Giriş
(8)

yalnız yaşayan insanlar bi süre sonra bencilleşir mi?

dedim ben sana
böyle bi kanıya varabilir miyiz? ne kadar süredir yalnız yaşıyorsa evet bencildir/bencilleşmiştir diyebiliriz? ya da tam tersi eliaçıktırlar diyebilir miyiz? nasıl anlarız?
böyle bi kanıya varabilir miyiz? ne kadar süredir yalnız yaşıyorsa evet bencildir/bencilleşmiştir diyebiliriz? ya da tam tersi eliaçıktırlar diyebilir miyiz? nasıl anlarız?
0
dedim ben sana
(25.12.17)
Cok cok asiri bir genelleme olmus.
0
Traveller
(25.12.17)
paylaşmaktan uzak kalan, kendi işini kendi görmek zorunda kalan insanların bu durumdan muzdarip olduğunda tepkisel olarak kendi odaklı olması, olaylara "ben her şeyi kendim yapıyorum onlar da kendi yapsın" penceresinden bakması muhtemeldir.

lakin ki her zaman öyle değildir. yalnız yaşamanın bencilleşmeye sebep olabilecek şartları sağladığını düşünüyorum ancak süper eli açık bir insanın sonradan yalnız yaşadı diye bencilleşmesi için daha derin şeyler yaşaması gerek diye de düşünüyorum.
0
Bruce
(25.12.17)
Bununla ilgili bir araştırma vardı aslında, kaynağını hatırlamıyorum. Aşağı yukarı şöyle bir şeydi: sağlıklı (duygusal ve bireysel olarak) yalnız başınıza yaşadığınızda birçok şeyi kendi başınıza halledebildiğiniz için (tercihen veya mecburiyetten) ve birçok insan için yalnızlık bir süre sonra zevk veren ve kendi kuralları çerçevesinde yaşadıklarından bireyselliği vurgulayan bir şey olduğundan, dışarıda kurdukları ilişkiler daha anlamlı, daha sevgi dolu oluyor. Yani, benim evde oturup kahvemi kitabımı alarak, istediğim müziği dinleyip istediğim zaman çalışarak geçireceğim vakitten vazgeçmeme değiyorsunuz ki sizinle görüşüyorum gibi...

Ayrıca, yine yalnız yaşayan (ve bekar olan) aile üyelerinin, kardeşlerin, çalışanların sırf bu sebeplerden daha çok sorumluluk almak zorunda kaldıklarını da gösteriyor bu araştırma. Örneğin, Christmas’ta birinin çalışması gerekirken “ya seni evde bekleyen mi var, ama George’un iki çocuğu babasız mı Christmas yapsın?” deniyor, “ya kocam işten yorgun gelecek zaten onunla ilgilenmem gerek, anneme bugün de sen bak” deniyor vs. Yani aslında bencillik gibi bir şansları pek kalmıyor.

Tabii, Türkiye’ye pek uymaz herhalde bu söylediklerim.
0
sopiro
(25.12.17)
Bir süre sonra öyle olması muhtemeldir. Tamamen bencilleşmiştir diyemeyiz
0
MaNOfTheYear
(25.12.17)
Söylediklerinize dikkat edin düşüncelere dönüşür…
Düşüncelerinize dikkat edin duygularınıza dönüşür…
Duygularınıza dikkat edin davranışlarınıza dönüşür…
Davranışlarınıza dikkat edin alışkanlıklarınıza dönüşür…
Alışkanlıklarınıza dikkat edin değerlerinize dönüşür…
Değerlerinize dikkat edin karakterinize dönüşür…
Karakterinize dikkat edin kaderinize dönüşür…

demiş gandi amcam...

Yani adam tek başına yaşıyor, herşeyini kendi hallediyorsa, kimseye muhtaç değilse :"karnımı o mu doyuruyor da bilmem ne" diye diğer insanları saymıyorsa olabilir. bu biraz sosyalleşme ile ilgili.

mesela evin tek çocuğu olayı.

ama genelleme yapmak doğru değil. 1 elin 5 parmağı da aynı değil.
adam tek yaşıyordur vurdum duymazdır. önünden ekmeğini al bişey demez. adam tek yaşıyordur herşeyi kafaya takmıştır çöpünü alırsın ciyaklar.
0
qobel
(25.12.17)
7 sene yalnız yaşamış, son 3 senedir evini başkalarıyla paylaşan biri olarak diyebilirim ki, manevi olarak kesinlikle bencil değilim ama evet maddi olarak bencilim. ama yalnız yaşadığım için mi oldu, yoksa benim huyum hep mi böyleydi bilmiyorum. galiba içimde vardı hep böyle bir maddiyatçılık.

@acemi'nin dediği gibi, eşyalarım çok kıymetli. biri halıya, koltuğa bişey dökse, ya da tabak-bardak kırsa çok sinir oluyorum. karşımdakine de ayıp olmasın diye yansıtmamaya çalışıyorum ama pek beceremiyorum, kesin anlıyor. ya da ev arkadaşımın ya da onun başka arkadaşının bazen salondaki koltukta uyumasından hiç hoşlanmıyorum çünkü ben o koltuğu oturulsun diye aldım. yatınca, inanmayacaksınız ama eskiyor, yatan kişinin derileri saçları kılları koltuğa dökülüyor, pis midir nedir belli değil. evet bunlara takılıyorum. ayrıca benim koltuğum değil mi, bence istediğim kişiyi kaldırma hakkım olmalı. ama kimseye "sen o elindeki sigarayla o koltuğa oturma" diyemiyorsun çünkü görmemişin koltuğu olmuş oluyor. o yüzden bir şey demiyorum ama koltuğa oturmuş kafası güzel geniş geniş sigara içen birini falan görünce ya da halıya kırıntıları döke saça pizza yiyen biri olunca içim içimi yiyor. valla benim işim zor bence. oh ya şunu şuraya yazdım da rahatladım. KOLTUĞUMDA UYUMAYIN, HALIMI KİRLETMEYİN :D

bunun yanında bir güzel huyum var, kendi eşyalarımı asla kaybetmem. her şeyin yerini hatırlarım. yıllardır iğne bile kaybetmedim. ki habire kampa gidiyoruz, festivale gidiyoruz, birkaç tane yurtdışı tatili yaptık, 30 gün interrail yaptım vs oralarda bile hiçbir şeyimi kaybetmedim. o derece değerli eşyalarım.

ama dediğim gibi ben yalnız yaşamadan önce de böyleydim. yalnız yaşadığım için "benim aldığım" ve "bana ait" eşyalarım çoğaldı, böylece bir eşyamın başına biri tarafından bir şey gelme ihtimali çok arttı :)
0
istanbul kanatlarimin altinda
(25.12.17)
4 senedir yalnız yasıyorum daha da cömertleşiyorum imanım arttıkça
0
masumiyetkarinesi
(25.12.17)
bu kısıtlı bir bakış açısı.

insanlara sadece yemek yapılması, evin temizlenmesi, vs. için muhtaç değiliz. sosyalleşme de bir ihtiyaç. her işini kendisi yapan bir insan da sosyalleşmeye ihtiyaç duyar.
0
nickini degistiren yazar
(25.12.17)
(11)

sgk çalışılan günlerin silinmesi sonucu emeklilik iptali hakkında

fazl
Merhaba, büyük sorunumuz oldu, bu konuda hem sizlere bilgi vereceğim hem de yardımlarınızı bekliyorum.Babam 2011 yılından beri sgk'dan emekli, maaş alıyor, annemle birlikte sağlık hizmetlerinden yararlanıyor. Geçenlerde annemin sürekli kullanmak zorunda olduğu ilacı bitiyor hastaneden randevu alıyor
Merhaba, büyük sorunumuz oldu, bu konuda hem sizlere bilgi vereceğim hem de yardımlarınızı bekliyorum.

Babam 2011 yılından beri sgk'dan emekli, maaş alıyor, annemle birlikte sağlık hizmetlerinden yararlanıyor. Geçenlerde annemin sürekli kullanmak zorunda olduğu ilacı bitiyor hastaneden randevu alıyoruz, hastaneye gidiyor ama sigortası gözükmediği için muayene olamıyor. Biz nasıl olur diyoruz araştırıyoruz ki babamın emekliliği iptal edilmiş, maaş kesilmiş, sigorta kapsamından çıktığı için sağlık hizmetlerinden de yararlanamıyorlar.

Durum şu arkadaşlar, yine geçen haftalarda eve tebligat geldi. Babam emekli olabilmek için bir şirkette çalışıyor, sigortası ödeniyordu, 8 ay bu şekilde günlerini tamamladı. Tebligatta bilmem ne sicil numaralı şirketin denetleme sonrası orada çalışılan günlerin silinmesi nedeniyle emekliliğin iptali ve şimdiye kadar aldığı bütün emekli maaşlarının dökümü, toplam 90 000 liraya yakın bir meblağ, 25 000 gibi de faiziyle şimdiye kadar aldığı bütün emekli maaşlarını faiziyle birlikte geri ödemesi gerektiği bildirildi. 115 000 TL borcu ödemek mecburiyetindeyiz.

Şimdi birkaç avukata gittik, bu konuyla ilgili yapılabilecek çok bir şeyin olmadığını söylediler. Tebligat geldikten sonraki 7 günlük süre içinde itirazımızı yaptık, borcun ödenmesi içinde 60 aylık taksit yaptırdık, böylece ilerleyen dönemde eklenen faizlerle borç 130 000 lirayı aştı.

Arkadaşlar benim aklım bir türlü almıyor. Böyle bir durumla nasıl karşılaşabildik. Şimdi bu adamın herhangi bir geliri yok, sen 6 yıl boyunca maaş ver, sonra bunu geri iste nasıl ödenecek bu para. Sadece maaş da değil, sağlık harcamalarını da geri istediler, ilaç paraları vs. Böyle bir durum vardı madem zamanında baksaydın emekli yapmasaydın.

Ek olarak 8 aylık çalışma silindii, 8 ay eğer bir yerde çalışıp sigortası ödenirse tekrar emekli olabileceği söyledi ama bu borç her halde ödenecek. Böyle bir durumla karşılaşan veya bu tarz davalardan anlayan avukat tanıdığı olan varsa yardımcı olabilirse çok sevinirim.
0
fazl
(25.12.17)
Hocam avukattan ziyade ali tezel’e danışsanız. Kendisi bu konunun grandmasterı.
0
kompisko
(25.12.17)
1. babanızın silinen 8 ayı için geçerli bir neden var mı? zaten geçerli bir neden varsa devlet size harcadığı o paranın (maaş + sağlık) tamamını sizden alır. çünkü, ortada haksız bir işlem söz konusu. sizin tarafınızdan bakılınca "emekli etmeseymiş o zaman?" yaklaşımı devlet tarafında "yakaladım mı affetmem, ben devletim" şekline dönüyor.

2. eğer 8 aylık sürenin silinmesinde bir hata veya yanlışlık varsa bu işlemin iptaline dair dava açabilirsiniz. daha sonucuda haklı çıkarsanız. devlet sizden aldıklarını ve dava bitene kadar ödemediklerini faizi ile geri verir.

3. 8 aylık ilave süre calisip emeklilik yeniden hak edilip. emekli maasi aliniz ayni zamanda oradan gelen para borca verilebilir.

kilit nokta silinine 8 aylik sürenin durumu. devlet haklı ise parasını alır. siz haklı iseniz paranız iade olur. avukat değilim o nedenle tam bilemiyorum ama yürütmeyi durdurma istenebilir belki.

not: yazdıklarım, genel devlet işleyişi çerçevesinde bürokrasi kurallarıdır. avukat görüşü yerine geçmez.

geçmiş olsun . kolaylıklar.
0
helenart
(25.12.17)
Tahmin ediyorum ki babanız kalan 8 aylık süreyi doldurmak için gerçek anlamda bir işyerinde maaşlı olarak çalışıp SGK'lı olmadı. Bir yakın/tanıdık vasıtası ile çalışmadığı halde SGK'lı yapıldı.

Maalesef ki bu kanunlarca yasak, tespit edildiği için başınıza gelmiş. Gerçekten üzücü, geçmiş olsun.

Bu işleri bilen cevval bir avukat ile görüşün, zamanında o işyerinde gerçekten çalıştığınızı ispat etmeye çalışın.

Tekrar geçmiş olsun.
0
John Bloor
(25.12.17)
helenart +1, denetlemede ne görmüşler, babanız çalıştı gösterilmiş ama çalışmamış mı? ya da şirketi ilgilendiren yönetimsel bir usulsuzlük mü? anladığım kadarıyla cezayı alan şirket, bu durumda sizin de mağduriyet yaşadığınız bir senaryo üzerinden dava açılabilir. ancak avukatlar neden "yapacak bir şey yok" demiş olabilir diye düşünüyorum, o da aklıma babanızın bu işle direkt alakası olduğunu düşündürtüyor. mümkünse iş hukuku üzerine uzmanlaşmış bir avukatla ya da büroyla konuşmak lazım.

sgk cezalaryıla iç içe olan biri olarak şu düşüncemi belirtmek isterim, sgk bu cezaları keserken çok fazla titiz davranmıyor. babanızın durumuna hakim olmadığım için yanıltıcı bir şey söylemek istemem ama benim tanık olduğum sgk cezalarının illa ki bir notkasında sgk'nın üstünkörü, kontrolsüz ve hatta usulsüz davranışları mevcuttu. yani bu durumda babanız "kesinlikle haksız" görünse bile iyi bir avukatla bu cezanın kesilmesi sürecine ait savunma noktaları bulabilirsiniz. tek sorun çoğu zaman avukatların karşı dava açılacaksa bile önce bu cezanın ödenmesinden yana olması. 130 bin lira hiç de az bir meblağ değil, bu detaylar konuşulur ama kesinlikle vazgeçmeyin.
0
Bruce
(25.12.17)
ilginiz için hepinize çok teşekkür ederim.

@helenart benim orada anlatmak istediğim üzerinden 6 sene geçmesi, yani 1,2 yıl gibi süre sonunda olsa yine toplu olarak ödeyebilirdik ama mal varlığı belli bir insanı 6 sene sonra borçlandırmayı anlamlandıramadım. babam çalışacağı kadar çalışmış zaten yaşlı bir insan, borcu ödeyebilmek için neredeyse bir 10 sene daha çalışması gerekecek.

8 aylık süreyle ilgili durum @John Bloor 'un dediği gibi babam o zamanlar şoför olarak taksicilik yapıyordu, taksiden sigorta yapma durumu yoktu, öyle bir dükkanda çalışıyor gösterdi ama gerçek anlamda orada çalışmıyordu. yasak olduğunu kanuna aykırı olduğunu biliyorum elbette fakat emeklilerin büyük bir çoğunluğu da bu şekilde emekli oluyor. tabi bunlarda bahane değil,haksız bir eylem ama yine dönüp dolaşıp üzerinden 6 sene geçmesi, borcun tutarının çok fazla olması geliyor aklımıza, burda da bir mağduriyet söz konusu değil mi?

borç bildirim belgesinde sebep : denetim raporuna istinaden ... sicil numaralı iş yerinde geçen çalışmaların iptali yazıyor. tam olarak bu kısmı çözemedim zaten bu iş yerinde o zaman çalışmadığına dair denetimi 8 sene sonra nasıl denetliyorlar veya bu iş yeri bu tarz bir sürü insanı sigortalı yaptı yeni mi yakalandı. ceza iş yerine kesildi, bunun sonucunda orda çalışan bütün insanlarda yanmış oldu sanırım.

bu iş yerinde çalıştığına dair maaş bordrosu bulunuyormuş, bunun üzerinden iş mahkemesine dava açıp, orda çalıştığını ispat etmesi mümkün olabilir belki.

@Bruce dediğiniz gibi avukat cezanın ödenmesi yönünde yönlendirdi ve 60 ay taksit yaptırdık aksi durumda icra vs. durumlarına düşersiniz dendi.
0
🌸fazl
(25.12.17)
Üzgünüm ama babanızın yaptığı şey kanunsuz ve başka insanların sıkça yapıp yakalanmıyor oluşu sizin yakalandığınızda ceza yememeniz için bir bahane değil. Tam tersine devlet denetimi sıklaştırıp daha çok ceza vermeli ki uzun vadede bu durum olmasın.

Sosyal güvenlik sistemi özünde açık veren bir sistem, kişi başı emekli maaşı ve sağlık masrafı kişilerden alınan primin çok ötesinde. Bundan dolayı sisteme giren her insan devlete yük aslında. Çalışmadım ama prim verdim ki ben yeterli bir savunma değil. Çalışmayanlar için hukuksuz ötesi olan gss sistemi var, o da emekliliğe sayılmıyor. Kısaca emekli olacaksanız çalışacaksınız diyor devlet.

Not: 8 ay boyunca verilen primler nooldu merak ettim. Borca mı sayıldılar?
0
cleric
(25.12.17)
8 ay sigortali gosterildi babaniz. Banka uzerinden babaniza maasi odendi mi? Oradan maasi elden mi aldim diyecek baban mesela mahkemeye ciksa?
0
ykyt
(25.12.17)
biir babanıızn orada fiili çalışmadığını şikayet etmiş sanırım ? yoksa bunun tespiitni nasıl yapmışlar bilginiz var mı ?
0
oscar
(25.12.17)
@ykyt banka üzerinden maaş ödenmedi, elden aldım diyecektir.

@oscar iş yeri ilgili bir bilgiye sahip değilim ama tahminimce babam ve babam gibilerden belli bir ücret karşılığı iş yerinde sigortalı olarak çalışıyor göstermiş olabilir, yakınlarda dediğiniz gibi iş yerinin şikayet edilmesi üzerine denetime girmiş ve cezalandırılmış bunun sonucunda orada bütün çalışanlarında geçen çalışmaları silinmiş diye tahmin ediyorum. burada sadece babam değildir söz konusu olan, şahsi olarak babamı şikayet etmiş birisi olabileceğini düşünmüyorum, babamın orda çalışmadığını üzerinden bu kadar sene geçtikten sonra tespit edemezler diye düşünüyorum zaten bir üstteki mesajımda bu kısmı çözemediğimi söylemiştim, ceza iş yerine kesildi, sadece babam gibiler değil belki orada gerçekten çalışan insanlar da bu işten nasibini almıştır.
0
🌸fazl
(25.12.17)
avukatın dediği gibi yapacsk bir şey yok gibi. babanız giib yapan onbinlerce insan var şansızlık babanıza denk gelmiş. 8 ay bir tanıdığın yanına işe girecek ama her gün gider olmazsa gelip kontrolde ediyorlar çünkü, bu sürede maaşı alıp bankadan iş yeri sahibine iade edecek ama sigortasını kendi ödeyecek. asgariden gösterilse 650 tl gibi bir masrafı olur. yeni yasalar çıktı verginin yarısını devlet ödüyordu istihdam teşvik için onlara bakın birde.

bir de isteğe bağlı da prim ödeyerek emekli olabiliyorsun onlara da bakın
0
oscar
(25.12.17)
çalıştığınız firmada 1 kişi için bile olsa eğer ki çalışmadığı halde sigortası ödeniyorsa ve tespit edildiyse o dönemde orada çalışan herkesin sigortası iptal ediliyor. itiraz edip o zaman zarfında orada çalıştığını ispatlayabilirseniz belki çözüm olur.
0
naksidil
(25.12.17)
(7)

Aydinger utulenir mi?

Domuz
Tesekkurler.
Tesekkurler.
0
Domuz
(25.12.17)
E sanki bazı işlemler ütülenerek yapılıyordu? Baskı devreyi çıkarmak için ütü kullandığımı hatırlıyorum.

Elinizdeki aydınger kırıştığı için mi ütülemek istiyorsunuz?
0
John Bloor
(25.12.17)
Edit: tdk ya baktım aydınger diyor, üniversitede aydıngel diye öğretmişlerdi ısrarla. Yine bana hüsrannn...
0
insomnia
(25.12.17)
aydınger doğrusu, doğru yazılmış. Cevap: bilmiyorum, kusura bakma.
0
la gear
(25.12.17)
yanar bence
0
gadlemler
(25.12.17)
üzerine ince bir bez-örtü örterek üzerinde gezdirebilirsin sanki.
0
Bruce
(25.12.17)
sıcaklığa dikkat ederek ütülenir ama aydınger üzerinde kırışıklık kaynaklı lekeler oluşmuşsa ona yapacak bir şey yok.
0
stanley weber
(25.12.17)
çekilin ben mimarım
Aydıngerdir doğrusu
ütülenir ama eğer su çekip buruşmuşsa ütüyle düzelmez.
yanmaz, ütüleyiniz.
0
ucurulmusayasofya
(25.12.17)
(47)

flörtleşirken imla hatasına takılmak

pushing up the daisies
merhabalar, sorum şu, yeni tanıştığım numarasını aldığım bir beyefendi ile mesajlaşırken sürekli imla hatası yapıyor, soru eklerini bitişik yazıyor ve sesli harfleri kullanmıyorsa bi soğuma geliyor. aslında onun dışında sorun yok diyelim, anlaşıyoruz gibi eğleniyoruz birlikte ama imla hatası yapınca
merhabalar, sorum şu, yeni tanıştığım numarasını aldığım bir beyefendi ile mesajlaşırken sürekli imla hatası yapıyor, soru eklerini bitişik yazıyor ve sesli harfleri kullanmıyorsa bi soğuma geliyor. aslında onun dışında sorun yok diyelim, anlaşıyoruz gibi eğleniyoruz birlikte ama imla hatası yapınca böyle ufak tefek değil de göze sokarcasına bundan olmaz diyebiliyorum. abartılı mı tepki, siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? misal en son mesajlaştığım kişi istisnasız ‘herkez, gelimmi, evdemisin, istemessen ‘ gibi şeyler yazıyordu. tamam edebiyat öğretmeni gibi yazsın demiyorum da yani :/
0
pushing up the daisies
(24.12.17)
Bende de var aynı durum. Yazım yanlışı görmemle o insandan soğumam bir oluyor.
0
ms brownstone
(24.12.17)
Mi yi birleşik yazmasına soğumam da istemessen iticiymiş
0
hayati cozemeyen adam
(24.12.17)
Çok itici ya. Ben de direkt soğuyorum böyle durumlarda. Bence abartılı değil. Bir de bu tarz tipler genelde pek kültürlü ve iyi eğitimli çıkmıyor gözlemlerime göre.
0
kulagina kupe olsun
(24.12.17)
Bendede oluyor.
0
doxanikee
(24.12.17)
sen de imşa hatası yapmışsın
Bence de önemli hak verdim
Ayrıl
0
benaslindayohum
(24.12.17)
arada beyin kısa devre yapıyor fazla facebook takılmaktan.

zamanla geçebilir, geçmezse türkçe öğretmeninize danışınız.
0
binder dandet
(24.12.17)
-de veya -ki olaylarında sorun yapmıyorum fakat sabrım "herkez" yazana dek.

"ya noldu foton gitti" oluyor ondan sonra.
0
fatih terim akti
(24.12.17)
'gibisinden' saçmalığını kullanmayan herkesle sonsuza kadar iletişim kurabilirim.
0
eksimeksi
(24.12.17)
Bendede var o. yazim yalnisi yapan birisinden direk soguyorum
0
qazwsx
(24.12.17)
yadaha yasım yalnısı yapıyosa o is nasıl olacakki?
0
binder dandet
(24.12.17)
aynen öyle. vatsapta arkadaslarla konusurken türkçenin ırzına geçsem de yeni tanıştığım flortlestiğim birinde direkt soğuma sebebi benim için gayet de haklı bir sebep bence. bir insan görmedim ki böyle yazım hataları yaptığı halde hayata bakış açımız aynı olsun, yok uzun vadede hepsinin başka bir sürü falsosunu görüyorum o yüzden bu olay benim için önemli.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(24.12.17)
Bunları kabul edebilmem için cook öncesinden kör kütük aşık olmam lazım. Flört aşamasında farkedersem uzaklaşırım.
0
elorelia
(24.12.17)
abartı değil, olması gereken bu bence. tamam anlık mesajlaşma sebebiyle selamı slm, kendine iyi bak cümlesini kib diye kısaltıyoruz ve buna alışıyoruz da, imla kurallarını bilmemek farklı bir mevzu.

bunca yıl kendi diline en basit düzeyde dahi hakim olmayı başaramamış bir şahıstan başka konularda da beklentim olmaz. var ise de anında imha eder önüme bakarım.
0
treamorg
(24.12.17)
lisans mezunu kişi sürekli basit imla hataları yapıyorsa türkçeden habersiz kalitesiz bir bireydir. hadi entelektüel kişiliğe sahip değildir olsun da çok da abartma olmasın. 16 yıllık eğitim ve öğretim boyunca en azından ders kitaplarıyla uğraşırken doğru yazımları hiç mi görmedin diye sormak lazım. kimseden mesaj yazarken en ince detaya kadar dikkat etmesi zaten beklenmez de "istemessen, herkez, bian, bide" vs. nedir?
0
sporty
(24.12.17)
yalnız olmadığımı görmek sevindirdi. hem de karşı cinsten. açıkçası ben de bu tarz insanlardan çok çabuk soğuyorum. nedeni de sanırım bu imla hatalarının birçok şeyi anlatıyor olması. mesela bana göre böyle yazı yazan birisi kitap okumuyordur hiçbir şekilde. bırak kitabı internette 300 kelimeden fazla gördüğü yazıya uzun diyordur. böyle bir insanla açıkçası uzun süreli bir ilişki kurabileceğimi düşünmüyorum ben. (arkadaş olmak da dahil)
0
mr sherlock
(24.12.17)
yazım yanlışı varsa okumuyor, yazmıyordur; bunlar yoksa kısaca karşınızdaki üniversite bitirmesinden bağımsız cahil biridir, küçük bir püf nokta büyük resmin habercisidir. Siz de cahilseniz sorun yok ama değilseniz sıkıntı olası.
0
gezegen olan pluton
(24.12.17)
"Herkez" yazıyorsa bana öyle bir soğuma geliyor ki :) Diğer durumlar belki tolere edilebilir.
0
simderun
(24.12.17)
Bunlar kalitesizlik belirtisi olduğu için soğumanız normal. Haksız değilsiniz.
0
taktikmaktikyokbambambam
(24.12.17)
Katılıyorum. Daha önce “hoşlanmadığınız kelimeler neler” gibi bir soru sorulmuştu; onları kullanan kişileri de itici buluyorum ben. Bir de, hadi öğrenemediniz, eğitim alamadınız da internet kullanan bir insanın bu tarz hatalar yapma bahanesi olamazmış gibi geliyor bana günümüzde. Ortalık “herkes böyle yazılır”, “de eki ayrı yazılır” gibi şeylerle dolu.
Ama sıralama yapmam gerekirse, benim en sinir olduğum şeylerden biri noktalama işaretlerinden önce bir boşluk bırakılması sanırım. Geçenlerde biri uzunca bir cevap yazmıştı ama hep “kedi ,köpek ,tavşan” gibi kullanmış, okuyamadım açıkçası.
0
sopiro
(24.12.17)
çok takılma bence.ha başında bu tür şeylere takıldığını
söylersen mutlaka dikkat edecektir.
0
red hot chili
(24.12.17)
asiri kiyici oldugum meseleler bunlar. imkanlara ragmen daha dikkatli konusmaya ve yazmaya gayret etmeme tavri, sefil bir tavir.
0
e haliyle
(24.12.17)
Ben işe başvuracağım firmanın ilanında bile böyle hatalara dikkat ederdim. Kendim imla tanrısı olmamakla birlikte asgari de olsa dikkat ediyorum. Elin sürçmesi başka, alışkanlık başka. Uyarın. Size nasıl göründüğünü bilirse; sizi de önemsiyorsa daha dikkatli olacaktır. Mükemmelliyetçi de olmayın.

Bazen insanlar şirin veya samimi olmak için de yapıyorlar. O da karşıdaki kişinin yüz yüzeykenki tavırlarını biliyorsanız ona göre değerlendirilmeli. Yılışık birinin internette çok düzgün konuşmasını beklemezsiniz.

Özetle imla, tutarlı, ciddi, detayları atlamayan bir karakterin önemli bir göstergesidir. Hatasız da kul olmaz.
0
idexo
(24.12.17)
ben de takılıyorum, ve yaptığı hatalar bana göre belirleyici duruyor.

Farklı dünyalar durumu olabilir. Takılmadığın durum da olabilir di bu arada, o zaman ortada sevgi olurdu.
0
nucleon
(24.12.17)
Çok itici geliyor bana da. Dikkat etmek lazım. Hele bir de karşında özendiğin, değer verdiğin bir insan varsa daha fazla dikkat etmek lazım.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(24.12.17)
biraz kibir.
0
Apocalypse
(24.12.17)
Bence çok normal bu; çünkü bu tür yanlışları yapmakta ısrar edenler bildiğin cahil insanlar. Yazıyla, okumayla işi olmayan kimseler.

Sadece futbol ve kendi yaptığı işler hakkında konuştuğum arkadaşım bunu yapınca hiç garipsemiyorum mesela; çünkü zaten onunla paylaşacaklarım o kadarla sınırlı. Daha ötesi zaten olamaz.

Öte yandan muhabbetim sınırlı 3 5 alanla kısılı kalmamış arkadaşlarım bunu hiç yapmıyor; çünkü bu benim gözümde başka anlamlara da gelen bir işaret. Yani de, da, ki yazma değil mesele. Karşımdakinin vizyonunu, birikmişini falan tartıyor gibi hissediyorum. Zaten kurduğun fıkra kadar bir cümle, gündelik 300 farklı kelimeden fazlasını kullanmıyorsun, bari onu düzgün yaz değil mi? Meh.

Ezcümle; yok anacım yok. Sevgililik, arkadaşlık konularında kralı gelse "Akşam sana gelimmi ;)" yazsa "cnm tşk teyzem sünnet olacakmış gitmem lzm, bb" der gönderirim gibi geliyor.
0
g man
(24.12.17)
aslında abartılı bir tepki ama aynısını ben de yapıyorum.
0
keçeli-kalem
(24.12.17)
bu yüzden Türkçe öğretmeniyle evlendim.
0
legalize marijuana
(24.12.17)
kesinlikle abartılı değil aynı durumu ben de yaşıyorum. bu karşınızdaki kişiyle aynı hassasiyetlere sahip olmadığınızın en iyi göstergelerinden biri bence.
0
rhoda
(24.12.17)
Böyle takıntılar da var iste. :) . eğer hoşuna gitmiyorsa bunu ona soylemelisin bence bize değil. Güzel takıntılar bunlar :)
0
opitseri
(24.12.17)
Bunu ilkokul mezunu ya da eğitimi bir şekilde yarım kalmış biri yapsa, asla yadırgamam ve yargılamam ama üniversite mezunu biri bunu yapınca 'Bu kişi eğitimsiz; kendini geliştirmeye, öğrenmeye önem vermiyor' izlenimi oluşturuyor. Bu da benim için hayattaki önemli yanlardan biri. Hani, bir iki kelimeyi, kalıbı yanlış yazıyordur, öyle öğrenmiştir ve denk gelmemiştir; olur öyle şeyler. TDK bile günü geliyor, hoppidi hoppidi kural değiştiriyor. Bu tarz hatalar çoksa olay sadece yazım yanlışı, dilbilgisi hatası değil, bakış açısı uyumsuzluğu, farklı dünyaların insanı olma gibi görürüm.
0
aychovsky
(24.12.17)
Soğurum.
0
Amaranta ursula
(24.12.17)
Valla kisiye gore degisiyor boyle seyler. Kiz beni imla hatasindan dolayi uyarsa nikahi bassam mi lan diye dusunmeye baslarim sahsen.
0
stavro
(24.12.17)
kime ne anlatabilirsin ki?
0
regardless of what they say
(24.12.17)
verilen cevaplarda da hata var, ironik :)

ben eğer yerine "eyer" yazilmasinda bitmistim...
0
orion
(24.12.17)
tabii ki uzak dur, o ne oyle
0
fragile lady
(24.12.17)
Çok itici oluyor ya öyle insanlar
0
en_birinci
(24.12.17)
bu kadar çok insanın bu konuya eğilmesine sevindim, ben bu soruyu soracak olsam aklımdan kesin "şimdi gramer polisi misin ezik başka bişeye takıl" diyenler gelir diye geçirirdim; şaşırdım cevaplara.

bence abartılı değil buna takılmak ancak bir insanın umrunda olmamasını anlayabilirim. eskiden çok daha katıydım, imla bilmeyen insanı kendi sosyal hayatımda ciddiye bile alamıyordum ama zaman geçtikçe sayıca çok olduklarını gördüm ve "sorun bende galiba" diye düşündüm. bu kadar insan bilemiyorsa temel bir sorun olmalı.

ancak bunu değiştirecek olanlar da bizleriz, daha fazla kişi ilişkide seçim kriteri olarak belirlesin ki insanlar ciddiye almaya başlasın!
0
Bruce
(24.12.17)
her zaman mı böyle? bazen ben mesela yolda yürürken tek elimle yazıyorsam mesajı en yakın harflere basarak yazıp geçiyorum. off şimdi kim gidip öte taraftaki a ya basacak ya da boşluk tuşuna falan diyorum. aceleden oluyor öyle hatalar. mail, mektup yazdır ona bak bakalım dil bilgisi sağlam mı o zaman belli olur :)
0
kedi kovalayan astronot
(24.12.17)
"aslında onun dışında bir sorun yok diyelim"

Bundan daha büyük nasıl bir sorun olabilir?

