Giriş
(3)

Çekirdek kahvelerinizi nereden alıyorsunuz (ist anadolu)

kuehles blondes
Selam, Soru aslında başlıkta. Çekirdek kahvelerinizi nereden alıyorsunuz ve kilosunu kaça alıyorsunuz? Specialty coffee tercih ediyorum, mümkünse kahveyi taze kendileri kavursunlar. Kadıköydeyim, Moda/Kadıköy/Kızıltoprak/Erenköy dörtgeninden çıkmam pek mümkün değil. Teşekkürler ☺️
Selam,
Soru aslında başlıkta. Çekirdek kahvelerinizi nereden alıyorsunuz ve kilosunu kaça alıyorsunuz? Specialty coffee tercih ediyorum, mümkünse kahveyi taze kendileri kavursunlar.

Kadıköydeyim, Moda/Kadıköy/Kızıltoprak/Erenköy dörtgeninden çıkmam pek mümkün değil.
Teşekkürler ☺️
0
kuehles blondes
(22.12.25)
Kozzy ye çok yakın agola diye bir Cafe var. Kahvesini çok beğeniyorum, oradan alıyorum. Onlar da Central Coffee diye bir yerden alıyor ama orası agolaya özel urettikleri için dışarı satmıyorlar diye biliyorum. Yanlış hatırlamıyorsam Dominik olmalı
0
kisa
(22.12.25)
www.kahvefabrikasi.com
Gidip alabileceğiniz bir yerleri var mı emin değilim ama taze kavrulmuş kahve gönderirler ve kahveleri çok iyidir.
0
kobuzchu kiz
(22.12.25)
Meet lab
Montag
Krea
0
Bruce
(22.12.25)
(6)

oled tv tavsiyesi

dont judge me mom
merhaba. salon için 3 metre izleme mesafesinde 55" bir oled tv almayı düşünüyorum. maalesef kasım indirimlerini kaçırdım. lg c5 ve lg b5 arasında kaldım. tavsiyelerinizi bekliyorum.65-75 inç alan arkadaşların tv leri gerçekten çok büyük göüründü gözüme. pişman olursun 65 al diyorlar ama bu konuda ne
merhaba. salon için 3 metre izleme mesafesinde 55" bir oled tv almayı düşünüyorum. maalesef kasım indirimlerini kaçırdım. lg c5 ve lg b5 arasında kaldım. tavsiyelerinizi bekliyorum.

65-75 inç alan arkadaşların tv leri gerçekten çok büyük göüründü gözüme. pişman olursun 65 al diyorlar ama bu konuda ne düşünüyorsunuz?
0
dont judge me mom
(22.12.25)
Çok keyifli ve güzel bir sorunla karşı karşıyasınız.

B5 ve C5 fiyatlarını ben de takip ettim. Ben 65 inç istediğim için 55 inç fiyatlarına hiç bakmadım. Kasım'da 71.000 TL civarına kadar inmişti C5, o ara çok iyi fırsattı ancak şu anda fiyatı çok uçtu. Ben olsam şu fiyatlarla B5 alırdım ancak acelem yoksa bekler, indirimli C5 ve yeni çıkacak B6 arasında tercih yapmayı düşünürdüm.

Arkadaşlarınız 65 inç konusunda bence haklı. Bütçenizin yettiği ve duvara/üniteye/odaya sığan en büyük paneli almak lazım çünkü kısa sürede alışacaksınız ve TV gözünüze o kadar da büyük gelmemeye başlayacak.
+2
10551037
(22.12.25)
65 al pişman olmazsın. bi süre sonra o kadar da büyük gelmemeye başlıyor. 3 metreden izliyorum ve gayet normal geliyor gözüme.

arkadaşların 75 inçi var o da çok iyi.
o yüzden paranın yettiği en büyüğü almak en güzeli. 65 iyidir.
+2
jelly bear
(22.12.25)
C4 almıştım 77" ama aklım hala daha büyüğünde. Ben de 3 metreden falan izliyorumdur. Gram pişman değilim. Alabildiğinin en büyüğünü al sonrasında gözün alışınca ufak kalıyor.
+1
Take it away honey
(22.12.25)
evet fiyatlar çok uçtu şu an. bir sene sonu kampanyası olur mu diye günlük takip ediyorum. şu c5'i 71 değil 80'e bulsam hemen alırım :) büyük ekran uzun süreli izleme sonrası gözlerinizi yoruyor mu? genelde loş ışıkta akşam izliyorum. sonuçta baya büyük bir ışık kaynağı.
0
🌸dont judge me mom
(22.12.25)
Televizyon penis gibidir, it's never too big.
65'den devam.
0
Bruce
(23.12.25)
son ileti üzerine 65'de karar kıldım :)
0
🌸dont judge me mom
(23.12.25)
(6)

son zamanlarda aldığınız en mantıklı şey

duyurukullanıcısı
bu kadar zaman neden almamışım yaw dediniz ne aldınız son zamanlarda?
bu kadar zaman neden almamışım yaw dediniz ne aldınız son zamanlarda?
0
duyurukullanıcısı
(21.12.25)
Apple Magic Mouse.
-2
anatomik
(22.12.25)
Şarjlı tüy kesme makinesi aldım, jiletle boşuna uğraşıyormuşum.
Not: kıyafet
+2
Bruce
(22.12.25)
multimetre.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.12.25)
pahalı bi kablo soyucu aldım. en incecik kabloları bile yırtmadan koparmadan açıyor.
0
orpheus
(22.12.25)
ev :)
+2
amour fou
(22.12.25)
sebze kurutucu safsata sanıyordum inanılmaz iişime yaradı
www.amazon.com.tr
0
eja
(22.12.25)
(9)

Hatun ne demek istiyor?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Şunu yazmış:Her gün suladığım birçiçeğim, her hafta süpürdüğüm üç tane devolkanım var. Sönmüş olanı bilesüpürüyorum; ne olur ne olmaz. Erotik bişeyler mi ima ediyor? Vücut bölgelerini? Ne cevap yazmalıyım?
Şunu yazmış:
Her gün suladığım bir
çiçeğim, her hafta süpürdüğüm üç tane de
volkanım var. Sönmüş olanı bile
süpürüyorum; ne olur ne olmaz.

Erotik bişeyler mi ima ediyor? Vücut bölgelerini? Ne cevap yazmalıyım?
+3
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(21.12.25)
Küçük Prens, kendi gezegenindeki günlük sorumluluklarını anlatırken bu ifadeleri kullanırdı.
+6
zaman ilac degil insanlar unutkan
(21.12.25)
Çok sağol. Az kalsın çok yanlış yere gidecekti muhabbet. Ben kitaba bi göz atayım.
+2
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(21.12.25)
Küçük prens de az değilmiş aq bunlar nasıl benzetmeler.

Edit: ulan küçük prens dediği... yoksa??!
+19
Bruce
(21.12.25)
Belli bir yaşa gelip küçük prens takıntısını atlatamamış kadınlar da red flagdir bu arada.
Sormamışsın ama at kenara bu bilgiyi sonra gelir teşekkür edersin.
+4
mutekebbir
(21.12.25)
Volkan deyince kızışmış olduğunu anlardım ben ya. Buradan yürü.
-10
arbre
(21.12.25)
Direkten döndük. Az kalsın cinayet süsü filminde "Allah'ın izniyle o bombayı patlatacağım" yazan elemanın durumuna düşüyoduk.

"Aman fanusu unutma, rüzgarda üşümesin çiçekcik" yazdım. Her ihtimale karşı "Sönmüş volkanlar her an alevlenmeye hazırdırlar" da yazdım. Kitapta çok iyiymiş bu arada.
+7
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(21.12.25)
“Her ihtimale karşı” hahahha İçindeki volkanlar hiç sönmesin kertos
+2
tiredofwaiting
(22.12.25)
fazla edebiyattan cırcır olmuş
0
false pretension
(22.12.25)
Bu gönderinin bir parçası olmazsam eksik kalırım.
0
redlinetheturk
(22.12.25)
(13)

temmuzda norveç mi polonya mı?

dedim ben sana
yeni bir ülke görmek istememden mütevellit yaz aylarında kuzeylere gidesim var. ortalama 1haftalık bi gezi düşünüyorum. polonyada varşova krakov auschwitz yapabilirim. ya da norveçte osloya gidip fiyortları görüp ordan bikaç günlüğüne göteborgu da göresim var. duyurunun gezginleri ne diyosunuz?
yeni bir ülke görmek istememden mütevellit yaz aylarında kuzeylere gidesim var. ortalama 1haftalık bi gezi düşünüyorum. polonyada varşova krakov auschwitz yapabilirim. ya da norveçte osloya gidip fiyortları görüp ordan bikaç günlüğüne göteborgu da göresim var. duyurunun gezginleri ne diyosunuz?
0
dedim ben sana
(18.12.25)
İkisini de görmedim ben olsam Norveç'i seçerdim.
+1
Amaranta ursula
(18.12.25)
ikisine de gitmedim ama doğasever biri olarak norveçi seçerdim.
daha pahalı olur ama daha güzel olur. polonya çekici gelmiyor
0
jelly bear
(18.12.25)
Orta/doğu Avrupa gördüysen Polonya'dansa Norveç derim. 1 hafta tek ülke kültür turu için bence çok, Norveç'te keşfedilecek doğa kısmı daha zaman tüketici; dolu geçer.
0
Bruce
(18.12.25)
Litvanya Letonya Estonya diyorum. Baltıklar çok güzel ve kimse farkında değil:)
-1
suicides underground
(18.12.25)
acik ara polonya bence. krakow cok guzel bir sehir.
+1
banach
(18.12.25)
diğer avrupa şehirlerini gördüyseniz oslo çok tatmin edici bir yer değil. ben sanırım kopenhag’da zaman geçirip dfds gemileriyle oslo’ya geçerdim; gemi giderken oslo fiyortlarindan (bati fiyordu değil ama tatmin edici bir inlet) geçiyor. ben gerçekte ise bu turu yaptığım için ve tarihe merakımdan polonya’yı seçerdim.
0
eileengray
(18.12.25)
Bu ikili arasindan cevap Norvec de, bence Stockholm'e git + 1-2 daha Isvec sehri yap. Fjord'ler bati yakasinda bu arada, Oslo'ya yakin degil.
0
hot potato
(18.12.25)
Norvec'in sehirlerinde gormeye degecek pek bir sey yok. Oslo dediginiz yeri bir gunde gezersiniz. Doga seviyorsaniz ve fjord gormek istiyorsaniz Oslo'da bir gun gecirip sonra direkt Bergen tarafina gidin. Dogadan baska pek bir sey yok buralarda. (Oslo'da yasiyorum)

Gitmediyseniz Stockholm daha guzel.
0
synesthesia
(19.12.25)
ikisini de gördüm hatta birinde de yaşadım. tamamen ne istediğine bağlı. temmuz'da polonya çok soğuk olmaz hatta güzel bir hava olur ancak stockholm, oslo gibi yerler soğuk olmasa da özellikle akşamları bir hayli serin olur.

polonya daha çok tarih, eğlence, alışverişi kapsar ve ucuzdur. norveç, isveç daha çok gezi odaklıdır ve pahalıdır.
0
elektr10
(19.12.25)
Doğa gezisi isteniyorsa Norveç, şehir/kültür gezisi isteniyorsa Polonya diyorum. Krakow çok güzel +1
0
peki madem
(19.12.25)
cevaplar için herkese teşekkür ederim. kopenhag'a iki kez gittim. haziran ayında da 1hafta stockholm'deydim. şehir kültür ve tarih daha cazip geliyor. bu bağlamda polonya daha mantıklı olacak sanırım.
0
🌸dedim ben sana
(19.12.25)
polonya'nın güzel olduğu iki ay var. temmuz ve ağustos. mükemmel zamanlama olur.
0
summerjam0306
(19.12.25)
Bu yaz Ağustos ayında Polonya'da 10 gün kaldım, bence gayet güzel ülke, 5 şehrini gezdim, değeri bilinmeyen güzel ülkelerden biri.
0
blue rebel motorcycle club
(19.12.25)
(23)

Yılbaşı ağacı süslemek

alice in potatoland
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız? Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız?
Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
0
alice in potatoland
(18.12.25)
çocukluğum 90'ların sonu ile 2000'lerin başı arası, yılbaşı ağacımız vardı her sene süslerdik.
0
elektr10
(18.12.25)
Çocukluğumda süslerdik. 1995ten beri ailem hala süsler.

Hala da süslüyorum bu sefer kendi evimde eşim ile beraber.
0
drako
(18.12.25)
kendimi bildim bileli. annemler cocukluklarinda süslerlermis. annem ve babam 80'lerin sonunda evlenmisler, cocuklari olmadan da süslüyorlarmis. ben ilk cocugum ve 2 aylik bebeklik halimin yilbasi agacinin altinda fotograflari var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
91liyim, hiç öyle ağaç filan süslemezdik. ama kuruyemiş ve meyve alıp yerdik. hatta dayımlara da giderdik ki dayım imamdır. sonraları siyasal islamın bizim oraları da vurması sebebiyle yılbaşında o güne özel alışveriş yapmak bile haram kılındı :D

eşimin dedesi ise gerçek çam söküp süsletiyormuş evde. bunu duyduğumda çok şaşırdım aslında.
0
elorelia
(18.12.25)
80'lerde suslerdik. Hatta babam eve cam agaci getirirdi, biz de pamuklari kesip kar gibi dizerdik agacin dallarina.
0
sertac akin
(18.12.25)
90lar çocuğuyum, biz de süslerdik. Hatta camlara yapay karla bişiler çizmeme annem ancak benim temizlemem şartıyla izin verirdi, temizlerken çok zor gelir bir daha yapmıycam derdim kendi kendime. Sünnetimde hediye gelen bir ladin vardı(kim niye sünnet hediyesi ladin alır hiçbir fikrim yok), onu süslerdik hep.
Sonra çok büyüyünce dışarı diktik, bir daha eve yapay çam almadık. Lise zamanlarıma denk gelir zaten, sonra evde olmazdım genelde süs işlerini bıraktık.

Kendi evimde yaşadığımdan beri hiç süslemiyorum bir tarafı, çocukluk hevesiydi.
0
Bruce
(18.12.25)
90larda çocuktum. Yılbaşı kutlardık o güne özel etkinlikler yemekler olurdu ama hiç ağaç süslemezdik.

Şu an evimde var ağaç ama benim için bir anlam ifade etmiyor. Denk geldi diye aldık süsledik özel bir anlamı yok.
0
yenibirgüzelnick
(18.12.25)
Eksiduyuru'nun tek koylusu benim sanirim. Cocuklugum 90'lara denk geliyordu. Etrafta agac satildigini gordugumu bile hatirlamiyorum. Herhangi bir susleme yapilmazdi, geri sayim kutlama falan da yoktu. 31 Aralik gecesi TV'de ilginc seyler oldugundan ailecek oturup izliyorduk diye hatirliyorum. Yatirmadilarsa havai fisek falan var mi diye bakiyorduk sanki, ama o da oyle cok yoktu. Sehir Istanbul bu arada. Tabii bir de ertesi sabah gene TV'de cizgi filmlerin yilbasi ozel bolumleri oluyordu, onlara bakardik.

25-26 Aralik tarihlerinin dunyada herhangi bir oneme sahip oldugunu bile bilmiyordum. Cok sonralari ogrendim.
0
mbond
(18.12.25)
İkinci köylü benim sanırım 90 larda çocuktum son 2-3 senedir ağaç vs işleri var o da çocuğa hediye eğlence olsun diye
0
basond
(18.12.25)
90lar çocuğuyum. Bizimkiler ağaç süslerlerdi ama ne zaman başladılar hatırlamıyorum. Ben tek başımayım bana anlamsız geliyor. Ailem bu seneye kadar yapıyordu ama kardeşim uğraştığı için. Şimdi o evlendi kendi evinde yapar ama ailem üşenir diye düşünüyorum. Annem gel bizim eve kur diyordu en son kardeşime :)

Büdüt: Plastik ağaç.
0
peki madem
(18.12.25)
84 doğumluyum, kendimi bildim bileli tüm ailede ağaç ve süs bulunur. Aralık başı açılır, üşenmeye bağlı olarak Ocak sonra - Mayıs aralığında kaldırılır. Hatta hediyeler altına konulur-du. Şimdi ben devam ettiriyorum :)
0
charbiel
(18.12.25)
Dedelerim “sarsol” kutlarmış. (bkz: sersal) Tabii ağaç, santa, çorap, kazak, hediye paketleri vs. yok. Tamamen farklı adetler. Hatta takvim de farklı. Ocak ortası/sonu gibi. Zemheri’nin 20’sinde de yüzük oyunu oynarlarmış mesela. Toplanıp kömbe yenirmiş.

Ailemde 31 aralık ve 1 ocak standart günlerden her anlamda farksızdı hep. Ben küçükken hiç yılbaşı kutlanmadı. Bizim evde de kutlanmıyor. Çocuklarım da kutlamıyor. Kutladığımız farklı günler ve zamanlar var. Yılbaşı bunlar arasında değil. Haliyle, ağaç süslemek bizim için yeni de değil, eski de değil.

Eşimin ailesi süslermiş ağaç. 80’ler başından 90’lara dek. Şu an süslemiyorlar. Yılbaşını özel olarak kutluyorlar mı artık, bilmiyorum. Yılın o diliminde hiç bir araya gelmedik.

Edit: Dünürler ağaç süslemiyorlarmış. Şapka, çerez, tombala, dilli düdük falan varmış…
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
annem kendimi bildim bileli süsler.
34 yaşındayım.
0
rain when i die
(18.12.25)
90'larda cocuktum. gorece varlikli bir ailem var. hic suslemedik, fakat yilbasini disarida geciriyorsak gittigimiz yerlerde (restoran, eglence merkezi vs.) olurdu.
0
Sour
(18.12.25)
doğduğum günden beri kurardık. çocukken hatta kapının önüne hediye bırakıp noel baba hediye getirdi de derlerdi. not: 89 doğumluyum
0
tchuck
(18.12.25)
Vay arkadaş. Hep zenginler mi yazmış soruya. Fakirler olarak gizlendik sanırım :D çok fakirdik böyle şeyler yapamıyorduk ne yazık ki :D mandalina falan yiyorduk. Tvde eğlence programlarına bakardık
0
glamdr1ng
(18.12.25)
1982 doğumluyum, yılbaşı ağacı diye bir kavramı hep biliyordum ve bizim evde asla yapılmadı bu. Epey dindar ve muhafazakar bir ailede büyüdüm, 80'lerde 90'larda çok katı bir dindar olan anneannemin etkisiyle bu uygulamanın hıristiyan uygulaması olmasından ve onlara benzememe düşüncesinden dolayı buna asla yanaşılmadı, bizde de hiç merak olmadı.

Sanırım bizde merak oluşmamasının bir sebebi de ailecek görüştüğümüz diğer ailelerde de bu uygulamanın hiç olmamasıydı. Televizyonda görmek bizi etkilemiyordu yani.
-1
muhayyer divan
(19.12.25)
91liyim, ben de kendimi bildim bileli suslerdik, ben ailenin en kucugum, benden once de suslenirmis. genis ailede de olurdu, halamlarda amcamlarda filan, bayaa normal bi durumdu.

biz ama noel’e dikkat ederdik, o yuzden agac 26 aralikta kurulur (katolik noeli sonrasi) ve 5 ocakta kaldirilirdi (ortodoks noeli oncesi). yasadigimiz yerde bu noelleri kutlayan gruplar vardi, biz de muslumanligimiza zeval gelmesin diye bu gunleri atlama ozen gosterirdik.
0
taurina
(19.12.25)
Çocukluğum doksanlar.
Ailede ağaç süsleme geleneği yoktu, bu merak bir bende var büyük ihtimalle bayıldığım Noel temalı filmlerde görüp özenmekle başladı.
Son dört beş yıldır düzenli olarak ağaç kurup süslerim.
0
mutekebbir
(19.12.25)
duyuru sosyal sinifina gore tam ortadan cat diye ikiye ayrilmis :) ben de ben 3 yasindan beri cam agaci susluyorum demek isterdim ama boyle bir gelenegimiz yoktu. 90'larda buyudum.
+2
antikadimag
(19.12.25)
90'larda süsleriyle birlikte plastik bir ağaç alınmıştı. İlkokuldaydım. Bir süre her 31 Aralık'ta çıktı ortaya. Sonra unutuldu gitti.
0
auroraaurora
(19.12.25)
90larda yilbasi agaci icin pedere az yalvarmadik.
en sonunda getirdi, 15cm civari bir cam agaci fidesi modeli bulmus, dalgaci mahmut.
mesaji aldik, bu konu da o sekilde kapanmis oldu.
0
cooperr
(19.12.25)
hiiç süslemezdik etrafımda da ağaç süsleyen filan olmadı. Kendi evime çıkınca da süslemedim, ben estetiğini sevmiyorum da, bilmiyorum. ama çocuğum istediği için bu yıl dünyanın bütün cıngıllı süsleri ışıkları vs olan bir ağacımız var
0
ansya
(19.12.25)
(10)

Yürüme bandıyla kilo vermek

yenibirgüzelnick
Çok heveslenip yürüme bandı aldım. Bugün 1 saat yürüdüm. 70 kiloyum amaç 60a düşmek. Doğum kilosu vermeye çalışıyorum. Çok hevesliydim ama ekşisözlük yorumlarına bakınca kilo verilmiyor filan demişler veya 2 senede 7 kilo verdim diyen olmuş. Ben 6 ay içinde 10 kilo veririm diyordum ya :( Hiç çevreni
Çok heveslenip yürüme bandı aldım. Bugün 1 saat yürüdüm. 70 kiloyum amaç 60a düşmek. Doğum kilosu vermeye çalışıyorum.

Çok hevesliydim ama ekşisözlük yorumlarına bakınca kilo verilmiyor filan demişler veya 2 senede 7 kilo verdim diyen olmuş. Ben 6 ay içinde 10 kilo veririm diyordum ya :(

Hiç çevrenizde var mı böyle kilo veren? Motivasyon olun bana lütfen.
0
yenibirgüzelnick
(17.12.25)
Eğimli yürürseniz etkili olacaktır. Ben yaptım oldu
+1
cay koy geliyorum
(17.12.25)
Mutfakta kilo verir, sporla sıkılaşırsınız.
Kalori sayın.

Bir kilo verebilmek için 7700 kalori yakmanız gerekir. Bir saat yürürseniz 200-300 kalori yakarsınız. Yani 30 saat yürürseniz 1 (bir) kilo verirsiniz.
+1
Mirket
(17.12.25)
diet yapmadan kilo vermek ya sizi çok yorar ya da imkansızdır. evet yürüme bandınız hayırlı olsun. size çok faydalı da olacaktır. yalnız bu yürüme bandına küçük bir diyet eklemeniz lazım. diyet yapmak ölümüne aç kalmak da değil. bir sürü diyet var.

if yapın akşam saatlerinde bişey yemeyin. üç gün zorlanacaksınız ondan sonra alışacaksınız.

yağ ve karbonhidratı aşırı derece kısarsanız vücudunuz savunmaya geçer ve kilo vermekte zorlanırsınız bunu zamanla farkedeceksiniz. bebeğinizi Allah analı babalı büyütsün. nazar değmesin efenim.
+3
Fodera
(17.12.25)
Şimdi l carnitin diye bi enzim var, yağ yakan. Dışardan ekstra takviyesini de alabilirsin, vücudunda da var aynı zamanda. Ama bu enzim belli bi kalp atışı üstünde yağ yakıyor. Yani yürüyerek değil de bi tık koşarak verebilirsin kilo
-9
izmitcan
(17.12.25)
- eğimli yürü +1
- keşke kondisyon bisikleti alsaydınız ama. yürüme bandı dizlere çok iyi değil.
- 2 öğün beslenin. kahvaltıyı geç yapın 11-12 gibi. sonra 17-18 gibi akşam yemeği ile bitirin günü.
-300 400 kaloriden fazla kalori açığı vermeyin bu çok önemli.
0
archmeister8
(17.12.25)
Yüzde 10 eğim, 4 km/saat hız, 30 dakika her gün yürü. Eğimsizde kilo vermen zor.
-1
arbre
(17.12.25)
verirsin. nabzı 140 civarında tutabildiğin her aktivitede kilo verirsin.
ama söylendiği gibi, 70kg'lik %35-36 civarı yağlılığa sahip bedende, 6km hızla 1 saat yürürsen 250 kalor civarı anca yakarsın. bu da 30 saatlik yürüyüşte 1 kilo yapar. diyetten de 400-500 kalori açık verirsen 2 kilo da o yapar. ayda 3 kilo verrisin.
+1
tchuck
(17.12.25)
Ben de diyorum gym'de herkes niye dağ keçisi gibi yokuş tırmanıyor. cevapları görünce dank etti, meğerse son model işe yaramaz gym efsanesi buymuş.

Doğum sonrası kilonun farklı bir dinamiği vardır bu arada, ona bir şerh düşmek lazım ama temel mantık kalori açığı +1
Bu da diyetini ona göre ayarlamakla ilgili ama sütünü vs de düşünmen lazım muhtemelen. O yüzden bir diyetisyen lazım gibi.

