[]

Duş

İki günde bir duş aldığınızı varsayıyorum.

Sabun bezi (lif) kullanıyor musunuz. Ya da ne sıklıkla?

Her duşta sadece duş jeli ve şampuan mı kullanıyorsunuz

 
her duşta şundan kullanıyorum : www.indiamart.com
ve duş jeli tabii.
şampuan ve kremi saymıyorum onları her halükarda kullandığım için
  • interview with the vampire  (04.06.18 11:46:17 ~ 11:50:04) 
lif sevmiyorum, klasik kese. her duşumda kese sürerim, her gün duş alırken de sürerim; kah deriyi kızartana kadar kah yüzeysel, ama sürerim. sürmeyince duşa girmemin bir anlamı yokmuş gibi geliyor. her duşta şampuan kullanıyorum çünkü dönemine göre ya yağlanan ya da kepeklenen saçlarım var, duştan sonraki 2. günün sabahında kullanılabilir bir saçım olmuyor. keseyi ise genelde sabunla, bazen jelle hallediyorum.


  • Bruce  (04.06.18 11:47:13 ~ 11:50:32) 
yazın her gün kış döneminde 2-3 günde bir duş alıyorum. her gün duş alırsam her gün lif yapmıyorum. 2-3 günde bir yapıyorsam kesin yapıyorum. lif olarak anne örgüsü sabun bezi gibisi yoktur ama arada pofuduk naylon liflerden de kullanıyorum. duş jeliyle vücudumu temizliyorum. tek şampuan yapmak beni tatmin etmiyor. saçlarım yağlı olduğu için ilk şampuan yağı alıyor ikinci şampuan tam olarak temizliyor diye düşünüyorum. saçlara ayda bir iki kere sabun da iyi geliyor.


  • burty  (04.06.18 11:50:25 ~ 11:51:05) 
her duşta lif kullanırım. hergün duş alırım. sabun + şampuan kullanır, duş jeli kullanmam.


  • japon askeri  (04.06.18 11:51:37) 
lif ve duş jeli kullanmam, binde bir. bıraktım artık

sadece keseciyim. kese <3 ben. düzenli aralıkla kullanıyorum, gerçekten tenin kir atacak gibi değilse kesenin de bi manası olmuyor.
  • damla sakızlı dondurma  (04.06.18 11:54:39) 
Duş jelini sevmiyorum, kullanmam. Haftada 2-3 kesin liflenirim. Acelem varsa vücudumu sabunlar ve şampuanlanırım. Ayda 1-2 kez de kese yaparım.
Her gün duş almam, birer gün boşluk bırakırım arada. Ama yazın sıcak günlerinde her gün alırım. O sıcak günlerde aşırı terleyerek direkt duşa girdiğimden her gün liflenme ihtiyacı hissetmem.

  • megalomaniac  (04.06.18 12:02:47) 
www.morhipo.com

Bazen sadece şundan kullanıyorum sabunla köpürterek. Aşırı pratik.
  • megalomaniac  (04.06.18 12:04:46) 
sünger + duş jeli + şampuan kullanıyorum. üşenmezsem arada bir kese.

kışın 2-3 günde bir, yazın her gün duş.
  • sir gawain  (04.06.18 12:15:31 ~ 12:15:40) 
Ben haftada bir gün banyoya giriyorum. Uzun süreli, pazar akşamı banyosu mesela. O zaman iyice bir yıkanıyorum. Şampuan, saç kremi, saç maskesi, sabun, duş jeli, duşta vücut kremi, ayak bakımı vs.

Diğer günler duş alıyorum. Şampuan + duş jeli ile pratik. Hiç lif kullanmıyorum, temiz gelmiyor. Kışın soğukta donarak ölmemek için gün aşırı filan oluyor.

Arada bir vaktim olunca hamama / SPA'ya gidiyorum. Orada tertemiz yapıyorlar.
  • Lim5  (04.06.18 12:54:57) 
her gün duş, her duşta göd lifi, şampuan, üç günde bir saç maskesi.
her gün olmasa da belli aralıklarla kese yapıyorum.

  • nice tnetennba  (04.06.18 13:28:48) 
Yaz kis her gün dus aliyorum.
Lif ve Dove sabun kullaniyorum ama saclarim kuru oldugu icin gec yaglaniyor. Sacimi haftada iki kez yikasam bile mis gibi oluyor.

  • chitosan  (04.06.18 13:35:01) 
Lif kullanmıyorum. Klasik beyaz kalıp sabun ve sac için şampuan


  • all girls dream  (04.06.18 15:24:47) 
duş jelini her zaman lif ile birlikte ve her duşta kullanıyorum. şampuan da kullanıyorum.


  • kitap arasında kalmış silgi tozu  (04.06.18 16:18:23) 
Her duşta lif kullanırım, haftada 6 gün falan düş alırım.


  • noluyo yaa  (04.06.18 16:47:30) 
kış da hergün duş almalı, özellikle yatmadan alınca üşütme vs kalmıyor.
lif yerine sünger tercih ediyorum

  • sttc  (05.06.18 00:33:38) 
Her duşta lif+şampuan kullanırım. Duş jelinin genzimi yaktığını fark edince duş jeli yerine dalin' in bebe şampuanini kullanmaya başladım birkaç aydır.


  • Amaranta ursula  (05.06.18 00:41:19) 
[]

Antep fıstığı

Antep fıstığı ağırlığının % kaçı kabuktur




 
Fıstığına göre değişir ama ortalama %55 bence


  • neynep  (02.06.18 12:41:59 ~ 12:42:07) 
bence %25 civarıdır


  • eksimeksi  (02.06.18 12:50:22) 
recipes.howstuffworks.com

A whole single pistachio, shell and all, weighs about 0.02 ounces (0.57 grams), and the kernel or nutmeat — that is, the portion of the pistachio that you eat — makes up about 53 percent of that weight.

%47 kabuk %53 et

ayrıca, %70-90 oranında doğal olarak kabuğunda çatlak oluyormuş. yani tamamen kapalı olma (çatlaksız) ihtimali de %10-30 arasında.
  • 507  (02.06.18 13:53:23 ~ 13:55:06) 
yarı yarıya.


  • caletti  (02.06.18 17:24:40) 
[]

istanbul güzellik merkezi

yüzümde ufak ufak ben var (sayıda 5-10 arası) onları aldırmak istiyorum, f/p si iyi olan nereyi önerirsiniz? bir de bunlar kaç seansta biter yaklaşık olarak ne kadar öderim?




 
Güzellik merkezi yerine hastaneleri de deneyebilirsiniz. Benim annem o şekilde halletti. Maltepe'de Kızılay idi hatta yanılmıyorsam. Çünkü doktor kontrol ediyor, bazılarını gerekli bulduğu için alıyor, o zaman ödenen ücret değişiyor estetik kaygıyla aldırılanlara nazaran diye biliyorum. (Bu detayı yanlış hatırlıyor da olabilirim.)


  • sopiro  (24.05.18 10:01:13) 
hastane daha doğru olur, sadece görsel olmayabiliyor o benler.


  • piremses  (24.05.18 10:25:21) 
@arkadaslar

sadece görsel benimki. et beni değil kabarık değil ya nokta nokta küçük önemsiz şeyler doktorluk degil
  • rosey  (24.05.18 10:30:04) 
acibadem dermatolojiye baska bir sey icin gittigimde doktor koterle cit cit yakmisti. ucret alinmamisti.


  • jimicik  (24.05.18 11:16:54) 
[]

whatsapp

yurtdışında türkiyeye gelindiğinde telefona türkiye deki hattını takıp aynı whatsappla devam edilebiliyor.
ayrıca türkiyedeki sim kartını başka bir telefona taktığında whatsapp kurup yine devam edebiliyorsun.

yani rehberindeki insanlar bu değişimlerini hiç görmeden devam ediyor seninle muhabbete.

o halde whatsapp ne telefona ne de simkarta özgü değil diyebilir miyiz

 
Aslında Whatsapp telefon veya simkarta değil, telefon numarasına özgü diyebiliriz.
Telefon numarasının size ait olduğunu gelen mesajdaki kod ile vs. kanıtladığınız sürece kullanıyorsunuz aktif olarak içinde farklı bir sim kart da olsa.

  • burfak  (24.04.18 13:34:12) 
o telefon numarasını baska birisi alırsa
ve whatsapp aktiflestirirse
patlıyorsunuz
  • kingcyrax  (24.04.18 13:36:47) 
@burfak

telefon numarasına özgü ise
tr yeye gelindiğinde, yurtdışında kullandığı numarayı kullanmıyor türkiyedeki numarasını yani sim kartını takıyor ama hala whatsapp ı değişmiyor
  • rosey  (24.04.18 13:43:26) 
diyemezsin. numaranı değiştirdikten sonra hala eski numaranla whatsapp kullanmak gereksiz risk. kingcrax'ın dediği gibi.


  • washe  (24.04.18 14:04:08) 
whatsapp'ta hesap ayarlarının altında 'numara değiştirme' diye bir ayar var. Buraya girip eski ve yeni numaranı yazıyorsun. Tüm konuşma geçmişi, gruplar vs olduğu gibi kalıyor. Yeni numaran ile kullanmaya devam ediyorsun.

"Hiç kimse farketmeden" olmuyor bu tabii. Konuştuğun kişilere bildirimsiz mesaj düşüyor. Şu sarı renkli olan mesajlardan.

www.whatsapp.com
  • himmet dayi  (24.04.18 14:12:54 ~ 14:13:02) 
"yani rehberindeki insanlar bu değişimlerini hiç görmeden devam ediyor seninle muhabbete."

Burasi dogru degil, gruplarda su kisi numarasini bundan buna degistirdi diye bildirim gidiyor, ama bireysel konusmalarda karsiya mesaj atarsan yeni numaran ile yeni bir konusma aciyor ve numaran karsida kayitli degilse yabanci gosteriyor. Yani eski konusma penceresinden devam etmiyor konusmaniz.
  • Haldamir  (24.04.18 14:15:28) 
@Rosey,

tam olarak dediğim de bu. Sim karta değil, telefon numarasına özgü. O telefonda hangi numarayı kullandığına göre değil.
  • burfak  (26.04.18 10:12:58) 
[]

abd on yıllık vize

bu turist vizesi sanırım, 10 yıllık çıkınca ne oluyor 10 yıl boyunca abd ye sadece pasaportla gidebilirsin anlamına mı geliyor bu? istersen 10 yılda 100 defa git serbestsin yani.

eğer böyleyse;

ilk 10 yıllık vize çıktıgında adamın iyi bir geliri işi vardı diyelim bu 10 yılda belki işsiz kaldı iflas etti?

 
Her gidisinde max 6 ay kalabilirsin. Ki bu kalis suresi amerikadaki gumruk polisine bagli. Ama dedigim gibi genelde 6 ay verirler. Ha ama 5 ay kalip cikis yapip 1 hafta sonra tekrar donersen hayrdir derler.


  • brkylmz  (20.04.18 09:32:59) 
şengen gibi düşünmemek lazım, hemen hemen her konuda olduğu gibi vize işlerinde de abd'nin yaklaşımı avrupa'dan farklı. daha rahatlar. adamlar formda doldurduğun bilgileri esas alıp o bilgiler üzerinden işlem yapıyor, görüşmede ise nadiren destekleyici evrak görmek istiyorlar. sitesinde vizeniz onaylanmadan uçak ve konaklama rezervasyonlarınızı yapmayın tarzı bir uyarı vardı hatta. paran olup olmamasından ziyade geri dönüp dönmeyeceğinle ilgileniyorlar yani. adamlar relax.


  • nrmnm  (20.04.18 10:26:27) 
avrupada bir yıl içinde max 6 ay limiti var ama amerikada yok.
bir girişte 6 ay kalabilirsin sonra gir çık yapıp 6 ay daha kalabilirsin.

abd vize konusunda esnek ama vize ihlali yaparsan affetmezler.
  • cedex  (20.04.18 13:24:52) 
ekleme: aslında ne kadar kalabileceğine girişte görevli karar veriyor, pasaportuna da yazıyor.


  • cedex  (20.04.18 13:26:27) 
[]

Aylık km yakıt

Aylık ortalama kaç km yapıyor ve ortalama ne kadar yakıta veriyorsunuz?

Not: araç sormuyorum ama dileyen belirtebilir.


 
kmyi tam bilmiyorum ancak 300 350 arası veriyorum.


  • mikahakkinen  (10.04.18 17:48:19 ~ 17:48:42) 
aylik ortalama 850-900 km yol yapiyorum ve bunun icin her hafta 100 lira yakit alarak ayda 400 lira yakita veriyorum.
arac volvo

  • kahramanikarus  (10.04.18 17:52:59) 
ayda 1000 km civarı yol yapıyorum, 500-600 tl benzin masrafı oluyor. araç honda jazz.


  • someonewalksalone  (10.04.18 18:07:41) 
Arada şirket arabasını da kullanıyorum o yüzden onunla yaptığım kmleri saymıyorum ama km olarak hesaplayamam zaten :) tutar olarak 300-400 tl civarı.


  • mor oje  (10.04.18 19:11:44) 
punto dizel 2500 3000 km arası 700-800 lira


  • zikardo  (10.04.18 21:39:23) 
seat leon fr -benzin
ayda 2000km civarı yol yapıyorum
50lt depo + 2-3 lt yedek depo
3-4 depo arası değişiyor. 1000-1200tl arası
  • skid row  (10.04.18 21:53:06 ~ 22:04:41) 
Ayda 1000 km yapıyorum. Benim aracım 2 depo harcıyor. Yaklaşık 500 TL kadar.


  • orient blue  (10.04.18 22:03:46) 
[]

Araç sollama

Hayatınızda hiç önünüzü tam olarak görmeden araç solladınız mı (kurtarırım düşüncesiyle olabilir ya da riske atmak olabilir vb.)
Ben bunca yıllık hayatımda çok denk geldim arkadaşım olur servis şoförü olur benim sollamam dediğim yerden örneğin virajlarda araba solladılar. gözlemlediğim kadarı ile genelde iyi araba kullanan insanlar sanırım kurtarırım düşüncesiyle yapıyor bunu ya da uzun süre virajlı yolda bir aracın arkasında gitmekten sıkılan çok sabırlı olmayan kişiler
Ben hiç yapamayacakmışım gibi geliyor bu riski alamıyorum.


 
ben bir kere yaptım, yapmaz olaydım. siz haklısınız, görmeden sollama yapmak kendi hayatıyla kumar oynamak demek.


