mesela yakın zamanda petrol bulunmuştu ve iyi yönde ekonomik patlamaya neden oldu. Tabii ülkedeki herkesin (veya ortalama halkın çoğunluğunun) ekonomik yönden iyi duruma gelmesi diye birşey olmuyor.
+1
ermanen
(26.02.26)
Makroekonomi ile mikro ekonomi farklı biraz.
Misal İtalya'nın ekonomisi bazı şeylerde iyiye gidiyor ama sonra biraz mikro bakarsan o iyileşmeleri göremiyorsun, aynı şekilde İspanya'da öyle.

Misal irlanda denmiş. Çok iyi ülke ama çok çok pahalı yer, sebebi de uluslararası şirketlerin merkezi, ev fiyatları falan çok pahalı. Yani direktörsen iyi de ne bileyim normal çalışansan o kadar da değil.

Ben son yıllarda biraz ekonomi bakmaya başladığım için daha çok anladım; arka planını okumak gerekiyor çünkü iyi haber iyi olmuyor kötü haber kötü olmuyor.
Misal bak geçen merak edip Danimarka'ya baktım çünkü fransa için sürekli "baak Danimarka'ya hiçbir koruyuculuk yok ama işsizlik çok az" diyenler oluyordu. Bir araştırdım; evet az ama çoğu sektörde iş de yok. Reddit vs okuduklarim çoğu noktada yeni mezun vs iş olmadığını söylüyor, ciddi bir iş bulma sıkıntısı varmış. E ulan diyorum hani bunlar çok iyi gidiyordu, yapay zekaya sordum o da benzer dedi. Sonra İsviçre baktım, sağlık sigortasının yükselmesi ve ev fiyatları/kira şikayeti var sonra misal cenevre bölgesinde ciddi işsizlik var.

Misal Fransa'nın kuzeyine sorsan Fransa bitmiş derler.
Toulouse cevresi, lyon cevresi, nantes bölgesi falan dersen ekonomik olarak hiç sıkıntı yok derler. Yani makrodan mikroya indiğin zaman görüntü çok değişiyor. Ekonomi harbiden çok enteresan.
+1
logisticsmanager
(27.02.26)
@ermanen teknik bir gösterge değil de halkın genelinde bir iyimser olma hâli olarak sormak istemiştim.
Polonya sanırım buna iyi örnek, Vietnam’dan pek haberim yok ama olabilir
-1
🌸michael_knight
(27.02.26)
Türkiye.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.02.26)
@michael_knight

O kismada degindim biraz. Bence cogu ulkede halka sorsan ekonomi iyiye gidiyor demez. Yapilan anketlerde boyle cikiyor bildigim kadariyla.

Housing crisis ve ev/kira artisi butun avrupa'da hala var gibi. Polonya'da da var ve orda da belli seyler icin fiyat artisi fazlaymis. yiyecek ve alkol dahil. alkol fiyati artiyorsa ordakileri mutlu edemezsin :)
0
ermanen
(27.02.26)
Polonya +1

2014 yılının son çeyreğinde taşınmıştım. Türk Lirası zloty'ye oranla 4 kat daha değerliydi.
Şimdi Zloty, Türk lirasından 12 kat daha değerli!
0
elektr10
(27.02.26)
Polonya icin veri buldum:
www.polskieradio.pl

2026 yili, Ocak 8-20 arasinda. 938 kisiye ekonomik durum sorulmus.

%37 iyi demis
%26 kotu
%37 nötral

Polonya cogu avrupa ulkesine gore iyi olabilir ama cogunluk iyi dememis sonucta. Gerci gecen seneye gore ekonomi iyiye gidiyor olabilir ama her konuda diyemeyiz
0
ermanen
(27.02.26)
(19)

Eski sevgiliye yazılacak en can acıtıcı mesaj

michael_knight
Eski sevgilinin canını en çok acıtacak bir mesaj ne olabilir?Fiziksel özelliğiyle dalga geçmek gibi değil de şöyle yüreğine yıllarca geçmeyecek bir acı bırakmak için.
Eski sevgilinin canını en çok acıtacak bir mesaj ne olabilir?
Fiziksel özelliğiyle dalga geçmek gibi değil de şöyle yüreğine yıllarca geçmeyecek bir acı bırakmak için.
-9
michael_knight
(26.02.26)
Eski sevgilinin sana bir sevgisi kalmadıysa yazacağın şeyi pek bir önemi yok.
+8
Bruce
(26.02.26)
Onun değer verdiği şeylerle ilgili bir soru bu. Sana değer verdi mi mesela, sevgiye değer veriyor muydu, ilişkinizi kıymetli buluyor muydu... Bruce'un dediği gibi sana bir sevgisi kalmadıysa, onun iç dünyasında sana dair bir önem hissi yoksa sen ne yapsan ne desen boşa gidecek. En kestirmesi, kendi hayatına o hiç var olmamış gibi devam etmen. Hayatından onun izlerini ve etkilerini çıkararak devam etmen. En iyi böyle can yakılır.
+3
yaren
(26.02.26)
Parsa parlak yaz.

Ya da sunu de
Sen gercekten firdevs hanimin kiziymissin.
-4
Purple life
(26.02.26)
ayrılırken benden aldığı borcu ödemeye kalktı.
"yattığımız geceler ücretini ödemedim ona say" demiştim.

(benimle birlikteyken başka bir erkekle flörtünü yakalamıştım)
-5
HellKeePer
(26.02.26)
fomo yaptıracak bir söz olmalı. (mesaj atma diyenlere; adam mesaj atayım mı dememiş ama siz daha iyi bilirsiniz :))
+1
gabe h coud
(26.02.26)
Canını yakmak isteyecek şekilde ayrılık yaşanmış bir "eski" sevgiliye yazılacak bu tür mesajlar hala beni düşünüyor salak, bana ilgisi devam ediyor, düşmedi yakamdan düşüncesinden başka bir işe yaramaz.
+9
Phoebe
(26.02.26)
Mesaj atma +1
Yapılacak en iyi şey önüne bakıp glow up yaşamak
+5
kullanicadi
(26.02.26)
mesaj attığınızda, onu hala düşündüğünüzü göstermiş olacaksınız. hala hayatınızı etkilediğini göstermiş olacaksınız. gerek yok. onunla uğraştığınız her saniye, aslında sizin kendi mutluluğunuzdan, kendi iyiliğinizden çalıyor. onun varlığını hayatınızdan tamamen çıkardığınızda zaten daha mutlu olacaksınız. uğraşmayın. önce siz kendinizi düşünün, kendi iyiliğinizin alabileceğiniz en bombastik intikamdan bile daha önemli olduğunu idrak etmenizde fayda var.
+1
co2s2
(26.02.26)
bir zamanlar sensiz nefes alamam derdin. şimdi başkalarının kucağında nefes nefesesin :D hey gidi ergenliğim...
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(26.02.26)
annenin/babanın vasat versiyonuymuşsun.

ergenlik negzel :D
0
kisa
(26.02.26)
sana attığı bir kazık, yaptığı bir yanlış üzerinden ilerleyebilirsin. aranızdaki muhabbeti bilmeyince spesifik öneride bulunulmuyor.

dipnot olarak, bu bağlamda atılan her mesaj, atanı küçültür
0
kondansator
(26.02.26)
mesaj atmamak en can acıtıcı şey olur.
+3
Hallegadola
(26.02.26)
Bana çok küfrettiler, kim hangi küfrü etti hatırlamıyorum bile ama içime cuk diye oturup 20 sene sonra aklımda kalan bir söz var : "sen mükemmel görünümlü içi çürümüş bir ceviz gibisin", belki söyleyen bile hatırlamıyordur.