Bu demek değil ki yürümek işe yaramaz, yürü ama sadece yürüyerek pek bişi olmaz.
+3
Bruce
(17.12.25)
Ya başkalarının laflarına bakma lütfen. İstediğin her şeyi yapmaya kudretin var, ister çamaşır askısı yaparsın ister çamaşırları üstünden alır çıkar yürürsün. Üstelik yürüyüşle kilo verilmez ama kalbe ve metabolizma hızına muhteşem destek olunur. Yürüyüş harika bir spordur, çok çok iyi etmişsin, en iyisini yapmışsın 🤌🏻🤌🏻🤌🏻🤌🏻🤌🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻🌷🐞🎀
+1
muhayyer divan
(18.12.25)
ay bayılıyorum ezberden konuşanlara ya. doğum sonrası diye belirtilmesine rağmen üstelik... yani belki bebek sabah 6da ayağa dikiyor, öğlen 12ye kadar ne yapacak bu kadın aç aç mı takılacak evde? ya da eşi işten 19.00da geliyorsa o zaman hiç beraber akşam yemeği yiyemeyecekler ya da belki eşi gelene kadar bebekle ilgilenmekten yemek bile yapamıyor olabilir. hepsi yaşandı çünkü...

neyse.

yürüyüş bandı ne kadar işe yarar bilmiyorum. ama bildiğim kadarı ile yapılan yürüyüşün kalori yaktırabilmesi için nabzının yükselmesi lazım. yani aheste aheste yapılan bi yürüyüş işe yaramaz. bant üzerinde koşmanın da dizler için iyi olmadığını duymuştum ben de. chat gpt ile filan bi muhabbet edilip maksimum fayda nasıl alınır bi öğrenmek lazım.

doğum kilolarını vermiş ama doğum öncesi kilosunun biraz üstünde kalmış bi kadın olarak bende işe yarayan formül aç kalmadan kalori açığı yaratmak şeklinde oldu. diyetisyenle de çalıştım. büyük faydasını gördüm. ama sürdürülebilir bir beslenme düzeni yaratamıyorsanız diyet de işe yaramaz. verirsiniz, geri alırsınız. evet bu da yaşandı...

yediklerinizle kalori açığı yaratmaya çalışın derim.
-1
elorelia
(18.12.25)
(4)

çeviri yardımı çok kısa

vikingstekibalta
merhaba. bir karakterden bahsederken önüne pulp fiction tamlaması koyulmuş. ne demek tam? ucuz edebiyat olduğunu biliyorum ama bana şu lazım: anadili türkçe olan bir okuyucu okuyunca direkt anlayacak. ucuz edebiyattan bir sey anlasılmıyor okuyucunun yine google veya chatgpt kullanması gerekiyor.tsek
merhaba. bir karakterden bahsederken önüne pulp fiction tamlaması koyulmuş. ne demek tam? ucuz edebiyat olduğunu biliyorum ama bana şu lazım: anadili türkçe olan bir okuyucu okuyunca direkt anlayacak. ucuz edebiyattan bir sey anlasılmıyor okuyucunun yine google veya chatgpt kullanması gerekiyor.

tsekkur ederim....
0
vikingstekibalta
(10.12.25)
abi yazdığını anlamak için chatgptye sordum kusura bakma

cevap olarak aklıma üfürükten teyyare geldi, ucuz edebiyat değil de belki ucuz roman veya tıraş hikaye falan olur belki
0
nahtoderfahrung
(10.12.25)
“Ergen edebiyatı?”
0
yadigar
(10.12.25)
Uyduruk kendi başına karşılar. uydurulmuş şey hikaye oluyor zaten.
0
Bruce
(11.12.25)
tırt hikaye
0
ground
(11.12.25)
(3)

iPhone 17 vs 17 pro

eileengray
öyle sanatsal videolar çekmeyeceğim ama çok fazla fotoğraf çekiyorum. genelde sosyal medya, email ve bazen pdf dokumanlar için kullanıyorum. 17 pro’ya gerek var mı? yoksa almayın mı dersiniz? bu upgrade edeceğim telefonum XS bu arada; 16 olsa değiştirmezdim. yoksa bu seri kötüyse 1 yıl daha mı bekle
öyle sanatsal videolar çekmeyeceğim ama çok fazla fotoğraf çekiyorum. genelde sosyal medya, email ve bazen pdf dokumanlar için kullanıyorum. 17 pro’ya gerek var mı? yoksa almayın mı dersiniz? bu upgrade edeceğim telefonum XS bu arada; 16 olsa değiştirmezdim. yoksa bu seri kötüyse 1 yıl daha mı bekleyeyim? Diğer telefonum daha yeni.
+1
eileengray
(08.12.25)
17 pronun tek artısı 3. kamera. o da telephoto. ekstra derinlik efektine daha çok zoom yapmaya yarıyor. bence şart değil. bi de işlemci farkı var ama hissedilir bi şey değil o da.
0
jelly bear
(08.12.25)
Ram farkı da var arada, çoklu uygulama kullanımında farkı hissedersin. Ayrıca telefoto lensin olunca kullanıyorsun. Ben olsam pro alırım.
+1
Bruce
(09.12.25)
pro. kamerasi fark ediyor.
0
antikadimag
(09.12.25)
(5)

Dünya Kupasına kesin gittik gibi bir hava var?

Cesario
Sonu hüzünle bitme ihtimali var mı? Banko katılıyoruz gibi bir hava var. 2 tane farklı rakiple oynayacağız. Futbol bu. Saçma sapan rakiplere puan kaybeden bir ülkeyiz hem milli takım olarak, hem kulüpler olarak. Andorra bile gelse rakip kesin yeneriz gözüyle bakmam. Tecrübeyle sabit.. Şimdiden kural
Sonu hüzünle bitme ihtimali var mı? Banko katılıyoruz gibi bir hava var.

2 tane farklı rakiple oynayacağız. Futbol bu. Saçma sapan rakiplere puan kaybeden bir ülkeyiz hem milli takım olarak, hem kulüpler olarak. Andorra bile gelse rakip kesin yeneriz gözüyle bakmam. Tecrübeyle sabit..

Şimdiden kuralardaki rakiplerimizle Dünya kupasında saat kaçta maç yapacağımız bile yazılıyor. 13 Haziran Avustralya 5.00. Kurun alarmları. :))

Hayırdır abi gittik mi kesin kupaya, girelim mi havaya?
+3
Cesario
(06.12.25)
0
kizil karga
(06.12.25)
Mevcut takım seviyesi kendinden düşük takımlarla karşı çok başarılı, o yüzden sürpriz ihtimali bildiğimiz milli takıma göre daha az. Bir de ölüm kalım maçlarını da iyi oynuyoruz. Havaya girip artislenecek bir ekip yok, hoca da bunu iyi kontrol ediyor.

Yine de son maçı dışarıda oynamak sorun, ben %70 diyorum gitme ihtimalimize.
0
Bruce
(06.12.25)
2020 avrupa şampiyonasına giderken fransayı grupta perişan ederek gitmiştik, beklenti çok yüksekti. sonuç avrupa futbol şampiyonasında perişan olduk.
talihsizlik o ki dünya kupasının en rahat gruplarından birine gitme ihtimalimiz var, hatta yarı finale kadar da çok rahat olabilecek bir kupa.

play off rakiplerimiz aslında bize ters takımlar. özellikle kosovayla finalde deplasmanda oynamak en zoru olur. ama bu milli takım şimdiye kadarki milli takımlarımıza göre kazanması gereken her maçı kazandı. içimde gene de rahat kuradan dolayı korku yok değil. inşallah milli takım bizi mahçup eder.
0
mikahakkinen
(07.12.25)
dünya kupasına gidersek dahil olacağımız grup belli, grubun fikstürü belli. Sadece bizim de içinde bulunduğumuz avrupa play off serisinden 4.takım gidecek o gruba. Diğer üçü zaten belli. Her şey belli. Dolayısıyla tüm tahminler dünya kupasına gidersek diye yapılıyor. Bunda anormal bir durum görmüyorum.
Kağıt üstünde play off rakiplerine de mevcut gruba da bakıldığında gayet tercih edilebilir takımlar olduğunu düşünüyorum. Bu kesin gideriz veya gidersek kesin grup birincisiyiz anlamına gelmiyor. Futbol bu.
Dünya kupası çok büyük bir organizasyon. Bu aşamada kolay maç zaten olamaz ama rakiplerimizi yenebiliriz. Bir aksilik olmadıkça abd’de olacağımızı düşünüyorum ben.
0
ezkaza
(07.12.25)
kadro bence ideal değil, eksikleri var (özellikle mesela net santrfor) ama yakın tarihin en güçlü jenerasyonlarından birine sahibiz ve montella'yla belli bir istikrar da yakalandı. rakiplerimiz fena değil. şu noktada "kesin katılırız" düşüncesinin olması en azından vatandaş düzeyinde şaşırtıcı değil. futbolcular elbette böyle bir lükse sahip değil, çıkıp iyi oynamaları ve kazanmaları gerekiyor ama kağıt üstünde rakiplerimiz gerçekten uygun. o açıdan şu anki heyecanı doğal buluyorum.

iş topçularda bitecek. çıkıp kendi seviyelerinde oynar, üzerlerine düşeni yaparlarsa sorun yaşamayız. yok eğer "biz zaten çıktık" derlerse problem olur. neticede bunların hepsi üst düzey liglerde oynayan profesyonel sporcular. romanya'da bir arda güler yahut kenan yıldız yok belki ama bu oyuncular eğer oynamazsa romanya bizi pekala yenebilir, neticede kalecileri saymazsak 10'a 10 oynanan bir spor bu.
0
der meister
(07.12.25)
(11)

Bütün okul hayatı boyunca başarılı olmuş insanlar

pembediken
Sonrasında başarılı ,hayatında doğru kararlar alan, mantıklı düşünüp hareket eden vb. kişiler mı oluyor?
Sonrasında başarılı ,hayatında doğru kararlar alan, mantıklı düşünüp hareket eden vb. kişiler mı oluyor?
0
pembediken
(06.12.25)
Okul başarısı akademik zekanın iyi bi göstergesi ama duygusal zekanın değil. Okul başarısına ek olarak duygusal zekası da fena değilse iyi kararlar alır. Değilse ne olduğunu bile anlamadan kuyuda bulabilir kendini.
0
benim bir gizli bildiğim var
(06.12.25)
Tanı konmamış ADHD'li çocuklar var mesela, planlı programlı düzenli okul yıllarında çok başarılı oluyorlar. Zamanlarını daha serbest düzenleyebilecekleri üniversite ve sonrasında bütün sistem çöküyor, iş hayatında bocalıyorlar.
+2
kobuzchu kiz
(06.12.25)
Kobuzchu kiz +1
Okul hayatım başarılıydı ama iş hayatına girdiğimde en çok bu konuda zorlanmıştım. Özmotivasyon ve zaman yönetimi yeteneklerimi geliştirmek için hala uğraşıyorum.
0
Bruce
(06.12.25)
ortaokul/lise tayfasina bakiyorum da, bu cocuk iyi yerlere gelecek dediklerim cogu ya beyaz yaka kole oldu, ya da bir baltaya sap olamamis sekilde dolasiyorlar.
bundan bir bok olmaz dediklerimin de cogu zengin oldu, patronluk yapiyorlar.
ozetle, akademik basari=para denklemi patlayali cok oldu, bitti o is.
okullar robot yetistiriyor, yetistirdekleri robotlar da kalitesiz isin kotu tarafi.
0
cooperr
(06.12.25)
Okul başarısı kişiden bağımsız bir çok koşula bağlı. Aile ortamı, ekonomik durum, sağlık gibi kişinin elinde olmayan başarı üzerinde etkili birçok değişken var.

Günümüzde okul başarısının ilerideki hiçbir davranışla veya parayla pek ilişkisi kalmadı. Herkes kendine göre bir üniversite veya bölüm bulabiliyor. Türkiye'de bulamayan parasıyla avrupada okuyor.

Benim gördüğüm fazla okul takıntısı gerçek hayattan koparıyor. Adam bir bölüme girmiş iş bulamamış bulma şansı da yok ama halen zorluyor. Bir zanaat edineyim demiyor. Falanca teknisyen veya ticaret yapan okumamış bu aptal falan diyor.
0
michael harddd
(06.12.25)
Evet öyle oluyor. Aksini iddia edenler istisnaları sayıyor/görüyor.
-3
gabe h coud
(06.12.25)
Herkes başarılı olacak diye bir kural yok ama kendi çevreme baktığımda doğru bir önerme olarak görüyorum bunu.okul arkadaşlarımdan başarılı olanların hayatada aynı şekilde devam ettiklerini gördüm.beraber büyüdüğüm iki yakın arkadaşım farklı okullarda başarılı bir eğitim hayatları oldu.birisi ülkedeki en büyük holdinglerden birisinin yönetim kurulunda,diğeri en bilinen bankalardan birisinin gmy pozisyonundan yurtdışına gitti.geriye gm olarak gelmesi bekleniyor.

Ama buradaki başarı kıstasımız kurumsal hayatta bir başarı,iyi maaş gibi gözüküyor.ben buna çok sıcak bakmıyorum.corporate hayatlar çok benlik değil.kıskandığım iki arkadaşım var.birisi lisede dans ediyordu ,hala dans etmeye devam ediyor.diğeride bütün hayatını sporla uğraşarak geçirdi.çok güzel işlere imza atıyor.

Burdan yola çıkıp asıl önemli olan istikrar demeyi tercih ederim.
0
duptıs
(07.12.25)
turkiye'nin en iyi anadolu liselerinden birinde okudum. herkes kendi sosyal sinifindan devam etti. orta ust sinif cocuklari ya yurtdisinda okudu, ya da tr'de guzel kariyerleri oldu. mutevazi ailelerden (ogretmen, memur vs) doktor olanlar kuyrugu dik tuttu, digerleri sallantida. alt siniftan ufak istisnalar disinda bir yol olan gorulmedi.

okulda alinan puanlar ile hayat basarisi arasinda dogrudan bir iliski oldugunu sanmiyorum. sosyal beceriler en az zeka kadar onemli hayatta bir yerlere gelebilmek noktasinda.

zaten siniflara gore insanlarin basarili olma sebebi de bu. ust siniftan geliyorsan ailenin tanidigi ve sana is imkani vs verecek insanlarla dogrudan bir network'un icine doguyorsun. okuldan mezun olunca is bulamazsan babanin tanidigi ayarliyor en kotu bi mulakat. alt siniftan gelen kisi kendi networkunu olusturmak zorunda kaliyor yoksa isi zor.
0
antikadimag
(07.12.25)
Türkiye'de akademik başarının hayatta başarının garantisi olduğuna inanılıyor. Yok öyle bir şey.

Çok basit bir ölçeği var bunun. türkiye'nin en prestijli okullarının en prestijli bölümlerinden mezun olanlara bakın. Koç economics, Boğazisi işletme, hacettepe tıp...

Aynı dönemde aynı sınıftan, aynı not ortalamasıyla mezun olan insanların bile çok farklı yaşamları var.

Aynı bölümden aynı sene mezun 2 doktoru alın mesela.
Doktor a bölüm birincisi,
doktor b ortalama altı bir öğrenci.

Ama notları düşük olan doktor b gider nişantaşı'nda ve dubai'de estetik kliniği açar. Botox yapa yapa porsche alır kendine.

Notları yüksek olan doktor a kredi kartı ekstresine bakıyordur asgariyi mi ödeyeyim, tamamını mı diye.

Bir insanın hayattaki başarısını (maddi, manevi, artık nasıl belirliyorsunuz o başarıyı fark etmez o size kalmış. Ona siz bakarsınız) belirleyen bir sürü faktör var:

-Akademik başarı
-Aile
-Maddi durum
-Kişisel network
-Bilişsel yetenekler
-Duygusal yetenekler
-Öngörü
-Cesaret
-Genel kültür
-İletişim becerileri
-Psikolojik durum
-Kişisel finansman yönetimi

Akademik başarı bunlardan sadece biri. Önemli. Ama tek başına yeterli değil.
+1
anten
(07.12.25)
Hayır bu iş öyle olmuyor. Daha doğrusu böyle bir korelasyon kurmak mutlak bir veri vermez bize.

akademik hayatı çok iyi olup iş hayatında çakılan veya silik sıradan bir tip olan çok insan gördüm. Tam aksi olupta, okuldaki akademik becerileri vasat olup iş hayatında çok başarılı ve parmakla gösterilen kişileri de.

Akademik başarı mutlak iş/hayat başarısını getirmez. Getirmiyor. Biraz da Kendimden biliyorum.
0
ezkaza
(07.12.25)
31 yaşındayım, annemle yaşıyorum, hiçbir başarım yok.

herkes benim gibi değil tabii, istikrarlı bir şekilde hayatta başarılı olup iyi yerlere gelenler de oluyor hatta bunların çoğunluk olduğunu söyleyebiliriz ama okul başarısı dünyadaki en abartılmış şeylerden biri. çünkü en başta günümüzün ekonomik gerçekliğiyle ve iş hayatının dinamikleriyle uyuşmuyor.

adam çok zeki veya çalışkandır, gider manyak bir mühendis olur filan evet iş hayatında da başarılı olur ama özellikle sosyal bilimlerde öyle bir şey yok. zaten bu tür bölümlerde spesifik bir alandaki beceri/eğilim insanı çok fazla öne çıkarabiliyor. ben dilciyim mesela her zaman çok başarılı bir öğrenciydim, lisede arkadaşlarımın b1 ingilizce bildiği yerde ben 8-10 sayfalık hikâye çıkarıyordum, üniversitede başka bir dili öğrendim ve orada da bölümün en iyilerindendim vs. ama sonuçta diploma bile alamadım.

alıp çok iyi yerlere gelen arkadaşlarım da oldu ama ben alsam bile bir şey olmazdım muhtemelen. bilmiyorum yani belki ben yanlış düşünüyorumdur, belki "zaten hiçbi şey başaramadın konuşmak senin ne haddine öküz" dersiniz ama ben okul başarısının gerçekten çok abartılı bir kıstas olduğunu düşünüyorum ya.

tabii bir de başarı kriteriniz nedir, o önemli. kimi insan var bir alanda doktora yapıp kıt kanaat geçiniyor. hiçbir şeyi yoksa "ben bu alanda uzmanım" diyebiliyor. kimisi var ki okulu hocalara daha fazla zorluk çıkarmasın diye ZORLA mezun edilerek bitiriyor, işlek yerde tekel işletiyor. şimdi hangisi başarılı, kime göre ve neye göre?

ilkokulda çok yaramaz, cips vermediği için başka bir arkadaşımızın kafasında o cips paketini parçalayan bir arkadaşım yönetmen olmuş mesela. ben bunu televizyonda adamın klibini izleyince gördüm. ben parmakla gösterilen bir öğrenciydim, bi bok olamadım. çünkü istikrarsızım, çünkü disiplinsizim, çünkü sosyal becerilerim yeteri kadar kuvvetli değil.

benim çok iyi bildiğim birkaç şey vardı, öğrencilik hayatım bu sayede çok rahat geçti ama okuldan çıktığımda ya da okul gerçekten zorlaştığında bunun için bir çözümüm, alternatifim vs. yoktu.

çocuklara disiplinli olmak ve çaba göstermek öğretilmeli bence en başta. zihinsel, fiziksel engeli olmayan her insan yeteri kadar disiplinliyse bir yere varır çünkü. benim gibi kendini rockstar zanneden tek yönlü sığırlar da bir yerde duvara toslar, hayatı boyunca başka hiçbir şey görmediği için ne yapacağını bilemez.

velhasıl okulda başarılı olmuş insanların bir kısmı gerçekten çok donanımlı, zeki, yetenekli kişilerdir ve hayatlarının geri kalanında da başarılı olurlar. bir kısmı ise oyunu kolay modda oynuyormuş gibi takılır, 8-16 yaş arası için "çok güçlü"dür ama ondan sonrası için hiçbir fikri ve donanımı yoktur, onlar çakılır.
0
der meister
(07.12.25)
(19)

İstanbul Dünyanın en güzel şehri sözüme inanıyor musunuz?

tahirkemalbozoglu
Bu masala inanan var mı gerçekten.Adam onlarca ülke, şehir gezmiş. İstanbul en iyisi, en güzeli diyor. Abi şehirde nefes alacak, yürüyüş yapacak ne park var ne kaldırım var. Her yeri sıkışık , dar, nedir bu İstanbul masalı gerçekten ogrenmek için soruyorum.
Bu masala inanan var mı gerçekten.
Adam onlarca ülke, şehir gezmiş. İstanbul en iyisi, en güzeli diyor. Abi şehirde nefes alacak, yürüyüş yapacak ne park var ne kaldırım var. Her yeri sıkışık , dar, nedir bu İstanbul masalı gerçekten ogrenmek için soruyorum.
-6
tahirkemalbozoglu
(30.11.25)
Istanbul bir turist icin muhtesem bi sehir ama onun disinda yasamak icin cok guzel diyemeyiz evet. Her seyden once bir kere cok kalabalik, korkunc bir trafigi var, bir yerden bir yere gitmek zulum. Belli basli yerler disinda da cok kotu sehirlesme ve ayni zamanda dediginiz gibi yesil alan sikintisi var.

Tum bunlarin yani sira surekli yasayan, aktif, kultur sanat etkinlikleri olan, bogaza sahip, keyifli bir deniz ulasimi olan, tarihi ve kozmopolitligiyle de muhtesem bir sehir.

Bu tarz isler subjektiftir aslinda, cok da fanatik gibi savunmaya gerek yok, bireysel olarak ben de yasamak icin cok uygun bir sehir olarak gormuyor ve size katiliyorum.
+1
bosver nicki
(30.11.25)
Aslında cidden çok güzel bir şehirdir fakat hem toplum halk olarak hem devlet-hükümet olarak senelerdir güzelim şehrin içinden geçtik, geçiyoruz. Sadece Akp özelinde değil, öncesinde de içinden geçilmişti. Akp geldi onlar da içinden geçti, biz halk olarak da içine ettik.

İstanbul'un Roma'dan aşağı kalır yanı yok. Hatta iddia ediyorum, fazlası bile var; Boğaz Köprüsü.

Yabancılar çok seviyor İstanbul'u. Avrupa ülkelerine gittiğimde lokal turlara katılıyorum, İstanbul'dan geldim dediğimde akılları çıkıyor. Güzelim şehrin içine ettik hep birlikte.
+1
put it in your appropriate place
(30.11.25)
Bunu diyen hayatında başka bir yer görmemiştir. Ancak nufusu 5 milyondan az bir istanbul için güzel derdim. Bunun için de 1920 lerde falan olmamız lazım. Full stres, trafik, kişisel alan yok gibi
0
michael harddd
(30.11.25)
dünyanın en güzel şehri mi bilmiyorum ama senin kötülediğin kadar da değil. baya iyi bir şehir, dünyanın en eğlenceli ve güzel şehirlerinden birisi. böyle oldugu için kalabalık zaten. güzel olup kalabalık olmayan yok ki. new york, londra kalabalık değil mi? ayrıca kalabalık olmayan yerler de var. hafta içi gündüz gezmek baya keyifli. yürüyüş yapacak yer çok var. on tane sayarım şimdi. avrupa yakasında maçka parkı, bebek sahili, istiklal caddesi, gülhane parkı, yenikapı, florya ve yeşilköy sahil şeridi, anadolu yakasında üsküdar sahil, caddebostan sahil, fenerbahçe parkı, bağdat caddesi, maltepe sahil şeridi, ve daha pek çok yer var. şehir içi olarak kadıköy moda taksim beşiktaş nişantaşı. kültürel etkinlik olarak yine zorlu, vadistanbul, pek çok spor salonu konser ve etkinlik alanları ile dolu bir şehir. bu şehri beğenmiyorsan güngörenden dışarı çıkmamış olman lazım
0
abelardo
(30.11.25)
Senin için dünyanın en güzel şehri neresi?
O şehrin bulunduğu ülkenin reddit sub'ına gidip burası dünyanın en güzel şehri bence, katılıyor musunuz diye yerel dilde sor; sen İstanbul için ne kadar negatif düşünüyorsan onlar da o kadar negatif konuşacak.

Dünyanın nefes alması, park etmesi en kolay, parkları yeşili en bol şehrinde(neresiyse fark etmez) İstanbul'un sahip olduğu güzelliklerin hiçbirini bulamayacağını iddia ediyorum.
E demek ki onlar senin için önemli değil bunlar önemli, demek ki İstanbul "sana göre" dünyanın en güzel şehri değil.
Aynı şekilde, başkaları için öyle.

Dünyadaki insanların İstanbul'u neden bu kadar beğendiğini anlayamayacak olmak bana biraz kıt fikirlilik geliyor üzgünüm, o yüzden böyle Bilale anlatır gibi yazdım. Yoksa bu sorunun olması gereken cevabı: sana göre değil ama bazılarına göre öyle.
-1
Bruce
(30.11.25)
"gelirin yıllık 200 bin dolardan fazlaysa evet mis gibi şehir. ayda 80-100k tl kazanıp abi istanbul yeaa diyenler özellikle beyaz yaka tayfa bence biraz salak
0
f02561
(30.11.25)
istanbu'da doğdum büyüdüm ve onlarca ülke, yüzlerce şehir gezdim. istanbul'u ilk 10'a bile sokmam. ne yaşanılabilirlik olarak, ne ekonomik olarak, ne sağlık açısından vs. vs.

ama istanbul'u 5-10 gün geçirmiş çok yabancıyla tanıştım. avrupa'lısı, amerika'lısı. çoğundaki izlenim çok başka. yani en sevdiği şehir mi dersin, bi daha gitmek için plan yapanlar mı dersin, heyecanlı heyecanlı fotoğraflarını gösteren mi dersin. batılı bir turist açısından hem bu kadar oryantal ve orta doğu yanı olup hem de bu kadar batıya adapte, modern ve güvenle gezebildikleri çok az yer var.

keza iddia ediyorum, oligarkından arap emirlerine, abd'li milyonerlerden uzak doğunun kilit isimlerine pek çok kişi şu an istanbul'da ve onların gözünden de çok başka bir şehir. çünkü parayla deneyimin bu kadar değişebildiği fazla şehir yok. bu apayrı bi konu.
0
gitdaddy
(30.11.25)
soylenenlere bir sey eklemek istiyorum. istanbul kozmopolit bir sehir degil. istanbul'da yasayanlarin ne kadari yabanci? resmi rakamlara gore bir milyon civari. yani neredeyse %5 civari. birincisi bu cok dusuk bir oran. ikincisi bu %5'in zaten cok buyuk bir bolumu ulkesinden kacmis ama avrupa'ya gidememis siginmacilar ve gocmenler. kucumsemek icin soylemiyorum. fakat kozmopolit sehir boyle olmaz. yani guzel, eglenceli vs. oldugu icin kalabalik diyorsunuz ama yabanci yok denecek kadar az (yani tercih edilen bir sehir degil). ayrica ic gocun nedeni de istanbul'un guzel, eglenceli vs. olmasi degil maddi kaynakli. bunu zaten istanbul'daki carpik kentlesmeden gorebilirsiniz.

ikinci deginmek istedigim konu da dunyanin en guzel sehri diyenlerin kimler oldugu. yani bunu soyleyenlerin cogu turk, yabanci birinden istanbul'un dunyanin en guzel sehri diye bir sey duymadim. evet, guzel sehir cok duydum ama turistik olarak gittiginde cogu yer guzel zaten, nihayetinde sinirli bir sureyle gidiyorsun, turistik yerleri geziyorsun, planin programin oluyor, butcen oluyor vs. elbette bu kaos, carpiklik, tuhaflik yabancilara da otantik, enteresan geliyor.

ucuncusu mesela hangi ranking'te istanbul birinci cikmis bilen var mi? ben bilmiyorum. ayrica soyle bir durum var. bazen en cok ziyaret edilen sehir cikabiliyor. ama bu rankinglerde transfer yolcularinin seyahatleri de eklenebiliyor. soyle ki turk hava yollari'nin bir servisi var, biliyor muydunuz bilmiyorum ama transfer yolcusuysaniz ve ucaklariniz arasinda belirli bir saat farki varsa ucretsiz sehir turuna katilabilirsiniz. ustelik yemek, muze girisleri vs. dahil ucretsiz. bilmiyordunuz degil mi? asagida kaynak verdim. iste bunlar da genelde ziyarete dahil ediliyor. tabii ziyaret etmek en guzel sehir oldugunu dusundukleri icin olmayabilir veya ziyaret sonrasi bu dusuncede olmayabilirler.

kisacasi bu goruse katilmiyorum, ama zevkler ve renkler tartisilmaz tabii.

kaynak: www.turkishairlines.com
0
Sour
(30.11.25)
@bruce

“Dünyanın nefes alması, park etmesi en kolay, parkları yeşili en bol şehrinde(neresiyse fark etmez) İstanbul'un sahip olduğu güzelliklerin hiçbirini bulamayacağını iddia ediyorum.”