  • babilbaligi  (05.03.18 17:05:01) 
Ben viraj görüş alanımda ve tamamen boş değilse kalkışmıyorum. Yapmamanız bence de yerinde bir karar, 10 kere başarırsınız, bir kere başaramazsınız, o zaten son girişiminiz olur.

Gerek yok.

Bir de iyi araba kullanmak risk almak manasına gelmemeli bence. Youtube makas atarken ışığa doğru yürüyenlerin videolarıyla dolu.
  • infernal majesty  (05.03.18 17:12:27) 
Benim sağımın uçurum olduğu tek şerit gidiş tek şerit dönüş virajlı bir yolda karşı tarafın önünde kamyon vardı ve beni görmeden solladı. Seçeneklerim hatalı sollayan adamla burun buruna çarpışmak ya da sola hamle yapıp kamyonun altına girmekti. Olabildiğince frene bastım, kamyon da olabildiğince gazladı ve birkaç santimle kaza yapmadık. Kaza yapmış olsak çok büyük ihtimalle ikimiz de hayatta olmazdık. Üstelik burada ben kurallara uygun şekilde şeridinde giden herhangi bir insanım. Başka biri kamyondan bunaldı diye ölmeme ramak kaldı. Hayatta bu tür bir olaya girmem. 3-5 dakika geç gideyim ceset torbasıyla gitmeyeyim mantığındayım.


  • marla is in my head  (05.03.18 17:20:49) 
gececegimden 100de 102 emin olmadan asla yapmam, hele de arabada benden baskalari da varsa.


  • brkylmz  (05.03.18 17:25:49) 
Asla yapmadım ve yapmam. İyi kullananlar değil olsa olsa insan hayatına değer vermeyen insanlar yapıyor diyebiliriz.


  • chavezding  (05.03.18 17:27:35) 
Bolu yolunda kesinlikle yapılmaması gerekir zaten o direkt intihar girişimi olur. Başlık sahibi; yapmayın ne olacağı belli olmaz hayat tek atımlık başka yok


  • leylasoysal  (05.03.18 17:32:53) 
Iyi araba kullanmak demek risk almak demek değil bilakis sıfır risk demek. Yapma. Yapanlara özenilecek bir şey yapmıyor.


  • retiredcolonel  (05.03.18 17:33:07) 
risk demektir, bir suru kisi senelerce araba kullanmis olmanin rehavetiyle neyin riskini aldiklarini anlamadan girisirler.
ortalama 10 dakikada bir arabanin gectigi bir yoldan kulaginda kulaklikla gozlerin kapali bakmadan karsi karsiya gecer misin? Buyuk ihtimal bir sey olmaz, ama bunu bir kac kere denersen istatistiki olarak bir gun fena bir kazaya karisacaksin demektir bunun kacari yok. artik ölür müsün öldürür müsün hapis mi yatarsin "kadere" kalmis.

  • robokot  (05.03.18 17:44:40 ~ 17:49:45) 
ancak dusuk iq'lu kisilerin yapabilecegi bir davranis modeli. turkiye'nin %95'i dusuk iq'lu oldugu icin boyle birine denk gelmemis olmak cok zor.

"bana bisey olmaz"

bu ulkenin dibine dinamit olan seylerden biri bu dusturdur. digeri de malum ortadogu kanseri iste.
  • no christ requires  (05.03.18 17:51:32) 
zaten yapılmaması gereken bir hareket ancak bir kaç kere yapmışlığım var. yaparken araca güvenmek ve ekstra kaçış noktalarını düşünerek sollamaya çıktım. 3 yüklü tırı tek seferde solladım ancak her türlü riski almıştım.


  • mikahakkinen  (05.03.18 17:58:17) 
Ben de bir kaç kere yaptım lakin çok büyük bir gerizekalılık gerçekten. Tam bir doğal seçilim örneği.


  • roket adam  (05.03.18 18:23:54) 
Şimdi her yer bölümüş yol olsa da hala çift yönlü olanlar var. Aşağıdaki örnekler çift yönlü yollar için.

Altımda güçlü araba varken sollama yasağı olsa bile "karşıdan araba gelse de geçerim" dediğim anlarda rahat rahat sollama yaptım. Burada olası bir sıkıntı durumunda karşıdan gelen aracın kaçabileceği bir emniyet şeridinin olması da önemli.

Zaten eskiden tırmanma şeridinde yokuş aşağı iniyorsanız, sağ şerit boşsa ve siz ısrarla sol şeritten gidiyorsanız yokuş yukarı çıkan birisi şövalye gibi sollamaya çıkar sizi sağ şeride geçmeye zorlardı. Ben de yapardım açıkçası.

Virajlarda sollama yaptığımda ise 3-5 viraj önceden gelen araçları kontrol etmişimdir. atıyorum beyaz merso arkası siyah bmw'den sonra gelen yok diye takip etmişimdir. Burada bir tehlike daha var, virajın göremediğin bir yerinde park halindeki bir araç hareket ederse o zaman hesaplar şaşar. o yüzden gene de temkinli olmakta fayda var. Eğer yolu takip etmediyseniz sollama yapan kişi hatalı sollama yapıyor gibi gelebilir.

Gene tırmanma şeritlerinde tepeye doğru şerit benim olsa bile o şeritte bulunmadım, bu sayede sayısız kez kafa kafaya gelip kaza yapmaktan kurtuldum. Adam kendi şeridi olmamasına rağmen tepe arkası dinlemeyip bahsettiğin gereksiz riski alıyordu.

Virajlara körlemesine girenlere çok denk geliyorum, bazısının çoluğu çocuğu da yanında oluyor, yazık...
  • kimlanbu  (05.03.18 19:08:49) 
kurtarabilirim (herhalde?) düşüncesiyle 6-7 kere yaptım. kabul ediyorum salakça bir şey ama uzun yolda oluyor böyle şeyler.


  • ada meltemi  (05.03.18 20:36:21) 
yapmam.
başka bi kötü geçiş de sağlama. sağ şerit boş, bu dangalak niye solda yavaş gidiyor diye hızla gelen araç sağa atıyor son anda kendini. ama direksiyonun pozisyonundan dolayı araç şeride tamamen çıkana kadar önünü görmüyor. gördüğünde de önde duran araç vvarsa kurtaracak vakti olmuyor. sağlama zaten kurallara göre yasak ama bbu hareket daha tehlikeli.

  • sttc  (05.03.18 21:39:50) 
[]

gıdalar

gıdalar hakkında iki sorum olacak

maden suyundaki minerallerin vücudumuza etkisi ne sodyum potasyum klor vs bunlar yönünden vücudumuz fakirse yerine mi getiriyor ve maden suyunun fazlası zararlı mı her gün içen biri günde en fazla kaç şişe içilmeli

bir de ben marketten süt alıyorum bir akrabam her zaman köylüden soğal süt aldıgını söyledi markettekiler süt değil toz dedi bi sürü koruyucu vs sen onun süt oldugunu mu sanıyorsun dedi. yani pınar süt şimdi süt degil de toz mu içesim gelmedi o öyle deyince. tozsa da örneğin doğal sütten alacağımız faydanın kaçta kaçını alıyoruz pınar sütten? %20 gibi mi %80 gibi mi

 
Maden suyu bildiğin suyun mineral yönünden biraz daha zengin hali, başka bir farkı yok normal su gibi içebilirsin, ayrıca eksikse evet bunları ikame eder, özellikle yaz aylarında terleme yoluyla atılan minerallerin geri kazanımı için önemli. Belki sodyum yönünden daha az zengin olanlar tercih edilebilir illa dikkat edilmesi gereken bir şey var mı diye merak ediyorsan.

Onlar da süt ama UHT olanların besin değerinde kayıplar oluyor.
  • angelus  (27.02.18 14:32:49) 
Akrabanız cahilce bir söylemde bulunmuş ve ben bu cahillerden nefret ediyorum.

Tozdan süt yapılmaz, süt tozu dediğimiz şey sütten yapılır, neden önce tozunu yapıp sonra tekrar süte çevirmeye çalışsınlar? Böyle bir yük altına girsinler, söylediğinin hiç bir elle tutulur yanı yok.
İçtiğim sütler arasında köyde içtiğime en yakını pınar süttü, ardından sütaş gelir.
Köyden süt almak tabi daha güzeldir fakat iyi satıcı bulmak da bir mesele, bunu köyde oturan birisi olarak söylüyorum, inekten iyi süt çıkması için iyi bakılması şart, bu da çok ciddi bir maliyet demek, herkes iyi bakmaz.
Fayda analizi yapamam maalesef.
  • atom karincanin torunu  (27.02.18 14:36:01) 
1. Bir doktor yakınım sade maden suyu olduğu sürece fazlasının zararlı olmadığını söylemişti (aromalıları fazla içmemek lazım) ama fazlası mideyi de rahatsız edebilir, abartmamak lazım.

2. Akrabanız cahilce bir söylemde bulunmuş +1
Ve aynı şeyi doğal tavuk sorusu için de söylemiştim, denetimi yapılan güvendiğim markalar dururken gidip denetimsiz, hayvana ne yedirdiği içirdiği belli olmayan köylüden süt falan almam ben. O sütü evde dakikalarca kaynatınca kaybettiğiniz fayda UHT'den daha fazla üstelik.
  • kobuzchu kiz  (27.02.18 14:41:33) 
[]

Asansörsüz ev

Hiç asansörsüz yüksek katlarda oturdunuz mu her gün eve çıkmak için 56 basamak çıkıyorum (3. Kat) bazen bakkala ikinci kez gidesim gelmiyor.




 
eğer en üst katta oturuyosanız o apartmanda asansör olmaması biraz normal bence. soruna cevap verirsek evet oturdum ama normalde de 4. kata kadar asansör kullanmıyorum.


  • altin yumurtlayan lavuk  (23.02.18 17:39:34) 
biz hep 1. katta oturduk. ablam 6. kattaydı, çıkana kadar ölüyorduk. :(


  • thomson'un uzumlu keki  (23.02.18 17:45:54) 
Annemin evi 8. katta ve maalesef 40 yıllık bir bina. Annem ve iki kardeşim birlikte yaşıyor. Öğrendiğime göre aşağıdan bir şey alınacaksa bazen taş-kağıt-makas oynuyorlarmış.


  • t3hn0  (23.02.18 17:59:12 ~ 18:04:59) 
ben cocukken 5. katta otururduk ve en ust kat idi 5. kat, gercekten merdivenleri cik cik bitmiyordu, yuksek bir binaydi, asansorde yoktu, anneannem geldigi zaman cok sikayet ederdi o merdivenleri cikamiyorum diye ama ben takir takir cikar inerdim, cocuktuk tabi


  • purple rain  (23.02.18 19:25:46) 
[]

Dolar ve ekonomi

Son 20 yılda orta halli bir memur fakirleşti mi zenginleşti mi diye düşünüp maaş ve dolar kurlarına baktım son 20 yılda. Alımgücünü herkes farklı bir şeye göre hesaplıyo peki bunun bir standardı yok mu. Benzin de artıyor kira da artıyor dolar da artıyor maaş da artıyor.

Yanlış hesaplamadıysam
1997 yılında bir devlet memuru maaşı 150-200 dolar.
2004 yılında 400 dolar
2018 yılında 800 dolar


Maaş yönünden dolara göre artış var.


Bir de 2001 yılında dolar 1.2 tl şimdi 3.7 tl dolar sürekli artmış. 2001 yılındaki halimiz mi daha iyi 2018 yılındaki halimiz mi?

 
aşağıda yaptığım hesaba göre 2013'ün ortalarına kadar memurların alım gücü dolar karşısında artmış.

2001 yılında bir memur, maaşıyla 322 dolar alabiliyorken
2013 yılında 1049 dolar alabilyormuş.

ancak bugün:

780 dolar alabiliyor.

2013'e kadar zenginleşmişiz 4 senedir yine fakirleşmeye başlamışız.

ibb.co
  • peace.on  (17.02.18 22:01:12 ~ 22:01:45) 
abd enflasyonunu hesaplamayı unutmayın. 97deki 200 dolar şuan 300 dolardan fazla ediyor.


  • nuisance  (17.02.18 22:29:00) 
nuisance'in da yazdığı gibi doların da enflasyon hesabını yapmak lazım.
www.in2013dollars.com
Buradan yapılan hesapta bugünün 800 doları 97'de 518 dolara denk geliyor.
  • perkele  (18.02.18 00:31:17) 
[]

Öğretmene hediye

Lise matematik öğretmenimi ziyarete gideceğim uzun yıllar oldu çok severdim kadını ne götürebilirim?
Eğer çiçek derseniz, çiçek ne olsun ne çiçeği alayım?



 
dolma kalem de alabilirsin.

çiçek alacaksan, orkide diyorum.
  • solskjaer  (16.12.17 14:07:25) 
Ogretmenlere tiksinti gelmistir sanirim artik dolmakalem hediye edilmesinden.
Orkide al orkideyi herkes sever. Ya da mevsim kis.bir sal eldiven olabilir.

  • a summer day  (16.12.17 14:27:57) 
Orkide alma, ogretmenlere cok orkide geliyor artik. Kalem de alma sıkıcı bence. Teraryum, şal ya da çikolata olabililir.


  • livaist  (16.12.17 14:43:45) 
çikolata da alma kadın şeker hastasıdır.

lügat365 bazı kelimeler çok güzel kitabını alırdım ben. gözleri görmüyorsa da okurdu.
  • mehmed resad  (16.12.17 15:07:11) 
ben hocam icin anlam ifade edecek bir basarimin belgesini uzerine not duserek hediye etmistim. gozleri doldu. “sayenizde oldu sayin hocam” gibisinden...


  • alperz  (16.12.17 16:13:56) 
solmayan gül hediye edebilirsin.

harika tasarımlar mevcut

www.yoyomoyo.com
  • seomanya  (21.12.18 02:30:47) 
[]

Ten kuruluğu

Dermatolojik bir rahatsızlığım yok seboraik dermatit? Saçlarımda sorun yok ama cildim yıllardır her banyodan sonra yüzüm pul pul oluyor artık bu durumdan bıktım. Cildim çok kuru. Banyo sonrası yüzümde kaş aralarımda pul gibi dökülen nokta nokta şeyler . Bunlardan nasıl kırtulabilirim. Krem öneriniz var mı (daha önce kullandığım kremler hiç geçirmedi) banyodan sonra mı kremlemeliyim yoksa her sabah yüzümü yıkarken mi süreyim




 
suyu mümkün olduğunca soğuk tut. banyoda mümkün olduğunca kısa kal. banyo öncesi yüze nemlendirici krem sürmek de işe yarıyor. tabii su gelicne iğrenç bir his oluşmasını sıkınıt yapmaman gerek (ben yapıyorum).