Gene de karşı taraf için bir anlamınız yoksa hatırlamayı geçtim, günün dalga konusu bile olabilirsiniz.
+2
kimlanbu
(26.02.26)
Ben eski flörtümün sosyal medyada yorumunu görmüştüm bu konuya ilgili. Yüzüme de sövse sorun olmaz demişti. Çünkü bir insan karaktersizse, yüzüne de söylesen utanmaz. İçine de oturmaz. En iyisi kabul etmek zor ama o hiç yokmuş gibi davranmak.
+1
Kahvedesu
(26.02.26)
Arkadaşlar çok teşekkürler cevaplarınız için. Ya aslında öyle bir eski sevgili durumu yok hayatımda, beyin jimnastiği yapıyordum.
“kisa” adlı duyurucunun cevabı en aklıma yatan oldu.

“Meğer sen de aynı annen/baban gibiymişsin, yaşlandıkça sen de farkedeceksin” lafı can yakar gibi geldi bana.
-2
🌸michael_knight
(26.02.26)
enerjinizi bu tarz seylere harcamayin yaw..
jimnastik icin baska seyler bulun.
negatif dusunceler sizi cukura iter, o cukurdan cikamazsiniz sonra..
karmaya inanmak lazim.
0
cooperr
(26.02.26)
"Şu an dayınlayım."
0
kizil karga
(26.02.26)
@kızılkarga, dayı pek inandırıcı olmayabilir sonuçta dayısını arayıp konuşur.
Ama “akrabalarından biri zaten bana yazıyordu, bu hafta onunla görüşeceğim. Kim olduğunu tahmin etmen mümkün değil” yazıp engeli basmak nası ama?
-2
🌸michael_knight
(27.02.26)
Eğer saklayacak gizleyecek bir şeyleri varsa stres yaratabilir.
0
kizil karga
(27.02.26)
(35)

yaslandiginizi ne zaman anladiniz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum. mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakar
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum.
mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakarak liste yapiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.26)
Tiktok kültürü bana çok hızlı geldi ondan da eksik kalayım dediğimde anladım
+4
grimavi
(25.02.26)
Net olarak: Boynum ağrımaya başladığında. Bu olmadan bir gün önce ben hala çocuğum ki diyordum.
0
tiredofwaiting
(25.02.26)
Dolmuş şöförü 'Amca' deyince.
0
Mirket
(25.02.26)
Çiçek fotoğrafı paylaşmaya ve çiçeklere hayranlık duymaya başladığımı fark edince :D
+7
titanic kemancısı
(25.02.26)
Yeni nesil rapcilere tahammül edemiyorum. Tahammulsuzluk bir yaşlılık belirtisi bence.

Ağır spor eskisinden daha fazla yoruyor. Bu yüzden uykuma daha cok dikkat ediyorum.

Uykusuzluk eşiğim cok düştü. Önceden hiç uykusuz ya da çok az uyku ile ertesi gunu idare edebiliyordum, artık çok zor geliyor.

Enerjim, algım eskisi gibi geliyor aslında değişiklik hissetmiyorum. Ama uykuma beslenmeme vs artık daha fazla ihtimam göstermem gerektiğini vücudum bana hatırlatıyor.

(40'a doğrudan selamlar :))
+1
makbur
(25.02.26)
yetiştirmem gereken işler olmasına rağmen artık sabahlayamıyorum. eskiden sürekli sabahlardım ve ertesi güne enerjim hiç azalmazdı.
+3
eileengray
(25.02.26)
hevesim azaldı her şeye karşı.

senin gençliğine s*çayım diye sövüp gözümün önünde dümdüz direğe tırmanırdı 60 yaşındaki babam.

olamadım onun gibi.
+1
yurtsuz john
(25.02.26)
6/49, loto falan gibi seylere asla para vermezdim, bosuna para kaybi olarak gorurdum.
lotonun deli gibi pesinde olan yaslilara bakip acirdim.

40'i devirince mantikli gelmeye basladi cunku artik yasal yollardan hayatimin sonuna kadar konforlu yasamama yetecek parayi kazanma olasiligim azaliyor. ufak ufak 6/49 oynuyorum, 300-500bin dolar ciksa yeter kafasindayim. hatta abi bir ciksin, bana yetecek kadarini alacam gerisini dagitacam valla billa diye totem yapiyorum, ama henuz ise yaramadi :D
+6
cooperr
(25.02.26)
soruyu görünce içesim geldi, ağlayacağım biraz.

yaşlanmada benim için daha önemli kriter fizikselden ziyade mental olanı. 31 yaşındayım, şu an biraz hayat şartlarının da etkisiyle kendimi çok yaşlanmış hissediyorum. çünkü artık önümde bir hayal, hedef, ulaşmayı düşündüğüm veya istediğim, bu fikirden heyecan duyduğum... hiçbir şey kalmadı. sevdiğim bir işi yapma şansım yok. aç karnımı doyurmak için eşek gibi çalışmam gerekeceği için yeni bir yol çizmem de kolay değil, milyon insanın içinden 3-5 tanesinin yaptığı enteresan işlerle motive olacak kadar iyimser bakmıyorum maalesef artık. işe gidip gelecek, akşamları dünden kalmış bulgura kaşık sallayacağım. sürpriz ya da yenilik faktörü yok. hiçbir şey değişmiyor, hiçbir şey heyecanlandırmıyor, hiçbir değişik şey olmuyor. kimseyle tanışamıyorum, hiçbir şey yapamıyorum.

fiziksel olarak fitliği de obezliği de görmüş, sigara içip bırakıp tekrar başlamış, alkol problemi yaşamış vs. birisiyim o açıdan fiziksel olarak "bitmişiz" dediğim, başka zaman "ooo daha ölmemişiz lan" dediğim oldu... ama mental olarak toparlamak bana çok daha zor geliyor artık.

ha ulu önder rammstein'ın dalai lama şarkısında da dediği gibi, ölene kadar yaşayacağız, yani nefes aldığımız sürece ölmüş gibi davranmanın manası yok. bu işler hiç belli olmuyor. 30'lu yaşlarının başında sıkışmış, çaresiz hisseden her adam bu kadar savrulsaydı ülke nüfusu 5 milyona düşerdi diye düşünüyorum bir yandan... bir yerde bu da döner herhalde. biraz öyle tutunmaya çalışıyorum.

ama soruya net cevap benim için 31 yaş şimdilik. kafam eskisi kadar çalışmıyor. hayatımda yeni hiçbir şey olmuyor. bi yere gidemiyorum, bi insanla "anlamlı" bir tanışıklığım olmuyor. inanılmaz sınırlı yaşıyorum. bu benim kafamı kemirip bitiriyor, konuşurken bile çok sınırlı bir kelime dağarcığıyla idare ediyorum mesela.

şimdi bilhassa beni tanıyan duyurucular "olm gören de ekstrem sporlarla ilgilenen biriydin zannedecek sen hep mal gibi yaşıyodun" diyebilir. kısmen doğru ama her zaman daha farklı, daha iyi bir şeyler olabileceğine dair umut taşıyordum. hep bir sürecin parçasıydım, hep bir şeylerin ortasındaydım. şimdi onu hissetmiyorum. hayat bizi 61 kenara be kardsm
+1
der meister
(25.02.26)
Ben alkol toleransımın azaldığını hissettiğimde fark ettim. Pubda sohbet muhabbet ortamında içilen 3 bira çakırkeyf yapmaya başladı.

Dışarıdan gelen yorum olarak, geçen hafta ilk defa gittiğim berber yaşımın %23 fazlasını söyledi. Zaten hep yaşından büyük gösteren biri olarak buna takılmazdım ama buna takıldım, aynada başka baktım kendime. Etrafıma sordum. Buna takılmam asıl yaşlılık belirtisi bence.
0
Bruce
(25.02.26)
Gençken cildim aşırı pürüzsüz ve lekesizdi. Çocuk cildi gibi yumuşacıktı. Cildimden anlıyorum ben bazı şeylerin değiştiğini.