Ne alakası var abi. Senin yapılaşman rezaletse, insana verilen değer yerlerdeyse, yapılaşma, ulaşım ve bireysellik vs kimsenin umrunda değil herkes olabildiğince vurdumduymaz ise tarihi alandan yok, geçmişten gelen mirastan filan da kurtaramazsın bu işi. Hoş o da kalmadı da. Yapılan restorasyonlara bak be bi. Her alanda şehrin içine edilmis. Gayet de örnekleri var. Sen becerememissin ve rezil etmissin. Roma, Londra, Viyana, Paris bu şehirlerde hem tarih var hem yaşam var. İnsanca yaşam.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(30.11.25)
istanbul büyük ihtimalle dünyanın en güzel şehri. baya da yer gezdim, karşılaştırılabilecek bir yer bulamadım.
-1
tchuck
(30.11.25)
bu tamamen bakış açısı, beklenti ve maddiyatla alakalı bir ikilem. çok trafik var, çok kalabalık vs gibi söylemleri dünyanın sayılı metropollerinden biri için söylemenin bir manası yok, zira bütün metropoller böyle. metropolleşmeye çalışan yeni kurulan şehirler de böyle, Dubai vs.. İstanbul'u diğer metropollerle kıyasladığında çok önemli artıları var, bu yadsınamaz bir gerçek. yemeğinden sporuna, denizinden-boğazından kültürel aktivitelerine, tarihinden tut havasına (temizlik demiyorum sıcaklık diyorum), dünyanın her yerine uçuş bulabildiğin harika bir lokasyon ve hava yolu imkanından, uluslararası bir çok işin hubı olmasına bir çok anlamda kıyas götürmez avantajları var. maddi açıdan iyi bir durumda olmayıp, iyi bir semtte yaşamıyorsan, işinle evin arasında mesafe çoksa bunlar her metropolde olduğu gibi problemdir. ama istanbul'da villa hayatı yaşayan da binlerce insan var. Ya da Fenerbahçe'de ev, Kalamış marina'da tekne, caddede ofisi olan bir insanın hayatına kötü diyebilir misin? Böyle bir imkan kaç metropolde var? Çok iyi restoranlar, iyi bir gece hayatı, durmak bilmeyen servis ve hizmet sektörü, bürokrasiyi hızlı hallettirebildiğin bir sosyal hayat.. İstanbul'da ortalamanın üstünde geliri olan insanlar gerçekten çok iyi bir hayat yaşıyor.

ayırca yürüyecek yer yok demek biraz haksızlık olur. evet şehrin eski bölgesi bir miktar dar doğal olarak ve tabii ki Mecidiyeköy Esenyurt vs gerçekleri de var ama iki yakasında da hala mis gibi kilometrelerce sahil var, boğaz da keza öyle, ayrıca ormanları var, tarihi yarımadada yürümenin verdiği keyif var. biraz tek taraflı bir yorum olmuş.

Ayrıca İstanbul'a gelip de beğenmeyen, etkilenmeyen birini görmedim bu güne kadar ki yıllardır uluslararası ticaret alanındayım yüzlerce misafirim oldu. Kendim de 40 ülke gezdim, yüzlerce şehir. Dünyanın en iyi şehri sorusu zor bir soru, bir çok katman var, bunu bilemem. Ama İstanbul kesinlikle bu soruya aday bir şehirdir.
+2
awlmi
(30.11.25)
Yurtdışındayım, bence İstanbul çok güzel.
-2
Kahvedesu
(30.11.25)
O efsane soz: Vatandasi olmasak guzel ulke aslinda. Fonda: www.youtube.com

Bunu diyen yabanciysa kisaca nedenleri:
- Resepsiyonist, garson, hizmet sektoru bir iki hello ceker, guler yuz gosterir hemen tav olurlar. Hizmet sektorunde ustumuze yoktur. Taksicimiz turist musteri icin adam bicaklar gozunu kirpmadan. Bir cok ulke hizmet sektorunde berbat, guler yuz hak getire. Iyy yabanci geldi, bunla mi ugrasicaz, dilimizi konussun, dilimizi niye ogrenmemis diye turist adama multeci, vergimizle gecinen siginmaci muamelesi cekip irkcilik bile yaparlar.
- Yemeklerimiz, mutfagimiz cok buyuk arti. Londra'da Turk restoranlarinda calisan tanidiklarim var. En sevmedikleri Turk musteriydi. Turk musteri cunku o yemegin nasil olmasi gerektigini, kivamini, tadini biliyor. Yabancinin onune ne koysak yiyor, herseyi begeniyor mallar diye dalga geciyorlardi. Cogu ulkenin damak zevki yok, patates kizartmasini, sosisi bile yemek saniyorlar.
- Ulkedeki cinsel aclik nedeniyle yabanci kadin turistler kendini burada Bella Hadid zannediyor. Rahatsiz olan da vardir ama begenilmek, ilgi gormek dunyanin en guzel seyi hele bir de kendi ulkenizde ortalama veyahut ortalama alti bir tipseniz hoslarina gidiyor. Ayni durum erkekler icin de gecerli. En ortalama sarisin batiliyi koy, Kivanc muemelesi gorur yani. Maalesef fizik, guzellik, kendine bakma gibi durumlarda ulke ortalamamiz cok dusuk.
- Haklarinini asla odeyemeyecegimiz sokaktaki kedi, kopek dostlarimizin yaptigi pr. Yabanci zaten sokakta basibos bir kedinin, kpegin oldugunu gorunce mavi ekran veriyor. Sen bunun onune yatip, sev diye kucagina oturursan eriyorlar.
- Bogaz, Tarihi yarimada'nin guzelligi.
- Sehrin canli civil civil hareketli olmasi. Atiyorum bugun pazar, Avrupa'da yaprak kimildamaz. Bizde hafta ici hafta sonu, gecmis erkenmis farketmez sehir yasiyor dersin yani.
- Saglik turizmi, estetik turizminde de ucuyoruz zaten.
- Turk dizileri. Belki de en onemlisi sona kaldi. Ulkeye turisti ceken en buyuk etmen kanimca.
0
freedonia
(30.11.25)
İstanbulun bazı bölgeleri çok güzel doğru turistik gezersen güzel diyebilirsin ama bütüne bakarsan güzel diyemem.
0
basond
(30.11.25)
Turistik olarak istanbul dünyanın en güzel 10 şehri arasında. bunu birçok seyahat dergisi de sık sık listelerde söylüyor.

Ama en güzeli mi? Tartışılır.

Yaşamak içinse yaşam endeksi sıralamalarında epey gerilerde.

Evet turist olarak gelip bir süre kalıp gidenler tabii ki bayılır. Hindistan'a gidenler de bayılıyor ay ne otantik diye. Ama bir de yaşayana sor.

Batılılar istanbul'u otantik ve değişik bulduğu için seviyor. Müslüman ağırlıklı nüfusa sahip şehirler içinde en güvenilir gezebildikleri yer çünkü. Bir de batıda alıştıkları konfor da var. Yani alıştıkları birçok şeyi istanbul'da bulabiliyorlar. Tarihi mirası kuvvetli vs... Bir de ucuz. Batılı turisti cezbedecek her şey var.

Ama bu dediğim 90'lar 2010'larda daha belirgindi. Şimdi biraz daha farklı turist profili de değişti. Biraz hala bir popüleritesi var ama eskisi kadar değil. Biz biraz geçmişin mirasını yiyoruz.

Yani dubai ile istanbul'un yıllık turist sayıları neredeyse kafa kafaya. Dubai dediğin 15 senelik bir şehir. Buradan biraz ders çıkarmak lazım.

Bir defa istanbul sanıldığı kadar kozmopolit değil artık. Zaten öyle bir nüfus çeşitliliği yok. Yani New York'a bakıyorsun, yedi milletten adam bir arada. Bir yanda Çin lokantası, karşısında dönerci, yanında hamburgerci... Otobüse biniyorsun şoför senegalli, taksiye biniyorsun şoför hintli, restorana gidiyorsun garson italyan, şef fransız... Bu çeşitlilik kültürel zenginliktir.

Eskiden global şirketlerin doğu avrupa ya da orta doğu merkez ofisleri buradaydı. Şimdi doğu avrupa merkezleri varşova'ya kayıyor, orta doğu merkezleri dubai'ye.

Kültür sanat arenası da rekabet ettiği şehirler gibi öyle çok parlak değil. Dünya çapında meşhur sahneler yok, hiç olmadı. Galeri ve müze koleksiyonları sınırlı. Yani dünyanın en güzel şehri diyorsak turistik manada, new york'taki müzeleri düşünün, londra'yı, Paris'i bir de istanbul'dakilerin koleksiyonlarını düşünün.

Gastronomi, mutfağımızla çok övünüyoruz ama... Biz kendimizi övüyoruz. Evet güzel mekanlarımız var, güzel bir kültürümüz var. Ama daha birkaç sene öncesine kadar michelin yıldızlı restoran bile yoktu İstanbul'da.

Bilmemkaç kilometre sahilden bahsediyoruz şehirde, ama barcelona'ya bakıyorsun, şehir boydan boya plaj neredeyse. İstanbul'da denize adım atabileceğin yer sınırlı. doğru düzgün deniz ulaşımı bile yok.

Elde sadece bir boğaz manzarası kalıyor.

Yani bütün olası rakiplerle kıyaslayınca... Güzel şehir ama en güzeli mi?
+1
anten
(30.11.25)
Yedi göbek İstanbul Tarabyalıyım ve İstanbul dünyanın en güzel şehri diyen birine tek önerim google mapsden Genoa’da herhangi bir yerin sokak görüntüsüne bakmasıdır..
0
suicides underground
(01.12.25)
istanbul gerçekten taşı toprağı altın eşsiz bir şehir. belediyelere kızıp kenti boklamaya gerek yok. arada metrobüsten cık gozlerini baska yerde aç belki güzelliklerini fark edersin.
-1
koela
(01.12.25)
Gezmesi güzel, yaşaması kötü. Yine de Beşiktaş-Kadıköy vapuruna binince insan iyi ki burada yaşıyorum diyor. Sonra Marmaray'a balık istifi binince severim bu aşkın ızdırabını diyor. Dünyanın en güzel şehri değil bence İstanbul ama nevi şahsına münhasır bir şehir. Benzeri yoktur dünyada bence.
0
peki madem
(01.12.25)
inanıyorum. Acarkent'te yaşıyore.
-1
gabe h coud
(01.12.25)
(5)

Yasemin yağı kullanan var mı?

ekimoloji
Hangi markayı tercih ediyorsunuz? Yapay kokmayan, parfüm niyetine kullanmak için bir yağ arıyorum.
Hangi markayı tercih ediyorsunuz? Yapay kokmayan, parfüm niyetine kullanmak için bir yağ arıyorum.
0
ekimoloji
(28.11.25)
Ben genelde yağlar için arifoğlu markasını tercih ediyorum. Kendim de yasemin, gül argan yağını vs kullanıyorum yıllardır ve çokta memnunum.
0
mermaidd
(28.11.25)
Arifoğlu alacaktım yorumlarda çok kötü kokuyor yazanlar yüzünden vazgeçtim başka da alternatif bulamamıştım ama farklı bir yanıt gelmezse alacağım artık.
0
🌸ekimoloji
(28.11.25)
Bu arada daha önce aracı bi siteden arifoğlunun yağını aldığımda bende hiç memnun kalmamıştım. O zamandan beri sadece kendi sitesinden alışveriş yapıyorum. Belki o beğenmeyenler de benim zamanında başıma geldiği gibi aracı siteden almış olabilir.
0
mermaidd
(28.11.25)
Yasemin özelinde bilmiyorum ama kaoils kullanıyorum ben difüzörde(sedir) , yapay plastik kokusu olmayan kullandığım en iyi uçucu yağ. Ucuzları tırt çıktı hep.
0
Bruce
(28.11.25)
Kalitelisini bulsam fiyatı önemsemem, emin olamıyorum pahalı olanlar da kötü çıkarsa diye. Bir sürü de parfümüm var ama ben yağa taktım kafayı :/
0
🌸ekimoloji
(28.11.25)
(8)

Apple yapay zeka işine neden girmedi sizce?

messina123
Yapay zekanın yapabildikleri inanılmaz. Koskoca apple neden bu sektöre girmedi? İşi bu değil demeyin çünkü google’ın da işi bu değil.
Yapay zekanın yapabildikleri inanılmaz. Koskoca apple neden bu sektöre girmedi? İşi bu değil demeyin çünkü google’ın da işi bu değil.
-1
messina123
(26.11.25)
Apple Intelligence sayılmaz mı?
0
kizil karga
(26.11.25)
Çünkü Apple "her elimde hıyar var diyene tuz alıp koşmayayım" mantığıyla hareket ediyor yıllardır. Yeni bir teknoloji/özellik çıkar ve Apple bunu yıllar sonra, ilk ortaya çıkarandan çok daha iyi bir şekilde entegre eder ürünlerine. Yapay zeka gibi bir sektöre de girmemesi düşünülemez bence. Muhtemelen bir gün bir şekilde entegre edecek ve yine herkes "Apple yine yaptı" diyecektir.
+2
anatomik
(26.11.25)
giremedi fail oldu o konuda. mecbur başkasınınkini kullanacak. chatgpt ile anlaşması vardı bu konuda
siri hala gerizekalı mesela
+1
jelly bear
(26.11.25)
geç kaldılar. rakibi google kadar elinde data da olmadığı için şu an 'bari geç kaldım, iyi bir şeyle çıkayım' diye düşünüyorlardır muhtemelen.

vr olayında da bu kafayla gittiler, nanay oldular. apple o eski apple değil. trendi belirlemiyor, yetişmeye çalışıyor.
0
brkylmz
(26.11.25)
google'in da isi degildi ama girdi diyerek karsilastirma yapmissiniz ama google'in isi yapay zeka sektorune girmesi icin cok uygun. zaten hazir olan pek cok sey var. veri var, veri merkezleri var, veriyi isleyecek altyapi var, olceklendirme kapasitesi var. fakat apple temelde bir donanim sirketi.

ikincisi emin olmamakla birlikte yapay zeka yerine cip mi demek istediniz acaba diye dusundum. cunku google cip sektorune girecegini acikladi, meta ise google'in ciplerini kullacagini acikladi iki gun once. kisacasi apple, yapay zekadan ziyade cip isine girmeli bence.
+3
Sour
(26.11.25)
bence tam gaz geliyordur
-1
neira
(26.11.25)
yz kendi üzerine çökecek ortalama bir dil modelinden öte değil. apple mantıklı davranıp spekülatif çöpe para yatırmadı. bunların eşek gibi ihtiyacı olan gpu/cpu'nun modellerini tmcs'ye 2020'den beri ürettiriyor. çok iyi hamle. kimse senin 200 litre suyun anasını sikip ürettirdiğin kız arkadaşınla ghibli fotoğrafını merak etmiyor
-2
sanal hayvan
(26.11.25)
Bruce
(26.11.25)
(6)

%100 pamuklu erkek mont

tolgan
Selamlar arkadaşlar. Kışın iyice kendini hissettirdiği bu günlerde %100 pamuklu mont arıyorum. Astarı ve dış katmanı pamuklu mont önerisi alabilir miyim? Malum tüm tekstil sektörü polyesterden geçilmiyor. En basit tişört ve sweatshirtler polyesterli ve rahatsız edici. Bulamadığım için sürekli aynı ş
Selamlar arkadaşlar. Kışın iyice kendini hissettirdiği bu günlerde %100 pamuklu mont arıyorum. Astarı ve dış katmanı pamuklu mont önerisi alabilir miyim? Malum tüm tekstil sektörü polyesterden geçilmiyor. En basit tişört ve sweatshirtler polyesterli ve rahatsız edici. Bulamadığım için sürekli aynı şeyleri giyiyorum. Yardımcı olursanız sevinirim.
0
tolgan
(25.11.25)
Dış katman olarak pamuk pek kullanılmaz, kalite düşüşünden değil malzemenin özelliğinden dolayı böyle

Pamuk dış katman için sağlam değildir çabuk yıpranır ikincisi de hafif yağmur yağsa tamamını emer ve mont üzerinde eriyormuş gibi durur
+3
grimavi
(25.11.25)
%100 pamuk mont su geçirir. ben hiç görmedim. polar falan vardır anca.
0
jelly bear
(25.11.25)
Astarı pamuk olsun ^^ bulamadım
0
🌸tolgan
(25.11.25)
%100 yün al. Polo'nun vardı bi ara.
+1
rodeocu
(25.11.25)
Pamuklu mont diye bişey olmaz, çıplak giyiyorsan yanlış yapıyorsun.
0
Bruce
(25.11.25)
istediğin model barbour yağlı&mumlu ceketlerde var ancak fiyatları yüksek bayağı, değer mi bilmiyorum.

tr.barbour.com

www.marksandspencer.com.tr

Dış giyimde sentetik kumaş olmasında sorun yok, ten teması olan parçalarda pamuk ve yün tercih edersin.
0
sealth
(26.11.25)
(8)

Sağlık konusunda chat gpt ne kadar güvenilir?

rabitelli
Belirtileri yazıyorsun. Ekstra sorular soruyor, cevap veriyorsun ve sana büyük ihtimalle bundan kaynaklı diyor. Tabii ki yine doktora görünülecek ama merak ettim. Sizce ne kadar guvenmeliyiz?
Belirtileri yazıyorsun. Ekstra sorular soruyor, cevap veriyorsun ve sana büyük ihtimalle bundan kaynaklı diyor. Tabii ki yine doktora görünülecek ama merak ettim. Sizce ne kadar guvenmeliyiz?
0
rabitelli
(24.11.25)
Yanlarım ağrıyor sence bu kanser belirtisi olabilir mi diye sorarsan evet olabilir, istersen sana başlıca kanser türlerini sıralayabilirim, ister misin demesi mümkün, sonra lan belki de soğuk almışımdır diye düzeltirsen evet soğuk almış olabilirsin, ister misin sana soğuk almanın neden olduğu sağlık sorunlarını sayayım, ister misin diye devam eder.
+4
kizil karga
(24.11.25)
Yoo o şekilde yönlendirme yapmadım. Olduğu gibi söyledim. Ekstra sorular sordu. Cevapladikca şu şu nedenler olabilir. Büyük ihtimalle bu dedi
0
🌸rabitelli
(24.11.25)
yeterince tıbbi bilgisi olan biri tarafından kullanılınca oldukça isabetli tahminler yürütüyor, bununla ilgili çok araştırma var md için bulunmaz nimet.

Ama normal bir vatandaş için çok fazla parametre var, ne olduğu kadar ne olmadığını da anlatmak gerekiyor. Fikir versin ama ben şahsen kendi tıbbi bilgimle güvenmezdim.
+2
Bruce
(24.11.25)
Abi yapay zekanın çalışma sistemini az çok biliyoruz indexlenmiş verilerden toplama yapıp sana sunuyor ama o verinin kaynağındaki üretici kim allah bilir, şarlatan diye tabir edeceğimiz biri de üretip çok popüler olmuş olabilir, onu da sırf çok görüntüleme aldığı için sana sunup doğruymuş gibi gösterebilir, misal bil avuk "protein tozu içmeyin erkekliğinizden olursunuz" gibi aptalca bir bilgi vermişti ve facebook gibi amca teyze platformlarında paylaşıla paylaşıla popüler olmuştu, şimdi biz yapay zeka protein tozu erkekliği öldürür mü diye sorsak ve o da evet öldürür dese ben buna şaşırmam, çünkü yapay zeka böyle çalışıyor, o yüzden ben çok güvenmiyorum bu tür işlerde, ben daha çok yoruma dayalı olmayan konularda kullanıyorum.
0
kizil karga
(24.11.25)
okuduklarım ve doğrudan kendimin deneyimlediği şöyle,
eğer daha önceden anksiyetetik biri olduğunuzu ya da hipokandriyaksanız bunu söylediyseniz daha farklı yaklaşıyor ve bunun daha çok psikolojik olabileceğini belirtiyor.
göğsüm ağrıyor yazdığınızda direkt durumun aciliyetinden bahseder (çünkü çektiği verilerin başında kalp krizi gelir) ve diğer eşlik edecek durumları sayarak acili aramanız gerektiğini söyler.
hipokandriyak ya da anksiyetetik olduğunuz bilgisi varsa, yine bunları sayar ama bunların panik atak, anksiyete atağından da kaynaklanabileceğini söyler. durumun böyle bir yanı var.

örneğin karnımın sağ tarafı ağrıyor derseniz doğrudan apandisit tehlikesi hakkında bilgi verebilir ama böbrek taşım var/dı falan derseniz ona da yönlendiriyor.

ama tahlil okumakta bence başarılı. türkiye'de yapılan çalışmalar da var bununla ilgili.
+2
black holes in the sky
(24.11.25)
Bendeki tinnitusun sebebini buldu kendisi. Kaç tane kbbye gittim, hepsi bişey yok deyip gönderiyordu. En azından neden olduğunu bilsem, daha kötüye gitmesini engellerim çabasındaydım.

Bendeki tinnitusun sebebi, tek taraflı yemek yediğim içinmiş. Sol arka taraftaki bir dişim çekilmişti, ondan sonra yemekleri hep sağ tarafla yemiştim. Böyle olunca, sağ çenedeki eklemleri çok zorlamışım. Eklemlerim yerinden oynadı (tmpe), bu eklem-çene kısmı kulak kaslarına da bağlı olduğu için kulağıma da zarar vermiş => tinnitus.

O kadar doktorun bulamadığını buldu. İnternetten tmpe - tinnitus diye aratınca, bir sürü yazı çıkıyor.

Doktorlar anda işitme testi yapıyor, aynı testi kaç kere oldum kim bilir. O bitti tümör vardır diye bt çektiler. Hiçbir şey ama hiçbir şey çıkmadı. Üstüne bir sürü param boşuna da gitti.
0
substituent
(24.11.25)
Chatgpt endişenizi sezerse moral bozacak cevaplar vermekten kaçınıyor. Gemini daha objektif. Çat çat söylüyor. Kan tahlili sonucuna göre hesaplama yapıp tanı koymalarını istedim, ikisi de uzman doktorla aynı tanıyı koydu. Tek sorun tahlil yapamamaları:)
0
gnosis
(24.11.25)
ben kan tahlili sonuçları için kullanıyorum. normal, sınırda ve normal dışı değerleri analiz etmesini istiyorum ve bunların sebep ve sonuçlarını istiyorum. genel olarak doğru cevaplar veriyor. ama teşhis koyması falan hikaye tabi.
0
scudman1
(24.11.25)
(3)

turk kahvesi ile cold brew olur mu?

warrior princess
su tarifi yapabilir miyiz mesela? Sonradan suzerken tortunun iyice suzulmesi icin nasil bir filtre kullanmak lazim?eta: tarif linkini unutmusum: https://anisahcoffee.com/blogs/blog/1-litrelik-cold-brew-tarifi
su tarifi yapabilir miyiz mesela? Sonradan suzerken tortunun iyice suzulmesi icin nasil bir filtre kullanmak lazim?

eta: tarif linkini unutmusum: anisahcoffee.com
0
warrior princess
(22.11.25)
Yapmaya yapılır, işlem sonunda elinde içmeye hazır bir şey olur ama soğuk bir kahve dersin en fazla.
Deneysel çalışman lazım çünkü tarifte de söylediği gibi kalın öğütüm lazım, türk kahvesi ise olabilecek en incesi.

Ne kadar ince öğütüm o kadar hızlı çözünme. Burada 12-24 demiş, sen 6 saat olarak deneyerek başla. Kahven ne kadar taze, ne kadar koyu kavrum bunları kontrol edemeyeceğimiz için bişi demek zor.

Kahve miktarını da düşür biraz buradakine göre, 1 litre su için. Oda sıcaklığında su kullan.

Peynir bezi demiş, anane tülbenti de iş yapar. Normal filtre tortu bırakır ama şu deneyde en küçük problemin tortu olacak. O yüzden ona çok takılmaya gerek yok.
0
Bruce
(22.11.25)
Olmaz çünkü bizim türk kahvesi çekirdekleri uzun ve soğuk demleme yöntemi sayesinde ortaya çıkarabilecekleri aromaya sahip değiller

Bu tekniğin amacı nispeten aromalı çekirdeklerin içindeki tatları sıcak suyla öldürmeden, uzun uzun ortaya çıkarmalarını beklemek
0
grimavi
(22.11.25)
Cold brew için kahve filtre kahveden, french pressten dahi daha iri çekilir. Daha doğrusu, en iri çekim böyle kaya tuzu büyüklüğünde kahveyle yapılır soğuk demleme. Türk kahvesi ise en fazla çekim ile (pudra formu) yapılır.

Bu mantıkla, çok matah bir şey olacağını sanmıyorum. Bence uğraşmaya değmez.

Yıllarca kahve hakkında çok şey deneyimlediysem de işin ordinaryusu değilim. Tahminimce denenirse çamurumsu, süzmesi zor ve acı olacaktır.

İlle de deneyecekseniz, orta kavrulmuş türk kahvesi, kısa demleme süresi, süzme sonrası tekrar dinlendirip yavaşça başka bir kaba aktararak, dipteki iki parmağı tüketmemek gibi şeyler denenebilir.
0
yadigar
(22.11.25)
(2)

İstanbul'da bir rota sorusu (o mu bu mu )

egerbiryolcu
Ortada fol yok yumurta yok tamamen can sıkıntısından soruyorum. Ama ihtimali yüksek bir ikilem.Benim bir yıl sürecek bir eğitim sürecim olacak. Bu merkezlerden biri Sultanahmet biri ise Haydarpaşa. (Ataşehir de var ama zorunluluğum olmazsa direkt eliyorum bunu) Ben ise ilçe olan Arnavutköy'de oturuy
Ortada fol yok yumurta yok tamamen can sıkıntısından soruyorum. Ama ihtimali yüksek bir ikilem.

Benim bir yıl sürecek bir eğitim sürecim olacak. Bu merkezlerden biri Sultanahmet biri ise Haydarpaşa. (Ataşehir de var ama zorunluluğum olmazsa direkt eliyorum bunu) Ben ise ilçe olan Arnavutköy'de oturuyorum. Hatta daha da gerisinde diyeyim. Arnavutköy merkeze gelmek için 50 dakika otobüs yolculuğum oluyor. Durum böyleyken;

Evet Sultanahmet ile aynı yakadayız ama çok aktarma olur ve çok kalabalık yerler gibi geliyor bu taraflar bana.
Haydarpaşa ise karsiyakada ama metro metrobüs ile daha hızlı bir gidiş olabilir mi yani Sultanahmet'ten daha mı iyi bir rota olur sizce? Ama metrobusten inince çok yürüme mesafesi mi olur tam bilmiyorum o tarafları.

Bunun dışında eğitim saatleri belli değil. Ama bu iki yer için tercih hakkım yüksek ihtimal olacak. Şubat'ta başlarsa tam kiş ayları vs denk gelecek. Her türlü yol çilesi de mecbur çekilecek ama en stressiz konforlu seçenek ne olabilir?
0
egerbiryolcu
(21.11.25)
Sultanahmet'e gir çık daha zor, tramvay harici bişi yok.
Haydarpaşa diyince tam neresi bilemedim, garın o tarafsa oraya vapur var metro var Marmaray var. Direkt rota bakmak lazım ama orası daha kolay geldi.
+1
Bruce
(21.11.25)
Aslında Arnavutköy merkezden Eminönüne direkt otobüs var ama trafikli bir güzergah gibi ve otobüsler çok kalabalık oluyor.
Göktürk'e metro ile gidebilirim..onu da araştırayım.
@eileengray
0
🌸egerbiryolcu
(22.11.25)
(14)

Müzik aleti çalıyor musunuz?

pembediken
Ne çalıyorsunuz? Ben bir süre çalıp bıraktım gitarı.
Ne çalıyorsunuz? Ben bir süre çalıp bıraktım gitarı.
0
pembediken
(20.11.25)
Hevesle ukulele almıştım 3-4 tıngırtıdan sonra 4 sene kenrada yattı. Geçenlerde 5 yaşındakı yeğenime verdim.
0
Amaranta ursula
(20.11.25)
16 yıl boyunca piyano. Ankara’nın en sevdiğim binası olan eski sergi evi’nde bir gösteride çaldım ve sonra zirvede(!) bıraktım. başarılı bir öğrenci değildim.
+2
eileengray
(20.11.25)
Gitar çalıyorum ama bana yılın bu zamanları bodhran çalma isteği gelir
youtu.be

Arada ingilteredeki arkadaşıma söylesem oralardan bulur deyip masraftan dolayı vazgeçiyorum
0
grimavi
(20.11.25)
tin whistle ım var. arada sevdiğim soundtrackleri çalışıp onları çalıyorum
0
lüzumsuz adam
(20.11.25)
Arp ilgimi çekiyor ama Türkiye'de pek yaygın değil.
0
🌸pembediken
(20.11.25)
Kendi çapımda ney üflüyorum. (Başarısız küçük gitar ve piyano denemelerim oldu. Serileşemedim, sebat edemedim) On yıldır da alto saksofon alıp çalmayı öğreneceğim...
0
yadigar
(20.11.25)
Gitar, bateri, akordeon biraz da keyboard.
+1
Bruce
(20.11.25)
Gitar terk ama bir şeyi doğru düzgün öğrenmek istiyorum
-2
arbre
(21.11.25)
Bir ortamda, rahmetli annemin çok sevdiği bir parçayı basit notalarla baştan sona çalabilecek kadar bağlama öğrenebileceğime dair iddialaşıtık.