  • sen git ben geliyorum  (11.12.17 21:56:25) 
Banyo sonrası bebek yağı kullanabilirsin bolca ?


  • antik depresan  (11.12.17 22:15:05) 
nemlendirici kullanın gece yatmadan önce.
sulu yapıda güneş kremi kullanın mesela avene olabilir.
excipial hydro var o da iyi medikal bir nemlendirici eczanelerde makul bir fiyatta bulunuyor.
  • Ecesb  (11.12.17 22:44:36) 
çeşme suyuyla banyo yaparsan olacağı bu...


  • eksimeksi  (12.12.17 01:47:21) 
Cildiye doktoruna gidiyorsun, onun onerdigi sampuan, dus jeli ve excipial aliyorsun hocam. Bir de her gun banyo yapmayacaksin 2 gunde bir yapacaksin en sik. Cozumu bu.


  • dougsampson  (12.12.17 01:50:13) 
[]

Yumurta

Sabahları yumurta yedikten sonra tuvalete gidiyorum. Büyük tuvalet. Size de oluyor mu. Yumurtaya karşı bi tolerans falan mı bu doktora gitmeli miyim?




 
yumurta yağda mı? yoksa haşlama mı?


  • kobretti  (11.12.17 20:00:20) 
@kobretti
Daha çok yağda olanda oluyo

  • rosey  (11.12.17 20:33:57) 
yağınızı değiştirin bir de öyle deneyin. tereyağ vb bu etkiyi yapabilir.


  • kobretti  (12.12.17 00:48:54) 
Tuvalate gitmek bir sorun mu?
Ben de gitmek için çabalıyorum. Sabah tuvalete gitmek olması gereken zaten.

  • kayranin kedisi  (12.12.17 14:37:08) 
[]

schengen

arkadaşlar avrupaya gitmek istiyorum. en yakın ne zaman gidebilirim sizce. pasaport başvurusunda bulunacağım yarın. sonra ne yapmam gerekiyor. shengen ülkelerindnen herhangi birine gitmek istiyorsak shengen vizesi alınması gerekiyor ya. ben haftaya gidip vize başvurusunda bulunabilir miyim yoksa onun da mı randevusu var. en kısa ne zaman çıkar thank you =))




 
Pasaportun çıkması gelmesi vs 2 haftayı buluyor.

1 hafta sürmez Schengen başvurusu genellikle belki Almanya biraz meşgul oluyor ama öbürleri için çok sürmez.
  • bos gezenin bos ustasi  (14.11.17 15:20:56) 
Pasaport çıktıktan sonra max 10 gün içerisinde vizeniz çıkar.
Hangi ülkeye gitmek istiyorsanız, ordan schengen vizesi almanız doğru olur. Yani schengen ülkeleri ortak bir ekip kurup vize vermiyor. Her ülke ayrı ayrı vize veriyor. Aldığınız vize çok girişli olursa o vize ile schemgem ülkelerine gidebiliyorsunuz.

  • canbonomobenseno  (14.11.17 15:23:09) 
vfs global
idata

bu iki aracı kurum ile vize alacaksınjs çopu avrupa ülkesi için. bu sayfalara bakın gideceğiniz ülkenşn prosedürleri evrakları için
  • oscar  (14.11.17 15:29:38) 
önce gitmek istediğin ülkeyi seç. sonra o ülke konsolosluğunun vize işlemleri için hangi aracıyla çalıştığını öğren. pasaportun gelince o firmadan randevu al, randevu tarihine kadar evrakları topla. randevunu yaptıktan maksimum 1 hafta sonra vizen çıkmış olur.

bu arada hepsinden önce uçak bileti al tabii ki. şöyle en erken 1 ay sonraya falan.
  • sir gawain  (14.11.17 15:31:26 ~ 15:37:00) 
Valla ilk deneyimse ve yalnızsan turla git derim. bi acente destek olur sana.


  • lcha  (14.11.17 15:32:01) 
1-) pasaport alın kendinize
2-) pasaportunuz geldikten sonra randevu kovalayın, genelde yukarda yazıldığı gibi çoğu ülke aracı şirket ile çalışıyor. bu adamlar da genelde randevu istiyor. randevu alırken de "yanılmıyorsam" (yamuluyor olabilirim) pasaport bilgisi istiyor. o yüzden pasaport gelmeden sanırım randevu alamazsınız.

3-) bu arada hangi ülkeye gitmek istiyorsanız, konaklamayı halledin (booking.com dan iptal edilebilir rezervasyon). uçak biletlerine bakın.
4-) aracı şirketin istediği evrakları toplayın.


vizenin çıkması 2 hafta sürer muhtemelen (belki de daha kısa çok bilgim yok). lakin bütün bu sürece 1 ay verin. hatta bu işlemleri yapmadan önce, gitmek istediğinz ülkenin vize aracı şirketinin randevu tarihlerine bakın (gerekiyorsa rastgele bilgi girin ama tarihi rezerve etmeyin).

aralık sonuna kadar yılbaşı, christmast sebebiyle ile biletler pahalı olacaktır. eğer biletleri alırsanız, ama o süre içinde vizeniz işlemde olursa, size tekrar bilet aldırırlar. o yüzden herşeyi arka arkaya koymayın.

benim tavsiyem, ocak ayı içine ya da ocak sonuna doğru tatil programı yapın. lakin avrupada da kış olacağı için soğuk olur ama biletler daha ucuz olur. mart, nisandan sonra sezon açılacağı için biletler tekrar pahalı olur.

edit: neden gitmek istediğinizi soracaklar, gideceğiniz yerlerin kabaca listesini yapın (tripadvisorda nereye gitmeli yazar genelde), sorulduğu zaman boş boş bakmayın (bizzat başıma geldi de). Mantık şu: bu kişinin ülkesine geri dönmesi için bir sebebi olmalı (iş, devam eden okul), ve aynı zamanda parası olmalı cebinde ki ülkemde başıma bela olmasın ya da ülkede kaçak kalmasın.
  • bonjurkes  (14.11.17 15:50:51 ~ 15:57:49) 
Uçak bileti al diyen olmuş, hayır en son bilet alın, vize çıkmazsa paranız yanmasın. Rezervasyon yaptırın sadece bilete.


  • bos gezenin bos ustasi  (14.11.17 16:00:48) 
pasaport geldikten sonra randevu süresine bağlı olarak 15-20 gün içinde gidilir bence.


  • tukenmez adam  (14.11.17 16:47:48) 
[]

basketbol

gunaaydin iki sorum olcak

1- basketbol oynayanlarin boyuyla siradan insan arasinda epey fark var. boyu uzun olan mi basketci oluyo yoksa basket oynayanin mi boyu uzuyo? yani ziplamak vs bu kadar uzatir mi bilemedim

sonucta 1.92 filan da bisuru basketci var guard.. onlari gorunce diyorum ki basket boy uzatmiyo orjinal halleri bak adamlarin
hatta 2.08 likleri gorunce de diyorum ki zipla zipla bu kadar mi uzar boy?



2- bi de basketcilerin turk ya da avrupali cogunun suratinda zengin site cocugu beyaz ten bebeksi bi gorunum var. orta halli insanlar basketci olmuyo mu neden elit spor boyle hatta hepsi universite mezunu gibi kulturlu tiplere benzio
tamam diceksiniz ki fakit futbol oynar zengin cocugu icin pota sart o yuzden sitelerde cocuklar basket oynuy ama bu kadar da bariz fark olur mu ya. onu da gectim futbolcular futbol icin uni okumuyo ee bu basketciler ne ara uni mezunu oluo

 
1- uzatmaz. boyu uzun olanlar basketbolcu oluyor.

2- basketbolda kolej kültürü var biraz. futbolda okul takımları çok önemli değil ama basketbolda lise takımlarının da önemli bir konumu var. bu sebeple gençlerin hepsi iyi okullarda okuyorlar. üniversite okumasalar bile iyi liselerden mezun oluyorlar.
  • teritori  (14.11.17 09:32:43) 
1- genetik etkenler önemli ergenlik döneminde çocuğa yeterli ortam sağlanırsa yani boy uzatan aktivitelere katılırsa voleybol basketbol yüzme gibi.. annem 162 babam 170 ben 187 olabildim. babam annem 180 civarı olsa heralde 200leri geçerdim.

2- sportif başarı biraz parayla paralel. örneğin karşıyakada durumu iyi ailelerin çocukları ksk basket alt yapısına yazılır ve karşıyakada basketbol kültürdür. olay paradan çok kültürede kayıyor. neden slav ırkından basketçiler bu kadar çok çünkü slav ülkelerinde en önemli spor basketboldur. Türkiyede orta direk sporudur.
  • mikahakkinen  (14.11.17 10:05:48) 
[]

Klozet

Umumi tuvaletlerde direk temas ediyor musunuz klozete otururken yoksa oturacağınız temas edeceğiniz kısımlara peçete filan koyuyor musunuz. Malum oturacagımız yere biri işeyip gitmiş de olabilir . İçerdeyken wc nin içinde her şeye peçeteyle dokunuyorum ben temas etmıyorum benmı fazla titizim

Hatta evdeyken bile klozet soğuk oldugunda bişeyler koyuyorum oturacagım kısıma en olmadı ellerimi koyuyorum ben mı çok hassasım acaba


 
Ben de böyleyim
Hatta ben kağıt peçete bulamadığım ve sadece cüzdanımla girdiğim tuvallette etrafı 5 tl kağıt para ile tutmuştum işte klozet kapağını. SU açma şeyini
Sonra o 5 lirayı attım
  • sagin  (08.11.17 22:51:16) 
Umumi tuvaletlerde klozete oturmam, peçete veya kağıt gibi şeylere de güvenemiyorum.


  • l arrache coeur  (08.11.17 23:21:00) 
varsa kagit klozet ortusu yoksa pecete koyuyorum mutlaka disarda. ikisi de yoksa ve ölmüyorsam kullanmiyorum tuvaleti. ölüyorsam da squatla filan halletmeye calisiyorum cok sevmesem de.


  • in vino veritas  (08.11.17 23:25:41) 
ayrica ben de tuvaletteki her seye peceteyle dokunur ciktiktan sonra ellerimi yikasam da antibakteriyel jelle de ovalarim.


  • in vino veritas  (08.11.17 23:26:36) 
Asla direkt oturmam ve dokunmam.


  • rusyalı kozmonot  (08.11.17 23:32:28) 
maykıl ceksın duruşu ile işemeyi öğrenin kızlar. işe yarıyor baya.


  • elorelia  (08.11.17 23:34:59) 
hiç farketmiyor.

bugüne kadar öğrendiğim tek şey sakındığım göze çöp batması. elimle tutuyorum, klozeti tasarım olarak berbat buluyorum, yapamıyorum onunla. hiç kullanmam mecbur kalmadıkça.
  • petek  (08.11.17 23:36:31) 
Asla oturmam klozet örtüsü varsa kullanırım yoksa çömelmek kafi.


  • hernezıkkımsa  (09.11.17 01:02:50) 
Ayakta tuvalet yapma aparatı kullanıyorum, herkese de tavsiye ederim. Tek problem ayak kısmı açıkta olan tuvaletlerde dışardan biraz tuhaf görünmek.


  • physcos physcos  (09.11.17 02:01:21) 
insanlarin tuvaletleri temiz kullandigi medeni bir ülkede yasiyorum. is yeri, kurum, alisveris merkezi gibi yerlerin tuvaletlerinde klozete ciplak totomla oturmakta beis görmüyorum. bar, festival veya eglence mekani gibi alkol alip dengesini saglamakta zorluk ceken insanlarin kullandigi tuvaletlerde biraz daha temkinliyim.

@in vino veritas: antibakteriyel jeller/sabunlar sandiginiz kadar saglikli seyler degil, bir arastirin isterseniz.
  • pilav  (09.11.17 02:21:11) 
@pilav, orasi oyle ama o kadar sık kullanmadigim icin cok onemsemiyorum. tuvaletten neidüğü belirsiz bi mikrop kapmaya tercih ederim antibaklari.


  • in vino veritas  (09.11.17 08:09:57) 
[]

Ormanda ayı

Doğada, ormanlık yerlerde yürüyüş yapıyoruz kamp kuruyoruz. 3 arkadaş geçen gün araçla gidebileceğimiz yere kadar gittik sonra aracı park edip 1 km yürüdük . Ormanımsı bir yer ve ben yürüyüş esnasında çok tedirgindim çünkü ayı çıksa kendimizi koruyacağımız hiçbir şey yok elimizde. Oraya gitmeden önce yakınlardaki bir ilçede yağmurluk satın alacağımız bir av malzemesi dükkanında yanınıza torpil alın istterseniz dedi satıcı ama saçma geldi ben tedirgin oldum ne yapmak gerek her zaman ayı riski yok mu dağlık ormanlık yerlerde?




 
Kuzey Amerika'da Bear Mace dedikleri biber gazı türevi (daha çok polisleri kullandığına benzeyen türden) şeyler taşıyorlar. Fakat, onun bile kullanımı sonra çare olarak öneriyorlar.

Genelde ayılar yavrularıyla beraber geziyorken veya köşeye sıkıştıkları zaman saldırgan oluyorlarmış. Onun dışında ayıların çok tehlikeli olmadıklarını söylüyorlar.
  • malheiros  (08.10.17 19:52:22 ~ 19:53:06) 
Çöplerinizi ve yemek artıklarınızı açık alanda bırakmadığınız sürece yanınıza gelmezler. Uzaktan kokunuzu alıp uzaklaşırlar.


  • lastdragonborn  (08.10.17 21:34:46) 
[]

Futbol spikeri

Futbol spikeri maçı anlatırken tribünden sahaya bakarak anlatıyorsa o kadar uzaktan futbolcuları nasıl hatasız ayırt edip görebiliyor? Özellikle sahaya uzak olan tribünler var. Hiç mi yanılmaz ya da sahanın bir ucunu göremediği hiç mi olmaz




 
kadroyu ezbere biliyor, kimin nerede durduğunu da biliyor haliyle.