Biraz reels tarzı bir cevap olacak ama bir de bir işi bitirdikten sonra "hıh" demek.
-1
sekizdokuzon
(25.02.26)
Üniversite yıllarında özellikle yurtta kaldığım dönem istisnasız her gece uyumadan kulakligi takar saatlerce bir sürü müzik dinlerdim. Birkaç yıldır asla yaptığım bir şey değil artık:( bunu fark edince çok üzülmüştüm. Sorumluluklar gün içinde o kadar yoruyor ki gece olunca artık zaman ayiramiyorum bir şarkıya bile. Veya sese tahammül edemiyorum. Hatta bazen o kadar çok dinlemiyorum ki bir gece ansızın çok canım çekiyor ve müzik gecesi ilan ediyorum. O gün dinlemek çok keyif veriyor. Şimdilik tesellim yolculukta dinlenen müzikten vazgeçmemiş olmak. Belki asıl o zaman yaşlanmış olurum:(
+1
egerbiryolcu
(25.02.26)
Bir gün bir konserde artık oturmalı konserlere gitme zamanım gelmiş diye düşünmüştüm.
0
mutekebbir
(25.02.26)
Pazarcılar "abla" demekten, "teyze, anne" demeye geçtiklerinde.
+2
pro9it9is9
(25.02.26)
2 hafta önce: Motosiklet montu önerdiler bildiğin amca montu ve bastım kahkahayı ama giydiğimde yakıştı. Sonra güzel bi kadın geldi içeriye aynı monttan almış, montla gayet güzel görünüyodu ve memnun olduğunu söyledi. İyice bozuldum.

Ha bir de motorda üşümeye başladım.
0
baldan kaymak
(25.02.26)
"ben hala gencim lan"

dediğimde.
+1
AlsterWasser
(25.02.26)
eskiden maçlara gidip bağırırdım falan şimdi ne kadar salakçaymış diye düşünüyorum. fiziksel olarak: eskiden babam mayısta falan süveter giyerdi neden giyiyor derdim? şimdi anladım neden giydiğini. eskiden donsuz gezerdim şimdi üşüyorum.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
İçime anneannem kaçmış gibi aniden çok erken uyanmaya başlayınca "hah, tamam" dedim ben. Kaçta yattığımdan bağımsız olarak neredeyse her sabah güneş doğmadan uyanmak dümdüz yaşlılık bence -_-
+2
kobuzchu kiz
(25.02.26)
Daha az uyku ile yaşamaya başladığımda.
+2
gabe h coud
(25.02.26)
Duştan sonra bazen kafam üşüyor yazma bağlıyorum:/
+6
Amaranta ursula
(26.02.26)
Türkiye’de bu yılın en çok dinlenen 5 şarkıcısı gibi bir liste görüyorum ve listedekilerin 4’ünün adını bile duymamışım, beşincisinin de sadece adını duymuşum ama tipi neye benziyor hiçbir fikrim yok. Hiçbirinin de hiçbir şarkısının adını sorsan bilmiyorum.


Ek: abartıyor muyum diye dönüp baktım, azıcık abartmışım. Lvbel C5 fanıyım o hariç Semicenk’in sadece adını duymuştum.

——
2025 yılında Türkiye'de en çok dinlenen şarkıcılar:
BLOK3.
Ati242.
Semicenk.
Era7capone.
Lvbel C5.

——-
+3
michael_knight
(26.02.26)
kabak tatlısını seviyorum artık.
+4
antihero
(26.02.26)
Kabak tatlisi yazmaya gelmistim

Bi de sade soda
0
üğpoıuy
(26.02.26)
ağrılarım artmaya başladım.

kabak tatlısı +1
0
Hallegadola
(26.02.26)
kafam sesi-kalabalığı kaldırmıyor, sosyallik azap gibi geliyor, hafta içi dışarda 2-3 saat geçirip eve dönsem bile ertesi gün pert oluyorum ve anlıyorum ki yaşlandım.
0
9kuyruklukedi
(26.02.26)
fırına ekmek almaya uğradığımda pide sırası vardı , pide alayım o zaman nostalji olsun diye düşünüp sıraya girdiğimde yaşı büyük bir abla konuşmaya başladı " biz çocukken her ramazan pide sırasına girerdik , eve giderken yarısını yolda yerdik .. " bunları ben de aynen yaşadıysam yaşlandım demektir diye düşündüm.
+1
devilone
(26.02.26)
Geçende öğle yemeğinde ortaokul anılarımı anlattım arkadaşıma. Eskileri yad etmek tipik yaşlanma belirtisi bence.
0
auroraaurora
(26.02.26)
yaşımın ilerlediğinin farkındaydım tabi ki ama 2 yıl önce ortopedi doktoru zihninizin aktifliği ile bedeninizin mevcut durumunu senkronize etmelisiniz yoksa bu tür sakatlanmaları daha ciddi boyutta yaşarsınız deyince aydınlandım :).
+1
Phoebe
(26.02.26)
34 yaşında ilk beyaz saç telimi gördüm ve yaşlandığımı anladım. Gidip boyatacağım :( saçımı hiç boyatmamış olmakla övünürdüm gençken.
0
kaptan maydanoz
(26.02.26)
kabak tatlisi oldum olasi, ilkokulda bile en sevdigim tatli oldugu icin ruhum hep 50+ diyebilir miyiz o halde? :p
sabahlayamamak, elbette.
cicek fotografi ve hatta kus gözlemi de var.
banyodan cikinca basin üsümesine de bir +1 yazalim.

arkadaslar hakkinizi helal edin, ben 96 yasima gelmisim.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Sebepsiz yorgunluğumun sebebinin iki gün önce yaptığım bir şey olduğunu anlayınca.
0
burfak
(26.02.26)
Otobüste giderken yanımda 22-23 yaşlarında biri duruyordu ayaktayız. Aynı direği tutuyoruz ellerimiz yakın duruyor. Her şey olağan, her şey sıradan...

O an bir detay fark ediyorum, ikimizin elindeki ten dokusu farklı. Çok değil ama var bir şey. Onun derisi bir şekilde daha canlı duruyordu. O an idrak ettim, sonra gerisi geldi.
0
akhenaten
(26.02.26)
Üniversiteye gireli 30 sene olduğunu farkettiğimde.
0
kumandanim
(26.02.26)
gelsene bu akşam mesajına saçma sapan bir bahane bulduğum an anladım ki yaşlanmışım.
0
jamswety
(26.02.26)
"Abi" diye hitap eden yaşlı insanlar çoğalmaya başladığında :(
0
kizil karga
(26.02.26)
(15)

Sevgiliniz/partneriniz ne yapması kırmızı çizginiz?

darthvader
Veya asla yapmamalı/ bunu yaparsa kabul edemem, ayrılırım dediğiniz şeyler neler?
Veya asla yapmamalı/ bunu yaparsa kabul edemem, ayrılırım dediğiniz şeyler neler?
0
darthvader
(24.02.26)
Benimle küfürlü hakaretli konuşmayacak. Bile bile yaptığı zaman ayrılmışlığım var.
+2
yaren
(24.02.26)
böyle sorular sınavda falan gelince kesin bir şaşırtmaca var diyip ilk akla geleni işaretlemezdim ben :D haliyle aldatma değil de insanların içinde küçük düşürmesi diyorum.
+2
suicmeyenadam
(24.02.26)
Saygısızlık
-1
arbre
(24.02.26)
Yalan
+2
Mirket
(24.02.26)
Sevgisiz davranışlar. All or nothing benim için.
+1
gabe h coud
(24.02.26)
Kot etek giyerse her şey biter.
-6
Bruce
(24.02.26)
aptallığa tahammül edemiyorum. bahsettiğim hata yapmak değil. mesela uyardığım bir konu var. bunu böyle yapma bak çok riskli-tehlikeli. açıklıyorum anlatıyorum ama ısrarla o harekete devam ediyorsa aynı ortamda olamayız.
+4
orpheus
(25.02.26)
yalan evet ama sadece yalan degil. bir sey sorunca gizlemesi, veya bir sey anlatirken tam anlatmamasi, bazi kisimlarin uzerini hizli gecmesi gibi bir sey saklamasi. durust olmamasi kabaca. yani yalan soylemeyip dogruyu da saklayabilir ve bu benim icin red flag.