Öğrendim, çaldım, bıraktım.
0
Mirket
(21.11.25)
Alto saksafon çalıyordum az çok. Pandemi dönemi girdi araya ve hocam da başka şehire taşınınca maalesef devam edemedim. Çevremde başka düzgün de hoca bulamayınca hevesim kırıldı. Şimdi de klarnete ve trompete heves ediyorum.
+1
mermaidd
(21.11.25)
Enstrüman öğrenmek yetenek değil, pratik ve zaman ayırma işi. Yetenek sadece süreyi hızlandırıyor. Genelde insanlar hevesle başlayıp hemen bir şeyler çalabilmek istiyor, olmayınca da vazgeçiyor. Halbuki enstrüman çalmayı öğrenmek de tıpkı dil öğrenmek gibi. Nasıl ki hiç bilmediğiniz bir dili 2 ayda öğrenemezseniz, enstrümana da hakim olamazsınız. Ama günde sadece yarım saat ayırabilseniz ne kadar gelişeceğinize inanamazsınız. Buradaki tüm olay süreklilik.

Bir dönem hayatımı müzisyenlikle kazanırdım. Ana enstrüman bas gitar ama telli enstrümanların çoğunu -kimini çok az kimini fena olmayan bir seviyede- çalabilirim. Bas gitar mantık olarak gitardan çok vurmalılara yakın olduğu için davul haricindeki pek çok perküsyon aletini de belli bir seviyede çalabiliyorum. Ama çok istememe rağmen nefesli denemelerim hüsranla sonuçlandı. Yaylılara ise cesaret bile edemedim. Şimdi bir piyano aldım, onu öğrenmeye çalışıyorum. Piyano armoni bilgisini pekiştirmek için de şahane bir enstrüman tabi, her şey gözünüzün önünde. Ama bilmek başka şey yapabilmek ise bambaşka.
+1
thracia
(21.11.25)
Kucukken piyanoyla basladim, cocuk halimle sarmadi, bass gitar basladim, lisedeyken muzisyen arkadaslar edinince bass gitar agirlikli devam ettim, bu sirada gitar ve bateri de ogrendim, piyanoya da devam ettim. Bas gitar icin saglam bir egitimle basladim, metodlar calistim, ama su an sorsan bisey hatirlamiyorum, fakat iyi caliyorum diyebilirim. Oburlerini o kadar iyi calamam, piyanoda bi sonata falan calamam, ama caliyorum. Aklima bir melodi gelirse gercege donusturebiliyorum. Her gun en azindan 15 dakika da olsa calmaya calisiyorum. Herhalde 20 yillik bir seruven su anda tam hatirlamiyorum.
0
mirafiori
(21.11.25)
Ortaokulda bandoya katilmamla birlikte trombon çalmaya başladım. Yillarca çaldım, is bandodan orkestraya evrildi, birkaç kez davetlerde de çaldım, sonra cocuk olunca vakitsizlikten bıraktım. 25 sene civarı çaldım.
0
mirty
(21.11.25)
cocukken zorla konservatuara gonderildim piyano egitimi icin. 5 yil dayandim ama nefret ettim. egitim stili cok sert, hataya tolerans 0, yaraticiliga hic yer yok. minor biseyi majorde calip kendi capimda eglenmistim de hocalar acayip kizmisti. klasik muzik ortaminin cok snob, cok elitist, cok "herseyin en iyisini biz biliriz" havasinda, cok "gercek muzik bu, geri kalan hicbir sey gercek muzik degil" kafasinda insanlar olmasi cok darlamisti beni o yasta bile. ne bileyim bilindik populer bir sarki turku vs calmaya kalktigim zaman hep "he he sen onu bosver simdi bak surda bach'in 9. minueti var var" gibi seylerle karsilastim hep.

bir de genel olarak basari mevcut eserleri dogru icra edebilmek ile olculuyor, onu yapabilmek icin de aylarca minicik deyatlara calismak zorunda kaliyorsunuz ve bu surec inanilmaz sikici. sonuc, zaten daha once yuzbinlerce kez calinmis biseyi bir de siz caliyorsunuz. azicik farkli calayim, oraya 4. parmagimi degil de 3. parmagimi koyayim fln yok. ellerim de ufak zaten oktavlara yetismek icin felc oluyordum. zilyon tane skala, metod, teori fln ogrendim ama hicbirini hatirlamiyorum artik.

esim bas gitar calisyor, benden 180 derece farkli sekilde baslamis bu islere. lisede arkadaslariyla ogle yemegi paralarini fln biriktirip enstruman almislar 2-3 sarki calabilmek icin, sora kompleks kompleks islere girmisler. ama baslangic noktalari hep "beraber bsiseyler yapalim, biseyler calabilelim" olmus, baslarinda kimse elinde sopayla durmamis bunu yanlis caldiniz hoyyt diye. o yuzden cok eglenmisler zamaninda, festivallerde filan sahne almislar, hepsi de hala ayri ayri muzikle ugrasiyor ve epey iyiler.
+2
taurina
(21.11.25)
(8)

İçim Dışım Gıda Takviyesi Oldu

auroraaurora
Her gün aldıklarım-Osteo miks-D3K2-Magnezyum (uyku için olan)-Omega 3Aklıma geldikçe aldıklarım (her gün en az biri)-C vitamini + çinko-Magnezyum malat + sitrat-Biotinİkinci gruba bromelain ve sülforafan içeren bir ürün eklemek istiyorum, ama öeh yani. Bu kadar çok takviye almak zararlı mı? Beslenme
Her gün aldıklarım
-Osteo miks
-D3K2
-Magnezyum (uyku için olan)
-Omega 3

Aklıma geldikçe aldıklarım (her gün en az biri)
-C vitamini + çinko
-Magnezyum malat + sitrat
-Biotin

İkinci gruba bromelain ve sülforafan içeren bir ürün eklemek istiyorum, ama öeh yani. Bu kadar çok takviye almak zararlı mı? Beslenmeyle eksikleri tamamlamak zor. Yine de 'bundan da olsun' diye aldıklarımı azaltayım mı veya keseyim mi?

Sizde durumlar ne?
0
auroraaurora
(19.11.25)
Başlık harika olmuş.

İlk aklıma geleni söyleyeyim. Covit ya da aşısının kanda pıhtılaşmaya sebep olduğu, bunun da pandemi sonrası genç kalp krizi ile ölüm vakalarında patlama yaptığı konusu bissürü yazıldı. Çizildi. Pıhtı korkusu ile Coraspine başlayan dünya kadar insan vardı.

Ben söylemeyeyim de internete bak. k2 fazlasının pıhtılaşmaya etkisi nasılmış.
O arada çinko fazlasının zararlarına da bakılabilir.
Bunların kullanımındaki yaygınlık kapitalizmin dayatması ile oluyor. Her birinin faydası kadar zararı da var.

Bunlardan geçtim de, tamamen bitkisel diyen insanlar oluyor arada. Onlar da karanfilin zararlarına zerdeçalın zararlarına baksınlar.
+4
Mirket
(19.11.25)
bende benzer durumdayım
devamlı aldıklarım; magnezyum, omega3, d3k2(en son ölçtürdüğümde 100 çıkınca 2ay ara verdim) ve c vitamini
rotasyona soktuklarım b12, bromelain, glukozamin-kondroitler, 4 hepa ve milk thistle
0
my fault
(19.11.25)
Bunların vücudunuzda "eksik" olduğunu biliyor musunuz, kan tahliliyle her birine tek tek bakıldı mı yoksa kafanıza göre mi takılıyorsunuz? Bu kadar çok takviye almak zararlı olabilir, evet.

Karaciğer hasarlarının arttığı ve bunun kafamıza göre takviye kullanmamızla bağlantığı olduğu yönünde makaleler var yıllardır.
pmc.ncbi.nlm.nih.gov
weillcornell.org
www.nbcnews.com
+2
kobuzchu kiz
(19.11.25)
Ben D ve B12 vitaminleri, demir ve folat alıyorum ama hepsi kan tahlili sonrası doktorun yazdığı takviyeler. Mümkünse bir kan tahlili yaptırın +1
0
peki madem
(19.11.25)
D vitamini ve osteo için olan doktor tavsiyesi. Hayat boyu kullanacağım.
Magnezyum dışındakileri keyfi alıyorum. :(
0
🌸auroraaurora
(19.11.25)
D, B 2-3-6-9-12, Magnezyum, Resveratrol, 5HTP

Bol su.
0
gabe h coud
(19.11.25)
zararlı mı derken dozları ve formlarını bilmeden bunu yanıtlayamayız. mesela d3k2 günde 1-2 damla ile hayır zararlı değil. ancak günlük ihtiyacı karşılar.

omega3 kaliteli epa-dha değerleri yüksek ifos onaylı ise gayet sağlıklı ve gerekli. mesela bunda istesen de overdose yapamazsın.
0
orpheus
(19.11.25)
Çünkü big pharma karşıtı konuşan her "bilirkişi" 2-3 cümle sonra bu takviyeleri pazarlıyor; covid aşısı kanser yapıyorcular şifayı "ilaş diil ki bunlar yeaa" diyerek bunlarda arıyor.

Beslenme ile ihtiyaç karşılanmadığını düşünmek için tahlil yapıp emin olmak lazım. Gelgelelim, mesela bromelanin zaten vücutta eksiği hissedilen bişey değil ki yerine koyasın. Sindirime iyi geliyomuş alayım madem kadar afaki bişi yok.

Önemli cevaplar yukarıda verilmiş zaten, tabii ki bunların zararı var. Ama doktoruna sorup öyle al da diyemiyorum çünkü doktor sana bizzat bunu aldırmak için uğraşacak; ki bu sayede titanic deluxe'de kaçak et kesebilsin.
0
Bruce
(19.11.25)
(9)

Ağırbaşlı kadın ve enerjik erkek ilişkisi

pembe nohut
Tepkileri yüksek ve daha kontrolsüz, enerjik ve hareketli, fırlama, arkadaş çevresi epey geniş, sosyal ve dağınık yaşayan erkek ile daha sakin, ağırbaşlı, nerede nasıl davranacağını iyi bilen ve kendini kontrol edebilen, kendi üç beş kişisiyle hayatını devam ettiren, rutini olan ve rutinleri seven k
Tepkileri yüksek ve daha kontrolsüz, enerjik ve hareketli, fırlama, arkadaş çevresi epey geniş, sosyal ve dağınık yaşayan erkek ile daha sakin, ağırbaşlı, nerede nasıl davranacağını iyi bilen ve kendini kontrol edebilen, kendi üç beş kişisiyle hayatını devam ettiren, rutini olan ve rutinleri seven kadın ilişkisi... Kadın da duvar gibi değil tabii ki. O da konuşkan, neşeli, sıcakkanlı, baş başayken sadece erkeğe enerjisi yüksek ama erkekle kıyaslanınca haliyle çok daha sakin kalıyor. Özellikle erkeğin arkadaş ortamlarında. Gerçi erkek bu dengelenme halinden hoşlanıyor gibi. Bir de şöyle bir ayrıntı var. Kadın erkekten 10 yaş küçük. İşin sohbet, kafaların uyuşması, fiziksel beğeni, birlikte yaşama kısımları (şimdilik) mükemmelken diğer farklılıklara rağmen bu ilişki uzun vadede yürür mü?
-5
pembe nohut
(17.11.25)
Erkek sevmeyi biliyorsa, sadakatsiz değilse yürür.
0
muhayyer divan
(17.11.25)
beklentiler ne peki? birbirinin farkliligi hosunuza mi gidiyor?

yas farki olmasa adam daha dengeli olur zamanla derdim de 10 yas ne kac yasinda bi erkekten bahsediyoruz

justin&hailey cifti gibi bi vibe
0
ala09
(17.11.25)
"Kadın da duvar gibi değil tabii ki."
Şunu görünce eyvah dedim, kadın cidden duvar gibi muhtemelen.

Kadının uyum sağlayabilme yeteneğine göre değişir sıkıntı olup olmayacağı. Çünkü özellikle erkeğin arkadaş ortamında demişsin, demek ki o ortama uyum sağlaymamış hissettin. Normal şartlarda bu bahsettiğin uyumsuzluğun fark edilebileceği en alakasız yer arkadaş ortamı; sanki arkadaşları buluşup çarli gibi ormanda ağaç yürüyüşü mü yapıyor da sen sakin kalıyorsun. Sosyal statü, ortamda edilen lafların rahatsız ediciliği, kendini aralarına ait görmeme gibi başka şeyler de var gibi geldi bana uzaktan.

Geri kalanlar okeyse bu basit bir sorun ama illa üzerine eğilmek istiyorsa, ki muhtemelen haklısın istemekte; bir sosyal anksiyete işareti de var gibi geldi, o açıdan yaklaşabilirsin.
+1
Bruce
(17.11.25)
Sorma ihtiyaci duyduysaniz muhtemelen olmaz
+1
ghilleinthemist
(17.11.25)
On yaş fark dediğinizin hangi yaşlar olduğu önemli ya. 21-31 sıkıntı ama 35-45'ten bahsediyorsak yaş farkını düşünmeye gerek yok mesela.

Yaş farkını bir kenara koyarsak, olmayacak bir şey yok, ben yaptım oldu:) Kontrolsüz ve fırlama değil ama çok dışa dönük ve çok fazla çevresi olan, çok sosyal bir adamla sekiz yıldır beraberim. Onun yakın arkadaşları benim sakinliğime alıştı, ortamlarına girmek istemediğimde ya da kalabalık bir yerdeyken enerjim tükenip "ben eve döneyim size iyi eğlenceler" deyip (eşimi de orada bırakıp) kaçtığımda fazla yadırgamıyorlar. Ama benim sosyal anksiyetem de azaldı, ben de onlara alıştım. Diğer uçta pandemide aylarca nadiren başka birilerini gördüğümüz zamanı da sıkıntısız geçirdik.

Kadın kendisinin yapmak istemediği şeyler için adamı kısıtlamazsa, adam kadını zorla her yere sürüklemezse, yani aslında ikisi de birbirinden ayrı hayatlar sürdürebiliyorlarsa sorun yok.
+1
kobuzchu kiz
(17.11.25)
O kadın o ağırbaşlılığa kolay ulaşmadı, olmayacak ilişkidir.
0
gece yazan kedi
(17.11.25)
Olmaz abi.
0
gabe h coud
(17.11.25)
Fırlama ve dağınık yaşayan yazmasaydınız olur derdim ama o karakterdeki kadın da erkek de problem. Yürüdüğü kadar yürür. Kavga edip ayrılırlar. Dünyanın sonu değil.
0
gnosis
(17.11.25)
"Yürür" ya da "yürümez" diye kesin bir yargıya varmak anlamsız, sadece kendi deneyimlerimize göre yorum yapabiliriz. Bana kalırsa farklılıklar iyidir, sıkıcılığı önler. Ama bazı ortak nokta ve zevkler de olmalı ki sohbet aksın, birlikte zaman geçirilirken eğlenilsin. Bir de bence çiftler her şeyi beraber yapmamalı, herkesin kendine kalan bir alanı da olmalı. Erkek çok enerjikse gitsin arada arkadaşlarıyla takılsın, kadın o esnada kendisiyle baş başa kalsın işte ne güzel. Win-win.

Şu anda uyum, beğeni falan bazı kısımlar mükemmel demişsiniz. Bu durumun gelecekteki zorluklar karşısında ne kadar esneyebildiği önemli. Geçinmeye gönlü olan, çaba ve gayret göstermeye çekinmeyen kişi böyle farklılıkları önemsemez. Deneyin görün diyorum ben, olursa iyi ki denedik dersiniz, olmazsa yine iyi ki denedik de gördük dersiniz.
+3
kullanicadi
(17.11.25)
(14)

Pazar akşamı için film tavsiyesi

Moonpie
İyi pazarlar. Bu akşam için tatlı, bulut gibi hafif ve mod yükselten bir film önerirseniz ne güzel olur. Şimdiden teşekkürler :))
İyi pazarlar. Bu akşam için tatlı, bulut gibi hafif ve mod yükselten bir film önerirseniz ne güzel olur. Şimdiden teşekkürler :))
-1
Moonpie
(16.11.25)
ben dün ilk defa when harry met sally's izledim iyiydi, eğlendirdi, güldürdü.
julie and julia tam tarif ettiğiniz tipten bir film bence.
the intern
0
black holes in the sky
(16.11.25)
little miss sunshine
0
kassiopeia
(16.11.25)
Captain fantastic. (süperkahraman filmi değil bu arada)
www.imdb.com
Mod yükseltme derecesi hayata bakış açısına bağlı olarak değişir, benim için feel good movie'dir.
0
Bruce
(16.11.25)
@black önerdiğiniz filmleri çok severek izlemiştim, teşekkürler :)
-2
🌸Moonpie
(16.11.25)
İzlemediysen kesinlikle
(bkz: 3 idiots)
0
etna
(16.11.25)
Geleceğe Dönüş (1985)

Parliament pazar gecesi sineması...

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(16.11.25)
Big fish var tim burton'un
0
yadigar
(16.11.25)
Bütün öneriler için çok teşekkür ederim. Fantastik filmleri çok severim ama şu anda daha çok "he's just not that into you" tadında daha boş ama akan bir şeyler olsa süper olur :)
-2
🌸Moonpie
(16.11.25)
Karigurashi no Arietti (www.imdb.com

Örneği sonra gördüm :) İzlemişsindir gerçi muhtemelen ama Holiday (www.imdb.com belki?

GFY.
0
truf
(16.11.25)
a time to kill.
0
mikahakkinen
(16.11.25)
when harry met sally (edit:önerilmiş)

annie hall.
0
biravekahve
(16.11.25)
EDEN
0
HellKeePer
(16.11.25)
im juli.
+1
gurur
(16.11.25)
sorunuza tam cevap değil ama şöyle bir kanal keşfettim
www.youtube.com

christmas filmlerini severim, kafa boşaltmak için uygun oluyor, burada da bu tarz filmler var, belki ilginizi çeker
0
exlibris
(16.11.25)
(16)

Makinede çamaşır kurutma olayını sevmedim. Siz?

santimantal
Çamaşırın tüyünü, havını, tiftiğini falan temizlemesi hoşuma gitmişti.Arçelik'ten bir model aldım.Fakat makine elbiseleri o kadar sürtündürüyor ki elbise makineden âdeta mıncıklanmış olarak çıkıyor.Oysa ki yıkanan çamaşır havada kuruyunca böyle bir tezelenir, yenilenir, onarılır... Giyince insan ken
Çamaşırın tüyünü, havını, tiftiğini falan temizlemesi hoşuma gitmişti.
Arçelik'ten bir model aldım.
Fakat makine elbiseleri o kadar sürtündürüyor ki elbise makineden âdeta mıncıklanmış olarak çıkıyor.
Oysa ki yıkanan çamaşır havada kuruyunca böyle bir tezelenir, yenilenir, onarılır... Giyince insan kendini iyi hisseder.
Fakat ben makinede kuruyan çamaşırları katlarken bile rahatsız oldum. Sanki hiç yıkanmamış gibi atletler, nevresimler, kotlar.
Bıraktım kurutmayı.
Evin içinde tele asıyorum, kışın bile bir günde kuruyor, mis gibi katlayıp kaldırıyorum, giyerken de yenilenmiş gibi.

Bu arada, eskiyen ama hâlen ömrü olan tüm giysilerimin belli yerleri yıprandı ve yırtıldı. Kıyafetlerin ömrünü de kısaltıyor.

Sizde durum nedir? Seviyor musunuz? Sizin kıyafetleriniz de mıncıklanmış gibi oluyor mu?
0
santimantal
(16.11.25)
Kumaş ömrü açısından zararlı olması bir yana, bana da gereksiz geliyor. Çamaşır kurutacak fiziksel yerin olmamasını da çok anlamıyorum mesela, 3 m2 yer olmaması için japonya misali küplerde yaşamak lazım.

Evcil hayvan tüyü konusundaki başarısını deneyimlemedim, belki ondan muzdarip olsam anlamlı gelebilirdi.
0
Bruce
(16.11.25)
Çok özür dileyerek kaynak yapmak istiyorum. Ben hala çamaşır makinesi alamadım. Kurutmasız ve otomatik deterjan ayarsız çamaşır makinesi arayışım sürmektedir. Üzerime marka ve model atın, lütfen.
0
gnosis
(16.11.25)
Kışın evde kurutunca koku oluyor bazı çamaşırlarda. İkinci olarak, havlular sertleşiyor. Sadece bu ikisi için bile kullanışlı bir alet.
Benimki kurutmalı çamaşır makinesi. Tüy konusunda pek yardımcı olmuyor, lastikte kalıyor tüyler. Birkaç kıyafetim de çekti. Bir daha atmadım kurutucuya.
Arçelik tabii ki. Tövbeliyim, bir daha almam; ki evdeki tüm beyaz eşyalar Arçelik.
+1
auroraaurora
(16.11.25)
Valla ben severek kullanıyorum. Kurutma benim için her zaman bir çileydi. Kurutma makinasıyla yurtta kalırken üniversitede tanıştım. Sabah bakıyorum kıyafetler kirli, öğleden sonra arkadaşlarla buluşacağız. Şak yıkama, şak kurutma, sonra giy çık. Rüya gibi gelmişti. Sonra kendi evime de aldım gerçi ev tipi makinalar daha uzun sürede kurutuyor ama yine de güzel. Özellikle şu kış aylarında nevresimler için çok iyi.

Çamaşırların daha hızlı eskiyor olması doğrudur, bir şey diyemiyorum ancak yıllar boyunca zaten hep kurutmaya uygun kıyafetler aldım. Artık çok da öyle gibi gelmiyor. Bir de ben aksine daha temiz hissediyorum kurutmada kuruyan çamaşırı ama konunun bu yönü tamamen kişisel zevk heralde. İki türlü de dramatik bir fark olmasa gerek.

İhtiyaç hissetmiyorsanız kullanmayın bence.
+2
akhenaten
(16.11.25)
ben çok memnunum. giysilerimin ömrünün de azaldığını düşünmüyorum. lg kullanıyrum ve kırış kırış değil, neredeyse yarı ütülü gibi geliyor tüm giysilerim. o yüzden baya memnunum bi sorunum yok.
0
tchuck
(16.11.25)
kışın nevresim ve çarşaf kurutmak çile. ayrıca evin içinde kurutunca rutubet yapıyor ev kokuyor. bir de neredeyse her gün kıyafet yıkanıyor, sürekli evin ortasında tel mi dursun? (kendi evim stüdyo olduğu için maalesef evin ortası oluyor)

yazın balkona asıyorum. kışın kurutma makinesi kullanıyorum.
0
nolmus yani
(16.11.25)
sana katılıyorum. çarşaf ve havlu dışındaki her şeyi tele asıyoruz. tişörtleri yaydırıyor, bunu fark edince artık iyi kıyafetleri atmıyoruz. bizde de arçelik var.
+1
mikahakkinen
(16.11.25)
Amerikadayken kullanmıştım kaldığım apartmanda vardı. En düşük ısıda tutunca kurutmuyordu doğru düzgün, ısıyı arrıtınca kıyafetlerim çekiyordu ve evet kesinlikle çok yıpratıyor. Yeni modeller nasıl bilemiyorum ama koku için tazelik veren mendiller var, onlar ekstra bi tazelik veriyordu.

Şu an 1+1 de kalıyorum ve balkonum yok. Şu an olsa acayip işime yarardı çünkü etrafta serili çamaşır görmek çok sinirimi bozuyor :D
0
truf
(16.11.25)
kurutma makinesi en sevdiğim ev aletleri listesinde 4. sırada
0
( . )( . )
(16.11.25)
15 yılı aşkındır kullanıyoruz hunharca. Bence direkt yaşam kalitesi arttıran bir cihaz.

Çırpma, serme, bekleme, toplama derdi yok. Çamaşır makinesinin önüne bir sepet koyuyoruz. Makineden çıkardığımızı direkt üstteki kurutmaya koyuyoruz, bitti. Dolaba kaldırmaya hazır.

Bir kıyafete acil ihtiyacımız olunca hemen yıkayıp kurutabilmek çok iyi. İstanbul'un havasında bazen üç günde kurumayıp kokmaya başladığı oluyordu çamaşırların. Büyğk rahatlık bence. Kedileri olan bir eviz. O açıdan da çok faydası oluyor.

Yıpratıyor evet. Ömrünü kısaltıyor çamaşırların. Bazen küçültüyor. Kıyafet ve beden seçimlerimizi ona göre yapıyoruz. Kurutmaya uygun olmayan hassas kıyafetleri atmıyoruz kurutmaya.

Bahsettiğiniz hissin tam tersi, bence yumuşacık ve kırışıklıkları açılmış olarak çıkıyor kıyafetler. Yün toplar ve kurutma mendili kullanmanızı tavsiye ederim.
+1
yadigar
(16.11.25)
Ben çok sevdim, toz ya da kumaş kalıntısı her neyse onları toz haznesinden almak çok tatmin ediyor beni, giysiler ekstra temizlenmiş gibi hissediyorum. Bozulan giysim olmadı hiç. Bebeğimin kıyafetlerini ütülemediğim için kendimi kötü hissetmedim bi de, zaten yüksek sıcaklığa maruz kaldılar diye. Pratiklik için de güzel tabi ama ben çamaşır sermeyi toplamayı da seven biriyim o yüzden son sırada
+1
mezzosprite
(16.11.25)
oo robot süpürgeden sonra ekşicilerin ikinci kutsalına laf söylemişsin. eleştirilere hazırlan:)
0
nothing in my way
(16.11.25)
Spor kıyafetleri, spor ayakkabıları, iç çamaşırları, çarşaflar ve havlular için çok yerinde bir alet.