  • sanrı  (03.07.17 00:48:53) 
Futbolcuları gösteren ilave bir ekran mevcutmuş. Çok çok önceleri Ertem Şener ile mi ne tanışmıştım, Star'da Şampiyonlar Ligi anlatan spikerlerden biriydi o zaman, bayağı detaylı tarif etmişti. Ben onun yalancısıyım bu arada.


  • tel tokasini duzelten samuray  (03.07.17 00:58:16 ~ 00:58:42) 
önlerinde ekran var. maçtan önce de çalışıyorlar numaralara, pozisyonlara, isimlere vs. buna rağmen şaşıranlar da oluyor zaten.


  • nrmnm  (03.07.17 01:04:03) 
ercan taner kendisi demişti;

her futbolcunun kendine özgü kol uzunluğu tercihi, konçları çekme tercihi, ayakkabı bandı rengi gibi şeyleri hafızaya attığını, zaten pozisyondan da az çok tahmin edebildiğini belirtmişti.

eskiden o ekran yoktu, düzen benim dediğim şekildeydi.
  • yukselen gunes evi  (03.07.17 01:09:52) 
pozisyonlardan anlaşılır. maçı takip ediyorsan sağ bekin sol açıkta olamayacağını tahmin edersin. orada olsa bile ne yapacağını bilemez bir halde geri dönmeye çalışmasından anlaşılır. ancak forvetlerle kanatlar falan karıştırılabilir. onları da bi zahmet ezberlesinler.


  • bohr atom modeli  (03.07.17 07:38:00) 
[]

Su altı belgeseli

Su altı belgesellerinde binbir türlü deniz canlısını görüyoruz. Merak ettiğim birşey var. Okyanusların en derin yeri 12 km. Ortalama da 1-2 km derinliği vardır. Derinlere inildikçe oksijenin ve ışığın azaldığını biliyoruz. Işık olmasa da yaşam var diye biliyorum Ama kaç metre derinlikte oksijen canlılar için yetersiz kalıyor bunu bilmiyorum. Peki bu deniz canlıları en derin kaç metrede çekiliyor belgesellerde? Sanırım 30 metre ya da 42 metre dalabiliyor tüple insanlar. O halde bu mercanlar köpek balıkları balinalar vs hepsi 30-40 metrede mi görüntüleniyor çekimlerde. Daha aşağısına insanlar inemiyor diyelim peki bu balıklar en fazla kaç metrede yaşıyordur. Bunun hakkında bildiklerinizi yazar mısınız.




 
bu belgesel sorularının büyük kısmını yanıtlayacak

www.youtube.com
  • dieselsingle2  (25.05.17 14:27:06) 
Tüplü sportif dalış sınırı 35-40mt'dir, daha derine gidilebilir ancak eğitim amaçlı olarak. Zaten 30mt'den sonra canlılık çok azalır, görülecek pek bir şey kalmaz, ışık da azalır.
Bir de teknik dalış ve extended rage dediğimiz dalış çeşitleri vardır. Kullanılan malzemeler ve dalıcıların soluduğu gaz oranları farklıdır. Daha derinlerde daha uzun süre kalabilirler.
Işık olmasa da okyanusların en derinlerinde yaşayan canlılar vardır, gözü olmayan balıklar var mesela. Oksijensiz yaşayan canlılar da mevcut.

Köpek balıklarının beslenme, üreme, göç vb etkinlikleri takip edilip yüzeye yakın oldukları zaman görüntülenebiliyorlar, sürekli aynı derinlikte bulunmuyorlar. Her köpekbalığı veya balina çeşidinin yaşadığı derinlik farklıdır.
  • peggy  (25.05.17 14:48:04 ~ 14:51:30) 
benim bu konuda bilgilerim çok genel. ama bildiklerimi anlatayım.
Oksijenin artık çok çok az olduğu ışığın olmadığı ortam da da ona uyum sağlayan canlılar var. Canlıların hepsi oksijene muhtaç değil. Başka şekillerde de solunum mevcut.

Bir de belgeselleri insanlar tüple dalarak çekmiyor. Ekipmanlar, deniz altıları falan var. Ve bu senin dediğinden (30-40mt) çok daha derinlerde de çekiliyor.

Ama 12. kilometreye kadar gidemiyorlar diye biliyorum. ya da şöyle diyim. içinde insanla 12. km ye gidebilecek bir araç yok. Ama bir kamera göndermek de ak la kara değildir bence. büyük çoğunluğuna insansız araç gönderiyorlardır.

Ama 30 40 mt de çekilen de bir ton belgesel var tabi.

Bilgilerim çok genel. lise biyolojisiyle harmanlanmış genel kültür. Yanlış çıkarımlar olabilir tabi. Ama googlelayarak çok daha doğru bilgilere kolaylıkla ulaşabilirsin.
  • zimbirik  (25.05.17 14:57:02) 
James cameron 10 bin mt altında yaşayan organizmalar bulmuştu.
www.livescience.com

  • kaptan memo  (25.05.17 15:08:05) 
[]

Kızkulesi yemek mi kahvaltı mı

Yemek fiyatları kişi başı 150 civarı olduğu söyleniyor kahvaltı 40-50 tl imiş. İnternet sitelerinde cam kenarı %20 daha pahalı diyor ama yaz akşamları dışarda denize sıfır da yiyebiliyoruz değil mi manzara asıl öyle gözükür.


Ayrıca akşam yemekleri de kazık kötü diyorlar da kahvaltının da zevki çıkmaz diyorum manzara keyfi olmaz.

 
İçerde cam kenarında da otursan dışarı gözükmüyor zaten. Bence kahvaltıya gidin. Neden çıkmasın ki daha tatlı olur.


  • ave maria  (01.05.17 15:35:00) 
Biz kahvaltıya gitmiştik, gayet güzeldi.


  • fraise  (01.05.17 15:40:08) 
[]

Gönülsüz .ikişten burunsuz çocuk doğar

Böyle bir atasözü var. Mecaz yanını bırakırsak bunun somut gerçekliğine inanıyor musunuz. Bir kadın düşünelim. Tek yumurta ikizi ali ve veli var. Aliyi seviyor ama zorla hiç sevmediği veli ile evlendiriliyor. aşk evliliği yapsaydı çocuğu daha güzel/yakışıklı olur muydu. Mutluluğun , mutlu bir seksin görünüme etkisi var mıdır varsa nasıl kanıtlanabilir ki




 
kücük bir cocukken güzel cocukların mutlu bir evlilik ve sevisme sonrasi olduguna inanirdim. bilimsel bir gecerliligi yok, anne babamin mutsuz evliliginin de bunda etkisi var tabii.


  • thewizardofearthsea  (15.04.17 16:27:38 ~ 16:34:55) 
Seks esnasında bir araya gelen yumurta ve spermler o zamandan çok daha önce üretilmiş oluyorlar. Örneğin şu anda çocuk yapmaya karar versem, yumurtayla birleşecek sperm, belki de bir hafta önce üretilmiş olan sperm oluyor. Bu, seksin yapıldığı anla ilgili bir şey değil. İyi bir seks bireyleri hormonsal olarak daha iyi bir konuma getirdiği için bireyler psikolojik olarak çocuklarının daha güzel olacağına inanıyor olabilirler.


  • dissendium  (15.04.17 16:27:54) 
Güzel kadınlar var aşk evliliği yapmayan para için. Genelde zenginlerin çocukları güzel olur oradan bak bir de.


  • begin again  (15.04.17 16:37:01) 
sadece cinsel birliktelik olarak bakmazsak annenin yaşadığı stres ve mutsuzluk hamilelik sırasında bebeğin sağlıklı gelişimini etkiliyor. bebeğin sağlıksız gelişmesi illa çirkin olacağı anlamına gelmese de ilişkilendirilebilir bence. sağlıksızı (çelimsiz, düşük zekalı, mutsuz vs) çirkin olarak algılamaya meylimiz var çünkü.


  • misterturist  (15.04.17 16:45:18 ~ 16:46:29) 
Kadin orgazm oldugu takdirde gebelik sansi artiyor

Bunun disinda epigenetik de soz konusu olabilir
  • la noix  (15.04.17 19:20:17) 
epigenetik +1.


  • playing star again  (15.04.17 19:28:15) 
Galiba evet. Bununla ilgili şöyle bir şey okumuştum. Yumurta en kaliteli spermle ya da en hızlı spermle döllenmiyor. İlk gelen spermler yumurtanın duvarını inceltiyor ve artık kaçıncıya kadar dayanırsa o giriyor yumurtaya. Yani, en hızlı sperm değil de, şansı açık ama o kadar da iyi olmayan sperm giriyor. Ancak, kadın orgazm olduğunda bu durum yumurta çeperini inceltiyormuş ve hamile kalacağı sperm yarışta daha önce gelen bir sperm oluyormuş. Dolayısıyla orgazm bebeği daha kaliteli oluyormuş. Buradaki "Hızlı olan daha kalitelidir" varsayım mı, kanıtlanmış bir şey mi bilmiyorum, olaydan anlamıyorum ama böyle anlatıyordu.


  • aychovsky  (15.04.17 19:34:36 ~ 19:35:55) 
[]

Ruslar

Arkadaşlar Rusları iyi bilen örnekli ya da ayrıntılı cevap verirse sevinirim.

Rusya da maaşların düşük olduğunı biliyoruz, ortalama memur maaşı 500$ civarı ve rüşvetin yaygınlığını da biliyoruz. Acaba her meslekte rüşvet alıp aylık gelirlerini her aile 2-3 bin $ a filan mı getiriyor. Rusların bizim gibi iphone meraklısı olmadıklarını paralarını biriktirip tatile gittiklerini biliyorum ama ne kadar parası var ki biriktirecek.

Soru: şimdi bizim antalyaya milyonlarca turist geliyo, ortalama bir rus aylık maaşının tamamını biriktirse o para antalyada bir hafta anca dayanır. Antalyaya gelenlerin hepsi mi zengin hepsi mi işadamı ailesi, eğer öyleyse milyonlarca işadamı tamamı antalyaya mı geliyor ve bu kadar zengin ne iş yapıyor rusyada. Ortalama bir aile nasıl para yetiştiriyor. Hatta şimdi de Ruslar Taylanda akın etmiş. Yahu zaten maaşla çalışan bir rusun yıllık maaşı taylanda git gel uçak parası demek.

 
Ruslar turkiyede cok daha ucuza yasiyor en temel sebepler tur sirketleri cok daha ucuza ucak bileti ve her sey dahil otel ayarliyorlar. Dolayisiyla da ruslar otelden pek cikmadan veya yemek gibi en masrafli seyleri otelde halledip disarda cok bi masraf olmadan gezebiliyorlar.


  • proletarier aller lander vereinigt euch  (22.03.17 15:43:15) 
ortalama maaş 500 dolar civarı değil aslında. yaklaşık 60-90.000 ruble arasında düşünün o da 1000-1500 dolar ediyor. moskova için konuşuyorum tabi. herşey dahil 1 haftalık antalya tatili kişi başı yaklaşık 15.000 ruble. e hal böyleyken 60.000 ruble ile 4 kişi çok rahat yurt dışında hem de herşey dahil tatil yapıyor. tayland'a uzun süredir gidiyorlar ruslar. yeni bir akın değil.


  • givemesomesubstance  (22.03.17 15:54:46) 
antalya'ya gelen ruslarin cogu fakir.Ucuz otellerde kalirlar,genelde otelden cikmazlar.


  • eksimeksi  (22.03.17 15:57:50) 
rusya'da kişi başına düşen gelir yıllık bazda 9200 dolar, türkiye'de 9100 dolar. yani bizden daha zenginler ve daha ucuza tatil imkanı var.
bu bilgilerle tekrar değerlendirebilirsin.

  • cedex  (22.03.17 16:06:43 ~ 16:10:26) 
senin geceliği 200-250 liraya kaldığın otelde yabancı pasaportla 30 euroya falan kalıyor


  • glamdr1ng  (22.03.17 16:11:38) 
Rusya ile ilgili bilgileriniz eksik yada yanlış.500 dolardan fazla gelirleri var en az 1000 dolar genelde 1500-2000 dolar civarıdır.rüşvet işi türkiyeden 1-2 tık fazladır ama millet bunla geçiniyor gibi bir durum da yok.zengin Ruslar türkiye'ye gelen değil.tam tersine zenginler Türkiye'ye değil dünyanın diğer plajlarına gidiyor daha cok.ortalama gelire sahip Ruslar Türkiye'yi tercih ediyor ucuz buldukları ve herşey dahil sistemi için.
Tabiki bu dediklerim tamamen moskova içindir.moskova dışında işler dediğiniz gibi olabilir.gelir düşük rüşvet oranı fazladır.

  • dur geliyom  (22.03.17 16:17:00 ~ 16:18:37) 
her şey dahil otellere gidiyorlar, uçak dahil olmasına rağmen, türklere çekilen fiyatın yarısına falan kalıyorlar diye duyuyoruz.

bunlar içki seven adamlar, içkinin bu kadar pahalı oldugu yere neden tatile gelsinler? en fakirleri geliyordur işte.
  • supermatik  (22.03.17 16:31:13 ~ 16:55:08) 
Ayda 6bin rubleyle bütün ev ihtiyacımı ve içkimi karşılıyordum Sovyet rivierasında. Öğlen yemeğini işte yemesem evde yapsam hadi olsun 10bin ruble. Maaşım 2000 dolardı ki 110 bin rubleye denk. Oranın yerlisi 40-60bin ruble alıyordu ve herkes de iş sahibiydi.

5000 ruble de haftalık dışarıda yemelik ayırdığımız paraydı. Yediklerimiz şaşlık + votka + meze. Yani türkiyede iki ayda bir eğlendiğimi rusyada haftada iki yapıp üstelij kral modunda yapabiliyordum.

Ruslar tatil için her türlü para biriktirebilir çünkü bizim kadar boktan bir ülkede yaşamıyorlar, özetle.
  • kargn  (22.03.17 17:52:36) 
[]

İnsan ne kadar yaşayabilir?