her sey halledilir, etik problemler halledilmez. ve maalesef karakter degismez kolay kolay. once a cheater always a cheaterdir her zaman.
+4
antikadimag
(25.02.26)
Yukarıda yazılanlara katılmakla beraber net kontrolsüz öfke problemi.
+3
rakicandir
(25.02.26)
valla eşcinsel ise veya sapkın bir cinsel arzusu varsa ayrılırım
-8
Hallegadola
(25.02.26)
yalan başladıysa benim için biter.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
Tartışırken üslubunu korumaması, saygısızlık
+2
onyx
(25.02.26)
Tutarsızlık. Benim için her şeyin en temeli.
0
bradshaw
(25.02.26)
partnerimi ilk görüşte terminator t-800 gibi anında scan edip bana uygun olup olmadığına karar veririm.

youtu.be

ondan sonra yanlış yapmaz zaten. yaptıysa hatayı kendimde ararım.
-3
yurtsuz john
(25.02.26)
herşeyiyle harika biriydi bence son kız arkadaşım

aptala tahammül edemiyorum mesela
Ama o yapsa kabulüm swh
Halen kabulüm
0
baldan kaymak
(25.02.26)
(5)

Veraset intikal'den sonra banka hesabı

lasttrain
Annemin vefatından sonra veraset intikal başvurusunda bulunup bütün varlıklarına ait vergiyi ödedik. Zaten mirasçı olarak babam ve ben varız.Şimdi annemin bankada ki varlıklarını onun İnternet bankacılığı üzerinden babamın üzerine atarsak bir sorun çıkar mı ilerde cezai işlem gibi?Bankaya gidip o pr
Annemin vefatından sonra veraset intikal başvurusunda bulunup bütün varlıklarına ait vergiyi ödedik. Zaten mirasçı olarak babam ve ben varız.
Şimdi annemin bankada ki varlıklarını onun İnternet bankacılığı üzerinden babamın üzerine atarsak bir sorun çıkar mı ilerde cezai işlem gibi?
Bankaya gidip o prosedürlerle uğraşmak istemiyoruz çünkü biraz uzun sürüyormuş.
Bunu merak ettim.
Şimdiden teşekkürler.
0
lasttrain
(23.02.26)
Ben de burada sormuştum aynısını, sorun olur demişlerdi.
Hesabın olduğu şubeye belgeleri götürünce bir yazı veriyorlar, onunla vergi dairesine gidiyorsun. Hesapta ne varsa onun vergisini ödüyorsun, sana belge veriyorlar onunla bankaya geri gidiyorsun, transferi yapıyorlar.
Bankadaki iş uzun sürmemişti ama hesabın olduğu şubeye gitmen lazım.
0
Bruce
(23.02.26)
başınız sağolsun :(

bankaya sorduğumda sakın yapma demişlerdi. gerçekte tespiti cezası vs nasıl oluyor deneyimim yok ama yapmadım ben de öyle dedikleri için.

bütün varlıklarına ait vergiyi ödediyseniz bankadan mal varlığı yazısını alıp vergi dairesine gittiniz diye anlıyorum. bu aşamada birincisi zaten bloke koymuşlardır, bu işlemi yapamazsınız; ikincisi zor olan kısmı zaten yapmışsınız, sadece vergi dairesinden aldığınız yazıyla gideceksiniz bankada oturduğunuz yerden hesabınıza aktaracaklar. yani evet özellikle farklı şekillerde (altın fon vs) varlık mevcutsa uzun sürebiliyor ama risk almaya değmez bence.
0
mezzosprite
(23.02.26)
Biz yaptığımızda problem olmadı ama tavsiye etmem, bize denk gelmemiş olabilir.
0
mirty
(23.02.26)
başınız sağolsun. veraset intikal işlemlerine başladıysanız zaten internet bankacılığına girip işlem yapamıyor olmanız lazım. benzer işlemleri yakın zamanda yaptım. paraya bloke konmuştu.

kendi e-devletinizden girip annenizin hangi bankalarda hesabı varmış öğrenin. sonra tek tek bu bankalara gidip, mirasçılık belgesi ile birlikte (noterden çıkan yeterli) "bu bankada şu kadar parası vardır" diye yazı alıyorsunuz. beyanname hazırlıyorsunuz. sonra vergi dairesine... sonra tekrar bankaya. onlar nakit verecekler ya da EFT yapacaklar
0
co2s2
(24.02.26)
başınız sağolsun.

uzun sürecek prosedür kısmını zaten halletmişsiniz. asıl prosedür, bankadan, belediyeden evrak alıp, beyanname doldurup veraset intikal vergisi ödeyip borcu yoktur kağıtlarını almak. bunları yaptıysanız uzun sürecek prosedürlük bir şey kalmamış zaten.

vergi dairesi zaten her bankaya/belediyeye/tapuya verilmek üzere ayrı ayrı kağıtlar hazırlayıp vermiştir. o kağıtla bankaya gidip parayı çekeceksiniz, banka da hesabı kapatacak. normal gişeden para çekme işleminden bir farkı yok. çektiğiniz parayı sonra isterseniz tekrar kendi hesabınıza yatırabilir, ya da cebinize koyup gidebilirsiniz.
0
kibritsuyu
(24.02.26)
(6)

Dövizin Geleceği Hakkında

messor
Önümüzdeki beş senelik dönemde dövizin özellikle de Euro'nun geleceğini nasıl görüyorsunuz ? Önümde 60 ay vade ile TL veya Euro borçlanmak gibi iki seçenek var. Dövizin baskılanması devam eder mi veya enflasyon düşerse TL döviz karşısında güç kazanır mı ? Duyurunun finanstan anlayan ahalisi görüşler
Önümüzdeki beş senelik dönemde dövizin özellikle de Euro'nun geleceğini nasıl görüyorsunuz ? Önümde 60 ay vade ile TL veya Euro borçlanmak gibi iki seçenek var. Dövizin baskılanması devam eder mi veya enflasyon düşerse TL döviz karşısında güç kazanır mı ? Duyurunun finanstan anlayan ahalisi görüşlerinizi okumak isterim.
0
messor
(20.02.26)
Twitter'da iris cibre'nin bu konuda teknik güzel yorumları var. Buraya birkaç cümleyle açıklanamayacak kadar farklı parametre ve hükümetin para politikasına bağlı bir durum.
+1
Bruce
(20.02.26)
2 sene daha böyle zayıf seyreder (TL güçlü kalır) ancak seçimden sonra tekrar bir zıplama riski her zaman var.
0
507
(20.02.26)
şuan türkiyede döviz krizi yaşanması için hiçbir sebep yok. kış bitti, döviz stoğu gırtlak dolu.

ancak döviz artmazsa bu sene nerdeyse tüm ihracatçılar batmış oalcak. ve türk sanayisi yerlebir olcak. geri dönüş üde yok gibi bu işin. tüm ihracat ağırlıklı iş yapanlar 2 sene sabretmye çalıştı ama 2026 yılında kimse sabretmeyecek.
-1
tchuck
(20.02.26)
5 senelik euro borçlanmazdım.
0
awlmi
(20.02.26)
En yetkili ağızdan şu sözler duyulduktan sonra hala dövizle borçlanmayı düşünmek hiç akıllıca bir davranış olmaz

diye düşünüyorum.

x.com
0
Mirket
(21.02.26)
Şu ortamda yarın meçhul, siz 5 seneden bahsediyorsunuz. ABD, yarın İran'a saldırsa, bir anda her şey tepetaklak olabilir. Başta petrolün fırlaması, göç vs...