Gömlek ve tişört atmıyorum.
0
gabe h coud
(16.11.25)
benim nevresimlerim filan çoğunlukla o eski %100 pamuklardan
şimdiki ranforce'lerden değil
tişörtlerim filan da öyle
kurutmada muhtemelen az da olsa yıpranır kırışır ve çekerler. bir de benim çok kıyafetim ve çok ev tekstilim var. yazık olur bu kadar eşyaya.

ben tekim, evlerin küçük olduğu bir yerdeyim çok yerim de yok ama 2 balkon var
çamaşır meselesi sabit olarak hep balkonun birinde benim, 1 günde kurumazsa 2 günde de kuruyabilir. bu kadar acele gerekecek bir çamaşırım yok. ne biliyim scrubs filan giymiyorum.
her çamaşırı da iyice çırpıp asarım, balkonda toplarken de çırparak alıp katlarım (ütü yapmıyorum), o yüzden bu toz kıl tüy meselesiyle bir sorunum yok, alerjik bir durumum da yok .evde pet yok. dahası evde erkek yok zaten ki öyle aman aman bi kıl tüy sorunu olsun. çamaşırın havını da makine almasın zaten, alırsa yıpratıyor.

bana da kurutmadan çıkan çamaşır bir tür "göpsümüş" (bizde öyle denir) gibi geliyor, o dediğiniz sanki fresh değil gibi, evet. güneş alan bir ülkeyiz, ben yazın öğlen güneşine bile çamaşır sermiyorum ki daha önemlisi kurutma bence gereksiz bir enerji kullanıyor. (bu konularda hassasım)
balkonda 1 fincan kahve içerken çamaşırı da hallediyorum. bu kadar vaktim var yani, bence sorun yok. çok kuzeye gitmedikçe alma herhalde.
0
subcomponent
(16.11.25)
eski konserlerliler ile ısı pompalılarda sıcaklık farkı var. yeni nesil ısı pompalılar daha düşük sıcaklıkta çalıştığı için kurutma süresi uzun (3-4 saat) ama çamaşır çekmiyor. ısı pompalı tavsiye ederim
0
sttc
(16.11.25)
bazen çok işe yarıyor gibi geliyor ama yine de çok bayılmıyorum ya. birçok parçayı atmıyorum kurutmaya, çekiyor ya da çeker diye korkuyorum. onu atma bunu atma derken her seferinde 5-6 parça kıyafeti askıya asıyorum zaten. ne anladım o zaman diyorum
0
dfn4
(17.11.25)
(9)

İş bulmadan istifa

ashleybon
iş işte bulunur diye bir laf var ama yıllık izmimin hepsi bitti. izmitteyim istanbulda iş arıyorum. gidip gelmem 1 günümü alıyor. amirim izin vermeye karşı bir insan ve de kendisinden aşırı korkuyorum. bu durumda istifa etmem mantıklı mı? ücretsiz izin istesem onu da imzalamaz üniversitedeyim süreç
iş işte bulunur diye bir laf var ama yıllık izmimin hepsi bitti. izmitteyim istanbulda iş arıyorum. gidip gelmem 1 günümü alıyor. amirim izin vermeye karşı bir insan ve de kendisinden aşırı korkuyorum. bu durumda istifa etmem mantıklı mı? ücretsiz izin istesem onu da imzalamaz üniversitedeyim süreç sıkıntı olucak. sağlık sebebi olarak depresyon gösterebilirim başka da elimde birşey yok. hem işi hem şehri sevmiyorum bir kişi tanıdığım bile yok. acilen buradan kurtulmam lazım
0
ashleybon
(16.11.25)
3 aylık asgari giderin kadar idare edebilecek paran varsa istifa et diyeceğim ama 3 ay içinde iş bulabilecek misin, orasını sen bilirsin.
0
Bruce
(16.11.25)
Şu sıralar iş bulmak zor. Bence iş bulmadan istifa etmeyin. Gidip gelmekle uğraşmak yerine online görüşme falan ayarlamaya çalışsanız?
0
gnosis
(16.11.25)
bi arkadaşım bu yılın başında yok yere bir şeylere sinirlenip istifa etti hala işsiz. şu an iş olayları çok sıkıntılı, alımlar az. bence dayanabildiğiniz yere kadar götürün.
0
asap raki
(16.11.25)
Hiç tavsiye etmem. Zaman kötü diyemiyorum çünkü bunlar iyi günlerimiz.
0
Mirket
(16.11.25)
Avans izin yok mu? Avans izin al, çıkışında maaşından kessinler.
0
gabe h coud
(16.11.25)
iş bulmadan istifa edilmez.

bir süre işsiz kalınca mülakatlarda çok çaresiz kalacaksınız ve bu karşı taraf için cazip olmayacak.

mülakat günleri rapor alırsınız.

resmi olarak iş arama izniniz var ama mobbing olarak döner.
0
gurur
(16.11.25)
zaten mobbingle başım dertte.
0
🌸ashleybon
(16.11.25)
Benzer durumda ve aynı yerdeyiz ama bence İzmit hala daha iyi bi seçenek. (Tabii ki depends) mevzulara biraz daha yüksekten bakmayı dene.

Diğer yandan 1 sene idare edecek birikim olmadan böyle bir macera anlamsız. Ailene güveniyorsan başka.

Diğer yandan ünide akademisyen olarak takılan tanıdıklarım gayet rahat takılıyor sen nasıl kendini böyle esir etmeyi başardın acaba?
-3
krank milli
(17.11.25)
ben öğr. üyesi değilim. o dediklerin haftada 1 gün istanbuldan ders vermeye gelenlerdir
0
🌸ashleybon
(17.11.25)
(4)

İstanbul'da Meyhane veya Meze Menüsü Geniş Restoran Tavsiyesi

bolungarvik
İkimiz de vejetaryeniz. Sadece meze söyleyebileceğimiz, ana yemek söylememiz konusunda ısrar edilmeyecek, fiyatları abartılı olmayan, atmosferi güzel meyhane ya da meze ağırlıklı restoran tavsiyelerinizi duymak isterim. Kadıköy ve Beyoğlu civarlarında arıyoruz.
İkimiz de vejetaryeniz. Sadece meze söyleyebileceğimiz, ana yemek söylememiz konusunda ısrar edilmeyecek, fiyatları abartılı olmayan, atmosferi güzel meyhane ya da meze ağırlıklı restoran tavsiyelerinizi duymak isterim. Kadıköy ve Beyoğlu civarlarında arıyoruz.
0
bolungarvik
(14.11.25)
Beyoğlu fıccın.
+2
penceredengorunenmorbina
(14.11.25)
Tabii ki ”Mezme”

Beyoğlu değil ama yakın, kurtuluşta.
+1
nwnd
(15.11.25)
Muutto
0
Bruce
(15.11.25)
Kadıköy'de Müsaade'nin menüsünde epey vejetaryen/vegan seçenek vardı. Çok da tatlı bir yer.
0
kobuzchu kiz
(15.11.25)
(7)

Öneri

mermaidd
Yine bi öneri duyurusu ile karşınızdayım :) İstanbul'da (yaka farketmez) beğendiğiniz burger mekanları var mı? Burger delisi biri olarak müsait olduğum zamanlarda önerilerinizi denemeyi düşünüyorum.
Yine bi öneri duyurusu ile karşınızdayım :) İstanbul'da (yaka farketmez) beğendiğiniz burger mekanları var mı? Burger delisi biri olarak müsait olduğum zamanlarda önerilerinizi denemeyi düşünüyorum.
0
mermaidd
(14.11.25)
Uzun yıllardır gitmemekle birlikte virginia angusu çok severdim çok güzeldi hamburgeri de patatesi de.
Son yapılan yorumlara bakılıp karar verilebilir.
Yakın zamanda dub pub’da vegan burger yemiştim çok lezzetliydi diğerleri nasıldır bilemiyorum.
0
mutekebbir
(14.11.25)
supper ın smash burgeri deneyebilirsiniz
0
ala09
(14.11.25)
Bir süredir gitmiyorum ama Zapata Burger demeden olmaz.

Zapata Burger.
0
put it in your appropriate place
(14.11.25)
Grungy ve zula istanbul'daki en iyi burgerleri yapıyor.
Smash mmash tırt öyle burger olmaz, furya patladı oradan yürüyor herkes. Grungy ve zula ilk furyanın ayakta kalan liderleri çünkü bi sebebi var.
+1
Bruce
(14.11.25)
Zulayı kesinlikle tavsiye etmem midenize paranıza zarar. Çoğu kişinin bilmediği bir yer söyleyeyim 4 leventte yazılı burger.
-1
biseysorucam
(14.11.25)
@biseysorucam zula'yı maalesef bende beğenemedim. fake mac isimli burgerlerinde o kadar yoğun sarımsak tadı vardı ki yemeğimi bitiremedim. Yazılı burgeri kesinlikle duymamıştım notlarıma ekledim
-1
🌸mermaidd
(14.11.25)
nisantasi virginia angus disinda yemiyorum.
0
arakaali
(15.11.25)
(15)

Başkası benim hesabıma elden para yatırabilir mi?

Bruce
4 milyon civarı bir para, gitti bankaya xxx hesabına yatırmak istiyorum dedi. Almamazlık ederler mi?Kimlik kontrolü falan onları yapsınlar zaten illegal bişi yok ama almıyoruz derler mi?
4 milyon civarı bir para, gitti bankaya xxx hesabına yatırmak istiyorum dedi. Almamazlık ederler mi?
Kimlik kontrolü falan onları yapsınlar zaten illegal bişi yok ama almıyoruz derler mi?
0
Bruce
(14.11.25)
siz bizzat gitseniz de 4 milyon tl'nin kaynağını sorup almayabilirler. tamamen bankanın inisiyatifinde olan bir olay.
0
dylancash
(14.11.25)
bence pekala yatırabilir. sadece masraf alabilirler.

banka kim oluyor ki benden kaynak soracak? olsa olsa banka yüksek meblağlı nakit işlemden şüphelenip maliye'ye veya masak'a raporlar, onlar da size sorar bu neyin parası diye.

ekleme:
sordu diyelim. bankacıların benim kanıt olarak sunduğum belgeyi okuyabilecek yetkinliği bile yoktur. nereden elde ettiğime dair resmi bir x belgesi sunsam bunun gerçekliğini doğrulayacak, anlamını sorgulayacak bilgi birikimine sahip değillerdir.

ha inisiyatif kullanıp kabul etmemesi mümkün olabilir. ne uğraşıcam stret diyip yollayabilir. ama kabul edebilmek için kaynak sormaz, sorsa da sunduğun kaynağı anlayıp "haa o zaman tamam" diyip kabul etmez. tahlil edemez. o bankacının değil maliye'nin veya masak'ın işi.
-4
kibritsuyu
(14.11.25)
bankanın inisiyatifi +1 bal gibi de sorabilirler bu para nereden geldi diye.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(14.11.25)
başkası senin hesabına para yatırabilir. bankasına bağlı olarak bir talimat isteyebilirler sadece. ve banka para nerden geldi diye sorar. banka kim ki soramaz diyenlere bakma herhalde hiç öyle bir banka işi olmamış. ayrıca sabah para getirceğinizi bildirmediyseniz ve transfer gittiyse öğleden sonra almayabilirler.
+2
gercekdunya
(14.11.25)
En dandik kargo şirketi bile enteresan bi şey göndereceğin zaman bu ne kardeşim diye sorarken bankanın böyle bir hakkının olmayacağını düşünmek gerçekten ilginçmiş :)

Abi teknik olarak yatırırsın ama bankanın inisiyatif kullanma hakkı da saklı tabii.
+2
kizil karga
(14.11.25)
Banka kaynak sorar. Sorabilir daha doğrusu. Daha önce iki bankanın bana sormuşluğu var. (TEB ve HSBC).
Dün İş Bankasına sordum, belirli bir meblağ üstü kaynak soruyor musunuz diye. Şu an için öyle bir uygulamamız yok dediler.
0
Mirket
(14.11.25)
Kaynak sormasında bir problem yok, kaynağı belli.
Kibritsuyuna cahil muamelesi yapmışınız( ki adam mali müşavir shdjd) ama soruyla ilintili noktaya değinmiş. kaynağı gördükten sonra ikna olması için bir süreç var mı; kanıt mı istiyor başka yerden teyit mi ediyor. Buna göre mi almıyor. Yoksa keyfi mi, emin değilse almıyorum diyebiliyor mu; bunu merak etmiştim.
0
🌸Bruce
(14.11.25)
gercekdunyanın dediği gibi. Şubede para tutmuyorlar. Gereksizse gidiyor gerekli ise geliyor para. Akşamüstü götürürsen şubede tutmak istemedikleri için almayabilirler. Ben benzer miktarda parayı kapanışa yakın götürdüm (kendi hesabıma) uflayarak ve nazlanarak aldılar.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(14.11.25)
sevgili arkadaşlar anlatamadım, ekleme yaptım, tekrar anlatayım.

banka kabul etmek istemezse elbette reddedebilir. ama kaynak sorup gösterdiğiniz kaynağın güvenilirliğini tahlil ederek paranın yasal olduğuna kanaat getirecek bilgi birikimi bankacı personelde yoktur.

ben paranın kaynağı diye hiperoptik vasküler hedemonasyon revizyon formu diye imzalı bir belge götürsem, orada buna bakıp "hmm evet yasal para" diyecek, bu bilgi birikimine sahip adam yok. adam daha dümdüz bilanço okumayı bilmiyor. 25 yıl süren dava sonucu miras kaldı al aha dava dosyası diyip üç tane klasör sunsam oturup onu mu inceleyecek? o bankacının işi değil. beğenmiyorsa almaz parayı. banka dediğin aracı kurum yahu. nereden gelmiş, nereye gidiyor, keyfi olursa aracı olur, beğenmezse olmaz. oturayım da gerçekliğinden emin olup öyle alayım demez.

heaaa belki evimi sattım nakit aldım diye tapu devri falan gibi çok standart bir şey gösterince ikna olabilir.
+2
kibritsuyu
(14.11.25)
Kaynağa örnek vereyim o zaman. Bir başka bankadan çekildiğine dair banka dekontu.
Dekontun bilgilerini alıp kaydediyor.

Yaşadığım iki olayın birinde parayı kabul etmediler. Diğeri ön görüşmeydi. kabul edemeyiz dediler.
0
Mirket
(14.11.25)
o zaman banka kim ki kaynak soracakmış diye söylemeyeceksiniz. banka kaynak sorar dersin ki mesela evde altınım vardı bozdurdum evrak varsa gösterirsin yoksa göstermezsin. tipini ve kaynağı beğenirse alır beğenmezse almaz. belge doğruymuş kaynak doğruymuş ilgilenmez, gerisi masak ın işi.

bu arada devlet bankaları para gördümü hiç bir şey sormadan alıyor.
0
gercekdunya
(14.11.25)
Arkadaşlar bankalar öyle sandığınız gibi sadece şube personelinden ibaret kurumlar değil. O şubeye giren çıkan paralar düzenli olarak denetimden geçiyor ve belli prosedürleri var. 20 30 kişilik fraud ekipleri var arka planda bu işlerde uzmanlaşmış. Böyle bir para yatırmaya kalkarsan tabi ki banka sorar nedenini buna hakkı var. Sen de Paşa paşa cevap verip kanıt sunmak durumundasın yastık altında tutmaya korkuyorsan veya başka banka bulamazsan. Hipervasküler dondurucu aldıysan bir yerden bunun kaynağını elbette araştırıp bulabilir mantıklılığını sorgulayabilir sonuçta dünyada tek bir ürün değildir ve piyasası bellidir. Bunun için hipervasküler dondurucu mühendisi veya tüccarı olmasına gerek yok şubede geya bankada. Ya da hiç kasmaz kabul etmez. Veya kabul eder masaka bildirir gerisine masak bakar.

Mesela Faktoring şirketlerinde bile çeklerin gerçek bir ticaret sonunda yazılıp yazılmadığını kontrol eden istihbarat ekipleri var ve bu insanlar her biri farklı sektörlerde bilirkişiler değil. Olay örgüsünü bağıntısını araştırma ve birkaç telefon aramasıyla çözüp güvenilir veya değil diye yargıya varan bu işte uzmanlaşmış insanlar.
+1
biseysorucam
(14.11.25)
Sorabilirler. Onlar kimmis soruyorlarmis vs bunlari gecin. Buradaki sorulan soru tamamen bankadaki calisanin insiyatifinde bir suphe duymazsa sormayabilir.

Sormayip yatirsa bile yatirdiginiz para sonradan da incelenebilir. Burada MASAK kontrolu yapiliyor. Kayit disi ve illegal parayi anlamak icin.
0
nuevo
(14.11.25)
öğleden önce gidersen kabul etme olasılıkları çok daha yüksek. belli bir saatten sonra kasada yüksek miktarlı nakit tutmak istemiyorlar.
+1
orpheus
(14.11.25)
Ben söylemek istediğimi anlatamadığıma karar verdim, vazgeçiyorum.

Yazdıklarıma itibar etmeyin.
0
kibritsuyu
(14.11.25)
(13)

En iyi internet servis sağlayıcı hangisi?

sweet child o mine
Şu anda Turksat Kablonet müşterisiyim. Sağladıkları hizmetten mi yoksa verdikleri Netmaster modem yüzünden mi bilmiyorum ama sürekli kopmalar yaşıyorum. Sizin kullanıp da en çok memnun kaldığınız ya da asla kullanma dediğiniz internet servis sağlayıcıları hangileri paylaşırsanız çok sevinirim
Şu anda Turksat Kablonet müşterisiyim. Sağladıkları hizmetten mi yoksa verdikleri Netmaster modem yüzünden mi bilmiyorum ama sürekli kopmalar yaşıyorum. Sizin kullanıp da en çok memnun kaldığınız ya da asla kullanma dediğiniz internet servis sağlayıcıları hangileri paylaşırsanız çok sevinirim
0
sweet child o mine
(13.11.25)
Büyük firmaların müşterileri de çok sayıda olduğundan, sorunlu vakası olmayan firmadan bahsetmek zor.

Kilit nokta, bulunduğunuz yerde hangi iss'nin altyapısının iyi olduğu.
0
yadigar
(13.11.25)
en iyi turknet bence en kotusu de türk telekom
0
koela
(13.11.25)
En iyiden kastın, müşteri hizmetlerine erişim, ilgi, alaka, arıza durumunda kısa sürede geri dönüş falan diyorsan, en iyiyi bu şekilde sorabilirsin.

Ama onun dışında sizin mahallenin iyisi öbür mahallenin kötüsü olabilir. Her yerde altyapı aynı değil ki. Mahalle belirterek soman lazım. Hatta apartman.
+1
Mirket
(13.11.25)
En iyiden kastım müşteri hizmetleri değil de, daha çok kopma yaşatmaması. Bölgeden bölgeye değişiyor anladığım kadarıyla. Benim apartmanda en iyisi hangisi onu nasıl anlayabiliriz acaba? Komşulara falan mı sormak lazım?
0
🌸sweet child o mine
(13.11.25)
Fiber ise sorun yaşanacak durumlar %90 azalıyor o yüzden fiyata bakmak yeterli.
Fakat VDSL ise komşuya sormak bile fayda etmeyebilir. Çünkü size ayrılan portun durumuna, eve gelen kabloya, binadan size ulaşan kabloya göre her şey değişir. Maalesef.

VDSL için ben Türk Telekom öneriyorum. Çünkü müşteri hizmetleri var, son bir senede ciddi bir saha ekibi yayginlasmasi mevcut ve önceliği her zaman kendilerine veriyorlar. Diğer sağlayıcılar içinde eğer VDSL kullaniyorsaniz Türk Telekom geliyor ve canları ne zaman isterse o zaman geliyorlar.
+3
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
Kablonet in interneti gayet stabildir ama verdikleri modemler berbattır. Güzel bir router alarak çözebilirsiniz (10 yıldır bu şekilde kullanıyorum.

Yazlikta malesef Türk telekom tekel. Vdsl 70 Mbit ama aksamlari/geceleri bazen 3-4 Mbit e düşüyor hız. Modemi resetleyip yeni ip alınca düzeliyor.

Düşmanımın başına vermesin öyle bir şey türk telekom.
0
makbur
(13.11.25)
Türk telekom'da şöyle bir şey var mesela:
Mobil uygulamaya giriyorsun, hattımı kontrol et diyorsun, bir mesaj geliyor. Hattınızı kontrol ettik, kopmalar tespit ettik, ekibimizi yönlendireceğiz, iki gün içinde kontrolü sağlayıp sizinle iletişime geçecekler, sonra biz arayacağız, tamam derseniz arıza dosyasını kapatacağız. O arada mağdur olmamanız için mobil telefonunuza bir hafta geçerli 2 GB internet hakkı tanımladık. diyor.
Diğer İSS ler de böyle midir bilmiyorum.
0
Mirket
(13.11.25)
turknet, turk telekom ve superonline hepsini kullandım.

ortalama hizmet konusunda superonline iyi. müşteri hizmetleri ve kampanyaları iyi.

turknet fiyat anlamında en iyisi. müşteri hizmetleri çok iyi değil ama tecrübeli son kullanıcıysanız çok ihtiyaç duyulmuyor.

turk telekom alt yapı anlamında iyi. 1000 mbit kullanabiliyorum sayelerinde. fiyatlar orta. müşteri hizmetleri iyi değil. verdikleri modem de kötü.
0
false pretension
(13.11.25)
turknet
0
black holes in the sky
(13.11.25)
Ben türk.net kullandım yazları tatilde işimize yarar diye . Bedava verseler abone olmam o derece. Bağlantı hızı söz verdikleri hiçbir hızı göremedik( 50 mb yerine 7-8 mb) sürekli kopmalar.

Türksat modemleri yeniliyor müşteri hizmetleri arayın yeni tip modem versinler.
0
tolgan
(13.11.25)
Komşulara sormak doğru yaklaşım. Bir de fiber kablo dairenin içine kadar geliyorsa yani opt cihazı evin içindeyse ve buradan router'a (~modeme yani) bağlanıyorsa daha az sıkıntı yaşarsınız.

Bir de @Mirket'in bahsettiği kontrol ve arıza anında cep hattınıza ücretsiz ek paket hizmeti turkcell superonline'da da var. Muhtemelen vodafone'da da vardır.
0
yadigar
(13.11.25)
Komşu +1
Altyapı kaynaklı sıkıntılar genelde kronik oluyor, bunu da en iyi yaşayanlardan öğrenirsin.
0
Bruce
(13.11.25)
Makbur +1

Kablonetten iyisi yok, ama o netmaster modem rezil.

En önerilen şey, tv alıcısı (receiver) ile modemin güç adaptörlerini değiştirmek. Saçma geliyor ama işe yarıyor.

Teknik bilginiz varsa benim yaptığım en temizi, ikinci bir router aldım netmaster'ı bridge mode'a alıp kabloyla yeni routera bağladım. Her şey yeninin üstünden dönüyor.
+1
aguen
(14.11.25)
(14)

Evde içki içerken izledikleriniz/dinledikleriniz??

mutekebbir
Evde genelde içki içmem bu yüzden bir temam yok. Siz evlerinizde içki içerken neler dinler/izlersiniz? Ben şimdi büyük ev ablukada’nın radyo eksen filanı’nı izlemeyi planlıyorum mesela var mıdır alternatif öneriler?Teşekkürler.
Evde genelde içki içmem bu yüzden bir temam yok.
Siz evlerinizde içki içerken neler dinler/izlersiniz?

Ben şimdi büyük ev ablukada’nın radyo eksen filanı’nı izlemeyi planlıyorum mesela var mıdır alternatif öneriler?

Teşekkürler.
0
mutekebbir
(11.11.25)
Alkolün etkisiyle etkisiyle etkisine daha fazla girebileceğin şeyler izlemek iyi olabilir. Korku gerilim ya da aksiyon macera gibi; nabız yükseltici sürükleyici vs.
0
Bruce
(11.11.25)
bira içip maç seyrediyorum. o kadar.
+1
abelardo
(11.11.25)
her akşam vodka rakı şarap
youtu.be
0
substituent
(11.11.25)
80 90lar disko müzikleri dinleyip şarkı söylerim. bir yandan da o kafayla rezalet lol oynayıp takımdan küfür yerim :D dün akşam içtiğim cin toniğin ağrısı daha yeni geçiyor kamu spotu: bol su tüketin
0
neira
(11.11.25)
Çok nadir içerim. Neşet babadan bir playlist döner durur sızana kadar.
0
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(12.11.25)
Yazın içebildiğim kadar ciğer delen türküler dinliyor, dinledikçe de içebileceğim limiti zorluyordum her gün. Bunun alternatifi olarak içerken felsefe/mantık/suç hikayeleri üzerine okumak gibi saçma bir ruha büründüm son zamanlarda.
Not: Suyla beraber maden suyunu da bayinizden istemeyi unutmayınız.
0
rakicandir
(12.11.25)
yemekten sonra demli çay,
sonra ulusal kanallarda film aramaca,
genelde; beyaz Tv,TLC,dMax,tivi6
yada turksat sineme kanallari,
kapaniş ,limon+maden suyu
yada sıcak süt üzeri kakao.
+1
designer
(12.11.25)
selami şahin 50. sanat yılı konseri
0
co2s2
(12.11.25)
Ferdi özbeğen - 20. yıl şan konseri
Depeche mode - One night in paris
0
HellKeePer
(12.11.25)
tutkum boğuşmak
doğukan manço'nun otomobil projeleri, youtube videoları sarıyor.
0
MtKrt
(12.11.25)
cengiz ibo müslüm
0
edgenabby
(12.11.25)
Brezilya beach walk
0
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
arada bir yaparım. maç varsa maç izlerim ya da komik bir şeyler. en son ayak işleri'ni izliyordum.
0
koela
(12.11.25)
radyo eksen görüntülü filanı'nı bir 200 kere falan izlemiş biri olarak söyleyebilirim ki, asıl 420 kafalarıyla izlenecek bir şey o.

eskiden ben de kafam iyi olunca kült türk filmi izlerdim. 10-15 kereden sonra filmler de bitti maalesef.
-1
kiyiya vuran dildolar
(12.11.25)
(22)

İstanbul'da "Mutlaka gör" diyeceğiniz cami

yadigar
Gerek mimarisi, gerek iç tasarımı, süslemeleri, gerek tarihi özelliği, gerek manzarası, gerek imamı/müezzini, gerek bahçesi, gerek havası, hissi, sebep farketmeksizin, "görmelisin" dediğiniz cami/camiler hangileridir?Dediğim gibi sebep dinî de olabilir, turistik de, başka türlü de olabilir, hiç fark
Gerek mimarisi, gerek iç tasarımı, süslemeleri, gerek tarihi özelliği, gerek manzarası, gerek imamı/müezzini, gerek bahçesi, gerek havası, hissi, sebep farketmeksizin, "görmelisin" dediğiniz cami/camiler hangileridir?

Dediğim gibi sebep dinî de olabilir, turistik de, başka türlü de olabilir, hiç fark etmez. Tarihî de olabilir, modern de, bildiğimiz semt camii de olur. Sınırlama yok. Önerileriniz nelerdir?
+1
yadigar
(11.11.25)
Altunizade - ilahiyat camisi
Büyükçekmece tarafında adını unuttuğum yer altında olan cami. (Google hemen söyler)
+1
kisa
(11.11.25)
merhaba, sinan’ın çıraklık ve kalfalık diye adlandırdığı eserlerini görebilirsiniz. şehzade camii’ne gidip sonra süleymaniye’ye geçince cami mimarisindeki fil ayaklarının nasıl hafifleştiğini ve mekanın bütünleştiğini görebilirsiniz (ustalık eseri için edirne’ye gitmek gerekiyor). süleymaniye’de sadece camii’ye değil, dükkanlarla birlikte bütün bir kompleksi gezmelisiniz. avluda bazı kolonlar devşirme (spolia), onlar da ilginizi çekebilir.

insan ölçeğine olan yakınlığı ve denizle olan ilişkisi için de üsküdar’daki şemsi ahmet paşa camii’sine gidebilirsiniz. tatlı ve kompakt bir sinan eseridir. halk arasında kuşkonmaz olarak bilinir.

kariye vb. camiiye çevrilen bizans yapıları her zaman gezilmeli (bence ayasofya tekrar camii yapılmamalıydı bu arada).

emre arolat’ın sancaklar camiisine gitmelisiniz. topografyayla bütünleşen bir yaklaşımı var. güncel bir yorum.

barok dönemi görmek için de nuru osmaniye görülebilir.