En az 15 yıl eğitimini aldığı ana dilini düzgün yazamayan birinin bir şeyleri doğru yapmasını nasıl beklersin? Ya da bu adamla neyi konuşup tartışabilirsin?

Hayır efendim, edebiyat öğretmeni gibi yazacak. Yazmıyorsa, kendini geliştirmekten aciz, vasıfsızın tekidir. Üzgünüm.

Neden 4 yıldır yalnız olduğumu açıklamış oldum sanırım.
0
yirmisantim
(25.12.17)
Ben de acayip takılıyorum, kesinlikle haklısın. Edebiyat öğretmeni olmakla alakası yok, karşındakine olan saygınla alakası var. Sorarsın aceleden öyle yazdım derler bi de. Ben oturup insan gibi mesaj yazıyorum aq sen de otur uğraş.
0
roket adam
(25.12.17)
Valla bende de direkt gözümden düşüyor.
0
lcha
(25.12.17)
gerçekden böle yapıorsa bilemiorum altan yaaaani.

mesela, bazı yazımları sanki karşında anlatıyormuş gibi yazmak ister ona bi şey diyemem, sonracıııma, geliiiciiiiim, tamm tarzı kişinin zaten günlük yaşamda ifade ettiği gibi yazması sıkıntı değil o kadar tdk yalamış yutmuş, mükemmel derece türkçe konuştuğum söylenemez ama bu kadar basit şeyleri ne bileyim bazen takıyorum yazmak içimden gelmiyor bazen de aman salla bu yaşa kadar öğrenememiş ben kazıkla çaksam nafile oluyor yukarıdaki ilk cümle örneğini yakın arkadaşım çok sık yapar kal geliyor amaaa :(


neyse ben ne istediğimin farkında değilim sanırım.
0
antik depresan
(25.12.17)
Klavye kazaları, özellikle telefonlarda, kesinlikle sorun değil. Benim de bol bol yaptığım şeyler.

Bir şey/birşey gibi masum olaylar da çok dert değil.

De/da, ki, yanlız, yalnış gibi kullanım hataları bende kırmızı bayrak kaldırır. Karşımdaki insanın beklentilerime uyuşmayacağına dair önemli bir göstergedir.
0
cleric
(25.12.17)
Haklısın, kim olsa soğurdu. Peki bu beyefendiyle konuşurken, anlaşırken, eğlenirken,vs hiç dikkatini çekmedi mi, sadece yazarken mi imla hataları yapıyor?
0
iwasbornonamountainside
(25.12.17)
bunu yapan bana direk varoş geliyor yav açık konuşmak gerekirse. olay mahallinden uzaklaşıyorum.
0
bruceandwayne
(25.12.17)
bende de var bu. deli gibi aşık olsam da imla hatası görünce bir tiksinme geliyor.
0
cezzar dede
(25.12.17)
(10)

Netflix'te En Sevdiğiniz 5 Dizi

fragile lady
Netflix'te en sevdiğiniz 5 diziyi sayar mısınız? Bonus olarak da bir adet belgesel ya da film önerebilirsiniz.Ben başlıyorum:1. Black Mirror2. Rick & Morty3. Masters of Sex4. Sense 85. Unbreakable Kimmy SchmidtBonus: Abstract: The Art of Design
Netflix'te en sevdiğiniz 5 diziyi sayar mısınız?

Bonus olarak da bir adet belgesel ya da film önerebilirsiniz.

Ben başlıyorum:

1. Black Mirror
2. Rick & Morty
3. Masters of Sex
4. Sense 8
5. Unbreakable Kimmy Schmidt

Bonus: Abstract: The Art of Design
0
fragile lady
(23.12.17)
rick & morty
bojack horseman
stranger things
the punisher
black mirror.
0
ravenclaw
(23.12.17)
bojack horseman hepsi
0
douglas
(23.12.17)
Sherlock
Breaking bad
Doctor who
Manhunting
Better call saul
0
mezarkabul
(23.12.17)
hizliresim.com

Yazmak yerine...
0
Traveller
(23.12.17)
2 tane geldi var :

1. Peaky Blinders
2. %3
0
burka
(23.12.17)
1- marvel's luke cage
2- narcos
3- el chapo
4- breaking bad
5- better call saul

bonus: 51. bölge
0
synche
(23.12.17)
Sense8
Sense8
Sense8
Dark
Daredevil
0
Bruce
(24.12.17)
Netflix Originals:
Love
House of Cards
The Crown
Orange is the New Black
Narcos
Plase Better Call Saul
0
heritage
(24.12.17)
Daredevil
Punisher
Black Mirror
Hinterland
İron Fist
0
samimi yazar
(26.12.17)
better call saul
dark
rick & morty
bojack horseman
sherlock
0
rahip janick
(26.12.17)
(7)

Arkadaşınız tarafından uyarılsanız nasıl karşılarsınız?

m e b
Soru biraz başka yöne kaymış gibi duruyor da sorduğum o değil. Çevrenizde hep kendi ahlaki ilkeleri ve değerleri doğrultusunda yaşamaya çalışan bir insan profili çiziyorsunuz. Bazı durumlarda zaman zaman bu ilkelerinizden saptığınız, bu ilkelerinizle çeliştiğiniz anlar oluyor diyelim. Şimdi, kendini
Soru biraz başka yöne kaymış gibi duruyor da sorduğum o değil.
Çevrenizde hep kendi ahlaki ilkeleri ve değerleri doğrultusunda yaşamaya çalışan bir insan profili çiziyorsunuz. Bazı durumlarda zaman zaman bu ilkelerinizden saptığınız, bu ilkelerinizle çeliştiğiniz anlar oluyor diyelim. Şimdi, kendinize yakın gördüğünüz biri tarafından bu sapmalarınız/çelişkileriniz sebebiyle "Gittiğin yol yanlış. Bu, senden beklenmeyecek bir hareket. Farkında mısın, bilmiyorum ama bunu yapan sen ile tanıdığım sen arasında epey fark var." minvalinde dostane şekilde uyarıldığınız ve eleştirildiğiniz durumlarda tepkiniz ne olur?

Bir de bu arkadaşınızla "Birimiz bir konuda yanlış yaptığında diğerini uyarsın." şeklinde de tabiri caizse sözleştiğinizi düşünün. Yaptığınız hatalar onu bağlamıyor bu arada.

Vereceğiniz cevapta gerçekten samimi olmanız, bir konu hakkında vereceğim karara bağlılığımı sonlandıracak ya da devam ettirecek. Teşekkür ediyorum şimdiden.
0
m e b
(22.12.17)
çok samimi arkadaşımsa dediğini dikkate alırım. yok değilse sallamam.
0
elorelia
(22.12.17)
Hayat siyah ya da beyaz değil biliyorsun, daha çok gri. Ben olsam en başta böyle rigid bi adam-kadın olmaktan vazgecerdim.
0
binder dandet
(22.12.17)
düzgünce uyardığı takdirde sorun etmem, problem değil uyarmış olması teşekkür ederim derim yoluma devam ederim. Tabii bu uyardığı şeyin ne olduğu ile de alakalı bir durum. zaman geçiyor, elde olan, ihtiyaçlar, bedenin, duyguların düşüncelerin vs değişiyor ister istemez böyle bir şeyin konusu ise sorun etmem. aksi halde halen hoşlandığımız kadının saçını çekerdik.

eğer sinirle, üzüntüyle vs. yaptığım yapacağım şeyler için uyarılmışsam bi kendime bakıp çeki düzen vermeye çalışırım becerebilirsem ne ala.
0
selam
(22.12.17)
İlla arkadaşım olmasına gerek yok, eleştiriyi kim yaparsa yapsın dikkate alırım. Tabi bunda benim çevremin de etkisi olabilir, benim etrafımdaki insanlar daha çok pohpohcu bi' yaklaşım gösterirler hem olumlayan manada ''sen şöylesin, böylesin'' gibi. hatta daha öncede anlatmıştım, ben kekemeyim yani teknik olarak kekemeyim, konuşma güçlüğü çekiyorum ama insanlara bunu kabul ettirmem zor olmuştu ''yok ya sen kekeme değilsin'' olur öyle herkes kekeliyor filan dediler.

Yani bu yüzden ben olumsuz fikir beyanlarında, eğer algoritmik yöntemle ulaşıldıysa kimin söylediğini önemsemeden bi' kontrol ederim kendimi o doğrultuda. Eğer haklı ise, bunu nereden ayrımsadığına ve bu durumu öncelikle nasıl yönlendireceğime devamında da rahat bir anımda nasıl çözeceğimle ilgilenmeye çalışırım.

O yüzden hep tuhaf bulmuşumdur, ''birisine deodorant kullanması gerektiğini nasıl izah ederiz ?'' sorularını. Misal ben eğer kötü bir koku saçıyorsam isterim ki, bunu birisi insanlık namına gelsin bana söylesin. Ya da dişimde maydonoz kaldıysa, vakko yeşili ceketimle kendimi şık zannederek gezerken filan, eğer teknik manada bir olumsuzluk varsa beni uyarsın benimle konuşsun isterim, çünkü bu zaten benim için olumlu bir düzeltme ile sonlanacak bir durum.

keza aklına çok az bile olsa güvendiğim kişilere(yani kendi kendine düşünebilecek-kendi fikirleri olabilecek- kapasitede olması yeterli) ara ara sorarım; davranışsal ya da düşünsel olarak ben de gördüğü herhangi bir zaaf/problem/eksiklik olup olmadığını. Yahut bir olay karşısında birçok kişiden bakış açısı tavsiyesi alırım.

Bunlar pozitif şeyler, sizi geliştirir. -ki eğer karşıdaki sizinle ilgili tecrübelerini aktarıyorsa daha da kral birşey.
0
mete kudur
(22.12.17)
Durup bir dusunurum hakli mi diye. Karara varip ona gore devam ederim.
0
rusyalı kozmonot
(22.12.17)
Bu konuda kendime güvenemiyorsam, yani daha önce yoldan çıkmışsam ve bunu çıktıktan sonra fark ettiysem, yani yoldan çıkmaya meyilliysem evet; bu eleştiri ya da uyarı kimden gelirse gelsin dikkate alırdım.

Daha önce böyle bir durum oluşmadıysa ancak bu uyarı beni çok iyi tanıdığını bildiğim birindense yine dikkate alırdım. Bu demek değil ki yaptığım şeyden tamamen vazgeçeceğim; daha dışarıdan, farklı açıdan bakmaya çalışırdım ve bu süreçte "şöyle şöyle yaptığım için mi uyarıyorsun, anlamaya çalışıyorum" diyerek o kişiden yardım da alırdım.

Yalnız şöyle bir detay var, eğer sen yaptıklarının önceki senden farklı olduğunu biliyorsan, sonuçlarını kestiriyorsan, yani bilinçli bir yoldan çıkışsa bunu arkadaşına söylemen lazım. Ne yaptığımın farkındayım ve kendimi tanıma sürecinde her iki ucu da yaşamayı istiyorum, bu şekilde hayatımın kalanını hangi uçta geçireceğime daha net emin olabilirim diyebilirsin mesela. Kontrol sende mi değil mi bilmesi lazım yani.
0
Bruce
(22.12.17)
İlkten bozulurum muhtemelen ama sonrası için memnun olurum. Sevdiğim ve aklına güvendiğim insanın eleştirisini önemserim kesinlikle dikkate alırım çünkü bilirim ki beni düşünüyor. Açıkçası ben buna gerek görüp yapmak istesem de yapamam sadece kendi sorarsa yorum isterse yaparım incitmeden. Bu arada hasetten ileri gelen hiçbir eleştiriyi ciddiye almam.
0
mslny
(22.12.17)
(5)

şu instagram profillerinde kullanılan renk filtresi/programı hangisidir?

gh
http://instagram.com/alperyesiltashttp://instagram.com/baksitkiteşekkürler.
0
gh
(22.12.17)
vsco x gibi geldi.
0
mind mischief
(22.12.17)
instagramın kendi filtresi olmayabilir. cross process gibi duruyor.
0
beyteper canavari
(22.12.17)
Fotoğrafların altında vsco yazıyor.
0
sylr
(22.12.17)
Tam istediğim stilde fotoğraflar.Nedense hepsinde vsco yazar ve ben vscoyu her seferinde yüklerim, sonuç hüsran...Kullanamıorm o programı, paralı özellik mi bu filtreler??????
0
ırene adler
(22.12.17)
vsco'nun heştegi çok popüler, onunla çekmemiş olsa bile ekliyor insanlar. bana lightroom gibi geldi.
0
Bruce
(22.12.17)
(4)

e-sigara naapsak?

qxgviper
Sigarayı bırakmak istiyorum ama yerine bir alternatif bulmadan hayatımda hiç bir şeyi bırakamamak gibi bir huyum var. Biraz da pimpirikliyim eş dosttan bir fırt versene diyesim gelmiyor. e-sigara nedir? sigara bırakma arzusu olan birinde sürece destek olur mu? Starter packler, modlar, atomizerler
Sigarayı bırakmak istiyorum ama yerine bir alternatif bulmadan hayatımda hiç bir şeyi bırakamamak gibi bir huyum var. Biraz da pimpirikliyim eş dosttan bir fırt versene diyesim gelmiyor.
e-sigara nedir?
sigara bırakma arzusu olan birinde sürece destek olur mu?
Starter packler, modlar, atomizerler, coiller havada uçuşuyor. 100den başlayıp 800lere giden setler var, temel fark nedir?
hani 100-200e alıp sonra kesmedi, yine yeni şeyler almalıyım durumu varsa bir kere almak üzere orta/üst seviye ne alınır?
sorular sorular
0
qxgviper
(22.12.17)
Piyasadaki aromalı e sigaralar nargile gibi, aroması ve dumanı için kullanılıyor daha çok. Sigaranın yerini tutması için ona göre likit alman lazım, bunu göz önünde bulundur kesinlikle. Bunu gözardı ederek alan 2 arkadaşım şimdi hem sigara içiyor hem e sigara.

Gerisini pek bilmiyorum ama 300-400 liralıklar iş görür durumda, joyetech markasını iyi olarak duydum mesela.
0
Bruce
(22.12.17)
birinden çek bak tadına. ben öyle bıraktım işte sigarayı. tadı falan da güzel zaten olay ağız alışkanlığı o da en çok pc başında boş boş takılırken oluyor hep pc yanında duruyor alet çekip duruyorum güzel bi şey yani al. ama tabii bunu içince canın sigara istemiyor mu öyle bir istiyor ki. hiçbir işe yaramıyor nikotin açısından ama iradeli olacaksın 2 hafta idare edersen tamam gerisini de bu alet hallediyor ağız alışkanlığını kesmek adına.

edit: ha buna da bağımlı oluyor musun oluyorsun. sadece pc başındayken içiyorum ama elim gidiyor yani sürekli. yani o el alışkanlığını kırmak çok zor o yüzden çok da ucuz bi şey alma. çünkü bu sefer alet seni tatmin etmeyince veya bozulup sorun çıkartınca sigaraya dönme riski oluşuyor. şimdi düşündüm de 2 sene olacak neredeyse bu şey hayatımda vay be.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(22.12.17)
Sigara içimi (mtl) için olanlardan alırsanız. Likit de tğtünlü olursa bırakma işi baya kolay oluyor. İyi likit bulmak da önemli. 250 civarı bir cihaz işinizi görecektir. Smok, pico iyidir genelde.
0
Fusha
(22.12.17)
Gel abi.
Bundan 2,5 yil oncesine kadar kisa kirmizi marlboroyu bildigin yiyordum,gunde su kadar paket demiyeyim ne kadar icebilirsem o kadar iciyordum.butun yontemleri oturup okudum bana en uygun olanin e sigara olduguna karar verdim ve sozlukteki entrylerden birinde bunu sattigini soyleyen bir arkadastan bunu siparis ettim.bana kalem gibi gozuken,iki tanesi bir kutuda satilan markasini hatirlayamadigim bir alet gonderdi.bir kac cesitte likit.
Geldigi gun aleti kurcaladim,likitini doldurdum ve sigara paketimi cope atip nereye kadar gidebilecegimi gormek istedim.bir gun,iki gun derken tam 4 hafta kullandim.alet dandik bir seydi arada likit direk agzina geliyordu falan ,bir sabah kalktim hene likit agzima geldi ve duvara firlattim aleti.dedim hadi sabir ama gordum ki sabirlik bir is kalmamis.bir kac gun ince akila gelmeler oldu,disimi sikip sabrettim ve sigarayi biraktim.
2 yili sakatsiz devirdim.sonra bir kutlamada puro yaktim bir tane.aa dedim olur bu is hem canimda istemiyor,arada bir puro icebilirim.oyle hafta bir,dur gece disari ciktim bir tane daha derken baktim puro iciyorum,o kadar yolu katetmisken geldigim yere bak diyip bir tane smok stick a10 ,yaninada duz tutun aromali biraz likit alip evdeki son puroyu cope attim,cihazla beraber iki coil gelmisti biri yandi,ikincideyim,muhtemelen ikinci coilde yanidiginda bunuda cope atip bu isi bitirecegim.
Cihazi aldigim arkadasim jest olarak yanina bayagi bir likit vermisti,muzlu,balli,capuccinolu falan,bu amerikan bu yunan diyerek onlari geri gonderdim cunku ev pamuk sekeri gibi kokmaya basladi,bana hic uymadi,sekerli tadlari var.
0
duptıs
(22.12.17)
(3)

1050 ti ekran kartı?

estimated time left
merhaba. 1050 ti ekran kartı almaya karar verdim. 3 model arasında kaldım. 1- Gigabyte G1 GAMING Nvidia GeForce GTX 1050 Ti 4GB 128Bit GDDR5 DX12, fiyat: 879,43 2- MSI GeForce GTX1050 Ti GAMING X 4GB OC GDDR5 128Bit NVidia DX12, fiyat: 890,43 3- MSI GeForce GTX1050 Ti GAMING 4GB GDDR5 128Bit Nvidia
merhaba. 1050 ti ekran kartı almaya karar verdim. 3 model arasında kaldım.

1- Gigabyte G1 GAMING Nvidia GeForce GTX 1050 Ti 4GB 128Bit GDDR5 DX12, fiyat: 879,43
2- MSI GeForce GTX1050 Ti GAMING X 4GB OC GDDR5 128Bit NVidia DX12, fiyat: 890,43
3- MSI GeForce GTX1050 Ti GAMING 4GB GDDR5 128Bit Nvidia DX12, fiyat: 813,20

benchmark testlerine baktığımda ilk iki model karşılaştırmasında aynı ayarlar üzerinden gigabyte 2-3 fps daha üstün. ses ve ısınma olarak da gigabyte önde. garanti anlamında msi 3, gigabyte 2 yıl garanti veriyor. 3. model ekran kartının frekans değerleri diğerlerine göre biraz daha düşük ama çok fark olacağını zannetmiyorum.

benim gönlüm gigabyte'tan yana. 2-3 fps fark için değil de nedense msi yerine gigabyte alasım geliyor. diğer yandan 3. model en ucuzu, çok fazla fark olmayacağından 70-80 lira farka gerek yok diyorum, hem o da 3 yıl garantili. arkadaşıma göre 2. modeli almalıyım; 1. modelden daha fazla garanti süresine sahip olması, frekans değerlerinin 3. modelden daha iyi olması.

70-80 lira için ne gerek var bu kadar kurcalamaya diyebilirsiniz ama kurcalıyorum işte. iyi kötü cevaplarsanız sevinirim.
0
estimated time left
(22.12.17)
Bu kartı 3 yıl kullanacak mısın zaten, onu da düşün. Böyleyse 3 yıl garantinin de bir anlamı kalmıyor çünkü.

Böyle değilse bile gigabyte derim, sessizlik daha büyük avantaj bence 2-3 fps'den.
0
Bruce
(22.12.17)
gigabyte in anakartlarda güzel bir şöhreti var. msi ise bence ekran kartlarında daha iyi. ben msi alırdım sanıyorum. gigabyte da iyidir ama iki markanın da üzeceğini düşünmüyorum. ekran kartında asus ve msi tercih ederdim.
0
tukenmez adam
(22.12.17)
2. olanı al.

edit: eğer gigabyte gerçekten daha sessiz bir kartsa gigabyte'ı al.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(22.12.17)
(3)

Telefonla video çekimi hakkında

jedijedi
30 fps ile 4k video çekimi mi daha iyi olur yoksa 60 fps ile 1080 mi daha iyi olur ?Tabi bu neyi çekeceğime göre değişir ama her video çekecekken ayarlardan değiştirmek istemediğim için sizce hangi kalitede ayarlı dursun ?
30 fps ile 4k video çekimi mi daha iyi olur yoksa 60 fps ile 1080 mi daha iyi olur ?

Tabi bu neyi çekeceğime göre değişir ama her video çekecekken ayarlardan değiştirmek istemediğim için sizce hangi kalitede ayarlı dursun ?
0
jedijedi
(22.12.17)
stream için başka, kopyalayıp dağıtacaksan başka.

4k video çekmek bir şey değil, izleyecek kimsede 4k ekran yoksa yine bir işe yaramaz.

bana göre 1080p daha yaygın kullanıldığından en risksizidir, hatta stream için şu devirde türkiye internetleriyle 720 bile iyidir.

60fps (veya 4k, yüksek değerler, aşırı detay, çok netlik) her zaman 'güzel' bir şey değil, gereksiz detaylar, yüksek yenileme hızı ya çirkinleştiriyor ya plastikleştiriyor. Kore dizileri plastik gibi mesela. Bazen bazı şeylerin flu olması, bazı şeylerin motion blurda kalması değişik ve güzel olabiliyor.

özetle: hitap ettiğiniz kitle 4k izleyen bir kitleyse tercih edin ama en yaygını 1080 gibi.

Edit: Bruce 4k deyince bazı şeyler ekledim. Gereksiz yüksek kalitelerden kaçınırsanız daha 'sıcak' bir video çekebilirsiniz.
0
idexo
(22.12.17)
4k çözünürlükte çekilen videonun bitrate'i daha yüksek oluyor, illa 4k çözünürlükte kullanmak zorunda değilsin, 1080'e downscale edildiğinde 1080'den daha kaliteli görüntü elde ediyorsun. Mesela günümüzdeki sinema filmleri 8k 10k kameralarla çekiliyor, popüler çözünürlüklere indiriliyor. 4k diyorum o yüzden.

Sırf anı için ıvır zıvır çekiyorsan 4k'nın kapladığı alana yazık olur yalnız.
0
Bruce
(22.12.17)
Bruce +1

4k çekip downscale edin, tabii bilgisayar donanımı buna yetiyorsa. Tiriviri videolar için 1080p yeterli.

Genel kural olarak video çekerken insan gözüne "gerçekçi, doğal" görünmesi için fps'nin iki katı kadar shutter speed ayarlamanız lazım. Bu durumda diyafram açıklığı da otomatik olarak uygun şekilde ayarlanır ama telefonda bunu manuel yapamıyoruz. ND filtre falan takmak lazım, uzun iş epeyce.

Özetle; kurgulanmış bir şey cekecekseniz uygun bir ışık ayarlayip ya da ışığı bekleyip 4k 30fps cekmenizi tavsiye ederim. Işık öyle bir denk gelsin ki shutter speed otomatik olarak 1/60 civarına gelsin.
0
orient blue
(22.12.17)
(1)

steam kış indirimlerinde fiyatlar sabit mi kalacak?

steve rogers
4 ocak indirimlerin bitiş tarihi. o güne kadar belirli indirimlerde, anlık indirim veya düşüşler olur mu?şu anki indirim fiyatı 15 tl olan bir oyun, diğer günlerde 11 tl vs.. daha düşük bir fiyata düşer mi?
4 ocak indirimlerin bitiş tarihi. o güne kadar belirli indirimlerde, anlık indirim veya düşüşler olur mu?

şu anki indirim fiyatı 15 tl olan bir oyun, diğer günlerde 11 tl vs.. daha düşük bir fiyata düşer mi?
0
steve rogers
(22.12.17)
Hayır, sabit kalacak.
0
Bruce
(22.12.17)
(25)

Çocuklu insanlara acıyor musunuz?

ya ben lan neyse
hani "hayatını yaşayamıyorlar, gezip tozamıyorlar, bağımlılar"la hiç alakası yok.hani bazı canlılar çiftleşme uğruna ölüyor, bazıları üreme uğruna binlerce km yol alıyor, bazıları ölümcül dövüşlerde ölüyor vs.hakikaten üreme güdüsü bir şekilde kodlanmış.bu evlenip çoluk çocuğa karışanlarda da böyle
hani "hayatını yaşayamıyorlar, gezip tozamıyorlar, bağımlılar"la hiç alakası yok.

hani bazı canlılar çiftleşme uğruna ölüyor, bazıları üreme uğruna binlerce km yol alıyor, bazıları ölümcül dövüşlerde ölüyor vs.

hakikaten üreme güdüsü bir şekilde kodlanmış.

bu evlenip çoluk çocuğa karışanlarda da böyle bir durum görmüyor musunuz? iç güdülerine yenilmiş ve hayvanileşmiş (hayvanlarla ortak yönlerimizi düşünün) bu insanlar çok acınası halde değiller mi? artık bunlar için sonrası yok. adeta doğanın onlara biçtiği "yavruları kendi ayakları üzerinde durabilecek noktaya getirme." dışında bir amaçları kalmamış...

hani lisenin en güzel kızını yıllar sonra üç tane çocukla cebelleşirken 80 kilo olmuş halde görünce hissedilenler gibi.

dipnot: buradaki acınası sıfatı küçümseme anlamı taşımıyor. gerçekten iyi niyetimle yazdım. büyük ihtimalle ben de bunlardan biri olacağım neticede.
0
ya ben lan neyse
(21.12.17)
çocuklu insanına göre değişir.
0
Delay Fuze
(21.12.17)
ne acimasi yahu, keske bende de olsa diyorum ben :)
0
fakyoras
(21.12.17)
Zorla yapmadıkları için hallerinden memnunlar, bu noktada acımam. Zaten bu vizyona sahip biri ya çocuk yapmaz ya da yapmak istediklerini yapıp sonradan çocuk yapar. Eğer istediği bu değilse bir insanın ama hayat buna zorladıysa o zaman üzülürüm. Dayımın eşi böyle bir kadın, çocukları büyüdü şimdilerde yapmaya çalışıyor içinde kalanları, olduğu kadar en azından.
0
Bruce
(21.12.17)
Klasik olacak ama türün devamı için bir de doğanın kanunu bu. Herkes böyle düşünse nüfus kalmaz.
Bir şekilde olacak şeyler bunlar.
Delay fuze +1 çocuklu insanına göre değişir.
0
kirmizipilotkalem
(21.12.17)
Ne kadar kötü bir hayatın olursa olsun çocuklu olunca o kadar da mutsuz olmuyorsun. Çocuk sana meşgale yaratıyor ve hayata tutunmamı sağlıyor. Çocuk olmayınca kendi hayatına odaklanıyorsun ve hayatın iyi değilse mutsuz oluyorsun.
0
nickini degistiren yazar
(21.12.17)
Kendi tercihleri neden acıyayım?
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(21.12.17)
Erkeklerin ya da kadınların ben merkezciliklerini bırakıp hayatın her sorumluluğunu paylaşmaları, hatta sorumluluktan çıkarıp güzelliğe dönüştürmeleri durumunda, evlilik ve ebeveynlik denen şey zaten sorumluluktan bağımlılıktan olumsuz halden çıkıp hayatı yaşamak haline gelecek. Ancak birbirine saygı ve sevgi dolu bir bağlılığın ürünüdür bu da. Gerçek sevgi bunu getirir. Bu olunca da ister çocuklu ister çocuksuz olsun o evlilik yaşanır. Ona hayat derler işte.

Bu dediklerimi yapabilecek tek varlık insan. Hayatı evliliği ve ebeveynliği cehenneme çevirebilecek tek varlık yine insan. Hepimiz tercihlerimizin ürünüyüz. Bilinçli seçimlerde bulunmamız lazım i.
0
yaren
(21.12.17)
Acımıyorum, çocuklarıyla çok mutlu insanlar var. Zaten birden fazla çocuğu varsa hiç acımam. Çok sevmese (kaza durumları hariç) bir tane daha yapmazdı zaten.
0
ikilem
(21.12.17)
Ben çocuğa acıyorum. Büyüyünce başına gelecek potansiyel olaylar, uğraşması gereken sayısız problem ve dünyanın git gide daha boktan bir yer haline gelmeye başlaması şahsen benim gözümü çok korkutuyor. Soyumu devam ettirme fikrinden çok, çocuk yaparak çocuğa biraz haksızlık edeceğimi düşünüyorum. Evet, iyi bir gelecek yaratma fırsatı ebeveyn ve çocuk birlikteliğiyle mümkün fakat buradaki asıl sıkıntı kişisel gelecek değil, global gelecek.

O yüzden daha fazla üreyerek saçma sapan soyad sürdürmektense en azından evlat edinerek aile ortamından uzakta yaşamış bir çocuğa kucak açmak daha mantıklı geliyor. Nüfusun artması ne bize ne de dünyaya bir fayda sağlıyor artık. İş işten çoktan geçti.

Eyyorlamam bu kadar. Çocuğu olanlara, olacaklara ve yapmayı düşünenlere diyecek bir lafım yok elbette. Keşke global düşünebilse herkes :)
0
desdenova34
(21.12.17)
nickini degistiren yazar +100000000000 bence, çok doğru söylemiş.

çocukları olanlara eğer maddi durumları yoksa üzülüyorum ama acımıyorum. kendine yatırım yapmayıp hazır değilken ve çocuk bakabilecek mental olgunluğa ulaşamamışken çocuk yapanlara belki biraz acıyorum. çocuklarına da kendilerine de yazık oluyor.

bence çocuk çok güzel bir şey. kalabalık çocuklu ailelerden gelenler çocuk sevmiyor genelde.

(çocuğum yok)
0
pinkpeony
(21.12.17)
Oliver Burkeman'ın Help isimli kitabında bahsedildiğine göre, çocuk sahibi olmak insanları iddia ettikleri kadar ancak çocuk yetişkin olup evden ayrılınca mutlu ediyormuş. Diğer zamanlara yüzde ikilik bir mutsuzluk sağladığını gösteren araştırma ve anketler var.
Keza, Seth Davidowitz'in Everybody Lies kitabında da şöyle bir eğilimden bahsediliyor: çocuk sahibi olmayan kişilerden "çocuk sahibi olmak" konusunda Google ve başka arama motorlarında araştırma yapıp çocuk yapmayı seçen kişilerde yüzde bilmemkaç oranında (hatırlayamıyorum ama yüksek) "çocuk yaptım, pişmanım, ne yapmalıyım?" sorgulaması görünürken, çocuk yapmamayı seçen kişilerde "çocuk yapmadığım için pişmanım/pişman olur muyum" sorgulaması istatistik değer sağlamayacak kadar az.
Ayrıca, adını hatırlayamadığım bir başka kitapta da çocuk yapmanın nasıl neredeyse her zaman baskın sosyal görüş olduğundan bahsediliyordu, zira bunu destekleyenler çocuk yapıyor ve büyük oranda çocuğun doğruluğunu aşılayacak şekilde yetiştiriyor onları. Desteklemeyenler çocuk yapmadığından, sayıca ve zihniyetçe azınlık kalıyorlar.