Finansın temel kuralıdır, kazandığınız para hariç, borçlanılmaz. TL kazanıyorsan TL, euro kazanıyorsan euro, altın kazanıyorsan altın borçlanabilirsin.

.
+1
kartallar yuksek ucar
(21.02.26)
(4)

IPA bira

euteamo
Slmlar herşeyin doğrusunu bilen ekşiciler,taksim ya da beşiktaş'ta ipa içilebilecek bir mekan önerebilir misiniz plsşimdiden teşekkürler
Slmlar herşeyin doğrusunu bilen ekşiciler,

taksim ya da beşiktaş'ta ipa içilebilecek bir mekan önerebilir misiniz pls

şimdiden teşekkürler
+1
euteamo
(19.02.26)
Sponeck
+1
Bruce
(20.02.26)
Taproom X
Craft Beer Lab
Joker no 19

Şişesini çoğu yerde bulursun, bu yazdıklarımda fıçısını içersin. Ek olarak Taproom' da sadece kendi biralarını servis ediyorlar.
+1
kumandanim
(20.02.26)
turborg satan herhangi bir yerde en kötü frederik ipa içebilirsiniz. ama benim önerim rotayı biraz değiştirip sanayi 1a'ya gitmeniz.
0
zozjotejmnk
(20.02.26)
Sanayi 1a da olur, butik ipa içmek isterseniz gayet uygun, rotayı çok değiştirmeye de gerek yok, Nişantaşı' nda da şubeleri var.
0
kumandanim
(20.02.26)
(6)

GS - JUV maçı tahminleriniz?

eisberg
Ne diyorsunuz? Ben Juventus alır diyordum ama birkaç gündür dinlediğim yorumcular "denk maç, grinin %40-50 şansı var" falan diyor. Biz en son schalke ile turu geçtik diye hatırlıyorum. Young boys'a falan da elendik. Taraftardaki rehaveti de görünce Juve alır diyorum siz ne diyorsunuz? İddia ne oynad
Ne diyorsunuz? Ben Juventus alır diyordum ama birkaç gündür dinlediğim yorumcular "denk maç, grinin %40-50 şansı var" falan diyor. Biz en son schalke ile turu geçtik diye hatırlıyorum. Young boys'a falan da elendik. Taraftardaki rehaveti de görünce Juve alır diyorum siz ne diyorsunuz? İddia ne oynadınız? Benim tahminler şöyle:

Sallai kart görür 3.83
Yunus & Kenan asist yapar 3.60
Oyuncu gol atar & asist yapar Mckennie 2.25
Oyuncu kaleyi bulan şut çeker Yunus 2.25, Toreira 3.60
Sanchez 2 faul yapar 2.15
0
eisberg
(17.02.26)
L'pool maçına benzer bir senaryo olur, anları değerlendiren öne geçer. Mckennie false 9 oynayacakmış, o sıkıntı yaratabilir lemina yokluğunda.

1-1 diyorum.
-1
Bruce
(17.02.26)
Gerçekleri Tarih Yazar
Tarihi de Galatasaray
+3
cooperr
(17.02.26)
7 gol olur.
+1
designer
(17.02.26)
Juve ilk kez sampiyonlar liginde 5 yedi.
bir turk takimi ilk kex sampiyonlar liginde 5 atti.
0
cooperr
(17.02.26)
ulan 2 gün süren gs-juv maçını canlı canlı izlediğimi hatırlıyorum.
helal olsun. saçma bir skor ama büyük başarı.
+1
plastic_angel
(17.02.26)
gruplar ilk açıklandığında gs max 9 puan alabilir yazmıştım, hatta 0 tarafına daha yakın diye de belirtmiştim.

inanılmaz bir performans gösteriyor. liverpool'u yenmek, atletico ile berabere kalmak falan bunlar gerçekten çok zor ve herkesin takdir etmesi gereken işler. hele juve'ye 5 atmak :)

umarım bu turu sıkıntısız atlar ve son 16'da da dişine göre bir takım gelir. tebrik ediyorum, tadını çıkarsın gs'liler :)
+1
makbur
(18.02.26)
(14)

Kişisel gelişim kitapları okur musunuz?

pembediken
Spesifik bir konu ya da yazar değil de kitap türü olarak. Bazı insanlar saçma buluyor. Mesela kendiniz dahil herkesi affetmek gerektiğinden bahsediliyor kitapta.
Spesifik bir konu ya da yazar değil de kitap türü olarak. Bazı insanlar saçma buluyor. Mesela kendiniz dahil herkesi affetmek gerektiğinden bahsediliyor kitapta.
0
pembediken
(16.02.26)
Okuyorum (özellikle kendimi eksik hissettiğim konularda), mantıklı bulursam da yapmaya çalışıyorum. Ama tabii herşeyi alp okumuyorum, sadece Şeyma gibi haha İyi psikolog ve psikiyatristler tarafından yazılmış çok iyi kitaplar var, neden bunlardan faydalanmayalım ki.
Saçma bulan insan kendini geliştirmeye kapalı bulan insandır.
0
tiredofwaiting
(16.02.26)
Okurum severim ama herkesi affedin veya iletişimde karşı taraf damariniza bassa dahi sürekli olumlu bir dil tutumunun dayatilmasi ile ilgili önerileri uygulamam.
0
egerbiryolcu
(16.02.26)
Deli gibi kitap okuyan, 'ne bulursam okurum.' diyen biri olarak asla okumadığım ve okumayacağım tek tür budur.
Haddinden fazla anlamsız geliyor bana.
Bu tarz kitap okurken gördüğüm kişiyi de ciddiye alamamak gibi de bir zaafım var.
0
Mirket
(16.02.26)
Engin geçtan kişisel gelişim sayılıyorsa okuyorum.
Okunulan bir kitap özfarkındalığı geliştiriyorsa istediği türde olabilir, okurum.
+5
Bruce
(16.02.26)
Ben de aynı soruyu soracaktım, psikolojiye dair kitaplar kişisel gelişimden sayiliyorsa ben de çok severim.

Yayınevlerinin bu serilerini de iyi takip ederim. Daha okuduğumuzu anladık mi seviyesindeki kendi karakterinden haberi olmayan kişilerin fikrini de umursamam.
0
a perfect lie
(16.02.26)
yok bi kaç kere denedim çok zorlama geldi hoşuma gitmedi
0
nahtoderfahrung
(17.02.26)
okumam.
0
eileengray
(17.02.26)
her kitap zaten kisisel gelisim kitabidir. bu nedenle kisisel gelisim kitaplari en gereksiz tur bence. hic okuyamadim.
0
antikadimag
(17.02.26)
ben o hatayi bi kere yaptim(okuyamadim tabii) insta reelslarinda daha cok bilgi bulabilirsiniz
0
ala09
(17.02.26)
kişiliğim oturana kadar bu türde sadece dale carnegie okudum. kişisel gelişim kitaplarının mucididir. 1888 de doğmuş adam düşünün. çok bunalıma girdiğimde sadece okumak bile beni sakinleştirir motive ederdi. şimdiki kitaplar bu adamın kitaplarının derlemesidir. kişisel gelişim kitapları sadece okumakla olmaz uyugulamaya da geçmek lazım. 100 sayfa okurdum bazen 1 cümlesi yeterdi.
0
ground
(17.02.26)
bir süre psikolojiye, özellikle evrimsel psikolojiye merak salmıştım. insanların neyi neden yaptığını bir şablona oturtmaya başladıktan sonra evcil (yada vahşi) bir hayvan gibi görmeye başlamıştım.