Bir odaya hapsettiğimiz insana sınırsız olmak üzere sadece elma ve su veriyoruz. Bir insan besin olarak sadece elma ve su kullanarak en fazla ne kadar yaşayanilir? Gün ay yıl tahmin edelim?




 
tam olarak 3 yıl 4 ay 15 gün 2 saat 15 dakika 38 saniye


  • t joe  (26.01.17 16:22:20) 
Bende buna benzer bir soru sormuştum. Herkesin ortak noksası; vitamin ve minarelleri alamazsın. Proteinsiz kalıp kas yakmaya başlarsın ve organların yavaş yavaş iflas etmeye başlar olmuştu. Süre olarak bilmiyorum.

www.eksiduyuru.com
  • arockm  (26.01.17 16:24:56) 
2yıl 8 ay 20 gün 5 saat 30 dakika 25 saniye 10 salise


  • kedidir o kedi  (26.01.17 16:25:45 ~ 16:25:59) 
bence yemeği full ver herşey karşılansın, elmayla sınırlama. güneş ışığı da varsa odada bir noktada çıldırsa da yaşamaya devam eder bu şekilde.


  • eindaclub  (26.01.17 16:47:03) 
bonobolar ve bazı orangutanlar frugivordu galiba, yalnızca meyve tüketerek yaşıyorlar, yada çok az başka besinler alıyorlar, yumurta, bal, yağlı tohum vb. fena da yaşamıyorlar ancak insanın metabolizması buna uygun değil bildiğim kadarıyla. bu yüzden vücudunda ne kadar yağ kitlesi olduğuna göre değişir yanıt.

binlerce farklı elma çeşidi olduğundan, elmayı ve suyu seven bir birey olarak yanıtım tüm elma çeşitlerini deneyecek kadar yaşamak olurdu. başka amacım yok nasılsa.

kendim için günde ortalama 5 elma hesabıyla 5 yıl 7 ay 2 gün diyorum. sapını mapını da yerdim belki lif ihtiyacını karşılar.

bi de iş dayanılmaz boyuta gelirse biriktirdiğim toksik elma çekirdeklerini bir seferde içerek intihar edebilirdim. kurala aykırı değil sonuçta.
  • kaichi  (26.01.17 17:32:48) 
[]

Grup veya masa oyunları

Arkadaşlar,

Zirvelerde toplandığınızda ya da zirve olmasına gerek yok atıyorum 8-10 kişi cafede vs bir araya geldiğinizde muhabbet dışında keyifli vakit geçirmek için oyun oynamak isterseniz ne oynuyorsunuz? Trivial pursit oynuyor musunuz yoksa tüm sorularını ezberlediniz artık sıkıcı mı geliyor? bu tarz oyunlar var mı önereceğiniz. Kaçış oyunları demeyin cafede evde bir araya gelindiğinde olanı soruyorum. mesela sayko diye bir oyun varmış oynuyor musunuz. Ortamda yeni tanıştığınız kişilerin de bulunduğunu varsayalım.


 
Tabu


  • dissendium  (14.01.17 13:57:36) 
bozuk paralarla mac yapiyoz biz


  • tiarwain  (14.01.17 13:57:36) 
sayko eğlenceli oyun içinde anlık yer değiştirme yapılıyor kafede oynamak için uygun değil, gruba göre evde bile aşırı gürültü olabiliyor fakat eğlenceli


  • freebird5406_2  (14.01.17 13:58:58 ~ 14:04:26) 
Trivial pursuit
Resistance
Monopoly bile oluyor bazen.
Risk atıyor bazen arklar ama o zor baya
  • glamdr1ng  (14.01.17 13:59:30) 
Settlers of catan mı ne öyle bir şey oynadık, iyiydi ama sayı kısıtlaması var, dört mü ne İkişerli çift olup istişareli karar verme oyunu daha stratejik yapabilir aslında.


  • kargn  (14.01.17 14:06:49) 
o kadar kalabalık oyunca muhabbetin sonu gelmediğinden oyun oynanmaz diye düşünüyorum
ha 4 kişi oyun oynamak için toplanırsın o zaman monopoly, risk, king en güzelleri

  • neira  (14.01.17 14:31:58) 
Catan bu konuda çok iyi ama maalesef pek bilinmiyor.


  • halitkin  (14.01.17 14:53:39) 
Pictionary vardi eskiden buz onu oynardik


  • condom kurşunu  (14.01.17 15:21:31) 
[]

Sevgiliniz dişlerini fırçalıyor mu?

Kızlar bu konuda daha hassas oluyor, erkekler birçok şeyi olduğu gibi bunu da savsaklıyorlar. O yüzden soru genel olarak kızlara ama isteyen cinsiyet belirtebilir.

Sevgiliniz dişlerini rutin olarak günde 1-2 kez fırçalayan biri mi yoksa böyle bir alışkanlığı yok mu. Dişlerini günlük fırçalamayan biriyle öpüşür müsünüz?


 
Su an sevgilim yok belirtryim ama uyarırım kız arkadaşlarımı iliski başında. Hatta diş fırçalaması yeterli değil bana kalirsa, tavsiyem diş ipi kullanması yönünde. Bir iki sefer uyardiktan sonra dinlemezse kendi haline bırakırım kendi ağız sağlığı sonucta.


  • karacigerim vur kadehlere  (24.12.16 18:24:09) 
burada birisi yazmıştı vakti zamanında, dişlerimi fırçalamasam da bembeyaz diye.
diş fırçalamamak pisliğin daniskası beyaz olsa dahi. agız kokusuna hiç girmiyorum bile.
ilişkide bu alışkanlık çok çok önemli. agız sağlığı savsaklamaya gelmez.

soruya cevap: öbüşmem.
  • very big cat you.  (24.12.16 18:31:49) 
hiç fırçalamııorsa diş sağlığı açısından tabiki fırçalamasını söylerim. ama sevgilim de ben de genellikle yatmadan önce fırçalıyoruz. ha bazen çok uykumuz gelir, ya da kafamız güzeldir fırçalamayız. ya da birimiz fırçalamıştır diğerimiz üşenmiştir vs. gene de öpüşürüm hiç de iğrenmem, ne iğrencem ya canım o benim :)


  • istanbul kanatlarimin altinda  (24.12.16 18:41:33) 
fırçalıyor, bazen durduk yere fırçalamaya gidiyor hatta. ip de kullanıyor. diş hekimi ile beraber olmanın avantajlarını da yaşıyordur eminim. (selam cınıım :*)

genel anlamda fırçalamayanla öpüşmem. neler olup bittiğini bilen kimse öpüşmez bence.
  • bir ileti paylastim  (24.12.16 18:46:17) 
hatırlatmam gerekiyor bazen bazen de kendi fırçalıyor.
Ama bazen bıraksan 10yıl fırçalamaz gibi de geliyor bana :D
Valla ağız kokusu varsa öpmüyorum kaçıyorum zaten
  • fasulyek  (24.12.16 20:11:51) 
ağız kokusu için dil fırçalatın :D


  • bir ileti paylastim  (24.12.16 20:35:26) 
Dişlerini fırçalamıyorsa nasıl hala sevgili olabiliyor ki. Soruda mantık hatası var gibi. En azından benim için öyle.


  • vatandasacartcurtyok  (24.12.16 20:39:00) 
her yemekten sonra fircalamasi sabah aksam agiz bakim suyu ve dis ipi kullanmasi tercihim. gun icinde gerekli durumlarda naneli sakiz. lutfen.


  • tiredpanda  (25.12.16 01:06:45) 
[]

Avrupa'da içlik giyme kültürü var mı

Doğu ve kuzey avrupa bizden daha soğuk olabiliyor. Oralarda da bizdeki gibi içlik giyme alışkanlığı var mıdır acaba, anneler çocuklarına "- oğlum hasta olacaksın giy şunu içine çükün düşmez" diye eline içlik tutuşturuyor mudur acaba?




 
yetişkin erkekleri pek bilemiyorum- hiç ecnebi bir adamın iç çamaşırını görmedim de (yazın sokakta yarı çıplak dolaşanlar hariç, bir de 2010dan önceki ultra düşük bel modası hariç, gördüğüm kadarıyla o ergenlerde yoktu içlik).
ama küçük çocuklarına külotlu çorap giydiriyorlar aynı kız gibi :)

  • niye ama  (21.12.16 19:19:50) 
Berlinde iclik giyen cok insan var. Iskandinav ulkelerinde daha da cokdur. Kisaca bati avrupada kimse kimsenin ne giydige karismadigi icin herkes kendi tercihine ve rahatina gore giyiyor. Avusturya ve isvicrenin kayak bolgelerinde icliksiz olmaz zaten.


  • emrahday  (21.12.16 19:21:19 ~ 19:22:35) 
ciddi oranda var. termal içlik tayt gibi çoğu erkeklerde.

bunun yanında özel kışlık termal pantolon kullananda oldukça fazla.

şunun gibi
www.amazon.de

ben geçen senelerde çok kullanmıyordum zira genelde kışlar daha sıcaktı avusturyada, bu sene çok soğuk seyrediyor. giyiyorum.
  • kurnaz  (21.12.16 20:08:55) 
var ve base layer çok önemli.


  • christopher nolan  (21.12.16 20:13:51 ~ 20:14:00) 
Var. Herkes giyiyor.
Kadinlar etek giyecekleri zaman termal opak corap giyiyorlar mesela.

Erkekler de kadinlar da gece cikacaklari zaman giymiyolar pek, belki sevisirim donu gibi oluyor ama genelde taksiyle geliyolar zaten clublara filan. Ya da metro/tramvay/otobus duragi yakin lluyor zaten.
  • kuehles blondes  (21.12.16 20:23:02) 
[]

Erkekler içlik giyiyor musunuz

Sb.




 
hayatım boyunca giymedim


  • masa penisi  (21.12.16 18:38:39) 
asla


  • bim tribi  (21.12.16 18:47:19) 
asla


  • cekilmis gayfe  (21.12.16 18:48:02) 
giyiyorum tabi. soğuktan nefret ederim.


  • clones  (21.12.16 18:51:38) 
bu içlik giymeyenler içten yanmalı bişey mi giyiyo acaba?


  • freetakilir  (21.12.16 18:53:14) 
ben giyiyorum hacılar soğuk valla


  • basond  (21.12.16 19:07:33) 
İlk yorumları okudukça tek giyen ben miyim lan bunu diyecektim ki neyse. Giyiyoruz tabi bizimki göt değil mi üşüyor.


  • gozu acik sevisen yahudi  (21.12.16 19:26:20) 
Hayatımda sadece bir defa giymiştim, o gece de pek sık çıkmayacak güzel bir fırsatı bu yüzden geri tepmek zorunda kalınca (ulan murphy) daha da giymem dedim, hâlâ diretiyorum.


  • skooma  (21.12.16 19:26:50) 
içlik giyen adamda piçlik olmaz.
birisi yapacaktı :)

yaşadığım yer itibarıyla 6 yıldır giymiyorum.
  • Improbable  (21.12.16 19:34:03) 
Ben hiç giymedim ama giyeceğim.


  • la rana  (21.12.16 19:34:43) 
Ankara'da yaşan erkekler adına cevaplıyorum yüzde doksanımız giyiyor. Yiyosa giyme bu soukta, son iki haftadır 0 derecenin üstünü görmedik.


  • yatagants  (21.12.16 19:35:17) 
Hiç giymedim. atlet bile giymem. birazcık soğuğu severim. atkı da takmam. gerekirse yüzüm burnum kıpkırmızı olur ama rahat edemediğim için takmam. tabii bu dediklerim istanbul soğuğu için. doğu bölgesi çok soğuk olduğu için oralarda îş değişebilir büyük konuşmayayım.


  • Neill  (21.12.16 19:36:00) 
ben antalyalıyım. oradayken senede 5-10 gün giyerdim en soğuklarda. şu an istanbul'da kasımda bir başlıyorum marta kadar


  • tejeve  (21.12.16 19:36:34) 
ankara'da yaşıyorum, 4 sene eskişehir'de okudum ve 6 seneden fazladır hiç giymedim.


  • tosunpasa  (21.12.16 19:39:17) 
Her kış giyiyorum.

Muhteşem bir şey.

İhtiyaç duymadığı için giymeyenler neysede, cool'luk yapmak için giymemek çok saçma geliyor
  • KaraSakall  (21.12.16 19:41:21) 
izmir şartlarında atlet dahil kullanmıyorum


  • gaspetizm  (21.12.16 19:49:01) 
her daim giyerim pantolonun altına bir şeyler. bu içlik olur, eşofman olur, pijama olur farketmez. bunu böyle itici bulanlar oluyormuş. :) onlara "hmm anlıyorum" diyip geçiyorum, o kadar. kimsenin göz zevkinin mükemmelliyetçi mahkemesinde yargılanmayayım diye üşüyemem. içliği piçliğe nasıl bağlıyorlar onu da anlamıyorum. ya da anlıyorum aslında da fena sıkıcı geliyor o saçmalıklar. insan daha elle tutulur bir şeyler bekliyor konuya dair.


  • matrix  (21.12.16 19:52:44 ~ 19:53:34) 
en son ilkokulda giyiyordum. doğuya geldim görev gereği. birkaç gündür giyiyorum.
buralar ortalama -20lerde çünkü.

  • bass solo take one  (21.12.16 20:14:21) 
askerden sonra her kış giymeye başladım.
istanbulda bence içliksiz gezmek hatalı hareket olur.

  • tchuck  (21.12.16 20:17:58) 
hiç giymedim. aklımdan dahi geçmedi bugüne kadar.


  • naberabi  (21.12.16 20:19:51) 
bu arada içlik niye sevişmeye engel olsun onu da anlamadım :)

bende siyah içlik var, sevişecekseniz pantolonu kıza değil kendinize çıkarttırın, içliği pantolonla beraber çıkartın, içlik giydiğinizi bile anlamaz :)
  • tchuck  (21.12.16 20:20:07) 
evet. çok soğuk olursa giyerim.


  • cahs  (21.12.16 20:57:09) 
motur kullandığım için evet bundan sonra da kullanmayacak olsamda içlik giyerim aga, rahat adamım ben, üşümeyi de sevmiyorum.


  • selam  (21.12.16 21:04:29) 
sadece askerde giydim. orada da -20 falan oluyordu başka türlüsü imkansızdı zaten. sağlıklı bir şey olduğunu da düşünmüyorum.


  • zoghurt  (21.12.16 21:11:05 ~ 21:11:53) 
kasım gibi giyer, mart gibi çıkarırım :)
Ankara'da yaşıyorum ve çok üşüyorum. İçlikler artık eskisi gibi kötü renkli (muhallebi sarısı) ve koyun kokan içlikler olmadığı için bir sıkıntı yok.

  • yüzyıllık yalnızlık  (21.12.16 21:14:59) 
Giymiyorum. En son ilkokul birinci sınıfta falan giymiştim. İçlik ruhuma aykırı benim. Rahat hissedemiyorum.