(agnostiğim)
+6
eileengray
(11.11.25)
Hah sancaklar camii evet adını hatırlayamadığım
0
kisa
(11.11.25)
Ortaköy
0
osssy
(11.11.25)
Süleymaniye Camii mutlaka görülmeli. Özellikli ikindi akşam arasında bahçesinde zaman geçirmek aşırı huzurlu, hem caminin içi hem de bulunduğu konum mükemmel gerçekten.
0
hayalhayal
(11.11.25)
pertevniyal valide sultan camii
0
deartheodosia
(11.11.25)
Büyük piyalepaşa, molla zeyrek.
0
Bruce
(11.11.25)
kuşkonmaz cami
0
gercekdunya
(11.11.25)
Kanyon AVM'nin karşısındaki camiiye (Barbaros Hayrettin Paşa Camii) gidebilirsiniz. Hem yeni yapıldı hem bence mimari ve peyzaj açısından çok güzel bir camii.
0
elektr10
(11.11.25)
cami gurmeleri bilir burayı sadece o yüzden en üste yazıyorum: rüstem paşa
ayasofya esintili: kılıç ali paşa
kadırga: sokullu mehmet paşa
edirnekapı mihrimah sultan

bir de arkadaşın yukarda yazdığı büyükçekmecedeki sancaktar camii modern mimari olarak.

son ek: bahçe ve manzara olarak asla değeri bilinmeyen fener: yavuz sultan selim
+1
bay b
(11.11.25)
hiç görmediyseniz camilerin en ikoniği olanları ziyaret edin. hem birbirine yakınlar
1- süleymaniye
2- sultanahmet
3- ayasofya

anadolu yakasında karacaahmet meazrlığı içinde şakirin camii var. orası da farklı bir mimariye sahip küçük bir cami

bir de yalı cami tavsiyesi vereyim kuzguncuk-beylerbeyi arasında üryanizade camii, çok küçük bir cami ama huzurlu.
0
exlibris
(11.11.25)
Pertevniyal Valide Sultan Camii +1
süleymaniye falan onlar klasik zaten söylemiyorum onları.
0
matilda
(11.11.25)
istanbulun tam ortasında şehzade cami benim favorim . bahçesinde eski osmanlı mezarları ve bir tarihi ağaç var .

Mimar Sinan'ın, Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle yaptığı hesaplamalar neticesinde yerini tespit ettiği rivayet edilen Şehzadebaşı Camisi avlusunun köşesindeki yeşil sütun, 470 yıldır eski İstanbul'un merkezi olarak biliniyor...


Şehzade Camii (Şehzade Mehmet Camii ya da Şehzadebaşı Camii olarak da bilinir), İstanbul'un Fatih ilçesinde yer alan ve Mimar Sinan tarafından yapılan cami, I. Süleyman tarafından Saruhan Sancak Beyi iken 1543'te 22 yaşında ölen oğlu Mehmed adına yaptırılmıştır. Camiyi 1543-1548 yılları arasında Mimar Sinan'a yaptırttı. Mimar Sinan'ın "çıraklık eserimdir" dediği camidir.[kaynak belirtilmeli]

18,42 metrelik kubbesi 4 büyük yarım kubbeye yaslanır. Şadırvan avlusu 12 sütunda 16 kubbelidir. İkişer şerefeli çift minaresi vardır. İmaret ve medrese, tabhane, türbeler cami bahçesinde ve arka sokaktadır. Caminin dış duvarında Emine Hanım Çeşmesi bulunur.

Şehzade türbesinin içi rengârenk çinilerle doludur. Ortadaki sandukada Şehzade Mehmed, sağında Şehzade Cihangir yatar, solunda Hümaşah Sultan. Şehzade türbesinin sol tarafında Rüstem Paşa'nın türbesi bulunur. Diğer şehzade türbeleri Vefa tarafındadır. Dış avluda Destari Mustafa Paşa'nın türbesi vardır.


Dönemin kudretli padişahı Kanuni Sultan Süleyman oğlu şehzade Mehmet için dönemin zirve isimlerinden Mimar Sinan'dan bir cami yapmasını ve bu mabedin İstanbul’un tam orta noktasında olmasını emreder... O yıllarda İstanbul sadece Suriçi’nden oluştuğu için, şehrin ölçülebilir fizikî bir gövdesi mevcuttur. Mimarbaşı Sinan tarafından birtakım detaylı hesaplamalardan sonra, Suriçi’nin “geometrik ağırlık noktası” milimi milimine tespit edilir. Bu yöntem,karmaşık alanlı levhaların “G” noktasının bulunması prensibinden yola çıkılarak hesaplanmıştır.

Sıra yekpare, parlak yeşil granit silindirik bir sütunun dikilmesine gelmiştir. Bu taş aynı zamanda kıble yönünü işaret eder.
0
devilone
(11.11.25)
kayire müzesini çok severdim.
müze olmadan önce de kilise idi, şimdi cami yapıldı. görmeye değer.

zeyrek camisini de beğenirim.
0
biseysorcaktim
(11.11.25)
çok önemli olanlar yazılmış zaten, iki tane de ben ekleyeyim.

Cihangir Camii -istanbul'un pek göremeyeceğiniz bir manzarasını da görürsünüz-
nusretiye camii
0
fyodor fyodorovic
(11.11.25)
Yıldız Hamidiye nasıl yazılmaz?! Şok oldum. Yıldız Hamidiye sadece cami olarak değil, iç tasarım olarak görüp görebileceğiniz en güzel yerlerden birisi...
+1
silverleaf
(11.11.25)
Süleymaniye, Şehzade, Rüstempaşa, Nuruosmaniye çok kişi tarafından yazılmış zaten, yine bir Sinan eseri olan Kazasker İvaz Efendi Camii diyeceğim, çinileri ile ünlü.
0
(12.11.25)
ortakoy +1
kucuk ama sevimli
lokasyonu inanilmaz
0
cooperr
(12.11.25)
yukarıdakiler dışında ben de tavsiyelerimi yazayım, bulunsun.
ambiyans olarak balat civarında gül camii var. aslı kilise olan diğer camiler gibi bunun da çok ulvi bir havası var. mimari olarak da güzel olan ve yine eski bir kilise olan kalenderhane camii var vefa'da. ortaköy'de alarko holding binasının karşısında yalı camilerimizden defterdar ibrahim paşa camii var. küçük, ahşap, tatlı, gizli saklı bir cami. manzarası güzeller arasında düşünülebilir. nuruosmaniye'den bahsedilmiş. aynı dolaylarda çorlulu ali paşa camii ve atik ali paşa camii de var. gitmişken görülebilir.
ramazan'da hatimli teravih için kâbe imamları ile yarışan fahrettin paşa camii var başakşehir'de. ramazan'da kıraatler olağanüstü. bir de kapalıçarşı cevahir bedesteni (iç bedesten) mescidinin bir üst katı var ki, İstanbul'un en mistik hissettiren yerlerinden biri olabilir.
0
dilemma of subscribtionability
(14.11.25)
Boğaz hattındaki bütün camiler çok güzel

Anadolu yakasında Vaniköy cami- önündeki banklarla sabah namazında enfes bir istanbul manzarası verir.
Aynı şekilde kuleli askeri lisesi önündeki camii de sabah namazında çok güzeldir.

Manevi anlamda eyüp sultan’ı severim. Ramazanda gece 2-3 gibi gidip sabah namazına kadar sessizliğinde oturur kendimi dinlerim.
0
love and trust
(01.12.25)
Yine boğaz hattı emirgan cami
0
love and trust
(01.12.25)
Kendi çapında bir cami gurmesi (sanat tarihçisi) olarak tavsiyem, cami gezicekseniz sabah namazında gezin. O saatlerde istanbula tekrar ve tekrar aşık olacaksınız.
+2
love and trust
(01.12.25)
(10)

Bazı mesleklere çok mu anlam yükleniyor?

kizil karga
Mesela son zamanlarda yine Nuri Bilge Ceylan'ın kamera arkası görüntülerinde Bennu Yıldırımlar'ın 2 saat kafasını açtığı kayıt yayınlandı, yani baktığında en nihayetinde film çekiyorsun dünyayı kurtarmıyorsun ama Cem Yılmaz'ın kendi değerini sen belirlersin kafasıyla anlattığı tuvaletçi hikayesi gib
Mesela son zamanlarda yine Nuri Bilge Ceylan'ın kamera arkası görüntülerinde Bennu Yıldırımlar'ın 2 saat kafasını açtığı kayıt yayınlandı, yani baktığında en nihayetinde film çekiyorsun dünyayı kurtarmıyorsun ama Cem Yılmaz'ın kendi değerini sen belirlersin kafasıyla anlattığı tuvaletçi hikayesi gibi bu tip insanlar kendilerini ve yaptıkları işi "çok önemli bir şey yapıyoruz" seviyesine çekip gereğinden fazla bir anlam yüklenmesine mi neden oluyorlar, bana göre Nuri Bilge Ceylan'ın işleriyle gece 2'de Atv'de yayınlanan 3 kafalı köpekbalığı filmlerinin yönetmeni arasında çok fark yok ama baktığın zaman yaptıkları işi kanser ilacını bulmuşlar gibi pazarlıyorlar, böyle bir şey gerçekten var mı bana mı öyle geliyor?
-4
kizil karga
(08.11.25)
bunlar pazarlama değil doğal süreçler, nbc'nin o görüntüsü sanırım 8saatlik bir kamera arkasından bir kesit. diğer tüm filmlerinde de benzer kamera arkası görüntüler var. kış uykusunda mesela Nejat İşler'e sahne veriyor. yine kış uykusunda haluk bilginer'e demet akbağ'a neyi nasıl yapması gerektiğini söylüyor. adamın normali bu yani.

nbc iyidir. filmleri ile kendi sinemasını oluşturmuştur. bu bir yönetmen için yeterlidir.
0
duyurukullanıcısı
(08.11.25)
Bence NBC ödül odaklı film çekiyor ve biraz kasıntı bir tavrı var. Tamam, Bennu Yıldırımlar ile sohbet ettin, güzel. Ama neden bunu kameraya alıyorsun? Kameraya aldıysan neden paylaşıyorsun? Türk sinemasına ciddi katkıları var, orası ayrı, ama bu yaptığı yine de nahoş duruyor.
-1
cemallamec
(08.11.25)
Tıpkı sorduğun gibi; sana öyle geliyor.
+1
Bruce
(08.11.25)
Kibirli bir adam ama işini de iyi yapıyor gibi bir durumu var.
0
sekizdokuzon
(08.11.25)
Köpekbalığı yönetmeni de işini iyi yapıyor, aralarındaki tek fark Nuri Bilge Ceylan gibi yaptıkları işleri ölüme çare bulmuşlar gibi vakur bir tavırla pazarlamıyorlar, yoksa bozkırın ortasında uzaklara bakmalı 3 saat film çekince 2 başlı köpekbalığı filmini çeken yönetmenden daha kaliteli iş yapmış olmuyorsun bence, köpekbalığı filmi çeken adam sadece film çektiğinin farkında yaptığı işe ekstra bir anlam yüklemiyor.
-3
🌸kizil karga
(08.11.25)
Köpekbalığı filmi ile Ceylanın filmlerini kıyas etmek yanlış bence ya. İkisinin ortaya çıkış amacı tam olarak aynı değil. Birinin başarısı daha çok eğlence sektörünün konusu, diğerinin başarısı sanat dalı olarak sinemanın konusu.

Köpekbalığı filmini kafa boşaltmak için, vakit geçirmek için, aksiyon arayışıyla izlersiniz. N.b.c. filmini kafa patlatmak, kamera açısını tartışmak, yanında puro falan içip varsa ilgisi olan çevrenizle kritiğini yapmak hayatı sorgulamak, kasvetlenmek için falan izlersiniz. Bu ikinci senaryoyu bir köpekbalığı filmi için yaptığınızı düşünebiliyor musunuz?

Haliyle bu iki farklı kitleye yönelik film çıkaran iki yönetmenin yaklaşımı, önemsedikleri ve karakterleri aynı bu iki kitle kadar farklı olacak zaten. Bunlardan biri diğeri gibi film yapamaz. Her şey olması gerektiği gibi.
0
akhenaten
(08.11.25)
nbc filmi çekersen full kamera arkasını da bir kameraman çekiyor 3ayda çekiliyorsa film 3aylık kamera arkası görüntü var zaten adamda. oyuncular vs de bilmiyor değil sanki gizli kamera koymuş gibi yorumlamayın.
0
duyurukullanıcısı
(08.11.25)
Sanırım anlatmak istediğinizi anladım ama nbc örneği biraz yanlış olmuş.

İnstagram'da bir yoğurtçu dükkanı var. Tepsiden kürekle yoğurt alıp kutuya koyuyor. Yok yoğurt doldurmak bir sanat işidir, biz çocukluktan ustamızdan öğrendik, küreği bilekten çevirmel ustalık ister. Lan altı üstü tepsiden kürekle alıp kutuya koyuyorsun. Yanlış koysan ne olacak, en fazla ne olabilir yani?

Gerçekten yetenek ve tecrübenin fark yarattığı işlerde öyle olduğunu düşünmüyorum. Bence yönetmenlik böyle bir iş, böbürlenmeyi hak ediyor.
0
kibritsuyu
(08.11.25)
0
🌸kizil karga
(08.11.25)
meslege degil de insanlara cok fazla anlam yukleniyor. bilge hoca da bunlardan biri. fazlasiyla hirsli ve ozenti oldugu icin bu halde oldugunu dusunuyorum.

meslek icin sanatcinin oykusu - mazhar alanson harika anlatir mevzuyu.
0
klassno
(08.11.25)
(9)

Bu saat sizce nasıl?

huçi kuçi
Söz konusu saat --> https://img.ersacloud.com/product/l/AQ-230A-1DMQ_5.jpgCasio'nun AQ 230 modeli. Nostaljik bir saat. Çok da uygun, 2 bin kaymeye aldım. Geçenlerde Terminator'ün ilk filmini izlerken Lance Henriksen'in kolunda tıpkı bunun gibi hem analog hem de dijital göstergesi olan bir saat gördü
Söz konusu saat --> img.ersacloud.com

Casio'nun AQ 230 modeli. Nostaljik bir saat. Çok da uygun, 2 bin kaymeye aldım. Geçenlerde Terminator'ün ilk filmini izlerken Lance Henriksen'in kolunda tıpkı bunun gibi hem analog hem de dijital göstergesi olan bir saat gördüm ve çok hoşuma gitti. Aynısından bir tane de bende olmalı diye aklımdan geçirdim hemen. Azıcık araştırdım internette. Bu tarzda olup üretimi devam eden modeller arasında bunu buldum. Fiyatı da cüzi gelince anlık bir galeyanla bastım siparişi. İyi mi ettim, kötü mü, vallahi bilmiyorum. Saat elime geçti. Kasası ve camı plastik veya ona benzer hafif bir materyalden yapılmış herhalde, dokununca biraz adi hissettiriyor. Ama duruşu fena değil. Küçük, ince, zarif, eski havalı bir saat. Ben aksesuardan, takıdan, saatten filan anlamam. İş yerinde taktığım bir Seiko Presage var. Bu saati de daha serbest ortamlarda gündelik kıyafetlerle takarım diye düşünmüştüm. Doğru bir seçim yapmış mıyım sizce?
0
huçi kuçi
(04.11.25)
Güzel saat. Zarif ve klasik. Tek kusuru su geçirmezliği iyi değil.
+1
runaway
(04.11.25)
Güzel saat, dediğin gibi dokununca malzeme kalitesi biraz düşük fakat uzaktan görüntü olarak fiyatından daha pahalı duran şık bir saat.
www.instagram.com

Ben de beyazını almayı düşünüyorum. Özellikle bilekte büyük saat sevmeyenler için vintage bir havası var, hem dress watch hem de günlük saat olmaya uygun, giydiğin her kıyafete uyar güle güle kullan.

Çelik kordonla rahat edemezsen siyah kordon da yakışıyor saate
www.instagram.com
+1
grimavi
(04.11.25)
@runaway Musluktan gelen suyu geçirmesin kafi benim için.

@grimavi Siyah kordon-beyaz kadran kontrastı güzel olmuş hakikaten ama bendeki saat siyah kadranlı. Siyah kadranın üstüne siyah kordon ekleyince videodaki gibi güzel durmaz muhtemelen. Bu içime sinerse ileride bir tane de beyaz kadranlı olanından alırım, o da hoşmuş.

@konusma ben asdasdasd
0
🌸huçi kuçi
(05.11.25)
www.reddit.com
Siyah siyah da fena durmuyor

Hatta casio da deri kordonlu versiyonlarını çıkardı bu sene, önceden yoktu
www.ersasaat.com.tr
www.instagram.com
0
grimavi
(05.11.25)
@grimavi

img.lazcdn.com

Şu parlak beyaz kadranın üstüne siyah deri kordon çok şık durur bence abi. Siyaha siyah da fena değilmiş ama siyah deri kordon takacak olsam beyaz kadrana takardım galiba.
0
🌸huçi kuçi
(05.11.25)
Aksesuarın kötüsü olmaz bence, değişiklik olsun diye arada takarsın işte; çok para da vermemişsin zaten güle güle kullan.
0
Bruce
(05.11.25)
kötü ya
yaşlı işi.
0
OgutucuRecep
(05.11.25)
akıllı saat kullanmasan alacağım modelden biri bu olurdu sanırım. hem sade, hem şık, hem de casio.
0
duyuruuser
(05.11.25)
cok iyi saat ve model. güzel günlerde kullan.
0
koela
(05.11.25)
(4)

Aralık ayında hangi avrupa şehrine gideyim?

put it in your appropriate place
Christmas marketin olduğunda aralık ayında güzel güzel takılabileceğim hangi Avrupa şehrine gideyim? Aklımda iki rota var.1) Frankfurt ile Amsterdam2) Madrid ile SevillaGerçi Amsterdam'da Christmas market olmuyor sanırsam.
Christmas marketin olduğunda aralık ayında güzel güzel takılabileceğim hangi Avrupa şehrine gideyim? Aklımda iki rota var.

1) Frankfurt ile Amsterdam
2) Madrid ile Sevilla

Gerçi Amsterdam'da Christmas market olmuyor sanırsam.
0
put it in your appropriate place
(04.11.25)
1. Nürnberg
2. Alsace
3. Münih
4. Prag
5. Kopenhag'ı
sırasıyla öneririm.
0
sinematematikci
(04.11.25)
Basel ve strazburg'da kalınır, Colmar'a market için gidilir.
+1
Bruce
(04.11.25)
sibiu romanya'nın christmas marketi çok güzel olur. bükreş'ten yukarı çıkar veya cluj'dan aşağı inersin, sana kalmış. cluj'dan iniş daha pratik ama bükreş / sibiu arasında karpatlar var.
0
rain when i die
(05.11.25)
Riga da mükemmel bir şehir ama kimse farkında değil ben Riga’ya gelin derim:)
+1
suicides underground
(05.11.25)
(17)

Telefonunuzun kapasitesi kaç gb ve yetiyor mu?

messina123
128gbYetiyor
128gb
Yetiyor
0
messina123
(03.11.25)
128 gb
Yaklaşık altı yıllık telefon
Artık asla yetmiyor, sürekli uygulama kaldır sil yükle yapmak zorundayım
0
egerbiryolcu
(03.11.25)
256 gb, yetiyor.

telefon kullanmadığım uygulamaların hepsini silmiş bir ara kendi kendine.
0
co2s2
(03.11.25)
256 gb ve yetmiyor. şu an 255,5 gb dolu durumda.

1 tb almak istiyorum. oyun oynamayı ve uygulama kullanmayı seven biriyim. 759837593 tane fotoğraf ve video çekmeyi de severim. silmek istemem hiçbir şeyi.
0
art cat chocolate
(03.11.25)
128 yetmediği için 512ye geçtim. icloud kullanmıyorum.
241 gb dolu. 256 gb alsaydım o da yetmeyecekti demek.
0
jelly bear
(03.11.25)
256 gb yarisi dolu.
+ 200gb icloud var
0
cooperr
(03.11.25)
128, yetiyor.
istifçiliği bıraktım whatsapp geçmişlerimi düzenli temizliyorum, eski video, fotoğraf vs. pek tutmuyorum.
0
mutekebbir
(03.11.25)
Makineden çok telefonu kullanmaya başladığımdan beri 256'yı dolduruyordum, hem yedek hem de ek alan yüzünden 100gb bulutum var, oraya yedekliyorum çektiğim fotoları.
Sonraki telefonumda 512ye geçtim, şu an 203 gb dolu diyor.
0
Bruce
(03.11.25)
16. yetiyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.11.25)
256 GB ilginc bir sekilde yarisi dolu, daha bos olmasini beklerdim. Yetiyor.
0
mbond
(03.11.25)
16 gb ile yaşam savaşı veriyorum:)
0
nothing in my way
(03.11.25)
256 ve 200 cloud.
0
gabe h coud
(03.11.25)
256 gb kendi hafızası. Daha bir sene doldu ya da dolmadı hafıza uyarısı vermeye başlayınca el mahkum 200 GB iCloud üyeliği almak zorunda kaldım :(

Sene olmuş 2026, hala 128-256 GB telefon üretiyor aç köpekler. Zaten 8-10 GB işletim sistemine, 10-20 GB da varsayılan uygulamalara gidiyor.
-1
m e b
(03.11.25)
128gb, yetiyor. seneye yenilerim ama telefonu.
0
lemmiwinks
(03.11.25)
512 gb olsa da icloud 2 tb aldım çünkü hem bilgisayar hem tablet ile senkronize olmasını istiyorum tüm içeriklerimin :)
0
cemallamec
(03.11.25)
256 yetiyor. Hatta 195 gb’si boş.
0
yadigar
(04.11.25)
64 bile yeter google photos kullanıyorum.

ama 512gb telefonum, yetiyor tabii ki.
0
ananiyimioguz
(04.11.25)
1tb, fazla fazla yetiyor.
0
inheritance
(04.11.25)
(19)

Bir süreliğine bir yerlere gitmek isteseniz nereye giderdiniz?

whatdreamsnevercome
avrupa amerika asya falan farketmez.üstümde bir bunalmışlık var. şuan bulundugum yerden tamamen bağımsız bir yere gitmek istiyorum 2-3 haftalığına. türkiye içi de olur aslında ama öyle değil yani, tamamen kopmuş olmak istiyorum. belki japonya, belki bilmiyorum başka bir yerler.turistik bir yer görme
avrupa amerika asya falan farketmez.

üstümde bir bunalmışlık var. şuan bulundugum yerden tamamen bağımsız bir yere gitmek istiyorum 2-3 haftalığına. türkiye içi de olur aslında ama öyle değil yani, tamamen kopmuş olmak istiyorum. belki japonya, belki bilmiyorum başka bir yerler.

turistik bir yer görmek vs. gibi bir amacım da yok. hatta gitmeden önce çok bir şey araştırmadan gitsem daha bile iyi olur belki bi sıfırlanırım.

siz nereye giderdiniz böyle bir durum içinde olsanız?
bu kişiden kişiye değişen bir şeydir tabi ki ama, yine de sormak istedim.
0
whatdreamsnevercome
(03.11.25)
Ben bir ara bu sebeple Artvin Arhavi'de bir tanıdığın köyüne gittim. Bayağı tarlada bahçede çalışıp insanlarla vakit geçirdim.
+3
Amaranta ursula
(03.11.25)
Bhutan geçti gönlümden.
0
auroraaurora
(03.11.25)
"Belki Japonya" dediğin için direkt Japonya demek geldi aklıma aşırı merak ediyorum, durumum müsait olsa düşünmem oraya giderim.
Bunun haricinde şu an içinde bulunduğum koşullarda kendim için cevap verecek olursam, böyle kafa dinlemek için düşünmeden kalkıp gideceğim yer Sinop olurdu.
0
mutekebbir
(03.11.25)
Madeira
0
gabe h coud
(03.11.25)
las vegas
0
hold the door
(03.11.25)
rusya - yekaterinburg. daha kuzey şehirlerine de gidebilirsin.

ilginç bir memleket rusya
0
yurtsuz john
(03.11.25)
Bled kasabası. Sessiz sedasız bir kasaba. Göl muazzam. Lübliyana'dan bir saat uzaklıkta otobüsle. Lübliyana da sessiz sedasız bir şehir.
0
Ovic
(03.11.25)
tayland

kültür değişimi iyi gelir.
0
co2s2
(03.11.25)
Ben olsam kafama yatan bir latin amerika ülkesini seçerdim. Vize falan uğraşmadan al valizini git gibisinden
0
michael harddd
(03.11.25)
Ben senin yerinde olsam dünyanın en izole airbnb evleri gibi bir araştırma yapıp öyle giderim. Madem turistik amacın yok, çok enteresan yerlerde, seni bambaşka bir ortamda hissettirecek evlerde kalmak daha efekti bir çözüm olur.

Nevada'da çölün ortasında klas bir ev vardı, ya da Amazon ormanlarında yeşilin içinde cam bir ev. Nordiklerde brutalist soğuk evler ya da.
0
Bruce
(03.11.25)
2-3 hafta dendiği için amerika ya da japonya. tayland da olabilir.

avrupa da güzel olur aslında ama havalar soğudu. yine de soğukla bi derdiniz yoksa büyük bi avrupa gezisi de olur.

izole olmak istiyorsan isviçre ve iskoçya öneririm.
0
jelly bear
(03.11.25)
fazla uzaga gitmeye gerek yok.
sengen varsa yunan adalarina gec, adadan adaya feribotla gezersin sikildikca.
mis gibi..
0
cooperr
(03.11.25)
boyle bir durumda olsam bir kere bir metropole gitmezdim. yani japonya demissiniz ama fazlasiyla kalabalik, kaotik, surekli bir aksiyon, civil civil ortam vs. kafa dinlemelik yer degil. bu tarz yerlere gitmek spor gibi oluyor. hele kisin gitmek daha da zor. ben tayland, endonezya (bali) veya vietnam diyorum. yani guneydogu asya ulkeleri. benim de ihtiyacim var.
0
Sour
(03.11.25)
Bir süreliğine bir yere gideceğim zaman kullanacağım parayla bir yere gitmem, araba alırım. Para kalıyorsa anneme yakın bir yerlerde şöyle 1 hafta 10 gün tek başıma zaman geçiririm, bol yeşillik ormanlık sulak alan filan.
0
muhayyer divan
(03.11.25)
Cok populer degil ama Mostar'in asagilarinda Počitelj diye bir yer var. Oralar veya civarlari olabilir. Biraz asagilara gitsen hava da isinir mis gibi.
0
mbond
(03.11.25)
Benim gitmek istediğim üç yer var:
Puerto Williams, Pontianak ve Longyearbyen.

Kabaca, biri dünyanın en kuzeyinde, diğeri en güneyinde, öteki de en ortasında bulunan üç yerleşim yeri. Madem kaçacaksınız, en uzağa kaçın…
0
yadigar
(04.11.25)
Birçok kişi asya, rusya gibi yerlerden örnekler vermiş. Seyahat amacınızın dinlenmek ve kafaca bir şeylerden uzaklaşmak olduğu anlaşılıyor. Asya ülkeleri gibi bir yerden bir yere gitmek için planlama gerektiren veya rusya gibi kredi kartı bile kullanılamayan bir yere gitmek sizi dinlendirmekten çok yoracaktır. Ben olsam dil sıkıntısı yaşamayacağım (en azından ingilizce bilinen) ama bir yerden bir yere gitmek için de ne bileyim sherpalara ihtiyaç duyulan, alpacalara binilen veya bambu ormanlarında kayıklarla seyahat edilen bir yere değil efendi gibi tramvay, otobüs, flixbus bulabileceğim bir yere giderdim.

iskoçya bir seçenek, daha yumuşak bir hava için portekiz veya endülüs ispanyası olabilir. sicilya veya sardinya olabilir. illa daha uzak ve egzotik olacaksa nispeten sakin japon şehirleri veya yeni zelanda olabilir.
+1
phoarbix
(04.11.25)
@phoarbix soyle nedenini bir mantik zeminine oturtarak aciklayan insanlara hasret kalmisiz.
0
Sour
(04.11.25)
bruce'in fikri hosuma gitti ama benim cok yoruldugum ve tamamen uzaklasmak istedigim donemlerde basvurdugum yontem, muhtesem 2 tane tur sirketi var kullandigim (yabanci) oradan istedigim ulkeyi secip istedigim uygun bir tarihte olan turla gidiyorum. para ve butceden bahsetmediginiz icin yazdim bunu. o turlardan birini secer giderdim, cok keyifli, gencler, her sey ayarlanmis, acayip kafa insanlar, parmaginizi oynatmaniz geremiyor ve tamamen uzaklasiyorsunuz. tercihim elbette sicak diyarlar olurdu ama patagonia da tam istediginiz tarz bir sey olabilir hiking seviyorsaniz.
0
kassiopeia
(04.11.25)
(16)

Sporda kullanılan matın evde kullanılması hk

screwedup2
Merhabalar,Eşim ile bir konuda diğer insanların fikrini merak ediyoruz sizlere danışmak istedik.Ben spor salonuna gidiyorum. Spor salonunda ayakkabımı değiştiriyorum ve yoga dersine giriyorum. Diğer insanlar da yoga dersine katılırken ayakkabılarını değiştiriyorlar. Yoga dersinde kullandığım matımı
Merhabalar,

Eşim ile bir konuda diğer insanların fikrini merak ediyoruz sizlere danışmak istedik.