- müdüre yalaklanıyor: hmm, demek ki terfi alacağını düşünerek bu eylemin sonundaki ödül ondaki dopamin salınımını artırıyor.
- kıza yürüyor: soyunu sürdürme isteği baskın geliyor gibi.

biraz daha derine inince, içinde yetiştiği ortamın davranış kalıplarına yansımasını falan düşünmeye başladım. eskiden öfkelendiğim hareketleri bir laboratuvardaymış gibi gözlemlemeye başladım, kızmıyorum artık. eski kızdıklarımı da bu şablonlara oturtunca "affetmek" olarak bahsettiğin şey kendiliğinden gelmeye başlıyor.
0
birdirbir
(17.02.26)
"Kişisel gelişim" adı verilen kavramın içten gelen çaba ve dışarıdan gelen uyaranların doğal bir süreç hâlinde toplamı olduğuna inanıyorum. Bu amaçla zorlama yapılan aktivitelerin kişisel gelişim denen şeye katkısı olduğunu düşünmüyorum. Ergenken boş vaktimde okuduğum bir iki örneği saymazsak okumadım ve okumam da. Seni kişisel olarak geliştireceğim amacıyla yazılan bir kitabı ciddiye alamam.
0
nundu
(17.02.26)
tur olarak kisisel gelisim kitabi okurum. seyma subasi da kisisel gelisim yaziyor, dogan cuceloglu da, engin genctan da... dolayisiyla burada kalite onemli. bir kitap sirf kisisel gelisim kitabi turunde diye kotu olacak degil. ben size tonla kotu olan felsefe, edebiyat veya (bilimsel) arastirma kitabi sunarim.
+1
Sour
(17.02.26)
Üniversite hocalarının yazdığı damıtılmış piyasa kitaplarını okurum.
0
black holes in the sky
(17.02.26)
(33)

Evlilikte kadının kendisi için birikim yapması?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?Cevaplar için çok teşekkürler.
Merhaba arkadaşlar,

Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?

Cevaplar için çok teşekkürler.
0
Amaranta ursula
(16.02.26)
Her kadının muhakkak yapması gereken şey bence, hatta büyükannem bana kimsenin bilmediği, kocanın çocuğunun annenin dahi bilmediği bir paran olmalı demişti. Bayanım.
+4
sessizce aglayan sanat
(16.02.26)
Hangi kötü günler?
ailenin kötü günleri mi? Ayrılırsak kendimi garantiye alayım kötü günü mü?
+5
kisa
(16.02.26)
@kisa,
Kendisi için garanti olsun diye ama ailenin kötü günü için de kullanılabilir.
-1
🌸Amaranta ursula
(16.02.26)
Kadınım. Eşimin de benim de sadece kendimize ayırdığımız kişisel birikimlerimiz var. İmkanı olan her kadının yapması gerektiğini düşünüyorum.
+2
fotrsapka
(16.02.26)
Erkekte atsın o zaman. Ailede ortada para kalmasın.
0
michael harddd
(16.02.26)
Sorun değil.
0
Bruce
(16.02.26)
Bu işin kadını, erkeği yok bana göre. Her insan maaşının bir kısmını kendi özel şeyleri için ayırmalı evli olsa da. Erkeğim.
+6
arbre
(16.02.26)
Yine çok bilinmeyenli denklem.

Saklanan paranın bedeli nedir?
Yani tekne tatili mi yoksa eve alınacak 1kg kıyma mi? Neye karşılık o para ayrılıyor?

Yazarken sildim,
eşler arası gelir ve iş yükü dağılımı adil ise herkes ortak ve genel masraflar dışında kalan şahsi para ile istediğini yapabilmeli.
iki taraf için de kimse birbirini sömürmeli.
+1
kisa
(16.02.26)
Ben, evliliğimde de birlikteliklerimde de kadın kişisinin geliri ve harcamaları ile kesinlikle ilgilenmedim. Ama bu konuda hepsinden Allah razı olsun ki, maddi güçlerini müşterek hayatımıza ellerinden geldiğince vakfettiler.
Ancak, aksini iddia ederseniz şu an en az üç tane tiktok veya insta videosu koyabilirim ki, kadınların anladığım kadarıyla çoğusunda bir 'benim param benimdir, senin paran ikimizindir.' mantığı hakim. O kafada bir kadınla zaten bir birlikteliğim olmaz. Onları değerlendirmem dışı tutuyorum ve soruya cevap olarak oyumu 'onun parası, ne isterse yapar.' şeklinde kullanıyorum.
0
Mirket
(16.02.26)
Evlilikte “gizli” yapılan her şey yanlıştır bence.
Bu gizliyi yapan insan zaten karşısındakine güvenmiyordur ve belki karşısındaki belki de evren bunu hisseder ve kötü bir şey olur ve “iyi ki güvenmemişim, bak ne oldu sonunda” diye kişi kendini çok haklı ve iyi yapmış hisseder.

Ha bazen çiftlerden biri gizlice değil de çaktırmadan para biriktirir ve günü gelince “bunu peşinat yapalım ev/araba” alalım der. O başka.
Gizlilik değil de güvensizlik kısmı belirleyici.
+1
michael_knight
(16.02.26)
iki tarafın da hem kendi adına hem çift olarak ortak birikim yapması gerektiğini düşünüyorum. kişisel birikimler ortak amaç için de kullanılabilir elbette. yani bu birikim gizli ya da habersiz olmalı demiyorum.

bu devirde birikim yapmayan ve birikim yapamayan insanla birlikte olmak çok tehlikeli.

kuş kadar maaş alıyoruz, neyine birikim yapacağız kısmı tartışılır elbette ama birikim yapabilme imkanı olduğu halde bunu farketmiyor çoğu insan. hayat pahalı, maaşım az bahanesine sarılıyorlar. kimisi için gerçekse de kimisi için bahane bu durum.
0
biseysorcaktim
(16.02.26)
Bir insan kendi kazandığı parayı canı isterse götürüp çöpe bile atabilmeli. tek kriterim, serbest hareket ettirilecek para miktarını yükseltmek için diğer eşin mali yükünü artırmamak. bu konudaki kurnazlıktan aşırı derece midem bulanıyor.
-1
loch ness
(16.02.26)
Gizlilik garip bir konu. Hem gizli olmasına hak verebiliyorum (çok garip insanlar var çünkü hayatta) hem vermiyorum. Gizli ise üzücü bulurum. Eşlerin en başta bu maddi konularda nasıl karar aldığı ve eşlerin karakterleri önemli.

Bizde mesela serseri serbest stil.
Kimse kimsenin harcamasına karışmıyor, hesap sormuyor. Kazanç olarak aramızda baya büyük bi fark da var. Ama bakış açımızı degistirmiyor.

Ben kadınım. Yarına çıkacağım ne malum deyip harcamayı ve yaşamayi tercih ediyorum kötü bir örneğim aslında ama maaşımdan kalan anlamsiz miktarları biriktirdiğim oldu. Hiç saklamadim. Ya da gizleme ihtiyacı duymadim. Mesela bilinirse ne olur ki? Niye gizli olsun. Kardeşimin ya da eşimin kimin ihtiyacı olsa veririm. Benim için de onlar öyle yapar. Hem eşe hem aileme baya guvendigim için kenarda bir şey olsun ya kaygım da yok herhalde.