  • dissendium  (21.12.16 21:15:13) 
yok.


  • Apocalypse  (21.12.16 21:24:46) 
giyiyorum mecburen.

ev-iş ulaşımım istanbul için nispeten kısa, dışarıda harcadığım zaman sadece bu kadar olsa giymeyebilirdim. çünkü trafikle de çok işim yok, araç beklemekle de. ama çalıştığım iş yerinden kaynaklı, sıklıkla dışarıda durmak zorundayım veya girip çıkmak...

alt-üst termal/yün giyindiğim halde donuyorum bu ayazlarda. bugün mesaimin yaklaşık 8 saati deli gibi esen rüzgar ve bir sağdan bir soldan çarpan karla karışık rüzgarda geçti.

hiç seksi değil evet! ama hayatımın seksi olduğunu kim söyledi ki? kendim öyle olsam da. swh.
  • runfor  (21.12.16 21:41:58) 
Termal iclik giyiyorum


  • all girls dream  (21.12.16 21:48:42) 
hiç giymedim ama giymeyi düşünüyorum artık. niye üşüyeyim boşuna.


  • proletarier aller lander vereinigt euch  (21.12.16 21:50:41) 
elbette giyiyorum...
lisede, üniversitede giymedim.
içlikle askerde tanıştım, hayatımı kurtardı diyebilirim.

giymiyorum diyen cengaverler; açık alanda çalışmak zorunda kalmamışlardır.
kendine güvenenler varsa, bu mevsimde, vereceğim koordinatlarda birer gün geçirsinler, bakalım aynı yanıtı verebilecekler mi...
  • late viper  (21.12.16 23:09:11) 
içliğim var ama slim fit pantolon giyince hiç üşümüyorum. isveçte kışı bile içliksiz bu taktikle atlattım.


  • sttc  (22.12.16 00:10:02) 
Motosiklete binmesem giymem ama giymek durumundayım.


  • yirmisantim  (22.12.16 00:33:14) 
bu yıl giymedim ama geçen yıl giydim.
soğuktan baldır ağrısı çekeceğime giyerim içliğimi efendi efendi.

  • lonelyman  (22.12.16 00:35:18) 
Giymiyorum


  • gazozailacatmauzmani  (22.12.16 00:42:09) 
[]

Şampuan önerisi

Son zamanlarda uzaması yavaşladı saçlarımın

Bunun içi alabileceğim en iyi şampuan nedir?
Şu an migrostayım burda loreal, dove, syoss, schwarzkopp glis, panten, elidor, clear, head shoulders, gibi markalar var. Fiyatlar da 5-15 tl arasında değişiyor. Her marka kendini önemsiyor övüyor haliyle. Bunlardan hangilerini önerirsiniz?

Şayet önereceğiniz marka bunlardan biri değil de pahalı bişeyse ve bunlarla kıyas olmayacak kadar iyiyse nerde satılıyorsa gidip onu da alabilirim. 50 tl ye kadar çıkabilirim.

 
Loreal kullanıyorum uzun zamandır. Şampuan tek başına çare değil bence, bakim sart.


  • melengich  (11.12.16 12:40:31) 
Alpecin sampuan. Al bunu. Nette satılır.


  • mobydick  (11.12.16 12:47:26) 
organix, gratis'lerde var

s-media-cache-ak0.pinimg.com
  • gmzo  (11.12.16 13:08:21) 
tresan ürünlerini de tavsiye ederim.


  • hakim oynayin dedi  (11.12.16 13:51:48) 
priorin şampuan eczanelerde satılıyor. fiyatı 20 küsür olması lazım. dökülmeye birebir. onun dışında %100 hindistan cevizi yağıyla 2 haftada bir bakım yaparsanız çabucak toparlanır.


  • mohito  (11.12.16 14:55:01) 
organix hindistan cevizliye basladim ve kisa surede dokulmem azaldi farkettim. bu sampuan 40 kusurlu bi fiyatta.
onun disinda lorealin beyaz sise kirmizi kapakli olani guzel.
priorin oneren var cok iyiymis dokulmeye denemedim.
diger ikisinin fiyatini bilemiyorum.
  • tiredpanda  (11.12.16 14:56:59) 
[]

telefonda konusma feyki

telefonda konusma feyki yaptiniz mi hic. yolda karsilasmayi istemediginiz biri geliyordur; ama aksi takdirde ayip olacagini dusunuyorsunuz mesela.

ya da hangi durumlarda yaptiniz daha once. ornek...


 
muhattap olmak istemediğim birini görünce yapıyorum.


  • skyangel  (04.11.16 11:05:48) 
Daha çok meşgul görünmek için yaptığım olmuştur. İşsiz güçsüz, faydasız biri gibi algılanma korkusu bendeki sanki. Mesela birini bekliyorum, ancak gelmesi gecikmiş. Orada öylece beklediğimi fark eden birilerine karşı reaksiyon olarak kendini gösteriyor. Nadir de olsa.


  • lazarus  (04.11.16 11:31:30) 
verdiğin örnek için yapıyorum. o kadar çok yapıyorum ki, o kadar olur yani..


  • manuel mandalina  (04.11.16 12:02:36) 
Kaçmak istediğim ama ayıp olacak yerlerde en yakın arkadaşlarımdan birine mesaj atıp kendimi arattığım oldu, çok acil beni çağırdılar gitmem gerekti.

Yolda karşılaşmak istemediğim biri olursa konuşmak yerine kafayı telefona gömüyorum bir şey okuyormuş gibi ya da direkt alakasız yerlere bakıp yürüyüp gidiyorum. :)
  • kobuzchu kiz  (04.11.16 12:43:20) 
Karşındakinin iqsu giderek düşmeye başlayınca ortamdan kaçmak ve kalbini kırmamak için yapıyorum bunu. Arama gelmiş gibi uzaklaşıyorum ve yarım saat gelmiyorum. Biraz dolanıyorum, telefonda şeker patlatıyorum, kendime bir çay neyin ısmarlayıp geri dönüyorum. Beklemişse tabi.


  • herp  (04.11.16 13:30:40) 
Hiç yapmadım. Yapmam da. Suçu mikiye atacak yaşları geçtim.


  • la rana  (04.11.16 13:35:37) 
[]

Kız arkadaşla yürürken laf atılması

eksisozluk.com
Şöyle bir entry okudum. Katılıyor musunuz bu entry ye? Yorumlarınızı alalım.



 
ben pek katılmıyorum. Hele en sonunda birileri yardıma gelir tarzı bişeyler demiş ki bu ülkede nice kadınlar sokak ortasında şiddet görüyor kılını kıpırdatmıyor insanlar. erkeklerin kavgasına zor girer insanlar.

öte yandan laf atma tamam kötü ama sadece o laf attı diye olay çıkarmaya bence gerek yok. gerçekten o adamın ya da adamların ne kadar it kopuk olduğu bilinemez. bunun korkmamla da alakası yok, ben niye öleyim ki? salaklık.

bir taraftan da genelde böyle durumlarda kız arkadaş, dur, yapma etme diyip, çekiştirmeye çalışır arada o da zarar görür ki öyle bir şey olmasını da hiç istemem.
  • senolll  (16.09.16 20:08:57) 
kadınım ve öyle bir durumda cevap veren erkek benim için net maldır. türkiye'de yaşıyoruz yani. yanında erkek olan bir kadına laf atmayı göze alan bir erkek aranıyordur, başka bir şey değil. bok yoluna gitmek mi akıllıca?

öyle bir durumda erkeğin müdahale etmesi gerektiği düşüncesi de saçma. kadının ağzı yok mu? niye illa kadın korunması gereken kişi oluyor? eğer arzu ederse kadın cevabını verir, yola devam edilir.
  • rivulet  (16.09.16 20:11:16 ~ 20:12:59) 
Kadın olarak katılmıyorum, tam tersindeyim. Öyle bir manzara oluştuğunda çok utanırım. Eskiden, bir erkek arkadaşım yolun ortasında biriyle laf dalaşına ve 'Kimsin sen, sen kimsin' döngüsüne girmişti. Onun varlığından öylesine utandığım başka bir anı hiç hatırlamıyorum. O kadar utanç verici ki onun öyle alçaldığını görmek.

Çocukken biri salak dediğinde, 'O salak deyince sen salak mı oluyorsun' derlerdi ya, bu da aynı hesap. O insana acıyarak bakmasını isterim, belki çok rahatsız oldu ise uyarabilir ya da yeterince kanıt varsa, yapabilecek durumda isem büyük bir şeyse benimle karakola gelerek şikayette bulunmasını, o sırada bana destek olmasını isterim. Hayır, zaten laf yiyen bensem üstüne bir de annesiymiş gibi olay sonrasında sevgiliyi sakinleştirme ve teselli etme işiyle ben uğraşamam.

Bir de 'hayır sen cevap verdiğinde adam seni bıçaklayıp kız arkadaşına tecavüz edecekse tiyatro buysa bunu sen karşılık vermezsen de yapar. hiç olmazsa karşılık verirsen bir şansın var' demiş, tam tersini düşünüyorum. Adamın laf söyleyip geçeceği varsa, sırf sen tersledin diye altta kalmamak adına kavganın şiddetini yükseltebilir.

O adamın yaptığının yanına kar kalması güzel değil. Her zaman işleyen adalet mekanizması talep etmeyi daha mantıklı buldum. Herkes kendi cezasını kendi verirse; suç-ceza arası oran orantı kalmaz. İlgisiz bir örnek olacak ve aslında çok da sevmem Sezen Aksu'yu ama Beyaz'ın programına çıktığında canlı yayına bir kadın bağlandı 'Sezencim, neden şarkılarını herkese veriyorsun? Güzelim şarkıyı nasıl okuduğunu görmüyor musun' demişti. Sezen Aksu da 'Ben Allah'ım terazisi miyim? O şarkıyı söyler, iyi olup olmadığına dinleyici karar verir, ben değil' demişti. Buraya uyarlayayım; 'Allah'ın terazisi sen değilsin; hakim, avukat, vb. değilsen adaletin terazisi elinde değil. Mağdur da benim. Kim olarak başka birine layık olduğu cezayı yakıştırıyorsun' derim. Koruma- defansta sorun yok ama en büyük defansın saldırı olması sorun bence.

Kaldı ki ilk elden mağdurun da verdiği cezaya güvenmem. 'Yaralı olan, yaralar' derler. Dan Ariely'nin bir kitabında intikamla ilgili koca bir bölüm var. Sonuçta mağdur kendi zararına da olsa intikam isteyebilir. Aynı durumda ben de tepki veririm, vermişliğim var ama bu veya iç rahatlaması hareketin doğru olduğunu göstermez. Siniri anlıyorum, anlık tepkiyi de anlıyorum ama bunun çığ gibi kavgaya dönüşmesi benim açımdan çok utanç verici.
  • aychovsky  (16.09.16 20:15:13 ~ 20:16:32) 
Bir kadın olarak görüşüm şu;

Hangi serseri ne kadar kötü bir laf atarsa atsın, eliyle taciz etmediği sürece ona karşılık vermek, onun seviyesine inmek demektir, bu da ona bulaşmaktan bile sayılabilir. Kış kışlığını puşt puştluğunu yapar demişler, cevap vermekle kaşımış olunur. Gerek yok. Ama elle taciz, en ufak bir dokunma bile bana göre onları hastanelik komalık etmeye yetecek bir harekettir, lazımdır, haktır. Eğer yanımdaki adam bana biri dokunsa onu hastanelik edemeyecekse yanımda gezmesin. Nerede nasıl davranacağını bilmeyen adamın yanımda dolaşmasına hiç gerek yok, ben onsuz da korurum kendimi.
  • yaren  (16.09.16 20:16:28) 
ne yani herifin teki laf edince düelloya mı davet ediyor arkadaş, yenen kızı mı alıyor nedir?fiziksel bir hareket yapmadığı sürece umursamadan devam etmeli.


  • mungojerry  (16.09.16 20:25:31) 
Tabii ki katılmıyorum. Elin pezevenklerine uymaya gerek yok. Belki bıçaklı belki silahlı başımıza iş mi alalım? Türkiye'de yaşıyoruz. Fiziksel tacizde ise durum başka, ben kendim de karşı koyarım zaten öyle bir durumda. Ama sözlüde hayır, tekin değil.
Kadınım.

  • mutlusismankedi2015  (16.09.16 20:39:00) 
uzun uzun yazmaya gerek yok.

yolda yürüyorsun, laf attılar. bu lafı atan adam(ların) zaten HAYATTA KAYBEDECEK HİÇBİR ŞEYİ YOK, AMA SENİN KAYBEDECEK ÇOK ŞEYİN VAR. Bir video izlemiştim, eleman gelin arabasının önüne atlayıp "benim hayatımın bir önemi yok zaten" diye bağırıyordu. Önünü kesen de bu adam gibi biri olacak büyük ihtimalle.

cevap vermeyip yürürüm, yanımdakine de (annem, kardeşim, vb) eğer yakında güvenli bir yer varsa oraya yürümesini söylerim.

işin fiziksel saldırganlığa dönüşmesi halinde olayların seyri değişir.
  • hayirsiz  (16.09.16 20:51:16 ~ 20:52:22) 
yanında erkek olan bir kıza laf atan kişi zaten kaşınıyordur.Kaşınanı kaşımak sevaptır. Yanındaki kıza laf atıldığında boynunuzu büküp yürüyen erkek net ılıktır benim gözümde


  • turkuaz  (16.09.16 21:05:14) 
laf atılan kişiyle kavga etmek sevdiğini korumakla ilgili değil, erkekliğini kanıtlamakla ilgili. sevgilim kendi canından çok erkekliğine önem verirse ondan ayrılırım. kendi canına önem vermemesi, benle geçireceği zamana, bana önem vermemesi oluyor. beni koruması için önlenebilecek bir kavgadan kaçınması lazım. sonuçta bana laf atılırken hissettiğim rahatsızlık duygusu sevdiğim kişiyi kaybetme hissinden ya da kaybetme ihtimalini düşünürken hissedebileceklerimden çok çok daha hafif bir duygu.


  • cikis yolu  (16.09.16 21:37:58) 
Sadece seks amaçlı katlandığım bir kız arkadaşımsa duymamazlıktan gelirim, olaya karışmam. Ama gerçekten sevdiğim bir kız arkadaşımsa laf atanlara cevap veririm kavga da ederim.