Başkasına acımak benim haddime değil tabii ama yan anlamlarını bırakırsak acımak kelimesinin, üzülüyorum evet. Uyku yok, boş vakit yok, canının istediğini yapmak yok. Başkasının benim hayatımda o derece büyük bir hakimiyet kurması fikri bana rahatsız edici geliyor. Kendimi anne olduğumda daha anlamlı veya daha kadın hissedeceğimi düşünmüyorum.

edit: ne çok çocuk demişim arkadaş.
0
sopiro
(21.12.17)
Hayır, aksine iyi ebeveynlerse takdir ediyorum.

Çocuk sahibi olmak isteyen ama henüz evli bile olmayan ben daha acınası haldeyim bence. Ha öyle deliriyor değilim, doktora bir bitsin de sonra düşünülür o konular diyorum ama çocuk sahibi olanların daha mutlu olduğunu düşünüyorum açıkçası.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(21.12.17)
acımıyorum. benim de çocuğum var. üstelik bekar anneyim... pek çok şeyi oglum varken de yapabiliyorum. (akşam onu uyutup film izlemek)

pek çok seyi de oğlumla yapmak daha keyifli oluyor.(mısır patlatıp animasyon izlemek)

hayatım film izlemekten ibaret değil. bunu örnek olsun diye verdim.

1 yaşından beri oğlumu bisikletin arkasında taşıyıp bisiklete binebiliyorum.

oğlum 8 aylıkken tek basima uçağa atlayıp hem gezip hem is görüşmesi yapmıştım.

cocuk sahibi olmak yapmak istediklerime engel değil.
bekar anne olmasam, bir arabam olsa çok daha fazla şeyi daha kolay yapabilirdim.

bir komşum çocuklarını evlendirdikten ve bir kac sene torun baktiktan sonra karavan aldı. şimdi karı koca yabancı dil bilmedikleri halde ülke ülke geziyorlar.
genc yaşta bunu yapmaya kaç kişinin cesareti var?

çocuğun varken de paraşütle atlayabilir, denize gidebilir, kursa gidebilirsin.

kısacası açmanıza gerek yok. aksine kendisini çeşitli bahanelerle kısıtlayan insanlara acıyın.
c ocuk sahibi olmak bir bahane değil yaşam biçimidir.
0
balik kraker
(21.12.17)
Acimiyorum ama korkunc geliyor. Ne kadar aksini iddia etseler de hayatlari en az 18 yil bir baskasina bagimli hale geliyor.
0
rusyalı kozmonot
(21.12.17)
bir yandan acıyorum tüm hayatlarını ipotek altına aldıkları için bir yandan da yaşlandığım zamanları düşünüyorum yanıma çocuklar torunlar falan gelir, sevinirim diye düşünüyorum. yalnız kalmaktan çekiniyorum.
0
tantunizade murat efendi
(22.12.17)
İki çocukla tatile geldik 5ve 3 yasındalar. Ucakta öksürük ve ates basladı 10 saat uctuk kuru hava mehvetti. Otele geldik hiç birşey yemediler. Antibiyotikle ayakta duruyorlar. 6. Gundeyiz 1 kere denize girdik denizden çıkmayan sıpalar kuma ayak basmıyor. Daha dun duzeldiler 3 gun daha var sağda solda dolanıp duruyoruz otelin parasını yakmamak için dönmüyoruz acıyın lan bize
0
steward
(22.12.17)
bu durumda olanlara acıyorum. çocuk sahibi olduktan sonra kendi hayatını unutanlara, kendini beşinci plana atanlara hakikaten acıyorum.

bu dediğin durumu genellemek mümkün değil. ben çocuğum doğduktan sonra bir dil öğrendim, ne zamandır kamp yapmak istiyordum çadır aldım ve iki buçuk yaşında bir çocukla yirmi beş gün çadır tatili yaptım. şimdi yakında yurtdışına gidip bir sınava gireceğim, gece çocuk uyuyunca ders çalışıyorum eşşek gibi. geçen haftasonu kızı ile istanbul kaçamağı yapan baba benim. it gibi gezdik. çocukla ve çocuksuz her şeyi yapman mümkün.

sen aslında çocuk sahibi olma tercihine değil, çocuk sahibi olunca kendi hayatından vazgeçme tercihine acıyor gibi görünüyorsun. arada fark var.
0
babilbaligi
(22.12.17)
18 ve 19 yaşında anne oldum ve boşandım . çocuklarım var diye kendimi hiç durdurduğumu hatırlamıyorum üniversiteye gittim ingilizce ve bilgisayar kursuna gittim çalışmaya başladım . kendi kendime bir yabancı dil daha öğrendim defalarca yurt dışına gittim .Türkiye içinde görmediğim şehir kalmadı .Çok fedakar bir anne olduğum söylenemez . onları kendime ait oyuncağım gibi görmedim birer birey benden bağımsız birer insan gibi düşündüm .sadece iyi ,tok ,sıcak ve güvenli ortamlarını sağladım gerisini sorun etmedim. haftalarca evde tek başlarına kalmayı öğrenerek büyüdüler .
şimdi en iyi arkadaşlarım oldular .
lisenin en güzel kızı değildim ama 80 kilo olmadım .yan yana gelince yaşıt gibi duruyoruz .
anne olduktan sonra hayattaki tek amacın onları büyütmek olmayabilir bu bakış açısı sana bağlı .duruma adapte olup kendine göre sistemini oturtabilirsin.
çocuklarım daha 2-3 yaşlarındayken ben bebek arabası vs kullanmadan kitabımı alır onları gezmeye götürür bir yandan da kitabımı okurdum arada kontrol ederdim ama sürekli kucağımda elimde aşırı ilgili anneler gibi davranmadım .düştüler kalktılar ben sadece eşlik ettim.dizleri kanadığında çığlık atmadım .normal davrandım benim aşırı sakin tavrım onları da ilgi delisi şımarık veletler yapmadı haliyle.
kendime de onlara da hayatı zorlaştırmadan eziyet etmeden beraber büyüdük .
çocukları olmayan arkadaşlarıma acıyorum bazen .
her şey zamanında güzel 35-40 yaşından sonrası için anne olmak aşırı zor olmalı .
0
devilone
(22.12.17)
aga insanin ici kotu diyoruz ya hani, yok dogadaki en bencil canli, en vahsi canli, dogasi kotu vs ama insanin evladi icin yaptiklari hakikaten cok buyuk. fedakarliklarin hakikaten degeri bicilmez. hani derler ya yemedim yedirdim, giymedim giydirdim hakikaten oyle. bir gram yalan veya abarti yok. yani o yuzden cocuk olunca hakikaten kendinden vazgecip bir yasama amacin oluyor gibi oluyor bence de yukarida bahsedildigi gibi.
0
baldur2
(22.12.17)
kesinlikle acıyorum.
0
hybrid427
(22.12.17)
yaramaz ve çok çocuklu olanlara acıyorum.
0
nothing in my way
(22.12.17)
Çocuklu insanların çoğunun hayatları mahvolmuş durumdayken bu olayı belli etmeme hallerine,''ama sevgisi çok başka'' vb kalıplarla çocuksuz olanları yerme çalışmalarına acıyorum daha çok. Ayrıca bazı hemcinslerimin çocuğu evliliğin bir teminatı olarak görüp,kendileri çok hazır olmamasına rağmen ''bir erkeğe çocuk vermek'' kisvesi altında doğurmasına da ayrıca kızıyorum ve acıyorum. Çok düşük bir ihtimal ama ilerde bir gün çocuğum olursa, ben istediğim için ve o çocugu bekar bi anne olarakta en iyi şekilde yetiştirebilceğime inandığım için olur...

Hakikaten de var böyle kadınlar. İçinde çok az çocuk sevgisi var,adam gitmesin diye doğurmuş sonra evlilik bitince iş bekar anne olarak hayat sürdürmeye gelince hepsi içlerinden kıza kıza ve sürekli memnuniyetsizlik hali içinde yaşıyorlar ve bu çocuklara yansıyor.Çocuk hiç bir ilişkinin teminatı değildir ve bir kadın ve erkeği aile yapmaz...
0
ırene adler
(22.12.17)
"artık bunlar için sonrası yok" değil bikerem.

genelde anne babaların yaptıkları bu evet haklısın. önümüzdeki örnekler böyle olunca biz de böyle ikileme düşüyoruz haliyle.
oysa yapılması gereken; hayatı yaşayarak çocuklara nasıl yaşanacağını göstermek olmalı. gayet mümkün bişi bu.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(22.12.17)
Hayatlarındaki her şeyi çocuk odaklı düşünmek zorunda oldukları için üzülüyorum, özgürlüğün kısıtlanıyor bir kere. Çocukla her şey yapılıyor diyorlar ama bence o bir nevi kendini teselli etme cümlesi. Ha çocuğu umursamayıp yine her istediğini yaparsın ama bu sefer o çocuğa yazık. Kendinden çok onu düşünmek zorundasın, onun için kendinden fedakarlık etmek zorundasın sonuç olarak.
Benim annem kardeşimle beni tek başına büyüttü, ben her zaman her şeyin farkında oldum maalesef.

Ben de birkaç seneye çocuk yapacağım muhtemelen ama bu düşünceler beni korkutuyor. Ayrıca evet böyle bir dünyaya çocuk getirmek istemiyorum:(
0
peggy
(22.12.17)
ben şu türün devamı, üreme iç güdüsü kodlanmış falan tarafındayım olayın. bana kodlanmamış çünkü. çocuklu ailelere de çocuklara da acıyorum. tercihleri doğrultusunda doğmuyorlar. doğup büyüdükleri dünya tarih boyunca rezil bir çizgide ilerledi, ilerliyor. herkesin hayata bakış açısı ile ilgili tabii. ben rust cohle safındayım.
0
format c
(22.12.17)
(10)

Atatürk'e Benziyor mu?

arockm
Merhaba shutterstock sitesinde Atatürk ile ilgili bir vectör var. Yalnız bu vectörün Atatürk'le alakası yok bence. Kaldırılmasını talep ettim ama tarafıma "bunun bir çizim olduğu, görselin tanıtımı ve içeriğinin yeterli olduğuna karar verilmiş olup, kütüphanede aktif olarak kalacaktır." denildi.Sizc
Merhaba shutterstock sitesinde Atatürk ile ilgili bir vectör var. Yalnız bu vectörün Atatürk'le alakası yok bence. Kaldırılmasını talep ettim ama tarafıma "bunun bir çizim olduğu, görselin tanıtımı ve içeriğinin yeterli olduğuna karar verilmiş olup, kütüphanede aktif olarak kalacaktır." denildi.

Sizce Atatürk'e benziyor mu? Eğer benzemiyorsa sizlerde "[email protected]" adresine şikayet maili atarsanız sevinirim.

İlgili vectör linklerde. Teşekkürler.


www.shutterstock.com


Stok Vektör Kimliği: 753821416
0
arockm
(21.12.17)
kazım karabekir'e daha çok benziyor.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(21.12.17)
Enver Paşa'ya daha çok benziyor.
0
angelus
(21.12.17)
selanik değil pütürge doğumlu atatürk olmuş bu.
0
Bruce
(21.12.17)
Kazım Karabekir +1
0
simderun
(21.12.17)
Bence de alakası yok hiç. İlgili yerlere mail atarsanız çok sevinirim. Teşekkürler.
0
🌸arockm
(21.12.17)
karabekir +1

ne gerek var şikayete yahu.. benzemese de şikayet edecek bir şey yok.
0
tabudeviren
(21.12.17)
Olmamis. Bence de
0
durgunfoton
(21.12.17)
Atatürk'ten ziyade kalpak giymiş Ferhat Güzel'e benziyor. Ama şikayet etmeyi de ultra manasız buldum. Neticede bir aşağılama, hakaret vs yok. Sadece kötü çizim. Her kötü çizim için bu olmamış, bunu beğenmedik silin mi diyeceğiz. Biz güzellik, benzerlik otoritesi miyiz? Her resim, toplu olarak beğeni ve benzerlik onayından geçtikten sonra mı yayınlanmalı? Saçma

Neticede bu görseli beğenmiyorsanız, kullanmaz, satın almazsınız. Her beğenmediğimizi yasaklatalım, kaldırtalım gibi bir zihniyeti tehlikeli buluyorum.
0
thracia
(21.12.17)
amcama daha çok benziyor
0
firemanjonny
(21.12.17)
Begenmedim. Olmamis. Hatta demet akalinin esine benzettim.
0
wishmaythşngs
(22.12.17)
(5)

İngilizce yazan bir Türk yazar hakkında ne düşünürdünüz?

fleur du mal
Halihazırda böyle örnekler var, Elif Şafak gibi. Belirteyim, kendisini hiç okumadım ve çoğunlukla olumsuz yorumlar aldığını biliyorum.Bir süredir İngilizce öyküler yazıyorum ve ilk kitabımı bu şekilde yazmak gibi bir düşüncem var. Bunun birçok sebebi mevcut, fakat amacım kesinlikle oryantalist bir b
Halihazırda böyle örnekler var, Elif Şafak gibi. Belirteyim, kendisini hiç okumadım ve çoğunlukla olumsuz yorumlar aldığını biliyorum.

Bir süredir İngilizce öyküler yazıyorum ve ilk kitabımı bu şekilde yazmak gibi bir düşüncem var. Bunun birçok sebebi mevcut, fakat amacım kesinlikle oryantalist bir biçimde yerel kültürümü uluslararası camiaya pazarlamak değil. Yazım tarzımı sadeleştirmeye çalışmak, daha geniş bir kitleye hitap edebilmek, kendimden uzaklaşmak, farklı şeyler keşfetmek, vesaire. Amacım bunları tartışmak da değil.

İçeriği ne olursa olsun, yani ister yerel öğeler taşısın, ister taşımasın, İngilizce yazan bir Türk yazar hakkındaki düşünceleriniz ne olurdu? Veyahut hangi durumlarda olumlu, hangi durumlarda olumsuz düşünürdünüz, isterseniz bu şekilde de cevaplayabilirsiniz.

Teşekkürler.
0
fleur du mal
(21.12.17)
Eğer İngilizce yazdığın kitabı kendi ülkende satışa koymak için başkasına tercüme ettirirsen, o ülkenin bir vatandaşı olarak Elif Şafak'a ettiğim gibi sana da içimden küfrederim. Yoksa istediğin dilde kitap yaz bana ne. Kendi anadiline saygısız olma yeter.
0
yaren
(21.12.17)
Kendi ülkesindeki okuma oranını görüp bu minicik topluluğa kısılıp kalacağına uluslararası yönden okunma oranını artırma, eserini dünyanın her bir köşesine ulaştırma peşinde olduğunu düşünürüm.

Elif Şafak'ın eleştirilme sebebi daha çok edebi yöndeki zayıflığı (ki bu da göreceli bir şey) ve popülist değerler üzerinden kendini tanımlama çabası.
0
m e b
(21.12.17)
yalnız elif şafak kendini daha iyi ifade edebildiği için ingilizce yazıyor. bahsettiğiniz kaygılarının olduğunu sanmıyorum.
0
lesemajeste
(21.12.17)
ingilizce kullanımı sırıtmadıktan sonra farklı bir şey düşünmezdim. okurken "bu ne ya, dili bilmeden bi de yazmaya çalışmış" dedirtmedikten sonra sorun yok, yeterince hakim olduğunu düşünüyorsan neden olmasın.
0
Bruce
(21.12.17)
nobel bile alsan yaranamiyorsun turkiye'de bosver.

hangi dilde kendini ifade edebiliyorsan o dilde yazarsin.
0
lanc
(21.12.17)
(2)

Soundbar verimliliği

ondkz
Oda 20 m2. Bunlardan kullansam film,maç vs. izlerken verim alabilir miyim ?Yoksa şuanda kullandığım 2+1 ses sistemleri gibi midir ?
Oda 20 m2. Bunlardan kullansam film,maç vs. izlerken verim alabilir miyim ?

Yoksa şuanda kullandığım 2+1 ses sistemleri gibi midir ?
0
ondkz
(21.12.17)
2+1'den tabii ki kaliteli ancak surround etkisi alman zor, öyle bir beklentin yoksa işini görür ortalama üstü olanlar.
0
Bruce
(21.12.17)
Ben beğenmiyorum onların sesini. Kablo derdini takmıyorum 5+1 akıyor her türlü. Dendiği gibi minimal muhabbetine iş görüyor ve gereksiz pahalı
0
hasmetizm 2046
(21.12.17)
(3)

Lcd tv anakart degisimi

Mayhoş
3 yil once almis oldugum vestelin alt urunlerinden olan techwood lcd televizyonumum anakarti yanmis,degistirmek icin 250 tl istiyorlar. Zaten televizyonun kendisini 400 tl ye almistim. 250 tl bana fazla geldi ama anakart degisimleri icin normal bir fiyat mi bilmiyorum. Bunu daha ucuz bir yoldan hall
3 yil once almis oldugum vestelin alt urunlerinden olan techwood lcd televizyonumum anakarti yanmis,degistirmek icin 250 tl istiyorlar. Zaten televizyonun kendisini 400 tl ye almistim. 250 tl bana fazla geldi ama anakart degisimleri icin normal bir fiyat mi bilmiyorum. Bunu daha ucuz bir yoldan halledebilmem icin önerisi olan arkadaslar varsa bekliyorum
0
Mayhoş
(21.12.17)
o parayı vermemek için her şeyi yapmaya hazırsan anakartı fırında ısıtabilirsin. ilk gördüğümde taşak geçiliyor sanmıştım ama cidden işe yarayabiliyor. birazcık araştırırsan ne şartlarda yapılması gerektiğini bulabilirsin, çok zor bir süreç değil eğer anakartı sökebilirsen.
0
Bruce
(21.12.17)
tv 82 ekran ise bana da lazım aynı karttan. üretim hatası var galiba cihazlarda.
0
izole
(21.12.17)
Aç bi de sen bak, belki problem güç katındaki bir parçadandır. Değiştiriverirsin iki dakikada.
0
rastocasdelay
(21.12.17)
(16)

Duyurunun zekileri

uyusam iyi olur
1) zeki olduğunuza nasıl karar verdiniz veya verildi?2) lisede, üniversitede çok çalışır mıydınız?(hayır hiç çalışmazdım diyenler olacaktır ama bu geçerli cevap değil çünkü sizin hiç çalışmıyorum dediğiniz, bir başkasının çok çalışması olabilir. Dolayısıyla saat bazında cevaplarsanız çok iyi olur.)
1) zeki olduğunuza nasıl karar verdiniz veya verildi?
2) lisede, üniversitede çok çalışır mıydınız?(hayır hiç çalışmazdım diyenler olacaktır ama bu geçerli cevap değil çünkü sizin hiç çalışmıyorum dediğiniz, bir başkasının çok çalışması olabilir. Dolayısıyla saat bazında cevaplarsanız çok iyi olur.)
3) üniversite giriş sınavlarında elle tutulur bir sonuç aldınız mı?
4) bir konuyu ya da bir şeyi hemen kavrar mısınız?
5) insanları dinlerken sıkılır mısınız?
6) sınavlara son gün mü çalışırsınız? (dürüst olun)
7) bildiğiniz ya da duyduğunuz şeyleri hemen unutur musunuz?
8) bölümünüz nedir?
Ek soru 9) sosyal misiniz yoksa asosyal sayılır mısınız?
İllaki zekilerin cevaplamasına gerek yok. Çevrenizde gördüğünüz zekiler için de bu soruları cevaplayabilirsiniz.
0
uyusam iyi olur
(21.12.17)
Vermedim değilim bence.
Ünide çok. Sınavdan önceleri de çalışırdım. Programlıydım her derse girer kendi notumu tutardım.
Dgs de 280 yapmıştım.
Hayır. Anlamam gerek ve o hemen olmuyor.
Zeki olduğunu anlarsam dinlerim. O söylemeden ben söyleyeceklerini tahmin ediyorsam dinlemem.
Hayır. Önceden de çalışırdım.
Unutmam. Stres altında belki.
Elektrik elektronik mühendisliği.
0
brad pitt
(21.12.17)
1) kadinlar tarafindan tavlanmak icin soylenen yalanlardan ogrendim(kiskiskis)
2)mecbur diilsem hayir, mecbursam son gün
3) aldim
4) evet
5)sıkılmam, ama herhangi bi seyi uzun sure yapmaktan sıkılırım
6) evet
7) cabuk ogrenir cabuk unuturum
8) hukuk
0
her giriste sifresini unutan adam
(21.12.17)
kime göre neye göre zeki? ilkokulda zekiyim diye geçiniyordum, anadolu lisesine gidince "hmm" oldum, üniversiteye geçip önceki sene sayısaldan ilk 100'e girerek kazandığı bölümü beğenmediği için bırakan, dilden girdiği sınavda 20 küsürüncü olup yanıma düşen, dersine gelmediği sınavlardan a alan ancak ikinci dönem o bölümü de beğenmeyip sınava giren ve yine sayısaldan derece yapan bir tipi görünce zeki olmadığıma karar verdim. kimse o duş almaya bile tenezzül etmeyen yaratığın çalışkan olduğuna inandıramazdı beni çünkü.

ha bi de tevitöl ve koç'ta burslu okuyan bir arkadaşım vardı ilkokuldan, yıllar sonra son gördüğümde "hata yaptım futbolcu olucaktım ben abi ya :/" diye dolaşıyordu; zeki olup zeka gerektirmeyen bir iş yapmayı bile isteyemeyecek kadar zeki değilim demiştim.
0
Bruce
(21.12.17)
1.belli bir yaşa kadar herkes en az benim gibi zannederdim ama çevremden ve yeni tanıştığım insanlardan duyduklarım farkındalık yarattı
2.ilgini çeken derslere çok çalışırdım daha iyi kavramak deep dive öğrenmek için. Diğerlerini derste duyduğumla geçerdim
3.evet 2.universiteye alan dışında ilk 5binle yerleştim.
4.1.soruda bahsettiğim buydu herkes böyle zannederdim.
5.dolaylı anlatımlar ve ilgimi çekmeyen şeyler bayıyor(bunda herkes böyledir bence)
6.genelde öyle yapardım
7.hayır
8.sayısal
0
lynda.com
(21.12.17)
1) Zeki olduğumu hiç düşünmedim ve önemsemedim de ama yüksek lisansta bir hocam ve üstün zekalılar üzerine çalışan bir akademisyen arkadaşım üstün zekalı olduğumu ileri sürmüşlerdi. öğrencilerim (üniversite) ise sıkça bana bu soruyu sorarlar. gerekçe olarak ise dilsel zekamın üst olduğunu savunmaları, hızlı düşünmek, üretmek ve akıcı konuşmak, alakasız birçok şeyi ilişkilendirebilmek. yani genel olarak dilsel. Ve hafızamın çok güçlü olması. (Bunlar kendi görüşlerim değildir, amacım da övünmek değil.)
2) Hayır, gerektiği kadar çalıştım. Yl ve doktorada çok çalıştım.
3) Evet.
4) Evet.
5) Hayır, mesleğim bu. Sadece aptallığa tahammül edemiyorum, o yüzden aradan ihtiyacım olanları seçiyorum.
6) Evet.
7) Hayır.
8) Dil :) Türkçe eğitimi.

Ek 9 için: sosyalim.
0
duyond
(21.12.17)
1-benden çok ailem ve öğretmenlerimce zeki, eleküstü öğrenci kategorisindeydim hala da öyleyim sanırım. ilgisi dağınık biriydim full konsantre hiç olamadım çabuk dağıldım hep.
2-boşladım çok değil de eh işte çalıştım. günlerce çalışıp 20 aldığımda oldu bi okumayla 90 aldığım da. motivasyonuma göre değişti hep. net saat veremem.
3-elle tutulur sonuç 3 hafta çalışıp mühendisliğe yerleşmekse evet elle tutulur sonuç. çevremdeki herkes sen barajı dahi geçemeyeceksin derken üç hafta öss için yetmezdi ama. gerçi üç hafta not okudum sadece.
4-ilgimi çeken her konuyu tek seferde anlarım. anlatıcıya da bağlı. mıy mıy anlatıyorsa ilgimi çekse de dinleyemiyorum dağılıyorum.
5-sürekli kısır döngüde dolaşan insanları dinlemekten yoruluyorum ve dinliyor gibi yapıyorum bi kulaktan girip diğerinden çıkıyor.
6-çoğunlukla evet.
7-net hayır.
8-jeofizik mühendisiyim. -aynı zamanda bi sürü şeyde de kendimce bi seviyem var, kodlama, grafik web tasarım gibi.
9-ortayakarışık.kendine göre sosyal, diğer sosyallere göre asosyal kalıyorum falan hoş değil.
0
antik depresan
(21.12.17)
zeki arkadaşım için:
çok hızlı öğreniyor. kolay kolay unutmuyor. sınavlara son gün çalışıyor.
her sınavı süresinden önce bitirip, son bir kontrol yapıyor gözden kaçan birşey olmasın diye. adam birkaç sene önce aldığı dersin bu sene çıkan sorularını rahatlıkla çözebiliyor. oha öküz.
0
herhaltibiliyoring
(21.12.17)
1 iş yerinde bir test yaptılar 100 soruluk orada sadece iki soruyu yapamamıştım. o gün ulan acaba salak değil miyim diye düşündüm.
2. lisede defteri ve kitaplarımı öğretmen masasının çekmecesine bırakırdım, üniversitekız arkadaşım bana çalışmaya gelirdi sesli okurdu dinlerdim. (ama devamsızlık yapmazdım her derse giderdim)
3 ek puanlı vs 17. oldum
4. biri yaarken gördükten sonra ilk denememde bazen ve ikinci denemede genellikle
5. evet
6. genelde çok çalıştığımı söyleyemeyeceğim. ama ortaokulda okulda eve gelince o gün yazdıklarımızı mutlaka okurdum. (bütün bilgilerim oradan kaldı)
7. hayır
8. sosyal bilimler
9. asosyal sayılırım, iş yerinde belirli kişiler dışında pek kimse ile iletişim kurmayı sevmem. orta okuldan bu yana aynı arkadaşlarım var. üniversitede 4 arkadaşla 4 yılı bitirdim.

şimdi böyle cevap verince çok zeki gibi gelmeye başladım kendime de ama çok zeki değilim. ortalama bir insanım belki bir tık daha zeki olabilirim. mesela normal insan zekası 10 üzerinden 5 puansa benim 5.5 ya da 6 puandır. benim olayım unutmamakla alakalı, biri bir şey dediğinde ya da bir yerde bir şey okuduğumda bunu unutmamalıyım dediğimde asla ama asla unutmuyorum. mesela 6. sınıfta hocanın bunu unutmayın sınavda soracağım dediği şeyler bile hala aklımda. sınıftaki herkesin adını ve soyadını hatırlıyorum. (tüm eğitim hayatım boyunca sınıfımda olanların) (üniversitede muhabbetim olan kişilerin tabi)

zeka denilen şeyin olmadığına herkesin bir şekilde öğrenip her şeyi yapabileceğine inanıyorum. yani cübbeli ahmetin zamanında fen dersine din kültürü hocası gelmeseydi bügün satış pazarlama uzmanı olmak yerine fizik uzmanı olabileceğine inanıyorum.
0
zugas
(21.12.17)
Kendimi zeki değil de aptal olarak görüyorum. Ama üniversite zamanında mühendislik okuyan bir arkadaş vardı, kendini herkesten daha zeki olarak görür, başkalarını aşağılayıp dururdu bıyık altından. Bu, zamanında ev arkadaşım da oldu. Onu yeterince gözlemleme fırsatım oldu, ona göre cevap vereyim.

1. Kendisi karar vermiş zeki olduğuna.
2-3. Hayır. Hiç çalışmadığını iddia eder,bize YGS/LYS için "Siz kendinizi yırtarken ben bir tarafımı yaya yaya çözdüm soruları." derdi. Oysa aynı dandik üniversitede idik. Okuduğu bölüm de barajın birkaç tık yukarısı idi.
4. Hakkını yemeyelim, cidden o konuda iyiydi.
5. Kişiye göre değişiyordu.
6. Evet. İki sayfa not çıkarır, bunların kendisini kurtaracağını düşünürdü.
7. İşine gelen noktada hafızası çok iyiydi. Başkasını alt etmek içinse hep olayı yanlış aktarırdı ta ki olayı başka biri hatırlayana dek.
8. Mühendislikte bir bölüm idi.
9. Sosyal olmaya çalışan ama aslında insanları sevmeyen biri idi.


Şimdi çok saçma gelebilir bütün bu dediklerim ama okulda mühendislik okuyan Allah'ın neredeyse her bir kulu kendini zeki addeden, bunu başkalarının yanında söylemekten çekinmeyen tiplerdi. Bu çok zeki arkadaşlar okulu da epey uzattı. Bir de gerçekten zeki olan insanların "Ben şöyle zekiyim, böyle akıllıyım" dediklerini hiç duymadım ben şahsen. Einstein'a mal diyen ama okulu da senelerce uzatan zeki mi olur Allah aşkına?
0
m e b
(21.12.17)
ron dennis çılgındır bence zeka konusunda. gelsin.
0
rain when i die
(21.12.17)
@ rain when i die
Kendisini soruma davet ederseniz çok memnun olurum.
0
🌸uyusam iyi olur
(21.12.17)
1- kendimi bildim bileli. çoğu kelimeyi ilk öğrenme şeklimi ve 2 buçuk ila 7 yaş arası hayatımı neredeyse gün gün hatırlıyorum. o zamanlar etrafımdaki herkes beni 2-3 yaş daha büyük zannederdi ve "çok zeki, çok akıllı maşallah" derlerdi. etrafımdaki insanların çoğunun aptal olduğunu zannederdim. 3 yaşımda okumayı öğrendim. kitaplar okumaya başladım o zamanın şartlarında. çok kitabım olmuyordu evde ne bulursam okuyordum. sonra ilkokula başlayınca sınıftaki kırk öğrencinin de salak olduğunu zanneder oldum. bir ay sonra beni 2. sınıfa naklettiler. bir yıl içinde 3. sınıf öğrencisi olmuştum ama halâ etrafımdaki herkes salak geliyordu. en son, türkiye'nin ilk üç fen lisesinden birinde bütün sınıf ve hoca benim çok zeki olduğumda hemfikir olduklarında bir nevi tescillenmiş oldu. (not ortalamam o zaman sınıfın sonuncusu idi galiba, ergenlikten ötürü)

2- lisede ve üniversiteye hazırlanırken tüm (%100) ders kitaplarım, soru bankalarım, dergilerim tertemiz kaldı. ilk ve ortaöğretim hayatım boyunca neredeyse hiç ödev dahi yapmadım. (arada bazı resim ödevleri ve zevkli ingilizce ödevlerini yapardım) ödevlerin kontrolü için envai çeşit yol bulmuştum. hoca bir uçtan imzalamaya başladıktan sonra, ortadayken çaktırmadan diğer uca geçmekten tutun, eski konunun başlığını silip de yeni ödevin konusunu yazmaya, para yahut hatır ile arkadaşa ödev yaptırmaktan, ağlanıp sızlanıp ödevi ablaya yaptırmaya, törenden sonra sınıfa girip ödeve başlayıp imzaya kadar hemencecik yetiştirmekten tutun, ödev kontrolü öncesi kendimi idareden çağırttırıp ya da tuvalet izni alıp geçiştirmeye kadar... arada yakalandıklarım oldu hep illâ ki. ödev dışında tüm ilk ve ortaöğretim hayatım ve üniversiteye hazırlık sürecim boyunca toplamda bir saat ders çalışmadım. zorunlu etüdlerde ise bazen soru çözmeye uğraşır, ekseri uyurdum.