Başıma gelen kötü seyin çözümü yeterki para olsun. O bulunur fikrindeyim hep. (Saçma ama benim fikrim, yaşayışım bu)

Yani erkek olsaydım ve eşimin benden gizli para biriktiriyor olsaydı guven vermiyorum herhalde diye kirilirdim.

Kısaca bu konu bana güvenle çok ilintili geldi. Yapani yadirgamam, mantıklı bulurum ama bı taraftan da üzülürum. Kendim yapmam.
0
a perfect lie
(16.02.26)
her evlilik ayniymis gibi "gizli" olmasina takilmak abes. bu ülkede teyzesinin kiziyla evlenip, karisi kanser olunca kadini "ugrasamam" diyip ana evine götürüp birakan insanlar var (true story).
kadinin birikim yapmasi, ev ekonomisini idare ettirmesi ezelden beridir olan bir sey. isgücüne katilmayan, gidecek bir kapisi olmayan, adamin eline bakan kadinin, hele isin icinde dayak, alkol, kumar, metres ya da baska bir tür hirtlik varsa birikim yapmasi ve bunu gizli tutmasi kadar normal bir sey yok. adamda bunlar olmadigi durumlarda dahi bosanmalari durumunda adam ay sonu gene maasini alir. kadin ne alacak? özellikle is gücüne katilmayan kadinin birikim yapmasi sart. istediginde kapiyi cekip cikabilmesinin yolu o.
+11
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.02.26)
arbre'nin tek eksilenmeyen hatta arti rekoru olan entrysi bu galiba :D

calismayan kadin yapabilir, garipsemem. calisan kadinin veya erkegin gizli birikim yapmasini tuhaf bulurum. zaten birikim yapiyor olmasi lazim ama bunu gizli yapiyorsa (mesela atiyorum mortgage'a girmisiz para ucu ucuna yetiyor, arabanin da tamir edilmesi lazim, parasi yokmus gibi davranmamali) veya ne kadar parasi olduguna dair kabaca bir fikrim yoksa veya sorunca gizliyorsa olmaz.
+2
antikadimag
(17.02.26)
erkeğim. eşimle ortak hesabımız da var, kendi hesaplarımız da. ikimiz de hem kişisel olarak hem ortak olarak birikim yapıyoruz. yapılır yani bir sorun görmüyorum bunda ben.
+1
elektr10
(17.02.26)
Eşimle herşeyimiz ortak eve giren çıkan para hakkında ikşmizde çok net ve şeffafız.

Birimiz derse ki ben şu kadar parayı kendime harcayacam yada kenara koyacam diğerine kimse karışmaz.

Biz bir aileyiz böyle ayrı gayrı gizli saklı işler bana göre değil. Ben yapmam bana yapılırsada bozulurum.
+1
basond
(17.02.26)
saçmalık.
+1
summerjam0306
(17.02.26)
ben maaşımın tamamını eve vereceğim, karı kenara gizlice para atacak öyle mi?
amaç ne? bu adam beni ilerde boşarsa güvencem olsun diye mi?

evlenirken karıların hepsi golluma dönüşüp zaten altın ziynetleri, bir sürü gereksiz ev aleti almıyor mu? sürekli arkadaşlar yurtdışına gidiyor biz de gidelim diye erkeği darlamıyor mu? harcaması bitmiyor ki kadının...

böyle salak ve bencilce birşey yaptığını öğrendiğim an dava açar boşarım.
-3
plastic_angel
(17.02.26)
kadının türk toplumu içinde gördüğü muameleyi bilip "yapmaması gerekir" diyen erkek bikini giysin.
+1
birdirbir
(17.02.26)
kadınım. her kadının birikmiş parası olması gerektiğine inanıyorum. bu eşe güvenip güvenmeme meselesi değil dünyanın bin türlü hali var.

bizim evde ailenin ortak birikimi de bende durduğu için ayrıca birikim yapmadım. zaten hepsi bende.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(17.02.26)
Bence birikim olmali ve gizli olmasina teoride gerek yok. Hatta bence aldatma gibi bir sey bu. Ama su kosullarda gizli olabilir. Karsidaki sifira sifir yasamayi seviyordur, ondan ekstra para istiyordur, kumar bagimlisidir vs bu durumda saklamak lazim.
Saklayanlar genelde para biriktiremeyenler oluyor olabilir baska türlü.
+3
Purple life
(17.02.26)
iki tarafta kendi kişisel zevkleri, ihtiyaçları için kenara bir miktar para ayırıyorsa sorun yok.
ama tek taraf ve gizli bir şekilde oluyorsa sıkıntı. hele ki bu ilerde ayrılırız önüme bakarım kafasıysa.
0
my fault
(17.02.26)
Meriçler ve kedici kadınlar toplanmış birbirlerini nasıl da haklı çıkartıyorlar.

Adam veya kadın; kumarbaz, alkolik veya para biriktirmeyi bilmiyor şeklinde nedenleriniz olsa dahi kabul edilebilecek bir durum değil. Boşa o halde. İt gibi çalış, her türlü harcamalarda elini taşın altına koy.. ama evin hanımı “bir süre sonra bu beni boşarsa güvencem olsun” diye senden gizlice para biriktirsin, yok öyle yağma. Kadın erkek eşit ve eşit olacak diye çingenelik yapan bunlar değil miydi yahu? Ne oldu şimdi? Herkes eşit ve harcamalar da, birikimler de aynı şekilde eşit olmalı. İyi günde kötü günde diye neden söz veriyorsun o halde iki yüzlü !!

Evlilikte veya ilişkide bir taraf diğer taraftan iyi niyetli de olsa bir şey saklıyorsa, ki burada iyi niyetli bir durum yok tamamen bencillik var… ondan bir halt olmaz.
-1
dedeminhirkasi
(17.02.26)
21. yüzyılda evlenmemek için yeterli şeyler bunlar. evlenmek 21. yüzyılda erkek için çok saçma.

herkes b planıyla yaşıyor.
evlilik denen şey karşılıklı alışverişe dayalı bir şeydi. şuan iki taraf da birbirine bişey verip, bir şey alma derdinde değil. ev arkadaşı gibi. o yüzden manasız.

ben ne düşünürdüm?
şunu düşünürdüm; dünyanın kalna %99'u gibi, bu kadın da evliliği "ev arkadaşlığı" olarak görüyor ve yarın bir gün zor günler geldiğinde basıp gidip "başka evde yaşamak" için kendine yolluk hazırlıyor.

o zor günler hiç gelmeyebilir, gelebilir.
-1
tchuck
(17.02.26)
Erkek.
yapabilir. hatta kokusunu alırsam borç isterim :)

bende eşimde çalışıyoruz. maaşımın cüzi bir kısmını kendime alıp kalan tüm parayı eşime gönderiyorum, çocuğun okul taksidi, ev, mutfak, fatura şu bu kalanına karışmıyorum. herkese tavsiye ederim.
0
galahad reloaded
(17.02.26)
Eşten gizli para biriktirmeyi neden bu kadar kötülediniz anlamadım, kimi buna ihtiyaç duyar kimi duymaz. Siz ihtiyaç duymadınız diye bunun yapılmasını ya da yapanları neden kötü ilan ediyorsunuz ki. Dünyanın milyarlarca hali var, kadın erkek fark etmeksizin herkesin yapması gereken bir şey olduğunu düşünüyorum şahsen. Nedir yani, başkasına yedirirse tepki gösterin bence, mesele gizli biriktirmek olmamalı.
-2
muhayyer divan
(17.02.26)
cinsiyetten bagimsiz olarak yapilmasi gereken bir durum olarak goruyorum. hem erkek hem de kadin maaslarindan bagimsiz olarak kendilerine para ayirmali, birikim yapmali.