  • eski solcu  (16.09.16 22:11:57) 
Fiziksel olarak taciz olmadığı sürece ben de ne laflara ne de küfürlere vs tepki verilmemesi taraftarıyım, aksi mallık. Gururla falan da alakası yok, iki üç 3 iqlu herif konuşuyor diye kavgaya vs girmek çok saçma geliyor bana.

Ha adam fiziksel olarak bir şey yaparsa o başka tabi.
  • april12th  (16.09.16 22:17:15) 
Entry'deki yazar biraz fazla heyecanlı. Böyle durumlarda heyecan en büyük düşmandır. Çünkü heyecanlı olan biri ne mantıklı düşünebilir ne de kendini ve yanındakini doğru savunabilir. Kendimden şöyle örnek vereyim. Benim karatede kahverengi kuşağım var, siyah olmaya doğru gidiyorum. Biz bazen kuşak sınavlarında ya da müsabakalarda bile çoğu zaman sporcu olmamıza rağmen çok iyi bildiğimiz teknikleri stres yüzünden uygulayamıyoruz. Laf atma durumunda eğer bir kavga öngörülüyorsa zaten bu heyecan yüzünden adam dayak yer. Sonuçta önemli olan hiç düşünmeden adamların arasına dalmaktı gibi bir klişeye hiç girmeyeceğim. Sen orada dayak yiyince seninle beraber gururun da ölür çünkü. Eğer laf çok ağır değilse yürüyüp gitmek daha mantıklı. Ağır bir laf varsa da cevap vermeye çalışmadan direkt adamı orada pataklamak daha güzel bir çözüm. Zaten o anda çok değişik davranılıyor. Açıkça demek istediğim karakter olarak sakin bir insansanız kavgaya girişmelisiniz. Çünkü dövüş aslında teknik bir iş.


  • dissendium  (16.09.16 22:40:59) 
bir lafa bakarim laf mi diye,
bir de soyleyene bakarim adam mi diye...

  • eksimeksi  (17.09.16 02:40:39) 
benim gözüm dönüyor ve bir şey düşünemiyorum ve saldırıyorum. türkiye'de de böyle avrupa'da da. bıçaklanmadım ve ağır hasar almadım hiç çok şükür. ama karşı taraftakilere çok ağır hasarlar verdim. çok da keyif aldım ağızları burunları çatır çutur edince yumruklarımın altında. (uzun yıllar boks ve kickboks yaptım.)

ha ama ne yapılması gerekir diyorsan o da şu: sen adamlara doğru yöneldiğin anda yanındaki kadın ne yapacak ne edecek seni engelleyecek. seni oradan uzaklaştıracak.
  • sen git ben geliyorum  (18.09.16 19:36:32 ~ 19:38:18) 
Belimde tasidigim 19mm'ligi cikartir agizina sokarim.


  • bollocks44  (19.09.16 15:08:18) 
Krem Peynir+1

Kendi kavgamı kendim verebilirim ki dolu tipi itin götüne sokup çıkarmışlığım var. Yanımdaki veya çevremdeki bir insanın o an destek çıkması tabii ki güzel bir şey, ama olay benimle ilgili ise benden hararetli beni savunmasına da korumasına ihtiyacım yok. Böyle bir sinir anına ihtiyacım yok.

Adam benim yerime olaya müdahil olduğu zaman benim çok pis içimde kalıyor, ''Ulan keşke karışmasaydı da ben şu lafı da söyleseydim, bunu söylemeyi unuttu.'' diyorum.
  • kaymaktutmayansicaksut  (19.09.16 15:48:17) 
[]

yemek kurallari

1) restoran yemekhane ya da evdeyken yemegin suyuna ekmek banar misiniz. bandiniz mi hic.
2) yemek yedikten sonra agiz icinde etrafinda kalan artiklari dille almak ister bunye. dilin agiz icinde yanaklarda geziyor olusu estetik acidan kotu bi goruntudur. her ne kadar dogal bir durum olsa da karsi tarafa belli etmemeye calisir insan. ama bunu umursamadan dilini agiz icinde gezdirenlerden tiksiniyor musunuz. yoksa siz de mi onu yapanlardansiniz. bunu yapan biriyle cikar misiniz.
3 kurdan kullaniyor musunuz. kullanirken bir elinizle agzinizi kapatiyor musunuz.
4 yemek yeme kurallariyla ilgili hic video izleyip yazi okudunuz mu. luks restoranlara gitmekten hic cekindiniz mi yoksa simdi gitseniz ne yenileceginiz nasil yenilecegini gayet iyi bilir misiniz
5 pilavi catalla mantiyi kasikla mi yiyorsunuz.
6 tabagi kaldirip agza yakin tutup yemek normal ama salatanin karpuzun suyunu dikmek hayvanlik midir

 
1) Ekmeği küçük parça olarak çatal ucuna takarak banarım.
2) Dilimi gezdirmem, yapandan tiksinmem.
3) Kullanırım ve ağzımı mutlaka kapatırım.
4) Okumadım, neyi nasıl yiyeceğimi bilirim.
5) Evet
6) Evde kabul ama dışarıda evet.
  • cakabo  (21.07.16 11:50:22) 
1 - banmam, bunu yapmayı küçüklüğümden beri sevmem. içine ekmek banılan salatadan aşırı rahatsız olurum.
2 - çıktığım biri böyle yapıyorsa rahatsız olmam, zaman zaman ben de yapıyorum.
3 - kürdan kullanmıyorum, kullanmam gereken bir durum olursa lavaboya gidiyorum.
4 - hiç video izlemedim ama ufakken ev ansiklopedisi olurdu içinde de böyle gereksiz mevzuların kuralları, onları okudum. lüks bir restorana gitsem ne yapmam gerektiğini iyi bilirim.
5 - pilavı çatalla, mantıyı da çorba gibi sevdiğim için kaşıkla yiyorum.
6 - salatanın karpuzun suyunu dikmek evdeysen hayvanlık değildir.

genel cevap, insan nerede nasıl davranacağını bildiği zaman, biraz da sempatikse tüm bunların hiçbir önemi olmuyor.
  • evde liyakat kalmamis  (21.07.16 11:56:38 ~ 11:57:18) 
1-restorana göre cakabo gibi çatalla ya da elimle banabilirim, çekinmem.
2-yapmıyorum, çok tiksinmem ama görgü kurallarına çok hakim değil diye düşünürüm. sırf bunu yaptı diye birinden hoşlanmaz değilim.
3-kullanmıyorum çok zorda kalmadıkça, kullanacaksam aynası olan bir yere(tuvalet oluyor genelde) oraya gidiyorum.
4-özellikle okumadım ama ailemden ve çevremden öğrendiğim belirli şeyler var. çekinmedim, belirli tabak çanak çatal bardak düzenini biliyorum ama bilmediğim bir şey de vardır illa ki.
5-ikisini de çatalla.
6-tabağı kaldırıp ağza yakın tutup yemek de normal değil, suyu dikmek de. bardakta olmayan hiçbir şeyi ağzıma dikmem; ne evde ne restoranda.
  • baba jo  (21.07.16 11:56:52 ~ 13:01:29) 
1- Evde, esnaf lokantasında banarım, biraz daha üst seviye yerlerde banmam.
2- Çaktırmadan yapmaya çalışıyorum, karşımdaki kişi elini ağzına sokmadığı ve öküz gibi dilini yanağında gezdirmediği sürece doğal karşılarım.
3- Kürdan çok nadir kullanıyorum, kullanınca da elimle siper ediyorum. Hatta kullandığım kürdanı direkt tabağa koymak falan da istemiyorum, kırıp peçeteye koyuyorum ve buruşturuyorum.
4- Birkaç defa televizyonda, internette denk gelip izledim/okudum, oo dur bi yemek adabı öğreneyim demedim. Küçükken gerilirdim de şu an her türlü ortama ayak uydurabilirim. Yumruğuyla soğan kıran abilerin sofrasına da misafir olurum, bilmem kaç liralık hesap ödeneceğini bildiğim yerlerde de rahatça yemeğimi yerim.
5- Evet, evet
6- Evde yemek yemeyi sevme nedenlerimin başında gelir şu olay :) Özellikle salata suyuna bayılırım, hiç acımam diklerim.
  • chicha  (21.07.16 11:57:29) 
1) banarım
2)çok resmi bir ortamsa yapmam. yapana da dikket etmem. ailemle başbaşaysam mutlaka yapmışımdır. hatta şuan da yapıyorum, kabak çekirdeği çitlerken.
3)dişlerim çok sıkı diş ipi bile zor kullanıyorum.
4)okumadım, izlemedim. restorana gittim. hiç çekinmedim. senin benim gibi bir yer.
5)pilavı ve mantıyı kaşıkla yerim
6)karpuzun suyunu dikmem dikene afiyet olsun derim.
  • for day to break  (21.07.16 11:57:41 ~ 12:20:26) 
1. Evet
2. Tiksinilecek birsey yok
3. Ortamda bayan varsa kapatirim.
4. Kasmiyorum. Heryer ayni bana.
5. Nasil rahat ediyorsam oyle yiyorum. Catal kasik icin keskin kurallarim yok.
6. O dediginin ikisini de yapmiyorum. Gerek yokki.
  • yons  (21.07.16 12:06:57) 
1- evde yaparım. dışarıda pek yapmam. uygun ortamlarda çatalla yapabilirim.
2- yani abartmadan yaparım. başkasında da sorun etmem açıkçası, çok dikkat ettiğim bi şey değil.
3- nadiren kullanırım, kullanırken de kapatırım ağzımı.
4- bir iki okumuşluğum, görmüşlüğüm var ama detaylı araştırmadım. daha çok aileden öğrendim. lüks restoranda da idare ederim kendimi. o kadar takmıyorum öyle şeyleri.
5- pilavı da mantıyı da kaşıkla yerim.
6- evet. ama evde her şey yapılabilir.
  • nathanieltroy  (21.07.16 12:15:52) 
1) Yemeğin suyunu normalde de yemiyorum, ama çorbaya canım isterse çatala ekmek takıp banarım,
2)Yapmam, yapana da gıcık olmam.
3)Hayır kullanmıyorum, çok rahatsız edici durumdaysa lavaboya gider orada hallederim.
4)İzlemedim, çekinmem, bana yetecek kadar görgü kuralı bildiğimi düşünüyorum.
5)İkisi de çatal, yemeğin suyunu sevmediğimden.
6)Evde yaparım, sebep tabağımda hiç bir şey bırakmak istememem, çatala ya da kaşığa gelmiyorsa başka çözüm kalmıyor, dışarıda yapılmaz ayıp ama. Evde de annemin babamın yanında yaparım bir tek.
  • elikası  (21.07.16 12:21:30) 
1- evdeysem ve yemek çok güzel olmuşsa ve ben doymamışsam banabilirim. dışarıda banmam.
2- bunu yapanın görgüsüz olduğu kanaatindeyim. yapan biriyle çıkmam
3- kürdan kullanmıyorum. yemek sonrası wcye gidip işimi orada hallederim. kullananların eliyle ağzını kapası gerek tabii
4- video izledim, yazı okudum. param olsa high end restorana gitmekten çekinmezdim.
5- pilavı çatalla, mantıyı da çatalla yiyorum
6- hayvanlıktır
  • nax  (21.07.16 12:22:29) 
1- evet.
2- Tiksinmiyorum çok rahatsız olursam yaparım.
3- evet. elimde kapatıyorum.
4-hayır okumadım ya da izlemedim. Lüks bir restorana gitsem gayet yerim. Zaten kasmam kendimi de hayvan gibi yemiyorum sonuçta. solak olduğum için zaten yeterince "cık, cık, cık" alıyorum.
5- ikisini de kaşıkla.
6- evdeysem ve ailemleysem ikisi de normal dışardaysam değil.
  • matilda  (21.07.16 13:34:29 ~ 13:35:40) 
1. Bazen suyuna baniyorum evde, cok nadir ama. Karsimdakinin turnaklari elleri temizse ve baniyorsa umursamam.

2. Dilimi agzimda gezdirmiyorum yemek bitince. Son icilen icecekler, icecekten alinan yudumlar bunun icin var. Sevgilim yapsa "su ic doktor, ayilasma" derim.

3. Kurdan kullanmiyorum.

4. Evde annemin ev ekonomisi derslerinden kalma Fransiz yemek adabi ve muaşeret kurallari kitabi vardi. Nasil yemekten nasil servis edilene kadar. Catali kullaninca tabaga dayali bicagin ne tarafina catali da dayayacaksin gibi bir ton sey.

Restoranlarda yengec gelince geriliyorum. Kabuklular icin ayri bir alet falan oluyor, onu kullanman gerekiyor, bazen kendi alete gecmis geliyor falan, icindeki ete ulasmak zulüm. Bagirsagini cikar, onu cikar bunu cikar, eklemlerini em :( yengeci yiyemiyorum. Kabuklulara uyuz oluyorum sofrada.

5. Kaşık yalnizca corba icin kullanılır sofra kuraarina gore, davet sofralarinda falan. Yemek sirasinda kullanilmaz. Yani normali manti da pilav da catalla. Ama ben kasikla yiyorum ikisini de evde.

6. Dikmemeye calisin, kasikla nisbetlenmeye calisin sulardan, uzerine dokulecek bilmem ne. Restoranda yapmayalim bilakis.
  • shadowcat  (21.07.16 14:15:38 ~ 14:18:10) 
[]

Boğaziçi köprüsünden otomobille düşme

kişi köprüden (64 m) düştüğünde su beton etkisi yapıyo ve ölüyo, ölmeyen de vardır belki çivileme vs bilemem
sorum şu: otomobil in köprüden düştüğünü farzedelim, sürücü bu durumda kurtulur mu? aracın, yani düşen cismin maddesi mi, kütlesi mi önemli.. arac patlar mı, (yakıttan dolayı patlar derseniz, aküsü, motoru bozuk benzini olmayan bir aractan düştüğünüzü farzedin bir de)

ben belki iyi niyetli olacak ama şöyle düşündüm, arac 10-20 metre derine iner vs, sürücü de kapıyı açar ve su yüzüne çıkar?!

yorumlarınız nedir?

 
Arbanın dayanıklılığı önemli sanırım, yani emniyet kemeri takılıysa çarpmadan öleceğini zannetmiyorum ama sonra kurtulup arabadan çıkmak lazım.


  • atom karincanin torunu  (04.07.15 00:59:28) 
Araba içeriden tamamen suyla dolmadıkça kapı açılamaz. Ha okyanusu kaldırmaya çalışıyorsun komple ha kapıyı açmaya çalışıyorsun. Aynı şey.