3- girdiğim bütün sınavları (bir kısmını il derecesi ile) kazandım. anadolu liseleri orta kısım sınavı, dpy bursluluk sınavı, fen liseleri sınavı, üniversite sınavı.

4- hemen kavrarım.

5- insanına bağlı. ekseri sıkılmam ama karşıdaki boş muhabbet yapıyorsa hemen sıkılırım. yeni şeyler öğreniyorsam saatlerce dinleyebilirim. ortam geyikse ayak uydurururm.

6- üniversitede bir iki sınava son gün, birkaç sınava sınavdan birkaç saat önce, kalanlarına ise hiç çalışmazdım. ama üniversitede hiç unutmuyorum, bir sınava tam bir hafta, 500 sayfalık kitabı bitirerek çalıştım ve iğrenç bir sonuç aldım (63 mü ne. normalde 90 üstü alırdım çalışmasam)

7- detayları hemen hiç unutmam. ama mesela telefon no, sokak adresi, hangi yoldan gittiğimiz gibi şeyleri hemen unuturum.

8- bilgisayar mühendisliğinden mezun oldum. beslenme ve diyetetik ile bilg. müh. yüksek lisansını sıkılıp yarım bıraktım.

9- sosyal fobim var gibi. sosyalleşebiliyorum ama panikleyebiliyorum.
0
dilemma of subscribtionability
(21.12.17)
çok acı bir zekam var.
0
eksimeksi
(21.12.17)
çok zeki olduğumu düşünmüyorum, bu duyuruya neden cevap yazdığımı da bilmiyorum.
ders çalışmazdım diyebilirim, günde 15 dakika ortalamayı tutturmamışımdır herhalde.
sınavlarda dikkate değer bir sonuç almadım, alelade bir bölüme yerleştim, uzun süre sürtüp sonra bıraktım.
genellikle kolay kavrarım, konuyla/olayla tamamen kel alaka değilsem tabii.
insandan insana değişir, genelde ilgiyle dinlemeye çalışırım ama çoğunlukla sıkılıp ilgiyi kaybediyorum.
sınavlara çalışmadım.
genellikle hatırlarım, ancak bu sadece zeka ile alakalı olmayabilir bence.
bolümüm diyebilecek kadar derslere katılmışlığım yok.
zekanın sadece okulla ilgili olduğuna kendinizi epey şartlamış gibisiniz, biraz daha geniş düşünmek belki daha faydalı olur.
0
gkhncnzdgn
(21.12.17)
zeki adam burdaki sorulara cevap vererek kibirli görünmek istemeyecek kadar zeki değilse,
neyleyim ben o zekayı
0
regardless of what they say
(21.12.17)
sorularda zeka = akademik basari gibi bir durum var. 20'li yaslarin sonuna dogru anladim ki bu kesinlikle yanlis bir teori. zekanin gostergeleri benim icin hedef koyup sapmamak, ne bilip ne bilmediginin farkinda olmak, ayrintilara onem vermek, insanlari manipule edebilmek, dusundugunu net bir sekilde anlatabilmek gibi seyler. akademik basari kartvizitde iyi duruyor, karsina alip konusmaya baslayinca "title"lar dokulmeye basliyor.
0
cooperr
(21.12.17)
(10)

Mutlaka canli dinlenmesi gereken efsane isimler

rusyalı kozmonot
Ve hala konser veren tabii. Sizce kim?
Ve hala konser veren tabii. Sizce kim?
0
rusyalı kozmonot
(21.12.17)
Camel
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(21.12.17)
Beyoncé.
0
m e b
(21.12.17)
Robert Plant
Patti Smith
Ozzy Osbourne hatta grubun final turnesi yapılmış olsa da Black Sabbath üyelerinin her biri
Brian May
Judas Priest
Aerosmith
The Rolling Stones...

Daha yazmaya üşendiğim onlarca grup ve isim var sanırım. Keşke Türkiye'de yaşamasaydık diyorum bu konuyu her düşündüğümde. :(
0
ms brownstone
(21.12.17)
Pearl jam isterdim dünya gözüyle, bi gözü toprağa bakanlardan dünyada fazla zamanı kalmayanlardan da Neil Young (geldi ama gidemedik)

Mark knopfler da isterim, dire straits döneminden bol çaldığı konseri varsa, solo albümleri bayıyor
0
freebird5406_2
(21.12.17)
foo fighters, roger waters geliyor aklıma ilk. aslında tüm efsane rock grupları-insanları canlı dinlenmeli; efsane kategorisinde olup da canlı performansı "kötü" olan kimseyi hatırlamıyorum. yeni nesil rock biraz daha yumuşadığı ve içine stüdyo etkisi girdiği için kayıt ile canlı farklı olabilir ama ms brownstone'un saydığı babalar ve nesildaşları çatır çatır çalıyor canlı; hepsini izlemek lazım.
0
Bruce
(21.12.17)
Judas Priest

Yaşlarına göre performansları çok iyi.
0
halitkin
(21.12.17)
dünya gözüyle bu ülkede gittiğime en sevindiğim konser (bkz: 4 ağustos 2013 roger waters istanbul konseri)

aynı şekilde sevineceğim bir diğer konser Pearl Jam konseri olurdu benim için de. freebird +1

ondan sonra da Tom Waits olurdu.
0
otonomo
(21.12.17)
Linet
Bir provasında boş stüdyoda kendi kendine prova yaparken dinledim çıplak sesle. Mikrofon falan yoktu. Bu şarkıcıysa diğerleri ne dedim. Yok böyle bir ses.
0
insomnia
(21.12.17)
Feryal Turkoglu
Rammsstein
Aslinda isimden ziyade senfoni orkestrasi canli dinlenmeli. Arada fark yok, canli ile kayittan dinleme arasindaki sey farktan ote bir sey. Diger muzik turlerinde ozellikle canli dinlenmeli diyemem bana sorarsan aslinda.

Bu arada Judas priest birakti diye biliyorum. En son tr ye geldiklerinde son turneleriydi.
0
stavro
(21.12.17)
benim için en önemlileri:

tool
camel
rush
neil young
pearl jam
iron maiden
ve asla efsane olamayacak olmasına rağmen pain of salvation.
0
rahip janick
(21.12.17)
(4)

estetikle güzel olanlar neden küçümseniyor?

cilekli krep
bir insan doğuştan güzel olduğunda hiçbir çaba sarf etmeksizin güzel oluyor. güzelliğin takdir edilmesi zaten ayrı mesele ama neden bir insanın estetik yaptırdığını duyduğunda insanlar bi değişik tepki veriyor. ortada takdir edilecek bir durum varsa kadın en azından para vermiş acı çekmiş ya da bece
bir insan doğuştan güzel olduğunda hiçbir çaba sarf etmeksizin güzel oluyor. güzelliğin takdir edilmesi zaten ayrı mesele ama neden bir insanın estetik yaptırdığını duyduğunda insanlar bi değişik tepki veriyor. ortada takdir edilecek bir durum varsa kadın en azından para vermiş acı çekmiş ya da becermiş güzel bir makyaj yapmış güzel olmuş. nedir bu makyajsız estetiksiz güzel övgüsü?

bahsettiğim şey estetikli görünümü beğenmeyen insanlar değil. güzel bulduğu bir insanın estetikli olduğunu öğrenince bir miktar küçümseme ya da artık takdir etmeme durumu.
0
cilekli krep
(20.12.17)
Estetik yapay durmayip guzel de gösteriyorsa kotu bir sey degil. Herkes Allah vergisi guzel olacak diye bir sey yok.
0
i m sick tired
(20.12.17)
estetikle herkes güzel olur önemli olan hiçbir şey yapmadan güzel olmak diye düşünüyor olabilirler.
0
sta
(20.12.17)
çünkü ilkel dürtüler genetik güzelliğin peşinde. estetikle gelen güzellikle aldatılmışlık hissine uğruyor bünye.
0
preldzic
(20.12.17)
insanın olduğu şeyi kabullenmeyip çeşitli zahmetlere girmesi o kişinin kendine olan güveni ve samimiyetiyle ilgili belirli bir fikir uyandırıyor bende. bir insanın sırf "güzel" görünmek için bunca zahmeti göze alması estetik özelinde o belirli fikrin keskinleşmesine sebep oluyor. bahsettiğim şey sadece "dayatılan güzellik algısı" şikayeti değil, insanların kendilerini oldukları gibi kabul edemiyor olması.

ancak küçümsüyor değilim, zaten ne haddime. olay güzelliğin nasıl kazanıldığı değil benim nazarımda, güzelliği kazanmaya çalışmanın ve bu amaç uğruna ödenen bedelin kendisi. bu dünya'da her şey güzel olmak zorunda değil ve insanların bununla baş edemiyor olmasını saçma buluyorum.

öte yandan @preldzic +1, "güzelin" evrimsel etkisi soyu kaliteli devam ettirme olduğundan o estetikli kısım tamamen aldatmaca gelecek. tatlı yapmak için aldığın şekerin aslında un çıkması nasıl işine yaramazsa bilinçaltında estetikli de benzer etkiyi yaratıyor.
0
Bruce
(20.12.17)
(9)

vize için şehirlerarası seyahat belgesi

estranged
idata italya vizesine başvurdum geçenlerde, eksik evrak olarak şehirlerarası seyahatinizi neyle yapacaksınız onu belirtmemişsiniz diye aradılar.normalde flixbus düşünmüştük ama ücretsiz rezervasyon seçeneği bulamadım. bu naylon rezervasyonu nasıl hallediyoruz?
idata italya vizesine başvurdum geçenlerde, eksik evrak olarak şehirlerarası seyahatinizi neyle yapacaksınız onu belirtmemişsiniz diye aradılar.
normalde flixbus düşünmüştük ama ücretsiz rezervasyon seçeneği bulamadım. bu naylon rezervasyonu nasıl hallediyoruz?
0
estranged
(20.12.17)
uçak biletlerine bak, ekonomi sınıflarına değil de en pahalısına bakarsan onlarda rezervasyon seçeneği çıkıyor bazı havayollarında.
0
Bruce
(20.12.17)
en pahalıyı gösterirsem de şüphe uyandırır ya gösterdiğim parayla uyumlu olsun.
0
🌸estranged
(20.12.17)
Trenle yapacağını beyan et.
0
kompisko
(20.12.17)
trainitali sitesinden ucuzdan bir bilet al. göster ben öle verdim.
0
mikahakkinen
(20.12.17)
Ben ayni sehirde kalacagim diyodum, tum rezervasyonu ayni sehirde yapiyodum :D
0
kuehles blondes
(20.12.17)
trenitalia flixbustan da pahalı gördüm. anladığım kadarıyla ücretsiz rezervasyon yapamayacağım.
0
🌸estranged
(20.12.17)
İlgili seyahat için biletleri alsanız ya? Hem zaman geçtikçe pahalılanır belki.
0
saygilarefendim
(20.12.17)
almayı da düşünüyorum ancak hala net olmayan planlar var. net bir saate bağlı kalmaktansa biraz esnek olmak istedim. ancak bu gidişle alacağım gibi görünüyor.
0
🌸estranged
(20.12.17)
FlixBus'tan al, iptal edince kredi yüklüyorlar, başka bilet alıyorsun. Paran yanmıyor.
0
Lim5
(20.12.17)
(10)

Şimdi bu, bitcoin balon olsa mesela

mete kudur
Selam ben bilal. Ekonomiye de bi' giriş yapayım diyorum.Bu bitcoin'in patlaması nasıl olabiliyor, yani elinde bu paraya sahip olan adamların elinden çıkartması mı lazım ? Yani bitcoin patlayacak diyenlerin temel argümanı bitcoin sahipleri bu sanal paralarını dolara çevirecek ve bitcoinin değeri düşe
Selam ben bilal. Ekonomiye de bi' giriş yapayım diyorum.

Bu bitcoin'in patlaması nasıl olabiliyor, yani elinde bu paraya sahip olan adamların elinden çıkartması mı lazım ? Yani bitcoin patlayacak diyenlerin temel argümanı bitcoin sahipleri bu sanal paralarını dolara çevirecek ve bitcoinin değeri düşecek diye mi, yoksa başka bi' legal illegal durumumu olabilir ?
0
mete kudur
(20.12.17)
Harika soru, silme lütfen, takipteyim. Bir çok kez yüzde 10-15 bandında inip çıktı ama bu sefer insanlar alım fırsatı bu diye yüklendi ve yükseldi. Ben de merak ediyorum bunu bu yüzden.
0
basubadelmevt
(20.12.17)
temel olarak şöyle sorun kendinize; bitcoin'i değerli yapan ne?

bir bitcoin'in güncel olarak 16 bin dolar etmesi, birilerinin bir yerde ona 16 bin dolar ödemeye razı olması sebebiyledir.

dolayısıyla, bir gün eğer çıkıp da elinizdeki bitcoin'i 16 bin dolardan satmaya çalışıp satamazsanız, 15'e indirip, 10'a çekip yine de satamazsanız balon patladı denir.

yani insanların btc'ye inancını yitirmesi gerekir. bu herhangi bir sebeple olabilir. devletlerin ortak karar alıp çok ciddi yaptırımlar getirmesiyle olabilir, sistemin çok geniş kapsamlı hack'lenmesiyle olabilir, ya da başka bir kripto paranın btc'yi ezmesiyle olabilir. ya da en basitinden, insanların gerçekten bu parayı kullanabileceği bir yer olmadığına kitleler halinde ikna olmasıyla olabilir.
0
captainobvious
(20.12.17)
Benim anlamadığım kısmı da bu zaten; ''kaç bin milyar milyon yok'' olmayacak birileri bu değiş tokuştan çok kazancak diğerleri beklentilerini kaybedecek değil mi yani ? herkesin kazanması gibi bir sistem beklendiği için mi bu balon patlar diyorlar.

ben bu ''refah'' kısmını da anlamıyorum, sisteme erken giren çok kazandı keza bu adamlar illa bu parayı el değiştirecekler. şimdi problem burada paranın yaygın olmayışı mı ? yani bu bir ticaret olduğu için paranın büyük kısmı görece birkaç kişinin elinde, bu adamlar çıkarsa diğerleri de panikten çıkar o zaman batar diye mi çekiniliyor ?
0
🌸mete kudur
(20.12.17)
bandista'nın çok güzel bi sözü var konu ile ilgili. "kaybeden yoksa, kazanılmaz para"
0
obscures
(20.12.17)
mete kudur bir noktayı kaçırıyorsun, bandista da yanılıyor.

şöyle düşünün. 200 bin liraya çok güzel bir araba aldınız. sabah 200.000 TL varken, şimdi ise bir araban var. peki, arabayı almış eve dönerken kaza yapsanız ve araç perte çıksa, 200.000 tl nereye gider? siz kaybettiniz, ama bir kazanan yok. bunun gibi.

ya da, satmak için domates aldın ve çürüdü. yine fazladan bir kazanan yok. ya da btc aldın ve fiyatı düştü. sana btc'yi, ya da domatesi satan kişi elindeki varlığa karşılık senden bir bedel istedi, sen de verdin. bandista'nın inandığı gibi bir kandırma yok çünkü alım-satım gerçekleşirken ikiniz de değerin o olduğuna inanıyordunuz.

ek: ters taraftan bakarsak da şöyle denilebilir; elimde bir vazo vardı, tipi güzel diye salonumda tutuyordum. sonra bir gün beni ziyarete geldiniz, ve vazonun vitrininize çok yakışacağını düşünüp benden 100 liraya satın almak istediniz. ben de "100 lira, hiç fena değil" diye sattım. çünkü benim için ederi 100 liradan azdı, belki 50 liraya almıştım örneğin.

sonra, salonunuzda vazoyu sergilerken, antikacı bir arkadaşınız geldi ve "oha bu nerden baksan üç milyon yıllık vazo, en az yüz bin lira eder" dedi. oracıkta sattınız antikacı arkadaşa. belki o başka birine 500 bine satacak, ama orası onu ilgilendirir. siz 99.900 tl kazandınız. bense 50 lira kazanmıştım.
0
captainobvious
(20.12.17)
bitcoin'in patlaması için blockchain sisteminin kökten değişmesi ya da bitmesi lazım, yoksa bitcoin sadece talep yükseldi arttı, düşünce patlayacak denebilecek basitlikte bir olay değil.

kripto para bitcoin ile başlamadı, bitcoin ile bitmeyecek; gelecekte kesinlikle hayatımıza girecek bir para şekli bu. önünde durmak mantıksız, o yüzden yasaklamalar olsa bile geçici olacak. internetin önünde duramazsınız, dünyanın 2 ayrı noktasında birbiriyle iletişimde kalan son 2 kişi bile kalsa durdurulamaz. insanlar bu basitliği anlayamıyor, o yüzden çok karışık bir şey gibi geliyor ve anlamadığı için "öcü" gözüyle bakıyor.

ortada tamamen speküle edilmiş bir para birimi yok. evet şimdiki değeri böyle ancak bunun azalması bitcoin'in bitmesiyle değil, aksine daha çok kullanılmaya başlamasıyla sağlanacak. büyük dalgalanmalar olacak evet, muhtemelen şu anda bu yüksek seviyeden alanlar çok uzun süre beklerse patlayacaklar ancak bitcoin yok olmayacak, reel seviyelere inecek sadece.

bu sürenin ne kadar süreceği çok belirsiz, çin-rusya ikilisi yasallaştırır da ekmeğini yemeye başlarsa amerika takip etmeden bırakmaz; bi tarafın yakınlaşması bu süreci hızlandırır. yasaklama işine girişeceklerini sanmıyorum büyüklerin, dediğim gibi bu ancak bir süreliğine engellemiş olur.
0
Bruce
(20.12.17)
@sour, Ne banka demişim ne bypass demişim, nereden çıkardın ki o kısmı? Ben geçerli olmasından bahsettim, nasıl ki her ülkenin kendi para birimi var, ülke sınırlarını tanımayan internet dünyasının da kendi para birimi olacak(ya da birden fazla) . Bankanın, gerçek paranın yerine geçecek diye bir durum yok, olabilecek en büyük atılım atm'den nakit yatırıp bitcoin almak olur. Çok yanlış anlamışsın o kısmı.

Bitcoin en köklü kripto para ve hacmi bu kadar büyümüş olduğu için kripto para=bitcoin olarak yorumladım. Gelecekte yerine başka bir tanesi gelebilir, ne olacağını görmek için kripto para ile işlem yapmanın yaygınlaşması gerekiyor. Bu yaygınlaşma sırasında o arz-talep dengesi de sağlanmış olacak.
0
Bruce
(20.12.17)
Yok hükmünden çıkması demek legalleşmesi demek zaten, illegal bi şekilde nasıl kullanıma sokabilir ülke? O düzenlemeleri yapmasından bahsediyorum işte.

Ülkenin merkez bankasının tanıması demek yasallaşması, bankaların bitcoin kabul etmesi demek, hepsiburada.ru'dan bitcoin ile ürün almak demek; neyi anlamadın tam olarak? Ülkenin bitcoinle ne kadar iç içe olmak istediğiyle alakalı olarak ülkenin atabileceği herhangi bir adımdan bahsediyorum, ne olduğunun bir önemi yok.
0
Bruce
(20.12.17)
@Sour, bitcoin bankayı tümüyle bypass edemez çünkü mevcut şartlarda manavdan bitcoin ile alışveriş yapamazsın. bitcoin ile alışveriş yapabileceğin alanlar var diye kısıtlama yapabilir bir ülke, ya da isterse her yerde geçiyor da diyebilir. ülkenin ne istediğiyle alakalı.

bitcoin kullanılıyor diye banka işlevsiz kalmayacak, bitcoini gerçek paraya dönüştürmek isteyenler bankaya bitcoin satmak zorunda kalacak. bankaların kontrolün olmadığı bir para karşılığında gerçek para satmak istememesi durumu yaşanıyor şu anda, insanların "olmaz" dediği en büyük nokta bu. ben de diyorum ki bankalar kendilerine "bitcoin ver para al" demek isteyen insan sayısı artacak ki bu sulara girmek isteyecekler. Belki de kendi rezervleri olacak, nasıl bir model benimseyecekler bilemiyoruz ancak bir yolunu bulmaları zor olmaz. kendi şartlarını sunacak, kuralları kendi alanları için belirleyecekler. "bitcoin ver hizmet al" noktasında bankanın işi yok ancak hiçbir zaman her ödemeyi bitcoin ile yapamayacağın için bankaya muhtaç kalacaksın. adamın 300 bin dolarlık bitcoin'i var ama bunu gerçek paraya dönüştüremiyor ne anladım ben o zenginlikten tartışmasının biteceği nokta bu işte, bankalar hiçbir zaman tümüyle bypass olmayacak.
0
Bruce
(20.12.17)
abi ben ekonomist miyim model getireceğim, benim sorumluluğum mu bu? bitcoin'in gelmesindeki engel benim model sunamıyor olmam mı? 1 tane satoshim dahi yok, neyin romantizmini yapayım?

bankalar bitcoin kullanmak isterlerse kendilerine uyan bir model geliştirebilirler pek ala diyorum, anlaması neden zor? fizik kuralı mı ki bu illa bilimsel olarak aksini kanıtlamam lazım? sana uçuk gelen kısımlarını yazarsın, neden olmayacağını söylersin, sonuçlarını zamanla görürüz. neden bu ofansiflik anlamadım valla, çok enteresan.
0
Bruce
(20.12.17)
(15)

kurumsal şirket çalışanlarına soru

Bruce
yıllık izinlerinizi hak ediş tarihinizden itibaren 1 yıl içinde kullanmanız için herhangi bir baskı ya da telkine maruz kalıyor musunuz? örneğin 1 ocak girişli bir personelseniz size aralık ayı içerisinde "şu kadar gün yıllık izniniz kalmış, ocak'a kadar kullanınız" gibilerinden bir şey söyleniyor m
yıllık izinlerinizi hak ediş tarihinizden itibaren 1 yıl içinde kullanmanız için herhangi bir baskı ya da telkine maruz kalıyor musunuz? örneğin 1 ocak girişli bir personelseniz size aralık ayı içerisinde "şu kadar gün yıllık izniniz kalmış, ocak'a kadar kullanınız" gibilerinden bir şey söyleniyor mu? yoksa "benim birikmiş 20-30 günüm var, ses etmiyorlar" mı dersiniz?

kurumsaldan kastım illa koç-sabancı holdingleri değil tabii, "ben bizim manavda çalışıyom kafama esince çıkıyom abi" demeyin diye böyle söyledim. yani bu yıllık izin gibi işlerin mevzuata göre yapıldığı, kitaba uygun hareket eden kalabalık şirketlerden bahsediyorum.
0
Bruce
(20.12.17)
bizde de öyle bir geyik var. yasa mı çıkmış neymiş. geçen sene izinleri biriktiremezsiniz, kullanacaksınız dediler. birkaç arkadaş zorla 1 haftalık tatillerini 2 hafta yaptı hatta eski izinlerini bitirmek için. ama şimdi pek muhabbeti dönmüyor. illa 1 yılda bitirin demiyorlar yani. sadece çok biriktirmemizi istemiyorlar anladığım kadarıyla. şirkette 300-400 gün izni olan kafayı yemiş müdürler var, bu saatten sonra onlara bir yaptırım uygulayamıyorlar ama gelecekte de onlardan olmasın diye şimdiden fazla izinleri olanları erittiler işte.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(20.12.17)
bizim bankada da öyle, bitirmek gerekiyormuş izinleri.
0
contavolta
(20.12.17)
Valla devlet kurumsal sayılır mı bilmiyorum ama bizde de öyle. 2 yıl kullanilmayan izinler yanıyor ve yil sonu kullan diye söyleniyor müdürler tarafından
0
graupel
(20.12.17)
ekibine bağlı bazı ekipler (müdürlükler) diğer yıla sarkmasına izin vermiyor kullan diye zorluyor, bizim ekipte ise zorlama yok devrediyor kullanmaz isen.
0
basond
(20.12.17)
shut down denilen dönem var ve şirket kapalı zorunlu izne çıkılıyor
0
bordeaux
(20.12.17)
Birincisi izin biriktiginde SSK teftiş ederse şirkete ceza yazıyor çalışan dinlenmeden sürekli çalışıyor diye. İkincisi şirket mali olarak bu izin günlerinin parasını kullanilmadikca bir kenara ayırması gerekiyor. Üçüncüsü çalışan işten ayrılırsa bu izin günlerini brüt üzerinden ödüyor. Onun için çoğu yerde buna dikkat edilir
0
seyyar satıcı
(20.12.17)
Şirketler bunu maliyet olarak görüyor ve izin ücreti karşılığı ayırdığı için kullandırtmayı tercih ediyor. Yasal olarak bir zorunluluk yok ama, izin silinmez.
0
kumulatifvergimatrahi
(20.12.17)
holdingde çalışıyorum öyle bi uygulama yok.

bi önceki şirketim yarı kurumsal bir yerdi 50 gün yıllık izni olanlar vardı
0
kablelvuku
(20.12.17)
@kumulatifvergimatrahi, iş kanununda bu konuda bir boşluk var aslında, dediğin gibi "1 yıl içerisinde kullanılmayan yıllık izinler silinir" gibi bir madde yok ancak kullanılmasına yönelik uyarılar var. @seyyar satıcı'nın dediği gibi denetimde ya da iş kazası geçiren bir personelin davasında "personeli dinlendirdin mi" diye bakıyorlar.

bir taraftan çoğunluk kullandırıyor gibi görünüyor ama ben çok duydum @istanbul kanatlarimin altinda'nın dediği gibi günlerce yıllık izni birikenleri; merak ettim burada durumlar nasıl diye. iş kanunu hak edilen yıllık ücretli izinlerin kullanılmadığı takdirde silinmeyeceğini açıkça belirtiyor. kamu'da durum farklı o yüzden @graupel sana yardımcı olamayacağız ancak özelde çalışanlar için buradan da dile getirelim, kullanılmayan yıllık izinleriniz silinmiyor kesinlikle. yine de 1 sene içerisinde kullanın ki sorun çıkmasın. yok ben yakında işten çıkacağım diyorsanız o zaman beklenebilir gerçi...
0
🌸Bruce
(20.12.17)
IK'dan surekli mail geliyor izinleri kullanmamiz icin. Sonraki seneye sadece 5 gununu aktarabiliyoruz, o kadar telkine ragmen kullanmazsan yaniyor yani izinler.
0
crown
(20.12.17)
bankacıyım. 4 yıllık personelim ve şu anda 30 gün izin hakkım var. Bu izin baskısı genelde emekliliği yaklaşmış, ya da 10-15 yıllık personele uygulanıyor. çünkü ciddi bir maliyet bu. 20 yıl sonunda personel tak diye çıkabilir işten. Bu yüzden genel müdürlük özellikle müdür, müdür yardımcılarına baskı yapıyor izne çıkın diye
0
silah taciri
(20.12.17)
27 gün sınırı var bizde de. şu anda 28 günüm var benim ik yalvarıyor tatile çık diye.
0
argent dawn
(20.12.17)
Senede bir izinlerinizi kullanın diye mail gelir İK'dan. Herkes yav he he deyip geçer. 300 gün izni olan adam var şirkette. Bırak izinleri zorla kullandırmayı, iki haftadan fazla izne çıkmaya kalksan işler güçler diye ağlamaya başlıyorlar zaten. Bir seferinde İK'dan gelen izinlerinizin tamamını sene içinde kullanın maili üzerine "aa ne hoş, ben de şöyle iki aylığına bi güney amerikaya gitsem diyordum" deyince,karşıdan gak guk dışında bir ses duyamamıştım.
0
sarap dumani
(20.12.17)
insan kaynaklarıyım 200 çalışan var. benden önce kimse tutmamış yıllık izinler, bi kısmıyla el sıkışıp mutabık kaldık, bir kısmıyla anlaşma yaptık izinlerin bir kısmını ödedik, artık biriktirmeden yıllık izinler kullanılıyor, yöneticiler ekiplerinin yıllık izin yüklerini takip edip fazla olanları izne gönderiyorlar.

şirkete maddi bir yük olması yanısıra çalışanların izne çıkartılması gerekiyor isg açısından. atıyorum bir iş kazası olsa, konu mahkemelik olsa , sen bu adamı izne çıkartmamışsın, izne çıkmamış olmak dikkat dağınıklığı yapar işveren hatalıdır" fln a kadar konu gelebiliyor. bir de bu açısı var.
0
benaslinda
(20.12.17)
Hayır öyle bir şeyle hiç karşılaşmadım.
0
roket adam
(20.12.17)
(16)

Patronunu Seven Var mı?

fragile lady
Bu, gerçekten merak ettiğim bir soru. Aramızda patronunu seven, özleyen, iş dışında da görüşen veya iletişimde kalan var mı acaba?
Bu, gerçekten merak ettiğim bir soru. Aramızda patronunu seven, özleyen, iş dışında da görüşen veya iletişimde kalan var mı acaba?
0
fragile lady
(19.12.17)
Staj yaptigim yerdeki patronla konusuyoruz hala arada linkedinden. Amazonda lead oldu.

Onun disinda hic patron sirketinde calismadim, eski mudurumu de cok severdim. Onunla da konusuyoruz ara sira
0
fakyoras
(19.12.17)
patronumu ve iş arkadaşlarımı çok seviyorum, iş dışında görüşelim deseler güle oynaya giderim.
0
evde liyakat kalmamis
(19.12.17)
Is disinda gorusmuyoruz ama patronu severim. Bazen muhabbet ederiz is yerinde, vizyonu olan bir adam muhabbeti sariyor.

Eski calistigim yerlerden birinde de patrona hem gicik olur hem severdim. Bazen cok giciklasiyordu ama genel olarak severdim. Is disinda da gorusurduk, cok guzel vakitler gecirdik. Vefat etti allah rahmet eylesin.
0
stavro
(19.12.17)
Patronuma en son kafa atacakken tuttular beni. Sonra iş degistirdim. Şimdiki işyerinde patron yok. Yönetim kurulu var. Müdürüm de kankam zaten.