Ben spor salonuna gidiyorum. Spor salonunda ayakkabımı değiştiriyorum ve yoga dersine giriyorum. Diğer insanlar da yoga dersine katılırken ayakkabılarını değiştiriyorlar.

Yoga dersinde kullandığım matımı evde kullanıp spor yapmak istiyorum. Eşim bunum hijyenik olmadığını düşündüğü için rahatsızlık duyuyor. Siz bu konuda ne düşünürsünüz?

Ekstra not: 2.yi almayı düşündük fakat kendime paraya kıyıp güzel bir mat almıştım. Onu kullanmak istiyorum. İki tane pahalı mat almak da mantıksız geliyor.
0
screwedup2
(02.11.25)
Herkesin ayakkabısının ne kadar temiz olduğuna emin olamazsın.
Kaldı ki tuvalete, duşların olduğu yere giriliyor o ayakkabılarla, sadece salonda giyse bile temiz kalması mümkün değil.

Pahalı bişey de değil mat bi de yani.
+3
Bruce
(02.11.25)
Spor salonu zemini nasıl? Yeterince hijyenik mi? Diğer insanların orda giydiği spor ayakkabıları sadece orası için mi başka yerlerde de giyiyorlar mı? Bunların cevabına göre değişir.
0
Amaranta ursula
(02.11.25)
Eşiniz kesinlikle haklı.

Ben dışarda giydiğim şeyleri bile evde gitmiyorum kaldı ki mat dediğiniz şey artık paspasa dönüyor :)
+1
makbur
(02.11.25)
Eşiniz haklı.
+1
Mirket
(02.11.25)
eşiniz haklı.
+1
black holes in the sky
(02.11.25)
Evet spor salonunda insanlar ayakkabı degiştiriyor fakat ayakkabılarını degiştirilecegi soyunma odasına gidene kadar dışarı ayakkabısıyla giriyor. Sonra çantasından çıkarıp salon ayakkabısını giyiyor. Fakat o salon ayakkabısıyla biraz önceki ayakkabı ile bastıgı yerlere basıyor. Hatta insanlar wcye gidecegi zaman hiç biri salon ayakkabısını degiştirip öyle girmiyor. Wcde bastıgı salon ayakkabıyla yine içeri giriyor. Kesinlikle hijyenik degil. Asla önermem
0
limonlu eksi
(02.11.25)
Ben bu kadar titiz bir insan degilim, dolayisiyla kimin hakli oldugu ile ilgili fikir veremem ama yeni mat almak istemiyorsaniz, matin altina serecek ucuz yollu bir cozum bulmayi deneyebilirsiniz demeye geldim. Yani acikcasi tam olarak titizlik nedenini de anlayamadim, matin altinin pis olmasi galiba degil mi esinizin sorun ettigi sey?
+1
kassiopeia
(02.11.25)
Hijyenik olmayabilir ama o kadar da hijyene ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum. Kullanılabilir.
Sonuçta evde yatağın çarşafın üzerine koymayacaksiniz yerde olacak.
+1
kisa
(02.11.25)
kullanılır. madem bu konuda bir hassasiyet var, o halde ikinci mat almak yerine var olanın altını üstünü silmek daha kolay olmaz mı?
+2
tnz
(02.11.25)
Yoga yapılan yere niye ayakkabıyla giriliyor ki? Yasak olması lazım.
0
auroraaurora
(02.11.25)
eğer evde kullanmadan önce temizlemiyorsanız hijyenik değil.
0
false pretension
(02.11.25)
Spor salonu ne kadar hijyenik nereden biliyorsunuz ki. İlla içinize sinmiyorsa bir mat daha almanda sıkıntı olmaz bence, almalısın.
0
muhayyer divan
(02.11.25)
Dışarıda kullandığım bir şeyi evde kullanmam. Dışarıdan gelir gelmez üzerimi değiştiririm eğer birinin evine gittiysem çorabımo mutlaka değiştiririm.
Spor salonu temiz görünüyor olabilir ama herkesin matlarını temizleyip temizlemediğini bilemezsiniz. Özetle bence hijyenik değil.
(Eskiden gittiğim yoga stüdyosu derse başlamadan önce matları dezenfektan ile sildiriyordu.)
0
suicides underground
(03.11.25)
Bu kadar “hijyenik” insanlar bence çok yorucu. Ama anlamadığım bir nokta var, neden ayakkabıyla yoga yapılıyor ki?

Gelince matınızın altını bi bezle silin, herkesin gönlü olur bence.
+1
kuehles blondes
(03.11.25)
imkanım varsa ve mat benim için çok önemliyse kesinlikle ikincisini alırdım.
0
a7x
(03.11.25)
eşinize hak verdim, spor salonları inanılmaz pis yerler hatta bununla ilgili reelsler vardı pislik ölçen aletlerle ölçüyorlardı tuvalet daha temiz çıkmıştı.
eve ayakkabı ile giriyorsanız mat kullanılabilir. girmiyorsanız kullandığınız yeri falan temizlemek sonrasında güzel olur.

mesela montunu falan temiz eşyaları ile aynı yere asanlarıda anlamam.
+1
eja
(03.11.25)
(15)

Pencerenizin manzarası

a perfect lie
Evde (varsa böyle bir pencere) en çok dışarıyı izlediğiniz pencerenizin manzarası nasıl? Bakınca ne görüyorsunuz? Uzun uzun bakıyor musunuz? Sizi mutlu ediyor mu? Ne düşündürüyor?
Evde (varsa böyle bir pencere) en çok dışarıyı izlediğiniz pencerenizin manzarası nasıl? Bakınca ne görüyorsunuz? Uzun uzun bakıyor musunuz? Sizi mutlu ediyor mu? Ne düşündürüyor?
0
a perfect lie
(02.11.25)
İstanbul'da yaşadığım evde betondan başka bişi görünmüyor ne yazık ki.
Ama köy evimde salon manzarası şu, sık gidiyorum her seferinde uzun uzun izliyorum.
ibb.co
+1
Bruce
(02.11.25)
Karsi sitenin havuzu, bi de bayagi blokluk site yapmalik, neden bos oldugunu anlamadigim kocaman bir yesillik alan.
0
matilda
(02.11.25)
denize bakıyor. balıkçı teknelerini görüyorum. bazen uzun uzun dalıyorum. mutlu da ediyor ama bazen düşüncelere dalıyorum manzaradan dolayı.
+2
false pretension
(02.11.25)
Deniz manzarasi var şu an
0
artıküyeolmakistiyorum
(02.11.25)
salonda dışa bakan duvar enine boyuna komple fransız balkon. en çok buradan bakıyorum dışarıya.

aşağıya doğru yeşillikler ve havuz.
solda otoban. ortada tek katlı bir avm. avm'nin arkasında ve sağda solda alçağıyla yükseğiyle binalar ama genel olarak çok açık.
denize kuş uçuşu yaklaşık 3-4 km mesafede olmama rağmen bir dolu deniz. (ev tepede gibi)
uzaklarda da yalova sahil.

uzun uzun bakıyorum. içim daraldığı zaman ferahlatıyor.
+1
co2s2
(02.11.25)
soz.lk

evet uzun bakiyorum arada. geleni geceni izliyorum, kuslari izliyorum. mutlu ediyor, huzur veriyor ama bazen de ozlem duygumu tetikliyor, guzel ama keske sevdiklerime yakin olsam diye de dusunebiliyorum.
+1
lemmiwinks
(02.11.25)
hizliresim.com
Tam önünde dalları uzanan kavuşan ağaçlar var. Yaprakların yeşilden sararmasına şimdilerde dökülmesine tanık olmak buruk ama tatlı bir his veriyor. Arada uzun uzun bakıyorum bilhassa gece yarıları ya da gün doğarken.
+1
Amaranta ursula
(02.11.25)
millette ne pencereler manzaralar var.
www.window-swap.com

bizim manzara bağcılar!
0
exlibris
(02.11.25)
bir pencere doğrudan karşı binaya bakıyor çoğu zaman perdeyi açmıyorum bile.
diğeri binanın önündeki küçük yeşillik alana ve parka bakıyor. güneybatı cephe olduğu için ara ara gün batımına bakıyorum ama nadiren.
0
black holes in the sky
(02.11.25)
Karlı dağ, orman.
+1
logisticsmanager
(02.11.25)
sazlık ve uzun zeytin ağaçları. ileride dağlar var. beni mutlu ediyor.
0
mikahakkinen
(02.11.25)
Benim balkonum sokağa bakıyor karşıda apartmanlar var balkonda otururken karşı binadaki insanlarla denk gelme durumunu hiç sevmiyorum bu yüzden oturduğum tarafın camını açmam.

Salondaki küçük balkonun önü açık parka bakıyor arkasında avm olduğu için açıklık devam ediyor orada oturmak daha keyifli bu yüzden, parkta biraz ağaç olsa daha da keyifli olabilirdi.
+1
mutekebbir
(02.11.25)
<a href="hizliresim.com"><img src="i.hizliresim.com " alt="ff"></a>
hizliresim.com
Trdeki evimizin manzarası baya iyiydi her sabah uzun uzun boğazı izlerdim ve güneşin batışları çok güzel olurdu izlemek çok mutlu ederdi. şimdi ise sovyet bloklarına bakıyor hayatı sorguluyorum.
0
suicides underground
(02.11.25)
pencere değil de balkonda oturmayı severim arka bahçemde avokado ağacı var 4. kata kadar boyu var her yer yemyeşil(di) inşaatlar da olmasa
0
neira
(03.11.25)
(8)

Ciddi ilişki uygulamaları

ashleybon
Tinder, happen gibi değil de daha ciddi ilişkiler aramak için hangi uygulamaları önerirsiniz?
Tinder, happen gibi değil de daha ciddi ilişkiler aramak için hangi uygulamaları önerirsiniz?
0
ashleybon
(02.11.25)
Bu uygulamalarda da eğer denk gelirseniz ciddi ilişkiler kurabilirsiniz. İsteğiniz doğrultusunda açıklamalar kısmına "ciddi ilişki" ibaresini ekleyebiliyorsunuz diye biliyorum. Bunlara ek olarak badoo da vardı onu da değerlendirebilirsiniz ama dikkatli olmakta fayda var kadın yada erkek takliti yapan çok insan var. İnternetten tanışıp ilişki kurmak bana göre biraz kumar.
0
mermaidd
(02.11.25)
Geçenlerde bir arkadaş 2 yıllık sevgilisini hinge diye bir app'ten bulduğunu demişti.
0
Amaranta ursula
(02.11.25)
Tinder’dan da ciddi iliski bulan arkadaslarim var, hatte evlenenler var. Hala da beraberler (7+ yil). Isteginizi ciddi iliskiye ayarlayabilirsiniz.

Onun disinda Bumble ve Hinge iyi diye duydum. En son bi arkadasim Hinge’de tanistigi kisiyle sozlendi, bir digeri Bumbleda tanistigini ailesiyle tanistirdi.
0
kuehles blondes
(02.11.25)
mevzubahis uygulamayı kullanan kızların min 5 flörtü 2-3 fb'si var.
0
hold the door
(02.11.25)
Okcupidden tanışıp evlenen çift tanıdığımız var.
benim de ciddi ilişkim buradandı zamanında.

ama bu uygulamalar artık ciddi ilişki kurdurmak istemiyorlar.
çünkü gittin, biriyle tanıştın ve uygulamayı sildin. artık kullanmıyorsun. istemedikleri şey bu. tanış, takıl biriyle, yat-kalk-ayrıl, sonra başkasını bul, döngü devam etsin istiyorlar. match group'un bir sürü dating-app'i var ve hepsi de benzer şekilde çalışıyor.

merak ederseniz şu videoda anlatılıyor.
www.youtube.com
0
biseysorcaktim
(02.11.25)
dilemma of subscribtionability
(02.11.25)
X uygulamasındakiler ciddi ilişki aramaya daha yatkındır demek mümkün değil, şanslar hepsinde eşit. Seks arayan hepsinde arıyor.

Asıl büyük fark hangi profil hangi uygulamada daha çok. Ciddi ilişki kurmak istediğin profili anlat, hangisinde o profilden daha çok var onu söylesin kullananlar.
0
Bruce
(02.11.25)
ekşiduyuru var.
0
entegre
(03.11.25)
(1)

Mırıldanmadan şarkı bulmaca

baharat
Ya acayip kafama takıldı, yarım saattir şarkının başı beynimin içinde dolanıyor. Hareketli bir şarkının başlangıcı. Bulduruverin be.https://voca.ro/16hJbEDV2jXnKötü sesim için özür.
Ya acayip kafama takıldı, yarım saattir şarkının başı beynimin içinde dolanıyor. Hareketli bir şarkının başlangıcı. Bulduruverin be.

voca.ro

Kötü sesim için özür.
0
baharat
(01.11.25)
Bruce
(01.11.25)
(1)

yurt dışından kahve siparişi

iwillsee
sağlık sebepleri ile tüketebildiğim tek bir kahve markası var o da yurt dışında. türkiyeye göndeririz dediler ama kargo ücretinden ziyade gümrükten endişe ediyorum. bizim gümrük kahvenin kendi ücretinden daha fazla gümrük vergisi vs vs keser değil mi?
sağlık sebepleri ile tüketebildiğim tek bir kahve markası var o da yurt dışında. türkiyeye göndeririz dediler ama kargo ücretinden ziyade gümrükten endişe ediyorum. bizim gümrük kahvenin kendi ücretinden daha fazla gümrük vergisi vs vs keser değil mi?
0
iwillsee
(01.11.25)
30 euro'nun üstünde olursa sadece vergi değil, gümrük masrafları falan derken uçuk fiyata gelir.
+1
Bruce
(01.11.25)
(7)

Kış akşamlarında evde

deepness
Vakit gecirmelik etkinlik önerilerinizi alabilirsem memnun olurum. Aklıma ilk gelen puzzle oldu.
Vakit gecirmelik etkinlik önerilerinizi alabilirsem memnun olurum. Aklıma ilk gelen puzzle oldu.
0
deepness
(01.11.25)
mandala, sayılarla boyama seti
0
black holes in the sky
(01.11.25)
Ben kanaviçe yapıyorum, şöyle şeyler: www.instagram.com
www.etsy.com
Bir arkadaşım tığ işi yapıyor. Bu ikisi aynı anda bir şeyler izlerken de yapılabiliyor hem :)

Lego yapıyoruz. Ara sıra kutu oyunu oynuyoruz ama çoğu oyun 4+ kişiyle daha keyifli.
0
kobuzchu kiz
(01.11.25)
Elmas puzzle diye bir şeye başladım çok güzel zaman geçiriyor.
Bir dönem ipten elbise örüyordum o da güzel zaman geçiriyor.
Kilo sorunun yoksa yeni tarifler denenebilir.
0
mutekebbir
(01.11.25)
www.citywalki.com bilgisayardan aç. masaya otur su doku, bulmaca, harita falan bak.
0
mikahakkinen
(01.11.25)
Ya be bu aralar dediğiniz gibi tam kiş mevsimlik olduğunu düşündüğüm bir şeye merak saldım. Dollhouse maketler. Böyle cafe, ev, pastane gibi konseptler var. Bitirince işikli mişikli çok tatlı duruyorlar. Tabii öyle Barbie evi gibi çocuk işi değil de çok parçali yetişkin işi olanlar var.
0
egerbiryolcu
(01.11.25)
bır sıcak el; evi musaıt veya mustakıl olan oynar, öneri önerıdır.
0
🌸deepness
(01.11.25)
Mozaiksever olarak şuna başlıyorum ben, biraz zanaat de içerdiği için el emeği göz nuru hissini verecek diye umuyorum.
www.instagram.com
0
Bruce
(01.11.25)
(11)

Tek başınıza hayatta kalmaya çalışmaktan yorulmadiniz mi?

sekizdokuzon
Ben bir tık yoruldum gibi. Siz ne alemdesiniz?Teşekkürler.
Ben bir tık yoruldum gibi. Siz ne alemdesiniz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(31.10.25)
Bazen yoruluyorum, tükenmiş hissettiğim zamanlar çok oluyor ama çabuk toparlanıyorum.
Bir etkinlik, bir gece eğlencesi bile beni tekrar hayata döndürür, sıfırlanırım.
0
mutekebbir
(31.10.25)
Uğraştığımıza değse bari. Öylesine geldik sallanarak gidiyoruz işte
0
artıküyeolmakistiyorum
(31.10.25)
beslenmeye göre degisiyor,vucud zayıf düsünce ,zihinde zayifliyor.

ciger kavurma öneririm,
yada guzel kuyruk yaginda kavrulmus dana kavurma.
+1
designer
(31.10.25)
@mutekebbir : çooooooook eskiden ekşi sözlük'te zirveler vardı. suserler tematik toplantılar gerçekleştirir, tanışır, eğleşirdi. hatırlar mısınız o dönemleri?
0
co2s2
(31.10.25)
Çok yoruldum:(
0
Kahvedesu
(31.10.25)
Bazen ciddi anlamda yorulduğumu hissediyorum :) Kronik rahatsızlığım var o bi yandan, doktora yapıyorum o bi yandan, ev işleri birikiyor ve haftasonu kendime vakit ayırabilecek tek zaman dilimi bunlara ve alışverişe gidiyor. Çamaşır makinesi bodrum katında ve benim dairem çatı katında. Ona bile söylendiğim oluyor. Hatta kedimin püskürterek çişini yapıp doğru düzgün topak yapacak şekilde işememesi bile bazen fazla geliyor :D Ama 12 senedir yalnız yaşıyorum ve başka birinin varlığını hayatımda hissetmek bile boğuyor beni. Özgürlüğümü kısıtlıycakmış gibi geliyor. Kendi kendime yetebilmek çok güzel bir duygu diye yoruldum diye söylenmeye başladığım an çıkıyorum hemen o duygu durumundan :)
0
truf
(31.10.25)
kapitalist düzende kapitali olmadığı halde akıl sağlığını koruyabilen insan cindir. yalnız değilsin. çözümü söylerdim ama muhtemelen her hafta aynı şeyleri duymaktan sıkıldınız, o yüzden gerek yok.
0
der meister
(31.10.25)
Yorulmak bir seçenek değil ki, yoruldun ok sonra napıcan, salacak mısın?
Çaresizlik iyidir, insanı dinç tutar, yolda tutar, hedefte tutar.
Rahmetli boşuna dememiş: güç içinde.
+1
Bruce
(31.10.25)
Yalnızlık Allah’a mahsus. İnsanın gerçekten birine ihtiyacı var. Geçenlerde debe de bir entry vardı, insanın partnerinin olması hayat kalitesini ciddi manada arttırdığını anlatıyordu.
0
substituent
(31.10.25)
Yorgunluktan ziyade tükenmişlik var. Gerçekten hiçbir şeyi istemediğim, özlemediğim, varlığa özenmediğim bir döneme girdim. Uyandığım her sabah kafamın içindeki duvara bir çentik daha çiziyorum. Ne istediğimden emin değilim, ne yediğimden.
Daha dün çok sevdiğim eski bir futbolcunun (Paul Scholes) özel durumlu oğlundan bir gün daha fazla yaşamak için tek başına çaba sarf ettiğini dinledim. Ne hissettiğiyle ilgili derin bir empati kurabildim.

Özetle, çok zor.
G.
0
rakicandir
(01.11.25)
Ben seviyorum yasamayi. Ona istinaden basmaya devam.
0
baldur2
(01.11.25)
(4)

2009 civarında MTV türkiye'de sık çalan yabancı şarkılar

biseysorcaktim
o yıllarda okuldan geldikten sonra, yemek yerken mtv'yi açar müzik dinler klipleri izlerdim.müzik akışlarında genelde aynı şarkılar olurdu, severdim de.o yayın akışında o yıllarda çıkan şarkıları arıyorum. daha doğrusu bir tanesini hatırlamaya çalışıyorum ama bir türlü bulamadım. şarkının neye benze
o yıllarda okuldan geldikten sonra, yemek yerken mtv'yi açar müzik dinler klipleri izlerdim.
müzik akışlarında genelde aynı şarkılar olurdu, severdim de.

o yayın akışında o yıllarda çıkan şarkıları arıyorum. daha doğrusu bir tanesini hatırlamaya çalışıyorum ama bir türlü bulamadım. şarkının neye benzediğini de bilmiyorum üstelik.

ama elimde bazı doneler var;
* o yayın akışında la roux - bulletproof çalıyordu onu net hatırlıyorum.
* yine aynı günler olsa gerek, chemical brothers - do it again çalıyordu.

sanıyorum ki o yıllarda popülerdi ve mtv'de de o zamanlarda çıkmıştı. do it again 2007 çıkışlı, la roux ise 2009 çıkışlı. youtube'a yüklenme tarihleri daha geç.

bu yıllarda mtv'de gördüğünüz yabancı hangileriydi? mtv hits şeklinde arattığımda çıkan şarkılar arasında göremedim. belki yoktur, belki dikkatimden kaçmıştır. ama hits listelerinde bu iki şarkı da yok zaten. o yüzden hit olmadığını, unutulup giden bir şarkı olduğunu düşünüyorum.
zayıf erkek bir solist vardı. muhtemelen aptalca bir klipti, hoplamalı zıplamalı gençlik şarkısı.
solist aklımda scooby-do çizgi filmindeki shaggy gibi kaldı ama bu bilgi yanıltıcı bile olabilir.

aslında sorum kısaca şu;
bahsi geçen 2009 - 2010 yıllarında mtv'de dinlediğiniz hatırladığın şarkılar hangileri? elimdeki tek anlamlı bilgi la roux ile aynı yayın kuşağında, ondan bir kaç şarkı önce ya da sonra çaldığı.
0
biseysorcaktim
(31.10.25)
youtu.be

Paolo nutini shaggy e benziyor biraz
0
grimavi
(31.10.25)
Day'n nite
Heartless
Paparazzi
Gives you hell
Kings and queens
American boy
0
Bruce
(31.10.25)
Burda (git: chartsaroundtheworld.com) bulursun belki yıl ve haftalara göre listeler var.
0
truf
(31.10.25)
2009 - music.youtube.com
2008 - music.youtube.com
2007 - music.youtube.com

Bir de bunlara bakın.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(31.10.25)
(10)

Kumarhanelerden para kazanılıyor mu

pembediken
Hiç duydunuz mu Kıbrıs'ta ya da başka bir ülkede kumardan yükü miktarda para kazanan?
Hiç duydunuz mu Kıbrıs'ta ya da başka bir ülkede kumardan yükü miktarda para kazanan?
0
pembediken
(30.10.25)
Yüklü olmasa da
Ben 3 gecede slottan 800 dolar karla ayrılmıştım. 1200 doları görmüştüm.

Bir spor yorumcusu poker turnuvasında 110k dolar kazandı geçen sene.

Kıbrıs değil ama online'dan 800k çeken tanıdığım var, hyundai bayon almıştı 2-3 sene önce. Tabii o zamana kadar ne kadar kaybetti bilemem.
Şu anki durumu araba da gitti, üstüne evini satmak zorunda kaldı.
0
Bruce
(30.10.25)
slot da $10 parami $450 olarak almistim.
0
oscar
(30.10.25)
@bruce : spor yorumcusu dediğim, emre özcan mı?
0
co2s2
(31.10.25)
Kumardan yüklü para kazanan, çok daha fazlasını kaybetmiştir. Aksi olacak olsa kumarhaneler batardı.

Uzun uzun anlatmaya gerek yok, Ali Nesin gayet iyi anlatmış. İzlemenizi tavsiye ederim: www.youtube.com
+3
10551037
(31.10.25)
bir abimiz şöyle demişti "kumar sayesinde 1 ev aldım ama 2 ev parası da kaybettim"
+2
elektr10
(31.10.25)
Nadir olur. Oyunlardaki sistem uzun vadede oynayanın kaybetmesi üstüne kuruludur.
Hem matematik hem işin içinde olanlar öyle diyor.

Telefonda oynanan oyunlar da büyük tehlike. Büyük para yatırıldığında sistemi yönetenler onu neden geri versin? Değil mi ama ..
...bet oynayanların bir süre sonra beti benzi atıyor.
0
diyecevaplandı
(31.10.25)
kumarhanede kazanmanın tek yolu, kumar oynamamaktır.
+1
duyuruuser
(31.10.25)
kumarhane kazanmana müsade etmez ki şansa ilk girdiği gibi ufakça bir para kazanan bir tanıdığıma hemen parasını verip çıkartmışlar içerden adsasd
0
eja
(31.10.25)
kıbrıs'ta akrabam yaşıyor ve her gün casinolarda oynuyor ben de ara sıra yanına gidiyorum . bazen kazanıyoruz bazen kaybediyoruz , hiçbir genelleme doğru değil . 15 yıldır her gün orada olduğu için çok gözlemledi çok araştırdı , casino çalışanları ile konuştu uğraştı ama mantığı ve denklemi yok bu işin . kazanınca hemen kaçmak en doğrusu bunu öğrendik .
0
devilone
(31.10.25)
merhaba annem 2022 yılbası zamanı 35 bin tl kazandı slot machine den. anlattığına göre o makina o günkü hasılatı boşaltmış sanırım. makina cayır ışıklarını yakmış polis sireni gibi, sesler çıkartmış şıkır şıkır falan 2024, 2025 yıllarında da tekrar gitti ama kazanamadı, yine de toplamda 35 bin kaybetmemiştir. yine de böyle hikayelerde aklıma bu gelir.

www.google.com
0
libertine
(01.11.25)
(9)

Mekanik Saat

sezai karesort
Öncelikle herkese selamlar.Mevcut olarak şu an sadece 1 tane kol saatim var. 2 senedir de kullanıyorum ve memnunum kendisinden de;Seiko 5 SRPG41 (git:https://www.seikowatches.com/tr-tr/products/5sports/srpg41 )Deri kayış olduğu için yazlar kullanmaktan imtina ediyorum bu sebeple bir tane de çelik ko
Öncelikle herkese selamlar.

Mevcut olarak şu an sadece 1 tane kol saatim var. 2 senedir de kullanıyorum ve memnunum kendisinden de;

Seiko 5 SRPG41 (git:www.seikowatches.com )

Deri kayış olduğu için yazlar kullanmaktan imtina ediyorum bu sebeple bir tane de çelik kordonlu bir saat arayışına girdim ve gönlümü şu canavara kaptırdım;

Hamilton Khaki Field H70455133 (git:www.konyalisaat.com.tr )

Şimdi sorunda burada başlıyor. Fikrine danıştığım bir kaç arkadaşım aynı tip olduğunu bence almanın gereksiz olduğunu belirtti. 38 mm kasa çapı ve görüntüsü "ben buradayım" diye bağırmadığı için böyle düşünüyorlar diye düşünüyorum.