Araba suya çarpınca ciddi bir çarpma efekti olur ve bence içerideki kişi o çarpma hissiyle ölür. Ama bu tamamen subjektif yorumumum.
  • sen git ben geliyorum  (04.07.15 01:00:37) 
en son lise 1'de fizik gördüm, onu da ortalamayla geçtim ama bildiğim kadarıyla suyun içindeyken kapıyı açamıyorsun basınçtan dolayı. öyle kapıyı açıp yüzeye çıkayım olayı yok. bi de ben etrafın başka bi cisimle çevrili olduğu için arabayla düşersen ölmeyeceğin varsa da ölürsün diye tahmin ediyorum. beton etkisi nedeniyle arabanın içinde ezilirsin, pestilin çıkar.

tabii bu benim hiçbi şeye dayanmayan düşüncem, because fuck science.
  • der meister  (04.07.15 01:01:43) 
araç sualtına girdiğinde camları kapalıysa ve araç içerisine su girmemişse kapıyı açma ihtimali yoktur. kurtulamaz. tek kurtulma şansı; aracın içerisine su dolmasını sağlayıp basınçları dengeler ve çok ama çok şanslıysa kapıyı açar ve kurtulur.


  • kung fu ayicik  (04.07.15 01:02:12) 
Arabanın kütlesinden bağımsız olarak yer çekimi ivmesini 9.8 alırsak arabanın 64 metreden düşmesi 3.61 saniye alır, bu sürede arabanın hızı 35.42 m/s yeye ulaşır. Bu da saatte 128 km hıza denktir. Her ne kadar tam olarak doğru olmasa da 128 km ile giden bir araba ile duvara bodoslama çarpmak olarak düşünebilirsin bunu. Böyle bir çarpmadan sağ kurtulma ihtimali sıfıra yakın ama emniyet kemeri, hava yastığı falan derken yine de münkün. Lakin sağ kalsan da kesinlikle baygın olacağın ve büyük ihtimalle bazı kemiklerin kırılacağı için arabadan çıkman imkansız. Çarpmadan sağ kurtulsan bile boğularak ölürsün.

Ki bu senaryo en iyi ihtimal olan arabanın burun üstü düşmesi için geçerli, araba ters dönüp tavan üstü düşerse falan direk ölürsün.

Buradan, sapasağlam arabanın ne hale geldiğini videonun sonunda görebilirsin:
www.youtube.com
  • yakuza123  (04.07.15 01:49:22 ~ 01:51:28) 
Beton etkisini arttırır araba içinde olmak. İnsan, suya değil arabanın sert zeminine çarpmış oluyor öyle bir durumda.

not: mühendisim dağılın.
  • harzem  (04.07.15 01:52:07 ~ 01:52:43) 
boğaziçi köprüsünden düşerse ölebilir ama fatih sultan mehmet'ten düşerse bilemem.


  • feodal moruk  (04.07.15 02:39:08) 
Arabanin kapisini acamazsin su icindeyken. O durumda yapabilecegin tek sey arka veya yan camlari kirmak. Onlar daha kolay kirilir.


  • xenophobe  (04.07.15 06:24:37) 
araba kağıda döner. içinde parçalanırsın. 64 m boru mu :(


  • scent of a pastrami  (04.07.15 06:29:51) 
Ya o degil de beton etkisi yapacagindan neden bu kadar eminiz ki? Normal dusse dahi tekerlekler var ve ilk once onlar girecek ve hizi yavaslatacaklar. Tekerleklerin de yuzey alani cok fazla degil ki. Yapar mi gene bu durum halinde?


  • sorubankasi  (04.07.15 08:16:57) 
Adam öler.


  • Tears of Devil  (04.07.15 10:11:15) 
yaz günü malum camların açık olduğunu düşünürsek, kemer takılıysa ve arkadaş yüzme biliyorsa kurtulur.

ancak diğer ihtimallerde kurtulma şansı yok denecek kadar az.
içeride sağ kalsa bile kapıyı açması imkansız.
  • canseven  (04.07.15 11:20:45) 
Önce tekerler suya değer ve yavaşlatır diyen kişi trollüyor. Trollemiyorsa da ilkokulu henüz bitirmemiştir... :/


  • scent of a pastrami  (07.07.15 03:10:09) 
@scent of a pastrami: hayır trollemiyorum. beton etkisini hafifleteceğini düşünüyorum. yüzey alanı daha az olduğu için. suya atlarken elleri önde götürmekle aynı mantık.


  • sorubankasi  (14.07.15 00:49:28) 
kapıyı açmak? Hahahahhaha
Camı açsan daha iyiydi tabi elektronik olarak çalışırsa o esnada :)
Rüzgarlı havada bile kapıyı açmak zorken sen suyun içinde kapı açıcaksın?
Kurtulması çok zor düşen kişinin %1 diyebilirim.
Araba ile 1 metre yüksekten suya düşüyorlar içinden çıkamıyorlar.Seninki çok fantezi olmuş.
Inception izledin galiba
  • betfair  (14.07.15 00:53:59) 
bak bu düşmüş bi araba; fbcdn-sphotos-h-a.akamaihd.net

bak bu da düştüğü yükseklik; fbcdn-sphotos-b-a.akamaihd.net
  • scent of a pastrami  (16.07.15 19:54:45) 
[]

Yaz geceleri kalabalık gruplar

yaz geceleri balkon muhabbetleri meşhurdur malumunuz. 8-10 gencin (liseli ya da üniversiteli, erkek grubu ya da kız erkek karışık) toplanıp eğlenmelerine şahit olmuşunuzdur. onlar eğlenir ama tüm mahalle rahatsız olur sesten uyuyamayanlar olur hatta. kızların kahkahaları erkeklerin anlık tepkileri olur bu sesler genelde. saat geceyi geçtiğinde sesleri üç beş apartman uzağa kadar çok rahat gelir. aranızda 50 metre vardır ama o eğlence sesleri kulağınıza yine gelir. bu duruma bakışınız nasıl?

a- bırakın gençler eğlensin, biz de gençtik eğlendik (hala genciz biz de yapıyoz böyle) sesleri kontrol altına almak mümkün değil o kalabalıkta hele bir de alkol varsa tutamazsın, napalım yani arada bir olur öyle, rahatsız olan varsa sesi/müziği kısarız zaten

b- yazlık olsa neyse de ne olursa olsun gecenin 3 ünde mahallede / sitede böyle sesli eğlenceler hoş olmuyo.. birinin ikazı / şikayeti zoruma gider o yüzden sürekli volume kontrol yaparım ya da içimizden biri yapar.. öyle çevre apartmanlara sesimiz gidecek şekilde şehir merkezinde kalabalık grup eğlence ya da sohbet ortamlarında dozu ayarlamak lazım

 
bırak eğlensinler. zaten etraf mutsuz insanlarla dolu.


  • justinho26  (09.06.15 01:20:09) 
ayda yılda bir gün oluyorsa bırak eğlensinler. her akşam oluyorsa başlarım gencin eğlencesine bizde genç olduk yapmadık böyle diyip, gündüz vakti uygun bir dille uyarma.alkol varsa şikayete gidince çok sıkıntı çıkabilir, unutmamak lazım bu ülkede yazlıkta ses yüzünden ünlü bir oyuncu şikayete gitti diye öldürüldü.


  • kuzey li  (09.06.15 01:39:20) 
Su an bizim yan dairedeler dedigin arkadaslar.birazdan kapilarini calip nerden geldigi belli olmayan benim icmedigim jageri vericem gomsunler .


  • cizgilipijama  (09.06.15 01:58:49) 
saat 12'de kesiliyor sesler biz de mazur görüyoruz o saate kadar.
ama 12.30 da polise haber veriririm.

cevap b.
  • losev bagiscisi  (09.06.15 01:59:09) 
hocam ara sıra olsa tamam da, her zaman olunca beziyor insan.


  • helios  (09.06.15 04:11:39) 
c- evlerine gider zili çalarım. balkonda oldukları için muhtemelen duymazlar. kapıya bir iki sert yumruk ya da tekme atarım. her ne kadar eğleniyor olsalar da aralarından en az birinde(muhtemelen ev sahibi) içten içe birisi şikayet edecek bu gürültüyü korkusu olduğundan, kapıya attığım yumruk ve tekmelerden sonra yerinden fırlayıp kapıya gelecektir. balkondaki gürültü tam o anda kesilir. bu sırada mızmızlanan komşular da "hah biri çıktı, haddini bildirecek zıpırlara" diye seviniyorlardır.

kapıya gelen genç arkadaşa; "nabıyonuz la burda!" diye çıkışırım önce. "bu kadar gürültü çıkaracak ne var?"

tabi o an kapıya gelen gençlerin sayısı da artacaktır. ufak bir gerginlik yaşanmaya varmadan cebimden sigarayı çıkardığım gibi; "yakın bakim abinizden birer cüğara" deyip paketi uzatmamla eve girmem bir olur. ondan sonrası gırgır şamata.
  • m murphy  (09.06.15 07:54:40) 
bizim burada bi çocuk var, 17 yaşında ama boru gibi sesi var normal konuşması sesli çocuun bağırınca mahalle inliyo (ben duymuyom genelde) ama rahatsız olunca polisi arıyomuş millet.


  • selam  (09.06.15 09:23:55) 
çok tahammülsüz bir komşuyum, bu eğlence işi rutine bindiyse bir sabrederim iki sabrederim üçüncüde polis çağırırım. kendim muhatap olmam.

bu arada gece 12'den sonrası için konuşuyorum. onun öncesinde eğlensinler tabii hayvanlaşmadan. biz de genç olduk, bir süre sonra millet rahatsız olur diye kısık sesle konuşup kimseyi rahatsız etmeyecek şekilde kıkır kıkır gülerdik en fazla.
  • köstebek kurabiye  (09.06.15 11:18:10) 
[]

O2

20 metrekarelik oda düşünelim, içinde %78 azot %21 oksijen %1 diğer gazlar var. Odanın kapısı kapalı dışarıya hiç çıkmıyoruz günler boyu, havalandırmıyoruz diyelim...

1) Biz aynı ortama co2 verip o2 aldıkça bu oran hiç değişmiyor mu? %19 oksijen filan olmuyo mu mesela
2) bu oran ne kadar değişirse havasızlıktan ölüyor insan? Yani hiç havalandırmadığımız bu odada kaç gün yaşarız (besin var, güneş ışığı var yani diğer etmenler var ama sadece havayla temas yok)

 
1-oksijen oranı azalır
2-ne kadar yaşayacağın daha detaylı bi hesaplama gerektirir.

  • camino real  (09.05.14 00:58:18) 
1) oran azalir tabiki de.
2) bu oran da herkes icin farkli olabilir. zira oksijen odaya homojen dagilmis olacak ama odadaki insan yeterli oksijeni alamamaya baslayinca oksijen yetersizliginden bayilacak. bu oran kisiden kisiye degisebilir. tipki 1 litre icilen alkollu ickinin farkli kilolardaki insanlarin kaninda yarattigi promil miktarinin farkli olmasi gibi.

  • she was my baby  (09.05.14 01:27:32) 
digerleri hakli da son sorunun cevabi hesaplanamaz, sadece öznellikten dolayi da degil, senin oksijenini kesersem senin vücudun adapte olamaz, gidersin, ama ben yilda birlik oranda indirirsem rekor kirar yapilmayan yasanmayan seviyelere kadar inersin. bir de oksijen yetersiliginden sinir sisteminin cökmesi yasanabilir gene de, öyle bir durumda görüsün falan gidebilir rahatca. karisik mevzular. kisacasi 5in altina düserse cortlarsin gibi bir sey denemez. bir de oksijen yogunlugunu düsürmekle kalmayip karbondioksit yogunlugunu da arttiriyorsun ki bu da seni götürmek konusunda gayet israrci bir materyaldir, tamam zehirli falan degil ama kaninin asiditesi artiyor vs vs. karisik kisacasi. net cevap vermem.


  • wiillii  (09.05.14 01:39:45) 
Azalır da ne kadr azalır yani %15-16 mı şeklinde mi yoksa %20.89999 miktarda mı
Ne kadar Yaşar derken gün veremeyiz tabi ki ama tahminde bulunabilirsiniz

  • rosey  (09.05.14 02:19:20) 
(bkz: sismanlarin havayi daha fazla kirletmesi)

bu yazıdaki hesaptan hareketle başka hesaplar yaparak, bi tahminde bulunabilirsiniz belki.
  • compadrito  (09.05.14 04:24:10) 
insandan insana degismekle birlikte eger football manager falan oynayacaksaniz, ki bazi dengesizlerin yapmisligi var bir kac gun, pek bir sorun teskil etmiyor. netekim kapiyi kapatsaniz da hava giriyor bir sekilde. havalandirmayi tamamen kesmek icin kapi araliklarini falan kapatmaniz gerekiyor.

eger bunu da becerip kapattiysaniz oksijen azligindan degil karbondioksit zehirlenmesinden olursunuz. bu da aktivite durumunuza gore 4 gunle bir hafta arasinda surer.
  • gel gel sarisinim sag yap gel  (09.05.14 05:50:15) 
Su seviyesinde olduğunuzu düşünürek, O2 oranı %16'nın altına düştüğü zaman vücudun ortamdaki oksijeni kullanamaz. bu sırada co2'nin yaklaşık %5 oranına gelmesi demek ki, o zaman kadar çoktan bayılırsın diye düşünüyorum.

Ama odada böyle bir duruma gelmek için çok iyi bir yalıtım yapman gerekir ki, genelde tuğlaların arasından bile mutlaka bir miktar hava geçişi olur. Engellemek çok zor babında diyorum.
  • burfak  (09.05.14 09:47:06 ~ 09:48:03) 
Türk otomotivciler, Japonya'da otomobil fabrikası geziyolarmış. Japonlara izolasyon sorusu sormuşlar. Japonlar da demiş ki, ''Arabanın içine bir kedi koyuyoruz ve bir gece geçmesini bekliyoruz. Sabaha kedi ölmüşse, aracın izolasyonunun iyi olduğunu anlıyoruz. Siz nası yapıyosunuz?'' Türkler de demiş ki, ''Bizde de kedi testi var. Kediyi koyuyoruz akşamdan. Sabah hâlâ arabanın içindeyse, izolasyon iyi olmuş diyoruz''.


  • compadrito  (10.05.14 07:45:57) 
12   « Önceki Sonraki
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.