Patronlar sevilmez.
0
kablelvuku
(19.12.17)
ilk patronumla 20 yıldır aralıksız görüşüyorum , telefonla iletişimimiz hiç kopmadı .ben izmir'de çalışmaya onun yanında başlamıştım , istanbul'a taşındıktan sonra her çalıştığım toptancıda ilk patronum benim en önemli müşterim oldu yıllardır ürün satıyorum . sohbet için de telefonla ararım izmir'e her gittiğimde ziyaretine giderim.hala aynı sektörde aynı işi yapıyor yanında çalışan elemanlara benden gururla bahsederek tanıştırıyor .çok seviyorum onu .
ondan başka çalıştığım yerlerde patronlarımdan hiçbirini sevmedim ve hatta birini mahkemeye vererek paramı alabildim .
izmir insanı başka oluyor . istanbul kurtlar sofrası
0
devilone
(19.12.17)
iki iş yapıyorum. birinde patronla işe giriş dışında irtibatım olmadı, editörle çalışıyorum. diğerinde ise muhatap olduğum tek kişi patron. iki patronu da, editörü de çok seviyorum. ha kızdığım, sinirlendiğim tabii ki oluyor ama işin parçası yani bu insan anasına, çocuğuna da kızıyor sonuçta. kendimi bu açıdan çok ama çok şanslı hissediyorum. ilk işteki patronum kardeşiymişim gibi davranır bana. editör her konuda anlayışlıdır. ilk başladığımda çok destek olmuştu, ben bir hata yaptığımda kafayı yerdim utancımdan, "sakin ol knk" diye yatıştırırdı. çok iyi ve uyumlu biri.

diğer patronum da "sizi de yapacağınız işi de skiyim!11!" diye bütün diğer çalışanların arasında arıza çıkardığım halde beni işe tekrar almayı kabul etti, o kadar söylüyorum jsfjsk. kafasına estiğinde yemek ısmarlar, anlatırsam derdimi dinler vs. zaten arkadaşım diyebilirim.
0
der meister
(19.12.17)
bizde patron yok, yani var da çok üst kademelerde bir yerde. kendisiyle tanışmıyoruz. müdürüm var. ben çok seviyorum müdürümü, mükemmel bir adam. iş haricinde günlük konularda da çok iyi anlaşıyoruz ve hep konuşuruz. iş konusunda ise o panik oluyor bazen, yetiştiremeyeceğiz diye. ben ise çok genişim hallederiz diyorum sakinleştiriyorum :) bazen gelir "bu aralar yoğunuz akşam mesai yapalım" der, 10'a kadar oturur çalışırım hiç gocunmam. "cumartesi mesai yapalım" der, işim yoksa hiç sorun etmem. işim varsa da olmaz derim, o zaman da o sorun etmez. böyle rahat bir ilişkimiz var.

benden 12-13 yaş büyük, evli falan. dolayısıyla dışarıda öyle takılmıyoruz. ama aynı mahallede oturuyoruz ve görüşelim dese görüşmek isterdim. ya da moda sahilde falan karşılaşsak oturur geyik yapardık kesin.

bir de bundan önceki departmanımdaki müdürüm var, açıkçası şimdiki müdürüm mü yoksa o mu daha iyi bilemiyorum ikisi de çok muhabbetli insanlar. hayat sadece iş değil ve ikisi de bunun farkındalar.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(19.12.17)
Bizimkiler iki ortak, birini seviyorum birini sevmiyorum.
İş dışında görüşen derken, izin günlerinde değil ama bazen toplanıp işten sonra bir yerlere gidip yemek yiyip bir şeyler içiyoruz.
Bir kere izin günümde de arayıp "senin sevdiğin tantuniciye gidiyoruz" diyerek aldıkları oldu :)
0
mutekebbir
(19.12.17)
iş dışında da görüşüyoruz, arada sıkıntı olur arar bize danışır. bu kişisel bir sorunu olduğunda da olabiliyor. severim o yüzden.
0
cabiday
(19.12.17)
Sadece bir müdürümle görüşürüz hala. Gerçekten çok iyi bir yöneticiydi. Diğer patron ve müdürlerimle görüşmem gereksiz insandılar çoğu.
0
curukturpkokusu
(19.12.17)
Mevcut patronla işim yok ama şirkete ve rahmetli kurucusuna saygım büyük, sevgim mevcut
0
shenergy
(19.12.17)
işveren tarafında big boss'ları(3 tane ortak) ayda yılda bir görüyoruz, hatta 1 tanesini 2 senedir görmedim. gelince kapıdan selam veriyor gidiyor ykb olan, ön iliklemekle kalıyorum; öyle bir bağım yok yani.
operasyon tarafında big boss'u görmemin imkanı yok zaten, en fazla emea patronu geliyor senede 1-2 defa, onunla iki kadeh tokuşturmuşluğum vardır en fazla.

önceki genel müdür ile çok iyiydim, yabancı olduğu için çalışma izniydi oryantasyondu derken samimi olmuştuk baya; yemeğe falan çıkarırdı, istanbul'u gezdiriyordum arada. geçen sene dubai operasyonuna geçti, sosyal medya üzerinden iletişimdeyiz.

işveren vekilinden nefret ediyorum, hastalıklı paranoyak yalancı bir dede. gm gittiğinden beri tüm yetki onda, ancak imza işleri için yanına gidiyorum. kimseyi sevmeyen uyuz bir tip zaten, muhabbet falan açmıyorum.

birim müdürüm kaypağın teki ama muhabbeti güzel, ortak noktalarımız var baya. her gün saatlerce beraberiz zaten, ne kadar sevsem de görüşmem. iş arkadaşlarım da öyle, ancak özel bir plan yaparsak buluşuyor konuşuyorum; onun haricinde bari mesai dışında görmeyeyim duymayayım yani, öeh.

Eski iş yerinden patronum ethem sancak, bişey demeyeyim gg olmasın; sözlüğe bakıyor burayı da görür mazallah sfjfgfj.
0
Bruce
(20.12.17)
kendisi benimle iletişim kurmuyor. sebebini merak etmediğim için sormuyorum.
0
rakicandir
(20.12.17)
Eski şirketimdeki müdürümle 5 kişilik geyiğin döndüğü bir whatsap grubundayız kendisi çok sevilesi bir kadın iş dışında da hep görüşürüz. Şimdiki iş yerimde de patronla baya iyiyiz seviyorum da iyi bir insan ama iş dışında görüşmem çünkü kıslanç bir eşe sahip.
0
eksi sozlugun tatli insani
(20.12.17)
Ben de hiç nefret etmedim açıkçası, patronunu sevmeyerek nasıl o işyerinde çalışabiliyorsunuz anlayamıyorum. Çok zor olmuyor mu?

İş görüşmesi yaparken önce yöneticimle anlaşabiliyor muyum onu tahlil etmeye çalışırım sırf bu yüzden.
0
roket adam
(20.12.17)
stajdaki patronum on numara adamdı. abd'li olmasının ve işin de abd'de olmasının etkisi büyük.

meslek kurasına tabi yedek subay olarak görev yaptım. şube müdürümü patronum olarak nitelendirebilirim. sivilde olsa adına çalışmak isterdim. çok severdim binbaşımı. türk sivil piyasasında o kadar hoş adamlar yok be.
0
rain when i die
(20.12.17)
(2)

Şaraptan Anlayanlar Bir Bakarlar mı

bos gezenin bos ustasi
https://i.hizliresim.com/jQZnyW.jpgBu iki şarabı deneyeceğim az sonra. Zaten ufak şişelerde aldım deneme amaçlı. Cabernet Shiraz karışımı sanırım biri.Öbürünü hiç bilmiyorum. Küçüğü %13 alkol, Fransız.Büyüğü İtalyan %12 alkol. Nasıl şaraplardır bunlar yorumları merak ediyorum.
i.hizliresim.com

Bu iki şarabı deneyeceğim az sonra. Zaten ufak şişelerde aldım deneme amaçlı.

Cabernet Shiraz karışımı sanırım biri.

Öbürünü hiç bilmiyorum.

Küçüğü %13 alkol, Fransız.

Büyüğü İtalyan %12 alkol.

Nasıl şaraplardır bunlar yorumları merak ediyorum.
0
bos gezenin bos ustasi
(19.12.17)
valpolicella amarone olsa kesinlikle onu önerirdim ancak classico'su çok özellikli bir şarap değil. makarnayla, pizzayla güzel gider.

chenet nispeten daha popüler bir şarap, ben içmedim hiç ama güzel olduğunu duymuştum.
0
Bruce
(19.12.17)
chenet ortalama bir sarap pek bir ozelligi yok. organik olanini denemedim ama sadece cabernet olan bence hic lezzetli degildi. bunun yani sira bugune kadar organik olup da begendigim bir sarap olmadi.
0
lifeframe
(19.12.17)
(33)

bizde chritsmas yok diye

dedi ayca
Bizde chritsmas yok diye üzülüyor musunuz? Lütfen dini tartışma ortamına çevirmeden cevap verin masumane soruma.Sizi bilmem ama senelerce göre izleye imrenmeye başladım (başladım dediğim 5-6 senedir fiili olarak üzülüyorum) :( Ne olurdu hot coco'muzu yapıp 1 hafta evimizde yünlü kırmızı çoraplarla o
Bizde chritsmas yok diye üzülüyor musunuz? Lütfen dini tartışma ortamına çevirmeden cevap verin masumane soruma.

Sizi bilmem ama senelerce göre izleye imrenmeye başladım (başladım dediğim 5-6 senedir fiili olarak üzülüyorum) :( Ne olurdu hot coco'muzu yapıp 1 hafta evimizde yünlü kırmızı çoraplarla otursak, sevgilimizle, ailemizle yemekler yapsak, güzel Christmas şarkıları dinlesek?

Hayatımda her şey tamam bir Christmas eksik gibi konuşuyorum ama olsun güzel olabilirdi. Belki bir gün doya doya Christmas'layabileceğim bir yerde yaşarım :(
0
dedi ayca
(19.12.17)
hiç üzülmüyorum ya ne yalan söyliyim, aşırı önemli bişiy değil. ama olsa sevinirdim çünkü sonu güzel bi yemekle biten anlamsız şaklabanlıkları çok severim.
0
evde liyakat kalmamis
(19.12.17)
Üzülmüyorum ama imreniyorum. O sıcak ortamın ki, hele bir de dışarıda lapa lapa kar yağıyorsa, güzel şarkılar eşliğinde zevkini çıkarmak istiyorum ben de.
0
simderun
(19.12.17)
üzülmüyorum ama avrupa'da kasım sonundan aralık sonuna kadar süren şenlik havasına imreniyorum. daha geçen arkadaşla bunun konuşmasını yaptık. adamlar eğlenmeyi biliyor. biz bayramlarımızı bile neşeli bir ortamda geçiremiyoruz. hep stres karmaşa. Weihnachtsmarkt kültürü bence muhteşem bir şey.
0
burya
(19.12.17)
Hayır
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(19.12.17)
eh ramazan ya da kurbanda atlayıp tatile giden zihniyet x-mas'ta da biryerlere tatile giderdi diye düşünüyorum.

imrenmek yerine elindekileri değerlendirebilirsin.

not olarak da ateistim ancak bayramlar aileyle/sevdiklerinle değerlendirilmeli diye düşünüyorum.
0
hosein
(19.12.17)
Keske bizde de olsa :)
0
chitosan
(19.12.17)
Üçaylar var bizde. Daha uzun :)

Şaka la şaka... gülmenin mutlu olmanın uğursuzluk getirdiğine, günah olduğuna inanan toplumdan ne bekliyon.
0
insomnia
(19.12.17)
yooo
0
elorelia
(19.12.17)
Valla benim çok daha büyük ve önemli dertlerim var şimdi kırmızı don dert edemicem.
0
yaren
(19.12.17)
Yoo üzülmüyorum. Yılbaşı, bayram vs de sevmiyorum zaten. Grinch gibi, moodkiller gibi takılırdım christmas olsa.
0
kobuzchu kiz
(19.12.17)
1 hafta 10 gün tatil yapamadığımıza üzülüyorum
0
dafuq
(19.12.17)
Bizim kültürümüzde eğlenme yok. Dini kökeni ne olursa olsun adamlar her bayramı insanı hale getirip günümüz dünyasına adapte etmiş. Misal kurban bayramı hala bin yıl önceki gibi kutlanıyor, deforme edip herkesin inek kılığına girdiği Halloween tadında bir şey olması lazımdı. Biz hala köylü gibi sokakta inek devirmeye falan çalışıyoruz.

Evet üzülüyorum.
0
doxanikee
(19.12.17)
Türkiye’deki yabancılarla bir kere tam olarak yaşadım christmas’ı ve ondan sonra hep diyorum keşke bizde de olsa diye.
0
catch the arrow
(19.12.17)
ortadoğu coğrafyası oldukça neşesiz bir bölge. Bunun sebepleri de yok değil, savaş burada hiç bitmedi. Geçim sıkıntısı (toplumun büyük kesiminde) hiç bitmedi. bunun yanında eğlenmek ekonomik olduğu kadar biraz da kültür işi. İnsan parasız eğlenemez demiyorum ama; insanın neşesini, eğlenme isteğini baltalayan sıkıntıları varken, eğlenmek zor oluyor.

x-mas istemez miydim? çok isterdim.
0
rahip janick
(19.12.17)
ben üzülüyorum. normalde kronolojik olayları sevmem ama etkinlik olarak hoşuma gidiyor. keşke bizde de olsa.
0
giovanne
(19.12.17)
İsveç'in %80'i agnostik ateist falan. Kısaca adamların zerre alakası yok hristiyanlıkla. Ama burda noel neredeyse bir ay boyunca kutlanıyor çünkü o kara kış başka türlü geçmiyor. E ben de kutluyorum, çam ağacı aldım süsledim. Christmas birası, christmas kolası, Christmas keki şarabı vs götürüyorum evde. Olayın dini hiçbir boyutu yok, kültür olarak gelenek olarak bakılıyor ve Christmas şarkıları, filmleri falan gayet güzel.

Bizim bayramlarla karşılaştırmak istemiyorum çünkü bizim insanımız bilmiyor eğlenmeyi, iyi vakit geçirmeyi malesef.
0
bos gezenin bos ustasi
(19.12.17)
İçerik ve eğlence olarak cadılar bayramı ya da meksikalıların ölüler günü daha eğlenceli görünüyor, bunlara benzer karadenizde rumlardan kalma kalandar geceleri/kutlamaları var bu da içerik olarak zayıf kalıyor.

Yani isterdim böyle eğlenceli şeyler olsun
0
freebird5406_2
(19.12.17)
olayı biz eğlenmeyi bilmiyoruz noktasında ele alırsak bizim eğlenmekten önce farklı ihtiyaçlarımız olduğu için böyle görünüyor. toplum olarak refah seviyesine ulaşamadığımız için bizim bayramlarımız karın doyurmak odaklı geçiyor, geçim derdim olan insanın kafasına kukuleta taktırıp o pırt pırtlardan üfletmek çok zor. kurban kesip et yiyor, baklava yapıp tatlı yiyoruz. aşure de böyle, kandil simidi de böyle. aç insanların eğlenmekten başka dertleri oluyor yani.

soruya cevap vermek gerekirse;
@kobuzchu kiz +1
0
Bruce
(19.12.17)
Olaydı iyiydi tabii, tüm dünya ile aynı anda tatlı bir telaşa girerdik falan, ama yok diye de üzülmüyorum pek. Zaten artık resmi olmasa da Christmas tadında geçiyor Aralık ayı.
0
i m cool with that
(19.12.17)
ben üzülmüyorum. bizde kavurmamızı yapıp sıcak pilavın yanında mutlu huzurlu ailemizle oturabiliriz. yani ne yönden baktığına bağlı. sırf yurtdışında yapılıyor diye özenilen şeyler bence christmas ruhu falan hikaye. anamın koynunda baklava yemek şahane !!!

böyle böyle bizim bayramlarımızı küçümsediğimiz önemsiz bulduğumuz için içi boşaldı resmen kimsenin kimseyi aramadığı herkesin tatile gittiği değişik bişeye dönüşmeye başladı.
0
ferrarimizolaydisatardik
(19.12.17)
Kutluyor olsak bile ulkede kriskis spirit kalmamis olurdu ama guzel bi krismis spiritle tabii isterdim. Sirf adet gelenek olarak tabii dini boyutu sebebiyle deyil
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(19.12.17)
Evde tek başına izlediğimiz için imreniyoruz evet. Christmas o film çünkü. Karlı yemekli aileli falan.
0
brad pitt
(19.12.17)
@hosein +1 Aklıma bile gelmez.
0
mslny
(19.12.17)
Sokaktaki korolar Silent Night'i söylerlerdi evde eggnog içip ördek tüketirdik
0
Sandman
(19.12.17)
İmrenmek yerine elindekileri değerlendirebilirsin+1

Valla çalıştığım şirket yurtdışı kökenli, zaten tatilimsi oluyor o dönemler. Kış zamanını evdeysek tchibo görünümünde geçirmeyi seviyorum. Chistmas ile ilgisi yok. Şeker ve Kurban bayramında da normalde kek pişmeyen evde kekler, kurabiyeler ev gezmeleri oluyor. Yaz zamanı biraz daha zor oluyordu, mevsim normalleştikçe kutlamalar güzelleşiyor.
0
SiyamkedisiZorro
(19.12.17)
Üzülmüyorum.
Bu tarz günlerden genel olarak hoşlanmam.
Belli başlı şeyler var o özel zamanlara ait onları severim.

Mesela Ramazan'ın en sevdiğim yanı pidedir. Ramazan pidesine bayılırım.
Kandillerdi kutlamam ama kandil simidini çok severim.
Mevlüt menüsüne aşığım mesela yeri gelmişken onu da söyleyeyim (tavuk pilav + ayran+ baklava).
Chritsmas umurumda bile değil ama ağaç süslemek en büyük hobilerimden biri.

Neyse çok uzattım kobuzchu kiz +1 diyorum kısaca.
0
mutekebbir
(19.12.17)
ya sen bayramlıklarını giyip evde kös kös oturmadın mı? aynısı işte.
0
dedim dedim de kime dedim
(19.12.17)
festivus for rest of us
0
ravenudon
(19.12.17)
Noel yok diye üzülmüyorum fakat bir Noel çarşısının dahi kurulamıyor olmasına üzülüyorum. Yabancı bir arkadaş sormuştu (agnostikti) İstanbul'da Hristiyan eşraf nereye kuruyor Noel çarşısını gideyim bir gezeyim diye, cevap verememiştim. O zamana kadar da düşünmemiştim. Yani bu şehir Ayasofya'ya, en meşhur kiliselerden birine (yapılış amacı ile) ev sahipliği yapıyor ve 20. yüzyıla kadar Hristiyan nüfusu hep daha fazla olmuş bir şehir nihayetinde. Beni üzen şey, geriye kalan Hristiyan nüfusun bir çarşı dahi kuramaması, hadi diyelim ki kurdular pinhan şekilde, düzenli ve duyurarak yapamamaları. (Otellerde yapılanlar sayılmaz, bu iş sokakta oluyor.)
0
testis agrisi
(19.12.17)
Yok, üzülmüyorum. İnançsızım.

Biz eğlenmeyi bilmiyoruz diyen arkadaşlara katılıyorum. Batılılar müslüman, biz hristiyan olsaydık, onlar yine dini bayramları, özel günleri bir şekilde festivale, görsel şölene, eğlenceye cevirirlerdi. Biz de bu sefer müslümanlar ramazanı 1 ay boyunca çok güzel yaşıyorlar, festivaller müthiş oluyor der, biz de olmamasına üzülüyor musunuz diye sorardık kendi aramızda.
0
battal gemalmaz
(19.12.17)
Hayır ama Hristiyanların da kutlayabilmesini isterdim. Gerçi alışveriş merkezleri, reklamlar vs hep Noel temasında hazırlanıyor da yeterli değil sanırım.

@Hosein +1 diyorum ama daha da genişletmek isterim. Bizim bayramlarda yurt dışına/şehir dışına gidip tatil yapanlar bunun nesine özlem duyuyorlar acaba, çok merak ediyorum. Belki İslam ile ilgisi olduğu içindir. Bir de kendi kültürümüzü unutuyoruz. Mesela annemler anlatıyordu, Hidrellez zamanında yumurtaları boyuyorlarmış soğan kabukları ile. Ben çok isterdim bu kültür devam etsin. Nevruz da kıymeti bilinmeyen değerlerden. Ama olsun Noel daha güzel, tıpkı Halloween gibi, baby shower gibi. Çünkü Orta Doğu ürünü değil bunlar. Hz İsa da İngiliz idi bu arada.
0
m e b
(19.12.17)
Bayramlarda tatile gidenlerin noele imrenmesini ikiyuzluluk olarak goruyorum. Adamlar baska ulkede de olsalar, asiri sosyal, asiri asi, asiri seyahat eden insanlar da olsalar noelde evlerine gidiyorlar. Aileleriyle bir araya gelip evde yemek yiyorlar, hediyelesiyorlar. Bu kadar aslinda.
Noel pazariysa her yerde yok zaten, genel olarak orta avrupa'da var. diger taraflarda olanlar turizm pastasindan pay alinabilmek icin acilmis olanlar.

Bu arada noel tatili bir hafta degil, 3-4 gun filan. Bir de tabi ki her yerde kar yagmiyor ahsjsj mesela avustralya'da da noel kutlaniyor ama orada yaz. Ya da arjantin vs.
0
kuehles blondes
(19.12.17)
hollywood'un pompaladığı yün kazak, şömine ve kar yağışıyla christmas ruhunu aramıyor değilim. ama hayat filmlerdeki gibi değil ne yazık ki.
0
bir sevgi faresi jamal
(19.12.17)
(17)

tuvaletinizi yapmadan önce sifonu çekiyor musunuz?

Bruce
bizim ofislerde 2-3 kişi var böyle, klozette çişini yapmadan önce sifonu çekiyor. bunun mantığı nedir, yapan var mı? kaka yapıyor olsa mantığını anlarım, sesi duyulmasın, koku yapmasın falan; çiş için düşünemedim bir sebep.sebebini bilmiyorum ancak onca suyun israfını haklı çıkartacak bir şey olduğu
bizim ofislerde 2-3 kişi var böyle, klozette çişini yapmadan önce sifonu çekiyor. bunun mantığı nedir, yapan var mı? kaka yapıyor olsa mantığını anlarım, sesi duyulmasın, koku yapmasın falan; çiş için düşünemedim bir sebep.

sebebini bilmiyorum ancak onca suyun israfını haklı çıkartacak bir şey olduğunu düşünmüyorum diye kendi gıcıklık notumu da düşeyim.
0
Bruce
(19.12.17)
pis buluyordur belki de tuvaleti. bazen dönüp bakmıyor çoğu kişi. ikinci kez sifon çekilmesi gerektiği durumlar olabiliyor. bi kez sifona basıp gittiği için hala kirli kalmış oluyor. sonradan giren farkediyor tabi. o yüzden olabilir.
0
dedim ben sana
(19.12.17)
önceki pis bırakmış desem sonradan giren de çilek dökmeyecek üstüne. bence çok saçma.
0
elorelia
(19.12.17)
@dedim ben sana, bizim tuvaletlerin boklu kaldığını hiç görmedim ama böyle olsa bile en fazla 30 saniye sonra basacaksın, ne kadar dayanılmaz olabilir ki.
0
🌸Bruce
(19.12.17)
çiş sesi gelmesin diyedir.
0
boyalı kuş
(19.12.17)
Umumi tuvaletlerde evet, evde hayır.
0
elikası
(19.12.17)
Dışarıda çekerim kesin
Evde hayır
0
benaslindayohum
(19.12.17)
sifonun çalışıp çalışmadığını kontrol etmek için çektiğim de oluyor.

çiş yapıp 350 tane kağıt atıp ya da kakadan sonra sifonun çalışmadığını farkedip arkamdan küfrettirmek istemem.
0
dedi ayca
(19.12.17)
Cekerim. Doktor demisti cek diye. Hastalik vs riskini azaltmak icin.
0
rusyalı kozmonot
(19.12.17)
işyerinde ben de çekiyorum. tuvalet pis oluyor ve hastalık riski olabilir.
0
cedex
(19.12.17)
çirkin bir durum yoksa çekmiyorum ki zaten çok sıkışmadıysam kötü bir tuvalete asla girmem. ayrıca umumi tuvalette oturmadan evvel sifon çeksek tüm bakteriler uçuşup götümüze yapışmaz mı? yapışır bence.
0
evde liyakat kalmamis
(19.12.17)
@evde liyakat.
E sen o pis suya tuvaletini yaparken oradaki bakterileri hareket geçiriyor senin idrarın? Her türlü daha pis yani
0
benaslindayohum
(19.12.17)
@benaslindayohum abi detay konuşup pisleşmek istemiyorum fakat tuvaletten her çıkanın sifonu çekmiş olduğu genel kabulüyle yazdım yukardakini. bence zaten sifon çekilmişken ikinciyi çekmeye gerek yok özetle.
0
evde liyakat kalmamis
(19.12.17)
Sesi bastırsın diye yapıyorlar.
Çiş sesi utanılacak bir şey mi?
0
kayranin kedisi
(19.12.17)
çekin.. su akıyor mu diye kontrol amaçlı..
0
stanley weber
(19.12.17)
ev dışarısı fark etmez çekerim. ama tam çekmem. yani ufaktan bi su aksın ortam ıslansın diye. tam çekmek israf tabii. sebebine gelince ıslak alana yapılan tuvalet iş bittikten sonra tekrar sifon çekince tam temiz oluyor. amaç temiz bırakmak yani. herkese tavsiye ederim.
0
vassal
(19.12.17)
Adam çekmediyse önceden şap şup her düşüşte totoya birşey sıçrar diye çekilmesi mantıklı bence
0
Uncle Sam
(19.12.17)
Tıkanma ihtimalini azaltmak için olabilir.
0
kodadiirem
(19.12.17)
(19)

sözlükte kaç kişi engellediniz?

shenergy
705 falan benimki.
705 falan benimki.
0
shenergy
(19.12.17)
931. Son dönemde referanslı link paylaşanlar yüzünden iyice arttı.
0
catch the arrow
(19.12.17)
7
0
duyond
(19.12.17)
0
0
sutlu nescafe
(19.12.17)
141 engellenmiş.
0
nice tnetennba
(19.12.17)
144 görünüyor, çok fazla zaman geçirmediğim hâlde. Engellemek bir nebze sorunu çözüyor da, keşke başlıklarını engelleme özelliği de çalışsa.
0
tel tokasini duzelten samuray
(19.12.17)
0
0
bubiruyaolmali
(19.12.17)
28 engelli 6 tane başlıkları engellenmiş.

çok mecbur kalmadıkça engellemiyorum ama lord
eddard stark gibi insanları kaosa sürükleyen tiplere direk engeli basıyorum.açtığı başlığa da
entry girmiyorum
0
follow rivers
(19.12.17)
Önceki yazarlığımda da 0, şimdikinde de 0. Çok aptalca yazanlar veya bilerek yanlış başlık açanlar çok sinirlendiriyor beni ama kimseyi engellemedim.
0
m e b
(19.12.17)
0
0
sta
(19.12.17)
0
0
all girls dream
(19.12.17)
Sıfır.
0
ms brownstone
(19.12.17)
782
0
monsieur turti
(19.12.17)
139. 68 tane de başlık.
0
unifeel
(19.12.17)
70
0
sanquis
(19.12.17)
546
0
marjinalolamayaninsan
(19.12.17)
1027. bilgi alabileceği başlığa "yeşillendirin" yazanlar, bitcoin ref'çisi ezikler, futbol başlıklarında sadece provokasyon yapmaya çalışan "koyduk mu" gerzekleri (takım ayırt etmeksizin) vs. hepsine basıp geçiyorum. sansür yanlısı bir insan değilim ve aslında yaptığımı sevmiyorum ama "bu zeka düzeyinde bir insanın yazdığından fayda gelmez" diye düşünerek onların yazdıklarıyla vakit kaybetmemek adına böyle bir şey yaptım.
0
der meister
(19.12.17)
4000 küsür
0
kay adams
(19.12.17)
1622 kişi.
der meister +1, troll'ler ve hakaretçi küfürbazlarla birlikte özellikle son 2-3 yıldır yazar olmuş ve tanım yapma zahmetinde bulunmayan, sözlüğü twitter gibi kullanan, noktalama-imladan bihaber, saygısız ve at gözlüklü yazarları gördüğüm yerde engelliyorum. aslında tek entry'den yargılamıyorum insanları, entry gözüme batıyorsa diğer entry'lerine ve yazarın başlığına bakıyorum. genelde o entry'den anlamış oluyorum, "hmm bunu troll eklemeyeyim" diye vazgeçtiğim çok az oluyor.

bir süre sonra şunu fark ettim, gündem olan tartışma içerikli başlıkların büyük bir kısmının ilk entry'sini göremiyorum. sözlüğün içinde bulunduğu bok çukurunda gitmesini sağlayan lokomotiflerin aslında bu niteliksiz kullanıcılar olduğuna o zaman ikna oldum, o yüzden kimse "kendi kendilerine yaziyürler işte tahammülsüz herif" demesin.

yetmiyor tabii ki, hangi birini engelleyeceksin. rastgele okumayı bıraktım o yüzden sözlüğü, merak ettiğim şeylerin başlığına bakıyorum çoğu zaman; zaten bilgi içermeye müsait başlıklarda pek olmuyor bu tipler.
0
Bruce
(19.12.17)
0
0
alt4y
(19.12.17)
(21)

Ufku İki Katına Çıkaran Eserler

fragile lady
Ufkunuzu iki katına çıkardığını düşündüğünüz ve düşünsel anlamda bir eşiği aşmanıza vesile olan sanat eserleri var mıdır? Varsa nelerdir? Şiir, roman, öykü, film, dizi, müzik, kitap, resim, heykel; her şey olur.Benim için Black Mirror dizisi, Saramago'nun Körlük kitabı, Tanpınar'ın Saatleri Ayarlama
Ufkunuzu iki katına çıkardığını düşündüğünüz ve düşünsel anlamda bir eşiği aşmanıza vesile olan sanat eserleri var mıdır? Varsa nelerdir? Şiir, roman, öykü, film, dizi, müzik, kitap, resim, heykel; her şey olur.

Benim için Black Mirror dizisi, Saramago'nun Körlük kitabı, Tanpınar'ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü kitabı, Nazım'ın Don Kişot şiiri ufuk açıcı. Sizde neler var?
0
fragile lady
(18.12.17)
puslu kıtalar atlası
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(18.12.17)
Tüfek, Mikrop ve Çelik
0
simderun
(18.12.17)
orijinal twilight zone dizisi. özellikle eye of the beholder bölümü.

kitaplar ->
george orwell - 1984, paris ve londra'da beş parasız
daniel goleman - duygusal zeka
dino buzzati - tatar çölü

edit : tolstoy - insan ne ile yaşar ?
aklıma gelirse yazacağım daha.
0
EasyTiger
(18.12.17)
Mr.Nobody
Benzerleri var ancak en iyilerinden bence.
0
uyusam iyi olur
(18.12.17)
Schindler list



Tarih sümerlerde baslar
Tüfek mikrop ve çelik
Hakkaride bir mevsim
0
kablelvuku
(18.12.17)
- Bach, Tocatta ve Fug
- Mozart, Requiem - Lacrimosa
- Yuval Noah Harari, Hayvanlardan Tanrılara - Sapiens
- İhsan Oktay Anar, Puslu Kıtalar Atlası
- Ömer Hayyam'a ait olan/olduğu iddia edilen rubailer
- Dizi olarak Death Note(Anime olan)
- Film olarak Amadeus, V For Vendetta
0
kodadiirem
(18.12.17)
Ince Memed. Hayata bakisimi sekillendiren en onemli seylerdendir.
0
rusyalı kozmonot
(18.12.17)
Tehlikeli Oyunlar - Oğuz Atay
Denemeler - Montaigne
Det Sjunde Inseglet - Ingmar Bergman
Captain Fantastic - Matt Ross
Ayasofya
0
g man
(18.12.17)
Dante - Divina Commedia
John Fowles - The Magus
Marx&Engels - Das Manifest der Kommunistischen Partei

Requiem For A Dream
Goodbye Lenin
Tepenin Ardı
Mr.Nobody
0
mutekebbir
(18.12.17)
İzninizle takip edeceğim. Bir de eskilerden İnsan Nasıl İnsan Oldu, Tüfek mikrop ve çelik kitaplarını ekleyeyim. Ali Demirsoyun son imparatora öğütler , viktor frankl- insanın anlam arayışı, geoffrey miller - tüketimin evrimi de bazı konulara bakış açımı değiştiren kitaplardır, ufkumu iki katına çıkarmasa da.
0
curukturpkokusu
(18.12.17)
dante-la divina commedia +1
john milton-paradise lost, üzerine alexander pope-the rape of the lock ve diğer eserleri.

tür değiştirirsek dune serisi.
0
Bruce
(18.12.17)
Dawkins: (bkz: the selfish gene)
Nietzsche: (bkz: zur genealogie der moral)
Nietzsche: (bkz: jenseits von gut und böse)
Peck: (bkz: the road less traveled)
Freire: (bkz: Pedagogia do Oprimido)

Black Mirror'un ilk birkaç bölümdeki anlamlı eleştirilerden sonra hızla popülist sosyal adalet bekçiliğine geçtiğini düşünüyorum. Bunda yazarlardan başka prodüktörlerin de etkisi olabilir. Neden böyle değiştiklerini araştırmadım. Zira hızla soğumuştum.
0
idexo
(18.12.17)
Hepsini anlarım da bir müzik ya da şarkı nasıl insanın ufkunu iki katına çıkarır ki?
0
siyah giyen adam
(18.12.17)
İnsan Olmak - Engin Geçtan
0
inawen
(18.12.17)
franz kafka - dava
franz kafka - şato
hermann Hesse - bozkırkurdu
oğuz atay - tutunamayanlar
peyami safa - yalnızız
latife tekin kitapları

müzik preisner - yann tiersen - anouar brahem

sinema haneke filmleri, decaloglar...
0
adivar
(19.12.17)
Tüfek mikrop ve çelik
Dawkins'in bütün kitapları
0
chaoslord
(19.12.17)
Sinema ve diğer alanlarda örnek vermediğim hatırlatıldı. Listemi biraz daha genişleteyim.