Acaba yanılıyor muyum ? almalı mıyım ? yoksa farklı modellere mi yöneleyim ?

Şimdiden teşekkürler.
+1
sezai karesort
(30.10.25)
Seiko'ya farkli kordon takmayi da dusunebilirsiniz. Seiko da zaten ayni saati farkli kordonlarla satiyor, bende mesela mavi kumas kordonlusu var: m.media-amazon.com

Siz isterseniz metal kordon takin, hatta belki Seiko'dan orijinal metal kordonunu da alip takabilirsiniz.
0
sertac akin
(30.10.25)
Hamilton'u alacaksan Seiko'yu satabilirsin.
bence de goruntu olarak bir fark yok.
bir baska secenek de diver tipi saatlere gecmek.
citizen promaster mesela
www.citizenwatch.com
+1
cooperr
(30.10.25)
Merhaba Sertaç, evet dediğini de düşündüm fakat kasa siyah olduğu için metal kordon pek iyi bir seçenek olmayacaktır benim için. Siyah metal kordon da hem kalitelisini bulmak zor olacaktır hem de pek tercih etmek istemiyorum.

Bu arada seikonun orijinal deri kordonu da biraz kalitesizmiş 1 sene sonra baya yıprandı, bakım vs. yapmama rağmen.
0
🌸sezai karesort
(30.10.25)
Merhaba Cooper,

Baya beğendim paylaştığın modeli ama 45 mm kasa çapı benim bilekte duvar saati gibi durur :) bakındım biraz ama bulamadım daha düşük mm kasa çapı. Önerin için teşekkürler.

Merhaba eileengray,

Evet, yeşil kadranlı metal düşünülebilir, sevdim bu fikri. Biraz da olsa elimdeki seikodan farklılaşıyor yeşil kadran ile. Teşekkürler önerin için.
0
🌸sezai karesort
(30.10.25)
Khaki field çok bilinen çok başarılı bir model ama arkadaşların haklı.

Saat stilleri kabaca dress watch, diver, aviator, field, military, racing gibi adlandırılıyor. Paylaştığın iki saat de field watch.
Bunlar fonksiyona göre ayrılsa da bir stil anlatıyorlar. Tabii ki bir field watch'u takım elbise ile kombinleyebilirsin ama genelde nerede ne giydiğine göre farklı tarz seçmek mantıklı.

Buna takılmasan bile, bir field aldıysan öbürü de başka türlü olsun, değişiklik olur kafasındayım. Tabii bu biraz koleksiyoncu kafası, hep aynı stil takan da var ama teamülden bahsettim.

O yüzden önce şuradan stillere bak, sonra karar verip marka model arayışına gir derim.
encrypted-tbn0.gstatic.com

Field watchlara metal kordon yakıştırmıyorum ben, o yüzden metal olsun diyorsan yine çok bilinen sevilen citizen tsuyosa, sieko presage, orient bambino modellerine bakabilirsin. Bunların 37-40 arası çapları var, dar bir saat istediğin için diyorum. diyorum.

Mainstream olmayan seçenekler olsun diyorsan maen, venezianico, baltic gibi microbrandlere bakabilirsin. sevdiğim modelleri de şöyle bırakayım.
www.aslansaat.com
www.teksaat.com
+1
Bruce
(30.10.25)
hamilton'in komple simsiyah olanini esim cok severek kullaniyor. field watch cok sevdigi icin cesitli markalardan topluyor. eger seiko'ya cok benzemesin istiyorsaniz lorier diye nis bir marka var. en güzelleri bence onlarda.
saat olayini seviyorsaniz alinmayacak bir sey degil, kimseyi takmayin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.10.25)
@bruce'a katılıyorum.

Elinizde güzel bir Field var ve ikincisini eklemek bence çok mantıklı değil. Eğer elinizde Hamilton olsaydı ve Seiko'yu almak isteseydiniz, yine aynı şeyi söylerdim.

Şahsi fikrim, field'lara çelik bilezik yakışmıyor. Field bence deri ya da Nato ile kullanılmalı. Hatta deri Nato nefis olur. Neyse, ona bakarsınız.

Yerinizde olsam başka bir tema seçerdim, böylece çeşitliliği ve kullanışlılığı arttırma yoluna giderdim. Yazın takılacak çelik bilezikli bir saat aranıyorsa akla ilk gelen seçenek dalgıç. İkinci seçenek ise son 10 yılda bir hastalık haline gelen entegre bilezikli saatler (Tissot PRX, Citizen Tyusoya ve türevleri).

Başka alternatifler de elbette çıkabilir ancak bence çelik bileziğin yakıştığı saat görece az. Bir de bilezik birazcık kaliteli olsun istenirse seçenekler iyice daralıyor. @eileengray'in önerdiği Nomos bence de çok güzel ama fiyatı Hamilton'un 4 katı civarında olacaktır, ayrıca bulmanız da kolay değil. Çok sevildi ve büyük bir hızla stokları tükendi bu modelin.

Deri kayışın 1 senede yıpranması normal. Aldığınız Seiko ve benzeri fiyatlardaki saatlerin üzerinde gelen kayışlar aşırı kaliteli olmuyor. Kaldı ki günlük takılan deri kayışın ömrü de 2-3 seneyi geçmiyor, ne kadar kaliteli olursa olsun yıpranıyor.

Kafanızda şekillenmesi için birkaç örnek saat linki ekliyorum, bütçenizi bilmediğim için kafamdaki modelleri eklemiyorum, sadece Hamilton'un fiyatına yakın birkaç model geldi aklıma onları ekliyorum.

Doxa köklü bir markadır, giriş seviyesi ama fena değil bence: www.abtsaat.com

Nivada Grenchen çok bilmediğim ama güzel bir marka, bu tip saatlere (Rolex Explorer, Datejust ve Milgauss, Omega Aqua Terra vs) bence çelik bilezik yakışıyor: www.abtsaat.com
+2
10551037
(31.10.25)
field watch yerine diver tipi olanlara geçmek kullanım alanını arttırır belki ama diver olanları da dress watch olarak düşünemiyorum ben. en iyisi GADA bir saat bulup, hem çelik hem deri kaliteli birer kordon sahibi olup mevsime göre kordonu değiştirmek bence.

nomos’un saatleri mekanizma olarak biraz soru işareti ama her ortama gidecek saatleri var. seiko’da presage serisinde, tissot’da le locle serisinde de çok yönlü kullanım sunan saatler mevcut. onlara da bakabilirsiniz. field watch’unuz zaten bir tane var, o dursun satmayın ama gidip ikinci bir field watch’u da sırf çelik kordonlu diye almayın.

bende tissot heritage 1938 var, hasır çelik kordonla kullanıyorum. her ortamda takılabileceğini dişündüğüm bir saat: imgur.com
+1
phoarbix
(31.10.25)
tarz olarak aynı olsa da önemli olan senin ne düşündüğün hoşuna gittiyse al abi ayrıca birini deri birini çelik vs gibi farklı kombinasyonlarla da kullanabilirsin
+1
edaddy
(31.10.25)
(4)

Süt mukus mu?

ya ben lan neyse
ahmet maranki adlı şahıs öyle demiş. doğruluk payı var mı?
ahmet maranki adlı şahıs öyle demiş. doğruluk payı var mı?
0
ya ben lan neyse
(30.10.25)
Maranki mukus olabilir mi? Belki öyle demek istemiştir.

Süt muazzam bir gıdadır. İntoleransınız yoksa, affetmeyin, tüketin.
-2
dilemma of subscribtionability
(30.10.25)
@i'm gonna: yok dinledim mukus dedi
0
🌸ya ben lan neyse
(30.10.25)
Yıl olmuş 2025 maranki mi kaldı ya.
Cevap: doğruluk payı olabilir.
+2
Bruce
(30.10.25)
mecaz yapmıştır, şeker zehir deniliyor ya.
-2
i'm gonna start a revolution from my bed
(30.10.25)
(6)

gitar secimi

aloneinthedark
merhaba yegenim gitar istiyor ve trendyoldaki su gitari gondermis pek yorum yotu gvenemedim bu sekilde renkli ve kaliteli gitar nereden alabilirim. be tavisye edersiniz tesekkurlerhttps://www.trendyol.com/midex/cg-395prp-klasik-gitar-4-4-sap-ayarli-kesik-kasa-full-set-canta-aski-tuner-metod-pena-p-9
merhaba
yegenim gitar istiyor ve trendyoldaki su gitari gondermis pek yorum yotu gvenemedim bu sekilde renkli ve kaliteli gitar nereden alabilirim. be tavisye edersiniz tesekkurler

www.trendyol.com
0
aloneinthedark
(29.10.25)
"Böyle renkte özel üretim olmayan düzgün bir gitar piyasada bulunmaz sanıyorum"
+1

Öncelik renk şekilse al geç, ilerlemek isterse düzgün bişi alırsın.
Ben olsam yeğenime barcelona lc 3900 alır, sticker al kişiselleştir derim.
0
Bruce
(29.10.25)
midex, donner falan hayatında görüp görebileceğin en kötü markalar.

şekli şuklu bir kenara bırakırsan alınacak en uygun gitar yamaha c30 ve c40tır. bunun altı alınmaz.


ha istanbulda falan bir lutihere götüreyim genel bakım yaptırayım(alt eşik üst eşik ayarı ufaktan bozuk fretlerin tesviyesi vb) tel değiştireyim derseniz de tel hariç 1500 falan isterler ortalama.


dandik enstruman insanı müzikten soğutur. ben en kalitelisini alın tabi demiyorum ama şu mor gitarı alıp luthier kapasından girsen. luthierin vereceği fiyat gitarın sıfır fiyatını geçer ve hiç bi şekilde güzel netice alamazsınız.
0
Fodera
(29.10.25)
Bence ya online yada elinde iyi miktarda stok bulunduran bir ikinci el dükkanına gidin çalışanlarla konuşun. www.ikincielim.com letgo, sahibinden falan bakin. Yeni almaya hic gerek yok.
0
compumaster
(29.10.25)
Oyuncak gibi, evde oynamak için istiyorsa alınabilir hayır kursa gidecek ya da müzik öğrenecek diyorsanız düzgün bişey alın derim
0
edaddy
(29.10.25)
Müzik aletleri fiyatları çok arttı her şey gibi. Fiyat marjınız ölçüsünde kaliteli bir şeyler almaya çalışın. Zira ortalık çer çöp.
0
dolantindr
(30.10.25)
ikinci el temiz Yamaha gitar alın.
0
co2s2
(30.10.25)
(15)

İçkisi sigarası olmayan insanlar nasıl vakit geçiriyor?

sekizdokuzon
İki haftadır yalnızca bir kez dün gece alkol aldım ama sanırım uzunca bir süre içmem artık. Sigara içmek de istemiyorum, bugün bir tane içtim. Paket öyle duruyor, atmıyorum ama içmiyorum da. Kendimi bildim bileli hayatımdaydi bu ikili, şimdi ikisi de en azından bir süre, bir ihtimal sonsuza kadar ha
İki haftadır yalnızca bir kez dün gece alkol aldım ama sanırım uzunca bir süre içmem artık. Sigara içmek de istemiyorum, bugün bir tane içtim. Paket öyle duruyor, atmıyorum ama içmiyorum da. Kendimi bildim bileli hayatımdaydi bu ikili, şimdi ikisi de en azından bir süre, bir ihtimal sonsuza kadar hayatımdan çıkıyorlar. Benim tanıdığım insanlar, sosyalleşme tarzım, gün içinde yapıp ettiklerim hep bu ikili etrafında şekillenirdi. Sigarası alkolü olmayan insanlar nasıl vakit geçirirler? Boş vakitlerinde ne yapar, nasıl sosyallesirler?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(27.10.25)
Ig Tiktokta tatlı tarifi paylaşıyorlar hepsi şeker hastası.
-9
Bruce
(27.10.25)
içki ve sigara olmadan da sohbet edebiliyoruz ?
+7
grimavi
(27.10.25)
Kahve içerek :)
+1
mutekebbir
(27.10.25)
Bu ikisi insanın hayatından çıkınca çok fazla boş zaman kalmıyor mu? Nasıl dolduruyorsunuz bu boş zamanı? Her gün duş falan alıyorum zaman bolluğundan, neredeyse kitap okumaya basliycam.
0
🌸sekizdokuzon
(27.10.25)
Hiç elma yemeyenin canı elma istemez diye bir geyik var. Biz o elmayı yediğimiz için anlamı yok. Beyin bu ikisi olmadan da dopamin salgılamayı öğreniyor bir süre sonra. Sigaranın ve alkolün eşlikçileri ile arasındaki bağ zayıflıyor, ama kopmuyor maalesef.
0
auroraaurora
(27.10.25)
Twitter çitliyorum, sanırım benim bağımlılığım da bu
0
grimavi
(27.10.25)
İçkisiz sigarasız eğlenebiliyoruz. Yani benim gibi utangaç değilseniz gayet güzel oyunlu danslı etkinliklere gidilebilir. Sırf bunun için bir eğlence düzenlenebilir bir lokalde bi yerde. Yani neden olmasın ayrıca. Eğlenme anlayışını değiştirmek gerekiyor sanırım. Benim gibiler daha çok insanların eğlenmesini seyrederken mutlu olabiliyorlar. Ya da ne bileyim, doğa ile müziği/kitabı/vs bir araya getirmek de bir eğlenme şekli gibi. Belki de ben gülmekten çatlamalı eğlence nasıl oluyor bilmiyorumdur.
0
muhayyer divan
(27.10.25)
bi şey içmek şart mı? illa şartsa çay kahve içerim. bi şey içmeden de oturabiliyoruz.
hiç içmedim hiç de eksikliğini hissetmedim.
0
jelly bear
(27.10.25)
İçki içmeden de bir şeyler içilebiliyor mesela soda gibi:) sigaradan ölesiye tiksindiğim için etrafımda da sigara içen yok gayet de güzel vakit geçiriyoruz. Sohbet ediyoruz falan. Onlarsız da sosyalleşiliyor.
-1
suicides underground
(27.10.25)
Yapılacak o kadar çok şey var ki... Kitap okumak ya da dinlemek, ev temizlemek, yemek yapmak, film, belgesel izlemek, yürüyüş, koşu, enstrüman çalmak, gezi planı... Zamanımı ayarlayabilirsem barınak gönüllüsü olmak ve huzurevi ziyareti.
0
pembediken
(27.10.25)
içki ve sigara içmeyerek :)
0
bay b
(28.10.25)
yerine başka şeyler koyarak ilk aşamada. dikkat dağıtıcı. ilk aklıma gelen puzzle yapmak (alakasız olabilir) ya da belki soda/yumuşak kahve içerek dengelemek olabilir. abur cubura yönelmeyin, kilo olarak geri döner. başarılar sevgili 8910, destekliyorum bu kararını.
0
deartheodosia
(28.10.25)
hayatımda ikisi de hiçbir zaman alışkanlık oluşturmadığı için var oldukları halinin ne kadar yer kapladığını çok tahayyül edemiyorum. sigara hiç bağımlısı olmadım kokusunu falan pek sevmiyorum sadece üniversitede arkadaşlarla içerdim arada. alkol de bünyeme ağır geliyor. hemen midemi bulandırıp uyku yapıyor içemiyorum.

günlerim genelde işte geçiyor, iş ortamında sosyalleşmek için sigara içmeme gerek yok dedikodu yapacaksam arkadaşların yanına gidip fısır fısır yaparım. akşam da evdeyim zaten yine alkole sigaraya ihtiyacım yok ev işleri, yemek bulaşık çamaşır ve vakit kalırsa sosyal medya + kitap okuma ile geçiyor. benim de aksine sigaraya ve içkiye ayıracak vaktim yok aslında :)
0
Sadece soruyorum
(28.10.25)
İşte çıkıyorum ellerimi ceplerime sokup sallayarak milletle muhabbet ediyorum asdasd
sigara içmedende hava almaya çıkıyor işte.
0
eja
(28.10.25)
osbir
0
izmitcan
(28.10.25)
(14)

duyuru neden bir anda coştu ?

WithWorth
10 yıldır tek satır iyileştirme olmazken sadece bir kaç hafta içinde yenilik üstüne yenilik, commit üstüne commit geliyor. bu çığı tetikleyen nedir ?
10 yıldır tek satır iyileştirme olmazken sadece bir kaç hafta içinde yenilik üstüne yenilik, commit üstüne commit geliyor. bu çığı tetikleyen nedir ?
+1
WithWorth
(24.10.25)
AI. Daha açayım: Ekşi Duyurunun orjinal kodu php'nin artık prehistorik olmuş bir versiyonu ile, açıkçası oldukça kötü bir şekilde yazılmış bir kod. (evet ben yazdım, bunu bugünkü bilgimle ve deneyimimle söylüyorum, o zamanlar derdim hızlı bir şekilde yeni bir sistemi öğrenmek ve bir siteyi oluşturmaktı. Plansız büyüyen herşeyde olan bu sorun bir noktada artık sitenin koduna bakmak istememe neden oldu).

Sitenin şu hali 5. versiyon, 10 yıldır 4. versiyonunu kullanıyordunuz. ben 5. versiyonunu aslında 8 sene önce yazmaya başlamıştım. Şu anda gördüğünüz arabirimin %80i az çok 7 sene önce bitmişti. Hatta uzun bir süre beta altında sitenin buna çok yakın hali çalıştı, ama eksiklikleri olduğu için orjinal siteyle değiştirilmedi.

Ağustos sonundan beri siteyi her açıdan yenilemeye karar verdim. sitenin arka fonunda çalışan herseyin ya daha iyi çalışan bir başka yazılımla değişti, ya da her ne kadar geriye yönelik uyumluluğu olmasa da o yazılımın en son versiyonuna yükselttim.

Ama diyordum ya kod artık bakabileceğim bir noktadan çıktı diye, işte tüm bunları olası kılan AI'ın artık bunları efektif olarak yapabilecek noktaya gelmiş olması. Muhtemelen toplasan 20-30 saat boyunca AI'ya şunu yap bunu yap diyip yaptığı değişiklileri elle düzenleyip hem uzun süre bakımını yapabileceğim hem de sorun çıkarmayan bir hale çevirdim. Bunu ben elle yapsaydım tek başıma muhtemelen aylar sürerdi ve ben bıkardım, gene yapmazdım. İnsan sıkılıyor bir noktadan sonra sistemlerin nasıl çalıştığını araştırıp en iyi nasıl entegre ederim diye düşünmekten.

Böyle olunca daha çok tasarım ve mimariye odaklanabildim. O yüzden kodla boğuşmaktansa yeni özelliği en efektif nasıl getiririmi düşünüyorum koda bakarken.

Yeni kod üretirken sitenin orası burası bozulabiliyor, muhtemelen bir noktada duracak bu yenilikler ve daha çok stabilite ve düzgün çalışmasına odaklanacağım.

O yüzden kısa cevap AI.
+22
compumaster
(24.10.25)
Ya compü emekli oldu ya da site cortlayınca el atmak zorunda kaldı, yapmışken tam yapayım dedi.
0
Bruce
(24.10.25)
Esas yapılması gereken yapılmıyor. Kullanıcı sayısı çok çok az. 10 yıl önce günde 4/5 sayfa dolardı. Yeni Kullanıcı çekmek lazım buraya. Ekşisözlük te organize olup ekşiduyuru başlığını gündeme taşımak mesela.
+1
luluki
(24.10.25)
evet kullanici cekilmesi gerektigine katiliyorum. onerilere acigim, ama oyle reklam vermek gibi bir butcesi yok bu sitenin elle tutulur bir gelir kaynagi olmadigi icin.
0
compumaster
(24.10.25)
@compu Sözlük kullanıcılarına özel “sadece duyuru kullanıcıları görsün” seçeneği gibi ekşi duyuru kullanıcıları için bir özellik yapılırsa isteyen dış ortama kapalı yazar ve daha çok kullanıcı mecbur çekilmiş olur bence. Soru gözükür ama içeriği tıklayınca “kullanıcı girişi yapınız” yazısı olabilir. Herkes merak edip daha çok kayıt çeker bence.
+1
titanic kemancısı
(24.10.25)
compu breaking bad'deki tortuga gibi "kaplumbağa yavaştır ama en sonunda her zaman o kazanır" dedi zaar. yıllar önce bi kere ben de isyan etmiştim. adam iplemeyeceği veya küfredeceği yerde çok samimi bir şekilde sitem etmişti "abi zamanında yaptık kullanıyonuz işte işim gücüm var orayla uğraşamıyorum" diye. vallahi utanmıştım. şahsen tanımam ama o zamandan beri çok severim compu'yu, nazarımda düzgün ve iyi kalpli bir adamdır. en azından bende bıraktığı izlenim o yöndeydi.

bir nevi villain arc sayılır yani adam senelerdir muhtemelen bir kere "compu sağol böyle bi platform kurmuşsun iyi olmuş" cümlesini duymadı, gelen zorbaladı giden zorbaladı, resmen adamı pişman etti. en sonunda o da (sanırım artan şikayetlerin ve en sonunda sitenin patlamasının etkisiyle) "alın ulan" deyip yaptı şovunu.

allah suriyya başşar şarkısında ben başşar kısmını compu olarak söylüyorum artık, tek fonksiyonu insanların canını sıkmak olan maymun troll'leri engelleme özelliği getirdi ya tek başına bu bile yeter.
+1
der meister
(24.10.25)
Kullanıcı sayısı artarken amca/teyze soruları ile cinsiyetçi soruları soran cahil tayfanın popülasyonunun artma riski de var :) Benim böyle iyi diyesim var ama.. :)
0
truf
(24.10.25)
moderasyon tarafını da geliştiriyorum. bir de eskisi gibi "kurallara uymuyor" diye önümüze gelen herşeyi uçurmamaya karar verdik.
+6
compumaster
(24.10.25)
Eyt compuya da yaradı
+1
sekizdokuzon
(24.10.25)
kullanıcı çekilmesi gerektiğini düşünenlere katılmıyor ve de şiddetle karşı çıkıyorum. nerede çokluk orada b...
0
nolmus yani
(25.10.25)
Yıllaaaar sonra "bir ek$i duyuru vardı" n'oldu acaba diye bakayım dedim. (bkz: anam coştu lan bunlar) olmuş :)
0
optimist vs pesimist
(25.10.25)
@compumaster. moderasyonla alakalı olumsuz yorumumu neden kaldırdın? moderasyon rezalet. kişisel saldırılara ve kişisl bilgilerin yayılmasına engel olmuyorlar. adaletsizce yorum silip kaldırıyorlar.
0
mikahakkinen
(25.10.25)
'moderasyon tarafını da geliştiriyorum. bir de eskisi gibi "kurallara uymuyor" diye önümüze gelen herşeyi uçurmamaya karar verdik. ' dedikten sonra mihakkienin yorumunu silmen hahah
0
Kahvedesu
(25.10.25)
@mikahakkinen

hangi konuda şikayetçi olduğunu ve hangi konuda adaletsizliğe uğradığını yazar mısın, açıklamak isterim. eğer açıklama istemeyip kendi doğru bildiğin yanlışlarını savunmaya devam edersen bunlar da silinir.

eğer ciddi ciddi adaletsizliğe uğradığın konuları paylaşır da cevap almak istersen ben buradayım. ister açıktan yaz, herkesin önünde açıklayayım, istersen özelden yaz özel olarak açıklayayım.

teklifim adaletsizliğe uğradığını düşünen herkese açık.

doğru iletişim her şeyi çözer.
0
kibritsuyu
(25.10.25)
(10)

Her alkol aldığında kusmak normal mi?

Bu ne ya?
SelamlarrrrrrrÇok alkol kültürü olan biri değilim ama ne zaman arkadaşlar içerken ben de eşlik etmek istesem ikinci bardaktan sonra midem bulanıyor, ne yediysem çıkarıyorum.Bunun sebebi yemekten sonra içmeye kalkıp abartmamdan mıdır?Bir de ben o kadar uyarılara rağmen sanki meyve suyu gibi, yani ahe
Selamlarrrrrrr

Çok alkol kültürü olan biri değilim ama ne zaman arkadaşlar içerken ben de eşlik etmek istesem ikinci bardaktan sonra midem bulanıyor, ne yediysem çıkarıyorum.

Bunun sebebi yemekten sonra içmeye kalkıp abartmamdan mıdır?
Bir de ben o kadar uyarılara rağmen sanki meyve suyu gibi, yani aheste aheste değil de kısa aralıklarla yudum alıyorum hep.
Böyle olunca da hem masada en erken zom olan ben oluyorum hem milleti benimle ilgilenmesine sebep oluyorum hem de etrafı batırıyorum :(

"Adabı vardırrrrrr içki içmenin" şeklinde beylik yargılardan ziyade "Eğer hafif tokken/açken içersen daha rahat olur", "Yemek yerken şunu yap/yapma", "Şununla bunu karıştırarak içme" gibi tavsiyelerinize ihtiyacım var.

Bu arada viskide, rakıda, cinde, votkada hep bunları yaşadım. Bunların kokularını alır almaz Pavlov'un köpeği gibi şartlanıyorum ve "Kusmasam bari" diye diye korkarak içiyorum hep ve başıma da bu geliyor yani.
0
Bu ne ya?
(22.10.25)
İçmeden önce yarım fincan zeytinyağı iç.
-2
Mirket
(22.10.25)
Kusmak vücudun "zehirli bişiler var ne olduğunu anlamadık, midede ne var ne yok atalım" refleksi. Vücudun zehirlenmediğini anlaması için ona zaman vermen lazım. Şimdikinin yarı hızında içmeyi dene.
0
Bruce
(22.10.25)
Hafif yemek dışındakiler mideyi kötü yapar evet.
Zeytinyağına ben katılmıyorum bu arada.
Fazla içtiğim dönemlerde kusma için mide koruyucu kullanıyordum ben. L ile başlayan bi tanesi var onunla bayılana kadar içip yine de kusmadığım çoktur.
Bunun dışında alışacaksınız. Hatta kusmak çok da kötü bir şey değil, nerede duracağınızı gösteriyor size. Midem bulanmıyo diye fazla kaçırıp kör mu olucam diye ağlamaktan iyidir.
Son olarak rakı dünyanın en absürt şeyi. Kendinizi zorlamayın. Ortamı güzel ama kadına da erkeğe de yakışmıyor.
+1
asue
(22.10.25)
Tok karna içilmez. İçkiye eşlik eden sadece tek bir yiyecek olmalı bence.

Ucuz içki içme. Beş fazla ver iyisini al.

Mümkünse açık havada iç.
+1
yurtsuz john
(22.10.25)
değil. yavaş için ya da içmeyin.
0
inheritance
(22.10.25)
sağlam içicilerdendim. bi zaman sonra senin dediğin gibi oldu ağzıma alkol sürmedim son 1 senedir, içme bence.
+1
Algorix
(22.10.25)
Alkol zaten özünde bir zehir vücut için. İçmemek en doğrusu. Batıda alkolü bırakan, bunu sağlık gerekçesiyle yapanlar saygı görüyor. Ülkemizde siyasi bir simge olduğu için mahalle baskısı içmek yönünde var. Ama insan dış etkilerden özgürce sağlığı için doğru olanı yapabilmeli.
-1
mesuta
(22.10.25)
Yavaş için, daha az için, ayrıca (aksi yöndeki bazı inanışların aksine) her türlü alkollü içeceğin yanında bol bol su için.
+1
kobuzchu kiz
(22.10.25)
@thetruenorthstrongandfree1 nin dedigi gibi alkole karsi allerjiniz olabilir. Veya surekli ilac kulliyorsaniz kullandiginiz ilacla alkol kotu etkilesime giriyor olabilir.
0
compumaster
(23.10.25)
yavaş iç o gün ağır yemekler yeme ve yemekten hemen sonra içme.
0
koela
(23.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.