ikincisi gizli olmasi durumu kotu bence. ne bicim iliskileriniz var anlamis degilim. insanin kendini dusunerek para ayirmasi ve bunu partnerine soyleyememesi, soylediginde ise partnerin buna kizmasi veya engellemeye calismasi ne igrenc bir durum.

cinsiyet: erkek
+1
Sour
(17.02.26)
Erkek. Esim de ben de calisiyoruz.Esime kendi adina yatirim yapabilmesi icin bir yatirim hesabi actirdim.Maasi gelir gelmez %90'ini oraya atiyor.Bu su acidan faydali oluyor.Butceler zaten ortak.Eger sadece benim aile icin actigim (kendi adima) yatirim hesabini kullanacak olsak esim birikim yapma hissiyatinda olmayacakti.Bu sekilde her ay canli canli biriktirilen miktari-yatirilan miktari gorerek motivasyon oluyor ona. Her sey acik oldugu surece sorun yok
0
turkuaz
(17.02.26)
@Gradient_tabanlı_mor Her kadin yapmali, fakat sende yok cunku aileninki sende zaten?
Feminist diliniz zarar verici. Birikim iyidir. Ailenin birikim yapmasi cok iyidir. Fakat kendi yapmayip her kadin yapmali demek?
+2
osssy
(17.02.26)
Soruyu, 'Evlilikte taraflardan birinin ...' diye sorsaydın, daha adil cevaplar alırdın diye düşünüyorum.

Çünkü bu sitede 'Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız olarak kadını haklı görsem.' diye bekleşenler var.
0
Mirket
(18.02.26)
Her kadının gizli bir zulası olduğunu düşünürüz, o kadar ki herkesin yapması gerektiğini bile düşünürüz ama şu “kendisi için” kısmı şüphe uyandırıyor.

“Ben yarın öbür gün bundan boşanırsam elimde hazır param olsun” diye düşünmek art niyetli bir yaklaşım. Gözden çıkaracağı insana masraflarını yıkıp, kendini maddi olarak tatmin olmuş noktaya getirdiğinde eyleme geçmeyi planlıyormuş gibi.

“İyi gün var kötü gün var. Kimsenin aklı kalıp da çarçur etmeyeceği şöyle bir parayı bulundurayım da ailenin başına kötü bir şey gelirse bir derde derman olur” ne kadar iyi bir düşünce ise diğeri de bir o kadar kötü, ahlaksızca.

Dışarıdan bakınca değişen bir şey yokmuş gibi görünüyor; herkesten gizli para biriktiriyor kişi. Durumu belirleyen ise niyeti oluyor bu durumda.

Tahmin edilir ki; erkeğim.
+1
lazor
(18.02.26)
kadınım. böyle bir birikim yapılıyorsa, bir ayrılık yaşanması durumunda ya karşı tarafın o gün göstereceği tavra güvenilmediğindendir, ya da o gün gelince kadının kendisi adil bir yaklaşım sergilemeyeceğindendir. konu ilkiyse, belki kabul edilebilir. ya da erkek eş o biriken paranın değerlendirilmesi noktasında zayıfsa, çarçur etme gibi alışkanlıkları varsa vs, olabilir. bunların söz konusu olmadığı bir ilişkide, gizli şekilde para ayrılması çok doğru gelmiyor.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(18.02.26)
(3)

Sosyallik

arbre
Sosyalleşmek için öneri alabilir miyim?
Sosyalleşmek için öneri alabilir miyim?
-10
arbre
(15.02.26)
Burayı bırak, gerisi gelir.
+9
Bruce
(15.02.26)
Bruce, eskisi gibi takılmıyorum zaten
-8
🌸arbre
(15.02.26)
Dalis, trekking, seramik gibi gruplu ve duzenli aktiviteler olabilir. Ben de kendim icin dusunuyorum.
+1
lvs
(15.02.26)
(5)

facebook moderatörleri nasıl seçiliyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
onlar mı size ulaşıyorlar, siz mi onlara ulaşıyorsunuz? youtube, tiktok ve benzeri yerlerde de pek çok admin olmalı, bu kişiler nasıl seçiliyorlar?
onlar mı size ulaşıyorlar, siz mi onlara ulaşıyorsunuz? youtube, tiktok ve benzeri yerlerde de pek çok admin olmalı, bu kişiler nasıl seçiliyorlar?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.02.26)
Tiktok'un içerik denetleme için aracı ajanslar vasıtasıyla alım yaptığını görmüştüm. Kullanıcılar ve yapay zeka tarafından rapor edilen içeriklere devamlı maruz kalan kişilerin psikolojik sorunlar yaşadığı belirtilmiş.
+2
anon1m
(14.02.26)
is ilanlari oluyor, genelde content moderator ya da data labelist seklinde aciliyor. cogu dil spesifik oluyor (almanca, rusca, italyanca, turkce vb).

Ise basvuruyorsunuz, cv'niz on elemeyi gecerse dil sinavlari ve bir kac mulakat oluyor, o sekilde seciliyor.
+1
sertac akin
(14.02.26)
Anonim +1, çalışma şekli outsource, cx bpo'ları yapıyor.
Meta ve Tiktok hem seçme aşamasında psikolog mülakatı da yapıyor hem de çalışanlara haftalık belli saatte danışmanlık-destek-terapi yan hak olarak sunuluyor, projenin dedike psikologları tarafından.
+1
Bruce
(14.02.26)
Duyuruda vardi bi arkadas, tiktok'a atilan videolari modere ediyordu. Psikolojisi bozulmustu en son gordugu goruntulerden sonra
+1
brkylmz
(14.02.26)
teleperformance vs aracılığı ile yapıyorlar o işleri.
+1
hububrad
(15.02.26)
(8)

14 Şubat date lik mekan

artkbc
Biz 10 yıl aradan sonra beraber İstanbulda olacağız. Nerede yiyelim içelim. Instagram mekanları kafamızı karıştırdı. Orta halli insanlarız. İstanbul’un prime dönemlerinde kafe pi de takilirdik. O tip insanlarız yani. Bir de Fine dining falan anlamayız. Mekan değişmeden gece de takılabilelim.
Biz 10 yıl aradan sonra beraber İstanbulda olacağız. Nerede yiyelim içelim. Instagram mekanları kafamızı karıştırdı. Orta halli insanlarız. İstanbul’un prime dönemlerinde kafe pi de takilirdik. O tip insanlarız yani. Bir de Fine dining falan anlamayız. Mekan değişmeden gece de takılabilelim.
0
artkbc
(11.02.26)
Aida moda
+3
Bruce
(11.02.26)
semt lokasyon nereler olur?
0
co2s2
(12.02.26)
Beşiktaş Karaköy Sarıyer Kadıköy olabilir
0
🌸artkbc
(12.02.26)
maps.app.goo.gl manzarası ve ortamı hoş.
0
(12.02.26)
kafe pi'den yola çıkarak karaköy gümrük diyorum. hemen hemen aynı yaşlardayız sanırım üniversite zamanı çok giderdik kafe pi'ye.

burası ne fine dining, ne de salaş. fiyat olarak istanbul fiyatları kadar diyeyim. ama ortam gerçekten çok enfes. ama rezervasyonsuz gitmeyin.
0
elektr10
(12.02.26)
galataport'ta muutto
0
co2s2
(12.02.26)
Kafe pi jenerasyonu olarak bir araya geldiğimize göre ben de kadıköyden biri ki yer önereyim.
Aralık
Aida +1
il sud
+1
cay koy geliyorum
(12.02.26)
Any Arnavutköy önceden akşamüstü/akşam restoran, gece dansa dönerdi, hala öyle mi veya güzel mi bilmiyorum ama bakılabilir.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(12.02.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.