Kynodontas, Antichrist, The Lobster, Being There, Dogville, The Truman Show, Back to the Future ve elbette ki Matrix serisi başlıca ufuk açan filmler listemde yer alıyor.

Black Mirror'a ek olarak birkaç dizi daha önermek istiyorum; %3, The Handmaid's Tale, Humans, Utopia, House of Cards, The Good Place, Rick&Morty.

Birkaç belgesel önereyim; abstract, the mask you live in, the truth about alcohol

Anime veya animasyon: Death Note, Gantz:0

Resim; Bosch'un eserleri şahane, Marcel Duchamp ufuk açıcı (sanat demişken sanat 101 kitabı muhteşem)
0
🌸fragile lady
(19.12.17)
Anime Manga vs seviyorsan efsanevi seri: Berserk

Tek kelimeyle: '''derin'''

Bu serinin tek kusuru: Yazarı/Çizeri biraz tembel, hikayeyi bitirmiyor.

Death Note izleyeli yıllar oluyor... L öldükten sonra Death Note da sıkıyor. Sırf politik doğruculuk için olmadık U dönüşünü yaptırıyorlar karakterlere...

Lobster = Sağlam.

Ben şimdi şu filmi merak ediyorum: www.youtube.com

İzlemediysen Nuri Bilge Ceylan'ın filmlerini mutlaka tavsiye ediyorum.
Şu ikisi zaten ustalık eseri
Bir Zamanlar Anadolu'da: www.imdb.com
Kış Uykusu: www.imdb.com

Yine izlemediysen şuradaki animasyonları her yaşta tavsiye ederim: www.nytimes.com

Bunların ufuk açmaktan ziyade kaliteli yapım olduğunu düşünüyorum.
0
idexo
(19.12.17)
nuri bilge ceylan bir zamanlar anadolu'da bence de onun sinemasının zirvesi. reha erdem sineması son birkaç yılda çektikleri hariç ufuk açıcı.

Jean-Pierre Jeunet ilk filmleri(amelie öncesi) bugüne kadar izlediklerimin çoğu çöpmüş duygusunu uyandırmıştı. sinemayı onla sevdim.

türkçe müzik için redd grubu vs.

bu soruyu sileyim deme sakın :)
0
adivar
(19.12.17)
türk şiiri için kişisel beğenim m.youtube.com

tarihsel süreci içerisinde ise orhan veli'nin türk şiirini rayından çıkardığı kitabe-i seng-i mezar şiiri ufuk açıcı.
0
adivar
(19.12.17)
Modern hayat sorgulaması üzerine Into the Wild ve Captain Fantastic filmleri;

Jorgen Leth'in Perfect Human isimli kısa filmi ve Lars von Trier ile birlikte yaptıkları The Five Obstructions filmi,

Life of Brian filmi.

Birkaç kitap; John Berger - Görme Biçimleri
Gündüz Vassaf - Cehenneme Övgü
Orhan Pamuk - Kara Kitap
Aristoteles - Poetika
Erich Fromm - Sevme Sanatı
Stanislavski - Bir Aktör Hazırlanıyor
Tanrının Doğum Günü - Burak Özdemir

Tiyatro oyunu; Boris Vian - İmparatorluk Kuranlar yahut Şümürz

Dizi; Mr Robot, Inside no 9, Six Feet Under

Instagram'daki humans of new york hesabı: www.instagram.com
0
🌸fragile lady
(20.12.17)
(25)

Cevap verirken duyuruyu kimin açtığı önemli mi sizin için?

Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
Hiç sevmediğim tipler var, bakıyorum o açtıysa cevap vermiyorum, öyle de gıcığım.Siz de yapıyor musunuz böyle gıcıklıklar?
Hiç sevmediğim tipler var, bakıyorum o açtıysa cevap vermiyorum, öyle de gıcığım.
Siz de yapıyor musunuz böyle gıcıklıklar?
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(18.12.17)
Beslemedigim bir iki troll var o kadar.
0
AlsterWasser
(18.12.17)
Sığır bir tip var bir tek ona cevap vermiyorum, habire İngilizce soruları soruyor bir de.
0
i was made for you
(18.12.17)
çoğunlukla kim açmış bakmam.
hoşuma giden ya da gitmeyen şeyler olunca bakıyorum, bakmıyorum değil, ama 1 gün bile kalmıyor aklımda, unutuyorum... işte bunlar hep omega3 eksikliği, yoksa b12'miydi?.. bak bunu da unutmuşum.
0
late viper
(18.12.17)
ahhaah :D hiç bakmam bodoslama yazarım :)
0
part time pollyanna
(18.12.17)
Kim açtı başlığı , kimler yorum yaptı vs hiç bakmayan bir tek ben mi varım? Yorumum / cevabım varsa yazıyorum hiç bakmadan
0
kullanıcı adını aktif edemeyen insan
(18.12.17)
Kısaca önemsiz. Maksat yardımcı olabilmek.
0
simderun
(18.12.17)
önemli tabii, düşmanlarım var.
0
fragile lady
(18.12.17)
Problemli birkaç tip var onlara cevap vermiyorum genelde.
0
all girls dream
(18.12.17)
Birkaç kişi var benim de sorusunu bile okumadığım.
0
gsgsgsgsgsgsgsgs
(18.12.17)
der meister görünce gözüm istemsizce bir engelle butonu arıyor mesela. bu kadar gereksiz sorular soran, soracağı şeyi bu kadar uzatan başka bir kullanıcı yoktur herhalde.
0
catch the arrow
(18.12.17)
late viper + 1
Hayır, hiç bakmıyorum. Bazen yazdıktan sonra bakıyorum ya da artık tarzını tanıdığım biri varsa “Aaa şu mu” diye bakıyorum, o kadarcık. Baksam da unutuyorum zaten.
Troll sorusu bile olsa cevap veririm ya da cevapları okurum. Günü geliyor, en saçma şeyden bile aklıma bir fikir getrebiliyor. Bir de her şey insanlar için; hiçbir şey olmayacak kadar saçma gelmiyor bana.
0
aychovsky
(18.12.17)
troller ve birkaç zıpçıktının yazdıkları hariç soru ilgimi çekiyorsa cevap veririm.
0
burya
(18.12.17)
Değil. Biliyorsam ya da fikrim sorulduysa cevaplarım.
0
m e b
(18.12.17)
Genelde kullanılan takma adın niteliği duyurunun da başlığının kalitesi anlamına geliyor benim için. İstisna olarak duyuru sahibi samimi cümleler içeren bir duyuru açtı ise cevap veriyorum.
Bir çok kez başkaları tarafından troll olarak etiketlenmeme rağmen kimseye troll olarak bakmam. Yaşanan gerilimleri de fazla uzatmam.
0
1adam
(18.12.17)
oldukça önemli. troll'lere ve troll gibi görünmeyen ama troll olduğunu düşündüklerime cevap vermemeye çalışıyorum. bazı tipler var yarı zamanlı troll, kafalarına estikçe trollük yapıyorlar salak saçma. onların ciddi sorularına yine çoğu zaman cevap vermiyorum. hele ki direkt, elle tutulur cevabı olan bir soruysa, ben doğru cevabı biliyorsam ve doğru cevap başkalarından gelmediyse "ohh bak cevap vermedim işi görülmedi zuhaha" diye kendimce o kişiye ceza vermiş oluyorum.

EMEK HARCIYORUM BEN O CEVABA SEN ÖNCE BENİM CEVABIMI HAK ET PAÇOZ!
0
Bruce
(18.12.17)
Benim için değil; ama cevap vermeden önce nick'inin üzerine tıklayıp önceki duyurularına bakıyorum. Sürekli gönül işi soranlara, troll'leyenlere ya da ağırlıklı olarak gayrıciddi duyurular açanlara yanıt vermiyorum.

10 yıldır Sözlük'te ve Duyuru'dayım kimseyle düşmanlığım yok, bir iki tane kişiyle muhabbet edip tanış olmuşluğum var o kadar. Onun haricinde zaten kimsenin nick'ini aklımda tutamıyorum.
0
g man
(18.12.17)
Yok yav mesaj yoluyla anlaşamamış bile olsam o mu açtı diye aramam konuyu bilmem daha önemli :)
0
vasilias
(18.12.17)
uyuz olduğum birkaç kişi var, onların duyurusu olduğunu gördüğümde yazmıyorum ama dikkatimden kaçıp yanıtladığım da oluyor.
0
pinkpeony
(18.12.17)
hepinizi cok sevdigim icin hic bakmiyorum
0
imnotsureabout
(18.12.17)
Pek değil. Zira buradan öyle çok sohbet ettiğim veya tanıştığım birileri yok. Troll gibi gelen 1-2 kişi ve cevaplarıma tik vermemiş kişilerin duyurularına bir daha cevap vermeden önce temkinli yaklaştığım doğrudur ama.
0
skooma
(18.12.17)
Kimin kim olduğunu unutuyorum ben
0
jazzabel
(18.12.17)
genelde açanın ismine bakmıyorum.
0
dilemma of subscribtionability
(21.12.17)
burada buna kimsenin dikkat ettiğine inanmıyorum.
0
bruceandwayne
(21.12.17)
hayır yapmıyorum.
0
kablelvuku
(21.12.17)
sanaldaki nicklere takacak kadar geri zekalı değilim.
0
for day to break
(21.12.17)
(3)

uygun fiyata ssd

legolas_21
youtube'da videolarını izleyince cok begendim ssd'yi. kullanım amacım dosya transferleri, 20+ gb oyun setupları kurmak (fitgirl repack, kaoskrew vs.)..öğrenciyim halen. 200 lira koyabilirim. Ne önerirsiniz? Aliexpress'ten istetmek mantıklı olur mu?
youtube'da videolarını izleyince cok begendim ssd'yi. kullanım amacım dosya transferleri, 20+ gb oyun setupları kurmak (fitgirl repack, kaoskrew vs.)..

öğrenciyim halen. 200 lira koyabilirim. Ne önerirsiniz?

Aliexpress'ten istetmek mantıklı olur mu?
0
legolas_21
(18.12.17)
amazon.de'de uygun fiyatlı ssd'ler vardı, bir bak istersen.
0
yalnux
(18.12.17)
200 liraya 120 gb alabilirsin sanırım
0
atom karincanin torunu
(18.12.17)
en ucuz şunu bulabildim 235 lira, 120 gb'tan aşağısı seni kurtarmaz zaten.
www.epttavm.com

normalde amazon'dan indirim zamanları ucuza bulunuyordu ama kur uçunca o iş de yattı.
0
Bruce
(18.12.17)
(3)

Harcamaları Alt Alta Toplayan Kaydeden App

bos gezenin bos ustasi
Var mı böyle bir android uygulaması? Çok basit biçimde ben rakamı gireceğim alt alta, aylık harcamalarımı mesela. O toplayacak altta toplam verecek falan?
Var mı böyle bir android uygulaması? Çok basit biçimde ben rakamı gireceğim alt alta, aylık harcamalarımı mesela. O toplayacak altta toplam verecek falan?
0
bos gezenin bos ustasi
(18.12.17)
excel.
0
dedim ben sana
(18.12.17)
Bruce
(18.12.17)
play.google.com bunun ios'unu kullanıyorum, memnunum.
0
kobuzchu kiz
(18.12.17)
(11)

Berlin'de başıma gelenler

apolitikherif
Selamlar. 3 gündür berlindeydim. her gün istisnasız 7 euroluk günlük bilet alıp defalarca kez tren kullandım. Bir kere bile kontrol olmadı.3.günün sonunda sadece 50 eurom kalmıştı. Onu da çaldırdım. (Bu da başka başlığın konusu, neyse.)Bu sabah otobüsüm vardı. Biletimi çok önceden almıştım. Ancak be
Selamlar. 3 gündür berlindeydim.
her gün istisnasız 7 euroluk günlük bilet alıp defalarca kez tren kullandım. Bir kere bile kontrol olmadı.
3.günün sonunda sadece 50 eurom kalmıştı. Onu da çaldırdım. (Bu da başka başlığın konusu, neyse.)

Bu sabah otobüsüm vardı. Biletimi çok önceden almıştım. Ancak beni otobüse götürecek tren için bilet alacak param yoktu. Kaç defa berlinde trene bindim kontrol olmadı, bunda da olmaz diyip biletsiz bindim. İneceğim durağa 1 durak kala kontrolcüler biniverdi.
Adamlara durumu izah ettim. Pasaportumu istediler. Türk olduğumu anlayınca türkçe konuşmaya başladılar. Onlar da türktü ve halden anladılar. Sağ olsunlar iyi yolculuklar dileyip uğurladılar.

Şimdi benim merak ettiğim şu,

orada kontrolcü bir türk değil de alman olsaydı ne olurdu? Cebim cüzdanım bomboş. Benden nasıl 50-60 euroluk ceza alacaktı? Rehin falan mı tutacaklardı veya cezayı pasaportuma mı işleyeceklerdi?
O ceza ödenmeyince ne olacaktı?
0
apolitikherif
(18.12.17)
Almanya'da değil ama Paris'te geldi aynı şey başıma. Ben bildiğin günlerce -ahlaksızca- biletsiz bindim metrolara. Nasıl olsa kontrol olmuyor mantığıyla. bir gün yakalandım, adam para istedi, param olduğu halde vermek istemedim, 70-80 euro istediler. kredi kartı ile de çekeriz falan dediler ben iyice vermemeye direndim. sonra tehdit etti polis gelecek falan, gelsin dedim.

en son pasaportuma ceza ceza yazdı yolladı beni. sonra o pasaportla başka yerlere falan gittim bir sorun çıkmadı.
0
giovanne
(18.12.17)
bu işin "raconu" param yok diyip pasaporta yazdırmak. tabii asıl racon biletsiz binmemek de, unutarak da olabilir diyelim biz. pasaporta işlenince genelde giovanne'nin dediği gibi oluyor. sanıyorum bir kere cezanın buradaki adresine tebliğ edildiğini söyleyen biri vardı facebook'ta ama tam emin olamadım.
0
Bruce
(18.12.17)
italya'da başıma geldi. birinde okula gidiyordum. zabıta (policia municipale) bindi otobüse. pasaportum yanımda değildi. kimlikten ismimi yanlış yazdı ceza makbuzuna. adresi kafasından salladı. hiç bir geçerliliği yoktu cezanın yani. bitti gitti.

ardından salerno'dan napoli'ye gidecektik erasmus'un son günü. bölgesel tren yoktu o saatte. biz bölgesel tren bileti aldık buna rağmen. atladık daha uzun menzilli ve pahalı (fakat hızlı olmayan) trene. bilet kontrolcüsü bindi. dedi "sizin biletiniz yok gençler" biraz ağladık "yanlış bilet aldık bak uçağı kaçıracağız." falan. en sonunda "ya sizinle mi uğraşacağım. ne halt ederseniz edin." bakışı yaptı da kurtulduk.

erasmus boyunca her zaman pasaportum evimde çekmecemde durdu sınır değiştirmeler haricinde. bir sıkıntısını da yaşamadım.
0
rain when i die
(18.12.17)
berlinde kontrolculer genelde turktur. eger turk olmasaydi senin adina ceza yazacakti ama odemeyince hicbirsey olmayacakti. genelde turistler odemezse birsey olmuyor. ama berlinde ikamet edenler odemek durumunda, cunku hic alakasiz bir sekilde o borc onune cikabilir. ornegin banka kredisi cekerken vs. red alabilir ama neden red oldugunu bilemeyebilir. Ya da o borc avukata verilebilir, 50 euro olan bor avukat parasi ile 1000 euroyu bulabilir. Kucuk de olsa boyle ihtimal olmasina karsi almanyada ikamet edenlerin odemesi iyi olur. ama turist olunca problem olma ihtimali cok cok dusuyor ama yine de odemekte yarar var. gun gelir vize departmaninda biri dur bi bakayim bunun yedigi herhangi bir ceza var mi diye berlin BVG ye sorarsa 50 euro icin basin agrir, vize vermemek icin kendine neden bulur.
0
emrahday
(18.12.17)
Emrahday+1
Ayrıca kontrolcülerin sana herhangi bir fiziki müdahale ya da alıkoyma gibi hakları da yok. Çeker gidersin indirdikleri durakta en fazla.
0
boklu yumurta
(18.12.17)
geçen bununla ilgili bir haber vardı. amerikalı bir çift yanlış bilet almış ceplerinde para da yokmuş. atm'ye kadar beraber gitmişler. parayı almışlar bunlardan. abd'li çift polis falan çağırmış hatta çünkü kontrolcüler sivil giyimliymiş vs.

normalde turistlere sadece ceza yazılıyor diye biliyorum. ama olağanüstü durumlarda parayı hemen de alabiliyorlarmış. prosedür şu şekildeymiş:

A Deutsche Bahn spokesperson told The Local that “normally our employees give passengers who travel without tickets a demand of payment which must be met within a 14-day period. Payment of an increased demand for compensation in cash is only demanded in exceptional circumstances.”

bu da haberin linki:
www.thelocal.de
0
burya
(18.12.17)
nakit ister, eger yok dersen pasaporta yazar.

"simdi sana ceza yazsam bi yaptirimi yok, buyrun bu gece nezarete" versiyonu da vardir bunun. o anki pislik yapma istegiyle orantili yani.
0
brkylmz
(18.12.17)
@boklu yumurta çeker gidersin derken? Almanya özelinde bilgim yok açıkçası. Ama bir çok ülkede bu adamlar resmi devlet memuru statüsünde yani isterse gel bakalım diyip alıp tıkar seni nezarethaneye. İngiltere’de British Transport Police diye özel birim var, sırf toplu taşımadaki olaylarla ilgilenen. İtalya’da biz grup olarak 4-5 dakika yüzünden ceza yedik biletin süresi 100 dakika mı neymiş , adama o kadar yalvardık yakardık dinlemedi. Bir arkadaşımızın yanında kimlik, pasaport hiçbir şey yokmuş. Bildiğin polise götürüyorlardı. İtalyan profesör aranıp, 10-15 dakika konuşturulup ikna edildi, ama ceza konusunda geri adım atmadılar.
0
speedy
(18.12.17)
@brkylmz Onu Berlin'de yapamıyorlar. Polisi çağırmaları gerek kontrolcülerin, ki sen onlar polisi çağırana kadar kaçıp gidersin zaten.
0
noluyo yaa
(18.12.17)
@speedy, Almanya'yı genel olarak bilmiyorum, eyalete göre değişiyordur büyük ihtimal, ama Berlin'de seni zorla alıkoyma yetkileri yok, fiziksel olarak seni tutamazlar. Tek yetkileri seni yakalamaları için polis çağırmak.

Bu gözler çok koşarak kaçan insan gördü kontrolcülerden, kontrolcü de öyle arkasından bakıyordu.
0
noluyo yaa
(18.12.17)
@Noluyo yaa , aynen öyle
0
boklu yumurta
(18.12.17)
(6)

hakiki deri erkek cüzdan önerisi

icim urperiyor
cirt cirtli cuzdanima elveda demenin zamani geldi de gecti. var mi marka öneriniz? fiyat/performans önemli. kanguru derisi olmasina gerek yok.
cirt cirtli cuzdanima elveda demenin zamani geldi de gecti. var mi marka öneriniz? fiyat/performans önemli. kanguru derisi olmasina gerek yok.
0
icim urperiyor
(18.12.17)
Daykmandan alma da. Hemen pert oluyor
0
Delay Fuze
(18.12.17)
Hotiç iyidir.
0
i was made for you
(18.12.17)
Matraş da başarılı ama nerelerde satılıyor bilmiyorum.
0
Aman Sen de
(18.12.17)
Fossil e bak. Boyner’de çok çeşiti oluyor.
0
kumulatifvergimatrahi
(18.12.17)
ben de sormmuştum.
eksiduyu.ru

ben çok gözlü, dik formatta bakıyordum, tergan aldım memnunum. matraş kullanmadım ama istediğim gibi bir model bulsam matraş alacaktım.
0
Bruce
(18.12.17)
Eminönü'nden Beyazıt'a doğru çıkarken Mercan olarak bilinen bölgede solda bir cadde vardır. Av bayilerinin, asker polis malzemesi satanların olduğu bir cadde.

O caddeden içeri girip ilerle ileride sağda bir cüdan ve kemer toptancısı var. Ortalama 40-50 TL fiyatlara taş gibi cüzdanlar var.

Yolun düşerse bir bak, cüzdanda benim için fiyatı mühim değil fakat istediğim özellik ve boyutlarda cüzdanı hiç bir yerde bulamayıp burada bulmuştum.
0
John Bloor
(18.12.17)
(8)

Bu ne şimdi ?

titiraprap
! Dikkat ilişkimsi bir durum içerir :Şimdi benim bir arkadaşım var, kadın kişisi. bir erkek kişisiyle hafif flörtümsü durumları var. adamın bir de eski esinden cocugu var. cocuk bundan resim dersi almak istemiş. kızında mali durumu bozuk. gelir olur diye kabul etti. cumartesi pazar toplam 6-7 saatin
! Dikkat ilişkimsi bir durum içerir :

Şimdi benim bir arkadaşım var, kadın kişisi. bir erkek kişisiyle hafif flörtümsü durumları var. adamın bir de eski esinden cocugu var. cocuk bundan resim dersi almak istemiş. kızında mali durumu bozuk. gelir olur diye kabul etti. cumartesi pazar toplam 6-7 saatini falan cocuga harcadı. adam teşekkür edip gitmiş. paradan maradan bahsetmemiş. Gıcık olmuş durumdayız olayı anlamadık.



* tam flört değil, birkaç kere dışarı çıkmışlar.
0
titiraprap
(17.12.17)
Flört ettiği adamdan para mı alacaktı? Etik anlamında söylemiyorum, ben biriyle flört etsem, onunla para meselesine girmem hiç.
0
mor oje
(17.12.17)
Arada flört durumu varken para mevzusu geçmez, hem belki adam yemek, kahve filan ısmarlamayı düşündü sonrası için, tabii 6-7 saat çok uzun süre, sıkılmamış mı arkadaşın ? Bir daha ders teklifi gelirse zamanım yok der geçer gider.
0
elikası
(17.12.17)
Bu insan özel resim dersi veriyorsa para karşılığında, gelen flörtünün çocuğu da olsa kendisi de olsa o ders parası alınır.
Böyle saçma şey mi olur.
Emek var ortada.
Teklif etmemek de nedir?
Çok sinirlendim.
Adam pinti galiba.
6 saat diyelim iki güne bölünce bir günde 3 saat mi bırakmış ders için düşüncesizliğe bak.
Ben olsam görüşmem bir daha.
Bilen birini bulmuşken çocuğun dersini bedavaya getirmiş resmen.

Ya da hatun dışarıdaki buluşmalarda hesaba yanaşmıyorsa o da böyle kurtarmaya çalışmış olabilir yalnız.
0
mutekebbir
(18.12.17)
Flörtten para alınmaz
0
fragile lady
(18.12.17)
Saçmalamayın, ortada emek var hak var.

Burada sorun ders öncesi para meselesinin konuşulup anlaşılmamış olması. Arkadaşın ders sonrası elemanın gönlünden ne koparsa vermesini mi bekliyordu? Eleman otomatikman yakınlaştığı kişinin kendisine karşılıksız iyilik yaptığını varsaymış ki normal. Bu tarz ilişkilerde para konusunu açmak sıkıntılıdır.
0
cleric
(18.12.17)
Flortten bal gibi para alinir. Teklif etmemis olmasi dupeduz ayilik, baska bir sey degil.
0
rusyalı kozmonot
(18.12.17)
sorulması lazım idi açık açık. bir yerde emek ve zaman harcanıyor. isterse yıllanmış sevgilisi olsun, nezaketen sorulması gerekli diye düşünüyorum. adam hödük.
0
bruceandwayne
(18.12.17)
beyler bayanlar kesin söyleyin bak flörtten para alınmıyorsa ben bütün psikologlarla, efenime söyleyeyim bütün bevliyecilerle falan çıkayım. iyi iş lan valla, flört ayağına bedavaya getiririz...

asıl flört ettiğin insana verilir, yani vermek teklif edilir; almak istemezse onun bileceği iş. nasıl bi hödüklük lan bu, ne oldu flört ettin diye üzerine mi aldın.

iş özel ders boyutunda değilse, tek seferlik bir ricaysa iş başka. ama adam demişse "özel ders" diye, o zaman o parayı vermek teklif edilir. bana edilse ben almam mesela, "olur mu yhaa kaz gelicek yerden tavuk esirgenmez :))))))) " derim ama orası başka. tam flört olsun ya da olmasın, anlaşma "ders" üzerineyse adam hödüklük yapmış.
0
Bruce
(18.12.17)
(30)

İstanbul'un sizin için anlamı nedir?

ms brownstone
Soru başlıkta. İstanbul'a dair istediğiniz şeyi yazabilirsiniz.
Soru başlıkta.
İstanbul'a dair istediğiniz şeyi yazabilirsiniz.
0
ms brownstone
(17.12.17)
Eskiden bu sehirin merkezi Turkiye'nin ender Avrupali sehirlerinden biriydi. Istiklal Caddesi, Besiktas, Gumussuyu insaniyle mimarisiyle Avrupa'dan farkli degildi. Simdi Istanbul'un bir anlami kalmadi cunku her yerini Orta Dogululastirdilar.
0
Traveller
(17.12.17)
tek kelimeyle ozetlemek gerekirse, comaristan
0
mayeskuel
(17.12.17)
iş kapısı
0
goodyes
(17.12.17)
1- Memleket. Seviyor muyum? Hayır. Çünkü max. 15 senedir burada olan insanlar Bizans döneminden beri buradaymış tavırlarına büründü.

"Sen değil... Baban, deden, onun babası..." diyene terlikle girerim. Adem'e kadar varak istiyorsanız ayrı.

2- Samimiyetsizlik. Anadolu yakasındaki birkaç mahalle dışında komşuluk geleneğini sürdüren pek yer kalmadı. Üst katında oturan aileyi aylar sonra görünce içten içe "Bu kim lan?" triplerine girip dışından güler yüz ile hal hatır soran, arkasını dönünce de hakkında bildiği tek şey üst katında oturması olan insanın arkasından desteksizce atıp tutan varlıklar türedi. Yahu sen kimsin?

3- Düzensizlik. Her yer her yerde.

4- Kıyamet simülasyonu. Yoğun saatlerde bir yerden bir yere gitmeye çalışmak yeterli. İster özel araç ile ister toplu taşıma ile. Her türlü afakanlar basıyor.

5- İhanet. Devlet büyükleri şehre ihanet ettiklerini itiraf ediyor ama asıl ihanet şehrin sakinlerinden geliyor. Çevre vergisi veriyorum bir işe yarasın kafasında olup yere çöpünü atanlar, çevre düzenlemesinden sonra kaldırımlara montelenmiş babaları söküp aracını kaldırıma park edenler, iş işten geçtikten sonra sesini çıkartanlar, yapılanı bozup daha sonra bizle kimse ilgilenmiyor diye zırlamalar...

6- Benim için en önemlisi ve sonuncusu ise NEFESSİZLİK. Nefes alamıyorum. Hala kömür yakan var, bitmek bilmeyen egzoz dumanı var, sanayi var, havalimanları var... Meteorolojik etkiler yüzünden yükselemeyen kirleticiler her sabah, öğlen, akşam ciğerlerimize doluyor. Canını seven gelmesin, imkanı olan da gitsin. Bu nefessizliği 5. maddeye de tutuşturabiliriz. İnsan eliyle yapıldı her şey.

Tüm bu yağmalamalara, zararlara rağmen hala çıkıp da İstanbul'un şurası güzel, burası tarih kokuyor, orası böyle şeker, şöyle tatlı diyen varsa sağır ve kördür. Ya da zengindir, bilemiyorum. Tarih koklamak istiyorsanız metro inşaatlarını ziyaret edin. En çok tarih oralardan fışkırıyor artık.
0
desdenova34
(17.12.17)
evim, mahallem.
0
yuto
(17.12.17)
canım şehir. Çok seviyorum.
0
eazy
(17.12.17)
ömrümün 6 senesini geçirdiğim ancak bugün yanından geçmeyeceğim şehir.
gerek güvenlik kaygıları gerekse aşırı inşaatlaşma. 2002-2008 yılları arasında istanbul'daydım. istanbul'un can çekiştiği ancak yine de direndiği dönemdi. bugün bakıyorum da çoktan meftah olmuş.
0
burya
(17.12.17)
"memleket" değil ama "ev" .

içindeki her şeyini trafiğini, pisliğini, insanlarını bile seviyorum. başka yerde yaşayabilirim ama yaşamak istemiyorum.

içinde istediğim her şeye erişim imkanı var, bu erişim imkanı için de ödenmesi gereken bedeller var. trafik, pahalı hayat, daha küçük evde yaşamak vs..

istanbulda yaşamak bir hesap işi, ne alıp ne verdiğini biliyorsan ve senin için güzel bir alışveriş oluyorsa burada yaşamak güzel.

istanbula bok atıp atıp hala burada kalan insanları anlamıyorum. (mecburi kalanlar hariç)
0
benaslinda
(17.12.17)
ilk gittiğimde açık hava müzesi demiştim,mest olmuştum gezerken. en son geçtiğimiz yaz gittim,koşarak döndüm. hala büyüleyici bir şehir ama aynı zamanda kaotik.
0
denef
(17.12.17)
Doğduğum günden beri maalesef içinde yaşadığım iğrenç şehir. Nefret ediyorum her köşesinden, sağdan soldan gelip de burasını babasının ahırı gibi kullanandan, herkeste olan "istanbulluyuz yhaa .s" tribinden ve istanbul romantizminden. Burayı seven adamın 3 gram aklı yoktur. Karmaşası, kirliliği, kültür mozaiği dedikleri şeyin kültür kusmuğu olmasından başka bir şeyi olmaması. Her yönüyle çok fazla çirkin. El mecbur katlanıyorum ama beni de ruhumu da çok yoruyor. Türkiye için de farklı düşünmüyorum gerçi ama istanbul daha bir kötü. Bir gün kurtulacağım umarım temelli <3
0
dedi ayca
(17.12.17)
18-22 yaş arasını geçirdiğim için bende yeri ayrıdır, şüphesiz çok güzel şeyler de yaşadım orada ama ne yazık ki daima aşırı kalabalık ve pis, insan yaşamına uygun olmayan lanet bir bok çukuru olarak hatırlayacağım genel anlamda. spesifik anılar dışında istanbul'a dair hiçbir düşüncem olumlu değil.

ben "ankara'yı çok sevdim" diye bas bas bağırınca insanlar şaşırıyor biraz haklı olarak. "lan ne pis hayatın varmış, iyi ki bi taşındın aq susmak bilmiyosun" diyorlar. ama bu basit değişikliğin beni mental olarak ne kadar etkilediğini (olumlu anlamda) kelimelerle anlatamam.

şehir değiştirmek insana bu kadar mı iyi gelir, her şeyi kökünden bu kadar mı hızlı zamanda çat diye değiştirir? ankaramın gözünü seveyim be heheyt.
0
der meister
(17.12.17)
benim için ayrıca bir anlamı yok, mevcut hayat standardımı ve hayat tarzımı en rahat şekilde yaşayabileceğim ülkedeki tek şehir olduğu için "uğff iğrençç" triplerine girmeden yaşayabiliyorum. 8 senedir buradayım, bana istediklerimi veriyor. metropol hayatı isteyen biri olarak, dünyanın diğer megakentlerinde de benzer sorunlar olduğunu da bildiğimden, hem her şey önümde olsun hem de sakin sessiz über medeni olsun gibi beklentilerim yok.
0
Bruce
(17.12.17)
gittikçe bozulan şehir.
0
pinkpeony
(17.12.17)
en son 4 yıl önce, konser için gittim. onun dışında bir konser bir de abimin askerlik mevzuları için uğramıştım. hayatımın hiçbir kısmında istanbul'a gitmeyi ya da orada yaşamayı düşünmüyorum. benim için fazlasıyla kalabalık, pahalı bir yer.
0
nice tnetennba
(17.12.17)
istanbul cok guzel ya. cok seviyorum sehri, trafigine ragmen, insanlarina ragmen, santiyelerine ragmen cok seviyorum. uzak kalabilme surem 15 gun, 15gunun sonunda delicesine ozluyorum, burnum sizliyor. bir sureligine tatile gitsem de ayni, birkac ayligina yurtdisina gitsem de ayni.

cok fazla aliskanligim var istanbul'a dair. ozellikle bunlari gerceklestirmeyi cok seviyorum. ornegin aliskanliklarimdan biri eminonunde dolanip bir seyler yaptiktan sonra en son sadirvanlardan birinde su icmekti. o sadirvanin kaldirildigini gordugumde gozlerim dolmustu, gozum kapali gitmistim halbuki oraya. kafami kaldirip baktigimda yerinde yeller estigini gordugumde aglayacak hale gelmistim. not: sonraki gidisimde yerine koymuslardi :)

calisma hayatina basladiktan sonra hafif uzaklastim istanbul'dan. eskiden her hafta yaptigim rituellerimi artik ayda bir anca yapabiliyorum ama o ayda bir o kadar guzel geliyor ki. dunyanin en mutlu insani oluyorum.

trafikte cok sinirleniyorum, disarda insanlara sinirleniyorum, santiye gordukce tepem atiyor ama artilariyla eksilerini yan yana yazinca artilar hala cok onde.

bir sonra yasamak istedigim sehir olarak biraz daha az nufuslu, daha rahat bir yer bakiyorum :) bir de onu deneyimleyebilmek icin.
0
fakyoras
(17.12.17)
Bir anlamı yok. Diğer şehirlerden farkı da yok. Aile büyükleri burada diye burdayım. Zaten bir süre sonra da olmam.

Trafik, gürültü, kirlilik, güven sorunu vb. şeyler yeterince kötü olan bir yer olduğu için artık 10-15 sene önceki halinden de eser kalmadı.
0
baldan kaymak
(17.12.17)
Ankara'da 11 yıl yaşadım. İstanbul'da sadece 3 aydır yaşıyorum. Ankara'da ailemin evi de güzel bir muhitteydi, İstanbul'da kendi evim de (bana göre) güzel bir yerde. Çalışmak, iş kurmak, okumak, gezmek, eğlenmek için İstanbul daha hoş bir yer. Çok kalabalık, hafta sonu oturacak yer bulamıyorum dışarı çıkınca. O kısmı kötü tabii de İstanbul'da ortalama üstü bir yerde yaşayan birinin buraya bok çukuru, pis it köpek şehir filan demesi garip. Nesi pahalı bir de anlamıyorum. Toplu taşıma, taksi, gece hayatı filan Ankara'dan iyi durumda öncelikle. Kiralar pahalı ama, evet. Geri kalan her şeyin her gelire sahip adama göre ayrı versiyonu sunulabiliyor zaten. Gayet güzel bence. Gereksiz İstanbul romantikleri olduğu gibi gereksiz anti-İstanbulcular da var. Ailem de burada olsa Türkiye'de yaşayacak daha iyi bir yer aramam açıkçası. Sabit maaşlı bir yerde çalışmam gerekmeyecek kadar zengin olursam bir gün belki Bodrum.
0
jack of hearts
(17.12.17)
Benim icin anlami tr'de yasayabilecegim tek sehir olmasi. Etraf keko dolu, trafik var falan filan ama yasayabilecgim en iyi yer yine burasi ulkede.
Ne bugun ne de bundan sonra baska bir sehre tasinmayi dusunmuyorum.
@bruce benim yerime tam olarak ozetlemis aslinda. Aynisi diyorum.
0
stavro
(17.12.17)
Ruhuma iyi gelmeyen ama içinde yaşarken bile çok özlediğim şehir. Sürekli kendimi sinirlenmiş ve İstanbul nefreti kusarken buluyorum ama bi yandan da korunabilmiş, eskisi gibi kalabilmiş yerlerini çok beğeniyorum ve çok seviyorum.

Herkesin yazdığı gibi trafiği, pisliği, kalabalığı, içinde yaşayan medeniyetten uzak insanları hiç çekilmiyor ama vapurla karşıya geçerken Galata Kulesi'ni, Ayasofya'yı ve Sultanahmet Camii'ni her gördüğümde kendimi çok şanslı hissediyorum, böyle mükemmel bir manzaraya bu kadar kolay ulaşabildiğim için ama kafamı çevirip de pavyon ışıkları ile boğaz köprüsünü ya da Mecdiyeköy'de yükselmiş çirkin binaları görünce ruhum daralıyor.

Sanırım hem romantik hem de antiistanbulcu denilen kitleye dahil oluyorum ama ruhuma gerçekten iyi gelmiyor bu şehir ve en kısa zamanda buradan kurtulabilmeyi diliyorum kendi adıma.
0
(17.12.17)
Gezmeyi çok seviyorum İstanbul'u
0
mutlusismankedi2015
(17.12.17)
Trafik ve kalabalık problemleri yüzünden yaşanacak şehir değil ama gezilecek, keşfedilecek rüya gibi bir şehir.
0
simderun
(17.12.17)
@acemi, araba kullanmayı bırakırsan saydığın dertlerden kurtulursun. öyle top mop semtlerde oturmaya da gerek yok, şişli-beşiktaş'ın merkezinde oturunca istanbul'un kaydadeğer yerlerine çoğu yerine 1 saat içinde, en uzağa 2 saatte ulaşabiliyorsun, haliyle arabaya gerek kalmıyor. uzağa gidecekem araba kiralıyorum, parkmış trafik çilesiymiş çekmiyorum. herkes dediğim gibi yaparsa trafik çilesi de kalmayacak ortada zaten...
metronun nimetlerini kullanın mesela, toplu taşıma deyince akla metrobüs gelmesine gerek yok.

sürekli dışarıda yemezsen o pahalılık da etkilemez seni ayrıca.
0
Bruce
(17.12.17)
gitmek istediğimde gidemediğim, kalmak istediğimde de kalamayacağımı düşündüğüm bir değişik şehir. burada doğdum büyüdüm, başka herhangi bir şehirde (bir tanesi hariç) bir ay bile kalmışlığım yok belki, o yüzden buradan başka bir yerde nasıl yaşanır onu da bilmiyorum. ama buradaki de yaşamak mı onu da bilmiyorum. trafik sorununu azalttığım için eskisine göre çok daha mutluyum, biraz daha seviyorum. gün içinde minik minik seviyorum da ömrümü böyle mi geçirmek istiyorum bilmiyorum.
img.discogs.com:strip_icc():format(jpeg):mode_rgb():quality(90)/discogs-images/R-4482467-1366131679-8967.png.jpg
0
haykorsamdunyaya
(17.12.17)
Benim için anlamı; hayat. Hangi ülkeye, şehire, tatile gitsem ne kadar mutlu olursam olayım en fazla 15 gün sonra özlüyorum. Ömrüm bu şehirde geçti ama halâ Köprüden geçerken hayranlıkla bakıyorum, gecesi ayrı güzel, gündüzü ayrı. Ben şanslılardanım, 15 yaşıma kadar Küçükyalı'da yaşadım, tüm mahallenin birbirini tanıdığı, tüm çocukların arkadaş olduğu, kötü insanların azınlıkta olduğu bir semtti. sonra da İstanbul’un un bir ucuna merkeze göre daha sakin bir semtine geldim. İşim olduğunda şehir içine gidiyorum ve zamanları ayarladığım için metrobüsle de trafikte kalmıyorum. Oldu ki istanbul'dan başka yerde yaşamak zorunda kalırsam o zaman bile hiç olmazsa bir mevsimi istanbulda geçirmek isterim. Sevmeyenler giderse çok mutlu olacağız bu arada, zulmetiniz basıyor, asık yüzleriniz.

"Ah benim karmaşıklığı-huzursuzluğu içinde kendine has güveni ve onca çirkinliğin içinde sonsuz güzelliği olan canım İstanbulum; tüm deliliğine rağmen her şeyiyle sevilen, bir türlü vazgeçilemeyen sevgili gibisin."
0
mslny
(17.12.17)
İstanbul bundan 7-8 yıl önceye kadar bile güzel sayılabilecek bir şehirdi. Bana göre bu şehrin batmasının en büyük nedeni inşaat sektörü. Ülkedeki mimarlar o kadar vizyonsuz ki, Osmanlının kaç yüz yıl önce yaptığı sarayları örnek almak yerine hiçbir sıfatı ve anlamı bulunmayan binaların şehrin ortasında büyümesine izin veriyorlar. Şehrin bir standardı olsa kalabalık da sorun oluşturmaz ama gerek alt yapı gerek üst yapı olarak İstanbul kesinlikle bir Avrupa şehri değil. O potansiyel vardı ama o potansiyeli yok ettiler. Zaten gelecek depremde kendi kıyametini yaşayacak. Ben seviyorum bu şehri. İleride güzel bir ilçesine taşınma fikrim de var.
0
dissendium
(17.12.17)
deprem!
0
mehmed resad
(17.12.17)
Ha evet, @dissendium gibi düşünüyorum onu unutmuşum. Mimari konusunda berbatız, nasıl o muhteşem eserlerden bu sıradanlığa dönüştüler ve böyle de kabul ettirdiler anlamak mümkün değil. Estetik yok, hayâl gücü yok, sadece oldu bittiye getirmek ve düz duvar var.
0
mslny
(17.12.17)
İstanbul'da restorana 100 mü vermek! Vov. İyi paraymış. Ankara, İzmir, Bursa gibi şehirlerde restoranlar 20 lira üstündeki harcamaları ücretlendirmiyor çünkü. Meh.. Fuzuli konuştum ironi yapayım derken. Kısaca Türkiye'deki tüm büyük şehirler farksız bu konuda. Doğma büyüme İstanbullular öbür şehirlerden daha farklı beklenti içinde olabilir tabii ama yanılıyorlar açıkçası. Mesela restoran, yemek, alkol vs. Ankara Tunalı'da neyse, Beşiktaş'ta da o. Arjantin neyse, Nişantaşı o. Bütçene göre bir yere gidebilmen için yeterince alternatif sunuyor İstanbul en azından. İstanbul'un güzelliği kaliteli yer oranının öbür şehirlerden yüksek oluşu sanki. Ankara Oran, Bilkent, ODTÜ, Çayyolu vesaire çıkar aradan, gayet standart bir Anadolu şehri olarak kalıyor geriye. İstanbul'da çok fazla sayıda kurtarılmış bölge var öbür şehirlere kıyasla. Bir de "bana göre" güzel şu yüzden dedim.. İşe 15 dakikada gidiyor, eve 20 dakikada dönüyorum. Evden spora 5 dakikada gidiyorum. Tarabya, Beşiktaş gibi zaman geçirmekten keyif aldığım yerlere yarım saatin altında ulaşıyorum. Tüm arkadaşlarım da bana yakın yerlerde oturuyor. Misafir edip ziyaret edebiliyorum sık sık. Araba kullanmayı zaten sevmediğim için toplu taşıma büyük rahatlık sunuyor bana. Stüdyo daireye Ankara'da ortalama bir yerdeki 4+1'e verilen kirayı vermek zorunda kalıyorum ama bu zaten kabul ettiğim bir kazıktı gelmeden önce. Kira cidden üzücü derecede pahalı Türkiye'nin geri kalanına göre. Ama değer mi? Kimine göre değmez, bana göre değiyor.
0
jack of hearts
(17.12.17)
Ömür törpüsü.

Evden çıktığında yürüyerek Sahile, Boğaza inemiyorsanız İstanbul'da yaşamıyorsunuz bana göre.

Ya da şöyle düzelteyim, "bu şehir sadece yürüyerek Sahile, Boğaza inebiliyorsanız çekilmeye değer".
0
John Bloor
(18.12.17)
kargaşa, kaos, arap, iç anadolu ve kürtlerin doldurduğu kültürsüz türbanlı ordusu.
0
xu
(18.12.17)
(6)

bir keresinde ben de guzel cikmistim!!!111!!!1!

rahip janick
daha yakin tarihliedit: aaand it's gone!
daha yakin tarihli

edit: aaand it's gone!
0
rahip janick
(17.12.17)
Tam bir iyi aile çocuğu
0
bego
(17.12.17)
Dudakları saklamış sakal bıyık, prim yapar onlar saklama kenks.
0
Bruce
(17.12.17)
Saçlar uzunken çok daha iyi bence. Hatta keşke uzun saçlı erkekler o uzun saçlarını hiç kesmese.
0
ms brownstone
(17.12.17)
Evet güzel çıkmışsın.
0
md11
(17.12.17)
Hep aynı fotoğrafla ifşa olmaz ama. Girişte söylemediler mi?
0
yirmisantim
(17.12.17)
@yirmisantim, diğerlerini beğenmediler, çok üzüldüm, o yüzden...
0
🌸rahip janick
(17.12.17)
(9)

deniz havası eşliğinde kitap okunacak mekan önerisi

Bruce
avrupa yakasında(eminönü-sarıyer arası), ya deniz kenarında ya da tepede ama boğaz havasını alan, açık alanı olan, oturup uzun saatler kitap okuyabileceğim bir mekan arayışındayım. mekan aynı zamanda güzel kahve yapıyor olsa çoook çok makbule geçer ama o kadar da kısıtlamak istemiyorum sonuçları. pa
avrupa yakasında(eminönü-sarıyer arası), ya deniz kenarında ya da tepede ama boğaz havasını alan, açık alanı olan, oturup uzun saatler kitap okuyabileceğim bir mekan arayışındayım. mekan aynı zamanda güzel kahve yapıyor olsa çoook çok makbule geçer ama o kadar da kısıtlamak istemiyorum sonuçları.

park-bahçe ya da umumi alan da olur ama yakınlarda kahve satın alabileceğim bir yer olması lazım. teşekkürler...
0
Bruce
(16.12.17)
Beşiktaş iskelesinin yanındaki banklar soldan boğaz köprüsü sağdan kız kulesini görecek konumda fazlasıyla açık ve ferah alan olduğu için oldukça ideal ama banklarda yer var mıdır ya da herifin, kadının teki yanına oturup püfür püfür sigara içerek temiz havanın içine eder mi bilmiyorum.
0
siyah giyen adam
(16.12.17)
@siyah giyen adam, eder ediyor. zaten çok yakında kahve alabileceğim bir yer yok, illa yol geçmek lazım; yine de teşekkürler.
0
🌸Bruce
(16.12.17)
Baltalimanı kemik hastahanesinin içinde cafe var. Denize sıfır.
0
Tears of Devil
(16.12.17)
cok o taraflari bilmem ama bi eski reinanin ilersinde kurucesme parki vardi ortakoy sahilde. banklar var, manzarayi yatlar kapatiyor genelde. ama sakin bi yerdi. iste orda bufe tarzi bi yer vardi sanki ama cok da emin degilim. bi de gulhane parkinin sonunda bi yokus var, manzarasi cok guzel. eskiden kafe vardi orda kapandi. haliyle sandalye olmayabilir. bugun hava guzel diye geleni de cok olur ama o kadar yokusu cikabileceklerini sanmiyorum. alan biraz genis cunku. parkin icinde belediyenin tesisi var kahve icin.
0
pide
(16.12.17)
Bebek Starbucks avrupa’nın en iyilerinden biri olarak biliniyor. Ortaköy Starbucks’ın üst katında da havasını alamazsınız ama deniz, boğaz görürsünüz, ben genelde orayı tercih ediyorum. Eskiden camlar açılıyordu, içerisi deniz esintisiyle çok ferah oluyordu, şimdi kilit takmışlar niyeyse.
0
sopiro
(16.12.17)
buraya gel. yeniköyde spor kulübü derneği, emek cafe, yeniköy kahvesi dahil bir çok mekan mevcut. haftasonu bir tık kalabalık olabilir.
0
bruceandwayne
(16.12.17)
@sopiro, bebek starbucks'ta yer bulmak çok zor oluyor, normalde bu gibi durumlarda tercihim orası ama köşe kapmaca oynamaktan sıkıldım; hele ki bu mevsimde bu havada kesin çok kalabalık olur. teşekkür ederim...

soruya ek yapayım: bebek baylan'a giden var mı peki? pastane burası evet ama kahvaltı da diyor alkol de diyor, formatı çözemedim. şöyleyse işimi görür ancak uzun saat oturup sadece bişeyler içsem arada tatlı falan yesem uygunsuz olur mu mekana?
www.zomato.com

www.zomato.com
0
🌸Bruce
(16.12.17)
Baylan uymaz o konsepte
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(16.12.17)
emirgan’daki espresso lab olabilir. haftasonu gittiğimde hep çok sakin oluyor, koltuklar rahat, kahve de muhteşem.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(16.12.17)
(5)

Adidas kendi ayaginami sıkıyor?

duptıs
Senelerin adidas faniyim,yaz kis demeden baska ayakkabi giymezdim.arada baska marka ayakkabi aldiysamda hepsi husranla sonuclanmis gene adidasa donmustum.adamlar butun ayakkabilari benim icin uretiyorlardi sanki.giymeye kiyamayip sakladiklarim var o derece.Son 3-4 senedir magazaya gidiyorum mal mal
Senelerin adidas faniyim,yaz kis demeden baska ayakkabi giymezdim.arada baska marka ayakkabi aldiysamda hepsi husranla sonuclanmis gene adidasa donmustum.adamlar butun ayakkabilari benim icin uretiyorlardi sanki.giymeye kiyamayip sakladiklarim var o derece.

Son 3-4 senedir magazaya gidiyorum mal mal bakiyorum,bir kac tane deniyorum,yok abi.su kopuk gibi tabani cikardilar vuck vuck diye otuyor,sesini taniyorum artik avm de falan duyuyorum aha adidas geliyor diyorum,terrex falan direk tirrix guzel bir modeli yok,stan smithden hele superstardan gina geldi abi yeter originali batsin demeye basladim.o boost bu boost.birde fiyatlarda sasirdi inceden eskiden magazaya girdim mi turkiye icin konusuyorum en iyi ayakkabisi 100 dolara denkti,bunu 200 dolara cekti abiler.bugun gene girdim magazaya gene ayni sonuc.

Demin arkadas campers linki verdi aynindan siparis edince dustu aklima,adidasta mi sorun var yoksa ben mi degistim.

Sizde durum ne?
0
duptıs
(16.12.17)
Bundan 10 sene evvel 20'lerimin başında ayakkabı takıntısı vardı bende. Ucuzdu da ayakkabı denen şey o zamanlar. Doların 1,70 olduğu zaman 120 liraya adidas aldığımı bilirim. 100 dolar civarına adicolor superstar almıştım, 7 sene giydim düşün.

Samoa, Kobe 3, Duncan, Potential, Superstar, T-mac vs hatta Nike Cortez vs hepsi mükemmel modellerdi. Hepsini kullandım paramparça olana kadar. Son 5 senedir ayakkabı almıyorum bu tipte. Çünkü bokum gibiler. Çin'de falan üretip hayvan pahalıya iteliyorlar zengin bebelere. Maksimum 2 sene giyiyorsun en kralını da.
Nike, Adidas, Puma bu üçü boka sardı.

Dc sports, Vans falan giyiyorum spor lazımsa. Amerikan üretimi bir çoğu ve dağılıp gitmiyor. Rahat bir de o eski tip ayakkabılardan. Yeniler hoşuma gitmiyor.
0
bos gezenin bos ustasi
(16.12.17)
Adidas kendi ayakkabısına sıkıyor gibi.
0
[GODDARD]
(16.12.17)
Dolar arttigi icin Turkiye'ye bu ayakkabilar geliyor. ABD'de 40 dolara aldigim ucuz ayakkabi burada 200 lira ediyor. Turkiye'de 400 liraya ayakkabi satamazsin ama bir Amerikali ya fa Alman icin 80 Euro'luk ayakkabi pahali ayakkabi degildir ama burada vergisiyle 400 liraya gelir o ayakkabi yanu satilmaz. Dolar eskisi gibi 1.2 lira olsaydi 2010'daki gibi Adidas da guzel aykkabilarini getirirdi.
0
Traveller
(16.12.17)
Ben bu sene ilk defa adidas ayakkabı kullandım. Boostlu koşu ayakkabılarından aldım. Tek kelimeyle efsane. Daha önce niye denemedim dedim kendime.
Elimdeki eskiyince de bağcıksız modelinden alıcam. Koşu ayakkabısı konusunda çok iyiler bence. Diğer modelleri bilmiyorum.
0
peggy
(16.12.17)
kalitesine sağlamlığına bişey diyemem ama günlük spor ayakkabılarının hepsi çirkin. bir ara yeryüzündeki bütün günlük spor ayakkabıların hepsinin alt kısmı kocaman beyaz şeritle kaplıydı. yavaş yavaş diğer markalar vazgeçiyor bundan ama adidas geçmiyor. lütfen şu linke girip bakın, NİYE HEPSİNİN TABANI BEYAZ?!
shop.adidas.com.tr

sanıyorum son adidas ayakkabımı 2011'de aldım, o zamana kadar hep adidas giyerdim. nike'ta da bi cacık yok çoğu zaman, zorladım kendimi adidas alayım diye ama yok, beğenmiyorum bir tane bile. hmm şu olabilir diyorum, 500 lira çıkıyor.

muhtemelen pazar politikalarını değiştirdiler, biz fakir ülkeler çok umurlarında değil.
0
Bruce
(16.12.17)
(9)

Alkışlarlayaşıyorum'daki Saykodelik Abla Klibi

bos gezenin bos ustasi
Böyle abuk subuk grafikleri olan saçma sapan bir klip vardı alkislarlayasiyorum sitesinde. Bulgarca mı Gürcüce mi bilmiyorum böyle değişik kırmızılı bir sarışın abla vardı, epey de popüler bir videoydu, yorumlar falan baya efsaneydi. Hatırlayan var mı bulamadım.
Böyle abuk subuk grafikleri olan saçma sapan bir klip vardı alkislarlayasiyorum sitesinde. Bulgarca mı Gürcüce mi bilmiyorum böyle değişik kırmızılı bir sarışın abla vardı, epey de popüler bir videoydu, yorumlar falan baya efsaneydi. Hatırlayan var mı bulamadım.
0
bos gezenin bos ustasi
(16.12.17)
bu olur mu reyiz?

alkislarlayasiyorum.com
0
ya ben lan neyse
(16.12.17)
ya bir sebze ya da meyveye güzellemelerde bulunuyordu, ben azeri diye hatırlıyorum. biraz düşünürsem aklıma gelebilir.
0
Bruce
(16.12.17)
ya ben lan neyse
(16.12.17)
@ya ben lan neyse, aksjldas buydu evet.
0
Bruce
(16.12.17)
Bunlar değil malesef dostlar.
0
🌸bos gezenin bos ustasi
(16.12.17)
deli mayolu kız mı
www.youtube.com
alkislarlayasiyorum.com

rica ederim. çok izlersen beynin akar :)
0
uyusam iyi olur
(16.12.17)
@uyusam aynen bu ya helal olsun sağol:)
0
🌸bos gezenin bos ustasi
(16.12.17)
Ulan gece gece izliyorum kafayı yakıyor
0
🌸bos gezenin bos ustasi
(16.12.17)
yeşil nasim?
0
le jeune turc
(16.12.17)
(28)

bankacı olur musunuz?

kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
şubede klasik memur görevi. kafamda deli sorular.banka, iş bankası
şubede klasik memur görevi. kafamda deli sorular.

banka, iş bankası
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(15.12.17)
Olmam(mecbur değilsem)
0
cemiyetin ünlü siması
(15.12.17)
olurum neden olmayayım. mesai saati belli en azından. erken çıkıyolar. ben 7'de çıkıyordum asudasdf
0
nice tnetennba
(15.12.17)
olurum, girişin belli çıkışın belli, yatan maaş belli. ne zaman tatile gidiyosun o da belli. iş hayatın düzen içinde, kişisel hayatını da geri kalan zamanında istediğin gibi konumlandır, mis gibi iş. şimdiki aklım olsa bankacı olurdum.
0
evde liyakat kalmamis
(15.12.17)
Tanrı korusun......
0
binder dandet
(15.12.17)
yakın bir dostum yerim ben öyle sistemi deyip yıllanmış kariyerini çöpe atıp istifa etti. şu an buradan uzamanın yollarını arıyor. dışarıdan güzel olabilir, deneyimli birinden fikir almak daha doğru. girişle çıkışla bitmiyor olay.
0
bruceandwayne
(15.12.17)
diğer bankalarda olacağına burada ol, maaşı artacaktır sonuçta.
0
free bird
(15.12.17)
internette tüm bilgiler mutsuzluk,baskı,az maaş üzerine. bile bile mutsuzluğa kafa atmak istemiyorum. kendim istatistik okudum. iş bulamayınca zorda kalıp başvurdum ama bi anda sınavı geçip mülakatı geçip belge toplamaya gelince ne yapacağımı bilemedim.
0
🌸kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(15.12.17)
olmak istemezdim.
0
pinkpeony
(15.12.17)
Çok yakın iki arkadaşım (karı kocalar) iş bankasında calisiyor. Kadın olan düz memur, erkek olan bu sene sınav ile yetkili oldu. İş bankası diğer bankalara göre daha devlet kafasında. Is garantileri var, maaş zamanı belli, özel sağlık sigortaları var, tatilleri iyi. Şubeden şubeye rahatlık ya da yoğunluk değişiyor fakat maaşları düşük, sahiden çok düşük. Yukselmeleri de sınavla mümkün oluyor ancak. O sınavı kazanamazsan yıllarca yerinde sayiyorsun. Evlerine giren toplam maaş benim yurtdisindan aldığım bursa denk geliyor nerdeyse ki ben türkiye standartlarindaki öğrencilere göre yüksek burs alıyor olsam da sonuçta hiç calismisligim yok.

Başka bir seçeneğim yoksa çalışırdım ama alternatif varsa önce onu denerdim.

Edit: şimdi okudum da zorda kalıp başvurdum demissiniz, dediğim gibi maaş düşüklüğü hariç imkanlar açısından kötü değil. O yüzden bence girip başlayın; 2 ya da 3 sene sonra yetkilılik sınava girmeye hak kazaniyorsunuz yanlış hatırlamıyorsam, severseniz sınava girip yukselirsiniz yoksa başka iş bakarsınız.
0
fraise
(15.12.17)
Kardeş,iş bankası çok saygın bir kurum.Başlangıç için çok çok iyi bir pozisyon denemez ama yükselme imkanların kendini gösterirsen olacaktır.Ben başla derim, işsiz durmaktan iyidir.
0
basubadelmevt
(15.12.17)
36 ay zorunlu çalışmak zorundayım. vazgeçersem çalışmadığım her ay*150 dolar cezası var. imzayı atmadan önce farklı fikirlere ihtiyacım var.
0
🌸kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(15.12.17)
başka bir alternatifin yoksa, işe ihtiyacın varsa (ki var demekki bu soruyu sormuşsun) gayet de olunur.

bakma burada atıp tutanlara.

internette atıp tutanlara da bakma. kendi iç dünyası bok gibi olanlar, sanki herşey bok gibiymiş gibi yorum yapar. hangi bankacıya sorsan işten memnun değil. herkes kaçmanın yollarını arıyor. falan filan...

maaşın belli, çalışma saatin belli. iş bankasının şartları da ayrıca birçok bankaya göre çok iyi. iznin şaşmaz, tatilin şaşmaz. stres mi? evet stres. stressiz iş varsa söylesin o çok bok atanlar.
0
mahone
(15.12.17)
asla
0
neo
(15.12.17)
Mahone çok güzel söylemiş. Tekrarlamak istemedim ama aynı şeyleri söyleyecektim. Girin çalışın işsiz oturup ne yapacaksınız?
0
mutlusismankedi2015
(15.12.17)
Yeni mezunken bir sene iş bulamadığım için bankada çalışmaya başlamıştım. Evde oturmaktan iyidir. Çalışırken başvurmaya devam edersiniz. Sorun çıkarmadan, iyi niyetle ayrılınca tazminat konusunda da genelde uğraşmıyorlar. Şu ana kadar ayrılıp da tazminat ödeyen tanıdığım hiç olmadı.
0
boyalı kuş
(15.12.17)
Valla olunur, istenmese de olunur işsizlikten. Ben de Halkbank için girdim sınava mesela. Düz, banka memurluğu için.
0
m e b
(15.12.17)
Mobilim editleyemiyorum. Bankadan ayrıldıktan bir kaç ay sonra eski yöneticim beni çalıştığı firmaya önermişti. Bankadan ayrıldıktan sonra hiç görüşmememize rağmen hem de. Nereden ne çıkacağı belli olmuyor.
0
boyalı kuş
(15.12.17)
tabi, işe ihtiyacı olan girsin lakin burdaki düz adamların giriş belli çıkış belli, para da alıyoz hayat çok güzel tırıvırıları gerçeği yansıtmıyor. mobbingten tutta, fazla mesaiye kadar biton abuk durum mevcut. zorundaysan zaten katlanacaksın, yok değilsen zaten üçüncü dördüncü tercihin olur bu iş.
0
bruceandwayne
(15.12.17)
işsizsen tabii ki ol, işsizlikten iyidir ancak durumun vehametini 3 senelik sözleşme bile gösteriyor. adamlar o kadar emin ki bir süre sonra kaçacak duruma geleceğine, ne olur ne olmaz eşeği sağlam kazığa bağlıyorlar. bankayı geçtim, herhangi bir iş yerine sıfırdan başlayıp 3 sene aynı pozisyonda çalışmak bir başarısızlıktır. her zaman yükselme şansı olmaz ama o zaman da iş değiştirir maaşını arttırırsın. bu devirde kalmadı öyle 3-5 sene aynı şirkette çalışmak, hele ki başlangıç pozisyonları için. sorsan bankacılıkta kariyer var derler, 3 kuruşa sömürülmenin en kolay yolu aslında. yükselme hedefin varsa ya tanıdığın olacak ya da insanların üzerine basa basa yükseleceksin. denetçilik ve bankacılık kadar dışarıdan kurumsal görünen "vahşi" bir çalışma ortamı görmedim ben.

kendini bu mücadeleye hazır hissediyorsundur, azimlisindir; o zaman senin için "fırsat" haline bile dönüşebilir; sadece dışarıdan görüldüğü kadar "sağlıklı" bi ortamı olmadığını belirtmek lazım.
0
Bruce
(15.12.17)
@bruceandwayne görüşüne saygı duyuyorum, tartışma başlatma niyetinde değilim fakat düz adamlar? buraya yazanların çoğu bugün anket yapsak özel sektör çalışanı çıkar ve en az yarısı senin saydığından çok daha kötü koşullarda çalışıyordur eminim. ben daha özel sektörde çalışıp mobbing yaşamayan, stres çekmeyen, patronunun kaprisini yutmayan biriyle tanışmadım. üstelik cumartesi de çalışırsın, iş yoğun diye de çalışırsın, patronun canı sıkkındır çıkmana beş dakka kala iş kitler, sürpriz! yine çalışırsın. it gibi köpek gibi çalışırsın. hakkın olan yıllık izni rica minnet alır, hesabına yatacak parayı kuruşu kuruşuna hesaplarsın. kötü yanlarını sayacaksak kusura bakma, sade bankacılar değil tüm çalışanlar mağdur. beğenmeyip bok atmak değil, bir yerden tutunmak gerek.
0
evde liyakat kalmamis
(15.12.17)
@bruceandwayne düz adam he mi... mobbing sadece bankalarda mı var, dünyadan bihabersiniz. cumartesi yarım gün diye işe gidip full çalıştığım olmuştu. özel günlerde izin mizin hak getire. kimin koşulları daha kötü kıyaslamayın isterseniz. akşam 8'den önce evde olmuyordum.

istifa ettim tabii. kimse bol keseden sallamıyor.
0
nice tnetennba
(15.12.17)
köprüaltlarında yaşarım daha iyi.
0
khiron
(15.12.17)
@ elk fikrimce maaşı iyi, garanti iş, giriş çıkış saati belli gibi verilerle işe yaklaşan adam, üzgünüm ama esnaftan farksızdır. düz adam olmak kötü bir şey değil, eleştirdiğim şey bu verilerle sahip olunan işin iyi olduğunu düşünmek. değil işte. gördüğümü, duyduğumu söylüyorum. bende özel sektördeyim, şansınız ve azminiz varsa bu zor ve boktan dönemleri sabrederek aşıyorsunuz. adam yeni işe başlayacak, her şey çok güzel olacak deyip pembe bir tablo mu çizeyim anlamadım.

@nice dostum aynı taraftayız galiba ama sende bir heyecan var. bende bunun doğru olmadığını, ortamın dandik olduğunu ve zorunda ise çekmesi gerektiğini söylüyorum.
0
bruceandwayne
(15.12.17)
kimse işin en iyisi olduğunu düşünmüyor. eldeki seçenekler ve ülkedeki koşullara bakıldığında, diğerleri kadar rezalet olmayacağını söylüyoruz sadece. arada çok büyük fark var.
0
nice tnetennba
(15.12.17)
Ben 5 sene bankacılık yaptım geçen sene temelli istifa ettim. Kurtuldum.

Çevremde bankacı olup memnun olan Yok. Olması da mümkün değil.

Baskı, mobbing bitmiyor, bitmez. Bu da stres, mutsuzluk olarak geri dönüyor.

15-20 sene çalışıp müdür olsan üzerinde yine bölge müdürü var. Bölge müdürü olsan üzerinde müdür vs.. baskı üstten alta olduğu için mutlu olmanın yolu yok.

Ha iyi yönleri Yok mu ? Var.
Kurumsal firma. Maaşım yatar mı, SSK ödenir mi? Bayramda çağırırlar mı vs derdin Yok.

Ama artısı eksisine baktığın zaman kesinlikle önermem. Kız istemeye gidince oğlumuz bankacı lafı işe yarar belki ama yapılacak iş değil.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(15.12.17)
Mobilden editleyemedim.

Aslında beklentilerle alakalı bu.
Sizin için önemli olan iş güvencesi, tatiller vs. İse bankaya kötü denmez.

Tu kaka bi iş değil. Ama bankada adamın ruhunu alıyorlar resmen . Mobbing özel sektörde var denmiş de bankadaki kadar düzenli ve insanı ruh hastası eden mobbing hiç bir iş kolundA Yok.

15 farklı ürünün satışını yükledikleri kıza 13 ünü tutturduğunda diğer ikisi için savunma istemişlerdi.

Bankaya girecekseniz aklınıza ilk şunu sokun : banka içinde kimseye güvenme kimseye sırtını dönme . Banka kadar dedikodu dönen birbirinin arkasından iş çeviren iki yüzlü insanları bulunduran başka yer yoktur.
Fikir alacağınız Kişiler bankada çalışmış kişiler olsun. Bankacılık yapmayan adamın diyeceği laf "gir çalış işsiz durmaktan iyidir" olacaktır.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(15.12.17)
Kusursuz dostların dort ayagi vardir+1
Şubecilik yapılacak iş değil. Ben şubede olmamama rağmen bugün şu lafı duydum: “irene tam bir bankacı olmuşsun.” (Bu arada karşı taraf bunu hakaret amaçlı söyledi:) )
Daha iyi bir alternatif yok ise yapılır ama ömür geçmez. İnsanlar hasta oluyor.
0
irene
(16.12.17)
Ziraat bankasına güle oynaya girip şimdi depresyonda olan, kafasını duvarlara vuran iki arkadaşım var. Kaçış yolu arıyorlar. Bunu moral bozmak için söylemedim, içine girmeyi düşündüğünüz sistemin huzur dolu bir sistem olmadığını bir kez daha hatırlatmak için söyledim.

Ancaaak... Ülkenin koşulları belli. Ben de bir sosyal bilimci olarak içinde bulunduğunuz durumu tahmin edebiliyorum. İş Bankası'nda çalışmayayım deseniz, daha iyi bir alternatif bulmanız malesef zor şu piyasada. Maaş deseniz zaten giriş seviyesi her yerde aynı hemen hemen. Ya patron şirketinde mobbinge maruz kalıp düşük maaş alacaksınız ya da kurumsal bir şirkette. İçinde bulunduğunuz durumu değiştirmek için daha iyi bir alternatifiniz yoksa bence kaçırmayın bu işi. Elbette kötü yönleri çoktur ama bu kötülükler hemen hemen tüm kurumlarda, şirketlerde mevcut.

Dilerim pişman olmazsınız vereceğiniz karardan dolayı, şimdiden hayırlı olsun.
0
md11
(16.12.17)
(22)

kaç hayır'dan sonra artık o kişiye tekliflerle gitmiyorsunuz?

dedim dedim de kime dedim
normal bir gün normal bir arkadaşınızı gördünüz öyle yoğunluk falan yok kahve içelim mi dediniz? hayır dedi.belki işi vardır istemiyordur vs dedinizbaşka bir gün yemek saati yemek yiyelim mi dediniz? hayır dedi.belki toktur, yemek istemiyordur vsya aksam bi bira içerim mi? hayır.belki havasında deği
normal bir gün normal bir arkadaşınızı gördünüz öyle yoğunluk falan yok

kahve içelim mi dediniz? hayır dedi.
belki işi vardır istemiyordur vs dediniz

başka bir gün yemek saati yemek yiyelim mi dediniz? hayır dedi.
belki toktur, yemek istemiyordur vs

ya aksam bi bira içerim mi? hayır.
belki havasında değil şöyle böyle

beraber çalışmanız lazım, dediniz ki bugün şurada çalışalım mı? dediğiniz yerde hemen soldaki kafe. yok ben vazgeçtim falan dedi.
dediniz senin de, sana bi daha bir şey teklif edenin de, senle birşey yapanında...

bende ipler 3-4'te kopuyor ciddi olarak başka birşey sormuyorum o kişiye seri hayırlar almışsam. mesela bana sorsalar genellikle işimi bırakır bi 5dk ayırırım. eğer çok yoğunsam 20dk 1saat sonra yada yarın yapalım falan derim. hayır demem yani.

siz gemileri kaçıncı hayırda yakıyorsunuz?
0
dedim dedim de kime dedim
(15.12.17)
Iki
0
rahip janick
(15.12.17)
3 strike 1 out
dikkat, sabah linki ve hıncal uluç içerir: imgarsiv.sabah.com.tr
0
halanne
(15.12.17)
ilk rette tamamdır.

çünkü, herhangi bir hoşlanma durumu varsa ikinciye kendi teklif eder.
0
nice tnetennba
(15.12.17)
bir
0
eazy
(15.12.17)
üç.
0
false pretension
(15.12.17)
mazeretinin ne kadar geçerli olduğuyla alakalı. mazeretsiz hayır diyorsa, geçiştiriyorsa ya da kulağa mantıklı gelmediyse bir daha teklif etmem, geçerliyse bir kere daha ederim. çok geçerli mazereti olsa dahi 3.yü etmem.

böyle söyleyince tuhaf durdu, insanına-durumuna göre çok değişir ama ısrarcı bir insan değilim. işin kötüsü, ısrar etmek istesem dahi etmem, fazla gurur yapıyorum bazen.
0
Bruce
(15.12.17)
bunun standardı olamaz ki samimiyet seviyesine göre değişkenlik gösterir
0
regardless of what they say
(15.12.17)
Bir
0
catch the arrow
(15.12.17)
iki.
0
peon
(15.12.17)
24
0
Delay Fuze
(15.12.17)
bana kimse hayır demedi şimdiye dek ama herhalde ikinci hayırda elveda güzelim derim. yazar burada ne kadar fantastik bir arkadaş olduğundan bahsetti.
0
evde liyakat kalmamis
(15.12.17)
1
Çok değer verdiğim biriyse 2
0
Amaranta ursula
(15.12.17)
3-4 kez falan.
Ornek olay;Başka şehirdeki yakın biarkadaşımı uç dört defa davet ettim. Her defasında bi bahane buldu. En son ben de sunu söyledim, alinmaca gucenmece yok, ben artik gel demekten yoruldum bundan sonra asla gel demeyecegim evim sana her zaman açık gelmek istersen haber edersin.. boyle de bir anim var.
0
sen gibi
(15.12.17)
Tek hayır yeterli
0
cezzar dede
(15.12.17)
Insanlik hali, bir defa defa reddedebilir. Ikincisinde de reddederse altinda baska bir sey arayip ucuncuyu teklif etmem.
0
voyager 1
(15.12.17)
hayır demekle hayır diyip sebep belirtip ya da belirtmeden alternatif üretmek farklı şeyler.
düz hayırsa 1.
0
ghilleinthemist
(15.12.17)
2. insanları zorlamaya gerek yok.
0
cilekli krep
(16.12.17)
üçüncüsü zor oluyor benim için.
0
bruceandwayne
(16.12.17)
Bir. geçerli bir bahane ile reddettikten başka zaman görüşmeyi teklif etmiyorsa ısrara gerek olmadığını düşünüyorum.
0
road_tanker
(16.12.17)
Bir. Minnet eylememek lazım zaten seni önemsiyorsa geri döner yada sen ısrar ettikçe yapışkan ve uzak durulması gereken biri olursun.
Gerçi kadınlar değişik reddetseler bile ısrar seven ilgi manyakları var bence
0
kararsızataletfilozofu
(16.12.17)
bir, bilemedin iki. ama arada yaşanmışlık olan biriyse farklı.


(git:www.google.com.tr )

(git:www.google.com.tr )
0
runagain
(16.12.17)
ben baya empati gurusu olarak geziyormuşum ortalıkta millet ilk hayır'da kelleleri uçuruyormuş.
0
🌸dedim dedim de kime dedim
(16.12.17)
(15)

sporseverler acil yardım

congratulations
bir spor bar açıyoruz bugün yarın. barın alt tarafını soyunma odası dolapları gibi dizayn ettik. 20 tane dolap kapağı var. bu kapaklara ünlü sporcuların adını ve onlarla özdeşleşen numaraları vermek istiyoruz. örneğin 1-michael schumacher 46-valentino rossi 23-michael jordan vb gibi. futbol ve baske
bir spor bar açıyoruz bugün yarın. barın alt tarafını soyunma odası dolapları gibi dizayn ettik. 20 tane dolap kapağı var. bu kapaklara ünlü sporcuların adını ve onlarla özdeşleşen numaraları vermek istiyoruz. örneğin 1-michael schumacher 46-valentino rossi 23-michael jordan vb gibi. futbol ve basketbola çok ağırlık vermek istemiyoruz. diğer spor yayınlarına da ağırlık vereceğimiz için onlardan da olsun istiyoruz. önerilerinizi bekliyorum.

edit: arkadaşlar bireysel sporcularda numara olmadığı için onların rekorları vb. tarzı şeylerle temsil etme kararı aldık. örnek federer-19 (grand slam)
sebastian loeb 9 (wrc sayısı) gibi
0
congratulations
(15.12.17)
snooker - ronnie o sullivan
0
bizansa karsi memleket takimi
(15.12.17)
@bizansa karsi memleket takimi
osullivan'ın özdeşleştiği bir numara yok ki? takım sporları olması lazım. sadece isim yazmayacak
0
🌸congratulations
(15.12.17)
babe ruth - 3
formada ruth yazarmış.

jerry rice - 80
bu da sadece rice.

başka bilemedim ama "legendary xxx(spor adı) players" diye aratırsan çıkar bişeyler, buz hokeyi falan. öyle çok fazla çok yaygın takım sporu da yok başka zaten, ragbi olabilir belki.
0
Bruce
(15.12.17)
Küsuratlı ama sadece bu geldi aklıma:D
Usain bolt - 9.58
(100mt dünya rekoru)

Edit: veya federer'in kazandığı grand slam sayısı falan olur mu ki? roger federer - 19 mesela..

Edit 2: Veya yukarıda koşu deyince, en iyi maratonculardan birinin ismi ve 42 şeklinde olabilir mi?
(42k maraton mesafesi)

Eliud Kipchoge - 42 mesela.
Kipchoge koşu dünyasında herkesin tanıdığı bir isim, ben de çok seviyorum kendisini.
0
peggy
(15.12.17)
sinyor can bartu?

ilk avrupa kupası maçında oynamış türk futbolcu ve aynı zamanda da basketbolculuk yapmış efsane bir sporcu.

edit: naim süleymanoğlu. halil mutlu da kendi ağırlığının 3 katını kaldırmış bir adam sonuçta o da olabilir. 3 numara onundur bence:)

bu arada bar nerede açılacak?
0
hemsta
(15.12.17)
florence griffith joyner
0
naksidil
(15.12.17)
ne güzel bir fikirmiş bu böyle :) hayırlı olsun
0
vedderbaug
(15.12.17)
peRFect Roger Federer
tanrının numarası olmaz.
0
tiny penny
(15.12.17)
oncelikle congratulations!

sonra rahmetli naim suleymanoglu tabi ki, seul'de 190kg kaldirmisti, 190 olabilir.
0
jimicik
(15.12.17)
438 etap galibiyeti Eddie Merckx yam yam( The Cannibal ) lakaplı bisikletçi.

25 şampiyonluk Coline Mcrae WRC
0
mikahakkinen
(15.12.17)
nadya komanaçi,bridget bardot,taçsız kral pele,fenerbahçeli cemil.
0
eksimeksi
(15.12.17)
larry bird : 33
0
firemanjonny
(15.12.17)
jonny sins 31
0
egokalp
(15.12.17)
10 numarada hagi olmazsa olmaz
0
Delay Fuze
(15.12.17)
20- Kimi Räikkönen (20 gp birinciliği)
32- Fernando Alonso (32 gp birinciliği) (2 dünya şampiyonluğu var, 2 için de kullanabilirsiniz.)
3- Aryton Senna (3 dünya şampiyonluğu)
0
md11
(16.12.17)
(4)

Cevahirde yemek

basubadelmevt
Cevahirde nerde güzel yemek yiyebiliriz? Fast food vb'de olabilir. Butik hambugerci var mı? Ya da başka tavsiyeler?
Cevahirde nerde güzel yemek yiyebiliriz? Fast food vb'de olabilir. Butik hambugerci var mı? Ya da başka tavsiyeler?
0
basubadelmevt
(15.12.17)
West side falafel.
0
karamaleksey
(15.12.17)
kırkpınar iyidir, günaydın döner iyidir, butiğe yakın burger house var, en azından etin pişme derecesini seçebiliyorsun. lezzet olarak carl's jr'ı tercih ederim ama ben.
0
Bruce
(15.12.17)
Günaydın, Burger House, üst kattaki Çin lokantası arasında gidip geliyoruz biz oraya gittiğimizde.
0
chicha
(15.12.17)
carl's jr
0
dedimmidemedimmi
(15.12.17)
(7)

tekrar merhaba mı tekrardan merhaba mı?

Bruce
yazı dili için konuşacak olursak hangisi doğru ya da ikisi de oluyorsa hangisi kulağa-göze daha hoş geliyor?teşekkürler...
yazı dili için konuşacak olursak hangisi doğru ya da ikisi de oluyorsa hangisi kulağa-göze daha hoş geliyor?
teşekkürler...
0
Bruce
(14.12.17)
tekrardan yanlis kullanim
0
pide
(14.12.17)
Bana ikisi de yanlış gelmekle beraber, "yeniden merhaba" deniyorsa "tekrardan" da denir diye düşünüyorum.

edit: www.tdk.gov.tr
tekrardan zaten hiç yokmuş :)
0
Aman Sen de
(14.12.17)
tekrardan yanlış +1
0
kobuzchu kiz
(14.12.17)
“Tekrar merhaba” hem kulaga hem de goze hos geliyor bence. Dogru kullaniminin da oyle oldugunu biliyorum ben.
0
lamira
(14.12.17)
+1


Tekrardan diye bir şey yok.
0
fever
(14.12.17)
Tekrardan diye bişey vardır ama cümledeki görevi açısından benim söylediğim şekilde yoktur olarak anlıycam izninizle. "3 tekrardan sonra hareketi bırakınız" oluyor çünkü. Bu şekilde kullanıldığı için ağzıma gelmiş olsa gerek, gereksiz bir pekiştirme...
0
🌸Bruce
(14.12.17)
Tekrar
0
taktikmaktikyokbambambam
(15.12.17)
(10)

Ofiste kullanmak için bluetooth hoparlör tavsiyesi

starborn
Selamlar,Kulaklık takmayı sevmiyorum. Odamdaki laptoptan müzik dinliyorum; ama laptopun hoparlörleri de oldukça kötü. Her taraf kablo olduğu için bluetooth bir hoparlör alayım istiyorum.Max 350 TL civarında, fiyat performans canavarı olan; sessiz sakin 5-6 m2'lik bir odada iş görebilecek iyi bir hop
Selamlar,

Kulaklık takmayı sevmiyorum. Odamdaki laptoptan müzik dinliyorum; ama laptopun hoparlörleri de oldukça kötü. Her taraf kablo olduğu için bluetooth bir hoparlör alayım istiyorum.

Max 350 TL civarında, fiyat performans canavarı olan; sessiz sakin 5-6 m2'lik bir odada iş görebilecek iyi bir hoparlör tavsiyeniz var mı?
0
starborn
(14.12.17)
sürekli sabit, masa üstünde duracaksa bluetooth olmasının tek getirisi kablosuzluk olur ama şarj etme olayı da bir sorun bence. sürekli dinliyorsan 2 günde 1 şarj etmen gerekir, 2 günde 1 kablo ile, tak çıkarla uğraşmaktansa şöyle bişey işini görür. bluetooth olanların pilleri de eskiyecek zamanla falan filan...
www.hepsiburada.com
0
Bruce
(14.12.17)
Erkek arkadaşıma d&r internet sitesinden Trust Urban Ziva aldım ışıklı mışıklı. Sesi iyi çıkartıyormuş gayet memnun ayrıca ucuz.
0
Tersidüzükilec
(14.12.17)
Jbl go isini rahat gorur
0
veritaslibertas
(14.12.17)
Fiyat performans canavarı istiyosan Jbl Go kullan, ben çok memnunum şahsen. Zaten işini görür. 350 tl vermeye gerek yok.
0
noluyo yaa
(14.12.17)
arkadaşlar cevaplar için çok teşekkürler. çoğu kişi şarj olayından bahsetmiş. bu benim de kafamda bir sıkıntıydı. hoparlörü sürekli güç kaynağına bağlı çalıştırmak istiyorum zira. bu yönden bir sıkıntı olur mu acaba?
0
🌸starborn
(14.12.17)
Bu işlerden çok da anlamam ama bence de 350 TL vermenize gerek yok. Ben daha yeni bundan aldım ve gayet memnunum: www.tchibo.com.tr
0
a day at the races
(14.12.17)
sürekli güç kaynağına takılı çalıştırılan pillerin ömrü daha az oluyor, hele ki çok kaliteli bir şey olmazsa pilsiz çalışmaz hale gelir, hatta komple cihaz bile bozulabilir(pilin entegrasyonuna da bağlı).
0
Bruce
(14.12.17)
@starborn, ben jbl go'yu haftada 1-2 şarj ediyorum en fazla. Rahat rahat götürüyo.
0
noluyo yaa
(14.12.17)
bluetooth almasan keşke, sonuçta sabit bir yerde duracak,
0
michael_knight
(15.12.17)
yanıtlar için çok teşekkürler. masamda çok fazla kablo var ve hoparlörü koysam kalabalık olacak. yanımdaki masada bi boşluk var oraya koyacağım. dolayısıyla kablosuz olması gerekiyor. jbl go biraz küçük olacak sanki. harman/kardon'un alengirli modelleri çok hoşuma gitse de sanırım mikado'nun jbl go'dan bi tık büyük bi modeli var onu alcam.
0
🌸starborn
(15.12.17)
(2)

Demirören Avm'nin sinema salonları çok mu küçük?

ms brownstone
İnternetten bilet bakıyorum ama gerçekten salonları o kadar küçük mü anlayamadım. 5 sıra görünüyor sadece salonda. Doğru değildir herhalde?
İnternetten bilet bakıyorum ama gerçekten salonları o kadar küçük mü anlayamadım. 5 sıra görünüyor sadece salonda. Doğru değildir herhalde?
0
ms brownstone
(14.12.17)
salon küçük ama perde ona göre orantılı, çok küçük gelmiyor ekran(bi mpx değil tabii). koltuklar çift kişilik deri, önündeki boşluklar da büyük, onun da etkisi var 5 sıra olmasına.
0
Bruce
(14.12.17)
perdeye göre yerleştirilmiş geniş, rahat koltuklar, koltuklar arası mesafe de güzel o yüzden öyle. pink sinemalarına gittiysen onlardan işte.
0
pamuk helvalar cebe
(14.12.17)
(3)

Chris Froome da dopingçi çıktı. Bisiklet severler buraya.

mikahakkinen
2017 tour de france ve vuelta kazananı chris froome da yasaklı madde "salbutamol"e izin verilen sınırın üstünde rastlanmış. beni şaşırtan bu kadar sakin bir adamın sakinliğinin altından bunların çıkması. adam edepli derken edepsiz çıktı ki bu durum 20 eylülde belliymiş ve the guardian gizli den habe
2017 tour de france ve vuelta kazananı chris froome da yasaklı madde "salbutamol"e izin verilen sınırın üstünde rastlanmış. beni şaşırtan bu kadar sakin bir adamın sakinliğinin altından bunların çıkması. adam edepli derken edepsiz çıktı ki bu durum 20 eylülde belliymiş ve the guardian gizli den haber yapacakken uci 15 dk önce açıklama yapıyor. yani denetleyenlerde bu işin içinde.

ronaldo ve messinin veyahut nba yıldızlarının doping yapmadığına inanmak bana çok saçma geliyor. sizce de öyle değil mi?

biz büyüdük ve kirlendi dünya.
0
mikahakkinen
(14.12.17)
dopingin takım sporlarında yapılması gereksiz riskli. o kadar riske girip doping yapıyorsun, olmayacak bir gol atıyorsun performansın süper ama son dakikada kalecin hata yapıyor gol yiyorsun; boşa gidiyor. hadi basketbolda bireysel performans daha etkili diyelim, futbol gibi çok oyunculu takım sporlarında yapmanın bir anlamı yok. anlamlı olması için sürekli kullanılması lazım; bu riski de kimse almaz. ronaldo ve messi'yi hem ispanya ligi hem uefa hem de fifa'nın kollaması lazım, açığa çıksa(ki çıkması çok kolay) skandal olacak bu hareketi niye yapsınlar? dopingi yapanın riski almasını anlarım da bu kuruluşların o riski almasının anlamı yok; ronaldo messi olmasa futbol izlenemeyecek değil neticede.
0
Bruce
(14.12.17)
Bisiklet camiasında yıllardır doping kullanılıyor. doping herkeste var, asıl mevzu artık dopingi kullanmak değil dozajını ayarlamak ve arkandaki şirketin gücü sayesinde bunu saklayabilmek.

öte yandan bisiklet camiasında sponsor gözüyle bakılınca adama verebileceğin hiç bir şey yok, koca froome'a abi biz sana sponsor olup forma hediye etçez dersen adam çok açık siktir git der (bu uç bir örnekti evet, ama 30k lık bisikletler falanlar filanlar da ulaşılmaz değiller). zira gelir düzeyleri çok yüksek pro sporcuların. bireysel sponsorların (takım onaylı bireysellerden bahsediyorum) yapıları artık doping sağlamak, kafa karıştırmak ve provokasyondan ibaret çünkü adamları adamları zorlayan tek şey başarı. yani neka büyük sponsor = oka büyük doping.
0
Tears of Devil
(14.12.17)
Kesinlikle haklısın. Bisiklet ve atletizm sporlarında yapılan doping kontrolü diğer spor branşlarına göre çok daha sıkı. Bence futbolda ve basketbolda bu iş çok daha fazla yapılıyor.
0
kaptan memo
(14.12.17)
(1)

mouse için kaymaz kauçuk

dalessandro
bi ton para verip enayi gibi zowie mouse aldık ama mouse ne zaman tutsam elimi terletip kayıyor tam olarak kavrayamıyorum. yanlarına kaymaz kauçuk takayım dedim ama internette satılmıyor. nerden bulabilirim?
bi ton para verip enayi gibi zowie mouse aldık ama mouse ne zaman tutsam elimi terletip kayıyor tam olarak kavrayamıyorum. yanlarına kaymaz kauçuk takayım dedim ama internette satılmıyor. nerden bulabilirim?
0
dalessandro
(14.12.17)
dandik bir mousepad alıp kaplamasını söküp fareye yapıştırabilirsin.
0
Bruce
(14.12.17)
(9)

sena şener vs. deniz tekin vs. kalben

Bruce
hangisi, neden? bir şarkıyla açıklayınız.
hangisi, neden? bir şarkıyla açıklayınız.
0
Bruce
(14.12.17)
Hepsi de çok kasınca bokunu çıkartıyor.
Ama sena Şeren kendi de tatlı ve olabildiğince düz söylediği zaman dinlemesi daha keyifli.
0
patty duke
(14.12.17)
www.youtube.com

Deniz. Seviyoruz. Çok şirin ki :)


Alternatif:

Gerçi bu versusa girmez ama ses olarak Gülce Duru hepsini döver.

www.youtube.com
0
AlsterWasser
(14.12.17)
@AlsterWasser, gülce duru "olmuş" bir sanatçı, bu hanımkızlarsa daha yolun başında, sıklet açısından değerlendiriyoruz.
0
🌸Bruce
(14.12.17)
kalben de deniz tekin de çok düz, heyecanlandırmayan seslere sahip. sena şener üstteki arkadaşın dediği gibi /bokunu çok çıkarmazsa/ çok güzel ve farklı sese ve yoruma sahip bence
0
blacksky
(14.12.17)
kalben'i şu meşhur cover'ıyla daha önce duymuştum ama diğer ikisine şimdi baktım deniz tekin'in tarzı, sesinin rengi hoşuma gitti.

dinlediğim şarkısı: gelir miyim
0
air
(14.12.17)
Sena şener, diğer ikisini sevemedim. Hele kalben çok tirt geliyor."sen istersin"
0
doxanikee
(14.12.17)
Sena şener.. Bak bana
0
chezsoi
(14.12.17)
Deniz tekin her türlü sollar ikisinide. Depozito, gelir miyim ve yıldızlar favori şarkılarım.
0
bigcaptain
(14.12.17)
çocukluğumdan beri müzikle uğraşıyorum, koloratür sopranoyum. son 2 senedir kendi bestelerimi yapıyorum ve onları tanıtmak için uğraşıyorum. şu aralar yerel radyolarda çalmaya başladı.

eğer beğenirseniz belki ekleyebilirsiniz. bu bana gerçekten çok destek olur ama daha önemlisi beğenilmiş ve benimsenmiş olmanı beni mutlu eder.

TÜR: ALTERNATİF/INDIE POP

Arin -(git: youtu.be)
Uzak - (git: youtu.be)
0
mirror of erised
(23.07.19)
(13)

Kulak Temizliği

lana del rey
Pamuklu çubuk kullanıyordum önceden ama zararlıymış, kiri en dipte biriktiriyormuş falan. Vakum ile temizlemek en doğrusu diyorlar. Evet dostlar siz nasıl yapıyorsunuz kulak temizliğinizi? Doğrusu nedir
Pamuklu çubuk kullanıyordum önceden ama zararlıymış, kiri en dipte biriktiriyormuş falan. Vakum ile temizlemek en doğrusu diyorlar. Evet dostlar siz nasıl yapıyorsunuz kulak temizliğinizi? Doğrusu nedir
0
lana del rey
(13.12.17)
çöp sıkıntı +1
5-6 ayda bir vakumlattırıyorum doktora.
0
basond
(13.12.17)
Çöp sıkıntı da birkaç defa tıkanmaktan kurtardım ben dikkatli bir şekilde. Bir keresinde kurtaramadım tıkandı baya gliserin falan damlatıp gittim doktora vakumlamıştı da baya rahatlamıştım.
0
voyager 1
(13.12.17)
doktor duşta sabunla ve çıkınca yumuşak bir peçeteyle ya da pamukla çevresini ve girişini temizle, ayrıca 5 damla gliserin damlatıp akmasını bekle ayda bir dedi.
0
Bruce
(13.12.17)
Doktorun bana söylediği hiçbir şekilde içini temizlememek. İçerideki tüyler zaten pisliği dışarı atarmış, biz temizliyoruz derken bu tüyleri bozuyormuşuz. Bir aydır hiçbir şekilde temizlemiyorum pislik bir durum oluşmadı. Bir daha da pamuk, çubuk, peçete sokmam.
0
catch the arrow
(13.12.17)
valla ben her sabah dustan sonra pamuklu cubukla temizliyorum. yoksa hayatta rahat edemiyorum. yillardir boyle bu. cok mu zarar vermisimdir ki ne olabilir?
0
imnotsureabout
(13.12.17)
Kulak pamuğu asla kullanmam.
Yani zararlı olduğunu duyduğumdan beri (uzun yıllardır).
Duşta yıkıyorum çıkınca peçeteyle kuruluyorum.
0
mutekebbir
(13.12.17)
Ben çöp ile temizliyorum yoğunluk hissettiğimde. Doktora kontrole gittiğimde kulakların tertemiz, hiçbir birikme yok demişti, yıllardır çöp kullandığım için dipte birikmiştir diye düşünmüştüm, hiçbir şey birikmemiş.
0
kaymaktutmayansicaksut
(13.12.17)
Disarida kalan kismini banyodan sonra peceteyle siliyorum. Iceriye dokunmuyorum. Kendi kendine kiri atiyor zaten. Duzenli kbb'ye giderim ama hic temizleme ihtiyaci hissetmedi daha.
0
rusyalı kozmonot
(13.12.17)
ben banyo sonraları tuvalet kağıdı ile temizliyorum.

1-2 sene önce doktora gitmiştim, bazen denilenleri anlamıyordum, normal miydi durum, anormal miydi, diyerek. %92 duyma oranım çıktı :) doktora da "acaba temizlesek mi" dedim, "yok" dedi, "bulaşık kiri" tabirini kullanıyorlarmış galiba, "kulağın temiz. bulaşık kiri bu. şimdi temizlesek birkaç saate yine böyle olacak" dedi.
0
ahm1
(13.12.17)
rusyalı kozmonot artı 1
kulak içine dokunmamak lazim kesinlikle
0
benaslindayohum
(13.12.17)
Ben hiç temizlemiyorum çünkü sürekli kaşınıp duruyor ve içinde ne var ne yoksa parmağıma geliyor. O kadar kaşınıyor ki doktora gittim noluyoz diye. O da hiç bileyin yok ve kulakların tertemiz dedi. Alerjik rinit var sanırım, sonuçları daha almadım. Yani temizlemiyorum. Çok lazım gelirse kulak kepçelerini gül suyuyla ıslanmış pamukla siliyorum.
0
yaren
(13.12.17)
Hiç temizlemeyenler, igrencsiniz.
Ben duşta yüzümü yıkarken kulak dışımı da yüz temizleme köpüğü ile yıkıyorum. Önce dışını havlu+peçete ile kuruluyorum, sonra içini peçete+kulak pamuğu ile temizliyorum. Arkadaşım doktor, bakmıştı tertemiz. Sorun yok.
0
soyut park
(14.12.17)
@soyut park

Kapitalizmin kölesi olmuşsun arkadaşım sırf kulak için kaç ürün kullanıyosun anca öyle mi temiz oluyo kulakların? Ay kıyamam benimkiler çok temissss ^^
0
yaren
(14.12.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.